Giriş
(1)

canon powershot a610

kibritsuyu
canon powershot a610 kompakt fotoğraf makinesi ile üst üste pozlama yapabilir miyim? yani çektiğm resmin üstüne bir resim daha çekmem mümkün müdür? kullanma kılavuzunu bulamıyorum.
canon powershot a610 kompakt fotoğraf makinesi ile üst üste pozlama yapabilir miyim? yani çektiğm resmin üstüne bir resim daha çekmem mümkün müdür? kullanma kılavuzunu bulamıyorum.
0
kibritsuyu
(31.10.07)
öyle bi özellik yok, ardıl çekim var ama, tek resme başka poz ekleme yok... diye biliyorum
0
efruz
(31.10.07)
(9)

webcam'den güvenlik kamerası

kibritsuyu
efem güvenlik kamera sistemi kurduracak bütçemiz yok ama böyle bir şey vardı. şimdi her zaman açık duran bir bilgisayarımız var. buna webcam taksak, bi de programı olsa. bu sürekli değil de geceleri falan böyle hareket olduğunu algılayıp kayda başlasa ve sadece hareketleri çekse. hareket sona erince
efem güvenlik kamera sistemi kurduracak bütçemiz yok ama böyle bir şey vardı. şimdi her zaman açık duran bir bilgisayarımız var. buna webcam taksak, bi de programı olsa. bu sürekli değil de geceleri falan böyle hareket olduğunu algılayıp kayda başlasa ve sadece hareketleri çekse. hareket sona erince kaydı durdursa. ve hatta görüntüleri ister canlı, ister internetten evden izleme imkanı sunsa. ne de güzel olur ama olur mu? hangi programla olur?
0
kibritsuyu
(31.10.07)
olmaz.
0
os
(31.10.07)
Var öyle program. Dediğiniz gibi sadece hareket olduğunda algılayıp kayda başlıyor. Ama önceden kaydettiği şeyleri internetten izleyebilir misiniz bilmiyoum, canlı şeyleri izleyebilirsiniz ama gayet.

Şurada sorunuzun aynısı sorulmuş ve cevaplanmış program isimleriyle birlikte: ask-leo.com

Gene de tatmin olmazsanız Google'dan webcam, security, motion keyword'leri ile aratın bir sürü açıklama ve program çıkıyor...

edit: ben zamanında yapıyordum bunu ama harekete duyarlı değildi, evde ne olup bittiğini okuldan falan izliyordum canlı...
0
crown
(31.10.07)
supervision cam diye bi şey buldum. tam da istediğim şeyi yapıyor. internetten de izletiyor ama server lazım tabi. kaydettiği resimleri bi yere upload etmesi lazım. lakin shareware. görüntünün üstüne nal kadar program adı yazıyor. ve süre kısıtlamalıymış. crack falan bulabilirsem süper olacak.
0
🌸kibritsuyu
(31.10.07)
onun yerine 10 saniyede ya da 5 saniyede bi fotograf ceken bisey daha mantikli olabilir. sonucta hareket sensoro bok püsür lazim.
0
polifonik osuruk
(31.10.07)
yok abi ne hareket sensörüsü. bulduğum program istersen belirlediğin zamanlarda fotoğraf çekiyor, istersen de önündeki görüntü değiştiğinde takır takır kaydetmeye başlıyor. kayıt da elbette arka arkaya jpegler şeklinde oluyor. sonra istersen bunları avi olarak istediğin formatta encode ediyor. ayarları girince mail bile atıyor. şahane bi şey. üstelik shareware. crack bulsam da full kullansam tam istediğim şey valla.
0
🌸kibritsuyu
(31.10.07)
hareket sensörüne gerek yok. image processing ile kolayca hareket tespit edilebilir. bunu yapan programlar da var crown belirtmiş.

internetten izlemek için de radmin kurarsınız mis gibi olur.
0
kimlanbu
(31.10.07)
Valla ben dandik bi creative web camerasi almistim ondakin programda hareket algilayici vardi ama streaming falan yapmiyodu. Ama onu yapanda bisi arkadasda vardi bi sorim.
0
badseed
(31.10.07)
çeşit olsun diye yazıyorum, linux'unuz varsa motion var www.lavrsen.dk
Motion varsa illa benzeri bi' şey windows'ta da vardır.
İzleme olayını da, bir web sunucu kurarsınız makineye ordan bakarsınız resimlere/videolara.
0
yuxel
(01.11.07)
1 adet pci kart, 1 adet kamera ve xp yazılımı ve sürücüleri dahil 10 metre falan görüntü kablolu sistem var elimde. ilgilenen olursa ucuza verilir maliyeti 250-300 ytl civarına gelmişti ıvırı zıvırı. hareket algılayıcı yazılımı var o bölgede hareket olursa kayıt yapıyor. 4. katta bahçeyi gözlemek için kullanıldı eğer yüksekten kullanılmayacaksa çok daha güzel çeker. kameranın kutusu mutusu vardır -5 -10 derecede bile çalıştı. satılma nedeni casus uyduyla takibe başlandığı için atıl hale gelmiş olması.
0
ozdek
(01.11.07)
(3)

divx altyazı uzunluğu

kibritsuyu
yeni bir soruya daha karşınızdayım sevgili ekşi duyurucular.divx'lerimi divx player'da seyrediyorum. fakat altyazıların ekrana eksiksiz çıkabilmesi için 40-45 karakterden uzun olmaması gerekiyor. bugüne kadar elle ayarlıyordum fakat bunun için programlar olduğunu öğrendim buradan. bu programlardan b
yeni bir soruya daha karşınızdayım sevgili ekşi duyurucular.

divx'lerimi divx player'da seyrediyorum. fakat altyazıların ekrana eksiksiz çıkabilmesi için 40-45 karakterden uzun olmaması gerekiyor. bugüne kadar elle ayarlıyordum fakat bunun için programlar olduğunu öğrendim buradan. bu programlardan biri subtitla workshop. evet gerçekten de altyazı belirlediğim sayıdaki karakterden falza ise satırı bölüyor. lakin bu bölme işini kazla gelen karakterden itibaren yapıyor. yani 40 karakter olarak ayarladıysam ve altyazı satırı 45 karakterden oluşuyorsa program bu altyazıyı 40+5 şeklinde bölüyor. belirlediğim sayı olan 40 karakter üst satırda, fazla gelen 5 karakter alt satırda. fakat ben olabildiğince eşit bölmek istiyorum yani 25+20 ya da 23+22 şeklinde. var mıdır bunun bir ayarı ya da bunu yapabilecek başka bir program?

not: tabii ki bu 40+5 bölümünü yaparken kelimeleri zart diye ortasından bölmüyor. boşluğa denk getiriyor. 39+6, 38+7 falan da olabiliyor son kelimenin uzunluğuna göre. ama bütün cümle üst satırda, sadee son kelime alt satırda çok abuk oluyor arkadaş. yok mudur bi yolu?
0
kibritsuyu
(25.10.07)
yahu bu kolay bir şey! notepad'de (veya subtitle workshop'ta) aç altyazıyı, satırlar bölmek istediğin yerde enter'a bas.

ben mi yanlış anladım soruyu?

ama altyazının 45 karakter sürmesi de iyi bir şey değil - o kadar uzun cümleler mi kuruluyor filmde?!
0
geri yinekel
(26.10.07)
şimdi şöyle ki, evet yöntemin doğru. ben de böyle yapıyorum zaten. ama iki buçuk saatlik filmin tüm altyazılarının satır satır incelemem, uzun gözükenlerin 45 karakter edip etmediğini tek tek saymam, geçiyorsa ortasından entera basarak bölmem çok vaktimi alıyor. subtitle workshop bölüyor dediler. bölüyor ama 49 satır uzunluğundaki bir yazıyı:

hey corç versene borç, olmaz maykıl bende de yok.

şu şekilde bölüyor:

hey corç versene borç, olmaz maykıl bende de
yok.

oysa istiyorum ki:

hey corç versene borç,
olmaz maykıl bende de yok.

falan yapsın.

hatta diyelim ki altyazı şöyle:

hey corç versene borç, olmaz maykıl bende de yok.
ama istersen bulabilirim.

üst satır 45'i geçiyor ama alt satır da epey kısa. bunu da ne yapsın? şöyle yapsın:

hey corç versene borç, olmaz maykıl
bende de yok. ama istersen bulabilirim.

koca bir altyazı dosyasındaki uzun gözüken satırları tek tek inceleyip, tek tek karakterlerini sayıp elle yapıyorum bunu notepad ile. hatta ekranın 45 karaktere denk gelen yerine dikine cetvel dayayıp cetveli geçen satırları falan kısaltıyorum. tekoloji çağında monitöre cetvel dayanır mı arkadaş. program yapsın istiyorum. çok mu şey istiyorum?
0
🌸kibritsuyu
(26.10.07)
anladım şimdi - ki soru böyle sorulunca da doğrusu aştı beni. ilkece, basit bir makro yazıp 45 satırlık altyazı parçalarını word'ün bulmasını sağlamak mümkünmüş ve işe yararmış gibime geldi şimdi. ama o da benim anladığım bir şey değil. istersen bu duyuru sayfalarında "word'de makro" gibi bir başlık açarak sorunu yeniden yaz; o zaman belki word'den ve makrolardan anlayan yazarların bir katkısı olabilir.
0
geri yinekel
(26.10.07)
(1)

font sorusu

kibritsuyu
yol levhalarında kullanılan font nedir acaba ve de nereden bulurum?(görseldeki şebeklik konumuz dışındadır ve tamamen görsel malzeme yokluğundandır. google bunu bulabildi)
yol levhalarında kullanılan font nedir acaba ve de nereden bulurum?

(görseldeki şebeklik konumuz dışındadır ve tamamen görsel malzeme yokluğundandır. google bunu bulabildi)
0
kibritsuyu
(25.10.07)
Amerika'dakiler Clearview ve 800 dolar falan gibi bir fiyatı var. Bizimkilerle karşılaştırdım baya benziyorlar aslında.

clearviewhwy.com
typographica.org
0
sui
(25.10.07)
(2)

yerde yuvarlana yuvarlana gülen kırmızı peluş oyuncak

kibritsuyu
evet geçen gün cenk erdem'de, bugün de youtube'da gördüm bunu. yerde yuvarlana yuvarlana, tepine tepine gülen kırmızı peluş bi oyuncak var. acaip hoşuma gitti. nerelerde satılır bu? mümkünse ankara, değilse internet üzerinden?edit: efendim `tickle me elmo` imiş bu oyuncağın adı.
evet geçen gün cenk erdem'de, bugün de youtube'da gördüm bunu. yerde yuvarlana yuvarlana, tepine tepine gülen kırmızı peluş bi oyuncak var. acaip hoşuma gitti. nerelerde satılır bu? mümkünse ankara, değilse internet üzerinden?

edit: efendim tickle me elmo imiş bu oyuncağın adı.
0
kibritsuyu
(23.10.07)
galadnikov un belirttigi duyuruyu acmistim, kimseden cevap gelmemisti.

en guzeli amerikadan gelcek birinden siparis verdirmek.
0
la traviata
(23.10.07)
Ben gg'den eşime hediye olarak almıştım. Acayip eğlenceli bir oyuncak.
0
magarna
(23.10.07)
(4)

ağaçları koruma olayı

kibritsuyu
hep kafama takılan bir şey var. yok şu kadar az kağıt kullanın bir ağacı kurtarın, yok kağıtları ziyan etmeyin ağaçlar ölmesin falan denip duruyor. lan her ortamda ağaç kullanıyoruz. kapımız penceremiz masamız sandalyemiz parkemiz duvarımız tavanımız her taraf ahşap. kış geliyor tonlarca odun yakılı
hep kafama takılan bir şey var. yok şu kadar az kağıt kullanın bir ağacı kurtarın, yok kağıtları ziyan etmeyin ağaçlar ölmesin falan denip duruyor. lan her ortamda ağaç kullanıyoruz. kapımız penceremiz masamız sandalyemiz parkemiz duvarımız tavanımız her taraf ahşap. kış geliyor tonlarca odun yakılıyor. bunlar da ağaç değil mi? hem de saf ağaç değil mi? ağaçları korumak sırf kağıt tasarrufıyla mı oluyor? iki sayfa kağıt buruştursam ağaçlara yazık etmiş oluyorum da gidip sekiz kişilik yemek masası alınca hiç mi zarar vermiş olmuyorum ağaçlara? bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?
0
kibritsuyu
(19.10.07)
yemek masasini her hafta yeniden almiyorsun. 2-3 tane agacla yapilmis o masa yillarca idare ediyor. atacagin zaman bile baskalari tarafindan tekrar kullaniliyor. mobilyalar bu sekilde en azindan, isinma icin kullanilan tabii ki fazla tuketir... ama kagitta olay cok daha fazla. bi agactan az miktarda seluloz cikiyor, kullandigin kagida da tekrar cope atiyorsun.. cogu kagit turevi geri donusume gitmeden yok oluyor. kagit tasarrufuyla her yil adam basi 3-5 agac kurtarmak mumkun.

son olarak: mobilya gibi seyleri "agac tuketmeyelim" diye metalle, plastikle ikame etmek zor. ama 21. yuzyilda bilgisayar, pda vb bi yigin zamazingo varken otu boku kagida yazmak tamamen bir israf. neyseki 30 yil sonra kagit sadece muzelerde gorulebilen bir sey olacak.
0
507
(19.10.07)
kağıt kullanımını azaltmaya yönelik çağrılara değil, ama kağıdın geri dönüştürülmesi olayına yönelik bir açıklama getirebilirim.

meselenin özü şu; kağıdı geri dönüştürmek oldukça kolay.

kullanılmış kağıdı toplamak ve ayrıştırmak,geri dönüşüm işleminden daha zor. yeterli duyarlılık sağlanırsa ve altyapı hizmetleri uygun düzenlenirse, kağıt kolaylıkla geri dönüşüm tesislerine yollanabiliyor. Geri dönüşüm işlemi de tahmin edildiği kadar zor değil diye biliyorum ben. teknolojik olarak da oldukça basit bir işlem.
bu yüzden, kağıdı geri dönüştürmemeyi, musluğu açık bırakmak gibi düşünebiliriz.

ayrıca, dünyada kağıt yapmak için 1 yılda kesilen ağaç sayısı, mobilya için kesilenden kat be kat fazla olmalı.

ha bir de, bazı mobilyalar zaten geri dönüştürülmüş ağaç malzemeden yapılıyor.


odun yakma konusuna gelince.. odun yerine başka bir yakıt yaksak da problem aslında. aslında insanlık olarak "yakmayı" bırakmalıyız acilen. hey gidi karbondioksit, hey gidi karbonmonoksit..
0
flyalone
(19.10.07)
şimdi şöyle ki, ağaç bir kere geri dönüşümü en kolay ve sürdürülebilir malzemelerden biri çünkü üretiminde, işlenmesinde ve dönüşümde harcanan enerji muadillerine (çelik, beton) göre çok daha az. ayrıca ağacın neredeyse tamamı bir şekilde yan ürünlerle değerlendirilebiliyor. yani ürettiği atık miktari az.

bir evi veya yemek masasını ahşap yerine çelikten yapmak, o çeliğin üretilmesi için harcanan enerji, ortaya çıkan faydasız atıklar, vs düşünüldüğünde çok da çevreci bir davranış olmayacaktır.
0
chavezding
(19.10.07)
kağıt üretmek için sadece ağaç gitmiyor, elektrik enerjisi yakıt ve suyu da hesaplayınız. ama geri dönüşüm yapılırsa kağıtlara daha az enerji,yakıt ve su harcanıyor. olayın özü budur.
0
nihilanth
(19.10.07)
(4)

ip adresi öğrenme

kibritsuyu
önceki soruma tatmin edici bir cevap alamadım. bir de bunu sorayım, belki işe yarar.bir internet sitesinin ip adresini nasıl öğrenebiliriz? zamanında adres yazarak girilemeyen ekşi sözlük, youtube gibi sitelere ip yazarak girme yöntemini keşfeden arkadaş bu adreslerin yönlendiği ip adreslerini nasıl
önceki soruma tatmin edici bir cevap alamadım. bir de bunu sorayım, belki işe yarar.

bir internet sitesinin ip adresini nasıl öğrenebiliriz? zamanında adres yazarak girilemeyen ekşi sözlük, youtube gibi sitelere ip yazarak girme yöntemini keşfeden arkadaş bu adreslerin yönlendiği ip adreslerini nasıl bulduğunu da açıklarsa sevinirim.

daha kısa yoldan sorayım: facebook'un ip adresi ne?
0
kibritsuyu
(17.10.07)
Sorun da o zaten, whois siteleri ip adresini vermekte ve hepsi de çalışıyor...
Ancak facebook için arama yapınca verilen ip'ler hata veriyor. Facebook'ta var bir şeyler ama çözemedim.
İstiyorsan kendin de deneyebilirsin:
www.who.is
www.whois.sc
www.networksolutions.com

Ben yahoo, google, eksisozluk ve facebook'u denedim, diğer üçü sorunsuz açıldı ama facebook ip'si hata verdi...
Deniyorum, çözersem yazarım...
0
late viper
(17.10.07)
bir de amacın "facebook engelleniyor, ip ile girmeyi deneyeyim." ise gizlen.net ile bir dene derim...
0
late viper
(17.10.07)
Facebook'un ip olayı karışık biraz...
Mahkemelik falan olmuşlar, çalıntı ip iddiası varmış...
Belki ip ile ulaşılamamasının nedeni budur ya da metafizik öğeler harekete geçmiş olabilir...
0
late viper
(17.10.07)
IP adresi her zaman bir websitesine tekabul etmez. Mesala hosting sirketleri sadece bir IP adresine sahip serverda yuzlerce websitesi barindirirlar, sizin hangi siteye girmeye calistiginizi yazdiginiz adresden belirler. Neyse facebook serverlarinda muhtemelen baska bir site barindirmasada server ayarlari geregi dediginiz seyi calistirmiyor olarabilir.
0
badseed
(17.10.07)
(4)

silahı yan tutmak

kibritsuyu
bilumum mafyatik ve polisiye filmlerde ve dizilerde dikkatimi çeken bir hadisedir. eleman çoğunlukla silahı yan tutar. yani namlu hedefe bakmakla birlikte kabza aşağıya değil de sağ eldeyse sağ tarafa, sol eldeyse sol tarafa bakar. anatomik bir tutuş mudur, daha iyi isabet alabilmek için midir, arti
bilumum mafyatik ve polisiye filmlerde ve dizilerde dikkatimi çeken bir hadisedir. eleman çoğunlukla silahı yan tutar. yani namlu hedefe bakmakla birlikte kabza aşağıya değil de sağ eldeyse sağ tarafa, sol eldeyse sol tarafa bakar. anatomik bir tutuş mudur, daha iyi isabet alabilmek için midir, artistlik midir, niyedir?
0
kibritsuyu
(16.10.07)
cok estetik duruyor yerine gore. gez goz arpacik bozulmayacagindan pek etkisi olmaz isabet oranina. zaten nisan alan mi var, rastgele sikiyor herifler
0
turkish tekila
(16.10.07)
tabancada v gez ve sivri ya da düz arpacık mevcuttur. böyle bir sistemde arpacığı v nin arasına oturtmak (ve v'yi tam ortadan ikiye ayırdığına emin olmak) v nin üzerinden geçen hayali çizgiyle arpacığın tepesini çakıştırmaktan çok daha kolaydır. bunun böyle yapılmasının sebepleri:

1. hedef genelde bir insan olduğundan boyuna uzun, enine dardır. yani yükseklik hataları hedefin alnına nişan alınmadığı sürece çok problem çıkarmaz, tam istenen yerden olmasa da hedef vurulur. bu nedenle yatay nişanı daha dikkatli almak gerekir. silahı dik tutmak bunu sağlar. silah yan tutulunca v gez, > geze dönüşür. arpacık da - halini alır. böyle bir durumda dikeyde nişan daha rahat alınır ama yatayda nazari çizgiyle arpacığın tepesini çakıştırmak zor olacağından sağa sola kayık nişan alma, hedef enine dar olduğu için de ıskalama ihtimali daha yüksektir.


2. nişan alırken silahın titremesi daha çok yatay yöndedir. silah dikken bu çok daha rahat giderilebilir.

yan tutulmasının hiç avantajı yok mudur?

1.göz, gez ve arpacıkla çok daha rahat aynı hizaya alınabilir.

2.tetik çekerken silah yansa oynama dikey yönde (yukarı) olur. dik tutuluyorsa (sağ elle tutanlar için) sağa doğru oynar. yine hedef dikey olduğundan ıskalama ihtimali silah dik tutulduğunda daha fazladır. tabii tetik bilinçli çekilirse bu oynama olmaz.

son olarak tabanca kısa menzilli ve hafif olduğundan yakın çatışmalarda kullanıllır ve böyle bir durumda nişan almaya vakit yoktur. silah sadece doğrultulur. mafya a'bilerimiz çok büyük bir hata yapmamaktadırlar yani silahı böyle tutarken. hatta yararı olarak anlattığım sebepler silahın hedefe hızlı ve doğru yöneltilmesini, tetiğin de hızlı çekilmesini sağladığından çok ufak da olsa bir avantaj elde ettikleri söylenebilir. ama durup nişan alınıyorsa silah tartışmasız dik tutulmalıdır. (gerçi atış müsabakalarında yan tutan bir profesyonel görmüştüm bir kere ama otistikliğine veriyorum.)
0
cashkopat
(16.10.07)
sanırım (götümden sallıyorum) biraz daha kolay bir tutuş sağlıyor, insanın doğasına daha uygun. elinizi yumrup yapıp, kolunuzu da düz uzattığınızda en rahat duruş avuç içinin yere dönmesidir. tahminimce kolunuzu da daha uzun süre böyle tutabilirsiniz.
0
nicin ben
(16.10.07)
evdeki beretta görünümlü havalı tabancayla denedim yan tutmak tamamen artislik. aynı hedefe yan tutarak daha geç nişan alabiliyorum. bilek hareketiyle göz gez arpacık dengesini bulmak daha zor, sol ayakla fren yapmak gibi.
0
kimlanbu
(16.10.07)
(10)

kondisyon bisikleti

kibritsuyu
efendim birazcık kilolu, hafiften göbekli tipik bir türk erkeğiyim. şimdi benim bu kiloları vermem lazım. diyeti desteklemek amacıyla spor yapmalıyım haliyle. ama üşeniyorum kardeşim. şu dünyada yapabileceğim en iyi spor yüzme olduğu halde, akşamları işten çıkıp mayo terlik modunda havuza gitmeye üş
efendim birazcık kilolu, hafiften göbekli tipik bir türk erkeğiyim. şimdi benim bu kiloları vermem lazım. diyeti desteklemek amacıyla spor yapmalıyım haliyle. ama üşeniyorum kardeşim. şu dünyada yapabileceğim en iyi spor yüzme olduğu halde, akşamları işten çıkıp mayo terlik modunda havuza gitmeye üşeniyorum. hele insan evli de olunca hiç vakit olmuyor havuza bilmemneye. şimdi diyorum ki fiyatları da uygun, bir kondisyon bisikleri alsam, evde fırıl fırıl her gün bununla çalışsam götü göbeği eritmeye yardımcı olur mu, yoksa anca bacak kası mı yaparız? veya başka ne önerirsiniz? (koşu bantları çok pahalı abi).

tekrarlıyorum ev dışı sporlar, benim gibi evli ve üşengeç bir adama göre değil. keşke fırsatım olsa da üşenmeyip haftada 4 gün havuza gidip yüzsem ama nerde?
0
kibritsuyu
(16.10.07)
koşu bandı daha zevkli bisiklet oturmaktan kıç ağrıtıyor. ben aldım valla 10 saat bindim binmedim tozlanıyor şimdi. koşu bandı da çok ses yapıyor güm güm falan yer de kaplıyor o da mantıksız. en güzeli evin bitişiğindeki spor salonuna gitmek. yoksa açtırtmak falan.
0
ozdek
(16.10.07)
kondisyon bisikleti, mekik tahtası, koşu bandı hepsi işe yarar ama ana unsur motivasyon dur. 300 spartalı yı alın ve kusana kadar seyredin. kustuktan sonra tekrar seyredin. ekmeği ve hamur işlerini mimimuma indirin. antreman dozunu arttırın. 300 spartalıyı seyredin :)
0
justaddwater
(16.10.07)
bende bu gaza geldim ve su direnciyle çalışan kürek makinesi aldım. kullanıldığı takdirde vücuttaki kas gruplarının %70inden fazlasını çalıştırıyor. koşu bandı ve kondisyon bisikleti kullanılmamaya mahkum oluyor genelde ama kürek öyle değil. zevkli ve kürek çektikçe su dirençli olduğu için sanki denizdeymişsiniz gibi oluyor tavsiye ederim(hepsi öyle diil). 1.000 ytl civarı sanırım şu anda fiyatları ben ev için olan modelini aldım daha üst modelleri daha tuzlu tabi. kilo verdirme oranlarını yaktırdığı kaloriyi falan merak ediyorsan bir msj at.
0
atrin
(16.10.07)
maliyetine göre en yüksek performansı veren tarışmasız iptir. 15-20 liraya bir ip alın, ip atlayın. (nike'ınki 33 lira dün sordum.)(alt komşunun işten geç dönüyor olması lazım tabii. yoksa zemin kattan ev tutmak gerekirse maliyet arttırabilir.)
0
cashkopat
(16.10.07)
teşekkürler arkadaşlar. yalnız dediğim gibi 1000 ytl. falan benim için yüksek rakamlar. 200-300 ytl.'ye bisikletler var. onları düşündüm. evet maliyetine göre en yüksek performansı ip verir. lakin önce atlamayı öğrenmem gerek. hadi öğrendim diyelim. tavanından lamba sallanmayan bir odamın olması gerek. onu da halledersek, alt katında ev sahibinin oturduğu en üst kat bir evimin olmaması gerek. kısacası ip olmaz. kürek çekmeyi severim. mantıklı amao da paalı. bir de söylemeyi unutmuşum, bel fıtığı başlangıcım vari beli zorlayacak şeyler yapmamam lazım. nu yüzden kürek ve mekik de çalışamam. yapabileceğim ve yapabildiğim en iyi spor yüzmedir, eskiden lisansım bile vardı hatta ama dediğim gibi evliyim, üşengecim, vaktim yok.

tek amacım göbeğimi eritmek.
0
🌸kibritsuyu
(16.10.07)
dikey bisiklet bele baskı yapar yalnız. bir de kilolusun anladık da 90 üstüysen hatta 110 falan da üstüysen daha sağlam bir bisiklet alman gerekir. ben 500 e almıştım sanırım 120+ taşısın diye.
0
ozdek
(16.10.07)
bel fıtığından muzdarip bi arkadaşım kürek egzersizinin çok yararlı olduğunu söylemişti. belki de bir uzman görüşü alıp ona göre hareket etmelisiniz.
0
flyalone
(16.10.07)
üşengeçseniz bisiklet çürümeye mahkum olur, bizim evde var bir tane ondan biliyorum. kürek daha zevklidir, ayrıca daha kısa sürede daha çok kalori yaktırdığını tahmin ediyorum. 200 -300'e de kürekler var. ama bana en kesin çözüm günde yarım saat yürümek. araba kullanmayın, toplu taşıma kullanıyorsanız iki durak önce inin.
0
lykos
(16.10.07)
küreğim var, bel fıtığı başlangıcım vardı, kalmadı. yalnız kürek alacaksanız 200, 300ytl'lik amortisörlü modellerden almayın 300 ytl daha verin adam gibi bir şey alın. 2 günde elinizde kalıyor amortisörler. =)
0
atrin
(17.10.07)
ben yazin burdan 2 tane kondisyon bisikleti satmi$tim. birini crown aldi hatta istersen bir sor faydasi olmu$tur mutlaka
0
maresalx
(17.10.07)
(2)

ıslıklı telefon melodisi

kibritsuyu
arkadaşlar son zamanlarda birkaç kişinin telefonunda duyduğum sadece ıslıkla çalınan ve aslen hareketli bir türk halk müziği ezgisine benzeyen melodi nedir?not: kill bill ıslık melodisi değil. türkü gibi bir şey bu.
arkadaşlar son zamanlarda birkaç kişinin telefonunda duyduğum sadece ıslıkla çalınan ve aslen hareketli bir türk halk müziği ezgisine benzeyen melodi nedir?

not: kill bill ıslık melodisi değil. türkü gibi bir şey bu.
0
kibritsuyu
(15.10.07)
nehir ıslık melodisi diye geçiyor
0
efruz
(15.10.07)
Efkan Şeşen'in ve Haluk Levent'in de yorumladığı Dillirga isimli parça efenim onun orjinali. Ayrıca ne kadar çok dağılmış etraftaki telefonlara, parçadan tiksindim neredeyse hiçbir kabahati yokken.

Şu köşe yazısının altında bir yerlerde üç Kıbrıslı genç te tepkilerini dile getirmişler:
www.yeniduzengazetesi.com

Burada da müziğe dair bir yorum var (Çok jiletledim, bu son):
www.yeniduzengazetesi.com
0
gregor sarmisaa
(15.10.07)
(4)

AdobeR.exe

kibritsuyu
babamın bilgisayarında AdobeR.exe diye bir program çalışıyor. sanırım bir virüs bu. şu usb flashdisklerle bulaşanlardan. ama anlamadığım, babamın flashdiski de, benimki de yabancı bilgisayara takılmadı, hep nod32 korumalı tertemiz bilgisayarlarda kullanıldı. nasıl bulaştı ki bu virüs, internetten in
babamın bilgisayarında AdobeR.exe diye bir program çalışıyor. sanırım bir virüs bu. şu usb flashdisklerle bulaşanlardan. ama anlamadığım, babamın flashdiski de, benimki de yabancı bilgisayara takılmadı, hep nod32 korumalı tertemiz bilgisayarlarda kullanıldı. nasıl bulaştı ki bu virüs, internetten indirilen filmlerden de bulaşır mı? babamın bilgisayarı yeni ve içinde de 90 gün süreli norton internet security olduğu için süresi bitene kadar nod32 kurmayalım dedik. virüs başımıza bela oldu. şimdi biz bu virüsü nasıl temizleriz? norton'u tamamen kaldırıp nod32 kursam kökten temizler mi (kendi bilgisayarımda da olmuştu, nod32 kurunca tertemiz yapmıştı ama o AdobeR.exe değildi, başkaydı. bunu da tertemiz yapar mı acaba?)

bir de norton'u tam olarak kaldırabilmek için bir program sormuştum uninstaller gibi ama silmişim sanırım bulamıyorum duyurumu. nasıl kaldırırım norton'u bilgisayardan tamamen ve hiçbir iz kalmamacasına?
0
kibritsuyu
(09.10.07)
$oyle bir $ey var adober.exe icin: www.soruforum.com
bu da process hakkinda bilgi biraz: www.bleepingcomputer.com
0
sourlemonade
(09.10.07)
registry ile birlikte aratirsaniz cozumu cikar.
0
turkish tekila
(09.10.07)
özetle sorayım: başka ek bir işleme gerek kalmadan sadece nod32 kurup tarama yapsam sorunuma kökten çözüm olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(10.10.07)
olmaz, nod32 dosyayı silse bile restart sonrasi dosya tekrar olusacak, cunku kendisini sistem baslangicina yerlestiriyor, dolayisiyla guvenli kipte, hem registry den silip hem de taratip, rastlananlari da silip temiz bir restart gerek.
0
turkish tekila
(10.10.07)
(1)

bereket heykeli

kibritsuyu
arkadaşlar kendi kadar çükü olan bereket heykelinin orijinal adı (latince falan) nedir? gavurlar ne diyor buna?
arkadaşlar kendi kadar çükü olan bereket heykelinin orijinal adı (latince falan) nedir? gavurlar ne diyor buna?
0
kibritsuyu
(08.10.07)
Kybele var bir de bereket tanrıçası.
0
ermanen
(08.10.07)
(3)

usb hub gücü aşıldı

kibritsuyu
şimdi bir tane usb klavye aldım. üzerinde de ekstradan usb girişleri var böyle flashdisk falan takmak için kasaya eğilmeyelim, arkasına dolaşmayalım diye. lakin klavyenin üstündeki girişe flashdiski takınca "usb hub gücü aşıldı" diye bir uyarı veriyor. yani aynı port üzerinden hem klavyeye, hem flas
şimdi bir tane usb klavye aldım. üzerinde de ekstradan usb girişleri var böyle flashdisk falan takmak için kasaya eğilmeyelim, arkasına dolaşmayalım diye. lakin klavyenin üstündeki girişe flashdiski takınca "usb hub gücü aşıldı" diye bir uyarı veriyor. yani aynı port üzerinden hem klavyeye, hem flashdiske gücü yetmiyor. ee neye yaradı o zaman bu ekstra usb girişleri? ben bu klavyeyi adaptörle ps/2'ye taksam olur mu acaba? kullanabilir miyim bu ekstra usb girişlerini?
0
kibritsuyu
(02.10.07)
Burada sorun pcnin usb çıkışı değil klavyenin içindeki hubtır. Bu hub pasif olduğu ve kendi güç kaynağı olmadığı için çıkışlara yeterince güç sağlayamıyordur. Hatta muhtemelen kendi controllerı olmayan sadece fazladan çıkışı olan basit bir devre vardır içinde. Normalde standartlara uyan usb 2.0 bir hub port başına 500ma ya kadar çıkış verebiliyor ama bu tarz hublarda 100ma yı bile geçemiyor. Ps2 konusunda bir yorum yapamayacağım. Harici adaptör varsa bir de öyle deneyin.
0
ntldr
(02.10.07)
internette usb hub araştırması yapan bir siteyi okudum. Türkiye de satılan usb hubların bir kısmı "şerefsizce" hazırlanmış. adamlar sadece ilgili uçları paralel bağlayarak bir hub yapmışlar. kontroller varmış havası yaratmak için entegre varmış gibi siyah plastik damlatmışlar devreye.

özetle aman diyim klavye markalı bir şey değilse ekstra usb cihaz takmayın, anakarta ve usb cihaza yazık olur.
0
kimlanbu
(02.10.07)
bilgisayarın ön paneline bağlı ve/veya klavyeden alınan usb portların voltaj gücü kasanın arkasındakilerden daha zayıf. kasanın arkasında usb portları dene. sadece bir cihaz (flash disk, cep telefonu) bağlı olduğunda dahi sçabiliyor bu portlar, apple'ın mac'lerinde bile geçerli bir durum, başıma geldi oradan biliyorum.
0
laugh
(03.10.07)
(10)

bilgisayar niye yavaşlar?

kibritsuyu
efendim 2001 model Pentium III-800, 256 MB ram sahibi bir bilgisayarım var (oha çok eskiymiş, ondan yavaşlar demeden önce okuyunuz lütfen).bu bilgisayar 2001 yılından beri gayet güzel işlemekteyken son 2 senedir yavaşlama, her programı çalıştırırken iki saat harddisk tıkırdaması, youtube'da video iz
efendim 2001 model Pentium III-800, 256 MB ram sahibi bir bilgisayarım var (oha çok eskiymiş, ondan yavaşlar demeden önce okuyunuz lütfen).

bu bilgisayar 2001 yılından beri gayet güzel işlemekteyken son 2 senedir yavaşlama, her programı çalıştırırken iki saat harddisk tıkırdaması, youtube'da video izlerken takılmalar falan yapıyor. bilgisayarın özelliklerinin düşük olduğunun bilincinde olduğumdan, oyun olsun, kastırıcı şeyler olsun kullanmıyorum. sadece internet ve microsoft office. bunları kullanmak için daha önce yeten bilgisayar şimdi niye kendiliğinden yavaşladı? format atıp tertemiz windows yüklüyorum, bir şey değişmiyor. acaba windows xp'yi kaldıramıyor olabilir mi, windows 98 mi kursam? ya da xp kurmakla beraber güncellemeleri, service pack 2'yi falan mı yüklemesem? ne önerirsiniz?

not: harddisk tıkırdamasından kastım anormal sesler çıkarması değil, harddiskin kendi okuma sesidir. ama bu takılmalar sırasında saniyede bir olmak üzere trık trık trık yapıyor, kesintisiz uzun uzun tıkırdıyor falan.
0
kibritsuyu
(30.09.07)
256 ram windows xp için şaka gibi diyebilirim. Kendisi zaten tüm visual effectleri kapatmama rağmen zaman zaman 768 mb iş yeri bilgisayarım 1gb ramli evdeki bilgisayarımı bile kasmaktadır. Bu nedenle software çözümleri aramak yerine en azından bir 256 ram daha alarak akabinde tune up utilities ile elden geçirmek çözüm olabilir.
0
ned flanders
(30.09.07)
$imdi zaten sp2 kurmadan win xp kullanamazsin, bir kere o mutlaka olacak (oyle ya da boyle illa ki kurmani gerektiriyor yani)
harddisk tikirdamasi demi$sin, ki bu harddisk'te bir sorun olduguna i$aret. yava$lamasi da ondandir. cok buyuk ihtimalle manyetik alan sorunu vardir senin harddisk'te de. saglam, duzgun cali$an bir harddisk takip kontrol edebilirsin. $u durumda sorun harddisk kaynakli gorunuyor.(diger donanimlari i$in icine katmadigimi vurgulamak isterim)
0
sourlemonade
(30.09.07)
Harddisk'de zamana bağlı olarak oluşan bir fiziksel sorun olabilir. Bad Sector ya da hareketli parçalarda bir eskime oluşmuştur belki. Onun dışında performans sorunu XP kurmanız ile mi başladı belirtmemişsiniz ama eğer öyleyse 98 kurun tabi. Zaten her durumda 98 sistemi daha az yorar...
0
crown
(30.09.07)
şimdi sorunun hangi aşamada başladığını hatırlayamıyorum. ilk olarak windows 98'de kullanmaya başladım ve flight simulator'ü en detaylı grafikte bile oynayabiliyordum (ekran kartını söylesem puhaha diye gülersiniz eminim). şimdi internet explorer'da youtube'u bile işkence gibi izlettiriyor. ram arttırmam sözkonusu olamaz çünkü ibne bilgisayar teknolojisi 6 ayda bir mimariyi komple değiştirdiği için sdram bulmam mümkün değil. bulabilsem bile bilgisayar kadar para isterler ona.

bu arada işyerindeki bilgisayarım da Pentium IV-3 ghz ve onda da 256 mb ram var, canavar gibi çalışyor. ,lk açılışta kasmasının dışında photoshop bile kullanıyorum (ki bunun ekran kartını söylesem gülmekle kalmaz altınıza kaçırırsınız. sözlükte de sürekli kötülenen nvidia geforce 5200) o yüzden ram eksikliğinden olduğunu zannetmiyorum. harddisk problemi olabilir evet. bunu nasıl tespit ederim? tarama marama yoluyla mümkün müdür?
0
🌸kibritsuyu
(30.09.07)
win98 'in scandisk'i ile bir tarama yaptir derim. bad sector varsa uyarir en azindan. ama mekanik bir sorun varsa yazilim ile tespit etmek haliyle zor.
0
sourlemonade
(30.09.07)
ben de bazi yeni surucu / codec / vs lerin artik fazlaca agir gelmis olabilecegi gibi bir sallama yapayim.
0
turkish tekila
(30.09.07)
ben daha eski bir pc(söylesem inanmazsınız 64 ram ühü hü) kullanaraktan bir yorum yapayım. hardisk eskimiş 2001den beri kullanıyorum aynısı bende de oldu 1,5 senedir. badsector olmasa bile bu harddiskler eskiyor(bill gates ayarlamış ehehe), scandiskle temizlersen biraz hızlanma oluyor ama sonra yine aynısı hatta bende defrag çalışmıyor artık. harddisk değiştirmekte problem, söylediklerine göre benimki 20 gb mı ne destekliyormuş nerden bulcam sağlam 20 gb'yi teyy tey. haftada bir 98-xp arası dolaşıyorum çok farketmiyor.
0
sourlemonade
(30.09.07)
seninkine benzer bir bilgisayar da bende var. 1000 mhz amd athlon 256 mb fx5500 ekran karrtı 400 mb ram 160 gb harddisk

sana birkac tavsiyem olacak

1. win98 se kur. o zaman herşey çok güzel olacak...

2. xp kurduktan sonra service packleri kurmadan internete girersen nedense (saldırı oluyor olabilir bilmiyorum ben ona bağladım) belli bir yavaslama oluyıor. bu olduktan sonra 98seyi bastan kurdum, bir sorun kalmadı.

3. sen de benim gibi ram harddisk ve ekran kartı tak. su an bilgisayarımda most wanted oynuyorum. toplam 200milyon bi harcama yaptım.
0
harbi light necosh
(30.09.07)
win 98'i boşver ve win ME kur. (biliyorum eleştirileri) 98'e göre sürücü ve program desteği daha fazladır. ha nedir? epey fazla çakılır... bunun ezici ağırlığı cd okumaya çalışırken olur.

diğer taraftan elindeki sistem win XP için yeter. temiz bir format ve en yeni sürücüler diyorum. eee bir de 256 ram daha al. aslında alma pahalı olur.. direk 512 ya da 1gb al.
0
can see
(30.09.07)
eskiyor abi bunlarında bir kullanım ömrü var, yavaş yavaş performans kaybına uğruyor yavaşlıyor. zaten harddisk gidici görünüyor ki o bile tek başına yeter . ayrıca bundan hızlı bir bilgisayar kullanıyorsan işte ve ya evde sana göreceli olarak yavaşlama hissi verebilir.
0
coren
(01.10.07)
(4)

torrent - ratio

kibritsuyu
torrent sitelerindeki ratio ne işe yarar? bu sanırım upload'un download'a oranı gibi bir şey. upload yaparak yükeltebiliyoruz. lakin yükselince ne oluyor, ne işimize yarıyor?
torrent sitelerindeki ratio ne işe yarar? bu sanırım upload'un download'a oranı gibi bir şey. upload yaparak yükeltebiliyoruz. lakin yükselince ne oluyor, ne işimize yarıyor?
0
kibritsuyu
(29.09.07)
belli bir seviyenin ustunde tutman gerekir sitede kalabilmek icin.
ki genelde bu 0.5 gibi bir orandir. 0.5 altina du$up oylece kalirsan atilirsin siteden.
0
sourlemonade
(29.09.07)
download'ın upload'a oranıdır. her site farklı oranlar ister. mesela torrentturk'te en az 0,3 olmalıdır. yoksa banlanırsınız.

şimdi benim... up:10gb down:20gb ratio: 0,5

ikisi eşit olsaydı ratiom 1 olacaktı.

ratio isteyen sitelerde indirdiğin dosyayı hemen kaldır deme, oranı kadar upload etmeden kaldırma. mesela 700mblik bi film indirdin en az yarısını göndermeden silme torrent programından..

kolay gelsin...
0
myfishbone
(29.09.07)
bi bazi sitelerde slot uygulamasi var
eger ratio yuksek ise daha hizli indirebiliyorsun(tabiki dusuklere gore)
0
algoritma
(30.09.07)
bu ratio olayı herkes için mi geçerli yoksa sadece üyelerle mi alakalı? mesela ben üye değilim bir siteye, sadece indiren tarafım benle de ilgilisi var mıdır?
0
trumanshow
(08.03.09)
(3)

acid vs. metal

kibritsuyu
seksenlerin sonu doksanların başında çocuk ve genç olanlar hatırlar bu hadiseyi. soruma geçeyim. doksanların başında metal müzik ile kapışmaya neden olan ve acid ismi verilen müzik türüne günümüzdeki en yakın tür nedir? hiçbir şey hatırlamadığım için kulağımda canlandıramıyorum ama techno gibi geliy
seksenlerin sonu doksanların başında çocuk ve genç olanlar hatırlar bu hadiseyi.

soruma geçeyim. doksanların başında metal müzik ile kapışmaya neden olan ve acid ismi verilen müzik türüne günümüzdeki en yakın tür nedir? hiçbir şey hatırlamadığım için kulağımda canlandıramıyorum ama techno gibi geliyor bana sanki?
0
kibritsuyu
(29.09.07)
ermanen
(29.09.07)
Sadece "acid", "techno"'nun alt "genre"'si oluyor galiba. Electronic dance türüne yakın oluyor.
0
ermanen
(29.09.07)
ermanen linkinde Acid techno için 90'ların ortaları diyor ki türkiye'de kapağında acid kafa (smile türkiye'ye ilk böyle geldi ya da yaygınlaştı) resimli kasetler (artık onlar albüm oldu) çok daha öncesinde satılmaktaydı. zaten kibritsuyu 80 sonları demiş. özetle wiki çuvallamış. teknonun adı türkiye'de acidden çok daha sonra geldi.
0
can see
(29.09.07)
(4)

acaip bir bilgisayar problemi

kibritsuyu
babama yeni aldığımız laptopta bir sorun olmuş. kullanan babam olduğundan, onun anlattıklarından anladığım kadarıyla size soracağım. biraz uzun olabilir kusura bakmayın.internet explorer'ı açmış. homepage'i olan google sayfası gelmiş fakat arama kutucuğu falan yarım gelmiş. içinde cursor falan yokmu
babama yeni aldığımız laptopta bir sorun olmuş. kullanan babam olduğundan, onun anlattıklarından anladığım kadarıyla size soracağım. biraz uzun olabilir kusura bakmayın.

internet explorer'ı açmış. homepage'i olan google sayfası gelmiş fakat arama kutucuğu falan yarım gelmiş. içinde cursor falan yokmuş, bir şey yazılamıyormuş. kapatıp tekrar açayım internet explorer'ı demiş, köşedeki kapatma çarpısına basınca bir uyarı penceresi gelmiş. üstünde "sekmeler" falan yazıyormuş (tam olarak ne yazdığını hatırlamıyor) altında da evet, hayır, iptal. iptal de dese, evet de dese, hayır da dese o pencere kaybolmamış. bilgisayarı yeniden başlatayım demiş, başlat menüsünden "bilgisayarı kapat" dedikten sonra gelen seçmeli ekranda (windows vista premium'daki kapat dedikten sonra gelen ve uyku, hazırda beklet, yeniden başlat, kapat, vs seçimi yapılıp "tamam" denilen menü) o seçimi yapmak için pulldown menüyü açma yerindeki minik oka bastığı anda bilgisayarı kapatma ekranı da kaybolup başa bönüyormuş. yine o "sekmeler" falan yazan uyarı penceresinin olduğu aşamaya. ne yaptıysa kapatamamış, en sonunda düğmesine basarak kapatmış. sonra da bir daha açılmamış bilgisayar.

sabah getirdi. hakikaten ben de elektriğe taktım (pili de üstünde) bastım düğmesine açılmadı. pilini çıkarıp denedim, gayet güzel açıldı. baktım ettim bir terslik yok. pilini tekrar taktım, elektriğe bağlayınca şarj ışığı yandı (pil doluydu halbuki).

pili bitmiş zannettim ama bilgisayarın elektriğe takılı olduğuna ve hatta adaptörün ışığı yandığına (sigorta atması, priz arızası olamaz), adaptörün diğer ucunun da bilgisayara takılı olduğuna eminiz. yani elektriğe takılı aletin şarjı niye bitsin. bitse de elektrikten kullanır. gözlerimle gördüm yani pil üstünde ve elektriğe takılıyken ilk denemede çalışmadı. ne olmuş olabilir şimdi bu bilgisayara? şu anda normal çalışıyor gibi. şarja taklı olduğu için çabuk dolsun diye açmadım bilgisayarı tekrardan.

not: bir de "norton morton yazdı" dedi. virüsten şüphelendim ama babamın norton yazdı dediği şey, internet explorer'daki, üzerinde kocaman yeşil renkte "fraud monitoring is on" yazan norton araç çubuğuymuş açınca gösterdi işte bu çıktı diye. oysa ki ben o araç çubuğunu gizlemiştim. niyeyse kendiliğinden yeniden çıkıp panik yaptırtmış adamı.

edit: şarj ışığı söndü. bilgisayar normal açıldı. lakin dikkatimi çeken iki şey var. birincisi, daha önceden windows'ta tray'deki pil simgesine gelince "%99 dolu, prize takılı, şarj olmuyor" yazardı. şimdi ise "%100 tam dolu" yazıyor. "prize takılı şarj olmuyor" falan yok. ikincisi ise, demin pilini sökerken, pili taktıktan sonra tık diye ola çekilip pili kilitlemeye yarayan minik bir düğme var. o kilitli değildi. yani pil klik diye yerine tam oturuk vaziyetteydi, oynamıyordu ama kilit mandalı açıktı. alakası var mıdır bilemedim.

edit 2: "sekmeler" yazan pencerenin de ne olduğu anlaşıldı. birden fazla sekme açılmış internet explorer penceresini kapatmaya çalışınca çıkan "tüm sekmeleri kapatmak istiyor musunuz" uyarısıymış. ama ne yaptıysa gitmemiş ekrandan, onu daha çözemedik niye gitmemiş. neyse çalışıyor hala.

edit 3: 3 saat oldu. sorunsuz çalışıyor hala.
0
kibritsuyu
(26.09.07)
bence sorunu cozmek yerine eger cok yeniyse degistirmeyi denemek lazim. sonradan problem cikartma olasiligi da yuksek gibi, yazilimi etkileyen donanimsal sorun gibi sanki, anakart, harddisk falan olabilir.
0
turkish tekila
(26.09.07)
eğer aynı olayı bir daha üretemiyorsan o hata değildir. :) panik yapma yani. 2-3 saat çalış bakalım sorun var mı yok mu kontrol et.
0
ozdek
(26.09.07)
arkadaşlar sorunu kendi gözlerimle de gördüm. bilgisayarın her şeyi normal çalışıyor ama ekrana üzerinde "tamam, iptal" falan yazan herhangi bir kutucuk, uyarı penceresi, özellikler ekranı vs. artık programcılıkta adı neyse o cins bir şey çıktığında (yani internet explorer penceresi, program falan değil. üzerinde tıklamalı buton bulunan bir cins pencere) mouse ile kesinlikle tıklanamıyor. üzerine gelince rengi değişiyor, tıklanacak gibi oluyor ama tıklayınca etki etmiyor. pencere kaybolmuyor, çalışmıyor. touchpad ile veya usb mouse ile fark etmiyor. lakin klavye kısayolu ile kapatılabiliyor, tıklanabiliyor. ctrl alt del yaparak görev yöneticisinden kilitlenen uygulama kapatılıp hiçbir şey yok gibi devam edilebiliyor. yani bilgisayar komple kilitlenmiyor. sürekli olmuyor. şu anda yeniden başlattım, yok mesela, her şey normal. ama biraz sonra ortaya çıkabilir.

edit: olayı tamamen keşfettim, fakat çözümünü bulamıyorum. windows açılırken ekranda hızlıca "splendid" diye bir logo belirip kayboluyor. trayde de üzerine mouse ile gelince "asus live update" yazan bir ikon beliriyor. o ikona sağ tıklayınca üzerinde yazılar olmayan boş bir menü açılıyor. bu olay her açılışta olmuyor. niye her açılışta olup olmadığını çözemedim. msconfig'de başlangıçta falan böyle bir şey yok. eğer bilgisayar açılırken "splendid" yazısı çıkar ve trayde de o ikon bulunursa bilgisayar bu dediğim abukluğu yapıyor. çıkmazsa her şey normal. şimdi şu splendid'in iptalini bir bulabilirsem olay çözülecek gibi duruyor. bu arada splendid teknolojisi de iyi bir şeymiş ve sürekli çalışıyormuş zaten. ama her açılışta logosu çıkmıyor.
0
🌸kibritsuyu
(26.09.07)
forum.donanimhaber.com

asus f3jr'nin bilinen bir bugıymış arkadaşlar. kimi zaman ekranın orta yerine mouse ile tıklamama sorunu yaşanıyormuş. yama yüklenerek düzeltilebiliyormuş. denedim, hakikaten ekranın orta yerlerinde mouse işlevsiz kalıyor. örneğin ekranın kenarlarında sağ tuşa basınca menü açılırken, ortalarında sağ tuşa basınca hiçbir şey olmuyor. dolayısıyla o bölgeye denk gelen uyarılara falan da tıklanamıyor.

ilgilenen herkese teşekkürler. en kısa zamanda yamasını yükleteceğim servise.
0
🌸kibritsuyu
(26.09.07)
(1)

word 2007 sekme problemi

kibritsuyu
word 2007'de varsayılan sekme duraklarının default ayarı 1,25 cm. ben bunu 1 cm. yapmak istiyorum. paragraf ayarlarından 1 cm. yapıyorum fakat bir dahaki açışımda yeniden 1,25 cm. olduğunu görüyorum. Yazıtipi, satır arası, paragraf, her türlü ayarını default yaptım ama onları ayarladığım yerden sekm
word 2007'de varsayılan sekme duraklarının default ayarı 1,25 cm. ben bunu 1 cm. yapmak istiyorum. paragraf ayarlarından 1 cm. yapıyorum fakat bir dahaki açışımda yeniden 1,25 cm. olduğunu görüyorum. Yazıtipi, satır arası, paragraf, her türlü ayarını default yaptım ama onları ayarladığım yerden sekme durakları ayarı yapılmıyor. bi yardım edin be.

(office 2007 ile ilgili sorularım devam edecek. assert h bana önerdiğine pişman olacak :P şaka bi yana biraz çözersem güzelmiş be)
0
kibritsuyu
(23.09.07)
değişikliği üzerinde çalıştığın dosya için değil programın genel ayarları için yapmalısın. word'ü aç ama bir dosya açma. dosya-özelliklerden sayfa yapısına gir. burada yenidn ayarla, kaydet, çık.

bende 2007 yok ama ayarlama böyle yapılmalı sanki?
0
can see
(23.09.07)
(2)

windows vista ve ms office

kibritsuyu
windows vista home premium yüklü bir bilgisayara hangi office versiyonunu yüklemeliyim? elimde office xp cd'leri var. yüklesem uyumsuzluk, problem çıkarır da sıkıntı yaratır mı? yoksa daha yeni bir office sürümü mü edinmeliyim?not: office xp'deki belgelerimi de açıp değiştirebilmeliyim tabii ki icab
windows vista home premium yüklü bir bilgisayara hangi office versiyonunu yüklemeliyim? elimde office xp cd'leri var. yüklesem uyumsuzluk, problem çıkarır da sıkıntı yaratır mı? yoksa daha yeni bir office sürümü mü edinmeliyim?

not: office xp'deki belgelerimi de açıp değiştirebilmeliyim tabii ki icabında. "office 2007 kurduktan sonra "office 2007, office xp belegelerini açamaz" falan gibi salak uyarılar çıksın istemem.
0
kibritsuyu
(21.09.07)
office '07 kurun en guzeli. o tum 97-2003 surumlerine ait dosyalari acar.
ama kayit olayina dikkat. malum default sonunda x ile kaydediyor (.docx, .xlsx vb.)
0
sourlemonade
(21.09.07)
default kayıt tipini ayarlayabiliyorsun, her seferinde eski ofis uzantıları olarak kaydetmeye ugrasmazsın baska yerde acarken sorunun olmaz.
0
bryan fury
(21.09.07)
(9)

ekşi duyuru cevap verme etiği

kibritsuyu
merak ettiğim bir şey var. şimdi ben daha önce bir soru sormuşum ve cevabını almışım ve bu cevap benim işime yaramış.şimdi hemen hemen aynı soruyu, daha doğrusu bana verilen cevabın çözüm olacağı soruyu bir başkası soruyor. ben, daha önce bana cevap veren kişiden öğrendiğim şekilde bu soruyu cevapla
merak ettiğim bir şey var. şimdi ben daha önce bir soru sormuşum ve cevabını almışım ve bu cevap benim işime yaramış.

şimdi hemen hemen aynı soruyu, daha doğrusu bana verilen cevabın çözüm olacağı soruyu bir başkası soruyor. ben, daha önce bana cevap veren kişiden öğrendiğim şekilde bu soruyu cevaplamak istiyorum ama rahatsızlık duyuyorum. çünkü bu benim bilgim değil, ben de bir başka ekşi duyuru kullanıcısından öğrenmişim. bekliyorum ki yine o kişi cevap versin, ama o kişi cevap vermiyor. bir anına denk gelmiş ve bana cevap vermiş. şimdi ben bu sonradan sorulan soruya gönül rahatlığıyla kendi bilgimmiş gibi cevap vereyim mi, nickini hatırlıyorsam "ben de x'den öğrendim" diye refere edeyim mi, nickini hatırlamıyorsam ne yapayım?
0
kibritsuyu
(21.09.07)
ekşi duyuruya atabilirsin topu. senin soruna cevap verilmiş olması önemli değil, başkasının sorusuna verilen cevaptan da öğrenmiş olabilirsin.

daha önce burda sorulmuştu ve şu şekilde cevaplanmıştı denebilir. nick ve duyuru numarası hatırlanırsa daha faydalı olur tabe
0
efruz
(21.09.07)
ne olacak canım... basit şeyler bunlar... illa için rahat etsin istiyorsan başına "bana da buradaki bir arkadaş söylemişti" diye yazarsın olur biter... hem bilginin sahibi mi olur?
0
forrestgump
(21.09.07)
önce cevabı yazarsın, sonra "ben de şuradan öğrenmiştim" gibisinden duyuruya bkz verebilirsin. orada hem cevabı hem de diğer çözümleri görür, okur.
(tabi ekşi sözlük yazarı ise. okurlar her duyuruyu göremiyor.)
0
tabudeviren
(21.09.07)
sordugun sorunun linkini vermek en dogrusu sanirim, ki zaten yapiliyor duyuru kullanicilari tarafindan...
0
alpinsamuray
(21.09.07)
duyuru hala duruyorsa ve modifiye etmeye gerek yoksa öyle yaparım zaten ama eksik söylemişim. örnek vereyim. dvd writer'ın dvd'yi 6-7 dakika diye gösterip 40 dakikada yazması probleminin pio mod'dan kaynaklandığını ve nasıl düzeltmem gerektiğini, comptrol arkadaşımız mesaj yoluyla açıkladı bana. mesaj atıp açıkladığı için duyurunun altında cevabı yok. şimdi aynı soruyu arkadan kaç kişi daha sordu. ben "comptrol anlattıydı şöyle yapılıyor" mu diyeyim, comptrol'ün cevap vermesini mi bekleyeyim? belki benden başkasına yardımcı olmak istemiyor, sadece bana yardımcı olmak istedi (niye olsun öyle bir şey ama hadi neyse) sonradan soran adama gıcığı var, ben onun nickini belirte belirte cevap verirsem istemediği bir durumla karşı karşıya kalabilecek, nick vermezsem ayıp olacak. karışık işler...
0
🌸kibritsuyu
(21.09.07)
Sonuçta o da birilerinden öğreniyor, bilginin yayılışı böyle, her verdiğin cevaba şundan öğrendim diye yazmak garip olur, artık sen onu biliyorsundur, sen cevaplarsın.
Diye düşünüyorum.
0
sathaner
(21.09.07)
bir bilgiyi öğrendikten sonra bu, sizin bilginiz olur. kimsenin tekelinde olmayan nadir şeylerden biri de bilgidir: ) ha çok çok gerekliyse kaynak gösterilir sadece.
0
colg fusion
(21.09.07)
kimsenin o derece haset sahibi olacağını sanmıyorum. bence önemli olan sorunun en kısa sürede cevaplanmasıdır. tabii bir harf=40 yıl kölelilik şeklinde ifade edilen "bilgi edindiğimiz kaynaklara duymamız gereken saygı" icabı isim anılırsa daha iyi olur. lakin "adını hatırlayamadığım biri" nin de kimseyi rahatsız etmemesi gerekir.

mesele istenmediği halde "büyüyün biraz" diye hayat dersi vermemek, ya da en temiz duygularla sevilen kız hakkında sorulan soruya "fuckbuddy yapardım" dememektir zannımca. (bkmz: taş atma etiği)
0
cashkopat
(21.09.07)
@cashkopat
ne dertliymişsin öyle. ama haklısın taş atma etiği de aynı ayar verme etiği gibi ayar alanın takip ettiğinden emin olduğunda ayar vermeyi gerektirir. böyle alakasız yerlerde kaçamak sokuşturmayı ben mahalle karıları gibi dedikodu yapmaya benzettim. kaçak güreşmeyelim bir derdimiz varsa yazarıyla muhatap olalım. gaza gelip dövmek falan isterseniz de adresim yerim yurdum belli (avustralya dermişim) o yüzden yakıştıramadım açıkçası. bir de aynı sözlük gibi burada hakaret etmedikten sonra istediğimi yazmak istiyorum. ne o yani yakın arkadaştan fuckbuddy olmaz mı? sen yapsan olmaz mıydı?

bir de ayar yiyip sorusunu silen arkadaşlar var bunlara ne yapmalı?
0
ozdek
(21.09.07)
(2)

windows vista - windows xp ağ bağlantısı ve ms office sorunsalı

kibritsuyu
efenim bu vista yüklü bilgisayarı, iki adet xp yüklü bilgisayarın bağlı olduğu ağa bağladım. çalışma grubunu bilgisayar adını falan tanımladım. lakin ne xp'ler vistayı, ne de vista xp'leri görüyor. vista kendi kendisini görebiliyor ağ üstünden. demek ki ağ yapılandırması tamam. xp'ler de zaten oldum
efenim bu vista yüklü bilgisayarı, iki adet xp yüklü bilgisayarın bağlı olduğu ağa bağladım. çalışma grubunu bilgisayar adını falan tanımladım. lakin ne xp'ler vistayı, ne de vista xp'leri görüyor. vista kendi kendisini görebiliyor ağ üstünden. demek ki ağ yapılandırması tamam. xp'ler de zaten oldum olası birbirini ve kendilerini görürlerdi. xp ve vista niye birbirini göremiyor? ne yapmak lazım?
0
kibritsuyu
(20.09.07)
aynı sorun bizim ağda da var. ama vista linux haric diger windows'lari goruyor. goruyor dedigim ip'lerini yazinca girilebiliyor diger makinelere ama listelemede gozukmuyor yine.
a.k vista
0
yuxel
(20.09.07)
evet vista'dan ip'li makinenin ip'sini yazınca ağ sürücüsüne de bağlandı, istediğim paylaşıma açık klasörü de gördü. ama çalışma grubu bilgisayarları dediğimde hala o bilgisayarı listelemiyor. ayrıca hala xp'den vista'ya gördürtmeyi başaramadım hiçbir şekilde.
0
🌸kibritsuyu
(20.09.07)
(6)

laptop pili

kibritsuyu
iyi ki bi ekşi duyurumuz var. her bir şeyi sorar olduk. neyse şikayeti olan yoksa ben soruma geçeyim (rahatsız oldum her naneyi sormaktan. cevap da alıyorum iyi oluyor ama ne biliyim bi rahatsızlık duydum inceden. neyse).laptopun pilini tam şarj ettikten sonra, laptopu elektriğe takılı kullanacaksak
iyi ki bi ekşi duyurumuz var. her bir şeyi sorar olduk. neyse şikayeti olan yoksa ben soruma geçeyim (rahatsız oldum her naneyi sormaktan. cevap da alıyorum iyi oluyor ama ne biliyim bi rahatsızlık duydum inceden. neyse).

laptopun pilini tam şarj ettikten sonra, laptopu elektriğe takılı kullanacaksak pili üstünden çıkartalım mı? zaten tam dolu olduğu için pili bir kenara bırakıp elektrikten mi kullanır, yoksa denyo gibi pilden eksiltip sürekli şarj mı eder? (örneğin cep telefonum şarja takılıyken ve şarjı tam doluyken telefonla konuştuktan sonra bakıyorum, şarj göstergesi inip çıkmaya başlamış. yani benim konuşmamı pilden yapmış, eksileni tamamlıyor.)
0
kibritsuyu
(19.09.07)
üstünde takılı kalabilir. çıkar diyenlere hiç bakma hp laptop 2.5 senedir sürekli fişte duruyor %95 fişte %5 mobil kullanıldı. pili 2.5 sene sonra bile hala %95 gösteriyor ki o da son 6 ayda inmeye başladı. daha önce %97-98 falandı. eh 3 sene desen zaten yeterli bir süre pili çıkarıp da veri kaybı yaşama riskime değmez değil mi :)
0
ozdek
(19.09.07)
cıkarmana gerek yok, hatta ups vazifesi yapar. dalga emıcıdır, sok absorbe eder. elektirik kesintisinde hassiktr kaydetmemıstım dedirtmez
0
bryan fury
(19.09.07)
Niye cikariyorsun pili? Laptop ureticisi sana "pili cikar" demis mi? Bu pil cikarma olayi Turk esnafinin icatlarindan biri, hic aldirma. Laptop tasarlayan adamlar inan bizden cok daha fazla dusunuyorlar, kasiyorlar bu pil isini. Pil cikarma diye bir olay ortaya atmis degiller daha.
0
wpi
(19.09.07)
elektriğe takılı kullandığım şey isterse 20 kilo olsun, ne fark eder hafiflik? taşıyorsam zaten takmam lazım :)
0
🌸kibritsuyu
(20.09.07)
(git: 6180)
0
paranormal
(20.09.07)
hmmm reklam olmasın bu konudaki en kapsamlı ayrıntılı bilgiler donanimhaber forumlarında. abarıp her olasılığın denenmiş versiyonlarına ulaşabilirsiniz. emin değilim ama pil sık sorulanlar gibi bir başlık olabilir.
0
can see
(21.09.07)
(3)

nedir bu şimdi? erdim mi?

kibritsuyu
şimdi lucid dreaming diye bir şey var biliyorsunuz. uyurken rüyada olduğunun farkında olma, müdahele etme gibi bir şey. bende de bunun tam tersi oluyor ara sıra. özellikle sahurdan sonra tekrar yattığımda oluyor. uyurken rüyada olduğumu fark etmiyorum da daha uyumadan rüya görmeye başlıyorum. uyanık
şimdi lucid dreaming diye bir şey var biliyorsunuz. uyurken rüyada olduğunun farkında olma, müdahele etme gibi bir şey. bende de bunun tam tersi oluyor ara sıra. özellikle sahurdan sonra tekrar yattığımda oluyor. uyurken rüyada olduğumu fark etmiyorum da daha uyumadan rüya görmeye başlıyorum. uyanık olduğumun farkındayım. yani hissettiklrim aynen uyumadan önceki gibi. yatış pozisyonumun farkındayım. yanımda yatan eşimin hareketlerini falan fark ediyorum. sanki gözlerim kapalı ama henüz uyumamışım gibi bir durumdayım. hatta tuvalet ihtiyacımın geldiğini fark ediyorum. ulan kalksam mı acaba diyorum. neyse biraz daha yatayım şu rüya bitsin kalkarım diyorum. sonra eeh boşver rüyayı kalkayım diyorum kalkıp tuvalete gidiyorum. ama bariz rüya görüyorum. böyle hayal kuruyor gibi de değil. bariz rüya. nedir bu şimdi?
0
kibritsuyu
(19.09.07)
bana da oluyor o arada, zannediyorum hayal kurarken dalmaya basliyoruz, yani rem gecisi gibi bir sey galiba. ya da uykuya dalma saatiyle ilgili bir sey olabilir, genelde her zaman uyumaya calistiginiz saatte degil de kestirme, cok erken ya da cok gec yatma gibi veya henuz uyku mahmurlugunu uzerinizden atmadan tekrar uyumaya calistiginizda oluyor. rem konusuyla ilgili diyorum ben.
0
turkish tekila
(19.09.07)
Rüyayla gerçek dünyayı karıştırmadıktan sonra sıkıntı yapmayınız lucid im ben rüyadayım diye gerçek hayatta insan öldürmeyiniz..!
0
mikelarteta
(19.09.07)
Ama rüyanın farkında değilim diyorsunuz sonra da rüya bitsin de öyle kalkarım diyorsunuz yani aslında herşeyin farkındasınız ki bu da lucid dreaming'in bir cilvesi oluyor size...

Ama rüya içinde rüya görüyorsanız hiçbirşeyin farkında olamıyorsunuz o da ayrı tabi....
0
ermanen
(19.09.07)
(4)

asus f3jr laptop

kibritsuyu
uzun araştırmalar soruşturmalar sonucunda bunda karar kıldık ve aldık. şimdi daha makineyi bile açmadım ama dikkatimi çeken bir şey var. paket içeriğinde 3 tane cd var. biri nero yazılımı. diğer ikisinde de recovery files, drivers, utilities falan yazıyor. e hani windows vista cd'si yok mu? diğer ik
uzun araştırmalar soruşturmalar sonucunda bunda karar kıldık ve aldık. şimdi daha makineyi bile açmadım ama dikkatimi çeken bir şey var. paket içeriğinde 3 tane cd var. biri nero yazılımı. diğer ikisinde de recovery files, drivers, utilities falan yazıyor. e hani windows vista cd'si yok mu? diğer iki cd'den birini kendi makineme taktım baktım hakikaten driver gibi şeyler var. ama ötekini kendi makinem açamadı bile. acaba windows vista cd'si midir o? üzerinde en ufak bir "contains windows vista hede hödö" gibi bir şey yazmıyor. nedir? formatlayıp tekrar vista yüklemek istesem yapamayacak mıyım?

bir de nasıldır bu laptop? pişman etmez di mi bizi?
0
kibritsuyu
(18.09.07)
buyuk ihtimalle recovery cd'si oyledir zaten.
yani onunla boot edeceksin. o vista'dir.
ya sifir kurulum cd/dvd'sidir. ya da hazir kurulu sistemdir.
0
sourlemonade
(18.09.07)
vista için sabit diskin bir bölümünü ayıryorlar oradan kurulum yapabiliyorsun. asus için bilgisayar açılırken f9 basman gerekiyordu sanırım.(ama f9 yazmak için benim f9 basmam gerekmiyor(:) böylece format+vista krulumu+sürücüler+ msn gibi temel programların yüklenmesi 4 buçuk dakika sürüyor.
0
cashkopat
(18.09.07)
asus laptoplar fiyat-performans açısından iyidir. türkiye'de de bir merkez açmışlardı en son okuduğuma göre. pişman olacağını sanmam. ben de asus kullanıyorum ve hiç pişmanlık duymadım.

şimdi 3 cd olayına açıklık getireyim, bildiğim kadarıyla en azından: iki tane "recovery cd" olacak paketten çıkan. bunlar windows içeren ve bilgisayarın ilk geldiği gündeki gibi, cillop gibi, olmasını sağlayan 2 adet cd. bir de sürücü cd'si var. o da bu iki cd'nin ayrılmaz parçası olacak. bilgisayarı formatlamak istediğinde senden sırayla 2 cd'yi isteyecek ve onların yüklemesi bittiğinde de "driver cd"yi isteyecek. böyle işte.

bendeki cd'lerde de windows vs. yazmıyor ama içinde windows var o 3 cd'den birinin. windows vista ile geldiyse, o cd'lerde de windows vista vardır doğal olarak. başka bir bilgisayara o cd'ler ile yükleme yapılmasına da izin verdiklerini sanmıyorum. sonuçta yüklediğin windows'ta sen şifre girmiyorsun ve windows yükleme ekranının üzerinde "asus" yazıyor.
~

bu arada, güle güle kullan. hayırlı olsun. ;)
0
nuage
(19.09.07)
etmez.

o recovery cd'sinin icinde vista var, merak etme. ama cd/dvd'ye bir$ey olsa da zaten makinede recovery partition'i var. yani bilgisayarin servise dahi gitse, format atacaklari zaman yine o recovery partition'indan atarlar :)

normalde vista "kurmak" tabii kisa suren bir i$lem degil; ama recovery partition'inin olayi $u, hdd'nin belli bi bolumunde hazirda kurulmu$ bi vista var, tertemiz, cillop gibi. sen "recover eyle ey komputer!" dedigin anda, o partition oldugu gibi C surucusune atiliyor ;)

bi de recovery konusunda asus'u tek gecerim cidden. piyasadaki notebooklarin yarisinda harddiski ikiye bolme opsiyonu yok; o yonden de cok kraldir asus. yani format atarken bolecegin hdd'nin oranlarini bile ayarlayabiliyorsun :)

asus cok super bi$ey cidden. ama fani falan biraz gurultu yapabiliyor :) bir de unutmadan, optik surucun tsst corp ise $imdiden gecmi$ olsun, external fiyatlarini ara$tirmani tavsiye ederim :)
0
jack o lantern
(19.09.07)
(5)

laptop tavsiyesi

kibritsuyu
http://www.hepsiburada.com/productDetails.aspx?CategoryId=98&productId=bd71437bu fiyata bu özellikler nasıldır, iyi midir? bu bilgisayarı tavsiye eder misiniz? açıkçası marka olarak toshiba düşünüyorum bi tek. diğerleri niyeyse bi güven veremedi bana. (muhafazakar tüketici mode on).
www.hepsiburada.com

bu fiyata bu özellikler nasıldır, iyi midir? bu bilgisayarı tavsiye eder misiniz? açıkçası marka olarak toshiba düşünüyorum bi tek. diğerleri niyeyse bi güven veremedi bana. (muhafazakar tüketici mode on).
0
kibritsuyu
(14.09.07)
urun guzel, ram bu haliyle pek tabii ki yetersiz. hele ki uzerinde gelen vistayi kullanmayi dusunuyorsaniz. alirken 2 gb a yukseltseniz cok rahat edersiniz.
0
entrapmen
(14.09.07)
abi anladigim kadariyla sen t2450 i$lemci konusunda israrcisin :) oyleyse bu israrina saygi duyuyorum :) yani ben ayni fiyata (1750 ytl) bimeks'ten Dell Inspiron 6400-C282 aldim, xp kurulu alete, sonra ram alinca vista kurarim dedim.

anladigim kadariyla daha butik bir makina tercih ediyorsun,

oyleyse toshiba'ya ugramadan once yalcinlar'a gidip $u alete bir gozatmani tavsiye ediyorum.

www.yalcinlar.com.tr

bu makina toshiba olaninin tipkisinin aynisi. sadece daha kucuk (14.1 inc) ve daha hafif (yakla$ik 400 gram daha hafif). yani ikisinin de monitorunun etrafindaki plastik parliyor, cihazin genel anlamda goruntusu de $ahane... dahili webcam'leri bile ayni :) hem bu biraz daha ucuz sanirim... ;) bi de hp'nin dvd yazicisi lightscribe destekliyor :)

ama ben bu makineleri almam. yine de alana saygi duyarim :)
0
jack o lantern
(14.09.07)
jack o lantern: o pc uyguna gelmis olmuyor ki. uzerinde gelen ekran karti cok dusuk bir model. sirf o bile aradaki fark kadar eder (neredeyse). sayet tasimakta sikintiniz yoksa 14.1 yerine 15.4 u tercih edin (400 gr omuzda tasirken buyuk agirlik farki yaratir bunu da aklinizda bulundurun).
0
entrapmen
(14.09.07)
@entrapmen: kibritsuyu ile sozlukten mesajla$tigimdan ekran kartinin pek bi onem arz etmedigini biliyorum, o bakimdan oyle soyledim ;)

acikcasi ben de 15.4 tercih ederdim (ettim de vaktiyle) ama i$te kullanicidan kullaniciya degi$iyor hadise :)
0
jack o lantern
(15.09.07)
hp bizden uzak olsun. daha önce kendisinden de servisinden de ağzımız yandı tövbe ettik (altı üstü eelktrik kesintilerinden adaptörü patlamış laptopa bir tane adaptör veremediler. yani tamir falan bile değil. çıkarıp bi adaptör verecekler, kullanıcaz. yok. 2 ay yurtdışından adaptör bekledik. gelir gelmez de sattık kurtulduk).

ağırlık önemli değil zira taşımayı pek düşünmüyoruz. babama alacağız. laptopu var aslında işyerinde ama taşımayı sevmiyor, her gün her gün onu mu taşıycam diyor. e sabit bilgisayar alalım sana eve diyorum, onunla da istediğim yerde kullanamam, nereye kurarsak orda kullanırım, zaten fiyatları da çok farklı değil diyor. yani çoğunlukla sabit kullanılacak. babam kullanacağı için de öyle grafik ağırlıklı oyun falan oynamaz. en fazla internetten tavla oynar.

teşekkürler herkese.
0
🌸kibritsuyu
(15.09.07)
(6)

bu işlemcilerin farkı ne

kibritsuyu
hala tatmin edici bir cevap alamadığım için tekrar soruyorum.iki tane bilgisayar var incelediğim. birinin işlemcisinde diyor ki:intel pentium dual core processor t2130 1.86 ghz.öbüründe diyor ki:centrino duo mobile teknolojisi, intel core duo t2450 2.0 ghz.şu iki işlemci de çift çekirdekli. biri 1.8
hala tatmin edici bir cevap alamadığım için tekrar soruyorum.

iki tane bilgisayar var incelediğim. birinin işlemcisinde diyor ki:

intel pentium dual core processor t2130 1.86 ghz.

öbüründe diyor ki:

centrino duo mobile teknolojisi, intel core duo t2450 2.0 ghz.

şu iki işlemci de çift çekirdekli. biri 1.86 ghz, biri 2 ghz. bunun dışında bi farkları var mı? birinde uzun uzun "centrino duo intel core duo hede hödö" yazmış, birinde de sadece "dual core" yazmış. daha önce sorduğum soruların cevaplarına bakacak olursak bunların tek farkı işlemci hızı o zaman. (denmişti ki dual core çift çekirdekli demek, e core duo da çift çekirdekli bir işlemci). öyle mi hakikaten? biri centrinolu biri centrinosuz falan mı yoksa? öyle olursa ne olur?
0
kibritsuyu
(13.09.07)
pentium eski
core duo yeni teknoloji. wikipedia'da detaylı bilgi var ama cache olsun saat çarpanı vs olsun farkları var.

peki bu neyi değiştirir dersen en basiti laptoplarda acaip pil tasarrufu sağlar. işlemci kapasitesi ghz olarak yakın gözüksek bile arada uçurumlar vardır.
0
darknum
(13.09.07)
t2130 kodlu işlemcinin cache belleği düşük diye biliyorum diğerinden.
0
atrin
(13.09.07)
pentium centrino aklini karistimasin onlar ayni seye tekabul ediyor. Sen sadece hizlari ve cache'lerini karsilastir. centrino islemci, anakart, wireless card uclemesine denilen bi isim islemci gene pentium diye adlandirilabilinir. Model numaralarindan hiz ve cache farki oldugu hissinine kapildim ben.
0
badseed
(13.09.07)
tamam da niye ikisi de toshiba olan iki ayrı laptopun gerek özelliklerinde olsun, gerek laptop üzerine yapıştırılan etiketlerde olsun birinde "intel pentium dual core" birinde "intel core duo", birinde "intel centrino duo" yazıyor? sadece hızdan dolayı farklı etiket yapıştırmazlar herhalde. en tatmin edicisini darknum söyledi bana göre. başka farkları da var gibi (yenilik, eskilik, pil harcama, vs).
0
🌸kibritsuyu
(13.09.07)
centrino lar pentium m lerin devamı mobil islemciler. laptoplar ve wireles için farklılasmıslardır. dual core ilk seri cift cekirdek, core2duo lar ikinci nesil daha verimli cift cekirdekler.
0
bryan fury
(13.09.07)
ikisinden de uzak durmanizi $iddetle tavsiye ederim.
0
jack o lantern
(14.09.07)
(4)

emule sorusu

kibritsuyu
emule'de %87'si tamamlanmış olan film dosyasını önizleme yaptığımda sadcece başından ve sonundan birkaç saniyelik kısmını görebiliyorum. dosya geldi %87'de takıldı kaldı. tamam aralarda eksik olan parçaları göstermesin, atlasın ya da takılsın her neyse.tamamlanma çubuğundan gördüğüm kadarıyla da eks
emule'de %87'si tamamlanmış olan film dosyasını önizleme yaptığımda sadcece başından ve sonundan birkaç saniyelik kısmını görebiliyorum. dosya geldi %87'de takıldı kaldı. tamam aralarda eksik olan parçaları göstermesin, atlasın ya da takılsın her neyse.tamamlanma çubuğundan gördüğüm kadarıyla da eksiklik başta ve sonra az bir şey. yani filmin orta kısımları kesintisiz bi şekilde inmiş. ben sadece inen kısımları izleyemez miyim bitmesini beklemeden?
0
kibritsuyu
(12.09.07)
önizleme yaptığınız program olarak vlc değil gom player kullanmayı deneyin. ben görüntünün oynadıktan sonra donduğu noktadan hafif ileri aldığımda izlemeye devam edebiliyorum gom playerla
0
speedspasm
(12.09.07)
sag tiklayip ayrintilara girin temp dosyasinin ismini bir yere not alin. gom player veya vlc gibi bir playerla izleyebilirsiniz.
0
entrapmen
(12.09.07)
emule'u kapattiktan sonra baska bir medya player ile acmayi deneyin.
0
turkish tekila
(12.09.07)
avi index'i yazmadıysa izlemeniz zor. vlc açabilir ama gösteremeyebilir..
0
lepidodendron
(12.09.07)
(7)

arıyorum !!!

kibritsuyu
1. taklit ama kaliteli taklit (öyle pazar işi paçavra taklitlerden değil) klasik lacoste tişörtü arıyorum ucuza. ankara'da nerelerden bulabilirim?2. ocağın üstüne konularak tost yapmaya yarayan o saplı aletten arıyorum. yine ankara'da (kızılay civarlarında) nereden bulurum?
1. taklit ama kaliteli taklit (öyle pazar işi paçavra taklitlerden değil) klasik lacoste tişörtü arıyorum ucuza. ankara'da nerelerden bulabilirim?

2. ocağın üstüne konularak tost yapmaya yarayan o saplı aletten arıyorum. yine ankara'da (kızılay civarlarında) nereden bulurum?
0
kibritsuyu
(10.09.07)
Kızılay civarı değil de ikisi de Ulus'ta bulunur bolca.
0
carc
(10.09.07)
o eski tip saplı tost pişirgeçleri süper lezzet veriyor tosta. sanki tost değil de bambaşka bir şey yiyor gibi oluyorsunuz yahu. yazlıkta bi tane var ama burdaki evde yok. istanbul'da bulabilir miyiz onlardan, ben şimdiye kadar hiç görmedim..?
0
vita vinum est
(10.09.07)
ankara'yı bilemiyorum ama istanbul ile ilgili soruya cevap vereyim, beşiktaş'ta her gün o tost aletinin önünden geçiyorum, üstgeçitin ordan çarşıya doğru girip biraz yürüyünce sol tarafta mutfak gereçleri falan satan bir yerde açıkta duruyor.. sanırım öyle tencere tava satan yerlerin çoğunda vardır..
0
sharpenter
(10.09.07)
off, salçalı falan, ne güzel olur..
0
darashikoh
(10.09.07)
semt pazarında satıyorlar onları.
0
darknum
(10.09.07)
gelirken baktım, 8.5 ytl idi fiyatı.. niye almadım hala bilmiyorum.. süper alet..
0
sharpenter
(10.09.07)
onu bilmem ama şu var.

ayakkabı dünyası (izmir caddesimidir nedir? kızılayda) orada üst kata çık, adidas tişörtler var. orijinal, lacoste gibi yakalı, enine çizgili ve 30 ytl. (indirim olayı vardı. bitmiş olma olasılığı yüksek, yolun kızılaya düşerse gider bakarsın yoksa hiç kasma, aman aman güzel değiller ama fena da değiller)
0
can see
(11.09.07)
(3)

zor çalışan araba

kibritsuyu
efendim haziran ayında arabamı 45000 km. bakımına soktum. bakımdan önce gayet güzel sorunsuz olan araba, bakıma girip trigger kayışı, bilumum filtreleri, bujileri, yağı, bilmemnesi değişince sapıttı. şimdi 1970 model arabalar gibi (ki kendisi 2001 model bir clio'dur) sabahları ilk marşa basışta ya ç
efendim haziran ayında arabamı 45000 km. bakımına soktum. bakımdan önce gayet güzel sorunsuz olan araba, bakıma girip trigger kayışı, bilumum filtreleri, bujileri, yağı, bilmemnesi değişince sapıttı. şimdi 1970 model arabalar gibi (ki kendisi 2001 model bir clio'dur) sabahları ilk marşa basışta ya çalışmıyor, ya da epey uzun marşa bastıktan sonra çalışıyor. motor çalıştıktan sonra kapatıpyeniden çalıştırırsak canavar gibi çalışıyor ama. sabah işimize gidip park ediyoruz, akşam da yine biraz zor çalışıyor ama sabahki kadar değil. ne oldu bu arabaya durup dururken? şu sıcak yaz günlerinde sabahları zor çalışırsa kışın ne halt edeceğim ben?

bir de geçen gün bu zor çalıştırmanın akabinde gaz verdikçe siyah duman çıkardı egzozdan. çiğ benzin koktu ortalık. ama 1-2 dakika sonra düzeldi.yanmada mı bir problem oldu acaba, zor çalışması da bundan mıdır?
0
kibritsuyu
(07.09.07)
motor boğulmuş tabi çalışamayınca ki marşa bazma esnasında gaza basınca olur bu 1 dakikaya yakın gaza da basılıyorsa boğulur kalır yeni arabalarda gaza basmak gerekmiyor gerçi 2001 clio da öyle değil mi? e yine de marşa basınca bir gaz gitmesi lazım o yol açıyordur boğultuya. ateşleme problemi gibi görünüyor servise bir daha uğrayın. bir parçayı değiştirdik diyip değiştirmemişlerdir ki sorun buji gibi görünüyor. meme yapmıştır meme.
bir de kalitesiz benzin de yapıyor olabilir benzinci değiştirme gibi bir durum yaşandı mı? yakıt filtresi tıkanmış olabilir servisin acil bakmasında yarar var. 2001 model araba yazın çalışmamazlık etmemeli.
cıv cıv cıv cıv edip marş almıyor değil mi?
0
ozdek
(07.09.07)
evet gıv gıv gıv edip marş almıyor ya da zor alıyor. bujileri gözümün önünde söküp attı, yenilerini taktı, meme olmaz daha 3 ayda herhalde. rabayı bırakıp gidemem ben hasta gibi ustayla birlikte izlerim bütün her şeyi ama evet bak dikkat ediyorum da yakıt filtresini değiştirdiğini kaçırdım. gerçi değiştirdim dedi. orada bi problem olmuş olabilir, değiştirmemiş, takamamış olabilir. benzini nerede biterse oradan alıyorum. belirli benzincim yok ama shell, bp veya opet tercih ediyorum. çalıştırırken gaza basmayı gerektirmiyor. ama o siyah duman esnasında basmış olabiliriz belki çiğ benzin ondandır evet. teşekkürler...
0
🌸kibritsuyu
(07.09.07)
evet evet aynı sorun bire bir bende de var (98 hyundai accent-140.000 km)... hele 2-3 gün kullanmadıysam çalışana kadar anamı ağlatıyo...tek farkım 2 benzincim var ikiside güvenilir yerler onların dışında dışarıdan almıyorum...
0
denize karsi icen keci
(07.09.07)
(2)

canon powershot a610 ve makro çekim

kibritsuyu
canon powershot a610 fotoğraf makinesinin 1 cm. makro mesafesi var. güzel de makro çekim yapıyor. ben uzaktan optik zoom kullanarak makro çekim yapmak istediğimde bir türlü odaklanamıyor konunun üstüne. ama optik zoom yapmadan makineyi yaklaştırırsam gayet güzel odaklanıp net bir şekilde çekiyor. tı
canon powershot a610 fotoğraf makinesinin 1 cm. makro mesafesi var. güzel de makro çekim yapıyor. ben uzaktan optik zoom kullanarak makro çekim yapmak istediğimde bir türlü odaklanamıyor konunun üstüne. ama optik zoom yapmadan makineyi yaklaştırırsam gayet güzel odaklanıp net bir şekilde çekiyor. tırtıl, böcek, kelebek gibi hayvanatları ürkütmeden çekim yapmak istiyorum ama olmuyor bu durumda. makineyi yaklaştırınca gidiyor hayvan. ne yapabilirim? slr falan olmadığı için lensle falan da halledemem bu olayı. yok mudur bir yolu?
0
kibritsuyu
(03.09.07)
normaldir, benimki de öyle... düzeltmenin bir yolu yoktur diye tahmin ediyorum.
0
forrestgump
(03.09.07)
canon 300d + Sigma Telephoto 105mm f/2.8 EX DG Macro CANON = 1200ytl

böcek çekmenin başka yolu yoktur malesef.aklıma en ucuz çözüm bu geldi.
0
berhan
(04.09.07)
(4)

nokia 6230 problemi

kibritsuyu
şimdi bu telefonun 6230i olmayan ilk nesil modeli bir telefonum var. bu dallama telefonun ekranında wallpaper varken herhangi bir arama geldiğinde arayan kişinin adı (ya da numarası) resmin üstünde siyah renklerle çıkıyor. e resim de bembeyaz bir resim değil. ne kadar da olsa üzerinde siyahlar var.
şimdi bu telefonun 6230i olmayan ilk nesil modeli bir telefonum var. bu dallama telefonun ekranında wallpaper varken herhangi bir arama geldiğinde arayan kişinin adı (ya da numarası) resmin üstünde siyah renklerle çıkıyor. e resim de bembeyaz bir resim değil. ne kadar da olsa üzerinde siyahlar var. kimin aradığını anlayabilmek için epey bir incelemek gerekiyor. 6230i'de bunu çözmüşler sanırım. arama geldiğinde wallpaper'ın üstündde çıkan beyaz arka planlı bir çerçevede gösteriliyor arayan kişi. şimdi yazılım yüklemesiyle falan ben bu telefona o özelliği yükleyebilir miyim? yani arayan olduğunda wallpaper'ın üstünde beyaz arkaplanlı bir çerçeve çıksın, arayan kişi orada gözüksün. yoksa bu olay wallpaper kullanımından vazgeçirecek.
0
kibritsuyu
(01.09.07)
java tabanlı tel olduğu için programla falan bu tip bir sorunu çözmenin mümkün olduğunu sanmıyorum. firmware update belki çözüm olabilir ama üst versiyonlarda bu sorunu çözmüşler mi araştırmak lazım... bu arada 6230i de arkaplan görünmüyor, arka taraf beyaz oluyor komple...
0
forrestgump
(01.09.07)
telefonun mevcut yazılımı v. 05.50 ye upgrade edildiğinde bu sorun ortadan kalkacaktır.
0
varsayalim ismail
(02.09.07)
aç kapat düzelir.

imza: webarchive.org'u yeni keşfeden genç.
0
hem şişko hem deli
(30.08.19)
yok hocam kapat aç yapınca düzelmedi de, yazılımını güncelleyince halloldu.
0
🌸kibritsuyu
(31.08.19)
(2)

ücretsiz faks yazılımı arıyorum

kibritsuyu
windows'un var biliyorum. farklı programlardan farklı dökümanları sıraya sokayım, tek numara çevirişte hepsini göndersin istiyorum. örneğin excel'de bir döküman var, bir pdf dökümanı var ve bir web sayfası var. üçünü de gönderilecek fakslar olarak ekleyeyim, tek numara çevirişte hepsini yollasın. he
windows'un var biliyorum. farklı programlardan farklı dökümanları sıraya sokayım, tek numara çevirişte hepsini göndersin istiyorum. örneğin excel'de bir döküman var, bir pdf dökümanı var ve bir web sayfası var. üçünü de gönderilecek fakslar olarak ekleyeyim, tek numara çevirişte hepsini yollasın. her sayfa için ayrı ayrı arama yapmasın. var mıdır şunu yapabilecek ücretsiz bir faks yazılımı?
0
kibritsuyu
(29.08.07)
ne alakası var onları 1 word dosyasında toplasana? ya da pdf yap ordan yazdırır gibi bastır. gerek yok yani başka yazılıma falan. senin istediğin faks değil binder yazılımı olur ancak.
0
ozdek
(29.08.07)
microsoft image writer le tüm belgeleri bir tiff dosyasında toplayıp ver winfaxa gitsin.
0
transall
(30.08.07)
(4)

dalak şişmesi

kibritsuyu
dalak şişmesi nedir? aşırı efor sarfettikten sonra şişen gerçekten dalak mıdır? uzun ve tempolu bir şekilde yüzdükten sonra karnımın sağ yanı, yani tahminimce karaciğerimin olduğu yer (veya ona yakın bir yer) çok fena ağrıyor, dinlenince geçiyor. ama benim bildiğim dalak insanın sol böğründe olur. n
dalak şişmesi nedir? aşırı efor sarfettikten sonra şişen gerçekten dalak mıdır? uzun ve tempolu bir şekilde yüzdükten sonra karnımın sağ yanı, yani tahminimce karaciğerimin olduğu yer (veya ona yakın bir yer) çok fena ağrıyor, dinlenince geçiyor. ama benim bildiğim dalak insanın sol böğründe olur. nedir bu ağrı? dalak şişmesi midir? bir yerde ağrı yapan şeyin dalak olmadığı, diyafram kasının kasılması ya da diyafram kasına kramp girmesi olduğunu okumuştum. sanırım sözlükte okudum ve sanırım hlathguth'un bir entry'si idi. ama bulamıyorum şimdi.

not: yemek yesem de yemesem de oluyor bu. gerçi hiç çok aç gitmedim yüzmeye ama.
0
kibritsuyu
(29.08.07)
çift dalaklı bir arkadaşım vardı
12 yumurta kırıp yer üstüne kilometrelerce koşardı yorulmak bilmezdi
0
demlikposet
(29.08.07)
sportif aktiviteden hemen önce yemek yediysen dalak şişmesi denen şey olur. sağ taraftaydı diye hatırlıyorum ben. antrenmandan, yada iste yapacagin tempolu faaliyetten önceki yemegini 3 saat kadar once yersen olmaz bu durum.

yüzmede nasil bilmiyorum ama koşarken sol adımını attığında nefes verecek şekilde koşarsan etkisi azalıyor bu durumun...
0
alpinsamuray
(29.08.07)
bir arkadaş da orta okul yıllarımda sol tarafına elinle bastır geçer demişti bana.
0
ptahmos
(29.08.07)
@kibritsuyu: entrylerim üçtu gitti üstad, affedesin.
0
hlathguth
(29.07.08)
(4)

msn ve visible/invisible

kibritsuyu
icq'da vardı böyle bir olay. kendi modumuzu invisible (görünmez) seçerdik, görünmesini istediğimiz kişileri de visible (görünür) yapardık. o kişiler dışında kalanlar bizi online görmezdi. ya da tam tersi, bizi görmesini istemediğimiz kişileri invisible yapardık, biz online bile olsak onlar bizi göre
icq'da vardı böyle bir olay. kendi modumuzu invisible (görünmez) seçerdik, görünmesini istediğimiz kişileri de visible (görünür) yapardık. o kişiler dışında kalanlar bizi online görmezdi. ya da tam tersi, bizi görmesini istemediğimiz kişileri invisible yapardık, biz online bile olsak onlar bizi göremezdi ama iletişim kurabilirlerdi. yani bizi offline zanneden kişinin attığı offline mesaj elimize ulaşırdı. msn'de de mümkün mü böyle bir şey yapmak eklentiyle falan? (engelleme olayından ve çevrimdışı göster'den bahsetmiyorum. onun için yazdım bu kadar açıklamayı. çevrimdışı göster dedin miydi herkese çevrimdışı. ben çevrimdışı göster diyebileyim fakat istediğim kişiler beni çevrimiçi görsün. ya da ben çevrimiçi olayım da sadece istediğim kişiler benim çevrimiçi olduğumu göremesin.)
0
kibritsuyu
(26.08.07)
çevrimdışı göster diye bir olay var, bilmediğinizi sanmıyorum. bunun ötesinde bir şey yok.
0
paranormal
(27.08.07)
yahoo messenger'da var o dediğiniz, hem msn listesindekileri de ekleyebiliyorsunuz, msn messenger'dan daha güzel, onu tavsiye ederim size.
0
pispinti
(27.08.07)
eklentiler var bi'sürü özellik ekleyen. mutlaka vardır böyle bi'şey yapan. kuzenim bana çevrimdışıyken mesaj atıp duruyor mesela. ben de ona atabiliyorum ama konuşma esnasında çevrimdışı gözüküyor.
0
cashkopat
(27.08.07)
bende sormuştum bunu , malesef ki yok

mesela bende bazen bazı grupları kapatmak istiyorum olduğu gibi..
gitmişin izmire ama görünmek istemiyorum saklanıyorum, izmir beni göremesin lan diyorum
olmuyor
0
demlikposet
(27.08.07)
(2)

öde öde yeter lan

kibritsuyu
arkadaşlar bir mali müşavir olarak her ay 200 ytl. kdv, 200 ytl. bağkur, 200 ytl. ssk, bir ton da fatura ödüyorum. mesleğim icabı vergi kaçırmak da istemiyorum (başka meslekte olsam saniye durmam şerefsizim). bana acil bir şekilde para kazanma yolları lazım yoksa hem mesleği batıracam, hem evimi geç
arkadaşlar bir mali müşavir olarak her ay 200 ytl. kdv, 200 ytl. bağkur, 200 ytl. ssk, bir ton da fatura ödüyorum. mesleğim icabı vergi kaçırmak da istemiyorum (başka meslekte olsam saniye durmam şerefsizim). bana acil bir şekilde para kazanma yolları lazım yoksa hem mesleği batıracam, hem evimi geçindiremeyecem. ne yaparım da elime biraz daha fazla para geçirebilirim legal yollardan?
0
kibritsuyu
(24.08.07)
legal yollardan para kazanmak için elinizdeki şirketlerin web sitesini yapabilirsin, olursa çeviri işlerini yapabilirsin. programlama bilgin varsa havada kapacakları programlar yazabilirsin çünkü ne lazım ne lazım değil onlardan iyi biliyorsundur.

illegal yollar hakkında yorum yapmak istemiyorum zaten xxxen xxxyor bari sen yapma :)
0
kimlanbu
(24.08.07)
evet abi defterini tuttuğun şirketlerin bilişim işlerine talip ol. kendin yapamasan da sözlükte bu işler amatörce ama profesyonel gibi yapan bir sürü genç arkadaş var onlar da sen de kazanırsınız.
0
agk
(24.08.07)
(13)

su alma sorunsalı

kibritsuyu
arkadaşlar eskiden çeşmeden içtiğimiz suyu, kesintiydi, boru patlamaydı, kızılırmaktı derken içmekten vazgeçip damacana su almaya başladık. lakin şimdi şöyle bir sorun var ki suyumuz bitti (e haliyle). eşim de ben de sabah 7:30'da evden çıkıp akşam 19:30'da eve geliyoruz. biz evden çıkmadan bu sucu
arkadaşlar eskiden çeşmeden içtiğimiz suyu, kesintiydi, boru patlamaydı, kızılırmaktı derken içmekten vazgeçip damacana su almaya başladık. lakin şimdi şöyle bir sorun var ki suyumuz bitti (e haliyle). eşim de ben de sabah 7:30'da evden çıkıp akşam 19:30'da eve geliyoruz. biz evden çıkmadan bu sucu amcalar dükkan açmıyor ve biz gelene kadar da kapatıyorlar. kaç gündür susuz kaldık evde. bir şey önerin nasıl alacaz biz bu suyu? pazar gününe kadar susuz dayanamayabiliriz. boş damacanayla parayı kapıya koysak diycem ama her gün dilenci geliyor. sucudan önce parayı alır gider herifler. ne yapalım?
0
kibritsuyu
(24.08.07)
Biz çift damacana alıyoruz. Biri yedek oluyor. Takılı olan boşalınca dolusuyla değiştiriyoruz ilk fırsatta da boşu verip yenisini alıyoruz. Yani bi defaya mahsus çift damacana almanız lazım. Bir nevi temporary damacana veya damacanayı cache'a atma mantığı...
0
crown
(24.08.07)
komşuya, kapıcıya, hiç olmadı bakkala söyleyin alsın bir tane.
0
colg fusion
(24.08.07)
bende 3 damacana var sırf bu yüzden. kapıcı var mı apartmanda? parayı ona bırakın. ya da bir komşuya rica edin. parasıyla değil mi?
0
ozdek
(24.08.07)
boş damacanayı kapıya bırakıyosun, sucuya ya parayı peşin ödüyosun ya da damacananın bi tarafına sıkıştırıyosun, sucu kapıya gelip su bırakıp gidiyo
0
lord seithel
(24.08.07)
bir tane yedek alın tabi ki. olmadı bittiği zaman 5 litrelik damla sudan alın, reklam gibi olmasın da fiyatı eşit neredeyse. o yüzden zarara girmemiş olursunuz hem 2 gün daha dayanır o su size.
0
nihilanth
(24.08.07)
valla bizim burda 24 saat açık su istasyonu var :) damacana su satıyorlar. eğer eviniz bahçelievler'e yakınsa hizmet hastanesi'nin (türk böbrek vakfı) sokağına girin, hastanenin hemen bitişiğindedir bu istasyon. istediğiniz zaman gelip alabilirsiniz.

başka bir önerim de eğer tanıdığınız bir mahalle bakkalı, market vs. varsa adama rica edin, sizin için 2-3 damacana su alsın sucudan. sonra akşam eve dönerken siz uğrayın bakkala ve suyunuzu alın. herhalde bakkallar da 19:30da kapanmıyordur.
0
vita vinum est
(24.08.07)
kapıcı da yok, komşu da yok, bakkal da yok. hiçbir şey yok. herkes tatilde.
0
🌸kibritsuyu
(24.08.07)
arabanız varsa uzak bir yerden alıp getirseniz evinize?
0
vita vinum est
(24.08.07)
20 kilo suyu bel fıtığımla 4 kat merdivenden çıkartamıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(24.08.07)
sizin adresi versene madem kimse yok keşfe geliyim apartmana. dur dur ip den buldum. (paranoya mode on)
0
ozdek
(24.08.07)
illa bi yerine sıkıştıracaksanız parayı boş damacananın altına koyun. adamlarada belirtirsiniz para altında diye.
0
agharta
(24.08.07)
evi değiştir.yukarıda iş sormuştun işide değiştir.su bayisi aç bi tane.piyasa da böyle bir açık varmış değerlendir bu boşluğu.

ya da netten market sayfalarından birine gir 5 litrelik sular 1 milyon lira coca cola nın yeni markası adını unuttum.damacanadan daha ucuza geliyor.eve teslim yaptır geç saate.
0
cizgilipijama
(24.08.07)
bence su aldığınız firmayı değiştirin. ben 20:00 da su alabiliyorum. açın sorun geç saatlerde de açıkmı diye farklı suculara, onlardan almaya başlayın.
0
metox
(25.08.07)
(4)

ingilizce cv - acil

kibritsuyu
ingilizce cv'de o okuldan lisans mezunu olduğumu hangi kelime veya işaret ile belirtirim?aynı şey yüksek lisans için de geçerli.hani doktora mezunu olunca Ph.D deniyor ya. onun lisans ve yüksek lisans için olanını soruyorum.
ingilizce cv'de o okuldan lisans mezunu olduğumu hangi kelime veya işaret ile belirtirim?

aynı şey yüksek lisans için de geçerli.

hani doktora mezunu olunca Ph.D deniyor ya. onun lisans ve yüksek lisans için olanını soruyorum.
0
kibritsuyu
(23.08.07)
lisans - bachelors, genelde BA (bachelor of arts) veya BS (bachelor of science) seklined oluyor. BS muhendisliklerde genelde. BA de digerlerinde ama bolumunu yazarsan arastirabilirim.

lisanustu - masters. ayni bachelors gibi burada da MA ve MS var.
0
wpi
(23.08.07)
bir de ME var.
0
can see
(23.08.07)
Lisans ve yüksek lisans derecenizin hangi alandan olduğuna bakar o, yukardakilere ek olarak mesela hukuk lisansı LLB, masteri LLM diye geçiyor falan.
0
sui
(23.08.07)
Mühendislik için BS ve MS kullanılabilir.
Civil Engineer, BS
Civil Engineer,MS
Civil Engineer, Phd. şeklinde de kartvizite yazdırılabilir. Tabi BS genelde yazılmaz ya da ben görmedim. MS ya da phd varsa bastıra bastıra yazdırırsın o ayrı.
0
ozdek
(23.08.07)
(5)

ulusoy ve kayıp çanta

kibritsuyu
daha önceki bir duyurumda ve girdiğim entry'lerde de bahsetmiştim. "ulusoy çantamızı kaybetti ve karşılığında sadaka gibi bir para verdi" diye. (bkz: ulusoy/@kibritsuyu)sorum şudur: şimdi ulusoy, aradan 3 hafta geçtikten sonra çantamızı bulmuş (dangalak bir yolcu 3 hafta sonra fark etmiş yanlış çant
daha önceki bir duyurumda ve girdiğim entry'lerde de bahsetmiştim. "ulusoy çantamızı kaybetti ve karşılığında sadaka gibi bir para verdi" diye.

(bkz: ulusoy/@kibritsuyu)

sorum şudur: şimdi ulusoy, aradan 3 hafta geçtikten sonra çantamızı bulmuş (dangalak bir yolcu 3 hafta sonra fark etmiş yanlış çanta aldığını). güzel. lakin biz 3 haftadır çantanın içindekiler olmadan yaşayamayacağımız için verilen parayı ve çok daha fazlasını da kullanarak yenilerini aldık. şimdi ulusoy bize çantayı vermek için, verdiği parayı geri istiyor. parayı geri vermemiz durumunda, elimizde gereksiz yere çift çift eşyalar olacak. bunlar, fazla bulunması sorun yaratmayan elbise, ayakkabı gibi şeyler değil, elektrikli kişisel bakım ürünü gibi çift bulunması son derece abes eşyalar (godoş erkek modeli olmaktan çekindiğim için ne olduğunu yazmak istemedim, siz anlayın :P). şimdi biz ne yapalım? bizi 3 hafta eşyalarımızdan ayırıp yenilerini almaya zorlayan ve bir ton para harcattıran ulusoy ve çantamızı yanlış aldığını 3 hafta sonra fark eden dangalak yolcu yüzünden her şeye ekstradan çifter çifter verdiğimiz paraların üstüne su mu içelim? başka bir önerisi olan var mı?

not: elektrikli kişisel bakım ürünü kullanıldığı için aldığımız mağaza iade almıyor. hijyenik bir ürün olduğundan dolayı ikinci el de satılamaz. yani elimizde patlamış durumda.
0
kibritsuyu
(21.08.07)
Hukukçu değilim ama bence zeytinyağlık yapın. Çantanın kaybolması anı ve sonrasında (bu son olay dahil olmak üzere) size yaşattığı sinir stres sebebiyle manevi tazminat davası açacağınızı, tüketici mahkemesine gideceğinizi, bilmemne gazetesinde tanıdıklarınız olduğunu, onları haber yapacağınızı falan söyleyin ve tehdit edin. Geri adım atabilirler. Su falan içmeyin, hakkınızı arayın. Genelde böyle müşteriyle fazla karşılaşmadıkları için afallayıp vazgeçiyorlar salaklıklarından.
0
sui
(21.08.07)
iki saattir ağzımı bozmadan cevap yazmaya çalışıyorum beceremedim, yazıp yazıp siliyorum. parayı geri vermem çantamı da alırım, bana harcattığınız yol parası, aldırdığınız yeni eşyalara sayın derim direk. tabi bu kadar kibar konuşmam. benim sinirlerim kalktı allah sabır versin.
0
kimlanbu
(21.08.07)
şaka gibiymiş herifler be!
bence hiç altta kalma, hiç başıma gelmedi ama tüketici haklarını koruma şeysine git, bildigim kadarıyla avukta falan ayarlıyor onlar-emin degilim bu konuda-
bir de www.sikayetvar.com dillendir derdini burada.
0
alwaysdrunk
(21.08.07)
bi suru sey yazdim silindi, tekrar yazmaya usendim. gidin en musteri yolcunun bol oldugu yere, olay cikartin. o kadar.
0
polifonik osuruk
(21.08.07)
bir de tavsiyem zorunlu kalmadıkça ulusoya binmeyin..
nefret ediyorum da ben kendilerinden.bir de karadenizde diğer firmalardan 10-15 ytl arası fazla para isterler ve en berbat otobüslerini karadenize kaldırırlar.sahipleri de karadenizlidir bunların.. (bkz: haluk ulusoy)sinirlendim şimdi.evet.firmayı basın.olay çıkartın.ben yaptım bikaç kez.
0
mulkiyeli
(21.08.07)
(3)

vsfilter da neymiş?

kibritsuyu
efendim şimdi internetten torrent vasıtasıyla bir film indirdim. divxplanet'tan da altyazısını indirdim. her zaman yaptığım gibi film ve altyazı dosyalarının isimlerini aynı yaptım ve filme tıklayıp açtım. normalde olması gereken windows media player'ın açılması, filmin altyazılarıyla birlikte oynam
efendim şimdi internetten torrent vasıtasıyla bir film indirdim. divxplanet'tan da altyazısını indirdim. her zaman yaptığım gibi film ve altyazı dosyalarının isimlerini aynı yaptım ve filme tıklayıp açtım. normalde olması gereken windows media player'ın açılması, filmin altyazılarıyla birlikte oynamaya başlaması. ama ne oldu? "vsfilter" diye bir uyarı penceresi çıktı ve "syntax error at line 5448" diye commodore 64'ten beri görmediğim bir hata verdi *. "tamam"a tıkladıkça yeniden çıktı. 5-6 seferden sonra kayboldu ve film oynamaya başladı. lakin altyazıları okumadı. altyazısız olarak çıktı. media player classic ile denediğimde de aynısı oldu. k-lite codec pack ve windows media player (bazen media player classic) kullanıyorum. ayrıca film de divx ile encode edilmiş. nedir bu vsfilter? niye daha 3 saat önce 4 tane filmin altyazısını aynı şekilde ayarladığım halde bunda böyle bir hatayla karşılaşıyorum?

bu programları sadece filme önizleme yapıp altyazıyı ayarlamak için kullandığım ve asıl filmi divx player'da seyrettiğim için program yüklememi önermeyip sadece şu sorunu nasıl çözebileceğimi anlatırsanız sevinirim.

edit: altyazı dosyasını sildiğimde problemsiz açılıyor. demek ki problem filmde değil, altyazıda. lakin bildiğin text dosyası işte. yine de word aracılığı ile 5448.satıra baktım bi syntax error var mı diye, gayet normal bir srt dosyası. nedir problem anlayamadım.
0
kibritsuyu
(20.08.07)
altyaziyi tarat bi, emin ol kendi halinde mazbut bir srt mi imis?
0
turkish tekila
(20.08.07)
Abi sanırım vobsub'la alakalı bir dosya ya da benzeri bir şeymiş. Kaldırıp yeniden kur istersen. Bir de k-lite'la birlikte geliyor sanırım vobsub.
0
colonizer
(20.08.07)
çözdüm arkadaşlar. buraya da yazayım da benzer durumlar için kaynak olsun. gerçekten de 5448.satırda syntax error varmış. ben 5448 diye biraz yanlış yere bakmışım. biraz dikkatli inceleyince fark ettim ki:

1284
01:30:00,442 --> 01:30:02,069
Bütün gün evde miydin?

şeklinde olması gereken satır:

1284
01:30:00,442 - -> 01:30:02,069
Bütün gün evde miydin?

şeklinde imiş. yani time code'ların arasındaki --> işaretine bir boşluk fazla girmiş.

bu arada fark ettim ki altyazıyı çeviren arkadaş "dahi anlamındaki de"den, "soru eki mi"den habersiz. sıçtım. hasta olurum böyle altyazılara. şimdi işin yoksa otur tek tek düzelt bütün imlayı.
0
🌸kibritsuyu
(20.08.07)
(8)

ulusoy ve şikayet

kibritsuyu
tatilimizin başında bagaja verdiğimiz çantamızı kaybeden ve bulmak için çaba sarf ettiğini söylemesine rağmen hiçbir şey yapmamış olduğunu tespit ettiğim ulusoy firmasının sorumsuzluğunu nerelere şikayet edebilirim? nerelere mail atıp bu sorumsuzluğu cümle aleme duyurabilirim?
tatilimizin başında bagaja verdiğimiz çantamızı kaybeden ve bulmak için çaba sarf ettiğini söylemesine rağmen hiçbir şey yapmamış olduğunu tespit ettiğim ulusoy firmasının sorumsuzluğunu nerelere şikayet edebilirim? nerelere mail atıp bu sorumsuzluğu cümle aleme duyurabilirim?
0
kibritsuyu
(17.08.07)
şikayetvar ilgili şirket soruna cevap verir vermez şikayet sahibine fikir sormadan "sorun çözüldü"yü yapıştırıveriyor, kazancı şirketlerden gelen bir siteden bekleneceği üzere. zaman zaman işe yarayabilir ama tüketici dernekleri daha iyi bir seçim bence.
0
lykos
(17.08.07)
lykos'un dediği doğru gibi.
şikayetvar'ın da şikayet edileceği bir yer olsa iyi olurdu.
yine de hiç yoka göre iyi olduğu kabul edilebilir.
0
can see
(17.08.07)
Tüketici mahkemesine elinizdeki bilet ile birlikte dava açabilirsiniz.Yalnız Tüketici Mahkemesi'nin bu konuda tam olarak görevli mahkeme olup olmadığından emin değilim.
0
devourthedamned
(17.08.07)
tic. ve san. bakanlığının tüketici sorunları hakem heyeti diye bir kurumu var onu incele derim ama bu sorununa bence çözüm getirmeyebilir ama en azından sana yol gösterirler yetkisiz olsalar bile.
biz bu adamlar sayesinde teknosadan verdiğimizin çok üstünde para koparmıştık gerçekten iyi niyetli insanlar tüketicinin yanındalar. linkini de vereyim
www.sanayi.gov.tr

bunun dışında eğer istanbuldaysan kadıköyde yazıcığlu pasajının sokağından yukarı çıkınca dersanelerin olduğu bi yere geliyosun işte o dersanelerin orda bi yerde tüketici bilmemne derneği var. orası da ilgileniyo arkadaşım harley çizmeyle sorun yaşamış ve o adamlar çözmüşlerdi
sokağı bulduktan sonra ordaki esnafa sor sana gosterirler.
0
undarist
(17.08.07)
biletin arkasındaki hizmet sözleşmesinin son maddesinde uyuşmazlık halindeki yetkili mahhemeler belirtilmiştir.

bagaj zayiatı konusunda da maddeler olması lazım.

bir de nasıl bir yol izlediniz bilmiyorum fakat baktınız sorun çözülemiyor aşağıdaki adamlarla uğraşmayın muhatap firmada ulaşabileceğiniz en yetkili kişiye ulaşın mümkünse yüz yüze görüşün muhtemelen çok daha farklı yaklaşacaklardır.
0
agk
(17.08.07)
inş. içinde değerli bir şey yoktur çünkü biletlerdeki sözleşmede çanta kaybolursa en fazla bilet fiyatının bilmem kaç katı kadar ödeme yapılır diye bir madde oluyor.

agk nın dediği gibi şöför, muavin, hareket görevlisi gibi alt kademedeki çalışanlarla bu saatten sonra halletmeye çalışma zaman kaybı olur.

ayrıca azıcık pislik olacak ama "çantamın içinde canon fotoğraf makinam vardı" derdim . tabi bu sadece örnek, elinizde faturası olan herhangi yükte hafif pahada ağır eşyayı söyleyebilirsiniz. akıllansınlar da kaybetmesinler bi daha.
0
kimlanbu
(18.08.07)
evet bilet arkasında "2 bilet tutarı" yazıyor. sorumluluklarından fazla da ödeme yapmıyorlar. dava açabiliriz, bu durumda da bavulun içindekileri mahkemede kanıtlamamız gerekiyormuş, yoksa zormuş. 2 bilet tutarını kabul edince de "başka bir hak iddia etmeyeceğim" diye kağıt imzalatıyorlar. yani çantayı kendi imkanlarımızla bulmak ve ulusoy'u sorumsuzluğu yüzünden rezil rüsva etmek dışında elimiz kolumuz bağlandı. yapabilecek pek bir şeyimiz yok.
0
🌸kibritsuyu
(18.08.07)
bagajın içinde sadece marka bir kot olsa bile bilet fiyatının 10 katı değerinde zararınız oluyor. eğer bu şekilde bir zarara uğradıysanız avukata bir danışın derim. belki emsal olabilecek bir dava sayesinde çantanızdakilerin parasını kat kat çıkarma şansınız olabilir.
0
kimlanbu
(18.08.07)
(1)

fire oranları ve vergi

kibritsuyu
imalat sırasında ortaya çıkan fireleri gider olarak yazabilmem için yasal bir dayanak arıyorum, bulamıyorum. yani öyle bir yasal dayanak bulmalıyım ki "hede işinde fire %3 kabul edilip gider yazılabilir" desin bana. sonra maliye tepeme binip "bu gideri nerden çıkardın" demesin.
imalat sırasında ortaya çıkan fireleri gider olarak yazabilmem için yasal bir dayanak arıyorum, bulamıyorum. yani öyle bir yasal dayanak bulmalıyım ki "hede işinde fire %3 kabul edilip gider yazılabilir" desin bana. sonra maliye tepeme binip "bu gideri nerden çıkardın" demesin.
0
kibritsuyu
(17.08.07)
www.turmob.org.tr

www.webmuhasebe.com

www.muhasebetr.com

Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak yazılabiliyor, ama buradaki kullanıldığı anlamda "fire"nin işin kendisindne kaynaklanan fire ile aynı kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği önemli. Bir de iş ne? Misal, unlu mamül imalatında yüzde 5 kabul edilebilir fire, hesaplamalar da buna göre yapılıyor.

Bir de son tahlilde, bu konuları inceleyen muktezalara da bak bence, sallıyorum, mal sayım noksanlarında incelenen fire ile imalattaki fire normalde aynı kapsamda kabul edilmiyordur ama bunla ilgili evvelden bi çalışma olmuştur, mukteza yayımlanmıştır, işe yarar şeyler çıkabiliyor.
0
sherinian
(18.08.07)
(2)

çekvalf ve çeşitleri

kibritsuyu
okumaya üşenen son cümleyi okusun sadece:geçenlerde aşağıya çöker mi çökmez mi diye sorduğum depo hazretleri, ikinci seferdir çekvalf bozukluğu yüzünden bütün suyunu şebekeye geri veriyor. bu çekvalf senen denyonun bir dikey, bir de yatay kullanılanları varmış. evet, sorup öğrendiğime göre usta dike
okumaya üşenen son cümleyi okusun sadece:

geçenlerde aşağıya çöker mi çökmez mi diye sorduğum depo hazretleri, ikinci seferdir çekvalf bozukluğu yüzünden bütün suyunu şebekeye geri veriyor. bu çekvalf senen denyonun bir dikey, bir de yatay kullanılanları varmış. evet, sorup öğrendiğime göre usta dikey boruya, dikey çekvalf kullanıyor. şu içinde yaylı bir kapak olan, suyun güvüyle kapağı açılan, su kesilince ise yay gücü ile kapağı kapatan. ancak ankara'mın boklu taşlı, çamurlu suyundan mıdır nedir bozuluyor bu. bir de çalpara tabir edilen ve yatay boru üzerinde kullanılan, yaysız maysız sadee tek tarafa açılabilen lastikli bir kapaktan oluşan modelleri var. su, bir yönde akarken kapağı açıyor, diğer yönde akmak isteyince kapak yine su gücüyle açılmıyor. şimdi bu çalparayı dikey boruya taksak olmaz ı? zira bunların tepesinde açılıp temizlenecek yeri var. iki seferdir 500 litre suyu dolurup doldurup boşaltıyorum bu salak alet yüzünden.

çekvalf denilen tek tarafa su geçirmeye yarayan hedenin türleri nelerdir? dikey boruda hangisi, yatay boruda hangisi kullanılır, ayrıntılı bilgi lütfen. biraz acil. teşekkürler...
0
kibritsuyu
(14.08.07)
depolarda çalparalı cekvalf kullanmalısın. ECA marka olmasına özellikle dikkat et. şimdilerde şehir suları oldukça kirli, önlerinde filtreleme sistemleri vardır bunların.Montaj sırasında akış yönü gövde üzerindeki Ok yönünde olmasına dikkat edersiniz. Aşağıya akışı olan hatta kullanılamaz. vs vs..
bence en yakın mahalle nalburuna gidersen sana yardımcı olur meramını anlatınca..ama ne yaparsan yap bu üründe ECA marka kullan:)
0
mavimor
(14.08.07)
şamandıra diye bi alet var. istersen bir de ona bak
0
steyro
(16.08.07)
(4)

microsoft fax

kibritsuyu
bu gerzek programla faks göndermeye çalışıyorum. yazıcı olarak "fax"ı seçtim, yazdır dedim. alıcının adını numarasını girdim. yolla dedim. her şey yolunda. faks modem numarayı çevirdi, karşı taraf telefonu açtı lakin sinyal veremedi. hat kesildi. faksım gitmedi ve giden kutusunda öylece duruyor. şim
bu gerzek programla faks göndermeye çalışıyorum. yazıcı olarak "fax"ı seçtim, yazdır dedim. alıcının adını numarasını girdim. yolla dedim. her şey yolunda. faks modem numarayı çevirdi, karşı taraf telefonu açtı lakin sinyal veremedi. hat kesildi. faksım gitmedi ve giden kutusunda öylece duruyor. şimdi bunu seçip "tekrar yolla" gibi bir şey demem lazım ama gerzek programda bulamadım bunu. yazdır var, postala var, kaydet var, tekrar yolla yok. taa en baştan bütün prosedürü tekrar mı edeyim ben, yoksa var mıdır bir yolu?
0
kibritsuyu
(13.08.07)
E en basinda yazici olarak secmissin zaten bi daha yazdir desen olmuyo mu?
0
badseed
(13.08.07)
bi daha yazdır diyebilmek için fakslanacak dokümanı hazırladığım programa geri girip, bütün paramatreleri tekrar yazıp yazılacak dökümanı hazırlamam, sonra yazdır diyip alıcıyı numarayı tekrar girmem gerekiyor. öyle hazır vaziyet yazdırılmayı bekleyen bir word, excek dokümanı değil. hazırlanmışı giden kutusunda dururken "bi daha yolla be anam" desem olmuyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(13.08.07)
"yazdır var, postala var, kaydet var, tekrar yolla yok" sozunu referans alarak ben ole bisi uydurdum. giden kutusunda bole bi hamle yapsak olur mu diye sey ettim. Ama simdi erisebilecegim bi yerde olmadigi icin sadece teorik calisiyorum.
0
badseed
(13.08.07)
tekrar deniyordu galiba ama evet genel olarak var öyle bir sorunu. beleş fax o kadar olur tabi. yine de hayat kurtarır fax kullanan işyerlerine cv falan gönderilir bu sayede.
0
ozdek
(13.08.07)
(14)

çok dangalak bir soru

kibritsuyu
burda sormak pek işe yaramaz aslında ama bir ümit sorayım. evimizin 2 metrekarelik küçük tuvaletine 500 litrelik bir su deposu koyduk. şimdi de endişe ediyorum. bu su deposu durduğu yeri göçertip aşağı katta oturan ev sahibimizin kafasına iner mi acaba? dolu depo darasıyla birlikte en fazla 520 kilo
burda sormak pek işe yaramaz aslında ama bir ümit sorayım. evimizin 2 metrekarelik küçük tuvaletine 500 litrelik bir su deposu koyduk. şimdi de endişe ediyorum. bu su deposu durduğu yeri göçertip aşağı katta oturan ev sahibimizin kafasına iner mi acaba? dolu depo darasıyla birlikte en fazla 520 kilogram çekiyordur. ev dördüncü ve en üst katta.
0
kibritsuyu
(02.08.07)
evin her yerinde zemin aynı dayanıklılıktaysa 7-8 arkadaş 2 metrelik alana doluşun, zıplayın bakalım alt komşuya çökecek mi taban?
0
sherinian
(02.08.07)
ya çökerse? ev sahibi sıçarken kafasına yukarıdan 7 tane adam düşse ne show haber kalır çıkmadığımız, ne star haber. o yüzden çökmeden önce cevap almalıyım buna.
0
🌸kibritsuyu
(02.08.07)
Valla bence çökmez. Şöyle diyeyim, 8 metrekarelik mutfağa fayans+seramik döşedik ki, 160 kg seramik, 175 kg kalekim ve 90 kg kadar da fayans kullanıldı. Hiçbişi olduğu yok. Tahmin ediyorum ki, bunlar bi ev için gayet sıradan rakamlar.
0
sui
(02.08.07)
evin strüktürel sistemi nedir? betonarmeyse tuvalet yakinlarindan gecen kolon(lar) var mi?

dosemenin cokecegini sanmiyorum ama binanin selameti acisindan pek de iyi degil bu durum. pek de az olmayan miktarda ve hesaplanmamis bir yuku binaya yukluyorsunuz sonucta...
0
alpinsamuray
(02.08.07)
fayans ve seramigin getirecegi yuk genis bir alana duvarlara ve yere dagitildigi icin pek bir sorun olmaz, ama burada 2m2ye dusen 500 kusurluk bir yuk soz konusu..
0
alpinsamuray
(02.08.07)
bence de çökmez, tabi ev çok eski değilse, 30-40 yıllık falan değilse yani.
0
sathaner
(02.08.07)
neler neler coktu turkiyede gencler.... simdi, eger deponun yerlestirildigi yer tasiyici sisteme uzaksa, yakinlarindan bir kolon sistemi gecmiyorsa 500 kgnin dosemenin bastigi kirisler uzerinde yaratacagi kuvvet hic de az olmayabilir. yani biraz kotumser bakiyorum ama insaatlarda belli bir standarda uyulan, duzgun kontrol edilen bir ulkede yasamiyoruz ne yazik ki.
0
alpinsamuray
(02.08.07)
bu soruya cevabı www.akvaryum.com 'a sorarak alabilirsin. adamlar 750 kg'lik akvaryumların apartman dairesinde nasıl kullanılacağını tartışıyorlar ve epeyce mesafe katetmişlerdi.

hatırladıklarım şunlar.
*ev inşaatı sırasında zeminin her bir metrekaresinin ne kadar yük taşıyacağı hesaplanırmış.
*bu akvaryumlar hesaplanan miktarın üzerindeymiş!!!
*kolon yakınına koymak daha doğruymuş

not: oraya bakacak olursan fake bir nick kullan herkesi sorgusuz uçuruyorlar. buradaki başlığı aynen koruyarak açmak yeterli sebebi verebilir onlara . kibar çocuklar.
0
can see
(02.08.07)
bina 10 senelik tahmin ediyorum. betonarme yapıda. sanırım tuvalet yakınlarında da taşıyıcılar mevcut. yani kolonlara (ya da kiriş mi deniyor her neyse tavana ve yere paralel olanlar) yakın. yere dik olanlar duvarın neresinde biemiyorum zira duvardan çıkıntı şeklinde bir şey gözükmüyor. duvarla aynı hizaya örüp üzerini sıvamışlar. orta kısımlarında herhangi bir taşıyıcı bulunmayan çok daha geniş olan salonumuzda 8 normal insan, yemek masası, vitrin, konsol, koltuk takımı aynı anda çökmeden durabildiğine göre çökmez diye tahmin ediyorum ama yine de içime kurt düştü.
0
🌸kibritsuyu
(02.08.07)
evet ama bu 8 kişi bir yıl boyunca salonun ortasındaki sabit bir metrekare içinde hareketsiz durmuyor.
0
can see
(02.08.07)
ayrıca salon alanı epey geniş, ve yük dağılıyor. neyse eğer dediğin gibi wc yanından geçen kolonlar varsa (dikey olan kolon,yatay olan kiris)ve muteahhit malzemeden calmadiysa pek bir sorun olmaz.

duvara vurarak kolonun nerede oldugunu anlayabilirsin, ici bos gibi bir ses varsa orme duvardir, tok bir ses gelirse kolondur. eger wc yakininda iki tane kolon bulabilirsen dert etmene gerek yok.
0
alpinsamuray
(03.08.07)
alttaki ev sahibi tuvaletini rahat yapması için bu kadar adamın tartıştığını görse gözleri yaşarırdı garanti.
neyse, bence de çökmez.
0
tiny axe
(03.08.07)
bu kadar tantanadan sonra ..tiğimin deposu, ..tiğimin bozuk çekvalfi yüzünden içindeki bütün suyu şebekeye geri vermiş (neyse ki boşa gitmemiş. ben susuz kaldım ama şehrin suyunu boşa harcamış değilim.) susuz kaldık ve en azından 1 hafta kadar evde olmayacağımızdan ve o depo dolmayacağından böyle bir derdimiz çökme derdimiz kalmadı şimdilik.
0
🌸kibritsuyu
(03.08.07)
yönetmelikler doğrultusunda projelendirilip,inşa edilmiş bir yapıda yaşıyorsanız -ki aksi bir durumda yapının ruhsat alamaması gerekirdi- bahsi geçen 520 kilonun yerle temas ettiği noktaların eşit aralıklı ve simetrik olduğu düşünüldüğünde, bu noktaların temas alanları toplamının "çok kabaca" 15cm2 olması yeterlidir. yani sizin deponuz küp şeklinde ise ve 2m2nin tamamını kaplayacak şekilde temas içindeyse dünyanın en huzurlu insanı olabilirsiniz deponuz konusunda.
Daha net olmak ve çok daha kabaca açıklamak gerekirse konutlarda bu bastığımız, gezdiğimiz, yaşadığımız alanların designı kabaca 1cm2 ye 1 insan gelebilecek şekilde yapılmakta, standartlar bunu gerektirmektedir. türk standartların ts500-2000 kodlu bölümlerinde ilgili standartları düzenlenmektedir. oldukça teknik olsa da, google vasıtasıyla ulaşabilirsiniz.

melih gökçek'in sanırım trt'te, aynı konu hakkında daha yeni kıraathaneden çıkartılıp stüdyoya sokulmuş bir adamın üslubuyla "millet çatısınına 200 litrelik depo yapıyor.. o çatı çöker başınıza allah muhafaza" gibi bir şey dediğini hatırlıyorum. endişenizin kaynağı bu olmalı.
kendisinin endişesi de insanların depo yaptırması sonucu su kesintilerinin hiçbir işe yaramaması. siz güvenle kullanın deponuzu. soğuk içiniz.
0
passenger
(03.08.07)
(5)

ilginç bir soru

kibritsuyu
merak ettiğim bir şey var. şimdi doğuştan değil de bir kaza sonucu elini bileğinden itibaren kaybetmiş bir kişi parmaklarını oynattığını hissedebilir mi? yani normal olarak o kişinin parmakları yok ama beyinde parmak olduğu ve nasıl oynatılacağı programlı. yani eli olmayan bir kişi parmaklarını oyna
merak ettiğim bir şey var. şimdi doğuştan değil de bir kaza sonucu elini bileğinden itibaren kaybetmiş bir kişi parmaklarını oynattığını hissedebilir mi? yani normal olarak o kişinin parmakları yok ama beyinde parmak olduğu ve nasıl oynatılacağı programlı. yani eli olmayan bir kişi parmaklarını oynatmak istese beyni bunu ona parmaklarını oynatıyormuş gibi yansıtır mı? şöyle mekanik ir örnek daha vereyim. mesela bir arabanın tekerleklerini takmayıp motora viteste gaz verince motor kendini gidiyorum zanneder ama dingiller boşa dönüyordur, ucunda tekerlek yoktur. onun gibi.
0
kibritsuyu
(01.08.07)
iş beyinde... depremde ayağı kolonun altında kalmış biri.. ayağı kesildiği halde yıllarca olmayan ayağının ezilme acısını hissediyor diye bi haber vardı. fena bi durum
0
efruz
(01.08.07)
teorik olarak hissedebilir ama herkes hissedemiyor-ki örneğim de bu hisedemeynlerle ilgili. kimileri kaza geçirirken, eli ne halde kaldıysa hep o şekilde beyninin algıladığından şikayetçi ve bu durumdan kurtulmak için de kişiye şöyle bir tedavi uyguluyorlar.hastanın sağlam olan elini-sağ el diyelim- bir aynanın karşısına koyup, oluşan görüntüyü kaybettiği elinin-sol el diyelim- hizasına düşmesi ve böylelikle de beynin sanki sol ele sahipmiş gibi algılaması sağlanıyor. hasta sağ elini hareket ettirdiğinde sol eli de hareket ediyormuş gibi göründüğünden, beyin sol elini hareket ettiği sanrısına kapılmaktadır. yani, evet beyin kayıp pelini hareket ettirdiğini algılayabilir diyebiliriz. bu rahatsızlığı bir belgeselde izlemiştim. umarım işinize yaramıştır.
0
comptrol
(01.08.07)
evet yansıtır. takma robot kol ve bacaklar bu mantığa göre çalışıyor zaten. sinir uçlarınıza elektrotlar bağlıyorlar ve beyinden gelen sinyalleri işleyerek kolu sadece düşünerek oynatabiliyorsunuz.

bir süre sonra sinirler körelir mi hatırlamıyorum, belgeseli izleyeli baya oldu.
0
kimlanbu
(01.08.07)
Subjektif çeşitler:
- Bisiklet sürmeyi öğrenen beyin, bisiklete binince ne yapması gerektiğini bilir (pedal çevir, gidon ile denge sağla, ön frene aniden asılma vs...), bisikletten indikten sonra bu bilgi içeride bir plugin ya da extension gibi yüklüdür, ama rüya gibi uçuş modları dışında bunu askıya alır.
- Beyin, doğduktan sonra temiz kurulmuş bir sistem gibidir, ama pc'lere kapasitesi dışında accayip, ultimeyt, deşşetengiz bir şekilde "extension" ve "plugin" desteği ile basar. Bu kadar çok şey ekleyebildiğiniz halde ram artırmak, ya da hdd büyütmek, işlemci değiştirmek gibi bir şansı yoktur. Varsa yoksa besin, oksijen, su gibi kimyasalları karıştırıp büyüme süreci içerisinde bu eklemelerin yoğunluğu ve yaşama isteği ve genetik yapısı gibi bağlayıcı koşullarla kendini güçlendirir. Doğduğunda 256 varsa body building yaparak (yani yeni karburatör veya turbocharger takarak değil) 1gb'ye ya da 3-4gb'ye çıkabilir.
- Bir otomobil ya da başka bir taşıtın motoru, biz ne kadar sevip değer versek de henüz gaz verdiğinizde ben bir şeyler yapıyorum diye düşünecek bir sisteme sahip değildir. Ama örneğe göre böyle bir şey var diye kabul ederek düşünürsek; hayır, arabanın tekerleklerini takmayıp, viteste gaz verdiğimizde araç, tekerlekler yüzünden daha fazla güç sarfederek kazandığı ivmeyi çok daha kolay edinmiş olacaktır. Bu durumda şoförü kadar zeki ise otomatikman verdiği yakıt ve oksijeni kesmesi beklenir. Bu karanlıkta fazladan bir basamak var diye zannederek yere güm diye basmamıza benzetilebilir.
- Tıp nasıl ve ne kadar ilerliyordur bu konuda bilmiyorum, ama herhangi bir uzvunu sonradan kaybetmiş bir insan için bu uzvun yerine mekanik bir cihaz yapılırsa bunun kişi tarafından kullanılabilmesi için beyinde bu uzuva daha önce hizmet etmiş kısmın, yine oraya uzanan sinir "kabloları" aracılığı ile "mekanik uzuva ulaşması belki sağlanabilir. Tahminin bu işi zorlaştıran konu bir arabirim yaratabilmektir. Yani elini kaybetmiş birinin kolunda hala bir eli kontrol etmek için gereken sinirler bulunur, ama bu sinir uçları ile mekanik el'in birbirine ulaşması için gereken elektronik ve bir o kadar kimyasal sistemi yapılandırmak ve uygulanabilir hale getirmek zor olacaktır. Çünki işin içinde bir insan elinin binbir çeşit hareketini sağlayabilecek veriyolu dışında (sinirler ve onların kodlamaları) ısıya, neme, hareket ve titreşimlere göre tepki verme, bunlar dışında; terleme, tüylenme, yaraları iyileştirme gibi biyolojik unsurların mekanik arabirime bulaşmaması için gereken ayıklama işlemleri ve akla gelmeyen bir çok fazlası gibi karmaşık unsurları değerlendirilmesi vardır. Bu zorluğa başka bir örnek de şöyle olabilir: Tamamı mekanik olan ve bir insan elinin yaptığı her işi insan elinin hızı ve gücüyle uygulayabilecek bir el yapılmıştır diyelim. Yani bu el kapasite olarak organik bir elin yapabileceği her işe muktedir olsun (Türkçe'si aklıma gelemedi.) Bu elin başarılı mimarisi dışında çok önemli bir ihtiyacı daha vardır. Öyle bir arabirim gerekir ki, bir insan evladı (bu iş için tasarlanmadığı halde) bir bilgisayar karşısına oturup şu okunduğu varsayılan "ne diyor bu dallama" dedirtebilecek metin gibi metinleri tuşlara bakmadan yazabilecek bir yapıya sahiptir. Belki bu karmaşık sistemin en önemli kısımları beyinde işletiliyordur ama sonuçta bu programın uygulama kısmını "el"lere aktaran bir "kablo yığını" ve bu yığında akagiden veriyi çok kısa sürelerde değerlendirip iki taraflı olarak uygulamaya sokan muhteşem bir sistem vardır.

Günümüz teknolojileri (tıp, fizik, mekanik, elektronik, kimya) bir araya gelip bu konuda güçlü çalışmalar yapabilir ve belki son derece işe yarar, insana faydalı sonuçlara varabilirler. Ama nip-tuck daha önemli sanırım. En çok para büyük ihtimalle estetik operasyonlardan kazanılıyordur toplamda. Ne gerek var canım elini kaybetmiş birkaç insan için uğraşmaya, di mi?(!?!?) (uğraşan insanlara ne kadar teşekkür edilse azdır "köşeyi dönmenin" yolunu bildikleri halde hala uğraştıkları için, ayrı.)

Ek: bir de şöyle bir şey gelir aklıma, belki ilerleyen zamanlarda (ya da benim haberim yok ise şu zamanlarda) üzerinde çalışılıyor olacaktır (/çalışılıyordur): Bir bebek doğmadan önce, annenin karnında iken, bir yumurtadan insana dönüşür. Bu sistemin kopyalanıp üzerinde çalışılması ile büyümüş ve elini kaybetmiş bir insanda -üzerinde modifikasyon yaptıktan sonra- uygulanması ile kopan elin olduğu kısımda yeni bir elin oluşması sağlanabilir belki. Ama bu klonlama hakkında bilinen ürkütücü senaryoları da beraberinde getirir tabii.
0
laugh
(01.08.07)
ainothia
(01.08.07)
(5)

hidrofor ve elektrik panosu

kibritsuyu
arkadaşlar baymak marka küçük bir hidrofor aldım. yarın depo ile birlikte montajı yapılacak (yetkili servis tarafından değil). ama ilk çalıştırması ve garanti onayı yetkili servis tarafından yapılacakmış. ancak servis bunu yapabilmek için "elektrik panosu" olması gerektiğini söylüyor. lan burasi küç
arkadaşlar baymak marka küçük bir hidrofor aldım. yarın depo ile birlikte montajı yapılacak (yetkili servis tarafından değil). ama ilk çalıştırması ve garanti onayı yetkili servis tarafından yapılacakmış. ancak servis bunu yapabilmek için "elektrik panosu" olması gerektiğini söylüyor. lan burasi küçücük bir adet ev. ne elektrik panosu. fabirka falan değil ki. hidrofor da sanayi tipi bir şey değil ki. ufak bir depo ve ufak bir hidrofor sadece. fişe taksan çalışır o derece ufak bir motor. elektrik panosundan kasıt sadece bir sigorta mıdır, yoksa harbi harbi pano mu kurturacam ufacık hidrofor için?
0
kibritsuyu
(31.07.07)
motor belki sanayi tipi 3 fazlı bir motordur, haliyle evdeki tek fazlı prizlerden direk besleyemezsin.

ayrıca binanızın elektrik tesisatının kaldıracağından daha yüksek akım çekiyorsa da direk kullnamazsın. yüksek amperli sigorta taksanız bile evin elektrik tesisatına zarar verebilirsiniz, misal uzun süreli kullanımda kabloların dışındaki muhafaza eriyebilir, daha da kötüsü kısa devre vs yüzünden yangın bile çıkabilir.
0
kimlanbu
(31.07.07)
yok abi ev tipi 0,4 beygirlik, 2 amper akım çeken minik bir motor. yani çamaşır makinesinden falan daha ufak bir şey sanırım bunun motoru.

ayrıca anladığım kadarıyla da tek fazlı. aletin elektrik bağlantısında 3 tane kablo var faz, nötr ve toprak diye. yani bildiğin prize tak çalıştır modeli bir şeye benziyor.
0
🌸kibritsuyu
(31.07.07)
hakikaten ufak bir motormuş, merak ettim yarın ne yapacaklar.
0
kimlanbu
(01.08.07)
panodan kastı, genelde giriş kapısının üstünde bulunan sigorta kutusudur.yeni sigorta ve yeni bir hat çekmeyi uygun görüyorlardır belki.
0
gregory
(01.08.07)
sonuç ne oldu? su deposu kurmayamı çalışıyorsun?
0
can see
(02.08.07)
(4)

melih gökçek'in evi nerededir?

kibritsuyu
sadece merak ediyorum. su kesintileri hangi gün evine denk gelecek diye.
sadece merak ediyorum. su kesintileri hangi gün evine denk gelecek diye.
0
kibritsuyu
(28.07.07)
Aman diyim yigen burnuma bi süikast kokusu geldi yani ehe... 'Oran' diye kalmış aklımda ama...
0
cagkan
(28.07.07)
angora evlerinde diye biliyordum.girdim yüce hizmetkar google earth e.baktım ordaymış valla.
yaniii.su kesintileri evine hiç denk gelmiycek.çünkü ben beysukentin sularının kesileceğine falan hiç ihtimal vermiyorum.
0
karamell
(28.07.07)
ankaralı değilim ama onun semti civarında su kesintisi olmayaağını duydum.
0
kurukafa
(28.07.07)
#11057132

bu yazar bilir belki eğer sahiden komşu iseler...
0
crown
(28.07.07)
(2)

ram artışı

kibritsuyu
casper alfa force mudur nedir 2004 model bir masaüstü bilgisayarım var. `cpu-z`'nin söylediğine göre:anakart: MSI 6540üzerindeki ram: tek slotta 256 MB 200 mhz DDR.şimdi ben bu 256'yı söküp yerine neler takabilirim? 400 mhz 2 adet 512 veya 1 adet 1024 alsam uyumsuzluk falan çıkarır mı bu anakarta?
casper alfa force mudur nedir 2004 model bir masaüstü bilgisayarım var. cpu-z'nin söylediğine göre:

anakart: MSI 6540
üzerindeki ram: tek slotta 256 MB 200 mhz DDR.

şimdi ben bu 256'yı söküp yerine neler takabilirim? 400 mhz 2 adet 512 veya 1 adet 1024 alsam uyumsuzluk falan çıkarır mı bu anakarta?
0
kibritsuyu
(23.07.07)
$imdi cpu-z 200mhz dediyse ddr400 ram takili demektir makinada. kingston marka ddr400 ram'lerin sorun cikarmayacagi kanaatindeyim. isterseniz casper'in teknik destegini arayip da sorabilirsiniz. ben benzer $ekilde asus'u aradim, adamlar ille de kingston olacak dediler, 2x512 ddr333 kingston aldim. size de 2x512 ddr400 kingston tavsiye edebilirim.

bu arada ddr ram'ler ddr2'den daha pahali, haberiniz olsun. 2x512 kingston ddr333 bana 160 ytl'ye patladi :)
0
jack o lantern
(23.07.07)
Kaliteli ram modulleri bir arada sorunsuz calisir genelde. Ama Casper hangi modulleri kullaniyor bilmiyorum. Modullerin kapasitesinin birbirleriyle ayni olmasina gerek yok. Ne idugu belirsiz dandirik bir marka almadiktan sonra bir sorun cikmaz. Bir de DDR dahil ram fiyatlari acaip dususte su ara.
0
ntldr
(23.07.07)
(1)

vanilla ice

kibritsuyu
90'ların başında bu amcanın ice ice baby albümünde son şarkı mıydı neydi. direkt ağızla çıkarılan bürrr pış bürrr pış bürrr falan diye bi şarkı vardı. neydi onun adı?
90'ların başında bu amcanın ice ice baby albümünde son şarkı mıydı neydi. direkt ağızla çıkarılan bürrr pış bürrr pış bürrr falan diye bi şarkı vardı. neydi onun adı?
0
kibritsuyu
(19.07.07)
Son şarkıymış evet, adı "Havin' A Roni"
0
sheeper
(19.07.07)
(1)

dijital ses çıkışı

kibritsuyu
efendim dijital ses çıkışı barındıran elektronik cihazlardaki bu dijital ses çıkış deliklerinin üstünde niye kapak biri bir tıpa takılı? toz girmesin falan diyeyse, niye bilumum girişlere de tıpa takılmıyor? nedir bunun olayı? gördüğüm her cihazda var bu.
efendim dijital ses çıkışı barındıran elektronik cihazlardaki bu dijital ses çıkış deliklerinin üstünde niye kapak biri bir tıpa takılı? toz girmesin falan diyeyse, niye bilumum girişlere de tıpa takılmıyor? nedir bunun olayı? gördüğüm her cihazda var bu.
0
kibritsuyu
(13.07.07)
optik çıkış onlar. açarsan görürsün bir ışık demeti (kırmızı benim bu güne kadar gördüklerim). sebebi nedir diye sorarsan ise bilemiyorum ama tahminim optik merceklerin hassas şeyler olması ve kolayca bozulabilmesi derim.
0
darknum
(13.07.07)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.