Giriş
(10)

Yaya geçitleri ne işe yarar?

desdinova
Işık yokken yaya geçidi olan yerde yol hakkı yayanın mıdır yoksa aracın mıdır? Aracınsa biz nasıl geçeceğiz?
Işık yokken yaya geçidi olan yerde yol hakkı yayanın mıdır yoksa aracın mıdır? Aracınsa biz nasıl geçeceğiz?
0
desdinova
(11.06.08)
ideal sartlar altinda yayalarin gecerken buralari kullanmalari, araclarin da isik yoksa ve hayvan gibi hizli gelmiyorlarsa pasa pasa beklemeleri gibi bir olay var diye biliyorum. en azindan hollandada boyleydi.
0
gimbal
(11.06.08)
Türkiye'de maalesef böyle bir sorun mevcut. Yaya geçidi olan yerlerde normalde araç yaya geçidinin önünde durur ve yolcuların geçmesini bekler. Ancak, Türkiye'de böyle bir bilinç yok. Yurtdışına çıkıldığında ilk olarak fark edilen şeylerden biri de genelde bu oluyormuş zaten. İnsanlar Türkiye'deki trafik kurallarıyla oradakileri karşılaştırıp "Vay be ne medeni insanlar!" diyormuş genelde.

Geçiş hakkı bunun gibi durumlarda, yayanındır. Yaya geçidi onun için vardır "bence".
0
nuage
(11.06.08)
teoirde yayanın olması gerek. pratikte kim "daha cesursa" şeklinde gerçekleşir ülkemizde
0
babatema
(11.06.08)
hukuki açıdan; eğer karşıdan karşıya yaya geçidinden geçerken size bir araç çarpar ise sürücü hatalı oluyor, tam 8'de 8 olmayabilir ama hatanın çoğu sürücünün oluyormuş. Ama yaya geçidi bulunmayan yerden karşıdan karşıya geçerken araç çarpar ise sürücü hatası daha az oluyormuş...
0
late viper
(11.06.08)
Öncelik yayayın ama o kadar nadir uygulanıyor ki resmen roller değişmiş. Dün okula gittim, yaya geçidine geldiğimde karşıdan karşıya geçmek isteyenlere yol verdim, yolu yarılamış amcanın bir tanesi durup eliyle "geç geç" işareti yaptı ve bana yol verdi neye uğradığımı şaşırdım.
0
kimlanbu
(11.06.08)
turkiyede amacsiz bir sey yaya gecitleri. hani akrabalar gelir yurtdisindan ya da giden goren sotyler ya "ne medeniler cat diye duruyorlar" diye, iste aynen oyle. Almanya, Italya, Ispanya ve Yunanistan da bile(bu kadar gorebildim) son derece kati bir sekilde uygulaniyor yaya fgecidi kurallari. Isterseniz 100km ile gelen arabanin onune atin kendinizi -hos o hizla zaten gelmezler yaya gecidi gorduklerinde- mutlaka duruyorlar, hatta gecitte oyalanin hic bir sey de diyemiyorlar. Ayni sekilde turklugunuzu isiklarin oldugu bir yerde karsidan karsiya, araclar icin yesil isik yanarken sergilerseniz, o zaman da bin turlu kufur yer, herkesin bakislarini ustunuze cekersiniz.

Yurtdisindan gelmis nice arkadaslar, misafirler ulkemizde bu yaya gecidi ihlali yuzunden olumden donmustur. Adamlara soylemezseniz onceden, atlayiveriyorlar gecitlerde yola.
0
no christ requiress
(11.06.08)
abi kesinlikle yayanın. her sabah iki üç şoförle kavga ediyorum. geçen ciddi ciddi dayak yiyecektim. alabildiklerimin plakasını alıyorum emniyete götürdüm bi' kaç kez, tekrar şikayet gelirse aynı plakaya ceza falan dediler ama bana pek inandırıcı gelmedi. gene de inatla yaya geçitlerinde önceliği almaya çalışıyorum efendim. merhum yazar adayıyım bi' anlamda.
0
yazardimulanben
(11.06.08)
Elbette yayaların. Yukarıdaki arkadaşların dediği gibi medeniyetin kol gezdiği her ülkede yaya geçidinde araçlar yayaya yol verir. İster 1 araç olsun, ister 50 ve aynı şekilde tek bir yaya kaç arabaya karşılık gelirse gelsin. Bunu Romanyada da ben teyit etmiştim vakti zamanında. Hatta açıkça söylemek gerekirse önce kısa bir şok geçirmiş arkasından da hayran kalmıştım. Romanya der elinin tersiyle itersin,sümüğünü silmezsin değil mi? Ha Türkiyede ne işe yarar ? Hiç bir işe yaramaz. Yaaa böyle işte. Ama Başbakanımız buyuruyor ya mütemadiyen; muasır medeniyetler seviyesine çıkıyoruz. Hadi beyler o zaman bekleme yapmayın, ilerleyelim.
0
villeneuve
(12.06.08)
norveçte şehirden dışarda saattte 3 arabanın geçtiği bir yolda adam bizim kafileyi görünce durup beklemişti. 20 kişi laylaylom diye geçip adama nasıl ya diye bakakalmıştık.

aynı şekilde kavşaklar da filan da ışık mışık kullanmıyor adamlar zira herkes geçiş önceliği konusunu çok iyi biliyor. kimse kimsenin önüne atlamıyor. koca şehirde 1 tane göbekte ışık vardı yahu.
0
darknum
(12.06.08)
yaya gecitleri uzaylilarin gezip gordukleri yerleri daha sonra kolayca bulmalari icin ulkemizde yollara cizdigi i$aretlerdir.
0
dengesiz pamuk
(12.06.08)
(3)

bir insanın bildiğini zannetiği bir şeyi, öğrenmesi imkansızdır

tabudeviren
peki bu insanın bildiğini zannettiği şeyi bilmediğini fark etmesi nasıl olur? ne yapmalıdır? ya bu kişi ne yaparsa yapsın kendisine bilmediğini öğretemediyse?
peki bu insanın bildiğini zannettiği şeyi bilmediğini fark etmesi nasıl olur? ne yapmalıdır? ya bu kişi ne yaparsa yapsın kendisine bilmediğini öğretemediyse?
0
tabudeviren
(09.06.08)
Elbette Okumak gerekir. Çok, daha da çok.. Okurken aslında ne kadar az şey bildiğimizi fark ederiz istemeden de olsa. Bu da insanı teşvik eder.
0
villeneuve
(09.06.08)
Teker teker farketmek yerine genel olarak HER ZAMAN yanilabilecegini kabul etmek lazim herhalde.
0
wpi
(09.06.08)
cevap cümlenin içinde: zannetmek. sanmak yani. hiç bir zaman %100 emin olmak iyi değildir. tersinde sonu bağnazlığa varır.
0
insanimsi
(09.06.08)
(6)

atv-uydu-euro 2008

x factor
biz uydu kullanıcıları şifre uygulamasına maruz kalacak.sorum o dur ki bunu izlemenin bir yöntemi var mı? şifre nasıl edinebiliriz vs.ne yapacagız yahu?.başka kanalalr verebilir mi uydudaki.bir önceki turnuva da denk gelmiştim sanki ama..bi yardım
biz uydu kullanıcıları şifre uygulamasına maruz kalacak.
sorum o dur ki bunu izlemenin bir yöntemi var mı? şifre nasıl edinebiliriz vs.ne yapacagız yahu?.
başka kanalalr verebilir mi uydudaki.bir önceki turnuva da denk gelmiştim sanki ama..
bi yardım
0
x factor
(06.06.08)
Geçenlerde Eurosportta tanıtımını gördüm sanki. Bir yayın akışını kontrol et istersen. Veriyorsa harika olur, vermiyorsa da vermeli :) Atv'nin gudik spikerlerini ve saçma yorumlarını dinlemek istemiyorum bende açıkçası. Gerçi sanırım Lig Tv de veriyor Maçları. Bir nebze daha iyidir en azından.
0
villeneuve
(06.06.08)
yayin sifresi herkese iletilecek diye duydum. bu tabiki yalnizca bir duyum
0
trimpot
(06.06.08)
bugün internethaber'de yayınların sadece avrupa için şifreleneceği türkiye'de herhangi bi şifreleme olmayacağı yazıyordu. şimdi tekrar baktım kaldırmışlar haberi. türkiye'ye şifresiz diğer yerlere şifreli yayını nasıl sağlayacaklar bi fikrim yok,uydurma gibi geldi.
şifrelenirse biss denen yöntemle şifrelenir,fox'un tv8'in maç yayını yapınca şifrelendiği gibi. kumandayla girilen 15 20 haneli bi kodla hemen çözülüyor o zımbırtı.
0
ravioli
(06.06.08)
im2shy
(07.06.08)
sitedeki "daha önce de herkes tarafından kullanılan ve kumandadan girilebilen çok basit bir şifre" ibaresinden kasıt '100000000' olsa gerek (sıfırların sayısını tam bilmiyorum, aldığı kadar).
0
hulleci
(07.06.08)
entrapmen
(07.06.08)
(10)

mafya oyunu?

bushwacker
merhabalar,bildiğiniz güzel mafya oyunları nelerdir acaba? türü her tür olabilir, first person, 3rd person, rpg, strateji vs.. yeter ki teması mafya olsun gangsterlik olsun yeraltı dünyası olsun suç işlemek olsun vesaire.. gangsters, gangsters2 ve mafia dışında tavsiyeleriniz varsa daha güzel olur.f
merhabalar,

bildiğiniz güzel mafya oyunları nelerdir acaba? türü her tür olabilir, first person, 3rd person, rpg, strateji vs.. yeter ki teması mafya olsun gangsterlik olsun yeraltı dünyası olsun suç işlemek olsun vesaire.. gangsters, gangsters2 ve mafia dışında tavsiyeleriniz varsa daha güzel olur.

facebook mob wars'tan gaza geldim de eheh : )
0
bushwacker
(31.05.08)
(bkz: street wars) tek geçerim. cok zor ve bi okadarda eglenceli.. gecenlerde ben torrent yada emule dan bulmustum
0
jay kay
(31.05.08)
(bkz: chicago 1930)
0
baldur
(31.05.08)
ee mafia tabii ki
0
deckard
(31.05.08)
Hitman olabilir mi ?
0
villeneuve
(31.05.08)
godfather
0
prodeq
(31.05.08)
@sofistike maymun
mafia harici diyor bushwacker.
bi de gta vice city'nin bazı görevleri mafyayla ilişkili.
0
baldur
(31.05.08)
arwear
(31.05.08)
komple gta serileri tabii ki
0
nukleermalkav
(31.05.08)
gta liberty city stories...total italyan mafyasi


gta san andreas
vice city
0
the man who hears deepest inquisitions
(31.05.08)
2009'da mafia2 geliyor beklerseniz :)
www.mafia2game.com
0
frant1c
(01.06.08)
(8)

Karaoke Bar (Türkçe)

tcyx
Taksim-Beyoğlu'nda Türkçe şarkılar soyleyip eğelenebileceğimiz karaoke bar arıyoruz. bilenlere edenlere, tavsiyede bulunacaklara simdiden tesekkür ederiz.
Taksim-Beyoğlu'nda Türkçe şarkılar soyleyip eğelenebileceğimiz karaoke bar arıyoruz. bilenlere edenlere, tavsiyede bulunacaklara simdiden tesekkür ederiz.
0
tcyx
(29.05.08)
istiklale girdikten sonra ilk sağdaki sokakta hafif ilerledikten sonra solda böyle bir yer var. Ama; bar mıdır, karaoke gerçekten yapılıyor mudur,yapılıyorsa şarkılar türkçe midir, italyanca mıdır hiç bir bilgim yok. karaoke falan yazıyor kapısında, gelip geçerken sürekli görüyorum. Bir de umarım doğru hatırlıyorumdur, o sokaktır. her yer birbirine benziyor. oraya bir bakın, bulamazsanız da bana kızmayın :)
0
villeneuve
(29.05.08)
(bkz: my moon)
0
bordeaux
(29.05.08)
@bordeaux; my moonda türkçe şarkılarının çalındığı ayrı bir bolum var mı? geçen hafta oradaydık, sadece yabancı sarkılar calıyordu. alt katında.
0
🌸tcyx
(29.05.08)
türkçe şarkıların calındıgı gunleri oluyo diye biliyorum ama yalan olmasın, telefon edip sormakta fayda var.
0
bordeaux
(29.05.08)
my moon'un ust kati sadece turkce olmali. kisin oyleydi en azindan. alt kat gavurca. arayip bi teyit edin isterseniz.
@villeneuve: istiklal'e girince ilk sag ( fr konsoloslugu'ndan sonra, zambak sokak. karaoke yazili bar orda yanilmiyorsun)
bir de aura pera (balo sok) denen uyuz mekanin bir kati karaoke olmali.
bir de elmadag'da var, hai sushi az gecince.
not: digerlerine hic gitmedim, baska yer bulamazsaniz my moon'un ust katina rezervasyon yaptirin bence.
not: iyi eglenceler dilemeyi unutmusum.
not2: arada konusuyoruz, iyilermis. :)
0
pyro clustic flow
(29.05.08)
karaoke yazıyor dediğiniz yer, karaoke klub, linki:

www.klub-karaoke.com

önceden rezervasyonla küçük odaları var.
0
co2s2
(29.05.08)
peyotenin yaninda mest var.
0
supergirl
(30.05.08)
Cevaplar için çok teşekkürler.

@pyro;
Not 2 : Aa, görüşüyorsun demek, cok güzel ya, ben fazla rahatsız etmemek için aramıyordum artık. Sevindim.
Not 3: Tebrik ederim ayrıca, geç oldu ama, o zaman da içimden etmiştim zaten:)
0
🌸tcyx
(30.05.08)
(6)

Siyaset felsefesi ile ilgili kitap

no christ requiress
Oyle bir kitap olsun ki icinde Rousseau, Locke, Hobbes, Makyavel, Platon v.s herkesin goruslerinin bir ozeti, kisa bir girisi olsun. Ayrica liberalizm, sosyalizm v.s bu tur akimlari da anlatsin.Ayri ayri zaten okuyorum fakat boyle bir kitaba da ihtiyacim var. Netten bakmak kasiyor. Kitap var midir b
Oyle bir kitap olsun ki icinde Rousseau, Locke, Hobbes, Makyavel, Platon v.s herkesin goruslerinin bir ozeti, kisa bir girisi olsun. Ayrica liberalizm, sosyalizm v.s bu tur akimlari da anlatsin.
Ayri ayri zaten okuyorum fakat boyle bir kitaba da ihtiyacim var. Netten bakmak kasiyor. Kitap var midir boyle onerebileceginiz ? Ingilizce de olur fark etmez.
0
no christ requiress
(26.05.08)
Batıda siyasal düşünceler tarihi. Bilgi Üniversitesi yayınları. Derleyen Mete Tunçay. 3 cilt diye biliyorum. Birde yine bilgi üniversitesi yayınlarında bahsini ettiğin ideolojik akımların toplama olarak yer aldığı bir kitap vardı fakat onu anımsayamadım tam olarak. Bilgi üniversitesi yayınları gayet iyidir bu arada, tavsiye ederim.
0
villeneuve
(26.05.08)
formations of modernity
0
thinkbeforedoing
(27.05.08)
A History of Political Thought, from Ancient Greece to Early Christianity, Janet Coleman
A History of Political Thought, from the Middle Ages to the Renaissance, Janet Coleman

sağlam kitaplardır. yıldız teknik üniversitesi ve boğaziçi üniversitesi kütüphanelerinde mevcut.
0
dare
(27.05.08)
michael rosen ve jonathan wolff'un dost kitabevi yayınlarından çıkan "siyasal düşünce" adlı derlemesi var. pek çok filozofun belli konu başlıkları altında temel düşünceleri toplanmış bunda.

bir de andrew heywood'un "politics" diye bir ders kitabı var. bu da kapsamlı ama siyasal düşünce gibi fizolofların çalışmalarından oluşmuyor. fakat akımları daha iyi anlatıyor.
0
kaportaci mahmut
(27.05.08)
@dare dedigin kitaplari googlebooks dan inceledim. gercekten her filozofun dusuncesini acikliyor kronolojik olarak. bu kitabi kutuphaneler disinda bulma sansimiz yok mu ? gerci amazonda bile 55$ olan bir kitap buralarda ne kadar olabilir dusunmek bile istemiyorum. ebayde falan da yok malesef.

@kaportaci senin kitap "siyasal dusunce" de akimlar ve siyasetin temellerini iyi anlatmis

bir de ben soyle bir kitap buldum, dedigim tarzda filozoflarin dusuncelerini kisaca aciklayan, siyasal dusuncenin temelleri

www.tulumba.com.tr
0
🌸no christ requiress
(27.05.08)
kütüphaneler dışında bu dediğim kitapları nereden bulabilirsin bilmiyorum. ama biraz pahalı kitaplar oldukları doğru. ama boğaziçi üniversitesi'nden olmadı orası uzaksa yıldız teknik üniversitesi kütüphanesinden bu kitapları alıp fotokopi çektirebilirsin. çok pahalıya gelmez zira ben öyle yapmıştım. ben yardımcı olabilirim eğer istersen fotokopi hususunda.
0
dare
(04.06.08)
(13)

İçinde ney geçen şarkılar

theripperknownasjack
Evet sevgili gönül dostları. başlıkta söylendiği gibi içinde ney üflenen ve adamın amına koyan özellikte olan şarkı tavsiyeleriniz var ise sabırsızlıkla bekliyorum.
Evet sevgili gönül dostları. başlıkta söylendiği gibi içinde ney üflenen ve adamın amına koyan özellikte olan şarkı tavsiyeleriniz var ise sabırsızlıkla bekliyorum.
0
theripperknownasjack
(24.05.08)
lions in a cage
0
alkolik imam
(24.05.08)
Alihan Samedov şarkıları.
0
Wishborn
(24.05.08)
yansimalar grubunun butun parcalari.

nev in koca cinar
0
egotm
(24.05.08)
Kudsi Erguner, Birol Yayla, Şenol Filiz (Yansımalar ), Ercan Irmak ilk akla gelenler.
0
villeneuve
(24.05.08)
mercan dede şarkıları
0
baldur
(24.05.08)
@alkolik imam
lions in a cage gibi değilde daha çok nev'in efkarlı ve dem gibi türünden gece gece bana işkence edecek şarkılar istiyorum:). yoksa lions in a cage'de iyidir:)
0
🌸theripperknownasjack
(24.05.08)
(bkz: lane moje) aah ah
0
la traviata
(24.05.08)
enstrumantal dinleyin.yani sözsüz daha bi güzel acıtıyo.direk hiç kasmadan "yansımalar" önce bi beyhude,sonra pervane olur senden kalan olur, uzakta olur...bildiğin damar gece gece,canım çekti.
0
kanuniye
(24.05.08)
Sufi müzik'den flamemko'ya serisi
0
3200
(24.05.08)
sezen aksu-dua
0
mentirosa
(24.05.08)
(bkz: dinle)

eurovision'a katilmi$ti hani, aklima geldi i$te oyle. adamin amina koyar mi bilmem :)
0
katafalk
(24.05.08)
Pentagram - Tigris
0
fredi
(24.05.08)
ince saz - adem ile havva var. üfleyen de salih bilgin. ikinci bahar isimli dizinin müziği idi.
0
can itin
(24.05.08)
(9)

komik arabesk parçalar

tan vakti
ben komik esprili arabesk parçaları soruyorum. örneğin ümit besen "i love you" ibrahim tatlıses "amanın taksi" gibi bunlara çeşitli örnekler rica ediyorum...
ben komik esprili arabesk parçaları soruyorum. örneğin ümit besen "i love you" ibrahim tatlıses "amanın taksi" gibi bunlara çeşitli örnekler rica ediyorum...
0
tan vakti
(23.05.08)
ciddi ciddi yazılmasına rağmen bana komik gelen hakkı bulut'un efsane şarkıları vardır.

* ben seni sevmedim allahsız taptım, taptım be yav.
* kıskanıyorum, aka (henüz 3 yaşında bir kardeşim var, seni ondan bile kıskanıyorum)
0
eksi daglarinin aslani
(23.05.08)
taverna ama işinizi görür sanırım
(bkz: pardon bir dakika bakar misiniz)
0
parantez
(23.05.08)
Özcan Deniz'den: (bkz: drakula memo) ve (bkz: ne haber moruk)
0
crown
(23.05.08)
Gerizekalı sevgilim. Zuzaylı Mustafa Topaloğlu'ndan. (:
0
villeneuve
(23.05.08)
pcf ilgili klasorunden aktariyor:
cilveli agus ( bunun her sarkisi bu tanimdadir diyebilirim, misal erkek duskunu nazmiye)
nejat alp - arkadasim
mustafa topaloglu - gerizekali sevgilim ( m. topaloglu'nun cok sarkisi var boyle aslinda)
hakki bulut - koyluyum ( guzel sarkidir ama bu :) )
banu alkan - kaldir, bir gun beni arzularsan ( bu kategoride degerlendirmek istedim)
ali avaz ( bunun cogunu sildim, kompiterde yer yoktu ama aratinca sarki isminden bulabilirsin aradigin tatta olanlari)

aklima gelirse eklerim daha.
0
pyro clustic flow
(23.05.08)
www.mahmutabi.com
0
omer460
(23.05.08)
franzferdinand'a sor (bizim franz)
0
radikalherif
(23.05.08)
arif susam: (bkz: dübeş attım yek geldi)
mustafa topaloğlu: (bkz: abu ci ci)
halil taşkın: gazla şöförüm
resul balay: (bkz: nazlı yarim haber salmış)
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(23.05.08)
ata demirer'in arabesk tarzı söylediği $arkilari var...
0
05
(24.05.08)
(11)

insanlar neden şiir severler? siirden ne anlarlar? ben neden nefret ediyorum siirden?

petekdoku
cok denedim. gittim kitaplar aldım, cumhuriyet kitap'in cevat capan tarafindan dunyadaki unlu sairleri ve siirleri tanittigi kosesini uzun sure takip ettim ama sevemedim, sevemiyorum. kendimi bildim bileli kitap okurum. oyku roman deneme gibi edebiyatin diger kollariyla ilgiliyim ve fakat siir gorun
cok denedim. gittim kitaplar aldım, cumhuriyet kitap'in cevat capan tarafindan dunyadaki unlu sairleri ve siirleri tanittigi kosesini uzun sure takip ettim ama sevemedim, sevemiyorum. kendimi bildim bileli kitap okurum. oyku roman deneme gibi edebiyatin diger kollariyla ilgiliyim ve fakat siir gorunce bir tuhaf oluyorum. dunyada bu kadar seveni olan bir sanat dalini "bu ne ya boyle?" diyerek de bir kenara atmadim. dedigim gibi okumaya anlamaya sevmeye calistim. ama anlamiyorum, sevmiyorum. boyle siir dinletilerinde kendinden gecen insanlara hayretle bakiyorum. su anda kendimi yataga uzanmis bir sekilde siir kitabi okurken hayal ettim, tuylerim diken diken oldu. ben de mi bir tuhaflik var?

"sende hayal gucu yok, siir seven insanlar dus kurmayi seven insanlardir." disinda cevap veren herkese simdiden cok tesekkurler.
0
petekdoku
(16.05.08)
aynı problem benim esimde de var. ben cok siir severim, kendim de yazmaya calisiyorum bişüler. fakat gelin görün ki, eşim bi türlü şiir okuyamıyor. çok sevdigim çok etkilendigim şiirleri mısraları paylaşıyorum, ne var ki bundan simdi diyor :)
dogru yoldan açık açık söylemek anlatmak varken neden benzetmeler, neden imalar, niye gizli anlamlar diyor. sıkıcı diyor.aynen su siir okurken tuylerin diken diken olması (keyifsizlikten) onda da var. zevk meselesi bu sanırım =)
ben de artık ben futbolu sevemedim, o da şiiri sevemedi diyor geciyorum. çok takmayın bence siz de. sonucta bale yi düşünün, o da bir sanat dalı ben de bale izledigimi dusununce sıkıntıdan patlyıorum =) herkes herseyi sevmek zorunda diil ki .. dimi yani
0
merope
(16.05.08)
bana gayet rahat yazılabilir birşey gibi geliyor şiir. hiç birşey ifade etmiyor. insan zaten bir huşu içerisinde, duygusallıktan ölecek gibi olan bünyelere altalta yazılmış yarımşar cümlelik bir metin verince, zaten "ahh ne kadar güzel yazmış" tepkisi alıyor.
ama tabi muhtemelen ben sığ biriyim ondan böyle geliyodur bana ayrı konu. kimse çıkıp "sen anlamazsın zaten heyt höyt" demesin. onu diyorum zaten ben de anlamıyorum...
0
kisa
(16.05.08)
petekdoku abi kasma boşuna zorlamakla olmuyo, ben hiç denemedim bile şiir okumayı falan ilk okul 1 de okumayı öğrendiğim andan itibaren kılım şiir olayına.bir insanın gerçekten şiiri sevebileceğine pek inanasım gelmiyor.abi bu şiir severlere mikroçip mi takmışlar yoksa yazılımmı atmışlar bizim bilmediğimiz kanalları çekiyolar :)
abi günümüzün dünyasında çok güzel sinema filmleri var,tiyatro var,artık neredeyse kişisel müzik denilen bir olay var.eee abi ne bu hamlet olayları şimdi?
yahu asenanın oryantel dansı bile daha duygusal şiirden :)
ayrıca bir sürü şarkı sözü yazma denemem oldu.çoğu yakın arkadaşlarım tarafından beğenildi fakat hiç zorlanmadım çatır çatır yazdım abi.ayrıca müzikle ilgilenmekteim.son derece duygulu bir insanımdır(hayvan olmadığım zamanlarda)
ama bilmiyorum abi.yok böyle bişi...
0
omer460
(16.05.08)
şiir minimum kelime ile maksimum şey anlatma sanatıdır. ama her sanat gibi birşey. sevmek zorunda değilsin.
yani mesela tiyatro da güzel bir sanat ama ben de tiyatroya gidemiyorum. böyle yapay, yapmacık vs geliyor her zaman.

kaldı ki, bazen şiir yazan insanlar bile şiir okumaktan hoşlanmayabilir. birisi uzuuun uzuuun şiir okuduğunda karşımda ter basıyor yeminlen.
0
kahvegibi
(16.05.08)
edebiyat mezunuyum, zevk alarak okudum, ama şiir sevmiyorum şahsen.. ya da genel olarak şiir sevmiyorum diyeyim, arada "hmm enteresan, güzel bak" dediğim vardır üç beş tane.. sebebi de çoğu şiirde bir derinlik görememem..

ortaokul-lisede herkes şair olur mesela, üç beş satır bir şeyler yazıp dünyanın en güzel eseriymiş gibi davranır.. buna hormon patlaması, duygu yoğunluğu sebebiyle bir şey diyemiyorum, acı çeksin ki ergenlikten çıksın gençler..

ama kocaman insanların dudaklarını titrete titrete, gözlerini belerte belerte şiir okuması gayet itici geliyor.. örnek vermeyeyim şimdi, "o nasıl sevilmez" diye polemik çıkmasın :)

eğer şiir sevmek istiyorsanız tavsiyem; farklı türleri farklı akımları deneyin, olmuyorsa kasmayın.. hepimiz duygu topu değiliz sonuçta, bir sonbahar yaprağının döne döne yere düşmesi herkese bir şey ifade etmek zorunda değil.. şahsen üzerine basar geçerim, çıkan "çıtırk" sesinden zevk alırım, nasıl düştüğü beni ilgilendirmez..

bu vesileyle bir de mesaj vermek isterim: bugüne kadar "ya sen edebiyatçısın bak bakayım güzel olmuş mu" diyen / gelecekte diyecek hisli arkadaşlara.. nazik davranmak zorunda bırakmayın, güzel değil şiirleriniz.. ya da ben hislenmiyorum sizin kadar.. cezmi ersöz'e gönderin, istediğiniz cevabı alacaksınız..
0
sharpenter
(16.05.08)
ulen ben de yıllardır yalnız olduğumu sanıyordum.
utancımdan söyleyemezdim, insan içine çıkamazdım be!
vay vay vay..
nası sevindim yani şu an anlatamam =)
ben de sevmiyorum ulan!
napim bayık geliyor bana şiir miir!
arkadaşlar, birleşip örgüt kuralım.
ilk eylemimiz de ibraam sadri yi dövmek olsun.
0
punkertifo
(16.05.08)
ben de zerre kadar zevk almam $iir okumaktan. ben de tek basimayim saniyordum ama gercekten bi suru insan varmi$ ayni $eyi payla$tigim. bir de arkadaslarim vardi bir ara, "ben sana $iiri sevdiririm, adam gibi $iir duymamissin sen de o yuzden sevmiyosun" derdi.

burdan ona bay bay yapiyorum.

sizi seviyorum :)
0
safepassage
(16.05.08)
Şiir derken; Şiir var,şiir var,şair var şair var. Beş hececiler,yedi meşaleciler,ikinci yeni gibi bin bir çeşit akım mevcut örneğin türk şiirinde. Cumhuriyet dönemi şiiri ile günümüz şiiri de birbirine benzemez mesela. Şöyle diyelim yine örneğin; genç şairler daha soyut yönü ağır basan bir nevi sürrealist şiirler yazarlar, edebiyat dergilerinde kimi kez rastlıyorum. O tarz şiirleri bende pek tutmuyorum, hani tabir-i caizse ayakları yere basan şiirden hoşlanıyorum. Yani özetle arayan belasını da bulur istediği şiiri de. :D

Hürmetler
0
villeneuve
(16.05.08)
son derece normal bir durum. herhangi bir seyin eksikligiyle, yanlisligiyla yorumlanamaz kesinlikle. siir de siir okuyan insan da oldum olasi germistir beni de..

alakali olarak: (bkz: siir sevmeyen insanlar)
0
zakk
(16.05.08)
sanat dediğimiz $ey biraz burun gibi. kurcalamadıkça verdiği hazzı tarif edemiyoruz.
0
durum serserisi
(16.05.08)
Ben de yazmayı severim mesela, okumayı yazmak kadar çok sevmem ama öyle çok çok seviyorum diyemem, duygulanmam yani okurken falan, sadece güzel gelir. Yani sevmenin de bi seviyesi olabilir insandan insana değişir. Tuhaflık ya da tartışma konusu olmaması lazım böyle şeylerin tabi seviyeli tartışabiliyorsanız ne ala.. Hayat böyle birşey işte..
0
ermanen
(16.05.08)
(8)

Ağlama problemi

merope
genelde insanların ağlayamama problemi olur ama ben artık nasıl bir yaşam formu isem bende de tam tersi ağlama sorunu var.Çocuklugumdan beri, olur olmaz her boka agladıgım gibi aglama olayına mani olamıyorum. Sorun özetle şu: etkilendigim her olayda muhakkak göz yaşı üretiyorum.Bu yuzden hem cocukk
genelde insanların ağlayamama problemi olur ama ben artık nasıl bir yaşam formu isem bende de tam tersi ağlama sorunu var.
Çocuklugumdan beri, olur olmaz her boka agladıgım gibi aglama olayına mani olamıyorum. Sorun özetle şu: etkilendigim her olayda muhakkak göz yaşı üretiyorum.

Bu yuzden hem cocukken hem de ergenligimde cok sorun yasadım. Bilerek isteyerek aglıyor durumuna düştügüm zamanlar oldu.

Ama kendimi ne kadar sıkarsam sıkayım ne kadar denersem deneyeyim, o beni aglatacak kadar etkileyen durumdan aglamadan çıkamıyorum. Olmuyor!Tutamıyorum bi türlü gözyaşımı.

Ama Artık cidden çok zorluk cekiyorum. yaş kemale erdi. Çalışıyorum haliyle. İşyerinde Sogukkanlı olmam gereken durumlarda gözlerim yaşarıveriyor. Mesela Sabah serviste giderken yolda ezilmiş kedi görüyorum kendime mani olamıyorum. Gözlerimden bir iki damla muhakkak akıyor.
Ne yapabilirim? Bana artık çok büyük bi zaaf gibi gelmeye basladi bu. Bıktım gözlerimin ıslanmasından.İnsanların arasında gözlerimin dolmasını istemiyorum artık. Bi akıl, bi fikir..

Mesela bir örnek: mutlu prens diye bir hikaye var ya, onu her düşündügümde aglarım. istisnasız. biraz konsantre olup o kırlangıcın prens yuzunden gidemeyip öldügünü düşününce hemen yasarıveriyor gözler.kardesim bazen sırf benle ugrasmak icin mutlu prensi anlatmaya baslar. hep kendimi tutmak istiyorum ama suan oldugu gibi gözlerim yasarıveriyor.

neden ama neden? hayatımda bi travma, bi mutsuzluk olmadı, yani çok mutlu bi çocukluk gecirdim, mutlu bi ergenlik, güzel bir evliligim iyi bi hayatım var, bu kadar zırlak olmamın nedeni ne olabilir sevgili insanlık, psikolojiden anlayan birileri yorum yaparsa mutlu olurum

Şahsi bir konu oldugu için profesyonel olmayan yorumlarınızı yazmamanızı "rica" ediyorum.
0
merope
(09.05.08)
yüksek tansiyon belirtisi. bir ölçtürün derim.
0
pain
(09.05.08)
yok duzenli ölçtürüyorum tansiyon aleti var. tansiyonumda hiçbi anormallik yok çok şükür.
0
🌸merope
(09.05.08)
bilinc altinizda aglamanin bireyde ubermensch ligi simgeledigini dusunebilirsiniz. yani her ne kadar bu durumdan sikayetci olsaniz da , "baska varliklari o kadar cok onemsiyor ve onlara deger veriyorum ki; onlarla ayni duygulari-acilarini-paylastigimdan gozlerim doluyor, agliyorum. bu da benim ne kadar durust ve ideal bir insan oldugumu gosterir." gibi bilincsiz bir sekilde kendi egonuzu tatmin ediyor olabilirsiniz. zaten yazdiginiza da bakilirsa bu yonde, ubermensch olma yolunda bir cabanizda var gibi.

"hayatımda bi travma, bi mutsuzluk olmadi,yani çok mutlu bi çocukluk gecirdim, mutlu bi ergenlik, güzel bir evliligim iyi bi hayatım var"
0
egotm
(09.05.08)
ayrica suralara da bakabilirsin:

answers.yahoo.com

www.revolutionhealth.com

bipolar bozukluk oldugundan bahsediyorlar.
0
egotm
(09.05.08)
egotm sanırım sen yanlış anladın. ben orda hayatımda aglak olmama sebep olabilecek depresif, üzücü bir durum olmadıgını, mutlu bi hayat yasadıgımı anlatmak istedim.
çünkü biri bana cok aglıyorum neden dese önce mutsuz bi hayatı oldugunu bunu aglayarak dısarı vurdugunu düşünürüm. onu açıklıga kavusturmak için yazdım yani ubermensch bi insanım demek icin diil.

gonderdigin linklerde de insanlar bunun belli donemlerde oldugunu söylüyo. ben kendimi bildim bileli çok kolay aglayan bir insanım.

ayrıca bipolar davranıs bozuklugu falan da çok ütopik bi tespit bunu da belirteyim.
0
🌸merope
(09.05.08)
Ego tatmini olduğunu düşünmüyorum. Egotm'nin sözünü ettiği 'değer' kavramı anahtar kelime burada. Yolda gördüğümüz ezilmiş bir kediye yahut acı çeken bir hayvana denk geldiğimizde bizim etkilenmemize neden olan şey değer olmayabilir de. Normalde gördüğümüzde hiç umurumuzda olmayan bir sokak köpeğini acı çeker bir halde gördüğümüz zaman vereceğimiz tepki çok farklı olabilir.

Kaldı ki,giderek yozlaşan toplumsal ilişkilerin de hakim olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Bence bu tarz insani hislerimizi kaybetmemiş olmak bile büyük şans. Artık yolda birbirlerini çekip silahla vuran insanları gördüğünde bireyler hiç bir şey olmamış gibi davranabiliyor. Mahiyeti gereği aslında anormal olan bir durumu kanıksamış durumdalar (durumdayız) yani. Ağlama meselesine dönersek;aklıma sezen aksunun şarkısı geliyor: Ağlamak güzeldir,süzülürken yaşlar gözlerinden sakın utanma.
İnsanların duygularına gem vurmamaları gerektiğine inanıyorum. Ancak ağlamak fiili
ortada nedensellik ilişkisi kurulabilecek en ufak bir olgu yokken oluşuyorsa belki o zaman obsesif bir durumdan söz edilebilir. Ki bence burada da böyle bir şey yok.

Uzattığım için bağışlayın,Umarım meramımı anlatabilmişimdir :)
0
villeneuve
(09.05.08)
villeneuve sorunuza yanıt vermemis ama benim demek istedigim seye acıklamalarıyla ornek olmuş:
"Bence bu tarz insani hislerimizi kaybetmemiş olmak bile büyük şans."
toplumda "aglamak", hassaslık, empati gibi duygular yüceltilir. özellikle çocuklukta bu tür şartlandırmalar çok olur; bence siz de bunun sonucunda ağlıyorsunuz. yani, ağlamak ailenin hor göreceği, hatta lanetleyeceği bir davranış olsaydı muhtemelen siz de bu sıklıkta ağlamazdınız.
0
egotm
(09.05.08)
villeneuve , yorumun için çok teşekkür ederm.

egotm bir daha aglamamayı çok isterdm.horlandıgım zaman da oldu. niye bıktım sanıyorsunuz aglamaktan?
insanlar daha gözyaşlarini tutmayi beceremeyen biri hakkinda olumlu şeyler mi düşünüyor saniyorsunuz?
genelde sizin yaptiginiz gibi “patolojik” yorumunda bulunuluyor malesef. bu yüzden aglamak ciddi bir eziyet. insanlarin ağladiginizi görmesi, hiç hoş birşey degil. bir daha ağlamamak isterdim dogrusu.
0
🌸merope
(12.05.08)
(10)

11 mayıs 2008 ales

plt radioman
bu sınavdan bir tek korkan ben miyim?üniv. biteli 1 yıl oldu,7 yıldır da ne matematik ne de türkçe ile ilgili hiçbirşey yapmadım (basit 4 işlem saymazsak)..ve şimdi bu sınava girip napacaksam?!vakit bulup kitap açmadım da,nolecek?
bu sınavdan bir tek korkan ben miyim?

üniv. biteli 1 yıl oldu,7 yıldır da ne matematik ne de türkçe ile ilgili hiçbirşey yapmadım (basit 4 işlem saymazsak)..ve şimdi bu sınava girip napacaksam?!

vakit bulup kitap açmadım da,nolecek?
0
plt radioman
(04.05.08)
Bu sınava birçok öğrenci çalışmaz bile. Korkmana gerek yok, ortalamanın biraz üzerinde bir öğrenciysen yüksek bir puan alabilirsin rahatlıkla.
Başarılar,
Bol şans :)
0
villeneuve
(04.05.08)
ales'e çalışılmaz, çalışılsa da pek bir şey farketmez. hız kazanmak için geömiş yıllardan iki test çözseniz yeter.
0
lykos
(04.05.08)
1 hafta yeterli bir süre çalışmak için sanırım.

Ben de kitap defter açmadım henüz ama 1-2 güne başlarım diye planlıyorum :)
0
blackmore
(04.05.08)
kpss genel yetenek için kitapçıklar var onlardan edinip basit formüller hatırlanabilir. ya da benzeri formül kitaplarıyla.
böylece; mesela 30-60-90 üçgeninin kenarlarının oranlarını hatırlamak için sınavda ispata girişip amerika'yı yeniden keşfetmek zorunda kalmazsınız.
0
caturanga
(04.05.08)
anasını satayım ben de çalışmadım daha :(
0
forrestgump
(04.05.08)
valla ben biraz çalışmayı denedim (yalnız bunu matematiği epey zayıf olan biri olarak söylüyorum) geometri ve grafik soruları hariç bana çok kazık geldi. önceden sağlam bir temeliniz varsa ne ala, ama yoksa bence pek kolay bir sınava benzemiyor.
bir de giriş formları hala adresime postalanmış değil. size geldi mi? bu hafta gelir mi acaba?
0
magdalena
(04.05.08)
geometri yoktu son ales'te. çıkarsa kenarortay, teğet, kiriş vs bakmak faydalı olur tabii.
0
lykos
(04.05.08)
ben seneye girecem bu sınava ve ciddi ciddi sabahlara kadar çalışmayı düşünüyodum. üniversitenin son demlerini yaşayan biri olarak sorabilir miyim neden çalışılmaz ales'e?
0
deckard
(04.05.08)
Eski puan sisteminde, çalışınca 69 çalışmayınca 70 alan bir kişi olarak söylüyorum ki, ALES'e çalışılmaz. Zaten çalışılacak bir şey de yok, en fazla bilgi gerektiren soru çarpanlara ayırma olarak çıkıyor. O gün size denk gelir veya gelmez, bir de A1 kitapçığı gelecek kadar ballı bir insansanız süper olur mesela (o zaman sorular makul sırada geliyor). ALES'ten iyi puan almanın şartı sayısal bölümdeki ilk 20 soruyu 10 dakikada halledebilmektir, eğer ilk 20 soruda 20 dakika harcarsanız hayatta yetişmez.
0
sui
(04.05.08)
Neden çalışılmaz ? Çünkü burada çıkan sorular çok genel nitelikli sorulardır. Bir nevi genel kültür diyelim, derken hafif açalım. Örneğin sözel bölümde soru olarak şu tarz sorular çıkar: Paragrafın anlam bütünlüğüne göre sonuna şıklardan hangisi eklenmelidir ? gibi. Sayısal bölümde de mesela sudoku tarzı kutucuklar olur,işte boş olan kutuya hangi sayı gelmelidir der. Yanlış anlaşılma olmasın soruların tümü bu şekilde değildir. İşlem soruları vs de vardır. En iyisi bir ales kitabı edinip şöyle üstün körü göz gezdirmek. O zaman daha rahat anlayacaksınız.

Bir de son not: master demek çok fazla şey demektir. Davulun sesi uzaktan hoş gelir, Lisansa benzemez uyarmadı demeyin, iyi düşünün :)) Ama bir yandan da uzmanlaşmak, bilgi birikimi edinme fırsatı var ki en güzel yanlarından biri de şüphesiz bu.

Neyse,çok uzatmayalım herkese başarılar.
0
villeneuve
(04.05.08)
(4)

takim sporlarinda yapilan kasti faullerde ve hareketlerde hak hukuk arayisi

petekdoku
takim sporlardan en populeri fitboldan ornek vereyim hemen: simdi bir macta bir futbolcunun ayagi, rakip takimdaki bir futbolcunun kasti tekmesi sonucu kiriliyor. adamin ayagini kiran bu futbolcu hakem tarafindan kirmizi kart, ilgili federasyon tarafindan belirli sayida mac oynamama cezasi ile cezal
takim sporlardan en populeri fitboldan ornek vereyim hemen: simdi bir macta bir futbolcunun ayagi, rakip takimdaki bir futbolcunun kasti tekmesi sonucu kiriliyor. adamin ayagini kiran bu futbolcu hakem tarafindan kirmizi kart, ilgili federasyon tarafindan belirli sayida mac oynamama cezasi ile cezalandiriliyor.

benim merak ettigim, peki bu ayagi kirilan adam, gitse savciliga, "herif bana kasti tekme atti, ayagimi bacagimi kirdi, futbolculugumu yedi bitirdi, o tekme olmasa buyuk yildiz olacaktim!" diye sikayette bulunsa, savcilik tarafindan gereken yapilir mi?

kasti yapilan bu faulleri gectim, rakibe kafa atma, rakibin suratina tukurme, rakibe agir kufur etme gibi durumlarda da magdur olan sporcu ayni sekilde sikayette bulunsa ornegin, kafayi atan ya da agir kufurler eden diger futbolcu gozaltina alinir mi? yoksa, savcilik "zaten bu adamlarin cezasi hakemler, federasyon tarafindan veriliyor, acaip acaip islerle bizi ugrastirma!" mi derler?
0
petekdoku
(02.05.08)
Ben derim ki;
Şimdi hukuk terminolojisinde hakimin takdir yetkisi vardır. Örnekleme yaptığımız durumlar özel hukuk alanında bir dava konusu olarak karşısına geldiğinde(gelebileceğini düşünüyorum)ilgili mevzuatı da göz önüne alarak bu şekilde bir karar verebilirler. Mesela ciddi anlamda direk rakibe giren oyuncular halihazırda çıkabiliyor. Allah muhafaza o darbe neticesinde gerçekten futbol hayatını bitirebilir bir darbe oyuncunun.Burada bir illiyet bağı vuku bulabilir. Hakimde işte bu takdir hakkını objektif olarak ve pek tabii hakkaniyet çerçevesinde kullanarak karar alabilir. (Örneğin maddi tazminat kararı gibi )
Baştan da belirttiğim üzere tamamen kişisel bilgilerim doğrultusunda yazmış olduğum şahsi fikrim bu. Doğruluğu konusunda iddiam yok.
0
villeneuve
(02.05.08)
burada yapılan hareketin spor müsabakası çerçevesinde kalıp kalmayacağına bakılır. yani adam bilerek ağzınızı burnunuzu kırmak için girişiyorsa burada suçtan söz edilebilir. ama dediğim gibi tek ölçüt, yapılan hareketin spor hareketi içinde kalıp kalmayacağı. eğer abartı varsa bunun ucu haksız fiile girer ve kasten yaralamaya kadar gider. şimdi o tv'lerde gördüğümüz maç sonrası kavgalarını fitbolculardan biri şikayet etse karşı tarafa ceza -hatta hapis cezası bile- verdirebilir. şikayet etmiyorlar o ayrı konu.

savcılık fitbolcuyu gözaltına da alır davayı da açar hiç acımaz. federasyonun verdiği ceza mahkemeyi hiç mi hiç bağlamaz çatır çatır içeri bile atabilir.
0
colg fusion
(03.05.08)
ılgılı federasyonlar bu olaylar ıcın tahkim kurulu olusturmuyomu?
mesela bende sana bariz bilerek yapılan bi suc soyleyım..
bir atlet doping maddesi alıyo.kosmaya baslıyo.bırıncı gelıyo.daha sonra dopıng yaptıgı anlasılıyo ve madalyası alınarak ıkıncıye verılıyo ve ilgili federasyonun tahkim kurulu o atlete belırlı bı ceza verıyo..

bu olay ıcın kımse kımseye dava acmıyo.yanı bildigimiz mahkemede dava acmıyo.

uluslararası spor mahkemesi vardır.orada acılır dava ve sadece spor hayatı ıcın bı karar alınır.tutukluluk vs olmaz.futbolcular ıcınde bu boyledır diye dusunmekteyim..

en yakın ornek NBA de yasandı.detroit macında bilerek ve ısteyerek bırlırıne yumruk, tekme attı.bunun neticesinde ilgili organizasyona baglı ceza kurulu basketbolculara mac oynamama ve para cezası verdi.
0
isott
(03.05.08)
federasyon ile sporcular arasında (ya da en azından takımlar vasıtasıyla) bir sözleşme olduğunu düşünüyorum. "maç sırasında ayağım da kırılsa, bir daha futbol oynamayacak duruma da gelsem, öyle de olsa, böyle de olsa, cezayı federasyon ve oluşturduğu kurullar verecektir. mahkemeye başvurmayacağıma yemin ederim, mahkemeye gidersem, ekmek kuran çarpsın" şeklinde mesela.

yoksa ortalık çok karışır. lisans çıkarılırken böyle bir sözleşmenin zorunlu olması çok mantıklı geldi birden.
0
co2s2
(03.05.08)
(7)

Turkiye'den Italya'ya ucuz havayolu sirketleri

dengesiz pamuk
Merhaba arkada$lar. 3 temmuzda interrail icin start veriyoruz arkadaslarla. Istanbul'dan italya'ya ucmam gerekiyor. Gitmem gereken $ehir Roma. Esasinda direk Roma'ya ucmak istiyorum. Onerebileceginiz ucuz havayolu sirketleri hangileridir? Ayrica MyAir'in Roma'ya ucu$u yok, Milan'a gitsem oradan Roma
Merhaba arkada$lar. 3 temmuzda interrail icin start veriyoruz arkadaslarla. Istanbul'dan italya'ya ucmam gerekiyor. Gitmem gereken $ehir Roma. Esasinda direk Roma'ya ucmak istiyorum. Onerebileceginiz ucuz havayolu sirketleri hangileridir? Ayrica MyAir'in Roma'ya ucu$u yok, Milan'a gitsem oradan Roma'ya gecmek icin hangi yolu izlemeliyim (tren falan konusu i$te). Ilk yurtdi$i deneyimim olacak o yuzden ziyadesiyle bilgisizim. Yani Milan'da havaalanina indigimde Roma'ya gecmek icin tren istasyonuna nasil ula$irim vs. Tabi Milan'da inmem $art degil. Alternatiflere acigim. Bi yardim ederseniz hayalleri gercek kilacagiz ;)
0
dengesiz pamuk
(01.05.08)
Alitalia ?
0
villeneuve
(01.05.08)
myair en ucuzu, sonrasinda sadece alitalia var ucuz olan ki myairin 2 kati fiyati var kendisinin.
myair ile milanoya, orio al serio ya iniyorsunuz. 7€ ya shuttle ile stazione centrale (ana tren istasyonu,son durak ve milanonun merkezi)ye geliyorsunuz -30/45 dk suruyor yol-. ordan roma trenine binip romaya terminiye geciyorsunuz ve hosgeliyorsunuz romaya. 4 saat suruyor roma tren ile. é molto facile, non c'e bisogno preoccupare.
0
no christ requiress
(01.05.08)
Milan'in tum havaalanlarindan Milano Centrale istasyonuna servislerle ulasabilirsin. Bildigim en az iki sirket var. Ayrintilarina havaalanlarinin web sitelerinden ulasabilirsin. (bkz: malpensa) (bkz: orio al serio) (bkz: linate)
Milan'dan Roma'ya trenle gitmek icin de (bkz: trenitalia)
0
sethi
(01.05.08)
myair! hele bileti simdi alirsan vergiler dahil olmadan 10 euroya bilet bulabilrsin.. ama vergilerle 100 falan oluyo.. yinede digerlerine gore cok ucuz
0
orange coffee
(01.05.08)
cok tesekkur ederim bilgiler icin arkadaslar.
Alitalia'nin temmuz 3 icin ucu$ bileti 335€'dan ba$liyor, yaptigim plana ve ayirdigim paraya gore fazla bi para bu ki thy fiyatlari da o civarda. Pegasus'un gidecegim tarihlerde Roma'ya ucu$u yok. Onun di$inda sanirim 150€ ayirdigim ucu$ bileti param ile Istanbul'dan aktarmasiz Roma'ya inme $ansim yok sanirim ya da ben aktarmasiz bu fiyatlara ucan bir firmayi henuz aramalarimda denk getiremedim :S

$imdilik mantikli gorunen MyAir ile Milan'a inip shuttle ile Milano Centrale'den Roma'ya trenle gecmek zira MyAir ile Milan ucu$u vergilerle 100€ anca ediyor. yada cavalluccio arkada$imizin dedigi gibi Milan havaalanina inip oradan Ryanair ile Roma'ya ucmak -Eger dedigi gibi 10 euro ise (oh yeah).

Bu arada @cavalluccio, msn ya da ne bileyim kullandigin ne varsa onunla ileti$ime gecme $ansimiz var midir? azcik bilgi lazim sanirim bana ;)
0
🌸dengesiz pamuk
(01.05.08)
Alitali'nın Roma'ya ve İtalya'daki birçok şehire kampanyalı fiyatı var. İnceleyebilirsin
www.havayolufirsatlari.com
0
scarlet
(21.12.11)
pegasus'un da sabiha gökçen-bergamo seferleri oluyor, ucuz yakalayabilirsen...
0
aboutablank
(21.12.11)
(11)

vicdan sorusu

kibritsuyu
arkadaşlar sabah mutfakta küflenmiş sucuğumu (git: 27621) kurtarmaya çalışırken mutfak balkonundan bi haşırtılar tangırtılar duydum. çıktım baktım ne oluyor diye, balkondaki barbekünün içinden bir güvercin uçtu. haydaa lan mangal ve kömür var orda neyi kurcalıyo acaba diye bi baktım ki ot çöp getirm
arkadaşlar sabah mutfakta küflenmiş sucuğumu (git: 27621) kurtarmaya çalışırken mutfak balkonundan bi haşırtılar tangırtılar duydum. çıktım baktım ne oluyor diye, balkondaki barbekünün içinden bir güvercin uçtu. haydaa lan mangal ve kömür var orda neyi kurcalıyo acaba diye bi baktım ki ot çöp getirmiş koymuş oraya, yuva yapıyor. şimdi yapsın problem değil de, orası bizim çok kullandığımız bir yer. zırt pırt o balkona çıkmamız icap ediyor. şimdi bu kuş gelip o yuvaya yumurtlarsa, biz balkona çıktıkça korkup kaçacak. bir türlü kuluçkaya yatamayacak. belki gerektiği kadar oturamadığı için yavruları yumurtadan çıkmayacak. o yüzden ben barbekünün içine naylon poşet falan tıktım, ağzını da büyük çöp torbasıyla kapattım. ama bir yandan da vicdanım kuşun yuva yapmasını engelledim diye beni rahatsız ediyor. ama gitsin daha rahat kuluçkaya yatabileceği bir yerde yumurtlasın diye yaptım. sizce yanlış mı yaptım?
0
kibritsuyu
(30.04.08)
kibritsuyu doğrusunu yapmışsın, ileride yumurta veya yavru olduğunda farketmeden zarar verseydin daha kötü olurdu. sen o zor durumu ortadan kaldırmışsın bana göre.
0
hayatacaylakkaldim
(30.04.08)
kuşlar genelde kuytu ve ulaşılamayacak yerlere yuva yaparlar. ağaçlar, karanlıkta kalan pencere kenarları, soba borusunun çıkışı filan.
zaten sürekli erişiminizin olduğu bi yere yuva yapması mantıklı diylmiş.
rahat edemez yani kuşcağız. iyi etmişsiniz. müsterih olunuz.
0
insensitive
(30.04.08)
Aynı şey bizimde başımıza geldi. Küçük balkonumuza kaç kez çalı çırpı taşıdılar. Annem her seferinde daha yeni yapılmaya başlamış yuvayı bozmak zorunda kaldı. Çok da üzüldük ama elden birşey gelmedi maalesef. :(
0
villeneuve
(30.04.08)
Bizim de basimiza bu olay gelip duruyor. yuvayi yaptigi yer mukemmel bir yer olmamasina ragmen 2 defa yuva yapti, yumurtladi, kuluckaya yatti ama ne yazik ki yumurtalar orada durmadi ve pit diye bizim balkona düstü :(

ben de bir tane sepet (ekmek sepetlerinden) alip yuva yapmak icin kastigi yere telle bagladim. gelsin simdi pasalar gibi yumurtlasin.
0
trimpot
(30.04.08)
güvercin hayvanı biraz aptal oluyor. yuva diye koyduğu şey de iki tane çalı çırpıdan ibaret. oysa doğada birçok kuş yumurtalarını korumak için şahane yuvalar yapıyorlar. of aslında düşündükçe daha da üzülüyorum. annemlerin evinin yanındaki binada tuvalet penceresinin önüne, daracık yere yumurtladı. yavruları çıktı, çıktığı gibi de o daracık yerden aşağı düştüler. iki yavruyu da kaybettik. aynı yere yine yumurtladı, yine yavrular çıktı, biz düşecek diye endişelenirken bu sefer de galiba kargalar kaptı. barbekü kargalr için ve yavrunun aşağı düşmemesi için güvenli. ama bizden rahatsız olabilir. ben de vicdanımı rahatlatmak için mangalı falan oradan çıkardıktan sonra sepetten yuva yapabilirim aslında. balkona da öteki kullanmadığımız kapıdan çıkarız.
0
🌸kibritsuyu
(30.04.08)
daha kötüsü geldi geçen hafta başımıza, kumrunun biri geldi balkondaki kombinin üzerine kondu, korkutup kaçırdık, bir kaç saat sonra bir baktım karşıdan bizim balkonu kesiyor, kıllandım, tabureye çıkp bir baktım kombinin üzerine çalı çırpı olmadan yumurtlamış, erken doğum herhalde, bütün gün çaktırmadan bekledik geri gelir diye gelmedi, kaldı yumurta orda.. ne yapalım şaşırdık, yumurta hala duruyor..
0
ayheytmayselfenvanttuday
(30.04.08)
güvercinlerin aptallığı konusunda hemfikirim, bence yanlış falan yapmamışsın, sabah sabah onların bana yaptıgının yanında az bile..
sabah servis beklerken bi ses duydum, sonra tepemdeki teldeki güvercinleri görünce (o anda pis pis sırıttıklarına eminim) gelen sesin ne oldugunu anlamam uzun sürmedi.. o değil de o nasıl başarıdır bir kerede üstümdeki hırkaya, çantama, ve sabah biraz serin oldugu için yine üstümdeki şala, elimdeki su şişesine ve elimde deney raporlarının oldugu poşete pisletebilme..
dün görmüş olsaydım bu soruyu "yazııık yuva da yapmış" falan derdim ama bugun sinirliyim onlara oh olmuş işte..
0
light beam
(30.04.08)
Arkadaslar güvercin ya da vs kuşların yuva yapmasını istemiyorsanız birkaç tane rüzgar gülü bu işi kökten çözer :)
0
betty puf puf
(30.04.08)
yalnız kibritsuyu adına herkese söylemekte fayda var;
yuva bozanlar, yuva yapmasına engel olanlar filan dışarda hazır değişik ebatlarda kuş yuvaları satılıyor. çoğunluğu ahşap. camilerde filanda görmüşsünüzdür. ha işte onlarda alıp daha tenha yerlere kurarsanız hem vicdan sızısından kurtulursunuz hemde hayırlı bir iş yapmış olursunuz.
yoksa hepinizi panter emel yesin diye beddua ederim.
0
etna
(30.04.08)
normalde çatı pervazlarına falan yuva yapar bunlar. aslına bakarsan o güvercin sana tanrı tarafından gönderilmiş bir hediye. yani gidip barbeküyü bulması ve hatta içine çer-çöp koymasının tek açıklaması var: pişir beni.
0
insanimsi
(30.04.08)
baştan engellediğiniz iyi olmuş. sonra herhangi bir şekilde yuvaya dokununca yumurtaları bırakıp gidiyorlar, daha kötü oluyor. aklımızca daha güvenli ve rahat hale getirmiştik biz de yuvayı. ama kuş evi yapmayı hep istemişimdir, alttaki galericilerin sabote edeceğinden emin olmasam dakka durmazdım.
0
lykos
(30.04.08)
(1)

alınık sedona bisiklet

nomukasonduka
başlıkta da yazdığı gibi aynen. beyaz olursa ne ala.. bi de sey sormak istiyorum ikinci el bisiklet bulabileceğim yerler var mıdır? böyle ikinci el bisiklet pazarı gibi..
başlıkta da yazdığı gibi aynen. beyaz olursa ne ala.. bi de sey sormak istiyorum ikinci el bisiklet bulabileceğim yerler var mıdır? böyle ikinci el bisiklet pazarı gibi..
0
nomukasonduka
(28.04.08)
İstanbulda unkapanına gelmeden Haşim İşcan geçidiydi sanırım, orada olabilir belki. Emin değilim ama bir sürü bisikletçi var,ikinci elde vardır herhal. ?
0
villeneuve
(28.04.08)
(2)

Pahalı ve zor olmayan çok da bir şey beklenmeyen yüksek lisans

azeroth
bilgisayar mühendisliği mezunuyum ve askerliğimi yaptım, çalışıyorum; sırf genel kültür olsun ve de olaylara sadece mühendis gözüyle bakmamak için derslere gidip muhabbet dinlermiş gibi yapabileceğim ve öyle çok zorlanmadan mezun olabileceğim işletme türü bir yüksek lisans arıyorum. zaten askerliğim
bilgisayar mühendisliği mezunuyum ve askerliğimi yaptım, çalışıyorum; sırf genel kültür olsun ve de olaylara sadece mühendis gözüyle bakmamak için derslere gidip muhabbet dinlermiş gibi yapabileceğim ve öyle çok zorlanmadan mezun olabileceğim işletme türü bir yüksek lisans arıyorum. zaten askerliğimi yaptığım için askerden kaçmak amacında olmadığımdan kolay kabul edileceğimi düşünüyorum tabi bu ne kadar doğru bilemem. maddi anlamda çok yük olmayacak mümkünse devlet üniversitesinde genel kültür eğitimi gibi olacak sadece derslerle ve sınavlarla uğraşabileceğim mümkün mertebe yalan ama sanki ilerde yönetici olabilirmişim gibi de az birşeyler öğreten bir yer olursa süper olur. istanbul'da düşünüyorum. çok şey istemiyorum aslında pahalı ve zor olmasın; zaten olmazsa da yapmasam da olur. belki işime yarar hem de boş zamanlarımı değerlendirebilirim gibime geliyor. şimdiden teşekkürler...
0
azeroth
(27.04.08)
ikinci öğretimler tezsiz oluyor sanırım. hem yük olmaz hem de işten izin almanız gerekmez.
0
leylak sarabi
(27.04.08)
Senin belirttiklerinden yola çıkarsak; tezsiz yapman daha karlı, sonuçta kasmak istemiyorsun. Arkadaşların dedikleri gibi tezsiz demek devlet üniversitesinde neredeyse özel üniversite fiyatı demek. Yazın ben istanbul üniversitesine bakmıştım. Fiyat hatırımda kalmadı fakat bayağı pahalıydı. Bir nevi 2.öğretim gibi yani fiyat pahalılığı :)
Öte yandan; devlet üniversiteleri en hafifi de olsa kastırır. Özel üniler bir nebze daha rahat.Bir nebze diyelim de şimdi özel ünide yüksek yapanlar üstümüze gelmesin :) Açıkçası senin yerinde olsam dil kursuna giderim bu şekilde bir düşüncede yüksek yapmaktansa. İngilizcen varsa İspanyolcayı deneyebilirsin. Bilgisayar mühendisi de aslan gibi adamsın daha ne olsun :)

Sağlıcakla.
0
villeneuve
(27.04.08)
(3)

sizce hangi parfümü alayım??

mortanius
Arkadaşlar, parfüm almak istiyorum fakat 3 seçenek arasında takıldım kaldım karar veremiyorum..* Lacoste Essential* Clinique Happy* CK Eternity(hepsi for men tabii ki)Gönül isterdi ki üçünü de aynı anda alayım. Hatta onlar yetmedi, bir de Creed Green Irish Tweed alayım (şişesi 245 YTL :p) ama sadece
Arkadaşlar, parfüm almak istiyorum fakat 3 seçenek arasında takıldım kaldım karar veremiyorum..

* Lacoste Essential
* Clinique Happy
* CK Eternity
(hepsi for men tabii ki)

Gönül isterdi ki üçünü de aynı anda alayım. Hatta onlar yetmedi, bir de Creed Green Irish Tweed alayım (şişesi 245 YTL :p) ama sadece birini seçmem gerekiyor..

Bunun yanında verebileceğim detaylar:
+ Lacoste Essential'ın kokusuna hastayım. Bana da iyi gittiğini düşünüyorum..
+ Clinique Happy'i zamanında kullanmıştım, o da iyi gidiyor ve çok güzel kokuyor. Ama bu noktada bir sorun var, mesela Boss in Motion'un hiçbir imitasyonunun kokusu gerçeğinin yanından bile geçemese de(hatta gayet itici ve ağır kokuyorlar), bunun imitasyonu bile gayet güzel kokuyor :) Mesela D&P'den almıştım bir keresinde ve hem güzel kokuyor, hem de kalıcılığı da gayet başarılı.
+ CK Eternity'i daha önce hiç kullanmadım ama kokusu hoş..
+ Şu an sahip olduğum diğer parfümlerim; Boss in Motion, CK Contradiction, Laura Biagiotti Roma Uomo..
+ Son olarak, açık tenliyim. (koku-ten uyumu önemlidir ya)
Ha bu arada, tenime uymasının yanında, yaz mevsimine/sıcak havalara gidecek bir koku olması da önemli..

Bu bilgiler doğrultusunda önerilerinizi bekliyorum..(özellikle de bağyan arkadaşların :) Şimdiden teşekkürler..
0
mortanius
(25.04.08)
issey miyake - l eau d issey
0
guybrush threepwood
(25.04.08)
Diğerlerini bilmiyorum ama Lacoste Essential muhteşem. İyi aklıma getirdin hatta, para ayarlayıp gidip alayım :)
0
villeneuve
(25.04.08)
Lacoste Essential'da karar kıldım. Cevaplar için teşekkürler..
0
🌸mortanius
(26.04.08)
(4)

du$unmek ile ilgili kaynak

safepassage
selamlar arkadaslar. dusunme yetimi ve/veya akil fikir sahibi eden bir kitap ya da herhangi bir kitap bilen duyan goren var midir?ya da bu dusunme yetisini nerede nasil kullanabilecegimizi anlatan,, hafiza guclendirmeye yarayan bir $ey ya da bir yer acilen lazim.lutfen yardimci olun, cok cekiyorum
selamlar arkadaslar. dusunme yetimi ve/veya akil fikir sahibi eden bir kitap ya da herhangi bir kitap bilen duyan goren var midir?

ya da bu dusunme yetisini nerede nasil kullanabilecegimizi anlatan,, hafiza guclendirmeye yarayan bir $ey ya da bir yer acilen lazim.

lutfen yardimci olun, cok cekiyorum bu mevzudan.

bu arada dusunme, insan iliskileri ve gunluk karsilastigimiz olaylarla ilgili olacak.

acaba sadece ve sadece zekayla orantili birsey mi?
0
safepassage
(24.04.08)
hocam insanlari dogduklarindan beri dusunurler; o yuzden dusunmeyi nerede kullanacagini sorman bence yanlis olur. hafiza guclendirme kitaplari da benim icin sarlatanliktan ote birsey degil acikcasi. ama senin sormak istedigin zannedersem , olaylara nasil objektif yaklasip onlardan nasil dogru sonuclar cikaracagin. bunun icin hep biraz kafasi calisan abilerimiz ablalarimiz kitap okuyun demislerdir bize; eger dunya ve turk klasiklerini okumadiysan onlardan basla derim;dostoyevski, tolstoy, tanpinar vs. okurken bol bol dusunuyor insan. eger roman olmasin diyorsan da en favori yazarlarimdan birisi olan bertrand russell in herhangi bir kitabini oku derim-matematik ve felsefe ile ilgili olanlar disinda. bilimsel dusunceyi gunluk bir dil ve mizahla okuyucularina anlatiyor kendisi. siddetle tavsiye ederim.
0
egotm
(25.04.08)
egotm cok tesekkur ederim, sormak istedigimi iyi anlamissin. sanirim eksigim de bu. bu yazarlarin butun kitaplarini okumaya calisacagim tabi verdigin siradan baslarim buyuk ihtimalle. tekrar cok tesekkurler.
0
🌸safepassage
(25.04.08)
hatta seni su basliga yonlendireyim:

(bkz: okunmasi gereken kitaplar) buradan beegndigin bir dusunurun ya da klasik edebiyat yazarinin kitabini oku derim. tabi hangi kitabi sececegine, sozlukteki basliklardan arastirarak bulabilirsin. zaten kitap okuma aliskanligi da kazanirsan, benzer sorular sormak yerine kendi birikimlerini sozlukle paylasirsin biz de okuruz :) bunlar da sana agir/cok gelirse eski dusunurlerin ozlu sozlerini-aforizmalarini- okumayi deneyebilirsin ama kitabin yerini hic bir bilgi kaynagi tutmaz bence.
(bkz: lucius annaeus seneca)
iyi okumalar.
0
egotm
(25.04.08)
Merhaba,
Kesinlikle felsefe okuyun. Bunun için de en alttan başlamak iyidir. Temel kaynaklar ;
-Her şey ne anlama geliyor ?( Felsefeye küçük bir giriş) / Thomas Nagel
-Felsefe sorunları / B.Russell. Russell'in Sorgulayan denemelerini bunların ardından okuyabilirsin. Platon'un Devleti olabilir.
-Zihin,dil ve Toplum / John Searle

Zamanla vites arttırırsın zaten.
Bir de ne olursa olsun gazete okumayın. Gazeteler size hiç bir şey veremez inanın,Ona harcanan zamanı bu şekilde daha iyi değerlendirme şansımız varken hemde..

Russelldan sevdiğim bir alıntıyla bitirelim o zaman:

Gerçekte felsefenin değeri, geniş biçimiyle, onun kesinliksizliğinde aranmalıdır. Felsefeye hiç ilgi duymamış biri ömrü boyunca, sağduyudan, kendi çağının ve ulusunun alışılmış düşüncelerinden ve kendi özgür usunun katkısı ya da onayı olmadan zihninde yer eden kararlardan türeyen önyargıların tutsağıdır. Böyle bir insan için dünya, belirli, sonlu ve açık olmaya dönüktür; sıradan nesneler bir sorun yaratmaz, alışılmamış olasılıklar hor görülerek bir yana atılır. Tersine, felsefeyle uğraşmaya başlar başlamaz, günlük yaşama en çok karışmış şeyler bile yanıtları çok eksik kalan sorulara götürür. '' Felsefe, ortaya koyduğu şüphelerin doğru yanıtlarını bize inandırıcı biçimde söyleyemese de, düşüncelerimizi genişleten ve onları alışkanlıkların zorbalığından kurtaran birçok olanaklar ortaya koyabilir. '' Böylece, şeylerin ne olduğu üzerindeki kesin inançlarımızı zayıflatırken, ne olabilecekleri üzerindeki bilgimizi büyük ölçüde artırır; kurtarıcı şüphe alanında hiç yolculuk etmeyenlerin bir ölçüde kibirli doğmacılıklarını yok eder ve alışılmış şeyleri alışılmamış yüzleriyle göstererek merak duygumuzu canlı tutar.

Sevgiler.
0
villeneuve
(25.04.08)
(6)

papağan adı soruyorum silicem

marsli efsane cocuk
şimdi sözlükte doksanlı yıllardaki reklamlar başlığını görünce yeniden aklıma geldi,ben zamanında epeyce aramış olur olmaz herkese sormuştum herkes başka şekilde hatırlamıştı yine sözlükteki garanti bankası reklamları başlığında da bahsi geçmiş ama adı verilmemiş..efendim uzatmıyorum,"... canıııım t
şimdi sözlükte doksanlı yıllardaki reklamlar başlığını görünce yeniden aklıma geldi,ben zamanında epeyce aramış olur olmaz herkese sormuştum herkes başka şekilde hatırlamıştı yine sözlükteki garanti bankası reklamları başlığında da bahsi geçmiş ama adı verilmemiş..efendim uzatmıyorum,"... canıııım tırt bip" teki papağanın adı neydi ? maşuk bizimkilerdeki cafer in papağanıydı galiba,benim aklımda nedense tarık,tijan gibi bir şey kalmış var mı aha şurda reklamın kendisi var diye link verecek bir babayiğit ??
0
marsli efsane cocuk
(20.04.08)
cafeeeeeer canıııııım tırrrrrrrrrrrrr bip

Telsimin tak kullan sim kartı için olan reklamıydı diye hatırlıyorum?
0
alkolik imam
(20.04.08)
midesiz
(20.04.08)
vallahi bence ne cafer ne bihterdi ama demek istediğim de buydu zaten herkes başka hatırlıyor :) aramaya devam...
0
🌸marsli efsane cocuk
(20.04.08)
ben bihter olduğuna eminim,bizim ihter diye bir arkadaşımız vardı o zamanlar onunla. çok dalga geçmiştik(bihter özür dilerim okuyorsan,ortaokul yılları acımasız oluyor,evet) neyse böyle işte. bihterdir daha fazla aramak istiyorsan,peki ama güven bence bu cevaba...
0
october swimmer
(20.04.08)
Bihter. Levent Kırca parodilerinde bile kullandı bu reklamı :)
0
villeneuve
(20.04.08)
tamam bihter de karar kılınmıştır o zaman,teşekkürler :)
0
🌸marsli efsane cocuk
(21.04.08)
(6)

eski ansiklopediler

the man who hears deepest inquisitions
asiri yer kaplayan ve hic kullanilmayan bir sürü brittanica var evde...nasil bir $ekil yaparak bunlardan kurtuluruz?
asiri yer kaplayan ve hic kullanilmayan bir sürü brittanica var evde...nasil bir $ekil yaparak bunlardan kurtuluruz?
0
the man who hears deepest inquisitions
(20.04.08)
şu sıralar ilk okulda okuyanlar arasında hayret edilesi şekilde tekrardan popüler olmuş.

Ufak bir araştırmayla hepsi atlayabilir o kaynaklara. Benim elimdekiler böyle oldu çünkü:)
0
alkolik imam
(20.04.08)
cegv e falan bagislayabilrsin..
0
orange coffee
(20.04.08)
sahafa verilerek.
ayrıca zamanında o brittanica dediğinin 18. cildi için dolaşmadık sahaf bırakmamıştım.
0
insanimsi
(20.04.08)
Çöpe atmayın da ne yaparsanız yapın. Bir ilk öğretim okuluna da bağışlanabilir. Muhakkak birilerinin işine yarayacak şekilde değerlendirin.
0
villeneuve
(20.04.08)
Merhaba, ansiklopedileri İstanbul veya ba$ka bir büyük$ehirde herhangi bir ilkokula vermeye kalkı$ma rezil olursun. Çünkü çok bilmi$ hocalar/müdür yrd. / müdürler koltuklarından kaykılarak $unu diyeceklerdir: evladım artık internet - gogıl denen $eyler var çocuklar oradan ara$tırıyorlar derslerini. Ba$ıma iki okludada geldiği için genelleme yapmak doğru mudur bilemiyorum ama bundan farklı bir cevap alacağını pek sanmıyorum.

ansiklopedilerini en kısa zamanda ve masrafsız adresinden alacak olan bir sosyal sorumluluk projesine yönlendirmek isterim sizi. Ben iki okuldan darbe alınca buraya ba$vurdum ertesi sabah saat 9'da gelip tüm kitaplarımı alıp gittiler. Temiz i$.

tnt.com.tr - "444 0 868" telefonla ileti$im kurup anında kayıt verebiliyorsunuz, gelip alıyorlar kitaplarınızı.

tnt aldığı bu kitapları ihtiyacı olan ta$radaki okullara gönderiyor içiniz rahat olsun.
0
robinbook
(20.04.08)
@robinhook, aksam tasnifi yapayim, tnt ye vericem
0
🌸the man who hears deepest inquisitions
(21.04.08)
(2)

Atasözleri ve Deyimler Konusunda Otorite?

actionary
Türkiye'de atasözleri ve deyimler konusunda otorite olan kişiler kimlerdir?
Türkiye'de atasözleri ve deyimler konusunda otorite olan kişiler kimlerdir?
0
actionary
(18.04.08)
tdk çalışanlarıdır,başkası değil.
0
marsli efsane cocuk
(18.04.08)
Şimdi şunu söyleyebilirim ;atasözleri ve deyimler diye bir sınırlandırma olacaksa tam yanıt vermem zor fakat türk dilbilimci ve türkologlar diyebilirim. Türkçe ile ilgili araştırma yapanlar,çalışanlardır bunlar. ilk tahlilde aklıma gelenler; Feyza Hepçilingirler,Yavuz Bülent bakiler, Mehmet Kaplan, Arif Hikmet Par, Seyit Kemal Karaalioğlu.. Arkadaşın belirttiği üzere TDK'nın da yayınları vardır muhakkak.

www.tdk.org.tr
0
villeneuve
(18.04.08)
(10)

fotoğraf çekmek ama nasıl ?

akiskan
efendim ben işimi değiştirince uzun zamandır istediğim güzel dslr bir makine aldım. bir nevi ukte doldurdum. fakat problem şudur ki makinenin kullanım kitapçığını okuyarak güzel fotoğraf çekilmiyor. iso değeri,shutter açıklık miktarı,süresi,bla bla nedir internetten açıp okuyarak da elde ettiğim res
efendim ben işimi değiştirince uzun zamandır istediğim güzel dslr bir makine aldım. bir nevi ukte doldurdum. fakat problem şudur ki makinenin kullanım kitapçığını okuyarak güzel fotoğraf çekilmiyor. iso değeri,shutter açıklık miktarı,süresi,bla bla nedir internetten açıp okuyarak da elde ettiğim resimler cep telefonu kalitesinden çok da ilerde değil.
peki hafta içi akşam en erken 7 ye kadar çalışan ben nasıl öğrenecem fotoğraf çekmeyi ?
0
akiskan
(17.04.08)
national georaphic fotoğrafçılık cdleri var.sanırım 4 tane onları indir.
0
omer460
(17.04.08)
hafta sonları kursa git. ismek var ücretsiz.
0
axijazz
(17.04.08)
nette fotoğraf dersleri diye aratırsan karşına online bir şekilde öğrenebileceğin kaynaklar ve powerpoint sunumları felan çıkıyor. şahsen ben bunu fotoğraf kursuna başladığımda yapmıştım ve başlangıç için gösterilen dersler üç aşağı beş yukarı birbirinin aynısı. yani teknik bilgileri ordan alabilirsin. ha işin bir de düşünme boyutu var ki o fotoğraf kurslarında daha etkili oluyor. zira farklı kültürlerden insanların bir fotoğrafa bakış açılarını görebiliyorsunuz ve bu da sizin düşüncenize katkı yapıyor. ama aynı katkıyı fotoğraf sitelerini gezerek de elde edebilirsiniz gibi geliyor, fotokronik, fotokritik, ya da online fotoğraf dergileri gibi.
0
theripperknownasjack
(17.04.08)
fotografin kalitesiz gorunmesinin ilk sebebi, cozunurluk tercihi olabilir. ornegin makineniz 7 megapikseldir ancak bunu 1.3 megapiksele ayarlayarak cekiyorsaniz, kotu gorunebilir.
ikincisi, fotografta cok fazla kirli nokta (noise) varsa, iso & diyafram & pozlama suresi uclusunun uyumsuzlugundan olabilir. ornegin karanlik ortamda yuksek iso, noise ortaya cikarir. bazi makinelerin noise orani digerlerine gore biraz daha fazla olabilir, bu markaya gore degisiyor. makinenizin markasi-modeli ve uzerindeki objektifin ozellikleri nelerdir?
dslr makineler arasinda da kalite farki vardir, ornegin bir nikon d40 ile bir canon 5d arasinda oldukca fazla fark olmakta.
arti kullanilan objektif de cok farkediyor, ornegin canon'un giris seviyesi kit lensi 18-55mm 1:3.5 objektifi cok kaliteli degildir, ancak sigma ve tamron bu konuda iyi lensler uretmekte. carl zeiss, minolta ya da schneider de lenste mukemmel sonuclar verebilmektedir.
aksam saatlerinde ya da gece cekimleri icin tripod kullanmanizi oneririm. hatta soyle diyeyim, pozometre 100'un altinda pozlama suresi veriyorsa tripod kullanilmasinda fayda vardir. tabi bu rakam objektifinizin diyafram hiziyla da alakali, ornegin iki fotografi 1/100 saniye, biri 50mm. 2.8 objektifle, digeri de 50mm 1:1:4 objektifle cektiginizde, 1:1.4 diyafram degeri olan objektifle cekilen fotograf biraz daha aydinlik gorunecektir ve alan derinligi artacaktir.
iso fotograftaki kirliligi ortaya cikarabilecek en onemli faktordur. ornek vermek gerekirse, bir arkadasim nikon d200 kullaniyor, ki gayet super bir makinedir kendileri.. ustundeki objektifler de gayet iyidir. ancak alet 800 iso'da noise yapmaya basliyor. bu bir dezavantaj tabiki de.

biraz uzun oldu farkindayim ama soyle diyeyim, bu hicbir sey. fotografcilikta dengeyi bulana kadar cok hafiza karti bosaltmak gerek..
0
paradoxical
(17.04.08)
DSLR ile başlamak biraz yanlış olmuş. Eğer fotoğrafçılığa gerçek bir tutkunuz varsa analog makinelerle başlamalı, en azından prensiplerini öğrenmeli, kompakt makinelerle tarzınızı oturtup sonra DSLR'a geçmenizi tavsiye ederdim. Okumayı öğrenmeden kitap okumaya çalışmak gibi. Ama bu hevesinizi kırmasın. Bol bol çekim yapacaksınız. Deneyip sonuçlarını göreceksiniz.

Güzel fotoğraf dediğiniz nasıl oluyor? Sorun nedir? Netlik mi, keskinlik mi, renkler mi? Yoksa konu mu? Bunun cevabını bulmanız, güzel dediğiniz fotoğrafı elde etmenizi kolaylaştıracaktır.
0
paranormal
(17.04.08)
midesiz
(17.04.08)
villeneuve
(17.04.08)
anladığım kadarıyla fotoğrafçılığa yeni başlamışsınız. direk slr makineyle başlayayım diyorsanız kusura bakmayın ama biraz eşekliğe kaçıyor bu. slr'ler profesyonellere yöneliktir. çok ayrıntılı ve hassastır. teorik/pratik birikim ve yatkınlık olmalı. kullanım kılavuzu okuyarak öğrenilseydi basit bi düğün fotoğrafçısı milyarlar kazanamazdı. üstelik sadece çekim bilgisi de değil bilgisayar ortamında onu işlemek için de birşeyler bilmeniz gerekli, tam anlamıyla kullanabilmeniz için. bu saatten sonra compact'a dönmem derseniz herbişeyi oto yapıp uğraşın edin artık.

-lensler belirli değerlerde belirli amaç doğrultusunda kullanılıyor. diyafram falan öğrenene kadar standart olanı işini görür.

-ripperjack fotoğrafa bakış açısından bahsetmiş. o apayrı bi konu. sanatçılık, yaratıcılıkla ilgili daha çok.

ilerletince fotokritik'e katılıp çalışmalarını gönderir eleştirilerden faydalanırsın.
0
perloneth
(17.04.08)
tekniği bi yana bırakıp ''konu'' üzerine çalışın.tekniğiniz muhakkak zamanla keskinleşecektir. ama anlatım çok önemli. konu keza...bakana da çekene de bişeyler katmalı.
0
inspectorjavert
(17.04.08)
makinanın pozometresi gereken diyafram değerini verir size zaten. yapmanız gereken örtücüyü ayarlamak ve çerçevenizi oluşturmak. bunu oturttuktan sonra da ister örtücüyü 1 e getirir çizik araba farı çekersiniz ister 1000 e getirir hızlı tren çekersiniz. çok çok fazla zorluğu yok bu 2 ayar bakımından.
0
s e ff a f
(18.04.08)
(5)

digitürk kutusu ?

plt radioman
bir duyuma göre bu siyah dijiturk kutuları mı ne tvde görüntü kaliteleri gümüş/gri kutulara göre kötü imiş?bu konuda tecrübesi , bilgisi olanlar?
bir duyuma göre bu siyah dijiturk kutuları mı ne tvde görüntü kaliteleri gümüş/gri kutulara göre kötü imiş?

bu konuda tecrübesi , bilgisi olanlar?
0
plt radioman
(16.04.08)
valla bende sıyah philips var..ilk cıktıgı sıralar almıstım bunu verdıler..ancak goruntu kalitesi acısından pek bı fark goremıyorum ben..
lakin canak antenın buyuk ve kucuk olanı var..o farkedebilir diye dusunmekteyım..
0
isott
(16.04.08)
Merhabalar,evet öyle yaygın bir inanış var. Ne kadar doğru bilemiyorum ama geçenlerde sinyal seviyesi az diye oldukça sık uyarı vermeye başlayınca servisi aradık . Geldiler arkadaki kablonun ucu oksitlenme yapmış ,gri olanla değiştirdiler kutuyu. Öyle bariz bir görüntü kalitesi açısından fark çarpmadı gözüme. Ama dediğim gibi kutuyla alakası var mıdır bu durumun bılemıyorum tabii :) Yani sorunsuz çalışıyorsa digiturk devam et derim naçizane..

İyi seyirler :)
0
villeneuve
(16.04.08)
ikisinide kullanmış biri olarak; philips (siyah kutular) lerin tuner ı daha güçlü oluyor, genelde sinyal seviyesi daha yüksek oluyor yani. vestel (gri kutu) olanların arabirimi daha hoş, fakat bu kutularda en az diğeri kadar illallah dedirtiyor. görüntü kalitesi olayına gelince de şöyle söyleyeyim, değiştirince hiçbir şey farketmeyeceksiniz.
0
metox
(16.04.08)
vestel(gri) olanların kumadalarından çıkan infrared ışının reciever üzerindeki sensöre isabet etmesi için hatim indirmeniz gerekiyor, ben onu biliyorum.
0
carc
(17.04.08)
evde siyahla daha rahat kanal değiştirdiğimi hatırlarım evet ehuahhua

sağolun millet,
0
🌸plt radioman
(17.04.08)
(8)

hediye

okadarromantikimki
merhaba. yaklaşık 2 hafta sonra karşılıksız ilgi duyduğum birisinin doğum günü(kız). şu aralar sevgilisinden de ayrıldı, eğer doğum gününü iyi değerlendirebilirsem bir şansım olur diye düşünüyorum. sizce iddiasız ama yaratıcı, romantik ama ucuz ne alınabilir; ne şekilde sunulabilir hediye?bir de ter
merhaba. yaklaşık 2 hafta sonra karşılıksız ilgi duyduğum birisinin doğum günü(kız). şu aralar sevgilisinden de ayrıldı, eğer doğum gününü iyi değerlendirebilirsem bir şansım olur diye düşünüyorum. sizce iddiasız ama yaratıcı, romantik ama ucuz ne alınabilir; ne şekilde sunulabilir hediye?

bir de ters bir tepki ile karşılaşabilir miyim, nedir?
0
okadarromantikimki
(13.04.08)
İlgi duyduğuna göre beğenilerinden haberdar olmalısın. Ona göre bir yol çizilebilir. Örneğin sevdiği şarkıcının konserine iki bilet :) gibi.
0
villeneuve
(13.04.08)
genelliycem ama sevgilisinden yeni ayrildiysa bence ilgini hemen cart diye belli etme. yine genelde bu donemde azcik kafa dinlemek ister insanlar. herkeste boyle olmayabilir ama bi ruhi yorgunluk mevz-u bahis olabilir. hediyenin romantik olmasi bu anlamda rahatsiz edici olabilir. sayet mumkunati varsa beraber vakit harcamaya calisman hediyeden daha onemli. sevgi dogcaksa paylasim anlarinda kendini dogurur zaten diye dusunmekteyim. sen onu zaten begeniyorsan, sanirim bunu belli de ediyorsundur. erkekler farketmese bile kadinlar bunu anlar zaten. hediye olaraktan da kendin yaptigin bir seyi ver bence. bu tip el becerin yoksa da orjinal guzel bir tisort derim, hem siradan hem iddiali hem de surekli kullanabilecegi bir sey olur. hhtp://www.threadless.com burda orjinal guzel tisortler var, vakit varsa 1 haftada geliyor. olcusu inch le. orta kiloda biriyse, cok zayif degilse girly m olur..
bol sans.
0
pyro clustic flow
(13.04.08)
@pyro clustic flow

ne gibi bir şey yapabilirim sizce kendim?
0
🌸okadarromantikimki
(13.04.08)
burda daha once hediye soranlara onerdigim iki sey var; birisi serbest stil kolaj digeri de tisorte desen, yazi vs cizmece. bunlar daha cok ortak gecmisi olan insanlara hitap eder, sizin durumda hos kacmayabilir. ne gibi yeteneklerin var bilemiyorum ki, ne yapip versen.. mesela erkek arkadasim yeni tanstigimiz zamanlarda, agac kabugundan bir caretta yapmis, onu bana vermisti- agac oymaya merak saldigi donemlerden kalma, ebn de surungen vs seviyorum- dedigim gibi onun nelere ilgisi, senin de neye yetenegin var bilemedigimden pek bir sey oneremiyorum. biraz pahali ama enfes bir hediye olarak planet earth dvd seti alabilirsin. dunyanin en guzel hediyelerinden biri :)
0
pyro clustic flow
(13.04.08)
haa bir de aklima ne geldi. yine duyuru'da birisi yazmisti. hediye diye aratirsan bulursun sanirim, ilan-i ask icin cok iyi bir yontem:teneke bir kutu var ve kutuyu suluyormussun, icinden de uzerinde seni seviyorum yazan bir bitki/ tohum cikiyormus.
0
pyro clustic flow
(13.04.08)
eğer elinde fotoğrafları varsa, ortak fotoğraflarınız, arkadaşlarıyla birlikte fotoğrafları filan, takvim yapabilirsin. bilgisayarda dijital fotoğrafları kullanarak takvim hazırlayabileceğin çok güzel programlar var, düşünürsen kendi kullandığımı önerebilirim. sadece çıktı almaya ve spiral yaptırmaya para vereceğin için 15 ytl bile tutmaz, ama kesinlikle kişiye özel olur, ve tüm yıl boyu gözünün önünde olur ;)
bu arada, seni sırf ona hediye aldın diye terslemesi çok zor...
0
opucuk baligi
(13.04.08)
@opucuk baligi

aslında evet, matbaamız var, maliyet hiç olmaz onda. teşekkür ederim, bu iyi bir alternatif gibi.
0
🌸okadarromantikimki
(13.04.08)
benim kullandığım program TKexe Kalender, ücretsiz bi program, çok başarılı, her sayfaya birden fazla resim de ekleyebiliyorsun, efektleri filan da var. bol şans şimdiden :)
0
opucuk baligi
(13.04.08)
(11)

Sinema Hakkında Kafama Takılan Şeyler

vincenzo
Şimdi kafama takılan bir kaç husus var paylaşıp tartışmak isterim.-bir film, yönetmenin filmimidir? senaristin mi? oyuncunun mu? bu film nasıl anılır? soruyu biraz daha açarsam eğer; mesela Godfather diyince benim aklıma ilk gelen şey Marlon Brando, Al Pacino, De Niro yada Mario Puza ama aklıma FF C
Şimdi kafama takılan bir kaç husus var paylaşıp tartışmak isterim.
-bir film, yönetmenin filmimidir? senaristin mi? oyuncunun mu? bu film nasıl anılır? soruyu biraz daha açarsam eğer; mesela Godfather diyince benim aklıma ilk gelen şey Marlon Brando, Al Pacino, De Niro yada Mario Puza ama aklıma FF Cappola gelmiyor senaryo çok sağlam, fakat Rezervuar Köpeklerinde aklıma ilk gelen şey Tarantino (hikaye de çok iyi ama filmi lego gibi parçalar haline getiren, çeken tarantino dur), Carlito's way de de ilk aklıma gelen Pacino. Fatih Akın filmlerini seyrederken (farkettiyseniz oyuncular aklıma bile gelmiyor, direkt fatih akın filmleri diyorum :) filmden bi sinerji alıyorum, ne bileyim tarif edemiyorum. bu adamın bulaştığı her iş böyle geliyor bana. yada çok sağlam bir hikaye var, yönetmen buna ne yapabilir? daha ne kadar etkili hale getirebilir ki zaten senaryo, hikaye sağlam?
inşallah az çok derdimi anlatabilmişimdir,
siz ne düşünüyosunuz?
0
vincenzo
(08.04.08)
Sevgili Montella;bence takım oyunu. Ama görüldüğü gibi öne çıkanlar ve geride kalanlar olabiliyor. Kimi zaman bir oyuncu kotarıyor işi, üstelik berbat bir senaryoya rağmen, kimi zaman senaristin muhteşem hikayesi oyuncuların düşük performansı neticesinde sönük kalıyor,beklediği ilgiyi görmüyor. Ama nihayetinde takım oyunu olduğuna inanmaktayım.
0
villeneuve
(08.04.08)
(bkz: auteur sinema)
0
atmacaged
(08.04.08)
zaten dogasinda var bu isin boyle olmasi. odul torenleri de hep bu sekilde degerlendirir. tum odul torenlerinde oduller; en iyi yonetmen, en iyi senaryo, en iyi film, en iyi oyuncu vs diye verilir. bazen bir film en iyi filmi alir, bu en iyi takim calismasina dalelettir genelde ama ote yandan iyi yonetmeni baskasi alir, en iyi senaryoyu da bir baskasi.

oyle yani.
0
entrapmen
(08.04.08)
genel olarak filmler ve programlar yapımcınındır. yapımcı senariste senorya yazdırır, ya da hazır bi senaryo alır. kaliteli bir yönetmen seçer, beğenmezse yönetmeni değiştirir ve ajanslardan oyuncuları seçer.

tüm film aslında yapımcınındır, hollywood da bu bir kişi yerine firma oluyor. warner bros mesela.

ama son kullanıcı olan bizler için genelde başrol oyuncusuna maledilir ya da biraz bilinçli isek yönetmenine maledilir.
0
efruz
(08.04.08)
bu size yönetmenin izlediğiniz filmlerinde kazandırdığı alışkanlıklarla alakalı. herhangi birisi yönetmenini bilmeden bir film izlediğinde ona tim burton filmi diyebilir ya da bir başka filme "tim burton tarzında" diyebilir. yerleşmiş anlatım dili, bir de sık kullanılan oyuncular (bakınız: Tim Burton & Johnny Depp, Guy Ritchie & Jason Statham, Tony Scott & Denzel Washington) o yönetmenin kaşesi oluyor bir şekilde.

özellikle ben de Danny Boyle'u seyrederken benzer bir his oluşuyor. çünkü adam senaryoları yazmadığı, hatta farklı senaristlerle çalıştığı halde ortaya benzer yapı ve dokuya sahip filmler çıkartıyor. izlerken Danny Boyle'u izlediğini hissediyorsun. zaten başarılı yönetmenler ve yıllar sonra adı anılan yönetmenler bunlar oluyorlar. kendine has anlatım dili geliştirebilmek sinemanın en zorlu yanı bana kalırsa.

ayrıca başarılı yönetmenlerin senaryo seçmesindeki olağanüstü refleksleriyle alakalı olabilir tüm bunlar...

bir şey daha eklemek istiyorum, afişlerde ve giriş jeneriğinde yazan "bir ... filmi" kalıbı bana çok bencilce geliyor. sinema bir ekip çalışması ve bunu sadece yönetmene mal etmek gerçekten doğru değil.
0
sirrikadem
(08.04.08)
yönetmeni bir futbol takımının antrenörüne, oyuncuları, futbolculara, yapımcıları ise yönetime benzetebiliriz.
0
baldur
(08.04.08)
baldur durumu çok iyi özetlemiş bence. benim merak ettiğim bir filmin yapılmaya nasıl karar verildiği? yani yapımcı "şöyle bir film yapsak ne tutulur be" diyor, akabinde ekibi topluyor diyelim. fakat sanırım tarantino olsun, david lynch olsun durum onlarda daha farklı işliyor.. mu?
0
deckard
(08.04.08)
bir filmin yapılmaya karar verilmesi için önce ortada bir senaryo olması gerekiyor. her şey o senaryoya göre şekilleniyor. yapımcılar, yönetmenler, oyuncular (son dönemlerde oyuncular da yönetiyor veya yapımcı oluyorlar) bir senaryoyu beğenip işe başlıyorlar.

tabii ki, bazen tamamen gişe amaçlı formülize senaryolar yazılıyor, yazdırılıyor. birçok örneği ben saymasam bile, kendiniz tahmin edebilirsiniz. onlar tamamen popüler kültüre hizmet eden ticari sinemaya hizmet ediyorlar...
0
sirrikadem
(08.04.08)
şimdi,
ilk olarak eğer bir yönetmen kötüyse, kusurusuz bir senaryoyu bile izlenemez bir film haline getirebilir. ama mesela senaryo kötüyse, yönetmenlik kusursuz olsa bile, filmde bir eksiklik hisseder izleyici.
yani ilk olarak senaryo iyi olacak, yönetmen kötü olmayacak.
ayrıca şu da var ki, her yönetmenin senaryoya katkısı vardır. bazısında azdır, bazısında çoktur. (örneği verdiğiniz baba filminde, romanı mario puzo yazmıştır ama film(-lerin) senaryosunu mario puzo ve francis ford coppola beraber yazmışlardır.)
tabi bazı filmlerde oyuncu filmin önüne geçebilir, -ki bu bence yönetmenin takdiridir. eğer usta bir yönetmen istemezse hiçbir oyuncu, filmin önüne geçemez.
sağlam hikayeyi, yönetmen daha ne kadar etkili hale getirebilir ki? sorunuza aklıma ilk gelen film "seven"i veriyorum. bence senarist bile, seven'i yazarken öylesi bir atmosfer hayal etmemiştir. işte yönetmen mahareti de biraz o'dur bence. -atmosfer yaratabilmek-.
son olarak, eğer filmin gerçek sahibi -yasal olarak- kimdir derseniz, bir sinema filmi için, sadece filmin yapımcısı, yönetmeni, senaristi, müzik bestecisi ve diyalog yazarı hak iddia edebilir.(mesela oyuncuların, aksi yönde bir antlaşmaları yoksa, film üzerinde hiçbir hakları yoktur.
0
gioberg
(09.04.08)
sofistike maymun;
hollywood'la avrupa sineması (ve bazı amerikalı bağımsız yönetmenler) farklı işliyor.
tarantino'su olsun lynch'i olsun, kubric'i olsun kieskovski'si olsun bunlar otör yönetmenler. yani 1 yapımcı bunlara recep ivedik senaryosu götürüp yönetmesini istese siktiri yer oturur yerine muhtemelen. bu tip yönetmenler kendi hikayelerini kendi yarattıkları tarzda anlatan adamlar oldukları için tarzlarının dışında bir film yapmazlar.
0
s e ff a f
(09.04.08)
Oyuncular veya senaryo öne çıkabilse de film her zaman yönetmenindir. Filmin sahibi yapımcı olabilir ama yapıt olarak film yönetmenindir. Böyledir bu. Ressam tabolusunu başkasına satabilir, sahibi başkası olabilir o tablonun. Ama o resim o ressamındır. Böyledir bu.
0
inatci kahraman aga
(09.04.08)
(5)

magic box zamanından şarkı adı

margos
magic box, yani star'ın ilk hali, şu almanya'dan yayın yapan,90 mıydı 91 senesi miydi, daha test yayını yaparken hep aynı üç klibi gösterirdi. bir tanesi "hey mona" diye dandirikten bir şarkı idi (bu kısım sadece hatırlatmaya yardımcı olma amaçlı), bir diğeri ise "summer in s....." idi.böyle yavaşın
magic box, yani star'ın ilk hali, şu almanya'dan yayın yapan,90 mıydı 91 senesi miydi, daha test yayını yaparken hep aynı üç klibi gösterirdi. bir tanesi "hey mona" diye dandirikten bir şarkı idi (bu kısım sadece hatırlatmaya yardımcı olma amaçlı), bir diğeri ise "summer in s....." idi.böyle yavaşından, bir adamın mırıldanır gibi söylediği bir şarkıydı. neydi yahu o? (üçüncü umurumda değil)
0
margos
(07.04.08)
teknik mudurum star tv'yi kuran ekipte yer almis. yarin kendisine bu soruyu iletecegim. eger ihtiyarligi tutmazsa hatirlar.
0
trimpot
(07.04.08)
Cevap mahiyetinde değil ama ekleme yapmak istiyorum. Sabahın köründe (5-6 gibi)günlük akışı yazan bir ekran olurdu. O esnada da fonda bir müzik çalardı. Hafif tempolu gibi sakin bir müzik. O da çok güzeldi. Olsa da dinlesek. Böyle yani :p
0
villeneuve
(07.04.08)
parça sanırım joe cocker in "summer in the city " parçası.. (bkz: #330949)
0
pillibebek
(08.04.08)
"summer in city"yi dinledim lakin o değil. İngilizce bilmez halimle adını "summer in sayem(???)" diye anladığım bir şeydi.

trimpot: beklemedeyim.
0
🌸margos
(08.04.08)
buymuş ya:
www.youtube.com
0
🌸margos
(10.08.12)
(7)

[ parfüm ] Parfüm Seçimi

enola gay
Öncelikle bilmeyenler varsa, yurtışından 5 günde vergisiz, gümrüksüz orjinal parfüm isteyenler varsa:http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=strawberrynet+comşimdi soruma gelince:cologne, eau de toilette vs. bunların hangisini seçmeliyim? amaca göre değişiyo aslında ama farklı nedir? bi entry vardı s
Öncelikle bilmeyenler varsa, yurtışından 5 günde vergisiz, gümrüksüz orjinal parfüm isteyenler varsa:

sozluk.sourtimes.org

şimdi soruma gelince:

cologne, eau de toilette vs. bunların hangisini seçmeliyim? amaca göre değişiyo aslında ama farklı nedir? bi entry vardı sanırım bununla ilgili..

ayrıca soruma cevap verenler kullandıkları parfümü de yazabilir :)
0
enola gay
(05.04.08)
eau de toilette ve eau de parfum oluyor bayan parfümlerinde parfum olanlarda parfüm yağı oranı daha yüksek oldugu için daha yoğun ve kalıcı oluyor. erkek parfümlerinde bildigim kadarıyla eau de parfum yok. cologne da sanırım traş sonrası sürülenlerden olmalı.
0
likeinme
(05.04.08)
Ö dö toilette iyidir. Burberry London /weekend kullanışlıdır tavsiye ederim. Bana bir de Pierre Cardin Emotion tavsiye ettiler ama bilemiyorum nasıl. Bir de konuyla alakalı şunu söylemek isterim: Bir arkadaşımda Bruno Banani isimli bir koku görmüştüm. İnanılmazdı. Ona da yurt dışından gelmiş. (Almanyadan) İstanbulda sordum ,kozmetikçi görevliler aval aval suratıma baktılar :) Meğer Türkiyede yokmuş,bulursanız alın. Pişman olmazsınız.

İyi akşamlar.
0
villeneuve
(05.04.08)
cologne'da alkol oranı daha yüksek, kalıcılık daha az, fiyat daha ucuz.

şimdi ben kullandığım parfümü yazmayım cinsiyet baabında işinize yaramaz ama bir bayan burnundan erkek kokularında kenzo jungle'ı çok sevdiğimi söyleyebilirim.
0
bulanti
(05.04.08)
bi kac gün once 212 men getirttim bi arkadaşa. tek kelimeyle mukemmel. zor elime gecti parfum. kokusuna bi bakan el koymaya calısıyordu :) bi de rochas sitemistim o da fena degildir ama o kalmamış.
0
quadropol
(05.04.08)
eau de toilette kokusu için, cologne ise daha çok ferahlamak amaçlı kullanılır. edt kokusu daha kalıcıdır. cologne bol etil alkollüdür. esans miktarları değişmekle beraber edt içinde ayrıca fiksatör olabileceğini düşünmekteyim. (esansın kalıcılığını sağlayan madde)
0
supergirl
(06.04.08)
erkek kokusunda tek gecerim bvlgari aqva
0
merope
(06.04.08)
öneri olarak da kenzo-tokyo diyebilirim baya güzel parfüm.
0
likeinme
(06.04.08)
(2)

digiturk bjk-fb maçı sonrası çalan parça

eksi daglarinin aslani
haftasonu maçtan sonra digiturk'de maçın özetini ve pozisyonlarını gösterirken çalan parçayı soruyorum. çok yeni bir şarkı olmaması lazım, oldukça populerdi, birkaç senelik olabilir. latin ezgileri taşıyor, gitar var hareketli bir dans şarkısı diye tarif edebilirim sanırım. vokalde bir erkek "ay ay
haftasonu maçtan sonra digiturk'de maçın özetini ve pozisyonlarını gösterirken çalan parçayı soruyorum. çok yeni bir şarkı olmaması lazım, oldukça populerdi, birkaç senelik olabilir. latin ezgileri taşıyor, gitar var hareketli bir dans şarkısı diye tarif edebilirim sanırım. vokalde bir erkek "ay ay ay ay" gibi birşeyler söylüyor. teşekkürler.
0
eksi daglarinin aslani
(05.04.08)
Desperadonun müziği olmasın sakın.? El Mariachi miydi neydi adı.
0
villeneuve
(05.04.08)
yok değil onu biliyorum. bu daha dansa yönelik latin şarkısı gibi:)
0
🌸eksi daglarinin aslani
(05.04.08)
(9)

[ otel ] Otellerde neden diş macunu olmaz?

enola gay
Bizi terzi sanıp dikiş seti bile koymalarına rağmen lanet olası diş macununu koymazlar.. bugüne kadar 1 yıldızından 5 yıldızına kadar hiç bir otelde denk gelmedim..geleniniz var mı :)
Bizi terzi sanıp dikiş seti bile koymalarına rağmen lanet olası diş macununu koymazlar.. bugüne kadar 1 yıldızından 5 yıldızına kadar hiç bir otelde denk gelmedim..

geleniniz var mı :)
0
enola gay
(31.03.08)
Var :) Antalyada muhtelif otellerde gördüm. Özel yapım yaparlar ya hani küçük. O şekilde yapmışlar. Hatta colgate idi biri yanlış hatırlamıyorsam. :)
0
villeneuve
(31.03.08)
dikiş ipleri numuneliktir heralde,kimse pek kullanmaz ellemez falan belki

diş macunu marka falan diycem hani millet kullanmaz kendi markasından başka, ama daha hassas şampuan konusunda markasız bi sürü koyuyorlar.

ben de merak ettim şimdi. götürmesinler diyedir belki
0
efruz
(31.03.08)
bir cok otelde bana denk geldı..

ancak koymamalarının nedenı sanırım diş macunu aynen diş fırçası gıbı kişiye ozel bir seydir.yani ornegın bir insan x firmanın y model diş macununu tercih ediyorsa ve otelde bulunan bir diş macunu kullanmak suretıyle dişlerinin sarardıgını beyan edıp ilgili mahkemeye basvurursa dava acma hakkı olabilir diye dusunmekteyım..

bi an boyle seyler olabılır dıye dusundum..
0
isott
(01.04.08)
adanada mavi sürmeli otelde hem diş fırçası hem de diş macunu bulunmakta idi. ayrıca erkekler için traş seti gibi bişi de vardı.
0
susannah
(01.04.08)
var yahu, resort olanlarin hemen hepsinde...
0
the man who hears deepest inquisitions
(01.04.08)
ben de geldim (denk). hatta restoraninin wc sinde firca+macun olan bile var.
0
theli
(01.04.08)
Hatta toksik maddeler bile içerebiliyormuş:
www.msnbc.msn.com
0
ermanen
(01.04.08)
fiyatı yüzündendir, şampuan diye el sabunundan bozma bi sıvı koyuyorlar bunun ucuzunu daha yapamamışlardır. bende sadece bi filmde denk geldim diş macununa. hem onu koysalar bide fırça lazım tek başına bi işe yaramaz. ne biliyim ben fırçayı taşıdıktan sonra macunu da taşırım ya 2'sini de koysunlar yada hiç koymasınlar.
0
sourlemonade
(01.04.08)
vallahi 5 yıldızlı olan bir tanesinde satın alıyordunuz mecbur 10 ytl'ye. aynen odadaki buzdolabı mantığıyla çalıştığını düşünmüştüm o vakit..
0
luminous
(01.04.08)
(14)

un,dos, tres toca la pared!

nihilanth
şu oyunun bizdeki versiyonunun adı neydi?1,2,3 deyip arkamıza dönünce hani kımıldamaması gerekiyor bize yaklaşanların, kımıldarsa yanıyolar, ebeleyene kadar devam ediyor. ne diyoduk 1,2,3, .... ?
şu oyunun bizdeki versiyonunun adı neydi?

1,2,3 deyip arkamıza dönünce hani kımıldamaması gerekiyor bize yaklaşanların, kımıldarsa yanıyolar, ebeleyene kadar devam ediyor. ne diyoduk 1,2,3, .... ?
0
nihilanth
(30.03.08)
don, dondum yada buz gibi bir şeydi :)
0
clones
(30.03.08)
Don ateş olabilir mi ? Donduktan sonra biri dokunmadan ateş olamıyordu kendiliğinden.
Eğer bu değilse bile doğru cevap yıllardan sonra bu başlık bu oyunu aklıma getirdi,acayip hissettim kendimi :)
0
villeneuve
(30.03.08)
kımıldamıyorlarsa nası ebeliyorsun. kıpırdasa yanıyor, kımıldamasa gidip ebeleyebilirsin.
0
efruz
(30.03.08)
döndüğü zaman kımıldamaması gerekiyor. yani 1,2,3, diye sayarken kımıldayıp yaklaşabilir, elleri uzunsa ebeler.

www.youtube.com

clones ve villeneuve dediğiniz oyundur ama ismi tam olarak öyle değildi, ben bizim ne dediğimizi merak ediyorum. belki birileriyle ortak kullanmışızdır da hatırlarım diye şeyettim.
0
🌸nihilanth
(30.03.08)
tilki tilki saatin kacta da kimildanmiyodu ama onda 1-2-3 yoktu yanlis hatrlamiyosam
0
orange coffee
(30.03.08)
don ateş o oyun değil.. deli gibi koşardık, sıkışınca "don" derdik dururduk öyle.. ebe haricinde birisi bize dokunup "ateş" derdi, canlanırdık.

sizin sorduğunuz oyunla pek alakası yok yani..
0
pispinti
(30.03.08)
pispinti haklısın. don ateş diye bir şey de vardı. amaan bir sürü oyun var. peki burada anlattıgım oyun neydi ki.

sanki böyle "ebe.. arkamı döndüm.. arkama bakma.. ebeleme" bişeyler anımsıyorum ama..

ebe olan elini duvara vuruyordu yani kilit nokta burası bu oyunda. duvara vurarak bir şeyler söyleyip arkana bakma.
0
🌸nihilanth
(30.03.08)
@pisipinti dediği gibi evet. don diyince donan oyun istop galiba. isim söyleyip topu havaya atıyorduk. isim sahibi topu alınca istop/don diyor ve herkes donuyordu. o da istediğini vurmaya çalışıyordu
0
efruz
(30.03.08)
efruz istop tamamen farklı abi ne yaptın :)
0
🌸nihilanth
(30.03.08)
abi ebenin komutuyla kıpırdamaması gereken bi o var :) bi de tarif etmişim sanki bilmeyen varmış gibi

linkte baktım öyle oyun bizde yok sanırım. oyunu hala çözemedim o ayrı. kızın ensesinde duruyor, yani kesin ebeleyecek, ona rağmen dönüp yine sayıyor
0
efruz
(30.03.08)
evet oyunu ben de kavrayamadım. yani o sayan kız ne yapınca kazanıyor? tek şansı rakiplerin kımıldaması mı?

1 2 3 tıp vardı bi de... cevaba bulaşmışken söyliyim dedim. (:
0
pispinti
(30.03.08)
tilki tilki saatin kaç bu oyuna çok yakın. ama ben bu linkteki oyunun tamamen bu şekilde oynandıgını hatırlıyorum bizim mahallede.

efruz dediğin gibi bu oyunda biraz gerilim esastı. yani biz de yanına yaklaşırdık ve dokunmazdık bir kere daha saysın diye :)

evet pispinti tek şansı rakiplerin kımıldamasıydı. yo hayır değildi, dokunduktan sonra çizgiye ulaşmaya çalışıyo arkadakiler, öndeki onları ebelemek zorunda yoksa baştan yapıyor.

zaten o yüzden tekrar dönüp sayması bekleniyor. rahat kaçmak için ;)
0
🌸nihilanth
(30.03.08)
Hımm mesele anlaşıldı. Evet benim bahsettiğim oyun farklıymış.Ben o yazdığımı soruyorsun zannettim. Senin sorduğun, arkadaşların da dediği gibi ebe tura 1 2 3. Bunun isminin hikayesi sözlükte var bakabilirsiniz. Bende geçenlerde sözlükten bakıp öğrenmiştim.Çocukken ebe tura 1 2 3 diye oynardık.Nereden gelmiş keskelalakader (ferhan şensoyun kulakları çınlasın :p )ama öyle oynardık. Ebe tura 1 2 3 diyor arkası dönük,eller duvara dayalı.Sonra da işte atıyorum güzellik diyor.Diğerleri de kımıldamadan güzelliği bir şekilde anlatmaya çalışıyor.Artistik poz vermiş şekilde dururdu misal kızlar :)
Böyle yani :))
0
villeneuve
(30.03.08)
bende tam başlıgı inceliyordum (bkz: cocukluk oyunları)

ebe turaydı evet. tam olarak söylediğimiz şey de "ebe turaa yağlı boya bir iki üüç" idi. hatırladım tamamen :)

bu arada ispanyadaki versiyonu "toca la pared" in "duvara dokunmaca" gibi bir anlamı var.

teşekkürler herkese.
0
🌸nihilanth
(30.03.08)
(6)

Futbolla ile ilgili aslinda cok gereksiz ama bilsek etsek de ne guzel olur sorulari.

petekdoku
Degerli sozluk yazarlari, Baslikta da belirtigim gibi fitbol olayi ile ilgili aklima takilan bazi sorular var. Ayri ayri basliklarda soracagima hepsini bir arada sorayim dedim. Sorularla ilgili bir bilgisi olanlar, cevaplari soru numarasi ile verirlerse cok guzel olur. 1.Bildigimiz gibi eger bir mac
Degerli sozluk yazarlari,

Baslikta da belirtigim gibi fitbol olayi ile ilgili aklima takilan bazi sorular var. Ayri ayri basliklarda soracagima hepsini bir arada sorayim dedim. Sorularla ilgili bir bilgisi olanlar, cevaplari soru numarasi ile verirlerse cok guzel olur.

1.Bildigimiz gibi eger bir macin hakemi mac suresince sakatlanip, maci yonetemeyecek duruma gelirse, yerini dorduncu hakeme birakir. Peki dorduncu hakem de sakatlanirsa ne olur? Onun da bir yedegi var midir? Federasyondan cok acil hakem mi gonderilir? Mac iptal mi edilir? Eger dorduncu hakemin de bir yedegi varsa, bu yedek olayi sonsuz mudur? (Diyelim ki ana hakemden sonra, yan hakem de sakatlandi, hayat bu, ne olacagi belli olmaz.)

2.Eskiden teknik direktorler sigara icerlerdi. Sonradan ne olduysa bu olay da tarihe karisti. Fifa tarafindan bir yasak mi getirildi, yoksa butun bu teknik direktorler sigarayi mi birakti. (En son yapildan dunya kupasinda Meksika'nin teknik direktoru grup eleme maclarinin ilkinde tutturdu diye hatirliyorum ama cok da emin degilim.)

3.Bu hakemler maca cikarken ceplerine kac tane sari ve kirmizi kart koyarlar. Sadece bir adet sari, bir adet kirmizi kart mi bulunur, yoksa fifa'nin belirledigi bir standart var midir bu kartlarin sayisi ile ilgili?

4.Eskiden fitbolcularin formalarinda isimleri yazmazdi. Bu da mi hayatimiza fifa'nin koydugu bir kuralla girdi? Eger oyleyse ilk olarak ne zaman ve nerede basladi. Su anda bir takimin oyuncusu formasina ismini yazdirmak istemezse, eyvallah mi cekilir, yoksa yazdirmak zorunda midir?

Bilgisi, fikri olan herkese simdiden cok tesekkurler.
0
petekdoku
(23.03.08)
Başkan,affına sığınarak muzır bir cevap vereyim. Bu soruların yanıtını sensei ich bilir muhakkak :)
0
villeneuve
(23.03.08)
1. dördüncü hakem de sakatlanısa maç tatil olur. kaldığı yerden devam etmek suretiyle başka bir tarihe ertelenir. o sırada bir hakem belirleyip maça gönderilmesi
imkansız gibi görünüyor. hakemin evinin stadı yakınında olması gerek ancak:)

2. evet fifa yasakladı diye biliyorum ben.

3. belki soyunma odasında fazla vardır ama ceplerinde birer tane vardır bence.
0
baldur
(23.03.08)
3. ceplerinde birer tane vardır diye düşünüyorum. çünkü yanılmıyorsam sheringham hakem kartı ararken hakeme sarı kart göstermişti. hakem de ona göstermişti tabii sonradan : )
0
servscet
(23.03.08)
4. maçların hangi organizasyon kapsamında oynandığına bağlı. büyük liglerde her futbolcu 1-99 arasında bir numara seçer ve tüm sezon boyunca onu giyer. formada isim yazması da zorunludur. türkiye süper liginde de bu kural var. ama azerbaycan liginde yok mesela. uefa ve fifa'nın büyük organizasyonlarında da bu kural uygulanıyor (forma numarası 1-23 arası olmak üzere). tamamen organizasyona ve düzenleyen kuruluşa bağlı.
ilk uygulanma tarihi 90ların ortasına filan dayanıyordur diye tahmin ediyorum. hiç araştırmadım, ama premier league ile hayatımıza girmiş olabilir.
0
papado
(23.03.08)
Selamlar, ilk defa yaziyorum sanirim buraya :) bildigim kadar yazayim petekdoku'cum;

1: Dorduncu hakem de sakatlandigi zaman kıdemli yardimci hakem orta hakem olur. Mac gerekirse tek yardımcı hakemle biter.

2: Yedek kulübesinde sigara yasak evet. Zaten artık cogu stadyumda tribünlerde de yasak. bahsi gecen teknik direktor Arjantin'li La Volpe. Eski Meksika milli takimi ve Boca Juniors teknik direktoru. Arjantin'de fazla sallamadıkları icin bir nargile kurmadıgı kalıyordu kulübeye. ama Fifa'nın talimati ;evet yasak.

3: İkiser adet sarı ve kırmızı kartları var. Büyük ihtimal yanlarına alıyorlardır hepsini. Ama mesela Gazza Glasgor rangers'de oynarken hakemin düsen sarı kartını saklamis, sonra ona gostermisti. Ama kıc cebinde yedeklerini de tasimalari muhtemel.

4. İlk zaman sadece numaların büyük ve okunabilir olmasıyla ilgili bir zorunluluk vardı.Maç yayını yapılırken spikerler icindi sanırım. Benim bildigim ilk örnegi cok alakasız, yetmislerde Cosmos takımı. Amerika'da, Beckenbauer transferinden sonra formaya isim yazıyorlar.. Daha oncesi varsa bilemem, Avrupa'da sanırım ilk yapan seksenlerin basinda Ac Milan. Ama sürekli olmadigini seksenlerden hatirliyoruz.
0
ich
(24.03.08)
ich tüm sorulara doğru cevap vermiş aslında ama 2 ve 4üncü sorular ile ilgili bi ekleme yapmak isterim.

2. fifa yasakladı ve o zaman çok tartışıldı. yasak ilk geldiği zaman tiryaki hocalara karşı bi haksızlık olduğu vs söylenmişti. hatta bir kaç teknik direktörün cezaya aldırmam içerim gibi açıklamaları da olmuştu. amma velakin fifa lisanslarını iptal ettirmk gibi bir yaptırım uygulayacağını söyleyince kuzu oldu hepsi.

4. bununla ilgili bir zorunluluk bildiğim kadari ile yok. ancak forma numarasının trasnfer dönemi boyunca tek bir oyuncuya lisanslanması ile ilgili bi kural var. yani 10 numarayı mesela bir transfer dönemi boyuunca sadece bir oyncuya lisanslatabiliyorsunuz. hal böyle olunca da forma o oyuncuya ait olmuş gibi olouyor ve üzerine isim yazmakta sakınca olmuyor. bu hem oyuncu için bir güzellik hem de taraftarlara yönelik bir pazarlama stratejisi. formanın üzerindeki isim ona değer katıyor çünkü ve oyuncu değiştikçe yeni forma almaya zorlanıyorsunuz. eskiden formala numaralraında değişiklik yapılabildiği için üzerine isim fln yazılmadı. amatör kümede mesela kimse formaya isim yazman çünkü bugün sen giyersin 10u yarın ben giyebilirim.
0
sijwocaq
(24.03.08)
(3)

İstanbul film festivali

chavezding
gitmeyi düşündüğünüz filmler? sakın kaçırma dediğiniz filmler? vaktini harcama dediğiniz filmler?
gitmeyi düşündüğünüz filmler? sakın kaçırma dediğiniz filmler? vaktini harcama dediğiniz filmler?
0
chavezding
(20.03.08)
Uçuş dersleri,Düşünce ve Yüz Mıh'ı gözüme kestirdim ben ama bakalım :)
Fiyatlar da uygun,bence fırsatını bulan kaçırmasın festivali.

www.iksv.org
0
villeneuve
(21.03.08)
Broşürü okuyup ön izlenim edinmek en iyisi bence. Genel bir eğilim olsa da beğeni, beklenti kişiye göre değişebiliyor. Misal şahsın normalde sinemada izleyemeyeceği türlere ağırlık veriyor, belgesel ya da hint filmleri gibi.
0
pyro clustic flow
(21.03.08)
"Dünya Festivallerinden", "Genç Ustalar", "Mayınlı Bölge" ve "Canlandırma Sineması" kuşaklarının her birinden en az 1 film görmenizi tavsiye ederim. Zaten "Canlandırma Sineması" kuşağında bulunan 5 kısa film aynı matinede gösteriliyor.
0
inatci kahraman aga
(21.03.08)
(8)

Siyaset ve tarih kitapları

fadetoreality
Bu yaşta hala siyaset cahili olmak utanç verici. Kitap okumak istiyorum. Kapitalizm, komünizm, sosyalizm nedir, sosyal demokrasi, liberalizm nedir, Türkiye siyasi tarihi (ihtilaller, idamlar, utanılanlar, takdir edilenler)...Ne önerirsiniz?
Bu yaşta hala siyaset cahili olmak utanç verici. Kitap okumak istiyorum. Kapitalizm, komünizm, sosyalizm nedir, sosyal demokrasi, liberalizm nedir, Türkiye siyasi tarihi (ihtilaller, idamlar, utanılanlar, takdir edilenler)...

Ne önerirsiniz?
0
fadetoreality
(20.03.08)
türkiye tarihi için eric jan zührer'in kitabını öneririm.
0
moontaxi
(20.03.08)
ayrıca tarihe yeni başlayanlar için tüsiad'ın liseler için hazırlattığı tarih kitabı muhteşemdir. kesinlikle tavsiye derim. çok rahat okunan ve iyi organize edilmiş bir tarih kitabı. ahmet insel, ferhat kentel, ahmet kuyaş hazırlayanlar arasında. 1945'ten bu yana tüm dünya ve türkiye tarihi ve ideolojiler çok iyi anlatılıyor.

www.tusiad.org$FILE/tarih.pdf (22mb)

ek olarak tüsiadın web sitesinde raporlar bölümü 2002 yılında, felsefe ve coğrafya kitapları var onlara da göz atın. liseler için hazırlanmış olması basit gelmesin.
0
moontaxi
(20.03.08)
ayferi göze'nin mavi kaplı bi kitabı vardı. o, bu aradıgın tüm konular hakkında yazılmış mükemmel bir kitap.herhangi bir kütüphaneden bulabileceğini düşünüyorum...
0
x factor
(20.03.08)
Platonun eşsiz eseri devlet ile başlamalısın derim her şeyden önce.Arkadaşın dediği gibi bence mutlak surette felsefe ile ilgilenmeli herkes.Felsefe sorgulamayı geliştirirken beyni de dogmalardan arındırmaya çok çok yardımcı oluyor.Saplantı haline gelmiş düşüncelerden kurtararak çok yönlü bakabilmeyi sağlıyor olaylara. İdeolojiler ile ilgili çok fazla birşey öneremem ama Devletten sonra B.Russell ın felsefe sorunları ve Thomas Nagel'dan her şey ne anlama geliyor kitapları çok iyi gelir.

Tarih ile ilgili önerebileceğim isimler ortaya karışık olarak şu şekilde : Oral Sander,Fuad Köprülü,Halil İnalcık,Fahir Armaoğlu,İlber Ortaylı,Ahmet Taner Kışlalı(Siyaset ve siyasal sistemler kitabı),Emre Kongar( 21.yüzyılda Türkiye kitabı mesela)
...
Bu liste elbette saymakla bitmez,sürekli okumamız gerekiyor,en büyük eksikliğimiz çünkü. Kolay gelsin
0
villeneuve
(21.03.08)
oral sander'in "siyasi tarih" isimli kitabı tam da sizin gibi yeni meraklılar için fazla derine inmeyen ama ana hatları çok iyi işleyen bir kitaptır.
0
temasettin
(21.03.08)
giriş seviyesi çok temel, basit tavsiyeler:

1. Sofie'nin Dünyası (Felsefeye giriş) -Bulması çok kolay, link vermeye üşendim-
2. (bkz: felsefenin oykusu/@immanuel tolstoyevski)
3. 20. yy politik düşünürleri
www.kitapyurdu.com
4. 20.yy siyasi tarihi
www.kitapyurdu.com

Daha temel seviye:
Junior Larousse (Milliyet 95'te vermişti)
Eğer bu kitabı bulabilirsen kaçırma, zira içinde olabilecek en kaba hatlarıyla büyük patlamadan ilk insan'a; rönesans'tan ekim devrimi'ne dünyanın seyrini etkileyen her olayın/akımın özetin özeti şeklinde bir konsept içinde tanıtımı var...
0
thunder thunder thunder thundercats
(21.03.08)
sahsi tavsiyelerimi vereyim hemen;

uygarlık tarihi -alkım- server tanilli
prens -yayınevi farktemez- machiavelli
utopia -iş bankası- thomas more
siyasi tarih -imge- oral sander
insanlık tarihi-avrupa tarihi -imge- yazarları hatırlayamadım
anarşizmin tarihi -imge- peter marshall

bunlar genel kitaplar.zaten cogu kaynak kitaptır ve cok iyilerdir.baslangıc icin fazlasıyla yeterler
0
lurgee
(21.03.08)
yukarıdaki kitapların hiç birisine itirazım yok, ama başlangıç için makyavelli'nin prens'i(hükümdar diye de çevriliyor yanılmıyorsam) ya da özellikle server tanilli'nin kitaplarıyla başlamayın bence. yetersiz ya da kötü olmalarıyla ilgili değil tam tersine fazla gelebilecekleriyle ilgili.
tüsiad'ın kitabını basılı bulabilirseniz oldukça iyi bir seçenek gibi duruyor. ortaçağ, rönesans, feodalite dinler tarihi vs. konular hakkında temelinizi attıktan sonra makyavelli vs. gibi temel eserleri okumak çok daha yararlı olur. bu konuda türkçelerinden emin değilim ama ingilizceniz varsa bir sürü "yeni başlayanlar için" tarzı seriler de bulabilirsiniz.
0
eksi daglarinin aslani
(21.03.08)
(2)

Batman maskesi

Wishborn
Batman maskesi ariyorum arkadaşlar , ama kalitelisinden hani surata konulan karton yada plastik olanlardan degil....Saglam, kaliteli bişey, istanbul yada ankara olabilir. Nereden bulabilirm?
Batman maskesi ariyorum arkadaşlar , ama kalitelisinden hani surata konulan karton yada plastik olanlardan degil....Saglam, kaliteli bişey, istanbul yada ankara olabilir. Nereden bulabilirm?
0
Wishborn
(19.03.08)
sevgili wish...
istanbul'da Vira Kozmetik isimli bir firma var. Ben palyaço kostüm, makyaj malzemesi, peruk vs. oradan alıyorum. Gayet kaliteli ürünleri var. Bahsettiğin türden birşey olsa olsa orada olur diye düşünüyorum. Umarım bulursun.

MERKEZ: Bağdat Cd. Çuhaçiçeği Sk. Seyhun Apt. 4/1 Kızıltoprak-İstanbul
Tel: 0216 347 30 70 - 347 71 60 Fax: 337 05 25 [email protected]
ŞUBE: Lamartin Cd. No:40 Taksim-İstanbul
Tel: 0212 297 60 37 – 297 60 38 Fax:254 68 10 [email protected]
0
palyacopapi
(19.03.08)
İstiklal Caddesinde,Daha doğrusu Galatasaray lisesini geçer geçmez sola sapıyorsun(Tünel istikametinde giderken),sağdaki can yayınlarını da geçtikten sonra Fransız sokağına gelmeden diye hatırlıyorum bir dükkan var.İçeride maaşallah ne ararsan var.Kostümler,beyzbol sopası,amerikan futbolu topu [bunun adı bu mu yoksa özel bir ismi mi var bilmiyorum :) ]vs. Aklına ne gelirse yani.Orada olabilir. Arkadaşın verdiği adres orası mı acaba bilemiyorum,lamartin caddesini bilmiyorum.
0
villeneuve
(19.03.08)
(3)

istanbul üniversitesi yayınları

only
bir arkadaşım iü avcılar kampüsü'nden edinebileceğimi söyledi, doğru mudur acaba? doğruysa nerede bulabilirim, kantinden alırsın fln diyordu. sahaflar'a inmiyeyim 1 kitap için.
bir arkadaşım iü avcılar kampüsü'nden edinebileceğimi söyledi, doğru mudur acaba? doğruysa nerede bulabilirim, kantinden alırsın fln diyordu. sahaflar'a inmiyeyim 1 kitap için.
0
only
(18.03.08)
Burada kantinlerden şanslıysanız tost filan alabilirsiniz ancak.

Ama Mühendislik'te ayniyattan kitap almıştım.
0
fadetoreality
(18.03.08)
Evet alınabiliyor.Bende arkadaşıma almıştım.Yalnız o bana kampüste gidince soracağım yeri de söylemişti.Onu da hatırlamıyorum ama girince görevlilere sorarsan göstermeleri lazım.Biliyor olmalılar yani.Kitabı aldığım yer böyle full kitap kaynayan depo tarzı bir yerdi de işte ismini hatırlayamadım.
Benden bu kadar :)
0
villeneuve
(19.03.08)
muhendislik fakultesinin dekanlik girisinin oldugu yerin alt katinda dibe dogru ilerleyince en sonda-ydi-. allahin unuttugu bir yer. tadilat dolasiyla baska yere aldilarsa bilemem seneler evvel oradan hocalarin kitaplarini aliyorduk. simdi hic kitap aldirmiyorlar cunku yazan yok msjsksdym
0
entrapmen
(19.03.08)
(4)

Askerlik teciliyle ilgili.

karga tdi
Kütük bambaşka bir şehirde, ben ise İstanbuldayım, gerekli evraklarım hazır. Buna göre:1) Bu tecil işlemini yaptırıp bir adet de tecil belgesi almak ne kadar zaman ister?2) Tecil için benim yerime bir başkası evrakları götürüp tecil işlemini yaptırsa olur mu? (İş, güç hafta içi hiç vakit yok)
Kütük bambaşka bir şehirde, ben ise İstanbuldayım, gerekli evraklarım hazır. Buna göre:

1) Bu tecil işlemini yaptırıp bir adet de tecil belgesi almak ne kadar zaman ister?

2) Tecil için benim yerime bir başkası evrakları götürüp tecil işlemini yaptırsa olur mu? (İş, güç hafta içi hiç vakit yok)
0
karga tdi
(14.03.08)
yabancı şubeden alıcağın için en fazla iki gun içinde alırsın. çunku kutuğun olduğu yere faks yollanıyor hemen cevap gelmeyebiliyor. eğer sabahtan gidersen işlerini rahatlıkla halledersin. muayane olacağın için tecil işlemini senin yaptırman gerekiyor.
muayane tabi en fazla bir kaç dakika suruyor tabi onay suresi bu sureyi uzatabilir- burokrasiden dolayı. ama dediğim gibi sabah erken gidersen iki gunde hatta bir gunde bile halledebilirsin.
0
clones
(14.03.08)
çok uzun sürmemesi gerekir, faks ancak bir problem olursa gecikir. o halde bile asıl şubeni arayıp faksı göndermeleri için baskı yapabilirsin. muayene için o gün askerlik meclisinin kurulu olması gerekir. askeri tabip yoksa seni askeri hastaneye sevk ederler. bu işini uzatabilir. gittiğin şube sevk döneminde değilse aman aman bir yoğunluk yoktur ki mart ortasında sevk az olur. hastaneye gitmen gerekmezse bir-iki saat içinde halledersin bence.

senin yerine başkası gidemez.
0
uz
(14.03.08)
Karga Merhaba.
Askerlik durum belgesini almak için -araya hafta sonu girmesinin de etkisiyle- tam bir hafta uğraştım. Gümüşsuyu askeri hastanesine muayene için gittiğimde de, orada konuştuğum arkadaşlar genel olarak 3-5 gündür bu işle uğraştıklarını söylediler.Ortalama bir fikir edinebilmen açısından söylüyorum bunları :)

Arkadaşların dediği gibi ilk iş faks çekilmesi gerekiyor.Dolayısıyla bir sonraki gün tekrar faksı almak için gidiyorsun.Akabinde muayene olmaya gidiyorsun.Beni gümüşsuyuna sevk etmişlerdi dediğim gibi.Senin neresi olur bilmem.Oraya gittim bir de ne göreyim,belirli saatler arası oluyormuş muayene.Kaçırmışım.Hop ertesi güne kaldı bizim iş.Gözlük kullandığım için ekstradan göz'e de uğradık vs derken tam 1 hafta.Askeriyedeki bürokrası bana devlet dairelerini arattı lafın kısası :)
Ona göre ayarla kendini,kolaylıklar dilerim.
0
villeneuve
(15.03.08)
Ben 1 günde bitirmiştim tüm bu işleri.Kadıköy Askerlik Şubesine gittim faks çekmeye gerek kalmadı intranet var sanırım hemen bağlanıp hallettiler işleri.Eğer bağlanamazsa faks çilesi başlıyor o ayrı bir konu.Sabahtan şubeye gittim öğleyin 1 de
Haydarpaşa-GATA'da muayne olmuştum, sonra tekrar döndüm şubeye bitti işim.

Bu iş için bizzat sen gitmelisin, bu soruyu sormana bile gerek yoktu.:)
0
devourthedamned
(15.03.08)
(12)

birden fazla dili öğrenmek

clones
birden fazla dili aynı zaman dilimi öğrenmek faydalı mıdır? Misal almanca, ingilizce veya fransızca. yoksa birini öğrendikten sonra diğerine başlamak mı gerekir. nedir ne değildir?edit: ingilizcem iyi duzeyde
birden fazla dili aynı zaman dilimi öğrenmek faydalı mıdır? Misal almanca, ingilizce veya fransızca. yoksa birini öğrendikten sonra diğerine başlamak mı gerekir. nedir ne değildir?
edit: ingilizcem iyi duzeyde
0
clones
(11.03.08)
yururken ciklet cigneyebiliyorsaniz ogrenmeyi deneyebilirsiniz. sunu belirtmek de fayda var: ispanyolca, italyanca ve fransizca gibi latin kokenli diller birbirlerine cok benzer. ayni anda ogrenmek aklinizi cok feci karistirir. ama, fransizca ile ingilizce'nin ayni anda ogrenebilecegini dusunuyorum. tabi ilk basta yabanci dillere az biraz asina olmaniz gerekir. eger ilk defa bir yabanci dil ogreniyorsaniz, sadece fransizcayla baslamanizi oneririm.
0
celi
(11.03.08)
italyanca, fransızca, ispanyolca ve hatta latince'den birini bilmek diğerlerine çok yardımcı oluyor, ama bilhassa ilk başlarda ikinci başlanılan konuşulurken ilk öğrenilen dilden araya kelime karışma vs çok oluyor. aynı anda deneneince daha beter karışır muhtemelen. ama birini öğrendikten sonra ikinciyi ilk dil üzerinden öğrenebilirsiniz. misal fransızca fiil çekimi ve ön edat notları hazırlarken ingilizce ya da türkçe değil italyanca açıklama yazıyordum, daha kolay aklımda kalıyordu. almanca ile fransızca o kadar karışmayabilir ama aynı anda öğrenmenin pek faydası olacağını da sanmıyorum. cognition çalışan psikolog bulup ona sormak lazım aslında :)
0
lykos
(11.03.08)
bir noktadan sonra hiç bir şey karışmaz çünkü dilleri kalıp halinde kullanmaya başlıyorsunuz iyi konuştuğunuzda.tabi hangi ülkede yaşıyorsanız oranın dili eninde sonunda daha baskın oluyor.
iyi ingilizce ve fransızcayla beraber çat pat da rusça konuşan biri olarak okunuşu mantığı farklı olan dillerin (hepsi avrupa dili olsa bile) daha az karışacağı kesin.
yukarıda söylendiği gibi aynı anda italyanca ispanyolca fransızca yaparsan orada bir miktar zorlanırsın ama o zaman da birinde öğrendiğin şey üçünde de işe yarar yani sadece başlangıç bölümü zor olur. hangi dile başlamak istiyorsun?
0
cucurbitula
(11.03.08)
ingilizceyi bbc learning ile çok iyi seviyeye getirmeyi dusunuyorum. almanca ile ilgili çok iyi bir site buldum, ses kayıtları da mevcut. ingilizce almanca bir arada gider mi? sırada fransızca var tabi ki... henuz fransızca için kaynak bulamadım.
almancayla ilgili kaynak
www.dw-world.de
0
🌸clones
(11.03.08)
"ingilizceyle almanca bir arada gider mi" demişsiniz, gider hem de çok iyi gider. ingilizceden aşina olduğunuz birçok kalıp, almanca için de geçerlidir. tamamen aynı diyemeyiz tabii ki ama çok yardımcı olacağı aşikardır. ilk başlarda bazı almanca kelimeleri ingilizce gibi telaffuz etme eğiliminiz olabilir, fakat bu ayrıma zamanla uyum gösterirsiniz. fransızca için birşey diyemem.
0
lamazigogo
(11.03.08)
ingilizceyle almanca gayet güzel gider tabii ki bir arada. herkes söylemiş zaten italyanca-ispanyolca ve fransızca öğrenmeye aynı anda girişirsen karışabilir diye, doğrudur.. 3. dil olarak da fransızcayı seçmiş gibi gözüküyorsun ama ben italyanca ya da ispanyolcayı tavsiye edebilirim. çünkü hem daha eğlenceli, hem de fransızcadaki gibi telaffuz konusunda zorlanmazsın pek(özellikle italyancada). zaten birini öğrenirsen diğerini de kolayca öğrenebilirsin. bu noktada bir örnek vereyim hemen; katalan bir arkadaşım vardı, italyanca bir cümle çevirmesini istemiştim ve gayet güzel çevirdi ingilizceye. sonra buna cevap olarak yazmak istediğim bişey yazmıştım ingilizce olarak ve bunu italyancaya çevirmesini söylemiştim fakat yapamadı :) sonuç olarak ispanyolca bilen biri italyanca konuşulanları anlayabiliyor ama cümle kuramıyor :p eğer istersen italyanca web kaynakları verebilirim de tabi..
0
mortanius
(11.03.08)
Selam,
İngilizcen madem var,İspanyolcayı önerebilirim. Arkadaşlar zaten yazmış,İspanyolca ve İtalyanca birbirine yakın denebilir.Birini bilmek diğeri için işleri çok kolaylaştırır.Neden ispanyolca dersen,oldukça geniş bir coğrafyada konuşuluyor. Ancak dili neden öğrenmek istediğine de bağlı.zorunluluk mu,yoksa sadece zevk için mi.İngilizcem oldukça iyiydi mesela(çok uzun süre ara verdim unuttum denebilir),şuan italyancaya gidiyorum. :) İtalyan Kültürü de tavsiye ederim.Hocaları iyi, Fiyatlar da makul.
0
villeneuve
(11.03.08)
fransızcaya bulasma derim baska da bişey demem.
0
sourlemonade
(11.03.08)
almancayı salla hocam, ne yararı var bu dilin ? trkiye de firmalar almancayı ikinci dil olarak olsa da olur olmasada şeklinde istiyorlar, almanya avusturya isviçre de ise işe başlıcaksan ing. yetiyor, ben şahsen ve mcburen fena sayılmayacak derecede öğrendim, hem zor hem gereksiz.

aynı anda olayına gelince, zıt dilleri öğrenmek avantajlı, arkadaşkarın dediği gibi ispanyoca italyanca falan aynı halttan türemeler, birini öğren diğerindeki seni anlar, biraz çalış sende onları anlarsın.
0
alchemistt
(11.03.08)
ispanyolca ilginç olabilir. elinizde ispanyolca ve fransızca ile ilgili bildiğiniz bir site varsa çok iyi olur... google'da aramaya yapmaya kalkışınca işin içinden çıkamıyorum.
0
🌸clones
(11.03.08)
Wikibooks'ta Almanca ve Fransızca için kitaplar vardı. İyi seviye seçilen kitaplardı üstelik.

About.com'dan Japonca'ya başlamıştım ben. Bu siteler belki işinize yarar. Wikipedia'da mutlaka bir şeyler bulunur ama.
0
fadetoreality
(12.03.08)
www.ispanyol.com
www.studyspanish.com
www.donquijote.org

sozluk.sourtimes.org

ve tabi her Türk gibi, bir dilde ilk öğrenilmesi gerekenler:
sozluk.sourtimes.org :)
0
mortanius
(12.03.08)
(8)

yuksek lisans mezunlari kısa donem askerlik yapabilir mi?

les
ylisans isen kesin yedek subay olarak mi askerlik yapilir bu bir kesin kural midir? bak ona gore tezi vericek ya da vermicek... (yok bilader google dan aramaya inanmiyorum ben)tesekkurler...
ylisans isen kesin yedek subay olarak mi askerlik yapilir bu bir kesin kural midir?
bak ona gore tezi vericek ya da vermicek...
(yok bilader google dan aramaya inanmiyorum ben)

tesekkurler...
0
les
(09.03.08)
değildir diye biliyorum... yedek subaylık askerliğin sınava girdiğinde bilgisayar tarafından ihtiyaca göre belirlenir. yuksek lisans mezunu olması yedek subaylık için bir kriter olduğunu dusunmuyorum.
0
clones
(09.03.08)
Yüksek lisans yapmakta olan biri olarak diyebilirim ki ; bir alakası yok. Evet nihai kararı Askeriye veriyor. Uzun dönemde olabilir,kısa da.Sen ne istemiş olursan ol fark etmiyor. Yalnız şu sıralar askerliğin herkes için aynı süre olacağı haberleri de dolaşıyor bildiğiniz gibi. Bu yasalaşırsa nedir,ne olur,nasıl olur bilemiyorum.İlk kısımda bahsini ettiğim şu an için geçerli olan durum.
0
villeneuve
(09.03.08)
Doktorası olup kısa dönem yapan tanıdıklarım var. Hatta birisi uzun dönem tercih ettiği halde kısa dönem çıktı. Doktora böyleyse yüksek lisans haydi haydi öyledir diyebilirim.
0
gulden kale
(10.03.08)
kural değildir ancak yüzde olarak yüksek lisans mezunlarının asteğmen nasbedilme oranı daha yüksektir ancak bu durum birazda mezun olunan bölüme bağlı. herkese eşit süreli askerlik ise hemen olabilecek bir konu değil. şahsi düşüncem bu uygulamanın ancak önümüzdeki 8-10 yıllık süreçte ele alınacağı yönünde.
0
uz
(10.03.08)
yüksek lisans yaptığın bölüme göre değişiyor, kimi mühendisliklerde kısa dönem şansı yok gibi ama kimi dallarda ordinaryus olsan umursamıyorlar, askeriyenin ihtiyaçları belirliyor kısacası
0
zaferbey
(10.03.08)
yanilmiyorsam yapamiyorlar. asal'in web sitesinde fazlaca vakit gecirdim yakin zamanda.
0
turkish tekila
(10.03.08)
bir kuralı yoktur. askeriye işine yarayacak adam ister. yani askere aldığı kişiden maksimum yararlanmak ister. o yüzden de doktorlar mesela kısa dönem yapamazlar. yedek subay olarak yaparlar ve ordunun doktor ihtiyacını karşılarlar. yüksek lisans yapmış olan kişi de askeriye gözünde lisans mezunu kişiye göre daha çok işe yarar bir adamdır. o yüzden "bunu uzun dönem alalım. 12 ay işimize yarar" diyebilirler. ben de aynı korkuyla okul kaydımı dondurup yüksek lisans bitmeden askere gittim, kısa dönem yaptım. ama bitirip gitseydim ne olurdu bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(10.03.08)
gayet de yapabiliyorlar. denildiği gibi, askeriyenin ihtiyacına bağlı.
eskiden yüksek lisans mezunları genellikle uzun dönem yapardı, artık yüksek lisans mezunlarının çoğu kısa dönem yapıyor, zira bu sene içinde yedek subay sayısında azaltmaya gidildi.
0
kimi raikkonen
(10.03.08)
(7)

rakam - sayı

colg fusion
her yerde görüyorum, 342525 rakamı, 453663 rakamı falan deyip duruyorlar deli ediyorlar beni. yahu bunların 0-10 arası olanlarına rakam sonrasına sayı denmiyor mu? niye kimse sayı demiyor kardeşim? benim bilmediğim bir şey mi var nedir? kime söylesem aa hakkaten sayı onlar yahu dedi.
her yerde görüyorum, 342525 rakamı, 453663 rakamı falan deyip duruyorlar deli ediyorlar beni. yahu bunların 0-10 arası olanlarına rakam sonrasına sayı denmiyor mu? niye kimse sayı demiyor kardeşim? benim bilmediğim bir şey mi var nedir? kime söylesem aa hakkaten sayı onlar yahu dedi.
0
colg fusion
(04.03.08)
Abi kim takacak oyle seyleri bu ulkede? Gazetelerde yazim hatasi cuvalla.
0
wpi
(04.03.08)
10 da rakam değildir mesela. rakamlar 0'dan 9'a kadardır. 10 sayıdır. ayrıca daha bağlaçlar ayrı yazılmıyor, bu nasıl düzgün yazılsın ki...
0
deckard
(04.03.08)
Rakam da değil, rakkam diyor bazı ibneler. Neyse, atladığınız nokta çoğu insanın sayı ve rakam ayrımından habersiz olduğu.
0
paranormal
(05.03.08)
öss'ye girene kadar ben de bilmiyordum. mat. hocaları dışında çoğu bilmez zaten.
0
sourlemonade
(05.03.08)
TDK güncel sözlüğe göre rakam:

1 . Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri:
"0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, I, II, III ..."- .
2 . Bu işaretlerle yazılmış sayı.
3 . Nicelik, miktar:
"Kayıplar yüksek bir rakama çıktı."- .

İkinci tanıma göre rakamlarla yazılmış sayılara da rakam denilebiliyormuş...
0
selimse
(05.03.08)
Şiar Yalçın da bunu söyler hep ve haklıdır.
Diğer tespitleri için Doğru Türkçe isimli kitabını öneririm. En azından derdinizi anlayan biri olduğunu görürsünüz, içiniz rahatlar.
0
cedilla
(05.03.08)
Kimse kusura bakmasın ama günde ortalama 150-200 kelime kullanarak Türkçe konuşanların yaşadığı memlekette böyle şeyler beklemek biraz abesle iştigal oluyor. Abe yes abe no hocam. Maalesef böyle.
0
villeneuve
(05.03.08)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.