Mesela ben 5 yaşımdaki anılarımdan öncesini hatırlamıyorum. İlk anım 5 yaşıma ait, 5-7 yaş arası 2-3 anı. 7-10 arası yarıyarıya.Sizin hatırladığınız ilk anınız kaç yaşınıza ait? Ve neydi?
Mesela ben 5 yaşımdaki anılarımdan öncesini hatırlamıyorum. İlk anım 5 yaşıma ait, 5-7 yaş arası 2-3 anı. 7-10 arası yarıyarıya.
Sizin hatırladığınız ilk anınız kaç yaşınıza ait? Ve neydi?
0
neysene (07.05.21)
ben 4 yaşımda kardeşimin doğduğu anı hatırlıyorum,ondan öncesine dair hiçbir anım yok.
0
aynenbencede
(07.05.21)
ya ben acaba insanların anlattıklarından mı hatırlıyorum yoksa kendim cidden hatırlıyor muyum bilmiyorum ama 3,5 yaşında bir otele gitmişiz ve elleri kolları kınalı bebek şarkısında sahneye çıkıp dans etmişim, millet çok eğlenmiş falan.
sanırım durmadan insanlar anlattığı içi hatırlıyorum.
0
wild honey suckle
(07.05.21)
1.5 yaşındayken yaşanan bir olaydan bir görüntü aklımda hala. daha ileri yaşlarda bu olay ara ara konuşulurken hatırlamadığım halde anlatılardan hareketle mi hatırladığımı zannediyorum yoksa gerçek mi pek emin değilim. gerçi bahsettiğim görüntüdeki sofra bezinin desenlerini bile biliyorum. aile arasında sofra bezinin deseni niye konuşulsun ki diye düşününce benim bunu gerçekten hatırlıyor olma ihtimalim biraz güçleniyor.
4-5 yaş arası 5-10 anı 5 ve 7 arası onlarca anı hatırlıyorum.
ek : 1.5 yaşında bir bebeğin aklında kalan şeyi hatıradan saymak biraz mantıksız olabilir o açıdan kazınmış bir görüntü falan mı demek lazım bilmiyorum.
0
IncredibleMau
(07.05.21)
2.5-3 yaşındayken uzay rampası bir oyuncağım vardı. koşarken düşmüştüm. oyuncak kırılmıştı. en erken hatırladığım bu ama video şeklinde değil fotoğraf fotoğraf.
0
canercuxy
(07.05.21)
Ben 2 yaşımdan anılar hatırlıyorum. Meme emerken yatağın arkasında katlı duran nevresimlerin desenlerini hatırlıyorum ben de.
0
suicides underground
(07.05.21)
2-3 yaşlarıma dair ebeveyn confirmlü birkaç sahne var aklımda anı değil tam olarak (fotoğrafları olmadığı için sonradan yerleşmediğine eminim) 1- İzmir'de akşam sokak satıcısından rubik küp almıştık (tezgahı, etrafı ve havanın serinliğini hatırlıyorum) 2- Komşumuzun oğlu bir tane zeytin yiyip 3 çekirdek çıkarmıştı (muhtemelen çok şaşırdığımdan aklımda kaldı) 3- Başka bir komşumuz beni bahçeye çıkarmıştı çimlerde oyuncak kirpi bulmuştuk.
3 yaşında başka şehire taşındığımızdan bunlar İzmir'de yaşandığından yaş aralığından eminim. Tabi 4+ yaş için tonla anım var kardeşim doğduğu için net hatırlıyorum oradan sonrasını
0
eatpraylaw
(07.05.21)
Yaşımı bilmiyorum ama en eski anımda yürümeyi yeni öğrendiğim için merdivenlerden çok zorlanarak ve tutunarak indiğim bir anım var. Sonra da salıncakta sallandım:) 2 yaş olabilir.
Sonrasında 3.5 yaşında kendi kendime okuma yazmayı keşfettigim bir anım var. Onda da harfleri yanyana getirince yazı yazabiliyoruz diye aydınlanmıştım. Emre yazmıştım abimin ismini. İlk net anı bu. :)
0
kaptan maydanoz
(07.05.21)
Sanirim en erken 2 yas civari. Durup dusunsem 10dan fazla an vardir hatirladigim. Fotografik ve uzerinde konusulmayacak detaylar dolayisiyla konusulanlardan etkilendigimi sanmiyorum.
Bazi anlarda o andaki dusuncelerimi de hatirliyorum. Mesela 17 aylikken cekilmis fotografimda giydigim elbiseyi tekrar giydirmisler ama etek ucunu acmislar, biraz buyumus olmaliyim. o elbiseyi resimden hatirlayip buyudugumu dusunmustum. zaman kavrami varmis demek ki.
2.5 yasina dogru evin icinde gordugum hayali varliklari ve onlara dair uydurdugum hikayeyi goruntulu sekilde hatirliyorum.
seyrettigimiz bir film, 17 ay kucuk kardesime divana cikmasina yardim edisim, dikenli legolarla oynadigim bir an misafir gelmesi ve mavi ucgen parcayi misafir kelimesiyle ozdeslestirmem.
tuhaf tuhaf cocuk kafasiyla yapilmis mantiksiz mantik cikarimlari an an fotografli bende..
0
2oda1salon
(07.05.21)
3 yaş. kardeşimin doğumu için hastaneye gitmek üzere valiz hazırlanmıştı ve masaya yaslanmıştı. ilk anım budur.
0
twelfth
(07.05.21)
tam 3 yaşındayken kardeşim doğduğunda bana camdan göstermişlerdi bunu hatırlıyorum.
bunun dışında daha annem hamile dahi değilken babam annem ve ben salonda oturmuştuk ve babam topu çevirerek ileriye atıp kendine dönmesini sağlıyordu. bu beni aşırı büyülemişti ve annemin "seni kandırıyor oğlum" deyişini hatırlıyorum. bu ben 2-2,5 yaşındayken falan olmuştur diye düşünüyorum çünkü kardeşim yoktu.
hani birinin anlatacağı bir şey olsa aklıma öyle girmiş derim ama öyle de değil. bu ufak detayı ne annem ne de babam hatırlardı.
0
bohr atom modeli
(07.05.21)
Yaklaşık 1,5 yaşındayken annem benimle ablamla benim odamızda yerde oyun oynuyordu. Babam geldi ve dedemin vefat ettiğini söyledi. O döenme ait tek anım bu. Dedemi de hayal meyal hatırlıyorum. Sonra yaklaşık 2,5-3 yaşındayken Ankara ve Konya'ya gitmiştik bir aile dostumuzla. Oraları hatırlıyorum. Bir de o gezi için bana kırmızılı siyahlı bir ayakkabı almışlardı. Bağcıklarını bağlamak zor işti. Onu hatırlıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(07.05.21)
1.5 -2 yaş civarı çok net anılarım var.
ancak bu anılar şu an epey yıprandılar. demek istediğim şu an hatırladığım o anılardan çok çocukluk ve ergenlik yılları boyunca o anıların tekrar akla gelmesinin izleri gibi.
0
orpheus
(07.05.21)
benim 4 yaşında bi anım var annemle pencereden dışarıyı izlerken ben ne zaman okula başlayacağım diye sormuştum
0
nahtoderfahrung
(07.05.21)
4, kardeşimin eve gelişini net hatırlıyorum
0
basond
(08.05.21)
yaşımı tam atırlamıyorum ama ilkokula başlamadan öncesine ait. 4 veya 5 diye tahmin ediyorum. anaokuluna gidiyordum. oradan parça parça sahneler aklımda
-öğle uykusu saati ben ikili ranzanın üstünde yatıyorum, hava loş, tavandaki badana izleri acayip geliyor -kızamık olduğumda beni tecrit etmişlerdi -sanırım anaokuluyla ilgili bu kadar belki bir on sene önce olsa daha çok şey olabilirdi aklımda.
0
sanguine
(08.05.21)
2.5 yaş; kardeşimin doğduğu gece. Çok net hatırlıyorum.
0
fraise
(08.05.21)
3 yaş. Kardeşim doğmuş, hastaneden almışız annemle kardeşimi, eve dönüyoruz.
0
gayda
(09.05.21)
2 yaşıma ait bir anım var. onun dışında, 3 yaşıma kadar yaşadığımız evi çok net hatırlıyorum.
0
blatta hiberna
(09.05.21)
2 yaşımdan hatırlıyorum bir kaç tane ama hep kötü şeyleri. Bir tanesinde beşiğimdeyim, tuvaletim geliyor ama beşikten inemiyorum, ağlıyorum annem duymuyor, annem beni bırakıp gitti mi diye düşünüyorum daha fazla ağlıyorum. Sonra kendimi beşikten aşağı attım bir şekilde gittim tuvaletimi yaptım. Annem salonun kapısını kapatmış televizyondan ses geliyordu. Ağlaya ağlaya gittim yanına sonra tekrar yatağıma götürdü
merhabalar. şimdiye kadar bi hayvanın sorumluluğunu evime hiç taşımadım. çantamda her zaman mama taşırım, iş yerinin bahçesindeki kedileri her zaman beslerim (bu sorumluluk hemen hemen maddi manevi tamamen üzerimde), hatta bir ara bir kediyi iş yerindeki odamda besledim, inanılmaz güzel bir ilişkimi
merhabalar. şimdiye kadar bi hayvanın sorumluluğunu evime hiç taşımadım. çantamda her zaman mama taşırım, iş yerinin bahçesindeki kedileri her zaman beslerim (bu sorumluluk hemen hemen maddi manevi tamamen üzerimde), hatta bir ara bir kediyi iş yerindeki odamda besledim, inanılmaz güzel bir ilişkimiz vardı ama evde bunu yapmak hep gözümü korkuttu. biraz da temizlik takıntımın etkisi vardı.
yakın zamanda arkadaşımın evine bir kedi ve yavruladı. şimdi canavar gibi 3 yavru var. hala emiyorlar, henüz 3 haftalıklar, anneleri gelip gidiyor ve anne çok yabani. o yokken arkadaşım ilgileniyor yavrularla, göz damlası falan gibi ihtiyaçlarını karşılıyor. şimdi de alışsınlar diye kum da koydu, yavrular keşfetti, oraya çıkıp tuvaletlerini yapıyorlar galiba ama arada altlarına serdiği çarşaflarda da dışkı izleri oluyor. dediğim gibi anne faktöründen dolayı tam gözetleyemiyor arkadaşım. kumda oluyor pislikler bi yandan (annenin yalamasına belki ihtiyaçları yoktur belki).
ben başlarda 1 tanesini sahiplenmeye karar verdim. sonra; "ya gündüzleri işte oluyorum, hayvana yazık eve tıkıcam, bi tane daha olursa birbirleriyle oynarlar" dedim 2 sini sahiplenmeye karar verdim. bugün de arkadaşım görüntülü arayıp izletti yavrukları, birbirlerinden ayırmaya kıyamıyorum, bir tanesini de ayrı tutmaya içim elvermedi ve 3 ünü sahiplenmek istiyorum.
maddi olarak çok zor olacak biliyorum ama kendimden kısarak bunu yapıcam, tuzu kuru biri değilim maalesef, maddi kısmı zorlayıcı ama dursun kenarda bu. ha bu konudaki tecrübeleri de dinlemek çok isterim. tecrübelerini bana aktaracak insanları dinlemek istiyorum, karşılıklı diyalog esnasında sorularımı sorucam^^
0
Gamsızız (06.05.21)
Bir hayvanla ev arkadaşı olmak demek, kafana göre seyyahate gidememek demektir. Bu hayvan eğer kedi ise, onu gittiği her yere fırt fırt görürememek demektir çünkü kediler barındıkları yerin değişmesiyle çok ağır depresyona girerler. Bunu sık sık yapmak ona açıkça zulmetmek olur.
Fakat şehir dışına gidersen ve evde 2-3 kedi varsa, onları evde boca taze mama su ve temiz kum bırakmak şartıyla 5 güne kadar (1 hafta diyemler var ama bana çok fazla geliyor, bence en fazla en fazla 5 gün) yalnız bırakıp gidebilir gelebilirsin.
Kedilerini evin bahçesine salacaksan kısırlaştırtma, kısılaştırtacaksan kesinlikle bahçeye sokağa vs salma. Kısırlaştırtmak içine sinmiyorsa bence kedi köpeği evde besleme, bunca yıldır kedi beslerim, hâlâ onları kısırlaştırtmak benim içimde çok büyük bir vicdan azabıdır, yaradır. Keşke doğalarını bozmadan bizim yaşayışımızı da bozmamalarını sağlayabileceğimiz bir çözüm olsaydı, son derece sağlıklı, firesiz sağlıklı bir çözüm.
3 kedi fazla gelebilir. Alerjin var mı yok mu bi bak, bazen evdeki tüy popülasyonundan aşırı bunalabilirsin, dyson v8 cinsi bişey alıp hiç değilse 2 günde bir süpürmek anca rahatlatıyor evin havasını.
Mama konusunda marka mamalara çok güvenme, sadece marka satıyorlar. Reflex kullanıyoruz biz mamada, fiyat politikasını canavarca yapmasaydı bonacibo ile devam ederdik ama kıl oldum şahsen. Spectrum diye başka bir mama var bunlar uygun ve marka mamalar kadar sağlıklı mamalar. Biz haftada 2 kez 800 gramlık bir konserve yaş mamayı 3'e bölüp veriyoruz. Arada yumurta çırpıyoruz, arada yediğimiz zaman tavuk etinden veriyoruz, kahvaltıda taze ekmek yemeyi sevenler var ondan veriyoruz 4-5 lokma. Böyle böyle gider.
Bebeklikleri süresince iri taneli bentonit ve kokusuz aromasız sapsade kum al. 9-10 aylıktan sonra ince taneli sade bentonit kuma geçersin. Koku aroma vs kesinlikle zararlı.
Kedi yıkanmaz, kedinin tüyleri kestirilmez, tırnakları bile kestirilmez aşırı zarar vermiyorsa. Onun için de evin 2-3 yerine kedi tırmalama şeysi koy. Youtube'da kedi tırmalama şeysi nasıl yapılır videoları var, kedi nanesi de koyuyorlar müthiş oluyor. Evi tırmalamamayı da kendin öğreticen çocuk gibi.
Onlarla ilgilenecek halin varsa yap. Çok seyahate gidiyom evde duramam diyorsan yapma. Olm bu kadar kediye param yetmez diyorsan yapma.
0
1bir1bir1
(06.05.21)
tek tek cevap vereyim. taşımamam gerektiğini biliyorum. çok sık ya da uzun süreli seyahatlerim olmuyor, maksimum 1 hafta belki. ama ilgilenebilecek arkadaşlarım var yakınımda. gitmeden önlemlerimi alıp onlara emanet edebilirim. evim bahçeli değil maalesef. ben de doğalarını bozmaktan haz etmiyorum ama kısırlaştırmak bir arada yaşayabilmek için şart görünüyor maalesef :S aşırı alerjik bir bünyem yok ama ileride, maddi olarak toparlandığım zaman bir hava filtresi almak aklımın bir kenarında var. dyson v11 kullanıyorum, zaten biraz obsesif olduğum için her gün ev süpürüyorum, kediler olunca bu biraz daha artacak muhtemelen.
evim 3+1, yalnız yaşıyoırum. 1 odayı onlara tahsis edebilme lüksüm var, bu da pozitif bir durum.
mama konusundaki tavsiyeler önemli, ben sürekli alıyorum mama ama bunun sonuçlarını gözlemleyemiyorum, iş yerinin bahçesinde çok kedimiz var. reflex de satın almışlığım var. bu tavsiyeler benim için çok kıymetli o sebeple.
evde hiç kedi beslemediğim için kum konusu da benim için bir bilinmezlik içeriyor. koku, temizlik takıntım var, o sebeple kum çok önemli, buradaki tavsiyeler de altın değerinde ^^
kediyi de yıkamak fikrim yok, yıkanmaması gerektiğini biliyorum. tırnak konusu işte beni ürkütüyor. bazen kedilerin karakterleri çok hırçın olabiliyor, o konu ürkütüyor beni; ısırma, tırmalama gibi. eşyalarıma zarar versin istemem ama aman benim biricik koltuklarım gibi bir takıntım da yok. kaşıma tahtasına alışırlarsa ne ala. kesmeyi düşünüyordum tırnaklarını ama soru işareti vardı, şimdi bana ya da eve gelenlere zarar verme durumuna göre şekillenirim belki. gerçi şu sıra kesilmesi gerekiyor sanırım, birbirlerini yaralıyorlar sürekli :S
dediğim gibi gündüz evde olmamamdan mütevellit tek sahiplenmek istemedim. zaten eve geldiklerinde 1 hafta yıllık izin alıp birbirimize alışmak istiyorum.
kediler hakkında çok bilgili değilim. mesela kısırlaştırıldıklarında da kızgınlık dönemleri oluyor mu? dişleri ne zaman dökülür, çok sorun yaşar mıyız, ben bu duruma ne kadar dahil olmalıyım? ve sokak görmemeleri bir avantaj mı karakterleri konusunda? ısırma içgüdüleri olur mu yine de?
0
🌸Gamsızız
(06.05.21)
çoklu kedi tecrübem yok ama bir yakınım kesinlikle evde 2 kedi olmalı diyor ve hep öyle baktı. mama, kum falan bunlar basit şeyler halledilir. önemli olan bu sorumluluğa girebilmek ve ev şartlarının buna uygun olması. bence siz fiziki ve mental olarak hazırsınız. daha ufaklar biraz daha anneyi emsinler alırsınız yanınıza. benim tavsiyem gerçekten hayvansever paragöz olmayan bir veteriner bulmak önemli. gerisi gelir bence. mutluluklar. (tahminim: 1 oda belki sizin olur gerisi onların :)))
0
surprise
(06.05.21)
Kendimi bildim bileli kedilerim var. Madde madde özet geçicem:)
1- kaç yaşında olurlarsa olsunlar tuvaletlerini kuma yaparlar. Orda kuşkunuz olmasın. İki kedi olunda kumu sık sık temizlemek gerekir yoksa kokabiliyor. 2- ısırma işgüdüsü olup olmayacağını bilemezsiniz. Her kedinin karakteri farklı oluyor. Benim bir kedim bebekliğinden beri çok sakin, bir kenarda uyur mesela. Abisi var 9 yaşında düz duvara tırmanıyor baya vahşi gelene gidene saldırır. Huyları böyle:) 3- tırnakları kesebilirsiniz ama nasıl yapacağını vetden öğrenin. 4- aşı mutlaka yaptırmalısınız. Hiç dışarı çıkmıyor olabilirler ama siz dışarıdan mikrop getirebilirsiniz. 7 yaşında kedim balkondan gelen böcekten kan paraziti kapıp öldü mesela.. 5- iyi bir mama seçmelisiniz. Ucuz mamalar tıpkı fast food gibi besin değeri düşük ancak bol tuzlu, tadı güzel mamalar oluyor. 6- kısırlaştırmalısınız çünkü dişi kediler kısırlaşmazsa meme kanseri riski oluyor. Erkek kedi kısırlaşmazsa da evde kokudan duramazsınız. 7- tüy konusunda takıntılı mısınız? Her kıyafetinizin kedi tüyü kaplı olmasına alışacaksınız:) koltuğa oturmadan önce rulolayacaksınız örneğin:) amaaaa dyson varsa hiç problem yok biz dyson almadan önce bok içinde yaşıyormuşuz heralde. Dyson aldık tüy problemi ortadan kalktı.. 8- sofraya, mutfağa çıkması konusunda ne düşünüyorsunuz? Benim bir kedim sofrada çilek görse onu bile çıkıp yer ama diğer kedim sofrada pirzola olsa dönüp bakmaz mesela bu da bir huy:) 9- kedili olmanın en iyi yanına gelelim; bedava sevgi:) hele ki yalnız yaşarken yoldaş oluyorlar. Kedim olmasa ne yapardım bilmiyorum. En kötü zamanımda gelip kucağıma guruldaması her şeyi unutturuyor. Kedisiz bi eve gidince o ev bomboş gibihissediyorum. 10- nerede yaşıyorsunuz? Size gerçekten hayvansever ve paragöz olmayan vet tavsiye edebilirim.
Aklınıza gelen bir soru olursa buralardayım.
0
suicides underground
(06.05.21)
Temizlik takıntısı olan ve şu an bile her gün ev süpüren biri için bir anda üç kedi ile birden yaşamak yıkım olabilir. bana pek mantıklı gelmedi.
0
elorelia
(06.05.21)
4 kedi sahibiyim, 4. olan 4-5 ay önce katıldı aramıza. büyük üçlü 5 senedir beraberler. evde 1 kedi olması ile 2 kedi olması arasında fark var ama 2den sonrasında emin olun bi fark yok o yüzden 3 kardeşi bir arada tutma kararınız çok güzel :) maddi açıdan aşılarını iyi bi takvim düzenleyip sıraya koyarsanız veteriner masrafı bi anda çok fazla yüklenmez. şahsen mamalarını 10 kiloluk çuval alıyorum 2 aya yakım gidiyor. bir ay gereksiz harcamalarıma dikkat edip mamayı hallediyorum 2. ay kendime harcıyorum :D kedilerimden birinin kardeşi sahiplendiğim evde camdan düşerek öldüğü için kedileri asla cama, balkona yaklaştırmıyorum o yüzden yaz ayları biraz ıstıraplı geçiyor benim için. odaya almasam yarım saat içinde kapıda ağlaşmaya başlıyorlar. temizlik için robot süpürge gerçekten hayat kurtarıcı oldu benim için. her odada haznesi doluyor nerdeyse. yukarıda da dendiği gibi tatile gitmek vs. çok sıkıntılı bi durum. 1 haftalık bi yere gitmek için anahtar bırakabileceğiniz biri olmalı mutlaka. şansıma kedisi olan komşum,yakında oturan arkadaşlarım var ama aklınız hep evde kalıyor :D kedi için ısırır-ısırmaz şunu yapar bunu yapmaz demek çok zor. karakterleri çok ilginç. kedilerimden biri temas bağımlısıyken bi diğeri temastan kaçıyor mesela. veya biri tam bi attention whore'ken diğeri nazlı prenses :D ısırma işi için veteriner elinle oynatma elini oyuncak olarak görmesin diyordu aklınızda bulunsun. çeşit çeşit kum var kedilerinizin hangisini sevdiğini deneme yanılma ile bulacaksınız ama genellikle bentonit kumlar tercih edilir. kokulu seçenekleri var, lindocat sabun kokulu kullanıyorum gayet memnunuz. kumu günlük temizlemeniz gerekiyor böylece koku sorunu falan da olmuyor. kedileri kısırlaştırmanız gerek özellikle dişi-erkek karışıklarsa siz farkında olmadan çiftleşebilirler bi anda kendinizi torun sahibi olarak bulabilirsiniz. :D o yuzden kızgınlığa girmeden takip etmeniz gerekli. koltukları, yatakları tırmalamamayı öğretmeniz gerekli kesinlikle. yukarıda da denmiş tırmalama tahtaları var.ben alıştırmadığım için koltuğumu tırmalama tahtası olarak kullanıyorlar sağ olsunlar, sonradan aldığım tahtaya kimse patisini sürmedi :') başka bi şey olursa yardımcı olmaktan mutluluk duyarım. musmutlu güzel, sağlıklı, bereketli günleriniz olsun kedilerinizle. :D
Verimli Bir İngilizce Konuşma Pratiği Yapılabilecek Ortamlar
pantepember
İngilizce konuşma pratiği yapmaya ihtiyacım var.Duolingo Events'i bir kez denedim ama buluşmalar çok kalabalık olduğu için verimli olmadığını düşünüyorum.Ücretsiz, küçük gruplar halinde, hatta bire bir pratik yapabileceğim bir ortam bulabilir miyim?(Belki de Duolingo Events'i biraz daha detaylı ince
İngilizce konuşma pratiği yapmaya ihtiyacım var.
Duolingo Events'i bir kez denedim ama buluşmalar çok kalabalık olduğu için verimli olmadığını düşünüyorum.
Ücretsiz, küçük gruplar halinde, hatta bire bir pratik yapabileceğim bir ortam bulabilir miyim?
(Belki de Duolingo Events'i biraz daha detaylı incelemeliyim. Küçük ve planlı-programlı çalışan gruplar bulabilirim.)
0
pantepember (06.05.21)
Ben öğrenciyken couchsurfingden insanlarla tanışıp İstanbul’u gezdiriyordum böyle böyle ingilizcemi geliştirdim. Pandemiden sonra denemenizi tavsiye ederim hem sosyalleşiyorsunuz hem eğlenceli oluyor yeni insan tanımak.
0
suicides underground
(06.05.21)
Englishcentral'ı kullanıyorum, filipinli hocalarla 30 dakika görüşme yapıyorsunuz. ilk ders ücretsiz. ben memnunum. hiç konuşmamaktan daha iyidir.
SelamlarAz önce biri çalıştığım fabrikanın önüne bir yavru köpek bırakıp gitti. Yer bursa dosab, bu hayvanı alabilecek belediye kuruluşu falan var mıdır? kim bakar bu işlere?
Selamlar
Az önce biri çalıştığım fabrikanın önüne bir yavru köpek bırakıp gitti. Yer bursa dosab, bu hayvanı alabilecek belediye kuruluşu falan var mıdır? kim bakar bu işlere?
0
ernecati (06.05.21)
barınaklar yavru köpekler için ölüm demek. aşağıdaki sayfalar ile fotoğraf, video ve iletişim bilgilerini paylaşın, sosyal medyada hemen yayılır ve kalacak bir yer bulunur umarım.
Barınak= geçici bakım evi. Belediyeyi ararsanız ve hayvan hastaysa alırlar, tedavisi yapılır ancak 1 hafta sonra aldıkları yere geri bırakırlar. Sosyal medya diyorum.
Apartman bahçesinde kümes hayvanı beslemek yasal mı? Bıktım.
eurhka
Evet, 20 katlı binanın bahçesinde tavuk besliyorlar. Yaklaşık 10 tane, bizim apartmanın yanındaki bir apartman. Bunu yapması yasal mı? Benim apartmanım olmadığı için şikayeti ben etsem ama tüm apartman bu duruma okeyse bir sonuç alınır mı? Nereye şikayet etmek lazım?
Evet, 20 katlı binanın bahçesinde tavuk besliyorlar. Yaklaşık 10 tane, bizim apartmanın yanındaki bir apartman. Bunu yapması yasal mı? Benim apartmanım olmadığı için şikayeti ben etsem ama tüm apartman bu duruma okeyse bir sonuç alınır mı? Nereye şikayet etmek lazım?
Ben de zararsız bir şey olarak algıladım. Ama şöyle bir durum var, eğer sitede iseniz, herkesin onayı olmadan bu işe kalkılmışsa yanlış. Ama ayrı ayrı apartmanlarsa sizi pek ilgilendirmiyor.
0
Hallegadola
(06.05.21)
rahatsız olduğunu konu ne? koku mu, ses mi? pislik mi? benim bahçemde de var ve sizi nasıl rahatsız ettiklerini anlayamadım, merak ettim.
son 15 gündür evden hic cikmiyorduk, yakindaki markete gitme disinda. tam kapanma da olunca lan simdi ceza yazarlar diye hic cikmadik. ama dün ve bugun işyerine gitmek zorunda kaldim, iki gündür izmiri turluyorum araba ile hicbir yerde polis kontrolü yok, insanlar araçlar vızır vızır dışarıda? siz h
son 15 gündür evden hic cikmiyorduk, yakindaki markete gitme disinda. tam kapanma da olunca lan simdi ceza yazarlar diye hic cikmadik. ama dün ve bugun işyerine gitmek zorunda kaldim, iki gündür izmiri turluyorum araba ile hicbir yerde polis kontrolü yok, insanlar araçlar vızır vızır dışarıda?
siz hic belge kontrolü tam kapanma al sana ceza diyen polis kontrol noktasi gördünüz mü yaşadiginz sehirde?
0
spivak (05.05.21)
istanbulda bugün baya polis gördüm kontrol vardı.
kadıköy boğaya gelmeden, bağdat caddesi, üsküdar-harem, tıbbiye caddesi, e5 kadıköy bağlantı yolunda vs. hep çevirme vardı.
0
NightBringer
(05.05.21)
Günlerdir Ankara'da, Emek'ten Esat'a yürüyorum her akşam. Geçtiğim yerler kamu binaların önü. Meclis, yargıtay, jandarma ve askeri lojmanlar hep. Daha 1 polis de çevirip sen hayırdır demedi (dese de belgem var zaten). Hepsini geçtim, meclisin önünde sürekli duran polisler bile dönüp bakmıyor hiç. Canlı bomba olsa bu yoldan yürümez heralde diye düşünüyorlar sanırım.
0
anatomik
(05.05.21)
Bir kere çıktım hastaneye gitmek için; onda da hem gidiste hem dönüşte polis durdurdu. PCR testi için gittiğimden randevu da yoktu. Sorun yaşayacaktım nerdeyse.
0
fraise
(05.05.21)
anayollar merkezi yerler full polis. dün uzun bir yolu yürüyerek atm gidip geldim arada da askerlik şubeye uğradım ara sokaklardan gide gide hiç polise rastlamadan gittim. gerçi benzinci de vardı bir araç ve polisler ama sallamadılar pek
0
avatar is back
(06.05.21)
istanbul anayollarda araçlar için polis çevirmesi var fakat mahalle aralarında yürüyenlere dolaşanlara v.s. ses etmiyorlar.
0
nuisance
(06.05.21)
İşe her gidiş gelişte polis durduruyor. Kimliğe bakıyor, soru soruyor. Çok merkezi bir yerde değil ama merkeze giden bir caddenin başında bekliyolar. Ama bi paralel arka sokakları kullanarak da gidebiliyorum konuşmak istemezsem :) Geçen akşam yürüyüş yaparken de parka 2 genç oturuyodu onları uyardılar araçla.
0
megalomaniac
(06.05.21)
dün arabayla dikmen'den çıktım, bahçeli'den babamı aldım, konya yolu'ndan incek'e gittik hastaneye, çıkışta yine konya yolu'ndan bahçeli'ye babamı bırakıp dikmen'e geri döndüm.
aşti'nin önünde, ankara kapısı'nın orada, incek'te hastane kavşağında, dönüş yolunda yine ankara kapısı'nın karşı şeridinde polis yolu daraltıp kontrol noktası yapmış ama kontrol eden falan yoktu. o kadar hastane mesajı, randevu dökümü, yok işe yaramazsa baba oğul mesleki (mali müşavir) kimliklerimiz, vergi levhası falan hazırladım, elimizi kolumuzu sallaya sallaya gittik geldik onca yolu.
0
kibritsuyu
(06.05.21)
Nasıl yapıyorlar bilmiyorum ama Bence polisler kime izin soracağını gayet iyi biliyorlar.
0
etna
(06.05.21)
Gecen gun ev is guzergahinda vardi cevirme, belge vardi ama yine de son anda karar verip kactim yan sokaktan. Motorlaydim.
her gün işe gidip geliyorum arabayla. hep aynı noktada hem sabah hem akşam kontrol noktası oluşturularak yol daraltılmış oluyor. ama hiçbir çevirmeye denk gelmedim, polisler muhabbet ediyor arabalara bakmıyorlar bile.
haftasonları ve akşamları da evin civarında dolaşıyorum. yine kimse nereye demiyor.
0
reanarchy
(06.05.21)
Yasaklar ilk başladığından beri sadece iki kere. Birisinde ne iş için dışarıda olduğumu bile sormadı sadece gbt yaptı. Diğerinde üstümdeki kıyafetten anladı yavaşladım devam ettim. Bir kere keyfi çıkmıştım onda da durdurmadı.
0
zoghurt
(06.05.21)
Annem izmirde yürüme mesafesi 15 dk fırına ekmek almaya giderken denk gelmiş, carrefour daha yakın neden oradan almıyorsunuz demiş polis, biz oranın ekmeğini sevmiyoruz demiş annem devam etmiş
0
freebird5406_2
(06.05.21)
üsküdar'da bir arkadaşım çevrildi dün durup dururken ben ataşehirdeyim, 2-3 saatte bir polis arabası geçiyor sirenleri açıp yavaş yavaş parktan falan geçiyor herkes evine gitsin diye. bi de beyaz tourneo içinde siviller geziyor rastgele çeviriyorlar.
0
roket adam
(06.05.21)
Salı günü doktora giderken kontrole denk geldik. İzin belgesi sordu ben telefondan açana kadar tamam geç dedi. Yer: çanakkale
Pandeminin başından beri haftasonu yasaklarında orman beslemesi yaptığımız için çıkıyoruz. Her seferinde kontrole denk geldik. Geçen sene bayramdı, şehir değiştirdiğimiz için ikamet görmek istedi. Bir gün içinde dört defa çevirmeye girdik.
0
suicides underground
(06.05.21)
tam kapanmadan önce her haftasonu, kapanmadan sonra neredeyse her gün dışarı çıktım. bulunduğum ilçede her yere yürüyorum kafama göre. parklara falan oturuyorum. üç kez de araca bindim. henüz çeviren olmadı.
sadece bir kere, geçen cumartesiydi sanırım, polis yoldan geçerken megafonla uyardı parkı boşaltın diye. kimse kalkmayınca biz de kalkmadık. termostan çay içmeye devam ettik. bu da böyle bir anımdır.
0
sir gawain
(06.05.21)
Merhaba, markete giderken sıkıntı degil de, araç ile sahil yolu tarafında geçerken İstanbul'da tek tek durduruyorlardı bugün. İzin belgeniz var mı diye soruyorlar. Belge yoksa sıkıntı olabilir.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(06.05.21)
Küçükyalı'da yaşıyorum sadece Bostancı kavşakta polis oluyor. Onun dışında hiç görmedim açıkçası.
Hangi markanın tekstili iyi şu ara? Düz, açık renk kadın tişörtü arıyorum. Kalite için ölçüt yıkadıkça ağzının gözünün kaymaması, renginin atmaması vs.
Hangi markanın tekstili iyi şu ara? Düz, açık renk kadın tişörtü arıyorum. Kalite için ölçüt yıkadıkça ağzının gözünün kaymaması, renginin atmaması vs.
0
sevenay (05.05.21)
kaft'a bakabilirsiniz.
0
evimin paspasi
(05.05.21)
Oxxo
0
suicides underground
(05.05.21)
Kaft birkaç sene önce memnun etmemişti beni. Yaka ağızları yamulmuştu hızlıca. Şimdi daha iyi mi acaba?
0
🌸sevenay
(05.05.21)
Cos
0
esinikaybetmiscorap.
(06.05.21)
H&M den bir sürü düz beyaz tişört aldım, yazın günlük giyiyorum. Bir de LCW’nin basic tişörtleri pamuklu ve yumuşacık onları da giyiyorum.
Piknik yerleri, sokaklar, denizler... aynı klasmanda olduğumuz ülkelerde sokağa izmarit dahi atılmazken, bizim ülkede en elit denilecek yerler dahi leş gibi. Rus arkadaşımın ülke hakkında ilk söylediği kötü şey sokakların pisliği, çöpler. İstanbulun varoş bir yerinde oturuyorum. Aşağıya bakıp cinsiy
Piknik yerleri, sokaklar, denizler... aynı klasmanda olduğumuz ülkelerde sokağa izmarit dahi atılmazken, bizim ülkede en elit denilecek yerler dahi leş gibi. Rus arkadaşımın ülke hakkında ilk söylediği kötü şey sokakların pisliği, çöpler. İstanbulun varoş bir yerinde oturuyorum. Aşağıya bakıp cinsiyeti ne olursa olsun balkondan aşağıya çöp sallamak, birisi geçerken kafasından aşağıya halı silkmek, kovadaki suyu dışarı sallamak... bu medeniyetsizlik nereden geliyor? Çocuğundan yaşlısına elindeki çöpü fırlatmak eylemi nasıl kültür olmuş. Ruslar bu konuda neden daha medeni mesela? Slavlar diye de genelleyebiliriz.
0
neysene (05.05.21)
Bence bilinçsizlik ve duyarsızlık bunun sebebi. Mesela piknikte yere attığı bira kutusunun doğada erimeyeceği konusunda bir bilgisi yok. Öyle bir şey aklına bile gelmiyor. Benden çıksın ne olursa olsun diyor. Bu eğitimli eğitimsiz çoğunluk için geçerli. Örneğin bir plazanın her katında kağıt dönüşümü kutuları var ama içeride çalışan “eğitimli” geçinen insanlar o kutuya her şeyi atıyor.
Geçen yaz darlık barajına çöp toplamaya gitmiştik. Aldığım tepkiler “ sanane milletin çöpünden” şeklindeydi. Çöpe dünyayı kirletmek olarak değil, başkasının atığı olarak bakıyorlar. Öyle bir bilinçsizlik var ki dünyada plastikten bir yedinci kıta oluştuğunu kimseye anlatamadım.
Bir örnek daha vereceğim. İki yaz önce Diyarbakır’a gitmiştim. Hayatımda hiç bu kadar yere çöp atan millet görmedim ki ben Çin’e de gitmişimdir bu kadar pis bir yer olamaz. Çin Diyarbakır’dan daha temiz. Birkaç kişiye sorduğumda “belediye kayyum belediyesi olduğu için umrumuzda değil temizlesinler bize ne” cevabını aldım. Ulan hıyarağası pis olan senin kapının önü. Belediyeyle ne alakası var. Malesef yurdum insanı bilinçsiz ve vurdumduymaz. Bu pislik bu zihniyetle böyle sürer gider.
0
suicides underground
(05.05.21)
Bu kulturun nasil olustugu hakkinda bir fikrim yok, ama genel olarak Turkiye'de kamusal alanin hepimizin oldugu duygusu yok.
Yani otobusler iett'nin, belediye binasi politikacilarin, hastane doktorlarin/hemsirelerin, okullar mudurlerin/ogretmenlerin falan filan. sokaga, yesillige bakis acisi da boyle; "bu sokak aslinda kollektif olarak hepimizin" duygusu yok.
genel olarak evleri ve g.tleri cok temiz bir milletiz. bununla da ovunuruz. ama bu iki sey disindaki pislik bizi rahatsiz etmez.
0
lamartin
(05.05.21)
butun ulkeyi genc yasli kadin erkek askere alip izmarit toplatmak lazim belki anlarlar diyecegim ama gidenler de ayni. "bunlar egitilmezlerdir" lafi dogru sanirim.
beni en cok rahatsiz eden sigara izmariti; yani adam icip onu istedigi yere atabilecegine inanmis. metrobus duragindan cikiyorum merdiven basamaklari izmarit dolu aralara sikismis supurmeyle bile gitmiyor.
parka spora gidiyorum aletlerin yaninda bir bank var, bazi sabahlar 8-10 tane izmarit goruyorum yerde icip icip atmislar, bankin hemen arkasinda cop kutusu olmasina ragmen...
0
bay b
(05.05.21)
bir banka oturup, önünde çekirdek kabuğundan bir dağ oluşana kadar çekirdek çitleyen insanlar var, öyle bırakıp gitmeye de çekinmiyorlar. kültürel bir şey. aynı maske yasaklarında olduğu gibi çatır çatır hem kameradan, hem bekçiler yoluyla ceza yazılmadığı sürece adam olması imkansız bu konunun. işin bir de yere tükürme konusu var ki covid döneminde bile tükürüyor admalar, ceza dışında adam etme şansın yok. özellikle büyük şehirlerde dışarıdan gelen adamlar şehri sahiplenmiyorlar zaten, kendi evi gibi görmediği için pislenmesi rahatsız etmiyor.
0
roket adam
(05.05.21)
Cehalet ve bencillikten geliyor.
Bana ne, başkası alsın, çöpçülerin işi ne (bu şekilde düşünen inanılmaz çok kişi var maalesef) şeklinde düşünüyorlar, o çöpün biri oradan almadığı sürece 500 yıl orada kalacağını, o kadar uzağa gitmeden bir sonraki gelişinde kendini de rahatsız edebileceğini düşünmüyor.
Issız yerlerde çokça kamp yaptık, adam 2000 metrede, bozuk yollu yaylaya gelebilmiş ve çöpü oraya bırakmış, domatesinin, karpuzunun kabuğunu ulu orta saçmış (hadi bunlar organik atık ama görüntü kirliliği vs. oluyor) ve içtiği maden suyunun/biranın şişesini ateşin etrafını sardığı taşlara vurup kırmış.
Ondan başka hiç kimse gelmese ve tekrar kendi bıraktığı manzara ile karşılaşsa oraya oturmaz ama gider bu kez başka yere ateş yakar, başka yeri mahveder.
İlkokulda anlatıyorlardı bunları ama her şey okuldan öğrenilmiyor tabi. Ayı anası/babası, öküz abisi/ablası öyle yapıyorsa o da rol modelinden öyle görüyor. Uyaran eden de olmayınca gidiyor öyle herhalde.
0
chicha_v2
(05.05.21)
lamartin +1 Tek sebebinin bu olduğunu düşünüyorum ben de. Çünkü işimize gelince temiz turnayı becerebiliyoruz. Sokakların da bizim yaşam alanımız olduğu düşüncesinin yayılması lazım.
0
Jux
(05.05.21)
çevre bilinci yok. bu konuda bir adım ötemiz herkesin rahat rahat sokağa işeyip sıçabildiği bangladeş, pakistan ya da hindistan gibi ülkeler.
0
reanarchy
(05.05.21)
Çocuktum, babamla dışkapı ssk'ya gitmiştik. Ben atkımı ve sıra fişimi yere düşürmüştüm. Babam o kadar sinirlendi ki elimi aşırı çok sıkmıştı, nedeni: yerler bok götürüyormuş, verem, tifo olurmuşum şimdi napacakmışız. O gün çok üzülmüştüm, ama yalan değil hak veriyorum. Biz de çok ilginçtir devlet hastaneleri en pis yerdir. Halen daha bir devlet hastanesine gitsem bir yere oturmam, sürülmem bir yere, dar paça pantolon giyerim, saçımı toplarım. En çok bu hastane olayı Mr. Bean'in 1991 yılında yayımlanan şovunda dikkatimi çekmişti, belki stüdyo ora belki değil, hastane aşırı temizdi, sokaklardan bahsetmiyorum bile.30 yıl öncesinin Londra'sı 2021'nin Ankara'sından halen daha önde.
Bu arada biri bizim milletin g.tü ve evi temiz demiş ona da katılmıyorum. Bizim halk pistir, deodorant kullanmaz, düzenli yıkanmaz, kıllarını temizlemez. Bizden bir tık pis insanlar Araplar. Güya bizde taharret farz ama şişli etfal teyzeyi unutmayın. Umumi hiçbir yere oturmamamız gerekiyor aslında. Ankara'nın en merkezi yerlerinin birinde Çayyolu'nun Park Caddesi'nin önündeki büyük parka umumi tuvalet koymuşlardı. Sevgilimle girdik temizdi. Sadece bir hafta sonra bok götürüyordu, tuvalet aşırı pisti. Ya bu normal mi, bir tuvalet nasıl bu kadar pisletilir. Türkiye'de tuvalet terbiyesi olan çok az insan var. Süslü sözlükte okumuştum annesinin kişisel temizliği öğretmediği çok kız vardı, hayretler içinde kalmıştım. Okumuşu da kekosu da cahil bu milletin. Çekirdek kabuklarını yere atan okul müdiresi gördü bu gözler ey gidiii...
ergenlikten beri kollarımdaki damarlar çok belli oluyor. dikkat ettiğim kadarıyla ergenliğinde zayıf olmuş insanlarda oluyor. spora başladıktan sonra daha da arttı. gerçi 2. fotoğraftaki gibi kolun içindeki ve bicepstekini seviyorum. ama ellerimdekiler rahatsız ediyor. sürekli ellerii saklıyorum ya
ergenlikten beri kollarımdaki damarlar çok belli oluyor. dikkat ettiğim kadarıyla ergenliğinde zayıf olmuş insanlarda oluyor. spora başladıktan sonra daha da arttı. gerçi 2. fotoğraftaki gibi kolun içindeki ve bicepstekini seviyorum. ama ellerimdekiler rahatsız ediyor. sürekli ellerii saklıyorum yazları. kız aradaşım yok. olsa elimi saklarım ve tutmasını istemem.
skleroterapi diye bir tedavi varmış. köpük gibi bir şey enjekte edip kurutuyorlarmış. tedavi olayım mı? damarları kurutacakları için endişeleniyorum tehlikelidir diye. bir de bicepstekinin yok olmasıın istemiyorum. :D ama bu şekilde sürekli ellerimi saklamaktan da sıkıldım. özgüvenimi etkiliyor. siz rahatsız olur muydunuz? tedavi olur muydunuz yoksa takmaz mıydınız?tedavi olunca şöyle bir değişim oluyormuş.
Böyle damarlı ele, kola düşen bir sürü kız var bence boşuna saklıyorsun
0
sta
(04.05.21)
Bir sorun göremedim ben. Kadınların daha çok hoşuna gidiyor +1. Saklamayın kollarınızı.
0
Hallegadola
(04.05.21)
umarım ters psikoloji yapıyorsundur kardeş, yunan tanrısı gibisin maşalla, ekmeğin bol olsun.
0
Jux
(04.05.21)
benim de bu kadar olmasa da boyle.
karizma oglum bu, sen cok yanlis gelmissin.
0
baldur2
(04.05.21)
uff nası güzel serum bağlanır bu damarlara, resmen hemşire rüyası gibi kolların varmış maşalla..
Kadınlar çok da sallamaz bu damar meselesini ve hatta evet çekici bulanı da var.
0
lcha
(04.05.21)
Bence gayet hoş. Ellerde bu kadar belirgin olanı ilk defa görüyorum ama sadece farklı ben hiç garipsemedim. Kollardaki aksine çekici duruyor saklamanıza hiç gerek yok
0
ddenizz
(04.05.21)
Bence gayet hoş görünüyor. Bir çok hemcinsimin de böyle düşüneceğine eminim.
0
Benyinegulerim
(04.05.21)
Uzaktan olan fotoğraflarda özellikle çok güzel duruyor. Çekici bir şey ki bu, sen buna neden tutuldun acaba.
0
turkce konusan uzayli
(04.05.21)
Herkes yazmis zaten ama ben de yazayim, eksik kalmayayim :D cogu kadinin buna dibi dusuyor zaten, yunan tanrisi masallah +1 :)
Takmayin kafaniza, dusundugunuzun aksine guzel bir sey :)
0
invictae
(04.05.21)
yağ oranı düşük erkeklerde böyle damarlar gözüküyor. yani çok zayıf değilsen muhtemelen vücudun orantılı, sağlıklı ve çekici durumdadır. diğer insanlar da bunun farkındadır. gereksiz bir endişe.
0
isabella was a ginger
(04.05.21)
Üniversite yıllarında ellerimdeki damarları gören bi kız başka yerlerimin de damarlı olup olmadığını sormuştu lapss diye, tabii ben şok :) Sonra damarlardan vb sohbet ettik bi süre. Genel olarak hoşlarına gidiyor, senin el kol yapısı da gaayet iyi. O damarları belirgin kılmak için nice yiğitler salonlarda telef oluyor bunu unutma :)
0
msb
(04.05.21)
Sakın skleroterapi yaptırmayın. Ölümden dönmüş ve hastanede çok zor damar yolu bulunan biri olarak, tavsiyem estetik için damarlarınızı feda etmemenizdir. İnsanın başına her şey gelebilir. Ayrıca hiç de rahatsız edici görünümü yok.
0
pro9it9is9
(04.05.21)
Tanıdığım 10 kadından 8i damarlı kol hastası
0
suicides underground
(04.05.21)
açıkcası bu kadar olumlu bir yorum beklemiyordum. teşekkürler olumlu yorumlar için. ben de severim özellikle bicepste falan hoş duruyor ama bende çok fazla gibi. son 5 yılda daha da arttı. özellikle ellerimin üzerindekilerden rahatsız oluyorum. yaşlı eli gibi oluyor :d
0
🌸nick bulamadim
(04.05.21)
El fetişçisi kadınları ayıklamak için açılmış bir duyuru bile olabilir diye düşünüyorum. Eğer öyle değilse, ellerin çok güzel 10/10 verdim, insanlarda ilk ele bakan biri olarak sonnnn derece çekici buldum.
0
Mossy
(04.05.21)
Duyurunun açılma sebebiyle ilgili olarak: Mossy +1
Kız arkadaşının olmadığı detayını belirtmen faydalı olmuş.
Şampuanımı değiştirmeyi düşünüyorum. Ogx dolgunlaştıran kullanıyordum ama sevemedim bir türlü. Öncesinde de dökülmeyi önleyen bir şampuan kullanıyordum kupkuru yaptı saçımı öyle olmasa seviyordum onu ama saç nemini kaybetti gibi kuaför dökülmeyi önleyenler öyle yapıyor dedi. Hem dökmeyen hem kurutma
Şampuanımı değiştirmeyi düşünüyorum. Ogx dolgunlaştıran kullanıyordum ama sevemedim bir türlü. Öncesinde de dökülmeyi önleyen bir şampuan kullanıyordum kupkuru yaptı saçımı öyle olmasa seviyordum onu ama saç nemini kaybetti gibi kuaför dökülmeyi önleyenler öyle yapıyor dedi. Hem dökmeyen hem kurutmayan şampuan var mıdır :)
0
eksi sozlugun tatli insani (04.05.21)
Başlığa cevap olarak, zeytinyağlı sabun ile yıkıyorum
0
paramolacak
(04.05.21)
klasik dove sabun
0
turbo sadık
(04.05.21)
Beyler için bu soru pas geçilebilir :D
0
🌸eksi sozlugun tatli insani
(04.05.21)
Ben dalin bebek şampuanıyla yıkıyorum kendimi bildim bileli. Çok memnunum:)
0
suicides underground
(04.05.21)
kaldığım evde hangi şampuan varsa onla. kuru saçın bakımı için destekleyici yağlar kremler öneririm eğer şampuandan vazgeçemiyorsan bir de krem/yağ kombinasyonuyla dene.
0
olutaklidi
(04.05.21)
ne demek istediğini anlıyorum kesinlikle : prozinc
0
rewlack
(04.05.21)
sirkeyle.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.05.21)
Ben Avon'un dökülmeyi önleyici sarımsak ve kekikli şampuan, saç maskesi ve bakım yağını aldım set olarak, saçım çok dökülüyordu, epey toparladı şimdi, dökülme fark edilir derecede azaldı.
0
opucuk baligi
(04.05.21)
Otacı argan yağlı şampuan, ogx ile dönüşümlü kullanıyorum
0
Mossy
(04.05.21)
Dökülmeye şampuanların bir etkisi olduğunu düşünmemekle beraber senelerdir Otacı kullanıyorum. Argan yağlı, dökülme karşıtı ve 10 bitki özlü olanlarını dönüşümlü olarak kullandım hep şimdiye kadar. Hem cruelty free bir marka hem de içerikleri birçok markaya göre daha temiz.
Argan yağlı olan güzel nemlendiriyor bu arada.
0
ms brownstone
(04.05.21)
Katı saç şampuanı ile, yaklaşık 7 yıldır. Şimdi Türkiye'de de var. Kurutmuyorlar. jardinnaturel.net
0
buf-e kür
(04.05.21)
@buf-e kür
merhaba,
ilk defa duydum böyle bir şeyi, ufaktan bir göz attım. ince telli, hacimsiz, sönük ve son günlerde nemini kaybetmiş saçlarım var. bir erkek olarak da saçlarım biraz uzadığında bile baya sıkıntı çekiyorum. dökülmem de oluyor biraz. bu bahsettiğiniz şampuan nasıl acaba, bana tavsiye eder misiniz?
0
lazylibra
(04.05.21)
lazylibra, tüm dertlerinizin çaresi midir, bilmiyorum ama kurutmuyor da ağırlaştırmıyor da. çevremdeki herkese önerdim, uzun zamandır kullanıyorum.
silikonlu şampuanlardan sonra, iki haftalık bir kullanımdan sonra, saç ve saç derisi ürüne alışıyor, siz de nasıl ve ne kadar kullanacağınızı öğrenmiş oluyorsunuz. bence güzel nemlendiriyor, ama saç yağı da kullanıyorum saç uçlarına. özellikle de bu dönemde düzenli kestiremediğim için, uçlara kendi başına çare değil iyi şampuan.
kullandığınız su eğer çok sert ise, katı şampuan kullandıktan sonra inceltilmiş sirkeli su ile son suyunuzu yapın. bu da yumuşatıyor.
Sonra şunu kullanmaya başladım, iyi geldi ama zaten saçım kuru hepten kuruttu: www.revox.com.tr
Eski şampuanımı yeniden aldım revox bitince başlayacağım: bioblas.com
Saç kremi olarak: www.kozmela.com Aslında şampuanını da alacaktım ama fırsat olmadı bir ara kullanmıştım memnundum.
Serum olarak da ogx Hindistan cevizi serumunu kullanıyorum.
Saçlarım kıvırcık ve kuru. Düzleştirici kullandım, saçlarım çok kırıldı. Halen daha kullanıyorum maalesef ama şimdi saçlarımı anneme ördürüyorum o şekilde uyuyorum, uçları dalgalı bırakıyorum, dibini yine düzleştiriyorum.
0
Hallegadola
(04.05.21)
@buf-e kür
çok teşekkür ederim cevabınız için, sanırım alıp deneyeceğim yakın zamanda size feedback veririm. yağ olarak ne kullanıyorsunuz acaba? bir de saç kremi ya da duştan sonra başka şeyler de kullanıyor musunuz?
bahsettiğiniz sirkeli su için uğraşır mıyım bilmiyorum, vakit alacak bir şey biraz. bir de bizim su sert mi ya da bu dediğiniz inceltilmişi nasıl bulurum vs bilmiyorum.
0
lazylibra
(05.05.21)
dalin kullanıyorum, gayet iyi. eğer genetik saç dökülmeniz varsa şampuanın tedavi olacağını sanmam yıllardır bu sorunla uğraşan biri olarak. "loreal serixoly denser hair" gibi bir serum hem kalınlaştırma hem de saç dökülmesini önleme açısından faydalı olabilir.
Bu nace kodu mudur nedir ona baktım çok fazla değiller mi?Yani rasgele salladım birini hububat bilmem ne üreticisi filan diyor; bu adam 1 hafta çalışmasa kıyamet kopuyor mu?Ya da emlak değerleme uzmanları isyan ediyormuş biz niye muaf değiliz diye; mesela 1 hafta ev satılmasa olmuyor mu?Evet acil iş
Bu nace kodu mudur nedir ona baktım çok fazla değiller mi?
Yani rasgele salladım birini hububat bilmem ne üreticisi filan diyor; bu adam 1 hafta çalışmasa kıyamet kopuyor mu?
Ya da emlak değerleme uzmanları isyan ediyormuş biz niye muaf değiliz diye; mesela 1 hafta ev satılmasa olmuyor mu?
Evet acil işler var, ilk aklıma gelen bankaların teknik elemanları mesela ama muaf çok fazla kişi var gibi geliyor.
Özet olarak o nace kodlarını baz aldığımızda muaf sayısı çok değil mi? Bunların arasında; "yav bu olmasa da olur" diyebileceğimiz kodlar yok mu?
Edit: Değerli üyeler, kapanma iyi oldu kötü oldu diye sorgulamıyorum. Devlet yardımı değil sorduğum şey.
Özetin özeti soru; Muaf olan firmalar "1 gün bile kapalı kalırsa ülke çöker, aç kalırız, üretim durur" firmaları mı? İçlerinde "amaaan haftaya yaparız ya" firmaları yok mu? Sadece bunu soruyorum.
0
infernalcadre (03.05.21)
Hububat üreticisi dediğiniz adam çiftçi. Tarımla ve hayvancılıkla uğraşanlar zaten çok net muaf olmalı, onların işi hava durumuna göre yürüyor, "iki hafta evde otur da tarlayı sonra halledersin" derlerse hepimiz aç kalırız. O adam bir hafta çalışmasa kıyamet kopar evet.
Ama genel olarak haklısınız, galiba bir ben evde oturuyorum diye düşünüyorum ben de.
0
kobuzchu kiz
(03.05.21)
Biz evden de çalışabiliriz ama illa gelin diyorlar izin de çıktı. Saçma sapan.
0
anarsika
(03.05.21)
Bu bir hafta çalışmasa kismindaki gelir kaybini devlet karsiliyorsa sikinti yok. Ya da yüzde 70/80 karsiliyorsa. Ha hiçbir şey yapmayip "kapat" diyip geçiyorsa öyle devlet olmasin.
Yani olay muaflik veya muaf olmamasi değil. Calisan icin de aynisi gecerli. Sen bu kisiler calisamaz diyip kapatirsan tas mi yiyecekler?
Fransa'da kapanan yerlerde maaslarin yüzde 80'ini (beyaz yaka mühendisi/müdür değilse, cadre diye geçiyor, öyleyse tamamini) devlet karsiladi. O zaman sikinti yok.
Arkadasimin annesi restorant sahibi, bu sebeplerden 4 kisilik ekipten 3unu isten cikardi. Napacaklar tas mi yiyecekler? Bu kadin ne yapacak maas odemek icin ev mi satacak? Aylardir ac kapa zaten yalama oldu ulke.
0
logisticsmanager
(03.05.21)
bizde de tam tersine açık olan devlet kurumlarında hizmet yüklenicisiyiz. ama nace kodumuz listede yok, izinde çıkmıyor, kurumlarda başınızın çaresine bakın işlerimizi aksatmayın diyor.
demem o ki, bu nace kodlarının hepsinin doğru ve verimli bir şekilde seçildiğini düşünmüyorum ben. nace kodu listede olmayıpta izin belgesi çıkarabilende bir sürü kişi oldu. mantık aramamak lazım şu aşamada.
0
Phoebe
(03.05.21)
Nace kodu aynı olmasına rağmen iş hacmi ve etkisi farklı olan bir sürü işletme var. Yani aynı kod için 30 şirket toptan iflas etse sadece sahibi üzülür belki ama başka bir şirket çalışmazsa büyük sıkıntı yaşanabilir. Bu yapılan işlem doğru demek değil, kıyaslama için doğru yaklaşım değil
0
kisa
(03.05.21)
Kararın alındığı günün gecesine kadar e-devlet nace kodu kontrolü yapmıyordu aslında. O gün bitmeden başvurusunu yapabilen bir şekilde çıktıyı alabildi. Ertesi gün kontrol düzgün çalışınca "muafiyet kapsamında değilsiniz" uyarısı gelmeye başladı.
Edevletten alınan sonuca tam olarak uyuluyor olsaydı eğer dışarıda bu kalabalığı görmeyecektik. Kalabalığın çoğunluğu aslında muafiyeti olmayan geçici belgeyle çalışan eden insanlar.
Geçici belgelerin edevlet hatası vs ile ilgili olduğunu da zannetmiyorum ben. Devlet hangi sektörlerin muaf olması gerektiğini tam olarak kestiremiyor bence. Geçici belgelerin uzatılması da bundandır diyorum.
0
IncredibleMau
(03.05.21)
ideal duruma bakınca evet izin alabilen çok, kimsenin dışarı çıkmaması, bir araya gelmemesi gerek. fakat ülkemizdeki ekonomik duruma bakınca çok fazla değil, az bile. hükümet de bu işi düzgün yapamadığı, yeterince kaynağı olmadığı için "ulan herkesi eve tıkarsak ekonomi ikinci günü göremez" dedi ve epey bir insanın çalışmasını uygun gördü.
"ekonomi durmasın, virüs dursun" gibi bir şey yani niyet. daha ileri bir mantığı yok evet, tamamen bu kadar sığ. değilse de kimse çıkıp açıklamasını yapmıyor, zaten artık yapılan herhangi bir şey için açıklamaya gerek duyulmuyor.
kimisine göre kıyamet kopar, çünkü ekonomi yerlerde olduğu için pamuk ipliğinde hayatını idame ettirenlerin sayısı çok fazla. adam/kadın dünya kadar plan yapmış, üretimle, ticaretle uğraşıyor, makina, ekipman veya mal almış krediyle, bunun da taksidi/vadesi gelmiş. bankalar/alacaklılar müşterilerinden bunu ödemelerini bekliyor, ama devlet çalışmaya izin vermiyor. şimdi sizce sorunuz devlet yardımı ile mi ilgili?
aslında onun adı devlet yardımı değil, olmamalı. benim gelirimden olmama sebep oluyorsa, zararda olmama sebep olan emri veren devlet olduğu için benim mağdur olmamı engelleyecek, buna devlet yardımı demeyin.
0
gkhncnzdgn
(03.05.21)
örneğin ben çiftçiyim ve laylaylom geziyorum. sadece sahile kaçabilmek için oradan bir tanıdığa rica ettim. mandalin bahçesini icara (kiraya) almış görünüyorum kağıt üzerinde.
aslında öngörülemeyen bir çok durum var. serayı kuracağım bana kaynakçı lazım, demirci lazım, damla sulama sistemini kuracağım zirai malzeme satan nalbur lazım. ekim yapacağım tohumcu lazım. gübre çekeceğim nakliyatçı lazım.
hayatımda gördüğüm en saçma tam kapanma.
0
phonex
(03.05.21)
Arkadaşım emlakçı izni var. Her akşam ofislerinde iftara toplaşıyolar. Aşırı saçma.. emlakçı neden izinli yani anlayamıyorum. Abim mimar. Aktif çalışan inşaatı var diye izinli. Ne alakaysa:) Olan esnafa oldu:(
Babam mide kanseri ve ne yerse kusmakta. Özel hastanede görevli bir doktor hanımdan danışmanlık aldık. öncelikle damar yoluyla beslenme yapılacak ve yatış vermek durumundayız dediler. ancak 1 hafta kadar yatın dediler. damardan beslenme bu kadar kısa sürede olumlu sonuç verir mi? ayrıca bu işlemi ya
Babam mide kanseri ve ne yerse kusmakta. Özel hastanede görevli bir doktor hanımdan danışmanlık aldık. öncelikle damar yoluyla beslenme yapılacak ve yatış vermek durumundayız dediler. ancak 1 hafta kadar yatın dediler. damardan beslenme bu kadar kısa sürede olumlu sonuç verir mi? ayrıca bu işlemi yani damardan beslenmeyi evde yapamaz mıyız? Özel hastane masraflarını en fazla bir hafta kaldirabilirim ve baska çarem yok. ayrica bu tedaviyi devlet hastanesinden alamaz mıyım?
Bilgilerinize çok ihtiyacım var. Cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
arkadaşlar günaydın,içinde yandım veya yardım veya uyandım geçen elektronik altyapılı bir şarkı duyuyorum radyoda ama google bir türlü yardımcı olamadı. uyandım .... kaldım gibi bir söz öbeği dışında aklımda kalan bir kısım yok. en fazla 2 3 senelik bir şarkı gibi.
arkadaşlar günaydın,
içinde yandım veya yardım veya uyandım geçen elektronik altyapılı bir şarkı duyuyorum radyoda ama google bir türlü yardımcı olamadı.
uyandım .... kaldım gibi bir söz öbeği dışında aklımda kalan bir kısım yok.
Arkadaşlar yaklaşık 35-36 yıllık bir binada oturuyorum ve bulunduğum bölge depremde 1. Dereceden riskli durumda.Apartmanda kimse kentsel dönüşümün adını bile anmıyor masraflardan dolayı. Şöyle şey duydum doğru mu acaba?Apartmanda çoğunluk karşıysa kentsel dönüşüm yapılamıyor fakat tapu sahibi 1 dair
Arkadaşlar yaklaşık 35-36 yıllık bir binada oturuyorum ve bulunduğum bölge depremde 1. Dereceden riskli durumda. Apartmanda kimse kentsel dönüşümün adını bile anmıyor masraflardan dolayı. Şöyle şey duydum doğru mu acaba? Apartmanda çoğunluk karşıysa kentsel dönüşüm yapılamıyor fakat tapu sahibi 1 daire bile belediyeye gidip "apartmanda karot testi yaptırmak istiyorum" diye gidince bu kabul olunuyormuş ve testin sonucuna göre eğer yıkılması gerekiyorsa çoğunluk aranmadan ev kentsel dönüşüme zorla giriyormuş.
Bu olay doğru mudur? Mesela benim bu masrafları karşılayacak gücüm var ve gidip başvursam apartmanda kinç yer miyim? :))
0
les yeux blanches (01.05.21)
test sonucu tehlikeli çıkarsa bina boşaltılacak. sonra? atıyorum, daire başı 200bin istediler. sende var. diğer daire sahiplerinin yok. öyle kalacak. linç kesin var. ben bile linç ederim.
0
sutlu nescafe
(01.05.21)
@sutlu nun dediği senaryoda linçten daha fazlası olur. pişman olabilirsiniz. apartmandakileri bilmiyorum ama sürekli kapan açıl milletin işi gücü bile belli değil. bir de böyle bişi olursa, pek iyi sonuçlanmaz sizin için.
0
ilgeru
(01.05.21)
evet olay doğru, gidip başvurun. enkaz altında kalıp ölmekten iyidir. kimseyle muhattap olmadan belediyeden talep edin, belediye gelip mühür vurursa bunun suçlusu neden siz olasınız.
0
roket adam
(02.05.21)
Belediye ile konuşup kimin başvurduğunu söylemezler ise yapmayı düşünebilirim. Gerçi bizim peder bey bile istemiyor ev metrekare olarak küçülüyor diye :)
0
🌸les yeux blanches
(02.05.21)
kaç defa yazdım la, bak bi daha anlatıyorum iyi dinleyin; süreç şöyle; 1-illa apartuman sakini değil, herhangi bir kişi de karot testi yaptırabilir. 2-çevre ve şehircilik bakanlığından lisanslı yapı denetim firmalarından birisine karot testi için başvuru yaparsın. 3-bina 2013 öncesi ise bile çürük riski var. ( mevzuat 2012 de değişti.) öyle 20 veya 30 yıllık bina banko çürük çıkar daha aksi grülmedi. 4-sonraki süreç çetrefilli; ya anlaşırsınız ya da belediyeye gidersin işlem başlar. belediye gelir yıkar sıkıntı yok. kat maliklerine yazı gönderir; 2 ay süre verir, birisi itiraz etti mesela 1 ay daha ek süre verilir ve dosya çerre ve şehircilik bakanlığına tekrar incelenir ve yıkın lan denir. (daha aksi bir durum görmedik.) sonrasında herhangi bir mahkeme itirazı/kararı yoksa belediye gelir yıkar. eğer isterse malikler kendileri de yıkabilir. firmalar yıkımı üste para vererek yapar. hurda demiri falan alır. buraya kadar yıkımdı, şimdi yapımda ise maliklerin koordinasyonu gerekir. yoksa belediye işi ihaleye çevirir herkes zarar eder. ya da yıllara bekle.
0
seyduna6687
(02.05.21)
Belediye anında öter kimin şikayet ettiğini. Adamı çeker vururlar. Belediye de hiç öyle binayı boşaltın filan demiyor yıkılmasına ramak kalmadıysa. Bosaltsaniz iyi olur tarzı saçma sapan bir yazı yazıp gidiyorlar.
0
allah yazdiysa bozsun
(02.05.21)
izmir depreminden dolayi bizim de gundemimiz aylardir bu. 5 metre yanimizdaki bina coktugu icin apartman sakinleri huzursuz. depremin gaziyla, "hemen cikalim, yikalim, yaptiralim" diye gaza gelindi. neyse cevre bakanligindan geldiler baktilar, bir tane siva catlagi bile bulamadilar. zaten binanin muteahhitinin ailesi silme bizim binada. neyse tasinan tasindi, normal hayata devam ediliyor su an. amaaa herkesi iskillendirecek ufak bir durum oldu.
apartmanda bir deprem komisyonu kuruldu, iste muteahhitlerle gorusulecek, teklif alinacak falan. bunun basi yonetici haliyle. bu isi en cok aceleye getirmeye calisan da bu arkadas. devamli birileriyle gorusmeler, proje cizdirip gruba atmalar falan. ulan diyorum bu herifin derdi ne. hatta bir ara agzindan "gider performans testine basvururum yaani" falan gibi bi seyler kacirmis. bina da 97 yapimi oldugu icin simdiki mevzuata uymadigindan oturmaya elverisli cikmayacak belli. saglam olmasina saglam ama, kanun belli. boyle olunca da sanirim belediye 60 gun muhlet verip elektrigi, suyu kesiyormus. yoneticinin derdi de sonradan belli oldu, meger bu cakal gitmis kasla goz arasinda bizim apartmanda panikle satiliga cikarilan bir daireyi satin almis, bak bak bak. iki tane dairesi var simdi, yaptirip 1 milyon'dan satacak falan.
simdi teklif aldiklarinda baktilar ki pabuc pahali, ceplerinden en az 600 bin cikacak, hem de evler %30 kuculecek, 130 m² olacak sana 90 falan. simdilik ortam duruldu, etraftaki insaatlarin bitmesi beklenecek.
kisaca oyle bir sey yaparsan hocam, apartmanda cok hos karsilanmayabilir :D
0
chezidek
(02.05.21)
Mütahitle anlaşmadan karot yaptırırsanız bina çürük çıkarsa 60 gün içinde boşaltılıyor. Başımıza geldi. Apartman yıkılalı 6 yıl oldu hala mütahit falan yok ortada. Herkes açıkta kaldı.
0
suicides underground
(02.05.21)
Kimse çürük binalarda zevkine oturmuyor. Kimse sabahtan akşama kadar köpek gibi çalışıp çürük binalarda zevkine ev satın almıyor.
Sizde bu dönüşümü karşılayacak paranın olması diğerlerinde olduğu anlamına gelmiyor. İnsanları şu ekonomide evsiz mi bırakacaksınız?
Madem birikiminiz var, madem eviniz var, çıkın güvenli bir eve geçin, zaten dönüşüm sürecinde de taşınmanız gerekecek. Evi kiraya verin yeni binada oturun.
İnsanların hayatları ile oynamayın. Hiç şüpheniz olmasın kentsel dönüşüm işleri de eskisi gibi hızlı ilerlemiyor, her geçen gün hammaddeye zam geliyor, lira değer kaybediyor. Dönüşüm bağdat caddesinde vs değilse kimse uğraşmak istemiyor.
Ayrıca ev sizin değil babanızın anladığım kadarı ile, ailenizin evi, size ne acaba beğenmiyorsanız kendi evinize çıkın.
0
denizgonen
(02.05.21)
Karot sonucu bina çürük çıkarsa en fazla eviniz yıkılır ama kat malikleri ile anlaşıp müteahhit bulmazsanız yıllarca evsiz bir şekilde durur orası öyle. Olan evinize olur evsiz kalırsınız.
Bizim evimize de biri hasar tespit yaptırmış izmir depreminden sonra fakat çevre ve şehircilik bakanlığı yaptıran kişinin ismini vermedi hiç bir şekilde. Orta hasarlı çıktık itiraz sonucu yapılan incelemede az hasara döndük bu arada.
0
bigcaptain
(02.05.21)
Önce bir müteahhit ya da bilirkişi ile konuşup geri yapıldığında nasıl olacak konuşmak lazım. Ama ölmek istemediğiniz için neredeyse linç edecekler sizi burada. Ekşi duyuruda bile böyleyse sokaktaki insanları düşünmek mümkün değil.
0
biravekahve
(02.05.21)
süreci bilmeyen arkadaşları kafaya takma. bizzat 2 tane dairemiz aynı bu şekilde kentsel dönüşüme girdi istanbulda. bir tanesi direkt oturulamaz raporu aldığı için mühürlendi direkt, sonra da müteahhit geldi anlaşıldı. diğerinde oturulamaz durumda değildi ama eskiydi bina, karot testinden sonra rapor tutuldu ama acil boşaltma gerekmediği için öyle duruyor şu anda. ev sahiplerinin hepsi de kiraya verdi evlerini, kiracılar oturuyor. kimse kimseyi çekip vurmadı merak etme.
1. senaryoda kimin test yaptırdığını kimse bilmiyor. 2. senaryoda da testi bizzat biz yaptırdık. tüm uygulamayı belediye yapıyor, sizlik hiç bir şey yok. gelip kimse size bir şey diyemez. linç minç bunlar ekşi sözlük evreninde olan şeyler. dediğim gibi test zaten eninde sonunda yapılacak, sizlik bir şey yok, siz sadece hızlandırmış olursunuz.
müteahhitle falan konuşmanıza gerek yok yani o sizi ilgilendirmez. siz belediyeden talebi yapın gerisine karışmayın. ondan sonrası daire sahiplerinin bileceği şey. sakın aa insanların gidecek yeri yok falan diye triplere girmeyin, yoksa iki gün sonra deprem olduğunda aileniz enkaz altında kalırsa vicdan azabı çekersiniz. ha yok aşırı çekiniyoruz dersen bir müteahhit bulun, telefonda sufleyi verin, gerisini onlar hallediyor zaten başvuruyu bile onlar yapıyorlar.
0
roket adam
(02.05.21)
burada ideal durum ile reel durumun arasında bir çatışma var. ondan sebep 2 tarafta haklı.
zor bir durum ve istanbul bu gibi sebepler yüzünden başarılı bir şekilde kentsel dönüşümü sağlayamıyor.
ideal durum depreme karşı zayıf olduğu düşünülen binanın ne şekilde olursa olsun yıkılarak risk yaratmasının sonlandırılması.
reel durum ise yıkılan binanın yerine yeni bina yapılacak ekonomik güç olmaması ve depremde yıkılacak diye binayı yıktırınca, yerine bina yaptıramamak.
bu sebeple kentsel dönüşüm rant olan yerde ilerleme sağladı rant olmayan yerde yapılamadı.
insanlar kel kör de olsa bir binaları varken bundan olmak istemiyorlar ki haklılar.
yine insanlar depremde yıkılması olası bir binada oturmaktan korkuyorlar ki onlar da haklılar.
çözümü ise anca devlet üretebilir gibi geliyor bana. ama hükümet pek çözüm arayışında değil gibi.
istanbulda yaşamak çok külfet artık ben imkanım olsa istanbulda yaşamam
0
NightBringer
(02.05.21)
Yaptıracak parası olmayan kişinin mecburi müteahhit anlaşması yapılması durumunda daire hakkı satışa çıkarılabilir. Teoride mümkün ama pratikte zor bir iş daire sahibi razı gelmezse.
Parası olmayan grubu bu işe sokuyorsanız kesin yersiniz o linci
Selamlar arkadaşlar.Son 2 senedir sağ üst bacak kısmının dışa bakan tarafında uyuşma ve hissizleşme var. Son zamanlarda uyuşma ve ağrı arttı. Mesela koltukta otururken önümdeki sehpaya ayağımı uzattıgımda uyuşma artıyor.Yatarkende bazı pozisyonlarda uyuşma artıyor hatta şiddetli ağrıya dönüşüyor. Ba
Selamlar arkadaşlar.
Son 2 senedir sağ üst bacak kısmının dışa bakan tarafında uyuşma ve hissizleşme var. Son zamanlarda uyuşma ve ağrı arttı. Mesela koltukta otururken önümdeki sehpaya ayağımı uzattıgımda uyuşma artıyor. Yatarkende bazı pozisyonlarda uyuşma artıyor hatta şiddetli ağrıya dönüşüyor. Başka pozisyona geçince hafifliyor ama uyuşma 7/24 hep var. Yaş 42 Ağır iş yapmıyorum veya ağır şeyler kaldıramıyorum fakat kilo var bayağı. Kilodan dolayı ben fıtıktan ya da sinirlere yapılan bir baskı var gibi düşünüyorum ama tecrübeli kişilerden yorum bekliyorum bunun ne olduğuyla ilgili.
0
les yeux blanches (01.05.21)
Acilen bir nörolojiye gitmenizi öneririm. İmza: bir Ms hastası.
Şu Satılan Ayakkabıların Orijinal Olma İhtimali Var mı?
gak
Dailyshopistanbul diye bir Instagram hesabı: https://www.instagram.com/dailyshopistanbul/?hl=trShopier Linki: https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=dailyshop&sid=Z3ZVeWMzVGxJZmN6MUtYVDBfLTFfIF8gBir arkadaşım buradan Nike aldığını ve orijinal olduğunu iddia etti. Açıklamalarında
Bir arkadaşım buradan Nike aldığını ve orijinal olduğunu iddia etti. Açıklamalarında ve gönderilen mesajlara da yanıt olarak orijinal deniliyor ama ben inanmadım bu fiyatlara.
0
gak (30.04.21)
inanma fake
0
rentts
(30.04.21)
sahte
0
Andrew
(30.04.21)
bunların orijinal olduğuna inanan varsa dikkat edin galata kulesini çok ucuza kapattım diye gelmesin iki gün sonra. niye instagram anlamıyorum. tezgahta aynısı var daha ucuza. en azından görüp alıyorsun.
0
Whily
(30.04.21)
Bunlar orijinalse mesleği bırakırım. ( buraların ayakkabıcısı benim:)
0
suicides underground
(30.04.21)
Daha geçenlerde bu tarz bir yerden sipariş verip dolandıran bir sözlük yazarı vardi.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(30.04.21)
Adamlar air jordanları 500 liraya satıyor abi 1399 lira o ayakkabılar. Zaten sınırlı sayıda geliyor, paran olsa bile alamıyorsun :D Bi de indirim yapmışlar 300 liraya düşümüşler ahahhah
Selamlar,Köpeğimde pazartesiden beri iştahsızlık vardı. ve pazrtesi günü veterinerine gittik. iğne yapıp biiz gönderdi. o akşam yemek yedi ama ertesi gün yediğini kustu. biz de tekrar aynı veterinere gittik bu defa serum da verdiler ve iğne yapıp gönderdiler. biraz da atesşi varmış deyip ateş düşürü
Selamlar, Köpeğimde pazartesiden beri iştahsızlık vardı. ve pazrtesi günü veterinerine gittik. iğne yapıp biiz gönderdi. o akşam yemek yedi ama ertesi gün yediğini kustu. biz de tekrar aynı veterinere gittik bu defa serum da verdiler ve iğne yapıp gönderdiler. biraz da atesşi varmış deyip ateş düşürücü de yaptılar. bir şey yuttuğundan şüphelendiğimiz için ishal yapıcı bir ilaç verdiler ve köpeğim ishal de oldu. ancak aynı gün öğleden sonra titrediğini görünce hayvan hastanesine gittik. orada kan tahlili yapıldı ve bi virüs olabileceği söylendi, serum ve antibiyotik verildi. 5 gün takip edeceğiz dediler ve ertesi gün tekrar gelmek üzere eve döndük. sonra kendi veterinerimizi aradık. o da röntgen vs çekti ama bişi bulamadı. yine serum, atntibiyotik verildi.
perşembe günü başka bir hastaneye gittik orada dışkıdan test yaptılar ve teşhis konuldu. maalesef kanlı ishal. onlar da serum ve iğneler yaptılar. dün geceyi çok rahat geçirdi sadece 3-4 kere kustu, salyası derya deniz olurdu, salya kalmadı normalde döndü. bu sabah yine gittik, serum ilaçlar vs. herşey çok güzel çıkamya yakın kanlı ishal geldi maalesef.
Sorum bu hastalığı atlatanlar var mı? Lütfen bana umut olun, bütün gün çok ümitliydim ama akşam kanlı ishal gelince yıkıldım.
0
euteamo (30.04.21)
Tabi ki bu hastalığı atlatan var. Kaç yaşında? Geçmiş olsun:(
arkadaşlar linke ekliyorum çizimimi.Sorun şu ki piksel piksel gözüküyor detay eklerken halbuki çözünürlüğü 4000*4000 yaptım. dpi 450 yaptım ama nafile.procreate de yapıyorum acaba illisator gibi vektörel programlarda mı temize geçmem gerekiyor piksel görünmemesi için?Bir de karakter nasıl olmuş yoru
arkadaşlar linke ekliyorum çizimimi.
Sorun şu ki piksel piksel gözüküyor detay eklerken halbuki çözünürlüğü 4000*4000 yaptım. dpi 450 yaptım ama nafile.
procreate de yapıyorum acaba illisator gibi vektörel programlarda mı temize geçmem gerekiyor piksel görünmemesi için?
Bir de karakter nasıl olmuş yorumları rica edeyim.
0
trablon (28.04.21)
çalışma sayfasının ölçüleri 4000x4000 dir ama senin aldığın çıktı boyutu ufaktır. save as, export yaparken 4000x4000 girmen lazım.
300 dpi herşeye yeter artar bile.
karakter güzel ama çizgiler fazla keskin daha smooth çizgiler olsa daha güzel olur tabi.
0
killerbee
(28.04.21)
Yok cıkışı full çözünürlükte veriyorum.
0
🌸trablon
(28.04.21)
ressam degilim ama gobegin ustu liselik alti muzelik olmus gibi :/
0
cooperr
(28.04.21)
Illustratorde çizmeniz gerekiyor tabi ki. Aksi halde nerede çizerseniz çizim pixel pixel görünecek. Anatomik bir çizim yapmıyorsunuz, stilize bir iş o yüzden ressam olmayanların yorumlarına çok da şeyyapmayın:)
0
suicides underground
(28.04.21)
Vücudun yarısı diğer yarının ayna görüntüsü. Çok göze batıyor. :(
0
diyanet takvimi
(28.04.21)
illustrator'de çizim yapılmaz abi. pen tool'la çiziyorum diyorsan başka tabi ama photoshop daha uygun çizim için. rgb'de 72 dpi, cmyk'da 300 dpi kullanabilirsin. procreate hiç bilmiyorum.
0
isveperver
(28.04.21)
Tüm sektör illustratorde çizim yapıyor. Bence en uygunu. Sektör: moda
Kredi kartı bilgilerinin çalınıp alışveriş yapılması
ayakkokususeveninsan
MerhabalarBu sabah babamın kartından h&m'den arkadaşın biri yazlık kıyafetlerini tamamlamış 2098tl lik alışveriş yapmış. Babam hemen bankaya gidip bu işlem bana ait değil dedi ordan belge vermişler savcılığa gidip vermiş ve kartı kapattırdık. Bu parayı geri alabilir miyiz süreç nasıl olur? Ya da bu
Merhabalar Bu sabah babamın kartından h&m'den arkadaşın biri yazlık kıyafetlerini tamamlamış 2098tl lik alışveriş yapmış. Babam hemen bankaya gidip bu işlem bana ait değil dedi ordan belge vermişler savcılığa gidip vermiş ve kartı kapattırdık. Bu parayı geri alabilir miyiz süreç nasıl olur? Ya da bu borcu ödemek zorunda mıyız? Bilen, yaşayan birileri yazarsa sevinirim.
0
ayakkokususeveninsan (27.04.21)
Kanka damdan düşen olarak cevaplandirayim dilim döndüğünce. Akbank kredi kartımla aynısı başıma geldi. Limit çok düşük olduğu için bende bu rakamlara ulaşamadı çok şükür. Ben olayı fark etmedim. Gece 03 sularında oldu. Banka hesaplarımı blokeleyip beni aradı. Sonrasi: 1 - harcama itiraz dilekçesi yazacaksınız bankaya. Bankanın bir formu var, siz sadece ilgili yerleri dolduracaksiniz. 2 - ekstreyi ödeyeceksiniz. İşin can sıkıcı kısmı bu. O borç ödenecek ilk elde. 3 - banka 15-30 gün içinde size dönüş yapacak. %98 haklı bulacak sizi. Sizden kaynaklanan bir hata olmadığını varsayıyorum. 4 - ücreti kredi kartınıza geri yatıracak.
0
allah yazdiysa bozsun
(27.04.21)
Bunun en hızlı kolay çözümü uğraşırsanız H&M'e kendiniz ulaşıp o siparişi bulup iptal etmelerini sağlamak olur kargo çıkmadılarsa. Harcama itirazı söylendiği gibi parayı kurtaracaktır sonunda tabi.
0
atom karincanin torunu
(27.04.21)
h&m'e ulaştım ama siparişi kredi kartından bulup söyleyemiyoruz, sipariş verenin mail adresi telefon numarasını vermelisiniz dedi. Bankadan itiraz dilekçesi yazarsanız o zaman onlara açıp gösteriyoruz siparişlerimizi dedi.
0
🌸ayakkokususeveninsan
(27.04.21)
Babamın kartıyla internetten alışveriş yapmışlardı birkaç ay önce. Bankaya gidip itirazda bulundu. Sonradan borcun silindiğine dair mesaj geldi. Ödeme filan yapmadı hatırladığım kadarıyla.
0
havadakarada
(27.04.21)
Kartimi kopyalayip Hollanda'da bir otelde 4000 lira + online bir oyuna 150 lira harcamis sefa pezevengi.
Odedim itiraz ettim 1 ay sonra geri odediler.
0
cleric
(27.04.21)
@ allah yazdiysa bozsun 'un anlattığı şekliyle birebir yaşadım. Ödedim. Geri ödendi. Ancak kartın güvenliğinin sağlanması kart kullanıcısının sorumluluğunda. Orada bir ihmal görülmemesi lazım.
0
Mirket
(27.04.21)
Kredi kartini kaptirip sonra parasini geri alamayani duymadim..2-3 ay ugrasirsin ama eninde sonunda geri verirler, muhattabin aslinda banka bile degil, banka da gidip parayi mastercard/visa/amex'den aliyor. Bir nevi kendilerinin guvenlik acigi, kullanicinin sucu yok.
0
cooperr
(27.04.21)
Ben iki aydır Garanti’den sönüş bekliyorum. Hala ödenmesi harcama itirazım. Umarım sizinli ödenir kısa zamanda.
0
suicides underground
(27.04.21)
bundan yıllar önce benim de başıma gelmişti. telefonuma sms geldi. hepsiburada'dan bir alışveriş yapılmış. önce bankamı aradım. benim haberim olmadan işlem yapıldığını söyledim. kartımı hemen kapattım. hepsiburada'yı aradım. benim harcamadan haberim yok, iptal edin dedim. oradan zaten sipariş verenle benim adım farklı olduğundan anladılar şerefsizliği. "tamam, iptal ediyoruz" dediler. o şerefsizliği kimin yaptığını öğrenmek istediğimde söylemediler ama. savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum, ondan da bi şey çıkmadı.
0
silah taciri
(27.04.21)
yabanci bir bankada calismis birisi olarak soyleyeyim. surec uzun surer ama alirsiniz geri. her gun kac kisi bu durumdan bankaya basvuruyor tahmin edemezsiniz. bana asiri normal geliyor bu artik.
bankaya tekrar ulasmayi unutmayin. belli bir suresi var cunku.
Kardeşim zihinsel engelli. Aşı olabilme şansı var mı acaba? engelliler de riskli grup da değil mi?
Kardeşim zihinsel engelli. Aşı olabilme şansı var mı acaba? engelliler de riskli grup da değil mi?
0
Mehmet Ersoz (26.04.21)
Merhaba, evet olabiliyor
0
ats
(26.04.21)
Tüm engelliler değil. Bazı hastalıklar için aşıda öncelik tanındı. Görebiliyorsanız enabızdan giremiyorsanız 182’yi arayarak kontrol edebilirsiniz.
0
hadsafhada
(26.04.21)
Kardeşim için herhangi bir öncelik olduğunu hatırlamıyorum. Ama annem olurken kardeşim ve babamın da olabileceğini söylemiş hemşire. Ama nöroloji doktoruna danistigimizda bekleyin, yaptırmayın dedi.
0
elorelia
(26.04.21)
E nabızdan görebilirsiniz. Eniştem 50 yaşında %90 engelli henüz aşı çıkmamış. Ben 35 yaşındayım Ms hastasıyım aşı çıktı. Anlamak zor..
0
suicides underground
(26.04.21)
engellilere değil, kronik hastalara çıktı. kuzenim yüzde100 engelli ama ona çıkmamış mesela. benim kronik hastalığım var çıktı.
merhabalar, multipl skleroz (MS) hastalığında uzman istanbul, ankara veya izmir'de olan doktor önerilerinizi alabilir miyim araştırmak üzere? herkese sağlıklı günler, şimdiden teşekkürler <3
merhabalar, multipl skleroz (MS) hastalığında uzman istanbul, ankara veya izmir'de olan doktor önerilerinizi alabilir miyim araştırmak üzere?
herkese sağlıklı günler, şimdiden teşekkürler <3
0
havana (26.04.21)
Cerrahpaşada Prof.Dr. Sabahattin Saip
0
housedaki topal doktor
(26.04.21)
Ankara - Prof.Dr. Rana Karabudak. Geçmiş olsun..
0
primetime
(26.04.21)
İstanbul- Prof.Dr. Aksel Sıva (hala hasta bakıyor mu bilemiyorum. Araştırınız) Geçmiş olsun...
0
primetime
(26.04.21)
Merhaba, sevgili doktorum Doç. Dr. Serkan Demir
İstanbul’da en iyi olduğuna iddia girerim:) dilerseniz özelden numarasını yazarım. Ayrıca tecrübelerimi paylaşmaya da hazırım. Ms olan kim ise aramıza hoş geldi:)
Açıkçası benim hosuma giden yanları daha fazla gibi, evden çalışmak stresimi azalttı. Eve vakit ayıramıyordum, dışarda çok para harcıyordum bu yüzden tasarruf ve kendime dönmem çok iyi oldu. Yürüyüş alışkanlığı kazandım. Full evde olmaktan da çok sıkılıyorum ama böyle bi cumartesi serbest olsa süper olabilir yada akşamları rahat olsa daha iyi olabilir
0
esinikaybetmiscorap.
(25.04.21)
Kötü derdim ama kötü yetersiz olur. Ortada bir hayat bırakmadı.
0
dissendium
(25.04.21)
beni etkileyen sadece yemeksepeti saatleri ve maske oldu. onun haricinde 10 yıldır böyle yaşıyorum zaten.
0
Whily
(25.04.21)
Para biriktirebildik. Evden çalışmaya geçildiği için başka şehire taşınma imkanımız oldu. Bol bol üretebilecek vaktimiz oldu. Ailece çok memnunuz.
0
suicides underground
(25.04.21)
2005 ten beri her hafta en az 1 filmi sinemada izledim ve 1 yildir yok! lanet olsun, onun disinda maasta %30 kesinti var, pandemi izinlerini firsata cevirip 25 kg verdim, bakalim nereye varacak
0
alttaraf
(25.04.21)
Deli gibi kendimle ilgili eksik gördüğüm şeyleri düzelttim. Çok zamanım oldu kendime ayıracak. Ve şuan olmak istediğim hale geldim sayılır. Herşey o kadar güzel gidiyor ki koronaya şükredeceğim.
0
hepbiarayisicinde
(25.04.21)
İlk 6 aylık kısmında evden çalışmayı deneyimledim baya hoşuma gitti. Sonrasında da Baktım bitecek gibi değil askere gittim.
Ben kışlada millet sivilde kapalıydı. Aradan çıkarmış oldum, bana giren çıkan olmadı pek o yüzden.
0
materyalist imam
(25.04.21)
Ne güzel sosyal hayatım varmış onu anladım. Hala biraz var gibi ama eskiden ne güzel eğleniyormuşuz. Özledim kadıköy gecelerini. Geçen geldi bu his. Ha alkol kendiliğinden azalınca spor ve sağlıklı beslenme olayında daha bir istikrar sağladım. Olumli geri dönüşü oldu bunun hayatıma. O konuda iyi etkiledi mesela.
0
turkce konusan uzayli
(25.04.21)
Para biriktirme huyum yoktur olanı harcarım, pandemide harcayacak yer olmayınca(yeme içme giyim ve gezmeye çok harcarım) otomatik olarak birikti.
Sinemadan uzak kalmak üzdüyse de evde daha çok film izler oldum.
Gezmelerin sürtmelerin azalması stresi sıkıntıyı kanalize edememek demek, o yüzden genel ruh halim daha depresif oldu. Hayattan zevk almamı sağlayan ufak şeylerin hiçbirini yapamıyor olmak hayat kalitemi düşürdü.
0
Jux
(25.04.21)
Cok yogun calisiyorum son bir iki aydir kafayi yemek uzereyim. İstifa fantezileri kuruyorum. Evden calistigim icin tabii butun bunlar. Ofiste olsa boyle dertlerim olmaz
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.04.21)
zaten asosyal ve işsizdim bir şey değişmedi.
0
spartamed
(25.04.21)
Ne güzel sosyal hayatım varmış onu anladım +1 tasarruf ve para biriktme +1
İyi Kötü Animasyon çizimi yaptım, yapmaya çalışıyorum. İngilizce konuşmaya vakit ayırdım.
0
put it in your appropriate place
(26.04.21)
Sosyal hayatımızı cidden çok etkiledi, arkadaşlarımızın yüzüne hasret kaldık desem yeridir. Ailem nedeniyle sıkça yurtdışina gidip geliyorum, her seyahat benim için stres kaynağı oldu. Evlilik planını erteledik. Yapacağımız seyahatleri erteledik.
Bir kitapçıda rahatça gezinip kitap almayı, cafede oturup kahve içip sohbet etmeyi özledim. Akşam sıkılınca 'hadi gel sahilde bir tur atalım' imkanımız da yok. Konserleri, etkinlikleri saymıyorum bile. Üstelik bu kadar korunurken yine de corona geçirdim. Dolayısıyla hiç mutlu değilim, bir an önce biteceği günlerin gelmesini bekliyorum.
0
fraise
(26.04.21)
ilk baslarda boyle olmuyordu ama su an ozellikle hafta sonlari boguluyor gibi hissediyorum
Merhaba, fotodaki çantadan örmek istiyorum. Hasır çanta olarak aratınca farklı birsey çıkıyor. Bu çantanın malzemelerini nereden alabilirim ve örmeyi öğrenebileceğim bir youtube kanalı vs var mıdır? Teşekkürler.
Merhaba, fotodaki çantadan örmek istiyorum. Hasır çanta olarak aratınca farklı birsey çıkıyor. Bu çantanın malzemelerini nereden alabilirim ve örmeyi öğrenebileceğim bir youtube kanalı vs var mıdır? Teşekkürler.
0
sumuklu asilzade (25.04.21)
Mobilden düzeltemiyorum maalesef. Marka ismi değil bu malzeme ve modelin ismi varsa onu arıyorum.
0
🌸sumuklu asilzade
(25.04.21)
çok bilgim yok ama rafya çanta yapımı / rafya ip aratırsanız belki istediğinize yakın şeyler bulabilirsiniz.
0
kucukne
(25.04.21)
suni deri benzeri malzemeler var, kosele var...
bu tarz malzemelerden kesilmis seritlerle isleyebilirsiniz diye dusundum.
ormesi de cesit cesittir. kimi tabanini hazir malzemeyi dikiyordur belki, kimi onu da oruyordur.
siz kendinize uyacak malzemeyi ayri, orme bicimini ayri arastirabilirsiniz bence.
edit: bir ihtimal hasir cantadir bu da, bazi seritleri mavi boyamislardir belki
0
idexo
(25.04.21)
çok emin değilim ama kağıt ipten de olabilir.
0
south park in kapusonlu uyesi
(25.04.21)
Sektörden bildiriyorım bu çanta rafya. Kağıt ipinden de yapabilirsiniz kesin bilgidir. Suni deri veya kösele ile alakası yoktur.
ev temizliği için kablosuz dikey süpürge önerisi olan var mı?
la lykia
şarjı en az 45 dakika rahat yeten,toz haznesi pratik temizlenebilen,max 3000 TL civarlarındakablosuz dikey süpürge arayışındayım.en önemlisi, süpürgeyi "şuraya bir şeyler döküldü bir geçivereyim" diye el süpürgesi olarak kullanmayacağım, normal ev temizliğinde kullanacağım.şimdiden çok teşekkür eder
şarjı en az 45 dakika rahat yeten, toz haznesi pratik temizlenebilen, max 3000 TL civarlarında
kablosuz dikey süpürge arayışındayım.
en önemlisi, süpürgeyi "şuraya bir şeyler döküldü bir geçivereyim" diye el süpürgesi olarak kullanmayacağım, normal ev temizliğinde kullanacağım.
şimdiden çok teşekkür ederim.
0
la lykia (24.04.21)
dediklerinize Dyson v11 uyuyor fakat fiyattan dolayı sizin kriterleri karşılamıyor
0
sunriseee
(24.04.21)
6 sene dyson v6 kullandıktan sonra şuna geçtim, bu daha kullanışlı geldi bana.
Başlığı sağa sola katı şeyleri fırlatmıyor. Işığı da güzel. Doldurması boşaltması da güzel.
Düşük modda 1 saat çalışıyor. Bizim evde halı olmadığı için düşük mod gayet yeterli. Çok nadir orta veya en yükseğe alıyorum. Bu şekilde 45dk gidiyordur herhalde hiç süre sıkıntısı yaşamadım 2 katlı evde.
0
ananiyimioguz
(24.04.21)
v11 olmak zorunda değil, v8 de gayet yeterli ama fiyatı 3500 civarında. şarjı kullanım gücüne göre 45-60 dk gidiyor. iki yıl oldu alalı sanırım, performans kaybı, çekiş gücünde azalma yaşamadım.
Kısırlaştırılmış Sokak Kedisi Kaç Gün Sonra Sokağa Bırakılır?
canavar geliyor kacalim
Dişi kedi kısırlaştırıldıktan sonra 5. Gün gibi sokağa bırakılsa bir sorun olur mu? Bazı insanlar 2. gün bile sokağa salıyor. Ama çok erken gibi geliyor bana.
Dişi kedi kısırlaştırıldıktan sonra 5. Gün gibi sokağa bırakılsa bir sorun olur mu? Bazı insanlar 2. gün bile sokağa salıyor. Ama çok erken gibi geliyor bana.
0
canavar geliyor kacalim (23.04.21)
Benim kedim (ki sokak kedisiydi) 2 günde doğru düzgün ayağa bile kalkamamıştı.
Ben olsam 2-3 hafta iyidir derim ama eğer durum çok acilse en azından 1 hafta - 10 gün izleyin. Ameliyat sonrası yaraları falan mikrop kapabiliyor, öyle bir durum olmadığından emin olunca bırakın.
0
plutongezegendegilmi
(23.04.21)
Ertesi gün oldukça iyiydi. Bu veterinerden veterinere değişiyor galiba. Bazıları narkozu çok veriyor.
0
🌸canavar geliyor kacalim
(23.04.21)
En azından 1 hafta beklemenizi tavsiye ederim. Belki komplikasyon olabilir. Yarası biraz kapansın hiç değilse.
0
suicides underground
(23.04.21)
ikinci gün sokağa salınanlar erkekler oluyor. yine de erken tabii ama dişilere göre ameliyatları daha kolay.
dişi olduğu için bir hafta bekleyin en azından derim.
0
blatta hiberna
(23.04.21)
bırakmayın. ne kadar süre tutarsanız o kadar iyi. ayrıca sokak erkek kedi kaynıyor. "aaa yeni ameliyat olmuş. sakin duralım. ameliyatlı yerine gelmesin" demezler
0
elestirman
(23.04.21)
dişi kedi için en az 2 hafta diye duymuştum veterinerden
Aşırı üzüldüğüm bir konuda yazmak istiyorum.Sokakta baktığımız market önünde takılan bir kedimiz vardı. Bu kedi daha önce başka bir marketin önünde takılıyormuş. Oranın çalışanı rahatsız olmuş buraya bırakmış. Şimdi önünde takıldığı marketin bulunduğu binanın kapıcısı da istemediği için hayvansever
Aşırı üzüldüğüm bir konuda yazmak istiyorum. Sokakta baktığımız market önünde takılan bir kedimiz vardı. Bu kedi daha önce başka bir marketin önünde takılıyormuş. Oranın çalışanı rahatsız olmuş buraya bırakmış. Şimdi önünde takıldığı marketin bulunduğu binanın kapıcısı da istemediği için hayvansever bir ablayla görüştük. Kediyi aldı kısırlaştırmayı aşısını da yaptırdı. Ağzında sorun vardı sert şeyler yerken sinirleniyordu. O da travmadan kaynaklıymış. Ben yuva bulalım desem de kediyi ilk bulunduğu yere yakın ve besleme yapılan insanların iyi olduğu bir yere bıraktı. Kedi de haliyle unuttuğu için ertesi gün kayboldu. Ve ben o zamandan beri her yeri her sokağı aradım. İlanlar astım. Ama kedi hiçbir yerde yok. Kendimi aşırı kötü hissediyorum. Eski yerinde mutluydu. Ama şimdi nerde ne yapıyor ne yiyor belli değil. Çok üzülüyorum. Geceleri bazen uyuyamıyorum. Belki ben abartıyorum. Ama onun sorumluluğunu almıştım. Aklım sürekli onun nerde ne olduğu ile ilgili sorular üretiyor. Ne olumlu ne olumsuz bir haber var. Ve ben cidden bunalıma girmii gibiyim. Hayatımdaki tek sorun bu değil. Zaten depresyonda oşan biriydim. Bu da iyice üzdü beni. Kendimi suçlu hissediyoeum.
0
canavar geliyor kacalim (22.04.21)
Oralarda bir yerde olabilir, saklanmistir ya da cevreyi biliyosa eski yerine gelmis olabilir. Yemek birak o basinin caresine bakar cevrede zarar veren birileri yoksa bisey olmaz.
0
durgunfoton
(22.04.21)
Kötü niyetle bir şey yapmamışsınız.
0
EasyTiger
(22.04.21)
Kötü niyetle yapmamış olsam da yanlış karar verdiğimizi düşünüyorum. Sonuçta kedi nerde belli değil.
Atamadığım yer kalmadı. Ama işte neden yok anlamıyorum. Köti bir şey olsa yine arayıp söylerlerdi. İyi bir şey olsa biri görse ya da evine almış olsa yine ararlardı. Ama hiçbir yerde yok.
0
🌸canavar geliyor kacalim
(22.04.21)
Sizlik bir şey yok hocam. Mantıklı bir karar da kötü sonuç doğurabilir
0
havadakarada
(22.04.21)
E kediyi siz alsaydiniz sahiplendirilene kadar?
0
elorelia
(22.04.21)
Ailem kabul etseydi alırdım tabii ki.
0
🌸canavar geliyor kacalim
(22.04.21)
Kediler bizim kadar hassas değiller inanın. Kedinin umrunda bile değildir ve herr yerde yaşayabilir. Canınızı sıkmayın.
Uzun bir mesele okuyan herkese simdiden tesekkurler. 32 yasindayim. Kucuk bir sehirde yasiyorum. 4 ay once bir hastalik tanisi aldim. Kronik ve sonu kotu seylere gidebilecek bir durum ama hastalik telafuz etmek istemiyorum. Henuz arada derede bir tani. En yakin arkadasim dedigim bir kiz var, kendisi
Uzun bir mesele okuyan herkese simdiden tesekkurler.
32 yasindayim. Kucuk bir sehirde yasiyorum. 4 ay once bir hastalik tanisi aldim. Kronik ve sonu kotu seylere gidebilecek bir durum ama hastalik telafuz etmek istemiyorum. Henuz arada derede bir tani. En yakin arkadasim dedigim bir kiz var, kendisi baska bir bransta basarili bir hekim. 3 senedir tanisiyoruz ama son 2 senedir yedigimiz ictigimiz ayri gitmiyordu. Her seyimizi, her gunumuzu paylasiyoruz. Evlerimizin anahtarlari bile birbirimizde.
Taniyi aldigim gun bile onda kaldim. Bana "her sey cok guzel olacak. Yeni bir sen olacaksin. Her adiminda yanindayim" gibi seyler soyledi. Duruma ailemi bulastirmak istemedim. babannem yatalak-babam bakiyor, annem kalp tansiyon seker memeca gibi bir suru hastaliga sahip benimle kosturmasi dogru degil, ablam hamile vb.. Onlara anlattim ama etrafa yaymamalarini, kuru gurultu istemedigimi, arkadasimin bu surecte yanimda olacagini belirttim. Onlar da taniyorlar arkadasimi.
Kendime bi prof. buldum bir tedavi plani cikardi bana. Doktor bulma konusunda arkadasim yardimci olmadi. Annemle bikac doktor gezdik. Arkadasim da bu islerde tedavi fikstir icine sineni sec dedi.
Ben tedavi planini arkadasima yolladim bana herseyin guzel olacagini, tedavimin iyi gececegini soyledi. Bu arada internetten okudum bazi kotu seyler yaziyor yan etki olarak. (kemik erimesi, erken menopoz, kalp, akciger vb..) Arkadasima bunlari ilettim. Oyle bir sey yok olumlu dusun her sey beyinde biter gibi seyler soyledi.
Bu arada onerilen protokol baya kemoterapi benzeri bir sey. Ilaclarin da cesitleri varmis. Ben tum bu surecte her seyi arkadasima ilettim, her evragi yolladim bir sekilde. Tek soyledigi sey tahlillerin iyi, hastalik yoktur hasta vardir, olumlu dusun kuzum, her sey cok guzel olacak, bana guven, ben ankara ekoluyum falan. Ben ilaclara basladim 2.5 ay devam ettim. Doktor arkadasim da ara sira bende, ailemde kaldi, bana destek oldu sagolsun.
Bu surecte baska bir arkadasimin doktor annesini gormustum yolda durumu anlattim. bana "sana x tedaviyi onerirlerse kabul etme ben karsiyim, sen daha cok baslangictasin, minimal mudahele ve hayat tarzi degisikligine bi git" dedi. Bunu arkadasima ilettim "bakma sen insanlarin dedigine o uzmanmiymis, emekli bi doktor, sen kendi doktoruna guven. Oyle bisey yok. Sonra geri donulmez seyler olsa daha mi iyi, aileni dusun seni sevenleri dusun" dedi.
Bir gun annemlerdeyken ic hastaliklari uzmani bir akrabamiz geldi. Durumu anlattim. Kadin "sen neden bu tedaviyi kabul ettin ki senin durumun oyle bisey degil. Doktor sadece onermek zorunda protokol geregi" dedi. Sonra hangi ilaci kullandigimi sordu soyledim. Bu islemler menopoz yapiyor yaslilara verilir sana yumurta koruyucu neden yapmadilar falan dedi. Sinirlendi. Kocasi falan da sinirlendi. "sen bi git. doktor doktora konusun. Biraksin bu tedaviyi kiz" dedi.
Bu arada doktorum standart protokolu bana sundu ama kabul etmeme gibi bir opsiyonum da varmis sonucta. Gerci ben her surecte bi dusuneyim diyip zaman istedim ve arkadasima sordum. Arkadasim da "didikleme artik bisey. Milyonda bir yan etkiyi okuyosun hastaligi cagiriyosun. Dusundugun gibi seyler olmayacak. Her sey cok guzel olacak" gibi seyler soyledi hep. Ben zannediyorum ki o kadar derece yapmis kiz hacettepe mezunu bosa konusmaz, yasasin kadin destegi.
Akrabanin devreye girmesiyle agir tedaviyi biraktim ama ilaclarin %70ini almis bulundum ve gunlerce gozyasi doktum. Cildim bozuldu, kaslarimin yarisi gitti, saclarim inceldi, 2 aydir adet olmuyorum, yumurta rezervim baya bitti gibi, yuzum sisti, rengim soldu, curumus bir insana dondum vb. Hala da oyleyim.
Arkadasima mesaj attim baya yazdim ben bu hataya nasi dustum, vucut dengem gitti falan diye. Bana sen mantikli dusunemiyosun antidepresana baslaman lazim kuşum yazdi. Tedavi edilemeyen bi hastaligin olsaydi yine bunlari soyleyecek miydin, derdin tip mi menopoz mu falan diyor. Evet dedim. Sana yardimci olmaya calistim burda diyor. Soyleseydin gercekleri o secimi bana biraksaydin keske diyorum. Bana narsistik kisilik bozuklugun var tedavi ol dedi. Surekli sisterhoodluktan, kadin dostlugundan falan bahseden kiz birden baska bir karakter aldi.
Annemle yazismis bu arada mesajlarini okudum. Annem ona ben tedaviyi biraktiktan sonra yazmis boyle yan etkiler var midir diye. Benim cok kotu oldugumdan bahsetmis. Kendisi "yeni normaline alisacak. Zaten su an mantikli dusunemiyor bi psikiyatriste gitmesi lazim" diye cevap vermis. Bana "hic bisey olmayacak bana guven hastalik cagirma" diyen, evime gelip bana bakan kiz anneme yan etkilerin olacagindan bahsedip, yeni normaline alismasi lazim falan yaziyor.her sey bitince.
Kizin niyetini bilmiyorum ama kendimi kandirilmis ve aptal yerine konmus gibi hissediyorum. Hic arastirmamis, sorusturmamis bile. Sonra beni aradi "ben de biraz ihmal ettim, arastirmaliydim. Kendi sorunlarim vardi. Ozur dilerim" falan dedi hersey bittikten sonra. Tum bunlara ragmen yine ona gittim bana "doktorlar olaya cok mekanik bakiyor. Kisinin yasina, konumuna bakmiyor. Sana bu kadar agir seyler yapilmayabilirdi ama her sey cok guzel olacak kuşum olumlu dusun" dedi yine. Ben sinirden titredim tabii esyalarimi aldim ciktim.
Bana simdi mesajlar atiyor nasilsin falan diye cevap vermiyorum. Kendime cok kiziyorum nasil bu kizi dinledim diye. O kadar guvendim ki yeri geldi aileme akrabalarima kizdim onerileri nedeniyle. Surekli sosyal medyadan insanlara iyilik yapmayacaksin temali sozler atiyor simdi. Sana yuk yapan insanlari birak falan. Bir de durumum hakkinda bilgi almak icin arkadaslarini aratiyor. Neymis beni merak ediyolarmis vb.. Bakmiyorum, cevap vermiyorum artik.
Siz olsaniz bu kiz hakkinda olumlu dusunur muydunuz? Yoksa ben su an hastalik psikolojisinde mantikli dusunemiyor ve suclayacak birini mi ariyorum? Tamam kiz bana iyilik yapmaya calismis olabilir ama ben ona soruyorum boyle boyle bisey oluyor mu diye, imzalattiklari kagitlari yolluyorum. Hayir onlar prosedur bisey olmuyor yeter artik daha fazla kurcalama diyor. Okumuyor, ilgilenmiyor bile. Cunku benim ona yolladigim seyleri sonra tekrar istedi "aa oylemiymis ben bi bakayim" diye. Her sey bittikten sonra. Doktoruma soruyorum oladabilir olmayadabilir bunlar risk tabii ki diyor. Politik cevaplar veriyordu hep. Ama ben reddetme opsiyonum oldugunu bile dusunemedim hic bu arkadasima guvendigim icin. Bir insanin hayatiyla oynamak bu kadar kolay mi?
Sagolun simdiden.
0
Bikit (22.04.21)
Arkadaşın Allah mı? Belki de o konuya çok hakim değildir ve seni yönlendirmek istememiştir. Seni yönlendirse ve aksi bir durum olsa işin içinden nasıl çıkacak?
Üstelik senin hastalıktan kırılıp ölmeni istememiştir nihayetinde. Neden özellikle kötülüğünü istesin ki?
Bence olaya doktor gibi değil arkadaş gibi yaklaşmış. Sen de sanki konuda uzman gibi sürekli onu sıkıştırmışsın.
Sonuç olarak bence olayı yanlış yorumluyorsun.
Geçmiş olsun.
0
elorelia
(22.04.21)
Ben sizi haklı görmekle birlikte kim haklı kim haksız konusunun ikinci planda olduğunu düşünüyorum. Ortada yanlış yapılan şeyler var ama kötü niyet yok anladığım kadarıyla. Bence kendisiyle iletişimi en aza düşürebilir veya isterseniz tamamen de kesebilirsiniz. Sadece kin ve nefret duymamanız onun için yeterli, eskisi gibi iyi olmak zorunda değilsiniz. Bu gibi insan ilişkilerini gözünüzde çok büyütmeden şu an önemli olanın sağlığınız olduğunu hatırlayın. Doğru tedaviyle inşallah hastalık ihtimalini ortadan kaldırın ve eski sağlığınıza kavuşun. Bu şekilde daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. Çok geçmiş olsun.
0
havadakarada
(22.04.21)
@elo olayı biraz abartmışsın sanki ne alaka? sen bilgisayar alırken anlayan arkadaşına sormaz mısın?
bende sizi haklı buluyorum sonuçta size yapılan tedavi ya da prosedür o kadar metin okunsa dahi anlaşılmayacak şeyler. arkadaşınızın kötü niyet göstermemiş olmaması da iyi bir durum değil bence, aksine kötü bir durum. bu işlerden hiç anlamayan birisinin verdiği telkini neden verirsin ki nerden baksan saçmalık.
avukat arkadaşımıza bütün mal varlığımızı devredeceğimiz sözleşme gönderip hiç okumadan kanka bir şey yok diyip dımdızlak kalmaktan ne farkı var bu durumun.
tamam en yakın arkadaşımız olabilir ama biz ona arkadaş olduğumuz için sormuyoruz ki uzman olduğu için soruyoruz.
yani arkadaşlık konusunda ne desem bilemedim ama ben olsam görüşmezdim herhalde.
bu saç boyamak kadar basit bir şey değil hayati diyorsunuz. okurken sinirlendim yani.
bu duyuruyu hastayım napayım diye açsaydınız, muhtemelen burdaki herkes arkadaşınızın dediklerini diyecekti demek ki bizimde arkadaşınızdan bir farkımız yok, bir de böyle düşünmek lazım.
0
respect
(22.04.21)
Doktor kıza şu konuda hak verdim: Bence de iyi durumda değilsin. Neredeyse en yakın arkadaşım beni bilerek yanlış tedaviye sevk edip öldürmeye çalıştı diyecek kadar evhamlanmışsın. Bu da belki hastalık nedeniyle belki de başka bir nedendendir ama gerçekten de destek alsan iyi olur.
Bunun dışında eğer olaylar anlattığın gibiyse (bence değil, bir sürü yeri kırptığın çok açık), pozitif bilime tepki olarak doğmuş çiçeği burnunda doktorumuz hayırlı olsun ve Allah iki cihanda karşılaştırmasın.
0
son feci skilacci
(22.04.21)
Arkadaşın az da olsa haklı bence de. Abartı derecede evham yapmışsın sanki arkadaşın kasten seni kötü bi duruma sokmuş gibi. Diğer doktorun bir tedavi tavsiye etmiş, arkadaşın da onaylamış, burada suçlu bulunacak bir şey yok. Ki tıpta tek bir doğru da olmayabilir, belki de yan etkileri yüksek bu tedavi senin hastalığını daha hızlı bitirmeni sağlayacaktı, bunu bilemeyiz.
Çok geçmiş olsun bu arada.
0
roket adam
(22.04.21)
biraz kendinle ilgilen. sıcağı sıcağına verme kararlarını , biraz zaman geçsin. sen bir şeyleri atlat (umarım güzel olur her şey senin için) ondan sonra daha objektif tartarsın kendince.
genelde kötü hastalik gecirenler ve atlatanlar, hastalık sonrası çok radikal kararlar verebiliyorlar. ben mesela lance armstrong'un hayatını okudum, hastayken eşi onun en iyi yardımcısı oluyor ama adam nasıl bir yenilenmenin içine girdiyse, o hayat arkadaşı ile devam etmiyor yoluna. başka kadınla beraber oluyor. belki tavsiye veya nasihat verecek bir statüde olmayabilirim ama önce kendinize sarılın, ondan sonra diğer işlerle ilgilenirsiniz.
sağlıklı günler dilerim.
0
evimin paspasi
(22.04.21)
Sagolun arkadaslar. Benim burada gücüme giden 2 durum var. 1.arkadasimin surecle ilgileniyor gibi gorunup hic ilgilenmemesi 2.bana her seyi aciklikla anlatmamasi. Tedavi kararini o veremez ama bir arkadas olarak acik davranmasini beklerdim.
Oyle bir sey olmayacak bana guven falan deyip beni tedavi icin asiri cesaretlendirdi. Bana dese ki "bu tedavinin boyle yan etkileri olabilir. Ama tedavi olmazsan da soyle olabilir. Sen olc tart kararini ver ben karismam" o zaman ben de kendi kararimi alabilirdim. Ama benim adima karar verip ona yonlendirmeye calismasini hazmedemiyorum.
Ben okuyorum her turlu kaynaktan. Ornegin kas dokuyormus bu ilac diyorum. Basta yok oyle bisey diyor. Sonra kaslarim dokulunce sen cagirdin diyor. Boyle bi mantik mi var?
Bir de bu surecte cidden tipim degisti ve enerjim dustu. Disari bile cikamiyorum. fiziksel olarak guzel biriydim. Yuzum silindi gibi, gunlerce de agladim. Moon face gibiyim. Allahtan pandemi donemi is yeri acik degil. Fiziksel gorunumun ve gencligin onemli oldugu bir is yapiyorum cunku.
Bir tane arkadasi var hastaneden hasta bakici erkek. 45 yasinda falan. Onu orgutlemis surekli iltifat edip duruyorlar. Surekli o adami cagiriyor her yere. Adam biralari icip icip bana "cok guzelsin. Bi dahaki geldigimde seni kirmizi elbiseyle gormek istiyorum" falan diyor. Hayatta 2 kere gordugum kisi eline firsat gecince abuk subuk seyler soyluyor. Cildirdim uzerine falan da yurudum hatta. Beni kirmizi elbiseyle gormek istiyormus. Bu doktor kiz da hic bisey soylemiyor adamin hadsizliklerine. Sonra diyorlar ki senin moralin duzelsin diye yapiyoruz. Bi tek akilli onlar cunku.
Hazmedemiyorum ve kendimi igrenc insanlara bulasmis gibi hissediyorum. Ama eviminpaspasinin dedigi gibi ele alacagim artik olayi. Tesekkurler.
0
🌸Bikit
(22.04.21)
Öncelikle Allah şifa versin. Ben sizin eskisinden daha iyi olacağınıza inanıyorum, öyle doğdu içime.
İkincisi, ben bu hayatta ana babadan başka kimseye güvenmemeyi öğrendim. Arkadaş fasa fiso. Bir de üç yıl en iyi arkadaş olmak için kısa bir süredir, hastabakıcı olayına ben de çok kızdım, ben kendimi benzettim size karakter olarak, ben de böyle densizlilklere çok ayar olurum, size çok hak verdim o olayda.
Son olarak, bence tek hatanız arkadaşınıza güvenmek değil, sağlam doktor araştırması yapmadan tedaviye başlamak olabilir, tabi ki bu durumu yaşayan bilir. Bence yeniden bir doktor araştırması yapın, psikolojik destek de alın. Ben sizin eskisinden daha güzel ve sağlıklı olacağınıza inandım, dediğim gibi içime öyle doğdu okuyunca, tekrar Allah şifa versin tez zamanda.
0
Hallegadola
(22.04.21)
Çok geçmiş olsun. Kronik ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalığı olan biri olarak tedaviye başlamadan önce işin uzmanı 6 doktora göründüm. 6sı da aynı tedaviy önerince demek ki olması gereken buymuş dedim. Sizin de arkadaşınıza değil işin uzmanlarına danışmanız gerekirdi tabi ki ama insan o durumda pek düşünemeyebiliyor sizi anlıyorum. Arkadaşınız bence hatalı değil. Sizi sizden başka kimse düşünmez. Yer geliyor anne babalar bile çocuğunu düşünmüyor değil ki arkadaş düşünsün..
Çok kafaya takmayın. Hastalık olunca insanın daha hassaslaştığını biliyorum. Takmamak da elde değil ama naçizane tavsiyem sizin yerinizde olsam daha olumlu şeylere odaklanır kendimi motive etmeye çalışırım. Hastalık yokmuş gibi davranın demiyorum da bu da gelir bu da geçer ben bunu aşarım kafasına girmek lazım yoksa çekilmiyor.
Yakın zamanda sağlığınıza ve eski neşenize kavuşmanızı dilerim:)
0
suicides underground
(22.04.21)
ben de @respect gibi düşünüyorum. tamam kötü niyetle bir şey yapmamıştır o belli, ama sizin için çabalamamış, biraz baştan savmış. bahsettiğiniz kadar yakın bir arkadaş için bu da yeterince kötü. tamamen ilişkiyi bitirir miydim emin değilim ama böyle bir durumdan sonra arkadaşımdan uzaklaşacağım kesin. siz de bir süre uzaklaşıp sinirlerinizi yatıştırın bence. umarım tez zamanda atlatırsınız bu süreci.
arkadaşlarım sen anlarsın diye bana basit bir konuda bile soru sorduklarında, asla fikrim olmasa bile epey araştırıp bak böyle böyleymiş diye linkleri gönderiyorum. hele de böyle hayati bir konuda, kendi alanı olmasa bile çevresinde bilenlere danışıp size çeşitli bilgiler sunabilirdi. çok yoğunsa ve darlandığını hissettiyse, her şey çok güzel olacak diye geçiştireceğine, bu konuda yeterli fikrim yok, doktoruna danış diyebilirdi. teyzeler gibi sus hastalığı çağırma demiş.
geçmiş olsun.
0
akil kupuru
(22.04.21)
Bu bazı meslek gruplarındaki kişilerde daha sık görülen bir durum maalesef. Size denk gelmiş. Psikolojik karşılığını bilmiyorum ama bazı kişilerde oluyor. Arkadaşlardan birisi sağlık yada maddi konuda zayıf düştüğünde denge bozuluyor ve öbür taraf kendisini daha güçlü hissediyor ve zayıf olandan uzaklaşmak onu başından savmak istiyor. Bu nedenle kararlarınızı kendiniz vermeye çalışın. Bundan sonra da geçmişi geçmişte bırakıp mevcut durumunuzu daha iyi nasıl yapabileceğimize odaklanın. Geçmiş olsun.
gümüş alışverişi için hangi sayfaları önerirsiniz?
gümüş alışverişi için hangi sayfaları önerirsiniz?
0
chihirovekohaku (22.04.21)
trendyolda söğütlü silver var fiyatı uygun modellerde güzel ama çok fazla çeşit yok. bir de incikcincik diye bir siteden bir kaç kolye ve küpe aldım, çok beğendim.
0
cometome
(22.04.21)
yıllardır bütün gümüş ürünlerimi erer gümüş'ten alıyorum, kolye hiç almadım ama küpelerinden çok memnunum. müşteri desteği ve kargo hızı konularında çok iyiler.
0
ofelia
(22.04.21)
argentum, truvagümüş
0
asteriks
(22.04.21)
Söğütlü silver’dan aldım gayet güzeldi ama nikel(imitasyona) alerjim olduğu için burdan aldığım kolye gümüş olmasına rağmen kabarma yaptı vücudumda. Yüzde yüz gümüş olduğunu düşünmüyorum bilginize
0
esinikaybetmiscorap
(22.04.21)
Ben şuradan aldım çok güzel de bir kutuda hemen geldi. Instagram @maviligumus
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne oldum, ben 22 yaşında evlendim, ben çocuk yaptığımda senden küçüktüm gibi laflar ediyor sanki erken evlenmek marifetmiş gibi. Ki günümüz koşullarında yine de erken evlendiğimi düşünüyorum ben. Eğitimsiz bir kadın değil bu arada, doktor. Benim annem mesela beni 36 yaşında doğurmuş, o örneği verdim, "annen geç çocuk yaptı diye sen de mi geç yapacaksın" dedi, geç çocuk yapmanın dezavantajlarını sıralayıp durdu.
Maddi açıdan kötü durumda değiliz, muhtemelen çocuk yapsak bir şekilde geçiniriz, yardım edeceğini de söylüyor ama yine de yeterli gelmiyor bana bu. Ben daha kendime bakamıyorum, çocuğa nasıl bakayım? Kendim niye yaşadığımı bilmiyorum, nasıl yeni bir insan dünyaya getireyim? Eşim zaten kendisi hala çocuk gibi benden birkaç yaş büyük olmasına rağmen. Onu da hiç baba olarak hayal edemiyorum.
Siz ne düşünüyorsunuz?
0
isabella was a ginger (21.04.21)
Bu tamamen hazır olmakla ilgili. Birkaç arkadaşım ve kuzenim evlendi, çocukları oldu benimle yaşıtlar. Ben daha evlenmedim, seneye yazın evleniriz diye düşünüyoruz sevgilimle. Temmuzda 27 olcam. 30umdan önce çocuk düşünmüyorum, belki 32'yi de bulur. Annem ve babam hemen evlen de çocuk yap diyorlar, amaç "torununu görmek bir an önce". Görünce ne oluyor anlamıyorum. Annem hastalık hastası zaten, torunumu göremeden ölcem derdinde. Ben bu dert biçimini algılayamıyorum. Gör ya da görme ne olacak. Bir şey mi artacak hayatında. Ölünce zaten pamuğu tıkıyorlar gidiyorsun, orada torunumu gördüm diye hava mı atacaksın olay nedir. Bir de ben bakacağım o çocuğa hazır hissetmeden, evliliğim oturmadan, kocama doyamadan, birlikte eğlenemeden hemen çocuk gelecek. Her zaman bir çocuğum olsun çok istiyorum ama kendim halen daha işten gelip üstünü değiştirip yatağa zıplayan ve gün boyu oyun oynayan, anneden yemek bekleyen, kardeşine sataşmaya odasına giden bir kızım.
Bence anneler ve babalar dünyanın değiştiğini ve çocuklarının hayatına karışmamayı öğrenmeli. Kendisi doğursun çok istiyorsa, ben anneme öyle diyorum. :)
0
Hallegadola
(21.04.21)
Kayınvalidenle fazla konuşuyorsun demek ki. Bu kadar derinlemesine bir muhabbetiniz olmasına gerek yok. Teşekkür ederim bunu düşüneceğiz deyip geçmen gerekiyor. Bu karar sana kalmış, bunun ideal bir yaşı yok, olmak zorunda bile değilsin.
0
roket adam
(21.04.21)
Bence bu oyunlara gelmeyin. Çocuk yaptıktan sonra çocuk ilkokula başlayana kadar hayatınız kilitlenecek. Bu da en az 6, 7 yıl demek. Önemli olan çocuk yapmak değil, o çocuğa bakmak. 25 yaşında çocuk yapsanız en güzel yaşlarınız çocuk peşinde geçecek. Bana göre ideal yaş 30, 35 arası olabilir.
0
dissendium
(21.04.21)
çoook erken daha. benim anneme de kalsam şimdi çocuk yapmam lazım. dinleme bile.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.04.21)
35den sonra doğurganlık azalıyor onu da hesaba katın:)
0
suicides underground
(21.04.21)
30'dan önce yapma diyenlere katılıyorum. Fakat kayınvalidemle samimi değilim, çok konuşmuyorum kesinlikle. Sadece aynı mahallede oturuyoruz, bu yüzden kendisi arada gelip (yiyecek bir şeyler getirme bahanesiyle) biraz oturuyor. Eşim çalıştığı veya yorgun olduğu için çoğunlukla ben ilgilenmek zorunda kalıyorum. Genelde kendisi konuşup bir şeyler soruyor. Niye aynı mahallede ev tuttunuz diyecek olursanız; Ankara'da oturulabilecek en düzgün semt olduğunu düşündüğüm için burayı tercih ettim. Okulum bu sene bitiyor, ondan sonrasında İstanbul (kendi memleketim) veyahut yurtdışına gidebiliriz diye düşünüyoruz.
0
🌸isabella was a ginger
(21.04.21)
Çocuk için karar vermesi, kendini hazır hissetmesi gereken yalnız ve ancak karı kocadır. Hatta kadının daha fazla ağırlığı vardır. Evlendiğimde 30'umu geçmiştim. Aslında hemen çocuk yapma yanlısıydım. Özellikle çocuk istediğim için değil aman yaşım geçmesin diye. Şükür ki eşim 3 sene beklemeye ikna etti beni. 3 yıllık ilişki ile 3 yıllık evlilik ilişkisi aynı şeyler değil. Bu 3 sene içerisinde oturtacaksınız evliliğinizi. Bu arada daha ufak stres testleri geçireceksiniz ki asıl büyük teste (çocuğa) hazır hale gelin.Annem ve ablam bana yardım ederken bile ben ilk çocuğum 7-8 aylıkken hamilelik bunalımına girdim ki Allah korusun. 25 evlilik için güzel bir yaş ilk çocuğunuzu 30 yaşında doğursanız, (ikinciyi isterseniz) ikinciye 35'e kadar da gayet güzel zamanınız var. Ben 40 yaşıma az kala doğurdum ikinciyi mesela. Gençlik aşısı gibi oluyor. Kimsenin lafına bakmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(21.04.21)
Kayınvalideniz 1980'lerdeki yaşam biçimini 2020'lere taşımaya calismis. Bir de başkalarını ne kadar dinlerseniz hayatınız onlarınki gibi olur. Örneğin, ABD'ye gelip doktoraya başlamadan önce annemin arkadaşı kızlarının benimle evlenmesini istemiş, annemin de hoşuna gitmiş. Bir küçük ev kiralarmisiz, onun maaşıyla kira odermisiz, benim maaşımı da harcarmisiz...insanların en yakınınız da olsa sizin için uygun gördüğü hayat bu kadar basit olabiliyor. Dinlemeyin. 35'ten sonra çocuk yapın. Mutlu olmaya hakkıniz var, erkek olarak diyorum, kadinlarin tüm hayat amacı çocuk bakmak olmamalı. Gençliğinizde mutlu da olun.
0
howfaristhesky
(21.04.21)
erken yaparsaniz cocugu annelerinize/babalariniza kilitleme sansiniz daha fazla, hele zaten yaslilarsa (sizi gec yaptiklarina gore) bir yastan sonra torunla ugrasmak istemiyorlar ya da sikayet ediyorlar. yani gec yapmak erken yapmaktan daha zor, yardim edeniniz daha az oluyor.
0
disq
(21.04.21)
Benim 34’te anne oldum, oğlum su an 2 yaşa yakın, dönüp baktığımda keşke eşimle daha erken tanışsaydık da 27-28 gibi çocuk yapsaydık diyorum. Çünkü enerjim yetmiyor, eski canlılığım yok, kilom o yaşımla aynı, tipim çok değişmedi vs ama bir şeyler oluyor ve yaşlandığını anlıyorsun işte... sizin durumunuzda olsam 27-28 gibi ilk çocuğu, istiyorsanız 32-33 gibi de ikinciyi yapar bırakırdım asffshhs üçü düşünemedim bi an :)
0
somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
Benim fikrim:
Bir tane olsun yeter kafasindaysan 34-35 (35'i gectikten sonra risk ozellikle ilk hamilelik ise risk yukseliyor)
2 cocuk kafasindaysan: Ilki 30, ikici max. 35 gibi .
3+ cocuk: 20li yaslarin ortasinda baslamak lazim.
0
cooperr
(22.04.21)
çocuk yapmak istiyorsanız 30'ları geçirmeyin. çocukların enerjisine yetişemezsiniz. 30'dan sonra çocuk yapıp bakmak ciddi manada yıpratıcı.
0
tantunisultansuleyman
(22.04.21)
Edmond honda+1 ne eksik ne fazla. Kayınvalide ile bu kadar içli dışlı olman iyi değil ve bu senin hayatın. Onu ilgilendirmiyor. Sizin cinsel hayatınız olmayabilirdi bile her evliliğin dinamiği farklı. Böyle küstah küstah insanların yatak odası ile ilgili yorum yapan aile bireylerine çok sinir oluyorum.
0
Mossy
(22.04.21)
bence kayınvalideniz haddini aşmış bana da aynı şekilde baskı yapan oldu ama ben ve eşim çok sert konuştuk artık laf söylemiyorlar. sallamıyorum da zaten 8 yıldır evliyiz 35 yaşındayız hala çocuk istemiyoruz.
bana göre biz insanları hayvanlardan ayıran en güzel şey dürtülerimizle değil aklımız ve mantığımızla hareket ediyor oluşumuzdur. doğal olarak aklı mantığı olan insanın da "çocuk yapma hevesi" olmaz. doğru zamanda, geleceği için plan yapmış, korkularını az çok yenmiş, ebeveyn olmanın bilincinde iken çocuk sahibi olmalısınız. bugün modern tıbbın nimetlerinden biri de kadınların çok daha ileri yaşlarda sağlıklı hamilelik ve doğum şansıdır. bence türkiye'de hem hekimler hem de insanlar bazen çok geri kafalı oluyor. bu konuda size baskı uygulamalarına aldırmayın çünkü yanlış zamanda çocuğunuz olursa pişman olduğunuzda artık asla geri dönüşü olmayan bir yola girmiş olursunuz ama ileride hiç çocuk yapmamışsanız yine pişman olsanız da en azından kimsenin hayatını mahvetmemiş olursunuz. bu konuda yalnızca siz ve eşiniz karar vermeli. sadece maddi olarak değil mental olarak da her şeye hazır olmalısınız çünkü çocuğunuz engelli doğabilir ya da Allah korusun eşinizi kaydebelirsiniz bu durumda tek başınıza çocuk büyütecek geliriniz vs. planlarınız olmalı. içinizi karartmak istemem ama bunların hepsi çok yakınlarımın başına geldi ve maalesef bu ülkede tek ebeveynseniz her şey on kat daha zor oluyor.
0
windymimas
(22.04.21)
dünyanın geldiği noktada daha geç evlenip daha geç çocuk sahibi oluyoruz; ama bedenimiz buna uyum sağlayamıyor. senenin 2021 olmasının bir önemi yok. çocuk aşırı emek ve enerji istiyor büyürken. ben zorlandığımızı hissediyorum. sabah mesai öncesi 1 saat parka götürüyorum bazen. yürümek istemiyor bazen, kucakta 1 saat taşıyınca kollarım ağrıyor. evde de bu cocuğun bir dolu ihtiyacı var.
bu arada genellemek gibi olmasin ama iş hayatında orta burda gördüğüm gec cocuk sahibi olan insanlar cocuklara enerjileri yetmediği için tablet telefon tv ile cocugu oyalıyor. erken cocugu olup 3-4 cocuk yapanlar için de durum benzer.
ideal yaş yoktur. kişiye ekonomiye ilişkiye vs... bir tane şeye bağlı.
0
safak efendisi
(22.04.21)
Evliliğinizden emin olun, 2-3 sene geçsin bi hele. Çok gençsiniz ayrıca, acelesi yok.
Şu iki elbise arasından, hangisini ve hangi renkte olanı tercih ederdiniz? Tercihim siyah tonları dışında bir renk, çünkü çok sayıda siyah renk elbisem var. Ama çok diğerleri kötü derseniz siyahı düşünebilirim.1) https://www.zara.com/tr/tr/kareli%CC%87-dokuma-polo-t-shirt-p00526409.html?v1=106608339
Şu iki elbise arasından, hangisini ve hangi renkte olanı tercih ederdiniz? Tercihim siyah tonları dışında bir renk, çünkü çok sayıda siyah renk elbisem var. Ama çok diğerleri kötü derseniz siyahı düşünebilirim.
Ikinci secenegin yakasi cok uzucu. O yuzden biri seciyorum. Gorseldekinin lacivert olsugunh iddia ediyor site lacivert diyorum ben de. Lila ile ekru arasında da bi fark göremedim. Lilayi zaten hic anlamadim.
Ayrica elbise değil t-shirtmus,
Siyah polo elbise deyince yakali bi elbise filan cikacak herhalde diye beklemistim.
0
a perfect lie
(20.04.21)
Elbise demeyelim de t-shirt diyelim:) polo yaka iyidir.
0
suicides underground
(20.04.21)
Hakim yakanin o incecik kahverengi seritleri, tisortu birdenbire dede tisortune cevirmis malesef bence :(
0
invictae
(20.04.21)
lacivert daha derli toplu duruyor. boyunsuzsanız veya yeterince uzun bir boyna sahip değilseniz beyaz riskli. üstüne bir de memeleriniz başına buyruk dünyadan habersizse beyaz hoş olmaz. yakası kötü, tam pamuklu kumaş, iç gösteren yapı, dirayetsiz duruş.. yoksa spor yapan janti adama yakışır bu tshirt.
bir de elbise değil. elbise tek parça kadın giysisidir.
Merhaba, yaklaşık 1 buçuk ay önce bir işe başladım(patron şirketi). Bu hafta ise önceden görüştüğüm ama uzun süre ses çıkarmayan kurumsal şirket (sanırım kendi alanında ülkenin en büyüğü) teklif yaptı. Gelen teklif 15% daha yüksek ama şu an çalıştığım şirketin de yan hakları daha iyi gibi. Teklifi k
Merhaba, yaklaşık 1 buçuk ay önce bir işe başladım(patron şirketi). Bu hafta ise önceden görüştüğüm ama uzun süre ses çıkarmayan kurumsal şirket (sanırım kendi alanında ülkenin en büyüğü) teklif yaptı.
Gelen teklif 15% daha yüksek ama şu an çalıştığım şirketin de yan hakları daha iyi gibi. Teklifi kabul edip kurumsal şirkete geçmeli miyim? Şimdiki işimden çok kısa sürede ayrılmış olmam ileride problem olur mu?
İş hayatında çok tecrübeli olmadığım için kafam çok karışık. sizce ne yapmalıyım?
0
hvala (20.04.21)
İş değiştirirken hep başka bir işe geçerken zorluk yaşar mıyım kolay iş bulabilir miyim diye düşünürüm, yaşın daha genç anladığım kadarıyla o yüzden kurumsal bilinen bir yerde başlamak daha sonraki işler için avantaj olur, ve patron şirketi bir süre sonra seni tatmin etmeyebilir
0
esinikaybetmiscorap.
(20.04.21)
Kurumsala geç tabi ki:) az tecrübeli biri için iyidir. İş hayatımın başında Boyner’de çalışmış olmam cvde çok işime yaradı. Zaten ilk 2 ay karşılıklı deneme süresidir. Ayrılmanda sakınca yok.
0
suicides underground
(20.04.21)
peki tecrübe kazandıkça kurumsal dezavantajlı hale mi geliyor? ayrıca deneme süresinde ben ayrılıyorum deyip ayrılabilir miyim direk, yoksa patron şirketi illa problem çıkarır mı?
ayrıca kurumsalda kendimi geliştirebilir miyim yoksa körelir miyim?
0
🌸hvala
(20.04.21)
Evet, etmelisin. Ayrılman sorun olmaz, zaten yeni girmişsin.
0
alfred
(20.04.21)
Kurumsal dediğin şirketin neresi ve sektördeki başarılarının ne olduğuna bağlı tabi.
Deneme süresinde ben ayrılıyorum diyip ayrılabilirsin tabi ki. İkcılar daha iyi bilir. Ayrılmak isteyen yeni birine ne gibi bir problem çıkartabilirler:)
0
suicides underground
(20.04.21)
tabiiki etmelisin. şüphe etme, geç.
0
rewlack
(20.04.21)
herkese çok teşekkürler, karar verdim gibi artık ama tecrübesizlikten sanırım biraz gerildim :)
Ankara'da yaşıyorum, şehirden değil ülkenin halinden gidişatından dertliyim. Yoksa şehrimi severim. Yaşamak için deniz kıyısı isterdim. Bana ait müstakil bir ev ve bir miktar bahçe. Şehir insanı yoran bir şey.
0
1bir1bir1
(20.04.21)
4 farklı şehirde yaşadım. şehrin değil, yaşanılan yerinin/bölgesinin daha önemli olduğunu gördüm. son şehirde ev yeri -iş yeri dengesi ona göre kuruldu, memnunum. bir süre Tunceli'de yaşamayı deneyimlemek isterdim.
0
latchet
(20.04.21)
Kocaeli'de yaşıyorum. Aslında memnunum ama daha iyisi olabilir diyorum. Bu şehir işleri biraz karışık. Askerliğimi Samsun'da yaptım. Orayı çok beğenmiştim. Herkes İstanbul'a, İzmir'e yerleşmenin derdinde ama ben Samsun'da da yaşayabilirim diye düşünüyorum. Ama bir yandan da oradayken Kocaeli'yi özlemiştim. İstanbul'u da severim her şeye rağmen.
0
dissendium
(20.04.21)
Hiç değilim , izmir , Karadeniz'de bir kaç şehirden biri.
0
synax
(20.04.21)
memnun degilim. istanbul, alibeykoy'de yasiyorum. kadikoy'den ev bakiyorum, orada memnun olurum diye umuyorum. biraz da ege'ye baktim ama oralarda gonlume gore ev bulmam kadikoy'den de zor gorunuyor.
0
lemmiwinks
(20.04.21)
İzmir, artık memnun değilim. Göç nedeniyle artan trafikten, sokakta taciz eden ya da evlerin bahçelerine girip hırsızlık yapan Suriyelilerden illallah dedik.
0
pro9it9is9
(20.04.21)
İstanbul’da doğup büyümüş biri olarak bir ay önce Çanakkale’ye taşındık. Çok memnunum. İstanbul’da bedava ev verseler oturmam.
0
suicides underground
(20.04.21)
İstanbul’da yaşıyorum. Şehrin ve ülkenin belki yüzlerce problemi var ama yine de her şeye rağmen birçok konuda memnunum İstanbul’da yaşamaktan.
Evim çok merkezi bir yerde ve biraz yürüyerek sahile inebiliyorum hemen. Birkaç aydır çalışmıyorum ve mesai saatlerinde dışarı çıktığım için İstanbul’u en güzel saatlerinde yakalayabiliyorum. Çalışırken de işim evime yakındı ve sahil yoluda yürüyerek evime dönebiliyordum hava güzelse.
Pandemide pek anlamı kalmasa da ülkenin hemen hemen bütün kültür sanat etkinlikleri İstanbul’da. Akla gelebilecek her şey için çok fazla seçenek ve seçim şansımız var. Her şeye kolayca ulaşabilmek büyük bir avantaj bence.
İstanbul dışında Ege kıyılarını seviyorum sadece ama kışın oralarda yaşamak demek İstanbul’daki çok fazla şeyden mahrum kalmak demek olduğu için yine her türlü şimdiki hayatımı seçerdim sanırım.
0
ms brownstone
(20.04.21)
Hepi topu 1,5 km2 lik bi alandayım 2 yıldır. Bir kere İzmir e gittim dışında full İstanbul. Hiç memnun değilim. Full uzaktan olsam da yokolup gitsem buradan.
0
baldan kaymak
(20.04.21)
Doğma büyüme İstanbul/Kadıköy. Hala Kadıköy'de oturuyorum. Güzel bence, son 10 yılda tırtlaşmaya başladı ama başka nerede yaşayabilirim bilmiyorum. Hiç gitmedim görmedim ama Artvin'de ormanda bir kulübe yapma hayalim vardı; sit alanıymış hepsi bir halt yaptıramıyormuşuz.
0
vedatchilipeppers
(20.04.21)
Ankara’da oturuyorum, memnunum. Artvin Arhaviliyim, ama orada yaşanmaz, yaşamak isteyenlere şaşırdım, doğa güzel de için de insanlar da var,
Ben Antalya veya şöyle Datça, Gökova, Köyceğiz gibi bir yerde yaşamak isterdim. İş çıkışı denizde bulmak isterdim kendimi, hep yazlık kıyafetler giymek isterdim efil efil. Atam’ın elbet bir bildiği var başkenti Ankara yapmış ama deniz kenarı olaydı iyiydi ya. Devlet daireleri de orada olurdu negzel.
Son zamanlarda bakıyorum duyuruda herkes korona olmuş/geçirmiş.Hala korona olmayan kaç kişi kaldık merak ettim.Edit: maşaallah diyelimEdit 2: çalışıyorum ve yasak olmadığı zaman geziyorum, hiç eve tıkılmadım.
Son zamanlarda bakıyorum duyuruda herkes korona olmuş/geçirmiş. Hala korona olmayan kaç kişi kaldık merak ettim.
Edit: maşaallah diyelim Edit 2: çalışıyorum ve yasak olmadığı zaman geziyorum, hiç eve tıkılmadım.
0
pati (20.04.21)
ben geçirmedim ama haftasonu yapacağım otobüs yolculuğu sonrasında burayı editlerim muhtemelen :D
0
istanbul kanatlarimin altinda
(20.04.21)
ben de olmadım ve gitgide bunalıyorum çember daraldıkça
0
passion rules the game
(20.04.21)
ben ve ailemden kimse olmadı. en yakın işyerinde ve komşularda oldu şimdiye kadar. arada önemli süre yakın temas kurduklarım da oldu. 3 kez falan farklı sebeplerle test yaptırdım ama hala negatifim. genlerle alakalı bir şeyler olduğunu düşünüyorum.
0
reanarchy
(20.04.21)
ben de olmadım. yazın 3 ayımı hep hastanelerde geçirdim, şimdi de her gün iş saatlerinde toplu taşıma kullanıyorum ve iş gereği adliyede oluyorum. aşırı da dikkat etmiyorum yani, tek kat maske takıyorum, işim bitince dezenfektan sıkıyorum o kadar.
0
Olric
(20.04.21)
Ben geçirmedim. Ben ki her sene ağır bir grip geçiririm ve alerjik rinitim var. Bir senedir maske takıp dokunduğum yerlere dikkat ettiğim için, kalabalık ortamlara hiç girmediğim için ve işe kendi aracımla gidip geldiğim için nezle bile olmadım. Hatta alerjim bile iyileşti.
0
Tutkun
(20.04.21)
ben de geçirmedim. evden çalıştığım için genelde evdeyim, haftada 1 markete gidiyorum sadece. evden çıktığım anda çift maske takıyorum aylardır. normalde kronik sinüzit, farenjit, alerji hepsi var, her kış en az 2-3 kez antibiyotik kullanırdım, bu kış hastalanmadım.
0
la lykia
(20.04.21)
Ben de olmadım ama çok ciddi derecede eve tıkılmış durumdayım 1.5 senedir. Ufak bir iki tatil ve kayak dışında gerçek manada evim dışında kapalı bir ortama hiç girmedim.
0
roket adam
(20.04.21)
ben. nerdeyse her gun metro, otobus, minibus kullaniyorum. sokaktayim. ama olmadim henuz.
0
buenosdias
(20.04.21)
ben geçirmedim. gerçi geçtiğimiz yılın şubat ayından bu yana en az üç kez birkaç gün yataktan çıkamamalı, ateşli, sırt-bel ağrılı rahatsızlıklar yaşadım ama farklı zamanlarda yaptırdığım iki test negatif çıkmıştı. "covid geçirsem ölürdüm" diye düşünüyorum, o yüzden farkında olmadan geçirmediğim kanaatindeyim.
0
der meister
(20.04.21)
Ben ve ailem bir çok kez birinci derece temaslı olduk ama henüz hiç birimiz korona olmadık. 2019un sonunda abim askere gitmişti, yurt dışından askerliğe gelen çok varmış birliğinde. Askerde hasta oldu, aşırı derecede ciğerden gelen öksürük, halsizlik, kanlı gözler vs. Zaatüre olabilir dediler o zaman. Askerden gelince (bedelli :)) sırasıyla hepimiz hastalandık ama onun kadar şiddetli değildik. Belki o dönem geçirmiş olabiliriz diye düşünüyoruz.
0
cometome
(20.04.21)
Ben. Maske var, mesafe elimden geldiğince.. entübe olurum altıma bez bağlarlar korkusuyla her şeyi askıya aldım. Son 1 senedir tek sosyal aktivitem market alışverişi. Virüsü kaparsam yakarım bu gezegeni!
0
IncredibleMau
(20.04.21)
Ben olmadım. Evden zorunlu haller dışında çıkmıyorum. Kimseyle görüşmüyorum.
0
suicides underground
(20.04.21)
Ben geçirmedim. Tek yaşıyorum. Her gün metrobüs + otobüs kullanıyorum.
0
ceketimi alip cikcam
(20.04.21)
Ben de geçirmedim. Birkaç ay önce mecburi 2 saatlik otobüs yolculuğu, geçen ay da bir ay içinde iki uçak yolculuğu yaptım yine bir şey olmadı şükür.
Belki semptomsuz atlattım bilmiyorum ama kendimi hiç kötü hissetmedim. Normalde soğuk algınlığı vs. olurdu o bile olmadı bu sene artık maskeden mi sürekli evde olmaktan mı bilmiyorum.
0
chicha_v2
(20.04.21)
Bu süreçte evlendim, nikah yaptım, ev için zibilyar kere alışverişe çıktım, balayı ayağına akdeniz şeridini gezdim, öğretmen olduğum için günlerce yüz yüze eğitim verdim, küçücük salonlarda seminer ve eğitimlere katıldım, totalde 2-3 kere toplu taşıma kullandım, uçağa bindim, evime girip çıkanlar oldu, hatta covidli bir arkadaşla karantina dolayısıyla 20 gün aynı evde kaldım. 4 kere test oldum 4 kere negatif.
beni incelesinler bence bu işin çözümü bende gizli.
0
wild honey suckle
(20.04.21)
ben olmadım. mart 2020 -haziran 2020 evden çalıştık. haziran -ekim arası ofise döndüm. o dönemde mağazalara girip alışveriş de yaptım, öğlen arasında abartmadan cafe/restoranlarda yemek yedim. yazın bir kere uçağa bindim, tatil yaptım. ekim'den beri evden çalışıyorum. bu esnada hiç dışarıda oturup yemek yemedik. toplu taşıma bir kere kullandım. zorunlu olduğu için doktor ziyaretlerim oldu, hatta ameliyat oldum.
0
nzessia
(20.04.21)
Ben de olmadım. Bildiğim kadarıyla olmadım en azından.
Burnumuzun dibine kadar da geldi hastalık aslında, eşimin kızkardeşi hamileyken geçirmiş ki o aralar aynı arabaya bindik, beraber yemek yedik vs. Geçen hafta çok yakın arkadaşlarımız pozitif çıktı, test yaptırmalarından bir gün önce "sahile gidelim hava alalım" dediğimizde "pozitif temasımız var, ne olur ne olmaz gelmeyelim" demişlerdi bize.
Evden çalışıyorum, son bir yıldır toplu taşıma 3-4 kez kullandım. AVM'ye veya market manav vs dışında bir mağazaya en son ne zaman girdiğimi hatırlamıyorum bile artık. Tatil yapmadım, dikkat ettiğine güvenmediğim insanlarla bir araya gelmedim, tedbirler gevşedi ben gevşemedim. Zaten evcimen insanım, sosyalleşme davetlerini reddetmek için güzel bahane oldu, oturuyorum işte evde.
Edit: Bak unutmuşum, geçen yaz bir nikaha ve nikahtan sonra meyhanede 20-30 kişilik yemeğe katıldım. Bir yıldan fazladır sanırım 2 kez dışarıda oturup yemek yedim, biri bu nikahtı.
0
kobuzchu kiz
(20.04.21)
geçen sene şubatta baş ağrılı, sümüklü, kırıklı falan bir hasta oldum ama korona mıydım bilmiyorum. iki gün gibi kısa bir sürede toparladım, emin olamıyorum o yüzden.
bıyıklarımı, sakallarımı, elimi devamlı ağzıma götürürüm, öyle dezenfektan mezenfektan işlerine de hiç girmedim. maskeyi binalarda mecbur takıyoruz tabii de, bulunduğum ülkede sokakta bile zorunlu olmasına rağmen sokakta takmıyorum mesela. haftanın 3 günü de komple işe gidiyoruz.
0
chezidek
(20.04.21)
Geçirmedim. Evden çıkmıyor değilim. 3 kere uçak yolcuğu yaptım, hatta bu perşembe yine yapıyorum. kalabalık ev ortamlarında takıldım. Mekanlara girdim çıktım. toplu taşıma kullandım ama hala geçirmedim. Veya geçirdim belirti göstermedim onu bilemiyorum :D
Maşallah herkese <3
*Haaa bir kere de ameliyat oldum :D
0
eazy
(20.04.21)
Bizim eve de girmedi neyse ki. Eşimle birlikte evden çalışıyoruz. Market alışverişini internetten yapıyoruz. Ayda 1 belki anne baba ziyareti yapıyoruz.
0
chavezding
(20.04.21)
Geçirmedim veya belirtisiz geçirdim. Önlem olarak sadece toplu taşımaya zorunlu haller dışında binmedim onun dışında hafta sonu dahil neredeyse her gün insanlarla temasım oldu.
0
iwasbornonamountainside
(20.04.21)
Bildiğim kadarıyla geçirmedim. Bir yıldır zorunluluk harici evden çıkmadım. Geçen hafta okullar kapanana kadar da bir ay boyunca haftanın dört günü yüz yüze ders verdim. Aşıyı bekliyoruz bir umut.
0
sadakatsiz
(20.04.21)
her yere girip çıkıyorum, maske, mesafe gibi önlemleri de gerçek bir endişe duyduğumdan değil, "dostlar alışverişte görsün, linç yemeyelim" diye uyguluyorum. henüz hastalanmadım.
benim tavrımın doğru olduğunu savunmuyorum ama bazı insanlar kara veba, ebola salgını varmışçasına para, poşet filan dezenfekte ediyorlar. onları da anlayamıyorum.
0
filteria
(20.04.21)
Önlemlere pek önem vermem, dezenfektan kullanmam, spor salonu, yazın full havuz, avm, kafe, restoran her şey var. Hala olmadım. Olacağımı da düşünmüyorum.
0
zoghurt
(20.04.21)
ben. ailemden de kimse geçirmedi çok şükür. çalıştığım yerde de bizim departmanda kimse geçirmedi. toplu taşıma kullanmadım hiç geçen seneden beri, az da olsa gezdim bu süreçte ama hep dikkat ettim hijyenime. arkadaşım pek yok :( sanırım o yüzden...
şirketteki "evden çalışma mesaisi" çılgınlığından çıldırmak üzereyim :(
la lykia
nispeten kurumsal denebilecek bir şirkette çalışıyorum ve memnunum aslında. bu zamana kadar birkaç olay dışında ayrılmayı düşündürecek kadar çok ciddi bir sıkıntım olmadı. aslında bu zamana kadar nispeten daha insanca bir çalışma ortamı vardı ama son 6 ayda şirket her geçen gün saçmalamaya başladı.
nispeten kurumsal denebilecek bir şirkette çalışıyorum ve memnunum aslında. bu zamana kadar birkaç olay dışında ayrılmayı düşündürecek kadar çok ciddi bir sıkıntım olmadı.
aslında bu zamana kadar nispeten daha insanca bir çalışma ortamı vardı ama son 6 ayda şirket her geçen gün saçmalamaya başladı. "madem evdeler, 7/24 çalışsınlar, evden de asla çıkmasınlar" salgını bizim şirkete de sirayet etti.
bişini en düzgün şekilde yapmaya gayret eden, yeri geldi mi mesai de yapan, hafta sonları da çalışan biriyim. işimi seviyorum, ortamdan memnunum düşüncesi ile kariyer de hedeflediğim için çok çalışmaktan hiç şikayet etmedim ama ben bile artık isyan noktasına geldim.
son birkaç aydır özellikle yöneticilere bir haller oldu. herkes 7/24 çalışıyor vaziyette, kimse de şikayet etmiyor. hadi özel hayatı geçtim, kimsenin evinde işi gücü yok mu anlamıyorum. görüntülü görüşmeler ancak 7'de bitiyor, akşamları sabaha yetişecek işler isteniyor. bu insanlar ne zaman yemek yapıyor, evdeki diğer işlerini hallediyor?
öğle yemeği zaten kalmadı. gün içinde 15 dakika tuvalete gidince telefonu açmadığımız süre bile dikkat çekip espri ile karışık laf konusu oluyor.
08:00 - 18:00 çalışıyoruz. şu anda evden çalışanların mesai saatleri içinde evinden çıkması izne tabii. ofisteyken olan 1 saatlik öğle arası da yalan oldu. ofisten çalışanlar zaten servis ile gidip geliyor, ofis şehir merkezine uzak. yani kimsenin markete, eczaneye vs gitmesine imkan yok.
geceleri, haftasonları mail trafiğini anlatmıyorum bile zaten.
benim anlamadığım bizim şirket örneğin böyle bir şirket pek değildi. tamam yoğunuz ama 7/24 çalışacak kadar değiliz. bazı insanlara ya kendinize gelin pandeminin ortasındayız, neden tek derdiniz 5 günlük işi 5 saatte bitirmekmiş gibi davranıyorsunuz diye sorasım geliyor.
herkesin ekonomik kaygıları var, geçim sıkıntısı, işi kaybetme korkusu var, onu da çok iyi anlıyorum çünkü benim de var. ailemin işleri çok bozuldu, 1 senedir neredeyse aileme ben baktım. işimi kaybetmemek benim için de çok önemli ama bu kadarı da insanlıktan çıkmak değil mi?
derdim de keyif değil hiçbir şekilde. tek derdim evde aileme karşı yemektir, temizliktir, doğru düzgün yardımcı olamamak. insanlara soruyorum, bekarlar dışarıdan söylüyor, çocuklu ailelerde anneanne, babaanne varsa, yakındalarsa, haftada 1-2 onlardan destek alınıyor. yakında değillerse çocuklu anneler de bu şekilde çıldırmış durumda zaten. çocuk yoksa öğünler geçiştiriliyor...
çok uzun oldu ama sözün özü salgında özellikle evden çalışanlar için, mesai saatleri haricinde yapmamız gereken işlerin olduğu gerçeğine bozulan yöneticilere artık dayanamıyorum.
benzer hisleri, durumları yaşayan var mı, nasıl başa çıkıyorsunuz, idare ediyorsunuz? sizin şirkette bu durumlar nasıl gidiyor?
0
la lykia (20.04.21)
"...yeri geldi mi mesai de yapan, hafta sonları da çalışan biriyim."
üzgünüm, kendin alıştırmışsın. Patron-müdür tayfası olaya senin baktığın gibi bakmıyor.
"benim anlamadığım bizim şirket örneğin böyle bir şirket pek değildi."
Çalıştığın yere etten kemikten bir insan muamelesi yapmamanı öneririm. Hayır öyleydi, sen yeni anlıyorsun. Yapman gerektiği kadarını yapıp hakkını talep et, bu kadar.
0
temasettin
(20.04.21)
ilginç bir şekilde uzaktan çalışmaya geçildiğinden beri kafam hiç olmadığı kadar rahat. şirkete giderken sürekli mesai yapmam gerekiyordu, yöneticiler de dediğiniz gibi işkolik. ekibin zaten eve gitme huyu yok, ortalama çıkış saati 8 civarıydı.
uzaktan çalışmayla beraber zamanı yönetebilir hale geldim. işe odaklanacağım zaman mesajlaşmayı kapatıyorum, 30-40 dk açmadığım oluyor. yeni mesaj geldiyse cevap vermek için ara ara açıp sonra yine kapatıyorum.
9-10 saatlik mesaim 4-5 saat net çalışmaya düştü. hafta sonu yazılanlara yine çok acil değilse hafta içi cevap veriyorum. öğle araları yazılanlara cevap vermiyorum mesela, 1 saat boyunca. o saatlerde kahvaltıyı hazırlıyorum genelde.
siz de bu yaklaşımı deneyebilirsiniz. kendi saatlerinizi kabul ettirin. şirket alev almadıysa sizden kaynaklı bir durumdan dolayı, cevap vermeyin. mobil bildirim varsa kapatın, ara ara kendiniz bakın mesela. işleri aksatmadığınız sürece sorun olacağını düşünmüyorum.
0
nehara
(20.04.21)
Aynııı durumdayız hele yöneticiler hiç çıkmıyor bir de skype olduğu için sürekli online olma durumu söz konusu, o yöneticilerin hepsinin evinde yardımcısı var o yüzden yok yemekmiş felan anlaması çok zor ama ben bazen diyorum yemek yapıcam temizlik yapıcam geç açarım açamıcam diye belli ediyorum yoksa canımızı alıcaklar
0
esinikaybetmiscorap.
(20.04.21)
yani tabii ki kabili kıyas değil ama ben öğretmenim ve haftalık 20 saat derse girerken şu an zorla etüt metüt diye öğrencilere resmen bedava özel ders verme ayağına tamı tamına 30 saat derse giriyorum.
kaldırabilecek noktayı çoktan geçtim. günde 6 saat non stop konuşup, ilkokul öğrencilerini kameranı aç, mikrofonunu kapat demek kadar yorucu bir şey yok. artık cidden okuldan sonra konuşasım hatta nefes alasım gelmiyor. cumartesi pazarları, nasılsa evde olduğumuz için sürekli toplantı geliyor. en son cuma günü bilgisayarı akşam 8'de kapattım ertesi gün sabah 9'da sınav gözetmeniydim.
delirmemek elde değil cidden.
0
wild honey suckle
(20.04.21)
Sizi çok iyi anlıyorum. Eşim böyle çalışıyor. Şimdi bir de ramazanda ne de olsa sahura kalkıyorlar diye sahur mesaisi çıktı. Yöneticiler sürekli online bu adamlar ne yiyor ne içiyor çoluk çocukları ne yapıyor merak ediyorum. Marketler 6da kapanıyor mesela. Ben evden çıkamıyorum, eşimin de mesaisi bitmediği için alışveriş yapamıyoruz. Saçma sapan bir hal aldı. Gece 1de aramayı gayet normal görüyorlar mesela. Uyuyorken biri arayıp bir şey soruyor falan. Daha ne kadar dayanıcaz bilmiyorum iyice abarttılar. Sektör yazılım.
0
suicides underground
(20.04.21)
**kimse şikayet etmiyor** **mesai yaparım, haftasonu da çalışırım** **geçim sıkıntısı, iş kaybetme korkusu**
işte bu üçünü birleştirince böyle bir sıkıntı yaşanması çok doğal. "benim bir özel hayatım, bakmam gereken bir ailem var, kusura bakmayın bu iş burada yetişmez" deyip ara ara net bir çizgi çekmediğin sürece bunu yaşamaya devam edeceksin. iş hiç bir zaman bitmez, biten bir şey değil, sadece akşam değil gece de çalışsan iş zaten bitmeyecek. çizgi çizmek zorundasınız, espriyle karışık falan değil net bir çizgi.
0
roket adam
(20.04.21)
Maalesef bizde de benzer bir durum var. Bir de uluslararası bir şirket olduğumuz için saat farkı konusu ekleniyor. Normalde 08:00-18:00 gibi olan mesai 19,20 lere kadar sarkıyor. Toplantı yapmaktan iş yapamaz hale geldiğimi görüyorum. Pandemi öncesi de organize biriydim ama pandemi benim organize ettiğim pek çok şeyi altüst etti. Normalde haftada bir gelen temizlikçiyi bir süre (korkudan) çağıramayınca kadıncağız haliyle başkasını buldu (benim hatam). Şimdi bana ancak iki haftada bir geliyor. O geldiği günler ofiste çalışıyorum, çocukları dedenin yanına gönderiyorum. Akşam yemeği çocukların ve benim öğle yemeğimiz oluyor. Ama akşama sarkan toplantı varsa fena, akşamın 9'unda ben salondaki masada toplantı yaparken eşim-çocuklarım masanın öbür ucunda yemek yiyorlar. Rezalet. Bu arada şirkette sürü sepet "midfullness, resilience" eğitimleri veriliyor. "Kendinizi depresif hissetmeniz normal. Biraz yavaşlayın vs" deyip akabinde gerçek hayat koşullarıyla başbaşa kalıyoruz. Ben haftamı planlarken araya yemek, kendi kendime çalışmak gibi toplantılar koymaya başladım. Bu arada arayan olursa da reddedip sonra geri arıyorum. Ama globalin akşam toplantılarına maalesef bir çözüm bulamadım.
0
SiyamkedisiZorro
(20.04.21)
işlerin bu noktaya gelmesine biraz da sen izin vermişsin. tepkini göstermeliydin. ben de mesai yaparım, içimden geliyorsa veya o işin yetişmesi benim sorumluluğumdaysa sabaha kadar da bilgisayar başında oturduğum olur. ama bunu ben öyle istediğim için yaparım ve kimse de bana neden mesai saatleri dışında çalışmıyorsun/maile cevap vermiyorsun gibi şeyler soramaz.
ama bizim şirkette de bazıları tam olarak senin temponda 7/24 online çalışıp/çalıştırılıp sonra gelip ağlıyorlar.
ben iki seçenek görüyorum, ya sizler de içten içe işkoliksiniz. 7/24 çalışmaktan gerçekten hoşlanıyorsunuz. ya da sesinizi çıkartıp hakkınız savunmuyorsunuz.
mesai saatleri dışında ve hele ki haftasonları çalışmayacaksın. içinden geliyorsa mesai saatleri dışında da çalışsan bile, mail atmayacaksın. online olmayacaksın. kimseye mesai saatleri dışında çalıştığını çaktırmayacaksın. mesai saatleri dışında telefonları açmayacaksın. öğle aralarında ulaşılabilir olmayacaksın, aradık ulaşamadık derlerse de "öğle arasında alışveriş yapayım dedim/yemek yapıyordum/biraz hava almaya çıkmıştım" vs gibi, hatta "öğle arasına çıkmıştım" kadar bile basit cevaplar verip işe geri döneceksin.
demek istediğim, madem onlar mesai saatleri dışında çalışmanızı sizlerin kafasında bu derece normalleştirdiler, sen de mesai saatleri dışında çalışmamayı normalleştireceksin. zira, olması gereken ve normal olan da asıl bu. şu an öyle bir alıştırmışlar ki sizi, bunu göremiyorsun.
bu yüzden seni işten çıkaracaklarını mı düşünüyorsun? anladığım kadarıyla beyaz yaka kalifiye bir elemansın. işi bilen yetişmiş elemanı çıkarmak o kadar kolay değil. şirkete bir sürü masraf.
"derdim de keyif değil hiçbir şekilde. tek derdim evde aileme karşı yemektir, temizliktir, doğru düzgün yardımcı olamamak." bunu asla ofiste kimseye bu şekilde aktarma. senin hiçbir sorumluluğun olmasa da, tek derdin mesai saatleri dışında yatıp çizgifilm izlemek olsa da bu da senin hakkın ve konuyu saptırmadan mesai saatleri dışında çalışmak zorunda olmamandan yürü. hem kendine keyif için zamanlar yaratmaz ve böylesine kaygıyla çalışırsan çok yakın zamanda ruh sağlığından olursun. kendi kendine şunu sor, şirketin senin bozulan psikolojini düzeltmek için psikolog masraflarını ödeyecek mi? hadi diyelim ödedi, psikolog seni sağlığına kavuşturabilecek mi?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(20.04.21)
işler yavaşladı ve karlılık çok düştü. yönetim kurulu ciddi şekilde küçülmeye karar vermek istedi. küçülmemize gerek yok diyebilmek için daha çok çalışıyoruz.
yepyeni mecralara açılmaya çalışıyoruz çünkü işbirliği yaptığımız bazı kurumlar dayanamadı, bazı alanlardan da umudumuz kalmadı. Bu nedenle de daha çok çalışıyoruz.
Tek bir kişi bile maaşını ikramiyesini eksik almadı, tek bir kişi ücretsiz izne çıkarılmadı. Yıl sonu, yöneticiler hem zamdan hem ikramiyelerinden feragat ettiler, yönetim kurulu ne huzur hakkı ne kar payı ne ikramiye aldı, buna karşılık şirket herkes uzaktan çalışabilsin diye teknoloji yatırımına gitti.Yani herkes bir şekilde taşın altına elini koydu. Direnebilmeye devam etmek için daha çok çalışıyoruz.
Hafta içi saatler herkes için hayli uzadı. Hafta sonu ise sadece yöneticiler çalışıyor.
0
latchet
(20.04.21)
Beyaz yakalılılar sendikalaşmayı hep es geçti çünkü kendini "işçi"den saymadı.
Şimdi acısı çıkıyor. Benim çalıştığım sektörde sendikalı "işçi" saati doldu mu şalteri kapatıp gidiyor. O havalı beyaz yakalılar yani biz uyumadığımız her saat çalışıyoruz.
Severek takip ettiğim bir grafik sanatçısı eserlerini satışa çıkardı, sevdiğim bir eserinin fiyatını sordum 250 tl dedi (ki bence hak eder) cepte ay sonuna kadar 600 gayme var. Ay sonuna kadar satılabilir belki sizce almalı mıyım ?Bunumu sordun be biader demeyin valla kararsız kaldım :)
Severek takip ettiğim bir grafik sanatçısı eserlerini satışa çıkardı, sevdiğim bir eserinin fiyatını sordum 250 tl dedi (ki bence hak eder) cepte ay sonuna kadar 600 gayme var. Ay sonuna kadar satılabilir belki sizce almalı mıyım ?
Bunumu sordun be biader demeyin valla kararsız kaldım :)
0
paramolacak (19.04.21)
Ay sonuna kadar 350 tl yetecekse alin, yetmeyecekse kapora verseniz 50-100 tl, olmaz mi oyle?
0
kuehles blondes
(19.04.21)
Kim bu sanatçı biz de bakalım:)
0
suicides underground
(19.04.21)
açlıktan ölecek değilsin ya. borcun harcın yoksa al, böyle şeyleri almadıktan sonra ne için para kazanıyorsun?
0
Jux
(19.04.21)
Alıyorum ulan :)
Buna ihtiyacım varmış :) @suicides aldıktan sonra sana mesaj atarım :D
0
🌸paramolacak
(19.04.21)
Bence de hoşunuza gittiyse alın, ne için çalışıyoruz sonuçta. Erteleyince giderse üzülürseniz hemen alın
Şu pozitif çıktı şunlar teste gitti siz de temaslıysanjz izole olun falan gibi resmi açıklama yapılıyor mu sizin şirketlerde?
Şu pozitif çıktı şunlar teste gitti siz de temaslıysanjz izole olun falan gibi resmi açıklama yapılıyor mu sizin şirketlerde?
0
condom kurşunu (19.04.21)
Yapılıyor. + olarak çalıştığımız ofis kolektif house gibi bir paylaşımlı ofis, onlar da herhangi bir ziyaretçide + çıkarsa onu bildiriyorlar.
0
roket adam
(19.04.21)
evet yapılıyor
0
la lykia
(19.04.21)
Evet. Haftalık bilgilendirme yapıyorlar (everyone mail) ama isim vermiyorlar, sadece birim ve temaslı sayısını yazıyorlar. Temaslıları kameralardan ve kişinin kendisine ve birimindekilere sorarak kendileri belirliyorlar.
0
pati
(19.04.21)
Gayet kurumsal bir firmada çalışıyorum ama hiç böyle bir mail almadık, ama şu oluyor o katta birinde çıktıysa o katı evine gönderiyorlar ama bunu maille o kişilere mi yoksa yöneticilerine mi iletiyorlar bilmiyorum.
0
esinikaybetmiscorap.
(19.04.21)
Şirket bir WhatsApp grubu kurdu oradan isimler verilerek haberleşiliyor. Günlük yapılan toplantıda da genel durum anlatılıyor (pozitif sayısı, izole kişi sayısı vs.)
0
pispinti
(19.04.21)
yapılmıyor hatta müşteri bizim çalışana söylese bile iş yürüsün diye aaa öylemişmiş diye salağa yatıyorlar.
0
nahtoderfahrung
(19.04.21)
yaklaşık 350 kişilik üretim firması;
günlük olarak yeni vaka, iyileşen sayısı, bugüne kadar toplam vaka duyuruluyor.
0
nonik
(19.04.21)
bizde dedikodu usulü hızla yayılıyor :D
0
passion rules the game
(19.04.21)
İsim vererek haber veriliyor bizde. Temaslı olanlar da test yaptırsın deniyor.
normal fiyatlarının baya aşağısında satıyorlar. instagram'da gördüm, alan memnun satan memnun gibi bi havaları var. güvenilir de gözüküyor ama bu kadar ucuz olmalarının sebebi ne, alınır mı dersiniz? https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=sneakstar&sid=ZzNxSFlKR1VaMXZmNFVoSTBfLTF
normal fiyatlarının baya aşağısında satıyorlar. instagram'da gördüm, alan memnun satan memnun gibi bi havaları var. güvenilir de gözüküyor ama bu kadar ucuz olmalarının sebebi ne, alınır mı dersiniz?
Merhaba arkadaşlar. İnternette okuduğum yorumlarda Almancadan sonra İtalyanca öğrenilmesi tavsiye edilmiş. Sebebi de İtalya'nın sanayide iyi bir durumda olmasıymış. İtalya sonuçta Lamborghini, Ferrari gibi devleri çıkarmış ülke. Sanayisi tabii ki iyi ama gerçekten dili öğrenilecek kadar, hatta Alman
Merhaba arkadaşlar. İnternette okuduğum yorumlarda Almancadan sonra İtalyanca öğrenilmesi tavsiye edilmiş. Sebebi de İtalya'nın sanayide iyi bir durumda olmasıymış. İtalya sonuçta Lamborghini, Ferrari gibi devleri çıkarmış ülke. Sanayisi tabii ki iyi ama gerçekten dili öğrenilecek kadar, hatta Almancadan sonra öğrenilecek kadar önemli konumdalar mı? Bunu öğrenmek istedim. Bu arada makine mühendisiyim. Değerlendirme buna göre olursa daha iyi olur.
İkinci olarak Almanca öğrenmeye bir süre önce başlamıştım. İtalyanca hakkında da merak edip araştırdığım kadarıyla bilgi sahibiyim. İtalyanca sanki Almancaya göre daha "öğrenilebilir" gözüküyor. Gerçekte durum nasıl?
Son olarak Almancayı İngilizce anlatan hangi kitapları önerirsiniz? PDF olarak bulmaya çalışacağım. Teşekkür ederim bilgi veren olursa.
0
dissendium (18.04.21)
almanca + ingilizce bilen biri olarak belirteyim, almanya ya da avusturyada yaşama planın yoksa, çok iyi derecede ingilizce bilmen bile yeterli olur. bir mühendis olarak iletişime geçtiğim, görüştüğüm tüm alman mühendisler zaten ingilizce biliyordu. ben olsam italyanca gibi ek 1 dil daha öğrenmeye çalışmak yerine mesleki olarak kendimi geliştirmeye yönelirdim. zevk için öğreniyorsan ayrı tabii.
0
roket adam
(18.04.21)
@roket adam
Konu aslında İngilizcenin yeterli olması değil. İngilizce seviyemi geliştirmeye her zaman devam ediyorum zaten. Onu katmıyorum. Benim öğrenmek istediğim uzun bir zaman aralığında hangi dile yatırım yapmak mantıklı olur?
Almanya'da yaşar mıyım, şu an öyle bir planım yok ama 10 yıl sonra öyle bir isteğim olursa en azından o zamana kadar Almanca seviyemi belgelemiş olurum. Almanya'ya gitmek istiyorum ama Almanca bilmiyorum gibi bir duruma düşmem.
Bir de mesleki gelişimi ayrı tutuyorum. Çünkü CV'de mesleki bilgiler ayrı, yabancı dil bilgileri ayrı. Birinin eksiği diğerinden kapatılmıyor.
0
🌸dissendium
(18.04.21)
illa birini öğrenmek zorundaysan almanca öğren. yurtdışında çalışma niyetin varsa sadece ingilizce bilerek almanya'ya gitme ihtimalin sallıyorum %5 ise almanca bilerek %50'ye kadar çıkıyor. sadece türklerin oralara başvurduğunu düşünme eski ingiliz sömürgesi hintliler ingilizler kadar iyi ingilizce biliyorlar ve avrupaya tabiri caizse saldırıyorlar. biraz kovaladığında zaten requirements: fluent in german görürsün ilanların altlarında.
italyanın işsizlik oranı almanya'ya göre kötü en son yanlış bilmiyorsam %11-12 kadardı, almanya'nın ise %2-%3 lerde. italyanca öğrenmesi kolay olsa bile katkı sağlaması için daha çok çabalamak zorunda kalabilirsin.
0
nahtoderfahrung
(18.04.21)
şöyle bi baktım da hocam, ben olsam ikinci dil olarak ispanyolca öğrenirdim. 2019 mart itibariyle dünya nüfusunun %5.994'ünü oluşturan 480 milyon ispanyolca konuşan insan varmış. almanca konuşanlar ise nüfusun %0.988'i ile 76.1 milyon kişi. tabii doğu yatırımı yapmak isterseniz çince de çok makul. almancanın kullanım alanı çok dar.
Özel bir ilginiz veya gelecek planınız varsa olabilir ama iki Avrupa dili zaten biliyorsunuz. Mesela Japonca ekleseniz daha iyi olmaz mı? Özellikle Türkler için abartıldığı kadar zor olmadığını duymuştum ama illa ki zordur yine de.
0
havadakarada
(18.04.21)
üretim ağır sanayii gibi alanlarda çalışacaksanız, ya da en basitinden makine mühendisiyseniz almanca öğreneceğiniz ikinci yabancı dil olmalı ingilizceden sonra. italyanca bilmek bence italya dışında bir işe yaramaz ama almanca türkiye'de de yardımcı olur.
eğer üçüncü yabancı dil seçecek olsaydım bu benim tınısı hoşuma giden fransızca gibi bir dil olurdu. üçüncü yabancı dil artık fanteziye kaçıyor çünkü. tercümanlık mı yapacaksın kendi mesleğini mi icra edeceksin...
kaldı ki diğer yabancı dilleri öğrenmek çocukluktan beri aşina olduğumuz, günlük hayatta istemeden de olsa maruz kaldığımı ingilizceye benzemiyor. o ülkede 3-4 yıl yaşamadan italyanca ya da almanca biliyorum falan demek gerçekçi olmaz.
0
bohr atom modeli
(18.04.21)
almanya ve italya kesinlikle kiyaslanabilir ulkeler degil gelismislik, is imkanlari, zenginlik vs acisindan.
onun haricinde ileri seviye bir ingilizce ve orta-iyi bir almanca ile almanya'da (mesleginize gore) is bulma sansiniz olabilir ama italya'nin kendi insanina hayri yok, issizlik avrupa'ya gore yuksek vs.
italyanca bilmek bence italya dışında bir işe yaramaz ama almanca türkiye'de de yardımcı olur +1
0
hot potato
(18.04.21)
İtalyanca bilen biri olarak söyleyeyim: italyancam kendi sektörümde (tekstil) çok işe yarıyor. Başka sektörlerde ne durumda bilmiyorum. Almanca’dan daha kolay öğrenmesi bence:)
0
suicides underground
(18.04.21)
Simdiki aklim olsa ispanyolca yerine italyanca ogrenirdim. Ing + almanca cok iyi seviyede biliyorum, sonra ispanyolca ogrendim “sen kac yuzmilyor insan konusuyo” diye, seyahate gittigimde 3-5 gun konustugum dilden oteye gecemedi. Italyanca ise avusturya’da yasadigim icin ve iismden dolayi cok yardimci olurdu bana, lojistik sektorundeyim diyelim. Makine muhendisi icin almanca olmali ama bence cince/japonca gibi sanayisi guclu ab disinda bir ulkenin de dili olabilir. Rusca da olabilir.
Hedefinize gore degisir. Hedef derken, makine muh hangi endustride, hangi ulkede vs vs.
0
kuehles blondes
(18.04.21)
1- iş için dil öğrenilmez. iş için iş öğrenilir. 2- o dilin konuşulduğu ülkeye/kültüre özel bir ilginiz varsa ve orada yaşamak istiyorsanız dil öğrenmek mantıklıdır. bunun dışında gereksiz bir yatırımdır. çünkü; - dünya lingua franca olarak ingilizceyi kabul edeli yıllar oldu. - translation sektörü aldı başını gitti. almanca gelen maili translate'e koyup ingilizceye çevirirsiniz, yazarken ise ingilizce yazıp translate'ten almancaya çevirip gönderirsiniz. gramer kontrol yazılımları da var artık. 3- bir makine mühendisi olarak almanca öğrenme geyiği tamamen bir geyiktir. bir kere işe yaraması için çok iyi konuşmanız gerekiyor. eğer akıcı konuşamıyorsanız konuşma ingilizceye evriliyor her halükarda. bu da demek ki yıllarımızı vereceğiz.
özetle, ben almanya'da yaşarım diyorsanız (ki aklı başında bir türk neden almanya'da yaşamak ister bilmem) 5 yılınızı verdikten sonra evet almanya'da bir şirkette avantajını kullanarak iş bulabilirsiniz. ama bunun çok ciddi bir zaman yatırımı olduğunun altını çizmek gerek.
italyanca da aynı şekilde.
atmaya çalıştığınız taş ağır bir taş. ürküttüğünüz kurbağaya değeceğinden emin olmadan atmayın.
0
antikadimag
(18.04.21)
Italyanca bu arada tek bir dil degil. Bunu arastirin. Ulkenin resmi dili. Turklerin konustugu dil Turkce ama Italyanlarin konustugu dil otomatik olarak Italyanca degil. Ulkenin birligini saglamak icin secilmis, bir dil. Ulkenin bir kismi Italyanca konusmaz.
0
howfaristhesky
(18.04.21)
@antikadimag, yazdıklarınızın çoğuna ben de katılıyorum. Zaten o yüzden seçilecek dile doğru karar vermeye çalışıyorum.
Şu kısmı merak ettim.
"ki aklı başında bir türk neden almanya'da yaşamak ister bilmem"
Böyle demenizin sebebi nedir?
0
🌸dissendium
(18.04.21)
biraz subjektif elbette. benim kisisel tecrubelerime gore avrupa'da en cok ayrimcilik ile karsilastigim yer almanya idi. bu tarz genellemeler yine baska subjektif degerlendirmelerle karsi cikilmaya cok tesne.
ancak kabaca; 1- almanya'da var olan irkcilik 2- almanlarin yapi itibariyle bizim alisik oldugumuz turden iletisim kurmamasi (ingilizler de avrupali ama inanilmaz hossohbet insanlar) 2- havanin surekli kapali olmasi ve cografi tekduzelik 3- almanca bilmeden yasamanin sosyal cevre olusturmada getirdigi zorluklar 4- vatandasi olmadiginiz ulkeye odediginiz yuksek vergi kesintileri ornek verilebilir.
sahsen kendi degerlendirmelerime gore almanya cok dusuk not aliyor.
amac turkiye'den uzaklasmaksa anlasilabilir, ancak uzun vadede amerika dururken almanya aklimin ucundan gecmez, gecmedi de zaten. lisanini bildigim, farkli etnisitelere ev sahipligi yapan amerika'ya yerlestim.
0
antikadimag
(19.04.21)
@antikadimag'a katılıyorum. ulus devletlere adapte olmak her zaman çok daha zordur doğal olarak. almanya dilin de etkisiyle daha zor ve insanlar akdeniz ülkelerindeki gibi kucaklayıcı değiller.
almanya'nın en büyük avantajı öğrenciler için çok güzel bir fırsat sunuyor olması. ücretsiz eğitim yani. üstelik eğitim de çok kaliteli. bunun dışında hayali kurulacak bir ülke asla değil. insanları almanya hayali kurarken görüp bi tarafımla gülüyorum. yaklaşık 2 yıldır almanya'da yaşayan biri olarak yazıyorum bunu.
haber sitelerinde birbirinden çok farklı yorumlar görüyorum. bazıları "atıp tutuyordu şimdi hizmet yok" diyor bazıları da belediyenin çalışmalarından çok memnun olduğunu söylüyor. sizler nasıl görüyorsunuz istanbul'daki durumu?
haber sitelerinde birbirinden çok farklı yorumlar görüyorum. bazıları "atıp tutuyordu şimdi hizmet yok" diyor bazıları da belediyenin çalışmalarından çok memnun olduğunu söylüyor. sizler nasıl görüyorsunuz istanbul'daki durumu?
0
denizzz (17.04.21)
Öncekinden de bi fayda görmüyordum Bundanda görmüyorum
Ama bundan görmemeyi tercih ederim.
0
paramolacak
(17.04.21)
Bir şeyler oluyor ama fark edilir durumda değil. Şahsen çok değişen bir şey yok. Salgın sürecini de iyi yönetiyor gibi. Mansur forever.
0
Karmaşıklık
(17.04.21)
memnunum. her yerde tek bir adamın fotoğrafları yok. ihaleler vs her şey şeffaf yapılıyor en azından.
edit: kuzenime öğrenci bursu verdi. bu tarz işe alım burs vs işlemlerin de liyakata bağlı kalınarak yapıldıgını söyleyebiliriz eskiye kıyasla.
0
ayin yazari
(17.04.21)
bir şey yapmadığını düşünen insanları anlamak mümkün; belediyenin kendi sitesi, instagram hesabı ve ulusal 1-2 kanal dışında topluma kendini anlatabildiği bir medya alanı yok.
bu adam ne yapıyor sorusu sorulduğunda bahsettiğim instagram hesabına bi 10-15 dk bakmak yeterli. ancak bir spoiler vereyim, istanbulda her eve gelip 1 kilo kontrfile dağıttığı bir video bulunmuyor, dolayısıyla belediyenin bizzat hissedilmediği videolar içerir.
0
tempor
(17.04.21)
Reklam ve pr yapmayı bilmiyor. Ak parti pr konusunda abd’li teknoloji şirketleri gibiydi (2018’e kadar falan)
Mesela öğrencilere burs mevzusu ve aynı anda dünyanın en çok metro inşaatı projesini akp yapmış olsaydı reklam panolarında yer kalmazdı.
katma değer yaratamıyor gibi ayrıca. Vakıflara giden paraların öğrencilere ve metroya gittiğini düşünüp buna göre değerlendirebilirsin.
Kusur ve eksiklerinden biride, vizyoner projeler yapabilirdi mesela ama yapmıyor. Tüm ispark elinin altında. Koy her parka elektrikli araçlar için şarj istasyonu mesela. Hükümet daha geçen zam koydu tam bu aralar böyle bişey yapsa hiç bişey demeden gol atmış olacak. Muhtemelen buna ciddi bir para harcaması da gerekmeyecek, niyetini belli etsin 3-5 tane şirket koşarak gelir.
ayrıca şu trafik konusunda çıkıp bişeyler demesi gerekiyor. çözüm getiremez ama bir kaç tweet bir kaç video ile fahrettin koca ve erdoğan'a seslense yasaklar ve saatleri konusunda, hem trafik konusu kendisine patlamayacak hem eleştiri oklarını karşıya yöneltecek.
0
avatar is back
(17.04.21)
İmamoğlu'nun yetkilerini tırpanlandılar, belediyenin gelirlerinin bir kısmını elinden aldılar, belediye meclisi devamlı hareketlerini engellemeye çalışıyor.. yine de Topbaş'tan çok iyi.
0
vizivozo
(17.04.21)
Ogrenci akbilindeki indirim ozellikle cok hosuma gitti, ayrica yetkilerinin tirpanladiginin da farkindayim.
0
howfaristhesky
(17.04.21)
Öğrenci akbili +1 Faytonları kaldırdı bana yeter:)
0
suicides underground
(17.04.21)
öğrenci akbili ulaşımın cuma cumartesi 24 saat olması eminönü alibeyköy metrosu
dışında bir fark görmedim ben.
bir de eskiden eminönü ve karaköyden Kadıköy'e ayrı kalkardı vapurlar.
artık karaköy-eminönü-kadıköy şeklinde ring sefer yapıyorlar.
0
KaraSakall
(17.04.21)
imamoğlu'nun birinci seçimde seçilmesinden ve mazbata verilmemesinden sonra belediyeye 1500 kişi alındı 1 günde.
imamoğlu bugün bu vatanın çocuklarını kamera karşısında mülakat yapıp şeffaf değerlendirmeyle işe alıyor.
söyleyeceklerim bu kadar.
0
iddaaci
(17.04.21)
Tamamen objektif bakınca genel olarak memnunum. Daha şeffaf ve adil bir yönetim tarzı olduğunu düşünüyorum. Önceki dönemlerden kalan torpilli boş beleş tayfayı da temizlediğini görüyorum. Onun dışında yarım kalan metro hatlarını da bitirmeye çalışıyor tüm imkansızlıklara rağmen. Gördüğüm bazı örneklerden ötürü rantı da yavaşlattığını görüyorum. Yani destekliyorum evet.
Objektif bakmazsam, imamoğlu'ndan ziyade daha agresif bir kişilik olan mansur yavaş'ı tercih ederim.
0
roket adam
(18.04.21)
Ohhh paralar dolaylı yoldan akplilere gitmiyor oooh.
Vakıflara vurduğu darbe için bile tekrar oy veririm.
Eksikleri elbette var, bazı konularda Mansur olsa böyle olmazdı dediğim de oluyor ama akp'nin ve meclisteki akplilerin amansız çabalarına rağmen "bence" iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışıyor ve yapıyor da.
Kadir Topbaş'a hakkımı helal etmiyorum. İstanbul'u mahvetti galataport, Kabataş projesi vs. ve usulsüz daha birçok işle birlikte.
0
chicha_v2
(18.04.21)
Memnun olacak bir icraat göremedim henüz. Sevenler de akp’li değil diye seviyor genelde
0
goodyes
(18.04.21)
Yaptığı çok güzel şeyler var, 24 saat ulaşım harika bir şey bence ve mesela metro entegre hatlarda ücretsiz aktarma uygulaması var beni etkilemiş olan.
Bir kısım insanın kaçırdığı şey şu, objektif olarak sadece belediyecilik olarak bakılırsa kadir topbaş iyi bir belediye başkanı idi, yani ankarada melihten Mansur yavaşa geçişle olan etkinin olmamasını normal görüyorum.
0
atom karincanin torunu
(18.04.21)
işin politik kısmında değilim. ben memnun olacağım ve farkını göreceğim, bana dokunan gerçek bir aksiyon görmedim. ancak aynı evde yaşadığım kız arkadaşıma göre kendisi adeta yeni atatürk. ben arada e tabi bu atatürk'ün müteahhit versiyonu diyerek kızdırıyorum onu ama gerçekten ben imamoğlu'na karşı bir sempati beslemiyorum. sanki takiye yapıyormuş gibi hissediyorum ilk günden beri.
0
pardus
(18.04.21)
memnun muyum bilmiyorum açıkçası ama icraatlerini gördüm ben. işime yarayanlar da oldu. örneğin iş yerim kabataşta. abartısız her büyük yağışta cadde dereye döner, bütün zemin katları dizlere kadar su basardı. fındıklı civarında olanlar bilecektir. alt yapıyı yeniledi o bölgede. artık doğru dürüst birikinti bile olmuyor. su bastığını bildiğim diğer lokasyonlarda da çalışma yaptı, muhtemelen çözmüştür. son 3-4 yılda nerelerin su bastığı ile alakalı bir rapor hazırlatmış muhtemelen, geçen sene hepsini kazdı yeniledi. pandemi zamanı da olunca trafik açısından en azından normalde olması gerektiği kadar tepki çekmedi. altyapı konusunda başarılı buldum kısacası.
metro hattı açtı ama benimle alakasız lokasyonda. kültürel açıdan ne yapıyor göremedik çünkü pandemi girdi. öğrenci akbili-ilçelerde açılan kreşler-4 yaş altı çocuğu olan annelere bedava ulaşım gibi hizmetleri de konumum gereği beni ıskalayan hizmetler.
velhasıl uçup kaçtı mı emin değilim ama vasat üstü diyebilirim galiba.
0
syozkn
(18.04.21)
ben de öyle düşünüyordum ama geriye dönüp bakınca kadıköy'deki kurbağalı derenin içinde artık balıklar yüzüyor. maça giderken millet burnunu tutuyordu oradan geçerken eskiden.
yani tüm şehri kapsayan marmaray ya da üçüncü köprü gibi bir proje bekliyorsanız o sizin yanlışınız olur. bunlar gibi büyük projeler belediyeler tarafından yapılmıyor zaten.
öğrenci akbili, küçük çocuğu olan kadınların bedava binmesi, faytonlar, 5 kuruşa vapura binmek, metro inşaatlarının yeniden harekete geçirilmesi, kasada kalan 6 milyonu 6 milyar tl'ye çıkarmak falan bir sürü irili ufaklı şey var bakıldığında.
0
bohr atom modeli
(18.04.21)
Benim gözümle yapılanlar;
- Metro ve hafif raylı sistemler -> önceki belediyeler tarafından yarım bırakılan tüm hatların önce finansman sorunu giderildi, sonra hepsi yeniden başlatıldı. İstanbul'un en önemli sorunu olan ulaşım sorununa en akılcı çözüm en etkin şekilde başlatıldı. 8-10 civarı metro açıldığında daha somut olarak göreceğiz. Sabiha Gökçen Havalimanına uzatılacak 4 durak metro istasyonu 6 yıl oldu açılamadı. İnsanlar oradaki taksilere mahkum edildi.
- Altyapı -> Özellikle Beşiktaş, Üsküdar, Zeytinburnu, Esenyurt gibi bölgelerde insanlar farkında değil ama ciddi altyapı çalşmaları yapıldı. E5'in Merter-Davutpaşa civarında nehir gibi aktığı günleri hatırlayın..
- Meydanlar -> Benim en önemli beklentim Taksim, Kadıköy, Üsküdar vb. meydanların gerçekten artık "otobüs durağı" kimliğinden arınıp, o bölgenin kimliğini ön plana çıkaran, halkın buluşup vakit geçirebildiği alanlar haline dönüşmesi. Çalışmalar gördüğüm kadarıyla yürüyor.
- Betonlaşma sorunu -> Gördüğüm kadarıyla gerçekten aktif yeşil alanlar İstanbul'a kazandırılıyor. Yeşil demek otoyolun ortasına ağaç dikmek değil insanlar gerçekten bıktı. Yakuplu, Kemerburgaz tarzı kent ormanlarının sayısı artmalı.
- Kadıköy Kurbağalıdere konusu -> anlatmaya gerek yok.
- Adalarda fayton zulmü, 24 saat ulaşım, Esenler otogarının mezbelelik halinden kurtarılması, öğrencilere ulaşım ve burs konusunda destekler, belediyeye alımların şeffaflaşması vb. konular insanların hayatına doğrudan dokunuyor. Artması lazım.
- Ayrıca garip vakıf ve derneklere aktarılan paranın kesilmesi başlı başına önemli bir olay.
Beklentilerim;
-> Daha çok otopark (zemin altı kapalı/açık), daha çok bisiklet yolu, daha çok aktif yeşil alan, yaya odaklı bir İstanbul (merkez bölgelerde olabildiğince trafiğe kapalı yürünebilir alanlar), taksi sorunu çözülmüş bir İstanbul!!!! Taksilerden memnun olan var mı aranızda?
Ben genel olarak "olumlu" görüyorum. Görev süresinin sonuna doğru İstanbul'un genelini ilgilendiren birçok sorun çözümlenmiş olacak diye düşünüyorum.
0
Lethe
(18.04.21)
İstanbulluyum, memnunum. Ama kendini çok yormasın, 2 sene sonra yorucu bir cumhurbaşkanlığı görevi olacak :))
merhaba,elimizde bu tip cam biblolar var. bunların bazı tamir işlerine ihtiyacı var. bunu yapabilecek birini tanıyor musunuz?daha önce de sormuştum fakat öneriden bir sonuç çıkmamıştı.http://eksiduyu.ru/1459723
merhaba,
elimizde bu tip cam biblolar var. bunların bazı tamir işlerine ihtiyacı var. bunu yapabilecek birini tanıyor musunuz?
daha önce de sormuştum fakat öneriden bir sonuç çıkmamıştı.
Arkadaşlar bu 4-5 haftalık kediyi biz bir erkek kedinin ağzından aldık. Boynundan ısırılmış, enfeksiyon kapmıştı. 4-5 gündür dikkatli bir biçimde ilgileniyoruz kendisiyle. Enfeksiyon sonrası veterinere götürüldü, ödem boşaltıldı, antibiyotik yapıldı, vitamin iğnesi vuruldu. İltihap kurudu. Tedavinin
Arkadaşlar bu 4-5 haftalık kediyi biz bir erkek kedinin ağzından aldık. Boynundan ısırılmış, enfeksiyon kapmıştı. 4-5 gündür dikkatli bir biçimde ilgileniyoruz kendisiyle. Enfeksiyon sonrası veterinere götürüldü, ödem boşaltıldı, antibiyotik yapıldı, vitamin iğnesi vuruldu. İltihap kurudu. Tedavinin ertesi günü düzgün hareket edemiyor, kafasını tutamıyordu. O geçti ancak şu anda hayvanın denge sorunu var videoda görülebileceği gibi. Kendi etrafında dönüyor, düşüyor, yürüyemiyor. Böyle bir durumla daha önce karşılaşan oldu mu? Video: streamable.com
Edit: İştahı yerinde. İştahsızlık, halsizlik, ishal vb. yok.
0
prole (15.04.21)
geçmiş olsun.
veteriner en iyisini bilir tabii ama bana cerebellar hypoplasia'yı düşündürdü daha önce gördüğüm benzer videolardan. yemesi içmesi nasıl?
0
amugochi
(15.04.21)
Fip belirtisi olabilir ancak kafa travması geçirmiş olabilir mi acaba? Benim 5 yaşındaki kedim bebekken geçirdiği kafa travmasından dolayı zaman zaman kendi etrafında dönüyor ve yürürken düşüyor.
0
suicides underground
(15.04.21)
İç kulaktan sebep denge problemi de olabilir Veteriner kontrolü şart gibi Geçmiş olasın
0
otopsicocugu
(15.04.21)
Veterinere gidildi, sonuç alınınca bilgi verilecek. GÜNCELLEME: İltihap beyin zarına ilerlemiş. Ayrıca bir tedaviye başlanıyor. 5 gün sürecek.
Yakın zamanda bir kedi yavrusu sahiplendim ama çok hasta. Yavrunun annesini belediye veterinerine götürmüşler ordan da yavruya geçmiş. gözleri akıyor ve kırmızı, hapsuruyordu ama geçti şimdi burnu tıkalı. Halsiz uyuyor hep. Veterinere götürdüm bugün. Sokak kedilerinde olur fib testi için Ankara üni.
Yakın zamanda bir kedi yavrusu sahiplendim ama çok hasta. Yavrunun annesini belediye veterinerine götürmüşler ordan da yavruya geçmiş.
gözleri akıyor ve kırmızı, hapsuruyordu ama geçti şimdi burnu tıkalı. Halsiz uyuyor hep.
Veterinere götürdüm bugün. Sokak kedilerinde olur fib testi için Ankara üni. Ver. Fakültesine götür dedi. Ama fib belirtilerine baktım hiç benzemiyor. Sanki benim kedim grip olmuş gibi.
Ne yapabilirim çok üzgünüm:(
0
kaptan maydanoz (14.04.21)
Veteriner öyle dediyse öyledir ama:( belirtileri çok farklı olabiliyor. Test yapılmasında fayda var.
0
suicides underground
(14.04.21)
Fip kısmına takılmayın. Her zaman kesin konulabilen bir teşhis bile değil. Belirtilere göre uygulanması gereken belli tedaviler var viral hastalıklarda. Veterinerin bize defalarca yaptığı açıklama kötü durumda götürdüğümüz yavru kediler için. Saçma geldi hiçbir şey yapmadan test istemesi.
0
not dark yet
(14.04.21)
@not dark yet, ilk kez veterinere gittiğim için muayene kısmını çok degerlendiremiyorum. Ama sadece boynunun iki tarafına eliyle baktı lenflere sanırım.
0
🌸kaptan maydanoz
(14.04.21)
veterineriniz pek iyi değilmiş. benim kedimde fip olmuştu. adam kurtarabilmek için okulunndaki hocasını aradı. antibiyotik ve vitamin tedavisi uygulayıp iyi beslenmesini de öğütledi. kurtaramadık ancak sebebi fip değildi.
yine de dediği gibi veterinerlik fakültesine götürün ama fip testi değil, muayene ettirin. orada kurtulma şansı çok daha fazla olur.
0
tururo
(14.04.21)
Benim kedim fip'ti ve 2 ay sabah ve akşam ayrı ayrı hekime götürüp getirdim, neler neler yapıldı sonunda kurtuldu. Çok asıldım ama, onu sürekli sevdim çok sevdim çok konuştum çok dokundum çok sarıp sarmaladım... fazla ümitlenme dediği halde hiç kalbime umutsuzluk sokmadan ısrarla uğraştım, borçlandım, sonunda iyileşti. Şu an 5.5 yaşında ve dana kadar, üstelik acaip aşk yaşıyoruz 5.5 yıldır :)
Fakülteye götür. Nerdesin bilmiyorum ama maddi imkan yerindeyse vet. Gonca Gülen var çok iyidir, Yaşamkent'te.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.