Giriş
(10)

Kredi kartı bilgilerinin çalınıp alışveriş yapılması

ayakkokususeveninsan
MerhabalarBu sabah babamın kartından h&m'den arkadaşın biri yazlık kıyafetlerini tamamlamış 2098tl lik alışveriş yapmış. Babam hemen bankaya gidip bu işlem bana ait değil dedi ordan belge vermişler savcılığa gidip vermiş ve kartı kapattırdık. Bu parayı geri alabilir miyiz süreç nasıl olur? Ya da bu
Merhabalar
Bu sabah babamın kartından h&m'den arkadaşın biri yazlık kıyafetlerini tamamlamış 2098tl lik alışveriş yapmış. Babam hemen bankaya gidip bu işlem bana ait değil dedi ordan belge vermişler savcılığa gidip vermiş ve kartı kapattırdık. Bu parayı geri alabilir miyiz süreç nasıl olur? Ya da bu borcu ödemek zorunda mıyız? Bilen, yaşayan birileri yazarsa sevinirim.
0
ayakkokususeveninsan
(27.04.21)
Kanka damdan düşen olarak cevaplandirayim dilim döndüğünce.
Akbank kredi kartımla aynısı başıma geldi. Limit çok düşük olduğu için bende bu rakamlara ulaşamadı çok şükür.
Ben olayı fark etmedim. Gece 03 sularında oldu. Banka hesaplarımı blokeleyip beni aradı. Sonrasi:
1 - harcama itiraz dilekçesi yazacaksınız bankaya. Bankanın bir formu var, siz sadece ilgili yerleri dolduracaksiniz.
2 - ekstreyi ödeyeceksiniz. İşin can sıkıcı kısmı bu. O borç ödenecek ilk elde.
3 - banka 15-30 gün içinde size dönüş yapacak. %98 haklı bulacak sizi. Sizden kaynaklanan bir hata olmadığını varsayıyorum.
4 - ücreti kredi kartınıza geri yatıracak.
0
allah yazdiysa bozsun
(27.04.21)
Bunun en hızlı kolay çözümü uğraşırsanız H&M'e kendiniz ulaşıp o siparişi bulup iptal etmelerini sağlamak olur kargo çıkmadılarsa.
Harcama itirazı söylendiği gibi parayı kurtaracaktır sonunda tabi.
0
atom karincanin torunu
(27.04.21)
h&m'e ulaştım ama siparişi kredi kartından bulup söyleyemiyoruz, sipariş verenin mail adresi telefon numarasını vermelisiniz dedi. Bankadan itiraz dilekçesi yazarsanız o zaman onlara açıp gösteriyoruz siparişlerimizi dedi.
0
🌸ayakkokususeveninsan
(27.04.21)
Babamın kartıyla internetten alışveriş yapmışlardı birkaç ay önce. Bankaya gidip itirazda bulundu. Sonradan borcun silindiğine dair mesaj geldi. Ödeme filan yapmadı hatırladığım kadarıyla.
0
havadakarada
(27.04.21)
Kartimi kopyalayip Hollanda'da bir otelde 4000 lira + online bir oyuna 150 lira harcamis sefa pezevengi.

Odedim itiraz ettim 1 ay sonra geri odediler.
0
cleric
(27.04.21)
@ allah yazdiysa bozsun 'un anlattığı şekliyle birebir yaşadım. Ödedim. Geri ödendi.
Ancak kartın güvenliğinin sağlanması kart kullanıcısının sorumluluğunda. Orada bir ihmal görülmemesi lazım.
0
Mirket
(27.04.21)
Kredi kartini kaptirip sonra parasini geri alamayani duymadim..2-3 ay ugrasirsin ama eninde sonunda geri verirler, muhattabin aslinda banka bile degil, banka da gidip parayi mastercard/visa/amex'den aliyor. Bir nevi kendilerinin guvenlik acigi, kullanicinin sucu yok.
0
cooperr
(27.04.21)
Ben iki aydır Garanti’den sönüş bekliyorum. Hala ödenmesi harcama itirazım. Umarım sizinli ödenir kısa zamanda.
0
suicides underground
(27.04.21)
bundan yıllar önce benim de başıma gelmişti. telefonuma sms geldi. hepsiburada'dan bir alışveriş yapılmış. önce bankamı aradım. benim haberim olmadan işlem yapıldığını söyledim. kartımı hemen kapattım. hepsiburada'yı aradım. benim harcamadan haberim yok, iptal edin dedim. oradan zaten sipariş verenle benim adım farklı olduğundan anladılar şerefsizliği. "tamam, iptal ediyoruz" dediler. o şerefsizliği kimin yaptığını öğrenmek istediğimde söylemediler ama. savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum, ondan da bi şey çıkmadı.
0
silah taciri
(27.04.21)
yabanci bir bankada calismis birisi olarak soyleyeyim. surec uzun surer ama alirsiniz geri. her gun kac kisi bu durumdan bankaya basvuruyor tahmin edemezsiniz. bana asiri normal geliyor bu artik.

bankaya tekrar ulasmayi unutmayin. belli bir suresi var cunku.
0
supergirl
(27.04.21)
(5)

Engelliler Aşı olabiliyor mu?

Mehmet Ersoz
Kardeşim zihinsel engelli. Aşı olabilme şansı var mı acaba? engelliler de riskli grup da değil mi?
Kardeşim zihinsel engelli. Aşı olabilme şansı var mı acaba? engelliler de riskli grup da değil mi?
0
Mehmet Ersoz
(26.04.21)
Merhaba, evet olabiliyor
0
ats
(26.04.21)
Tüm engelliler değil. Bazı hastalıklar için aşıda öncelik tanındı. Görebiliyorsanız enabızdan giremiyorsanız 182’yi arayarak kontrol edebilirsiniz.
0
hadsafhada
(26.04.21)
Kardeşim için herhangi bir öncelik olduğunu hatırlamıyorum. Ama annem olurken kardeşim ve babamın da olabileceğini söylemiş hemşire. Ama nöroloji doktoruna danistigimizda bekleyin, yaptırmayın dedi.
0
elorelia
(26.04.21)
E nabızdan görebilirsiniz. Eniştem 50 yaşında %90 engelli henüz aşı çıkmamış. Ben 35 yaşındayım Ms hastasıyım aşı çıktı. Anlamak zor..
0
suicides underground
(26.04.21)
engellilere değil, kronik hastalara çıktı.
kuzenim yüzde100 engelli ama ona çıkmamış mesela. benim kronik hastalığım var çıktı.
0
sutlu nescafe
(26.04.21)
(4)

multipl skleroz doktor önerisi

havana
merhabalar, multipl skleroz (MS) hastalığında uzman istanbul, ankara veya izmir'de olan doktor önerilerinizi alabilir miyim araştırmak üzere? herkese sağlıklı günler, şimdiden teşekkürler <3
merhabalar, multipl skleroz (MS) hastalığında uzman istanbul, ankara veya izmir'de olan doktor önerilerinizi alabilir miyim araştırmak üzere?

herkese sağlıklı günler, şimdiden teşekkürler <3
0
havana
(26.04.21)
Cerrahpaşada Prof.Dr. Sabahattin Saip
0
housedaki topal doktor
(26.04.21)
Ankara - Prof.Dr. Rana Karabudak. Geçmiş olsun..
0
primetime
(26.04.21)
İstanbul- Prof.Dr. Aksel Sıva (hala hasta bakıyor mu bilemiyorum. Araştırınız) Geçmiş olsun...
0
primetime
(26.04.21)
Merhaba, sevgili doktorum Doç. Dr. Serkan Demir

İstanbul’da en iyi olduğuna iddia girerim:) dilerseniz özelden numarasını yazarım. Ayrıca tecrübelerimi paylaşmaya da hazırım. Ms olan kim ise aramıza hoş geldi:)
0
suicides underground
(26.04.21)
(2)

Kitap önerisi

sydney
Sırça fanus tadında bir kitap öneriniz var mı
Sırça fanus tadında bir kitap öneriniz var mı
0
sydney
(26.04.21)
En sevdiğim kitap sırça fanus:)
Aynı depresiflikte önereceğim yazar Cesare Pavese
Tezer Özlü’nün kitapları ve
Çavdar tarlasında çocuklar
0
suicides underground
(26.04.21)
Anna Kavan'ın Kartal Yuvası
0
EasyTiger
(26.04.21)
(15)

Pandemi hayatınızı nasıl etkiledi?

asaf
sb.
sb.
0
asaf
(25.04.21)
Açıkçası benim hosuma giden yanları daha fazla gibi, evden çalışmak stresimi azalttı. Eve vakit ayıramıyordum, dışarda çok para harcıyordum bu yüzden tasarruf ve kendime dönmem çok iyi oldu. Yürüyüş alışkanlığı kazandım. Full evde olmaktan da çok sıkılıyorum ama böyle bi cumartesi serbest olsa süper olabilir yada akşamları rahat olsa daha iyi olabilir
0
esinikaybetmiscorap.
(25.04.21)
Kötü derdim ama kötü yetersiz olur. Ortada bir hayat bırakmadı.
0
dissendium
(25.04.21)
beni etkileyen sadece yemeksepeti saatleri ve maske oldu. onun haricinde 10 yıldır böyle yaşıyorum zaten.
0
Whily
(25.04.21)
Para biriktirebildik.
Evden çalışmaya geçildiği için başka şehire taşınma imkanımız oldu.
Bol bol üretebilecek vaktimiz oldu.
Ailece çok memnunuz.
0
suicides underground
(25.04.21)
2005 ten beri her hafta en az 1 filmi sinemada izledim ve 1 yildir yok! lanet olsun, onun disinda maasta %30 kesinti var, pandemi izinlerini firsata cevirip 25 kg verdim, bakalim nereye varacak
0
alttaraf
(25.04.21)
Deli gibi kendimle ilgili eksik gördüğüm şeyleri düzelttim. Çok zamanım oldu kendime ayıracak. Ve şuan olmak istediğim hale geldim sayılır. Herşey o kadar güzel gidiyor ki koronaya şükredeceğim.
0
hepbiarayisicinde
(25.04.21)
İlk 6 aylık kısmında evden çalışmayı deneyimledim baya hoşuma gitti. Sonrasında da Baktım bitecek gibi değil askere gittim.

Ben kışlada millet sivilde kapalıydı. Aradan çıkarmış oldum, bana giren çıkan olmadı pek o yüzden.
0
materyalist imam
(25.04.21)
Ne güzel sosyal hayatım varmış onu anladım. Hala biraz var gibi ama eskiden ne güzel eğleniyormuşuz. Özledim kadıköy gecelerini. Geçen geldi bu his. Ha alkol kendiliğinden azalınca spor ve sağlıklı beslenme olayında daha bir istikrar sağladım. Olumli geri dönüşü oldu bunun hayatıma. O konuda iyi etkiledi mesela.
0
turkce konusan uzayli
(25.04.21)
Para biriktirme huyum yoktur olanı harcarım, pandemide harcayacak yer olmayınca(yeme içme giyim ve gezmeye çok harcarım) otomatik olarak birikti.

Sinemadan uzak kalmak üzdüyse de evde daha çok film izler oldum.

Gezmelerin sürtmelerin azalması stresi sıkıntıyı kanalize edememek demek, o yüzden genel ruh halim daha depresif oldu. Hayattan zevk almamı sağlayan ufak şeylerin hiçbirini yapamıyor olmak hayat kalitemi düşürdü.
0
Jux
(25.04.21)
Cok yogun calisiyorum son bir iki aydir kafayi yemek uzereyim. İstifa fantezileri kuruyorum. Evden calistigim icin tabii butun bunlar. Ofiste olsa boyle dertlerim olmaz
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.04.21)
zaten asosyal ve işsizdim bir şey değişmedi.
0
spartamed
(25.04.21)
Ne güzel sosyal hayatım varmış onu anladım +1
tasarruf ve para biriktme +1

İyi Kötü Animasyon çizimi yaptım, yapmaya çalışıyorum.
İngilizce konuşmaya vakit ayırdım.
0
put it in your appropriate place
(26.04.21)
Sosyal hayatımızı cidden çok etkiledi, arkadaşlarımızın yüzüne hasret kaldık desem yeridir. Ailem nedeniyle sıkça yurtdışina gidip geliyorum, her seyahat benim için stres kaynağı oldu. Evlilik planını erteledik. Yapacağımız seyahatleri erteledik.

Bir kitapçıda rahatça gezinip kitap almayı, cafede oturup kahve içip sohbet etmeyi özledim. Akşam sıkılınca 'hadi gel sahilde bir tur atalım' imkanımız da yok. Konserleri, etkinlikleri saymıyorum bile. Üstelik bu kadar korunurken yine de corona geçirdim. Dolayısıyla hiç mutlu değilim, bir an önce biteceği günlerin gelmesini bekliyorum.
0
fraise
(26.04.21)
ilk baslarda boyle olmuyordu ama su an ozellikle hafta sonlari boguluyor gibi hissediyorum
0
foster
(26.04.21)
Bunaldım
0
eksimeksi
(27.04.21)
(6)

Bu çantanın ismi nedir?

sumuklu asilzade
Merhaba, fotodaki çantadan örmek istiyorum. Hasır çanta olarak aratınca farklı birsey çıkıyor. Bu çantanın malzemelerini nereden alabilirim ve örmeyi öğrenebileceğim bir youtube kanalı vs var mıdır? Teşekkürler.
Merhaba, fotodaki çantadan örmek istiyorum. Hasır çanta olarak aratınca farklı birsey çıkıyor. Bu çantanın malzemelerini nereden alabilirim ve örmeyi öğrenebileceğim bir youtube kanalı vs var mıdır? Teşekkürler.
0
sumuklu asilzade
(25.04.21)
Mobilden düzeltemiyorum maalesef. Marka ismi değil bu malzeme ve modelin ismi varsa onu arıyorum.
0
🌸sumuklu asilzade
(25.04.21)
çok bilgim yok ama rafya çanta yapımı / rafya ip aratırsanız belki istediğinize yakın şeyler bulabilirsiniz.
0
kucukne
(25.04.21)
suni deri benzeri malzemeler var, kosele var...

bu tarz malzemelerden kesilmis seritlerle isleyebilirsiniz diye dusundum.

ormesi de cesit cesittir. kimi tabanini hazir malzemeyi dikiyordur belki, kimi onu da oruyordur.

siz kendinize uyacak malzemeyi ayri, orme bicimini ayri arastirabilirsiniz bence.

edit: bir ihtimal hasir cantadir bu da, bazi seritleri mavi boyamislardir belki
0
idexo
(25.04.21)
çok emin değilim ama kağıt ipten de olabilir.
0
south park in kapusonlu uyesi
(25.04.21)
Sektörden bildiriyorım bu çanta rafya. Kağıt ipinden de yapabilirsiniz kesin bilgidir. Suni deri veya kösele ile alakası yoktur.
0
suicides underground
(25.04.21)
youtu.be

Buyrunuz bu da linki:)
0
suicides underground
(25.04.21)
(5)

Bi deyim vardi.

ismim ibrahim
Hani olmayacak bir işi baskıyla yaptirmak gibi. Verilmeyecek bir izni 5 10 kişi gidip isteyince almak, ne yapmak oluyordu ? Catliycam lütfen bulalım.
Hani olmayacak bir işi baskıyla yaptirmak gibi. Verilmeyecek bir izni 5 10 kişi gidip isteyince almak, ne yapmak oluyordu ? Catliycam lütfen bulalım.
0
ismim ibrahim
(25.04.21)
dikte etmek?
cebren?
0
buenosdias
(25.04.21)
Yok aga değil. Bulmadan uyku yok bana. Yani aslında yapilmayacak biseyi anlik bir baski ila ikna edip yaptirmak gibi bişeydi
0
🌸ismim ibrahim
(25.04.21)
Emrivaki yapmak? Oldubittiye getirmek?
0
huçi kuçi
(25.04.21)
ağzından girip burnundan çıkmak?
allem etmek kallem etmek?
0
otonomo
(25.04.21)
Kündeye getirmek?
0
suicides underground
(25.04.21)
(6)

ev temizliği için kablosuz dikey süpürge önerisi olan var mı?

la lykia
şarjı en az 45 dakika rahat yeten,toz haznesi pratik temizlenebilen,max 3000 TL civarlarındakablosuz dikey süpürge arayışındayım.en önemlisi, süpürgeyi "şuraya bir şeyler döküldü bir geçivereyim" diye el süpürgesi olarak kullanmayacağım, normal ev temizliğinde kullanacağım.şimdiden çok teşekkür eder
şarjı en az 45 dakika rahat yeten,
toz haznesi pratik temizlenebilen,
max 3000 TL civarlarında

kablosuz dikey süpürge arayışındayım.

en önemlisi, süpürgeyi "şuraya bir şeyler döküldü bir geçivereyim" diye el süpürgesi olarak kullanmayacağım, normal ev temizliğinde kullanacağım.

şimdiden çok teşekkür ederim.
0
la lykia
(24.04.21)
dediklerinize Dyson v11 uyuyor fakat fiyattan dolayı sizin kriterleri karşılamıyor
0
sunriseee
(24.04.21)
6 sene dyson v6 kullandıktan sonra şuna geçtim, bu daha kullanışlı geldi bana.

Başlığı sağa sola katı şeyleri fırlatmıyor. Işığı da güzel. Doldurması boşaltması da güzel.

www.hepsiburada.com

Düşük modda 1 saat çalışıyor. Bizim evde halı olmadığı için düşük mod gayet yeterli. Çok nadir orta veya en yükseğe alıyorum. Bu şekilde 45dk gidiyordur herhalde hiç süre sıkıntısı yaşamadım 2 katlı evde.
0
ananiyimioguz
(24.04.21)
v11 olmak zorunda değil, v8 de gayet yeterli ama fiyatı 3500 civarında.
şarjı kullanım gücüne göre 45-60 dk gidiyor.
iki yıl oldu alalı sanırım, performans kaybı, çekiş gücünde azalma yaşamadım.
0
blatta hiberna
(24.04.21)
www.hepsiburada.com

Aynısını değil ama benzer bir modelini kullanıyorum, çok memnunum. Dyson’a o kadar para vermeye gerek yok bana kalırsa. Hiçbir eksiği yok zira.
0
orient blue
(24.04.21)
Dyson v7 motorhead kullanıyoruz çok memnunuz.
0
monkey
(24.04.21)
Malesef ben de dyson demeye geldim. Bütçeyi biraz açabilirseniz dyson alın rahat edin.
0
suicides underground
(24.04.21)
(6)

Kısırlaştırılmış Sokak Kedisi Kaç Gün Sonra Sokağa Bırakılır?

canavar geliyor kacalim
Dişi kedi kısırlaştırıldıktan sonra 5. Gün gibi sokağa bırakılsa bir sorun olur mu? Bazı insanlar 2. gün bile sokağa salıyor. Ama çok erken gibi geliyor bana.
Dişi kedi kısırlaştırıldıktan sonra 5. Gün gibi sokağa bırakılsa bir sorun olur mu? Bazı insanlar 2. gün bile sokağa salıyor. Ama çok erken gibi geliyor bana.
0
canavar geliyor kacalim
(23.04.21)
Benim kedim (ki sokak kedisiydi) 2 günde doğru düzgün ayağa bile kalkamamıştı.

Ben olsam 2-3 hafta iyidir derim ama eğer durum çok acilse en azından 1 hafta - 10 gün izleyin. Ameliyat sonrası yaraları falan mikrop kapabiliyor, öyle bir durum olmadığından emin olunca bırakın.
0
plutongezegendegilmi
(23.04.21)
Ertesi gün oldukça iyiydi. Bu veterinerden veterinere değişiyor galiba. Bazıları narkozu çok veriyor.
0
🌸canavar geliyor kacalim
(23.04.21)
En azından 1 hafta beklemenizi tavsiye ederim. Belki komplikasyon olabilir. Yarası biraz kapansın hiç değilse.
0
suicides underground
(23.04.21)
ikinci gün sokağa salınanlar erkekler oluyor.
yine de erken tabii ama dişilere göre ameliyatları daha kolay.

dişi olduğu için bir hafta bekleyin en azından derim.
0
blatta hiberna
(23.04.21)
bırakmayın. ne kadar süre tutarsanız o kadar iyi. ayrıca sokak erkek kedi kaynıyor. "aaa yeni ameliyat olmuş. sakin duralım. ameliyatlı yerine gelmesin" demezler
0
elestirman
(23.04.21)
dişi kedi için en az 2 hafta diye duymuştum veterinerden
0
batlegolas
(29.04.21)
(7)

Kendimi Suçlu Hissediyorum.

canavar geliyor kacalim
Aşırı üzüldüğüm bir konuda yazmak istiyorum.Sokakta baktığımız market önünde takılan bir kedimiz vardı. Bu kedi daha önce başka bir marketin önünde takılıyormuş. Oranın çalışanı rahatsız olmuş buraya bırakmış. Şimdi önünde takıldığı marketin bulunduğu binanın kapıcısı da istemediği için hayvansever
Aşırı üzüldüğüm bir konuda yazmak istiyorum.
Sokakta baktığımız market önünde takılan bir kedimiz vardı. Bu kedi daha önce başka bir marketin önünde takılıyormuş. Oranın çalışanı rahatsız olmuş buraya bırakmış. Şimdi önünde takıldığı marketin bulunduğu binanın kapıcısı da istemediği için hayvansever bir ablayla görüştük. Kediyi aldı kısırlaştırmayı aşısını da yaptırdı. Ağzında sorun vardı sert şeyler yerken sinirleniyordu. O da travmadan kaynaklıymış. Ben yuva bulalım desem de kediyi ilk bulunduğu yere yakın ve besleme yapılan insanların iyi olduğu bir yere bıraktı. Kedi de haliyle unuttuğu için ertesi gün kayboldu. Ve ben o zamandan beri her yeri her sokağı aradım. İlanlar astım. Ama kedi hiçbir yerde yok. Kendimi aşırı kötü hissediyorum. Eski yerinde mutluydu. Ama şimdi nerde ne yapıyor ne yiyor belli değil. Çok üzülüyorum. Geceleri bazen uyuyamıyorum. Belki ben abartıyorum. Ama onun sorumluluğunu almıştım. Aklım sürekli onun nerde ne olduğu ile ilgili sorular üretiyor. Ne olumlu ne olumsuz bir haber var. Ve ben cidden bunalıma girmii gibiyim. Hayatımdaki tek sorun bu değil. Zaten depresyonda oşan biriydim. Bu da iyice üzdü beni. Kendimi suçlu hissediyoeum.
0
canavar geliyor kacalim
(22.04.21)
Oralarda bir yerde olabilir, saklanmistir ya da cevreyi biliyosa eski yerine gelmis olabilir. Yemek birak o basinin caresine bakar cevrede zarar veren birileri yoksa bisey olmaz.
0
durgunfoton
(22.04.21)
Kötü niyetle bir şey yapmamışsınız.
0
EasyTiger
(22.04.21)
Kötü niyetle yapmamış olsam da yanlış karar verdiğimizi düşünüyorum. Sonuçta kedi nerde belli değil.

Atamadığım yer kalmadı. Ama işte neden yok anlamıyorum. Köti bir şey olsa yine arayıp söylerlerdi. İyi bir şey olsa biri görse ya da evine almış olsa yine ararlardı. Ama hiçbir yerde yok.
0
🌸canavar geliyor kacalim
(22.04.21)
Sizlik bir şey yok hocam. Mantıklı bir karar da kötü sonuç doğurabilir
0
havadakarada
(22.04.21)
E kediyi siz alsaydiniz sahiplendirilene kadar?
0
elorelia
(22.04.21)
Ailem kabul etseydi alırdım tabii ki.
0
🌸canavar geliyor kacalim
(22.04.21)
Kediler bizim kadar hassas değiller inanın. Kedinin umrunda bile değildir ve herr yerde yaşayabilir. Canınızı sıkmayın.
0
suicides underground
(22.04.21)
(12)

Aptal yerine konmak

Bikit
Uzun bir mesele okuyan herkese simdiden tesekkurler. 32 yasindayim. Kucuk bir sehirde yasiyorum. 4 ay once bir hastalik tanisi aldim. Kronik ve sonu kotu seylere gidebilecek bir durum ama hastalik telafuz etmek istemiyorum. Henuz arada derede bir tani. En yakin arkadasim dedigim bir kiz var, kendisi
Uzun bir mesele okuyan herkese simdiden tesekkurler.

32 yasindayim. Kucuk bir sehirde yasiyorum. 4 ay once bir hastalik tanisi aldim. Kronik ve sonu kotu seylere gidebilecek bir durum ama hastalik telafuz etmek istemiyorum. Henuz arada derede bir tani. En yakin arkadasim dedigim bir kiz var, kendisi baska bir bransta basarili bir hekim. 3 senedir tanisiyoruz ama son 2 senedir yedigimiz ictigimiz ayri gitmiyordu. Her seyimizi, her gunumuzu paylasiyoruz. Evlerimizin anahtarlari bile birbirimizde.

Taniyi aldigim gun bile onda kaldim. Bana "her sey cok guzel olacak. Yeni bir sen olacaksin. Her adiminda yanindayim" gibi seyler soyledi. Duruma ailemi bulastirmak istemedim. babannem yatalak-babam bakiyor, annem kalp tansiyon seker memeca gibi bir suru hastaliga sahip benimle kosturmasi dogru degil, ablam hamile vb.. Onlara anlattim ama etrafa yaymamalarini, kuru gurultu istemedigimi, arkadasimin bu surecte yanimda olacagini belirttim. Onlar da taniyorlar arkadasimi.

Kendime bi prof. buldum bir tedavi plani cikardi bana. Doktor bulma konusunda arkadasim yardimci olmadi. Annemle bikac doktor gezdik. Arkadasim da bu islerde tedavi fikstir icine sineni sec dedi.

Ben tedavi planini arkadasima yolladim bana herseyin guzel olacagini, tedavimin iyi gececegini soyledi. Bu arada internetten okudum bazi kotu seyler yaziyor yan etki olarak. (kemik erimesi, erken menopoz, kalp, akciger vb..) Arkadasima bunlari ilettim. Oyle bir sey yok olumlu dusun her sey beyinde biter gibi seyler soyledi.

Bu arada onerilen protokol baya kemoterapi benzeri bir sey. Ilaclarin da cesitleri varmis. Ben tum bu surecte her seyi arkadasima ilettim, her evragi yolladim bir sekilde. Tek soyledigi sey tahlillerin iyi, hastalik yoktur hasta vardir, olumlu dusun kuzum, her sey cok guzel olacak, bana guven, ben ankara ekoluyum falan. Ben ilaclara basladim 2.5 ay devam ettim. Doktor arkadasim da ara sira bende, ailemde kaldi, bana destek oldu sagolsun.

Bu surecte baska bir arkadasimin doktor annesini gormustum yolda durumu anlattim. bana "sana x tedaviyi onerirlerse kabul etme ben karsiyim, sen daha cok baslangictasin, minimal mudahele ve hayat tarzi degisikligine bi git" dedi. Bunu arkadasima ilettim "bakma sen insanlarin dedigine o uzmanmiymis, emekli bi doktor, sen kendi doktoruna guven. Oyle bisey yok. Sonra geri donulmez seyler olsa daha mi iyi, aileni dusun seni sevenleri dusun" dedi.

Bir gun annemlerdeyken ic hastaliklari uzmani bir akrabamiz geldi. Durumu anlattim. Kadin "sen neden bu tedaviyi kabul ettin ki senin durumun oyle bisey degil. Doktor sadece onermek zorunda protokol geregi" dedi. Sonra hangi ilaci kullandigimi sordu soyledim. Bu islemler menopoz yapiyor yaslilara verilir sana yumurta koruyucu neden yapmadilar falan dedi. Sinirlendi. Kocasi falan da sinirlendi. "sen bi git. doktor doktora konusun. Biraksin bu tedaviyi kiz" dedi.

Bu arada doktorum standart protokolu bana sundu ama kabul etmeme gibi bir opsiyonum da varmis sonucta. Gerci ben her surecte bi dusuneyim diyip zaman istedim ve arkadasima sordum. Arkadasim da "didikleme artik bisey. Milyonda bir yan etkiyi okuyosun hastaligi cagiriyosun. Dusundugun gibi seyler olmayacak. Her sey cok guzel olacak" gibi seyler soyledi hep. Ben zannediyorum ki o kadar derece yapmis kiz hacettepe mezunu bosa konusmaz, yasasin kadin destegi.

Akrabanin devreye girmesiyle agir tedaviyi biraktim ama ilaclarin %70ini almis bulundum ve gunlerce gozyasi doktum. Cildim bozuldu, kaslarimin yarisi gitti, saclarim inceldi, 2 aydir adet olmuyorum, yumurta rezervim baya bitti gibi, yuzum sisti, rengim soldu, curumus bir insana dondum vb. Hala da oyleyim.

Arkadasima mesaj attim baya yazdim ben bu hataya nasi dustum, vucut dengem gitti falan diye. Bana sen mantikli dusunemiyosun antidepresana baslaman lazim kuşum yazdi. Tedavi edilemeyen bi hastaligin olsaydi yine bunlari soyleyecek miydin, derdin tip mi menopoz mu falan diyor. Evet dedim. Sana yardimci olmaya calistim burda diyor. Soyleseydin gercekleri o secimi bana biraksaydin keske diyorum. Bana narsistik kisilik bozuklugun var tedavi ol dedi. Surekli sisterhoodluktan, kadin dostlugundan falan bahseden kiz birden baska bir karakter aldi.

Annemle yazismis bu arada mesajlarini okudum. Annem ona ben tedaviyi biraktiktan sonra yazmis boyle yan etkiler var midir diye. Benim cok kotu oldugumdan bahsetmis. Kendisi "yeni normaline alisacak. Zaten su an mantikli dusunemiyor bi psikiyatriste gitmesi lazim" diye cevap vermis. Bana "hic bisey olmayacak bana guven hastalik cagirma" diyen, evime gelip bana bakan kiz anneme yan etkilerin olacagindan bahsedip, yeni normaline alismasi lazim falan yaziyor.her sey bitince.

Kizin niyetini bilmiyorum ama kendimi kandirilmis ve aptal yerine konmus gibi hissediyorum. Hic arastirmamis, sorusturmamis bile. Sonra beni aradi "ben de biraz ihmal ettim, arastirmaliydim. Kendi sorunlarim vardi. Ozur dilerim" falan dedi hersey bittikten sonra. Tum bunlara ragmen yine ona gittim bana "doktorlar olaya cok mekanik bakiyor. Kisinin yasina, konumuna bakmiyor. Sana bu kadar agir seyler yapilmayabilirdi ama her sey cok guzel olacak kuşum olumlu dusun" dedi yine. Ben sinirden titredim tabii esyalarimi aldim ciktim.

Bana simdi mesajlar atiyor nasilsin falan diye cevap vermiyorum. Kendime cok kiziyorum nasil bu kizi dinledim diye. O kadar guvendim ki yeri geldi aileme akrabalarima kizdim onerileri nedeniyle. Surekli sosyal medyadan insanlara iyilik yapmayacaksin temali sozler atiyor simdi. Sana yuk yapan insanlari birak falan. Bir de durumum hakkinda bilgi almak icin arkadaslarini aratiyor. Neymis beni merak ediyolarmis vb.. Bakmiyorum, cevap vermiyorum artik.

Siz olsaniz bu kiz hakkinda olumlu dusunur muydunuz? Yoksa ben su an hastalik psikolojisinde mantikli dusunemiyor ve suclayacak birini mi ariyorum? Tamam kiz bana iyilik yapmaya calismis olabilir ama ben ona soruyorum boyle boyle bisey oluyor mu diye, imzalattiklari kagitlari yolluyorum. Hayir onlar prosedur bisey olmuyor yeter artik daha fazla kurcalama diyor. Okumuyor, ilgilenmiyor bile. Cunku benim ona yolladigim seyleri sonra tekrar istedi "aa oylemiymis ben bi bakayim" diye. Her sey bittikten sonra. Doktoruma soruyorum oladabilir olmayadabilir bunlar risk tabii ki diyor. Politik cevaplar veriyordu hep. Ama ben reddetme opsiyonum oldugunu bile dusunemedim hic bu arkadasima guvendigim icin. Bir insanin hayatiyla oynamak bu kadar kolay mi?

Sagolun simdiden.
0
Bikit
(22.04.21)
Arkadaşın Allah mı? Belki de o konuya çok hakim değildir ve seni yönlendirmek istememiştir. Seni yönlendirse ve aksi bir durum olsa işin içinden nasıl çıkacak?

Üstelik senin hastalıktan kırılıp ölmeni istememiştir nihayetinde. Neden özellikle kötülüğünü istesin ki?

Bence olaya doktor gibi değil arkadaş gibi yaklaşmış. Sen de sanki konuda uzman gibi sürekli onu sıkıştırmışsın.

Sonuç olarak bence olayı yanlış yorumluyorsun.

Geçmiş olsun.
0
elorelia
(22.04.21)
Ben sizi haklı görmekle birlikte kim haklı kim haksız konusunun ikinci planda olduğunu düşünüyorum. Ortada yanlış yapılan şeyler var ama kötü niyet yok anladığım kadarıyla. Bence kendisiyle iletişimi en aza düşürebilir veya isterseniz tamamen de kesebilirsiniz. Sadece kin ve nefret duymamanız onun için yeterli, eskisi gibi iyi olmak zorunda değilsiniz. Bu gibi insan ilişkilerini gözünüzde çok büyütmeden şu an önemli olanın sağlığınız olduğunu hatırlayın. Doğru tedaviyle inşallah hastalık ihtimalini ortadan kaldırın ve eski sağlığınıza kavuşun. Bu şekilde daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. Çok geçmiş olsun.
0
havadakarada
(22.04.21)
@elo olayı biraz abartmışsın sanki ne alaka? sen bilgisayar alırken anlayan arkadaşına sormaz mısın?

bende sizi haklı buluyorum sonuçta size yapılan tedavi ya da prosedür o kadar metin okunsa dahi anlaşılmayacak şeyler. arkadaşınızın kötü niyet göstermemiş olmaması da iyi bir durum değil bence, aksine kötü bir durum. bu işlerden hiç anlamayan birisinin verdiği telkini neden verirsin ki nerden baksan saçmalık.

avukat arkadaşımıza bütün mal varlığımızı devredeceğimiz sözleşme gönderip hiç okumadan kanka bir şey yok diyip dımdızlak kalmaktan ne farkı var bu durumun.

tamam en yakın arkadaşımız olabilir ama biz ona arkadaş olduğumuz için sormuyoruz ki uzman olduğu için soruyoruz.

yani arkadaşlık konusunda ne desem bilemedim ama ben olsam görüşmezdim herhalde.

bu saç boyamak kadar basit bir şey değil hayati diyorsunuz. okurken sinirlendim yani.

bu duyuruyu hastayım napayım diye açsaydınız, muhtemelen burdaki herkes arkadaşınızın dediklerini diyecekti demek ki bizimde arkadaşınızdan bir farkımız yok, bir de böyle düşünmek lazım.
0
respect
(22.04.21)
Doktor kıza şu konuda hak verdim: Bence de iyi durumda değilsin. Neredeyse en yakın arkadaşım beni bilerek yanlış tedaviye sevk edip öldürmeye çalıştı diyecek kadar evhamlanmışsın. Bu da belki hastalık nedeniyle belki de başka bir nedendendir ama gerçekten de destek alsan iyi olur.

Bunun dışında eğer olaylar anlattığın gibiyse (bence değil, bir sürü yeri kırptığın çok açık), pozitif bilime tepki olarak doğmuş çiçeği burnunda doktorumuz hayırlı olsun ve Allah iki cihanda karşılaştırmasın.
0
son feci skilacci
(22.04.21)
Arkadaşın az da olsa haklı bence de. Abartı derecede evham yapmışsın sanki arkadaşın kasten seni kötü bi duruma sokmuş gibi. Diğer doktorun bir tedavi tavsiye etmiş, arkadaşın da onaylamış, burada suçlu bulunacak bir şey yok. Ki tıpta tek bir doğru da olmayabilir, belki de yan etkileri yüksek bu tedavi senin hastalığını daha hızlı bitirmeni sağlayacaktı, bunu bilemeyiz.

Çok geçmiş olsun bu arada.
0
roket adam
(22.04.21)
biraz kendinle ilgilen. sıcağı sıcağına verme kararlarını , biraz zaman geçsin. sen bir şeyleri atlat (umarım güzel olur her şey senin için) ondan sonra daha objektif tartarsın kendince.

genelde kötü hastalik gecirenler ve atlatanlar, hastalık sonrası çok radikal kararlar verebiliyorlar. ben mesela lance armstrong'un hayatını okudum, hastayken eşi onun en iyi yardımcısı oluyor ama adam nasıl bir yenilenmenin içine girdiyse, o hayat arkadaşı ile devam etmiyor yoluna. başka kadınla beraber oluyor. belki tavsiye veya nasihat verecek bir statüde olmayabilirim ama önce kendinize sarılın, ondan sonra diğer işlerle ilgilenirsiniz.

sağlıklı günler dilerim.
0
evimin paspasi
(22.04.21)
Sagolun arkadaslar. Benim burada gücüme giden 2 durum var. 1.arkadasimin surecle ilgileniyor gibi gorunup hic ilgilenmemesi 2.bana her seyi aciklikla anlatmamasi. Tedavi kararini o veremez ama bir arkadas olarak acik davranmasini beklerdim.

Oyle bir sey olmayacak bana guven falan deyip beni tedavi icin asiri cesaretlendirdi. Bana dese ki "bu tedavinin boyle yan etkileri olabilir. Ama tedavi olmazsan da soyle olabilir. Sen olc tart kararini ver ben karismam" o zaman ben de kendi kararimi alabilirdim. Ama benim adima karar verip ona yonlendirmeye calismasini hazmedemiyorum.

Ben okuyorum her turlu kaynaktan. Ornegin kas dokuyormus bu ilac diyorum. Basta yok oyle bisey diyor. Sonra kaslarim dokulunce sen cagirdin diyor. Boyle bi mantik mi var?

Bir de bu surecte cidden tipim degisti ve enerjim dustu. Disari bile cikamiyorum. fiziksel olarak guzel biriydim. Yuzum silindi gibi, gunlerce de agladim. Moon face gibiyim. Allahtan pandemi donemi is yeri acik degil. Fiziksel gorunumun ve gencligin onemli oldugu bir is yapiyorum cunku.

Bir tane arkadasi var hastaneden hasta bakici erkek. 45 yasinda falan. Onu orgutlemis surekli iltifat edip duruyorlar. Surekli o adami cagiriyor her yere. Adam biralari icip icip bana "cok guzelsin. Bi dahaki geldigimde seni kirmizi elbiseyle gormek istiyorum" falan diyor. Hayatta 2 kere gordugum kisi eline firsat gecince abuk subuk seyler soyluyor. Cildirdim uzerine falan da yurudum hatta. Beni kirmizi elbiseyle gormek istiyormus. Bu doktor kiz da hic bisey soylemiyor adamin hadsizliklerine. Sonra diyorlar ki senin moralin duzelsin diye yapiyoruz. Bi tek akilli onlar cunku.

Hazmedemiyorum ve kendimi igrenc insanlara bulasmis gibi hissediyorum. Ama eviminpaspasinin dedigi gibi ele alacagim artik olayi.
Tesekkurler.
0
🌸Bikit
(22.04.21)
Öncelikle Allah şifa versin. Ben sizin eskisinden daha iyi olacağınıza inanıyorum, öyle doğdu içime.

İkincisi, ben bu hayatta ana babadan başka kimseye güvenmemeyi öğrendim. Arkadaş fasa fiso. Bir de üç yıl en iyi arkadaş olmak için kısa bir süredir, hastabakıcı olayına ben de çok kızdım, ben kendimi benzettim size karakter olarak, ben de böyle densizlilklere çok ayar olurum, size çok hak verdim o olayda.

Son olarak, bence tek hatanız arkadaşınıza güvenmek değil, sağlam doktor araştırması yapmadan tedaviye başlamak olabilir, tabi ki bu durumu yaşayan bilir. Bence yeniden bir doktor araştırması yapın, psikolojik destek de alın. Ben sizin eskisinden daha güzel ve sağlıklı olacağınıza inandım, dediğim gibi içime öyle doğdu okuyunca, tekrar Allah şifa versin tez zamanda.
0
Hallegadola
(22.04.21)
Çok geçmiş olsun. Kronik ve tedavisi mümkün olmayan bir hastalığı olan biri olarak tedaviye başlamadan önce işin uzmanı 6 doktora göründüm. 6sı da aynı tedaviy önerince demek ki olması gereken buymuş dedim. Sizin de arkadaşınıza değil işin uzmanlarına danışmanız gerekirdi tabi ki ama insan o durumda pek düşünemeyebiliyor sizi anlıyorum. Arkadaşınız bence hatalı değil. Sizi sizden başka kimse düşünmez. Yer geliyor anne babalar bile çocuğunu düşünmüyor değil ki arkadaş düşünsün..

Çok kafaya takmayın. Hastalık olunca insanın daha hassaslaştığını biliyorum. Takmamak da elde değil ama naçizane tavsiyem sizin yerinizde olsam daha olumlu şeylere odaklanır kendimi motive etmeye çalışırım. Hastalık yokmuş gibi davranın demiyorum da bu da gelir bu da geçer ben bunu aşarım kafasına girmek lazım yoksa çekilmiyor.

Yakın zamanda sağlığınıza ve eski neşenize kavuşmanızı dilerim:)
0
suicides underground
(22.04.21)
ben de @respect gibi düşünüyorum. tamam kötü niyetle bir şey yapmamıştır o belli, ama sizin için çabalamamış, biraz baştan savmış. bahsettiğiniz kadar yakın bir arkadaş için bu da yeterince kötü. tamamen ilişkiyi bitirir miydim emin değilim ama böyle bir durumdan sonra arkadaşımdan uzaklaşacağım kesin. siz de bir süre uzaklaşıp sinirlerinizi yatıştırın bence. umarım tez zamanda atlatırsınız bu süreci.

arkadaşlarım sen anlarsın diye bana basit bir konuda bile soru sorduklarında, asla fikrim olmasa bile epey araştırıp bak böyle böyleymiş diye linkleri gönderiyorum. hele de böyle hayati bir konuda, kendi alanı olmasa bile çevresinde bilenlere danışıp size çeşitli bilgiler sunabilirdi. çok yoğunsa ve darlandığını hissettiyse, her şey çok güzel olacak diye geçiştireceğine, bu konuda yeterli fikrim yok, doktoruna danış diyebilirdi. teyzeler gibi sus hastalığı çağırma demiş.

geçmiş olsun.
0
akil kupuru
(22.04.21)
Bu bazı meslek gruplarındaki kişilerde daha sık görülen bir durum maalesef. Size denk gelmiş. Psikolojik karşılığını bilmiyorum ama bazı kişilerde oluyor. Arkadaşlardan birisi sağlık yada maddi konuda zayıf düştüğünde denge bozuluyor ve öbür taraf kendisini daha güçlü hissediyor ve zayıf olandan uzaklaşmak onu başından savmak istiyor. Bu nedenle kararlarınızı kendiniz vermeye çalışın. Bundan sonra da geçmişi geçmişte bırakıp mevcut durumunuzu daha iyi nasıl yapabileceğimize odaklanın. Geçmiş olsun.
0
Dr
(22.04.21)
Arkadaşınızdan uzak durun. Çok geçmiş olsun.
0
EasyTiger
(23.04.21)
(5)

anneye gümüş kolye

chihirovekohaku
gümüş alışverişi için hangi sayfaları önerirsiniz?
gümüş alışverişi için hangi sayfaları önerirsiniz?
0
chihirovekohaku
(22.04.21)
trendyolda söğütlü silver var fiyatı uygun modellerde güzel ama çok fazla çeşit yok. bir de incikcincik diye bir siteden bir kaç kolye ve küpe aldım, çok beğendim.
0
cometome
(22.04.21)
yıllardır bütün gümüş ürünlerimi erer gümüş'ten alıyorum, kolye hiç almadım ama küpelerinden çok memnunum. müşteri desteği ve kargo hızı konularında çok iyiler.
0
ofelia
(22.04.21)
argentum, truvagümüş
0
asteriks
(22.04.21)
Söğütlü silver’dan aldım gayet güzeldi ama nikel(imitasyona) alerjim olduğu için burdan aldığım kolye gümüş olmasına rağmen kabarma yaptı vücudumda. Yüzde yüz gümüş olduğunu düşünmüyorum bilginize
0
esinikaybetmiscorap
(22.04.21)
Ben şuradan aldım çok güzel de bir kutuda hemen geldi.
Instagram @maviligumus
0
suicides underground
(22.04.21)
(2)

Oysho indirimleri sadece ocak ayında mı?

damba
Merhaba, Oysho çok pahalı, bu mağazada sadece ocakta mı indirim oluyor? Yaz indirimi yaz sonunda mı oluyordu?
Merhaba,

Oysho çok pahalı, bu mağazada sadece ocakta mı indirim oluyor? Yaz indirimi yaz sonunda mı oluyordu?
0
damba
(21.04.21)
Yazın da ( haziran sonu temmuz başı gibi olur genelde, zamanını tam hatırlayamadım) oluyor. Tüm inditex grubu indirime girer.
0
suicides underground
(21.04.21)
2-34 haziran gibi indirime girmeye başlıyor genelde her sene
0
delidiyorum
(22.04.21)
(16)

Çocuk yapmak için ideal yaş kaçtır sizce?

isabella was a ginger
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne
7 aylık evliyim (toplam 3 yıllık ilişki), 25 yaşındayım. Bir süre önce kayınvalidemle aramda çocuk yapma meselesiyle ilgili bir konuşma geçmişti. Biz bir süre çocuk yapmayı düşünmüyoruz demiştim kendisine, o da biraz ters tepki vermişti. Tekrar konuyu gündeme getirmedi ama arada ben 23 yaşında anne oldum, ben 22 yaşında evlendim, ben çocuk yaptığımda senden küçüktüm gibi laflar ediyor sanki erken evlenmek marifetmiş gibi. Ki günümüz koşullarında yine de erken evlendiğimi düşünüyorum ben. Eğitimsiz bir kadın değil bu arada, doktor. Benim annem mesela beni 36 yaşında doğurmuş, o örneği verdim, "annen geç çocuk yaptı diye sen de mi geç yapacaksın" dedi, geç çocuk yapmanın dezavantajlarını sıralayıp durdu.

Maddi açıdan kötü durumda değiliz, muhtemelen çocuk yapsak bir şekilde geçiniriz, yardım edeceğini de söylüyor ama yine de yeterli gelmiyor bana bu. Ben daha kendime bakamıyorum, çocuğa nasıl bakayım? Kendim niye yaşadığımı bilmiyorum, nasıl yeni bir insan dünyaya getireyim? Eşim zaten kendisi hala çocuk gibi benden birkaç yaş büyük olmasına rağmen. Onu da hiç baba olarak hayal edemiyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
isabella was a ginger
(21.04.21)
Bu tamamen hazır olmakla ilgili. Birkaç arkadaşım ve kuzenim evlendi, çocukları oldu benimle yaşıtlar. Ben daha evlenmedim, seneye yazın evleniriz diye düşünüyoruz sevgilimle. Temmuzda 27 olcam. 30umdan önce çocuk düşünmüyorum, belki 32'yi de bulur. Annem ve babam hemen evlen de çocuk yap diyorlar, amaç "torununu görmek bir an önce". Görünce ne oluyor anlamıyorum. Annem hastalık hastası zaten, torunumu göremeden ölcem derdinde. Ben bu dert biçimini algılayamıyorum. Gör ya da görme ne olacak. Bir şey mi artacak hayatında. Ölünce zaten pamuğu tıkıyorlar gidiyorsun, orada torunumu gördüm diye hava mı atacaksın olay nedir. Bir de ben bakacağım o çocuğa hazır hissetmeden, evliliğim oturmadan, kocama doyamadan, birlikte eğlenemeden hemen çocuk gelecek. Her zaman bir çocuğum olsun çok istiyorum ama kendim halen daha işten gelip üstünü değiştirip yatağa zıplayan ve gün boyu oyun oynayan, anneden yemek bekleyen, kardeşine sataşmaya odasına giden bir kızım.

Bence anneler ve babalar dünyanın değiştiğini ve çocuklarının hayatına karışmamayı öğrenmeli. Kendisi doğursun çok istiyorsa, ben anneme öyle diyorum. :)
0
Hallegadola
(21.04.21)
Kayınvalidenle fazla konuşuyorsun demek ki. Bu kadar derinlemesine bir muhabbetiniz olmasına gerek yok. Teşekkür ederim bunu düşüneceğiz deyip geçmen gerekiyor. Bu karar sana kalmış, bunun ideal bir yaşı yok, olmak zorunda bile değilsin.
0
roket adam
(21.04.21)
Bence bu oyunlara gelmeyin. Çocuk yaptıktan sonra çocuk ilkokula başlayana kadar hayatınız kilitlenecek. Bu da en az 6, 7 yıl demek. Önemli olan çocuk yapmak değil, o çocuğa bakmak. 25 yaşında çocuk yapsanız en güzel yaşlarınız çocuk peşinde geçecek. Bana göre ideal yaş 30, 35 arası olabilir.
0
dissendium
(21.04.21)
çoook erken daha. benim anneme de kalsam şimdi çocuk yapmam lazım. dinleme bile.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(21.04.21)
35den sonra doğurganlık azalıyor onu da hesaba katın:)
0
suicides underground
(21.04.21)
30'dan önce yapma diyenlere katılıyorum. Fakat kayınvalidemle samimi değilim, çok konuşmuyorum kesinlikle. Sadece aynı mahallede oturuyoruz, bu yüzden kendisi arada gelip (yiyecek bir şeyler getirme bahanesiyle) biraz oturuyor. Eşim çalıştığı veya yorgun olduğu için çoğunlukla ben ilgilenmek zorunda kalıyorum. Genelde kendisi konuşup bir şeyler soruyor. Niye aynı mahallede ev tuttunuz diyecek olursanız; Ankara'da oturulabilecek en düzgün semt olduğunu düşündüğüm için burayı tercih ettim. Okulum bu sene bitiyor, ondan sonrasında İstanbul (kendi memleketim) veyahut yurtdışına gidebiliriz diye düşünüyoruz.
0
🌸isabella was a ginger
(21.04.21)
Çocuk için karar vermesi, kendini hazır hissetmesi gereken yalnız ve ancak karı kocadır. Hatta kadının daha fazla ağırlığı vardır.
Evlendiğimde 30'umu geçmiştim. Aslında hemen çocuk yapma yanlısıydım. Özellikle çocuk istediğim için değil aman yaşım geçmesin diye. Şükür ki eşim 3 sene beklemeye ikna etti beni. 3 yıllık ilişki ile 3 yıllık evlilik ilişkisi aynı şeyler değil. Bu 3 sene içerisinde oturtacaksınız evliliğinizi. Bu arada daha ufak stres testleri geçireceksiniz ki asıl büyük teste (çocuğa) hazır hale gelin.Annem ve ablam bana yardım ederken bile ben ilk çocuğum 7-8 aylıkken hamilelik bunalımına girdim ki Allah korusun. 25 evlilik için güzel bir yaş ilk çocuğunuzu 30 yaşında doğursanız, (ikinciyi isterseniz) ikinciye 35'e kadar da gayet güzel zamanınız var. Ben 40 yaşıma az kala doğurdum ikinciyi mesela. Gençlik aşısı gibi oluyor. Kimsenin lafına bakmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(21.04.21)
Kayınvalideniz 1980'lerdeki yaşam biçimini 2020'lere taşımaya calismis. Bir de başkalarını ne kadar dinlerseniz hayatınız onlarınki gibi olur. Örneğin, ABD'ye gelip doktoraya başlamadan önce annemin arkadaşı kızlarının benimle evlenmesini istemiş, annemin de hoşuna gitmiş. Bir küçük ev kiralarmisiz, onun maaşıyla kira odermisiz, benim maaşımı da harcarmisiz...insanların en yakınınız da olsa sizin için uygun gördüğü hayat bu kadar basit olabiliyor. Dinlemeyin. 35'ten sonra çocuk yapın. Mutlu olmaya hakkıniz var, erkek olarak diyorum, kadinlarin tüm hayat amacı çocuk bakmak olmamalı. Gençliğinizde mutlu da olun.
0
howfaristhesky
(21.04.21)
erken yaparsaniz cocugu annelerinize/babalariniza kilitleme sansiniz daha fazla, hele zaten yaslilarsa (sizi gec yaptiklarina gore) bir yastan sonra torunla ugrasmak istemiyorlar ya da sikayet ediyorlar. yani gec yapmak erken yapmaktan daha zor, yardim edeniniz daha az oluyor.
0
disq
(21.04.21)
Benim 34’te anne oldum, oğlum su an 2 yaşa yakın, dönüp baktığımda keşke eşimle daha erken tanışsaydık da 27-28 gibi çocuk yapsaydık diyorum. Çünkü enerjim yetmiyor, eski canlılığım yok, kilom o yaşımla aynı, tipim çok değişmedi vs ama bir şeyler oluyor ve yaşlandığını anlıyorsun işte...
sizin durumunuzda olsam 27-28 gibi ilk çocuğu, istiyorsanız 32-33 gibi de ikinciyi yapar bırakırdım asffshhs üçü düşünemedim bi an :)
0
somethinginthewayshemoves
(22.04.21)
Benim fikrim:

Bir tane olsun yeter kafasindaysan 34-35 (35'i gectikten sonra risk ozellikle ilk hamilelik ise risk yukseliyor)

2 cocuk kafasindaysan: Ilki 30, ikici max. 35 gibi .

3+ cocuk: 20li yaslarin ortasinda baslamak lazim.
0
cooperr
(22.04.21)
çocuk yapmak istiyorsanız 30'ları geçirmeyin. çocukların enerjisine yetişemezsiniz. 30'dan sonra çocuk yapıp bakmak ciddi manada yıpratıcı.
0
tantunisultansuleyman
(22.04.21)
Edmond honda+1 ne eksik ne fazla. Kayınvalide ile bu kadar içli dışlı olman iyi değil ve bu senin hayatın. Onu ilgilendirmiyor. Sizin cinsel hayatınız olmayabilirdi bile her evliliğin dinamiği farklı. Böyle küstah küstah insanların yatak odası ile ilgili yorum yapan aile bireylerine çok sinir oluyorum.
0
Mossy
(22.04.21)
bence kayınvalideniz haddini aşmış bana da aynı şekilde baskı yapan oldu ama ben ve eşim çok sert konuştuk artık laf söylemiyorlar. sallamıyorum da zaten 8 yıldır evliyiz 35 yaşındayız hala çocuk istemiyoruz.

bana göre biz insanları hayvanlardan ayıran en güzel şey dürtülerimizle değil aklımız ve mantığımızla hareket ediyor oluşumuzdur. doğal olarak aklı mantığı olan insanın da "çocuk yapma hevesi" olmaz. doğru zamanda, geleceği için plan yapmış, korkularını az çok yenmiş, ebeveyn olmanın bilincinde iken çocuk sahibi olmalısınız. bugün modern tıbbın nimetlerinden biri de kadınların çok daha ileri yaşlarda sağlıklı hamilelik ve doğum şansıdır. bence türkiye'de hem hekimler hem de insanlar bazen çok geri kafalı oluyor. bu konuda size baskı uygulamalarına aldırmayın çünkü yanlış zamanda çocuğunuz olursa pişman olduğunuzda artık asla geri dönüşü olmayan bir yola girmiş olursunuz ama ileride hiç çocuk yapmamışsanız yine pişman olsanız da en azından kimsenin hayatını mahvetmemiş olursunuz.
bu konuda yalnızca siz ve eşiniz karar vermeli. sadece maddi olarak değil mental olarak da her şeye hazır olmalısınız çünkü çocuğunuz engelli doğabilir ya da Allah korusun eşinizi kaydebelirsiniz bu durumda tek başınıza çocuk büyütecek geliriniz vs. planlarınız olmalı. içinizi karartmak istemem ama bunların hepsi çok yakınlarımın başına geldi ve maalesef bu ülkede tek ebeveynseniz her şey on kat daha zor oluyor.
0
windymimas
(22.04.21)
dünyanın geldiği noktada daha geç evlenip daha geç çocuk sahibi oluyoruz; ama bedenimiz buna uyum sağlayamıyor. senenin 2021 olmasının bir önemi yok. çocuk aşırı emek ve enerji istiyor büyürken. ben zorlandığımızı hissediyorum. sabah mesai öncesi 1 saat parka götürüyorum bazen. yürümek istemiyor bazen, kucakta 1 saat taşıyınca kollarım ağrıyor. evde de bu cocuğun bir dolu ihtiyacı var.

bu arada genellemek gibi olmasin ama iş hayatında orta burda gördüğüm gec cocuk sahibi olan insanlar cocuklara enerjileri yetmediği için tablet telefon tv ile cocugu oyalıyor. erken cocugu olup 3-4 cocuk yapanlar için de durum benzer.

ideal yaş yoktur. kişiye ekonomiye ilişkiye vs... bir tane şeye bağlı.
0
safak efendisi
(22.04.21)
Evliliğinizden emin olun, 2-3 sene geçsin bi hele. Çok gençsiniz ayrıca, acelesi yok.
0
John Bloor
(22.04.21)
(4)

İkinci el klima alınır mı?

komando kani var bende
Merhaba duyuru. Fazla param olmadığı için 2. el klima almam gerek yeni klimalara özellikle vestel marka olana 4000 tl. diyorlar.2. el vestel, demirdöküm var 1500 2500 tl diyor.ikinci elde klima alırken neye dikkat edilmeli?
Merhaba duyuru. Fazla param olmadığı için 2. el klima almam gerek yeni klimalara özellikle vestel marka olana 4000 tl. diyorlar.

2. el vestel, demirdöküm var 1500 2500 tl diyor.



ikinci elde klima alırken neye dikkat edilmeli?
0
komando kani var bende
(21.04.21)
Montaj işini halledebiliyor musunuz?
0
suicides underground
(21.04.21)
@suicides.

aldığım yer kendisi takacakmış. montaj dahil.
0
🌸komando kani var bende
(21.04.21)
Cihazı çalışır durumda görme imkanınız olursa veya sökülmüş durumda ise satan ve montajı yapacak kişi/firma en az 3 ay kadar garanti verebilirse çok iyi olur.
0
faithless
(21.04.21)
Klimanın en az a++ olmasına dikkat edin, ocağınıza incir ağacı dikmesin. a+++ olursa tabi ki daha da iyi.
0
kimlanbu
(21.04.21)
(2)

devlet hastanesi pcr testi hakkında

a painter who only used red
babama bugün kendini halsiz hissedince gidip özel bir hastane pcr testi yaptırmış ve sonuç pozitif çıkmış.ben, abim ve annemde aynı evde yaşadığımız için yakın temaslı olaarak test yaptıracağız. devlet hastanesinde pcr testi ücretsiz mi? ücretsiz ise çok kalabalık oluyor mu? bu konu hakkında bilgisi
babama bugün kendini halsiz hissedince gidip özel bir hastane pcr testi yaptırmış ve sonuç pozitif çıkmış.

ben, abim ve annemde aynı evde yaşadığımız için yakın temaslı olaarak test yaptıracağız. devlet hastanesinde pcr testi ücretsiz mi? ücretsiz ise çok kalabalık oluyor mu? bu konu hakkında bilgisi olan suserlar yardımcı olursa sevinirim.

lokasyon: istanbul, şişli
0
a painter who only used red
(21.04.21)
istanbul'un neresi?
ümraniye devlet hastanesinde sıra gördüm.
0
sutlu nescafe
(21.04.21)
Testin evde yapılması gerekiyor. Filyasyon ekibi temaslılara eve gelip yapıyor genelde.
0
suicides underground
(21.04.21)
(6)

Giyim Kuşamdan Anlayanlar

yanqoue
Şu iki elbise arasından, hangisini ve hangi renkte olanı tercih ederdiniz? Tercihim siyah tonları dışında bir renk, çünkü çok sayıda siyah renk elbisem var. Ama çok diğerleri kötü derseniz siyahı düşünebilirim.1) https://www.zara.com/tr/tr/kareli%CC%87-dokuma-polo-t-shirt-p00526409.html?v1=106608339
Şu iki elbise arasından, hangisini ve hangi renkte olanı tercih ederdiniz? Tercihim siyah tonları dışında bir renk, çünkü çok sayıda siyah renk elbisem var. Ama çok diğerleri kötü derseniz siyahı düşünebilirim.

1) www.zara.com

2) www.massimodutti.com
0
yanqoue
(20.04.21)
Zara, lacivert.

Hakim yaka pek hoşuma gitmiyor.
0
buff
(20.04.21)
Ikinci secenegin yakasi cok uzucu.
O yuzden biri seciyorum. Gorseldekinin lacivert olsugunh iddia ediyor site lacivert diyorum ben de.
Lila ile ekru arasında da bi fark göremedim. Lilayi zaten hic anlamadim.

Ayrica elbise değil t-shirtmus,

Siyah polo elbise deyince yakali bi elbise filan cikacak herhalde diye beklemistim.
0
a perfect lie
(20.04.21)
Elbise demeyelim de t-shirt diyelim:) polo yaka iyidir.
0
suicides underground
(20.04.21)
Hakim yakanin o incecik kahverengi seritleri, tisortu birdenbire dede tisortune cevirmis malesef bence :(
0
invictae
(20.04.21)
lacivert daha derli toplu duruyor.
boyunsuzsanız veya yeterince uzun bir boyna sahip değilseniz beyaz riskli. üstüne bir de memeleriniz başına buyruk dünyadan habersizse beyaz hoş olmaz. yakası kötü, tam pamuklu kumaş, iç gösteren yapı, dirayetsiz duruş.. yoksa spor yapan janti adama yakışır bu tshirt.

bir de elbise değil. elbise tek parça kadın giysisidir.
0
rewlack
(20.04.21)
elbise derken? :/
0
jimjim
(20.04.21)
(7)

gelen iş teklifini kabul etmeli miyim?

hvala
Merhaba, yaklaşık 1 buçuk ay önce bir işe başladım(patron şirketi). Bu hafta ise önceden görüştüğüm ama uzun süre ses çıkarmayan kurumsal şirket (sanırım kendi alanında ülkenin en büyüğü) teklif yaptı. Gelen teklif 15% daha yüksek ama şu an çalıştığım şirketin de yan hakları daha iyi gibi. Teklifi k
Merhaba, yaklaşık 1 buçuk ay önce bir işe başladım(patron şirketi). Bu hafta ise önceden görüştüğüm ama uzun süre ses çıkarmayan kurumsal şirket (sanırım kendi alanında ülkenin en büyüğü) teklif yaptı.

Gelen teklif 15% daha yüksek ama şu an çalıştığım şirketin de yan hakları daha iyi gibi. Teklifi kabul edip kurumsal şirkete geçmeli miyim? Şimdiki işimden çok kısa sürede ayrılmış olmam ileride problem olur mu?

İş hayatında çok tecrübeli olmadığım için kafam çok karışık. sizce ne yapmalıyım?
0
hvala
(20.04.21)
İş değiştirirken hep başka bir işe geçerken zorluk yaşar mıyım kolay iş bulabilir miyim diye düşünürüm, yaşın daha genç anladığım kadarıyla o yüzden kurumsal bilinen bir yerde başlamak daha sonraki işler için avantaj olur, ve patron şirketi bir süre sonra seni tatmin etmeyebilir
0
esinikaybetmiscorap.
(20.04.21)
Kurumsala geç tabi ki:) az tecrübeli biri için iyidir. İş hayatımın başında Boyner’de çalışmış olmam cvde çok işime yaradı.
Zaten ilk 2 ay karşılıklı deneme süresidir. Ayrılmanda sakınca yok.
0
suicides underground
(20.04.21)
peki tecrübe kazandıkça kurumsal dezavantajlı hale mi geliyor? ayrıca deneme süresinde ben ayrılıyorum deyip ayrılabilir miyim direk, yoksa patron şirketi illa problem çıkarır mı?

ayrıca kurumsalda kendimi geliştirebilir miyim yoksa körelir miyim?
0
🌸hvala
(20.04.21)
Evet, etmelisin. Ayrılman sorun olmaz, zaten yeni girmişsin.
0
alfred
(20.04.21)
Kurumsal dediğin şirketin neresi ve sektördeki başarılarının ne olduğuna bağlı tabi.

Deneme süresinde ben ayrılıyorum diyip ayrılabilirsin tabi ki. İkcılar daha iyi bilir. Ayrılmak isteyen yeni birine ne gibi bir problem çıkartabilirler:)
0
suicides underground
(20.04.21)
tabiiki etmelisin.
şüphe etme, geç.
0
rewlack
(20.04.21)
herkese çok teşekkürler, karar verdim gibi artık ama tecrübesizlikten sanırım biraz gerildim :)
0
🌸hvala
(21.04.21)
(11)

yaşadığınız şehirden memnun musunuz?

nlgyrn
yaşadığınız şehirden memnun musunuz? nerede yaşıyorsunuz? nerede yaşamak isterdiniz(yurt içi)
yaşadığınız şehirden memnun musunuz? nerede yaşıyorsunuz? nerede yaşamak isterdiniz(yurt içi)
0
nlgyrn
(20.04.21)
Ankara'da yaşıyorum, şehirden değil ülkenin halinden gidişatından dertliyim. Yoksa şehrimi severim. Yaşamak için deniz kıyısı isterdim. Bana ait müstakil bir ev ve bir miktar bahçe. Şehir insanı yoran bir şey.
0
1bir1bir1
(20.04.21)
4 farklı şehirde yaşadım. şehrin değil, yaşanılan yerinin/bölgesinin daha önemli olduğunu gördüm. son şehirde ev yeri -iş yeri dengesi ona göre kuruldu, memnunum. bir süre Tunceli'de yaşamayı deneyimlemek isterdim.
0
latchet
(20.04.21)
Kocaeli'de yaşıyorum. Aslında memnunum ama daha iyisi olabilir diyorum. Bu şehir işleri biraz karışık. Askerliğimi Samsun'da yaptım. Orayı çok beğenmiştim. Herkes İstanbul'a, İzmir'e yerleşmenin derdinde ama ben Samsun'da da yaşayabilirim diye düşünüyorum. Ama bir yandan da oradayken Kocaeli'yi özlemiştim. İstanbul'u da severim her şeye rağmen.
0
dissendium
(20.04.21)
Hiç değilim , izmir , Karadeniz'de bir kaç şehirden biri.
0
synax
(20.04.21)
memnun degilim. istanbul, alibeykoy'de yasiyorum. kadikoy'den ev bakiyorum, orada memnun olurum diye umuyorum. biraz da ege'ye baktim ama oralarda gonlume gore ev bulmam kadikoy'den de zor gorunuyor.
0
lemmiwinks
(20.04.21)
İzmir, artık memnun değilim.
Göç nedeniyle artan trafikten, sokakta taciz eden ya da evlerin bahçelerine girip hırsızlık yapan Suriyelilerden illallah dedik.
0
pro9it9is9
(20.04.21)
İstanbul’da doğup büyümüş biri olarak bir ay önce Çanakkale’ye taşındık. Çok memnunum. İstanbul’da bedava ev verseler oturmam.
0
suicides underground
(20.04.21)
İstanbul’da yaşıyorum. Şehrin ve ülkenin belki yüzlerce problemi var ama yine de her şeye rağmen birçok konuda memnunum İstanbul’da yaşamaktan.

Evim çok merkezi bir yerde ve biraz yürüyerek sahile inebiliyorum hemen. Birkaç aydır çalışmıyorum ve mesai saatlerinde dışarı çıktığım için İstanbul’u en güzel saatlerinde yakalayabiliyorum. Çalışırken de işim evime yakındı ve sahil yoluda yürüyerek evime dönebiliyordum hava güzelse.

Pandemide pek anlamı kalmasa da ülkenin hemen hemen bütün kültür sanat etkinlikleri İstanbul’da. Akla gelebilecek her şey için çok fazla seçenek ve seçim şansımız var. Her şeye kolayca ulaşabilmek büyük bir avantaj bence.

İstanbul dışında Ege kıyılarını seviyorum sadece ama kışın oralarda yaşamak demek İstanbul’daki çok fazla şeyden mahrum kalmak demek olduğu için yine her türlü şimdiki hayatımı seçerdim sanırım.
0
ms brownstone
(20.04.21)
Hepi topu 1,5 km2 lik bi alandayım 2 yıldır. Bir kere İzmir e gittim dışında full İstanbul. Hiç memnun değilim. Full uzaktan olsam da yokolup gitsem buradan.
0
baldan kaymak
(20.04.21)
Doğma büyüme İstanbul/Kadıköy. Hala Kadıköy'de oturuyorum. Güzel bence, son 10 yılda tırtlaşmaya başladı ama başka nerede yaşayabilirim bilmiyorum. Hiç gitmedim görmedim ama Artvin'de ormanda bir kulübe yapma hayalim vardı; sit alanıymış hepsi bir halt yaptıramıyormuşuz.
0
vedatchilipeppers
(20.04.21)
Ankara’da oturuyorum, memnunum. Artvin Arhaviliyim, ama orada yaşanmaz, yaşamak isteyenlere şaşırdım, doğa güzel de için de insanlar da var,

Ben Antalya veya şöyle Datça, Gökova, Köyceğiz gibi bir yerde yaşamak isterdim. İş çıkışı denizde bulmak isterdim kendimi, hep yazlık kıyafetler giymek isterdim efil efil. Atam’ın elbet bir bildiği var başkenti Ankara yapmış ama deniz kenarı olaydı iyiydi ya. Devlet daireleri de orada olurdu negzel.
0
Hallegadola
(21.04.21)
(25)

Hala korona geçirmemiş kimler var aramızda?

pati
Son zamanlarda bakıyorum duyuruda herkes korona olmuş/geçirmiş.Hala korona olmayan kaç kişi kaldık merak ettim.Edit: maşaallah diyelimEdit 2: çalışıyorum ve yasak olmadığı zaman geziyorum, hiç eve tıkılmadım.
Son zamanlarda bakıyorum duyuruda herkes korona olmuş/geçirmiş.
Hala korona olmayan kaç kişi kaldık merak ettim.

Edit: maşaallah diyelim
Edit 2: çalışıyorum ve yasak olmadığı zaman geziyorum, hiç eve tıkılmadım.
0
pati
(20.04.21)
ben geçirmedim ama haftasonu yapacağım otobüs yolculuğu sonrasında burayı editlerim muhtemelen :D
0
istanbul kanatlarimin altinda
(20.04.21)
ben de olmadım ve gitgide bunalıyorum çember daraldıkça
0
passion rules the game
(20.04.21)
ben ve ailemden kimse olmadı. en yakın işyerinde ve komşularda oldu şimdiye kadar. arada önemli süre yakın temas kurduklarım da oldu. 3 kez falan farklı sebeplerle test yaptırdım ama hala negatifim. genlerle alakalı bir şeyler olduğunu düşünüyorum.
0
reanarchy
(20.04.21)
ben de olmadım. yazın 3 ayımı hep hastanelerde geçirdim, şimdi de her gün iş saatlerinde toplu taşıma kullanıyorum ve iş gereği adliyede oluyorum. aşırı da dikkat etmiyorum yani, tek kat maske takıyorum, işim bitince dezenfektan sıkıyorum o kadar.
0
Olric
(20.04.21)
Ben geçirmedim. Ben ki her sene ağır bir grip geçiririm ve alerjik rinitim var. Bir senedir maske takıp dokunduğum yerlere dikkat ettiğim için, kalabalık ortamlara hiç girmediğim için ve işe kendi aracımla gidip geldiğim için nezle bile olmadım. Hatta alerjim bile iyileşti.
0
Tutkun
(20.04.21)
ben de geçirmedim.
evden çalıştığım için genelde evdeyim, haftada 1 markete gidiyorum sadece.
evden çıktığım anda çift maske takıyorum aylardır.
normalde kronik sinüzit, farenjit, alerji hepsi var, her kış en az 2-3 kez antibiyotik kullanırdım, bu kış hastalanmadım.
0
la lykia
(20.04.21)
Ben de olmadım ama çok ciddi derecede eve tıkılmış durumdayım 1.5 senedir. Ufak bir iki tatil ve kayak dışında gerçek manada evim dışında kapalı bir ortama hiç girmedim.
0
roket adam
(20.04.21)
ben. nerdeyse her gun metro, otobus, minibus kullaniyorum. sokaktayim. ama olmadim henuz.
0
buenosdias
(20.04.21)
ben geçirmedim. gerçi geçtiğimiz yılın şubat ayından bu yana en az üç kez birkaç gün yataktan çıkamamalı, ateşli, sırt-bel ağrılı rahatsızlıklar yaşadım ama farklı zamanlarda yaptırdığım iki test negatif çıkmıştı. "covid geçirsem ölürdüm" diye düşünüyorum, o yüzden farkında olmadan geçirmediğim kanaatindeyim.
0
der meister
(20.04.21)
Ben ve ailem bir çok kez birinci derece temaslı olduk ama henüz hiç birimiz korona olmadık. 2019un sonunda abim askere gitmişti, yurt dışından askerliğe gelen çok varmış birliğinde. Askerde hasta oldu, aşırı derecede ciğerden gelen öksürük, halsizlik, kanlı gözler vs. Zaatüre olabilir dediler o zaman. Askerden gelince (bedelli :)) sırasıyla hepimiz hastalandık ama onun kadar şiddetli değildik. Belki o dönem geçirmiş olabiliriz diye düşünüyoruz.
0
cometome
(20.04.21)
Ben. Maske var, mesafe elimden geldiğince.. entübe olurum altıma bez bağlarlar korkusuyla her şeyi askıya aldım. Son 1 senedir tek sosyal aktivitem market alışverişi. Virüsü kaparsam yakarım bu gezegeni!
0
IncredibleMau
(20.04.21)
Ben olmadım. Evden zorunlu haller dışında çıkmıyorum. Kimseyle görüşmüyorum.
0
suicides underground
(20.04.21)
Ben geçirmedim. Tek yaşıyorum. Her gün metrobüs + otobüs kullanıyorum.
0
ceketimi alip cikcam
(20.04.21)
Ben de geçirmedim. Birkaç ay önce mecburi 2 saatlik otobüs yolculuğu, geçen ay da bir ay içinde iki uçak yolculuğu yaptım yine bir şey olmadı şükür.

Belki semptomsuz atlattım bilmiyorum ama kendimi hiç kötü hissetmedim. Normalde soğuk algınlığı vs. olurdu o bile olmadı bu sene artık maskeden mi sürekli evde olmaktan mı bilmiyorum.
0
chicha_v2
(20.04.21)
Bu süreçte evlendim, nikah yaptım, ev için zibilyar kere alışverişe çıktım, balayı ayağına akdeniz şeridini gezdim, öğretmen olduğum için günlerce yüz yüze eğitim verdim, küçücük salonlarda seminer ve eğitimlere katıldım, totalde 2-3 kere toplu taşıma kullandım, uçağa bindim, evime girip çıkanlar oldu, hatta covidli bir arkadaşla karantina dolayısıyla 20 gün aynı evde kaldım. 4 kere test oldum 4 kere negatif.

beni incelesinler bence bu işin çözümü bende gizli.
0
wild honey suckle
(20.04.21)
ben olmadım. mart 2020 -haziran 2020 evden çalıştık. haziran -ekim arası ofise döndüm. o dönemde mağazalara girip alışveriş de yaptım, öğlen arasında abartmadan cafe/restoranlarda yemek yedim. yazın bir kere uçağa bindim, tatil yaptım. ekim'den beri evden çalışıyorum. bu esnada hiç dışarıda oturup yemek yemedik. toplu taşıma bir kere kullandım. zorunlu olduğu için doktor ziyaretlerim oldu, hatta ameliyat oldum.
0
nzessia
(20.04.21)
Ben de olmadım. Bildiğim kadarıyla olmadım en azından.

Burnumuzun dibine kadar da geldi hastalık aslında, eşimin kızkardeşi hamileyken geçirmiş ki o aralar aynı arabaya bindik, beraber yemek yedik vs. Geçen hafta çok yakın arkadaşlarımız pozitif çıktı, test yaptırmalarından bir gün önce "sahile gidelim hava alalım" dediğimizde "pozitif temasımız var, ne olur ne olmaz gelmeyelim" demişlerdi bize.

Evden çalışıyorum, son bir yıldır toplu taşıma 3-4 kez kullandım. AVM'ye veya market manav vs dışında bir mağazaya en son ne zaman girdiğimi hatırlamıyorum bile artık. Tatil yapmadım, dikkat ettiğine güvenmediğim insanlarla bir araya gelmedim, tedbirler gevşedi ben gevşemedim. Zaten evcimen insanım, sosyalleşme davetlerini reddetmek için güzel bahane oldu, oturuyorum işte evde.

Edit: Bak unutmuşum, geçen yaz bir nikaha ve nikahtan sonra meyhanede 20-30 kişilik yemeğe katıldım. Bir yıldan fazladır sanırım 2 kez dışarıda oturup yemek yedim, biri bu nikahtı.
0
kobuzchu kiz
(20.04.21)
geçen sene şubatta baş ağrılı, sümüklü, kırıklı falan bir hasta oldum ama korona mıydım bilmiyorum. iki gün gibi kısa bir sürede toparladım, emin olamıyorum o yüzden.

eksisozluk.com

bıyıklarımı, sakallarımı, elimi devamlı ağzıma götürürüm, öyle dezenfektan mezenfektan işlerine de hiç girmedim. maskeyi binalarda mecbur takıyoruz tabii de, bulunduğum ülkede sokakta bile zorunlu olmasına rağmen sokakta takmıyorum mesela. haftanın 3 günü de komple işe gidiyoruz.
0
chezidek
(20.04.21)
Geçirmedim. Evden çıkmıyor değilim. 3 kere uçak yolcuğu yaptım, hatta bu perşembe yine yapıyorum. kalabalık ev ortamlarında takıldım. Mekanlara girdim çıktım. toplu taşıma kullandım ama hala geçirmedim. Veya geçirdim belirti göstermedim onu bilemiyorum :D

Maşallah herkese <3

*Haaa bir kere de ameliyat oldum :D
0
eazy
(20.04.21)
Bizim eve de girmedi neyse ki. Eşimle birlikte evden çalışıyoruz. Market alışverişini internetten yapıyoruz. Ayda 1 belki anne baba ziyareti yapıyoruz.
0
chavezding
(20.04.21)
Geçirmedim veya belirtisiz geçirdim. Önlem olarak sadece toplu taşımaya zorunlu haller dışında binmedim onun dışında hafta sonu dahil neredeyse her gün insanlarla temasım oldu.
0
iwasbornonamountainside
(20.04.21)
Bildiğim kadarıyla geçirmedim. Bir yıldır zorunluluk harici evden çıkmadım. Geçen hafta okullar kapanana kadar da bir ay boyunca haftanın dört günü yüz yüze ders verdim. Aşıyı bekliyoruz bir umut.
0
sadakatsiz
(20.04.21)
her yere girip çıkıyorum, maske, mesafe gibi önlemleri de gerçek bir endişe duyduğumdan değil, "dostlar alışverişte görsün, linç yemeyelim" diye uyguluyorum. henüz hastalanmadım.

benim tavrımın doğru olduğunu savunmuyorum ama bazı insanlar kara veba, ebola salgını varmışçasına para, poşet filan dezenfekte ediyorlar. onları da anlayamıyorum.
0
filteria
(20.04.21)
Önlemlere pek önem vermem, dezenfektan kullanmam, spor salonu, yazın full havuz, avm, kafe, restoran her şey var. Hala olmadım. Olacağımı da düşünmüyorum.
0
zoghurt
(20.04.21)
ben. ailemden de kimse geçirmedi çok şükür. çalıştığım yerde de bizim departmanda kimse geçirmedi. toplu taşıma kullanmadım hiç geçen seneden beri, az da olsa gezdim bu süreçte ama hep dikkat ettim hijyenime. arkadaşım pek yok :( sanırım o yüzden...
0
theseachange
(20.04.21)
(10)

şirketteki "evden çalışma mesaisi" çılgınlığından çıldırmak üzereyim :(

la lykia
nispeten kurumsal denebilecek bir şirkette çalışıyorum ve memnunum aslında. bu zamana kadar birkaç olay dışında ayrılmayı düşündürecek kadar çok ciddi bir sıkıntım olmadı. aslında bu zamana kadar nispeten daha insanca bir çalışma ortamı vardı ama son 6 ayda şirket her geçen gün saçmalamaya başladı.
nispeten kurumsal denebilecek bir şirkette çalışıyorum ve memnunum aslında. bu zamana kadar birkaç olay dışında ayrılmayı düşündürecek kadar çok ciddi bir sıkıntım olmadı.

aslında bu zamana kadar nispeten daha insanca bir çalışma ortamı vardı ama son 6 ayda şirket her geçen gün saçmalamaya başladı. "madem evdeler, 7/24 çalışsınlar, evden de asla çıkmasınlar" salgını bizim şirkete de sirayet etti.

bişini en düzgün şekilde yapmaya gayret eden, yeri geldi mi mesai de yapan, hafta sonları da çalışan biriyim. işimi seviyorum, ortamdan memnunum düşüncesi ile kariyer de hedeflediğim için çok çalışmaktan hiç şikayet etmedim ama ben bile artık isyan noktasına geldim.

son birkaç aydır özellikle yöneticilere bir haller oldu. herkes 7/24 çalışıyor vaziyette, kimse de şikayet etmiyor. hadi özel hayatı geçtim, kimsenin evinde işi gücü yok mu anlamıyorum. görüntülü görüşmeler ancak 7'de bitiyor, akşamları sabaha yetişecek işler isteniyor. bu insanlar ne zaman yemek yapıyor, evdeki diğer işlerini hallediyor?

öğle yemeği zaten kalmadı. gün içinde 15 dakika tuvalete gidince telefonu açmadığımız süre bile dikkat çekip espri ile karışık laf konusu oluyor.

08:00 - 18:00 çalışıyoruz. şu anda evden çalışanların mesai saatleri içinde evinden çıkması izne tabii. ofisteyken olan 1 saatlik öğle arası da yalan oldu. ofisten çalışanlar zaten servis ile gidip geliyor, ofis şehir merkezine uzak. yani kimsenin markete, eczaneye vs gitmesine imkan yok.

geceleri, haftasonları mail trafiğini anlatmıyorum bile zaten.

benim anlamadığım bizim şirket örneğin böyle bir şirket pek değildi. tamam yoğunuz ama 7/24 çalışacak kadar değiliz. bazı insanlara ya kendinize gelin pandeminin ortasındayız, neden tek derdiniz 5 günlük işi 5 saatte bitirmekmiş gibi davranıyorsunuz diye sorasım geliyor.

herkesin ekonomik kaygıları var, geçim sıkıntısı, işi kaybetme korkusu var, onu da çok iyi anlıyorum çünkü benim de var. ailemin işleri çok bozuldu, 1 senedir neredeyse aileme ben baktım. işimi kaybetmemek benim için de çok önemli ama bu kadarı da insanlıktan çıkmak değil mi?

derdim de keyif değil hiçbir şekilde. tek derdim evde aileme karşı yemektir, temizliktir, doğru düzgün yardımcı olamamak. insanlara soruyorum, bekarlar dışarıdan söylüyor, çocuklu ailelerde anneanne, babaanne varsa, yakındalarsa, haftada 1-2 onlardan destek alınıyor. yakında değillerse çocuklu anneler de bu şekilde çıldırmış durumda zaten. çocuk yoksa öğünler geçiştiriliyor...

çok uzun oldu ama sözün özü salgında özellikle evden çalışanlar için, mesai saatleri haricinde yapmamız gereken işlerin olduğu gerçeğine bozulan yöneticilere artık dayanamıyorum.

benzer hisleri, durumları yaşayan var mı, nasıl başa çıkıyorsunuz, idare ediyorsunuz?
sizin şirkette bu durumlar nasıl gidiyor?
0
la lykia
(20.04.21)
"...yeri geldi mi mesai de yapan, hafta sonları da çalışan biriyim."

üzgünüm, kendin alıştırmışsın. Patron-müdür tayfası olaya senin baktığın gibi bakmıyor.

"benim anlamadığım bizim şirket örneğin böyle bir şirket pek değildi."

Çalıştığın yere etten kemikten bir insan muamelesi yapmamanı öneririm. Hayır öyleydi, sen yeni anlıyorsun. Yapman gerektiği kadarını yapıp hakkını talep et, bu kadar.
0
temasettin
(20.04.21)
ilginç bir şekilde uzaktan çalışmaya geçildiğinden beri kafam hiç olmadığı kadar rahat. şirkete giderken sürekli mesai yapmam gerekiyordu, yöneticiler de dediğiniz gibi işkolik. ekibin zaten eve gitme huyu yok, ortalama çıkış saati 8 civarıydı.

uzaktan çalışmayla beraber zamanı yönetebilir hale geldim. işe odaklanacağım zaman mesajlaşmayı kapatıyorum, 30-40 dk açmadığım oluyor. yeni mesaj geldiyse cevap vermek için ara ara açıp sonra yine kapatıyorum.

9-10 saatlik mesaim 4-5 saat net çalışmaya düştü. hafta sonu yazılanlara yine çok acil değilse hafta içi cevap veriyorum. öğle araları yazılanlara cevap vermiyorum mesela, 1 saat boyunca. o saatlerde kahvaltıyı hazırlıyorum genelde.

siz de bu yaklaşımı deneyebilirsiniz. kendi saatlerinizi kabul ettirin. şirket alev almadıysa sizden kaynaklı bir durumdan dolayı, cevap vermeyin. mobil bildirim varsa kapatın, ara ara kendiniz bakın mesela. işleri aksatmadığınız sürece sorun olacağını düşünmüyorum.
0
nehara
(20.04.21)
Aynııı durumdayız hele yöneticiler hiç çıkmıyor bir de skype olduğu için sürekli online olma durumu söz konusu, o yöneticilerin hepsinin evinde yardımcısı var o yüzden yok yemekmiş felan anlaması çok zor ama ben bazen diyorum yemek yapıcam temizlik yapıcam geç açarım açamıcam diye belli ediyorum yoksa canımızı alıcaklar
0
esinikaybetmiscorap.
(20.04.21)
yani tabii ki kabili kıyas değil ama ben öğretmenim ve haftalık 20 saat derse girerken şu an zorla etüt metüt diye öğrencilere resmen bedava özel ders verme ayağına tamı tamına 30 saat derse giriyorum.

kaldırabilecek noktayı çoktan geçtim. günde 6 saat non stop konuşup, ilkokul öğrencilerini kameranı aç, mikrofonunu kapat demek kadar yorucu bir şey yok. artık cidden okuldan sonra konuşasım hatta nefes alasım gelmiyor. cumartesi pazarları, nasılsa evde olduğumuz için sürekli toplantı geliyor. en son cuma günü bilgisayarı akşam 8'de kapattım ertesi gün sabah 9'da sınav gözetmeniydim.

delirmemek elde değil cidden.
0
wild honey suckle
(20.04.21)
Sizi çok iyi anlıyorum. Eşim böyle çalışıyor. Şimdi bir de ramazanda ne de olsa sahura kalkıyorlar diye sahur mesaisi çıktı. Yöneticiler sürekli online bu adamlar ne yiyor ne içiyor çoluk çocukları ne yapıyor merak ediyorum.
Marketler 6da kapanıyor mesela. Ben evden çıkamıyorum, eşimin de mesaisi bitmediği için alışveriş yapamıyoruz. Saçma sapan bir hal aldı. Gece 1de aramayı gayet normal görüyorlar mesela. Uyuyorken biri arayıp bir şey soruyor falan. Daha ne kadar dayanıcaz bilmiyorum iyice abarttılar. Sektör yazılım.
0
suicides underground
(20.04.21)
**kimse şikayet etmiyor**
**mesai yaparım, haftasonu da çalışırım**
**geçim sıkıntısı, iş kaybetme korkusu**

işte bu üçünü birleştirince böyle bir sıkıntı yaşanması çok doğal. "benim bir özel hayatım, bakmam gereken bir ailem var, kusura bakmayın bu iş burada yetişmez" deyip ara ara net bir çizgi çekmediğin sürece bunu yaşamaya devam edeceksin. iş hiç bir zaman bitmez, biten bir şey değil, sadece akşam değil gece de çalışsan iş zaten bitmeyecek. çizgi çizmek zorundasınız, espriyle karışık falan değil net bir çizgi.
0
roket adam
(20.04.21)
Maalesef bizde de benzer bir durum var. Bir de uluslararası bir şirket olduğumuz için saat farkı konusu ekleniyor. Normalde 08:00-18:00 gibi olan mesai 19,20 lere kadar sarkıyor. Toplantı yapmaktan iş yapamaz hale geldiğimi görüyorum. Pandemi öncesi de organize biriydim ama pandemi benim organize ettiğim pek çok şeyi altüst etti. Normalde haftada bir gelen temizlikçiyi bir süre (korkudan) çağıramayınca kadıncağız haliyle başkasını buldu (benim hatam). Şimdi bana ancak iki haftada bir geliyor. O geldiği günler ofiste çalışıyorum, çocukları dedenin yanına gönderiyorum. Akşam yemeği çocukların ve benim öğle yemeğimiz oluyor. Ama akşama sarkan toplantı varsa fena, akşamın 9'unda ben salondaki masada toplantı yaparken eşim-çocuklarım masanın öbür ucunda yemek yiyorlar. Rezalet.
Bu arada şirkette sürü sepet "midfullness, resilience" eğitimleri veriliyor. "Kendinizi depresif hissetmeniz normal. Biraz yavaşlayın vs" deyip akabinde gerçek hayat koşullarıyla başbaşa kalıyoruz.
Ben haftamı planlarken araya yemek, kendi kendime çalışmak gibi toplantılar koymaya başladım. Bu arada arayan olursa da reddedip sonra geri arıyorum. Ama globalin akşam toplantılarına maalesef bir çözüm bulamadım.
0
SiyamkedisiZorro
(20.04.21)
işlerin bu noktaya gelmesine biraz da sen izin vermişsin. tepkini göstermeliydin. ben de mesai yaparım, içimden geliyorsa veya o işin yetişmesi benim sorumluluğumdaysa sabaha kadar da bilgisayar başında oturduğum olur. ama bunu ben öyle istediğim için yaparım ve kimse de bana neden mesai saatleri dışında çalışmıyorsun/maile cevap vermiyorsun gibi şeyler soramaz.

ama bizim şirkette de bazıları tam olarak senin temponda 7/24 online çalışıp/çalıştırılıp sonra gelip ağlıyorlar.

ben iki seçenek görüyorum, ya sizler de içten içe işkoliksiniz. 7/24 çalışmaktan gerçekten hoşlanıyorsunuz. ya da sesinizi çıkartıp hakkınız savunmuyorsunuz.

mesai saatleri dışında ve hele ki haftasonları çalışmayacaksın. içinden geliyorsa mesai saatleri dışında da çalışsan bile, mail atmayacaksın. online olmayacaksın. kimseye mesai saatleri dışında çalıştığını çaktırmayacaksın. mesai saatleri dışında telefonları açmayacaksın. öğle aralarında ulaşılabilir olmayacaksın, aradık ulaşamadık derlerse de "öğle arasında alışveriş yapayım dedim/yemek yapıyordum/biraz hava almaya çıkmıştım" vs gibi, hatta "öğle arasına çıkmıştım" kadar bile basit cevaplar verip işe geri döneceksin.

demek istediğim, madem onlar mesai saatleri dışında çalışmanızı sizlerin kafasında bu derece normalleştirdiler, sen de mesai saatleri dışında çalışmamayı normalleştireceksin. zira, olması gereken ve normal olan da asıl bu. şu an öyle bir alıştırmışlar ki sizi, bunu göremiyorsun.

bu yüzden seni işten çıkaracaklarını mı düşünüyorsun? anladığım kadarıyla beyaz yaka kalifiye bir elemansın. işi bilen yetişmiş elemanı çıkarmak o kadar kolay değil. şirkete bir sürü masraf.

"derdim de keyif değil hiçbir şekilde. tek derdim evde aileme karşı yemektir, temizliktir, doğru düzgün yardımcı olamamak."
bunu asla ofiste kimseye bu şekilde aktarma. senin hiçbir sorumluluğun olmasa da, tek derdin mesai saatleri dışında yatıp çizgifilm izlemek olsa da bu da senin hakkın ve konuyu saptırmadan mesai saatleri dışında çalışmak zorunda olmamandan yürü. hem kendine keyif için zamanlar yaratmaz ve böylesine kaygıyla çalışırsan çok yakın zamanda ruh sağlığından olursun. kendi kendine şunu sor, şirketin senin bozulan psikolojini düzeltmek için psikolog masraflarını ödeyecek mi? hadi diyelim ödedi, psikolog seni sağlığına kavuşturabilecek mi?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(20.04.21)
işler yavaşladı ve karlılık çok düştü. yönetim kurulu ciddi şekilde küçülmeye karar vermek istedi. küçülmemize gerek yok diyebilmek için daha çok çalışıyoruz.

yepyeni mecralara açılmaya çalışıyoruz çünkü işbirliği yaptığımız bazı kurumlar dayanamadı, bazı alanlardan da umudumuz kalmadı. Bu nedenle de daha çok çalışıyoruz.

Tek bir kişi bile maaşını ikramiyesini eksik almadı, tek bir kişi ücretsiz izne çıkarılmadı. Yıl sonu, yöneticiler hem zamdan hem ikramiyelerinden feragat ettiler, yönetim kurulu ne huzur hakkı ne kar payı ne ikramiye aldı, buna karşılık şirket herkes uzaktan çalışabilsin diye teknoloji yatırımına gitti.Yani herkes bir şekilde taşın altına elini koydu. Direnebilmeye devam etmek için daha çok çalışıyoruz.

Hafta içi saatler herkes için hayli uzadı. Hafta sonu ise sadece yöneticiler çalışıyor.
0
latchet
(20.04.21)
Beyaz yakalılılar sendikalaşmayı hep es geçti çünkü kendini "işçi"den saymadı.

Şimdi acısı çıkıyor. Benim çalıştığım sektörde sendikalı "işçi" saati doldu mu şalteri kapatıp gidiyor. O havalı beyaz yakalılar yani biz uyumadığımız her saat çalışıyoruz.
0
anten
(20.04.21)
(5)

Sizce bu eser'İ satın almalı mıyım?

paramolacak
Severek takip ettiğim bir grafik sanatçısı eserlerini satışa çıkardı, sevdiğim bir eserinin fiyatını sordum 250 tl dedi (ki bence hak eder) cepte ay sonuna kadar 600 gayme var. Ay sonuna kadar satılabilir belki sizce almalı mıyım ?Bunumu sordun be biader demeyin valla kararsız kaldım :)
Severek takip ettiğim bir grafik sanatçısı eserlerini satışa çıkardı, sevdiğim bir eserinin fiyatını sordum 250 tl dedi (ki bence hak eder) cepte ay sonuna kadar 600 gayme var. Ay sonuna kadar satılabilir belki sizce almalı mıyım ?

Bunumu sordun be biader demeyin valla kararsız kaldım :)
0
paramolacak
(19.04.21)
Ay sonuna kadar 350 tl yetecekse alin, yetmeyecekse kapora verseniz 50-100 tl, olmaz mi oyle?
0
kuehles blondes
(19.04.21)
Kim bu sanatçı biz de bakalım:)
0
suicides underground
(19.04.21)
açlıktan ölecek değilsin ya. borcun harcın yoksa al, böyle şeyleri almadıktan sonra ne için para kazanıyorsun?
0
Jux
(19.04.21)
Alıyorum ulan :)

Buna ihtiyacım varmış :) @suicides aldıktan sonra sana mesaj atarım :D
0
🌸paramolacak
(19.04.21)
Bence de hoşunuza gittiyse alın, ne için çalışıyoruz sonuçta. Erteleyince giderse üzülürseniz hemen alın
0
esinikaybetmiscorap.
(19.04.21)
(1)

bir illüstratör soracam

freebird5406_2
insan figürlerinde 4 adet göz çiziyordu,türkiyeden genç bir illüstratör, adını hatırlayan çıkar mı ?
insan figürlerinde 4 adet göz çiziyordu,türkiyeden genç bir illüstratör, adını hatırlayan çıkar mı ?
0
freebird5406_2
(19.04.21)
Serkan Akyol olabilir mi?
0
suicides underground
(19.04.21)
(9)

Şirketlerde vakalar haber veriliyor mu

condom kurşunu
Şu pozitif çıktı şunlar teste gitti siz de temaslıysanjz izole olun falan gibi resmi açıklama yapılıyor mu sizin şirketlerde?
Şu pozitif çıktı şunlar teste gitti siz de temaslıysanjz izole olun falan gibi resmi açıklama yapılıyor mu sizin şirketlerde?
0
condom kurşunu
(19.04.21)
Yapılıyor. + olarak çalıştığımız ofis kolektif house gibi bir paylaşımlı ofis, onlar da herhangi bir ziyaretçide + çıkarsa onu bildiriyorlar.
0
roket adam
(19.04.21)
evet yapılıyor
0
la lykia
(19.04.21)
Evet. Haftalık bilgilendirme yapıyorlar (everyone mail) ama isim vermiyorlar, sadece birim ve temaslı sayısını yazıyorlar. Temaslıları kameralardan ve kişinin kendisine ve birimindekilere sorarak kendileri belirliyorlar.
0
pati
(19.04.21)
Gayet kurumsal bir firmada çalışıyorum ama hiç böyle bir mail almadık, ama şu oluyor o katta birinde çıktıysa o katı evine gönderiyorlar ama bunu maille o kişilere mi yoksa yöneticilerine mi iletiyorlar bilmiyorum.
0
esinikaybetmiscorap.
(19.04.21)
Şirket bir WhatsApp grubu kurdu oradan isimler verilerek haberleşiliyor. Günlük yapılan toplantıda da genel durum anlatılıyor (pozitif sayısı, izole kişi sayısı vs.)
0
pispinti
(19.04.21)
yapılmıyor hatta müşteri bizim çalışana söylese bile iş yürüsün diye aaa öylemişmiş diye salağa yatıyorlar.
0
nahtoderfahrung
(19.04.21)
yaklaşık 350 kişilik üretim firması;

günlük olarak yeni vaka, iyileşen sayısı, bugüne kadar toplam vaka duyuruluyor.
0
nonik
(19.04.21)
bizde dedikodu usulü hızla yayılıyor :D
0
passion rules the game
(19.04.21)
İsim vererek haber veriliyor bizde. Temaslı olanlar da test yaptırsın deniyor.
0
suicides underground
(19.04.21)
(4)

bu ayakkabılar sahte mi?

isveperver
normal fiyatlarının baya aşağısında satıyorlar. instagram'da gördüm, alan memnun satan memnun gibi bi havaları var. güvenilir de gözüküyor ama bu kadar ucuz olmalarının sebebi ne, alınır mı dersiniz? https://www.shopier.com/ShowProductNew/storefront.php?shop=sneakstar&sid=ZzNxSFlKR1VaMXZmNFVoSTBfLTF
normal fiyatlarının baya aşağısında satıyorlar. instagram'da gördüm, alan memnun satan memnun gibi bi havaları var. güvenilir de gözüküyor ama bu kadar ucuz olmalarının sebebi ne, alınır mı dersiniz?

www.shopier.com
0
isveperver
(18.04.21)
500 liraya air jordan satıyor yüzde 90 fake
0
rentts
(18.04.21)
yüzde 99.8 sahte.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.04.21)
Tabi ki sahte. (Ayakkabı sektöründen bildiriyorum:)
0
suicides underground
(18.04.21)
@su

sahteliginin mahiyeti nedir?

ihrac fazlasi olma ihtimalleri var mi?

yoksa direk kopya olsun diye mi uretilmistir?
0
idexo
(19.04.21)
(14)

Almanca vs İtalyanca

dissendium
Merhaba arkadaşlar. İnternette okuduğum yorumlarda Almancadan sonra İtalyanca öğrenilmesi tavsiye edilmiş. Sebebi de İtalya'nın sanayide iyi bir durumda olmasıymış. İtalya sonuçta Lamborghini, Ferrari gibi devleri çıkarmış ülke. Sanayisi tabii ki iyi ama gerçekten dili öğrenilecek kadar, hatta Alman
Merhaba arkadaşlar. İnternette okuduğum yorumlarda Almancadan sonra İtalyanca öğrenilmesi tavsiye edilmiş. Sebebi de İtalya'nın sanayide iyi bir durumda olmasıymış. İtalya sonuçta Lamborghini, Ferrari gibi devleri çıkarmış ülke. Sanayisi tabii ki iyi ama gerçekten dili öğrenilecek kadar, hatta Almancadan sonra öğrenilecek kadar önemli konumdalar mı? Bunu öğrenmek istedim. Bu arada makine mühendisiyim. Değerlendirme buna göre olursa daha iyi olur.

İkinci olarak Almanca öğrenmeye bir süre önce başlamıştım. İtalyanca hakkında da merak edip araştırdığım kadarıyla bilgi sahibiyim. İtalyanca sanki Almancaya göre daha "öğrenilebilir" gözüküyor. Gerçekte durum nasıl?

Son olarak Almancayı İngilizce anlatan hangi kitapları önerirsiniz? PDF olarak bulmaya çalışacağım. Teşekkür ederim bilgi veren olursa.
0
dissendium
(18.04.21)
almanca + ingilizce bilen biri olarak belirteyim, almanya ya da avusturyada yaşama planın yoksa, çok iyi derecede ingilizce bilmen bile yeterli olur. bir mühendis olarak iletişime geçtiğim, görüştüğüm tüm alman mühendisler zaten ingilizce biliyordu. ben olsam italyanca gibi ek 1 dil daha öğrenmeye çalışmak yerine mesleki olarak kendimi geliştirmeye yönelirdim. zevk için öğreniyorsan ayrı tabii.
0
roket adam
(18.04.21)
@roket adam

Konu aslında İngilizcenin yeterli olması değil. İngilizce seviyemi geliştirmeye her zaman devam ediyorum zaten. Onu katmıyorum. Benim öğrenmek istediğim uzun bir zaman aralığında hangi dile yatırım yapmak mantıklı olur?

Almanya'da yaşar mıyım, şu an öyle bir planım yok ama 10 yıl sonra öyle bir isteğim olursa en azından o zamana kadar Almanca seviyemi belgelemiş olurum. Almanya'ya gitmek istiyorum ama Almanca bilmiyorum gibi bir duruma düşmem.

Bir de mesleki gelişimi ayrı tutuyorum. Çünkü CV'de mesleki bilgiler ayrı, yabancı dil bilgileri ayrı. Birinin eksiği diğerinden kapatılmıyor.
0
🌸dissendium
(18.04.21)
illa birini öğrenmek zorundaysan almanca öğren. yurtdışında çalışma niyetin varsa sadece ingilizce bilerek almanya'ya gitme ihtimalin sallıyorum %5 ise almanca bilerek %50'ye kadar çıkıyor. sadece türklerin oralara başvurduğunu düşünme eski ingiliz sömürgesi hintliler ingilizler kadar iyi ingilizce biliyorlar ve avrupaya tabiri caizse saldırıyorlar. biraz kovaladığında zaten requirements: fluent in german görürsün ilanların altlarında.

italyanın işsizlik oranı almanya'ya göre kötü en son yanlış bilmiyorsam %11-12 kadardı, almanya'nın ise %2-%3 lerde. italyanca öğrenmesi kolay olsa bile katkı sağlaması için daha çok çabalamak zorunda kalabilirsin.
0
nahtoderfahrung
(18.04.21)
şöyle bi baktım da hocam, ben olsam ikinci dil olarak ispanyolca öğrenirdim. 2019 mart itibariyle dünya nüfusunun %5.994'ünü oluşturan 480 milyon ispanyolca konuşan insan varmış. almanca konuşanlar ise nüfusun %0.988'i ile 76.1 milyon kişi. tabii doğu yatırımı yapmak isterseniz çince de çok makul. almancanın kullanım alanı çok dar.

kaynak: en.wikipedia.org
0
heavy smoker
(18.04.21)
Özel bir ilginiz veya gelecek planınız varsa olabilir ama iki Avrupa dili zaten biliyorsunuz. Mesela Japonca ekleseniz daha iyi olmaz mı? Özellikle Türkler için abartıldığı kadar zor olmadığını duymuştum ama illa ki zordur yine de.
0
havadakarada
(18.04.21)
üretim ağır sanayii gibi alanlarda çalışacaksanız, ya da en basitinden makine mühendisiyseniz almanca öğreneceğiniz ikinci yabancı dil olmalı ingilizceden sonra. italyanca bilmek bence italya dışında bir işe yaramaz ama almanca türkiye'de de yardımcı olur.

eğer üçüncü yabancı dil seçecek olsaydım bu benim tınısı hoşuma giden fransızca gibi bir dil olurdu. üçüncü yabancı dil artık fanteziye kaçıyor çünkü. tercümanlık mı yapacaksın kendi mesleğini mi icra edeceksin...

kaldı ki diğer yabancı dilleri öğrenmek çocukluktan beri aşina olduğumuz, günlük hayatta istemeden de olsa maruz kaldığımı ingilizceye benzemiyor. o ülkede 3-4 yıl yaşamadan italyanca ya da almanca biliyorum falan demek gerçekçi olmaz.
0
bohr atom modeli
(18.04.21)
almanya ve italya kesinlikle kiyaslanabilir ulkeler degil gelismislik, is imkanlari, zenginlik vs acisindan.

onun haricinde ileri seviye bir ingilizce ve orta-iyi bir almanca ile almanya'da (mesleginize gore) is bulma sansiniz olabilir ama italya'nin kendi insanina hayri yok, issizlik avrupa'ya gore yuksek vs.

italyanca bilmek bence italya dışında bir işe yaramaz ama almanca türkiye'de de yardımcı olur +1
0
hot potato
(18.04.21)
İtalyanca bilen biri olarak söyleyeyim: italyancam kendi sektörümde (tekstil) çok işe yarıyor. Başka sektörlerde ne durumda bilmiyorum.
Almanca’dan daha kolay öğrenmesi bence:)
0
suicides underground
(18.04.21)
Simdiki aklim olsa ispanyolca yerine italyanca ogrenirdim.
Ing + almanca cok iyi seviyede biliyorum, sonra ispanyolca ogrendim “sen kac yuzmilyor insan konusuyo” diye, seyahate gittigimde 3-5 gun konustugum dilden oteye gecemedi. Italyanca ise avusturya’da yasadigim icin ve iismden dolayi cok yardimci olurdu bana, lojistik sektorundeyim diyelim.
Makine muhendisi icin almanca olmali ama bence cince/japonca gibi sanayisi guclu ab disinda bir ulkenin de dili olabilir. Rusca da olabilir.

Hedefinize gore degisir. Hedef derken, makine muh hangi endustride, hangi ulkede vs vs.
0
kuehles blondes
(18.04.21)
1- iş için dil öğrenilmez. iş için iş öğrenilir.
2- o dilin konuşulduğu ülkeye/kültüre özel bir ilginiz varsa ve orada yaşamak istiyorsanız dil öğrenmek mantıklıdır. bunun dışında gereksiz bir yatırımdır. çünkü;
- dünya lingua franca olarak ingilizceyi kabul edeli yıllar oldu.
- translation sektörü aldı başını gitti. almanca gelen maili translate'e koyup ingilizceye çevirirsiniz, yazarken ise ingilizce yazıp translate'ten almancaya çevirip gönderirsiniz. gramer kontrol yazılımları da var artık.
3- bir makine mühendisi olarak almanca öğrenme geyiği tamamen bir geyiktir. bir kere işe yaraması için çok iyi konuşmanız gerekiyor. eğer akıcı konuşamıyorsanız konuşma ingilizceye evriliyor her halükarda.
bu da demek ki yıllarımızı vereceğiz.

özetle, ben almanya'da yaşarım diyorsanız (ki aklı başında bir türk neden almanya'da yaşamak ister bilmem) 5 yılınızı verdikten sonra evet almanya'da bir şirkette avantajını kullanarak iş bulabilirsiniz. ama bunun çok ciddi bir zaman yatırımı olduğunun altını çizmek gerek.

italyanca da aynı şekilde.

atmaya çalıştığınız taş ağır bir taş. ürküttüğünüz kurbağaya değeceğinden emin olmadan atmayın.
0
antikadimag
(18.04.21)
Italyanca bu arada tek bir dil degil. Bunu arastirin. Ulkenin resmi dili. Turklerin konustugu dil Turkce ama Italyanlarin konustugu dil otomatik olarak Italyanca degil. Ulkenin birligini saglamak icin secilmis, bir dil. Ulkenin bir kismi Italyanca konusmaz.
0
howfaristhesky
(18.04.21)
@antikadimag, yazdıklarınızın çoğuna ben de katılıyorum. Zaten o yüzden seçilecek dile doğru karar vermeye çalışıyorum.

Şu kısmı merak ettim.

"ki aklı başında bir türk neden almanya'da yaşamak ister bilmem"

Böyle demenizin sebebi nedir?
0
🌸dissendium
(18.04.21)
biraz subjektif elbette. benim kisisel tecrubelerime gore avrupa'da en cok ayrimcilik ile karsilastigim yer almanya idi. bu tarz genellemeler yine baska subjektif degerlendirmelerle karsi cikilmaya cok tesne.

ancak kabaca;
1- almanya'da var olan irkcilik
2- almanlarin yapi itibariyle bizim alisik oldugumuz turden iletisim kurmamasi (ingilizler de avrupali ama inanilmaz hossohbet insanlar)
2- havanin surekli kapali olmasi ve cografi tekduzelik
3- almanca bilmeden yasamanin sosyal cevre olusturmada getirdigi zorluklar
4- vatandasi olmadiginiz ulkeye odediginiz yuksek vergi kesintileri
ornek verilebilir.

sahsen kendi degerlendirmelerime gore almanya cok dusuk not aliyor.

amac turkiye'den uzaklasmaksa anlasilabilir, ancak uzun vadede amerika dururken almanya aklimin ucundan gecmez, gecmedi de zaten. lisanini bildigim, farkli etnisitelere ev sahipligi yapan amerika'ya yerlestim.
0
antikadimag
(19.04.21)
@antikadimag'a katılıyorum. ulus devletlere adapte olmak her zaman çok daha zordur doğal olarak. almanya dilin de etkisiyle daha zor ve insanlar akdeniz ülkelerindeki gibi kucaklayıcı değiller.

almanya'nın en büyük avantajı öğrenciler için çok güzel bir fırsat sunuyor olması. ücretsiz eğitim yani. üstelik eğitim de çok kaliteli. bunun dışında hayali kurulacak bir ülke asla değil. insanları almanya hayali kurarken görüp bi tarafımla gülüyorum. yaklaşık 2 yıldır almanya'da yaşayan biri olarak yazıyorum bunu.
0
bohr atom modeli
(20.04.21)
(1)

Otobüsle kedi taşımak

arıkuşu
Her yerde asi karnesi ile taşındığı yazıyor ama henüz aşı zamanı gelmemiş yavru kedi için ne yapılabilir? Almıyoruz otobüse derler mi?
Her yerde asi karnesi ile taşındığı yazıyor ama henüz aşı zamanı gelmemiş yavru kedi için ne yapılabilir? Almıyoruz otobüse derler mi?
0
arıkuşu
(18.04.21)
Diyeceklerini sanmıyorum el kadar yavrudan ne olacak.
0
suicides underground
(18.04.21)
(19)

istanbullular imamoğlu'ndan memnun mu?

denizzz
haber sitelerinde birbirinden çok farklı yorumlar görüyorum. bazıları "atıp tutuyordu şimdi hizmet yok" diyor bazıları da belediyenin çalışmalarından çok memnun olduğunu söylüyor. sizler nasıl görüyorsunuz istanbul'daki durumu?
haber sitelerinde birbirinden çok farklı yorumlar görüyorum. bazıları "atıp tutuyordu şimdi hizmet yok" diyor bazıları da belediyenin çalışmalarından çok memnun olduğunu söylüyor. sizler nasıl görüyorsunuz istanbul'daki durumu?
0
denizzz
(17.04.21)
Öncekinden de bi fayda görmüyordum
Bundanda görmüyorum

Ama bundan görmemeyi tercih ederim.
0
paramolacak
(17.04.21)
Bir şeyler oluyor ama fark edilir durumda değil. Şahsen çok değişen bir şey yok. Salgın sürecini de iyi yönetiyor gibi. Mansur forever.
0
Karmaşıklık
(17.04.21)
memnunum. her yerde tek bir adamın fotoğrafları yok. ihaleler vs her şey şeffaf yapılıyor en azından.

edit: kuzenime öğrenci bursu verdi. bu tarz işe alım burs vs işlemlerin de liyakata bağlı kalınarak yapıldıgını söyleyebiliriz eskiye kıyasla.
0
ayin yazari
(17.04.21)
bir şey yapmadığını düşünen insanları anlamak mümkün; belediyenin kendi sitesi, instagram hesabı ve ulusal 1-2 kanal dışında topluma kendini anlatabildiği bir medya alanı yok.

bu adam ne yapıyor sorusu sorulduğunda bahsettiğim instagram hesabına bi 10-15 dk bakmak yeterli. ancak bir spoiler vereyim, istanbulda her eve gelip 1 kilo kontrfile dağıttığı bir video bulunmuyor, dolayısıyla belediyenin bizzat hissedilmediği videolar içerir.
0
tempor
(17.04.21)
Reklam ve pr yapmayı bilmiyor. Ak parti pr konusunda abd’li teknoloji şirketleri gibiydi (2018’e kadar falan)

Mesela öğrencilere burs mevzusu ve aynı anda dünyanın en çok metro inşaatı projesini akp yapmış olsaydı reklam panolarında yer kalmazdı.

katma değer yaratamıyor gibi ayrıca. Vakıflara giden paraların öğrencilere ve metroya gittiğini düşünüp buna göre değerlendirebilirsin.

Kusur ve eksiklerinden biride, vizyoner projeler yapabilirdi mesela ama yapmıyor. Tüm ispark elinin altında. Koy her parka elektrikli araçlar için şarj istasyonu mesela. Hükümet daha geçen zam koydu tam bu aralar böyle bişey yapsa hiç bişey demeden gol atmış olacak. Muhtemelen buna ciddi bir para harcaması da gerekmeyecek, niyetini belli etsin 3-5 tane şirket koşarak gelir.

ayrıca şu trafik konusunda çıkıp bişeyler demesi gerekiyor. çözüm getiremez ama bir kaç tweet bir kaç video ile fahrettin koca ve erdoğan'a seslense yasaklar ve saatleri konusunda, hem trafik konusu kendisine patlamayacak hem eleştiri oklarını karşıya yöneltecek.
0
avatar is back
(17.04.21)
İmamoğlu'nun yetkilerini tırpanlandılar, belediyenin gelirlerinin bir kısmını elinden aldılar, belediye meclisi devamlı hareketlerini engellemeye çalışıyor.. yine de Topbaş'tan çok iyi.
0
vizivozo
(17.04.21)
Ogrenci akbilindeki indirim ozellikle cok hosuma gitti, ayrica yetkilerinin tirpanladiginin da farkindayim.
0
howfaristhesky
(17.04.21)
Öğrenci akbili +1
Faytonları kaldırdı bana yeter:)
0
suicides underground
(17.04.21)
öğrenci akbili
ulaşımın cuma cumartesi 24 saat olması
eminönü alibeyköy metrosu

dışında bir fark görmedim ben.

bir de eskiden eminönü ve karaköyden Kadıköy'e ayrı kalkardı vapurlar.

artık karaköy-eminönü-kadıköy şeklinde ring sefer yapıyorlar.
0
KaraSakall
(17.04.21)
imamoğlu'nun birinci seçimde seçilmesinden ve mazbata verilmemesinden sonra belediyeye 1500 kişi alındı 1 günde.

imamoğlu bugün bu vatanın çocuklarını kamera karşısında mülakat yapıp şeffaf değerlendirmeyle işe alıyor.

söyleyeceklerim bu kadar.
0
iddaaci
(17.04.21)
Tamamen objektif bakınca genel olarak memnunum. Daha şeffaf ve adil bir yönetim tarzı olduğunu düşünüyorum. Önceki dönemlerden kalan torpilli boş beleş tayfayı da temizlediğini görüyorum. Onun dışında yarım kalan metro hatlarını da bitirmeye çalışıyor tüm imkansızlıklara rağmen. Gördüğüm bazı örneklerden ötürü rantı da yavaşlattığını görüyorum. Yani destekliyorum evet.

Objektif bakmazsam, imamoğlu'ndan ziyade daha agresif bir kişilik olan mansur yavaş'ı tercih ederim.
0
roket adam
(18.04.21)
Ohhh paralar dolaylı yoldan akplilere gitmiyor oooh.

Vakıflara vurduğu darbe için bile tekrar oy veririm.

Eksikleri elbette var, bazı konularda Mansur olsa böyle olmazdı dediğim de oluyor ama akp'nin ve meclisteki akplilerin amansız çabalarına rağmen "bence" iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışıyor ve yapıyor da.

Kadir Topbaş'a hakkımı helal etmiyorum. İstanbul'u mahvetti galataport, Kabataş projesi vs. ve usulsüz daha birçok işle birlikte.
0
chicha_v2
(18.04.21)
Memnun olacak bir icraat göremedim henüz. Sevenler de akp’li değil diye seviyor genelde
0
goodyes
(18.04.21)
Yaptığı çok güzel şeyler var, 24 saat ulaşım harika bir şey bence ve mesela metro entegre hatlarda ücretsiz aktarma uygulaması var beni etkilemiş olan.

Bir kısım insanın kaçırdığı şey şu, objektif olarak sadece belediyecilik olarak bakılırsa kadir topbaş iyi bir belediye başkanı idi, yani ankarada melihten Mansur yavaşa geçişle olan etkinin olmamasını normal görüyorum.
0
atom karincanin torunu
(18.04.21)
işin politik kısmında değilim. ben memnun olacağım ve farkını göreceğim, bana dokunan gerçek bir aksiyon görmedim. ancak aynı evde yaşadığım kız arkadaşıma göre kendisi adeta yeni atatürk. ben arada e tabi bu atatürk'ün müteahhit versiyonu diyerek kızdırıyorum onu ama gerçekten ben imamoğlu'na karşı bir sempati beslemiyorum. sanki takiye yapıyormuş gibi hissediyorum ilk günden beri.
0
pardus
(18.04.21)
memnun muyum bilmiyorum açıkçası ama icraatlerini gördüm ben. işime yarayanlar da oldu. örneğin iş yerim kabataşta. abartısız her büyük yağışta cadde dereye döner, bütün zemin katları dizlere kadar su basardı. fındıklı civarında olanlar bilecektir. alt yapıyı yeniledi o bölgede. artık doğru dürüst birikinti bile olmuyor. su bastığını bildiğim diğer lokasyonlarda da çalışma yaptı, muhtemelen çözmüştür. son 3-4 yılda nerelerin su bastığı ile alakalı bir rapor hazırlatmış muhtemelen, geçen sene hepsini kazdı yeniledi. pandemi zamanı da olunca trafik açısından en azından normalde olması gerektiği kadar tepki çekmedi. altyapı konusunda başarılı buldum kısacası.

metro hattı açtı ama benimle alakasız lokasyonda. kültürel açıdan ne yapıyor göremedik çünkü pandemi girdi. öğrenci akbili-ilçelerde açılan kreşler-4 yaş altı çocuğu olan annelere bedava ulaşım gibi hizmetleri de konumum gereği beni ıskalayan hizmetler.


velhasıl uçup kaçtı mı emin değilim ama vasat üstü diyebilirim galiba.
0
syozkn
(18.04.21)
ben de öyle düşünüyordum ama geriye dönüp bakınca kadıköy'deki kurbağalı derenin içinde artık balıklar yüzüyor. maça giderken millet burnunu tutuyordu oradan geçerken eskiden.

yani tüm şehri kapsayan marmaray ya da üçüncü köprü gibi bir proje bekliyorsanız o sizin yanlışınız olur. bunlar gibi büyük projeler belediyeler tarafından yapılmıyor zaten.

öğrenci akbili, küçük çocuğu olan kadınların bedava binmesi, faytonlar, 5 kuruşa vapura binmek, metro inşaatlarının yeniden harekete geçirilmesi, kasada kalan 6 milyonu 6 milyar tl'ye çıkarmak falan bir sürü irili ufaklı şey var bakıldığında.
0
bohr atom modeli
(18.04.21)
Benim gözümle yapılanlar;

- Metro ve hafif raylı sistemler -> önceki belediyeler tarafından yarım bırakılan tüm hatların önce finansman sorunu giderildi, sonra hepsi yeniden başlatıldı. İstanbul'un en önemli sorunu olan ulaşım sorununa en akılcı çözüm en etkin şekilde başlatıldı. 8-10 civarı metro açıldığında daha somut olarak göreceğiz. Sabiha Gökçen Havalimanına uzatılacak 4 durak metro istasyonu 6 yıl oldu açılamadı. İnsanlar oradaki taksilere mahkum edildi.

- Altyapı -> Özellikle Beşiktaş, Üsküdar, Zeytinburnu, Esenyurt gibi bölgelerde insanlar farkında değil ama ciddi altyapı çalşmaları yapıldı. E5'in Merter-Davutpaşa civarında nehir gibi aktığı günleri hatırlayın..

- Meydanlar -> Benim en önemli beklentim Taksim, Kadıköy, Üsküdar vb. meydanların gerçekten artık "otobüs durağı" kimliğinden arınıp, o bölgenin kimliğini ön plana çıkaran, halkın buluşup vakit geçirebildiği alanlar haline dönüşmesi. Çalışmalar gördüğüm kadarıyla yürüyor.

- Betonlaşma sorunu -> Gördüğüm kadarıyla gerçekten aktif yeşil alanlar İstanbul'a kazandırılıyor. Yeşil demek otoyolun ortasına ağaç dikmek değil insanlar gerçekten bıktı. Yakuplu, Kemerburgaz tarzı kent ormanlarının sayısı artmalı.

- Kadıköy Kurbağalıdere konusu -> anlatmaya gerek yok.

- Adalarda fayton zulmü, 24 saat ulaşım, Esenler otogarının mezbelelik halinden kurtarılması, öğrencilere ulaşım ve burs konusunda destekler, belediyeye alımların şeffaflaşması vb. konular insanların hayatına doğrudan dokunuyor. Artması lazım.

- Ayrıca garip vakıf ve derneklere aktarılan paranın kesilmesi başlı başına önemli bir olay.

Beklentilerim;

-> Daha çok otopark (zemin altı kapalı/açık), daha çok bisiklet yolu, daha çok aktif yeşil alan, yaya odaklı bir İstanbul (merkez bölgelerde olabildiğince trafiğe kapalı yürünebilir alanlar), taksi sorunu çözülmüş bir İstanbul!!!! Taksilerden memnun olan var mı aranızda?

Ben genel olarak "olumlu" görüyorum. Görev süresinin sonuna doğru İstanbul'un genelini ilgilendiren birçok sorun çözümlenmiş olacak diye düşünüyorum.
0
Lethe
(18.04.21)
İstanbulluyum, memnunum. Ama kendini çok yormasın, 2 sene sonra yorucu bir cumhurbaşkanlığı görevi olacak :))
0
eazy
(18.04.21)
(2)

Cam Biblo Tamiri hk.

EasyTiger
merhaba,elimizde bu tip cam biblolar var. bunların bazı tamir işlerine ihtiyacı var. bunu yapabilecek birini tanıyor musunuz?daha önce de sormuştum fakat öneriden bir sonuç çıkmamıştı.http://eksiduyu.ru/1459723
merhaba,

elimizde bu tip cam biblolar var. bunların bazı tamir işlerine ihtiyacı var. bunu yapabilecek birini tanıyor musunuz?


daha önce de sormuştum fakat öneriden bir sonuç çıkmamıştı.

eksiduyu.ru
0
EasyTiger
(15.04.21)
Cevap yazmıştım ama cevabım silinmiş anlamadım sebebini
0
suicides underground
(15.04.21)
Öncekine yazmışım galiba:) instagram @sicakisler e bir sorun bence
0
suicides underground
(15.04.21)
(5)

Bu kedinin nesi var? (Hassas içerik)

prole
Arkadaşlar bu 4-5 haftalık kediyi biz bir erkek kedinin ağzından aldık. Boynundan ısırılmış, enfeksiyon kapmıştı. 4-5 gündür dikkatli bir biçimde ilgileniyoruz kendisiyle. Enfeksiyon sonrası veterinere götürüldü, ödem boşaltıldı, antibiyotik yapıldı, vitamin iğnesi vuruldu. İltihap kurudu. Tedavinin
Arkadaşlar bu 4-5 haftalık kediyi biz bir erkek kedinin ağzından aldık. Boynundan ısırılmış, enfeksiyon kapmıştı. 4-5 gündür dikkatli bir biçimde ilgileniyoruz kendisiyle. Enfeksiyon sonrası veterinere götürüldü, ödem boşaltıldı, antibiyotik yapıldı, vitamin iğnesi vuruldu. İltihap kurudu. Tedavinin ertesi günü düzgün hareket edemiyor, kafasını tutamıyordu. O geçti ancak şu anda hayvanın denge sorunu var videoda görülebileceği gibi. Kendi etrafında dönüyor, düşüyor, yürüyemiyor. Böyle bir durumla daha önce karşılaşan oldu mu? Video: streamable.com

Edit: İştahı yerinde. İştahsızlık, halsizlik, ishal vb. yok.
0
prole
(15.04.21)
geçmiş olsun.

veteriner en iyisini bilir tabii ama bana cerebellar hypoplasia'yı düşündürdü daha önce gördüğüm benzer videolardan. yemesi içmesi nasıl?
0
amugochi
(15.04.21)
Fip belirtisi olabilir ancak kafa travması geçirmiş olabilir mi acaba? Benim 5 yaşındaki kedim bebekken geçirdiği kafa travmasından dolayı zaman zaman kendi etrafında dönüyor ve yürürken düşüyor.
0
suicides underground
(15.04.21)
İç kulaktan sebep denge problemi de olabilir
Veteriner kontrolü şart gibi
Geçmiş olasın
0
otopsicocugu
(15.04.21)
Veterinere gidildi, sonuç alınınca bilgi verilecek.
GÜNCELLEME: İltihap beyin zarına ilerlemiş. Ayrıca bir tedaviye başlanıyor. 5 gün sürecek.
0
🌸prole
(15.04.21)
Çok geçmiş olsun umarım iyileşir kuzucuk
0
suicides underground
(15.04.21)
(1)

Açma katı margarinle mi yapılıyor?

respect
Bildiğim kadarıyla poğaçalar katı margarinle yapılıyor açmalarda öyle mi?
Bildiğim kadarıyla poğaçalar katı margarinle yapılıyor açmalarda öyle mi?
0
respect
(15.04.21)
Pastaneler biskin yağı denen yağı kullanıyor
0
suicides underground
(15.04.21)
(5)

Kedim çok hasta

kaptan maydanoz
Yakın zamanda bir kedi yavrusu sahiplendim ama çok hasta. Yavrunun annesini belediye veterinerine götürmüşler ordan da yavruya geçmiş. gözleri akıyor ve kırmızı, hapsuruyordu ama geçti şimdi burnu tıkalı. Halsiz uyuyor hep. Veterinere götürdüm bugün. Sokak kedilerinde olur fib testi için Ankara üni.
Yakın zamanda bir kedi yavrusu sahiplendim ama çok hasta. Yavrunun annesini belediye veterinerine götürmüşler ordan da yavruya geçmiş.

gözleri akıyor ve kırmızı, hapsuruyordu ama geçti şimdi burnu tıkalı. Halsiz uyuyor hep.

Veterinere götürdüm bugün. Sokak kedilerinde olur fib testi için Ankara üni. Ver. Fakültesine götür dedi. Ama fib belirtilerine baktım hiç benzemiyor. Sanki benim kedim grip olmuş gibi.

Ne yapabilirim çok üzgünüm:(
0
kaptan maydanoz
(14.04.21)
Veteriner öyle dediyse öyledir ama:( belirtileri çok farklı olabiliyor. Test yapılmasında fayda var.
0
suicides underground
(14.04.21)
Fip kısmına takılmayın. Her zaman kesin konulabilen bir teşhis bile değil. Belirtilere göre uygulanması gereken belli tedaviler var viral hastalıklarda. Veterinerin bize defalarca yaptığı açıklama kötü durumda götürdüğümüz yavru kediler için. Saçma geldi hiçbir şey yapmadan test istemesi.
0
not dark yet
(14.04.21)
@not dark yet, ilk kez veterinere gittiğim için muayene kısmını çok degerlendiremiyorum. Ama sadece boynunun iki tarafına eliyle baktı lenflere sanırım.
0
🌸kaptan maydanoz
(14.04.21)
veterineriniz pek iyi değilmiş. benim kedimde fip olmuştu. adam kurtarabilmek için okulunndaki hocasını aradı. antibiyotik ve vitamin tedavisi uygulayıp iyi beslenmesini de öğütledi. kurtaramadık ancak sebebi fip değildi.

yine de dediği gibi veterinerlik fakültesine götürün ama fip testi değil, muayene ettirin. orada kurtulma şansı çok daha fazla olur.
0
tururo
(14.04.21)
Benim kedim fip'ti ve 2 ay sabah ve akşam ayrı ayrı hekime götürüp getirdim, neler neler yapıldı sonunda kurtuldu. Çok asıldım ama, onu sürekli sevdim çok sevdim çok konuştum çok dokundum çok sarıp sarmaladım... fazla ümitlenme dediği halde hiç kalbime umutsuzluk sokmadan ısrarla uğraştım, borçlandım, sonunda iyileşti. Şu an 5.5 yaşında ve dana kadar, üstelik acaip aşk yaşıyoruz 5.5 yıldır :)

Fakülteye götür. Nerdesin bilmiyorum ama maddi imkan yerindeyse vet. Gonca Gülen var çok iyidir, Yaşamkent'te.
0
1bir1bir1
(14.04.21)
(8)

yeni bölümlerini iple çektiğiniz diziler nelerdi?

buenosdias
yerli olur yabancı olur. fakat romantik veya ağlamalı, bağırmalı dram dolu diziler olmaz.
yerli olur yabancı olur.

fakat romantik veya ağlamalı, bağırmalı dram dolu diziler olmaz.
0
buenosdias
(14.04.21)
hicbir diziyi beklemedim lost'u bekledigim kadar
0
in vino veritas
(14.04.21)
Dexter. Pazartesi günlerine saat sayıyordum.
0
suicides underground
(14.04.21)
lost+1
behzat ç.
0
rakicandir
(14.04.21)
Doctor Who. Clara gelene kadar, Clara'dan sonra meh diye diye izledim -_-
0
kobuzchu kiz
(14.04.21)
geçmiş zaman ekine takılmadan buraya hala yeni bölümlerini beklediğim bir it's always sunny in philadelphia bırakıyorum.
0
south park in kapusonlu uyesi
(14.04.21)
Lost, got,the missing,ezel.
0
a summer day
(14.04.21)
game of thrones için sabah 4-5 gibi kalkar izlerdim canlı yayında. person of interest'i de 24 saat içinde izledim. rick and morty ve black mirror'u da yakinen takip ettim
0
avatar is back
(14.04.21)
lost, homeland, behzat Ç, got, the following, bridgerton, unortodox, anne with a,
the handmade's tale, biraz daha düşünsem sanki bir iki tane daha ekleyecek gibiyim :)
0
omonia
(14.04.21)
(17)

Türkiye'ye özel yurtdışında bulması veya tanınması zor meyve sebze

wild honey suckle
Selam duyuru.Geçen gün Meksika belgeseli izliyorduk ve bir pazarda adını sanını, tipini bilmediğimiz bir sürü meyve sebze gördük. Yurtdışındaki insanların çok bilmediği, onlarda pek yetişmeyen ürünlerimiz neler olabilir?Ben sanki Trabzon hurması gibi düşündüm ama illa bir yerlerde yetişiyordur.Var m
Selam duyuru.

Geçen gün Meksika belgeseli izliyorduk ve bir pazarda adını sanını, tipini bilmediğimiz bir sürü meyve sebze gördük. Yurtdışındaki insanların çok bilmediği, onlarda pek yetişmeyen ürünlerimiz neler olabilir?

Ben sanki Trabzon hurması gibi düşündüm ama illa bir yerlerde yetişiyordur.

Var mı bir fikriniz?
0
wild honey suckle
(14.04.21)
Endemik bitki bayağı var ama meyve pek yok.

Datça hurması olabilir.
0
dissendium
(14.04.21)
genel bir iklime sahip oldugumuz türkiye'ye özel birsey oldugunu sanmiyorum. varsa ya degisik yontemlerle farklı hale gelmistir yada batili o sekilde yemeyi tercih etmedigi içindir.

orn: cagla, erik yurtdisinda da var ama batililar bizim tursuluk domates gibi ham oldugunu dusundugu için marketlerde satmaz.

emin degilim ama trabzon hurmasi da ilk dedigim gibi farklı metodla o hale geliyordur heralde
0
buenosdias
(14.04.21)
Trabzon hurmasi dolu Lidllarda falan demirbaslardan hatta. Avrupa icin konusursak bizde olup onlarda olmayan yok gibi. Ayva ve yenidunya zor bulunuyor sanki cogu markette de yoktur, saga sola sorup manavini bulmak lazim. Bir de altin cilek bize ozgu gibi, marketlerde nadir goruyoruz onda da Turk mali oluyor genelde.
0
neverletyougodown
(14.04.21)
Ayva burada hiç görmedim - ABD

Kayısı ne zaman görsem hep Turkish çıkıyor.
0
howfaristhesky
(14.04.21)
Yaw artik hersey var da tadi yok. Goruntu 10 numara, gozunu kapat ne yedigini anlamiyorsun. Koku falan hicbirsey yok.

2-3 ay once ayva denedim, pabuclarimi kemirsem daha cok tat alirdim herhalde.
0
cooperr
(14.04.21)
çağla.

@buenosdias açıklamış sanırım sebebini
0
trajikomix
(14.04.21)
Iskin otu yok, rhubarb var ama tam olarak ayni sey degiller sanirsam. Acur gormedim.

Ama yine de yurtdisinda bilinmese bile otantik marketlerde her turlu bitki, sebze bulunabiliyor. Olmayan birsey olacagini sanmiyorum, ben de bu tarz marketlerde Afrikadan, Asyada ne gibi bitkiler gordum daha once hic gormedigim.
0
Haldamir
(14.04.21)
Şırnak ve Siirt’te yetişen soryaz adında sarımsağımaı bir şey var. Başka hiçbir yerde olacağını sanmıyorum:)
0
suicides underground
(14.04.21)
Incir. Gercekten en cok turkiyede var, avrupada satilan tazesi de kurusu da turk inciri oluyor.
0
kuehles blondes
(14.04.21)
Sivri biber olabilir belki, hiç denk gelmedim. Ya da vardır da terchi edilmediği için yaygın değildir.
0
spacevan
(14.04.21)
@trajikomik

Yunan/Arap marketlere cagla gelir, Kanada'ya geliyorsa Avrupa'da bulmakta sikinti olmaz. Aramak lazim.

Papaz erigi falan da bulunuyor.
0
cooperr
(14.04.21)
Yeni dunya da bulunuyor. Ayva Türk marketlerinde ve biomarketlerde var. Ayrica Almanya´da Mosel bolgesinde ayva bahcesi gezmisligim var.


Karadutu kuzey ve bati Avrupa´da bilmiyorlar. Agacini, Danimarka´da milli botanik parkinda gorunce, ciplak birakana kadar somurmustum de insanlar zehirli bir sey yedigimi sanip panik yapmislardi.
0
buf-e kür
(14.04.21)
"yurtdisi" genis bir kavram.

genellemek gerekirse ayva vs incir diyorum. imkansiz degil ama nadir.
0
hot potato
(14.04.21)
datça hurması +1
0
rose parks
(14.04.21)
Yesil erik. Can erik dedikleri seyden. Turkiyeye ozel olmayabilir ama kuzey amerikada yok.

Bir de carliston biber :)
0
taurina
(15.04.21)
rm
(15.04.21)
trabzon hurması ya da cennet elmasi amerikada cin marketlerinde yiginla var. ama sadece cin marketlerinde. hatta cok degisik degisik cesitleri de var. ben bizim yesil erikden hic gormedim. onun disindaki eriklerden var.

cagla hint marketlerinde oluyor
0
oscar
(15.04.21)
(10)

saçma/değişik/garip türk/anadolu gelenekleri ve adetleri...

sanat guresi
çok da abartıya kaçmadan, yabancılara gösterilebilecek (hatta suratlarda bir tebessüm bıraktırabilecek), aklınıza neler geliyor? yağlı güreşi ve bazı yörelerde düğün öncesi damada yapılan unlu, yumurtalı işkenceleri düşündüm ben.
çok da abartıya kaçmadan, yabancılara gösterilebilecek (hatta suratlarda bir tebessüm bıraktırabilecek), aklınıza neler geliyor? yağlı güreşi ve bazı yörelerde düğün öncesi damada yapılan unlu, yumurtalı işkenceleri düşündüm ben.
0
sanat guresi
(14.04.21)
Nevroz ateşi.

not : değişik olduğu için.
0
IncredibleMau
(14.04.21)
başlı başına kız isteme merasimi. bilmem size normal mi gelior ama bence aşırı garip. hangi yabancıya anlatsam çok gülüyorlar. bir de üstüne after every party I die klibini açıyorum.

bazıları da atla falan gidip alıyor kızı
0
istanbul kanatlarimin altinda
(14.04.21)
Güney bölgesine yağlı direk üzerinde yürünerek yapılan bir yarışma mı ne vardı.
0
evimin paspasi
(14.04.21)
Sünnet düğünü de aşırı saçma değil mi? Çocuğun pipisindeki deri kesildi diye neden millet eğleniyor? Çocuğa abuk subuk bir şeyler giydirip dolaştırıyolat bir de üf. Freak show gibi.
0
suicides underground
(14.04.21)
Bizim capon yenge, kız isteme olayının herseyine çok güldü. Çok eğlendi. Hatta bizim yüzükler kesilirken makas kesmiyor bile dedi.
0
allah yazdiysa bozsun
(14.04.21)
Kurşun dökme var. Çocukken başımıza çarşaf gerip cozz diye döküyolardı. Dökerken de neyse halin çıksın falin mi ne diyolardı. Nazar çıksın diye de yapılabilir. Ayy "göz var çocukta Nurten göz!" diyolardı sonra.

Nazar demişken nazar duası var. Ninelerimiz yüzümüze karşı okurken esnerlerse yine üf amba nazar yapmış çocuk diyolardı. Sonra püpüpü ye suratımıza tükürüp telaşla dışarı bak dışarı diyolardı.

Bunları gece karanlığında yabancıya izletsen korkudan altına işer.
0
onemoremile
(14.04.21)
Kına gecesi. Zamanında erasmuslu arkadaşlar öğrenince bu gelenekleri bizi kınaya götür düğün yok mu diye bana soruyorlardı. Bir kaç tanesini arkadaşım götürdü bayıla bayıla kına yaktılar.
0
jazzabel
(14.04.21)
köçek havası
hokka oyunu
bu göbeğe kaş göz çizip oynanan garip oyun
topal havası

bunların hepsi bir yabancıya aşırı weird gelecek şeyler.
0
roket adam
(14.04.21)
"düdüklemece" benzeri bir oyunda birbirine kerkinen çorum-çankırılı kıllı, bıyıklı adamlar.
0
filteria
(14.04.21)
Civciv çıkarma oyunu

www.hurriyet.com.tr
0
Mirket
(14.04.21)
(8)

El çatlakları için krem tavsiyesi

joehigashi
Artık gün içersinde kullandığım dezenfektanlardan mı yoksa sabunlardan mı bilmiyorum ama son zamanlarda ellerim kurumaya ve çatlayıp kanamaya başladı. Cildi nemlendiren, çatlamaya ve kurumaya iyi gelen krem tavsiyesi var mıdır ?
Artık gün içersinde kullandığım dezenfektanlardan mı yoksa sabunlardan mı bilmiyorum ama son zamanlarda ellerim kurumaya ve çatlayıp kanamaya başladı. Cildi nemlendiren, çatlamaya ve kurumaya iyi gelen krem tavsiyesi var mıdır ?
0
joehigashi
(14.04.21)
fotrsapka
(14.04.21)
arko klasik.
0
rewlack
(14.04.21)
Body shopun kenevirli kremi harika.
0
suicides underground
(14.04.21)
www.hepsiburada.com

cok basarilidir
0
in vino veritas
(14.04.21)
Üre içerikli kremlere bakmanızı öneririm. Excipial Lipo ya da Hydro alabilirsiniz eczaneden, bana doktor önermişti. Reçetesiz de alınabiliyor.
0
zetsuboushita
(14.04.21)
Piyasadaki en pahalı kremler de dahil birçok krem denedim ama hiçbiri şunun www.rossmann.com.tr kadar faydalı olamadı. Hem kısa sürede iyileştiriyor hem de su bazlı olmamasına rağmen yağlı bir his bırakmıyor, tavsiye ederim.
0
kedimedi
(14.04.21)
dezenfektandan malesef. ne kremi denediysem ise yaramamis, uzun sureli duzelme yasamamistim.
oncelikle bir enzim peeling ya da vucut peelingi edindim. haftada 1 kere peeling ile olu derileri arindiriyorum.
bade naturelden yorumlarina bakarak bebek balmi aldim. gece yatmadan once onu suruyorum. *cok super bir urun mu degil mi bilemiyorum halen/ ama kokusu guzel) bir 2-3 dk sonra da uzerine ziaja el kremi (avakadolu ya da keci sutlu olan farketmez ikisi de guzel- avaadolu daha yogun ama) suruyorum. biraz vicik vicik oluyor ilk basta ama sonuc iyi oluyor. bir de isananin hydra booster diye yuz icin olan bir nem maskesi var. cildiniz kagit gibi degilse asla yuzunuze surmeyin ama elinize ayaginiza surun, cok iyi geliyor.

ben tek bir cozum bulamadim bu kurumaya. kendimce bir kac teknik ile cozdum sorunu.

gun icerisinde de mutlaka (ziaja avakadolu ya da ureli bir krem oneririm) nemlendirin.
0
65 derece
(14.04.21)
kantaron yağı da deneyebilirsiniz.
0
nzessia
(14.04.21)
(5)

Bel fıtığı için mr a girmeli miyim şu sıralar? Corona

trablon
malum kapalı alan mr bölümü.Corona gibi konularda fıtık için doktora muayene olmayı planlıyordum bu hafta.Ne yapmalıyım sizce randevuyu iptal mi etmeliyim?
malum kapalı alan mr bölümü.Corona gibi konularda fıtık için doktora muayene olmayı planlıyordum bu hafta.

Ne yapmalıyım sizce randevuyu iptal mi etmeliyim?
0
trablon
(14.04.21)
dayanılmaz bir hal alana kadar dr hastane ziyaretlerinizi erteleyin. annem fıtık için ameliyat oldu şimdi evde yatıyor bir de üstüne corona oldu :(
aman diyim. sadece ağrı vs varsa bırakın ağrısın
0
erty_ksk
(14.04.21)
iptal ettim hocam aşırı ciddi bir hal alana kadar bekleyeceğim.Geçmiş olsun.
0
🌸trablon
(14.04.21)
Teyzem ameliyat olduğu hastanede covid kapıp vefat etti.

Hastalığımı takip eden doktorum “ölmediğiniz sürece hastaneye gelmeyin” diyor.

Geçmiş olsun
0
suicides underground
(14.04.21)
korona dönemi erteleyin bence de hastaneler her durumda çok riskli. acil bir durum yoksa gitmeyin.
bende de başlangıç seviyesinde bel fıtığı var. doktorumun söylediği şu; eğer ağrı kalçada belli bir yan bölgeye yansıyorsa o iyidir, egzersizle vs geçer. ama ağrı bacağa vuruyor ve parmak uçlarına ilerliyorsa bu genelde sinirseldir ve ilerlemesi durumunda ameliyatla ancak geçermiş.
eğer ağrınız çoksa muscoflex için mutlaka mide koruyucusu ile birlikte alın tabi ki doktorunuz egzersiz önerdiyse mutlaka kaslarınızı güçlendirin ama ağrınız varsa hiç hareket etmeden yatın, dinlenin asla belinizi zorlamayın.
geçmiş olsun
0
windymimas
(14.04.21)
gitmek zorunda kalırsanız biraz cesaret için yazıyorum ancak yazdıklarım özel hastaneler için geçerli.
kayınpederim, eşim ve arkadaşım maslak acıbadem, liv'e defalarca doktor kontrolü ve fizik tedaviye gittiler sorunsuz.
ben de acıbadem'e gittim defalarca, memorial'da da ameliyat oldum. MR ve röntgen de çektirdim. covid olmadık. biraz şansa bakıyor. ancak doktor kontrolüne gittiğimde, doktor bir sonraki kontrole gelirken dikkat et, çok arttı dedi.
0
nzessia
(14.04.21)
(8)

ev temizlik maliyeti

isimsiz uye
hayal edebileceğiniz en pis evi düşünün. 8 senedir sadece sokak kedileri girip çıkıyor içine. dört tarafı örümcek ağı sarmış. banyosu ve tuvaleti bok götürüyor. böyle büyük çaplı bir temizliği hangi firmalar yapabilir? + sizce maliyeti kaç tutar? 10 bini geçer mi?
hayal edebileceğiniz en pis evi düşünün. 8 senedir sadece sokak kedileri girip çıkıyor içine. dört tarafı örümcek ağı sarmış. banyosu ve tuvaleti bok götürüyor. böyle büyük çaplı bir temizliği hangi firmalar yapabilir? + sizce maliyeti kaç tutar? 10 bini geçer mi?
0
isimsiz uye
(13.04.21)
yok yahu 10 bine biz fabrika temizletiyoruz :)

muhtemelen evi görüp öyle fiyat verirler ama 1000-2000 arası bence.
0
delidir yakalayin
(13.04.21)
profesyonel makinelerle temizlik yapan iyi bir firma bulmanız lazım.
on bin çok uçuk bir fiyat, o kadar da değil.
bence de iki bin civarı falan tutar çünkü muhtemelen bir günde bitmez, birkaç gün gerekir.
0
blatta hiberna
(13.04.21)
mutlubiev
0
silver apple
(14.04.21)
Böyle bir ev temizlik haricinde ancak boya badana yapılarak gerçekten temizlenebilir.
0
mg3929
(14.04.21)
3+1 inşaat sonrası temizliğini 800tlye yaptırdık. Normalde 3+1 evi 250ye temizletiyoruz. Evin büyüklüğüne ve eşyaların çokluğuna bağlı. Ama 10 bin nedir fabrika mı burası:) o kadar da değil.
0
suicides underground
(14.04.21)
mg3929'a katılıyorum, sadece temizlik masrafı olarak düşünme. içerideki tüm yüzeylerin renovasyonu ve tuvalet / banyo / mutfak tezgahı yenilemesi de gerekecektir.
0
roket adam
(14.04.21)
2 temizlikçi kadın gelir, günlük 200-250 tl gibi para alırlar. 400-500 tl arasında toplam para alıp bir günde bitirirler. temizlik malzemeleri sizden tabii ki. bu arada öğle yemeğini de sizin ısmarlamanız lazım. ev boş olduğu için zor olmaz temizliği. haldur huldur kova kova suyla dalacaklar.
0
co2s2
(14.04.21)
vaktin varsa koruyucu kıyafetle kabasını al yarım gün
sonra random bir abla çağır

en ucuz böyle olur
0
bir soru sorcam
(14.04.21)
(8)

Yeşilköy Pandemi Hastanesine Yakın Oturan

makarnacanavari
Var mı?Küçük bir şey rica edeceğim.Annemi bugün yatırdık. Biz de evde karantinadayız. Pozitif bir şekilde. Çıkamıyoruz.Üşüyormuş ve hastaneden üstüne örtecek, ısıtacak bir şey temin edemiyormuş.Kaldığı blok güvenliğine teslim edilmek üzere battaniye götürme şansınız var mı?Ben battaniye ücretini eft
Var mı?

Küçük bir şey rica edeceğim.

Annemi bugün yatırdık. Biz de evde karantinadayız. Pozitif bir şekilde. Çıkamıyoruz.

Üşüyormuş ve hastaneden üstüne örtecek, ısıtacak bir şey temin edemiyormuş.

Kaldığı blok güvenliğine teslim edilmek üzere battaniye götürme şansınız var mı?

Ben battaniye ücretini eft yapacağım.

Evden çıkamadığımız için maalesef bu konuda şuan elimizden bir şey gelmiyor.

Aklıma gelen tek çözüm bu oldu.
Çözüm önerebilecek varsa da süper olur.

Teşekkürler
0
makarnacanavari
(13.04.21)
İstanbul’da yaşamadığım için elimden bir şey gelmiyor bir şey yapabilmeyi çok isterdim. Şöyle yapsanız olur mu? Muhitinizi. Taksi durağına rica etseniz götürüp teslim etseler? Bir komşunuz verse battaniye? Nasıl olur? Aklıma gelen çözüm önerisi bu oldu.
0
suicides underground
(13.04.21)
Taksicilere güvenemiyorum maalesef :) teşekkür ettim. Hallediyoruz sanırım. Sağolun tekrardan.
0
🌸makarnacanavari
(13.04.21)
Çok geçmiş olsun umarım yakın zamanda hepiniz sağlığınıza kavuşursunuz.
0
suicides underground
(13.04.21)
Halledebildiniz mi acaba? Banabi kurye gibi bir şeyle gönderemez misiniz diye düşündüm.
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
halledip etmediginizi belirtin lutfen
0
boyle buyurdum
(14.04.21)
Yesilkoy'un taksi duraklari guvenilirdir, mesela cinar taksi ya da site taksi. Bir taksi cagirip arkadasa battaniye teslim edersiniz, bahsisi de dolgun verirsiniz goturur hastaneye teslim eder.
0
cooperr
(14.04.21)
merhaba, eğer çözemediyseniz bu akşam iş çıkışı saat 17:30 gibi uğrayıp battaniye bırakabilirim.
0
reanarchy
(14.04.21)
Merhaba uyuyakalmışım. Hallettik biz çok teşekkürler
0
🌸makarnacanavari
(14.04.21)
(2)

İskender Paydaş - Ya Allah benzer müzik

borat
Merhaba linkteki müzikte 1:31 de başlayan kısmı sanki daha önce yabancı orijinal bir parçada duymuştum.Bilen var mıdır?https://www.youtube.com/watch?v=ukDq1hlHE-4&t=91s
Merhaba linkteki müzikte 1:31 de başlayan kısmı sanki daha önce yabancı orijinal bir parçada duymuştum.Bilen var mıdır?

www.youtube.com
0
borat
(13.04.21)
Bana şunu hatırlattı m.youtube.com
0
suicides underground
(13.04.21)
m.youtube.com

bana bunu hatırlattı
0
tabudeviren
(13.04.21)
(4)

Spor ayakkabıyı ıslak mendille temizlemek yanlış mı?

hadi ya la
Ayakkabı alırken görevli temizleme köpüğü satmak istedi. Almayınca sakın ıslak mendille temizlemeyin dedi. Bez olmayan düz beyaz spor ayakkabı.Neyle silmek gerekiyor peki, ıslak mendil gerçekten zararlı mı ayakkabı için?
Ayakkabı alırken görevli temizleme köpüğü satmak istedi. Almayınca sakın ıslak mendille temizlemeyin dedi. Bez olmayan düz beyaz spor ayakkabı.

Neyle silmek gerekiyor peki, ıslak mendil gerçekten zararlı mı ayakkabı için?
0
hadi ya la
(13.04.21)
ıslak mendiller alkol içerdiği için deri ya da nubuk ayakkabılara uzun vadede yıpratıp zarar verebiliyor.
ben, bulaşık bezi + sabun + ılık su ile siliyorum.
0
ankara06
(13.04.21)
Yıpratıp sarartıyor.
Ben o temizleme köpüğünü internetten alıyorum uygun fiyata görünce gayet güzel temizliyor.
0
mutekebbir
(13.04.21)
Açılın ayakkabıcı geldi. Islak mendille silmeyin. Temizleme köpüğü iyidir.
0
suicides underground
(13.04.21)
Cif de iyi temizler.
0
hepbiarayisicinde
(14.04.21)
(8)

düğün hikayesi & düğün fotoğrafları

hooiken
merhaba,referans olarak önerebileceğiniz var mıdır? video ve fotoğraf özelinde.
merhaba,

referans olarak önerebileceğiniz var mıdır?

video ve fotoğraf özelinde.
0
hooiken
(13.04.21)
vudin
(13.04.21)
Hangi sehir?
0
duster
(13.04.21)
İnstagram @leventakdeniz_photo
0
mahsus mahal
(13.04.21)
Instagram @helloesraozcan
0
suicides underground
(13.04.21)
ha evet, istanbul :)
0
🌸hooiken
(13.04.21)
Instagram: weddingbookphotography biz memnun kalmıştık.
0
aseton
(13.04.21)
@serhat_gulluoglu_photography

kendisi bizzat özbeöz kuzenim olur. bizim düğün fotoğraflarımı ve klip çekimimizi de o yaptı.
0
matilda
(13.04.21)
Bu işi yapan birisi olarak;

-esra pozan
-evetdedim
-ikihayatbirkare
-ismailozyurt

Hesaplarını öneririm. Bütçenize göre değerlendirme yaparsınız.
0
oligomer
(13.04.21)
(5)

Photoshop ya da illustrator sorusu

six packsiz
Merhabalar, videolar ile ufak tefek kendi işimi görecek kadar görseller hazırlıyorum. O yüzden çok basit bir şey muhtemelen soracağım şey, alanım değil çünkü.Aşağıdaki gibi soldaki görseli nasıl soldaki hale getirebilirim? Ya da video ararken ne diye aramam lazım?https://prnt.sc/11awmm4
Merhabalar, videolar ile ufak tefek kendi işimi görecek kadar görseller hazırlıyorum. O yüzden çok basit bir şey muhtemelen soracağım şey, alanım değil çünkü.
Aşağıdaki gibi soldaki görseli nasıl soldaki hale getirebilirim? Ya da video ararken ne diye aramam lazım?

prnt.sc
0
six packsiz
(12.04.21)
suicides underground
(12.04.21)
Hocam teşekkürler, yalnız o arkadaş bu şekil yapmamış gibi. Renkleri değiştirmiş olabilir mi?
Bende soldaki şekildeki halleri var, shutterstock'tan indirdim. Direkt renkleri değiştirip diğer hallerini elde edebilir miyim acaba?
0
🌸six packsiz
(12.04.21)
Hayır diğer halleri vektörel çizim sağlıklı net bir görüntü elde edilemez:(
0
suicides underground
(12.04.21)
Anladım peki teşekkürler :/
0
🌸six packsiz
(12.04.21)
shutterstock'tan indirdiğin görsel vektörelse eğer çok rahat düzeltebilirsin. yok raster image ise o zaman illustrator'da üzerinden trace etmek lazım. bayağı basit bir iş, eğer sadece bu kadarsa görselin orijinalini gönder bana özelden, yardımcı olayım.
0
knight of cydonia
(12.04.21)
(6)

sıramız gelmeden nasıl aşı oluruz?

buenosdias
biz aşısızlık çekerken haklarımız libya’ya, filistin’e sağa sola veriliyor. devletten umudum yok. son gruptayım bu gidişle 1 yılı geçecek gibi görünüyor. orman kanunu misali kendi başımın çaresine bakmak istiyorum. var mı alternatif yollar.
biz aşısızlık çekerken haklarımız libya’ya, filistin’e sağa sola veriliyor. devletten umudum yok. son gruptayım bu gidişle 1 yılı geçecek gibi görünüyor. orman kanunu misali kendi başımın çaresine bakmak istiyorum. var mı alternatif yollar.
0
buenosdias
(12.04.21)
iktidar partisine yakınsan olursun
diğer türlü, sırbistana aşı turları başladı (şaka değil) onlara katılabilirsin
0
summatinyourteeth
(12.04.21)
Biz sordurttuk. Çok yüksek bir ücret karşılığı yasal olmayan bir biçimde temin ediliyor. Ama aşılanmamış sayılıyorsun. Çünkü kaydı olmuyor. Kabul etmedik bu şartları. Böyle karaborsası da olmuş. Onun dışında olma şansınız yok.
0
makarnacanavari
(12.04.21)
Ben de gecenlerde bir duyuruda asi turlari linkini gormustum Sirbistan'a. Ayrintilarini incelemedim bilgi veremeyecegim ama siz bakabilirsiniz.
0
invictae
(12.04.21)
Sırbistan aşı turizmini yalanlamış bugün Cüneyt Özemir canlı yayınında duydum.
0
suicides underground
(12.04.21)
aşısızlığı niye öyle susuzluk gibi tarif ettiniz ki. pandeminin başlarında maske karaborsaydı. sonra test kitlerinin tanesine bilmem kaç yüz dolar verip alanlar oldu sanki kurtuluşmuş gibi. şimdi aşının kendisi öyle. hatta lükse kaçıp biontech neden gelmedi diye şikayet ediyorduk. türkiye'ye ne kadar geldi bilmiyorum ama annemin randevu ekranında hem sinovac hem biontech seçeneği çıkıyor. hatta biontechi değil birkaç ay önce çamur attığımız sinovac daha az riskli diye onu tercih ettik.

hükümet akla yatkın tek iş yapmıyor kabul ama çok da şaapmamak lazım. riskli grup aşılandığı sürece şikayet etmeyi bıraktım ben.
0
IncredibleMau
(12.04.21)
asi olmamiz gerekiyor da ondan.
0
🌸buenosdias
(13.04.21)
(9)

ölüm, doğum, düğün işleri

Efoody
selamlar ahali,şimdi ben bu başlıkta geçen işlerden zerre anlamıyorum.belki de benim öküzlüğümden.yakın olur tanıdık olur birisinin bir şeyinin öldüğü haberi geliyor.çocuğu oluyor, evleniyor falan.ben bunları arayamıyorum.arıyorum da ilk gün aramıyorum ya da ikinci gün.sonrasında da çok geç olmuş gi
selamlar ahali,
şimdi ben bu başlıkta geçen işlerden zerre anlamıyorum.
belki de benim öküzlüğümden.
yakın olur tanıdık olur birisinin bir şeyinin öldüğü haberi geliyor.
çocuğu oluyor, evleniyor falan.
ben bunları arayamıyorum.
arıyorum da ilk gün aramıyorum ya da ikinci gün.
sonrasında da çok geç olmuş gibi geliyor o zaman da olmayacakmış gibi geliyor.
ilk gün arasam cenazesi var diyelim yok yere adamı darlıyorum gibi olacak ya da ne bileyim uygun olmayacak gibi geliyor.
üç beş gün sonra arasam bu sefer de karşımdakinde değnekle dürtülmüş olma hissi olacak gibi geliyor.
nedir bu işin raconu?
örnek olay: arkadaşımın annesi öldü. kendisi yurtdışında. yakınız. şartlar ortada gelip gelemeyeceği belli değil, ben de gidemeyeceğim. ne zaman aranmalı bu insan? ne denmeli?
0
Efoody
(12.04.21)
Ben de arayamam.
Ama yakını vefat eden insan olarak da
o an tüm hayatınız o ölüm oluyor, etrafınızdaki herkes o ölümü işliyor konuşuyor
bir arkadaş sesi bir yakın taziyesi 2 dk nefes aldırıyor.
0
summatinyourteeth
(12.04.21)
aramasan da en azından bir mesaj atarsın, o bile yeterli olur.
0
roket adam
(12.04.21)
Vallahi ben hepsini de yaşadım.

Evlendim. Aramayan arkadaşlarıma çok bozuldum. Bu durumda balayı sonrası aranabilir.

Doğurdum. Arayıp sormayan arkadaşlarıma bozuldum. Burada da doğumdan ertesi gün aranabilir. Çok çaldırmamak şartıyla. Evine yemek hediye gönderilebilir. Çok yakınsanız ve kadınsanız, doğum yapan kişiyi yine bence 1 hafta sonrasında ziyaret edebilirsiniz.

Ölümde de haberi aldıktan sonra gidilemiyorsa hemen aranabilir ama ölüm olayında arayınca telefonda konuşmak çok zor. Her iki taraf için de. Gidip yanında olmak, yardımcı olmak daha mantıklı.

Bu üç durumda da yakın olarak gördüğüm ama günler ya da aylar sonra yazan, arayan, gelmeyen arkadaşlarımla arama mesafe koydum.

Burada o duruma göre ne yapman gerektiğine sen karar vermelisin.
0
makarnacanavari
(12.04.21)
Çok yakın çok samimi olduklarıma karşı konuşamama saçmalama riskini göze alıyorum ve arıyorum ben. Ama çok yakın değilsek ben de arayamam, konuşamam. Rahatlatmak şifa olmak isterim ama olamayacağımı bilirim, arayamam. Doğumda da arayamam, anca mesaj atarım. Zira gidip altın takabilecek durumda değilim, sırf bu zaten suçlu ve çok üzgün hissetmeme sebep oluyor. Yapamıyorum evet, bakalım nolcak.
0
1bir1bir1
(12.04.21)
ben arayıp çok kısa şekilde taziyelerimi iletiyorum ve nasıl hissettiğini soruyorum
0
superb
(12.04.21)
Aramıyorum arayamıyorum beni de aramasınlar.
0
Hallegadola
(12.04.21)
Babam öldüğünde arayıp soranları asla unutamam. Bende yerleri ayrıdır. Beni arayıp senin için yapabileceğim bir şey var mı? Diye sormaları bile yeterliydi. Cenaze günü kafalar gidiyor ama ertesi gün aranabilir, mesaj atılabilir.

Doğum ve evlilik için de bence aynı şey geçerli. Ertesi gün bir mesaj atılır bu kadar zor olmamalı.
0
suicides underground
(12.04.21)
Nisani dugunu sallamam ama olumde aranmak, yardim edebilecegim bir sey var mi diyen bir ses duymak guzel.
Iki taraf da biliyor yani olen olmus gitmis. Konusmak anlamsiz ama telefondaki o sessizlik insana destek oluyor.
0
nax
(12.04.21)
ölümde duyduğun anda aramalısın. ister yakın olsun ister uzak hiç farketmez. arayınca karşı tarafı darlamış olmuyorsun, aksine rahatlıyor acısını paylaştığını gösteriyorsun.

annem ölmeden önce bende senin gibi düşünür hatta bazılarına mesaj atardım. Ama cenaze sırasında hiç beklemediğim insanlardan telefon gelmesi beni rahatlattı, mutlu etti. konuşmak istemeyen zaten açmaz bunuda unutma.
0
al basmadan donu var
(13.04.21)
(7)

Çeşitli kanserlerin nedeni

Unde bach canim
En bilineni sigaranın akciğer kanseriyle, radyoaktif şeylerin ve ultraviyolenin cilt kanseriyle, hpvnin rahim ağzı kanseriyle 1. Dereceden ilişkisi dışında direkt ilişkili olan kanser türleri var mı? Mesela tarım ilaçları, sebze ve meyvelerdeki hormonlar, sanayi bölgelerindeki kimyasal gazlar vs.
En bilineni sigaranın akciğer kanseriyle, radyoaktif şeylerin ve ultraviyolenin cilt kanseriyle, hpvnin rahim ağzı kanseriyle 1. Dereceden ilişkisi dışında direkt ilişkili olan kanser türleri var mı? Mesela tarım ilaçları, sebze ve meyvelerdeki hormonlar, sanayi bölgelerindeki kimyasal gazlar vs.
0
Unde bach canim
(11.04.21)
Alkol + karaciğer kanseri
0
suicides underground
(11.04.21)
Bir de ağır metallerin kanser ile 1. Derece ilişkisi olduğunu biliyoruz.
0
suicides underground
(11.04.21)
Sıcak yemek kaynar çay çorba icmek- yemek borusu kanseri.
0
deer hunter
(11.04.21)
herpes ile bazı gırtlak kanserleri ilişkisi var.
0
orpheus
(12.04.21)
Kanser zaman içinde gelişen bir hastalık olduğu için şu şu etmenler direkt kanser yapıyor demek imkansız. Elimizdeki verilerin hepsi kabaca tümdengelim yöntemiyle yapılan saptamalar.
Çünkü işin içinde kalıtsallık da var, çevre şartları da var. Bunun en gürültüsüz deneyi iki tane tek yumurta ikizini doğumdan itibaren ayırıp birini bahsettiğin ilaçlarla, hormonlarla, gazlarla büyütmek diğerini de dağ başında büyütmek şeklinde olur. Şehirdeki kanser olsa bile sebebinin tam olarak ilaç mı, hormon mu, wi-fi dalgaları mı olduğunu belirlemek imkansız.

Bahsettiklerinden kaçınmanın riski azalttığını söylemek için bilim insanı olmaya gerek yok ama ortada direkt bir etkiden bahsediyorsak "evet yapar" demek de bilimsel metotla uyuşan bir söylem değil.
0
Jux
(12.04.21)
Helicobacter pylori - mide kanseri (tabi boyle dedim de korkutucu olmasin bu bakteri insanlarin yarisindan fazlasinda var asiri cogalmasi durumunda tehlikeli)
0
kolonyaa
(12.04.21)
hpv rahim agzi kanseriyle iliskilendiriliyor. tabii yillaaaar sonra ve tedavi edilmedigi takdirde.
0
in vino veritas
(12.04.21)
(14)

Insanlar nasıl bu kadar kolay ateist olabiliyor?

sanguine
Uzun zamandır düşündüğüm bir konu biraz önce burda bi başlık görünce o da tetikledi. Ben musluman bir bireyim ama bu bir din ya da İslam güzelleme postu değil. Aklımdaki şeyin herhangi bir inançla da alakası yok aslındaBen yobaz olmayan, pek dindar da olmayan bir ailede büyüdum. Hiçbir zaman karisil
Uzun zamandır düşündüğüm bir konu biraz önce burda bi başlık görünce o da tetikledi. Ben musluman bir bireyim ama bu bir din ya da İslam güzelleme postu değil. Aklımdaki şeyin herhangi bir inançla da alakası yok aslında

Ben yobaz olmayan, pek dindar da olmayan bir ailede büyüdum. Hiçbir zaman karisilmadi din konusunda, babam ramazan haric alkol kullanırdı, annem kapalı olmasa da namaz kılmaya çalışır dönem dönem. Bense inanç konusunu daha içimde yaşadım hala da öyle. Zamanla ibadet kısmından neredeyse tamamen uzaklaştım, dışarıdan inançsızlık olarak görünse de temelde tembellik tamamen.

Yaratıcı inancım hep oldu hala da var. Durum şu ki özellikle babam öldükten sonra ben aşırı derecede ölümden, ölüm sonrasının belirsizliğinden ve hiçlikten çok korkar oldum. Halbuki babamla aramız daima çok kötüydü. Ama onu özlüyorum, öldükten sonra dünyanın bitmedigini, onun hala yaşadığını görmek istiyorum.

Birkaç ayda bir çok depresif rüyalar görüyorum, ilk zamanlar hep babamın ölümünü tekrar tekrar görürdüm, rüya başında canli olurdu, ben gerçekten yaşıyor hissederdim, rüya sonunda ölürdü ve ilk seferki gibi derinden bunu hissederdim
Neyse ki bu eskisi kadar sık olmuyor. Şimdi kendi ölümümu veya ölüme yaklastigim anları görüyorum. O mutlak yalnızlık, hiçlik, belirsizlik, karanlık beni çok ama çok yoruyor, bazen uyandığımda çok zor kendime geliyorum. Eşyaların, yakinlarimin, ailemin, kedimin yıllar sonra artık olmayacağı anları görüyorum. Kedimden önce öldugumu görüyorum. Çok basit bir şey, mesela çok abartı da gelebilir, bir milyar yıl sonrasını hayal ediyorum.

Ölüm bu kadar ağır, kalıcı bir vakayken, benim açıkçası delirmememin sebebi mutlak iyi bir yaratıcıya inanıyor olmam. Yoksa ben ölüm olayını kaldiramazdim. Her şeyin geçici ve boş olma ihtimali bana çok ağır geliyor. Inancli olduğum icin ihtimal olarak kabul ediyorum elbette. Inandığım dinin gereği gibi yaşamıyor olsam hatta günah kabul edilen davranışları alışkanlık haline getiren bir yaşam tarzım olsa da bu beni inanmaktan alikoymuyor. "Öbür dünya" olarak cennet duslemiyorum bu arada yani ajandamda cennet gibi bir utopyada yaşayabilmek için inançlı olmak yok. Belki reenkarnasyon, belki paralel evren, belki başka bir konsept, ama bir şekilde hayatlarımızın boşa gitmedigi ve ölüm sonrasına aktarilabildigi ve en önemlisi mutlak iyi bir yaratıcı tarafından bunların orkestra edilmesi. Dunyadaki kötülüğün çokluğunu da kaldıramıyorum çünkü. Bu da çok ağır geliyor, inançlı olmamdaki bir sebep de bu kadar kötülüğün karşısında mutlak güclu olan mutlak bir iyinin varlığına duyduğum ihtiyaç ve güven.

Dinlerdeki çelişkileri cok kafama takmıyorum, üzerlerine düşünmüyorum, açıkçası beni alikoymuyor da. Yaratıcının varlığına gölge düşürmuyor benim icin en azından, diğer her şey teferruat gibi geliyor. Çünkü mutlak iyi yaratıcı düşüncesi beni çok rahatlatıyor. Böyle olmasindan memnunum ve değişmeye niyetim yok. Bilim ölüm sonrasina ilişkin yaratici kaynaklı olmayan bir veriye ulaşsa bile. Her türlü bir yaratici olmak zorunda inancındayım.

Merak ettiğim, herhangi bir yaratıcıya inanmayan insanlar bunlari başa çıkılması gereken bir şey olarak görmüyorlar mı? Ya da bakış açınız nasıl?
0
sanguine
(11.04.21)
Armağan Çağlayan’ın programına bir hayat kadını konuk olmuştu. Şöyle bir cümle kuemuştu: Ben hep Allah’a inanıyordum ama ben 9 yaşındayken amcam bana tecavüz ederken Allah neredeydi?

Bir insan böyle ateist olabiliyor işte.

Öte yandan ben babam ölünce kendimi öldürmeye kalkıp akıl hastanelerinde yatarken halam “ Allah sevdiği kulu olduğu için abimi yanına aldı.” Diyip acısını hafifletebiliyor. Sanırım inanç böyle zamanlarda insanın tutunacağı tek dal oluyor. İnanmayınca başa çıkmak çok zor.

Eşim inançlı bir insan. Buranın ahir zaman olduğunu, burada yaşadığımız kötü şeylere karşılık ahirette ödüllendirileceğimize inanıyor. Kötü bir şey yaşadığımızda o “ vardıe bir hayır” diyor. Ben ise küfürler edip saydırıyorum.
0
suicides underground
(11.04.21)
dindar ailede büyüdüm. annem dünya tatlısı iyi bir insandır, babam ise görünüşte modern fakat esasında maalesef bazı konularda fazlasıyla bağnaz biridir. yine de asla şiddet yanlısı bir adam değil. ben buna rağmen niyeyse ışid militanı gibiydim çocukken, çok vahşi ve negatif fikirlerim vardı. 12'nci yaşıma bastığımda beş vakit namaza başlamıştım örneğin. kimsenin benden böyle bir talebi yoktu ama ben çok mutlu ve gururlu hissediyordum.

yanlış olmasın ama sadece üç sene sonra mı ne ateisttim. hiç kolay değildi. doğru bildiğin, inandığın her şeyin yanlış olduğunu düşünmeye başlıyorsun... çok zor. gecelerce ağladığımı hatırlıyorum. aradan geçen yıllarda internette sürtmeye başlamış, üstüne "abiler" ortamlarında bulununca dinden acayip soğumuştum ben. hayatımda din istemiyordum, inancımı sorgulamaya başlamıştım ama "nasıl ya, ulan allah olmasa bu kadar adaletsizlik, ölümden sonrası vs. ne olacak?" diye deliriyordum. çok ciddi bir kriz yaşamıştım kendi içimde. dindar çevrede büyüdüğüm için ayrıca zor olmuştu. o insanların içinde, belli bir kültürle büyümüşsün. tamamen inançsızlık bunlardan da tümüyle kopuş demek, sevdiklerinle bile ister istemez arana bazı konularda mesafe girmesi demek.

zamanla oturdu. ölüm, adaletsizlik gibi konuları aşabilmiş değilim. canımı çok yakıyor ama sonuçta yaratıcıya inanmıyorum işte, ne oluyorsa oluyor, benim yapabileceğim bir şey yok diye düşünüyorum. üzüldüğümle kalıyorum. "ölüm çok zor, bununla baş edebilmek için sonsuzluk hayal edeyim" demenin manası var mı? olduğuna inanmıyorum. "keşke olsa" diyorum bazen ama aklım inanmıyor sonuç olarak.

olmasını istediğim şeyle olduğuna inandığım şey farklı. ben de tabii ki adalet olsun, sevdiklerimizle ikinci bir şans elde edip sonsuza dek mutlu yaşayalım isterim ama öyle bir şey olduğuna inanmıyorum. bu üzüntüyle, mutsuzlukla değişecek bir şey değil. trafik kazasında kolunu kaybeden, bu yüzden çok üzülen birisi kolunun tekrar çıkacağına inanır mı mesela? böyle bir şeyin makul olduğunu düşünür mü? o hesap. "keşke olsa" diye düşünüyorum ama olmayacağını biliyorum, benim için öyle bir ihtimal yok.
0
der meister
(11.04.21)
Ben inançsız biriyim

"Dinlerdeki çelişkileri cok kafama takmıyorum, üzerlerine düşünmüyorum, açıkçası beni alikoymuyor da. "

Demeni anlıyorum, bunlar bana yetiyor çok da sorgulamıyorum deyip böyle bir hayat yaşayabilirsin, bazıları da bunlara takılıp sorguluyor bu yönde bir inanç ya da inançsızlık içinde bir hayat sürüyorlar
0
freebird5406_2
(11.04.21)
inandığımız din kültürümüzle ilgili. ben şöyle düşünüyorum; ormanda doğup büyüseydim islam diye bir şeyin i'sinden haberim olmayacaktı. bana doğal olan inançsızlık gibi geliyor.

dünyada sayısız din var. hangisine inanacağımı bilmiyorum. hepsini öğrenmem mümkün değil ki.

senin için inanmak, bir şeylerle başa çıkma yöntemi olmuş gibi. benim için öyle değil. bunu nasıl aştığıma gelirsek, sanırım bilimle çok haşır neşir olmak gerekiyor. evrende ne kadar ufak bir şey olduğunu fark ettiğinde, insana ve dünyaya dair yüklediğin anlamlar değişmeye başlıyor. ama gerçek bir farkındalıktan bahsediyorum, yoksa lafta herkes farkında evrenin büyüklüğünü :)
0
nathanieltroy
(11.04.21)
> ve en önemlisi mutlak iyi bir yaratıcı tarafından bunların orkestra edilmesi. Dunyadaki kötülüğün çokluğunu da kaldıramıyorum çünkü. Bu da çok ağır geliyor, inançlı olmamdaki bir sebep de bu kadar kötülüğün karşısında mutlak güclu olan mutlak bir iyinin varlığına duyduğum ihtiyaç ve güven.

Üzgünüm ama inancınıza göre tüm bu kötülüğü, adaletsizliği orkestre eden bir yaratıcı var. Mutlak güçlü ve olmuş ve olacak her şeyin kontrolüne sahip ise, burada acı çekenlerin acı çekmesini istiyor. Burada acı çektirenleri, acı çektirmeleri için yaratmış ve kendi yaptırdığı şeyler için sonrasında cezalandıracak.


Çelişkilere takılmamanız da tuhaf geliyor ama sizi sorgulamayacağım konumuz o değil. Agnostiğim ben, başka hiçbir inancı mantığım kabul etmezdi. Elimizde yeterince data yok ama mutlak güçlü ve iyi niyetli bir yaratıcının olmadığını bilecek kadar kanıt var.
0
aguen
(11.04.21)
insanlar bir gün uyanınca ateist olmaya karar vermiyorlar, bir şeyler oluyor etraflarında, bu okuma da olur, sohbetde olur başına gelen kötü bişiyde olur iyi bişiyde olur ama bişiyler olmaktadır.

yani kimse bir gün uyanınca karar vermiyor, herkesin ayrı ayrı kendine ait süreçleri var.

ölüm bu kadar ağır diye başladığın paragraf senin için inanma ihtiyacını oluştururken benim için ise iyiki inançlı biri değilim dedirtiyor. yine herkesin bir olayı kendi içlerinde nasıl yaşadığı da değişiyor. aynı olayı aynı anda yaşayan (diğelim araçta iki kişi var ve kaza yaptılar) biri inançlı olurken diğeri ateizme yönelebiliyor. her ne kadar bu olay ayrım noktası olarak gözükse de kişiler için anlamları farklı.
0
selam
(11.04.21)
geçen yıl covid türkiye'de gündem dahi değilken korkmaya başladım, ciddi ciddi öleceğimi düşünüyordum. 30'a yaklaşıyorum ama çocukluktan beri inancım olmamasına rağmen ilk defa ölümü düşündüğümü farkettim ve gerçekten başa çıkmak çok zor. covid'e kadar sanki ölüm denen şey çok uzak bir gelecekte olacaktı, düşünmeye değer değildi. bir anda ölüm yaklaştığında çok savunmasız hissettim, deliksiz uyumaya alışkınken her gece uyanır oldum.

covid korkum 3-4 ayda geçti ama o zamandan beri yaşlılık ve ölüm fikrini aklımdan çıkaramıyorum. yaşlı birini görünce aşırı üzülüyorum, yaşayacak ortalama kaç yılı kalmış onu düşünüyorum vs. seinfeld'de bir sahne vardı, george 85 yaşında bir adamla konuşuyordu ve "nasıl çıldırmıyorsun ölmekten korkmuyorsun, ben bu yaşımda kafayı yiyorum nasıl bu kadar rahat olabilirsin" falan diyordu, öyle hissediyorum birebir. www.youtube.com

bir inanca sahip olmayı isterdim, her şey daha kolay olurdu ama benim için olanaksız, o yüzden başa çıkmak zorundayım. ilerleme kaydetmeye de başladım aslında. milyarlarca yıllık evrende, dünyada rastgele aşırı evrimleşmiş bir türün üyesiyim, 70-80 yıl yaşayıp öleceğim. doğmadan önce nasılsam, öldükten sonra da öyle olacağım. fazla kurcalayıp bu 70-80 yılı kendime zehir etmenin anlamı yok. çünkü bu işin bir çözümü yok. çözüm olmadığı için dinler halen bu kadar yaygın. çözüm olmadığı için benim sana önerim boşver, inançsız olmak için zorlama. günlük yaşantıya etki etmeyen, yalnızca ölüm sonrası belirsizlikten kurtaran inanç bana kalırsa faydalı.
0
signore
(11.04.21)
kimse için kolay olduğunu sanmıyorum açıkçası. ama asıl zor olan inkar içinde yaşayıp çocuk yaşta aklımıza yerleştirilmiş korkuların hayatımıza yön vermesine izin vermek. ateist olduğumu anladığım zaman sadece "kaybettiğim" yıllarım için üzülmüştüm.

çok küçük yaşta babamı kaybettim ve onu tekrar görme fikri dilimle söylesem de aklımla ikna olmadım bir şeydi. bir taraftan da dindar ve dini konularda tatlı sert bir şekilde baskı yapan bir ailenin üyesi olmanın getirdiği yerleşmiş ve sorgulanamaz davranış ve inançlar vardı. babamı tekrar göremeyeceğime de kılmadığım namazlar ve örtmediğim başım yüzünden cehennemde yanacağıma da aynı anda inanabiliyordum ve bana göre bu arada kalma durumu çok daha yorucu.

evrimle, fizikle ve tarihle biraz içli dışlı olunca aradığım cevapları buldum ve artık çok huzurluyum.

var oluşumuza bakışım da gözlemci olduğumuz yönünde. sonsuz ve kaotik bir evrenin içindeki inanılmaz küçük canlılar olarak 70-80 yıllık, adeta komik uzunluktaki ömrümüzde, etrafımıza bakıp gördüklerimizle ilgili sorular soracak kadar zeki olmamız bence sürecin anlamlı bir parçası olduğumuz anlamına gelmiyor; sadece şaşkınlıkla, bazen hayranlıkla ve merakla seyrediyoruz.
0
confusedyus
(11.04.21)
dinler için antroposentrik diyebiliriz. yani evrenin merkezinde insanın olduğu görüşüne dayalılar. halbuki evrenin sonsuzluğuna baktığımızda insan denen canlının çok önemsiz bir varlık olduğunu fark ediyoruz. evreni geç, kendi gezegenimizdeki bile diğer tüm canlıları yok sayarak tanrının dünyayı ve evreni insan için yarattığını düşünmek bana mantıksız geliyor. bu meseleye gelene kadar zaten evrim diye bir şey var üstelik. ama siz çelişkileri kafama takmıyorum demişsiniz zaten.

boşluk duygusu, dünyanın geçiciliği için de şunu söyleyebilirim: dünyanın ya da hayatımızın geçici olduğuna inanmak iyi bir şey değil aslında. hem bizim için, hem de toplum için. dünyanın geçici olduğuna inandığın için yaşarken istediğin şeyleri yapmıyorsun, kötülükleri sineye çekiyorsun (öteki tarafta cezalandırılacak nasılsa düşüncesiyle), bir şeyleri düzeltmeye çabalamıyorsun. bu dünyanın tek gerçeklik olduğunu kavradığında ise kendi anlamını yaratma şansın ortaya çıkıyor. elimizdeki dünyanın tek dünya olduğunu fark edip onu iyiye götürmek için çaba sarfetmek isteyebiliyorsun mesela, böylece de hayatın bir anlam bulmuş oluyor.

elbette inançsız insanlar (ben mesela) ölüm ve boşluk duygusunun etkisiyle zaman zaman depresyona giriyorlar. ben de düşünüyorum ölümü. ama bunun doğanın bir gerçeği olduğunu kabullenmeye çalışıyorum. bu noktada da bir savunma mekanizası, araç olarak kendime yaşama amacı bulmaya çalışıyorum. bunu elinden kaçırdığın an depresyona girme olasılığın yüksek. bazı insanlar ise hiç düşünmüyor, sadece anı yaşıyor, hayattan keyif almaya çalışıyor. ben öyle olamıyorum.
0
isabella was a ginger
(11.04.21)
Ben bu kavramların artık olmadığını kabul ettiğimde çok rahatladım. Ölümle ilgili bir derdim yok. Evrende belli bir zaman aralığında gelip gidecek varlıklarız. Öncesi ve sonrası simsiyah yokluk. Zaten hiçbir şeyin farkında olmayacağım. Benim için ölümden sonra hayat olması daha korkunç. Hiç ölememek demek. Sonsuza kadar yaşamayı asla istemiyorum. Zamanım geldiğinde gitmem lazım.

Adalet konusunda zaten dünyanın adaletli olduğunu düşünmüyorum, adaletli olması gerektiğine inanmıyorum. Bu konuda başa çıkmaya çalıştığım bir nokta olmadı ama sizi anlıyorum. Annemle din konusunda konuşurken, herhangi bir yaratıcı olduğuna inanmazsam, bazı şeyleri yaratıcıya havale edip öbür dünyada çözebileceğime inanmazsam ben deliririm yaşayamam demişti. Biraz da içsel rahatlatma sağlıyor. Bana da dinlere inanmasan da bari karma gibi şeylere inan kafan rahat etsin diyordu ama yok ona da inanamıyorum.
0
jazzabel
(12.04.21)
Aslında çok basit, sen inanmak istiyorsun. Bir yaratıcının olması fikri seni rahatlatıyor. Allahın olmadığı kanıtlansa bu sefer de budaya taparsın muhtemelen. Bu kötü bir şey olmak zorunda değil, insanlığın doğasında olduğunu düşünüyorum ben. Ama sen de söylüyorsun, dinin çelişkili tutumu seni içindeki inanma güdüsünden alıkoymuyor. Anlattığına göre konunun Müslümanlıkla da alakası yok sanırım, ibadet ve kapanma konularına da uzakmışsın zaten. Demek ki inanmaya ihtiyacın var.

Ateistler ise içlerindeki inanma güdüsüyle başa çıkabilmiş insanlar oluyor genelde. Ya bunu görmezden gelip üzerine düşünmüyorlar(senin yaptığın gibi) ya da enine boyuna düşünüp olmadığına ikna oluyorlar.
0
Jux
(12.04.21)
Ölünce tamamen her şeyin bitmesi fikri beni korkutmuyor çünkü o kadar önemli görmüyorum kendimi. Çok uzun bir hikayenin bir harfinin bir kenarıyım anca, ölsem nolur ölmesem nolur?

Ama işte öbür dünya var, öbür dünyada cezasını çeker, öbür dünyada sınanır diye bu dünyada o kadar çok kişinin kötülüklerinin yanlarına kar kalması, asıl öbür dünya inancına nasıl bağlanabiliyor insanlar diye düşündürüyor.

Ayrıca öbür dünya var, ölümden sonra hesap var diye iyi olan kişilere de mesafeli yaklaşırım. Korkudan iyi davranmak çok tehlikeli bir şey bence.
0
whoosie
(12.04.21)
Soruyu gece görünce uzun uzun yazmaya üşendim, şimdi biraz yazayım. İnsanlar o kadar kolay ateist olmuyor bence. Eğer az ya da çok inançlı bir aileye doğduysanız ateist olmamak, büyürken öğrendiğiniz inanç sistemini sorgulamamak daha kolay. Ölen sevdiklerine bir gün kavuşacağına, bir gün bütün iyilerin-kötülerin adaleti bulacağına, koruyan kollayan yaratıcıya... inanmak daha kolay.

Sizin yaşadıklarınıza benzeyen şeyler yaşadım. Annemi kaybedeli 1,5 sene oldu, sık sık rüyamda görüyorum, bazen hayatta, bazen değil, bazen ölmüş ama bir yanlışlık olmuş da geri gelmiş. Ama sığınacağım bir inanç yok. Cenazeden sonra insanlar "huzura erdi, allah yanına aldı, biz de yanına gideceğiz, kavuşacağız, sen bol bol dua et" gibi *teselli* sözleri söylerken içimden çok sinirleniyordum çünkü bir yandan bu söylenenlerin benim için hiçbir anlamı yok, bir yandan da o inanca sahip olmalarını kıskandım çünkü sevdikleri birini kaybettiklerinde güç alabilecekleri (bende olmayan) bir şey var. Ama yok işte, bazı şeyleri kolaylaştırır belki diye "inanayım ben de" diyemiyorsun.

İnsan merkezli düşünme açıklamasına da katılıyorum epey. Evrenin merkezinde değiliz, varlığımızın bizden başka kimse için önemi yok. Bunu kabul edince hayat daha kolay.
0
kobuzchu kiz
(12.04.21)
Direk basliktaki soruya cevap degil ama default olanin inancli olmak gerektigi dusuncesi de nereden geliyor?
0
turkuaz
(12.04.21)
(25)

İnancınızı nasıl kaybettiniz?

isabella was a ginger
Dini inançtan bahsediyorum. Aslında daha çok bu süreçteki psikoloji ilgimi çekiyor. Çünkü cennete ve sonsuza kadar var olacağına inanırken bir anda öldükten sonra yok olacağını idrak ediyorsun, büyük bir yıkım olmalı. Ne hissetmiştiniz?Ben böyle bir süreçten hiç geçmedim çünkü ateist olarak büyütüld
Dini inançtan bahsediyorum. Aslında daha çok bu süreçteki psikoloji ilgimi çekiyor. Çünkü cennete ve sonsuza kadar var olacağına inanırken bir anda öldükten sonra yok olacağını idrak ediyorsun, büyük bir yıkım olmalı. Ne hissetmiştiniz?

Ben böyle bir süreçten hiç geçmedim çünkü ateist olarak büyütüldüm. Ailem, özellikle babam bilimle ilgili olduğu için her şeyi bana açıklardı. Hiç şüphe ettiğimi hatırlamıyorum. Sadece okula başladığımda "allah" diye bir şey olduğunu sınıf arkadaşlarımdan öğrenmiştim (o zamana kadar hiç duymamıştım ailemizdeki ve çevremizdeki herkes dinsiz olduğu için) ve kafam karışmıştı bir süre. Daha sonrasında babam uzun uzun konuşmuştu benle.
0
isabella was a ginger
(11.04.21)
Alevi bir ailede büyüdüğüm için zor olmadı, 11-12 yaşlarında net olarak karar verdiğimi hatırlıyorum.
0
signore
(11.04.21)
dindar sayılabilecek bir aileden geliyorum. çocukluğumdan beri araştırmaya ve okumaya meraklı bir tip oldum. lise dönemlerinde sorgulamaya başladım, islamiyette kendimce çelişkiler, manasızlıklar ve adaletsizlikler gördüm. aslında sarsıcı olmadı, daha çok düşüncelerimi açıklama ve düşüncelerime uygun yaşamakta sıkıntı oldu. yine de "ya islamiyet doğruysa, ya ben yoldan çıkmışsam" tarzı düşünceler ara sıra olmuyor değil.

bir de duyurudaki kişilerin genel olarak dindar sayılabilecek bir aileleri/çevreleri yok yani burada büyük bir yıkım göremezsiniz, çok dindar olup da dönen binde birdir yani. çoğu ortalama müslüman.
0
candide
(11.04.21)
tasarlanan kurgu çok küçük yaşlarımdan beri kafamda oturmuyordu, peygamberliğin dünyanın en eski mesleklerinden birisi olduğuna dair okuduklarım çok tutarlı gelmişti.
tesadüf bir yakınımın evinde incil gördüm ve yarım saat kadar okudum çok mantıksız geldi. sonra gidip incil ile kur'an satın aldım. okuduktan sonra hiç şaşırmadım tutarsız olmalarına. yaş 16 o zaman. amerikadayken de yahudi bir çevre oldu iş ortamında. oradan merak sarıp ara ara tevrat okudum. gene aynı bomboş bir içerikle karşılaştım.

aslında benim kadar bunları okumak bile zaman kaybı ciddi anlamda. dünyaya zerre kadar katkı sağlayıp, insanlığa faydası olan insanlara bakmanız bile fazlasıyla yeterli. din ile uğraşıp, din satanlarında yaptıkları ortada zaten.
0
ada meltemi
(11.04.21)
Bunun dediğiniz gibi "bir anda" olduğunu pek sanmıyorum.

Tatlı su müslümanı bir ailede büyüdüm, ramazanda oruç, bayram namazı falan, bir tek babannem sürekli kuran okurdu ve dinle kafayı bozmuştu. Yazları bütün sokak arkadaşlarım gidiyor diye ben de kuran kursuna gittim, zerre kafam almadı. Bir ara kuran meali okumaya çalıştım, onu da kafam almadı, bitiremedim. Bu arada önce bilimkurgu, sonra pozitif bilim kitapları girdi hayatıma, "aha bak bu mantıklı" dedim. Ama çocukken bile, "uyumadan önce dua et" mevzusu falan asla kafama yatmıyordu, hiçbir zaman dine yatkın olmadım bence.

İran'da doğup büyüyen, hafız/imam olan, sonradan ateist olan bir tanıdığım var, bu mevzuları biraz konuşmuştuk. Keşke onunla sohbet edebilseydiniz bu konuda, o kadar kapalı bir inanç sisteminde büyüyüp ateizme ulaşma süreci cidden çok ilginç.
0
kobuzchu kiz
(11.04.21)
Cevabım silinmiş.

“Dindar bir ailede, tüm ibadetleri yerine getirerek büyütüldüm. Uzun uzun bahsetmeyeceğim ama en az bir yıl arafta kalmıştım. İnancımı terk etmek hiç kolay olmadı.”

Mantık yönü ağır basan bir insan olmama rağmen inancımı sorgulamaya başlamam vicdani yönden oldu. Arafta kaldığım süre boyunca ise akıl ve mantığa uyan kanıtlar edindiğim için inancımı terk edebildim.
0
ruhen hastayim ben
(11.04.21)
ateist baba - annesinin etkisinde kaldığı için inanan anne ortamında büyüdüm. ananem onda kaldığım zamanlar bana dua öğretirdi, babam farkettiği zaman çok kızardı fln. babam sayesinde senin anlattığına benzer yetiştirildim. babam tam pozitif bilim insanıydı ve her şeyi açıklardı bana. 17 yaşında babamı kaybedene kadar allah'ın varlığından başka bir inancım yoktu. babamla birlikte o inancı da kaybettim.
0
pati
(11.04.21)
Dini cemaatlerin nasıl çıkar amaçlı suç örgütü olduklarını gördükten sonra.
Fetö öncesi oluyor kendi adıma.
0
neymis
(11.04.21)
ben yobaz olmayan ama müslüman bir ailede büyüdüm.

çok net kırılma anları hatırlamıyorum, bende yavaşça oldu.
ama liseyi bitirdiğimde din dosyasını kapatıp yakmıştım, bunu iyi hatırlıyorum.

zaten hemen sonrasında da çok zor günler, hatta yıllar geçirdim ve bana sürekli tatlı dille, ısrarla telkin edilmesine rağmen bir kere bile aklımdan dinden medet ummayı geçirmedim. tersine acı çektikçe dinden tiksintim daha da koyulaştı.

ben galiba ölüm gerçeğiyle gereğinden erken bir şekilde kendi başıma yüzleşmiştim. çocukken geceleri sürekli ölümü ve sonsuz hayatı düşündüğüm bir dönem oldu. gece uyku vakti çok yüksek konsantrasyonla bu konulara takılıp işin içinden çıkamıyordum bir türlü. başka çocuklar da da böyle bir "karanlık dönem" yaşıyor mu bilmiyorum. vardır belki de ama kimseden duymadım.

işte dinlerin de bu tür cevapsız sorulara bir cevap olarak üretildiğini düşünüyorum. yani kişinin korkunç derecede saçma ama rahatlatıcı bir şeye inanmak mı yoksa daha acı verici de olsa gerçeği seçmek mi noktasında yapacağı tercihe kalıyor iş. yoksa ben genç bir insanın 2021 yılında ciddi ciddi müslüman olabileceğine inanmıyorum. yani inanasım gelmiyor. tamam hepimizin hayatı türlü saçmalıkla dolu, hiçbirimiz gödel, wittgenstein değiliz (onların hayat bile delilik doludur zaten ki gödel sıyırmıştı mesela) ama bu kadar da değil ya. buna kalpten inanabilen bir insana saygı gösteremiyorum artık.

her neyse biraz dağınık oldu ama böyle.
0
filteria
(11.04.21)
18-19 yaşımdayken an american crime filmini izleyip, üzerine okuyup konuştuktan sonra oldu.
0
perloneth
(11.04.21)
diyanetin açıklamaları gayet yeterli bence.
0
duyurukullanıcısı
(11.04.21)
Tanıdığım en iyi ve en dürüst ve üstelik iyi bir müslüman insan olan amcam 12 yaşında oğlunu toprağa verdiğinde.. birkaç sene sonra da canlı yayında bir sürü insanın gözü önünde kurtarılamadan denizde boğularak öldüğünde..
Tecavüzcüler katiller yüz yaşına kadar yaşarken benim nahif, dünyanın derdini kendine dert eden babam 52 yaşında acılar içinde öldüğünde..

Her şeye olan inancımı kaybettim..

Fakat bunlar olduktan 5 yıl sonra imkansız olduğunu bile bile çok istedim ve bebek bekliyorum. İnancım geri geliyor.
0
suicides underground
(11.04.21)
Ben de bu surecten gectim diyemem. Ateist olarak buyutulmedim hatta hevesliydim oruc tutayim, cevsen takayim namaz nasil kilinir falan. Neyse, 4. Sinifa gittigim yaslarda bu nasil is lan olmaz oglum oyle sey demeye baslamistim kisa surede de mantigim ustun geldi hic sancili bir surec olmadi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.04.21)
üniversitedeki arkadaşlarım ve bu konudaki uzun sohbetler sayesinde yavaş yavaş dinden uzaklaştım.
0
roket adam
(11.04.21)
Bayağı dindar ve cemaatçi olan akrabaların içinde büyüdüm. Babam nurcular diye bilinen cemaatin (fetullaçılardan farklı) bayağı tanınan bilinen bir insanı istanbul üni islam enstitüsü mezunu olduğu için Arapça okur yazarlığı olan birisiydi. Hem anne tarafımın bir kısmı hem de baba tarafı 5 vakit namaz kılan, cemaat ayağı olan bir akraba güruhu. Üniversitede tanıştığım komünist sınıf arkadaşlarımın o zamana kadar bana öğretilmiş “herşey kuranda yazıyor” “kalem varsa onu yapan da vardır” minvalindeki saçma şeyleri yerle yeksan eden konuşmalarımızın ardından beni araştırmaya sevk ettiler. O zamanlar bir forum sitesinde “seksi şeytan” gibi bir nicke sahip yazarın hadislerle bir ilahiyat mezunu adamı harcaması, ateistler bilgiyle tokatlayabilir, bunlar hiç de bomboş adamlar değiller aksine bu ilahiyatçılar bu ateistten nasıl cahil olabilirler diye düşündüm. O zamana kadar cemaat içinde gösterilen hatun yahya unsurlarının saçmalıktan ibaret olduğunu, kullanılan fosil resimlerinin olta yemi (üzerinde metal kancayı unutmuşlar) olduğunu gösteren richard dawkins gibi bilim admalarına denk geldim. Daniel dennett isimli felsefecinin dinler tarihi ile ilgili dinleri ayyuka çıkaran videosunu izlemiştim. O zamanlar facebook moda olduğu için ateist-müslüman gruplarına dahil oldum. Ya allah varsa fikri tutarsız geldiği anda da her şeyi terkedip ateist oldum. Bu süreç yaklaşık 1 yıl sürdü. Ama ben müslüman olanların yüksek zekalı kesimini inatçı ya da korkak olarak nitelendiriyorum. Yoksa bunca tutarsızlık varken müslüman kalmak mümkün olamaz.
0
Unde bach canim
(11.04.21)
Sıkı bir şakirttim. Ama kendimce mantıklı bir şekilde götürüyordum inanç meselesini. Cin diye bahsedilenlerin öcüler olmadığını belki mikroskopik canlılar veya uzaylılar olabileceğini düşünüyordum. Hiçbir hadisi ciddiye almıyordum.

Lisede kuranla ilgili şüphelerim başladı. Ama tanrı inancımı tamamen kaybetmem üniversitede ekşideki bir yazıyı okumamla oldu. Zaten çok sorgulardım içimde ama yazıda evrenin kendi kendine oluşabilme ihtimalini o kadar güzel anlatmışlardı ki bi anda gözümden perde kalktı sanki.

Sonraki hafta boyunca hep ağladım. Orada olmadığını bildiğim halde tanrıya sitem ettim bunca zaman yok muydun kime anlattım ben dertlerimi beni nasıl yalnız bırakırsın vs. diye. Şimdi komik de gelse o an yakın bir arkadaşımı kaybetmiş ve aldatılmış hissetmiştim.
0
eatpraylaw
(11.04.21)
ailemin işi sonda da kendi işimle ilgili dünyayı gezmem ve çeşitli inançtan çeşitli milletten insan tanımam bunda etkili oldu.

Özellikle de malezya, arjantin, çin, kudus ve mekke gezilerinden sonra iyice netleşti
0
summatinyourteeth
(11.04.21)
Yaratıcı meselesinde çok emin değilim ama din konusuna hep mesafeliydim. Dindar bir ailede yetismedim ama din, kitap korkusunu hissetmiştim çocukluğumda gittiğim Kur'an kurslarında, şunu yaparsan cehenneme gidiyorsun vs dediklerinde yalnızca korktuğumu hatırlıyorum. Hiçbir kutsal kitabı okumadım ama kurmaca hikayeler üzerinde kurulu olduğunu çok uzun zamandır belli belirsiz hissediyordum. Üzerine hiç dusunmedim, öyle miydi böyle miydi demedim. İlgimi cekmedi.

Son birkaç yıldır bu inanmama durumu bütün sosyal organizasyonlara sirayet etti. Yani dini geçtim, devlet, ahlak tamamının insan yapısı olduğunu anlıyorsun. Zincirlerinden bir bir kurtulmak gibi. Bakın bir örnek vereyim: Online kpss kursuna gidiyorum, hoca Whatsapp şu kadar soru çözün diye ödev verdi. Pazar akşamı video çekip yollayın hepiniz falan dedi. Lan dedim, yapmasam ne olacak, bir yaptırımı mi var sanki? Sonra baktım insanlar bu ultimatomu ciddiye almaya başladılar grupta, "Ay hocam ne kadar süremiz kaldı?", "Ben disaridaydim hocam, şimdi hemen başlıyorum" demeye başladılar. İş ciddiye bindi, otorite doğdu birden, hepimizin iyiliğine olduğuna inandığımız bir amaç uğruna bir buyuran etrafında birleştik. Paragrafın başında bahsettigim insan ürünü her türlü sosyal organizasyonun da çalışma mekanizması özünde bu. Bir noktadan sonra bu hikayeye o kadar inanıyoruz ki kainatın başından beri oradaymış, dogalmis gibi geliyor. Kpss hocasının buyruğu evrile evrile tanrının buyruğuna dönüşüyor.

Beni inanılmaz rahatlatıyor bu düşünceler, hiçbir şey hayatı değil, zaruri değil, anlattığımız hikayelere inanıyor gibi yapsak yeterli. Olmeyelim, haz alalım yaşadığımizdan yeterli.
0
epistemic_regress
(11.04.21)
Yıkım değildi; lisede sınıf arkadaşımla konusmaya başlayınca okumaya, araştırmaya başladım. Saçmalık ya dedim. Yikim da olmadi. Hayatimin büyük bir parçası değildi, genel kültür gibi bir şeydi.
0
logisticsmanager
(11.04.21)
Edit: haz alamazsınız da olur, bunun için de tribe girenler olur şimdi. "Mutlu olmamız gerekiyormuş has.ktir! Hemen mutlu olmalıyım" diye. Hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.
0
epistemic_regress
(11.04.21)
Kazanmadım ki kaybedeyim. İnandıklarım, büyük oranda çocukken kafama doldurdukları korkulardan ve ön yargılardan ibaretti. Yürekten hissettiğim bir inanmışlık değildi benimki. Haliyle geride bırakması da çok güç olmadı. Sarsıcı bir tecrübe yaşamadım, doğum sancıları çekmedim. Adım adım, santim santim, ilmek ilmek ilerleyen bir geçişti. Hiç canım acımadı :) Sadece din de değil. O güne kadar sağdan soldan işittiklerimle dağarcığımda yer tutmuş ne varsa aklımda, eş zamanlı olarak aşınıp ufalandılar. Bir şeyi yitirme değil de, daha çok kendini bulma süreciydi aslında.
0
huçi kuçi
(11.04.21)
Kazanmadım ki kaybedeyim +1

6. Sınıfa kadar her yaz kuran kursuna giden, kuran okumaya o yaşta başlamış, hacı dedelerin ve kapalı bir annenin oğlu olarak hiç baskı altında hissetmeden islam öğretildim. Ama daha ufacık çocukken bile hiçbiri bana bir anlam ifade etmiyordu, annem üzülmesin diye gidiyordum. Ama daha o yaşta bile duaymış, ibadetmiş bunların bir anlama geldiğine inanamadım. Bile isteye yaptığım bir şey değildi.

Çocuksun tabii ki inanç hissin olmaz desen, babaannem öldüğünde ya da 99 depreminde tanıdıklar öldüğünde "sığınabilirdim". Bence allah bana hidayet vermemiş, içimde yok yani. Manevi tarafı gelişkin bir insan değilim.

Benim suçum mu bu? Gelmiyor işte içimden inanmak, bu öğrenilebilen bişey olsa çoktan öğrenmiştim. Annem beni döve döve namaza devam ettirmedi diye mi suçlu? Benim gibi inanmaya ihtiyaç duymayan biri için sonuç illa ki cehennem mi? İyi bir insan olmamın hiç önemi yok mu?
Sırf bunların cevabının olmaması bile inanmamak için bir sebep.
0
Jux
(12.04.21)
Kutsal kitapları okuduktan sonra. Zaten yoktu da işte daha çok emin oldum diyelim.
0
awareim
(12.04.21)
Teoride alevi, pratikte ateist olan bir ailede büyüdüm. Hiçbir dini ritüel konusunda bilgisi yok ailede kimsenin. Evin duvarında en ufak bir dini simge de yer almaz örneğin. Bu nedenle hiçbir zaman güçlü dini inancı olan biri olmadım. Bu konuda aile tarafından herhangi bir baskı ya da öğreti olmadığı için birçok şey kendi kendine gelişti.

İlk okulun başlarında bir tanrının varlığına inandığımı biliyorum. Dua falan ettiğimi hatırlarım. Ama tabiri yerindeyse "kafa basmaya başladıkça" birçok şeyi sorgulamaya başladım. İnanç konusunda da keskin bir geçiş olmayanlardanım ben. Sorgulamaların yanı sıra hem çekirdek ailem hem de akrabaların çoğunluğu zaten çok inançlı kimseler olmadığı için öyle bir çevrede büyümenin de etkisi var elbette.

Keskin bir geçiş olmadı diyorum ama hiçbir zaman agnostik bir düşünceye sahip olmadığımı da biliyorum. Yani kafamda hiç "acaba" olmadı. Var ile yok arası aslında keskin bir geçişti ama bunun ne zamana rastladığını hatırlamıyorum.

Richard Dawkins'in The God Delusion kitabında 1 ile 7 arası bir skala vardır.
1: Kesin olarak bir tanrının var olduğunu düşünen kişi
7: Kesin olarak bir tanrının olmadığını düşünen kişi

Richard Dawkins kendinin 6 (bazı söylemlerinde 6,9) olduğunu ama 7 olmadığını, çünkü bu konuda bir kesinlik belirtmenin 'bilim dışı' olduğunu söyler. Şüpheci yaklaşır yani.

Ben kendimi 7 olarak görüyorum. Çünkü bilim insanı değilim :)
0
himmet dayi
(12.04.21)
inançsız baba - soft müslüman bir anneyle büyüdüm. annem müslüman olmasına rağmen birkaç dua ve regl sonrası abdesti öğretmesi dışında herhangi bir dini empoze çabasına girmedi.

Anneannem de namaz kılmaz, oruç tutmaz ama dinin şehir efsanelerine çok meraklıdır, böyle saçma sapan hikâyeler olur ya onları anlatırdı arada. babam da sinirlendirdi ve bize hep bunların akılcı olmadığını nedenleriyle açıklardı.

15-16 yaşlarıma gelince okumaya anlamaya başladıkça; dinler tarihini, farklı inanç sistemlerini, kültürleri, mitolojiyi ve dini ritüellerin yansımalarını gördükçe zaten çok kuvvetli olmayan inancım ciddi şekilde sarsıldı. Özellikle dünya tarihinin %80'inin ekonomiyle ve ticaret döngüsüyle alakalı olduğunu idrak edince ise tamamen inançsızlaştım. ölümden sonraki hayatın olmama mevzusu da benim için ne küçükken ne de şimdi yıkım olmadı. zira sonsuzluk fikri ağır bir yükmüş gibi geliyor.
0
muslugubozukhayrat
(12.04.21)
ben yazılanların aksine bir durumdayım sanırım.

"geleneksel islam" çerçevesinde yaşayıp giden bir ailede büyüdüm.
namazın kılınmadığı ama oruçların aksatılmadığı, kitap okunmayan ve kuranda olmayan şeylerin birileri tarafından din diye yutturulduğu şeylerle çevrelenmiş bir aile ortamı diyelim. yani türkiye'nin büyük bir kısmı nasılsa benim ailemde öyleydi.

lise zamanlarında saf ve samimi duygularla "geleneksel islam" çerçevesinde dindar bir insan oldum ama herhangi bir cemaat vesaire ortamında hayatım boyunca hiç bulunmadım. geldiğim süreçte onlarca kişiyi dinleyip farklı yorumları dinledim ama burada yazılan kişilerin aksine "sorgulama" kafasına biraz geç girdiğim için sanırım dindarlıktan kopmadım. daha çok toyken sorgulamış olsam muhtemelen ne lan bu saçmalıklar deyip farklı birisi olurdum diye düşünüyorum. saflığım bir nevi beni bu durumdan engelledi diyebilirim.

şu aşamada geleneksel islam öğretisindeki saçmalıklardan kurtulup gerçek islamı öğrenmeye çalıştıkça inancım daha da artıyor. fakat dediğim gibi uzun bir süreç sonrası sorgulama aşamasına geçmiş olmak daha olgun düşünmeme sebep oldu bence.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(12.04.21)
(3)

köpeğim koltuğu parçalıyor

aeroknight
ben sabah 8 de işe gidip akşam 7 de dönüyorum kendisini sokaktan sahiplendim ve en fazla 7-8 aylık bir jack russell. ilk eve geldiği 3 gün uslu uslu akşama kadar beklemişti beni. sonra birlikte yatmaya başladık falan iyice alıştı bana ve ben yokken sanırım korkuyor ve koltukları kemiriyor. bu durumu
ben sabah 8 de işe gidip akşam 7 de dönüyorum
kendisini sokaktan sahiplendim ve en fazla 7-8 aylık bir jack russell. ilk eve geldiği 3 gün uslu uslu akşama kadar beklemişti beni. sonra birlikte yatmaya başladık falan iyice alıştı bana ve ben yokken sanırım korkuyor ve koltukları kemiriyor. bu durumu nasıl önleyebilirim?
0
aeroknight
(11.04.21)
Instagram: @iremcomeon köpek eğitmenine danışabilirsiniz
0
suicides underground
(11.04.21)
yutamayacağı veya parçalayamayacağı büyüklükte ahşap veya sert plastik oyuncak veya bir cisim verin siz evde yokken.
misal benimki plastik kola şişelerini eğip bükmeyi seviyor. veya bulabilirseniz parçalayamayacağı sertlikte peluş oyuncak olabilir. patlak futbol topu. kalın bir ağaç dalı vs.
evin odalarını belirli bir süre tamamen ona açmamayı deneyebilirsin.
mümkün mertebe köpeğin yatağını evin en sessiz köşesine koyun. her sese tetiklenip tedirgin olmaması için.
bir süre siz yokken evin belirli odalarını ona kapatabilirsiniz. zamanla anlayacaktır neye izni olup olmadığını.
0
ben de hayal kurmak istiyorum
(11.04.21)
sabah 8 den aksam 7 ye kadar bos bos evde dursaniz siz de koltuklari parcalardiniz. tek yasadiginizdan sahiplenmeyecektiniz. daha cok ilgilenecek birine verin derim.
0
oscar
(12.04.21)
(10)

İş Hayatındaki Kurallarınız

ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
Mesai saatlerindeyken asla yapmam, en fazla şu ölçüde yaparım veya hiç umursamam evdeki gibi davranırım dediğiniz hangi konular var ? Örnek olarak kart okutmam gerekiyorsa 1 dk bile erken/geç okutmam, eğer okutmam gerekmişse izin alırım. Veya kimseye belli etmem, eğer uyarı gelirse ona göre davranır
Mesai saatlerindeyken asla yapmam, en fazla şu ölçüde yaparım veya hiç umursamam evdeki gibi davranırım dediğiniz hangi konular var ?

Örnek olarak kart okutmam gerekiyorsa 1 dk bile erken/geç okutmam, eğer okutmam gerekmişse izin alırım. Veya kimseye belli etmem, eğer uyarı gelirse ona göre davranırım.

Eğer özel bir telefon görüşmesi yapacaksam iş arkadaşlarımın olduğu odadan çıkarım, gün içinde en fazla 10 dk özel görüşme yaparım. Veya eğer sürekli iş yerinden birileriyle konuşmam gerekmeyecekse arkadaşımı arayıp gün boyu onunla konuşurum.

Eğer boşta kaldıysam alışveriş sitelerinde gezerim veya diğer iş arkadaşlarımın yanına gidip sohbet ederim. Veya boş kaldığımı kimseye belli etmem, kendi hobimi yapmaya çalışırım.

Bunlar gibi kendiniz için belirlediğiniz kurallar ve davranışlar neler ?
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(10.04.21)
Özel telefonla konuşacaksam dışarı çıkarım kimseyi rahatsız etmem.

Müzik açmam.

Yüksek sesle konuşmam.

Sakız çiğnemem.

Zırt pırt mola vermem.

Başkaları hakkında bir şey anlatılıyorsa duymamak için yerimi değiştiririm.

Kimseye özek hayatıyla ilgili bir şey sormam.
0
suicides underground
(10.04.21)
telefonda/yüz yüze yaptığım bütün konuşmaları mail üzerinden iletir, kayıt altına alırım. İş hayatının bana göre en önemli kurallarından biri bu.
0
kojonotsuki
(10.04.21)
Mesai saatlerine uymam. 15 dakika olsun yarım saat olsun erken çıkarım. Patron / yönetici tayfasını şımartmamak lazım.
0
plutongezegendegilmi
(10.04.21)
yaklasik 2 yildir ofis ortaminda calismadim, fakat ondan once aksam isim bittiyse cikar giderim mesai bitis saatini beklemem. sabahin korunde gelmeye kasmam gec kalirsam kalirim yapacak bisey yok. aksam gec saate calistiysam kesin sabah gec giderim. isler bitiyorsa kimse bir sey diyemez. hava sicaksa sort giyerim acimam. kiyafetime karisan olursa bozusuruz.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(10.04.21)
masa üzerlerine oturmam ve ayaklarımı masaya uzatmam

müzik, video vb. kulaklık kullanırım

özel telefon konuşmalarını ayrı yerde yaparım
0
evimin paspasi
(10.04.21)
herkesle ölçülü bir ilişki kurarım, kimseyle çok samimi olmam.
astımı ve üstümü iyi bilirim, sınırlarımız bellidir.
geç kalmam, erken gelmem. geç kalana da saygı duymam.
özellikle toplantılarda dikkatimin %100'ünü veririm.
0
roket adam
(10.04.21)
kimseyle ozelimi paylasmam, paylasan olursa dinlerim ve asla sonra kimseye bahsetmem.

cay, kahve, sigara tiryakiligim yoktur. sabah 10 bucukta 1 fincan turk kahvesi, aksam 3 bucukta 1 kupa yesil cay icerim.

mesai saati disinda kesinlikle isle ilgilenmem, telefona bakmam, maile girmem. buna ogle aralari da dahil.

kendim hakkinda kimseye laf soyletmemek icin kurallara dikkat ederim. kurallari esnettigim tek nokta kot pantolondur sanirim :) musteriyle yuz yuze gorusulmeyen ortamda resmi kiyafete onem verilmesini patron egosu olarak degerlendiriyor ve acikcasi cok da umursamiyorum.

yaptigim hicbir isi telefonda birakmam, telefondan is buyurandan mail isterim, yazmamakta israrciysa o isi yapmam, mail olmadigi surece benden cevap alamaz. bununla birlikte isteyecegim her sey icin de once mail atar sonra gerekiyorsa ararim (bazen maili anlamayacak kadar gerizekali tiplerle muhatapim maalesef, bir de hic mail okumayan tipler var, isimi saglama alirim)

eger gonderdigim maile cevap alamazsam 1-2 gun sonra (aciliyete gore birkac saat de olabilir tabii) hatirlatma gonderirim. yine cevap alamazsam yapmaktan hoslanmasam da ilgili kisinin yoneticisini de maile ekler tekrar hatirlatma yazarim.

bir sebepten isim uzun surer de cikamazsam ertesi gunun sabahindan telafi ederim. yine bir sebepten gec kaldiysam aksam o sureyi tamamlamadan cikmamaya ozen gosteririm.

yazi dilini onemserim, kuralli cumlelerle ve imla kurallarina dikkat ederek mail yazarim. merhaba/dear ile baslayip iyi calismalar/best regards ile bitiririm.

kurallarima takik bi kontrol manyagiyim, bu kurallari calisma hayatimda esnetmem, icimdeki narin kirilgan insani saklamazsam cok lacka oluyor is iliskileri, o yuzden taviz vermemeye calisirim. is hayatimda muhatap oldugum kisiler beni soguk ve asabi biri saniyorlar :) gercekten arkadaslarim olduguna sasiriyorlardir eminim. tabii is yerindekilerin buyuk cogunlugunu sevmiyor olmam da buna sebeptir eminim.
0
in vino veritas
(10.04.21)
İşten kaçmam. Bir işi yapmak istemeyen olursa sebebini öğrenip çözüm bulurum. Dert dinlerim, anlatırım. Herkesin fikrini alırım, konuşmasını isterim. Geliş saatime artık dikkat ediyorum, çıkış saatim önemsiz. İşler kimseyi üzmeyecek şekilde herkesin mutlu olacağı bir ortamda ilerlesin diye çabalıyorum. Kimseye güvenmemek gerek. Tatmin olmak önemli. Mesai dışı işle ilgilenirim.

Boşta kalırsam ya iş yaratırım ya da burası veya reddit'e bakınırım.
0
Amory Lorch
(11.04.21)
Dengeli olmaya çalışırım. Yani ekipte sürekli geyik yapalım, molaya çıkalım, gel çay kahve alalım insanı varsa işim var demesini de bilirim. İşkolik, bıraksan sabah 8'den öğle 12'ye kesintisiz bilgisayar başında oturacak biri ile çalışıyorsam onu da ben çaya kahveye davet ederim, 10-15 dk molaya çıkmayı teklif ederim.

Bunun dışında samimiyetin dozunu da iyi ayarladığımı düşünürüm. Sık çalıştığım ancak samimiyetimi kötüye kullanacağını hissettiğim insana iş harici bir cümle bile kurmam, sınırları çok net çizerim. Aynı şekilde işten ayrıldığım halde hala görüştüğüm de çok kişi vardır.

Boşta kaldım mı duyuru, sözlük, borsa bakarım.

Mesaiye riayet ederim ama özellikle pandemi nedeniyle evden çalışma yüzünden akşamıma hafta sonuma göz diken yöneticilerden hoşlanmam.
0
chicha_v2
(11.04.21)
Kimseye hiçbir şeyimi anlatmamaya çalışırım. Kimseyle çok samimi olmam. - tecrübe ettim maalesef.
Her şeyi çok iyi yapıyormuş gibi ortaya atlamamak.
0
Hallegadola
(11.04.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.