Başın sağolsun.
İnternetten hastalık arayınca öyle oluyor cikolatasever. Ben teşhisi konmuş hastalık için bile internet araması yapmıyorum valla.
O morluklar bende değil ama bir yakınımda oldu. önemli bir şey çıkmadı. Damarlarla ilgili olabilir, adını unuttum şimdi, damarlar büzülüyor açılmıyor, kan orada kalıyor gibi bir durum çıkmıştı o kişide. İlaçla tedavi oldu, yıllar geçti bir daha olmadı.
Sıkıntılı bir dönem geçiriyorsun anladığım kadarıyla. Bu dönemlerde bağışıklık sistemini biraz koruyup kollamakta yarar var. Gerçi daha 21 yaşındasın vücudun gerekeni yapar ama ben yine de birkaç tavsiyede bulunayım, aklında olsun.
Sözlükte bağışıklık sistemi başlığını şükela modunda oku önce bi.
Sonrasında, herkesin sıkıntılı dönemileri olduğunu, yalnız olmadığını bil. Bazıları için hiç bitmeyen bazıları için dönemsel oluyor. Nereden baktığına da bağlı yaşadıklarımızın bize olan etkileri. Önce psikolojini sağlam tut. İnsan çok kuvvetli bir varlık. Kuvvetinin farkında olmak lazım. Ön tekerlek nereye arka tekerlek oraya derler ya, bizim ön tekerleğimiz düşünce tarzımız, tutumumuz. Olumlu düşünmek ve dirayetli olmak inanılmaz güzel işlere kapı açıyor. Dertlerin hemen hepsi çözülür, çözülmeyecek şeyler de olabiliyor, onları da olduğu gibi kabul etmek lazım. Herkesin hayatında değiştirmek istediği olgular var. Değiştirebilenler oturup dertlenenler değil, değiştirmeye yani mücadeleye karar verenler oluyor.
Sözlükte doktor bir arkadaş kanser başlığında "ben ameliyattan sonra yemek yiyen hastadan korkmam" yazmış. İşte anlatmak istediğim şey tam olarak bu. Tutum dedğim olgu bu. Kanser oldum diye ağlamak, dertlenmek ya da mücadele etmeye karar vermek. Farkı yaratan şey tutum, başka hiç bir şey değil.
Doktora git. Ama korkarak değil, "nemiş bu bi anlayak, çözümü neyse yapak" diyerek git. zaten sen bunu derken vücüdüna " heyy topla kendini, böyle salak salak işler de neyin nesi, aldırma ayağımın altına" demiş olacağın için vücut tedaviden önce kendini toplamaya hazırlanır, hatta başlar.
0