Giriş
(17)

İnsanlar Tarafından "Dışlanma" temalı bir film

kizilcahamam tellagi
Merhaba,Toplum içinde herhangi bir sebepten dolayı dışlanan, itilip kakılan, kendisinden rahatsız olunan bir birey içeren film önerisi istiyorum. Teşekkürler...Edit: Arkadaşlar biraz daha konuyu açmak istiyorum. Bireyin doğuştan sahip olduğu dezenformasyonlar, etnik kökeni veya toplum içindeki sapkı
Merhaba,

Toplum içinde herhangi bir sebepten dolayı dışlanan, itilip kakılan, kendisinden rahatsız olunan bir birey içeren film önerisi istiyorum. Teşekkürler...

Edit: Arkadaşlar biraz daha konuyu açmak istiyorum. Bireyin doğuştan sahip olduğu dezenformasyonlar, etnik kökeni veya toplum içindeki sapkın bireyler, karakter bozukluğundan dolayı sonradan dışlananlar da olabilir ki zaten "Jagten" böyle bir film ama dolaylı yoldan böyle, bireyde problem yok, masum, onu izledim. Fakat ben biraz daha "sert bir şekilde" bu konuyu işlenen filmlerin peşindeyim. Özellikte bireyin değiştiremeyeceği şeyler üzerinden bir dışlanma söz konusu olursa daha iyi olur.
0
kizilcahamam tellagi
(22.07.20)
Joker (çok klişe oldu farkındayım)

Mary and Max
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(22.07.20)
Twarz
0
kendi helvasını kavuran zombi
(22.07.20)
Sorun Yaratan Adam
Öldürmek Üzerine Kısa Bir Film
0
ryhmer
(22.07.20)
Jagten yazmaya gelmistim 2 kez yazilmis.... toplumdan dislanma degil de toplumun icine girememe filmi olarak da Oslo, 31 August filmini oneririm. Bir de Submarino.

3 onerinin de iskandinav filmi olmasi ilginc olmadi mi sizce de...
0
ala09
(22.07.20)
(bkz: loveless)
(bkz: le feu follet) (bu oslo'nun orijinali diyebiliriz. ama yine de hikayede farklılıklar var. ikisi de izlenir yani.)
(bkz: oslo 31. august)

açıklamanda daha sert deyince bad boy bubby de geldi ama tam karşılar mı yine bilmiyorum. belki verebileceğin bir örnek varsa daha açıklayıcı olur. bireyin değiştiremeyeceği şey ne demek mesela, her şey değişebilir bence.
0
tepedeki psychedelic adam
(22.07.20)
Doğuştan gelen değiştirilemeyecek şeyler; etnik köken veya normal bir insan vücudundan farklı şekilde dünyaya gelip hayatını bu şekilde sürdürebilmek zorunda kalmak gibi, jagten gibi değil de bireyin gerçekten suçlu olduğu ve bu yüzden dışlandığı tarzda filmler.
0
🌸kizilcahamam tellagi
(22.07.20)
tam olmasa da, hissedip bu durumdan çıkmaya çalışması " SİVAS "
0
ardolf rendall
(22.07.20)
He was a Quiet Man.
0
put it in your appropriate place
(22.07.20)
Ben x
0
elorelia
(22.07.20)
The Station Agent.
0
arnold schwarzeneger
(22.07.20)
Raw
0
encokbenisevinnolur
(22.07.20)
Aradığınız film tam olarak Dogville.
0
mutlu yillar sana
(22.07.20)
bu film gayet sert işliyor, hatta film tamamen bu dışlanmanın üzerine. çarpıcı ve izlemesi kolay olmayan bir film, bir yerde bulabilirsen kesin izle.
www.imdb.com
0
Bruce
(22.07.20)
sadegazoz
(23.07.20)
Grans filmi var doğuştan gelen farklılık üzerine. Ben rahatsız olup bitirememiştim.
www.imdb.com
0
kendi helvasını kavuran zombi
(23.07.20)
The Elephant Man
0
landho
(24.07.20)
Yerdeki Yıldızlar - Her Çocuk Özeldir

Bugün izledim. :)
0
Barbaros59
(25.07.20)
(7)

Otobüs Yolculuğu

tithousand
Uzun yıllardır (10 sene) uzun süren (18-24 saat) otobüs yolculuğu yapmadım.24 saatlik mesafe için otobüs yolculuğu mantıklı mı? Haşat olur muyum?
Uzun yıllardır (10 sene) uzun süren (18-24 saat) otobüs yolculuğu yapmadım.
24 saatlik mesafe için otobüs yolculuğu mantıklı mı? Haşat olur muyum?
0
tithousand
(20.07.20)
ben bu hatayı bi kere yaptım. sanırım 20 saatten fazla sürmüştü. ankara'dan kars'a gitmiştim. berbat ötesiydi. bu kadar uzun mesafeler için uçakla gitmeli.
0
scudman1
(20.07.20)
5-6 saate zor dayanıyorum, 24 saat hiç düşünmek bile istemiyorum...
0
senolll
(21.07.20)
Özel araç olsa belki ama otobüs ile dayanılmaz olur. max 9 saatlik yolculuk yaptım otobus ile bir kere, o da inanılmaz korkunç geçti sizinkini hayal edemiyorum. İmkan varsa hava yolu tercih etmeniz çok daha mantıklı. Y a da içinde hareket edildiği için, kısmen otobüsten daha özgür hissedebileceğiniz seçenek olarak; tren.
0
kucukne
(21.07.20)
10 seneye yakın olmuştur otobüs yolculuğu yapmadığım. İstanbul - Rize arası 20 saate yakın sürmüştü. O yolcuğun bitiminde otobüs seçeneği tamamen ortadan kaldırmıştım.
0
put it in your appropriate place
(21.07.20)
13 saatlik yolculukta 8. saatten sonra popoda uyuşma başlıyor bende. yani uçak kadar konforlu değil elbet ama uslandın mı diye soracak olursan hayır tabiki de. 12, 14 ve 6 saatlik yolculuk daha yaptım o 13 saatten sonra.

pişman değilim ama. uçak için erken git, bavul ver-al falan gözümde çığ gibi büyüyor her seferinde. otobüs yolculuğunun da kendine göre zevkli yanları var elbet. molalar, dağıtılan kek, tanımadığın bir araba dolusu insanın tuhaf ruh halleri, güzel bir playlist, iç anadolu ve marmara bölgesinde değil de daha çok dağlık yerleri pencereden izlemek. hoş şeyler ya.

pandemi döneminde ve sıcakta nasıl olur pek fikrim yok ama. 20 saat de ayrıca baya cesurca bir süre. bol şans dilerim, kolay olmayacaktır elbet.
0
ot var icersen bok var yersen
(21.07.20)
8 9 saatlik yolculuklar yaptım. Hep geceye denk getirip yolculuğun en azından bir kısmında uyudum. Ama tüm gün uyunmaz. 10 12 saatin üzerinde olursa otobüsu tercih etmem.
0
biseysorcaktim
(21.07.20)
olursun.
0
velvetmorning
(21.07.20)
(4)

sariyer tarafından sabiha gökçen havalimına toplu taşıma ile ulaşım

ayseee
sariyer tarafından sabiha gökçen havalimına toplu taşıma ile nasıl gidebilirim?
sariyer tarafından sabiha gökçen havalimına toplu taşıma ile nasıl gidebilirim?
0
ayseee
(20.07.20)
sarıyer--hacıosman metro--4.levent metro--iett e3 otobüsü--sabiha gökçen


böyle bir rota yapmıştım ben.
0
ot var icersen bok var yersen
(20.07.20)
Üstteki daha iyi ama alternatif için: Sarıyer-hacıosman-yenikapı-marmaray ayrılık çeşmesi-metro kadıköy-e11
0
Unde bach canim
(20.07.20)
toplu taşıma dediğiniz için belki Havaş istemiyorsunuzdur ama ben bunu yapıyorum:

Hacıosman metro: taksim durağı- direkt Havaş ile havalimanı (en son 20 lira civarıydı)
0
kojonotsuki
(20.07.20)
kojonotsuki +1
0
put it in your appropriate place
(20.07.20)
(5)

Bulunduğunuz şehirde sela verildi mi?

megalomaniac
Son yarım saat içerisinde
Son yarım saat içerisinde
0
megalomaniac
(16.07.20)
Evet verildi az önce. İstanbul - Kadıköy - Acıbadem Gerçi benim ikamet Üsküdar diye geçiyor ama olsun Kadıköy sonuçta.
0
put it in your appropriate place
(16.07.20)
evet de buna niye bu kadar şaşırıldı, insanlar twitterda da yazıp duruyor.
0
freebird5406_2
(16.07.20)
evet(alanya). istanbul ve izmirde de verilmiş.
0
MtKrt
(16.07.20)
evet ama uzun sürmedi. sanki her zamankinden kısaydı. pek anlamam gerçi.
0
not dark yet
(16.07.20)
bütün türkiye'de 00.13'te verildi. geçen sene de böyleydi. içişleri bakanlığının yayımladığı kutlama programında yer alıyor.
0
bruges
(16.07.20)
(6)

kadıköy'de en beğendiğiniz burgerci?

neoluyokardesimnebutantantana
sb
sb
0
neoluyokardesimnebutantantana
(13.07.20)
jelly bear
(13.07.20)
Bob
0
red g
(13.07.20)
bob
zapata
brox
bro's burger
0
cedric tweedledee
(13.07.20)
Zapata ve bob
0
kisa
(13.07.20)
Zapata +1
0
put it in your appropriate place
(13.07.20)
bob zamanında yaptığı güzel pr'ın ekmeğini yiyen, pek de bir özelliği olmayan bir burgerci. hani çok basit bir tekniği vardır burger yapmanın, köftenin üstüne marul koymazsın yoksa marul ölür, burgerin içine konmasındaki amaç olan çıtır dokuyu kaybetmiş olur, koymuş olmanın bir manası kalmaz. bob tam da böyle servis ediyor burgerini. eski tadı da yok zaten, kurucu ortaklarından bir tanesi(işin burger kısmını daha iyi bileni) banko diye bir mekan açtı, bob severler orayı da sever. ben orayı da sevmedim gerçi, köfte içeriği ve ekmekleri sıradan.

bölgede benim favorim zapata çünkü yanında servis ettikleri müthiş soslarına bayılıyorum. hala ediyorlar mı bilmiyorum gerçi, ocak'ta yemiştim en son. buergerlerini doğru yapıyorlar, basit hatalar yok. ekmek lezzetli, köfte karışımı sevdiğim gibi. wow dedirtmiyor ama kadıköy'de wow dedirten bir burger de yemedim zaten. (2bites hariç ama o da köfte değil uzun pişmiş et burger servis ediyor)

trc american diner açıldı geçen hafta moda'da, beşiktaş'taki şubelerinden biliyorum lezzetini. reçete değiştiğini sanmıyorum, o yüzden orası da denenebilir. normalde çok klasik burger yapmıyorlar, illa bir dokunuş var burgerlerinde ama bu şube için basit burger de servis edeceklermiş gördüğüm kadarıyla. onda da domates marul var gerçi, bence bozuyor bunlar bir burgeri. oraya gidersen relish burger de yiyebilirsin, basite en yakın en lezzetli burgeri odur.
0
Bruce
(13.07.20)
(7)

Üstüme otobiyografi atın!

2027
Selamm, Yazarının kendi hayat hikayesini anlattığı, ilmek ilmek tecrübelerini, ogutlerini aktardığı otobiyografiler çok hoşuma gidiyor. Favori kitaplarıniz var mı? Neler tavsiye edersiniz? Teşekkürler.
Selamm,
Yazarının kendi hayat hikayesini anlattığı, ilmek ilmek tecrübelerini, ogutlerini aktardığı otobiyografiler çok hoşuma gidiyor. Favori kitaplarıniz var mı? Neler tavsiye edersiniz?
Teşekkürler.
0
2027
(03.07.20)
Valla otobiyografi denilince aklıma direkt Mina Urgan- Bir Dinazorun Anıları geliyor.

Başka gelirse editlerim.
0
Amaranta ursula
(03.07.20)
Fakir Baykurt'un özyaşam serisi var.
Bugünlerde almayı düşünüyordum ben de.
0
pro9it9is9
(03.07.20)
İlk önereceğim kitap; 1 - ) Stefan Zweig'in Dünün Dünyası.

Adam ülkemizde epey popüler. Okuyan herkes, muhakkak kitaplarını okumuştur fakat Dünün Dünyası'nı bilen yok. Şiddetli tavsiye ederim.

2 - ) Eli Kazan - Bir Yaşam. Ermeni Türk asıllı Amerikan yönetmen. Amerikan Sinemasının öncülerinden. Yönetmenliği sevilir ama kendisi pek sevilmez. Sinemaya ilginiz varsa tavsiye ederim.

3 - ) Marlon Brandon - Annemin Öğrettiği Şarkılar. The Godfahter'in babası. Yazar bir başkası ama kendisi anlatıyor. Yazmayı beceremediği için başkası yazıyor fakat kendi dilinden yazılmış. Yine sinemaya ilginiz varsa tavsiye ederim.

4 - ) Suyu Arayan Adam - Şevket Süreyya. Bunu okuduğum epey oluyor, pek bir şey hatırlamıyorum. Türkiye kuruluşu, öncesi ve sonrası hakkında. Benim de tekrardan okumam lazım.

5 - ) Anne Kafamda Bit Var - Tarık Akan. Türk sinemasının jönü. Hem hapishanede geçirdiği seneler hem kendi filmleriyle yazdıklarıyla tavsiye ederim.
0
put it in your appropriate place
(03.07.20)
yaşar kemal - bu diyar baştan başa

tam otobiyografi değil ama yaşar kemal anadoluyu geziyor, gördüklerini paylaşıyor. şu an üçüncü kitaptayım.
0
absel
(03.07.20)
Stefan Zweig - Dünün Dünyası +1
0
carmenta
(03.07.20)
Burada önerilenler anı kitapları.
Otobiyografi farklı.
0
pro9it9is9
(03.07.20)
rousseau-itiraflar ve yalnız gezerin düşleri
0
theseachange
(03.07.20)
(37)

Çocuk istiyor musunuz?

batlegolas
Ben istemiyorum. 23 yaşında kadınım.Siz de yaş ve cinsiyet belirterek cevap verirseniz sevinirim. Merak ediyorum. Çocuk istemeyen insan sayısı az gibi.Teşekkürler.
Ben istemiyorum. 23 yaşında kadınım.

Siz de yaş ve cinsiyet belirterek cevap verirseniz sevinirim. Merak ediyorum. Çocuk istemeyen insan sayısı az gibi.

Teşekkürler.
0
batlegolas
(03.07.20)
40 erkek hayır. Evlenmek bile istemiyorum.
0
pass
(03.07.20)
cocuga bagli, 29 erkek.
0
ateistanbul
(03.07.20)
Asla, hiçbir şekilde, kesinlikle istemiyorum.
33 kadın.
0
pati
(03.07.20)
38 kadin, nope - 20lerin sonunda bi donem ister gibi oldum ama :-)
0
euteamo
(03.07.20)
34,aşırı istiyorum.
Evlenirsem en büyük evlilik nedenim
0
chemnil
(03.07.20)
Hiç istemiyorum. Hatta hiç hiç hiç.

Ama bir keresinde kısa donemliğine beraber olmak zorunda olsak da, bir iliskimdeki adamı cidden sevmiştim. İlk defa birinden çocuk yapabilme isteği hissetmiştim kendimde. Çok garipti.

Ama son 2 ilişkimde kesinlikle düşünmedim.

30 k

Dünyanın hali fln değil olay. Kesinlikle çocuk zamanından ve senden alan birşey. Daha ben gezecem tozacam, ohoooo. Sabah kalkıyorum 1 saat kendi rutinim var benim. 2 gün ailem için fadakarlik yapıyorum da 3. gün tükenmişlik sendromuna giriyorum kendime vakit ayıramıyorum diye.

Ama şöyle birsey eşimin maddi durumu kaygı taşımayacağım bir düzeyde olursa ve o çok istiyorsa ve en önemlisi sorumluluk sahibi bir adam ve düzgün bir baba olacaksa düşünebilirim. Kendimden yapacağım fedakarlık düzeyi ile alakalı bu. Sadece maddi durumla da direk bağdaştırmamak lazım, ama malesef alakalı işte yine de. Kendimden yapacağım fedakarlık düzeyini en aza indiren bir ilişkide, eşim istiyorsa düşünebiliriz.
0
mobydick
(03.07.20)
36E - ben istiyorum ama o bebeklik çocukluk çok angarya işler. hemen 18 yaşına gelmesini istiyorum :)

çocuğu olan arkadaş ve tanıdıklarımın çocuklarına ayırdığı zaman, gösterdiği ilgi çok yorucu. çocuğunla bir kez daha çocuk oluyorsun. "aras bu ne? aaaa portakalmıııışş" falan.. hayal ettiğimde bile yoruluyorum.

bir de şu var

(bkz: gençken evlilik istemeyip yaşlanınca pişman olmak)

ve

(bkz: çocuk sahibi olunca hayatın kaydığı gerçeği)
0
tabudeviren
(03.07.20)
24 k, şu an değil ama ileri de isterim gibi hiç mutlu büyük bir ailem olmadı çocukken. çok özenirdim o ailelere ileride kendim böyle bir aile kurmak isterim.
0
turkce konusan uzayli
(03.07.20)
Evlilikte 5 yılı geride bıraktık. Eşimle psikolojik olarak zaman zaman "olsa güzel olurdu" gibisinden konuşuyoruz ancak reel olarak kesinlikle saçma geliyor.

Kişisel düşüncem şu ki; dünyanın nereye gittiği hem doğa olarak hem politik olarak belli değil, gördüğümüz her şey gün geçtikçe daha da saçma bir şekilde maddiyata bağlı yüzümüze vuruyor ki eminim hane olarak ortalamanın çok üstünde kazancımız var ancak hayatın anlamı bu olmamalı.

Eğer 1970 yılında bu yaşımda olsaydım, istemekle kalmaz iki tane hedeflerdim ancak bu zamanda kesinlikle karşıyım.

36 E
0
foolrules
(03.07.20)
istiyorum ama olursa 2 tane istiyorum ama şu an doğurmaya müsait değilim ne yazık ki vakti geldiğinde inşallah. 21k
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.07.20)
40'ların sonundayım. 2 çocuğum var, başka istemem. Zaten çok "agucuk" çocuk seven bir kafada olmadım. Kendi çocuklarımı seviyorum ama, kendimden bile çok.
30 yaşında çocuk istemeye başladım. Hatta bir ara sadece çocuk yapmak için evlenmek fikri bile vardı aklımda. Şimdiden söyleyeyim, çocuk öyle böyle bir sorumluluk değil. Şimdi "iyi ki yapmışım" diyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(03.07.20)
Asla. Babadan yana şanssız bir adamım o sorumluluğu kendimde görmüyorum.
28e
0
Giovanni Pipitto
(03.07.20)
31e Ben de 10 yillik sevgilim de istemiyoruz. Paramız ve iş nedeniyle zamanımız yok. Çocuk yapmak bizim için pet shop'tan alışveriş yapmak gibi çünkü o kadar evsiz çocuk varken evlat edinmek yerine yenisini yapmak bana evsiz çocuklara kötülük yapmak gibi geliyor. Insanlar olayı biyolojiye bağlıyor,kanimdan olsun diyorlar da sanki kızılötesi görebilen gözlerimiz sırtımızda kanatlarimiz var. Hepimiz benzersiz işte. O çocukları önce evlat edinirdim.
0
howfaristhesky
(03.07.20)
26 K, istemiyorum.
0
landho
(03.07.20)
31 yaşında erkeğim. Keşke maddi manevi imkanım olsa da 3 4 tane olsa. Evli değilim ama geçen arkadaşın kızı oldu. Bakarken gözlerim doldu. Ağlayacaktım.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.07.20)
26 yaşında erkeğim. kısa cevap: kararsızım. uzun cevab için galerimizi ziyaret edebilirsiniz. İŞTE O ÜNLÜ DUYURUCUNUN MERAKLA BEKLENEN CEVABI

kafam çok karışık. bir yandan çok bencil olduğumu, pizza paramı bebek bezine harcamak istemediğimi, ayaklarımı uzatıp gebeş gibi yayılmak dururken çocuğu parka götürmekle uğraşmayacağımı vs. biliyorum ve benim gibi birisi için çocuk yapmanın çok ama çok yanlış olacağını düşünüyorum. öte yandan kız arkadaşım (25) iş ciddiye biner de evlenecek olursak kesinlikle çocuk istediğini söylüyor. onunla birlikte AŞKIMIZIN MEYVESİ AYTEK sahibi olma fikri de hoşuma gitmiyor değil... denize gitsek mesela, kollarından tutup böyle suya indirecek gibi olsam ama tipik bebek hareketiyle ayaklarını kaldırıp "yok istemezük" dese, ben de henry sen rahatsız mısın olm diye dellensem... fena olmazdı. yalnız "çocuk olabilir" dememin tek sebebi şu anki kız arkadaşımın istiyor olması ve evlenirsek türkiye'de yaşamayacak olmamız. bu ülkede çocuk yetiştirmek çok ama çok zor iş, yapanın önünde saygıyla eğilirim ama bende o cesaret ve çelikten sinirler yok açıkçası. anksiyeteden, kaygıdan manyak olup ölürdüm türkiye'de çocuk yetiştirmem gerekse.
0
der meister
(03.07.20)
İstiyorum. Kız olursa iyi olur. Kız çocukları çok sevimli oluyor. Küçücük kafaları, kocaman saçları var falan :D Güzel olursa bi de offf <3

Baba olmak nasıl bir duygu hep merak etmişimdir.
0
eazy
(03.07.20)
32 kadın
İstemiyorum.
Hiç istemedim.
0
mutekebbir
(03.07.20)
28/k

doğru insanı bulursam istiyorum 4 5 tane filan :)
0
kaptan maydanoz
(03.07.20)
27 erkek. hayır istemiyorum. çocukları sadece uzaktan seviyorum.
0
nothing in my way
(03.07.20)
Asla istemiyorum. Bugüne kadar zamanında büyük konuşup da sonradan yaptığım şeyler oldu ama çocuk konusundan çok eminim.

27, Kadın.
0
ms brownstone
(03.07.20)
32 yaşındayım, kadınım, istemiyorum.
0
fotrsapka
(03.07.20)
24 kadın, istememeye daha yakınım.

Fazlaca sorumluluk ve fedakarlık gerektiren bir iş bence çocuk sahibi olmak. Bu yeterliliklere sahip miyim emin değilim. Zaten daha çok erken olduğunu düşünüyorum kendim için ama ilerki 10 yıl içinde bile net olamam gibi geliyor.

Halbuki çocukları da çoook severim. Kardeşim anne gibisin der bazen bana agdhdj. Ama sevmek başka, bir bireyi dünyaya getirmek ona imkanlar sunmak başka.. sevmek için çocuk yapanlar var buradan kendilerine hayretlerimi iletiyorum O_O

Tabi fikirlerim değişebilir de, büyük konuşmak istemiyorum. Ama çocuk istemeyenlerin sayısı bence o kadar az değil, en azından çevremden gördüğüm kadarıyla.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(03.07.20)
29K
istiyorum. yani acilen değil de ilerleyen zamanlarda olsun isterim.
0
elorelia
(03.07.20)
45 E ; Hiç istemedim , olmadı da zaten ama hanım çok sever çocukları olsaydı veya hala olursa sırf onun için kabul edip katlanırım.

En uyuz olduğum sohbet konusuda şu ; olunca anlarsın değerini, sevgisini O.o
Yahu zorla çocuk sevmek zorunda mıyım , sebze yemeği sevmem ısrar ederler bir tadına bak bayılırsın diye ( ki bakmam). Çocuk bu çocuk , var say senin gibi sevemedim , tencereye geri mi boşaltacağız. Etrafımda görüyorum bebekken aşıklar çocuklarına 10 lu yaşlarından itibaren boğacaklar.
0
synax
(03.07.20)
27 k

3-4 yaşına kadar olan cocukları seviyorum. keske olsa ben de sadece sevsem oynasam ama bakmak zorunda olmasam. öyle bir şey mümkün olmadığı için de su an istemiyorum. insanın hayatını ablukaya alan bir sey. kendime zor bakıyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(03.07.20)
31 yaşında erkeğim, mesleğim gereği çocuklar ve ebeveynlerle çok haşır neşirim, uzun zamandır çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum, dünyaya çocuk getirmenin olası varoluşsal krizlere bir nebze çözüm olması dışında bir faydasını göremiyorum.
0
blue rebel motorcycle club
(03.07.20)
'olsa guzel olur herhalde' ile 'aman allah korusun' arasinda gidip geliyorum bu konuda. Eskiden hic istemezdim, son iki uc yildir etrafimdaki bebekli aile, arkadas sayisi artti, bakinca o kadar zormus gibi de gelmiyor ama aslinda cok buyuk bir sorumluluk. Normalde aman aman cocuk seven bir insan degilim ama arkadas bebekleri ile arada oynamak hosuma da gitmiyor degil. yine de ben kendi hayat standartina ve ozgurlugune oldukca duskun bir insanim; bile isteye bozabilir miyim, emin degilim. Bu konu ile ilgili kafalar oldukca karisik bende yani. Hicbir zaman tam olarak 'oldu o zaman yapalim bir cocuk' diyecek durumda olmayacagim muhtemelen, kazayla olursa da hayir demem gibi. 8 yillik bir iliskim var, erkek arkadasim da ayni kafada ki onun yasi benden buyuk.

bir de ben kedimi bile gunde 20 kere kontrol eden, saginda solunda ufacik bir sey olsa uzuntuden krize giren bir insanim, cocuk konusunda evhamli bir anne olarak 20 yil erken yaslanirim herhalde. kendime bu kotulugu yapmak da istemiyorum.

27 yas K.
0
fraise
(03.07.20)
çocuğun eğitim parasını denkleştirebilirsem eğer
orta okul 150k*4
lise 150k*4
üni 150k*4

toplamda 1.800.000TL olabilir. yedisi içtisi vs 2.500.000TL biriktirmem lazım.

diğer türlü düz okula versek 25 yaşında ağzımıza sıçar diye korkuyorum madem bakamıycaksın niye yapıyorsun beni diye.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.20)
38 E
istiyorum, istedim ve var (16 aylık kız), ikinciyi de istiyorum.
0
Corc
(03.07.20)
28 K, 1 yaşında kızım var.

Hayatımın hiç bir döneminde anne olmayı hayal etmedim uzak planlar arasındaydı ama o anaçlık anne olma isteği yoktu. Ama gelecek planlarım arasında vardı. Bazı özel sebeplerden dolayı bu planı öne çekmek durumunda kaldık. Çocukları severdim ama annelerine verene kadar. Kızımı çok seviyorum ve doğum sonrası süreçte 1 yıl kadar doğum iznimi uzatarak evde kaldım.

Arkadaşlar çocuk işi ilişkiyi çok çok farklı bir boyuta taşıyor. Eşimi seviyorum ve zorla evlenmedim. Ama hamilelik psikolojisi, lohusalık psikolojisi, çalışan kadının ev hanımına evriliş psikolojisi...

Sonuç olarak; kızımı seviyorum, ama çocuk işi akıllı işi değil yeni evlenmek isteyenlere de tek tavsiyem: evlenmemeleri..

2. Çocuk istemiyom.
0
snd88
(03.07.20)
24K

çocuklardan nefret ederim ama istiyorum. türk bebeleri gibi çığırtkan olmaz inşallah. :)
0
sonsuz
(03.07.20)
31 yaşında bekar Erkek kişisi.

Yani istiyorum gibi özellikle kız çocuğu bilhassa kız çocuğu ama bir taraftan cesaretim yok gibi bir şey. Böyle bir durum söz konusu.

Neden kız çocuğuna gelirsem; 2 tane kız yeğen.

Abimin 1 kızı, kuzenimin de 1 kız var. Aralarında 3 sene var. Büyük olan abimin kızı. Çok tatlılar lan. Çok komikler. Çok iyi anlaşıyorlar. Oynarken, abimin kızıyla oynarken, lan benim de bir tane kızım olsa demişliğim var.

Kuzenim kızı, gidip babasına sarılırken keşke bir kızım olsa da gelip bana böyle sarılsa demişliğim oldu. Kuzenim adına çok mutlu oldum, mutlu bir ailesi var diye.

Bu iki kız yeğenden sonra kız çocuğu kız çocuğu dolanıyorum.
0
put it in your appropriate place
(03.07.20)
30 K istemiyorum
0
peki madem
(03.07.20)
34 k. çocuğum olsa bakacak halim yok. enerjimi daha istediğim şeylere ayırmayı tercih ediyorum, kişisel tekamül gibi.
0
durme
(03.07.20)
kesinlikle istemiyorum. Çocukları hiç sevmem ve o sorumluluğu almak istemiyorum. Evlilik isterim ama onunla ilgili sorunum yok

24/E
0
nundu
(04.07.20)
40E istemedim,istemiyorum,istemeyeceğim.
0
since1907
(28.02.21)
(18)

Dışarıdan yemek yemeye başladınız mı?

gmzo
3 buçuk aydır dışarıdan bir simit bile alıp yemedik, yemeksepetinden 30 tl, 40 tl indirim bildirimleri gelip duruyor, belli ki sipariş oranı tüm çılgın normalleşmeye rağmen düşük hala. Siz ne durumdasınız, sipariş vermeye başladınız mı?
3 buçuk aydır dışarıdan bir simit bile alıp yemedik, yemeksepetinden 30 tl, 40 tl indirim bildirimleri gelip duruyor, belli ki sipariş oranı tüm çılgın normalleşmeye rağmen düşük hala. Siz ne durumdasınız, sipariş vermeye başladınız mı?
0
gmzo
(28.06.20)
Haziran başından beri neredeyse her gün veriyorum dışarıdan sipariş.
0
pamplona
(28.06.20)
3 defa bizim buradaki balıkçıdan eve söyledim. onun dışında en son yemeksepeti siparişim şubatta.
0
levpontryagin
(28.06.20)
başladım. işe gidince zaten dışarıda yemiş oluyoruz teknik olarak.

bütün pandemi sürecinde dışarıdan söyleyen arkadaşlarım da oldu.

virüsün bu şekilde bulaşma riski düşük. hiç durduk yere grip oldunuz mu, yoksa etrafınızdaki bi arkadaş mı bulaştırdı? virüsler kişiden kişiye yayılır. malzemelerden bulaşma riski çok düşüktür (yok değil)

ama bu süreçte haber kanalları öyle alçakça haberler yaptı ki, virüs bazı yüzeylerde 3 gün yaşıyormuş diye insanlar korkuya sevk edildi.
0
antikadimag
(28.06.20)
Ahaha. Karantinanın en çılgın günlerinde dahi sipariş verdim tabi i. Bu hastalık damlacık yoluyla bulaşıyor. Yemekten değil
0
trgydl
(28.06.20)
karantinadayken bile sipariş veriyordum.
güvendiginiz, temiz olduğunu bildiğiniz bir yerse sorun olmaz, pişmiş yemekle bulaşmıyor.
torbasını, ambalajını vb. çıkarırken dikkat edin yeter.
0
blatta hiberna
(28.06.20)
@blatta ambalajdan falanda bulaşmaz
Sadece kargocu covid ise maskesi yoksa ve bağıra bağıra 30 saniyeden fazla 1 metre mesafede sizinle konuşuyorsa bir ihtimal..,
Yahu 85 milyonluk ülkede günlük vaka sayısı 1300 olan virüsten bahsediyoruz. Poşetten Yemekten virüs bulaşsaydı günde 1 milyon vaka olurdu en az.
0
trgydl
(28.06.20)
Arkadaşlar, yalnızca gıda yoluyla bulaş riskini düşürmek için değil, sosyal etkileşimi minimum seviyeye indirmek için normal şartlar altında aldığımız birçok hizmeti almadık, ürün alışverişini erteledik. Karantinanın en katı olduğu dönemde bile sipariş verdiğiniz için sizleri tebrik ederim, fakat toplum sağlığı açısından doğru bulmadığını belirtmek zorundayım.
0
🌸gmzo
(28.06.20)
Daha dün balcan kebabı yedim lokantadan.
0
komando kani var bende
(28.06.20)
hiç kesmedim dışardan yemeyi, azaltmıştım bir ara şimdi normal devam
0
fezagezgini
(28.06.20)
@trgydl insanları yanlış yönlendirmeyin. dünya sağlık örgütünün sitesinde açık açık "covid-19'un ana bulaş yolu insandan insanadır fakat, nesneler ve yüzeylerde de bulaşabilir" diyor. kulaktan dolma bilgilerinizi bir de yaymayın rica ediyorum. www.who.int
0
🌸gmzo
(28.06.20)
gecen hafta buraya sorup siparis verdim. sen de guvendigin yerden soyleyebilirsin, gelen posetlere falan cok temas etmeden evin sagina soluna surmeden atarsin.
0
exlibris
(28.06.20)
Evet. Ara ara dışarıdan söylüyorum.
0
put it in your appropriate place
(28.06.20)
@trgydl kesinlikle ama kesinlikle katılıyorum. bu öyle yüzeyden falan bulaşan bir şey olsa, covid olmayan insan kalmamıştı dünyada.

dünya sağlık örgütü v.b. kuruluşları referans alanlar, lütfen bu kurumların güvenilirliğini ve tutarlılığını kontrol edin. onlara ve bizim sağlık bakanlığımızın ilk zamanlardaki tutumlarına bakarsanız, maske de önleyici ve gerekli bir şey değildi. şimdi açık havada dahi maskeyi zorunlu hale getirip oksijen alma özgürlüğümüzü engellediler! covid'den kurtulalım derken başka hastalıklara neden olacaklar şimdi de.

@gmzo, soruna cevap olmadı ama bu konuya değinmeden edemedim.
0
Thredith
(28.06.20)
Ben marttan beri veriyorum ama tekrar kendim ısıtıp yiyiyodum ne olur ne olmaz diye. HAziranın başından beri ısıtmıyorum hiç.
0
superfluid
(28.06.20)
@trgydl:
ambalajdan, torbadan vb. bulaşabilir çünkü elden ele bir temas oluyor ve torba yüzeyinden de bulaşabilir.

@gmzo:
markete gitmeden eve sipariş verilmesiyle, dışarıdan yemek istemek teknik olarak farklı değil.
ki marttan beri hiçbir markete ve büyük mağazaya girmedim ve ben de aldığım birçok hizmeti almadım.

temiz olduğunu bildiğiniz, güvendiğiniz bir yerden istediğiniz sürece yemek siparişi pişmiş olduğu için biri üzerine hapşırıp, öksürüp, yemeği yalamadıkça (ki bunlar her restoranda zaten var olan hijyen kuralları) yemeğin kendisinden bulaşma ihtimali yok.
ambalajını dikkatli çıkartır, evde gerekirse bir daha ısıtır ve elinizi yıkar, yersiniz.
bunda doğru bulmayacak bir şey yok.
kısıtlamanın en yoğun olduğu dönemde, restoranlar kapalıyken bile eve paket servise izin veriliyordu.
kaldı ki, birçok restoran da zaten sosyal teması azaltmak için kapıya bırakıp gidiyor siparişleri.

ve evet, kiyiya vuran dildolar+1
0
blatta hiberna
(28.06.20)
Veriyoruz ama her geleni hala mikrodalgada 2 dk çeviriyoruz
0
waztp
(28.06.20)
asla.
en az 1 sene yemem.
0
rewlack
(28.06.20)
Hayatını ne idüğü belirsiz Etiyopya lı bir başkanın örgütüne göre düzenleyeceksen ne ala.... vücudunda hangi virüsler var ve bu virüsler nasıl bulaşıyor biliyor musun? Yanlış anlama ama bu evham sizi daha kötü etkiler virüsten
0
trgydl
(28.06.20)
(12)

berbere gitmeye başladınız mı ?

freebird5406_2
fiyatlar artmış mı ?saçınızı yıkatıyor musunuz ?edit: kendi kesenler makina önerebilir mi ? yanlar 3 üstler 5 ya da tamamen 5 numara kullanıyorum, bunun için 16-19mm civarı uzunlukta kesim yapabilecek taraklara ihtiyacım var
fiyatlar artmış mı ?
saçınızı yıkatıyor musunuz ?

edit: kendi kesenler makina önerebilir mi ? yanlar 3 üstler 5 ya da tamamen 5 numara kullanıyorum, bunun için 16-19mm civarı uzunlukta kesim yapabilecek taraklara ihtiyacım var
0
freebird5406_2
(25.06.20)
Yok valla evde kesmece.. daha da gitmem zaten evde cok keyifli :)
0
msb
(25.06.20)
Kendim kesiyorum ben de. Çook uzun süre de gitmem. Belki artık hiç gitmem. Evde kendim kesince bugüne kadar verdiğim paralara üzüldüm, o pis havlular yüzümü sildiğim içün küfrettim.

Bi makine bi ayna yetiyor.
0
sorularimicinfeykhesap
(25.06.20)
berberler açıldığı ilk hafta gitmiştim.

saçı bence yıkatmak daha iyi olabilir.
benim berber traşdan önce de yıkıyor. adamın eli de yıkanmış oluyor o sayede
ve traş sonrası yıkatmakta bir şekilde alet edevattan saça virüs vs geçtiyse yine yıkama ile sıcağı sıcağına virüsler ölüyor olabilir. en azından bir zararı olduğunu düşünmüyorum berberin eli de temizleniyor çünkü
0
fezagezgini
(25.06.20)
ben 2 kez gittim.

berberim zaten saçı yıkamadan makas ya da makine sürmüyor. Her gelenin önce saçı yıkanıyor o yüzden temiz saça değiyor aletler.

tek kullanımlık havlu tek kullanımlık önlük gelmiş. sorun olmadı 2 kez gitmiş olmama rağmen.
0
ayin yazari
(25.06.20)
Ilk kez gecen hafta gittim. Sabahın köründe uyanıp gittim. İlk oturdum. Berberde maske vardi ben de maskemi cikarmdim. Cok erken oldugu için kimse yoktu. Kapi acikti. Sac yikatmiyorum. Gideceksen işk git sabahin korunde
0
exlibris
(26.06.20)
2 kez gittim. çok dikkatli, çok özenli bir abi. tek kullanımlık ürünlerden dezenfektana her şeyi var. müşteriden sonra maske ve eldiven değiştiriyor. maskeyi yüzüme bantladı çıkarttırmadı. randevu ile alıyor ve gittiğimde sadece ben oluyorum ne çıkanı görüyorum ne gelecek olanı.
0
9kuyruklukedi
(26.06.20)
Kendm kesiyorum +1
Bir daha gitmem +1
0
Kahir ekseriyet
(26.06.20)
Ben nihayet dün gittim çünkü en son şubatta traş olmuştum ve çok uzamışlardı. Sürekli döküldüğü için yıldım ve hemen evin üstündeki berbere gidip iki numara yaptırdım.
0
Avoiding The Puddle
(26.06.20)
Ben bugün gidicem, kendi havlumu da götürücem.
0
antihero
(26.06.20)
Kendim kesmeyi öğrendim ve eşim ve tüm çevrem evde kestiğini anlaşılmadığını soyluyor ve gayet beğeniyor. Yaptığım model üstler 6 en alt 2 numara 2 şer santim aralarla katlı olarak numara yükseltiyorum geçiş izlerini yok ediyorum. Kesinlikle tavsiye etmiyorum gitmeni ne kadar yıkansa da eli berberin başkasının oturduğu yere oturup dokunduğu yerlere sürünüyorsun aynı havayı soluyorsun. Riskli ve hijyenden uzak.

Bundan sonra da gitmem daha ben ve çevremin tamamı eve sağlam trad makineleri alıp bu süreçte kendi saçını kesti. Kesmeye devam ediyor.

Kullandigim alet wahl 300 serisi ve enseler için powertech tr 258
0
shbz
(26.06.20)
Mayısda gittim 1 defa. 3 numara kesmiştim.

- Hayır, artmamıştı
- Kendisi yıkamadı. Evde yıkarsın demişti. Zaten niyetim yoktu.

Ağustos'a kadar anca uzar. Biraz dayanırsam Eylül.
0
put it in your appropriate place
(26.06.20)
Zazanın makinesi var ona bakın. Mosere ürettiriyor. F/p anlamında piyasadaki en iyi cihaz olabilir.
0
kojonotsuki
(26.06.20)
(24)

Çevrenizde evli ve mutlu çiftler var mı?

GoodMorningTeacher
Son yıllarda çevremde çok fazla boşanan, sürekli kavga eden, birbirinden şikayet eden çift var. Bu çiftlerin yaşları 27-35 arasında. Kimisinin evliliği daha beş seneyi dahi doldurmamış. Ama aralarındaki iletişim korkunç bir hale gelmiş. Eğitim ve kariyer açısından ülke geneline göre çok iyi seviyede
Son yıllarda çevremde çok fazla boşanan, sürekli kavga eden, birbirinden şikayet eden çift var. Bu çiftlerin yaşları 27-35 arasında. Kimisinin evliliği daha beş seneyi dahi doldurmamış. Ama aralarındaki iletişim korkunç bir hale gelmiş. Eğitim ve kariyer açısından ülke geneline göre çok iyi seviyedeler. Çoğunun arasında kültür farkı da yok. Hele çocukları henüz 4 yaşına bile gelmemiş çiftlerin kavgaları daha korkunç oluyor.

Artık evli ve mutlu çift sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor gibi. Bu insanlar kavga etmek, boşanmak için evlenmiyor ama bu hale gelmeleri dramatik değil mi? Çok üzücü.
0
GoodMorningTeacher
(25.06.20)
Çevrenkelier belki farklıdır ama ben bunu "6,ay içinde tanışıp evlenmeye" bağlıyorum.

6 ay tabi lafın gelişi. Bir insanı tanımak için hem yıllar geçmesi gerekiyor hem de birçok durumu birlikte yaşamış olmak gerekiyor.

Ama çoğu kişi, kısa bir sevgililik döneminden sonra evleniyor. Çünkü sanıyorlar evlilikte sevgililik gibi neşeli bir oyun. Her günleri öyle geçecek sanıyorlar. Sonra da gerçekle çat çat yüzlerine vurmaya başlayınca her iki taraf da afallıyor, çirkibleşebiliyor vsvs.
0
sorularimicinfeykhesap
(25.06.20)
ben hic gormedim acikcasi.

bir hizla evlenip mutsuz oluyorlar. bosanan cok var. 22-30 yas arasi cok.
0
baldan kaymak
(25.06.20)
Evli insani tanimasam bile genel ifadesinden anliyorum artik. Mutsuz, bezgin bi ifade.
0
msb
(25.06.20)
çevremde mutlu olan var.
genç olan, söylediğiniz yaş aralığında bir tane.
ileri yaşlarda daha fazla çift var mutlu olan.

mutsuz olanların durumu dramatik değil, çünkü zaten beklenen bir şey bu.
perşembenin gelişi çarşambadan belli oluyor genelde.
sorun evlilikte değil, insanların yaklaşımında.
0
blatta hiberna
(26.06.20)
Yok. Bir tane bile yok. 30 yıllık evlisinde de aynı bıkkınlık 5 senelik evli olanda da.
0
black holes in the sky
(26.06.20)
30 yaş altı evet mutsuz ve paylaşım cok az
Ama 30/35 civarı evliler daha iyi ya da stabil gibi.
0
chemnil
(26.06.20)
Hiç yok. Seks hayatları berbat.
0
kickboxer
(26.06.20)
Benim çevremde de durum kötü. Mutlu evlilikler az. Herkes hemen tanışıp evlenme derdinde. Bir yarış var da bizim haberimiz yok galiba. En çok üzüldüğüm de arada kalan çocuklar. Daha kendileri büyümemiş insanlar biran önce çocuk sahibi olma peşinde. Çok yazık.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(26.06.20)
Ben bu konuda şanslı azinliktanim galiba; arkadaşlarım, ailem içinde evliliğini güzel bir şekilde idare eden çok insan var. İç dünyalarını %100 bilemiyorum tabii, her evlilikte olduğu gibi ufak tefek sorunları oluyordur ama birbirleriyle iletişimi olan, mutlu çiftler genelde yakinimdakiler. Bunu empati yeteneğine bağlıyorum ben. Empati, sevgi ve saygı bir ilişkide ne kadar fazlaysa o ilişki o kadar güzel şekilde ilerliyor. Çocuk konusunda da mesela; hiç çocuk düşünmeyen ve korkan ben bu çiftler sayesinde yavaş yavaş daha sıcak bakmaya başladım.

Ha hiç mi boşanan yok? 2 dayım birer yıl arayla boşandı; biri 30 yıllık evliydi, diğerı 4 yıllık. Ama sırf bu ikisine bakarak tüm çevremde evlilikler çok sorunlu diyemem.
0
fraise
(26.06.20)
Evlilik bir mutlu olma aracı değil ki zaten ? De facto olarak evliliği neden mutlulukla bir yazarlar anlamam.

Evlilik bir insanla aynı evi paylaşmanın maddi ve manevi olarak ibraz edilmesinden öte bir şey değil.
0
Avoiding The Puddle
(26.06.20)
en son evli bir arkadaşa sorduğumda %60 pişmanım demişti. %40 mutluluk da çocuk içinmiş.
0
tabudeviren
(26.06.20)
Benim çevremde mutsuz olan az ama çevremdeki evli erkeklerin yarıya yakını abaza. Kalan yarısının da bir kısmı aşırı görgüsüz. Hanımlarını tanımıyorum bu adamları nasıl çekiyorlar bilmiyorum belki onlarda öyledir. Çoğunluğu evliliklerinden memnun. Gelip evlenme diye kafa utuleyene boşan o zaman diyorum ağlamaya başlıyor.
0
Topalordek
(26.06.20)
bir hızla evlenip mutsuz olanlar konusunda herkes yazmış zaten ve fakat üniversitenin ilk yıllarından itibaren beraber olup, yedi sene sonunda evlenip bir sene sonra boşanan da var. zor işler.
0
ismim ibrahim
(26.06.20)
Ben varım.

Çünkü eşim en iyi arkadaşım, tek arkadaşım. Klişe bir tabir biliyorum ama ben zaten çok bir çevresi olmayan bir insanken, bir de başka bir şehre çalışmaya geldim. E tanıdık da kimse yok. Birbirimizden başka arkadaşımız da yok.

Bunu bozacak, huzur kaçıracak tek şey olarak çocuk yapmayı görüyoruz. O yüzden mesela çocuk yapmaya mesafeliyiz. Çünkü bahsettiğiniz gibi "evli ve mutsuz çiftler" genelde çocuklu çiftler oluyor. Çocuktan sonra bir yerde mecburi katlanmaya dönüyor olay.
0
akatreil
(26.06.20)
Valla ben memleketten çok uzak bir yerde yaşıyorum. Antalya'da çevremde bir sürü mutsuz çift var. Her gün kavga gürültü, tartışma. Antalya'da genel olarak herkes mutsuz gibi geldi bana
Fakat; yaşadığım yerde birçok mutlu çift var. Havasından mı suyundan mı bilemedim.
0
komando kani var bende
(26.06.20)
Bunlardan biri de benim. İki evlilik yaptım, biri 4 biri 3 yıl sürdü. Sanırım insanlar içinde büyüdüğü aile ortamını bekliyor, bulamayınca da hüsranla sonuçlanıyor. Bulmak da pek mümkün değil, jenarasyon farklı. Erkeklerde kabahat çoktur ama kadınların hiçbir şeye tahammülü yok. Maddi zorluk da buna dahil, kocalarının depresyona girmiş olmalarını bile ben bu dünyaya mutsuz olmaya gelmedim diye karşılayabiliyorlar. Entelektüel düzeyler hemen hemen aynı da olsa ev içinde farklılıklar batabiliyor bir süre sonra. Kadınlar ev işlerinde erkeklerin kendileri kadar becerikli olmalarını beklerken, erkekler ev işlerinin karı koca arasına girmesinden şikayetçi. Eşleri geçtim, aileler bile tahammülsüz, boşanırlar biter kafasındalar. Karı koca ikisinin de çalıştığı durumlarda yorgunluktan cinsel istek daha da azalıyor, ve bu mesafeleri arttırıyor. Bir taraf sürekli ilgi ve pohpohlanma beklerken diğer taraf yorulduğunda artık beni sevmiyorsunlar başlıyor. Tahammülsüzüz, en büyük problem bu. Ailenin kutsallığı da kalmamış üstelik. Biterse bitsine dönüyor iş. Bir şekilde olmuyor yani.
0
antihero
(26.06.20)
32 yaşındayım. izmir. Cevremde henüz mutlu bir evliliğe rastlamadım. Kendi annem babam/abimin evlilikleri ve arkadas cevrem dahil. Evliliğe olan yaklaşımım nihayete erdi sanırım. Evlenmeyeceğim.
0
tmm
(26.06.20)
ben bugüne kadar bir tane mutlu evlilik gördüm. bir gamer çiftti onlar da kafaları müthiş aynı çalışıyordu. başka da görmedim. geri kalanların hepsi sorunlu, hepsi problemli. tam olarak antihero'nun anlattıklarıyla dolu evlilikler.

evlenmeyin, gerek yok. saçma sapan bir kurum.
0
avianthem
(26.06.20)
Ben de çok kısa sürede tanışıp evlenen çiftlerde bunu görüyorum ya hemen boşanıyorlar yada ailelerinden eşinden felan mutsuzlugunu cok kolay dile getirebiliyorlar, ben ve eşim 3 yıldır evliyiz, üniversiteden beri beraberiz total 8 yıl, gayet arkadaş sevgili her şeyiz. Evlenince farklı bir insanlar karşılaşmadım, ve hiç konuşmasak bile gayet ne dediğimizi anlıyoruz. Bu işler sabır işi biraz da. Evlenmeden önce sevgiliyle mutlaka 2-3 tartışma yaşıcak kadar birlikte olunmalı. Tüm ortamlara girilmeli ve iki bireyde olgun olmalı çünkü bu iş sevgililinten öte biraz daha. Tartışma konusu ise şu şekilde ilk tartışmada cok muhim değil hemen biri alttan alır geçer ama 2-3 tartışmada artık insanın gerçek yüzünü görüyorsun o şekilde kabullenirsin veya etmezsin
0
esinikaybetmiscorap.
(26.06.20)
Var. Abim ve 3 kuzenim evli. Hepsi mutlu. Abimin 2 çocuğu var, bir kuzenin 1 tane çocuk. Hepsi mutlu, herkes mutlu.
0
put it in your appropriate place
(26.06.20)
Biz varız :)

Daha önce benzer konulara da yazmıştım. 15 senedir evliyiz , 1 gün bile eve ayaklarımız geri geri gitmedik , seve seve koşa koşa gittik hep. Huzur,güç bulduğumuz tek yer birbirimizin yanı oldu. Evlilik genel anlamda güzel bir şey mi ? Çevremde gördüklerimden çıkan sonuç asla değil. Bizim evliliğimiz güzel :)
0
synax
(26.06.20)
evde kardeşinizle nasıl tartışıyorsanız eşinizle de tartışıyosunuz arada. ama sıklığı ve şiddeti önemli. azcık tartışma çokça mutluluk var bizde.
0
xrated
(26.06.20)
benim 5-6 kişilik arkadaş grubumda herkes mutlu. ben nişanlıyım ne olacağını kestiremiyorum. evlilik çok zor bir şey. tahammülsüz, uzlaşmayı bilmeyen insanlar evlenirse ister çok sevsinler ister 10 sene çıkmış olsunlar o evlilikler yürümüyor. birçoğumuz da tahammülsüzüz aslında. kendimizi bu yönde geliştirirsek karşımızda da böyle olmayan biri olursa yürümemesi için ekstrem bir şey olmadıkça bir sebep yok bence. sevgi saygı onları saymaya gerek yok zaten.

sadece 1 çift bizde bir garip onları unutmuşum. 6 ay sonra uzak evlilik (atama memuriyet meselesi) olmasına rağmen boşanmaya falan kalktılar ki evlendikten sonra 1 kez görüştüler zaten. sorunları da şuydu: bunlar evlenmeden hiç bir ciddi konuyu konuşmamışlar. Resmen hayat görüşleri bile ayrı. Görünen köy olayı var mesela bunlarda da.
0
sanguine mcqaer
(26.06.20)
Kesinlikle sevgilimle 6 ay aynı evde yaşarım. Eğer hala herşey iyiyse ozmn evlenirim.

Şöyle diyim, gören herkesin hayran ötesi hayran olduğu, ben sormadan çevremin kendiliğinden sevgilin çok kaliteli çok düzgün çok harika biri deme gereği duyduğu über yakışıklı eski sevgilimden ayrıldım mesela. Hem de bitiren bendim. Aynı evde yaşamasam bilemezdim ama. Aşırı bencildi misal, aşırı tembeldi. Aşırı rahatına düşkündü. Hani herkes rahatına düşkündür hatta ben rahatıma düşkünlüğüm ile mehşur biriyim, ama sıkıya gelmem gerekiyorsa alasını yaparım. Ama o 7/24 rahatına düşkündü misal. Hatta son zaman, ya bundan çocuğum olursa ayvayı yedim diyecek bir duruma geldim. Ama dışarda gör ütüsüz kot bile giymez, gerekirse dışarı çıkmaz ama çıkacaksa jilet gibidir. Bir bakmışsın bütün haftasonu evde mahoş mahoş gezinen, sana kahrını çektiren adam kalkmış dışarı çıkacağı için ütüsünü yapıyor, şoka girersin. Harikadır yani dışarıdan. Bazen ben bile unutup diyorum, nasıl bıraktın mis gibi çocuğu diye, tabi bu düşünce 2sn sürüyor, sonra asıl olan karakteri aklıma geliyor of iyi ki bıraktın aferin kızım diyorum. Ev diyip geçmeyin öyle çok şey oluyor ki evde.

Kısacası yaşamadan bilinmiyor. Önce tadına varacaksın. Birkaç aşama kaydedilecek evde, sonra zamanla herkes artık kendi olduğunda hala herşey iyiyse tamam, hatta öylesini bulursan kaçırmayacaksın.

Eskiden insanlar seyahat edermiş ama artık tanıma yolu değil, seyahatler uzun süreli yol yapma serüvenleri.

Aynı evde yaşayacaksın. Budur.

Soruna cevap değil biliyorum ama böyle. Öyle 3 gün bende 4 gün kendi evinde de değil. G.t g.te yaşayacaksın arkadaşım aylarca aynı evli gibi. Ondan sonra o kişi ile evlenmeyi gözün yiyorsa, kesiyorsa canın istiyorsa evleneceksin.

Soruna kısa bir cevap verirsem çoğu ilişki dürüst değil çünkü. Konuaşamadıkları, ay bundan alınır mı diyecekleri insanlarla evleniyorlar. Sonra buraya gelip soru soruyorlar eşim bunu yaptı konuşsam mı ama nasıl diyeceğim alınır o öyle bu böyle olur. Eşimle bir konuyu konuşarak çözmek mümkün değil, konuşarak çözemiyoruz biz.... Ee napacaklar. İki seks yap halının altına süpür sorun gerçekten patlak verene kdr...

Ya da mesleği için evlen, evi arabası için evlen, güzelliği için evlen ee sonra??? Güzelliği ile sahip olduğu kibir, onun için harcadığı zaman ve para, bencilliği belki takındığı yapay davranışlar sana uyacak mı? Yada bütün haftasonu pes oynaması. Aslında onun boş hayatının içinde mutlu olmadığını fark ettiğinde ne olacak?

İnsanın değeri olacak değeri, değerleri.. Sonra benzer değerlere sahip biri ile olacak. Sevmeyi bilecek. Dürüst olacak. Sonra evleniyor mı çocuk mu yapıyor me bok yapıyorsa yapsın. Değer derken ah o egeli ben de egeliyim, aynı kafadayız değer yargılarımız aynı vs vs bundan bahsetmiyorum. Misal senin için film izlemek bir değerdir, öbürü için sürekli film izlemek anlamsızdır, belgesel izlemek ya da sıkıcı diye tabir edilen sanat filmleri izlemek bir değerdir. Misal senin için sağlıklı beslenmek bir değerdir, onun için bulduğu her dönerciye girmek. Yani aslında küçük değerlerin büyük puzzle ı oluşturduğu bir şeydir ilişki.

Ama biz hala ben onu değiştiririm kafası ile evlenelim, konuşamadığımız konuları içimize atalım, aman ne güzel ilişkim var şimdi kavga etmeyelim bundan diye gerçek fikirlerimizi söylemeyelim. Ama bu böyle gitmez ki, patlar işte bir yerde..

Dramatik mi bilmiyorum ama bir tiyatro oyununda sahneler ilerledikçe ortaya serilen çözümlenmeler gibi.
0
mobydick
(26.06.20)
(11)

Insanlarin sizin yerinize dusunmeleri sizi sinirlendiriyor mu?

bollocks44
Dostlar selam, direkt aciklayayim sorumu. Bir arkadasinizdan x esyayi odunc rica ediyorsunuz. Cevap hayir. Hayir cevabi vermesinde hic sorun yok, uzayip kendi isinize geri donecek iken, surada su kadara var, satin al diye akil veriyor. Bu durum sizi irite eder mi?Sevgiler
Dostlar selam, direkt aciklayayim sorumu. Bir arkadasinizdan x esyayi odunc rica ediyorsunuz. Cevap hayir. Hayir cevabi vermesinde hic sorun yok, uzayip kendi isinize geri donecek iken, surada su kadara var, satin al diye akil veriyor. Bu durum sizi irite eder mi?

Sevgiler
0
bollocks44
(22.06.20)
etmez
0
nahtoderfahrung
(22.06.20)
böyle bir tane arkadaşım var sadece, bazen sinir edici bir boyuta ulaşmıyor değil. kendi düşüncesine göre senin de öyle düşüneceğine karar verip iş yapıyor mesela. örnek vereyim

ben x marka ürünü almayı düşündüm diye sohbet ederken söylüyorsun, o birkaç gün sonra "ya benim y marka benzer ürünü satan bir arkadaşım var, numaranı verdim seni arayacak" diyor.

ama sonra düşününce bunu tamamen bana iyilik olsun diye yaptığını görebiliyorum, sadece kötü bir huy.
0
aziz dostum jack
(22.06.20)
Sorundaki rahatsız edici değil. Bunu ben de yapıyorum. Hayır dediğimde karşı tarafla minik de olsa ortamda gergin bir hava oluşuyor ve yumuşatarak onu kırmak istiyorum. Aslında ''seni yarı yolda bırakmak istemiyorum, bak fikir de veriyorum, işini o şekilde halledebilirsin'' demek için bu, yoksa karşı tarafı çok da düşündüğüm için değil. Ama üstteki cevapta yazılan sinir edici, çıkar hizmetli emrivaki cümlesi o.
0
aramızda kalsın
(22.06.20)
dostlar, insanlarin hayir cevabi vermeleri, evet cevabini vermelerinden cok daha mutlu ediyor beni. cunku toplumda bir cok insan hayir demeyi bilmiyor, bununla alakali bir sorun yasamiyorum. kirgin, uzgun ya da sinirli hissetmiyorum. ama hayir cevabi sonrasinda benim (akil edemeyecegimi dusunerek mi bilmiyorum) fikir yurutmeleri cinlerimi tepeme cikartiyor.

ya ornek, kamp buzlugunu odunc alabilir miyim diyorum mesela, hayir ama migrosta var 100 lira diyor mesela. lan ben zaten nereden alabilecegimi biliyorum, sordugum soru bu degil. hayir abi veremem, kusura bakma dese hic sorun yok.
0
🌸bollocks44
(22.06.20)
Bilgi sahibi olmadan fikir olarak, ben senin olsaydım böyle böyle yapardım demelerine ayar olup, öfkeleniyorum fazlasıyla. Sanki benim aklıma gelmiyor, dedikleri.
0
put it in your appropriate place
(22.06.20)
İşime yararsa memnun olurum.
0
black holes in the sky
(22.06.20)
Sizin anlattığınız duruma zaten sinir olurum da başlıkla ilgili de söyleyeceklerim var.
Ablam beni benden çok düşünür. Bazen o bile sinir bozucu oluyor. Anlatayım; bir arkadaşımın anne-babasının kısa bir süre yardımcıya ihtiyaçları oldu. Aslında arkadaşımın düşüncesi "yardımcıları olsa bir süre ne iyi olur" şeklinde. Ufak bir kaza atlatmışlardı. Neyse bana söyleyince aklıma geldi, anne-babasının oturduğu şehirde ablamın da bir arkadaşı var. Yörenin yerlilerinden. Açtım ablama sordum "bir yardımcı arıyorlarmış, belki seninkiler biliyorlardır böyle birini" diye. 10 dakika sonra ablam aradı, tesadüh tam da o sitenin yakınlarında tanıdık bir temizlikçi kadının numarasını vermişler. Arasınlar hemen, ben de bileyim dedi. Çok teşekkür ettim, hemen arkadaşı arayıp söyledim. O da çok teşekkür etti. Neyse, ben konu kapandı sanıyorum. Bir 10 dk sonra ablam tekrar aradı "aramışlar mı, anlaşmışlar mı?" diye. Ben de arkadaşa söylediğimi, çok teşekkür ettiğini söyledim. "Ama hemen arasınlar, ben kadına gitme seni arayacaklar dedim" demez mi? Yahu 3 katman var işin içinde, sen kadına niye "gitme bir yere" diyorsun. Kaldı ki bana bu durumu böyle anlatmamışsın. İki dakikada bana verdi veriştirdi. Kalbi kırılmasın diye cevap da vermedim ama içime de oturdu. Sinirlendim mi, elbette.
0
SiyamkedisiZorro
(22.06.20)
Bazen sürekli bir şey ödünç isteyene karşı takınılıyor bu durum. Veriyor, veriyor, veriyor, sonra ya ben enayi miyim gidip alıyorum, ugraşyorum bu adam her seferinde benden bir şeyler istiyor diyor. Yani o seni düşünemedi sanıp söýlediği bir şey değil, ikiiz de aynı koşullardayız, ben kimseden istemeden kendi işimi hallettin, sen de git al, hallet iması. Yani düşünebileceğini biliyor ve buna raģmen onu kullandığını düşünüyor. Beni irite etmez, çunkü muhtemelen düşunmemiş olurum. Onun söylediği şeyi düşünebiliyorsan va zaten yapmıyorsan sanki bir sorun var. Almamak için başka bir nedenin varaa biliyorum şu yüzden istedim dersin biter. Ya da param yok şimdi alamıyorum o yüzden dersin. Yani duruu bildiğin halde yapmamaya devam etmenin nedenini söylersin. Bana kalırsa.
0
velvetmorning
(22.06.20)
akıl sormadan akıl veren herkes sinir eder beni.
bunun bir de yardım istemediğin halde yardım eden versiyonu vardır, ki o daha katlanılmaz.

bu küçük bir örnek gerçi ama temelde haddini aşmak, duracağı yeri bilmemek aslında.
konu sizin dediğiniz gibi kamp buzluğu falan değil daha büyük bir mesele olduğunda olaylar başka boyutlara ulaşabiliyor.
0
blatta hiberna
(22.06.20)
Sinir olurdum,olurum da
0
chemnil
(22.06.20)
Akil istemeden akil vermek tacizdir zaten, ufak capli
0
gunes123
(22.06.20)
(17)

Masal tadında film

kirmizipilotkalem
Merhaba başlıkta da belirttiğim üzere şöyle masal havasında geçen yormayan, eğlendiren sonunda keşke bitmeseydi diyecegim. rengarenk filmler arıyorum bildiğiniz varsa yazar mısınız? :)Saygı sevgi ve hürmetler hepinize :))
Merhaba başlıkta da belirttiğim üzere şöyle masal havasında geçen yormayan, eğlendiren sonunda keşke bitmeseydi diyecegim.
rengarenk filmler arıyorum bildiğiniz varsa yazar mısınız? :)

Saygı sevgi ve hürmetler hepinize :))
0
kirmizipilotkalem
(17.06.20)
big fish
stardust
maleficent 1-2
0
freebird5406_2
(17.06.20)
wes anderson filmleri özellikle big budapest hotel.
0
scudman1
(17.06.20)
The fall
0
catch the arrow
(17.06.20)
the fall +1, tablo tadında bir film.
bir de el laberinto del fauno
0
uuth
(17.06.20)
Charlie'nin çikolata fabrikası

Karanlık Gölgeler

bu iki filmin bonusu johnny depp

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları

Valerian Ve Bin Gezegen İmparatorluğu
0
elestirman
(17.06.20)
interstate 60
0
freebird5406_2
(17.06.20)
Tam aradıgın filmler;
The fisher king
Being there
The party
0
deer hunter
(17.06.20)
Chocolat
0
beetlejuice
(17.06.20)
Away we go.
0
Amaranta ursula
(17.06.20)
magorium's wonder emporium
ne tatlı filmdi bu ya. tam tarif ettiğin gibi.
0
cosmicgadin
(17.06.20)
Charlie'nin cikolata fabrikasi +1

Penelope (christina ricci oynuyor)
0
Kittie
(17.06.20)
Karamsar masal istiyorsanız

uuth ile aynı filmi tavsiye etmisiniz.

pan's labyrinth +1
0
put it in your appropriate place
(17.06.20)
benim de aklıma ilk big fish geldi, enteresan :)
bir de, rahmetli robin williams'ın bir filmi vardı...
hah. what dreams may come.
gerçi robin'in her filmi masal gibi...
0
sutsuz kahve
(17.06.20)
Bab'Aziz
0
alfred
(17.06.20)
Büyük budapeşte oteli demeye gelmiştim
0
curukturpkokusu
(18.06.20)
Büyük budapeşte oteli +1 kesinlikle
0
cooperr
(18.06.20)
Cevap Studio Ghibli.

- Kaguya-hime Monogatari (gerçekten masal uyarlaması)
- Sen to Chihiro no Kamikakushi
- Howl no Ugoki Shiro
0
wish i could find a way to disappear
(18.06.20)
(7)

Asosyalliği sevmek

sacrilegious
Ya düşünüyorum. Birkaç sene öncesine kadar çok sosyaldim her ortamda iyi vakit geçirirdim. Sonra ne oldu bilmiyorum, bi zaman sonra içe dönük yaşamaya başladım ve artık arkadaşlarımla görüştüğümde çok sıkılıyordum. Hatta görüşmemek için çağırıldığım her etkinliğe bir bahane buluyordum. Ne bileyim ço
Ya düşünüyorum. Birkaç sene öncesine kadar çok sosyaldim her ortamda iyi vakit geçirirdim. Sonra ne oldu bilmiyorum, bi zaman sonra içe dönük yaşamaya başladım ve artık arkadaşlarımla görüştüğümde çok sıkılıyordum. Hatta görüşmemek için çağırıldığım her etkinliğe bir bahane buluyordum. Ne bileyim çok gereksiz geliyordu ya. Yani kafam kaldırmıyor mu denir nasıl anlatılır bilmiyorum. Sıkılıyorum. Hep yüzeysel muhabbetler. bi beklentim de yok kimseden aslında...

Mesela böyle lisedeyken ya da üniversitenin ilk yıllarında falan dünyanın en güzel şeyiydi sosyalleşmek. Aptalca şeylere saatlerce gülerdik falan. Şimdi görüşmek konusunda insanlara bahane bulmaktan usandığım için telefonu kapatıyorum. Ne oldu da bu noktaya geldim anlayamıyorum.

Ya mesela sevgilim var. Her dönem birileri oldu. Ama onun dışında kim olursa olsun çağırıldığım ortamda 10. Dakikasında “pff ya burda ne işim var” oluyorum. İnsanları beğenmemek değil derdim. Kendimle olmaya o kadar alıştım ki diğer tüm ilişkiler sabun köpüğü gibi geliyor. İnsanlar özellikle aile bireyleri bu durumu bir hastalık gibi görüyor, üzülüyorum. Bahsettiğim asosyallik iletişim kuramamak değil. Anlamışsınızdır. Yani işim gereği kurmam gereken ilişkilerimde vs hiçbi sorun yok. Sadece boş zamanlarımda başkalarıyla vakit geçirmektense hiçbir şey yapmamayı bile daha cazip bulmak.

Doğumgünlerinde ne işim var mesela? Ya da neden birilerinin arkadaş gruplarıyla tanıştırılıyorum? ya da örneğin içlerinden ikisini tanıyorum ama 5-6 kişi gidilen kahvaltıya çağrılıyorum. Yine 5-6 kişi tatile gidelim diyen var ya. Eski ev arkadaşım hala arıyor, bulunduğu şehre davet ediyor falan. Ya insanlarla görüşmek, tanışmak istemediğim için artık kendimi kötü hissediyorum.

Sizce bu bir sorun mu?
0
sacrilegious
(15.06.20)
Yaş 28,5;k bu arada. Yaşlandık mı yoksa?
0
🌸sacrilegious
(15.06.20)
Yaslanmak demeyelim de olgunlasmak diyelim biz bu ise. Yani yas aldikca insan biraz daha kendi icine cekiliyor. Isten cikinca kosa kosa eve gidiyorum, hafta sonlari yapilan planlar ruhumu daraltiyor mesela.

Fakat bunca eve, kendi icine kapanmak da saglikli degil yine de. Sorun aslinda disarida kalitesiz vakit gecirmek, senin dönüsümüne cevrenin ayak uyduramayisi veya ayni seviyede insanlarla karsilasamamak. Belki biraz daha kafa dengi, iyi vakit gecirebileceginiz insanlar olsa etrafinizda, arada sirada vakit gecirmek isteyeceksinizdir diye düsünüyorum.

Tabii bunlar hep kendimden yola cikmalarim, tamamen farkli bir motivasyonunuz da olabilir.
0
bosver nicki
(15.06.20)
Depresyon olabilir. Depresyon illa “cok kotuyuuum” diye ortaya cikan bir sey degil.
Ha tabi ki daha secici olabilirsiniz yasla beraber ama ben burda secicilikten ziyade direkt anti sosyallik gordum.
Bir psikiyatra gidin derim, en azindan hastalik mi yoksa gercekten tercih mi, bunu ogrenip o yonde adim atarsiniz ya da atmazsiniz.
0
kuehles blondes
(15.06.20)
Depresyon demeye gelmistim. Eskiden zevk alinin seylerden artik hic almamak belirtisi olabilir. Ama kisi is ilişkilerini filan normal devam ettirebilir örtülü ya da maskeli depresyon deniyordu sanirim.
0
sanguine mcqaer
(15.06.20)
"Ama onun dışında kim olursa olsun çağırıldığım ortamda 10. Dakikasında “pff ya burda ne işim var” oluyorum. İnsanları beğenmemek değil derdim. Kendimle olmaya o kadar alıştım ki diğer tüm ilişkiler sabun köpüğü gibi geliyor."

bu tanım hobimi yapmıyorsam %100 bana da uyuyor ve psikolojik bir durumdan ziyade -bence- olgunlaşmayla, hayattan istenilecek şeylerin kişisel olarak belirlenmesi ve bunun hayat tarzı içinde oturtulmasıyla alaklı. Ama çevredeki insanlar bunu bir hastalık ya da zaaf gibi görüyorlar.

Kendi çevremde gözlemlediğim şey ise, bunu ilginç olarak yorumlayanların tamamı kendilerini zorlayarak dışarıda vakit geçiriyorlar (her cumartesi dışarıya çıkar iki bira içip canlı müzik dinlerim gibi..) ve çevrelerine kendilerini pazarlar gibi orada olduklarını belirtme ya da davet etme gibi huylar da ediniyorlar.

Ben aile de dahil olmak üzere, eşim dışında kimseyi umursamadığım için bu farkındalığın hiç sıkıntısını çekmiyorum hatta huzurunu hissediyorum.

son olarak bu bence asosyallik değil, sosyal doygunluk.
0
foolrules
(15.06.20)
Bu arada herkes bir depresyon deme kafasında da; eskiden zevk alınan herşeyden hayat boyu zevk alınmalı mı?

Yani eskiden meyveli dondurma severdim ancak bir kaç yıldır sütlü ya da kakaolu dondurma dışında tercih etmiyorum. bu da mı depresyon?

Asosyal olan kişilerin doğru düzgün bir ilişkisini geçtim iki üç tane bile arkadaşı olmaz, inanlarla ya da çevresiyle iletişimden kaçınır. Söz konusu durum böyle bir durum değilki..
0
foolrules
(15.06.20)
İçe dönük karakter yapısına evirilmiş olabilirsiniz. Bilimsel adını yazıyım; Introvert. Genel olarak extrovert yapınız varmış. Artık bir şekilde Introvert dönüşmüş olabilir bence.

Asosyallik farklı bir şey.

@boşver nicki +1
0
put it in your appropriate place
(15.06.20)
(8)

Diyet sürecinde en iyi alkol seçeneği

rizeligodard
yağ yakmaya yönelik intermittent fasting yapıyorumHaftada bir iki içebileceğim en az kilo yapan içki seçeneği nedir?
yağ yakmaya yönelik intermittent fasting yapıyorum
Haftada bir iki içebileceğim en az kilo yapan içki
seçeneği nedir?
0
rizeligodard
(12.06.20)
alkoller ne yazık ki çok kalorili. o yüzden diyet sürecinde alkol önermiyorum.

sek viski için illa içeceğim diyorsanız çünkü en azında alkolü yüksek ve çok içilemiyor.
0
ozdek
(12.06.20)
sekersiz tonik cin
0
cairo
(12.06.20)
en dusuk kalorili olan votkaydi bildigim kadariyla. ama sarap da sık olmamak ve 1 kadeh kadar olmak kaydiyla icilebiliyor. bira ve sekerli ickilerden uzak durmak onemli tabii.
0
in vino veritas
(12.06.20)
Esasında alkolün kalorisinin kiloya bir etkisi yok, zira alkolün besin değeri olmadığı için vücutta depo edilecek bir kütleye dönüşemez, yani yağa dönüşmez ya da kaslarda veya karaciğerde glikojen olarak depolanamaz; karaciğerde bir takım kimyasal reaksiyonla yıkılarak vücuttan atılır, yani alkolün doğrudan kiloya bir etkisi yoktur, kiloya etkisi şu şekilde olur: En bilinen hali, alkolün yanında tüketilen yiyeceklerdir, kiloya genelde bunlar neden olur. İkinci olarak da sistem "alkol" diye bir maddeyi doğal olarak tanımadığı için bunları bir an önce sistemden atmaya çalışır, o nedenle kanda alkol varken yağ yakımı gibi kendine göre gereksiz aktiviteleri minimuma çeker, enerjiyi genelde karaciğer şekerlerini çözerek karşılar, karaciğerin şeker rezervi düşük olduğu için genelde beyne çok glikoz gitmez alkol alındığında, alkol sonrası sendromlarından biri de beyne yetersiz şeker gitmesi nedeniyle oluşan idrak eksikliğidir.

Bu tüm içkilerde böyle mi? Hayır. Alkolün kendi kalorisi dışında tahıl kökenli içkilerin tahıldan gelen kalorileri vardır, misal biranın. Bir biranın sanırım 200-250 kalorisi var, bunun büyük bir kısmı karbonhidrattan gelir ve atıyorum günlük kalori alımın tahıldan gelen bu kaloriler nedeniyle yükselirse, bu senin için kilo alımına neden olabilir. O nedenle bira içeceksen mesela bunu kalori hesabına ekleyip içersen kilon için problem olmaz. Şarap gibi meyve bazlı içkilerdeki şeker fermente nedeniyle özelliğini kaybeder ama yine de fruktoz barındırır, fruktoz sistemde direkt yağa dönüşür. Çok tavsiye etmem.

Ne tavsiye edersin dersen, votka gibi damıtma içkileri tavsiye ederim. Misal bir şişe votka da içsen kalorisinin kilona hiçbir etkisi olmaz ama kanında kaldığı sürece yağ yakımın da minimumda olur, ona göre bi plan program yapabilirsin.
0
angelus
(12.06.20)
@angelus, elinize saglik cok guzel yazmissiniz
0
ala09
(13.06.20)
Alkolsüz bira olabilir mi?
0
put it in your appropriate place
(13.06.20)
@angelus eline sağlık. votkada emin miyiz? Cin de olur mu?
0
🌸rizeligodard
(14.06.20)
Votka cin viski rakı rom tekila, bunlar benzer yöntemlerle üretilen damıtma içkiler, hepsi olur.
0
angelus
(14.06.20)
(13)

Ne sıklıkla film izliyorsunuz?

Sonsuzluk ve Bir Gün
sb
sb
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(11.06.20)
normalde haftada 1 civarıydı, evde kalmaya başladıktan beri haftada 3-4'tür ortalama. bazı hafta sonları günde 2 film izledim mesela.
0
Bruce
(11.06.20)
jrr +1

o da sevdigim bir oyuncu oynuyorsa. onceleri deli gibi film dizi izlerdim. bi yerden sonra insan birakiyor galiba
0
baldan kaymak
(11.06.20)
bazen günde iki tane, bazen birkaç haftada bir.
belli olmuyor.
0
blatta hiberna
(11.06.20)
Haftada 2 3
0
Topalordek
(11.06.20)
hafta 1.
0
sizofren06
(11.06.20)
Belli bir sıklığı yok. 11 Mart'tan bu yana (eve kapandığım tarih) saymadım ama on film izlemişimdir sanırım. On filmin altı tanesini son iki haftada MUBI'den izlemişim.
0
vedatchilipeppers
(11.06.20)
Benim de degisiyo, bazen ayda bir film bile izlemiyorum, bazen günde iki film izliyorum. Karantina başladığından beri ortalamam haftada üç film.
0
epistemic_regress
(11.06.20)
Ramazan ayındayken ve bayramda hemen hemen 1 tane izliyordum. Bu ay biraz sekteye uğradı ama son 4 gündür, bir film izliyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.06.20)
değişkenlik göstermesine karşın, haftada 4'ü ortalama olarak kabul edebilirim. geçen hafta her gün 1 film izlerken bu hafta sadece 1 film izledim.
0
belkider
(11.06.20)
Senede 1-2
0
paramolacak
(11.06.20)
vizyona giren her filmi izlerim genelde.

netflix'in filmlerini bile izliyorum.
0
ozdek
(11.06.20)
Haftada 1-2.
0
iwasbornonamountainside
(11.06.20)
Haftada 2-3
0
hayirsiz
(11.06.20)
(9)

berbere kuaföre gitmeye başladınız mı

condom kurşunu
benim saçlar iyice papaz gibi oldu. sakalı hallediyorum da saçları da hanım kesiyor arada ama arka tarafta napptı ne etti göremiyorum. siz naaptınız başladınız mı gitmeye?
benim saçlar iyice papaz gibi oldu. sakalı hallediyorum da saçları da hanım kesiyor arada ama arka tarafta napptı ne etti göremiyorum. siz naaptınız başladınız mı gitmeye?
0
condom kurşunu
(03.06.20)
Berberler kapalı iken arkadaşım gelip beni tıraş etmişti ama yarın berbere gitmeyi düşünüyorum. Aletlerine Artık kolonya mı sürer ne yapar bilmiyorum.
0
cemallamec
(03.06.20)
Ben gitmiyorum. Ben kendim kesiyorum makineyle evde. Çok da güzel oldu daha berbere mecbur kalmadıkça gitmem.yalnız yaşıyoruz. El anasıyla kafamın arkasını da kontrol edip kesebiliyorum.

Ama evde makasla tıraşı olmaz tabii. Makineyle direk dayayıp keyorum ben, uzunluk ayarları var.

Onun haricinde kendim kesemesem bile berbere asla gitmezdim en az iki ay daha.
0
sorularimicinfeykhesap
(03.06.20)
Gitmeyi dusunmuyorum. Cok keyfi geliyor su durumda. Sacimda sari boya var. Normalde dip yaptirmaya hemem giderdim. Tahammulum yoktu ama umrumda degil artik. Boyle yasicam uzun bi sure..
0
Kittie
(03.06.20)
Üniversiteyi bitirdikten sonra ilk defa saç uzatmaya başladım, ki 300 sene falan olmuştur üniversite biteli, 2020 içinde berbere gitmem gibime geliyor, yaklaşık 10 senedir de hiç sıfır sakalı tıraşı olmadığım için sakal düzeltme konusunda master degree seviyesinde sayılırım.
0
angelus
(03.06.20)
Geçen perşembe geceden aradım sabah 9'da ik müşteri olarak gittim :)
0
eazy
(03.06.20)
gitmiyorum ve uzun bir süre gitmeyi düşünmüyorum. saç sakal kendim hallediyorum. fena da olmuyor. yıllardır baka baka bişeyler öğrenmişim meğer.
0
scudman1
(03.06.20)
bir kez makine ile kendim kestim. ama toparlanmaya ihtiyaci var, kendim cok iyi kesemedim. haftaya gitmeyi dusunuyorum. makineleri alkol ile temizlettiricem, maskemi takicam. berberler de genelde siperlik takiyorlar galiba. havlu yikama vs yaptirmam, dogru eve...
0
exlibris
(03.06.20)
Favorileri ve kulakların üstünü kısaltıyorum. Kafam tuhaf bir şekil almaya başladı. Uzun süre gitmeyi düşünmüyorum.
0
dunden beri dimdik
(03.06.20)
Mayıs ayında gitmiştim saçlar epey uzamıştı çünkü. Normalın dışına çıkıp 3 numara kesmesini rica ettim. Açık açık dedim bir 3 ay gelmem. Sakalı kendin oluyorsun dedi. Yıkamalı da evde yap dedi. Dünden razıydım zaten.

Önceden kestiğim gibi kesmesini rica etseydim ayda bir gitmek zorunda kalıyorum.
0
put it in your appropriate place
(03.06.20)
(17)

tatil amaçlı yurtdışına gitmek imkansızlaştı mı?

ayseee
euro 8'e yaklaşırken yurtdışına giden insanlar orda 30 dolara ( 250 ) pizza mı yiyor? nası paraları yetiyor bu insanların yoksa sadece çeşmeden su içip geri mi dönüyor çoğunluk?
euro 8'e yaklaşırken yurtdışına giden insanlar orda 30 dolara ( 250 ) pizza mı yiyor? nası paraları yetiyor bu insanların yoksa sadece çeşmeden su içip geri mi dönüyor çoğunluk?
0
ayseee
(24.05.20)
8 olmasın 6 olsun. Yine gittiğin yerde 6 kat güçsüzsün. Gidenler sadece instagram için gidiyor. Aç aç 2-3 gezip dönüyolar.
0
insomniac
(24.05.20)
Kimse 30 dolara pizza yemiyor.. Kişiden kişiye değişir tabi. Bazısı tüm sene para biriktirir tatilde yer, bazısı cimridir hiç biryerde harcamaz.. Ama son yıllarda dünyada alım gücü en hızlı düşen ilk 3 ülkeden biri olduğumuz için görece ucuz bilet kovalayıp, hostelde kalıp, sokaktan beslenip dönüyorlar. instagram için iki üç güzel poz yakalayıp yüzlerce like alarak da tatmin duygularını gideriyorlar. Zaten tüm amaç bu değil mi?

Yurtdışı beyaz yaka için statü göstergesi, aynı iphone gibi, klas çanta, araba vs gibi.. blinçaltından ben yaşıyorum, ben de sizden biriyim demenin bir çeşidi.
0
plastic_angel
(24.05.20)
bazıları zengin

bazıları bütün sene biriktirdiğini 1 haftalık tatilde harcıyor işte

bir de memurlar çok gidiyordu, uçak, harcırah filan devletten
0
bir soru sorcam
(24.05.20)
iyi bir pide burada nasıl 40 liraysa
italya'da da pizza 30-40 euro seve seve yiyorsun aç kalmak istemiyorsan
0
bir soru sorcam
(24.05.20)
Pizzanin dilimi 4-5 euro, evi de airbnb'den kiralayip kahvaltiyi evde hallediyoruz. Hem daha lezzetli oluyor. Ayrica bir cok alternatif yiyecek var cok pahali olmayan.

Icki mekanda tr ile ayni paraya geliyor zaten. Luks restaurantlara gidilmedigi surece aman aman pahaliya gelmiyor.

Ha tabi eskiden 15 gun 2 ulke yaparken simdi 4-5 gun 1 sehire dustu.

Not olarak da ailecek kimsenin instagrami/sosyal medyasi yok. Herkes fotograf paylasmak icin gezmiyor yani.
0
brkylmz
(24.05.20)
@brkylmz müzeye gitmiyomusunuz mesela. dandik bir müze bile 30 euro olsa 250 tl yani. ne bileyim italya'dasın mesela yoldan geçen arabaların binaların fotoğrafınımı çekiyosun sadece?tatile gidiyosun ve 1 dilim pizza ile doymaya çalıyosun filan ne biliyim komik ve utanç verici arasında bişey gibi geliyor bana. rus tesisat işçisi 6 çocuğuyla bodrum'da 15 gün tatil yapıyor bunu kafamdan silemiyorum.
0
🌸ayseee
(24.05.20)
İmkansız değil bence. Evet yemekler pahalı ama çok değil. Oteller vs. çok da fark etmiyor gibi. İlk gittiğimde günde 2 öğün yiyordum kahvaltı dahil, arada bisküvi falan ile geçiştiriyordum sonra baktım ki çok da harcamıyormuşum ortalama bir Türkiye tatiline göre, fuck it diyip hiç takmadan devam ettim tatilime öğün falan saymadan.

Yurtdışına gösteriş için gidip oturup geliyorlar diyenler olmuş ama kesinlikle katılmıyorum. Buradaki tatillerden daha güzel geçiriyor giden herkes.
0
aguen
(24.05.20)
belli bir azınlığın sahiden parası var. onlara koymuyor dolar şu kadar olmuş, euro bu kadar olmuş...
geri kalanlar bizler içinse, burada ki arkadaşların dediği gibi bu iş statü sembolü. gidilen ülkeden bir yerler çekip göndermek bir "olmuşluk" göstergesi.
şahsen ben de yurt dışına çıksam, ilk yapacağım işlerden birisi çat, çat fotoğraf çekip instagram'a sallamak olurdu.
kompleksli milletiz vesselam.
0
pangea
(24.05.20)
ya 30 40 euro pizza her halde ulkelerin en pahali pizzacilarinda vardir. yoksa pizza dedigin sey avrupadaki gelismis ulkelerde 10 15 euro arasi degisir, uzerine altin tozu serpersek 700 euro oluyor herkes butcesine gore. biraz daha arastirilarak gezilirse boyle kaziklar yenmez kanaatindeyim.

ucuza gezmek uzerine konusuyorsak gezmenin milyon yolu var, ama turkiye'den avrupaya cikan kitle artik sadece zenginler ve tum sene biriktirip 1 2 hafta gezen beyaz yakalilar haline indirgenecek ne yazik ki....


google a sallama milano pizza yazdigimda cikan bir pizzacinin fiyatlari, kuskusuz cok turistik bir sokakta degildir, zaten yerel lezzetler turistik yerlerde pek bir seye benzemezler, ornek sultanahmet. zincir ornek olsun diye paris dominos pizza'ya baktim, o bile bundan pahali...

www.facebook.com


kadikoy'de pizza yemek de bunu yari fiyatidir en az diye tahmin ediyorum, deli bir fark yok arastirip edip giden ortalama ustu geliri olan biri icin...
0
hewit
(24.05.20)
30 euro'ya pizza hiç görmedim. illa ki lüks yerlerde vardır ama normal bir restoranda 12-13 euro seviyesinde genelde. bizim alım gücümüze göre yine daha pahalı oluyor tabi kabul etmek lazım.
bunun dışında eğer instagram'a fotoğraf koymak için değil de çevreyi ve insanları gözleyerek gezersen insana farklı bakış açıları katıyor. benim kendi hayatımda lüks takıntım, x marka kıyafet alma derdim, y marka araba alma derdim yoktur. yılda 1-2 defa farklı şehir ve hayat tarzları görmek beni daha çok mutlu ediyor ve onu yapmaya gayret ediyorum. olay biraz öncelik meselesi.
0
sanal uyku
(24.05.20)
@ayseee

Bu dusunce sekliyle senin yasadigin evde de mutlu olmaman lazim. Cunku amerikadaki temizlik gorevlilerinin oturdugu evlerin yaninda seninki copluk gibi bir sey. (Senin bakis acinla konusuyorum, tabi ki oyle degildir yasadigin ev)

Gezmek isi biraz planlama isteyen bir is. 40in uzerinde ulkeyi gezdim, bir bolumunde bekarken, bir bolumunde ailemle beraber. Supermarketten alisveris yapip aksam yemegini evde yedik diye kimse utanc duymadi. Ya da louvre muzesi her ayin ilk pazartesi gunu bedava ve ona denk getirdik diye "ezilmis" hissetmedik.

Hep guzel anilarla, yeni insanlarla tanismanin, yeni yerleri gormenin mutluluguyla donduk.

Yazdiklarini okurken cok uzuldum, umarim bir gun hep beraber yurtdisina cikma sansi yakalariz da bu kafandaki yargilar dagilir :)
0
brkylmz
(24.05.20)
imkansizlasmadi. Belki birikimi var milletin yuro ya da dolar bazinda, herkesin maddi durumunu nerden biliyorsun? kusura bakma da zaten insanlar 30 dolara pizza mi yiyor diye sorarak pek de bu islerden anlamadigini belli ediyorsun . insanlar instagram icin yasiyorlar yeeacilar da eksik kalmamis yine, sagolun ustadlar derin analizlerinizden mahrum birakmadiginiz icin..
0
hehehe
(24.05.20)
Yurtdışına sadece instagrama fotoğraf atmak için çıkmıyoruz. Bir dilim pizza yiyip hiç görmediğiniz bir şehri ,kültürü deneyimlemeyi trajik buluyorsanız her sene Alanyadaki herşey dahil otele gidip denizinize girebilirsiniz. Corona olmasa tüm biriktiridiğimi sadece sokaklarında yürümek için bile Avrupa seyahatine harcarım. İnstagramım yok.
0
hipopotamus
(24.05.20)
Fransiz rivierasinda bile 40 euro degil pizza, nereden nasil buldunuz 40 euroyu?

Soruya cevap verirsek ailem geldiginde ellerini ceplerine attirmiyorum ya da böyle seyleri hesaplatmiyorum. Sonra canlari istediklerini soylemiyorlar pahali diye düşünüp.
Su siralar tatil hesabi yapan biri olarak soyliyim; 10 gun civari sicilya adasina 2 kisi ucak, otel, yeme icme, araba kiralama 2bin~ euroya cok guzel olur. Yok airbnb tutup bir ogunu evde yapsaniz, toplu tasima kullansaniz daha da ucuz olur. Malesef su saatten sonra oyle 3bin lira kazanan kişinin yurtdisina gitmesi zor, ben 1 hafta cok ucuz oldugunu gorup girit adasina tatil bakiyorum, ucak+hotel+7 gun araba+yeme icme gezme 1200 euro cikiyor. Bu ucuz yer ama lira fiyatı 8400 lira. '
0
logisticsmanager
(24.05.20)
İnstagram kullanmıyorum, fotoğraf çektirmeyi de sevmem çekmeyi severim. Şubat sonu vize almam gerektiği için romaya gittik sevgilimle bir haftasonluğuna. Hostelde değil otelde kaldık 30,40 euro değil 12, maks 15 euroydu pizzalar. İkimiz de çalışan beyaz yakayız süre de uzun olmadığından istediğimizi yaparak tatil yaptık.

Ama ben bu farkı en çok 2018 sziget festivalinde yaşadım. Kendi adıma çok utandım ve üzüldüm. Biz festivaldeyken dolar 7 oldu haliyle biz de ( ağustos 2018 krizi) ister istemez her şeyi çarpar olduk. Festivalde parayı bilekliğe yükletiyorsun ve önündeki kişinin bilekliğini gördüğünden içinde ne kadar var biliyorsun. 13,14 yaşında ergen avrupalı veletlerin bile ki muhtemelen baba harçlığıdır bizden çok parası olup düşünmeden de harcıyorlardı. Biz iki beyaz yaka olarak her şeyi çarpmaktan keyfini çıkaramadık hiç bişeyin. Aklıma geldikçe üzülüyorum. 350 euro olup ergen çocukların bile bindiği benim 350 euro mu çarp 7 yok ya değmez diye binmediğim havada takla attıran aletlere. Kokteyl ya alt tarafı kokteyl alacaksın 20 euro lan 140 tl nerdeyse 3 yudum e o zaman bira alalım deyip biraya gömülmemiz ama o ergenlerin kokteyleri su gibi içmesi. Hüzünlendim yine.
0
tuborg yesili
(24.05.20)
Gidilir ama çok yüksek bir gelirin olmadığı takdirde hiçbir şeye sahip olmazsın. Araban olmaz, evin olmaz, yaşam standartların düşük olur. Akıllı insanın yapacağı iş değil.

Gereksiz salt tüketim faliyeti bence. Tatili kendi ülkende de yaparsın. Oraya 1 hafta gidip de nereyi gezeceğini bile bilmeden yıllık birikimini gömüyorsun. Para harcamadan da konforlu tatil yapamazsın. Sırt çantası kafası yüzünden millet çocuğuna borç bırakıyor artık ev, yazlık falan değil

Bir de mesela çift olarak gezmek falan denilmiş de eğer evliysen 5 sene içinde ev alamadığın takdirde çocuğuna yaşam standartı sunamazsın.
0
kickboxer
(24.05.20)
@hipopotamus +1 Özellikle Tüm biriktiridiğimi sadece sokaklarında yürümek için bile Avrupa seyahatine harcarım kısmına +155648

Instragmım var ama bunun için kalkıp gitmiyorum tabii. Gezmenin hakkını verdiğiniz zaman gezmek muazzam bir durum.

@brkylmz'in söylediklerini de +15877

Gidilir ama yaşam standart düşük olur, araban olmaz, evin olmaz. Gereksiz salt tüketim faliyeti, Tatili kendi ülkende de yaparsın diyen olmuş.

1 - ) Ev, aileme ait olduğu için bu açıdan şanslı olduğumu kabul ediyorum. 2017'den beri senede 2 defa tatile gidiyorsam bunun sayesinde oldu. Arabam olmasın. İstemiyorum. Gezmek varken - Türkiye ve yurtdışı - olsun varsın arabam olmasın.

2 - ) Tatil farklı bir şey. Gezmek farklı bir şey. İkisini bir araya getirmeyin.

3 - ) Kendi adıma konuşacaksam, 2018in ilkbaharından beri belli maaşımdan bir miktar Euro alıyorum. Kaç olursa olsun Euro. Bu dönemde de almaya çalışıyorum Euro ve belli bir miktar birikti. Yurtdışına gideceğim zaman Euro olan birikimimden alıyorum.
0
put it in your appropriate place
(24.05.20)
(4)

Yazın uzun kollu tshirt ile dolaşsam dikkat çeker mi?

komando kani var bende
Merhaba, ne zaman tüm yazın kısa kollu tişört giysem ağustos'a gelmeden tüm kollarım hemen kararıyor. Ayrıca; güneş ışınlarının etkisinide biliyorsunuz. Bu yaz uzun kollu tshirt giymeyi düşünüyorum fakat; bazı insanlar uzun kollu giydiğim zaman garipsiyor bu durumu. Çok dikkat çeker mi bu durum.Siz
Merhaba, ne zaman tüm yazın kısa kollu tişört giysem ağustos'a gelmeden tüm kollarım hemen kararıyor. Ayrıca; güneş ışınlarının etkisinide biliyorsunuz.
Bu yaz uzun kollu tshirt giymeyi düşünüyorum fakat; bazı insanlar uzun kollu giydiğim zaman garipsiyor bu durumu. Çok dikkat çeker mi bu durum.

Siz ne düşünürsünüz? uzun kollu tişört giyenler hakkında

Teşekkürler.
0
komando kani var bende
(22.05.20)
Açık renk olursa daha rahat bile olabilir. Güneş kremi kullanmayı hiç denediniz mi?

Edit: Ne düşünürüm konusunda, lisansta sürekli uzun kollu giysiler giyen bir arkadaşım vardı. Başka bir arkadaşım bunu söyleyene kadar hiç fark etmemiştim, benim dikkatimi çekmiyor.
0
kobuzchu kiz
(22.05.20)
Dikkatimi çeker ama garipsemem. Bir ara aklıma gelmişti uzun kollu tshirt'leri denemek.
0
put it in your appropriate place
(22.05.20)
Başkasının dikkatini çekerse çeksin niye takıyorsun? Benim yazın sıcağa çıkmamla beraber, gölgede bile kırmızı benekler oluşuyor vücudumda o nedenle ben de hep uzun kollu giymek zorunda kalıyorum çünkü güneşe çıkınca daha beter kaşınmaya başlıyorum. Başkalarının ne düşündüğü de zerre kadar umrumda değil :)
0
superfluid
(22.05.20)
Deli gibi sıcaklarda uzun kollu giymiş birini görünce bana fenalık geliyor, tek etkisi bu. Siz de sıcaklarsanız basın güneş kremini, giyin tişörtünüzü.
0
wish i could find a way to disappear
(23.05.20)
(9)

Normalleşme Süreci...

msb
Bana fena halde riskli geliyor.Yaklasik 2 aydir evden calisiyorduk. Haziran basindan itibaren ofiste calismaya basliyoruz ama bana çok riskli geliyor ofiste calisan onlarca kisi, her biri ayri lokasyonlardan otobus metro artik allah ne verdiyse virus toplayip getirecek.Salgini su ana kadar alinan on
Bana fena halde riskli geliyor.

Yaklasik 2 aydir evden calisiyorduk. Haziran basindan itibaren ofiste calismaya basliyoruz ama bana çok riskli geliyor ofiste calisan onlarca kisi, her biri ayri lokasyonlardan otobus metro artik allah ne verdiyse virus toplayip getirecek.

Salgini su ana kadar alinan onlemlerle vb epey bi dizginledik gibi ama normallesme denen surecle birlikte ciddi bi patlama olacagini dusunuyorum.

Bu süreçte aceleci davranan sirketler de ilk atese atlayanlar olacak sanki.

Siz ne dusunuyorsunuz?
0
msb
(21.05.20)
Bizim iş yeri de aynı. Hatta, 27mayısta yani bayram sonrası ilk gün bir grup iş yerinden çalışmaya dönecek. Şaka gibi gelşyor bana bazen düşününce. Bu kadar zaman kendimi korudum izloe ettim, şimdi tüm çabam boşa gidecekmiş gibi gelşyor.
0
sorularimicinfeykhesap
(21.05.20)
Aceleci davrandığımızı düşünüyorum ben de. Öğretmenim okullar eylülde açılacak ama o bile erkenmiş gibi geliyor. Daha ortada aşı yok ilaç yok. Tamamen ekonomi yüzünden bu kadar acele ediyoruz.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.20)
Yahu ne erkeni geç bile. Vaka dediğimiz şey sıfırlanmayacak hiçbir zaman. Aşı beklenir mi normalleşmek için? Amerika da aktif vaka 1 milyon şu anda. Adamlar bile başladı normalleşmeye. Çin değiliz biz. Özgürlüğümüz var
0
oldumusimdi
(22.05.20)
eşimin şirketi(fabrika) ilk günden beri olabildiğince üretime devam ediyor. o gerizekalılarda bile ciddi bir problem çıkmadıysa sizin ki gibi gerçekten önlem alan şirkette sorun çıkacağını düşünmüyorum. baktığınız zaman ölüm oranları çok düşük, bu da insanları umursamazlığa itiyor.
0
dirildimde geldim
(22.05.20)
valla bizim şirket gerçekten şirkette olması gerekmeyen kimseyi şirkete gelmeye zorlamayacağız dedi geçen. o yüzden evet acelecisiniz.
0
argent dawn
(22.05.20)
Sanırım erken.

Benim şirket kısa çalışma ödeneğine geçmişti 1 Nisan'da. Bunun süresi 3 ay. Şimdilik 1 Temmuz'da iş başı yapacağız ama yine de belli olmaz.

Kuzenim yazdı bugün Whatsapp'dan. Haziranı da home office yapacaklarmış.
0
put it in your appropriate place
(22.05.20)
Evet erken. Ev arkadaşım ABD Li ve her gün takip ediyor ülkesini haliyle ailesi orada ve oradaki bilim insanları normalleşme için erken demesine rağmen Trump’ın inadı üzerine normalleştiğini çünkü halka vadettikleri paraları dağıtamadıklarını ve çoğu insanın aç kaldığını söyledi bugün. Türkiye için de bilim kurulu erken dedi diye biliyorum ama bizzat okumadım birilerinden duydum. Sonumuz hayrolsun
0
guitarissimo
(22.05.20)
Aşı, ilaç yokken kaç ay gidecek böyle? Sürdürülebilir bir durum değil bu durum. Mecburen normalleşme olacak ve virüs bulaşmaya devam edecek. Yapmaya çalıştıkları ise vaka sayısını kontrol altında tutmaya çalışmak. Zaten aşı vs bulunana kadar enfekte oluruz.
0
fikox
(22.05.20)
Sadece bizim ülkemize özgü değil ki; tüm dünyada durum böyle. Geçen gün arkadaşlarım haziran ayında spor salonları açılacak diye whatsapp grubunda saatlerce tartıstilar; isvicre'de açılalı bir hafta oluyor, Avrupanın çoğu ülkesinde de durum böyle. En son ayın 25inde italya'da da açılacağını gonderdigimde aa tamam filan dediler. Sonuçta size kimse zorla spor salonuna gidin demiyor.

Okul için de durum aynı. Bizde yine eylüle kadar kapalı ama şu anda açık olan bir sürü ülke var. Bu çocukları aşı bulunana kadar evde tutmayı düşünmek pek mantıklı bir hareket değil.

Evet, virüs var ve tehlikeli ama bu işin bir de ekonomik boyutu var ki türkiye bu konuda Avrupa ülkelerinden kat be kat daha fazla etkileniyor. Virüsten etkilenmeyen insanlar ekonomik koşullar yüzünden türlü türlü sorunlar yaşıyor.

Şunu da söylemek isterim aşının bulunup bulunmayacagı, bulunsa bile ne kadar etkili olacağı kesin değil. Vakaları tüm ülkelerde sıfırlama ihtimaliniz de yok. Şu durumda insanlar biraz daha bilinclendigi için koruma yöntemleriyle bir şekilde yeni normale dönülmesi gerekiyor. Aksi durumda daha farkli felaketler bizi bekliyor olacak. He mümkün olduğunda yine dışarıya çıkmamak, minimum insanla temas kurmak, maskesiz asla çıkmamak vs gibi maksimum önlemler tabii ki alınmalı. Onun dışında zaten bundan sonra yayılım olmaz, virüs bitti diye düşünmüyor kimse. Virüs bundan sonra hep bizim aramızda.
0
fraise
(22.05.20)
(18)

Türkler olarak neden hiçbir spor dalında başarımız yok?

garavel
Cidden merak ediyorum, aklıma ilk gelenler mesela futbol, basketbol ( hadi yine burda iyi takımlarımız var ama milli takım olarak bir şeyimiz yok) , f1. ya yanlış biliyorsam düzeltin bizim ülkede arabalar vs sevilir ama 1 tane f1’e pilot gönderip başarılı olan birisi var mı? Tenis, yüzme, olimpiyatl
Cidden merak ediyorum, aklıma ilk gelenler mesela futbol, basketbol ( hadi yine burda iyi takımlarımız var ama milli takım olarak bir şeyimiz yok) , f1. ya yanlış biliyorsam düzeltin bizim ülkede arabalar vs sevilir ama 1 tane f1’e pilot gönderip başarılı olan birisi var mı? Tenis, yüzme, olimpiyatlar vs. Şimdi illa ki örnek verenler olacaktır ama benim kastım mesela nadal gibi top class teniscimiz, sporcumuz yok. Bakıyorum İspanya’ya baskette müthiş başarılı, futbol desen zaten öyle, tour de france’da üst üste 3 şampiyonluk vs. Almanya ya da futbol müthiş, f1’e dünyanın en iyi pilotlarını yarıştırmış, dirk nowitkzki gibi bir adam dallas’ta nba’de şampiyonluk yaşamış vs. Brezilya futbol, f1 ( ilk aklıma gelenler bunlar ) Bi halter vardı mesela naim süleymanoğlu onu da bulgarlar yetiştirdi çocukluktan eğitti ekmeğini türkiye yedi, şuan yine halterde sıfırız adama üst düzey görev bile verilmedi.

Yani neredeyse her ülkenin öne çıktığı yerler var ama türkiyeden dünyada uzun süre başarılı olmuş kimse yok. Arda diyeceğim mesela tamam iyiydi ama 3-4 sene ortasaha olarak oynadı o kadar. Yeteneksiz miyiz yoksa eğitmeyi mi bilmiyoruz.
0
garavel
(18.05.20)
bu tabi ki ülkede spora verilen önemle alakalı bir şey bence. sporcu dediğin ufak yaştan yetişir ki başarılı olduğumuz branşlarda (güreş halter) hepsi ufak yaştan yetiştirilmeye başlanmış. ama bizde beden derslerinin bile saati azaltılıyor bir cacık işlemedikleri için. diğer ülkelerdeki gibi her çocuğu başarılı olabileceği branşa yöneltsek bu işi başarırız. sonuçta bizim nufusun yüzde onuna sahip ülkelerde bile ne sporcular çıkıyor.
0
carpenic
(18.05.20)
hem bireysel hem takım sporlarında profesyonellikten çok uzak ve duygusal sporcu yetiştiriyoruz. bu yüzden her dalda grafiğimiz çok dalgalı oluyor.
0
ben demistim zaten
(18.05.20)
@carpenic bende ondan bahsediyorum, balkan ülkeleri mesela inanılmaz basket kültürü var. sırbistan 7 milyon nüfusu var baskette çok iyi, yunanlar da öyle. novak djokovic yine sırp mesela. şaka gibi 80 milyonluk ülke ama hiçbir alanda o seviyede sporcumuz yok :)
0
🌸garavel
(18.05.20)
Hangi alanda başarımız var ki? Her şey pahalı. Bir hobimiz var mı? Enstrümanlar pahalı. %30 vergi daha gelecek. Kimse müzikle ilgilenemiyor. Spor yapayım dese insanlar doğru düzgün beslenemiyor. Kırmızı et 60 lira. Protein almadan sporcu mu olunur? Yazılımcı, start up çıkarsak desek teknolojik ürünler pahalı. Öğrenciler İngilizce öğrenemiyor. Ne çıkarıyoruz ki bu ülkede sporcu çıkaralım. En büyük takımlar bile avrupada rezil olup dönüyor. Hala gs nin 2000deki başarısının üzerine çıkılmadı. 20 yıl geçti.
0
black mamba
(18.05.20)
Kendi gözlemlerimi söyleyeyim. Çocukların belli bir yaşa kadar aileleri tarafından spor salonuna düzenli olarak götürülmesi gerekiyor. Ben antrenmana gittiğim zaman yaklaşık 3 saatim gidiyordu. 30 dakika gidiş, 1 saat antrenman, 30 dakika dönüş, 30 dakika temizlik. Çocukları bu süre boyunca takip etmek gerekiyor. Aileler çocukları bekliyor. Bu da anne ya da baba için antrenman günlerinde 3 saati ayırmak demek. Anne ya da baba çalışıyorsa bunu yapmak çok zor. Eğitim sistemimizde ödev denen bir şey olduğu için çocuklar derslerine daha fazla zaman ayırma eğilimindeler. Kendilerini bekleyen onlarca sınav var.

Kısaca ailelerin çocukları yönlendirmesi, zaman ayırması, özen göstermesi, okul ve spor dengesinin iyi kurulması, yaşanılan şehrin spor olanakları, iyi ve yeterli sayıda antrenörlerin olması etkili.
0
dissendium
(18.05.20)
spor ciddi emek isteyen bir olay. benim diyen aile bunu başaramıyor.

ben kızımı 3 sene haftada 3 gün günde 2 saat sürekli bir sporu yapması için götürdüm. hocaları sevdi, sporu da sevdi. yeteneği de varmış. ilk birinciliğini ilk yarışında aldı ve türkiye'de ikinci istanbul'da birinci oldu. ikinci sene yine türkiye ikincisi oldu. üçüncü sene takım olarak üçüncülüğü aldılar. bireyselde yaşının en küçüğü olmasına rağmen 4. oldu. (yani 11-12-13 yaş yarışabiliyorsa bizimki 11 yıl 0 aylık olarak katıldı-13 yaş 11 aylık olanlar işi götürdü tabi)

yani bu sporda bizden daha fazla emek harcayıp çok iyi yere gelecek olan çocuklarla tanıştım. bir tanesi çok ünlü hatta. babası da antrenör tabi.

o yüzden yetenek ve emek bir araya gelince oluyor olmuyor değil. sıkıntı bu emeği verebilecek kaç kişi tanıyorsunuz? ne yazık ki 3 senede çok gözlemledim en fazla 1 sene çekiyor insanlar. biz yaz tatiline bile gidemedik yarışma yüzünden..
0
ozdek
(18.05.20)
Güreş var, Hamza Yerlikaya Taha Akgül var birçok olimpiyat şampiyonu var. Totalde güreş de 39 olimpiyat şampiyonumuz var.

Avrupa ve dünya şampiyonları fazlasıyla var rıza Kayaalp gibi.

Halter bir rüzgardı devamı gelmedi ama güreş için ciddi altyapımız var.

Malesef ülkemizde spor ile meşgul olmak çocuklar gençler için ciddi mesele. Çocuk okul sınav test dershane üniversite sınav arasında spora önem veremiyor. Hepimizin en güzel yolları dershane sınav stresi ile geçmedi mi? Sorun bu
0
Fritz-X
(18.05.20)
Diğer arkadaşların söylediklerine ek olarak. Biz Türklerin duygusal olup eleştiriye tahammülü olmaması. Advocaat'ın geçen bir söyleşisi paylaşılmıştı. Hatta debe'ye girmişti. Orada söylüyordu adam. Türk halkı olumsuz şeylere dayanamıyor sonuçları ağır oluyor diye.
0
komando kani var bende
(18.05.20)
bu soruyu ben de çok soruyorum. 2012'de de 2016da da nedensiz çok ümitlenmiştim bu sefer parlarız belki diye ama olmadı olmuyor. ömrü hayatım şu 80 milyonluk ülkede olimpiyat görmeden geçecek galiba.

bana göre şöyle şeyler sebep olabilir:

1. yeteneğin ve bazı fiziksel özelliklerin rolünü abartıyor "star ışığı" arıyoruz, azimle çalışan bize göre düz bir sporcuya hakettiği değeri vermiyoruz, o çocuk star olabilecekken kırılıyor. onun kolu 3 cm uzun, bunun refleksleri yay gibi diye gerçek başarıyı getirecek olan çalışmayı, sıkı fundamental eğitimi azımsıyoruz.

2. yakın çevrede hep çok fazla dikkat dağıtıcı etmen (eğlence, drama, entrika trajedi) var ve biz de çok şükür buna yenilerini eklemekte başarılıyız.

3. başarısızlıkta da başarıda da gerçek sorunlarla yüzleşmekten kaçıyoruz sistematik, yapısal çözümler yerine hep o günkü basit talihsizliklere odaklanıyoruz. bir tür toplu safsata, histeri durumu. eğitimsizlikten veya edinilmiş yanlış tecrübelerden ötürü objektif düşünememe, sanırım doğu toplumlarının genelinde var bu durum.


ama basketbolda milli takım bazında 163 ülke arasında onbeşinciyiz. Kuzey Avrupa ülkeleri, Almanya vb gerilerde. www.fiba.basketball elbette daha iyi olabilir ama bu bir şeyleri doğru yaptığımız bir branş. diğer bazı branşlarda da (yüzme, jimnastik vb) 2010 ve sonrası doğumlulardan ümitliyim ben. metodolojiyi bilen, yurtdışı örnekleriyle kendini yetiştiren eğitmenlerle daha sık karşılaşıyorum. en azından eğitim verecek tesisleri ve tavsiyelere kulak asacak ana babaları daha kolay bulabildiklerini düşünüyorum... zaman gösterecek tabi.
0
engelbert humperdinck
(19.05.20)
Kendimizi geliştirme alışkanlığımız yok. Verilen şey neyse o. Üstüne koyma, devamını getirmekte çok büyük problemimiz var. Futbolcu olsun, basketçi olsun ya da başka sektörde bir noktaya kadar gelip, ötesine geçmeye gerek duymuyor. O noktada genelde vasatlığın bir basamak ötesi oluyor.

Babam Güldür Güldür'ü izliyor. Bir skeçte İngilizce konuşma geçiyor. Ali Sunal, bunun devamını getirmesini talep ediyor oyuncundan. Oyuncuda diyor ki; İngilizcem bu kadar, dahası yok. Zahmet edip, birkaç kelime cümle öğrenmeye tenezzül etmemiş.
0
put it in your appropriate place
(19.05.20)
uzun yillar basketbol oynadim, oglum 7 yasinda lisansli oynamaya başladi 9 yildir lisansli oynuyor, diger oglum 5 yildir banvitin altyapisinda oynuyor.

basketbol icin konusmak gerekirse (diger tüm sporlar icin de gecerli) altyapiya maddi kaynak ayirmiyor hicbir takim ve altyapi kültürü ne takimlarda ne ailelerde var. osuruktan takimda koçluk yapan yeni yetme antrenör kendini obradovic saniyor, 10 yasinda oyuncusuna ana avrak küfreden mi ararsin, oyun board'ini oyuncusunun kafasinda parcalayan mi ararsin, antrenörler ne oyuncu psikolojisinden ne de fizyolojisinden anliyor. teknik bilgi zaten sıfır. velilerin her birisi cocugunun birinci ligde oynayacak kapasitede oldugunu düsünüyor, bir kismi evde yaramazlik yapmasin ben ugrasmayayim diye kulübe oradan satranc kursuna oradan drama kursuna taşıyor cocugu. mac sırasında sayi atamayan 9 yasindaki cocuguna "gerizekali, bir sayi atamiyorsan siktir git oynama" diyen baba var. ilkokul cocuklarının oynadigi maçta veliler birbirine giriyor, hakeme sataşmıyor diye antrenöre bagiriyor tribündekiler. maçtan cikarken rakip takimin oyuncusu ufacik cocuga "nasıl koyduk" diyen yetiskinler var. kimsenin spor ahlakindan, sporcunun bedensel ve ruhsal ihtiyaçlarından haberi yok umurmsamiyorlar, herkes her macta en kazanan olmak istiyor, cocuklarını ona göre güdülüyor, bir sporcunun yetismesinin en önce sabir ışı oldugunu görmezden geliyor.

izmirde 100'den fazla altyaş grubu basketbol takimi var, bunlar icinde banvit -simdi teksüt oldu- ve belki bir iki takim -belediye destekli bornova, bergama, urla belediyesi mesela- altyapiya dikkat ediyor (bu belediye takimlari da ne yazik ki garibanliktan ve oyuncu havuzlarının darligindan başarılı olamıyor), oyuncu yetistirmeye calisiyor. digerleri oyuncudan aldigi para ve özel ders parasi ile yolunu bulma derdinde, basketboldan kazandıgını basketbola yatiran kimseyi görmedim ben.

böyle bir kültürde bir bok olmaz.
0
proteus
(19.05.20)
Genelde takım sporlarından söz edilmiş ama bireysel sporlarda da çok kötüyüz. Ufak tefek ülkelerden bile x sporunu domine eden adam varken bizde yok. Yani ispanyanın hem basketinin hem futbolunun dünya çapında şampiyonluk yaşaması anormal geliyor iki katıyız ya, tenis desen yine en iyiler onda.

Şimdi baktım Marc Marquez diye bir adam var mesela İspanyol sekiz kere grand prix şampiyonu olmuş adam. Kenan sofuoğlu diyolardı bi ara adam 3. lig şampiyonuymuş. Yine triatlon falan. Liste uzar gider, hiçbir yerde yokuz ya :)

Ya mesela fildişi sahilinden bile dünya çapında topçular çıktı, drogba, pepe vs. Senegal = sadio mane , mısır = salah. Yok abi türklerin bu derece top class hiçbir alanda hiçbir sporcusu yok. Senegal, mısır çok mu iyi? Örnekler uzar gider ya..
0
🌸garavel
(19.05.20)
okçuluk mu kaldı abi :) motosiklette kim var saydığım gibi top class?
0
🌸garavel
(19.05.20)
@garavel

hocam ispanya örneğinden konuşayım, valencia'da şehrin içinden geçen eski geniş bir nehir yatağı var, yedi kilometre uzunluğunda hayranlık verici bir park.

valencia.for91days.com

sabah burada koşmak, bisiklete binmek, köpeğini gezdirmek, hiçbir şey yapamasa yürüyüş yaparken oradaki sahalarda rugby, futbol oynayanları izlemek istemeyen herhalde ya ölmüştür ya inceden o yola girmiştir. şehrin yarısı sabah yarısı akşam buralarda. insanlar sporu yaşamın bir parçası olarak gördükleri için zaman ayırmakta zorluk çekmiyorlar, sabah akşam rutini olsun diye değil doğallıkla ve severek bunu yapıyorlar, yaptıkları için iyi hissediyorlar, gelişim de zorlama değil nesilden nesile doğal yollarla oluyor, çevredeki çoğu kişi spora saygı duyan kişiler olunca çocuklar da ben profesyonel olmak istiyorum dediğinde doğru yönlendirilebiliyor. içinde yaşadığımız şehirlerin, ortamın, spora bakış açısı ve kültürünün da insana bir şeyleri çocukluktan itibaren aşılıyor olması gerekir.
0
engelbert humperdinck
(19.05.20)
Küçüklüğümden beri çevrem nedeniyle sporun içerinde sürekli bulunduğumdan gözlemlerim;

Öncelikle spor kültürü diye bir şey yok. Spor hala bizde boş vakit öldürülen bir şey olarak görünüyor ve aman ne yapacağım, başka bir işim mi yok, ben zaten taş gibiyim anlayışı var. Bu mantık değişmedikçe ne yaparsan yap olmuyor.

Ülkemizde sporun maddi getirisi olmadığından insanlar çocuklarının spor yapmasını belirli bir yerden sonra; sen sporunu yap ama okulunu da ihmal etme, iyi bir yeri kazan orada devam edersin diyerek destekliyor. (Bu seçim zamanında önüme geldi.)

Sporu özellikle de amatör takımlar ve branşlarda en büyük destekci hala devlet bugün devlet çekilse çoğu branş kapanma noktasına gelir.(belediye, il özel idare, vb kulüpleri)

Yukarıda belirtildiği gibi yoğun bir çaba, disiplin, maddiyat gerektiriyor.
0
murtiii
(19.05.20)
Disiplin eksiği ve imkan darlığı adam 12 saat jimlastik mi çalışsın evine ekmek mi götürsün
0
basond
(19.05.20)
Tek cümlelik cevap;
Liyakata önem verilmemesi.
0
Mirket
(19.05.20)
alt yapımızın olmaması. hollandaya gittiğimde bunu gördüm. eindhoven şehrinde ki nüfusu 200 binli bir şehir, şehirde her yerin çim beton toprak futbol sahası olduğunu gördüm. yani insanları küçük yaştan itibaren spora başlatmak lazım. dershaneye değil özel derslere değil. altyapı her şeydir.
0
mikahakkinen
(19.05.20)
(10)

karantina-kitap siparişi nereden verelim?

damba
Bu aralar kitapların yavaş tedarik edildiğini duyuyorum. En son idefix siparişim hüsranla sonuçlanmıştı. Yakın zamanda sipariş verip, hızlıca ürüne ulaşan var mı?Kitapyurdu, D&R...?
Bu aralar kitapların yavaş tedarik edildiğini duyuyorum.

En son idefix siparişim hüsranla sonuçlanmıştı.

Yakın zamanda sipariş verip, hızlıca ürüne ulaşan var mı?
Kitapyurdu, D&R...?
0
damba
(17.05.20)
amazon
0
ehti
(17.05.20)
idefix hep öyle.

ben hepsiburadadan söyledim hızlı geldi. (satıcı hepsiburada olacak şekilde yoksa uzar)

onun dışında babilden söyledim o da hızlı geldi.
0
AlsterWasser
(17.05.20)
En son ilknokta.com'dan kitap aldım, beklediğimden uzun sürdü. Eganba (aynı zamanda Babil ve Odakitap) kesintisiz çalışıyor.
0
kobuzchu kiz
(17.05.20)
eganba (babil vs) önermiyorum. Stokta olan kitabı 1 haftadır gönderemediler.
0
shezo
(17.05.20)
Ramazan ayı öncesinde Dr'dan 5 kitap almıştım. 1 haftada geldi.
0
put it in your appropriate place
(17.05.20)
Eganbadan pazartesi verdigim siparis bugun kargoya verilmis. 25 kitap. Belki biraz yavas ama bu donemde canimi sikacak kadar degil. Idefix, d&rdan uzak durun.
0
sadakatsiz
(17.05.20)
Pandora - sanirim bi haftaya geldi
0
euteamo
(17.05.20)
Hepsiburada, ertesi gün geldi. Satıcının Hepsiburada olması önemli.
0
lana del rey
(17.05.20)
eganba'dan üç defa sipariş verdim sorunsuz geldi.
0
nickimin hakkini veremedim
(17.05.20)
Kitapyurdu. 8 gün dediler 5 gün olmadan geldi.
0
black holes in the sky
(17.05.20)
(4)

Yetişkinlerde Dil Bağı - Konuşma Bozukluğu dilimin dönememesi

put it in your appropriate place
Kendimi bildim bileli bir konuşma bozukluğum var. R, L, Y ve Ş harflerine dilim dönmüyor Öyle çok büyütecek bir durum değil ama bazen fazla olmasa da problem oluyor. Bazen akıcı biçimde konuşamıyorum. Sebebi tam beli değil ama dil bağı olabilir.Baştan başlarım.Yazarken zorlanıyorum. Bazı kelimelerde
Kendimi bildim bileli bir konuşma bozukluğum var. R, L, Y ve Ş harflerine dilim dönmüyor Öyle çok büyütecek bir durum değil ama bazen fazla olmasa da problem oluyor. Bazen akıcı biçimde konuşamıyorum. Sebebi tam beli değil ama dil bağı olabilir.

Baştan başlarım.

Yazarken zorlanıyorum. Bazı kelimelerde R harfi Y/L olarak veya tam tersi olarak yazıyorum. Bazı kelimelerde ise R,L ve Y harfleri bulunan heceyi yok saymaktayım. Ş harfi ise S harfine dönüyor.

Mesela bir sözcükte kaynaştırma eki olan y harfi geldiğinde - daha doğrusu söylendiğinde - anlamıyorum. Biri tetikçiydi dediğinde beni bunu anlamam ve yazmam tetikçidi oluyor. Böyle bir şeyi farkına vardıktan sonra anlayış bakamından değişen bir şey yok ama yazarken araya kaynaştırma eki olan y harfinin olmasını gerektiğini biliyorum artık. Böyle bir şeyin varlığını öğrendikten sonra bazı kelimeleri yazarken - yazmam tamamlanmadan önce - yanlış yazdığımı fark ettiğim oldu.

Böyle bir durumu Temmuz 2015 tarihinde kesin olarak anladım. Daha önce de şüphelenmiştim zaten fakat tam olarak ne olduğundan emin değildim.

Temmuz 2015'de iş arkadaşımla mail yazıyorduk. Daha doğrusu o söylüyordu, ben yazıyordum. En son paylaşacaktır dedi. Yazdım, yanlış yazdın düzelt dedi. 2 defa heceledi ikisinde de anlamadım ve yanlış yazdım. Üçüncü defa söylerken de anlamamıştım ama bir tane seçenek kalınca haliyle doğrusunu yazdım.

Hatırladığım kadarıyla ortaokul döneminde kuzenlerimle isim şehir hayvan oynarken L harfi gelmişti anlamamıştım. Birisi göstermişti.

Eylül 2015'de MR çektirdim. Nörologlara gösterdim. Beyin gayet normal gözüktü. Bir şey yok dediler. 8 aylıkken geçirdiğim yüksek ateş havalesi etkilemiş olabilir de olmayabilir de dediler. Beyinde kalıcı hasar olabilir diye MR gerekliydi.

8 aylıkken yüksek ateş havale geçirmişim. O zamanda bakmışlar bir sonuç çıkmamış. Hatta beni okula bir sene geç göndermeyi düşünmüş ailem fakat doktor, vaktinde gönderin demişler. Vaktinde başladım vaktinde bitirdim.

Böyle bir durumu anneme söyledim ben zaten biliyordum dedi.

Bazen konuşmamı biri anlarken, diğeri anlamıyor. Dolasıyla sorunun ne kadar benden kaynaklandığını bilemiyorum.

Bazen çok iyi ve akıcı biçimde konuşup bazen de konuşamadığım oluyor.

Ayrıca ben çok küçükken ( 4 -5 sanırım) doktor demiş ki beynini fazla zorlamasın kalıcı kalmış olabilir fakat üniversiteyi İngilizce okudum. Aynı durum İngilizce kelimeler için de geçerli. Bir İngilizce kelime kalıp olarak hemen gözümün önüne gelirken bazen gelmiyor. Birde İngilizce konuşurken birkaç kişi kelimenin sonuna -es takısı eklediğimi söyledi. Dilim kendilinden sürtüyor.

Geçenlerde İnternet üzerinden İngilizce speaking yapıyorum. Denk geldi, bu durumu anlattım. Dedim böyle böyle sebebi belli değil yüksek ateş olabilir. Eğitmen dedi ki dil bağı var mı, ondan olabilir? Dilimde var olan şeye dil bağı olduğunu o zaman anladım. Harbiden dil bağı konuşma bozukluğuna sebebiyet veriyormuş.

Örnek olarak; sol taraftakiler benim yazdığım şekilde. Sağ taraftakiler ise doğru yazılışı.

Atöyle - Atölye
Değişikik - Değişiklik
Dehriz - Dehliz
İlginecektir - İlgilenecektir
Çöküs - Çöküş
Dolandırıcığı - Dolandırıcılığı
Şaşırayak - Şaşırarak
Sarap - Şarap
yetiştiriz - yetiştiririz
Pişirim - Pişiririm

Neyse soru şu, Dil bağı tedavisi nasıl oluyor yetişkenlerde ve bu konuşma bozukluğunu asgari seviyeye çekmek için ne yapabilirim, önerileriniz, fikirleriniz nelerdir?

Son olarak doğum yılı 1989.
0
put it in your appropriate place
(06.05.20)
Gerçekten hiçbir bilgim olmadan soruyorum, disleksi için test yapıldı mı?

Edit: Konuşma problemi çeken hastalarda aşırı hızlı veya yavaş konuşma görülebilir. Disleksi ne demek denildiği zaman kimi bilim insanlarınca "kelime körlüğü" olarak nitelendirildiği görülür. Disleksili bireyler genelde zeki ve çalışkan olmalarıyla ön plana çıkar. Ancak disleksi problemi olan hastaların beyni kelimeleri farklı işlediği için, bu durum kelimelerin çözümlenmesini, hecelenmesini ve tanınmasını güçleştirir.
www.medicalpark.com.tr
0
kobuzchu kiz
(06.05.20)
Disleksi testi yapılmadı. Disleksi olabilir dendi birkaç kişi tarafından.
0
🌸put it in your appropriate place
(07.05.20)
hocam bende ve çocuğumdada vardı.
konuşma terapistine git ama dikkat et türkiyedeki tek konuşma terapisi üniversite bölümünden mezun olanlara git. diğerlerine para kaptırma.
www.dktd.org
burada bu işi okumuş doktorların listesi var.
ayrıca üniversitede rapor yazdırırsan terapileri ücretsiz yaptırıyorsun.
doktorlara sor yönlendirirler.
0
aslindasorunumpsikolojik
(07.05.20)
Dil bağı fiziksel bir şey değil mi ? Baktığınızda görmeniz lazım dilinizin altında. Arkadaşımın çocuğunda vardı ve kestirdiler bitti.
0
Esinsin
(07.05.20)
(2)

İkinci el kobo e-kitap okuyucu alınır mı?

wehatelovewelovebeer
Selam dostlar. E-kitap okuyucuya ihtiyacım var ancak fiyatları acayip artmış. Elinde olan, kullanmayan, hem kozmetik hem de teknik herhangi bir sorunu olmayan cihazınız var ise talibim. Kobo marka cihazları önerir misiniz? Özellikle clara hd modelini çok övüyorlar..
Selam dostlar. E-kitap okuyucuya ihtiyacım var ancak fiyatları acayip artmış. Elinde olan, kullanmayan, hem kozmetik hem de teknik herhangi bir sorunu olmayan cihazınız var ise talibim. Kobo marka cihazları önerir misiniz? Özellikle clara hd modelini çok övüyorlar..
0
wehatelovewelovebeer
(02.05.20)
Kobo'nun Glo Hd'sini kullanıyorum. Gerçi kalmadı ama yine de tavsiye ederim Kobo'yu.
0
put it in your appropriate place
(02.05.20)
bende aura var, 4 senedir sorunsuz kullanıyorum. en büyük şikayetim orijinal deri kılıfının 2 ayda soyulmaya başlaması oldu. mont ya da göt cebine bile sığdığı için kerata, sürtüne sürtüne hırpalandı.
0
Bruce
(02.05.20)
(7)

Şu an internette neler yapıyorsunuz?

birşeylersoracağım
Benim çok canım sıkıldı. Siz neler yapıyorsunuz?İnstagram, sözlük duyuru haricinde neler yapıyorsunuz?
Benim çok canım sıkıldı. Siz neler yapıyorsunuz?

İnstagram, sözlük duyuru haricinde neler yapıyorsunuz?
0
birşeylersoracağım
(01.05.20)
gartic
0
aziz dostum jack
(01.05.20)
Filmlere ve oyunlara sardım.
0
put it in your appropriate place
(01.05.20)
cs go'ya sardım.
ekşi
zoom
dünya gazetesi
t24
economist
outlook mailler öyle geçiyor günler.
0
picassoishere
(01.05.20)
Buffy the Vampire Slayer izliyorum.
0
hayirsiz
(02.05.20)
Arkadaşlarla oyun oynuyorduk ama sıkıldım. İzleyebileceğim filmlere bakıp not alıyorum. Arada Wptan gelen mesajlara dönüyorum. Bir de müzik var.
0
Amaranta ursula
(02.05.20)
fm ye sardım. arta kalan zamanlarda dizi vs. izliyorum.
0
belkider
(02.05.20)
Tiktoktaki deliler komik.
0
tunaktunaktun
(02.05.20)
(7)

Ramazan için nereye bağış yapılabilir?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Ailem Ramazan dolayısıyla fitre vermek istiyor ama çevremizde fitre verilebilecek kimse yok. Onun yerine bağış yapmak istiyorlar. Şöyle biz bağış yaptığımızda gerçekten fakir bir aileye yardımı olacak bir yere bağış yapmak istiyoruz. Her ne kadar büyük bir para olmasa da içimiz ra
Merhaba arkadaşlar,

Ailem Ramazan dolayısıyla fitre vermek istiyor ama çevremizde fitre verilebilecek kimse yok. Onun yerine bağış yapmak istiyorlar. Şöyle biz bağış yaptığımızda gerçekten fakir bir aileye yardımı olacak bir yere bağış yapmak istiyoruz. Her ne kadar büyük bir para olmasa da içimiz rahat bir şekilde bağış yapabileceğimiz bir kurum yok.

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hesapları bloke edilmeseydi oraya yollardık ama bloke koydular. Aklıma başka bir kurum gelmiyor. Siz ne önerirsiniz veya böyle zamanlarda nereye bağış yapıyorsunuz? Teşekkür ederim
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(01.05.20)
Ben Ramazan için Darüşşafakaya göndereceğim.
0
paramolacak
(01.05.20)
merhabalar,

çalıştığım sivil toplum kuruluşu resmi bağış kabul etmiyor ancak bu zor zamanlarda zorluk çeken ve bize ulaşan ailelere biz eşimizin dostumuzun fitrelerini bir şekilde iletiyoruz. Eğer böyle bir şeyi düşünürseniz mesaj atabilirsiniz ben size detaylı bilgi veririm. Istanbul'da yaşayan ailelere ulaşıyoruz daha çok. Bilginiz olsun.
0
nickie
(01.05.20)
Lösev, Darüşşafaka, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin şu sıralar iftar ve ramazan kolisi bağış sistemi var.

Mahallenizin Muhtarı aracılıyla çevrenizde ihtiyacı olan birisini bulabilirsiniz.
0
murtiii
(02.05.20)
Ben özel bir hastanede karaciğer nakli olmuş Hastahane masraflarını ödeyemeyeceğini bildiğim birisine yapacağım.
0
opitseri
(02.05.20)
@paramolacak ile Darüşşafaka +1

Darüşşafakaya vereceğim ben de.
0
put it in your appropriate place
(02.05.20)
Bu tür bağış alan kurumlar yılın her zamanı bağış toplayabiliyorlar, hatta çok büyük rakamlar alabiliyorlar büyük kurumsal markalardan/firmalardan.

Ama gerçekten ihtiyacı olan bir gariban, öğrenci vs kolay kolay sizin gibi fitre/zekat vermek isteyen birilerine ulaşıp bunu alamıyor.

Lütfen zahmet edin ve gerçekten ihtiyacı olan birilerine ulaşıp teslim edin sadaka/fitre/zekatınızı.

Yakın bir ilçeye, mahalleye gidip muhtardan ya da esnaftan kolaylıkça ihtiyaç sahibi bulabilirsiniz.
0
John Bloor
(04.05.20)
Lösev,
Haluk levent(ahbap)
0
jimjim
(04.05.20)
(12)

Yemeyi özlediğiniz yemekler var mı?

alvarez
Koronadan dolayı yiyemediğiniz. Ben adana yemeyi özledim
Koronadan dolayı yiyemediğiniz.

Ben adana yemeyi özledim
0
alvarez
(15.04.20)
Yaprak döner, fırın sütlaç, cantık :((
0
black holes in the sky
(15.04.20)
tantuni
0
kucukne
(15.04.20)
kokoreç
0
anarsika
(15.04.20)
katmer :(
antep'ten getirtmeyi planlıyordum, şu iş patladı :(
eksiup.com
0
pati
(15.04.20)
Suşi ve meksika yemekleri.
0
put it in your appropriate place
(15.04.20)
Uluçay Tantuni
Quick China
Cennetkuşu
:(((((
0
heritage
(15.04.20)
hamburger:(
0
fosforlu cevriye
(15.04.20)
doneri ozledigimi farkettim @bhits'nin cevabindan sonra.
0
fakyoras
(15.04.20)
kokoreç +1
0
damenmc
(15.04.20)
Çiğ köfte
0
rock n roll
(15.04.20)
Bornovada beyti, Alsancakta boyoz, kordonda kaju ve dut kurusu, subwayde kurabiye
0
kararsızataletfilozofu
(15.04.20)
Tantuni, adana, döner, pis hamburger, pis pilav vb vb...
0
msb
(15.04.20)
(3)

Not alma uygulaması

bin dokuz yuz sifir bess
Selamlar, her yerden erişebileceğim not alma uygulamalarından hangisini önerirsiniz acaba?
Selamlar, her yerden erişebileceğim not alma uygulamalarından hangisini önerirsiniz acaba?
0
bin dokuz yuz sifir bess
(15.04.20)
yani hangi cihazlarin kullanildigina bagli, osx'de sadece notlar app'i yeterli oluyor. birbirinden farkli yazilimi olan cihazlarda google notlar'i önerebilirim.
0
apiko
(15.04.20)
Evernote seviyorum ben.
0
kobuzchu kiz
(15.04.20)
Evertone +1
0
put it in your appropriate place
(15.04.20)
(7)

üzerime oyun önerisi atın

syozkn
bir çoğunuz karantina günlerinde oyun oynuyorsunuz biliyorum. o sebeple oyun önerisi isteyecek en güzel zamanlardan biri bu. ana akım oyunların aşağı yukarı hepsini oynadım ama aklınıza geleni yazmaktan çekinmeyin.aradığım özellikler:-açık dünya artık yeter. yeterince oynadık hazmettik. oradan oraya
bir çoğunuz karantina günlerinde oyun oynuyorsunuz biliyorum. o sebeple oyun önerisi isteyecek en güzel zamanlardan biri bu. ana akım oyunların aşağı yukarı hepsini oynadım ama aklınıza geleni yazmaktan çekinmeyin.

aradığım özellikler:

-açık dünya artık yeter. yeterince oynadık hazmettik. oradan oraya koşturmaktan yorulduk. açık dünyası olacaksa da sınırlı bir açık dünyası olsun, haritada sağa sola gitmek oyundan daha fazla zaman almasın. en fazla dishonored kafası olsun. genişçe bir şehir değil de bizi ortasına attığı bir level tasarımı olabilir. direkt ilerlediğimiz bir kafası da olabilir.

-oyun mekanikleri iyi olsun. vurduğumu anlayayım, başka mekanikleri varsa da düzgün çalışan ve "vay be güzel düşünmüşler bunu" dediğim mekanikler olsun. illa vurmalı kırmalı da olmayabilir. soma benzeri bir şey de olabilir. oynadığınız ve keyif aldığınız herhangi bir tür olabilir pek tabi.


-hikaye güzel olsun. beni sarsın. merak ettirsin. oyunu bitirdiğimde güzel bir filmi bitirmişim hissini versin.


-40 saatlik oyun oynayamıyorum artık rdr vs. gibi çok çok özel örnekler olmadıkça. 8-10 saatte bitsin. oyunun sonunu görmek için bitirmeyeyim oyunu. keyif alırken bitsin gitsin.

-hack&slash olmasın mümkünse. bam güm herkese dal öldür, kılıçtan geçir oyunlarını kafam kaldırmıyor bir yerden sonra. hikaye iyi olsun, tadında aksiyon olsun ya da belki hiç olmasın farketmez.


-oyun mekanikleri kendini tekrar etmesin. kendini yenilesin. 1. dakikada yapmaya başladığımız şeyi 5. saatin sonunda yapmaya devam etmeyelim.

-bu çok önemli bir özellik değil ama gamepadle rahat oynayabiliyorsam ne mutlu bana. koltuğa yayılayım, hikayenin ve aksiyonun tadını çıkarayım. olmuyorsa klavye mouse ikilisi de olur da mümkünse gamepad. belim ağrıyor :(


-ufak tefek puzzlelar olabilir tadında. portal serisi gibi bir başyapıt değilse puzzle oyunu olmasın kısacası.


-grafikler iyi veya kötü farketmez. iyi seviyede bir bilgisayarım var. oynayamayacağım herhangi bir oyun yok. sarsın yeter.


-bunların hiç birine sahip değil ama şöyle bir oyun da var: ne olursa olsun oynatır kendini dediğiniz bir oyun da olabilir. neden olmasın?


belki benim için oyun çıkmaz ama başkası görüp ilgisini çekip oynayabilir bir şekilde. aklınıza gelen şeyleri yazmaktan çekinmeyin.


uğraşıp cevap yazacak arkadaşlara şimdiden çok çok teşekkürler. koronasız günler dilerim...
0
syozkn
(12.04.20)
epic game'den beleş aldığım soma. son zamanlarda oynadığım en zevkli oyunlardan biri. vurmalı kırmalı değil, saklanmalı ama bol bol puzzle var. atmosferi ve mekanları çok iyi.
0
nothing in my way
(12.04.20)
Oynadığın oyunları yaz da bunları okuduktan sonra onu oynadım cevabı almasın insanlar. Skyrim oynadın mı mesela
0
izmitcan
(12.04.20)
PS4 varsa Detriot Become Human
0
himmet dayi
(12.04.20)
himmet dayi +1
0
put it in your appropriate place
(12.04.20)
oynadığım oyunları yazarsam bitmez. skyrim, soma, detroit(detroit epic storeda da var bu arada) hepsini oynadım. skyrim tarzı değil mesela istediğim. açık dünya ve onlarca saat başında oturtacak bir şey değil aradığım.

soma-detroit çok çok güzel iki örnek mesela anlatmaya çalıştığım oyunlar için. özellikle soma tam bir başyapıttı ve tam da anlatmaya çalıştığım oyun tarzını yansıtıyor.


bu duyuruyu görüp de bir şeyler yazmak isteyen elini korkak alıştırmasın. aklına ne geliyorsa yazsın. ben oynamış olurum ama başkası faydalanır belki vs.
0
🌸syozkn
(12.04.20)
bioshock serisi diyeceğim ama oynamışsındır sanırım. alien isolation veya hellblade senua's sacrifice da olabilir.
0
nothing in my way
(12.04.20)
Spec Ops The Line: Harika ve vurucu bir hikaye. Savaşın acımasız yüzünü suratınıza bir tokat gibi vuruyor ve yer yer kendinizi suçluyorsunuz( Gerçekten)

Her ne kadar Deus Ex serisini önerecek olsam da Invisible War ve The Fall'ı sallarsak en beğendiğim oyunlardan biri olan Deus Ex Human Revolution. Çok az oyunda görebileceğiniz etkileyici bir hikaye.

Resident Evil 4 en sevdiğim oyun. Oyun demek çok basit kalıyor. Bir başyapıt benim gözümde. Capcom ne yaparsa yapsın bir daha bu oyunun yakınına yaklaşamaz bana göre.

Resident Evil 4'ü Resident Evil 4 yapan adam Shinji Mikami'nin elinden çıkan bir başka oyun, The Evil Within. Oyun resmen sizi içine çekiyor. 2.sini oynamadığım için bir şey diyemeyeceğim.

Önerebileceğim ama oynamadığım oyunlar

Life is Strange
What Remains of Edith Finch
Gears 5
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(12.04.20)
(3)

hangi filmdi?

anily
filmin adını bir türlü hatırlayamadım. araştırdım ama bulamadım da. konusu kabaca şöyleydi:27-28 yaşında bir eleman avrupa'ya dedesini bulmaya geliyordu. 3 arkadaş; 1 kız, 2 erkek. sonra gittiği şehirde kafede çalışan bir kızla tanışıyor. o kız dedesini bulmak için yardımcı oluyor elemana. sonra kız
filmin adını bir türlü hatırlayamadım. araştırdım ama bulamadım da. konusu kabaca şöyleydi:
27-28 yaşında bir eleman avrupa'ya dedesini bulmaya geliyordu. 3 arkadaş; 1 kız, 2 erkek. sonra gittiği şehirde kafede çalışan bir kızla tanışıyor. o kız dedesini bulmak için yardımcı oluyor elemana. sonra kızla yakınlaşıyorlar ama sonra kızın 14 yaşında olduğunu öğreniyor.

izleyen ve hatırlayan var mıdır?
0
anily
(10.04.20)
Emin değilim ama yine de denerim şansımı.

Everything Is Illuminated
0
put it in your appropriate place
(10.04.20)
Copenhagen olmasi lazim
0
fingers of fury
(11.04.20)
evet copenhagen. thanks
0
🌸anily
(11.04.20)
(6)

BluTV'den öneriler alalım

fragile lady
BluTV'de izleyip beğendiğiniz dizi ve filmleri yazabilirseniz sevinirim. The Handmaid's Tale, Patrick Melrose, Sopranos, Sex and the City, Aynen Aynen, Shameless, Bozkır, Masum, 7 Yüz, Game of Thrones izlendi. Biraz bilinmeyen bir şeyler arıyorum.Not: Bartu Ben, Lucifer, Pavyon, Sıfır Bir vs. sevmed
BluTV'de izleyip beğendiğiniz dizi ve filmleri yazabilirseniz sevinirim.

The Handmaid's Tale, Patrick Melrose, Sopranos, Sex and the City, Aynen Aynen, Shameless, Bozkır, Masum, 7 Yüz, Game of Thrones izlendi. Biraz bilinmeyen bir şeyler arıyorum.

Not: Bartu Ben, Lucifer, Pavyon, Sıfır Bir vs. sevmedim.
0
fragile lady
(10.04.20)
young pope, new pope.
luther
riviera
deutchland 83 ve 86. 83ü izlemeden 86ya başlamazdım. 83 kaldırılmış galiba.
0
sutlu nescafe
(10.04.20)
the young pope da blu'daydı sanki
0
helena
(10.04.20)
gomorra
0
scudman1
(10.04.20)
ZeroZeroZero
0
çokyaşa
(10.04.20)
Exit
0
brkylmz
(10.04.20)
Alef diye bir dizi başlayacak bugün. Yerli yapım. Şahsen merakla bekliyorum.
0
put it in your appropriate place
(10.04.20)
(14)

iş güç durumları...

ronartest
sektör ve son durumlarınız paylaşsanız keşke,1- sektör?2- işten çıkarmalar başladı mı?3- maaşlarda indirime gidildi mi?4- evden mi çalışıyorsunuz, hala ofis mi?
sektör ve son durumlarınız paylaşsanız keşke,

1- sektör?
2- işten çıkarmalar başladı mı?
3- maaşlarda indirime gidildi mi?
4- evden mi çalışıyorsunuz, hala ofis mi?
0
ronartest
(08.04.20)
kamudayım, adliye. kronik hastalığı ve torpili olanlar idari izinli. haftada 3 gün geliyorum, normal mesai. cumartesi günü ayrıca nöbetim vardı ve yoğundu.

anlamıyorum böyle bir ortamda insanlar neden rahat duramaz. saçma sapan şeyler için en az 50 kişiyle muhatap oldum. evde kalın ama işe de gidin durumu yani.
0
Improbable
(08.04.20)
1- kimya
2 ve 3- hayır, olacağını sanmıyorum
4- arada fabrika duruşa giriyor, üretim duruyor yani, öyle olunca yıllık izin kullandırıyorlar. Masa başında çalışanlar evden çalışıyor 3 haftadır, biz amelespor olarak fabrikaya geliyoruz. Ama bu hafta yarı kadroyla geldik.
0
pati
(08.04.20)
1.Yazılım(hastane yazılımı)
2.Çıkarma olmadı, olmaz.
3. Maaşta indirime gidilmedi, geçen ay tam aldık. Bu ay ne olur bilmiyorum ama azalma olmaz, en kötü eksik yatar ve daha sonra öderler.
4. Sektör gereği geçen ayın 17'sindrn beri evden çalışabiliyorum.
0
birşeylersoracağım
(08.04.20)
özel sektör
no
no
evden. ama evden çalışabilecek durumda olduğumuz için hayatımızda bir şey değişmedi. aynı şekilde iş yürüyor.
0
kenarortay
(08.04.20)
1- havacılık - yer hizmeti
2- bildiğim kadarıyla hayır
3- kısa çalışma ödeneğine geçildi.
4- evden. ofise giden var mı bilmiyorum. operasyon kısmına hiçbir fikrim yok.
0
put it in your appropriate place
(08.04.20)
1- kimya.
2- holding bu süreçte personel çıkarmayacağını açıkladı. çıkarılan duymadım.
3- hayır.
4- işimin yapısı dolayısıyla evden efektif çalışamam. 10 gün ücretli izne çıktım, haftaya işe dönüyorum.
0
nabrukk
(08.04.20)
1- yazılım(ulaşım firması)
2- henüz değil. bazı hatlarımız devam ediyor. temmuza kadar düzelmezse önce operasyon ardından genel müdürlük çalışanlarından devam ederek işten çıkarmalar olabilirmiş.
3- yıllık izindeyiz. eksiye de düşebiliyoruz bizim şirkette. henüz indirim konuşulmadı.
4- yazılımcı olduğum için gün içerisinde 1-2 saatlik işler olabiliyor anlık müdahale etmem gereken. onun harici çalışmıyorum.
0
golgi aygıtı
(08.04.20)
1- yazılım
2- hayır, her hafta yeni biri işe başlıyor.
3- hayır, sodexo yatmayacak diye korktum ama o da yatıyor.
4- full ev. 1 ayı buldu artık.
0
metrobus yoluna kacan angus
(08.04.20)
1- Sivil Toplum
2-Hayır
3-Hayır, maddi ve ayni olarak iyileştirme yapıldı.
4-Ev
0
paramolacak
(08.04.20)
1- turizm
2- işten çıkarmalar epey fazla sayıda
3- maaşlarda 10% kesinti
4- evden çalışıyoruz
0
mcsword
(08.04.20)
1- finans
2-hayır
3-hayır
4- 3 haftadır evden çalışıyoruz. hala belirsiz süre devam.
0
tuborg yesili
(08.04.20)
1-ev aletleri
2-hayir çıkarma yok.
3-avrupa merkezde kısa çalışmaya geçildi %60 maaş.
4-1 aydır evden çalışıyorum.
0
lion de la Turquie
(08.04.20)
1 öğretmen.
2 ücretli öğretmenlere yazık oldu.
3 bin lira kadar destek eğitim ve nöbet ücreti gitti.
4 evden çocuklara ulaşıp bi şeyler yapmaya çalışıyoruz.
0
antihero
(08.04.20)
1-Ofis mobilyaları
2-Hayır
3-Kısa çalışma ödeneği
4-3 haftadır evden devam.
0
yercekimini kendine ceken adam
(08.04.20)
(3)

karantina surecinde okumalar

milord
okumak istediğim fakat bir türlü zaman ayıramadığım kitaplarıma kavuştum sonunda. normal hayat akışımda genelde makale okurdum, bir kitabı bitirmemse uzun sürüyordu. yoğunluktan ötürü kafamı toplayamıyordum.karantina süreci sizin okuma düzeninizi nasıl etkiledi? daha fazla okuyabiliyor musunuz?neler
okumak istediğim fakat bir türlü zaman ayıramadığım kitaplarıma kavuştum sonunda. normal hayat akışımda genelde makale okurdum, bir kitabı bitirmemse uzun sürüyordu. yoğunluktan ötürü kafamı toplayamıyordum.
karantina süreci sizin okuma düzeninizi nasıl etkiledi? daha fazla okuyabiliyor musunuz?
neler okuyorsunuz?
tavsiye edeceğiniz kitaplar var mı?
0
milord
(06.04.20)
Kesinlikle daha fazla okuduğumu söyleyebilirim. Aylardır roman ve hikaye okumadığımı fark etmiştim Ölmeye Yatmak'ı okuyorum şu an mutlu hissediyorum. Biraz kafa dağıtmak için öyküye de yöneldim onda da sığınağım Sait Faik oldu.

Onun dışında Arendt, Bauman, Eagleton, Baudrillard son dönemde ağırlık verip sevdiğim yazarlar.
0
black holes in the sky
(06.04.20)
ilginç bir şekilde karantina beni negatif etkiledi bu hususta. normal rutinimde kitaplarım için vaktim vardı, yeni rutinimde oturtamadım henüz.

yaşar kemal-bu diyar baştan başa'nın eski bir sürümünü okuyorum.

tavsiye edilecek kitap çok da, ne tarz istenildiğini bilmeden biraz havada kalacak. yine de numunelik olarak; Tanpınar'ın -diğer kitaplarına nazaran çok popüler olmayan- "Sahnenin Dışındakiler"ini ve Sevgi Soysal'ın şaheseri "Yenişehir'de Bir Öğle Vakti"ni önereyim.
0
absel
(06.04.20)
Epey kötü etkili. Önceden belli bir düzenim vardı, ona vaktimi iyi kötü planlıyordum. Şimdi sıfır. Elim kitaba gitmiyor. Odaklanmıyorum bir türlü. Normal şartlar altında 3 - 5 kitap bitirmiştim.
0
put it in your appropriate place
(06.04.20)
(4)

Karantina'da kendini geliştirmek

iyi olmayan gececi
Evde olduğumuz şu dönemlerde kendimizi geliştirmek adına ne yapabiliriz dersiniz? maddi manevi. her şey olabilir.
Evde olduğumuz şu dönemlerde kendimizi geliştirmek adına ne yapabiliriz dersiniz? maddi manevi. her şey olabilir.
0
iyi olmayan gececi
(01.04.20)
yoga, meditasyon
0
the end of time
(01.04.20)
www.coursera.org
youtube bile tekbaşına yeter
0
jadle
(01.04.20)
Kod yazmayı öğrenmeye çalışmaya çalışıyorum. Halledeceğim umarım.
0
put it in your appropriate place
(01.04.20)
Bi yandan 3d modelleme/animasyon öğreniyorum, oyun yapma konusuna hakimim zaten.

Bir yandan zamanında alıp terk ettiğim midi klavyeyi çıkardım piyano öğreniyorum.

Sabah giyinmekti süslenmekti, işe gidişti gelişti bunları çıkarınca aslında pek çok şeye zaman açılıyormuş.
0
aguen
(01.04.20)
(3)

kitap incelemesini nereye göndermeyi önerirsiniz?

Bartebly
edebi kitaplar üzerine yazılan incelemeleri yollamak için önerebileceğiniz bir platform var mıdır?Teşekkürler.
edebi kitaplar üzerine yazılan incelemeleri yollamak için önerebileceğiniz bir platform var mıdır?
Teşekkürler.
0
Bartebly
(28.03.20)
goodreads
0
Goldstein
(28.03.20)
@Goldstein
Goodreads sadece İngilizce inceleme istemiyor mu?
0
🌸Bartebly
(28.03.20)
Goodreads istediğiniz dilde yazabilirsiniz. Yabancı dildeki kitapların Türkçe çevirilerde eklenmiş durumda.
0
put it in your appropriate place
(28.03.20)
(3)

PS4 Oyun Tavsiyesi

guguklusaat
Selamlar, malum evde geçirdiğimiz şu günler için oyun önerisi isteyeceğim. Evde 4 kişiyiz, ps4 de var fakat iki kol var sadece. Biz de 4 kişinin de aynı anda veya sırayla oynayabileceği oyunlar arıyoruz aslında. Özellikle ps4 için tavsiye arıyorum ama bilgisayar da olabilir.That's You, Knowledge is
Selamlar, malum evde geçirdiğimiz şu günler için oyun önerisi isteyeceğim. Evde 4 kişiyiz, ps4 de var fakat iki kol var sadece. Biz de 4 kişinin de aynı anda veya sırayla oynayabileceği oyunlar arıyoruz aslında. Özellikle ps4 için tavsiye arıyorum ama bilgisayar da olabilir.
That's You, Knowledge is Power ve Frantics oyunlarını playlink üstünden oynadık ve sevdik. Aynı şekilde Until Dawn'da da karakterleri kişilere bölünce gayet keyifli oluyor. Bunlar doğrultusunda tavsiye edebileceğiniz bir oyun var mı?
0
guguklusaat
(25.03.20)
Dört kişi ile ne kadar oynanır bilemedim şu an. Oynadığım en iyi oyunu tavsiye ederim.

Detroit: Become Human.

Bilgisayar ve konsolda oynadığım en iyi oyun.
0
put it in your appropriate place
(25.03.20)
Diğer playlink oyunlarına bakabilirsiniz. Polisiye tarzında Hidden Agenta var, orada da herkes bir karakter seçip telefon üzerinden oynuyordu. Oyun biraz kısa ama keyifli.

Until Dawn'a benzer Heavy Rain var ama orada yanlış hatırlamıyorsam 3 karakter yönetiliyordu ve Until Dawn gibi kısa sürede diğer karaktere geçmiyordu, daha uzun sürüyordu.

A Way Out iki kişiliktir ama iki kişi aynı anda oynuyor. Dönüşümlü olarak onu da oynayabilirsiniz, hapisten kaçış oyunu.
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(25.03.20)
Herkes erkekse gözleriniz kanayana kadar pes atabilirsiniz.
0
kimlanbu
(25.03.20)
(12)

az bilinen film önerisi lütfen

Filinta61
Arkadaşlar, film önerilerinize açığım. lakin ımdb 250 komple izledim.aşk, romantik, gençlik, biyografi, korku istemiyorum.gizem, fantastik, dedektiflik ve ters köşe filmler ilgimi çeker,ispanyol sinemasının Los Cronocrimenes, La Cara Oculta, el hoyo, El Cuerpo, Contratiempo , nine queens gibi filml
Arkadaşlar, film önerilerinize açığım.

lakin ımdb 250 komple izledim.

aşk, romantik, gençlik, biyografi, korku istemiyorum.
gizem, fantastik, dedektiflik ve ters köşe filmler ilgimi çeker,
ispanyol sinemasının Los Cronocrimenes, La Cara Oculta, el hoyo, El Cuerpo, Contratiempo , nine queens gibi filmleri gibi bildiğiniz yapımlar var mıdır?

fantastik ve zaman yolculuklu filmleri de severim ama çok bilinenleri izledim. arada kalmış olanlar az bilinenler tercihimdir. sözlükte az bilinen fimlere baktım ama çok kalabalık olmuş ve çoğunu izlemişim.

ilgilenenlere teşekkürler.
0
Filinta61
(23.03.20)
a simple plan
0
freebird5406_2
(23.03.20)
(bkz: spoorloos)
0
mesa
(23.03.20)
fezagezgini
(23.03.20)
The Big Kahuna
0
put it in your appropriate place
(23.03.20)
Arlington road
Hodejegerne
U turn
a perfect murder
Şiddetin tarihçesi
Eastern promises
Mystic river
Fargo
Ronin
Town

Dizi olarak da ki hepsi taş gibi ters köşe dizilerdir;

The missing
The fall
The killing
Night of
Bron broen
broadchurch
Cardinal
Black spot
Happy Valley
The sinner
0
deer hunter
(23.03.20)
Primer
0
Bruce
(23.03.20)
sarı mercedes
0
onkiloversemtamamım
(23.03.20)
room-2015
0
egokalp
(23.03.20)
entrusted
0
sutlu nescafe
(23.03.20)
(bkz: platform)
0
istanbul beyefendisi
(23.03.20)
Bilinirliliğini bilmiyorum ama bir casusluk filmi: tinker, tailor, soldier, spy
0
oylesine sordum
(23.03.20)
Teşekkür ediyorum cevap yazanlara, bir bakayım neler önerilmiş.
0
🌸Filinta61
(24.03.20)
(12)

80-90'larda gazetelerden kuponla neler almıştınız?

Bruce
böyle bir dönem vardı, bunu bilen üniversiteli bile değildir. profilo tv, baskül ve siyah bisan mountain cat 18 vitesli bisiklet almıştık biz. meydan larousse'ları, sözlükleri de hatırlıyorum.bir de maket dağıtılırdı kartondan. ben casper'ın hayalet şatosunu yapmıştım günlerce uğraşıp. sonra da bül
böyle bir dönem vardı, bunu bilen üniversiteli bile değildir. profilo tv, baskül ve siyah bisan mountain cat 18 vitesli bisiklet almıştık biz. meydan larousse'ları, sözlükleri de hatırlıyorum.

bir de maket dağıtılırdı kartondan. ben casper'ın hayalet şatosunu yapmıştım günlerce uğraşıp. sonra da bülent amcanın kızı bir gün ben okuldayken bize geldiğinde üstüne atlayıp yıkmıştı, çok ağlamıştım. 50-60 santimlik kocaman bişeydi.

sizler neler almıştınız? duruyor mu hala? bizim profilo tv duruyor hala heheh.
0
Bruce
(22.03.20)
2000 başlarında sudoku almıştım elektronik. 90 sonunda da yanlış hatırlamıyorsam 50-100 parçalık bir puzzle almıştım.
0
golgi aygıtı
(22.03.20)
saçma sapan plastiğimsi salata kasesi takımı ve kaşıkları :D annem cam olmadıklarını görünce hayal kırıklığı yaşamıştı ama yine de uzun bir süre kullanıldı evde. ansiklopedi seti olmayan da yoktu zaten. sonra hepsi atıldı.
0
hypathia
(22.03.20)
Ansiklopediler alındı, tv alındı. Ben kendi azmimle 25 kupona hürriyet’ten bir oyuncak tren seti almıştım :)
0
silah taciri
(22.03.20)
alcatel cep telefonu üstelik ilk telefonumdur kendisi ve sünnet hediyemdi kendime aynı zamanda, büyük bedeller ödedim yani :))
0
okumus balikci olcam ben
(22.03.20)
cogu seyi aldik. bazi gazeteleri sirf bunun icin aliyorduk hatta. ama en unutamadigim sabah gazetesinin verdigi muzik setidir. dev muzik seti diye reklamlari yapildi haftalarca. elimizde alisveris torbalari vardi muzik setini almaya giderken. tasiyamayiz taksi mi tutsak dedik. sonra ekmek boyutunda bi kutu verdiler. koltuk altimda tasidim.
0
pide
(22.03.20)
80-90'lar değil ama 2000'lerin başlarında motorola cep telefonu, atari, pokemon ıvır zıvırları almışlığımız var.
0
nothing in my way
(22.03.20)
Şahsen değil de dedem televizyon almıştı Sabah gazetesi kuponlarından 1995 senesinde.
Birkaç sene öncesinde Çalışır durumdayken televizyoncuya verdim.
0
put it in your appropriate place
(22.03.20)
Bisan İhlas- mountain cat
0
komando kani var bende
(22.03.20)
Hali,sirt cantasi,kuran,ansiklopedi, bir de su bilege takilan hastaliktan koruyucu denen halkalardan almistim.
0
turkuaz
(22.03.20)
Dijital saatli, radyolu telesekterli ev telefonu. Hic unutmam markasi da audioline idi.
0
stavro
(22.03.20)
“Alman leonard hayden” 3lu bavul seti
Peugeot bisiklet
Arcopal yemek takimlari
0
kuehles blondes
(22.03.20)
Arcoroc Yemek Takımı
Elektronik Sözlük
Temel Britannica
Kitap/CD Setleri
...
0
Ven
(14.08.20)
(2)

Bu günler geçtikten sonra yurtdışı

regina phalange
Gidilir di mi belli bir süre sonra yine? Yoksa artık kaldığımız yerde kaldık yurtdışı göremeyecek miyiz?
Gidilir di mi belli bir süre sonra yine? Yoksa artık kaldığımız yerde kaldık yurtdışı göremeyecek miyiz?
0
regina phalange
(20.03.20)
e gidilir tabii de, ne zaman? bi 3-5 aydan önce kontroller azalmaz gibi geliyor bana.
0
Bruce
(20.03.20)
Sonbahar gibi aklımdan geçiyordu fakat bu gidişle en erken 2021 gibi gözüküyor.

Gece rüyamda yurtiçi gezi turu satın aldığımı gidip gitmemek arasında tereddüde kaldığımı ve tur firması tur rehberinin iletişim bilgilerini gönderdiğini görmüştüm.

Şubat sonu gibi oraya gideceğim, buraya giderim dünya turu diyordum, şu an evden dışarı çıkmıyorum.
0
put it in your appropriate place
(20.03.20)
(24)

Covid sebebiyle yurt dışı gezisi iptal eden var mı?

ms brownstone
Benim önümüzdeki 2 ay içerisinde 3 yurt dışı gezisi planım vardı. Portekiz, Japonya ve Danimarka. Biletleri aylar öncesinden alıp aşırı heveslenmiştim hepsine. Başka bir sürü hazırlık ve masraf da yaptım tabii. Herkes “gitme şu ortamda” falan diyor ama gidemezsem gerçekten yıkılcam sanırım ve hepsin
Benim önümüzdeki 2 ay içerisinde 3 yurt dışı gezisi planım vardı. Portekiz, Japonya ve Danimarka. Biletleri aylar öncesinden alıp aşırı heveslenmiştim hepsine. Başka bir sürü hazırlık ve masraf da yaptım tabii. Herkes “gitme şu ortamda” falan diyor ama gidemezsem gerçekten yıkılcam sanırım ve hepsine çok gitmek istiyorum her şeye rağmen.

Sizde durumlar nasıl? Şu sıralar yurt dışı planları olanlar iptal ettiler mi gerçekten yoksa “ne olacaksa olsun” deyip gittiler mi? Mantıklı olan ne sizce bu zamanda?
0
ms brownstone
(12.03.20)
komşunun yeğeni japonyaya gidecekti. iptal etmiş virüs meselesi nedeniyle.
0
sutlu nescafe
(12.03.20)
2 ay uzun bir süre, ben henüz etmezdim. Şimdiki gibi olursa gezicek görecek yerler kapalı olur muhtemelen, o durumda düşünülebilir. Ama ortam daha sakinleşirse git derim. Virüsü kapsan dahi ölmeyeceksin, 2 ay içinde de bulaşacağı çoğu kişiye bulaşmış olur muhtemelen.
0
Bruce
(12.03.20)
@Bruce; Portekiz’e bu pazar gidiyorum. Ay sonu da Japonya. Danimarka da mayıs ayında diye 2 ay içerisinde yazdım ama ilki çok yakın şu an. Hala git diyor musun? :/
0
🌸ms brownstone
(12.03.20)
Gideceğin yerler müzeler vs açık mı? Lizbon Sokaklarında gezerken in cin top mu oynayacak? Görmek istediğin yapmak istediğin şeyler etkilenmiş mi bu krizden? Bunlara göre gidebilirdim.

Çünkü normal sosyal hayatı olan herkes etkilenecek bu virüsten, çok belli. Çok hızlı yayılıyor ve tamamen korunmak mümkün değil. Şu an tam olarak tanımadığımız düşmandan korkuyoruz ama bir süre sonra alışacağız. İnsanlığın sonunu getirecek bir virüs değil, daha kötülerini de atlattı bu dünya.
Covid 19'un hayallerini senden çalmasına izin verme ms. Brownstone diye bitiricem ahkam kesmelerimi...
0
Bruce
(12.03.20)
Kişisel seyahat planım sadece İstanbul'a idi. AKP kafasına güvenemeyip bileti yedim.

Önümüzdeki ay Berlin ofisine gidecektik iptal oldu. Mayıs-Haziran gibi Kuzey Avrupa'da şirket toplaşması olacaktı. O da iptal oldu.

İlk seyahatiniz Danimarka'ya olsaydı risk almaya değer derdim zira Kuzey Avrupa'da henüz fazla yayılmadı. Şimdiden bir sürü erken önlem alınmaya başlandı. Yine de Mayıs ayında buraların da karantinaya alınma ihtimali oldukça yüksek.

Edit: Danimarka'nın durumu söylediğim kadar iyi değilmiş.
0
bruce mclaren
(12.03.20)
Ben haftaya Almanya'dan Türkiye'ye gelecektim, iptal ettim. Genel olarak Avrupa'da kontrol altına alınamayan bir artış var, şu an sayılar az ama İtalya hızında seyrediyor diğer ülkeler de ve bir 10 gün sonra hepsi (aslında kastım UK, Almanya, Fransa, ispanya) İtalya gibi olacak gibi duruyor. Tabi bunu engellemek için muhtemelen dramatik önlemler alırlar o da zaten seyahati daha zor duruma sokar.
0
Haldamir
(12.03.20)
Bu hafta belçikaya gidecektim, arkadaş da İtalya'dan gelecekti onun uçuş iptal oldu ben de gitmiyorum. Gereğinden fazla insanla muhattap olmayın. Yukarıda bir arkadaş demiş bulaşsa öldürmeyecek diye, yanlış. Düşük de olsa daha genç yaşlarda ölümler mevcut, hastaneler şişiyor üstelik. Bu aşamada durumu çok kötü olanlar dahi tedavi alamayabilir. Öte yandan genç yaştaki sizler hafif atlatsanız bile 50-60-70 yaşlarındaki ebeveynleriniz, sevdikleriniz atlatamayabilir.

Bu arada bu akşam yayınlandı, Danimarka da İtalya benzeri kamusal alan kısıtlamaları getirdi. Para harcanmışsınız, heveslenmişsiniz ama işte maalesef bu hastalık dünyayı vurdu. Ülkeler ve şirketler milyar dolar düzeyinde zarar ediyor. Birsürü insan işsiz kaldı ve kalacak.

Cezalı da olsa değişiklik yapabiliyorsanız yapım ve temmuz, ağustosa erteleyün derim en erken. Dünya sağlık örgütü pandemic(salgın?) ilan etti bugün sonunda. Bu durumda minimum 12 16 hafta civarı daha yayılacağı öngörüsü varmış. Tabii bu ülkelerin aldığı önlemlere ve insanların duyarlılığına da bağlı.
0
senolll
(12.03.20)
dunyada ne olup bittigini su an biraz takip ediyorsaniz, cevabi biliyorsunuz aslinda.
mantikli olan su 1-2 ay cok dikkatli olmak ve 2020 icinde yurtdisina cikmamak. Japonya ve Danimarka'da salgin zaten kontrol edilemeyen durumda.

TR'de virusun daha hizli yayilmasi da, sizin gibi yurtdisina tatil icin gidip donenlerle gelecek.
0
ebabil curnatasi
(12.03.20)
Cumartesi almanyadan turkiyeye gelecektik iptal ettik, en yakin arkadasim pazar gunu turkiyeden isvicreye gidecekti gezmeye o da iptal etti.
0
the end of time
(12.03.20)
2 ay sonra hayat normale diyebilir ama bu günlerde varsa bu planları iptal etmek doğru olabilir. Döndüğünüzde isyeri ya da yakın çevrenizin size cuzzamli gibi davranma ihtimali var. Bir arkadaşım bir Avrupa ülkesi seyahatin iptal etmek zorunda kaldı iş yerinin baskisi ve mobbingi ile.

İlk kez yurtdisina çıkan biri gibi görünmüyorsunuz, bence yakın tarihte olanları iptal edin. Bu arada ben de "bana bir şey olmaz ya" kafasında olurdum ama başkasına taşıma ihtimali var.
0
biseysorcaktim
(12.03.20)
İki hafta sonra fransa da konferansa konuşmacı olarak katılacaktık, vazgeçtik. Konferans hala iptal olmuş görünmüyor.
0
aktuelbimurunu
(12.03.20)
Viyana'ya gidecektim 8-12 Mart arası. İptal ettim.
0
put it in your appropriate place
(12.03.20)
17 mart almanya gezimi iptal ettim, kız arkadaşım da tr gezisini iptal etti.
0
megasalexandros
(12.03.20)
Dun londraya gidecektim. Sabahindan aciga aldim biletleri.
0
zannedersem tek eksiginiz bendim
(12.03.20)
Cok zor soru japonya sakat kalanlara gidilir ama mutlaka onlem alin
Japonya cine yakın olduğu için ve oradan ucus iptalinde donmek daha zor olduğu için sakat
0
basond
(12.03.20)
Japonya’da sikinti yok aslinda,’portekiz’de de aman aman bir sey duymadim.
Bence problem yurtdisindayken mesela ucuslarin yasaklanmasi ya da 2 hafta karantina meselesi filan.
Yoksa virus virus yani.
0
kuehles blondes
(12.03.20)
benim yarın istanbul berlin uçuşum var. uçuş promo, otel parası ödenmiş fakat gitmemeye karar verdim. seyahat 2 günlük ama o arada olası bir karantinaya alınma endişem var. 14 gün karantinada kalmaktansa 1 yıl seyahat etmeyebilirim.
0
emdortabir
(12.03.20)
ingiltere vardi iptal ettim herseyi.
0
65 derece
(12.03.20)
Mayıs ayına bosna Hersek için bilet aldım. Henüz iptal etmedim, düşünmüyorum da açıkçası şu an. Gidişata bağlı, iki ay içerisinde olumlu yönde seyir edeceğini umuyorum.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.03.20)
şu an almanyada bir kafede kahve falan içiyor olmam lazımken ofisten yazıyorum
0
technicalte
(12.03.20)
Haftaya pazartesi mesleğimle ilgili bir sınava girecektim Almanya'da, geçen hafta iptal oldu.
0
peki madem
(12.03.20)
Abd'ye gittim geldim iptal edemeyeceğim bir seyahatti. İtalya'ya gidecektim erteledim erteledim sonunda iptal oldu uçuşlar..Onu bırak ülkede hayat durdu, bir firmaya para gönderdik onu bile alamamışlar. Alacaklı olduğumuz firmalar da var. Bakalım bu işin sonu nereye varacak..
0
iwasbornonamountainside
(12.03.20)
litvanya'ya gidecektim, vazgeçmek üzereyim
0
piotr
(12.03.20)
Etmeyen var mi? Bir stokcular bir de umarsizca hala seyahat edenler yasadigimiz sorunlarin kaynagi degil mi? Birakin turistik geziyi, is seyahatlerimizi de erteledik biz.
0
bosver nicki
(12.03.20)
(6)

Grup çalışmalarını sevmemek... Sebep ne olabilir?

mor şapkalı kadın
Okulda, işte vs. herhangi bir grup işi olunca geriliyorum. İlla büyük çaplı bir şey olmasına gerek yok yani ortaklaşa ve anlaşarak yapılacak herhangi bir şey geriyor beni. Aslında çekingen suspus biri de değilim ama niye böyle olduğunu anlamıyorum. Örneğin perşembe günü yapılacak bir sunum (herkesin
Okulda, işte vs. herhangi bir grup işi olunca geriliyorum. İlla büyük çaplı bir şey olmasına gerek yok yani ortaklaşa ve anlaşarak yapılacak herhangi bir şey geriyor beni. Aslında çekingen suspus biri de değilim ama niye böyle olduğunu anlamıyorum.

Örneğin perşembe günü yapılacak bir sunum (herkesin sunumu ayrı dosyalarda ve sunumlar ayrı sunulacak/tı) için bir arkadaş ben kendi bilgisayarımı getireyim de önceden gelip dosyaları sizin için hazırlarım ve sizle de konuşup bir ortak bir sunum planına varırız gibi bir şeyler yazmış, herkes kabul etmiş bunu. Haliyle ben de kabul etmek zorunda kaldım ama gerildim. Niye böyle oluyorum ben ya?
0
mor şapkalı kadın
(09.03.20)
Bende de var aynı şey.
0
dakota
(09.03.20)
Collectivism - individualism skalasının individualism ucuna yakınsın. Ben de öyleyim. Ama Türk toplumu genelde oldukça collectivist.
Sende bir anormallik yok. Sevmek zorunda değilsin. Ama ileride zorluk yaşarsın.
0
pati
(09.03.20)
Sizinle ilgili bir durum değil. TR'de bu tarz ortak çalışmaların, okul olsun iş hayatı olsun, doğru düzgün belirlenmiş kuralları ya da düzgün bir process'i yok. Bir konuda fikir ayrılığı yaşarsanız nasıl anlaşacaksınız? X konusundaki problemler nasıl çözülmeli, Y işi nasıl yapılmalı? Normalde bunların hepsinin belirlenmiş olması lazım bir grup çalışmasının düzgün ilerlemesi için. Bu işi size veren mal bunlarla uğraşmaya üşendiği için kabak sizin başınıza patlıyor, durum bundan ibaret.
0
plutongezegendegilmi
(09.03.20)
İçe dönük karakter yapısına sahip olabilirsiniz. İçe dönük ile asosyal olmayı birbirine karıştırmayın sakin. İçe dönüklüğün çekingen ile alakası yok.

İçe dönük biri olarak yazıyorum;

- Grup çalışmasından ziyade tek başlarına çalışmayı tercih ederler. Dolasıyla beyin fırtına gibi ekip çalışmasında zorlanıyor.
- Belli bir sosyalleşmeden sonra yorgun olup, tek başlarında olmayı arzuluyorlar.
- Sezgileri kuvvetlidir.
- Kendilerini rahat hissetikleri ortamda inisaytif alabilirler ve alırlar. Bununla birlikte bam bam konuşurlar. Dolasıyla sosyal bir insan olarak bilinir ki öyledir fakat garibim bir süre sonra sosyalleşmekten pili bitecek.
- Kendilerini rahat hissetmekdikerinde tam tersi olur.

İntrovert ve ambivert kavramlarını araştırabilirsiniz.

Eğer gerçekten de içe dönük(İntrovert) olduğunuzu düşünüyorsanız, konu hakkında bir anket çalışması var. İstiyorsanız atabilirim.

İçe dönük insanlar olarak bu ülkeden harcanıyoruz. Bir rahat bırakıp sallasalar bizi, herkese hayrımız olacak işte.
0
put it in your appropriate place
(09.03.20)
@put it Anketi atarsanız sevinirim. Ama yine de tam olarak öyle olduğumu düşünmüyorum. Çok fazla sosyal biri veya ortam kızı falan değilim ama konuşkanımdır, girişkenimdir. Yeni biriyle tanışınca muhabbeti açan, devam ettiren taraf hep benimdir. Grup çalışmalarındaki emrivaki ortamı ve çoğunluğun abuk sabuk fikirlerine karşı bir şey yapamama vs. beni geriyor biraz da sanırım.
0
🌸mor şapkalı kadın
(09.03.20)
16personalities.com üzerinden yapabilirsiniz. Buradan karakterinizin eğiliminizi doğruya yakın çıkar. İngilizce'niz varsa İngilizce'sinden yapmanızı tavsiye ederim.
0
put it in your appropriate place
(09.03.20)
(9)

16 yasindaki kiz yegene ne alinir?

yoggi
uzaktayiz bayaa, pek bilmiyorum neleri sevdigini. gormeye gidecegim giderken bari 1-2 kitap alayim diyorum.var mi tavsiyeniz? kardesiniz filan vardir onlardan referansla?bir de turkiye'de idefix'ten kitapyurdu'ndan alirdim zamaninda simdi nereden alayim? bir yardim lutfen :)
uzaktayiz bayaa, pek bilmiyorum neleri sevdigini. gormeye gidecegim giderken bari 1-2 kitap alayim diyorum.

var mi tavsiyeniz? kardesiniz filan vardir onlardan referansla?

bir de turkiye'de idefix'ten kitapyurdu'ndan alirdim zamaninda simdi nereden alayim?

bir yardim lutfen :)
0
yoggi
(22.02.20)
şimdikiler bts falan seviyor. kitap bilmem.
0
sutlu nescafe
(22.02.20)
yoo kitap seviyormus ama yasina uygun olmayan bir sey almaktan cekiniyorum. bana gore cocuk hala ama 16 kritik bir yas.

bts ne bilmiyorum bu arada (bi muzik grubu cikti arayinca)
0
🌸yoggi
(22.02.20)
D&r'den mesela hediye kartı alabilirsiniz. içine 100-200 lira koyun ne isterse onu alsın. ister oyun, ister kitap defter. 16 yaş sonuçta ne alsanız beğendiremeyebilirsiniz.

yurt dışından getirecekseniz onu bilemem.
0
anarsika
(22.02.20)
Acele et ve yaşı geçmeden Harry Potter al tabi ki.
0
helena
(22.02.20)
koreli müzik grubu evet.
0
sutlu nescafe
(22.02.20)
kitap nereden alınır sorusuna cevap vermeye geldim.

şahsen kitapyurdu ve kidega'dan alıyorum.
0
put it in your appropriate place
(22.02.20)
ben bana hediye edilen hicbir kitabi oku(ya)madigim icin kitap hediye etmiyorum. kitapcidan hediye ceki alinabilir, gitsin kafasina gore ne isttiyorsa alsin..
0
cooperr
(22.02.20)
arkadaşımın kardeşi o yaşlarda. gördüğüm kadarıyla dünya edebiyatından klasikleri falan gayet rahat okuyor. ben jane austen severdim :)

bir de artık makyaja falan erken yaşlarda başlıyorlar. eğer ilgisi varsa ve yurt dışından geliyorsanız far paleti gibi bir şey alabilirsiniz. o ablasından bir markanın renkli far paletini istemişti mesela.
0
rusalka
(22.02.20)
Kardeşim 13 yaşında Büşra Yılmaz diye bir yazarı çok seviyor, kendim pek alıp okumadım bilmiyorum içeriğini ama kadın gibi davranmaya çalışan ergenlerden değil benim kardeşim, belki bu yardımcı olur.
Geçen gün Martı’yı verdim severek okudu.
Belki küçük prens de alınabilir, bikaç sene sonra tekrar okur falan, hoş olur. Klasikler hep iyidir zaten.
0
megalomaniac
(22.02.20)
(4)

Tiyatro oyunu önerisi.

lenin benim amcam olur
Merhabalar. Son zamanlarda gidip de çok beğendiğiniz bir oyun var mı? İstanbul'da, Beyoğlu-Kadıköy yakınlarında bir sahnede olursa sevinirim.
Merhabalar. Son zamanlarda gidip de çok beğendiğiniz bir oyun var mı? İstanbul'da, Beyoğlu-Kadıköy yakınlarında bir sahnede olursa sevinirim.
0
lenin benim amcam olur
(19.02.20)
tarla kuşuydu jüliet'i çok övüyorlar, kenter tiyatrosu'nda.

ben param olmadığından gidemedim.
0
abukkraker
(19.02.20)
Baba Sahne'de Don Kişot'um Ben oyununu izledim. Epey beğenmiştim.
0
put it in your appropriate place
(19.02.20)
Dadas westend demeye geldim. Ön sıralardan izleyin.
0
pudra
(19.02.20)
semaver kumpanya oyunlarina bakabilirsiniz. hamlet ve metot oyunlarini tavsiye ederim.
0
gpaxful
(20.02.20)
(3)

excel sorusu

kurmalifare
isim SOYADI listemiz var. istenen, isimleri ayrı SOYADları ayrı sütunlarda gösterilmesi. sorun şurada başlıyor. listede çift isimler olduğu gibi kızlık soyadıyla beraber çift soyadları da mevcut. veri araçları > metni sütunlara döndür yapıldığında tam istediğim olmuyor. iki ismi olanları parçalamada
isim SOYADI listemiz var. istenen, isimleri ayrı SOYADları ayrı sütunlarda gösterilmesi. sorun şurada başlıyor. listede çift isimler olduğu gibi kızlık soyadıyla beraber çift soyadları da mevcut. veri araçları > metni sütunlara döndür yapıldığında tam istediğim olmuyor. iki ismi olanları parçalamadan tek sütunda göremiyorum.

bu arada SOYADIların hepsi büyük harflerle.
0
kurmalifare
(19.02.20)
Sağdan veya Parça al formülü olabilir mi? Gerçi gene tam isteyeni vermeyecektir.
0
put it in your appropriate place
(19.02.20)
Tek isim ve tek soyisime sahip kişiler için..

İsim ayırma =SOLDAN(A1;BUL(" ";A1)-1)
Soyisim ayırma =PARÇAAL(A1;BUL(" ";A1)+1;100)

Çok isim ya da soyisimli kişiler için..

Ayşen Deniz Miske ismini ele alalım. Deniz'in ikinci soyisim mi yoksa ikinci isim mi olduğunu ayıracak bir yöntemi olmadığı gibi, soyisim büyük yazılmadıysa eğer mantıken ayırmak da mümkün değil. O yüzden hücrede boşlukları saydırıp 1 den fazla boşluklar için manuel giriş yapılabilir en fazla.

=UZUNLUK(A1)-UZUNLUK(YERİNEKOY(A1;" ";""))
0
IncredibleMau
(19.02.20)
isimlerin ilk harfi büyük mü?

Ayşe Fatma TATLISES YILMAZ gibi mi yani? (Ayşe Fatma isim, TATLISES YILMAZ soyisim olursa)

bu şekilde ve max 2 isim 2 soyisim olabileceği senaryoda;

önce tüm isimleri text to colum ile boşluğa göre ayır,

ekteki resime göre;

H1'de yazan formül : =TRIM(IF(EXACT(C1;UPPER(C1));"";C1) & " " & IF(EXACT(D1;UPPER(D1));"";D1) & " " & IF(EXACT(E1;UPPER(E1));"";E1) & " " & IF(EXACT(F1;UPPER(F1));"";F1))

I1'de yazan formül : =TRIM(IF(EXACT(C1;UPPER(C1));C1;"") & " " & IF(EXACT(D1;UPPER(D1));D1;"") & " " & IF(EXACT(E1;UPPER(E1));E1;"") & " " & IF(EXACT(F1;UPPER(F1));F1;""))

diğer satırlara aynısını uygulayabilirsin. H sütunu isim, I sütunu soyisimler verir. verilerini kontrol edip ismi 4 kelimeden uzunsa fomülüe g kolonunu da eklemek gerekebilir.

i.hizliresim.com
0
altinci nesil caylak
(19.02.20)
(5)

psikiyatrist ücretleri - istanbul

superb
ne kadar seansı - çok uzun zamandır gitmiyorum 450 tl olmuş benimki :(yer istanbul bakırköy
ne kadar seansı - çok uzun zamandır gitmiyorum 450 tl olmuş benimki :(
yer istanbul bakırköy
0
superb
(11.02.20)
Aynen dediğiniz civarda. Eskiden gelen hastalar varsa onlar 350 civarı sanırım ama.
0
inawen
(11.02.20)
500 verdim yakın zamanda (İstanbul Anadolu)
0
peki madem
(11.02.20)
tek seansa 500 tl verip akıl sağlığımızı nasıl koruyacağız diye endişe ediyorum ben de.

En düşük 300 duydum - İstanbul
0
lcha
(11.02.20)
Nişantası'nda 300'dü gittiğimde. 2019 Kasım'ında gitmiştim en son.
0
put it in your appropriate place
(11.02.20)
Psikiyatristi bilmiyorum ama karşılaştırma icin guncel olarak aradasım psikologa 300 veriyor seansina öğrenci diye indirim yapti nisantasinda.
0
hindistan cevizi
(11.02.20)
(3)

Sahiplenilecek Kedi Arıyorum

allegro
Yavru ve -eğer başıma bir şey gelmeyecekse- cins kedi sahiplenmek istiyorum. İstenirse karşılığında bir barınağa mama yardımında bulunabilirim.
Yavru ve -eğer başıma bir şey gelmeyecekse- cins kedi sahiplenmek istiyorum. İstenirse karşılığında bir barınağa mama yardımında bulunabilirim.
0
allegro
(10.02.20)
Siz bilirsiniz ama cins kedinin hem masrafı çok hem bakımı daha zor. Sokaktan yavru bir kedi almak daha iyi ya da barınaktan. Hangi sehirdesiniz bilmiyorum Instagram da kedi sahiplendirme sayfaları var cins kedilerde oluyor arada. Ordan bakabilirsiniz.
0
Topalordek
(10.02.20)
Kuzenim arkadaşı hastalandığı için kedisi vermek istiyordu. İlgili linki mesaj atıyorum bilginize.
0
put it in your appropriate place
(10.02.20)
Merhaba, su an sokağa atılmış bebek bir kedimiz var, biberonla beslemek gerekiyor. Bulan kişi çalıştığı için bakamıyor. Sizin alma durumunuz olur mu.
0
rumpleteazer
(10.02.20)
(3)

wikipedia sizde de böyle mi görünüyor?

tabudeviren
https://ibb.co/JRyFGH6font değişikliği mi yapmışlar?yoksa benim bilgisayarla alakalı bir problem mi var?varsa nasıl düzeltebilirim?başka sitelerde problem yok.tarayıcı: chrome
ibb.co

font değişikliği mi yapmışlar?
yoksa benim bilgisayarla alakalı bir problem mi var?
varsa nasıl düzeltebilirim?
başka sitelerde problem yok.

tarayıcı: chrome
0
tabudeviren
(09.02.20)
Opera'dan baktım normaldı.
0
put it in your appropriate place
(09.02.20)
Wiki nin kullandığı font yuklenmemis. Bağlantın çok yavaş ise bu mümkün olabilir.

Sayfayı yenile. Ctrl r ya da Ctrl shift f5 e basarak yenile bir de.

Kullandığın bir eklenti varsa o da engellemiş ya da bir şeyleri bozmuş olabilir.
0
biseysorcaktim
(09.02.20)
maalesef olmadı. edge'den baktım normal görünüyor.
0
🌸tabudeviren
(09.02.20)
(2)

olgun insan olamamak

baldur2
evet bunun bir formulu yok, olgunlasamamaktan kasit salak salak haraketler yapmak, oturmayi kalkmayi bilmemek degil bu arada. peki bu bir kisilik ozelligi olabilir mi? daha cocuk ruhlu veya cocuksu mudur bu insanlar? aslinda tam olarak ne sordugumu da bilmiyorum da yine de atesleyebilirsiniz cevapla
evet bunun bir formulu yok, olgunlasamamaktan kasit salak salak haraketler yapmak, oturmayi kalkmayi bilmemek degil bu arada. peki bu bir kisilik ozelligi olabilir mi? daha cocuk ruhlu veya cocuksu mudur bu insanlar?

aslinda tam olarak ne sordugumu da bilmiyorum da yine de atesleyebilirsiniz cevaplari.
0
baldur2
(08.02.20)
dedim dedim de kime dedim
(08.02.20)
Nerede ve nasıl davranmasını gerektiğini bilmektir bence. Goygoy ortamında goygoy yapabilen, havadan sudan konuşulan ortamdan havadan sudan konuşan, dedikodu yapmayan, kitap sinema konuşulan ortamda kitap sinema konuşan insan, çocuklarla ile iyi anlaşabilen olgun insandır.

birde çizgileri bilip, kimsenin özel hayatına karışmamak da çok önemli.
0
put it in your appropriate place
(08.02.20)
(3)

Ucuza Vatandaşlık Veren Ülkeler

deadwampir
Bilinen ülkeler nin 100000 $’dan başlıyor da, yok mu şöyle adı sanı bilinmedik bi ülke? Afrika da olur Güney Amerika da. Farketmez. Pasaport versin yeter. Bi iş için lazım da. Not: illegal bir durum yok.
Bilinen ülkeler nin 100000 $’dan başlıyor da, yok mu şöyle adı sanı bilinmedik bi ülke? Afrika da olur Güney Amerika da. Farketmez. Pasaport versin yeter. Bi iş için lazım da.

Not: illegal bir durum yok.
0
deadwampir
(07.02.20)
gürcüstan şartları daha iyi diye biliyorum, aklımda kaldığı kadarıyla 20 bin usd tutarında bir ev almak 10 yıllık oturum veriyordu, vatandaşlık da çok zor olmasa gerek. üstelik schengen'e de giriyorlardı en son.
0
reanarchy
(07.02.20)
gürcistan şirket kurunca da vatandaşlık veriyordu sanırım. bir ara baya araştırmıştım ama güvenemedim.
0
scudman1
(07.02.20)
Liberland olabilir sanırım.
0
put it in your appropriate place
(07.02.20)
(27)

Sabiha Gökçen kazası Pegasus’a bakışınızı etkiledi mi?

asaf
2 senede 3. pistten çıkan uçak vakası yaşandı. “Pegasus’u mümkün mertebe tercih etmem” diyeniniz var mı?
2 senede 3. pistten çıkan uçak vakası yaşandı. “Pegasus’u mümkün mertebe tercih etmem” diyeniniz var mı?
0
asaf
(06.02.20)
hayır. Gene Pegasus'tan alırım kafama uygun bir bilet bulursam.
0
KaraSakall
(06.02.20)
hayır
0
aynenbencede
(06.02.20)
Pegasusu tercih etmeye devam edicem.
0
VIPCH
(06.02.20)
uzun zamandır etmiyor idim bundan sonra da etmeyeceğim. THY varken pegasus'a gerek yok.
0
bilinmeyen artist
(06.02.20)
bir kere kurumsal bilet nedeni ile bindim. yol boyu seyyar satici dinlemekten daral geldi. bir daha da binmedim. binmem. gerek yok.
0
helenart
(06.02.20)
biletleri iptal ettik, tam tutarı iade ediyorlar şu an. ileride çok mecbur kalmazsan seçmem zaten pek beğenmiyorum pegasus'u, bazı uçuşlarımda saatleri ve sabiha gökçen'den kalkıyor olması daha uygun gelmese hiçbir zaman tercih etmezdim.
0
tiny penny
(06.02.20)
hic etmedi. Burada kusur varsa, daha cok kulede gibi gorunuyor.
thy'nin mevcut yonetim ekibi dikkate alinirsa, pegasus daha guvenilir bir sirket olarak gorunuyor.
0
ebabil curnatasi
(06.02.20)
hayır. pegasus ile bir kere uçmuşluğum var o günden beri bakışım aynı, benim gözümde imajları çizik.
0
skid row
(06.02.20)
etkilemedi. tercih ederim.
0
fezagezgini
(06.02.20)
politik bir sebeple sabihayı boğmaya çalışıyorlar. değişmedi.
0
charlotte blanc
(06.02.20)
Etkilemedi, pilotaj ya da kule hatası genel kanı. Bu da firmayla olan ilişkimi etkilemez. zaten alternatifi de thy.
Bir de su uçakta bir şey satma konusuna olan tepkiyi anlamıyorum, pegasusla kaç kez uçtum hepsinde yalnızca 1 kez satışa çıkıldı. Ryanairle uçmuştum iki kez, zırt pırt gelmişti onlar mesela.
0
somethinginthewayshemoves
(06.02.20)
zaten sevmiyordum, tercih etmem demiyorum kaza bu olabilir.
0
mikahakkinen
(06.02.20)
pegasusa hemen kayyum atanıp başına badem bıyıklı bir yandaş getirilmesi lazım.
0
n62
(06.02.20)
bir önceki pistten çıkma vakasında pegasus tüm sabiha uçuşlarını iptal etmişti. o gün avusturya'dan sabiha'ya uçağım vardı. havalimanı yakınında yemek+kahvaltı dahil çok güzel bir otel ayarladılar, gönlümü kazandılar. yandaş olmamaları da tercih sebebi. bende kredileri yüksek hala.
0
sir gawain
(06.02.20)
pegasus'un kusurunun düşük olduğuna inanıyorum
0
dedim dedim de kime dedim
(06.02.20)
zorlu bir bodrum havalimanı inişinden sonra son birkaç yıldır gerilmeye başladım uçuşlarda. pegasus'la da defalarca uçtum bugüne kadar ama dün artık 3. pistten çıkma haberini görünce hemen iki tane uçak biletimi (şansa alalı 24 saat olmamıştı) iptal edip yerine THY'den aldım. mantıklı bir karar değil tamamen psikolojik ; yalnız uçacağım ve gerilmeye yer aradığım için. bir süre sonra tekrar devam ederim muhtemelen pegasus'la uçmaya.
0
anjelique laihiala
(06.02.20)
pegasus’la hic ucmadim, bundan sonra da tercih etmeyecegim.
0
xvyz
(06.02.20)
bu olay pegasus'a bakışımı etkilemedi.

kullandığım rotalarda pegasus hep çok daha cazipti. makul olduğu sürece tercih etmeye devam ederim. "ucuz olduğu için kaza yapıyor, çünkü kalitesiz" fikrine katılmıyorum.
0
biseysorcaktim
(06.02.20)
ben çoğunlukla thy ile nadiren de pegasus ile uçan biriyim. yine aynı şekilde tercih etmeye devam edicem.
0
muslugubozukhayrat
(06.02.20)
Hayır, etkilemedi. Hatta 8 Mart günü biletim var.
0
put it in your appropriate place
(06.02.20)
etkiledi fakat binmeye devam edeceğim.çünkü en ucuzu o maalesef.haftaya uçuşum var.
0
neoluyokardesimnebutantantana
(06.02.20)
hayir hic etkilemedi, planli ucusum var ayni guvenle binecegim
0
eipcack
(06.02.20)
etkilemedi, otostop cekmeye devam edecegim.
0
ateistanbul
(06.02.20)
hayır, tr'ye bakışımı etkiledi. daha çabuk gitmek istiyorum.
ölü sayısının saklanmaya çalışılması, hala gerçek bilgi duyurulmuyor.
kurtarma çalışmalarında yetersizlikler (saat gece yarısı 1de hala enkaz kaldırma çalışması vardı)
hastaların taşınması. aprona ambulans alınmamasından bahsetmiyorum boyunluk falan takıp bir sürü kanlı yaralı insanı iett'yle taşıdılar.

ve herkesin tepkisizliği
resmen depresyondayım dünden beri.

yazın kamil koç otobüsünden insanlar gündüz herkesin gözü önünde yanarak ölürken de aynı moda girmiştim.
ülkenin ayağa kalkıp isyan etmesi, şiddet anlamında söylemiyorum ama kurumları taşlaması falan gerek. sadece pegasus değil politikaları gereği her iki hava alanları ve yöneticileri, ulaştırmacılıkla ilgili tüm sorumlu kurumlar, tv kanalları vs.

kendim de dahil tiksiniyorum artık bu toplumdan ya.
0
jimjim
(06.02.20)
Hayir, hicbir sekilde etkilemedi.
Etkilemesi de asiri mantiksiz olurdu.

Eskiden onceligim degildi Sabiha uzak oldugu icin ama AHL kapandigi icin degil Pegasus tercih etmemek, ilk tercihim Pegasus'tur.
0
stavro
(06.02.20)
Etkilemedi.
Ilk tercihim hicbir zaman pegasus degildir ama her zaman sabihadir, o yuzden genelde pgs oluyordu.
Ama son tahlilde en ucuzu hangisiyse onu tercih ediyorum genelde. Pgs nin thyden Daha pahali oldugunu da cok gordum.

Neyse sonuc olarak etkilemedi.
0
kuehles blondes
(06.02.20)
En genç filoya sahip olduğu için tr deki en güvendiğim havayolu şirketi idi. Ancak kısa zamanda 3 kaza yapmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Thy de 737-800 gibi kısa uçakların kuyruğunu sürten kaptanları da gördükten sonra yine mecbur ucuz olduğu için Pegasus.
0
Mistyimage
(07.02.20)
(7)

Amsterdam önerileri

sanquis
2 erkek arkadaş an itibariyle gezi amacıyla amsterdama gidiyoruz. 4-5 gün süremiz var. Ne yapılmalı nereye kesinlikle gidilmeli tarzı önerilerinize fazlasıyla ihtiyacımız var. Şimdiden çok teşekkürler
2 erkek arkadaş an itibariyle gezi amacıyla amsterdama gidiyoruz. 4-5 gün süremiz var. Ne yapılmalı nereye kesinlikle gidilmeli tarzı önerilerinize fazlasıyla ihtiyacımız var.
Şimdiden çok teşekkürler
0
sanquis
(04.02.20)
Zaanse schans'a gitmeni tavsiye ederim. Trenle rahatca ulaşabilirsin.
0
nhtzmc
(04.02.20)
standart amsterdam etkinliklerinin dışında giethoorn güzel bir alternatif; günübirlik gidilebilir.
0
Bruce
(04.02.20)
Zaanse schans +1 Hatta +11.
0
put it in your appropriate place
(04.02.20)
zaanse schans - volendam- edam
merkez istasyondan gunluk sınırsız ring biletle hepsine rahat ulaşırsınız.
0
bordeaux
(04.02.20)
gunluk sinirsiz bilet alip gezmistik bizde, cok keyifli oluyor (eger asiri bir yagmura denk gelmezseniz)
0
sweetoffice
(04.02.20)
wynand fockink diye bir likör dükkanı var , ufak bir yer ve envai çeşit ev yapımı likörleri var. gidip bardaki abiye nasıl aromalar sevdiğinizi söylüyorsunuz , o da size beğendiğiniz bir tane bulana kadar likör denettiriyor. artık kaçıncıda beğenip bundan içeyim derseniz sadece bir kadeh likör ücreti ödüyorsunuz. tatlı bir yer tavsiye ederim.

kahvaltı için bagels&beans'i denemelisiniz bagel seviyorsanız , hastasıyız.

hava çok soğuktur ama parkta truffle keyfi yapmak istiyorsanız da rembrantpark çok keyifli , vondelpark'tan çok daha sakin.
0
anjelique laihiala
(04.02.20)
winkel'de mutlaka elmalı tart yiyin hatta benim yerime de yiyin zira hala tadı damağımda.

zaanse schans (waffle'ın tadına burada bakın harika gerçekten) ve volendam mutlaka görülmeli, diğer kasabalar çok benzer o nedenle ikisi yeterli bence. volendam'da muhteşem deniz ürünleri ve biranın dibine vurabilirsiniz.

heineken bira fabrikasında da çok eğlenmiştim ben. özellikle müze gezisi bittikten aşağıda içilen ortam güzeldi.

brugge'ye bie gün ayırmak istemiştim ama olmadı belki siz gidersiniz.

rijksmuseum'da mutlaka görülmesi gereken yerlerden.
0
muslugubozukhayrat
(04.02.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.