Giriş
(8)

Ayın ortasında ise başladığınızda aysonu 15 günlük maaş verilmesi

sonhakan
Yerine diğer ay başında 1 aylık maaş verilecekmiş bu yasal mıdır? üstelik başta çalıştığın 15 günü işten çıkarken vereceklermiş.
Yerine diğer ay başında 1 aylık maaş verilecekmiş bu yasal mıdır? üstelik başta çalıştığın 15 günü işten çıkarken vereceklermiş.
0
sonhakan
(17.08.24)
Bildiğim kadarıyla değil, çalıştığın günü vermesi gerekir. Üstüne yatacaklar gibi sigorta girişi yapılmış mı
0
mirty
(17.08.24)
Hayır değil, maaşlar her 30 günde bir ödenmek zorunda. Ödeme günü 20 gün geciktiği takdirde iş bırakabilirsiniz. Ayrıca diyelim işten 4 sene sonra ayrıldınız, o 15 günlük maaş enflasyon dolayısıyla cep harçlığı kadar kalacak. Kabul etmeyin. Baya 15 gün ücretsiz çalıştırmış olacaklar sizi. En azından çıkışta verecekleri ücreti çıkıştaki maaşınız üzerinden 15 gün hesaplamalarını isteyebilirsiniz.

Ayrıca bu paranın ihbar tazminatı yerine sayılmayacağının teminatını da alın.

15 günlük ödeme yapılmaması dışında diğer ay başı ödeme almanız normal. 15 gün çalışıp maaş almayacaksınız, sonra bir ay çalışıp diğer ay başında çalıştığınız ayın maaşını alacaksınız.
0
akhenaten
(17.08.24)
İçerde paranızı tutmaya çalışan hiçbir iş yerinde çalışmayın.
0
kimlanbu
(17.08.24)
@akhenaten yani ilk 15 gün maaş almayıp 1.5 ay sonra 1.5 aylık maaş mı alınacak. Baktım iskanunda ay başı geldiğinde çalıştığı gün kadar maaş alır diyor
0
🌸sonhakan
(17.08.24)
@sonhakan, doğrusu ay başında çalıştığınız gün kadar maaş almak ancak size ilk 15 günü işten çıkarken vereceğiz demişler bu işin yanlış olan ve yasal olmayan kısmı.

Onun dışında "eğer" 15 günlük maaşı almamayı "kabul ederseniz" 1,5 ay sonra tek maaş alacaksınız. Bu normal olan kısmı.

Yani siz işe girdiniz 15 gün çalıştınız 16. gün maaş almadınız dediniz ki ben bunu işten ayrılırken alacağım. Ondan sonra 30 gün daha çalışacaksınız ve 31. Gün çalıştığınız ayın "tek" maaşını alacaksınız.

1,5 ay çalışıp 1,5 maaş almayacaksınız, size böyle denmemiş ki. Yani, eğer işiniz 1,5 ayda bitecekse ve işten 1,5 ay sonra çıkacaksanız evet 1,5 maaş alacaksınız ama böyle mi durum? Kısa süreli bir iş mi bu?
0
akhenaten
(17.08.24)
Sen de ay ortasından ay sonuna kadar çalışmayıp bu 15 günlük süreyi çıkarken çalışmayı teklif et. Maaşlar takvim ayı tamamlandıktan sonra mücbir sebepler olmadığı sürece 20 gün içerisinde ödenmelidir. Ödenmemesi haklı fesih sebebi.

4857 arkadaşlar. Memur olmayan herkesin okuması lazım. Ya işçiyiz ya da işvereniz çoğumuz. TBK ile birlikte hepimizi ilgilendiriyor.
0
nawar
(17.08.24)
Site yönetimine bakerken muhasebeci ay bitiminde bordroları düzenliyordu. Ay ortasında işe başlayanın ilk maaşı doğal olarak çalıştığı gün oranında oluyordu. Ocak 20'sinde beşlamışsa 12 ganlük maaş alıyordu 1 Şubet'ta. Sonrasında her ey başında önceki ayı tam alıyordu. Sizinki de bunun gibi ise bir sorun olmasa gerek
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.08.24)
Benim de başıma gelmişti çok zor 1,5 ay geçirmiştim. O 15 günü işten çıkarken o günkü maaşımdan verilmişti.
0
guitarissimo
(17.08.24)
(15)

Bu duruma gıcık olmam normal mi?

m e b
Selamlar. Yaşım 33, erkeğim. Bir kuzenim var, 40’larının başında. Onun da eşi 20’li yaşların ortasında. Bu kadın önüne gelen küçük büyük demeden ismiyle hitap ediyor. Kuzenim kime ismiyle hitap etse kendisi de çoğunlukla ismiyle hitap ediyor abi-abla demeden. Hadi, bunu es geçelim. Bir arkadaşım dah
Selamlar.
Yaşım 33, erkeğim.

Bir kuzenim var, 40’larının başında. Onun da eşi 20’li yaşların ortasında.
Bu kadın önüne gelen küçük büyük demeden ismiyle hitap ediyor. Kuzenim kime ismiyle hitap etse kendisi de çoğunlukla ismiyle hitap ediyor abi-abla demeden.

Hadi, bunu es geçelim. Bir arkadaşım daha var. Kendisiyle aramda 4 yaş var. Eşiyle aramda 8 yaş var.
Bu kadın da bana adımla hitap ediyor.

Tabii ki “m e b abi” denilip durmasını istemem ama bana “Sana nasıl hitap edeyim?” sorusu gelmeden böyle cart diye sadece ismimle hitap edilmesine de gıcık oluyorum.

Kısacası arkadaşlarımızla aramızdaki abilik-ablalık yaş farkına rağmen sırf samimiyet var diye abi-abla hitabının ortadan kalkması, muhatabımızın eşlerine de aynı hakkı veriyor da ben mi bilmiyorum?
0
m e b
(16.08.24)
Sen onlara abi/abla diye hitap et. Kıvrak zekâlı olanlar anlar.

Öyle bir hak vermiyor tabii ama o kişiler muhtemelen o "rahatlık"ta insanlar. Çok yüksek ihtimalle de saygı anlayışları, saygı kaliteleri yerlerdedir.

Bu biraz da kendi iç dünyamızla alakalı. İstersek bir anda karar verir ve bu tarz hitaplardan artık etkilenmeyiz. Şalteri ters yöne çevirmek gibi düşün.
0
muhayyer divan
(16.08.24)
Yani benim eşimle aramda 9 yaş fark var. arkadaş grubu da onunla benzer yaşlarda. Hatta bir kısmı daha büyük. Ben 12 yıldır bir kere bile "acaba abi/ abla desem mi?" Diye düşünmedim, hepsine isimleriyle hitap ediyorum. Onlar da sanıyorum ki bunu hiç dert etmedi.

Eşimin arkadaşlarına abla/ abi demek bana çok tuhaf gelir işin açıkçası.
0
fraise
(16.08.24)
Yani bu ''abi abla'' demek sadece bizim kültürümüzde, dilimizde var galiba. 33 yaşındayım 50 yaşında arkadaşım da var benim abi demem mesela ya da benden küçük 20-21 yaşında tanıdıklarım, arkadaşlarımdan da abi demesini beklemem. Demek isteyen desin tabi dert etmem.

ha bu hakkı veriyor mu vermiyor bu sorununun cevabı bende yok maalesef ancak ben saygısızlık olarak görmediğim için bir şey diyemiyorum. Bunun sen-siz olayından farklı bir durum olduğunu düşünüyorum. Ha herkesin beklentisi, bakış açısı farklı olduğu için de sizi rahatsız eden bir durum olabilir elbette.

bunu samimiyetinize göre açıklayabilir ya da bir şekilde hissettirebilirsiniz belki ancak ikinci seçenek için bir fikrim yok maalesef :)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(16.08.24)
Bahsedilen eşler %99,99 kadın. Kadınlar, yaş farkı olmadan herkese (yürüdüklerini düşündükleri kişiyle araya mesafe koymak istedikleri zaman hariç) ismi ile hitap etmeye yatkın. Bonus olarak ünlülere de isimle hitap etme var. Yani "Burak Kut" yerine "Burak" demek gibi. Bu arada Burak Kut bunun yapılmadığı tek ünlü olabilir sanırım ahahah.

Ekleme yapayım. Bunu tespit olarak yaptım. Bana ağabey/abi de ya da amca/dayı de diye bir beklentim ya da derdim yok.
0
nawar
(16.08.24)
Genelde yaş farklı ilişkiler yaşayan biri olarak merak ettiğim, neden kendime her anlamda denk gördüğüm ve ilişki yaşadığım adamın aynı yaş grubundaki arkadaşlarına abla veya abi demem gerekiyor? Adamla birlikteyim ama aynı adamın yaşıtına abla ve abi diyorum. Garip gelmiyor mu kulağa?

Türkiye ve "gelenekselük, değişmeyeceğük" diye kendini parçalayan Asya toplumları dışında birtakım sıfatlara, sözcüklere bu denli anlamlar yükleyip saygı devşiren kaç tane millet var acaba? Gereksiz şeylere takıyor, anlamsız konuları varlığınıza saygısızlık addedip boş yere alınganlık yapıyorsunuz.
0
moonie
(17.08.24)
hocam oglumla aramizda 30 yas var o da bana adimla hitap ediyor.
bu hitap isleri artik biraz bayatlamadi mi yaw?
sal gitsin..
0
cooperr
(17.08.24)
Bu biraz "herkes benim etik/ahlak anlayışıma uymalı" muhafazakarlığı.

Eşin yanında kendini denk olmayan, dışlanmış hissetmeyi engellemek açısından denmemesi daha mantıklı.
0
Bruce
(17.08.24)
30 umdan sonra insanlara abi/abla demeyi bıraktım. avrupada küçücük çocuklar bile isimle hitap ediyor. Ben neden edeyim?

Zaten kime abi abla dersen kendini üstün görmeye başlıyor. o yüzden bıraktım demeyi, rahatsız olan varsa da umrumda değil
0
respect
(17.08.24)
İsmiyle hitap etmek daha guzel
0
abuzer
(17.08.24)
İsimle hitap ve sen-siz meselesi çok abartılıyor bence. Büyük bir tartışma yaşanıyor sosyal medyada mesela. Biri aniden argüman üretmeyi bırakıp ben size siz diyorum, siz bana sen diyorsunuz diyor. Abi sen dese ne olur siz dese ne olur.

Abi abla da bunun gibi gereksiz kaldı artık. Saygısızlık olmadığı sürece isimle seslenmenin bir mahsuru yok bence. Ayrınca yukarıda @fraise yazmış, katılıyorum. Kadının eşiyle yaşıtsanız size abi demesi de biraz garip kaçar sanki.
0
dre mithatoğlu
(17.08.24)
Yaş kimseye saygınlık kazandırmıyor, sadece isimle hitap edilerek de saygı ve resmiyet korunabilir

Sen eşleri sanki biraz diğer eşe tabii düşük rütbeli insanlar gibi görüyorsun
0
grimavi
(17.08.24)
Hiyerarşiye gönül vermiş bir insan olduğunu görüyorum. Askerliği sevmişsindir. Ben isterim ki herkes bana adımla hitap etsin. Abi hiyerarşinin ilk basamağıdır. Bekarlık ve çapkınlık günlerim geçmiş olmasına rağmen genç kızların abi çekmesini normal karşılıyor ve sebebini de alınıyorum. Abi amca modunu aşmış insanlar cool'dur, medenidir, hayatının anlamını osuruk içinde aramazlar.
0
hasmetizm 2046
(17.08.24)
Üniversitede benden 22 yaş küçük olan da bana adımla hitap ediyor. İsimle hitap bence en güzel hitap şekli. Aşalım bunları.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.08.24)
bence gıcık olma benim eşimde herkese ismiyle hitap eder ben alıştım.
0
sizofren06
(19.08.24)
kimse kocasının arkadaşına abi demez. benim lisede sınıf arkadaşımla evlenen benim üst dönemim abi dediğim adam dönem arkadaşıyla evlenince direk ismi ile hitap etmeye başladım. benim arkadaş da kocasının arkadaşlarına abi abladan isim hitabına geçti.
0
andlee
(20.08.24)
(8)

Geri Dönüşüm Amacına Ulaşıyor mu?

Bluesque
Her zamanki gibi atıkları didim didik ayrıştırıp Belediye'nin dönüşüm kutusuna attıktan sonra bildiriyorum:) Bir arkadaşım o kadar ayırmana gerek yok, Belediyeler hepsini aynı yerde topluyorlar deyince içime bir kurt düştü. Bilginiz var mı bu konuda, belediyeler layıkıyla bu işi yapıyor mu sizce, ha
Her zamanki gibi atıkları didim didik ayrıştırıp Belediye'nin dönüşüm kutusuna attıktan sonra bildiriyorum:) Bir arkadaşım o kadar ayırmana gerek yok, Belediyeler hepsini aynı yerde topluyorlar deyince içime bir kurt düştü. Bilginiz var mı bu konuda, belediyeler layıkıyla bu işi yapıyor mu sizce, havanda su mu dövüyoruz?

Teşekkürler
0
Bluesque
(16.08.24)
geri dönüşüm dünyanın anasını belleyenler tarafından uydurulmuş bir saçmalıktan başka şey değil.

ben kendi adıma dünyaya, doğaya elimden geldiğince faydalı olmaya çalışıyorum, orası ayrı... ama bir fabrikanın sadece bir günde yaptığı atık herhalde koskoca şehirlerin senelik sarfiyatına denk geliyordur. bunlar tamamen sorumluluğu "sıradan vatandaş"a yükleme çabasının sonucu. ben cebime 20-25 bin lira girerken doğayı düşüneceğim ama affedersin zıçmaya bile özel jetiyle giden, yatlarıyla gezen zenginler hiçbir şey yapmayacak?? bu iş böyle. umrumda bile değil.
0
mark greg sputnik
(16.08.24)
Bazı plastikler geri donüşebilir, gerisi çöp. Cam ve metal dönüşür. Kağıt kısmen ve belirli ölçüde dönüşür. En mükemmel planlamada bile total geri dönüşüm oranı yüzde 30'dur diyorum (biyolojik atıktan enerji elde etme dahil). Ama bu geri dönüşümü çöpe atmak için geçerli bir sebep değil. Yine de şöyle diyelim: environmentalism without anti-capitalism is just gardening. Biz bireysel çabamızla kısmen ekolojik fayda sağlayabilsek de endüstriyle üretimi radikal biçimde dönüştürmeden kıyameti öteleyemeyiz.
0
prole
(16.08.24)
Bazı metaller ve cam çatır çatır dönüşüyor. Plastikler bazıları kısmen dönüşüyor. Yağlardan biodizel üretiyorlar zaten. Gerisi elektrikli araçlar, badem sütü ve biraz da güneş panelleri gibi toplum duygularını sömüren yeşil kapitalizm hikayesi. Ambalaj üreten firmaların o atıkları toplama sorumlulukları var. Geri dönüşüm, tekerlekli sandalye vs. adı altında sana toplatıyorlar.
0
nawar
(16.08.24)
ayrıştırmak en azından çöpe çıkanlar için kolaylık oluyor, poşetleri parçalamadan alacaklarını alıyorlar. sokakların çöp içinde olmasının iki nedeni var, birincisi çöpe çıkanlar, ikincisi kediler. poşetler parçalanıyor, sonra rüzgarda içindekiler uçuyor.

en başta tüketmemek (ki bu nerede ise imkansız) yeniden kullanmak veya yeniden değerlendirmek (başka bir amaç için kullanmak, kola şişesini su şişesi yapmak gibi) daha önemli, poşetler parayla olmadan önce dahi ben aynı poşetleri defalarca kullanıyordum, hala da öyleyim.

markette paketli/dilimli peynir almak yerine, şarküteri reyonundan almak dahi 1 parça daha az plastik tüketilmesine neden oluyor (bir peynirin poşeti, bir plastik kap), eskisini yıkayıp (yada en azından biraz daha dayanıklı buzdolabı poşeti ile gitmek) götürmek, bakliyatları paketli ürün olarak değil açık olanlardan almak (kendi poşetin/torban ile gideceksin) vs. gibi önlemlerle tüketimi azaltmak önemli.

sadece elindekileri bir defa daha kullansan tüm tüketimin %50 azalıyor ki bu çok muazzam bir rakam.

pek çok şey geri dönüştürülebilinir malzemeden üretilse dahi, kullanıldıktan sonra temizlenmediği sürece geri dönüşümü çok maliyetli.

bir de dayanıklı malzemeler var, evet dayanıklılar ancak kullanım süresi arttıkça, geri dönüşümü de zorlaşıyor, kimi plastik türleri değerli olmasına rağmen açık alanda olduklarından temizlenmesi/arındırılması çok zor yada maliyetli oluyor. örn: araç içi plastikler. dayanıklı ve değerli malzeme, ancak işi bittikten sonra dönüştürmek için tozdan pislikten arındırılması çok zor. arındırılamadığı için tekrar kullanımı düşük.

geri dönüşüm/yeniden kullanım, ancak ve ancak sen yaparsan yüksek verimli oluyor.

bir ara 0 plastik konusunu kafaya takmıştım, bir nevi test etmek istedim kendimi ancak 2 nci gün yalan oldu, plastiksiz bir şey bulabilmek nerede ise imkansız.
0
selam
(17.08.24)
Belediyeler bu işi hakkıyla yapmıyorlarsa bu onların sorunu. Bizim yapmamız gereken çöpleri doğru düzgün ayrıştırmak.

Mesela ıslak çöplere streç film, alüminyum folyo, kağıt, naylon ambalaj, plastik, mika ve daha pek çok doğal olmayan çöpleri asla karıştırmam.

Bana göre özellikle streç film ve benzeri "geri dönüştürülemediği" iddia edilen atıklar tamamen plastikler naylonlar kategorisinde toplanmalı, belki de özel bir biriktirme yordamı kullanarak biriktirip geri dönüşüme gönderilmeli. Ama hiç değilse ıslak çöplere (yiyecek atıkları) ve diğer geri dönüştürülebilir atıklara karışması önlenmeli. Bunu çok önemsiyorum.

Belediyeler işini yapsın. Belediyeleri halk kendi denetlemeli belki de.
0
muhayyer divan
(17.08.24)
unuttum, birde tür ayırmak gerekiyor, pet şişenin kimyasal yapısı ile, poşetin kimyasal yapısı bir değil, sen plastikler plastiklere diye ayırıyorsun ama bunların da kendi içlerinde yeniden ayrışması gerekiyor.

pet şişeyi eritirken, pazar poşetinide eritirsen pet'in özelliği gidiyor.

ve tabii her plastik üretici aynı oranlarla, aynı renk/kimya yapısı ile üretim de yapmıyor, bunlarda ap ayrı sorunlar.

son olarak; arkadaşının dediği doğru ama senin yaptığın daha doğru.
0
selam
(17.08.24)
Geri dönüşümü organik çöpten ayrı tutuyorlar.
Geri dönüşümü plastik, kağıt, cam vs diye kategırize edip ayrı ayrı atman şart değil. Geri dönüşüm tesisinde kategorilerune göre ayırıyorlar.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.08.24)
"8. kıta" diye bir mevzu var, internette araştır derim.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.08.24)
(35)

Covid 19 un bilinçli yapılması

ananiyimioguz
Selam arkadaşlar. Bugüne kadar pandemik virüslerin evrimin bir parçası olduğunu ve zaman zaman vuku bulabileceğini savunuyordum.O yüzden yok işte virüsü bilinçli çıkarmışlar da aşılar da zararlıymış da falan bir tarafımla gülüyordum.Ancak geçenlerde genetik mühendisi bir arkadaş denk geldi eşimin iş
Selam arkadaşlar. Bugüne kadar pandemik virüslerin evrimin bir parçası olduğunu ve zaman zaman vuku bulabileceğini savunuyordum.

O yüzden yok işte virüsü bilinçli çıkarmışlar da aşılar da zararlıymış da falan bir tarafımla gülüyordum.

Ancak geçenlerde genetik mühendisi bir arkadaş denk geldi eşimin iş yerine onunla sohbet ettik.

Biz şuan biliyoruz dedi o virüsün doğal yollarla değil de laboratuvar ortamında hazırlandığını dedi.

Nasıl ya ciddi misin dedim?

Şöyle açıklıyor, her ülke kendi patlayıcı silahlarını üretmeye çalıştığı gibi kapalı kapılar ardında biyolojik silah da üretiyormuş.

2015te bunun için wuhanda bir lab kurulmuş. Tabi öyle denmemiş araştırma labı altında kurulmuş. Adını falan unuttum az önce chat gpt ile konuştum şöyle diyor;

"2015 yılında Çin'deki ilk Biyogüvenlik Düzey 4 (BSL-4) laboratuvarını açmıştır. Bu laboratuvar, dünyanın en tehlikeli ve bulaşıcı patojenlerini araştırmak için tasarlanmıştır ve en yüksek güvenlik standartlarına sahiptir. BSL-4 laboratuvarı, özellikle koronavirüsler gibi yüksek riskli virüslerin incelenmesinde kullanılan bir tesis olarak bilinmektedir."

Şimdi bu lab her ne kadar araştırma yeri gibi gözükse de gizli olarak çin hükümeti tarafından biyolojik silah geliştirildiği abd nin kulağına gitmiş. Artık içeride ajanı mı var ne var bilmiyorum.

Abd bunu öğrenince bu virüsü lab dışına çıkarılmasını sağlamış ve onları kendi silahı ile vurmak istemiş.

Ancak virüsun bu denli hızla yayılacağını hatta kendilerine bile dokunacağını tahmin edemediler bence diyor bu arkadaş.

Peki dedim çin kendi nüfusunu azaltmak için kendi kendine yapmış olabilir mi dedim? Ona bir şey diyemiyor.

Abd genel dünya nüfusunu azaltmak için yapmış olamaz mı diyorum? Ona da bir şey diyemiyor.

Tek bildiği su testisinin su yolunda kırıldığı.

Ne diyorsunuz? Serin hikaye değil mi? Ben yine de buraya sormak istedim bu aslında popüler dönen bir konu da arkadaş beni mi yiyor komplo teorisi ile yoksa benzer bulgulara ulaşanınız oldu mu?
0
ananiyimioguz
(15.08.24)
Bana şunu söyle sadece:

AIDS hastalığını yapan virüs yapay olarak geliştirildi mi geliştirilmedi mi? Sadece buna cevap vermek bile her şeyi aydınlatır.
0
muhayyer divan
(15.08.24)
@ muhayyer divan, geçmişte, özellikle de teknolojini t si yokken çıkan virüsler lab ortamında gelişmedi, şempanzelerden geldi diye bundan sonra olacaklar doğal yollardan olmalıdır diye bir kaide mi var ki?

cevabı bilmiyorum. bildiğim şeyi yukarıda yazdım. ama günümüz teknolojisinde bence her virüs lab ortamında geliştirilebilir. ilk çıktığı zaman tabii ki lab falan yoktu ortada.
0
🌸ananiyimioguz
(15.08.24)
soru çok uzun, okumadım.
lamı cimi yok, nüfus düşmeli, düşecek.
0
pavlis
(15.08.24)
@ananiyimioguz

Kendileri dahi kabul ediyorlar kendimiz geliştirdik ve amacımız siyahileri ülkeden yok etmekti diye. Cevabın komik.
0
muhayyer divan
(15.08.24)
Bu sorunun günümüzde bilimsel olarak kabul edilen cevabı şu;

"Olasılık dahilinde ama çok çok düşük bir ihtimal"

Yani başta WHO olmak üzere, diğer bilimsel otoriteler bu ihtimali kesin olarak dışlamamakla beraber çok düşük bir ihtimal olduğunu söylüyor. İnanıp inanmamak size kalmış sonuçta aramızda HIV'in siyahileri öldürmek için üretildiğine inanan beyni yıkanmış arkadaşlar da var. Herkes her şeye inanabiliyor yani görüldüğü üzere. Ben bilimsel kabul edilene itimat etmeyi seçiyorum.
0
nundu
(15.08.24)
Ben arkadışını haklı görüyorum.
Çünkü o dönemden sonra da bazı araştırmacılar belirtti
"Komplo teorisyenleri" olarak etiketlendiler hemen ama zamanla haklı da çıktılar. Çin'den çıkmış gibi olsa da o laboratuvarın batı destekli olduğu ortada
Covid salgınından biraz öncesinde (2018-2019 gibi) ise ABD tarafından yapılan bir salgının ne kadar etkili olacağı ile ilgili bazı hazırlıklar senaryolar yapılmış raporlar sunulmuş. Ve sonrasında da beklenen (planlanan) salgın çıktı.

Asker, silah, yığınak bu zamanda devletler için zor, uzun ve maliyetli iş. Kimyasal nükleer silahların kullanımı ise ayrı ve başka bir sorun. sonuçta dünyayı karşına almak, tazminat, yargılanma vs var.

Devletler arası savaş bu kez bilimsel mikro biyolojik bir alan üstünden yürütülüyor. Geçmişte de bazı virüslerle denemeleri olan bir husus.
ABD deki Anthony Fauci bu konuda karanlık yönü olan yine kilit isimlerden birisi olarak gösteriliyor. Hakkındaki haberlere bakın.

Arkadaşınızın diğer soruları yanıtlamaması ise alanı dışından olduğu için olmalı. sorularınızın siyasi strateji yönleri var
0
diyecevaplandı
(15.08.24)
@ muhayyer divan, aynen sen gül diye yazdım.

te allahım bir bilgim yok diyorum fikrimi söylüyorum kendin sorup kendin cevaplıyorsun.

www.youtube.com
0
🌸ananiyimioguz
(15.08.24)
@nundu güzel söylemiş, kesin olarak bilemicez ama lakin ki öyle değildir.


ama amerika ve çin in sakladığı sırları şakkadanak deşifre ettiğini düşünmek hangi özgüven seviyesi bilmiyorum. bi de baturay özdemir'indi sanırım şu minvalde bi sözü vardı "diyelim aşı gerçekten öldürüyo ve aşı olmayanlar hayatta kaldı :) o dünyayı bi gözünün önüne getir. öliyim daha iyi"
0
abuzer
(15.08.24)
Abuzer + nundu + mirket+1

Aşı kısır yapacak diye beklemekten senelerdir kısır yiyemedik :(

Global komployu bozdular ya her şey ortaya çıktı. Çok enteresan ki birbiri ile kanlı bıçaklı bütün ülkeler covid olunca kankilermis, beraber komplo yapmislar. Bunun bir diğeri de abd aya ayak basmadi. Kanli bıçaklı ülkeler böyle global komplo oldu mu hiçbir mantığı olmasa da anlasiyorlar çok enteresan...
0
logisticsmanager
(15.08.24)
Ben gerçekten anlamıyorum. Siz birçok alanda dehşet verici gücü olan bir yapı ya da kişi olsanız ve amacınız dünyayı bizzat sizin kontrolünüz altına almak olsa, bunu en kolay ve garanti şekilde nasıl yaparsınız?

Şahıslar sağlık sektörünü seçtiler ve kimyasal/biyolojik silah kullandılar. Kötüler, bunu anlamak bu kadar zor mu?

Dünyanın nüfusu çok fazla azaltılmalı diyen arkadaş herhalde en önce kendisi bağışlayacak canını. Bu kadar inanıp kabul ettiğine göre... Ama sorsam insan haklarından falan da bahseder.

Bu kadar söylüyorum. Siz her tıp eğitimi alanı doktor, her doktoru da tamamen iyi insan sanmakla büyük bir yanılgı yaşıyorsunuz ama farkına varmamak için de neredeyse bilinçli çaba harcıyorsunuz. Yazık.
0
muhayyer divan
(15.08.24)
Bana göre muhayyer divan reptiliandır ve bunun farkına varamamak nasıl bu kadar zor olabilir anlamıyorum.
Yazık.
0
logisticsmanager
(15.08.24)
Serin hikaye kardeş.

Yani

"Abd bunu öğrenince bu virüsü lab dışına çıkarılmasını sağlamış ve onları kendi silahı ile vurmak istemiş." ve "Ancak virüsun bu denli hızla yayılacağını hatta kendilerine bile dokunacağını tahmin edemediler bence diyor bu arkadaş." ikilisi tam kıraathane ve facebook üretimi bir fikir. Damlacık yolu ile bulaşan ve 24 saatten uzun süreli kuluçka süresi olan hastalığın Çin'de kalacağını sandığına gerçekten inanmışlar mı? Orada hastalığa yakalananların Dünya'daki 115215 şehirden birine gideceği oradan da Dünya'ya yayılacağını gerçekten düşünemeyecek zeka seviyesi çok "dayılar" seviyesi.

Bu arada Türkiye'de herhangi bir şey mühendisi ya da uzmanı olmak inanılmaz kolay bir şey. Önemli olan hangi üniversiteden mezun olup hangi firmada çalıştığı. Gerçi hangi firmada çalıştığı kısmı da Toprilye ülkesinde kolay ya neyse.

Sars-Cov-2 SARS temelli ilk virüs değil. Laboratuvar ortamında yapılmış da olabilir ama bahsedilenler serin hikaye.

Ayrıca @mirket +3 milyar yedi yüz elli milyon milyar

Şu her boku kapitalizme bağlama liseliliği baydı. Kapitalizm ucuza çalıştırmak için çok işçi, satın alması için çok alıcı ihtiyacı duyar. Nüfusu azaltmak hiç işine gelmez. Öyle aşıyla kısırlaştıracaklarmış, Dünya'yı 5 tane lizard ailesi yönetiyormuş, aşıda çip varmış, aşı olanlar ölecekmiş falan. Bir bitsin artık. Bak, ölmedik buradayız. Şüpheye düştüğünüzde "sen ağa ben ağa inekleri kim sağa" deyin.

Ayrıca ABD başta olmak üzere, her ülkenin kriz ile mücadele planları var. Bunların arasında nükleer saldırı, biyolojik saldırı, doğal afetler cart curt da var. Türkiye Afet Müdahale Planı 2014'ten beri yürürlükte. 2015 yılında Zika ve H1N1 salgını yaşandı. Pakistanlılar da "Türkiye'nin işi olduğu bariz" diyor mudur mesela? :D

@logisticsmanager +1 ve arttırıyorum. muhayyer kesin illuminati ajanı bir reptilian. Konuyu başkalarının üstüne çekmeye çalışıyor.
0
nawar
(15.08.24)
@logistics ve nawar +1

Ayrıca muhayyer chemtrailları uçaklardan salan kişidir, aksini iddia edenlere tek sözüm yazık.
0
nundu
(15.08.24)
@ nawar, hikaye belki öyledir ama genomlarını incelemişler, yapısında müdahale olduğunu söyledi yani normalde doğal yollarla evrimleşen virüslerde belli bir dizilim zincirini takip edebiliyorlarmış geriye dönük ama bunda bir öncekilerde olmayan şekilde mutasyon tespit etmişler yani dışarıdan bir müdahale söz konusuymuş.

Edit: isim vermeyeyim ama istanbulda tıp alanında köklü bir uni mezunu ve dediğine göre bu işler için sayılı, donanımlı bir labda çalışıyormuş.

biliyorum böyle anlatınca biraz berber muhabbeti gibi oldu ben de zaten zaman mekan karmaşası yaşadım ne anlatıyor bu mk daha geçen berber niyazi anlatıyordu aynısını diye ama böyle anlattı valla ne diyeyim :(
0
🌸ananiyimioguz
(15.08.24)
ek olarak konudan bağımsız, arkadaşlar kızmasın ama bana biraz

muhayyer divan ve mesela bir de kahvedesu da aynı izlenimi almıştım,

böyle çok zeki değil ama hırslı arkadaşlar vardır ya o şekilde çok çalışarak tırmanmışlar bir yerleri ama çoğu şeyi de ıskalamışlar hayatta. bazı tecrübeleri edinememişler hatta biraz alıklaşmış veya sıyırmış olabilirler. özel sektörde yükselip enerji menerji çakra falan diye rahatlıkla kafayı bulan kişilerdenmişler veya her an olabilirlermiş gibi geliyor.

yani bu benim düşüncem, sizleri tanımıyorum, hislerimde yanılıyor olabilirim.
0
🌸ananiyimioguz
(15.08.24)
@ananiyimioguz @nundu @nawar @logisticmanager

Bunlar bana kızmasın ama bana biraz farklı açılardan düşünmeyi çok zekî olmakla karıştıran ve kendilerinden başka kötü olamayacağına inanan hayatsızlardır gibi geliyor. Kendilerini tanımıyorum, gözlerimle gördüklerimde yanılıyor olabilirim.
0
muhayyer divan
(15.08.24)
Doğru olsa bile ispatsız bilgiye inanıp o fikri benimserseniz gelecekte tamamen deli saçması komplo teorilerine inanmak için zihninizin kapısını da açmış oluyorsunuz. Bu insanın saygınlığını çok ciddi zedeleyen bir durum.

Ben, siz, buradaki herkes ve örnek verdiğiniz genetik mühendisi arkadaşınız da dahil olmak üzere bu bilgiyi ispatlamak bizim elimizde değil. Bu gerçekse bile ortada bir kanıtı yok. Bu tarz durumlar sizi kötü etkiler. Bakın örneğin mesleğinden dolayı genetik mühendisi bir arkadaşınızın söylediklerini örnek vermişsiniz ancak söylediği şeylerin hiçbirinin genetik mühendisliğiyle bir alakası yok. Gizli kurumlar ve uluslararası istibarat ağlarından bahsetmiş. Bu düşünce akışıyla bir kanıya varılamaz.

Böyle bir durum varsa doğru olan yaklaşım insanların devlet otoritelerine bu durumun aydınlatılması için baskı kurup kurulacak komisyonlarda bir usülsüzlük yapılmadan olayın araştırılıp araştırılmadığının denetlenmesi olur. Ancak böyle somut bir sonuca ulaşılır. Gerisi üstüne kafa yormak sadece size zarar verir. Etrafınıza bakın, komplolardan kafayı sıyırmış insan kaynıyor ortalık, gözleri bile bir acayip bakıyor çoğunun. O noktaya giden yol böyle şeylerden geçiyor işte.
0
akhenaten
(15.08.24)
İnsanlar maalesef başlarına gelen kötü şeylerin onlardan daha büyük bir güç tarafından yapıldığını inanmaya çok yatkınlar. Ben pek ihtimal vermiyorum açıkcası.

Kovid ilk çıktığı dönemlerde de bu konu baya aktifti ve o sırada bu hastalığın yarasadan insanlara bulaşıp bir pandemiye neden olabileceği 10 senedir bilindiğini söyleyen kaynaklar da vardı.

Hatırladığım kadarıyla;
2010ların başında bir araştırma laboratuvarı o dönem henüz insanlara bulaşmamış ama insanlara bulaşma ihtimali olan ve insanlığı tehdit edebilecek hayvan hastalıklarını araştırıyordu. bu kovid 19 diye adlandırdığımız virüsde onların bu araştırmalarının sonucunda insanlığa bulaşması çok olası olarak belirlenmişti.
Sadece çok minimal bir mutasyon sonrasında insanlara da rahatlıkla bulaşabileceğini belirlemişler. Ki virüsler mutasyon geçiren varlıklar.

O dönem tabi ki bu ses çok yankılanamadı. Çünkü sıkıcı bi fikir. Büyük güçlerin etkisi yok falan. Ben konuyla alakalı bulduğum kaynakları araştırıp doğruluğuna inanmıştım bu görüşün. Eski tarifli makale falan da paylaşılmıştı.
Ama artık bulmak imkansız tabi. İnternet bir covid çöplüğü.
0
zimbirik
(15.08.24)
@zimbirik; evet ben de ilk günlerinden çok net hatırlıyorum. Ki biraz arastirilsa aslında bu tarz arastirmalar vs hep vardi.
Bak sıkıcı fikir demissin;
www.politico.com

2018 yılında wuhan labini gören us diplomatlari "bunlar çok dandik kosullarda yarasa virusleri üzerinde çalışıyor" diye uyarmis ama kimse iplememis Amerika'da. Çünkü sıkıcı bir düşünce yani bununla uğraşmak.

Virüs belki hayvandan bulasti, belki bu virüsler üzerinde calisilan labdan kaçtı. De bunun global güçlerin planı olması falan filan...
0
logisticsmanager
(15.08.24)
burda dönen tartışmadan bağımsız, global çaptaki pandeminin tam 1 sene öncesinden ekşide yazılması hakkında ne düşünüyorsunuz acaba? hani 2020 başında çıkan the economist kapağından pandemiyi tahmin edenler vardı da 2019 nisanında bunu bu kadar detayıyla dile getirmek ya çok büyük tesadüf ya da zaten hazırlığı yapılıp ortamlarda dedikodusu dönen bir şeydi sanki.

eksisozluk.com
0
lifeisopeth
(15.08.24)
Hocam ben de senin gibi septik bir insanım ve senin dediğini doğru kabul edelim, peki bu pandemi sonucunda nüfusta değer miktarda bir azalma oldu mu yerel ya da global anlamda, yani Çinliler ya da Amerikalılar "ulan verdik virüsü verdik virüsü yemin ediyorum nefes aldık neydi lan o öyle milyonlarca insan" şeklinde bir fark yarattı mı pandemi nedeniyle yaşanan ölümler yoksa mültecilerim hızlı üreme süreci ile bu açık kapandı mı, ne diyorsun?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.08.24)
@kaleci,

bu virüsün birileri tarafından planlı şekilde üretildiğini ve nihai amacın nüfus azaltılması olduğunu kabul edersek bunun kesin ve tek seferde yapılmak istendiğine inanmak şart değil. tam tersine böyle bir amaç varsa bunun aşama aşama yapılması ve covid'in bu yoldaki ilk deneme olduğu, dünya çapında insanların tepkilerini ölçmek ve söylenecek yalanlara kimin direkt inanacağı, kimin karşı çıkacağını tespit etmek, covid sonrası ortaya çıkacak asıl büyük pandemide bu verilerden hareketle daha etkili bir stratejiyle hareket ederek öldürücü darbenin vurulacağını düşünmek daha rasyonel sanki.
0
lifeisopeth
(15.08.24)
@lifeisopeth

Davos toplantılarından birinden sonra 2019 yılı Eylül ayında t.c. hükümetinin imzaladığı hatta burada yapılan bir pandemi toplantısı ve sözleşmesi dahi var. Bu belgeyi çarşaf çarşaf paylaşmışlardı, indirmiştim.

Önceden planlanmış bir pandemiydi yani, ilan edileceği biliniyordu, hazırlıkları vardı. Hükümetler arası bir anlaşması vardı, hatta ismini şimdi hatırlayamadığım üç veya dört ülkenin başkanına bu gündeme katılmaları şart koşuldu, biri kabul etmediği için öldürüldü. Bunları kimse görmüyor nedense.
0
muhayyer divan
(15.08.24)
Yazmayayım diyordum duramadım.
Gemiciler bilir. Sık sık gemi yangın ve gemi terk tatbikatı yapılır. Yangın ve batma senaryoları vardır. Nerde yangın çıkınca kimin ne yapacağı tek tek belirlenmiştir.
Askerlerin savaş, baskın planları vardır.
Okulların deprem, yangın plan ve tatbikatları vardır.
Dünya sağlık örgütünün ve ülkelerin de pandemi planları var.

Bu planların ülkeler arası anlaşma gerektirdiğini herkes idrak ediyordur. Bu plana bakıp da 'Aha pandemiyi biliyorlardı' demek için şizofreniye bağlamak gerek.

Maraş depreminden bir yıl önce İçişleri bakanlığı organizesinde ve olan depremle neredeyse birebir aynı tatbikat yapıldı bu ülkede. Aha biliyorlardı mı diyeceksiniz diyeceğim de siz onu da tutar bizdeki depremleri zaten Amerikan gemisi yapıyor dersiniz.
0
Mirket
(15.08.24)
@ Mirket, uzun zamandır ülke genelinde yapılmayıp da depremden önce tatbikat yapılıp, sonra deprem olunca birileri yaptırdı demem ama depremin yakın zamanda olacağına dair ciddi bilgiler ellerine geçmiş demek ki derim. Çünkü deprem az da olsa kestirilebiliyor ve şuan günümüz teknolojisi ile suni deprem yaratamıyoruz.

Ancak dso pandemi öncesi bir aksiyon alınca işkillenmek illa komplo seviciliği demek değildir bence. Çünkü virüs bilinçli de yaydırılabilir gayet.
0
🌸ananiyimioguz
(15.08.24)
hadi ya demek savaş, deprem, felaket gibi durumların tatbikatları oluyormuş. şu yaşımda ilk defa duydum, thank you captain obvious.

tabi bazı şeylerin tatbikatının olması o şeylerin planlanarak da yapılabiliyor oluşunu nasıl engelliyor, orası belli değil. burada kimsenin pandemi yüzde yüz planlanarak yapıldı dediğini zannetmiyorum. öte yandan pandemi kesinlikle planlanmış olamaz. ancak doğal yollarla oluşmuş olabilir demekteki kendini aydınlanmış sayan özgüvenin hastasıyım ama.
0
lifeisopeth
(15.08.24)
lifeisopeth ananiyimioguz'un alter hesabı bence; kendi hesabından çizgisini bozmadan cevap veriyor lifeisopeth hesabından da laf sokuyor :)
0
Bir ben var benden şurada
(15.08.24)
@lifeisopeth.
Birinci paragrafta söylediğinde ciddi olamazsın. Onu geçtik de.

İkinci paragrafta söylediğin 'hiçkimsenin yüzde yüz planlanarak yapıldı dediğini zannetmiyorum.' sözü için de benim iki üstümdeki cevabı bir oku. Sonra söyle '
0
Mirket
(15.08.24)
yüzde yüz planlı bir şeydi diyene diyorsan bir şey diyemem de. yazdığından sanki planlanmış olma ihtimalini olası görenleri de kast etmiş olabileceğin anlamı çıkıyor. yaşadığımız dünyada herhangi bir konuyu tek ihtimalli kabul edenleri çok ciddiye alamıyorum. yaygın kabul edilenin aksine şu ihtimal de var diyenleri direkt komplo teorisyeni sayanları da aynı şekilde. sen öyle değilsen sıkıntı yok.
0
lifeisopeth
(15.08.24)
Tamam. Sıkıntı sebebi olmadığıma sevindim efendim.
0
Mirket
(15.08.24)
çok bariz ironileri ya da genel geçer kalıpları fark edememe, düz anlamlarıyla algılama gibi bir sıkıntı sezdim ama. orayı da halledersek mükemmel olacak :)
0
lifeisopeth
(15.08.24)
@ Bir ben var benden şurada, ikinizin de nickini ilk defa görüyorum hakaret edecekseniz mesajla sövün daha iyi böyle çok daha ağır oluyor.

www.youtube.com
0
🌸ananiyimioguz
(15.08.24)
Şurada 2004 yılından bu yana pandemiyle ilgili planlar ve çalışmalar yapıldığı, uluslararası işbirliği ve anlaşmaların olduğu anlatılıyor. DSÖ o yıllarda da devrede. O yıllarda tehdit influanza'dan beklendiği için planlarda influanzadan bahsediyor ama pandemi pandemidir.

grip.saglik.gov.tr
0
Mirket
(15.08.24)
Hadi buyur: kibrisgazetesi.com
0
🌸ananiyimioguz
(01.02.25)
göğüs hastalıkları alanında türkiyedeki sayılı prof.lardan biriyle konuşmuştum. covid-19 ile ilgili "covid-19 virüsü diğer covid ailesindeki diğer virüslere benzemiyor. kendi başına başkalaşım geçirerek bu hale gelmesi imkansız. dışarıdan müdahale ile bu hale getirildiği bariz" demişti. diğer covid ailesi virüslerinden farklılıklarını ve bu farklılıkların kendiliğinden niçin olamayacağını vs. anlatmıştı.
0
yemrem
(01.02.25)
(10)

Drone kullaniyorum çok zevkli

abuzer
Diyen var mı?
Diyen var mı?
0
abuzer
(13.08.24)
bir iş için kullanıyorsanız ve işe yarıyorsa keyifli

mesela ben ziyaret ettiğim fabrikaların çekimlerini yapıyorum vs o zaman bir amaç için kullanıyorum güzel

ama bugün de gideyim drone uçurayımın bir anlamı yok bence.

dji mini spor
0
duyurukullanıcısı
(13.08.24)
yani bu amaca bağlı değil mi? yarışanlar falan var mesela, kendisine parkur yapıp ucuranlar falan var.

bana kız arkadaşım aldı, uçurmaya kıyamıyorum ya bişi olursa diye :) ilk uçurmaya gittiğimizde çok eğlenmiştik ikimizde, beceremediğimiz için, izleyince çok kolay gibi geliyor ama göz niyet el/kumanda senkronizasyonu hemen olmuyor
0
selam
(13.08.24)
Benim icin anksiyete sebebi, geri donene kadar elin ayagin titriyor. Bir bilene emanet etmek uzere kutusuna kaldirdim.
0
cosmicgadin
(13.08.24)
Arkadaşım kullanıyor çok da eğleniyor. Eğlendiğini attığı videolar ile bana da göstermeye çalışıyor ama öyle köpek gezdirir gibi drone gezdiremem ben. Bir amaçla yapıyorsam (drone'u geliştirmek ya da bir iş yapmak vs.) keyiflidir +1
0
nawar
(13.08.24)
inanılmaz keyif alıyordum, ta ki nasıl olduğunu anlamadığım şekilde drone kontrolden çıkıp fabrikanın duvarına bodoslama girene kadar. şu an drone da kalbim gibi paramparça:(

ibb.co
0
mustafakesekci
(14.08.24)
@mustafa, ups hem de dji sanırım :o eyvaaaa niye öyle oldu kii
0
🌸abuzer
(14.08.24)
@abuzer valla anlamadım hocam, RTH yapmıştım, kalktığı noktanın üzerine gelip inişe başladıktan sonra birden geri geri gitmeye başladı, kontrolü de ele alamadım çok sert şekilde duvara çarptı, kaçmasam kafama iniyordu hatta. tahminim rüzgara direnç sağlarken duvar hizasına inince rüzgar kesildi ve o sebeple birden o eksende hareket etti. ama fiziken düşününce de ters yöne doğru gitmesi lazımdı bu senaryoda. anlayamadım. ön kısmında çarpma önleyici sensör de var fakat geri geri gitti sanırım, tam algılayamadım.

makine çok yeni değil, mavic pro modeli.
0
mustafakesekci
(14.08.24)
teknoloji ile içli dışlıyım.

yakın zamanda meta quest 3 aldım, kenarda tozlu duruyor.
direksiyon seti aldım, kenarda tozlu duruyor.
aksiyon kamerası aldım, kenarda tozlu duruyor.

aklımda drone da var ama hevesimi alıp kenara atmak için almak istemiyorum.

lisede rc helikopterim vardı uçuruma işlerini seviyorum. hatta gözlükle kullanılan dronelar var kesin çok zevklidir ama eğer işini yapmıyorsam, bir şey üretmiyorsam kullanıp sıkılırım atarım bir kenara.

bu tarz bir karakterdeyseniz bence girişmeyin. ya da uyguna 2. el alın yine 2. el satarsınız.
0
ananiyimioguz
(14.08.24)
Entep'te nere bakcan zaten @oguz, her taraf taş toprak :(((
0
🌸abuzer
(14.08.24)
@ abuzer, dsfjgdfjh ask olsun

ayrıca şöyle de bir şey var: www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(14.08.24)
(5)

Tıraş olma süresi

don’t panic
Son zamanlarda bana mı denk geliyor bilmiyorum, farklı berberlere de gittim; hepsi hepi topu maximum 10 dakikada tıraş edip olayı bitiriyorlar. Yalapşap veya özensiz diyemeyeceğim buna çünkü sonuçtan da memnun kalıyorum. Eskiden bu tıraş olma işlemi nerden baksanız bi yarım saat sürmez miydi? Berber
Son zamanlarda bana mı denk geliyor bilmiyorum, farklı berberlere de gittim; hepsi hepi topu maximum 10 dakikada tıraş edip olayı bitiriyorlar. Yalapşap veya özensiz diyemeyeceğim buna çünkü sonuçtan da memnun kalıyorum. Eskiden bu tıraş olma işlemi nerden baksanız bi yarım saat sürmez miydi? Berber yavaş davranırdı falan. Şimdi adeta seri üretime döndü. Makineye sokup çıkartıyorlar gibi her şey çok hızlı gelişiyor. Bilmiyorum sizde de öyle mi? :D
0
don’t panic
(13.08.24)
daha da eskiden neredeyse 1 saatti. geçen bizim berber ile aynı muhabbeti yaptık, bu şarjlı el makinaları süreyi çok kısalttı dedi. bir de şu an tıraşlar genelde yanlar arkalar makine ile alındığı için çok kısaldı. evet max 15-20 dakikada yıkama dahil bitiyor artık.
0
surprise
(13.08.24)
Saç kesiminden bahsediyorsanız ben de aynı şeyi hissediyorum. Şimdi daha fazla makine kullanıyorlar sanki. Makas kullanımı azaldığı için de çabuk oluyor, hele bir de enseyi jiletle falan değil yine o makinelerden biriyle alırlarsa, oradan da birkaç dakika kısalıyor.
0
salihdt
(13.08.24)
10 dakikada bitirene denk gelmedim. makas az kullaniliyorduk muhtemelen; farkli farkli berberlere de gidiyorum sac-sakal 45 dk. ile 1 saat arasi suruyor
0
sweetoffice
(13.08.24)
Bence cok haklisin. Adam gibi bi berber bulamadim. Her seferinde farklı bi berbere gidiyorum. Sadece saç en fazla 15 dk sürüyor. En son gittiğim berber düzgün kesti o da o günlük desteğe gelmiş.
0
krmzbvl
(13.08.24)
Eskiden bol bol havaya makas atıp boşluğu kırpıyorlardı. O olay kalmadı. Bizim rahmetli bir akrabamızın kuaförü vardı Bağdat Caddesi'nde. Birkaç defa ona kestirdim. O zaman da berberde 40 dakika tıraş olurken onda kısa sürüyordu.

Şimdi makine ile yapıyorlar büyük oranda kısaltma işini. Eski makinelerden daha güzel ayarları var. Sonra rötuşta makas kullanıyorlar. Epey kısa sürüyor. Ben de fark ettim ama.
0
nawar
(13.08.24)
(12)

Maile Yanıt Vermeyen İş Arkadaşını Şikayet Etmek İçin Gerekli Süre

depresif çocuk
Medeni bir şekilde mail atıp bir talepte bulundunuz. Cevap gelmedi. Skype'tan da yazdınız, ona da yanıt gelmedi. 5 iş günü sonra tekrar bir hatırlatma maili attınız. Yine cevap yok.6. günde yöneticisine şikayet maili atmak uygun mudur?Şikayet ederken kendi yöneticinizi de CC'de tutar mısınız?
Medeni bir şekilde mail atıp bir talepte bulundunuz. Cevap gelmedi. Skype'tan da yazdınız, ona da yanıt gelmedi. 5 iş günü sonra tekrar bir hatırlatma maili attınız. Yine cevap yok.

6. günde yöneticisine şikayet maili atmak uygun mudur?
Şikayet ederken kendi yöneticinizi de CC'de tutar mısınız?
0
depresif çocuk
(12.08.24)
(bkz: eskale etmek)
0
tahtakafa
(12.08.24)
ya hocam bu sorular iyi güzel de, kimse bu kadar yoğun olamaz. kızı işyerinde piknik yaparken görüyorum. ne gibi bir aciliyet olabilir ki. maile cevap yazmamak nezaketsizlik. yapamıyorum da bir cevaptır ve ona göre planımı yaparım ben de.
0
🌸depresif çocuk
(12.08.24)
bazan 15 gün dönemiyorum şakasız.

ama boş görünüp böyle ise cevap eskale etmek.

üstüne atın maili. kendi üstünüzü de koyun cc ye.
0
baldan kaymak
(12.08.24)
Cc ye yöneticinizi ekleyerek aciliyetinizi, dönüş beklediğinizi yazın. Yine dönmezse yöneticiniz yazsın yöneticisine ekipten başka yönlendirebilecek biri var mı der muhtemelen.
Ben bazen yoğunluktan talebi alıp yapmama karşın yaptık maili bile dönemiyorum. Kibar kibar yazıyor insanlar çilekli ne oldu bu iş diye. Ben de insan gibi dönüyorum yaptık dönemedik kusura bakmayın veya yapacağız ama en erken şu tarih müsaitiz diye.
0
cilekli pasta
(12.08.24)
Türkiye'de iş etiği ve iş ahlakı eksikliği var ciddi seviyede. Özellikle beyaz yaka iş yapmadan iş yapıyor görünenler ile dolu. Hal böyle olunca zaman zaman masasına gitmek ya da koridorda karşılaşıp hatırlatmak gerekebiliyor. Haliyle uzaktan çalışma ve hibrit çalışma gibi işlerde en çok bu sebeple sorun yaşanıyor. Bir de 5 dakikalık iş için yapılan 30 dakikalık toplantılar var tabii ki. Şirketler de uzaktan çalışma ve hibrit çalışma gibi lütuflara bu yüzden sıcak bakmıyorlar.

Kendi yöneticinizi bilgide tutarak hatırlatma maili atın. Böylece hem iş ciddiye biner hem de sizin performans verilerinizde de sorun olmaz. Onda da dönüş olmazsa karşı yöneticinizden destek ya da karşı tarafın da yöneticisini bilge tutarak yazabilirsiniz. Bırakın yangın yeri olsun. Konunun dönüp sizin takip etmemenizde kalmasından iyidir.
0
nawar
(12.08.24)
Vallaha ben kendi yaptığımı soyleyeyim de hayatımda ne chate ne emaile cevap vermeyen birini görmedim;
-emaila kendi müdürümü eklerim.
-kendi müdürüm onun müdürünü ekler ve mail atar.

Sizin direkt karşı kişinin müdürüne eskalade etmeniz süper olmaz gibi. Ama dediğim gibi hayatımda chate bile cevap veremeyen insan denk gelmedim. Ben 200 m$ operasyon yönetiyorum, chate 5 saat geç olsa da cevap veririm. Misal az önce tam 8 saat önce yazılmış chate cevap verdim.
0
logisticsmanager
(12.08.24)
bazi cevaplara guluyorum kusura bakmayin cok iyi niyetlisiniz, yok bir haftadir calisiyormus tam yapacakmis gonderecekmis mesai yapmis falan. maili okuyup yanitlamak 5 dakikalik is. illa cozum urettigine dair bir yanit donulmesi zorunlu degil. talebi aldigini, degerlendirdigini, planlayacagini yazabilirsin, ne zaman planlayabilecegini, planlamayi sen yapmiyorsan ilgili kisileri vs eklersin maili cevirir isi uzerinden atarsin en kotu. o yuzden maile cevap vermemek hele 5 gun asla kabul edileblecek bir sey degil benim gozumde.
0
tahtakafa
(12.08.24)
acımayınız, çok düşünmeyiniz.
bu huzusuzluk meyvesini şikayetle vermelidir.
0
diyecevaplandı
(12.08.24)
6 gun nedir ya. Cevaplarda da bekletenler varmis. Cok sasirdim. Ben atiyorum maili. O gun cevap gelmezse ertesi sabah yoneticiyi ccleyip bi daha yaziyorum. Ben bi maile en fazla bikac saat sonra cevap vermisimdir ki onda da kisiye isim var, bikac saate donucem yazarim.
0
Kittie
(12.08.24)
Valla benzer durumda cevap vermediğim durumlar oluyor ama daha önce defalarca benimle ilgisi olmadığına dair uyarıda bulunduğum konularda vs ise oluyor.

Onun haricinde benim sorumluluğumda bir şeyse ve kısa zamanda dönemeyeceksem, mesacını aldım canım kardeşim konu takibimde bilgi vericem şu işler hallolunca temalı dönüşümü yapıyorum ki oluru budur bence.

Yabıştır müdürünü gitsin.
0
materyalist imam
(12.08.24)
Valla eğer ki iş yerinde olmamak, sahada olmak, izinde olmak gibi bir durum yoksa hatırlatma mailinden sonra bile dönmeyen kişi için dediğinizi yapardım. Ayrıca @Kittie+1 birçok kişinin bunu normal görmesine acayip şaşırdım.
0
Amaranta ursula
(12.08.24)
telefonla arayıp isteyin.

yöneticiler şikayet eden değil çözüm üreten çalışan isterler.

benim onlarca outlook rulelarim yüzünden bazı mailler inboxima düşmüyor, her şey olabilir.
0
nuisance2
(12.08.24)
(7)

Hindistan ın olimpiyat başarısızlığı

benaslindayohum
Ya bu adamlar nasıl bu kadar başarısız olabiliyor? Bir milyar nüfus var bir altın bile yok. Ne biçim ülke böyle
Ya bu adamlar nasıl bu kadar başarısız olabiliyor? Bir milyar nüfus var bir altın bile yok. Ne biçim ülke böyle
0
benaslindayohum
(12.08.24)
Kriket dışında başarılı oldukları pek spor yok. Kriket delisi tüm ülke ve muhtemelen ülkedeki spor algısı krikette başarılı olmak üzerine. Sporun diğer alanlarına yönelik pek altyapı sistemleri de yok. Tokyo 2020'de ciritte bir altın madalya almışlardı da baya olay olmuştu yani (ilginç bir şekilde bu olimpiyatlarda da Pakistan altın madalya aldı aynı branşta hem de olimpik rekor kırarak).

Mesela aynı coğrafyada Bangladeş'in 170 milyon nüfusu var ve henüz hiçbir olimpik madalyaları yok. Pakistan'ın da 240 milyon nüfusu var ve toplam 11 madalya almışlar tarihleri boyunca. Yani bu bölge dünyada genç nüfusun afrika ile beraber en yüksek olduğu yer ama spora gerekli altyapı desteği ve önem verilmiyor kriket hariç. Bunun sonucu olarak 17 milyon nüfuslu ve çoğu yaşlı nüfus olan Hollanda sadece Paris 2024'te 15'i altın 34 madalya alırken bu üç ülke tarihlerinde toplamda bu sayıyı zar zor geçiyor
0
nundu
(12.08.24)
nufüs da bir parametre bu işlerde ama nüfustan çok daha önemli parametreler var.

- güçlü bir ekonomi lazım ki devlet tesis yatırımları yapabilsin antrenörler ve sporculara düzgün para kazanma imkanı sunulsun ki insanlar spora yönlensin ve tek odakları spor olabilsin.

- spor kültürü lazım ülkede. yukarda ekonomi dedim ama dünyanın en zengin ülkesi de olsan spor kültürüne sahip değilse ulusun spora doğru düzgün yatırım yapmazsın. spesifik spor branşlarından ziyade genel olarak bir spor kültüründen bahsediyorum burada. mesela abd'de eğitim sistemine spor çok entegre ve atletizm, jimnastik, yüzme, basketbol vs. hepsini kapsıyor bu, çocuklar ilkokul lise çağında birçok spor dalını deneyimliyebiliyor, buradaki yetenekler teşvik ediliyor ve böylece ulusal bir spor kültürü oluyor. böyle genel bir kültür yoksa da ne kadar çok branş özelinde bir ulusal kültür olsa o kadar iyi bizdeki futbol, voleybol veya hindistan'daki kriket kültürü gibi. hindistan'da genel bir spor kültürü yok ve kriket dışında özel olarak bir spor kültürü de pek yok.

- başta güçlü ekonomi dedim ama ondan daha da önemlisi gelir eşitsizliğinin mümkün olduğunca az olması lazım. hindistan'ın devlet ekonomisi büyük olabilir ama gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu bir ülke. bu ne demek küçük bir kesim çok zenginken büyük kesimler çok fakir. çok fakir kitlelerin de pek sporla işleri olmuyor doğal olarak. avrupa'da abd'de o seviye fakirlik daha az yaygın.

- genetik faktörler. iyi sprinterlerin çoğu siyahi (hatta karayip kökenli), iyi basketbolcularun çoğu siyahi, iyi uzun mesafe koşucularının çoğu afrikalı, iyi masa tenisçilerinin, badmintoncuların çoğu asyalı oluyorsa bir sebebi var. kültürel sebepler de var tabi ama genetik yatkınlıklar da söz konusu. uzak doğuluların çevikliği, siyahların hızı ve dayanıklılığı onlara avantaj sağlıyor. ortadoğu bölgesi ve güney asya bölgesi sportif açıdan en dezavantajlı fiziksel yapıya sahip bölgeler. uganda, botswana, saint lucia çıkıp altın alabilirken hindistan'ın türkiye'nin altın alamamasında bu da önemli bir sebep. (hindistan'la bu konuda aynı kefede değiliz tabi bizde genetik çeşitlilik çok daha fazla balkan genleri, kafkas genleri, ortadoğu genleri, orta asya genleri, lazı, çerkezi, vs derken farklı farklı fenotipler mevcut ama bizim de çoğumuz spora bir avrupalı veya afrikalı kadar yatkın değil. hindistan'da çeşitlilik de az)

yukarda saydığım faktörler senin nüfusunun spordaki başarı yüzdesini belirler. bunlarda çok kötüysen hindistan gibi milyar nüfusun da olsa bir başarı elde edemezsin. ancak bu parametrelerde iyiysen nüfusun arttıkça başarın da artar. bu parametlerde iyi tek ülke abd ve çin değil ama biri 300 küsür milyon diğeri de 1 milyar nüfuslu olduğu için olimpiyatları onlar domine ediyor. almanya, italya bir yere kadar gelebiliyor, isveç, finlandiya da bir yere kadar.
0
semaforo de medianoche
(12.08.24)
Olimpiyata bağlı olarak çok başarılı olabiliyorlar.

Örneğin satrançta çok iyiler. Fizik, matematik olimpiyatlarında çok iyiler. Ama atletizm yok bunlarda
0
ferenc
(12.08.24)
ben olimpiyatlardan şu çıkarımı yaptım; iyi ve kaliteli beslenen madalyayı alır.
0
gameofannen
(12.08.24)
Gameofannen +1

Birde hibdistanla ilgili belgeseller izlemistim 1 tane ortam yokki spor yapsin egitim alsin yada saglikli yemek yesinler. Çöplük gibi ülke.
0
Zetnikov
(12.08.24)
Orta çağda yaşamıyoruz. Salt nüfus lütuf değil zulüm. Bizim ülkede genç nüfus, kalabalık cart curt itelemeye çalışıyorlar ama göğüs göğüse çarpmışmaya ya da tarla sürmeye göndermeyeceksen hiçbir işe yaramıyor.

Nüfusun yüksek olmasının geniş havuz oluşturarak birçok aday çıkarmaya yaraması için eğitim, disiplin ve beslenme şart. Türkiye'de bu konuda 0/3 bizim durumumuz. Bizden 15 yaşında çıkan sporcu ile nüfusu yakın olup madalyaya doyan ülkelerden çıkan sporcuların vücutları ve eğitimleri arasında büyük fark var. Müsabakalarda çocuğu gibi duruyor bizimkiler, sikletlere ayrıldığında ise disiplin ve eğitimdeki eksiklikler yüzünden hepsinde bir aşırı heyecan ve panik var. Yüzüp yüzüp kuyruğunda patlıyoruz.

Hindistan bundan daha beter eğitim ve beslenme sorununa sahip. Orada artık havuz inanılmaz büyüdüğü için arada denk gelebiliyor bazı sporcular. Biraz da görece daha iyi bölgelerinde bu konuda istekli ve destek alabilecek kişiler çıkabiliyor.
0
nawar
(12.08.24)
Adamlar benim sorumu çalmış analiz yapmış adiler
edition.cnn.com
0
🌸benaslindayohum
(15.08.24)
(4)

İngilizce öğrenmek isteyen birisine ne önerirsiniz?

tahirkemalbozoglu
Dualingo memrise vb programlar arasından hangisini önerirsiniz.Seviye sıfır. Neyi amacliyorum... İkili diyalog, basit konular, yer yön sosyal hayatta konuşabileceğim kadar bir dil. Yoksa oturup makale yazma düşüncem yok.
Dualingo memrise vb programlar arasından hangisini önerirsiniz.
Seviye sıfır. Neyi amacliyorum... İkili diyalog, basit konular, yer yön sosyal hayatta konuşabileceğim kadar bir dil. Yoksa oturup makale yazma düşüncem yok.
0
tahirkemalbozoglu
(10.08.24)
Memrise hakkında hiçbir fikrim yok ama DuoLingo'dan kötü olamaz herhalde. İhtiyacın olursa daha rahat ve hızlı öğrenirsin. İngilizce gereken iletişim ortamlarında (iş, etkinlik, oyun, dizi, film, kitap vb.) bulunarak daha hızlı ilerlersin. İhtiyaç dışında istek ile öğrenmeye çalışınca motivasyonun getirdiği kadar öğreniliyor genelde.
0
nawar
(10.08.24)
Bir defter al tum zamanlari yaz

Genis zaman gecmis zaman gelrcek zaman falan misli zaman

bunlara calis ogren

İnternetten en cok kullanilan 1000 kelimeyi ogren

Kendi kendine kafanda sohbet et ve hikayeler uydur


En hizli ogrenme sekli bu kardes
0
Zetnikov
(10.08.24)
orijinal dublajlı dizi filme abanmasını öneririm. bir şeyleri anlayana kadar Türkçe altyazılı, sonra o dildeki altyazısıyla izlemesini öneririm.
0
titanyum22
(10.08.24)
Duolingo, Rosetta Stone ve benzerleri çok tekrarlatıp kelimeyi unutmamayı falan sağlıyor. Bence en babası gene Rosetta Stone, Memrise falan gözüme çok basit göründü. Ancak ben bunların yanında formal olarak da oturup çalışmanın faydası olacağı kanaatindeyim. Mesela Cambridge'in Grammar in Use kitabı, temeller varsa mavi kitap, yoksa kırmızı, ayrıca Oxford Bookworms Library'nin küçük hikaye kitapları, her seviye var, harika dil kullanımı oluyor.
0
mbond
(11.08.24)
(4)

ingilizce de tidely diye bir kelime yok muydu ya?

buenosdias
az önce sözlükte öyle birşey olmadığını görünce çok şaşırdım. tightly ile karıştırıyor olabilirim; ama benim aklımda hep sıkıca = tidely diye kalmis. bugune kadar hep yanlis mi bilmisim yoksa vaktinde vardi yada avusturya ingilizcesi falan miydi?
az önce sözlükte öyle birşey olmadığını görünce çok şaşırdım.

tightly ile karıştırıyor olabilirim; ama benim aklımda hep

sıkıca = tidely

diye kalmis. bugune kadar hep yanlis mi bilmisim yoksa vaktinde vardi yada avusturya ingilizcesi falan miydi?
0
buenosdias
(10.08.24)
Tidily olmasın aradığınız? Derli toplu, düzenli.
0
akhenaten
(10.08.24)
Tightly ile karıştırıyorsun, evet.
0
nawar
(10.08.24)
widely'dir o :)
0
kyroze
(07.10.24)
Temizlikle alakalı diyorsan tidely, tidy vs gibi şeyler var. Dip bucak anlamında gibi.
0
Shepard
(07.10.24)
(18)

güzel bir kadının çirkin olduğunu söylemesi

deartheodosia
diyelim ki bir kadın var ve güzellik standartlarına göre açık bir şekilde güzel. ama kendisini beğenmiyor ve çekici görmüyor. ilişkide bunu erkeğe söylemesi erkekler için ne kadar dezavantajlı? güzel bir kadın bunu söyledikçe erkeğin kadına bakış açısı da değişir mi, değişiyor mu?kendim için sormuyo
diyelim ki bir kadın var ve güzellik standartlarına göre açık bir şekilde güzel. ama kendisini beğenmiyor ve çekici görmüyor. ilişkide bunu erkeğe söylemesi erkekler için ne kadar dezavantajlı? güzel bir kadın bunu söyledikçe erkeğin kadına bakış açısı da değişir mi, değişiyor mu?
kendim için sormuyorum elbette.
0
deartheodosia
(10.08.24)
Pick me girl. İçten pazarlıklı. Bunların modası geçti çoktan diye düşünürdüm.
0
ruhen hastayim ben
(10.08.24)
Kendisini begenmiyorsa ileride sacma sapan hareketler yapabilme potansiyeli yuksek

Bknz asiri makyaj yada botox estetik vs.

Ben olsam konusurduk hala ayniysa gelecegime katmazdim onu sorry kardes
0
Zetnikov
(10.08.24)
Aklıma bir Yiğit Özgür karikatürü geldi, nette bulamadım. Bayağı güzel, çekici, seksi bir kadın karşısındaki adama "Kendimi güzel bulmuyorum." diyordu, adam da kadının göğüslerine şaplak atıp "Bunlar ne lan, o zaman?" diyordu. Şimdi çizse o karikatürü sağlam zorbalanırmıs bu arada. :)

Kendini cidden güzel bulmayan güzel kadın başkalarını da buna ikna eder. Gerçek göreceli bir yerden sonra.
0
sekizdokuzon
(10.08.24)
ya ben pick me girl olup olmadığını sormuyorum ki. kendini gerçekten beğenmeyen ve kusurlarını büyüten kadının bunu paylaştıkça erkeğin bakış açısının da değişip değişmeyeceğini soruyorum. hani bi insan atıyorum ben çok inatçıyım der ve buna işaret edince karşı taraf da hmm inatçı gibi aklında kodlar ya.
0
🌸deartheodosia
(10.08.24)
insanlardan "yaaa hayır, sen çok güzelsin" lafını duymak istediği için böyle diyor olabilir.

kadına bakış açım değişir, güzel bulmaya devam eder miyim etmez miyim bilemiyorum ama sürekli "çirkinim" diye dolaşan insandan soğurum.

not: erkek.
0
ahm1
(10.08.24)
Kadınlar iyi hissetmek için kendilerini güzel olduklarına inandırırlar. Ancak duygusal olarak birine açıldıklarında, onaylanma ve ilgi açlığı nedeniyle "kendimi beğenmiyorum" gibi ifadeler kullanarak ters psikoloji ile iltifat beklerler.

Çok üzerinde düşünme derim. Yaradılışları böyle.
0
plastic_angel
(10.08.24)
Bence bakış değişmesi dışında kendini sürekli herhangi bir nedenden aşağılayan insanlar karşısındaki kişiye yorucu geliyor. Sürekli birisini telkin etmeye uğraşmak zorunda olmak bir süre sonra batmaya başlıyor. Bu ben çirkinim de olabilir, ben aptalım da, tembelim de vb. örnekleri çoğaltmak mümkün. Tabi hatalarımızı hiç görmeyelim ve her durumda en doğrusu biz olduğuma inanalım demiyorum ama bu tür düşüncelerin daha sağlıklı ve verimli şekilde üstesinden gelmenin yolunu bulmak lazım.
0
peki madem
(10.08.24)
İlk başta yürüme fırsatı olarak kullandığı için erkeğin biraz işine geliyor ama bir yerden sonra yoruyor ve sıkıyor. Övgü/ilgi kovalayıp tekrara düşüyor sürekli.

@8910 ibb.co

Bu, "hayır" denildiğinde ya da reddedildiğinde karşı taraf o cevaba göre hareket edince beni kovalamadı ikna etmeye çalışmadı diye tribe girme, 20 yaşını geçtiği halde fikrini insan gibi belli etmek yerine imayı bile dolaylı yolda yapıp sonra neden istediği olmadı karşı taraf anlamadı diye iletişim bozukluklarını tedavi etmesi gereken kişiler normali buymuş da "erkekler/kadınlar çok rerörerö" diye geziyorlar.

Geçen gün de bir duyuru vardı bu paragraftaki gibi iletişim sorunlu. Ondan sonra "Neden kimse ilişki istemiyor?" İnsanlar, ilişki yürüttükleri insanları yormasın artık.
0
nawar
(10.08.24)
gunes balcikla sivanmaz
0
foster
(10.08.24)
İlgi çekmek için bunu yapanlar dışında gerçekte böyle hisseden birinde özgüven eksikliği, değersizlik, beden imgesinde sorun vs vardır. Evet, karşıdakini de etkiler. Erkek ilk başta ilgisini korur, sonrasında yorulabilir, verdiği değeri azaltır, eleştirel olabilir gibi. Tek güzellik için değil, kişi iyi bir özelliğinden şüphe edince çevre de ediyor, ona göre davranıyor.
0
asteriks
(10.08.24)
Değersizlik hissi.

Erkeğe söylemesi yanlış çünkü erkek de bir zaman sonra onun çirkin olduğunu kabullenecek.
0
cemallamec
(10.08.24)
Güzel ama çirkin bir kadın olarak söylüyorum,

Bazı kadınlar güzel olduklarını gerçekten bilmiyorlar ya da bir türlü güzel bulamıyorlar kendilerini. Çünkü yetişirken annelerinden güzellikleri hakkında geri bildirim almamış oluyorlar, babalarından almamış oluyorlar, anneleri bakımsız biri oluyor, sosyal çevre içinde büyümüyorlar, kendine bakmasını söyleyen olunca ne demek istendiğini kavrayamıyorlar vs.

Güzel olduklarına inanacakları tutunca da, mesela benim gibi çok kilolularsa hemen saklanma ihtiyacı duyuyorlar çünkü güzel olmak suçmuş gibi gelebiliyor, güzel olmaya alışkın olmadıkları için ne yapacaklarını nasıl davranacaklarını bilemiyorlar, bazen de savunma mekanizması olarak ben çirkinim diyorlar. Başkaları demesin diye, ya da birileri onlara musallat olmasın diye, bir erkekten alabildiğine kaçmak için vs vs.

Sebebi çok olabilir yani. Ama erkeklerin kadınların kendileri hakkındaki görüşlerini blinçaltı seviyesinde hissedip kabul ettiklerini düşünüyorum. Normalde de böyledir, kişi kendini ne kadar değerli hissediyorsa o hisleri davranışlarına ve sözlerine yansıdığı için çevresi de onu o değerle kabul edip ona o değeri veriyor. Aynı şey karşı cins ilişkileri için de geçerli sanırım.

42 yaş bitiyor, hayat tecrübemin öğrettiği bu.
0
muhayyer divan
(10.08.24)
ben böyle kadınlara saygı duyuyor ve daha çok begeniyorum. buradaki cevaplara şaşırdım. türk insanı böbürlenmeyi marifet sanıyor aksini düşünemiyor bile. hayret.
0
abelardo
(10.08.24)
diger bir ihtimal de zarf atiyordur. ilgi manyagi kendini ovdurmeyi bekliyordur. oyleyse surekli problem cikarir. arkana bakmadan kac.
0
buenosdias
(10.08.24)
Bir süre sonra hayır olur mu öyle şey sen ne kadar güzelsin diyen başka birini arayışa çıkar, gibi gelirdi bana.
0
encokbenisevinnolur
(11.08.24)
erkeğe göre değişir bu. her erkek farklı. karşı tarafla ilişkisi de farklı. yani kimi adam her gördüğüne karısı gözüyle bakıyor, kimisi çok affedersin vurup geçeyim kafasında. belli olmaz.

ama ben güzel olduğu halde çirkin olduğunu söyleyen birine pek enerji harcayamazdım ya açıkçası, uğraşamam. her insanın kendi sorunları, güvensizlikleri olur filan ama bariz biçimde güzel olduğu halde "güzel değilim" diyen birinin psikolojisi sağlam değildir diye düşünüyorum, onun tribiyle uğraşamam açıkçası ben kendi kafamı zor idare ediyorum
0
mark greg sputnik
(11.08.24)
erkeğin bakış açısı şöyle değişebilir; güzel bir kadın kendini gerçekten beğenmiyor ise ortada hem cazip hem de kolay bir av olarak dolaşıyor diye bakılır bu kadına. ortalama bir erkeğin gözünde uzun vadeli ilişki düşünülmeyecek kadınların başında kolay ve cazip av görünümlü kadınlar geliyor. onların akılları kolayca karıştırılabilir , kendi flört ve ilişki ligini bilemedikleri düşünülürse her ligden güvenli bağlanan veya vur-kaççı erkeklerin radarına girer. bence hiçbir erkek, çok sayıda erkeğin radarındaki bir kadına tam manasıyla güvenemez.
0
loch ness
(12.08.24)
ben kendimizle ilgili eksik bulduğumuz yanları karşı tarafa sürekli olarak aktarmama taraftarıyım. bir kere veya iki kere söylenir, "ben kendimde şu eksikliği görüyorum", ya da "şurayla ilgili sıkıntım var" diye, kendini anlatma amacıyla. ama sürekli olarak bunu karşıya yansıtmak bu eksikliği karşı tarafın doldurmasını bekleme eğiliminin belirtisi olabiliyor. ondan bu konuyla ilgili güvence alma isteği; bu da karşıdaki insanı çok yorar. ve hatta, eğer tam güvenmediğiniz ya da yanlış tanıdığınız biriyse, ileride bunu kullanma ortamı doğurur.

eğer bir konuda eksiğim varsa, bunu dile getirmek yerine "bununla ilgili ne yapabilirim?"e odaklanmalı. güzel görmediğim tarafları düzeltebilirim mesela, eğer yapamıyorsam, bakış açımı düzeltmem lazım gibi (ben de yapmaya çalışıyorum bunu)
0
mizore
(14.08.24)
(8)

Dukkana çalışan bulmak için site

passive aggressive
Dükkanımızda çalışacak birini arıyoruz işinolsun'a ilan verdim ama pek bir sey cikmadi. Kariyer net falan biraz daha beyaz yakaya yonelik kaliyor sanirim. Baska nerelere ilan açıp nereden bulabiliriz birini? Teşekkürler
Dükkanımızda çalışacak birini arıyoruz işinolsun'a ilan verdim ama pek bir sey cikmadi. Kariyer net falan biraz daha beyaz yakaya yonelik kaliyor sanirim. Baska nerelere ilan açıp nereden bulabiliriz birini? Teşekkürler
0
passive aggressive
(08.08.24)
kariyer.net dene bence.

linkedin beyaz yaka daha çok.
0
jelly bear
(08.08.24)
işkur
0
jülsezar
(08.08.24)
Çalışacak kişi ile ilgili herhangi bir bilgi yoksa giriş seviye bir iş olsa gerek. Onun için de kimse CV oluşturmaz. Haliyle iş arama sitelerinden pek bir şey çıkmaz diye düşünüyorum.

İşKur'u bir denemek lazım. Olmazsa WhatsApp, Telegram, Facebook, Instagram gibi yerlerde iş arama/bulma grupları var. Oralar kesin sonuç verir ama işte büyük bir eleme süreci var orada da.
0
nawar
(08.08.24)
Civarınıza yakın bu husustaki face gruplarına bakın.
0
diyecevaplandı
(08.08.24)
sahibinden.com'a ilan verebilirsiniz. çok kullanılıyor orası.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(08.08.24)
getir'de getir iş var, hiç kullananı görmedim ama ilan çok içinde.
0
lalu
(08.08.24)
eleman.net ücretsiz ilan verilebiliniyormuş diye duydum.
0
Fodera
(08.08.24)
Gazeteye ilan vereceksiniz, bir dolu adam gelir
0
oscar
(09.08.24)
(4)

Kadıköy kadife sokakta bir mekan

les yeux blanches
SelamlarSöz konusu sokakta bir mekan var önünde tabela vs hicbirsey yok.Yanında incir pub var, karşısında dilim pizza satan bir mekan var.Onu bayağı kalabalık oluyor bu mekanınGoogle mapsde de ismi yokNedir bu mekanın adı?
Selamlar

Söz konusu sokakta bir mekan var önünde tabela vs hicbirsey yok.
Yanında incir pub var, karşısında dilim pizza satan bir mekan var.
Onu bayağı kalabalık oluyor bu mekanın
Google mapsde de ismi yok
Nedir bu mekanın adı?
0
les yeux blanches
(07.08.24)
(bkz: karga bar )
0
Ruprect
(07.08.24)
Arka oda.
0
vedatchilipeppers
(07.08.24)
hemen incir'in yanıysa arka oda, ama karga'yı da soruyor olabilirsin diğer yandan. ama ikisi de google maps'te var.
0
tepedeki psychedelic adam
(07.08.24)
Karga'nın önünde karga şeklinde tabela var. Arka Oda komple 1 göz odalı isimsiz yer gibi. İncir'in hemen yanı Arka Oda.
0
nawar
(08.08.24)
(3)

kafadaki dikisle denize girilse ne olur?

ala09
4dikis yani 3-4 cm lik bi yara 10 gun su degmemesi lazim demisti dr. 2. gun yikattim saci dikkatlice tam dikise gelmedi. 3. gun de su degdi muhtemelen, aci hissetmedim ve batticon suruyorum her gun. bone veya sapka takamam ama it gibin yuzsem yine de islanir sanirim kafam ama dusta acimayinca bi cr
4dikis yani 3-4 cm lik bi yara 10 gun su degmemesi lazim demisti dr. 2. gun yikattim saci dikkatlice tam dikise gelmedi. 3. gun de su degdi muhtemelen, aci hissetmedim ve batticon suruyorum her gun. bone veya sapka takamam ama it gibin yuzsem yine de islanir sanirim kafam ama dusta acimayinca bi crsaret geldi. basina gelen varsa zevkle dinlerim
0
ala09
(07.08.24)
Geçmiş olsun
Enfeksiyon riski, tuzlu suyun ve hareketin dikişleri zorlaması gibi riskler var.
Üzerine şu dovmecilerin kullandığı bantlardan koyma şansı var mı? Saç bölgesinde değilse
0
kisa
(07.08.24)
Sorun olması için acıması gerekmiyor zaten. Açık yarada canın yanar diye değil çünkü o uyarı. İyileşmeyi olumsuz etkileme, dikişlere hasar verme ve enfeksiyon riski var. O yüzden dikişlerde 3 gün, kafadaki dikişlerde en az 7 gün su ile temas etmemesi tavsiye edilir. Sen 2. günden girmişsin bodoslama :)

Bunlar kitap bilgiler tabii ki. Su değdi diye %100 olumsuz sonuçlanmayacak tabii ama...
0
nawar
(07.08.24)
Havuz-deniz suyu çeşme suyu gibi mikropsuz, temiz değil. Büyük risk. 10 değil de 6 gün diyelim en azından
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(07.08.24)
(8)

pismemis kofte ve manti buzlukta ne kadar dayanir?

nefertarii
2022 aralik’ta yapilmis bir suru kofte ve manti var. -20 derecede duruyorlar. Apartmanda jenerator var, dolayisiyla elektrik kesilmesi sorun olmuyor.Eve gelen ablaya yaptirmistim ama cok begenmedim o yuzden cok az yenildi, simdi bunlar cop mu oldu cidden? Max 6 ay diyorlar, o yuzden sordum.
2022 aralik’ta yapilmis bir suru kofte ve manti var. -20 derecede duruyorlar. Apartmanda jenerator var, dolayisiyla elektrik kesilmesi sorun olmuyor.

Eve gelen ablaya yaptirmistim ama cok begenmedim o yuzden cok az yenildi, simdi bunlar cop mu oldu cidden? Max 6 ay diyorlar, o yuzden sordum.
0
nefertarii
(06.08.24)
Acı hayat. Peki ne yapacağım ben bu etleri şimdi?
0
🌸nefertarii
(06.08.24)
Valla ben geçen seneden kalan şeyleri yiyorum bir şey olmadı.

Bir kısmını çıkarıp pişirin bakalım koku filan olmazsa, azıcık tadına bakınca bi farklılık hissetmezseniz yiyin bence :D

Not: asla ve asla işin uzmanı değilim :)
0
turuncu tonlarda
(07.08.24)
Hic bir sey olmaz,

Askeriye eski sistemde yillarca once dondurulmus etleri kullaniyorlardi.bizim evde askeriyeden beter 3 tane derin dondurucu var.yalan olmasin ama diplere inersem 5 seneden fazla bekleyen et kesin vardir.
0
duptıs
(07.08.24)
Derin dondurucuda uzun süre bekletilebiliyor işlem görmemiş etler de kurutulmuş etler de bekletilebiliyor ama kıymanın ömrü aynı şekilde değil. Emin olamadım. Kesilmemiş et olsa dene derdim ama kıyma için 6 ay bile uzun.

Bak aşağı yukarı aynı süreyi geçirmiş bir video buldum.
www.reddit.com

@duptıs yıllarca önce dondurulmuş etlerden kastın ne kadar eski? Alaydaki birçok yerin bağlı olduğu komutanlıkta yazıcı olarak görevliydim. Yemekhane denetlemelerine katılıyorduk. 1 kere bile 2 yıldan eski konserveye denk gelmedim. O 2 yılı da iki defa gördüm. Gerçekten bahsettiğin gibi yerler var mı?
0
nawar
(07.08.24)
@nawar
ben askerliğimi 2005`te yaptım. O zaman yemekhaneye gelen 1970 damgalı etler vardı, gerisini sen düşün.
0
zikardo
(07.08.24)
10 sene önce dondurucuya konmuş geyik eti ile ev sahibim bize bi ziyafet yapmıştı. Eğer eriyip donma durumu yoksa bi şey olmaz.
0
zimbirik
(07.08.24)
Zimbirik +1
Dondur-çöz olayı olmazsa uzun yıllar durur. İçinize dert olacaksa ilan verin burdan, ziyafete gelelim uzak değilseniz :)
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(07.08.24)
@zikardo ben ondan bir 10 sene sonra yaptım. 1 tane bile eski ürün yoktu. Bedellilerde eritmişler demek ki hepsini ya da denetlemeler artmış.

@zimbirik kıyma farklı bir konu. Tuzlanan, tütsülenen veya işlem görmeden dondurulan et aynı değil. Şok dondurulması tavsiye edilir, işlem görüp sonrasında buzdolabında yavaş soğuma değil. -18'in altı, dondurulmuş ürünleri saklamak için ideal ısı ama tabii ki.

Söz konusu kıyma olmasa +1 verebilirdim Zimbirik'e ama kıymayı dondurup evde buzdolabına atmak farklı bir şey. Riskli biraz.
0
nawar
(08.08.24)
(9)

Türk Telekomu operatör olarak kullanan var mı?

Kediyi üzdün
Memnun musunuz?
Memnun musunuz?
0
Kediyi üzdün
(05.08.24)
F/P olarak memnunum.
0
isiaha
(05.08.24)
Fp olarak çok memnunum ama son indirimle Turkcell’e geçeceğim. İnanılmaz uygun 30.tıl kampanyaları
0
jackyr
(05.08.24)
iki hattım var. bir tanesi eski ve seyrek kullanıyorum. o hattım telekom üzerinde. sorun yaşamıyorum.
0
kisa
(05.08.24)
Mecbur memnunum. Evde Vodafone çekmiyor.

Evvelsi ay Turkcell e geçmiştim, sağ olsun başvurumu alan beyin fukarası arkadaş sözleşmeyi devreye sokmadığı için taahhütsüz olarak abonelik yapmış bana. Kol gibi fatura çıkardılar ilk ay. Gittiğimde de beni güncel fiyattan taahhüt yapabiliriz ancak şeklinde karşıladılar, bir ton kavga kıyamet.
0
lüzumsuz adam
(05.08.24)
Ekonomik bir sıkıntınız yoksa ve sadece ev-iş arasında giden birisi değilseniz, uzun yol yapıyorsanız, yurtdışına çıkıyorsanız şu an Turkcell'den ötesi yalan. Vodafone da aynı rezillikte, tt da.

Çekme sıkıntısı yok diyen kardeşlerim turkcelli birisi ile uzun yol yapıp dağın başında telefona ihtiyacınız olduğunda tekrar konuşalım
0
kimlanbu
(05.08.24)
bırakın dağın başını istanbul maltepe’de(altayçeşme) asla çekmiyor turk telekom.
0
melodi
(05.08.24)
Oturduğunuz ve çalıştığınız yere göre karar verin bence buna. Çekim gücü açısından çok fark eder.
0
pispinti
(05.08.24)
Belirli başlı yerlerde Turkcell hariç hiçbir hat çekmiyor. Birkaç yılda bir bu ağlar için ihale dönüyor. Genelde kazanan Turkcell.

Çekmediği yerlere nadir de olsa denk geldim. O yerler ev ya da iş yeriniz ise rezil bir durum. Aksi durumlar için memnunum ben. Vodafone gibi nazlı, Turkcell gibi pahalı değil.
0
nawar
(05.08.24)
@nawar, vodafoneda çalışan bir tanıdık uydu yatırımları için eli uzun ve iktidara yakın olan malum operatörün engel olduğunu söylemişti. Ne kadar doğrudur bilemem ama çekim gücü olmasa tercih edilmeyecek bir operatör olduğunu düşününce garip gelmiyor, inanırım.
0
🌸Kediyi üzdün
(05.08.24)
(5)

şeytanın avukatlığı - instagram'ın engellenmesi haklı olabilir mi?

gitdaddy
sizce instagram ne olursa olsun hiçbir zaman engellenmemeli mi, yoksa türkiye için hassas bir konuda (atatürk, islam, cumhurbaşkanı, pkk vs.) bize ters ya da ayrımcılık yapıldığında engellenebilir mi?zira instagram'a karşı bir ülkenin en büyük kozu, kendi sınırları içerisinde ona erişimi engelleyip
sizce instagram ne olursa olsun hiçbir zaman engellenmemeli mi, yoksa türkiye için hassas bir konuda (atatürk, islam, cumhurbaşkanı, pkk vs.) bize ters ya da ayrımcılık yapıldığında engellenebilir mi?

zira instagram'a karşı bir ülkenin en büyük kozu, kendi sınırları içerisinde ona erişimi engelleyip bütçesini etkilemek. instagram'ı en çok kullanan 3-5 ülkeden birisiyiz ve çok ciddi bir pazarız. engel onun için büyük bir mali tehdit.

son senaryoda instagram'ın israil'in suikastle öldürdüğü elemanla ilgili gönderilere sansür uygulaması, türkiye'nin bu tepkisini haklı kılar mı?
0
gitdaddy
(03.08.24)
Bu tür bir yasağın haklı gerekçesi olması çok zor, zira özgürlüklerin engellenmesi ile ilgili en büyük sorun o çizginin nerede çekileceği ile alakalı. O "Türkiye ile ilgili hassas bir konu" dediğiniz şeyin içine sokulamayacak bir şey var mı mesela?

"Milli değerleri zedeleyen", "Çocukların gelişimini olumsuz etkileyen", "Halkı kin ve nefrete sürükleyen" ve daha niceleri gibi o anda argümanı üreten kişinin işine ne gelirse öyle şekillenen şeyleri kıstas almaya çalışırsanız İnstagram'ı değil elektriği bile yasaklarsınız.

Haliyle bu tür bir kategorik engelin bence haklı bir yanı, o anki engel sebebi ne olursa olsun, olamaz.
0
salihdt
(03.08.24)
bu o kadar tezat garip bi konu ki. Normalde Türkiye bişeyleri yasaklatır sildirir, silmediler diye platform kapatır ama bu sefer onlar sildi diye kapatıyor ahah.

Şimdi Türkiye adamı terörist olarak görmedi yas ilan etti bişeyler paylaştı okey, yarın Öcalan öldüğünde bi AB ülkesi yas ilan edip taziye mesajı yayınlasa aynı insanlar "düşünce özgürlüğü abi, tabii Twitterda Instagramda paylaşacak" diyecekler mi? Demeyecekler. O zaman sildireceksen şimdi de sildir, o zaman kabul edeceksen şimdi de kabul et.
0
nhk ni youkosu
(03.08.24)
Hiçbir şekilde engellenemez.

Rahatsız olanlar istediği gibi girmeme, boykot etme, boykota çağırma, eleştirme hakkına sahiptir ama canınızın istediği zaman herhangi bir mecraya ulaşımı engelleyemezsiniz.

Hepsi için geçerli bu, yok bunu yerine o olsaymış demek de, bir tanesinin engellenmesine sevinip diğerine ses çıkarmak da olmaz.
0
mutekebbir
(03.08.24)
Engellenemez değil de engellenmemeli.

Sayacağınız tüm kutsal değerler sabun üzerinde yürümek gibidir. Zamandan zamana, mekandan mekana değişirler. En basit ispatını yaşıyoruz: Haniye terörist mi yoksa kahraman bir lider mi? Herkes farklı yanıt veriyor. Hangisi bizim kutsal değerimiz olacak?

Protesto etmekle yasaklamak çok başka şeyler
0
her giriste sifresini unutan adam
(03.08.24)
İslamcı teröristleri mücahit ilan edenler, Kürtçü teröristleri özgürlük savaşçıları ilan edenlerle tartışıyor diye biz sosyal medyaya giremiyoruz. Günün sonunda olan bu. Biz her ikisine de terörist dediğimiz için zaten iki taraftan da laf işitiyoruz. Instagram'a erişimi yasaklayan partinin yaranmaya çalıştığı tarikatlar ve seçmeninin bir kısmı Atatürk'e hakaret ve Türklere hakaret edip iftira atarken böyle hamlelerin gerçekten uygulandığını görmüyoruz.

Şehrin göbeğinde terör örgütü marşları ile halay çeken yaratıklar bu paylaşımlarını aynı sosyal medyada yapmıyor muydu? Sosyal medyanın kendisi tepki koymasa umurlarında olmayacaktı. İşte ulusal değerlerimiz adı altında başkasının değerlerini bize dayatmaya çalışıyorlar. Bu arada asıl amaç da örgüt elebaşlarının infazı değil, insanların yas ilan edilmesi saçmalığına tepki göstermesini engellemek bile olabilir.
0
nawar
(03.08.24)
(5)

diyarbakır gezilecek yerler

alp9900
yarın diyarbakır havalimanından araba kiralayacağım yanımda annem olarak. sabah 9 - öğlen 16.00 arası gezmek için vaktimiz var. sizce nasıl bir program yapabiliriz. Önce on gözlü köprüye gezmek için nasıl? çay kahve içilecek yerler mevcut mu? (park yeri sıkıntısı mevcut mu?)hevsel bahçelerine gitme
yarın diyarbakır havalimanından araba kiralayacağım yanımda annem olarak.

sabah 9 - öğlen 16.00 arası gezmek için vaktimiz var.

sizce nasıl bir program yapabiliriz.

Önce on gözlü köprüye gezmek için nasıl? çay kahve içilecek yerler mevcut mu? (park yeri sıkıntısı mevcut mu?)
hevsel bahçelerine gitmeye değer mi?


sur bölgesi tam olarak neresi ? (park yeri sıkıntısı mevcut mu?)
hasan paşa hanı
ulu cami

ayrıca ciğer nerede yiyelim?
0
alp9900
(01.08.24)
Arabayı Balıkçılar'da (Suriçi'nin göbeği) yer altı parkına bırakabilirsiniz. Hasan paşa hanında kahvaltı yapın. Ya da 10.00 gibi ciğerciler de hizmete başlar; Dağkapı Ciğercisi Hüseyin veya Ciğerci Remzi popüler ve lezzetlidir. Benim favorim, Sülüklü hanın güney dış yüzünde, mutfağı-ocağı sokağın bir yüzünde, masaları karşı tarafta bir ciğircidir.
Ulu Camiyi gezin
Ahmet Arif ve Cahit Sıtkı Tarancı ve Ziya Gökalp müzelerini gezin.
4 ayaklı minareyi görün.
Naneli ayran için (sokak satıcıları).
Dağkapı tarafında, Nebi Camii'nin doğu tarafında, yan yana iki 'Saim Usta Kadayıfçısı' var. Cami arkanızda, dükkanlar karşınızda iken soldakine 12:30-12:45 gibi sıcacık, tepside peynirli kadayıf gelir. Birer porsiyon ondan yiyin. Aman dikkat, sağdakinin lezzeti soldaki kadar iyi değil.
Sülüklü handa mümkünse reyhan şerbeti ve illa ki menengeç kahvesi için.
Hacı Halit ustada (Hasan paşa hanının güney dış yüzünde) ne beğenirseniz yiyin.
Surp gıragos ve ermenu katolik kiliselerini gezin. Deliller hanını ve Keçi burcunu gezin.
Urfa kapı ile Mardin kapı arasında, yüzyıllar önce surlara işlenmiş kocaman mesajı görün.
İç kalede (hz süleyman cami arkası) müzeyi gezin. En uçtaki kafede manzarayı seyredin.
...
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(01.08.24)
Dönüş yolunuzu uzatıp Eski mardin yolunda Gazi köşkünü ve 10 gözlü köprüyü görün.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(01.08.24)
Dönüşte Tatvan tarafına gideceğiz
0
🌸alp9900
(01.08.24)
Cigerci Hüsnü Usta'ydı sanırım şimdi baktım da çarşı-han içi hepsi benziyor az çok. gitmiştim ben. Günde 3 öğün ciğer yiyebilirdim orada. Yedim de. Acısı gerçekten acı ve bu güzel bir şey. Acı diye pul biberli gelen yerlerden yıldık.

Arkeoloji müzesi, kiliseler ve hanlar ziyaret edilebilir. @ab... saymış zaten. +1 Tabii 4 ayaklı minare hariç. Yani zaten geçerken görüyorsun da bir beklentin olmasın :D
0
nawar
(01.08.24)
Fırın ci nin yemekleri de güzel denenebilir merkezde. Ulu cami ve etrafı güzel. Kiliseler hanlar bahsedilmiş. 10 gözlü köprü de gidilir.tatvana dönerken akşam bişey yok uğrayacak. Gündüz vakti ahlat a gidilebilir ama yol ordan geçiyor mu onu bilmiyorum. Geçmese de yakındır Tatvan dan Ahlat.
0
Topalordek
(01.08.24)
(16)

Dışardaki mekanlarda yalnız takılır mısınız?

slm ben yalnız komando yasin
Diyelim bir şehirdesiniz arkadaşınız yok. Akşamları evde de canınız sıkılıyor mesela bir mekana gidip yalnız başına birşeyler içer misiniz? bir pub'a gidiyorsunuz ve yalnız başınıza içiyorsunuz Böyle yapıyor musunuz? yapar mısınız?
Diyelim bir şehirdesiniz arkadaşınız yok. Akşamları evde de canınız sıkılıyor mesela bir mekana gidip yalnız başına birşeyler içer misiniz? bir pub'a gidiyorsunuz ve yalnız başınıza içiyorsunuz Böyle yapıyor musunuz? yapar mısınız?
0
slm ben yalnız komando yasin
(31.07.24)
Tek başıma aktivite yapmak en keyif aldığım şey.

Bir kafeye giderim, gidiyorum da zaten ama alkol olan bir yere gitmem yalnız. Ben kontrollü bir insanım ama saçma sapan tipler rahatsız edici olabilirler, keyfim kaçsın istemem.
0
rock n roll
(31.07.24)
kendi basima restorana kafeye falan giderim bol miktarda ama tek icmem kesinlikle.
0
hot potato
(31.07.24)
aksam cikmam.
yolumun üstünde bir yerde oturup alkollü bisi icerim ama aksam cikmam ya da gündüzden cafeye giderim gazete falan okurum diger insanlari izlerim fkdlkd
0
robert bosch
(31.07.24)
yapıyorum çoooook.

tek başıma içtim de dans da ettim seyahat de ettim.

aşın bunları sene 24 :D

not: boy
0
baldan kaymak
(31.07.24)
Yemeğe, konsere, sinemaya, tiyatroya vs yalnız giderim.
İçmeye de ancak bir iki bira içip kalkacaksam giderim.
Ama gece eğlencesine yalnız gitmiyorum, prensip meselesi değil de bilmem hiç olmadı böyle bir durum.
0
mutekebbir
(31.07.24)
Yapabilirim ama genelde yalnız kalmıyorum,
0
gabe h coud
(31.07.24)
Yaparim tabii ya cok keyifli. Tek basima sinemaya/tiyatroya/konsere giderim, bira icmeye veya yemege giderim, tatile cikarim, uzun araba yolculuguna cikarim.
Asiri keyiflidir. Kendisiyle guzel vakit geciremeyen insan hayattan gercekten zevk alamaz
0
mor oje
(31.07.24)
Kendi evimdeysem %99 kendi evimde takılıyorum. İş ya da benzer sebeple başka bir şehre ya da ülkeye gidersem çıkarım ve tek başıma takılırım, takıldım ve takılıyorum da.
0
nawar
(31.07.24)
Yapıyorum, sürekli gittiğim mekanlar var müdavimcilik sevdiğim içün. Hatta şu anda o mekanlardan birinde biramı yudumluyorum. Güzel bir akşam, esiyo.
0
vedatchilipeppers
(31.07.24)
Tek gidip tek içiyorum. Personeller tanıyor beni.
0
put it in your appropriate place
(31.07.24)
tabi ki gider içerim.
0
abelardo
(31.07.24)
Tek basima alisveris, tatil, yemek, eskiden sinema cok sevdigim seyler. Ama aksam eglenmeye falan bi yerlere gitmem tek basima. Icmeye de gitmem tek basima. Benim icin icki muhabbet ortaminda guzel cunku. Teksem gunduz saatlerinde cikiyorum.
0
Kittie
(31.07.24)
Tek başıma çıktığım tatillerde yapıyorum. Bunun verdiği keyif de ayrı oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(31.07.24)
teksem yaparım tabi. tek başıma yapmadıgım şey azdır hayatta. enteresan şekilde bazen tek çıktığın tatil çok daha sosyal geçiyor çünkü tek olduğun için insanlarla muhabbet etme şansın çok artıyor.
0
kurcalamabozarsin
(01.08.24)
zorunda olmasam tuvalete bile yalnız başıma gitmem.
0
brakgn
(01.08.24)
hemen herkes yalnız takılıyormuş vayansnı.

tek başıma yaşadığım bi dönem evden sadece işe ve markete gitmek için çıkıyordum. bazen markete de gitmeyip getirden sipariş veriyordum ben ya ahsjks
0
oekuklu
(01.08.24)
(11)

bozulan güven, kirilan kalp ye`niden onarilir mi

robert bosch
illa ask iliskisi olmak zorunda degil.güveninizi zedeleyen biriyle üzerinde ugrasip tekrardan güvendiginiz oldu mu?
illa ask iliskisi olmak zorunda degil.

güveninizi zedeleyen biriyle üzerinde ugrasip tekrardan güvendiginiz oldu mu?
0
robert bosch
(31.07.24)
Ben o konuda dünya markası denebilecek seviyede kötüyüm. Maalesef bir kere o güven kırılınca eskiye dönemiyorum. Çıkartıyorum hayatımdan o kişiyi.

Bu huyumdan memnun değilim. Ama değiştiremedim.
0
pispinti
(31.07.24)
Ben sanırım tekrar tekrar şans veriyorum ama bende ya da karşıda değişen bir tavır ya da anlayış yoksa tarih tekerrür ediyor.
0
sekizdokuzon
(31.07.24)
oldu tekrar başka bokluk yaptı
0
eja
(31.07.24)
Bana göre bir insan bir yanlışı bir kez yaptıysa her zaman yapar.
İlla birebir aynısını yapmak zorunda değil ama mutlaka yanlış yapar.
Bu yüzden affetmek bende yok.

Hiç mi tekrar konuştuğun biri olmadı dersen;
Oldu, mecburiyetten oldu, aynı ortamlarda bulununca ve aşırı ısrar sonucu artık sussun diye oldu.
Ama sonuca baktığımızda yine ben haklı çıktım.
0
mutekebbir
(31.07.24)
Fiili olarak oldu, zihnen olmadı. Davranış bazında güvenen biri gibi davranıyorum ama samimi olarak eskisi gibi güvenmiyorum. Yanlış bir şey olsa "aa nasıl olabilir" demem yani. Bu da güvenmiyorum demenin daha ılımlı bir hali gerçi :D
0
akhenaten
(31.07.24)
Her seyi güven üzerine insa etmek narsizm alametidir. Meali su'dur:

"Sen benim prensiplerime ayak uyduramadin öyleyse benimle degilsin"
0
Yourcousinmarvinberry
(31.07.24)
İnsan istedikten sonra her şey olur. Kinci olmaya gerek yok.
0
numlock
(31.07.24)
Kırılan kalp onarılır tabii ki ama bozulan güvenin onarılması için biraz enayi olmak şart.
0
nawar
(31.07.24)
Karşı tarafın ne yaptığına bağlı.

Affedilebilecek şeylerde de iki taraf karşılıklı, yaşanılan durum için ne hissettiğini birbirine samimi bir şekilde anlatır, duygularını ifade ederse ve iki taraf da samimi bir şekilde özür dilerse güven de geri kazanılır, kırılan kalp de onarılır.
0
rock n roll
(31.07.24)
rock n roll + 1
0
gabe h coud
(31.07.24)
Karşı tarafın pişmanlığı samimi gelirse devam. Arkadaşlık çok uzun yıllardır sürüyorsa daha töleranslı davranırım çünkü kaç yıldır birlikte inşa edilen bir şeyi hemen yıkmak kolay olmuyor. Daha kısa süreli arkadaşlıklar için de gelecekteki daha büyük kalp kırıklıkları için uyarı olur derim bırakırım ya da eski samimiyeti göstermem.

Yarın bir gün ben de isteyerek istemeyerek kalp kırarım, hata yaparım. Tek bir hatamdan dolayı sevdiklerimi kaybetmek istemem
0
black holes in the sky
(31.07.24)
(12)

Duyurudan sözlükten giden nereye gitti?

ananiyimioguz
Reddit e mi geçti, quora ya mı yoksa çoluğa çocuğa işe güce karıştılar da çıkardılar mı hayatlarından?
Reddit e mi geçti, quora ya mı yoksa çoluğa çocuğa işe güce karıştılar da çıkardılar mı hayatlarından?
0
ananiyimioguz
(30.07.24)
Quora değildir. Diğer seçenekler diye düşünüyorum. Ben de senelerce girmedim. Son bir senedir geri döndüm.

Ben instagramı da kapattım ve %80 reddit %10 sözlük %10 duyuru takılıyorum.
0
gabe h coud
(30.07.24)
Quora çok uzun zaman oldu.
Bence reddit en efsanesi. Hayatımda böyle efsane site görmedim.
0
logisticsmanager
(30.07.24)
Ben bir süre Süslü Sözlük'te takıldım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.07.24)
Duyuru ya da sözlük hiç kimsenin hayatında 1. sırada değil. Girer ya da girmez farkında bile olmayabilir.

Ben de uzun yıllar girmedim ki ben çok aktif bir kullanıcıydım. Bir kaç aydır giriyorum yine. Ama eskisi kadar aktif kullanmıyorum.

Sözlük ve duyuru çok ciddi anlamda hayvan, kadın, doğa düşmanı kaynıyor. Bunlar çok ciddi problem aslında.

Bazen gerçekten ne işim var burada diyorum.
0
rock n roll
(30.07.24)
Bizim gibi adhd li her konuda meraklı ve bilgi sahibi olmak okumak isteyenler için reddit
0
grimavi
(30.07.24)
Ben biraz tersine göç yaptım sanırım, Reddit'ten buraya geldim. Reddit'te Türk kullanıcı sayısı son yıllarda hızla arttı. r/turkey 1m oldu, alternatif Türkçe sub'lar açtılar. Büyük bir kısım Reddit'e göçmüştür. Hiçbir site çeşitlilik ve içerik bakımından Reddit ile yarışamaz. Belki YouTube yarışır(?) İçine girince hayatınızdan tamamen çıkarmanız pek mümkün değil.

Bence de Quora'ya gitmemişlerdir. Quora'nın popüler olduğu dönem 2010'ların başıydı.
0
gnosis
(30.07.24)
Reddit. Birçok subda tam bir ekşici gibi yorum yerine tanım yapanlar ve Ekşi Sözlük ağzıyla konuşanlar var.
0
nawar
(30.07.24)
Gün içinde twitterdan sonra en çok açtığım sosyal medya ekşi duyuru benim. Çok soru sormuyorum ya da bi iki gün hiç cevap vermediğim oluyor ama telefonu her elime aldığımda bi açıyorum siteyi (ki telefon elimden düşmez).

Sözlüğe neredeyse hiç girmiyorum artık. Sadece spesifik bir konudaki yorumları okuyacaksam giriyorum. İğrenç toksik bir ortam oldu, debeye günee 3-4 kadın, lgbt, hayvan vs düşmanı entry giriyor falan leş bir ortam hüküm sürüyor. Duyuruda da benzer yorumlar ara ara var ama sözlüğe göre çok daha az hâlâ

Reddite iki yıl önceye kadar çok giriyodum ama salak reddit api paylaşmayı kestiği için third party applerle giriş bitti. Redditin kendi uygulamasını da sevmediğim için neredeyse hiç girmiyorum artık. Mis gibi siteden soğuttular ya baya güzel şeyler okuyodum orda. Çok mutsuzum.

Twitter zaten dakika başı açıp yeniliyorum refleks olarak. Youtube da çok giriyorum ama genelde abone olduğum kanalları izliyorum, nadiren keşfetteki videolara bakıyorum çok ilgimi çekerse. Instagram günde 3-4 kez tüm storyleri izleyip çıkıyorum, postlara ya da keşfete bakmıyorum orada, reels falan anca kız arkadaşımın attıklarına bakıyorum :d
0
nundu
(30.07.24)
Ben reddit'te yurtdışına göçtüm :D Türkçe sublarla bir bağlantım yok. Duyuru dışında hiçbir yerli sosyal medyaya tahammülüm yok. İnsanlar tartışmaktan başka bir şey yapmıyor. Sözlük hesabım yıllardır donuk vaziyette duruyor zaten, hiç bakmıyorum. Bakmayı da düşünmüyorum, bakasım da gelmiyor.
0
akhenaten
(30.07.24)
@akhenaten +1 bu arada, redditte Türkçe sublara ayda yılda bir giriyodum. Kendi ilgi alanlarıma göre takip ettiğim sublara giriyorum genelde girdiğimde.
0
nundu
(30.07.24)
Akhenaten +1
Redditte Türkiye alakalı hiçbir şeyde yokum. Harbiden türk sosyal medyam bolca duyuru çok az eksi, geri kalanı sıfır.
0
logisticsmanager
(30.07.24)
Yaşlanıp çoluk çocuğa karıştılar
0
boray eris
(31.07.24)
(15)

''Yoğurtlamak'' ne demek?

morca
Birkaç kere farklı erkek gruplarının muhabbetlerinde denk geldim. O işi yoğurtladık gitti gibi kullanılıyordu. Baştan atma veya halletme gibi bir anlamı mı var? Arka arkaya iki gün boyunca duyunca bir şaşırdım çünkü daha önce hiç duymamıştım. Sık kullanılan bir ifade midir bu?
Birkaç kere farklı erkek gruplarının muhabbetlerinde denk geldim. O işi yoğurtladık gitti gibi kullanılıyordu. Baştan atma veya halletme gibi bir anlamı mı var? Arka arkaya iki gün boyunca duyunca bir şaşırdım çünkü daha önce hiç duymamıştım. Sık kullanılan bir ifade midir bu?
0
morca
(29.07.24)
Yeni nesil mahalle ağzı. "en iyisinden halledik" demek.
-naptın araba işini?
#yoğurtladım (hallettim)
0
numlock
(29.07.24)
Bu erkekler biz ne konuştuklarını anlamayalım diye mi böyle şeyler uyduruyorlar? Hiç duymadım bu tabiri. Gelişmeye bıraktık, oluruna bıraktık gibi bir şey mi acaba?
0
sekizdokuzon
(29.07.24)
aklıma metin arolatın klibi geldi, merve ildenizin üstüne yoğurt döküp kaşıklıyordu. ekşide o kadar alakalı alakasız yerlerde hortlatıyorlar ki bunu, istesem de unutamıyorum. kesin buradan çıkarmışlardır sapıklar. dünya ahiret yoğurdundan tiksindirecekler.

hayır sık kullanılan bir ifade değil.
0
titanyum22
(29.07.24)
Kaşıkla gibi bir anlamı var. Hadi şunu kaşıkla yani şunu bitir şeklinde. Yani o işi hallettim, bitirdim, yedim, yuttum anlamında.
0
tahirkemalbozoglu
(29.07.24)
Ben de hiç duymamıştım. Ulan sadece erkeklerin bildiği cumartesi olayı da troll değil de gerçek olabilir mi acaba bak şimdi bi şüphelendim. Erkeklerin kullandıği diye geçen bir ifadeyi bilmiyorsam, cumartesi de bi şeyler yapıyor olabilir ama bana haber vermemiş olabilir hemcinslerim lol
0
nundu
(29.07.24)
hiç duymadım da kullanmadım da.

benim bildiğim küfürde geçiyor sadece şuradaki gibi son kısımda:

www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(29.07.24)
Yoğurtlama diye bir yemek var. Bayılırım. Kızartma yaparsın, patlıcan, biber, havuç, pattis falan ve üstüne sarımsaklı yoğurt dökersin. Ay aklima geldi gece gece, canım çekti. Bu tabiri ilk defa duyuyorum ama, bana biraz kenar mahalle lafı gibi geldi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.24)
İlk defa duydum +1
Kenar mahalle +1
0
Bruce
(30.07.24)
Ben bu lafı daha önce İbrahim Selim'den duymuştum. Çok da kenar mahalle lafı değil sanki. :p
0
moonie
(30.07.24)
@ moonie, aa sanki orada muhabbeti geçmişti şimdi sen deyince hatırladım link var mı hangisindeydi?
0
ananiyimioguz
(30.07.24)
İlk defa duyuyorum. Çok kenar mahalle geldi. Acaba küfürlü bir ifadenin yarı sansürlü hali olabilir mi? Küfürün kaynağı olarak şunları buldum yani @ananiyimioguz +1

(3. dakika)
www.facebook.com

eksisozluk.com

eksisozluk.com
0
nawar
(30.07.24)
@ananiyimioguz, muhabbeti geçme şeklinde değil de bir yerde 'onu da yoğurtladık' diyordu Erkan Avcı'nın konuk olduğu bölümde. İlginç geldiği için aklımda kaldı. :)
0
moonie
(30.07.24)
@ moonie, he yok ben o bölümü hiç izlemedim o zaman başka bir bölümde geçiyordur hatta konuk anlamıyordu ufak bir muhabbeti geçiyordu diye anımsıyorum.
0
ananiyimioguz
(30.07.24)
ilk defa duydum. en azından istanbul'da kullanılmadığı kesin.
0
xrated
(30.07.24)
ilk defa burada okudum/duydum.
0
phonex
(30.07.24)
(13)

Teams zoom yokken

pavlis
Nasıl oluyordu?O 5-10 kişi bir araya mi geliyordu cidden 5-10 dakikalık şeyi konuşmak için?
Nasıl oluyordu?
O 5-10 kişi bir araya mi geliyordu cidden 5-10 dakikalık şeyi konuşmak için?
0
pavlis
(29.07.24)
whatsapp ve skype dışında aklıma bir şey gelmedi ama skype çoğu sektörde kesin vardı.
0
patronaj1
(29.07.24)
Ondan da öncesini soruyorum o zaman
0
🌸pavlis
(29.07.24)
Evet tabi.

Outlook'tan toplantı odası kovalıyorduk yeri geliyordu hepsi dolu oluyordu illa biri gelmeyen müdür/direktör odasında toplantı yapıyorduk.

Öyle 2000'lerden bahsetmiyorum bu arada 2019'a kadar böyleydi benim çalıştığım şirkette :)
0
chicha_v2
(29.07.24)
skype 2003'ten beridir var zaten, internet tarihini dusunursek eski. msn messenger falan daha da eski. yok onun da oncesini soruyorsan telekonferans servisleri vardi (hala varlar), telefonunda herkes ayni numarayi ariyor, sifreyi girip baglaniyor toplantiya.
0
hot potato
(29.07.24)
Conference call yapiliyordu, baska ofiste ya da mobil olanlar telefonlarindan katiliyorlardi. Toplanti odalarinda da spider denen zimbirtilar oluyordu: supplycentre.oxfam.org.uk
0
sertac akin
(29.07.24)
Farklı firmalardaki kişiler birbiriyle genelde skype üzerinden ekleşip konuşurlardı. Firma içinde ise yine skype, whatsapp veya microsoft lync kullanıyordu. Çok nadir de olsa bir ara google hangouts da kullanıldı.
0
plastic_angel
(29.07.24)
Konferans çağrı +1
Ofis telefonlarında bu yetenek olurdu, spider da kullanılırdı.
16-17 gibi skype ve google meet kullandığımızı hatırlıyorum.
0
Bruce
(30.07.24)
Skype. Skype'tan öncesinde ben ilköğretim öğrencisiydim. O yüzden bende yok o bilgi. Ya telefon ya da toplantıdır zaten.
0
nawar
(30.07.24)
Ofis telefonlarından tele konferans yapıyorduk. Hem zaten bu kadar da toplantı olmuyordu ve bir şekilde işler yürüyordu. Şimdi toplantıdan iş yapamıyoruz )
0
koskoca kirpi
(30.07.24)
Danışmanlık verdiğimiz bankada pandemi öncesi kullandıkları telefonlar görüntülü idi ve tele-konferans yapılabiliyordu. Toplantılara fiziken gelemeyenler telefonu açıp görüntülü olarak katılabiliyorlardı.

Bir de 5-10 dakikada çözülebilecek bir konu genelde 2-3 kişi ile halledilirdi, 2-3 kişi bir araya gelip gereğinde ofisten telefonla ekstra kişiler bağlanırdı falan. Katılımcı sayısı 10'u buluyorsa o konu 1 saatin altında çözülmez ona da toplantı odası ayarlamak lazımdı ki çok zahmetli işlerdi hey gidi.
0
Lethe
(30.07.24)
allahin belasi skype vardi, insanlik tarihinin gordugu en berbat yazilimlardan biri...
0
bay b
(30.07.24)
2013 yılında google hangouts kullanıyorduk biz.
skype'ı birden fazla kişi ile beraber hiç kullanmadım. öyle bi özelliği olduğunu bile bilmiyordum. msn messenger'da webcam ile görüntü konuşma 2006'da falan yapılıyordu, muhtemelen öncesinde de.

skype efsaneydi ama. bilgisayardan telefonu arayabiliyordun ya da tam tersi. microsoft aldıktan sonra hem msn (live messenger) öldü hem de skype daha garip oldu.

gerçi değişen kullanım alışkanlıkları da buna sebep olabilir.
0
biseysorcaktim
(30.07.24)
şu videoda tüm cevaplar var

www.youtube.com
0
duyurukullanıcısı
(30.07.24)
(17)

Gönül islerinde sigara mevzusu

polopan
En bastan sevgili olma niyetiyle tanissaydik muhtemelen günde yarim paket sigara icmesini görüsmeye devam etmeme sebebi olarak görürdüm. Ama kendisini is arkadasim olarak taniyorum. Aramizda cekim olustu, hoslanmaya basladim, sanirim karsilikli. Is dolayisiyla tanistigimizdan dolayi zaten cok agirda
En bastan sevgili olma niyetiyle tanissaydik muhtemelen günde yarim paket sigara icmesini görüsmeye devam etmeme sebebi olarak görürdüm. Ama kendisini is arkadasim olarak taniyorum. Aramizda cekim olustu, hoslanmaya basladim, sanirim karsilikli. Is dolayisiyla tanistigimizdan dolayi zaten cok agirdan almaya niyetim var. Is ortamindan sevgili yapmak benim de tercihim degil ama bulundugumuz yerde tanisan sevgililer mevcut, bu konuyla ilgili negatif bir algi yok. Ama is ilerlerse sigara icmesini kabul edebilecek miyim sorusu kafami kurcaliyor. Is ortamindan tanimasam belki bir deneyeyim, nasil hissettigime bakarak karar veririm derdim ama is arkadasligi oldugu icin daha bir temkinliyim, denerim olmazsa devam etmem demek daha zor geliyor.

Sigara icenle olmaz gibi düsünürken yine de oldurmaya calistiginiz bir durum oldu mu? Ya da siz icerken sigara icmeyen biriyle? Nasil bir deneyimdi?
0
polopan
(28.07.24)
Sigara mevzusu çok sıkıntılı, yani birlikte olursun tabii seversen göz bazı şeyleri görmez derler ama ben şahsen sıkıntı çıkaracağımı bildiğim için en baştan o yola girmem sigara kullanan biriyle. Ha biri de bana mesela sen de çok protein tüketiyorsun osuruğun kötü kokuyor dese alınmam, haklı olabilir derim. Her insanın hassasiyetleri olabilir yani yola ona göre çıkmalı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.07.24)
kesinlikle sigara içen biriyle birliktelik yaşamam kimseye de önermem.

iş arkadaşından sevgili olur ama sigara kesinlikle kaçın.
0
kanasla intihar eden adam
(28.07.24)
sigaradan önce iş arkadaşıyla olmaz. attığın taş ürküttüğün kurbağaya değmez, sonrası vıcık vıcık kalıyor.
0
titanyum22
(28.07.24)
Bir taraf sigara içerken diğer tarafın sigaradan rahatsız olan bir insan olması çok katlanılabilir bir şey değil. Boşverin gitsin bence.
0
pispinti
(28.07.24)
Bir de sigara içen kişinin hareketleri norm oluyor, gece kalkıp balkonda bir keyif sigarası içip yatağa dönüyor koku üzerine sinmiş oluyor, dışarıda buluşacaksınız beklerken bi sigara yakıyor sen gelince sarılacak oluyorsun kokuyor

ilişkiye başlamamak bence en iyisi, diğer yandan sigara kullanan kişilerin gözünden de merak ediyorum konuyu, yazsalar iyi olur
0
grimavi
(28.07.24)
Maalesef sigara içmeyen birisini bulmak çok zor. Ülkemizin erkekleri bedenine ve sağlığına bakmamaya, temiz beslenmemeye yemin etmiş sanki. Bu yüzden kriterlerimi saat başı içmemesine günde maks 2 dal içmesine kadar düşürdüm :d Kırmızı çizgim düzenli ve sık alkol tüketmesi ve ot alışkanlığı olması.

Bir de iş arkadaşından olmaz.
0
ruhen hastayim ben
(28.07.24)
Bu şekilde olmaz, konu sigaradan ayrı bir şey. Yani sabah uyandığında iki kere komodinin üstüne tıklatıyor ve bu benim gözüme batıyor diye gıcık olsaydınız o da olmazdı. Böyle şeyler siz çırpındıkça sıkılaşan düğümler gibi. Zaman içinde etkisi artarak devam edecek. Örneğin siz gayet tahammül edebildiğinizi düşünürken tartıştığınız esnada bir sigara yakacak ve bu durum artık öncekinden daha irrite edici bir hale gelecek. Zaman içinde dayanılmaz boyuta ulaşana kadar bu içinizde büyüyecek.

Bu işin olacağı varsa en başta buna kafa yormaktan vazgeçmeniz gerek. Duyunca saçma geliyor ancak böyle şeyler gayet kişinin kendi elinde aslında. "İnsanlar sigara içebilir, var böyle bir olay ne yapayım?" fikrini beimsemeniz gerek. Buna gerek var mı o sizin bileceğiniz iş.

Ya da o sigarayı bırakabilir pek tabi ki, ancak bu sizin dışınızda bir konu.
0
akhenaten
(28.07.24)
Sigara içmeyen biri olarak sigara içen biriyle asla diyorum. İçen ve içmeyen insanın gündelik yaşam pratikleri bile çok farklı. Ben arkadaşlarıma bile posta koydum kışın soğuğunda her seferinde dışarıda oturmak zorunda değilim diye mesela. Ya da bir mekana gidilecek, keyfimce gezmek istiyorum, içen kişi çoğunlukla bitse de çıksak ve sigara yaksam modunda oluyor. İstedikleri kadar dikkat etsinler o kokunun tenlerine, parmaklarına, ağızlarına ne kadar sindiğini fark etmiyorlar. İçen taraf içinde haksızlık bu arada zira sürekli içmeyen tarafı rahatsız etmemeye çalışma gayreti ve stresi çok yorucu, yıpratıcı.

İş arkadaşıyla ilişki olmamalı, asıl soru o değil o yüzden detaya girmiyorum :).
0
Phoebe
(28.07.24)
sigara içen biri olarak sigara içmeyen biri ile sevgili olma fikrine sıcak bakmıyorum. uzun yıllar önce içmeyen bir sevgilim olmuştu , sürekli rahatsız olup olmadığını sormama ve dikkat etmemee rağmen o bu durumdan rahatsız olmadığını söylese de ben asla rahat hissedemedim,

dışarıda kafelerde, parklarda vs etrafımda biri varken bile duman kimseye gitmesin diye aşırı dikkat eden biriyim, bu sebeple başka birini rahatsız etme hissi benim için kötüydü. etrafımda bundan rahatsız olmayan çiftler de var, ablam sigara içmiyorken eşi içiyor ve bu yıllardır hiç sorun olmadı onlar için. ama bana göre de olur yanı pek yok, ben tercih etmiyorum.
0
hypathia
(28.07.24)
Bir de sigara içen birinin yorumu bulunsun. @Phoebe'nin dediği gibi sigara içmeyen birini rahatsız etmemeye uğraşmak ciddi efor gerektiriyor. Yine gündelik pratiklerimiz farklı. Biz mesela sevindiğimizde, heyecanlandığımızda, üzüldüğümüzde elimiz hemen sigaraya gidiyor. Bir kapıya çıkayım da sigara içeyim istiyoruz. Karşıdaki sigara içmiyorsa sohbet bölünüyor, içiyorsa dışarıda sigaralarimizi içerken kaldığımız yerden devam ediyoruz. Günahı paylaşma hazzı giriyor bir de işin içine. İşyerlerinde mesela sigara içen ekip arasında ayrı bir samimiyet oluşur, birbirlerini neredeyse korur kollarlar aynı haltı yedikleri için. Geçen sene bir ara sigarayı bırakmıştım, sigarayı değil, bahsettiğim ekibin muhabbetini özlemiştim. Ayıbını paylaştığın insanla daha şeffaf, daha dolaysız bir iletişim kuruyorsun. Bu yüzden genellikle biz de sigara içenlerle birlikte oluyoruz, birlikte bırakacağımıza dair hayaller kuruyoruz.
0
sekizdokuzon
(28.07.24)
Sigara deal breaker. Hoşlanma durumu varsa da kendime rot balans ayarı çekerdim.
0
gabe h coud
(28.07.24)
@rhb'nin kadın versiyonu ile +1 Çünkü ülkemizin kadınları bedenine ve sağlığına bakmamaya, temiz beslenmemeye yemin etmiş sanki. Ayrıca iş yerinden biriyle zor ve riskli, o yüzden gerek yok bence.

Sigara içmiyorum. Maalesef kadınların çoğu sigara içtiği için mutlaka sigara içen giriyor hayatına. Sigara içmeyen biri için sigara içenle olmak zor ve rahatsız edici. Öpüşmediğin ve sarılmadığın insanların içtiği sigara eğer fabrika bacası ya da kara trene dönmüyorlarsa daha az rahatsız edici tabii ki. O yüzden arkadaşlarımın %90'ının sigara içiyor olması aynı derecede sorun değil haliyle.
0
nawar
(28.07.24)
Ben, sigara içen birine asla ilgi duyamam. Hayatım boyunca sigara içmedim ve içmeyi de düşünmüyorum.

Sigara içenlerin her yerine sigara siniyor ve hiç hoş değil. Özellikle gözlemliyorum sanki sigara içen sayısı artmış gibi geliyor. Erkekler de kadınlar da çok dikkat etmiyorlar kendilerine.
0
rock n roll
(28.07.24)
Yıllar önce sigarayı bırakan biri olarak partnerimin sigara içmesini istemem, kırmızı çizgimdir, o içerse kesin ben de içmeye başlarım, ikinci olarak kokusu çok kötü, partnerin çekiciliğini azaltır, geçen massive attack konserinde arkadaş sigara uzattı, almadım tekrar başlarım korkusuyla.
0
blue rebel motorcycle club
(28.07.24)
Bu şekilde yok sigara iciyor olmaz. Yok erken yatıyor olmaz. Yok çok geveze olmaz gibi kesin bariyerler konursa hiç kimse birlikte olamaz daha da öte evlenen. Sevmek böyle birsey bir çok durumda karşılıklı hata ve kusurları kabullenilmezse hiçbir birliktelik yaşanmaz..
0
sonhakan
(28.07.24)
ben astımım yanımda biri sigara içince boğuluyorum.

ama sigara içip de dikkat eden birçok insan var bence ilişki kurmaya sorun değil.

belki bırakır
0
Hallegadola
(29.07.24)
biraz önce bir toplantıdan çıktım. kurum yetkilileri yasak falan dinlemeden fosur fosur sigara içtiler toplantı boyunca, çıktık üstümüz başımız saçımız leş gibi sigara kokuyor, başım ağrıyor dumandan. bir sonraki toplantıya böyle gitmek zorundayım şimdi. yani demem o ki, koku, duman ve zehire sizde pasif içici olarak maruz kalıyorsunuz maalesef :(. toplantıda sizin duyurunuz aklıma geldi :)), önceki yanıtıma ek olsun bu da.
0
Phoebe
(29.07.24)
(2)

Bu yangın tüpü ne kadar zamanda bir yenilenmeli

coner
Bu tüpü değiştiren kişi her sene diyor ancak başkasına sordum iki veya üç sene olabiliyor diyor hangisi doğrudur?https://hizliresim.com/2z9cklxhttps://i.hizliresim.com/yc4sput.jpeg
Bu tüpü değiştiren kişi her sene diyor ancak başkasına sordum iki veya üç sene olabiliyor diyor hangisi doğrudur?

hizliresim.com



i.hizliresim.com
0
coner
(26.07.24)
TS EN 615'e göre ayda 1 gözle kontrol, yılda 1 genel kontrol, 4 senede 1 toz değişimi yapılmalı.
ülkede maalesef yangın gibi önemli bir konu tamamen merdiven altı. 1 yıllık kontrolde doblonun bagajına koyup 1-2 gün gezdirip geri getirirler. Toz yerine memeer tozu koyarlar. maalesef ülkede ahlak bu seviyede
0
renegade
(26.07.24)
İbre şu anda ideal noktada. Kırmızıya düşerse direkt, düşmezse tercihen 2 yılda doluma götürmek lazım. Alınan firmadan periyodik kontrole gelebilirler ya da siz götürebilirsiniz. Etiket ile tarihi işaretlenir.
0
nawar
(26.07.24)
(8)

Kumru denen yiyeceğin nesini bu kadar abarttiniz

dedeminhirkasi
İzmire gidince şurada mutlaka Kumru ye, aman ha kumrusu harikadır es geçme. Immm harika bisey arkadaşlar mutlaka deneyin. Gittim denedim dostlar ne buldunuz bu Kumru denen kuru sert damak yaralayan ekmekli içi kaşar sucuklu garip şeyden. Bildiğin tost gibi bisey. Ha tost daha iyi o ayrı.
İzmire gidince şurada mutlaka Kumru ye, aman ha kumrusu harikadır es geçme. Immm harika bisey arkadaşlar mutlaka deneyin.
Gittim denedim dostlar ne buldunuz bu Kumru denen kuru sert damak yaralayan ekmekli içi kaşar sucuklu garip şeyden. Bildiğin tost gibi bisey. Ha tost daha iyi o ayrı.
0
dedeminhirkasi
(26.07.24)
Ankara'da da Goralı vardı. Gittim baktım Goralı denince amerikan salatalı sosisli getiriyorlar. Bence bu tarz yemekler günümüze adapte oldu. O geçmişten gelen ve isim yapan olayları yerine sadece isimleri kaldı. Hint ve Meksika mutfağının Hint ve Meksika değil, Amerikan versiyonu ile geldi bizim ülkeye de. Mutfaklar böyle yayılıyor. Almanya'da da döner diye ekmek arası dönerli salata yiyorlar mesela :)
0
nawar
(26.07.24)
Bir sokak lezzeti olarak güzel, ıslak hamburger gibi düşün tek başına anlamsız ama o an güzel bir seçenek

Arkadaşlarla gece dışardayken mideniz kazındı yenir, içtikten sonra sabaha karşı yenir, denizden çıktın yenir
0
grimavi
(26.07.24)
Kumruyla 30 yaşımda tanıştım sayilir, ba yıl dım
0
abuzer
(26.07.24)
Kumru ekmeğin adı. Ben kahvaltılık versiyonunu seviyorum, içinde izmir tulum, iyi bi domates ve çok çok acı olmayan sivri biberle favori kahvaltılığım izmirdeyken. İzmir dışında da en çok özlediğim gıdalardan biri.

Ama senin dediğin ve "Çeşme Kumrusu" diye popüler olan tost versiyonu yaanii pek aramam. Onun yerine karışık İzmir sandviç yerim yumurtalı falan :d dediğin gibi kumru ekmeği tost yapılınca çok kuruyor.

Bi de kumru dediğimiz şey yani ekmek işte ekmeğin mayası, hamuru, susamlı olması falan ordaki olay ama günümüzde ne kadar dikkat ediliyor, tost yapıp içine kaşar vs koyunca tadı ne kadar alınıyor tartışılır. Beklentiyi yüksek tutmaya da gerek yok
0
nundu
(26.07.24)
Güzel olanı çok güzel oluyor bence ama ender bulunuyor.
0
peki madem
(26.07.24)
nerde yediniz, pasaj içinde nohut ekmeğinden yapılan yerde ekmeği tam tersine çok güzeldi, bir kere daha başka yerde deneyin derim. ilçe adını unuttum bu açık pasajlı dükkanların olduğu yerdi.
0
eja
(26.07.24)
Ben de sevmem o kumruyu.
Sevdiğim tek kumru peynir, domates, biber olan özellikle feribota binip yeneni daha güzel geleni.
0
logisticsmanager
(26.07.24)
Kumru ekmeğin adı +1 kumru sandviç dendiğinde kumru ekmeği ile yapılan sandviçten bahsediliyor. Tombik döner gibi.

İçerik olarak sizin bahsettiğiniz şey aslında yengen. Karışık sandviç olarak da satılıyor.

Bu teknik bilgiden sonra esas olaya gelirsek :D sadece insanlar beklentinizi çok yükseltmiş. Kendiniz öylesine rastlayıp yeseydiniz daha çok severdiniz bence. Neticede bu sokak yemeği ya da ayaküstü yenen bir şey; ânı kurtarmak için. Ne kadar güzel olabilir ki? En şahane yarım ekmek döner ne kadar şahane mesela? Bilemiyorum. Ben seviyorum, gayet yenebilir bir şey.
0
akhenaten
(26.07.24)
(16)

Ahlaksızlık görüyor musunuz etrafınızda?

michael_knight
Dünyanın her yerinde ahlaksızlık var, ama Türkiye’de ahlaksızlık sanki utanılacak bir şey olmaktan çıkmış gibi. İnsanlar, yaptıkları uyanıklıkları, hırsızlıkları ve yalanları bir marifetmiş gibi anlatıyor ve merakla takip ediliyorlar.- Siz de etrafınızda veya medyada övünçle ahlaksızlıklarını anlata
Dünyanın her yerinde ahlaksızlık var, ama Türkiye’de ahlaksızlık sanki utanılacak bir şey olmaktan çıkmış gibi. İnsanlar, yaptıkları uyanıklıkları, hırsızlıkları ve yalanları bir marifetmiş gibi anlatıyor ve merakla takip ediliyorlar.

- Siz de etrafınızda veya medyada övünçle ahlaksızlıklarını anlatan insanlara rastlıyor musunuz?
- Türkiye’nin bu konuda dünyanın geri kalanından daha kötü durumda olduğunu düşünmekte yanılıyor muyum?

Not: Ahlaksızlık derken seksle ilgili şeylerden bahsetmiyorum; seks konusunu dışarıda tutalım lütfen.
0
michael_knight
(26.07.24)
evet her yerdeler ve normalleştirmiş durumdalar.
şaşırıyorum
Türkiye, dünyanın kalanından kötü durumda değil bence genel olarak bir rezillik var. bence dünya üzerinde her yerde artık ahlaksızlık diz boyu.
0
mantarliborekk
(26.07.24)
geri kalmislikla alakali. ekonomi kotuyse hirsizlik ahlaksizliktan cikar, bunun gibi
0
ala09
(26.07.24)
Çok görüyorum geçende müdürlük sınavı hakkında konuşuyoruz. Konu mülakatlardan açıldı herkes torpil bulmanın peşinde. Dindar görünen namaz kılıp oruç tutanlar bile torpili savunuyor. Torpil kul hakkına girmez mi? diye sordum. Herkes ben torpil bulmasam başkası bulacak benim yerime girecek diyor. Artık herkese torpil mevzusu normal geliyor.
Böyle olunca kendimi enayi gibi hissediyorum. Dünyada bir enayi ben kaldım sanırım diyorum.
0
komando kani var bende
(26.07.24)
Ahlaklı insanlar her zaman azınlıktaydı. Şimdi de farklı değil durum. ahlak kelimesi farklı anlamda kullanılıyor artık, seks hiç bir Zaman ahlakla ilgili değildi zaten.
0
hasmetizm 2046
(26.07.24)
Ahlaksızlık olarak değerlendirdiğim şeyler görmüyorum, ama iş etiğine kendimce aykırı bulduğum çok şey oluyor. Adam otelde masaj yaptırıyor, şirkete fatura ediyor mesela. Bana ters. :)
0
auroraaurora
(26.07.24)
türkiye'de ahlaksizlik, adam kayirma, kücüp hesaplar pesinde kosma, torpil kol geziyor.

yere cöp atmak bile ahlaksizlik, terbiyesizliktir benim gözümde.

gecen sene yazin sahilde otururken önümden bir sürü süt misir, cekirdek falan satan cocuk gecti. bundan daha büyük bir ahlaksizlik olabilir mi? cocuklari koruyamiyoruz. bu zaten basli basina en büyük ahlaksizlik. sonra kirmizi isikta arabaya mendil falan satmak icin gelen cocuklar...

türkiye'de yasayabilmen icin bunlara göz yumman lazim. bu da ahlaksizliktir
0
sonsuz
(26.07.24)
sonsuz +1

Ben de kendimce ahlaksız bulduğum bir dünya şeyle karşılaşıyorum gün içinde. Dün mesela işlek bir sokakta yürürken yolun tam ortasında boş bir cam soda şişesi gördüm. O şişenin üstünden geçip lastiğini parçalayacak bir araç mutlaka olur. Bunu akıl etmek çok zor olmasa gerek. Tamam hadi, yine yere at çöpünü, geri dönüşüm falan hiç düşünme ama yolun ortasına da atma mesela. Bu tip detaylar beni çok rahatsız ediyor. Kolay çünkü o çöpü oraya atmamak.
0
sekizdokuzon
(26.07.24)
Ahlaksızlık yapmakla kalmayıp övünmek var. Arkadaş çevremde yok ama günlük hayatta denk geliyorum. En büyük sorun bunun ahlaksızlık olduğunu fark etmeyip/kabul etmeyip bunu pratik zeka, kurnazlık, yolunu bulmak vs. sanmak. Bir trafikte herhangi bir şey için sıra halinde bekleyenlerin yanından geçip ilerde bir yerde kaynak yapmak büyük ahlaksızlıklardan mesela.

İnanılmaz derecede normalleştirilmiş. Kaçak elektrik kullanımı, alınan yiyeceği farklı kategoriden göstererek yapılan KDV kaçakçılığı, vergi kaçırma, iftira, rüşvet, torpil, ayıplı mal satmak, dolandırıcılık hepsi ahlaksızlık ve hepsi iliklerine kadar işlemiş milletin.
0
nawar
(26.07.24)
Hani rusların meşhur bir sözü var ya;

çeçenden canını, azeriden paranı, rusdan karını.. diye

bu üç milletin 2 si türk...dünyada zirve yapmışızdır...
0
digits
(26.07.24)
sokağa, alışverişe, dışarı kısacası topluma çıktığımda her türlü ahlaksızlığı görüyorum. biri bin para. çöp atan, başkasını her türlü rahatsız eden, kendinden başkasını düşünmeyen vs.

ancak kendi çevreme baktığımda (kısıtlı bi iş, arkadaş ve aile çevrem var), böyle buram buram bi ahlaksızlık görmüyorum.

muhakkak yaptığımız yanlışlıklar ya da farkına varmadan verdiğimiz rahatsızlıklar oluyordur ancak o konuda oldukça dikkat ediyorum.

olaya ahlak/ahlaksızlık olarak değil de, başkasına herhangi bi konuda rahatsızlık vermek/kötülük yapmak olarak yaklaştım
0
biseysorcaktim
(26.07.24)
Görüyorum ve çok bunalmış vaziyetteyim.

Torpilden çok kere bahsedilmiş, ancak ne kadar bahsedilse az. Torpil saklanacak bir şey bile değil artık. Çok normal bir şey olmuş. Bu tür insanlara bunun ne kadar olağandışı bir şey olduğunu anlatamıyorum bile, garipseniyorum.

Sosyal medyada yapılan yorumlara bakıyorum, torpil ve din ilişkisi bile kurulmuş. Akrabaları, komşuları kollamak gerekir tarzı hadislerle bağdaştırılmış torpil artık. Adam kayırmak kollamak olarak görülüyor. Bu şahit olması çok yıpratıcı bir şey.

Özellikle alt gelir grubu erkekler arasında ise aldatmak son derece normal. Sadece alt gelir grubu aldatıyor demiyorum, her kesimde yaygın sadakatsizlik; ancak bu kişiler saklanmıyor. Hatta övünüyorlar. Her yerde anlatıyor bu "maceraları." Yazık evde eşleri oturup aile, çocuk düşünüyor. Bayramda falan ne yapmak gerekir bunlara kafa yoruyor. Zaten kocalarının sıkı denetimi altındalar. Kocalarsa her fırsatta "arada olacak tabi hocam" denen "kaçamaklar" peşinde. Sadakat diye bir şey yok. Sadakat olmadığı gibi eşlerin birbirine bakış şekli de çok çirkin. Resmen çirkin yani. Mide bulandırıcı. Bu insanlar aynı zamanda eşlerini her fırsatta aldatıp yine dinden imandan bahsedip cumalara falan gidiyor. Gerçekten insanın karnına kramp giriyor şahit oldukça.

Yine firmalarda kadın çalışanların arkasından yapılan muhabbetler tiksinti verici. Gerçek anlamda tiksinti verici.

Türkiye'de çalışma kanunu da boşuna var. Mavi yaka dışında nerdeyse kimse mesai almıyor. İş güvenlikçileri boşuna var. İş güvenliği önlemleri dalga konusu. İşverenler bunların gereksizliğine çene yorarken işçiler de bunlara uymamakla, iş güvenlikçilere verdikleri ayarlarla övünüyor. İhbar, kıdem tazminatları ödenmiyor, çok az yer ödeme yapıyor. Maaşlar elden veriliyor birçok yerde. Mavi yakanın aldıkları mesailerde de pazar mesaisi düşük veriliyor çoğu zaman. Esnaf vergi falan vermiyor. Kaçak işçi çalıştırılıyor birçok yerde.

Olmayan ne var ki?

İnsanlarda bir boşlamışlık... Herkes kendini nimetten sayıyor. Hakkında açılan suç dosyasıyla övünen tipler ortalıkta kol geziyor. Trafikte maganda dolu, çakarlı araç dolu. Makas atan dolu. Daha dün kamyonun biri kırmızı ışığı beklememek için kamyonla kaldırıma tırmanıp döndü döneceği yere. Kaldırıma çıktı ya kamyonla. 1 dakika fazla beklememek için.

Saya saya bitiremem. Gerçekten iğrenerek yaşıyorum.
0
akhenaten
(26.07.24)
sosyal(!) paylaşım yaptıkları mecralara bakarsanız ahlaksızlıkları anlatmayı geçin bunu övünçle sergiliyorlar bile, ülkenin özeti resmen. gecenin köründe drift atanlar, motor bağırtıp milleti rahatsız edenler ve işin trajikomik kısmı bunların binlerce beğeni alması. bunu beğenenler var ya düşünsenize binlerce.
0
Improbable
(26.07.24)
cahillik, fakirlik, açgözlülük, denetimsizlik, kutuplaşma ve dinin saptırılmasının doğal sonucu bu.
0
parka
(26.07.24)
mesela torpilli bir kadin vardi ben yuksek lisans yaparken. atiyorum Kars'ta ogretim gorevlisi ama Izmir'de doktora yapiyor.
Haliyle Kars'ta falan calismadan maas aliyor.
projeye eklemisler oradan da para aliyor.
yuksek lisansi, tezsiz, okulun yonetmeligine aykiri vs. vs.
doktora yaptigi bolum, onun lisans bolumunu normalde kabul etmiyor, yine usulsuz.

Zaten kendi saklamiyordu, ben de diger detaylari herkese anlattim. Diger arkadaslar da gariban yuksek lisans ogrencisi, atama bekliyor, ales vs ugrasiyor, tuzu kuru tipler degiller ama buna saygili davrandilar, hatta hocam falan diyorlardi ki torpilden bagimsiz kadinin birsey bildigi yok, turist gibi takiliyordu.
Bu bence onun yaptigi ahlaksizliktan cok daha buyuk ahlaksizlik.
buna kopek ceken bir tek ben vardim ve bilin bakalim kim dislandi?
0
spherical
(26.07.24)
Dünyanın başka yerlerinde farklı bir şey olduğuna pek de inanasım yok.

Sorun ahlaksızlık kısmından ziyade utanmama kısmı sanki. Yani ahlaksızlık kol gezse ama daha gizli saklı olsa bir dönüşüm mümkün dersiniz, ama pişkinlik ve utanmazlık var.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
adalet bakanlığına bağlı memurum, kurumun içinde öyle bir torpil dönüyor ki. yalakalar ve arkası sağlam olanları kayıran idare yüzünden kurumdaki düzgün iş yapan insanlar bıktı ve eah ben mi düşünecem devletin işini, ben mi kurtarıcam dünyayı ben de yapmıyom lan modunda herkes. şeflerden birinin yüzüne ben kendim direkt dedim sizin gibi insanlar yüzünden sistem çöküyor ülke çöküyor diye. hepinizin aq dedim iş yerimde odamdan çıkmıyorum midem bulanıyor ikiyüzlülerden.

ülkenin geneli de bu model, her şeyde her yerde ahlaksızlık var. hem hak yeme hem de çarpık ilişkiler anlamında. artık evimden de çıkmıyorum insan içine. ülke dışını bilemiyorum ama ülkenin çivisi çıkmış durumda malesef
0
a gun and a pack of sandwiches and nothing
(27.07.24)
(5)

Aşağıdaki PC oyunlarından hangilerini indirmeliyim?

inancsiz deve
selamlar, internet altyapısı olmayan bir yerdeyim.sınırlı mobil internetim var. toplam 45 GB internet ayırdım oyun için.aşağıya listemdeki oyunları ortalama boyutlarıyla yazıyorum. bana bir kombin yaparsanız sevinirim :)Watch Dogs Legion (40 GB)Batman Arkham Knight (30 GB)Days Gone (20 GB)Just Cause
selamlar, internet altyapısı olmayan bir yerdeyim.
sınırlı mobil internetim var. toplam 45 GB internet ayırdım oyun için.
aşağıya listemdeki oyunları ortalama boyutlarıyla yazıyorum.
bana bir kombin yaparsanız sevinirim :)

Watch Dogs Legion (40 GB)
Batman Arkham Knight (30 GB)
Days Gone (20 GB)
Just Cause 3 (20 GB)
Control (20 GB)
Sackboy A Big Adventure (20 GB)
Psychonauts 2 (20 GB)
Anno 1800 (20 GB)
Atlas Fallen (15 GB)
Vampyr (15 GB)
Sunset Overdrive (10 GB)
Pacific Drive (10 GB)
Half-Life Black Mesa (10 GB)
Nier Automata (10 GB)
Ghostrunner (10 GB)
Disco Elysium (10 GB)
0
inancsiz deve
(25.07.24)
orijinal mi indireceksiniz korsan mi?

repack versiyonlari oluyor belki kurulum yarim saat daha uzun oluyor ama yari boyutta oluyor dosyalar. Bazen o dosyalari indirip Steam dizinine atip da halledebiliyorsunuz ama tanimazsa bosa inmis oluyor.

Ek olarak hesaplarinizda eksiklikler var :( Anno 1800 88GB mesela ya da Watch Dogs Legion'da hq textures indirirseniz 80gb.


Ben disco elysium diyorum net her turlu olmali. +10GB
Eger Anno 1800u 20gb indirebiliyorsaniz kesinlikle onu da ekleyin +20GB
Bu kadar beyin kullandiktan sonra biraz da oyle bos bos takilmali aksiyon oyunu olarak Sunset Overdrive ekliyorum. +10GB

5GB da cebinizde kaldi :D
0
aguen
(25.07.24)
days gone, control, half life black mesa.
0
false pretension
(25.07.24)
Half-Life Black Mesa (10 GB)
Batman Arkham Knight (30 GB)
Disco Elysium (10 GB)

Bunları oynadım bu listeden. Bu sırayla tavsiye ederim.
0
nawar
(25.07.24)
@aguen hepsi fitgirl repack torrent ve işime yaramayan opsiyonel dosyalar çıkarılmış hali ;)
0
🌸inancsiz deve
(25.07.24)
Anno asiri zor ama keyifli bir oyun eger cheat ile oynicam dersen cheat internet istiyordu gecen sene pandemide oynayip sonra birdaha indirip oynamistm cok keyifli ama zor ilerliyor
0
eja
(25.07.24)
(18)

Kisinin memleketini sorup etiketi yapistirmak sizce dogru bisey mi?

Zetnikov
İlk zamanlar cok kiziyordum memleket soranlaraSimdi anliyorum ki cogu insan memleketine bakinca ortalama fikir sahibi olunabiliyorMisa A sehrinden gelenler genelde yalanciB sehrinden gelenler tutucu vs oluyor.Bu sekilde etiket yapistiran insanlarin memleket sormasina cok sahit oldumCok az da belki h
İlk zamanlar cok kiziyordum memleket soranlara
Simdi anliyorum ki cogu insan memleketine bakinca ortalama fikir sahibi olunabiliyor
Misa A sehrinden gelenler genelde yalanci
B sehrinden gelenler tutucu vs oluyor.

Bu sekilde etiket yapistiran insanlarin memleket sormasina cok sahit oldum
Cok az da belki hemseri cikmak icin soruyordur belki

Memlekete gore etiketi yapistirir misiniz yorumlariniz nedir
0
Zetnikov
(25.07.24)
yapıştırmam. çünkü bolca istisnalar oluyor
0
jelly bear
(25.07.24)
Memleket çok sorarım ama etiket yapıştırmak için değil. Hatta insanların bu amaçla memleket sorduğunu çok yeni öğrendim ve üzüldüm ben de böyle mi anlaşılıyorum diye :')

Ben muhabbet olsun, gidip gördüğüm bi yerse muhabbetini yapmak; görmediğim bi yerse de orayla ilgili bi şeyler öğrenmek için soruyorum çünkü coğrafya, şehirler vs ilgi alanım yani severim bu muhabbetleri.

Ha bi de yüz hafızam çok kötü olduğu için tanıştığım insanları memleketine göre pinliyip kafamda tutuyorum :d


edit: mesela ilkokul/lisede öğretmeninin meslek sormasının altında yatan amaçları da yıllaaar sonra, üniversite okurken falan öğrenmiştim ve şok olmuştum. Benim için gayet masum bir soruydu ve her okul döneminde severdim yani yeni gelen öğretmenin tanışmak için sıradan sorduğu soruları. Çok saf bi çocuktum, bundan rahatsız olabilecek arkadaşlarım olduğunu da fark etmemiştim ki sosyoekonomik olarak kötü bir sınıfta okudum ilkokulda :(
0
nundu
(25.07.24)
Farklı bölgelerin farklı kültürleri var bu doğru, sonuçta bir yerde yetişen insan "büyük oranda" oranın hayata bakışını farkında olarak ya da olmayarak ediniyor. Ancak aynı şehirde bile bir mahalle diğerini tutmayabiliyor. Sosyal statü, kişisel değerler vs. gibi şeylerin de etkisi var kuşkusuz. O kadar istisna var ki "memleket fikir edinmek için etkilidir" demek yanlış geliyor bana.

Ancak bazı meslekler bazı şehirlerde yaygın, şehirlerin ötesinde o şehrin belli bir köyünde yaygın hatta; bu kadar daralabiliyor kapsam. Onun için bu tip mesleklerde böyle bir yanılgı oluşuyor bence. Adam "X'liler" şöyledir diyor ama halbuki X'liler diye tanıdığı herkes birbirinin köylüsü. Haliyle çok benziyorlar ve o meslek içerisinde X'li birisi denildiğinde az çok fikir oluşuyor.

Ben sormuyorum, özel bir hissasiyetim de yok :D sadece merak etmiyorum.
0
akhenaten
(25.07.24)
Aklıma 'Var Bunlar' dizisindeki şu diyalog geldi:

- arkadaşım, kardeşim bak uzatmayalım olur mu? tamam mı? yani ben adanalıyım sinirlenince çok iyi bir insan olamıyorum
- ben de izmitliyim, sanayileşiyorum. ne ki şimdi bu!?


Dünyanın her yerinde vardır bu indirgemecilik. Tabii ki sağlıklı değil ama yapıyoruz.
0
sekizdokuzon
(25.07.24)
Etiket değil de az çok fikir sahibi olmak için öğrenmek isterim ama nerelisin diye sormam.

Örneğin çok belirgin bir olumsuzluk görmüyorsam üç şehrin insanına güvenirim.
0
hebanon
(25.07.24)
Bir de hayatımız boyunca onlarca kişiyle tanışıyoruz, çoğunu çok ayrıntılı tanımamıza, anlamamıza gerek yok. Öyle olunca da kaba bir sınıflandırma yapmak gerekiyor; cinsiyeti, memleketi, tuttuğu takım, burcu, boyu poşu vs. Genellikle insanla alakası olmayan izlenimler edinip sınıflandırıyoruz ama işte hayatımızı kolaylaştırıyor. Herkesi tanıyamaz, anlayamayız. İslevselse devam.
0
sekizdokuzon
(25.07.24)
Olumlu anlamda yapıştırırım :)
0
gabe h coud
(25.07.24)
Yapıştırmıyorum ama nereli olduğunu sorarım, bir fikir edinmeyi severim. Bu insanları kafamda sınıflandırmak için değil içinde büyüdüğü kültür üzerinden karakter yapısını az çok anlamak için yaptığım bir şey. Ben de dahil istisnalar çok çıkıyor. Artık eskisi gibi kendi içine kapalı kültür nerdeyse kalmadı.
0
muhayyer divan
(25.07.24)
Ünivetsiteye kadar saçma bulurdum, üniversiteden sonra anladım ki haklılık ve doğruluk payı var maalesef. Tabi ki istisnalar var ve memleket insanı kötü de yapmaz ama belli tipik özelliklere sahip olunuyor.
0
black holes in the sky
(25.07.24)
Eğer mikro milliyetçilik yapıyorsa ya da anne-babası o memleketten ilgili kişi doğmadan yaklaşık 10 yıl önce ayrılmadıysa memleket üzerinden ön yargılı yaklaşmak çok büyük oranda tutuyor. Aksi halde doğru tespit ihtimali çok düşük. Her halükarda burç sorup genellemekten çok daha akıllıca bir hareket.

Ek bilgi: kimseye memleketini sormam.
0
nawar
(25.07.24)
Ben hiç bilmem ki nerenin insanı nasıldır.
Bir etiket yapıştıramayacağım için de sormam ve önemsemem.

Kafamda bazı cümleler var mesela;
Konya insanı çok kapalı dindardır.
Kayserili kesin pintidir...

Bunlar bana çok garip geliyor, bir karakter yapısını bir ille bağdaştırmak çok saçma bilmiyorum.
Kimseye nereli olduğunu sormam.
Bana sorulunca da garip karşılıyorum ne bileyim ben İstanbul'da doğdum ve burada yaşadım, ailemin kütüğü bir yerde diye oralı mı oluyorum saçma. Bunu kabul etmiyorlar illa soruyorlar baban nereli, annen nereli o zaman diye. Bu ısrar ne.

Ben bir de il milliyetçiliği sevmem, bunlar övünülecek gururlanılacak ya da tersi utanılacak şeyler değil. Anlamıyorum bu konuyu kafam çok karışık.
0
mutekebbir
(25.07.24)
çok saçma bence de. ben de afyonluyum ama önünden geçmişliğim yok. kütük orada yani.
yalnız nedense erkekler pek bir meraklı ve hakim memleket konularına. işte atıyorum "sivaslı mı aaa onunla çalışılmaz" veya "antepli mi aman onlar hırsız oluyor" şehirleri attım da böyle muhabbetler çok duyuyorum.
0
neira
(25.07.24)
ben yapıştırırım. memleket karakter ve yaşam tarzı konusunda ipucu veriyor
0
abelardo
(25.07.24)
Taksiciler cok yapiyor tam lafi sokucaklar memleket soruyorlar once bakiyorlar arkan saglam mi ondan sonra boşalmaya başliyorlar sana
0
🌸Zetnikov
(26.07.24)
ben yapıştırırım ve genelde de tutar
0
mantarliborekk
(26.07.24)
Ben çorumluyum :D ve yeterince naif, düzgün bir insanım, küfür dahi etmem. Muhafazakar da değilim. Babam da öyle.

Ama memleketi söyleyince bi garip oluyor.
0
ananiyimioguz
(26.07.24)
@ananiyimioguz

bizim burada "senin yaptıgını corumlu yapmaz" diye bi söz var. nedenini bilmiyorum. aydınlatabilir misin?
0
🌸Zetnikov
(26.07.24)
@ Zetnikov, bir sürü varyasyonu olsa da aslında kayserilere sallayacakken çorumlulara da denk gelmesi olayıdır.

Genelde hikayede biri birine ufak da olsa ihanet ediyor, aldatıyor, hırsızlık veya düzenbazlık yapıyor. Sonra aynı adam kayseriliye denk geliyor. kayserili daha beterini yapıyor ve diyor ki "pü senin ben anon senin yaptığını çorumlu yapmadı be!"

çorum olarak biraz kırıldım açıkçası www.youtube.com

yani "çorumdan zaten adam çıkmaz onu anladık da senden de bu kadarını beklemiyordum" gibi bir anlam çıkıyor.
0
ananiyimioguz
(27.07.24)
(5)

yurtdışı alışverişinde 150 euro sınırı pazar yerlerinde yok mu?

istististist
n11, amazon com tr gibi pazaryerlerinde satılan ve fiyatı 150 euro üzeri olan ürünlerde, türkiye'ye gönderilebileceği yazıyor. gümrük işlemleri de tamamen kendileri tarafından mı hallediliyor? yani bu sitelerden alacağım 150 euro üzeri herhangi bir ürünün gümrüğe takılma ihtimali yok mu?
n11, amazon com tr gibi pazaryerlerinde satılan ve fiyatı 150 euro üzeri olan ürünlerde, türkiye'ye gönderilebileceği yazıyor.

gümrük işlemleri de tamamen kendileri tarafından mı hallediliyor?

yani bu sitelerden alacağım 150 euro üzeri herhangi bir ürünün gümrüğe takılma ihtimali yok mu?
0
istististist
(25.07.24)
gümrüğe takılmadan gümrükteki vergisini peşin ödediğin için geliyor diye biliyorum.
0
erty_ksk
(25.07.24)
oralardan yapılan alısverişler de gümrüğe tabi ve evet 150 euro sınırına takılırsın. ithalat depozitosu ile vergiyi önden almış oluyorlar ama yine şahış ithalatı gerekecek gelince, yok gümrükçü yok beyanname vs vs. X2 masraf ile alabilirsin en iyi ihtimalle
0
delidiyorum
(25.07.24)
bu siteler yurt dışından 50 bin lira tutarında ürün de satarlar ancak ürün gümrükte takılırsa sizin başınıza patlar. Amazon Türkiye İthalat Gümrük Sınırlamaları başlığı altında açıklamada da bulunmuş ancak çoğu tüketici bu linki fark etmez bile, çünkü ürün satın alma aşamasında kenara bir yere koymuşlar:

Siparişinizin gümrükte ek bir işleme tabi olması veya takılması riskini önlemek için lütfen aşağıda yer alan bilgileri dikkatlice okuyun.

Ürününüz aşağıdaki durumlarda gümrükte takılabilir:

Ürünü teslim alacak kişinin isim ve adres bilgisini eksik veya yanlış girdiyseniz,
Ürünü teslim alacak kişi için bir şirket veya işletme adresi belirttiyseniz,
Satın alma işlemi sırasında TCKN bilgisini eksik veya hatalı girdiyseniz,
Bir ay içerisinde 5 adetten fazla sipariş verdiyseniz,
Aynı üründen tek siparişte 2 adetten fazla talep ettiyseniz,
Satın aldığınız ürün 30 kg’nin üzerindeyse,
Satın aldığınız ürünün fiyatı ve vergiler toplamı 150 EUR üstündeyse,
Eğer satın aldığınız ürün kitapsa ve ürünün fiyatı ve vergiler toplamı 1500 EUR üstündeyse ürünleriniz gümrükte takılabilir.

İlgili Link: www.amazon.com.tr
0
s0phiesw0rld
(25.07.24)
türkiye'ye gönderilmesinde değil olay, türkiye'ye giriş yaptıktan sonra gümrükten geçmesi sorun. ürün işlemler için gümrük müşavirliğine devredilir, müşavirlik firmasına ücret ödeyip işlemleri yaptırmanız gerekiyor. astarı yüzünü geçebilir yani.
0
elorelia
(25.07.24)
ticaret.gov.tr

3.Soru: Posta/hızlı kargo yoluyla gönderilen eşyanın tek başına kıymetinin 150 Avro’yu aşması halinde ne işlem yapılır?
Cevap: Ağırlığı brüt 30 kilogramı ve bedeli 150-1500 Avro arasında kişisel kullanım için gelen, ticari miktar ve mahiyette olmayan eşya için hızlı kargo operatörleri sizin adınıza detaylı beyan vererek işlemi gerçekleştirebilmektedir. Bu kapsamda eşyanın ithalat vergilerinin ödenmesi ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekir. Bununla birlikte, operatör firmaları gönderi geldiğine dair bildirimin tarafınıza yapıldığı tarihten itibaren ardiye, müşavirlik v.b. ücretleri talep edebilir.
4.Soru: Posta/hızlı kargo yoluyla gönderilen eşyanın tek başına kıymetinin 1500 Avro'yu aşması halinde ne işlem yapılır?
Söz konusu eşyaya yürürlükte olan ithalat vergilerine ilişkin oranlar uygulanacaktır.
0
nawar
(25.07.24)
(10)

iş başvurularında neden maaş yazmıyor?

hsktr
sb. amaçları ne ki? niye yazmazlar? baştan bileyim ona göre başvurayım...
sb. amaçları ne ki? niye yazmazlar? baştan bileyim ona göre başvurayım...
0
hsktr
(24.07.24)
maliyeti düşürmek.
0
jelly bear
(24.07.24)
Mehmet hakli, calisanlarin maasinin paylasmasini da ayip/yasak olarak goren bircok yer var. Ayni sebep. Kimsenin gelip de, falanciyla ayni isi yapiyorum, neden daha az aliyorum sorusunu cevaplamakla ugrasmak isteyecegini sanmiyorum. Ozune inilince hep acik acik soylenmek istenmeyen seylerden kacinma goruyorum.
0
mbond
(24.07.24)
İşinize gelmeyen, sizi zarara sokacak bir şeyi yasal zorunluluk olmadıkça yapmazsınız çünkü, neden yapasınız ki bunu?
0
akhenaten
(24.07.24)
Bu biraz kültürle, biraz da ekonomiyle alakalı. Ekonomisi stabil, enflasyon oranı düşük ülkelerin bazılarında ilanlarda maaç aralığı yazıyor çünkü piyasadaki maaş belli. Bu maaş hiçbir zaman içerde aynı işi yapan insanlarından uçuk derecede yüksek olmuyor. Halbuki enflasyonun yüksek olduğu Türkiye gibi bir ülkede piyasadaki maaş ortalaması içerdeki maaşlardan daha hızlı artıyor. Maaş gizliliği geyiği biraz da bu "Mevcut çalışanların maaşını enflasyona ezdiriyoruz ama yeni aldığımız elemanlara piyasadaki yüksek maaşı veriyoruz, aman herkes çenesini tutsun da huzursuzluk çıkmasın" durumu. Ha işe yarıyor mu? Kimse salak olmadığı için yaramıyor tabi ki.
0
salihdt
(24.07.24)
Türkiye özel sektörü köle aradığı için asla yazmaz.
0
ferenc
(24.07.24)
Cunku yazacaklari maas cok dusuk olacak ve kimsede basvuru yapmayip s*k gibi ortada kalacaklari icin.

Bide sen basvurunca onlar seni secmis oluyor yada eliyorlar buda ayri bi zevksel döngü

Sen is ariyorken mecbur basvuruyorsun diyelim cagirdilar seviniyorsun gidiyorsun sana asgari ucret vericez diyorlar sende o kadar yorulmusun zaten kabul ediyorsun

WELCOME TO KÖLELİK OWWWW YEEEAH BRO
0
Zetnikov
(24.07.24)
1- Çalışanın maaş bilgisi de kişisel veridir. Siz o işe başvurup girdiğinizde, firmanın çalışanları ve ilanı görenler dahil herkesin maaşınızı öğrenmesi gibi durum ortaya çıkıyor.
2- Firmaların bazı pozisyonlar ve işlerde görece bazılarında ise net bütçeleri olur. Bunların bir kısmı başka ihtiyaçları karşılamak için ayrılan bütçeden geri döner. Kalan durumlarda ise firmaya kar olarak döner.
3- Mevcut çalışanların, benzer pozisyonlardayken farklı maaşlar almaları sebebiyle zam talebi ile gelmesinin önüne geçmek.
4- O pozisyona başlayan Olabildiğince düşükten maaş vermeye çalışmak. Bu da anlaşılabilir. Sonuçta burada da ilanlarını ve duyurularını gördüğümüz gibi herkes her işi en ucuza yaptırmaya çalışıyor. Hepimiz bir tamir işi olduğunda son derece kalifiye bir ustaya 50000 TL'den iş yaptırmak yerine 5000 liraya iyice öldürmeyecek usta arıyoruz sonuçta.

Vicdan ve mağduriyet sıralaması ile yazdım :)
0
nawar
(24.07.24)
çünkü düşük yazsa kimse başvurmaz, ayrıca aynı pozisyona sahip şirketler arasında açık bir rekabet olur ve maaşlar yükselir.

yüksek yazsa düşük maaşa razı olan adamları kandırıp düşük maaş veremez.
mesela o pozisyon için bütçesi 100bin lira olan şirkete başvuran adam bunu bilmezse 70bin lira isteyebilir, şirket 30bin lira daha düşük maaşla eleman çalıştırmış olur. köle arayan özel sektör için bulunmaz nimet
0
abelardo
(24.07.24)
yaklaşık 1 aydır yeğenimle almanya'da ilanlara bakıyoruz. bazı ilanlarda saat ücreti yazıyor bazılarında maaş aralığı brüt olarak tabiki. bazılarında ise hiç yazmıyor. zaten çalışanlar da birbiriyle maaş konuşmuyormuş hiç. türkiye'deki durum ise bambaşka yukarda arkadaşlar yazmış zaten.
0
izole
(24.07.24)
Isveren, isciyi daha iyi somursun diye.
0
Kittie
(25.07.24)
(12)

63 yaşında anneme dadanan sapık, ne yapalım?

dejame
90'lı yıllarda annem çalışırken aynı birime Tokat'tan birinin tayini çıkıyor. Bu kadın geldiği günden beri herkesin kendisine büyü yaptığını iddia ediyor, her yerde domuz kanı olduğunu söylüyor, sürekli kendini zehirlemeye çalıştıklarını öne sürüyor.1995 gibi bu kadını memleketine geri yolluyorlar,
90'lı yıllarda annem çalışırken aynı birime Tokat'tan birinin tayini çıkıyor. Bu kadın geldiği günden beri herkesin kendisine büyü yaptığını iddia ediyor, her yerde domuz kanı olduğunu söylüyor, sürekli kendini zehirlemeye çalıştıklarını öne sürüyor.

1995 gibi bu kadını memleketine geri yolluyorlar, aradan 30 yıl geçtikten sonra bize bir telefon geliyor. Bu kadın annemi bulmak için Aydın'a gelmiş, her yerde annemi arıyormuş. 8 sayfalık bir mektup bırakmış, hayatını mahvettiğini ve sürekli kendisini zehirlemeye çalıştığını söylüyormuş. Sanırım polise de gitmiş, 30 yıl önceki sanrılarını anlatıp annemi şikayet etmiş ama polis bu kişiyi başından savmış duyduğumuza göre.

Üstelik ailem o kadar naif ve kimseye zararı olmayan, inanılmaz kibar insanlardır ki, bu olay karşısında gerçekten sinirlerim bozuldu.

En büyük kaygım bu kadının anneme fiziksel zarar verme ihtimali. Polise gitsek bir şey olmayacak. Kadın şizofren gibi bir şey anladığım kadarıyla. Ne yapsak?
0
dejame
(24.07.24)
Kadının ailesi ile konuşma imkanınız var mı? Eşi, çocukları vs? Annenize sahip çıkın, saçma şeyler yapıyor demek işe yarayabilir.
0
amortisman
(24.07.24)
Ne kadar özenli yaşarsa yaşasın insan bir şekilde böyle saçma sapan, hiç olmadık bir şeyin içine düşebiliyor. Çok üzüldüm yaşadıklarınıza.

Bu tip sanrıları olan insanlarla iletişime geçip aktif uzaklaştırma yöntemlerine başvurursanız kafasındaki senaryoları daha da artıracak malzeme vermiş olursunuz sadece. Polise başvurun, şimdilik bir şey yapmayacak olsalar bile aşama aşama şikayetçi olursanız her şey patlak verdikten sonra bir anda başvuru yapaya kıyasla daha rahat ve tutarlı bir süreç olur. Ayrıca elinizde gösterebileceğiniz, bir sürece yayılmış daha sağlam kanıtlarınız olur bu kişi iyice saçmalamaya başlarsa.
0
akhenaten
(24.07.24)
Ailesi bulunmalı ve hastaneye yatırmaları sağlanmalı.
Resmi makamlar en azından bunun için yardımcı olabilir belki.
Şikayet dilekçesi verin.
Telefonla arayan kim?
0
pro9it9is9
(24.07.24)
direk bulup uzaktan gözleyin. tehlikesiz biriyse gidin konusun. tehlikeliyse toplanıp zorla otobüse bindirip gözünü korkutup memleketine postalayın.
0
xrated
(24.07.24)
Siz yinede polise gidin şikayetçi olun, her ihtimale karşı şikayeti siz yapın annenizin adresini vermeyin birşekilde ulaşmayı başarırsa adrese.

delinin ailesine ulaşsanızda bişey olacağını düşünmüyorum demekki ailesi başından atmış bu kadını yoksa nasıl şehir değiştirsin.

benim sık geçtiğim bir yerde böyle olay olmuştu, deli evinden kaçıp milleti kovalıyordu, geçen gün birisi ayağını kötü kırmış yine bu deli yüzünden ambulans gelmişti. ilk kaçtığında bildirilseydi böyle problem olmazdı.
0
eja
(24.07.24)
ne demek zarar verebileceği durumda değil ya? bu ülkede bir kadın şizofren biri tarafından katana ile öldürüldü! mental rahatsızlığa sahip bireyler zarar verme yetisinden yoksunmuş gibi bir algı yaratıp zarar verebilecek önerilerde bulunmayın lütfen.

mektubu nereye bırakmış? telefon kimden geldi size, direkt kadının kendisinden mi? polise gidip şikayetçi olun, bunlar sizi rahatsız ettiğini kanıtlamanıza yetecek sebepler. uzaklaştırma kararı çıkarttırın. annenizi yalnız bırakmayın. kadın size tekrar ulaştığında da tutuklanır zaten.
0
nolmus yani
(24.07.24)
şikayetçi olun, ailesine vesaire siz kendiniz ulaşmaya çalışırsanız ailesi de sorunlu tiplerse konu bambaşka noktalara gider, kendinizi belalı/sorunlu tiplerin ortasında bulursunuz. her ne yapılacaksa resmi yollardan ilerlemeye çalışın. sakın kendiniz kadını bulup kolundan tutma, otobüse bindirmeye çalışma vesaire hareketlerde bulunup haklıyken haksız duruma düşmeyin.

uzaklaştırma kararı bu gibi durumlarda da geçerli olabilir, bunu da araştırın.

edit: paranoid şizofreni teşhisi olan bir ablam vardı, öyle bela okuma, korkutma falan daha çok trigger eder onları. sakın diyorum, sakınnn.
0
Phoebe
(24.07.24)
polise şikayet ve twitterdan olayı yaymak geldi aklıma. eşi dostu varsa gelsin toplasın kadını, böyle şey mi olur. akıl hastaları bildiğim kadarıyla bir yakınına zimmetleniyor, onun sürekli denetimi altında olması gerekiyor.
0
titanyum22
(24.07.24)
bu insan paranoyak sizofren muhtemelen.

annenize zarar verebilir. kesinlikle uzak durun.
yüzlesmek, yok üzerine cin salarim falan sacma sapan düsüncelerini iyice tetikler.
0
sonsuz
(24.07.24)
Sakın tedbir almayın bırakmayın. Hiçbir iletişime de geçmeyin, herhangi bir cümlenizle kolayca tetiklenebilir.

Ayrıca annenize zarar verebilecek durumda değil diyen kişinin kendisi de bir şizofren, bu insanların vereceği dönüşü olmayan zararları bu saçma sapan önerilerden bile anlayabilirsiniz. Bu ülkede bir kadın sokak ortasında ruh hastası bir şizofren tarafından kılıçla öldürüldü yahu.

Yaşadığınıza çok üzüldüm. Bazen insan çaresiz kalıyor, o yüzden bu tarz mental rahatsızlıklara sahip insanların çok büyük bir kısmının tecrit edilmesi gerekli.
0
duygusalatasi
(24.07.24)
Belli ki zihinsel-psikolojik sorunları var ve Annenize zarar vermeye teşebbüs etme ihtimali yüksek. Ailesini bulmanın pek bir faydası olacağını sanmıyorum. Ailelerindeki tedavi görmesi gereken kişileri saklama ya da belki düzelir diye evlendirme, evde tutma, işe sokma ya da yoksayma gibi aptalca hareketleri var ülkemdeki insanların. Ailesi zaten belirli bir kavrama seviyesinde olsa çoktan tedaviye yöneltmişlerdi.

Cin musallat olması, çarpması, nazar göz vs. söz konusu olunca koşa koşa hacı-hoca tecavüzüne uğramaya gidenler söz konusu psikiyatri yolu olunca 400 takla atıyor. Kolluk kuvvetlerine haber verin konuyla ilgili. Gerçi ne olur ne olmaz diye ailesi ile iletişime geçmeniz belki kısa bir süre için başkasının başına bela olmasını sağlayabilir.

Annenizin naif ve kimseye zararı olmayan olmasına gerek yok. Her yerde domuz kanı olduğunu ve kendisine büyü yapıldığını iddia ederek 30 yıl boyunca buna takılı olan biri ile sokaktaki rastgele bir insan arasında taraf tutacak olsam da sokaktaki insanı tutarım zaten.
0
nawar
(24.07.24)
tehlikeli bir durum. yakinlarina ulasilmali ve tedavi almalı +1
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.07.24)
(6)

Marketteki fiyat farkını kime şikayet edebilirim telefon ya da online?

Cesario
Böyle bir birim var mı tüketici mahkemesine gitmeden?30 tl yazan sodayı kasaya gelince 55 tl olduğunu gördüm, ödedim. Sen yanlış görmüşsündür dediler.Kontrol ettim 30 yazıyor. Kasa kapandı falan dediler yarın öğlenden sonra fiyat farkını veririz falan dediler pişkin pişkin.25 tlsinde değilim de yapı
Böyle bir birim var mı tüketici mahkemesine gitmeden?

30 tl yazan sodayı kasaya gelince 55 tl olduğunu gördüm, ödedim. Sen yanlış görmüşsündür dediler.

Kontrol ettim 30 yazıyor. Kasa kapandı falan dediler yarın öğlenden sonra fiyat farkını veririz falan dediler pişkin pişkin.

25 tlsinde değilim de yapılan muameleye uyuz oldum.

Cimer, bimer, maliye vs şikayet edebiliyor muyuz fiyat farkını online ya da telefonla?
0
Cesario
(23.07.24)
Eğer zincir marketse en hızlı ve sorunsuz sonuç alma ihtimaliniz markanın müşteri iletişim merkezine şikayet iletip oradan çözüm beklemek olur. Bu noktada çözüm olmazsa bu konuşmayı / yazışmayı da alıntılayarak cimere yazarsınız ancak şikayetin doğası gereği çok bir sonuç çıkmaz. Gerekli uyarılar yapılmıştır diye bir dönüş alırsınız zannediyorum.
0
akhenaten
(23.07.24)
Fiyat farkını değil de marketi şikayet et bence. Bu nasıl bir laubalilik?
0
nawar
(23.07.24)
ben fırın ekmeği pahalıya satıyor diye şikayet etmek için aradım fakat serbest piyasa, yapacak bişi yok cevabını aldım.
0
neira
(23.07.24)
ha pardon postu okumamıştım. etiketleri yanlış yere koyabiliyorlar ya da kasada fark edeceksin başka türlü bir yolu yok. geçen gün başıma geldi ve kasadaki adam "eee şimdi ne yapacağız" diye bana sordu :D
0
neira
(23.07.24)
muameleye bir şey diyemem ama başında sahibinin durduğu mahalle bakkalına gitmediyseniz personelin bi kastı yok bu durumda. zammı onlar yapmıyor, işin işleyişine onlar belirlemiyor.
0
elorelia
(24.07.24)
Dün trt de ticaret bakanının röportajı vardı. Bakanlığın ihbar hattı mevcut. Alo 175. Arayın yönlendirirler muhtemelen.
0
o kadar da degil aga
(24.07.24)
(18)

Selamın Aleyküm

michael_knight
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?Sizce nasıl olmalı?
Selamın Aleyküm diyor musunuz veya demiyor musunuz? Neden?
Duyduğunuzda veya duymadığınızda ne düşünüyorsunuz?

Sizce nasıl olmalı?
0
michael_knight
(22.07.24)
ben karşımdakinin eğitim seviyesine göre ve günlük kaç insan gördüğüne göre selam veriyorum. pazarcıya dolmuşçuya bakkala selamınaleyküm diyorum. bende para olduğunu sezdiği anda beni yolacak birine mutlaka selamınaleyküm diyorum. böyle demezsen "aha entel dantel geldi, bunda para vardır" derler. örnek: sanayi.

diğerlerine merhaba, kolay gelsin, iyi akşamlar vb
0
AWD
(22.07.24)
Demiyorum. Muhafazakarlik bir yana kadinlarin diyecegi bir laf gibi gelmiyor bana. Muhafazakar da degilim. Ama soyleyenler oluyor tabii mesela basi kapali bi teyze adres soracak s.a. diye baslayabiliyor. A.s. diyorum tarzim olmasa da.

Bence hic kimse kullanmasin. Turkce degil sonucta.
0
Kittie
(22.07.24)
Çol yadırgamayacağını düşündüğüm herkese, her ortama girerken selamın aleyküm diyorum. Özellikle büyüklerime. Tutup 60-70 yaşında adamlara “Selamlarrr” diye gelmek hoşuma gitmiyor.
0
hrvl
(22.07.24)
Demem. Müslüman değilim. Arap da değilim.

Çevremde sa diyecek kimse yok. Biri ayda yılda bir bana derse sorun çıkartmam as derim.
0
gabe h coud
(22.07.24)
Türküm, müslümanım, "selamı yayınız" diye bir hadis-i şerif vardır ve Selam Allah'ın isimlerindendir, birine selam vermek ona "benden sana zarar gelmeyeceğini taahhüt ediyorum" anlamına gelen bir söz vermektir ve yerine getirmek de gerekir. Bu sebeple selamı yaymak adına muhakkak selamlaşırım ama çok büyük çoğunlukla "selamlar" derim. Özellikle bir mekana girerken. "selamün aleyküm"ü evde kullanıyorum, sabahları uyanır uyanmaz mutfakta olduğunu bildiğim anneme sataşırken :)

Bana göre "selamlar" ya da "selam" iyidir, selam vermekle verilmiş bulunan sözü tutmak şartıyla. O sözü tutmayacaksa insan hiç selam vermesin daha iyi.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
Demiyorum. Arap mıyım da diyeyim.
0
pianeta
(22.07.24)
selam vermem ama selam alırım, cinsliğin lüzumu yok.
0
dr doofenshmirtz
(22.07.24)
sadece babamla selamlaşma şeklimizdir. başkasıyla kullanmıyorum ama diyen olursa aleykümselam derim geçerim kasmam. arapçı değilim de yani artık bunun bizim dilimize yerleşmiş bir ifade olduğunu düşünüyorum. çok şaapmamak lazım.
0
titanyum22
(22.07.24)
Kendim ateist bir insanım bir ortama girerken genelde "merhaba" derim ama bana biri selamın aleyküm derse de nezaketen aleyküm selam der geçerim bunu karakter meselesi yapmam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.07.24)
Demiyorum. Çünkü arap değilim. Kullananlara karşı da aşırı ön yargılıyım. Genelde merhaba diyorum. Selam demekte de sorun yok. İkisi de arapça kökenli olsa da Türkçeye geçmiş kelimeler. Araplaştırmanın gereği yok. Duyduğumda ön yargılı oluyorum. Tatavasını çekmemek için tipine göre aleykümselam, as ya da selam diyorum. Etkileşimi başlatmaya sebep olan konudan 1 saniye fazla geçirmek istemiyorum.

@muhayyer divan'ın dediği gibi "es-selam" Allah'ın adlarından biri. Barış getiren anlamında. Selam (Salam) ise kelime olarak barış ve esenlik zaten. Haliyle selam deyince karşısındakinin kafir olduğunu düşünen ve cevap vermeyen ama selamın aleyküm deyince "ALLAH'IN SELAMINI VERİYORUZ ONU DA MI ALMIYORSUNUZ? TÖVBE TÖVBE" diyen çomarları adam yerine koymuyorum.

Bu arada sırf Arapça değil. Datee çıkmak, lovebombing yapmak falan gibi lümpen İngilizce-Türkçe karışımı ifadelerden de rahatsız oluyorum. Türkçesi olmayan ya da anlamı uzak kalan şeylerde kullanılmasından o kadar rahatsız değilim tabii. Yapacak bir şey yok.
0
nawar
(22.07.24)
kaleci saçlı forvet icardi +1
0
baldan kaymak
(22.07.24)
merhaba diye cevap veririm :d
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.07.24)
Tanıdığım biriyle selamlaşırken ya da biri bir şey soracağı zaman ağız alışkanlığıyla doğal şekilde söylerse karşılık veriyorum. Ancak bazen bunu ideolojik kullananlar var. Yolda random tipler durduk yere selam veriyor. O zaman sert bir bakış atıp devam ediyorum. Bu insanlardaki bu kadar yakınlaşma isteği, bu kadar her yerde bir temas kurma dürtüsü çok rahatsız edici. Selamı yayın diye hadis varsa bile eminim önünüze gelene selam verin anlamında söylenmemiştir, yeri geldiğince selam verilmesi istenmiştir. Çünkü tuhaf yani. Kimse böyle bir şey istemez kimseden. Birileri yine kendine vazife çıkarıp en müslüman benim kafasına girmiş belli ki.

Kendim kullanmam.
0
akhenaten
(22.07.24)
Herhangi bir yere girerken merhaba der geçerim, selamün aleyküm demem, bende anısı var, lisede yatılı okurken cemaatçi tipler pansiyondaki odalara girerken yüksek sesle selamün aleyküm derlerdi, aleykümselam demediğinde de triplere girerlerdi, hey gidi günler:)
0
blue rebel motorcycle club
(22.07.24)
Müslüman değilim. selamın aleyküm'ü, kültürel bir alışkanlıkla kullanan köylü bir amucaysa örneğin tabii ki aleyküm selam diye karşılık veririm ama bu genelde çok küçük bir kesimi oluşturur. Onun dışında selamın aleykümü kültürel bir asimilasyon olarak kullanmaya çalışan pek çok dallama mevcut, onlara merhaba poğaçacı şeklinde cevap veririm genelde.
0
thracia
(23.07.24)
Ben de dalgasına esselamu aleyküm ve rahmetullah diye girerim bazı ortamlara. 3 kez tekrar ediyorum hatta. :) Şunun selamı var dediklerinde aleyküm selam derim. Kasmıyorum.
0
auroraaurora
(23.07.24)
bunun arap olmakla ilgisi yok, selam ve merhaba kelimeleri nasıl Türkçeye yerleşmişse yüzyıllardır kullanılan selamun aleyküm ifadesi de Türkçeye yerleşmiştir. Araplar başındaki Elif lam takısı ile birlikte esselamu aleykum olarak kullanır zaten bizden farklı olarak. Selamlaşmayı Peygamber efendimiz tavsiye ediyor, bu her selamun aleyküm diyenin müslüman olması gerektiği anlamına gelmiyor. zira yahudiler de ibranicede neredeyse aynı olan şalom aleyhim ifadesini kullanır.
merhaba diyene aleyküm selam diyip kıllık yapmam, selamun aleyküm dediğimde merhaba diye karşılık verene kıllık yapmam ama selam vererek girdiğim yerde adam buyrun diye karşılık veriyorsa ayar olurum. nasıl karşılık verdiğin önemli değil be adam, nezaketen bir karşılık ver en azından. sözün özü, elimden geldiğince selam veririm.
0
mustafakesekci
(23.07.24)
bana selam verildiğinde aleyküm selam derim ama kendim hiçbir zaman s.a demedim kimseye. sonuçta bu da bir selamlaşma şekli, sadece dili farklı. çok düşünmüyorum üstüne bu yüzden. inançsız olduğumu bilen tanıdıklarım da farkında olmayarak bu şekilde selam veriyorlar. insanlarda "selam", "merhaba" deme kültürü pek yok sanırım...
0
dilhun
(23.07.24)
(20)

Abur cubur yiyor musunuz

Kediyi üzdün
Yiyorsanız neler? Önereceğiniz, görece piyasadaki en ünlü malum markanınki gibi sağlıksız olmadığını düşündüğünüz, arada derede kalıp adı duyulmamış ama über leziz olan junk foodunuz varsa paylaşıverir misiniz? Ben en son Eti burçak serisine taktım. Tatlı tuzlu hepsi çogzel geliyor bana. Abartmadan
Yiyorsanız neler?
Önereceğiniz, görece piyasadaki en ünlü malum markanınki gibi sağlıksız olmadığını düşündüğünüz, arada derede kalıp adı duyulmamış ama über leziz olan junk foodunuz varsa paylaşıverir misiniz?

Ben en son Eti burçak serisine taktım. Tatlı tuzlu hepsi çogzel geliyor bana. Abartmadan yemeye çalışıyorum arada bir. Probise obsesifimdir. Bir de yer fıstığı çok sevdiğimden bidolu gofretine hastayım.

Bunlar hep palm dolu ben yemiyorum diyorsanız alternatifleriniz neler?
0
Kediyi üzdün
(22.07.24)
Arada eti puf, sık sık çekirdek ve patlamış mısır yiyorum. çok tatlı krizim gelirse de coco star, tadelle veya gofrik. ama bu sıcakta çikolatalar eriyor o yüzden yiyesim gelmiyor.
0
oekuklu
(22.07.24)
Çoğu abur cubur aklımda yemek yokken aç değilken bir parça yemek beni birden acıktırıyor

Ama favori abur cuburum eti susamlı çubuk, uzun yola çıkacaksam gün boyu dışarıda olacaksam yanıma bir paket alırım, açlığımı çok güzel tutuyor resmen kurtarıcım
0
grimavi
(22.07.24)
Neredeyse her gün biraz gong yiyorum. Eti burçak da güzeldir dediğiniz gibi, en son sultaninin çikolata kaplısını denedim 10 numaraydı. Daha sağlıklı yemeye çalışıyorum bu aralar, onun için Tadım'ın hurmalı barını seviyorum.
0
peki madem
(22.07.24)
Yemem.
0
gabe h coud
(22.07.24)
Kinder bueno ve ferrero rocher. Reglken bunlarla besleniyorum adeta. Bir de cola zerodan vazgeçemiyorum. Bu ürünler evime ayda bir giriyordur ama sürekli almam.

Sağlıklı atıştırmalık olarak meyve beni tatmin ediyor. Bazen dondurulmuş meyveden sorbe yapıyorum. Tuzlu olarak kruvasan sandviç kaçamaklarım oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(22.07.24)
Eti gong cips gibi olandan.
Daim cikolata ki cikolata bile degil galiba ama paketi ayni gun bitirmemek icin zor tutuyorum kendimi.
Bu kadar.
0
Kittie
(22.07.24)
Burcak bitter cikolataliya asiktim.
Tadelle, cekirdek, eti karam bitter, bazi rittersport cikolatalarina bayiliyordum hepsini biraktim.
Tek zaafim var reese’s cikolata
0
mor oje
(22.07.24)
@mor oje reeses ilk kez duydum. her markette var mı?
0
🌸Kediyi üzdün
(22.07.24)
Her sene kilo kilo aldığım blueberry :) buzlugu doldurup atıştırıyorum :)
0
kisa
(22.07.24)
abur cubur insanı sayılmam , ayda bir belki aklıma gelir, aç kalmışımdır ya da dışardayımdır ancak o zaman tüketiyorum. genellikle evde sade çubuk kraker ve susamlı çubuk kraker, ve altınbaşak bulundururum. çantamda altınbaşak mutlaka taşırım acil durumlarda işe yarıyor. cips olarak da sade, düz patates cipsi seviyorum ama yine ayda bir ancak tüketiyorum. tatlı sevmiyorum ama kan şekeri düşmesi, regl vs gibi durumlar için de eti fındıklı hoşbeş bulunduruyorum.
0
hypathia
(22.07.24)
Ülker Pötibör ve Eti Burçak dışında dışında aburcubur neredeyse hiç yemiyorum. Bu saydıklarımı da çok nadir. Arada da patlamış mısır yiyorum. Burada evde yaptığımız kek, kurabiye, poğaça gibi şeyleri değil ambalajlı ürünleri sayıyoruz bu arada değil mi?
0
nawar
(22.07.24)
Dondurma ve elmalı turtaya zaafım var, en hard diyet dönemimde bile önüme çıkarsa nefes almadan yerim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.07.24)
Dondurma abur cubur mu sayılıyor? Tatlılar da mı? Meyveler nasıl abur cubur yaa? :D Bence sayılmaz. Abur cubur alüminyum astarlı paketli ürünler bana göre.

Sayılanlara bakarsak, o zaman yerim. Dondurma yerim, çilek, muz, kayısı, karpuz. Dondurma demiş miydim?
0
gabe h coud
(22.07.24)
bu nasıl soru? abur cubur yemeyen var mı gerçekten? ben ayak kokulu peynirli doritosçuyum.
0
titanyum22
(22.07.24)
Her gün iki paket cips gömen biriydim. Artık elimden geldiğince sağlıklı yaşamaya dikkat ediyorum. Züber Noutos bence cips ihtiyacını gidermek için gayet başarılı, fıstıklı barlarının da tadını beğenmiştim. Bir de altınbaşak tahıl cipsi hoşuma gitmişti lays fırından gibi.
0
hrvl
(22.07.24)
bademli patlamis mısır yeni favorim.
kola içmeyi çok seviyorum. hergün içerim neredeyse
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.07.24)
sakına benim gibi üstünde şekersiz yazan ürünleri alıp hunharca yiyip sonra neden kilo aldım demeyin. sonradan farkedip herşeyin kalorisi varmış amk diye ayar olunabilir.
0
Zetnikov
(22.07.24)
abur cubur yemiyorum.
0
abelardo
(22.07.24)
Abur cubur ortamlarda denk gelince yerdim aliskanlik degildi. Sonra kulagima birsey calindi, bitter cikolata iyiymis diye, dedim alim, baktim sade gitmiyor, bitterle birlikte antep fistigi yedim. Bunu cok az miktarlarda yiyordum ama duzenliydi, bu nedenle su an asiri siddetli bagimlilik oldu.

Adi duyulmamis ornekler verecegim ama bunlar tam abur cubur da sayilmaz aslinda. Ekmege falan surulebilir veya direk kasiklanabilir.

- Toros naturel markali Ermenek Helvasi, sadece susam ve keciboynuzu pekmezinden olusuyor.
- Patar marka findik ezmesi, digerleri de iyi genelde ama bu dehset-ul vahset.

Her yerde bulunamayacak da olsa bir kac ornek daha vereyim.

- tony's chocolonely cikolatalari,
- Lindt orange intense,
0
mbond
(22.07.24)
@kediyi uzdun: her markette yok ithal bir urun. Migros, macro ve carrefourlarda var ama hepsinde olmuyor. Biraz magaza gezmek lazim. Tuzlu, yer fistikli muhtesem bisi
0
mor oje
(23.07.24)
(2)

Tam yeni bir işe baslayacakken daha iyi bir teklif almak.

sonhakan
Evrakları teslim ettim aybaşı baslayacakken çok daha iyi bir teklif geldi. Vazgeçersem bir yaptırımı olur mu?
Evrakları teslim ettim aybaşı baslayacakken çok daha iyi bir teklif geldi. Vazgeçersem bir yaptırımı olur mu?
0
sonhakan
(21.07.24)
ilk iki ay icinde istedigin gibi istifa edebilirsin sozlesme imzaladiysan bile, onlar da seni cikarabilir zaten.
0
ghilleinthemist
(21.07.24)
İlk 2 ay içerisinde ihbarsız ve sebepsiz bir şekilde istifanı verip işten ayrılabilirsin.
0
nawar
(22.07.24)
(6)

Erkeklerde "ne zaman evleniyorsun" muhabbeti

encokbenisevinnolur
Başlık durumu net anlat(a)mıyor muhtemelen de, açacağım:32 yaşındayım. Ben bu sosyal baskının sadece kadınlara has olduğunu düşünüyordum ve kenardan "yapılmasa keşke" dediğim bir şeydi de öyle değilmiş.Tabii sosyal çevreye de bağlı sanırım bu.Biraz aynı dertten muzdarip birilerinin yorumlarını duyma
Başlık durumu net anlat(a)mıyor muhtemelen de, açacağım:

32 yaşındayım. Ben bu sosyal baskının sadece kadınlara has olduğunu düşünüyordum ve kenardan "yapılmasa keşke" dediğim bir şeydi de öyle değilmiş.

Tabii sosyal çevreye de bağlı sanırım bu.
Biraz aynı dertten muzdarip birilerinin yorumlarını duymaya ihtiyacim var sanırım.

Ama 30'uma girdim gireli böyle bir mesele var, etrafimdaki herkes tarafından "ne zaman evleniyorsun" vs vs. Sevgili şeklinde söyleyeni de var. Bu konuyu açan rastgele birinin üstüne saldıracak kıvama geldim bir ara "sanane lan" diyerek. Neyse bu tepki de pek normal değil de, şimdilerde sakinlestim biraz en azından ama yine de sinir bozucu.
Alakasız konularda şöyle şeyler söyleniyor.

- senin çocuğun yok bilmezsin
- ne zaman evleniyorsun
- bir de sevgili yapman lazım senin
- evli olsan x konusuna bu kadar takılmazsın
- vay ben senin gibi bekar olsam xyz yaparım

Bunları söyleyen çeşitli yaş gruplarından erkek tanıdıklar.

Farkli yaş gruplarından kadın tanıdıklar da ya birileriyle tanistirmayi teklif ediyor ya da birini bul "artık" kendine diyor.

Soru kısmı, belki şu olabilir:
Nedir bunun kaynağı ve amacı? Anlayamiyorum çünkü biriyle tanistirmayi teklif etme dışında (şayet kendi beyan ettiği bir isteği varsa o da) kimsenin sevgilisi ya da evliligini vs takip etmiyor ya da yaşamındaki alakalı alakasız şeyleri buna baglamiyorum. Bu nedir nereden çıkıyor?
0
encokbenisevinnolur
(21.07.24)
Öncelikle; sen erko muydun oha.. bu benim kadın olmamdan daha skandal bı bilgi

Nys konuya gelirsek;evlilik hayatın çok içinde, ortasında bı mevzu. İnsanın hayatini da baştan sona degistiriyo. Dolayısıyla günlük sohbetlerde yer bulmasi normal geliyor bana. Ve boş muhabbet konusu işte mis

Bi de şey gibi, sohbete "nasılsın" ile başlamak gibi... Derine inince anlamsız ve gereksiz bir soru ama yerleşmiş...
0
abuzer
(21.07.24)
Ağza yerleşmiş bir muhabbet +1

Değer verdiğim insanlar bana bu muhabbeti yapmaya başladığında “belki sizin acele edişiniz yüzünden paniğe kapılıp yanlış karar vereceğim neden bilinçaltıma hep evlenmeliymişim fikrini ekiyorsunuz” şeklinde konuşma yaptığımda bu ısrarlar, tavsiyeler, dokundurmalar bıçak gibi kesilmişti. Size de tavsiye edebilirim. Az samimi olduğum insanlara da “ben evlilik baskısı görmek için daha çok gencim” diyip gülüyorum :d

Sizi gerçekten seven insanlar ilk konuşmayı yaptığınızda yaptıklarının kötü bir şey olduğunu fark edip düzelteceklerdir. Diğer insanları da kafanıza takmayın. Çok sinir oluyorsanız siz de bekarlık övün ne olacak.
0
ruhen hastayim ben
(21.07.24)
Cidden bos beles seyleri kendine dert ediniyor ve muhabbetini yapıyor olabilirsin, insanlar da birini bul daha somut dertlerin olsun hem de mutlu ol istiyordur.
0
passive aggressive
(22.07.24)
30 yaşını geçip de bu baskıyı yaşamamış erkek çok azdır zaten. Evlenmem yönünde baskı yapanlara ya da fikrini sormuşum gibi akıl verenlere evliliklerini ve evdeki mutluluklarını sorgulatıyorum. Biraz da onlar huzursuz olsun.
0
nawar
(22.07.24)
hepsine mesafeyi koydum.

yalnızlaştık ama olsun.

galatasaray, aga ortamı, büyüklerle takılmak (50+), spor, arada kafa dengi hatunlarla tanışma dışında devamke.

evde halen bu baskı var. yakında evimi alınca o da bitecek :d
0
baldan kaymak
(22.07.24)
bey arkadaşım, üstüne alınma lütfen, soruna cevap vermek için genelleme yapacağım. ama bu ülkede evlenene kadar erkeklerin önemli bir kısmı ayı gibi yaşıyor. insan gibi değiller. otuzluk adamın hayatında doğru dürüst ilişkisi olmamışsa mağara adamı gibi bir şey oluyor. evcilleşmiş olanları da bunlara bakıyor ve tiksiniyor. hem kendini hatırlattığı hem de evcil ortamına yakıştıramadığı için onun da evcilleşmesi adına evlenmesini salık veriyor. sen düzgün adamsındır, aklından bile geçmez ama bir diğer bekar adam, senin arkadaşının karısına ortamda ayı gibi ağzını ayırıp bakmıştır, hatta öküz öküz konuşmuştur da. o yüzden bekar erkek, ortamlarda sıkıntı olarak görülür. senin yerinde olsam evlilerle arkadaşlığımı sürdürmem. şahsen sürdürmüyorum da, highly tavsiye ederim eksikliklerini aramadım hiç.

ha yukarıda bahsettiğim evcilleşme olayının da tamamen rol olduğunun farkındayım. yeri gelince anında özüne dönerler.
0
titanyum22
(22.07.24)
(5)

alibaba siparişi

duyurukullanıcısı
https://i.hizliresim.com/sz81mme.jpgşu ürün bana sorunsuz gelir mi?3d printer
i.hizliresim.com

şu ürün bana sorunsuz gelir mi?

3d printer
0
duyurukullanıcısı
(19.07.24)
Gelmez gumruk sinirini geciyor. Eger gumruk belgeniz yoksa ticari bir kurulus degilseniz alamazsiniz.
0
synthetic a priori
(19.07.24)
ticaret.gov.tr

3.Soru: Posta/hızlı kargo yoluyla gönderilen eşyanın tek başına kıymetinin 150 Avro’yu aşması halinde ne işlem yapılır?
Cevap: Ağırlığı brüt 30 kilogramı ve bedeli 150-1500 Avro arasında kişisel kullanım için gelen, ticari miktar ve mahiyette olmayan eşya için hızlı kargo operatörleri sizin adınıza detaylı beyan vererek işlemi gerçekleştirebilmektedir. Bu kapsamda eşyanın ithalat vergilerinin ödenmesi ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekir. Bununla birlikte, operatör firmaları gönderi geldiğine dair bildirimin tarafınıza yapıldığı tarihten itibaren ardiye, müşavirlik v.b. ücretleri talep edebilir.
0
nawar
(19.07.24)
Hangi yazıcı merak ettim
0
glamdr1ng
(19.07.24)
Bir printer parasi daha ödersin en iyi ihtimalle.
İthalat yapacaksınız. cE belgesi bilmem ne tescil belgesi isterler. Ters zamanlarına gelirse burada TSE akredite bir laboratuvara gönderip onay belgesi isterler.
0
nop
(20.07.24)
🌸duyurukullanıcısı
(20.07.24)
(1)

Rezerv yasasinin belediyenin cokmesinden farki ne?

lapaz
? Mesela ankarada cukurambardaki gecekondulara cokulmesi olayi.
? Mesela ankarada cukurambardaki gecekondulara cokulmesi olayi.
0
lapaz
(19.07.24)
Gecekondular hazine arazisine çöküyorlar. Yani gecekonduda oturanlar kamu arazisini gasp ediyorlar. Onlardan ya da başka kaçak yapılardan bu arazileri geri almak "çökmek" değil, kamu hizmeti. Bazı hükümetler zamanında bu şekilde gasp edenlerin oyunu alabilmek için onlara tapu çıkardı. Bu da şehre ve halka ihanet aslında. İstanbul'da bu tapu verme rezaleti yüzünden yaşanan çarpık kentleşmenin sonuçlarını yaşıyoruz yıllardır.

Çukurambar özelinde farklı bir durum mu var bilmiyorum. Rezerv yapı konusunda ise yasanın yeni hali ile yeni yapılar için boş arazilerin kullanımına ek olarak kusurlu/hasarlı evler konusu da geldi. Yani bir bina hasarlı olarak tespit edilince tahliye sürecine geçilmesi gerekiyor. Eğer daire sahipleri kendi aralarında anlaşamazsa bir nevi "ortaklığın giderilmesi davası" dönüyor ve araziyi devlet alıp paydaşlara/tapu sahiplerine biçilen bedeli ödüyor. Kötüye kullanım olmaması durumunda hasarlı evi kentsel dönüşme sokmak isterken sorun çıkaran kat sakinleri ile kilitlenen sorunu çözüyor. Tabii kötüye kullanıma çok açık.

Yani biri her türlü kamu yararınayken, diğeri sadece kötüye kullanım olmadığı durumda apartman sakinlerine faydalı.
0
nawar
(19.07.24)
(14)

Deniz varken neden havuzu tercih ediyorlar?

michael_knight
İki seçenek de varken havuzu tercih edenleri görüyorum ve neden öyle yaptıklarını anlayamıyorum.Deniz dururken neden havuzu tercih ediyorlar?
İki seçenek de varken havuzu tercih edenleri görüyorum ve neden öyle yaptıklarını anlayamıyorum.
Deniz dururken neden havuzu tercih ediyorlar?
0
michael_knight
(19.07.24)
Muhtemelen dalga yok boğulma riski az bir de temiz olduğu düşünülüyor diye tahmin ediyorum.
0
Bir ben var benden şurada
(19.07.24)
Genelde çocuklar/gençler havuzu daha çok seviyor. Eskiden ben de öyleydim mesela, yazlıkta deniz yerine havuza girerdik hep. Şimdi en son ne zaman havuza girdiğimi hatırlamıyorum bile. Deniz varsa denize girerim.

Bir de çocuklu aileler mecbur çocukları için havuzda takılabiliyorlar.
0
jonas
(19.07.24)
Deniz suyunun tuzlu olması hoşlarına gitmiyor olabilir.
0
pispinti
(19.07.24)
Günes, güneslenmek ve plajdan nefret ediyor olabilirler.

Ayrica yasadigim yerde deniz yok ve olsa da sirf yüzmek için tonla para vermezdim. Havuz daha pratik.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.07.24)
güzel deniz bulmak o kadar kolay değil özellikle birde halk plajı falan ise insanların rahat edememesi normal, kirlilik vs de işin içine girince bildiğin bir havuz daha mantıklı olabiliyor
0
duyurukullanıcısı
(19.07.24)
Öngörülemeyen canlı popülasyonu korkutucu geliyor olabilir. Yüzerken savunmasız canlılarız aslında. Denize açıldığımda yunus sürüsü ile burun buruna geldiğimden beri ben de varsa havuz tercih ediyorum.
0
ruhen hastayim ben
(19.07.24)
Denizdeki canlılar, çevredeki kalabalık, sahilde her yerin kum olması, tuzlu su, dalgalar, tatil yerindeysen türlü varoş su üstü etkinlikleri (muz, simit, jetski, hede hödö)...

Tabii genelde denizi tercih ederim. Çünkü yandan kalabalık bir yerde ya da düşük yıldızlı bir otelde havuza gireceğime -denize de giremiyorsam- duşa girerim daha iyi. Havuzlar pislik ve hastalık yuvası. Denizde 100 metre çapında çevrenizde mutlaka denize işeyen biri oluyor(dur) ama o kadar büyük ve hareketli su kütlesinde size düşen ppm'i hesaplayamazsınız bile.
0
nawar
(19.07.24)
yüzme bilmiyor olabilir.
balıklardan korkuyor olabilir.
kalabalıktan kaçıyor olabilir.
tuzlu su sevmiyor olabilir.
0
jelly bear
(19.07.24)
Dalga,
Tuzlu su genize kaçınca daha rahatsız edici,
Temiz,
Kum, çakıl vs yok,
Her giriş çıkışta tuzlu su tahrişi yok.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.07.24)
Ben de anlamlandıramıyorum. Deniz harika bir şey.
0
gabe h coud
(19.07.24)
Kumsal temiz olmuyor, insanlar ne var ne yok kumlara atıyor, ayağına temas etsin istemiyordur. Denizin içinde de cam kırıkları olabiliyor, deniz kestanesi batabiliyor, bazı kişiler balıklardan ve diğer deniz canlilarindan korkabiliyor. Bunun yanında havuz daha pis aslında. Ben denizi seviyorum. Balıkları izlemek için özellikle denizde olmayı seçerim ve korkmam. Ayağıma bir şey batarsa diye deniz ayakkabısı giyiyorum ama aslında deniz ayakkabısı giymeyi istemezdim. Bir de kumsallar gerçekten çok pis ya.
0
rock n roll
(19.07.24)
Havuz her acidan denizden daha avantajlidir. Guvenlik olsun suyun tuzlu olusu sudan ne cikacagi belli degil misal.

Havuzun 2 dez avantaji var

1 temizlik konusunda sikintili deniz gibi kendini cok iyi yenileyemiyor birisi isedi diyelim bu suyu yutma ihtimalin var yada dus almadan apis arasi kokan bi amcanin girmesi fln alan dar vs bu konuda deniz cok iyi

2 havuzun kaldirma kuvvet az direk batabiliyorsun

2
0
Zetnikov
(20.07.24)
idman icin havuz daha iyi.
sürekli git gel yaptiginda tamamen transa geciyorsun.
0
robert bosch
(20.07.24)
Havuza temiz diyeni de gördük burada vay arkadaş
0
Cezcez
(20.07.24)
(18)

hangi marka ayakkabı giyiyorsunuz - erkekler

baldan kaymak
puma, adidas, nike. bende şu an bu üç markanın 4 ayakkabısı var.sizleri merak ettim.
puma, adidas, nike. bende şu an bu üç markanın 4 ayakkabısı var.
sizleri merak ettim.
0
baldan kaymak
(19.07.24)
Pumaya gectim deniyorum bakalim ne kadar dayanacak.
Onceden nike ve hummel midir nedir onu kullandim.

Sen bize saglamlik f/p vs yorum yapabilirsin baya ayakkabin varmis
0
Zetnikov
(19.07.24)
Adidas ve decathlon
0
nothing in my way
(19.07.24)
son 6 ayakkabım da adidas koşu ayakkabısı. ultra boost light'ı özellikle beğendiğimden 2 çift aldım biri açık biri koyu renk. 2012'den beri adidas dışında ayakkabı almadım.
0
konetsu
(19.07.24)
Asics'ten şaşmam.
0
biergarten
(19.07.24)
ecco - buna benzer 4-5 ayakkabı
tr.ecco.com
buna benzer 5 ayakkabı
tr.ecco.com
adidas ultraboost 5 tane
nike alphafly next %3
nike vaporfly next 3
nike pegasus trail
massimo dutti 5-10 tane
0
gabe h coud
(19.07.24)
Aldo derimod mudo fabrika
0
lapaz
(19.07.24)
Under armour iki tane basketbol bir tane yazlık bot
Salomon patika koşu için
Lomer günlük kullanım için
Adidas powerlift ayakkabı gym için
Columbia kışlık bot aldım yeni soğuk hava yürüyüşü için
Keen uneek sandaletim var
merrell deniz ayakkabım var
Uyuduruk adidas var bir tane de giymiyorum hiç.
0
hasmetizm 2046
(19.07.24)
2 tane daha adidas sneaker var biri kısa biri uzun. Çok rahatsızlar onları da giymiyorum hiç.
2 tane de deri yazlık ayakkabım var onları da çok nadir giyerim.
0
hasmetizm 2046
(19.07.24)
adidas
altra
camper (bot)
nike
skechers (eski, kisa mesafede kullaniyorum)
adidas (bu biraz sorunlu)
camper
asics (indoor spor)
nike (basket sahasi)
0
lemmiwinks
(19.07.24)
2 gündür ayakkabılara bakıyorum. Kalıba göre 45 ya da 46 numara almam lazım. Ya çirkin modeller var ya da plastikten yapılmış şeyler. Ayakkabı numarasını yazdığım anda ürünlerin %90'ı uymuyor zaten. Şuraya ekmek kırıntısı olarak bu yorumu bırakayım da akşam bakarım.
0
nawar
(19.07.24)
columbia ve sketchers. smart casual da timberland.
0
kveldulv
(19.07.24)
new balance ve adidas cogunluk. skechers, puma, reebok ve asics de var kral.
0
baldur2
(19.07.24)
Nike idi son üç dört yıldır. Asics'e geçtim.
0
unalub
(19.07.24)
Timberland, ecco, clarks, hoff, camper business casual için
new balance, adidas, vans, reebok north face sneaker, spor, outdoor
0
Bruce
(19.07.24)
Bütün ayakkabılarım Skechers. Kalktım saydım 11 çift varmış.
Kışlık bot olarak da bir tane Helly Hansen var ama neredeyse hiç giymedim. Artık eskisi kadar soğuk olmuyor buralar.
0
pispinti
(19.07.24)
daha önce adidas, nike, skechers giydim. en son salomon alınca "oh be" dedim. bundan sonra şaşmam spor ayakkabıda salomon'dan.
0
mustafakesekci
(19.07.24)
15 yıldır falan sadece geox

şimdi bulamıyorum artık
0
duyurukullanıcısı
(19.07.24)
Nike air force
Nike air max
Dr martens
0
ferenc
(19.07.24)
(12)

gösterge panelindeki isaret nedir

ala09
selamlar https://hizliresim.com/lum9ccz
selamlar

hizliresim.com
0
ala09
(19.07.24)
marka model nedir? hiç görmedim bunu ama kırmızılar ciddi uyarılardır. fren hidroliği olabilir gibi geldi (sadece tahmin)
0
kisa
(19.07.24)
lastiğe de benziyor. lastik basınç işareti başka bir yerde mi acaba?
0
jelly bear
(19.07.24)
pejo 407
0
🌸ala09
(19.07.24)
Kırmızı "STOP" ışığı acil bir durumu işaret eder ve aracın hemen durdurulması gerektiğini belirtir.El freni veya fren sıvısı seviyesi düşük olabilir.Fren hidroliği basıncı veya fren pedlerinde bir problem olabilir.
0
numlock
(19.07.24)
Sol üstteki fren hidroliği, kaputu açarsan aynı simgenin olduğu kapağı da görürsün ama servise götür işte.

Ortadakini bilmiyorum ama balataya benzettim onu da.
0
nhk ni youkosu
(19.07.24)
Peugeot 407 flat tyre warning light - indicates that one of the tyres in your Peugeot 407 is not inflated correctly - please check your tyre pressures.

Hava basıncı yani.

www.diagnostic-world.com
0
jackyr
(19.07.24)
Sanirim lastik hava basinc uyarisi, internette uzun ugraslar sonucunda bunu bulabildim.

"Peugeot 407 flat tyre warning light - indicates that one of the tyres in your Peugeot 407 is not inflated correctly - please check your tyre pressures."

www.diagnostic-world.com
0
mbond
(19.07.24)
ünlem olan el freni ikaz lambası.
0
jelly bear
(19.07.24)
işaret lastiğe çivi girmiş olarak görünüyor. Yani lastiklerden birinde hava basıncı azalmış
0
Kediyi üzdün
(19.07.24)
www.kullanimkilavuzu.com.tr

Patlak lastik gösterge lambası
0
nawar
(19.07.24)
Nawarın attığı iyiymiş. Stop ile birlikte yanarsa el freni değil hidrolik veya başka Bi fren arızası diyor. Ortadaki de patlak lastik.(belki de basınç çok düşük?) Naptınız hocam bu arabaya
0
nhk ni youkosu
(19.07.24)
lastik patlakmis evet her cevaba ayri ayri cok tesekkur ederim. stopla lastik ayni anda yandi aslinda el freni cekince de diger ikaz. arabayla markete firina falan gidip geliyorum ama biraz oyle bi durumumuz var sanayi seviyo biz almisiz zamaninda siz sakin yapmayin*-*
0
🌸ala09
(19.07.24)
(9)

LGBT normalleşti mi Türkiye'de?

ferenc
Sarıgül'ün LGBT kaset söylentileri hiç ilgi görmedi. Sanki normalleşti gibi. Ne düşünüyorsunuz?
Sarıgül'ün LGBT kaset söylentileri hiç ilgi görmedi. Sanki normalleşti gibi. Ne düşünüyorsunuz?
0
ferenc
(18.07.24)
Sarıgül edilgen konumda olmadığı için olay büyümedi bence.
0
Bir ben var benden şurada
(18.07.24)
Sana bir tr gercegi soyleyeyim mi

Gay lezbiyen yada trans insanlarin sayisi gercekten baya fazla

Ama cogu gizlenerek yasiyorlar insanlarin cogu zannediyor ki lgbt sadece nadiren gorunen bisey

Aslinda cevremize baktigimizda amcamiz dayimiz teyzemiz yengemiz kardesimiz abi ablalarimiz daha bir cogu lgbt olabilir fakat dedigim gibi insanlar gizleniyor yada ne yapacaklarini bilmiyorlarkisa gorunur degiller

Herkes birer lgbt adayidir ben taksimde cok takildim ne insanlarla tanistim ünlü yada ünsüz anlatsam klavye yetmez burada
0
Zetnikov
(18.07.24)
Sarıgül "aktif" olduğu için yayanların umduğu kadar ilgi görmedi. Anadolu irfanı, aktif olunca gay olmadığını sanıyor.
0
nawar
(18.07.24)
Ben de öyle düşünüyorum. Pasif olsaydı daha büyük etki yapardı
0
🌸ferenc
(18.07.24)
Neredeyse köpeklerin terörist ilan edildiği bir ülkede lgbt'nin normalleştiğini düşünmek çok iyimserce gibi geldi bana.
0
nick konusunda kararsizim
(18.07.24)
Ücretli trans bireylerin kazandığı paraları baz alırsan ülkedeki potansiyeli tahmin edebilirsin.
0
HellKeePer
(18.07.24)
Şu anda Türkiye'de ne olduğu fark etmeksizin herhangi bir görüş, kimlik, yaşam tarzı marjinalize olmuş durumda. Siz sayın ben de o da marjinal diyeyim. Marjinalize olmayan herhangi bir şey yok. Resmen ergenlik bunalımındayız.
0
akhenaten
(18.07.24)
Sarıgül'ün siyaseti domine edecek bir gücü yok. Güçlü birisi olsaydı şu anda tüm troller medya harekete geçer işini bitirirlerdi.
0
komando kani var bende
(18.07.24)
lgbt'den ziyade seks kasedi olayı sıradanlaştı.

çok sevişken erkek arkadaşlarım var. merak ediyorlar trans bireylerle ilişkiyi ama anlatamıyorsun. o zaman sen de gay oluyorsun deyince itiraz ediyorlar :))

x'de biri yazmış, seyredince benimki kımıldadı diye.
olay bu. ülke olarak bastırılmış cinsellik altındayız.
0
janderzel zartanyan
(19.07.24)
(9)

Tek kulağa küpe takmak

Bir ben var benden şurada
Komik değil mi? Yani bakıyorum gençlerde zaten oek görmüyorum da 45-50 yaşında adam tek kulağına küpe takmış benim gözüme acayip batıyor, başka birinin 2 kulağında küpe olsa mesela çok normal geliyor ama tek kulağında küpe olunca yaş bunalımına girmiş bi ergen gibi gözüküyor bana, siz ne diyorsunuz?
Komik değil mi? Yani bakıyorum gençlerde zaten oek görmüyorum da 45-50 yaşında adam tek kulağına küpe takmış benim gözüme acayip batıyor, başka birinin 2 kulağında küpe olsa mesela çok normal geliyor ama tek kulağında küpe olunca yaş bunalımına girmiş bi ergen gibi gözüküyor bana, siz ne diyorsunuz?
0
Bir ben var benden şurada
(18.07.24)
biraz bile absürt durmuyor vallahi. -tek kulağında küpespor
0
kel aynak kusu
(18.07.24)
Hocam aslında bu çok temel bir kavrayış, senin için sıradan olan şeyler başkası için mücadele gerektirebiliyor

Geçen sokak röportajlarında tam dediğin gibi bir adam vardı muhabbet tıkanınca senin gibi küpeyi sordu, adam da 30 sene memurluk yaptım o zamanlar takamıyordum artık emekliyim istediğim gibi yaşıyorum dedi

Bazı mesleki mecburiyetler, bazı sosyal çevre ve kodlar yüzünden insanlar istedikleri basit şeyleri bile yapamıyorlar

iki küpe tek küpe beş küpe kimseye zararı yok :)
0
grimavi
(18.07.24)
Ben seviyom, hoj
0
abuzer
(18.07.24)
Bu mevzu bayadır konuşulmuyor ama bi 10 sene önceye kadar "iki kulağına küpe takan erkek gaydir" kıstası vardı. Hatta tek kulağına takanın da sola takması lazımdı sağa takarsan yine gaydin :D

Yani bayadır bu saçma önermeyi duymadığım için artık bitti bu dönem diye düşünüyorum ama belli bir yaşın üstü için travma olabilir hâlâ
0
nundu
(18.07.24)
ne alaka ya, benim kupem yok ama takiyim desem ikinci bir kulaga takmak asla aklima dahi gelmez yani.
0
bay b
(18.07.24)
90'larda filan "erkekler sol kulağına tek küpe takar" gibi bir söylem vardı.
Sağ kulağında veya her iki kulağında küpe olanlara farklı anlamlar yüklenirdi. LGBT, politik doğruluk vs. de olmadığı için dümdüz giderlerdi.
O zamanın genç adamları bunun etkisinde olabilir.
0
burfak
(18.07.24)
Birde kupe takan toptur diyip moda olunca kendisi de takan tipler vardi

Gizli hayranlik iste kendisi takamayinca karsi tarafa ibne derlerdi

Aynisi sac uzatma icinde gecerliydi
0
Zetnikov
(18.07.24)
Tek kulağına takan takı takıyordur, iki kulağına birer tane takan ise bol şalvar giyip tarot bakıyordur gibi geliyor bana da. Hadi bakalım ahahaha.

Küpe takmıyorum. Takmayı da düşünmüyorum. Tek kulağa 1 küpe takma olayı 2 kulağa total 27 tane takmaktan da iki kulağa birer tane takmaktan da daha normal geliyor bana.


Not: Erkeğim ben de beyler, burada beğenimi belirttiğimi düşünüp mesaj kutuma gelmeyin.
0
nawar
(18.07.24)
sola takan özgür, sağa takan gay, ikisine de takan özgür gay demişti yaklaşık 17 sene önce üni'de arkadaş benim 2 tarafta da olduğu için :)
0
high hopes of the sozluk
(18.07.24)
(12)

Turkiye'deki sigara fiyatlari

baldur2
Niye absurd derecede dusuk? Resmen en iyi sigara 2 dolar bile degil. Ickinin sigaradan pahali olmasi bir cok ulkede gorulmus bir sey degil mesela.Nedir sebep? Ekmek gibi millet Isyan etmesin diye ozellikle mi bu kadar dusuk tutuluyor?
Niye absurd derecede dusuk? Resmen en iyi sigara 2 dolar bile degil. Ickinin sigaradan pahali olmasi bir cok ulkede gorulmus bir sey degil mesela.

Nedir sebep? Ekmek gibi millet Isyan etmesin diye ozellikle mi bu kadar dusuk tutuluyor?
0
baldur2
(18.07.24)
Aslında 20 yıl önceki fiyatlara göre bayağı yüksek. Çeşit çeşit sigara vardı ve aralarında da fiyat farkı vardı.

Sigara içen çok fazla, 20lik paket sigaranın 16 dalı vergi diye biliyorum, buradan bir de yakıttan gelen verginin geliri muazzam. Fiyat arttırırken bunu da düşünüp arttırıyorlar bence, sigara fiyatlarını iki katına çıkartsalar herkes kaçak tütüne kayar ya da sigarayı bırakır, bu da devlet bütçesinde büyük gedik açar.
0
lamborcini
(18.07.24)
Alkolün pahalı olma sebebi politik, bunu bilmeyen yok sanıyorum genel bir bilgi bu. Artık şaşırmıyor olmalısınız buna.

Sigara ise farklı, öncelikle dini açıdan net bir kapsama girmiyor ve tüketen çok sayıda insan var, tüketen insanlar her kesimden. sigara fiyatlarına haddinden fazla zam yapıldığında bu içenlerin sigarayı bırakmasına sebep olmuyor bu da defalarca kere görüldü bu ülkede. Kimse isyan etmiyor zaten, ama bunun yerine kaçak sigara tüketimi artıyor. Hem insanlar sigara içmeye devam ediyor, hem de devlet daha az vergi almış oluyor. Bu istenen bir şey değil haliyle.

Ayrıca "o kadar da ucuz" değil. Maaşları da dolar cinsinden düşünün. Sigara fiyatları akaryakıt gibi maliyetleri üzerinden belirlenmiyor. İnsanların alım gücüne göre zorlayıcı bir seviyede tutuluyor. Haliyle ucuzu pahalısı nedir diye düşünürken maliyet hesabı yapıyormuş gibi düşünmemelisiniz. Avrupa'da 2 dolara satılması farklı, Türkiye'de 2 dolara satılması farklı.
0
akhenaten
(18.07.24)
Ne olsun istiyorsun, sigara içmiyorsan sana ne?
Türkiye dünyada en çok sigara tüketen ülken. Çoğu markalar da burada üretiliyor.
0
numlock
(18.07.24)
bugün hep birlikte sigarayı bırakalım, yarın benzin 100 lira. ülkenin en büyük gelir kaynaklarından biri sigaradan alınan vergi. bakmayın reisin milletin cebinden paketi aldığına. yenisini alsın da vergi versin diye yapıyor öyle :D
0
mustafakesekci
(18.07.24)
@lamborcini aslında sigara fiyatları reel olarak epey bir düştü. www.verikaynagi.com
Mesela 2013’te ortalama sigara 7.50 3 euro yani. 2016’da 11,25 3 euro’dan da fazla. Şu an 2 euro’nun altında.

@akhenaten çok sayıda çalışma var sigara fiyatları arttıkça bırakan insan sayısı da artıyor, istersen birkaçını bulur gönderirim. Bu sebeple mesela Hollanda’da sigara halihazırda çok pahalı (8-10 euro civarı) ancak 30 euro’ya çıkarmayı tartışıyorlar.

@numlock İşte tam da bu yüzden, Türkiye’nin dünyada en çok sigara içen ülke olması nedeniyle, devlet sorumluluğu olan halk sağlığı konusunda yeni politikalar üretmeli ve günlük, kısa vadeli çıkar odaklı değil de uzun vadede sigara tüketimini azaltacak, bilimsel olarak kanıtlanmış yollara gitmeli. Buna daha fazla zam da dahil.
0
but that was just a dream
(18.07.24)
Dunyadaki en ucuz sigara turkiye'de arkadaslar belki de. Bunu sormamda bir absurdluk gormuyorum.



@numlock

Sorun da o zaten.
0
🌸baldur2
(18.07.24)
Ben şeyi merak ediyorum, Avrupa'da pahalı olan sigarayla Türkiye'deki birebir aynı mı yoksa yine ucuza getirmeye çalışıp daha da kanserojen mi yapıyorlar acaba.

Bu arada sigara pahalı olunca vape denen şeye dadanıyorlar veya boş sigara tüpleri kağıtları alıp kendileri tütün ve/veya ot vb. şeyler içiyorlar. İçen yine yolunu buluyor. Sigara dünyası acayipmiş, AB üretimi bir sürü sigara tüpü, doldurma makinesi, filtresi vs var ve hepsinin İtalyan İspanyol Polonya markası falan olması fena güldürmüştü beni haha sen pahalı yaparsın başka yerden patlar.
0
nhk ni youkosu
(18.07.24)
Vergi olayi zaten soylenmis.
Bu benim sigara firmasında çalışan arkadaslarimdan bilgidir;
Sigara firmalari malum lobici. Lobisi güçlü olan yerde zaten elektronik sigara yasaklatiyor vs. Sonra da sigarayi dayiyor.

Lobisi güçlü olmayan yerlerde "sigara çok kötü icmeyin elektronik için " diyor.

Kısacası sigara lobisinin de etkisi var ama tabiki devlet bu konuda sağlık falan değil kendi çıkarlarıdm düşünülüyor. halkın zaten hobiymis, alkolmus, disari cikmaymis vs yapabilecek bir parası yok, insanlar fakir Tek parasi cay/kahve/sigara. Bundan sigarayi da alirsan sıkıntı çıkar. O çıkmasın diye. Yoksa emin ol daha fazla vergi için verirlerdi zami.
0
logisticsmanager
(18.07.24)
romanya'da camel 25 lei.
cluj-napoca'da herkesin maaşının ortalaması 1000 euro (hemen hemen 5000 lei).
ortalama 1+1 ev kirası otopark dahil 2500 - 3000 lei (500 - 600 euro arası).
ben valla romanya'da sarma sigara alıyorum.
1 kilo tütün kargo dahil 200 lei'ye denk geliyor.
2 ay aşağı yukarı idare ediyor beni.
günde 1 paketten fazla sigaraspor.
0
rain when i die
(18.07.24)
@but that was just a dream, buraya bir parantez açmak istiyorum, bunu gösteren araştırmalar yok demedim. Elbette ki var, zaten sigaranın komple yasaklanmasındansa fiyatlarının yükseltilmesinin sebebi bu tür araştırmalar. Bu bir sır değil. Ancak araştırmalar yapıldığı bölgelerin gerçekliğini yansıtıyor. Bunları doğrudan buraya uyarlayamayız. Hiçbir araştırmaya gerek olmadan zaten bir malın fiyatı ortalama alım gücünün üstüne çıkarsa ona erişimin kısıtlanacağını söyleyebiliriz, ancak kaçakçılıkla mücadele ve halkın tutumu da bu sonuçları etkileyen faktörlerden birisi.

Bunun en yakın dönemdeki örneğini 2010'lu yıllarda bizzatihi yaşayarak gördük aslında. Sigara fiyatları yükseldi ve her köşe başında kaçak tütün satan dükkkanlar türedi, bu tütünler bir şekilde dolaşımda kalmayı başarabildi. Aynı zamanda fiyatları da sigaraya gelen zamlarla sürekli yükselmeye devam etti. Sonuç olarak kayıt dışı ekonomide artış meydana geldi.

Toplumun genel duruşu da bu olayın yaşanmasını engelleyecek bir yapıda değil. İnsanların geneli "sigara kötü bir şey", "içmesen daha iyi" demekten öte bir duruşa sahip değil. Sigaraya karşı hassasiyet gösteren ve hatta genel olarak sağlıklı yaşamanın önemine vurgu yapan insanlar genel çerçevede, kaba bir tanımla plaza insanlarından oluşuyor. Diğer kesimlerdeki insanlarda bu kadar belirgin bir hassasiyet yok. Ben göremiyorum en azından. Sadece sigara değil her türlü gıda maddesine karşı ve ayrıca sağlıklı diyet yapılarına ve yaşam tarzlarına karşı böyle bir umursamazlık hakim. Hal böyleyken daha detaylı programlar olmadan sadece fiyatları yükseltmek çözüm olsun sanmıyorum.
0
akhenaten
(18.07.24)
Türkiye'de gerçekten çok ucuz. Alkollü içeceklerden ucuz olması ise tamamen siyasi-dini sebeplerden.

Gelişmemiş ülkeler ve bu ülkelerden yoğun göç alan ülkelerde sigara tüketimi fazla olur. Hele bir de halk sağlığı temelli sigara fiyatlandırma politikası yoksa. Biz bu üçüne de tik atıyoruz. Haliyle Dünya'da en çok sigara içilen ülkelerden biri Türkiye. Sigaradaki yüksek vergi sayesinde fiyat bu seviyede. Vergi olmasa sudan ucuz.

Kayda değer bir vergi kaynağı oluşturuyor. Bizde halktan alınan vergi, halk sağlığından önemli olduğu için fiyat böyle. Çünkü fiyatı arttırırsa sigara içen azalacak. Ayrıca alternatif yöntemlere (kaçak sigara, tütün vb.) yönelen artacağı için paket alan düşecek ve vergi geliri düşecek. Başka sebepten değil.
0
nawar
(18.07.24)
Her ülkenin maliye politikası ve öncelikleri farklıdır neden benzer veya aynı olsun ki! Tekel ürünleri ekemk gibi temel tüketim malı değildir faydalı değildir dolayısıyla ekmek gibi faydalı nimetlerle mukayese edilemez. Tekel ürünleri toplum sağlığına zararlı olduğu için caydırıcı vergi politikası uygulanır.
0
doharkoman
(18.07.24)
(1)

resmi tatillerde ek mesai ücretini tam yatırmayan işveren için ne yapılır?

mustaafaa
merhaba. profesyonel bir yoruma ihtiyacım var. bunun için hukuk bürolarına başvurmam gerektiğini biliyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum. bu konuda bilen birileri bana yol gösterirse sevinirim.
merhaba. profesyonel bir yoruma ihtiyacım var. bunun için hukuk bürolarına başvurmam gerektiğini biliyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum. bu konuda bilen birileri bana yol gösterirse sevinirim.
0
mustaafaa
(17.07.24)
Ulusal bayram ve genel tatil günü çalışmalarında, eğer aksi yönde bir toplu iş sözleşmesi ya da işverene ait bir vaat yoksa çalışılan gün kadar ek ücret alınır. Yani günlük ücretin 1 liraya geliyorsa ve 3 gün çalıştıysan maaşın yine tam yatar, üstüne fazla mesai ücreti olarak 3 lira eklenir. Burada bazen hata yapılıyor. 3 gün için, maaşa ek olarak 6 lira yatacak sanılıyor. Bu, sebeple kavram karmaşası çıkabiliyor.

Bundan sonraki adım öncelikle iş yeri ile görüşme, olmazsa 170 (ÇSGB) ile konuşma. Vatandaş temsilcilerinden konuyla ilgili istediğiniz desteği alıp şikayeti yapabilirsiniz. Olumsuz adımda ara bulucu adımı devreye girer. Orada da anlaşılamazsa mahkeme yolu. Genel tatil ücreti hakkınız 4857 no'lu İş Kanunu'nun 37, 44, 45 ve 47. maddelerinde işlenir. Haliyle eğer yukarıda bahsettiğim hesap hatası yoksa iş mahkemesinden olumsuz dönme imkanı yok.
0
nawar
(18.07.24)
(10)

given sıfat olarak

yetkili birine benzeyen abi
he's very given...gibi bir kullanım var mı? bir filmde duymuştum ve not etmiştim.şimdi aratınca hep fiil hali çıkıyor given'ın.
he's very given...
gibi bir kullanım var mı? bir filmde duymuştum ve not etmiştim.
şimdi aratınca hep fiil hali çıkıyor given'ın.
0
yetkili birine benzeyen abi
(17.07.24)
Fedakar anlamında kullanılıyor olmalı.
0
nwnd
(17.07.24)
taken for granted baabında da
0
nwnd
(17.07.24)
Tabir olarak bizdeki ''Allah vergisi yetenek'' gibi kullanıldığı olur. Ya da karşıdakinin
tekrar eden bir yanlışlığı,sakarlığı gibi durumlarda alaycı şekilde de söylenir.
0
JaMTR
(17.07.24)
duyduğunuz kelime gifted olabilir mi
0
mark greg sputnik
(17.07.24)
hala net bir cevap alamadım arkadaşlar

tureng düşkün diyor.
fedakar, allah vergisi yetenek...

hepsi birbirinden farklı şeyler.

iyi bir şey mi dedi kötü bişey mi belli değil.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(17.07.24)
%99 yanlis duydun.
0
hot potato
(17.07.24)
bir kelimenin birden fazla anlami olabilir. kontekste, kullanima gore degisir.

Senin kullandigin "he's very given" kalibindaki "given" kelimesinin anlami "(birseye) duskun, bagimli, yatkin, meyilli, egilimli"

genelde "given to (something)" seklinde.

He is very given to swearing = O kufur etmeye cok meyilli. (Hep kufreden biri icin kullanilabilir)
0
ermanen
(17.07.24)
tabii ki cümlenin devamı vardı zaten üç nokta koydum.
ama fedakar nasıl olabilir nasıl tamamlansa fedakar anlamı çıkar?
taken for granted çantada keklik görülen demek.
çok alakasız. Bir cümle içinde kullanım örneği bile yok. her şey kendince içinden geleni yazmış :)
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(17.07.24)
İşte o üç noktadan sonrasını yazmayınca kimse bir şey anlamıyor doğal olarak. Bu haliyle en yakın cevap @nwnd'nin dediği gibi "taken for granted" yani cepte görmek. Başka zamir ile kullanıldığına pek denk gelmedim ama "That's a given." o anlama geliyor. Aynı şekilde herkesin bildiği için tekrar anlatılmasına/açıklanmasına gerek olmayan şey, aşikar vs. gibi de anlamı var tabii ki.
0
nawar
(18.07.24)
Yani bunu söyleyenleri tiklememişsiniz ama yanlış duymuş olma ihtimaliniz mevcut ve belki böyle bir kullanım yoktur. Belki driven demiştir mesela, veya giving. Filmin senaryosunu bulma ihtimaliniz var mı internette? Belki de İngilizce altyazı olabilir opensubtitles'da. Eğer kesin olarak given ise cümlenin tamamından çıkabilir cevap.
0
peki madem
(18.07.24)
(8)

35°C ve üstü sıcaklıklarda yapılmaması gerekenler

sekizdokuzon
Özellikle öğle saatlerinde "Kesinlikle yapılmamalı!" dediğiniz neler var?Teşekkür ederim.
Özellikle öğle saatlerinde "Kesinlikle yapılmamalı!" dediğiniz neler var?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
18-20 dereceye ayarlanmış klimalı yere girmeyin
0
etki
(17.07.24)
- Güneş kremi (bu ısı ve saati beklemeye gerek yok ama yazalım)
- Güneş ışığı altında durmamak
- Bol su içmek
- Mineral kaybına dikkat etmek
- Kişisel hijyen. Özellikle yiyecekler ve ortak temas alanları (sonra ishal salgını var diye ağlıyorsunuz)
- İnce, açık renkli ve bol kıyafetler (tercihen uzun ve kapalı. Araplar çölde boşuna çarşaf-cübbe-entari giymiyor) fakat pamuk, keten vs. malzeme olacak %10 üzeri naylon poşet içerikli kıyafet alacağınıza direkt poşet giyin zaten. En azından daha ucuz
- Tansiyon ve kalp rahatsızlığı olanlar özellikle güneşe çıkmamalı
- Güneş gözlüğü, şapkya ya da şemsiye kullanmalı
- Özellikle öğle yemeklerinde hafif yiyecekler tüketilmeli
0
nawar
(17.07.24)
klimasız evde oturmamak
0
rain when i die
(17.07.24)
Antrenman yapılmamakı ben yaptım pişman oldum :(
0
Bir ben var benden şurada
(17.07.24)
@Bir ben var: Duyuruyu bu cevabı almak için açmıştım, bir süre gelmeyince çıktım dışarı. Salona gidiyorum:p Neden daha önce yazmadın mübarek:/
0
🌸sekizdokuzon
(17.07.24)
Abi içerinin havalandırması iyiyse yapılır ya benim gittiğim yer merdivenaltı o nedenle bi gaza geldim galiba :)
0
Bir ben var benden şurada
(17.07.24)
Şöyle ki herhangi bir kalp sorunumuz yoksa antrenman yapmanın o kadar etkisi yok (ha güneşin altinda kosacaksaniz o farkli. Zaten böyle böyle ölüyor insanlar yarışmalarda falan. Kolay değil sicakta)

Yalniz yazın özellikle düzgün havalandirma olmayan yerde kalp ritmini çok artirmayacak (misal tabata workout yapmak bence yazın kistan daha zor) ve çok fazla ter kaybı yaratmayacak şekilde çalışmak sağlıklı olabilir.

Bu noktada riski minimize etmek için kendine elektrolit su yapabilirsin çünkü insanlar teri sadece su sansa da ter aslında tuz, mineraller ve su yani. Ben o kadar alıştım ki spor salonunda normal su içemem. Kendi kivamini bulursun ama ben su + tuz + limon suyu içiyorum.
0
logisticsmanager
(17.07.24)
Klimasi yada serin olmayan dolmus gibi araclsra binip yada boylesi mekanlara para kazandirmamak
0
Zetnikov
(18.07.24)
(32)

Bu profildeki kadınları beğeniyor musunuz? Neden?

duygusalatasi
Çekiştirme ve yorumlama sorusudur. Umarım kınanmam. Son dönemde hem gerçekte hem sosyal medyada çok rastlıyorum bu modeldeki kadınlara, zaten neredeyse hepsi birbirinin aynısı. İşin ilginç tarafıysa erkeklerin etraflarında hep kul köle olması, fır dönmesi. Genellikle parası bol erkeklerle birlikte o
Çekiştirme ve yorumlama sorusudur. Umarım kınanmam. Son dönemde hem gerçekte hem sosyal medyada çok rastlıyorum bu modeldeki kadınlara, zaten neredeyse hepsi birbirinin aynısı. İşin ilginç tarafıysa erkeklerin etraflarında hep kul köle olması, fır dönmesi. Genellikle parası bol erkeklerle birlikte olmaları da şaşırtıcı değil.

Peki neden? İşve cilve, kadınsılık, dişil enerji vb. ıvır vızır az çok herkeste var. Güzellik, çekicilik desem öyle çok bir güzellik de göremiyorum şahsen. Benim (belki de bir önyargı olarak) yüzeysel, giyinip süslenmek, lüks mekanlarda bol etiketli fotoğraf paylaşmak ve estetik yaptırmak dışında hiçbir mahareti veya vasfı/niteliği olmadığına inandığım bu kadınların peşinde bu denli kuyruk oluşmasının sebebi ne? Beğenenler, siz bu kadınlarda neyi görüyor ve beğeniyorsunuz?

www.instagram.com

www.instagram.com
0
duygusalatasi
(15.07.24)
her ürünün bir alıcısının olduğu dönemde yaşıyoruz. ayrıca kadınların ilgi hastalığı global boyuta ulaşmış durumda. zarflama ve stoklama çıktığından beri kitlesi oluyor böyle profillerinde haliyle.

şahsen sarışın dışında bakmadığım için bu tipler benim hiç dikkatimi çekmiyor. ama dikkatini çeken arkadaşlarım yok değil.

şu kısma katılıyorum: “ yüzeysel, giyinip süslenmek, lüks mekanlarda bol etiketli fotoğraf paylaşmak ve estetik yaptırmak dışında hiçbir mahareti veya vasfı/niteliği olmadığına inandığım bu kadınlar” ama dünya artık böyle bir yer değil. işler de böyle yürümüyor.
0
baldan kaymak
(15.07.24)
Beğenmiyorum, itici görünüyor. Kadınım ama ;)

Erkolar neyi görüyor ve begeniyordur; kolay SEKS

My eyyor bu kadar, hadi hayırlı işler
0
abuzer
(15.07.24)
Erkek değilim, kadınım.

42 yaşın tecrübesiyle söylüyorum, bu işin bir ayağı güzellik dişil enerji işve cilveyse bir ayağı da erkeklerin sahip olduğunda tatmin olacakları bir güce sahip olmaları meselesi.

Mesela kadın hem güzel hem zengindir, kadının parasına da sahip olduğunu hisseder erkek onun için evlenir. Ya da mesela kadın dominant bir karakterdir ya da çevresindeki ukalâları zekâsıyla ya da bilgisiyle döven biridir, erkek buna sahip olmayı ister ve sahip olunca da kadının bu karakter özelliğini bastırmaya çalışır, kadının ona süt dökmüş kedilik etmesini ister.

Bahsettiğin kadınlar bu tarz bilinçsiz dürtüleri olan erkeklere hitap ediyor bence.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
Bu kadınlar overall kadın olarak beğenilmiyorlar; sosyal medyada kendini teşhir etme modasına uydukları için, bu teşhiri cinsel dürtüsellik açısından "satın alan" erkekler tarafından, sadece bu amaçla takip ediliyorlar.

Bayağı bi şekilde benzetme yapmak gerekirse; eminönünde bedava dağıtılan baklavada çıkan izdihamla benzer dinamikler.

Kendini bu teşhir trendine kaptırmamış kadınların "bu estetik dolu basit tipleri neden beğeniyorsunuz" diyip erkekler hep aynı demesinde sorun var. Faruk güllüoğlu izdiham baklavasını yiyorlar gelip benden almıyorlar demiş midir; hiç sanmıyorum.
0
Bruce
(15.07.24)
Erkeğim. Hiç beğenmiyorum. Hiç ilgimi çekmiyor.

Çok fazla Makyajlı kadınları hiç beğenmedim zaten.
0
logisticsmanager
(15.07.24)
Bu şuna benziyor. Evde yoğurt yapmak istersen gidip taze süt alman lazım. Mayasını tutturmak, gerekli ısıyı sağlamak, tencerenin kapağını doğru zamanda açmak falan aşırı zahmetli işler. Bir de yoğurdun tadı umduğun gibi çıkmayabilir günün sonunda. Böyle kadınlar, sağlam ambalajlanmış, tadı her seferinde aynı gelen, kolay ulaşıp tukettikten sonra kabını düşünmeden çöpe attığın her yerde karşına çıkan seri üretim hazır yoğurt.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
Bana da cok ucuz geliyor. Takipcisine bakiyorsun kiro erkekler. Benim hosuma gitmezdi.
0
Kahvedesu
(15.07.24)
beğenmiyorum, böyle birisini takip edenleri de anlamıyorum. güzel bile değiller bana göre.
0
false pretension
(15.07.24)
Kadın olarak yorumlayayım. Bu kadınlarda nasıl bir sorun gördünüz? Kadınlar kadınları gömüyor en çok. Belki de sizin sorun olarak gördüğünüzü onlar sorun olarak görmüyordur.

Bir de yüzeysel falan demişsiniz nasıl anladınız, yüzeysel olduğunu? Belki bir konuşmaya başlasa herkesi şaşırtacak düzeyde olabilir.
0
rock n roll
(15.07.24)
@rock: Kendini metalastiran kadınları savunmamıza gerek yok kanka.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
Hiç uzatmıcam. Hayır beğenmiyorum. Özellikle 2. linkteki 2. fotodaki makyaj aşırı ve hepsi aynı geliyor bana.

erkek: not
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(15.07.24)
yeni nesil eskort bunlar.
bunlarla birlikte olan erkeklerde ihaleyle, inşaatla, kara parayla sonradan zenginleşen tipler.
erkeler bu tip kızlarla ortamlarda zenginlik taslıyor, kızlarda bunlarla takılıp çevre yapıyor.
0
my fault
(15.07.24)
özdeğersizlik tabanlı özdeşleşme.
0
janderzel zartanyan
(15.07.24)
ikisi de hemen hemen aynı zaten :) bunlardan hoşlanmak için gerçekten midesiz olmak lazım. e/43
0
sweetoffice
(15.07.24)
Android gibi geliyor asla beğenmiyorum
0
basond
(15.07.24)
göz makyajı dışında makyajlı insanı sevmem. bu ablalar da ekmeğinde. ortalama Türk erkeği cahil, görgüsüz, özgüvensiz tipler ve bunları takip edip, beğeniyorlar. askere gidenler çok iyi anlayacaktır.
0
gabe h coud
(15.07.24)
Bunlar kadın değil ki, adisyon.
0
numlock
(15.07.24)
ayy benim eski eş görünürde hep eleştirirdi sonra bir gün bir baktım ki hepsini takip ediyormuş :d asla inanmam yanıtlara. benim izlenimim çok kötü, yazmak istemiyorum. biraz da üzülüyorum kendilerini bu hale getirdikleri için ama onlar da bana üzülüyordur ahdjdjdj. zeki de bulmuyorum, ortalama altı zekaları bence.
0
deartheodosia
(15.07.24)
ya peki 200 takipçili düşük bütçeli escort hesapların paylaşımı ne işe yarıyor? Takipçileri de parasız kız manken gibi.
0
Kahvedesu
(15.07.24)
dudak dolgusu gordugum an kosarak uzaklasirim.
0
bohr atom modeli
(15.07.24)
Kadın kişisiyim. Üniversitedeyken böyle bir arkadaşım vardı. Kız marka tanıtımlarında mankenlik yapıyordu. Beğenmek ne kelime erkekler dünyaları önüne sermek istiyordu. Sözüne değer veriyor, normal kadınlara göstermedikleri sabrı ona gösteriyor, her dediğini yapıyorlardı. Hala hatırladığım en absurd olaylarından biri gece 1'de ballı manda sütü istemesidir. Mekan sahibi yok deyince ben onu içmeden uyuyamam dedi ve bulup getirdiler. Gerekirse mandayı kendileri sağıp isteğini yerine getireceklerine inanıyorum:D

Üstünde ne beğensek fiyatını bilmiyorum, hediye derdi. Burun estetiği yaptırmıştı o da hediyeydi.

Yanında hep zengin erkekler olurdu. Böyle bir kadınla sevgili olmak için para gerekiyor. Yeterli parası olmayanlar sosyal medyadan takip ederler, yolları kesişirse isteklerini yerine getirirler ama yanına yaklaşmaları biraz zor. Zengin de olsa tanışmak isteyenleri çoğunlukla reddederdi. Reddedilen de ısrar etmez, giderdi. Normal bir kadından daha fazla sözü dinleniyordu yani.
0
gnosis
(15.07.24)
Peynir tenli kadınlar dururken bunların esamesi okunmaz.
0
HellKeePer
(16.07.24)
Kadın bedeni üzerinden yapılan tartışmalardan siz sıkılmadınız mı?

Buraya duyuru açıyorlar ya bazen, işte mini etek giymiş çünkü dikkat çekmeye çalışıyor, kendini erkeklere göstermeye çalışıyor yok makyaj yapmış yok dekolte giymiş böyle yapmakta amacı ne acaba minvalinde sorular ki bazen açık açık soruyorlar ve hepimiz tepki gösteriyoruz. Peki özellikle hemcinslerim olan kadın arkadaşların şu an yaptığı ne? O zihniyetten ne farkınız kaldı? Neden bu ülkede ve bazı ülkelerde hep sınırlar, kurallar, ahlak, edep vs. hep kadınlar üzerinden konuşuluyor. Farkında olmadan bu toksik anlayışa bu ataerkil düzene destek veriyorsunuz. Hep kadınlar üzerinden tartışılıyor bütün normlar. " Şuna bak, su makyaja bak, her yeri estetik, her yeri dolgu, bu erkekler bu kadınlarda ne buluyor!". Kadınlar, kadınları linçliyor. Erkeklerden çok kadınlar kadınları gömüyor. Erkeklere ne diyelim biz o zaman? Bence erkeklerin de bu düzene karşı olması lazım.
0
rock n roll
(16.07.24)
@rock senin bahsettiğin konu çok farklı ama. bu ve bunun gibilerin hamuru belli zaten, saklamıyorlar da. sen bambaşka bişeyden bahsediyorsun.
0
numlock
(16.07.24)
Herkesin hayatına kimse karışamaz. Konu kilit.
0
isiaha
(16.07.24)
karışan yok zaten, düşüncemiz soruldu cevapladık.
0
numlock
(16.07.24)
eskort bunlar
0
Hallegadola
(16.07.24)
Sosyete eskortları. Bunları beğenen, yanında dolaştıran erkeklerin profili de belli aslında.
0
moonie
(16.07.24)
Kolay seks denmis ama dudaklari ari sokmus gibi, memeleri futbol topu gibi sisirilmis bu kadinlar hangi erkegin libidosunu harekete gecirir ki.Bence igrenc gozukuyorlar
0
turkuaz
(16.07.24)
bu duyuruya gelen cevaplarin bazilari cok asagilayici olmus, duyurunun moderatorleri yok mu?
0
mizore
(16.07.24)
Kızcağızların dudaklarını arı sokmuş sanırım. Geçmiş olsun. Ne acımıştır kim bilir. Burunlarını yapan doktoru da bence mahkemeye versinler.

Üzerine fazla düşmeye gerek yok. Bu tarz profiller ya da daha açık giyimli paylaşımlar yapanlar için "kolay seks" algısı oluştuğu için çevresinde dönüyorlar. Bu, bu kadınlar "kolay" demek değil. Ayrıca sosyal medya bu imajı yaratıp etkileşimin ekmeğini yiyen ve etkileşimin kaynağının bu olduğunu inkar edenler ile dolu.

@aboubakar +1

Ben erkeğim. Ben beğenmiyorum böyle tipleri ama ben bir kişiyim. İstanbul'daki "kriz varsa neden trafik var ve insanlar kafelerde" muhabbeti gibi bu biraz. Transit geçenler, turistler, ikamet edenler ve kayıt nüfus ile İstanbul'da anlık 25 milyon kişi vardır. Bunun 20 milyonu hiçbir yere gitmese bile 5 milyon o kalabalık algısı için yeter de artar. Bakmayın siz 150-200 bin kişilik mitinglere 1,5 milyon katıldı diyenlere. 1,5 milyon dehşet büyük bir sayı, aşırı kalabalık demek.
0
nawar
(16.07.24)
erkeğim, beğenmiyorum.

beğenenler de ciddi düşünerek beğenmiyor.
beğeniyor dediklerinizin %99'u bu tip biriyle evlenmek istemez.
0
tabudeviren
(16.07.24)
(36)

Sevgilinizin/eşinizin çok açık giyinmesi sizi rahatsız eder mi?

Cenk Daniels
Örneğin erkek yoğun çalışılan bir işyerine mini etekle gitmesi sizi rahatsız eder mi? Veya fazla dekolte giyinmesi? Yoksa hiç karışmamak mıdır bu işin doğrusu?
Örneğin erkek yoğun çalışılan bir işyerine mini etekle gitmesi sizi rahatsız eder mi? Veya fazla dekolte giyinmesi? Yoksa hiç karışmamak mıdır bu işin doğrusu?
0
Cenk Daniels
(12.07.24)
hiç karışmamak ve ne giyeceğini seçebilecek yeterlilikte biriyle evlendiğinden/sevgili olduğundan emin olmak
0
abuzer
(12.07.24)
Karışmaya hakkınız yok. Herkes kendi kıyafetini belirler.
0
rock n roll
(12.07.24)
Beni rahatsiz eder. Birinin kiyafetine karismak da haddime degil. Halihazirda o sekilde giyinen biriyle birlikte olmayi tercih ederim.

Alakasiz iki kisinin bir araya gelip davranislarini/yasam tarzlarini degistirmek ugruna birbirlerini harap ettikleri iliskileri mantiksiz buluyorum.
0
brkylmz
(12.07.24)
Vallaha beni de bir tık rahatsiz eder o sebepten zaten böyle biriyle evli değilim.

Isteyen istediğini yapsin tabi. Ama bunu yapmak isteyen ile yapilmasindan hoslanmayan kişiler beraber olmamali tabi.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
Yerine bağlı eşim didimde çalışırken daha cesur giyiniyordu çünkü genelde turist müşterileri oluyordu ve onlar neredeyse çıplak geliyorlardı. o yüzden ortam kaldırıyordu.

Güney doğuya gelince 180 derece değişti giyim tarzı :D

O yüzden çok karışmıyorum kendisi ayarlıyor ama bazen şöyle oluyor; elbiseyi giymiş, oturunca bir yeri fazla açılıyor ya da bazı hareketlerinde bir yer fazla açılıyor onu fark etmeyebiliyor giyinip aynada baktıktan sonra.

Ben evde fark ediyorum o çıkmadan. 2 metre boyla yukarıdan da görebiliyorum bir tehlike varsa :3 espiriyle karışık uyarıyorum. O da aoo fenaymış ya fark etmedim diyor değiştiriyor veya üstüne ona göre ek bir şey alıyor.

o yüzden genel olarak karışmıyor gibiyim ama mesela oradaki tarzını burada giyerse rahatsız ederdi. ama yerine göre ayarladığı için karışmama gerek kalmıyor yoksa az da olsa karışabilirim. bazen tam laf söyleyeceğim, neyse güzel olmuş ben yanındayım diyorum. tek çıksa belki karışabilirim. ama tek çıkacağı zaman da dikkat çekici giyinmiyor zaten. bana pek bişey bırakmıyor. BEN BIR BIREYIM NE GIYDIGIME KARISAMAZSIN falan demiyor neyse ki canım karım, bir daha sevdim. Arada dövüşmesek zeki kadın aslında. Yoksa tabii ki medeni bir ortamda kimse kimseye karışmamalı. Ama medeni bir ortamda değiliz. Ona göre davranmak lazım. Mesela benim malzeme gösteren eşofmanlarımı dışarıda giymemi sevmediği için bollarını almıştı. Öbürlerini evde giy demişti. Tam bir erkek barzoluğu gibi dursa da sdfjsgj hoş şeyler bunlar.
0
ananiyimioguz
(12.07.24)
Çok açık giyinmesi tabii ki rahatsız eder. Ne zaman, nerede, nasıl giyinmesi gerektiğini bilmeyen biriyle evlenmem ya da sevgili olmam. Şu an X'te aptalca bir "ne kadar açık giyinirsen o kadar dişi ve o kadar modernsin" akımı var. İstanbul ortasında Bodrum sahilinde ya da kendi evinde gibi gezenlerden söz ediyorum. Hayır, elbise(sundress olan), mini etek ya da göbeği açık olan kıyafetlerden bahsetmiyorum.

Tabii X'in çoğu şeyinde olduğu gibi günlük hayatta bunlar yaygın değil, çok nadir olarak denk geliyorum. Böyle biriyle sevgili olmam ya da evlenmem. Bir sebeple birlikte olduysam da tatava yapmamam lazım.
0
nawar
(12.07.24)
Hiç karışmam. Seksi miniler giyinmesi hoşuma gider ama nerede ne giyeceğine karışmam. Dışarıda mini, evde pijama giymesin, tutarlı olsun :)
0
gabe h coud
(12.07.24)
Evde mini etek giymeyen de ne biliyim.

Evde niye mini etek giysin kadın. Evde pijama giyilir. Ev kıyafeti pijamadır. Ama bence özenli bir pijama giyilmeli. Yırtık, lekeli bolarmış giyilmez. Bu kendine saygından böyledir. Pijama gayet güzel bir şey. Aynı şey erkekler için de geçerli. Düzgün pijama giysin
0
rock n roll
(12.07.24)
@gabe h coud peki o şekilde dışarda beraber yürürken bir çok erkeğin eşinize/sevgilinize uzun uzun bakışları da rahatsız etmez mi? Doğal mı karşılarsınız?
0
🌸Cenk Daniels
(12.07.24)
"ne giyeceğini seçebilecek yeterlilikte biriyle evlendiğinden/sevgili olduğundan emin olmak" abuzer+1

kavgaların yüzde doksanı çiftlerin boş yere birbirini yönetmeye çalışmasından çıkıyor. rahatsızsanız ve konu sizin için çok önemliyse, kendinize uygun birini bulun. ayrıldık diye de üzülmeyin insanın kendini tanıması, çizgilerini belirlemesi gelecek için bir artı.
0
gnosis
(12.07.24)
Nerede, neden yürüyoruz?

Emirgan, Bebek sahilde yürürsen herkes böyle giyiniyor. Kimse bakmıyor. Esenyurt’ta yürüyecek halimiz yok.

Taksim’de şimdi dolaşsan çoğu insan rahat ve açık giyiniyor. Yılbaşında gidersen, kekoların bakışları arasında kalırsın. Benden önce yanımdaki rahatsız olur.
0
gabe h coud
(12.07.24)
Erkek yoğun diye ofiste giyeceği etek beni rahatsız etmez. Kalkıp da şantiyeye mini etekle gitmeye kalkarsa sen "ne yapıyorsun ya" derim.
0
pispinti
(12.07.24)
Kişinin bazen olayın ayırdına varamadığını, eşin, dostun ebeveynin böyle durumlarda devreye girmesi gerektiğini düşünen taraftayım.

Kadınların çok rahat giyindiği bir coğrafyadayım. İsteyen istediğini giyer kafasındayım. Ancak bazı durumlarda abartının dibine vuruluyormuş hissim oluyor.

'Eş, dost, ebeveyn' kapsamı içine eş ya da sevgili kişisi de giriyor.

Erkek içgüdüsel olarak bakar ve kötü düşünür. İçgüdülerini baskılayacak kadar kendini terbiye etmiş olması beklenirse de her baskılamanın bir sınırı vardır.

Sözlerim abartı durumunda geçerlidir.
0
Mirket
(12.07.24)
@Mirket; inan bana herkesin kafası en az senin kadar çalışıyordur. Diyorsun ya "bazen kişi ayırdına varamıyor olayın" müdahale gerekir diye. Çok pardon da kimsin sen? " Bazen abartının dibine vurulmuş gibi" düşünüyorum. Senin abartı kriterinden kime ne? Onun belki abartı kriteri sıkıntı olmadığını söylüyor. Ha bir de erkek kendini bir yere kadar baskılar ne demek?

Bir de yeri gelirse eş, dost, ebeveyn devreye girmeli öyle mi?

İsteyen istediğini giyer kafasında falan değilsin sen. Birisi benim giydiğim kıyafet konusunda devreye girmeye kalkarsa ağzının ortasına yumruğu yer. Cümlesini bitirme fırsatını bile bulamaz. Haddinizi bileceksiniz. Herkes ne giyeceğini kendisi belirler.
0
rock n roll
(12.07.24)
Ama sen bana hep kızıyosun.
Düşüncemiz sorulmuş. Cevap verdim.

Düşüncelere zincir vurmaya kalkmayalım lütfen.
Fikir özgürlüğü diye bir şey var.
Eyleme dönüşmediği sürece herkes fikrini söyleyebilmeli.
Saygı Lütfen.
0
Mirket
(12.07.24)
Ayrıca Kimse dini saiklerin dışına çıkamaz. Herkes tesettüre girecek. Herkes haddini bilecek. Vururum yumruğu suratına diyen birinden ne farkın kaldı senin?
0
Mirket
(12.07.24)
Erkekleri baskılayalım, kadınların özgürce, nasıl istiyorlarsa öyle yaşamalarına engel olmaya çalışmalarına baskı uygulayalım demeyin onun yerine kadınları baskılayın. Senin şu cevabını kim verse kızarım, yoksa özellikle ciddiye aldığım birisi değilsin. Her insan nasıl istiyorsa hayatını öyle yaşar, kıyafetini kendisi seçer. Müdahale hadsizliğine de giremez.
0
rock n roll
(12.07.24)
Kadının giydiğine karışmak, ya sen akıl edememişsin ya da senin hakkını kısıtlıyorum demek.
0
gabe h coud
(12.07.24)
-Bir terapist bulalım Olric. Bu 'ciddiye alınmama' konusu çok koydu bana. Bununla baş edebilir miyim, bilmiyorum.... Gülme Olric, Gülme.
0
Mirket
(12.07.24)
Haber olan bir olaydan bahsedeyim. Bir kadın şortla otobüse bindi ve magandanın teki, kadına şort giydiği için tekme attı. Bunun gibi çok örnek yaşandı bu ülkede. Şort giydiği için tekme attı, çünkü o magandanın düşüncesine göre bir kadın şort giyemez. Bugün tekme atar yarın da öldürür. Aslında bir anlamda bunu makul gören bir açıklama yapıyorsun @Mirket

Çünkü benim müdahale tarzım bu diyebilir o kişi. Söylediğin sözlerin aslında ne kadar tehlikeli olduğunun farkında mısın? Bir de kendince alaycı bir cevap vermişsin.
0
rock n roll
(12.07.24)
Erkek olsam karışmazdım, haddim değil ama motivasyonunu sorgularım içten içe. Ben kimsenin mini etek, dekolteyle erkek zihnindeki kadın algısını kırdığını görmedim. Bence aksine "Cinselligimi metalastirmadan aranızda var olamıyorum, beni ciddiye almıyorsunuz. Varlığımdan habersizsiniz, sizde herhangi bir etki yaratmıyorum." demeye geliyor. Gerekli mi bilmiyorum ama. Kadınlar bir şekilde varlığının altını çizmeli mi? Bilmiyorum.
0
sekizdokuzon
(12.07.24)
Eder. Ben gavat değilim.
0
ferenc
(12.07.24)
Bir de şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım. Mevzu slut-shaming olunca çevremizdeki erkeklerin (ve kadınların) büyük çoğunluğu elinde tuzlukla koşuyor. Bu kadını gören de üzerine çok düşünmez, yapıştırır etiketi. En iyimser senaryoda ilgi çekmeye çalıştığını düşünür. Yeterince güçlü kadınlar bu cendereden belki sağ çıkabilir ama bu şiddette bir mukavemet görürsem kimseye dert anlatacak enerjim kalmaz. Milletin ekmeğine yağ sürmeye gerek yok, oyunu kuralına göre oynayacaksın bir yerde. Körleme hareket edersen savunduklarının karikatürüne dönüşüyorsun. Rakibi iyi tanımak lazım.
0
sekizdokuzon
(12.07.24)
Ne kallavi koltuklarda ne pis sapık herifler var iş dünyasında. Kabul etmem ve kendi kafa yapımdaki insanlar ile paylaşırım özel hayatımı.
0
Aydan Dustum
(13.07.24)
Kadınım, nerde nasıl giyeceğini bilemeyen kadına salak derim, yani Ankara ulusa şortla gitmezsin mesela. Çayyolunda takılırken de uzun pantolonlara gerek yok
0
Hallegadola
(13.07.24)
açık, kapalı, dekolte vs. bu kavramlarla işim yok.

giyindiğinde escorta benzemesin yeter. veya bi taraflarını göze sokacak şekilde giyinmesini ben istemem; bunu kabul de edebilir, etmeyebilir de.

ayrıca iş yerlerinde mini etek giyilmez özel bir durum yoksa. etek giyilir, kalem etek giyilir, diz üstü giyilir ama "mini" giyilmez.
0
numlock
(13.07.24)
fikrin sorulmuyorsa hic karismamak en dogrusu.

bir erkegin, kadinin ne giydigine, oje rengine sacina basina karismasi uygun degil bence. haddi olamaz. bir erkek böyle hissetmeli yani. görgü kurali gibi bir sey bu.
0
robert bosch
(13.07.24)
Bunun sonu yok. Erkekler kötü kötü bakıyorlar, erkekler kötü düşünüyorların da sonu yok.
Damacanaya tecavüz edilmiş hala ama abartı da olmasın .sss yazanlar var.
Bu sorular ya da bu cevaplar bugün şort, dekolte vs. için yazılıyor. Yarın kolsuz ve dar pantolon için yazılacak. Öbür gün de kısa kollu ya da bol ayaklara kadar gelmeyen pantolon dışındaki her şey için. O zaman bitecek mi? Nope. Sonra saçı görünenler için, sonra çarşaf giymeyen herkes için. Taa ki kadınların tek başına dışarı çıktığında cezalandırıldığı noktaya kadar.
Elimizde milletin yaz kış cıbıl cıbıl gezdiği ülkelerden afganistanına kadar kocaman bir dünya var. Her seviyeden her kültürden her düşünce tarzından. O yüzden böyle salak salak şeylere o kadar güzel örnekler verebiliyoruz ki…
Abartı denilen şey sizin kendinizi ne kadar insan edebildiğinizdir. Başka erkeklerin kötü kötü bakması da konu değil. Yarın bir gün kadın halıyla dışarı çıksa ve yine kötü kötü bakılsa ne yapacaksınız? O zaman da ama eykekler kötü kötü bakıyoylay o yüzden evden çıkmasın mı yazacaksınız?
Amaan neyse. Bu kafa yapısındaki biriyle değil iletişim kurmak, hamamböceği seviyesinden daha fazla mesafe koymaması gerekenler düşünsün. Bizim böyle dertlerimiz yok. Kendi karanlığınıza normal insanları çekmeyin yeter.
0
mrvln
(13.07.24)
@ mrvln, kendi adıma konuşayım, bir şeyi yanlış anlıyorsunuz veya anlamak istemiyorsunuz.

Ege'de bir sahil kasabasındayız diyelim. Eşim hiç ortama uygun giyinmiyor. Aşırı kapalı ve muhafazakar giyiniyor diyelim. Rahatsız olurum.

Güney doğudayız, kot şort giymiş bütün popo dışarıda dolaşıyor. Yine rahatsız olurum. Çünkü aykırıdır, dikkat çeker.

Ben mesela "karıma bakılmasından hoşlanmıyorum" diye laf söylemem söyleyeceksem de.

Karıma bakılmasını istemesem gider dünyanın ek çirkin kadınıyla evlenirdim. Tabii ki bakılsın. O da birileri bana bakınca da hoşuna gidiyor.

Konu bakılmasından rahatsızlık duymak değil benim açımdan.

Konu mesela meme fırlıyor popo açılıyor veya ortama aykırı giyiniyor, onu tatlı tatlı söylersin. Afedersin çıplak kampı olsa gidebilecek genişlikteyiz fakat dedemizi köyde ziyarete gidiyoruz diyelim, ona göre giyiniriz.

Bu bence yanlış değildir. Her yerde "kadına madde gibi bakmayın istediğini giyebilir" diye savunmak da biraz.. tatlı su solculuğu yapmak gibi geliyor yani hep el bebek gül bebek güzel ortamlarda mı büyüdünüz, hiç yol yordam kültür görmediniz mi. Ne demek herkes istediği gibi giyinir kimse karışamaz. Evet ortamına göre giyilirse kimse karışmaz zaten.

Ben çok özel bir yere eşofman giyince de hanım uyarabiliyor. Şort giyince de uyarabiliyor. Eve oturmaya gidilince mini giymeye gerek yok. Evde arkadaşlarla bir parti vardır belki ortam kaldırır o da çok dikkat çekmez. Veya bir kokteyle gidince giyilsin sorun değil bence. Derdim şahsen bakılması değil. Bir yerin gereksiz şekilde açılması veya ortamın o kıyafete uymaması.

Öyle bir şey varsa kadın da erkeği uyarabilir, erkek de kadını. Her şeye barzoluk gözüyle bakmayın. Yok bunun sonu talibana kadar gidermiş de kadını eve kapatmamız gerekirmiş de. Yani bir de bayıl istersen feriha. Şimdiye kadar hiç öyle bir derdim de isteğim de olmadı.

Aşkım o gözlük olmamış ya minvalinde bir eleştirinin tavsiyenin kimseye bir zararı olmaz.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
@oguz en tiksindiğim varlık tatlı su solcularıdır desem. Hani böyle eldivenle dokun deseler içim ürperir. Öncelikle teessüf ederim.
İkincisi evet oraya gider gidebilir. Biri çıkıp talibanla ters yanımız yok demedi mi? Asıl siz gerçeklikten uzak yaşıyorsunuz. İnsanlar yıllarca paranoyak olmakla suçlandı ama durum ortada. Dekolte rahatsızlık konusu oluyor, karışılmalı mı karışılmamalı mı diye soru açılabiliyor. 20 sene önce sözlükte böyle bir soru sorulur muydu? Bu site 20 yıldır var, silinen sorular da dahil hepsinin arşivi de vardır. Sorulmuş mu sorulmamış mı elimde olsa çıkartırım ben. Sorulmuşsa da ne cevaplar gelmiş ona da bakarım. Elbise giydi diye mezuniyete alınmadı küçücük çocuklar. Daha yeni oldu bu. Burada tatlı biri varsa o ben değilim ya.
Bir erkek olarak değişimin farkında olmayabilirsiniz. Ne güzel. Ben kadın olarak farkındayım. Karşınızdaki insanı tanımadan çok fazla yorum yapıyorsunuz ya. Karşıdakini tanımadığınız için de çok boş oluyor.
Farklı şeylerden bahsediyoruz. Babam da annem de sizin gibi insanlar. Sizin mantığınızda büyüdüm ben. Sizin mantığınızda da yaşıyorum hatta. Ama bu artık devam etmekte zorlanan bir şey. Bunu göremiyorsunuz. Gün geçtikçe eşinizin tarzı değişiyor. Bunu anlayamıyorsunuz.
Bu kadar tetiklenmenize gerek yok. Memur çocuğu bakış açısı bu. Çok tanıdık. Anlıyorum sizi yani. Ama memurluk kalmadı artık. Orta kesim bitti. Toplum değişti. Geriden mi geliyorsunuz birazcık?
0
mrvln
(13.07.24)
Pekala şimdi biraz daha iyi anladım o zaman şu soruyu sorayım size,

Biz sokakta büyüyen bir nesiliz. Tüm mahalle birbirini tanırdı.

Şu an millet bırakın sokağı, sitenin bahçesine bırakmaya çekiniyor.

Şimdi böyle bir gidişat yaşandı, kültürel bir dönüşüm dünyanın her yerinde oluyor diye...

"Hayır efendim buna bir dur demeliyiz, o yüzden ben çocuğumu sokağa bırakıyorum kimse de bana karışamaz, çocuğuma da karışamaz. Çocuk nerede isterse orada oynar. o kadar! Benim gibi yapmayan herkes de kötülüğe ortak oluyor!"

Tarzında bir çıkış mantıklı mı? Sonra zararı siz görmez misiniz? "Öyle düşünelim ve değişelim yani oh ne ala! Hayır kabul etmiyorum." E etme, sonuçlarına katlanırsın ve soyun tükenir yani. Bu arada uç örneklerden gidiyorum diye öyle dedim. Bir değişim varsa bunun sorunu da kaynağı da başkadır. İnsanlar ortama göre değişmek, dönüşmek zorundalar. Hayatta kalabilmek için. Bu iyiye kötüye gidiyor diye ayırmak saçma geliyor. Neye göre iyi kötü? Eğer hayatta kalmak için yapıyorsan ve başarıyorsan bence iyidir.

Yıllarca fethedilmişsin kültürün değişmiş, giyinişin değişmiş, dinin değişmiş engel olabilmiş mi toplum? olamamış. o yüzden bu tarz baş kaldırışlar çok masumane geliyor.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
@mrvln ne anlatmaya çalıştığını gerçekten anlamadım? Taliban diyorsun, memur zihniyeti memurluk bitti falan diyorsun. Ne alaka ya? Soru sorulmuş, eşinin böyle böyle olmasını ister miydin diye, insanlar da cevap vermiş? Taliban ne alaka şimdi.
0
numlock
(13.07.24)
@oguz siz bana hiç masumane gelmiyorsunuz ama. şu an bu ülkede yaşıyorum, bir süre daha yaşayacağım. bu konuda direkt olarak beni ilgilendiren bir konu olduğu için fikrimi söylüyorum. sizin oralarda kadınların konuşması anladığım kadarıyla kolaylıkla baş kaldırış gibi görünebiliyor. bizim buralarda insanlar manasız bir şeye cevap verdiklerinde böyle triplere girmiyoruz. tekrar edeyim, baş kaldırış falan yok. sadece dışarıda tişört giydiği için kezzap atılan çocukların, şort giydiği için dövülen vatandaşların(erkeklerin de şiddet gördüğü çok fazla olay var) olduğu bir ortamda artık bu sorulardan sıkıldık. siz sıkılmamışsınız, sıkılmadığınız gibi bir anlam bulmuşsunuz, bulduğunuz anlamı da millete yedirmeye çalışıyorsunuz.
@numlock anlama zorunluluğun yok kuzu. yorma kendini.
insanların kıyafetleri hakkında yorum yapmamayı öğrenmeniz gerekiyor. bu kadar basit. ben yaşadığım yerde giyeceğim kıyafeti paşa gönlüme göre değil de hayatta kalmaya yönelik seçiyorsam, bu utanç verici bir şeydir ya. bak büle büle yapılacaktır diye üzerine üzerine gidilmez. farklı evrenlerde yaşıyoruz. kimin nerede yaşadığı umrumda değil bu arada. ben istediğim yerde ister açık ister kapalı giyinebildiğim gün rahat rahat tavsiye verebilirsiniz. o güne kadar burdayım. iyi günler.
0
mrvln
(13.07.24)
Yahu sana bişey diyen yok zaten? Soru belli, eşiniz/sevgiliniz denmiş, insanlar da cevap vermiş. Ondan sonrası o insanla eşi arasındadır, yargılayıp aklınızca aşağılama cürettini ancak internet sayesinde bulursunuz. Daha soruyu anlamadan etmeden hemen boş boş duyarlar, çığırtkanlıklar.

İnan soru şöyle olsa mesela "kadınların bu kadar açık giyinmesinden rahatsız olmuyor musunuz?". Cevabım "sana ne lan elalemden dangalak" olurdu.
0
numlock
(13.07.24)
@ numlock, beni fark ettiler, sen kaç arkeofili.com

te allahım aynen bizim oralarda öyle. aynen bizde kadınlar fikir beyan edince baş kaldırmış oluyor. kadın haklarını da hiç önemsemeyiz. kadının görüşüne saygımız yoktur. dışarı çıkarken de izin alırlar. biz çıkarken izin istemeyiz, bilgi veririz aaynen.

soruda rahatsız eder mi denmiş, sınır belirtmemiş. ortam belirtmemiş. bir ilişkide iki taraf da birbirine hoşlanmadığı huy, tavır, kıyafetleri söyleyebilir zorla dayatmadıkça.

bazen özgürlüğün şeyini çıkartıyorsunuz. hayvan haklarını savunayım dedim, içlerine girdim, öyle kafalar var ki içeride pişman oldum. köpek olup öyle yaşayıp insanları öldürmek isteyen var. kadın haklarını savunayım diyorum, içine girdikçe o kadar gerçek dünyadan kopuk fikirler çıkıyor ki kafayı yersin. biraz kafa kafaya verdiklerinde erkekler ölsün e kadar gidiyor konu.

bir kadın bir erkeğe "ya hayatım böyle dar şeyler giyme her yerin belli oluyor"

dediğinde ben hiç bir erkeğin "NE DIYOSUN SEN YA BENIM BEDENIM BENIM KARARIM", "BANA ANAM BABAM BİŞEY DEMİYOR SANA NE OLUYOR" dediğini hiç duymadım. bi sakin olun yani ne bu şiddet bu celal bizim ülke tüm kadınlarımızı menapoza soktu herhalde. barzo adamları ve tavırları savunmuyorum. ama tatlı tatlı bazen rahatsız edebilir demek de bir görüştür asıl siz saygı duymuyorsunuz o zaman derim.

Zaten aykırılık varsa rahatsız eder diyorum. yani hepimiz çıplaksak rahatsız etmez. ama herkes gündelik kıyafetler giymiştir, eşim özgür bir kadın olduğu için jartiyerle gelebilir canım ne olacak dememizi mi bekliyorsun anlamıyorum ki. bazen ortamına göre tatlı kıskançlıklar yapılabilir. böyle düşünüyorum diye yukarıdaki görsel canlanıyorsa kafanızda, diyecek bir şey yok. ben herkesin ağzının suyunu akarak baktığı bir ortama karımı o şekilde sokmak istemem. öyle bir ortama aykırı bir kıyafetle girip eşinizin bunu sorun etmediği ile övünüyorsanız aklıma pek hoş şeyler gelmiyor. Ha diyorsanız ki biz o kadar medeni bir ortamdayız ki her giydiğim kıyafet kaldırır. E o zaman zaten sorun yok ki. Ben de hiç yorum yapmam ne güzel geliyorsa giysin eşim.

yani başka bir x şehrinde herkes normal karşılıyordur, beni de rahatsız etmez.

bu arada babam da bazen benim kıyafetime yorum yapar ben de ona yapabilirim yani. ne büyüttünüz olayı ya. dikkat edersin, önemsersin önemsemezsin o ayrı konu. kadın olarak ne giydiğimize karışamaz kimse diyorsunuz da erkeğin fikir beyan etme özgürlüğünü neden elinden alıyorsunuz. erkeğin de bozulma veya beğenmeme lüksü var o zaman. Çok rahatsız ederse ayrılırsın başka bir eş bulursun.

Edit: bi ara zeynep bastık birinin kucağına oturmuştu fotoğraf çekinmişti sanırım. eşi de ne var canım olur böyle şeyler gibi bir şey demişti. sonra ayrıldılar.

kadınların kimin kucağına oturacağına karışmamalıyız helal olsun adama. özgürlük böyle bir şey çünkü
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
@numlock son cevabınızı beğendim. bu soru için de doğru bir cevap. ne diyelim.. inşallah bir gün..
@oguz koyduğunuz resme çok güldüm. cevabınız da paylaştığınız görseli anlamlandırma ve yaşatma konusunda baya açıklayacı olmuş. sadece bana söyleyecek bir şey bırakmamışsınız bi tık ona kırıldım.
0
mrvln
(13.07.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.