Giriş
(3)

Şarjlı diş fırçası başlığı hemen bozulması

makbur
Her zaman olmuyor. Bazen yeni bir başlık takıyorum 3-5 gün sonra başlık içerisinde bir şey pıt diye atıyor ve dönmesi gereken fırça ucu dönmüyor. Fırça başlığında minik bir delik var orada demir bir parça görünüyor, böyle olduğunda o aşağı düşüyor; şu sekilde:https://eksisozluk.com/img/1776i6xwŞarjl
Her zaman olmuyor. Bazen yeni bir başlık takıyorum 3-5 gün sonra başlık içerisinde bir şey pıt diye atıyor ve dönmesi gereken fırça ucu dönmüyor.

Fırça başlığında minik bir delik var orada demir bir parça görünüyor, böyle olduğunda o aşağı düşüyor; şu sekilde:

eksisozluk.com

Şarjlı diş fırçasına takılı iken o parçası minik tornavida ile yukarı kanirttigimda fırça dönmeye başlıyor ama :)

Bu da olmasi gereken sağlam dönen başlık (dikkat Ederseniz o demir parça Daha yukarıda duruyor)

eksisozluk.com
0
makbur
(11.08.26)
10 senedir şarjlı diş fırçası kullanıyorum hiç başıma gelmedi.
fırçaların çakma olabilir.
+1
my fault
(11.08.26)
@my fault

Tr'de ok cakmasini yaparlar da bu son aldığım fırça Lüksemburg'dan ama :)) (4 ' lü paket ilki patladı bu şekilde)
0
🌸makbur
(11.08.26)
Çok mu bastırıyorsunuz acaba,fırça kılları da pek az kullanılmış gibi değil de.
+3
denizciman
(11.08.26)
(8)

Kuyruk sokumu kemiğimi kırdım, önerileriniz?

cccbehzatccc
Öneriniz var mı? Doktor ilaçlar verdi ve bekleyeceksin dedi...Aylar sürermiş iyileşmesi. Daha önce geçiren var mı?7-8 basamak merdiveni popomun üzerine bambam seke seke düştüm amk siz de dikkat edin
Öneriniz var mı? Doktor ilaçlar verdi ve bekleyeceksin dedi...Aylar sürermiş iyileşmesi. Daha önce geçiren var mı?
7-8 basamak merdiveni popomun üzerine bambam seke seke düştüm amk siz de dikkat edin
+4
cccbehzatccc
(10.08.26)
2 sene önce aynı şekilde bende popomun üzerinde top gibi sekerek düştüydüm. bende kırık yoktu ama 1 aydan fazla ağrıdı. koksiks yastığı alabilirsin oradaki basıncı yayarak daha rahat oturmaya yarıyor.
+1
my fault
(10.08.26)
Çok zor iyileştiğini, çok acıdığını duymuştum.
Çok geçmiş olsun.
+2
Mirket
(10.08.26)
10 yıl kadar önce başıma geldi, ağrısı çok pistir. ben de yastığı öneririm. uzun sürüyor iyileşmesi, geçmiş olsun. benim arada hala sızlar.
+1
eileengray
(10.08.26)
Ortopedik oturma yastığı...

Geçmiş olsun
+1
apocalipy
(11.08.26)
çok geçmiş olsun, iyileşmesi uzun sürüyormuş, konforun için en gerekiyorsa araştır.
+1
omer460
(11.08.26)
Geçmiş olsun üstat,doktorun önerilerine uyarak en kısa sürede iyileşir sin umarım
+1
denizciman
(11.08.26)
kolajenli ilikli kemik suyu
kelle paça falan
+3
jelly bear
(11.08.26)
Yastık mastık verdiyse aksatmadan kullanın. Benim de aynı şekilde kırılmış yanlış kaynamış. 4 yıl sonra fark ettim, ihmal etmeyin :D
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.26)
(8)

Mekke anlassmasini nasil yorumlamaliyiz

lapaz
Ukrayndaki gibi issiz erkek populasyonu tehlikede mi?
Ukrayndaki gibi issiz erkek populasyonu tehlikede mi?
0
lapaz
(09.08.26)
Yıllar ABD ye yer sağladığı üslerin İran tarafından vurulmasıyla ABD nin daha kendisini bile koruyamadığını gören Suudi Arabistan'dan bir halt olmaz normalde ama para gücü onda .
Pakistan da nükleer güç olarak önemli.
Türkiye'nin de bu ittifakta kendi askeri ve operasyonel gücüyle birlikte düşünüldüğünde uluslararası dengeleri değiştirme açısından da önemli bir anlaşma.
Olması gereken ise bu ittifaka bizim yön vermemiz lazım .

İşsiz ama kalbinde vatan ,millet diyen nitelikli erkekler için bir sorun olmaz.
-3
diyecevaplandı
(09.08.26)
duyuru'nun kadrolu aktroll'ü olumlu bulmuş. var sen hesap et.

abd ve israil'in uşaklığını yapmak için kurulmuş bir şey. zaten ayrı ayrı hepimiz yapıyorduk da böyle daha "organize" olacak. vatan millet sevgisi olan gençler epstein yamyamları için kalkan edilecek, bir grup akıl hastası da savaş türkün düğünüdür filan diye coşacak işte. bin yıllık hikaye.

ha temelde çok önemli bi şey olduğuna inanmıyorum, o ayrı. sözleşme imzalayıp şunu yapacağız bunu yapacağız demek ayrı şey, onları uygulamak bambaşka bi şey.
+3
der meister
(09.08.26)
iranı yok etme amaçlı kuruldu daha çok. önümüzdeki zamanlarda bir şekilde iranla çatışma/savaş çıkacak. anlaşma gereği 3 lü kıskaçla yıpratılacak. abd ve israil destekli büyük bir operasyonla bop tamamlanacak. israilin bulunduğu bir coğrafyada böyle bir ittifakın itirazsız kurulması mümkün değil.
+4
ground
(09.08.26)
Taşere etmeyi mi sordun?
Anlamı şuymuş.

Taşere etmek, bir işi veya görevi kendi üzerindeyken başka bir kişiye, kuruma ya da alt yükleniciye (taşerona) devretmek veya havale etmek anlamına gelir.
0
Mirket
(09.08.26)
duyurunun yurtdışını arşınlamış, çok şey görmüş sözde ve çakma muhalif trolü , bir yandan trol derken arka tarafta yazdıklarımı yakip edemeden duramamakla birlikte beni ne derece önemsediğini aslında göstermiş olduğunu görüyoruz.

Sen yurtdışı ortam görmüş biri olarak (! , :) yine onların basın, medyasına baksana Türkiye'nin artık ne derece bölgede önemli aktör olduğunu Ankara ile batının diplomasi trafiğinin ne derece arttığını hiç okumuyor musun ? Onlar da mı trol ?
Senin sadece Ortadoğu, "Arap" veya göçmen diye baktıklarına Batı, iş ,anlaşma, para akışı, kazanç olarak bakıyor. Batı asıllı teknoloji markalarının veri merkezleri bile orada.
Son aylarda biraz zarar gördüler tabi .

Senin gibi trol kelimesi sevdalısı olup niteliğini ise pek anlayamadığımız solculuk taslayan tipler yüzünden , ciddi manada Türkiye milliyetçisi olan solcular da arka planda kaldı.
Duyurunun kadrolu, çok sert muhalifi anlaşmayı olumsuz bulmuş mu diyelim şimdi ?

Askerlik yapmak kavramı bile kimisi için hizmet değil sanki bir tür yara.
Ben yaptığım için öyle bir yaram da yok.

Sen burada diğeri arasında 6. Belki 7. sıradasın sanırım. Agresif ve gizli takipçilerim var biliyorum .
-2
diyecevaplandı
(09.08.26)
aynı şekilde koreyede vatan millet sevgisiyle gidildi değil mi?
kendi üstlerini koruyamayan abdye kalkan olma antlaşması.
birde israil antlaşmadan rahatsız diye pazarlamıyorlar mı.
+2
my fault
(09.08.26)
@my fault
siyasetin gerçekleri ile sokaktaki sadece cebini düşünen kimsenin gerçekleri farklı şeyler haliyle. Yerel seviyede böyle saçmalayan değil, siyasi manada karar alıcı seviyesinde biri olsan herhalde böyle düşünmeyeceksin.
Bu askerimizi çok düşündüğün manasına da gelmez. Askerlik her an bedelli yapılan bir şey değil, temelinde ise
fiilen yapılır.
Ben yabancı basına medyaya bak diyorum en azından sen kıymeti kendinden menkul sızlanmalar yapıyorsun.

Bu anlaşma böyle her zaman kalmaz farklı anlaşmalara, dengelere de dönüşme özelliğine sahip.
Devletler arası sürekli dostluk sürekli düşlamlık olmaz .
Hazır Kore'ye gitmişken, Japonya tarafına da uğra ABD askeri orada ne arıyor diye bak .
-3
diyecevaplandı
(09.08.26)
Zaten aciklandi:

1) "Türk yetkililer, Pakistan'ın Hindistan'la ve Suudi Arabistan'ın İran destekli Husiler'le yaşadığı çatışmalara atıfta bulundu."

2) "Türkiye, anlaşmanın üçüncü bir tarafa karşı olmadığını da kayda geçirerek İsrail'in hedef olarak görülmediğinin altını çizdi."

Sorsaniz, bu uc ulkenin de bolgedeki bas dusmani Israil'dir. Fakat aciklama yaparken Iran'i hedef gosteriyorlar, Israil'e karsi degil diyorlar. Belki de Israil'e karsi ama gizleme ihtiyaci duyuyorlar. Fakat bunu yaparken Iran'i neden hedef gosteriyorsun? Veya neden gizleme ihtyiaci duyuyorsun? Kimden cekiniyorsun, Israil'den mi yoksa ABD'den mi? Madem boyle bir anlasma imzaladiniz, o zaman aciklamayi da hedef gostermeden, tahriklere ve saldirilara karsi falan deyip gecersin. Boylelikle kimse Israil'i, Iran'dan koruma anlasmasi demez.

Orta Dogu'da su an pek cok ulkeye saldirmis olan, pek cok ulke tarafindan kara listeye alinan ve uluslararasi mahkemelerde mahkum edilen, savas sucu isleyen ve soykirim yapan Israil mi problem yoksa Israil'in saldirmis oldugu Iran mi?

Bu nedenlerle cok acik ki anlasma, Amerikan gudumunde gizli bir Israil'i koruma anlasmasi gibi duruyor. Bunun da nedeni Turk makamlarinin yaptigi Iran vurgusu. Bu olmasaymis gayet iyi bir anlasma.
+2
Sour
(09.08.26)
(3)

trendyol iade sorunu

atcapar
Geçen hafta trendyol üzerinden bir firmadan mikrofon almıştım ancak ürünü beğenmedim ve iade talebi oluşturdum bugün trendyol müşteri hizmetleri bana dönüş yaptı işte dedi ki firma kutunun şeffaf plastiğini ve etiketini açtığınız için ürünü ikinci el diye değerlendirip iade talebinizi red etti. Bend
Geçen hafta trendyol üzerinden bir firmadan mikrofon almıştım ancak ürünü beğenmedim ve iade talebi oluşturdum bugün trendyol müşteri hizmetleri bana dönüş yaptı işte dedi ki firma kutunun şeffaf plastiğini ve etiketini açtığınız için ürünü ikinci el diye değerlendirip iade talebinizi red etti. Bende dedim ki kabul etmiyorum, ürünü açmadan denemeden nasıl anlayacağım iyi mi kötü mü diye. Trendyol müşteri hizmetleri hiç oraları olmadı ben dedim ki sizi de şikayet edeceğim siz bilirsiniz deyip kapattı telefonu. Bu durumlarda kanun kimin tarafında oluyor? Ürünü geri almak istemiyorum.
0
atcapar
(08.08.26)
14 gün boyunca koşulsuz iade hakkın var. şeffaf meffaf sallamışlar. üründe hasar yoksa iade edebilirsin.
0
neira
(08.08.26)
işte bu yüzden pazaryerlerinde pazaryerinin kendi satıcısı olmayan hiçbir şey alınmaz.
alacaksanda belli bir limit belirleyip o limiti gözden çıkartacaksan.
yasal olarak 14 gün içinde koşulsuz iade hakkınız var ama tüketici hakem heyeti dışında başka çare yok.
0
my fault
(08.08.26)
üründe hasar yoksa iade edebilirsin kandırmasınlar milleti
0
Kurtulus
(10.08.26)
(9)

Salah B**klaması

eisberg
Dinlediğim yorumcular ve ekşici arkadaşlar "gereksiz transfer olduğu, artık futbola son noktayı koyduğunu, oyun planında da yer olmadığı vb." bir çok konuda hemfikir olmuş durumda. Ama ben nedense ikna olamadım şu an bile gözümde salah'ın kestiği topları onachu'nun gol yapması ya da rakip takımın de
Dinlediğim yorumcular ve ekşici arkadaşlar "gereksiz transfer olduğu, artık futbola son noktayı koyduğunu, oyun planında da yer olmadığı vb." bir çok konuda hemfikir olmuş durumda. Ama ben nedense ikna olamadım şu an bile gözümde salah'ın kestiği topları onachu'nun gol yapması ya da rakip takımın defansını falan dağıttığı görüntüler geliyor gözüme. Harbi çöp bir transfer mi neyi kaçırıyorum?

Dehşet maliyeti dışında kötü transfer gibi görmedim.
-3
eisberg
(06.08.26)
Dehşet maliyeti dışında herhangi bir kötü tarafı yok.
Trabzon en kötü 2 yıl için 35 milyon euro gömmüştür buna.
Peki 2 yılda 35 milyon euro kazandırır mı? 35 milyon Euro'luk iş yapar mı? Hiç sanmam.
Ticari olarak çok kötü transfer.
+2
etna
(06.08.26)
katkı yapar gayet. gs-fbye gelse böyle kötülemezlerdi.

zaten gelmesiyle birlikte maliyetinin çoğunu çıkardı. o gelmese bu kadar forma kombine satılmazdı. direkt 1 senelik maliyetinin yarısını çoktan çıkardı. daha sezon başlamadı bile.
-7
jelly bear
(06.08.26)
tabi ki çöp değil. liverpool için çöp olsa bile trabzonspor için tabi ki çöp değil. okudugunuzu tam olarak anlamıyor olabilir misiniz?
sorun zaten dehşet maliyeti olması. ucuz bir fiyata gelmiş olsa niçin eleştirilsin ki. fiyatı referans alarak yapılıyor bu yorumlar zaten. niçin her şeyi siyah veya beyaz gibi görüyorsunuz.
0
abelardo
(06.08.26)
dün şükela 1. girdi "top oynama niyeti olsa haftalardır tatil yapmaz bir takımla anlaşır çalışırdı buraya takılmaya geliyor" minvalinde bir şeydi hocam. siz buradan ne anlıyorsunuz?
0
🌸eisberg
(06.08.26)
Ne oldu da turk takimlari dunyanin en buyuk maaslarini vermeye basladi? Yakinda vergi olarak girer halka her zamanki gibi.
+2
baldur2
(06.08.26)
asıl sorgulanması gereken şampiyon olamayacak bir takımın bu kadar para harcaması.
son iki sezonu ve dünya kupasındaki performansı soru işareti bırakıyor. ama bizim ligimizde böyle topçular iş yapar. kendinde hala mücadele edecek gücü bulduğuna göre türkiyeye geldi yoksa abdye gider yata yata oynardı.
ayrıca salahın tam istediği oldu arabistana gitmeyi çok istiyordu küçük arabistana geldi.
son iki sezondur fb, gs, bjk deli para harcıyor sonları yine bankalar birliği olacak.
+2
my fault
(06.08.26)
bunu futbol perspektifinde gormemek lazim. akp'nin halk nezdinde kaybettigi halk destegini/gucunu futbol uzerinden iteklemesi olarak goruyorum. kante'nin alinmasi simdi bu. direkt hukumetin kendilerine yol yapma/gundem degistirme transferleridir.
-2
buenosdias
(06.08.26)
büyük ihtimalle sonu Zaha gibi olacak, büyük beklentilere gebe. bunları karşılayamazsa seneye gönderirler.

zaten potansiyeli olsaydı bonservisi elinde gelmezdi.
0
duyuruuser
(06.08.26)
Salah premierlig hariç her takımda iş yapar. Liverpool takımı yıllarca salah üzerine kurdu. Yani salahın istediği sistem olmazsa pek katkı veremez. Arada bir 2 gol atar o. Ama şu an herhangi bir ülkede ortalama bir takıma salahı versen almayacak takım yok. Biraz orta seviye takımlar bu tarz egolarla uğraşmak istemez. Bence trabzonda iş yapar.
+1
mikahakkinen
(07.08.26)
(11)

faiz yerine yatırımlık ev alma sebebi

xportant
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir şekilde faize yatırmak yerine neden yıllık vergisi, kiracı işleri, eskime payı, demirbaş giderleri vs. giderleri ödeyip de evlerini kiraya veriyorlar? ev fiyatları döviz bazında da uzun zamandır düşüşte ve düşmeye de devam edeceği ön görülüyorken, ev alıp kiralamadaki amaç şu an ne? sonuçta şu an ev kiralarından çok daha fazla faiz getirisi yok mu?
0
xportant
(04.08.26)
Uzun vadede evin değeri sayılan olumsuzlukları telafi eder umuduyla. Bu bazen gerçekleşiyor. Genelde insanlar fırsat maliyeti nedir bilmiyor. Şu an nakit daha güçlü evet.
+1
orient blue
(04.08.26)
Bir kere sirf gunah oldugu icin parasini faize koymayacak tonla insan var. Onlari goz ardi etsek bile su kisim cok dogru sayilmaz "...döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken..." simdi beklenmez bir gece ansizin sicrama olur. Mevcut trend hep boyle gidecegi anlamina gelmiyor. Ben acikcasi bu kadar devam etmesini bile beklemiyordum. Ben acikcasi faiz isi nasil oluyor, istedigin cikabiliyor musun vs onu bile bilmiyorum. O nedenle sacma seyler de soylemis olabilirim. Su an dediginiz gibi faiz cok cok daha mantikli olabilir, sonucta ev fiyatlari da bir garip yani, firsat ortami yok.
0
mbond
(04.08.26)
Sen ‘şu an ev almak için uygun zaman değil’ diyorsun ya, o söz şu anlama da gelmez mi? ‘Reel anlamda ev fiyatlarının en ucuz olduğu an’
+1
Mirket
(04.08.26)
Ekonomideki belirsizlikler ortada. yakın geleceğe bak mesela kur korumalı mevduat çıkarıldı. Bir anda herkesin dolardaki parası pul oldu. Yani senin faizdeki paranın başına ne geleceği ne malum. Çok hızlı yönelim değişiyor. Faizleri bir diplere indiriyoruz sonra tavanlara çıkarıyoruz. Bu durumda devamlı piyasa takip etmek istemeyen veya risk almayan insanların parasını altın-gayrimenkul olarak değerlendirmesi gayet normal.
Bu arada bu durum yeni bir durum değil. Türkiye hep böyle bir ülkeydi. Belirsizliklerin had safhada olduğu. Ülkedeki çoğunluk kitlenin yatırım olayı altın-gayrimenkul döngüsü.
0
nuevo
(04.08.26)
En büyük sebebi bilgisizlik. Ev yatırımının iyi bir yatırım olduğu algısı oturmuş bir kere. Bu algıyı kırmak mümkün değil. Neyin daha iyi bir yatırım olacağı ile ilgili bilgisi yok insanların.

Türkiye'deki enflasyon yüzünden (son birkaç yıldaki yüksek enflasyondan bahsetmiyorum, genel olarak hayatımızda sürekli olan enflasyon) fiyatların yükselmesini insanlar "para kazanıyorum" olarak algılıyor. Ama mesela 10 yıl önce aldığı evin fiyatını Dolar ya da Euro ile değerlendirse ya yerinde saymıştır ya da kaybetmiştir.

Örneğin NASDAQ'taki QQQ EFT'si son 10 yılda 7 katına çıktı. Türkiye'de 100 bin dolara alınıp şimdiki fiyatı 700 bin dolar olan ev var mıdır? İmkansıza yakın.
+1
himmet dayi
(04.08.26)
2 yıl önce elimize bir miktar para geçti. O parayla önce ev alalım dedik, ev bakarken de vadeliye yatırdık. Bu sürede hep hoşgeldin faizlerini kovaladık. %54le başladı bu sürede hiç 40tan aşağı düşmedik. İyi oran bulamadığımız zamanlarda ppf aldık.
O zamanki parayla baktığımız evler ile şuanki elimizde biriken parayla baktığımız evler aynı oranda hatta daha düşük arttı. Hatta biriken paradan ihtiyaç oluncada kullandık. Ama evlerin artış oranına bakınca bizim para 2 yılda emlaktan daha fazla kazandırdı. Bunun yanında emlak vergisi, gelir vergisi vb vermedik. Kiracıyla uğraşmadık.
Bencede parayı betona yatırmak çok saçma. Özellikle böyle yüksek faiz oranları varken. Bir süre daha bu seviyelerde olacağını tahmin ederek faizde devam ediyorum.
Ev almak ancak evin yoksa kiradaysan mantıklı. Veya topraktan girip çok uyguna müteahhitten alırsan mantıklı.
+1
my fault
(04.08.26)
Çünkü daha mantıklı, burası ortadoğu yüzyıllardır yayımlanmış ekonomik tezler burada kağıt parçasından ibarettir, reel piyasa farklıdır bu coğrafyada.

Bugun alırsın faizi iyi para dersin akşam yatarsın, sabah yüzünü yıkar tv yi bi açarsın sevgili yöneticilerimiz çıkıp bir emir vermiş ve faizler düşmüş, işte o zaman anlarsın gerçeği. ( Ki oldu yani geçmişte, yine olacak bu arada :) )

O nedenle insanlar ev alıyorlar, dükkan alıyorlar, birincisi finansal olarak banka nezdinde güvenilirliğin, kredibiliten artıyor, ikincisi düzgün kiracılar var seçici davranıyorlar, üçüncüsü en kötü satıp tekrar başka bir yatırım yapabileceğin bir varlık.

Bu faizlerin ne kadar süre gideceğini dünya üzerinden bilecek 1-2 kişi vardır, eğer onlardan biriysen faize devam, eğer değilsen ( ki değilsin :) ) kısa sürede, ama çok kısa sürede vur kaç faizlerini alıp mal'a yatırım yapmak mantıklı.
0
ebeş
(04.08.26)
Hocam hiçbir yatırımın garantisi yok. Emlak dahil. Türk insanındaki algı çok acayip bu konuda. Bu yazdıklarım bir yatırım tavsiyesi olarak almayın kişisel yorumlarım.

İnsanlar gayrimenkul aldığında kesin kar edeceğini düşünüyor ama bunun garantisi yok. Gayrimenkul yatırımında fiyatı ve değeri farklı düşünebiliriz. Bu ne demek?

Örnek olsun diye yazıyorum.
1 milyona ev aldık. 1 sene sonra 1.5 milyona sattık.
Ama enflasyon %60 diyelim ki. Bu durumda fiyatı 500.000 TL artırdık. Ama enflasyonu hesaba kattığınızda aslında -100k. zarardayız. Çünkü evin 1.6 milyon olması lazım enflasyona endeksle. Enflasyona endeksleyince kar etmek için 1.6 milyonun üstüne satmak lazım.

Gayrimenkul yatırımında kar edip etmediğinizin bir sürü değişkeni var. Enflasyon bunlardan biri. Maalesef ülkemizde insanların çoğu bunları hesaplayamıyor. Emlakçılar bile.

Nedir bunlar?
-Aynı evi krediyle alıp nakit alan adamın bile karlılığı aynı olmayabilir. Atıyorum 5 milyona aldık. Ama ben %10 peşinat %90 kredi kullandım. Evi aldığım gibi de kiracı koydum. Başta kredi taksidi yüksek olacaktır ama uzun vadede kiranın ortalaması taksitlerin üstüne çıkacaktır. Ortalamada kredi taksidiyle kira tutarını denkledim diyelim.

Yani ben 500k peşinatla 5 milyonluk evi aldım. Krediyi kiraya ödettim.

başkası gitti 5 milyonu nakit verdi evi aldı.

Ben evi 5 milyona sattım taksitler bitince.

Öbürü 6 milyona sattı. Hangimizin karı daha büyük?

Gayrimenkul işi hafife alınıyor kolay sanılıyor ama çok zor değerleme hesapları vb.
0
anten
(04.08.26)
insanlar çocuğu x şehirde üniversite kazandığı için ona alıyor, kendisi de gidip geliyor uzun vadede yurt + otelden uyguna geliyor. bildiğim bi aile taşrada ilçede eczacı çocuklar (3tane) ankarada okuyor diye ankarada emlak zengini oldular. sürekli piyasa takip edip uygun aldılar sattılar derken kaç daire oldu bilmiyorum.

anne-babası asgari ücretten emekli oluyor emekli maaşı kiraya yetmeyecek birleşiyor kardeşler olarak onlara alıyor
kağıt üzerinde hala evli ama eşiyle ayrı hayat yaşıyor eşine ev alıyor çocukları orada yaşıyor, adam ayrı hayat yaşıyor. kadın/kadının ailesi böyle şart koşuyor

inşaat sektörü barter yapıyor, kara paracı bi sürü kodaman var kağıt üzerinde satış bunların bi kısmı. kayıtdışı ekonomi gerçeği var.

yani bizim ekonomik ve aile yapımız ile sosyolojik gerçeklerimizde bu ev işi çok büyük faktör. kimi yerde evi olmayana kız vermiyorlar herkes fon kovalayan crypto kovalayan bordrolu beyaz yakalı değil.
0
subcomponent
(04.08.26)
Türkiye'de artık yatırım için ev alınmaz.

Ev almak 3-5 sene önce mantıklıydı. Neden? Sen evin parasının %10'unu veya %20'sini peşin veriyordun. Kalanı kredi çekip, kiraya veriyordun. İlk birkaç sene biraz ilave etsen de, 3. seneden sonra kira parası krediyi ödüyordu. Sonraki seneler artıya bile geçiyordun. Bunu birkaç kere tekrar edince, 3., 4. evden sonra işler çok daha kolay oluyordu. Yani evi, neredeyse bedavaya getiriyordun. Ancak:

* Artık 2. evlere kredi yok.
* Kiralama kanunları çok sıkıntılı. Kiracıyı çıkartamıyorsun. Kira ödemezse, bir şey yapamıyorsun.
* Mahkeme süreçleri çok pahalı ve çok uzun sürüyor. En ufak bir dava 4-5 sene.
* Site yönetimleri habire demirbaş parası topluyor.
* Devlet vergileri katlamalı artırıyor, mesela bu sene belediye vergisi %300 arttı.
* Tüik artışları enflasyonun çok altında, 3. seneden sonra kiralar kuşa dönüyor vs. vs.

Peşin parayla ev alıp, kiraya veren, kusura bakmayın ENAYİ'dir.

Ama oturacağınız evde hiçbir şeye bakılmaz. Hoşunuza giden evi bulunca peşin de alabilirsiniz.


.
+3
kartallar yuksek ucar
(04.08.26)
faiz parayı korumuyor çünkü.

açıklanan enflasyon + %3-4 alıyorsunuz faizde. ama enflasyon 1,5-2 katı oluyor.

diğer taraftan doğru emlak aldığınızda ekstra kazanç da oluyor. yılda dolar bazlı %10-20 gibi.

faiz parayı eritiyor, mülk koruyor işin özü bu.
0
gurur
(05.08.26)
(8)

Geri dönüşüme insanlar çuval çuval pet şişeyi nasıl topluyor?

Cesario
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olm
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.

Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?

DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olmuş. geri dönüşümden sonra zam yaptılar muhabbeti doğru mu yoksa enflasyon, üretim arzından vs mi?
0
Cesario
(03.08.26)
Restoran, kafe gibi yerlerin şişeleridir o çuval çuval olanlar bence.
0
rock n roll
(03.08.26)
evet çöpten topluyorlar. sahilde elinde eldiven çöpleri karıştıran düzgün giyimli kadınlı erkekli tipler topluyor.
0
my fault
(03.08.26)
Suya zam konusu geri dönüşüm meselesinden sonra gerçekleşti.

Bu serbest piyasa isteyen istediğini yapar diyenlerin varsa işletmesinin muhasebe kayıtlarını derinden ele almak lazım ki işletmesinin de içinde bulunduğu devlete vergi olarak ne katkısı var herkes bilmeli.
Öyle ya daha çok kazanan daha çok vermeli
0
diyecevaplandı
(03.08.26)
makineler çalışmıyor ki... çalışınca da çok kısa sürede doluyor ve düzenli boşaltılmıyor.
ben defalarca kez gittim cam haznesi boşken ağırlık uygun değil diye hata veriyor kabul etmiyor ki farklı farklı bir çok şişe denedim.

gözümün önünde boşaltıldı, önümde 2 kişi biraz pet şişe attı toplasan 100-120 tane anca vardır, ben 80 küsür tane pet atabildim doldu diye hata verdi kalanı atamadım. önümdekiler genelde büyük şişe attı ama benim hepsi 500ml idi. bir tane bile cam atılmamıştı makineye ben de atamadım :D

sistem başladığından beri ilk kez pet şişe atabildiğim boşaltıldığı sırada kuyruğa girdiğim gün oldu işte daha cam atamadım... birikti ev çöplüğe döndü rahat 1000 taneyi geçik şişe olmuştur. araba bagajında 200 cam şişeyle geziyorum bi gün oralardan geçerken boş ve çalışır denk gelirse bari o kadarını atayım diye. özellikle o iş için kalkıp gitmiyorum çünkü açık görünse de çalışmayabiliyor. çalışsa da dolabilir sıra olabilir vs. her şey tamam olsa yaktığım yakıta yine yazık. arada açık görününce bisikletle pet şişe taşıyorum sırt çantasına da biraz cam alıyorum o kadar.

toplam attığım daha 1 günlük hak tanınan adede bile ulaşamadı ama makine düzgün çalışsa ben de çuvalla gidebilirim :D öyle o günün çöpü değil yani.

3+1 evde tek yaşamasam çekilecek dert değil çöpe atardım muhtemelen. yerim var da biraz sabrediyorum biriktirebiliyorum. belki birkaç makine daha konur biraz daha düzenli boşaltılır ileride diye.
0
konetsu
(03.08.26)
@konetsu

Toplu teslim olacak merkezi yerlere diye haberler çıktı daha ucuz fiyata ama. Onu araştırın, makine ile boşuna uğraşmayın derim.
0
🌸Cesario
(04.08.26)
yaw turkiye plastik copunun cok yogun oldugu bir ulke, nemrut'un zirvesine cik, orda da bol miktarda plastik teneke vs bulacagina eminim.

bu kanun cikinca aha cingeneler simdi zengin oldu dedim.
oldukca da secindim artik millet saga sola ya atmayacak, ya da atarsa birileri toplayip nakite cevirecek, yurtdisinda oldugu gibi.
0
cooperr
(04.08.26)
gözlemlediğim çoğu kiş 1.5 veya 5lt litrelik su tüketiyor evde, apartmanda bizim katta damacana kullanan yok bende haftada en az 12 şişe 1.5 lt tüketiyorum sadece evde, ayda 50 tane kafadan şişe biriktirebilirim istesem..
0
eja
(04.08.26)
"0.5 litre sular 20 tl olmuş." nerede oyle olmus? Benzinlikler mi? Neyse merak edip baktim Migros'da 6,95 TL, yalan olmasin en fazla gecen seneye kadar 3,75 TL dip fiyatti marketlerde, bu artis depozito isiyle ayni anda mi bilmiyorum.
0
mbond
(04.08.26)
(12)

(Güney) Marmara'da denize girilmez efsanesi yıkılıyor mu?

renegade
Son 2-3 senedir etrafımdaki çok sayıda kişi özellikle Güney Marmara'da denize girmeye/tatil ayarlamaya başladı. Şimdi baktım Erdek'te, Avşa'da hatta Bursa ve Yalova'da bile mavi bayraklı plajlar var.Sizin görüşünüz nedir? Marmara'da deniz keyfi yapılır mı?ek: marmara'da nerelerde denize girdiğinizi
Son 2-3 senedir etrafımdaki çok sayıda kişi özellikle Güney Marmara'da denize girmeye/tatil ayarlamaya başladı. Şimdi baktım Erdek'te, Avşa'da hatta Bursa ve Yalova'da bile mavi bayraklı plajlar var.

Sizin görüşünüz nedir? Marmara'da deniz keyfi yapılır mı?

ek: marmara'da nerelerde denize girdiğinizi de yazar mısınız?
📊 Marmara'da denize...

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

-1
renegade
(01.08.26)
Zaten girilmiyor muydu? Mavi bayrak olmasa da insanlar giriyordu diye biliyorum.
+1
bumbum
(01.08.26)
böyle bir efsane olduğu şimdi öğrendim. canakkaleden bursaya kıyı şeridinde çok güzel yarler var. benim favorim Kapıdağ yarımadasının kuzey tarafları
+2
wu
(01.08.26)
öyle efsane mi varmış? ben kuzey marmarada bile denize giriyorum.
+1
abelardo
(01.08.26)
eskiden giriyordum, artık girmiyorum. bir şey biliyorum da konuşuyorum.
0
co2s2
(01.08.26)
yıllarca erdekte denize girdim. 5 yıldır gidemedim. son zamanlardaki durumunu net bilmiyorum.
erdekten çok köylerinin denizi daha güzeldir. ocaklar, turanlar, doğanlar, büyük ova hem daha tenha olur hemde deniz daha güzeldir.
özellikle erdek in bazı dönemleri vardır. bu zamanlarda deniz anası çok yoğun olur. rüzgar durumu da çok belirleyici olur.
0
my fault
(01.08.26)
Avşa’nın denizi ve sahilini beğenmiştim ben. Ada da gayet güzel. Şarköy’ün denizi ise çok kötüydü bence. Rengi, bulanıklığı… Güzel yerleri vardır belki, bilmiyorum.
0
auroraaurora
(01.08.26)
ilk defa duydugum efsane. ustelik dededen istanbulluyum.

soruya cevap: yapilir.
0
Sour
(01.08.26)
20 yil once falan gemlik/kumla'da her yaz girerdim. en son 10 yil once yelkenkaya'da girdim, fena degildi yine de. bi arkadasim sarkoy/silivri'de ara sira giriyor fena degilmis. tabi akdeniz/ege beklememek lazim.

hayalim hep caddebostan sahilde denize girmekti :) ama gelen insan demografisi saolsun girilmiyor.
0
fakyoras
(01.08.26)
Avşa adasındayım, aktif sezonda deniz biraz kirleniyor. Gelen gemi ve tüm insanlığın içine etmesiyle yosunlar kalkıp denizanası olabiliyor. Buna rağmen deniz suyu bulanmaz kolay kolay, dibini net görürsünüz. Bölgenin hala en iyi deniz-plajlarındandır.
0
menon
(01.08.26)
körfezde bok kokusunun burun direklerini kırdığı zamanlarda gölcük'te insanların denize girdiğini hatırlıyorum ki bu dediğim 99 depreminden çok sonrası değil.

bir de naçizane şöyle bir gözlem paylaşmak isterim: eskiden bu mesele bu kadar yoğun değildi. ben çocukluğumda maddi imkanımız da el verdiği halde deniz-güneş-kum tatili yaptığımızı hatırlamıyorum. bu kadar konuşulduğunu da. artık parası olan olmayan herkes "özel" tatil yapmak istiyor. plaj sayısı artmış, aynı kaldıysa bile görünürlüğü artmış olabilir.

söylediğim yanlış anlaşılmasın, "fakire deniz yok" demiyorum. tam aksine keşke her vatandaş güzel tatil yapabilse. bence bu çalışan herkes için insanlık hakkı olmalı zaten, allahın denizini kumunu elitler için kapatıp üstüne bundan kâr devşirmek bence teröristlik de oraya girmeyeyim şimdi. bahsettiğim daha ziyade beyaz yaka çılgınlığı. eskiden bunlar ev-araba-tarla filan alır, güzel giyinir, kaliteli yiyip içerdi. şimdi beyaz yakanın öyle bir imkanı yok... statü, somut kazanımdan daha önemli. o yüzden insanlar HAKLI OLARAK "ulan ben de plaja gidicem" deme eğiliminde. hiçbir şey alamıyor çünkü, en azından o tatili yapabilmek istiyor.

bence son 20 senedeki algı değişimi de önemli bu açıdan. belki denizler aynıdır, plajlar aynıdır ama bunları çok daha fazla duyuyor ve görüyoruzdur.
+1
der meister
(01.08.26)
güney marmarada girilmez diye bir efsane yoktu ya da ben duymadım hiç.
"istanbul'da denize girilmez" ya da "marmarada denize girilmez" efsaneleri vardı, ikisi de marmara'nın kuzeyini ifade ediyordu aslında. ikisi de hala doğru olabilir. riva'da ve adalar'da yüzdüm ve güzeldi ama yine de deniz trafiğinin ve şehrin kalabalığı insanın denize girme iştahını azaltıyor deniz temiz görünse bile .

marmara adası ve balıkesir'de yüzdüm zamanında. çok da güzeldi.
hatta erdek en keyif alarak yüzdüğüm yerlerden biriydi. tertemiz ve berraktı (10-11 yıl önce gitmiş idim). istanbul çıkışlı haftasonu kaçamağı olarak değerlendirilebilir.
0
biseysorcaktim
(01.08.26)
Erdekte giriyorum her yaz
0
cccbehzatccc
(02.08.26)
(14)

Instagram storyleri..

selenophile
..bize gizli hayranlar, beklemede olanlar vs ile ilgili gerçekçi bi data sağlıyor mu? Yoksa anlamsız bi veri diyebilir miyiz?Örneğin taa üniversiteden çok da muhabbetinizin olmadığı biri (erkek) gördüğü story’lerinizin nerdeyse %80’ini like’lıyorsa (hiç mesaj yazmıyor ama) bu bişey ifade ediyor mu?
..bize gizli hayranlar, beklemede olanlar vs ile ilgili gerçekçi bi data sağlıyor mu? Yoksa anlamsız bi veri diyebilir miyiz?

Örneğin taa üniversiteden çok da muhabbetinizin olmadığı biri (erkek) gördüğü story’lerinizin nerdeyse %80’ini like’lıyorsa (hiç mesaj yazmıyor ama) bu bişey ifade ediyor mu? Zamanında (hatta belki hala) bu kıza bişeyler hissediyormuş demek ki diyebilir misiniz?

Yoksa her gördüğü story’i kim olursa olsun sıralı like’layan insanlar var mı hakkaten:) Böyle tek seferde 4 story’e sıralı 4 like gibi mesela..

Bu arada kadın kişisi öyle pek kendi resmini falan da koymuyor ya da siyasi içerik vs de yok. Öyle manzara, konser, mekan, günbatımı, yolda gördüğü bi çiçek, küçük yeğeni vs.. O da üç beş günde bir story koyuyordur anca..

Ben mesela anca gerçekten içerik olarak ya da foto/video olarak çok çok beğendiğim bişey varsa like’lıyorum. O da öyle samimi olmadığım biriyse 40-50 story’sinden birine ikisine denk gelir herhalde. Kankalarıma da 10 story’den 3-4 üne denk geliyodur yani bi kalbi esirgeyen biri de değilim de ne bileyim senelerce konuşmamışsınız sürekli bi kalp gönderme hali:)
Seviyorsa gitsin konuşsun bence di mi, o da yok
Ne diyorsunuz?
📊 Instagram story’lerde devamlı like’layan adam
0
selenophile
(30.07.26)
Bir ilişkinizin olup olmadığını anlayamıyorsa harekete geçemiyor olabilir. Sevgilinizin ya da eşinizin olduğunu görüp de yapıyorsa zamanında sevip açılamamış ve şimdi de içinde kalmış olabilir.

Bilemiyorum başka türlü öyle herkesin her şeyini layklamak enerji işi, pek kimse boşu boşuna uğraşmıyordur hele 30+ yaşı da geçtiyse bence.
0
su olsam ates olsam
(30.07.26)
Storylerinizin sanatsal ilgi çekici olma ihtimali var mı? Saçma sapan storylerinize de atıyor mu?
0
benaslindayohum
(31.07.26)
ben arkadaşlarımın storylerini elimden geldiğince likelamaya çalışırım, bu yüzden soruyu okuyunca yanlış mı anlaşılıyorum diye bir acaba dedim ama sizin durumunuzda beğeni de olabilir. örümcek hislerinize güvenin bence. hiç yorum yapmıyor mu storylere?
+1
eileengray
(31.07.26)
Niyet okumamak en iyisi
+3
gabe h coud
(31.07.26)
Tanıyarak eklediğim insanların hem. Her postunu beğeniyorum. Bir çok kişinin hoşuma gidiyor, sevinsin ya da etkileşim istiyordur etkilessin diye. Boş geçmem pek.
Ama öyle bir soru ki her seçeneği yapan insan vardır
+1
kisa
(31.07.26)
Bu beğendiğinin bir belirtisidir. Ama belirtidir sadece. Sonuçta her durum gerçek olabilir. Ben yakın arkadaşlarımın saçma sapan bile olsa her hikayesini beğenirim gördükçe. Ama muhabbetimin olmadığı, yıllar önce üniversiteden arkadaşım olan birinin hikayelerinin büyük bölümünü beğenmem. Orada bir anlam olabilir. Ama kesin beğeniyordur demek için bu veri tek başına yeterli değil.
0
himmet dayi
(31.07.26)
@benaslındayohum; doğru sanatsal açıdan ilgisini çekiyor olabilir, güzel bi günbatımı arkaya bi şarkı, manzara vs evet. Öyle pek saçmasapan story atmıyorum, çok alakasız olanlara da like atmıyor (kalan %20lik kısım)

@eileengray; hiç yorum yok. Açıkçası böyle neredeyse her story’mi like’layan iki kişi var (yakın arkadaşlarım dışında) o yüzden dikkat çekici durumda..

@gabe h coud; sen niyet okumazsan, ben niyet okumazsam, biz niyet okumazsak, nasıl çıkar bu karanlıklar aydınlığa :)

@kisa; post beğenme konusu kafamı karıştırmıyor da ısrarla üstüste story beğenmede bi gizem var bence..
0
🌸selenophile
(31.07.26)
Bu arada hiç yorum yapmıyor mu diye düşünürken hatırladım, mezun olduktan sonra ilk 3-4 yıl, facebook zamanlarında gönderilerime uzun uzun yorum yapardı. Havaların soğukluğundan şikayet etmişim mesela, ona bile bi paragraf yazardı.. Ama açık bi flört yok, telefon numarası istemek yok.. Bişey sorucam gibi bi bahane uydurmak yok.. Sadece bikaç kere ortak arkadaşlarla toplanma organizasyonu yapmıştı, katılamamıştım. O da benim doğumgünüme gelememişti tatilde olduğundan (yine ortak arkadaşların organize ettiği) Sonra yurtdışına taşındı, geri geldi ama başka bir şehirde şu an..

Bu veriler ışığında belki anketi tekrar değerlendirirsiniz:D

Gerçekten profile kim kaç kere girip bakıyor, en önemli veri bence bu. Kabak gibi ortaya çıkar bütün gerçekler hahhaaasddjsh
Ama bunu sahiden yapabilen bi uygulama var mı bilemedim..
0
🌸selenophile
(31.07.26)
ya ben de arkadaşlarımın storilerine like atıyorum bazen sıralı güzel bi konser vsde. yanlış anlaşılabilir mi böyle hareketler ya?
+2
euteamo
(31.07.26)
@euteamo; yakın arkadaşsa ya da iyi bi konserse vb olabilir tabii bence yanlış anlaşılmıyordur da..
Normalde birbirinizi aramadığınız, yazışmadığınız, görüşmediğiniz biri neredeyse her story’e like atınca dikkat çekiyor o kesin..

Yani binlerce takipçili bi hesapta farkedilmiyordur da, storileriniz küçük bi gruba açıksa (70-80 kişi) ve hep aynı insanlar devamlı like’lıyorsa gözünüze çok çarpıyor..

Ama dediğim gibi çok takılmadan genel olarak her şeye like atan küçük bi kesim de var gibi..
0
🌸selenophile
(31.07.26)
story için bir şey diyemem ama her gördüğü post'u sıradan otomatik like'layan bazı arkadaşlarım var. sordum bir kaç tanesine neden böyle yaptıklarını. bir ikisi "like'lasam elime mi yapışır" dedi. evli bir arkadaşım da, "sıradan herkesi like'lıyorum ki, karım yarın öbür gün "sen bu kızın post'unu nasıl like'larsın?" diye soramasın" dedi. bunlara bakınca çok da anlam yüklememek lazım gibime geliyor.
0
co2s2
(31.07.26)
ben beğendiğim storiyi layklarım, evli kız arkadaşlarımın storilerinide layklıyorum. ne var ki bunda. alev atmam sadece like.
bundan rahatsız olan o zaman story falan paylaşmayacak.
0
my fault
(31.07.26)
Velev ki ilgi duyuyor hoşlanıyor hatta gizli aşık.. üstüne bu kadar uzun düşünüp ölçüp tarttığına göre muhtemel ilgisi üzerine planların var. Storylerin yüzde 80ine kalp atması bir mesaj atıp yoklamak için iyi bir bahaneyken bunu yapmak yerine neden etrafından dolaşıyosun bence bunu düşün biraz. Yetersizlik düşüncesi mi, özgüven issues mu, kaygı mı..
+1
beyfendi
(31.07.26)
@beyfendi; aslında ne hissettiğinden emin olamadığımdan oluyor. Tek mesaj atsa devamı gelicek o konuşmanın da bu kadar yıldır bişey yazmadıysa ya da harekete geçmediyse bişey yok demek ki hissi de ağır bastığından..

Ama haklısın, sonuçta dünya kadar like’a ben de tek kelime yazıp harekete geçmedim hiç.. belki de herkes karşı taraftan bekliyor daha çok böyle durumlarda..

Biraz da some of yengeç burcu problems sanırım, direkt bodoslama gitmek yerine yanyan yürümeye alışmışız:(
0
🌸selenophile
(31.07.26)
(11)

Tıp Fakülteleri hasta için diğer hastanelere göre riskli mi?

ya ben lan neyse
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?teşekkürler.
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?

teşekkürler.
-2
ya ben lan neyse
(29.07.26)
Son teknolojinin, son bilginin, herhangi bir şey ters giderse diye konunun en iyi bileninin olduğu yerden mi bahsediyoruz?
+5
Mirket
(29.07.26)
en kaliteli doktorlar fakültede olur ama öğretim üyelerine ulaşmak randevu almak zor genelde.
asistanlar tabii ki acemi ama onlar da hoca kontrolünde genelde.
+2
jelly bear
(29.07.26)
onun sebebi şudur: tıp faküktelerindeki öğrencilerinde tedavi sürecine dahil olmasıdır. eğer ücreti ödenirse prof. doçent tarzı kişilerden tedavi alırsınız. yani özel hastanelerdeki hizmeti satın almak gibi. özel hastanelerde çok iyi değil, sektörde çalışan hemşirelerin anlattıklarını dinlediğimde özel devlet farketmez vicdansız insanlara denk gelirseniz işiniz tamamen şansa kalmış olur.
olay biçmek değil intermlerin müdahalede bulunması. diğer hastanelere göre isimleri daha fazla çıkmış durumda.
0
mikahakkinen
(30.07.26)
öğrencilere bir şey öğretmek için gelen hastanın acemi çalışanlara bırakılacağına, gereksiz yere biçileceğine inanabiliyor musunuz? ödeyecekleri tazminatın haddi hesabı olmaz.
+3
co2s2
(30.07.26)
Türkiye'de böyle hastaneler kötülene kötülene özeller patladı ama özelinde sadece girişini ve dışını görüyorlar da içinde olanları bilmiyorlar.
Dünyada sağlıkta devlet destekli olandan daha iyi olmasının imkanı yok. Birinde kar amacı var, diğerinde toplum sağlığı var.
Benim ailem sağlıkta çalıştılar hep, özelde. Özelden nefret ederler. Devlet hastanelerinin kötü duruma düşme sebebi asıl hükümetlerdir, kendi hastaneleri olan sağlık bakanı olan ülkede devlet hastanelerini iyileştirme politikası olmaz.
+3
logisticsmanager
(30.07.26)
tercihim tıp fakülteleri oluyor benim eğer ulaşılabilir mesafedeyse.
çoğunda özele göre daha iyi sağlık hizmeti alınıyor. hastanenin fiziki şartları, odasının tv'sinin çalışmaması gibi durumlardan bahsetmiyorum özele göre iyi derken, yapılan tedavinin özeninden bahsediyorum.

asistanların ameliyatlara girdiği doğru ama o kesen biçen kişi hocasının ve ekibinin yanında ve zaten yıllardır tıp eğitimi almış kişi.
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
aksine üniversite hastanelerinde ve eğitim hastanelerinde gereksiz işlem yapılmaz. şu tetkiki de isteyelim demezler veya hastaya etkisi kısıtlı olmayacak işlemi yapmazlar.
ama şöyle bir durumda var kasık fıtığı gibi kapalı cerrahinin artık standart tedavi olduğu durumda eğitim hastanesi olduğu için eğitim amaçlı açık cerrahi tercih edilebiliyor.
ameliyatları asistanların yaptığı doğru ama çoğu kıdemli asistan oluyor. bir sıkıntı olduğunda hocalarına başvuruluyor. yeni gelmiş çömezleri ayak işlerinde kullanıyorlar.
zaten en başta bu durumları kabul ederek oraya gidiliyor.
0
my fault
(30.07.26)
Ilk muayeneyi tip fakültesinde, ikinci muayeneyi, ameliyati ve kontrolleri özelde olurum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
sağ olun arkadaşlar. özellere ben de hiç güvenmiyorum. aslında yazmam lazımdı. tıp fakültelerini uzman doktorların olduğu şehir/devlet hastaneleriyle kıyaslamak istemiştim.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.08.26)
şöyle, insan hayatı hiç bi zaman tehkileye atılmıyor ama bir şekilde yeni doktorların da yetişmesi lazım. siz gidiyorsunuz benim ameliyatımı x profesör yapsın diyorsunuz. o ameliyatı yüzde 90 asistanlar yapıyor ama bu demek değil ki yanlış ya da sorumsuzca yapılan şeyler var. hocaları da başında oluyor. herhangi bir durumda kendisi devam ediyor. ameliyat trafiği de çok yüksek olduğu için asistan falan demeyin. bir çok özel kurumdan kat kat ameliyat ve cerrahi tecrübeleri olıyor. özel hastanelerden çok korkarım.

bu arada bu ameliyatların bir kısmının video kaydına alındığını biliyorum ama istatislik bilgisine sahip değilim.

ha bir de, 3 doktora gittim devlet hastanesi ve özel. hepsi ameliyat dedi, tıp fak. gittim ne ameliyatı hiç alakası yok.şöyle böyle yap 15 güne toparlarsın dedi hoca. aynen de öyle oldu. sen asıl bu tarz doktorlardan kork.
0
omer460
(13.08.26)
Hep tıp fakültesine gider hoca randevusu alırım, hamileyim doğumumu da bu şekilde gerçekleştireceğim doçent hoca takipliyim.

Özele oranla daha ucuz ve yüzde yüz güvenli geliyor.

Özel hastanelerden ben de çok korkuyorum zaten Allah korusun durum kötüye gidince kendini Bilkent şehir hastanesinde ya da fakülte hastanesinde buluyorsun özelller böyle gönderiyorlar hastayı

Bir de bir defa grip bir defa da ishal salgınına yakalandım beni hemen yatırdılar özel ilgilendiler asistanlar pır dönüyor etrafımda zaten her anımı hocayla paylaşıyorlar hocam da geliyor benimle ilgileniyordu.

Ben çok memnunum yani kötü olduğum zamanlarda direkt gidiyorum randevusuz düşünün hocamı ya da bir asistanı buluyorum hemen benimle ilgileniyorlar
0
Hallegadola
(13.08.26)
(12)

Zayıflamak

strawberry first
Bol kortizonlu, boyun bel fıtıklı geçirdiğim 2 sene sonunda nurtopu gibi +25 kilom oldu. Uzun süredir kilo vermek istiyor ancak Motive olamıyorum. Çocuk da olunca kendime özel beslenme planı uygulamak iyice zorlaşıyor.Zaten çok çer çöp beslenen biri değilim. Paketli gıda, asitli /asitsiz içecek, ekm
Bol kortizonlu, boyun bel fıtıklı geçirdiğim 2 sene sonunda nurtopu gibi +25 kilom oldu. Uzun süredir kilo vermek istiyor ancak Motive olamıyorum. Çocuk da olunca kendime özel beslenme planı uygulamak iyice zorlaşıyor.

Zaten çok çer çöp beslenen biri değilim. Paketli gıda, asitli /asitsiz içecek, ekmek, kek börek vb nadiren tüketirim. Gerisi ev yemeği, dışarıdan yeme alışkanlığım da yok. Pilav, makarna da nadir...

Soru: Bu diyetisyen gerçek mi? Bunu nasıl yapıyor?

Instagram: Azeri diyetisyen - 17 günde 10kilo

Yorumlarınız için teşekkür ederim.
Not:kendisini tanımam. İşe yarayacaksa başvuracağım.
0
strawberry first
(29.07.26)
diyetisyen gerçek mi bilmiyorum ama mucize yöntemler-kısa yollar genelde iş görmüyor. ilk adımda macro sayarak ve kalori hesaplayarak başlayabilirsiniz. bir de üstüne haftada 3-4 gün hafif bir fitness antremanı eklerseniz çok daha iyi olur. bu antreman ip atlamak ya da tempolu yürüyüş gibi basit şeyler de olabilir. gerçekçi bakış açısı ile 25 kg bir yağ kütlesini yakmak için 1-2 ay yeterli olmayacaktır. gerçekçi hedef ayda 2-3kg kaybederek 6-8 ayda bu kilolardan kurtulmak olabilir.

diyetisyenin bir-iki videosunu izledim mantıklı gelmedi 17 günde 10 kilo vermiş hadi kabul ama o göbekteki zaten sarkık olan deri nasıl bir anda toparlandı ? gene matematik hesabı yapalım 10 kilo = 70.000 kalori yakmak demek. 70.000/17 = günde 4100 kalori bu göze çok gelmeyebilir ama bu kadar kalori yakabilmek için ortalama üstü kas kütlesine sahip bir atlet olmak gerekir. kişinin iradesi yetse nefesi-kondisyonu yetmez. o kadar yakmaya.
+3
orpheus
(29.07.26)
2019'dan beri her hafta diyetisyene giden arkadaşım var(kadın) zaman zaman o kadar güzel kilo verdi ki imrendim ama onun dışında özellikte son 4 senedir 165 boy ile 90 küsür kilo. aklınıza gelen her egzotik meyve, et, envayi çeşit tohumlar hiç bi işe yaramadı.

bunun sebebi diyetisyenin başarılı olmaması değil arkadaşımın diyet yaptığı halde 2 gecede bir 10 tane bira içmesi. deli gibi yemek yemesi, kendine hakim olamaması.

özetle bu iş sizde bitiyor. diyet dediğiniz öyle açlıktan düşüp bayılacak hale gelmeniz, sürekli açlık çekeceğiniz falan değil. belirli saatler arasında, özellikle junk besinleri almayıp, azcık beslenmenize özen göstermeniz demek.

efenim bebeğiniz çocuğunuz olabilir ama bu diyet yemekleri de öyle çok meşşakkatli , uğraştıran, hazırlaması zor şeyler değil. diyetisyene de gitseniz her insanın bir sweet spotu oluyor. onu da zamanla keşfedersiniz ve son tavsiyem. bir anlık gazla aşırı sert diyetler uygulamamanız gerektiği yönünde olur. bu iş zaman işi süreç işi. her gün 100 kalori bile azaltsanız zaman içinde istediğinizden çok daha ileri bir seviyeye gidersiniz ama katı diyetler yapıp kendinizi yorar ve bünyenizi üzerseniz, çok uzun ömürlü olmaz.

Sarfoşum, çok imla kurallarına şeydemedim. kusura bakmayın, ayrıca dediklerime gönülden katılıyorum.
+1
omer460
(29.07.26)
Ben hayatımda ilk defa iş yerinin diyetisyenine gittim. Söylediği iki üç şeyi mantıklı buldum ama konu sadece beslenme değil. Konu spor. Spor yapınca beslenmen değişecek. Kimse sana söylemeden sen yağ olan şeyleri yemeyeceksin, protein odaklı besleneceksin. İştahın değişecek. Ağırlık çalışmak en etkilisi ama yürüyebiliyorsan her gün 30 45 dakika yürüyüşle başlayabilirsin.
-5
arbre
(29.07.26)
makro saymak +1. sizin gibi beslenen biriydim, ne kadar az kaliteli karbonhidrat ve protein, ne kadar çok yağ tükettiğimi farkettiğim an yaşadığım şoku hiç unutmuyorum. makro saymaya başladığımdan beri daha çok yiyorum. (gerçi birebir örnek olur muyum bilmiyorum spor da yapıyorum çünkü)
+2
a7x
(29.07.26)
Öncelikle 17 günde 10 kilogram gerçekçi bir hedef değil, aşırı yüksek kiloda değilseniz sağlıklı ve mantıklı olan ayda 5 kg en fazla. Ortalama bir insan yaklaşık 2000 kalori yakar her gün spor vs ile ekstra 500 kalori kazansanız bile, 5 kg için ayda 35000 kalori açık vermeniz lazım ki bu günde 1000 kaloriden fazla açık vermeniz anlamına gelir.

Benim tavsiyem aralıklı oruç, makro dengelere uyarak beslenme ve her gün düzenli yapılan egzersiz. Önce 30 dk'lık ortalama 5km / saatlik yürüyüşlerle başlayın zaten zamanla hızınız ve süre kendi kendine artacak. Evden çıkmak zor gelirse bir 10 dk evin etrafında turlayı geleyim kafasıyla çıkın, zaten hemen dönmek istemeyeceksiniz çıkınca.

Ben son 2 ayda bunları yaparak 7.5kg verdim, zamanla günlük egzersizi 2'ye çıkardım, evde ağırlık çalışma, yürüyüş veya bisiklet olarak. 6 kg verdiğimde hedefime ulaşmış olacağım, daha önce de istediğim kiloya kolayca ulaşmıştım ama sonra diyeti sallayıp bir kaç ayda tekrar kilo aldım. Bu kez devamlılık için yemeği aşırı kısmadım, hatta hedef kiloya yaklaştıkça daha yavaş kilo veriyorum ve hayat boyu yapabileceğim şekilde beslenmeye başladım. Alkol büyük problem oluyordu bira yerine cin ve şekersiz tonik, limon gibi içecekler koyarak ve gün kısıtlaması ile kontrol altına aldım. Ara ara dondurma, çikolata, hamburger, cips vs kaçamakları da yapıyorum ama ilginçtir canım eskisi kadar istemiyor zaten.
+1
creepy
(29.07.26)
Bunun matematiği basit aslında. 1 kilo yağ kaybetmek için toplamda 7500 kalori açık vermek gerekiyor, 10 kilo yağ için 75000 kalori. 17 günde bunu gerçekleşebilir mi? Gerçekleşirse sorun yok, gerçekleşmiyorsa Azeri diyetisyen umut tacirliği yapan bir tokatçı. Ha 17 günde 10 kilo ağırlık kaybetmezsin demiyorum yanlış anlama, kayıp yağ olmaz sadece.
+2
kizil karga
(29.07.26)
Hayatım boyunca şişman olduğumu söylemek istiyorum öncelikle, 160 boy 120kg idim en son, yaş 38, hayatımın farklı dönemlerinde diyetisyene gittim, makro saydım, spor yapmayı denedim vs.. sonrasında verdiklerimi geri aldım.

7 aydır doktor kontrolunde zayıflama iğnesi kullanıyorum, 25 kg verdim, önümüzdeki 6 ayda 20 kg daha veririm, yemeğe olan bakışım ve isteğim değişti, eğer maddi olarak sıkıntı yoksa diyetisyenden ziyade doktor kontrolunde iğneyi değerlendirebilirsiniz.
0
benaslinda
(29.07.26)
ilk paragraf tamamen bahane.
bahaneleri bırak kilo vermenin tek yolu kalori açığı oluşturmak.
hiçbir şey yapamıyorsan bile çık tempolu yürü. istikrarlı bir biçimde haftada 5-6 gün 8-10 km yürü.
-1
my fault
(29.07.26)
Kortizon şişmanlaması kötüdür. Şişman bir gövde ile gövde ile tezat incecik kollar ve bacaklar oluşur. Kol ve bacaklardaki incelme kas kaybı sonucudur. Bu sebeple daha sonraki zayıflama gayretine ağırlık çalışmaları da dahil edilmezse arzu edilmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Bilinçli olmak, profesyonel yardım almak, öyle 3 günde 5 kilo goygoyuna itibar etmemek sabırlı olmak gerekir.

Zayıflama konusu çok kompleks bir konu, proteini noksan alır, spor yapmazsan kas kaybedersin, yağı noksan alırsan hormon dengen bozulur, demiri noksan alırsan anemi olursun, lifi noksan alırsan kabız olursun. Sonuçta herşeyin bir denge içinde olması gerekir.
+1
Mirket
(29.07.26)
17 günde 10 kilo bırakalım gerçekliği, ZARARLI. Bol kortizol olduğuna göre vücudun stres yükü epey artmış demektir. Bu da kortizol marifetiyle olmuş. Kortizolü bıraktıysanız sadece ve sadece katı bir gece uykusu rutini oluşturarak bu fazla kilonun net yarısını atarsınız. Çocuk eğer çok küçük değilse lütfen sağlıklı ve kaliteli gece uykusu için çok katı kurallar koyup ona uyun, çocuk da uysun. Kendinize verebileceğiniz en büyük hediye budur diye inanıyorum, ben henüz yapamadım ama 6 güncük yapabildiğimde kendiliğimden 3 kilo vermiştim. Hiç değilse bir deneyin 🙏🏻
-2
muhayyer divan
(29.07.26)
benaslinda + 1
0
Sattva
(29.07.26)
geçmiş olsun.
bu vaad gerçekçi ve sağlıklı olmayan bir hedef görünüyor.

hareket kısıtı ve çocuklu bir yaşamda yapabileceğiniz kadar hareketi eklemekte fayda var. uzun yolları tercih etmek.
iştah kesmek için de bitkisel ve bağırsak sorunlarına faydası olan berberin kullanabilirsiniz. ancak en etkili kiloyu sadece proteinle beslenme ile verebilirsiniz. süt ve süt ürünleri ile şekeri (ketçap, salça dahil) keserseniz berberin bile almadan 1 haftada belirgin sonuç alırsınız. murad özbay'ı bir dinleyin derim instadan. bir de jeremiahdanieljohnson var. onun özellikle eski gönderilerine bakın. zaten gülerken kilo kaybedersiniz. bantlarla basit ama etkili hareket gösteriyor.
-1
janderzel zartanyan
(29.07.26)
(1)

Anrecta ilacını sigorta karşılar mı

dizicolleague
Özel hastane doktoru yazdı, muafiyet dolayısıyla öss karşılamadı. İşyeri hekiminden veya aile hekiminden reçete ettirsem alabilir miyim?
Özel hastane doktoru yazdı, muafiyet dolayısıyla öss karşılamadı. İşyeri hekiminden veya aile hekiminden reçete ettirsem alabilir miyim?
0
dizicolleague
(28.07.26)
ilacfiyati.com
sgk karşılıyor görünüyor ama genel cerrahi yazabiliyor sanırım
+1
my fault
(28.07.26)
(13)

arkadaşıma para yönetimi tavsiyesi

adwokat
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.öncelikle ön bilgiyaş: 30 - bekarşehir: istanbulaylık 50.000 TL kira ödüyormaaş: 200.000malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araçşimdi sorum
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.

öncelikle ön bilgi
yaş: 30 - bekar
şehir: istanbul
aylık 50.000 TL kira ödüyor
maaş: 200.000
malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araç

şimdi sorumuza gelelim;
elemanın elinde 8 milyon var (yarısı altın yarısı döviz)

A ŞIKKI
bu parayla 2 tane 1+1 alıp 25'er binden kiraya vermek mi? (daireler istanbul dışında ve seçilmiş vaziyette hazır kiracılı)

B ŞIKKI
bu parayla istanbulda güzel bir konumda site içinden 1+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

C ŞIKKI
Ortalama bir konumdan 2+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

D ŞIKKI
Altını tutmaya devam edip 2.5 milyona çocukluğundan beri hayalinde olan motosikleti almak mı?

E ŞIKKI
25 bin lira getirili 1 adet 1+1 alıp, kalanla da hayalindeki motosikleti almak mı?
📊 cevapları alalım

Bu anket sona erdi. 25 oy kullanıldı.

0
adwokat
(28.07.26)
Bu arkadaş kendisi kirada otururken neden ev alıp kiraya vermeye takılmış?
+2
malheiros
(28.07.26)
yakın zamanda evlenmeyi planlamıyorsa, kendine ev alsın.
0
co2s2
(28.07.26)
kiradaki evine kendi geçsin veya o evi satıp kendine ev alsın öncelikle. madem parayı betona gömecek kendine gömmüş olur en azından.

8 milyonun yarısını dövizde cayır cayır eritmiş zaten. anladığım kadarıyla risk toleransı 0 olan bir insan. dövizi de altına çevirsin hiç olmazsa. ama yine de para erimeye devam edecek bu şekilde.

motor konusu mevzubahis bile olmamalı.
-5
televole0
(28.07.26)
kendisinin şu an kirada oturduğu yere sıfırdan girse kiralar 70-80 bin, satılık fiyatına bütçesi yetmiyor. satılık fiyatına bütçesinin yettiği yerlerde de oturmak istemiyor....
-1
🌸adwokat
(28.07.26)
bu kişinin ölmeden önce 500 milyon lirasını tskya bağışlayan amcalarla bi akrabalığı var sanıyorum.

ben olsam motoru alır keyfime bakarım ne kiracısı ya.
-2
elorelia
(28.07.26)
halihazirda 1 tane evim var ve kendime ev alamayacak durumda isem, ev almazdim. aldigi diger ev de oturabilecegi bir sey olmayacak cunku.
dovizdeki paranin yarisini bozar, TL yatirim fonuna yatirirdim. dovizden daha cok getirme olasiligi yuksek. boylelikle oradaki para kirayi oder, ben de biraz daha fazla biriktirebilirim diye dusunurdum. (memur kafasindayim ben)

motoru da gercekten cok istiyorsam alirdim.
0
65 derece
(28.07.26)
arkadaşın ev alarak kiracılarla uğraşmak istiyor sanırım, ev fiyatları son 1 senede reel olarak %6-7 oranında düşüşte, kira getirisi de çok düşük kalıyor. bugün 8 milyonu aptal bir yatırımcı gibi faize yatırsa aylık 250bin tl civarı faiz alır. 4 ayda kiradan gelecek olan getiriyi 1 ayda faizden alıyor.

2.5 milyona da motor almazdım, türkiye'de artık yatırım araçları değişmeye başladı. eve, arabaya(motorlu araçlara) para gömme devri bitiyor. enflasyonist ortam kiracıların da ahlakını bozdu. uzun zamandır problem yaşamadığımız kiracı ile bu sene problem yaşıyoruz artık.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.07.26)
Size çok basit bir finansal veri sunayım. Bu sevdadan vazgeçin.

2016'da Bostancı gibi bir bölgede ortalama bir 2+1 ev fiyatı 550.000 TL, gram altın fiyatı ortalama 120 TL. Yani bir evin altın bazında ederi 4.583 gram altın kadarmış.

Şu an ise ortalama bir 2+1 ev yaklaşık 15.000.000 TL civarında ve gram altın an itibariyle 6.171 TL. Yani bu evin altın bazında ederi 2.430 gram altın.

Özetle 10 yıl önce gidip bostancıdan bir ev alsaydı bu arkadaş mesela, 2.153 gram altını çöpe atmış olacaktı. Üstelik altın iyi bir yatırım aracı bile değil.

Betona para gömme işi asla yatırım olarak düşünülecek bir şey değil. Nedense bizim ülkede ev almak akıllı bir yatırımmış gibi her orta sınıf bireyin hayalini süslüyor. O kadar parayı bir depremde yerle bir olabilecek bir şeye gömmek mantıklı değil.

İkinci olarak, ekşi duyuru gibi bir yerden yatırım tavsiyesi beklemek de mantıklı değil. O yüzden "paranızı şurada değerlendirin" gibi bir tavsiye vermeyeceğim. O kadar parası var adamın, bir tane finansal danışmana 3 kuruş vermiyor olması komik.

Son olarak, motor sevdasından da vazgeçin. 2,5 milyona motor nedir?

edit: 2016'da alınan evin kira gelirini de hesaba katalım da akıllarda soru işareti kalmasın.
Bir evin aylık kira bedelini [Ev Fiyatı]/250 olarak hesaplarsak 2016'da aylık kira 2.200 TL, yıllık kirası da 26.400 TL yapar. Bu tutarı gerçekçi olmayan bir şekilde her yıl evin fiyatının 1/250'si olacak şekilde artırsak bile toplam kira geliri 3.7 milyon yapar. Bu olabilecek en iyi senaryo kira ile ilgili. Buna rağmen kira geliriyle birlikte evin şu anki fiyatı 3 bin gram altın ediyor. Hala 1.583 gram içerdeyiz.

Bir de gerçekçi kira senaryosuna bakalım: 2016'da 2.200 TL olan aylık kirayı her yıl TEFE/TÜFE ve (ve 2019 itibariyle TÜFE 12 aylık ortalaması) oranlarına göre hesaplarsak toplam kira geliri 10 yılda 920.000 TL yapıyor. Bu da 10 yıl boyunca kiracının değişmediği ve yasal maksimum orana göre zam yapıldığı kötümser senaryo. Covid dönemindeki %25'lik üst limiti hesaba katmıyorum bile. Onu da katarsak iyice felaket.

Sonuç olarak kira geliriyle birlikte bu evin güncel ederi 16M ila 19M arası değişiyor. Altın hesabına göre yine büyük zarar var.
0
himmet dayi
(28.07.26)
Yaş 50 deseydiniz motor diyebilirdim ama yaşı daha genç motoru her zaman alır. Ben a şıkkını işaretledim.

Ev kirası da yaptığınız açıklamaya göre makul, o evde kirada oturmaya devam, kira gelirlerini arttırmaya devam, finansal emekliliğe yaklaştıkça motor her zaman alınır düşüncesindeyim.
0
kumandanim
(28.07.26)
Eğer yaptığı işi seviyorsa, ben emekli olana kadar seve seve çalışırım diyorsa motoru alsın direkt. Maaşı falan iyi, yaşlandıkça artacaktır da zaten. Nispeten rahat bir hayat var önünde, gençliğinde binsin bari motora ileride 60 yaşında bineceğine.

Tersi durumda, bir an önce finansal olarak emekli olmak istiyorsa, motoru siktir etsin.

Ayrıca 30 yaşında, burada akıl vereceklerin %95inden fazla birikim yapmıştır muhtemelen, buradan akıl alacağına yatırım konusunda bildiğini yapsın :)
-1
bobinhoo
(28.07.26)
parayı eve vermek bence yapılacak en büyük hata. %42-44 faiz varken parayı betona gömüp 50 bin kira almak enayilik. 3 kuruş kira için kiracıyla uğraşmaya değmez.
evin varken kirada oturmakta ayrıca saçma.
eğer 2,5 milyona alacağı motor goldwingse değer bence alsın.
0
my fault
(28.07.26)
En başta 50.000 TL kira vermeyi bıraksın.
Çocukluğundan beri 2,5 milyona motor alma hayalıni bıraksın .
Onunla bir Köy yoluna girdği an doğan veya şahin seviyesinde ilerleyecek.
Arkadaş grubum/çevrem bunları yapıyor ben de yapmalıyım türünden hırsları bıraksın .
Duyuruda durumu zayıf bir kaç üye
kimse vardır muhakkak. onlara da
yardım etmeyi düşünsün .
0
diyecevaplandı
(28.07.26)
2.5 milyon yerine 250 bine motor alıp hevesini alsın
0
mirty
(28.07.26)
(24)

İnsan sigaraya neden başlar?

Lh12
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?Rahat mı batıyor millete?
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...

Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?
Rahat mı batıyor millete?
+2
Lh12
(27.07.26)
birçok sebebi var.
gençlerde arkadaş topluluğu arasında kabul görme. tadı berbat olmasına rağmen içemeyince veya öksürünce arkadaşlar tarafından alay edilme durumu var. Allen Carr da böyle açıklıyordu. sırf bebe gibi görünmemek için kendini zorluyorsun. gençlikte büyüdük adam olduk havası var çünkü.

diğer yandan açıktan veya subliminal bir sürü mesaj veriliyor. sigara zor zamanlarda tutunulacak dal, karizmatik gösteren bir şeymiş gibi. hiç sigara içmeyen insanlar bile en acılı anlarımızda içilmesini gayet doğal kabul ediyor.

sonuçta vücut nikotine alışınca işler başka safhaya varıyor. nikotinsizlik huzursuz ediyor sigara içince insanın rahatladığı yanılgısı oluşuyor.
0
lazpalle
(27.07.26)
nasıl bir duygusal zayıflık seviyesidir anlamadım. bol travmalı ve özgüvensiz bir çocuk olarak sigaraya başlama gereği duymamıştım. babam ölmüş ve evde şiddet hala devam ediyorken yine de bu derece zayıf ve ezik hissetmemiştim ve sigarayı denememiştim bile. cool da gelmemişti. kendi burnum var milletin lafına göre neden beğenmediğim şeyi içecektim ki?

bu sigarayla anladım ki özgüvenli geçinenlerin çoğu benden beter haldeymiş.

sigara gerçekten iğrenç bir şey. hem içene hem çevresindekilere zararlı. çevrelerine zarar verdiklerini de asla kabul etmiyorlar. acayip bir akıl tutulması içinde ısrarla savunuyorlar.

bence tamamen özentilik ya. o kadar özgüvensizler ki, sigara içmezlerse arkadaşsız kalacaklarından korkuyorlar.

liseden beri 3 arkadaş hiç sigara içmedik. üniversitede de 6 kişilik hiç sigara içmeyen arkadaş grubuyuz. ofiste de 6 kişilik grubuz.

şirketler sigara molası yasağı veya kısıtı getirse memleketin havası değişir valla.
0
art cat chocolate
(27.07.26)
Sigara molasina cikip daha az calismak icin
-4
baldur2
(27.07.26)
sigara en ucuz en ulaşılabilir antidepresandır. ben bir psikolog olarak başlayanın hiç bir zaman tamamen bırakmasını önermedim.
0
mikahakkinen
(27.07.26)
sigaraya bulaşmamak detaylarda gizli ya da şans işi bilemedim.
ebeveynlerim ve arkadaş çevremin hepsi sigara içerdi hatta anne tarafı kuzenler bile. yalnız baba tarafı kuzenlerin hiçbirisi içmezdi. belki de onların daha çok etkisinde kaldım. o yüzden erken yaşlarda başlamadım ama mal gibi 27 yaşında tiryaki oldum. son 6-7 senedir de içmiyorum. benim ilacım Allen Carr bu arada.
0
lazpalle
(27.07.26)
Babası, amcası, abisi, ablası sigara içen çocuk, 'Büyükler sigara içer.' şartlanmasıyla büyüyor. 'Ben artık büyüdüm.' diyebilmek için de başlıyor.
+2
Mirket
(27.07.26)
ben sigara içmeye çook çabalamış ama içememiş bi insanım. bence çok cool bir şey. bir de sigara içilen ortamda bulunduğunuzda kokuyor. ama eğer siz de içerseniz kokuyu almıyorsunuz. o yüzden sigara içilen ortamda bi paket sigara bile içerim böylece kokuyu almam. ama normalda 'aa bi sigara olsa da içsem' diye asla aklıma gelmez. maşallah diyeyeyim kendime.

no: içime çekemiyorum. sigara içmeyi bilmiyorum aslında
-4
euteamo
(27.07.26)
bence başlayanların büyük bir kısmı da yakın çevreden etkilenerek başlıyor. Örneğin ev arkadaşın, iş arkadaşın sigara içiyordur, senin de tatsız bir zamanındır. o içerken kahvenin yanında bir iki tane ben de içeyim diye diye başlarsın. hemen her gün görüştüğün arkadaşın, sevgilin güzel eğlenceli ortamlarda, yemeğin üzerine falan içiyordur bir iki tane ben de yakayım derken alışkanlığa dönüşebilir. sigaraya başlayayım diye karar verip değil de keyif için derken başlanıyordur yani
0
dfn4
(27.07.26)
Gamı kederi somut bir cisime aktarma ihtiyacından bence
0
emirdoruk
(27.07.26)
merak, ortam, stres ya da bir şeye tutunma ihtiyacıyla başlıyo biçok kişi. ilk başta kahve yanında, arkadaş arasında, dertliyken falan masum gibi geliyo sonra alışkanlık ve nikotin devreye girince bırakması zorlaşıyo. en tehlikelisi de ben bağımlı olmam kafası bence, çünkü çoğu kişi zaten öyle başlayıp devam ediyor.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
buna arkadaşlık ortamı aile ortamı demeyin. üniversite yıllarında bizde en leş ortamlara girdik çıktık. hiç bir zaman bir kere deneyeyim, bir fırt çekeyim demek aklımızın ucundan geçmedi.
birde bunların bahanesi hep aynı yok stresmiş yok merakmış yok tramvaymış..
sigara içen insan zayıftır, iradesizdir, bencildir.
+1
my fault
(27.07.26)
Ben sigaraya basladim ve biraktim.

Benim özelimde etrafimda icen bircok insan vardi. Ve cok egleniyorduk.
20 yasinda biraktim sanirim. On and off arada ictigim oldu o da iste yine tatildeyken alkolle falan.
-1
Purple life
(27.07.26)
sigara içmiyorum ama gözlemlediğim sigara bir stres azaltıcı, ayıltıcı, sıkılma giderici ve nikotin ihtiyacının bileşimi gibi görünüyor. sadece topluma-kötü arkadaşlara bağlayamayız insanlar 300 yıl önce de bozkırda tütün çigniyordu. gerçekten rahatlatıcı bir etkisi olmalı.

bağımlılık konusu ise genetik yatkınlık. yani kişinin iradesi ve bilinci daha düşük bir etken. yıllarca alkol içilen ortamlarda bulunup yerine göre ben de içtim. arkadaşlarımın bir çoğu bir tane daha içeyim derken ben yeter artık diyebiliyordum. bu bilinçli yaptığım bir seçim değil zaten sarhoşum kafam onu ayıracak durumda da değil sadece onların aksine canım istemiyordu. başka hiçbir zaman da alkole-sigaraya karşı kendimi kontrol etme/sınırlama ihtiyacı duymadım. bu da iradem çok güçlü olduğu için değil genetik olarak o insanlar kadar keyif almadığım ya da aynı rahatlamayı vs. bana vermediği için.
0
orpheus
(27.07.26)
30 yaşımda başladım. eskiden çok nadir arkadaş ortamında birer tane falan içerdim. şu an neden içiyorum bilmiyorum. çok bağımlı değilim çünkü atıyorum ailemin evine gittiğimde içtiğimi bilmelerine rağmen orada içmiyorum. çok aklıma da gelmiyo. yani içmezsem çıldırırım gibi olmuyorum. o yüzden can sıkıntısı sanırım benimki
0
chanandler bong
(27.07.26)
Hiç içmedim, içilen ortamlarda tabi bulunuyorum. Ama şunu diyeyim. Ben bile sigarayı yakıp ilk dumanı çekip üfleyen birini görünce bi tuhaf oluyorum bazen,bir rahatlama geliyor sanki.hertürlü bağımlılık yapıcı çok tehlikeli bişey.
0
denizciman
(27.07.26)
Twin Peaks den özendim ben. Oradaki sigara içen kadınlar aşırı çekici görünüyordu. Öyle başladı, yirmi senedir devam ediyor. Önermiyorum dememe gerek yok sanırım, zararları herkesin malumu.
-1
sekizdokuzon
(27.07.26)
özenmek, özellikle lise çağlarında çevreden arkadaşlardan özeniyorlar. ben büyüdüm, her şeyi biliyorum şeklinde düşünüyorlar galiba. hatta artık lise değil daha küçük yaşta bebeler görüyorum sigara içen. kişiden kişiye değişir ama çoğunluk bu şekilde başlıyor.
0
exlibris
(27.07.26)
kendine zarar vermenin baska türü,
kollarina faca atmiyorsunda,
organlarini harap ediyorsun.
0
designer
(28.07.26)
90larda buyumenin gostergesiydi, su anda durum nasil bilmiyorum.
ben herkesin yaptigi populer seyleri itici buldugum icin hep uzak durdum, hic icmedim.
0
cooperr
(28.07.26)
@art cat chocolate Herkesin yasami, deneyimi farkli. Sizin bol travmali bir hayatinizin olmasi ve sigaraya baslamamis olmaniz o sureci saglikli atlatmis oldugunuzu gostermez. Belki baska sorunlariniz vardir, hatta daha kotu savunma mekanizmalariyla bu sorunlarinizi cozmussunuzdur (veya hala devam ediyordur sorunlariniz). Sadece sigaraya baslamak, sagliksiz olmakla birlikte, da bu surecin kotu atladildiginin gostergesi degil. Ornegin burada yaptiginiz yorumlardan sunu soyleyebiliriz, belki sigara icmiyorsunuz ama empati kuramiyorsunuz (ki zaten belirtmissiniz anlayamadiginizi), belki iletisiminiz iyi degil, insan iliskileriniz zayif, belki baska seyler yapiyorsunuz, ne bileyim dis sikma, tirnak yeme, sac yolma vs. Hatta en kotusu ve sizin soyeldiginiz bir miktar buna isaret ediyor, travmaya hicbir tepki vermemek. O oldu, bu oldu, ben cok gucluydum, ezik hissetmedim, beni hic etkilemedi (direk dememissiniz ama cizdiginiz imaj bu).
0
Sour
(28.07.26)
Bu sorunun sadece tek bir cevabı var, o da özentilik. Başka hiç bir şey değil, insan özentilkten başlar sigaraya ve sonra tiryakisi olur. Kimisi anne babasına, kimisi arkadaşına, kimisi kuzenine.

Bir tek ilk sigarayı bulan dayıyı çözemiyorum :)
+1
bobinhoo
(28.07.26)
milyarlarca tiryaki işi reklamlarda gizli. marlboro man var, bir de doktorların da içtiği Lucky Strike vs. Türkiye'de zaten tütün çiğneme geleneği vardır. yine bizde marlboro ile yayıldı. sigara yurtdışından gelmiş (tayin veya seyahat) kişilerin misafirlere sunduğu bir ikramdı. hatta bir kutuya konulurdu. düğmeye basınca bir tanesi kutunun üzerine çıkardı. prestij olduğu için de kokusu rahatsız etse bile kolay kolay müdahale edilmezdi.

uçaklarda, uzun - kısa otobüs seyahatlerinde içilirdi. annemin kankası gayet rahat çıkarır yakardı ve o perdeler ertesi gün yıkanırdı. içme şükran teyze desek de gülerek yakardı sigaralarını.

benim ve yaşıtlarım böyle ortamlarda büyüdük. o yüzden bize kokusu pis gelse bile yanlış değildi.

gençler için de yine bir şekilde prestij durumu gözlemliyorum.

ben de içtim bu arada sosyal olarak. iş yerinde görev gereği siyanür tankının yanında sigara içenleri disipline vermiş olsam da büyük konuşmuş oldum ve içtim.

sonra bu tütün ve arkasındaki olayları öğrenince sigara içenlerle sosyalleşmiyorum bile.

ilk tütün ve kızılderililer hikayesini isterseniz anlatırım.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
@Sour sigara içenleri de anlayalım diyorsun yani :d ben travmaya tepki verdim. benim için de kolay olmadı ancak sigara gibi bağımlılık yaratan herhangi bir maddeye başlayıp kendime ve çevremdekilere zarar vermedim. ben de ağladım, üzüldüm, mutsuz oldum tabii. haksızlık diye düşündüm, isyan ettim. sonra da alıştım. herkes alışıyor. o dediğiniz davranışların hiçbirini yapmadım. empati kurabiliyorum :) bencillerle empati kuramıyorum sadece. sigara denen zıkkımın dumanı olmasa ve izmaritlerini yere atmasa içenler, hiç umrumda olmazdı ne yaptıkları. gerçekten çok saçma geliyor sigara içenlerin çevrelerine zarar vermediklerini düşünmeleri. bunu anlayamıyorum. sigara içenlerin verdikleri zararı anlayamamalarını anlayamıyorum yani. çevremdeki sigara içen insanlar yüzünden, mecburen soluduğum o dumanlar yüzünden astım hastası oldum ben. bunu duyan sigara içen birkaç kişi "ben de astımım ya ama içiyorum bir şey olmaz :D" diyip eblek eblek sırıtıyorlar. bu kafa yapısını anlayamıyorum.

travmalarımın patlak verdiği noktada profesyonel yardım aldım. kısa sürdü ve yine kimseye zarar vermedim. sigara içenlerin derdim var ayağına millete zehir solutmaları normal değil. derdi olan sigara başlayıp 30 yıl sigara parası vereceğine, dah az parayla 1 yıl terapi alsın normale dönsün. kimseye de zarar vermesin.
+1
art cat chocolate
(02.08.26)
yazılıma başladım 6 ay önce sigaraya da başladım aynı anda. normalde aklıma gelmiyor gün içinde ama yazılım mimarisi geliştirirken pc başında dopamin gerekiyor sanırım. odaklanmayı arttırıyor bende fark edilir düzeyde. katran ciğerlerde çok hissediliyor 2 ayda bir 1 ay ara veriyorum o yüzden. temizlenince tekrar 2 ay. projeler yavaş ilerliyor o 1 ay arada.
0
architects creed
(02.08.26)
(3)

Skechers bot kaç numara almalı?

Unde bach canim
Adidas, nike 43 numara giyiyorum. Skechersda kaç numara olur?
Adidas, nike 43 numara giyiyorum. Skechersda kaç numara olur?
0
Unde bach canim
(24.07.26)
doğru ayakkabı numarası cm ölçüsüyle belirlenir. ayağınızın boyunu ölçün 0,5 cm büyüğünü alın.
+1
my fault
(24.07.26)
www.adidas.com.tr

www.skechers.com.tr

ben markaların ölçü cetvellerini karşılaştırıp nokta atışı almıştım birkaç kere. Mesela adidasta 43 1/3 olan = 26,7 cm diyor. Sketchersa bakıyoruz, 42 numara 26,5 cm. Ben rasgele model açtım sen bot vs. alacağın türde başka birkaç şeye de bak aynı mı diye.
0
nhk ni youkosu
(25.07.26)
skechers bot almamali...
0
antikadimag
(25.07.26)
(11)

Diyelim ki birden 200 milyonunuz oldu

yenibirgüzelnick
Nasıl değerlendirirsiniz? Hayatınızın sonuna kadar çalışmamak için nasıl bir yatırım yaparsınız?
Nasıl değerlendirirsiniz?
Hayatınızın sonuna kadar çalışmamak için nasıl bir yatırım yaparsınız?
0
yenibirgüzelnick
(24.07.26)
Msci world + emerging markets and chill
-1
Purple life
(24.07.26)
Güvenli oynayacaksan kendini kanıtlamış global bir ETF'ye yatırarak
0
nahtoderfahrung
(24.07.26)
Sizin hayat lüksünüze göre değişen bir şey bu. Her gün 100 bin dolar (afaki) harcayacaksanız öyle bir kar getirecek yatırım aracı yoktur yeryüzünde. Bence yatırım aracından çok, öncelikle sizin ömür boyu aylık/haftalık/günlük harcayacağınız ortalama tutarı belirlemeniz gerekiyor. Buna göre de yatırım araçlarının geçmiş performanslarını değerlendirip kendi risk iştahınıza ve harcamak isteyeceğiniz tutar analizinde altın noktayı bulup karar vermeniz gerekiyor.

Not: Yatırım uzmanı değilim. Ekonomist hiç değilim. Kısaca bu bilgiler bir profesyonel fikir değil.
+1
ulukayin
(24.07.26)
hayatımın sonuna kadar bana yaşamak istediğim hayatı fazlasıyla yaşatacak bir para. o yüzden riskli yatırımlardan kaçınıp, paranın değerini korumaya odaklanırım. Gayrimenkul, altın, tahvil, farklı ETF'ler vb biraz parçalayarak riski minimize etmeye çalışırım.

Bir yandan dışarıdan SGK'mı yatırırım, dünyanın bin bir türlü hali var xD
0
bobinhoo
(24.07.26)
en basitinden yapıkredi para piyasası fonuna koyarsanız stopajın düşülmüş haliyle 5.5milyon civarı aylık getiri alırsınız. bu paradan da her ay 5milyonluk bir 1+1 daire alıp, 500biniyle geçinirseniz 12 ayın sonunda 12 tane daireniz olur. Ortalama 30bin kiradan 360 bin gelir de ordan gelir ve katlanarak artar.
-1
zozjotejmnk
(24.07.26)
4.227.356 dolar ediyor. 60 yıl yaşasam 720 ay, ayda 5871 dolar. bu hiç riskli yatırım yapmasan sadece dolar enflasyonuna karşı koruyacak basit faiz vs. ile bile korusan yetecek bi para.
ha başta düzenini kurmaya yurtdışına yerleşmeye biraz harcasan bi ev araba alsan bile kalan para yine yurtdışında ortalama üstü bi hayat yaşamaya rahat yeter. çok lüks merakın yoksa hazırda para var diye kendini tutamayıp harcamak gibi hatalar yapmazsan sıkıntı olmaz.
0
konetsu
(24.07.26)
iki senaryo
1- her ay sabit 300bin harcasam hiç yatırım yapmasam faize bile koymasan en az 60 yıl yeter.
2- yaklaşık 4milyon dolar bunun 3te1 ile amerikada yatırımcı vizesi kovalar geri kalanını orada yerdim.
0
my fault
(24.07.26)
Sermayeme ekler, iş modelimi daha az çalışacağım biçimde güncellerdim. Çalışmadan duramam.
0
kumandanim
(24.07.26)
0
exlibris
(24.07.26)
+4.000.000$ bir paradan söz ediyoruz, dolayısıyla net bir fikrim yok ancak 800.000$ için çok net kişisel yatırım fikirlerim olduğu için öncelikle bunları gerçekleştiririm. Kalan 3.200.000$ için de çok detaylıca düşünür ve işin uzmanlarından ayrı ayrı tavsiyeler alırım.

Ne yapacaksın dersen o paranın değerini koruyacak defansif yatırımlar yapar (temettü, hazine bonosu vb.), kendime yıllık bir bütçe ayarlar (aylık 10,000$ diyelim) bu şekilde ilgilendiğim alanları araştırıp deneyimleyerek yaşarım. En kötü koşulda zaten ancak 35 yılda bitirebileceğim bir param oluyor. Lüks ve şatafatlı harcamalar yerine (böyle şeylere ilgim yok) zaman satın almak, refah içinde yaşamak, hayatıma kalite ve nitelik kazacak şeylere yönelirdim; dünya dertleriyle pek uğraşmazdım.
+2
burka
(24.07.26)
Valla işten istifa ettikten sonra, yaklaşık %10 ile bir ev alırdım. Geriye kalan paranın yarısını farkli farklı yerlerde faize koyar, yaklaşık 20 yıllık orta-ust bir yaşam yasamayi garanti altina alırdım. Geri kalaniyla da yatırım yapar ve fırsat kovalardim.
-1
j r r tolkien hayrani
(24.07.26)
(7)

Tatil ve araba sorusu

arbre
Araba alırsam tatil için az param kalacak. Tatil yaparsam araba için param azalacak. Sizce 2 haftalık (yıllık izin) Balkan ülkeleri tatili mi ya da direkt araba alabiliyorken araba almak mı? Araba alırsam en kötü bir Antalya yaparım ama o da 4 5 gün max. Kalan tatilim boş geçer. Siz ne yapardınız? Y
Araba alırsam tatil için az param kalacak. Tatil yaparsam araba için param azalacak. Sizce 2 haftalık (yıllık izin) Balkan ülkeleri tatili mi ya da direkt araba alabiliyorken araba almak mı? Araba alırsam en kötü bir Antalya yaparım ama o da 4 5 gün max. Kalan tatilim boş geçer. Siz ne yapardınız? Yurt dışı bir sonraki yaz olabilir.
-8
arbre
(18.07.26)
Tatil nedir abicim ya? Tatile her zaman gidebilirsin, hatta gitmesen bile bişey olmaz. Hatta ülke halkının yarısından fazlası hayatında bir kere bile tatile çıkmamıştır.
Araba alabiliyorsan tatilin lafı bile olmaz.
+1
etna
(18.07.26)
Anlatttığınız şartlarda arabayı alıp gitmek istediğim tatilleri de taksitle satın alırdım
0
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Al artık arabayı 6 ay oldu. Boşver tatili
+2
jackyr
(18.07.26)
Tabi ki araba. Araban olunca 1-2 günlük boşluklarını (hatta bazen günübirlik bile olur) tatile çevirirsin.
0
megalomaniac
(19.07.26)
Belli ki arabaya ihtiyacın yok ayrıca tatile o kadar para vermeye de gerek yok. İkisi de gereksiz masraf. paranı biriktir. Yatırım yap.
0
my fault
(19.07.26)
4-5 gun ideal zaten sizin tatilde 4. Gunden sonra caniniz sikilmiyor mu
0
ceann deas
(19.07.26)
Balkan tatilinin karşısına şahin model arabayı koysan yine şahin kazanır. Han hamam cami medrese gezisi. Verdiğin paraya mı yanarsın çektiğin eziyete mi?

Ben baika bi gezi diyorum. Madem vize sorunu var. O halde önce online olarak adalardan bi kızla tanışıp sonra adalara vizesiz tatil. Git madem yalnız adamsın. İngilizcen de vardır.

Araba aile değilsen masraftan başka bişey değil. Sokak malı sonuçta
0
Lh12
(19.07.26)
(5)

Şarjlı diş fırçası

strawberry first
Bütçem enn fazla 1000 tl. Baktığımda pek çok farklı marka var. Ben braun ve oral b bilirdim eskiden.Memnun kaldığınız ya da önereceğiniz şarjlı diş fırçası var mı daha uygun fiyatlı?
Bütçem enn fazla 1000 tl. Baktığımda pek çok farklı marka var. Ben braun ve oral b bilirdim eskiden.

Memnun kaldığınız ya da önereceğiniz şarjlı diş fırçası var mı daha uygun fiyatlı?
0
strawberry first
(17.07.26)
+1
jelly bear
(17.07.26)
şarjlı diş fırçası bakıyorsan ya oral-b yada phillips bakacaksın. diğerlerine hiç bulaşma.
bunlarında yapay zekalı, bluetoothlu modellerine bakma tamamen pazarlama hilesi.
yine iki markanın en ucuz modellerinede bakma. bir üstü orta seviye modelleri tercih et.
ben 10 seneden fazladır oral-b nin 750 diye modelini kullanıyorum. memnunum.
oral-b ile phillips arasında temel fark biri döner başlık diğeri klasik başlık ama sonic temizleme yapıyor ona göre tercih et.
0
my fault
(17.07.26)
iki markanın da sonic titreşim motoru olan modelleri var. Oral b nin io serisi ve philips in sonicare serisine bakmalısın bunun için. Uygulama yüklenen modeller biraz işin oyuncağı ve fiyatı yükseltiyor. En uygun fiyatlı oral b io modelini alabilirsin fakat 2-3 bin olmuştur fiyatlar
0
grimavi
(17.07.26)
Paylaşılan vitality güzel, alabilirsin ama bunlar bir nevi abonelik sistemi, başlık alman gerekiyor ve ucuz sayılmaz, io serisinden aldım ben de yani öyle ayarlamışlarki gerçekten 3 ay sonra sanki yıllardır kullanıyormuşum gibi bir hale gelecek gibi görünüyor başlık. ve başlıklar da io serisi için hiç ucuz sayılmaz, indirimde 200-250 lira. vitality alırsan başlık indirimde 100'e kadar düşer.
io serisinden alacaksan en düşük 3 al derim, 3'ten seri 8'e kadar aynı motordu, 9-10'da farklı güç vardı, io2'de ise daha kötü bir sistem vardı.
0
atom karincanin torunu
(17.07.26)
o paraya en fazla vitality oluyor. linkteki üründe 200 lira indirim kuponu var. 1140 liraya geliyor. ( cevap yazdığım saat itibariyle böyle, yarın öbür gün bakarsan kupon uçabilir )

www.pazarama.com

yedek başlığı da amazon kampanya yaptıkça 4'lü olanlardan alırsın. zaten bi başlık ortalama 3 ay götürüyor. onun da linkini vereyim ( şimdi alma ama şu an pahalı )

www.amazon.com.tr
0
spirit crusher
(17.07.26)
(8)

Şu an seni hangisi doğru yola daha çok getirir?

Lh12
Aşk mı para mı?
Aşk mı para mı?
-6
Lh12
(17.07.26)
Sabah sabah kafa açma duyurusu mu bu.
Paranın çözmeyeceği şey yoktur
+8
artıküyeolmakistiyorum
(17.07.26)
2/5 para ve 3/5 aşk
0
kendimefotograflarim
(17.07.26)
Para.
+3
mutekebbir
(17.07.26)
aşk diyenin akli melekeleri yerinde değildir.
+3
my fault
(17.07.26)
parayla saadet olup olmayacağı, çok yanlış değerlendirilen bir ikilem. parayla saadeti ya da aşkı satın almayacaksınız. hayattaki angaryaları, saadetle aşkla uğraşırken elinize ayağınıza dolanan şeyleri para ile ayağınızın altından uzaklaştırıp, aşkla saadetle daha rahat uğraşacaksınız.
+1
co2s2
(17.07.26)
valla piyangodan bana 1 milyar tl çıksın, sırf ben değil tüm sülalemle doğru yolu buluruz :))
0
art cat chocolate
(17.07.26)
aşk sadece romantik komedi filmlerinde doğru yola götürür. reel yaşamda para her kapıyı açıyor.
0
kondansator
(17.07.26)
Çok para.
0
ekimoloji
(17.07.26)
(6)

dişçi fiyatı normal mi?

messina123
1 adet kanal tedavi 10k,kaplama 10k,20'lik diş çekimi 10kbu fiyatları verdi doktor. normal mi?
1 adet kanal tedavi 10k,
kaplama 10k,
20'lik diş çekimi 10k

bu fiyatları verdi doktor. normal mi?
0
messina123
(16.07.26)
Bence normal değil. Ocak ayında Ankara'da 3500 Türk Lirasına özel klinikte kanal tedavisi yaptıran arkadaşım var.
0
ulukayin
(16.07.26)
tdhb fiyat tarifesi www.tdb.org.tr
0
my fault
(16.07.26)
ben gömülü 20'liği 15 bine çektirdim. çıkmışı da 7.5 bine.

kanal tedavisini 12-20 bin arası diye fiyat aldım.

istanbul'da özellerde durum bu demek ki
0
art cat chocolate
(16.07.26)
ankara'da iyi bir kanalcı 14 bin lira fiyat veriyor.
0
summerjam0306
(16.07.26)
Piyasanın üstünde baya, şekil şukul saplamacı klinik fiyatları. Tabi şehir de önemli.
0
bobinhoo
(16.07.26)
Pahalı
0
gadlemler
(16.07.26)
(15)

İyi bi insan olduğuna inanıyor musun?

Lh12
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.İşte o insana ne kadar yakınsın?
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.

İşte o insana ne kadar yakınsın?
-1
Lh12
(16.07.26)
Gayet iyi biriyim ve kimseyle kıyas etmiyorum. Benden iyisi şu anda cennette hurilerle ceviz kiriyor tabi cennet varsa.
-7
artıküyeolmakistiyorum
(16.07.26)
İyi de değilim kötü de değilim ortalama bir insanım.
Kimseye kötülük yapamam, kendime yapılmasını istemediğim şeyi başkasına da yapmam ancak biri canımı yakarsa ondan daha kötü olurum yoksa içim soğumaz.
0
ekimoloji
(16.07.26)
Ben iyi bir insan olduğuma inanıyorum.
Hatta bence gereğinden fazla iyi biriyim; bu da beni salt "iyi insan" olmaktan alıkoyuyor.
0
mutekebbir
(16.07.26)
iyi insan çok muğlak bir tanım.
asıl önemli olan kendi içinde tutarlı ve ilkeli olabilmek. kendi doğruların bazılarına yanlış gelebilir.
0
my fault
(16.07.26)
Deniz Göktaş'ın tanımını yaptığı "Kötü bir insan olmadığı için iyi olduğunu varsayan" insanlara daha yakınım gibi. Kimseye pek kötülüğüm olmaz ama süper kahraman tadında başkalarının iyiliği için kendimden ödün veren biri de pek olmadım dürüst olmak gerekirse.
0
nundu
(16.07.26)
Saf salak olmak iyi bir insan olmakla eşdeğer mi, kafam ali cengiz oyunlarına bassa o yeteneklerimi kullanır mıydım? Kimse kendine kötü demez kolay kolay, herkesin bir bahanesi var. Bayağı çetrefilli soru, bilemiyorum.
-2
sekizdokuzon
(16.07.26)
son 1 haftada 3 kisiden cok iyi bir insansin iltifati aldim.

otobuste biri basini yaslasa ses etmem, biri uzerime kussa insanlik hali derim. bu demek degildir dogustan pasif veya sunepeyim. gereken yerde aslan gibi kukrerim. sadece empati, nezaket, karsiliksiz sevgi konularinda iyiyim.
-2
buenosdias
(16.07.26)
Eh işte...
+1
burka
(16.07.26)
böyle değer yargıları olmayan ve bunu savunan bir insanım ama ben iyi biriyim diyenlerden daha iyi insan olduğuma yüzde yüz eminim.

bence iyi veya kötü insan diye kalıplamalar yanlış.
0
Hallegadola
(16.07.26)
Bu insan benim esim.

Heart of gold. Cok merhametli, affedici, iyi yürekli biri.
-1
Purple life
(16.07.26)
insanlar default kotu bence. iyilik ogrenilen birsey.

iyi olmaya calisiyorum, ne kadar iyi oldugumu ben degil cevrem bilir, ama benden net daha iyilerini gordum. babam mesela bende daha iyi biridir, ben onun kadar merhametli degilimdir.
0
cooperr
(16.07.26)
O kişi benim :) ve kimseye yakın değilim. Öyleleri yaş aldıkça herkeslerden uzaklaşıyor
0
gadlemler
(16.07.26)
gayet iyi bir insanımdır.

kendime de yakınım.

etrafımda da iyi insan çok.
0
gurur
(16.07.26)
kesinlikle o pozitif, iyi kalpli insanlardan degilim. hep en kotu ihtimali dusunup ona gore hesap yaparim. iyi insanlar mahallelerinde iyi, oyle de kaliyorlar. dunya iyilerin kazandigi bir yer degil maalesef. iyi olup koyumde kalacagima, chaotic neutral olup dunyaya bas kaldiririm.
0
antikadimag
(18.07.26)
Evet, inanıyorum.
0
umutt
(18.07.26)
(6)

devlette sigortasız diş muayenesi/çekimi ne kadara patlar?

der meister
bağkurluyum ama uzun süredir prim ödemiyorum. dişim için yakın zamanda gitmem gerekecek. vezneye parasını ödeyip tedavi olabiliyor muyum? muhtemelen röntgen isteyip sonra çekecekler, çok uçuk bi maliyet çıkarmaz umarım, bilgisi/fikri olan varsa en azından bi fiyat aralığı paylaşabilir mi? ek bir sor
bağkurluyum ama uzun süredir prim ödemiyorum. dişim için yakın zamanda gitmem gerekecek. vezneye parasını ödeyip tedavi olabiliyor muyum? muhtemelen röntgen isteyip sonra çekecekler, çok uçuk bi maliyet çıkarmaz umarım, bilgisi/fikri olan varsa en azından bi fiyat aralığı paylaşabilir mi?

ek bir soru,

bi de ben iki sene önce filan bi ara sigortalı çalışırken ufak bi işlem için gitmiştim. sistemde kaydın yok diye tutturdular. uzun yıllardır bağkurluyum, o ara ise başka bi işte çalışıyodum sigortalıydım. müdürü aradım hatta "olm sigortanı yaptırmamış olabilir miyiz sence sen manyak mısın" dediydi. ama yok yani vezneye parasını verip bile tedavi olamadım, ufak bi şey olduğu için üstünde durmamıştım da diş ağrısını çeken bilir o kadar süre randevu bekleyip üstüne işlem yaptıramazsam deliririm şimdi bile zor duruyorum. sistemde kaydın olmaması ne demek yani ya sigortalısındır ya da değilsindir parasını verip işlem yaptırırsın, o olay ne ola ki? tekrar yaşamamak için kontrol edebileceğim bi şey var mı işte e-devletten şunun statüsüne, şu var mı yok mu diye bak gibi?
0
der meister
(14.07.26)
ikinci soru için: sgkya gidip bir işlem yaptırmak gerekiyordu sanırım. ama üzerinde 15 yıl geçti neredeyse sistem değişmiş olabilir.

e-devletten sorgulama yaptığınızda (çalışma hayatım - sağlık tedavi) sağlık güvencesi hak sahipliği bölümünde "müstehaktır, provizyon alabilir" yazıyorsa sorun olmaması lazım bence.
0
inheritance
(14.07.26)
gss borçlularının yararlandığı cumhurbaşkanlığı kararnamesinden bağkur borçluları da yararlanıyor diye biliyorum. öyle olunca hastanede katılım payı ödeyerek tahlil-tetkik ve tedavilerde ücret ödenmiyor. ancak dişte bazı durumlarda sgklılarda ekstra ücret ödeyebiliyor. kaplama, protez, implant gibi işlemlerde herkes ekstra ücret ödüyor.
0
my fault
(14.07.26)
@inheritance, provizyon alamaz yazıyor hocam. parasıyla da olsa hizmet alabileceksem razıyım ben açıkçası, tabii çok maliyetli olmadığı sürece. bu provizyon meselesi de mesela ne anlama geliyor bilmiyorum. sigortası yok mu, hastane sınırlarına girdiği anda vurup indirin mi...

@sivri sinek, hocam açıkçası donuma kadar isteseler de gideceğim kaçarı yok, başka bi şey olsa bekletirim de diş fena. ama tabii uygun maliyetli olsa daha iyi olurdu.
0
🌸der meister
(14.07.26)
Röntgen, muayene, işlem her kalem ücretlendiği için aynı fiyata özelde yaptırabilirsiniz diye düşünüyorum
0
housedaki topal doktor
(14.07.26)
Sorularınıza sağlık bakanlığı soru hattı cevap verir muhtemelen. Hem de sistemden kontrol edip; faydalanıp faydalanamayacağınız haklarınızı sıralama yaparlar.
0
oligomer
(16.07.26)
cevap veren herkese teşekkürlerimle bir güncelleme paylaşayım, belki birilerinin işine yarar: gittiğimde hasta kayıtta 26 lira ödeme çıktı... röntgen çekildi, sonra dişim çekildi. bu süreçte başka ödeme yapmadım. sadece doktorun yazdığı ilaçları sigorta karşılamadı. bir ağız gargarası, bir ağrı kesici anti-enflamatuar, bir tane de antibiyotik için toplamda 400 lira civarı ödeme yaptım.
0
🌸der meister
(01.08.26)
(26)

Şikayet Edilecek Durum Hk.

emcekare olmadi einstein olsun bari
eğimli arazideki villaları düşünün. benim balkonum bir alt müstakil villanın havuzunu görüyor.Yani balkomdaki masamda oturunca ister istemez havuzu ve etrafındaki şezlongları görebiliyorum. yabancı olduklarını düşündüğüm en az 60 yaşlarında bir çift kalıyor alttaki villada. Gündüz vakti anadan üryan
eğimli arazideki villaları düşünün. benim balkonum bir alt müstakil villanın havuzunu görüyor.
Yani balkomdaki masamda oturunca ister istemez havuzu ve etrafındaki şezlongları görebiliyorum. yabancı olduklarını düşündüğüm en az 60 yaşlarında bir çift kalıyor alttaki villada. Gündüz vakti anadan üryan güneşleniyorlar. Kız çocuğumuz var, henüz duruma uyanmadı. Onlar güneşlenirken ben çocuğumu alıp arka tarafta bulunan kendi havuzumuzda takılıyorum.
Şimdi ben 2 gün sonra gideceğim için sorun değil ama gitmeyebilirdim de.
Bu durumu şikayet etmeye kalksak bunun bir yeri var mı kanunda vesaire.
Siz olsanız ne yapardınız?
-2
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.07.26)
Polisi arayın. TCK Md 225. Yapamazlar yani öyle.
-2
Mirket
(14.07.26)
İnsanın en özgür olduğu yer evidir. İster çıplak dolaşır, ister kara çarşafla gezer. Kız çcuğunuzu balkona çıkarmayın veya balkona perde çekin. Orta doğu ya gelip villa satın aldıkları için onları eleştirmek lazım aslında.
-6
HellKeePer
(14.07.26)
ev var ev var. alenen teşhircilik (225 vd) suçunu oluşturur. eğimli kot farkı olan bir alanda kendi arazinde de olsa suç gerçekleşir. evin balkonunda çıplak (çırıl) dolaşamazsın. hatta evin salonunda perdeleri açıp karşı komşuların göreceği şekilde de çıplak dolaşmak suçu oluşturur. arttırıyorum kendi aracında bile bu durum geçerlidir. eğer diğer kişiler özel bir çaba ekipman olmaksızın görebiliyorsa şikayet hakkını kullanabilirsiniz. yukarıdaki hinduyu dikkate almayın.
0
ground
(14.07.26)
Umarım şikayet edersiniz. Kolluk kuvvetleri evlerine gelir ve hızlı bir kararla evi satıp farklı bir ülkeye gitme kararı alırlar. 60 yaşından sonra da olsa istedikleri hayatı yaşayabilirler.
-1
authorize
(14.07.26)
Herkesin görebileceği yerde teşhirciliğe de özgürlük demeyelim lütfen. Onlarınki özgürlükse küçücük kız çocuğunun dede götü görmeden büyüme özgürlüğü yok mu?
+2
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
Ben onlarin vizyonuna koyayim zaten afedersiniz. Türkiye'de yatirim mi yapilir? Baksaniza kücük kiz cocugu varmis ama kücük erkek cocugu görse ok. Hemen sikayet edin de Mallorca'ya falan gitsinler. Bu yastan sonra ne isleri var Türkiye'de zaten. Milletin kurtulusu olursunuz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.07.26)
Çevrede diğer komşulardan bir nabız yoklaması yapın birlikte hareket edin.
İnsanın kendi arazisi de olsa görünen bir alanda ortalıkta dal .aşşak gezmemesi lazım .

Sahilde tatil yerlerinde güneşlenmek konusu bizde kimilerince fazla abartılıyor. Özellikle doğu'da tarım işçileri güneş altında çalışırken kararıyorlar.
Sahil yerlerinde güneşlenen ise asla yanmaz kararmaz sadece bronzlaşır(!)

@HellKeePer perde çekmek yetmez duvar örsünler istersen. o perdenin insana uygun olanını elbise şeklinde kendi üstlerine o yaşlıların çekmesi gerekmiyor mu?

Avrupa ülkelerinin birindeTV programında çocukların karşısına "yaşlılar çıplak olarak" çıkarılıyordu .
Buna da cinsel olumlama diyorlardı.
Medeniyet mi diyeceğiz buna ?
Yazdığına bakıyorum da o yayını hatırlattı.
+1
diyecevaplandı
(14.07.26)
burda lak lak yapanlara bakmayın .Kendi evlerinin içinde diledikleri gibi takılabilirler. ancak dışarıdan herkesin görebilecegi bir noktada çıplaklık teşhirciliktir. Buna laf eden guruhun bu durum kendi başına gelse o eve molotof atar ama başkasının başına gelse "ortadoouullu niye geliyler gitsınlar" der.
Burda italya Torino'da bile cezası var. İtalyan Ceza Kanunun 726. Maddesi (açık alanda edepsizlik/müstehcenlik) ve 527. Maddesi (teşhircilik) göre çok yüklü para cezaları var. Burda bir erkeğin tişörtsüz yani üstsüz dolaşması bile yasak. Türkiye de olunca niye sonuna kadar serbest?
+4
limonlu eksi
(14.07.26)
bu duyuru nasıl bir yer ya. cidden şaka gibi. %90'ı falan ağır cahil, üstüne bir bok bildiğini sanan ve türk düşmanı, fanatik solcu, fanatik lgbt militanı, gavat vb tipler. yorumlara bak amk. ula sığır, Avrupa'nın göbeğinde (bir düzine nudist göle ev sahipliği yapan) yerde bile bu kanuna göre ya suç ya kabahat.

Buna ilave TR'de komşuluk hukuku hükümlerine de aykırı durum.

site yönetimi aracılığıyla uyarıda bulunabilirsiniz, düzeltmezlerse kolluğu ararsınız.

olay hiçbir ekstra çaba, araç vs gerek olmadan çıplaklığın dışarıdan görülebilmesi. yoksa balkonu vardır komşunun görmediği, istediğini yapar. amk komşun kötü koku, yüksek ses yaysa sıkıntı, mangal yaksa kıyameti kopartırsın, bile isteye kamuya açık teşhircilik yaptığında nasıl tamam olsun?
+3
askingforafriend
(14.07.26)
Fatih ürek, Bülent ersoy, Vj bülent izleyerek büyüdük ama *bne olmadık.
Önce çocuklarınıza adam gibi aile eğitimi verin, 60lık dede götü görünce yoldan çıkmazlar merak etmeyin
-12
HellKeePer
(14.07.26)
ne kadar net görülebildiğine göre çok değişir bence. çıplak oldukları belli oluyor ama bi tarafları belli olmuyor olabilir. bu durumda ben rahatsız olmazdım sadece güneşleniyorlarsa. giyinik olup müstehcen hareketler yapsalar o sıkıntı mesela.
0
mezzosprite
(14.07.26)
@HellKeePer, sence konu sahibi kızı yoldan çıkar diye mi endişeli?

Yemin ediyorum idrak sıkıntısı yaşıyor bazı arkadaşlar ya.
+1
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
biri argüman olarak çocuğunu öne atıyorsa onu kale bile almamak lazım. çocuğu öne sürünce bir anda haklı duruma mı geçiyorsun?
çıplaklar değilde kara çarşaflı, sarıklı cüppeli tipler olunca yine aynı tepkiyi verecekmiydin? ama benim çocuğum var diyecek miydin?
sözde özgür ülke ama herkesin işine geldiğinde özgür.
ayrıca ne ara duyuruya bu kadar örümcek beyinliler doldu.
birde anadan üryan demiş kesin bikinilidir, bunlara göre zaten saçı görünen çıplak dolaşıyor demektir.
-4
my fault
(14.07.26)
Kimseyle tartışmaya girecek değilim arkadaşlar. Vermediğim detaylar, bilgiler üzerinden fikir yürütmeye çalışıp önyargılı olmak sizin tercihiniz.
Ben özellikle birilerini dikizlemiyorum. Oturduğum yerden, görüş alanimda olan bir noktada kimsenin taşaklarını görmek zorunda degilim. Anadan üryan dediysem Anadan üryan demek istemişimdir Sayın örümcek kafalı. Birazdan buraya fotoğraf da ekleyeceğim.
+4
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.07.26)
Bak bak.. Önce kızı için endileşeniyordu şimdi taşak görmek istemiyorum diyor :)

Sözlükteki entrylerini okudum, villa muhtemelen Antalya'da. Türkiye'nin en çok yabancı turist çeken şehrinde çıplaklık mağduriyeti yaşıyor molla. Antalya sokaklarına çıktığında taşak hariç her yeri görüyorsun, bu seni ve kızını rahatsız etmiyor mu?

Kabataş hikayesi çıkar buradan.
-9
HellKeePer
(14.07.26)
O kadar tartışacak motivasyona sahip degilim ki. İlk mesajımda zaten neyi merak ettiğimi zaten acikça yazmışım.
Herkese iyi gunler.
+5
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.07.26)
Özgürlükçü olmak ve düşük iq herhangi bir başlıkta bu kadar çok karıştırılmamıştı. Şikayet edin kimse kimsenin buruşuk mabadını görmek zorunda değil
+2
thesomberlain
(14.07.26)
Rahatsizligini niye komsuya bildirmiyorsun acaba?
0
osssy
(14.07.26)
osssy +1

insanlar konusa konusa da anlasabiliyorlar, bazen...
0
banach
(14.07.26)
Daha gidip konuşmamışsın bile, çocuğum var, gtün de sarkmış midemiz kaldırmıyor dersen kolay yoldan çözülür
0
kimlanbu
(14.07.26)
Site yöneticisiyim, bloklarımızdan birisinin 8. katındaki hanımefendi balkonda çıplak geziyordu ve karşı siteden arandık, kat malikine polisi arayacağımızı söyledik ve iş bitti. Önce iletişim kurmak iyi olabilir.


Ek olarak; adamın evinin önünde çıplak gezenler var ve bizim duyurunun sapıkları bunu normalleştirip adamı eleştiriyor:)
+2
en bi orijinal
(14.07.26)
Onun sebebi romantizm.
Vize külfeti olmadan Avrupalı organı görmek cazip geliyor olmalı insanlara, Orası bir şantiye misafirhanesi olsaydı ve olayın kahramanları döşü, gobeği gıllı karayağız yurdum amelesi olsaydı cevaplardaki özgürlük savunuculuğu bu dozda olmazdı.
+2
Mirket
(14.07.26)
İlgili kisiler yabancı. Ben tatil için buradayım.
Kendimce önlemler alıp idare ettim zaten 1 haftadır. 2 gün sonra ise buradan ayrılacağım. Gidip konuşup dertsiz başıma dert alamam. Aslında ev sahibine de yazdim durumu ama sonra aman ya banane deyip sildim. Fotoğraf da eklemiştim ama konum belli olsun istemediğim için sildim. Aramızda en fazla 20-30 metre falan var ve adam ile kadın ıssız adada bir tek kendileri varmış gibi davranıyorlar. İlk günlerde buraya yazmış olsaydım belki üzerine düşer iletişim kurmaya çalışırdım ama şimdi o motivasyonum yok.
-2
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.07.26)
2 gün sonra binadan gideceksin açtığın konuya bak.. psikolog atın şu mollaya
-1
HellKeePer
(15.07.26)
Sen bu konuyu neden bu kadar içselleştirdin onu anlayamadım. Konuyu bağlamından koparıp kedince farklı yerlere çekip hiç tanımadığın beni yine kendi sınırlı argümanlarınla eleştirmeye çalışıyorsun. Örümcek beyinli, molla gibi söylemlerle kendince aşağılamya çalışıyorsun. tanımadığı kişiler hakkında bu kadar ön yargı ile hareket eden sensin ve bu sebeple senin ihtiyacın olduğunu düşünüyorum psikolojik yardım almaya.
gidersin gitmezsin beni ilgilendirmez ama çevrendeki insanların iyiliği için bir adım atabilirsin.
+1
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.07.26)
Algı yaratmaya çalışıyorsun , imha ediyorum.
0
HellKeePer
(17.07.26)
(3)

Kardiyoloji sonuc

narod
Asagidaki goruntuleme sonucunu yorumlayabilecek olan var midir?https://hizliresim.com/2apafmkGecen sene nefes darligi sikayeti ile gitmistik. Aortta kalinlasma tanisi dolayisiyla takip karari almistik. Bu sene hem nefes darligi sıklastigi icin hem de olcumleri tekrar yaptirmak icin gittik, damar k
Asagidaki goruntuleme sonucunu yorumlayabilecek olan var midir?

hizliresim.com
Gecen sene nefes darligi sikayeti ile gitmistik. Aortta kalinlasma tanisi dolayisiyla takip karari almistik. Bu sene hem nefes darligi sıklastigi icin hem de olcumleri tekrar yaptirmak icin gittik, damar kalinligi ayni. 4 cm. Degisiklik yok dedi doktor. Ekg normal.
Fakat kapakciklarda kacirma var, yapabilir dedi.
Ritim bozuklugu gormedi fakat ritim testi istedi.

Ilac olarak beloc ve idrar sokturucu yazdi. Annem zaten tansiyonu dusuk seyreden biri. Ve tansiyon problemi de hic olmadi.

Yukaridaki raporu ve ilaci yorumlayabilecek olan var midir?
0
narod
(08.07.26)
babamda benzer asendan aort 4,1 cm. 5,5 a kadar ilaç tedavisi yapılıyormuş. veya yıllık kontrollerde belli bir genişleme artışı olması gerekiyormuş.
concor isimli bir ilaç alıyor. o da beta-bloker sınıfı bir ilaç. amacıda nabzı düşürerek kalbi rahatlatmakmış.
yıllık kontrolleri aksatmamak lazım.
0
my fault
(08.07.26)
Bizimki de asendan aort. 4cm. Gecen seneden bu yana kalinlasma olmamis. Fakat tansiyonu ve nabzi zaten dusuk birinin bu ilaci kullanmasi durumu dusunduruyor beni.
0
🌸narod
(08.07.26)
Düzenli tansiyon takibi öneririm bir süreliğine.sabah akşam ölçüp yazın.ilaç nasıl etkileyecek görmüş olursunuz.ters bir durum görürseniz zaten doktora sorarsınız verileri de sunup. Geçmiş olsun
0
denizciman
(08.07.26)
(8)

Sosyallikten eskisi kadar zevk almıyor muyuz?

mahmuttt
sosyalleşme zevkimiz, hevesimiz kaçtı mı? Sizce öyle mi? Yaşlanmayla mı ilgili, iş yaşam yüküyle mi ilgili sizce?
sosyalleşme zevkimiz, hevesimiz kaçtı mı? Sizce öyle mi?


Yaşlanmayla mı ilgili, iş yaşam yüküyle mi ilgili sizce?
0
mahmuttt
(08.07.26)
ben ve çevremdeki yakın bir arkadaşımla dönem dönem aynı konuşmayı yapıyoruz. evdeki özgürlük alanı, yalnız kalma, eşle çocukla vakit geçirmek daha keyifli geliyor.

bunun baz nedenini biz aslında iş yaşam yüküyle bağdaştırıyoruz. çünkü işteki vakit kayıp zaman gibi görülüp, sosyal yaşama ayırılan zaman da kayıp zamanının kazandırdığı parayı harcamak gibi olunca büyük bir ikilemde kalıyor insan.

yaklaşık iki aydır işsizim ve son iki ayda belki de iki senede görüşmediğim arkadaşlarımla görüşüp buluştum. ben kesinlikle iş yaşam dengesi diyorum.
+1
kablelvuku
(08.07.26)
iş yüzünden. zaman da enerji de yok. sabah 7.30'da iş için kalıyorum eve eve geldiğimde de en erken 19.30 oluyor. evde pineklemeye bile enerjim kalmıyor bazen sızıyorum.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
normalde sosyalleşmek, gidip birileriyle bir şeyler konuşmak, bir şeyler paylaşmak değil mi en temelinde? ama instagram - WhatsApp vs derken, arkadaşlarınızdan bol bol haber alıyorsunuz artık. konuşacak bir şey kalmıyor. konuşacak bir şey olmayınca, sosyalleşmeye gerek kalmıyor.
0
co2s2
(08.07.26)
benimkini mevcut ekonomik durum azalttı. bir kahve içelim diyorsun 200-300 lira, bir bira içelim diyorsun 300-400 lira. yemek ekledin mi ucu yok.
artık sadece belturda buluşalım diyenlerle sosyalleşiyorum.
0
my fault
(08.07.26)
ekonomik durumdan dolayı zevk almıyorum ben de.
işsizim.
geleceğimi ve 2 ay sonra nerede olacağımı bilmiyorum.
bilsem inan köpekler gibi eğlenip, her akşam dışarı çıkardım.
0
rain when i die
(08.07.26)
yer, zaman ve butcenin onemsiz oldugu, dengim ve benzer beklentilerdeki insanlarla sosyallesmekten cok zevk aliyorum enerji depolayip desarj oldugumu hissederek ayriliyorum. ama bazen gorev gibi gidip dunya kadar hesaplar odeyip, bittikten sonra of bi durup scrollayayim hissi oluyo. onlar olmasa hayat daha yasanir bi yer olurmus
0
ala09
(09.07.26)
hafta sonları evde oturup premiere lig maçlarını izlemek çok daha keyifli.
0
edgenabby
(09.07.26)
Bende tam tersi. Bunun sebebi Lise ve üniversite yıllarımın asosyal geçmesidir. Çalışmaya başlamamla birlikte seneler içerisinde sosyalliğim artı. Pandemi sonrası etkinlikler, cafeler, pub, gezilerim çok oldu.
0
put it in your appropriate place
(09.07.26)
(10)

Goretex ayakkabıyı yazın giymek

issiz karga
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
0
issiz karga
(08.07.26)
Abi nasıl ki suyu yağmuru içeri almıyor tersine de aynı şekilde çalışır diye tahmin ediyorum, yazın giyilmez yani.
0
kizil karga
(08.07.26)
Sporda değil de günlük ayakkabı olarak İzmir sıcağında bir gün giymek zorunda kaldım. Ayaklarımın içinde eridiğini, birkaç numara birden küçüldüğünü hissedip tövbe etmiştim.
0
Mirket
(08.07.26)
goretexin çalışma mekaniği içerideki nemi dışarı atma şeklinde. dış katmandan da suyu içeri almayacak şekilde.
ben olsam adidasın goretex modellerini tercih etmem. koşu içinse koşu markalarının goretex modelleri var.
0
my fault
(08.07.26)
işin uzmanları daha doğru anlatır ama goretex membranlı ayakkabılar bir kere al, sorunsuz kullan değil. bunların belli aralıklarla özel temizleme mazlemeleri ile temizlenmesi gerekiyor, aksi durumda goretex membran hava alma özelliğini yitiriyor. hava alma özelliği gidince de ayak teri buharla dışarı atılmadığı için pişme olayı oluyor. ayakkabınız yeni ise rahatsız edeceğini zannetmiyorum ama 1 yıldan (hatta 6'dan) eski ise hava alma özelliğini yitirmiş olabilir.
0
shadowfollower
(08.07.26)
Tam doğrusu şu:
Gore-Tex membranındaki gözenekler, su damlasından yaklaşık 20.000 kat daha küçük, su buharı molekülünden ise yaklaşık 700 kat daha büyüktür. Bu hassas yapı, yağmurun içeri girmesini imkansız hale getirirken ter buharının dışarı çıkmasını mümkün kılar. Sonuç, gün boyu kuru kalan ve nefes alabilen bir ayak ortamıdır.

Yani buhar haline gelmiş nemi geçirdiği doğru ama içerden dışarı diye bir mantık yok. Her iki yönde de su molekülü geçemez ama buhar geçer. Olayı bu.
0
himmet dayi
(08.07.26)
ben giyiyorum 5 yıldır salomon un, bir sıkıntı yaşamadım. ayağım terlemiyor. Çok hafif, dayanaklı, rahat... hoşuma gidiyor.
0
ananiyimioguz
(08.07.26)
Su geçirmezlik = ısı

O bahsedilen goratex'in nefes alması vs olayları kendi benchmarkları arasındaki kıyasa istinaden söylenen rakamlar. O yüzden ayaklarım ısınır mı? evet abi cayır cayır ısınır ayakların.

Bu arada koşu ayakkabılarında sadece trail yani arazi koşu ayakkabılarında goratex seçeneği olur. Onu kullanan koşucu sayısı da çok çok az oluyor. Sadece belli koşullarda kullanmak mantıklı. Hava çok soğuktur ya da yerler çok nemlidir, çiğ yemiştir, çamurlu patikalar vardır vs. Onun dışında koşucular da pek tercih etmez çünkü bu istisna durumlar yoksa ayaklar cayır cayır ısınır.
+1
thracia
(08.07.26)
yıllardır su geçirmezlik üzerine kafa patlatıyorum. "su geçirmesin ama hava geçirsin" ya da "su almasın ama terletmesin" gibi bir şey mümkün değil. su geçirmeyen malzeme terletir. deliklerin boyu ne kadar iyi ayarlanmış olursa olsun malzemenin tabiatı gereği terleme yapıyor. tecrübeyle sabit.
+1
co2s2
(08.07.26)
Selamlar

runrepeat.com adlı bir site var, burada bir ayakkabının aklınıza gelen gelmeyen her koşulda denemesi yapılıyor, tüm özellikleri test ediliyor. Hatta ayakkabıları ortadan ikiye keserek dahi inceliyorlar. Bence bir bakın, aradığınız modelin incelemesini okuyun. Sorduğunuz sorulara ilişkin kafanızda çok daha net oturacaktır, teknolojileri (goratex vb.) açıklayarak anlatıyorlar.
+2
burka
(08.07.26)
goretex nefes aliyor muhabbeti hikaye. terletir. suda, camurda kosmayacaksaniz goretex gereksiz. marketing palavralarina dusmeyin.
0
antikadimag
(08.07.26)
(2)

2 kez Acl koparan ve 3 kere diz ameliyatı olan biri hangi ayakkabıyı giymeli?

mikahakkinen
Sağ dizimden 17 sene arayla 2 kere ön çapraz bağ koparıp ameliyat oldum. 1 kerede ameliyat sonrası enfeksiyonla diz toparlandı. Menisküs alındı. Nike winflo 9 ve 10 , adidas ultrarun 5 giyiyorum. Nikelardan sonra ayak tabanımda nasırlar oluştu. 40 yaşındayım bu zamana kadar nasırım olmamıştı.Acl ame
Sağ dizimden 17 sene arayla 2 kere ön çapraz bağ koparıp ameliyat oldum. 1 kerede ameliyat sonrası enfeksiyonla diz toparlandı. Menisküs alındı. Nike winflo 9 ve 10 , adidas ultrarun 5 giyiyorum. Nikelardan sonra ayak tabanımda nasırlar oluştu. 40 yaşındayım bu zamana kadar nasırım olmamıştı.
Acl ameliyatı olup öneri verebilecek olan olursa sevinirim.
0
mikahakkinen
(07.07.26)
Benim de dizlerde sorun var. Nike air max veya air force kullanıyorum çok uzun zamandır.
0
runaway
(07.07.26)
hoka bondi/clifton, asics kayano32/nimbus28/cumulus 28, brooks ghost max/glycerin23, new balance 1080/x more.
bu modeller yüksek yastıklamalı modeller. dize binen yükü hafifletir.
eğer içe basma veya düz tabanlıkta varsa bu markaların destekleyicili modellerine bakın.
+2
my fault
(07.07.26)
(10)

Kardese verilen borc nasil istenir ?

sirius
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?Enflas
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.
2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.

Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?

Enflasyon farki ise ayri bir problem tabi.
0
sirius
(06.07.26)
kardeşimi tatile çıkacağız biraz sıkıştım plan yapamıyorum. borcunu kapatabilecek durumun var mı?
+6
kisa
(06.07.26)
sende ihtiyacın olduğunu söyle, ödemen olduğunu söyle iste. sen istemedikçe o üstüne yatacaktır.
faiz olayı tefeciliğe girer. bunu dert ediyorsan o zaman en başta altın, dolar olarak verecektin. ki bence bu bile bir nevi tefeciliktir. borç ne verdiysen o alınır.
-1
my fault
(06.07.26)
enflasyon oranı tefeciliğe girmez. bu bir faiz getirisi değildir, paranın değer kaybının korunmasıdır.
başta konuşulmadıysa kardeşten faiz alınmaz bence ancak baştan 1 ay diye konuşulup 1 yıl sonra ödüyorsa yasal enflasyon oranında artış makul kabul edilir bence ama yine de buralar bence detay. önce konuşup borcu iste.
0
kisa
(06.07.26)
tatile çıkıcam param yok borcunu öde.
-1
jamswety
(06.07.26)
2 senenin farkı evet var ama karşınızdaki kişi ne olursa olsun kardeşinizdir.
ilk entry'ye +1 veriyorum. bir sebep ile hatırlatılabilir. söylemediğiniz durumda olur olmadık zamanlarda aklınıza gelecek ve rahatsız olacaksınız.

kardeşinizle konuşabilmeniz gerekiyor.
unutmuş olabilir, ödediğini bile düşünüyor olabilir.
+1
eurhka
(06.07.26)
Borcunu iste. Zaten hakkın .
Üstüne özür dilemesi de lazım.
İnsanımız borç alma ile harçlık alma konusunu karıştırıyor.
Ben olabildiğince paranın azına
çoğuna bakmadan pekte "utanmadan" hatırlatıyorum. Borç alanın kasten bilerek unutmaya meyilli olduğu , başka yerden para beklediği , kaçtık mı ? demeye hazır olduğu bir zamandayız .

En son bir yerde otururken yanımda pekte samimi olmadığım biri bana da ısmarlayıp çay söyledi .
Yaşı benden biraz büyük ama düşünce hususunda anladım ki kıt. Parasını ödemeden de gitti.
Ben ayıp olmasın diyerek işyerine çayların parasını ödedim .
O kişiye yeri geldiğinde, ısmarlayan kişinin hesabı ödemesi gerektiğini hatırlatacağım.
Böyle beleşçi beyinlerin hayta dair ince hususları ölmeden önce öğrenmesi lazım.

Kısacası senin 80bin TL hayli hayli utanmadan geri istenecek bir para . Taksit vs. falan da kabul etme durumu zorla . Malum 2 yıl geçmiş aradan.
0
diyecevaplandı
(06.07.26)
Kardeş diyorsun, borç harç olmaz benim nezdimde.
-8
gobekliraki
(06.07.26)
birisi tatile çıkıp borcunu ödemezse gerçekten aşırı rahatsız edici.

birisi borç istiyor diyebilirsiniz.

yatırım yapacağım diyebilirsiniz.

2 sene önce borç olarak mı aldı, belki de yardım olarak düşünüyordur?

2 sene önceki 80 bin bugün sadece enflasyon yürütülse 130 bin yapar.

altın alsaydınız 250 bin yapar.

ne diyeyim geçmiş olsun.
+1
gurur
(06.07.26)
Anne baba kardeşe borç olmayacağı için benim nezdimde onlar da benden büyük para istemezler. Beş on bin lazım olursa atarım geri de istemem ama burada meblağ fazla.

Arkadaşlar da demişler tatile gideceğim param yok de bu kadar
0
Hallegadola
(07.07.26)
"tadilat için benden borç alıyorsun, sonra gidip yurtdışında tatil planı yapıyorsun"

bunun ayıbı olmaz. dan diye söyleyin.
0
co2s2
(08.07.26)
(3)

Qnb para puanı kullanabilen insan evladı var mı?

mikahakkinen
puan var kullanılamıyor? kısmi kullanım olmaz diyor. nerede geçiyor bu puan?
puan var kullanılamıyor? kısmi kullanım olmaz diyor. nerede geçiyor bu puan?
0
mikahakkinen
(28.06.26)
trendyolda kullanılıyordu sanırım
+1
my fault
(28.06.26)
musterisini yoran bankalardan ,kendileri.

güncel mi, bilmiyorum.
www.qnbcard.com.tr
+1
designer
(28.06.26)
Ben ikeada harcadım. Sonra kartı iptal ettim
0
jackyr
(28.06.26)
(13)

Futbolu pek bilmeyen biri olarak soru: Messi mi Ronaldo mu?

gadlemler
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri be
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.
Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri bertaraf edecek olmanın sevinci diye yorumladım.
Sizce hangisi daha efsane olacak?
-2
gadlemler
(23.06.26)
İkisi de efsane ve ikisi de muhtemelen ömrümüz boyunca konuşulacak, örnek olarak gösterilecek.
Fakat objektif bir gerçek olarak messi dünya kupası aldığı için bir adım öne geçti.
Ben ronaldocuyum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
nasıl michael jordan'dan çok daha iyileri gelmesine rağmen onun efsanesi bambaşka bişeyse messi de aynı şekilde. Belki messi'den çok daha hızlısı, yeteneklisi vs gelecek ama messi gibisi gelmeyecek
+1
mutantking
(23.06.26)
Messi.

Artık dünya genelinde efsane eski futbolcu, teknik direktörler, yorumcular vs bile en iyisi Messi diyorlar.
+1
Cesario
(23.06.26)
Messi
-5
arbre
(23.06.26)
ikisi de goat. kişiden kişiye değişir efsanelikleri. birbirlerini de çok yukarıya çektiler. tıpkı nadal federer djokovic'in bir daha gelmeyeceği gibi bunlar gibisi de gelmeyecek
+1
deranzo1
(23.06.26)
Ronaldo'yu yalan makinesine bağlayıp sen mi Messi mi diye sorsak, kendi ismini söylediğinde makine uyarı verirdi.
+2
kizil karga
(23.06.26)
cok guzel turnusol bu, ciddi ciddi ronaldo diyen kimseleri direkt bloklamak gerek
-1
gule gule
(23.06.26)
Messi = Michael Jordan ve Roger federer

Ronaldo = lebron james, djokovic.
0
baldur2
(24.06.26)
olaya sadece saf yetenek, kişisel ödüller ve takım başarısı olarak bakarsanız messi çok azıcık önde.

ama disiplin, azim, çalışma prensipleri, insanlık, iyilikseverlik gibi konularda ronaldo fersah fersah önde. messi'nin antreman sevmediği, insan olarak ağır bir orospu çocuğu olduğu herkes tarafından kabul edilen gerçekler.
0
co2s2
(24.06.26)
İkisi de büyük efsane. Messinin dünya kupası var, olmasa da bence ronaldodan daha iyi.
Şansızlıklı mı şans mı bilinmez ama ikisinin aynı zamana denk gelmesi de önemli. Messi belkide gelmiş geçmiş en iyi olabilir.
0
mikahakkinen
(24.06.26)
Ankara Messi.
+2
gabe h coud
(24.06.26)
Messi.
0
logisticsmanager
(24.06.26)
ikisi de iyi oyuncu biri önde biri geride demek haksızlık olur. ikisininde farklı özellikleri var.
messi saf yetenek. ronaldonun çalışma azmi tarafı öne basıyor. ronaldo bir profesyonel sporcu nasıl olmalı. nasıl kendine bakmalı, idmanından sağlık kısmına yemeğinden işin psikolojik kısmına çok iyi bir örnek. keza messi de disiplini olmasa bunları yapamazdı.

ikisi de bu yaşına göre neler yapıyor demekte doğru olmaz. ikisi de ikinci sınıf liglerde top koşturuyor. avrupada bu yaşta bu seviyede oynayamazlar. ikisini de takımı taşıyor. arjantine bakıyorsun topu alan herkes messiyi arıyor. kısmen portekizde benzer ama ronaldo top almak için daha çok çabalıyor.
ayrıca ikisi de bu seviyelere gelmesini oynadıkları takımlara ve oradaki üst kalite oyunculara borçlu. bunu da unutmamak lazım. ne kadar yetenekli, kaliteli olursan ol güçlü takımlarda yetenekli oyuncularla oynamadıkça kendini dahada geliştiremezsin.
biri iyi biri kötü diye ayrım yapılamaz. ikisi de 2010 sonrasının en iyi futbolcuları.
0
my fault
(24.06.26)
(5)

Evde artık kullanılmayan ilaçlari ne yapmak gerekir?

egerbiryolcu
Farklı bir prosedür var olabilir diye soruyorum.Bazı ilaçlar hiç paketi açılmamış ama kullanılmayacak.Bazı ilaçlar kullanılmış ama bitmemiş ve tarihi gecmemis.Bazıları belki tarihi geçmiş vs farklı farklı evde kutu kutu ilaçlar var ve tabii hangisi ne ilacı hatirimda değil ayiklamam gerekecek.Hastal
Farklı bir prosedür var olabilir diye soruyorum.
Bazı ilaçlar hiç paketi açılmamış ama kullanılmayacak.
Bazı ilaçlar kullanılmış ama bitmemiş ve tarihi gecmemis.
Bazıları belki tarihi geçmiş vs farklı farklı evde kutu kutu ilaçlar var ve tabii hangisi ne ilacı hatirimda değil ayiklamam gerekecek.

Hastalik kategorileri çok farklı olabilir.
-1
egerbiryolcu
(20.06.26)
eczaneye geri verebilirsin,
en azindan kanalizasyona karişmaz.
+2
designer
(20.06.26)
sağlık ocağı ve eczanelere bırakabilirsiniz, onlar ihtiyaç sahiplerine ücretsiz dağıtıyor.
0
neira
(20.06.26)
sağlık ocağı +1
sktsi gecmemisleri kullanırlar diğerleri onların atıklarına atılır en azından, uygun bı şekilde bertaraf olmuş olur,
0
a perfect lie
(20.06.26)
tarihi geçmemiş olanları aile hekimine, geçmişleri eczaneye
0
my fault
(20.06.26)
Babam vefat ettiğinde torbalarca ilacı sağlık ocağına götürdük ancak almadılar dolayısıyla götürmeden önce arayıp sorun derim
0
mirty
(20.06.26)
(9)

Anadolu yakası nezih mahalle önerisi

funl
Merhaba, neleri önerirsiniz fiyat/performans olarak genel olarak düzgün profillerin oturdugu nerelere bakmamızı önerirsiniz ? Tek kadın kişisi kalacak bu yüzden cevre önemli. Aynı zamanda fiyatların da konumdan dolayı şişirilmiş olmaması gerekiyor. Avrupa yakası için örnek verecek olursam Ataköy değ
Merhaba, neleri önerirsiniz fiyat/performans olarak genel olarak düzgün profillerin oturdugu nerelere bakmamızı önerirsiniz ? Tek kadın kişisi kalacak bu yüzden cevre önemli. Aynı zamanda fiyatların da konumdan dolayı şişirilmiş olmaması gerekiyor. Avrupa yakası için örnek verecek olursam Ataköy değil de Zuhuratbaba gibi yerler arıyoruz. Şimdiden cevaplar için teşekkürler.
-1
funl
(19.06.26)
maltepe sahil.
-7
gobekliraki
(19.06.26)
Bostancı, kozyatağı, şenesenevler, küçükyalı
+1
mor oje
(19.06.26)
kadıköy maltepe arası minibüs yolunun alt tarafı özellikle sahil bandı.
+1
my fault
(19.06.26)
feneryolundan başlayarak suadiye'ye kadar minibüs caddesi ile sahil arası kalan bölge. tabi burası ciddi pahalıdır. ikinci seçenek kozyatağı, altıntepe, küçükyalı.
+2
orpheus
(19.06.26)
Acıbadem ve Koşuyolu da fena değil. Ben Küçükbakkalköy' deyim buralar da eh işte .
0
guitarissimo
(19.06.26)
bostancı altıntepe küçükyalı bölgesi iyi
0
devilone
(19.06.26)
-kuzguncuk
-acıbadem
-altunizade
-çiçekçi
-selimiye

abartılı kiralar pek olmaz, sahile ve merkezi noktalara ulaşımı kolaydır
0
yurtsuz john
(19.06.26)
evde kalacak kişi bütün gün evde oturmayacak herhalde? gideceği yere göre daha nokta atışı bir öneri yapabiliriz. ben olsam Şenesenevler - bostancı - küçükyalı taraflarına bakarım.
0
co2s2
(19.06.26)
kadıköy'e girdiğin an fiyatlar acayip şişiyor. Küçükyalı, İdealtepe taraflarını öneririm.

Kardeşim Selimiye'ye taşındı; acayip tatlı bir mahalle. Tek sorun yapı stoğu eski.
0
nefertarii
(19.06.26)
(4)

Nike antrenman ayakkabısı önerir misiniz ?

cezzard
1- https://www.barcin.com/nike-structure-26-erkek-spor-ayakkabi-beyaz-mavi-siyah/?_gl=1*xy3pnp*_up*MQ..*_gs*MQ..&gclid=Cj0KCQjwi8nRBhDhARIsAHZf_pbNNZ_Gz7_HbCt_daZ0LuuHvQlfFuz8SCEaakmNkKG0gGNyHAXI6z8aAlWzEALw_wcB&gbraid=0AAAAAD3jWM6tokrtvcVS-E1xDEvP58J422- https://www.barcin.com/nike-structure-26-erk
1- www.barcin.com
2- www.barcin.com

Bu ikisinden birini ya da kendi beğendiğiniz bir antrenman ayakkabısı önerir misiniz ?
0
cezzard
(18.06.26)
bu ikisi de aynı ayakkabı? sadece renkleri değişik ama mavi olan 2500 lira daha ucuz. ben olsam mavi olanı alırım !!!
+1
co2s2
(18.06.26)
aynı ayakkabının farklı renkleri. mavi olanın tek numarası kalmış ondan daha ucuz. numaranız uyuyorsa maviyi alın.
0
inheritance
(18.06.26)
structure serisi nike ın stability serisi ayakkabılarından. yani içe basması olan ve ark desteği isteyen koşucular için.
bu modeli alacaksam ucuz olanı alırdım.
eğer içe basma sorunu için ayakkabı bakıyorsanız asics kayano 32, asics gt 2000 veya brooks glycerin gts, hoka arahi, bondi serilerine bakın.
+1
my fault
(18.06.26)
mikahakkinen
(18.06.26)
(7)

Kendi gündemine odaklı arkadaş

egerbiryolcu
Bazen insanları çözmekte zorlanıyorum sormak istedim. Bir arkadasiniz ailesinden birinin ameliyat olacağından bahsetti. Ameliyat günü mu durumunu sorarsınız iki gün sonra mi?Bu konuya kadar bana kendi gündeminden bahsediyor paylaşımlar yapıyordu ben hastane durumumu anlatınca suspus olup iki gün son
Bazen insanları çözmekte zorlanıyorum sormak istedim. Bir arkadasiniz ailesinden birinin ameliyat olacağından bahsetti. Ameliyat günü mu durumunu sorarsınız iki gün sonra mi?

Bu konuya kadar bana kendi gündeminden bahsediyor paylaşımlar yapıyordu ben hastane durumumu anlatınca suspus olup iki gün sonra merak edip sordu ve çok garipsedim. (,yani o an bir iki yorum yaptı tabii) Ciddi bir konuydu ve yakınlık derecemi benim için kıymetli biri olduğunu da biliyordu.

Baska bir arkadaşım sabah uyanır uyanmaz çıkınca haber et mutlaka dedi mesela.

Sorgulamanın sebebi sanki sadece kendi konularini gündemini önemsiyor benim hayatıma dair bir şey merak etmeden paylaşımlarda bulunuyor. Benim anlatmam gereken bir şey olunca benim kadar merak etmiyor sormuyor. Biraz üst üste gelince dikkatimi çekti artık.
0
egerbiryolcu
(06.06.26)
ameliyattan önce ararım, bir ihtiyacı var mı diye sorarım. ameliyat gününün akşamı ararım, her şey yolunda mı diye kontrol etmek için. ameliyattan sonra taburcu olacağı gün yine ararım bir ihtiyaç var mı diye.
-3
gobekliraki
(06.06.26)
Bazi insanlar sigir oluyor, oyle gelmis oyle giderler.
+3
baldur2
(06.06.26)
Kimseden sormasını beklemem kimseye de özellikle takip edip sormam. Çünkü banane. Lafi geçerse sorabilirim
+1
artıküyeolmakistiyorum
(06.06.26)
"Başı kalabalıktır,annesiyle ,doktorla ilgileniyordur.şimdi kalabalık etmeyeyim" gibi düşünüyorsa 2 gün sonra da arayabilir,mümkün.
0
denizciman
(06.06.26)
Denizcimin +1 ben öyle yaparım, zaten hastane işleriyle uğraşan birini bi de ben darlamak istemek
0
euteamo
(06.06.26)
dediğiniz gibi insanların kendi gündemleri de olabiliyor, yani 2 gün çok geç bir süre değil. hiç sormayabilirdi de, ki sonuçta sormuş, önemsemese sormazdı. ben rahatsız olmam, ayrıca o kargaşada arayıp rahatsızlık vermek istememiş de olabilir bu da makul bir sebep.
0
in vino veritas
(06.06.26)
durumunu sormak zorunda değil, aklına gelirse sorar ki iki gün sonra sormuş. hiç sormaya bilirdi de.
bu kadar beklentiye girmeye ne gerek var.
0
my fault
(07.06.26)
(13)

Yeterince su içiyor musunuz?

ekimoloji
Su içememe sorunum var öyle ki bazen başım ağrıyor, su içince hafifliyor. Kolay kolay susamıyorum günlük içtiğim zorla, yaşamak için. Artık düzenli içeceğim diye karar alıyorum ama içemiyorum. Bol su içebilen insanlara imreniyorum sizde durum ne?
Su içememe sorunum var öyle ki bazen başım ağrıyor, su içince hafifliyor. Kolay kolay susamıyorum günlük içtiğim zorla, yaşamak için. Artık düzenli içeceğim diye karar alıyorum ama içemiyorum. Bol su içebilen insanlara imreniyorum sizde durum ne?
0
ekimoloji
(05.06.26)
Su içmek bence acayip abartılan bir konu ya, yani şöyle düşünmek lazım normalde susuz kalsak zaten ölürüz, demek ki aldığımız sıvılardaki suyu vücut kullanıyor bu çaydan geliyor kabul etmem bu kahveden geliyor daha neler köpek demiyor, bence yeteri kadar sıvı tüketiliyorsa sıfır su içerek de rahatlıkla ve aynı konforla hayatımıza devam ederiz, bence asıl kerizlik ihtiyaçtan fazla bol bol su içmekte, içilen suyla birlikte terle çişle atılan elektrolit bizi daha çok bozuyor.
-2
kizil karga
(05.06.26)
Devamli su icmekle, litresini saymakla, devamli cise gitmekle insanlarin yuzde 99'u ugrasmiyor.
0
baldur2
(05.06.26)
Her gün 2 şişe. (500 mL x 2)
-5
arbre
(05.06.26)
günde 5 litreye yakın su içiyorum; çay-kahve hariç, salt su. bunun da kendine göre ciddi zorlukları var ama azaltamıyorum da.
-1
lil siztah
(05.06.26)
Dün görüştüğüm Nefrolog dedi ki:

Ne zaman su içmen gerektiğini vücudun sana söyler.
-2
Mirket
(05.06.26)
gunde ortalama 4lt tuketiyorum. bu aslinda bilerek yaptigim bir sey degil, cocukluktan beri soguk havayi ve soguk suyu severim. sigara ve cay kullanimim cok yuksek. gunde iki tane cortadom kesin var. bir ilac kullaniyorum mesela bogaz kurulugu yapiyor. yani zaten soguk su icmeyi seviyorum, bir de bu faktorler eklenince zorunlu olarak tuketiyorum. ornegin cay iciyorum boyle bir kuruluk hissediyorum. hemen siseyi dikiyorum kafaya zaten 750ml direkt tuketmis oluyorum. ayran da cok tuketiyorum bu arada. bilgisayar basinda olunca da gidiyor acikcasi, ben icecek insaniyim simdi fark ettim. :))
0
arakaali
(05.06.26)
3 aya yakındır evet günde en aşağı 4 litre içiyorum. Hayatimda içmediğim döneme göre dramatik iyileşen bir şey yok. Çok çiş yapıyorum o kadar
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.06.26)
19luk damacayı koy önüme hiç usanmadan içerim, o kadar çok severim su içmeyi.
günlük 5 litreye yakın içiyorumdur.
0
my fault
(05.06.26)
evde, iş yerinde elinizin altında şişeleriniz olsun. zorla da olsa için, ama bir dikişte içmenize gerek yok. yudum yudum içseniz bile yetrli su içmiş olursunuz.

bu teyzeden neyiniz eksik? www.youtube.com
0
exlibris
(05.06.26)
günde 2,5 -3 lt. dikkat de ediyorum sandığımızdan daha fazla etkiliyor bizi susuzluk
0
darthvader
(05.06.26)
Bolca içiyorum. Sabah kalktığımda yaptığım ilk iş su içmek
0
gadlemler
(05.06.26)
Böbrek taşı düşürdüm daha önce oluşmasını engellemek adına mecburen içiyorum.
0
black holes in the sky
(06.06.26)
Sürekli bir diyet döngüsü içinde olduğum için kendimi içmeye zorluyorum ama zorlamazsam aklıma bile gelmiyor su içmek.
0
mutekebbir
(06.06.26)
(14)

Anket- yazci misiniz, kisci mi

üğpoıuy
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktımBaharlar konuya dahil degil
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktım

Baharlar konuya dahil degil
📊 Yaz mi kis mi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(05.06.26)
İlkbahar.

Kış mevsimini hiç sevmem. Kar severim ama kayıp düşme fobim var. Yağmur sevmem. Yaz ayını da aşırı sıcak oluyor diye sevmiyorum. İlla yaz mı kış mı dersen ona da yaz derim.
0
rock n roll
(05.06.26)
Sonbahar.

Eskiden yazcıydım.
Artık yazlar bana fazla coşkulu, fazla taşkın geliyor. Tatilcilerin akını hiç çekilmiyor.

Kışın da kardan buzdan hiç hoşlanmıyorum.

Sanırım artık sonbaharları seviyorum. İstersen evinde otur, çayını iç ve camdan dışarıyı izle, istersen yazı yaz, istersen çık yağmurda dolaş.
Kat kat lahana gibi giyinmene de gerek yok. İnce bir ceket yeter. Üşümezsin de pişmezsin de.

İlkbahar da güzel mevsim ama son yıllarda favorim sonbahar.
-1
anaphylacticshock
(05.06.26)
her mevsimin kendine has güzelliği var ama küçükken kışçıydım, büyüdükçe baharcı oldum.

yaz benim için cıvık cıvık, fakir olduğum için özel bir anlam da taşımayan, boğucu ve fazla sıcak bir mevsim.

kışın artık kar yağmıyor, pek tadı kalmadı.

baharın hem ilki hem sonu güzeldir. dünya gözüme daha sakin ama aynı ölçüde canlı geliyor bana. hele ilkbaharda işte çiçekler böcekler renklerin yeşile dönmesi ama havanın da boğmaması vs. tatlı zamanlar. yazın sonuna doğru ligler başlar, bebeler okula döner, onun da bir hoşluğu var.
-1
der meister
(05.06.26)
Sayfiye yerinde yaşasam yaz derdim, ama İstanbul'un yazı hiç çekilmiyor. O nedenle oyumu bahardan yana kullanıyorum. Hem son hem ilk. Kışı ise hiç sevmiyorum. Sabah 05:45'te uyanıyorum. Havanın aydınlanması 8'i buluyor. Emeği geçenleri Allah davul etsin.
-2
auroraaurora
(05.06.26)
Bahar cevaplarini ekleyen fetöcüdür btw
+2
🌸üğpoıuy
(05.06.26)
Yapış yapış yazdan nefret ediyorum. Bahar, sonbahar neşesinin ve ardından kış melankolisinin köpeğiyim
+1
mor oje
(05.06.26)
baharları bir kenara bırakıyorsak kesinlikle kışçıyım. çünkü hareketli biriyim, hep sıcağım. yaz gerçekten çekilmez oluyor. manisa’da doğdum büyüdüm, oldukça sıcak geçer yazları. bu ayarda bir sıcak benim için yeryüzündeki çile :D kışın bazen hakikaten sinir bozucu soğuklar oluyor ama kesinlikle bunu saçma bir sıcağa yeğlerim.
+1
lüzumsuz adam
(05.06.26)
İlk yaz ile son kış
İkisi de olur
+1
kisa
(05.06.26)
Güz
-2
Batuhanolabilir
(05.06.26)
ölümüne kışçıyık :'(
+4
lil siztah
(05.06.26)
sonbahar.

don't you love new york in fall? it makes me wanna buy school supplies
-2
Purple life
(05.06.26)
Ben yazcıyım ama hayatımda ilk kez geçen yaz artık ben bile isyanlardaydım.
Şimdiden belli ki bu yaz da çok sert geçecek ama ben yazı sevmekten vazgeçemiyorum şikayetlerime rağmen.
+1
mutekebbir
(06.06.26)
bahar seçtim ama artık kalmadı.
yaz - kış yaşıyoruz ve aylar da kaydı. bu durumda eylül ideal oluyor.
-1
late viper
(06.06.26)
ne sıcağı severim ne de yağmur, çamur, kar severim.
14-20 derece arası yağmursuz hava en güzeli.
-2
my fault
(07.06.26)
(19)

aracın trafikten men edilmesi

kibritsuyu
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil."şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.aracın ne kabahati va
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.

bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil.

"şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.

aracın ne kabahati var ki? alkollü yakalanan sürücüye ceza kes, ehliyetini de al, bunlar tamam. aracın kabahati ne? arabayı bıraksanız da başkası kullansa olmuyor mu?

hayatımda alkollü direksiyon başına geçmedim, park cezası dışında ceza yemişliğim de yok. başıma geldiği için değil, sırf merakımdan soruyorum.
-1
kibritsuyu
(04.06.26)
Ceza dediğimiz şey, suçlunun canını acıtmak değil mi?
Bilmiyordum öyle bir ceza olduğunu. Hoşuma gitti. Caydırıcılığı yüksek.
+2
Mirket
(05.06.26)
olay daha çok aracın alıkonulması olarak algılıyorum ben. yani sen desen ki bu aracı başkası kullanabilir, araca el koymuyoruz gelsin alsın diye... o ehliyetine el konan kişi o aracı yine kullanır. her gün çevirmeye girmiyor sonuçta, her gün ehliyet sorulmuyor. araç elindeyse kullanabilir.
+6
konetsu
(05.06.26)
çevirmeyi yapanlara da bağlı olarak, o sırada limitin altında çıkmayan kimse yoksa arabada birilerini çağırıp arabayı bağlatmadan devam edebiliyorsunuz yola. Polis çevirme noktasında beklemeni istemezse çekiciyi hemen çağırıyor
0
klassno
(05.06.26)
suçlunun canını acıtalım. yüksek para cezası keselim, suçluya ait ehliyete el koyup araç kullanma yetkisini elinden alalım.

soru da bu zaten, arabanın suçu ne? arabayı cezalandırdığın zaman hiç suçu olmayan, konuyla alakası bile olmayan, o arabayı kullanabilecek başka bir aile ferdini de cezalandırmış oluyorsun. alkollünün ehliyetini aldın zaten o kullanamaz. başkası niye kullanamasın?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Alkollüye arabasını verenin, kullandıranın da canı yanıyor böylece.
Babasının ya da şirketin arabasıyla aleme akan kişi, alkol almama konusunda daha büyük baskı hissetmez mi?
+3
Mirket
(05.06.26)
iyi de suçun şahsiliği diye bir şey var.

düşün mesela adam ailesiyle oturduğu evin bir odasında illegal madde üretiyor.

polis gelsin, adamı götürsün tamam, mahkeme tutuklasın, para cezası versin tamam. ama ailesini de sokağa atıp eve el koysa, "burada imal etti, evini kullandıranın da canı yansın" dese olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Yeterince izah edilmiş ama idrak etmemek için direniyorsun. Verdiğin örnek de alakasız.
+1
kullaniciadimvar
(05.06.26)
yeterince izah edilmemiş, verdiğim örnek de bire bir aynısı. ortada suç var, suçlu var, suçla alakası olmayan kişiler var ve içinde suç işlenmiş bir mekan var. daha nasıl alakalı olabilir?

idrak ediyorum ama ikna olmuyorum. demek ki ikna edebilmek için daha mantıklı argümanlara ihtiyacınız var.

varsa söyleyin, yoksa "anlatılmış ama anlamıyon" diye salak muamelesi yapmanın alemi yok.

hadi sizin güzel hatırınız için ruhsat sahibi başkası ise ona da ceza verelim, arabasını sarhoşa verdi diye.

hala ikna olmuyorum. ARABANIN, o içinde motor ve koltuklar olan tekerlekli teneke parçasının suçu ne?

"canını yakmak için malına el koymak", "baskı hissettirmek için alakasız kişileri de mağdur etmek" şeklinde bir cezanın mantığı nedir?

direksiyon başında telefonla konuşurken yakalanan adamın da telefonunu alalım. hatta herhangi bir trafik cezası yiyen adamın malına mülküne de çökelim, böylece bunun korkusuyla baskı hissetsin.

böyle ceza mı olur?
-1
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
doğru mesela evde o arabayı iki kişi kullanıyorsa fena bi durum. Ama devlet insanların ehliyetsiz de o arabayı kullanacağını öyle kanıksamış ki arabaya el koyuyor demek ki.

youtu.be
Burada anlatılan Almanlar gibi olmadıkça bu böyle devam eder. :D
+2
nhk ni youkosu
(05.06.26)
Merak ettim, biraz baktım, anladığım kadarıyla ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak ya da aracın sigortasız olması gibi durumlarda araca da ceza geliyor. İlk kez ceza yazıldığında araç trafikten men edilmiyor.

Bizim başımıza daha saçması geldi. Eşime alkollü araç kullanmaktan ceza yazıldı. (Limit altında olduğuna emindi, hastaneye gidip kan verdi, itiraz davası açtı, ceza iptal edildi. Bu da 3,5 ay sürdü ama o ayrı mesele.)

Yanında yabancı bir arkadaşımız vardı, onun ehliyetini kabul edip arabayı ona teslim ettiler. Ama itiraz davası sürerken arabanın muayene vakti geldi, ruhsat eşimin üstüne, eşimin ehliyeti alınmış, biz bu ceza gözüktüğü için araca muayene randevusu alamadık. Bu sefer ben çevirmeye girsem muayenesiz araç diye ceza yiyeceğim. Arabayı trafikten men etmeseler de bir saçmalık çıkarmayı beceriyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(05.06.26)
belirli şartlarda oluyor zaten ama amaç caydırıcılık. akp nin belki de tek düzgün uygulaması. bana kalsa aracın anahtarla boydan boya çizilmesi, çamurla sıvanması, arka cama tehlikeli sürücü yazılması gibi şeyler bile yaparım. yokssa gçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahibinin haberi yoksa yüzlerce kilo uyuşturucu yakalanan araçlar bile trafikten men edilmiyor.
+1
ground
(05.06.26)
alkollü araç kullanan adamın malını 2 aylığına müsadere ediyor işte. ceza gibi ceza. daha ne yapsın!?
+3
babilfish
(05.06.26)
birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler.

aracın trafikten men edilmesi de aynı şekilde. araç sahibi aracıyla işlenen kabahatlerden sorumlu. aracının düzgün kullanılmasını tesis etmek durumunda. ufak tefek kabahatlerde sadece para cezası varken, bazı daha büyük kabahatlerde araç trafikten men edilerek araç sahibine "bilader buna neden izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" denilmiş oluyor. aracın trafikten men edilmesi için de, ehliyetsiz kullanmak, alkollü kullanmak ya da aracın suça falan karışması gerekiyor sanırım.

olayın ölçeğini küçültelim. sen bana arabanı verdin. ben de gittim olmadık bir yere park ettim, park cezası yazdılar. ceza plakaya yazılıyor, benim ehliyetime gelmiyor, sen ödemek zorunda kalıyorsun. "ben kullanmıyordum, co2s2 kullanıyordu" desen bile, devlet "bilader neden buna izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" demiş oluyor. işlediğim kabahatin ölçeğini büyütünce, devlet de sana daha ağır cezalar kesiyor, çok çok büyütünce de aracı trafikten men ediyor.
+3
co2s2
(05.06.26)
Fransa'da bu tarz haberlere bakarken karşıma çıkıyor; ehliyeti önceden kaptirmis zaten, ehliyet olmadan kullanıyor arabayı.
O sebepten mantıklı çünkü bu mallar hiç umursamadan devam edecek, altından arabasını da alıyorsun ki gene yollara düşemesin.
Bir kere alkollu yakalanır da ikincisi artık salaklik kategorisinde olur ve bu kişinin arabasi olmamali.
+3
logisticsmanager
(05.06.26)
"birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler."

ya işte tam olarak onu soruyorum zaten abi. biri benim telefonumu alıp yasadışı iş yaparsa BENİM başım belaya girer, TELEFONUMA bir şey olmaz. alırlarsa en fazla incelemek için alırlar, telefonsuz kalsın da aklı başına gelsin diye değil.

benim internetimden girip yasadışı iş yaparlarsa BENİ alır götürürler, İNTERNETİMİN başına bir şey gelmez, modemimi söküp el koymazlar internete bundan girilmiş diye.

arabanın sigortası yoksa, uygunsuz egzozu varsa, muayenesi yoksa, şasi numarası tutmuyorsa, ne bileyim arabayla ilgili bir sıkıntı varsa al götür parka çek arabayı. şoförü suç işledi diye altındaki arabayı niye alıyorsun?
+2
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Asıl saçma olan ehliyete el konulması. Çünkü ülkenin yarısı ehliyetsiz araç kullanıyor. Ehliyetinin olmaması, el konması veya iptal edilmesi araba kullanmasına engel değil.
Arabanın bağlanma olayı araba kullanmasını engellemenin tek yolu tabi tek arabası varsa. Araba başkasının ise o zaman sahibi böyle birine araba vermemeli. Verdiyse sonuçlarına katlanmalı.
Ayrıca drift cezası, abartı egzost, modifiye gibi cezalarda araç bağlama en etkili yöntem. Çünkü araba bunu yapan tipler için en değerli şey. Bu elinden alınarak cezalandırılması kadar doğal birşey yok. Bu bile yetersiz bana kalirsa trafikten men bir daha o aracı geri alamama olmalı.
Aynı durum taksi sahipleri için de geçerli. Şoför yolcuyu dolandırıyor, yolcu seçiyor cezası sadece ehliyete el koyma, taşıma belgesi iptali olamaz. Ona bu aracı verenede ceza kesiliyor.

Veya Alkollü araç kullanmanın cezası doğrudan hapis olmalı. Öyle yok ilk sefer 6 ay yok ikinci sefer şu kadar ehliyete el koyma, arabaya el koyma saçmalıkları olmamalı.
+1
my fault
(05.06.26)
cezayla canını acıtmak için değil.

adam zaten kurallara uymadığı için ceza alıyor.
arabayı bağlamazsan ertesi gün yine kullanacak.

2 ay arabasız kalınca cezanın caydırıcılığı yükseliyor.
+3
duyuruuser
(05.06.26)
@kibritsuyu : devlet "arabanı ona buna verme, senin de başına belaya girer" diyor. kaldı ki pratikte işler böyle yürümüyor. mesela araç sahibi olmayan şöför alkollüyse, aracı hemen bağlamıyorlar, araçta başkası varsa kullanmasına izin veriyorlar ya da araç sahibi yakında bir yerdeyse gelip aracını almasına izin veriyorlar.
+3
co2s2
(05.06.26)
araba suç mekanı değil, suç aleti. söylediğin örnekte, o illegal maddeleri üretmekte kullandığı aletlere de el koyarlar zaten. mesela benim tenceremdi bırakın diyemezsin.

arabayı evde başkalarının kullanacak olmasının bir önemi yok. mal sahibi kimse cezayı o çekmiş oluyor arabasız kalarak.

arabasız bırakmak hem caydırıcı ceza, hem o suçun tekrar işlenmesini önlemek demek.

yani arabasız bırakmak bir ceza yöntemi. araba cansız bir varlık sonuçta, arabaya verilen bir ceza değil bu.

tam doğru bir örnek mi şu an emin olamadım ama mesela küçük bir iş yeri düşün. patron, o şirketiyle bi haltlar çevirse o şirket kapatılır. çalışanlar da işsiz kalır suçları olmamasına rağmen. şirketi bırakın biz çalışalım diyemezler.

telefonu da incelemek için aldıklarında, o kadar da kısa bir süre sonra vermiyorlar. o da temkinli olman için bir ceza işte.

ayrıca evde işlenen suça bağlı olarak, suç mahali olduğu için gerektiği kadar süre kullanım yasağı koyabilirler, mekanları mühürleyebilirler.
+2
art cat chocolate
(05.06.26)
(7)

Ayakkabı hakkında desteğiniz gerekiyor

baldan kaymak
Ayakkabıyı 1 kez giydimMakinada yıkadım kurumaya bıraktımDün de az güneşte kaldıBugün görüntü şuhttps://imgur.com/a/TKSYqhnNe yapmalıyım? İstanbul kadıköy ümraniye üsküdar var mı bu işi çözebilecek biri ne olmuş olabilir beyazdı kızarmış ekmek gibi
Ayakkabıyı 1 kez giydim

Makinada yıkadım kurumaya bıraktım

Dün de az güneşte kaldı

Bugün görüntü şu

imgur.com

Ne yapmalıyım? İstanbul kadıköy ümraniye üsküdar var mı bu işi çözebilecek biri ne olmuş olabilir beyazdı kızarmış ekmek gibi
0
baldan kaymak
(03.06.26)
Öncelikle şunu ekleyim. Spor ayakkabısı çamaşır makinesine atılıp yıkanmaz. Kendi özel temizlik malzemeleriyle silinecek temizlenir.
Yıkandığı zaman dikişler hızlıca ayrılıp yapıştırma kısımlar hızlıca sökülmeye başlıyor. Renk solması da ekstrası.
Bu şekilde giyeceksiniz
+1
limonlu eksi
(03.06.26)
o sararan nubuk yerleri sıfır zımparayla zımparalamayı deneyin, büyük ihtimalle düzelecektir.
0
lil siztah
(03.06.26)
diş fırçası ve macunuyla temizlemeyi dene
0
jelly bear
(03.06.26)
Nubukta bu oluyo evet :( yazilan cozumleri ben de deniyim, cozulurse guncelleyelim
0
üğpoıuy
(03.06.26)
turkishcare markasının leke çıkarıcısı bayağı işe yarıyor denemenizi öneririm, nubukta zor olabilir ama denemeye değer.
0
darthvader
(03.06.26)
(git: www.a101.com.tr ) sitil ayakkabı temizleme solüsyonu zaman zaman a101, bim, şoka geliyor. temizlik için öneririm
0
my fault
(03.06.26)
@limonlu ben onca yıldır hep çamaşır makinesine atıp yıkıyorum bir problem yaşamadım... adidas supernova sequence, adidas supernova glide, adidas revenge boost, adidas energy boost, adidas ultraboost vs. defalarca kez yıkandı. şuan aktif kullandığım ultraboostlar beyaz olduğundan daha sık da kirleniyor en az 10-12 kez filan yıkamışımdır. oakley battalion botlarımı filan da yıkadım.

renk solması da olmadı hiçbirinde. antrasit, turuncu, sarı/beyaz, lacivert/turuncu, turuncu/beyaz, siyah/yeşil vs.
0
konetsu
(03.06.26)
(9)

Bulaşık makinesi hangi sitelerden alınır, hangilerinden alınmaz?

mezzosprite
Mesela a101den buzdolabı ve bulaşık makinesi almıştım gayet güzel bi süreç yaşadım, yetkili servise gitti ürün, onlar getirip kurdular.Şimdi yine bulaşık makinesi almak istiyorum ama arçelik, hangi sitelere bakayım hangilerini geçeyim?
Mesela a101den buzdolabı ve bulaşık makinesi almıştım gayet güzel bi süreç yaşadım, yetkili servise gitti ürün, onlar getirip kurdular.
Şimdi yine bulaşık makinesi almak istiyorum ama arçelik, hangi sitelere bakayım hangilerini geçeyim?
0
mezzosprite
(03.06.26)
Hangisi daha ucuzsa oradan alabilirsin. Hepsinden yetkili servis gelir kurar aksi bir durum sadece klimada olabiliyor montaj hariç diye belirtiyorlar.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(03.06.26)
Teşekkür ederim ama pttavm'de en ucuzdu dün sordum ordan alma dediler kafam karıştı benim de.. Bi de satıcıya pazar günü mesaj attım sorularımla, hala cevap yok, bu da güvensizlik oluşturdu
0
🌸mezzosprite
(03.06.26)
pttavm de çok fazla dolandırıcı var, buzdolabı alırsın deterjan gönderirler. başıma geldi.
+2
antihero
(03.06.26)
Pttavm'de komisyonlar dusuk oldugu icin en uygun fiyat orada cikar genelde.

Ayni makine 3-5 farkli sekilde siteye yuklenmis olabiliyor ve her biri de farkli fiyat ve satici oluyor genelde. (kategorizasyonlari ve arama ozelligi zayif).

Pttavm'de alirken yapmaniz gereken tek sey Saticiyi google'da arayin, fotolarda arcelik bayisi magazasiysa guvenle alabilirsiniz. (Teyit amacli arayip, pttavm'deki su magaza siz misiniz diye sorabilirsiniz)

Dedigim gibi dikkat edeceginiz tek sey 3. Parti satici degil, arcelij bayisi oldugundan emin olmaniz. Gerisi zaten ayni surec, servis getirip kuruyor makineyi.
0
brkylmz
(03.06.26)
satıcı önemli. hangi site olursa olsun satıcı firma adresini kontrol edin. bazı firmalar defolu ürün satıyor ondan ucuz olabilir. ama en iyisi gidip bakmak.
+1
mikahakkinen
(03.06.26)
hepsiburada ve amazon satıcılı ürünler tercih sebebim.
n11 de hala iyi çalışıyor ama satıcının güvenilirliğini araştırmak lazım.
0
lil siztah
(03.06.26)
elektroniği trendyoldan alma da nereden alırsan al. olası bir sıkıntıda trendyol sonuna kadar satıcının arkasında duruyor. yasal iade hakkının gasbedilmesine göz yumuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.06.26)
Burada satıcı önemli. Pazaryerlerinde kendi satıcılarından alışveriş yapmak gerek. Hepsiburada da Hepsiburada satıcısından, amazondan Amazon satıcısından almak gerek. Veya buralardaki markaların kendi hesapları veya vatan,Teknosa gibi yine bunların kendi hesaplarından yapmak gerer.
Yüksek meblağlı hiçbir ürünü bilinmeyen satıcıdan almam. Maks 500 lira limitim var ancak o kadarlık riske girip no name satıcıdan alırım.
0
my fault
(03.06.26)
eksisozluk.com
hangisinden alınır kısmından çok hangisinden uzak durmak gerek onu bilmek lazım
müşteri memnuniyetini en çok önemseyen firma şu an bence amazon
0
neira
(03.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
olaydaki kız benim ağır cümlelerinizi anlıyorum ama beni buradaki kimse tanımıyor okudukça daha da kötü oluyorum ben tertemiz biriyim lütfen. ben normalde asla o kadar kötü kelimeler kullanan hayatında cinsellik olan birisi değilim ben aksine insanları kırmamaya özen gösteririm hep ,en kötü çok büyük bir olay olduğunda anlarda bile küfür etmem aptal salak gibi basit şeyler kullanabilirim .Hayatım boyunca da ilk defa kullandım o sözü o yazdığı cümlede. ben ona saygısızlık yapmak istemedim onu incitmek istemedim onu seviyorum aksine hem de çok. ben ilk defa sevgili denilebilecek bir duygusal ilişkiyi onunla yaşadım ondan önce geçmişi olan birisi de değilim. ben normalde erkeklere bakan kesen kendini gösteren biri değilim açık bile giyinmem bu yazan cümleyi normalde aklıma bile getiremem utanırım bunu o da biliyor. ben ahlaklı biriyim. bu olay nasıl oldu o zaman der iseniz biz onunla şakalaşıyorduk böyle bir ortam o bana tam hatırlayamadığım bir kız şakası yaptı amacım onu erkek şakasıyla üst düzeyde gıcık etmek sinir etmekti biliyorum bu da doğru değil ama o an aklımda en uç ne söyleyebilirim düşüncesi belirdi ben de böyle bir şey uydurdum amacım sadece gıcık etmekti sinirlendirmekti çok çok yanlış olduğunun şuan farkındayım ama o an bunun sanırım bu kadar büyük bir şey olduğunu çözemedim. söylediğim anda evet yüzü düştü morali bozuldu haklıda ben de sözün çok çok fazla olduğunu anladığımda ondan gerçekten 100 kere özür dilemişim o kadar üzüldüm ki ağzımdan böyle bir kelime çıktığı için ve onu üzdüğüm için .ben bu kelimeleri en fazla sosyal medyada okumuşumdur benim normalimde böyle kelimeler yok ben her zaman düzgün üsluplu bir insanım bunu o da biliyor. özür dilediğimde pek bir şey demedi normal ilerledi sohbet ertesi gün söylediğim şeyi yapay zekaya sordu ve bana iletti ben de bunun ne kadar yanlış bir şey olduğunu anladığımı onu üzmek kırmak istemediğimi bir daha asla yapmayacağımı hatamı anladığımı daha dikkatli olacağımı söyledim o da tamam canım deyip o konuyu kapattı devamında her şey normal ilerledi . o da benim böyle birisi öyle kötü düşüncelere sahip birisi olmadığımı biliyor dengesiz düşünmeden konuşan birisi değilim. ben insanları kandırmam arkalarından iş çevirmem insanlara iyi davranırım ahlaksızlık yapmam yalan söylemem. onu seviyorum biliyorum o da beni seviyor bu konu tekrar bir ay sonrasında ailemle tanışmasının ardından açıldığından beri bin kere özür dilemişimdir. benim iyi biri güvenilir biri olup olmadığımı ona sorsanız o da evet iyi biri güvenilir der sadece böyle bir densizlik yaptım tekrar ÖZÜR DİLERİM . bu yüzden ben de buradan ona bunu ayrılığı haketmediğimi her şeyin çözülebileceğini inandığımı yazıyorum. seni her şeyden çok seviyorum bu yüzden AYRILMAYALIM beni ve bu hatamı affet. aşkın her zaman bulunamayacığını biliyorum ömürde bir kere belki bu yüzden lütfen birbirimizi kaybetmeyelim seni seviyorum. ve ben tertemizim hep öyle hassasiyetli de olacağım ekstra sözlerime dikkat edeceğim. AŞK için birbirimiz için affetmeye değer değil mi? SENİ SEVİYORUM
0
Hata
(03.06.26)
lütfen kalbinle düşün
tek bir sözle bir insan değerlendirilemez
insanlar hata yapar ama çözülebilir
lütfen bu da çözülsün

gözümde göz yaşı kalmadı günlerdir hüngür hüngür ağlıyorum mahcubiyetimden seni kaybetme korkusundan
0
Hata
(03.06.26)
(6)

şarjlı matkap için

metal69
Hangi marka sizce?
Hangi marka sizce?
📊 Hangisi?
Bosch %26.7 (8)
Dewalt %16.7 (5)
Stanley %3.3 (1)
Einhell %33.3 (10)
Makita %16.7 (5)
Ryobi %3.3 (1)
-1
metal69
(30.05.26)
yoğun kullanmayacaksan evde elimin altında bulunsun diye alacaksan einhell tam f/p ürün
0
my fault
(30.05.26)
Ev kullanıcısı için fazla kaçsa da Bosch mavi seri. Evde diğer eşyalar da Bosch ise (şarjlı süpürge, şarjlı silikon tabancası vs) batarya ve sarj aleti masrafı da etmeye gerek kalmıyor.
0
kimlanbu
(30.05.26)
einhell kendi fiyat aralığında en iyisini sunuyor gördüğüm.

yani bosch yeşil fiyatına einhell expert plus veya professional serisi ürün filan alabiliyorsun ki bu performans olarak mavi boschun çok gerisinde kalmıyor.

diğer markaların üst seri ürünleriyle kıyaslarsan da daha güçlü daha üstün özelliklere sahip ürünler oluyor. atıyorum 40nm darbesiz fiyatına 60nm darbeli filan alabiliyorsun gibi.

bende TP-CD 18 Li-i BL var mesela. ve bu model özelinde TE-CD 18 Li-i BL olarak satılan birçok yerde gönderim TP serisi olarak yapılmakta, güncel tarihli yorumlara bak derim.. expert plus serisi olarak çıkıp sonraki partilerde professional serisine geçirilen bi model. ürün sayfaları güncellenmemiş oluyor bazen. ha elde eski üretim ürün kalmışsa TE serisi de gönderebilirler ama üründe fark var mı bilmiyorum. zaten düz expert değil expert plus olarak geçiyordu TE olan da.

Einhell'i öne çıkaran en önemli konulardan biri bence ürünün kendisi kadar bataryasında da f/p oranının iyi olması. başka markada 2ah alamadığın fiyata 4ah filan alabiliyorsun.
süpürge, dekupaj, kompresör, üfleyici vs. birkaç ürününü daha aldım memnunum ben.

tüm 18v aletleri aynı bataryayı kullanabiliyor. boschta mesela yeşilin bataryasını maviye takamıyorsun bataryalar da serilere ayrılmış durumda. yine bataryaları kolayca güvenilir satıcılardan bulabilmek de avantaj. hepsiburada amazon trendyol vs. kendileri satış yapıyor. bi black&decker'da vs. mesela bataryayı güvenilir satıcıda bulmak da sorun gibiydi alacak zaman baktığımda.

boschta sık kullanacağım iyi olsun diyip mavi matkap alsan az kullanıyorum diye başka bi ürünü yeşil alsan batarya uymayacak vs. einhell'in powerxchange akülü ürün çeşitliliği de bayağı geniş.

hazırda başka ürünleri bulunan bataryası olan bi marka varsa ondan ilerlemek daha mantıklı olabilir. yoksa da ileride almak isteyeceğin aynı bataryaya sahip diğer ürünlere ve fiyatlarına da bakarak karar ver derim.

edit: ek olarak ben alırken solo einhell matkap+akü+şarj aleti fiyatına yakın mavi seri bosch da vardı. ikisi de darbeli bosch 55nm, einhell 60nm.

hala einhell daha ucuzdu ve bosch 2ah set iken einhell'de 4ah ile fiyat daha uygun kalıyordu. bosch'ta destek kolu yokken einhell'de vardı vs. ama hepsini geçtim mavi bosch'un adı var ya diyip alsam mı diye bi aklımı kurcaladı. baktım ki ürün kömürlü motora sahipmiş. mavi profesyonel seri güncel üründe hala kömürlü motor kullanması da bi şaşırtmıştı. kimine göre kömürlü motor da olsa mavi bosch daha iyidir vs. ama o kadarına da inanmam :D teknolojik üstünlük var arada direkt. daha az sürtünme daha az ısı daha yüksek verimlilik, hafiflik ve kısa gövde... 2ah bataryayla kömürlü motoru çalıştırabileceğin süre ciddi oranda daha kısa olurdu. marka hatta seri özelinde bile değil model özelinde kıyaslamak lazım.

marka seçeceksek yani bütçe sınırı yok en iyisi olsun diyorsak hilti mavi bosch'u vs. döver.
+4
konetsu
(30.05.26)
Benim komşumda bir tane Makita var. Tamir tadilat çok yapan biri. Fayans da döşer, bahçede kaldırım taşı da döşer, mutfakta dolap da asar. Bir şikayeti yok gördüğüm kadarıyla. Bosch da iyi. En övülen marka galiba kendisi ama keseyi daha çok açmak gerekiyor bence gereksiz.
0
huladancer
(30.05.26)
ne amaçla, ne şartlarda ve ne sıklıkta kullanacağına göre çok değişir. Kabul gören sağlam markalar arasında dewalt, makita ve bosch var ama einhellden 5 6 liraya alabileceğin bir şarjlı matkap(konunun ucu çok açık) dewalt bosch ve makita gibi markalarda 30binlira üzerine çıkabiliyor.

Şarjlı matkap deyince darbeli delik delen akülü vidalama geldi. sadece duvar delmek maskatlı olanlar da var.

bu aletler eğer set içinde değilse çok büyük ihtimalle pilsiz olarak satılır. Ben einhell'in expert serisi bir darbeli delik delebilen vidalama yapabilen bir tane aldım. 120nm torka sahip oldukça sağlam ve çok ağır şartlarda kullandım bir sorun yaşamadım. tabi iş amaçlı kullanacaksan dewalt, makita, bosch proffessionel(son tercihim bu olur) veya miliwakee gibi markalar iyidir.

bir de torku yüksek bişey alıyorsan alacağın en düşük pil 4amper olmalı. 4 amper altında tam performans çalışamıyor bu aletler.

einhell ve bosch'un türkiye distirbütörü amazon. sahteleri çok olduğu için altını çizmek istedim ve muhtemelen bosch'un sitesinde bile amazondan daha düşük fiyat bulamazsın.

bu arada şarjlı olarak vidalama, avuç taşlama, el frezesi, daire testere, tilki kuyruğu testere aldım. hepsi einhell ama iki saatte bozulan da oldu. expert serisi cidden iyi ve sağlam. iki üç binliralık giriş seviyeleri oldukça dandik. yani çok iyisi de var, çok kötüsü de.

www.amazon.com.tr

ben bunu aldım. yanına da 4 amper pil aldım 3 tane
0
omer460
(30.05.26)
@omer Einhell Turkey Dış Ticaret A.Ş. adında bir şirket bulunuyor amazon'un direkt kendinin getirdiğini sanmıyorum. resmi online satışı var direkt aracısız satıyor ama amazon yurt dışından getiren değil bu einhell türkiye'den tamin ediyor gibi algıladım. aynı şekilde hepsiburada trendyol vs. satışları da var çünkü. ben alırken 60nm olan hepsiburada'da daha ucuzdu. sen set atmışsın bu solo.

www.hepsiburada.com

ve bu expert değil professional serisinden.
seri olarak işte TC yani classic serisi bosch'un yeşili gibi düşünülebilir.
TP serisi mavinin dengi olmaya yakın yine markanın üst modelleri.
TE ise geçiş kısmı. bazıları TP serisine yakın güzel ürünler, genelde expert plus diye geçiyor.
bazıları daha alt segmente yakın ama yine giriş seviye de değil, expert diye geçiyor.

TC serisi bazı ürünleri yetersiz gelebilir yine de markasız diyebileceğimiz bu fake spec fason ürünlerden kat kat iyidir. bir de modeli isimli olan kodlu olmayan ürünler var bunlar da expert plus ve professional segmentteki ürünler oluyor. herocco axxio vs. ürünler mesela.

segment belirten ikinci harf, yani C-E-P harfleri. ilk harf ürün kategorisi. T tool oluyor, C var mesela Car Tool oluyor. bu ürünler CC CE CP gibi kodlara sahip aynı şeyler geçerli.
mümküm olduğunca expert plus ve professional seri ürünleri tercih edilmeli, expert serisi de ev kullanıcısına yeter ama c serisi ürünlerde memnun kalmayabilir kullanıcılar.
0
konetsu
(31.05.26)
(3)

fx özelliği olan bankalar

anlamsiz geliyor
mobil uygulamasında fx özelliği olan hangilerini biliyorsunuz? İşCep - İş’te FXFibabanka - FX Marketbenim bildiklerim.
mobil uygulamasında fx özelliği olan hangilerini biliyorsunuz?

İşCep - İş’te FX
Fibabanka - FX Market

benim bildiklerim.
0
anlamsiz geliyor
(29.05.26)
Teb Fx
0
hakmut
(29.05.26)
n kolay / aktifbank
0
my fault
(29.05.26)
başka bildiğiniz var mı?
0
🌸anlamsiz geliyor
(31.05.26)
(9)

gss primi odenmezse

baldur2
diyelim odemiyoruz hic, ne olur ceza mi yiyoruz? faizle katlanir mi? ya da devlet hastanelerinde para mi odemek zorunda kaliyoruz? muayene ucretleri yuksek mi? sorular sorular... tesekkurler.
diyelim odemiyoruz hic, ne olur ceza mi yiyoruz? faizle katlanir mi? ya da devlet hastanelerinde para mi odemek zorunda kaliyoruz? muayene ucretleri yuksek mi? sorular sorular... tesekkurler.
0
baldur2
(26.05.26)
ödemediğinde ceza yok sürekli gecikme faizi işliyor. borç devamlı artıyor. ayrıca her ay yeni pirim borcu ekleniyor. bir ara hacizle tehdit etmişlerdi olmadı. ama sgklı çalışmaya başladığında ödemen için tebligat yolluyorlar.
devlet hastanelerinde vezneye 20-40 lira arası bir katkı payı ödeyip muayene, tahlil ve tetkikleri ek ücret ödemeden yaptıra biliyorsun. fizik tedavi işlemleri de dahil. ameliyatıda karşıladığı söyleniyor ama deneyimlemediğim için kesin bir bilgim yok. sadece ilaç alırken ücretli alıyorsun.
kısacası ödemek hiçbir işe yaramıyor. tamamen işsiz evlat/vatandaş vergisi.
devlette bütün bu borcu tahsil edemeyeceğini biliyor. seçim dönemleri faiz affı geliyor.
+1
my fault
(26.05.26)
Seçim geliyor zaten seneye silerler. Duzenli aralıklarla siliniyor borçlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(26.05.26)
devlet hastanesine gidiyorsun doktor'un odasına giriyorsun tc'ni söyleyince doktor seni muayne etmiyor borcunuz var diyor. hastanenin bir yerinde muayne parası ödüyorsun 1 kereliğine muayne olabiliyorsun. eğer borcunu ödemezsen her gidişte aynı rezillik devam ediyor. tüm borcunu ödemezsen yüksek faizler geliyor. çok eski değilse seçimle silinme gibi bir durumda yok.
-1
xu
(26.05.26)
Faiz biniyor diye biliyorum. Benim babam emekli anne ev hanımı diye ben issiz olduğumdan gss ödemiyorum babam en dip emekli maaşı alıyor bir se gss çıksa halim perişan olurdu.
0
genki
(26.05.26)
@genki

senin odememe sebebin yasin mi? yoksa hane halki toplam gelirinizin az olmasi sebebiyle gss'den muaf olman mi?
0
🌸baldur2
(26.05.26)
@baldur2 evet hane halkı geliri az olması hocam. Yaş 30 şu an
0
genki
(26.05.26)
Benim 2021den kalan bi borcum var. Hala ödemedim. Bi ara çok artmıştı. Seçimde sildiler faizleri. Tekrar baktım artmış biraz. Ödemiyorum inatla.
0
jackyr
(26.05.26)
gss primini ödeyemeyecek durumdaysan ;
muhtardan, yoksulluk belgesi vs almayi sorabilirsin,
sayin milletvekili bile gidip aliyor bu belgeyi,
0
designer
(26.05.26)
universiteden mezun olduktan birkac ay sonra ise girmistim, 3 sene sonra askere falan gittim. mezuniyet ve ise giris arasinda ufak bir gss borcu cikmisti 200-300TL gibi bir miktar, askerligi de ankara'da yapiyordum, bos gunumde SGK genel merkezine gidip odeyip bitirdim. Faiz var miydi hatirlamiyorum ama 4-5 sene sonrasina gore borcum gayet dusuk bir miktardi.
0
Uncle Sam
(26.05.26)
(10)

Çin'deki Uygur sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz?

santimantal
Sosyal medyada hem Uygurlara yönelik hem Çin Komünist Partisi'ne yönelik çok ateşli savunucular gördüm. Bir konu hakkında insanların bu kadar uçlara savrulmalarına şaşırdım. Sizce gerçekten bir Uygur sorunu var mı? Kim haksız, kim haklı?
Sosyal medyada hem Uygurlara yönelik hem Çin Komünist Partisi'ne yönelik çok ateşli savunucular gördüm. Bir konu hakkında insanların bu kadar uçlara savrulmalarına şaşırdım. Sizce gerçekten bir Uygur sorunu var mı? Kim haksız, kim haklı?
0
santimantal
(25.05.26)
Ben hiç görmedim. Türkiye’de gündem bu kadar yoğunken başka ülkelerdeki sorunlar ilgimi çekmiyor.
0
ekimoloji
(25.05.26)
Düşünmüyorum.
Gazze de umurumda değil.
Bizim derdimiz bize yetiyor.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(25.05.26)
Zulüm varsa, sorun vardır.
Zulüm gören uzaklardaki bir hristiyan toplum bile olsa , devlet olarak elimizden geldiği kadar yardım etmeliyiz.
Yapılanma aşamasında olan Türk Devletleri Teşkilatı büyüdükçe Uygur sorunu da kalmayacak ve ikinci çin seddini yapmayı düşünecekler. 90lı yıllarda idam edilen Uygurlar Tv'de sansürsüz gösterilmişdi .

Cebimizdeki parayı , marka ürün almayı , keyfimizi çok düşündük. Tatil planları bile birileri için başladı .
Gazze'nin, Uygur'un sorunu benim de sorunumdur. İnsanlık denen bir şey var.
Onu kaybetmemek lazım
Kurbanımızı da yine yurt dışına bağışlıyoruz .
-6
diyecevaplandı
(25.05.26)
Dünyanın hiçbir yerinde alelade sıradan insanların zarar görmesini istemem. Ama başkalarını düşünecek bir konumda olduğumuza inanmıyorum, her şeyden önce kendi insanımız geliyor, çünkü bu ülkenin insanı da herkes kadar insan. Henüz ülke içinde yapacak çok şey varken ülke dışındaki olaylara istesem de ilgi gösteremiyorum.
+2
akhenaten
(25.05.26)
amerikanın fonladı ve çine karşı kışkırttığı bir grup var. bunlar batıda yaygara çıkartıyorlar. sözde liderleri zaman zaman bize geliyor burada ağlayıp zırlıyorlar. paraları alıp geri dönüyorlar.
aynı şekilde tayvanda böyle. çin güçlendikçe bu maşalar üstünden abd baskı kurmaya çalışıyor.
birde uygur türkü diyorlar tamamen araplaşmış bir toplum var orada. ne türk kültürü ne asya kültürü var.
0
my fault
(25.05.26)
Çin’de büyük bir sorun var. Bir grup insan etnik kimliklerinden ötürü ciddi manada baskı görüyor. Doğrudan gidip görüp şahit olan insanlar var.

Şu kitap bu konuda oldukça ufuk açıcı: www.kitapyurdu.com
0
but that was just a dream
(25.05.26)
Altını kazısan her türlü halk hareketinin, kalkışmanın, isyanın vs. arka planda destekleyicisi, çıkarı için kullanıcısı vardır. Bunun istisnası çok az diye düşünüyorum. Bu nedenle ABD'nin faydası için falan filan muhabbetleri bana çok anlamlı gelmiyor. ABD kendi faydasına kullanıyor da, Çin insanlara ızdırap olmak zorunda mı? Tabii ne seviyede ızdırap olunuyor o da ayrı konu.

Kürt meselesi bizim açımızdan benzer bir örnek olabilir. Tamam onlarda da birilerinin maşası olma durumu falan vardı da, bugün biz orada tek tipçiliğe mi zorlayalım, ızdırap mı olalım insanlara.
0
mbond
(25.05.26)
Uygur sorununun ayni Kurt sorunu gibi oldugunu dusunuyorum. Iki grup da ayrilikci. Iki grup da etnik olarak ulkenin geri kalanindan farkli. Bu problem degil ama ayrilikci olmalari problem, bu sadece isin tuzu biberi oluyor. Iki grup da merkezi hukumetten eziyet gormusler (su an ikisinde de gecmise gore daha az). Burada hakli olarak da gorebilirsiniz haksiz da. Fakat insan once kendi ulkesine, kendine bakmali diyorum. Ozellikle milliyetci, ulkucu tayfa Kurtlerden bu kadar nefret ederken, Uygurlu kardeslerimize, soydaslarimiza zulum ediliyor demelerini komik buluyorum. Tarihleri kurtlerle benzesiyor. ABD kendi faydasi icin kullaniyor denmis hakli olarak, ayni durum Kurtler icin de gecerli.
+2
Sour
(26.05.26)
butun devletler bir kimlik belirleyip buna uymayanlara zulmediyor. turkiye'de de ayni bok, cin'de de.

her toplumun ve sehrin ozgurce kendini yonetebilmesi lazim. devletler mahkeme gorevini asip kimlik insasina girdi mi hep problem cikiyor. zamaninda biz de denemisiz iste turk kimlik insasina girip bunu herkese dayatmayi. olmuyor iste dogu'da turkce konusulmayan koyler var hala. hep beraber aci cekiliyor sonra.
-1
antikadimag
(27.05.26)
Ağır insan hakları ihlalleri, baskı vb var. Ama soykırım, katliam yok.

Sorunun özü ABD'deki yahudi lobileri. Her yıl ABD'de gösteriler düzenliyor, her ay raporlar yayınlıyorlar. Bana yahudi lobisinin uygurların haklarını canhıraş savunup desteklemesi anlamsız geliyor. Sorulduğunda "biz de soykırıma uğradık" diyorlar.

Altı siyonist lobiden "Jewish Movement for Uyghur Freedom (JMUF)" hareketi özellikle dikkat çekici.

Bunlar yüzünden Çin hükümetiyle masaya oturulup sorunların ele alınması imkansız hale geliyor. Zira diğer ülkeler siyonist lobilerle ve ABD 'yle karşı karşıya gelmek istemiyor.

Bu lobiler olayı "ırk" üzerinden ele alıp yorumluyor. Irkçı yaklaşımların sonu her zaman vahşet ve soykırımla bitmiştir. Ama yahudi lobilerinin umurunda mı? Hayır . Birgün oradaki müslümanları pazarlık konusu yapacaklardır.
0
hebanon
(27.05.26)
(10)

Eski sevgiliye yazma

messina123
1 sene önce ayrıldık. Kızı ben bıraktım. Aklımdan çıkmıyor son zamanlarda. İçimde pişmanlık var. Yeniden nasıl yazmalıyım?
1 sene önce ayrıldık. Kızı ben bıraktım. Aklımdan çıkmıyor son zamanlarda. İçimde pişmanlık var. Yeniden nasıl yazmalıyım?
-1
messina123
(24.05.26)
yazmamalısın
+6
der meister
(24.05.26)
Neden ama :(
0
🌸messina123
(24.05.26)
Yaz içinde kalmadın ama %60 olumsuz olur bence. Onun güncel durumu etkisi ve sen yazınca götünün kalkmasıyla da alakalı durum
0
Geceler
(24.05.26)
Bir sene önce ayrılmanıza sebep olan şey dış etkense (taşınma, iş yoğunluğu vb.) ve bu sorun çözüldüyse şansınızı deneyin. Aksi takdirde düşük bir ihtimalle kabul etse ve tekrar başlasanız bile aynı sebepten geri ayrılacaksınız.
0
akhenaten
(24.05.26)
1 senedir senin yazmanı bekliyordur. vakit kaybetmeden yaz
+7
my fault
(24.05.26)
konuyu sağlıklı bir biçimde değerlendirmeye yarayacak hiçbir veri yok. bu sebeple, 1 sene gibi uzun bir zaman sonra yazılmaz, diyip geçeceğim.
+1
lil siztah
(24.05.26)
küfür yemek için yazabilirsin, sinkaflı kelimelere hazırlıklı ol
+1
rhan
(24.05.26)
Yaz tabi ama rencide edilme ihtimalini de göz önüne al.
0
gadlemler
(25.05.26)
yokluğa düştüğün için yazıyorsun, onu özlediğin için değil. bence yazma. ex'ten next olmaz.
0
madridista19021902
(25.05.26)
Kiz ucuz kurtulmus diyenler cikacaktir.

Siz yazmayın, yine basa dönersiniz uzulur karsinizdaki
0
baldan kaymak
(25.05.26)
(18)

"Babamı arayabilir miyim?"

deniz kiyisi ve papatyalar
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
dolandırıcılık olmasa bile telefonu alıp kaçabilirler en basitinden.
ekonomi bozuldukça, bizde de sokakta telefonla konuşanların elinden çekip çalmalar çoğalacak korkarım.
dün istanbul kart yüklerken, kızın biri makinadan çıkan fişleri topluyormuş. benim yükleme tamamlanınca, daha kartı alamadan fiş verme düğmesine basmak üzere önüme atladı. kartı kapacak sandım. o fişleri niye topluyor, ne işine yarayacak, hiç anlamadım. tuhaf tuhaf işler..
+2
lil siztah
(23.05.26)
Bana da 2 gün önce genç bir kız sordu. Telefonunuzu kullanabilir miyim dedi. ben de vermedim. Yeni bir şeyler deniyorlar galiba
+1
Rondak
(23.05.26)
gerçekten yardıma ihtiyacı olma ihtimaline karşı "telefonu vermem ama numarayı söyleyin arayayım hoparlörden konuşursunuz" mu desek acaba?
çünkü benim birkaç ay önce böyle bi yardıma ihtiyacım olmuştu da. şehirlerarası seyahat için evden çıktım bi 10 dk gittikten sonra telefonumun nerde olduğunu bilmediğimi fark ettim. arabada çok fazla eşya vardı ve telefonumu evde mi unuttum yoksa çantalardan birinde mi bilmediğim için arabadan inip birinden telefonuyla kendimi aramayı rica ettim sağolsun izin verdi. hatta telefonla arabaya girip dinledim falan çalıyor mu diye. çalsa boşa eve dönmemiş olacaktım.
+1
mezzosprite
(23.05.26)
ben yolda beni çevirenlere cevap bile vermiyorum. dinlemeden yok de geç.
ne olacağı belli olmaz. devir iyilik yapma devri değil. gözün açık olacak karşındakinin her şeyi yapabileceği bir dönem.
+1
my fault
(23.05.26)
@lil siztah
O fişleri şirketler "yol/ulaşım yardımı" için istiyor bazen. Kendi arabasıyla gelen bile akbil gişelerinden toplamak zorunda kalabiliyor.

Akbil dedim, gişe dedim. Siz onu istanbulkart dolum otomatı anlayın :)
+1
yadigar
(23.05.26)
Türkiye'ye 1 haftalığına geldim ve bu durum 2 kez başıma geldi. (aileme falan anlattım böyle bişey olursa vermeyin diye) Bence normal değil.

gerçekten iyi niyetli olsalar bile sıkıntı. Çünkü aradığı kişi X ile bağlantılı çıksa sen aradığın için seni ifadeye çağırabilirler öyle bi ülke burası :D
+1
nhk ni youkosu
(23.05.26)
sesli düşünüyorum.

iyi ses:
gençler parasız, dilenme kültürü de normalleşti. metrolarda da milletten istiyorlar.

kötü ses:
yeni jenerasyonun aile ilişkileri kötü. sokakta babalarını arama ihtimalleri düşük.
0
buenosdias
(23.05.26)
Benzer bir durumda kalmıştım. (Arabayı detaylı temizlik için gece onda tanıdık detailingciye bırak, dönüşte metroda şarjın bitsin, hep arabadaki şarj aletine güvendiğin için boş bataryayla ortada kal ve meteo'da aksaklık olsun) Böyle zor bir durumda ne yapacağımı bilemedim. Bir genç kız telefonuyla uğraşıyordu. Gece evden aniden pijama/eşofman arası bir kıyafetle ve yalınayak terliklerle çıkmışım. Saç baş da dağınık, berduş gibi görünüyorum. Güvenli bir mesafeden en uysal ve kibar ses tonumla rica ettim, "eşime WhatsApp'tan 'kocanızın şarjı bitmiş merak etmeyin" yazabilir mi diye... Hem yazılı delil hem de whatsapp olduğundan en başını ağrıtmayacak ve korkutmayacak yöntem o aklıma geldi.

Allah razı olsun, dedi ki 'arayayım, sesinizi de duysun'. Çok makbule geçti.

Kendinizi garantiye alarak, yardımcı olmaya çalışabilirsiniz. Mesela "telefonu veremem ama numarasını söyle, sms ile haber vereyim ben yazarım ne ise mevzu" gibisinden. HTS kayıtlarında arama içeriği yok. Süre, arayan, aranan, baz istasyonu lokasyonu gibi veriler var. Ama sms'lerin metni de tutuluyor. Böyle durumlarda mevzuyu net bir şekilde içeren bir sms atarsanız, sadece o mesaj yüzünden başınız ağrımaz. Anxak, arama mevzusu sakat olabiliyor...
Bilginize.
0
yadigar
(23.05.26)
-babamı arayabilir miyim
-evladım hasta
-yolda kaldım
-bir şey sorabilir miyim
-bana x yiyeceği alır mısın
-restoran çöpü eşeleyen "fakirler"
-ana caddeye ateş yakıp "ısınmaya" çalışanlar
-fırçasını düşüren ayakkabı boyacıları

Büyükşehirde yaşayanlar bu saydıklarıma metelik bile vermez. Dilimde tüy bitti izah etmekten.
+7
yurtsuz john
(23.05.26)
10 kişinin gerçekten yardıma ihtiyacı oluyor, problem çıkmıyor. Ama 11. kişi problem çıkarınca tüm insanlar böyle/insanlara güven olmaz bla bla bla

Karşıdakinin ses tonu, hal hareketi, nezaketi tüm niyetini belli ediyor zaten. Eğer sizden birisi bunu rica ettiysede nazikçe neden yapmak istemediğinizi söyleyin. İyi niyetle yaklaştıysa zaten anlayış gösterir. Ama yüzüne bile bakmayıp görmezden gelince siz de o yardım isteyen kişinin gözünde 11. kişi olacaksınız.

Dünya böyle. Zaten herkes iyi niyetle yaklaşsa hiçbir soru kalmazdı, hukuka gerek olmazdı. Ama bunu bahane edip 11. kişi olmanın manası yok.
Dünyada herkes kötü bi siz iyi değilsiniz.
-3
substituent
(23.05.26)
Ben genelde insanlara yer tarifi için bir şey sorabilir miyim derdim. Bana da biri bir şey sorabilir miyim deyince defalarca yer soracak zannedip duraksiyordum ama iki saniyede bambaşka bir dert olduğu (tanıtım, reklam, zorla bağiş, dinlemeye mecbur tutma) gibi şeyler... anlaşılıyordu. O yüzden gerçekten büyükşehirlerde insanlar artık kurunun yanında yaş yansa da bir şey rica edenlere dönüp bakamiyor.
+1
egerbiryolcu
(23.05.26)
Telefonu isteyenler tekin tipler değildi diye belirttim zaten dostlar. Yardım meselesi değil bu. Benzer durumda yardım etmişliğim oldu elbette. Benim kastettiğim şey bu çocuklar birilerini arıyor da acaba telefon üzerinden iş mi çeviriyorlar idi.
+1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
Herşey olabilir. Telefonu alıp kaçabilir de. Bundan 15 sene önce bu taktikle telefonu alıp kaçıyorlardı. Bir arkadaş telefonu verdi, adam yürüyerek uzaklaşınca hop hop nerede dedi. Adam da siktir lan deyip kaçmıştı.
+1
runaway
(23.05.26)
Telefonunuzu dolandırıcılık veya bir suç için kullanabilirler, tehdit gibi. Bunu ispat etmenizde mümkün değil maalesef. "Ben yapmadım" deseniz bile, bunu mahkemede ispat etmeniz imkansıza yakın.

Birisi size para gönderiyim çek, hesabını kullanıyim, kredi kartını kullanıyim, telefonunu kullanıyim vs. derse uzak durmak lazım. Gitsin devletin resmi kurumlarından, karakoldan destek alsın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(23.05.26)
Hukukçuyum. Kesinlikle vermeyin. tekrar ediyorum kesinlikle vermeyin. Eğer inanıyorsanız sadece mesaj atmasına izin verin mesajda siz yazın.
+2
ground
(23.05.26)
telefonu alıp kaçacak
+1
co2s2
(23.05.26)
Bir çocuğu ekleyebilir, bir çocuğa mesaj yazabilir. Sonra büyükleri seni tehdit edip şantaj yapmaya kalkar. Başın ağrır. Kimseye de anlatamazsın
0
hebanon
(23.05.26)
Tekinsiz bir çocukça vermemekle iyi etmişsiniz, ben telefon verdiğimde yanımda konuşturuyorum ya da biraz köşeye sıkıştırıyorum alıp kaçmasın diye. Ama asıl problem alıp kaçması değil birine suç olan bir şey deme ihtimali. Bu zamana kadar görmezden geldim ki artık önemsenmeyecek bir durum değil bu.

—-

Şarjım bitmiş ya da telefonum kullanılamıyor İsa ve birini aramamız gerekiyorsa biz ne yapalım? Eskiden büfelerde kontörlü telefonlar vardı ya da sık şık Türk Telekom’un jetonlu telefonları vardı. Artık kullanılmıyor ya da yoklar. Varlar mı hala?

Yani cebimde kredi kartı var ve telefonumun şarjı bittiyse iki dklık bir görüşme yapmam ne şekilde mümkün?
0
biseysorcaktim
(24.05.26)
(16)

Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

mertumursamaz
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalıBugün Ahmet Arslan'ı dinlerkenİslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslanhttps://youtu.be/LMDAxTm_REo?si=LVQHbkmDSDKYEN92Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

Bugün Ahmet Arslan'ı dinlerken

İslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslan
youtu.be

Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok büyük ihtimalle eğer olmasın diye vasiyeti yoksa ölüsü tabuta konacak, tabut camide musalla taşına konacak ve bir imam ceneza namazı kıldıracak çünkü maalesef daha önce birçok ateistin ölüsüne de bu ilkel uygulama uygulandı.

Doğrusu ateist olanların camiye götürülmeden, cenaze namazı kılınmadan, cenazenin morgtan direkt mezarlığa götürülüp gömülmesidir. Apateist olarak böyle düşünüyorum ben çünkü öteki türlü adeta bir gövde gösterisi oluyor ve bir şekilde ateistlere, bak sen ateist olarak yaşadın, öldün, yaşarken seni müslüman yapamadık, ibadet ettiremedik, bir müslüman gibi davranmanı sağlayamadık ama bak şimdi öldün ve ölünü müslüman adetlerine göre gömüyoruz, sana bir son dakika golü attık, son sözü biz söyledik demek oluyor.

Bu çok adice, kalleşçe, kahpece çünkü ölen ateist zaten ölmüş itiraz edecek durumda değil ve onuru aşağılanarak gömülüyor çünkü müslüman olmadığı halde müslümanmış gibi cenaze namazı kılınıyor. Bugün tanınmış bir sağcı müslüman siyasetçi ex olsa tabutuna Yunan bayrağı örtülse arkadaşları ortalığı birbirine katar o türktü neden tabutuna yunan bayrağı örttünüz ölü olduğundan itirazda edemiyor derler tabuttan bayrağı kaldırırlar madem öyle neden Tarık Akan'ın Genco Erkal'ın (Evet, usta tiyatrocu Genco Erkal ateistti. Yaşamı boyunca inançsızlığını açıkça ifade etmiş, hatta cenaze törenine Ateizm Derneği tarafından da çelenk gönderilmiştir.) ve daha birçok ölen ateistin arkadaşları yahu bizim ölen arkadaşımız ateistti nedir bu saçma tiyatro, kıldırmıyoruz cenaze namazını, müslüman şovu yaptırmıyoruz diyemediler. Gerçi ölenlerde de hata var ölmeden önce açıkça müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorum, cenazem camiye götürülmesin, morgtan direkt mezara götürülüp gömülsün diye vasiyet bırakmalıydılar.

İşte sorum bu özellikle ateist bir avukat cevaplarsa cevap daha da anlamlı olacaktır. Ölen ateistin, cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti varsa cenazesi camiye götürülmez mi demokrasi varsa götürülmemeli eğer cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti olduğu halde cenazesi camiye götürülürse zaten o faşistliktir. Gerçi iyice diktatörlüğe evrilen ülkede vasiyette bir işe yaramıyor. Usta tiyatrocu Yıldız Kenter, sağlığında verdiği röportajlarda mezarlıkların dolması nedeniyle ölümünden sonra cesedinin yakılmasını vasiyet etmişti. Ancak Türkiye'deki hukuki prosedürler ve defin gelenekleri nedeniyle bu vasiyeti gerçekleştirilemedi. 2019 yılındaki vefatının ardından, cenaze namazı kılınarak Kilyos Mezarlığı'nda toprağa verildi.

www.google.com

Olayın iki boyutu var bir ateist öldüğünde cenazesi camiye götürülüp cenaze namazı kılındığında, müslüman olmadığı halde müslüman adetleri ile gömüldüğü için kişilik hakları ihlal ediliyor, onuru aşağılanıyor, yaşam tarzına karışılıyor daha doğrusu yaşarken yaşam tarzına karışılamadığından ölüm tarzına karışılıyor, yaşarken dayatılamayan müslümanlık savunmasız ölüsüne dayatılıyor. Diğer cephede ise müslümanlarda haklı olarak bu ölen ateistti camide ne işi var diyorlar hele dini sert eleştirmiş ölen ateistler için, din hakkında kötü eleştirileri olan bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar ki onlarda kendilerince haklı ama haksız oldukları konu o ölü bir an için dirilse, ona sorsalar camide olmak ister miydin diye, tabii ki asla istemezdim direkt mezarlığa götürselerdi derdi.

Sonuç ilkel ülkede her şey çok zor ateist olmakta çok zor, her ateiste düşen görev eğer müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorlarsa, ölülerinin camiye götürülmelerini istemiyorlarsa, mutlaka cenazem camiye götürülmesin asla camide ya da mezarlıkta cenaze namazı kılınmasın, cenazem morgtan alınıp direkt mezarlığa gömülsün diye noter onaylı vasiyetlerini avukatlarına bırakmalarıdır.

Bu günlük bu kadar. Yazımın tamamını okumayan talihsiz okurlarım arasında çekiliş yapacağım allahın hakkı üçtür derler, çekilişi kazanan üç talihsiz okuruma, eğer öldükten sonra yakılmaları için vasiyetleri olduğundan, öldükten sonra yakılacaklarına inanıyorlarsa, krematoryum hediye edeceğim, kargo masrafları kendilerine ait olacak hahaha. Bir sonraki soruda görüşmek üzere eyvallah. İyi günler.
-10
mertumursamaz
(19.05.26)
Abi çok uzun yazmışsın, bu kadar uzun yazıyı okuyacak kadar saygım yok kimseye ama özetlemem gerekirse benden sonrasının amk şeklinde düşünüyorum ben, yani çok unurumda değil benden sonrası ben ölmüşüm amk zaten kendi sorunlarım bana yeter ama ardımda kalanlar öyle mutlu olacaksa öyle yapsınlar. Mesela ben ateistim ama annem namazında niyazında bir kadın, ben önce ölsem annem istediği dini ritüeli uygulasın ne olacak, bu şekilde mutlu edeceksem böyle mutlu olsun. Ha illa istemeyen varsa kendince tedbirini alsın napalım.
+8
kizil karga
(19.05.26)
ateistim. öldükten sonra bana ne yapıldığı umrumda değil.

mümkün olsaydı, uzaklarda bir yerlerde bir ormanda, kedilerimle beraber gömülmek isterdim. üstümüze de bir ağaç dikilsin. o ağaca gübre olalım. mutlu bir son.

bunun olması sanırım mümkün değil. bu yüzden ne yapılsa yapılsın sorun değil.

gömülmeye de müslüman stili gözüyle bakmıyorum. benim için sorun değil, çiçek ekecekler üstüme o da olumlu.

---

ölen kişinin yakılması ateistlerin ritüeli değil ayrıca. ateistlerin ritüeli yok zaten amaç o. ateistler için öldükten sonrasının önemli olmaması gerekmiyor mu? apateistsen hele bu konulara zaten hiç kafa yormuyor olman ve umursamıyor olman gerekiyor.

hinduizm, budizm dinlerinde insanlar yakıyor ölülerini. hristiyanlar da gömüyor, yahudiler de gömüyor. sadece müslümanlara özgü bir şey değil.

evet, ülkemizde ölüm sonrası çeşitli dini ritüellere izin verilmeli, isteyenler yakılmalı ama bu ayrı bir konu. hiçbir ritüel ateistler için değil. ateistler ritüel gerektirecek konulara inanmıyorlar çünkü. bir ateist ve hele ki apateist bunları umursamıyor olmalı bence.

---

benim istediğim gibi bir gömülme şekli de toplum düzeni vs. açısından uygun değil. ölümler de kayıt altında tutulmalı. o zaman katiller öldürüp öldürüp ormana gömer ve rahmetli öyle arzulamıştı der işin içinden çıkar. herkesi istediği yere gömemeyiz. bu topraklar hepimizin ve bir düzen olmak zorunda.
+1
art cat chocolate
(19.05.26)
Ateistin müslüman mezarlığına gömülmesine okeysin gibi geldi.
0
duyuruuser
(19.05.26)
Şöyle bir yöntem uygulanabilir.

anatomy.hacettepe.edu.tr
0
Mirket
(19.05.26)
Hepsini okumadım ama cenaze geride kalanlar içindir. Zaten ölmüşsün yoksun artık. Bunları düşünmeye gerek yok bence.
+3
peki madem
(19.05.26)
ben ateist olarak bunu umursamıyorum. ben öldükten sonra istedikleri kadar camide namazımı kılsınlar isterlerse mekkeye muhammedin yanına gömsünler ben yine ateist olarak ölmüş olacağım. ben tüm bunlara karşı dimdik ateist olarak öldüm bunu hiç kimse değiştiremez. asıl onların zoruna gitmesi lazım. onların dinini peygamberini tümden reddeden birinin cenazesini kıldırmak aslında onlar için utanç olmalı.
bana kalsa yakılmak isterim. tek bir parçamın bile bu dünyada kalmamasını isterim.
+1
my fault
(19.05.26)
cenaze vb diğer toplumsal ritüellerin ateizmle alakası yok bence. ateistim ve cenazem camiden kalkabilir, cenaze namazım kılınabilir. zaten esnafla selamlaşırken selamün aleyküm diyorum yerine göre. hanginiz konusurken allah kahretsin, allah allah gibi şeyler söylemiyorsunuz. bunlar sosyal şeyler. ateizmle falan alakası yok.
+1
abelardo
(19.05.26)
ben 26 sene ara ile iki ateist gomdum, ve ceyrek asir gecmesine ragmen surecte hicbir sey degismemis biraz sinir oldum.

yazili ve imzali vasiyetiniz olsa dahi sallamiyorlar, saygisizliktan ote kimse ne yapmasi gerektigini bilmiyor. hem morg hem imam hem de belediye ne yapilacagini bilemiyor afalliyorlar.

dava acsaniz ne olacak, ya sonuclanana dek morgda beklenecek, ki buna kimse yanasmiyor, ya da mezar kazilip baska bir defin olacak. ikinci secenekte de "nereye gomecegiz" sorunu doguyor. kimsesizler mezarligi dahi "uzerinde pasaport/hac/davut yildizi vb yoksa" herkesi musluman usulu gomuyor..

ozetle suruden ayrilana yasasa da olse de asla saygi duyulmuyor.
+1
adrianapole
(19.05.26)
ateistseniz neden gomulmeyi talep ediyorsunuz ki? gomulmek, yakilmak, mumyalanmak, hatta eskiden orta asya turklerinde oldugu gibi agaca asilmak vs. bunlarin hepsi bir inancin urunu. oluye ne olacagi sorusu her zaman icin dinlerin konusu olmus. bundan yuzlerce, binlerce yil once bunlarin hicbiri ateist dusunce ve(ya) pratik vasitasiyla ortaya cikmadi. nedense ateizmin (bu arada ben de ateistim) bilimle ic ice gecmis gibi bir algisi var. bilimsel method ayni zamanda ateist methodmus gibi sacma bir dusunce. bir de sunlari corba yapanlari goruyorum: ateizm, bilimsel method, ekoloji ve bu nedenle yakilmayi talep etme. ama ne alaka? krematoryum ekolojik acidan gomulmekten daha kotu (karbon salinimi ve harcanan enerji acisindan). gomulmek iyilerden biri ama bilimsel degil cunku bunlarin hicbiri bilimsel olamaz. cunku bu ateizmin sorunu/konusu hic olmamis. ama bilimsel ve ekolojik methodla birlikte ele alacaksiniz ki dedigim gibi bence sacma bir dusunce, komposto yapilmayi talep etmelisiniz (besin degeri olarak topraga gitme, ekolojik ama bilimsel degil cunku bu pek bilimin konusu degil). bu kadar uzun yazmamin nedeni ateistlere ozel bir oluye ne yapilacagi dusuncesi olmamasi, cunku inanmayan insan icin bu ontolojik bir mesele degil, o nedenle ekolojik, efendime soyleyeyim topluma faydali olma (bagis vasitasiyla) gibi alternatiflere yoneliyorlar. fakat her ateist neden dogaya veya topluma faydali olmak istesin ki? bu paket olarak gelmiyor nihayetinde. en az dindarlar kadar kotu olan ateistler de var.
+2
Sour
(19.05.26)
Bir hukukçu olarak, bizdeki bu tür durumların hatta kişi yakılmasını vs diye resmi vasiyet yapsa dahi vasiyetlerin bir anlamı yok. Murisler ne derse o. Fekat onlar da her hangi bir şey diyemiyorlar çünkü yasal olarak kısıtlı seçenekleri var. En fazla kadavra olarak verebilirler bir tıp fakültesine.
0
ground
(19.05.26)
öldükten sonra bana ne olduğu umrumda değil. sağlıklı olsam organlarımı bağışlardım, kalanı da tıp fakültesine verin derdim. ne diriyken, ne de ölüyken faydalı olamadığım bir hayat.
0
late viper
(20.05.26)
Bu konu bir kaç yönden ele alınmalı.

1. Müslümanlar da bir ateistin namazını kılmaktan hoşnut değiller

2. Ateistin noterden vasiyetinin olması da sorunu tam olarak çözemiyor

3. Cenaze işlemleri için son vasiyetinin bilinmesi gerekiyor, nihai durumda belki bir ihtimal fikir değişimi varsa, yani noter kesinliğinde küçük bir değişim ihtimali varsa bu durum geride kalan tüm Müslümanları ilgilendiren bir soruna dönüşüyor

4. Yani bir kişinin cenaze namazını bir kaç kişi kılarsa tüm Müslümanların üzerinden sorumluluk kalkıyor, ancak cenazesi kılınmayan biri olduğu durumda onun günahı tanısın tanımasın tüm Müslümanları üzerine oluyor. Dolayısıyla bir kaç kişinin dini usulde cenazeyi kaldırması gerekiyor.

Dolayısıyla böyle bir sorun var. Aileler de belki kalbinde inanç vardır falan diye istiyor sanırım.

Hasılı Müslümanlar da ateistlere cenaze kılmaktan hoşnut değil ki zaten, konuyu bilen bilinçli bir müslüman o cenazeyi kılmaz. Çünkü Allah’a karşı gelen birine şahitlik edip dua etmesi uygun değil.

Yukardaki cevaplarda genelde ateistler açısından bakılmış, ben de Müslümanlar tarafını açıklamış olayım.

Güya maddeledik kısa yazalım diye, yine uzun olmuş istemsizce..:(
-2
epitaf
(20.05.26)
sana hangi hoca el verdi?
0
mikahakkinen
(20.05.26)
bu ülkede cami ve cemevi dışında cenaze merasimi yapılacak bir yer yok. eğer alevi değilsen camiden cenazen kaldırılıyor. bir tür resmi uygulama gibi bir şey olmuş. bir tane video çekip intihar eden adam vardı.. cenazemi tıp fakültesine bağışlayın demişti sanırım ailesi yine camiden kaldırdı. metin uca yaşarken bedenimin yakılmasını istiyorum dedi.. yine camide namazı kılındı.

camimizi kirletiyorsun diyen müslümanlar da biraz sakin olsun çünkü camiler bu ülke vatandaşlarına ait yapılardır.. günü gelir bir savaş sırasında başka amaçla da kullanılabilir. sen cebinden ödemedin sonuçta. ya da devletin cami dışında bir cenaze töreni düzenleme yeri için bütçe ayırmasına okey misin yoksa ona da saldıracak mısın?

kısacası vasiyet etsen bile vasiyetine uyulmuyor ki?
+1
jepa
(21.05.26)
Yeniden cevap verme ihtiyacı hissettim ateist birisi olarak çünkü:

"bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar"

Çok iyi ya verdiğimiz vergiler ile imamların maaşı ödenirken camiler yapılırken tamir edilirken iyi o zaten müslümanların hakkı, ama ölümüz camiye girince kirletiyoruz hadi oradan. Benden para almayın o zaman.
+1
peki madem
(21.05.26)
DÜŞÜNCE

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?

İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok

En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.
Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

"Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki, doğrudur
"Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,
Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.

Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

Yahya Kemal BEYATLI
-1
🌸mertumursamaz
(22.05.26)
(7)

kiracı seçerken neye dikkat ediliyor

xportant
mesafe sebebiyle yalnızca emlakçının tanışabildiği durumlarda kiracı seçerken kriterleriniz var mı? kendi işini yapması ya da bir şirkette çalışıyor olması, memur olması, ya da finteks skoru vs. gibi özellikle dikkat ettiğiniz bir konu var mı? sorum Türkiye’de evini kiralayanlara.
mesafe sebebiyle yalnızca emlakçının tanışabildiği durumlarda kiracı seçerken kriterleriniz var mı? kendi işini yapması ya da bir şirkette çalışıyor olması, memur olması, ya da finteks skoru vs. gibi özellikle dikkat ettiğiniz bir konu var mı? sorum Türkiye’de evini kiralayanlara.
0
xportant
(18.05.26)
Memur olması ya da çok kurumsal bir yerde çalışıyor olması.
-1
ebeş
(18.05.26)
Kiracidan dilim yandigi icin muhtemelen evimi yasalar iyilesmeden tekrar kiraya vermem. Ama verecek olsam memur/kurumsal sirket + findeks raporu + "bu imza benim degil" senaryolarina karsi noterde imzalanmis tahliye taahhutnamesi + memur kefil isterim.
+1
sertac akin
(18.05.26)
sadece laflara güvenip kiraya vermeyin. memursa memuriyetini kanıtlayan belge isteyin ve kontrol edin. ya da bordro isteyin. esnafsa vergi levhası isteyin. kiracının söylediği her şeyi ispatlamasını isteyin.

sadece laflara güvenip iş yapmayın. örnek veriyorum. evli bir çifte kiraya veriyorsunuz. erkek olanın iyi bir işi var, para kazanıyor, kadın da ev hanımı. son dakikada şu sebepten bu sebepten kira sözleşmesi kadının üzerine olsun dediler. hiç kimse kusura bakmasın, kabul etmeyin. erkek imzalıyorsa sözleşmeyi imzalasın, yoksa boşverin. "ama kocası çok para kazanıyormuş" demeyin, boş yere kadın imzalamıyor o sözleşmeyi.

mevzuat iyi niyetli kiracıyı kötü niyetli ev sahibinden korumak üzere tasarlanmış ancak iyi niyetli ev sahibini kötü niyetli kiracıdan korumuyor. bu konuyla ilgili de yapabileceğiniz tek şey, ilk günden itibaren işleri çok ciddiye almak. örneğin:

1- kira ayın 1'i ile 5'i arasında yatacaksa 6'sında kira neden yatmadı diye WhatsApp mesajı atın, 10'unda ihtar çekin. kiracı bir sözleşme döneminde iki kere temerrüde düşerse (yani kirayı geç yatırırsa) derhal tahliye davası açabiliyorsunuz ancak kirayı geç yatırdığını dekontla kanıtlayamıyorsunuz, ihtar çekmiş olmanız lazım.

2- sakın "ya bu ay şöyle oldu böyle oldu, kirayı 3-5 gün geç yatırsam nasıl olur?" laflarına inanmayın. siz arasınız kiracıyı "ya sevgili kiracım, bu ay ben biraz sıkışığım, kirayı 3-5 gün önden yatırsan nasıl olur?" diye sorduğunuzda kabul ededecek mi?
-1
co2s2
(18.05.26)
Babam çok çekti kiracılardan. Ödeyebilmesinin yanında çıkabilmesi daha önemli bence. O yüzden 3-4 yılda bir tayini çıkacak bir memur, çocuğunun üniversitesi için gelmiş bir aile, düğün altınlarıyla yakın zamanda ev alma ihtimali olan yeni evli bir çift.

Meslekten daha önemlisi bu bence.
0
nickini vermek istemeyen uye
(18.05.26)
mümkün merkebe kiraya vermeyin. boş kalsın.
illede kiraya verilecekse co2s2 güzel anlatmış.
bunların dışında olmazsa olmaz usulüne uygun tahliye taahhütnamesi. evliyse eşinede imzalatılacak.
ayrıca kefil olayında kefilin sorumluluğu sadece ilk kira yılı için geçerli. sonrası için bir sorumluluğu yok.
0
my fault
(18.05.26)
Ödemeyi sorun etme. Zammi sorun etme diyen tipler.
Ödemeyecegi icin zaten böyle ayrintilari önemsemiyor. Fazla kira vereyim yeter ki evi bana ver diyenlere düsünerek yaklasmak lazim.
-1
Purple life
(18.05.26)
Ben de kiracı olarak yazayım. İlk önce mesleğine ve eğitim durumuna bakılır, geliri sorulur, mevcut işinde ne kadar süredir çalıştığına bakılır ki tutarlı birisi mi anlarsınız. Peşinden haline tavrına bakılır, atar gider yapan uyumsuz, agresif biriyse hiç bulaşmazsınız. Mümkünse eski ev sahibinden referans olmasını istersiniz.

Ev sahibime işimi gücümü, gelirimi, önceki ev sahibim ile olan kira artış tutarlarını anlattım. Pandemi dönemi durumu olan bile %25 arkasına saklandığı zamanlarda %100 artışlara tamam dedim. Bu demek değil ki arıza çıkaracağım artışı umursamıyorum, sadece hakkaniyetli olacağımı belirttim. Ev sahibine de uzun seneler oturmak istediğimi belirtip yarın bir gün almanya'dan oğlum geldi, çık kızım oturacak dersen baştan konuşalım sonra sıkıntı çıkmasın diye belirttim.

Benden tahliye taahhütnamesi isteyene de bir şeyler yapıp çay koymasını isterim, keyfi çıkarmak için kullanmayacağının garantisi yok, ben dünya masraf edip ev taşıyacağım sonra 5 ay sonra çık diyebilecek ? Arkadaşımın başına geldi, kiralık eve çıktı, bir kaç ay sonra ev satılacak çık dediler...Kendisine saygısı olan kimse gidip imzalamaz.
+1
kimlanbu
(19.05.26)
(7)

Klimalı ortamlarda hasta olmamak için ne yapilabilir

egerbiryolcu
Klimaların çalışması dün bir bugün iki anca yaz geldi zaten benim hemen bugün boğazım şişti halsizlestim usuttum resmen:/Klimalı ortamlara alışkın değilimToplu taşımada en çok maruz kalıyorumÜstüme mesela hemen ceket hırka atıyorum ama buram buram keskin soğuk hava gelince carpiyo sanırım beniMetro
Klimaların çalışması dün bir bugün iki anca yaz geldi zaten benim hemen bugün boğazım şişti halsizlestim usuttum resmen:/

Klimalı ortamlara alışkın değilim
Toplu taşımada en çok maruz kalıyorum
Üstüme mesela hemen ceket hırka atıyorum ama buram buram keskin soğuk hava gelince carpiyo sanırım beni
Metrobüs metro her gün kullanıyorum ama ilk defa bu kadar yoğun kullanıcam. Her toplu tasimada aynı seviye olmuyo tabi ama bazıları gerçekten usutuyor bazıları ideal geliyor

Bir süre sonra alışır miyim hasta olmamaya veya ne yapabilirim
-2
egerbiryolcu
(15.05.26)
Doktor kontrolü + katmanlı giyim + toplu taşımada maske + iyi beslenme + doktor kontrolü + doktor kontrolü.
-2
orient blue
(15.05.26)
www.memorial.com.tr

Kendi evinizin klimasına ne kadar dikkat ederseniz edin sağda solda mutlaka temizliği yapılmamış bakteri mikrop yuvası klimalarla karşılaşacaksınız.

Bağışıklığı yüksek tutmak birinci önlem (spor, yüksek proteinli beslenme, vitamin takviyeleri vs)

Bir de nerede olursaniz olun kılmanın direkt ufledigi konumda olmamaya özen gösterin.
0
makbur
(16.05.26)
Klimalı ortama terli girmemeye gayret edin.
Normal kıyafetinizin terletmeyen türden olmasına dikkat edin.
Ortama girerken üzerinize birşey alın.
Klima rüzgarına ve kapılardaki sıcak-soğuk akımına doğrudan maruz kalmamaya dikkat edin.
Terleyen biri iseniz, değiştirmelik kıyafetiniz olsun, Terden ıslanmış kıyafetinizi fırsat yaratıp değiştirin.
Terleten, ter emmeyen iç giyiminden kaçının.
0
Mirket
(16.05.26)
üşütme yada klima çarpması diye bir hastalık yok. hastalık ya bakteriyel yada viral olarak oluşur. klimalardaki en büyük sorun yeterli bakımlarının ve filtre temizliğinin yapılmaması. ayrıca ortam da klima harici sürekli temiz hava ile havalandırılmalı.
+2
my fault
(16.05.26)
@my fault'un cevabından sonra konu hakkında yapay zekaya bir soru sordum.

Soru ile cevabın özeti şöyle.

'terli biri ile zaten soğuk ortamda olan birinin birlikte soğukta beklemeleri durumunda soğuk algınlığına yakalanma ihtimalleri eşit mi?

Hayır, hastalanma ihtimalleri eşit değildir; terli olan kişinin soğuk algınlığına yakalanma riski çok daha yüksektir. Her iki kişi de ortamdaki aynı virüse maruz kalsa bile, terli olan kişinin vücudu biyolojik olarak virüslere karşı çok daha savunmasız hale gelir.'
0
Mirket
(16.05.26)
fanila giycen.
0
mikahakkinen
(16.05.26)
Terli değildim
Katmanlı da giyindim
Fanila mi aynı şey mi bilmiyorum ama öyle bir giyimim de vardı

Ama sonradan şu aklıma geldi. Duş alıp saçim hafif ıslak kalmıştı bundan da kaynaklı usutmus olabilirim.

Usutme diye bir sey yoksa kışın soğuk insansız temiz havada nasıl hasta oluyoruz bu konuyu tam anlamadım.
0
🌸egerbiryolcu
(16.05.26)
(15)

Mediamarkt'tan kim, ne alıyor?

eisberg
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?

Teşekkürler
0
eisberg
(13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum.
hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.

geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan.
rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.

yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.

her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor.
bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.

teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.

LG bayisine göre %6 indirim verdiler.

edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım.
telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.

genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var.
birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır.
amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik.
kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
+2
gadlemler
(13.05.26)
0
my fault
(14.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.