Giriş
(9)

Enpara artısı

yetkili birine benzeyen abi
enpara müşterisi oldum az önce faiz oranı internetteki gibi değilmiş onu öğrendim. diğer bankalarda daha iyi görünüyor. sizce iptal etmeli miyim, ek bir faydası var mı hayatın içinde? iptal etme, çünkü diyebileceğiniz sebepler var mı? kredi kartı aidatı olmaması falan diğer bankalarda da var.
enpara müşterisi oldum az önce faiz oranı internetteki gibi değilmiş onu öğrendim.
diğer bankalarda daha iyi görünüyor. sizce iptal etmeli miyim, ek bir faydası var mı hayatın içinde? iptal etme, çünkü diyebileceğiniz sebepler var mı? kredi kartı aidatı olmaması falan diğer bankalarda da var.
0
yetkili birine benzeyen abi
(03.02.26)
kaç faiz veriyor?
faizler düşünce en yuksek 41 oldu sanırım, birde para yatırdıktan sonra faiz oanı güncellenior onu bi teyit ettirin kimse bireysel temsilcinizi arayın, mail atın geri dönüyorlar şu kadar paraya kaç faiz veriyorsunuz gibi soruluyor
0
eja
(03.02.26)
-Müşteri temsilcisine ulaşma kolaylığı,
-Faturaların masrafsız olarak kredi kartıyla ödenebilmesi,
-Uygulamasının kullanım kolaylığı,
-Mesai saatleri dışında da eft nin ücretsiz olması
-Eğitim, sağlık ve vergi ve sigorta harcamalarının üçünün sonradan 6 taksit yapılabilmesi
-Döviz, kıymetli maden makasının diğer bankalardan daha az olduğu söylendi ama dün baktığımda İş'te fx'ten daha uygun değildi.

Ayrıca ayın enparalısına da bazı ayrıcalıklar var ama ayın enparalısı olmayı epey zorlaştırmışlar.
0
Mirket
(03.02.26)
kenarda dursun. çok bir artısı yok evet. bu ay yeni kampanyalar geldi ayın enparalısına ama şartlar zorlaştı. ben genelde para transferi vs için kullanıyorum.
0
jelly bear
(03.02.26)
ilk çıktığı günden beri kullanıyorum ama son 4-5 yıldır bir artısı kalmadı.
mirket in yazdıklarına ek saat 23e kadar günlük vadeli hesap açabiliyorsun. boşta para olduğunda değerlendirmek için yolluyorum.
faiz oranlarıda kişiden kişiye değişiyor. bazen standart veriyor bazen +0,5-1 puan yüksek veriyor.
0
my fault
(03.02.26)
websitesindeki faiz oranlarını sordum. onlar güncel değil dedi ben de ona bakıp görüntülü görüşmeyle müşteri olmuştum. şimdi kredi kartı ve hesap açılmış durumda.
şu anda QNB ve Akbank daha avantajlı görünüyor. Yarın değişir mi bilmiyorum. Ama açtırmış bulundum.

sözlük'te de eski avantajları artık yok yazmış çoğu kişi.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(03.02.26)
faizsiz nakit avans kampanyası vardı açmışken onu çek bari
0
jelly bear
(03.02.26)
internette yazan faiz oranları hosgeldin faiz oranları. Maksimum doksan gün sonra eski haline geri gelecek. 37 uzerine veren varsa bana da söylesin.
0
evimin paspasi
(03.02.26)
ben aktif olarak biri para gönderecekse enparaya alıyorum, istediğim bankaya masrafsız eft yapabiliyorum. bunu yapan başka seçenekler de var tabi... alışkanlık oldu daha kredi kartı yokken bile vadesiz hesabı vardı ilk çıktığı zamanlardan beri kullanıyorum.

kredi kartının çok bi avantajı yok diğerleri gibi puan kampanyaları yok mesela garanti ayda 2-3k puan veriyor yeri geliyor 5-6k oluyor enpara 0... ama karttan masrafsız fatura ödenmesi güzel yine. bir de vergi ödemelerine faizsiz 6 taksit olayı var. kyk borcum vergi dairesine düşmüştü onu parça parça ödedim aylık 15k sınırı var o kampanyanın, ödedikçe 15k'ları 6'ya böldüm. arabanın mtvsinin ilk taksidi ödedim 6'ya böldüm aylık 98tl olarak ödeyeceğim. bu 6 taksit bitince mtvnin 2. taksitinin vadesi gelecek onu da 6'ya bölerim, mtv 12 taksit aydan aya ödemeye dönüyor. benim aracın mtv düşük ama mtvsi yüksek araçta daha fazla farkeder. 3'e 4'e bölen başka bankalar var ama 6 veya fazlasına bölen başka görmedim.

kartı normal alışverişlerde neredeyse hiç kullanmıyorum. ancak ekstresi yeni kesilmişse ödemesi en uzak olacak kartsa ve hiçbir kampanyaya dahil olmayacak bir harcamaysa enparadan geçerim. fatura ve vergi dışında ayda max 2-3 harcamam oluyor bazen o bile olmuyor.

eskiden daha iyiydi, bu 6'ya bölme olayında kategori sınırı yoktu. cep telefonu alsan onu bile bölebiliyordun :D market harcaman e-ticaret harcaman hepsini faizsiz 6 taksit yapabiliyordun ama bitirdiler onu uzun süre önce. şuan eğitim sağlık ve vergide geçerli.
0
konetsu
(04.02.26)
Otomatik fatura ödemelerinde faiz istememeleri olayı çok iyi. Sırf o yüzden bile kullanılır.
0
jackyr
(04.02.26)
(7)

En iyi Bira markası ve neden

rakicandir
Uzun zamandır sadece iki - üç bira arasında içmekten yoruldum. Alternatif önerileri duymak isterim.
Uzun zamandır sadece iki - üç bira arasında içmekten yoruldum. Alternatif önerileri duymak isterim.
0
rakicandir
(01.02.26)
Blank mavimsi tasarimi tadi falan harika. Baskasina bakmana gerek yok al sana bir alternatif daha
+1
optimistbakunin
(01.02.26)
bu konuda bir yetkinliğim yok ancak asahi ve sapporo’yu çok seviyorum. bir de blue moon.
0
eileengray
(01.02.26)
stout olarak guinness
pilsner olarak urquell
bugday birasi olarak weihenstephaner
0
antikadimag
(01.02.26)
en iyi bira markasi nedir diye soru olmaz.
sen stout seversin ben IPAciyimdir. kimisi dark sever kimisi bulanik kimisi hobby ister.

once ne tarz bira sevdigini soylemen lazim, ona gore tavsiyeler gelir..

IPA olarak en son turkiye'de gara guzu denedim, guzeldi.
+2
cooperr
(01.02.26)
Grolsch güzeldir. Ama Hollanda yapımı olucak, Efes lisans alıp bir ara üretiyordu bu güzel değil.
0
onyx
(01.02.26)
en iyi bira markası nedir diye bir soru olmaz +1. öyle bir konsept değil ki bu?

macrocenter'dan her gün, hafta farklı bir bira alın deneyin. bakın hangisi damak tadınıza uyuyor. macroyu çeşitlilik olduğu için söyledim. migrosta falan da belli bir seviyeye kadar çeşitlilik var.
0
kojonotsuki
(01.02.26)
biranın kendi içinde farklı türleri bunların içinde de farklı farklı çeşitleri var. biraz deneme yanılma, farklı türleri keşfetme ve onların farklı markalarını deneme ile kendi ağız tadına uygun birayı bulman lazım.
ben yüzlerce farklı birayı denemişimdir. bir zamanlar yurt dışından farklı ülkelerden şişe şişe bira getirtiyordum.
eskiden daha çok bira çeşidi gelirdi şimdi sayı vergiler ve yüksek fiyatlar sebebiyle azaldı. metro marketlerde çeşit fazladır, yine macrocenter da takip edilebilir. ayrıca butik tekellerde çok sayıda farklı bira markasını getirtiyor. kadıköy beşiktaş gibi semtlerde vardır.
ayrıca yerli üretim butik biralara da şans verilmeli.
Rick Kempen in BİRA kitabını öneririm.
0
my fault
(01.02.26)
(4)

No touch lazer - geç yaşta göz çizdirme

kullanicadi
5 derece miyobum, bunun yanında astigmatım da var. 13 yaşımda fark edildi 18 yaşıma kadar gözlük, ondan sonra da hep lens kullandım. 22 23 yaşlarından itibaren numaralarım hiç değişmedi ama o zamana kadar hep azar azar arttı.Aynı zamanda serde biraz hipokondriyaklık da var maalesef, özellikle sağlık
5 derece miyobum, bunun yanında astigmatım da var. 13 yaşımda fark edildi 18 yaşıma kadar gözlük, ondan sonra da hep lens kullandım. 22 23 yaşlarından itibaren numaralarım hiç değişmedi ama o zamana kadar hep azar azar arttı.

Aynı zamanda serde biraz hipokondriyaklık da var maalesef, özellikle sağlık konularında evhamlıyımdır. Ne yapayım huyum böyle kendimi değiştiremiyorum :( gözümü çizdirmekten hep korktum, bayıltıp yapılan bişi olsa dayanabilirdim ama gözümün önünde yapılacak her şey ve bu beni geriyordu. Senelerce muayenelerde doktorlar bunu bana teklif etti, kornea kalınlığın uygun dedi, dil döktü ama ben takayım lensimi gözlüğümü mutluyum işte böyle dedim.

Son senelerde artan göz kuruluğum sebebiyle hem lens hem gözlük kullanıyorum. Biraz da cesaret mi geldi nedir ilk kez no touch lazer yaptırsam mı diye bir düşündüm. İşlem sırasında o vakum hissini yaşamayacak olmak cezbetti beni. Lasik ve wavefront a göre iyileşme süresi daha uzun ve ağrılı olabiliyor diyorlar, yaptıran varsa deneyimini paylaşabilir mi:(

Önümüzdeki ay 37 olacağım, başka bir dr şey demişti. "3 4 sene sonra yakın görüşün bozulacak zaten, presbiyopi başlayacak. Lazer için geç biraz" Benim yaşıma benzer yaşta ameliyat olan var mı? Bu da ikinci sorum (:
0
kullanicadi
(31.01.26)
bende benzer çelişki içindeyim. yaş 35 geçen gittiğim doktorda numaraların zaten durmuş kornea kalınlığında iyi niye lazer yaptırmıyorsun dedi. zaman zaman yaptırma fikri gelsede ya beklediğim gibi olmazsa ya bir şey olursa korkusuyla hep erteledim.
aynı şekilde yakın gözlüğü durumunu sorduğumda 45 ten sonra başlar o en az 10 sene rahat edersin dediydi.
hatta peki iyi bir doktor önerin dediğimde(kendisi devlet hastanesinde) artık işi yapan makineler doktorluk çok bir durum kalmadı dedi. beyoğlu göz hastanesini veya cerrahpaşayı deneyebirsin dedi. orada da bu işlemler çok yapılıyormuş.

bir kaç sorduğum kişilerde beyoğlu göz, cerrahpaşa vb. gibi bu işlemi yapan devlet hastanelerinde en azından muayene olup gözün operasyonlara uygun olup olmadığını sormanın daha iyi olacağı söylediler. zaten bir sorun görürlerse hiç bir şekilde bu operasyonları yapmıyorlarmış. özellerde kapıdan girer girmez operasyon odasına alıyorlar.
en azından bir fikir almak için ben öyle yapmayı düşünüyorum.
+1
my fault
(31.01.26)
yaşla ilgili olan kısma değil de fiyat performans olarak değinmek istiyorum. gözlerimi henüz çizdirmedim, mixt astigmat var numaralar yüksek. camları incelttik filtre koyduk falan derken 20k fiyat çıkıyor. dünya göz'den fiyat aldım 50k'ya çiziyoruz demişlerdi 2025'de. 32 yaşındayım. Hal böyle olunca vereyim 50k 40-45 yaşına kadar neyse tepe tepe kullanayım diyorum. "ne kadar erken çizdirirsen o kadar verim alırsın" diye bana da doktor söylemişti gözlük fiyatlarından sonra çok mantıklı geldi :)
+1
solitude ov the lonliest star
(01.02.26)
18'de bozdum 25 gibi durdu.
2.5 civari miyop, cizdirmeyi cok dusundum.
benim gittigim doktorlarin cogu gozlukluydu. "peki siz neden cizdirmiyorsunuz" sorusuna hicbir zaman duzgun bir cevap alamadim.
o yuzden de vazgectim. gozluk ile devam.
+1
cooperr
(01.02.26)
bire bir aynı durumdayım, aynı endişeleri yaşıyorum. 9 yaşından beri gözüm bozuk, 26 yaşımdan beri, son 20 yıldır da 5 numara miyopum ve artmıyor, durdu. 46 yaşındayım. sokakta lens, evde gözlük kullanıyorum. ameliyat uyutulup yapılmadığı, aksine her şeyi gözünün içine sokula sokula gördüğün için cesaret edemedim hiç. hep yaptıranlara özendim.

doktor 2-3 kontrol önce kornea yapımın ameliyata son derece uygun olduğunu söyledi, harita, topografi falan çıkardı. geçen sene gittiğimde de "10 seneye zaten katarakt başlayacak, merceği komple değiştireceğiz, 10 sene daha idare et boşa çizdirme şu saatten sonra" dedi. yakın görüşüm de bozulmaya başladı. lens ve gözlüğe devam yani.

senin katarakta vaktin daha çok, yaşın geç değil. bence cesaret ediyorsan değer.
+1
kibritsuyu
(01.02.26)
(16)

"Ben çok yaşamam" hissi olan var mı

gobekliraki
En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim. Tabi ki bilemeyiz net olarak. Ama oturup mantıklı düşününce mesela ben 60a gelmeden en az 1 kalp krizi bekliyorum mesela. Alkol var, sigara var, kilo var, stres zirve. Daha saymadığım/saymak istemediğim bir sürü şey. Mantık çerçevesinde düşününce "zaten erken ö
En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim. Tabi ki bilemeyiz net olarak.
Ama oturup mantıklı düşününce mesela ben 60a gelmeden en az 1 kalp krizi bekliyorum mesela. Alkol var, sigara var, kilo var, stres zirve. Daha saymadığım/saymak istemediğim bir sürü şey.
Mantık çerçevesinde düşününce "zaten erken ölürüm, aşağı yukarı 15-20 kalmış şarjın bitmesine" diyorum kendi kendime. Buna da baya inanıyorum yani. 2+2 dört eder misali. Böyle olunca da birçok şeyi sallamıyorum mesela. Vurdumduymaz da değilim tabi de. Ne bileyim evlilik, gelecek kaygısı, acaba ileride ne olacak, nasıl bir hayatım olacak falan bu duygular hiç yok bende.
Böyle veya buna benzer düşünenler var mı? Kadercilikten çok daha mantık ve olasılık çerçevesinde bakan hayata?
0
gobekliraki
(29.01.26)
Bana da çok yaşamam hissi geliyor bazen. Alkol sigara tuketmiyorum ama enerjik hissetmiyorum.
Ailede kanser öyküsü çok fazla. Cinsiyet fark etmeksizin.
Bu saatten sonra belki çok mutlu olacağım ama bir kaç yıl çok yoğun stres yaşadım bunlar belki birkaç yil sonra hastalık olarak patlak verecek.
Çok zayıfım ama iflah olmaz bir şeker tatlı bağımlısıyım. Bu da bence yaşam süremi olumsuz etkileyebilir.
Şeker hastalığı, mide ile ilgili bir hastalık veya tümör ile ilgili bir şey yaşarsam çok şasirmam.
Tek umudum kadınların yasam süresinin uzun olması.:d Sağlıklı beslenmeyen günden güne gezip ful hamur işi tüketen annelerimiz komşularımız maşallah uzun yaşıyorlar ama kocaları daha çabuk vefat ediyor. Çok örnek var. Ama yine de 90li yaşları görmüş anneannelerimiz babaannelerimiz gibi yaş gorecegimi hiç sanmıyorum.
0
egerbiryolcu
(29.01.26)
alkol yok, sigara yok, kilo yok, genlerden kaybediyorum.
evlilik hiç düşünmedim, gelecek planı kurmadım.
10 sene içerisinde kanserin çaresi ya da organ üretimi gibi bir sıçrama olmadığı müddetçe pek şansım olduğunu düşünmüyorum. 10 sene iyimser projeksiyon bu arada.
0
late viper
(29.01.26)
İçki var, sigara yok. Stres ara ara oluyor.

Bundan ziyade gözüm arkada kalırsa endişesi oluyor ara ara. 45'ime kadar mevcut yaşantımı devam edeceğim diye karar almıştım 4-5 ay önce ama çat diye gidersem pişmanlıklarımı, keşkelerimi ve iyikilerimi farkında olacak mıyım diye düşünüyorum.
0
put it in your appropriate place
(29.01.26)
bana da maks 55e kadar yaşarım gibi geliyor.
evliliktir çocuktur öyle bir düşüncem yok, ailedende annem babam o zamana kadar zaten ölürler geriye kimse kalmaz, bende kaza, kalp krizi veya kanserden falan ölmezsem kendi işimi kendim görürüm artık.
0
my fault
(29.01.26)
Çocukluğumdan beri hep erken öleceğimi düşünürüm, düşündüğüm yaş yaşım ilerledikçe ileri atıyor tabii ki, küçükken bazı yaşları sanki çok yaşlıymış gibi algılıyoruz :)
Erken ölecekmiş hissim zamanla değişti, yaşlanmayacağımı düşünüyorum, çok yaşlı olarak düşünemiyorum kendimi sanki oraları görmezmişim gibi hissediyorum.
0
mutekebbir
(29.01.26)
Türkiyede yasadigim icin her an bi kazaya kurban gitmeyi bekliyorum
0
üğpoıuy
(29.01.26)
genlerim mayın tarlası gibi o yüzden ben de çok yaşamayı beklemiyorum. zaten yaşasam bile demans olma ihtimalim yüksek çünkü evet o da genlerde mevcut :) o yüzden kimseye yük olmadan erken göçmek en güzeli
+1
pide
(29.01.26)
Motosiklet üzerindeyken ölücem muhtemelen
0
mirty
(29.01.26)
Ailedeki kadınlar en aşağı 80 i görüyor. Şansımı çok zorlamazsam yaşlılığı da yaşayacak gibi duruyorum. Vücudum da sağlam genel olarak. Yaşlılığımın sıkıntısız geçmesi için birtakım duzenlemelere gitmem gerekecek çünkü 60'dan sonra Nebahat Çehre olmak istiyorum :p
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
bende var o his. hayal gücüm kuvvetlidir mesela ama kendimi hiç yaşlı göremedim, gerçi belki bu doğaldır ve herkese oluyordur bilmiyorum. dediğin gibi alkol, sigara, düzensiz yaşam, sinir stres vs. gırla. piyango çıkmazsa emekliliğim bile olmaz, olursa aşırı komik bir para olur. ailem dışında sarılabileceğim kuvvetli bir ilişkim, sağlıklı ve sağlam bir sosyal çevrem, yaşama tutunmamı sağlayacak güçlü hedefler de yok. insan 30-35 yaşındayken bunu her türlü idare ediyor, hiçbir şey yoksa akşam iki bira açıp maç izleyeyim diyor ve iyi hissedebiliyorsun mesela ama özellikle 50'den sonra bu tür "görünmez" detayların yaşam kalitesini çok etkilediğini düşünüyorum. mental durumun pek önemli değil, bünye eğer aktif ve dolu dolu yaşıyor değilse yavaştan "bana müsaade" moduna geçiyor.

hem çevresel koşullar hem de kişisel yaşamım dolayısıyla ben kendime pek uzun ömür biçmiyorum, şans eseri ani bir ölüm olmazsa 40-50 arası muhtemelen bir iç organ rahatsızlığı tarzı bir şeyle yavaş yavaş dökülür bir hastane odasında da ölürüm diye düşünüyorum.

ha ben 70 yaşında dağ bayır gezip şarap içen sayko dayıtlardan olmak isterim, orası ayrı. hayat hep aynı çizgide ilerlemiyor. yaşadığı sürece her şeyi bulur insan. ama bir aksiyon filminde de yaşamıyoruz tabii, dinç ve yakışıklı bir ihtiyar olmak kadar bu dediğim senaryo da mümkün geliyor hatta daha olası. belki genç çocuk korkutayım diye biraz abartarak söyledi bilmiyorum ama doktor bana dediydi zaten bu ciğerler seni 50'ye çıkarmaz diye. emin gürses çıldırdıydı ya TÜRKİYE'YE ACİL SOSYALİZM LAZIM. HEM DE İHTİLALCİ SOSYALİZM diye aha aynı o şekilde acil diyet ve değişiklik lazım demişti. bilmiyom. pek motivasyonum da yok açıkçası bokun pisliğin içinde 10 saat eşek gibi çalış ee ay sonunda fatura kira öde bitti gitti. yaş oldu zaten 500 bi yerden kovulsan daha kolay gelsin aç karnını doyuracak işi zor bulursun. biz ölmeyek de kim ölsün.
0
der meister
(29.01.26)
Bende de var o his. Bir de yaşlanacağını düşünüp plan yapan insanlar çok acayip gelir bana. Nerden buluyorsun o kadar yasayacagini
0
euteamo
(30.01.26)
35 yaşıma geldim. Ömrümün son yılını yaşamaktaymışım gibi hissediyorum. İşe, ilişkilere , sorumluluklara tahammülü geçtim , evde oturup sevdiğim bir diziyi izlemeye bile tahammülüm kalmadı. Her şey bende "bunları yeterince gördük" hissiyatı yaratıyor. Emekli olup sadece evde boş boş yatmak ve güzelce giyinip sokaklarda boş boş yürümek istiyorum artık. Daha fazla içerik, belirsizlik, kaos, hesap-kitap çekecek halim kalmadı.
0
loch ness
(30.01.26)
inanılmaz cahil bi buyuk amcalardan biri var ben hep 40 ımda ölecem dermiş nedense kendi mottosu gibi her gördüğüne söylermiş geçen 85 yaşına girdi
0
eja
(30.01.26)
bende alkol yok, sigara hiç yok. tadını falan biliyorum birkaç tane içmişliğim var ama düzenli hiç kullanmadım. kiloluyum diyemem ama biraz fazlam var. düzenli bi diyetle 4-5 ayda ideal kiloma kavuşurum. herhangi bir sağlık sorunum yok. 36 yaşındayım.
ama bizim ailede mide kanseri (bu sanırım meslek hastalığındandı), rahim kanseri, akciğer kanseri, meme kanseri, kalp krizi, beyne pıhtı atması gibi şeyler rutine bağladığından yani b.k gibi genetiğimiz olduğundan bunlardan korkuyorum.
0
matilda
(30.01.26)
alkol sigara yok, başarabildiğim kadarıyla temiz beslenmeye çalışıyorum. ama yine de ben de genlerden ve aşırı olmasa da yediğim şekerli paketli gıdalardan dolayı erken öleceğimi düşünüyorum. erken derken 50 civarı.
0
Sadece soruyorum
(30.01.26)
nedense çocukken ve gençken çok vardı bu his sonradan geçmişti ama yine de ara ar yokluyor ve neden kaynakladığından emin değilim ne yalan söyleyeyim öyle belirtildiği gibi net sebeplerimde yok veya sağlıksız bir yaşam tarzım da yok. belki de insanın ölümle ve gelecekle kurduğu ilişkilerle beklentilerle alakalı, temelde insan olmakla alakalı bir kaygıdır
0
darthvader
(30.01.26)
(11)

Evli olmayanlara soru

arbre
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
-11
arbre
(27.01.26)
planım yok, endişem de bulunmuyor. çok da uzun yaşamak istemiyorum, bir yerden sonra müsade demek lazım. manitasyon çok eşlilikle devam. evlenebileceğimi düşünüyor, evlenmeyi düşünmüyorum. kastırmadan biraz daha yaşarız işte.
0
klassno
(27.01.26)
plan yok, yaşım geçebilir, flört yok, sevgili not applicable.
0
zen1th
(27.01.26)
Hiçbir kaygım yok. Erkeğin yaşı geçmez
-1
michael harddd
(27.01.26)
bir planım yok hiçbir zaman da evlenmek istemedim. zaten evlenme fikri hep bana saçma gelmiştir. eğer birlikte yaşayacağım biri olursa olur, olmazsada sorun olmaz.
+1
my fault
(27.01.26)
Planım yok, endişem yok, artık kabul ettim, evlenmemek benim için daha doğru, kimseye tavsiye değil bu sözlerim, sadece benim özelimde böyle.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
Bu endişeler toplum baskısından kaynaklanıyor. Şahsen plan, endişe ya da aile baskısı yok 37k. Rahatım.
0
pembediken
(27.01.26)
hayiflanmanin faydasi olmuyor,
sagliginiza bakin gençler.
0
designer
(28.01.26)
Yaş 33e
Planım yok, flört ve sevgililik durumları yok. endişem maddiyat ve yaşlılığa yönelik. Yaşlılığımı görürsem eğer o vakte kadar en azından başımı sokacak bir evim olsa iyi olur diye düşünüyorum veya huzurevi diğer seçenek mecbur

@halk + 1 düşünmemeye çalışıyorum düşünürsem tadım kaçıyor
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.01.26)
kısa süreli bir evlilik yapıp ayrıldım, şu an yaş 38, yaşın geçme endişesi taşımıyorum çünkü evliliğin/ilişkilerin çok da matah bir şey olmadığını tecrübe ettim. hayata dair bir planım yok, çünkü ne zaman ne olacağını bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.26)
endişe duymuyorum da sürekli birileri tarafından birileriyle match edilmeye çalışmak biraz canımı sıkıyor.
0
datnet
(29.01.26)
Bence 40+ yas skalasinda su an ve sevgili olacak kadar cok kadin ve erkek var.Yani evlenmemek illa ki yalniz olmak anlamina gelmiyor
0
turkuaz
(07.02.26)
(8)

fotoğraf makinası öneriniz var mı, siz kullanıyor musunuz?

m e b
selam.herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?1. mesela bir fotoğrafçının rekla
selam.

herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?

1. mesela bir fotoğrafçının reklamını yaptığı fujifilm xhalf modelini gördüm, o tatmin eder mi iphone ile kıyaslayınca?
2. bu cihazlarda illa lens almak zorunda mıyız genel ve güzel çekimler için?
3. bu cihazlarda da illa düzenleme mi yapmak gerekiyor güzel sonuçlar almak için? ham haliyle güzel sonuçlar alamaz mıyım?
0
m e b
(26.01.26)
fazlasıyla tatmin eder. iphone ile kıyaslanacak bir şey değil.
farklı çekimler için lens almak zorundasın. Lensler makinelerden daha pahalı. Ör telezoom ile doğa, düşük f lens ile gece fotoğrafçılığı, prime lens ile portre, geniş açı ile mimari, sokak vs gibi. Ancak başlangıç için 18-55mm gibi üzerinde gelen kit lensler epey işini görür.
düzenleme yapman gerekmiyor ancak düzenleme de işin bir parçası. Bu tamamen kişinin tutkusuna bağlı. Ben düzenleme yapmayı sevmem raw çekerim ancak fotoğrafı bozan unsurlar varsa dokunurum. Kimisi ise bir fotoğraftan bambaşka bir yorum yaratır.
+1
croswell
(26.01.26)
Canon R100
-5
arbre
(26.01.26)
çok uzun yıllar canon kullandım. son kullandığım makine canon eos250D oldu.

50mm ve 18-400mm lensler kullandım. Ben telefoto lens seviyorum. fotoğrafı heybetli gösteriyor.

artık makine tercihim fujifilm. karakteristik bir alet bana göre.

bunlar geçmişte canonla çektiğim bazı fotoğraflar:

www.eksiduyuru.com
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Heves bükücü olmak istemem ama;

Youtube'dan moda fotoğrafçısı Koray Birand'ın iPhone 17 inceleme videosunu bir izleyin. Bence ekipmandan çok çıktıya (kurgu, kompozisyon, ışık vs.) odaklanın, iPhone'la da çok iyi sonuç alınabilir. Dslr alınca (kısıtlı bütçe ile özellikle) bir anda çektiğiniz fotoğraflar değişmeyecek.
+3
orient blue
(26.01.26)
düzenlemeyi bilmiyorsanız (retouch, post kompozisyon, özetle fotoşork) kamera almanızı önermem. iphone kamerası ile raw ayarlarında çekip düzenlemeyi biraz öğrenin. çıktılardan memnun kaldığınızda kamera da alınır. ya da şimdiden alayım sonra fiyatı artar diyorsanız ortalama bğtçe söyliyin ona göre önerelim.
0
klassno
(26.01.26)
Sony alpha 6100 aldım tamamen benzer bir amaçla. Epey memnunum
0
but that was just a dream
(26.01.26)
ara gülerin güzel bir sözü var "En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı"
bütçeniz dahilinde bir fotoğraf makinesi alın ve fotoğraf çekmeye başlayın. tabi öncelikle temel bir fotoğraf eğitimi alın. neyin nasıl çekildiğini öğrenip, bol bol fotoğraf çektikçe zamanla ihtiyacınıza göre bir makineye ve objektife kendiniz karar vereceksiniz.
başlangıç için dslr öneririm. eski yeni modeline takılmayın kit lensli bir set olsun. yanına da 50mm lens alırsınız uzun bir süre sizi idare eder.
xhalf a hiç bulaşmayın. tamamen pazarlama hamlesi gereksiz bir makine.
0
my fault
(26.01.26)
Alacağın hiçbir makine ile çektikten sonraki haliyle güncel cep telefonundan daha "güzel" çıkmaz. Çünkü günümüzde fotoğraf renk demek efekt, ham halini kimse beğenmez. Sen beğenmezsin.

Çekip uğraşmayayım direkt paylaşayım diyorsan makine alma. Sırf makine ile fotoğraf çekme hobisini istiyorum diyorsan da makine çok önemli değil. Varsa o paraya kit lensli ikinci el 6300 al geç.

Basit fotoğrafçılık eğitimleri alırsan elindeki telefonla tatmin edici fotolar çekmeyi öğrenirsin bu arada.
0
Bruce
(26.01.26)
(10)

Sözlük hesabı olan duyuru kullanıcıları

alice in potatoland
Başka bir soruda gördüğüm cevapla şunu fark ettim, bazı duyuru kullanıcılarının sözlük hesapları da var ama onunla girmiyorlar buraya. Neden girmiyorsunuz? Belli bir sebebi var mı?
Başka bir soruda gördüğüm cevapla şunu fark ettim, bazı duyuru kullanıcılarının sözlük hesapları da var ama onunla girmiyorlar buraya. Neden girmiyorsunuz? Belli bir sebebi var mı?
0
alice in potatoland
(26.01.26)
ben üşeniyorum. böyle daha kolayıma geliyor o yüzden. sözlük hesabımın adını beğenmiyorum bir de (şimdiki nickimin 2 t'lisi ama dondurdum)
0
matilda
(26.01.26)
eksiye girmeyi birakali cok uzun zaman oldu. hicbir sekilde girip sol frame'i gormeye tahammul edemiyorum. hesap oylece yatiyor anlayacagin.
0
arakaali
(26.01.26)
Sözlük hesabım bazı akraba, eş, dost arasında ifşa oldu. Kullanırken kendimi huzursuz hissediyorum. Anonim kalabilmek için böyle iyi.
0
Mirket
(26.01.26)
Duyuru hesabım sözlük hesabımdan daha eski.
0
peki madem
(26.01.26)
sözlük hesabım duyuruda banlandığı için farklı hesap açıp giriyorum
0
my fault
(26.01.26)
eskiden hep ve tek sözlük hesabımdan giriyordum. herkesin ban yediği dönemde ban yiyenlerdenim :d geçenki aktifleştirmelerde tekrar aktif edildi hesabım ama şimdi de bu hesaba alıştım, tarayıcıya e yazınca da direkt bu açılıyor. kolayıma geliyor yani. hem bu nickimi seviyorum <3
0
art cat chocolate
(26.01.26)
iki hesap arasında 1 yıl zaman farkı var, ama burada hep daha eski olan denef kullanıcı adımla varlık gösterdim. sonradan da birleştiremedim. buradaki bazı kullanıcılar beni tanıyor, geçmiş duyurularımdan hareketle şunu yaptığını hatırlıyorum o yüzden şimdi böyle yapsan daha iyi olur diye geri bildirimlerde bulunuyorlar özel mesajla açıkçası bunu kaybetmek istemediğim için sözlük hesabımla giriş yapmıyorum.
0
denef
(26.01.26)
Bazısı sadece nick benzerliği.
0
lazor
(26.01.26)
Ben yıllarca sözlük hesabımdan yazdım buraya, hatta buradaki herkesi sözlükçü sandım bu sürede. Sanki sözlük dışından giren yokmuş gibi geliyordu, sözlüğün yan bayiisi sanıyordum hehehe. O nicki emekliye ayırdım, yedekte duran kulkanmadığım bir nikle biraz sözlük okuyup biraz duyuru bakıyorum şimdi mesela. Sözlük nicki yani bu. Bura apayrı bir dunya imiş sonradan anladim ama ne fark eder.
+1
covered
(26.01.26)
sözlük hesabımla ifşalanmak istemiyorum.
-1
deartheodosia
(27.01.26)
(16)

Aklıma takldı, kız isteme olayı

gobekliraki
Amacım tartışma yaratmak değil. Yıl 2026. Bazen aklım hala kadınların "kız isteme" merasimine karşı çıkmamalarını aklım almıyor. Adı üstünde, kız isteme. Yani hayırdır, ne istiyorsun. Mesela şunun adı değişse, aile tanışması olsa sorun olmaz. Yani benim kızım olsa, herifin biri gelip "nasipse bu haf
Amacım tartışma yaratmak değil.

Yıl 2026. Bazen aklım hala kadınların "kız isteme" merasimine karşı çıkmamalarını aklım almıyor. Adı üstünde, kız isteme. Yani hayırdır, ne istiyorsun. Mesela şunun adı değişse, aile tanışması olsa sorun olmaz. Yani benim kızım olsa, herifin biri gelip "nasipse bu hafta çayınızı kahvenizi içip kızınızı bizin oğlana istemeye gelmek isteriz" dese, kafa göz girerim heralde. Mal mı bu yani sonuçta.

Adet, örf falan demeyin. Kız isteme belli işte yıllar önce konuşma hakkı dahi olmayan kızları birileri gelip istemiş, paraları varsa da baba vermiş/satmış.

Şimdi bakıyorum en sözüm ona vizyoner kadınlar bile aşırı hevesli oluyor o günde. Yahu bunun alt metnine niye kimse itiraz etmiyor?
0
gobekliraki
(24.01.26)
Kültürel bir olay.
Yurtdışında da eskiden olan bir olaydı, kıza teklif etmeden babasına ben teklif edeceğim diyip babadan olur almak.
Biz zamaninda goygoy diye hanımın Fransız ailesi geldiğinde yapmıştık.
Ben şahsen çok kültürel şeyleri umursamayan biri olarak adet olarak bulunmasında bir yanlışlık göremedim. Erkeğim tabi ben belki kadın arkadaşlar böyle düşünüyordur bilemiyorum.
+3
logisticsmanager
(24.01.26)
Zaten aklıma yatmayan kadınların buna karşı çıkmaması. Biz erkeklere hava hoş.
+1
🌸gobekliraki
(24.01.26)
Haklısın, mal değiliz, mehir de kalkmalı.
+1
Kahvedesu
(24.01.26)
Boş iş ama gelenek işte. Yoksa o kadına belki 500 kişi girdi. Daha halen istiyorlar babasından
-8
runaway
(24.01.26)
Sadece isim olarak var zaten, öyle kalmış adı, dil kullanımında sizin gibi tepkiler oluyor ve bir süre sonra bu ifadenin kullanımı kayboluyor. Kör, topal vs yerine belki hatırlarsınız 90'larda özürlü deniyordu. Sonra engelli denmeye başladı falan. Körler kendilerinden körler olarak bahsediyor hala bilerek ve isteyerek de neyse konu dağılmasın.
Kız isteme merasimi de evlilik sürecine giden yolda erkeklerin geçmesi gereken adımlardan biri. Bu da bir nevi bir eğlence, düğün var, kına var, işte bu da var. Zaten bu ara lafı geçen peder-baba ayrımındaki gibi aileler birbirine bu olaydan kız isteme diye bahsetmezler benim bildiğim. Üçüncü şahıslar için kullanan kullanır.
Mesela bayan ifadesine takanlar niye takıyor, belli bir sebepleri var, prensiplerine uygun değil çeşitli sebeplerden. Bu kişilerin yanında bir de bu tarz tabirleri takmayan büyükçe bir kitle var. Neyse çok boş yapmaya başladım. Hanımlar biliyordur sanırım sebebini.
0
mbond
(24.01.26)
Yaş ilerledikçe mi bilmem böyle şeyleri daha bir kurcalar olduk tabi.
Eskilerdeki kız isteme olayı dediğiniz gibi, görücü usulü evliliklerin ilk adımı ancak zamanla anlamı değişen bir etkinlik halini aldı bence. Çünkü şimdilerde evlilik teklifi ardından, mustakbel gelin ve damadın her iki tarafın ailesiyle tanışmasından sonra yapılıyor. Ailenin de rızasını alma nezaketi olduğunu düşünüyorum. Bence hala uygulanabilir bir gelenek. Zehirli zıkkımlı kahveler hariç. O ne ya?!
+2
beetlejuice
(24.01.26)
aileler tanisir, sonra baska kiz istemelere vesile olur falan.
kooparatiflesmenin baska bir yolu .
0
designer
(25.01.26)
kültürel +1 ve kültürel olan yanı -çoğunlukla- bahsettiğiniz gibi ismi. şahit olduklarımda merasim içinde isteme kısmı "çocuklar görüşmüşler anlaşmışlar, biz de bla bla..." diye gidiyor. herkes her şeyi kabul etti, toplum mekanizması çalışmaya başlıyor, marş dinamosu gibi. böyle ufak tefek şeylerin kontrollü ve bilinçli şekilde devam etmesi iyidir.
0
klassno
(25.01.26)
Çünkü bunun alt metnini kimse senin gibi okumuyor.

Öncelikle kız isteme denen şey erkeğin ve ailesinin kızın ailesini muhatap alması, adam yerine koyması olayıdır. Kızın ağaç kovuğundan çıkmadığını kabul etmeleridir. Burada işler çatallaşıyor evet, önemli bir kısım aileler kızın ailesine para yedirmeden kızı "alamıyor"lar, onların bileceği iş. O kültürde kızlar maddî güç üzerinden değer görüyorlar, erkeğe para harcattığı zaman değerli olacağına inanıyor (bu inanca kısmen katılıyorum) ama kızın ailesine bilmem ne kadar masraf etmek kıza ve ailesine verilen değeri gösteriyor ayağı epey zararlı evet, buna da katılıyorum. Çünkü hayatı para odağında yaşıyorlar, zor zamanlarda darlıkta hastalıkta birbirine sırtını rahatlıkla dönebilecek insanlar bunlar, ya kendi reklamlarını bu şekilde yaptıklarının farkında değiller ya da bu onlara hiçbir anlam ifade etmiyor.

Çatalın diğer yönünde kız istemede ailenin aileyle tanışması, muhatap olması, "sorumluluk hissediyoruz" anlamına geliyor. Kızı ve ailesini mutlu edecek bir şey bu, bir yandan da erkeğin kız ve tarafı karşısında arkasız olmadığını göstermeleri anlamında da dengeleyici ve iyi bir şey. Bu bakış açısında odak noktası para değil psikolojik yaşantı. Tabii bilinçsizler ama bu yaklaşım psikolojilere hizmet eder. Bu yaklaşımda kız mal değildir, ötekinde de mal değildir, iki yaklaşımda da kız değer "alması" gereken taraftır. Çünkü erkek ve ailesi adı üstünde erk sahibi olduğundan kıza ve ailesine güven vermek, kendilerini ispat etmek zorundalar. Dolayısıyla kız mal değil, kendisine ve ailesine sevgiler kadar saygılar da sunulmak suretiyle evliliğe rızaları olup olmadığı gözetilen, değerli bir varlıktır.

Bakış açısını "mal"a çevirirsen birileri gibi insanlıktan çıkarsın. Kadına mal muamelesi edenler karılarını kendi gözleri önünde başka erkeğin altına sürerler, para kazanırlar bundan. Yaşamış örneğiyle bizzat konuştum kendisinden öğrendim bunu. Mal böyle bir şey. Ama kadına değer vermenin yolları çeşitli. Biri parayla yapıyor biri kendini iyi güzel doğru vs göstermeyle yapıyor falan fıstık. Sen karar ver kız isteme gerçekten kızı mal yerine koymak mıdır.
+1
muhayyer divan
(25.01.26)
Kadının hayata dair görüşlerinden bağımsız belli bir yaştaki insanlar ailelerle o tartışmayı yapmaya gerek görmüyor, zira 50 yaşındaki babana ya da 75 yaşındaki ananene feminizmin yılmaz savunucusu olmanın ne sana, ne onlara, ne de feminizme bir faydası var. Bir ateistin kurban bayramında büyüklerinin elini öpüp kesilen kurban için "Allah kabul etsin" demesi gibi bir nevi; amcanla din kavramı üzerine uzun bir fikir teatisi yapacak değilsin ya...
+5
salihdt
(25.01.26)
www.sozcu.com.tr

Kadınlar konformist canlılardır, birey olamaz, sürü psikolojisiyle hareket ederler. Schopenhauer kadınları "filister" tabir etmiştir. Filister, zihinsel ihtiyaçları olmayan insandır. Aristo, kadını eksik erkek olarak tanımlarken hazreti muhammed kadınların aklen ve dinen eksik olduklarını söylemiştir. Freud kadınların erkeksi davranışlara özenmesini penis haseti ile açıklar.

Roma'da evlilik yaşı 12, rüşt yaşı 25'ti. 25 yaşından önce bir kişi erkek bile olsa babasının izni olmadan evlenemezdi. 18 yaş altının evlenmesinin yasaklanmasının, evlenecekse de ailesinin iznine tabi tutulmasının, hatta mahkeme kararı gerektirmesinin sebebi 18 yaş altı kişinin kendi başına karar verebilme vasfının olmadığı inancıdır. İsviçre'den ithal edilen, fransızca'dan tercüme edilen, tercüme edilirken de kıymetlinin "süt kardeş diye bir şey mi olur, yok yoğurt kardeş" demesi üzerine türk vatandaşına süt kardeşi ile evlenebilmesinin önünü açan tc medeni kanununda bile aile reisi kavramı ancak 2003 yılında kaldırılmıştır. sosyal sigortalar kanununda erkeklere sağlayıcı, kadına korunması gereken kişi rolü verildiğinin emareleri görülür. askere alma kanununda bile yetişkin erkeklerden birey değillermiş de hala ailelerinin tasarrufu altındaymış gibi bahsedildiği görülür.

Arapça'da "el" ile başlayan isimler bilinen bir şeye işaret eder. Örneğin ateş anlamına gelen nar kelimesi kullanıldığında alelade bir ateş kastedildiği anlaşılırken el nar denildiğinde cehennem ateşinin kasıt edildiği anlaşılır. Allah'ın herşeyin mutlak hakimi olduğu anlamına gelen el kayyum ismi de böyledir.

Nisa suresi 34. ayette "el ricalu kavvamune alen nisa" denilerek erkeklerin kadınlar üzerinde yönetici olduğu söylenmiş ve buna allah'ın öyle istemiş olduğu sebep gösterilmiştir. Diğer bir sebep olarak da erkeklerin mallarını infak etmeleri olduğu söylenilmiştir. İslami terminolojide muta olan, halk arasında nafaka olarak bilinen şeyin de infak ile aynı kökten geldiğini söylemekte fayda var. Binaenaleyh aile kelimesi de bakmakla yükümlü olunan kişiler anlamındaki iyalden türetilmiştir. Roma'daysa birbirine benzer şeyler anlamına gelen familya kelimesi kullanılır. familya, bitkiler; hayvanlar, çocuklar, köleler ve karılardan teşekkül eder. Roma hukukunda patria potestas, pater familiasın bu kişileri sadece yaşatma değil aynı zamanda öldürme hakkını da ihtiva eder. İlginç bir şekilde el ayetül kürsi'de allah'ın yaşatan anlamındaki el hayy ismi ile el kayyum ismi birlikte kullanılmıştır. İslam'da yönetici babanın rızası olmadan yapılan evlilik batıl olur. Baba hayatta değilse veli amcadır, kardeştir hatta erkek çocuktur.

Bekarken babasının velayeti altında olan birinin evlendikten sonra kocasının velayetine girmesi bir tesadüf değil. Ayrıca soyadı kanunu madde 4 ve takip eden maddelerdeki aile reisi ve vesayet tabirleri ile baba cihetinden kan hasımları da kadın-erkek eşittircilere girsin.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.01.26)
dahada vahimi mehir saçmalığı resmen kendilerini satıyorlar. hatta mehiri baştan alanlar bile var.
bir arkadaşım vardı twitterda instagramda hep kadın hakları vb paylaşımlar yapıyordu en son düğününde aldığı mehir miktarıyla millete hava atıyordu.
+1
my fault
(25.01.26)
İşin garip yanı erkekler bunu pek istemiyor. Kadınlar zorluyor. Merasim istiyorlar, çekim istiyorlar, arkaya fon istiyorlar, farklı bir şey olsun diye bir milyon saçma işlere giriyorlar, haftalarca aylarca bu isteme görüntülerini yayınlıyorlar.
0
ground
(25.01.26)
kadınların arkadaşları çok bully'liyor böyle durumlarda. ailesi de kendisi de böyle bir şeyi gerek görmeyen bi kız arkadaşım resmen "oldu bittiye mi getiriyorlar", "aklına o mu (erkek) soktu", "öyle şey olur mu saçmalama" gibi cümlelerle uzun bi süre atak yedi.

bu evlilik aşaması bi güç oyununa dönüyor ve kim kimin ailesine bir şey yaptırabilirse kendisine artı sayıp çevresine havasını atıyor. kız isteme de nedense kıza + yazan bi süreç. ben de tam tersi olduğunu düşünürdüm ama tam öyle işlemiyor.
+1
gitdaddy
(25.01.26)
kadın erkek eşitliği hikaye. kadınlar kendi işlerine gelen konularda eşitiz der, işlerine gelmeyen konularda "ama ben kadınım, sen erkeksin" der. kız isteme dahil her şeye bu şekilde bakmanı tavsiye ederim.
-1
abelardo
(25.01.26)
Hocam bunun çok uzun sosyolojik tarihsel bağlamını yazasım var ama üşeniyorum.

İşin özü, çok da takmayın ya böyle şeylere.

Bir de türkiye'de şöyle bir şey var. Bu tip konuları en yadırgayan insanlar en önde koşturuyorlar.

İtalya'da sanat tarihi okumuş, o küratörlük senin bu organizasyon benim diye gezen aşırı bağımsız bir kadın tanıdığım var idi. En son 2 düğün isterim biri şehirde biri memlekette diye gayet pastoral kaprisler sunuyordu çevresine. Takı sepetinin süslemesi için 1 gün trip attı arkadaşlarına. İstemede ne giyeceğini 1 haftada zor seçti.
Bu arkadaş "bu devirde ne istemesi ya" diyengillerdendi her duyduğunda:)
0
anten
(25.01.26)
(1)

Eve sağlık hizmeti (istanbul-yaşlı için)

egerbiryolcu
İki gündür anneannemde deliryum gibi belirtiler vardı. (Çok daha önceden de bu teşhis konulmuştu ama ilk defa bir yıla yakın süredir biz bakımını sağlıyoruz ve hiçbir belirti yoktu şimdiye kadar) Bir gün akıl karışıklığı yaşadı bu gece gayet iyiydi. Fakat şimdi gündüz vakti uyuyor ve iki defa çok t
İki gündür anneannemde deliryum gibi belirtiler vardı. (Çok daha önceden de bu teşhis konulmuştu ama ilk defa bir yıla yakın süredir biz bakımını sağlıyoruz ve hiçbir belirti yoktu şimdiye kadar) Bir gün akıl karışıklığı yaşadı bu gece gayet iyiydi. Fakat şimdi gündüz vakti uyuyor ve iki defa çok titreyerek korkarak düşecek gibi uyandı. Hiç yalnız bırakmıyoruz. En yakın hastane çok uzak. 95 yaşında. İstanbul'dayiz hastanın ikameti burada değil.

Eve kontrole cagirabilecegimiz hangi numara ve hizmet var. Haftasonu olması fark eder mi.Teşekkürler şimdiden.
(Ambulans ile hastaneyi de düşündüm ama önceliğim bunu öğrenmek)
0
egerbiryolcu
(24.01.26)
444 38 33 sağlık bakanlığının evde bakım hizmetleri numarası buradan bilgi alınabilir.
153 üstündende ibbnin evde sağlık sistemine kayıt oluşturabilirsiniz.
ibb yi 2 sene önce bir yakınımız için yapmıştık öyle aradım hemen geliyorlar gibi bir durum yok. önce bir hekim atıyorlar gelip muayene ediyor ardından sisteme kayıt ediyorlar. daha sonrasında ihtiyaç halinde geliyorlar. çokta bir beklentide olmayın. genel olarak sonda değişimi, bası yarası, kan tetkikleri fizik tedavi vb. işlemler için geliyorlar. en iyi yanı randevu oluşturup hastane kontrolleri için ambulans yollamaları.
çoğu ilçe belediyesinin de benzer hizmetleri var ama ikametgah şartı olabilir. arayıp sormak lazım.
+2
my fault
(24.01.26)
(15)

Yeşil pasaport kimlere verilsin?

michael_knight
Sizce başka kimlere verilmeli?
Sizce başka kimlere verilmeli?
+1
michael_knight
(23.01.26)
Devletin vatandaşına vizesiz seyahat imkanı vermesi mümkünse herkese verilmeli.
0
burfak
(23.01.26)
herkese. devlet eliyle ayrimcilik neden bu kadar normal karsilaniyor bu ülkede?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.01.26)
Devletin vatandaşına vizesiz seyahat hakkı sağlaması yeşil pasaport dağıtarak değil, devletin itibarını uluslararası alanda artırarak olur.
Yeşil pasaport hakkı yaygınlaştıkça yeşil pasaportun itibarı azalacak ve böyle de devam ederse yeşil pasaportun vize muafiyeti de yavaş yavaş ortadan kalkacak diye düşünüyorum.
Türk bayrağı tüzüğü madde 18de listelenen makam sahipleri dışında kimseye verilmemeli diye düşünüyorum.
+3
Mirket
(23.01.26)
herkese verilince kimseye verilmemiş gibi olacak, diğer ülkeler tarafından tanınmaz. bir anlamı yok. 10 sene düzenli vergi vermiş, sabıka kaydı, herhangi bir borcu olmayan vatandaşlara verilebilir.
0
glamdr1ng
(23.01.26)
kimseye verilmemeli fakat devletin kendi memurlarına kefil olması olağan bunun dışında mantıklı olmaz.
0
biravekahve
(23.01.26)
bir kaç diplomatik dokunuş ve regülasyon ile bu vize meselesi hemen çözülür.

çözmemek ve beklenti yaratmak için böyle çabalar gösteriliyor
+1
duyurukullanıcısı
(23.01.26)
yeşil pasaport kaldırılmalı. bordoya vize serbestisi gelmeli. yoksa avrupaya yaptırım uygulanmalı.
yeşil pasaport gibi bir örnek hiçbir ülkede yok.
+3
jelly bear
(23.01.26)
halkın belli bir bölümüne ayrıcalık vermektense herkese aynı hakları vermek daha mantıklı. Herkes bu ülkenin vatandaşı sonuçta.
+1
nuevo
(23.01.26)
O gruba bu gruba şu mesleğe yeşil verileceğine bordo pasaportun etkinliği artırılsın ve herkes eşit faydalansın vize serbestliğinden.

Konu geri dönme dönmeme değil gri pasaportla belediye aracılığıyla iltica etti bir sürü insan yani.
+1
chicha_v2
(23.01.26)
sadece yurt dışında türkiye cumhuriyetini temsil edecek resmi görevlilere verilmeli. görevleri süresince ve sadece o kişiyi kapsamalı.
sırf gezsin dolaşsın diye memurlara ve ailelerine has bir ayrıcalık olmamalı. hele yok avukatmış yok mühendismiş yok sanayici-iş adamıymış gibi saçma sapan mesleklere de verilmemeli.
onun yerine bordo pasaportun itibarını yükseltip insanların sorunsuzca istedikleri ülkeden vize alabilmesini sağlamak lazım. senin vize muafiyeti tanıdığın ülkelerinde sana aynı şekilde vize muafiyeti tanımasını sağlanmalı.
0
my fault
(23.01.26)
şu anki sistem hem avrupanın hem de hükümetin işine geliyor.

hükümet; vize serbestisi diye avrupa birliğini darlamıyor artık. göçmen politikalarında esneklik sağlıyor, göçmenlerin avrupaya geçişini zorlaştırıyor.

bu sayede elinde istediğine verip istediğinden anında geri alabileceği, yeşil pasaport gibi bir gücü bulunduruyor.

normalde avrupa'ya seyahatin kontrolü schengen ülkelerinde olması gerekirken, bu süreci hükümet yönetiyor. istediği topluluğa da bunu bir ödül gibi sunup (bkz avukatlar), istediğim zaman iptal ederim diyebiliyor.
+1
brkylmz
(23.01.26)
Konu yeşil pasaport olunca neden mesele sadece Türkiye'nin tekelindeymiş gibi ele alınıyor ki?

Pasaportun verilmesi bir konu, pasaportun gidilmek istenen ülkede kabul görmesi ve tabi tutulduğu muamele ayrı konu. Bu karşılıklı anlaşmalarla ilgili. Türkiye, yaptığı kabul görecek olduktan sonra komple herkese de yeşil pasaport verir, hal böyleyken vizeleri kaldırma müzakerelerine ne gerek var o zaman? Kendi kendimize herkesle kaldıralım vizeyi.

Yeşil pasaport şu haliyle bile riskli durumda, kapsamını genişletmeyi bırakın daraltılmazsa şükür.
0
akhenaten
(23.01.26)
Mali müşavirlere
0
gabe h coud
(23.01.26)
memur bile iltica ediyor şu aralar. memur dışında meslek grubuna verseler ülkede insan kalmaz.

hani şuraya buraya taşındım diye sosyal medyada paylaşanların çoğu iltica etmiş kişiler. 4-5 sene takılıp oradan başka yere geçiyorlar
-1
michael harddd
(23.01.26)
anlasilan devlet sengen sorununu cozmenin bir yolunu buldu. kademe kademe herkes yesil pasaporta sahip olacak, vizesiz gidip gelecek. bir anda tepki cekmesin diye yapiyorlar.
0
Sour
(23.01.26)
(7)

hemşire şiddeti olayı

WithWorth
https://eksisozluk.com/5-gunluk-bebege-hemsirenin-siddet-uygulamasi--8066924bu olayı nasıl yorumluyorsunuz...hastahanelerde ailenin tek bir milisaniye bile bebeği yalnız bırakmama gibi bir hakkı vs var mı ? çıkarılacak ders bu mu ? (yenidoğan skandalı ile birlikte de düşününce)bir de hastahanenin ol
eksisozluk.com

bu olayı nasıl yorumluyorsunuz...

hastahanelerde ailenin tek bir milisaniye bile bebeği yalnız bırakmama gibi bir hakkı vs var mı ? çıkarılacak ders bu mu ? (yenidoğan skandalı ile birlikte de düşününce)

bir de hastahanenin olayı örtbas etme refleksi nedir ?
aileye haber vermeyen, "tadımız kaçmasın" deyip kamera kayıtlarını da silse silerdi.
0
WithWorth
(22.01.26)
Tutuklanma riskim olmadan yorum yapamıyorum..
0
suicides underground
(22.01.26)
ek yapabilir miyim?

videoyu izleyemedim ilk bir iki sn izledim kapattım. bebeği nasıl engelli bırakıyor? kafsasına darbe sonucu mu yoksa başka bir engel mi?

insanlığımızdan utanalım, nasıl bir döneme denk geldik!!
0
exlibris
(22.01.26)
insan yavrusu
diger canlilara göre
çok uzun zaman
bakim,koruma gerektiren
en akilli ve muhteşem bir canli,

fakat bu muhtesem canli
saglikli yetistirilmezse,
cevresindeki herseye
bir o kadar büyük zarar verebiliyor,

sağliksiz beslenme ile
sadece yeme icme olarak degil,

yazili,görsel,isitsel ;
tv-radyo ,netflix ,dizi,-film ,basin-yayin vs..
sahte egitim ile,
sahte ehliyet ile
sahte gida ile
sahte siyaset ile...

çözüm aşagidan yukari olmaz,
en baştan aşagi doğru olmali.
acı çekerek öğreneceğiz.
-4
designer
(22.01.26)
benim anlamadığım böyle şeylere tahammülün yok sabrın yok niye bu işi yapıyorsun. aynısı hasta bakıcılar, ana sınıfı öğretmenleri, bebek bakıcıları vbleri içinde geçerli.
bende çocuk sevmem içinde çocukların olduğu hiç bir işi yapmam.
madem o zaman git genel cerrahi hemşiresi ol yeni doğanda ne işin var.
iki hafif vurmayla, ittirmeyle nasıl engelli kalıyor onu anlayamadım.
0
my fault
(22.01.26)
doğum yaptıktan sonra bebeğimi alıp götürmüşlerdi hemşireler, nedense yanımda uyumuyordu hemşirelerin yanında duruyordu diğer bebeklerle (yani neden bunu yapıyorlar biri açıklayabilir mi?). mırın kırın etmiştim o sırada çocuğunu görmeye gelen eski eş de beni huysuzlukla suçlayıp defolup gitmişti. sinirlendim gece gece. gayet de haklıymışım işte kaçıncı örneğini görüyoruz.
0
deartheodosia
(22.01.26)
Birkaç ay öncenin haberi aslında bu. Olay üniversite hastanesinde oluyor. Bebek sağlıklı doğuyor. Bir hemşire bebeği hareketsiz buluyor. Sonra bacağında morluklar görüyor. Hastane
aileye bebeğin engelli doğduğunu söylüyor. Hastane yönetimi o arada olayı araştırmış, soruşturma başlatılmış. Aileye haber vermemişler. Aradan 3 yıl geçmiş, aileye tebligat gelmiş. Davadan ve bebeklerinin şiddet sonucu engelli kaldığından bu şekilde haberleri olmuş.

Bir özel hastaneden beklenen hareketler bunlar. Üniversite hastanesi bunu yapıyorsa...
Çocuk sahibi olmama kararım perçinlendi.
+1
gnosis
(22.01.26)
yoğun bakıma istediğiniz gibi girip çıkamıyorsunuz anne baba olarak. hatta emziremiyorsunuz bile. süt sağıp götürüyorsunuz vs. bebek toparlanınca belli saatlerde girip temas edebiliyorsunuz. yani bebeğim yoğun bakımda, 24 saat yanında durayım diyemiyorsunuz. zaten benim de başıma gelse bu hemşireler bebeğimi döver mi düşünmezdim ki. insanın aklına gelmez.
0
elorelia
(23.01.26)
(6)

ATM nakit çekme limiti ne kadar

egerbiryolcu
İnternetten baktım garanti bankasında daha az bir miktar yazıyordu ama 25 bin cekebildim ücret aldı mı onu hatırlamıyorum Yapı kredi ve iş bankasında limit ne kadar en fazla?
İnternetten baktım garanti bankasında daha az bir miktar yazıyordu ama 25 bin cekebildim ücret aldı mı onu hatırlamıyorum
Yapı kredi ve iş bankasında limit ne kadar en fazla?
0
egerbiryolcu
(22.01.26)
İş bankası 15.000
0
etna
(22.01.26)
İş bankası 20.000

daha salı günü 20.000 çektim.
0
put it in your appropriate place
(22.01.26)
kartlı işlem ve qr kodlu işlem limitleri ayrı oluyor.
ikisini kullanarak daha yüksek miktar çekilebilir.
0
my fault
(22.01.26)
kartla 20 ilaveten qr ile de 15 toplamda 35'e izin veriyor garanti.
yetmediği durumlarda enpara'ya atıyorum. onun da günlük 50 limiti var.
0
lazpalle
(22.01.26)
ben iş'ten de garanti'den de 30bin lira çekebiliyorum
0
co2s2
(23.01.26)
banka icindeki atmden fazla cekebiliyorsun,
akbank gibi.
0
designer
(23.01.26)
(18)

yiyecek satılan dükkana evcil hayvan sokulması hijyenik mi sizce?

michael harddd
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
0
michael harddd
(22.01.26)
Üretim kısmında veya tezgah üstünde gezmedikçe sorun yok
+2
my fault
(22.01.26)
üretimde gezinmediği sürece ok bence de, aksine mutlu olurum gördükçe
+2
mor oje
(22.01.26)
İnsanlar bu konuya takıldıkları kadar pis insanlara takılmıyor mesela. Kaç tane iş yeri bu sebeple mühürleniyor. İçerisi pis, temizlik yüzü görmemiş. Çalışanlar eldiven, bone, maske takmıyor. Müşteriler eldiven takmadan ekmekleri tek tek sıkarak, dokunarak seçiyor. Maske takmıyor, öksürüğü ve tıksırığı her yerde ama kedi ve köpek olmaz.

Özellikle hayvan dostu yerlerden alış veriş yapıyorum. Şu soğukta dışarıdaki hayvanı işletmesine alan yerleri tercih ediyorum, sokağa kovalayanlari değil.
+4
rock n roll
(22.01.26)
Değil.
-2
arbre
(22.01.26)
değil tabii ki. hele bazı mekanlarda hayvanlar koltukların üstüne falan çıkıyor, sonra bir bakıyorsun ki koltuğun üstü full tüy.
+1
bobinhoo
(22.01.26)
hijyenik değil.
0
inheritance
(22.01.26)
bence değil, hatta köpek ayrıca tedirgin eder. köpek var köpek var, hadi köpek köpektir de bizim insanımızın çoğu aptal olduğu için güvensizlik ortamı oluşur bende.
0
Improbable
(22.01.26)
Hijyenik değil .

Hayvanları sevmek başka bir yerden sonra artık insanların, çocukların yerine geçmesi ve onların yerini ailenin bir üyesi olarak alması başka konu.
Bu gittikçe dozu artan etkileşimin sınırı nedir, neresidir diye düşünmek lazım.
İncelendiğinde konu sadece hayvanseverlikle kalmıyor olayın çeşitli ideolojik inanç boyutuna varan yönü de var.
+2
diyecevaplandı
(22.01.26)
Sokak hayvanlarına açık işletmeleri tercih ederim.
+1
auroraaurora
(22.01.26)
sokulmaz, hijyenik değil.
kedi, köpek kendini kaşırken bir sürü tüy havada uçuşuyor, sağa sola sürtünüyor. içeride kedi olan dükkanlardan zorunlu olmadıkça alışveriş yapmıyorum.
+2
duyuruuser
(22.01.26)
Tuvaletten çıkarken elini yıkamayan insanlarla bir arada yaşıyoruz onların dokunduğu kapı kollarına falan dokunuyoruz, bence bu insanlar hijyen açısından daha riskli kediler falan en azından kendi kendini temizliyor pis hissettiğinde.
+3
kizil karga
(22.01.26)
açık alanda bi kafede vs görsem sorun etmem ama fırın gibi küçük dükkanlar için bence hijyenik değil. çünkü aniden kaşınmaya veya silkelenmeye başlarlarsa feci derecede kıl tüy yayarlar.

fırında hayvan görmek istememek : hayvan düşmanı olmak
bana bu çok mantıksız geliyor. hayvan düşmanı değilim. evde kedim var. kedimin ucundan yaladığı yoğurdu filan yemeye devam ederim. ama başkasının köpeğinin kılının düştüğü ekmeği yemek istememem gayet normal bence.

insanlar daha pis diyenler için
işletme pis ise zaten ordan alışveriş yapmam. alışveriş yapıyorsam temiz olduğunu varsayarım. bilmediğim şey beni üzmez diyor olabilirim. ama hayvanın pisliğini anlık olarak görüp rahatsız olabilirim. insan pisliği okey, hayvan pisliği hayır filan demiyoruz ki.

çocuğum var. çocuk kabul etmeyen işletmeler, oteller, düğünler vs aşırı normal bence. gayet anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum çoğu açıdan. ama yani çocuğun bile yasaklanabildiği durumlar varken, hayır hayvanımızla 7/24 her yerde olmalıyız!!! şeklinde bi dayatma aşırı saçma geliyor.
+6
elorelia
(22.01.26)
fırın gibi hele gıdanın yarı açık olduğu yerlere alınmamalı, olay pislik hayvanın pis olup olmaması değil. yani tüyleri uçuyor bu tüyler pis olmayabilir, bir çoğu söylendiği gibi insanların bir kısmında çok çok daha temizdir ama sonuçta aldığınız ekmekte tüy kıl görmek istemeyiz. bu yüzden bence hijyenik değil,
+1
atom karincanin torunu
(22.01.26)
Ayakkabısını çıkarıp çorapla tezgahın üzerine çıkıp ampul değiştirmeye kalksa fırıncıya tepki gösterecek insanların, tezgahta dolaşan sokak kedisini hoş görmesi, buna da, bazı insanların daha pis olması durumunu gerekçe göstermesi akıl tutulmasından başka bir şey değildir
diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.01.26)
Aynen abi fırıncını ekmeği hazırlarken elini sikine taşağına götürmediğini falan düşünenler de var mesela bemce asıl alıklar fırıncının hijyene çok dikkat ettiğini düşünen kerizler aslında, fırının önü süper ama bir de aşağı kata inin bakalım kediye gelene kadar neler oluyor orada :)
-1
kizil karga
(22.01.26)
yiyecek içecek olan hiç bir ortamda kedi-köpeği hiç bir şekilde hijyenik bulmuyorum. aynı şekilde yemek yediğim restoranda vb. de kedi-köpek görünce beni hem hijyen, hem köpek fobisi hem de kedilerin sürekli masadaki yemeğe atlamaya çalışması açısından çok tedirgin ediyor, yediğimden de hiç bir şey anlamıyorum o tedirginlikten dolayı.
+1
Phoebe
(22.01.26)
2 tane köpeğim var. Ben uygun görmüyorum.
Hayvan tüyü havada uçan bir şey.Bunu her hayvan sahibi bilir.
Üstü açık ve yemeye hazır satılan ürünlerin olduğu yerde hayvanların işi yok.
+4
sucvecezve
(22.01.26)
Hindistan birdenbire oluşmadı. Çok düşünmeye gerek yok. Kedi bir nebze ama köpekle girilmesi hiç de hijyenik değil.

Bu hijyen konularında herşey yavaş yavaş ilerliyor. İnsan kokuya da, mikroplara da zamanla alışabiliyor. Bu yüzden kabul görmüş sınırlar önemli.
-1
hebanon
(22.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(17)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-2
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
sipariş kolaylığı ve hızından dolayı pınar alıyoruz.
0
eileengray
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(7)

Gss primi ve sigortali olmak

baldur2
Ikametgahim yurtdisindaydi ama turkiye'ye tasiyacagim. 25 yas ustu erkek ve issizim. Saglik sigortam olacak mi yoksa gss primini mi odemem gerek hemen?
Ikametgahim yurtdisindaydi ama turkiye'ye tasiyacagim. 25 yas ustu erkek ve issizim. Saglik sigortam olacak mi yoksa gss primini mi odemem gerek hemen?
0
baldur2
(14.01.26)
Gelir beyan edip her ay gss için prim ödemen gerekecek
Eger ödemezsen acil servis hariç hiç bir hastane bakmaz
-2
limonlu eksi
(14.01.26)
Ne kadar rahat yanlış bilgi veriyorsunuz.

Gss borcu olsa bile hastanelerin tüm polikliniklerinde sadece katılım payı ödeyerek muayene olabilirsiniz. Geçen sene 40 lira cıvarı bir şeydi. Yapılacak tahlil ve tetkikleride kapsar sadece ilaçları ücretli alırsınız.
Hatta ücret ödemeden ameliyat dahi olunabildiği söyleniyor. Ama kesin bir bilgi yok.
Hatta fizik tedavi uygulamasında kapsıyor.
Muhtemelen ikametgahınızı Türkiye'ye taşıyınca gss otomatik başlayacaktır. Her ay 1900 lira gss primi işlemeye başlar. İsterseniz ödersiniz.

Eğer adreste oturanların toplam geliri kişi başı asgari ücretin üçte birinden azsa gelir testine başvurulur o zaman gss primleri devlet tarafından karşılanır.
0
my fault
(14.01.26)
rızan dışında sigortalı olacaksın, çıkma hakkın olmayacak ve prim ödememen durumunda sigortan çalışmayacak. ayrıca ödenmeyen primler için faiz ve haciz yapabilecekler.
katkı payı ile hastaneden faydalanılabilirliği sadece cumhurbaşkanlığı kararnamesinin her sene yapıldığı gibi uzatılmasıyla mümkün.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.01.26)
gelir testi yaptırıp uygunsan gss ödemeyebilirsin.
-1
jelly bear
(14.01.26)
yaklaşık 25 bin tl borcum var daha dün hastaneye gidip 20 tl'ye muayene oldum.
+1
nothing in my way
(14.01.26)
aslında @limonlu eksi haklı ama her yılın başında cumhurbaşkanı kararname çıkarıyor bağkur ve gss borcu olanlar da hizmetten yararlanabilir şeklinde.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
İşsizim ve gss prim borcum var. Devlet hastanesi, üniversite hastanesi geçen senem hastanede hastalıklarla geçti muayene olmadığım poliklinik kalmadı üstüne ameliyat oldum. Yani sözün kısası ufak bir ücret ödeyerek muayene, tedavi olabilirsiniz. Acil dışında bakılmaz diye bir şey yok.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.01.26)
(9)

Gece kombiyi kapatıyor musunuz

condom kurşunu
Yoğuşmalı kombi lokasyon istanbul
Yoğuşmalı kombi lokasyon istanbul
0
condom kurşunu
(04.01.26)
Kapatmıyorum/ derecesini düşürüyorum
0
fildirfildir
(04.01.26)
Gündüz termostat 21,5’a ayarlı, gece 20,5.
0
orient blue
(04.01.26)
Kapatmıyorum. Benimkinde yaz modu diye bir fonksiyon var kısığın da kısığı gibi, soğuk kırılsın diye onu açık bırakıyorum.
0
koskoca kirpi
(04.01.26)
asıl geceleri donuyorum, neden kapatayım?

kombimi yaz mevsimi hariç kapatmam. zenginlikten değil. milletin sigaraya alkole verdiği parayı (ikisini de kullanmıyorum) evimde sıcak oturmak için veriyorum. çok pahalı ama kendime bu harcamayı gerekli görüyorum.
+4
art cat chocolate
(04.01.26)
açmadık ki kapatalım
üst ve alt komşular sağ olsun kombiyi 7/24 yakıyorlar. bizim evde 23 derece.
-4
my fault
(04.01.26)
hayır ama kısmayı tercih ediyorum.

gün içinde farklı saatlerde kombiyi yükseltip alçaltıyorum.
otomatik termostat olsa rahat ederdim ama almaya uğraşmadım.
0
biseysorcaktim
(04.01.26)
Çocuk üstünü açıyor arttırıyorum ben
0
basond
(04.01.26)
yoğuşmalı kombi buderus.
kablosuz termostat.
20 dereceye ayarlı.
sabit tutmak için devreye giriyor.
belki 5 senedir hiç kapanmamıştır 2 haftalık tatillere bir yerlere gitmediysem.
cluj-napoca adres.
dışarıda kar var.
gece -10'lara kadar iniyor bu aralar.
0
rain when i die
(04.01.26)
Ev havalandıktan sonra bir miktar yükseltip sonra sabit bir dereceye çekiyoruz hep öyle kalıyor. Aç kapa yapmıyoruz.
0
mutekebbir
(04.01.26)
(18)

Hayatımızdaki Boxer Adeti

parcaliham
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
Erkeğim. Dolabımı düzenlerken gözüm boxerlara takıldı. Saydım, tam 32 adet. Fazla geldi bana. Erkeklere sormak istedim; tahminen ortalama kaç boxerınız vardır? Hiç saydınız mı?
-1
parcaliham
(31.12.25)
Saymadım ama çamaşır askılığını ve çamaşır yıkadığımda dolaptaki temizlerin durumunu düşünüyorum da muhtemelen 25-30 civarıdır diye tahmin ediyorum.

“Kesin sevişmem donu” sayım bundan daha azdır ama bu sayıya dahil değil.

Çabuk eskiyen ve belki de diğer giysilerden daha sık değişen bişey. Yer de kaplamıyor. “Fazla boxer” bence şöyle 100 taneye falan yakındır herhalde.
+1
lazor
(31.12.25)
sifir boxer, alismadik gotte durmuyor.
slip doncuyuz, 25-30 donum vardir.
-7
cooperr
(31.12.25)
Benim de bu civarda vardır, saymadım. Çorabım da çoktur. Her gün değiştirdiğim ve çok sık yıkadığım çamaşırların sayıca az olmasındansa çok olması gerektiğini düşünüyorum. Bir de bunlar çabuk yıpranan şeyler, yıpranan çöpe gittiği için çok olmasında sakınca yok.
0
10551037
(31.12.25)
tam denk geldi. 40-50 tane diye biliyordum. dün m&s'da indirim varmış, 25 tane daha aldım. sonra hepsini saydım. 66 tane var. hepsi aynı boxer bu arada.
0
gabe h coud
(31.12.25)
8
0
mikahakkinen
(31.12.25)
50+
0
ground
(31.12.25)
20 küsür boxer, bir o kadar da çorap vardır.
0
inheritance
(31.12.25)
30-40 civarı.
0
kumandanim
(31.12.25)
20 civarı
0
mirty
(31.12.25)
Çokmuş. En çok 10.
0
arbre
(31.12.25)
Ben 10 tane aynı tip alıyorum, evdekileri atıyorum, bi tanesi eskimeye başlayınca hepsini atıp yine 10 tane alıyorum. Rahat yetiyor bu sayı.
+1
antihero
(31.12.25)
bir çamaşır makinesi çalıştırma döngüsünde kullanacağım adet + 1 (yedek) kadar.
0
plastic_angel
(31.12.25)
15 seviyesini muhafaza ediyorum ben. 15-20 arasında dolaşır.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
15 civarı, 8-10 u devamlı giydiğim geri kalanı sıfır. giydiklerim eskirse yenileri rotasyona ekleyip eskiyenleri atarım.
+1
my fault
(31.12.25)
Çok var erkek adam donuna ve çorabına dikkat etmeli.
0
kizil karga
(31.12.25)
25-30 boxerı olanlar ne yapıyor merak ediyorum ya da ayda 1 mi çamaşır makinesi çalıştırıyor :)

10-12 adet var fazlasıyla yetiyor
-1
Mcfly
(31.12.25)
ben yırtıldıkça yeni bir seri alıyorum. az ve öz alıyorum. totalde 12-15 arası var ve fifo'ya göre diziyorum. son yıkananları hep en alta koyuyorum.
0
elektr10
(31.12.25)
saymadım.
20-30 arasıydı ama azaldı sanırım.
paketi açılmamışlar da vardı.

@mcfly ayda bir çamaşır makinesi açmıyorum ama ayda bir makine çalıştırmam gerekirse diye o sayıyı tutturuyordum. bir ara mutluydum ve asker atleti ile don aldım türlü türlü.

finansal durumum iyi oldukça don ve çorap alıyorum. fakirleşmem ile don sayımın azalması paralel ilerliyor. bu da ilginç bir fenomen.

bu arada cidden böyle bir ekonomik gösterge varmış. kedi adıma ben bunu doğruluyorum.
www.dgmusavirlik.com
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(17)

Suclularin irk istatistigi

die fetten jahre sind vorbei
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(27.12.25)
%90 kürt
-4
runaway
(27.12.25)
Eğitim seviyesi, eğitimin kalitesi, kaybedecek neyim var kafası yaratacak kadar gelecek kaygısı gibi hususları gözardı edip ırka yönelirsen çok yanlış yerlere gidersin.

İyi bir eğitim verip belirli bir yaşa geldiğinde iyi bir işe yerleştirirsen, ailelere yetiştirebileceği kadar çocuk yapma bilinci aşılarsan, toplum içindeki gelir adaletsizliğini yok edip, tüm kamu hizmetlerinin adil dağılımını sağlarsan suça elilimli ırk kalmaz.
Bazı ırkların yoğun yaşadığı bölgelere devlet hep sopa için gidiyorsa, hizmet için gidenler asaletim tasdik edilsin de kaçayım diyen yeniyetme memurlarsa, eski olanlar o bölgede hizmeti sürgün yeri görüyorsa, o bölgeden çıkıp okumak çok da öyle kolay bişey değilse, o ırkı suça eğilimli diye suçlamak, geniş açılı düşünememektir.
0
Mirket
(27.12.25)
paylaştığım dakikadan itibaren duyabilirsin

youtu.be
+5
yurtsuz john
(27.12.25)
2021 tarihli Konda araştırması var. Ne kadar doğru ve güvenilir tartışılır: "Gözaltına alınanların yüzde 58’ini Türkler, yüzde 35’ini Kürtler, yüzde 7’sini ise Arap, Zaza ve diğer etnik kökenler oluşturuyor. Tutuklananların etnik kökenlerine bakıldığında ise yüzde 47’sini Türklerin yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturduğunu görüyoruz. Kürtlerin, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sini oluşturduğunu göz önüne aldığımızda daha önce gözaltına alınanların yüzde 35’ini, tutuklananların ise yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturması yüksek bir oran olarak dikkat çekiyor."
www.ihd.org.tr
Hükümlü istatistiği yok:(
+2
gnosis
(27.12.25)
Irkçıların gerizekalı olması +1 demeye geldim
-9
suicides underground
(27.12.25)
Irk ile değil sosyo kültürel seviye ile orantılı bir yüzde vardır. Ama bu resmi olarak yapılamaz. Levantenlerin suç oranı çok ama çok düşüktür mesela. İranlılarında suç oranı düşüktür. Ermeni asıllıların da düşüktür. Çünkü hepsi iş güç sahibi malı mülkü eğitimi olan kişiler. Kürtlerin suç oranı yüksek olabilir. Ama bu ırkla ilgili değil de doğu ve güneydoğu insanının yeterli eğitim alamaması, ülkenin kaynaklarından eşit olarak yararlanamaması nedeniyle ekonomik olarak da düşük seviyede olmaları ike ilgilidir.
Not: evet canım senin tanıdığın bir kürdün sahilde diskosu plajı falan vardır ve çok zengindir. Ben başka bir şey diyorum.
+4
ground
(27.12.25)
türk nüfusu fazla olduğu için türk oranı tabi ki fazla çıkacaktır. onun yerine etnik kökenlerin kendi içinde suça yatkınlık ve suç işleme oranına bakmak daha doğru olacaktık.
+6
my fault
(27.12.25)
cerkez, manav ve kurt karisimiyim. ismime bakarsan turkcuyum.
kagit ustunde sunni musluman gozukuyorum
benim icin turkiye sinirlarin icinde dogan herkes yurttas.
yurttaslik diye birsey var yaw. ayni meridyende dogma.
tahminim anadolunun cogunda zaten bu karisim var.
simdi bu guruh, suc isleyince ne oluyor, hangi gruba girecek?

birakin bu isleri devlet su isleri..
-2
cooperr
(27.12.25)
merhaba. verilen cevaplara bakınca konunun ırkçılıkla bağdaştırıldığını görüyorum. oysa çok basit istatistiki bir veri sormuşsunuz. bunun sorulması bile ırkçılıktır diyorsanız, içeride ben kürdüm diyen insanlara kafadan tersine ırkçılık yapıyorsunuz. dünyanın en basit sorusu, içeride yatan insanlara sen kimsin diye sorulduğunda adım bu soyadım bu ben şuyum (türküm/kürtüm...) vs gibi basit bir cevap verecektir. bunun sorulması neden ırkçılık, sen kişinin kendisini ifade etmesinin önüne geçiyorsun.

verilen istatistiksel rakamlara göre aydın en yüksek il. açık açık türk nefreti, düşmanımın düşmanı dostumdur bakıs açısıyla kürtlere sempatiyle yaklaşan sevan nişanyan ın cezaevi anılarını dinlerseniz bile neredeyse tüm koğuş kürttü dediğini duyarsınız (aydın da benim bildiğim üç farklı cezaevinde yattı). kendisi bu durumu ege de mafyatik kürtleşmeye bağlıyor. bırakacağım linklerden eğitim durumuna göre tutuklu sayısı vb gibi istatistiklere bakıp kendi çıkarımlarınızı yapabilirsiniz.

adlisicil.adalet.gov.tr

cte.adalet.gov.tr

kürtler cevabını duymak istemeyen arkadaşların arkasına sığınabileceği bir terim olan "sosyoekonomik" batıda suç oranlarının yüksek olduğu şehirlerin yoğun göc alan şehirler olduğu gerçeğini değiştirmez. sosyoekonomik teriminin yerine sosyokültürel terimi üzerine kurulabilecek bir tez coğrafi dağılımda kürt/türk dengesini açıklayacaktır.
+3
libertine
(27.12.25)
yumurta mi tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar sorusu bu.

turkiye de ya da amerika da bazı irklar suc islemeye daha megilli ise acaba bu ırkları yüzünden mi ya da ırkları yüzünden maruz kaldıkları ekonomik yapıdan dolayı yeterli eğitime ulaşamayıp suca yönelmelerinden mi ?

amerika da siyahiler suca daha yatkin gorunuyorlar ama 1950 kadar adamların otobus durağı bile farklıydı, adamları kole gibi kullandıktan sonra simdi bu kisilerin bir anda beyazlar ile ayni ekonomik yapıya gelmesini bekleyebilir miyiz ?

turkiye de Kürtler suca daha yatkin dururlar ama simdi dogu ile diğer bölgeler ayni sosyoekonomik yapıya sahip mi ?

ya da ayni sosyoekonomik yapıya sahip insanların hepsi de suca karismiyor ki ?

dogdugun ev kaderindir = )
-4
oscar
(28.12.25)
Aciklamazlar
+3
osssy
(28.12.25)
Bakanlık bu konu hariç her konuda istatistik tutuyor. Ardef formunda her soru var ama ırkla alakalı bir sekme yok. Ancak uyapta her hükümlü tutuklu kayıtlı. Doğum yeri olarak ayrıştırıp ortalama çıkarılabilir. Ama dünyaya da böyledir, azınlık gruplarda suç işleme eğilimi vardır. Suç işlemenin ırktan çok, çevre ve ekonomiyle alakası var.
+1
mikahakkinen
(28.12.25)
Bu konuda herkesin bildiği gerçekleri kimse kalkıp da ortaya koyamaz. Zira devletin kayıtlarında yalnızca vatandaşlık bilgimiz var, ırklarımız değil. İçerideki insanlara tek tek beyanlarını da soramayız tabii. Belki cezaevleri seçim sandıklarının sonuçlarından bir fikir çıkarılabilir bilemem; x.com

İstatistikler var mıdır, varsa ne diyorlar bilemem ama verilen cevaplar arasında teorik açıdan takıldığım yerler var.

Yıl olmuş 3500 hala daha ırk-suç bağlantısını inkar etmeye çalışan saçma tipler kendilerini ciddiye alıp konuşuyor. Kişinin içinde yetiştiği çevre ve kültür çeşitli suçları normal sayıyorsa, o kişinin de o suçlara yatkın olacağı açıktır. Buna da türlü çeşitli masallarla bahaneler uydurulabilir ama ırkın suça yatkınlıkla bağlantısı açıktır.

Bir ırk hayal edelim ki her türlü pislik her türlü ahlaksızlık bunların kültürünce normal kabul edilsin. Bunların soyundan gelen bir bebek daha bunlara hiç maruz kalmadan, insana benzeyen, ahlaki değerleri olan, normal insanlardan kurulu bir ailenin elinde büyüse, ileride suça bulaşma ihtimali çok daha düşük olur mu olmaz mı?

Sosyo ekonomik zart zurt falan diye kimsenin kültüründeki insanlığındaki sorunların kabahatini başkasına atmaya çalışıp daha da gülünç olmayın.
+1
lazor
(29.12.25)
x.com

bilimsel açıklaması: x.com
0
Hallegadola
(29.12.25)
Cezaevi oy oranları da gerçeği tam olarak yansıtmıyor çünkü kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar oy kullanamıyorlar. Oy verme hakkı olanlar tutuklular ve taksirli suçtan hükümlü olanlar.
0
gnosis
(29.12.25)
tamam işte kasıtlı suç işleyenler de oy kullansa hdp oyu daha yüksek çıkardı
+2
Hallegadola
(29.12.25)
@Hallegadola Dolaylı çıkarımlar yapılabilir. Tutuklular arasında HDP'ye oy verenler çoğunluktaysa kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar arasında da HDP seçmeni çoğunluktadır gibi.
0
gnosis
(29.12.25)
(9)

Kart aidati olmayan kart onerisi

narod
Var mi tavsiyeniz?
Var mi tavsiyeniz?
0
narod
(25.12.25)
-enpara
-garanti bonus flexi
-denizbank sade kart (tam ismine bakarsınız, basic bir kartı var, o işte)
0
kojonotsuki
(25.12.25)
teb sade kart
0
my fault
(25.12.25)
garanti aidatsız karta(bonus flexi) en çok kampanya veren benim kullandıklarımdan. aidatlı akbank platinumdan daha çok puan kazandırıyor takip edersen. bu arada akbank da genelde aidat kesilince ararsan kartı kapatmama sözüne karşılık aidatı iade ediyor. enpara fatura ödemeleri vs. için iyi komisyonsuz ödeme yapıyorsun. diğer bankalarda hesaptan değil de karttan ödeme yaparken ek masraf çıkıyor. eft/fast için de işlem ücreti olmadığından genelde ben para girişlerini enparaya yapıp ihtiyaca göre diğer bankalardaki hesaplara atıyorum.

garanti <3 ben diyorum, en yüksek limiti veren de garanti oldu bana. bu ay şuana kadar 3450 oldu kazandığım bonus 31 aralığa kadar 3.8k daha harcarsam 1250 daha kazanacağım.

ağırlıklı olarak migrostan alışveriş yapmamın etkisi var ama. hem migrosa özel kampanyalar var hem market kampanyaları vs. migros özel kampanyaları olmasa ve migrosta garanti posu olmasa bu puanların çoğu olmazdı.

akbank kampanyalar için illaki benim bankamın posu olacak diye ayrım yapmıyor, garanti genelde(her kampanya için değil ama çoğunda) kendi posunu istiyor.
akbank puanlarını uygulamadan herhangi bi harcamanda kullanabiliyorsun garanti illaki garanti posu istiyor puan harcamak için de. ama garanti posu büyük işletmelerde yaygın olduğundan sıkıntı etmiyorum. shell'de migros'ta hepsiburada'da vs. geçerli bonuslar.

bu ay mesela migrosta 4 kez 2500tl üzeri harcamaya 1000, migrosta 10000'e 1000 ve troy karta market alışverişinde 1000 tl bonusa kadar 10% kampanyaları yaptı. diğer market kampanyalarıyla aynı anda da sayıyor 5000'e 250, 1500'e 100vs. kampanyalar var market için.

@kojonotsuki denizdeki aidatsız net kart, sade teb'inki.
0
konetsu
(25.12.25)
Her bankanin bddk geregi aidatsiz karti olmak zorunda. Basvururken soylemeniz gerekli ama bankalar bu karti genelde troy gonderiyor. Ben sahsen bonus flexi kullaniyorum.
0
kirlipam
(25.12.25)
Neredeyse Her bankanın aidatsız kartı oluyor.
Özellikle ve ısrarla talep etmeniz halinde verirler ama. Bir de banka hesabında önemli bir miktar varsa seni kaybetmemek için sana özel bile aidat kaldırabilirler. Hiçbir şey demezsen default aidat ücretli olan kart verilir.
0
ezkaza
(25.12.25)
Bankaların hepsi aidatsız kart seçeneği sunmak zorunda. Aidatsız kartlarda puan vb. çok azdır. Taksitli alışverişlerde işe yarar. World, bonus, maximum, paraf.. bu kartlarla çalışan bankalar belli zaten.
0
yankee jumping
(26.12.25)
enpara bi bka yaramıyor.
world eko ve axess free aidatlı kartların dahil olduğu hemen hemen her kampanyaya dahil yıllardır aktif kullanıyorum tavsiye ederim.

bonus flexi'yi de beğenen çok bu arada.
0
bay b
(26.12.25)
iş bankası, yapı kredi, ve vakıfbank kullanıyorum. vakıfbank maaş kartım fakat diğer 2 banka yaklaşık 10 senedir benden aidatı kesiyor, ben de bir telefon ediyorum ve aidat parasını geri yatırıyorlar.

aidatsız kartlar genelde taksit konusunda pek başarılı olmuyor. eğer çalışıyorsanız maaş bankanızdan aidatsız kredi kartı çıkarmanızı, çalışmıyorsanız da bir tane aidatlı kredi kartı belirleyip, o kartı düzenli olarak kullanmanızı öneririm. zaten 1-2 yıldan sonra belli bir hacme ulaşmanız halinde banka aidatı sizden kesmeyecektir.
0
denizgonen
(26.12.25)
Enpara, Garanti, Denizbank gibi bir çok bankanın aidatsız ve avantajlı kartları var detaylı bir şekilde inceleyebilirsin
0
ihsanlı
(26.12.25)
(4)

Yeni ev alıp kiracıyı tahliye etme Anadolu yakası avukat

kimsesiz genc boga
Bir ev alıyoruz içinde kiracı var.Kiracıya ihtiyaçtan tahliye ve kira değerleme davası açmak istiyorum. Bu konuda profesyonel daha önce çalıştığınız bir avukat öneriniz mevcut mudur Bu işler yaklaşık ne kadar bütçe ile çözülür
Bir ev alıyoruz içinde kiracı var.

Kiracıya ihtiyaçtan tahliye ve kira değerleme davası açmak istiyorum.

Bu konuda profesyonel daha önce çalıştığınız bir avukat öneriniz mevcut mudur

Bu işler yaklaşık ne kadar bütçe ile çözülür
-2
kimsesiz genc boga
(25.12.25)
ihtiyaçtan tahliye ve kira değerlemeyi aynı anda açarsanız muhtemelen ilk sorgulanacak şey sizin eve mi ihtiyacınız var, kiraya mı?

İhtiyaçtan tahliye açtığınızda kiracı avukatı uyanıksa süreci uzatmaya oynar. Çünkü o düşük kirayla ne kadar uzun oturursa o kadar iyidir. Bu arada aynı anda kira değerleme de açarsanız zaten sizin samimiyetiniz sorgulanır çünkü ihtiyaçtan tahliyede ilk bakılan şey bu ihtiyaç samimi mi?

Kira değerleme de biraz süre alır.

Kiracıyla anlaşma şansınız yok mu?
0
anten
(25.12.25)
hem ihtiyaç nedeni ile tahliye hem de kira tespit (artırma amaçlı) dava gayet aynı anda açılabilir. bunun birbirine zararı olmadığı gibi yeni malikleri genel olarak 2 davayı da aynı anda açarlar. çünkü tahliye işi uzun bir süreç (3-4 yıl) sürebiliyor. bu süre zarfında kuşa çevrilmiş bir kira alacağı ile uğraşmak yerine dava açılış tarihinden itibaren geçerli olacak bir kira tespit davası açmak yeni malikin yararınadır. özet. her iki dava aynı zamanda açılabilir hiç bir sorun olmaz. biri elma diğeri armuttur çünkü.
+4
ground
(25.12.25)
2 ay önce şirket avukatımla benzer bir konuyu görüştüm. bana tavsiyesi kiracının suyuna gitmek en iyisi. mahkeme yolunda bile en az 2-3 sene oturabilir o dairede.

ha ben insan gibi derdimi anlattım, bir güzel kafede çay ısmarladım, evi satmak ancak alıcının kiracılı evi almayacağını belirttim. taşınma masraflarına yardımcı oldum. kendisi kısa sürede çıktı.
0
galahad reloaded
(25.12.25)
mahkeme açma zamanlarına dikkat edin.
satın aldıktan itibaren 1 ay içinde kiracıya durumu noter kanalıyla yazılı olarak bildirmelisiniz. ancak öyle 6 ay sonra ihtiyaç sebebiyle dava açabilirsiniz. o da en az 1-2 yıl sürür.
kira değerleme davasınıda yeni kira dönemi başlangıcından en az 30 gün önce bildirip öyle açmalısınız. o da 5yıl dolduysa.

hiç kiracılı daireye bulaşmayın veya uygun fiyatlıysa kiracıyla anlaşmaya çalışın. orta bir yol bulup kira, taşınma ücreti teklif edin.
0
my fault
(25.12.25)
(14)

Çocuk yapma konusunda anlaşamayan çift?

bobinhoo
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyoru
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.

Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyorum ama bazı kontrollerde Ayşe'nin çocuk sahibi olma ihtimalinin düştüğü ortaya çıkmış. Hani doktor çocuk yaptın yaptın bu aralar, sonra yapamazsın bir daha demiş.

Doktor böyle deyince de Ayşe çocuk yapalım yoksa bir daha çocuğum olmayacak falan demeye başlamış ve çiftin arasında problem yaratmaya başlamış bu durum.

Düşündük taşındık bir çıkar yol bulamadık. Ya çocuk yapacaklar ki Ali kesinlikle yanaşmıyor, karım bile olsa başkası istiyor diye fedakarlık yapılabilecek bir konu değil bu diyor ve adam mutsuz olacak. Ya yapmayacaklar, ayşe mutsuz olacak hayatı dar edecek Aliye muhtemelen. Ya da boşanacaklar ama o da Ayşeye çok çözüm olmayabilir, boşandın, yeni birini buldun, evlendin derken süresi dolacak muhtemelen.

Sizce bu işin çıkar yolu var mı?

Yaşlar 35e yakın bu arada.
-2
bobinhoo
(24.12.25)
olay baştan hata. evlenmemeleri gerekirdi çünkü ali başta demiş.

bence çıkar yolu yok. ali iyice korunsun.
+3
jelly bear
(24.12.25)
ayrilsinlar, ayse bu esnada yumurta dondursun.
+10
lemmiwinks
(24.12.25)
kadınlarda 35 sonrası evet doğum şansı normal yöntemle düşüyorda sonrasında tüp bebek gibi çözümler var başarı oranlarıda yüksek şimdiden tedavi başlanırsa vs. bu daha çok kişiselleştirilmiş gibi geldi konu.
ayşenin süresi o kadarda kritik değil boşanmak yeni ilişki için, ayşe baya dezavantajlı şu anda başta kabul etmeyecekti +1
+2
eja
(24.12.25)
Boşansınlar ve ayşe bir an önce kendine uygun birini bulsun. Bu arada yumurtalarını dondursun. yeni bulduğu kişiden çocuk yapabilir. +1

Ben de bi ara kesinlikle çocuk istemiyodum ama dr bana şansın çok azalıyor deseydi hemen çocuk yapardım. çünkü bu şansımın kaybolması beni kahrederdi muhtemelen.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ilişkilerde çözülebilecek sorunlar var çözülemeyecek sorunlar var, bu durum da çözülemeyecek sorunlara örnek olarak verilir hep. çözülebilecek sorunlar uğraştırıyor da çözülemeyecek sorunlarda yapılacak şey basit, ayrılmak.
bol şanslar diliyorum ayşeye
+1
mezzosprite
(24.12.25)
boşansınlar. ben kesinlikle çocuk istemeyen biriyim. eşim eğer isterse benden ayrılıp dilediği kişiyle yapabilir çünkü en başta bunu söyledim. o da ben de istemiyorum, sen ilerde istersen olur istemezsen yapmayız dedi. şimdi istiyorum derse o zaman benden ayrılıp istediğiyle yapsın.
+3
matilda
(24.12.25)
en mantıklı çözüm ayrılmaları olacak. kadınlarda böyle bir durum var. başta onlarda istemiyor, şimdi düşünmüyorum ilerde belki bakarız diyorlar ama gün sonunda ailelerinin dolduruşuna arkadaşlarının gazına gelip çocuk ısrarına başlıyorlar.
daha da ileri gidip oldu bittiye getirmeye çalışanlar var ali olabildiğince korunsun.
+1
my fault
(24.12.25)
ali burada basiretli tüccar gibi davranmış. şartları söylemiş, duruşu sergilemiş. ayşe ufaktan yan çizmeye başlıyor. ali' ye baştan bu şartlar sunulsaydı ali belki de ayşe' ye baştan yol verecekti.

bence ali ayşeyi seviyor, ayşe aliyi seviyorsa çocuk yapmış olmak için çocuk yapmasınlar. önce ali çüküne hakim olsun. sonra bu duruma iyice hazırlansınlar, bakarsın önce koruyucu aile olurlar, sonra evlat edinirler.
0
galahad reloaded
(24.12.25)
Ali tam bir adam gibi adamdır. Sözünün eri, net, kararlı.
Ayşe ise klasik kadın modunda (hiçbir şeye tam karar veremeyen) yuvarlak konuşan, kaypak bir yaklaşım sergilemiş.
Ali suçlu mu? Evet, suçlu. Uçkurunun peşinden gitmiş, tipik erkek refleksiyle Ayşe'yi ortada bırakmış.
Ama bu karar tamamen Ali'nin vereceği bir şey değildi. Ayşe 30'lu yaşlara gelmiş "çirkinleştim, şişmanladım, evde kalacağım" paniğine kapılmış. O korku baskın çıkınca, yıllardır birlikte olduğu Ali'ye yapışıp kalmış.

Çözüm: Ayrılık
+3
plastic_angel
(24.12.25)
iyi de ali baştan söylemiş çocuk istemediğini. boşanmaları en mantıklı seçenek. ayşe yanlış yapmış. madem çocuk yapmak istiyor, çocuk yapmak istemeyen adamla niçin evlenmiş ki.
+1
abelardo
(24.12.25)
Çevremde 2 arkadaşım evlilik düşünmemesine karşın yumurta dondurdu ya istersem diyerek. Kadınlardaki annelik duygusu 2+2 = 4 gibi çalışmıyor. Zaten meyilli imiş şans düşünce istemiş kadın.

Ali de kendi penceresinden haklı. Adam mantık çerçevesinde düşünüyor.

Çare; boşanma + Ayşe’nin yumurta dondurması. Çocuk ufak bir karar değil, es geçilecek bir karar hiç değil.
+1
cilekli pasta
(24.12.25)
çocuğu herhangi bir ebeveyn istemiyorsa bakım işi daha da zorlaşıyor. ben çocuğum olana kadar dünyanın zorluklarını görmemişim. bir baba olarak gerçekten ebeveynliğin zor olduğunu düşünüyorum ki anne için daha zor bir durum bence.

ayrıca artık tüp tedavisi var. olmaz denilen 45 yaşındaki insanların bile çocuğu oluyor. 35 yaşında baba oldum, 35 yaş çoçuk bakımı için çok zor bir yaş.
boşanmak en mantıklısı bu durumda.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
ayşe çocuğu mahmut'tan yaparsa ayşe de mutlu olur, ali de mutlu olur, mahmut da.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
butun olay cocuk uzerine kurgulanmis. cocugu cikarip aralarindaki iliskiyi ele almak lazim. cocuk fikri olmadan dogal haliyle bu iliski yurur mu, ona bakmak lazim.


insanlar birbirini sevince ilk oncelik olarak birlikte yasamak acisindan degerlendirir, cocuk fikri ikincil durtudur.
-1
musicka
(25.12.25)
(7)

Ne zaman aklınıza gelir?

gabe h coud
Sabah karanlık ve ıssız bir yolda arabayla giderken uzun bir süre ne karşı şeritte, ne önümde, ne de arkamda araç göremedim. Millet nerede, niye kimse işe gitmiyorZombie Apocalypse mi var yoksaTruman Show benzeri bir ortamda araçları koymayı mı unuttularSimülasyonda mıyızgibi sorular ne zaman aklını
Sabah karanlık ve ıssız bir yolda arabayla giderken uzun bir süre ne karşı şeritte, ne önümde, ne de arkamda araç göremedim.

Millet nerede, niye kimse işe gitmiyor
Zombie Apocalypse mi var yoksa
Truman Show benzeri bir ortamda araçları koymayı mı unuttular
Simülasyonda mıyız

gibi sorular ne zaman aklınıza gelir? Kaç dk boyunca kimseyi görmezseniz?

Gününüz aydın olsun.
0
gabe h coud
(24.12.25)
yolda kimsenin olmaması garip gelmez, umursamam. ha şaşırırım vayy şanslıyım bugün derim ancak. gideceğim yere vardığımda kimse yoksa bir ne oluyo derim. zombi falan düşünmem de covid gibi bir şey mi oluyor yine ne oluyor derim. belki de savaş falan gibi bir şey mi çıktı derim. sonra ararım yazarım ve kimseye ulaşamazsam o zaman uzaylılar geldi ya da ben öldüm falan diye düşünürüm. sonra bir şey olur ve aniden her şey düzelirse ve kimse de bunun farkında değilse o zaman önce simülasyon olduğunu düşünürüm sonra da şizofren olduğumu.
0
art cat chocolate
(24.12.25)
benim hep aklıma geliyor. distopya/post apocalyptic fantazim var, estetiğini çok seviyorum.
0
lüzumsuz adam
(24.12.25)
sokağa çıkma yasağı mı vardı bugün diye düşünürdüm ve direkt sosyal medya'ya bakardım.
+1
elektr10
(24.12.25)
İstanbul'da 30 saniye,
İstanbul'un köylerinde 90 saniye,
Anadolu'nun uzak köylerinde 600 saniye,
Avrupa'nın ıssız yerlerinde 6 saat,
Amerika'nın ıssız yerlerinde 2 gün (hiç gitmedim)
+1
michael_knight
(24.12.25)
tek akıma gelecek soru acaba çok mu erken çıktım veya saatleri ileri aldıkta benim mi haberim yok olur veya yoksa bugün pazar veya tatil günümü diye sorular gelir.
+1
my fault
(24.12.25)
Bayram zamanı İstanbul’da. Metrolar otobüsler her yer bomboş oluyor. Bazen korkuyorum acaba yanlış bir şey mi yapıyorum diye
0
substituent
(24.12.25)
her sabah şehir değiştirerek sabah 7 karanlığında yola çıkıyorum. bazen anayolda dahi araç olmuyor. yarım saat görmezsem ulan bugün tatil miydi demeye başlıyorum.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
(5)

İlişki Testi ve Çimen Show'a operasyon mu çekildi?

ananiyimioguz
İkisinin de fişinin çekildiğini, birilerinin youtube da bile ne izleyeceğimize karar verdiğini hissediyorum ama ispatlayamıyorum.Hadi mesut süre çapkındı sapıktı diyelim ki... Youtube daki eski videolara kadar neden kaldırıyorsunuz?Ve ne tesadüf, çimen show da neden bitiyor? Platformlar istedi de gi
İkisinin de fişinin çekildiğini, birilerinin youtube da bile ne izleyeceğimize karar verdiğini hissediyorum ama ispatlayamıyorum.

Hadi mesut süre çapkındı sapıktı diyelim ki... Youtube daki eski videolara kadar neden kaldırıyorsunuz?

Ve ne tesadüf, çimen show da neden bitiyor? Platformlar istedi de gitmediler diye mi, öyle modern modern eğlenemezsiniz diye mi... Kim neden uğraştı sizce bunlarla?
0
ananiyimioguz
(23.12.25)
İzleyici olarak kendi yorumum,
Çimen son zamanlarda biraz tekrara düşmeye başlar gibi oldu. Fazlı her zaman işi zirvede bırakmaktan yana olduğunu geçmiş sohbetlerde de bahsetmişti. Keza Meksika Açmazı da bu olaylar olmadan önce yine kendileri son vermişti.

Üstüne bir de Mesut Süre'nin adı geçen bu tarz durumlar olunca zirvede bırakmak daha iyi gibi geldi sanırım. Mesut bu tarz konular ile boğuşurken Çimen'de o kadar desteği olan Mesut'u hiçe sayıp biz devam ediyoruz demek yerine güzel bi şekilde taçlandırmak istediler.

Youtube'da eski videoların silinmesi ise Mesut Süre'nin adı bu olaya karıştığında hiç bir şey belli değilken İlişki Testi'nin yapımcısı direkt Mesut'la ilişiğini kestiğini anında belirtmesi ve sonra yayınları kaldırması garip gelmedi desem yalan olur. Sanki çekememe gibi geldi bu durum biraz da.
+1
c0sh_kun
(23.12.25)
çimen bence izlenmeler düştü diye bitmiştir. kurtarmıyodur.

ilişki testi zaten mesut yüzünden yapımcısı bitirdi
+1
jelly bear
(23.12.25)
Bilgim yok. Ben böyle olduğunu zannettim sadece. Dediğim gibi konu hakkında bilgim yok ben öyle sanıyordum belki de öyle değildir.

Cem, Mesut'a destek vermedi, Fazlı ile bu konuda tartıştılar ve o yüzden Çimen Şov yapmıyorlar, birbirleriyle konuşmuyorlar da.
0
michael_knight
(23.12.25)
bir ilgi arsızının instagramda ortaya attığı iddialarla mesutu karaladılar. sonuçta ortada açılmış bir davada olmadığı söyleniyor. tamamen itibar suikastı oldu.
ilişki testi olayında yapımcının programı bitirmek için çabaladığı biliniyormuş daha ortada bir şey yokken apar topar yayından kaldırıp tüm videoları sildiler.
bu süreçte çimenin bitmesi iyi oldu. yıllarca yanında duran, ona destek olan adama sırtını çeviren cemin de kişiliğini görmüş olduk. ayrıca ilkeri de unutmamak lazım. o da aman bana bir şey olmasın deyip kafasını kuma gömenlerden. hemde mesutun en eski, en yakın arkadaşıyken.

şu anki yaşananlarla baktığımızda eğlence dünyasına, sosyal medyaya yapılan organize bir operasyonun ilk adımları olmuş. aynı dönemde alakalı alakasız bir çok müzisyenede benzer ithamlarda bulunuldu ama gördüğümüz kadarıyla açılmış, sonuçlanmış davalar ortada yok.
biraz gündem değiştirme biraz sopa gösterme olayları dönüyor.
0
my fault
(23.12.25)
İlgisi var mıdır bilmiyorum ama bir süredir Cem İşçiler'in Ayşe Balıbey ile birlikte yaptığı Anlatamadım da devam etmiyor, Cem İşçiler ile ilgili bir durum var sanki.
+1
(23.12.25)
(8)

Kedinize mamasını nereden alıyorsunuz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, kedinizin mamasını nereden alıyorsunuz? Internetten alıyorsanız hangi siteden alıyorsunuz? Orijinal olduğuna nasıl emin oluyorsunuz?Ben gittiğim veterinerden alıyorum. Bugün 2 kg' lik bir mamayi netteki fiyatlardan yüksek fiyata aldım.Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
Merhaba, kedinizin mamasını nereden alıyorsunuz? Internetten alıyorsanız hangi siteden alıyorsunuz? Orijinal olduğuna nasıl emin oluyorsunuz?

Ben gittiğim veterinerden alıyorum. Bugün 2 kg' lik bir mamayi netteki fiyatlardan yüksek fiyata aldım.

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(22.12.25)
amazondan kapıma sipariş veriyorum genelde, satıcısının amazon olmasına dikkat ediyorum
+1
hakmut
(22.12.25)
Amazon +1
+1
kobuzchu kiz
(22.12.25)
genellikle amazon
bunun dışında indirim kodu olan pazaryerlerinde mavi reyon, kuzey pazarlama ilk baktığım satıcılar.
petshop ve veteriner klinikleride eczaneler gibi geçirebildiğine geçirmece.
0
my fault
(22.12.25)
Bizim kedi kısırlaştıktan sonra RC veteriner serisi bir mamaya başladık, internet satışı yok. Normalde sadece vette satılıyor 12 kiloluk olanını alıyoruz 5-6 ay gidiyor. Ama şimdi bir vetle anlaşmalı olan petshop bulduk. Aynı mamayı 1000 tl daha ucuza getirtiyor bize. RC ile görüştük verdiği mama nın orijinal olduğunu teyit ettirdik. Bu bahsettiğim pet shop ist cevizlibağda.

Sizin kedi daha küçük olduğu için kısırlaştırana kadar vetten de alsanız bişey olmaz bu geçici bi süre. Kısırlaştıktan sonra hep aynı mamayı kullanacağınız için direkt 12 kiloluk olanlardan alırsınız ve o zaman uyguna gelir.
0
Sadece soruyorum
(22.12.25)
veterinerlerde falan hep daha pahalı oluyor. alma zamanı geldiğinde akakçede falan aratıp alacağım mama o gün / o an en kampanyalı - ucuz neredeyse oradan alıyorum. bir önce aldığım yer 2-3 ay sonra tekrar aldığımda en ucuz yer olmayabiliyor (günlük / haftalık bir kampanya olmuş olabiliyor). aynı mama, aynı kg için farklı yerlerde kilosuna göre 1000-2000 lira fark olabiliyor o yüzden az çaba büyük getiri - böyle mantıklı geliyor. almadan önce yorumlara kısa bir bakıyorum, açıklamada SKT var mı diye bakıyorum. ama bazen SKT yoksa da alıyorum, en kötü geri yollarım ama hiç başıma gelmedi. en ismi bilinmez tuhaf yerlerden bile sipariş verdim 15 - 20 sene içinde en ucuzu diye, sıkıntı yaşamadım. (sadece kapalı mama alıyorum)

edit: bildigim mama tabii sahte olursa hemen anlarım. huyunu suyunu bilmediğim mamayı ilk emin olduğum bir yerden alırım.
0
robokot
(23.12.25)
veteriner kliniğinden alıyorum ben de. hill's urinary stress metabolic c/d.

denemeleri için farklı mama da vermek istediğimde amazon'dan aldım. açık mama hiç almıyorum. arada bir de schesir marka yaş mama alıyorum. ambalajlarını inceliyorum skt'sine bakıyorum. eskiden schesir'i e vetimizden alıyordum ama artık satmıyor :/
0
art cat chocolate
(23.12.25)
Satıcı kendisi olmak kaydıyla Amazon ve nadiren KolayMama.
0
auroraaurora
(23.12.25)
sahte mama piyasası inanılmaz boyutta hills alıyorum sitesinde yetkili satıcılar yazıyor en çok petlebi ve markamama dan alıyorum fiyatını +-250 tl ye kadar umursamıyorum asla trendyol ve amazondan almam açıkçası
0
eja
(23.12.25)
(6)

vitamin almalık güvenilir web siteri

michael harddd
trendyol ve hepsiburadaki satıcılarda fiyatlar eczaneden çok düşük olduğundan şüpheleniyorum. şu site güvenli diyebileceğiniz yerler var mı?
trendyol ve hepsiburadaki satıcılarda fiyatlar eczaneden çok düşük olduğundan şüpheleniyorum. şu site güvenli diyebileceğiniz yerler var mı?
+1
michael harddd
(21.12.25)
Narecza.com
0
yadigar
(21.12.25)
peki eczanelere niçin güveniyorsun
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum

Abi bu soruyu ciddi mi soruyorsun gerçekten merak ettim.
0
🌸michael harddd
(21.12.25)
amazon, vitaminler.com, ty ve hd deki supplementler satıcısı(vitaminler.com kendisi)
0
my fault
(21.12.25)
kozvit, vitaminler.com. diğer satıcılara güvenilmez. her türlü hile olan bir sektör.
+1
mikahakkinen
(21.12.25)
eczaneler de o platformlardan alım yapıyor şüpheniz olmasın.

@mikahakkinen +1 , bu 2 site de hiç pişman etmedi
0
kondansator
(22.12.25)
(14)

Hangi jiletle tras oluyorsunuz

optimistbakunin
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
0
optimistbakunin
(21.12.25)
Edwin Jagger çift taraflı, jiletleri de bir yada max iki kere kullanıyorum.
Bic marka jiletim var ama onu seyahat vs için aldım sadece. Memnunum.
Gillette vs kullanmayali yıllar oldu bir kere normal jilete başlayınca farki görüyor insan. 11 yıl olmuş.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
@logistics ahahha abi simdi marketten gidip alacagim bir sey yok mu tr icin
0
🌸optimistbakunin
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette al geç
0
arbre
(21.12.25)
Abi o zaman gillette yani zaten marketlerde çok bir marka yok malesef :)
Ama bic ben sevdim aklında olsun. Fiyatı da daha uygun gibi.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
Gillette sensor 3 fiyat performans
0
mephistoo
(21.12.25)
jiletim yok. hiç kullanmadım. elde ne varsa onu kullandım. 3 bıçaklı, random markalı tek bir jilet 3-6 ay arası götürebilir. sürekli kullanımda 2 hafta götürür.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Tek bıçaklı permatiğin önündeki plastik koruyucuyu kırıp kullanıyorum.

İki üç bıçaklıları kullanamıyorum.
0
yurtsuz john
(21.12.25)
BIC Hybrid 3 Flex'i kullanıyorum. İş görüyor.
0
put it in your appropriate place
(21.12.25)
güzel bir yaprak jiletle bol köpükle geleneksel traş en güzeli ama o da çok zaman alıyor.
genelde gillette sensör veya mach3 olanını kullanıyorum. öyle 5 bıçaklı sağa sola hareketli olanları sevmiyorum.
eskiden bir jileti 7-8 kere kullanırdım hala keserdi şimdi 3 ten sonra kesmemeye başlıyor. o yüzden gratiste, migrosta indirim yakaladımmı stokluyorum.
0
my fault
(21.12.25)
Evde Ali Bıyıklı ustura ve yarım jilet kullanıyorum.

Seyahatlerde Rossmann'da satılan Isana 3 bıçaklı kullan at tıraş bıçağı kullanıyorum.
0
yadigar
(21.12.25)
Bazen Gilette Sensör bazen de Philips One Blade. One Blade jilet kadar yakından almadığı için ciltte yarattığı tahriş daha az oluyor, üst üste birkaç gün jiletle tıraş olup yüzümün haşlandığını hissedersem One Blade'e geçiyorum. One Blade'in bıçağını bugüne dek hiç değiştirmedim, Sensör'ün başlıklarını ise üstündeki kayganlaştırıcı şerit düşene kadar kullanıyorum.
+1
huçi kuçi
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette
ayda bir degistiriyorum ucunu.
0
cooperr
(21.12.25)
sensor3/blue3 bu ikisinin kartuşu aynı zaten. hangisinin birim fiyatı ucuza gelirse onu alıp geçiyorum.
eksisozluk.com mach3'e filan da tercih ederim.

safety razor da denedim ama bunlar daha iyi geliyor. kişiden kişiye cildine göre değişiyor işte, normalde mach3 daha pahalı üst model ama benim cildimi mahvediyor.
0
konetsu
(22.12.25)
Gillette Fusion 5
0
liberal
(22.12.25)
(4)

Sağlık ocağında kan vermek

don’t panic
Genel olarak değerlerime bir baktırmak istiyorum. Bunun için aile hekiminden randevu almam gerekiyor mu arkadaşlar? Yoksa elimi kolumu sallayarak gidip “merhaba ben geldim, kan değerlerime bir bakabilir miyiz?” diyebiliyor muyum? Ayrıca magnezyum, çinko vs gibi ekstra değerlere bakılıyor mu? Teşekkü
Genel olarak değerlerime bir baktırmak istiyorum. Bunun için aile hekiminden randevu almam gerekiyor mu arkadaşlar? Yoksa elimi kolumu sallayarak gidip “merhaba ben geldim, kan değerlerime bir bakabilir miyiz?” diyebiliyor muyum?

Ayrıca magnezyum, çinko vs gibi ekstra değerlere bakılıyor mu?

Teşekkür ederim…
0
don’t panic
(21.12.25)
Haftanın belirli günlerinde sabah belirli bir saate kadar kan alınıyor. Tabi Aile hekiminiz uygun görürse. ASMnize telefon edip kan alma gün ve saatlerini öğrenip ona göre randevu almanız uygun olur.
+1
Mirket
(21.12.25)
aile hekimlerine randevusuz gidilebiliyor ama en iyisi randevu alıp gitmek. kalabalık olduğunda çok beklemek zorunda kalıyorsun. doktor içinde zor oluyor hem randevulu hemde randevusuz gelenleri araya almak.
genelde tahliller için günlük kotaları oluyor. o dolduysa şu gün gel kan ver diyebilir.
bir çok değere bakıyorlar bir tek d vitamini bakamıyorlar.
0
my fault
(21.12.25)
Ben en son randevuyla gittim, randevu bilgisayarını kaldırmışlardı. Randevusuz almadılar.
Saat 11'e kadar vermeniz gerekiyor benim bildiğim. İlk randevuları alsanız iyi olur. Sonuç için randevu alıp almamanız gerektiğini bir sorarsınız.
0
black holes in the sky
(21.12.25)
Sabah erken saate randevu alın, açken vereceksiniz kanı. Mineral, vitamin, şeker, kolesterol ne istiyorsanız söyleyin eklerler.
0
beetlejuice
(21.12.25)
(16)

Ünlüler neden uyuşturucudan içeri alınıyor?

bobinhoo
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
-2
bobinhoo
(18.12.25)
Olay bence medyadaki Akp-MHP kavgası, içten içe cadı avı yapılıyor, yoksa kimsenin umrunda değildi bu zamana kadar devlet bilmiyor mu ülkedeki uyuşturucu trafiğinin boyutunu.
+5
olaylar olaylar
(18.12.25)
İnsanların sokaklarda fentanil kullanıp öldüğü ABD'de bile ot taşımak suç.
-12
arbre
(18.12.25)
Asıl gündemi takip edemeyelim diye mi acaba?
+8
Mirket
(18.12.25)
Oha.
uyusturucu kullanmak suc evet. Temin etmek de suc kaninda yani cikmadi ama ustunde var. Baskasiyla paylasmak da suc. Satmak kismini anlamisiz sanirim o da suc.
Bunlarin hepsi suc. Cezalari vs. farkli.
-3
wallcan
(18.12.25)
akpnin devamlı yaptığı gündem değiştirme-gizleme hareketleri. ikinci ihanet süreci, imralı tutanakları, suriye meselesi liste uzun gizlenecek çok konu var.
+6
my fault
(18.12.25)
Medya operasyonları, futbolda bahis , ünlülere uyuşturucu..
Kısa sürede bu konuların ardı ardına birbirini takip etmesi tesadüf olmaz.
Bence de artarak devamı gelmeli bu operasyonların. Satıcı ve kullanıcılarla sınırlı olan bir şey değil .
Hak eden cezasını da çeksin .
Toplumun karşısına sanatıyla çıkan , toplumun takip ettiği, beğendiği her şey
" tertemiz " olmalı .

Özellikle gençleri ve nesli bozan uyuşturucu işinin içinde olan kâr sağlayan herkes mecliste bir yasa düzenlemesiyle vatandaşlıktan çıkarılıp yurt dışına gönderilmeliler.
Batı'da belirli yerler bu konuda daha özgür.Oraya gitsinler(!)
Uyuşturucu, basit bir mesele/suç değil. Ailelerin dağılması ve cinayetleri de hemen arkasından getiren bir şey.
Güney Amerika örneği ortada.

Bu arada Trump bu konuda çalışıyor :
tr.euronews.com
-7
diyecevaplandı
(18.12.25)
amacı gerçekten uyuşturucuyla savaşmak, kullanan/satan herkese cezasını vermekse eyvallah diyeceğim de bunun gündem değiştirme gibi koktuğunu düşünmekle birlikte, sanat dünyasına da ufaktan gözdağı verildiğini düşünüyorum.

yani politikalarımıza karşı sesinizi çıkarmaya kalkmayın yoksa böyle böyle olur gibi. ki sanat camiasında yüzdesi büyüktür kullananların. kullanmayanlarda bile bir korku havası eser şu durumda bence.
+2
Improbable
(18.12.25)
bu bir uyuşturucu savaşı kesinlikle değil.
tonlarca uyuşturucu tüketiliyor ülkede. sadece yakalanan met'ler ve diğer sentetik uyuşturucular tonlarla ifade ediliyor. yakalanmadan piyasada dolaşanlar ne kadardır kim bilir.

keza akp'li kesimde pudra şekeri oldukça yaygın. venezuela'dan peynir ve maske getiren erkam yıldırım'ın ismi sürekli zikrediliyor. kendi çapında kullananları günlerce anons etmek kolay da, erkam yıldırım'dan mehmet ağar ve mahdumlarından ve daha çeşmenin başındaki büyükbaşlara dokunmadıkça bu operasyonlar hiç bir olumlu anlama sahip değil.

laf olsun torba dolsun.

ya da ola ki çok değerli sanatçılarımızdan birileri bir cesaret "hay skym yapacağınız işe, millet aç, az yiyin millete ihanet ettiğiniz yeter" diyecek olursa demesin diye baştan bir ip çekme.
0
biseysorcaktim
(18.12.25)
Magazin dünyası ile IBB hukuksuzluğunu normalleştiriyorlar, unutturuyorlar
fetö borsasından sonra yargının bu borsaları normalleşti. Ünlüleri alıp 3-5m vereni bırakacaklar.
0
croswell
(18.12.25)
Kullanmak suç ama yatarı yok. O nedenle temin etmek, örgüt kurmak gibi yatarı olan suçlamalarla içerdeler.
-1
peki madem
(18.12.25)
Benim iceriden bir bilgim yok ama kendi yorumladigimi soyleyeyim.

Bence şöyle oldu, devlet mafyayı bitirdi ama kendisi mafya oldu. Buyuk ihalelerden falan deli haraç alıyor. Paralar da yurt disina gidiyor artik o tarafta abd mi yonetiyor kim bilmiyorum ama fena halde halkın parası soyuluyor.

Sonra bana sorarsaniz belki kaybedeceklerini anladiklarindan, belki de arsızlıklarından, yonetmenleri, ünlüleri üfürükten sebeplerle içeri almaya başladılar.

Diyorlar ki sizi cikaririz ama su kadar milyon tl vereceksin yoksa cikamazsin.

Veren cikiyor veremeyen cikamiyor. Yani artik unlulerden harac kestiklerini dusunuyorum. Yoksa bu kadar yok gezi parki, yok diploma, yok cumhurbaskanina tehdit, yok efendim uyusturucu... tum tuslara basmazlardi.

Istediklerini yaptirma yani baskilama + gundem degistirme de isin cokomeli olabilir.
+2
ananiyimioguz
(18.12.25)
Latin Amerikalılardan sonra en büyük baronlar bizde. Avrupa'ya kadar gelip burada ticaret yapabiliyorlar ve tonlarla eroinle yakalananlar Avrupa'da bile serbest. O zaman bunun satışı yasal mı oluyor? Bizler uyuşturucu kullanan biriyle whatsaptan konuşsak, başımız derde girer.
0
Kahvedesu
(18.12.25)
Millete sattığın zehir senin çocuklarına gelmeyecek mi sandın?

Haberlerde her yerde görüyoruz zaten bmw direksiyonlarinda pudra şekeri çeken a.. çocuklarını..

Mehmet akif Ersoy, rumeysa Sümeyye vs hepsi kendi çocukları aslında.

Kendi kendilerini bitiriyorlar içlerindeki Savaşla. Ülkeyi de yokusa enkaza sokarak zehirleyerek kutuplasirarak bölerek..
0
makbur
(18.12.25)
yazılmış ama ben de yazayım akapenin halkın yararına bu tarz bir operasyon yapması imkansız bu decallerin tek derdi kendi çıkarları olduğu için amaç kayyumlar, belediye operasyonları enflasyon gibi daha büyük gündemleri gölgelemek.

Mesela şehzadeler belediyesi için aday çıkarmayacaklarmış. bayrampaşada yaptıklarından sonra böyle ponçik düşüncede olmaları şaşırtıyor dimi? çünkü hesap başka. Akepe-mhp toplamı belediye meclisindeki koltuk sayısının yarısı anca yapıyor. Yani çıkartsalar da kaybedecekler. işte böyle ölüye saygılıyız imajından bile çıkar hesabı yapan iğrenç bir güruh bunlar.
+1
Kediyi üzdün
(19.12.25)
burada güzel bir video var.
www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(23.12.25)
gündem değiştirme geyikleri de bitmiyor 20 yıldır aynı terane. sanki gündem değişmeyince bir sik olduğu var.
0
Efoody
(23.12.25)
(13)

10 kişi beni engellemiş

gobekliraki
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
-5
gobekliraki
(15.12.25)
engellesin, nolcak ki? anonim ortamda bu kisilerin sizi engellemesi hayatinizda nasil bir eksik yaratabilir? tanimiyorsunuz bile bu insanlari, sizin hakkinizda ne düsündükleri neden önemli olsun? salla gec.
ayrica bulasmalarindansa engelleyip insanin gözünün önünden cekilmeleri daha iyi.
+10
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
@konusma engellemeleri sorun değil zaten de. 10 kişi olunca bende mi veya sorularımda/cevaplarımda mı bi sıkıntı var diye düşündüm.
-1
🌸gobekliraki
(15.12.25)
10 kisiyi gözünüzde cok büyütüyorsunuz.
bazisinin burada 3-4 tane hesabi var. hepsinden engellese yeter zaten. her biri individual hesaplar olsa bile bu kadar kullanici icinde on kisi nedir ki?
herkesle anlasmak ve herkesi cevaplarimizla/duyurularimizla tatmin etmek zorunda degiliz. zaten bunun oluru da yok. bu kadar önemsiz, ufak bir seyde kendinizden süphe duymak saglikli degil.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
Soru ve cevaplarından engellemişlerdir; başka bir sebepten olamaz ki zaten. Seni tanımayan kişiler, sorulara verdiğin cevaplar ve sorduğun sorulardan rahatsız olabilir ancak.
Beni de engelleyen bu sebeple engeller ve bu da benim için gurur verici.
-3
rock n roll
(15.12.25)
bana çok çocukça geliyor bu engelleme olayı. niye kafaya takıyorsun boşver.
ben duyuruyu kim açmış, kim cevap yazmış ona bile bakmıyorum. cevabım varsa yazıyorum geçiyorum.
millet birbirine laf sokma derdine düşmüş. dün biri cevabımı beğenmeyince hakaretler yazıp engelledi. bir de dmden hakaretler ediyor ardından engelliyor. karşılığını alma cesareti bile yok. neyse ki modaratörler gereğini yapmış.
o yüzden takma kafana
0
my fault
(15.12.25)
benim 6 kişi şu an :)

kafaya takılacak bişey değil. cevapların veya duyuruların birilerinin hoşuna gitmiyor sadece. herkesin de beğenmesi gerekmiyor sonuçta.
0
Fodera
(15.12.25)
Sen değil onlar kaybeder kardeşim sen daha iyilerine layıksın zaten.
+1
kizil karga
(15.12.25)
İnsanlar bazan doğrunun değil de hoşuna gidecek olanın peşinde oluyorlar.

Benim son engellenişim bundandı.

İki kişi tarafından reddedilmiş arkadaş, reddedenlerdeki sorunu arıyordu. Ben sorunun kendisinde olabileceğini söyledim :)
0
Mirket
(15.12.25)
burada kimseyi tanımıyorum. kimseye kolay kolay özel mesaj atmam. ama özel mesajla soven oldu. nasıl olsa bi yaptırımı yok. biri size ana bacı sovüp engelleyebiliyor burada. moderator ekibi sag olsun bir şey yapamayız diye yanıtlıyor.

kimseyi engellememe sovmememe ragmen beni 15 kişi engellemiş. burada ismini ilk defa gordukerim bile. demek ki problem karsı taraf
0
koela
(15.12.25)
Öyle anormal bir duyurunuzu hatırlamıyorum. "Bende mi problem var" diye düşünmenize gerek yok bence.

Engelleme ilk çıktığında sadece iki kişiyi (sh...rd ve feas.....ned) engellemek istiyordum. Başka kimseyi engelleyeceğimi düşünmüyırdum. Farklılıklara tahammül etmek lazım. Ama zamanla bir baktım, duyurularını ve cevaplarını görmekten rahatsız olduğum kişiler çıkıyor arada. Böylece 4-5 kişiyi daha engelledim zamanla. Bir tanesi hariç diğerleri tamamen faydasız ve bazen provokatif duyuru ve cevaplar veriyorlardı. Birinin de üslubu çok sıkıntılı, densiz ve rahatsız ediciydi.

Sizde öyle bir durum yok.
0
dilemma of subscribtionability
(15.12.25)
bende neden böyle şeyleri takılıyor insanlar onu merak ediyorum bir arkadaşta bu eksi verme olayına takmıştı. inadına millet eksiye basıyordu.
0
gercekdunya
(15.12.25)
6 görünüyor:) umrumda degil
0
baldan kaymak
(16.12.25)
10 normal. 20 30 sonrası kendinde sorun aramalısın.
0
mikahakkinen
(16.12.25)
(6)

E Nabz

kendinibulankadin
Merhaba ,E nabz üzerinden yanlislikla tahlik sonuclarimi ve raporlarimi sakladim.Bir önceki verileri saklamak isterken.Yarin da o doktor cikan tahlil sonuclari ike tedavibicin randevu verdi.E nabzi aradimzil saglik kurumuna gidip dilekce vermek gerekiyor dedi.Kendi doktorum da mi göremeyecek,hastan
Merhaba ,
E nabz üzerinden yanlislikla tahlik sonuclarimi ve raporlarimi sakladim.Bir önceki verileri saklamak isterken.Yarin da o doktor cikan tahlil sonuclari ike tedavibicin randevu verdi.

E nabzi aradimzil saglik kurumuna gidip dilekce vermek gerekiyor dedi.Kendi doktorum da mi göremeyecek,hastaneye gidip o raporlari enabzda gostermenin daha kolay yolu yok mu,yarin randevum var.
0
kendinibulankadin
(07.12.25)
Durumu anlat, tahlillerin çıktısını al ve doktora ver.
0
gnosis
(07.12.25)
@gnosis,ben de göremiyorum ki sonuclari.
0
🌸kendinibulankadin
(07.12.25)
hastanenin kendisinde tutulan veriyi görebilme şansı var. her şey e-nabız'dan yürümeyebilir.
ytd.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.12.25)
e-nabızda bu ara bir şeyler oluyor. benimde bu hafta gittiğim 3 ziyaretler birden kayboldu görünmüyor. enabızı aradım yanlışlıkla gizlemişsinizdir ilçe sağlığa dilekçe verin öyle açılır dediler. ama gizlemediğimede eminim.
geri bildirim kısmı var oraya yazdım onlarda 3 iş günü içinde dönüş yapıyorlarmış.

ayrıca tahlilleri göstereceğiniz doktor aynı doktorsa hastanenin kendi sisteminden görüyormuş sanırım. başka hastaneye giderseniz orada görünmez gibi bir şey söylediler.
+1
my fault
(07.12.25)
İlk defa duydum. Aslında bu benim yapacağım türden bir sakarlık. Nasıl kaçırdım ki?:)
"e-Devlet Kapısı ile profilinize giriş yaparak “Profilimde Görünmesin” butonuna tıklayıp ziyaretinize ait tüm verilerin profilinizde görünmemesini sağlayabilirsiniz. Gizleme işlemi yalnızca kendi profiliniz için geçerli olur; gizlenen veriler ilgili sağlık tesisinin veya Bakanlığın sunucularından silinmez."
enabiz.gov.tr
0
gnosis
(07.12.25)
@gnosis,aslinda tamamenhata değil çunku e devlete girmedeb gizlenmiyor.Ben bir alttakini gizleneye çalisirken oldu:S :)
0
🌸kendinibulankadin
(07.12.25)
(16)

İkinci el kıyafet alıp giyer misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(07.12.25)
Bit pazarı gezen bir insan olarak kaset cd kitap dergi dekoratif obje ıvır zıvır bir çok şey aldığım olmuştur ancak kıyafet ayakkabı asla.
Bunların tutuldukları ve satıldığı şartları görüyorum bu pazarlara boşuna bit pazarı denmiyor... Şimdi diyeceksin ben retro vintage mağazasından alıyorum onların da tanesi 5 liraya çuval çuval buralardan dolduruyorlar. Bazı kıyafet yapısı gereği yıkanmaya ya da yüksek sıcaklıkta yıkanmaya müsait olmayabiliyor ben güvenip almam büyük oranda hijyen kaygısı benimki. Alıp giyen yaklaştıran çok var bir sözüm yok ama bana göre değil.

Edit. Dolap gibi uygulamalar özellikle kadınlar bu tabuyu daha kolay aştılar gibi erkeklerde daha nadir zannediyorum mesela ceket belki alınabilir daha ileri sanmıyorum. Bir de eskiden eş dost akraba arasında özellikle çocuk genç yaşlarimizda böyle değişim olurdu ama tekstil çok daha ulaşılabilir olduktan sonra kalmadı gibi. Mesela bir arkadaşım küçük/ büyük gelen bir kıyafeti giyer misin derse yine az bir ihtimalle kabul ederim.
0
anon1m
(07.12.25)
Evet giyerim ve giyiyorum.
Bir tişört üretebilmek için o kadar çok su harcanıyor ki; kaç canlının içeceği su aslında bu. Dünyamız kaynak bakımından çok zengin değil. Üretim yapılırken ortaya çıkan atıklar, çevre kirliliği, hava kirliliği de cabası.
Bu arada bu insanları da köle haline getiriyor. Daha çok çalışıyorlar, daha az para kazanıyorlar. Birileri de daha çok zengin oluyor.
Benim montum ikinci el. Üç yıldır da giyiyorum. İnsanlara bakma sen. Buna laf eden empati yoksunu, bencil ve cahildir.
+1
rock n roll
(07.12.25)
Temizliğine inandıktan sonra giyerim .
+2
diyecevaplandı
(07.12.25)
mezuniyet kıyafetimi dolap'tan almıştım en fazla kaç kere giyeceğim diyerek. ama günlük ve sürekli giyeceğim bir şey almadım.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
ilk sahibi bildiğim bir insan ise alıp giyerim. Bilmediğim biriyse kolay kolay almam. Hele ayakkabı asla.
0
al basmadan donu var
(07.12.25)
kesinlikle giymem. pahalı diye marka ikinci elde almam onun yerine bütçemin el verdiği bir marka alırım. aynı şekilde çakma bir üründe kesinlikle almam.
elektronikte bile ikinci el tercih etmem.
-1
my fault
(07.12.25)
bizim halkin biliyorsun ki cogu monser. salcali ekmege methiyeler düzerler ama ikinci el kiyafet falan aman allah korusun.
ikinci el ayakkabi, ic camasiri, corap giymem ama temizligine inandigim kazak, polar, sweatshirt, kaban gibi kiyafetleri ikinci el de giyerim. özellikle gercek yün ya da kaz tüyü gibi hayvansal ürünle yapilmissa ikinci el olmasi daha da iyidir.
özellikle bebeklere ve cocuklara ikinci el almak cok mantikli bana kalirsa. bebegime de ikinci el kiyafet temiz olmasi kaydiyla alirim. cocukken de teyzemin kizindan bana cok kiyafet gelirdi.

bunun benim icin durumu olmak ya da olmamakla alakasi yok. kaynaklarin heba edilmesinden rahatsizim, yarattigimiz cöp daglarindan rahatsizim, bu ürünleri almak icin bir ofiste degerli vaktimi skk skk gecirmekten cok rahatsizim.
bir kitap okudum ufkum acildi diyebilecegim bir kitap yok ama bir röportaj var. ikinci ele yönelmemin en büyük sebebi pepe mujica'nin 10 sene önce izledigim su röportajidir: www.youtube.com
bu röportaji izledikten sonra saatlik olarak ne kadar para aldigimi hesapladim.
yeni bir sey almadan önce onu almak icin kac saat calismam gerektigini hesap ediyorum. hayatimdan bu kadar kaybolan saati bunun icin harcamama deger mi diye düsünüyorum. bu tutum, alisveris aliskanliklarimi tamamen degistirdi. ciddi bir yükten kurtuldum. eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
2.el deri ceket alma fantazim var. bunun dışında giymem.
0
michael harddd
(07.12.25)
Giyiyorum.
+1
peki madem
(07.12.25)
her şeyin ikinci elini alırım ama kıyafet almam. eş dost tanıdık giymişse o zaman ikinci sahibi ben olurum ama pazarda satılan ikinci el kıyafeti almayı düşünmüyorum. açıkçası çok bir sebebi yok ama sebepsiz bir prensip belki de.
0
abelardo
(07.12.25)
Ben giyerim.
0
Kahvedesu
(07.12.25)
dolap'tan giyilmemiş ya da etiketli ürün aldığım oluyor. hepsi de tarif edildiği gibi geldi şansıma. giyilmiş şeyi şöyle tercih etmiyorum; ben eşyalarıma çok iyi bakıyorum, kıyafetlerimde ip çekiği, yırtık, sökük gibi şeyler olmamasına dikkat ediyorum. olursa tamir ediyorum; iyi sonuç vermezse o kıyafetten soğuyorum genelde. (bu sebeple eşya ödünç vermeyi de sevmem.) bazı insanlar bunu hiç sallamıyor. bakıyorum kullanılmış çanta koymuş; saplarındaki deri aşınmış, her tarafından ipler sarkıyor vs. bunları incelemekle uğraşmayı göze alamadığımdan tercih etmem. bir de yıkanmayacak şeyleri asla alamam; ayakkabı, deri eşya gibi.
0
lil siztah
(07.12.25)
giyerim. yıkadıktan sonra çok problem etmem.

kendi kızıma daha çok kullanıyorum hatta ikinci el. çocuğa yeni kıyafet almak çok mantıksız gelir. bu 4. kışı daha sıfır montu olmadı, hep dolaptan aldım. iç giyim tarzı ürünler ve ayakkabı tercih etmem sadece. yani şöyle; ikinci el ürünleri alıp bakımını yaptıktan sonra satan mağazalar olsa ayakkabı bile düşünülebilir.
+1
elorelia
(08.12.25)
Para verip alma alışkanlığım yok. Abimin eşinin eskilerini giyerim. Arkadaşlardan da küçüldü, uymadı vb. denip önerilen kıyafetleri alırım. Nerede beleş oraya yerleş insanıyım. :) Genelde aldığım eşyaları tepe tepe kullanırım. Sıkıldığım tek tük şeyi değerlendirebilecek kişilerden rica edip ihtiyacı olanlara göndermeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(08.12.25)
temizliğine kullanımına gore değişir. avm de ya da giyim magazalarında deneyip begendiğimiz tüm ürünler kullanılmıs giyilmiş ürünler zaten.
0
koela
(08.12.25)
kendi aramızda takas grubumuz var, dönem dönem kıyafet, çanta, ayakkabı vb. alıp veriyoruz. küçümsemem, tuhaf da gelmez, ekonomik kaynaklar da dünya kaynakları da sonsuz değil, en azından bunu yapabiliyor olmayı önemsiyorum. ayrıca tüketim çılgınlığına da görece kapılmamış oluyoruz.
0
Phoebe
(08.12.25)
(14)

Eşiniz oturacağınız ev için annenize borç verdi. Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Konu açıldığında size "Paramı ver" demesi "ben o parayı borç olarak verdim" vs. demesi üslup açısından rahatsız eder mi? Normal mi?

psmstc
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz. Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki: "Paramı ver" "ben o parayı borç olarak ve
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz.

Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki:

"Paramı ver" "ben o parayı borç olarak verdim" "mirasa kalacak ben onu mirasta bölüşülsün diye vermedim" tarzı kendince hakkını isteyen cümleler kullanıyor.

Sizce bu eşler arası iletişimde normal sözler mi? Şundan dolayı soruyorum.

Karşıdaki eş (koca) dolandırıcı hırsız değilse eşine borcunu elbette ödeyecek. (annesinin finansını da o yöneten o) Fakat neticede hayat arkadaşısınız bunu bu şekilde dile getirilmesi karşı tarafa baştan güvensizlik ve yanlış bir üslup değil mi?

Yani kendi anne babası ya da kardeşi olsa asla "paramı ver" demeyecek bir insan. Kocasına karşı böyle konuşuyor. Bir de yeni evin alınmasında ısrar eden o ve kök ailesi.

Düşüncelerinizi merak ediyorum da.

Teşekkürler.
-2
psmstc
(06.12.25)
Siz oturacaksanız eşiniz düğünde takılan altınları nasıl size borç olarak veriyor orayı hiç anlamadım kendi de oturmayacak mı o evde?
+6
sadakatsiz
(06.12.25)
Eşler arasındaki iletişime ve o zamanki gerginlik seviyesine bağlı bence. Atıyorum benim sizinle aram bu aralar iyi değildir, söylerken acı acı konuşmuş olabilirim. Veya aramız çok iyidir, zaten iletişimimiz biraz kabadır, böyle şeyler hep söyleniyordur, şakayla karışık paramı ver dolandırcı gibi gülerek birşeyler söyleyebilirim.

İdeal koşullar altında böyle söylerse birşeye bozulmuş veya gerilmiş diye düşünür ama yine de içten içe incinirdim. Asıl mesele "paramı ver" meselesi, düğünde toplanan hediyeler ortak değil mi, hayıydıy kaydeş? Eğer paranın bir şekilde kadına kalacağı kısmında taraflar uzlaşmış ise, borç verilirken borcun şu tarihte, şu şu yollarla geri verileceği ile ilgili bir ödeme planı olmalıydı. O yüzden yakına borç vermek, almak sakat işler.
0
tiredofwaiting
(06.12.25)
10 yıllık evliyim, karı koca arasında borç olmaz. Kolye,bileklik, set, yüzük gibi ziynet eşyası bozulduysa uygun bir zamanda tekrar yapılır. Bunun için diretilmez.
+6
rodeocu
(06.12.25)
Olayın öncesi sonrası belirsiz. Tartışma anında mı söylendi yoksa durup dururken sürekli paramı ver diye darlıyor mu?

Ev annenin üstüne mi alındı? Eğer öyleyse parasını istemekte zaten haklı. Söyleyiş tarzı yanlış ama olaylar nasıl gelişti bilemediğimiz için doğru yorum yapmak zor.
+3
elorelia
(06.12.25)
Gerek yaşadığım evlilikte ve gerekse kafamdaki evlilik düzeninde, şaka olarak söylenenler dışında bu tip diyaloglar olmaz. Senin malın, benim param kafa yapısı aşılmamış evlilik ilişkisi benim aklıma yatmıyor.

Ciddi şekilde böyle bir söz söylendiyse, siz de annenizin finansını yönetiyorsanız, oturduğunuz evden anneniz adına kira isteyin, herkes parasını alsın, olay tatlıya bağlansın.
0
Mirket
(06.12.25)
Ev annenin üzerine yapılıyorsa iş değişir tabii orayı kaçırmışım. Kadın haklı bu durumda.
0
sadakatsiz
(06.12.25)
Üslup tamamen yanlış. Eşe karşı güvensizlikte duyduğunu da anlıyoruz. Düğünde takılanların yönetimi çiftin ortak kararıyla yapılması lazım. Sadece gelin tarafının olmaz. Ev alınmadan önce çiftin, damadın annesine verdiği borcun geri dönüşünün nasıl yapılacağına karar verilmesi gerekirdi. Damadın annesiyle konuşup çözmesi lazım. Ama üslup çok irrite edici.
-1
onyx
(06.12.25)
burada kritik nokta düğün altınları. zaten en büyük saçmalıkta bu düğün altınları kadınındırdan çıkıyor. düğünde takılan altınlar o yeni kurulan aile için takılıyor. o altınların tasarrufunda erkeğinde söz hakkı olmalı. o zaman kadın tek başına evlensin.
insanların kişiliğini en iyi işin içine para girince anlarsınız.
şimdiden geçmiş olsun. ilerde bu tavırlar evlilikte başına çok işler açacak.
olaya baktığımızda anladığım kadarıyla o evde siz eşinizle oturacaksınız. zaten büyük kısmını anne vermiş sizde eşinizle birlikte 6da 1ini tamamlamışsınız. işte burada insanların kişilikleri ortaya çıkıyor. zaten kendi oturacağı ev bunun bile farkına varamıyor. ama belli ki ev annenin üstüne asıl sorunların biride bu. eğer kardeşte varsa miras bölünüp bize ev kalmayacak o yüzden ben verdiğim parayı kurtarayım derdide var. böyle düşüncelerin olduğu evlilik sağlıklı sürmez.

yukarıda bahsedildiği gibi o zaman annede kira istesin. çevre dairelere göre güncel kira belirleyin 6da 1ini düşüp gerisini anneye ödeyin.
0
my fault
(06.12.25)
öncelikle kadınlar her zaman haklıdır. der abi. sen erkek olarak aynı cümleyi kursan kan çıkar.
-1
mikahakkinen
(06.12.25)
Başta geri ödemek üzere anlaşıldıysa, eşinizin gazını alacak bir ödeme planı sunmakta ve ufak da olsa geri ödemeye başlanmasında fayda var. Diğer yandan evi uzun vadede siz kullanacaksanız ve diğer mirasçılara benzer başka bir mülkün kullanım hakkı falan verilmiyorsa, sizin de annenize kira ödemeniz gerekir diye düşünüyorum.

Sizin başka bir sorunuz da, “böyle dediği için haklı mı/normal mi?” tarzındaydı. Şimdi burada anket yaparak anormal diye bi sonuca ulaşsanız bile, eşinizin normali o olduğu için, önemli olan o olmalı. Dolayısıyla sorunu tespit edip, çözüme odaklanmak daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(06.12.25)
1. Miras paylaşma lafı nerden çıktı? Niye böyle bir söz etme gereği duyuldu, böyle bir gündem mi var?

2. Düğünden altınları borç vermeye kadar ne kadar süre geçti, borç verildikten sonra bu konuşmaya kadar ne kadar süre geçti? Borç ödenmediği sürece güvensizlik yaratır kusura bakma.

3. Bizim evde her türlü verilen alınan harcanan edilen şey muhakkak yazıldığı ve kişiler birbirine asla borç takmadığı için benim yaklaşımım "iş başka aşk başka" şeklinde olur. Özellikle de gelin gibi damat gibi kişilere karşı çok daha titiz ve özenli olmak gerektiğine inanıyorum. Güven tesis etmek istiyorsanız kişilere verdiğiniz sözleri vaktinde tutmanız, borcunuzu vaktinde ödemeniz, bunu da erkeklik gururu kocalık gibi egolara hiiiçç bulaşmadan, samimiyetle yapmanız gerekir. Yapın ki eşiniz size güvensin.

4. Allah aşkına başka nasıl bir üslupla söylesin, içini kemirme noktasına gelmiş belli ki, daha önce söyleyip söylemediğini bilmiyorum ama yumuşaklıkla söylemiş olduğunu düşünüyorum, işe yarasaydı bu duyuru açılmazdı bence.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
@onyx

Bildiğim kadarıyla hukukta "düğünde/nikahta geline takılan takılar gelinindir" bilgisi var. Ortak değerlendirmeye ancak gelinin kendi hür iradesiyle ve baskı görmemiş rızasıyla alınabilir.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
evde eşiniz ve siz oturuyorsunuz, ikinizin düğününde takılan altınlar ikinizin oturacağı ev alınırken harcandığında bu nasıl borç oluyor anlayamadım orasını.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.25)
@muhayyer divan

Eskiden boşanma durumunda takılar geline kalır şeklinde karar çıkıyordu. Son dönemde takılar kime takıldıysa onundur gibi çıkan Yargıtay kararları var.
0
onyx
(08.12.25)
(4)

30 bin zam hakkindaki dusunceniz nedir

lapaz
?
?
-2
lapaz
(06.12.25)
Kamu israflarından biri. Full özelleşme olsa alırsın adamını verebiliyorsan verirsin istediğin parayı. Böyle olunca halktan alınan kendi yandaşına gidiyor.
0
michael harddd
(06.12.25)
kısmen yerinde buluyorum. kamuda ücretler özel sektöre göre çok düşük kalıyor. bu da vasıflı kişilerin özel sektöre kaymasını neden oluyor.
fiyat dengesini sağlamak önemli ama kamuda bu kadar adam kayırma, yandaş olunca gerçekten işini yapan adamları kaçırıyorlar. sonuçta bu zammı alacak yine yandaş oluyor.
gerçek liyakat esaslı bir düzen olsa bu kadar sorun olmaz.
0
my fault
(06.12.25)
bu işi zammı kademe kademe yapsan sıkıntı olmazdı. uzman kadro gitmesin diye deniyor. cezaevlerinde 1 psikolog 1 shu var o da uzman. e her okulda her branşta belli öğretmenler var. bu zammı kademeli yapmak lazım. uzman kadronun kaçması şimdi mi akıllarına gelmiş. mehmet şimşek şunun farkında bütçenin 3de1 i memur maaşına gidiyor. akp zamanında memur sayısı 5 milyonu geçti. akpden önce 3 milyondu. bu devlete külfet. sen bu kadar memura hakkını vermeden ayarsız zam yaparsan adaletsizlik olur. ama mehmet şimşek şunun farkında değil, millet geçinemiyor. hayatında hiç pazara gitmemiş, hiç fatura ödememiş bu dinci grup anlayamaz bu durumu.

emekli 15 bin alınırken sen uzmana seyyanen 30 bin zam verirsen bu halk gene susar ama bu haksızlıktır.
0
mikahakkinen
(06.12.25)
Benim iş yerindeki yönetici pozisyonundaki kişiler gerçekten o maaş farkını hak ediyorlar ama bu çok yanlış bir hak ediş. Çünkü (ben sanat kurumunda çalışıyorum) şef ve şef yardımcısı sadece sanatla ilgilenmesi gereken insanlar ama uğraştıkları en son şey sanat, o derece çok bürokrasi ve angarya var tepelerinde. Müdürün varlığı ne kadar rahatlatıyor bilemiyorum ama çok fayda olduğunu sanmıyorum, sanat kalitemiz yükselmedi çünkü.

Yani çok haksız bir iş yüklenmesinin karşılığı olarak 30.000 tl haklarıdır ama bu iş yükünü hatta iş tanımını düzenleyen bir madde olması daha öncelikli. Adamlar sabah erkenden gelip çoğu zaman akşam çok geç çıkıyorlar, bizim mesaimizden belki yarım kat fazla çalışıyorlar HER GÜN. Bu ben yaptım oldu tarzı, tepeden inme görev tarzı çok yanlış ama adamlar hak ettiler mi zammı, ettiler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
(6)

sanayicilerin ahlaksızlığı

megalomaniac
Tam kusurlu olduğumuz bir kazada, kasko sayesinde aracımızı tamir ettirdik. En başta yetkili servise gitmiştik, 45.000 TL civarı hasar kaydınız olacak dediler. Bu kadar çıkması biraz abartılı, isterseniz sanayide daha ucuza yaptırabilirsiniz dedi birkaç bu işten anlayan kişi. Biz de hasar kaydımızın
Tam kusurlu olduğumuz bir kazada, kasko sayesinde aracımızı tamir ettirdik. En başta yetkili servise gitmiştik, 45.000 TL civarı hasar kaydınız olacak dediler. Bu kadar çıkması biraz abartılı, isterseniz sanayide daha ucuza yaptırabilirsiniz dedi birkaç bu işten anlayan kişi. Biz de hasar kaydımızın bu kadar yüksek görünmemesi için bir sanayiciye gittik, işçiliğini daha önceden tecrübe edip beğendiğimiz bir ustaydı.

Bunda en fazla 30-35bin çıkar fazlası olmaz dedi, bizim de işimize geldi ve kasko üzerinden ona yaptırdık onarımı. Sisteme geç düşüyor kazanın hasar miktarı, 1 ay civarı sürüyor genelde.

Şimdi bi baktık 52.500TL gelmiş bize sigorta şirketinden, ve e-devletten bakınca da 52.500TL tazminat bedeli ödendi diye görünüyor. Tabi ki usta bu parayı bizden isteyecek birkaç güne haberi olur muhtemelen. Kafayı yemek üzereyim. 45.000TL çok olur derken 52.500 TL'ye çıkarmış hasarı.

Napıyım katil mi olayım?
-2
megalomaniac
(03.12.25)
yetkili serviste yaptırcaktın niye sanayiye gidiyorsun ki? bi de arada 10 bin tl fark varmış sadece. günümüzde 45 bin hasar çok değil. bi far 20 bin zaten.
+6
jelly bear
(03.12.25)
@jelly Yukarıda yazıyor neden gittiğim
-1
🌸megalomaniac
(03.12.25)
yapacağın bi şey yok. gidip adama hesap soracaksın. geri alınabileceğini sanmıyorum.

ama 10 bin tllik fark için sanayiye gitmen saçma. ders olur.
+3
jelly bear
(03.12.25)
Sanayiye bu sebeple hiç gitmiyorum veya gitmek istemiyorum. Alayı dolandırıcı ve düzenbaz. Nadiren dürüst biriyle karşılaşıyorsunuz.

Eşimin babası sanayide ustaydı. Neler anlatıyordu neler.

O yüzden yapacak bir şeyiniz yok. Oraya gittiğinizde ustalar toplanıp meydan dayağı bile atabilir size. Ders olmuş bir daha yapmazsınız. Geçmiş olsun.
+1
drako
(03.12.25)
oldum olası şu değer kaybı-tramer takıntısını hiç anlamadım. zaten bir tek bizde var böyle dertler. araba yetkili servisinde, orjinal parçalarla garantili bir şekilde yapıldığında niye sorun oluyor anlamıyorum.
3 kuruş ucuz olsun, tramerde az yazılsın derdiyle hareket etmek anlamsız.
en başta hata sizin.
bu kadar basit bir olay için aklınızdan katil olmak fikri geçiyorsa acil psikolojik destek alın.
+7
my fault
(03.12.25)
arabayla dükkanına dal, bir 50bin daha çıksın :))

şaka bir yana tecrübe böyle birşey. çok dert etmeyin hayatınıza bakın.
0
gercekdunya
(03.12.25)
(5)

Grip aşısı oldunuz mu

condom kurşunu
İşe yarıyor mu?
İşe yarıyor mu?
0
condom kurşunu
(01.12.25)
Mirket
(01.12.25)
olmadık. bilmiyoruz.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.12.25)
son 20 senede 1 kere oldum denemelik, o kis berbat gecti.
kesinlikle asi karsiti degilim ama bu grip asisi isi bana biraz kolpa geliyor, ki zaten 1 sene onceden hazirlanan asinin son surum mikroba karsi ne kadar ise yaradigi tartisilir.
0
cooperr
(02.12.25)
ben olmadım ama üşenmekten. hani gelip ofiste filan yapan bi sistem olsa olurdum. eczacı arkadaşım, gittiğimiz doktor vs tavsiye ediyor hep.
0
elorelia
(02.12.25)
tam olacaktım grip oldum, sonrada zaten grip oldum diye bu sene olmamaya karar verdim.
0
my fault
(02.12.25)
(5)

finansal tavsiye

semaforo de medianoche
nakit 1 milyon liranız var. 6 ayda 500k kenara koyabilecek kapasiteniz de var. ne size ne ailenize ait bir ev yok, arabanız da yok ama arabaya aman aman ihtiyacınız da yok babanızın arabası eski (2013, güncel değeri 500k civarı) ama sizde duruyor çoğu zaman. kredi çekerseniz aylık en fazla 70-80k öd
nakit 1 milyon liranız var. 6 ayda 500k kenara koyabilecek kapasiteniz de var. ne size ne ailenize ait bir ev yok, arabanız da yok ama arabaya aman aman ihtiyacınız da yok babanızın arabası eski (2013, güncel değeri 500k civarı) ama sizde duruyor çoğu zaman. kredi çekerseniz aylık en fazla 70-80k ödeme gücünüz var. bir şey almak isterseniz babanızdan çok değil ama 300k civarı destek gelebilir. x ve yleri detaylandırarak seçeceğiniz yöntem ne olur?

a) x değerinde bir ev almaya zorlarım kendimi y yöntemiyle (bu şartlarda alacağım ev oturabileceğim bir ev olmayacak alıp kiraya verebilirim, lokasyon ankara)
b) eski arabayı satıp x değerinde bir araba alırım y yöntemiyle (babayla ortak kullanıma devam)
c) eski arabayı satmadan kendime ait x değerinde bir araba alırım y yöntemiyle
d) henüz hiçbir şey almam. x yatırım araçlarına paramı yatırır y süre sonra ev veya araba almayı düşünürüm.
e)diğer (açıklayınız)
0
semaforo de medianoche
(30.11.25)
Bir miktar kredi çekip ev alırdım
0
olaylar olaylar
(30.11.25)
oturmayacaksam kiraya vermek için ev almam.
arabada ciddi sorun yoksa kullanmaya devam. zaten ihtiyaçta yokmuş.
parayla diğer yatırım araçlarına yönelirim.
0
my fault
(30.11.25)
arabayı yenilemek kesinlikle yatırım değil. bakımını yaptırıp gittiği yere kadar kullanmak en doğrusu.

ev için fırsat çıkarsa 2-2.5 milyonluk kira getirisi 20-25 civarı olan bir ev düşünülebilir. ev için faizlerin düşmesini beklemek de bir seçenek ama faizler düşerken ev fiyatları da mutlaka çıkacaktır.
0
orpheus
(30.11.25)
sen ve ailen ayrı ayrı kiradaysanız en azından birinizin oturabileceği bir ev alırdım ben olsam.
0
elorelia
(01.12.25)
@elorelia: bu paralarla nakitimin üstüne kredi çekip alabileceğim ev max 3m civarı. o da büyükşehirde çok zorda darda olup da mecbur kalmadıysan pek yaşanacak bir ev olmuyor maalesef. o yüzden ev alırsam ucuza kiraya verebilirim sadece.
0
🌸semaforo de medianoche
(01.12.25)
(6)

Behzat Ç.

don’t panic
Favori bölümünüz hangisiydi? veya hangi cinayetti? Ercüment veya Memduh Başganlı bölümlerden ziyade spesifik cinayetlerden bahsediyorum. Karikatürist cinayeti ve araştırması kısmını sevmiştim ben mesela. Peki ya sizinki?
Favori bölümünüz hangisiydi? veya hangi cinayetti? Ercüment veya Memduh Başganlı bölümlerden ziyade spesifik cinayetlerden bahsediyorum. Karikatürist cinayeti ve araştırması kısmını sevmiştim ben mesela. Peki ya sizinki?
0
don’t panic
(29.11.25)
38. Bölüm beni diziye başlatan bölümdü. Birkaç bölümü var çok sevdiğim telefon şifrem bunların kombinasyonundan oluşuyor hatta.
Cinayet dersek kesik parmak cinayetleri iyiydi.
Suna’nın son sahnesi en sevdiğim sahnelerdendir.
+1
mutekebbir
(29.11.25)
Favori bölüm olarak 78
+1
rakicandir
(30.11.25)
81. bölüm
+1
my fault
(30.11.25)
-gönül'ün iş arkadaşının öldürülmesi
-kalemle öldürülen dede
-askerde ölen er
+1
mutlu yillar sana
(30.11.25)
cevdet komserin olduğu kesik parmak cinayeti. akbabanın sevgilisi nazlının çıktığı bölüm.
0
mikahakkinen
(30.11.25)
aziz komiser ve torununun olduğu bölümler efsaneydi. 2. sezon olması lazım.
0
beatbox yapan metalci
(30.11.25)
(10)

Berbere fiyat soruyor musunuz?

michael harddd
Nedense bizim berberlerde fiyatı açıkça yazmama gibi bir huy var. O koltuğa oturunca 500 mü 1000 mi 2000 mi isteyecek bilinmiyor. Şuana kadar hiç fiyat sormadım. Sizce berbere fiyat sormak tuhaf mı?
Nedense bizim berberlerde fiyatı açıkça yazmama gibi bir huy var. O koltuğa oturunca 500 mü 1000 mi 2000 mi isteyecek bilinmiyor. Şuana kadar hiç fiyat sormadım. Sizce berbere fiyat sormak tuhaf mı?
0
michael harddd
(29.11.25)
Hayır. Hiç tuhaf değil bence. Kapıdan kafayı uzatıp "abi tıraş ne kadar" diye sorarsın, olur biter.
+1
himmet dayi
(29.11.25)
tuhaf değil. hiç gitmediğim berberde sorarım. duvarda yazan tarifeden ucuz oluyor genelde elit bi yerde değilse.

fiyat sormak hiçbir yerde abes değildir.
0
jelly bear
(29.11.25)
Kendi mahalle berberime sormam bi önceki tıraşla yenisi arasında oluşacak olası fiyat artışını tahmin edebilirim ama ilk kez gideceğim bi yerse illa ki sorarım fiyat skalası çok değişebiliyor.
+1
kizil karga
(29.11.25)
Sürekli gittiğin berbere fiyat sormak zaten saçma, bilirsin yani ama ilk defa gittiğim berbere fiyat sorar beğenmezsem çıkarım
0
Rondak
(29.11.25)
Erkeklerin berber sadakatini düşününce bu soruya hiç ihtiyaç duyulmuyor diyebilirim.
Fakat ilk defa gidilecek bir berbere fiyat sormak gerekir. Yeni taşındığım yerde ilk defa girdiğim berbere fiyat sormadan girmiş ve pişman olmuştum. Sonra kendime uygun bir berber buldum ve oradan devam ediyorum artık.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.11.25)
kızıl karga +1
0
yurtsuz john
(29.11.25)
Partnerim yılda 1-2 kez adem terzi’ye gidiyor. pek ucuz olmadığı için de gitmeden bana aratıyor, ben soruyorum. Adem’le muhabbet ettiği için kendisi sormaya çekiniyormuş.
+2
eileengray
(29.11.25)
ilk defa gittiğin bir berberse sorulur. ben 30 yıldır aynı berbere gittiğim için sorma ihtiyacı duymadım
+1
my fault
(29.11.25)
Hiç mantıklı değil ama bilmediğim biriyse sormaya çekiniyorum. Hissiyat bu ama sürpriz bir fiyatla karşılaşmak çok daha sinir bozucu olduğundan isteksizce soruyorum. Saç sakal diye de özellikle belirtirim.
0
mbond
(30.11.25)
hic sordugumu hatirlamiyorum, ama kolay kolay bilmedigim berbere girmem.
0
cooperr
(30.11.25)
(4)

Mevduat faizi

baldur2
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
0
baldur2
(28.11.25)
43 Akbank günlük
-2
arbre
(28.11.25)
ing 46 günlük ama özel oran net verirler, 2m uzerine genel mudurlukten oran alıyorlar bir kaç bankaya sor oran al.
+1
eja
(28.11.25)
Bu aralar vade uzadıkça faiz oranı düşecektir. Öncelikle paranın vadesini belirleyin.

Bazı bankalar paranın bir kısmını vadesiz hesapta tutmak şartıyla yüksek faiz veriyorlar. Toplamın faizini hesaplayınca başta görünen kar uçup gidiyor. Onu gözönüne alın.

O pazarlık sistemi de kurban pazarlığı gibi, tarafların bir şey söyleyip ortada buluşmak şeklinde olmuyor. Sen meblağı söylüyorsun, o bir telefon edip şu kadar diyor. O da bir iki puan.
+1
Mirket
(28.11.25)
hoş geldinle yüksek faiz veren bankaların çoğu günlük faize veriyor ve bloke limitleri var.
ing 46 veriyor ama bloke ile 43 civarına geliyor.
+1
my fault
(28.11.25)
(10)

"Nasılsın?" sorusuna verilebilecek alternatif cevaplar

sekizdokuzon
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?Teşekkürler.
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.

Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(25.11.25)
aynı be ya, noolsun işte.
+1
kisa
(25.11.25)
yuvarlanıp gidiyoruz.
+1
tiredofwaiting
(25.11.25)
Kimse samimi cevap beklemiyor bu soruya. Günlük hayatın ritüellerinden biri.
İyiyim demek içimden gelmiyorsa iyi demek adet olmuş derim genelde.
+1
auroraaurora
(25.11.25)
saçma sapan konuşma la (bkz. Behzat Ç)

en samimi cevap bu bence. çünkü herkes öylesine soruyor, laf olsun diye.
+1
faberkastelli
(25.11.25)
Yakınım olmayan herkese iyiyim deyip geçiyorum.
Yakınlarıma “bok gibiyim” derim.
Şu sıralarda da böyleyim maalesef :/
0
mutekebbir
(25.11.25)
Bomba gibiyim! Düşmanları ve hasetçileri sevindirmemek gerek.
0
komando kani var bende
(25.11.25)
Murat Ağırel, is that you?
+1
🌸sekizdokuzon
(25.11.25)
iç güveysinden hallice
+1
my fault
(25.11.25)
Standart
İyi diyelim iyi olalım
Çok şükür yaşıyoruz der gibi
0
substituent
(25.11.25)
Mukemmele yakinim derim genelde.
0
duster
(26.11.25)
(5)

kuduz haberi

WithWorth
https://eksisozluk.com/kuduzdan-olen-cocugun-son-goruntuleri--8048204şu videoyu atlatamadım.çocuğun kuduz olmasını anladım.acılar içerisinde can çekişerek ölmesini de anladım.ama rolü `hemşire` olan birinin su uzatması gereken son insana su uzatmasını anlayamıyorum.özellikle "biraz su içer misin" di
eksisozluk.com
şu videoyu atlatamadım.
çocuğun kuduz olmasını anladım.
acılar içerisinde can çekişerek ölmesini de anladım.
ama rolü hemşire olan birinin su uzatması gereken son insana su uzatmasını anlayamıyorum.
özellikle "biraz su içer misin" diyerek şefkatle(!) seslenmesini anlayamıyorum.
bu spesifik anın özenle videoya çekilmesini anlayamıyorum.
bunları anlayamıyorum ağabey.
biri anlatabilir mi ?
-2
WithWorth
(24.11.25)
Eğitim için çekilmiş bir video olmalı.
Daha sonra bir insanlık nasipsizi blurlamadan gereksizce servis etmiş gibi.

Ek: O nasipsizlik o videoyu paylaşan herkeste var tabii.
0
Mirket
(24.11.25)
Rastgele değildir, tıpla ilgili olanlar için çekilmiştir sanırım ama yine de yayılması hoş değil.
0
diyecevaplandı
(24.11.25)
eğitim amacıyla çekilmiştir. kuduzun son evresindeki su hassasiyetini başka türlü gösteremezlerdi. kaldı ki doktorluk hayatlarında kitaplarda okudukları böyle bir vakayı kaç kere görebilecekler.. böyle bir durumu kayıt altına almaktan daha doğal ne var.
hatta kamu spotu olarakta kullanılmalı. tedavisinin tek bir aşı kadar basit bir durumun ihmal edilince ne hallere sebep olduğu tüm topluma gösterilmeli özellikle de aşı karşıtlarına.
+1
my fault
(24.11.25)
Umarım sizler haklısınızdır ve ben yanılıyorumdur arkadaşlar. Ve internette halihazırda 10'larca örneği çekilmiş olan bir konuya yeni bir eğitim videosu çekilmiştir. Ülkedeki organize bir dehşet olan yenidoğan skandalı yada eksisozluk.com gibi henüz yılı dolmuş örnekler münferid olaylar olduğundan sağlık sektörünün kalitesine gölge düşürmemeli.
0
🌸WithWorth
(24.11.25)
twit altında yorumlar da vardı, bazı sağlıkçılar yazmışlardı.
kuduz vakasının tespitlerinden biri de su teklifiymiş.

vakayı teşhiş etmek / onaylamak ya da emin olmak adına bu test yapılırmış. öyle yazmış bir kaç sağlıkçı.
0
biseysorcaktim
(24.11.25)
(6)

GSS borçluya ACİl ücretli mi?

trablon
baktım acil de para veren insanlarla karşılaşıyorum.gss borcunu ödeyemeyen evsiz biri acilde hizmet de mi alamıyor?
baktım acil de para veren insanlarla karşılaşıyorum.gss borcunu ödeyemeyen evsiz biri acilde hizmet de mi alamıyor?
+1
trablon
(20.11.25)
Bi kaza falan olmadıysa acil zaten paralı pratik olarak.
0
hububrad
(20.11.25)
değil

yani gidersin tedavin yapılır, çıkan masraf gss borcuna işlenir. bu masraf dediğim de çok ufak rakamlar çıkar. mesela 42tl muayne ücreti gibi.
-1
orpheus
(20.11.25)
la ne paralısı ben bedavaya muayene oluyorum
-2
🌸trablon
(20.11.25)
orpheus iyi de giriş acilin yanına konmuş yerde niye para ödüyorlardı? gss ye eklenmiyor o borç bak emin misin o paralar gss ye eklendiğine? sanki baştan girişte ödememiz gerekiyor gibi geliyor muayene ücretini acilde?
0
🌸trablon
(20.11.25)
Yıl sonuna kadar gss borcu olsun olmasın tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları devlet hastanelerinden sigortalı gibi hizmet alabilir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi var. Her sene o senenin yılsonuna kadar bu kararnameyi yayınlıyorlar. Ancak bu inisiyatif tamamen Cumhurbaşkanının elinde. İsterse seneye böyle bir kararname çıkarmaz ve gss borcu olanlar sadece ücreti karşılığında muayene olabilir.

Sorunuza net cevap 31 Aralık 2025 tarihi 23:59’a kadar her türlü ayaktan ve yatarak tıbbi tedavileriniz devlet hastaneleri ücretsiz.
0
ulukayin
(20.11.25)
katılım payı adı altında bir ücret var. o da hastanesine göre 40 lira civarı bir ücret. gss borcu olanlar onu ödeyip muayene olabilir. yapılan tahlil, tetkik ve görüntülere ekstra ücret ödemez. ancak yazılan ilaçları ücret karşılı satın alabilir.
0
my fault
(20.11.25)
(8)

İçim Dışım Gıda Takviyesi Oldu

auroraaurora
Her gün aldıklarım-Osteo miks-D3K2-Magnezyum (uyku için olan)-Omega 3Aklıma geldikçe aldıklarım (her gün en az biri)-C vitamini + çinko-Magnezyum malat + sitrat-Biotinİkinci gruba bromelain ve sülforafan içeren bir ürün eklemek istiyorum, ama öeh yani. Bu kadar çok takviye almak zararlı mı? Beslenme
Her gün aldıklarım
-Osteo miks
-D3K2
-Magnezyum (uyku için olan)
-Omega 3

Aklıma geldikçe aldıklarım (her gün en az biri)
-C vitamini + çinko
-Magnezyum malat + sitrat
-Biotin

İkinci gruba bromelain ve sülforafan içeren bir ürün eklemek istiyorum, ama öeh yani. Bu kadar çok takviye almak zararlı mı? Beslenmeyle eksikleri tamamlamak zor. Yine de 'bundan da olsun' diye aldıklarımı azaltayım mı veya keseyim mi?

Sizde durumlar ne?
0
auroraaurora
(19.11.25)
Başlık harika olmuş.

İlk aklıma geleni söyleyeyim. Covit ya da aşısının kanda pıhtılaşmaya sebep olduğu, bunun da pandemi sonrası genç kalp krizi ile ölüm vakalarında patlama yaptığı konusu bissürü yazıldı. Çizildi. Pıhtı korkusu ile Coraspine başlayan dünya kadar insan vardı.

Ben söylemeyeyim de internete bak. k2 fazlasının pıhtılaşmaya etkisi nasılmış.
O arada çinko fazlasının zararlarına da bakılabilir.
Bunların kullanımındaki yaygınlık kapitalizmin dayatması ile oluyor. Her birinin faydası kadar zararı da var.

Bunlardan geçtim de, tamamen bitkisel diyen insanlar oluyor arada. Onlar da karanfilin zararlarına zerdeçalın zararlarına baksınlar.
+4
Mirket
(19.11.25)
bende benzer durumdayım
devamlı aldıklarım; magnezyum, omega3, d3k2(en son ölçtürdüğümde 100 çıkınca 2ay ara verdim) ve c vitamini
rotasyona soktuklarım b12, bromelain, glukozamin-kondroitler, 4 hepa ve milk thistle
0
my fault
(19.11.25)
Bunların vücudunuzda "eksik" olduğunu biliyor musunuz, kan tahliliyle her birine tek tek bakıldı mı yoksa kafanıza göre mi takılıyorsunuz? Bu kadar çok takviye almak zararlı olabilir, evet.

Karaciğer hasarlarının arttığı ve bunun kafamıza göre takviye kullanmamızla bağlantığı olduğu yönünde makaleler var yıllardır.
pmc.ncbi.nlm.nih.gov
weillcornell.org
www.nbcnews.com
+2
kobuzchu kiz
(19.11.25)
Ben D ve B12 vitaminleri, demir ve folat alıyorum ama hepsi kan tahlili sonrası doktorun yazdığı takviyeler. Mümkünse bir kan tahlili yaptırın +1
0
peki madem
(19.11.25)
D vitamini ve osteo için olan doktor tavsiyesi. Hayat boyu kullanacağım.
Magnezyum dışındakileri keyfi alıyorum. :(
0
🌸auroraaurora
(19.11.25)
D, B 2-3-6-9-12, Magnezyum, Resveratrol, 5HTP

Bol su.
0
gabe h coud
(19.11.25)
zararlı mı derken dozları ve formlarını bilmeden bunu yanıtlayamayız. mesela d3k2 günde 1-2 damla ile hayır zararlı değil. ancak günlük ihtiyacı karşılar.

omega3 kaliteli epa-dha değerleri yüksek ifos onaylı ise gayet sağlıklı ve gerekli. mesela bunda istesen de overdose yapamazsın.
0
orpheus
(19.11.25)
Çünkü big pharma karşıtı konuşan her "bilirkişi" 2-3 cümle sonra bu takviyeleri pazarlıyor; covid aşısı kanser yapıyorcular şifayı "ilaş diil ki bunlar yeaa" diyerek bunlarda arıyor.

Beslenme ile ihtiyaç karşılanmadığını düşünmek için tahlil yapıp emin olmak lazım. Gelgelelim, mesela bromelanin zaten vücutta eksiği hissedilen bişey değil ki yerine koyasın. Sindirime iyi geliyomuş alayım madem kadar afaki bişi yok.

Önemli cevaplar yukarıda verilmiş zaten, tabii ki bunların zararı var. Ama doktoruna sorup öyle al da diyemiyorum çünkü doktor sana bizzat bunu aldırmak için uğraşacak; ki bu sayede titanic deluxe'de kaçak et kesebilsin.
0
Bruce
(19.11.25)
(6)

Homeland, the diplomat, watch american manhunt tadında tavsiyeler

ground
Cia operasyon yapsın. Yerel politikacılar çatışsın. Hükümetler düşebilsin, canlı ultra operasyonlar yapılsın, f35 ler bir yerlerden kalkıp çölde bir çadırı bombalamaya çalışsın, o esnada ruslar falan devreye girip ortalık iyice karışsın. Ama gerçekçi olsun. Hatta gerçek bir olaydan falan esinlensin.
Cia operasyon yapsın. Yerel politikacılar çatışsın. Hükümetler düşebilsin, canlı ultra operasyonlar yapılsın, f35 ler bir yerlerden kalkıp çölde bir çadırı bombalamaya çalışsın, o esnada ruslar falan devreye girip ortalık iyice karışsın. Ama gerçekçi olsun. Hatta gerçek bir olaydan falan esinlensin. Mümkünse netflix olsun.
0
ground
(18.11.25)
ingiliz olur mu?
Slow horses
+1
eileengray
(18.11.25)
Okkupert. İzlediğim en iyi politik dizilerden. Aksiyonu da bol.

House of cards+1 (siyaset, entrika ağırlıklı)
+1
?
(18.11.25)
Bodyguard
www.imdb.com
The Night Manager
www.imdb.com
+1
auroraaurora
(18.11.25)
bodyguard
the night manager
The Day of the Jackal
the americans
0
croswell
(18.11.25)
line of duty ; cia falan değil ama ingiliz yozlaşmış polisler üzerine sürükleyici tavsiye ederim.
Special Ops: Lioness ; bu da tam istediğin gibi cia operasyonları.
Tyrant; klasik amerikanın ortadoğu ülkelerinde darbe yapıp yönetimi değiştirmesini anlatıyor.
0
my fault
(18.11.25)
gerçek hayat hikayesi olarak Spy öneririm
Tehran da güzel
0
devilone
(27.01.26)
(9)

Emlak alım satım piyasası çöktü mü

yeahbutso
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan olduAma şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
İstanbul Çekmeköy satılık bir evimiz var çatı dubleks sitede, fiyat üç aydır artırmadım ilk ay gelen oldu, pazarlık yapan oldu
Ama şimdi gelen giden yok. Aşırı nakit acil değil ama olsa daha rahat olacağım harcamalarda. Kriz mi var, fiyatım mı yüksektir
-1
yeahbutso
(17.11.25)
Arayan yoksa fiyat piyasa ile uyusmuyodur. 50 bin dusur. Piyasada su an tum fiyatlar sisirme. İlan fiyatlari gercegi yansitmiyor. Kademeli sekilde ufak ufak asagi indir, piyasa ile inatlasma mutlaka saticaksaniz tabi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
Ucuza gitmesini istemiyorsaniz beklemekten başka çareniz yok. Kimsede de para yok zaten
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.11.25)
Abi kredi çıkmıyor, genelde para da yok.
Benim emlakçı arkadaştan anladığım;
Ya pahalı, zenginlere yönelik evler gidiyor çünkü krediye ihtiyaçları yok.
Ya da ucuz 1+1 falan gidiyor çünkü kredi çıkıyor.
Ortası şu an sıkıntılı.
0
logisticsmanager
(17.11.25)
7m yeni ev satildi karsi sitemde 2 ay anca kaldi ilanda orta ust bi fiyat koymustu bu bolge icin
2 sene önce de piyasa öyle diyorlardı ama emlakçılarda randevu bulamıyorduk
0
eja
(17.11.25)
Kiracı var mı içinde. O da önemli bir faktör. Caydırıcı olabiliyor.
0
benim bir gizli bildiğim var
(18.11.25)
emlak piyasası aşırı durgun, yıl sonu ve yılbaşı belirsizlik var.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
emlak piyasası durgun ama ne hikmetse fiyatlar devamlı artıyor.
takip ettiğim evler 150-200k devamlı artışta. bir ev var 6 aydır satılmadığı halde sürekli farklı ilanlarla fiyat arttırıyor.
+1
my fault
(18.11.25)
evi satsa parasını nereye koyacak bilinmezliği ve riski devam ettiği sürece evin değerini yükseltip satmaz insanlar. bu çok normal. koca koca gyo'lar bile aynısını yapıyor. satış diplerde ama portföy değerleri sürekli artıyor. sattığım fiyata yenisini yapamam diyor bir de.
+1
gabe h coud
(18.11.25)
Bizim de aynı 4. levent emniyetevlerinde 4+1 çatı katı teraslı 10 yıllık binada dubleks dairemiz var, 1 yıldır 7-8 milyona satılmıyor. Kaça satalım 6 ya mı satalım anlamadım ki.
0
ananiyimioguz
(18.11.25)
(11)

NewYork'ta bir Uganda'lı

WithWorth
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında `NewYork` belediye başkanı olmak.Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında NewYork belediye başkanı olmak.
Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.
Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de.
11 Eylül'den sonra; fanatizme gidip tüm müslümanlara etiket yapıştırmamış demek halk ?
Yada muhalif taraf "11 Eylül teröristini başa mı getireceksiniz ?" diye karşı siyaset yapmamış.
Çünkü halkta bu karşı siyaset tutmayacak...
Yada "O afrikalı; bizden değil" dememiş.
Ne diyorsunuz ?
-1
WithWorth
(15.11.25)
Abd'de bizdeki gibi seçilmeni engelleyecek siyasi bir baskı yok, adam zamanında taksiciler için açlık grevi yapmış mesela bu tip eylemler kitleleri arkana alabilmene neden olabiliyor, buna benzer başka aktivist eylemleri de olmuştur muhakak, adamlar bunları unutmuyor zamanı gelince bu müslüman bu zenci bu Afrikalı demeden karşılığını veriyor.
0
kizil karga
(15.11.25)
@kizik karga "adamlar bunları unutmuyor" cümleniz çok vurucu.
+1
🌸WithWorth
(15.11.25)
Beyaz Müslüman olsaydı seçilmezdi bence. Siyasiler tersine ABD'nin parçası.
-2
arbre
(15.11.25)
Amerikada seçilen adamlar, derin devletin adamıdır, figürdür.
Derin devlet ne derse onu yaparlar. O an vitrine onu koymak gerekmiştir. Onu koymuşlardır.
Adamın rengi, dini, nerede doğduğu ehemmiyet kesbetmez.
-2
Mirket
(15.11.25)
Abd'de dindarlık devlete bağlılıkla özdeşleştirilen bir özellik. Dinsizim, ateistim deseydi seçilemezdi. Siyah olmak, müslüman olmak amerikan değerlerine göre zararlı özellikler değil. Siyahlık-beyazlık konusu çoktan aşıldı.

Mamdani müslüman kimliğiyle lgbt barlardan oy topladı. Ne kadar practising müslüman durup düşünmek lazım. Örneğin lgbt haramdır dese kaç kişi oy verirdi?
0
michael harddd
(15.11.25)
diversity bias,

newyork'ta belediye başkanı olmak çok matah bir şey değil, herşeyden sorumlusun bir sürü dava açılıyor ve herkesi mutlu etmek zorundasın. istediğini de yapamazsın.

o sebeple sadece x insanlar artık seçimlerde
-3
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Mamdani aslında kendi içinde oldukça inançlı Şii bir Müslüman ama arkadaşların da dediği gibi gay barlara gitti, translarla kampanya yaptı yani din bakış açısıyla ayrıştırma yapmadı.

Ayrıca kimliğini inkar etmese de siyaseti daha çok sınıf üzerinden yaptı. Tabii ki Türkiye'deki sosyalistler beğenmiyor ama yine de ABD şartlarında "Ben sosyalistim" diyerek kampanya yaptı ve kazandı. Taksiciler dışında kirasını ödeyemediği için evinden çıkmak zorunda kalan kişilere gönüllü destek verdi, partisi (dsa, democratic socialists of america) içinde yıllardır örgütlü ve babası Marksist bir akademisyen annesi de yine sol görüşlü bir yönetmen.

Kesin derin devlet var demek kolay, gerçekten olabilir de tabii ve kendisini yüceltmeye ya da Mamdani kazandı diye kışın ABD'ye devrim geliyor demeye gerek yok ama yine de bir sene önce adaylığını açıkladığında %1 tanınan biri olarak başarılı bir kampanya süreci ve halkçı vaatlerle dünyanın en önemli şehrinin belediye başkanı oldu, saygı duyulması lazım.

Ha bu arada rakipleri 11 eylülden girdi, şeriat getirmek istediğinden çıktı, sakalını photoshopla gürleştirip algı oyunları yaptı, her türlü pisliği yaptılar. ABD bu siyasi pislik konusunda bizden daha kötü olabilir hiç eksik kalmıyorlar en azından
+1
nundu
(15.11.25)
türkiyeyle kıyaslamak çok yanlış. amerika zaten başlı başına göçmen ülkesi. önce ki başkanlarında çoğu göçmen kökenli.
bir de seçine katılım oranlarına bakmak lazım. bizdeki gibi %90 üstü bir katılım yok. hatta orada her seçin de gidip kendin seçmen kaydı yaptırman lazım ancak öyle oy kullana biliyorsun.
kaldı ki bu adamda radikal islamcı değil şii. tam istedikleri kıvamda.
popülist söylemler ve trump karşıtlığı ile kazandı. bizimkiyle tek ortak noktası bu olsa gerek.
+1
my fault
(15.11.25)
mamdani new york’ta kazandı; başka bir şehirde (demokratların kemikleşmiş yapısından bu kadar kopmuş) bir aday kazanamazdı. New York’ta zengin olan her mahalle (west village mesela, sadece Wall Street tayfanın yaşadığı yerler değil) cuomo’ya verdi. bu seçim sonucu sisteme toplu bir cevap değil yani.

demokratlar içinde aşırı dinozor bir establishment var (gürsel tekin vari). çok da göründükleri gibi progressive değiller. Zamanında Bernie yerine Hillary’nin aday gösterilmesi onların da kafa yapısını gösteriyor. trump bile demokrat cuomo’yu destekledi. aynı paranın iki yüzüler.

Okuduğum bir yazı zohran’ın da aslında sistemin bir parçası olduğunu (polise olan vurgusu vs.) anlatıyordu. yola çıktığı vaatlerini bayağı bir ehlileştirmesinden bahsediyordu. linki tekrar bulursam buraya koyarım.

yani aslında pek bir şey değişmedi, bu yüzden çok umut verici değil. tek umut veren şey, grassrootsun gücünü elbet bir zaman gösterebileceği inancı.
+1
eileengray
(15.11.25)
ABD deki kutuplaşmanın argümanları, anlayış ve kültürü ile bizdekiler çok farklı .
Bizde kömür ve makarna bile artık siyasi manada anlamlandırılıyor.
Spaghetti dağıtılsaydı durum belki biraz farklı olabilirdi.

Suriye iç savaşı 2011 bahar zamanı başladı . O tarihten bu zamana gelen milyonlarca göçmene rağmen bu zamana kadar içlerinde bir tane tanınmış youtuber görmedim. Oysa göçmenlere kıyasla yoğunluk olarak sınırlı sayıdaki Koreli, Japon vs. youtuber gördük.

Çevremde Suriyeli de oldukça fazla.
Ucuza işçi olarak istihdam haricinde hiç bir yerden toplumun içinden biraz sıyrılarak görünen bir noktada olmaları için gerçek anlamda destek görmediler. Hatta hastanelerde görev alan göçmen asıllı sağlık personellerini bile görmek istemedik. (Zencilerin de giremeyeceği kamu binaları bir zamanlar ABD de bulunurdu)
Haliyle siyasette yer almaları da asla düşünülemezdi.
Konu geniş o nedenle ne kadar tezatlar içerisinde olduğumuzu biraz anlatmak istedim burada

Mamdani'nin ise arkasında temelde küreselcilerin olduğu ve onların kontrolünde olarak konuşmalarında "her şeyi " vaad eden biri.
Trump, onun seçilmesi halinde eyaleti bazı maddi yaptırımlarla tehdit etmişti.
Mamdani'nin seçilmesinin (geçmişine de bakarak) dünyanın geri kalan kısmına da bir mesaj olduğunu düşünüyorum .
Devşirme yoluyla dış arenada kazanım sağlama bir nevi .
Benzeri belediye başkanlığı hikayesi ingilterede de var.
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
New York da bildiriyorum. new yorkun Amerikanı geri kalanı ile uzaktan yakından alakası yok. demokrat adayı olarak ny da kazanir ama baska demokrat bir sehirde kazanamaz. ny amerika degil kısacası
0
oscar
(16.11.25)
(3)

istanbulkart appi her giriste tel no soruyor

ala09
giris yapana kadar 4 asamadan falan geciyoruz kullanan herkes bilir de bunun cozumlusu var mi
giris yapana kadar 4 asamadan falan geciyoruz kullanan herkes bilir de bunun cozumlusu var mi
0
ala09
(14.11.25)
bende istemiyor qr kod için şifrede gerekmiyor. sadece hesaba girmek için şifre girmek gerekiyor. hatta şimdi şifre girmeden 10 defa qr oluşturabiliniyor.
0
my fault
(14.11.25)
@my fault bende istiyor
0
🌸ala09
(14.11.25)
Bende de her girişte telefon numaramı istiyordu sonra ne olduysa sadece şifre istemeye başladı. Güncelleme ile alakalı olabilir. En az ayda 1 kez güncelleme geliyor uygulamaya
0
mermaidd
(14.11.25)
(21)

Oturduğunuz bina kaç yaşında?

messina123
Bizimki 35
Bizimki 35
0
messina123
(13.11.25)
75 yıllık.
0
elektr10
(13.11.25)
10 yıllık.
0
unalub
(13.11.25)
9 ya da 10 yıllık bizimki de
0
matilda
(13.11.25)
10 15 arası.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
4
0
gabe h coud
(13.11.25)
8-10 yıllık.
0
inheritance
(13.11.25)
16
0
co2s2
(13.11.25)
8
0
lemmiwinks
(13.11.25)
10 ay
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
12 yıllık
0
my fault
(13.11.25)
26 Yıllık
0
onyx
(13.11.25)
70
0
gurur
(13.11.25)
6
0
nothing in my way
(13.11.25)
5
0
kullanicadi
(13.11.25)
99 yapımı 26 yaşında. güvenilirliği test edildi, zemini de sağlam.
0
orpheus
(13.11.25)
10 olmak üzere.
0
m e b
(13.11.25)
59 yapımı.
0
denizgonen
(13.11.25)
Bizim burada 1800lü yıllarda yapılmış binalar var dimdik ayakta
0
suicides underground
(13.11.25)
8
ailemin 14
eşimin ailesinin 35+
0
biravekahve
(14.11.25)
villa 15 yıllık
0
hold the door
(14.11.25)
5 yasinda, onceki 1970 modeldi kentsel donusumden yikip bastan yaptilar.
istanbulda yuksek riskli bolgedeyiz.
yeni yapilana da guvenmiyorum.
0
cooperr
(14.11.25)
(10)

Kombiyi kaç derecede yakıyorsunuz

condom kurşunu
??
??
0
condom kurşunu
(12.11.25)
Alt kat 25°C, ust kat 21°C ayarli. Kombi gerisini kendisi hallediyor.
0
sertac akin
(12.11.25)
termostat yok. şu an 32'de. 37'ye kadar çekiyorum sıcaklık durumuna göre. 35 optimumu benim şartlarımda.
0
black holes in the sky
(12.11.25)
Kombi yanmıyor ve evde şort tişört oturuyorum şu an.

Konum: istanbul.
+1
makbur
(12.11.25)
Bizim kombinin en düşük derecesi 40 iyi mi yani? Yoksa istanbulda bu havada bu derceede açsan nour açmasan nolur mu?
0
🌸condom kurşunu
(12.11.25)
Net hatırlamıyorum ama sanki kombimimizin en düşük 40 ta yanması gerekiyor diye bı bilgi kalmış aklımda o yüzden ben de 40 a getirdim. Sıcaklığa göre kendi indirip cikariyo dereceyi ama sabit ayar olarak 40'ta.
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
istanbul için daha kombi yakacak hava yok, aralıktan öncede yanacağını sanmıyorum.
şuan ev 24 derece
0
my fault
(12.11.25)
merkezi sistem,
kombi baska apartmanda,
bizim peteklerde termostatik vana var,
hep 3 te duruyor,
serin olmasini istedigimiz yer 2 de duruyor,
oda sicakligini bu vana ayarlamakta.



www.trendyol.com

eca.com.tr
0
designer
(12.11.25)
Bu aralar hala yakmiyorum ama su anki evde yaksam bile disarisi eksi olmadigi surece en dusukte yakiyorum ve sort tisort geziyorum. Ama annemlerin evi hayatta en dusukte isinmiyor, evin konumu, yalitimi, kombinin kendisi vs. hepsi ayri ayri etkiliyor.
0
bosver nicki
(13.11.25)
kombiyi 45 derecede çalıştırıyoruz. antalyadayım.
0
joooper
(13.11.25)
oda termostatı kullandığımız için kombi 50 derecede yanıyor. çok soğuk kış günlerinde oda daha çabuk ısıya gelsin diye 60 yapıyoruz.
0
gercekdunya
(13.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.