Giriş
(3)

karavanlar henüz yasaklandı mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ev sahiplerine kira gerekiyor. otelcilere para lazım. karavanda yaşamak türk aile yapısına aykırı. kirasını ödeyemeyen şehirli sülükler karavanda yaşamaya başlamasınlar diye henüz alınmış bir tedbir var mı? günü karavanda geçirmeye çalışanları rahatsız ediyorlar mı?
ev sahiplerine kira gerekiyor. otelcilere para lazım. karavanda yaşamak türk aile yapısına aykırı. kirasını ödeyemeyen şehirli sülükler karavanda yaşamaya başlamasınlar diye henüz alınmış bir tedbir var mı? günü karavanda geçirmeye çalışanları rahatsız ediyorlar mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.08.25)
Devlet kurumlari (belediye de olabilir) karavanlara normalde pek sorun cikarmiyordu. Ancak sanirim ozellikle deniz kum gunes tarzi tatil yerlerinde adamlar sahile bildigin yerlesti, kaba tabiriyle bokunu cikardilar diye haberler cikti. Ondan sonra bunlar kovalandi sanirim, baska yerler gosterdiler kalmalari icin. Hala genel olarak dogada karavanla kalmaya falan cogu yerde karisan olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(11.08.25)
bizde karavan kültürü yok. karavan dedin mi gezmen lazım sabit bir yerde konaklama olmaz. koy koy, köy köy gezip dolaşırsın gecede durur bir parkta kalırsın.
bizdekiler istilacı. kira vermemek için minibüsten bozma karavan demeye bin şahit ister şeylerle istanbulun en güzel sahillerine çöktüler. özellikle maltepe, kartal sahilleri bunlarla doldu.
bazıları da alıyorlar çekme karavanı bırakıyorlar sahile. park ücreti vermeden, içinde kalanda yok, hafta sonu gece içmeye geliyorlar sadece. karavan tüm yıl sahilde yatıyor.
birde çok muhterem belediyemiz maltepede bunlara karavan parkı yaptı. tamda şehir parkının ortasına etrafını çevirdi halk girmesin bunlara özel olsun diye. bu da yanlış. karavan parkı şehir dışında olur. şehir dışından gelen veya kalmak isteyenler buraya park eder arabası veya toplu taşıma ile şehir merkezine gider. işini halleder geri gelir.
şehir içinde, sahillerde karavanların konaklaması kesinlikle yasaklanmalı. kışın göstermelik olarak belediye bunları topladı ama devamı gelmedi. halktan yeterli tepki gelse daha sıkı denetim olur.

yurtdışında karavan mahalleleri var. şehirde yüksek kira veremeyenler burada sabit karavan tarzı evlerde kalıyor. eğer sorun kira ise böyle mahalleler yapılabilir. imkanı olmayanlar buralarda kalır. özellikle amerikada bunlar yaygın.
0
my fault
(11.08.25)
kaç tane karavan var ve toplam bütçeye etkisi nedir buna bakmak lazım. türkiyede yaklaşık 26 milyon hane var.

2023 yılı itibarıyla ülkemizde trafiğe kayılı çekme karavan sayısı 13437, motor karavan sayısı ise 20429’dur. yani yaklaşık toplam: 34.000. 2025 için bunu 40.000 diyelim.

karavan/hane oranımız: 0.0015 olur. bu da ihmal edilebilir bir oran.

kaynak: www.manisatso.org.tr
0
orpheus
(11.08.25)
(26)

evre başak clarke

yetkili birine benzeyen abi
bunun olayı ne? hep parça parça bir şey görüyorum ama hikayenin başını bilmiyorum.ne oldu? insanlar neden sinirli?x hesabındaki tweet'lerine de de ulaşamıyorum, kısıtlı görünüyor. olayı anlamadım. ekşi'de 137 sayfa yazılmış. biri 3-4 cümlede olayı anlatabilir mi?
bunun olayı ne? hep parça parça bir şey görüyorum
ama hikayenin başını bilmiyorum.
ne oldu? insanlar neden sinirli?
x hesabındaki tweet'lerine de de ulaşamıyorum, kısıtlı görünüyor. olayı anlamadım. ekşi'de 137 sayfa yazılmış. biri 3-4 cümlede olayı anlatabilir mi?
0
yetkili birine benzeyen abi
(11.08.25)
ben de tam hakim değilim ama anladığım kadarıyla:

kanser hastası. iki üç haftalık ömrüm kaldı dedi, insanlar üzüldü. sonra para toplamaya başladı, bu sefer de insanlar acaba para için yalan mı söyledi diye şüphe etti. sinirlenen niye sinirleniyor onu bilmiyorum.
0
sir gawain
(11.08.25)
kanser, 3-4 hafta ömrü kalmış. yardım topluyor yaklaşık 12 milyon toplamış ölecek olmasına rağmen. tabii para toplamaya öleceği kesinleşmeden başlamıştı.
türklerden nefret ediyor twitleri var bi sürü. kendisi de türk ama iskoçyada yaşıyor iskoç eşi ve bir çocuğu var bebek.

insanlar türklerden nefret edip türklerden yardım toplamasına kızıyor. ölecek olmasına rağmen halen yardım toplamasına ya da bu parayı başka ihtiyaç sahibine aktarmamasına kızıyor. dilenci diyen de çok.

bir kesim de dolandırıcı olduğunu düşünüyor.
0
jelly bear
(11.08.25)
Tokatçının teki. Aynı zamanda millete sağlam para yediriyor ki ekşide herkes onu savunuyor, kimse tek laf söyletmiyor. Anasına babasına bu kadar üzülmezler. Bu millet tuhaf cidden.
0
nothing in my way
(11.08.25)
Zamanında telefonu çalındığı için bile bağış topladığı ortaya çıktığından biraz güvenilmez geliyor.
0
kizil karga
(11.08.25)
Dolandırıcı olduğunu düşünüyorum.
0
gabe h coud
(11.08.25)
Ayrıca "son günlerim" dilenciliği hiç bitmemiş: hizliresim.com
0
kizil karga
(11.08.25)
daha önce telefonu bozulduğu için bile gofundme açmış olması, hasta olduğuna dair bir kanıt yok, enayi silkeliyor.
0
9kuyruklukedi
(11.08.25)
Ben uzun süredir yani henüz kanser değilken X üzerinden sanatçı(resim) yönü için takip ediyordum kendisini. Evlendi çocuğu oldu ve henüz çocuğu 1 yaşında bile değilken kansere yakalandı.
Burada ve sosyal medyada nefret kusanların hepsi kızı son günleri kaldığını duyurduktan sonra tanıdığı için yardım toplama kısmına odaklanıp linçliyor.
Halbuki kız tedaviye cevap vermediğini ve sayılı günleri kaldığını söyleyene kadar çizimlerini paylaşıyordu. Ben de bir yaş pasta dilimli illüstrasyonunu o kadar çok kutlamada kullandım ki bunun karşılığında küçük bir bağış bile yapmıştım bu süreçte.
Kanser olduğunu öğrenince bu bağış hesabını açıp "isteyen"lerin yapabileceğini yazmıştı. Yani sanıldığı gibi sürekli bir acındırma ve yardım için ağlama durumu yok.

Kanserine kanıtsız diyenler var. Kızın hayatından üç gündür haberdar ama bunlara -ki kendilerinden beklentide olunmadığı halde- kanıt yetiştirecekler bir de. Ne zavallıca ama. Hayretler içinde okuyorum yazılanları. Realist olmanın arkasına sığınıp kötü kalpli olduklarını dışa vurmaktan çekinmeyen ne çok insan varmış.

Bir tavsiye: Kendinizi çok önemsemeyin.
Hayat mutluluğu bulduğunu sandığın o en güzel zamanda tedavisiz bir hastalıkla alt üst oluyor işte. Yaşamadığınız hiçbir şey için de büyük harflerle cümleler kurmayın.
0
Kediyi üzdün
(11.08.25)
yurtdışında böyle gofund tarzı bağış toplama olayı çok yaygın. amerikada cenaze masrafları için bile bağış topluyorlar bu sayfalar üzerinden. buradaki sorun sanırım ailesinin, abisinin ve kocasının gelir durumlarının iyi olduğu halde sürekli bağış toplamaya çalışması. insanlar bu yüzden linçliyor. birkaç tane eski tweeti ortaya çıktı onlar da tuzu biberi oldu.

kısacası etik bir sorgulama var.

ben sahtekar olduğunu düşünmüyorum çünkü bağış sayfası üzerinden sürekli hastalığıyla alakalı raporlarını paylaşıyor. sahtekarlık yapıp hastalığıyla alakalı raporlarda sahtecilik yapsa orada ötürürler zaten. kötü bir hastalık, bir kaç senedir uğraşıyor ama 3-4 haftalık ömrünün kaldığını açıkladı. çok geçmiş olsun.
0
false pretension
(11.08.25)
Bu sarlatan böcegi duyuruda en iyi bilen taniyan benim(2005'te tanidim ilk, düsün artik)...ama baslikta benden evvel 12 yorum girildigi ve içlerinde yazacagim seylere yakin seyler yazildigi için pas geçiyorum.

Bir cümleyle özetlemek gerekirse,

"ortalamanin biraz üstü tipi ve marjinal(!) profili sebebiyle tr'de el üstünde tutulmus ve sosyal medyayi da simp/meriç gütmek için kullanmis, tipsiz olsa kimsenin iplemeyecegi(halo etkisi) tipik beyaz türk burjuvasi.."

Ha bir de yukarıda "kanser oldu diye linçleniyor" diye yazılmış ki şeyimle güldüm. Twitter'ı kullanmaya ilk başladığı zamanları bildiğim için sonradan yolunu bulup milletini silkelemesine şaşırmadım, istanbul'dayken de tipik bir türk kezbanından fazlası olmayan bir rizeliydi şimdi aniden şöhret olmuş. Sözlükte kanser olduğunu ilk yazdıklarında başlıktaki entry sayısı 20 bile değildi.
0
feastofthedamned
(11.08.25)
Ben de sonradan öğrendim, ortada bir dolandırıcılık yok. Anladığım kadarıyla kadın her şeyi açıkça söylemiş, para vermek isteyen de vermiş. Duygu sömürüsü var mı, var. Şımarıklık var mı, var. Birine kızılacaksa bağış yapana kızılır, o da benim param sana ne derse bişey diyemezsin.
0
Bruce
(11.08.25)
geçen biri burada duyuru açıp hakkında x'te yazılan birşeyi şikayet ettirmeye çalışmıştı. o zaman ilk defa gördüm 10 dk bakınca ne mal olduğu belli olmuştu.
e bu kadar enayiyi bulunca söğüşleyip kaçmış.

türkler hakkında faşist söylemleri ortada, bunları kürtler için deseydi bu kadar ilgi toplamazdı tabi.
bir de burada bile buna para verenler var yazık.
0
my fault
(11.08.25)
kız gelip kimsenin cebindeki parayı zorla almıyo, hastalığı için bağış topluyo hepsi bu. neden bu kadar sinirleniliyor anlamadım. ben de bağış yapmadım ama bağış yapan insanlara keriz demek de garip geldi. bağış yapmış olsaydım şöyle düşünürdüm; arkadaşlar ben kendim çalışıp kendim kazanıyorum nereye harcarsam harcarım neden hepinize dert oldu bu? :)

türklere laf ediyosa, sen de türksen ve buna alındıysan sen para verme arkadaşım bu kadar basit.
0
turuncu tonlarda
(11.08.25)
ikimizi yan yana koysalar benden daha sağlıklı görünüyor kilosu, yanakları, enerjisi ile falan.
0
deartheodosia
(11.08.25)
türklere hakaret etmiş de nasıl olurmuş bağış toplarmış hede hödö. Yöneticilerimiz, iktidarımızdan her gün hakaret işitiyoruz, ee?
Yasal olmayan bir şey yapmamış. TR'de evet illegal ancak gofundme açmış. Belki gerçek belki de bir hikaye yazmış, bu hikayeyi yaşıyor veya söğüşleyecek. 230 bin pound almış, ölürse de çocuğu, geride kalanlar güle güle yesin bu parayı, kandırdıysa da gayet güzel kendisi yesin.

de...
Bizim toplumda müthiş bir intikam duygusu var. Şikayet etmeler, linçlemeler. Geç git. Toplanan parayı mı kıskanıyorsun? Yaz bir hikaye sen de topla
0
croswell
(11.08.25)
bu karıyı savunmak için ne kadar alıyorsunuz söyleyin. ben de savunayım.
0
nothing in my way
(11.08.25)
Birilerinin bunu savunması için para almalarına gerek yok çünkü burası Türkiye. Dolandırıcı, vasıfsız, karaktersiz biri olsan da fark etmez eğer zenginsen ve görüntün ortalama üstüyse seni her zaman yalayacak omurgasızlar olacaktır gönüllü şekilde. O yüzden bu ülkede Dilan Polatlar asla bitmez, sadece şekil değiştirir bu dünyanın en kalabalık enayi topluluğunda.

Mehmet Pişkin başlığına bakın mesela, her yıl bir defa başlıkta entry coşması olur zengin bir zibidi şov yaparak intihar etti diye. E bu kız da tabii biliyor sövdüğü türklerin ona ilk fırsatta para yağdıracağını yoksa hiçbir Ingiliz buna bir penny bağışlamazdı.
0
feastofthedamned
(11.08.25)
Tedavisi için 50 bin sterlinlik bir bağış kampanyası başlatılmış ve kısa sürede hedefe ulaşılmış. Sonra bakmışlar ki para kolayca geliyor, hedefi artırmaya karar vermişler. Tedavisini zaten yaşadığı ülkenin SGK’sı (NHS) karşılıyormuş, eşi de varlıklıymış. Buradaki mesele, tedavi için neden para topladığından çok, her hedefe ulaştıkça hedefi neden artırdığı. Şu anda 200 bin sterlin hedefinde olmasına rağmen 230 bin toplanmış. Buna rağmen kampanya devam ediyor. Kampanyanın adını birkaç kez değiştirmiş; “Tedavime yardım edin”den başlayıp “Oscar bebeğin geleceği”, “onun okul masrafı”, “cenazeme gelecek ailelerimizin uçak masrafı” gibi birçok kalem eklemişler.

İnsanlar buna kızıyor. Bunca muhtaç insan ilaçlarını alamayıp acı içinde hayatını kaybederken, bu kişi öldükten sonra çocuğunun bakıcısından cenazeye gelecek misafirlerin uçak biletine kadar pek çok masrafı başkalarının finanse etmesini istiyor — üstelik maddi durumu kötü değilken. Burada ahlaki ikilemler oluşuyor: Kimseyi kandırmadığına göre bu kampanya gayriahlaki midir? Ben öldükten sonra cenazeme gelecek insanları tanımadığım, iyi niyetli insanların finanse etmesi sorun mudur? Bu kampanya gerçekten muhtaç insanların durumuna olumsuz etki eder mi, ya da iyi insanlar kendilerini suistimal edilmiş hisseder mi?

Bir de bu kişinin önceki tweet’lerinde Türkler’e karşı çirkin ithamlar var. Eleştirinin ya da öfkenin ana sebebi bu değil belki ama birçok insanı rahatsız etmiş. Sanırım bu yüzden tweet’lerini korumaya almış. Kampanya Kasım 2023’te 50 bin sterlinlik hedefe ulaşmış, sonrasında hedef artırılmış ve amaç genişletilmiş. Bazı güncellemelerde —kamuoyunda tartışıldığına göre— “3-4 haftalık ömür kaldı” ifadesi eklenmiş. İngiliz bir eşle evli, bu kişi Clarke, uluslararası bir şirkette üst düzey yöneticiymiş. Ailesinin ne kadar varlıklı olduğu bilinmiyor ama abisinin iyi bir işi varmış, yönetici pozisyonunda; Almanya ile İngiltere arasında yaşamış. NHS tedaviyi kapsamasına rağmen özel ihtiyaçlar için para toplamaya devam etmiş.

Bağış yapanların bir kısmı daha önce Evre’nin yaptığı resimleri beğenmiş, sanatını sosyal medyadan takip etmiş, bunun karşılığı olarak bağış yapmış. Bir kısmı da “biz de benzer süreçlerden geçtik” diyerek destek olmuş. Doktor olduğunu söyleyen biri, bir entry’sinde sonradan silinen raporu yorumlamış ve hastalığın gerçek olduğunu yazmış. Evre, hospice adında bir yerden fotoğraf paylaşmış; burası, ölümü kaçınılmaz olan hastaların son anlarını huzurlu geçirmesi için olan bir tesismiş.

Yani özetle; hastalığı gerçek ve tedavinin sonuna gelinmiş. Son anlarını iyi geçirmek istiyor. Ama yazdıklarında şeffaf olmayan şeyler var. İnsanların canını sıkan tavırlar ve belki bazı yalanlar var; çocuğunun tüm hayatını ve geleceğini başkalarının finanse etmesine dair bir arzusu var.

--
Ben tanımıyorum kendisini, şükela modda sözlükte ve twitter'da yazılanların bir özeti bu.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
ingiltere'ye ankara antlasmasiyla giden ressam bir turk kizi. rizeli. rize'den cikan birinden en son ne zaman hayir gelmis? bilmiyorum. ben gormedim.

neyse gider gitmez birini kafalayip vatandasliga konuyor ki bu cok yaygindir burada amerika'da dahil. cocugu oluyor iki ismi de ingilizce mesela. veya turk kocanin soy ismini al desek kirk takla atacak ama kosa kosa clarke yazdiriyor hemen. neden? cunku ingiliz oldu, cunku cool. clarke cekmek cazip.

bu sirada surekli turkleri boklayip, pis turkler kaka turkler diyor. hayati sosyal medyada yasiyor. ve dedigim gibi ben gittim, turkler cok pis kaka.

sonra kanser oluyor, ve hesap acarak para toplamaya basliyor. cunku esi hayatta zirnik harcamaz anglosaksonlari bize mi anlatiyorsun. kiz da akil aliyor birinden, zaten sosyal medyada varsin, sanatcisin diye. sonra bu arkadas surekli oluyorum, bak simdi olucem, olmek uzereyim diyerek para topluyor. hep sempati duyuluyordu kendisine.

ama sonra 3-4 hafta omrum kaldi tedavi durduruluyor diye bir mesaj atti. bu mesajdan sonra bagislar da patladi tabi. ama ayni zamanda insanlar olm madem oleceksin ve tedavi kalmadi ne bagisi dedi. o da cocugum icin topluyorum dedi. simdi ne beklersin? kalan parayi kanser hastalarina bagislayip go fund me'yi kapatmasini degil mi? yok kendisi akarken doldurayim modunda. oyle olunca insanlar 3-4 hafta olecek biri neden bu kadar para dusunuyor diye killandi.

hele hele oscar bebek. babasi zaten zengin, cocuk ingiliz vatandasi. bir de hayatini biz fonluyoruz enayi miyiz diye dusundu insanlar. yani ingiltere'ye gidip 250 bin pound parayla hayata baslamanin ucundan gecemeyecek bizim toplum. e bir de baktilar bu kadin dilenci ve surekli turklere bok atarak kendini ustun goren basit bir kompleksli.

benim icin cok ilginc bir olay oldu. uzulmustum ama simdi gercekten bilemiyorum ve sanmiyorum ki 3-4 haftalik omru kalmis olsun. yani 2 hafta sonra olecek biri elinde telefon twitterda birine laf yetistirmez. yetistiriyorsa psikotik bir vakadir.

yani insanlarin yazisiz akitlerine aykiri cok is yapti. ama dedigim gibi dogu karadenizli oldugunu duyunca haa tamam o zaman yaa dedim. cunku trabzon ve rize'den normal birinin ciktigini gormedim.
0
antikadimag
(11.08.25)
Benim de kendisinden buradaki şikayet twitiyle haberim oldu, başta üzüldüm ancak sorgulayan insanlara verdiği cevaplardan irite olmuştum bugünkü ırkçı yazılarından sonra ölse ya da yaşasa umurumda olmaz. Hala Dilan polatın bile milyonlarca takipçisi seveni varsa bu kadın ve onu canhıraş savunanlar dolandırıcı çıkarsa şaşırmayacağım.
0
ekimoloji
(11.08.25)
4-5 sene once cekilmis videolara baktim da bu hatun bence dolandirici olamayacak kadar saftirik. wannabe (aksan kasmalar, isim degistirmeler vs), naif ve hafif dilenci. 2 bin takipcisi varken bile hemen patreon acmis o zamanlar. bu yeni nesilde son zamanlarda gordugum bir kafa yapisi, milletten 3-5 tirtiklayip kendi kafama gore yasiyim kafasi var.

ha su anda hasta olabilir, allah sifa versin ne diyelim..
0
cooperr
(11.08.25)
encokbenisevinnolur
(12.08.25)
Evre öldü ama cevaplardaki acınası zavallılar yaşıyor, içimizdeler. Duyuruda veya özel hayatınızda aşağıdaki gibi saf kötülere denk gelmemek için koruyun kendinizi.
Tanımadığı biri hakkında bir saniye bile düşünmeden iftira atanların, hedef gösterenlerin bilgisi olmadan fikir sahibi olanları fikrini burada sorarken iki kere düşünün.
0
Kediyi üzdün
(08.09.25)
@kızıl karga +1 boşuna kargalar en zeki hayvanlar değil.
0
ruhlardan esinlenen karga
(08.09.25)
hala mı ağlayan var bu tokatçı için:)
-1
nothing in my way
(08.09.25)
bu kadının hâlâ bu kadar savunuluyor olmasının nedeni savunanların kendilerini kadınla kolayca özdeşleştirebilmeleri. göçmenlik, beyaz olma çabaları, sanat sepet twitter... yaşıyor çıkarsa hiç hiç hiç şaşırmayacağım, bekleyelim bir iki yıl görelim.
0
deartheodosia
(09.09.25)
(10)

Evcil Hayvanınız Öldüğünde

rock n roll
Ne kadar sürede toparlanabildiniz? Bu süreci en az hasarla atlatmanın bir yolu var mı?
Ne kadar sürede toparlanabildiniz? Bu süreci en az hasarla atlatmanın bir yolu var mı?
0
rock n roll
(11.08.25)
30.04.2024te kaybettim hala atlatamadim. yasla ilgili icerikler iyi geldi psikolog.org.tr
0
ala09
(11.08.25)
her canlinin saglikli ortalama yasam süresi var,
kedilerin sokakta yasam süresi 2 sene,
evde 10-15 sene,

daha uzun süre yaşasa,
hasta olacak,
aci cekecek.

tesellisi,
ne güzel yasadi,
varliğı mutluluk verdi falan..
0
designer
(11.08.25)
Sabahları uyandığımda göğsüme öküz oturmuş hissi, 'nasılsın' sorusuna cevap vermek istememek için insanlardan uzaklaşma, ağlamadan parkta, sahilde yürüyüş yapamama hali sanırım 5-6 ay sürmüştü, içimdeki boşluk çok uzun yıllardır benimle, muhtemelen hayatımın sonuna kadar da sürecek.

En az hasar nasıl olur pek bilmiyorum ama yas ağır bir süreç, illaki kötü hissedilecek, dibine kadar yaşamadıkça muhakkak bir yerden çıkar, hayattan kopmamak kaydıyla kendini duyguların akışına bırakması gerekiyor sanırım insanın.
0
(11.08.25)
Annem bana dedi ki; teyzen öldügunde bu kadar uzulmemistim. Söyleyecek söz bulamıyorum. Insanların ölümünden daha kötü olduğunu düşünüyorum. Insanlar olumlu olumsuz eylemlerinden oluşuyor. Kediler köpekler ise sadece faydadan ibaretler. Karşılıksız insanın yanında olan, zarar verme kapasitesi dahi olmayan varlıklar. Insan böyle bir şeyin yerine ne koyabilir ki. Insanı esas kahreden şey vefat hallerindeki çaresizlikleri.
0
sanguine
(11.08.25)
Hanüz yaşamadım ama bir yakınımdan daha çok üzecek, biliyorum.

Yakınım, dostumdan yediğim kazık, aldatmanın milyonda birini kedimden görmedim. Ağzı var dili yok, son derece masum, kendi halinde bir varlık. Kimseye bir zararı, kötülüğü dokunmamış. Beni hep mutlu etti. Artık ilk kesim 11 yaşına geldi, 2. Kedim 7 yaşında, bazı sabahlar uyanıyorum bir şey oldu mu diye kontrol ediyorum, basen bir gün öleceklerini düşünüyorum, çok üzüleceğim. Belki 1-2 yıl kendime gelemem. En azından onlar artık acı duymayacak kesiler yaşlandıkça zor bir hayat sürmeye başlıyor, verdiğimiz mama, veterinee ilaçları, ev ortamı vs. Onların üzerinde olumsuzluklar yaratıyor, yaşlandıkça bu süreç daha kötüye gidiyor, en azından huzura kavuştu diyebileceğiz.
0
asli_1986
(11.08.25)
ondan bahsederken ağlama kısmı anca 1 buçuk senede geçti. hala videolarını izleyemiyorum. hep öylece kalan bi yas işte geçmiyor. ama geçmesini de istemiyorum, sanki varlığını unutacakmışım gibi geliyor o zaman da. öyle işte
0
pide
(11.08.25)
5 sene oldu, hala birinin hayvanı öldüğünde baş sağlığı dilerken hem onunkine hem kendiminkine ağlarım. bahsi geçerse gözlerim dolar, hiç açıp fotoğraflarına bakmadım bakarsam ağlarım bazen denk geliyor galeride kötü oluyorum. böyle bi süreç yani.

ilk öldüğü günleri hiç hatırlamıyorum beynim bir savunma mekanizması olarak sonraki bi 7-10 günü sildi bence. ama veterinerden bedenini teslim almaya gitmemi ve veda anımı hatırlıyorum. çünkü sarmışladı beyaz kefen gibi, açtırdım. veteriner şoke oldu ölüsünü görme isteğime. vedalaşmamıştım, yasım başlamazdı görmeseydim, gördüm, konuştum, vedamı ettim, tekrar sardılar aldım gömmeye götürdüm.

görmesem ve vedalaşmasam daha fazla hasar alırdım, kardeşleri vardı onlar teselli oldu. hastalığı boyunca elimden gelen her şeyi yapmıştım bu biraz teselli oldu. pandemiydi, bi ilaç söylediler ama türkiyede bulamazsın dediler onu bulmuştum mesela. çok güzel ömrü oldu kısa da olsa, çünkü kardeşiyle birlikte sahiplenmiştim ayrılmasınlar diye,-ben ayırmadım allah ayırdı ama- birbirleriyle büyüdüler, birlikte oynadılar, yediler, içtiler, uyudular.

kardeşi hala bizimle allah uzun ömür versin.
0
ofelia
(11.08.25)
üzülüyorsun ama sevdiğin bir insanı kaybetmek kadar uzun sürmüyor. insan beyni garip bir şekilde sözel iletişim kurduğu biri ile sözel olmayan iletişim kurduğu bir canlıyı beynine farklı kaydediyor. bu canlılara karşı biraz daha şevkat ve sahiplenme odaklı hisler geliştiriyoruz bunun ilk anlardaki yoğunluğu daha fazla oluyor. etkisi geçiyor ama yıllar sonra bile hatırlıyorsun.

bizim şu an 2 kedimiz var bunlardan biri aşırı sakin ve naif. bazen adını karıştırıp istemsizce 5 yıl önce ölen ve karakteri aynı bunun gibi naif olan kedimizin adıyla sesleniyorum. diğer kedimiz tam bir şeytan onun adını hiç bu şekilde karıştırmadım mesela. bu gene beynimizin bilgiyi saklama ve geri çağırmasıyla ilgili bir bug.
0
orpheus
(11.08.25)
Bununla ilgili facebook grupları varmış sanırım orda aynı acıyı paylaşıp bunu sindirmeye çalışıyormuş insanlar. Acıyı paylaşmak azaltıyor sanırım. :(( çok üzücü.
0
turuncu tonlarda
(11.08.25)
18 yaşındaki kedimi kaybettim 2 yıl ne hayvan belgeseli nede dr pol izleyebildim. sokaktaki kedileri bile sevemiyordum.
aradan 5 yıl geçti ama fotoğraflarını topladığım klasörü hala zor açıyorum.

daha sonrasında yeni bir yavru sahiplendim. o iyi geldi. bence bu süreci atlatabilmenin en iyi yolu yeni bir yavru sahiplenmek.
0
my fault
(11.08.25)
(11)

Kiracı iseniz eve klima taktirir misiniz?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(10.08.25)
1 sene içinde taşınmayı düşünmüyorsam evet. Yoksa uğraşmam yeni evde taktırırım.
0
gobekliraki
(10.08.25)
Ben taktırdım. Çıkarken söker gidersin.
0
mikahakkinen
(10.08.25)
taktırdık, giderken sökeriz ne var ki
0
kurcalamabozarsin
(10.08.25)
Evet
0
gabe h coud
(10.08.25)
Evet, insanca yaşamak için taktırılır. Ne kadar oturacak olunursa olsun. Çünkü yazları son derece sıcak bir sehirdeyiz.
Bir zamanlar, ev sahiplerinin tek bir odada yaşadığı bariz bir evde kiracıydık. Her odaya klima taktırdık. Kablo internet aldık, odalara kablolar çekildi.
Çıktığımızda klimaları söktük. Ev sahibi şaşkına döndü, evin her odası kullanıldığı için. Sorun çıkardı. Bir usta getirip delikleri kapattırdık.
0
pro9it9is9
(11.08.25)
seneye belki taşınırım diyerek taşınmadığım evde yıllarca kaldım.
kiracıyım uğraşamam dediğim için portatif klima aldım.
hiç gereği yokmuş. taktır gitsin. giderken söktürürsün.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
Taktirmam. Bir sonraki tasindigin evde klima takacak alan olmamasi olagan.
0
nuevo
(11.08.25)
bu sicaklarda evde ismail turut gibi dolasip, geceleri sicaktan 6,7 kez uyanmayi kabul edecek kadar akil sagligimi ve ozsaygimi kaybetseydim taktirmazdim. degil kiraci, kapici olsam bile kredi cekip taktiririm.
0
buenosdias
(11.08.25)
ev sahibinden izin almadan taktırmamak lazım.
0
my fault
(11.08.25)
daha önce oturduğum bir evde klimayı satın aldım ama ev sahibini giderek gözüm tutmamaya başladı, evi de yaşadıkça beğenmemeye başlayınca nasıl olsa çok sürmeden taşınırım diye taktırmadım. sonraki geçtiğim eve ben taşındığımda ev sahibinin kendi kliması vardı ben yerleşmeden onu söktürdü, ben kendi klimamı onun klimasının yerine taktırdım. bir yıl sürmedi oradaki kiracılığım, taşındım oradan. çıkarken söktürdüm ve şu anda oturduğum eve (yine kiralık) taşınınca buraya taktırdım.
buradan çıkınca gideceğim yerde yoksa oraya da taktırırım.
0
gkhncnzdgn
(11.08.25)
Uzun süre oturmayı düşünüyorsam taktırırdım. 1-2 sene oturup çıkacağım bir evse pek sanmıyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(11.08.25)
(7)

Sıfır evlere güveniyor musunuz?

messina123
Deprem açısından soruyorum. Sıfır yapılan evlere güveniniz var mı? Ben bu ülkede hiçbir binaya güvenmiyorum sıfır olsa bile
Deprem açısından soruyorum. Sıfır yapılan evlere güveniniz var mı?

Ben bu ülkede hiçbir binaya güvenmiyorum sıfır olsa bile
0
messina123
(10.08.25)
Bir dönem bu ülkede deprem ve sağlamlık kaygıları tamamen gözardı edilerek çok fazla konut yapılmış. Gölcük depremiyle yapılan hata farkedilmiş. Mesela artık deniz kumu kullanılmıyor, demirler de nervürlü.

Yani güveniyorum demem ama 99 öncesinde yapılanlardan daha iyi oldukları kesin.
0
Mirket
(10.08.25)
Böyle dev firmalara değil de mesela İzmir'de belli başlı firmalar var Yunsuoğlu gibi böyle yerel ama marka yapmış firmalara karşı daha az şüphe beslerim. Neticede bu topluma güvenilmiyor. Biz sokakta düşürülen bir eşyanın günlerce haftalarca yerinde kaldığı bir toplum değiliz.
0
Batuhanolabilir
(10.08.25)
Eski evlere göre daha çok güveniyorum ama %100 bir güven tabii ki söz konusu değil. Güvenimi artırabilecek bir veri var aslında ama ben denk gelmedim. Mesela 6 şubat depreminde yeni evlerden yıkılanlar oldu ama yıkılan toplam evlere oranı ne onu bilmek faydalı olurdu. Mesela yıkılan 100 evin 1 tanesi son 20 yılda yapılmışsa o zaman bir kaç kişi/firma üç kağıt yapmış ama genel olarak problem yok diyebilirdim.
0
mbond
(10.08.25)
@Batuhanolabilir +1 yerel iyi firmalar illa ki var. Ancak 5 10 kat arasının depremde riskli olduğunu bilip yapan iyi firma da olsa güvenilmez.
0
mikahakkinen
(10.08.25)
Yüzdeyüz bir güvenim yok, özellikle 5 kat üstü yerler için. Ancak yine de eski yapılardan daha iyi olduğunu düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(10.08.25)
tokinin ihale ettigi okulun yapimini gördüm,
hazir cimento dökülürken,kenara örnekler aldilar,
bir kac gun kurumasini beklediler,
denetime gelen vatandaslar istedikleri standart olmazsa yeniden yaptiriyorlar.
0
designer
(11.08.25)
türkiyede kendim yapmadığım sürece hiç bir şeye güvenmem.
ülkede denetim diye birşey yok. isteyen istediği şeyi istediği şekilde onaylatabilir.

geçen apartmanın asansöründe bir arıza vardı parça değişmesi lazımmış. denetim zamanıda gelmişti. servisin bize dediği zaten denetime de biz geliyoruz sorun çıkmaz sağlam raporu veririz dediler. biz öyle kaldık. birde o kadar rahatlar ki.
0
my fault
(11.08.25)
(12)

Genetik ve çocuk sahibi olmak

asteriks
Sizde ya da partnerinizde/eşinizde ne gibi bir kalıtsal hastalık olsa çocuk sahibi olmaktan vazgeçersiniz? Bir arkadaşım yeni görüşmeye başladığı kadının ailesinde birden çok kanser vakası olduğunu duyunca ilişkiyi devam ettirmediğini söyledi. Kendi ailesinde böyle bir hastalık geçmişi yokmuş, çocuğ
Sizde ya da partnerinizde/eşinizde ne gibi bir kalıtsal hastalık olsa çocuk sahibi olmaktan vazgeçersiniz? Bir arkadaşım yeni görüşmeye başladığı kadının ailesinde birden çok kanser vakası olduğunu duyunca ilişkiyi devam ettirmediğini söyledi. Kendi ailesinde böyle bir hastalık geçmişi yokmuş, çocuğunda olma ihtimalini azaltmak istediğini söyledi. Bana tuhaf geldi, sadece akıl hastalığı olsa tereddüt ederdim diyr düşündüm ama bilmiyorum. Masadaki diğer arkadaşımız ise hayatta her şey risk, bu hesapları yapmak komik dedi. Doğrusu yanlışı yok sanırım, herkesin kendi hayatı, tercihi. Yine de merak ettim, siz ne düşünüyorsunuz?
0
asteriks
(09.08.25)
Hayatta her şey risk+1

Belki kanser ön planda fakat bunun yanında kalıtsal bir sürü hastalık var, hangi birini hesaplayacan

Kalıtsalın yanında hem kanser hem kalp damar hastalıklarına çevrenin yaşam tarzının etkisi de çok
0
grimavi
(09.08.25)
Beraber olduğum kişinin ailesinde kanser vakası var diye ilişki bitirmezdim. Çok bencilce bence. Ve karşı taraf için çok kötü bir his. Bilemedim.

Ben öncelikle sevmediğim biriyle birlikte olmam. Yani sırf çocuk yapayım diye biriyle olmam. O sebeple, benim için önce beraber olduğum kişi önemli. Çocuk kararı verilir verilmez onu zaman ve şartlar gösterir.

Zaten çocuk öncesi genel sağlık testleri vs yaptırılabilir şeyler. Beni caydıram tek şey, engelli bir çocuk olma ihtimali olurdu. Böyle bir ihtimal varsa çocuk yapmaz ve eşimle hayatıma devam ederdim.
0
sorularimicinfeykhesap
(09.08.25)
çok yerinde karar vermiş arkadaşın. bende olsam aynı şeyi yaparım.

kanser konusunda tek bir kanser vakasıyla bitirmek belki çok ekstrem olur ama bazı aileler var ailede kanser olmayan kalmamış. babası amcası kanser, anne tarafında dayı teyze kanser aynı anda 2-3 kanser vakası var böyle aileler. bu riski almamak en mantıklısı.

ama biriyle evlenmek illede çocuk yapmayı gerektirmiyor. eğer seviyorsa çocuk yapmamak kaydıyla evlenilir.

bazı hastalıklar (sma gibi) tüp bebekle riski minimuma indirebiliyorsun ama bunun dışında 21ci yüzyılda hala hasta çocuk doğurmak en hafif tabirle bencillik. hele ki bebeğin hastalıklı olacağı gebelikte belliyken bile yinede doğuranlar var.

ailede sma geçmişi, dowm sendromu veya başka zihinsel hastalıklar, yada psikolojik rahatsızlıklar( bence bu daha da önemli) varsa hiç o aileye bulaşmadan uzaklaşmak lazım.

aslında devlet bunun önüne geçip hastalıklı çocuk doğumuna izin vermemeli. en büyük halk sağlığı sorunu bu tarz hastalıklı kişilerin üremesi.
0
my fault
(09.08.25)
'en büyük halk sağlığı sorunu bu tarz hastalıklı kişilerin üremesi' mi?

Konu nerelere gitmiş böyle? Biraz daha devam etse Holokost'a kadar gidecek.

encyclopedia.ushmm.org
0
Mirket
(09.08.25)
o isin bahanesi,
sevseydi kim bakar genetiğe.

akraba evliliği tam bir kumar,ülkemizde ciddi bir sorun.
0
designer
(09.08.25)
Ailesinde 1 otizmli 1 şizofren olan bir arkadaşımı i, onu sevdiğini söyleyen adamın ailesi istemedi. Haksızlar diyemiyorum haklılar da diyemiyorum çünkü evlenecek olan oğullarıydı, kendileri değildi. Haksız sayılmazlar çünkü çocuk olsaydı hayatının herhangi bir anında şizofren olmayacağının garantisi hiç yok, olma ihtimali diğerlerine göre daha yüksek.

Fakat konu kanser gibi gayet tedavi edilebilen ve herkeste geninin gayet de bulunduğu bir hastalık olunca arkadaşını biraz haksız buldum, çünkü sadece kötü beslenme ve yüksek stresle de kanser tetiklenebiliyor. Alkol sigara ile de tetiklenebiliyor. Çocuk için bence alkolü sigarayı daha fazla gözetmeli, ailede şu bu olması çok bişey ifade etmez. Ayrıca çocuğun kendi yapısının yüksek stresli olmayacağı ve kendi hayatında da çok yüksek stres altında yaşamayacağı da belli değil, stres en büyük etken iken karşıdakinin ailesideki hastalıklardan ötürü vatandaşı elemesi acımasızlık bence. O kişi ola ki güzel ahlaklı biriyse, insan ilişkileri güzelse, parayı harcamayı da tutmayı da bilen ve kul hakkına sadık biriyse, Alkol sigara madde vs kullanmıyorsa ve hele ki güzel anlaştılarsa o kişiyi harcamış demektir bana göre.
0
muhayyer divan
(09.08.25)
Arkadaş sevecek süreyi vermemiş kendine. Birkaç görüşme sonrası konu ortaya çıkınca pek uyamadık birbirimize deyip kızla ilişkisini bitirmiş. Biz de iki kadın olarak arkadaşa yüklendik biraz, ailesinde kanser olmayan mı var, her kanser de aynı değil vs diye. O da kendine dikkat ettiğini, bu yaştan sonra da mantıkla hareket edeceğini söyledi. Sporunu yapan, iyi beslenen, içki sigara kullanmayan biri.

Dediğiniz gibi bazı hastalıklar anne karnında belli oluyor. Down sendrom, sma öyle diye biliyorum. Ama otizm, şizofreni gibi hastalıkların şu an için bir testi yok. Öte yandan bir dakika sonramız belli değil. Benim bir tanıdığımın annesi emekli olduktan sonra şizofreni teşhisi aldı. Hayatın ne getireceği belli olmuyor.
0
🌸asteriks
(09.08.25)
arkadaşınız iyi yapmiş. hastalıklı çocuk doğurma meraklısı ülke standartlarının üstünde bi karar. önlem denen şey "çocuk asla hasta olamaz" demek değil göz göre göre olmasınbazı şeyler de. kanser umrumda olurdu. allah kimseye yasatmasin
0
ala09
(09.08.25)
Bir bina dikmeyi düşünüyorsun diyelim. Elinde zeminin sağlam olmadığını bildiğin bir yer var. Oraya dikilen bina depremin şiddetine göre belki yıkılır, belki yıkılmaz. O zeminde yıkılmayacağına güvenmeyi seçmektense binayı baştan sağlam zemine dikmek daha mantıklı. 9 şiddetinde deprem olur, tsunami olur...sağlam zemindeki bina da yıkılır. En azından ben gerekli önlemleri elimden geldiğince aldim dersin.
Ben de tam da bu sebepten evlenmek istemiyorum. Bizim ailenin hastalık geçmişi kabarık. Evlenince çocuk baskısı olacak. Eşinle çocuk yapmama konusunda anlaşsan da ailelerin ve çevrenin baskısı bitmiyor.
0
gnosis
(10.08.25)
Kanser cidden genetik yatkinlikla birebir ilintili. Ben, benim ailemde kanser hastasi çikmadi diye kanseri bize uzak zannederdim ta ki bizden bir can alincaya kadar.
0
feastofthedamned
(10.08.25)
Allah gerçekten iyi insanlarla karşılaştırsın. Olmadan olabilme ihtimalini düşünüp vazgeçmek akıl işi değil. Bir arkadaşımın abisi lösemi olduğunu öğrendiği kız arkadaşını yarı yolda bırakmadı ve evlendi. İkisi de kısa süre mutlu oldular ve kadıncagız birkaç yıl sonra vefat etti. Zaman geçti abisi evlendi çocukları oldu. Şimdiki eşinin bile gözünde ilah gibi. Çünkü yaptığı çok büyük bir kalp ister. Herkes beceremez.
0
hepimizkediyiz
(10.08.25)
@hepimizkediyiz, kalmış mı öyle insanlar, hele ki erkekler? adam mutluluğu fazlasıyla hak etmiş.
0
🌸asteriks
(10.08.25)
(3)

erkek ayakkabısı

ohmho
selamlar,düz taban değilim ama içe basıyorum. sanıyorum ki skechers ayakkabılar da bu tarz ayaklar için çok uygun değil. aslına bakılırsa uzun süredir skechers giyiyordum çok rahat olduğundan ama son 4 ayda 2 kez bilek incitince doktor skechers tercih etmesen daha iyi olur dedi. sportif bir insan da
selamlar,

düz taban değilim ama içe basıyorum. sanıyorum ki skechers ayakkabılar da bu tarz ayaklar için çok uygun değil. aslına bakılırsa uzun süredir skechers giyiyordum çok rahat olduğundan ama son 4 ayda 2 kez bilek incitince doktor skechers tercih etmesen daha iyi olur dedi. sportif bir insan da değilim.

benzer ayak yapısına sahip olan dostlar siz ne seçim yapıyorsunuz ? sanırım orta ayak destekli ayakkabı kullanmak lazım ki örnek şu: www.sportive.com.tr

ama benim gönlüm www.sportive.com.tr
düz taban sanırım ve uzun yıllar düz taban ayakkabı da giydim :/
0
ohmho
(03.08.25)
asics kayano 31 ve gt 2000 serileri içe basanlar içindir.
Stability Shoes denilen ayakkabılara bakman lazım.
skechersta da vardı stability olanlar.
nike ta structure sanırım aynı şekilde destekleyici ayakkabılardan.
0
my fault
(03.08.25)
asics +1
ve new balance'ın daha iyi modelleri var.
0
koela
(03.08.25)
skechers alti kopuk desteksiz ayakkabi. ve rezil bir ayakkabi. destekleyen ayakkabi alman lazim. veya 0 drop normal sneakerlardan giymelisin.
0
antikadimag
(04.08.25)
(10)

Anadolu yakası vs avrupa yakası

messina123
Avrupa yakası güvensiz, aşırı kalabalık, stresli, karmakarışık.Anadolu yakası ise net daha düzenli, daha huzurlu ve sakin, sahillerinde devasa yeşil alanların olduğu bölge. Nüfusu birkaç milyon daha az olsa dünyada cenneti yaşatır.Ben net anadolu yakası alır diyorum. Sizce hangisi ve neden?
Avrupa yakası güvensiz, aşırı kalabalık, stresli, karmakarışık.

Anadolu yakası ise net daha düzenli, daha huzurlu ve sakin, sahillerinde devasa yeşil alanların olduğu bölge. Nüfusu birkaç milyon daha az olsa dünyada cenneti yaşatır.

Ben net anadolu yakası alır diyorum. Sizce hangisi ve neden?
0
messina123
(03.08.25)
Neredeyse 20 yıldır İstanbul'da yaşamıyorum ama Anadolu yakası diyorum. Belki de İstanbul'dayken hep orada yaşadığım içindir. Avrupa yakası daha kalabalık, kargaşalı ve huzursuz geliyor bana.
0
cilacı ökkeş usta
(03.08.25)
Düzeni, huzuru, sakinliği, yeşili arıyorsan İstanbul'da ne işin var? Taşraya git.

İstanbul deyince, para ve iş deyince akla gelen herşey Avrupa'da. Ben Avrupa Yakası diye cevaplayayım bu anketi.
0
Mirket
(03.08.25)
avrupa yakası bana çok kaos geliyor lakin iki yakanın da çok farklı beklentilere hitap ettği lokasyonları var.

mesela suadiye ile sultanbeyli bir olabilir mi ?
0
ohmho
(03.08.25)
kadikoy yasam standardi daha yuksek olabilir ama istanbul avrupa yakasidir.
0
antikadimag
(03.08.25)
Bostancida yasiyorum. Avrupa yakasi alir. Anadolu getir goturunu yapsin.
0
klassno
(03.08.25)
Anadolu daha düzenli ama ben hep Avrupa yakasında yaşadığım için gönül bağım var. Kolay kolay o yaşanmışlıkları unutamam. Avrupa diyorum

Semte göre değişir kaos durumu.
0
kullanicadi
(03.08.25)
avrupa yakası yaşamak için korkunç bir yer. bir tek bakırköy taraflarını yaşanabilir buluyorum. cevabım net anadolu yakası.

tabi anadolu yakasıyla kadıköy-kartal arası sahil ile e5 arasındaki bölgeyi kastediyorum. ümraniye’yi değil.
0
sir gawain
(03.08.25)
anadolu yakasaı ama neresi?
kesinikle anadolu yakası sahil kesimi. kadıköy maltepe, maksimum kartala kadar. özellikle sahil ve minibüs yolu çevresi. daha üstüne çıktın mı oralarda da yaşanmaz.

fakat işi avrupa yakasında olan için devamlı git gel zorluk çıkartır. o yüzden anadolu yakası ve evine yakın iş bulunmaz bir nimet.
0
my fault
(03.08.25)
Hayatımın büyük çoğunluğu anadolu yakasında geçti, hala da yaşamak için tercihim anadolu yakası olur ama bana hep esas İstanbul avrupa yakasıdır gibi gelir, tabii kastettiğim cihangir nişantaşı bebek falan, bahçeşehire esas istanbul demem. Bir de anadolu yakası inşaatlarla o kadar keşmekeş oldu ki beşiktaş bile daha sakin kalır oldu.
0
(03.08.25)
İstanbulu İstanbul yapan her şey Avrupa yakası +1
Banliyö ile şehir merkezi farkı gibi düşünmek lazım aslında.
İstanbul sınırları içinde olayım ama İstanbulda yaşıyor gibi hissetmeyeyim diyenler için Anadoluda daha çok alternatif var.
0
Bruce
(03.08.25)
(4)

Numaralı gözlüğünüzün camlarını nasıl seçtiniz?

anaphylacticshock
Merhaba, Numaralı, normal gözlük yaptıracağım ama bir sürü yeni cam türü ve kaplaması var.Antirefle, hidrofobik, mavi ışık filtreli, fotokromik (buna eskiden kolormatik deniyordu galiba) vb bir sürü kaplama var. Bir de cam markaları da çok fazla. Essilor, Zeiss, Nikon, Hoya vs bir sürü cam markası v
Merhaba,

Numaralı, normal gözlük yaptıracağım ama bir sürü yeni cam türü ve kaplaması var.

Antirefle, hidrofobik, mavi ışık filtreli, fotokromik (buna eskiden kolormatik deniyordu galiba) vb bir sürü kaplama var.

Bir de cam markaları da çok fazla. Essilor, Zeiss, Nikon, Hoya vs bir sürü cam markası var.

Her cam markasının da farklı farklı türleri var. Mesela essilor crizal diye bir gözlük camı var. Bu crizal camda kullanılan kaplamalar neler bilmiyorum. Özelliği ne bilmiyorum ama her yerde karşıma çıkıyor.

Bir de SİFERİK, ASİFERİK VE BİASİFERİK camlar var. Bu terimler galiba camın küreselliğini yani eğriliğini gösteriyormuş. Cam ne kadar düz olursa o kadar kaliteli, verimli oluyormuş. Bu üç tür içinde en iyisi biasiferik camlarmış galiba.

Kafam çok karıştı.

Siz gözlük camlarınızı nasıl seçtiniz?

Cam markasına önem verdiniz mi?

Hangi kaplamaları yaptırdınız?

Asiferik, biasiferik farklarına dikkat ettiniz mi?
0
anaphylacticshock
(02.08.25)
En son atasun'dan essilor yaptırdım. İnceltme yok. Sadece anti reflect kaplama.

Bence anti reflect dışındakiler gereksiz. Marka'da da essilor, seiko, zeiss iyidir. Numaraların 2.5 tan yüksek değilse inceltmeye gerek yok.
0
runaway
(02.08.25)
öncelikle göz doktoruma cam markasının önemi var mı diye sordum. "piyasada kötü cam yok zaten ama göz kusurun fazla olduğu için x marka al rahat edersin" dedi. x dedim çünkü aklımda değil şimdi ama işte tüm gözlükçülerde olan standart markalar yine :D
camı alırken de optikçi şikayetlerini soruyor, durumuna göre cam veriyor. misal bütün gün ekran karşısında çalışıyorsan sana mavi koruma veriyor, migrenin varsa bilmemneli veriyor gibi.
0
neira
(02.08.25)
iyi bir optikçi bulup ona güvenip onla halletmek lazım.
en fahiş kar oranlarının döndüğü meslek. adamına göre fiyat çekerler indirim yaptım derler. ama yine dünya kadar kar ederler.
ayrıca atasun piyasadaki en kötü yer. ne elemanları işten anlar nede camların özellikleri bellidir. ne taktıklarını firma bile bilmez. ocak şubat gibi indirim yaparlar öyle denk getirip sadece marka çerçeve alınabilir.

ayrıca astigmatın 2 üstüyse yandın. stok cam yoktur. özel üretim gerekir fiyatlar bir anda iki katına çıkar. hatta miyop derecen de yüksekse fiyat logaritmik artar.

dhforumda bir konu var optikçiler sorulara yardım ediyorlar. belki sorularının cevaplarını bulabilirsin.
forum.donanimhaber.com
0
my fault
(02.08.25)
Boya ya da Seiko cam kullanıyorum, fotokromik standart bende, emekli albay gibi geziyorum güneş çıkınca.
0
mahsus mahal
(03.08.25)
(6)

anneme Samsung Galaxy a56 almayı düşünüyorum, bilenler önerir mi?

santimantal
Telefonu kullananlar deneyimlerini paylaşırsa sevinirim.Ciddi, majör bir sorunu var mı?
Telefonu kullananlar deneyimlerini paylaşırsa sevinirim.

Ciddi, majör bir sorunu var mı?
0
santimantal
(01.08.25)
Tam anne telefonu, işlemcisi şarjı bataryası ekranı fotoğraf kalitesi üzmez 6-7 yıl çok rahat kullanır

Ama sd kart yuvası yok, almışken 256gb kapasiteli olsun

Bir de diğer markalar 2-3 sene güncelleme verirken samsung yeni s ve a serilerinde 6 android güncellemesi ve 6 sene güvenlik güncellemesi vereceğini söylüyor
0
grimavi
(01.08.25)
ekranı büyük, pil ömrü iyi. aşırı kaliteli fotoğraf ihtiyacı yoksa dediğiniz konularda üzmez. sansumg son yıllarda ürün sayısını azalttıkça ürünlerini daha stabil hale getirdi.
anneniz çok fotoğraf video çekmiyorsa 128gb da iş görür.
0
orpheus
(01.08.25)
aslında a36 bile annelere yeterli. bende anneme şuan a36 alma arifesindeyim.
0
my fault
(01.08.25)
burda anne baba telefonu sorulunca en çok söylenen model herkes de memnun, gerçi ben başka marka aldım babama ama hiç araya girmeyim :)
0
bay b
(01.08.25)
A serisi yeterli,
2025 uretim olmasina dikkat et.
0
designer
(01.08.25)
A56 256 gb,Türkiye garantili olsun.

www.epey.com
0
designer
(01.08.25)
(6)

Diş-Ağızda kist oluşumu ile ilgili nereye gidilmeli?

furry burns
Merhabalar,Eşim diş sıkması problemiyle ilgili hastaneye gittiğinde kist oluşumu görüldüğünü söylemişler. Ancak bunun kanal tedavisi ile halledilemeyecek olduğunu, devlet hastanesinde de radyoloji olmadığı için detaylı tespitinin yapılamayacağını söyleyip üniversite hastanesine gitmesi gerektiğini s
Merhabalar,

Eşim diş sıkması problemiyle ilgili hastaneye gittiğinde kist oluşumu görüldüğünü söylemişler. Ancak bunun kanal tedavisi ile halledilemeyecek olduğunu, devlet hastanesinde de radyoloji olmadığı için detaylı tespitinin yapılamayacağını söyleyip üniversite hastanesine gitmesi gerektiğini söylemişler. Üniversite hastanelerindeki randevu sistemini tam anlayamadık. Daha önce deneyimleyen var mıdır? Bir de bu işlemi özelde hangi hastanede halledebiliriz? Bilgisi, fikri olan varsa yardımcı olursa çok sevinirim.
0
furry burns
(01.08.25)
İlk olarak radyoloji birimi olan bir hastanede gerekli tetkikleri yaptırın. Hastane olmasına dahi gerek yok. Radyoloji raporu veren ve gerekli görüntüleme cihazları olan (US, MR vs.) bir kurumdan da rapor alıp bir radyoloğa gösterirseniz müdahalenin nasıl yapılacağına o karar verir.

Özelde hangi hastane halledebilir diye sormuşsunuz ama konum vermemişsiniz. Muhtemelen büyük özel hastanelerde bu görüntüleme cihazları zaten vardır. Size yakın olan bir hastaneyi arayıp teyit edebilirsiniz.
0
himmet dayi
(01.08.25)
Radyoloji yok ne demek ki? Dışarda panaromik diş röntgeni çektirip getirin diyememişler mi?

Önce bir devlet diş hastanesine gidin, teşhis konsun bi. Sonrasını düşünürsünüz.
0
Mirket
(01.08.25)
Periodontist ya da çene cerrahi. Dis sıkma için de protez uzmanı. Hepsi de dış hek fakültelerinde mevcut. Ama önce ilk muayeneden gecmelisiniz
0
primetime
(01.08.25)
@Mirket hocam zaten devlet diş hastanesine gitti eşim. Oradan böyle diyip göndermişler.
0
🌸furry burns
(01.08.25)
çene-diş kistleri için "ağız, diş ve çene cerrahisi" uzmanına görünmek lazım.
devletin diş hastanelerinde önce genel diş bölümüne randevu alıyorsunuz onlar muayene yapıp gerekli gördüklerinde takipli hasta olarak kaydınızı açıp mhrs den çene cerrahisine randevu alın diyorlar.
kisti gördüğüne göre panoramik röntgen çekmişlerdir. kistin konumunu, yayılımını, sinirlere baskı yapıp yapmadığını görmek için tomografi çekmek gerek. onun için üniversiteye göndermişlerdir.
üniversitede de aynı önce genel diş ardından kendileri çene cerrahisine sevk ederler.

kist operasyonları riskli operasyonlar. eğer kist çok büyükse, sinirlere yapışmışsa tecrübeli iyi bir çene cerrahına operasyon yaptırın.
0
my fault
(01.08.25)
Annemin damağında vardı. Şans eseri bir diş hekimi fark etti. Acıbadem'dea anestezili bir ameliyatla alınmıştı 6 7 sene önce.
0
renegade
(01.08.25)
(1)

İstanbul'da otbüz akbil basmaca

cakmayazar
Selamlar öğrenciler,Aşağıdaki videoyu izledim de güldüm ama sonradan da aklıma geldi sorayım dedim.76e avcılara biniyoduk öğrenciyken ve o körüklü otobüslerin en sonundan kartı gonderiyorduk ve gelmesini bekliyoduk,gelmeyen oluyordu felan hâlâ aynı mı durumlar?Bu arada video https://youtube.com/shor
Selamlar öğrenciler,

Aşağıdaki videoyu izledim de güldüm ama sonradan da aklıma geldi sorayım dedim.
76e avcılara biniyoduk öğrenciyken ve o körüklü otobüslerin en sonundan kartı gonderiyorduk ve gelmesini bekliyoduk,gelmeyen oluyordu felan hâlâ aynı mı durumlar?
Bu arada video youtube.com
0
cakmayazar
(30.07.25)
kalabalık hatlarda aynı durum var. sırf bu yüzden cüzdanda hala istanbul kart taşıyorum yoksa telefonu yollasam geri gelmez.
0
my fault
(30.07.25)
(14)

Altının üstüne isim yazılır mı? [düğün, takı]

hadi ya la
İlk kez bir düğünde altın takacağım. Ailem uzun süredir altın takılacağı zaman kurdelenin üstüne isim yazıldığını söylüyor, normalmiş bu. Bana ayıp olabileceği ihtimali geldi. Çeyrek takacağım için kaosta unutulup gitmesini de istemem tabii.Bu işin oluru nedir, isim yazmalı mıyım?
İlk kez bir düğünde altın takacağım. Ailem uzun süredir altın takılacağı zaman kurdelenin üstüne isim yazıldığını söylüyor, normalmiş bu. Bana ayıp olabileceği ihtimali geldi. Çeyrek takacağım için kaosta unutulup gitmesini de istemem tabii.

Bu işin oluru nedir, isim yazmalı mıyım?
0
hadi ya la
(30.07.25)
her yerde aynı adet var mı bilmiyorum ama genelde altının üzerine küçük bir fiyat etiketi yapıştırılıp, etiketin üzerine isim yazılır. kuyumcular altın alırken etiket de verir hatta.

edit: fiyat etiketi derken şunları kastediyorum: www.avansas.com

üzerine fiyat yazılmıyor, isim yazılıyor sadece.
0
inheritance
(30.07.25)
genelde gelinin yaninda biri dolasiyor salonda elinde torba oluyor, ya da nikahsa iste gelinin yaninda duruyor torbayla, ben hic gercekten gelinin/damadin uzerine altin takilan dugune gitmedim. neyse iste o torbaya altini atiyorsunuz. Altini aldiginiz yer minik bir kese ya da kutu icinde veriyor altini, o keseye altinla birlikte minik bir kagitta isminizi yazip koyuyorsunuz, ve gelininin torbasina atilir. usul budur. ayip olacak bir sey yok.
0
kassiopeia
(30.07.25)
Yazılır evet. Sonra aileler bu bilgiyi ileride diğer düğünlerde kullanır ("O bizim kıza yarım altın takmış, şimdi çocuğuna çeyrek götürmek olmaz" gibi...)
0
kobuzchu kiz
(30.07.25)
Bizde kurdeleye isim yazılır.
Çok yakın arkadaşlarımda yazmadığım da oldu ama genel teamül bu yönde. Ayıplanacağını düşünmem yazıldı diye.

keseye kağıt koyulmaz bizde. en azından ben görmedim.
kese açılınca düşer gider belki.
0
biseysorcaktim
(30.07.25)
kesin yazın, çeyrek önemli bir takı şu zamanda. yazmazsanız unutulur gider, kim taktıya gider çeyrek.
0
adivar
(30.07.25)
Yazılır. iç anadolu bölgesinde hep öyle yaparlar
0
limonlu eksi
(30.07.25)
Ben kesenin içine minik bir not yazıyodum ama son gittiğim düğünde notum elimde kaldı altını iğnelerken, isim yazmak ayıp olmaz bu arada, kameradan kim ne takmış izleyenler olduğunu duydum.
0
(30.07.25)
Yapılabilir de sakın fiyat miyat yazmak gibi saçmalık yapmayın
0
avatar is back
(30.07.25)
Yazılıyor. Bana da garip geliyor ama adetin böyle olduğunu öğrendim son gittiğim birkaç düğünden.
0
peki madem
(30.07.25)
ayıp olur deyip ardından da unutulup gitmesini istemiyorum demek ?
isim yazmak ayıptır. bir beklenti oluşturmak için yazılır. bak ben sana çeyrek taktım sende bana çeyrek takmak zorundasın. aslında bir anlamda değer biçmedir. ne kadar yüksek takarsan sen benim için o kadar önemlisin demektir. tam bir anadolu yüzsüzlüğü.

altın takılacaksa karşılıksız takılır. yeni kurulan aileye yardım amacıyla takılır. bir beklenti içine girilmez.
0
my fault
(30.07.25)
Fiyat yazılmaz. Ancak bir kağıda adımı yazıp iğneye geçiriyorum. Beklenti için değil. Zaten bugüne dek taktıklarımın hiçbiri dönmedi. Ama arada kaynamasın diye düşünüyorum ben de.
0
pro9it9is9
(30.07.25)
yazılır. yazılmalı bence de.
0
elorelia
(30.07.25)
Aydınlıyım, bizim orada kurdele üstüne ya da kutusunun üstüne mutlaka yazılır isim.
0
hayalhayal
(30.07.25)
Niye ayıp olsun ki o yoğunlukta not eklemek çok normal.
Kurdeleye Ç.Pasta veya Çilekli P. formatında yazabilirsiniz. Gelinin takı kesesi veya takı sandığı olacaksa kartvizitinizi takının kutusuna koyarak mutluluklar yazabilirsiniz.

Geçen arkadaşıma bilezik aldığımda çengelli iğne ile yuvarlak bir mini tebrik kartı iliştirdi kuyumcu adımı yazdım. Madeni 1 tl gibi bir büyüklükte idi. Belki çeyreğe de veriyorlardır.
0
cilekli pasta
(30.07.25)
(7)

Şapkalarınızı nasıl yıkıyorsunuz?

isiaha
Siperlik ile kumaş kısmının birleştiği yerde belli belirsiz ter izleri var. Bu lekeleri nasıl gideririz? Nasıl tertemiz yaparız şapkaları?
Siperlik ile kumaş kısmının birleştiği yerde belli belirsiz ter izleri var. Bu lekeleri nasıl gideririz? Nasıl tertemiz yaparız şapkaları?
0
isiaha
(29.07.25)
çamaşır makinesi
0
inheritance
(29.07.25)
Elde sabunlu su ve diş fırçası ile fırçalamayı dene hocam, üç harfli marketlerden ucuz bi fırça al. Bu fırçayı yine spor ayakkabıların dikişli detaylı yerleri varsa bu kısımları temizlemek için de kullanırsın, ince temizlik fırçan olur
0
grimavi
(29.07.25)
Temu'da plastik kalıplı şapka yıkama kılıfı satılıyor. Ona koyup makinede yıkıyorum.

www.temu.com

Ayrıca şu da var.

www.temu.com
0
Mirket
(29.07.25)
Ben bir tanesini kuru temizlemeciye vermiştim, garanti veremiyoruz dediler ama sonuç fena olmamıştı.
0
(29.07.25)
bulaşık makinesi üst sepetinde, bulaşıklar olmadan.
0
adivar
(29.07.25)
ben elde yıkıyorum. az biraz sıvı çamaşır deterjanı ile bir leğende çiteleyip asıyorum. eğer ter lekeleri varsa hafifçe fırçalıyorum.
0
my fault
(29.07.25)
Ben denemedim ama keçe yün gibi alengirli bişeyse ve yağlı bir leke varsa balata spreyi işe yarar teorik olarak.
0
schizofrengi
(30.07.25)
(20)

Telefonunuzu kullanabilir miyim diyene ne dersiniz?

tahirkemalbozoglu
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış. Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış.
Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
0
tahirkemalbozoglu
(27.07.25)
2 gün sonra soruşturmadan değil de telefonu alıp kaçsa peşinde koşacak yaşı geçtim ondan çekinirim açıkçası
0
grimavi
(27.07.25)
Bu sebep. Bir de telefon etme bahanesiyle birini çaldırıyorlar, o biri SMS atıyor ve telefonu alan kaşla göz arasında gelen linke tıklıyor, banka bilgileri vs olduğu gibi klonlanıyor. Haberde okumuştum, doğru mu bilmiyorum.

Vermem ben de.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Tuşlu telefon varken veriyordum eğer çok ofsayt bir tip değilse, şimdi esigim çok ince, gerekçesine aşırı inanmam lazim ancak öyle.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Üstteki cevapları okumadan önce olur derdim artik olmaz derim.
0
sonsuz
(27.07.25)
Allah'ım inşallah demez bana kimse öyle bi şey ya. Şimdi ilk başta kullansın istemem çünkü benim eşyam başkasının enerjisi karışmasın eşyama. Sonra düşünürüm aynı pozisyonda ben olsam birini aramam gerekse, insanlık namına kullandırtmak gerektiğini anlar ve telefonu vermeye karar veririm tam o anda acaba aslında gerçekte telefonumu vermek istemiyor muyum ve fakat sosyal kaygı, emrivaki ile mi bunu yapıyorum diye tereddüte düşerim. işte bundan asla emin olamam çünkü insan kendini kandıran bir varlıktır. işte bu tereddüt dolayısı ile telefonu vermek istemem. eğer o esnada o kişiye karşı merhamet hissim galip gelirse yoo ben bu kişiye gerçekten de iyilik yapmak istyorum deyip telefonu veririm ama sonradan acaba istemeden mi verdim diye de düşünür müyüm şu an kestiremiyorum.
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
ben tipinden şüphelenmezsem verirdim. bir kaç defa da verdim hatta güvenli ortamdayken. koşup gitse peşin yetişebilecek takatim yok en büyük çekincem o olur. fakat geçen benim ihtiyacım oldu, telefon bir anda arızalanıp kapandı. 4-5 kişi reddetti. bozuldum ama hak da verdim maalesef. eskiden büfelerde vs ücretli şekilde kullanılabilen telefonlar, telefon kulübeleri olurdu onlar da yok artık neredeyse hiçbir yerde.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(27.07.25)
Başıma şu geldi:

Metrodan çıktım otobüse koştum, yetiştim tam bindim derken baktım telefonum yok, ara ara bulamadım ve otobüsten indim, otobüs kalkıncaya kadar bekleyip kalkınca olduğu yeri aradım, oraya kadar yürüdüğüm yolu aradım ve metro girişinde gördüğüm görevlilere sordum, görmedik dediler. Nihayet yeni gelen otobüse bindim, ne yapacağımı düşünürken aklıma telefonu aramak ve ucunda biri varsa ulaşmak geldi, tam karşımda genç bir kız oturuyordu, kablosuz kulaklığı takılıydı, rica ettim böyle böyle oldu kendimi arayabilir miyim dedim, elbette dedi verdi telefonunu, kulaklığım takılı olduğu için ben de dinliyorum demeyi ihmal etmedi, ben de tabii elbette dedim.

Sonuçta telefon metrodaymış, indim gittim aldım falan. Kız hayır deseydi herkesten telefon dilenecek miydim bilmem. Yani kızın elinde bir kontrol mekanizması vardı. Olmasaydı da vermemesi hakkıydı.

Benden istense herhalde iç dünyam beni yönlendirir, o anki hislerime göre hareket ederim.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
iç çamaşırımı veririm telefonumu vermem
0
runaway
(27.07.25)
"sen soyle numarayi, ben ariyim" diyip, gizliden o kisiyi arayabilirsin.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Vermem. Acil bir durumsa polis, ambulans vs ben ararım derim.
0
gabe h coud
(27.07.25)
bırak telefonu ben dışarıda tanımadığım kişiye selam bile vermiyorum.
0
my fault
(27.07.25)
bir avm'de cok guzel bir kiz cok kibar sekilde istemisti vermistim.

simdi muhtemelen vermem. belki bi kiz veya masum yuzlu bir cocuk isterse olabilir. insanin tipinden, konusmasindan cok hizli karakter analizi yapabiliyorum.
0
antikadimag
(27.07.25)
Bunu üzülerek söylüyorum, değil telefon yol tarifi bile soran olsa kafamı eğip devam ediyorum. Çünkü burası Türkiye.
0
sanguine
(27.07.25)
avukatım. sakın bir daha yapmayın. her tür suistimale açık. ayrıca rızanızla verdiğiniz için doğacak sorumluluklardan da mesul olma durumunuz var.
0
ground
(28.07.25)
@sanguine +1 yani tabi yerine göre değişiyor en son otobüste mi feribotta mı ne biri istemişti kendi aradım konuştum falan işte gelmek üzere şurda bilmem ne diye detayını hatırlamıyoum. onun dışında sokakta falan çok çok zor. gerçekten ihtiyaç olduğunu anlarsam ancak o riske girerim.
0
bay b
(28.07.25)
bu kadar açıklama yapmam bile. hayır der devam ederim. bazıları söyleniyor, "ne var yani insanlık öldü mu, versen ne olur" hiç dinlemeden uzaklaşıyorum
0
abelardo
(28.07.25)
avukat olmasam ve bu ufacık şeyden dolayı insanların neler yaşadığını bilmesem ben de verilmeli derdim. kendini aklayana kadar maddi manevi yıpranırsın. yapılmamalı
0
kel aynak kusu
(28.07.25)
Vermem. Öyle olaylar oluyor ki ben de paranoyak oldum. Biraz da mesleki deformasyon (avukatım) mevcut haliyle.

Küçük yerlerde verilebilir ancak metropollerde asla tavsiye etmem. Telefonu isteyen kişinin bir örgüt üyesi olup olmadığını ve bir eylemin hazırlık ya da nihai talimatını vermediğini nereden bileceksiniz?
0
10551037
(28.07.25)
ben de bugüne kadar vermiştim de durumlar şunlardı;
- okulda öğrenci velisini arayacaktı
- bizim oradaki basket sahasında ufak bi çocuk anneme haber vermem gerek demişti.
- otobüste kabin memuru ile muahbbet olmuştu(aynı cinsiyetiz), ev arkadaşımı arayabilir miyim demişti.
- metronun girişinde oturuken yanımda oturan biri rica etmişti.

Şimdi yukarıda yazılanlara bakınca ben de çekindim. Galiba son durumda vermeyebilirim artık ama o da düzgün bi tipti.
Bi kere mahallede bakkala giderken biri birini arayabilir miyim demişti de gerçekten telefon yanımda değildi. galiba bazen bu bahaneyi kullanabilirim.

geçende de ben telefonumu kaybettim bi adama beni arayabilir misiniz demiştim. adam kontörüm yok demişti. kitlenip kalmıştım ben de zaten biraz değişik bi adammış o da sonradan öğrendim :)
0
high hopes of the sozluk
(28.07.25)
Tabbi ki vermem. Çok tereddüte düşüren bir durumsa en fazla "numarayı söyle ben arayayım" diyerek hoparlöre alır buyur konuş derim, ama telefonu asla eline vermem. eğer mırın kırın ediyorsa, abi özel konuşucam duyulmasız zart zurt diye nazlanıyorsa zaten derdi konuşmak değil.
0
thracia
(28.07.25)
(5)

pantol, gömlek ihtiyacınızı nereden karşılıyorsunuz

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
beymen'e param yetmiyor, 30'lu yaşlarında erkek bireyim. avm'ye mi gitmeliyim? piyasada f/p oranı iyi ürün bulabileceğim yerler neler?
beymen'e param yetmiyor, 30'lu yaşlarında erkek bireyim. avm'ye mi gitmeliyim? piyasada f/p oranı iyi ürün bulabileceğim yerler neler?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.07.25)
Boyner
0
Mirket
(27.07.25)
hocam ya kalitelilerin outletleri ya da biraz para biriktirip az ama dayanıklı ürün almak lazım. f/p ürün kalmadı.
0
ahmet oturum cerezi
(27.07.25)
avmye gidip ürünleri dene beğendiklerini internetten al. boynerde devamlı indirim kodları oluyor onlarla baya uyguna bulursun. trendyol ve hepsiburada da dönem dönem indirimler oluyor onları takip edeceksin.
avmlerde garaj günleri oluyor. oralarda da markaların güzel indirimleri oluyor.
biraz takip işi.
0
my fault
(27.07.25)
pantolon: dockers
gomlek: damat, bisse.

beymen fiyat bandini bilmiyorum.
0
antikadimag
(27.07.25)
gömlek tudors f/p özellikle kart kampanyası falan da denk getirirsen mis.
pantolon için bir ara uki f/p idi ama onlar da uçtu gitti.
0
koxy
(29.07.25)
(9)

Günde kaç adım atmak iyidir?

michael_knight
Günde ortalama kaç adım atıyorsunuz?Az, çok veya normal mi sizce?
Günde ortalama kaç adım atıyorsunuz?
Az, çok veya normal mi sizce?
0
michael_knight
(25.07.25)
ortalamama baktım telefondan. 8.500 civarı. 10 bin kulağa tok ve sağlam geliyor ama bir bilgim yok.
0
gitdaddy
(25.07.25)
Çok enteresan ki daha yeni bugün 10bin adım olayının yanlışlığı ile alakalı yazı gördüm.
www.bbc.com

Ben de 6-7k atarim hep. 10 k ekstra aktiviteler yaparsam falan anca olur.

Bilimsel olarak illa 10 k yapmaniza gerek yok denmiş ki 10k olayını çıkaran da adım sayar şirketi.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
Bu 10 bin adım olayı geçmişte bir ürün reklamı ile ortaya çıkmış bir konu özel olarak bir faydası yok, Logistic'in dediği gibi daha düşük adımlar da kardiyovasküler sistem için çalışan bir miktar, bir de insanların bu tür aktiviteleri kişisel olmalı kadın erkek genç yaşlı zayıf şişman herkesin aynı standart adım sayısına ulaşmaya çalışması biraz saçma bir konu, mesela 100 kilo birinin 10 bin adım atmasıyla 50 kilo birinin 10 bin adım atması aynı derece sağlıklı olur mu biraz şüpheli bence, bana göre bu işin katı sınırları yok 6000-8000 arası güzel bir skor, onun dışında miktar arttıkça fayda da paralel şekilde artar diye bir gerçeklik yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.07.25)
üsttekilere ek asıl önemli olan bu adımları atarken belli bir nabızın üstüne çıkmak. avm gezmekle tempolu yürüyüş arasında fark var.
bu 10bin adıma tempolu ve nabzı yükselten aktiviteler ile ulaşmak önemli.
0
my fault
(25.07.25)
Temmuz ortalamam 7100.

Seviyorum yürümeyi. Haftada 3-4 gün 6 km yürüyüs yapiyorum. Resting heart rateim 72‘den 53e indi bu sayede.

3-4 gün yürümesem geri 65 e falan cikiyor.
0
sonsuz
(25.07.25)
5-10 bin arasi degisiyor. evden calisiyorum. her gün ise gitsem 10 bin rahat yaparim. bana da nedense ideali 10 binmis gibi geliyor.
0
sir gawain
(25.07.25)
2000? 1000? 500?
Ölçmüyorum ama korkunç hareketsizim. Asansörden arabaya 30 adım falan… Balinaya dönmüş bir insanım.
0
yadigar
(26.07.25)
Yeni yayınlanan araştırmaya göre günlük 7 bin ideal denmiş

www.bbc.co.uk

Beni rahatlattı çünkü her gün 10 bini tutturmak ya da ara vermek yerine düzenli 7 bin daha iyi hissettirir diye umuyorum.
0
kaset
(26.07.25)
Geçen yıllara göre inanılmaz düştü ve alışkanlıklarım, karakterim, fiziğim olumsuz manada etkilendi. Yürümek ve düzenli spor şart.

Ama 10bin adım kampanyası yerini 7-8binlere bıraktı. Adım sayar cihazlar da o şekilde öntanımşı geliyor günlük hedef noktasında.

Ben şunu öerak ediyorum. Evde yürüyüş bandında yürümek ile dışarıda yürümenin mental ve fiziksel sağlık açısından farkı var mı.

Dışarısı daha iyidir muhtemelen ama kaldırım, trafik, kalabalık gibi unsurlar da alınan keyfi azaltıyor.
0
biseysorcaktim
(26.07.25)
(9)

istanbulu gezmek istemek ama depremden korkmak

yenibirgüzelnick
ankarada yaşıyorum ve istanbulu gezmeyi çok istiyorum. bundan 5 sene öncesine kadar sık sık gidip gezerdim sonra bir deprem korkusu geldi 5 senedir gitmiyorum. bana bir tavsiyeniz var mı? şu taraflarda bir otelde kal bir şey olmaz filan der misiniz? veya hep açık havada olsam güvende olur muyum? dep
ankarada yaşıyorum ve istanbulu gezmeyi çok istiyorum. bundan 5 sene öncesine kadar sık sık gidip gezerdim sonra bir deprem korkusu geldi 5 senedir gitmiyorum.

bana bir tavsiyeniz var mı? şu taraflarda bir otelde kal bir şey olmaz filan der misiniz? veya hep açık havada olsam güvende olur muyum? deprem bölgesinde olmayan güvenli otel nasıl bulurum?
0
yenibirgüzelnick
(24.07.25)
kimse öyle bir garanti veremez. sadece istanbul değil dünyanın hiçbir yeri için böyle bir şey mümkün değil. korkunuz takıntı seviyesindeyse üzerine çalışılması gerekir.

ayrıca istanbulu gezerken korkulması gereken şeyler listesinde ilk 3'e bile girmez deprem.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.07.25)
zekeriyakoy, sile tarzi yerlere gitmedigin surece her yerde ayni risk var. airbnb'de mustakil veya bahceli yerler daha mantikli bu senaryoda.
0
buenosdias
(24.07.25)
buenosdias +1 ama şöyle bir durum var:
depremin ne zaman olacağı belli değil belki çok sağlam bir yerde kalacaksınız ama 2 dakikalığına su almaya girdiğiniz marketteyken deprem olacak ve yıkılacak. bunun önünü alamazsınız. evet sağlam evlerde oturmaya gayret ediyoruz ama gideceğimiz her yerin de çok sağlam olmasına dikkat etmeye kalksak hiçbir yere gidemeyiz.
0
matilda
(24.07.25)
bir şehirde deprem riski var diye oraya gitmekten imtina etmek biraz patolojik seviyedir :( yardım alabilirsiniz. deprem konusunda bazı irrasyonel takıntılar oluşmuş.

tarih içerisinde tam da sizin istanbul'u ziyaret ettiğiniz 4-5 güne büyük bir depremin denk gelmesi ve o sırada yıkılacak veya ağır hasar görecek bir binada kaçamayacak bir durumda olmanız olasılığı, bugün markete giderken başınıza gelebilecek bir sürü şeyin olasılığından daha düşüktür.
0
gitdaddy
(24.07.25)
ölmü seni her türlü bulur. sabah mutlu mutlu fırına giderken kontrolden çıkan otobüsün altında kıymaya dönüşmen, bahçe hortumuyla yıkanıp fırçayla asfalttan kazınman da olası. kafana saksı düşebilir, elektrik çarpmasıyla tanışabilir, kendi kendine heimlich yapamayabilirsin. bir kayıp düşüp kafayı zemine vurup bir daha gözlerini açamayabilirsin. insan hayatı pamuk ipliğine bağlı. depremden boşuna endişe ediyorsun. bence psikokoğa görün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.07.25)
arkadaslar belli ki travmatik bir durum var. kendisi farkinda degil mi saniyorsunuz? akil vererek veya mantiksizligini irdeleyerek duzelecek bir sey degil.
0
buenosdias
(24.07.25)
vallahi bence kalacağın yerden çok, gideceğin gezeceğin yerlerden kork deprem korkun varsa.
0
gobekliraki
(24.07.25)
@buenosdias,

valla farkında değildim cevapları şok içinde okuyorum :D
0
🌸yenibirgüzelnick
(24.07.25)
bence öncelikle psikolojik yardım al böyle yaşanmaz.
ayrıca istanbula gelirken trafik kazası geçirme veya uçak düşmesi veya tren kazası geçirme olasılığın depreme yakalanma olasılığından daha yüksek.
0
my fault
(24.07.25)
(23)

kedi ve tatile gidememe sorunsali

turuncu tonlarda
arkdşlr kedimizi bırakacak yer yok tatile gidemiyoruz. aşağıdaki seçenekleri oylayalım lütfennn.1.seçenek: 1 haftalığına teyzeme bırakmak - bunun kötü yanı kedinin pskilojisi bozulup şapşala döner mi? teyzemin evi tüylerden arındırmasının en az 1 sene süreceği düşünülünce arkamdan ne tür küfürler ed
arkdşlr kedimizi bırakacak yer yok tatile gidemiyoruz. aşağıdaki seçenekleri oylayalım lütfennn.

1.seçenek: 1 haftalığına teyzeme bırakmak - bunun kötü yanı kedinin pskilojisi bozulup şapşala döner mi? teyzemin evi tüylerden arındırmasının en az 1 sene süreceği düşünülünce arkamdan ne tür küfürler edebilir?

2.seçecek: kedinin evde kalıp komşumuzun günde 1 defa gelip bakması - kötü yanı komşuyu biraz uğraştıracak olmak ve kedinin 1 hafta boyunca sevgisiz kalarak psikolojisinin bozulması evde can sıkıntısından ölmesi

3.seçenek: pet otel - bunun kötü yanı yine kedinin ortam değiştirmesi nedeniyle psikolojisinin bozulması + şapşala dönmesi ve aynı otelde köpüşlerin de kalması nedeniyle köpek havlamasından gerilmesi korkması ve maddi anlamda bize yük getirmesi.

4.seçenek: tatile vs gitmemek ve kedişin psikolojisini bozmamak.


cevaplar için teşekkürler danamın fotosunu da koyayım bari maşallah bebeme
ibb.co
0
turuncu tonlarda
(23.07.25)
kediyi evde bırakın, birisi gelip baksın. Yöntemi budur.
0
knazım
(23.07.25)
bu secenekler arasinda en iyisi kedinin evde kalmasi. hali hazirda tanidigi sevdigi biri ugrayip 15dk oyun moyun oynayabilirse tadindan yenmez.
0
redlinetheturk
(23.07.25)
ama komşum gelip baksa bile en fazla yarım saat uğrayabilir. kedi 1 hafta boyunca can sıkıntısından ölmez mi?
0
🌸turuncu tonlarda
(23.07.25)
hiçbir şey olmaz. biz 1 hafta tatile gittik. annem 2-3 günde bir gelip baktı ve gitti. psikolojisi falan bozulmaz en fazla siz ilk geldiğinizde biraz trip atar sonra geçer.
0
matilda
(23.07.25)
2 tabi ki.

bizim tatillerde eşimin kardeşi geliyor ve kediyle araları bozuk. mama ve su tazeleyip gidiyor. her gün değil gün aşırı geliyor bir de. psikolojisi filan bozulmuyor kedinin bence. geldiğimizde miyav miyav diye küfrediyor bir süre sadece.

ilk defa kediyi bırakıp tatile gidecekseniz kafaya takmanız normal. ama sorun olmuyor. senelerdir böyle bizim.

sadece fiziksel önlemleri aldığınızdan emin olun. kapıların kapanmaması için destek, evin farklı yerlerine mama ve su kapları gibi gibi. biz kamera da koyuyoruz.
0
elorelia
(23.07.25)
ya daha önce 3,5 günlüğüne bi yere gittik, komşumuz baktı her gün gelip. onun dışında bayramlarda falan 1 gece 2 gece bıraktığımız oldu ama 1 hafta bırakırsam çok aklım kalır tatilden bişey anlamam gibime geliyo. hiç kıyamıyorum.
0
🌸turuncu tonlarda
(23.07.25)
2. Komşu iki günde bir uğrasa bile yeter, her gün uğrayabilirse daha iyi tabii. Bizim kedilerden biri her gün ilaç kullanıyor, onu bile tatil öncesi ve sonrasında ilaç dozlarını artırarak (veteriner önerisi ve takibiyle) bırakıp gidebiliyoruz, hiçbir şey olmaz.

Camlarda tel yoksa açık cam bırakmayın, komşu evi havalandırırsa camları kapatmayı unutmasın. Özellikle kedi küçükse vasistaslı camları açık bırakmayın, çok çirkin kazalar olabiliyor.
Oda kapılarının önüne engel koyun, kendini bir yere kapatmasın. Dolap kapağı vs açıyorsa onların da önüne engel koyun.
Bir de hava çok sıcak, su hızlı buharlaşıyor, normalde bir kap suyu varsa 3-4 ayrı yere, deviremeyeceği büyükçe kaplarda su koyun, komşu her geldiğinde suları tazelesin.
0
kobuzchu kiz
(23.07.25)
tabi ki 2.

her gün gitmese bile olur, her 3. gün uğrasa da yeter. siz yeterince su- mama kapları koyun evin etrafına. onları tazeler.
0
gobekliraki
(23.07.25)
2. Seçenek kötünün iyisi. Ötekiler daha sıkıntılı.

Biz bir akrabamızdan rica ettik, tatil boyunca bizim evde kaldı.
0
yadigar
(23.07.25)
2. seçenek + kedi kamerası. ses falan verebiliyorsun kediyi de uzaktan izlersin aklın kalmaz.
0
theseachange
(23.07.25)
tabi ki 4.
ben eğleneceğim, tatil yapacağım diye insanları çalıştırmam. bu yüzden bende uzun süreli tatil yapmıyorum. maks 1-2 gümlük kaçamaklar. ayrıca kimseninde evime girip çıkmasını istemem.
hayvan sahiplenirken bunlarıda göz önünde bulundurmak lazım.
1-2 gün yalnız kalsa sorun olmaz. ama uzun süreli yalnızlık stres yapar.
0
my fault
(23.07.25)
@my fault

kedisi olan kişiler tatile gitmiyo mu ya? bissürü kişinin kedisi var bu kadar insan kedi aldığı için tatil isteğinden vazgeçmiş olamaz diye düşünüyorum. kedi sahiplenirken de şöyle düşünmüştüm. yılda 7-8 gün tatil yapacağım diye yılın geri kalan 358 gününde kedisiz yaşayayım, kedimle yaşarım, 1 haftasında da bi çözüm bulurum, bu kadar insan kedi aldığına göre bir çözümü olmalı. ama kedi aldıktan sonra kedilerin tek başına kaldıklarında bazı durumlarda psikolojisinin bozulduğunu falan öğrendim. ya da yer değiştirdiklerinde çok strese girdiklerini öğrendim. onun dışında haklısınız aslında bırakmamam gerekiyo ama bi yandan tatile de gitmek istiyorum.
0
🌸turuncu tonlarda
(23.07.25)
2- herkes boyle yapıyor imkanı varsa
0
bay b
(23.07.25)
2 numara.

Eve birinin gelip 10 dakika takılması ve kum,mama, su yenilemesi kafi. 1 hafta kedinin psikolojisinin bozulacağı kadar bür süre değil, eve gelen biri varsa kısa süreli bile gelse kafi.
0
kumandanim
(23.07.25)
biz üç günden fazla kalacaksak kedi bakan bir öğrenciye anahtarı bırakıyoruz o geliyor bakıyor iki günde bir.
ben komşudan rica ederdim ama müstakbel eşim komşumuzu sevmiyor.

400 tl karşılığında bakıyor bahsettiğim kişi.
geliyor mamasını, kumunu kontrol ediyor. yarım saat bir saat kadar evde kedi ile oyalanıyor ilgileniyor.

o kişiyi armut'tan bulmuştuk galiba vakti zamanında.
0
biseysorcaktim
(23.07.25)
Kedinin ortamını değiştirmeyin. Yazık.

Kediyi kedi otellerine göndermeyin. Yazık. + Mikrop kapar?

Komşu 2-3 günde bir gelip mama / su versin.

İkinci tuvaleti alın. Kimse siz yokken temizlemek zorunda kalmasın.

Kedinin sevilmemesi evet, benzer durumda kaldım ilk giderken. Biz yokken bağırıp çağırıp bizi arıyor. Görünce üzülüyoruz, döndüğümüzde haa tamam deyip hayatına devam ediyor.

Bir iki kere gidip geldikten sonra, onlar da öğreniyor. Bizimkinin sevdiği oyuncağı var, onu bırakıyoruz. Gelince de bir kaç gün abartarak seviyoruz.
0
artuc
(23.07.25)
@biseysorcaktim @artuc

ya ben de bunu öneriyorum da eşim evimize yabancı biri gelmesin diyor. komşu en azından tanıdığımız biri ve onlar da yeni kedi aldılar, kum temizleme olayını falan biliyolar alışıklar. bi de onlar da bi yere gitmişti 3 gün biz onların kedisine bakmıştık. bu ay sonu da bi yere gidecekler muhtemelen yine bizim bakmamızı rica edecekler. ben onların kedisine bakarken veya kum temizlerken hiç zorlanmıyorum severek bakıyorum, onlar da bizim kediyi seviyolar o yüzden komşudan rica etme şansım var sadece onlar sonuçta gelse bile günde 30 dk falan gelip bakabilirler, günü geri kalanında evde tamamen yalnız kalmasına üzüleceğim, dert ettiğim şey bu :((
0
🌸turuncu tonlarda
(24.07.25)
Hocam bu son mesajdan sonra yüzde binbeşyüz komşu.
0
kumandanim
(24.07.25)
Ben bir yere gittiğimde kardeşim 2-3 günde bir gelip tuvalet temizleyip mama/su tazeledi ve bir sorun olmadı. Kedinin yalnız kalmasına gelince benimki zaten kendi kendine takılıyor. Şimdi yaz mesela tüm gün balkonda akşam yatarken zorla içeri alıyorum. Arada su içmeye gelmese görmeyeceğim keratayı. Kedinin karakterine de bağlı biraz bence.
0
peki madem
(24.07.25)
ayrıca komşu bakacaksa bence sizin için değerli, kıymetli ne varsa bir odaya kilitleyin. kimsenin aklında şüphe kalmasın.
0
gobekliraki
(24.07.25)
@peki madem

işte benim dana kedim bizi özlüyo. hafta sonları hep evdeyiz gelip sırnaşma olayı yok, temastan çok hoşlanmıyo ama hep yanımızda duruyo öyle bizden bağımsız takılmıyo. hafta içi akşam eve 19:30 gibi geliyoruz kapıda karşılıyo, sevgi bekliyo. 2 dk sevdiriyo sonra oyun istiyo vs. ben mutfakta yemek falan yaparken mutfağın kapısında nöbet bekliyo. ben yatak odasına gidince gelip yatağın üstüne çıkıyo hep yanımızda bekliyo böyle.
0
🌸turuncu tonlarda
(24.07.25)
Tanıdık ve komşunun gelip bakması sanki en iyi seçenek gibi :) kediler evde tek başına rahat edebiliyor; keşke köpekler de yapabilse.. Bizde köpek var ve biraz hareketli; o yüzden tatile beraber gidiyoruz, ama ne deniz ne sıcak sevmiyor..
0
petozel
(26.07.25)
ben kendi deneyimimden bahsedicem, sırnaşmayan asabi kedim var ilk sene 1 hafta gittim sadece 1 kere biri gelip suyunu değiştirdi. döndüğümüzde tabiki özlemişti ama sorun yaşamadık tencere tencere su ve mama koydum.
ikinci senemizde 2 günde bir akşam kalmaya gelen oldu kedi ile ilgilenmek için yinede kedi bu seferinde aşırı özlemişti kendini bile sevdirdi, biraz tüy dökmüştü stressten.
üçüncüsünde 4-5 günlüğüne bırakmak zorunda kaldık cenaze sebebi ile fazla sorun yaşamadım.
camlarımda kedi sinekliği var o yüzden yazları cam açık gidiyorum oda kapıları kapanmasın diye önüne engel koyuyorum. kedinizin ruh haline ve durumuna göre evde bırakın ayarlayabileceğiniz bir kişi 2-3 kere gelip su değiştirse yeter (ps. otomatik mama kabı şart tabi)
0
eja
(28.07.25)
(7)

Balistik füzeler nasıl test ediliyor?

messina123
Türkiye 800 km menzilli balistik füzesini tanıtmış. Şimdi bu füzenin 800 km menzile sahip olduğu nasıl belirlendi? İzmir’den ığdır’a doğru falan atıp mı deniyorlar bu füzeleri? Ki öyle olsa bile birileri illaki füzeyi havadan giderken görür sesini duyar. Ben hiç füze sesi duyan füze gören duymadım.
Türkiye 800 km menzilli balistik füzesini tanıtmış. Şimdi bu füzenin 800 km menzile sahip olduğu nasıl belirlendi? İzmir’den ığdır’a doğru falan atıp mı deniyorlar bu füzeleri? Ki öyle olsa bile birileri illaki füzeyi havadan giderken görür sesini duyar. Ben hiç füze sesi duyan füze gören duymadım. Denize atmak da bir seçenek ancak o zaman doğru noktayı vurduklarını nereden bilecekler her yer su. Denize bir gemi koyup gemiyi mi vurmaya çalışıyorlar? Ayrıca deniz işi de mantıklı gelmiyor bana. Akdenize atsan israili mısırı görür, karadenize atsan rusya napıyosun aq der. Ege zaten olmaz.

İşin özü nasıl deneniyor bu füzeler?
0
messina123
(23.07.25)
balistik füzeyi görüp sesini duyacak varsa gelsin orduda işe başlasın. bu füzeler uçaktan daha ufak ama daha hızlı ve daha yukardan gidiyor. muhtemelen orduya falan haber verip izmirden ığdıra falan atıyorlardır, veya simulasyonları vardır
0
nahtoderfahrung
(23.07.25)
Hocam füzede bir sıkıntı olsa başımıza düşer. Ben karada test ettiklerini sanmıyorum. Ayrıca diyelim ki yarın bir gün menzili 2000 km yapmak isteseler ermenistan sana bugün füze atabilir miyim deneme yapıyoruz mu diyeceğiz
0
🌸messina123
(23.07.25)
ağırlık, yakıt miktarı ve hız değerleri elinizde olunca menzil hesabı yapmak zor olmasa gerek.
0
duyuruuser
(23.07.25)
Uluslararası sulara atıyorlardır.

Kuzey Kore Japonya'nın üzerinden Pasifik'e atıyor mesela.
0
gabe h coud
(23.07.25)
kısa mesafede deneniyor. zaten çoğuda bu denemeler sonucunda teorik olarak şu kadar menzili olur deniyor.
hiç bir silahı savaş meydanında kullanmadan emin olamazsın. bunu iran-israil ve rusya-ukrayna çatışmalarında gördük. tüm bu ülkelerin övündükleri silahlarının aslında ne kadar sorunlu olduğu ortaya çıktı.
hatta amerikanın attığı sığınak delici bombasının bahsedilen etkisi göstermemesi de bir örnek.
0
my fault
(23.07.25)
genelde bu testler rize,sinop gibi karadeniz kıyı şeridinden açık denize doğru yapılır.bir örnek bırakayım.

x.com

çin mesela kıtalararası balistikleri kendi güneyinden hawaii taraflarına atıyor.
0
mutlu yillar sana
(23.07.25)
Batı karadenizden doğu karadeniz hatta trakya açıklarına,
Batı akdenizden doğu akdenize. Teorik atış savunmada olmaz. İlla gerçek atışla test edilmesi lazım. Nükleer ve atom bombaları dahi deneniyor önce.
0
ground
(23.07.25)
(11)

Bu erkek sizce kilolu mu görünüyor?

morca
Toplu fotoda gri tişörtlü ve beyaz şortlu olan. Boyu 1.90 üstü. https://ibb.co/QvsM5RvWhttps://ibb.co/k7D07Rq
Toplu fotoda gri tişörtlü ve beyaz şortlu olan. Boyu 1.90 üstü.
ibb.co
ibb.co
0
morca
(23.07.25)
evet
0
ala09
(23.07.25)
eh
0
sarper361
(23.07.25)
bildiğin tombalak
0
gercekdunya
(23.07.25)
o şortu giyenlerin hepsi şişkot
0
gabe h coud
(23.07.25)
hiçbişey belli olmuyor ki, adam akıllı ayakta görseydik daha iyi olurdu. cüsseli evet ama kilolu mı bilemedim.
0
gobekliraki
(23.07.25)
Şaka mı? Bu fotolardan hiçbir şey belli olmuyor. Ayakta ve içe çekilmemiş karınla foto atarsın öyle yorum yapılır.
0
cemallamec
(23.07.25)
Kilolu gibi.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(23.07.25)
su aygırı gibi biraz
0
koela
(23.07.25)
Eh
0
mor oje
(23.07.25)
Ayakta görsek daha iyi olurdu, ikinci fotoda biraz kambur durmuş. Dik dururken göbek çok belli olmuyor olabilir. Hafif kilolu ama şişmandır tombalaktır diyemem
0
kullanicadi
(23.07.25)
kilolu muhtemelen 110-120kg civarları
0
my fault
(23.07.25)
(14)

Telefonunuzun ekran fotoğrafı

sekizdokuzon
Benimkisi bu: https://ibb.co/fYvVTskcYeğenimdir kendisiSizin telefon ekran fotolarınızı alalım.
Benimkisi bu: ibb.co

Yeğenimdir kendisi

Sizin telefon ekran fotolarınızı alalım.
0
sekizdokuzon
(23.07.25)
telefona wp diye yegen, es, sevgili, torun vb fotosu koymak 1200exp. varo$ puanina denk.
0
feastofthedamned
(23.07.25)
ibb.co

Allah affetsin ama sanki biraz @feastofthedamned +1
0
Shepard
(23.07.25)
(git: ibb.co)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.07.25)
Ekran simgelerle dolu, arkaplan resmi yok.
Kilit ekranı böyle
ibb.co

Tepen sevgili şu bu fotosu koymak varsın varoş olsun. Ben o kadar sevmeyi, görmek istemeyi çok kıskanıyorum. ben de isterdim.
0
biseysorcaktim
(23.07.25)
0
pislick0
(23.07.25)
ibb.co

benden.
0
ruhlardan esinlenen karga
(23.07.25)
ibb.co

chatgpt eseri, çok hoşuma gitti. yoksa kendi resmimi koyacak kadar megaloman değilim aslında :)
0
mustafakesekci
(23.07.25)
üzülme 8910, ben de oğlumun fotolarını koyuyorum, varoşluksa varoşluk <3

hem de saat başı değişen albümden rastgele fotolar şeklinde :)
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.07.25)
ibb.co
nerde cektigimi hatirlamiyorum.
0
buenosdias
(23.07.25)
ibb.co

@buenosdias: fotoğraf mükemmel. türkiye'den bir yer mi? orijinali sendeyse bilgilerinden çıkar aslında nerede çektiğine dair.
0
m e b
(23.07.25)
@meb: muhtemelen italyanin guneylerinde bi yer. orjinali yok maalesef:(
0
buenosdias
(23.07.25)
Varosuz abla nolmus

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.25)
Ankete katılayım

ibb.co
0
beetlejuice
(23.07.25)
0
my fault
(23.07.25)
(4)

20 lik dişlere dolgu kanal yapılıyor mu?

benaslindayohum
Yoksa hep çekelim bunu mu diyor hrkimler
Yoksa hep çekelim bunu mu diyor hrkimler
0
benaslindayohum
(22.07.25)
kendi yorumum (hekim değilim):

20lik diş zaten evrimsel süreçte körelmiş ağzımız daraldıkça. yani ta arkadaki dişleri kullanamıyoruz pek istesek de.

O yüzden onun için uğraşmak çok mantıklı değil. zaten genelde yamuk yumuk çıkıyor. sizinki düzgün diyelim, diğer dişleri de ittirmiyor diyelim, iyi güzel...

Fakat dolgu ve kanalla uğraşmaktansa çekmek hem daha ekonomik hem daha mantıklı. yani kullanmadığın dişi niye kurtarmaya çalışıyorsun?

eşimin yorumu:

eğer ağız açıklığı iyiyse, yani dişe rahatlıkla erişebiliyorsak, dolgu veya kanal yapabiliyoruz diyor.

bazı hastaların çenesi uzun oluyor, 20lik dişi nadir de olsa kullanabilenler oluyormuş.

açıkçası çekilebilir ama kimi hasta pimpirikli veya aşırı titiz oluyor, 40 yaşına gelmiş hala 20 lik dişine iyi bakmış insanlar olabiliyor.

talep edilirse, işlem yapılabilecek, erişilebilecek haldeyse hastaların isteği doğrultusunda yapabiliyoruz diyor.
0
ananiyimioguz
(23.07.25)
Uzmanından sonra laf söylemek çok da doğru değil de, bir sepette çürüme eğilimli bir elma varsa çok düşünmez çöpe atarsın.
0
Mirket
(23.07.25)
Benim 20’lik dişler çürüyünce bir doktor dolgu önerdi ama başkası çektirelim dedi. Çektirdim. En mantıklısı.
0
cemallamec
(23.07.25)
eğer çekilirse karşılık gelen dişide çekmek gerekir. hem ağız yapısını bozuyor hemde karşısı boş olunca diğer diş oraya doğru uzama gösteriyor. benim öyle oldu alt 20lik çekildi üsttekinde sorun yoktu kalsın dendi 10 yıllık sürede sonra uzayıp alt diş etine sürtüp yara yapmaya başladı.
0
my fault
(23.07.25)
(10)

İstanbul dışı taşınacak il önerisi

sorucu
İstanbul'un hayhuyundan kaçmak istiyorsunuz diyelim. Tümüyle uzaktan çalışan bekâr bir kimsesiniz. Böyle sosyalleşme olanaklarının da olduğu güzel bir ile taşınayım diyorsunuz. Nereyi seçerdiniz?Yani İzmir seçeneği var ama İzmir'in son durumu hakkında söylenenler iç açıcı değil.Fethiye-Muğla, Antaly
İstanbul'un hayhuyundan kaçmak istiyorsunuz diyelim. Tümüyle uzaktan çalışan bekâr bir kimsesiniz. Böyle sosyalleşme olanaklarının da olduğu güzel bir ile taşınayım diyorsunuz. Nereyi seçerdiniz?

Yani İzmir seçeneği var ama İzmir'in son durumu hakkında söylenenler iç açıcı değil.

Fethiye-Muğla, Antalya gibi seçenekler çok cezbedici. Ama oradaki nüfus da mevsimliktir gibime geliyor.

Yani İstanbul-izmirde gerçekleşen bir takım etkinliklerden tümüyle yoksun olmamak da iyi bir ölçüt olabilir. Baturay Özdemir'in stand up ı olsun da gidelim arada atıyorum.

Tavsiyelerinize açığım.
0
sorucu
(21.07.25)
Benzer koşullarda benzer bir şeyi düşünen çocuk sahibi olmaya da birkaç ayı olan bir çiftiz.

İnsanı yobaz olmasın, pahalı olmasın, doğası güzel olsun, çocuk iyi eğitim alabilsin, biz de istediğimizde İstanbul'u özlediğimizde kalkıp gelebilelim gibi şartları sağlayan Muğla öne çıkıyor şu an için. Merkez veya Ula/Köyceğiz gibi ilçeler olabilir diyoruz.

Denizli'yi falan da düşündük ama çok araştırmadık.

Antalya çok sıcak ben Muğla'da bile zorlanıyorum bu mevsimlerde Antalya'da yaşayabileceğimi sanmıyorum.

İzmir dediğin gibi maalesef, belki merkeze uzak kısımları olabilir bilmiyorum.

Daha da küçük yerlerde çocuk da bazı şeylerden uzak kalır yıllardır İstanbul'un imkanlarına alışkın bizler de sıkılırız gibi geliyor.

Cevapları da takip edeceğim duyuruyu silme lütfen :)
0
chicha_v2
(21.07.25)
Eskişehir?
0
yadigar
(21.07.25)
izmir çok göç aldı. 10 sene önceki izmir değil artık. Eskişehir en mantıklısı. Antalya çok sıcak ayrıca insanı ege insanı gibi değil kaba. Muğla merkez küçük, Bodrum gereksiz abartı. Fethiye de Antalyanın benzeri.

Denizli Denizlilere güzel dışardan gelen sıkılır. Aydını düşünmeyin bile.
Not: Aydında yaşıyorum Denizliliyim.

Ankara ve Eskişehir en ideali. Yazlık bölge olsun diyorsanız, olanak olarak Kuşadası güzel ancak denizi berbat. Fethiye kışın ortalama bir anadolu şehri ve izmir muğlaya uzak. İstanbulda yaşayan birine göre sosyal etkinlikler bu şehirlerde az.

Sosyalleşme ilk seçenekse Ankara Eskişehir.
0
mikahakkinen
(21.07.25)
İstanbul'un hayhuyundan kaçanlar gelip İzmir'e asimile olacağına, hayhuylarını yanında getirip güzelim şehri İstanbul'a benzettiler.

Kesinlikle İzmir değil. İzmir artık 15 sene önceki İzmir değil.
0
Mirket
(21.07.25)
Ben olsam Şile ve Adalar'ı düşünürüm. İleride kararınız değişirse geri dönüşü de kolay olur.
0
auroraaurora
(21.07.25)
Biz akyakaya aşık olduk, 1 sene karavanda 1 sene kiralık evde yaşadık. Şimdi kendi evimizi yapıp komple yerleşmeyi düşünüyoruz.
0
zozjotejmnk
(21.07.25)
bence araştırılması gereken en önemli kriterlerden biri sağlık altyapısı. devlet hastanesi, üniversite hastanesi ve özel hastane durumları. istanbulda bile birçok bölüme, tetkike randevu bulunamazken buralardaki hastanelerde durum nedir. bizde yok izmire gidin, muğlaya, denizliye gidin diyebilir.
0
my fault
(21.07.25)
Balıkesir tarafları da iyidir. İstanbula yakın, yazları da güzel.
0
gobekliraki
(21.07.25)
Sıcakları alışık değilseni balıkesir, çanakkale.
Sıcak sorun değil deniyorsa antalya.
Bu arada antalyanın serin ilçeleri de var, akseki gibi.
0
Rao
(21.07.25)
Ankara. Uzaktan çalışıyorum, ailecek taşındık. İstanbul’da orta düzey bir 3+1 kirasına lüks bir semtte ormanla dipdibeyim. Evler o kadar büyük ki salonu 2 ye bölüp kiraya verebilirim, en arka odaya yüreyerek 1 dk’da varıyorum. İstanbuldan görece ucuz. Mahalle tam bir greenzone, 0 tehlike. İnsanlar daha medeni. Devlet okulları mükemmel, özel okul yerine tercih edilebilir. Trafik 0, sadece şöförler sığır olduğu için ufak bir trafik oluşuyor. Yakınımda herşey var, hastane, avm, konser/tiyatro, göl, aktivite vs. Sıkılırsam 20 dk’da cilcilli yerlere inebiliyorum, istanbul gece hayatını aratmıyor. Şehrin bir ucundan bir ucuna 30dk da gidilir. Toplu taşıma hiç kullanmadım, iyi olduğu söyleniyor. Yok ben keşmekeş seiyoeum diyosan ona da hitabden ilçeler var, Keçiören, Mamak. Orta halli olsun dersen Çankaya ilçesinde her bütçeye ev ve ortam var. Ne olursa olsun, İstanbul’un stresinden ve deviniminden çıkınca insan olduğunu hatırlıyorsun. Kafanda sürekli hesap yapmak, bir şey elde etmek için 2 şeyden vazgeçmek zorunda değilsin. Ben niye yaşıyorum sorusu aklına gelmiyor. İlk hafta sürekli önümdeki araçları sıkıştırdım, yürüsene lan önün boş diye. Meğerse burda önün her zaman boşmuş sakinleşiyosun. Koşturmacaya gerek olmadığını anlıyosun.
0
rastinon
(21.07.25)
(8)

Evcil hayvanların hep aynı mamayı yemesi

gobekliraki
Aynı dediysem de %80-90, yaş mama veya ödül mamalarını saymıyor. Sizce hayvan bundan sıkılıyor mudur, sürekli aynı yemek sürekli aynı yemek. Arada bir değiştirmek iyi hissettirir mi. Soru özellikle kediler için soruldu.
Aynı dediysem de %80-90, yaş mama veya ödül mamalarını saymıyor.
Sizce hayvan bundan sıkılıyor mudur, sürekli aynı yemek sürekli aynı yemek. Arada bir değiştirmek iyi hissettirir mi. Soru özellikle kediler için soruldu.
0
gobekliraki
(21.07.25)
ben 10-15kg da bir mamayı değiştiriyorum. farklı markaya geçiyorum.
aralarda aynı mamanın farklı içeriklisini(tavuklu-hindili-somonlu) veriyorum.
0
my fault
(21.07.25)
Birkaç markanın 4-5 farklı mamasını dönüşümlü veriyorum.
Bazı kediler çok seçici oluyor; alıştığı mamadan başka zinhar yemez.
Benimkiler değişiklik seviyor.
0
auroraaurora
(21.07.25)
Bizde 3 kedi var, biri çok sıklıkla kusar biri çok kiloludur biri az yer. Üçünün de neyi sevdiğini ayrıntılı olarak takip edemedik. Birkaç mama arasından üçünün de kolay yiyebildiği 2 mamayı seçtik, 15'er kilo aldık, karışık veriyoruz. Sıklıkla da çiğ yumurta ve pişmiş tavuk ciğeri, yiyebilene yoğurt, ekmek gibi şeyler veriyoruz. Çok mutlu oluyorlar, yaş mama yok. Bir başlayınca kuru mamayı bırakıyorlar çünkü.

Sürekli aynı şeyle beslemek depresyona bile sokabilir bunları. Düşün, aslında günde 15-20 km koşması gereken hayvanlar minicik evlere tıkılmış, avlanamıyor çiftleşemiyor koşamıyor çimen toprak ağaç yok... bari mamaları suları kumları temiz olsun sıklıkla farklı bişeyler yesinler.

Elimize et geçirirsek onlara da muhakkak veririz, suyundan koyarız içerler vs. Böyle.
0
muhayyer divan
(21.07.25)
arada bir yediklerimizden de veriyoruz.
zaten kendisi istiyor sürekli hemen yanımıza gelip tadına bakıcam diyor.
yaş mama ve ödül maması veriyoruz farklı farklı, çeşit olsun diye.

kendi yediklerimiz + yaş/ödül mamaları ile diyetini şenlendiriyoruz.

aynı marka mama veriyoruz hep.

somon, ördek, portakal aromalı aromasız falan gibi model değişimi yapıyoruz senede 2-3 defa
0
biseysorcaktim
(21.07.25)
Kedilerin mamalarını sık sık değiştirmek iyi değil diye biliyorum. Değiştirilecekse yavaşça eski mama ile karıştırılarak yapılması gerekiyor. Ben bir kere değiştirdim o da veteriner önerisi ile bağırsakta yeterince emilim sağlanamadığı için ona uygun bir mamaya geçmem gerektiği içindi. Benimki memnun görünüyor mesela benim yediklerime hiç salça olmaz. Merakı gitsin diye koklatıyorum ama kafasını çevirip gidiyor.
0
peki madem
(21.07.25)
Biz yıllardır üç çeşit kuru mamayı üç ayrı kapta hazır tutuyoruz. Dileyen dilediğinden yiyor... İyi mi yapıyoruz, kötü mü, bilmiyorum.
0
yadigar
(21.07.25)
Köpekler için bu soruyu internette araştırdığımda iki fikrin de hatrı sayılır temsilcisi olduğunu gördüm.

Biri diyor ki düzgün besleniyor yaşıyorsa ona uygun bir mama bulduysan, sorun yoksa değiştirme. Zaten içindeki besinlerin oranları dikkatle ayarlanıyor.
Diğeri diyor ki bir mamada eksik olan bir şey belki diğerinde tamdır. Arada bir değiştirmek iyidir.

Konu kediler olunca işin içine psikoloji de giriyormuş herhalde, o bakımdan bilemeyeceğim.
0
michael_knight
(21.07.25)
bu olay benim de çok canımı sıkıyor. benim kedim insanların yediği hiçbir şeyi yemiyor. et, balık, tavuk vs hiç yemiyor. çok minikken sosis yerdi artık onu da yemiyor (pişirip veriyordum minik bi parça). şimdi bi kuru mamaya başladık onu yiyor. onun dışında bir de yaş mama veriyorum ama aynı mamanın farklı türünü de yemiyor. somonlu mama seviyor, onun dışında başka markadan bile somonlu yemiyor. kaç tane mama denedik olmadı. demek ki memnun diye kendimi avutuyorum. bizim yediğimiz yemeğe de hiç gelmez.
0
matilda
(21.07.25)
(3)

mavi kutunun olayı ne

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hangi işlem yapılıyor. kadının ilk 3-5 kelimesi ne anlama geliyor. thx in advance. love you. uwu. https://streamable.com/zegfe7
hangi işlem yapılıyor. kadının ilk 3-5 kelimesi ne anlama geliyor. thx in advance. love you. uwu.
streamable.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
güvenli alan muhtemelen. kadının sınırlarını belirlemek için, bir nevi barikat.
0
gobekliraki
(21.07.25)
polise ulaşamayacağı güvenli bir alan. muhtemelen güvenlik gerekçesiyle polisin silahını vs alamasın, bir zarar vermesin diye böyle bir alan oluşturulmuş.
0
elektr10
(21.07.25)
muhtemelen sabıka fotoğrafı çekilmesi için durması gereken alan. arkasında beyaz fon var.
0
my fault
(21.07.25)
(1)

Ankara Kagit Geri Donusum

ronartest
Elimde bir suru ikea kutusu var nereye atacagimi bilemedim. buyuk kartonlar oldugu icin normal kagit ambalaj atik yerlerine atmak da zor olacaktir. Etrafra hic kagit toplayan insanlar da gormedim onlara verebilirdim.Bir oneriniz var mi?
Elimde bir suru ikea kutusu var nereye atacagimi bilemedim. buyuk kartonlar oldugu icin normal kagit ambalaj atik yerlerine atmak da zor olacaktir. Etrafra hic kagit toplayan insanlar da gormedim onlara verebilirdim.

Bir oneriniz var mi?
0
ronartest
(20.07.25)
kutuları açıp çok kutusunun yanına koyun mutlaka alan çıkar. kağıt toplayıcısı dışında koli ihtiyacı olanlarda alır.
0
my fault
(20.07.25)
(8)

türkiye'de kedilere ic parazit hapi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
verilmiyor mu? annem ve babam kedilerini 3 ayda bir asiya götürüyor. ben de dedim ki babama; biz, bizim kedimize dis parazit yaptirtmiyoruz cünkü ev kedisi, sadece ic parazit yaptirtiyoruz, onu da senede bir defa hap seklinde veriyorlar. babam da diyor ki, türkiye'de hap seklinde yokmus, sadece igne
verilmiyor mu? annem ve babam kedilerini 3 ayda bir asiya götürüyor. ben de dedim ki babama; biz, bizim kedimize dis parazit yaptirtmiyoruz cünkü ev kedisi, sadece ic parazit yaptirtiyoruz, onu da senede bir defa hap seklinde veriyorlar.
babam da diyor ki, türkiye'de hap seklinde yokmus, sadece igne yapiyorlarmis, bizimkine öyle yapiyorlar.
bu bana cok inandirici gelmedi ama sormak istedim. türkiye'de ic parazit asisini hap seklinde ve yillik yapan yer yok mudur?
hem üc ayda bir ugrasmazlar hem de hayvanin üc ayda bir cani yanmaz yani, ne ki bu sacmalik?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.07.25)
hap şeklinde var. bizim kedi biraz şımarık veteriner sevmiyor. o yüzden evde hap olarak yutturuyoruz. kedinin kilosuna göre hapı kırıp biraz traşlamak gerekiyor.
0
orpheus
(19.07.25)
@orpheus, bunu peki veteriner vermiyor mu? bizimkiler mümkün degil yutturamazlar o cadaloza.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.07.25)
evet veterinerden alıyoruz. bizimkiler de zor yutuyor ama veterinere getir götür kavgasından daha kolay geliyor.
0
orpheus
(19.07.25)
klasik paragöz veteriner olayı. sırf veterinere getirsinler diye söylemiş.
tezinol, caniverm markaları yıllardır piyasada var. veterinere bile gerek yok petshoplardan da bulabilirler. oldukça da ucuzdurlar.
ev kedisi bile olsa dış parazit yaptırmak gerekiyor diye biliyorum. sonuçta dışarıdan bizim üstümüzden, ayakkabılarımızdan da gelme durumu oluyor.

iç-dış parazitin birlikte olduğu damlalar en kullanışlısı. onuda veteriner veya petshoptan alıp evde yapılır.
0
my fault
(19.07.25)
@my fault, peki bu damla seklinde olan ilacin markasi nedir acaba?
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.07.25)
İç dış parazit damlası kullanın +1

Veterinerden aldığım marka Nexgard Combo. İki ayda bir kullanıyorum.
0
peki madem
(19.07.25)
@konusma Elanco advantage, Bravecto DuAct ben bu ikisini kullanıyorum hangisi denk gelirse. zaten veterinerlerde çoğunlukla bu ikisi bulunuyor. kilosuna göre uygun dozda olanı veriyorlar.
hatta internette satış yapanalar var ama güvenip almadım.
0
my fault
(21.07.25)
Benim kedim 5 aylik, 2,4 kilo. Evden veteriner dışında dışarıya çıktığını söyleyemem. Bazen alt kata kaçıyor, bir iki seferde misafirliğe götürdüm sadece. Veterinerimiz dış parazitin her ay yapılması gerektiğini söyledi. Iç parazit içinde kendisinden caniverm hap aldım ve üçe bölüp üç gün bir parçasını içireceğim. Eylül ayında kullanmıştık, birde haftaya kullanacağız ikinci kez.

2,5 kilo olduğunda tek bir ilaci varmış üç ay giden istersen ona başlarız dedi. Sanırım ona başlayacağız bir dahaki sefere.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
(3)

kedimizin sorunu ne

the guy from batman
küçüklüğünden bu yana çişini kumundan başka hiçbir yere yapamayan kedimiz son iki haftadır yumuşak bulduğu her zeminde kendini bırakıyor. evde temiz yatak, çarşaf, yastık vs. falan kalmadı.kedimizin sorunu ne olabilir? kendisi bir buçuk yaşında.
küçüklüğünden bu yana çişini kumundan başka hiçbir yere yapamayan kedimiz son iki haftadır yumuşak bulduğu her zeminde kendini bırakıyor. evde temiz yatak, çarşaf, yastık vs. falan kalmadı.

kedimizin sorunu ne olabilir? kendisi bir buçuk yaşında.
0
the guy from batman
(19.07.25)
Kumun tipi, yeri, ortamı değişmediyse, değişen dış etken yoksa böbreklerinde sorun olabilir. Ben olsam doğruca veterinere götürürüm.
0
kobuzchu kiz
(19.07.25)
zaman kaybetmeden veterinere gidin.
bizim kedi iç parazit olduğunda lavaboya kakasını yapardı. kakanın üstünde parazitleri görürdük. öyle anlatırdı derdini.
sizinkininde bir sorunu var kesin.
0
my fault
(19.07.25)
Acil veterinere gidin diyorum, ya stres kaynaklı ya da diğer kötü seçenek idrar kristalleşmesi gibi durumlarda tuvalet dışına yaparlar. Evde düzen değişti mi misafir hayvam geldi mi bunlar bile strese bağlı olarak idiyopatik dediğimiz sebeple kristalleşme olabiliyor sonrası daha kötü
0
Semi
(19.07.25)
(5)

Şarjlı diş fırçası

kizil karga
Kullanmalı mıyız? Ben manuel fırçayla mutluyum ama benim mutlu olmam bunun daha iyi/doğru olduğu anlamına gelmez tabii, ne diyorsunuz?
Kullanmalı mıyız? Ben manuel fırçayla mutluyum ama benim mutlu olmam bunun daha iyi/doğru olduğu anlamına gelmez tabii, ne diyorsunuz?
0
kizil karga
(19.07.25)
ben 1 senedir düzenli kullanıyorum.
+ diş macunlarının beyazlatıcı, leke çıkarıcı özellikleri elektrikli fırça yoksa zor. benim dişlerimde bariz beyazlattı ve özellikle dişlerimin arkalarında oluşmuş lekeleri çıkarttı.
+ sabah/gece 2 dakika fırçalama ve genel olarak günlük düzenli ve düzgün fırçalamaya neden oluyor. buna kıyasla daha önce yalapşap yapıyordum, özellikle de saat tutmadıkça 2 dakika ne kadar sürüyor anlamak zor.
- alışana kadar diş etlerinizde ağrı veya hassasiyet problemleriniz olabilir.
0
malheiros
(19.07.25)
ben 10 yıldır şarjlı diş fırçası kullanıyorum çok memnunum.
en güzel yanı sizi en az 2dk fırçalamaya teşvik ediyor.
ama kullanırken doğru kullanmak lazım. fazla baskı yapmadan doğru açıda diş etlerine temas ettirerek.
ilk kullanımda biraz değişik gelebilir. diş eti hassasiyeti yapabilir ama alıştıktan sonra rahat edersiniz.
ayrıca ilk zamanlarda sensitive başlığını öneririm alıştıktan sonra farklı başlıklar denersiniz.
ayrıca orta seviye bir makine yeterli olacaktır. son çıkanları çok gereksiz modlarla doldurup pazarlamaya çalışıyorlar. kalem pillilerden de uzak durun.
0
my fault
(19.07.25)
diş etlerine zarar veriyor ve tartarı diş aralarında gezdiriyor. sağlıklı bir ürün değil. bir dönem ben de kullandım, daha sonra doktorum normal fırçaya geçmemi önerdi. onu da hatır hutur zorlamadan, diş etlerine fırçayı yatay koyup dişlere doğru çekerek yapacaksın.
0
neira
(19.07.25)
Bunun cevabını, Kontrole gittiğinde doktorunun ağız hijyenin konusundaki yorumunda bulursun aslında. Sorun yoksa her ne yapıyorsan aynısını yapmaya devam et.

Neden böyle söylüyorum; çünkü her doktorun doğru fırçalama konusundaki yorumu farklı. Benimki dahil kimisi şarjlı kullan derken kimi “yok şarjlı kötü diş etlerimin altını kirletiyor” falan diyor. Muhtemelen bunun belli bir doğrusu yok, herkes kendi fikrini söylüyor. O yüzden süreci sormak yerine sonucu göstermek daha işe yarar geliyor bana.

Benim 10 yıldır kullandığım bir Braun şarjlı fırçam var. Zaman dolunca titremek dışında hiçbir ekstra özelliği yok. Gayet memnun kullanıyorum. Geçmeyi düşünüyorsan tavsiye ederim evet ama böyle mutluysan ve sorun da yoksa niçin geçesin?
0
lazor
(19.07.25)
Ben ailemin yanina gidince jarjli fircami goturmuyorum. 1 hafta 10 gun ayri kalinca, eve sadece jarjli dis fircam icin donmek istiyorum
0
narod
(19.07.25)
(21)

Onlyfans vb kullanan kızların utanması yok mu?

daredevilin altinci hissi
Arkadaşlar soru başlıkta. Ekonomik kriz kolay para kazanama yüzünden fenomenlerin seks videoları barisreus gibi hesaplarda paylaşılıyor. Bu kızlar utanmıyor mu?
Arkadaşlar soru başlıkta. Ekonomik kriz kolay para kazanama yüzünden fenomenlerin seks videoları barisreus gibi hesaplarda paylaşılıyor. Bu kızlar utanmıyor mu?
0
daredevilin altinci hissi
(16.07.25)
Seks ve kadinligi satarak para kazanmak yeni bir sey degil, OF'den evvel de vardi.

Ayrica OF için para harcayan kerizler düsünsün(porno bedava oldugu hâlde).

Diger tarafta zengin erkek kafalayip, parasini tokatlamaktan daha dürüst bir sey yapiyorlar. onlyfans'çilar.
0
feastofthedamned
(16.07.25)
ben şeyi anlamıyorum.
yüzlerini gösteren bu kişilerin ailesi, akrabası yakını yok mu hiç?
ne kadar seküler olsalar da kimse bunu kabullenmez bence. herkesi siliyorlar mı bu insanlar.

bi de asıl merak ettiğim şey, x kişisinin videosunu sağda solda korsan yayınlayan barzolar asıl suçu işlemiş olmuyor mu. diğerleri toplumsal olarak doğru da olsa yanlış da olsa bir iş yapıyor. bu bahsedilen kişiler ise tam anlamıyla hırsızlık yapıyor.
0
biseysorcaktim
(16.07.25)
utanilacak bir sey mi yapiyorlar?
hirsizlik, haksizlik, yalan söylemek mesela utanilacak seyler.
0
sonsuz
(16.07.25)
@biseysorcaktim herkesin ailesi ayni degil ki.

herkes hatirlamaz belki ama 90lar boyunca ve 2000lerin baslarinda manken furyasi cok yaygindi. sarkicilar, futbolculara ek olarak ulkenin en buyuk "celebrity"leri mankenlerdi ve normal gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda falan ciplak kadin gormek cok yaygindi. carkifelek, turnike gibi aksam oturup tum ailenin izledigi yarismalar da gene son derece acikti. yani demek istedigim, bu tip seyleri takmayan, "ailesi akrabasi" rahatsiz olmayan kesim hep vardi, hatta simdikinden cok daha fazlaydi. yeni cikmis bir konsept degil yani.

bir de bu kizlar para mi caliyor, "utanmasi yok mu" diye sorulmus da...
0
hot potato
(16.07.25)
Üşenmezseniz bu bölümü diinleyin. open.spotify.com

Benim hatırladığım bu kişi özelinde, utanmak bir yana, az para kazanılan düz işleri yapmayı aptalca bulduğu, ailesi ile ilişkisini de anlatıyordu.
0
(16.07.25)
Gösteren olduğu sürece bakan da olur. Karşılıklı bir durum var.

Sonra yaşamlarında karşılarına çıkabilir mi evet, ama abisi miyiz babası mı kendileri düşünmesi lazım.

Bir de bu işin arkaplani var, @hot potato'nun dediği güzel bir örnek.mesela. Eminim 80 ve 90lardaki magazin celebritylerini model ve örnek alarak büyüyen nesilden az onlyfansci çıkmamıştır, sonra bir de kanaat önderi yaptılar bazılarını. Diğer tarafı, şimdi of var, eskiden de işte manken oyuncu olma sevdası vardı ki hala var.

Özetle, utanmıyorlar mi demekle bir yere bağlanacak mevzu değil. Ekonomik kriz kolay para da çok güdük bir açıklama bence. Kimin ne amaçla ve ne hedefleyerek x platformunda olduğunu bilmek.mumkun değil.

Bir ara ekside psikiyatristmis gibi yazdığı sonradan ortaya çıkan bir yazar vardı, mesela terapistlere sözlükten birilerini refere edip para alıyormuş falan diye rezalet başlığı çıkmıştı. E şimdi, bu doğruysa mesela, bu utanmıyor mu? Buna da istersek ekonomik kriz kolay para diyebiliriz. Örnekler çoğaltılabilir.
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Erkekler de açıyor. Bizim arkadaş pornolar çekiyor.
0
runaway
(16.07.25)
Paranın nereden geldiğini çok da önemsemeyen aileler var. Görünürde çocuğunu evlatlıktan reddetmiş gibi davranır ama para akışı devam ettiği sürece çok da sesini çıkarmaz. Cinsel yöneliminden ötürü ailesi tarafından reddedilen birçok influencerin ünlü olup para kazanmayı başladıktan sonra aileleri tarafından kabul gördüğünü biliyoruz.
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
utaniyorlar, para eziyor tabii bu utanmayi. zaman gectikte utanma duygusu da kalmiyor.
0
gule gule
(16.07.25)
Bir de girişimciliğin önünün komple kapatıldığı herkesin memur ya da dar gelirli beyaz yakalı olmaya zorlandığı bir ekonomi atmosferinde hayatı düzgün yaşamak ya da anlam arayışında olmak gibi kaygıları olmayan, toplumda var olmanın tek yolunun iyi para kazanmak olduğu dayatılan genç insanların bu yollara girmesi bana çok tuhaf gelmiyor.
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
Türk erkeği para verir miymiş OF’a? Şaşırdım.
0
gabe h coud
(16.07.25)
kadın olsaydım bende of açardım valla temiz iş alıcısı fazla. öyle sex videosunada gerek yok ayak göstersen milyonlar kazanırsın. of dışında canlı yayın uygulamalarında iki dekolte şov yaptın mı parayı kaldırıyorsun.
eskortluktan daha iyi bir iş.
güzelde olmana gerek yok simge barankoğlu diye bi kadın var duba gibi instagram abonelerinden aylık 5milyon kazanıyormuş.
bu paraları kazandıktan sonra bana ne akrabalardan elalemden.
0
my fault
(16.07.25)
yok. utanmıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.07.25)
hot potato +1

şu an meşhur olan pek çok popçu, sunucu, vs çoğunun memesini poposunu görürdük gazete eklerinde :)
şu an tuhaf gibi gelebilir ama büyük gazeteler sabah, hürriyet falan her haftasonu magazin eki verirdi. şu an çok meşhur olan pek çok kadın çıplak poz verir, cinsel açıklamalar yapardı. gayet normal gelirdi herkese. daha az ünlü olanlar ise bulvar gazetesine soyunurdu. o her gün çıkardı. o zamanlar ergen olan bizlere çok çektirdiler mesela.
parayı bulduktan sonra hepsi namus timsali açıklamalar yapıyor günümüzde. ailesi, çocukları falan da meşhur oldu hatta.
yani para geldikten sonra utanma falan olmaz kimsede.
0
abelardo
(16.07.25)
olay parada bitiyor. aynı durum gayler için de geçerli. instagramda karadenizli gay bir çocuk var, babası normal şartlarda oğlunun gay olduğunu görse vuracak bi tip. ancak para kazandığı için bir şekilde kabulleniyor.

onlyfansçilerin birçoğu için de bu böyle. para maalesef ailenin evladını kabullenmesinde bile büyük rol oynuyor.
0
asap raki
(17.07.25)
asap raki'nin tespiti çok doğru. sosyal medya gaylerinden only fansçılara kadar tüm bu marjinal kitle iyi para yaptıkları için ne toplum ne de aile baskı yapmıyor bunlara. tam tersi lüks mekanlarda takılıp saygı görüyorlar.
0
runaway
(17.07.25)
OF'dan once de eskortluk vardi, dumduz orospuluk vardi, pavyonlarda konsomatrislik yapanlar vardi var oglu vardi. onlarin aileleri ne kadar aile idiyse bunlarinki de o kadar.
0
warrior princess
(17.07.25)
Oğlunu, karısını, akrabasını başkalarının hakkını yiyerek işe sokan, Sınav sorularını çalan, çalınmış sınav sorusuyla okul kazanan, kara para aklayan, gözümüzün içine baka baka hukuku kendi amaçlarına alet eden, her şeyin farkında olmasına rağmen kendi çıkarı için bütün bunları alkışlayanlardan ahlak nutukları dinliyoruz.

Ama ülkede bunca ahlaksızlık, çürümüşlük varken, tamamen kişinin kendi kararı ve rızasıyla yaptığı, yararı zararı sadece kendisini bağlayan şeyler için insanları parmakla işaret edip "şu ahlaksızlara da bakın, bunların aileleri hiç utanmıyor mu?" diye merak etmek.

Ülkede bir ahlaksızlık, utanma sıralaması yapılsa onlyfansçılar kendilerine listenin sonunda bile yer bulamaz.
0
thracia
(17.07.25)
Ülkede büyük bir kesim çıplaklıkla barışık. Gerçekten barışık.

Üstteki cevapları okudum. Doğru söylüyorlar. Biz Özcan Deniz'in bile g*tünü gördük. Hem de ana akım medyada.

Sağ - muhafazakar iktidarlar algımızı çok değiştirdi. Eskiden çıplaklar kampı vardı bir sürü. Millet normal karşılardı.

Nitekim ülkedeki bunca rezalete rağmen utanacak en son grup onlyfansçılar.
0
yurtsuz john
(17.07.25)
utanmıyorlar çünkü çok para kazanıyorlar.
ailelerini ve çevrelerini de bu durumdan yararlandırıp bir şekilde kabul ettiriyorlardır muhtemelen.
ya da belki bazıları bağlarını koparıyordur.

bu arada bunun utanılacak bir şey olduğunu düşünmeyenlerdenim.
sadece bir tür cesaret gerektiriyor, utanmak derken belki siz de onu demek istemişsinizdir.
kolay bir şey değil, yapabilecek insan var, yapamayacak insan var.
yapabilene helal olsun.
her iş gibi bunun da bedelleri var sonuç olarak.
yani sadece "ayda şu kadar parayı götürdü" olarak görülmemeli, sonuçları ağır oluyor ve bu sonuçlarla yüzleşmek de eskisi kadar uzun sürmüyor.
mesela arkadaşlık ilişkilerinde sorunlar yaşıyorlardır, bazı aile üyelerini hayatlarından çıkartıyorlardır, erkeklerle ilişkileri sadece alışveriş düzeyine düştüğü için duygusal yoksunluk yaşıyor, ilişkilerinde derinleşemiyor, duygusal partner bulamıyor olmaları mümkün.
bu sonuçlarla yüzleşmek birkaç ay içinde gerçekleşir en fazla, yıllarca saklanabilecek bir şey değil artık günümüzde.

neticede, bu da bir seçim.
bence bedelini ödemeyi göze almakla ilgili bir şey, utanmakla değil.
0
blatta hiberna
(22.07.25)
para kazanıyorlar diyerek bu duyuruyu görme ihtimali olan genç insanları dolaylı ya da doğrudan teşvik etmeyelim.

para kazanmak isteğiyle bunu yapsalar ve göze alsalar bile çok az bir kısmı para kazanabiliyor.

yüzde 90lar gibi bir orandaki kısmı ise pişman oluyor sonrasında.
geçinebilecek kadar para kazananların oranı yüzde on'dan az.
0
biseysorcaktim
(22.07.25)
(19)

evlenmeden önce konuşulması gereken konular?

goge bakan
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
0
goge bakan
(15.07.25)
Gelecek planlari. Yasanilacak ülke, cocuk yapilacak mi vs kesin konusulmali
0
sonsuz
(15.07.25)
Kim evde ne işi yapacak kesinlikle konuşulmalı. Roller belirlenmeli. Eve yapılacak maddi katkı.
Akrabalar evde kalabilir mi?
Sürekli memleket dedikleri boz çöplüğe gidecek miyiz? Evimize gelip aylarca işgal edecekler mi?
Kardeşleri mal ve sürekli arkalarını toplayacak mıyız? Velileri için de aynısı geçerli. Çocuk olacaksa aileler gelecek mi, bakıcı mı, işten çıkacak mı?

Devam ederdim ama bunlar iyi bir başlangıç diyebiliriz.
0
Shepard
(15.07.25)
Arada bir salonda tek yatılsa sorun olur mu gibi şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.07.25)
Ekonomi nasıl sağlanacak ve çocuk yapılıp yapılmayacağı

Kişilerin kariyer planları ve yurtdışı planlarının olup olmaması

Bunlar sanki şirket mülakatı gibi duruyor insanlar konuşulmasını ayıp sanıyor, aşk sevgi her şeyi çözer ne gerek var diye düşünüyor fakat aşk sevgi hayatta her şeyi çözmüyor

Kaleci saçlı +1
Arada salonda tek yatabilir miyim, bu bende de var, hatta sevgilime sormuştum tamam demişti ama ayrıldık
0
grimavi
(15.07.25)
@Arbre, yalan söyleme gecmisi olan biri neden sana dogruyu söylesin
0
sonsuz
(15.07.25)
Evlenme kararı bence daha çok hislerle alınan bir karar. What is your gut saying yani için alıyor mu karşındakini, içine siniyor mu?
0
sekizdokuzon
(15.07.25)
Bazilari abarti olabilir ama yuzeysel olarak konusmakta fayda var:

0) Nerede yasanacak? Islere yakin? Ailelere yakin? Kimin isi/ailesi? Yurt disi? Sahil kasabasi? Kendi eviniz? Kira?

1) cocuk yapilacak mi? evet ise nasil buyutulecek, kim bakacak? dini gorusler neler, adetler neler, ailesel beklentiler neler? (mesela sunnet olacak mi, sunnet dugunu olacak mi, kupe takacak mi, ya gay olursa, ya ozel ihtiyacli olursa vs)

2) cocuk olmuyorsa alternatifler neler? evlat edinmek, koruyucu ailelik, IVF vs seyler nasil halledilecek?

3) Ailesel genetik hastalik var mi? Tasiyicilik var mi? Ilerde ana babaniz, daha sonra siz parkinson, ALS filan olunca ne olacak? Kim bakacak?

4) Mal varliginiz ve genel butceniz nasil paylasilacak? Kim calisacak? Neye ne kadar para harcayacaginiza nasil karar vereceksiniz? (1000$ a canta almak, 20000$ a motosiklet almak, kirada oturmak, ev almak, arabayi yenilemek, banyoyu yenilemek vs gibi seyler nasil konusulacak?)

5) Olunce ne olacak? Mal varliginiz esinize mi, cocugunuza mi, kardesinize mi, ana babaniza mi kalacak? Nasil pyalasilacak?

6) Cocuklarin egitimi nasil olacak? Kaliteli okul --> kaliteli mahallede yasamak, ozel okul, yurt disi vs gibi seyler.

7) Tatillerde ne yapacaksiniz? Memleket? Deniz kum gunes? Yurt disi? Evde oturmaca?

8) Evcil hayvan yaklasimlariniz? Yarin ocuck kedi istedi mesela, olay cikacak mi?

9) Ana baba kardes amca oglu vs surekli yakanizda olacak mi? Finansal olarak olur, kapiniza fiziksel olarak olur. Neyi nereye kadar tolere edeceksiniz?

10) ayri ayri disari cikacak misiniz? cikinca birbirinize ne kadar hesap vereceksiniz?
0
taurina
(15.07.25)
Para, iç ilişkiler ve dış ilişkilerin sınırları.
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Evlilik sözleşmesi ve boşanma durumunda malların nasıl paylaşılacağı. Bunu baştan konuşmazsan sonra büyük sıkıntı yaşarsın.
0
runaway
(16.07.25)
koca kontenjanindan 10 seneyi devirdim.

evlendigim kadin ile su anda evli oldugum kadin arasinda daglar kadar fark var, cocuktan sonra bambaska bir faza gecti, hormonlarin etkisi falan herhalde.

o yuzden bastan ne konusursan konus, evlilik organik ve dinamik birsey statik degil, sen istedigin kadar plan/anlasma yap.. o is oyle yurumeyecek, uyarayim.
0
cooperr
(16.07.25)
Kosulsuz birbirini sevmek degilmiydi ?
0
designer
(16.07.25)
Oturulup konuşulduğunda mantıklı konuşan, ama iş icraate geldiğinde yapmayan o kadar çok insan var ki, ben bu konuşmaların çok bir işe yarayacağını düşünmüyorum.

Yine de genel hatlarıyla bir imaj çizmek adına yukarıdaki yazılanlara katılıyorum.
0
ananiyimioguz
(16.07.25)
Çok uzun vadeli konuşmak çok yararlı olmayabilir çünkü evliliğin akışında karşındaki insanla beraber senin de görüşlerin/hayata bakışın değişecek. Temelde şunlar konuşulabilir:

- Çocuk yapmaya sıcak bakılıyor mu; bir taraf çocuk isterken diğeri kesinlikle karşı ise baştan evlilik yapmamak lazım.

- Genel olarak finansal konular; evin geçimi nasıl sağlanacak, karşılıklı beklentiler neler, ev-araba gibi alımlarda nasıl hareket edilecek.

- Sosyal hayatlar nasıl ilerleyecek; örneğin eşini oturduğu siteden dışarı çıkarmamakla övünen (!) bir arkadaşımız zamanla malesef boşandı. Yine boşanan bir çift biliyorum; arkadaşım yarım saat kahve içmeye gel(e)mezdi, "eşim sorun çıkarıyor" derdi. Sonrası hüsran.

- Y.dışı veya şehirdışına taşınma hedefi ve planı var mı, varsa nereler -> bu konu ÇOK KRİTİK. Evlilik sonrası zorla kadının/erkeğin memleketine taşındırma hikayelerini çevremde 4-5 çiftte gördüm. Boşanan da oldu aman dikkat.
0
Lethe
(16.07.25)
@cooperr +1 kadın tarafı olarak konuşuyorum, doğuran kadın olmasına rağmen erkekler daha fazla lohusa gibi davranıyor. Konuşulduğu gibi gitse her şey keşke…
0
ekimoloji
(16.07.25)
üstte yazılanlar konuşulmalı ama her şeyden önce bir süre beraber yaşanılmalı.
benim gözlemlerime göre erken dönem boşanmaların en büyük nedeni hiç beraber yaşamamaları.
0
my fault
(16.07.25)
madde madde yazanların çoğu bekar bence. ne konuşursan konuş evlendikten sonra düşünceler, mevcut durumlar illa ki değişecektir.

@my fault haklı bence, ama maalesef ki türk aile yapısı buna çok uygun değil. evlenmeden önce en az 1 yıl beraber yaşanması çok daha sağlıklı olur. elimde yetki olsa zorunlu yaparım hatta.
0
bobinhoo
(16.07.25)
böyle bir liste hazırlamak mümkün değil. bazı şeyler zaten kendini belli eder. kaldı ki karşınızdaki yalan da söyleyebilir. ilişki içinde bazı şeyleri çözüp halledemiyorsanız, karşı tarafı tanıyamayıp soru sormaya ihtiyaç duyuyorsanız zaten evlilik konusu rafa kaldırılmalı. sadece çocuk konusu netleştirilebilir belki.
0
elorelia
(16.07.25)
bekarken bir evde yaşayıp sonra boşananlar insan değil mi? iyi ki elinde yetki yok ergenus
0
lambırcek
(16.07.25)
Görücü usulü evlilikler dışında bu konuların tamamında hiç konuşmadan kendiliğinden oluşmuş bir hemfikir olma veya ortayolu bulma uzlaşısı yoksa, sonradan konuştuklarınızı notere onaylatsanız bile pek bir işe yaramıyor.

Ayrıca, madem konuşmaya karar verdiniz, şunları da konuşun,

Taraflardan biri kaza geçirip omirilik felçli olursa ne olacak,
Taraflardan biri ölümlü kaza yapıp hapse düşerse ne yapılacak,
Taraflardan birinin abla ve eniştesi kaza yapıp ölür de 3 yeğen başa kalırsa ne olacak
Anne ve baba aynı anda alzheimer ya da yatalak olursa ne olacak
Taraflardan biri ömür boyu ödeyeceği bir dolandırılma olayıyla karşılaşırsa ne olacak
Bebek serebral parsi olursa ne olacak

Akraba kalabilir miymiş? Ne kadar pembe bir dünyanız var.
Evleniyor musunuz evinizin odasına kiracı mı seçiyorsunuz belli olmuyor.
0
Mirket
(16.07.25)
(4)

erkek vücut kıllarını hangi yöntemle aldırmalı?

istististist
uzun yıllardır vücut kıllarımı kesmiyorum. özellikle sırt, omuz, göbek ve göğüs bölgesinde ciddi birikme var. daha önce braun'un makinesiyle bu bölgedeki kıllarımı alıyordum. kıllar epey uzamışken, ağda düşünmeli miyim? ağda kılların tekrar çıkması esnasında ciddi sorunlara yol açıyormuş sanırım. ep
uzun yıllardır vücut kıllarımı kesmiyorum.

özellikle sırt, omuz, göbek ve göğüs bölgesinde ciddi birikme var.

daha önce braun'un makinesiyle bu bölgedeki kıllarımı alıyordum.

kıllar epey uzamışken, ağda düşünmeli miyim? ağda kılların tekrar çıkması esnasında ciddi sorunlara yol açıyormuş sanırım.

epilasyon düşünmüyorum.

bunun dışında başka önerilerinize de açığım.
0
istististist
(15.07.25)
www.philips.com.tr
philips 3000 serisi bir makine yeterli olur. ben bunun eski bir modelini kullanıyorum tüm vücut için en iyi tercih bence bu tarz folyolu makineler.
sırt, göğüs, kasık bölgeleri ve özellikle testiste sorunsuz tahrişsiz traş olunabiliyor.
0
my fault
(15.07.25)
my fault +1

ağda = işkence. 1 kere yaptırdım, çok sinir bozucu.
hiç düşünmeden epilasyona gidin derim, büyük rahatlık. yaptırdım ve çok memnunum.

ya da makineyle alıp devam edeceksiniz.
0
MtKrt
(15.07.25)
ben tüm vücudu ayda bir falan makineyle kesiyorum ve çok memnunum bu yöntemden. en acısız, ucuz yöntem bu herhalde. tabii kılların sıklığı ve kalınlığına göre yöntem değişebilir. hani kazak gibi olanlar kılları, makineyle kesse nasıl hisseder bilmiyorum. benim kıllarım çok sık ve kalın değil.
kılların kesildikten sonra çıkıp da belli bir uzunluğa gelmesi de hoşuma gidiyor. hafif kıllı olmak da kötü değil. ama belli bir seviyeyi geçince hoşlanmıyorum. güçlü bir makine ile kısa zamanda büyün vücudu hallediyorum.
0
santimantal
(15.07.25)
Tabii ki de erkek dediğimiz usturayla kendi kökünden alır.
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
(18)

Profesyonel spor neden var?

michael_knight
Profesyonel spor dünyadan bir anda yok olsa ne kaybederiz? Neden ortaya çıkmış?Hadi futbol, basketbol, voleybol gibi ekran başına insan toplayıp oyalayan 10-15 sporu bu soru dışında bırakalım. Atletizmin yüzlerce adını bilmediğim dalı var. Milyonlarca insan “profesyonel sporcu”Ne iş yapıyorsun desem
Profesyonel spor dünyadan bir anda yok olsa ne kaybederiz? Neden ortaya çıkmış?
Hadi futbol, basketbol, voleybol gibi ekran başına insan toplayıp oyalayan 10-15 sporu bu soru dışında bırakalım.

Atletizmin yüzlerce adını bilmediğim dalı var.
Milyonlarca insan “profesyonel sporcu”

Ne iş yapıyorsun desem adam profesyonel gülleci, gülle atıyor.
Girip bir konfeksiyonda ütü yapıp üretime katkı sağlamak yerine müthiş bir yetenek, emek, zaman, para gülle atmaya harcanıyor. Vergiler, federasyonlar aracılığıyla hepimiz finanse ediyoruz bu profesyonel sporcuları. Tüm dünya için diyorum.
Olmasa olmaz mı? İsraf değil mi?

Amatör olarak isteyen istediğini yapsın, bir araya gelip yarışsınlar ama pazartesi sabahı da ofiste masasında olsun kişi.
0
michael_knight
(13.07.25)
Senin maas aldığın neden var?
0
sekizdokuzon
(13.07.25)
Abi ülkeler kaynaşıyor, kültür görüyorsun, insan görüyorsun. İzlemesi keyifli. Heyecanlı. Ben mma maçlarını kaçırmıyorum. Futbol sevmem ama şampiyonlar ligini izlemeyi çok severim. Ülkelerin, insanların yararına bir şey, mesela bayramlar var. Bayram geliyor ve bayram süresince hayatındaki her şey siliniyor, deşarj oluyorsun ve haftaya roket gibi başlıyorsun. Professssiiiooonaaaal spor da aynı etkiyi yaratıyor.
0
Shepard
(13.07.25)
Bütün eğlence sektörü yahudiler tarafından goyim oyalansın biz de üzerlerinden para kazanalım amacıyla yaratılmıştır
0
Hallegadola
(13.07.25)
Olay Prof spor değil, gösteri dünyası.

En az 2-3 bin yıllık tarihi var.

Roma, kolezyum, Sultanahmet at pisti vs vs
0
makbur
(13.07.25)
Profesyonel sporcuların hepsinin federasyonların parasıyla geçinebildigini saniyorsan biraz google yapmani tavsiye ederim.
Hemen sana örnekler vereyim;
Steven Da Costa, karate dünya şampiyonu. Fransa'da sncf tren firmasında çalışıyor.
Nicolas Gestin kanocu, asker.
Shirine Boukli, judoka, asker.
Onun dışında polis olanlar falan da var. Sirketlerde çalışanlar falan. Hepsinin işi var.
Yani toplasan top 10 olanlar dışında kimse senin verginle geçinemiyor zaten. Harbiden Türkiye masa tenisi sporcularının senin verginle mi gecindigini düşündün abi soruyu sorarken?
Neyse şunu izleyebilirsin;
youtu.be
Bu tarz soruları çoğu şekilde sorabiliriz. Misal seni devlet neden vergilerle okuttu da onun yerine tarlada madende çalışmaya yollamadi? Senin total vergilerde israf olup olmadığını nasıl bileceğiz ki yurtdışındasin sonuç olarak israf oldu sana harcanan bütün para...

Hayattaki her şeye "para verdik karşılığında net cash dönüş görmek lazim" diye bakamazsin. Böyle olsaydi okullarda sanat derslerine spor derslerine gerek olmazdı. Sonuçta cash dönüşü yok.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Bu arada yaşadığın ülkenin mevzuatını açarak kime maaş bağlandıgini görebilirsin. Misal Türkiye mevzuatında sampiyonalarda başarı aranıyor. Yoksa öyle sporcu oldum geldi maaş yok.

Ama sorun harbiden devletler neden sporu destekliyor hiçbir şekilde dünyada spor müsabakası olmamali olimpiyatlar falan kalkmali devlet desteklemeli diyorsan tabiki kendi düşüncen, herkes her düşünceye sahip olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
senin ülkende futboldan başka bir şey izlenmediği için atletizmdeki hiç bir branşı bilmiyorsun. bu yüzden ben bilmiyorum öyleyse kapatalım gitsin diyorsun.
avrupada köy denecek şehirlerin merkezinde atletizm pistleri var ve halk buraları dolduruyor.
asıl para harcanacaksa bireysel sporlara harcanmalı. devlet katkı yapacaksa bu branşlara yapmalı.
ama bizde bütün para futbola akıtılıyor.
takım sporları, motor sporları, dövüş sporları benim gözümde spor değil. paranın, reklamın bu kadar döndüğü şey spor değildir.
0
my fault
(13.07.25)
Sporun her dalının malzeme biliminden fizyolojiye, biyolojiye kadar birçok alanda faydası var. Örneğin güllecinin attığı güllenin malzeme bilimine, giydiği ayakkabının ortopediye, kondisyon çalışmasının fizyoloji ve biyolojiye faydası var, veri sağlıyor çünkü. Göründüğü kadar basit değil yani. Dolaylı yoldan her spor dalı bilime katkı sağlıyor. Tıpkı F1 gibi. Tabii bir de işin sosyolojik boyutu var.
0
orient blue
(13.07.25)
Özellikle şuraya itiraz etmeye geldim: "Girip bir konfeksiyonda ütü yapıp üretime katkı sağlamak yerine müthiş bir yetenek, emek, zaman, para gülle atmaya harcanıyor."

Patrick Grant bir konuşmasında tüm dünyada üretilen giysilerin üçte birinin hiç kullanılmadan çöpe gittiğini anlatıyordu. Girip bir konfeksiyonda ütü yapmak, uluslararası bir etkinlikte gülle atmaktan daha faydalı bir iş değil.
0
kobuzchu kiz
(13.07.25)
(bkz: bahis)
0
late viper
(13.07.25)
Avrupa birincilikler almış milli tekvandocu tanıdığım var. Birincilere kontenjan olmasına rağmen atanamadı, alım yok.
0
strawberry first
(13.07.25)
Mobil edit: maaaş falan da almıyor, halk eğitim için tekvando kursu açmıştı, halk eğitimin bütçeleri düşürülünce onun kursu da kapandı. Şimdi boşta evde oturuyor.
0
strawberry first
(13.07.25)
Biraz net, cahilce ve kışkırtıcı sormam sanki bazılarınızı sinirlendirdi sanki, ya da yanlış anladım. Şurada cahilce soru sorma özgürlüğümüz olsun arkadaşlar.

Cevaplar için çok teşekkürler.
Zannettiğim kadar para harcanmıyormuş bu bilmediğim branşlara, en azından maaş olarak.
0
🌸michael_knight
(13.07.25)
Abi bence sorun şu; google'da 1 dakikada bulabileceğin bilgiyi almadan fikir sahibi olmussun (milyonlarca sporcunun profesyonel olarak devletten maaş alması ve başka işleri olmaması) ve sorunun temeli buydu.
Misal sorun "devletler olimpiyatlara bu kadar para harcamali mi? Olimpiyat şampiyonuna verilen para fazla değil mi" falan olsa neyse. Yani soruyu bize sormadan googledan biraz okuma yapsan ortada soru olmayacakti zaten.

Bu arada ben emin değilim cahilce soru sormanın normal olup olmamasına. Misal bunu soru olarak sorsan süper olabilir :) çünkü ben googledan bilgiyi aramadan buraya gelip bir şey sormam. Ama başkası da böyle sorular olmasa burada hiç aktivite olmaz der, olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
@logistics, önce Google’a sormak gibi bir zorunluluğum yok ki. Hem de dediğin kadar Google’da anında cevap bulacağım bir soru değil.
“Macaristan’ın başkenti hangi şehir?” diye sorsaydım o zaman anlardınim Google konulu sitemini.

Çoğu soruya çok özenli çok güzel cevaplar veriyorsun. Senden pek çok şey öğrendim ama burada sebepsiz yere sinirlenmişsin gibi hissediyorum. Hatta benim hayatımdan örnekler vermeni de beni ikna etmek değil de sinirini çıkartmak için yazmışsın gibi geldi bana.
Eğer devletin bana yaptığı masraf da boşa gittiyse bence bu da yanlış, düzeltilmeli ama o başka bir konu.

Burası genelde çok ciddi sorulara çok ciddi cevaplar verdiğimiz bir yer değil benim gözümde. Öyle zamanlar da var ama nadir.

Ben yine cahil sorular sormaya devam etmeyi planlıyorum. Çok da birikimli bir insanımdır hatalı boyunca en azından 15-20 kitap okumuşumdur ama benim bile bilmediğim bilgiler var.

Pinpon federasyonu bu yıl bütçesi 80 milyon tl.
O parayla 2-3 Ferrari alıp polis arabası yapar ve tüm dünyada yayınlanan Show ana haberlere çıkabilirdik. 14 yaşında yetenekli bir Çinli pinponcuyu yenecek bir kişinin bu topraklarda daha önce doğduğundan şüpheliyim.

Takdir halkımızındır.
0
🌸michael_knight
(14.07.25)
profesyonel sporu siz fonlayamazsınız, amatör sporu da zaten fonlamıyorsunuz. amatör sporda fonlanan yöneticilerdir, profesyonel spor tamamen bir endüstri. artık böyle şeylere sabrım kalmadığı için yazayım; büyüyünce farkı anlarsınız.
0
ahmet oturum cerezi
(14.07.25)
Abi sporculara maaş ödeniyor mu sorusu direkt googlea yazınca karşına çıkan bir olay. Hatta sporcuların başka meslekleri var mı sorusu da. Sonuç olarak burada sen hem sporcuların hepsinin maaş aldığını hem de spor dışında meslekleri olmadığı, israf oldukları fikrine arastirmadan ulasmissin. Dediğim gibi ben şahsen ekşiduyuru'yu googleda cevap bulamadigim ya da arada kaldığım ya da googleda cevabi olmayacak şeyler için kullanıyorum. Bu demek değil ki doğrusu bu, benim fikrim ve kullanış biçimim.

Yok benim demek istediğim senin hayatından örnek vererek olayın absürtlüğü ya da isteyen herkesin işi iyice "vergi alinmasin, devlet güvenlik dışında hiçbir şeye karışmasın" noktasina getirebileceği. Bunun da doğrusu yanlışı yok tabiki, herkesin kendi düşüncesi ama sen hakkında araştırma bile yapmadığını kişileri ütücü yapmak isterken ve bu kişilerin israf olduğunu düşünürken sana yapılan israfı (senin ya da libertaryan kişilerin diyeceği şey) sana örnek olarak veriyorum. Ben buna israf demiyorum tabiki.

Bak misal şu anki sorun çok çok daha doğru; pinpon federasyonu acaba 80 milyon bütçe olmalı mi yoksa misal bu bütçeyi başka sporlara mi yonlendirmeli? Bu bütçe ne kadar verimli? Bütçe başına sporcu oranı nedir vs bunlar hep sorulabilecek sorular.
Ama sen gene çok acayip bir fikir veriyorsun yani tartışmak zor oluyor. Neden bunu yaptığını da anlamadım, ciddi ciddi pinpon federasyonu yerine ferrarileri polis arabası yapmanın toplum için daha yararlı olacağını mi düşünüyorsun? Yoksa abartmaya mi çalıştin? Neyse.

Sen benim anladığım (önceki sorularindan/cevaplarindan) liberal ekonomi tarafındasin ve vergiler olmasin/azalsin vs düşünüyorsun ve hayatı para/cokomel egrisine göre bakıyorsun gibi (cikarimlarim tabi). Bunun doğrusu yanlısı yok, kişisel düşünce. (Birazdan der meister gelip liberallere kol bacak girecek...)

Bu arada bu konuda okuyabilirsin ama spora ayrilan bütçe sadece spor için olmaz aslında. Genç nesillere daha çok spor yaptırmak, onlara misal spor ile öğrenilebilecek karakter ve fiziki özellikler kazandirmak, toplumu spora alıştırarak sağlıklı yapmak, toplumu bir spor takımının arkasında birlestirmek (yani bir nesil naim'in arkasında oldu, bir nesil halil'in bir nesil mete'nin. Bunlar hep ulus bilinci için önemli bence). Bunlar senin önem verdiğin üretim vs için de önemli. Misal Amerika'da git bak, eskilerin en çok şikayet ettiği durum eskiden olan spor derslerinin kalkmasi ve haliyle amerikalilari' sagliginin bozulmasi, spor yapmamalari vs. Onun dışında spor bir endüstri. Devletler buralara yatırım yaparak iş yaratıyor (gerek stadyum, tesis vs yapimi, gerek koç, doktor vs işe alimi) ve buna ek olarak yapılan turnuvalar turizm geliri oluyor. Örnek olimpiyatlar yani (ki bu konuda senin tepkine ek paris ufak bir butce ile zarar etmemeye calisti, bu bütçe eleştirilen bir olay). Son bir ek de dünyada taninirlik. Jamaicali atletler 100mde böyle olmasa kaç kişi jamaica bilecek, misal burada bile bilmem kaç kişi yusuf dikec ile gurur duydu, dünyada tanindi.

Neyse yani, belki ben sert çıkıştım, olabilir kusura bakma. Malesef hiçbir şekilde bir şey okumadan fikir sahibi olunması benim galiba trigger noktam özellikle ai vs olan şu dönemde. Belki de dikkat etmem lazım, kirici olabilir.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
Bak Google aramasından edinemeyeceğim bir sürü bilgi edindim.
Kömünist olsan da iyi bir insansın :)
0
🌸michael_knight
(14.07.25)
(7)

Yiğit Bulut’tan neden bu derecede nefret ediliyor?

michael_knight
Bir partiye gönül verenler diğer partiden olanları sevmiyorlar, bu alışılmış bir şey. Ama Yiğit Bulut’a karşı nefret alışılmışın çok ötesinde. Neden öyle?
Bir partiye gönül verenler diğer partiden olanları sevmiyorlar, bu alışılmış bir şey.
Ama Yiğit Bulut’a karşı nefret alışılmışın çok ötesinde.
Neden öyle?
0
michael_knight
(12.07.25)
Döndükten sonra insanlarla dalga geçer gibi yaptığı ekonomik ve politik yorumlar yüzünden
encrypted-tbn0.gstatic.com
youtu.be
0
grimavi
(12.07.25)
bunlar farklı bir siyasi partiden biri veya farklı dünya görüşü var diye nefret edilen kişiler değil.
bu adamlar tamamen birilerinin çıkarları için halkı maniple eden, etki ajanlığı yapan insanları ayrıştıran, ortalığı karıştırmak için kullanılan maşalar oldukları için.
0
my fault
(12.07.25)
2008 siyaset meydanının bir bölümünde konu avrupa birliği be karşı olanlar vs savunanlar şeklindeydi.

Akp o zaman ölümüne avrupa birliği savunuyordu ama öyle böyle bir savunma değil vicik vicik vs (hatta kokorec i bile yasaklayacaklardi şarkılara bile konu oldu :)

AB'ye karsi olan masada erol manisali gibi çok değerli bir iktisatçı vardı mesela (akp&feto kumpasi hainligi ile Ergenekon'da içeri atılmış, bu sebeple kanser olup hayatını kaybetmiştir)

Erol manisali tarafında yiğit bulut da vardı :) inanmayacaksiniz ama yiğit bulut o programda efsane konuşmalar yapmıştı, hatta erol manisali gibi bir adamı bile gaza getirmişti (aferin yiğidim falan diyordu)

Böyle bir adam birden ani şekilde direksiyonu akp tarafina kırdı.

Aslında büyük nefretin kaynağı da bu. Devlet Bahçeli misali ana avrat kufrederken bir anda en kral AKP'li oldu.

"Reisi beyin gücüyle telekinezi ile öldürmeye çalışıyorlar" gibi onlarca abuk açıklamaları da cabasi.

@my fault, cok güzel özetlemis aslında. Olay tamamen bu.
0
makbur
(12.07.25)
Öncesinde güvenilir izlenimi veren bir figurdu medyada. O yüzden diye düşünüyorum.

Benzetme doğru mu emin değilim, fatih portakal'in bir anda AKp'yi övmeye başladığını düşünün, öyle ani bir geçiş olmuştu.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Net bir şekilde fikir değiştirdiğini bilmiyordum. Şimdi daha anlaşılır oldu.
Cevaplar için teşekkürler
0
🌸michael_knight
(12.07.25)
Başka sebep te şu. Örneğin candaş tolga çok eğitimli biri. Odtu genetik, üstüne yurtdışında master falan yapmış.

Ve bu kadar eğitim masraf emek sonunda ülkeye katkısı sıfır.

Yiğit te benzer kariyere sahip.
0
luluki
(13.07.25)
@luluki,

candas odtüde genetik okumadi, istanbul üniversitesi biyoloji mezunu. yurt disinda nerede ne okudugu mechul. master mi, sertifika mi, phd mi, bunu birak hangi ülke oldugu bile yok hic bir yerde. kendisi bile yazmamis nerede okudugunu.

candastolga.com
0
bora benim lan aslında
(13.07.25)
(8)

Yeni anayasa

WithWorth
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?Özet geçen bi kaynak var mı ?Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?Baska bir sey var mi
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?
Özet geçen bi kaynak var mı ?

Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?
Baska bir sey var mi
0
WithWorth
(12.07.25)
Özellikle daha "sivil" anayasa hedefleniyor.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
Özellikle daha "sevr" anayasa hedefleniyor.

Bence
0
Mirket
(12.07.25)
Mirket +1

Uzun yazacaktım ama kendisi özetledi.
0
yurtsuz john
(12.07.25)
Cumhuriyeti ortadan kaldirmak ve ülkeyi Suriye-iran benzeri bir ülke yapmak.
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Türk varlığını önemsemeyen, ülkenin kurucu ve aslî unsuru olarak görmeyen, Türk varlığını azınlıklaştırmaya yönelik bir anayasa tasarısı. Çünkü ilk 4 maddeyi, 66.maddeyi değiştirmedikçe buna "yeni anayasa" demiyorlar.
0
muhayyer divan
(12.07.25)
AKP'nin Türkiyenin sorunlarıni çözmek gibi gayesi olsaydı bunu 23 yıldır yapardı. Her türlü çoğunluk, halk desteği arkadasindaydi. Adamlar sorun çözmek istemiyor, sorunlarla boğuşan bir ülkede zihniyetleri sonsuza dek iktidar olsun istiyorlar.

Dolayısıyla tek amacı CB seçimi kisitini kaldirmak vb
0
sanguine
(12.07.25)
temel amaçları ulus devlet ve üniter yapıyı çökertmek.
akp arapları, mhp türkleri, hdp kürtleri temsil edecek. aynı ırak gibi.
zaten bop un amacı suriye, ırak, iran ve türkiyeyi barçalayıp mehsep temelli bir yönetim oluşturmak.
ilk ırakta uygulandı, 10 yıl gecikmeli olarak suriyede uygulanmaya başlandı. geriye iran ve türkiye kaldı. iranı şuan için tam kontrol edemiyolar. ama türkiyede ise tamamen kontrollerinde bir iktidar var. dün itibariyle bunun başlangıcı verildi.

bundan sonrası bu dört ülkeden toprak alıp israil ve abd kontrolünde büyük kürdistan planını hayata geçirmek.

erdoğan kendini seçtirmek için yapıyormuş kısmı tamamen göstermelik, kendi kitlesini konsolide edebileceği tek dayanak bu. ayrıca yanında ümmet, millet laflarınıda sıkıştıracak.
aynısı bahçelide devlet aklı, yüz yıllık milli akıl laflarıyla yapacak.
halkı en kolay kandıracağın iki şey din ve milliyetçi söylemler.

peki chp bunun neresinde, şuan sadece bu sürecin dışında kaldıkları için hayıflanacaklar. erdoğan çok akıllı bir hamle yaparak bu süreci sonuna kadar destekleyen adaylarını içeri atıp süreçten pay çıkarmasının önünü kesti.
bu süreçte istemem ama yan cebime koy muhalefeti yapacaklar. zaten 2009 dan beri chp bu yıkım sürecinin bir parçası.
0
my fault
(12.07.25)
Bence yaşanan süreç temelde daha basit sebeplere dayanıyor: Öyle ya da böyle RTE açısından "Eh seçilmek de var seçilmemek de, halkımınızın takdiri" safhası ya da diğer bir tabirle "Point of no return" geçildi. CHP ve muhalif kitle bu kadar dayak yemişken, bunca acılar çekmişken, bunca baskı altındayken seçimi şansa bırakıp RTE'nin seçimi kaybettiği bir denklemde "Eh biz kaybettik, köşemize çekilelim, devr-i sabık olmasın" diye anlaşma zemini bulunması çok zor. Bu bağlamda anayasa değişikliği bence başkanlık sisteminin RTE'nin tekrar seçilebilmesini olabildiğince garanti edebilecek minvalde şekillenecek. Bu noktada HDP tabi ki çeşitli yasal düzenlemeler isteyecektir zira onlar açısından her bir değişiklik kazanım ve muhtemelen RTE sonrasında da orada olacak.

Ancak işin "Ülke bölünüyor" kısmına çok katılmıyorum zira bence halkta öyle bir dinamik yok. Yani ülkede öyle bir iktidar gücü olabilecek Arap da yok, Türklerle Kürtler arasında "Bu böyle yönetilemiyor" denebilecek, ne bileyim Güney Afrika'daki siyahlarla beyazlar arasındaki gibi bir hak ya da mülk uçurumu da yok.
0
salihdt
(13.07.25)
(7)

apartman dış kapı sesi çok gürültülü

summerjam0306
merhabalar,https://streamable.com/2lxi0xvideoda gördüğünüz gibi hayvani şekilde kapanıyor ve tam üstünde bebek odamız var. uyanıyor. bir anahtarcıya gittim 3 bin lira tutar onu düzeltmek dedi. abartı geldi. size sormak istedim. var mı kolay pratik bir yolu?
merhabalar,

streamable.com

videoda gördüğünüz gibi hayvani şekilde kapanıyor ve tam üstünde bebek odamız var. uyanıyor. bir anahtarcıya gittim 3 bin lira tutar onu düzeltmek dedi. abartı geldi. size sormak istedim. var mı kolay pratik bir yolu?
0
summerjam0306
(11.07.25)
Kapı kapatma hidroliği diye aratırsanız, kendinzde monte edebilirsiniz aslında matkap falan varsa
www.amazon.com.tr

ps. link engelli olduğundan göremedim
0
eja
(11.07.25)
o hidroliğin yanında vidalar var. onları sıkarak ayarı yapılıyor diye hatırlıyorum. bir deneyim olmazsa hidroliği değiştirip yeni bir tane taktırın.
0
my fault
(11.07.25)
tayfurlab.com
bir de kapının temas yüzeylerine birkaç keçe yapıştırırsanız belki çarpma sesi de azalır.
0
lazpalle
(11.07.25)
hidroliği ayarlayabilirsiniz. videosu vardır.
0
inheritance
(11.07.25)
onların hız ayarı var hemen yandaki vidalar ile hızını ayarlayabiliyorsunuz
www.youtube.com youtube'da çok video var.

minik bir düz tornavida ile ayarlayın kendiniz. sistem hidrolikli olduğu için içinde sıvı yağ var ve hava ısısına göre kapanış hızı değişir, kışın soğuk havada daha yavaş kapanır o yüzden hızlandırmanız lazım, yazın da tam tersi...
0
exlibris
(11.07.25)
hidroliğin sertliğini ayarlayaibliyorsunuz ama çok sıkıntılı bunlar. zira havanın sıcaklığına göre sertlik değeri değişiyor. yazın çarpmasın diye sertliğini azalttığınızda kışın kapıyı kapatamıyor. bu yüzden dikkat edin, kışın sertliği artırmazsanız kapı açık kalır.
0
shadowfollower
(11.07.25)
asıl ses kapinin otomatik kilidinden geliyor,
kilidin dili carpinca ses yapiyor.
0
designer
(11.07.25)
(9)

dişlerinizi fırçaladıktan sonra diş macununu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yutmamayı nasıl beceriyorsunuz? ben sürekli yutkunmak zorunda hissediyorum.
yutmamayı nasıl beceriyorsunuz? ben sürekli yutkunmak zorunda hissediyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
dis macununda 1450 ppm florur var,
ve normal olarak yutacaksin tabi..

yada yerine ingiliz karbonati kullan,
vucuduna yabanci madde girmesin.
0
designer
(09.07.25)
İki üç sene aksatmadan İngiliz karbonatı kullan, sonra duyuru aç, benim dişlerim niye eriyo diye.

Ya da diş fırçasına diş macununu mercimek tanesi büyüklüğünde sık. ama hakkını vererek fırçala.
0
Mirket
(09.07.25)
@mirket
daha fazla oldu,pandemiden önceydi,
önceden dişlerde tartar olurdu, plaklari aldi temizledi ama dis erimesi senden duydum ilk defa,
0
designer
(10.07.25)
Suyla az bir çalkalayıp tükürüyorum. Çeşme suyunun arındıracağı şeyi, ağızda yabancı madde bulunduğu için biriken ve daha asidik olan tükürüğün arındırmayacağını düşünmek ilginç geliyor bana zaten. Midene gideceğine lavaboya gitsin. Dişinizi fırçalama süreniz 15 saniye değilse saatlerce onları diş minesi üzerinde tutmanıza sonra da tükürük ya da gün içinde tükettikleriniz ile midenize yollamanıza gerek yok.
0
nawar
(10.07.25)
@ designer,

Bir diş hekimi işin detayını açıklar diye umuyorum da dişlerine günah. Yapma.
0
Mirket
(10.07.25)
6 senedir sağlam, cevremde dis macunu kullanan ve dislerini kaybeden cok ,tesekkurler uyariniz icin.
0
designer
(10.07.25)
chatgpt üstad diyor ki:

"İngiliz karbonatı" olarak bilinen sodyum bikarbonat (NaHCO₃), yani kabartma tozu, bazı kişiler tarafından diş beyazlatmak için kullanılıyor.

Ancak bu uygulamanın diş sağlığı açısından bazı riskleri var:

Avantajları:

Diş yüzeyindeki yüzeysel lekeleri (kahve, çay gibi) fiziksel olarak temizleyebilir.

Ucuz ve kolay bulunabilir.

Zararları:

Aşındırıcıdır: Sodyum bikarbonat, mineyi (dişin sert dış tabakası) aşındırabilir. Mine kaybı geri dönüşsüzdür ve zamanla diş hassasiyetine ve çürüğe yol açabilir.

Diş eti tahrişi: Hassas diş etlerine zarar verebilir.

Diş rengi kalıcı olarak düzelmez: Yalnızca yüzeysel lekeleri temizler, dişin doğal rengini değiştirmez.

Uzman önerisi:
Diş beyazlatma istiyorsanız, florürlü diş macunu kullanmak veya bir diş hekimine başvurmak çok daha güvenli ve etkilidir. Ayrıca, marketlerde bulunan “beyazlatıcı” diş macunlarının bile aşındırıcılık seviyeleri kontrol edilerek formüle edilir; karbonat gibi ham malzemeler ise daha kontrolsüzdür.
0
mustafakesekci
(10.07.25)
nasıl yutabiliyorsunuz? yanlışlıkla yutsam veya yutar gibi olsam anında kusarım. benim midemi çok bulandırıyor. düşüncesi bile bulandırdı hatta şu an
0
art cat chocolate
(10.07.25)
dişini fırçaladıktan sonra bol bol tüküreceksin, suyla çalkalamayacaksın. macundaki florür belli bir süre diş üstünde kalıp görevini yapması gerekiyor.
ağızda çok diş macunu kalıyorsa demek ki diş fırçasına çok fazla macun sürüyorsunuz. mercimek tanesi yeter fazlası gereksiz.
bunlar yeni çıktı yok ingiliz karbonatıymış, yok misvakmış, yok florür öldürürmüş hepsi deli saçması. düz dünyacılar bir bunlar iki.
diş macunu kullanıp dişlerini kaybeden bu zamana kadar duymadım. altında başka bir sorun olmadıkça(hastalıklar veya diş eti çekilmesi) durup dururken diş kayıpları olmaz.
florürsüz diş macunu olmaz.
ha diş macunu elzem mi tabi değil. diş temizliğinin %90u mekanik temizliktir ve diş ipi veya arayüz fırçası kullanımıdır.
0
my fault
(10.07.25)
(10)

600.000 tl ile araba alınır mı?

steve rogers
selamlar hiç borcunuz olmadığı, arabasız olduğunuz bir senaryoda 600.000 tlniz olsa ne yaparsınız? fon, borsa işlerine hiç giresim yok. ülkede her an ne olacağı hiç belli değil güvenmiyorum. vadeye koysam, vadeler de uzun vadede düşecek gibi duruyor. altında bile beklemek çok uzun vadede mal almaya
selamlar hiç borcunuz olmadığı, arabasız olduğunuz bir senaryoda 600.000 tlniz olsa ne yaparsınız? fon, borsa işlerine hiç giresim yok. ülkede her an ne olacağı hiç belli değil güvenmiyorum. vadeye koysam, vadeler de uzun vadede düşecek gibi duruyor. altında bile beklemek çok uzun vadede mal almaya göre zarar ettirdi son 10 yılda. o yüzden aklıma araba almak geldi.
0
steve rogers
(09.07.25)
araba ihtiyaçsa, 200-300 daha kredi çeker clio, corsa falan alırdım.
0
jelly bear
(09.07.25)
ihtiyacın varsa kesin alınır. fiat egea alabilirsin temiz akarı kokarı yok artistlik yapmadan işini yapan bir araç.
0
biravekahve
(09.07.25)
araba yatırım aracı değildir.

arabaya ne kadar ihtiyacın var. araba kullanmasan bile durduğu yerde para harcar. mtvsi var, kaskosu var, sigortası var, muayenesi var, bakımı var...
0
my fault
(09.07.25)
Araba masraf anlamına geliyor.
Değeri artar diye düşünenlere bakma.

Sabit masrafları, kaskoyu vs zaten biliyorsun ama bir de araba alınca benzin ve otopark masrafı çıkacak.
Araba var diye ekstra planlar yapacaksın, birilerini arabayla bırakman, alman gerekecek vs.

Hele bir de arıza çıkarttı mı çok fena zarardasın.

Türk ekonomisinin iyi gideceğine inanmıyorsan yabancı ülkelere yatırım yapan fonlara da bak.
0
michael_knight
(09.07.25)
yeni mtv düzenlemesi ve olası döviz ile araç fiyatları yükselecek olsada gerek elektrikli araçların yaygınlaşması nedeniyle eskisi gibi prim yapmayacak bana göre. Ancak, çok ucuz krediler verilirse tabiki durum değişir.


altın, bitcoin, döviz, mevduat şeklinde ağırlıkları doğru ağırlayarak yatırım sepeti oluşturabilirsiniz.
yeni çıkan bir gayrimenkul fonu var, yine sepet için onuda değerlendirebilirsiniz.

Birikiminizin tamamini kesinlikle mevduata koymanız ıda tavsiye etmem, bir gece ansızın her şey olabilir bu ülkede.
0
Rao
(09.07.25)
Yatırım için alınmaz, ihtiyaç ise alınır. sıfır arabalarda bir ihtimal değerlenme ihtimali var ama, bütçenize göre alacağınız araba en iyi ihtimalde 7-8 yaşında olacak. O da vakit geçtikçe değer kaybedecek.
Ama ihtiyaçsa da direk alın düşünmeyin.
0
tss
(10.07.25)
yukarida arkadaslarin belirttigi gibi,
ihtiyac varsa al,
yoksa araç masraf kapisi,

Mtv,
Kasko,
Trafik sigortasi,
Yakit,
Bakim maliyeti,
Lastik maliyeti,
Otopark maliyeti,
Trafik cezasi,
Oto yikama,cam filmi,cizigi,farı,ampülü,
Tüvtürk muayenesi..
0
designer
(10.07.25)
Masraflar gözünüzü korkutmasın. 600bin liralık aracın masrafı neticede atla deve değil...

Araç almak asla yatırım olmadığı gibi parayı da öldürür. Ancak, yaşanan şehre bağlı olarak büyük kolaylık/konfor sağlıyor. İhtiyacınız varsa alın.
0
yadigar
(10.07.25)
ihtiyaç varsa çekebildiğin kadar kredi çekip araba alınır. yoksa fiziki sarı metal alırsın kafan rahat olur. ytd.
0
duyuruuser
(10.07.25)
alternatifleri yatırım, diğeri mal alma. biri getiri, diğeri götürü.

arabanın hiçbir şey olmasa 50 bin masrafı olur. sigorta, bakım, en az 1 problem de çıkarır etti 50.

ihtiyaç varsa alın arama ama yoksa koyun ppf'ye seneye daha iyi araç alırsınız.
0
gurur
(10.07.25)
(22)

En sevdiğiniz cips hangisi?

ekimoloji
Bu ara mevsim yeşillikli fırından cipse taktım, yedikten sonra tek pişman etmeyen cips diyebilirim. Satıştan kaldırılacak diye çok korkuyorum :d
Bu ara mevsim yeşillikli fırından cipse taktım, yedikten sonra tek pişman etmeyen cips diyebilirim. Satıştan kaldırılacak diye çok korkuyorum :d
0
ekimoloji
(07.07.25)
Klasik, ayak kokulu Doritos.
0
sekizdokuzon
(07.07.25)
Tyrells;
Tuz ve sirke
Tuz ve karabiber
0
logisticsmanager
(07.07.25)
Tyrrells.
0
orient blue
(07.07.25)
çizinin cipsi
0
ya ben lan neyse
(07.07.25)
Zararlı: turuncu doritos, cheetos biftekli (aroması eskisi gibi diil), soğanlı ruffles, soğanlı çerezos

Az zararlı: carrefour bio nohut cipsi
0
mor oje
(07.07.25)
lays crab ve tuz sirkelisi okdir. yine de yediğimde tadım kaçıyo cips big no
0
ala09
(07.07.25)
lay's tuz ve sirke +1
bozmadan onceki pringles
0
arakaali
(07.07.25)
ketçap cipsi
ama 2 senedir yemiyorum :D
0
ermanen
(07.07.25)
Filedeki nacho cips. İçerik açısından da fena sayilmaz
0
ırene adler
(07.07.25)
hayret kimse yazmamış:

chips master klasik deniz tuzlu kabuklu.

keşfettikten sonra bir daha lays ruffles yüzüne bakmadim.
0
tabudeviren
(07.07.25)
benim için cips klasik rufflestır
0
my fault
(07.07.25)
Lays fırından mevsim yeşilliği ve yoğurt.
Düz cipsler elimi kirletiyor. Yoksa çitos fıstık, peynir ve süt mısır da iyi.
0
Bruce
(07.07.25)
turuncu doritos
0
taurina
(07.07.25)
Tyrrells diyenler içeriklere tekrar göz atsa iyi olur değişti/değişim sürecinde gibi geldi. Sirkelisine baktım başka gıvır zıvırlar da var içinde. Sirkelisi iğrenç değil mi bu arada bir kez aldım hafif sirke tadı vardır diye, zor bitirdim.
0
mbond
(07.07.25)
@mbond; simdi carrefourdan baktım. Normal tyrells, ne garip geldi? Başka Fransız markalariyla, lays ile falan baktım. Aynı şeyler yani bir fark yok genel olarak.

Ne ıvır zivir ki içinde?
Patates
Yağ
Deniz tuzu
Sirke tozu
Alkol sirkesi tozu
Dogal Aroma
Malt sirke tozu
Konsantre elma suyu tozu

Vs lays;
Patates
Yag
Tatlandiricili tuz ve sirke aromalari
Sitrik asit
Potasyum klorür
Şeker
Tuz
Maya
Sitrik asit falan filan

Başka bir lays;
Üsttekilere ek olarak elma sirkesi tozu
Alkol sirkesi
Nisasta
Glikoz şurubu
Konsantre elma suyu tozu

Baktığım çoğu sirke cipsine oranla tyrellse garip bir şey yok.
0
logisticsmanager
(08.07.25)
Cips yemeyin gençler,
icerisindekiler sizi uyuşturuyor,
Beyin küçülmesine neden oluyor,

Monosodyum glutamat,

ticari adları :

AJI-NO-MOTO® ,
Vetsin ,
Ac'cent ,


Merhaba şizofreni;

pmc-ncbi-nlm-nih-gov.translate.goog
0
designer
(08.07.25)
Patos rolls
Cheetos biftekli
Ruffles sade ve ketçaplı
0
Amaranta ursula
(08.07.25)
@designer
youtu.be
0
logisticsmanager
(08.07.25)
patos acılı olan şu yediğinde parmağından kokusu 2 gün çıkmayan
0
eja
(08.07.25)
valla 5 senedir falan yemiyorum zararlı olduğu için ama Lays Fırından'ın yooğurtlusu favorimdi. Daha az zararlı ve fresh bir tadı vardı.
0
elektr10
(08.07.25)
@logisticsmanager ,

alkol ile aynı şey değil,
alkol ,şeker+yağ
0
designer
(08.07.25)
doritos dippas
0
since1907
(08.08.25)
(19)

Ev alıp kiraya vermeyinciler

Chips
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var. Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yılla
Kendimin daha önce açtığı duyuruda da, az önceki başka duyuruda da direkt olarak "kiraya vermek için ev alma" önerilerinde bulunuyorlar. Ancak günümüzde 10 tane evi olup sadece kira geliriyle çok iyi durumda yaşayan insanlar var.

Tabi ki anlıyorum eğer kötü bir kiracıya denk gelince mahkemeler yıllarca sürüyor ve bunaltıcı bir süreç oluyor ama gerekli önlemler alınarak düzgün profilde birilerine kiraya vermenin nesi ölü yatırım bunu anlayamıyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz ? Onlarca evi olanları aptal olarak mı düşünüyorsunuz :)
0
Chips
(07.07.25)
dostum şu anki mevcut konjonktürde yatırım için ev almak bence de gereksiz ve zarar. senin dediğin onlarca evi olan insanlar zamanında almışlar ve eskisi gibi bu kadar yatırım alternatifleri de yoktu.

biz de istanbul'da iyi bir muhitte evimizi boş tutuyoruz maalesef. çünkü öncesinde kiracıdan çok çektik. eşyalı bir şekilde duruyor arada kalıyoruz/temizletiyoruz evde birilerinin olduğu anlaşılsın diye.

dediğin gibi iyi profilli biri bulunsa veriliri ama onlar da bazen sorunlu olabiliyor.

sonuç olarak eğer kendin için alacaksan istanbul'da ev sahibi olmak mantıklı ama yatırımlık ev alacaksan bence gerek yok.
0
elektr10
(07.07.25)
Ev kirasını ne kadar arttıracağını TUİK verilerine bakarak devlet belirliyor.

Tuikin enflasyon verileri gerçeği yansıtıyor diyorsan elbette ev kiralamak güzel bir yatırım çeşididir.

Ayrıca Devlet iki defa %25 zam yapabilirsin dedi. O iki %25 zam yapmış ev sahipleri şu an hala Tuik zammını o %25 ler üzerine yapmak durumundalar.

Bir üçüncü %25 in gelmeyeceğinin garantisi yok.

Bu sene sabit gelirlilere Tuikin belirlediği enflasyonun altında zam yapıldı. Yani sabit gelirliler kira ödeme konusunda bu sene zorlanacaklar ve muhtemelen ev sahiplerine doğru zorlanacaklar.

gibi durumlar var eskiden olmayan.
0
Mirket
(07.07.25)
Her yatırımda bir risk vardır evini kiralamanın da belli yatırım riski var. Oturacak yedek evin varsa; kiracıyla uğraşırken yedek gelirin varsa böyle bir yatırım yapmak mantıklı ama sadece kiracı eline bakmak tek ev için mantıklı bir yatırım değil. 10 tane evi olan adamın zaten bu şekilde birikmiş yatırımı olduğu için etkilenmiyor. Ben bunu tek bir tane lüks arabaya bütün parayı yatırmaya benzetiyorum; lüks bir aracın yedek parçasını -servisini vs hemen halledemezsin ve o lüks arabayla kaza yaptığında yedek aracının olması gerekir. Eğer yedek aracın yoksa ve aylarca zorluk çekeceksen o araba sana uygun değildir.
0
titanic kemancısı
(07.07.25)
Ben bu ifadeye kısmen katılabilirim. Düz-mantık "Türkiye'de yatırımlık ev alınmaz, ölü yatırım" demem, "ne olursa olsun kesin al" da diyemiyorum. Ben yatırım yapma tarafına şartlı olarak daha yakınım. Bugüne dek kendim de dahil olmak üzere vaktiyle konut almadığı için pişmanlık duyanı çok gördüm.

Türkiye'de mülk edinmek her sene biraz daha zorlaşıyor. Konut yatırımının en önemli avantajı parayı bir mülkte kilitlemek ve kira getirisi elde etmek. Günümüzde para biriktirmek, parayı elde tutmak enflasyon nedeniyle çok zor. İmkan varsa yatırımlık konut alınabilir pişmanlık duymazsınız ancak kiracı profiline ÇOK dikkat edilmeli.

1+1, kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğu, beyaz yaka profilin kaldığı/kalacağı ve tercihen site yerleşimli konutlara yatırım yapılır. Prim yapıyor, kolay kiraya veriliyor, profil düzgün. Kiracılı olmasına rağmen satışı hızlı oluyor. 2+1 veya 3+1, kiracının 10-12 yıl çıkmayacağı evi kiraya vermeyi ben de riskli ve sorunlu bulurum, öyle bir yatırıma girmem.

Bu konu pandemi sonrası alevlendi. Para çok hızlı değer kaybederken kiralar da hızlı bir şekilde tırmandı. Kira rayici 50000 TL iken öyle kiracı var ki 7-8 bin TL ödeyerek kalıyor. Kanunen belki sorun yok kitabına uygun ama diğer tarafın mağdur olduğu kesin. Öte yandan ev sahibi kira tespit ya da ihtiyaçtan ötürü tahliye davası açtığında haklı dahi olsa 3 yıl civarında mahkeme sonuçlanıyor. İnsanların en sıkıntı çektiği konu bu.

Oturacak evin varsa, kenarda belli bir paran bulunuyorsa konut halen cazip. Birçok bölge geçen yıllarda USD bazında önemli kazanmış. Aylık kira getirisi temettü gibi oluyor. Alırsın, kiracı bir noktada çıkar çouk çocuğuna bırakırsın oturur. E daha ne olsun.

Bir de geçiş dönemi bana göre tamamlandı. Konut ve kira fiyatlarında artık parabolik değil, 2010-2018 arasında olduğunu gibi daha lineer ve enflasyon ile korelasyon halinde artışlar görüyoruz/göreceğiz. %25 tavanı gibi uygulamalara gerek kalmadı. Her yatırımın kendince riski vardır ancak konut göreceli en düşük risklisi. Bu tip bir yatırım senin profiline uygunsa değerlendirebilirsin, değilse farklı şekilde paranı değerlendirirsin.
0
Lethe
(07.07.25)
%25 limiti ve tuik enflasyonu nedeniyle artık o zenginler yurtdışından ev alıp kiraya veriyor.
0
merhum
(07.07.25)
Kiracilarda egilim isi hukukuna ve hakkaniyetine uygun yapmak iken, çakal ev sahiplerinde durum tam tersi.

Ise buradan bak istersen bir de.
0
feastofthedamned
(07.07.25)
Bunun tek bir formülü, tek bir cevabı yok. Genelde şehir belirtmeden sorulan sorularda hereksin aklına İstanbul geliyor ancak bu durum çok yanlış.

Büyükşehirler haricinde 3 Milyona 2 adet 1+1 i ev alıp , sadece referans sistemi ile devlet memurlarına evini 5 yıldır kiraya veren arkadaşım var. Kendi oturduğu ayrı bir evi var, ve aylık 30 bin tl kira geliri var. Sizin tamamen risk iştahınız ve aylık geçnebilieceğiniz para durumunuz ile alakalı bu iş. Arkadaşımın yakın zamanda 1 ev daha alıp aylık gelirini 45 bin tl ye sabitleyip hayatına daha az çalışarak devam etmek var.

Küçük şehirlerde oturacağınız bir ev, iyi kötü bir arabanız ve 3 tane de kirada eviniz varsa bu paralar gayet yaşanabilir bir tutar.
0
ebeş
(07.07.25)
bunu diyenlerden birisi benim.
pandemi dönemi sözleşmemizde tüfe yazmasına rağmen bir gecede %25 zam kuralı uydurdular ve kiracılarda bunu uyguladı. o iki sene devlet eliyle kiralara zam yapılmadı. o zamandan bu zamana kadar bedava oturdular.
biz kiracımıza çık dedik çıkmamak için diretti mahkemelik olduk sonunda daireyi sattık kurtulduk. yeni ev sahibi mafyatik bir tip seve seve çıkmak zorunda kaldılar. çıkmasa şuan 10bin lira kira veriyordu. alt dairesi daha yeni 48bine tutuldu.
kira davası açtık önce arabuluculuğa gitti yok görüşme yapılamadı yok avukatı bağlanmadı diye 2-3ay öyle yediler. ardından mahkeme açıldı 10 ay sonraya gün verildi. ondan sonra mahkemede itiraz ettiler bir 8 ay daha uzadı. altı üstü kira rayiç bedel davası 2 yıldan fazla sürdü.
bu süre zarfında satmaya karar verdik evi göstermek istemedi zar zor emlakçı alıcı getirdi. gelenlerde kiracılı diye vazgeçti. gelenlere çıkmayacağım beni çıkartamazsın dedi. zor zar sattık.
hep haberlerdeki kiracı ev sahibi kavgalarını izlerken abartıyorlar diyorduk durum hiç öyle değilmiş.

ayrıca 5 yıl süre dolmadan kira artış davası açamıyorsun, 10+1 yıl dolmadan tahliye davası açamıyorsun.

yani bunlarla uğraşacağım, üç kuruş para için rezil olacağım diyorsan çok mantıklı bir yatırım.

onlarca evi olanların evleriyle çoğunlukla emlakçılar ilgileniyor. kardeşimin ev sahibinin aynı sitede 15 tane evi var her şeyi ile emlakçı ilgileniyor.
sende 10 tane ev alacaksan verirsin emlakçıya o uğraşır durur sen gelen parayı sayarsın.
0
my fault
(07.07.25)
Evi çocuğuna yatırım için alırsın. Çocuk büyüyene kadar da boşta kalacağına 3 kuruş kira geliri alayım dersin. Burası ortadoğu. Uzun vadede En iyi yatırım ev ve altındır.
Çocuğu olan ev alsın. Çocuğun yoksa ve istemiyorsan ev yatırım değildir.
0
luluki
(07.07.25)
Ev almak ve kiraya vermek daha önce karlı bir işti ancak bana göre: şu an resmen enayilik. Alınmışın zararı olmaz ancak onlarca evi olanlara şu an sorsan %90'ı aynı yatırımı yapmaz.

Ev alıp kiraya veriyorsun. Zaten, Tüik enflasyonundan dolayı, 2 sene sonra kira kuşa dönüyor. 12 sene kiracıyı evden çıkartamıyorsun. Çıkarttın diyelim eve giriyorsun ki, 12 sene aldığın kiradan daha fazla zarar vermiş. 300-400 bin tadilat parası veriyorsun.

Daha geçen komşu söyledi. Abisinin havuzlu villası varmış, kiracı 2 bin TL kira veriyormuş. Senelerdir uğraşıp duruyorlar. Kağıt üstünde kirayı artırma, haklı sebeple kiracıyı çıkartma gibi haklar var ama pratikte neredeyse YOK GİBİ.

Ev fiyatları artıyor, alıp kenara koyayım diyorsanız, bunun da pek çok sıkıntısı var.

Tavsiye etmem ama emlak yatırımı yapacaksanız, iyi araştırıp, yurt dışında yapın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.07.25)
1-2den fazla gayrimenkulu olanla mesela oturduğu dışında 1 evi olan için durum ayni değil bence.

10 tane evi olan için 11.yi almak mantıksız değil, çünkü sayısal olarak o aşamaya geldiğinde ayrıca bir gelir kalemi haline gelmiş oluyor. Birinde ikisinde kiracı kaynaklı veya başka sebeple çıkan masraf, mahkeme harcaması vs can sıkmayacak bir şey olabilir o durumda. Aman bunu mu dert edecem diyip, gerekirse avukata verip kafanız rahat yaşamaya devam edebilirsiniz.

Ama mesela bir evin var, ikinciyi de almışsın zamanında ya da ana babadan kalmış vb. Onu kiraya verip, mesela kredi taksidine bağlayınca dert sahibi etmesi daha olası. Aksama oldu mu yaşamınız zorlaşır çünkü.
0
encokbenisevinnolur
(07.07.25)
cocukken hatirliyorum rahmetli babam cok ugrasmisti kiracilarla. mahkeme vs de olmustu diye hatirliyorum. hatta o kadar ki bikip evi satmisti. :D sonradan baska bir yerden aldigi ev yillarca kiracisiz olarak kaldi bu yuzden. biz vefattan sonra kiraya verdik, talihliyiz ki duzgun kiraci geldi.

ulkede hukuk sistemi calismadigi icin manyak kiraci gelirse cok ugrastiriyor. okuyoruz internette. yani su an ben de ev alsam kiraya vermekten cekinirim acikcasi. dusunsene biri cikiyor diyor ki kira zamlari en fazla %25 olabilir. boyle sacmalik olur mu? tamam %25 yapalim biz ama sen de bizim paramizin degerini koru o zaman? ama bu yok. :))
0
arakaali
(07.07.25)
o isi iyi cevirebilmek icin "gaddar" olman lazim.
ben bu isten iyi kazanan birini taniyorum, ama adam gerekirse kisin ortasinda kiracisini coluk cocuk kapiya koyar acimaz, bunu yaptigina ben bir kere sahit oldum ve beni asiri uzmustu.

ben vicdan yaparim, coluk cocuk kapiya koyamam. benim gibiysen sakat aktivite.
umrumda olmaz diyorsan baska.
0
cooperr
(07.07.25)
3+1 ev : 4.500.000
aylık getirisi : 20.000
yıllık kazanç : 240.000

enflasyon %0 olduğunu kabul edersen,
240 / 4500 = %5 yıllık kazancın var,
enflasyon yükseldikçe
ve aylık kiraya güncelleme gelmiyorsa
yıllık kazanç %1 e kadar düşer,

enflasyon + evin yıpranması + kiracısız geçen süre
pek kazanç olmuyor,
al sende biraz oyalan...
0
designer
(08.07.25)
Onlarca evi olanların %99,99'u cimri çıkıyor, kiralara yaptıkları zamlar emsallerinden çok daha fazla oluyor. Evlerinde oluşan yapısal bozuklukları yaptırmaya yanaşmıyorlar vs vs. En kötü ev sahibi profili oluyorlar yani.

Kendini bu konuda gözetim altında tutabileceksen, ihtiyacı olana destek olabileceksen, fahiş kira artışından uzak durabileceksen, paragöz olmayabileceksen yap tabii. Ama sırf kira geliriyle yaşamak saçma geliyor bana. İnsanın tutunacak tek dalı kiraları olursa bütün sorunu da kiracıları olur, saçma bu. Zararlı.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
eskiden evin kredi taksidi, kiranın iki katıydı,
aylar geçtikçe kira,kredi taksidine yetişiyordu,
şimdi yine öyle olursa yani kendi kendini öderse olabilir.
0
designer
(08.07.25)
iki türlü ev yatırımı vardır.
kire geliri için ve değer artışı için.

ben elimdeki parayı koyayım, en fazla 2-3 sene içinde satar kar ederim diye düşünenenler için kiraya vermemek mantıklı çünkü boş daire daha kolay ve daha yüksek fiyata satılıyor.

ya da konut alındı fakat oraya daha sonra kendin taşınmayı planlıyorsun o süreçte yine kiraya vermek mantıklı değil


ayrıca düm düz kiraya vermek ekonomik olarak gerçekten mantıklı değil. (eşyalı kısa süreli merkezde airbnb yapmak hariç onlar karlı olabiliyor)
0
nuisance2
(08.07.25)
2-3 Sene için konut yatırımı yapılmaz. Konutta minimum süre 5 senedir. 5 sene ve sonrasında satarsanız, vergi alınmaz. Ancak 3 sene sonra, 2 milyona aldığınız evi 10 milyona sattınız diyelim. Kabaca 8 milyonun gelir vergisini ödersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
bir ev almaya niyetlenmiştim, evin fiyatı diğer evlere görece uygundu.
Emlakçıya sorduğumda içeride kiracı var, kirasıda şu kadar demekten başka bir ilgi vermedi.
Sonra kendim bölgeye kitap, hizmetliden sordum, kiracının 8 yıla yakın ayın evde olduğu ve eve çökmüş olduğu bilgisini aldım.

Hatta öyleki ev sahibine alayınız gelse beni bu evden çıkaramaz demiş. Bende kendi oturacağım ve bu işlerle uğraşmak istemediğim için evi almaktan vazgeçtim.

Demek istediğim, bu sadece benim gördüğüm bir örnekti, bu tip kiracıların yüzde oranı nedir bilmiyorum ama ekonomininde en azından yakın tarihe kadar iyiyi gitmeyeceğini düşünürsek , bu tip sorunların azaltmayıp , artma eğilimi göstereceğini tahmin etmek zor değil. Kaldıkı kanunlar kiracıdan yana.

Hal böyle iken karar vermek kişinin kendi karekterine ve sabrına bağlı bir şey bana göre.
0
Rao
(08.07.25)
(7)

faizler ne olur

baldur2
sizce 2026 ortasina kadar nasil bir trend goruruz?
sizce 2026 ortasina kadar nasil bir trend goruruz?
0
baldur2
(06.07.25)
dolar hala cayır cayır artıyor. bırakın düşmesini, 2 gün sabit zor kalıyor. Ayrıca hala çok yapay bir grafiği var. bir usd eur grafiğine bakın, bir usd tl.

Faizler hala yetersiz bence.
ytd
0
substituent
(06.07.25)
Genelde yurt disi bazli finans kuruluslari yil sonunda %35-40 arasini ongoruyor.

Ama bu ulkede artik birsey ongormek cok zor. Gundem cok degisiyor. Ama dovizin artmasi gerekiyor ozel sektore ve turizme zarar veriyor bu durum.
0
nuevo
(06.07.25)
hükümet bir politika olarak faizi yüksek tutuyor. seçime kadar yüksek faiz yüksek enflasyon gidecekler bence.

bizde fakirleşeceğiz böylelikle.
0
duyurukullanıcısı
(06.07.25)
daha içeri alınacak çok belediye başkanı var bu iklimde faiz indiremezler. yada ingiliz bakanı yollarlar.
0
my fault
(06.07.25)
Seneye bu zamanlar 25 civarı olur
0
avatar is back
(06.07.25)
Genele katılmıyorum, %30'a doğru düşüş yönünde bir trend göreceğiz. İlk indirim bu ay olacak.
0
Lethe
(07.07.25)
Çok ters bir durum olmazsa, gözüken : her ay, yavaş yavaş faizleri indirecekler.

Bu kredi kullanacaklar için iyi iken, ekonomi için çok kötü. Açıkca kredi kullananlara servet transferi yapılacak.

Yapılacaklar belli: TL'den uzak durun, sağlam metallere devam. Kiracı iseniz, bir an önce evinizi alın. Yatırımlık ev kesinlikle almayın!


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.07.25)
(1)

Türksat Kablonet faturada "hizmet ve tarife bedeli" kalemi

prole
Şubat ayından itibaren faturama "hizmet ve tarife bedeli" adı altında 76TL ve daha sonra 79TL bir kalem yansıtılmaya başlanmış. Şubattan beri her ay bu kalem var. Aldığım tüm hizmetler faturada kalem kalem ücretlendirilmesine rağmen bunun ne olduğunu anlamadım. Şubat ayında da ne bir yenileme oldu n
Şubat ayından itibaren faturama "hizmet ve tarife bedeli" adı altında 76TL ve daha sonra 79TL bir kalem yansıtılmaya başlanmış. Şubattan beri her ay bu kalem var. Aldığım tüm hizmetler faturada kalem kalem ücretlendirilmesine rağmen bunun ne olduğunu anlamadım. Şubat ayında da ne bir yenileme oldu ne de başka bir şey. Bilgisi olan ya da aynı şeyi yaşayan var mıdır? Şimdiden teşekkürler.
0
prole
(05.07.25)
benim faturada yok. hatta geçen ay taahhüt yenilendi onda da yok
0
my fault
(05.07.25)
(1)

Instax mini muadili ne alınabilir? Ya da filmleri ucuza nerden alınabilir?

japon balığı
Yeğene doğum günü hediyesi alınacak. Makine pahali evet ama filmler daha pahalıya geliyor. Bu makinenin muadili var mı? Ya da filmleri ucuza almanın bir yolu?Cok teşekkürler.
Yeğene doğum günü hediyesi alınacak. Makine pahali evet ama filmler daha pahalıya geliyor. Bu makinenin muadili var mı? Ya da filmleri ucuza almanın bir yolu?

Cok teşekkürler.
0
japon balığı
(05.07.25)
almayın iki gün sonra köşeye atılıp gidecek. filmleri ucuza bulmak gibi bir durum olacağını sanmıyorum yurt dışında bile pahalılar.
0
my fault
(05.07.25)
(4)

Sigortasi olmayan devlete gidebilir mi

Kittie
Sb aslinda ama detaylarBekarim, babamin bagkuru var ama benim de sahis sirketim var.Bagkur borclusuyum su ara.Parayla aliyorlar mi devlet hastanesineVe aliyolarsa ne kadar ucret olur?
Sb aslinda ama detaylar
Bekarim, babamin bagkuru var ama benim de sahis sirketim var.
Bagkur borclusuyum su ara.
Parayla aliyorlar mi devlet hastanesine
Ve aliyolarsa ne kadar ucret olur?
0
Kittie
(03.07.25)
Cam sakuraya gitmeyi dusunuyorum. Temiz bir hastaneydi. Belki orayla ilgili ozel bi durum vardir diye ekledim
0
🌸Kittie
(03.07.25)
Ücret ile bakarlar. O da herhalde 200 tl falan olur diye düşünüyorum muayene için. Tahlil isterse bilemiyorum.
0
drako
(03.07.25)
bağkur borcu varken muayene olabiliyorsun, 2-3 sefer acil yeşil alana gittim, herhangi bir ücret almadılar.

hastanede denemedim ama sağlık ocağında rutin kan tahlili de yaptırabiliyorsun.

ama eczaneden ilaç alamıyorsun, kronik hastalığın için rapor çıkartıp ilacı yazdıramıyorsun. borç çıkıyor.
0
kibritsuyu
(03.07.25)
prim borçluları, gss borçluları hastanelerde muayene olabiliyorlar. sadece katılım payı adı altında bir ücreti vezneye ödüyorlar. geçen sene 7-8 lira gibi bir şeydi bu sene sanırım 20 lira civarı oldu. bu ücreti ödeyip muayene olabilirsiniz. tahlil ve tetkiklerde ücret ödenmez sadece yazılan ilaçlar ücretli olarak alınır. hatta fizik tedavi ve ameliyatlarda da ücret ödenmediği söyleniyor ama deneyimlemediğim için kesin değil.
0
my fault
(03.07.25)
(15)

Gecenin 4’ünde yemek siparişi vermek?

messina123
İyi bir şey midir yoksa kötü bir şey midir? Amerikadan beter kapitalist bir ülke olduk. Bence rezalet bir şey.
İyi bir şey midir yoksa kötü bir şey midir? Amerikadan beter kapitalist bir ülke olduk. Bence rezalet bir şey.
0
messina123
(28.06.25)
gecenin dördünde verdiğim siparişleri düşündüm, hepsinde sarhoştum ve çok iyiydi.
0
penceredengorunenmorbina
(28.06.25)
iyi kötü yok bunda. acıktıysan verirsin sipariş. sonuçta parasıyla ve çalışan da para alıyor.
0
runaway
(28.06.25)
Abi böyle bir imkan niye kötü olsun?
0
Shepard
(28.06.25)
Berbat bir uyku + ertesi gün ruh gibi gezmek demek
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Hizmet sektörünün bu kadar kolay ulaşılabilir olması bence de kötü, gece 10a kadar açık avm ler, ertesi gün teslim kargolar. Bu kadar hıza ve rahatlığa tüketime gerek yok bence.
0
grimavi
(28.06.25)
Bu imkanin olmasinin sebebi ülkedeki gelir adaletsizligi, mesai/tatil/calisma saati gibi konularin hiçbir sekilde takip edilmemesi vs. Misal bim, şok gibi yerler ne kadar beterse bu tarz restoranlar da beter çalışma koşulları sebebiyle.
Misal grimavi demis; 10 diyoruz ama bayramlar vs gece 12lere kadar açık.

Ülkede istenen adaletler, haklar olsa bir restoranın kolay kolay sabah 4te açık olmasi zor olur. Bir avm'nin sabah 10dan gece 12ye açık olması imkansız olurdu.

Senin demek istediğin bu anladığım. Ucuz iş gücünü kullanmaktan bahsediyorsun. Ama Türkiye'de hizmet sektörü aslında bir nevi ucuz iş gücü köleliği üstüne kurulu.

Ama zamanla değişecek bence, daha da pahalasacak. En basiti ustalar. Eskiden türk insani üç kuruş para diye bakardi, Avrupa'daki insanlarin kendi yapmasiyla falan dalga geçerdi. Gelinen noktada temizlikçi kadin ve usta fiyatlari hayvani boyuta ulaştı şimdi de şikayet ediliyor. Servis sektöründe misal bu motorcularda var. Kimse öyle ucuza calismiyor artik. Ama restorana garson olmak bir tık daha kolay olduğu için oralarda daha böyle artış olmamistir.
0
logisticsmanager
(28.06.25)
dışarıdan yemek söylemek bence başlı başına kötü bir şey. her gün dışarıdan yiyenleri hiç anlamıyorum.
hele ki sabahın 4 ünde söylemek rezalet. çok açsın ekmek arası yap, tost yap, iki yumurta kır. bunları yapamayacak kadar aciz olmamalı insan.
0
my fault
(28.06.25)
Ramazanda o saatlerde dolu kurye geziyor.
0
feastofthedamned
(28.06.25)
sadece gecenin 4'üne özel olarak değil, genel olarak kurye - eve servisin gereksiz ve kötü olduğunu düşünüyorum.

- hazır yemek kültürünü körüklüyor. insanlar evde yemek yapmayı bırakıp sağlıksız yemekler yemeye başlıyoruz.
- restorana ya da markete gidebilecekken, az yürüyüp hareket etmiş olacakken, kanepede oturmaya devam ediyoruz.
- zincir restoranlar genel olarak bu işten daha karlı çıkıyor. yerel esnaf eziliyor. yemeksepeti - getir vs gereksiz zengin oluyor.
- servis bedeli, taşıma ücreti, yemeksepeti/getir komisyonu falan derken 100 liralık yemek 200 lira oluyor. ve bu aradaki 100 lira, sadece eve yemek söyleyenden değil, restorana gidip yiyenden de alınıyor (genel olarak) bu 100 lira dünyanın en boş beleş işi için ödediğimiz bir para. neredeyse hepimizin yapmaya muktedir olduğumuz ve yapmaya da çoğunlukla vaktimizin olduğu bir iş için, birilerine para vermiş oluyoruz ve bu para memleketin ekonomisine hiç bir katkısı olmayan bir para. kuryeler daha verimli, ekonomiye katkı sağlayacak bir iş yapabilirler. motosikletin kendisi ithal, yaktığı benzin ithal, kuryenin taktığı kask ithal.. ekonomiye hiç bir katkısı yok. üstüne çevreye zararı var. gereksiz karbondioksit.
0
co2s2
(28.06.25)
Terbiyesizlik.
0
sonsuz
(28.06.25)
Cevaplar şaka gibi lan ahahahah. Olm bir aklı başında adam yok mu duyuru'da? Sıcak su, kurye, elektrik, internet, 7/24 açık yerler bunlar birer nimet. Ne zararı var size?
0
Shepard
(28.06.25)
Bize değil bu hizmeti bize ulastiranlara zararı var diyorlar, okuduğunu anlamıyorsun bir de millete ayar veriyorsun kendince @Shepard
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
Oyle bir hizmet varsa bunu kullanmak neden rezalet olsun?
Yagmurda, karda kurye cagirmayin demekle ayni sey.
Valla su durumlar bana cok sahte geliyor. Tamam cok duyarlisiniz demek istiyorum
0
Kittie
(28.06.25)
Ben bu kurye işinin devlet tarafından gençler işsiz kalmasın diye göz yumulduğuna inanıyorum. Ülke hindistana döndü. Gecenin dördünde dürüm yemeyiverin. Almanyada 6da avmler kapanıyor farkında değil misiniz? Hep birlikte manasız bir tüketim toplumu olduk. Ürettiğimiz bir şey de yok. Sağlıksız, cahil, mutsuz, sinirli insanlar ülkesiyiz.
0
🌸messina123
(28.06.25)
Yarın üçüncü dünya savaşı çıksa üç kuruşa her hizmetimize kosturdugumuz insanlar hayatta kalır, daha çayını, çorbasını yapmayı beceremeyen bizler açlıktan ölürüz. Aslında bu anlamda çıksa mi diye de düşünmüyor değil insan.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
(4)

İlkyardim eğitimi ve sertifikası icin öneri

havadakarada
Kızılayın bir şubesi ile görüştüm eğitim artı sertifika KDV dahil 6 kusur bin lira dediler 2 gunluk ilkyardim grup egitimi. Piyasaya göre normal mi yoksa alternatif bakılabilir mi ozel kurumlardan vs? Avcilar civarı
Kızılayın bir şubesi ile görüştüm eğitim artı sertifika KDV dahil 6 kusur bin lira dediler 2 gunluk ilkyardim grup egitimi. Piyasaya göre normal mi yoksa alternatif bakılabilir mi ozel kurumlardan vs? Avcilar civarı
0
havadakarada
(28.06.25)
eğer belge çok önemli değilse ismek ve halk eğitim merkezleri ücretsiz. aynı eğitimi veriyorlar sadece meb kurs bitirme belgesi veriyorlar. ama temelde tüm ilk yardım eğitimini öğrenmiş oluyorsun.
0
my fault
(28.06.25)
@myfault MEB belgesi yeterli değil mi? Kızılay'daki ne onaylı?
0
🌸havadakarada
(28.06.25)
hocam selamlar, herhangi bir "il saglik müdürlügü"ne gidip, ücretsiz bir sekilde ilk yardim egitimi ve sertifikasi alabilirsin.
0
acilia
(30.06.25)
@acilia gittim olmuyor dediler kursa filan katılmam lazımmış bi ozel kurs veya kizilay tarzı
0
🌸havadakarada
(12.07.25)
(12)

nakit parayı teknik olarak bırakmak mümkün mü?

messina123
mesela devlet şunu yapabilir mi? kardeşim 1 ocak 2027'den itibaren nakit para kullanımını iptal ediyorum. qrla mı alışveriş yaparsınız, kartla mı yaparsınız ne yaparsanız yapın diyebilir mi?nakit parayı iptal etmenin artısı vergi kaçırma vs sıfırlanır. devlet ekstra para basma yükünden kurtulur. pek
mesela devlet şunu yapabilir mi? kardeşim 1 ocak 2027'den itibaren nakit para kullanımını iptal ediyorum. qrla mı alışveriş yaparsınız, kartla mı yaparsınız ne yaparsanız yapın diyebilir mi?

nakit parayı iptal etmenin artısı vergi kaçırma vs sıfırlanır. devlet ekstra para basma yükünden kurtulur. peki eksisi ne olur?
0
messina123
(27.06.25)
yaslilar alisveris yapamaz, fatura odeyemez. emeklilerden buyuk tepki gelir. belki 15-20 sene sonra olabilir
0
dogredsector
(27.06.25)
kartla en azından yapabilirler bence.
0
🌸messina123
(27.06.25)
Türkiye'de günümüzde pratikteki durum bu değil mi? Ben yanımda dursun diye 200-300 lira para çekiyorum, bir iki hafta dokunmuyorum bile genelde, her şeyi kartla ödediğim için. Çevremdeki çoğu kişi de böyle yaşıyor. Nakitle bir şey alan çoook nadir denk geliyorum. Son yıllardaki enflasyona rağmen en yüksek banknotun 200'de kalması nakit kullanımını neredeyse bitirdi.

İsveç gibi ülkelerde şu an nakit ya hiç kullanılmıyor ya da o kadar nadir ki kullanana kesin bir iş çeviriyor diye şüpheli bakılıyor. Bence de zaten max 50 seneye batı dünyasında nakit kullanımı tamamen bitebilir. Nakit basmak boşuna kaynak israfı.
0
nundu
(27.06.25)
teoride mümkün. sonuçta yaşlılar alışveriş veya fatura ödeme sırasında nakit yerine çok rahat kart kullanabilirler. ama pratikte bunun yapılması pek mümkün değil. zira devlet (daha doğrusu hükümet), özellikle esnafı karşısına almak istemez. nakit paranın ortadan kalktığı ortamda her alışveriş kayıtlı olacağından vergi kaçırmak mümkün olmayacak. böyle olursa da esnaf direkt hükümet düşmanı kesilir. ben özellikle mevcut hükümetin böyle bir riski alabileceğini zannetmiyorum hiç.
0
shadowfollower
(27.06.25)
Devlet demez ama küresel temelli projeler bu yönde.
Nakitin tamamen kaldırılırak dijital paranın hazırlanması gelecekte daha sık gündeme gelecek.

Zaten buna bakılırsa kullanılan banka hesabı kartlar,kredi kartları, nakit banknot ile tam dijital para arasında bir nevi ara geçiş dönemini oluşturmuş oldular.
Kolaylık, çip para, bonus , ödeme kolaylık diyerek kredi kartı kullanımı yaygınlaştıkça nakitten uzaklaşır olduk.

Avrupa ülkelerinin birinde hazırlanan kredi kartı artık kişinin ne satın alıp alamayacağına karar verebiliyor. Nedeni ise günlük karbon ayak izi limitini aşması olarak gösteriliyor.

Nakit para "her an" kullanabildiğimiz para demek, dijital para ise bir merkeze elektronik olarak bağlı olan ekranda gördüğümüz sayılardan ibaret
para demek. İstediğimiz zaman kullanabilmek hususu burada soru işareti olarak kalıyor.
Elektrik elektronik bağlantımız olduğu ve (2000lerin başında banklarda olduğu gibi) sistem hortumlanmadığı sürece alış verişlerimiz veya yatırımlarımızda özgür kalacağız. Yarınımız belli değil. Bir gecede olanlardan sonra sabaha fakir uyanmak bile mümkün bu sistemde.
Borsa veya bankaya yatırdıklarımız bile öyle olduğu gibi yerinde duruyor diyemeyiz. Başka yerlerde kullanılıp kullanılmadığını da bilmiyoruz.

90ların sonu 2000lerin başında internet özgürlük demekti.
Hayata bir çok alanda iyice dahil olması sebebiyle de internetten kazanmanın yanı sıra, ceza da alabiliyoruz artık. Burayı iyi anlamak lazım.

Konu uzun ve küresel çapta 2045 yılı ne demektir merak eden araştırabilir.
0
diyecevaplandı
(27.06.25)
yaşlılar kullanamaz denmiş ama o kadar çok nakit kullanan genç var ki. ülke kayıt dışı cenneti. bütün ustalar elden alıyor parayı. geçen banyoyu yaptırdık. 100bini keş elden aldı. şimdi bu adam gidip o parayı bankaya mı yatırıyor.
markette tomar tomar parayla alışveriş yapıyorlar.
kayıt dışını önlemeden çok zor.
0
my fault
(27.06.25)
isveç'te hiç nakit para göremedim mesela. Sokak müzisyenleri bile bahşişi pos cihazıyla alıyorlardı.
0
loch ness
(27.06.25)
"vergi kaçırma vs sıfırlanır" bana gercekci gelmedi. oyle bir durumda doviz, altin ve hatta gumusle alisveris baslardi diye dusunuyorum.
0
lamartin
(27.06.25)
Öncelikle para basmak devlete yük değil, aksine bedava kazanç kapısı. Nakit parayı kaldırırsan insanları bankalara mecbur edersin. Yani egemenlik hakkını bankalara devredersin. Üstelik banka hesabı olmayan çok sayıda insan var. Bankalarla çalışmak diye bir vatandaşlık görevleri de yok. Kredi kartı sistemi elektrik ve internete bağımlı bir sistem. Dolayısıyla yüzölçümünün çoğunluğunda alışveriş yapamaz hale gelirsin. Zaten kimsenin internet operatörlerinden abonelik almak gibi bir vatandaşlık görevi de yok. Tüm alışverişi dijitalleştirdiğinde mahremiyeti sıfırlar ve bilgi güvenliği sorunlarına yol açarsın. Parayı programlanabilir hale getirdiğinde siyasi tahakkümün uygulanacağı bir alan açmış olursun. Örneğin Ekrem imamoğlunun babasının tarlasının jandarma tarafından metal dedektörleri ile aranmasına gerek kalmaz, doğrudan kişinin toplumla alışveriş ilişkisini tek tuşla kesebilirsin.
0
osssy
(27.06.25)
Nakit para tamamen kalkacak olsa kripto paralarda patlama olur çok net. Vergi kaçırmak isteyen de her türlü kaçırır. Nakit alışveriş bunun sadece kolay olan bir yolu. Binbir yol bulunur vergi kaçırmak için.
0
himmet dayi
(27.06.25)
digital currency ile kripto para cok farkli seyler.

cok bakmadim ama digital currency kullanan ülkeler var. haberleri cikiyor hep. rusya en son rubleyle baslatti.

ama sanildigi kadar iyi bir sey degil cünkü devlet bu sayede paranin kimden kime gectigini cok iyi takip edebiliyor oluyor.

nakit para bastirilmis özgürlüktür.
Bargeld ist gedruckte Freiheit
0
sonsuz
(27.06.25)
@sonsuz

bir tek cevabında kripto kelimesi geçen ben olduğum için bana yazdığını düşünüyorum ama zaten tamamen dijitale dönmenin özgürlüğü kısıtlayacağı fikri nedeniyle kriptoda patlama olur dedim. adam takip edilmemesi için kriptodan yapar transferi. hem vergiden kaçar hem de kime ne yolladı onu gizler.
0
himmet dayi
(27.06.25)
(39)

Ev işleri paylaşımı?

bobinhoo
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.

Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.


Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri:

1) Nadiren evin Dyson ile çekilmesi veya robot süpürgenin çalıştırılması. Robot süpürge rahat süpürsün diye belki bir iki eşyanın yerinin değiştirilmesi.

2) Çamaşırların yıkanması ve asılması (kurutma makinesi de var ama ütü yapılmadığı için bazı şeyler askıya asarak kurutuluyor daha az kırışsın diye)

3) Kuruyan çamaşırların dolaba kaldırılması

4) Yemek

5) Yemekten sonra bulaşıkların makineye kaldırılması, sığmayanların elde yıkanması

6) Yemekten sonra masanın/tezgahın silinmesi

7) Bulaşık makinesinin boşaltılması

5 numarayı erkek yapıyor, kalanları kadın yapıyor. Aklıma gelmeyen bir iki ufak tefek iş daha olabilir belki, onları da kadın yapıyor gibi düşünebilirsiniz.

Kadın bu iş dağılımının adil olmadığını, işin çoğunu kendisinin yaptığını düşünüyor. Çok şikayet gibi değil de arada laf sokma gibisinden. Erkek ise 5 numarayı bile yapmaması gerektiğini düşünüyor. Tatlı atışma gibi düşünebilirsiniz bunu.

Kadın zaten düz bakıyor olaya, ortada 10 iş varsa 9unu ben yapıyorum demek ki eşit dağılım yok diyor. Direkt baktığınız zaman haklı gibi duruyor ama erkeğin bakış açısına göre de o zaten kadına göre çok daha fazla çalışıyor ve eve geldiğinde ev işiyle ekstradan uğraşması saçma.

Erkeğe göre zaten ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koymuş ortaya, krediyi tek başına ödüyor. Aidat, elektrik, su, internet vb. hepsini erkek ödüyor. Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi almış. Bunlar maddi şeyler olabilir ama sonuçta o parayı kazanmak için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürsen toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşünüyor. Yani 10 yıl çalışıp biriktirdiği tüm parayı eve gömmüş zaten, üstüne aylık kazancının yüzde 30u evin temel harcamalarına gidiyor. Ayda bir hafta mesaide "ev işi" yapıyor aslında gibi düşünüyor.

Bu arada kadına ben de şöyle para harcadım vb. gibi düşüncesini söylememiş hiç, çünkü böyle şeylerin söylenmesinin ayıp olduğunu düşünüyor ama içinden geçen bu. Ayrıca maddi olarak harcamanın hepsini üstlenirken, hepsini ben ödüyorum hiç adil değil bu diye düşünmemiş hiç. Bende maddi imkan var, onda yoksa ben karşılarım tabi ki diye bakmış olaya. Konu ev işine gelince de aynı bakış açısını (ben de zaman var, onda yok) kadın tarafından bekliyor. Ama kendi gösterdiği anlayış/düşünceliliği kadın tarafının göstermediğini düşünüp, bozuluyor içinden.

Sizce hangisi haklı, kim daha fazla "ev işi" yapıyor?
0
bobinhoo
(25.06.25)
erkek 5 kadin 1.5 gün mü calisiyor?
evlilik sözlesmesi gibi gelirlerin ayrildigi bir durum yoksa kadin az calistigi icin bos zamaninda daha cok is yapmali.

kadin niye full time calismiyor? 5x yapar. o zaman da o sadece bulasiklari halleder :) hem ev hanimi gibi bir sey olayim ama hem de ev isi esit yapilsin diye bir olamaz.
0
sonsuz
(25.06.25)
adam ben para kazanıyorum, eşyaları ben aldım o yüzden evin rutin işleriyle ilgilenmem gerekmiyor diye düşünüyor. kadına üzüldüm. bu kadar maddiyatçı biriyle hayat paylaşmak zor olsa gerek.

hayat müşterek. kazanılan para da müşterek, ev işleri de müşterek. ben böyle bakıyorum.
0
benaslinda
(25.06.25)
kadın tam zamanlı çalışsın, işler ortak olsun.
kadın az çalışıyorsa daha çok ev işi yapsın.

para muhabbeti mide bulandırıcı.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
@sonsuz

kadın aslında haftada 4 gün falan çalışmak istiyor ama yaptığı işi diğer günlerde bulamıyor gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Yalnız şu da var, erkek iş yerinde daha çok kazanıp daha çok çalıştığını söylerken aslında bir yandan da orada "kariyerini" inşaa ediyor, bu avantajı yaratıyor kendine

Ev işi yapmanın kariyere bir etkisi olmuyor maalesef

Bu işler oturulur konuşulur, hakkaniyet gözetilir, koşullara göre işbölümü zaman zaman güncellenir
0
grimavi
(25.06.25)
@grimavi, cok haklisin. ama kadin da normalde bunun karsiliginda cocuk büyütüyor. adam bu kisimda daha rahat, böylece kendi isine odaklaniyor.

durum böyleyken bosanma durumlarinda kadinin iyi bir nafaka, tazminat vs almasi lazim.

burada cocuk olmadigi icin durum biraz garip aslinda. kadinin hem dogru düzgün isi yok hem de daha fazla ev isi yapmak istemiyor.
0
sonsuz
(25.06.25)
Adam konuyu büyütmüş ama kadın da ortalığı fistekliyor bence. Ya da adam kadının laf sokmalarıni fazla ciddiye almış olabilir.
Ev işi tartışması yapacaklarına birkaç özel şey yapsalar biraz de sevisseler bir şeyleri kalmayacak gibi duruyor.

Kadın da bir yol bulup iş gunlerini artırsın, adam da mümkünse yardım edebilir. Ev işleri konusu da yeniden güncellenir.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
ortada bir ayrılma durumu yoksa para muhabbeti anlamsız. adam yalnız başına yaşıyor olsa paranın tamamını ben kazanıyorum ev işleri sende diye kiminle atışacak? o yüzden ev işlerini yapmak istememe sebebiniz hatalı. eve geldiğimde yorgun oluyorum, içimden gelmiyor, yapmak istemiyorum, üşeniyorum, seninle vakit geçirmek istiyorum falan diyin daha anlaşılır.
0
tnz
(25.06.25)
Adam ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koyduğunu , krediyi faturaları tek başına ödediğini, Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi aldığını ve karşılığında . Bunları almak için kazandığı para için için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürerek toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşündüğünü eşine açıkça anlatsın. Gerisi kadına kalmış, yapmasaydın da diyebilir haklısın ben yapmaya başlıyorum diyebilir.

Erkek bunu gidip eşine söyleyemiyorsa kendi aklından da çıkarsın, evliliğin nasıl bir şey olduğunu ve onu bu yola sokan süreçleri bir daha düşünsün.
0
Bruce
(25.06.25)
Sorun ev işi yapmaksa erkek haklı ama sorun hayatı paylaşmaksa kadın haklı çünkü bir gün kadın daha fazla çalışabilir daha fazla kazanabilir evdeki işleri yapacak kimse kalmamalı o zaman. Çünkü herkes yorgun. Her gün çalışacak hizmetçi tutmak da pek kolay olmasa gerek. Ayrıca kadın eğer anne olursa uzun bir süre sadece bebeğe odaklanması gerekecek, bu durumda ev işleri çoğunlukla erkeğe kalacak, kalmak zorunda. O zaman erkek ne yapacak mesela. Alışkın olmadığı şeyleri yapmak acı vermeyecek mi.

Olay kazanılıp harcanan paraya göre ise kadın da ortaya "ben de sana ömrümü adıyorum çocuk doğuruyorum ev başka iş başka" diyebilir, haklı olarak. Çünkü erkek evi otel gibi kullanmamalı, eşiyle ilgilenmeli, onunla hatıralar biriktirmeli, hayatı paylaşmak sadece ev işlerini paylaşmak da değil yani.

Bilemiyorum, kadının ev düzenini biraz daha sahiplenmesi iyi olur ama bu erkeğin her şeyden elini eteğini çekmesi anlamına gelmez. Gelmemeli. Çok sağlıksız nir yapı oluşur, kadına kendisini hizmetçi ve geyşa olarak hissettirir, cinsel hayatları bile bozulur. Bence yeniden düşünmek hatta karşılıklı oturup konuşup anlaşmak lazım.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
kadın evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

yine az çalışıp az kazanıyordu ama annesiyle ev işini paylaşıyorlardı.

şimdi evlendi, yine aynı şekilde çalışıyor ama tüm ev işi ona kaldı.

---

erkek de evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

aynı şekilde çalışıyordu ve hiç ev işi yapmıyordu.

şimdi yine aynı şekilde çalışıyor ve 1 adet ev işi yapıyor o da aşırı basit bir şey, 3 dklık iş.

---

bu evlilik kadına zarar olmuş. 2 katı yoruluyor şimdi.
adam kendine eş değil, "parasını verip" yeni anne aldığını ve haklı olduğunu düşünüyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
kadın evde ise tabi ki çamaşırları makineye atmak için kocasını beklemesinin bi manası yok. bu tabloda ev işleriniin çoğu kadına ait olmalı mantıken. ama bu böyle ben daha fazla kazanıyorum, en basit işi bile benim yapmamam lazım noktasında bi tavırla olacak iş değil. adam davasında haklı ama yöntemi yanlış. kaldı ki almış olduğu eşyaları karısına almamış, kendisine de almış aynı zamanda. karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için.
0
elorelia
(25.06.25)
evlilik/birlikte yaşam bu süreçleri birlikte idare edebilmek değil mi? sorun yaşıyorlarsa bile konuşulabiliyor olması lazım. hatalı aramak ilişkiyi daha fazla zedelemekten başka işe yaramayacaktır. bu konu, bu nokta kilitleniyorsa, bir arada olmaları yanlış karar gibi.
0
lüzumsuz adam
(25.06.25)
elorelia +1

adam ayrı eve çıkmış ve temizlikçi tutmuş gibi hesaplamış her şeyi. hatta adam karda, bu temizlikçiyle bir de sevişebiliyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
parayı ben verdim çalış köle kafaya bak .
kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin tayfası bu.

kadınlarda yanıp tutuşuyorlar böyle ayılara.
0
my fault
(25.06.25)
erkek kadına bi asgari ücret ateşleyip sigortasını yapsın, kadın da ev işlerini
0
mantık
(25.06.25)
Adamın bakış açısını tam yansıtamadım galiba.

Adam ben daha çok kazanıyorum, ben daha çok harcıyorum gibi üstünlük taslama amacı yok, dediğim gibi bunları asla kadına söylememiş bile zaten.

Ama sadece ev işlerine bakarak kadın daha çok ev işi yaptığını sanki o eve daha fazla emek harcadığını iddia edince, adam dolaylı yoldan da olsa aslında daha fazla emeği harcayanın kendisi olduğunu düşünüyor.

yani şöyle örnek vereyim. Diyelim ki kadın 09:00-17:00 ev işi yaptı, erkek de 09:00-17:00 inşaatta amelelik yaptı ve kazandığı tüm parayla eve dolap aldı. İkisi de aynı süre emek harcayıp, evin ortak bir ihtiyacını gidermiş olmuyor mu? birini diğerinden üstün kılan nedir? erkek bu duruma ikimizde evimize aynı emeği gösterdik diye bakarken, kadına sorsan ev işlerini hep ben yapıyorum diyecek.

@ elorelia

"karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için." böyle demişsin ama tam tersini düşününce de karısı da adamın emek gücünden faydalanmıyor mu. o da kira ödesin o zaman gibi bir şey demezsin herhalde?
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
yuh bedavaya mı oturuyor kocasının evinde?
daha neler göreceğiz
0
mantık
(25.06.25)
Grimavi cok guzel anlatmis. Gorunmez emek diye bir kavram var. Erkek biraz arastirsin, sartlar ayni kalmak kosulu ile kadinla yer degistirdigini dusunsun. Hepiniz durdugumuz yerden dunyayi anliyoruz, bu bir yere kadar dogal, ama baskasinin gozunden kendimizi gorebiliyorsak o zaman adil bir iliski kurabiliyoruz.
0
deckard
(25.06.25)
bu muhabbetler yapılıyorsa ayrılık yakındır. yanlış evliliktir.

"happy wife, happy life" diye bir şey var.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Ah ah, yine kadınlar yine problem. Sonra kadın düşmanı diyorlar.

Abicim adam 50 saat, kadın ise en fazla 15 saat çalışıyor iş için. Adam 5 gün iptal, kadın 1.5 gün. Ama 2 gün iptal diyelim. Kadın 3 günlük mesaiye denk gelecek kadar ev işini yapabilir. Bu evlilikte parayı erkek koymuş ortaya evi almış. Masrafları karşılamış ve karşılıyor. Biraz minnet etmeli kadın. Utanır insan söylemeye. Adam para lafı etmiyorsa kadın da ev işi lafı etmemeli. Ya da gidip masraflara ortak olsun masaya öyle otursun. Ben olsam temizlikçi kadını daha sık getirtir parayla çözerim bu olayı.

Düşünsene ayda 100k eve ve halkına harcıyorsun. Kalk bulaşık yıka ben yıkayamam deniyor ve bir kuruş da katkın yok... Özete bakınca bile utanç verici. Bu arada çocuğu adam doğursun o baksın. Bu şekilde olay eşitlenir.
0
Shepard
(25.06.25)
iliskilerde sorunlara kim daha hakli diye bakarsaniz, hakli olmak mutlu olmaktan oteye gecer. iliskilerde sorunlara bir takim olarak soruna karsi bakilir ve sorun cozulmeye calisilir. derdiniz hakli olmak mi mutlu olmak mi?

buradaki erkegin sorunu para, satir aralarindan bu anlasiliyor, gerci paragrafin birinde kabul etmissiniz de. icten ice icerlendiginiz sey bu kabul edersiniz etmezsiniz. eger bu beklentiyi silebilirseniz ortak yasama farkli bir sekilde bakabilirsiniz. yoksa, tum yasaminiz sidik yaristirmakla gecer. bugun bunun adina sadece 1.5 gun calisiyor dersiniz, yarin benim isim cok agir ve stresli onunki degil dersiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
bu ev işleri muhabbeti modern dönem ilişkilerinde gerçekten problem olmaya başladı. ben de etrafımdan gördüklerimle ve biraz da kendi yaşadıklarımla soru sahibinin yaşadığı sorunlara onunla benzer pencereden bakıyorum.

sözüm meclisten dışarı, bu konuda kadınlar biraz saldırgan bir üslupla olaya yaklaşıyorlar.

iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor. çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, iyi bir şarjlı süpürge ya da robot süpürge derken ev işleri zaten çok kısa sürüyor.
yemek yapmak biraz zaman alıcı olabiliyor bazı durumlarda.

akşamleyin eve gelen (ya da evde olsa bile akşama kadar çalışan) adamla neredeyse hiç iş yapmayan ya da zamanının tümünü kendine ayıran kadın kıyaslanınca kadına biraz daha ev işi düşüyor. bunun mağaralı olmakla, modern dünyadan uzak olmakla ilgisi yok.

temiz bir evde yaşamak herkesin isteyeceği bir şey.
sen evde olan ve çalışmayan kişi olarak (kadın erkek ayırmadım) ev işlerini yapma, boş boş otur, gez-toz, saçınla başınla uğraş, evi bok götürsün, çalışan kişi (çoğu örnekte erkek) eve geldiğinde lezzetsiz ve özensiz bir yemek, yerlerde toz-toprak, sağda solda çamaşırlar, toplamanın 10 dk sürmeyeceği yerlerinde edilmiş eşyalarla karşılaş ve bu sıradan bir hal halsın.

lafa gelince hayat müşterek, her şey ortak. lafa gelince bağımsız kadın, ayaklarının üzerinde durabilen özgür kadın. öyleyse aile bütçesine katkıda bulunacak (eğer imkanı varsa), yoksa da ev işlerini yaparak katkıda bulunacak.

bu örnekte kadının kazandığı para zaten eve gelen temizlikçiye gidiyor. bahsedilen ev işleri de (yemek dışında) yarım saat bile tutmayacak şeyler.

kadınlar 20-25'li yaşlarda bu konuda agresif ve feveran olabiliyorlar. 30'ları geçtikten sonra da piyasada adam kalmamış diye geziyorlar.

benim adam beni şuraya götürsün, buradan alsın getirsin. şoförlük yapsın. evde bir arıza olursa o ilgilensin. ben iki poşet taşıyamıyorum sen şu yirmi tane poşeti taşır mısın, pazar iki sokak aşağıda gitmek zor geldi, onun yerine iki kat fazla ödeyerek marketten neden almıyoruz...

genelleme yapmaktan kaçınıyorum ama etrafımdan gördüklerimi söylüyorum. evlenmek birçok kadın için hayatındaki konforu arttıran bir etmen. çünkü gerek maddi gerek fiziksel bir çok işi erkeğe yüklüyorlar. bir de çok güzel manipüle ediyorlar. isteklerini bir kez reddedince de dünyanın en kötüsü haline getiriyorlar karşılarındaki adamı.


hayat müşterek lafını kadınlar sadece kendi açılarından ele alıyorlar.

annelerimizin döneminde değiliz, onlar full-time mesai gibi ev işi yapıyorlardı. şimdi ise yemek ve alışverişle bile iki saat sürmüyor bir çok iş. kaldı ki evli çiftler çoğunlukla birbirine yardım eder -ve etmeli de-. erkek adam ev işi yapmaz, ev işi kadının işidir demiyorum, erkek de yapar.

ancak birinin kısıtlı zamanı, diğerinin bol zamanı varken; bir de üstüne kazanç noktasında ciddi bir dengesizlik varken, kadının da biraz evdeki emekle aile bütçesine katkı sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

doğduğum yerde mağara yok, her yer düz ve ova.

genelleme yapmaktan imtina ediyorum ve hassas yaklaşıyorum; sayıları azımsanmayacak ölçüde bazı modern kadınlar "en iyi kariyer, erkek çalışır karı yer" lafının ne kadar iğrenç ve çağ dışı olduğunu söyler öyle de düşünür. ama ilişkilerine objektif baksalar bu kafada olduklarını görecekler.

edit: robot süpürge ve şarjlı süpürge var. evde iki kişi yaşıyor. çamaşır makinesine bir kaç şey at, bulaşık makinesini günde bir kez doldur/boşalt, 10-15 günde bir gelen temizlikçi evin diğer işlerini halletsin daha detaylı silsin süpürsün, banyoyu lavaboyu yıkasın. yemek ve alışveriş dışında yarım saat sürer bu evin işleri bazen daha uzun olur bazen kısa. öğrenci evi standartına gerek yok. yemek dışında diye daha net belirtmem gerekirmiş, polemik olmasın.
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
iki taraf içinde sıkıntılar var, umarım yanılırım ama bu evlilik uzun sürmez pek
0
sweetoffice
(25.06.25)
Hayat acımasız. Piyasada haftada 1.5 günden fazla iş yapamayan birisinin ev işleri gelince de laf etmesi manasız. Benzer yoğunluk olur, herkes 5 gün çalışır, maaşlar 1-5 olur böyle bir durumda erkekte benzer düzeyde katkı sunması gerekirdi belki ama hem ev işi yapmam hem para katamam filan falan gereksiz modernizm. Bir de 3*1 dairelerden bahsediyor, konak idaresi yok, iki kişinin çamaşırı yemeği o kadar zorluyorsa hanımefendi kendi çalışsın komple, bir hizmetçi ayarlasın emek harcamasın.

Hem ayranım dökülmesin hem şey olmasınla gitmez bu mevzular
0
MonteKristoKontu
(25.06.25)
"iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor"

diyen kişi hala öğrenci evi standardında yaşıyordur
0
grimavi
(25.06.25)
ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs.

Siz fark etseniz de etmeseniz de icinizde bir yerde kimin ne kadar para getirdigine dair bir icerlemeniz var. Bence ilk temel sorun bu. Burada kendinize durust olmaniz lazim. Az kazandigi icin ya da evin alinmasina katki yapmadigi icin esiniz size ev islerinde borclu mu olmali? bu borcu takriben ne zaman bitecek?

ancak bunu kendi icinizde cozumledikten sonra, yukaridaki cevabimin ikinci asamasi geliyor. sorun ne? yapilmasi gereken ev isleri var. bu sorunu nasil cozebiliriz? derdimiz kim hakli kim haksiz olmamali. evliliginizin su asamasinda esinizin daha cok vakti var, mantikli olan onun daha fazla seyi ustlenmesi gibi. ilerde o da daha fazla saat calismaya baslarsa is bolumu tekrar gozden gecirilmeli. ama ilk paragrafta yazdigim konuyu gercekten kendi icinizde halletmezseniz, o zaman tekrar o x saat calisiyor ama su kadar para getiriyor'a donebilirsiniz.

ayrica birakin 2 kisi yasamayi, tek kisi yasadiginizda bile ne kadar ev isi ciktigina inanamazsiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
sadece yazdıklarınızdan yola çıkarak erkek tarafı burada biraz haklı. kadına yardımcı olması için 2 haftada 1 yardımcı kadın da geliyormuş. süpürme işi robotta, paylaşamadıkları işler çamaşır, yemek ve bulaşık. çamaşır ve yemek kadın da kalsın erkek tarafı da yemek masasını toplayıp, makineye dizip-boşaltsın. hafta sonları erkek yemek yaparsa bulaşık diğer tarafa geçsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.06.25)
ben şunu merak ediyorum, kadın öyle bir iş buldu ki erkekten daha fazla çalışıyor ve daha fazla kazanıyor.

bu durumda erkeğimiz kurduğu mantığa göre evin işlerini erkek daha çok olacak şekilde yapacak mıydı? hiç sanmıyorum.

yani erkeğin burada hayata ve kadına bakış açısı ilkel.

kadın belki paraya, eve falan kandı sonra da ulan bu beni hizmetçi olarak almış resmen dedi ufak bir buhran yaşıyor o yüzden erkeğin ev işi yapmamasına takmış durumda. çocuk olsa çocuğa bakacak...

çevremdeki paralı erkeklerin hepsi eşleri mümkünse çalışmasın ve güzel olsun, ev işi yapsın, çocuk baksın derdinde.

kadınlarımız da dışarıdan imreniyor yaaaağğğ merve zengin koca buldu hep geziyorlar... diye dedikodu yapıyorlar. arkadaşlar öyle bir evlilik yapıp da ben severek evlendim kadınım çalışmasın, çocuk istemiyorsa yapmasın, bakmak istemiyorsa da bakıcı tutarız diyen erkek milyonda birdir yani maalesef çocukluk aşkları dışında aşka çıkarlar karışmış durumda.

erkeğin böyle bir beklentin vardıysa, baştan konuştuysanız, kimsenin bir şey demeye hakkı yok. kadın böyle bir hayatı kabul edecek.

etmiyorsa da ya işe girecek benzer düzeyde hayata maddi olarak ortak olacak.

hiç biri olmuyorsa da ayrılsın gitsin.

yazıldığı gibi iki tarafta da sıkıntılar var.

ben çalışıyorum, eşim çalışıyor, ev işlerini ortak yapıyoruz. eşim çalışmasaydı ben de eşimin daha çok ev işi yapmasını beklerdim tabii ki yani ne hemen celalleniyorsunuz?

buna kızan kadınlara siz çalışın kirayı ödeyin, ev alın, araba alın, erkek evde takılsın ev işlerini o yapsın deseniz kaçı kabul eder acaba?
0
ananiyimioguz
(25.06.25)
@kassiopeia

"ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs."

diye yazmışsınız. X saat çalışarak kazandığım parayı nereye harcadığımı belirtme sebebimi göremiyor musunuz cidden?

Ben X saat işte geçiriyor olsaydım ama eve bir kuruş maddi katkım olmasaydı ben nasıl işte geçirdiğim zamanı aslında evimiz için, bizim için geçiriyorum diyecektim? Bunları söylememin sebebi, iş yerinde geçirdiğim zamanın ev işi yapılan zamana benzer şekilde bizim için, evimiz için harcandığını gösterebilmek.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Erkek 0 yapmali
0
lapaz
(25.06.25)
bir de şunu düşünelim.

diyelim ki kadın o 1.5 günde 5x kazanıyor. adamla eşit yani. ama işte daha az çalışıyor.

bu durumda yine kadına mı yüklenirdiniz? o ev işi daha fazla yapsın çünkü evde der miydiniz? diyebilir miydiniz?

yani sorun tamamen kazanılan para miktarı kaynaklı...
0
art cat chocolate
(25.06.25)
evlilik bir tarafın para kazanıp, diğer tarafın temizlikçilik yapması değildir.

evlenmeden önce herkes birbirinin işini maaşını biliyor. evlilik hayat birleştirmektir. tüm sorumlulukları paylaşmaktır.

daha az kazanan daha çok ev işi yapsın köleee diyecekseniz hiç evlenmeyin.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Bence şu hali ile ev işi dağılımı normal gibi. Haftada 1,5 gün çalışıyor kadın, detay için de dışarıdan biri geliyor. Kadın bu kadar saat çalışmıyorken haftada 45 saat çalışıp gece gelen adam bir de evde ev işi mi yapsın? Bu arada ev harcamalarına, gider kalemlerine katkı da tabii ki ev işi bölüşümü. Ev işi dağılımında çalışma günü yokmuş gibi 5-5 ayrım planlayıp bunun müşterek olduğunu sanan düz mantık arkadaşın matematik dersine bedenci girmiş olabilir.

Ayrıca para hesabı neden katılmasın? İkisi de 45 saat çalışıp ikisi de 19:30'da eve geliyorken para muhabbeti yapılsa başka konu.
0
nawar
(25.06.25)
evlilik böyle denklemlerin kurulduğu bir kurum değil.

burada tavsiye verecek değilim çünkü bizde toz alma ve süpürgeyi eşim yapıyor geriye kalan her ev işini ben yapıyorum.

rahatsız değilim bu durumdan. evimizin tüm gelir ve gideri de ortak. biz de yeni ev aldık krediyi de ortak ödüyoruz. anamızdan babamızdan böyle gördük biz.

eşiniz zaten az çalışıyor, neden eve temizlik için biri geliyor anlamadım. maaşından da bir şey vermiyor eşiniz saksıdaki süs bitkisi mi?

bence eve temizlikçi çağırmayı kaldırın. faturaları da kadın ödesin adam ödemesin.

erkek eve para getirmeli kazanmalı kafası muhafazakar kesimde var diyorduk sadece hani hepimiz moderndik bir bireydik? kadınlar özgürleşmişti demişlerdi.

adaletse her anlamda adalet.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(25.06.25)
Bu işin detaylarına, matematiğine, zaman hesaplamasına girmemek lazım.

Çoğu şikayetimizde aslında tek istediğimiz sıkıntımızın duyulması, anlaşılması.

Erkek, karısına güzel bir konuşma yapsın, gerekirse tüm ev işlerini kendisinin yapabileceğini, kadının çok yorulduğunun farkında olduğunu söylesin.

Bu hafta hiç iş yapma, temizlikçiye söyleyelim bu hafta 2 gün gelsin, yemeklerin bazısını dışarıdan yeriz, bulaşıkları da ben hallederim desin.

Kadın büyük ihtimalle sadece anlaşılmak, duyulmak veya nefes alacak küçük bir mola istiyor.
0
michael_knight
(25.06.25)
Para hesabı falan denilmiş de bence kadının bakış açısı adama bunu düşündürtmeye başlamış.
0
eagofant
(25.06.25)
biraz ezildigini düşünüp altı boş bi dertleşme olarak görüyorum bu duyuruyu. biraz daha kendini ifade etsen arada pasif agresyonun onune gecebilirsin. temizlikci gelmesin karilar sus esyasi mi diyen hayatsizlara bakma. ornekte adalet deyip pesinden ikimiz de calisiyoruz ama esim sadece toz alir gerisi bende diyerek ambale etti. ne modernlige ne muhafazakarliga uydu anlayan varsa anlatsin pls.

gabe'in dedigi gibi happy wife happy life mottosuyla hanimi incitmeden devam. bu arada es ne is yapiyor meraktan catladikxd keske daha cok calissa belli ki ev isi onu cok bunaltmis eve tikili kalmis her sey batmaya baslamis. calismamanin calismak kadar zor oldugunu unutmamak lazim
0
ala09
(25.06.25)
michael_knight ve ala9 +1

calismamaktan yorulmus es, biraz duyulmak istiyor, kendini ev kadini gibi hissediyor ama olmak istemiyor.
aynisini gecen yil ben yasadim :D ev idare etmek zor, ustelik bir sureden sonra haftalik yarim gun temizlik almaya da basladim bir takim fiziksel sorunlardan dolayi. ev idare etmek, her seyi dusunmek, evi temiz tutmak zor ve yorucu. es biraz duyulmak istiyor.
ha bu arada ben calistigim zaman esimden daha fazla kazandigim durumlar da oldu, ayni kazandigimiz da oldu. parayla alakasi yok yani. calismiyorsam yaparim, calisiyorsam da genelde yaparim ama haftalik temizlige destek alir, gunluk temizligi yapmaya da devam ederim.
0
65 derece
(26.06.25)
(11)

Dolap. Com vs ikinci el ürün alır mıydınız?

basubadelmevt
Baya beğendiğim bir markanın istediğim model gömleğini bulmuştum dolapta. Az kullanılmış iki- üç defa giyildi yazıyordu.Ben de aldım. Alır almaz yıkadım. Sonra giymeye başladım. Fakat gömlek ne kadar yıkansa da bir vücut kokusu sinmiş gibi. Tere de benziyor. Dolabımı filan açtığımda kokusu çarpıyor
Baya beğendiğim bir markanın istediğim model gömleğini bulmuştum dolapta. Az kullanılmış iki- üç defa giyildi yazıyordu.

Ben de aldım. Alır almaz yıkadım. Sonra giymeye başladım. Fakat gömlek ne kadar yıkansa da bir vücut kokusu sinmiş gibi. Tere de benziyor. Dolabımı filan açtığımda kokusu çarpıyor burnuma. 3-4 kere yıkanmistir şimdiye kadar. Ama çıkmıyor, aticam galiba bu yüzden.

Siz böyle bir ürün aldınız mı? Alır mıydınız? Ayakkabı filan zaten geçiyorum,onu hayatta almam kullanılmış olarak. Diger ürünlerden bahsediyorum.
0
basubadelmevt
(23.06.25)
Yıkamadan bir gece önce deterjanlı suya basıp beklet. Sabah sudan çıkarıp at makineye yıka. Koku falan kalmaz.

İkinci el bir şey almam. Araba bile almam. Takıntılı olduğum şeylerden biridir.
0
Mirket
(23.06.25)
hayatta alamam.
ne 2ci el bir şey alırım ne de çakma bir şey
0
my fault
(23.06.25)
İkinci el giyim hiç bir şekilde almam. Kitap aldım.
0
anon1m
(23.06.25)
2. el giyim ayakkabı almam. teknolojik ürün, ev eşyası vb alabilirim ancak.
0
jelly bear
(23.06.25)
Almam. Sadece basımı bitmişse, bulamadıysam kitap alırım.
0
asteriks
(23.06.25)
Ikinci el.kiyafet alirim ama gorerek alirim, internetten almam.
0
deckard
(24.06.25)
Dolaptan sürekli alışveriş yapıyorum ama sıfır etiketli olanları alıyorum. Sadece bir kadın çakallık yapıp giyilmiş ürün gönderdi bariz parfüm kokuyordu, onu da havalandırıp yıkadım geçti.
0
ekimoloji
(24.06.25)
ayakkabı almam ama kıyafet alıyorum. kızıma da alıyorum.

3-4 yıkamaya çıkmayacak koku yoktur. psikolojik belki de ya da başka bir şeyin kokusunu alıyor da olabilirsiniz.
0
elorelia
(24.06.25)
Daha yeni aldım, çok güzel 3 tane gömlek ve 2 tane tişört aldım. Yıkayıp ütüledim temiz temiz giyiyorum.

benim için tek dezavantajı gömleğin bir tanesi hafif bol geldi. tişörtlerden de bir tanesi dar geldi.

hepsini komik sayılacak bir rakama aldığım için dert etmiyorum.

ayrıca 3 yıkamada kokusu gitmeyecek kumaş olmaz bence. yumuşatıcı ya da kuru temizleme de düşünebilirsiniz.
0
duyuruuser
(24.06.25)
Kitap alıyorum. Uygun da oluyor.

Onun harici kıyafet ben de almazdım sanırım. Alırsam da direkt kuru temizlemeciye.
0
drako
(24.06.25)
Hiç ikinci el kıyafet almadım. Küçükken başkalarının eskilerini giyerdik ama.
İkinci el kitap aldım. Başka bir şey almadım.


Ama alırım. Yıkandıktan sonra ter kokusu falan da kalmaz belki sizin içinize sinmemiştir o yüzden geliyordur. Her sey ateş pahası. Adam/kadın ürünü almış bir iki giymiş, bedeni değişmiş ya da artık giymek istemiyor, evde de yer yok çöpe atacağına uygun fiyata veriyorsa alırım.

İnternetten İkinci el ürün alırken oluşan iletişim beni rahatsız ediyor. Her sey net olmalı ve izaha/soruya muhtaç olmamalı bir şey.
0
biseysorcaktim
(24.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.