Giriş
(25)

Suyu nasıl alıyorsunuz

herzan
Aritma cihazı, aritma sistemi, damacana, şişe, çeşme suyu vs vs.Arıtma cihazları suda mineral falan bırakmıyormuş. Bina girişi sistemler de çok pahalı. Damacanaya da hijyenik değil diyorlar. Pet şişe desen çok fazla plastik biriktiriyor.Siz nasıl yapıyorsunuz bu işi ya. Çok sıktı bu konu.
Aritma cihazı, aritma sistemi, damacana, şişe, çeşme suyu vs vs.

Arıtma cihazları suda mineral falan bırakmıyormuş. Bina girişi sistemler de çok pahalı. Damacanaya da hijyenik değil diyorlar. Pet şişe desen çok fazla plastik biriktiriyor.

Siz nasıl yapıyorsunuz bu işi ya. Çok sıktı bu konu.
0
herzan
(21.08.25)
6lı 1.5 litre.
0
gobekliraki
(21.08.25)
Brita.
0
orient blue
(21.08.25)
Cam damacana kullanabilirsiniz. Biz normal plastik damacana kullanıyoruz.
0
yadigar
(21.08.25)
5 litrelik pet şişelerde.
4 tanesini eve çıkarmak da antrenman oluyor. Bir taşla iki kuş.

www.youtube.com
0
Mirket
(21.08.25)
10 litrelik plastic şişe.
0
peki madem
(21.08.25)
Arıtma cihazları sebil cihazına baglanilabiliyor, o çok pratik.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.25)
24'lü 0.5 sarıkız
0
Batuhanolabilir
(21.08.25)
Damacana kullanıyorum.
Belli konularda hijyen takıntısı geçmişi olan biri olarak bu konuların büyük oranda psikolojik olduğunu fark ettiğimden beri rahatım.
Hijyen estetik ve sağlık açısından önemlidir. Damacana su içtiği için başı hastalıktan kurtulmayan birileri olmadığına göre, gözün görmediğine gönül katlandığı sürece ortada bir sorun yok.

Mikroplastiklerin spermlere kadar girdiği bu çağda sadece damacanadan feragat ederek kurtulamayacağımı da bildiğim için işin sağlık tarafını gözardı etmeyi seçtim.

Depozitosuz ya da 5'lik plastik şişelerin atık dönüşümü ve israf açısından daha zararlı olduğunu düşünüyorum ayrıca.
Cam damacana seçeneği sevdiğim suda olsa tercih ederdim bu arada.
0
Bruce
(21.08.25)
damacana kayisdagi<3
0
ala09
(21.08.25)
5 litrelik şişeler +1
0
nawar
(21.08.25)
1.5 lt 12li pet şişe. 90 tl. kendim taşıyorum. tek seferde 6 tane falan alıyorum.
0
jelly bear
(22.08.25)
Neden 5 litrelik ped şişelerde aldığımı da açıklayayım.
Geçen gün burada maden suyunun fazla içilmesi konusunda gündeme gelmişti. Maden suyunda nitrit, amonyak vb zararlılar olabileceği.

Maden suyunda varsa suda neden olmasın diye düşünmüşümdür hep. Damacana alırsan hep aynı markaya mahkum kalma ve suda bir zararlı var ise vücutta birikimine çanak tutma durumu söz konusu olur.

Bu düşünceyle marka çeşitlendirmesi çok mantıklı geliyor bana.

Aynı mantıktan hareketle hep aynı marka yumurta da almam ve sebzeyi hep aynı pazarcıdan da almam.
0
Mirket
(22.08.25)
2 damacana ve 1 koli içinde 12 adet olan 1.5 litrelik saka su 450 tl, haftada 2-3 tekrarlı şekilde.
0
eja
(22.08.25)
arıtma cihazı kullanıp maden suyu ile destekliyorum. en sürdürülebilir olanı bu bence.
0
merhum
(22.08.25)
@Mirket +1
ben de aynı

hep mantıklı cevaplar veriyor :)
0
ermanen
(22.08.25)
Pınar damacana.
0
mikahakkinen
(22.08.25)
Arıtma cihazına geçtik geçen sene, damacanayla baş edilmiyor ya su bu kadar pahalı olmamalı :/
0
mutekebbir
(22.08.25)
Cam damacana şeklinde alıyorum
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
hamidiye 19lt damacana
0
bay b
(22.08.25)
Arıtma cihazları suda mineral falan bırakmıyormuş. Bina girişi sistemler de çok pahalı. Damacanaya da hijyenik değil diyorlar. Pet şişe desen çok fazla plastik biriktiriyor.

hepsinde aynı fikirdeyim.

yaşadığım yerde doğal kaynak suları var.
ailem sık sık o tarafa giderken 15-20 litrelik büyük şişelere su dolduruyorlar.
bazen bir şişesini ben alıyorum, bazen su kaynağına doğru giderken elimdeki büyük şişeleri dolduruyorum.

bunun dışında çoğunlukla 1.5 x 6 alıyorum.
su içmeyi unutuyorum, hiç aklıma gelmiyor.
şişeleri sayarak ne kadar içtim takibi yapabiliyorum.

bir kaç ay önce taşındım buraya. eve servis damacana kim getiriyor bilmiyorum ama şişe olayını damacadan daha çok sevdim. şişeleri geri dönüştürme imkanı bulursam böyle devam edeceğim.
0
biseysorcaktim
(22.08.25)
anadolu yakasında kayışdağı suyu çeşmeleri var. devamlı buralardan dolduruyoruz. hiç suya para vermedik.
0
my fault
(22.08.25)
damacana alıyorum pürsu marka. Getir'de de pürsu 1,5 litrelik 6lı sular var onlardan alıyorum. Arıtma suyunun tadından nefret ediyorum. Mineralinde falan değilim de tadı çok kötü. Damacana konusunda da seçiciyim, Ali Koç bu kadar pürsu reklamı yapmıyodur etrafta yani yıllardır başka damacana kullanmadım. Evde sebilim olsa 1,5 litrelik su almam pek de soğuk su içmek için daha rahat oluyor. Eşyalı ev olduğu için ve yakında taşınacağım için sebil de alamadım.
0
nundu
(22.08.25)
Ben de 5 ltliklerden alıyorum. Çevreye bile isteye zarar verdiğim yegane konu bu sanırım.
0
asteriks
(22.08.25)
12'li 500 ml sulardan alıyorum daha pratik ve kolay oluyor.
0
koela
(22.08.25)
Herhalde 25 yıldır falan ailecek arıtma suyu kullanıyoruz, kimsede bir problem bugüne kadar olmadı.
0
mirty
(22.08.25)
(19)

Kağıt gazete alıyor musunuz?

michael_knight
Ne kadar uzun zamandır kağıt gazete almadığımız, hatta başka bir yerde rastlayıp elimize bile değmediğini konuşalım mı?Kağıt gazeteyi kimler neden alıyor?Ev taşırken veya bir eşyayı kırılmaması için sarmak için yıllarca gazete kullanmaya alışmıştık, ilk yıllarda bu iş için halen gazete bulmaya çalış
Ne kadar uzun zamandır kağıt gazete almadığımız, hatta başka bir yerde rastlayıp elimize bile değmediğini konuşalım mı?
Kağıt gazeteyi kimler neden alıyor?

Ev taşırken veya bir eşyayı kırılmaması için sarmak için yıllarca gazete kullanmaya alışmıştık, ilk yıllarda bu iş için halen gazete bulmaya çalışıyordum evde ama artık o da aklıma gelmiyor.
0
michael_knight
(21.08.25)
Almıyorum, 15 seneyi geçmiştir, keza dergi de öyle. Ailem her gün olmasa da sıklıkla alıyor, eski alışkanlıklar. Gözlemlediğim kadarıyla 60 yaş üstü seyrek de olsa alıyor, 45 ve altı almıyor.

Edit: ailem okuyor (magazine falan değil de siyaset, ekonomi kısımlarını, köşe yazılarını), bulmacasını da çözüyor. Yaşları ileri olduğu için internet erişimleri kısıtlı, herhalde o yüzden.
0
orient blue
(21.08.25)
@orient_blue
Aileniz okumak için mi alıyor yoksa tamamen alışkanlık, alınıyor ve yüzüne bakılmıyor mu?
Bulmaca, köşe yazısı, spor haberi veya aklıma gelmeyen ve özellikle ilgilendikleri bölümler var mı gazetede?
Özel değilse hangi gazete veya gazeteler olduğunu da sormak isterim ama buna cevap vermek istemeyebilirsiniz
0
🌸michael_knight
(21.08.25)
son 10 senedir benimde elime gazete değmedi. gazeteyi artık sadece 75-80 yaş üstü alıyor. 60 yaş üstü facebooktan takip ediyor.
2000lerin başında lisedeyken her gün sınıfa en az 5-6 gazete alırdık. hocalar bizden otlanırdı. üniversiteye giderken arada vapurda okumak için alırdım. üniversiteden sonra hiç para verip almadım.
bir ara otobüs duraklarında bedava dağıtılan gazetelerde vardı.
hey gidi günler.
0
my fault
(21.08.25)
her hafta sonu aliyorum. hem okumak hem bulmaca cozmek icin
0
buenosdias
(21.08.25)
Geçtiğimiz haftasonu Caddebostan Nero'da bir amcanın yerine oturmuştum, o gazetesini bırakıp kalkmıştı. Görevli alıp atmak isteyince aklıma tam olarak bu dediğiniz geldi, bırakabilir misiniz bakayım dedim, baştan sona okudum nostalji olsun diye. Ama bomboştu :) Gerçekten nostaljik o ince kağıt ve dokunma hissi dışında çok anlamsız geldi. Bir de eskiden gazetede yazanlara bir saygı duyuluyordu sanırım, köşe yazarlığı değerli bir şeydi. O da tamamen yok olmuş onu fark ettim. Genel olarak sosyal medya sayesinde saygı duyduğumuz herhangi bir meslek dalı neredeyse kalmamış gibi bir şey.
0
silverleaf
(21.08.25)
yılda birkaç defa (kışın) ve hafta sonları bulmaca çözmek için alıyorum.

kış aylarında genelde misafir gelmiyor, ben de bazı hafta sonları plan yapmıyorum ve ful evde takılıyorum, o hafta sonları alıyorum kahvaltıdan sonra çay kahve eşliğinde vakit geçiriyorum öyle.
0
Sadece soruyorum
(21.08.25)
20 senedir gazete almıyorum. hatta dergi de almıyorum. çocukluğumda bizim evimiz hafta içi 2 haftasonu 3 gazete alınan bir evdi. hatta bir de düzenli bilim teknik gibi dergiler alınırdı. elimde bilim tekniğin ilk sayısından 2010-2012 yılına kadar nerdeyse tüm dergileri var. demek ki 2012 den sonra bilim teknik almayı da bırakmışım.

68 yaşındaki annem de benim bildiğim 10 yıldır gazete almıyor. tableti var telefonu var, twitter, fbook, instagram en çok da youtube gündemi buradan takip ediyor.

karaköy vapurunda insanların gazete alıp okuduktan sonra bir başkası da okusun diye koltuğa bıraktığı günleri hatırlıyorum. tahmini 2010'dan sonra bu alışkanlığı hiç görmedim.

ev taşırken paket kağıdı lazım olunca toptancıya gidip baloncuklu naylon ve koli satın aldım. artık taşınma işleri eski gazete kağıdı ile yapılmıyor.
0
orpheus
(21.08.25)
bazen bulmaca için posta gazetesi alıyoruz.
0
biravekahve
(21.08.25)
bir yerlere sermek ya da üzerinde tırnak kesmek için alıyorm bazen.
0
bay b
(21.08.25)
annem haftasonu aliyor bulmaca filan icin, 70 ustu yas.
0
kassiopeia
(21.08.25)
Ara sıra alışveriş yaptığımız bir site (tasarım tişört, ev tekstili vs satıyor) ürünleri gönderirken 3-4 yapraklık bir gazete ekliyor pakete; gazete tasarımlı katalog gibi bir şey yapmışlar, gazete kâğıdına bastırmışlar. Yıllardır ondan başka gazete girmiyor eve.

Boya, zımpara vs yaparken masaya sermek için de o gazeteyi kullanıyoruz, çabucak bitiyor. Sırf o yüzden ara sıra gazete alıp kenara koysam olurmuş aslında, aklıma geldikçe alayım bundan sonra.
0
kobuzchu kiz
(21.08.25)
Gazete değil ama dergi alıyorum.
Günlük olarak haber takip etmeyi bıraktım. Haberleri aylık olarak takip ediyorum genelde.
0
logisticsmanager
(21.08.25)
traş olurken lavabonun üstüne ve yerlere sermek, tırnak kesmek için. onları da tekrar kullanıyorum çöpe döküp. ıslanmadıkça, yırtılmadıkça yenisini almıyorum.
0
inheritance
(21.08.25)
en son 4 yıl önce boya yaparken almıştım, türk basını aşırı kalitesiz para vermeye değecek tek bir gazete ve fikir grubu görmüyorum. ülkenin her kesiminden kalitesizlik akıyor bence
0
i wanna go back
(21.08.25)
en az on senedir almadım, hatta tanıdıklarım arasında alanı da görmedim desem yalan olmaz.

büyük marketlerde gazete dergi stantları var.
dergilere bakıyorum. senede 1-2 aldığım oluyor ilgimi çeken bir şey.
gazetelere de şöyle bir bakıyorum ama ilgimi çekmiyor hiç.

evde kağıt lazım oluyor. kargolardan çıkan kağıtları saklıyorum bazen.
ya da yazıcıdan hatalı çıkardığım genelde tek yüzü yazılmış, arka yüzünü müsvette olarak kullanacağım kağıtları kullanıyorum gazete yerine.
0
biseysorcaktim
(21.08.25)
en az 15 senedir almadım. Zaten türkiyede gazeteleri oldum olası sevmemişimdir gereksiz büyük bir boyutta, içerik desen zaten :) internet varken de aşırı gereksiz.

basılı yayının pek çok alanda çok uzun bir ömrü kalmadı zaten.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(21.08.25)
3 sene önceye kadar bulmaca için alıyordum.
0
black holes in the sky
(21.08.25)
haftanın 3 4 günü evrensel alıyorum. çocukken de alır köşe yazılarına kadar okurdum. sosyal medyadan veya internetten haber okuduğumda anlamıyorum, gazete okumanın da hala önemli olduğunu düşünüyorum.
0
zemberek
(21.08.25)
Düzenli olmasa da alıyorum.

Düzgün medyaya ekonomik destek olması açısından da yapıyorum bunu. Bugün bir Cumhuriyet aldım mesela. Kitap eki vardı. Yeni çıkmış kitapları gördüm.
0
yurtsuz john
(21.08.25)
(7)

Dişçiye gitmem lazım ama mikrop kaparım diye korkuyorum

ya ben lan neyse
bu psikiyatrik sorunum yüzünden gidemiyorum. en son devlet hastanesinden rendevu alıp gittim. sırada beklerken dişçi, yaşlı bir kadının ağzında parmağını gezdirip o eldivenleri çıkarmadan yeni eldiven kutusundan salyalı parmaklarıyla yeni eldiven alınca geri döndüm.ya benden önceki hastada kullandık
bu psikiyatrik sorunum yüzünden gidemiyorum. en son devlet hastanesinden rendevu alıp gittim. sırada beklerken dişçi, yaşlı bir kadının ağzında parmağını gezdirip o eldivenleri çıkarmadan yeni eldiven kutusundan salyalı parmaklarıyla yeni eldiven alınca geri döndüm.

ya benden önceki hastada kullandıkları aletleri yanlışlıkla benim tedavimde kullanırlarsa gibi fobilerim var.

artık gitmem gerekiyor. bu rahatsızlık da ha deyince geçmiyor ki. birilerinden tavsiye mi isteyeyim, özel bir muayehane bulup gitmeden önce instagram'da derdimi mi anlatayım ne yapayım?
0
ya ben lan neyse
(20.08.25)
özel bir yere gidip bu durumunuzdan bahsedersiniz muhtemelen içinizi rahatlatırlar. money is everything.

öte yandan içiniz rahatlasın yıllardır diş için adsm'lere giderim belki onlarca kez gitmişimdir hala sağım, bir sorun yok.
0
biravekahve
(20.08.25)
Bam güm gideceksin, insanlara seve seve güveneceksin. Görmüyorsun diye yapmıyorlar değil. Görmüşsün yaptıklarını. Daha neler yapılıyor. Biraz da şansa yaşadığına alışacaksın. Her an biri arabayla kaldırımdan seni süpürebilir. Burnuyla oynadıktan sonra sana para üstü verebilir, yemeğini sümük soslu yapabilir.
0
Shepard
(20.08.25)
Hangi ildeysen o ilden tanıdık birini bulmak sana destek olur mu? Mesela Ankara'da yaşıyorsan benim bir arkadaşım var, çok titizdir çok da iyi bir hekimdir, istersen senin için onunla konuşup bu hassasiyetini anlatarak randevu alabilirim. Bunun gibi bir yaklaşım sana iyi gelir mi?
0
muhayyer divan
(20.08.25)
Özel ve butik bir diş hekimine telefon açıp, böyle bir obsesyonum var, kullanılacak malzemelerin gözümün önünde etüvden çıkarılmasını ve eldiven değiştirilmesini istiyorum. Size bir güvensizlik olarak almayın ama durumum da bu, deyin.
0
Mirket
(20.08.25)
özele gidin. önden google yorumlarına bakın. böyle absürt bir durum olduysa ya da genel olarak klinikte hijyene dikkat edilmiyorsa genelde yazılır oraya. onun dışında gidip görüştünüz diye doğrudan tedaviye başlamak zorunda değilsiniz içinize sinmeyen bir durum varsa teşekkür edip ayrılırsınız.

ben de bugün kanal tedavimi tamamladım, endişelendiğim başka bir durum vardı geçen hafta ilk randevumda başlamadan önce bu durumu konuştum. gerekli soruları sorup verdiğim cevaplara göre bilgilendirmede bulundular ve içimi rahatlattılar, bir sorun yaşamadım. gittiğim yer de yüksek puanlı ya da pahalı bir semtte pahalı bir doktor da değildi. siz de bu konuda hassas olduğunuzu söylerseniz daha dikkatli olacaklardır.
0
black holes in the sky
(20.08.25)
iyice araştırıp bir özelden randevu alın, telefonda kaçta açıldıklarını sorun ve içiniz iyice rahat etsin diye açılış saatinden 15-20 dakika erken orada olun, sizin yanınızda açsınlar, bu sayede ilk siz muayene olacağınız için içinizdeki sorun kalkmış olur, bir gün öncesinden kalan malzemelerde zaten steril şekilde duruyor olur diye düşünüyorum.
0
IcedFlames
(21.08.25)
özel ağız ve diş sağlığı polikliniklerini tercih edin. multidisipliner olanları. hekim muayenehanelerine göre daha dikkatli ve denetimli oluyorlar. ayrıca sosyoekonomik seviyesi yüksek bir semtte tercih edilebilir.
gittiğinizde de durumunuzdan bahsederseniz onlarda gerekli önlemleri alırlar.
0
my fault
(21.08.25)
(16)

Artık oruç tutmayanlar, Ramazan'da ne hissediyorsunuz?

yadigar
Sorum mezhebi yahut kültürü gereği Ramazan tutmayan veya çocukluğundan ateist yahut gayrimüslim yetişmiş arkadaşlara değil.Ramazan orucu tutulan evde büyümüş; çocuklukta, gençlikte oruç tutmuş ancak yetişkin hayatın (19-100 yaş) bir safhasında sağlık dışı (inanç kaybı, gerek görmeme, canı istememe,
Sorum mezhebi yahut kültürü gereği Ramazan tutmayan veya çocukluğundan ateist yahut gayrimüslim yetişmiş arkadaşlara değil.

Ramazan orucu tutulan evde büyümüş; çocuklukta, gençlikte oruç tutmuş ancak yetişkin hayatın (19-100 yaş) bir safhasında sağlık dışı (inanç kaybı, gerek görmeme, canı istememe, din değiştirme vs.) sebeplerle oruç tutmayı tamamen bırakmış kişilere soruyorum.

Ramazan ayı geldiğinde nasıl hissediyorsunuz? Ramazan nasıl geçiyor? Ne tarz duygular hissediyorsunuz? Nostaljik, rahatsız edici, olumlu, olumsuz, nötr, "fark etmiyorum ki" vs. her hissinizi, bir zümreyi aşağılamadan anlatabilirsiniz.

Edit: Cevaplar için çok teşekkürler. Bazı kullanıcılar konu ile ilgili görüşlerini, oruç tutup tutmama ile ilgili hislerini, oruca ve Ramazan’a bakış açılarını da yazmışlar, teşekkürler. Ben daha ziyade “Ramazan ayının gemesi ve Ramazn ayında olmaya dair ne hissettiklerini de merak ediyorum. Sevinç, heyecan vs. var mı hâlâ? “Bitse de gitse!” mi? “A? Ramazan mıymış, genelde bayrama yakın fark ediyorum!” yahut “İnsanlar gergin oluyor, ben de geriliyorum”örneklerindeki ve yazmadığım bin çeşidi gibi duygularınızı da merak ediyorum.
0
yadigar
(19.08.25)
kültür ve sosyalleşme olarak görüyorum. iftara çağırılırsam giderim. topun atmasını beklerim. hurma yerim. nasıl aşure geldiğinde hapur hupur götürüyorsam, öyle.

bedava ve ekstra bir aktivite olarak görüyorum kısacası.
0
gabe h coud
(19.08.25)
Olumlu ya da olumsuz anlamda hicbi sey hissetmiyorum. Notr. Fark etmiyor benim icin, diger aylar gibi. Bir davet, aileyle beraber sofra olursa guzel hissediyorum. Kendim de sevdiklerimi davet ediyorum ama tutmuyorum.
Agzi kokan insanlari ciddi anlamda rahatsiz edici buluyorum sadece, direkt bu geldi aklima mesela.
0
sey mi dostum
(19.08.25)
Tam duyurunda tanimladigin kisi tipiyim.

Benim çocuklugumda ramazanlar kisa denk geldigi için yeri daha bir baskaydi tabii ama sagligimi yitirdigim güne kadar orucumu hiç aksatmadim...Olur da bir gün sagligimi bir miktar geri kazanirsam yine çocuklugumdaki günleri yasamak isterdim.
0
feastofthedamned
(19.08.25)
kısmen dediğim kişiyim.
pek inanmıyorum ama ateist de değilim.

ramazan gelince içim bir buruk oluyor. hem oruç tutmak istiyorum hem zor geliyor.
bazı ramazanlar bir kaç gün tutuyor, bazen yarısını tutuyorum. etrafımda hiç oruç tutan olmadı yıllardır. buna rağmen bir şey yiyip içmeye çekiniyorum ramazan boyunca. bu yıl özellikle, ramazan hiç uğramadı şişli'ye. iftar programları olmasa ramazanda olduğumu anlamayacaktım.

ben senede bir kaç gün dahi olsa oruç tutuyorum, yakınlarımın da tutmasını isterim. bir kaç gün de olsa iftarı beklemek, sahura kalkmak, topluca iftar yapmak, ezana ne kadar kaldı demek çok hoşuma gidiyor.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
Tam o dediğin evde büyüdüm, hâlâ Müslümanım, yetiştiğim dönemdekinden daha bilinçliyim, ailem de öyle, yani düşünmekten sorgulamaktan uzak insanlar değiliz vs.

Gençken 23 yaşımda sigara içmeye başladım, onunla birlikte yıllar içinde oruç tutmaz oldum çünkü tahammül edemez hale gelmiştim sigaradan dolayı. Sonra bıraktım sigarayı ama oruç tutamıyorum hâlâ, çünkü bu sefer daha çok susuzluğa dayanamıyorum. Açlığa ayrıca dayanamıyorum, midem çoğu zaman yamuluyor ama bazen dayanıyorum nasıl oluyor bilmem.

Oruç tutamadığım için öteden beri içim çok buruk, çok huzursuz oluyorum, üzgün oluyorum. Namaz kılmadığım için de öyleyim aslında, ama kendimi ittirme kaslarım çok erimiş, kafamı asıl kızdıran bu. Üzüntüm de buna. Bir arkadaşım var, eskiden yılın 11 ayı dolu dolu alkol alırdı, bütün parasını alkole yatırmacasına yani. Sonra da 30 gün çatır çatır orucunu tutardı, 30 gün boyunca evine alkol girmezdi. Sonradan o da oruç tutamaz oldu ama o zamanlar onun bu haline hayrandım.

O irade -ki sadece bedensel irade değil, ruhsal bir irade de göstermeyi de kastediyorum- beni çok fetheden, çok kıymet verdiğim bir şey. Yapamamak üzüyor.
0
muhayyer divan
(19.08.25)
Bizim evin son oruç tutaniydim, yani acikcasi birlikte olmayınca o orucun bir tadı olmuyor, o hava gidince 1-2 sene sonra ben de bıraktım.

Etrafımda başka tutan da pek az, lafı geçerse gel iftar yapalım diye davet ederim, biraz buna donustu.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
Bitse de gitse diye bakıyorum. Çalıştığım ortam birkaç sene önce değişti. Artık oruç tutmuyorum diye laf sokan yok. Yine de belirli bir rahatsız edici tavır var az da olsa bir kısmında. Onun dışında bu yeni işte oruç tutanların çoğu normal insan iletişimine devam ediyorlar. Biraz daha az iş yapıp biraz daha gergin oluyor her iki grubun bir kısmı da. İş sebebiyle ziyaret ettiğim yerlerin büyük kısmında kimse su-kahve vs. içecek sormuyor. Ofiste ise ben bir şeyler içerken rahatsız hissediyorum. Tabii bu iş hayatı.

Sokakta ve internette gereksiz bir ton insanın tribi tatavası var. Onları saymıyorum. Ailemde artık oruç tutmayan da hala tutan da var. Onlarla konuşunca her sene inatla ufaktan tutmaya yönlendirme muhabbeti oluyor. Sırf AKP yüzünden dinden ve inançtan çıktığımı düşünüyorlar hala sanırım.

Bitse de gitse düşüncesinin yanında bir de bayram gelse de dinlensek/yatsak diyorum bu arada.
0
nawar
(19.08.25)
ben cok severdim ve cok oruc tutardim ama artık sıkılıyorum. cok davet olayina giriliyor ama dogru durust oruc tutan yok hic mevzu yapilmasa daha iyi. is yerimde oruc tutan cok tutmasa bile yemek yemek cay icmek cokk ayipmis gibi bi atmosfer yaratiliyor hic sallamasam da. bitse de gitse+1
0
ala09
(19.08.25)
Içsel olarak daha huzurlu ve ayaklari yere basar hissediyorum.

Ama bir yandan da cok huzursuzlaniyorum Ramazan yaklasirken. Restoranlar falan kapali oluyo. Arkadaslarla plan yapmak zorlasiyo. Hayatimizi sekteye ugratio
0
abuzer
(19.08.25)
tüm ailesi, akrabaları, arkadasları oruç tutan birisiyim. kendim de 13 yaşından başlayarak ramazanda 1-2 gün hariç tam oruç tutardım. ta ki 26-27 yaşlarında inancımı kaybedip tamamen tutmayı bırakana kadar.
ramazan geldiği zaman hiç bir şey hissetmiyorum. ramazan pidesi yiyorum, ramazan trafiğinden rahatsız oluyorum, o kadar.
0
abelardo
(19.08.25)
O halde ekleyeyim, NEEERRRDE O ESKİ RAMAZANLAR diyorum her sene. Çünkü artık eskisi kadar tatlı gelmiyor. Annem eskisi gibi hareketli değil, annemle babam boşandı, anneannem vefat etti, artık diyanetin verdiği imsak iftar vakitlerini kâle almıyoruz (Çünkü Kur'an'da yazıldığı haline uymuyorlar), artık ramazan pidesi yememek zorundayız, artık çocuk veya ergen değilim... çok özlediğim bir his. Ramazan geldi diye seviniyorum mutlu oluyorum ama işte hüzünleri de çok. %60 hüzünle geçiyor yani, mutlu olsam sevinsem huzur duysam da.
0
muhayyer divan
(19.08.25)
18 yaşına kadar oruç tutmuş, teravihe gitmiş daha sonrasında ateist olmuş biri olarak hiç bir şey hissetmiyorum. zaten müslümankende bir şey hissettirmiyordu. günlere aylara önem yükleyen biri olmadın. diğer 11 aydan bir farkı yoktu benim için. tek güzel yanı pide yemek o kadar.
ayrıca tutana saygılı ol dışarıda su içme, yemek yeme olayı en sinir olduğum olaydır. oruç tuturkende bunu diyenlere sinir olurdum. birde oto boka sinirlenip orucun arkasına saklananlara da sinir olurum.
0
my fault
(19.08.25)
lise sona kadar ben de müslümandım. müslüman bir ailede yetiştim. buna rağmen öyle çok oruç tutan biri değildim. tuttuğum zamanlarda zorlanmazdım da aslında. sülalecek yaptığımız iftarlar bana hep eğlenceli gelmiştir.

üniversite dönemim dinden kopuş dönemim oldu. kuran'ın tefsirini ve meailini 2 kaynaktan okuyunca dine inancım kalmadı. bir süre apateisttim sonra ateist olduğuma karar verdim.

ramazan benim için hala aile buluşması ve eğlenceli iftarlar anlamına geliyor. ailem ve akrabalarımdan uzakta başka bir şehirde olduğum için bu heyecanı arkadaşlarımla yaşıyorum. oruç tutmuyorum. arkadaşlarımla 1-2 iftar sonrası diğer günler bana pek bir şey hissettirmiyor. ha, ofiste sokakta bir şey yiyip içememenin gerginliğini yaşıyorum. halbuki normalde de sokakta bir şey yiyip içmem. yargılanacakmışım gibi korkuyorum. :d

bayramda da anneannemin geleneğini devam ettirmek için evde kendim baklava açıyorum. onun yaptığının yanından bile geçmez ama olsun. bayramları da yalnız geçiriyorum, bayram ziyaretleri aramıyorum, o ziyaretler çok yorucu bence. telefonla aramak bile zulüm geliyor. mesajla oldu bitti yapabilsem keşke. neyse ki 2 yıldır vejetaryen olduğum için kurban bayramında aramamı bekleyen yok. bir bayram aramasından yırttım :)
0
art cat chocolate
(19.08.25)
Ilk mesajimda olumlu seyler yazmistim ama birkaç tane de olumsuz sey ekliyim su ramazan ayina dair, özellikle son zamanlarda peydah olan,

Bazi kurumlarda yemek saatlerinin iftar saatine göre ayarlanmasi mesela, sanki herkes oruç tutuyormus gibi. Mesela geçen sene kampüste yemekler 5'te degil, 5 buçukta çikmaya baslamisti saati degistirdiklerinden dolayi ve bu hayli sinir bozucuydu.

Bir digeri ise özellikle bu ayda kaziklayan esnaf ve marketler, açiklamasina gerek yok zaten.
0
feastofthedamned
(20.08.25)
25 sene falan oruc tuttum, keyfimden biraktim. bir sey hissetmiyorum. yine de butun dini konular icinde ramazan'in telasi, iftar zamani sakinligi vs hosuma gidiyor. hatta bu sene o donemde tek ogun beslendigim icin yemegi de iftar vaktinde yedim nostalji olsun diye. a
0
bay b
(20.08.25)
Hiçbir şey hissetmiyorum. Hayatımda sadece bir Ramazan oruç tuttum. Bizim işyerinde tutan yok. Ben de yıllar içinde giderek dinsizleştim zaten. Ramazan'da sokaktaki insanlar gereksiz agresif oluyor. Ona dikkat ediyorum. Su içerken görürlerse dik dik bakıyorlar.
0
gnosis
(20.08.25)
(15)

fakirler nasıl araba alıyorlar?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Türkiye'de yaşayan, 30k kazanan, bozdurmalık altını, doları, babadan kalma mirası olmayan, bir yerlerden para gelme ihtimali olmayan kişiler araba alabiliyorlar mı?
Türkiye'de yaşayan, 30k kazanan, bozdurmalık altını, doları, babadan kalma mirası olmayan, bir yerlerden para gelme ihtimali olmayan kişiler araba alabiliyorlar mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.08.25)
fakir diye tanımladığın insan nasıl araba alsın? araba onların öncelikleri değil hayalleri olur zaten. hayatının 40 yılını fakir olarak yaşayan lazpalle bildirdi.

sorudaki amacı tam anlayamadım. fakir olduğu halde araba alabilen birilerinin durumunu mu çözmeye çalışıyorsun?
0
lazpalle
(19.08.25)
bahsettiğin senaryoda maalesef alamıyorlar.
yada senelerce birikim yapıyorlar, yapmaya çalışıyorlar ne kadar mümkünse.
2025 türkiyesinde 30k ile maalesef böyle bir şey mümkün değil.
0
stay with me
(19.08.25)
Evlendiklerinde gelen takılarla eski bir araba almıştır. Şimdi az Kazansa da bir süre önce karı koca çift maaş almıştır. İşinden ayrılırken yüksek tazminat vermişlerdir.

Bir yerden bi şekilde toplu para geliyor. Şuan yaşadığım yerde herkesin arabası var. Kimisi bahsettiğin kadar kazanıyor. Ama sadece maaş değil, bir noktada bi yerden toplu para gelmiş ya da kartopu gibi zamanında biriktirmişler.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
Cevaba ek;
Başka türlü alamıyorlar zaten. Her şekilde senin dediğin o şartlardan en az birini sağlamak gerekiyor. Çoğu kişi için düğüne gelen altınlar.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
TR'de otomobil kullanimi her 10 kisiden sadece üçünde mevcut yani zaten toplumun 3'te ikisi otomobil sahibi degil.
0
feastofthedamned
(19.08.25)
Hiç harcamayan aileler var. Ama böyle sıfır harcama... Dışarıda bir bardak çay içmezler. Bulgur pilavıyla günü geçirebilirler. Et evlerine kurban bayramında akrabalar yollasa giriyor. Minibüse, otobüse binmezler. Kuzenim öyle mesela. Eşi yarı malül ve asgari ücretle çalışıyor. Başka gelir kaynakları da yok. Millet sadakasını zekatını veriyor. Kadın biriktirme makinası. Yatırım yöntemi falan da bilmezler, üç kuruş birikmişse altın yapar. Senelerce eski, köhne bir dairede kiracıydılar. Biriktire biriktire başka bir köhne ev aldılar. Kiradan kurtulunca daha da biriktirdi. Bu arada iki çocuk büyüttü. 7-8 yıl önce evini satıp, aileden zengin bir akrabanın desteğiyle eli yüzü düzgün orta direk bir ev aldı. Bu yıl da 18'ine basan oğluna 800bin tl civarına 2. El bir araba aldı.

Bir başka kuzenim de yıllardır tekstil fabrikasında işçi. Maaşı asgari artı ufak yan haklar. Onlar harcamadığı gibi, eşi de tam bir tutum makinesi, ev ekonomisi harikası. Kadın 30 cm yırtık bezi bile değerlendirmenin bir yolunu buluyor. Yıllarca örgüler, el işleri, yöresel lezzetler yapıp satarak aile bütçesine ciddi katkıda bulundu. Dört de çocuk büyüttüler. Ev, araba aldılar. Artık her bayram kurban keser oldular. Bir on yıla ikinci evi alırlarsa şaşırmam.

Bu arada, yukarıdaki iki örnekte de erkeklerin sigara, alkol, eğlence, maç, sinema, hobi vs. bir masrafı yok. Küçük şehirde yaşıyorlar.

Ben hali vakti yerinde bir ailede büyüdüm. 18 yıllık mühendisim. Özel sektörde çalıştım, 10 yıl kadar kendi şirketimiz vardı. Şimdi yarı emekliyim. Hatırı sayılır kira gelirlerim var. 2 çocuk büyütüyoruz. Özel okullar falan. Eşimin eline şimdiye dek her ay tüm harcamalar hariç net en az 1 ila 1 buçuk asgari ücret arası para geçiyor. Kadın 18 yılda toplam sıfır tl biriktirebildi. Evet, SIFIR. Benim ise lüks harcamam yok ama yiyecekten, tatilden, seyahatten vs. kısmıyoruz. Sık sık dışarıda yiyorum. Çocuklar ne isterse alıyorum. Ayda bir memlekete anneme babama uğruyorum. İki arabamız var. Özel hastanelwr, sağlık sigortası, vs. Aylık gelirimin yüzde beşini anca kenara koyabiliyorum. Hatta ciddi vergi ödemesi olan aylarda birikim de yapamıyorum.

Özetle, harcamayana birikiyor. Harcayana yetmiyor.
0
yadigar
(19.08.25)
araba elzem bir ihtiyaç değil. belli bir kitle araba işini çok abartıyor.
ayrıca bir kişi engelli falan değilse araba ihtiyacı neden olsun.
özellikle türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu bir ülkede araba lükstür.

eline iki kuruş para geçen statü atlayacağına sanarak hemen araba alıyor.
sosyal medya özentiliğinden başka bir şey değil.
0
my fault
(19.08.25)
kendimi bildim bileli insanlar düşük modelden başlayıp zamanla yükseltiyorlar. şakkadanak sıfır araba alma işi eskiden de kolay değildi. ben de ilkinde hacı murat, sonrasıda reno ve doğan ile başlamıştım.
0
ground
(19.08.25)
geçen 2012 passat variant aldık. 4500 euro. tabiki burada değil yurtdışında. arkadaşım da beni dublinde hava alanından almaya gelirken 2015 modekl pejo 308 almıştı orda gezerim araba lazım olur diye o da 1700 sterlin idi. dün bir markete girdim et 5 euro peynir 8 euro idi.

sen fakir değilsin aslında sadece devletin seni seviyor. araba almak aldığı arabaya tapmak bir tek bizim ülkede geçerli. bu yüzden insanlar hakça yaşayamadığı gibi araba da alamıyor. bazı salaklarda araba ihtiyaç değil ki diyerek kendini avutuyor.
0
gercekdunya
(19.08.25)
alamıyorlar. alsalar da arabanın masrafını çekemezler.
0
runaway
(19.08.25)
Arabayı zaten sonradan görme fakirler alıyor, çünkü parasını nereye harcayacagini bilmiyor fakirlikten biraz çıkınca.

Ha sayısal olarak fakirleri diyorsanız, ilk paragraftaki genellemeyi rahatlıkla burada yapamam ama, tanıdığım ve arabası olan insanlar fakir/geçim zorluğu yaşayan insanlar hep.

Edit: izmirde yaşıyorum, hiç arabaya ihtiyaç duymadım. Ani durumlarda ya da konfor istediğimde taksi, uzun mesafelerde araba kiraliyorum. Gayet de konforlu kasko yok mtv yok sanayi usta boş muhabbeti yok, benzin zammı takibi yok. Sonradan görmelere önerilir.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
araba temel bir ihtiyaçtır, sonradan görmelik değil. araba olmadan yaşanabilecek yerler bim'li a101'li barzo semtleri olabiliyor ancak.

binlerce yıl önce at evcilleştirildi şimdi bunun yerinde araba var
0
runaway
(19.08.25)
ailesiyle yaşıyordur, kira ödemiyordur. harcamaları da kısıtlıdır, biriktirip üzerine de ihtiyaç kredisi çekebilir.
üstelik araba var araba var. 30.000 lira düzenli maaş alan birisi sıfır araba alamaz ama rahatça 400bin liralık bir araç alabilir.
0
dawsonscreek
(19.08.25)
double income no kids
single living with parents

bunlar fakir de olsalar krediyle alırlar.
0
gabe h coud
(19.08.25)
30yaşına kadar kullanmadım ama izmir gibi ulaşımın geliştiği bir yerdeydim.
Şimdi ise ulaşımın tam gelişmediği yerdeyim elim ayağım oldu resmen. Her hafta sanayiye gitsemde.

Bence eski modelle başlayıp şekil şukul takılmadan değiştire değiştire alıyorlar.
0
kararsızataletfilozofu
(19.08.25)
(17)

maden suyunu çok seviyorum çok

Lubb
günde minimum 3 bazen ama bazen 4 maden suyu içmek çok mu? (20cl)yazın aşırı terliyorum ve canım çekiyor. aşırı terliyorum dediğim de ciddili yani öyle hafif değil.
günde minimum 3 bazen ama bazen 4 maden suyu içmek çok mu? (20cl)

yazın aşırı terliyorum ve canım çekiyor. aşırı terliyorum dediğim de ciddili yani öyle hafif değil.
0
Lubb
(16.08.25)
Günde en fazla 1 şişe ve sade olmalı. Su gibi içilebilen bişey değil bu.
0
luluki
(16.08.25)
Bişey olmaz arka arkaya içmiyorsan.
0
gobekliraki
(16.08.25)
Her şeyin fazlası zarar. Günde dört çok
0
Cezcez
(16.08.25)
maks 2 tane fazlası zarar. ayrıca düşük sodyum değerli olmalı. ve sade olmalı
0
my fault
(16.08.25)
Hiçbir şey olmaz istiyorsan su yerine maden suyu iç ama sodyum oranı düşük olanı iç.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.08.25)
ben 6-7 ay her akşam 1 beypazarı içtim. bırakınca sindirimde baya zorlanmıştım. çook cahil yorumu olacak ama günde 3-4 taneyle mideni delebilirsin.
0
potsdamer
(16.08.25)
Türkiye'de maden suları biraz fazla sert. Acaba ondan mı bilmiyorum ama yabancı kaynaklara bakarsan kimse günde bir bardak maden suyu falan demiyor. Hipertansiyon vs durumunda düşük sodyumlu olanlardan içmek kaydi ile günde 1-1.5lt içsen de bir şey yok deniliyor.
Google yaptığımda ne ingilizce ne Fransızca Türkiye'deki gibi "aman sakin şundan fazla içmeyin" kaynağı yok ve bilimsel bir çalışma da bulamadım.

O yüzden seni rahatsiz etmiyorsa iç. Çok merak ediyorsan aldığın toplam mineral değerlerini çarp, googllea fazla aliyor musun ama cevap yüzde 99 hayır çıkacak.
0
logisticsmanager
(16.08.25)
Gastroenterolojiden şimdiden randevu al. Bazen dolu oluyor.
0
nawar
(16.08.25)
Piyasadaki bilinen markalardan en düşük sodyum olanı hangisi? Ben beypazarı içiyordum ama ?
0
🌸Lubb
(16.08.25)
Günde 1-2 adet icmek faydali ama fazla alkali besinlerle böbreği zorlamamali.

Yerinde olsam birkaç cesit farklı marka alirim,hergun baska icerik tüketmek iyidir.
0
designer
(16.08.25)
Seneleeer önce günde 5-6 şişe maden suyu içerken bir doktor yakınım "aromalılardan içmiyorsan hiçbir şey olmaz, istediğin kadar iç" demişti. Uzun süre çok fazla maden suyu içtim, bir şey olmadı. YTD.
0
kobuzchu kiz
(17.08.25)
İnişdibi var, üzerinde sodyum diyetine uygundur yazıyordu. Değerler internetten bulunur. Eskiden Çaldağ da vardı, hafif içimli, kaynağındaki haline baya benziyordu. Uludağ premium gibi bir tadı vardı. Piyasadan kayboldu gitti, hakkaten kaliteli ürünler ülkemizde genelde cezalandırılıyor.
0
mbond
(17.08.25)
ben de ya. hele ki gaz sancısı dendiği zaten kahramanım oluyor. icat edenden allah katbekat razı olsun.
0
VenomBoss
(17.08.25)
beypazarı (200 ml)

sodyum: ~27.6 mg (günlük sınır: 2000 mg)
kalsiyum: ~41.2 mg (günlük ihtiyaç: 1000 mg)
magnezyum: ~24.9 mg (günlük ihtiyaç: 400 mg)
potasyum: ~5.2 mg (günlük ihtiyaç: 3500 mg)
bikarbonat: ~287 mg (üst limit yok, sindirime faydalı)
florür: ~0.13 mg (üst sınır: 5 mg)
sülfat: ~35 mg (üst sınır yok, 500 mg’ın üstünde laksatif etki olabilir)

sodyum düşük → 10 şişe içsen bile günlük sodyumun %14’ü ancak.
kalsiyum ve magnezyum katkısı var ama zararlı değil, faydalı.
florür çok düşük, sorun yok.
bikarbonat mideyi rahatlatır, “gastroenterolojiye koşarsın” lafı şehir efsanesi.

sağlıklı bir yetişkin için günde 1–3 şişe ideal, 5–10 şişe (1–2 litre) bile güvenli sınırda.

kısa laf: fazlası gaz yapar, zarar değil.
0
hadi ya la
(17.08.25)
Yıllardır gunde 5-6 tane içerim. Gastroenteroloji uzmanı arkadaşım da var. Ona da danistim. Bir problem de yaşamadım.
0
primetime
(17.08.25)
Bundan yıllaaar önce, yapılan denetimlerde bazı maden sularında nitrite bazılarında da amonyağa rastlanmıştı. Ekşi'de de epey bir konusu olmuştu, başlığı da vardır.

Bugünün denetimleri hakkında yorum yapmayacağım da, "içinde olanların bir zararı var mı" nın yanında "içinde olmaması gerekenler var mı"yı da düşünmek gerekir mi acaba?

Ek : Başlığı da buldum. (bkz: maden suyu analiz sonuçları)
0
Mirket
(17.08.25)
İç ya ne olacak bildiğin su yok şu var yok bu var diye felaket tellallığı yapma sırası maden suyunu kadar geldiyse işimiz var valla para verip damacana su alıyoruz ondandan da kim bilir neler çıkıyordur analiz yapılsa, su da içmeyelim o zaman.
0
kizil karga
(17.08.25)
(10)

İnsanlar biraz salak değil mi?

michael_knight
İnsanların çoğunluğu ve ortalaması sizce de biraz salak değil mi?E peki o zaman siz neden bu durumdasınız bu akıllıkla?
İnsanların çoğunluğu ve ortalaması sizce de biraz salak değil mi?
E peki o zaman siz neden bu durumdasınız bu akıllıkla?
0
michael_knight
(16.08.25)
O zaman birinci kuralı hatırlatayım

"Always and inevitably everyone underestimates the number of stupid individuals in circulation."
0
salihdt
(16.08.25)
@arbre ...

Tercüme: Duyuru sahibi der ki millet salak size göre, orada burada görüp ulan ne mallar var ya ehe mehe diyorsunuzdur. O halde siz bu kişilerden daha zekisiniz ya niye sürünüyorsunuz olm diyor.

Soruna cevap: Abi ben ilerliyorum, bu mallar yapıyorsa ben daha iyi yaparım dedim. Harbiden de yapıyorum. Soru Shepard hariç olarak düzeltilmeli xd.
0
Shepard
(16.08.25)
çünkü bu mallar hep karşıma çıkıyor ve benim hayat standardımı etkiliyor.
kendi aralarında takılsınlar bana bulaşmasınlar yine okeyim ben. ama ne kadar kaçsam da bir yerden bulaşıyorlar.
0
my fault
(16.08.25)
salaklar daha çok başarılı olur. sen tedbir bilmem ne derken adam başarır.

bir de kime göre salak?
0
gurur
(16.08.25)
Salaklikla basari dogru orantili degil burada anlasalim. Eger aksi olsaydi sahte diplomali akepeler senin yillarca bir arada göremeyecegin paralara konmazdi.
0
feastofthedamned
(16.08.25)
bence şunu soruyorsun: herkes, başka insanların çoğunun salak olduğunu düşünüyor. peki kendileri onlar gibi değillerse neden bu durumda olduklarıyla ilgili ne düşünüyorlar?

ki katılıyorum. kimle konuşsan diğer insanların "biraz salak" olduğunu düşünüyor. ama kendisi de onlardan farklı bir konumda değil.

cevap da burda zaten. böyle düşünen "çoğu" insan da zaten diğerleri gibi. o yüzden de diğerlerinden farklı bir durumları yok.

kendi perspektifimden: ben salak olduğumu düşünmüyorum. ama çoğu insanın analitik düşünemediğini ve rasyonel olamadığını gözlemliyorum. bu ayrım sayesinde de onlardan farklı bir durumdayım zaten o yüzden neden aynı durumdayım diye düşünmeme gerek olmuyor.
0
gitdaddy
(16.08.25)
Insanlar cok gözü acik ve cakal. Herkesin backgroundda baska planlari var.
Ben kendimi daha salak bulmaya basladim.

Daha kurnaz olmaliyim.
0
sonsuz
(16.08.25)
İnsanlar iyi bile koruyor IQ larini mevcut düzende.
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
Salaklık değil de vasatlık ve vasatliga talep derim ben.
0
encokbenisevinnolur
(16.08.25)
ben zaten diyorum salak mıyım neyim diye
0
Batuhanolabilir
(18.08.25)
(9)

Ben neden böyleyim?

Rondak
Herkesi kınıyorum ama herkesi, bundan vazgeçemiyorum :)Mesela markette görevli para üstünü hesaplayamıyor. İçimden direkt “ne m4l adamlar” diyorum. Halbuki olabilir, insan hesaplayamayabilir. Bunun farkındayım ama kendimi tutamıyorum.Yaşlı biri akıllı telefon kullanıyor, bana çok basit bir şey soruy
Herkesi kınıyorum ama herkesi, bundan vazgeçemiyorum :)

Mesela markette görevli para üstünü hesaplayamıyor. İçimden direkt “ne m4l adamlar” diyorum. Halbuki olabilir, insan hesaplayamayabilir. Bunun farkındayım ama kendimi tutamıyorum.

Yaşlı biri akıllı telefon kullanıyor, bana çok basit bir şey soruyor. Mesela yeni numara kaydetmek. Sonuçta bu telefonu kullanıyor değil mi? İlk defa kullanmıyor. Anlatıyorum, yine anlamıyor. İçimden “abi nasıl anlamıyorsun ya, niye kullanıyorsun” diye söyleniyorum.

Bir arkadaşım, evimde basit bir tamir işi var diyor. Alt tarafı iki vida sıkmak. “Ben yapamam” diyor. Ulan insan iki vida sıkamaz mı? Buna da giydiriyorum.

Bilgisayarda film/dizi izlemek isteyen bir arkadaş var. “Şu siteden izleyebilirsin” diyorum. “Ben beceremem” diyor ve bu adam yıllardır bilgisayar kullanıyor. buna da ayrı giydiriyorum.

Araba muayenesi var ya. Bir arkadaşım muayeneyi hiç kendisi yaptırmamış. 10 yıldır arabası var, hep muameleciye para vererek yaptırmış. e bunu da boş geçemezdim herhalde :)

Şimdi anlattığım meseleler çok basit değil mi?
Yoksa bende mi anormallik var. ben normal miyim?

bana laflar hazırladınız mı?
0
Rondak
(16.08.25)
Tahammül eşiğin düşmüş Abi senin.

Yogaya başla.
0
Mirket
(16.08.25)
Her şey bir ihtiyaçtan kaynaklanır diye düşünürsek beynin buna ihtiyaç duyuyor diyebiliriz. O halde bu ihtiyaç nereden kaynaklanıyor o önemli.

Bu davranış doğuştan gelen değil sonradan öğrenilen bir davranış. Çok büyük çoğunlukla ailenin en güçlü kişisi (büyük ailelerde dede veya nine küçük ailelerde baba veya anne, yahut aileye etkisi çok büyük olan başka birileri) senin en minikliğinden beri görerek büyüdüğün biriydi ve o da herkesi çok eleştiren biriydi.

Zihin istesek de istemesek de teşhis koymak (yani yaftalamak) ve sınıflandırmak (iyi kötü, doğru yanlış, güzel çirkin, faydalı faydasız, zararlı zararsız vs) yordamıyla çalışan bir varlık. Biz ne kadar uğraşsak yine bunu yapacak çünkü başka türlü güvende olamayız, uyumlu olamayız, fayda elde edemeyiz vs.

Fakat bu bahsettiğin durumda bir aşırılık var, yapılması gereken şey bana göre zihnin kafayı yemiş ve kontrolden çıkmış makineler gibi neden sürekli, durmadan, hiç bıkmadan aynı işi yapmaya uğraştığını yani olumsuza odaklanıp sürekli bunları işaretlemeye çalıştığını bulmak.

Yanlış anlamıyorsam (benim zihnim de böyledir, kendimden bildiğim için yazıyorum) bu tarz insanlar çok büyük çoğunlukla iç dünyalarında güvensizdirler. İnsanlara güvenmekte zorlanırlar, inanmaya çok hasrettirler, ne zaman inanmak güvenmek gerekse zihinleri önlerine sürekli olarak geçmişteki kazık yeme kayıtlarını, o andaki yaşanan acıyı, yaşanan duyguları getirir. Tam da bu yüzden zihin sürekli kusur bulmaya yani kendini güvence altına almaya odaklar.

Bir de yanlış yapma korkusu olabilir, başarısızlık korkusu olabilir, eleştirilerek canı yakılma korkusu olabilir. Bunlar da zihnin sürekli mükemmeliyetçiliğe odaklanmasına sebep olur.

Biraz iç dünyamızı dinlemek lazım, kendimizle konuşmak iyi gelecektir diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(16.08.25)
Ahaha bence kıskanıyorsun. İnsanların bir şeyler bilmeden/yapamadan/beceremeden hayatta kalabilmesini kıskanıyorsun. Çok mu mücadele ettiğin bir hayatın oldu?
0
Gradient_tabanlı_mor
(16.08.25)
ben seni anlıyorum kardeş. makarna yemekten milletin zeka seviyesi düştü bu da senin gözüne batıyor. çok normal. tahammül seviyemiz de düşüyor sürekli salak salak şeylerle karşılaşmaktan.
mesela marmaraydan inmeye çalışırken zorla binenlere kafa atasım geliyor. neden sakin kalamıyorum? çünkü kardeşim kural var, adap var mna koim yol ver geçeyim. insanlar çok saygısız ben buna deli oluyorum.

yaşlı amcanın anlamaması durumu bende de var. amcam neredeyse her gün nasıl watsaptan fotoğraf gönderiliyor diye soruyor. kafası dijital şeyleri almıyor ona yapacak bir şey yok. boşuna sorma amca yine de unutacaksın bir şeyden de eksik kal diyorum ama yok illa sen anlat diyor :D onu da öyle kabullendim.

hele o vida sıkamayanlar ahh rondak sen ben misin yoksa herkes aynı kişilere mi denk geliyor :D
0
neira
(16.08.25)
alışkanlık olmuş

zihnini güzel şeylere alıştır
0
mantık
(16.08.25)
@Rondak haklısın abi. Mal çok. Burada da, dışarıda da.

O kadar basit işleri yapamıyorlar ki, git bosch marka lokma takımı al diyorum mesela. Fotosunu ve linkini atıyorum. Fiziki mağazadan alacak. Bu mu diyor, markasız bir ürün...

Ben fesebuka giremiyorum diyor. E ama fesebuktan yazıyorsun şu anda diyorum...

Abi gel büyük iş var evde ikinci adam olmazsa olmaz, gidiyorum sadece bir masayı diğer odaya taşıdık. Öl ulan öl.

Abi bahçe kapısının dışından kapı kolu aracılığı ile kapıyı açıyorlar. Lütfen kapı koluna dışarıdan müdahaleyi kesecek şekilde kaynak yap diyorum. Foto atıyorum. Şaka gibi iş yapılmış. Dışarıdaki ulaşamaz, içeriden ise el ve ayaklarının üstünde duracaksın, bir elini o yaptığı kutumsu şeyin içine alttan sokacaksın.

Hidrolik tak kapı kapansın kendi kendine diyorsun, hidroliği takıyor ama kapının ufak kanadı artık açılmıyor... Ya olm niye böyle yaptın dedim, abi hidrolik tak dedin taktım.

Bir adım öteyi düşünmüyor millet. Ot gibi yaşıyorlar. Yeniliğe kapalılar. Sağını solunu bilmiyorlar. Çok basit yönergeleri izleyemiyorlar. Haklısın yani haklıııııı.
0
Shepard
(16.08.25)
Anne babandan öyle görüp öğrenmiş olabilirsin. Benim annem de her şeyi, herkesi sürekli yargılayan, mükemmeliyetçi bir insandir. Çocuk aklıyla ona maruz kala kala benim zihnimde de bir emekli albay konuşmaya başladı. Tabiatım gereği daha yapıcı, alttan alan biriyim ama o emekli albay da durmadan konuşur bir taraftan.

Kendine de böyle mi davranıyorsun? En önemli soru o aslında.
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
bence bu bir sorun değil. sadece gerizekalılığa tahammülün yok o kadar.
0
biergarten
(16.08.25)
bende senin gibiyim, çok iyi anlıyorum.
özellikle son 10 yılda insanlar bir mallaştı veya hep böylelerdi de bize mi batmaya başladı anlamadığım kısım bu.
en basit şeyi yapamayan, analitik düşünemeyen, sorun sözemeyen insanlar arttı.

geçen elinde iphone muhtemelen son model maxlerden gelmiş bana adres soruyor. 20li yaşlarda. haritaya açıp bakmak aklına gelmiyor. çıldırırsın.

aynısı duyuruda da var nasıl giderimciler. google map e konum girmek bu kadar zor olamaz.

geçen hastanedeyim yerlere kocaman stickerlar yapıştırmışlar kan alma,röntgen,ultrason yazıyor sekreter adama diyor kırmızı çizgiyi takip edeceksin. onu bile yapamıyorlar önüne gelene nerede diye soruyor.

o kadar çok şey var ki yaz yaz bitmez.
yaşlıları bir nebze anlarım ama gençler ve orta yaşta böyle tipler çok var.
0
my fault
(16.08.25)
(19)

Duyuruda en sevmediginiz kişi kim

encokbenisevinnolur
Ben kedileri sevmeyenler dışında herkesi seviyorum.Sizde durumlar nasıl?
Ben kedileri sevmeyenler dışında herkesi seviyorum.
Sizde durumlar nasıl?
0
encokbenisevinnolur
(15.08.25)
Ben profesyonel duyurucuyum. Bu işe duygularımı karıştırmam.
Bir soruya cevap vermek yerine soruyu sorana laf sokmaya çalışanlar dışında sevmediğim kimse yok.
0
michael_knight
(15.08.25)
Bu anket soru soruldukca aklima su video geliyo ya adgsga
youtube.com
0
sey mi dostum
(15.08.25)
Kaos başlatma sorusu.
youtu.be

Kaleci. Musclewiki botu aslında ama bize insan diye yedirmeye çalışıyor.
0
logisticsmanager
(15.08.25)
SEN SEN ve SEn evet sen de, bunu okuyan herkeZZZ.
0
Shepard
(15.08.25)
Aktroller
0
gabe h coud
(15.08.25)
Duyuruyu güzin abla gibi kullanan abla grubu. Salak salak duygusal sorular sorup özelden yazıp sana akıl verirler.
0
mikahakkinen
(15.08.25)
Net isim vermek yerine hayvan sevmeyenler gibi kiminisaret ettiği belli olmayan yuvarlak laflar kullananlar.
0
kisa
(15.08.25)
Runaway
Feast ile baslayan bir nick

Ve tüm kadin düsmanlari
0
sonsuz
(16.08.25)
Sayfalarca detay verenler
0
olaylar olaylar
(16.08.25)
Duyurudaki laf sokmaları eleştirileri kişiselleştirip ciddiye alanlar
0
benaslindayohum
(16.08.25)
Adam yerine konmayan, her soruya inatla cevap veren, adam yerine konmadıkça iyice deliren saygısız bi çoban var. Değişmemekte, adam olmamakta inat ediyot.

Yok oluşunu izliyoruz.
0
luluki
(16.08.25)
sonsuz
8-9
kahveci
muhayyer vs..duyurudaki tüm di$iler desem oluyor zaten.
0
feastofthedamned
(16.08.25)
Kadın düşmanı operasyon çocukları
0
ekimoloji
(16.08.25)
Şahıs olarak bir kişi var, ismini paylaşmayacağım tabii.
Genelde üslubu bozuk olan yahut cevap verip yardımcı olmak yerine alay eden kullanıcılardan rahatsız oluyorum ama bunu nicklerine bakıp da bir kan davasına dönüştürmüyorum.
0
yadigar
(16.08.25)
İrrite oldugum bir iki kişi var. Hani bu kadar da olmaz, bu da söylenmez denen her şeyi söyleyip yapıyorlar. Gerçekten şok olduğum zamanlar oluyor.
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
kurgucular
0
mantık
(16.08.25)
beni kadın sanan herkes asdasdasfgh

Galatasaray düşmanlarının a..
0
baldan kaymak
(16.08.25)
Kadın düşmanları hayvan düşmanları bir de ilkel beyinli leş futbol fanatiği kullanıcılar, bunlar tuvaletteki inatçı küçük bok parçası gibi sifonu çekiyorsun çekiyorsun hala ben buradayım ki diye sana bakıyorlar.
0
kizil karga
(16.08.25)
ben duyuruyu açanların ismine bakmıyorum. içeriğe göre cevap veriyorum. o cevaptan sonra acaba bu kimmiş diye hiç ilgilenmem.

ama genelde işine geldiği cevabı beğenen işine gelmedi mi cevap verene atar gider yapan kişilerden haz etmiyorum.

birde duyuruda tüm özeline kadar anlatıp. bunun üstünden yorum yapana sen benim hayatım hakkında yorum yapamazsın diye söylenenlerden haz etmiyorum.
0
my fault
(16.08.25)
(38)

Eşimin Benden Gizli Oyuna 550 bin tl yatırması

kamvithmi
Konu nasıl anlatılır bilmiyorum ama aşık olarak evlendiğim hala da aşık olduğum adam Last War adlı oyuna aramızdaki strese dayanamayıp kafa dağıtma amacıyla 4 ayda 550 bin tl para yatırmış. İlk 2 ay appledan birkaç iade almış çocuğum oynadı yanlışlıkla satın almış diyerek ve iade aldığı halde kredi
Konu nasıl anlatılır bilmiyorum ama aşık olarak evlendiğim hala da aşık olduğum adam Last War adlı oyuna aramızdaki strese dayanamayıp kafa dağıtma amacıyla 4 ayda 550 bin tl para yatırmış. İlk 2 ay appledan birkaç iade almış çocuğum oynadı yanlışlıkla satın almış diyerek ve iade aldığı halde kredi kartlarımızdan totalde 550 bin tl gitmiş. ben doğum yapalı 3 ay oldu ve ona güvenmeyi seçtim zaten kırılgan bir ruh halindeydim eşim psikiyatrik olarak iyi değil farkındayım ama bunu belgeleyemem mesleği nedeni ile işten atılabilir. Arkadaşlar ben bu parayı appledan nasıl geri alabilirim maddi durumumu şöyle izah edeyim ücretsiz izne çıkamadım işe başlayacağım, kaldıramıyorum olmayan paramızdan yani eksi ve kredi kartı hesaplarımızdan 550 bin tl gitmesini. Bu borcu ancak aylar belki de yıllar sonra ödeyebileceğim için bu para bize faizleriyle 1 milyonu geçecek
0
kamvithmi
(14.08.25)
reportaproblem.apple.com

apple id ile giriş yaptığınızda buradan iade talebinde bulunabiliyorsunuz.
ama anladığım kadarıyla bu oyun pay2win türünde ve oyun için alışverişler yapıyorsunuz. uygulama için alışverişler burada görünmeyebilir.

geçmiş olsun. umarım daha ciddi sorunlar oluşmadan hallolur.
0
biseysorcaktim
(14.08.25)
çok kötü bir durum çok geçmiş olsun. o parayı geri almak pek mümkün değil ama apple'a başvurun yine de belki iptal olur. belki bir miktar geri alınır.
yalnız bugün 550 bin tl harcayan yarın 5 milyon tl harcar ve bu durumun pek düzeleceğini sanmıyorum. eşinizde acaba bir psikiyatrik rahatsızlık olabilir mi bipolar vs gibi tabii buradan teşhis koymak değil amacım ama sağlıklı biri oyuna o parayı harcamaz ve sağlıklı değilse de daha büyük şeylere de girişebilir çok tehlikeli şeyler olabilir.
0
matilda
(14.08.25)
Yahu ekstresinde yazıyor niye yalan olsun.

Parayı geri alamazsın, zaten parça parça harcanmış. "kusura bakmayın yanlışlık oldu" treni geçti.
Maalesef artık böyle bir borcunuz var. Bankayla falan belki yapılandırılabilir.
0
gobekliraki
(14.08.25)
Harcama itirazı yapabilirsiniz bankanıza bi ihtimal iaede edilebilir
0
olaylar olaylar
(14.08.25)
@biseysorcaktim appleı arayıp birkaç bahane sundu ama değerlendirilecek dedi acaba 550 binin ne kadarı iade edilir ya da edilir mi bilmiyorum. Tüketici hakem heyetine Yetkisiz / bilinçsiz harcama durumunda tüketici haklarını baz alarak mı başvursam diye düşünüyorum sadece ne yapacağımı bilmiyorum bu şoku atamadım

@burka inanın kumara, borsaya, iddiaya veya herhangi bir kar getireceğine inandığı bir şeye yatırsa biraz da olsa anlayacaktım ama bu sadece amaçsız bir şey ne olduğunu bilmiyorum o da bilmiyor ben kendimde değildim stresi kaldıramadığımı sana söylemiştim diyor ben zor bir eştim bu nedenle stres faktörünü anlıyorum fakat ne yapılacağını bilmiyorum.

@matilda psikiyatrik hastalığı bilmiyorum ama bipolar olmadığına eminim yaklaşık 7 yıldır beraberiz ama büyük bir psikiyatrik sorun var biliyorum size hak veriyorum.

@arbre ekstreleri tek tek gördüm doğru olduğunu biliyorum teşekkür ederim cevabınız için ama boşanın demek hayatına tanık olmadığınız birine inanın ne doğru ne de had içinde bir yorum.

@gobekliraki teşekkür ederim

@olaylar olaylar bankaya itirazı düşündüm vakıfbank ve akbank, fakat bankalar topu applea atar diye düşündüğümden henüz yapmadım ne doğru bilmiyorum.
0
🌸kamvithmi
(14.08.25)
Borcu ödemeye ya da kurtulmaya adam ugrasmiyor sen gelmissin soru aciyorsun.

Cocugunun hakkini bu adama yedireceksin ve cocugun büyüyünce ikinizden de nefret edecek. Belki sana acir.

Sorun o değil ama aklini basina topla ve bosan.
0
sonsuz
(14.08.25)
stres yapıp çocuğa yansıtma o para bi şekil ödenir hatta sen karışma eşin ödeyecek hiçbişi olmamış gibi yap, dediğimi yap çpcuğa zarar verirsin
0
izmirduyuru
(14.08.25)
yanlış anlaşılmak istemiyorum ama çevrede duyduğum bu tür olaylarda hiç bir zaman sadece açıklanan rakam olmadı o oyun, borç, bahis, sanal kumar vb. meselesi. hep anlatılandan çok çok daha fazlası çıktı, elden alınmış borçlar vb. sonradan çıkan yığınla şey oldu.

bu arada aramızdaki strese dayanamayıp kafa dağıtma amacıyla diyerek durumu sağaltmaya çalışmışsınız ama çocuk sahibi olabilecek yaştaki biri böyle bir gerekçe sunamaz yahu. herkesin sorumlulukları var. psikiyatrik olarak iyi değilse ve kayıtlara geçmesini de istemiyorsa terapi alabilir, kendine bir aile büyüğü veya eş, dost, tanıdık seçip ara ara danışabilir gibi gibi yığınla başka çözüm var.

parayı maalesef geri alabileceğinizi düşünmüyorum açıkçası, yanlışlıkla oynanmış denilebilecek bir tutar değil çünkü.

eşinizi karşınıza alıp konuşun, durumun gerçek boyutundan emin olun ve birlikte bir ödeme planı oluşturun. üzülerek söylüyorum ki başka çıkar yolunuz yok.

samimi fikrimse bu olayın muhakkak artarak tekrarlanacağı ve eninde sonunda çok ciddi yoksunlukla sınanıp, boşanmanın gerçekleşeceği yönünde...bunu da paylaşmadan geçemiyorum...
0
Phoebe
(14.08.25)
@sonsuz Lütfen haddinizi aşmayın eşimin ne kadar iyi bir eş iyi bir baba olduğunu ben biliyorum burada ben parayla ilgili bir çözüm aramak için post açmış bulunmaktayım boşanayım mı diye sormadım. Ben öfkemi kavgayla yansıtırken eşim 7 yıl boyunca bana bir gün of demedi. Yapılan doğru değil farkındayım ama onun da bir yerden bu ağır yılların stresini boşaltmasının bir gün olacağını biliyordum haddinizi bilin eşim hakkında adam düşünmüyor sen düşünüyorsun gibi bir yaftada bulunmayın belli ki psikiyatrik olarak iyi değil evliliğin başlangıcında geçen söz: iyi günde kötü günde.

@phoebe samimi, iyi niyetli yorumlarınız için teşekkür ederim. Meblağın tam olarak bu olduğunu ve bu oyunda oynandığını biliyorum ve size katılıyorum bu olayın tekrarlanması olası. O zor bir durum bense çözüm arayışındayım
0
🌸kamvithmi
(14.08.25)
Adama bak bir de manipüle etmiş bir güzel. Lohusalık döneminde size şunu yaşatan insana hala aşık olmanız çok tatlı.
0
ekimoloji
(14.08.25)
App Store last war adında tek bir oyun gördüm o da: “Last War: Survival”

Oyun içi harcamalar ise hot package lar. Oyundaki ilerlemeleri hızlandırıyormuş.

En pahalı paket 4100₺. Yani en pahalı paket alındığı düşünülürse 135 kere satın alma işlemi yapılmış.

Counter strike tarzı oyunlar olsa bu paraları anlardım. Çünkü bu tarz oyunlar biraz kumara giriyor bir yerden sonra ve çok yüksek fiyatta eşyalar satılıyor. İnsanlar deli oluyor buna.

Ama last war belliki fazlaca basit oyun. Alınan eşyaların bir karşılığı da yok. 550k harcamak ciddi bi sorun. Öyle kumar bağımlılığı tarzı bir şey değil.

Siz psikiyatriye giderse işini kaybeder diye endişeleniyorsunuz da ama bu tedavi edilmezse çok daha kötü olacak? İşte yaptıklarını etkilemeyeceğini nereden biliyorsunuz?

Bankadan chargeback isteyin. App Store da 3d güvenlik yok o yüzden chargeback yapılabilir. Ama araya zaman girdiyse o sıkıntı yaratır.

Nasıl bir yerimiz ağrıdığında hastaneye gidiyorsak psikolojik problemde de gitmeliyiz. Bu işin şakası yok.
0
divergent
(14.08.25)
yanıtları okudum. eşiniz çok şanslı, “iyi günde kötü günde” mantığını içselleştiren bir eşe sahip ve hemen çekip gitmiyor, birlikte çabalamayı tercih ediyor. maşallah diyorum. umarım bu sorunu da birlikte aşarsınız.
0
deartheodosia
(14.08.25)
boktan bir oyuna bu kadar para harcayan eşi hala korumak anlaşılır bir şey değil.
belli ki eşinizle birlikte sizinde psikolojik tedaviye ihtiyacınız var.
0
my fault
(14.08.25)
satın alınan oyun itemleri karşılığında bitcoin veren siteler var. eşiniz de böyle bir şey yapmış olmasın?
0
pide
(14.08.25)
Evet esiniz yilin babasi ve esi. Sizi hak etmeyen tek kisi ise cocugunuz. Yazik.
0
sonsuz
(14.08.25)
eğer bu oyun last war:survival ise ben bu oyunu komşumun çocuğundan biliyorum. dünyanın en salak ve basit oyunu. yani içine girip para harcamayı geçtim, yetişkin bir insanın zahmet edip indireceği bir oyun bile değil. ve eşiniz bu oyuna 13.500 usd harcamış? her ne kadar ekstrede yazıyor olsa da işin içinde bir bit yeniği olabilir. yoksa bu daha da büyük bir problem. yeni bebeği olan anne babalarda genelde aşırı tasarruf ve paranın kıymetini bilme modu açılır. eşiniz gidip hyper casual bir çocuk oyununa bir araba parası veriyor. bence kesinlikle tedavi görmesi gerek.

satın alımlar peş peşe ve kısa zaman aralığında yapılsa çocuğum almış denilebilirdi ama 4 aya yayıldıysa geçmiş olsun. her biri için iade talep edin, artık ne kadar koparabilirseniz kardır.
0
sir gawain
(14.08.25)
Şu an eşinize çok aşık olduğunuz için durumun ciddiyetini idrak edemediğinizi düşünüyorum. Biz burada sadece bize anlattığınız kadarını bilebiliriz, o yüzden çok uç önerilerde bulunmak yersiz olur. Aranızda strese sebep olan şey neydi bilmemekle beraber, üç aylık bebeği olan birisinin daha fazla sorumluluk sahibi olmasını beklerim. Umarım paranın bir kısmını geri alabilirsiniz.
0
kullanicadi
(14.08.25)
Yeni dogrum yapmis ve ucretsiz izne 'bile' cikmayacak bir anne olarak gosterdiginiz özveri ve sakinlik gercekten etkileyici.

En kotusu de demissiniz ki "borcu ancak aylar belki yillar sonra ODEYECEGİM."
Gercekten olani bu haliyle kabul edip bu sekilde devam edecekseniz; bu saatten sonra tek basiniza, biri psikiyatrik sorunlu olan 2 cocugu buyutmek bence sizin icin epey zorlayici olacak. Hem maddi hem de manevi olarak.
İkiniz de bence yardim almalisiniz.
0
sey mi dostum
(14.08.25)
@divergent haklısınız ne diyebilirim ki. Bankayla fikriniz sonrası konuştum dilekçe vereceğim.

@deartheodosia beni anladığınız için teşekkür ederim ama yorumlardan sonra kendimde de psikolojik sorunlar olduğunu fark ettim, eşim seviyorum başka bir şey elimden gelmiyor.

@pide ne yazık ki öyle de değil.

@sir gawain satın alımlar peş peşe çünkü her gün düzenli 4 5 farklı satın alım olmuş nisan ayından beri. Günlük 1000 ila 20 bin arası değişen. Diğer dediklerinize de katılıyorum, çok üzgünüm.

@kullanicadi teşekkür ederim evet haklısınız fark edemedim edince belki de olması gerekenleri biliyorum ama yapamam her şeyiyle dünyanın en iyi eşiydi, kaldıramıyorum.

@sey mi dostum ayrıntıyı fark etmeniz gözlerimi doldurdu, ne diyebilirim ki haklısınız.
0
🌸kamvithmi
(14.08.25)
Ben sizin esinize olan bakis acinizi sevdim, lakin hayat bir saniye dahi kontrole kaybetmeye uygun degil. Sonucu kotu olur. Bi baba asla ama asla kontrolu kaybetmemeli. Lutfen onlem alin. Umarim en kisa surede duzene girer her sey
0
die fetten jahre sind vorbei
(15.08.25)
size içten kolaylıklar diliyorum. bu süreçler atlatılır, absürt bir para deği. zorlar ama ödenir. bunu demekten başka elimden gelen başka bir şey yok. arkadaşlar baya bir fikir vermişler zaten.
0
kel aynak kusu
(15.08.25)
Öncelikle çok üzüldüm. Yorumların hepsini okuyamadım. Tekrarsa affola.

Bu tür oyunların manyakları iyi puanlı veya özellikleri olan hesapları satın alabiliyor. Bu hesap da satılabilir mi? Belki bu değerlendirilebilir. Eşiniz forumlarda araştırsın.

Bu arada eşinizi seviyorsanız ve ayrılmayı düşünmüyorsanız borçtan önce onun psikolojik durumuna odaklanın bence. Çünkü "iyi olmadığı" için bugün oyun oynayan yarın sizin ve çocuğunuzun güvenliğini tehdit eden daha ciddi bir şey yapabilir.

Ayrıca konu muhtemelen ailelerden gizleniyordur. Öyleyse sadece anne ve babalarla paylaşın mutlaka. Sizin tek başınıza çözmeniz çok zor. Borçları ödemek için herkesin maddi ve manevi desteğine ihtiyacınız olacak. Borçları ödemek için sıkı kemer sıkma politikası uygulamanız gerekecek.

Kolay gelsin.
0
merhum
(15.08.25)
geçmiş olsun hanfendi. bence şöyle bir yol çizilebilir.
1- annelerimizin okul zamanı yaptığı gibi konsolun fişini kablosunu kendisini yok edip bir yere saklamak.
2- borçları hakkında konuşup ödeme planı yapmak.
3- bir ihtimal iade almak için çaba vermek.
4- en iyi stres atma biçimi olan spor salonuna kaydolup koşup dopamin salgılatıp mutlu olmasını sağlamak.
5- kaçtığı her ne ise yüzleşmek.
6- cocuğa dikkat etmek. para yüzünden yuva yıkılmaz diyeceğim ama önü alınmazsa kendi kendine yıkılır cocuğa da zeval gelir.
0
denizmaniaherif
(15.08.25)
hepimizin hayatında bir takım stresler var, çoğumuz bu ülkede mutlu değiliz fakat öyle diye de saçma sapan bir oyuna 4 ayda 550.000 lirayı eşi 8 aylık hamileyken ve lohusa dönemindeyken yiyen bir insanı da savunmanın anlamı yok, bir de üstüne olmayan bir para yenmiş.
elde 3 aylık bir çocuk var ve bu para ödenemez bir halde. En iyi senaryoda bu durum tekrarlanmayacak ve uzun yıllarca bu para ödenecek, evin huzuru bozulacak, çocuğun konforu bozulacak.
millete ters ters cevap vermişsiniz, fakat buraya yazıyorsanız bence bazı cevaplara da hazır olmanız gerekiyor. eşiniz hamileliğinizin son döneminde var olmayan yarım milyondan fazla parayı bir oyuna harcadı. şu an siz 3 aylık bebeğinizle doğum iznine bile çıkamazken eşinizin bu keyfe harcadığı yarım milyondan fazla parayı nasıl alabiliriz derdine düştünüz. o parayı alamayacaksınız, ve eşiniz kötü bir eş kötü bir baba doğmamış çocuğunu milyonlarca borçla hayata başlattı.
kızarsanız kızın fakat bu affı olmayan bir durum. artık bir annesiniz ve sizi böyle bir hale sokan bir kişi baba olamaz. paranızı geri almak istiyorsanız ve kart size aitse gidin şikayetçi olun, bir avukata danışın süreci başlatın ve borcu ilgilisine rücu edip aranızdaki bağı koparın. En azından çocuğunuz borçsuz bir evde sorumsuz bir baba olmadan büyür.
0
denizgonen
(15.08.25)
yorumlar o kadar haklı ki, burada tek haksız olan ''o dünyanın en iyi babası - eşi'' diyebilen sensin.
Kusura bakma bunun eşini sevmenle iyi olmasıyla bir ilgisi yok, bu tamamen 3 aylık çocukla ne yaparım boşanırsam kafasıyla kendine güvenmemenle alakalı, seviyorum, o en iyisi, aslında çok minnoş ayaklarını bırakıp seninde tedavi olman gerekiyor.
Bu hikayde çocuğa üzüldüm sadece @sonsuz+1 ''sizi hak etmeyen tek kişi çocuğunuz.
0
IcedFlames
(15.08.25)
Oyunu falan bilmiyorum da normal bir yetişkinin sorunu da olsa oyuna bu kadar para gommesi çok mantıklı gelmiyor. Siz oyunu oynadığına şahit oldunuz mu? Olduysanız paikolojisi bozuktan çok daha ileri boyutta olabilir. Olmadiysanız bu işin içinde başka bir şey olabilir.

Maddi olarak yapilabilecekler
1. Apple ve oyunla görüşüp itiraz etmek
2. Bankaya harcama itirazı oluşturmak
3. Kart limiti ve harcama tutarını %3.5 faize denk geecek şekilde ayarlayıp asgarisini ödemek her ay. Bu durumda vergi ile %5 faiz olur
4. Bankaların yeni müşteriye %0 faizli kredi kampanyalarında n faydalanmak
0
nano mercy
(15.08.25)
@die fetten teşekkür ederim, haklısınız.

@kel aynak kusu teşekkür ederim, umarım.

@merhum bir kişi , eşim oyunda kendi serverında ilk 5'te yer alıyor oyunda buna rağmen oyunu satın almaya sadece biri 400 euro teklif verdi o nedenle bu durum olamadı ne yazık ki. Nasıl düzelteceğimi eşimi bilmiyorum bir doktorun muayenehanesine gitmeyi planlıyorum herkesin yazdığı bu ben de hak veriyorum.

@ denizmaniaherif evet haklısınız. Neden yaptığımı bilmiyorum diyor yüzleşmenin sonucu çıkmıyor, teşekkür ederim.

@denizgonen size hak veriyorum bir başkasına bu yorumu ben de yapardım anlıyorum ama yılların hatrı var eşimin bana davranışını hiçbir erkek hayat arkadaşına yapmıyordur onun hatrı bende öylesine çok ki bu durum evet çok büyük bir problem göstergesi ama çözümü için her şeyi yapmaya tamamım ben belki yeterince anlatamıyorum ama ben eşimin 6 7 yıl boyunca ki gerçekten bu çok uzun bir zaman dilimi bana karşı minicik dahi bir kusurunu görmemiştim, o yüzden. Belki durumu anlatabilmişimdir.

@IcedFlames yorumunuz seviyesizce.

@nano mercy evet hatta yanımda da birçok kez oynadı ama ilgimi çekmediği için bakmamıştım teşekkür ederim yardımcı olmak istediğiniz için.
0
🌸kamvithmi
(15.08.25)
@kamvithmi siz cevap almak için değil duymak istediklerinizi duymak için açmışsınız bu duyuruyu. Onun için başından beri işinize gelmeyen yorumlara tik atmıyorsunuz. Yorumum seviyesizce değil bende uyandırdığınız karakterinizin yüzünüze vurulması sadece. Ama polyannacılık daha kolay tabi.
Her şey dilediğiniz gibi olsun ne diyelim.
0
IcedFlames
(15.08.25)
denizgonen +1

---

yanlışlıkla yatırmışız, yanlışlıkla satın almışız, harcama itirazı vs. ... bunların hepsi yalan ve bu durumda da parayı geri alırsanız o para haram para olacak. çünkü ortada bir yanlışlık yok. eşiniz bile isteye o parayı oyuna harcamış. ben dini inancı olan bir insan değilim ama haram kavramı sadece dinle alakalı değil. o para artık sizin hakkınız değil. o para karşılığında eşiniz oyunda bir şeyler yaptı. o para kullanıldı yani. eşiniz o kullandıklarının da hepsini geri iade edemez zaten bu tür oyunlarda. gerçekten yanlışlıkla 550 bin yatırılmış olsa 1 kerede veya 1 günde yatırılmış olması gerekir ve satın alınan ögelerin kullanılmamış olması gerekir. ancak belli ki böyle bir durum yok, 4 aydır demişsiniz.

sonuç olarak hakkınız olmayan bir parayı geri almaya çalışıyorsunuz. bunu mideniz nasıl kaldıracak bilmiyorum. bence çok rahatsız edici. benim hakkım olmayan bir sakızı bile alamam ben.

eğer kart eşinizin değil de sizinse boşanın ve dava açın o parayı söke söke alın ondan. 3 aylık bebeğinizle size bunu yapan biri bunu hak ediyor.

ayrıca yıllardır hem pc hem telefon oyunları oynayan biriyim. 100 bin tl bile harcamamışımdır tüm oyunlarımda toplam olarak. hatta 50 bin bile harcamamışımdır. bir adet oyuna bu kadar para harcayabilmek bana pek normal gelmedi. işin içinde iş olabilir cidden.

--------------------------------------

bunu yazdığım için sana ne sen kimsin de karışıyorsun diyebilirsiniz. ancak bunun üzerinde gerçekten iyi düşünün.

o adam, iyi bir eş veya baba değil. uzun yıllardır birlikte olduğunuzu ve hep psikolojik sorunları olduğunu söylediniz. siz lohusa olduğunuz için, duygusal olduğunuz için, aşık olduğunuz için gözünüz kör şu anda.

1) psikolojik sorunları olan ve tedavi olmayan biriyle neden evlendiniz?
2) psikolojik sorunları olan ve tedavi olmayan birinden neden çocuk yaptınız?

bunların cevabını bulmak için kendiniz terapi almalısınız. bu hataları geri alamazsınız ama en azından aynı hatayı tekrar yapmazsınız. adam iyileşti sanıp ikinci çocuk falan yapmayın sakın.

lohusa olan sizsiniz. sizin saçma şeyler yapmanız normal karşılanabilir. sizin duygusal hareket etmeniz normal karşılanabilir. sanki kendisi doğurmuş gibi, o hormon dalgalanmalarını o yaşıyormuş gibi saçmalayan neden o?

"kendimde değildim stresi kaldıramadığımı sana söylemiştim diyor ben zor bir eştim bu nedenle stres faktörünü anlıyorum"

tam bir manipülasyon. hem kendisi suçlu hem suçu size atmış. sizi resmen manipüle etmiş ve siz demişsiniz ki "ben zor bir eştim"

zor bir eş olan o. hem de çok zor. sorumsuz, düşüncesiz, bencil.

yıllardır süren bir manipülasyon sebebiyle "o bana çok iyi davrandı kahrımı çekti bana hiç bir hatası olmadı ben çok zor biriydim" diyor olabilirsiniz. kendi suçlarını size yansıtmış olabilir hep. olayları iyi düşünmeye çalışın. belki de yaptığı sıradan şeyleri gözünüzde çok büyütmüş ve onu mükemmelleştirmiş olabilirsiniz. bunların sebeplerini kendi terapinizde öğrenebilirsiniz.

psikolojik sorunlarla aklanamaz bu davranışlar. psikolojik sorunları vardıysa tedavi olsaymış, çocuk yapmasaymış. anası babası onu hastaneye yatırsalarmış. evlenmesine izin vermeselermiş. evlenince düzelir diye mi düşündüler? al daha beter olmuş.

bence acilen boşanmalısınız. borcu ödemesi gereken siz değilsiniz. ödesin kendi başına. baba falan olmaz bu adamdan. hani hatasını anlamış olsa, tedavi için bir adım atmış olsa, borcu ödemek için ekstra çaba harcamaya başlamış olsa (ek iş vs.) anlayış gösterirdim ama yapmamış. onun arkasını siz topluyorsunuz şu an lohusa halinizle. bebeğinizle ilgilenmeniz gerekirken bu adamın açtığı sorunları kapatmaya çalışıyorsunuz.
0
art cat chocolate
(15.08.25)
@art cat chocolate yorumlarınızı size ne olarak değil aksine gönülden, iyi niyetle yazılmış yorumlar olarak okudum, belki inanmayacaksınız ama ilk paragrafta haram ile ilgili olduğunu yazdığınız şeylere tamamen katılıyorum ne diyelim kimse sınanmasın ben maddiyattan öte ruhen zor bir süreçteyim zor kararlardayım. Sanırım yanlış anlaşılma olmuş eşimin psikolojik sorunları başından beri vardı demedim ya da dediysem de yanlış ifade etmişim. Eşim son aylarda bu şekle büründü öncesinde sorunları yoktu kendimi manipüle edilmiş hissetmiyorum sebebi ise eşimden çok kendi ailem bana zor bir karakter olduğumu birçok sorunumun olduğunu belirten eşimin güzel huyunu takdir eden bir ailem var çünkü durumlar tam olarak böyle üzülüyorum o gerçekten böyle değil, değildi. Yanlış anlaşılma olmasın ben bu korkunç meblağı haklı bulmuyorum o kadar da aklımı yitirmedim sadece bu sürece gelmesinde bu olayların en büyük sebebi evliliğimizdeki yoğun stresti. Anlıyorum sorun bende diyen kişi sayısı toplumda nadir bu yüzden manipüle ile yorumlanıyor ama evliliğimde eşime ağır stresleri yükleyen bendim bir gün patlayacaktı bu şekilde olmasına ben şaşırdım. Evet genel olarak bu yorumları görünce herkes psikanaliz yaptı ki hak da veriyorum ama konu özünden gerçekten çokça saptı ben maddi boyutla ilgili fikir almak istemiştim bu durumda sürekli hayır öyle değil diye açıklama yapmak beni de yoruyor teşekkür ederim benimle olduğunuz için bu yapılan yorumları yapan birçok kişinin özünde iyi niyet yatıyor farkındayım.

@Icedflames sizde güzel karakter uyandırdıysam ne mutlu değilse de üzgün değilim. Size karşı yorumum hala aynı.
0
🌸kamvithmi
(15.08.25)
kendinizi suçluyorsunuz bu konuda ve belki haklısınızdır.
tanımadığınız insanlara açıklama yapmak zorunda değilsiniz, öyle hissetmeyin.

ancak sözlerinizde ve kendinize karşı olan "çok iyiydi, onu ben bu hale getirdim" düşünceleri de çok sağlıklı değil, burası aklınızda olsun.

o parayı geri istemek haramdır düşüncesini de çok doğru bulmuyorum. bu şirketler milyon dolar değil, milyar dolarlık büyük şirketler ve eğlence için değil büyük karlar oluşturmak için oradalar. kumar gibi bir şey bu oyunlar haliyle bu oyunları yapan şirketler de esasında kumar oyunu yapanlarla aynı klastalar. insanların zaaflarını nasıl kanırtacaklarını biliyorlar ve tek tuşla ceplerimizdeki parayı almak için yapmayacakları şey yok.


o yüzden refund etmek için elinizden geleni yapın ve vicdanınız rahat olsun.
isteğim dışında alındı, almak istememiştim gibi seçenekler var.
alınan oyun için paketler satın alındıktan sonra oyunda kullanıldıysa ve oyun çok oynandıysa reddedebilirler iade taleplerinizi. 4 aylık bir süreç diyorsunuz, o yüzden tümünü iade almanız imkansız. ama bir kısmını almanız mümkün olabilir (bir kısmını almışsınız zaten)

bu borç ödenir. borcu yapılandırıp faizsiz kredi veren bankalardan hesap açarak 50bin, 100bin gibi bir kısmıyla oluşacak faizi minimumda tutarak bitirmek mümkün.

ama eşinizin sorumsuzluğu ya da stres altındaki bu kaçışları üzerine destek alması gerekiyor gibi görünüyor.
sizin bu korumacı ve kendinizi suçlayan tavrınız da bana çok sağlıklı gelmedi, belirtmek istedim.

ilişkinizle ilgili geçen yıllarda sorunlar yaşadıysanız ve bu süreç onu buraya sürüklediyse belki çift terapisi gibi seçenekleri değerlendirmeniz gerekir.

ayrılmak, boşanmak kolay şeyler değil. üstelik daha yeni çocuk varsa. bu kadar kolay şekilde bu önerilerde bulunmak da doğru değil. bekara boşanmak kolay derler.

--

iade formuna yazılacaklar konusunda ai'dan destek alabilirsiniz. “yetkisiz/izinsiz harcama”, “bağımlılık sebebiyle aşırı harcama” veya “ailenin bilgisi dışında yapılan harcama” gibi ifadeler kullanmanız hem iade alma imkanınızı arttırır hem de endişe ettiğiniz ahlaki çizgiyi bozmaz. çünkü ortada gerçekten bağımlılık sebebi ile aşırı harcama sözkonusu.
0
biseysorcaktim
(15.08.25)
tekrar yanıtlama ihtiyacı duyuyorum.

hiç bir ilişkide hata tek taraflı olmaz, adı üstünde, ilişki, işteş bir eylem, yani iki taraflı, iki muhatabı var. ayrıca hiç kimse mutlak iyi veya kötü değildir. yani sizin iddianız olan o süperdi ben kötüyüm/zorum iddiası hayatın olağan akışına ve insan doğasına aykırı.

size her kim böyle hissettirdi, sizi kim buna inandırdıysa uzun vadede bunun üstünde mutlaka çalışın. çok üzüldüm kendinizi böyle etiketlediğinizi okudukça...

bir de, şu anlatım tarzınızdan bir eş ilişkisi algılanmıyor, daha ziyade eşine annelik yapan biri algılanıyor. iki yetişkinsiniz ve eş düzeyde sorumluluklarınız var. konu ne olursa olsun böyle bir harcamanın izahı yok sorumsuzluk demek dışında. lütfen çift terapisi veya bireysel terapi almayı bütün bu maddi sıkıntıya rağmen ertelemeyin ve gündeminize alın zira ben hala bu harcamaların size anlatıldığı kadar olmadığını, daha büyük miktarların söz konusu olduğunu ve bu konunun muhtemelen önceden de var olduğunu ve de devam edeceğini düşünüyorum. çevremde böyle olmayan tek bir örnek dahi görmedim.

borç ödemede de genellikle 2 yöntem dikkate alınır. küçük borçlar tek bir krediyle kapatılıp tek bir büyük borç üzerinden ilerlenir. ya da en büyük borcun faizi vb. daha yüksek olacağı için önce ona yüklenilir, küçük borçlar yapılandırılabilir.

diliyorum tez zamanda hem bu borç cenderesinden hem de bu ruh halinden çıkarsınız.
0
Phoebe
(15.08.25)
Cevaplari okumadim ama kesin yazilmistir ustte. Sizin sorununuz o parayi kurtarmaktan cok kocanizla bu omur nasil gecer.
0
turkuaz
(15.08.25)
@turkuaz Yorumun hadsizliğine bak. Kocamla ömrümün nasıl geçeceğini konuşabilecek bayağılık da gerçekten fazla. Siz ne konuştuğunuzu bilmeyen limitsiz bayağı bir insan profilisiniz.
0
🌸kamvithmi
(15.08.25)
Burada bazen çok yersiz yanıtlar oluyor. Yanıt veren soru soranın yazdığı iki cümleden tüm hayatı hakkında hüküm kurma yetkisini kendinde görebiliyor. Ben de şahsen benzer şeyler düşünsem de bu düşüncemi kendime saklıyorum, ahkam kesmeyi kendimde hak görmüyorum. Hayır, yani kişinin hayatı ve ilişki dinamikleri hakkında yüzde kaçını biliyoruz? Uç bir örnek ama belki soruyu soran adamın kardeşini öldürdü. Adam onu affetti vs vs. Binbir farklı şey olasılık dahilinde.
0
nano mercy
(15.08.25)
Esin harcamis parayi. Applei nasil kandiririm da parami geri alirim diye soru acmak ahlak yoksunluğu ve dolandiriciliga giriyor.
Millete bayagisin yazmissin.

Ask mask diyorsun. Cocugunu düsün önce.
Siz bu borcu halledersiniz sonra yeni borc yapar. Bunu görmek icin yasaman mi lazim illa.
0
sonsuz
(16.08.25)
Eşinizi sevip arkasında durmanız güzel. Uzun uzun da yazsam özeti yine şunlar olacak:
1. Eşinizle konuşup, problemi anlamasını sağlayıp en azından birkaç ay, bir yıl için kredi kartını kullanmamasını sağlayacaksınız. Elinde olmayan bir parayı harcamamayı öğrenmesi lazım. Şu anda o yetisi gitmiş maalesef.
2. Eşiniz yaptığı eylemlerin farkına varacak yaşta ve buna rağmen aylarca devam etmiş. Bu da onu bağımlı yapıyor. Kumar bağımlısı değil çünkü kumarda “ya kazanırsam/parayı toparlarsam” psikolojisi var. Bu dah çok madde bağımlılığı, alışveriş bağımlılığı gibi bir problem olmuş. Tek çaresi, ister 10 tl’ye satacak hesabını, ister bedavaya kapatacak ama mutlaka o oyundan kurtulması lazım. Yoksa sıkıntı eşinizin en zayıf anında tekrarlayacak.

Dediğim gibi, hem kredi kartına hem de oyuna erişimini, açıklayarak ve kendisini ikna ederek engelleyeceksiniz.

3. Bu ciddi bir psikolojik problem. Bir yolunu bulup mutlaka piskyatra gitmesi gerek. İşinden olmamasının bir yolunu bulacaksınız. Gerekirse iş değiştirecek. Bu büyük bir problem. Çözmezseniz çok daha büyük sıkıntılar yaşarsınız. Bu süreçte eşiniz “oyun içi satın alma” seçeneği olan hiçbir oyuna yaklaşmayacak, yaklaşmayacak.

4. Hayatta korkunç sıkıntılı dönemler de olsa bir şekilde geçiyor. Enseyi karartmayın. Borçlardan kaçamadığınızı yapılandırın. Gerekirse 1-2 yıl biraz sefil bir hayatınız olacak. Bir ömüre kıyasla az bir müddet. Birbirinize ve evladınıza tutunun. Sıkıntıyı böyle atlatacaksınız. Hayat böyle.

5. Problem halı altına süpürülecek bir problem değil. Tekrar tekrar yaşanırsa evliliğinize, sağlığınıza, çocuğunuzun sağlığına vs. etki edecek. Sonu, Allah korusun daha bir dramlara evrilecek. O yüzden, probleme çok ciddi yaklaşıp, ortadan kaldırmanız lazım. Terapi, destek, ailelerden yardım, vs…

Allah yardımcınız olsun.
0
yadigar
(16.08.25)
@kamvithmi, kocasi ne bok yerse yesin kocam da kocam deyip arkasinda durup durdukca daha da batan ne gordugum ilk kadinsiniz ne de son kadin olacaksiniz.Size kolayliklar dilerim
0
turkuaz
(17.08.25)
(38)

Gerçekten Şekerli ve Gazlı İçecek İçmiyor musunuz?

elektr10
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahve
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.

Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahvediyor deyince hakikaten tiksinti geldi ve içmemeye karar verdim.
0
elektr10
(14.08.25)
hiç içmiyor değilim kola çok az içiyorum. asitli olarak cola-schweppes-maden suyu harici içtiğim içecek yok. colayı da çok nadiren içiyorum.

en çok ayran içerim. onun dışında evde yaptığım limonata. onda da şeker var. haftada bir kola çok değil ya. her gün içenler var.

cola her açıdan zararlı hem içeriği hem asidi yüzünden.
0
jelly bear
(14.08.25)
cola zero o da haftada bir kere.
0
administ
(14.08.25)
Yılda 1 tane belki. Şekerli geliyor, ayrıca hiç de güzel değil.
0
mor oje
(14.08.25)
Kalorisiz olanları her gün içiyorum. Ayrıca ben haftanın 5 günü ağırlık çalışıyorum haftanın 7 günü proteini karbonhidratı yağı ölçülüp tartışmış aynı yemekleri yiyorum sigara kullanmıyorum içki içmiyorum, pastayı böreği doğumgününden doğumgününe yiyorum, buna rağmen kola içiyorum diye bağırsaklarım bozulcaksa bozulsun artık ne yapalım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.25)
hiç içmiyorum öyle bir alışkanlığım oluşmadı küçükken eve alınan bişey değildi, galiba en son 7-8 sene önce 1 kere içmiştim kola, ömrü hayatımda toplasan 5i geçmez içmişliğim. gazlı içecek sevmiyorumda en fazla ice tea şeftali o da nadiren, su en iyisi.
0
eja
(14.08.25)
Senede 1 falan heralde, o da kola değil de Fanta. Çok bira içiyorum, haftanın 4-5 günü günde 6 tane fln. O yüxden kola vb. içmiyorum. Bira yoksa ayran, maden suyundan devam.
0
kumandanim
(14.08.25)
Coca cola yıllardır hiç içmedim. Nadiren Niğde gazozu tarzı ürünler tüketirim. 2 hafta önce 1 kutu sprite içmiştim.

Benim hikayem şu şekilde, lise-üniversite civarında günde en az 1 lt kola içerdim. Bir gün midemde aşırı bir ağrı ve yanma hissettim, bu iş böyle olmaz dedim kolayı bıraktım. Bıraktım diyorum çünkü bağımlılık yapan birşey.

Artık asitli olarak sadece sade maden suyu içiyorum. Tek bir marka tüketmemeye özen gösteririm, hepsinin mineral değeri farklı. Beypazarı, Kınık, Sarıkız, Uludağ vs. içiyorum. Özellikle yazın ve bazı yemeklerle iyi gidiyor.
0
Lethe
(14.08.25)
Senede 3-4 kez içiyorumdur, onda da 330ml kutuyu bitiremiyorum. Eskiden ice tea içerdim, aşırı şekerli tadı hoşuma gitmediği için en az 10 yıldır onu da bıraktım. Ayran da çok nadir içiyorum. İçecekleri sağlıklı/sağlıksız olduğu için değil, tadını sevmediğim için içmiyorum :)

Soğuk soft içecek olarak sade maden suyu, buzlu kahve, ara sıra evde yaptığım ice tea/limonata, ara sıra portakal suyundan başka bir şey içmiyorum galiba.
0
kobuzchu kiz
(14.08.25)
Zero olanları içiyorum.
0
gobekliraki
(14.08.25)
haftada 1-2 cola zero
0
gabe h coud
(14.08.25)
Zero olanları neredeyse her gün içerim. Sadece kola bayiyor. O sebepten 1 hafta içsem ikinci hafta başka bir şey içmem lazım.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
Gerçekten içmiyorum.
0
Amaranta ursula
(14.08.25)
Gerçekten içmiyorum. 10 15 yaşlarındayken çok fazla içiyordum, sonra annemler zararlı diye almayı bıraktı. Ben de aramamaya başladım görmeyince canım istemedi. Üniversitede fast food yediğim zamanlar tek tük içerdim. Zincir fast food da sevmez oldum sonra, yani aşağı yukarı 10 senedir falan içmiyorum. Yalnız ben yemeğin yanında da illa içecek arayan birisi değilim. Su, soda, kahve, ayran bunlar bana yetiyor. Nadiren limonata, ev yapımı ice tea gibi şeyler içebiliyorum.
0
kullanicadi
(14.08.25)
Yaklaşık 3 aydan fazla süredir içmiyorum.
Kola yada gazlı içecekler yerine;

Ayran, maden suyu yada kefir içiyorum.
En güzeli kefir.
0
stay with me
(14.08.25)
Arada içiyorum. Uzun süre ara verip bir bardak içince tadı çok şekerli ve ağır geliyor bu sayede tekrar uzun süre içmeye ara verebiliyorum.
0
grimavi
(14.08.25)
Her gün içiyorum.cola light,hastasıyım.günde 4-5 kutu tüketiyorum.
0
duptıs
(14.08.25)
kutu kola, sprite vb atıyorum dolaba. 2 günde 1 kutu kola civarı içebiliyorum çok sıcaklarda
0
kondansator
(14.08.25)
evet içmiyorum ayda yılda 1 içerim.
0
sizofren06
(14.08.25)
30 yaşıma kadar neredeyse her gün içiyordum. Su niyetine icetea içiyordum. Tartıda 100 kiloyu görünce bir sabah kalkıp bütün şekerli gazlı yiyecek,içecekleri kestim. Son 5-6 yıldır hiç birini içmiyorum. Sadece su içiyorum. Tek içtiğim gazlı içecek maden suyu.
0
my fault
(14.08.25)
ortalama ayda 1 litre içiyorum kola/gazoz ya da sarı kola
bazen aylarca almadığım içmediğim oluyor. aramıyorum da.
bazen canım istiyor bir iki bardak.

not: bir şekilde ara verip içmezseniz, sonra hiç aramıyor ve canınız istemiyor.
şekeri çok fazla. uzun süre içmedikten sonra tekrar içince gerçekten nefret ettiriyor kendinden, mide bulandırıcı.
0
biseysorcaktim
(14.08.25)
icmiyorum cunku bos kalori ve sagliksiz. sagliksizligi gazdan oldugunu dusunmuyorum, icindeki katki koruyucu, dandik sekerler vs problem bence. yilda 1 ya da daha seyrek cok canim isteyip gazoz ictigim oluyor.

bira ve soda iciyorum. bir de nadir de olsa sikma portakal suyu vs tarzi seyler.
0
lemmiwinks
(14.08.25)
gerçekten içmiyorum, çocukken çok içerdim ama ne yazık ki.
sonra bir ara uzun süre içmedim, 4-5 ay tekrar düştüm batağa.
ondan sonra hiç içmedim 2012 yıl başından beri olması lazım.
binde bir şekersiz redbull falan içtim, bir ara yine şekersiz monster batağına düştüm. yani şekersiz de olsa bin tür tatlandırıcı vs.
monster batağındayken yine şekersiz mountain dew gördüm çok sıcaktı hava bir kaç kez de ondan içtim. bunların hepsi son 4-5 ay içinde oluyor. sonra dedim bunları içen zero falan da içer kendine gel sonra tekrar kestim. su ve maden suyu içmeye çalışıyorum.
hava ısınınca da limonata eksik olmaz dolapta, yine şekersiz.
0
bay b
(14.08.25)
çocukluğum ve gençliğimin bir dönemi gazlı içecekler, bisküviler, atıştırmalıklar ile geçti. uzun zamandır içmiyorum, çünkü gerçekten hiç bir faydası yok, normal ve sağlıklık beslenmeye alışınca tatları filan da çok kötü geliyor. gerçekten yılda 1 ya da daha az içiyorumdur artık
0
sweetoffice
(14.08.25)
Hiç içmiyorum. Gelmiş geçmiş en saçma içecek olabilir kola gazoz falan, ikamesi olabilecek envai çeşit içecek var gayet lezzetli.
0
encokbenisevinnolur
(14.08.25)
Hiç içmiyorum, en son 4-5 sene içmişimdir tahminim. İçecek olarak şekerli bir şeyi sevmiyorum zaten, onun yerine çikolata/güzel tatlı yerim illa şeker yiyeceksem. içecek için alınan şeker ve kalori boşa bana harcanmış bir kalori hakkı gibi geliyor sfdsd. Kola sevmiyorum, maden suyu içiyorum.
0
titanic kemancısı
(14.08.25)
Hamburger, patates, pizza falan yanında içiyorum. Bunun dışında içmiyorum. Hatta ne canım çekiyor, ne de aklıma geliyor. O da Diet/Zero/Max gibi şekersiz olanlarından.
0
nawar
(14.08.25)
Evet, yıllardır içmiyoruz almıyoruz.
Daha dün markalı olan limonatalardan ikram edildi. aşırı sıcak sebebiyle soğuk olduğu için mecburen bir bardak aldım.
İçeriğindeki kimyasal katkı koruyucu maddelerin (adı her neyse artık) rahatsızlık veren tadı hemen belli oldu.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
yemeğin yanında kola yoksa dünyası kararan iğrenç bir bağımlı olarak hem duyuruyu hem de cevapları acı bir tebessümle okudum. gazlı içeceklere hiç ilgisi olmayan, bir şey içecekse maden suyu ya da ayran vs. tercih edip gazlıları/şekerlileri hiç aramayan insanlara öyle imreniyorum ki...

ben küçük yaştan beri alışığım. bir noktadan sonra zaten "duygusal bağlanma"ya döndü olay. buzdolabımda her zaman kola olmalıdır. mümkünse küçük şişelerde/teneke kutuda veya ağzı çok iyi kapatılmış şişelerde olmalıdır hem de çünkü asidi kaçtığında sevmem. bu konuda hassasiyet geliştirdim, "gurme" de denmez ama "kola keşi" oldum.

zamanında o dönemki sevgilim, verdiğimiz siparişin yanında kola gelince gerçekten oturup ağlamıştı. gidip lavaboya dökmüştüm ama o an çektiğim acıyı ben bilirim. ona söz verdiğim için tam 40 gün (saymıştım) hiç şekerli içecek tüketmedim. sonra kendi aramızda sessiz bir anlaşma oldu bir nevi, "bundan bir bok olmaz" dedi, ben ona "senden geçerim guladan geçmem" dedim, devam ettim.

bak ben iki sene sigara içmedim. daha kısa süreli olsa da farklı denemelerim, "başarılarım" oldu. alkolik oldum - içme şansımın olmadığı günlerde günlük sorumluluklarımı minimum eforla aradan çıkarıp sadece uyurdum. onu da kestim. şimdi ayda sadece belki bir akşam 2-3 tane bira içiyorum, "oturmuşken 9 tane daha içeyim" diye hissetmiyorum.

ama bu kolayı hayatımda sadece KIRK GÜNLÜĞÜNE, o da köpek gibi aşık olduğum kişi hüngür hüngür ağladığı için bırakabildim.

bu kolanın bağımlılık düzeyinden ziyade benim gerizekalılığımın bir göstergesi bence ama yine de kamu spotu şeysi yapmış olayım: içmen guzum. iç organlarım kuru üzüme döndü, ağzımda diş kalmadı, tartılacağım zaman tırlarla beraber en yakın kantara giriyorum ama yok akşam yemeğinin yanında veya bilgisayar başında çalışırken kola içmeyeceksin desen tarlası yanmış emmi gibi çökerim bi duvarın dibine ağlamaya başlarım.
0
der meister
(14.08.25)
Yaz aylarında bazen içiyorum.
0
runaway
(14.08.25)
20 senedir filan
0
mantık
(14.08.25)
Herkesin bu kadar rafine zevklerinin olması çok ilginç yobaz tayfa İsrail malı diye içmiyor buradaki aydınlık tayfa sağlıksız diye içmiyor o zaman kim içiyor bu kadar kolayı üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.
0
kizil karga
(14.08.25)
Çok aramam ama tatile gidince ve konsept herşey dahil olunca aşırı bir tüketim farkettim ki ben de çoğu zaman kendimi içerken buldum.
Bu durum kola tüketiminin oteller sayesinde top yaptığı izlenimini oluşturdu bende.
0
va
(14.08.25)
üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.

geçen seneyle aynı satışı yapmış ciro olarak
enflasyonu hesaba katarsak en az %60 düşüş var
0
mantık
(14.08.25)
hayatim boyunca hic icmedim hazli icecek. 5-6 yasindayken kola denemistim ve o gazliligin agzimda yarattigi histen nefret etmistim. fanta, sprite vs hepsi ayni oldugu icin kendimi bildim bileli icmedim.

bu sebeple cok uzun bi sure bira da icmedim, 22-23 yasindan sonra fln icmeye basladim :D

ice tea ictim ama alternatif olarak ara sira, fast food yerken fln. simdilerde hic icmiyorum denebilir, en son ne zaman ictim hatirlamiyorum. fast food yemeyince onu da icmemis oluyorum.
0
taurina
(14.08.25)
Ayran, su, kefir, elimle sıktığım limon dışında tüketmiyorum

Çay kahve dahil
0
baldan kaymak
(14.08.25)
ben içmiyorum, belki 15 yıl oldu. sıfır diyemem ama ancak bir restorana gidilir içecek birşey olmaz vs. toplamda yılda 2-3 kutu kola. evde zaten bulunmaz. bu arada içince de aşırı şekerli şerbet içer gibi geliyor, zaten içemiyorsun.

dışarıda yemeklerde soda veya bira tercih ediyorum.
0
orpheus
(14.08.25)
Arada içiyorum ben, bazen et yemeklerinin yanında kola içmeyi severim.
0
ekimoloji
(14.08.25)
icmiyorum. les gibi bir seyi zorla, reklamla, algi yonetimiyle hayatimizin icine soktular. ne idugu belirsiz tuhaf bir icecek.

dogal seyler yiyip iciyorum. limonata yapiyorum, ayran, salgam iciyorum.
0
antikadimag
(15.08.25)
(2)

Ev alırken EFT Vergi vs konuları

twelfth
Arkadaşlar ev alırken insanlar fiyatı düşük gösterip daha düşük tapu harcı ödemeye çalışıyorlar. Bu yüzden mi EFT ile almak yerine para çekip elden ödeme yapıyorlar? Elden ödeme yapmanın başka bir nedeni var mı? Merakımdan soruyorum. Ev alma durumum yok :(
Arkadaşlar ev alırken insanlar fiyatı düşük gösterip daha düşük tapu harcı ödemeye çalışıyorlar. Bu yüzden mi EFT ile almak yerine para çekip elden ödeme yapıyorlar? Elden ödeme yapmanın başka bir nedeni var mı? Merakımdan soruyorum. Ev alma durumum yok :(
0
twelfth
(12.08.25)
Evet, bedeli düşük göstermek için yapıyorlar.
0
hayalhayal
(12.08.25)
birde 5 yıl içinde satarsan ekstradan değer artış kazancı vergisi ödemek zorunda kalıyor. ondan da kaçınmak için elden alıyorlar.
0
my fault
(12.08.25)
(3)

karavanlar henüz yasaklandı mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ev sahiplerine kira gerekiyor. otelcilere para lazım. karavanda yaşamak türk aile yapısına aykırı. kirasını ödeyemeyen şehirli sülükler karavanda yaşamaya başlamasınlar diye henüz alınmış bir tedbir var mı? günü karavanda geçirmeye çalışanları rahatsız ediyorlar mı?
ev sahiplerine kira gerekiyor. otelcilere para lazım. karavanda yaşamak türk aile yapısına aykırı. kirasını ödeyemeyen şehirli sülükler karavanda yaşamaya başlamasınlar diye henüz alınmış bir tedbir var mı? günü karavanda geçirmeye çalışanları rahatsız ediyorlar mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.08.25)
Devlet kurumlari (belediye de olabilir) karavanlara normalde pek sorun cikarmiyordu. Ancak sanirim ozellikle deniz kum gunes tarzi tatil yerlerinde adamlar sahile bildigin yerlesti, kaba tabiriyle bokunu cikardilar diye haberler cikti. Ondan sonra bunlar kovalandi sanirim, baska yerler gosterdiler kalmalari icin. Hala genel olarak dogada karavanla kalmaya falan cogu yerde karisan olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(11.08.25)
bizde karavan kültürü yok. karavan dedin mi gezmen lazım sabit bir yerde konaklama olmaz. koy koy, köy köy gezip dolaşırsın gecede durur bir parkta kalırsın.
bizdekiler istilacı. kira vermemek için minibüsten bozma karavan demeye bin şahit ister şeylerle istanbulun en güzel sahillerine çöktüler. özellikle maltepe, kartal sahilleri bunlarla doldu.
bazıları da alıyorlar çekme karavanı bırakıyorlar sahile. park ücreti vermeden, içinde kalanda yok, hafta sonu gece içmeye geliyorlar sadece. karavan tüm yıl sahilde yatıyor.
birde çok muhterem belediyemiz maltepede bunlara karavan parkı yaptı. tamda şehir parkının ortasına etrafını çevirdi halk girmesin bunlara özel olsun diye. bu da yanlış. karavan parkı şehir dışında olur. şehir dışından gelen veya kalmak isteyenler buraya park eder arabası veya toplu taşıma ile şehir merkezine gider. işini halleder geri gelir.
şehir içinde, sahillerde karavanların konaklaması kesinlikle yasaklanmalı. kışın göstermelik olarak belediye bunları topladı ama devamı gelmedi. halktan yeterli tepki gelse daha sıkı denetim olur.

yurtdışında karavan mahalleleri var. şehirde yüksek kira veremeyenler burada sabit karavan tarzı evlerde kalıyor. eğer sorun kira ise böyle mahalleler yapılabilir. imkanı olmayanlar buralarda kalır. özellikle amerikada bunlar yaygın.
0
my fault
(11.08.25)
kaç tane karavan var ve toplam bütçeye etkisi nedir buna bakmak lazım. türkiyede yaklaşık 26 milyon hane var.

2023 yılı itibarıyla ülkemizde trafiğe kayılı çekme karavan sayısı 13437, motor karavan sayısı ise 20429’dur. yani yaklaşık toplam: 34.000. 2025 için bunu 40.000 diyelim.

karavan/hane oranımız: 0.0015 olur. bu da ihmal edilebilir bir oran.

kaynak: www.manisatso.org.tr
0
orpheus
(11.08.25)
(26)

evre başak clarke

yetkili birine benzeyen abi
bunun olayı ne? hep parça parça bir şey görüyorum ama hikayenin başını bilmiyorum.ne oldu? insanlar neden sinirli?x hesabındaki tweet'lerine de de ulaşamıyorum, kısıtlı görünüyor. olayı anlamadım. ekşi'de 137 sayfa yazılmış. biri 3-4 cümlede olayı anlatabilir mi?
bunun olayı ne? hep parça parça bir şey görüyorum
ama hikayenin başını bilmiyorum.
ne oldu? insanlar neden sinirli?
x hesabındaki tweet'lerine de de ulaşamıyorum, kısıtlı görünüyor. olayı anlamadım. ekşi'de 137 sayfa yazılmış. biri 3-4 cümlede olayı anlatabilir mi?
0
yetkili birine benzeyen abi
(11.08.25)
ben de tam hakim değilim ama anladığım kadarıyla:

kanser hastası. iki üç haftalık ömrüm kaldı dedi, insanlar üzüldü. sonra para toplamaya başladı, bu sefer de insanlar acaba para için yalan mı söyledi diye şüphe etti. sinirlenen niye sinirleniyor onu bilmiyorum.
0
sir gawain
(11.08.25)
kanser, 3-4 hafta ömrü kalmış. yardım topluyor yaklaşık 12 milyon toplamış ölecek olmasına rağmen. tabii para toplamaya öleceği kesinleşmeden başlamıştı.
türklerden nefret ediyor twitleri var bi sürü. kendisi de türk ama iskoçyada yaşıyor iskoç eşi ve bir çocuğu var bebek.

insanlar türklerden nefret edip türklerden yardım toplamasına kızıyor. ölecek olmasına rağmen halen yardım toplamasına ya da bu parayı başka ihtiyaç sahibine aktarmamasına kızıyor. dilenci diyen de çok.

bir kesim de dolandırıcı olduğunu düşünüyor.
0
jelly bear
(11.08.25)
Tokatçının teki. Aynı zamanda millete sağlam para yediriyor ki ekşide herkes onu savunuyor, kimse tek laf söyletmiyor. Anasına babasına bu kadar üzülmezler. Bu millet tuhaf cidden.
0
nothing in my way
(11.08.25)
Zamanında telefonu çalındığı için bile bağış topladığı ortaya çıktığından biraz güvenilmez geliyor.
0
kizil karga
(11.08.25)
Dolandırıcı olduğunu düşünüyorum.
0
gabe h coud
(11.08.25)
Ayrıca "son günlerim" dilenciliği hiç bitmemiş: hizliresim.com
0
kizil karga
(11.08.25)
daha önce telefonu bozulduğu için bile gofundme açmış olması, hasta olduğuna dair bir kanıt yok, enayi silkeliyor.
0
9kuyruklukedi
(11.08.25)
Ben uzun süredir yani henüz kanser değilken X üzerinden sanatçı(resim) yönü için takip ediyordum kendisini. Evlendi çocuğu oldu ve henüz çocuğu 1 yaşında bile değilken kansere yakalandı.
Burada ve sosyal medyada nefret kusanların hepsi kızı son günleri kaldığını duyurduktan sonra tanıdığı için yardım toplama kısmına odaklanıp linçliyor.
Halbuki kız tedaviye cevap vermediğini ve sayılı günleri kaldığını söyleyene kadar çizimlerini paylaşıyordu. Ben de bir yaş pasta dilimli illüstrasyonunu o kadar çok kutlamada kullandım ki bunun karşılığında küçük bir bağış bile yapmıştım bu süreçte.
Kanser olduğunu öğrenince bu bağış hesabını açıp "isteyen"lerin yapabileceğini yazmıştı. Yani sanıldığı gibi sürekli bir acındırma ve yardım için ağlama durumu yok.

Kanserine kanıtsız diyenler var. Kızın hayatından üç gündür haberdar ama bunlara -ki kendilerinden beklentide olunmadığı halde- kanıt yetiştirecekler bir de. Ne zavallıca ama. Hayretler içinde okuyorum yazılanları. Realist olmanın arkasına sığınıp kötü kalpli olduklarını dışa vurmaktan çekinmeyen ne çok insan varmış.

Bir tavsiye: Kendinizi çok önemsemeyin.
Hayat mutluluğu bulduğunu sandığın o en güzel zamanda tedavisiz bir hastalıkla alt üst oluyor işte. Yaşamadığınız hiçbir şey için de büyük harflerle cümleler kurmayın.
0
Kediyi üzdün
(11.08.25)
yurtdışında böyle gofund tarzı bağış toplama olayı çok yaygın. amerikada cenaze masrafları için bile bağış topluyorlar bu sayfalar üzerinden. buradaki sorun sanırım ailesinin, abisinin ve kocasının gelir durumlarının iyi olduğu halde sürekli bağış toplamaya çalışması. insanlar bu yüzden linçliyor. birkaç tane eski tweeti ortaya çıktı onlar da tuzu biberi oldu.

kısacası etik bir sorgulama var.

ben sahtekar olduğunu düşünmüyorum çünkü bağış sayfası üzerinden sürekli hastalığıyla alakalı raporlarını paylaşıyor. sahtekarlık yapıp hastalığıyla alakalı raporlarda sahtecilik yapsa orada ötürürler zaten. kötü bir hastalık, bir kaç senedir uğraşıyor ama 3-4 haftalık ömrünün kaldığını açıkladı. çok geçmiş olsun.
0
false pretension
(11.08.25)
Bu sarlatan böcegi duyuruda en iyi bilen taniyan benim(2005'te tanidim ilk, düsün artik)...ama baslikta benden evvel 12 yorum girildigi ve içlerinde yazacagim seylere yakin seyler yazildigi için pas geçiyorum.

Bir cümleyle özetlemek gerekirse,

"ortalamanin biraz üstü tipi ve marjinal(!) profili sebebiyle tr'de el üstünde tutulmus ve sosyal medyayi da simp/meriç gütmek için kullanmis, tipsiz olsa kimsenin iplemeyecegi(halo etkisi) tipik beyaz türk burjuvasi.."

Ha bir de yukarıda "kanser oldu diye linçleniyor" diye yazılmış ki şeyimle güldüm. Twitter'ı kullanmaya ilk başladığı zamanları bildiğim için sonradan yolunu bulup milletini silkelemesine şaşırmadım, istanbul'dayken de tipik bir türk kezbanından fazlası olmayan bir rizeliydi şimdi aniden şöhret olmuş. Sözlükte kanser olduğunu ilk yazdıklarında başlıktaki entry sayısı 20 bile değildi.
0
feastofthedamned
(11.08.25)
Ben de sonradan öğrendim, ortada bir dolandırıcılık yok. Anladığım kadarıyla kadın her şeyi açıkça söylemiş, para vermek isteyen de vermiş. Duygu sömürüsü var mı, var. Şımarıklık var mı, var. Birine kızılacaksa bağış yapana kızılır, o da benim param sana ne derse bişey diyemezsin.
0
Bruce
(11.08.25)
geçen biri burada duyuru açıp hakkında x'te yazılan birşeyi şikayet ettirmeye çalışmıştı. o zaman ilk defa gördüm 10 dk bakınca ne mal olduğu belli olmuştu.
e bu kadar enayiyi bulunca söğüşleyip kaçmış.

türkler hakkında faşist söylemleri ortada, bunları kürtler için deseydi bu kadar ilgi toplamazdı tabi.
bir de burada bile buna para verenler var yazık.
0
my fault
(11.08.25)
kız gelip kimsenin cebindeki parayı zorla almıyo, hastalığı için bağış topluyo hepsi bu. neden bu kadar sinirleniliyor anlamadım. ben de bağış yapmadım ama bağış yapan insanlara keriz demek de garip geldi. bağış yapmış olsaydım şöyle düşünürdüm; arkadaşlar ben kendim çalışıp kendim kazanıyorum nereye harcarsam harcarım neden hepinize dert oldu bu? :)

türklere laf ediyosa, sen de türksen ve buna alındıysan sen para verme arkadaşım bu kadar basit.
0
turuncu tonlarda
(11.08.25)
ikimizi yan yana koysalar benden daha sağlıklı görünüyor kilosu, yanakları, enerjisi ile falan.
0
deartheodosia
(11.08.25)
türklere hakaret etmiş de nasıl olurmuş bağış toplarmış hede hödö. Yöneticilerimiz, iktidarımızdan her gün hakaret işitiyoruz, ee?
Yasal olmayan bir şey yapmamış. TR'de evet illegal ancak gofundme açmış. Belki gerçek belki de bir hikaye yazmış, bu hikayeyi yaşıyor veya söğüşleyecek. 230 bin pound almış, ölürse de çocuğu, geride kalanlar güle güle yesin bu parayı, kandırdıysa da gayet güzel kendisi yesin.

de...
Bizim toplumda müthiş bir intikam duygusu var. Şikayet etmeler, linçlemeler. Geç git. Toplanan parayı mı kıskanıyorsun? Yaz bir hikaye sen de topla
0
croswell
(11.08.25)
bu karıyı savunmak için ne kadar alıyorsunuz söyleyin. ben de savunayım.
0
nothing in my way
(11.08.25)
Birilerinin bunu savunması için para almalarına gerek yok çünkü burası Türkiye. Dolandırıcı, vasıfsız, karaktersiz biri olsan da fark etmez eğer zenginsen ve görüntün ortalama üstüyse seni her zaman yalayacak omurgasızlar olacaktır gönüllü şekilde. O yüzden bu ülkede Dilan Polatlar asla bitmez, sadece şekil değiştirir bu dünyanın en kalabalık enayi topluluğunda.

Mehmet Pişkin başlığına bakın mesela, her yıl bir defa başlıkta entry coşması olur zengin bir zibidi şov yaparak intihar etti diye. E bu kız da tabii biliyor sövdüğü türklerin ona ilk fırsatta para yağdıracağını yoksa hiçbir Ingiliz buna bir penny bağışlamazdı.
0
feastofthedamned
(11.08.25)
Tedavisi için 50 bin sterlinlik bir bağış kampanyası başlatılmış ve kısa sürede hedefe ulaşılmış. Sonra bakmışlar ki para kolayca geliyor, hedefi artırmaya karar vermişler. Tedavisini zaten yaşadığı ülkenin SGK’sı (NHS) karşılıyormuş, eşi de varlıklıymış. Buradaki mesele, tedavi için neden para topladığından çok, her hedefe ulaştıkça hedefi neden artırdığı. Şu anda 200 bin sterlin hedefinde olmasına rağmen 230 bin toplanmış. Buna rağmen kampanya devam ediyor. Kampanyanın adını birkaç kez değiştirmiş; “Tedavime yardım edin”den başlayıp “Oscar bebeğin geleceği”, “onun okul masrafı”, “cenazeme gelecek ailelerimizin uçak masrafı” gibi birçok kalem eklemişler.

İnsanlar buna kızıyor. Bunca muhtaç insan ilaçlarını alamayıp acı içinde hayatını kaybederken, bu kişi öldükten sonra çocuğunun bakıcısından cenazeye gelecek misafirlerin uçak biletine kadar pek çok masrafı başkalarının finanse etmesini istiyor — üstelik maddi durumu kötü değilken. Burada ahlaki ikilemler oluşuyor: Kimseyi kandırmadığına göre bu kampanya gayriahlaki midir? Ben öldükten sonra cenazeme gelecek insanları tanımadığım, iyi niyetli insanların finanse etmesi sorun mudur? Bu kampanya gerçekten muhtaç insanların durumuna olumsuz etki eder mi, ya da iyi insanlar kendilerini suistimal edilmiş hisseder mi?

Bir de bu kişinin önceki tweet’lerinde Türkler’e karşı çirkin ithamlar var. Eleştirinin ya da öfkenin ana sebebi bu değil belki ama birçok insanı rahatsız etmiş. Sanırım bu yüzden tweet’lerini korumaya almış. Kampanya Kasım 2023’te 50 bin sterlinlik hedefe ulaşmış, sonrasında hedef artırılmış ve amaç genişletilmiş. Bazı güncellemelerde —kamuoyunda tartışıldığına göre— “3-4 haftalık ömür kaldı” ifadesi eklenmiş. İngiliz bir eşle evli, bu kişi Clarke, uluslararası bir şirkette üst düzey yöneticiymiş. Ailesinin ne kadar varlıklı olduğu bilinmiyor ama abisinin iyi bir işi varmış, yönetici pozisyonunda; Almanya ile İngiltere arasında yaşamış. NHS tedaviyi kapsamasına rağmen özel ihtiyaçlar için para toplamaya devam etmiş.

Bağış yapanların bir kısmı daha önce Evre’nin yaptığı resimleri beğenmiş, sanatını sosyal medyadan takip etmiş, bunun karşılığı olarak bağış yapmış. Bir kısmı da “biz de benzer süreçlerden geçtik” diyerek destek olmuş. Doktor olduğunu söyleyen biri, bir entry’sinde sonradan silinen raporu yorumlamış ve hastalığın gerçek olduğunu yazmış. Evre, hospice adında bir yerden fotoğraf paylaşmış; burası, ölümü kaçınılmaz olan hastaların son anlarını huzurlu geçirmesi için olan bir tesismiş.

Yani özetle; hastalığı gerçek ve tedavinin sonuna gelinmiş. Son anlarını iyi geçirmek istiyor. Ama yazdıklarında şeffaf olmayan şeyler var. İnsanların canını sıkan tavırlar ve belki bazı yalanlar var; çocuğunun tüm hayatını ve geleceğini başkalarının finanse etmesine dair bir arzusu var.

--
Ben tanımıyorum kendisini, şükela modda sözlükte ve twitter'da yazılanların bir özeti bu.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
ingiltere'ye ankara antlasmasiyla giden ressam bir turk kizi. rizeli. rize'den cikan birinden en son ne zaman hayir gelmis? bilmiyorum. ben gormedim.

neyse gider gitmez birini kafalayip vatandasliga konuyor ki bu cok yaygindir burada amerika'da dahil. cocugu oluyor iki ismi de ingilizce mesela. veya turk kocanin soy ismini al desek kirk takla atacak ama kosa kosa clarke yazdiriyor hemen. neden? cunku ingiliz oldu, cunku cool. clarke cekmek cazip.

bu sirada surekli turkleri boklayip, pis turkler kaka turkler diyor. hayati sosyal medyada yasiyor. ve dedigim gibi ben gittim, turkler cok pis kaka.

sonra kanser oluyor, ve hesap acarak para toplamaya basliyor. cunku esi hayatta zirnik harcamaz anglosaksonlari bize mi anlatiyorsun. kiz da akil aliyor birinden, zaten sosyal medyada varsin, sanatcisin diye. sonra bu arkadas surekli oluyorum, bak simdi olucem, olmek uzereyim diyerek para topluyor. hep sempati duyuluyordu kendisine.

ama sonra 3-4 hafta omrum kaldi tedavi durduruluyor diye bir mesaj atti. bu mesajdan sonra bagislar da patladi tabi. ama ayni zamanda insanlar olm madem oleceksin ve tedavi kalmadi ne bagisi dedi. o da cocugum icin topluyorum dedi. simdi ne beklersin? kalan parayi kanser hastalarina bagislayip go fund me'yi kapatmasini degil mi? yok kendisi akarken doldurayim modunda. oyle olunca insanlar 3-4 hafta olecek biri neden bu kadar para dusunuyor diye killandi.

hele hele oscar bebek. babasi zaten zengin, cocuk ingiliz vatandasi. bir de hayatini biz fonluyoruz enayi miyiz diye dusundu insanlar. yani ingiltere'ye gidip 250 bin pound parayla hayata baslamanin ucundan gecemeyecek bizim toplum. e bir de baktilar bu kadin dilenci ve surekli turklere bok atarak kendini ustun goren basit bir kompleksli.

benim icin cok ilginc bir olay oldu. uzulmustum ama simdi gercekten bilemiyorum ve sanmiyorum ki 3-4 haftalik omru kalmis olsun. yani 2 hafta sonra olecek biri elinde telefon twitterda birine laf yetistirmez. yetistiriyorsa psikotik bir vakadir.

yani insanlarin yazisiz akitlerine aykiri cok is yapti. ama dedigim gibi dogu karadenizli oldugunu duyunca haa tamam o zaman yaa dedim. cunku trabzon ve rize'den normal birinin ciktigini gormedim.
0
antikadimag
(11.08.25)
Benim de kendisinden buradaki şikayet twitiyle haberim oldu, başta üzüldüm ancak sorgulayan insanlara verdiği cevaplardan irite olmuştum bugünkü ırkçı yazılarından sonra ölse ya da yaşasa umurumda olmaz. Hala Dilan polatın bile milyonlarca takipçisi seveni varsa bu kadın ve onu canhıraş savunanlar dolandırıcı çıkarsa şaşırmayacağım.
0
ekimoloji
(11.08.25)
4-5 sene once cekilmis videolara baktim da bu hatun bence dolandirici olamayacak kadar saftirik. wannabe (aksan kasmalar, isim degistirmeler vs), naif ve hafif dilenci. 2 bin takipcisi varken bile hemen patreon acmis o zamanlar. bu yeni nesilde son zamanlarda gordugum bir kafa yapisi, milletten 3-5 tirtiklayip kendi kafama gore yasiyim kafasi var.

ha su anda hasta olabilir, allah sifa versin ne diyelim..
0
cooperr
(11.08.25)
encokbenisevinnolur
(12.08.25)
Evre öldü ama cevaplardaki acınası zavallılar yaşıyor, içimizdeler. Duyuruda veya özel hayatınızda aşağıdaki gibi saf kötülere denk gelmemek için koruyun kendinizi.
Tanımadığı biri hakkında bir saniye bile düşünmeden iftira atanların, hedef gösterenlerin bilgisi olmadan fikir sahibi olanları fikrini burada sorarken iki kere düşünün.
0
Kediyi üzdün
(08.09.25)
@kızıl karga +1 boşuna kargalar en zeki hayvanlar değil.
0
ruhlardan esinlenen karga
(08.09.25)
hala mı ağlayan var bu tokatçı için:)
-1
nothing in my way
(08.09.25)
bu kadının hâlâ bu kadar savunuluyor olmasının nedeni savunanların kendilerini kadınla kolayca özdeşleştirebilmeleri. göçmenlik, beyaz olma çabaları, sanat sepet twitter... yaşıyor çıkarsa hiç hiç hiç şaşırmayacağım, bekleyelim bir iki yıl görelim.
0
deartheodosia
(09.09.25)
(10)

Evcil Hayvanınız Öldüğünde

rock n roll
Ne kadar sürede toparlanabildiniz? Bu süreci en az hasarla atlatmanın bir yolu var mı?
Ne kadar sürede toparlanabildiniz? Bu süreci en az hasarla atlatmanın bir yolu var mı?
0
rock n roll
(11.08.25)
30.04.2024te kaybettim hala atlatamadim. yasla ilgili icerikler iyi geldi psikolog.org.tr
0
ala09
(11.08.25)
her canlinin saglikli ortalama yasam süresi var,
kedilerin sokakta yasam süresi 2 sene,
evde 10-15 sene,

daha uzun süre yaşasa,
hasta olacak,
aci cekecek.

tesellisi,
ne güzel yasadi,
varliğı mutluluk verdi falan..
0
designer
(11.08.25)
Sabahları uyandığımda göğsüme öküz oturmuş hissi, 'nasılsın' sorusuna cevap vermek istememek için insanlardan uzaklaşma, ağlamadan parkta, sahilde yürüyüş yapamama hali sanırım 5-6 ay sürmüştü, içimdeki boşluk çok uzun yıllardır benimle, muhtemelen hayatımın sonuna kadar da sürecek.

En az hasar nasıl olur pek bilmiyorum ama yas ağır bir süreç, illaki kötü hissedilecek, dibine kadar yaşamadıkça muhakkak bir yerden çıkar, hayattan kopmamak kaydıyla kendini duyguların akışına bırakması gerekiyor sanırım insanın.
0
(11.08.25)
Annem bana dedi ki; teyzen öldügunde bu kadar uzulmemistim. Söyleyecek söz bulamıyorum. Insanların ölümünden daha kötü olduğunu düşünüyorum. Insanlar olumlu olumsuz eylemlerinden oluşuyor. Kediler köpekler ise sadece faydadan ibaretler. Karşılıksız insanın yanında olan, zarar verme kapasitesi dahi olmayan varlıklar. Insan böyle bir şeyin yerine ne koyabilir ki. Insanı esas kahreden şey vefat hallerindeki çaresizlikleri.
0
sanguine
(11.08.25)
Hanüz yaşamadım ama bir yakınımdan daha çok üzecek, biliyorum.

Yakınım, dostumdan yediğim kazık, aldatmanın milyonda birini kedimden görmedim. Ağzı var dili yok, son derece masum, kendi halinde bir varlık. Kimseye bir zararı, kötülüğü dokunmamış. Beni hep mutlu etti. Artık ilk kesim 11 yaşına geldi, 2. Kedim 7 yaşında, bazı sabahlar uyanıyorum bir şey oldu mu diye kontrol ediyorum, basen bir gün öleceklerini düşünüyorum, çok üzüleceğim. Belki 1-2 yıl kendime gelemem. En azından onlar artık acı duymayacak kesiler yaşlandıkça zor bir hayat sürmeye başlıyor, verdiğimiz mama, veterinee ilaçları, ev ortamı vs. Onların üzerinde olumsuzluklar yaratıyor, yaşlandıkça bu süreç daha kötüye gidiyor, en azından huzura kavuştu diyebileceğiz.
0
asli_1986
(11.08.25)
ondan bahsederken ağlama kısmı anca 1 buçuk senede geçti. hala videolarını izleyemiyorum. hep öylece kalan bi yas işte geçmiyor. ama geçmesini de istemiyorum, sanki varlığını unutacakmışım gibi geliyor o zaman da. öyle işte
0
pide
(11.08.25)
5 sene oldu, hala birinin hayvanı öldüğünde baş sağlığı dilerken hem onunkine hem kendiminkine ağlarım. bahsi geçerse gözlerim dolar, hiç açıp fotoğraflarına bakmadım bakarsam ağlarım bazen denk geliyor galeride kötü oluyorum. böyle bi süreç yani.

ilk öldüğü günleri hiç hatırlamıyorum beynim bir savunma mekanizması olarak sonraki bi 7-10 günü sildi bence. ama veterinerden bedenini teslim almaya gitmemi ve veda anımı hatırlıyorum. çünkü sarmışladı beyaz kefen gibi, açtırdım. veteriner şoke oldu ölüsünü görme isteğime. vedalaşmamıştım, yasım başlamazdı görmeseydim, gördüm, konuştum, vedamı ettim, tekrar sardılar aldım gömmeye götürdüm.

görmesem ve vedalaşmasam daha fazla hasar alırdım, kardeşleri vardı onlar teselli oldu. hastalığı boyunca elimden gelen her şeyi yapmıştım bu biraz teselli oldu. pandemiydi, bi ilaç söylediler ama türkiyede bulamazsın dediler onu bulmuştum mesela. çok güzel ömrü oldu kısa da olsa, çünkü kardeşiyle birlikte sahiplenmiştim ayrılmasınlar diye,-ben ayırmadım allah ayırdı ama- birbirleriyle büyüdüler, birlikte oynadılar, yediler, içtiler, uyudular.

kardeşi hala bizimle allah uzun ömür versin.
0
ofelia
(11.08.25)
üzülüyorsun ama sevdiğin bir insanı kaybetmek kadar uzun sürmüyor. insan beyni garip bir şekilde sözel iletişim kurduğu biri ile sözel olmayan iletişim kurduğu bir canlıyı beynine farklı kaydediyor. bu canlılara karşı biraz daha şevkat ve sahiplenme odaklı hisler geliştiriyoruz bunun ilk anlardaki yoğunluğu daha fazla oluyor. etkisi geçiyor ama yıllar sonra bile hatırlıyorsun.

bizim şu an 2 kedimiz var bunlardan biri aşırı sakin ve naif. bazen adını karıştırıp istemsizce 5 yıl önce ölen ve karakteri aynı bunun gibi naif olan kedimizin adıyla sesleniyorum. diğer kedimiz tam bir şeytan onun adını hiç bu şekilde karıştırmadım mesela. bu gene beynimizin bilgiyi saklama ve geri çağırmasıyla ilgili bir bug.
0
orpheus
(11.08.25)
Bununla ilgili facebook grupları varmış sanırım orda aynı acıyı paylaşıp bunu sindirmeye çalışıyormuş insanlar. Acıyı paylaşmak azaltıyor sanırım. :(( çok üzücü.
0
turuncu tonlarda
(11.08.25)
18 yaşındaki kedimi kaybettim 2 yıl ne hayvan belgeseli nede dr pol izleyebildim. sokaktaki kedileri bile sevemiyordum.
aradan 5 yıl geçti ama fotoğraflarını topladığım klasörü hala zor açıyorum.

daha sonrasında yeni bir yavru sahiplendim. o iyi geldi. bence bu süreci atlatabilmenin en iyi yolu yeni bir yavru sahiplenmek.
0
my fault
(11.08.25)
(11)

Kiracı iseniz eve klima taktirir misiniz?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(10.08.25)
1 sene içinde taşınmayı düşünmüyorsam evet. Yoksa uğraşmam yeni evde taktırırım.
0
gobekliraki
(10.08.25)
Ben taktırdım. Çıkarken söker gidersin.
0
mikahakkinen
(10.08.25)
taktırdık, giderken sökeriz ne var ki
0
kurcalamabozarsin
(10.08.25)
Evet
0
gabe h coud
(10.08.25)
Evet, insanca yaşamak için taktırılır. Ne kadar oturacak olunursa olsun. Çünkü yazları son derece sıcak bir sehirdeyiz.
Bir zamanlar, ev sahiplerinin tek bir odada yaşadığı bariz bir evde kiracıydık. Her odaya klima taktırdık. Kablo internet aldık, odalara kablolar çekildi.
Çıktığımızda klimaları söktük. Ev sahibi şaşkına döndü, evin her odası kullanıldığı için. Sorun çıkardı. Bir usta getirip delikleri kapattırdık.
0
pro9it9is9
(11.08.25)
seneye belki taşınırım diyerek taşınmadığım evde yıllarca kaldım.
kiracıyım uğraşamam dediğim için portatif klima aldım.
hiç gereği yokmuş. taktır gitsin. giderken söktürürsün.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
Taktirmam. Bir sonraki tasindigin evde klima takacak alan olmamasi olagan.
0
nuevo
(11.08.25)
bu sicaklarda evde ismail turut gibi dolasip, geceleri sicaktan 6,7 kez uyanmayi kabul edecek kadar akil sagligimi ve ozsaygimi kaybetseydim taktirmazdim. degil kiraci, kapici olsam bile kredi cekip taktiririm.
0
buenosdias
(11.08.25)
ev sahibinden izin almadan taktırmamak lazım.
0
my fault
(11.08.25)
daha önce oturduğum bir evde klimayı satın aldım ama ev sahibini giderek gözüm tutmamaya başladı, evi de yaşadıkça beğenmemeye başlayınca nasıl olsa çok sürmeden taşınırım diye taktırmadım. sonraki geçtiğim eve ben taşındığımda ev sahibinin kendi kliması vardı ben yerleşmeden onu söktürdü, ben kendi klimamı onun klimasının yerine taktırdım. bir yıl sürmedi oradaki kiracılığım, taşındım oradan. çıkarken söktürdüm ve şu anda oturduğum eve (yine kiralık) taşınınca buraya taktırdım.
buradan çıkınca gideceğim yerde yoksa oraya da taktırırım.
0
gkhncnzdgn
(11.08.25)
Uzun süre oturmayı düşünüyorsam taktırırdım. 1-2 sene oturup çıkacağım bir evse pek sanmıyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(11.08.25)
(7)

Sıfır evlere güveniyor musunuz?

messina123
Deprem açısından soruyorum. Sıfır yapılan evlere güveniniz var mı? Ben bu ülkede hiçbir binaya güvenmiyorum sıfır olsa bile
Deprem açısından soruyorum. Sıfır yapılan evlere güveniniz var mı?

Ben bu ülkede hiçbir binaya güvenmiyorum sıfır olsa bile
0
messina123
(10.08.25)
Bir dönem bu ülkede deprem ve sağlamlık kaygıları tamamen gözardı edilerek çok fazla konut yapılmış. Gölcük depremiyle yapılan hata farkedilmiş. Mesela artık deniz kumu kullanılmıyor, demirler de nervürlü.

Yani güveniyorum demem ama 99 öncesinde yapılanlardan daha iyi oldukları kesin.
0
Mirket
(10.08.25)
Böyle dev firmalara değil de mesela İzmir'de belli başlı firmalar var Yunsuoğlu gibi böyle yerel ama marka yapmış firmalara karşı daha az şüphe beslerim. Neticede bu topluma güvenilmiyor. Biz sokakta düşürülen bir eşyanın günlerce haftalarca yerinde kaldığı bir toplum değiliz.
0
Batuhanolabilir
(10.08.25)
Eski evlere göre daha çok güveniyorum ama %100 bir güven tabii ki söz konusu değil. Güvenimi artırabilecek bir veri var aslında ama ben denk gelmedim. Mesela 6 şubat depreminde yeni evlerden yıkılanlar oldu ama yıkılan toplam evlere oranı ne onu bilmek faydalı olurdu. Mesela yıkılan 100 evin 1 tanesi son 20 yılda yapılmışsa o zaman bir kaç kişi/firma üç kağıt yapmış ama genel olarak problem yok diyebilirdim.
0
mbond
(10.08.25)
@Batuhanolabilir +1 yerel iyi firmalar illa ki var. Ancak 5 10 kat arasının depremde riskli olduğunu bilip yapan iyi firma da olsa güvenilmez.
0
mikahakkinen
(10.08.25)
Yüzdeyüz bir güvenim yok, özellikle 5 kat üstü yerler için. Ancak yine de eski yapılardan daha iyi olduğunu düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(10.08.25)
tokinin ihale ettigi okulun yapimini gördüm,
hazir cimento dökülürken,kenara örnekler aldilar,
bir kac gun kurumasini beklediler,
denetime gelen vatandaslar istedikleri standart olmazsa yeniden yaptiriyorlar.
0
designer
(11.08.25)
türkiyede kendim yapmadığım sürece hiç bir şeye güvenmem.
ülkede denetim diye birşey yok. isteyen istediği şeyi istediği şekilde onaylatabilir.

geçen apartmanın asansöründe bir arıza vardı parça değişmesi lazımmış. denetim zamanıda gelmişti. servisin bize dediği zaten denetime de biz geliyoruz sorun çıkmaz sağlam raporu veririz dediler. biz öyle kaldık. birde o kadar rahatlar ki.
0
my fault
(11.08.25)
(12)

Genetik ve çocuk sahibi olmak

asteriks
Sizde ya da partnerinizde/eşinizde ne gibi bir kalıtsal hastalık olsa çocuk sahibi olmaktan vazgeçersiniz? Bir arkadaşım yeni görüşmeye başladığı kadının ailesinde birden çok kanser vakası olduğunu duyunca ilişkiyi devam ettirmediğini söyledi. Kendi ailesinde böyle bir hastalık geçmişi yokmuş, çocuğ
Sizde ya da partnerinizde/eşinizde ne gibi bir kalıtsal hastalık olsa çocuk sahibi olmaktan vazgeçersiniz? Bir arkadaşım yeni görüşmeye başladığı kadının ailesinde birden çok kanser vakası olduğunu duyunca ilişkiyi devam ettirmediğini söyledi. Kendi ailesinde böyle bir hastalık geçmişi yokmuş, çocuğunda olma ihtimalini azaltmak istediğini söyledi. Bana tuhaf geldi, sadece akıl hastalığı olsa tereddüt ederdim diyr düşündüm ama bilmiyorum. Masadaki diğer arkadaşımız ise hayatta her şey risk, bu hesapları yapmak komik dedi. Doğrusu yanlışı yok sanırım, herkesin kendi hayatı, tercihi. Yine de merak ettim, siz ne düşünüyorsunuz?
0
asteriks
(09.08.25)
Hayatta her şey risk+1

Belki kanser ön planda fakat bunun yanında kalıtsal bir sürü hastalık var, hangi birini hesaplayacan

Kalıtsalın yanında hem kanser hem kalp damar hastalıklarına çevrenin yaşam tarzının etkisi de çok
0
grimavi
(09.08.25)
Beraber olduğum kişinin ailesinde kanser vakası var diye ilişki bitirmezdim. Çok bencilce bence. Ve karşı taraf için çok kötü bir his. Bilemedim.

Ben öncelikle sevmediğim biriyle birlikte olmam. Yani sırf çocuk yapayım diye biriyle olmam. O sebeple, benim için önce beraber olduğum kişi önemli. Çocuk kararı verilir verilmez onu zaman ve şartlar gösterir.

Zaten çocuk öncesi genel sağlık testleri vs yaptırılabilir şeyler. Beni caydıram tek şey, engelli bir çocuk olma ihtimali olurdu. Böyle bir ihtimal varsa çocuk yapmaz ve eşimle hayatıma devam ederdim.
0
sorularimicinfeykhesap
(09.08.25)
çok yerinde karar vermiş arkadaşın. bende olsam aynı şeyi yaparım.

kanser konusunda tek bir kanser vakasıyla bitirmek belki çok ekstrem olur ama bazı aileler var ailede kanser olmayan kalmamış. babası amcası kanser, anne tarafında dayı teyze kanser aynı anda 2-3 kanser vakası var böyle aileler. bu riski almamak en mantıklısı.

ama biriyle evlenmek illede çocuk yapmayı gerektirmiyor. eğer seviyorsa çocuk yapmamak kaydıyla evlenilir.

bazı hastalıklar (sma gibi) tüp bebekle riski minimuma indirebiliyorsun ama bunun dışında 21ci yüzyılda hala hasta çocuk doğurmak en hafif tabirle bencillik. hele ki bebeğin hastalıklı olacağı gebelikte belliyken bile yinede doğuranlar var.

ailede sma geçmişi, dowm sendromu veya başka zihinsel hastalıklar, yada psikolojik rahatsızlıklar( bence bu daha da önemli) varsa hiç o aileye bulaşmadan uzaklaşmak lazım.

aslında devlet bunun önüne geçip hastalıklı çocuk doğumuna izin vermemeli. en büyük halk sağlığı sorunu bu tarz hastalıklı kişilerin üremesi.
0
my fault
(09.08.25)
'en büyük halk sağlığı sorunu bu tarz hastalıklı kişilerin üremesi' mi?

Konu nerelere gitmiş böyle? Biraz daha devam etse Holokost'a kadar gidecek.

encyclopedia.ushmm.org
0
Mirket
(09.08.25)
o isin bahanesi,
sevseydi kim bakar genetiğe.

akraba evliliği tam bir kumar,ülkemizde ciddi bir sorun.
0
designer
(09.08.25)
Ailesinde 1 otizmli 1 şizofren olan bir arkadaşımı i, onu sevdiğini söyleyen adamın ailesi istemedi. Haksızlar diyemiyorum haklılar da diyemiyorum çünkü evlenecek olan oğullarıydı, kendileri değildi. Haksız sayılmazlar çünkü çocuk olsaydı hayatının herhangi bir anında şizofren olmayacağının garantisi hiç yok, olma ihtimali diğerlerine göre daha yüksek.

Fakat konu kanser gibi gayet tedavi edilebilen ve herkeste geninin gayet de bulunduğu bir hastalık olunca arkadaşını biraz haksız buldum, çünkü sadece kötü beslenme ve yüksek stresle de kanser tetiklenebiliyor. Alkol sigara ile de tetiklenebiliyor. Çocuk için bence alkolü sigarayı daha fazla gözetmeli, ailede şu bu olması çok bişey ifade etmez. Ayrıca çocuğun kendi yapısının yüksek stresli olmayacağı ve kendi hayatında da çok yüksek stres altında yaşamayacağı da belli değil, stres en büyük etken iken karşıdakinin ailesideki hastalıklardan ötürü vatandaşı elemesi acımasızlık bence. O kişi ola ki güzel ahlaklı biriyse, insan ilişkileri güzelse, parayı harcamayı da tutmayı da bilen ve kul hakkına sadık biriyse, Alkol sigara madde vs kullanmıyorsa ve hele ki güzel anlaştılarsa o kişiyi harcamış demektir bana göre.
0
muhayyer divan
(09.08.25)
Arkadaş sevecek süreyi vermemiş kendine. Birkaç görüşme sonrası konu ortaya çıkınca pek uyamadık birbirimize deyip kızla ilişkisini bitirmiş. Biz de iki kadın olarak arkadaşa yüklendik biraz, ailesinde kanser olmayan mı var, her kanser de aynı değil vs diye. O da kendine dikkat ettiğini, bu yaştan sonra da mantıkla hareket edeceğini söyledi. Sporunu yapan, iyi beslenen, içki sigara kullanmayan biri.

Dediğiniz gibi bazı hastalıklar anne karnında belli oluyor. Down sendrom, sma öyle diye biliyorum. Ama otizm, şizofreni gibi hastalıkların şu an için bir testi yok. Öte yandan bir dakika sonramız belli değil. Benim bir tanıdığımın annesi emekli olduktan sonra şizofreni teşhisi aldı. Hayatın ne getireceği belli olmuyor.
0
🌸asteriks
(09.08.25)
arkadaşınız iyi yapmiş. hastalıklı çocuk doğurma meraklısı ülke standartlarının üstünde bi karar. önlem denen şey "çocuk asla hasta olamaz" demek değil göz göre göre olmasınbazı şeyler de. kanser umrumda olurdu. allah kimseye yasatmasin
0
ala09
(09.08.25)
Bir bina dikmeyi düşünüyorsun diyelim. Elinde zeminin sağlam olmadığını bildiğin bir yer var. Oraya dikilen bina depremin şiddetine göre belki yıkılır, belki yıkılmaz. O zeminde yıkılmayacağına güvenmeyi seçmektense binayı baştan sağlam zemine dikmek daha mantıklı. 9 şiddetinde deprem olur, tsunami olur...sağlam zemindeki bina da yıkılır. En azından ben gerekli önlemleri elimden geldiğince aldim dersin.
Ben de tam da bu sebepten evlenmek istemiyorum. Bizim ailenin hastalık geçmişi kabarık. Evlenince çocuk baskısı olacak. Eşinle çocuk yapmama konusunda anlaşsan da ailelerin ve çevrenin baskısı bitmiyor.
0
gnosis
(10.08.25)
Kanser cidden genetik yatkinlikla birebir ilintili. Ben, benim ailemde kanser hastasi çikmadi diye kanseri bize uzak zannederdim ta ki bizden bir can alincaya kadar.
0
feastofthedamned
(10.08.25)
Allah gerçekten iyi insanlarla karşılaştırsın. Olmadan olabilme ihtimalini düşünüp vazgeçmek akıl işi değil. Bir arkadaşımın abisi lösemi olduğunu öğrendiği kız arkadaşını yarı yolda bırakmadı ve evlendi. İkisi de kısa süre mutlu oldular ve kadıncagız birkaç yıl sonra vefat etti. Zaman geçti abisi evlendi çocukları oldu. Şimdiki eşinin bile gözünde ilah gibi. Çünkü yaptığı çok büyük bir kalp ister. Herkes beceremez.
0
hepimizkediyiz
(10.08.25)
@hepimizkediyiz, kalmış mı öyle insanlar, hele ki erkekler? adam mutluluğu fazlasıyla hak etmiş.
0
🌸asteriks
(10.08.25)
(3)

erkek ayakkabısı

ohmho
selamlar,düz taban değilim ama içe basıyorum. sanıyorum ki skechers ayakkabılar da bu tarz ayaklar için çok uygun değil. aslına bakılırsa uzun süredir skechers giyiyordum çok rahat olduğundan ama son 4 ayda 2 kez bilek incitince doktor skechers tercih etmesen daha iyi olur dedi. sportif bir insan da
selamlar,

düz taban değilim ama içe basıyorum. sanıyorum ki skechers ayakkabılar da bu tarz ayaklar için çok uygun değil. aslına bakılırsa uzun süredir skechers giyiyordum çok rahat olduğundan ama son 4 ayda 2 kez bilek incitince doktor skechers tercih etmesen daha iyi olur dedi. sportif bir insan da değilim.

benzer ayak yapısına sahip olan dostlar siz ne seçim yapıyorsunuz ? sanırım orta ayak destekli ayakkabı kullanmak lazım ki örnek şu: www.sportive.com.tr

ama benim gönlüm www.sportive.com.tr
düz taban sanırım ve uzun yıllar düz taban ayakkabı da giydim :/
0
ohmho
(03.08.25)
asics kayano 31 ve gt 2000 serileri içe basanlar içindir.
Stability Shoes denilen ayakkabılara bakman lazım.
skechersta da vardı stability olanlar.
nike ta structure sanırım aynı şekilde destekleyici ayakkabılardan.
0
my fault
(03.08.25)
asics +1
ve new balance'ın daha iyi modelleri var.
0
koela
(03.08.25)
skechers alti kopuk desteksiz ayakkabi. ve rezil bir ayakkabi. destekleyen ayakkabi alman lazim. veya 0 drop normal sneakerlardan giymelisin.
0
antikadimag
(04.08.25)
(10)

Anadolu yakası vs avrupa yakası

messina123
Avrupa yakası güvensiz, aşırı kalabalık, stresli, karmakarışık.Anadolu yakası ise net daha düzenli, daha huzurlu ve sakin, sahillerinde devasa yeşil alanların olduğu bölge. Nüfusu birkaç milyon daha az olsa dünyada cenneti yaşatır.Ben net anadolu yakası alır diyorum. Sizce hangisi ve neden?
Avrupa yakası güvensiz, aşırı kalabalık, stresli, karmakarışık.

Anadolu yakası ise net daha düzenli, daha huzurlu ve sakin, sahillerinde devasa yeşil alanların olduğu bölge. Nüfusu birkaç milyon daha az olsa dünyada cenneti yaşatır.

Ben net anadolu yakası alır diyorum. Sizce hangisi ve neden?
0
messina123
(03.08.25)
Neredeyse 20 yıldır İstanbul'da yaşamıyorum ama Anadolu yakası diyorum. Belki de İstanbul'dayken hep orada yaşadığım içindir. Avrupa yakası daha kalabalık, kargaşalı ve huzursuz geliyor bana.
0
cilacı ökkeş usta
(03.08.25)
Düzeni, huzuru, sakinliği, yeşili arıyorsan İstanbul'da ne işin var? Taşraya git.

İstanbul deyince, para ve iş deyince akla gelen herşey Avrupa'da. Ben Avrupa Yakası diye cevaplayayım bu anketi.
0
Mirket
(03.08.25)
avrupa yakası bana çok kaos geliyor lakin iki yakanın da çok farklı beklentilere hitap ettği lokasyonları var.

mesela suadiye ile sultanbeyli bir olabilir mi ?
0
ohmho
(03.08.25)
kadikoy yasam standardi daha yuksek olabilir ama istanbul avrupa yakasidir.
0
antikadimag
(03.08.25)
Bostancida yasiyorum. Avrupa yakasi alir. Anadolu getir goturunu yapsin.
0
klassno
(03.08.25)
Anadolu daha düzenli ama ben hep Avrupa yakasında yaşadığım için gönül bağım var. Kolay kolay o yaşanmışlıkları unutamam. Avrupa diyorum

Semte göre değişir kaos durumu.
0
kullanicadi
(03.08.25)
avrupa yakası yaşamak için korkunç bir yer. bir tek bakırköy taraflarını yaşanabilir buluyorum. cevabım net anadolu yakası.

tabi anadolu yakasıyla kadıköy-kartal arası sahil ile e5 arasındaki bölgeyi kastediyorum. ümraniye’yi değil.
0
sir gawain
(03.08.25)
anadolu yakasaı ama neresi?
kesinikle anadolu yakası sahil kesimi. kadıköy maltepe, maksimum kartala kadar. özellikle sahil ve minibüs yolu çevresi. daha üstüne çıktın mı oralarda da yaşanmaz.

fakat işi avrupa yakasında olan için devamlı git gel zorluk çıkartır. o yüzden anadolu yakası ve evine yakın iş bulunmaz bir nimet.
0
my fault
(03.08.25)
Hayatımın büyük çoğunluğu anadolu yakasında geçti, hala da yaşamak için tercihim anadolu yakası olur ama bana hep esas İstanbul avrupa yakasıdır gibi gelir, tabii kastettiğim cihangir nişantaşı bebek falan, bahçeşehire esas istanbul demem. Bir de anadolu yakası inşaatlarla o kadar keşmekeş oldu ki beşiktaş bile daha sakin kalır oldu.
0
(03.08.25)
İstanbulu İstanbul yapan her şey Avrupa yakası +1
Banliyö ile şehir merkezi farkı gibi düşünmek lazım aslında.
İstanbul sınırları içinde olayım ama İstanbulda yaşıyor gibi hissetmeyeyim diyenler için Anadoluda daha çok alternatif var.
0
Bruce
(03.08.25)
(4)

Numaralı gözlüğünüzün camlarını nasıl seçtiniz?

anaphylacticshock
Merhaba, Numaralı, normal gözlük yaptıracağım ama bir sürü yeni cam türü ve kaplaması var.Antirefle, hidrofobik, mavi ışık filtreli, fotokromik (buna eskiden kolormatik deniyordu galiba) vb bir sürü kaplama var. Bir de cam markaları da çok fazla. Essilor, Zeiss, Nikon, Hoya vs bir sürü cam markası v
Merhaba,

Numaralı, normal gözlük yaptıracağım ama bir sürü yeni cam türü ve kaplaması var.

Antirefle, hidrofobik, mavi ışık filtreli, fotokromik (buna eskiden kolormatik deniyordu galiba) vb bir sürü kaplama var.

Bir de cam markaları da çok fazla. Essilor, Zeiss, Nikon, Hoya vs bir sürü cam markası var.

Her cam markasının da farklı farklı türleri var. Mesela essilor crizal diye bir gözlük camı var. Bu crizal camda kullanılan kaplamalar neler bilmiyorum. Özelliği ne bilmiyorum ama her yerde karşıma çıkıyor.

Bir de SİFERİK, ASİFERİK VE BİASİFERİK camlar var. Bu terimler galiba camın küreselliğini yani eğriliğini gösteriyormuş. Cam ne kadar düz olursa o kadar kaliteli, verimli oluyormuş. Bu üç tür içinde en iyisi biasiferik camlarmış galiba.

Kafam çok karıştı.

Siz gözlük camlarınızı nasıl seçtiniz?

Cam markasına önem verdiniz mi?

Hangi kaplamaları yaptırdınız?

Asiferik, biasiferik farklarına dikkat ettiniz mi?
0
anaphylacticshock
(02.08.25)
En son atasun'dan essilor yaptırdım. İnceltme yok. Sadece anti reflect kaplama.

Bence anti reflect dışındakiler gereksiz. Marka'da da essilor, seiko, zeiss iyidir. Numaraların 2.5 tan yüksek değilse inceltmeye gerek yok.
0
runaway
(02.08.25)
öncelikle göz doktoruma cam markasının önemi var mı diye sordum. "piyasada kötü cam yok zaten ama göz kusurun fazla olduğu için x marka al rahat edersin" dedi. x dedim çünkü aklımda değil şimdi ama işte tüm gözlükçülerde olan standart markalar yine :D
camı alırken de optikçi şikayetlerini soruyor, durumuna göre cam veriyor. misal bütün gün ekran karşısında çalışıyorsan sana mavi koruma veriyor, migrenin varsa bilmemneli veriyor gibi.
0
neira
(02.08.25)
iyi bir optikçi bulup ona güvenip onla halletmek lazım.
en fahiş kar oranlarının döndüğü meslek. adamına göre fiyat çekerler indirim yaptım derler. ama yine dünya kadar kar ederler.
ayrıca atasun piyasadaki en kötü yer. ne elemanları işten anlar nede camların özellikleri bellidir. ne taktıklarını firma bile bilmez. ocak şubat gibi indirim yaparlar öyle denk getirip sadece marka çerçeve alınabilir.

ayrıca astigmatın 2 üstüyse yandın. stok cam yoktur. özel üretim gerekir fiyatlar bir anda iki katına çıkar. hatta miyop derecen de yüksekse fiyat logaritmik artar.

dhforumda bir konu var optikçiler sorulara yardım ediyorlar. belki sorularının cevaplarını bulabilirsin.
forum.donanimhaber.com
0
my fault
(02.08.25)
Boya ya da Seiko cam kullanıyorum, fotokromik standart bende, emekli albay gibi geziyorum güneş çıkınca.
0
mahsus mahal
(03.08.25)
(6)

anneme Samsung Galaxy a56 almayı düşünüyorum, bilenler önerir mi?

santimantal
Telefonu kullananlar deneyimlerini paylaşırsa sevinirim.Ciddi, majör bir sorunu var mı?
Telefonu kullananlar deneyimlerini paylaşırsa sevinirim.

Ciddi, majör bir sorunu var mı?
0
santimantal
(01.08.25)
Tam anne telefonu, işlemcisi şarjı bataryası ekranı fotoğraf kalitesi üzmez 6-7 yıl çok rahat kullanır

Ama sd kart yuvası yok, almışken 256gb kapasiteli olsun

Bir de diğer markalar 2-3 sene güncelleme verirken samsung yeni s ve a serilerinde 6 android güncellemesi ve 6 sene güvenlik güncellemesi vereceğini söylüyor
0
grimavi
(01.08.25)
ekranı büyük, pil ömrü iyi. aşırı kaliteli fotoğraf ihtiyacı yoksa dediğiniz konularda üzmez. sansumg son yıllarda ürün sayısını azalttıkça ürünlerini daha stabil hale getirdi.
anneniz çok fotoğraf video çekmiyorsa 128gb da iş görür.
0
orpheus
(01.08.25)
aslında a36 bile annelere yeterli. bende anneme şuan a36 alma arifesindeyim.
0
my fault
(01.08.25)
burda anne baba telefonu sorulunca en çok söylenen model herkes de memnun, gerçi ben başka marka aldım babama ama hiç araya girmeyim :)
0
bay b
(01.08.25)
A serisi yeterli,
2025 uretim olmasina dikkat et.
0
designer
(01.08.25)
A56 256 gb,Türkiye garantili olsun.

www.epey.com
0
designer
(01.08.25)
(6)

Diş-Ağızda kist oluşumu ile ilgili nereye gidilmeli?

furry burns
Merhabalar,Eşim diş sıkması problemiyle ilgili hastaneye gittiğinde kist oluşumu görüldüğünü söylemişler. Ancak bunun kanal tedavisi ile halledilemeyecek olduğunu, devlet hastanesinde de radyoloji olmadığı için detaylı tespitinin yapılamayacağını söyleyip üniversite hastanesine gitmesi gerektiğini s
Merhabalar,

Eşim diş sıkması problemiyle ilgili hastaneye gittiğinde kist oluşumu görüldüğünü söylemişler. Ancak bunun kanal tedavisi ile halledilemeyecek olduğunu, devlet hastanesinde de radyoloji olmadığı için detaylı tespitinin yapılamayacağını söyleyip üniversite hastanesine gitmesi gerektiğini söylemişler. Üniversite hastanelerindeki randevu sistemini tam anlayamadık. Daha önce deneyimleyen var mıdır? Bir de bu işlemi özelde hangi hastanede halledebiliriz? Bilgisi, fikri olan varsa yardımcı olursa çok sevinirim.
0
furry burns
(01.08.25)
İlk olarak radyoloji birimi olan bir hastanede gerekli tetkikleri yaptırın. Hastane olmasına dahi gerek yok. Radyoloji raporu veren ve gerekli görüntüleme cihazları olan (US, MR vs.) bir kurumdan da rapor alıp bir radyoloğa gösterirseniz müdahalenin nasıl yapılacağına o karar verir.

Özelde hangi hastane halledebilir diye sormuşsunuz ama konum vermemişsiniz. Muhtemelen büyük özel hastanelerde bu görüntüleme cihazları zaten vardır. Size yakın olan bir hastaneyi arayıp teyit edebilirsiniz.
0
himmet dayi
(01.08.25)
Radyoloji yok ne demek ki? Dışarda panaromik diş röntgeni çektirip getirin diyememişler mi?

Önce bir devlet diş hastanesine gidin, teşhis konsun bi. Sonrasını düşünürsünüz.
0
Mirket
(01.08.25)
Periodontist ya da çene cerrahi. Dis sıkma için de protez uzmanı. Hepsi de dış hek fakültelerinde mevcut. Ama önce ilk muayeneden gecmelisiniz
0
primetime
(01.08.25)
@Mirket hocam zaten devlet diş hastanesine gitti eşim. Oradan böyle diyip göndermişler.
0
🌸furry burns
(01.08.25)
çene-diş kistleri için "ağız, diş ve çene cerrahisi" uzmanına görünmek lazım.
devletin diş hastanelerinde önce genel diş bölümüne randevu alıyorsunuz onlar muayene yapıp gerekli gördüklerinde takipli hasta olarak kaydınızı açıp mhrs den çene cerrahisine randevu alın diyorlar.
kisti gördüğüne göre panoramik röntgen çekmişlerdir. kistin konumunu, yayılımını, sinirlere baskı yapıp yapmadığını görmek için tomografi çekmek gerek. onun için üniversiteye göndermişlerdir.
üniversitede de aynı önce genel diş ardından kendileri çene cerrahisine sevk ederler.

kist operasyonları riskli operasyonlar. eğer kist çok büyükse, sinirlere yapışmışsa tecrübeli iyi bir çene cerrahına operasyon yaptırın.
0
my fault
(01.08.25)
Annemin damağında vardı. Şans eseri bir diş hekimi fark etti. Acıbadem'dea anestezili bir ameliyatla alınmıştı 6 7 sene önce.
0
renegade
(01.08.25)
(1)

İstanbul'da otbüz akbil basmaca

cakmayazar
Selamlar öğrenciler,Aşağıdaki videoyu izledim de güldüm ama sonradan da aklıma geldi sorayım dedim.76e avcılara biniyoduk öğrenciyken ve o körüklü otobüslerin en sonundan kartı gonderiyorduk ve gelmesini bekliyoduk,gelmeyen oluyordu felan hâlâ aynı mı durumlar?Bu arada video https://youtube.com/shor
Selamlar öğrenciler,

Aşağıdaki videoyu izledim de güldüm ama sonradan da aklıma geldi sorayım dedim.
76e avcılara biniyoduk öğrenciyken ve o körüklü otobüslerin en sonundan kartı gonderiyorduk ve gelmesini bekliyoduk,gelmeyen oluyordu felan hâlâ aynı mı durumlar?
Bu arada video youtube.com
0
cakmayazar
(30.07.25)
kalabalık hatlarda aynı durum var. sırf bu yüzden cüzdanda hala istanbul kart taşıyorum yoksa telefonu yollasam geri gelmez.
0
my fault
(30.07.25)
(14)

Altının üstüne isim yazılır mı? [düğün, takı]

hadi ya la
İlk kez bir düğünde altın takacağım. Ailem uzun süredir altın takılacağı zaman kurdelenin üstüne isim yazıldığını söylüyor, normalmiş bu. Bana ayıp olabileceği ihtimali geldi. Çeyrek takacağım için kaosta unutulup gitmesini de istemem tabii.Bu işin oluru nedir, isim yazmalı mıyım?
İlk kez bir düğünde altın takacağım. Ailem uzun süredir altın takılacağı zaman kurdelenin üstüne isim yazıldığını söylüyor, normalmiş bu. Bana ayıp olabileceği ihtimali geldi. Çeyrek takacağım için kaosta unutulup gitmesini de istemem tabii.

Bu işin oluru nedir, isim yazmalı mıyım?
0
hadi ya la
(30.07.25)
her yerde aynı adet var mı bilmiyorum ama genelde altının üzerine küçük bir fiyat etiketi yapıştırılıp, etiketin üzerine isim yazılır. kuyumcular altın alırken etiket de verir hatta.

edit: fiyat etiketi derken şunları kastediyorum: www.avansas.com

üzerine fiyat yazılmıyor, isim yazılıyor sadece.
0
inheritance
(30.07.25)
genelde gelinin yaninda biri dolasiyor salonda elinde torba oluyor, ya da nikahsa iste gelinin yaninda duruyor torbayla, ben hic gercekten gelinin/damadin uzerine altin takilan dugune gitmedim. neyse iste o torbaya altini atiyorsunuz. Altini aldiginiz yer minik bir kese ya da kutu icinde veriyor altini, o keseye altinla birlikte minik bir kagitta isminizi yazip koyuyorsunuz, ve gelininin torbasina atilir. usul budur. ayip olacak bir sey yok.
0
kassiopeia
(30.07.25)
Yazılır evet. Sonra aileler bu bilgiyi ileride diğer düğünlerde kullanır ("O bizim kıza yarım altın takmış, şimdi çocuğuna çeyrek götürmek olmaz" gibi...)
0
kobuzchu kiz
(30.07.25)
Bizde kurdeleye isim yazılır.
Çok yakın arkadaşlarımda yazmadığım da oldu ama genel teamül bu yönde. Ayıplanacağını düşünmem yazıldı diye.

keseye kağıt koyulmaz bizde. en azından ben görmedim.
kese açılınca düşer gider belki.
0
biseysorcaktim
(30.07.25)
kesin yazın, çeyrek önemli bir takı şu zamanda. yazmazsanız unutulur gider, kim taktıya gider çeyrek.
0
adivar
(30.07.25)
Yazılır. iç anadolu bölgesinde hep öyle yaparlar
0
limonlu eksi
(30.07.25)
Ben kesenin içine minik bir not yazıyodum ama son gittiğim düğünde notum elimde kaldı altını iğnelerken, isim yazmak ayıp olmaz bu arada, kameradan kim ne takmış izleyenler olduğunu duydum.
0
(30.07.25)
Yapılabilir de sakın fiyat miyat yazmak gibi saçmalık yapmayın
0
avatar is back
(30.07.25)
Yazılıyor. Bana da garip geliyor ama adetin böyle olduğunu öğrendim son gittiğim birkaç düğünden.
0
peki madem
(30.07.25)
ayıp olur deyip ardından da unutulup gitmesini istemiyorum demek ?
isim yazmak ayıptır. bir beklenti oluşturmak için yazılır. bak ben sana çeyrek taktım sende bana çeyrek takmak zorundasın. aslında bir anlamda değer biçmedir. ne kadar yüksek takarsan sen benim için o kadar önemlisin demektir. tam bir anadolu yüzsüzlüğü.

altın takılacaksa karşılıksız takılır. yeni kurulan aileye yardım amacıyla takılır. bir beklenti içine girilmez.
0
my fault
(30.07.25)
Fiyat yazılmaz. Ancak bir kağıda adımı yazıp iğneye geçiriyorum. Beklenti için değil. Zaten bugüne dek taktıklarımın hiçbiri dönmedi. Ama arada kaynamasın diye düşünüyorum ben de.
0
pro9it9is9
(30.07.25)
yazılır. yazılmalı bence de.
0
elorelia
(30.07.25)
Aydınlıyım, bizim orada kurdele üstüne ya da kutusunun üstüne mutlaka yazılır isim.
0
hayalhayal
(30.07.25)
Niye ayıp olsun ki o yoğunlukta not eklemek çok normal.
Kurdeleye Ç.Pasta veya Çilekli P. formatında yazabilirsiniz. Gelinin takı kesesi veya takı sandığı olacaksa kartvizitinizi takının kutusuna koyarak mutluluklar yazabilirsiniz.

Geçen arkadaşıma bilezik aldığımda çengelli iğne ile yuvarlak bir mini tebrik kartı iliştirdi kuyumcu adımı yazdım. Madeni 1 tl gibi bir büyüklükte idi. Belki çeyreğe de veriyorlardır.
0
cilekli pasta
(30.07.25)
(7)

Şapkalarınızı nasıl yıkıyorsunuz?

isiaha
Siperlik ile kumaş kısmının birleştiği yerde belli belirsiz ter izleri var. Bu lekeleri nasıl gideririz? Nasıl tertemiz yaparız şapkaları?
Siperlik ile kumaş kısmının birleştiği yerde belli belirsiz ter izleri var. Bu lekeleri nasıl gideririz? Nasıl tertemiz yaparız şapkaları?
0
isiaha
(29.07.25)
çamaşır makinesi
0
inheritance
(29.07.25)
Elde sabunlu su ve diş fırçası ile fırçalamayı dene hocam, üç harfli marketlerden ucuz bi fırça al. Bu fırçayı yine spor ayakkabıların dikişli detaylı yerleri varsa bu kısımları temizlemek için de kullanırsın, ince temizlik fırçan olur
0
grimavi
(29.07.25)
Temu'da plastik kalıplı şapka yıkama kılıfı satılıyor. Ona koyup makinede yıkıyorum.

www.temu.com

Ayrıca şu da var.

www.temu.com
0
Mirket
(29.07.25)
Ben bir tanesini kuru temizlemeciye vermiştim, garanti veremiyoruz dediler ama sonuç fena olmamıştı.
0
(29.07.25)
bulaşık makinesi üst sepetinde, bulaşıklar olmadan.
0
adivar
(29.07.25)
ben elde yıkıyorum. az biraz sıvı çamaşır deterjanı ile bir leğende çiteleyip asıyorum. eğer ter lekeleri varsa hafifçe fırçalıyorum.
0
my fault
(29.07.25)
Ben denemedim ama keçe yün gibi alengirli bişeyse ve yağlı bir leke varsa balata spreyi işe yarar teorik olarak.
0
schizofrengi
(30.07.25)
(20)

Telefonunuzu kullanabilir miyim diyene ne dersiniz?

tahirkemalbozoglu
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış. Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
Bugün başıma geldi. Birisini arayacakmış.
Eli yuzu temiz bir çocuktu. Fakat kusura bakma kardeşim, senin özelinde bir durum değil ama ülkenin hali ortada maalesef veremem dedim. İki gün sonra bu adamı niye aradın diye sorguya çekilmeyeceğimin garantisi yok. Siz olsanız ne yapardınız?
0
tahirkemalbozoglu
(27.07.25)
2 gün sonra soruşturmadan değil de telefonu alıp kaçsa peşinde koşacak yaşı geçtim ondan çekinirim açıkçası
0
grimavi
(27.07.25)
Bu sebep. Bir de telefon etme bahanesiyle birini çaldırıyorlar, o biri SMS atıyor ve telefonu alan kaşla göz arasında gelen linke tıklıyor, banka bilgileri vs olduğu gibi klonlanıyor. Haberde okumuştum, doğru mu bilmiyorum.

Vermem ben de.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Tuşlu telefon varken veriyordum eğer çok ofsayt bir tip değilse, şimdi esigim çok ince, gerekçesine aşırı inanmam lazim ancak öyle.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.25)
Üstteki cevapları okumadan önce olur derdim artik olmaz derim.
0
sonsuz
(27.07.25)
Allah'ım inşallah demez bana kimse öyle bi şey ya. Şimdi ilk başta kullansın istemem çünkü benim eşyam başkasının enerjisi karışmasın eşyama. Sonra düşünürüm aynı pozisyonda ben olsam birini aramam gerekse, insanlık namına kullandırtmak gerektiğini anlar ve telefonu vermeye karar veririm tam o anda acaba aslında gerçekte telefonumu vermek istemiyor muyum ve fakat sosyal kaygı, emrivaki ile mi bunu yapıyorum diye tereddüte düşerim. işte bundan asla emin olamam çünkü insan kendini kandıran bir varlıktır. işte bu tereddüt dolayısı ile telefonu vermek istemem. eğer o esnada o kişiye karşı merhamet hissim galip gelirse yoo ben bu kişiye gerçekten de iyilik yapmak istyorum deyip telefonu veririm ama sonradan acaba istemeden mi verdim diye de düşünür müyüm şu an kestiremiyorum.
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
ben tipinden şüphelenmezsem verirdim. bir kaç defa da verdim hatta güvenli ortamdayken. koşup gitse peşin yetişebilecek takatim yok en büyük çekincem o olur. fakat geçen benim ihtiyacım oldu, telefon bir anda arızalanıp kapandı. 4-5 kişi reddetti. bozuldum ama hak da verdim maalesef. eskiden büfelerde vs ücretli şekilde kullanılabilen telefonlar, telefon kulübeleri olurdu onlar da yok artık neredeyse hiçbir yerde.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(27.07.25)
Başıma şu geldi:

Metrodan çıktım otobüse koştum, yetiştim tam bindim derken baktım telefonum yok, ara ara bulamadım ve otobüsten indim, otobüs kalkıncaya kadar bekleyip kalkınca olduğu yeri aradım, oraya kadar yürüdüğüm yolu aradım ve metro girişinde gördüğüm görevlilere sordum, görmedik dediler. Nihayet yeni gelen otobüse bindim, ne yapacağımı düşünürken aklıma telefonu aramak ve ucunda biri varsa ulaşmak geldi, tam karşımda genç bir kız oturuyordu, kablosuz kulaklığı takılıydı, rica ettim böyle böyle oldu kendimi arayabilir miyim dedim, elbette dedi verdi telefonunu, kulaklığım takılı olduğu için ben de dinliyorum demeyi ihmal etmedi, ben de tabii elbette dedim.

Sonuçta telefon metrodaymış, indim gittim aldım falan. Kız hayır deseydi herkesten telefon dilenecek miydim bilmem. Yani kızın elinde bir kontrol mekanizması vardı. Olmasaydı da vermemesi hakkıydı.

Benden istense herhalde iç dünyam beni yönlendirir, o anki hislerime göre hareket ederim.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
iç çamaşırımı veririm telefonumu vermem
0
runaway
(27.07.25)
"sen soyle numarayi, ben ariyim" diyip, gizliden o kisiyi arayabilirsin.
0
feastofthedamned
(27.07.25)
Vermem. Acil bir durumsa polis, ambulans vs ben ararım derim.
0
gabe h coud
(27.07.25)
bırak telefonu ben dışarıda tanımadığım kişiye selam bile vermiyorum.
0
my fault
(27.07.25)
bir avm'de cok guzel bir kiz cok kibar sekilde istemisti vermistim.

simdi muhtemelen vermem. belki bi kiz veya masum yuzlu bir cocuk isterse olabilir. insanin tipinden, konusmasindan cok hizli karakter analizi yapabiliyorum.
0
antikadimag
(27.07.25)
Bunu üzülerek söylüyorum, değil telefon yol tarifi bile soran olsa kafamı eğip devam ediyorum. Çünkü burası Türkiye.
0
sanguine
(27.07.25)
avukatım. sakın bir daha yapmayın. her tür suistimale açık. ayrıca rızanızla verdiğiniz için doğacak sorumluluklardan da mesul olma durumunuz var.
0
ground
(28.07.25)
@sanguine +1 yani tabi yerine göre değişiyor en son otobüste mi feribotta mı ne biri istemişti kendi aradım konuştum falan işte gelmek üzere şurda bilmem ne diye detayını hatırlamıyoum. onun dışında sokakta falan çok çok zor. gerçekten ihtiyaç olduğunu anlarsam ancak o riske girerim.
0
bay b
(28.07.25)
bu kadar açıklama yapmam bile. hayır der devam ederim. bazıları söyleniyor, "ne var yani insanlık öldü mu, versen ne olur" hiç dinlemeden uzaklaşıyorum
0
abelardo
(28.07.25)
avukat olmasam ve bu ufacık şeyden dolayı insanların neler yaşadığını bilmesem ben de verilmeli derdim. kendini aklayana kadar maddi manevi yıpranırsın. yapılmamalı
0
kel aynak kusu
(28.07.25)
Vermem. Öyle olaylar oluyor ki ben de paranoyak oldum. Biraz da mesleki deformasyon (avukatım) mevcut haliyle.

Küçük yerlerde verilebilir ancak metropollerde asla tavsiye etmem. Telefonu isteyen kişinin bir örgüt üyesi olup olmadığını ve bir eylemin hazırlık ya da nihai talimatını vermediğini nereden bileceksiniz?
0
10551037
(28.07.25)
ben de bugüne kadar vermiştim de durumlar şunlardı;
- okulda öğrenci velisini arayacaktı
- bizim oradaki basket sahasında ufak bi çocuk anneme haber vermem gerek demişti.
- otobüste kabin memuru ile muahbbet olmuştu(aynı cinsiyetiz), ev arkadaşımı arayabilir miyim demişti.
- metronun girişinde oturuken yanımda oturan biri rica etmişti.

Şimdi yukarıda yazılanlara bakınca ben de çekindim. Galiba son durumda vermeyebilirim artık ama o da düzgün bi tipti.
Bi kere mahallede bakkala giderken biri birini arayabilir miyim demişti de gerçekten telefon yanımda değildi. galiba bazen bu bahaneyi kullanabilirim.

geçende de ben telefonumu kaybettim bi adama beni arayabilir misiniz demiştim. adam kontörüm yok demişti. kitlenip kalmıştım ben de zaten biraz değişik bi adammış o da sonradan öğrendim :)
0
high hopes of the sozluk
(28.07.25)
Tabbi ki vermem. Çok tereddüte düşüren bir durumsa en fazla "numarayı söyle ben arayayım" diyerek hoparlöre alır buyur konuş derim, ama telefonu asla eline vermem. eğer mırın kırın ediyorsa, abi özel konuşucam duyulmasız zart zurt diye nazlanıyorsa zaten derdi konuşmak değil.
0
thracia
(28.07.25)
(5)

pantol, gömlek ihtiyacınızı nereden karşılıyorsunuz

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
beymen'e param yetmiyor, 30'lu yaşlarında erkek bireyim. avm'ye mi gitmeliyim? piyasada f/p oranı iyi ürün bulabileceğim yerler neler?
beymen'e param yetmiyor, 30'lu yaşlarında erkek bireyim. avm'ye mi gitmeliyim? piyasada f/p oranı iyi ürün bulabileceğim yerler neler?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.07.25)
Boyner
0
Mirket
(27.07.25)
hocam ya kalitelilerin outletleri ya da biraz para biriktirip az ama dayanıklı ürün almak lazım. f/p ürün kalmadı.
0
ahmet oturum cerezi
(27.07.25)
avmye gidip ürünleri dene beğendiklerini internetten al. boynerde devamlı indirim kodları oluyor onlarla baya uyguna bulursun. trendyol ve hepsiburada da dönem dönem indirimler oluyor onları takip edeceksin.
avmlerde garaj günleri oluyor. oralarda da markaların güzel indirimleri oluyor.
biraz takip işi.
0
my fault
(27.07.25)
pantolon: dockers
gomlek: damat, bisse.

beymen fiyat bandini bilmiyorum.
0
antikadimag
(27.07.25)
gömlek tudors f/p özellikle kart kampanyası falan da denk getirirsen mis.
pantolon için bir ara uki f/p idi ama onlar da uçtu gitti.
0
koxy
(29.07.25)
(9)

Günde kaç adım atmak iyidir?

michael_knight
Günde ortalama kaç adım atıyorsunuz?Az, çok veya normal mi sizce?
Günde ortalama kaç adım atıyorsunuz?
Az, çok veya normal mi sizce?
0
michael_knight
(25.07.25)
ortalamama baktım telefondan. 8.500 civarı. 10 bin kulağa tok ve sağlam geliyor ama bir bilgim yok.
0
gitdaddy
(25.07.25)
Çok enteresan ki daha yeni bugün 10bin adım olayının yanlışlığı ile alakalı yazı gördüm.
www.bbc.com

Ben de 6-7k atarim hep. 10 k ekstra aktiviteler yaparsam falan anca olur.

Bilimsel olarak illa 10 k yapmaniza gerek yok denmiş ki 10k olayını çıkaran da adım sayar şirketi.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
Bu 10 bin adım olayı geçmişte bir ürün reklamı ile ortaya çıkmış bir konu özel olarak bir faydası yok, Logistic'in dediği gibi daha düşük adımlar da kardiyovasküler sistem için çalışan bir miktar, bir de insanların bu tür aktiviteleri kişisel olmalı kadın erkek genç yaşlı zayıf şişman herkesin aynı standart adım sayısına ulaşmaya çalışması biraz saçma bir konu, mesela 100 kilo birinin 10 bin adım atmasıyla 50 kilo birinin 10 bin adım atması aynı derece sağlıklı olur mu biraz şüpheli bence, bana göre bu işin katı sınırları yok 6000-8000 arası güzel bir skor, onun dışında miktar arttıkça fayda da paralel şekilde artar diye bir gerçeklik yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.07.25)
üsttekilere ek asıl önemli olan bu adımları atarken belli bir nabızın üstüne çıkmak. avm gezmekle tempolu yürüyüş arasında fark var.
bu 10bin adıma tempolu ve nabzı yükselten aktiviteler ile ulaşmak önemli.
0
my fault
(25.07.25)
Temmuz ortalamam 7100.

Seviyorum yürümeyi. Haftada 3-4 gün 6 km yürüyüs yapiyorum. Resting heart rateim 72‘den 53e indi bu sayede.

3-4 gün yürümesem geri 65 e falan cikiyor.
0
sonsuz
(25.07.25)
5-10 bin arasi degisiyor. evden calisiyorum. her gün ise gitsem 10 bin rahat yaparim. bana da nedense ideali 10 binmis gibi geliyor.
0
sir gawain
(25.07.25)
2000? 1000? 500?
Ölçmüyorum ama korkunç hareketsizim. Asansörden arabaya 30 adım falan… Balinaya dönmüş bir insanım.
0
yadigar
(26.07.25)
Yeni yayınlanan araştırmaya göre günlük 7 bin ideal denmiş

www.bbc.co.uk

Beni rahatlattı çünkü her gün 10 bini tutturmak ya da ara vermek yerine düzenli 7 bin daha iyi hissettirir diye umuyorum.
0
kaset
(26.07.25)
Geçen yıllara göre inanılmaz düştü ve alışkanlıklarım, karakterim, fiziğim olumsuz manada etkilendi. Yürümek ve düzenli spor şart.

Ama 10bin adım kampanyası yerini 7-8binlere bıraktı. Adım sayar cihazlar da o şekilde öntanımşı geliyor günlük hedef noktasında.

Ben şunu öerak ediyorum. Evde yürüyüş bandında yürümek ile dışarıda yürümenin mental ve fiziksel sağlık açısından farkı var mı.

Dışarısı daha iyidir muhtemelen ama kaldırım, trafik, kalabalık gibi unsurlar da alınan keyfi azaltıyor.
0
biseysorcaktim
(26.07.25)
(9)

istanbulu gezmek istemek ama depremden korkmak

yenibirgüzelnick
ankarada yaşıyorum ve istanbulu gezmeyi çok istiyorum. bundan 5 sene öncesine kadar sık sık gidip gezerdim sonra bir deprem korkusu geldi 5 senedir gitmiyorum. bana bir tavsiyeniz var mı? şu taraflarda bir otelde kal bir şey olmaz filan der misiniz? veya hep açık havada olsam güvende olur muyum? dep
ankarada yaşıyorum ve istanbulu gezmeyi çok istiyorum. bundan 5 sene öncesine kadar sık sık gidip gezerdim sonra bir deprem korkusu geldi 5 senedir gitmiyorum.

bana bir tavsiyeniz var mı? şu taraflarda bir otelde kal bir şey olmaz filan der misiniz? veya hep açık havada olsam güvende olur muyum? deprem bölgesinde olmayan güvenli otel nasıl bulurum?
0
yenibirgüzelnick
(24.07.25)
kimse öyle bir garanti veremez. sadece istanbul değil dünyanın hiçbir yeri için böyle bir şey mümkün değil. korkunuz takıntı seviyesindeyse üzerine çalışılması gerekir.

ayrıca istanbulu gezerken korkulması gereken şeyler listesinde ilk 3'e bile girmez deprem.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.07.25)
zekeriyakoy, sile tarzi yerlere gitmedigin surece her yerde ayni risk var. airbnb'de mustakil veya bahceli yerler daha mantikli bu senaryoda.
0
buenosdias
(24.07.25)
buenosdias +1 ama şöyle bir durum var:
depremin ne zaman olacağı belli değil belki çok sağlam bir yerde kalacaksınız ama 2 dakikalığına su almaya girdiğiniz marketteyken deprem olacak ve yıkılacak. bunun önünü alamazsınız. evet sağlam evlerde oturmaya gayret ediyoruz ama gideceğimiz her yerin de çok sağlam olmasına dikkat etmeye kalksak hiçbir yere gidemeyiz.
0
matilda
(24.07.25)
bir şehirde deprem riski var diye oraya gitmekten imtina etmek biraz patolojik seviyedir :( yardım alabilirsiniz. deprem konusunda bazı irrasyonel takıntılar oluşmuş.

tarih içerisinde tam da sizin istanbul'u ziyaret ettiğiniz 4-5 güne büyük bir depremin denk gelmesi ve o sırada yıkılacak veya ağır hasar görecek bir binada kaçamayacak bir durumda olmanız olasılığı, bugün markete giderken başınıza gelebilecek bir sürü şeyin olasılığından daha düşüktür.
0
gitdaddy
(24.07.25)
ölmü seni her türlü bulur. sabah mutlu mutlu fırına giderken kontrolden çıkan otobüsün altında kıymaya dönüşmen, bahçe hortumuyla yıkanıp fırçayla asfalttan kazınman da olası. kafana saksı düşebilir, elektrik çarpmasıyla tanışabilir, kendi kendine heimlich yapamayabilirsin. bir kayıp düşüp kafayı zemine vurup bir daha gözlerini açamayabilirsin. insan hayatı pamuk ipliğine bağlı. depremden boşuna endişe ediyorsun. bence psikokoğa görün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.07.25)
arkadaslar belli ki travmatik bir durum var. kendisi farkinda degil mi saniyorsunuz? akil vererek veya mantiksizligini irdeleyerek duzelecek bir sey degil.
0
buenosdias
(24.07.25)
vallahi bence kalacağın yerden çok, gideceğin gezeceğin yerlerden kork deprem korkun varsa.
0
gobekliraki
(24.07.25)
@buenosdias,

valla farkında değildim cevapları şok içinde okuyorum :D
0
🌸yenibirgüzelnick
(24.07.25)
bence öncelikle psikolojik yardım al böyle yaşanmaz.
ayrıca istanbula gelirken trafik kazası geçirme veya uçak düşmesi veya tren kazası geçirme olasılığın depreme yakalanma olasılığından daha yüksek.
0
my fault
(24.07.25)
(23)

kedi ve tatile gidememe sorunsali

turuncu tonlarda
arkdşlr kedimizi bırakacak yer yok tatile gidemiyoruz. aşağıdaki seçenekleri oylayalım lütfennn.1.seçenek: 1 haftalığına teyzeme bırakmak - bunun kötü yanı kedinin pskilojisi bozulup şapşala döner mi? teyzemin evi tüylerden arındırmasının en az 1 sene süreceği düşünülünce arkamdan ne tür küfürler ed
arkdşlr kedimizi bırakacak yer yok tatile gidemiyoruz. aşağıdaki seçenekleri oylayalım lütfennn.

1.seçenek: 1 haftalığına teyzeme bırakmak - bunun kötü yanı kedinin pskilojisi bozulup şapşala döner mi? teyzemin evi tüylerden arındırmasının en az 1 sene süreceği düşünülünce arkamdan ne tür küfürler edebilir?

2.seçecek: kedinin evde kalıp komşumuzun günde 1 defa gelip bakması - kötü yanı komşuyu biraz uğraştıracak olmak ve kedinin 1 hafta boyunca sevgisiz kalarak psikolojisinin bozulması evde can sıkıntısından ölmesi

3.seçenek: pet otel - bunun kötü yanı yine kedinin ortam değiştirmesi nedeniyle psikolojisinin bozulması + şapşala dönmesi ve aynı otelde köpüşlerin de kalması nedeniyle köpek havlamasından gerilmesi korkması ve maddi anlamda bize yük getirmesi.

4.seçenek: tatile vs gitmemek ve kedişin psikolojisini bozmamak.


cevaplar için teşekkürler danamın fotosunu da koyayım bari maşallah bebeme
ibb.co
0
turuncu tonlarda
(23.07.25)
kediyi evde bırakın, birisi gelip baksın. Yöntemi budur.
0
knazım
(23.07.25)
bu secenekler arasinda en iyisi kedinin evde kalmasi. hali hazirda tanidigi sevdigi biri ugrayip 15dk oyun moyun oynayabilirse tadindan yenmez.
0
redlinetheturk
(23.07.25)
ama komşum gelip baksa bile en fazla yarım saat uğrayabilir. kedi 1 hafta boyunca can sıkıntısından ölmez mi?
0
🌸turuncu tonlarda
(23.07.25)
hiçbir şey olmaz. biz 1 hafta tatile gittik. annem 2-3 günde bir gelip baktı ve gitti. psikolojisi falan bozulmaz en fazla siz ilk geldiğinizde biraz trip atar sonra geçer.
0
matilda
(23.07.25)
2 tabi ki.

bizim tatillerde eşimin kardeşi geliyor ve kediyle araları bozuk. mama ve su tazeleyip gidiyor. her gün değil gün aşırı geliyor bir de. psikolojisi filan bozulmuyor kedinin bence. geldiğimizde miyav miyav diye küfrediyor bir süre sadece.

ilk defa kediyi bırakıp tatile gidecekseniz kafaya takmanız normal. ama sorun olmuyor. senelerdir böyle bizim.

sadece fiziksel önlemleri aldığınızdan emin olun. kapıların kapanmaması için destek, evin farklı yerlerine mama ve su kapları gibi gibi. biz kamera da koyuyoruz.
0
elorelia
(23.07.25)
ya daha önce 3,5 günlüğüne bi yere gittik, komşumuz baktı her gün gelip. onun dışında bayramlarda falan 1 gece 2 gece bıraktığımız oldu ama 1 hafta bırakırsam çok aklım kalır tatilden bişey anlamam gibime geliyo. hiç kıyamıyorum.
0
🌸turuncu tonlarda
(23.07.25)
2. Komşu iki günde bir uğrasa bile yeter, her gün uğrayabilirse daha iyi tabii. Bizim kedilerden biri her gün ilaç kullanıyor, onu bile tatil öncesi ve sonrasında ilaç dozlarını artırarak (veteriner önerisi ve takibiyle) bırakıp gidebiliyoruz, hiçbir şey olmaz.

Camlarda tel yoksa açık cam bırakmayın, komşu evi havalandırırsa camları kapatmayı unutmasın. Özellikle kedi küçükse vasistaslı camları açık bırakmayın, çok çirkin kazalar olabiliyor.
Oda kapılarının önüne engel koyun, kendini bir yere kapatmasın. Dolap kapağı vs açıyorsa onların da önüne engel koyun.
Bir de hava çok sıcak, su hızlı buharlaşıyor, normalde bir kap suyu varsa 3-4 ayrı yere, deviremeyeceği büyükçe kaplarda su koyun, komşu her geldiğinde suları tazelesin.
0
kobuzchu kiz
(23.07.25)
tabi ki 2.

her gün gitmese bile olur, her 3. gün uğrasa da yeter. siz yeterince su- mama kapları koyun evin etrafına. onları tazeler.
0
gobekliraki
(23.07.25)
2. Seçenek kötünün iyisi. Ötekiler daha sıkıntılı.

Biz bir akrabamızdan rica ettik, tatil boyunca bizim evde kaldı.
0
yadigar
(23.07.25)
2. seçenek + kedi kamerası. ses falan verebiliyorsun kediyi de uzaktan izlersin aklın kalmaz.
0
theseachange
(23.07.25)
tabi ki 4.
ben eğleneceğim, tatil yapacağım diye insanları çalıştırmam. bu yüzden bende uzun süreli tatil yapmıyorum. maks 1-2 gümlük kaçamaklar. ayrıca kimseninde evime girip çıkmasını istemem.
hayvan sahiplenirken bunlarıda göz önünde bulundurmak lazım.
1-2 gün yalnız kalsa sorun olmaz. ama uzun süreli yalnızlık stres yapar.
0
my fault
(23.07.25)
@my fault

kedisi olan kişiler tatile gitmiyo mu ya? bissürü kişinin kedisi var bu kadar insan kedi aldığı için tatil isteğinden vazgeçmiş olamaz diye düşünüyorum. kedi sahiplenirken de şöyle düşünmüştüm. yılda 7-8 gün tatil yapacağım diye yılın geri kalan 358 gününde kedisiz yaşayayım, kedimle yaşarım, 1 haftasında da bi çözüm bulurum, bu kadar insan kedi aldığına göre bir çözümü olmalı. ama kedi aldıktan sonra kedilerin tek başına kaldıklarında bazı durumlarda psikolojisinin bozulduğunu falan öğrendim. ya da yer değiştirdiklerinde çok strese girdiklerini öğrendim. onun dışında haklısınız aslında bırakmamam gerekiyo ama bi yandan tatile de gitmek istiyorum.
0
🌸turuncu tonlarda
(23.07.25)
2- herkes boyle yapıyor imkanı varsa
0
bay b
(23.07.25)
2 numara.

Eve birinin gelip 10 dakika takılması ve kum,mama, su yenilemesi kafi. 1 hafta kedinin psikolojisinin bozulacağı kadar bür süre değil, eve gelen biri varsa kısa süreli bile gelse kafi.
0
kumandanim
(23.07.25)
biz üç günden fazla kalacaksak kedi bakan bir öğrenciye anahtarı bırakıyoruz o geliyor bakıyor iki günde bir.
ben komşudan rica ederdim ama müstakbel eşim komşumuzu sevmiyor.

400 tl karşılığında bakıyor bahsettiğim kişi.
geliyor mamasını, kumunu kontrol ediyor. yarım saat bir saat kadar evde kedi ile oyalanıyor ilgileniyor.

o kişiyi armut'tan bulmuştuk galiba vakti zamanında.
0
biseysorcaktim
(23.07.25)
Kedinin ortamını değiştirmeyin. Yazık.

Kediyi kedi otellerine göndermeyin. Yazık. + Mikrop kapar?

Komşu 2-3 günde bir gelip mama / su versin.

İkinci tuvaleti alın. Kimse siz yokken temizlemek zorunda kalmasın.

Kedinin sevilmemesi evet, benzer durumda kaldım ilk giderken. Biz yokken bağırıp çağırıp bizi arıyor. Görünce üzülüyoruz, döndüğümüzde haa tamam deyip hayatına devam ediyor.

Bir iki kere gidip geldikten sonra, onlar da öğreniyor. Bizimkinin sevdiği oyuncağı var, onu bırakıyoruz. Gelince de bir kaç gün abartarak seviyoruz.
0
artuc
(23.07.25)
@biseysorcaktim @artuc

ya ben de bunu öneriyorum da eşim evimize yabancı biri gelmesin diyor. komşu en azından tanıdığımız biri ve onlar da yeni kedi aldılar, kum temizleme olayını falan biliyolar alışıklar. bi de onlar da bi yere gitmişti 3 gün biz onların kedisine bakmıştık. bu ay sonu da bi yere gidecekler muhtemelen yine bizim bakmamızı rica edecekler. ben onların kedisine bakarken veya kum temizlerken hiç zorlanmıyorum severek bakıyorum, onlar da bizim kediyi seviyolar o yüzden komşudan rica etme şansım var sadece onlar sonuçta gelse bile günde 30 dk falan gelip bakabilirler, günü geri kalanında evde tamamen yalnız kalmasına üzüleceğim, dert ettiğim şey bu :((
0
🌸turuncu tonlarda
(24.07.25)
Hocam bu son mesajdan sonra yüzde binbeşyüz komşu.
0
kumandanim
(24.07.25)
Ben bir yere gittiğimde kardeşim 2-3 günde bir gelip tuvalet temizleyip mama/su tazeledi ve bir sorun olmadı. Kedinin yalnız kalmasına gelince benimki zaten kendi kendine takılıyor. Şimdi yaz mesela tüm gün balkonda akşam yatarken zorla içeri alıyorum. Arada su içmeye gelmese görmeyeceğim keratayı. Kedinin karakterine de bağlı biraz bence.
0
peki madem
(24.07.25)
ayrıca komşu bakacaksa bence sizin için değerli, kıymetli ne varsa bir odaya kilitleyin. kimsenin aklında şüphe kalmasın.
0
gobekliraki
(24.07.25)
@peki madem

işte benim dana kedim bizi özlüyo. hafta sonları hep evdeyiz gelip sırnaşma olayı yok, temastan çok hoşlanmıyo ama hep yanımızda duruyo öyle bizden bağımsız takılmıyo. hafta içi akşam eve 19:30 gibi geliyoruz kapıda karşılıyo, sevgi bekliyo. 2 dk sevdiriyo sonra oyun istiyo vs. ben mutfakta yemek falan yaparken mutfağın kapısında nöbet bekliyo. ben yatak odasına gidince gelip yatağın üstüne çıkıyo hep yanımızda bekliyo böyle.
0
🌸turuncu tonlarda
(24.07.25)
Tanıdık ve komşunun gelip bakması sanki en iyi seçenek gibi :) kediler evde tek başına rahat edebiliyor; keşke köpekler de yapabilse.. Bizde köpek var ve biraz hareketli; o yüzden tatile beraber gidiyoruz, ama ne deniz ne sıcak sevmiyor..
0
petozel
(26.07.25)
ben kendi deneyimimden bahsedicem, sırnaşmayan asabi kedim var ilk sene 1 hafta gittim sadece 1 kere biri gelip suyunu değiştirdi. döndüğümüzde tabiki özlemişti ama sorun yaşamadık tencere tencere su ve mama koydum.
ikinci senemizde 2 günde bir akşam kalmaya gelen oldu kedi ile ilgilenmek için yinede kedi bu seferinde aşırı özlemişti kendini bile sevdirdi, biraz tüy dökmüştü stressten.
üçüncüsünde 4-5 günlüğüne bırakmak zorunda kaldık cenaze sebebi ile fazla sorun yaşamadım.
camlarımda kedi sinekliği var o yüzden yazları cam açık gidiyorum oda kapıları kapanmasın diye önüne engel koyuyorum. kedinizin ruh haline ve durumuna göre evde bırakın ayarlayabileceğiniz bir kişi 2-3 kere gelip su değiştirse yeter (ps. otomatik mama kabı şart tabi)
0
eja
(28.07.25)
(7)

Balistik füzeler nasıl test ediliyor?

messina123
Türkiye 800 km menzilli balistik füzesini tanıtmış. Şimdi bu füzenin 800 km menzile sahip olduğu nasıl belirlendi? İzmir’den ığdır’a doğru falan atıp mı deniyorlar bu füzeleri? Ki öyle olsa bile birileri illaki füzeyi havadan giderken görür sesini duyar. Ben hiç füze sesi duyan füze gören duymadım.
Türkiye 800 km menzilli balistik füzesini tanıtmış. Şimdi bu füzenin 800 km menzile sahip olduğu nasıl belirlendi? İzmir’den ığdır’a doğru falan atıp mı deniyorlar bu füzeleri? Ki öyle olsa bile birileri illaki füzeyi havadan giderken görür sesini duyar. Ben hiç füze sesi duyan füze gören duymadım. Denize atmak da bir seçenek ancak o zaman doğru noktayı vurduklarını nereden bilecekler her yer su. Denize bir gemi koyup gemiyi mi vurmaya çalışıyorlar? Ayrıca deniz işi de mantıklı gelmiyor bana. Akdenize atsan israili mısırı görür, karadenize atsan rusya napıyosun aq der. Ege zaten olmaz.

İşin özü nasıl deneniyor bu füzeler?
0
messina123
(23.07.25)
balistik füzeyi görüp sesini duyacak varsa gelsin orduda işe başlasın. bu füzeler uçaktan daha ufak ama daha hızlı ve daha yukardan gidiyor. muhtemelen orduya falan haber verip izmirden ığdıra falan atıyorlardır, veya simulasyonları vardır
0
nahtoderfahrung
(23.07.25)
Hocam füzede bir sıkıntı olsa başımıza düşer. Ben karada test ettiklerini sanmıyorum. Ayrıca diyelim ki yarın bir gün menzili 2000 km yapmak isteseler ermenistan sana bugün füze atabilir miyim deneme yapıyoruz mu diyeceğiz
0
🌸messina123
(23.07.25)
ağırlık, yakıt miktarı ve hız değerleri elinizde olunca menzil hesabı yapmak zor olmasa gerek.
0
duyuruuser
(23.07.25)
Uluslararası sulara atıyorlardır.

Kuzey Kore Japonya'nın üzerinden Pasifik'e atıyor mesela.
0
gabe h coud
(23.07.25)
kısa mesafede deneniyor. zaten çoğuda bu denemeler sonucunda teorik olarak şu kadar menzili olur deniyor.
hiç bir silahı savaş meydanında kullanmadan emin olamazsın. bunu iran-israil ve rusya-ukrayna çatışmalarında gördük. tüm bu ülkelerin övündükleri silahlarının aslında ne kadar sorunlu olduğu ortaya çıktı.
hatta amerikanın attığı sığınak delici bombasının bahsedilen etkisi göstermemesi de bir örnek.
0
my fault
(23.07.25)
genelde bu testler rize,sinop gibi karadeniz kıyı şeridinden açık denize doğru yapılır.bir örnek bırakayım.

x.com

çin mesela kıtalararası balistikleri kendi güneyinden hawaii taraflarına atıyor.
0
mutlu yillar sana
(23.07.25)
Batı karadenizden doğu karadeniz hatta trakya açıklarına,
Batı akdenizden doğu akdenize. Teorik atış savunmada olmaz. İlla gerçek atışla test edilmesi lazım. Nükleer ve atom bombaları dahi deneniyor önce.
0
ground
(23.07.25)
(11)

Bu erkek sizce kilolu mu görünüyor?

morca
Toplu fotoda gri tişörtlü ve beyaz şortlu olan. Boyu 1.90 üstü. https://ibb.co/QvsM5RvWhttps://ibb.co/k7D07Rq
Toplu fotoda gri tişörtlü ve beyaz şortlu olan. Boyu 1.90 üstü.
ibb.co
ibb.co
0
morca
(23.07.25)
evet
0
ala09
(23.07.25)
eh
0
sarper361
(23.07.25)
bildiğin tombalak
0
gercekdunya
(23.07.25)
o şortu giyenlerin hepsi şişkot
0
gabe h coud
(23.07.25)
hiçbişey belli olmuyor ki, adam akıllı ayakta görseydik daha iyi olurdu. cüsseli evet ama kilolu mı bilemedim.
0
gobekliraki
(23.07.25)
Şaka mı? Bu fotolardan hiçbir şey belli olmuyor. Ayakta ve içe çekilmemiş karınla foto atarsın öyle yorum yapılır.
0
cemallamec
(23.07.25)
Kilolu gibi.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(23.07.25)
su aygırı gibi biraz
0
koela
(23.07.25)
Eh
0
mor oje
(23.07.25)
Ayakta görsek daha iyi olurdu, ikinci fotoda biraz kambur durmuş. Dik dururken göbek çok belli olmuyor olabilir. Hafif kilolu ama şişmandır tombalaktır diyemem
0
kullanicadi
(23.07.25)
kilolu muhtemelen 110-120kg civarları
0
my fault
(23.07.25)
(14)

Telefonunuzun ekran fotoğrafı

sekizdokuzon
Benimkisi bu: https://ibb.co/fYvVTskcYeğenimdir kendisiSizin telefon ekran fotolarınızı alalım.
Benimkisi bu: ibb.co

Yeğenimdir kendisi

Sizin telefon ekran fotolarınızı alalım.
0
sekizdokuzon
(23.07.25)
telefona wp diye yegen, es, sevgili, torun vb fotosu koymak 1200exp. varo$ puanina denk.
0
feastofthedamned
(23.07.25)
ibb.co

Allah affetsin ama sanki biraz @feastofthedamned +1
0
Shepard
(23.07.25)
(git: ibb.co)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.07.25)
Ekran simgelerle dolu, arkaplan resmi yok.
Kilit ekranı böyle
ibb.co

Tepen sevgili şu bu fotosu koymak varsın varoş olsun. Ben o kadar sevmeyi, görmek istemeyi çok kıskanıyorum. ben de isterdim.
0
biseysorcaktim
(23.07.25)
0
pislick0
(23.07.25)
ibb.co

benden.
0
ruhlardan esinlenen karga
(23.07.25)
ibb.co

chatgpt eseri, çok hoşuma gitti. yoksa kendi resmimi koyacak kadar megaloman değilim aslında :)
0
mustafakesekci
(23.07.25)
üzülme 8910, ben de oğlumun fotolarını koyuyorum, varoşluksa varoşluk <3

hem de saat başı değişen albümden rastgele fotolar şeklinde :)
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.07.25)
ibb.co
nerde cektigimi hatirlamiyorum.
0
buenosdias
(23.07.25)
ibb.co

@buenosdias: fotoğraf mükemmel. türkiye'den bir yer mi? orijinali sendeyse bilgilerinden çıkar aslında nerede çektiğine dair.
0
m e b
(23.07.25)
@meb: muhtemelen italyanin guneylerinde bi yer. orjinali yok maalesef:(
0
buenosdias
(23.07.25)
Varosuz abla nolmus

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.25)
Ankete katılayım

ibb.co
0
beetlejuice
(23.07.25)
0
my fault
(23.07.25)
(4)

20 lik dişlere dolgu kanal yapılıyor mu?

benaslindayohum
Yoksa hep çekelim bunu mu diyor hrkimler
Yoksa hep çekelim bunu mu diyor hrkimler
0
benaslindayohum
(22.07.25)
kendi yorumum (hekim değilim):

20lik diş zaten evrimsel süreçte körelmiş ağzımız daraldıkça. yani ta arkadaki dişleri kullanamıyoruz pek istesek de.

O yüzden onun için uğraşmak çok mantıklı değil. zaten genelde yamuk yumuk çıkıyor. sizinki düzgün diyelim, diğer dişleri de ittirmiyor diyelim, iyi güzel...

Fakat dolgu ve kanalla uğraşmaktansa çekmek hem daha ekonomik hem daha mantıklı. yani kullanmadığın dişi niye kurtarmaya çalışıyorsun?

eşimin yorumu:

eğer ağız açıklığı iyiyse, yani dişe rahatlıkla erişebiliyorsak, dolgu veya kanal yapabiliyoruz diyor.

bazı hastaların çenesi uzun oluyor, 20lik dişi nadir de olsa kullanabilenler oluyormuş.

açıkçası çekilebilir ama kimi hasta pimpirikli veya aşırı titiz oluyor, 40 yaşına gelmiş hala 20 lik dişine iyi bakmış insanlar olabiliyor.

talep edilirse, işlem yapılabilecek, erişilebilecek haldeyse hastaların isteği doğrultusunda yapabiliyoruz diyor.
0
ananiyimioguz
(23.07.25)
Uzmanından sonra laf söylemek çok da doğru değil de, bir sepette çürüme eğilimli bir elma varsa çok düşünmez çöpe atarsın.
0
Mirket
(23.07.25)
Benim 20’lik dişler çürüyünce bir doktor dolgu önerdi ama başkası çektirelim dedi. Çektirdim. En mantıklısı.
0
cemallamec
(23.07.25)
eğer çekilirse karşılık gelen dişide çekmek gerekir. hem ağız yapısını bozuyor hemde karşısı boş olunca diğer diş oraya doğru uzama gösteriyor. benim öyle oldu alt 20lik çekildi üsttekinde sorun yoktu kalsın dendi 10 yıllık sürede sonra uzayıp alt diş etine sürtüp yara yapmaya başladı.
0
my fault
(23.07.25)
(10)

İstanbul dışı taşınacak il önerisi

sorucu
İstanbul'un hayhuyundan kaçmak istiyorsunuz diyelim. Tümüyle uzaktan çalışan bekâr bir kimsesiniz. Böyle sosyalleşme olanaklarının da olduğu güzel bir ile taşınayım diyorsunuz. Nereyi seçerdiniz?Yani İzmir seçeneği var ama İzmir'in son durumu hakkında söylenenler iç açıcı değil.Fethiye-Muğla, Antaly
İstanbul'un hayhuyundan kaçmak istiyorsunuz diyelim. Tümüyle uzaktan çalışan bekâr bir kimsesiniz. Böyle sosyalleşme olanaklarının da olduğu güzel bir ile taşınayım diyorsunuz. Nereyi seçerdiniz?

Yani İzmir seçeneği var ama İzmir'in son durumu hakkında söylenenler iç açıcı değil.

Fethiye-Muğla, Antalya gibi seçenekler çok cezbedici. Ama oradaki nüfus da mevsimliktir gibime geliyor.

Yani İstanbul-izmirde gerçekleşen bir takım etkinliklerden tümüyle yoksun olmamak da iyi bir ölçüt olabilir. Baturay Özdemir'in stand up ı olsun da gidelim arada atıyorum.

Tavsiyelerinize açığım.
0
sorucu
(21.07.25)
Benzer koşullarda benzer bir şeyi düşünen çocuk sahibi olmaya da birkaç ayı olan bir çiftiz.

İnsanı yobaz olmasın, pahalı olmasın, doğası güzel olsun, çocuk iyi eğitim alabilsin, biz de istediğimizde İstanbul'u özlediğimizde kalkıp gelebilelim gibi şartları sağlayan Muğla öne çıkıyor şu an için. Merkez veya Ula/Köyceğiz gibi ilçeler olabilir diyoruz.

Denizli'yi falan da düşündük ama çok araştırmadık.

Antalya çok sıcak ben Muğla'da bile zorlanıyorum bu mevsimlerde Antalya'da yaşayabileceğimi sanmıyorum.

İzmir dediğin gibi maalesef, belki merkeze uzak kısımları olabilir bilmiyorum.

Daha da küçük yerlerde çocuk da bazı şeylerden uzak kalır yıllardır İstanbul'un imkanlarına alışkın bizler de sıkılırız gibi geliyor.

Cevapları da takip edeceğim duyuruyu silme lütfen :)
0
chicha_v2
(21.07.25)
Eskişehir?
0
yadigar
(21.07.25)
izmir çok göç aldı. 10 sene önceki izmir değil artık. Eskişehir en mantıklısı. Antalya çok sıcak ayrıca insanı ege insanı gibi değil kaba. Muğla merkez küçük, Bodrum gereksiz abartı. Fethiye de Antalyanın benzeri.

Denizli Denizlilere güzel dışardan gelen sıkılır. Aydını düşünmeyin bile.
Not: Aydında yaşıyorum Denizliliyim.

Ankara ve Eskişehir en ideali. Yazlık bölge olsun diyorsanız, olanak olarak Kuşadası güzel ancak denizi berbat. Fethiye kışın ortalama bir anadolu şehri ve izmir muğlaya uzak. İstanbulda yaşayan birine göre sosyal etkinlikler bu şehirlerde az.

Sosyalleşme ilk seçenekse Ankara Eskişehir.
0
mikahakkinen
(21.07.25)
İstanbul'un hayhuyundan kaçanlar gelip İzmir'e asimile olacağına, hayhuylarını yanında getirip güzelim şehri İstanbul'a benzettiler.

Kesinlikle İzmir değil. İzmir artık 15 sene önceki İzmir değil.
0
Mirket
(21.07.25)
Ben olsam Şile ve Adalar'ı düşünürüm. İleride kararınız değişirse geri dönüşü de kolay olur.
0
auroraaurora
(21.07.25)
Biz akyakaya aşık olduk, 1 sene karavanda 1 sene kiralık evde yaşadık. Şimdi kendi evimizi yapıp komple yerleşmeyi düşünüyoruz.
0
zozjotejmnk
(21.07.25)
bence araştırılması gereken en önemli kriterlerden biri sağlık altyapısı. devlet hastanesi, üniversite hastanesi ve özel hastane durumları. istanbulda bile birçok bölüme, tetkike randevu bulunamazken buralardaki hastanelerde durum nedir. bizde yok izmire gidin, muğlaya, denizliye gidin diyebilir.
0
my fault
(21.07.25)
Balıkesir tarafları da iyidir. İstanbula yakın, yazları da güzel.
0
gobekliraki
(21.07.25)
Sıcakları alışık değilseni balıkesir, çanakkale.
Sıcak sorun değil deniyorsa antalya.
Bu arada antalyanın serin ilçeleri de var, akseki gibi.
0
Rao
(21.07.25)
Ankara. Uzaktan çalışıyorum, ailecek taşındık. İstanbul’da orta düzey bir 3+1 kirasına lüks bir semtte ormanla dipdibeyim. Evler o kadar büyük ki salonu 2 ye bölüp kiraya verebilirim, en arka odaya yüreyerek 1 dk’da varıyorum. İstanbuldan görece ucuz. Mahalle tam bir greenzone, 0 tehlike. İnsanlar daha medeni. Devlet okulları mükemmel, özel okul yerine tercih edilebilir. Trafik 0, sadece şöförler sığır olduğu için ufak bir trafik oluşuyor. Yakınımda herşey var, hastane, avm, konser/tiyatro, göl, aktivite vs. Sıkılırsam 20 dk’da cilcilli yerlere inebiliyorum, istanbul gece hayatını aratmıyor. Şehrin bir ucundan bir ucuna 30dk da gidilir. Toplu taşıma hiç kullanmadım, iyi olduğu söyleniyor. Yok ben keşmekeş seiyoeum diyosan ona da hitabden ilçeler var, Keçiören, Mamak. Orta halli olsun dersen Çankaya ilçesinde her bütçeye ev ve ortam var. Ne olursa olsun, İstanbul’un stresinden ve deviniminden çıkınca insan olduğunu hatırlıyorsun. Kafanda sürekli hesap yapmak, bir şey elde etmek için 2 şeyden vazgeçmek zorunda değilsin. Ben niye yaşıyorum sorusu aklına gelmiyor. İlk hafta sürekli önümdeki araçları sıkıştırdım, yürüsene lan önün boş diye. Meğerse burda önün her zaman boşmuş sakinleşiyosun. Koşturmacaya gerek olmadığını anlıyosun.
0
rastinon
(21.07.25)
(8)

Evcil hayvanların hep aynı mamayı yemesi

gobekliraki
Aynı dediysem de %80-90, yaş mama veya ödül mamalarını saymıyor. Sizce hayvan bundan sıkılıyor mudur, sürekli aynı yemek sürekli aynı yemek. Arada bir değiştirmek iyi hissettirir mi. Soru özellikle kediler için soruldu.
Aynı dediysem de %80-90, yaş mama veya ödül mamalarını saymıyor.
Sizce hayvan bundan sıkılıyor mudur, sürekli aynı yemek sürekli aynı yemek. Arada bir değiştirmek iyi hissettirir mi. Soru özellikle kediler için soruldu.
0
gobekliraki
(21.07.25)
ben 10-15kg da bir mamayı değiştiriyorum. farklı markaya geçiyorum.
aralarda aynı mamanın farklı içeriklisini(tavuklu-hindili-somonlu) veriyorum.
0
my fault
(21.07.25)
Birkaç markanın 4-5 farklı mamasını dönüşümlü veriyorum.
Bazı kediler çok seçici oluyor; alıştığı mamadan başka zinhar yemez.
Benimkiler değişiklik seviyor.
0
auroraaurora
(21.07.25)
Bizde 3 kedi var, biri çok sıklıkla kusar biri çok kiloludur biri az yer. Üçünün de neyi sevdiğini ayrıntılı olarak takip edemedik. Birkaç mama arasından üçünün de kolay yiyebildiği 2 mamayı seçtik, 15'er kilo aldık, karışık veriyoruz. Sıklıkla da çiğ yumurta ve pişmiş tavuk ciğeri, yiyebilene yoğurt, ekmek gibi şeyler veriyoruz. Çok mutlu oluyorlar, yaş mama yok. Bir başlayınca kuru mamayı bırakıyorlar çünkü.

Sürekli aynı şeyle beslemek depresyona bile sokabilir bunları. Düşün, aslında günde 15-20 km koşması gereken hayvanlar minicik evlere tıkılmış, avlanamıyor çiftleşemiyor koşamıyor çimen toprak ağaç yok... bari mamaları suları kumları temiz olsun sıklıkla farklı bişeyler yesinler.

Elimize et geçirirsek onlara da muhakkak veririz, suyundan koyarız içerler vs. Böyle.
0
muhayyer divan
(21.07.25)
arada bir yediklerimizden de veriyoruz.
zaten kendisi istiyor sürekli hemen yanımıza gelip tadına bakıcam diyor.
yaş mama ve ödül maması veriyoruz farklı farklı, çeşit olsun diye.

kendi yediklerimiz + yaş/ödül mamaları ile diyetini şenlendiriyoruz.

aynı marka mama veriyoruz hep.

somon, ördek, portakal aromalı aromasız falan gibi model değişimi yapıyoruz senede 2-3 defa
0
biseysorcaktim
(21.07.25)
Kedilerin mamalarını sık sık değiştirmek iyi değil diye biliyorum. Değiştirilecekse yavaşça eski mama ile karıştırılarak yapılması gerekiyor. Ben bir kere değiştirdim o da veteriner önerisi ile bağırsakta yeterince emilim sağlanamadığı için ona uygun bir mamaya geçmem gerektiği içindi. Benimki memnun görünüyor mesela benim yediklerime hiç salça olmaz. Merakı gitsin diye koklatıyorum ama kafasını çevirip gidiyor.
0
peki madem
(21.07.25)
Biz yıllardır üç çeşit kuru mamayı üç ayrı kapta hazır tutuyoruz. Dileyen dilediğinden yiyor... İyi mi yapıyoruz, kötü mü, bilmiyorum.
0
yadigar
(21.07.25)
Köpekler için bu soruyu internette araştırdığımda iki fikrin de hatrı sayılır temsilcisi olduğunu gördüm.

Biri diyor ki düzgün besleniyor yaşıyorsa ona uygun bir mama bulduysan, sorun yoksa değiştirme. Zaten içindeki besinlerin oranları dikkatle ayarlanıyor.
Diğeri diyor ki bir mamada eksik olan bir şey belki diğerinde tamdır. Arada bir değiştirmek iyidir.

Konu kediler olunca işin içine psikoloji de giriyormuş herhalde, o bakımdan bilemeyeceğim.
0
michael_knight
(21.07.25)
bu olay benim de çok canımı sıkıyor. benim kedim insanların yediği hiçbir şeyi yemiyor. et, balık, tavuk vs hiç yemiyor. çok minikken sosis yerdi artık onu da yemiyor (pişirip veriyordum minik bi parça). şimdi bi kuru mamaya başladık onu yiyor. onun dışında bir de yaş mama veriyorum ama aynı mamanın farklı türünü de yemiyor. somonlu mama seviyor, onun dışında başka markadan bile somonlu yemiyor. kaç tane mama denedik olmadı. demek ki memnun diye kendimi avutuyorum. bizim yediğimiz yemeğe de hiç gelmez.
0
matilda
(21.07.25)
(3)

mavi kutunun olayı ne

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hangi işlem yapılıyor. kadının ilk 3-5 kelimesi ne anlama geliyor. thx in advance. love you. uwu. https://streamable.com/zegfe7
hangi işlem yapılıyor. kadının ilk 3-5 kelimesi ne anlama geliyor. thx in advance. love you. uwu.
streamable.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
güvenli alan muhtemelen. kadının sınırlarını belirlemek için, bir nevi barikat.
0
gobekliraki
(21.07.25)
polise ulaşamayacağı güvenli bir alan. muhtemelen güvenlik gerekçesiyle polisin silahını vs alamasın, bir zarar vermesin diye böyle bir alan oluşturulmuş.
0
elektr10
(21.07.25)
muhtemelen sabıka fotoğrafı çekilmesi için durması gereken alan. arkasında beyaz fon var.
0
my fault
(21.07.25)
(1)

Ankara Kagit Geri Donusum

ronartest
Elimde bir suru ikea kutusu var nereye atacagimi bilemedim. buyuk kartonlar oldugu icin normal kagit ambalaj atik yerlerine atmak da zor olacaktir. Etrafra hic kagit toplayan insanlar da gormedim onlara verebilirdim.Bir oneriniz var mi?
Elimde bir suru ikea kutusu var nereye atacagimi bilemedim. buyuk kartonlar oldugu icin normal kagit ambalaj atik yerlerine atmak da zor olacaktir. Etrafra hic kagit toplayan insanlar da gormedim onlara verebilirdim.

Bir oneriniz var mi?
0
ronartest
(20.07.25)
kutuları açıp çok kutusunun yanına koyun mutlaka alan çıkar. kağıt toplayıcısı dışında koli ihtiyacı olanlarda alır.
0
my fault
(20.07.25)
(8)

türkiye'de kedilere ic parazit hapi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
verilmiyor mu? annem ve babam kedilerini 3 ayda bir asiya götürüyor. ben de dedim ki babama; biz, bizim kedimize dis parazit yaptirtmiyoruz cünkü ev kedisi, sadece ic parazit yaptirtiyoruz, onu da senede bir defa hap seklinde veriyorlar. babam da diyor ki, türkiye'de hap seklinde yokmus, sadece igne
verilmiyor mu? annem ve babam kedilerini 3 ayda bir asiya götürüyor. ben de dedim ki babama; biz, bizim kedimize dis parazit yaptirtmiyoruz cünkü ev kedisi, sadece ic parazit yaptirtiyoruz, onu da senede bir defa hap seklinde veriyorlar.
babam da diyor ki, türkiye'de hap seklinde yokmus, sadece igne yapiyorlarmis, bizimkine öyle yapiyorlar.
bu bana cok inandirici gelmedi ama sormak istedim. türkiye'de ic parazit asisini hap seklinde ve yillik yapan yer yok mudur?
hem üc ayda bir ugrasmazlar hem de hayvanin üc ayda bir cani yanmaz yani, ne ki bu sacmalik?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.07.25)
hap şeklinde var. bizim kedi biraz şımarık veteriner sevmiyor. o yüzden evde hap olarak yutturuyoruz. kedinin kilosuna göre hapı kırıp biraz traşlamak gerekiyor.
0
orpheus
(19.07.25)
@orpheus, bunu peki veteriner vermiyor mu? bizimkiler mümkün degil yutturamazlar o cadaloza.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.07.25)
evet veterinerden alıyoruz. bizimkiler de zor yutuyor ama veterinere getir götür kavgasından daha kolay geliyor.
0
orpheus
(19.07.25)
klasik paragöz veteriner olayı. sırf veterinere getirsinler diye söylemiş.
tezinol, caniverm markaları yıllardır piyasada var. veterinere bile gerek yok petshoplardan da bulabilirler. oldukça da ucuzdurlar.
ev kedisi bile olsa dış parazit yaptırmak gerekiyor diye biliyorum. sonuçta dışarıdan bizim üstümüzden, ayakkabılarımızdan da gelme durumu oluyor.

iç-dış parazitin birlikte olduğu damlalar en kullanışlısı. onuda veteriner veya petshoptan alıp evde yapılır.
0
my fault
(19.07.25)
@my fault, peki bu damla seklinde olan ilacin markasi nedir acaba?
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.07.25)
İç dış parazit damlası kullanın +1

Veterinerden aldığım marka Nexgard Combo. İki ayda bir kullanıyorum.
0
peki madem
(19.07.25)
@konusma Elanco advantage, Bravecto DuAct ben bu ikisini kullanıyorum hangisi denk gelirse. zaten veterinerlerde çoğunlukla bu ikisi bulunuyor. kilosuna göre uygun dozda olanı veriyorlar.
hatta internette satış yapanalar var ama güvenip almadım.
0
my fault
(21.07.25)
Benim kedim 5 aylik, 2,4 kilo. Evden veteriner dışında dışarıya çıktığını söyleyemem. Bazen alt kata kaçıyor, bir iki seferde misafirliğe götürdüm sadece. Veterinerimiz dış parazitin her ay yapılması gerektiğini söyledi. Iç parazit içinde kendisinden caniverm hap aldım ve üçe bölüp üç gün bir parçasını içireceğim. Eylül ayında kullanmıştık, birde haftaya kullanacağız ikinci kez.

2,5 kilo olduğunda tek bir ilaci varmış üç ay giden istersen ona başlarız dedi. Sanırım ona başlayacağız bir dahaki sefere.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
(3)

kedimizin sorunu ne

the guy from batman
küçüklüğünden bu yana çişini kumundan başka hiçbir yere yapamayan kedimiz son iki haftadır yumuşak bulduğu her zeminde kendini bırakıyor. evde temiz yatak, çarşaf, yastık vs. falan kalmadı.kedimizin sorunu ne olabilir? kendisi bir buçuk yaşında.
küçüklüğünden bu yana çişini kumundan başka hiçbir yere yapamayan kedimiz son iki haftadır yumuşak bulduğu her zeminde kendini bırakıyor. evde temiz yatak, çarşaf, yastık vs. falan kalmadı.

kedimizin sorunu ne olabilir? kendisi bir buçuk yaşında.
0
the guy from batman
(19.07.25)
Kumun tipi, yeri, ortamı değişmediyse, değişen dış etken yoksa böbreklerinde sorun olabilir. Ben olsam doğruca veterinere götürürüm.
0
kobuzchu kiz
(19.07.25)
zaman kaybetmeden veterinere gidin.
bizim kedi iç parazit olduğunda lavaboya kakasını yapardı. kakanın üstünde parazitleri görürdük. öyle anlatırdı derdini.
sizinkininde bir sorunu var kesin.
0
my fault
(19.07.25)
Acil veterinere gidin diyorum, ya stres kaynaklı ya da diğer kötü seçenek idrar kristalleşmesi gibi durumlarda tuvalet dışına yaparlar. Evde düzen değişti mi misafir hayvam geldi mi bunlar bile strese bağlı olarak idiyopatik dediğimiz sebeple kristalleşme olabiliyor sonrası daha kötü
0
Semi
(19.07.25)
(5)

Şarjlı diş fırçası

kizil karga
Kullanmalı mıyız? Ben manuel fırçayla mutluyum ama benim mutlu olmam bunun daha iyi/doğru olduğu anlamına gelmez tabii, ne diyorsunuz?
Kullanmalı mıyız? Ben manuel fırçayla mutluyum ama benim mutlu olmam bunun daha iyi/doğru olduğu anlamına gelmez tabii, ne diyorsunuz?
0
kizil karga
(19.07.25)
ben 1 senedir düzenli kullanıyorum.
+ diş macunlarının beyazlatıcı, leke çıkarıcı özellikleri elektrikli fırça yoksa zor. benim dişlerimde bariz beyazlattı ve özellikle dişlerimin arkalarında oluşmuş lekeleri çıkarttı.
+ sabah/gece 2 dakika fırçalama ve genel olarak günlük düzenli ve düzgün fırçalamaya neden oluyor. buna kıyasla daha önce yalapşap yapıyordum, özellikle de saat tutmadıkça 2 dakika ne kadar sürüyor anlamak zor.
- alışana kadar diş etlerinizde ağrı veya hassasiyet problemleriniz olabilir.
0
malheiros
(19.07.25)
ben 10 yıldır şarjlı diş fırçası kullanıyorum çok memnunum.
en güzel yanı sizi en az 2dk fırçalamaya teşvik ediyor.
ama kullanırken doğru kullanmak lazım. fazla baskı yapmadan doğru açıda diş etlerine temas ettirerek.
ilk kullanımda biraz değişik gelebilir. diş eti hassasiyeti yapabilir ama alıştıktan sonra rahat edersiniz.
ayrıca ilk zamanlarda sensitive başlığını öneririm alıştıktan sonra farklı başlıklar denersiniz.
ayrıca orta seviye bir makine yeterli olacaktır. son çıkanları çok gereksiz modlarla doldurup pazarlamaya çalışıyorlar. kalem pillilerden de uzak durun.
0
my fault
(19.07.25)
diş etlerine zarar veriyor ve tartarı diş aralarında gezdiriyor. sağlıklı bir ürün değil. bir dönem ben de kullandım, daha sonra doktorum normal fırçaya geçmemi önerdi. onu da hatır hutur zorlamadan, diş etlerine fırçayı yatay koyup dişlere doğru çekerek yapacaksın.
0
neira
(19.07.25)
Bunun cevabını, Kontrole gittiğinde doktorunun ağız hijyenin konusundaki yorumunda bulursun aslında. Sorun yoksa her ne yapıyorsan aynısını yapmaya devam et.

Neden böyle söylüyorum; çünkü her doktorun doğru fırçalama konusundaki yorumu farklı. Benimki dahil kimisi şarjlı kullan derken kimi “yok şarjlı kötü diş etlerimin altını kirletiyor” falan diyor. Muhtemelen bunun belli bir doğrusu yok, herkes kendi fikrini söylüyor. O yüzden süreci sormak yerine sonucu göstermek daha işe yarar geliyor bana.

Benim 10 yıldır kullandığım bir Braun şarjlı fırçam var. Zaman dolunca titremek dışında hiçbir ekstra özelliği yok. Gayet memnun kullanıyorum. Geçmeyi düşünüyorsan tavsiye ederim evet ama böyle mutluysan ve sorun da yoksa niçin geçesin?
0
lazor
(19.07.25)
Ben ailemin yanina gidince jarjli fircami goturmuyorum. 1 hafta 10 gun ayri kalinca, eve sadece jarjli dis fircam icin donmek istiyorum
0
narod
(19.07.25)
(21)

Onlyfans vb kullanan kızların utanması yok mu?

daredevilin altinci hissi
Arkadaşlar soru başlıkta. Ekonomik kriz kolay para kazanama yüzünden fenomenlerin seks videoları barisreus gibi hesaplarda paylaşılıyor. Bu kızlar utanmıyor mu?
Arkadaşlar soru başlıkta. Ekonomik kriz kolay para kazanama yüzünden fenomenlerin seks videoları barisreus gibi hesaplarda paylaşılıyor. Bu kızlar utanmıyor mu?
0
daredevilin altinci hissi
(16.07.25)
Seks ve kadinligi satarak para kazanmak yeni bir sey degil, OF'den evvel de vardi.

Ayrica OF için para harcayan kerizler düsünsün(porno bedava oldugu hâlde).

Diger tarafta zengin erkek kafalayip, parasini tokatlamaktan daha dürüst bir sey yapiyorlar. onlyfans'çilar.
0
feastofthedamned
(16.07.25)
ben şeyi anlamıyorum.
yüzlerini gösteren bu kişilerin ailesi, akrabası yakını yok mu hiç?
ne kadar seküler olsalar da kimse bunu kabullenmez bence. herkesi siliyorlar mı bu insanlar.

bi de asıl merak ettiğim şey, x kişisinin videosunu sağda solda korsan yayınlayan barzolar asıl suçu işlemiş olmuyor mu. diğerleri toplumsal olarak doğru da olsa yanlış da olsa bir iş yapıyor. bu bahsedilen kişiler ise tam anlamıyla hırsızlık yapıyor.
0
biseysorcaktim
(16.07.25)
utanilacak bir sey mi yapiyorlar?
hirsizlik, haksizlik, yalan söylemek mesela utanilacak seyler.
0
sonsuz
(16.07.25)
@biseysorcaktim herkesin ailesi ayni degil ki.

herkes hatirlamaz belki ama 90lar boyunca ve 2000lerin baslarinda manken furyasi cok yaygindi. sarkicilar, futbolculara ek olarak ulkenin en buyuk "celebrity"leri mankenlerdi ve normal gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda falan ciplak kadin gormek cok yaygindi. carkifelek, turnike gibi aksam oturup tum ailenin izledigi yarismalar da gene son derece acikti. yani demek istedigim, bu tip seyleri takmayan, "ailesi akrabasi" rahatsiz olmayan kesim hep vardi, hatta simdikinden cok daha fazlaydi. yeni cikmis bir konsept degil yani.

bir de bu kizlar para mi caliyor, "utanmasi yok mu" diye sorulmus da...
0
hot potato
(16.07.25)
Üşenmezseniz bu bölümü diinleyin. open.spotify.com

Benim hatırladığım bu kişi özelinde, utanmak bir yana, az para kazanılan düz işleri yapmayı aptalca bulduğu, ailesi ile ilişkisini de anlatıyordu.
0
(16.07.25)
Gösteren olduğu sürece bakan da olur. Karşılıklı bir durum var.

Sonra yaşamlarında karşılarına çıkabilir mi evet, ama abisi miyiz babası mı kendileri düşünmesi lazım.

Bir de bu işin arkaplani var, @hot potato'nun dediği güzel bir örnek.mesela. Eminim 80 ve 90lardaki magazin celebritylerini model ve örnek alarak büyüyen nesilden az onlyfansci çıkmamıştır, sonra bir de kanaat önderi yaptılar bazılarını. Diğer tarafı, şimdi of var, eskiden de işte manken oyuncu olma sevdası vardı ki hala var.

Özetle, utanmıyorlar mi demekle bir yere bağlanacak mevzu değil. Ekonomik kriz kolay para da çok güdük bir açıklama bence. Kimin ne amaçla ve ne hedefleyerek x platformunda olduğunu bilmek.mumkun değil.

Bir ara ekside psikiyatristmis gibi yazdığı sonradan ortaya çıkan bir yazar vardı, mesela terapistlere sözlükten birilerini refere edip para alıyormuş falan diye rezalet başlığı çıkmıştı. E şimdi, bu doğruysa mesela, bu utanmıyor mu? Buna da istersek ekonomik kriz kolay para diyebiliriz. Örnekler çoğaltılabilir.
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Erkekler de açıyor. Bizim arkadaş pornolar çekiyor.
0
runaway
(16.07.25)
Paranın nereden geldiğini çok da önemsemeyen aileler var. Görünürde çocuğunu evlatlıktan reddetmiş gibi davranır ama para akışı devam ettiği sürece çok da sesini çıkarmaz. Cinsel yöneliminden ötürü ailesi tarafından reddedilen birçok influencerin ünlü olup para kazanmayı başladıktan sonra aileleri tarafından kabul gördüğünü biliyoruz.
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
utaniyorlar, para eziyor tabii bu utanmayi. zaman gectikte utanma duygusu da kalmiyor.
0
gule gule
(16.07.25)
Bir de girişimciliğin önünün komple kapatıldığı herkesin memur ya da dar gelirli beyaz yakalı olmaya zorlandığı bir ekonomi atmosferinde hayatı düzgün yaşamak ya da anlam arayışında olmak gibi kaygıları olmayan, toplumda var olmanın tek yolunun iyi para kazanmak olduğu dayatılan genç insanların bu yollara girmesi bana çok tuhaf gelmiyor.
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
Türk erkeği para verir miymiş OF’a? Şaşırdım.
0
gabe h coud
(16.07.25)
kadın olsaydım bende of açardım valla temiz iş alıcısı fazla. öyle sex videosunada gerek yok ayak göstersen milyonlar kazanırsın. of dışında canlı yayın uygulamalarında iki dekolte şov yaptın mı parayı kaldırıyorsun.
eskortluktan daha iyi bir iş.
güzelde olmana gerek yok simge barankoğlu diye bi kadın var duba gibi instagram abonelerinden aylık 5milyon kazanıyormuş.
bu paraları kazandıktan sonra bana ne akrabalardan elalemden.
0
my fault
(16.07.25)
yok. utanmıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.07.25)
hot potato +1

şu an meşhur olan pek çok popçu, sunucu, vs çoğunun memesini poposunu görürdük gazete eklerinde :)
şu an tuhaf gibi gelebilir ama büyük gazeteler sabah, hürriyet falan her haftasonu magazin eki verirdi. şu an çok meşhur olan pek çok kadın çıplak poz verir, cinsel açıklamalar yapardı. gayet normal gelirdi herkese. daha az ünlü olanlar ise bulvar gazetesine soyunurdu. o her gün çıkardı. o zamanlar ergen olan bizlere çok çektirdiler mesela.
parayı bulduktan sonra hepsi namus timsali açıklamalar yapıyor günümüzde. ailesi, çocukları falan da meşhur oldu hatta.
yani para geldikten sonra utanma falan olmaz kimsede.
0
abelardo
(16.07.25)
olay parada bitiyor. aynı durum gayler için de geçerli. instagramda karadenizli gay bir çocuk var, babası normal şartlarda oğlunun gay olduğunu görse vuracak bi tip. ancak para kazandığı için bir şekilde kabulleniyor.

onlyfansçilerin birçoğu için de bu böyle. para maalesef ailenin evladını kabullenmesinde bile büyük rol oynuyor.
0
asap raki
(17.07.25)
asap raki'nin tespiti çok doğru. sosyal medya gaylerinden only fansçılara kadar tüm bu marjinal kitle iyi para yaptıkları için ne toplum ne de aile baskı yapmıyor bunlara. tam tersi lüks mekanlarda takılıp saygı görüyorlar.
0
runaway
(17.07.25)
OF'dan once de eskortluk vardi, dumduz orospuluk vardi, pavyonlarda konsomatrislik yapanlar vardi var oglu vardi. onlarin aileleri ne kadar aile idiyse bunlarinki de o kadar.
0
warrior princess
(17.07.25)
Oğlunu, karısını, akrabasını başkalarının hakkını yiyerek işe sokan, Sınav sorularını çalan, çalınmış sınav sorusuyla okul kazanan, kara para aklayan, gözümüzün içine baka baka hukuku kendi amaçlarına alet eden, her şeyin farkında olmasına rağmen kendi çıkarı için bütün bunları alkışlayanlardan ahlak nutukları dinliyoruz.

Ama ülkede bunca ahlaksızlık, çürümüşlük varken, tamamen kişinin kendi kararı ve rızasıyla yaptığı, yararı zararı sadece kendisini bağlayan şeyler için insanları parmakla işaret edip "şu ahlaksızlara da bakın, bunların aileleri hiç utanmıyor mu?" diye merak etmek.

Ülkede bir ahlaksızlık, utanma sıralaması yapılsa onlyfansçılar kendilerine listenin sonunda bile yer bulamaz.
0
thracia
(17.07.25)
Ülkede büyük bir kesim çıplaklıkla barışık. Gerçekten barışık.

Üstteki cevapları okudum. Doğru söylüyorlar. Biz Özcan Deniz'in bile g*tünü gördük. Hem de ana akım medyada.

Sağ - muhafazakar iktidarlar algımızı çok değiştirdi. Eskiden çıplaklar kampı vardı bir sürü. Millet normal karşılardı.

Nitekim ülkedeki bunca rezalete rağmen utanacak en son grup onlyfansçılar.
0
yurtsuz john
(17.07.25)
utanmıyorlar çünkü çok para kazanıyorlar.
ailelerini ve çevrelerini de bu durumdan yararlandırıp bir şekilde kabul ettiriyorlardır muhtemelen.
ya da belki bazıları bağlarını koparıyordur.

bu arada bunun utanılacak bir şey olduğunu düşünmeyenlerdenim.
sadece bir tür cesaret gerektiriyor, utanmak derken belki siz de onu demek istemişsinizdir.
kolay bir şey değil, yapabilecek insan var, yapamayacak insan var.
yapabilene helal olsun.
her iş gibi bunun da bedelleri var sonuç olarak.
yani sadece "ayda şu kadar parayı götürdü" olarak görülmemeli, sonuçları ağır oluyor ve bu sonuçlarla yüzleşmek de eskisi kadar uzun sürmüyor.
mesela arkadaşlık ilişkilerinde sorunlar yaşıyorlardır, bazı aile üyelerini hayatlarından çıkartıyorlardır, erkeklerle ilişkileri sadece alışveriş düzeyine düştüğü için duygusal yoksunluk yaşıyor, ilişkilerinde derinleşemiyor, duygusal partner bulamıyor olmaları mümkün.
bu sonuçlarla yüzleşmek birkaç ay içinde gerçekleşir en fazla, yıllarca saklanabilecek bir şey değil artık günümüzde.

neticede, bu da bir seçim.
bence bedelini ödemeyi göze almakla ilgili bir şey, utanmakla değil.
0
blatta hiberna
(22.07.25)
para kazanıyorlar diyerek bu duyuruyu görme ihtimali olan genç insanları dolaylı ya da doğrudan teşvik etmeyelim.

para kazanmak isteğiyle bunu yapsalar ve göze alsalar bile çok az bir kısmı para kazanabiliyor.

yüzde 90lar gibi bir orandaki kısmı ise pişman oluyor sonrasında.
geçinebilecek kadar para kazananların oranı yüzde on'dan az.
0
biseysorcaktim
(22.07.25)
(19)

evlenmeden önce konuşulması gereken konular?

goge bakan
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
iki tarafın da beklentilerini ayrıntılarıyla aktarması gereken konular nelerdir tecrübelerinize göre?
0
goge bakan
(15.07.25)
Gelecek planlari. Yasanilacak ülke, cocuk yapilacak mi vs kesin konusulmali
0
sonsuz
(15.07.25)
Kim evde ne işi yapacak kesinlikle konuşulmalı. Roller belirlenmeli. Eve yapılacak maddi katkı.
Akrabalar evde kalabilir mi?
Sürekli memleket dedikleri boz çöplüğe gidecek miyiz? Evimize gelip aylarca işgal edecekler mi?
Kardeşleri mal ve sürekli arkalarını toplayacak mıyız? Velileri için de aynısı geçerli. Çocuk olacaksa aileler gelecek mi, bakıcı mı, işten çıkacak mı?

Devam ederdim ama bunlar iyi bir başlangıç diyebiliriz.
0
Shepard
(15.07.25)
Arada bir salonda tek yatılsa sorun olur mu gibi şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.07.25)
Ekonomi nasıl sağlanacak ve çocuk yapılıp yapılmayacağı

Kişilerin kariyer planları ve yurtdışı planlarının olup olmaması

Bunlar sanki şirket mülakatı gibi duruyor insanlar konuşulmasını ayıp sanıyor, aşk sevgi her şeyi çözer ne gerek var diye düşünüyor fakat aşk sevgi hayatta her şeyi çözmüyor

Kaleci saçlı +1
Arada salonda tek yatabilir miyim, bu bende de var, hatta sevgilime sormuştum tamam demişti ama ayrıldık
0
grimavi
(15.07.25)
@Arbre, yalan söyleme gecmisi olan biri neden sana dogruyu söylesin
0
sonsuz
(15.07.25)
Evlenme kararı bence daha çok hislerle alınan bir karar. What is your gut saying yani için alıyor mu karşındakini, içine siniyor mu?
0
sekizdokuzon
(15.07.25)
Bazilari abarti olabilir ama yuzeysel olarak konusmakta fayda var:

0) Nerede yasanacak? Islere yakin? Ailelere yakin? Kimin isi/ailesi? Yurt disi? Sahil kasabasi? Kendi eviniz? Kira?

1) cocuk yapilacak mi? evet ise nasil buyutulecek, kim bakacak? dini gorusler neler, adetler neler, ailesel beklentiler neler? (mesela sunnet olacak mi, sunnet dugunu olacak mi, kupe takacak mi, ya gay olursa, ya ozel ihtiyacli olursa vs)

2) cocuk olmuyorsa alternatifler neler? evlat edinmek, koruyucu ailelik, IVF vs seyler nasil halledilecek?

3) Ailesel genetik hastalik var mi? Tasiyicilik var mi? Ilerde ana babaniz, daha sonra siz parkinson, ALS filan olunca ne olacak? Kim bakacak?

4) Mal varliginiz ve genel butceniz nasil paylasilacak? Kim calisacak? Neye ne kadar para harcayacaginiza nasil karar vereceksiniz? (1000$ a canta almak, 20000$ a motosiklet almak, kirada oturmak, ev almak, arabayi yenilemek, banyoyu yenilemek vs gibi seyler nasil konusulacak?)

5) Olunce ne olacak? Mal varliginiz esinize mi, cocugunuza mi, kardesinize mi, ana babaniza mi kalacak? Nasil pyalasilacak?

6) Cocuklarin egitimi nasil olacak? Kaliteli okul --> kaliteli mahallede yasamak, ozel okul, yurt disi vs gibi seyler.

7) Tatillerde ne yapacaksiniz? Memleket? Deniz kum gunes? Yurt disi? Evde oturmaca?

8) Evcil hayvan yaklasimlariniz? Yarin ocuck kedi istedi mesela, olay cikacak mi?

9) Ana baba kardes amca oglu vs surekli yakanizda olacak mi? Finansal olarak olur, kapiniza fiziksel olarak olur. Neyi nereye kadar tolere edeceksiniz?

10) ayri ayri disari cikacak misiniz? cikinca birbirinize ne kadar hesap vereceksiniz?
0
taurina
(15.07.25)
Para, iç ilişkiler ve dış ilişkilerin sınırları.
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Evlilik sözleşmesi ve boşanma durumunda malların nasıl paylaşılacağı. Bunu baştan konuşmazsan sonra büyük sıkıntı yaşarsın.
0
runaway
(16.07.25)
koca kontenjanindan 10 seneyi devirdim.

evlendigim kadin ile su anda evli oldugum kadin arasinda daglar kadar fark var, cocuktan sonra bambaska bir faza gecti, hormonlarin etkisi falan herhalde.

o yuzden bastan ne konusursan konus, evlilik organik ve dinamik birsey statik degil, sen istedigin kadar plan/anlasma yap.. o is oyle yurumeyecek, uyarayim.
0
cooperr
(16.07.25)
Kosulsuz birbirini sevmek degilmiydi ?
0
designer
(16.07.25)
Oturulup konuşulduğunda mantıklı konuşan, ama iş icraate geldiğinde yapmayan o kadar çok insan var ki, ben bu konuşmaların çok bir işe yarayacağını düşünmüyorum.

Yine de genel hatlarıyla bir imaj çizmek adına yukarıdaki yazılanlara katılıyorum.
0
ananiyimioguz
(16.07.25)
Çok uzun vadeli konuşmak çok yararlı olmayabilir çünkü evliliğin akışında karşındaki insanla beraber senin de görüşlerin/hayata bakışın değişecek. Temelde şunlar konuşulabilir:

- Çocuk yapmaya sıcak bakılıyor mu; bir taraf çocuk isterken diğeri kesinlikle karşı ise baştan evlilik yapmamak lazım.

- Genel olarak finansal konular; evin geçimi nasıl sağlanacak, karşılıklı beklentiler neler, ev-araba gibi alımlarda nasıl hareket edilecek.

- Sosyal hayatlar nasıl ilerleyecek; örneğin eşini oturduğu siteden dışarı çıkarmamakla övünen (!) bir arkadaşımız zamanla malesef boşandı. Yine boşanan bir çift biliyorum; arkadaşım yarım saat kahve içmeye gel(e)mezdi, "eşim sorun çıkarıyor" derdi. Sonrası hüsran.

- Y.dışı veya şehirdışına taşınma hedefi ve planı var mı, varsa nereler -> bu konu ÇOK KRİTİK. Evlilik sonrası zorla kadının/erkeğin memleketine taşındırma hikayelerini çevremde 4-5 çiftte gördüm. Boşanan da oldu aman dikkat.
0
Lethe
(16.07.25)
@cooperr +1 kadın tarafı olarak konuşuyorum, doğuran kadın olmasına rağmen erkekler daha fazla lohusa gibi davranıyor. Konuşulduğu gibi gitse her şey keşke…
0
ekimoloji
(16.07.25)
üstte yazılanlar konuşulmalı ama her şeyden önce bir süre beraber yaşanılmalı.
benim gözlemlerime göre erken dönem boşanmaların en büyük nedeni hiç beraber yaşamamaları.
0
my fault
(16.07.25)
madde madde yazanların çoğu bekar bence. ne konuşursan konuş evlendikten sonra düşünceler, mevcut durumlar illa ki değişecektir.

@my fault haklı bence, ama maalesef ki türk aile yapısı buna çok uygun değil. evlenmeden önce en az 1 yıl beraber yaşanması çok daha sağlıklı olur. elimde yetki olsa zorunlu yaparım hatta.
0
bobinhoo
(16.07.25)
böyle bir liste hazırlamak mümkün değil. bazı şeyler zaten kendini belli eder. kaldı ki karşınızdaki yalan da söyleyebilir. ilişki içinde bazı şeyleri çözüp halledemiyorsanız, karşı tarafı tanıyamayıp soru sormaya ihtiyaç duyuyorsanız zaten evlilik konusu rafa kaldırılmalı. sadece çocuk konusu netleştirilebilir belki.
0
elorelia
(16.07.25)
bekarken bir evde yaşayıp sonra boşananlar insan değil mi? iyi ki elinde yetki yok ergenus
0
lambırcek
(16.07.25)
Görücü usulü evlilikler dışında bu konuların tamamında hiç konuşmadan kendiliğinden oluşmuş bir hemfikir olma veya ortayolu bulma uzlaşısı yoksa, sonradan konuştuklarınızı notere onaylatsanız bile pek bir işe yaramıyor.

Ayrıca, madem konuşmaya karar verdiniz, şunları da konuşun,

Taraflardan biri kaza geçirip omirilik felçli olursa ne olacak,
Taraflardan biri ölümlü kaza yapıp hapse düşerse ne yapılacak,
Taraflardan birinin abla ve eniştesi kaza yapıp ölür de 3 yeğen başa kalırsa ne olacak
Anne ve baba aynı anda alzheimer ya da yatalak olursa ne olacak
Taraflardan biri ömür boyu ödeyeceği bir dolandırılma olayıyla karşılaşırsa ne olacak
Bebek serebral parsi olursa ne olacak

Akraba kalabilir miymiş? Ne kadar pembe bir dünyanız var.
Evleniyor musunuz evinizin odasına kiracı mı seçiyorsunuz belli olmuyor.
0
Mirket
(16.07.25)
(4)

erkek vücut kıllarını hangi yöntemle aldırmalı?

istististist
uzun yıllardır vücut kıllarımı kesmiyorum. özellikle sırt, omuz, göbek ve göğüs bölgesinde ciddi birikme var. daha önce braun'un makinesiyle bu bölgedeki kıllarımı alıyordum. kıllar epey uzamışken, ağda düşünmeli miyim? ağda kılların tekrar çıkması esnasında ciddi sorunlara yol açıyormuş sanırım. ep
uzun yıllardır vücut kıllarımı kesmiyorum.

özellikle sırt, omuz, göbek ve göğüs bölgesinde ciddi birikme var.

daha önce braun'un makinesiyle bu bölgedeki kıllarımı alıyordum.

kıllar epey uzamışken, ağda düşünmeli miyim? ağda kılların tekrar çıkması esnasında ciddi sorunlara yol açıyormuş sanırım.

epilasyon düşünmüyorum.

bunun dışında başka önerilerinize de açığım.
0
istististist
(15.07.25)
www.philips.com.tr
philips 3000 serisi bir makine yeterli olur. ben bunun eski bir modelini kullanıyorum tüm vücut için en iyi tercih bence bu tarz folyolu makineler.
sırt, göğüs, kasık bölgeleri ve özellikle testiste sorunsuz tahrişsiz traş olunabiliyor.
0
my fault
(15.07.25)
my fault +1

ağda = işkence. 1 kere yaptırdım, çok sinir bozucu.
hiç düşünmeden epilasyona gidin derim, büyük rahatlık. yaptırdım ve çok memnunum.

ya da makineyle alıp devam edeceksiniz.
0
MtKrt
(15.07.25)
ben tüm vücudu ayda bir falan makineyle kesiyorum ve çok memnunum bu yöntemden. en acısız, ucuz yöntem bu herhalde. tabii kılların sıklığı ve kalınlığına göre yöntem değişebilir. hani kazak gibi olanlar kılları, makineyle kesse nasıl hisseder bilmiyorum. benim kıllarım çok sık ve kalın değil.
kılların kesildikten sonra çıkıp da belli bir uzunluğa gelmesi de hoşuma gidiyor. hafif kıllı olmak da kötü değil. ama belli bir seviyeyi geçince hoşlanmıyorum. güçlü bir makine ile kısa zamanda büyün vücudu hallediyorum.
0
santimantal
(15.07.25)
Tabii ki de erkek dediğimiz usturayla kendi kökünden alır.
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
(18)

Profesyonel spor neden var?

michael_knight
Profesyonel spor dünyadan bir anda yok olsa ne kaybederiz? Neden ortaya çıkmış?Hadi futbol, basketbol, voleybol gibi ekran başına insan toplayıp oyalayan 10-15 sporu bu soru dışında bırakalım. Atletizmin yüzlerce adını bilmediğim dalı var. Milyonlarca insan “profesyonel sporcu”Ne iş yapıyorsun desem
Profesyonel spor dünyadan bir anda yok olsa ne kaybederiz? Neden ortaya çıkmış?
Hadi futbol, basketbol, voleybol gibi ekran başına insan toplayıp oyalayan 10-15 sporu bu soru dışında bırakalım.

Atletizmin yüzlerce adını bilmediğim dalı var.
Milyonlarca insan “profesyonel sporcu”

Ne iş yapıyorsun desem adam profesyonel gülleci, gülle atıyor.
Girip bir konfeksiyonda ütü yapıp üretime katkı sağlamak yerine müthiş bir yetenek, emek, zaman, para gülle atmaya harcanıyor. Vergiler, federasyonlar aracılığıyla hepimiz finanse ediyoruz bu profesyonel sporcuları. Tüm dünya için diyorum.
Olmasa olmaz mı? İsraf değil mi?

Amatör olarak isteyen istediğini yapsın, bir araya gelip yarışsınlar ama pazartesi sabahı da ofiste masasında olsun kişi.
0
michael_knight
(13.07.25)
Senin maas aldığın neden var?
0
sekizdokuzon
(13.07.25)
Abi ülkeler kaynaşıyor, kültür görüyorsun, insan görüyorsun. İzlemesi keyifli. Heyecanlı. Ben mma maçlarını kaçırmıyorum. Futbol sevmem ama şampiyonlar ligini izlemeyi çok severim. Ülkelerin, insanların yararına bir şey, mesela bayramlar var. Bayram geliyor ve bayram süresince hayatındaki her şey siliniyor, deşarj oluyorsun ve haftaya roket gibi başlıyorsun. Professssiiiooonaaaal spor da aynı etkiyi yaratıyor.
0
Shepard
(13.07.25)
Bütün eğlence sektörü yahudiler tarafından goyim oyalansın biz de üzerlerinden para kazanalım amacıyla yaratılmıştır
0
Hallegadola
(13.07.25)
Olay Prof spor değil, gösteri dünyası.

En az 2-3 bin yıllık tarihi var.

Roma, kolezyum, Sultanahmet at pisti vs vs
0
makbur
(13.07.25)
Profesyonel sporcuların hepsinin federasyonların parasıyla geçinebildigini saniyorsan biraz google yapmani tavsiye ederim.
Hemen sana örnekler vereyim;
Steven Da Costa, karate dünya şampiyonu. Fransa'da sncf tren firmasında çalışıyor.
Nicolas Gestin kanocu, asker.
Shirine Boukli, judoka, asker.
Onun dışında polis olanlar falan da var. Sirketlerde çalışanlar falan. Hepsinin işi var.
Yani toplasan top 10 olanlar dışında kimse senin verginle geçinemiyor zaten. Harbiden Türkiye masa tenisi sporcularının senin verginle mi gecindigini düşündün abi soruyu sorarken?
Neyse şunu izleyebilirsin;
youtu.be
Bu tarz soruları çoğu şekilde sorabiliriz. Misal seni devlet neden vergilerle okuttu da onun yerine tarlada madende çalışmaya yollamadi? Senin total vergilerde israf olup olmadığını nasıl bileceğiz ki yurtdışındasin sonuç olarak israf oldu sana harcanan bütün para...

Hayattaki her şeye "para verdik karşılığında net cash dönüş görmek lazim" diye bakamazsin. Böyle olsaydi okullarda sanat derslerine spor derslerine gerek olmazdı. Sonuçta cash dönüşü yok.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Bu arada yaşadığın ülkenin mevzuatını açarak kime maaş bağlandıgini görebilirsin. Misal Türkiye mevzuatında sampiyonalarda başarı aranıyor. Yoksa öyle sporcu oldum geldi maaş yok.

Ama sorun harbiden devletler neden sporu destekliyor hiçbir şekilde dünyada spor müsabakası olmamali olimpiyatlar falan kalkmali devlet desteklemeli diyorsan tabiki kendi düşüncen, herkes her düşünceye sahip olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
senin ülkende futboldan başka bir şey izlenmediği için atletizmdeki hiç bir branşı bilmiyorsun. bu yüzden ben bilmiyorum öyleyse kapatalım gitsin diyorsun.
avrupada köy denecek şehirlerin merkezinde atletizm pistleri var ve halk buraları dolduruyor.
asıl para harcanacaksa bireysel sporlara harcanmalı. devlet katkı yapacaksa bu branşlara yapmalı.
ama bizde bütün para futbola akıtılıyor.
takım sporları, motor sporları, dövüş sporları benim gözümde spor değil. paranın, reklamın bu kadar döndüğü şey spor değildir.
0
my fault
(13.07.25)
Sporun her dalının malzeme biliminden fizyolojiye, biyolojiye kadar birçok alanda faydası var. Örneğin güllecinin attığı güllenin malzeme bilimine, giydiği ayakkabının ortopediye, kondisyon çalışmasının fizyoloji ve biyolojiye faydası var, veri sağlıyor çünkü. Göründüğü kadar basit değil yani. Dolaylı yoldan her spor dalı bilime katkı sağlıyor. Tıpkı F1 gibi. Tabii bir de işin sosyolojik boyutu var.
0
orient blue
(13.07.25)
Özellikle şuraya itiraz etmeye geldim: "Girip bir konfeksiyonda ütü yapıp üretime katkı sağlamak yerine müthiş bir yetenek, emek, zaman, para gülle atmaya harcanıyor."

Patrick Grant bir konuşmasında tüm dünyada üretilen giysilerin üçte birinin hiç kullanılmadan çöpe gittiğini anlatıyordu. Girip bir konfeksiyonda ütü yapmak, uluslararası bir etkinlikte gülle atmaktan daha faydalı bir iş değil.
0
kobuzchu kiz
(13.07.25)
(bkz: bahis)
0
late viper
(13.07.25)
Avrupa birincilikler almış milli tekvandocu tanıdığım var. Birincilere kontenjan olmasına rağmen atanamadı, alım yok.
0
strawberry first
(13.07.25)
Mobil edit: maaaş falan da almıyor, halk eğitim için tekvando kursu açmıştı, halk eğitimin bütçeleri düşürülünce onun kursu da kapandı. Şimdi boşta evde oturuyor.
0
strawberry first
(13.07.25)
Biraz net, cahilce ve kışkırtıcı sormam sanki bazılarınızı sinirlendirdi sanki, ya da yanlış anladım. Şurada cahilce soru sorma özgürlüğümüz olsun arkadaşlar.

Cevaplar için çok teşekkürler.
Zannettiğim kadar para harcanmıyormuş bu bilmediğim branşlara, en azından maaş olarak.
0
🌸michael_knight
(13.07.25)
Abi bence sorun şu; google'da 1 dakikada bulabileceğin bilgiyi almadan fikir sahibi olmussun (milyonlarca sporcunun profesyonel olarak devletten maaş alması ve başka işleri olmaması) ve sorunun temeli buydu.
Misal sorun "devletler olimpiyatlara bu kadar para harcamali mi? Olimpiyat şampiyonuna verilen para fazla değil mi" falan olsa neyse. Yani soruyu bize sormadan googledan biraz okuma yapsan ortada soru olmayacakti zaten.

Bu arada ben emin değilim cahilce soru sormanın normal olup olmamasına. Misal bunu soru olarak sorsan süper olabilir :) çünkü ben googledan bilgiyi aramadan buraya gelip bir şey sormam. Ama başkası da böyle sorular olmasa burada hiç aktivite olmaz der, olabilir.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
@logistics, önce Google’a sormak gibi bir zorunluluğum yok ki. Hem de dediğin kadar Google’da anında cevap bulacağım bir soru değil.
“Macaristan’ın başkenti hangi şehir?” diye sorsaydım o zaman anlardınim Google konulu sitemini.

Çoğu soruya çok özenli çok güzel cevaplar veriyorsun. Senden pek çok şey öğrendim ama burada sebepsiz yere sinirlenmişsin gibi hissediyorum. Hatta benim hayatımdan örnekler vermeni de beni ikna etmek değil de sinirini çıkartmak için yazmışsın gibi geldi bana.
Eğer devletin bana yaptığı masraf da boşa gittiyse bence bu da yanlış, düzeltilmeli ama o başka bir konu.

Burası genelde çok ciddi sorulara çok ciddi cevaplar verdiğimiz bir yer değil benim gözümde. Öyle zamanlar da var ama nadir.

Ben yine cahil sorular sormaya devam etmeyi planlıyorum. Çok da birikimli bir insanımdır hatalı boyunca en azından 15-20 kitap okumuşumdur ama benim bile bilmediğim bilgiler var.

Pinpon federasyonu bu yıl bütçesi 80 milyon tl.
O parayla 2-3 Ferrari alıp polis arabası yapar ve tüm dünyada yayınlanan Show ana haberlere çıkabilirdik. 14 yaşında yetenekli bir Çinli pinponcuyu yenecek bir kişinin bu topraklarda daha önce doğduğundan şüpheliyim.

Takdir halkımızındır.
0
🌸michael_knight
(14.07.25)
profesyonel sporu siz fonlayamazsınız, amatör sporu da zaten fonlamıyorsunuz. amatör sporda fonlanan yöneticilerdir, profesyonel spor tamamen bir endüstri. artık böyle şeylere sabrım kalmadığı için yazayım; büyüyünce farkı anlarsınız.
0
ahmet oturum cerezi
(14.07.25)
Abi sporculara maaş ödeniyor mu sorusu direkt googlea yazınca karşına çıkan bir olay. Hatta sporcuların başka meslekleri var mı sorusu da. Sonuç olarak burada sen hem sporcuların hepsinin maaş aldığını hem de spor dışında meslekleri olmadığı, israf oldukları fikrine arastirmadan ulasmissin. Dediğim gibi ben şahsen ekşiduyuru'yu googleda cevap bulamadigim ya da arada kaldığım ya da googleda cevabi olmayacak şeyler için kullanıyorum. Bu demek değil ki doğrusu bu, benim fikrim ve kullanış biçimim.

Yok benim demek istediğim senin hayatından örnek vererek olayın absürtlüğü ya da isteyen herkesin işi iyice "vergi alinmasin, devlet güvenlik dışında hiçbir şeye karışmasın" noktasina getirebileceği. Bunun da doğrusu yanlışı yok tabiki, herkesin kendi düşüncesi ama sen hakkında araştırma bile yapmadığını kişileri ütücü yapmak isterken ve bu kişilerin israf olduğunu düşünürken sana yapılan israfı (senin ya da libertaryan kişilerin diyeceği şey) sana örnek olarak veriyorum. Ben buna israf demiyorum tabiki.

Bak misal şu anki sorun çok çok daha doğru; pinpon federasyonu acaba 80 milyon bütçe olmalı mi yoksa misal bu bütçeyi başka sporlara mi yonlendirmeli? Bu bütçe ne kadar verimli? Bütçe başına sporcu oranı nedir vs bunlar hep sorulabilecek sorular.
Ama sen gene çok acayip bir fikir veriyorsun yani tartışmak zor oluyor. Neden bunu yaptığını da anlamadım, ciddi ciddi pinpon federasyonu yerine ferrarileri polis arabası yapmanın toplum için daha yararlı olacağını mi düşünüyorsun? Yoksa abartmaya mi çalıştin? Neyse.

Sen benim anladığım (önceki sorularindan/cevaplarindan) liberal ekonomi tarafındasin ve vergiler olmasin/azalsin vs düşünüyorsun ve hayatı para/cokomel egrisine göre bakıyorsun gibi (cikarimlarim tabi). Bunun doğrusu yanlısı yok, kişisel düşünce. (Birazdan der meister gelip liberallere kol bacak girecek...)

Bu arada bu konuda okuyabilirsin ama spora ayrilan bütçe sadece spor için olmaz aslında. Genç nesillere daha çok spor yaptırmak, onlara misal spor ile öğrenilebilecek karakter ve fiziki özellikler kazandirmak, toplumu spora alıştırarak sağlıklı yapmak, toplumu bir spor takımının arkasında birlestirmek (yani bir nesil naim'in arkasında oldu, bir nesil halil'in bir nesil mete'nin. Bunlar hep ulus bilinci için önemli bence). Bunlar senin önem verdiğin üretim vs için de önemli. Misal Amerika'da git bak, eskilerin en çok şikayet ettiği durum eskiden olan spor derslerinin kalkmasi ve haliyle amerikalilari' sagliginin bozulmasi, spor yapmamalari vs. Onun dışında spor bir endüstri. Devletler buralara yatırım yaparak iş yaratıyor (gerek stadyum, tesis vs yapimi, gerek koç, doktor vs işe alimi) ve buna ek olarak yapılan turnuvalar turizm geliri oluyor. Örnek olimpiyatlar yani (ki bu konuda senin tepkine ek paris ufak bir butce ile zarar etmemeye calisti, bu bütçe eleştirilen bir olay). Son bir ek de dünyada taninirlik. Jamaicali atletler 100mde böyle olmasa kaç kişi jamaica bilecek, misal burada bile bilmem kaç kişi yusuf dikec ile gurur duydu, dünyada tanindi.

Neyse yani, belki ben sert çıkıştım, olabilir kusura bakma. Malesef hiçbir şekilde bir şey okumadan fikir sahibi olunması benim galiba trigger noktam özellikle ai vs olan şu dönemde. Belki de dikkat etmem lazım, kirici olabilir.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
Bak Google aramasından edinemeyeceğim bir sürü bilgi edindim.
Kömünist olsan da iyi bir insansın :)
0
🌸michael_knight
(14.07.25)
(7)

Yiğit Bulut’tan neden bu derecede nefret ediliyor?

michael_knight
Bir partiye gönül verenler diğer partiden olanları sevmiyorlar, bu alışılmış bir şey. Ama Yiğit Bulut’a karşı nefret alışılmışın çok ötesinde. Neden öyle?
Bir partiye gönül verenler diğer partiden olanları sevmiyorlar, bu alışılmış bir şey.
Ama Yiğit Bulut’a karşı nefret alışılmışın çok ötesinde.
Neden öyle?
0
michael_knight
(12.07.25)
Döndükten sonra insanlarla dalga geçer gibi yaptığı ekonomik ve politik yorumlar yüzünden
encrypted-tbn0.gstatic.com
youtu.be
0
grimavi
(12.07.25)
bunlar farklı bir siyasi partiden biri veya farklı dünya görüşü var diye nefret edilen kişiler değil.
bu adamlar tamamen birilerinin çıkarları için halkı maniple eden, etki ajanlığı yapan insanları ayrıştıran, ortalığı karıştırmak için kullanılan maşalar oldukları için.
0
my fault
(12.07.25)
2008 siyaset meydanının bir bölümünde konu avrupa birliği be karşı olanlar vs savunanlar şeklindeydi.

Akp o zaman ölümüne avrupa birliği savunuyordu ama öyle böyle bir savunma değil vicik vicik vs (hatta kokorec i bile yasaklayacaklardi şarkılara bile konu oldu :)

AB'ye karsi olan masada erol manisali gibi çok değerli bir iktisatçı vardı mesela (akp&feto kumpasi hainligi ile Ergenekon'da içeri atılmış, bu sebeple kanser olup hayatını kaybetmiştir)

Erol manisali tarafında yiğit bulut da vardı :) inanmayacaksiniz ama yiğit bulut o programda efsane konuşmalar yapmıştı, hatta erol manisali gibi bir adamı bile gaza getirmişti (aferin yiğidim falan diyordu)

Böyle bir adam birden ani şekilde direksiyonu akp tarafina kırdı.

Aslında büyük nefretin kaynağı da bu. Devlet Bahçeli misali ana avrat kufrederken bir anda en kral AKP'li oldu.

"Reisi beyin gücüyle telekinezi ile öldürmeye çalışıyorlar" gibi onlarca abuk açıklamaları da cabasi.

@my fault, cok güzel özetlemis aslında. Olay tamamen bu.
0
makbur
(12.07.25)
Öncesinde güvenilir izlenimi veren bir figurdu medyada. O yüzden diye düşünüyorum.

Benzetme doğru mu emin değilim, fatih portakal'in bir anda AKp'yi övmeye başladığını düşünün, öyle ani bir geçiş olmuştu.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
Net bir şekilde fikir değiştirdiğini bilmiyordum. Şimdi daha anlaşılır oldu.
Cevaplar için teşekkürler
0
🌸michael_knight
(12.07.25)
Başka sebep te şu. Örneğin candaş tolga çok eğitimli biri. Odtu genetik, üstüne yurtdışında master falan yapmış.

Ve bu kadar eğitim masraf emek sonunda ülkeye katkısı sıfır.

Yiğit te benzer kariyere sahip.
0
luluki
(13.07.25)
@luluki,

candas odtüde genetik okumadi, istanbul üniversitesi biyoloji mezunu. yurt disinda nerede ne okudugu mechul. master mi, sertifika mi, phd mi, bunu birak hangi ülke oldugu bile yok hic bir yerde. kendisi bile yazmamis nerede okudugunu.

candastolga.com
0
bora benim lan aslında
(13.07.25)
(8)

Yeni anayasa

WithWorth
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?Özet geçen bi kaynak var mı ?Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?Baska bir sey var mi
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?
Özet geçen bi kaynak var mı ?

Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?
Baska bir sey var mi
0
WithWorth
(12.07.25)
Özellikle daha "sivil" anayasa hedefleniyor.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
Özellikle daha "sevr" anayasa hedefleniyor.

Bence
0
Mirket
(12.07.25)
Mirket +1

Uzun yazacaktım ama kendisi özetledi.
0
yurtsuz john
(12.07.25)
Cumhuriyeti ortadan kaldirmak ve ülkeyi Suriye-iran benzeri bir ülke yapmak.
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Türk varlığını önemsemeyen, ülkenin kurucu ve aslî unsuru olarak görmeyen, Türk varlığını azınlıklaştırmaya yönelik bir anayasa tasarısı. Çünkü ilk 4 maddeyi, 66.maddeyi değiştirmedikçe buna "yeni anayasa" demiyorlar.
0
muhayyer divan
(12.07.25)
AKP'nin Türkiyenin sorunlarıni çözmek gibi gayesi olsaydı bunu 23 yıldır yapardı. Her türlü çoğunluk, halk desteği arkadasindaydi. Adamlar sorun çözmek istemiyor, sorunlarla boğuşan bir ülkede zihniyetleri sonsuza dek iktidar olsun istiyorlar.

Dolayısıyla tek amacı CB seçimi kisitini kaldirmak vb
0
sanguine
(12.07.25)
temel amaçları ulus devlet ve üniter yapıyı çökertmek.
akp arapları, mhp türkleri, hdp kürtleri temsil edecek. aynı ırak gibi.
zaten bop un amacı suriye, ırak, iran ve türkiyeyi barçalayıp mehsep temelli bir yönetim oluşturmak.
ilk ırakta uygulandı, 10 yıl gecikmeli olarak suriyede uygulanmaya başlandı. geriye iran ve türkiye kaldı. iranı şuan için tam kontrol edemiyolar. ama türkiyede ise tamamen kontrollerinde bir iktidar var. dün itibariyle bunun başlangıcı verildi.

bundan sonrası bu dört ülkeden toprak alıp israil ve abd kontrolünde büyük kürdistan planını hayata geçirmek.

erdoğan kendini seçtirmek için yapıyormuş kısmı tamamen göstermelik, kendi kitlesini konsolide edebileceği tek dayanak bu. ayrıca yanında ümmet, millet laflarınıda sıkıştıracak.
aynısı bahçelide devlet aklı, yüz yıllık milli akıl laflarıyla yapacak.
halkı en kolay kandıracağın iki şey din ve milliyetçi söylemler.

peki chp bunun neresinde, şuan sadece bu sürecin dışında kaldıkları için hayıflanacaklar. erdoğan çok akıllı bir hamle yaparak bu süreci sonuna kadar destekleyen adaylarını içeri atıp süreçten pay çıkarmasının önünü kesti.
bu süreçte istemem ama yan cebime koy muhalefeti yapacaklar. zaten 2009 dan beri chp bu yıkım sürecinin bir parçası.
0
my fault
(12.07.25)
Bence yaşanan süreç temelde daha basit sebeplere dayanıyor: Öyle ya da böyle RTE açısından "Eh seçilmek de var seçilmemek de, halkımınızın takdiri" safhası ya da diğer bir tabirle "Point of no return" geçildi. CHP ve muhalif kitle bu kadar dayak yemişken, bunca acılar çekmişken, bunca baskı altındayken seçimi şansa bırakıp RTE'nin seçimi kaybettiği bir denklemde "Eh biz kaybettik, köşemize çekilelim, devr-i sabık olmasın" diye anlaşma zemini bulunması çok zor. Bu bağlamda anayasa değişikliği bence başkanlık sisteminin RTE'nin tekrar seçilebilmesini olabildiğince garanti edebilecek minvalde şekillenecek. Bu noktada HDP tabi ki çeşitli yasal düzenlemeler isteyecektir zira onlar açısından her bir değişiklik kazanım ve muhtemelen RTE sonrasında da orada olacak.

Ancak işin "Ülke bölünüyor" kısmına çok katılmıyorum zira bence halkta öyle bir dinamik yok. Yani ülkede öyle bir iktidar gücü olabilecek Arap da yok, Türklerle Kürtler arasında "Bu böyle yönetilemiyor" denebilecek, ne bileyim Güney Afrika'daki siyahlarla beyazlar arasındaki gibi bir hak ya da mülk uçurumu da yok.
0
salihdt
(13.07.25)
(7)

apartman dış kapı sesi çok gürültülü

summerjam0306
merhabalar,https://streamable.com/2lxi0xvideoda gördüğünüz gibi hayvani şekilde kapanıyor ve tam üstünde bebek odamız var. uyanıyor. bir anahtarcıya gittim 3 bin lira tutar onu düzeltmek dedi. abartı geldi. size sormak istedim. var mı kolay pratik bir yolu?
merhabalar,

streamable.com

videoda gördüğünüz gibi hayvani şekilde kapanıyor ve tam üstünde bebek odamız var. uyanıyor. bir anahtarcıya gittim 3 bin lira tutar onu düzeltmek dedi. abartı geldi. size sormak istedim. var mı kolay pratik bir yolu?
0
summerjam0306
(11.07.25)
Kapı kapatma hidroliği diye aratırsanız, kendinzde monte edebilirsiniz aslında matkap falan varsa
www.amazon.com.tr

ps. link engelli olduğundan göremedim
0
eja
(11.07.25)
o hidroliğin yanında vidalar var. onları sıkarak ayarı yapılıyor diye hatırlıyorum. bir deneyim olmazsa hidroliği değiştirip yeni bir tane taktırın.
0
my fault
(11.07.25)
tayfurlab.com
bir de kapının temas yüzeylerine birkaç keçe yapıştırırsanız belki çarpma sesi de azalır.
0
lazpalle
(11.07.25)
hidroliği ayarlayabilirsiniz. videosu vardır.
0
inheritance
(11.07.25)
onların hız ayarı var hemen yandaki vidalar ile hızını ayarlayabiliyorsunuz
www.youtube.com youtube'da çok video var.

minik bir düz tornavida ile ayarlayın kendiniz. sistem hidrolikli olduğu için içinde sıvı yağ var ve hava ısısına göre kapanış hızı değişir, kışın soğuk havada daha yavaş kapanır o yüzden hızlandırmanız lazım, yazın da tam tersi...
0
exlibris
(11.07.25)
hidroliğin sertliğini ayarlayaibliyorsunuz ama çok sıkıntılı bunlar. zira havanın sıcaklığına göre sertlik değeri değişiyor. yazın çarpmasın diye sertliğini azalttığınızda kışın kapıyı kapatamıyor. bu yüzden dikkat edin, kışın sertliği artırmazsanız kapı açık kalır.
0
shadowfollower
(11.07.25)
asıl ses kapinin otomatik kilidinden geliyor,
kilidin dili carpinca ses yapiyor.
0
designer
(11.07.25)
(9)

dişlerinizi fırçaladıktan sonra diş macununu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yutmamayı nasıl beceriyorsunuz? ben sürekli yutkunmak zorunda hissediyorum.
yutmamayı nasıl beceriyorsunuz? ben sürekli yutkunmak zorunda hissediyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
dis macununda 1450 ppm florur var,
ve normal olarak yutacaksin tabi..

yada yerine ingiliz karbonati kullan,
vucuduna yabanci madde girmesin.
0
designer
(09.07.25)
İki üç sene aksatmadan İngiliz karbonatı kullan, sonra duyuru aç, benim dişlerim niye eriyo diye.

Ya da diş fırçasına diş macununu mercimek tanesi büyüklüğünde sık. ama hakkını vererek fırçala.
0
Mirket
(09.07.25)
@mirket
daha fazla oldu,pandemiden önceydi,
önceden dişlerde tartar olurdu, plaklari aldi temizledi ama dis erimesi senden duydum ilk defa,
0
designer
(10.07.25)
Suyla az bir çalkalayıp tükürüyorum. Çeşme suyunun arındıracağı şeyi, ağızda yabancı madde bulunduğu için biriken ve daha asidik olan tükürüğün arındırmayacağını düşünmek ilginç geliyor bana zaten. Midene gideceğine lavaboya gitsin. Dişinizi fırçalama süreniz 15 saniye değilse saatlerce onları diş minesi üzerinde tutmanıza sonra da tükürük ya da gün içinde tükettikleriniz ile midenize yollamanıza gerek yok.
0
nawar
(10.07.25)
@ designer,

Bir diş hekimi işin detayını açıklar diye umuyorum da dişlerine günah. Yapma.
0
Mirket
(10.07.25)
6 senedir sağlam, cevremde dis macunu kullanan ve dislerini kaybeden cok ,tesekkurler uyariniz icin.
0
designer
(10.07.25)
chatgpt üstad diyor ki:

"İngiliz karbonatı" olarak bilinen sodyum bikarbonat (NaHCO₃), yani kabartma tozu, bazı kişiler tarafından diş beyazlatmak için kullanılıyor.

Ancak bu uygulamanın diş sağlığı açısından bazı riskleri var:

Avantajları:

Diş yüzeyindeki yüzeysel lekeleri (kahve, çay gibi) fiziksel olarak temizleyebilir.

Ucuz ve kolay bulunabilir.

Zararları:

Aşındırıcıdır: Sodyum bikarbonat, mineyi (dişin sert dış tabakası) aşındırabilir. Mine kaybı geri dönüşsüzdür ve zamanla diş hassasiyetine ve çürüğe yol açabilir.

Diş eti tahrişi: Hassas diş etlerine zarar verebilir.

Diş rengi kalıcı olarak düzelmez: Yalnızca yüzeysel lekeleri temizler, dişin doğal rengini değiştirmez.

Uzman önerisi:
Diş beyazlatma istiyorsanız, florürlü diş macunu kullanmak veya bir diş hekimine başvurmak çok daha güvenli ve etkilidir. Ayrıca, marketlerde bulunan “beyazlatıcı” diş macunlarının bile aşındırıcılık seviyeleri kontrol edilerek formüle edilir; karbonat gibi ham malzemeler ise daha kontrolsüzdür.
0
mustafakesekci
(10.07.25)
nasıl yutabiliyorsunuz? yanlışlıkla yutsam veya yutar gibi olsam anında kusarım. benim midemi çok bulandırıyor. düşüncesi bile bulandırdı hatta şu an
0
art cat chocolate
(10.07.25)
dişini fırçaladıktan sonra bol bol tüküreceksin, suyla çalkalamayacaksın. macundaki florür belli bir süre diş üstünde kalıp görevini yapması gerekiyor.
ağızda çok diş macunu kalıyorsa demek ki diş fırçasına çok fazla macun sürüyorsunuz. mercimek tanesi yeter fazlası gereksiz.
bunlar yeni çıktı yok ingiliz karbonatıymış, yok misvakmış, yok florür öldürürmüş hepsi deli saçması. düz dünyacılar bir bunlar iki.
diş macunu kullanıp dişlerini kaybeden bu zamana kadar duymadım. altında başka bir sorun olmadıkça(hastalıklar veya diş eti çekilmesi) durup dururken diş kayıpları olmaz.
florürsüz diş macunu olmaz.
ha diş macunu elzem mi tabi değil. diş temizliğinin %90u mekanik temizliktir ve diş ipi veya arayüz fırçası kullanımıdır.
0
my fault
(10.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.