Giriş
(3)

mhrs randevu sistemi mi değişti?

biravekahve
Önceden belli bölüm için sık sık bakınca randevu buluyordum rahatça yakın tarihe muhtemelen iptal edenlerden vs. Fakat artık mhrs ye girince aile hekimlerine öncelikli randevu hakkı tanınmıştır aile hekimine gidip oradan alabilirsiniz vs yazıyor. Normal randevu almak isteyenlere bir kota vs mi geldi
Önceden belli bölüm için sık sık bakınca randevu buluyordum rahatça yakın tarihe muhtemelen iptal edenlerden vs. Fakat artık mhrs ye girince aile hekimlerine öncelikli randevu hakkı tanınmıştır aile hekimine gidip oradan alabilirsiniz vs yazıyor. Normal randevu almak isteyenlere bir kota vs mi geldi? çünkü artık neredeyse hiç randevu göremiyorum 14-15 gün sonrası hariç.
0
biravekahve
(05.11.25)
On on beş gün sonra bulunca ben seviniyorum artık. Ertesi güne bulmak içinse o da şans işi oluyor iptal edenlerden bulunabiliyor dediğiniz gibi.
Saat on'da bakınca on beş günlük randevular açiliyor.
Aile hekimi bildirimini gördüm ama onun yerine direkt iki hafta sonra randevu aldım. Öncelikli randevularda belki daha kısa zaman için randevu vardır ama insan useniyor sağlık ocağına gitmeye.
+1
egerbiryolcu
(05.11.25)
aile hekimi yönlendirmesi alternatif olarak geldi, aile hekimlerine kota ayırdılar onlar o kota içinde size randevu oluşturabiliyorlar. ama zorunlu değil.
devamlı uygulamayı takip edeceksin illaki randevusunu bırakan birileri olacaktır. her gün saat 20.00 son randevu onaylama zamanı. tam 20.00 öncesi ve sonrası takip etmek lazım.
ayrıca özellikle eah, şehir hastaneleri gibi hastanelerde bir anda ekstra poliklinik açıla biliyor. gün içinde özellikle sabah erken saatlerde takip etmek lazım. hocanın adına açılıp çoğunlukla asistanları bakıyor.
gün içinde 2 saat sonrasına randevu alınabiliyor gibi bir durum var o yüzden sabah 8-10 arası sık takip olursa öğlen sonrasına bile randevu bulunuyor.
tabi bu bahsettiklerim istanbuldaki büyük eah ve şehir hastaneleri için yoğun düz devlet hastaneleri ve küçük kentlerdeki hastaneler için çok geçerli olmuyor.
+2
my fault
(05.11.25)
enabız'dan girin. sadece arayüz değişmiş; bir ara haberler çıkmıştı artık sadece aile hekimi hastane randevusu alabilecek diye de, öyle bir şey yok yani.

eskiden neyse şimdi de o. bizim burada küçük bir hastane var oraya yarına bile randevu bulabilirken, beyoğlu göz gibi aşırı yoğun talep olan yerlere yine bulamıyorum. (bir ara gece girip buluyordum yeni kayıt açılıyordu)
+1
makbur
(05.11.25)
(6)

kardiyoloji kalp krizi riski için önden tetkik yapar mı?

biravekahve
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
0
biravekahve
(27.10.25)
40 yaşından sonra bir kardiyolog muayenesine gitmek iyi olur derler, bir de bu hastalık için ailede önceden babada dedede kalp krizi varsa genetik olarak da yatkın olunuyor
0
grimavi
(27.10.25)
ilaçlı tomografi var, sanal anjiyo yani. yaparlar.
0
kisa
(27.10.25)
Kan tahlilleri, ekg, ekokardiyografi, eforlu ekg çekecektir.
Risk varsa bu tetkiklerle çıkar.

Sintigrafi, sanal anjiyo ve anjiyo ileri tetkikler oluyor. İlk elde yapılmıyor.

Önden ben bir kontrol edeyim diyorsan yokuş ya da merdiven çıkar. Yaşıtlarına nazaran performans ne kadar kötüyse o kadar risk var demektir.
Tedbir için de Akdeniz usulü beslenme ile, bol yürüyüşlü, sigarasız, hareketli bir yaşam.
0
Mirket
(27.10.25)
bildiğim kadarıyla öyle doğrudan tespit için bir test yok.
genelde kriz anında acilde troponin bakılıp kalp krizi olup olmadığı anlaşılır.
kardiyoloji daha çok kalp krizi riskine yönelik testler yapar. kolestrol falan yüksekse ona göre, damar tıkanıklığına, plak oluşumuna yönelik tetkikler yapar.
damarların durumlarını görmek için sanal anjiyo(bt-anjiyografi) yapılıyor ama hiç bir şikayeti olmayan birine durup dururken yapmazlar.
durumunuzu anlatın aile öyküsünde kalp sorunları olduğunu söyleyin doktor ihtiyaç duyduğu testleri yapar.
birde kolestrol varsa şah damarı(karotis arter) ultrasonuda isteyin.
ayrıca ekokardiyografi istenirse iyi olur. kapak hastalıkları, odacıkları, kasılma durumlarını ve aort hastalıklarını gösterir. hemde kısman ucuz maliyetli olduğu için çoğunlukla bunu isterler.
0
my fault
(27.10.25)
benim aileden genetik kalp ve damar hastalıkları var. hasta değilim ama adayım. 30larımda kan tahlili, efor testi, renkli tomografi bakıldı. En sonunda bir de holter takıldı. böyle kontroller yapılmıştı.
0
false pretension
(27.10.25)
Kolestrol tansiyon varsa -yaşları da var sanırım- her sene kardiyoloji muayenesi olmaları lazım.

Bu muayeneler sonucu alınacak önlemler kalp krizi gibi oluşacak ani kalp damar vs bilumum sorunları minumuma indirir.
0
makbur
(27.10.25)
(10)

Görseldeki sandalyelere ne deniyor, internette bulamıyorum...

stanhiver
Paintte çizmeye çalıştım. Arkalığının olmaması ve bacakların pozisyonundan anlaşılır diye umuyorum :) Ne deniyor bunlara almak istiyorum ama bir türlü google'a anlatamıyorum.Kullanan var mı uzun vadede nasıl değerlendirirsiniz bir de? https://imgur.com/a/aS5fITp
Paintte çizmeye çalıştım. Arkalığının olmaması ve bacakların pozisyonundan anlaşılır diye umuyorum :) Ne deniyor bunlara almak istiyorum ama bir türlü google'a anlatamıyorum.
Kullanan var mı uzun vadede nasıl değerlendirirsiniz bir de?

imgur.com
+1
stanhiver
(26.10.25)
bar taburesi?
0
my fault
(26.10.25)
Değil ya. Dizlerini kırarak oturuyorsun ve araya bir parça giriyor. Öne doğru bacaklarından destek alınarak oturulan garip bişey.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
cross legged chair ya da criss cross chair
0
lemmiwinks
(26.10.25)
Bu da değil maalesef. Bağdaş kurmuyorsun otururken. Görseldeki gibi duruyor bacaklar. Dizler kırık aşağı doğru ama dizin arkasında destek var.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
www.youtube.com

Amazonda tükenmiş.

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(26.10.25)
Bu da değildi ya, giyilen bişey yoktu benim dediğimde.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
bu da olabilir

www.trendyol.com
0
yurtsuz john
(26.10.25)
Değil ama ne oturaklar varmış dedim :)
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
kneeling stool/chair?
+4
tnz
(26.10.25)
Teşekkürkler aynen buymuş.
0
🌸stanhiver
(26.10.25)
(15)

Kiracılı ev beğendim, kiracı çıkmamak için direniyormuş, mahkemelik olmuş?

Cesario
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı. Ev sahibi yıllardır e
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı.

Ev sahibi yıllardır ev sahibiymiş. Evin %80ine kadar kredi çıkar o konuda sıkıntı yok dedi.

Yatırım için değil, kendim otururum diye alıyorum. 1+1 ama bekarım, evli olsam bile çocuk olana kadar otururum.

Benim üzerime ev yok, hatta babamın bile üzerine ev yok.

Alacağım evde kiraya vermeden ben oturacağım senaryosu üzerinden ilerlersek kiracı kaç ay direnir, ben de mi dava açacağım, hangi aşamada evden çıkmak zorunda, çıkmazsa ne oluyor?

Ayrıca eve uyuz olup zarar vermiş olabilir mi?

Son SORU: Ben evi alırsam zaten kiracı depozito falan vermez herhalde. Ben ilandaki fiyat üzerinden ne kadar pazarlık yapabilirim makul ölçüde?
+1
Cesario
(24.10.25)
Çok bulaşılacak bir iş değil. Evi sen alırsan direkt kira sözleşmesinin tarafı olursun. Kiracının pazarlık yapmak gibi bir mecburiyeti yok. "Ben yaşayacağım bu evde." desen bile kiracının çıkması epey uzun sürer.

Ek olarak "evli olsam bile çocuk olana kadar otururum." düşüncesi biraz naif :)
1+1 ev konusunda gelecekteki eşini ikna etme konusunda sana şimdiden bol şans dilerim.

edit: pazarlık konusunu yanlış anlamışım. önceki soruya cevap vereyim. sen evi alır almaz 1 ay içinde ihtar göndermelisin bu evde ben yaşayacağım diye. 6 ay süresi oluyor kiracının. ama çıkmak istemezse tahliye davası falan epey uzun sürer.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
kiracılı ev alınmaz net.
aldığında çıkartmak için en iyi ihtimal 1,5-2 yıl uğraşırsın.
himmet dayının yazdığı gibi ihtar süreleri var ardından mahkeme süreci uzarda uzar.
veya konuşup para teklif edip çıkarmaya çalışırsın. onda da çok uçuk fiyatlara bile çıkanlar oluyor. 300 bin 500 bin fiyatlar konuşulur. hatta bir yakınıma kiracısı 1milyon istemiş çıkmak için.
ona göre ev sahibiyle pazarlık yapılabilir. tabi bunun karşılığında kiracıdan çıkacağına dair noter onaylı imza almak lazım.
tabi bu kendin oturacağın durumlar için.

kiracı oturmaya devam etsin dersen mevcut kira sözleşmesi aynı şekilde devam eder. yasal oranda kirayı arttırır geçer. tekrar sen kira artış davası açar tekrar 1-2 sene uğraşır durusun.
+1
my fault
(24.10.25)
Bulaşmayın hiç.
+1
Mcfly
(24.10.25)
Eğer ev uygun fiyatlıysa, kredi çekip alacaksanız ve evi alıp hemen oturma düşünceniz yoksa değerlendirilebilirsiniz.

Satıştan sonra 1 ay içinde ihtarname çekiyorsunuz 6 ay içinde evi boşaltması gerekli.
Çıkmazsa mahkemeye yoluna gidiyorsunuz. eğer gerçekten ihtiyaç için evde oturacağınızı mahkemeye sunarsanız (başka eviniz yoksa, kirada oturuyorsunuz vs.) en fazla 2 duruşma olur. bu da ortalama 10-14 ay sürer. Kiracı süreyi uzatmak için karara itiraz eder 4-6 ay kadar da o sürer. Sonrasında 1 ay içerisinde evi boşaltmak zorunda daha fazla uzatamaz.

Bu zaman zarfında enflasyondan dolayı evin aylık kredi tutarları azalmış olacak ve evin değeri de artacak. Kiracı çıktığında elinizde tam değerinde bir ev ve aylık ödemeleri size dokunmayacak kadar taksitleriniz olur. Bu değerinde evi satıp daha iyi bir eve geçebilirsiniz ya da yeni bir kiracıya güncel kira bedelleriyle kiralayabilirsiniz. Buradan gelen kira bedeliyle de yeni bir ev düşünülebilir.

Önceki ev sahibi kira tespit davası açmışsa demek ki kiracının 5. senesi dolmuş. bu dava neticesinde daha erkenden kira güncellemesi de olabilir ama ev satılınca o dava konusu size geçer mi, yoksa siz yeni bir dava mı açmanız gerekir avukata sorun.

Pazarlık konusunda da mümkün olduğunda düşürmeye çalışın sonuçta satıcı oradan kurutulmak istiyor.
ytd.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Tapu devrinden sonra derhal ihtar çekseniz bile kiracıya 6 ay oturma hakkı verilir. 6 ayın ardından halen çıkmyorsa tahliye davası açarsınız ama İstanbul gibi büyük bir şehirdeyseniz ve kiracı da inatçıysa davanın sonuçlanması 2 seneyi bulabilir.

Aman diyim, uzak durun.
+1
karaage
(24.10.25)
hocam çok okumadım mesajları ama sana bu işin türk halkı arasındaki zihniyetini açıklıyayım.

kiracının sorunlu olmasından bağımsız, eğer bu evin boş olan emsali 3 milyonsa, kiracılı olan 2.5 milyona satılır bilemedin 2.6 milyona satılır. aradaki fiyat farkının sebebi kiracıyı çıkarmanın zor olması ve uzun sürmesi.

ben kiracının olduğu evi satarken niye avukat tuttum. icra takipleri davalar mavalar. işte bu yüzden. satılmayacaktı çünkü, satılsa da ölü fiyatına gidecekti.


baktım avukat bana yanlış bilgi vermiş süreç çok uzadı. evden çıkarsanız icra takibini geri çekerim. mevcut kira borcunuzu silerim dedim. öyle çıktılar.
0
Fodera
(24.10.25)
Yazılanlara ek olarak kiracı çıkarken eve milyonluk zarar verebilir, bunu da hesaba katmanızı öneririm.
+1
kimlanbu
(24.10.25)
burada yapılabilecek şey (teyzem yaptı), evin fiyatını mümkün olduğunca bu sebepten düşürtüp, o parayı kiracıya teklif etmek. Mesela 1-2 yıllık kirasını teklif edeceksin, karşılığında kabul ederse atıyorum 1 ay sonraya geçerli ve gerçekten geçerli tahliye taahhütnamesi alacaksın. Bu şekilde çevremde 2 kişi halletti. Ama 10 bine oturan kişi çıksa 30 bin verecek, atıyorum 360 bin veya daha yüksek para isteyebilir :D çılgınlık. Ama çıkartamadığın senaryoda almanın anlamı yok, girmeyin o işe. (veya 2-3 yıl sonra girer otururum en kötü diyorsan gir)
0
nhk ni youkosu
(24.10.25)
Arkadaşlar peki 2 sene rahat oturur mahkeme dava diyorsunuz ya, finalde kira farkıyla beraber mi ödüyor kiracı?

Çünkü kaybedecek. İş yerinden biri kaybetti davayı. Sarıyerde boğaz manzaralı yerde fiyatlar 50 bin olmuşken arkadaş diretti yasal düzenleme %25 diye. 10 bine oturuyordu. :)
0
🌸Cesario
(24.10.25)
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası için ilk derece mahkemesinde 10-14 ay, istinafta 4-6 ay olmak üzere toplam 2 yıldan az süre biçen arkadaş neyi nereden biçmiş bilemiyorum ve anlayamıyorum.

Avukatım. 2024 Mart'ta açtığım ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının 2025 Kasımda duruşması var, yani şimdiden 20 ay geçti bile. İstinaftan ise dosyayı 2 - 3 seneden önce asla beklemeyin. Yani toplamda 4- 5 sene gibi bir süreyi gözden çıkarın, ha bu arada olağanüstü bir şey olur bu süreler kısalır ama onun haricinde İstanbul'da şartlar böyle. (Sarıyer'de iş arkadaşım dediğinizden sizin de İstanbul'da yaşadığınızı varsayıyorum.)

Oturmak için ev alacaksanız kiracılı eve bulaşmayın. Kiracı zaten tespit davası yoluna giderek süreci uzatma ve anlaşmama iradesini göstermiş. Çıkmak için para isteyecektir. Bu noktada @nhk ni youkosu'nun önerisi mantıklı. Ev çok uygunsa bu yolu denemenizi öneririm. Çok uygun değilse kiracısız başka bir ev bakmanızda yarar var.
0
10551037
(24.10.25)
bela satin alinabilir, ama bunun icin fiyatin cok duses olmasi lazim.

evin fiyatini oldugunca asaga cekebiliyorsan ve 2-3 sene ugrasmaya, isin sonunda da evin icini bitik bir sekilde almayi goze aliyorsan, sen bilirsin.
riske girmeden zaten kara gecmek zor.

adami kac senede cikartirsin bilinmez, kiraciyi bir turlu cikartamadigi, 2-3 sene mahkemelerde bogusmasina ragmen 1 lira kira alamadan dukkanini satmis tanidigim var.
0
cooperr
(24.10.25)
birebir aynı şeyi yaşadık. 10ay önce kiracı olduğumuz sitede emsallerden 1milyon daha ucuza ev aldık kiracılı. tabi ki 2 sene mahkeme vs uğraşmayı göze alarak. ağustostaydı galiba dava açtık ilk duruşma aralıkta. haklı sebeble tahliye davası kiracı da kaybedeceğini biliyor süreye oynuyor.
0
melodi
(25.10.25)
2 sene çok iyimser bir tahmin, süre 5-6 seneye kadar uzayabilir. Kira tespit davaları da hikaye, makul bir artış beklemeyin. Ucuz kira ödemeye devam edecek.

Kiracıyı şu an çıkarmanın 2 yolu var:
1. kendinin isteyerek çıkması.
2. sizin zorla, kaba kuvvetle çıkartmanız.

Almayın, uzak durun...
0
kartallar yuksek ucar
(25.10.25)
@kartallar

Mahkeme sonuçlanıp tahliye kararı çıkarsa ne oluyor, nasıl çıkıyor?

Çıkmak istemedikten sonra hiçbir türlü çıkamıyor mu?

Ev sahipleri o yüzden silahla kapıya dayanıyor galiba. Ben kiracı olsam belaya bulaşmamak için çıkardım.

Bu arada toki çekilişi var yılbaşından sonra. Son bir umut onu denerim. Olmazsa kiracısız bir ev bulmak en mantıklı yol.
0
🌸Cesario
(25.10.25)
Tahliye çıkarsa, istinafa götürüyorlar. en az 3-4 sene...
0
kartallar yuksek ucar
(27.10.25)
(9)

Hastane randevusuna erken gidince

egerbiryolcu
MHRS randevusuyla hastaneye yarım saat falan erken gidince randevu saati öncesinde sıra gelebiliyor mu. Diyelim randevu 11 de ama 10 buçukta gittik hastaneye.Güncelleme yapayım, annem gider gitmez sıra geldi dedi. İstanbul'da göz polikliniğinde. Şansı yaver gitti sanırım. Saat dolmadan da sıra geleb
MHRS randevusuyla hastaneye yarım saat falan erken gidince randevu saati öncesinde sıra gelebiliyor mu. Diyelim randevu 11 de ama 10 buçukta gittik hastaneye.

Güncelleme yapayım, annem gider gitmez sıra geldi dedi. İstanbul'da göz polikliniğinde. Şansı yaver gitti sanırım. Saat dolmadan da sıra gelebiliyormus dediğiniz gibi yoğunlukla ilgili olmalı.
0
egerbiryolcu
(20.10.25)
hasta yoğunluğuna bağlı. sonrasında da sıra gelebilir.
0
elorelia
(20.10.25)
gelmez. saatinde gelir sıra.
0
jelly bear
(20.10.25)
Genelde saatinde sıra gelmiyor hep sarkıyor.
0
peki madem
(20.10.25)
Gelebilir, birkaç kez öyle muayene olmuştum.
0
sekizdokuzon
(20.10.25)
hastaneden hastaneye, bölümden bölüme değişir.
ama normali yarım saat önceden hastanede bulunmak yeterlidir.
bazı bölümlerde yığılma olmuyor erken gelsende girebiliyorsun ama göz, cildiye gibi yoğun bölümlerde saatini bile geçebiliyor.
göztepe süleyman yalçında erken gittiğinde kayıt açtırabiliyorsun ama kartal kütfi kırdarda yarım saat kala kayıt açabiliyorlar. erken gidersen randevuya yarım saat kala tekrar gelin diyorlar.
0
my fault
(20.10.25)
sizden önceki hastalar gelmezse sekretere rica edersiniz, alırlar sizi. tatlı söz, kibar yaklaşım çözer.
0
galahad reloaded
(20.10.25)
gelmez
0
ala09
(20.10.25)
sistem sizi en erken 20 dk (ya da 30 dk olabilir emin değilim) erken alabiliyor. daha öncesine sistem izin vermiyor

ben bir ara çok erken gitmiştim. bekleyen hasta da yoktu. doktora geleyim mi dedim. 20 dk sonra kabul edebilirim öncesinde olmuyor demişti.
0
exlibris
(20.10.25)
Hocam doktorun ya da sekreterinin önünde hasta listesi var. Girişi yaptırmış hastaları alt alta görüyorlar. Kim kaçta gelmiş kim kaç dk. beklemiş. Kısacası boşsa ve doktor çağırırsa girersin. Sistem izin vermiyor gibi bir durum yok.
0
nickini vermek istemeyen uye
(20.10.25)
(2)

Toplu taşıma ile İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi'ne nasıl gidilebilir?

santimantal
Tüm alternatifleri yazabilir misiniz?Kadıköy'den, Ümraniye'den, E5'ten?Merkez hangi otobüs duraklarına yakın?
Tüm alternatifleri yazabilir misiniz?

Kadıköy'den, Ümraniye'den, E5'ten?

Merkez hangi otobüs duraklarına yakın?
0
santimantal
(19.10.25)
google maps en rotayı verecektir
+1
my fault
(19.10.25)
doğru yeri anlıyorsam, bostancı - parseller metrosu (m8) işinizi görecektir. bostancı ya da Kozyatağı ya da dudullu'dan bu metroya geçebilirsiniz.
0
co2s2
(20.10.25)
(8)

telefonda yurt disi kayitli ne demek?

gule gule
youtube'da bilgiler birbirini tutmuyor. begendigim bir telefon hb'de 30bin lira, 0 sattigina emin oldugum telefoncuda 15bin lira. yurt disi kayitli, formatta sorun cikmaz diyor.telefoncunun sattiginin bana olasi cikaracagi sorunlar neler?
youtube'da bilgiler birbirini tutmuyor. begendigim bir telefon hb'de 30bin lira, 0 sattigina emin oldugum telefoncuda 15bin lira. yurt disi kayitli, formatta sorun cikmaz diyor.

telefoncunun sattiginin bana olasi cikaracagi sorunlar neler?
0
gule gule
(18.10.25)
Yurtdışı kayıtlı demek Türkiye'de kayıtsız demek :)

Türkiye'de tek hatlı ise 4 ay, çift hatlı ise 8 ay kullanabilirsin o telefonu. Sonra kapanır sim kart değiştirsen dahi Türkiye'den sinyal alamazsın.

Ucuz olmasının sebebi de bu.
-3
chicha_v2
(18.10.25)
Yurtdışı kayıtlı demekten benim anladığım, cihaz yurtdışından getirilip içine imei atılmış demek. Formatta sorun çıkmaz demesinin sebebi bu, bazı modellerde imei atıldıktan sonra fabrika ayarlarına dönüldüğünde imei de silinebiliyor. O modelde sorun olmaz demek istemiş.

İmei atılmış telefonlardaki tek risk, atılan imei'nin başka telefona da atılması sonucu iptal olması olabilir. Bu durumda tekrar imei atmak gerekir.


Bir de hb'de resmi satılanın garantisi olur 2 sene, telefoncudan aldığının olmaz. Bu fa kimileri için önemli olabiliyor tabi ^^
-1
hakmut
(18.10.25)
@hakmut ben de senin gibi dusundum cunku kapanma riski vs. yok deniyor, bunun yaninda bir de server kaydi diye bir olay duydum yine karisik bilgiler sizin bilginiz var mi?

bir de imeisi atilan telefon 3g mesela ama benim niyetim 5g destekli bir telefon kullanmak, hangi telefonun imeisinin atildiginin bir onemi var mi?
0
🌸gule gule
(18.10.25)
yurt dışı kayıtlı demek ürün yasa dışı yollarla kaçak bir şekilde ülkeye sokulmuş demektir. çoğunlukla orjinal kutusu olmaz farklı bir kutuda yollarlar. bu ürünlerin geliri terör örgütlerine gider.
bu cihazların bazılarına yazılımsal olarak(buna server kayıt derler) imei atılabilir. böylece telefon yasal görünmüş olur. bazılarınında içi açılıp ana kartında işlen yapılarak yasal gösterilir. böylece telefon kapanmaz.
bunların hiçbir garantisi güvencesi olmaz. bozulduğunda elinde kalır yaptıracak telefoncu ararsın.
birde ithalatçı garantili vardır. bunlarda yasal bir şekilde ithal edilmiş ürünlerin satışıdır. kısmen ucuzdur ama bunlarında servis sıkıntısı vardır.

en mantıklısı resmi satıcıdan Türkiye garantili ürün almaktır.
+1
my fault
(18.10.25)
Yurtdışı kayıtlı demek telefon yurtdışından alınıp Türkiye’de legal yolla imei kaydı yapılmış demek. 3 takvim yılı kayıt yapan kişinin tc kimlik numarasına bağlı hatlarla çalışır sadece. 3 yıl dolunca Türkiye’den satın alınmış bir telefondan farkı kalmaz, tüm hatlarla (farklı kişiye ait hatlarla da) çalışır.
0
orient blue
(18.10.25)
telefon marka/model nedir? yurtdışı kayıtlı normalde orienblue'nun dediği fakat sen sıfır diyorsun, başka bir hikaye var burda.
0
adivar
(18.10.25)
@adivar redmi note 13,14 pro+
0
🌸gule gule
(18.10.25)
Al geç, ben hep telefonumu yurtdışı olarak alıyorum
0
hoot
(19.10.25)
(15)

Bu dövmeyi nasıl buldunuz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Çocuksu mu? https://ibb.co/B5zWzc8x
Çocuksu mu? ibb.co
+2
seni tanıdığım güne lanet olsun
(18.10.25)
Yoo, aksine gayet etkileyici.
+1
muhayyer divan
(18.10.25)
Rahatsız etti beni o dağınık yıldızlar.
+1
Bruce
(18.10.25)
Şahsen yıldızların dağınık olması yerine eğer hoşuna giderse omuz bölgende toplansa daha hoş gözükür. Özellikle kayan bi yıldız da eklenirse bayağı hoş durur gibi geldi
0
mermaidd
(18.10.25)
Yaptırmayı düşünüyorsanız başkalarının düşüncelerini en azından belli bir yaşın üstündeyseniz çok takılmayın bence.
Sadece genel bir soruysa çocukluk diyemem ama biraz böyle nasıl derler hani 35 kilo üniversite birinci sınıf kafası gibi.
0
mutekebbir
(18.10.25)
niye diri vicıtlarınza dövme denen sakalet şeyi yaptıryürsünüz ha?
erkekte çirkün kadında daha da çirkün
yapmayınız böyle şeyler
-4
deranzo1
(18.10.25)
çok varoş buldum.

kadın olsam bu kadar güzel üst vücudumu serbest bırakırdım.
+2
yurtsuz john
(18.10.25)
Dövme olayını komple varoş buluyorum(kişisel görüşüm). Bu ama kendi içerisinde ekstra varoş geldi gözüme
-1
Sermet Hörmet
(18.10.25)
Olmasa da gayet iyiymiş bence de.
Ama şahsen ben yaptıracak olsam ufak ,3 lü bir grup tercih ederdim omuz başı gibi.ya da gene ufak bir takımımız grubu,büyük ya da küçük ayı gibi.
Çocuksu bir görüntü yok, ancak dağınık görüntü hakkaten bazı insanlara rahatsız edici gelebilir.
Yine de siz böyle beğenip yaptırdıysanız artık ,kimseye laf düşmez.
0
denizciman
(18.10.25)
İğrenç ve itici geldi
0
basond
(18.10.25)
image.fanatik.com.tr

su çiçeği gibi.
0
WithWorth
(18.10.25)
uzaktan bakınca ben gibi görünüyor. dağınık durması hoş olmamış.
ayrıca çocuksu da durmuyor.
dövmede varoşluk durumu yaptırılan yere ve dövmeye göre değişir. köprücük kemiği altına yazı, göğüs üstüne-çatala, bele, üst bacak ön-arka gibi yerler net varoş ve eskort dövmesi yerleridir.
0
my fault
(18.10.25)
Herkes sen yaptırmışsın gibi cevap vermiş ama sen değilsin di mi? Kötü
0
benaslindayohum
(18.10.25)
kekolarla tiktok videoları çeken kız dövmesi.
0
Başka
(18.10.25)
bence gayet güzel
0
co2s2
(18.10.25)
Fikir güzel ama uygulama değil. Belirli mesafeden her zaman ben ya da leke gibi gözükecek. Yaklaşınca da dağınık ve pek anlamı yok gibi gelecek.
0
nawar
(18.10.25)
(16)

poğaça almak ve samimiyetsizlik üzerine

m e b
günaydın, iyi haftalar.ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fı
günaydın, iyi haftalar.

ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fırına çıkıp poğaça almakla uğraşmasınlar" diyerek, kendime poğaça alırken bilerek 2-3 tane daha fazladan poğaça alıyorum ve onlar ofise gelince "fazladan 2-3 poğaçam var, alabilirsiniz" diyorum ve ikram ediyorum ya da şirket grubuna "fırına gidiyorum, bir şey isteyen var mı?" diye soruyorum, istediklerini de alıyorum. bu noktada beni zorlayan hiçbir durum yok, tamamen içimden geldiği için buna devam ediyorum. ama...

dikkatimi çeken bir durum var; bu arkadaşlar erken geldikleri zaman da ellerinde poğaça görüyorum ya da diğer arkadaşlara dağıttıklarını görüyorum. nezaketen "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yok. ben poğaça ikram ederken "sağ ol ya, x abi fırına gidiyormuş, ona söyledim, bana da alacak" diyorlar.

şimdi "ne alaka?" diyebilirsiniz ama burada poğaça yüzünden değil de kendi hissiyatım üzerine düşünüyorum geldiğim zamandan bu yana. "eğer içimden geldiği için yaptığımı söylüyorsam neden onlardan da aynı şeyi bekliyorum? bu ticaret değil, karşılık bekleyerek yaptığın şey samimi değil." diyorum kendime. bir yandan da "insanın nezaketen de olsa fikri alınmaz mı, bir şey isteyip istediği sorulmaz mı ya?" diyerek dışlanıyormuş gibi hissetmem de ötürü olsa gerek, beklentimi normalleştiriyorum.

dediğim gibi poğaça bir örnek, poğaçayla zengin de fakir de olmuyorum. ofistekilerin poğaça alma işini türkiye'nin gündemiymiş gibi büyütmelerini de yadırgıyorum açıkçası.

ama sorumu tekrar etmek gerekirse; ben bu durumda samimiyetsiz oluyor muyum hakikaten? "karşılık beklemeden insanlara yardım etme" erdemine sahip değil miyim acaba?
0
m e b
(13.10.25)
Bunun doğrudan karşılık beklemekle ilgisi yok. İnsanlara iyilik yapmak istediğinde, bunu senin görevin olarak görmediğinden emin ol. İyilik yapıyorsan önce sadece kendin için yapmalısın çünkü iyilik iyidir. Eğer iyiliği yapmadan önce aklına bir karşılık beklemek geliyorsa o zaman sorunu kendinde arayabilirsin.
0
anathemamen666
(13.10.25)
zaten senin her gün bol bol poğaçayla geldiğini biliyorlarsa abi sen de poğaça ister misin diye niye sorsunlar
+1
nahtoderfahrung
(13.10.25)
@nahtoderfahrung: yukarıda "bu arkadaşlar erken geldiklerinde" diye belirtmiştim, mesaj diye bir iletişim şekli de var :)
0
🌸m e b
(13.10.25)
tam olarak bu düşünce karşılık beklentisi düşüncesi. ben onlara alıyorum onlarda bana almalı beklentisi içindesin.
düğünde takı takmaylada aynı ben onların düğününe gittim tam taktık oda bana tam takmalı veya ben arkadaşımın doğum gününde hediye aldım oda bana almalı veya arkadaşımın babasının cenazesine gittim oda benimkine gitmeli hep bir yaptığı işin karşılığını bekleme beklentisi.
+2
my fault
(13.10.25)
Abi sen davarlarla çalışıyormuşsun. Senin hislerin normal.
+1
arbre
(13.10.25)
Sahipsin, sadece samimiyetin sınanıyor. Hani altını içindeki bakırdan ayırmak için yakarlarmış ya, iç dünyandaki bu sorgulama senin samimiyet hissini yakıyor, geriye ne kaldığını görmeni bekliyor kalbin. Bu anlamda kendine dikkat ediyorsun demek ki, güzel bir şey. Evet böyle düşünmek olayı samimiyetten uzaklaştırıyor ama sana bir rehber oluşturuyor bu durum, görmen ve birini seçmen kolaylaşıyor, öyle anladım. İç yolculuğun çok güzel 🌷
-1
muhayyer divan
(13.10.25)
Düşüncen normal.

sana "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yoksa işte burada "mütekabiliyet esasları " devreye girmeli.

Temelde insani esaslarla değil, para kazanma için insanların bir araya geldiği yerlerden biridir iş yerleri. Bazı istisnalar dışında, samimi veya kalpten desteğe dayalı yakınlıklar pek olmuyor.
O nedenle "iş arkadaşı " kavramının yerine "iş yerinden biri " ifadesini kullanmak daha doğrusu benim için .

Bazen iş dışında içimden gelir kimi arkadaşları dışarıda çay vs. içmeye çağırırım. Maksat sohbet vs. İşleri vardır gelemeyeceklerini söylerler. Bunu anlarım ama davet etme sırası onlara geçmiştir. Bakıyorum bunu pek düşünen yok gibi .

Yine denk geldiğim hususlardan biri de klasik olarak biri diğerine "hanımı da al bize de bir gün gelin " ifadesi kadar saçma bir şey yok . Görünüşte misafirperverlik gibi görünse de
gerçekte öyle değil.
Abicim o hanımını yanına almasın sen de hanımı komşuya veya anne babasına gönder bir zahmet. Bizzat kendin o arkadaşına bir çay demle. Elin kolun bi zahmet arkadaşın için çalışsın. Pasta poğaça yapamazsın ama kaseye de biraz çerez koymayı unutma..
değil mi ama ?
Bir buluşma , ziyaret yapılacaksa, yakınlık gösterilecese kadınları bahane etmeyelim.

Önceleri ve hala var olan köylü şehirli (veya burjuva) ayrımının yanısıra, işyerlerinde de kadrolu /sözleşmeli / geçici işçi gibi hindistan'ın dışında ama toplum içinde gelişen, kendimize özgü kast sisteminde bu gruba mensup olanlar arasındaki iletişim dili , yakınlıklar da genelde bu çerçevede gelişiyor.

Çevrendekileri uzaktan izlemeye devam et, gerçekte ne sebepten yakın olduklarını anlamaya çalış. Belki biri diğerinin aracına biniyordur işe gelip giderken ona poğaca belki yemek ikramı düşünmüştür. Bu haklı anlaşılabilir bir durum yerine göre .
Belki bir başkası karşı cinse yakınlık tavırları sergiliyordur ikramlarıyla.
Bir başkası ise diğerinin sayesinde iş yerinde bazı avantajlar elde etmiştir. Bu nedenle yediği içtiği ondan ayrı gitmez.
-1
diyecevaplandı
(13.10.25)
Birlikte çalıştığınız insanlar hödük.
Hislerinizin karşılık beklemekle bir ilgisi yok. İnsan nezaketen ve sadece lafta kalacak bile olsa "Bir gün de poğaçalar benden olsun." veya "Kahve ısmarlayayım bi ara." gibi bir jest yapmalı.
+1
auroraaurora
(13.10.25)
acikcasi tam olarak anlattiginiz gibiyse ben de karsilik bekleyerek bir sey yapmadiginizi dusunuyorum, en azindan ilk etapta boyle baslamamissiniz, insanliginizdan almissiniz ve bence arada bir karsi tarafin da sizi dusunmesini beklemek ve bunu gormediginde kirilmak gayet insanca geldi bana. sadece ilk almaya basladiginizda karsilik beklemeden aldiginizdan emin olun (kendiniz icin) onun disinda karsi taraf(lar) tarafindan hic gozetilmediginizi gordugunuzde kirilmak cok insanca bence.
+3
kassiopeia
(13.10.25)
sen iyiliği görev edinip kendin beklenti oluşturmuşsun. alma başkan boş ver kimse senin istediğin gibi olmayacak.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım haklı olduğunu düşünüyorum
-2
basond
(13.10.25)
ben fazla direkt bir insanım galiba, böyle düşünmek yerine muhatabı kişiye sorarım “gidiyorsan bana da sorabilirsin” diye. haklısın ama fazla düşünüyorsun, kendi hayatını zorlaştırırsın en fazla.
0
deartheodosia
(13.10.25)
beklentiye girmen doğru mu değil mi bilmiyorum ama ben olsam ben de girerdim sanırım. üzülürdüm içten içe bana neden teklif etmiyolar diye.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
seni sevmiyorlar. millete fazladan poğaca alma işini bırak. bir yere giderken sormayı da. kafanda da bu tür düşünceler bir daha olmaz. iyilik yaptığınla kal hayatına kaldığın yerden devam.
0
koela
(13.10.25)
Samimiyetim olmayan bir iş arkadaşım bana ikide bir poğaça ya da başka bir şey ikram etse almaktan kaçınırım. Çünkü bilirim ki o ikram hesabıma borç olarak kaydedilecek. Ki siz de inanmak istemeseniz de aynen böyle yapmışsınız. Durduk yere üzerimde manevi bir borç yükü birikeceğine poğaçamı gider kendim alırım. Bu tip gizli borçlar birikip ileride mutlaka alakasız gibi görünen başka sorunlara yol açar.

Başka açıdan bakalım: Siz herkese ikram dağıtmaktan hoşlanıyor olabilirsiniz. Bense paylaşımları daha küçük ve samimi gördüğüm kişilerle yapmayı tercih ediyor olabilirim. O sizin tarzınız, sizin yaşam şekliniz, bu da benimki. Şimdi soru şu: Neden ben sizin yaşam tarzınıza uymak zorundayım?

"karşılık beklemeden insanlara yardım etme erdemine sahip değil miyim acaba?" sorunuza cevap:
Değilsiniz ama zaten bu erdeme gerçekten sahip olmak herkesin harcı değil. Muhtemelen şu soru altında görüş paylaşan hiçbirimiz bu erdeme sahip değiliz.
+1
mikro patlama
(13.10.25)
hayat bu kadar uzun değil.

sizi rahatsız ediyor belli. yapmayın kurtulun.

zaten poğaça yemek nedir? çok sağlıksız. yakında mide gidecek. gitmese bile göbek gelecek.
0
gurur
(13.10.25)
(10)

Kayınbabanın davranışları hakkında.

dedeminhirkasi
Er kişi niyetine…Eşimle beraber biraz borçlarımız var. Fakat bu borçlar, yeme içme, gezme tozma nedeniyle olan borç değil. Yatirim amacıyla denilebilir. Eşimin annesi 1 sene önce vefat edince eşim ve kardeşleri de annelerinden kalan fakat babalarının üzerine olan tarlayı satmak istiyorlar. Satip bol
Er kişi niyetine…
Eşimle beraber biraz borçlarımız var. Fakat bu borçlar, yeme içme, gezme tozma nedeniyle olan borç değil. Yatirim amacıyla denilebilir.
Eşimin annesi 1 sene önce vefat edince eşim ve kardeşleri de annelerinden kalan fakat babalarının üzerine olan tarlayı satmak istiyorlar. Satip boluselim, herkes kendi ihtiyacını gidersin istiyorlar. Bu toprak haricinde daha çok tarla da var ama ona bisey diyen yok. Bir kardeş hariç diğer üç kardeş satalım diyor.
Baba ve diğer kaz kafalı kardeş toprak satılır mı yaaooov diyor. Hatta tarlaların bir tanesini de eşime evlenmeden önce kredi çektirtip aldırmış.

Olabilir…. Mal benim malim değil. Borcu da adamlara sorarak yapmadım en nihayetinde, bundan eşimle ben sorumluyuz.

Benim sormak istediğim, nedense iyiden iyiye biraz bu kayınpedere tutulmaya başladım. Laz ziya gibi ulaaaan diyorum içimden, baba dedigin bencil olmaz, evlatlarına yardımcı olmaya calisir, yani iyi niyetli adim atar. Benim gördüğüm babalar bir şekilde çocuklarına maddi manevi destek oluyorlar. Olmayan, hatta çocuklarının parasını yiyen de var elbette ama belki daha az…. Sen zor gününde çocuğuna yardımcı olmayacaksın, destek olmayacaksın ne zaman duracaksın yaninda? Toprak bu kadar mı önemli bilmiyorum.
Yoksa haksızsın lan, adama tutulma, git ayağını yorganına göre uzat da derseniz tabiki başım gözüm üstüne.
0
dedeminhirkasi
(12.10.25)
"tarlayı satsak da arabayı yenilesek" seviyesindeyseniz, bencillik kesinlikle değil.

"borçların geri ödemesi yüzünden her ay içeri giriyoruz, cepten yiyoruz" seviyesindeyseniz, bencillik diyemem.

"alacaklılar kapıda, icraya verecekler" seviyesindeyseniz, bencillik diyemem ama biraz daha anlayışlı olmaları gerekir derim.
+1
co2s2
(12.10.25)
Yatırımda bir anlamda kişisel harcama. Hastalık olur, iflas olur bunun gibi nedenlerden borca batarsınız tamamda sen yatırım yapacaksın diye adam kendi yatırımlık arazisini niye satsın.
+2
my fault
(12.10.25)
Adam bu kafada olsaydi o tarla 50 kere satilmisti bugune kadar. Bu gibi tekliflere hayir diyebildigi icin su an tarla/tarlalari var.
+4
brkylmz
(12.10.25)
ya bıktım mala göz diken evlat, gelin, damatlardan. abi vermek zorunda mı? senin şu anki yatırımın neyse onun tarlası da o. sen satsana yatırım dediğin şeyi? bizimkiler yaptı bunu her eline geçeni sattılar normalde geyikten öteye geçmez fakat bizim köy öyle bir değerlendi ki, gidince otelde kalıyorlar artık. ek olarak siz miras olarak bakıyorsunuz ama adam kendi malı sanıyor muhtemelen hala. belki sıkıntı o
+4
ala09
(12.10.25)
Büyütmüş beslemiş, iş güç sahibi yapmış, evermiş, sonra da nankör damadı tarafından malına, mülküne göz dikilen biri olsam, o mülkü satıp beş yıldızlı otellerde çatır çatır yerim.

Bir daha mı geleceğim dünyaya ki nankör damada mülk bırakayım.

Yirmili yaşlarda bir karar vermiştim. Babamdan bana kalan tüm mülk çocuğumun olacak ben el sürmeyeceğim diye. Bu yaşa geldim aynı düşüncedeyim.
+2
Mirket
(12.10.25)
Toprak satılmaz, hele ki bu dönemde asla satılmamalı inancında olan kaz kafalılardanım, kazları da pek severim 🩷

Ayrıca kayın pederine kurulmaya gerek yok, sen istediğin kadar doğrusu şudur budur de, onun bugüne kadar görerek öğrendiği ve sonra yaşayarak kemikleştirdiği bir gerçeği var, bunu değiştirmek mümkün değil. Hem mecbur da değil. Herkes kendinden sorumlu, adam kaç yıl yaşayacağını bilmediği için o mülkü belki kendi güvencesi olarak görüyordur, belki gerçekten toprak satılmaz hele ki bu dönemde asla satılmamalı düşüncesindedir. Evlatlar gerçekten çok sıkışsalar gerçekten çok zor durumlar oluşsa elbet o da destek olur, yine olmak zorunda değil, yaşadığı yetiştiği şekillendiği kültür ne bilmiyoruz. Bence bunu aklından çıkarmak daha doğru. Eşin henüz ona ait olduğu ilan edilmemiş malını aklına takmamak lazım.
0
muhayyer divan
(12.10.25)
eğer çok zor durumda değilseniz arazi satmayın derim, araba üretilebilen bişi, ev üretilen bişi, (kat çıkarak) ancak dünyadaki toprak alanı belli, bunların içerisinden de tarım/hayvancılığa uygun olanlar,, fabrika vs olabilecek yerler hepsi belli ve sınırlı, toprağın üretimi mümkün değil.

tabii bunda arazinin durumu önemli, 100mt kare şekilsiz bir yer ise satın gitsin birisi değerlendirir.
0
selam
(12.10.25)
baby boomer ve x kuşağının başında olan ebeveynlerimiz, mal satınca analarına sövülmüş gibi hissediyorlar. çünkü zor mal edinmişler. valla doğrusu ne bilmiyorum ama tarla takka bakılmaycaksa ve değerlenmiyecekse satılır.
0
mikahakkinen
(12.10.25)
Miras biri ölünce edinilen bir hak. Her ne kadar anne vefat ettiyse de yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla tarla resmi olarak kayınpeder üstüne ve o hala yaşıyor. Yani ortada henüz bir miras bile yok. Tarla onun, bize yanlış gelebilir ama hayatta olduğu sürece canı ne istiyorsa öyle davranabilir tarlayla ilgili. Henüz ölmemiş insanların mal mülkünün miras olarak konuşulması anlamsız.
+2
Phoebe
(12.10.25)
mecbur mu adam satmaya?

size mi soracak?

öldükten sonra istediğinizi yaparsınız. adam istese satar çatır çatır kumarda, pavyonda yer.

ne tuhaf adamlarsınız. satmayın 25 sene, sonra çok dua edersiniz.
0
gurur
(12.10.25)
(15)

Kombiyi açtınız mı

condom kurşunu
Biraz erken oldu sanki ama biz açtık :/
Biraz erken oldu sanki ama biz açtık :/
0
condom kurşunu
(11.10.25)
Evde hayır ama şirkette açıldı. Klima da kışa geçti.
0
arbre
(11.10.25)
daha en az 1 ayı var, çok erken
0
my fault
(11.10.25)
Yeni evim yerden ısıtma, çözemedim gitti sistemi. Hangi boru hangi odayı ısıtıyor vs. Ben de pes ettim.
0
gobekliraki
(11.10.25)
Bugün merkezi ısıtmayı çalıştırdılar biraz.

Aşağıdan har har ses geliyor, kendimi güvende ve iyi hissettim.
+1
sekizdokuzon
(11.10.25)
yokluk görmüş bazı yaşlılarda her şeyi "lazım olur" diye saklama huyu var ya bende de bu kombi konusunda var. öleceğimi bilsem açmıyom. ankara'da dışarısı -5'ken, kar yağarken soğuktan uyandığımı ama yine de yakmadığımı bilirim. üşüyor muyum? evet. şu an kombi açılır mı? evet. açtım mı? hayır. TOPUNAN TANKINAN GELİN AÇTIRAMAZSINIZ. aralık'tan önce açmam. muhtemelen o zaman bile açmam.
0
der meister
(11.10.25)
29 ekime kadar direnmeyi planlıyorum. Konum: İstanbul
0
hakmut
(11.10.25)
Konum İstanbul Kartal
Açtım. Açmasam uyurum. Uyursam ölürüm.
+1
tabudeviren
(11.10.25)
Merkezi ısıtma 3-5 gündür yanıyor.
0
inheritance
(11.10.25)
istanbul. açalı 1-2 hafta oluyor.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.10.25)
Bugün. İstanbul.
0
dilemma of subscribtionability
(11.10.25)
İzmir'den bildiriyorum, açık balkon kapısının yanında oturuyorum şu an. Kombi açmayı düşünmeye bile başlamadık.
0
kobuzchu kiz
(11.10.25)
Acmamistim ama simdi acmaya karar verdim. Kat kat giyindigim halde usudum, konum ist.
0
sey mi dostum
(11.10.25)
Akşamlaeı açık
0
basond
(12.10.25)
Eskişehir'de merkezi ısıtmalı apartmanda yaşıyorum. Cuma yaktılar. Evde tişörtle takılmaya devam ediyordum, bi tık daha üşürsem kalın kıyafete geçerim derken kombiyi yaktıkları için yine şort tişört devam evde
0
nundu
(12.10.25)
Çocuk banyodan titreyerek çıktığı için eşim bir kaç gündür açıyor. Normalde evde tişörtle rahat gezemediğim ana kadar direniyordum.
0
kimlanbu
(12.10.25)
(12)

Çevrenizdeki akplilerde dönüş var mı?

messina123
Garip bir şekilde musavat dervişoğlu ve yavuz ağıralioğlu benim çevremdeki akplilerin yeni favorisi. Üçten fazla kişiden duyduğum için merak ettim sizin çevrenizdeki akplilerde durum ne? Bu iki kişi hakkında da pek fikrim olmadığını belirteyim.
Garip bir şekilde musavat dervişoğlu ve yavuz ağıralioğlu benim çevremdeki akplilerin yeni favorisi. Üçten fazla kişiden duyduğum için merak ettim sizin çevrenizdeki akplilerde durum ne? Bu iki kişi hakkında da pek fikrim olmadığını belirteyim.
0
messina123
(28.09.25)
Akplilerin siyasete yaklaşımı mantıksal değil duygusal ve ideoloji temelli bu nedenle mantıki argümanlarla ikna ve değişim zor. Bu dediğiniz kişilere yönelim de tamamen duygusal ve ideolojik temelli fakat seçim sathına girildiğinde emin olun Erdoğan bu kişilere giden oyları geri toplayacak.
0
biravekahve
(28.09.25)
lafta dönen çok gibi ama oy pusulasını görünce ampüle basıp geçiyorlar. türkiyedeki sağ seçmen karaktersiz, ancak son senelerde tatlı su solcularından akpye geçişte çok. yani sol seçmende sağ seçmene benzedi. geçen falan yok. herkes içinde ampülcü.
0
mikahakkinen
(28.09.25)
Hiç yok. Hepsi akp giderse ne yaparız diye korkuyorlar. Çocuklarını işe torpille sokmuş kişiler. Şükür akp ye falan diyorlar.
0
runaway
(28.09.25)
Ümit özdağ bile yüzde 1 i geçemedi. Muhalefetin umudu diploması bile olmayan çakma Atatürkçü bi mütahhit. İktidar seçmeniyle muhalif seçmenin zerre farkı yok.

BIkmadınız umut etmekten. Biri gitse diğeri gelecek. Kitlesel bi kurtuluş yok. Olmayacakta.

Kendi başınızın çaresine bakın. Seni ancak sen kurtaracaksın. Kişisel çıkış yolu ara.

100 yıl önce Atatürkle bi medeniyer esintisi oldu. Bu topraklar kıraç. Bilimci sanatçı sevmiyoruz.

Sandıktan medet umma.
0
luluki
(28.09.25)
Bu topraklar bilimci sanatçı sevmez. Özgürlük falan tehlikeli şeyler. Müge Anlı dediğin toplumun yüzde 70i. Anadolu bu.

Boşver seçimi. Kendini kurtar.
0
luluki
(28.09.25)
ağıralioğlu bildiğin siyasal islamcı tek farkı milliyetçi soslu olması. o yüzden akpden kaçan kesimin ciddi bir yönelimi var.

dervişoğlu iyi partiye hiç bir şey katamadı. partide genç birkaç isim var onlarda çok etkili değil. akpden kaçanların çok tercih etmediği bir parti kısmen mhpden kısmen chpden oy devşirebiliyorlar.
0
my fault
(28.09.25)
Seni ancak sen kurtaracaksin ne lan, kurtulus yolu ara ne abi? Oy veriyoz baska da bir sey yok. Cikarlar soz konusu olunca kimse bir diğerini ikna edemiyor.

Benim çevremde aynen devam ediyorlar. Fikirleri de degismez.
0
Shepard
(28.09.25)
abicim adam futbol takımı tutar gibi parti tutuyor açlıktan ölecek umrunda değil sorgulama vs yok.
0
HellKeePer
(28.09.25)
bizde yok. hatta benimle +1.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.09.25)
akparti seçmeni futbol takımı tutar gibi parti tutmakla eleştiriliyor da 2002'den bu yana oy oranlarına bakınca ak parti oy oranlarındaki dalgalanma chp'de yok mesela. yani ak partiye özel bir durum değil bu. neredeyse bütün partilerin bir kemik oy oranı var. izmir'i b.k götürse belediye seçimini chp'den başkası kazanamaz örneğin. tabii ki sadece mantık değil ideoloji de önemli tercihte. bunda yadırganacak birşey yok
0
mustafakesekci
(29.09.25)
geçtiğimiz yerel seçimde sandığa gitmeyen akpliler tanıyorum. nitekim sandık sonuçlarını önceki seçimlerle karşılaştırdığımızda akp oylarının düştüğü görülüyor.

muhalif görünümlü maaşlı troller manipülasyona devam ediyor burada. bunu da göz ardı etmeyin.
0
yurtsuz john
(29.09.25)
AKP'yi içten destekleyen seçmen çok azaldı. Seçime günler kala toplumun değerleri ve dini konular üzerinden bir tartışma çıkmazsa bence AKP seçimi kaybedecek. Seçim günü seçmenlerin çoğu bütün geçmişi unutur. O günkü gündem neyse o.
0
hebanon
(29.09.25)
(6)

Şu yoruma katılır mısınız?

Rondak
youtube yorumu“Istanbul'da kuryeler yüzünden navigasyon bozuldu. ters yönü gösteremiyor çünkü kuryelerin nerdeyse hiçbiri kurala uymuyor. Kuryeler ters yönden geçe geçe navigasyonun ögrenme algoritmasini yanlis egitmis oluyorlar. Bu yüzden navigasyon sizi ters yöne sokuyor çogu yerde.”
youtube yorumu

“Istanbul'da kuryeler yüzünden navigasyon bozuldu. ters yönü gösteremiyor çünkü kuryelerin nerdeyse hiçbiri kurala uymuyor. Kuryeler ters yönden geçe geçe navigasyonun ögrenme algoritmasini yanlis egitmis oluyorlar. Bu yüzden navigasyon sizi ters yöne sokuyor çogu yerde.”
0
Rondak
(28.09.25)
GPS haritanın icadından beri sokakların hangi yöne ait olduğunun bilgisi var. Yoksa çalışmaz zaten. Canlı veri ile egitildigini düşünmüyorum.
0
hububrad
(28.09.25)
Gps öğrenmesini bozduğunu düşünmüyorum fakat trafiği terörize ettiğini düşünüyorum. Her an kaza tehlikesi yaratıyor kuryeler, kurallardan azade olduklarına inanıyorlar. Bu sadece kendi canlarını değil başka insanları da riske atıyorlar.
0
biravekahve
(28.09.25)
Bu işlerden hiç anlamam,sadece kullanıcıyım. Canlı veri ile eğitilmesini anlayamam çünkü canlı veri hiçkimsenin bilerek veya bilmeyerek hata yapmamasını gerektirir, o kadar az hatalı yolculuk olmalıdır ki yok sayılabilmelidir ve veri oluşturması uygun görülebilmelidir. Her ülkede her şehirde böyle olacağının garantisini kim verebilir ki canlı veriye güvenerek rota oluşturulsun? Hele ki kuryelik gibi ömürlük yapılmayan bir meslek üzerinden. Saçma buldum. Eğer yetkili bir ağız söylediyse mutlaka başka bir şeyi örtüyordur.
0
muhayyer divan
(28.09.25)
Yoldaki yoğunluğu, trafiğin akışını, o an için kapalı olan yolları ve anlık servis yollarını kullanıcıların telefon sinyallerinden istifade ile görebiliyorsa, bu yorumda doğruluk payı olabileceği düşünülebilir.

Bildiğimden değil, fikir yürüttüm.
0
Mirket
(28.09.25)
bildiğim kadarıyla sokakların açış yönleri ve işaret tabelaları yerel yönetimlerden alınıyor. öyle burada herkes ters gidiyor diye ters gösterilmiyor.
yoğunluk haritası verilerinde de baz istasyonu verilerinden yararlanılıyor diye biliyorum.
0
my fault
(28.09.25)
Bu doğru. Haritalar epeydir kullanıcı verisiyle besleniyor, tek yön işaretli bir yoldan günde 2-3 araç ters yöne giderse değil ama o yolda sürekli iki yönlü trafik oluşursa (ki kurye motorları bunu yapıyor) algoritma "demek ki bu yol artık çift yönlü" diye oradan yol tarifi vermeye başlıyor. Hatta hani bazı trafik ışıklarında ışığın az gerisinden sağa sapıp ışık beklemeden devam etme çakallığını sağlayacak dönüşler ya da özellikle şehirlerarası yollarda boş araziler vardır. Bazen navigasyon oraları da alternatif geçiş olarak gösteriyor.

@muhayyer divan'ın dediği şöyle eksik, "bu kuryelere güvenerek yol verisi güncelleyelim" diye değil, aracında telefon olan ve konum bilgisini Google'la/Apple'la/Yandex'le paylaşan tüm kullanıcıların ürettiği veri üzerinden yapılıyor. Binlerce araçtan üç beş tanesi hatalı hareketler yaptığında bu tüm veriyi etkilemiyor. Tek yönlü bir ara sokaktan normalde günde 500 araç geçerken bunların üstüne ters yönden gelen 400 kurye eklenince iş değişiyor.

Kaynak: eşim bu işi yapıyor, haritacı.
0
kobuzchu kiz
(28.09.25)
(14)

Kaç montunuz var

arbre
2 tane varken 3. yü almak israf mı olur? Her yıl yeni mont alıyor musunuz?
2 tane varken 3. yü almak israf mı olur? Her yıl yeni mont alıyor musunuz?
-1
arbre
(28.09.25)
benim gibi düz erkek için gereksiz mesela. mevcut giydiğim yıpranana dek başka giymem. ama giyimine dikkat edenlere farklı alt üst kombinleri yapanlara gıpta ile bakarım. uzun lafın kısası israf olmaz ama diğerlerinin pabucu dama atılır diyorsan en azından ihtiyaç sahibi birine ver derim.
0
lazpalle
(28.09.25)
6 tane galiba. güzel bir şey görürsem alırım. eskileri de giyerim. hava soğukluğuna, yağışa ve kombinime göre değiştirerek...
0
art cat chocolate
(28.09.25)
Geçen sene 10 tane varmış. 6 tanesini attım. Bu yıl sadece bir tane alacağım.
0
kaptan maydanoz
(28.09.25)
30-40 arası.
0
gabe h coud
(28.09.25)
okuyunca bir gülme geldi. bende 20 tane var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.09.25)
iki tane normal, bir tane de kara kışlık var.
0
sir gawain
(28.09.25)
1 palto, 1 kalın yağmurluk, 1 ince yağmurluk, 1 kot ceket, 1 kanvas ceket. Bana yetiyor bunlar.

Büdüt: 1 tane de sıkıştırılabilen pofidik mont var onu deprem çantasına koydum. Aktif kullanmıyorum yani.
0
peki madem
(28.09.25)
2 şişme, 3-4 kaşe (2 tane düğünlük gibi şık) 2 kısa pembe-bej 1 polarımsı 1 yağmurlukk 1 kkrem şu herkesin giydiği uzunlardan 2 siyah yarım bomber mı neydi adı. tabi bunların çoğu 10 sene + son dönemde(son 2 yıl) 2 tane aldım
0
eja
(28.09.25)
erkek
6
0
duyurukullanıcısı
(28.09.25)
2 tane biri softshell günlük,
diğeri 3 in 1 kar, kış, yağmur, soğuk için.
0
my fault
(28.09.25)
mevsimlikleri paltoları kabanları hepsini sayarsak 20'yi bulur
0
archmeister8
(29.09.25)
2 yun kaban
2 yagmurluk
3 sisme
2 mevsimlik
1 deri ceket
1 trenckot
1 kayak montu

bi 7-8 tane de elden cikarttigim var. bazisi nerdeyse 20 yillik, bazisi yepisyeni.

pantolonum daha azmis :D
0
taurina
(30.09.25)
siyah deri ceket
kayak montu
daha janti bir max and spencer mot
nautica yağmurluk var

en yenisi 5 senelik
0
rain when i die
(30.09.25)
Bir tane kalın kot ceket, bir tane de 5-6 yıl önce decathlon'dan aldığım spor mont var. 3 senedir Eskişehir kışını kot ceketle geçiriyorum, diğerini toplam üç defa giymişimdir bu sürede.

Mevsimlik olarak fermuarlı kapşonlularım var da onları saymıyorum, bir iki tane de onlardan vardır.
0
nundu
(30.09.25)
(11)

Türkiye’nin gizli nükleer programı var mıdır?

messina123
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
0
messina123
(24.09.25)
bence yok. nükleer programları radyoaktivitenin tespiti ve radyoaktif malzemelerin takibi kolay olduğu için pek öyle gizleyemezsin.
0
orpheus
(24.09.25)
Yoktur çünkü dünyadaki uranyum kaynakları ve kapasiteleri belli. Nükleer yapacaksan bunlara ihtiyacın var. Şimdi istesen bile isteyen ülke hemen alamıyor. Kime ne kadar verildi her şeyin kaydı var. Hammaddeye gizliden el altından ulaşamazsın
0
grimavi
(24.09.25)
dünyadaki tüm istihbarat ajanlarının cirit attığı bir ülkeyiz, gizli bir programımızın olacağını hiç sanmıyorum. varsa da ancak bizden gizlenmiştir. oda olsa olsa amerikanın izin verdiği kadar olur.
0
my fault
(24.09.25)
Türkiye'nin gizli hiçbir şeyi yok.
0
Batuhanolabilir
(24.09.25)
turkiye'nin herkesten gizledigi ve ilerleyen bir program yok. akademik calismalar var, bir kismi uzun zamandir ilerlemese de kiymetli calismalar. ozellikle toryum icin lab ve sim calismalari var.

bunlarin disinda 150 kadar nukleer baslik ve bunlari tasiyacak cesitli varyasyonlarda fuze de incirlik'te nato sebebiyle bulunuyor. yerleri degismis diger uslere tasinmis olabilir ama cok dusuk ihtimal veriyorum.
0
klassno
(24.09.25)
:) herkesten ve hatta belki de cumhurbaskanlarından bile gizlenen hiç bir şey oldugunu zannetmiyorum. bir grup derin bürokrat ve bilim adamının gizli nükleer programlar ile falan uğraştıgını hiç zannetmiyorum. gizlense gizlense kirli bağlantılar, rüşvet, rant falan gizlenir. kaldı ki o bile gizlenmiyor.
0
abelardo
(24.09.25)
Bunu ülkede yapabilecek insan/bilgi birikimi yokki. Velev ki böyle bir şey yapılıyor, çalışan mühendislerin büyük çoğunluğu Türk değildir.

Bir ara Kıbrıs’ta petrol arıyorduk bir gemiyle, Avrupa ile papaz olmuştuk hatta. Cüneyt Özdemir de o gemiye gidip Avrupa’nın inadına petrol arıyoruz gibi bir video çekmişti. Gemide çalışa mühendisler yabancıydı.
0
substituent
(24.09.25)
yunan devlet kavramini kesfettiginde ,

iki temel olgu üzerine kurdu,

Güvenlik ve hazine.

bizde ikiside bagimsiz degil,

önce devlet olabilmek lazım,

sonra uzayada gidersin,

atomuda parcalarsin..
0
designer
(24.09.25)
Yok da değil. How know var. Akp kozmik odaya girdikten sonra neler değişti oraları konuşmak doğru değil sory
0
topkapiaksaray
(24.09.25)
var ise gizli olduğu için de yok diyeceğiz ne diyeceğiz ki başka, senin benim buradakilerin bildiği bir şey gizli olabilir mi? hadi geçtim o gizli programdaki biri de burada takılıyor olsun, evet, kayserideki tekstil fabrikasının altında aslında uranyum zenginleştiriyoruz der mi :)
0
selam
(24.09.25)
Program yoktur ama genelkurmay’da bir dosyası vardır
0
kaptan memo
(25.09.25)
(6)

Kan tahlili devlet hastanesi

terspeygamber
Kan tahlili yaptırmak genel kan değerlerine baktırmak için hastaneye direkt gidilebiliyor mu?En son galiba bu konuda bir takım güncellemeler oldu. Önce aile hekimine gitmek ve oradan sevk olmak gerekiyor gibiSon durum nedir acaba şimdi herhangi bir dahiliye bölümüne mhrs’den randevu alıp gidemiyor m
Kan tahlili yaptırmak genel kan değerlerine baktırmak için hastaneye direkt gidilebiliyor mu?

En son galiba bu konuda bir takım güncellemeler oldu. Önce aile hekimine gitmek ve oradan sevk olmak gerekiyor gibi

Son durum nedir acaba şimdi herhangi bir dahiliye bölümüne mhrs’den randevu alıp gidemiyor muyuz nasıl acaba prosedür
0
terspeygamber
(20.09.25)
Ben geçen hafta cuma mhrsden randevu aldım dahiliyeye gittim, tahlil yaptırmak istiyprum dedim asistan kız zaten paketimiz var o tahlileri yapıyoruz dedi. Pazartesi de sonuçlar cıktı. Aile hekimine gidip gösterdim ilaç yazdı yolladı.
0
condom kurşunu
(20.09.25)
öyle bir durum yok istediğin gibi mhrsden randevu alıp hastaneye gidebilirsin.
eğer ki randevu aradığın bölümde boş randevu yoksa sistem sana istersen önce bir aile hekimine git diye teklif ediyor. aile hekimlerine de hastaneler için ek randevu alma imkanı tanındı. olay bundan ibaret.
eski sitem devam ediyor.
0
my fault
(20.09.25)
Temel kan tahlillerini aile hekimi de yapıyor bu arada, hiç mhrs ile falan uğraşmadan sabah gidip yaptırıyorsunuz.
0
kibritsuyu
(20.09.25)
@kibritsuyu ben de öyle düşündüm ama sanki aile hekiminde birkaç değer için daha kısıtlı bakılıyordu kan değerlerine o yüzden emin olamadım
0
🌸terspeygamber
(20.09.25)
D vitaminine aile hekimi bakmıyor. MHRS'den randevu alıp dahiliye de gidebilirsiniz. Aile hekimine gidecekseniz genelde 10-11'den önce gidip kan vermeniz gerekir. Zaten her halükarda aç vermeniz gerekecek kanı dahiliyeden alacaksanız da sabah saatlerine almaya çalışın.
0
black holes in the sky
(20.09.25)
"aile hekimi check-up" hakkın var. aile hekimin ile görüş, anlaşmaşlı kuruluşlarda yaptırabilirsin (bazı özel kliniklerin de anlaşmaları var)
0
makbur
(20.09.25)
(9)

kiralık araçların şirketler tarafından satışı

faroe adamlari
merhaba, geçenlerde araç kiraladım opel corsa 2024 model, aracı teslim ederken görevliyle sohbet ettim ve laf arasında adama araçların müsaitliğiyle ilgili bir soru sorduğumda adam bazen araçların satışa çıktığını söyledi. benim araç 18bin km'de idi. aracı da çok beğendim. kendime de alsam mı diye d
merhaba, geçenlerde araç kiraladım opel corsa 2024 model, aracı teslim ederken görevliyle sohbet ettim ve laf arasında adama araçların müsaitliğiyle ilgili bir soru sorduğumda adam bazen araçların satışa çıktığını söyledi. benim araç 18bin km'de idi. aracı da çok beğendim. kendime de alsam mı diye düşündüm ve bunun üzerine sahibinden'de bakınmaya başladım ve bu araçlardan düşük km (en fazla 100km) bandında bolca bulunduğunu gördüm.

bu da benim piyasadaki araçların kiralama şirketleri tarafından bir süre kullanıldıktan sonra satışa çıkıyor olabileceğine dair bir hissiyat oluşmasına sebep oldu.

örneğin, araç ziraat filo aracıydı ve oradaki bütün araçların plakası 34 m** şeklindeydi, sonra internette de m plakalı birkaç araç gördüm.

böyle bir uygulama mı yapıyor bu şirketler, 2. el alım sırasında bu tür kira aracına denk gelmemek için ne yapmak lazım? diye sormak istedim
0
faroe adamlari
(20.09.25)
evet, kiralik araclari bir sure sonra satiyorlar. denk gelmemek icin bu tarz sirketlerden almamaniz lazim. tabi satmaya calisan kisi daha once kiralik olan bir arabayi almis olabilir, bilemezsiniz. sifir arac almak en garantisi. baska turlu garantisi yok. ihtimalleri biraz daha azaltmak icin kucuk sehirlerden arac almak da ise yarayabilir.
0
lemmiwinks
(20.09.25)
Aracı alırken bu arac siz ne zaman aldınız diye soruyorum. 5 ay 10 ayönce aldım diyorsa... arızalı ve masraflı demek. Sigorta şirketi zaten bu bilgiyi sorarsanız ücretsiz verir.
0
luluki
(20.09.25)
@luluki 5-10 ay önce alınan araç niçin arızalı ve masraflı olsun?
0
abelardo
(20.09.25)
@luluki

sigorta şirketine nasıl soracağım? yardımcı olabilir misiniz?
0
🌸faroe adamlari
(20.09.25)
Km si düşük aracı ilk sahibinden olanini alabilirsin.


sbm.org.tr/tr/sms-sorgulamalari
0
designer
(20.09.25)
@designer

bütün sahipleri sıralı görmemi sağlayan bir sistem var mı? bu sanırım sadece son sahibi gösteriyor?
0
🌸faroe adamlari
(20.09.25)
sıfır araçların en büyük alıcısı filolar ve kiralama şirketleri. yüksek adetli aldıkları için uyguna alıyorlar ve çok km yapmadan elden çıkarıp bir yenisini alıyorlar.
0
my fault
(20.09.25)
böyle araçlar alınır mı? bir galeride faizsiz kredi fırsatıyla birkaç araç buldum, araçlar muhtemelen kiradan çıkma. bu tür araçlarla ilgili tecrübesi olan var mı?
0
🌸faroe adamlari
(21.09.25)
Bu araclar ihaleye cikar zaten. Galeriler alir. Siz de onlardan alirsiniz. Ya da filonun kendi ikinci el arac satis sirketi bile olabilir, garanti filonun vardi mesela. Ya da metal oto gibi.

Ben alir miydim? Almamayi tercih ederim. Evet arac cok yeni ama %90 hoyrat kullaniliyor. Ben ki emanet mala ozen gosteririm ama kiralik arabanin gazina bastigim gibi kendi arabama yuklenmiyorum aracim yipranmasin diye.
0
narod
(21.09.25)
(6)

her zaman mide bulantısı yaşıyorum

deartheodosia
ne yesem, ne içsem mide bulantısı yaşıyorum. bi doktora görüneceğim (gastroenteroloji?) ama doktordan önce takip etmem gereken bir şey var mı, sizce neden olabilir? kusma hissi de oluyor ama kusmuyorum. son 1-2 yılda başladı, çok stresli bir boşanma süreci geçirdim (velayet ve kaldıramadığım boşanma
ne yesem, ne içsem mide bulantısı yaşıyorum. bi doktora görüneceğim (gastroenteroloji?) ama doktordan önce takip etmem gereken bir şey var mı, sizce neden olabilir? kusma hissi de oluyor ama kusmuyorum. son 1-2 yılda başladı, çok stresli bir boşanma süreci geçirdim (velayet ve kaldıramadığım boşanma dosyasında yer alan bir takım ağır iftiralar -aldatma vs değil de velayeti kaybetmem için çocuğumla ilişkime yönelik belirtilen gerçekdışı ithamlar). hala stresliyim, yoğun anksiyete problemim var. ama bi şey yemekte içmekte çok zorlanıyorum. kan testlerimde demir ve vitaminlerim eksik çıkıyor devamlı. günlük hayatımı çok etkilemeye başladı. bir de doktora da gitmek pek istemiyorum, günler sürüyor ve yatış istiyorlar (astım ve son 2 yılda birkaç kez zatürre geçirdim). bilgisi ve tecrübesi olan paylaşabilirse çok memnun olurum, teşekkürler.
0
deartheodosia
(20.09.25)
yiyecek gördüğümde midem bulanmaya başlıyor direkt. eskiden tatlıya çok düşkündüm, şimdi görüntüsü bile tiksinti uyandırıyor.
0
🌸deartheodosia
(20.09.25)
Gastro değil, iyi bir dahiliye uzmanına görünmen lazım senin.

Geçmişolsun.
0
Mirket
(20.09.25)
Psikosomatik görünüyor.
Beyin kaldıramadıpı düşünceleri aşağı doğru dahiliyeye gönderir.
Kafayı rahatlatın önce
0
diyecevaplandı
(20.09.25)
Bende de vardı eskiden ama sebebi heliko bakteriydi.Helikobakteriyse midede emilim sorunları vardır, vitaminler ondan düşük çıkabilir.
0
komando kani var bende
(20.09.25)
önce dahiliye. ardından psikiyatriye.
0
my fault
(20.09.25)
Helikobakter tedavisi uygulandı ardından mise koruyucu uzun süre kullandım, diyetisyene gittim yemek düzenini şekillendirdi.
Stresi yönetmek için yürüyüş yapıyorum.

İmkanlar dahilinde,
Dahiliye mutlaka sonra diyetisyen.
Daha sonra psikolog.
0
kararsızataletfilozofu
(21.09.25)
(23)

mimlediginiz duyurucular var mi?

buenosdias
bi soru gordunuz, cevabi bilseniz bile uyuz oldugunuz icin yazmadiginiz kisiler var mi?
bi soru gordunuz, cevabi bilseniz bile uyuz oldugunuz icin yazmadiginiz kisiler var mi?
0
buenosdias
(17.09.25)
Genelde kullanıcıları birbirine karıştırıyorum... Uyuz olsam da yazıyorum, askerdeki bana değil üniformaya küfür gibi görüyorum olayı.
0
Shepard
(17.09.25)
Yok açıkçası herkese yardımcı olmaya çalışıyorum
+1
basond
(17.09.25)
Yok hepsi şeker gibi insanlar.
0
kizil karga
(17.09.25)
Duyuruculara bu kadar anlam yükleyecek boş bir hayatım yok.
0
tahirkemalbozoglu
(17.09.25)
yok ama bu arkadaşların boş zamanı çok sağlık konusunda da akıl veriyor, siyasete de , tohum yetiştirmeye de. gidip kahvede takılsa daha iyi olacak bir grup var burada.
0
mikahakkinen
(17.09.25)
Benim var ne yalan söyleyeyim. Bazı insanlara yardımım dokunsun istemiyorum.
0
peki madem
(17.09.25)
Özellikle hoşlanmadığım birkaç kişi var iş yerimdeki bilgisayarda eklenti var oradan engelliler göremiyorum bazen kendi bilgisayarımdan ya da telefondan bakıyorum denk geliyorumdur mutlaka ama isimlerini hatırladığım çok az kişi var, özellikle dikkatimi çekerse yazmayabiliyorum.
0
mutekebbir
(17.09.25)
tahir +1
ben isimlere bile bakmıyorum bildiğim bir şeyse cevap veriyorum.

bilmediği halde yalan yanlış cevap veren, boş konuşan o kadar çok var ki kim ne demiş hiç takip edemem.
0
my fault
(17.09.25)
hiç kullanıcı adına bakmadım henüz.
0
gurur
(17.09.25)
Var ama cevap vermemezlik yapmam.
0
gabe h coud
(17.09.25)
Var ama cevap vermezlik yapmam
0
sonsuz
(17.09.25)
Bildiğim cevap başkası tarafından yazılmadıysa kim olduğuna bakmaksızın herkese yazarım ama yorum, fikir ya da anket gibi sorularda bazı kişilere cevap veresim gelmiyor.
0
(17.09.25)
otu boku buraya yazan bir gereksiz var, gorunce direk pas geciyorum. imkanim olsa engellerim. bu yetmezmis gibi her duyurunun da altinda surekli milletin hevesini kursaginda birakacak sacmasapan yanitlar veriyor.
0
bay b
(17.09.25)
ne ekşide ne de burda niklere bakmıyorum bile.
0
ground
(17.09.25)
hayır, kimsenin çetelesini tutmadım hiç.

ayrıca böyle bir çeteleyi tutmak için de tüm hayatımızın duyuru olması lazım gibi geliyor bana.
0
m e b
(17.09.25)
Günde ortalama bir saat geçirsen birkaç aya kimin ne olduğunu anlarsın şu sitede. Aktif olan max 50 duyurucusu var ve sürekli cevap yazıp duyuru açan benimle birlikte max on. Nicke bakmıyorum, kimin kim olduğunu bilmiyorum, duyurucular hakkında fikri olan hayatsizdir cümleleri bana tuhaf geliyor. Yolda iki sn göz göze geldiğin insanla ilgili bile bir fikrin olur. Neyse, mimlemek doğru tabir değil ama çok bulaşmak istemediğim, hakkında olumlu yönde kanaatimin olmadığı insanlar elbette var.
0
sekizdokuzon
(17.09.25)
HIc bir kullaniciyi hatirlamiyorum belki de 3-5 kisi haricinde.
Bazen herhangi bir konuda biriyle tartismis oluyorum ama ne adini ne sanini hic bir sey hatirlamiyorum sonrasinda
0
turkuaz
(17.09.25)
turkuaz +1 ve tahir +1
mallar listemde 5-6 kisi var ama nickleri ne desen inan onu da bilmem. sirf bana mesaj atmasinlar diye eklemisimdir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.09.25)
Insanlar burda birbirleriyle realde bile görüsüyormus ama sorsan kimse kimsenin nickini bilmiyor.
0
sonsuz
(17.09.25)
benim yok. ama yıllar önce bir kullanıcı bana hakaret ettiği için mallar sürüsü kısmına eklemiştim. sonra o kullanıcının hiç bir duyurusunu ya da cevabına denk gelmedim. acaba mallar sürüsüne eklenen kullanıcı aynı zamanda engelleniyor mu onu bilmiyorum.
0
exlibris
(17.09.25)
Var. Zaten bir süredir biraz daha sık ziyaret ettiğim için birkaç nick kafamda. Birkaç nicki karıştırıyorum. Kalanı ya yeni geliyor bana ya da yeterli veri yok. Kafamdaki nicklerin de çoğu olumsuz değil tabii.
0
nawar
(17.09.25)
Hemen her dönem bir iki tane oluyor. Ama bir duyuruya cevap verirken kimin duyurusu olduğuna bakmadığım için, farklı davranmış olmuyorum. Ama bana yahut başka duyuruya yazılan cevapları okurken genelde bakıyorum nicklere. "Ha, falan mıymış, boşver" diyorum kendi kendime.
0
yadigar
(17.09.25)
Sürekli sürekli duyuru açıp foruma cevap verenlere pek yorum yapmıyorum
0
gadlemler
(18.09.25)
(6)

Ankesörlü telefonlar bitti mi

encokbenisevinnolur
Epeydir hiçbir yerde görmedim.Kaldırıldı mı tamamen?
Epeydir hiçbir yerde görmedim.

Kaldırıldı mı tamamen?
0
encokbenisevinnolur
(16.09.25)
askerde var hala.
0
sarper361
(16.09.25)
üsküdarda görüyorum. çalışıyor.
0
yurtsuz john
(16.09.25)
çok var etrafta.
0
my fault
(16.09.25)
turuncu kutu jetonlu telefon nesli olarak 2019 yılında askerde deneyeyim dedim. postaneden aldığım kartı taktım kart girmiyor. ulan bu eskiden cart diye içine doğru çekmiyor muydu diye düşünürken kartı inceledim belki kod mod tarzı sisteme geçmişlerdir diye ama ı ıh. bu kadar rezillik yeter dedim millete sormadan kartı buruşturup attım. bi nostalji yapalım dedik o da kursağımızda kaldı

soruna cevap: askerde var. ama kimse yok başında
0
deranzo1
(16.09.25)
Bizim okulda var. Geçen bi baktım çevir sesi var. Kart taksan muhtemelen çalışır.
0
rodeocu
(16.09.25)
iyi kötü sağda solda görüyorum.
0
co2s2
(17.09.25)
(4)

Hastane Randevusundan Önce Aile Hekimine mi Görünmek Gerekiyor?

elektr10
Merhaba.Sistem sanırım değişti. Hastaneden randevu almadan önce aile hekiminden randevu almamız gerekiyor doğru mu? Doğruysa benim başka bir sorum daha var.Benim aile hekimim oturduğum yere biraz uzakta. Bulunduğum yerdeki bir sağlık ocağına gitsem oluyor mu orada kaydım olmasa da? Eğer olmuyorsa sa
Merhaba.

Sistem sanırım değişti. Hastaneden randevu almadan önce aile hekiminden randevu almamız gerekiyor doğru mu? Doğruysa benim başka bir sorum daha var.


Benim aile hekimim oturduğum yere biraz uzakta. Bulunduğum yerdeki bir sağlık ocağına gitsem oluyor mu orada kaydım olmasa da?

Eğer olmuyorsa sanki E-Nabızda "uzaktan muayene ol" gibi bir seçenek vardı görüntülü konuşuyorsun sanırım aile hekiminle. O şekilde işimi halletsem ve beni hastaneye sevk etse olur mu acaba?
0
elektr10
(16.09.25)
1. Evet önce aile hekimine gitmek gerekiyor. Onun sevk etmesi gibi bir şeyler çıktı en son.

2. E-nabız'dan aile hekiminin değiştirebiliyoruz, bir sistemi var onun da, ayın 1-21'i arası gece saat 12.00'de değişiklik kayda geçiyor, diğer günlerde bir sonraki aya atıyor sanırım, benzer bir şeydi tam hatırlayamadım şimdi. Geçen aylarda anneme yaptım oradan biliyorum. Bulunduğunuz yerdeki sağlık ocağı muhtemelen bakmaz, kendi hekiminize gidin der. Fakat bizimkinde hekimlerden birini nerdeyse hiç görmeyeceğimiz kadar dış görevlere gittiği veya izin aldığı için başka hekimler hastaları paylaşıyorlar. Belki böyle bir şey yaparlar, bi telefon edin sorun derim.
0
muhayyer divan
(16.09.25)
1. Hayır gerekmiyor. 182 veya MHRS'den direkt randevu alabilirsiniz.
2. 182'de aradığınız branşta yoksa ve sadece kayitli olduğunuz aile hekimi, uygun görürse randevu alabilir. Başka hekime sistem izin vermez. Bazen aile hekimine ayrılan randevular da dolu olabilir.
0
unalub
(16.09.25)
gerek yok direkt randevu alınıyor. gelmedi henüz o sistem.

aile hekimini e nabızdan değiştirebilirsin. yakına alabilirsin.
0
jelly bear
(16.09.25)
sistem değişmedi doğrudan hastaneden randevu alabilirsiniz.
sadece istenilen bölüme randevu bulamıyorsanız sizi aile hekimine yönlendiriyor. aile hekimlerine ek randevu oluşturma hakkı geldi. onlar gerek görürse size hastaneden randevu oluşturabiliyor.

genelde farklı yere kayıtlı kişilere bakmakta sıkıntı çıkartabiliyorlar. eğer o aile hekimi çok kalabalıksa size bakmaz. en mantıklısı aile hekimini taşımak.
kağıt üstünde uzaktan muayene diye bir şey var ama pratikte yok.
0
my fault
(16.09.25)
(10)

Eczanelerde fiyat farkı oluyor mu?

namandigurai
Vitamin, gıda takviyesi vb. ürünlerde fiyat her eczanede değişir mi?
Vitamin, gıda takviyesi vb. ürünlerde fiyat her eczanede değişir mi?
0
namandigurai
(10.09.25)
değişiyor. öksürük şurubunda bile %30 fark görüyorum semte göre. (reçeteli şurup değil dediğim, normal girip aldığım)
0
brkylmz
(10.09.25)
Dükkanın kirasına göre değişir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.09.25)
değişir tabii, eczanelerin aldığı fiyat da değişir miktara veya bölgeye göre, kar oranı da değişir. dükkan kiraları da değişir, diüer maliyetler de değişir, personel giderleri de değişir. elektrik bile şehirden şehire farklı ücretlendirmede.

e bunların hepsi değişiyorsa, takviyelerin veya diğer yan ürünlerin satış fiyatının değişmeyeceğini düşünmek pek yerinde değil bence.
0
reanarchy
(10.09.25)
İlaç dışında bir şey almayın. Hepsi yazlık sahibi oldu.
0
HellKeePer
(10.09.25)
oluyor. eczacılar takviyelerde yüksek fiyat çekiyor.
0
mikahakkinen
(10.09.25)
ilaçlarında fiyatı sabit olmuyor bir kemik iğnesi için 4k veriyordum tanıdık gelişi 2k dedi bana daha uyguna vermişti.
0
eja
(10.09.25)
değişiyor, parol fiyatının bile değiştiğini gördüm.
eczaneden reçeteli ilaç dışında hiçbir şey alınmaz.
vitaminler için amazon ve vitaminler.com
medical malzemeler, flaster, spanç vb. içinde yine amazon,hb
0
my fault
(10.09.25)
Valla internetten vs vitamin almaya nasıl güveniyorsunuz aklım almıyor, ülkede bu kadar denetimsizlik hukuksuzluk haksızlık varken :)

İlaçların eczanelerde farklı fiyatta olduğunu da hiç görmedim, mesela buradaki fiyatlar neyse o oluyor genelde; ilacabak.com

Vitamin takviyede vs de benzer oluyor. Bir kere merak edip dolasmistim baya bir eczane takviye vitamin için hepsi aynıydı fiyat olarak.

Valla 3 kuruş kar edicem diye sağlığımdan olamam (evet Eczacıları zengin etmiş olabilirim ama tr'de yaşadığım için zerre umrumda değil)
0
makbur
(10.09.25)
Adamlar sattıkları ürünün distribütörlüğünü yapıyor, kaydını belgesini sertifikasını her şeyi açık bir şekilde yayınlıyor ama sırf internet satışı yaptığı için dolandırıcı gözüyle bakılıyor ama eczacının o vitaminleri %100 kaynağından tedarik ettiğine inanacak kadar da masumlar :)
0
kizil karga
(10.09.25)
değişmemesi mümkün değil. mağazanın kira farkı var en başta.

genel olarak bakınca zincir eczanelere onay gelse mi acaba diye düşünmeye başlıyorum. eskiden eczacılar aldıkları eğitimle bir şey yapıyordu. ama özellikle son 10-15 yıldır kalfalara teslim etmişler. normal bir marketten farkları kalmamış.
0
co2s2
(11.09.25)
(2)

Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi radyasyon yayıyor mu?

Mehmet Ersoz
Valide eforlu koşu testini yapamadı. Doktor da Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi istedi.Bu çekimde ne kadar radyasyon kullanılıyor. Vücütttan atımı için 1 gün gerekiyormuş, evdekiler bu radyasyondan etkilenir mi?Alternatif olarak radyasyonsuz Kardiyak MR varmış. Kardiyak MR, MP sintigrafinin yerini t
Valide eforlu koşu testini yapamadı. Doktor da Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi istedi.

Bu çekimde ne kadar radyasyon kullanılıyor. Vücütttan atımı için 1 gün gerekiyormuş, evdekiler bu radyasyondan etkilenir mi?

Alternatif olarak radyasyonsuz Kardiyak MR varmış. Kardiyak MR, MP sintigrafinin yerini tutar mı acaba?
0
Mehmet Ersoz
(10.09.25)
konu hakkında bilgim yok ancak evde 1 gün çocuk bulundurmayın.
0
neira
(10.09.25)
o işlemden bilgim yok ama babam pet e girdiğinde bir gün çocuklardan uzak dursun, ortak tuvalet kullanması veya kullanılıyorsa her seferinde temizlensin demişlerdi.
muhtemelen 1 gün içinde kullanılan radyoaktif madde vücuttan atılıyor.
0
my fault
(10.09.25)
(9)

Sokakta dilenen üstü başı pis adama sadakat verir miydin?

trablon
bir soru.
bir soru.
0
trablon
(09.09.25)
Hiçbir dilenciye para vermiyorum. İlkesel olarak 18 yaşından beri falan yani.
0
prole
(09.09.25)
Hayır vermem.

Çoluk çocuğa hiç vermem.

Senden benden zenginler kimisini ciple bırakıp alıyorlar. Tekerlekli sandalyedeki zabıta görünce koşmaya başlıyor falan. Hayat sürprizlerle dolu.
0
chicha_v2
(09.09.25)
Dilenen insanlara para vermiyorum. Bir şey satıyorsa ihtiyacım varsa alırım o kadar.
0
mutekebbir
(09.09.25)
Yok vermem, amaaa bazıları mahallenin delisi oluyor veya bilinen birisi işte. Onlara veriyorum. Çünkü artık oranın demirbaşı, adettendir gibi.
0
Shepard
(09.09.25)
@prole +1 14 yaşından beri falan yani*
0
nawar
(09.09.25)
O anki iç sesime bakar. İç sesim ise gözlemlerimden destek alan bir yapı. Belki veririm belki vermem. O anki duruma bağlı.
0
muhayyer divan
(09.09.25)
ne dilenenlere nede sma saçmalıklarına hiç birine para vermem
0
my fault
(09.09.25)
cok sukur turkiye'de bu isin bir sektor ve tiyatrodan daha profesyonel sekilde yapildigini bildigim icin bu isi meslek olarak yapan asalaklara para vermiyorum. verene de mal gozuyle bakiyorum. cunku onlar verdikce uretime katilmayan bu asalaklarin sayisi artiyor.
0
buenosdias
(09.09.25)
Dilencilere para vermiyorum.
0
ekimoloji
(11.09.25)
(8)

Çürük diş ağrısı kendinden geçer mi?

trablon
diyelim sağlık sigortanız yok çektirecek özelde paranız da yok .Bu durumda ne yapılır? diş ağrısı bir süre sonra geçer mi? Nasıl rezillik ile karşı karşıyayız?
diyelim sağlık sigortanız yok çektirecek özelde paranız da yok .Bu durumda ne yapılır? diş ağrısı bir süre sonra geçer mi? Nasıl rezillik ile karşı karşıyayız?
0
trablon
(09.09.25)
babam hep anlatır durur. gençliğinde dişi çürümüş, uzun süre ihmal etmiş. sonunda çürük diş çene kemiğini eritmiş. ingiltereden özel kemik tozu getirmişler (80lerin sonu, 90ların başı) öyle düzelmiş.

ne kadar doğru, ne kadar yanlış ya da babamın abartısı bilmiyorum ama siz yine de ihmal etmeyin bence.
0
inheritance
(09.09.25)
devlette de sigortasız da olsanız ücretini ödeyerek işlem yaptırabiliyorsunuz. düşük tutarlar.
0
elorelia
(09.09.25)
Diş önemli. Öyle kendi haline birakma. Borc al, günlük işe git bir şey yap hallet derim.
0
Shepard
(09.09.25)
artık hiç sigortan yok diye bir durum yok. herkes otomatikman gss li oluyor. borcun olsa bile hastanelerden 30-40 lira katılım payını ödeyerek muayene olabiliyorsun. yanlış bilmiyorsam buna ağız diş sağlığı merkezleri de dahil. olmadı devlet hastanelerinin bazılarında diş bölümleri de var.
0
my fault
(09.09.25)
anlık geçebilir. ama ara ara yoklar. tedavi olmadıgı için çürük gittikçe yayılır ve agrı artık dayanılmaz boyuta gelip hayatınızı zindan eder. belki çok basit bir müdahale ile kurtarılacak dişi komple kaybedersiniz
0
limonlu eksi
(09.09.25)
abi sen halen kafayı düzeltemedin mi? şizofreni için yardım al. tineri azalt
0
runaway
(09.09.25)
katılım payı 20 tl gidip muayene olabilirsiniz.
0
i wanna go back
(09.09.25)
diş ihmale gelmez. sağlık sigortan yoksa da devlet hastanesine gidebilirsin. ücret karşılıgında yaparlar. özel kadar pahalı olmaz
0
abelardo
(09.09.25)
(6)

İnternetten vitamin ürünleri alıyor musunuz?

suyin
alıyorsanız nereden?
alıyorsanız nereden?
0
suyin
(06.09.25)
bi ara vitaminler.com'dan aldığım olmuştu onun harici birkaç kez de amazon satıcılı olarak amazondan almıştım.
0
kornisch
(06.09.25)
Amazon+1
0
anon1m
(06.09.25)
narecza.com'dan alıyorum genelde. fiyatları uygun oluyor çoğu zaman. güvenilir ve başarılılar.
0
yadigar
(06.09.25)
Vitaminler,
Ama artık eczaneden alıyorum
Olumsuz durum olmadı ama risk almak istemiyorum artık
0
kararsızataletfilozofu
(07.09.25)
amazon
vitaminler.com ve onun pazaryerlerindeki satıcı hesapları(supplementler)
0
my fault
(07.09.25)
Amazon ve supplementler +1
0
ekimoloji
(07.09.25)
(20)

Kardeşe düğünde ne kadar altın takılır?

peki madem
Merhaba. Kardeşe düğünde ne kadar altın takılmalı? Maaşa oranla mesela bu işin raconu nedir? Okuduğum tavsiyeler gücüne göre al geç diyor ama benim için yeterince açıklayıcı değil daha net bilgi varsa talibim. Teşekkürler!
Merhaba. Kardeşe düğünde ne kadar altın takılmalı? Maaşa oranla mesela bu işin raconu nedir? Okuduğum tavsiyeler gücüne göre al geç diyor ama benim için yeterince açıklayıcı değil daha net bilgi varsa talibim. Teşekkürler!
0
peki madem
(05.09.25)
kardeş gelin ise bilezik. kardeş damat ise saat + bilezik. imkan el vermiyorsa sadece bilezik. onu da alamıyorsanız tam altın. onu da alamıyorsanız yarım altın. bundan aşağısı ayıp olur işiniz gücünüz varsa.
0
elorelia
(05.09.25)
20g bilezik mi mesela? Bilezik yerine eşdeğer gramajda altın alsam en az değer kaybedecek şekilde? Yoksa birinci dereceden akraba olduğum için illa takı mı alınmalı?
0
🌸peki madem
(05.09.25)
10 gr.lık bir kibrit çöpü bilezik, mütevazi ve güzel durur.
0
Mirket
(05.09.25)
Kuzen evlendi geçen hafta. Evli ablası 20 gram bilezik, bekar abisi çeyiz zamanı buzdolabı ve televizyon alıp 20 gram bilezik taktı bir de.

Bilezik yakışır her türlü. Gramı da seni çoluğunu çocuğunu zora sokmayacak tutar ne ise artık.
0
cilekli pasta
(05.09.25)
Damada saat almak sana düsmez. Kayinbaba dayi amca falan yapabilir öyle bir seyi.
Ajda bilezik olabilir.
0
sonsuz
(05.09.25)
Bilezik takilir her turlu. mumkunse 20 gr. Kardes erkek da olsa kiz da olsa bilezik takilabilir.

Tabiki bu durumlar butceye gore degisir. Eger maddi zorluktaysaniz ince bilezik takmak yerine tam altin takin. Bilezik takiyorsaniz kalin bir bilezik olsun.
0
nuevo
(05.09.25)
Süssüz düz bilezikler satılırken değer kaybetmiyor/çok az kaybediyor. Bilezik iyidir.
0
kobuzchu kiz
(05.09.25)
Hayret kimse dememiş. Bilezik. 20 gram iyidir. Bütçe yetmiyorsa 10 grama da kimse gocunmaz.

Süslü olup olmaması konusunda kobuzchu kiz +1000

İşlemeli olunca %30'a yakın değer kaybı oluyor. Gerek yok.
0
himmet dayi
(05.09.25)
20 gr bilezik. durumuna göre gramı daha az olabilir ama bilezik uygundur. model olarak da kardeş damatsa ailen geline hangi bileziklerden takacaksa aynısından alır geçersin farklı durmaz kolunda.
0
dfn4
(05.09.25)
en az işçilik olan bilezikler ajda veya kibrit oluyor galiba. gelir seviyenize göre 10 gramdan başlar ucu açıktır. benim erkek kardeşime gelecekte evlilik kararı alırsa, beyaz eşyalardan 1-2 tanesini alıp üstüne bir bilezik düşünüyorum. minimum 10 gram bilezik gibi düşünebilirsiniz. gücünüze göre gerisi size kalmış. erkekse saat almayın çünkü gelinin babası veya kardeşi alıyor genelde. ideali, ekonominiz iyiyse 1 beyaz eşya + 10 gram bilezik mantıklı.
0
cisimcik golgi
(05.09.25)
aslında işin tam karşılığı gücüne göre.
cevaplarda herkes uçmuş yok 20 gr yok 10 gr + beyaz eşya.
şuan 10 gram bile 46 bin yapıyor. neredeyse 2 asgari ücret.
asgari ücretle çalışan bunu nasıl karşılayacak.
durumunuz nasıl bilemiyoruz.
zaten durumunu bilen ailenin ne takarsan tak laf etmemesi lazım. akrabaların ne dediğini de takmayı ver.
0
my fault
(05.09.25)
2010 yilinda 500 euro takmistim, part-time kasiyer olarak calisiyordum. Bu rakam maasimdan fazlaydi, normalde bu kadar takmazdim ancak gecmiste disarda birlikte yaptigimiz etkinliklerde cok harcama yaptigi icin boyle daha uygun olur diye dusundum. Dolayisiyla anlik maddi durum, mevcut iliskiler, karsi tarafin durumu vs gibi seylerle belirlenebilir. Cumhuriyet altini cogu zaman bence yeterli olur.
0
mbond
(05.09.25)
kız kardeşime tam altın taktım diye hatırlıyorum.
0
inheritance
(05.09.25)
Ev kurulurken yardım vs yapmadıysan(benim kardeşim evlense altın maltından önce tv, klima, masa takımı vb. elzem şeyleri alırdım) , altın olarak neye tekabül ediyor bilmem ama 50 bin tl'den aşağı bişey yapmamak lazım.
Okudukların doğru aslında, 50bin bi maaşınsa zorlar. Ama madem detay istedin biz de söyleyelim.


Maddi durumları iyiyse hayatının sonuna kadar saklamak isteyeceği, özel günlerde takabileceği, değerli taş bir ziynet eşya ya da özellikli kişisel bir hediye alırdım. Bu da yine bütçene göre ne oluyorsa. Ama böyle özellikli şeylerde pahadan ziyade nitelik önemli.
0
Bruce
(05.09.25)
Şimdi kendimi kötü hissettim biz tam altın taktık yav, o da bize öyle yaptı. Gelenek falan anlamam o yüzden bildiğim en büyük altını almıştım gerçi gremse falan varmış ama neyse.

Bilezik satarken zarar ettiriyor diyorlar ya en düzünü al veya madem pahalı alacaksan gremse (2.5 tam) falan veya farklı kombinasyonlar yapılabilir.
0
nhk ni youkosu
(05.09.25)
ben tam taktım.
0
mikahakkinen
(05.09.25)
10 gr külçe altın olabilir. Satarken kaybı az.
0
anon1m
(05.09.25)
Kuyumcuya gidip 22 ayar işçiliksiz bilezik alacağım diyeceksiniz.
10 gram olunca ajda deniyor basit sade çeşitleri var.
20 gram olursa burma da olur ajda da olur başka geniş model de olur.
Kilit kelime 22 ayar işçiliksiz. Bozarken bunda zarar etmez çünkü. Gramı 4500 lira gibi bir fiyat şuan durumlar el veriyorsa 20 gramlık güzel olur. El vermiyorsa 8 grama kadar bulursunuz ajdayı.
0
Aydan Dustum
(05.09.25)
Kardeş erkek, anne babamın takacağı bileziğin aynısından aldık gramını hatırlamıyorum geline taktım ben. Eşim kardeşime çeyrek altın taktı bunlar düğün. Nişanda da geline saat takmıştım onun beğendiği modeli alıp. Ayrıca düğün sürecinde beyaz eşyalara büyük oranda destek olmuştum, kardeşimin alacaklarının tamamına yakınını aldım diyebilirim. Bekar olsam daha fazla şey yapardım muhtemelen ama evli olunca ortak bütçe, olması gerekenin üstüne çok çıkılmıyor, ihtiyaç olan yere el atmış oldum sadece.

Bütçem uygun olmasa muhtemelen sadece bilezik alırdım, diğerlerine girmezdim.
0
hrvl
(05.09.25)
Bilezik. Kuyumcular da fikir verebilir aslında
0
pembediken
(05.09.25)
(19)

Kedim kayboldu

mrvln
Ne yazık ki yeni taşındığımız evde koruyamadık hayvanı. Üç gündür tüm çevreyi dolaşıyorum, barınağı da aradım ama sabahtan akşama kadar hiç susmayan hayvan yok. Hiçbir şekilde yok. Ne yapayım nerelere gideyim ben? Çipi var ama kullanılır mı, biri alıp veterinere götürse veteriner başkasının mı diye
Ne yazık ki yeni taşındığımız evde koruyamadık hayvanı. Üç gündür tüm çevreyi dolaşıyorum, barınağı da aradım ama sabahtan akşama kadar hiç susmayan hayvan yok. Hiçbir şekilde yok.
Ne yapayım nerelere gideyim ben? Çipi var ama kullanılır mı, biri alıp veterinere götürse veteriner başkasının mı diye bakar mı bilmiyorum.
Her türlü öneriye açığım.
0
mrvln
(05.09.25)
geçmiş olsun.
çipi varsa ve birisi veterinere götürürse muhakkak bakarlar.

bir şehir efsanesi var sürekli duyduğum ve bunun gerçek olduğuna şahit oldum.
kediler evlerini bulabiliyormuş.
bir arkadaşımın kedisi balkondan düşüp, yaklaşık 1 ay ortadan kayboldu.
hiç beklemedikleri bir anda gecenin dördünde kapılarının önünde miyavlarken buldular.
sürece gözlerimle şahit oldum.

geçmiş olsun tekrar, umarım kavuşursunuz.
0
stay with me
(05.09.25)
çok geçmiş olsun. evin etrafına bolca kumundan dökün, sokak başlarına vs. tabi oraları da hep kontrol edin. muhtemelen bir yer buldu kendine oraya pustu/sindi. aynısı bana da olmuştu. veterinerlere çip numarasını bırakın, cep numaranızı bırakın. çipten cinsi, cinsiyeti, yaşı falan çıkar, veteriner de sizi arar :(
0
gobekliraki
(05.09.25)
@stay with me teşekkür ederim. Daha önce şiddet görmüş travmalı bir kedi. Mahvoldum üç gündür. Umarım geri döner.
@gobeklirak çevredeki veterinerleri arayıp anlattım durumu. Çipine bakıyoruz dediler.
Sadece barınaklardan emin değilim, oraların çok da güvenli olmadığını biliyorum belki alıp atarlar diye korkuyorum. Bi ulaşabilsem soracağım çiplere bakıyor musunuz diye.
Sindi mi onu da anlayamıyorum. Karanlıkta kalınca evi apartmanı yıkan bir kedi.
Teşekkür ederim. Kum dağıtayım ben biraz.
0
🌸mrvln
(05.09.25)
@konusma ben konusuyorum 2 gecedir sabaha kadar aradık. Sadece hayvanlar için lanet bir yerdeyiz. Köpek var, işlek bir caddedeyiz. Yazıyı bekliyorum. Sağ olun.
0
🌸mrvln
(05.09.25)
barınakların kedilerle pek işi yok. bulan birisi veterinere bırakır inşallah. onun dışında apartman önlerinde falan kedi besleyen çok olur, onlara resmini göster.
0
gobekliraki
(05.09.25)
fotoğrafının altına ismi, seslenme şekliniz, rengi, türü, varsa yarasını ve sizin irtibat numaranızı yazan bir çıktı oluşturup veteriner klinikleri, petshoplar, çevrede kedi-köpek besleyen kişiler ve dükkan esnaf varsa onlara bırakın, ağaçlara elektrik direklerine, panolara yapıştırın.
0
my fault
(05.09.25)
Ya belki bu anlattığım saçma gelecek ama arkadaşım bunu yaşadığı için anlatacağım.
Onlar da taşındılar ve kedileri kayboldu. 2 gün her yeri aradılar. 3. Günün sabahı doğalgaz bağlantısı ile alakalı bir şey için eski eve gitmesi gerekti. Kedi evde kalmış. Yani nasıl olmuş bilmiyorlar. Ben de yıllar önceki olay detayları hatırlayamıyorum ama, kedi bildiğin eski evde kalmış.
Böyle bir şey olmuş olabilir mi?
0
irene
(05.09.25)
@irene taşındığımız yer siteydi. Bahçeyi sokağı hiç bilmiyor. Dairede kalması gibi bir şeyden bahsediyorsanız birlikte geldik eve. Balkonda kendine yer bile yaptı.
0
🌸mrvln
(05.09.25)
korkaksa genelde apartman içinde bir yere sinmiş çıkıyor bodruma iyice baktınız mı?
0
eja
(05.09.25)
Balkondan, pencereden düşmüş olabilir mi? Evin hizasını gören bir kamerayı takip ederdim. Belki siteden biri alıp çöpe bırakmıştır. Binanın bodrumuna da girmiş olabilir.
0
herzan
(05.09.25)
Bodrumu iki kere kontrol ettik.
Balkondan atladığını düşünüyoruz açıkçası. Şu an birinci kattayız ve balkonun altı çimli tertemiz toprak.
Kamera yok ne yazık ki. Şu devirde bir allahın kulu kamera için uğraşmamış. Ben yaptıracaktım ama yetişemedim. Bu alanı gören bir kameraya ulaşamadım.
0
🌸mrvln
(05.09.25)
- Gece 11 ile sabah 4 arasında sessizce ara, ismiyle yavaşça seslen (kedinin gece sessizken ortaya çıkma ihtimali daha yüksek, ama temkinli ol tabii, yanında destek olan biri olabilir, biraz uzağında durabilir)

- Yakın sokakları, bahçeleri ve bina çevresini dikkatlice gez

- Apartman bodrumu, depo, merdiven altı, şaft gibi gizli yerlere tekrar bak

- Park halindeki arabaların altına, motoruna ve çamurluk içine bak; kaputa vur

- Yakındaki otoparkları, garajları kontrol et, araç sahiplerini uyar

- Balkondan atladıysa alt kat bahçesini, çalı aralarını iyi kontrol et

- Komşulara tek tek sor, açık kapı veya pencereden girmiş olabilir

- Kapıya kumunu, üzerine senin kokun sinmiş kıyafet ve sevdiği eşyaları bırak

- Balkona mama ve su koy, kokuyla geri dönebilir

- Tüm veterinerleri ara, çip numarasını ve iletişim bilgini bırak

- Belediye barınağını ara ve düzenli olarak tekrar kontrol et

- Site yönetimine, güvenliğe ve WhatsApp grubuna haber ver

- Fotoğraf, isim, çip bilgisi, seslenme şekli ve telefon numaranla ilan hazırla

- Veterinerlere, petshoplara, esnafa ve bina girişlerine ilan as

- Sosyal medyada (Facebook, Instagram, Twitter) ilan ver, mahalle adıyla paylaş

- Yerel hayvan gönüllülerine ve mama veren kişilere fotoğraf göster

- Eski evi kontrol etme ihtimalini gözden geçirme

- Kedinin cevap verdiği sesi/kelimeyi kullan, tanıdığı seslere daha kolay tepki verir

- Her yeri tekrar tekrar kontrol et, saklanan kediler uzun süre çıkmayabilir
0
ermanen
(05.09.25)
eski evinize gitme olasılığını hafife almayın, sokağı bahçeyi bilmemesi önemli değil kedilerde dünyanın manyetik alanına bağlı bir gps sistemi var :), ben evimde boya yaparken İzmir de kuş uçuşu 4km uzaktaki arkadaşın evine bıraktım tekiri evden kaçtı, ben günlerce o semtte aradım ama 7 gün sonra eve geldi. Giderken kapalı bagajda idi hiç bir yeri görmedi.
0
Sir Anthony Hopkins
(05.09.25)
mahalle muhtarıyla iletişime geç instagram-facebook sayfaları varsa orda paylaşsınlar hatta yan komşu mahallelerin muhtarlıklarınada söyle. bizim muhtar böyle şeyleri çok paylaşıyor. hatta muhtarlar besleme yapanları tanır onlarla da iletişim kurma imkanı olur.
0
my fault
(05.09.25)
yeni taşındık demişsiniz.

en önce eski evinize bakın. yukarıda da yazılmış ama bunu hafife almayın, eski evinize gitmiş olabilir.

rahmetli babam anlatırdı, birinci ağızdan çocukluğunda bizzat yaşadığı olay. tabii o zamanlar ankara böyle şehir değil, bomboş şehir. cebeci'de oturuyorlar, yazın da keçiören'deki bağlarına gidiyorlar. kedi atın heybesinde cebeci'den keçiören'e gidiyor. birkaç gün sonra kedi kayboluyor. tabii o zamanlar şimdiki gibi mahvolmak falan yok, kaçtı gitti herhalde diyorlar. tatil sonu cebeci'ye dönüyorlar, kedi orada. ankara'yı bilenler için cebeci keçiören arası epey bir mesafe. üstelik o günlerde arada bir dere (kalaba deresi) akıyor. kedinin dereyi geçecek geçidi, köprüyü de bulması gerekiyor. ama yolunu bulmuş ve evine dönmüş.
0
kibritsuyu
(05.09.25)
tez vakitte döner inş. arama yaparken o anki telaşla mantıklı hareket edemeyebilir insan. aslında olabileceği yerlere bakmamış da baktığınız yerlerde olmasını ummuş olabilirsiniz. planlı ve mantıklı hareket etmek lazım. yaşadığınız yerde ne kadar uygulanabilir bu bilmiyorum ama binanın etrafında çember çizer, genişleterek o çember üzerine düşen her yeri dolaşır print ettiğiniz fotoğraf ve ulaşım bilgilerini uygun yerlere yapıştırabilirsiniz. dışarıda çocuklar varsa tembihlersiniz, görev edinirler kendilerine. vaktiniz varsa aynı rotayı sonraki gün yine dolaşırsınız. vakit yoksa haftasonunu buna ayırırsınız. her şey denendi sonuç alınamadıysa bile evden görülebilen bir iki noktaya bir hafta düzenli şekilde mama bırakır evden izleyebilirsiniz.

Kedinin eve dönmesine bir örnek de ben vereyim. 15 yıl kadar önce trafikte yol kenarında bulduğumuz iki yavru kediye verecek bir yer bulamadığımız için dükkanımızda 8 ay kadar bakıp iş güç arasında ilgilenecek kimse olmuyor diye mecburen 600-700 mt kadar ilerideki bir site bahçesine bırakmıştık. 1 belki 1.5 sene sonra kedilerden biri dükkanın önünde belirdi, davetsiz girdi içeri ve baya gözümün önünde her zamanki yerine gidip uzandı. 800mt kedi için hiç de az bir mesafe değil ama benim örnekte aradan en az 1 sene geçmiş olması sizin duruma dair umut verici bir fikir vermiyor malesef.
0
beyfendi
(05.09.25)
Baktığınız yerlere tekrar bakın, inşallah bugün bulursunuz:(
0
mslny
(06.09.25)
inşallah bulursunuz güzel haber bekliyoruz, çip olduğu için bir şekilde ulaşacaklardır size inşallah.
0
sinematikcrop
(06.09.25)
Kaybettik.
Binanın içindeymiş. Bodrumda ve merdivende dolaşmış. Binadakiler görüp dışarıya çıkarmaya çalışmışlar. Binadan çıkartmaya çalışanlar kediyi biliyorlardı, not da asmıştık haberleri vardı. Yabancı kedi sanmışlar. Biliyorlardı..
Canım çok yandı arkadaşlar. Başka kedim de var onlar ölseydi de çok üzülürdüm ama çok farklı bir acı hissediyorum şu an. Yalnız kalmaktan, karanlıktan korkan yavru köpeği gibi bir hayvandı. Hayatımda gördüğüm en masum varlığı kaybettim.
Çok yanlış yaptım. Ben aşağıda ararken kapının sesinden korkup yukarı çıktı büyük ihtimalle. Yukarıda da birinin olması lazım. Aşağıdada..
Çok canım yandı. Daha önce de evcil hayvan kaybettim ama yaşlılıktan ölmüştü. Korkmuyordu, şiddet görmemişti. Doğdu yaşadı öldü. Çok üzgünüm. Çok kızgınım.
+1
🌸mrvln
(06.09.25)
(10)

şu tost makinesi nasıl sizce?

elite crew
https://www.amazon.com.tr/dp/B0CZ9SHW6Wsb.
0
elite crew
(04.09.25)
kücük ve dandik duruyor.
üst kismin agir olmasi lazim yoksa basmiyor.

mediamarktte falan dokunarak secsen daha iyi olur.
0
sonsuz
(04.09.25)
amaç tostsa en iyi tost makinesi (git:ideacdn.net ) bu
0
my fault
(04.09.25)
iyi duruyor nesi küçük anlamadım 6 tost ekmeği sığıyormuş. üstünün ağır olmadığını düşünmüyorum
0
jelly bear
(04.09.25)
korkmaz marka tost makinası bak. donanimhaber tost makinesi baslıgının en cok tavsiye edileni bu. ben de aldım memnunum 7 yıl oldu.
0
archmeister8
(04.09.25)
amzn.eu

şu iyi ya hem eve hem ofise almıştım.
0
bay b
(04.09.25)
o bütçeyi tost makinesine ayırmışsam şöyle bişey alırdım herhalde www.amazon.com.tr
0
konetsu
(04.09.25)
@konetsu

bunu düşündüm ama plakaların paslanma riski yok mu? hiç nemli kalmayacak ve sürekli yağlanması gerekiyor bildiğim kadarıyla.
0
🌸elite crew
(04.09.25)
gayet güzel görünüyor. çıkarılabilir plaka olması çok önemli temizlik açısından. tost makinem olmasaydı bundan alabilirdim.
0
exlibris
(04.09.25)
@elite biz cafe işletiyoruz 10+ yıldır da büyük boy sanayi tipi kullanıyoruz bi pas sorunu yaşamadık... normal makinadaki çizilme riski bence daha yüksek ^^ sanayi tipini kullanmaya alışınca evdeki oyuncak gibi geliyor bana :D ondan binlerce lirayı bu normal ev tipi makinelere vermezdim herhalde. ha bu da küçük boy yine biraz oyuncak gibi bizimkinin yanında ama :D ev kullanımına yeterli olur herhalde.

bu arada pas dediğin de demir oksit, demir supplementlerinde de kullanılıyor pas, bi ara çok popüler olan pembe tuzlara rengini veren de pas. hafif yüzey pası en fazla yemeğe demir ekler biraz ki vücudun ihtiyacı o da. tabi derine işleyen artık parça parça kabarıp dökülecek seviyeye gelmiş pastan bahsetmiyorum.
0
konetsu
(04.09.25)
al
0
jamswety
(04.09.25)
(18)

Erko kelimesi nerden çıktı? Kullanıyor musunuz?

ermanen
(bkz: erko)erkek kısaltması. ben hiç kullanmadım. kızlar mı kullanıyor genelde? sosyal medya'da mı kullanılıyor genelde? gerçek hayatta kullanan var mı? cringe bir kelime mi sizce?nerden çıktı bi de? sözlük'te biri "twitter verisine bakılırsa 2021 yılında yaygınlaşmış gözüküyor." diyor. twitter'da m
(bkz: erko)
erkek kısaltması. ben hiç kullanmadım. kızlar mı kullanıyor genelde? sosyal medya'da mı kullanılıyor genelde? gerçek hayatta kullanan var mı? cringe bir kelime mi sizce?

nerden çıktı bi de? sözlük'te biri "twitter verisine bakılırsa 2021 yılında yaygınlaşmış gözüküyor." diyor. twitter'da mı çıktı ilk?
0
ermanen
(04.09.25)
Yanlış hatırlamiyorsam Danla Biliç'ten çıktı ilk. Günlük hayatımda çok sık olmasa da kullanıyorum, ağza oturan bir yapısı var.
0
sekizdokuzon
(04.09.25)
(bkz: twitter ergen dili ve edebiyatı)

dalga geçme haricinde böyle bir tabiri kullanan bir kızdan/kadından soğurum.
0
m e b
(04.09.25)
Tırnak içinde kullanırım. Maço, toksik bir tipten bahsederken kullanıyorum.
0
mutekebbir
(04.09.25)
Ben kullanıyorum. 33 yaşında kocaman kadınım. Dilime komik geliyor. Tüm arkadaşlarım ve çevrem de kullanıyor o yüzden eğleniyoruz \O/
0
Gradient_tabanlı_mor
(04.09.25)
Ay tam demin aşağıdaki sorulardan birine ben de yazdım. Hiç kullanmadım ve neden kullanıldığını nasıl ortaya çıktığını da anlamadım. Bir şey mi kaçırdım acaba? Bana da itici ve sexist geliyor. Ortamlarda kadınlar hep böyle, erkekler hep böyle şeklinde genelleme yaparak konuşmaktan pek bir farkı yok sanki.
0
Amaranta ursula
(04.09.25)
Biz karı desek kadın düşmanı oluyoruz, karılar erko diyince çok sevimli ^^ eki eki oluyor. Ama bence komik güzel.
0
Shepard
(04.09.25)
red flag
0
ruhlardan esinlenen karga
(04.09.25)
Bizdeki karşılığı kezban olan kadınların kullandığı aşağılama kelimesi
0
olaylar olaylar
(04.09.25)
güno, yeto, ne müno ciktigi aralar cikmistir o da heralde
0
sonsuz
(04.09.25)
tam bir varoş tabiri. duyduğum kişiden uzaklaşırım
0
my fault
(04.09.25)
bunu kullanan kişiden koşarak uzaklaşmak gerekir.

bunun kadınlarda bir karşılığı var mı? yok.
peki bir karşılığı olsa ne olur? linç olur. kullanan erkek yerin dibine sokulur.

o halde kadınlar da kullanmasın.
zaten ne anlama geldiği, ne ifade ettiği de belli değil.
0
abelardo
(04.09.25)
Erkoların bu kadar alıngan ve kırılgan olmaları da şako mu ? Erkolara yöneticilik gibi görevler verilmemeli çünkü çok duygusallar
0
grimavi
(04.09.25)
varoş tabiri.
0
mikahakkinen
(04.09.25)
Az önce kullandım da geldim haha:
www.eksiduyuru.com

Ek: erkeğim.
0
prole
(04.09.25)
aşko efso erko mük mük.. internet jargonu. mesele edecek bir şey görmüyorum hatta komik geliyor.
0
beyfendi
(04.09.25)
varoş tabiri.
0
unabomber
(04.09.25)
Ergenler ve sosyal medya feministleri kullanıyor. Genelde küçümseyici ya da aşağılayıcı anlarda kullanılıyor. İtici. Varoş tabir +1 "Güno, yeto, müko" döneminin ürünü olması lazım @sonsuz +1

"****" deyince tetiklenen/tetiklenecek kişiler "erko" diyerek... Neyse o da başka bir videonun konusu.

Gereksiz sansür eklendi adhadh
0
nawar
(04.09.25)
asla kullanmam, iğrenç bence. çok kulak tırmalıyor ve herkes kullanıyor artık.
0
deartheodosia
(05.09.25)
(8)

Türkiye Basketbol Milli Takımı

AlsterWasser
Dikkatimi çeken bir şey var.Sanki eskiden Türkiye Basketbol Milli Takımı maçlarının halkta etkisi daha fazla idi. Böyle Avrupa Şampiyonası olsun Dünya Şampiyonası olsun maçlar daha çok izlenirdi ne bileyim insanlar daha heyecanlıydı sanki.Şimdi Avrupa Şampiyonasındayız ve bence fena takım değiliz iy
Dikkatimi çeken bir şey var.

Sanki eskiden Türkiye Basketbol Milli Takımı maçlarının halkta etkisi daha fazla idi. Böyle Avrupa Şampiyonası olsun Dünya Şampiyonası olsun maçlar daha çok izlenirdi ne bileyim insanlar daha heyecanlıydı sanki.

Şimdi Avrupa Şampiyonasındayız ve bence fena takım değiliz iyi işler yapıyoruz oyuncular ve teknik kadro iyi ama genel olarak çok kimsenin bir haberi yok. kendi çevremde zaten konuşabileceğim birkaç kişi ile muhabbetini yapabiliyorum.

eskiden eskinin ntvsindede falan olurdu, reklamlar çok akılda kalıcı olurdu eğlenceli falan, spikerler çok iyi olurdu vs. vs. 12 dev adam lakapları vs.

şimdi milletin bilmediği kanallarda, reklam desen yok, spikerlerde bir hava yok ama takım nerdeyse eskisinden de iyi ve potansiyelli.

ne bileyim biz mi yaşladık yoksa bir gariplik siz de seziyor musunuz?
0
AlsterWasser
(02.09.25)
biz başarı odaklıyız. senelerdir çok kötü kadrolarla çıkıyor milli takım. son dünya kupasına hiç katılamadı. son 2-3 avrupa şampiyonasında da varlık gösteremedi. 12 dev adam furyası ev sahibi olduğumuz 2001 turnuvası ile başlamıştı sonra yakaladığımız jenerasyonla 2010’da yine ev sahibi olmanın gazıyla tavan yaptı. sonra da azalarak bitti. şu an sıfır beklentiyle oynayan iyi bir takım var. takılmadan biraz daha ilerlerse yavaş yavaş ilgi artar.

şimdi herkesin takip ettiği voleybol takımı da iki sene başarısız olsun onları da unuturuz direkt.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(02.09.25)
baş sebep gergin ataman. türk takımına, türk oyuncularına yaptıkları ortada olan herifin milli takımın başında olmaması gerekir.
önce larkin ardından wilbekin şimdide zenci birini getirip iyice milli takımın, milli takım kültürünün için ettiler.
nba yaz kamplarını bahane edip elemelere gelmeyen adamları turnuvaya aldı sezonunun en iyilerinden euroleage şampiyonu oyuncuyu almadı.
şahsen benim takip etmeme sebeplerimden bir kaçı bunlar.

yıllardır kaçırmadan basket maçlarını takip ederim, abdi ipekçi ve sinan erdemde çokça milli maça gitmişimdir ama bu adam ve federasyon oldukça takip etmeyeceğim.
0
my fault
(02.09.25)
Basketbolu ve genel olarak sporu ilgi duyduğu için değil kulüpçülük ve fanatiklik için takip eden ve bir üstteki yorumda örneği görülebilecek kişilerin sayısının artması da bunda etkilidir.

Ayrıca ülkenin genel ruh hali ve spora bakış açısı bozulması da bunda etkili, başarı odaklı bir millet olmamız yorumuna da katılıyorum.
0
superior
(02.09.25)
Basketbolda eskiden orta ölçekli takımlarda var olup yarışabiliyordu. Bu da herkesin ilgisini çeken bir durumdu. Fb ve Anadolu Efesin farkı açması ve Hidayet gibi 5 para etmez bir adamın lig kalitesini yükseltmek yerine büyük takımlara odaklanması basketboldan insanları soğuttu. Basketbol seyircisi Türkiyede başarı odaklı kesinlikle.

Az önce İtalya İspanya maçı bitti. Arenanın yarısı boştu. Avrupada genel olarak basketbola ilgi düştü.
0
mikahakkinen
(02.09.25)
bak bak bak (g)ergin ataman sebepliymiş, gören de yıllardır nba ayarında bir ilgi vardı da ergin ataman yüzünden düşmüş sanır.

12 dev adam türkiye'deki turnuva zamanı çıktı, ev sahibi olunca ilgi de farklı oluyor. sonrasında çok iyi kadrolarla hayal kırıklığı alınan turnuvalar oldu ilgi biraz azaldı malesef. olay yine sponsor ve yayıncı kuruluşa kalıyor biraz da.
0
bay b
(03.09.25)
Türkiye'de futbol dışındaki her branş başarı odaklı reytinge sahiptir. Basketbol'da milli takım uzun süredir aşırı başarısız o yüzden de insanlar takip etmiyor. Mesela şu anda da kimse takip etmiyor ama sürpriz bir sırbistan galibiyeti çeyrek final vs gördükleri an bütün ülke bunlara kilitlenecek. başarı varsa izlenirler yoksa kimsenin umrunda değil basket, voleybol vs.
0
ilgeru
(03.09.25)
ilgeru +1
Başarı dönemleri dışında çevremde asla ve asla voleybol basketbol duymam. Ne zaman başarı olur o zaman başlar.
0
logisticsmanager
(03.09.25)
Bence temel neden türkiye'de "milli" olgusunun kalmamış olması. ben kendimden örnek vereyim siyasetin her alana müdahale etmesinden o kadar sıkıldım ki milli takımları takip bile etmiyorum. kazanması veya kaybetmesiyle de gram ilgilenmiyorum. eurobasket 2001, 2002 dünya kupası, 2006 basketbol dünya şampiyonası, euro 2008 ve 2010 basketbol dünya şampiyonalarını yaşamış insanlar dediğimi anlayacak. bu zamanlardaki turnuvalarda acayip bir milli duygu vardı bu ülkede. şu an dünya kupası finali falan dışında böyle bir birlik ve milli duygunun yaşanacağını sanmıyorum.
0
anlamlihatalar
(03.09.25)
(12)

bir bota 1-2k usd vermek

sonsuz
bir bota rahat, kasmadan 1-2k usd veren birinin sizce ne kadari olmasi lazim en az?mal bir soru farkindayim:D ama begendigim ayakkabi 1.250 usd. bunu afford edemedigim asikar ama hangi seviyeden sonra bunu afford edebilir olurum teoride?
bir bota rahat, kasmadan 1-2k usd veren birinin sizce ne kadari olmasi lazim en az?

mal bir soru farkindayim:D ama begendigim ayakkabi 1.250 usd. bunu afford edemedigim asikar ama hangi seviyeden sonra bunu afford edebilir olurum teoride?
0
sonsuz
(01.09.25)
5k dolar falan kazanmak lazım bence en az.
0
jelly bear
(01.09.25)
Şu an kazandığın tutar / şu an bota verdiğin en yüksek tutar
Çıkan sonucu da 1250 ile çarparsan yaklaşık bir değer olur :)
0
kisa
(01.09.25)
Kazancımın %10 luk kısmını pek düşünmeden keyfime göre harcayabilirim. Çok beğendiğim bana uzun süre hizmet edecek bir şeye aylık kazancımı da gömebilirim.
Çok göreceli işler.
Edit. Tek parca ayakkabı vb %10 diliminin altında kalmalı olağan dışı durumlar hariç. %5 ideali gibi.
0
nwnd
(01.09.25)
@kisa, cok mantikli :)
0
🌸sonsuz
(01.09.25)
Benim böyle kriterlerim yok. 1250 dolarlık ayakkabıyı beğenmişsen 1.250 dolar kazanıyor olsam bile alırım.
Aklımda kalacağına ayağımda kalsın
0
etna
(01.09.25)
chatgpt'ye sordum senelik net gelirinin %5'ini giyim/kusam icin harcamak normalmis.

1000 dolar ayakkabiya veren herhalde senede 7-8bin dolar harciyordur en az. yuvarlayalim 10bin dolar diyelim.
200bin dolar net para yapar senede.
%40 vergi desen, 280-300bin dolar burut para yapman lazim senelik.
0
cooperr
(01.09.25)
Aylık gelirimin % 10-15'i psikolojik sınır benim için. Özellikli bir ürün için (kar botu, trekking botu vb. mesela) biraz daha üzerine çıkabilirim.
0
auroraaurora
(01.09.25)
bir ayakkabıya 1-2k usd verilir mi? bence asıl sorgulanması gereken bu.
en baba bot, outdoor, gore-tex, vibran taban, bilmem kaç dereceye kadar ısı yalıtımı vb özellikli botlar maks 400-500 usd. onlarda teknik botlar.
2k usd vereceğin botta sadece markaya para veriyorsun. etrafa hava atmak için veriyorsun gibi geldi.
0
my fault
(01.09.25)
@myfault, dizayna veriyorsun. millet nelere ne paralar veriyor bir bilsen...
0
🌸sonsuz
(01.09.25)
parayı çalışarak kazanmaman lazım.
0
nuisance2
(01.09.25)
Kenarda hiç birikimin yoksa hesaplamak gerekir. Düzenli gelirin varsa, coluk cocuk yoksa... neden olmasın, en fazla altın döviz ne olarak duruyorsa satar tamamlarsin sıkışırsan.
0
encokbenisevinnolur
(01.09.25)
Düşündüm de verirsem 1 milyon dolarım varsa veririm, o da bir ihtimal yani.

kesin olması için 2-3 milyon dolar fln lazım.
0
kumandanim
(01.09.25)
(3)

Ayakkabı numaram bu mu?

kizil karga
Asics'in bi ayakkabısını alacağım, normalde ben 43 numara giyiyorum ama Asics'in verdiği ayak ölçüsüne göre ayakkabı numarası tablosuna baktığımda kendi ayak ölçüme göre 42 numara almam gerekiyor, doğru olan bu mu sizce 42 numara mı almam gerekiyor?
Asics'in bi ayakkabısını alacağım, normalde ben 43 numara giyiyorum ama Asics'in verdiği ayak ölçüsüne göre ayakkabı numarası tablosuna baktığımda kendi ayak ölçüme göre 42 numara almam gerekiyor, doğru olan bu mu sizce 42 numara mı almam gerekiyor?
0
kizil karga
(31.08.25)
cm olarak ölçüp alın en doğrusu bu şekilde olan.
0
my fault
(31.08.25)
Ben gidip mağazada deneyip tam numaramı buluyorum, sonra gidip internetten sipariş ediyorum.

Vaktiniz varsa önce bi mağazada deneyin derim.
0
anaphylacticshock
(31.08.25)
evde ya da decathlondaki zımbırtılarda bir kere ayak boyunu cm olarak ölçüyorsun sonra bir daha bu dertlerle uğraşmıyorsun. çok az şaşar. ve iki ayağı da ölç mutlaka biri daha uzun olabilir. o durumda uzun ayağın ölçünüsü dikkate almakta fayda var.
0
bay b
(01.09.25)
(12)

pakistanlı kadınlar neden başlarını örtmüyor?

deartheodosia
türkler saçlarının telini göstermiyorken (şule yüksel modası vs konu dışı) pakistanlı dindar kadınlar neden saçlarını örtmüyor mesela? pakistan denilince türkiye’den çok daha geri bi ülke canlanıyor benim zihnimde (din ile alakası olmadan) ama türkiye’de kadınlar çok daha baskıya uğruyor gibi? pakis
türkler saçlarının telini göstermiyorken (şule yüksel modası vs konu dışı) pakistanlı dindar kadınlar neden saçlarını örtmüyor mesela? pakistan denilince türkiye’den çok daha geri bi ülke canlanıyor benim zihnimde (din ile alakası olmadan) ama türkiye’de kadınlar çok daha baskıya uğruyor gibi? pakistanlı olup da saçlarını örten tek bir tane bile tanıdığım yok, dindar aileler üstelik ama yaşlı anneleri falan da örtmüyor. kültürel bir şey mi bu?
0
deartheodosia
(29.08.25)
Canları öyle istiyor
0
gobekliraki
(29.08.25)
Başını örtmek hiçbir zaman ilahi emir olmadı ki. Bu bir Arap hatta yahudi geleneğidir, bu gelenek dayatıldı çok uzun zamandır. Pakistanlılar başlarını örtmeyince dinden çıkmıyorlar, bunun başka memleketlerin dindarları arasında da geçerli. Bir tek bizde çok problem teşkil eden bir unsur bu mesele.
0
muhayyer divan
(29.08.25)
Örtünme biçimi (ne kadar saç görünüyor görünmüyor da bunun bir parçası); kültür, gelenek, mezhep hatta tarikat hatta yaş gibi birçok unsur tarafından belirleniyor.

Daha terimsel haliyle; farz mı vacip mi ne yaparsan nasıl giyinirsen mekruh olur... tarafları da var. Hakeza farklı tarikat ve mezhep mensupları içerisinde birbirini ayiplayan ya da kafir ilan eden de yok değil.

Bulabilirsen 1920 oncesi balkan, anadolu, rumeli ve kuzeydoğu anadolu halk fotoğraflarına bak; onlarda bile bariz farklılık var, ülke dışına gitmek şart değil.

Mantığı tarihsel olarak "müşrik kadınlar gibi olmayın" şeklinde. Halhal vb takmak da bu yüzden istenmiyor. Bir benzeri erkekler için sakal biçimi ile ilgili var, çember sakal da oradan geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(29.08.25)
Ülkeye ziyaret ettiğimde cinsiyet farketmeksizin inançlarının kalben bir çok müslüman ülkeden daha güçlü olduğunu gördüm. Buna rağmen sembollere takılmıyor, müslümanlığın dış görünüş ve göze hitap eden kısmında değil kalpte ve davranışlarda olduğuna inanıyorlar ve bazı dini gereklilikleri takıntı haline getirmiyorlar.

Ayrıca asya ülkesi olduğundan yoğun nemli ve sıcak iklim şartlarında mutlaka etkisi vardır.

Bir çok konu ile karşılaştırıldığında ülkemiz ağır takıntılı bir ülke statüsünde olur.
Genel yaşayış biçimleri probleme değil, çözüme odaklanmak. Bir çoğu hayatlarını mutlu olmak üzerine kurguluyorlar o nedenle küçük detayları takılmak gibi bir dertleride yok.

bireysel olarak tabiki değişir ancak benim gördüğüm genel inanış bu şeklide.

@runaway kişi başkasını kendinden bilirmiş. Hangi millet olursa olsun, Başını örtmeyen insanlar için yanıyor tabirini kullanmak en basit haliyle inanç ve yaşayış biçimlerine hakaret etmek ve küçüksemektir.
0
Rao
(29.08.25)
@muhayyer divan, kimse başını örtmeyen dinden çıkıyor gibi bir şey söylemedi ve gayet de ilahi bir emir kadınların örtünmesi. neyse benim sorduğum şeyi daha çok @rao yanıtlamış.
0
🌸deartheodosia
(29.08.25)
Şimdi İslam'da tesettür anlayışına dair ne yazsam birileri karşı çıkacak. Ahzab 59, Nur 31 ayetleri desem, te'vil edecekler. Şii ve Sünni muteber hadis kaynaklarından örnekler versem kabul etmeyecekler. Tartışma başlatmamak için başörtüsünün İslam'ın emri olup olmadığına dair bir iddiada bulunmuyorum. (Benim kabul ettiğim İslam anlayışında var)

Ama şöyle bir gerçek var. Kim ne iddia ederse etsin, Minimum 1400 yıldır başını örten müslüman kadınlar var. Hem de müslüman olan her milletten var. Pakistan'da da durum farklı değil. Türkiye'de de, Pakistan'da da birçok başka ülkede de başını örten ve örtmeyen müslüman kadınlar var. Sizlere başörtülü olanları denk gelmemiştir.

Şule Yüksel Şenler'den 34 yıl önce doğan babaannem rahmetli, saçını şu şekil örtüyordu:
i.ytimg.com
Rahmetli halam şu şekil örtüyordu:
i.ytimg.com
Annem de şu şekilde örtüyordu:
cumha.com.tr
Ben de bu şekilde örterim bazen:
www.islamekseni.com
:))

Osmanlı:
haberajandanet.com

Buyrun, günümüz pakistanı:
Alışveriş:
thewomenzone.pk
kefpk.com
hijabi.pk

Köy:
www.youtube.com
Başkent:
www.youtube.com
Karaçi:
youtu.be
Peşaver (Ekstrem):
www.youtube.com

Sokaklarda başörtülüsü de var, başı açığı da. Gezenler de şunu unutmasın ki, yüzyıllar boyunca sınıf ayrımı yapılmış bir ülkede homojen bir dağılım beklememek lazım. Burada da bir Nişantaşı ile Bir Çarşamba tamamen birbirinden farklı.

Ben eminim "hayatımda hiç başörtülü Türk tanımadım" diyen birçok yabancı da vardır. Denk gelmemiştir.
0
yadigar
(29.08.25)
İslamiyette başını örtmek, saçını örtmek yoktur. Çünkü Allah bunu bu şekilde ifade etmemiştir, açıkça saçınızı örtün başınızı örtün dememiştir. Ama "Ehl-i kitaptan öyle bir grup da var ki, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitaptan okuyormuş gibi dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları kitaptan değildir. Bir de: “Bu Allah katındandır” derler. O Allah katından da değildir. Onlar bile bile Allah adına yalan söylüyorlar." Ayeti vardır (Âl-i İmran 78). Bugün hiç kimse örtünme ayetlerinin içinde bana "saç" ve "baş" kelimelerini gösteremez. İma ettiği iddia edilir, ben imaya değil, madem ki muhkem ayet arıyoruz net ifadeye bakarım. Çünkü yine Allah'ın sınırlarına istinaden (Ey iman edenler! Allah'ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri haram kılmayınız ve sınırı aşmayınız. Allah sınırı aşanları sevmez, Maide 87) ayeti var. Allah'ın apaçık yasaklamış falan olmadığı bir saçımla başımla gezme olayını, güneş görme olayını Allah'ın emriymiş gibi göstererek yasaklama durumu var. Ben müslümansam ve orada saç ve baş kelimeleri geçmiyorsa ben orada baş örtüsü olduğu iddiasını rahatlıkla da reddederim.

Şimdi, evet kimse dinden çıkıyor çıkmıyor demedi ama sorduğun soru kurcalanırsa buraya gider. Kaldı ki kurcaladım bak, var mı yok mu, çünkü bunu Allah'ın emri olarak gösterip toplumla iletişimlerini buna göre düzenleyenler çok. Buna tepki olarak başını örtenlerle asla görüşmeyen, düşman ilan edenler de var. Bunlara ne gerek var? Baş örtüsü Allah emri değildir, Allah başı örtmeyi emretmedi diye kıç baş açık gezebilirsiniz de de demedi, bir denge oluşturulması gerekir ve konu Pakistan da olsa Türkiye de olsa İngiltere de olsa bu gerçek değişmez.
0
muhayyer divan
(29.08.25)
konu islam değil arap kültürü ile ilgili. arap emperyalizmi denen bir şey var. yavuzdan itibaren osmanlı da bu yola girdi. pakista yakın zamana kadar hindistan sınırlarıiçindeydi ve uzakdoğu kültürü hakimdir hala. çok değil 30-40 yıla kadar onlar da bu yola girecek büyük bir kırılma olmazsa. bu arada arabistanda değişim başladı ama tüm islam alemine etkilerini 100 yıla kadar anca görürüz.
0
ground
(29.08.25)
Çünkü onlarda Şule Yüksel Şenler adlı ingiliz ajanı yoktu.
Şule Yüksel Şenler kimdir. Fesli kadir'in dişisi. Aralarında hiç bir fark yok.

İkiside gazete yazarı ve 1960 sonrası icraatlarına başladı.
Biri üniversitelerde öğrenci örgütledi. (23 yaşında 7 tane öğrenci yurdu sahibiydi kendisi)
Biri köylerde, kasabalarda sohbet/konferans, adı altında kadınların kapanması için zehirledi ve kendi uydurduğu şimdi bile kullanılan türbanı bağlama şeklini öğretti.

Allah'ın rehber olarak gönderdiği kuranda bile başörtüsü takın diye yazmazken siyaset yüzünden arap geleneklerini din sanıyoruz.

Ayrıca nur-31 de örtüyü(başörtüsü değil sadece herhangi bir örtü/bez/yaka) açık açık omuzlarınızdan göğüsleri örtecek şekilde sarkıtın yazıyor, onu niye yapmıyorlar da kafayı kapatıyorlar, soru işareti?
0
duyuruuser
(29.08.25)
yahudi olmadıkları için .
0
gercekdunya
(29.08.25)
Kendin de yazmissin, ülkelerinde "$ulebas" olacak tipler olmadigi için.
0
feastofthedamned
(29.08.25)
bizdekinde türk kültürünü yok edip araplaştırma, bedevi arap kültürünü empoze etme üzerine kurulmuş bir yapı var. onlarda islamı kendi kültürlerine içine alma, kendi kültürleriyle birlikte yorumlama var.
aradaki en büyük fark bu.
0
my fault
(29.08.25)
(17)

sezyum mevzusu?

cooperr
duyuru tayfanin fikrini merak ediyorum. bence faul yok, pozisyon temiz. kabul etmek dogru, ozur gereksiz. buyrunuz..
duyuru tayfanin fikrini merak ediyorum.

bence faul yok, pozisyon temiz. kabul etmek dogru, ozur gereksiz.

buyrunuz..
0
cooperr
(29.08.25)
Bahtı açık olsun. Net adam. Özür bence de gereksiz.
0
beyfendi
(29.08.25)
Deney yapıyorlar, bakalım me too olayları ve cancel culture Türkiye'de nasıl çalışıyor diye. Kendisini sadece ismen biliyorum ama neden Kaan Sezyum'a denk gelmiş onu bilemiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(29.08.25)
Kendisini sevmem. Açıklamasını yerinde buluyorum. Özür de doğru çünkü alkolün de etkisiyle biraz terslemiş.
0
yadigar
(29.08.25)
Son zamanlarda çıkan taciz ifşalarını takip etmedim. Anladığım kadarıyla adam yaptığı şeyi kabul edip özür diliyor. Özür diledi diye yüceltmek, fan club olmak da neyin kafası diye düşünüyorum. Adam öldürdüm, evet, oldu öyle bir şey, özür dilerim demekten farkı yok.
0
ruhen hastayim ben
(29.08.25)
Kaan ukala ve sevimsiz biri. Onla gelen kızın da aşağı yukarı bu karekterde olduğunu tahmin ediyorum.

Ortada zaten iki problemli insan var. Bu hikayeden iyi bi sonuç çıkamaz.

Açıkçası mağdur kimse bulamıyorum.
0
luluki
(29.08.25)
Hamle yapip red aldiktan sonra israrci olmadigi icin ben de pozisyon temiz diyorum. Ama aciklamasindaki bazi ayrintilardan oturu bu olayin tek olmadigi intibasi var. O kismi bilemicem
0
abuzer
(29.08.25)
pozisyon temiz değil , karşı tarafı iyi okusaydı hamle için, emin olmadan hamle yapmasaydı. özür için tebriks
0
jülsezar
(29.08.25)
Bir insan gecenin bir vakti barda tanıştığı bir insanın evine davet edilip gitmişse, evde 16. yüzyılda Avrupa çiftçiliği üzerine tartışmak için gitmez seks için gider, lütfen kendimizi kandırmayalım hiçbiriniz çocuk değiliz, adam da doğal olarak böyle bir çıkarım yapıp hamle yapmış ama belki hamlesinin ayılığından belki de ağzı kokuyordu bilemiyoruz hanımefendi vazgeçmiş adam da geri çekmiş kendisini ısrar yok zorlama yok, gayet normal bir durum bu, ortada en ufak bir sıkıntı yok.
0
kizil karga
(29.08.25)
Bu tarz sacma sapan seylere taciz denmesi gercek taciz madurlarindan rol calma ve olayi sulandirma tam olarak.
0
turkuaz
(29.08.25)
o gün barda gördüğün sadece karikatürlerini takip ettiğin hiç tanışmadığın birinin evine gidiyorsun. ne yapacaktınız sıcak çikolata içip film mi izleyecektiniz.
kaan bir şeyde yapmamış tepki alınca geri çekilmiş. özür gereksiz bence.

kaan olayının diğer ifşalardan farkı olayı yazan kişinin açık hesaptan kendi ismiyle olayı anlatması.
mesut sürede isimsiz hesaplar, arkadaşımın arkadaşı yaşamışmışlar..
0
my fault
(29.08.25)
kaan sezyumla birkaç kez zaman geçirmiş, muhtelif kere iletişimde olmuş bir er kişiyim. ukala ve sevimsiz yorumuna ben katılmıyorum. hatta benim bulunduğum ortamda fazlasıyla alçak gönüllü bir yaklaşımı vardı. no name, o camiayla hiç alakası olmayan insanlar olarak gayet oturup yedik içtik ilk tanıştığımızda.

olay özelinde şunu söyliyim, ifşa yapan kadın kişinin farklı bir amaçla bu ifşayı yaptığını düşünüyorum. fakat sezyum'un da tavrı gayet yerinde. özür dilemek gereksiz gelse de bence alçak gönüllü bir yaklaşım yine. alkollü kafa, saat gece bilmem kaç, saatlerce barda sohbet edilmiş, burada illaki bazı yakınlıklar hissedilmiştir ki sonra da eve geçilmiş ve kendisi hamle yapmış. istenmediğini görünce de ilerletmemiş. hamlesi belli ki biraz agresif olmuş, o sebeple de tabii ki kart gerektirmeyen bir faul yorumu olabilir. sonuçta orda değiliz ve kendisi de hata yaptığını kabul etmiş. pek bi mevzu yok bence de olay kapanmalı.
0
awlmi
(29.08.25)
Özür dilememeliydi, özür dileyerek femcellerin ekmegine yag sürmüs oldu ki yukaridaki yorumlarda diledigi özürden bile rahatsiz olan tipler tünemis çoktan.

Sirf bu yüzden beter olsun diyorum. @encokbenisevin'in de dedigi gibi bu tarz suni gündemler her birkaç yilda bir patlar ya tutarsa diye.

Bir de su basligi suraya birakirsam mesele netlesir herhalde;

eksisozluk.com
0
feastofthedamned
(29.08.25)
@turkuaz +1

Olay taciz değil. Hamle biraz abartılı olmuş olabilir. Bu tarz olaylar gerçek taciz mağdurlarından rol çalma ve olayı sulandırmadır yorumuna katılıyorum. AMA gerçek taciz mağdurlarının da ses çıkarmasına vesile olacaksa olayın anlatılmasını doğru bulurum. Yine de bu olay özelinde ortada bir mağdur görmüyorum. Özür dilenecekse yanlış hamle için olayın öznesi kadından özür dilenmeliydi. Toplumdan özür dilenecek bir olay yok.
0
himmet dayi
(29.08.25)
Kaan’ın daha önce yine böyle sulanmalarını duymuştum, o öyledir yeaa gibi yorumlar biliyorum. İş büyüyüp de kadınlar ayaklanmasın diye önünü kesmek adına yaptı bence bu hamleyi. Mesut süre gibi olmamak için.
0
mor oje
(29.08.25)
@mor oje+1
Acikcasi bu tarz haberler bana hep planli programli seylermis gibi geliyor. Buyuk resim kursuna gitmis bir birey olarak 'zamanlama onemli yegenim' diyorum.

Edit: Olay kisi icin yorum yapmamayi gerektirir bence. Kisiden ziyade olaya yorum yapilirsa daha iyi olur. Sezyum bu olayda normal biri olabilir ama neden herkes bir olay sonrasi kisiyi savunmaya calisir?
0
j r r tolkien hayrani
(29.08.25)
sizin kafada erkekler oldukça düşmana ihtiyacımız yok. pozisyon temizmiş, keşke o pozisyonlar sizinle kurulsaydı da o zaman görseydik sizi. hiçbir zaman taciz edilmeyeceğinizi/cinsel saldırıya uğramayacağınızı bildiğiniz için asla anlamaya çalışmıyorsunuz fakat kendinizin de bir tacizci ya da tacizci adayı olduğunuzu bildiğinizden tacizcileri koruyorsunuz her daim.
0
suyin
(30.08.25)
On bin yillik "bardan hatun kaldirma" olayi Türk kizina göre tacizmis...ayni zirvaligi savunan kizlar gelip burada "is yerinde sevgilisi olan erkekten hoslaniyorum, lütfen yardim edin off :/" diye duyuru açip, aglasirlar.
0
feastofthedamned
(30.08.25)
(26)

Nedir bu mesut süre tantanası

beyfendi
Twitter hesabım yok. Googleladım ama gündem olacak ne yaşanmış anlayamadım. Bir kadın metroda mesut sürenin onu "iyiymiş" falan diyerek taciz ettiğini söylüyor. Başka bir kadın da buna, mesut süre beni evine davet etti, gittim yatırıp üstüme çıktı diye kendi olayını anlatmış.İki sorum var. Metroda t
Twitter hesabım yok. Googleladım ama gündem olacak ne yaşanmış anlayamadım. Bir kadın metroda mesut sürenin onu "iyiymiş" falan diyerek taciz ettiğini söylüyor. Başka bir kadın da buna, mesut süre beni evine davet etti, gittim yatırıp üstüme çıktı diye kendi olayını anlatmış.

İki sorum var. Metroda tacize uğradığını söyleyen kadının nerden aklına geliyor yıllar öncesinin olayını şimdi anlatmak? Ve bu iki olay dışında mesut süre ile ilgili başka vakalar var mı?
0
beyfendi
(28.08.25)
uzun uzun yazamiycam ama özetle

1. sadistler kurbanlarinin zaten halihazirda zayif, sesi cikmayanlardan secer. zayif olanlar zaten bakislariyla, duruslariyla o tedirginligi hisettirir. bu tarz sadist, dark personality traitleri gösteren tiplerin de uzmanlik alani zaten bunlari bulmak. avlanan bir kaplan düsün mesela gidiyor yavru zürafaya saldiriyor, anasina saldirmak yerine.

2. taciz yasandiktan sonra acilan derin yaralar. bunu kabul etmek bile bir süre aliyor. ardindan bu olayi kafada tekrar hatirlamak, bununla yüzlesmek seneler alabiliyor. yazilanlari okumadim ama kurbanlarin yasi eminim olay yasandiginda genctir.

3. bu konuda konusabilir hala gelmek icin de süre gerekiyor.

4. insanlar birbirinden cesaret aliyor. bende yanlis bir sey yokmus. ben yalniz degilim duygusu.

5. baskalarina yasadiklarindan yola cikarak ilham olma istegi. ben yasadim ama baskasi yasamasin. yasarsa da sesini cikarsin. burda hem sadisti korkutma hem de potansiyel kurbani cesaretlendirme motivasyonu var.
0
sonsuz
(28.08.25)
Şu an 24 farklı vaka varmış
0
grimavi
(28.08.25)
Mesut süre olayı özelinde söylemiyorum ama son zamanlarda bir de mesajlaşma görüntüleri ile tacizi ifşa etme olayı çoğaldı. Elinde kanıt var, taciz edenin adı belli sanı belli. Bunu neden sosyal medyada paylaşıyorsun da savcılığa gitmiyorsun diye sormak istiyorum. Benden başkası yaşamasın diye burada paylaşıyorum diyor ama hukuki adım atmıyor nedense. Sosyal medyada okuduğum çoğu şeyin yalan/kurgu olduğunu düşünüyorum.
0
mustafakesekci
(28.08.25)
@mustafakesekci bunların elle tutulur bi adli cezası yok çünkü? tek ceza bu şerefsizliklerin bilinip eşine dostuna rezil etmek.

bu olayların bir tanesine bile savcılık dava bile açmaz.
açsa bile mahkemeden "kız da kaşınmış, o saatte orada ne işi varmış" der geçer.
rezil etmenin ve yeni rezilliklerin önüne geçmenin tek yolu ifşa.
0
patronaj1
(28.08.25)
Yalan dolan bence. Kadınlar ne olduğunu bal gibi biliyorlar. Bekledikleri sonucu alamayınca adı taciz oluyor. Tiyatro, sinema oyunculuğu yapan tanıdıklarım var. Onlara da bu şekilde yaklaşanlar olmuş. Kabul eden var, karşılığında iş kapan. Kabul etmeyen de var.

Selam bardayız ve alkol aldık, benim eve geçelim mi karikatürü anlatayım burası kasıyor xd

Bunu yiyecek adam yok dünyada. Anca burada savunanlar çıkar, yüzyüze bunu savunanı dışlarlar, masanın aptalı diye lakap takarlar.

sonsuz +0.5
0
Shepard
(28.08.25)
herkes kafasındaki kötü erkek imajını bu adama yapıştırdı. üstteki arkadaş mesela 24 farklı vaka var demiş. tanımlama sıfır.

kafandaki en kötü senaryoyu bu kişiye yapıştırıp, kesin şöyle olmuştur diyip cancel ediyorsun adamı.
bir nevi sosyal infaz.
0
duyurukullanıcısı
(28.08.25)
mesele sadece bir erkeğin taciz etmesi sebebiyle işten çıkarılması, yani tarihte sayılıdır da, bir mağduriyet yaşaması.

taciz ve rıza kavramlarının anlaşılmaması da mesele. metroya bindiysen sana laf atabilir, evine gittiysen üstüne çullanabilir gibi tacizlerin "aman ya nolcak, nolmuşkine" seviyesine indirgenmesi, benzer şeyleri giyim kuşam, saat, bulunduğu yer gibi kavramlarla sürekli faili aklama, mağduru bastırmaya odaklı yargı sistemi. bu o kadar içselleştirilmiştir ki kadınlar zaten bunu ifade etmesi için bir seviyeye ulaşması gerekir. çünkü kurban hala türkiyede suçlu, yaygaracı, ilgi çekmek için yapıyor, kışkırtmıştır, polise gitseydi, kanıtı yok ki gibi gerçeklikten kopuk beklentilerle bastırılmaya çalışılıyor.

tamam korkmayın hala tacizcilere adil bir uygulama yapılmıyor, hala herkese metroda laf atabilirsiniz, elleyebilir, sürtebilirsiniz, hala go pro'yla gezmiyoruz, hala mağdur sayısı kaç olursa olsun inanılmıyor, hala tacizci yaptığını kabul etse de failin yanında olunuyor, hala insanlık namına bir adım ilerlemediniz. rahat uyuyabilirsiniz
0
ala09
(28.08.25)
Bu zamana kadar neden susmuş, polise savcıya neden gitmemiş? Welcome to Türkiye. Kadınlar hakkında gerçekten hiçbir şey bilmiyorsunuz değil mi?
0
sekizdokuzon
(28.08.25)
bu son olan ifşa olayları bana sistematik bir karalama operasyonu gibi geliyor. belli bir yerden düğmeye basılmış gibi hepsi aynı anda ortaya atılıyor. hatta arkasında siyasi erk bile çıkabilir. bakın sizin çok övündüğünüz laik sistem neler yapıyor. benim imam hatipli gençlerimde bunlar olamaza bağlanırsa şaşırmam.

önce fotoğraf camiasında ifşalar ortaya atıldı ardından mesut süre, birkaç oyuncu, kaan sezyum en sonda ogün sanlısoy.

mesut süre olayı daha farklı bir anda isimsiz iddialar ortaya atılıyor. her biri tutarsız. kimi diyor popoma baktı, kimi diyor evine çağırdı ıspanak yemeği yaptım yeriz dedi(mesutu biraz bilen dinleyen biri evinde yemek olması ihtimali çok düşük hele ıspanak) sonra öpmeye çalıştı, kimi diyor iş görüşmesi için evine çağırdı gittim yine aynı senaryo. bir iddia kadıköyde sevgiliyle birlikte gezen kızı metrobüse kadar takip etmiş metrobüste tacize yeltenmiş. ama ne kızdan ne sevgilisinden bir şikayet olmamış.
ayrıca ilk iddia yayınlanır yayınlanmaz ilişki testi ekibi mesutla yollarını ayırıyor. meğer bununda bahane olduğu ortaya atılıyor. farklı işlere yönelmişler programı bitirmek için bunu bahane ediyorlarmış.
mesut süre olayının büyümesinin en önemli sebebi de yapım ekibinin anında satıp mesutu ortaya atmaları oldu.
bir çoğunda mesut süre kızlara sarkıntılık yapmış. eve davet etmiş sinyalleri yanlış anlamış.olayların tamamı da yıllar önce yaşanmış üstünden yıllar geçmiş kimselere anlatılmamış sonra "a yıllar önce mesut beni de taciz etmişti siz yazınca aklıma geldi" diyorlar. olaylar da tanımadıkları o gün barda tanıştığı adamın evinde yaşanıyor.
yapmış mıdır yapmımış mıdır bilemem 15 yıldır severek dinlerdim. sadece dinlediğim birine kefil olacak değilim.

ama işin daha yargıya bile taşınmadan vurun kahpeye durumunu getirilmesi çok yanlış.
kaldı ki yıllarca gizli tanık ifadeleriyle bu ülkede neler yapıldı ve hala yapılıyorken aynı şekilde burada da isimsiz hesaplar üzerinden gündem farklı yönlere çekiliyor.

aynısı kaan sezyum olayından da var. barda sadece karikatürlerini takip ettiği hiç tanışmadığı birinin yanına gidiyor konuşuyor ardından eve geçiyorlar. adam öpmeye çalışıyor tüm sinyaller bunu gösterirken bir anda suçlu olunuyor.
en güzelini yine kaan söylemiş; "e o zaman niye geldin?".
0
my fault
(28.08.25)
Türkiye'de bu ve benzeri konularda konuşmayı sağlayabilecek uygun bir kavramsal zemin/söylem yok. Hakeza aynısı burada da olmuş, tek söylenilen kendi kişisel çevresinde onaylanan diktatöryel söylemin; ilgili kişiye uyarlanması, ve sonra da onun neden suçlu olduğuna dair infazvari açıklama.

Bunda konunun hassasiyeti kadar karmaşıklığı da etkili, en kabataslak haliyle "ne yani sen tacizciyi mi destekliyorsun" şeklinde bir alan oluşuyor, ya kayitsiz şartsiz destekle ya disaridasin. Sonra kişisel hikayeler devreye giriyor, argüman kurmak o alanda zor çünkü karşındaki geçmişteki bir olayla bağlantı kuruyor olabilir zihninde ve ona göre cevap veriyor olabilir.

Hem böyle şeyler, bu konuya dair geçici bir kontrol duygusu da sağlıyor bence. Ha ismi geçen kişi olsun ha başkası, bunu hallettiysek tamam asayiş berkemal gibi. Bu hissi veren atılan bir twit de olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(28.08.25)
Erkekleri gerçekten anlamakta zorlanıyorum; neyi savunduğunuzun farkında mısınız? Bir kadının erkeğin evine gitmiş olması hiçbir şeyi değiştirmez; belki başta birlikte olmayı istemiştir, ama bir noktada vazgeçmiş olabilir. Hatta birlikteliğin herhangi bir aşamasında soyunmuş olsalar bile, karşı taraf devam etmek istemiyorsa ondan sonraki her türlü zorlama açıkça tecavüz girişimidir. Net!

Hala olaylara bir kadın gözüyle bakamıyorsunuz. “Neden yıllar sonra söyledi?” diye sorgulunanıyor. Sonsuz’un yaptığı özet aslında durumu çok güzel açıklıyor. Ben, aradan yıllar geçmesine rağmen hala yaşadıklarını dile getirdiğinde titreyen, korkan, savunmaya geçen, yasadığı tacizi ve şiddeti kimseyle paylaşamayan bir kadın tanıdım. Nasıl acı yaşadığını gözlerimle gördüm, sesindeki çaresizlik sanki dün yaşanmış gibiydi. Bugün kadınların yaşadıklarını anlatmalarını sonuna kadar destekliyorum; ne varsa dökülsün, çıksın ortaya.

Sonsuzun söylediklerine ek olarak işin bir de sosyal boyutu var: Bir kadın yaşadıklarını anlattığında, çevresini inandırabilmek için inanılmaz bir çaba harcamak zorunda kalıyor. Kendi yakın arkadaşları bile ona inanmayabiliyor, belki damgalıyor. İşin içine aile girdiğinde ise hayatı bir anda altüst olabiliyor. Bu açıklamalarda bile kadınlar anonim kalmak zorunda; sizce neden? Tüm bunları görmeden yok efendim neden şimdi açıklanıyormuş da yok karalama kampanyasıymışta. Geçeceksiniz bunları!!!!
0
nyist_
(28.08.25)
sekizdokuzon
(28.08.25)
@feastofthedamned: benim icin soylediysen kendine gel. 35E
0
nyist_
(28.08.25)
birkac ozurden birine ornek

www.instagram.com

hala o yapmaz, suikast, bu iste bir is var diyenlere belki bir etkisi olur
0
ala09
(29.08.25)
bu ülkede kadın olmak zor derler ya bence tam tersi bu ülkede erkek olmak çok zor. tipin iyi değilse ve ya yeterli paran yoksa anında kadınlar tarafından tacizci yada sapık ilan edilebilirsin. flörtleşip birşeyler içtiğin insan evine geliyor ve sen de yakınlaşmaya çalışıyorsun ama bir şeyi beğenmediği için seni red ediyor. tamam diyorsun uzatmıyorsun. ama ne oldu sen tacizcisin yada sen sapıksın. erkek kişisinin temel amacı dürtülerinden dolayı üreme isteğidir. ama altın kaplamalı kızlarımız bunu bir silah gibi gördükleri için her fırsattta kullanırlar

mesut süre özelinde konuşmuyorum. yapmış da olabilir yapmamışta. eğer yaptıysa da bir erkek tarafından gayet yapılası şeyler. neymiş metroda öndeki kızın götüne bakıp ağzıyla iyimiş işareti yapmış. yada evine gelen kızı öpmek istemiş. burada olay neden şimdi ortaya çıktı? 24 vaka var diyor yukarda biri hiç biri mi şikayetçi olmadı? neden hepsi 10-15 sene önceki mevzular? yakın zamnada neden bir vaka yok? neden yapımcı anında programı bitirip tüm videoları youtubedan sildi? yoksa programı bitirmek istediler mesut da kendi ekibiyle devam etmek istedi de, onlarda programın ve mesutun itibarı ile mi oynadılar?

bir kadına merhaba demek bile feminist bacılar tarafından taciz ilan ediliyor. geçen bir video vardı yine adam gelmiş kıza bir şeyler içelim mi diyor ne alaka diyip tepki veriyorve taciz edildiğini düşünüyor. tabiki yine adamın tipi ve parası yeterli değil. oysa medeni ülkelerde gidersin teklif edersin kabul ederse içersin etmezse çeker gidersin. ayrıca her nekadar artık sıkıntılıda olsa burası bir hukuk devletidir. bir olay yaşadığında adli makamlara başvursun. öncelikle adalet bunun bir olay olup olmadığına karar verir sonrasında ise zanlı ceza alır yada almaz ama kayda geçer. bir daha yaparsa da o kayıtlar herkesin önüne çıkar.
0
gercekdunya
(29.08.25)
sekizdokuzun ilgisizlikten taciz edilen kadinlari bile kiskandigina eminim.

"Erkekleri anlayamiyorum" yazmis biri de. Meriç olmayi birakirsan anlarsin belki tatlim, düsmüyor böyle.
0
feastofthedamned
(29.08.25)
Yine erkekler mağdur olmuş, kıyamam ya size. Neler neler yaşıyorsunuz her gün. Taciz mi desem, mobbing mi desem, kaynana elti görümce, ana baba baskısı mı desem, fiziksel-psikolojik şiddet mi desem… Türkiye’de erkek olmak çok zor Allah yardım etsin size!
0
ekimoloji
(29.08.25)
yukarıda ismail sağırın özrünü örnek gösteriyorlar. olayda kendi ismiyle cismiyle paylaşan, isimsiz hesapların arkasına saklanmadan yapılan bir ifşa var. kaldı ki adamda durumu kabul etmiş.
ama hala özrü beğenmiyorlar. bunlara kalsa götüne baktı diye idam edilmeli.
0
my fault
(29.08.25)
"Metroda tacize uğradığını söyleyen kadının nerden aklına geliyor yıllar öncesinin olayını şimdi anlatmak?"

olayi bilmiyorum fakat bu sorunun iki cevabi var. biri insanlar baska taciz olaylarinin ifsa edilmesinden, baskalarinin ses cikarmasindan cesaret bulup dile getiriyorlar. zira onlar icin utanc verici, toplum baskisi olusturabilecek bir konu oldugundan (ki boyle olmamali) boyle bir firsat bulana kadar duruyorlar. hani dusen birine kimse yardim etmez ama bir kisi yardim ederse herkes kosar ya, onun gibi bir sey. ikincisi ise bunu firsat bilip gundeme gelmek isteyenler. herkes boyle degil ama boyleleri de var. bir de her kadin boyle davraniyormus gibi algilayan veya yorumlayan incel'ler de var.
0
Sour
(29.08.25)
8 yıl sessiz kalıp bir sabah tamam artık hazırım anlatmaya denerek başladığına inanmıyorum. Laf arasında anlatılmış birinin de teşvikiyle hadi bitirelim adamı demişler. Kadının kimliği belirsiz, olayı ne şekilde anlatmayı tercih ediyorsa o kadarını biliyoruz. mesajı paylaşanın hiçbir sorumluluğu yok zaten, o kişi ben değilim deyip çıkıyor işin içinden. Ortada sadece fail var. Adama iftira atıyorlar falan demiyorum, antipatiğin teki sevmem zaten ve hatta büyük ihtimalle anlatıldığı şekilde yaşanmıştır olay ama kafasına esenin çıkıp birini canı ne zaman istiyorsa o zmaan, işine nasıl geliyorsa o şekilde suçlamasına da itibar etmemek gerekiyor onu anladım. Kendince vardığım sonuç, yargıya intikal etmemişse yok hükmündedir o olay.
0
🌸beyfendi
(29.08.25)
@beyfendi, abi sen yasayip geciyorsun demek ki..
herkesin öyle olmasini bekleyemezsin.

psikolaga gidip ona bile yalan söyleyen ya da bir seyleri saklayan insanlar var. tacize ugramak ya da bunun ihtimali korkusu bile cok yaralayici olabilir. nickinden erkek oldugunu düsünüyorum. sen aksam sokakta metrodan eve yürürken yalnizsan korkmuyorsun. ya da bir iki senedir show anahaber tarzi habercilikten dolayi korkuyorsun. bir kadin bunu tüm hayati boyunca yasiyor.

okulda tacize ugrayinca hadi cesaret etti ailesine anlatti, bunu baskasina anlatma hedef olursun herkes yapar diyen insanlar var.

yillar sonra gelen bir aciklamayi sorgulayabilirsin de ama ben inanmiyorum yhaaa diyemezsin. bir sabah aniden de olmuyordur. belki kac gece kabus görerek uyandi. ne biliyorsun.

yani surda emin ol ben dahil tüm kadinlarin, bazi erkeklerin hala kimseye anlatmadigi taciz hikayesi vardir.
0
sonsuz
(29.08.25)
@sonsuz, neye inanıp inanmayacağımızı da mı size soracağız? :D
kimin ne ile mücadele ettiği ne şekilde bununla yaşadığı beni ilgilendirmiyor. ünlü ya da yarı ünlü salağın teki başına gelebilecekleri düşünmeden hareket etmiş, bir başka salak da eve davetin olası sonuçlarını bilerek ya da bilmeyerek kabul etmiş. ikisinin de başına gelen benim umurumda değil. kim ne niyetle bu olayları ifşa ettiyse eğer benim üzerimde bir etkisi yok. mesut süre eskiden ne idiyse benim için şu an da o.
0
🌸beyfendi
(29.08.25)
umrunda degilse ne konusuyorsun bu kadar bir de soru aciyorsun.

mesut süre ve bizim de cok umrumuzda zaten onun senin icin ne anlam ifade ettigi.
0
sonsuz
(29.08.25)
Twitter hesabımı böyle şeylerden uzak durmak manipüle edilmemek için silmiştim zaten ama yine bi şekilde gündemine geliyor insanın. Üstüne biraz düşündükten sonra umursamamaya karar verdim.

Cinsiyetimle ilgili çok isabetli bir tahminde bulunmuşsun önceki yazdığında bak hakkını teslim edeyim.
0
🌸beyfendi
(29.08.25)
benim umrum, benim twitterim, benim cinsiyetim :))

5 kere daha söylersen senin ne kadar önemli oldugunu anlar herkes.
0
sonsuz
(29.08.25)
potansiyel tacizciler kaynaşıyor burada da hmmm...
0
suyin
(30.08.25)
(25)

Dugun oncesi kulturel cakismalar

aguen
Merhaba duyuru,Guya evlenecegim ama gercekten bu gelenek denilen lanet seyden nefret ediyorum. Geleneksel herkes olse zerre uzulmem. Nisanda zaten aileler arasinda olay cikti yeni yeni toparladik, simdi de kina bombasini patlattilar.Benim ailem gitmek istemiyor (nisan sonrasi cok hakli sebepleri var
Merhaba duyuru,

Guya evlenecegim ama gercekten bu gelenek denilen lanet seyden nefret ediyorum. Geleneksel herkes olse zerre uzulmem.

Nisanda zaten aileler arasinda olay cikti yeni yeni toparladik, simdi de kina bombasini patlattilar.

Benim ailem gitmek istemiyor (nisan sonrasi cok hakli sebepleri var), sehir disindan cok fazla misafirimiz gelecek; onlari birakip gelemeyiz gibi cok saglam bir bahaneleri de var. (gelinin ailesi ve kina 6 saat uzakta)

Gelin kisisi kinadan vazgecmisti, aile ve akraba baskisini cok fazla yemis, yapalim falan diye geldi tekrardan.


Ben asla asla asla asla gitmek istemiyorum. Bugune kadar gordugum duydugum gelenekler icinde en sacmasi kina zaten. Kacisim yok gibi ama bilemedim. Gidersem tek basima gidecegim.

Orada basima neler gelecek bilenlerden duymak istedim. Ek olarak taktik vs de duymak isterim.

not olarak akrabalarindan soyutlaninca harika bir insan. gunluk yasamda sinirlarini cizebilmeye basladi, yavas yavas toxic insanlari atiyor ama kina konusunda itiraz edecek kadar bir direnci yok henuz maalesef
0
aguen
(27.08.25)
Arkanızdan konuşacaklar bu kesin.
Yüzsüz tipler varsa gelip laf sokmaya çalışan olabilir, açıklamaci yaklaşmayın haa öyle oldu işte vs deyin geçin.

Müstakbel eşinizin iki yıl sonra bir tartışmada bu konuyu cat diye kucağınıza birakmayacaginin garantisi yok, her ne kadar ailenizin sebepleri şu an makul ve kabul görmüş gibi olsa da bunun tamamen ihtimal dışı olduğunu göstermiyor.
0
encokbenisevinnolur
(27.08.25)
yol yakınken vazgeçin bu evlilikten. zararın neresinden dönsen kardır. eşin olacak kişi seninle aynı fikirde değilse ve şu anda ailesine tepki gösteremiyorsa, aynı şekilde sen de ailene tepki koyamıyorsan ilerde hep aynı sorunları daha da büyüyerek yaşayacaksınız. bu yüzden evlenip 2 sene sonra boşanacağınıza şu anda vazgeçmek daha iyi.
0
gercekdunya
(27.08.25)
dugun aileler icin yapilan bisey.

o yuzden fazla tatava yapmadan iki tarafta ne istiyorsa yapacaksin, kavga cikmadan bitecek. yoksa senelerce dirdirini cekersin.
0
cooperr
(27.08.25)
evlendikten sonra çok yormaz sadece bu törenler çok olur düğün kına bilmem ne onlara gitmek ister. bu buyutulecek bi şey değil rahatlarsın merak etme demek istedim
"sehir disindan cok fazla misafirimiz gelecek; onlari birakip gelemeyiz gibi cok saglam bir bahaneleri de var." bana pek iyi bi bahane gibi gelmedi bu sizin akrabanız eşiniz dostunuz çok önemli, gelince birkaç gün ağırlanması gereken, ama gelinin akrabaları kına istedi diye "nası olur" diyorsunuz gibi. e sizin yakınlarınız da kendi başlarının çaresine bakabilirdi pekala, ya da kına gecemiz var oraya gideceğizden daha geçerli bi sebep yok herhalde düğün sahibisiniz ya. eğer bebek bakmıyorsanız. tek mesele gitmemeniz durumunda karşı tarafın tavrı. damat yalnız bırakmamalı bence, ailen için ise bilemiyorum mesafe de varmış. özel gün stresli olur, kına gecesi denen şey yine farklılık gösteriyor bazen damat bir tur girip çıkıyo salondan onun dışında kapıda sigara içiyor. he öncesinde de kuaföre götürüp ordan alıp mekana götürmek görevlerden biri olabilir.ne denirse yapsan kolaylaşır gibi sonucta senin bi beklentin yok birkaç saat sabredersen geleceğiniz için daha iyi olur
0
ala09
(27.08.25)
simdi de kina bombasini patlattilar.
mı?

pardon da ülkemize yeni mi ışınlandınız? kına diye bir adetimiz olduğunu 30 yaşında şimdi başına gelince mi öğrendiniz?

ya da hiç mi haritada bu şehirler arasında mesafe nedir diye bakmadınız şu anda mı idrak ettiniz arada 6 saat mesafe olduğunu? insanlar niye bir taraftaki kına/düğün ile diğer şehirdeki arasına 3-5 gün 1 hafta süre koyuyor sizce? siz de öyle bir süre koyacaktınız aileniz gidip gelecekti,bunun normali bu.

sizin aileniz gelen misafiri ağırlamak zorundaysa (neden? misafirleriniz 0-12 yaş arasında mı? ya da otelde filan kalamıyor mu? illa siz mi ağırlamak zorundasınız?)
o zaman kız tarafının misafiri de kız tarafının yapacağı şeyler zaten nişan ve kına olduğu için bunları bekler. sizin misafiriniz insan onlarınki değil mi?

baştan nikahı kıyıp geçerdiniz, eğlence istiyorsanız da kokteyl mi after mı ne yapıyorsanız yapardınız. gayet mis gibi de olurdu. bunlara karşıysanız.

sizinki muz yiyim ama çilek tadı gelsin...
0
subcomponent
(27.08.25)
@sub Sadece nikah yaparız çıkarız ile başlayan süreç şu an bekarlığa veda partilerinden afterpartilerine 150 kişilik nişanlara dönmüş durumda. Sinirim biraz ondan. Ve akrabalarının, ailesinin nişanlımı nasıl manipüle ettiklerini de canlı canlı görüyorum. Sınırlarını çizmeyi yeni yeni öğreniyor.

Dediğim gibi kına olmayacaktı bugüne kadar öyle konuşmuştuk, o yüzden bomba patladı dedim.
0
🌸aguen
(27.08.25)
ala09 +1

Ya abi erkek değil misin? Baştan konuşacaktın. Konuştun mu? Yine mi istiyorlar? Yap geç. Evlilik sürecinde kimseyle kötü olmaya değmez. Aileleri mutlu et, mutlu olun. Karşına al, huzurunuz kaçsın. Evlenince kayınşeylerin yok olmuyor. Paran mı gidiyor? Gitsin, huzurun kalsın. SAĞLAM bahanen de pek sağlam gelmedi.
0
Shepard
(27.08.25)
bu durumda maalesef nişanlınızı çok da iyi tanıyamamışsınız

bundan daha kötüsü var:
muhtelemen o da kendini/ailesini vs. çok da iyi tanımıyor, cidden önceliklerini bütçesini mutlu olacağı şeyi bil(e)miyor. çok bi iradesi, güçlü bir kişiliği yok.(üzgünüm) sizin eski konuşmalarınız tatava yani esasen.

işte sizinle konuşunca "ay kına mı ne yapcam ya after yaparız bizimkilerle takılırız" demiştir ama tırıvırı yani. asıl anası teyzesi "ne demek kına olmayacak" deyince, "tamam ya yaparız, kınasız düğün mü olur" diyordur. başta sizinle konuşurken gerçekçi değildir. ölçüp biçememiştir. yani ben kötü niyetli vs. bulmuyorum sadece cidden ne kendini biliyor ne ailesini, bizim kızlarımız böyle.

fakat yani siz de biraz daha gerçekçi mi olsanız?...şu ülkede kına vs. olmayacak, istemiyorum diyip o kınayı gerçekten yapmaycak kız % kaç? niye o nadir bulunan kızı ben buldum sanıyor herkes acaba ya?

genelde de böyle oluyor bu arada. çoğunlukla kızlar bazen de erkekler asıl bu süreçte kendini belli ediyor.

çözüm odaklı bakın illa evlenecekseniz düğün sizin şehirde olacaksa, sizi-ailenizi götürüp getirecek sizinle gelecek, getir götür işlerini yapacak, sağdıçlık edecek kimse de yoksa, kız evinde düğünden 1-2 gün önce kına olmaz. h.içi olsun, 3-4 gün olsun arada yoksa çok yorulursunuz.
0
subcomponent
(27.08.25)
Muhtemelen sehir disindaki dugune herkes gelemeyecegi icin kina yapmak istiyorlar ki hem kiz tarafi da bu surecin bir parcasi olsun, hem de takilarini takabilsinler. Insanlar bu sebepten oturu iki ayri dugun bile yapiyorlar.

Davetiyenize kina gununu belirtirseniz misafirleriniz sizin baska sehirde olacaginizi bilerek o gunden gelmezler herhalde.
0
pike
(27.08.25)
asıl manipülasyonu evlendikten sonra göreceksin.

"düğün aileler için yapılıyor" bu kafa yapısı yüzünden bütün olaylar çıkıyor.
siz evleniyorsunuz her şey ikinizin istediği şekilde olmalı. asıl sınır bunun üstüne çizilmeli.
0
my fault
(27.08.25)
@my fault

bu bir kafa yapisi degil, gelenek gorenek mevzusu. biraz zeka piriltisi olan insan etrafina gore pozisyon alir, "bu benim gunum kafama gore takilacam" da bir tavir tabiiki, ama bir de onun sonrasi var. en kotu ihtimal 35-40 sene evli kalacaksin, karsi taraf ile muhabbetin olacak. 1 gun rahat edecem diye 40 sene eziyet cekmek isteyen varsa istedigi kadar sinir cizsin, sonra da kolay gelsin.

ben erkek tarafiyim, kiz tarafi al sana buzlu badem, kicina sokacaksin bunu evlenmeden once deseydi, fitil niyetine cakardim artik yapacak bisey yok, kizi almaya niyet etmisiz :D
0
cooperr
(27.08.25)
Düğün nasıl kültürümüzün bir parçası ise kına da öyle. Aileniz kınaya gideceğiz diyerek akrabaların erken gelmesini engelleyebilir gayet. Kimse kaynana neden kınaya gidiyor demez aksine kaynanasız kınaya şaşırır.

Gelin kaynana veya başka bir problem çıkmış olabilir ama ele güne karşı düğünde kınaya prosedür gereği diyip biraraya gelemiyorlarsa sizin evlilikte çok büyük kavgalarınız olur.

Kızın arkadaşları akrabaları var yığınla düğün başka şehirde ise kına yapılmazsa bu insanlar nerede tebrik edecek gelini. Kınanın iptal olmasını beklemeyin bence.

Taktik olarak acele etmeyin diyebilirim. Bir bakın oluru var mı sizin evliliğin iyice ölçün tartın. Herkes iyidir, herkes haklıdır ama anlaşamayınca olmuyor bu müessese.
0
cilekli pasta
(28.08.25)
Geleneksel denen kına ne erkek tarafının ne de erkeklerin geldiği bir etkinlik.
Günümüzde kına diye 1 saatte 5 farklı payetli elbise değiştiren yelpazeli dansçı kızların etrafında döndüğü kendini iyi hisset etkinliği yapılıyor, gelenekle falan alakası yok.

Kendi kendilerine yapsınlar işte.
0
Bruce
(28.08.25)
Tek başına kına olmaz, kınaya iki taraf da katılır, erkek tarafı gelmez diye bir şey hiç duymadım. Eğer gitmezseniz evlenme işi yatar, ben sana söyleyeyim. Kız tarafı tek başına kına yaparsa oluşacak dedikodunun önünü alamazlar ve sonunda size patlarlar, hatta iş bozulmasa bile aradan yıllar geçse bu olay yüzünüze çarpılır. Yapılacak en doğru şey, her şeyi sineye çekip bu görevi yerine getirmek, gelen akrabalarınız da kınaya katılsın.

En baştan müstakbel eşinizle anlaşıp direkt nikah kıyarız diye anlaşsaydınız, iki taraflı bir anlaşma da aileler pek ses çıkaramazdı.

Tek başına gitme, seni dövmekten beter ederler.
0
lamborcini
(28.08.25)
Uzun uzun yazmaya hiç gerek yok. Eşin ve ailesinin gönlü olsun diye katlanacaksınız. Evlendikten sonra gidip el öpeceksin vs. Evlilik boyunca yılda birkaç defa bu tür istemeyerek yapman gereken aktiviteler olacak. Bunlar evliliğin bir parçası. Aynı şekilde eşin de senin ailen için yapacak. Ha "ben marjinalim, soyutlarım kendimi" diyorsan başka ama yazdıklarından öyle olmadığınız ve o aşamaya geçmeniz mümkün görünmüyor.
0
merhum
(28.08.25)
siz kendi şehrinizde kendi aileniz ve akrabalarınız için kutlama yapıyorsunuz. gelinin ailesi de aynı şeyi istiyor. anormal bir durum göremedim. tek başınıza gitmeniz olmaz. anne baba, bi aile büyüğü gelmeli illaki. şimdiden işi sidik yarışına çevirirseniz daha çok uğraşırsınız.
0
elorelia
(28.08.25)
öncelikle tek gidilmez, şehir dışından misafirlerinizin gelmesi bir bahane olamaz. en azından çekirdek ailenizin orada olması lazım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.08.25)
Geleneksel olmasaydın, sen de manipülasyona açık olmasaydın zaten bunların hiç biri olmazdı, emin ol bu ülkede kan döken aşiret vesaire değilsen evlenecek insanların karşısında kimse duramaz.

o yüzden ya söylenmeyi keseceksin, kınaya gideceksin ya da olduğunu iddia ettiğin kişi olup ben kınayı vesaire anlamsız buluyorum, böyle anlaşmamıştık bana bu dayatmana saygı duymuyorum o yüzden de kınaya gelmeyeceğim diyeceksin olacak bitecek.

ha bilenler demişsin, benim eşimin annesi de kına diye tutturdu, eşim de tamam teyzelerim halalarımla 10-15 kişilik bir şey senin gönlün için yapalım dedi o ufak kına olayı da birden yemekli bir etkinliğe dönünce net bir şekilde kına yapılmasını istemiyorum, zorla yaparsan da ben o kınaya gelmiyorum dedi bu tavrını da sürdürdü ve kına vesaire de olmadı.

benim ailem de düğün diye bastırınca ben de biraz daha uzatırsanız nikaha da gelemeyeceksiniz dedim ve susmak zorunda kaldılar.

elaleme kapılıyorsanız sizin sorununuz.
0
denizgonen
(28.08.25)
Çok bencil düşündüğünü daha önce yazmışlar zaten. Sizin akrabalar önemli de kız tarafınıkiler önemsiz mi?

Ben de kına düğün istemiyordum ama kınayı benim annem düğünü kayınvalidem çok istedi biz de uyum sağladık niye ergen gibi istemem diye inatlaşalım ki? Toplam 3 saat bir şey zaten az durup geliyorsun. Oynamadık bile düğünde oturduk geldik bir yerimiz incinmedi :)

Bizim de şehirlerarası 9 saat vardı ama kayınvalidem 9 saat yol kınaya gelemem dese oğlunu da al götür derdim. Daha evliliğin başında onu yapamam bunu edemem derseniz sizin iş çok zor. Erkek tarafı kınaya gelir yani isterse ülkeler arası olsun. Maksat sevdiklerinizin gönlü olsun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.08.25)
Sağlam bahane dediğin şey hayatımda gördüğüm en skko bahanelerden biri olabilir. Bu özel günler sürekli olmuyor. Kayınvalide ve akrabalar olarak kına olmanız şarttır bahane kabul edilmez.

Yani yeni mi göçtünüz bu ülkeye
0
Hallegadola
(28.08.25)
kınada erkek tarafının katılması illa şart değil. denk geldiğim bir kaç kına da kız tarafı kendi arasında yaptı. hatta damadın bile gitmediği kınalar varmış.
0
ground
(28.08.25)
eğer o kınaya ailecek gitmezseniz:

1) düğün yatar
2) evlenirsiniz ama 1 yıl sonra boşanırsınız

sizin kafa yapınıza uymayan, aileniz uymayan kişilerle ne diye evlenmekte ısrar edersiniz hiç anlamam.

olur da evlenirseniz tavsiyem 2 yıl çocuk yapmayın.
0
art cat chocolate
(28.08.25)
ne yaptı gelinin ailesi de kınaya gitmeyecek kadar olay büyüdü? ne yapmış olabilirler yani. bence gelinin çekeceği var. kına yani bu, 1 gece için gidersin uzatmadan.
0
deartheodosia
(28.08.25)
İki anne de problemli, nişanda bize gereksiz toksiklikler yapıldı nişanlımın annesi tarafından; annem de alttan almak yerine ikiye katladı problemleri kavgalar ettiler; bir araya kendileri de gelmek istemiyor biz de gelsinler istemiyoruz
0
🌸aguen
(28.08.25)
bu anlattıklarını aynen biz de yaşadık. ben de kına mına düğün vs hiç istemiyodum sade bir nikah yaparız diyordum ama olaylar baya çığrından çıkmıştı. çünkü benim yurtdışında yaşaıp sırf bu düğün için gelecek olan akrabalarım vardı. en başta eşime düğün vs istemiyorum desem de ailemin tavrı beni baya etkiledi. resmen pskolojik bunalıma girecektim. normalde belediyenin basit ucuz bi nkah yeri vardı orda nikah yapılacaktı. sonra eşime dedim ki en azından otelin bahçesinde yapalım, ovrdör tabağı vs olsun, sonra eşim de otelin bahçesine sığmayız benim bissürü arkadaşım gelecek dedi ve kabul etmedi, hiçbir arkadaşı gelmedi sonra :) neyse biz şık açık alan bi düğün salonunu tutmak zorunda kaldık sonuç olarak. kına da istemiyodum ama ailem altın toplayacaz dedi. dedim tamam o zaman salonu vs siz kendniz tutun beni karıştırmayın parasını da vermem dedim. neyse bunlar gidip bi yer tutmuş parasını da ödemişler. ben de 1200- 1300 tl gibi bi fiyata kırmızı bi elbise aldım. kuaförü vs hep ailem ayarlamış ben hiç karışmadım, 500 tl'ye gelin başı yaptırdık :) kına salonuna gttk, öylesine yaptık bi şeyler. eşimin ailesinden 1 ablası 1 abisi 1 yengesi 1 de küçük 7-8 yaşındaki yeğeni geldi. başka kimse gelmedi. ailenize istediğiniz kadar direnin en son yine onların dediği oluyor. ben aşırı dik başlı biriyim benim ettiğim kavgaları kimse edemez normalde ama benim bile elim kolum bağlandı. bi tek ağlamalı gelin çıkması yaptırmadım onu yaptırmadığım için ailemdeki herkes bana küstü kimse konuşmuyo :) ha benim de umrumda değil ama bu bile büyük olay oldu yani.
0
Sadece soruyorum
(28.08.25)
(4)

Kız arkadaşın instagramı

santiago
Bu konuyla ilgili bişey sormak istiyorum. Mesaj atanlara anlatmak isyorum konuyu. Çok özel bir şey değil ama yine de genele yazmak istemedim.
Bu konuyla ilgili bişey sormak istiyorum. Mesaj atanlara anlatmak isyorum konuyu. Çok özel bir şey değil ama yine de genele yazmak istemedim.
0
santiago
(27.08.25)
evet?
0
loch ness
(27.08.25)
Ayrıl
0
Shepard
(27.08.25)
bende merak ettim
0
my fault
(28.08.25)
yedekte tutuyo.
0
deartheodosia
(28.08.25)
(5)

Diyelim ki piyangoyu kazandiniz ve harcamaniz icin

lapaz
1 yiliniz var. 1 yildan sonra kafaniza sikip olceksiniz. Nasil harcardiniz?
1 yiliniz var. 1 yildan sonra kafaniza sikip olceksiniz. Nasil harcardiniz?
0
lapaz
(25.08.25)
Millete verirdim. Bana yaramıyor, başkasına yarasın. 1 sene bana idare edecek kısmını ayırır, kalanını dağıtırım
0
luluki
(25.08.25)
1 yıl harcayabildiğim kadarını harcardım geri kalanının son günümde yakardım.
veya geri kalanını soğuk cüzdana koyar okyanusa atardım
0
my fault
(25.08.25)
bir yıl sonra kesin olarak ölüyorsak, başka seçeneğimiz yoksa ben açıkçası kumar-alkol-uyuşturucu batağına saplanırdım. geleceğimi veya sağlığımı düşünmeme gerek olmayacak sonuçta. aslında dünyayı gezme fikri fena gelmiyor kulağa ama kısa süre sonra öleceğim için muhtemelen tamamen anlık zevklere ağırlık verirdim, tanışacağım hiçbir insanın ya da gördüğüm hiçbir yerin uzun vadede "benimle" kalamayacağını bilmek muhtemelen bu tür işlere olan hevesimi tamamen köreltirdi.

tabii tüm bunları parayı kimseye bırakamayacağım, hepsini benim harcayıp bitirmem gerektiği varsayımıyla yazdım. başkalarına bırakabiliyorsak eğer anneme ve kardeşlerime bırakırdım, kumarla uyuşturucudan kısabiliriz o durumda.

harcayamadığımız para bir yılın sonunda yok edilecek veya geri alınacaksa da zararı yok ölüyom zaten bana ne.
0
der meister
(25.08.25)
çocuğuma bırakabiliyor muyum? yoksa biz ölünce yememişsek para da gidiyor mu?

öyleyse bile yettiği kadar bi ev alırım, ölünce oğluma kalsın.
0
kibritsuyu
(25.08.25)
Benjamin Franklin gibi bir fon oluştururdum.
0
burka
(25.08.25)
(3)

Koşu ayakkabısı tavsiyesi

bu ne bilimsizlik
Haftada 3-4 defa dışarıda 10+ km koşuyorum, koşu zemini asfalt parke toprak karışık, bazen dağ tepe engebeli araziye çıktığım da oluyor, buna uygun olarak hangi ayakkabılara bakayım?
Haftada 3-4 defa dışarıda 10+ km koşuyorum, koşu zemini asfalt parke toprak karışık, bazen dağ tepe engebeli araziye çıktığım da oluyor, buna uygun olarak hangi ayakkabılara bakayım?
0
bu ne bilimsizlik
(25.08.25)
bir kaç tane ayakkabın olması en iyisi. her zeminde geçerli ayakkabı bulmak zor.
yarış kafasındayken bunu kullanıyorum.
www.adidas.com.tr

yarışa hazırlık için
www.adidas.com.tr
www.adidas.com.tr
www.adidas.com.tr

outdoor ayakkabılardan favorilerim:
www.nike.com
www.nike.com
0
gabe h coud
(25.08.25)
Puma' ya gönülden bağım var ama yaklaşık 4-5 senedir Nike ile koşuyorum.

Zoomfly 6 aldım yeni, performansından çok memnunum, bir de çok ucuz diye outletten New Balance aldım 520 galiba, acaip iyi geldi, çok rahatım.
0
kumandanim
(25.08.25)
bence koşu ayakkabısı dedin mi asics.
uzun mesafe, yarış, tempo için superblast, metaspeed
günlük koşular için novablast, nimbus, kayano
patika için trabuco
0
my fault
(25.08.25)
(19)

Telefonda oyun oynuyor musunuz?

gnosis
Ben pc oyuncusuyum ama ne yazık ki bir süredir evde oturup oynayamıyorum. Android telefon için ücretli ya da ücretsiz tek oyunculu oyun önerileriniz var mı? Vallahi Steam'i özledim:(
Ben pc oyuncusuyum ama ne yazık ki bir süredir evde oturup oynayamıyorum. Android telefon için ücretli ya da ücretsiz tek oyunculu oyun önerileriniz var mı?
Vallahi Steam'i özledim:(
0
gnosis
(22.08.25)
Ben Happy Color oynuyorum bi tek kafamı çok rahatlatıyo bi de özellikle arkaya video falan açıyorum mis. Çok iyi geliyo bana.
0
matilda
(22.08.25)
Yaş 40 oynamıyorum.
0
mikahakkinen
(22.08.25)
Duolingo sayilirisa bi o var. ama onu da azalttim baya.
Arada yolculukta WordScapes aciyorum. Muzik kesmezse :D
0
ermanen
(22.08.25)
play.google.com

Karayip korsanları 2 de will turner ve davy jones un oynadığı blöf ve zar oyunu
youtu.be
0
grimavi
(22.08.25)
No bi ara indirmistim sildim
0
sey mi dostum
(22.08.25)
sıkıldıkça agar.io oynuyorum. tarifsiz bir stres atma ritüeli benim için.
0
Improbable
(22.08.25)
Sadece candy crush oynuyorum
0
nothing in my way
(22.08.25)
Sudoku
0
peki madem
(22.08.25)
number sums diye bir oyunu oynuyordum arada bir.
anne ve babamın telefonlarına da yükleyip reklamsız aldım onlara. babam 2500+ bölüm geçmiş. alzeihmer'dan korkuyor ve iyi geleceğini düşünüyor. ben de öyle düşünüyorum.

"water sort puzzle" diye bir uygulama var. onu çok oynadım da bir bölümden sonrasını geçemedim. türü neyse bu oyunların, çok çeşitlileri var.

çivi sökme oyunları var, onlardan da yine çok var. nuts and bolds, wood nuts vs gibi isimlerle farklı farklı üreticilerin yazdığı neredeyse aynı oyunlar. böyle bulmacaları da çok oynardım.

yok ben bulmaca istemiyorum dersen, en çok oynadığım oyun "tower war" adında lanet bir şey. bir müddet sonra hep aynı döngünün içinde olduğunu ve "online mod" havası verilse de asla online değil sürekli cpu'ya karşı oynadığın için sıkıyor. ama saatlerimi harcadım bu oyuna. oldukça keyifli.
0
biseysorcaktim
(22.08.25)
akilli telefonu cevreye gore gec aldim 2015 yilinda bir kere bir oyun yukledim 3 gun sonra sildim yanlis hatirlamiyorsam.
0
bay b
(22.08.25)
oynamıyorum ama metrobüste gördüğüm herkes candy crash oynuyor yaşlısı genci fark etmeksizin.
dinner dash tarzı oyunları severdim. happy colorda gözüme güzel gözüktü.
0
eja
(22.08.25)
monument valley güzel oyundu. tasarımı etkileyici.
leos fortune başlarda kolay ama sonradan güzelleşiyor.
limbo çok güzeldi.
0
potsdamer
(22.08.25)
oynamak istiyorum ama oynamak imkansız. bir oyun indirdim maç yapayım dedim yok kart açıyorsun yok oradan bir şey çıkıyor ona para istiyor yok oradan oyuncu ekliyorsun yarım saatte maç ekranına gelemedim. bende sildim.
fps bir oyun indirdim iki adam vurayım dedim onda da yok silah seç yok kamuflaj seç yok şunu yap yok şuna para ver deli etti yine sildim.
basit oyunlarda da devamlı reklam izletiyorlar onlarda öyle oynanmıyor.

zorla para harcatmaya çalışılan bir düzene geçildi.
0
my fault
(22.08.25)
ben oynuyorum. marvel contest of champions. müthiş bir oyun aaa bağımlılık yapar
0
abelardo
(22.08.25)
Sudoku ve lichess
0
Amaranta ursula
(22.08.25)
Diablo, lol, Brawl Stars, COD mobile telefonda iyidir.
0
ananiyimioguz
(22.08.25)
kelimelik oynuyorum. telefonumdaki tek oyun :/ bağımlısıyım.
0
deartheodosia
(22.08.25)
@my fault

milyar dolarların döndüğü bir endüstri bu. eskisi gibi bağımsız programcıların eğlence amaçlı yaptığı oyunlara denk gelme imkanımız çok düşük.

gazeteoksijen.com bu linkteki dream games, reklamlarda muhtemelen gördüğünüz başı sürekli derde giren kral oyununu yapan şirket.
0
biseysorcaktim
(23.08.25)
Maın tarlası (minesweeper) var sadece. Sıkılınca yahut uçakta oynuyorum bazen. Aynı şekilde uçakta oynadığım bir offline texas holdem poker oyunu vardı. Yapımcısı malum katil devletin şirketlerinden olduğunu öğrenince sildim.
0
yadigar
(23.08.25)
(24)

Ne yemek yiyorsunuz?

ermanen
soru başlıkta.evde ne yemek yapıyorsunuz? yapılıyor?dışarda ne yemek yiyorsunuz? ne tür mekan/restoran? fast food? esnaf? fine dining?eve ne yemek sipariş ediyorsunuz?evde yeme/dışarda yeme oranı?vs.
soru başlıkta.

evde ne yemek yapıyorsunuz? yapılıyor?
dışarda ne yemek yiyorsunuz? ne tür mekan/restoran? fast food? esnaf? fine dining?
eve ne yemek sipariş ediyorsunuz?
evde yeme/dışarda yeme oranı?
vs.
0
ermanen
(22.08.25)
evde: köfte, pilav, makarnalar, tavuklu yemekler, fasulye, patates, mantı, karnıyarık, alinazik, pizza, fırın yemekleri vb.
her sabah kahvaltı.

dışarda: kebap, hamburger, pizza, lahmacun; döner. bazen açık büfe ev yemeği

eve asla yemek sipariş etmem.

%90 evde %10 dışarda yerim. max %20ye çıkar bu. sadece akşam yemekleri o da.
0
jelly bear
(22.08.25)
Sabah;

çavdar ekmegi+omlet+peynir+çay

ikindi;
biraz kuruyemis ve (varsa) elma

aksam;
tencere yemegi, eger o yoksa çavdar ekmegi arasi domates peynir+sade soda.
0
feastofthedamned
(22.08.25)
Evde mevsim sebzelerinden zeytinyağlı tencere yemekleri
youtube.com

Örneğin bu hem pratik az malzemeli ve lezzetli

Dışarıda yeme olayını azalttım
0
grimavi
(22.08.25)
Bilumum ev yemekleri yapıyorum kisir, taze fasulye, köfte, güveç etc.
Disarda evde yapamayacağım şeyleri yiyorum mangal kebap, pizza (bunu aile evinde yapabiliyorum kendi evimde fırınım yok), baklava, kunefe, katmer vs
Dışarıdan eve hic sipariş vermedim.
%85 evde, %15 arkadaşlarla buluşunca ya da misafir gelince
0
Amaranta ursula
(22.08.25)
Son bi iki ayda evde neredeyse hiç yemek yapmadım hep dışardan söyledim. Ondan önce de makarna, ızgara tavuk bonfile falan yapıyodum.

Kahvaltı yapmıyorum, öğle yemeklerini hastane yemekhanesinden yiyorum haftaiçi. Yemeği beğenmezsem hastane içinde kafeterya var oradan ev yemeği, mantı, döner vs bi şeyler yiyorum.

Akşam yemeklerinde dışarıdan tavuk pilav, makarna, tost, sandviç, bowl, hamburger, lahmacun, döner, noodle sıklık sıralamasında söylüyorum. Biraz evde yemek yapmaya dönmem lazım yine ama. Son 3 ayda evde yapıp yediğim gün sayısı 1 sanırım. %99 dışarıdan oluyor lol. Ondan önceki bir yılı düşünürsek %60 dışarıdan %40 evde olabilir
0
nundu
(22.08.25)
ev yemekleri yapıyorum. türlü, patates oturtma, patlıcan oturtma, tas kebabı, orman kebabı, hindi sote, mantarlı hindi ya da tavuk sote, kuru fasulye, taze fasulye, barbunya, ıspanak, pırasa, tavuk haşlama vs. vs.
dışarda ben mantı ve makarna çok severim o tarz şeyler ya da iskender, kebap, lahmacun gibi şeyler. arada da canım ev yemeği çekerse ve dışardaysam ev yemeği yerim.
eve haftada 1 bazen 2, bazen 2 haftada bir sipariş veriyorum. eve %80 mantı gelir eğer teksem.
çoğunlukla evde yiyorum. eve sipariş de dediğim oranda işte.
0
matilda
(22.08.25)
evde istediğim her yemeği yapıyorum.
zorunda kalmadıkça dışarıda yemiyorum. yersemde basit o anlık açlık ihtiyacımı ucuz şekilde karşılayacak şeyler.
hiç eve sipariş etmiyorum.

%99,99 ev %0,01 dışarısı
0
my fault
(22.08.25)
Protein olacaksa Kıyma kavurma, köfte, tavuk sote, bazen fırında somon, bazen nadiren kavurma filan pişiriyorum. Kışın düdüklü yemeği yaptığım oluyor. Yanına sebze tencere yemeği ya da fırında ızgara sebze, bazen salata, bazen pilav oluyor. Arada bir gimbap yapıyorum evde keyifli oluyor. Dışarıda yemem çok az 2 ayda bir filan o da sosyal amaçlı yoksa hiç yemem. Evde yemek yapmak kaliteli malzemeyle bile daha ucuz. Mesela 2 kişilik döner yeseniz düzgün yerde 1600 tl o parayla rahat 2 kilo kıyma alınıyor zaten. 1 gün önceden ne yemek yapacağımı planlar ona göre buzluktan eti vs çıkarıyorum ya da iş çıkışı markete gidiyorum, son ana bırakılırsa yorucu oluyor. Önceden planlayınca çok pratik oluyor her şey.
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
Nadiren iki öğün genelde tek öğün yiyorum.
İki öğün;
Evde standart kahvaltı tabağı hazırlıyorum.
İş yerinde uyguladığım diyete uygun bir yemek yapıyor aşçı benim için genelde sebze ve et grubundan oluşan doyurucu bir yemek oluyor bu.

İzin günlerimde de evde kahvaltı dışında sebze sote, köfte, yoğurt vs böyle basit pratik şeyler hazırlıyorum.

Programım yoksa dışarıda yemeyi bıraktım, sipariş vermeyi zaten aylar öncesinden bırakmış durumdayım.
0
mutekebbir
(22.08.25)
Dönem dönem değişiyor.

2 yıl kadar akşam yemeği yapmayı bırakmıştım. Bu aralar salata (sadece soslu), meyve veya kendi yaptığım kekten yiyorum. Evden çalışıyorsam öğlen ve akşam makarna veya hazır vegan döner/köfte vb. yapıyorum.

Öğlenleri işteysem genelde ev yemekleri yapan bir yere gidip baklagillerden bir şeylerle salata yerim. Uzun zamandır evde tencere yemeği yapmadığım için iyi oluyor. Pizza, noodle ve vegan/vejetaryen bowl da seviyorum.
0
auroraaurora
(22.08.25)
Benim hanımın mesleği yemek. Bu sebepten her gün her gün farklı yemek yiyoruz. Şunu diyebilirim; senede 300 farkli tarif yapıyor. O yüzden sürekli farklı dünya mutfakları falan, evin her yeri kitap, dergi doldu.

Bense düz adamım, öğle yemekleri bende. Sebze, karbonhidrat ve protein yapıp geçiyorum. Genelde somon köftesi, tavuk, dondurulmuş karışık sebzeler falan. Ya da konserve sardalya tavada pisirip salata falan.
0
logisticsmanager
(22.08.25)
@grimavi

guzelmis o kabak yemegi. pratik ve saglikli. arada ben de daha sade kabak yemegi yapiyorum.

zeytinyagli soyle bir versiyonu da var:
www.nefisyemektarifleri.com
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@titanic kemancısı

gimbap bi kere yillar once Kore restoraninda yemistim heralde. adini unutmusum. susiye benziyor zaten. Kore'de misin yoksa? ya da Kore yemekleri seviyorsun. Kore restoranina gitmeyeli cok uzun zaman oldu.
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@logisticsmanager

hanimin yemek meslegi olmasi guzelmis ve dunyanin cogu mutfagini denemek guzel ayricalik. ben de gezdigim yerlerde denemeye calistim.

yalniz 300 kusur cesit yemek de fazla gelmiyor mu ya? hepsini begenebiliyor musun? belki hanim yaptigi icin mecburiyetten de begendiklerin oluyordur :D
0
🌸ermanen
(22.08.25)
@ermanen metro marketlerde nori yosunu satılıyor, pirinci farklı sadece bizim pirinçten o da suşi pirinci diye satılıyor. ton balıklı, turşulu, mayonezli, sebzeli filan yapıyorum orijinal şeklinde susam yağı filan var onlar yok bende, olan malzemeyle yapıyorum daha çok :D. Kendi damak tadıma göre uyarladım biraz internette çok çeşitli videolar var tavuklu filan yapan da oluyor doyurucu bayağı. Sarmak için bambusu da 50 tl ye filan satılıyor, Kore’de yemiştim orijinalini ama arada bir evde de yemek güzel oluyor. Tek nori yaprağı ile yapıyorum pakette bayağı var alınca, buzdolabında saklıyorum uzun süre malzemesi oluyor böylece. Normalde gimbaba pirinç sirkesi katılmazmış, suşiye katılırmış sadece ben bilmeden onu da almıştım metro marketten bir iki damla pirince ekliyorum boşa gitmesin diye güzel oluyor. İyi sarmak için sebzeleri vs çok ince kesmek lazım birkaç video izlediktan sonra kolay oluyor yapması :d
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
Egeliyiz. Taze fasülye börülce bamya semiz otu çorbası.
Et olarak pirzola köfte.
Dışarıda kebepçıdan başka yemekçi yok. Farklı dünya mutfağı olursa deniyoruz.
Bölgemizde pide ünlü ve riskli olmadığı için ayda bir dışarıda yiyoruz. Eve de sadece pide söylüyoruz. Otlu peynirli kapalı pide ve kuşbaşı pide söylüyoruz.
0
mikahakkinen
(22.08.25)
@ermanen; abi canin kuru fasulye istese sipariş vermen lazım yoksa hayatta aklina gelmez =d bir de o kadar fazla yapıyor ki birkaç tarif oluyor, hastası oluyorum. Ama 2 hafta sonra ne olduklarıni unutmuyorum. Bana diyor hangisi soyle tekrar yapayim, diyorum nasıl hatırlayayim 300 tariften =d

Onun dışında yüzde 95i çok güzel. Yiyemedigim belki iki kere falan yılda.
0
logisticsmanager
(22.08.25)
evde pilav çeşitleri, nadiren makarna, farklı patates yemekleri, patlıcan, nohut tava, tavuk, köfte, ali nazik, hazır mantı, hindi, kabak ama genelde kıymalı kabak sandal gibi, kabak graten, pırasa graten falan.. sebze yemeklerini çok fazla tek başına yiyemem o yüzden kıyma koyuyorum genelde içine. eskiden hazır dondurulmuş çok yerdim şu an yemiyorum şinitzel falan da uzun süredir yemedim pratikliğine rağmen. bakliyatları hazır alıyorum konserve ya da paketli yayla'nınkiler gibi. ya haşlanmış şekilde ya yemek.

dışarıda ağırlıklık olarak pide, lahmacun, köfte. fast food genelde pizza butik burgercilerden hamburger. fine dining gitmem. güzel bir esnaf lokantası bulsam ağırlıklı olarak oradan yerim aslında.

eve sipariş edeceksem eskiden çok tavuk döner dürüm söylerdim artık söylemiyorum. söyleyeceksem dürümle'nden. yine genelde pizza lahmacun. güzel bir işkembeci var et yemekleri ve pide, lahmacun falan da yapıyor son zamanlarda oradan söylüyorum. porsiyonu bol ve doyurucu çok aç olmayınca oradan bir çorba söyleyip yanında gönderdikleriyle doyuyorum genelde.

dışarıda yeme oranı daha fazla maalesef.
0
black holes in the sky
(22.08.25)
şu sıralar hafta içi kahvaltı yapmıyorum. öğle yemeğini şirkette yiyorum. akşam bir kase yoğurt içine protein tozu. hafta sonu programa göre, davetler vs. çok değişiyor.
0
gabe h coud
(22.08.25)
Büryan yiyorum.
0
runaway
(22.08.25)
dışarıdan yemeyi çok çok azalttım. hemen her tür yemeği yaparım ama kısa sürede yapılanları tercih ediyorum. bir de el işçiliği olanları hiç yapmıorun sarma içli köfte gibi. o kadar uğraşıp kısa sürede bitmesi mantıksız geliyor.
0
ground
(22.08.25)
Evde: Sulu sebze/bakliyat yemekleri, başta somon olmak üzere balık çeşitleri, ev köftesi, küşleme/pirzola/kuzu şiş tarzı etler, zeytinyağlı çeşitleri, makarna üstü ton balığı/hindi, basmati pilavı (çok severim).

Dışarıda: Genellikle balık/kırmızı et çeşitleri. Rutin gittiğim yerler var; Rota Balık, Kavak Doğanay, Fevzi Hoca, Trabzon Kültür Derneği, Marmara Et, Nusret Burger, Günaydın gibi. Saray İşkembe'de sakatat çorbaları içerim.

Eve sipariş verirsem: Genelde döner oluyor, bazen de Adile Sultan ev yemekleri.

Haftaiçi günde üç öğün, haftasonu 2 öğün yiyoruz. Haftalık toplam 19 öğün yemeğin 2 veya 3'ü dışarıdandır. Haftasonu gezmeye çıkınca mecburen dışarıda yiyoruz.
0
Lethe
(22.08.25)
%80 evde yerim.

bitkisel beslenme uyguluyorum ama işlenmemiş olanlar mümkün olduğunca ya da minimal işlenmiş olanlar.
0
elite crew
(22.08.25)
Sabah küp peynir %0.03 yağlı

Öğleden sonra mercimek çorba 1 kase
Pancar, kuru fasulye, nohut, yoğurtlu roka; içeren bowl minik

Akşam ise bi avuç karışık yemiş 2 adet muz
0
baldan kaymak
(22.08.25)
(25)

Suyu nasıl alıyorsunuz

herzan
Aritma cihazı, aritma sistemi, damacana, şişe, çeşme suyu vs vs.Arıtma cihazları suda mineral falan bırakmıyormuş. Bina girişi sistemler de çok pahalı. Damacanaya da hijyenik değil diyorlar. Pet şişe desen çok fazla plastik biriktiriyor.Siz nasıl yapıyorsunuz bu işi ya. Çok sıktı bu konu.
Aritma cihazı, aritma sistemi, damacana, şişe, çeşme suyu vs vs.

Arıtma cihazları suda mineral falan bırakmıyormuş. Bina girişi sistemler de çok pahalı. Damacanaya da hijyenik değil diyorlar. Pet şişe desen çok fazla plastik biriktiriyor.

Siz nasıl yapıyorsunuz bu işi ya. Çok sıktı bu konu.
0
herzan
(21.08.25)
6lı 1.5 litre.
0
gobekliraki
(21.08.25)
Brita.
0
orient blue
(21.08.25)
Cam damacana kullanabilirsiniz. Biz normal plastik damacana kullanıyoruz.
0
yadigar
(21.08.25)
5 litrelik pet şişelerde.
4 tanesini eve çıkarmak da antrenman oluyor. Bir taşla iki kuş.

www.youtube.com
0
Mirket
(21.08.25)
10 litrelik plastic şişe.
0
peki madem
(21.08.25)
Arıtma cihazları sebil cihazına baglanilabiliyor, o çok pratik.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.25)
24'lü 0.5 sarıkız
0
Batuhanolabilir
(21.08.25)
Damacana kullanıyorum.
Belli konularda hijyen takıntısı geçmişi olan biri olarak bu konuların büyük oranda psikolojik olduğunu fark ettiğimden beri rahatım.
Hijyen estetik ve sağlık açısından önemlidir. Damacana su içtiği için başı hastalıktan kurtulmayan birileri olmadığına göre, gözün görmediğine gönül katlandığı sürece ortada bir sorun yok.

Mikroplastiklerin spermlere kadar girdiği bu çağda sadece damacanadan feragat ederek kurtulamayacağımı da bildiğim için işin sağlık tarafını gözardı etmeyi seçtim.

Depozitosuz ya da 5'lik plastik şişelerin atık dönüşümü ve israf açısından daha zararlı olduğunu düşünüyorum ayrıca.
Cam damacana seçeneği sevdiğim suda olsa tercih ederdim bu arada.
0
Bruce
(21.08.25)
damacana kayisdagi<3
0
ala09
(21.08.25)
5 litrelik şişeler +1
0
nawar
(21.08.25)
1.5 lt 12li pet şişe. 90 tl. kendim taşıyorum. tek seferde 6 tane falan alıyorum.
0
jelly bear
(22.08.25)
Neden 5 litrelik ped şişelerde aldığımı da açıklayayım.
Geçen gün burada maden suyunun fazla içilmesi konusunda gündeme gelmişti. Maden suyunda nitrit, amonyak vb zararlılar olabileceği.

Maden suyunda varsa suda neden olmasın diye düşünmüşümdür hep. Damacana alırsan hep aynı markaya mahkum kalma ve suda bir zararlı var ise vücutta birikimine çanak tutma durumu söz konusu olur.

Bu düşünceyle marka çeşitlendirmesi çok mantıklı geliyor bana.

Aynı mantıktan hareketle hep aynı marka yumurta da almam ve sebzeyi hep aynı pazarcıdan da almam.
0
Mirket
(22.08.25)
2 damacana ve 1 koli içinde 12 adet olan 1.5 litrelik saka su 450 tl, haftada 2-3 tekrarlı şekilde.
0
eja
(22.08.25)
arıtma cihazı kullanıp maden suyu ile destekliyorum. en sürdürülebilir olanı bu bence.
0
merhum
(22.08.25)
@Mirket +1
ben de aynı

hep mantıklı cevaplar veriyor :)
0
ermanen
(22.08.25)
Pınar damacana.
0
mikahakkinen
(22.08.25)
Arıtma cihazına geçtik geçen sene, damacanayla baş edilmiyor ya su bu kadar pahalı olmamalı :/
0
mutekebbir
(22.08.25)
Cam damacana şeklinde alıyorum
0
titanic kemancısı
(22.08.25)
hamidiye 19lt damacana
0
bay b
(22.08.25)
Arıtma cihazları suda mineral falan bırakmıyormuş. Bina girişi sistemler de çok pahalı. Damacanaya da hijyenik değil diyorlar. Pet şişe desen çok fazla plastik biriktiriyor.

hepsinde aynı fikirdeyim.

yaşadığım yerde doğal kaynak suları var.
ailem sık sık o tarafa giderken 15-20 litrelik büyük şişelere su dolduruyorlar.
bazen bir şişesini ben alıyorum, bazen su kaynağına doğru giderken elimdeki büyük şişeleri dolduruyorum.

bunun dışında çoğunlukla 1.5 x 6 alıyorum.
su içmeyi unutuyorum, hiç aklıma gelmiyor.
şişeleri sayarak ne kadar içtim takibi yapabiliyorum.

bir kaç ay önce taşındım buraya. eve servis damacana kim getiriyor bilmiyorum ama şişe olayını damacadan daha çok sevdim. şişeleri geri dönüştürme imkanı bulursam böyle devam edeceğim.
0
biseysorcaktim
(22.08.25)
anadolu yakasında kayışdağı suyu çeşmeleri var. devamlı buralardan dolduruyoruz. hiç suya para vermedik.
0
my fault
(22.08.25)
damacana alıyorum pürsu marka. Getir'de de pürsu 1,5 litrelik 6lı sular var onlardan alıyorum. Arıtma suyunun tadından nefret ediyorum. Mineralinde falan değilim de tadı çok kötü. Damacana konusunda da seçiciyim, Ali Koç bu kadar pürsu reklamı yapmıyodur etrafta yani yıllardır başka damacana kullanmadım. Evde sebilim olsa 1,5 litrelik su almam pek de soğuk su içmek için daha rahat oluyor. Eşyalı ev olduğu için ve yakında taşınacağım için sebil de alamadım.
0
nundu
(22.08.25)
Ben de 5 ltliklerden alıyorum. Çevreye bile isteye zarar verdiğim yegane konu bu sanırım.
0
asteriks
(22.08.25)
12'li 500 ml sulardan alıyorum daha pratik ve kolay oluyor.
0
koela
(22.08.25)
Herhalde 25 yıldır falan ailecek arıtma suyu kullanıyoruz, kimsede bir problem bugüne kadar olmadı.
0
mirty
(22.08.25)
(19)

Kağıt gazete alıyor musunuz?

michael_knight
Ne kadar uzun zamandır kağıt gazete almadığımız, hatta başka bir yerde rastlayıp elimize bile değmediğini konuşalım mı?Kağıt gazeteyi kimler neden alıyor?Ev taşırken veya bir eşyayı kırılmaması için sarmak için yıllarca gazete kullanmaya alışmıştık, ilk yıllarda bu iş için halen gazete bulmaya çalış
Ne kadar uzun zamandır kağıt gazete almadığımız, hatta başka bir yerde rastlayıp elimize bile değmediğini konuşalım mı?
Kağıt gazeteyi kimler neden alıyor?

Ev taşırken veya bir eşyayı kırılmaması için sarmak için yıllarca gazete kullanmaya alışmıştık, ilk yıllarda bu iş için halen gazete bulmaya çalışıyordum evde ama artık o da aklıma gelmiyor.
0
michael_knight
(21.08.25)
Almıyorum, 15 seneyi geçmiştir, keza dergi de öyle. Ailem her gün olmasa da sıklıkla alıyor, eski alışkanlıklar. Gözlemlediğim kadarıyla 60 yaş üstü seyrek de olsa alıyor, 45 ve altı almıyor.

Edit: ailem okuyor (magazine falan değil de siyaset, ekonomi kısımlarını, köşe yazılarını), bulmacasını da çözüyor. Yaşları ileri olduğu için internet erişimleri kısıtlı, herhalde o yüzden.
0
orient blue
(21.08.25)
@orient_blue
Aileniz okumak için mi alıyor yoksa tamamen alışkanlık, alınıyor ve yüzüne bakılmıyor mu?
Bulmaca, köşe yazısı, spor haberi veya aklıma gelmeyen ve özellikle ilgilendikleri bölümler var mı gazetede?
Özel değilse hangi gazete veya gazeteler olduğunu da sormak isterim ama buna cevap vermek istemeyebilirsiniz
0
🌸michael_knight
(21.08.25)
son 10 senedir benimde elime gazete değmedi. gazeteyi artık sadece 75-80 yaş üstü alıyor. 60 yaş üstü facebooktan takip ediyor.
2000lerin başında lisedeyken her gün sınıfa en az 5-6 gazete alırdık. hocalar bizden otlanırdı. üniversiteye giderken arada vapurda okumak için alırdım. üniversiteden sonra hiç para verip almadım.
bir ara otobüs duraklarında bedava dağıtılan gazetelerde vardı.
hey gidi günler.
0
my fault
(21.08.25)
her hafta sonu aliyorum. hem okumak hem bulmaca cozmek icin
0
buenosdias
(21.08.25)
Geçtiğimiz haftasonu Caddebostan Nero'da bir amcanın yerine oturmuştum, o gazetesini bırakıp kalkmıştı. Görevli alıp atmak isteyince aklıma tam olarak bu dediğiniz geldi, bırakabilir misiniz bakayım dedim, baştan sona okudum nostalji olsun diye. Ama bomboştu :) Gerçekten nostaljik o ince kağıt ve dokunma hissi dışında çok anlamsız geldi. Bir de eskiden gazetede yazanlara bir saygı duyuluyordu sanırım, köşe yazarlığı değerli bir şeydi. O da tamamen yok olmuş onu fark ettim. Genel olarak sosyal medya sayesinde saygı duyduğumuz herhangi bir meslek dalı neredeyse kalmamış gibi bir şey.
0
silverleaf
(21.08.25)
yılda birkaç defa (kışın) ve hafta sonları bulmaca çözmek için alıyorum.

kış aylarında genelde misafir gelmiyor, ben de bazı hafta sonları plan yapmıyorum ve ful evde takılıyorum, o hafta sonları alıyorum kahvaltıdan sonra çay kahve eşliğinde vakit geçiriyorum öyle.
0
Sadece soruyorum
(21.08.25)
20 senedir gazete almıyorum. hatta dergi de almıyorum. çocukluğumda bizim evimiz hafta içi 2 haftasonu 3 gazete alınan bir evdi. hatta bir de düzenli bilim teknik gibi dergiler alınırdı. elimde bilim tekniğin ilk sayısından 2010-2012 yılına kadar nerdeyse tüm dergileri var. demek ki 2012 den sonra bilim teknik almayı da bırakmışım.

68 yaşındaki annem de benim bildiğim 10 yıldır gazete almıyor. tableti var telefonu var, twitter, fbook, instagram en çok da youtube gündemi buradan takip ediyor.

karaköy vapurunda insanların gazete alıp okuduktan sonra bir başkası da okusun diye koltuğa bıraktığı günleri hatırlıyorum. tahmini 2010'dan sonra bu alışkanlığı hiç görmedim.

ev taşırken paket kağıdı lazım olunca toptancıya gidip baloncuklu naylon ve koli satın aldım. artık taşınma işleri eski gazete kağıdı ile yapılmıyor.
0
orpheus
(21.08.25)
bazen bulmaca için posta gazetesi alıyoruz.
0
biravekahve
(21.08.25)
bir yerlere sermek ya da üzerinde tırnak kesmek için alıyorm bazen.
0
bay b
(21.08.25)
annem haftasonu aliyor bulmaca filan icin, 70 ustu yas.
0
kassiopeia
(21.08.25)
Ara sıra alışveriş yaptığımız bir site (tasarım tişört, ev tekstili vs satıyor) ürünleri gönderirken 3-4 yapraklık bir gazete ekliyor pakete; gazete tasarımlı katalog gibi bir şey yapmışlar, gazete kâğıdına bastırmışlar. Yıllardır ondan başka gazete girmiyor eve.

Boya, zımpara vs yaparken masaya sermek için de o gazeteyi kullanıyoruz, çabucak bitiyor. Sırf o yüzden ara sıra gazete alıp kenara koysam olurmuş aslında, aklıma geldikçe alayım bundan sonra.
0
kobuzchu kiz
(21.08.25)
Gazete değil ama dergi alıyorum.
Günlük olarak haber takip etmeyi bıraktım. Haberleri aylık olarak takip ediyorum genelde.
0
logisticsmanager
(21.08.25)
traş olurken lavabonun üstüne ve yerlere sermek, tırnak kesmek için. onları da tekrar kullanıyorum çöpe döküp. ıslanmadıkça, yırtılmadıkça yenisini almıyorum.
0
inheritance
(21.08.25)
en son 4 yıl önce boya yaparken almıştım, türk basını aşırı kalitesiz para vermeye değecek tek bir gazete ve fikir grubu görmüyorum. ülkenin her kesiminden kalitesizlik akıyor bence
0
i wanna go back
(21.08.25)
en az on senedir almadım, hatta tanıdıklarım arasında alanı da görmedim desem yalan olmaz.

büyük marketlerde gazete dergi stantları var.
dergilere bakıyorum. senede 1-2 aldığım oluyor ilgimi çeken bir şey.
gazetelere de şöyle bir bakıyorum ama ilgimi çekmiyor hiç.

evde kağıt lazım oluyor. kargolardan çıkan kağıtları saklıyorum bazen.
ya da yazıcıdan hatalı çıkardığım genelde tek yüzü yazılmış, arka yüzünü müsvette olarak kullanacağım kağıtları kullanıyorum gazete yerine.
0
biseysorcaktim
(21.08.25)
en az 15 senedir almadım. Zaten türkiyede gazeteleri oldum olası sevmemişimdir gereksiz büyük bir boyutta, içerik desen zaten :) internet varken de aşırı gereksiz.

basılı yayının pek çok alanda çok uzun bir ömrü kalmadı zaten.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(21.08.25)
3 sene önceye kadar bulmaca için alıyordum.
0
black holes in the sky
(21.08.25)
haftanın 3 4 günü evrensel alıyorum. çocukken de alır köşe yazılarına kadar okurdum. sosyal medyadan veya internetten haber okuduğumda anlamıyorum, gazete okumanın da hala önemli olduğunu düşünüyorum.
0
zemberek
(21.08.25)
Düzenli olmasa da alıyorum.

Düzgün medyaya ekonomik destek olması açısından da yapıyorum bunu. Bugün bir Cumhuriyet aldım mesela. Kitap eki vardı. Yeni çıkmış kitapları gördüm.
0
yurtsuz john
(21.08.25)
(7)

Dişçiye gitmem lazım ama mikrop kaparım diye korkuyorum

ya ben lan neyse
bu psikiyatrik sorunum yüzünden gidemiyorum. en son devlet hastanesinden rendevu alıp gittim. sırada beklerken dişçi, yaşlı bir kadının ağzında parmağını gezdirip o eldivenleri çıkarmadan yeni eldiven kutusundan salyalı parmaklarıyla yeni eldiven alınca geri döndüm.ya benden önceki hastada kullandık
bu psikiyatrik sorunum yüzünden gidemiyorum. en son devlet hastanesinden rendevu alıp gittim. sırada beklerken dişçi, yaşlı bir kadının ağzında parmağını gezdirip o eldivenleri çıkarmadan yeni eldiven kutusundan salyalı parmaklarıyla yeni eldiven alınca geri döndüm.

ya benden önceki hastada kullandıkları aletleri yanlışlıkla benim tedavimde kullanırlarsa gibi fobilerim var.

artık gitmem gerekiyor. bu rahatsızlık da ha deyince geçmiyor ki. birilerinden tavsiye mi isteyeyim, özel bir muayehane bulup gitmeden önce instagram'da derdimi mi anlatayım ne yapayım?
0
ya ben lan neyse
(20.08.25)
özel bir yere gidip bu durumunuzdan bahsedersiniz muhtemelen içinizi rahatlatırlar. money is everything.

öte yandan içiniz rahatlasın yıllardır diş için adsm'lere giderim belki onlarca kez gitmişimdir hala sağım, bir sorun yok.
0
biravekahve
(20.08.25)
Bam güm gideceksin, insanlara seve seve güveneceksin. Görmüyorsun diye yapmıyorlar değil. Görmüşsün yaptıklarını. Daha neler yapılıyor. Biraz da şansa yaşadığına alışacaksın. Her an biri arabayla kaldırımdan seni süpürebilir. Burnuyla oynadıktan sonra sana para üstü verebilir, yemeğini sümük soslu yapabilir.
0
Shepard
(20.08.25)
Hangi ildeysen o ilden tanıdık birini bulmak sana destek olur mu? Mesela Ankara'da yaşıyorsan benim bir arkadaşım var, çok titizdir çok da iyi bir hekimdir, istersen senin için onunla konuşup bu hassasiyetini anlatarak randevu alabilirim. Bunun gibi bir yaklaşım sana iyi gelir mi?
0
muhayyer divan
(20.08.25)
Özel ve butik bir diş hekimine telefon açıp, böyle bir obsesyonum var, kullanılacak malzemelerin gözümün önünde etüvden çıkarılmasını ve eldiven değiştirilmesini istiyorum. Size bir güvensizlik olarak almayın ama durumum da bu, deyin.
0
Mirket
(20.08.25)
özele gidin. önden google yorumlarına bakın. böyle absürt bir durum olduysa ya da genel olarak klinikte hijyene dikkat edilmiyorsa genelde yazılır oraya. onun dışında gidip görüştünüz diye doğrudan tedaviye başlamak zorunda değilsiniz içinize sinmeyen bir durum varsa teşekkür edip ayrılırsınız.

ben de bugün kanal tedavimi tamamladım, endişelendiğim başka bir durum vardı geçen hafta ilk randevumda başlamadan önce bu durumu konuştum. gerekli soruları sorup verdiğim cevaplara göre bilgilendirmede bulundular ve içimi rahatlattılar, bir sorun yaşamadım. gittiğim yer de yüksek puanlı ya da pahalı bir semtte pahalı bir doktor da değildi. siz de bu konuda hassas olduğunuzu söylerseniz daha dikkatli olacaklardır.
0
black holes in the sky
(20.08.25)
iyice araştırıp bir özelden randevu alın, telefonda kaçta açıldıklarını sorun ve içiniz iyice rahat etsin diye açılış saatinden 15-20 dakika erken orada olun, sizin yanınızda açsınlar, bu sayede ilk siz muayene olacağınız için içinizdeki sorun kalkmış olur, bir gün öncesinden kalan malzemelerde zaten steril şekilde duruyor olur diye düşünüyorum.
0
IcedFlames
(21.08.25)
özel ağız ve diş sağlığı polikliniklerini tercih edin. multidisipliner olanları. hekim muayenehanelerine göre daha dikkatli ve denetimli oluyorlar. ayrıca sosyoekonomik seviyesi yüksek bir semtte tercih edilebilir.
gittiğinizde de durumunuzdan bahsederseniz onlarda gerekli önlemleri alırlar.
0
my fault
(21.08.25)
(16)

Artık oruç tutmayanlar, Ramazan'da ne hissediyorsunuz?

yadigar
Sorum mezhebi yahut kültürü gereği Ramazan tutmayan veya çocukluğundan ateist yahut gayrimüslim yetişmiş arkadaşlara değil.Ramazan orucu tutulan evde büyümüş; çocuklukta, gençlikte oruç tutmuş ancak yetişkin hayatın (19-100 yaş) bir safhasında sağlık dışı (inanç kaybı, gerek görmeme, canı istememe,
Sorum mezhebi yahut kültürü gereği Ramazan tutmayan veya çocukluğundan ateist yahut gayrimüslim yetişmiş arkadaşlara değil.

Ramazan orucu tutulan evde büyümüş; çocuklukta, gençlikte oruç tutmuş ancak yetişkin hayatın (19-100 yaş) bir safhasında sağlık dışı (inanç kaybı, gerek görmeme, canı istememe, din değiştirme vs.) sebeplerle oruç tutmayı tamamen bırakmış kişilere soruyorum.

Ramazan ayı geldiğinde nasıl hissediyorsunuz? Ramazan nasıl geçiyor? Ne tarz duygular hissediyorsunuz? Nostaljik, rahatsız edici, olumlu, olumsuz, nötr, "fark etmiyorum ki" vs. her hissinizi, bir zümreyi aşağılamadan anlatabilirsiniz.

Edit: Cevaplar için çok teşekkürler. Bazı kullanıcılar konu ile ilgili görüşlerini, oruç tutup tutmama ile ilgili hislerini, oruca ve Ramazan’a bakış açılarını da yazmışlar, teşekkürler. Ben daha ziyade “Ramazan ayının gemesi ve Ramazn ayında olmaya dair ne hissettiklerini de merak ediyorum. Sevinç, heyecan vs. var mı hâlâ? “Bitse de gitse!” mi? “A? Ramazan mıymış, genelde bayrama yakın fark ediyorum!” yahut “İnsanlar gergin oluyor, ben de geriliyorum”örneklerindeki ve yazmadığım bin çeşidi gibi duygularınızı da merak ediyorum.
0
yadigar
(19.08.25)
kültür ve sosyalleşme olarak görüyorum. iftara çağırılırsam giderim. topun atmasını beklerim. hurma yerim. nasıl aşure geldiğinde hapur hupur götürüyorsam, öyle.

bedava ve ekstra bir aktivite olarak görüyorum kısacası.
0
gabe h coud
(19.08.25)
Olumlu ya da olumsuz anlamda hicbi sey hissetmiyorum. Notr. Fark etmiyor benim icin, diger aylar gibi. Bir davet, aileyle beraber sofra olursa guzel hissediyorum. Kendim de sevdiklerimi davet ediyorum ama tutmuyorum.
Agzi kokan insanlari ciddi anlamda rahatsiz edici buluyorum sadece, direkt bu geldi aklima mesela.
0
sey mi dostum
(19.08.25)
Tam duyurunda tanimladigin kisi tipiyim.

Benim çocuklugumda ramazanlar kisa denk geldigi için yeri daha bir baskaydi tabii ama sagligimi yitirdigim güne kadar orucumu hiç aksatmadim...Olur da bir gün sagligimi bir miktar geri kazanirsam yine çocuklugumdaki günleri yasamak isterdim.
0
feastofthedamned
(19.08.25)
kısmen dediğim kişiyim.
pek inanmıyorum ama ateist de değilim.

ramazan gelince içim bir buruk oluyor. hem oruç tutmak istiyorum hem zor geliyor.
bazı ramazanlar bir kaç gün tutuyor, bazen yarısını tutuyorum. etrafımda hiç oruç tutan olmadı yıllardır. buna rağmen bir şey yiyip içmeye çekiniyorum ramazan boyunca. bu yıl özellikle, ramazan hiç uğramadı şişli'ye. iftar programları olmasa ramazanda olduğumu anlamayacaktım.

ben senede bir kaç gün dahi olsa oruç tutuyorum, yakınlarımın da tutmasını isterim. bir kaç gün de olsa iftarı beklemek, sahura kalkmak, topluca iftar yapmak, ezana ne kadar kaldı demek çok hoşuma gidiyor.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
Tam o dediğin evde büyüdüm, hâlâ Müslümanım, yetiştiğim dönemdekinden daha bilinçliyim, ailem de öyle, yani düşünmekten sorgulamaktan uzak insanlar değiliz vs.

Gençken 23 yaşımda sigara içmeye başladım, onunla birlikte yıllar içinde oruç tutmaz oldum çünkü tahammül edemez hale gelmiştim sigaradan dolayı. Sonra bıraktım sigarayı ama oruç tutamıyorum hâlâ, çünkü bu sefer daha çok susuzluğa dayanamıyorum. Açlığa ayrıca dayanamıyorum, midem çoğu zaman yamuluyor ama bazen dayanıyorum nasıl oluyor bilmem.

Oruç tutamadığım için öteden beri içim çok buruk, çok huzursuz oluyorum, üzgün oluyorum. Namaz kılmadığım için de öyleyim aslında, ama kendimi ittirme kaslarım çok erimiş, kafamı asıl kızdıran bu. Üzüntüm de buna. Bir arkadaşım var, eskiden yılın 11 ayı dolu dolu alkol alırdı, bütün parasını alkole yatırmacasına yani. Sonra da 30 gün çatır çatır orucunu tutardı, 30 gün boyunca evine alkol girmezdi. Sonradan o da oruç tutamaz oldu ama o zamanlar onun bu haline hayrandım.

O irade -ki sadece bedensel irade değil, ruhsal bir irade de göstermeyi de kastediyorum- beni çok fetheden, çok kıymet verdiğim bir şey. Yapamamak üzüyor.
0
muhayyer divan
(19.08.25)
Bizim evin son oruç tutaniydim, yani acikcasi birlikte olmayınca o orucun bir tadı olmuyor, o hava gidince 1-2 sene sonra ben de bıraktım.

Etrafımda başka tutan da pek az, lafı geçerse gel iftar yapalım diye davet ederim, biraz buna donustu.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
Bitse de gitse diye bakıyorum. Çalıştığım ortam birkaç sene önce değişti. Artık oruç tutmuyorum diye laf sokan yok. Yine de belirli bir rahatsız edici tavır var az da olsa bir kısmında. Onun dışında bu yeni işte oruç tutanların çoğu normal insan iletişimine devam ediyorlar. Biraz daha az iş yapıp biraz daha gergin oluyor her iki grubun bir kısmı da. İş sebebiyle ziyaret ettiğim yerlerin büyük kısmında kimse su-kahve vs. içecek sormuyor. Ofiste ise ben bir şeyler içerken rahatsız hissediyorum. Tabii bu iş hayatı.

Sokakta ve internette gereksiz bir ton insanın tribi tatavası var. Onları saymıyorum. Ailemde artık oruç tutmayan da hala tutan da var. Onlarla konuşunca her sene inatla ufaktan tutmaya yönlendirme muhabbeti oluyor. Sırf AKP yüzünden dinden ve inançtan çıktığımı düşünüyorlar hala sanırım.

Bitse de gitse düşüncesinin yanında bir de bayram gelse de dinlensek/yatsak diyorum bu arada.
0
nawar
(19.08.25)
ben cok severdim ve cok oruc tutardim ama artık sıkılıyorum. cok davet olayina giriliyor ama dogru durust oruc tutan yok hic mevzu yapilmasa daha iyi. is yerimde oruc tutan cok tutmasa bile yemek yemek cay icmek cokk ayipmis gibi bi atmosfer yaratiliyor hic sallamasam da. bitse de gitse+1
0
ala09
(19.08.25)
Içsel olarak daha huzurlu ve ayaklari yere basar hissediyorum.

Ama bir yandan da cok huzursuzlaniyorum Ramazan yaklasirken. Restoranlar falan kapali oluyo. Arkadaslarla plan yapmak zorlasiyo. Hayatimizi sekteye ugratio
0
abuzer
(19.08.25)
tüm ailesi, akrabaları, arkadasları oruç tutan birisiyim. kendim de 13 yaşından başlayarak ramazanda 1-2 gün hariç tam oruç tutardım. ta ki 26-27 yaşlarında inancımı kaybedip tamamen tutmayı bırakana kadar.
ramazan geldiği zaman hiç bir şey hissetmiyorum. ramazan pidesi yiyorum, ramazan trafiğinden rahatsız oluyorum, o kadar.
0
abelardo
(19.08.25)
O halde ekleyeyim, NEEERRRDE O ESKİ RAMAZANLAR diyorum her sene. Çünkü artık eskisi kadar tatlı gelmiyor. Annem eskisi gibi hareketli değil, annemle babam boşandı, anneannem vefat etti, artık diyanetin verdiği imsak iftar vakitlerini kâle almıyoruz (Çünkü Kur'an'da yazıldığı haline uymuyorlar), artık ramazan pidesi yememek zorundayız, artık çocuk veya ergen değilim... çok özlediğim bir his. Ramazan geldi diye seviniyorum mutlu oluyorum ama işte hüzünleri de çok. %60 hüzünle geçiyor yani, mutlu olsam sevinsem huzur duysam da.
0
muhayyer divan
(19.08.25)
18 yaşına kadar oruç tutmuş, teravihe gitmiş daha sonrasında ateist olmuş biri olarak hiç bir şey hissetmiyorum. zaten müslümankende bir şey hissettirmiyordu. günlere aylara önem yükleyen biri olmadın. diğer 11 aydan bir farkı yoktu benim için. tek güzel yanı pide yemek o kadar.
ayrıca tutana saygılı ol dışarıda su içme, yemek yeme olayı en sinir olduğum olaydır. oruç tuturkende bunu diyenlere sinir olurdum. birde oto boka sinirlenip orucun arkasına saklananlara da sinir olurum.
0
my fault
(19.08.25)
lise sona kadar ben de müslümandım. müslüman bir ailede yetiştim. buna rağmen öyle çok oruç tutan biri değildim. tuttuğum zamanlarda zorlanmazdım da aslında. sülalecek yaptığımız iftarlar bana hep eğlenceli gelmiştir.

üniversite dönemim dinden kopuş dönemim oldu. kuran'ın tefsirini ve meailini 2 kaynaktan okuyunca dine inancım kalmadı. bir süre apateisttim sonra ateist olduğuma karar verdim.

ramazan benim için hala aile buluşması ve eğlenceli iftarlar anlamına geliyor. ailem ve akrabalarımdan uzakta başka bir şehirde olduğum için bu heyecanı arkadaşlarımla yaşıyorum. oruç tutmuyorum. arkadaşlarımla 1-2 iftar sonrası diğer günler bana pek bir şey hissettirmiyor. ha, ofiste sokakta bir şey yiyip içememenin gerginliğini yaşıyorum. halbuki normalde de sokakta bir şey yiyip içmem. yargılanacakmışım gibi korkuyorum. :d

bayramda da anneannemin geleneğini devam ettirmek için evde kendim baklava açıyorum. onun yaptığının yanından bile geçmez ama olsun. bayramları da yalnız geçiriyorum, bayram ziyaretleri aramıyorum, o ziyaretler çok yorucu bence. telefonla aramak bile zulüm geliyor. mesajla oldu bitti yapabilsem keşke. neyse ki 2 yıldır vejetaryen olduğum için kurban bayramında aramamı bekleyen yok. bir bayram aramasından yırttım :)
0
art cat chocolate
(19.08.25)
Ilk mesajimda olumlu seyler yazmistim ama birkaç tane de olumsuz sey ekliyim su ramazan ayina dair, özellikle son zamanlarda peydah olan,

Bazi kurumlarda yemek saatlerinin iftar saatine göre ayarlanmasi mesela, sanki herkes oruç tutuyormus gibi. Mesela geçen sene kampüste yemekler 5'te degil, 5 buçukta çikmaya baslamisti saati degistirdiklerinden dolayi ve bu hayli sinir bozucuydu.

Bir digeri ise özellikle bu ayda kaziklayan esnaf ve marketler, açiklamasina gerek yok zaten.
0
feastofthedamned
(20.08.25)
25 sene falan oruc tuttum, keyfimden biraktim. bir sey hissetmiyorum. yine de butun dini konular icinde ramazan'in telasi, iftar zamani sakinligi vs hosuma gidiyor. hatta bu sene o donemde tek ogun beslendigim icin yemegi de iftar vaktinde yedim nostalji olsun diye. a
0
bay b
(20.08.25)
Hiçbir şey hissetmiyorum. Hayatımda sadece bir Ramazan oruç tuttum. Bizim işyerinde tutan yok. Ben de yıllar içinde giderek dinsizleştim zaten. Ramazan'da sokaktaki insanlar gereksiz agresif oluyor. Ona dikkat ediyorum. Su içerken görürlerse dik dik bakıyorlar.
0
gnosis
(20.08.25)
(15)

fakirler nasıl araba alıyorlar?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Türkiye'de yaşayan, 30k kazanan, bozdurmalık altını, doları, babadan kalma mirası olmayan, bir yerlerden para gelme ihtimali olmayan kişiler araba alabiliyorlar mı?
Türkiye'de yaşayan, 30k kazanan, bozdurmalık altını, doları, babadan kalma mirası olmayan, bir yerlerden para gelme ihtimali olmayan kişiler araba alabiliyorlar mı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.08.25)
fakir diye tanımladığın insan nasıl araba alsın? araba onların öncelikleri değil hayalleri olur zaten. hayatının 40 yılını fakir olarak yaşayan lazpalle bildirdi.

sorudaki amacı tam anlayamadım. fakir olduğu halde araba alabilen birilerinin durumunu mu çözmeye çalışıyorsun?
0
lazpalle
(19.08.25)
bahsettiğin senaryoda maalesef alamıyorlar.
yada senelerce birikim yapıyorlar, yapmaya çalışıyorlar ne kadar mümkünse.
2025 türkiyesinde 30k ile maalesef böyle bir şey mümkün değil.
0
stay with me
(19.08.25)
Evlendiklerinde gelen takılarla eski bir araba almıştır. Şimdi az Kazansa da bir süre önce karı koca çift maaş almıştır. İşinden ayrılırken yüksek tazminat vermişlerdir.

Bir yerden bi şekilde toplu para geliyor. Şuan yaşadığım yerde herkesin arabası var. Kimisi bahsettiğin kadar kazanıyor. Ama sadece maaş değil, bir noktada bi yerden toplu para gelmiş ya da kartopu gibi zamanında biriktirmişler.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
Cevaba ek;
Başka türlü alamıyorlar zaten. Her şekilde senin dediğin o şartlardan en az birini sağlamak gerekiyor. Çoğu kişi için düğüne gelen altınlar.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
TR'de otomobil kullanimi her 10 kisiden sadece üçünde mevcut yani zaten toplumun 3'te ikisi otomobil sahibi degil.
0
feastofthedamned
(19.08.25)
Hiç harcamayan aileler var. Ama böyle sıfır harcama... Dışarıda bir bardak çay içmezler. Bulgur pilavıyla günü geçirebilirler. Et evlerine kurban bayramında akrabalar yollasa giriyor. Minibüse, otobüse binmezler. Kuzenim öyle mesela. Eşi yarı malül ve asgari ücretle çalışıyor. Başka gelir kaynakları da yok. Millet sadakasını zekatını veriyor. Kadın biriktirme makinası. Yatırım yöntemi falan da bilmezler, üç kuruş birikmişse altın yapar. Senelerce eski, köhne bir dairede kiracıydılar. Biriktire biriktire başka bir köhne ev aldılar. Kiradan kurtulunca daha da biriktirdi. Bu arada iki çocuk büyüttü. 7-8 yıl önce evini satıp, aileden zengin bir akrabanın desteğiyle eli yüzü düzgün orta direk bir ev aldı. Bu yıl da 18'ine basan oğluna 800bin tl civarına 2. El bir araba aldı.

Bir başka kuzenim de yıllardır tekstil fabrikasında işçi. Maaşı asgari artı ufak yan haklar. Onlar harcamadığı gibi, eşi de tam bir tutum makinesi, ev ekonomisi harikası. Kadın 30 cm yırtık bezi bile değerlendirmenin bir yolunu buluyor. Yıllarca örgüler, el işleri, yöresel lezzetler yapıp satarak aile bütçesine ciddi katkıda bulundu. Dört de çocuk büyüttüler. Ev, araba aldılar. Artık her bayram kurban keser oldular. Bir on yıla ikinci evi alırlarsa şaşırmam.

Bu arada, yukarıdaki iki örnekte de erkeklerin sigara, alkol, eğlence, maç, sinema, hobi vs. bir masrafı yok. Küçük şehirde yaşıyorlar.

Ben hali vakti yerinde bir ailede büyüdüm. 18 yıllık mühendisim. Özel sektörde çalıştım, 10 yıl kadar kendi şirketimiz vardı. Şimdi yarı emekliyim. Hatırı sayılır kira gelirlerim var. 2 çocuk büyütüyoruz. Özel okullar falan. Eşimin eline şimdiye dek her ay tüm harcamalar hariç net en az 1 ila 1 buçuk asgari ücret arası para geçiyor. Kadın 18 yılda toplam sıfır tl biriktirebildi. Evet, SIFIR. Benim ise lüks harcamam yok ama yiyecekten, tatilden, seyahatten vs. kısmıyoruz. Sık sık dışarıda yiyorum. Çocuklar ne isterse alıyorum. Ayda bir memlekete anneme babama uğruyorum. İki arabamız var. Özel hastanelwr, sağlık sigortası, vs. Aylık gelirimin yüzde beşini anca kenara koyabiliyorum. Hatta ciddi vergi ödemesi olan aylarda birikim de yapamıyorum.

Özetle, harcamayana birikiyor. Harcayana yetmiyor.
0
yadigar
(19.08.25)
araba elzem bir ihtiyaç değil. belli bir kitle araba işini çok abartıyor.
ayrıca bir kişi engelli falan değilse araba ihtiyacı neden olsun.
özellikle türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu bir ülkede araba lükstür.

eline iki kuruş para geçen statü atlayacağına sanarak hemen araba alıyor.
sosyal medya özentiliğinden başka bir şey değil.
0
my fault
(19.08.25)
kendimi bildim bileli insanlar düşük modelden başlayıp zamanla yükseltiyorlar. şakkadanak sıfır araba alma işi eskiden de kolay değildi. ben de ilkinde hacı murat, sonrasıda reno ve doğan ile başlamıştım.
0
ground
(19.08.25)
geçen 2012 passat variant aldık. 4500 euro. tabiki burada değil yurtdışında. arkadaşım da beni dublinde hava alanından almaya gelirken 2015 modekl pejo 308 almıştı orda gezerim araba lazım olur diye o da 1700 sterlin idi. dün bir markete girdim et 5 euro peynir 8 euro idi.

sen fakir değilsin aslında sadece devletin seni seviyor. araba almak aldığı arabaya tapmak bir tek bizim ülkede geçerli. bu yüzden insanlar hakça yaşayamadığı gibi araba da alamıyor. bazı salaklarda araba ihtiyaç değil ki diyerek kendini avutuyor.
0
gercekdunya
(19.08.25)
alamıyorlar. alsalar da arabanın masrafını çekemezler.
0
runaway
(19.08.25)
Arabayı zaten sonradan görme fakirler alıyor, çünkü parasını nereye harcayacagini bilmiyor fakirlikten biraz çıkınca.

Ha sayısal olarak fakirleri diyorsanız, ilk paragraftaki genellemeyi rahatlıkla burada yapamam ama, tanıdığım ve arabası olan insanlar fakir/geçim zorluğu yaşayan insanlar hep.

Edit: izmirde yaşıyorum, hiç arabaya ihtiyaç duymadım. Ani durumlarda ya da konfor istediğimde taksi, uzun mesafelerde araba kiraliyorum. Gayet de konforlu kasko yok mtv yok sanayi usta boş muhabbeti yok, benzin zammı takibi yok. Sonradan görmelere önerilir.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
araba temel bir ihtiyaçtır, sonradan görmelik değil. araba olmadan yaşanabilecek yerler bim'li a101'li barzo semtleri olabiliyor ancak.

binlerce yıl önce at evcilleştirildi şimdi bunun yerinde araba var
0
runaway
(19.08.25)
ailesiyle yaşıyordur, kira ödemiyordur. harcamaları da kısıtlıdır, biriktirip üzerine de ihtiyaç kredisi çekebilir.
üstelik araba var araba var. 30.000 lira düzenli maaş alan birisi sıfır araba alamaz ama rahatça 400bin liralık bir araç alabilir.
0
dawsonscreek
(19.08.25)
double income no kids
single living with parents

bunlar fakir de olsalar krediyle alırlar.
0
gabe h coud
(19.08.25)
30yaşına kadar kullanmadım ama izmir gibi ulaşımın geliştiği bir yerdeydim.
Şimdi ise ulaşımın tam gelişmediği yerdeyim elim ayağım oldu resmen. Her hafta sanayiye gitsemde.

Bence eski modelle başlayıp şekil şukul takılmadan değiştire değiştire alıyorlar.
0
kararsızataletfilozofu
(19.08.25)
(17)

maden suyunu çok seviyorum çok

Lubb
günde minimum 3 bazen ama bazen 4 maden suyu içmek çok mu? (20cl)yazın aşırı terliyorum ve canım çekiyor. aşırı terliyorum dediğim de ciddili yani öyle hafif değil.
günde minimum 3 bazen ama bazen 4 maden suyu içmek çok mu? (20cl)

yazın aşırı terliyorum ve canım çekiyor. aşırı terliyorum dediğim de ciddili yani öyle hafif değil.
0
Lubb
(16.08.25)
Günde en fazla 1 şişe ve sade olmalı. Su gibi içilebilen bişey değil bu.
0
luluki
(16.08.25)
Bişey olmaz arka arkaya içmiyorsan.
0
gobekliraki
(16.08.25)
Her şeyin fazlası zarar. Günde dört çok
0
Cezcez
(16.08.25)
maks 2 tane fazlası zarar. ayrıca düşük sodyum değerli olmalı. ve sade olmalı
0
my fault
(16.08.25)
Hiçbir şey olmaz istiyorsan su yerine maden suyu iç ama sodyum oranı düşük olanı iç.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.08.25)
ben 6-7 ay her akşam 1 beypazarı içtim. bırakınca sindirimde baya zorlanmıştım. çook cahil yorumu olacak ama günde 3-4 taneyle mideni delebilirsin.
0
potsdamer
(16.08.25)
Türkiye'de maden suları biraz fazla sert. Acaba ondan mı bilmiyorum ama yabancı kaynaklara bakarsan kimse günde bir bardak maden suyu falan demiyor. Hipertansiyon vs durumunda düşük sodyumlu olanlardan içmek kaydi ile günde 1-1.5lt içsen de bir şey yok deniliyor.
Google yaptığımda ne ingilizce ne Fransızca Türkiye'deki gibi "aman sakin şundan fazla içmeyin" kaynağı yok ve bilimsel bir çalışma da bulamadım.

O yüzden seni rahatsiz etmiyorsa iç. Çok merak ediyorsan aldığın toplam mineral değerlerini çarp, googllea fazla aliyor musun ama cevap yüzde 99 hayır çıkacak.
0
logisticsmanager
(16.08.25)
Gastroenterolojiden şimdiden randevu al. Bazen dolu oluyor.
0
nawar
(16.08.25)
Piyasadaki bilinen markalardan en düşük sodyum olanı hangisi? Ben beypazarı içiyordum ama ?
0
🌸Lubb
(16.08.25)
Günde 1-2 adet icmek faydali ama fazla alkali besinlerle böbreği zorlamamali.

Yerinde olsam birkaç cesit farklı marka alirim,hergun baska icerik tüketmek iyidir.
0
designer
(16.08.25)
Seneleeer önce günde 5-6 şişe maden suyu içerken bir doktor yakınım "aromalılardan içmiyorsan hiçbir şey olmaz, istediğin kadar iç" demişti. Uzun süre çok fazla maden suyu içtim, bir şey olmadı. YTD.
0
kobuzchu kiz
(17.08.25)
İnişdibi var, üzerinde sodyum diyetine uygundur yazıyordu. Değerler internetten bulunur. Eskiden Çaldağ da vardı, hafif içimli, kaynağındaki haline baya benziyordu. Uludağ premium gibi bir tadı vardı. Piyasadan kayboldu gitti, hakkaten kaliteli ürünler ülkemizde genelde cezalandırılıyor.
0
mbond
(17.08.25)
ben de ya. hele ki gaz sancısı dendiği zaten kahramanım oluyor. icat edenden allah katbekat razı olsun.
0
VenomBoss
(17.08.25)
beypazarı (200 ml)

sodyum: ~27.6 mg (günlük sınır: 2000 mg)
kalsiyum: ~41.2 mg (günlük ihtiyaç: 1000 mg)
magnezyum: ~24.9 mg (günlük ihtiyaç: 400 mg)
potasyum: ~5.2 mg (günlük ihtiyaç: 3500 mg)
bikarbonat: ~287 mg (üst limit yok, sindirime faydalı)
florür: ~0.13 mg (üst sınır: 5 mg)
sülfat: ~35 mg (üst sınır yok, 500 mg’ın üstünde laksatif etki olabilir)

sodyum düşük → 10 şişe içsen bile günlük sodyumun %14’ü ancak.
kalsiyum ve magnezyum katkısı var ama zararlı değil, faydalı.
florür çok düşük, sorun yok.
bikarbonat mideyi rahatlatır, “gastroenterolojiye koşarsın” lafı şehir efsanesi.

sağlıklı bir yetişkin için günde 1–3 şişe ideal, 5–10 şişe (1–2 litre) bile güvenli sınırda.

kısa laf: fazlası gaz yapar, zarar değil.
0
hadi ya la
(17.08.25)
Yıllardır gunde 5-6 tane içerim. Gastroenteroloji uzmanı arkadaşım da var. Ona da danistim. Bir problem de yaşamadım.
0
primetime
(17.08.25)
Bundan yıllaaar önce, yapılan denetimlerde bazı maden sularında nitrite bazılarında da amonyağa rastlanmıştı. Ekşi'de de epey bir konusu olmuştu, başlığı da vardır.

Bugünün denetimleri hakkında yorum yapmayacağım da, "içinde olanların bir zararı var mı" nın yanında "içinde olmaması gerekenler var mı"yı da düşünmek gerekir mi acaba?

Ek : Başlığı da buldum. (bkz: maden suyu analiz sonuçları)
0
Mirket
(17.08.25)
İç ya ne olacak bildiğin su yok şu var yok bu var diye felaket tellallığı yapma sırası maden suyunu kadar geldiyse işimiz var valla para verip damacana su alıyoruz ondandan da kim bilir neler çıkıyordur analiz yapılsa, su da içmeyelim o zaman.
0
kizil karga
(17.08.25)
(10)

İnsanlar biraz salak değil mi?

michael_knight
İnsanların çoğunluğu ve ortalaması sizce de biraz salak değil mi?E peki o zaman siz neden bu durumdasınız bu akıllıkla?
İnsanların çoğunluğu ve ortalaması sizce de biraz salak değil mi?
E peki o zaman siz neden bu durumdasınız bu akıllıkla?
0
michael_knight
(16.08.25)
O zaman birinci kuralı hatırlatayım

"Always and inevitably everyone underestimates the number of stupid individuals in circulation."
0
salihdt
(16.08.25)
@arbre ...

Tercüme: Duyuru sahibi der ki millet salak size göre, orada burada görüp ulan ne mallar var ya ehe mehe diyorsunuzdur. O halde siz bu kişilerden daha zekisiniz ya niye sürünüyorsunuz olm diyor.

Soruna cevap: Abi ben ilerliyorum, bu mallar yapıyorsa ben daha iyi yaparım dedim. Harbiden de yapıyorum. Soru Shepard hariç olarak düzeltilmeli xd.
0
Shepard
(16.08.25)
çünkü bu mallar hep karşıma çıkıyor ve benim hayat standardımı etkiliyor.
kendi aralarında takılsınlar bana bulaşmasınlar yine okeyim ben. ama ne kadar kaçsam da bir yerden bulaşıyorlar.
0
my fault
(16.08.25)
salaklar daha çok başarılı olur. sen tedbir bilmem ne derken adam başarır.

bir de kime göre salak?
0
gurur
(16.08.25)
Salaklikla basari dogru orantili degil burada anlasalim. Eger aksi olsaydi sahte diplomali akepeler senin yillarca bir arada göremeyecegin paralara konmazdi.
0
feastofthedamned
(16.08.25)
bence şunu soruyorsun: herkes, başka insanların çoğunun salak olduğunu düşünüyor. peki kendileri onlar gibi değillerse neden bu durumda olduklarıyla ilgili ne düşünüyorlar?

ki katılıyorum. kimle konuşsan diğer insanların "biraz salak" olduğunu düşünüyor. ama kendisi de onlardan farklı bir konumda değil.

cevap da burda zaten. böyle düşünen "çoğu" insan da zaten diğerleri gibi. o yüzden de diğerlerinden farklı bir durumları yok.

kendi perspektifimden: ben salak olduğumu düşünmüyorum. ama çoğu insanın analitik düşünemediğini ve rasyonel olamadığını gözlemliyorum. bu ayrım sayesinde de onlardan farklı bir durumdayım zaten o yüzden neden aynı durumdayım diye düşünmeme gerek olmuyor.
0
gitdaddy
(16.08.25)
Insanlar cok gözü acik ve cakal. Herkesin backgroundda baska planlari var.
Ben kendimi daha salak bulmaya basladim.

Daha kurnaz olmaliyim.
0
sonsuz
(16.08.25)
İnsanlar iyi bile koruyor IQ larini mevcut düzende.
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
Salaklık değil de vasatlık ve vasatliga talep derim ben.
0
encokbenisevinnolur
(16.08.25)
ben zaten diyorum salak mıyım neyim diye
0
Batuhanolabilir
(18.08.25)
(9)

Ben neden böyleyim?

Rondak
Herkesi kınıyorum ama herkesi, bundan vazgeçemiyorum :)Mesela markette görevli para üstünü hesaplayamıyor. İçimden direkt “ne m4l adamlar” diyorum. Halbuki olabilir, insan hesaplayamayabilir. Bunun farkındayım ama kendimi tutamıyorum.Yaşlı biri akıllı telefon kullanıyor, bana çok basit bir şey soruy
Herkesi kınıyorum ama herkesi, bundan vazgeçemiyorum :)

Mesela markette görevli para üstünü hesaplayamıyor. İçimden direkt “ne m4l adamlar” diyorum. Halbuki olabilir, insan hesaplayamayabilir. Bunun farkındayım ama kendimi tutamıyorum.

Yaşlı biri akıllı telefon kullanıyor, bana çok basit bir şey soruyor. Mesela yeni numara kaydetmek. Sonuçta bu telefonu kullanıyor değil mi? İlk defa kullanmıyor. Anlatıyorum, yine anlamıyor. İçimden “abi nasıl anlamıyorsun ya, niye kullanıyorsun” diye söyleniyorum.

Bir arkadaşım, evimde basit bir tamir işi var diyor. Alt tarafı iki vida sıkmak. “Ben yapamam” diyor. Ulan insan iki vida sıkamaz mı? Buna da giydiriyorum.

Bilgisayarda film/dizi izlemek isteyen bir arkadaş var. “Şu siteden izleyebilirsin” diyorum. “Ben beceremem” diyor ve bu adam yıllardır bilgisayar kullanıyor. buna da ayrı giydiriyorum.

Araba muayenesi var ya. Bir arkadaşım muayeneyi hiç kendisi yaptırmamış. 10 yıldır arabası var, hep muameleciye para vererek yaptırmış. e bunu da boş geçemezdim herhalde :)

Şimdi anlattığım meseleler çok basit değil mi?
Yoksa bende mi anormallik var. ben normal miyim?

bana laflar hazırladınız mı?
0
Rondak
(16.08.25)
Tahammül eşiğin düşmüş Abi senin.

Yogaya başla.
0
Mirket
(16.08.25)
Her şey bir ihtiyaçtan kaynaklanır diye düşünürsek beynin buna ihtiyaç duyuyor diyebiliriz. O halde bu ihtiyaç nereden kaynaklanıyor o önemli.

Bu davranış doğuştan gelen değil sonradan öğrenilen bir davranış. Çok büyük çoğunlukla ailenin en güçlü kişisi (büyük ailelerde dede veya nine küçük ailelerde baba veya anne, yahut aileye etkisi çok büyük olan başka birileri) senin en minikliğinden beri görerek büyüdüğün biriydi ve o da herkesi çok eleştiren biriydi.

Zihin istesek de istemesek de teşhis koymak (yani yaftalamak) ve sınıflandırmak (iyi kötü, doğru yanlış, güzel çirkin, faydalı faydasız, zararlı zararsız vs) yordamıyla çalışan bir varlık. Biz ne kadar uğraşsak yine bunu yapacak çünkü başka türlü güvende olamayız, uyumlu olamayız, fayda elde edemeyiz vs.

Fakat bu bahsettiğin durumda bir aşırılık var, yapılması gereken şey bana göre zihnin kafayı yemiş ve kontrolden çıkmış makineler gibi neden sürekli, durmadan, hiç bıkmadan aynı işi yapmaya uğraştığını yani olumsuza odaklanıp sürekli bunları işaretlemeye çalıştığını bulmak.

Yanlış anlamıyorsam (benim zihnim de böyledir, kendimden bildiğim için yazıyorum) bu tarz insanlar çok büyük çoğunlukla iç dünyalarında güvensizdirler. İnsanlara güvenmekte zorlanırlar, inanmaya çok hasrettirler, ne zaman inanmak güvenmek gerekse zihinleri önlerine sürekli olarak geçmişteki kazık yeme kayıtlarını, o andaki yaşanan acıyı, yaşanan duyguları getirir. Tam da bu yüzden zihin sürekli kusur bulmaya yani kendini güvence altına almaya odaklar.

Bir de yanlış yapma korkusu olabilir, başarısızlık korkusu olabilir, eleştirilerek canı yakılma korkusu olabilir. Bunlar da zihnin sürekli mükemmeliyetçiliğe odaklanmasına sebep olur.

Biraz iç dünyamızı dinlemek lazım, kendimizle konuşmak iyi gelecektir diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(16.08.25)
Ahaha bence kıskanıyorsun. İnsanların bir şeyler bilmeden/yapamadan/beceremeden hayatta kalabilmesini kıskanıyorsun. Çok mu mücadele ettiğin bir hayatın oldu?
0
Gradient_tabanlı_mor
(16.08.25)
ben seni anlıyorum kardeş. makarna yemekten milletin zeka seviyesi düştü bu da senin gözüne batıyor. çok normal. tahammül seviyemiz de düşüyor sürekli salak salak şeylerle karşılaşmaktan.
mesela marmaraydan inmeye çalışırken zorla binenlere kafa atasım geliyor. neden sakin kalamıyorum? çünkü kardeşim kural var, adap var mna koim yol ver geçeyim. insanlar çok saygısız ben buna deli oluyorum.

yaşlı amcanın anlamaması durumu bende de var. amcam neredeyse her gün nasıl watsaptan fotoğraf gönderiliyor diye soruyor. kafası dijital şeyleri almıyor ona yapacak bir şey yok. boşuna sorma amca yine de unutacaksın bir şeyden de eksik kal diyorum ama yok illa sen anlat diyor :D onu da öyle kabullendim.

hele o vida sıkamayanlar ahh rondak sen ben misin yoksa herkes aynı kişilere mi denk geliyor :D
0
neira
(16.08.25)
alışkanlık olmuş

zihnini güzel şeylere alıştır
0
mantık
(16.08.25)
@Rondak haklısın abi. Mal çok. Burada da, dışarıda da.

O kadar basit işleri yapamıyorlar ki, git bosch marka lokma takımı al diyorum mesela. Fotosunu ve linkini atıyorum. Fiziki mağazadan alacak. Bu mu diyor, markasız bir ürün...

Ben fesebuka giremiyorum diyor. E ama fesebuktan yazıyorsun şu anda diyorum...

Abi gel büyük iş var evde ikinci adam olmazsa olmaz, gidiyorum sadece bir masayı diğer odaya taşıdık. Öl ulan öl.

Abi bahçe kapısının dışından kapı kolu aracılığı ile kapıyı açıyorlar. Lütfen kapı koluna dışarıdan müdahaleyi kesecek şekilde kaynak yap diyorum. Foto atıyorum. Şaka gibi iş yapılmış. Dışarıdaki ulaşamaz, içeriden ise el ve ayaklarının üstünde duracaksın, bir elini o yaptığı kutumsu şeyin içine alttan sokacaksın.

Hidrolik tak kapı kapansın kendi kendine diyorsun, hidroliği takıyor ama kapının ufak kanadı artık açılmıyor... Ya olm niye böyle yaptın dedim, abi hidrolik tak dedin taktım.

Bir adım öteyi düşünmüyor millet. Ot gibi yaşıyorlar. Yeniliğe kapalılar. Sağını solunu bilmiyorlar. Çok basit yönergeleri izleyemiyorlar. Haklısın yani haklıııııı.
0
Shepard
(16.08.25)
Anne babandan öyle görüp öğrenmiş olabilirsin. Benim annem de her şeyi, herkesi sürekli yargılayan, mükemmeliyetçi bir insandir. Çocuk aklıyla ona maruz kala kala benim zihnimde de bir emekli albay konuşmaya başladı. Tabiatım gereği daha yapıcı, alttan alan biriyim ama o emekli albay da durmadan konuşur bir taraftan.

Kendine de böyle mi davranıyorsun? En önemli soru o aslında.
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
bence bu bir sorun değil. sadece gerizekalılığa tahammülün yok o kadar.
0
biergarten
(16.08.25)
bende senin gibiyim, çok iyi anlıyorum.
özellikle son 10 yılda insanlar bir mallaştı veya hep böylelerdi de bize mi batmaya başladı anlamadığım kısım bu.
en basit şeyi yapamayan, analitik düşünemeyen, sorun sözemeyen insanlar arttı.

geçen elinde iphone muhtemelen son model maxlerden gelmiş bana adres soruyor. 20li yaşlarda. haritaya açıp bakmak aklına gelmiyor. çıldırırsın.

aynısı duyuruda da var nasıl giderimciler. google map e konum girmek bu kadar zor olamaz.

geçen hastanedeyim yerlere kocaman stickerlar yapıştırmışlar kan alma,röntgen,ultrason yazıyor sekreter adama diyor kırmızı çizgiyi takip edeceksin. onu bile yapamıyorlar önüne gelene nerede diye soruyor.

o kadar çok şey var ki yaz yaz bitmez.
yaşlıları bir nebze anlarım ama gençler ve orta yaşta böyle tipler çok var.
0
my fault
(16.08.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.