Giriş
(7)

demir takviyesi

deartheodosia
dün hastanede almam gerekti (özel) 10bin tl ödedim. 1 hafta sonra tekrar almam gerekiyor, en uygun fiyatlı nasıl yapılabilir bu?
dün hastanede almam gerekti (özel) 10bin tl ödedim. 1 hafta sonra tekrar almam gerekiyor, en uygun fiyatlı nasıl yapılabilir bu?
0
deartheodosia
(7 saat)
o nasıl bir takviye?
+2
mikahakkinen
(7 saat)
O nasıl takviye cidden???
+1
kisa
(6 saat)
Serum sanırım. En iyisi aynı teşhisi bir devlet hastanesi doktorundan alıp ona yazdırmak. Geçen bi arkadaşım devlette 3 bin lira ödedim demişti, markaya ve içeriğe göre değişiyordur tabi.
0
lil siztah
(6 saat)
serum takviyesi.

@lil, 3 bin çok iyiymiş :/
0
🌸deartheodosia
(6 saat)
ilaç inferject galiba. sgk'nın karşılaması için oral demir emiliminizin olmaması, mide küçültme ameliyatı olmuş olmanız, gebelik vs. gibi şartlardan birini karşılamanız gerekiyor.
0
fenoksibenzamin
(5 saat)
vay be. babam midesini tamamen aldırdı. ona bedava verdiler bu demir takviyesinden. ama hala yaptırmadık. çünkü her yerde yapılmıyor. bu kadar pahalı oldugunu bilmiyordum. eğer devlet hastanesine gidersen, mide ameliyatı olduysan belki oradaki doktor bunu yazabilir.
0
abelardo
(5 saat)
inferject pahali maalesef.
kizilay hastanesinde bir tik daha ucuz oluyor.
ben genelde oraya gidiyorum. öss de geciyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(1 saat)
(9)

Abd'de öldürülen kadın.

kizil karga
Yanlış anlaşılma olmasın ben de Abd düşmanı bir insanım yaptıklarını ve bu olayı savunmuyorum, sadece bilmediğim için soruyorum: Bu defa neden bu kadar olay oldu? Çünkü Abd polisi şerifi ajanı vs genelde kendisine karşı koyan insanları böyle vurmuyorlar mıydı bu defa neden bu kadar tepki çekti? Beni
Yanlış anlaşılma olmasın ben de Abd düşmanı bir insanım yaptıklarını ve bu olayı savunmuyorum, sadece bilmediğim için soruyorum: Bu defa neden bu kadar olay oldu? Çünkü Abd polisi şerifi ajanı vs genelde kendisine karşı koyan insanları böyle vurmuyorlar mıydı bu defa neden bu kadar tepki çekti? Benim gördüğüm, bazı görevliler (sanırım göçmen bürosu ajanları bunların da polisler gibi direnene ateş etme yetkisi var mı bilmiyorum) bir kadını aracından indirmeye çalışıyor ve kadın da bu olaya direnip aracıyla kaçmak istiyor, sanırım aracı üstüne sürdüğü düşünen bi görevli de ateş edip öldürüyor, normalde de bunlar yapılmıyor muydu zaten? Başta da dediğim gibi sadece anlamak/öğrenmek için soruyorum yoksa kahrolsun Amerika!!1!
0
kizil karga
(11 saat)
bunlar polis değil aslında başka bir birim. göçmenlik polisi mi denir, gümrük polisi mi öyle bir şey.
geçen yıllarda sayıları ve yetkileri azken trump'la beraber yetki ve sayı artışı yapılıyor ve çok agresif şekilde özellikle göçmenlerin olduğu mahallelere gidip insanlara yaka paça gözaltına alıp sınır dışı ediyorlar.

bu yüzden onlara karşı özellikle sol görüşlü insanlarda ayrı bir nefret oluşuyor.

bu kişi de polisler mahalleye girmesin diye yolu kapatmak istemiş.
polisler de bunu arabadan indirmeye mi çalışıyor zorla kapıyı mı açıyorlar her neyse, kadın da basıp gaza uzaklaşıyor.
olay zaten bir iki saniye içinde oluyor.
kadının polisi ezmek gibi bir niyeti yok. polislerin de bir uyarısı falan yok.
anında infaz ediliyor.

diğer olaylarda en azından bu süreç daha yavaş oluyordu.

bir de; normalde de tepkiler oluyor zaten.
bu olayda da göçmen polisi nefreti + trump'ın delilikleri + bu polislerin göçmenleri yaka paça toplaması + hali hazırda zaten bu olaylara karşı eylem yapmak için halkın toplanması + george floyd'un öldürüldüğü yer olması gibi bir sürü etken birleşince daha çok etkisi oldu.

üstelik, eğer ki biri araba ile üzerime geliyorsa arabanın önünde durup onu öldürmektense kenara kaçmayı tercih eder normal bir insan. sen onu öldürsen ne? ayağı pedala takılı kalsa yine ezecek seni.

bu polisin hemen öldürme davranışı kendini korumaktan ziyade, en ufak kavgada "iyi o zaman ayrılalım" diyen çiftin davranışına benziyor. o kadar kolay mı bir cana kıymak.
+4
biseysorcaktim
(10 saat)
bir şey daha;
kadın beyaz ve göçmen değil. eğer göçmen olsaydı, bu denli tepki olmazdı belki de.
0
biseysorcaktim
(10 saat)
görüntülerde kadini aractan indirmeye ugrasmiyorlar. kadinin devam etmesini ve yolu acmasini istiyorlar. bu esnada acik soför camindan biri müdahalede bulunuyor. kadin onlara tehdit olusturmuyorken ve arabayi cevirip gitmeye calisiyorken diger memur arabanin önünden cekilmek yerine o vakti silahini cikarip kadina dogrultmakla harciyor. mesru müdafaa yok görüntüde ama ikin sikin olsa dahi orantililik denen bir sey var.
tehdit olusturmayan bir sivili arabasiyla gitmek istiyor diye vuranlari batililar kendi ülkelerinde en son Braunhemden zamanlarinda gördüler. sehir icinde, yüzleri maskeli milisler plakasi kapali araclarla tamamen keyfi cinayet isliyorlar.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(9 saat)
Amerika'da polisin direneni ya da kaçanı vurma yetkisi yok. Başkasının ya da polisin hayatına kast etme ihtimali olanı vurma yetkisi var. Önünde polisler varken aracı ileri sürersen, polis bana doğru sürecek sandım deyip seni vurabilir. Buradaki sıkıntı, kamera açılarına göre, kadının kaçıyorken vurulması.
0
parka
(9 saat)
amerika'da silahli bir federal gorevlinin aracla onunu kesersen, onlar aractan inip, seni kendi aracindan indirmeye calisirken de oradan uzamaya calisirsan, coluk cocuk yasli genc siyah beyaz demeden gocmen yerli demeden vurulma sansin %95 falandir herhalde.

amerika'da polis bana dur dediginde saga ceker, aracin kontagini kapatir, ellerim gorunur sekilde aracin icinde beklerim, adam zaten parmak tetikte yanina geliyor en ufak hareketinde kafana sikabilir. mesela ruhsat torpidonun icinde, torpidoyu acmadan once sorarim acabilir miyim diye, ani hareketler yaparsan panikleyip kafana sikabilir.

yasadigin ulkenin huyunu suyunu bilmen lazim. ha butun bunlar dogru hareketler mi o ayri tartisma konusu.
0
cooperr
(8 saat)
@konuşma, videoda arabaya yönelen adam açıkça “get out of the f*cking car” diyor bir kaç kez; hatta kapıyı da açmaya çalışıyor. Kadın buna rağmen gazlıyor. Kesinlikle vurmasına gerekçe değil ama olan bu.
0
lil siztah
(8 saat)
polis değil, trump’ın adamları “ice” öldürenler.
+1
deartheodosia
(7 saat)
abd'de polisler eyalete bagli calisir. ancak federal yapiya bagli law enforcement da mevcut fbi, coast guard, secret service gibi. bu noktada ice da aslinda bir polis ve trump'in olusturdugu bir yapi degil. 11 eylul sonrasi cbp'ye (gumruk ve sinir guvenligi) bagli olusturulmus.

yani bunlar da aslinda polis ve silah kullanma yetkisi var. sonucta adamlara devlet tarafindan silah veriliyor ekipman olarak. ama kacmaya calisan bir insani vurma yetkisi yok kimsede. bunun gupegunduz bir amerikan vatandasini oldurme noktasina varmasi ciddi bir olay.

fox news'e girip baktim herkes kadini suclu bulmus. cok ilginc zamanlardan geciyoruz gercekten.
+1
antikadimag
(6 saat)
bu arada soruna cevap olarak ice yeni bir kurum. 20 yillik tarihi var ve hep kenarda kosedeydi. simdi trump bunlari alip tarihin en cok fund edilen guvenlik kurumu yapti. dolayisiyla halk tanimiyor ve mesruiyetlerini sorguluyor.

ama kanunen bir fbi gorevlisinin yetkisi neyse bunun da odur. kadini vuran adama hicbir sey olmaz. arabayi uzerime surdu hayatimdan endise ettim der kurtulur. baskan da arkasinda zaten.
0
antikadimag
(6 saat)
(7)

Bu tarot astroloji konularına neden daha çok kadınlar meraklı?

pembediken
Inanan takip eden erkekler de vardır ama daha çok kadınlarda var gibi.
Inanan takip eden erkekler de vardır ama daha çok kadınlarda var gibi.
-2
pembediken
(07.01.26)
bence eşittir. kadınlar çok konuşuyor çünkü ve laf bi şekilde buraya geliyor
-2
karlmarx
(07.01.26)
bence bir sekilde kadinlarin sahip olamadiklari ozgurluk, otorite ve kontrol mekanizmalarinin karsiligi olarak olusmus. misal is yerinde az zam almistir, muduruyle bunu konusmayi dusunemez cunku hayati boyunca otoriteye saygi duymasi ogretilmistir, ama burcunda finansal sikintilar yasayabilirsiniz yazinca kendilerini daha iyi hissederler (aa falimda da cikmisti bu diyip kabullenmesi kolaylasir, zira mudure diklenmek bi secenek olsa bile yildizlara diklenmek olmuyor). bi tur basa cikma yontemi bence. dini inanc da biraz bu ise yariyor, basa gelenlerin kabulu kolaylasiyor allahin bir bildigi vardir diyerek.
+3
taurina
(08.01.26)
aklen üstün yaratilan errrkekler bir futbol macini haftalarca birbirlerinin analarina avratlarina dümdüz giderek tartisiyorlar, bu ugurda kavga ediyorlar, vücutsal bütünlüklerini bozuyorlar ve hatta bazen birbirlerini öldürüyorlar, sonra da tribünlerden kulak kesme hareketi falan yaparak zarar verdikleri insanlarla dalga geciyorlar.
ben, dünyanin hicbir yerinde 60 bin kadinin her hafta defalarca, farkli farkli sehirlerde bir mekana toplanip yükselen burcu oglak olanlara küfrettiklerini görmedim.

edit: burada kadinlara "aklen eksik yaratilmislardir" diyip muhammed freud mreud sacmalayan cevap silinince benimki anlamsiz kalmis tabii.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.01.26)
pek cok nedeni vardir. birincisi kultureldir. kadinlarla ozdeslesmis bir sey bu. erkekler mesela neden altin gunu yapmiyor, halbuki parayla daha cok icli dislilar, daha meraklilar. sirf kulturel oldugu icin. onun disinda karakter olarak belki daha duygusal, sprituel, yaratici olabilirler.
+1
Sour
(08.01.26)
geleceği tahmin ile işgal herkesin önem verdiği konularda var. kadınlar kısmet mısmet bakar, erkekler borsa hareketlerinden pattern gördüğünü sanar, bahis oynar vs. benzer güdülerin farklı araçlarla tatmini hep.
0
robokot
(08.01.26)
Astroloji ve tarot ve diğer bir yığın şey gibi birer "gizem" yani buz dağının görünen kısmı kadar ortalarda olup tatmin etmeyen, illa hakkında konuşup öğrenip anlamaya ihtiyaç duyulan alanlar. Üstelik bana göre Astroloji insan psikolojisi çalışmanın en şahane yollarından biri. Değişik ve çok katmanlı, çok derin bir sembol dili. Juno bile Astroloji çalışmış, 1000 yıl önce İbn Arabî dahi çalışmış ve kendisinden feyz alınıyor bugün, çeşitli ülkelerde Astrolojinin üniversiteleri var. Aşağılanacak ve hafife alınacak bir alan değil kesinlikle.
-1
muhayyer divan
(8 saat)
zerre meraklı değilim. yıllar önce birkaç insan tarafından burcum doğru tahmin edildi ve ilgimi çekmişti azcık. nasıl bildin dedim birine bakışlarından belli demişti. bunları yaşadığım için o günlerden beri az buçuk ilgimi çeker. belki o kişiler de attı ve tuttu. belki de bildikleri vardı. o yüzden arada bir uyuyor mu anlatılanlara burç sahibi diye bazen merak ettiğim olur.

bir insan burç sorusu açtı diye kalbini kırmayın lan değmez valla bak. rüzgar da esiyor dışarda. :'(
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(7 saat)
(13)

Kuraklık için endişeleniyor musunuz?

michael harddd
3 büyük şehirde de baraj su seviyeleri düşük. kış olmasına rağmen yağış yok. bu iş nereye gider sizce?
3 büyük şehirde de baraj su seviyeleri düşük. kış olmasına rağmen yağış yok. bu iş nereye gider sizce?
0
michael harddd
(07.01.26)
ben günde 2 litre suyumu kenara atarım, yılda 1 ton suyla yaşarım. salak gibi her gün duş alanlar düşünsün.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.01.26)
endişelenmiyorum. her sene aynı muhabbet. yağmur illa ki yağar. kışa yeni girdik sayılır.
0
abelardo
(07.01.26)
Tabi büyük şehirlerimiz için endişeleniyorum. Bulunduğum yerde öyle bir sıkıntı yok. Karı yağmuru pek eksilmeyen bir yerdeyim. Ama bu sene de kiraz ve başka meyvelerden yiyemezsek üzülürüm.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(07.01.26)
Çevremdeki herkesin bu konuda bu kadar vurdumduymaz olmasına şaşırıyorum. Sorunun düşünülenden daha büyük olduğunu düşünüyorum.
+2
Mirket
(07.01.26)
endişeleniyorum.
hiç de "her sene aynı muhabbet" diyip gözardı edilecek bir şey değil.
her gün duş almayı geç, herkes evlerindeki çeşmeleri her gün açık bıraksa ya da insanlar tümden su harcamayı bıraksa bile çok değişmez. yıllardır suçu bize atıyorlar.

ülkedeki su kıtlığının iki büyük sebebi var.
1 - plansız kentleşme ve her yerin beton olması. yağmur toprağa ulaşmıyor bile.
2 - tarım alanları.

türkiye'de ciddi bir tarım krizi var. google earth'ten bakın her yer tarla. orman yok.
tarlalar çok fazla su tüketiyor ve buna karşın ciddi bir tarım krizi de var. mutfağımızda çoğu şey ithal, çiftçi fakir, buna karşın üretmeye çalışırken ciddi su tüketiyoruz.

gölleri ve su birikintilerini besleyen dereleri ve doğal kaynak sularını fabrikalar şişelenmiş su olarak gaspediyor.

düşünülülenden daha büyük bir problem şuan.
ciddi bir eylem yapılmadıkça haftalarca yağmur yağsa bile bu sorun düzelmez.
+2
biseysorcaktim
(08.01.26)
her yıl aynı muhabbetse neden daha önce yaşanmayan su kesintileri yaşanıyor? olayın ciddiyetinin farkında değil kimse, sadece k..mızı yıkayacak suyun olmaması değil sorun zaten kötü durumda olan tarımın iyice dibe batması yüksek olan fiyatların daha da tırmanmasından tutun yer altı sularının kotrolsüzce kullanımı sonucu tükenmesine kladar bütün ülkeyi etkileyecek sorunlar var. ülkenin meyve üretimim yapıldığı yer ege akdeniz marmara, su sıkıntılarının yaşandığı yerlerde başta ege olmak üzere buralar. "buralara yağmur yapıyor sorun yok" diye düşünenler çok yanılıyor, bir aksiyon alınmazsa allah korusun ama bir kaç sene içinde kıtlıkla yüzleşmemiz olası.
0
issiz karga
(21 saat)
suudi arabistan dan yazıyorum. hiç te tınlamıyorum. ınsanoglu bır sekılde hayatta kalıyor. burada kırazda bol
-3
paudi
(18 saat)
Hem de nasil. 2014 senesinde istanbul bir kuraklik yasamisti. o zamandan beri baraj doluluk oranlari favori sayfam. aralik ayinda gunesli havayi gorunce deliriyorum. gunesli hava severleri, gunde 4 kere dus alan tiplere, "yeaa zaten bireysel kullanim cok dusuk bir yuzde" bahanesi arkasina saklananlara tekmek tokat girismek istiyorum. gunde 12 saat elektriksiz yasarsiniz ama gunde 12 saat susuz yasamaya baslarsaniz delirirsiniz.

Asil sinirimi bozan ise kuraklikla ilgili sorunlarin zor ama cozulebilir ve yonetilebilir olmasi. herhangi lise mezunu akli basinda birine bir iki hafta ver sana internet aramasi yapip bir eylem plani cikartabilir zaten. ancak depremle birlikte memleketin tek derdinin, sabah aksam konusmasi gereken konunun bu olmasi gerekirken su sorunu allaha emanet modda ilerliyor.

ileride ne olur diye sorarsan, aslinda istanbul su anda iyi senaryoyu yasiyor. ankara ve izmirin basina gelenler istanbul icin uyari niteliginde. yani bunlardan ders alinip proaktif davranilabilir. istanbul su acisindan daha guvenli bir hale getirilebilir. hukumet diyanetin butcesinden kissa, chp' li belediyeler varini yogunu bu islere ayirsa, kim olsa bir 10-20 sene sonra sagci solcu demeden "bizi susuz birakmadiniz" diye dua eder.

ama halk bilincsiz, yoneticiler basiretsiz, hatta bir kismi hain. iski' nin instagram sayfasina "bu sene barajlar dolmayacak gibi, acil eylem planiniz ne" diye mesaj attim, zikine takip lutfen cevap yazan bile olmadi. benim olmasini planladigim senaryoda ise basimiza bazi felaketler geldikten sonra bir sekilde akillanacagiz. dunya bankasi vs araciligiyla yeni sulama projeleri, deniz suyu aritma tesisleri filan yaptirtacaklar. bir sekilde idare edecegiz.
0
trixi
(15 saat)
insanlar icin cok degil ama hayvanlar icin endiseleniyorum. bütün göcmen kuslarin sulak alanlara ihtiyaclari var. yerlesik türlerin su havzalarina ihtiyaclari var.
insanlar gerekirse deniz suyunu aritip icecek su yapabilirler.
pahali olur. beraberinde göcleri getirir ama bir sekilde hallederler.
hayvanlarin bu sansi yok.
her sene inip dinlendigi, susuzlugunu giderdigi gölü kurumus bulunca hayvanlar, ölüyorlar.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15 saat)
Her zaman tasarruflu biri olmuşumdur, annemden gelen alışkanlık. Suyu boşa harcamaya çok acırım. Hatta annem çamaşır makinesinin atık suyunu WC’de değerlendirirdi bize her zaman çok az su faturası gelirdi. Üstümüze düşeni yaptığımızı düşünüyorum ama gelecek için endişeliyim tabii ki.
+1
ekimoloji
(14 saat)
ben bu konuda aşırı endişeli biriyim. hemen hemen her gün baraj doluluk oranlarına bakıyorum. yağmur yağmadığı her gün içim çok huzursuz. su kullanımına çok dikkat ederim 3 saniye bile fazladan akıtmam suyu. mümkün olduğunca az kullanırım ama benim tek başıma çabam bir işe yaramıyor ne yazık ki. umarım bi çözüm bulunur. susuz kalmaktan çok korkuyorum.
0
matilda
(10 saat)
ankara ve bursa'da tanıdıklarım var ve su kesilmeleri yüzünden çok zor durumdalar şimdiden. o yüzden dedim çünkü ilk önce yoğun yaşam merkezlerini etkiledi farkettiyseniz. benim buraya yağmur yağıyor kıçım rahat anlamında demedim. elbette önlem alınmazsa her kareyi etkiler Allah korusun. yine de umutluyum barajlar dolar gibi bir his var içimde.

geçen gün halı yıkamayla ilgili bir soru sormuştum, bulaşık gibi cevaplar gelmişti, ben sanki buraya lüzumusz sorular soruyormuşum gibi gönderme yapmıştı asıl ruh hastasının biri. sonrasnda da herkesin içinde beni suçlayıcı duyuru açmıştı, 10 larca kişi de beğenmişlerdi. :'(
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(9 saat)
romanya ile kıyaslanınca türkiye çöl gibi mesela.

o yüzden aşırı korkuyorum türkiye için.

kuraklık + su savaşlarından bahsedilince romanya'nın önemi çok artar bana kalırsa.

temmuz ayında bile yeşil yeşil doğa görmek, her yerde baraj ıvır zıvır görmek mümkün.
0
rain when i die
(9 saat)
(3)

Altın mevzusu

WithWorth
Ekşi başliğinda bir sürü felaket senaryosu yazmişlar. Şunların oluru var mı ?1- "senin 500 gram altinin varmış, yıllık maden vergisini ver bakalım" diyebilirler mi ?2- "500 gram'ini tl'ye çevirirken; bu altinlari nereden buldun, bu altın numaralarinin senin üzerinde kaydı yok" diyebilirler mi ?3-alt
Ekşi başliğinda bir sürü felaket senaryosu yazmişlar. Şunların oluru var mı ?

1- "senin 500 gram altinin varmış, yıllık maden vergisini ver bakalım" diyebilirler mi ?
2- "500 gram'ini tl'ye çevirirken; bu altinlari nereden buldun, bu altın numaralarinin senin üzerinde kaydı yok" diyebilirler mi ?
3-altin alirkenki/satarkenki vergiyi artirip, halki altin almaktan sogutabilirler mi ?
+1
WithWorth
(07.01.26)
Üçüncü madde kulağa çok makul geliyor.
+2
Mirket
(07.01.26)
cok olasi senaryolari yazmissiniz. simdi seytanin aklina gelecek senaryoyu bulursak bence onun olmasi ihtimali türkiye'de daha yüksektir.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.01.26)
şu an zaten kambiyo bilmemne vergisi var ama ileride "gramını 5000 liradan almışsın, 8000 liradan satmışsın. Aradaki 3000 liranın %x'ini ver bakalım" demeyeceklerinin garantisi yok bence.

bu arada 2.maddeyi tüm Avrupa ülkeleri uyguluyor zaten (altın değil ama herhangi "para" üzerinden. Bankaya gidip 5000 euro yatırıcam desen yatıramayabilliyorsun)

not: x.com
0
nhk ni youkosu
(08.01.26)
(6)

çini gezen youtuber var mı

plastic_angel
türk yabancı farketmez. ingilizcesi temiz olursa iyi olur.böyle vietnamı falan geziyorlar ya. o şekil. gezen kişi çince bilmeyecek.çini gezmek kolay zor onu merak etmiyorum. sadece gezen varsa izlemek istiyorum.
türk yabancı farketmez. ingilizcesi temiz olursa iyi olur.
böyle vietnamı falan geziyorlar ya. o şekil. gezen kişi çince bilmeyecek.

çini gezmek kolay zor onu merak etmiyorum. sadece gezen varsa izlemek istiyorum.
0
plastic_angel
(07.01.26)
bald and bankrupt <3 <3 <3
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.01.26)
Ben şu ablayı takip ediyorum. Şehir lerden ziyade kırsalla ilgili ve genellikle de tapınakları konu alan videolar yapıyor. Soruna cevap olur mu bilemedim de severek izliyorum.

www.youtube.com
-1
Mirket
(07.01.26)
fatih koparan'ın videoları güzel çin, vietnam gezdi ve güzel bölümler tavsiye ederim
+1
croswell
(07.01.26)
Uğur Kola
0
iwasbornonamountainside
(07.01.26)
Ugur kola
0
oscar
(07.01.26)
fatih ve uğur bomboş adamlar.
0
🌸plastic_angel
(9 saat)
(4)

Yurt dışından alınmış telefon kullanma

kobuzchu kiz
Google'da aradım ama bütün siteler insan anlasın diye değil, SEO uyumlu olsun diye haber yazdıkları için hiçbir şey anlamadım. -_-Bugün yurt dışından telefon alsak imei kaydı yapmadan 4 ay kullanabiliyoruz, iki simkartlı telefonsa 4+4 ay kullanıyoruz, 2027'de sıfırdan tekrar 4+4 ay başlıyor, doğru m
Google'da aradım ama bütün siteler insan anlasın diye değil, SEO uyumlu olsun diye haber yazdıkları için hiçbir şey anlamadım. -_-

Bugün yurt dışından telefon alsak imei kaydı yapmadan 4 ay kullanabiliyoruz, iki simkartlı telefonsa 4+4 ay kullanıyoruz, 2027'de sıfırdan tekrar 4+4 ay başlıyor, doğru mu?

Peki mesela yurt dışında yaşayan biri kısa süreli gelip gittiğinde süre başlıyor ve tekrar geldiğinde sorun yaşayabiliyor mu? O iş nasıl oluyor?
0
kobuzchu kiz
(07.01.26)
yurtdışından yılda 1-2 kere gidip geliyorum, girince 1-2 güne telefonun kayıtlı değil kaydet veya 120 gün süren var diye mesaj geliyor, e-devletten +60 gün daha uzatabiliyorsun.

1 ocakta her imei için sıfırlanıyor süreç, yani 1 ocakta girdin 6 ay süren var kullanmak için. +60 gün hakkını da kullandıysan telefonunu Temmuz'da kullanamıyorsun, bir sonraki 1 ocak geçtikten sonra tekrar kullanabilirsin. Süreç telefon Türkiye sınırları içinde ilk şebeke sinyalini alır almaz başlıyor (TR hattın yurtdışındaki telefona takılıysa bişey olmuyor).
0
nahtoderfahrung
(07.01.26)
ben türkiye'de yurtdisindan aldigim telefonumu yurtdisi simkartimla kullaniyorum. simdiye kadar hic sorun yasamadim. mesela bu sene normalde kaldigimdan daha uzun, nisan ayinda on gün, sonra yazin tekrar bir ay gelip kaldim, hic uyari falan gelmedi.
bu neden oluyor peki? size iki güne uyari geliyor, bana gelmiyor?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.01.26)
türk hattını takmayı denediniz mi?
0
nahtoderfahrung
(07.01.26)
Bende de aynı sorun var. IMEI atılıyormuş ama banka hesap uygulamasına giremezsiniz dediler. Attırmadım şimdilik. Sıfırlandı galiba, mesaj falan gelmedi. 2 hat takılı. Telefonun Türkiye fiyatı 17 bin, IMEI ücreti 70 bin. Nasıl böyle bir şey olabilir?
0
Kahvedesu
(07.01.26)
(12)

Nasıl verimli ders çalışabilirim?

ekimoloji
30 küsür yaşındayım geçmişte çok parlak bir öğrenci değildim dolayısıyla ders çalışmayı sevmezdim. Şimdi bir sınava çalışmam gerekiyor ama bazen ders çalışmayı bilmediğimi düşünüyorum. Derse ayıracak günde max 3-3,5 saat vaktim var. Bunu en verimli şekilde nasıl değerlendirebilirim? Tekrarları en ma
30 küsür yaşındayım geçmişte çok parlak bir öğrenci değildim dolayısıyla ders çalışmayı sevmezdim. Şimdi bir sınava çalışmam gerekiyor ama bazen ders çalışmayı bilmediğimi düşünüyorum. Derse ayıracak günde max 3-3,5 saat vaktim var. Bunu en verimli şekilde nasıl değerlendirebilirim? Tekrarları en mantıklı nasıl yapabilirim? Mesela tarih dersine NotebookLM ile tekrar yapıyorum zaten sevdiğim bir ders olduğu için ondan epey verim alıyorum.
0
ekimoloji
(07.01.26)
Benim en verimli bulduğum yöntem kalemi elime alıp, önemli cümleleri ve noktaları boş bir kağıda yazmak oldu.
Dijital olarak okumak veya yazmak bende işe yaramadı.
Ayrı bir kağıda özet yapmak çok faydalı oldu benim için. Özet yapmak amaçlı incelemek, daha iyi konsantrasyon ve sorgulamaya itiyor otomatik olarak diye hissettim ben.
+1
burfak
(07.01.26)
Adhd olabilir, psikiyatrdan concerta veya benzeri ritalin içerikli bir ilaç ile konsantrasyon sağlanabilir.

Yok ben ilaç falan kullanmam derseniz kan tahlili yapıp eksik vitaminlerinizi alabilirsiniz. Ben mesela balık yağı ve demir takviyesi aldıktan sonra daha bir dinçleştim.

Onun dışında ortamı değiştirebilirsiniz. Ben evde pek çalışamam ama kulaklığımı takıp cafede daha rahat çalışıyorum mesela.

Ya da 7/24 açık kütüphaneler var. Girin oraya 3-4 saat takılın çıkın, verimli geçer. Etrafta çalışan insanlar olunca motive ediyor.

Edit:

Sanırım soruyu yanlış anladım. Yazarak +1 ama herkesin anlama ve çalışma yöntemi farklı olabilir. ben kalemli bir tablet almıştım sayfa sayfa oralarda not çıkarıyordum istediğim zaman bütün sayfalar önümde oluyordu.

Onun dışında tek bir a4 kağıdına, bazen tek sayfa, bazen arkalı önlü, kopya kağıdı hazırlar gibi küçük küçük yazarak, çizgilerle bölümlere ayırarak bütün bir konuyu tek bir kağıda sığdırmaya çalışıyordum.

İnsan kopya hazırlarken öğrenir, çekmeseniz de olur diyordu bir hocamız :D

Hem tek bir sayfada bütün konuları, bütün örnekleri görmek, beyinde de örüntüyü kolaylaştırıyor. Aaa bu konuyu hatırlıyorum sayfanın sağ altına yazmıştım... falan diyorsun. Bende işe yarıyordu bir deneyin derim.

Kimisi sesli tekrarlarla pekiştirir, kendi kendinize konuşun.

Kimisi birine anlatarak pekiştirir, onu da deneyebilirsiniz imkan varsa.

Yapay zekaları zaten kullanıyormuşsunuz...
0
ananiyimioguz
(07.01.26)
Benim yontemim konulari bolerek baslamak olmustu. Atiyorum 15 gunum var, 20 konum var. Her gune 2 konu belirledim. Kitaplar uzerinden konu tekrari yapip (video da tercih edilebilir) o konuya dair elimde olan tum sorulari cozuyordum. Bu sekilde tik atarak ilerledim

Kalan 5 gunde de tumden bi tekrar/deneme
0
üğpoıuy
(07.01.26)
Kalemle deftere, kağıda yazmak çok fark yaratır. Tablolar, grafikler, zaman çizelgeleri vb. oluşturun. Çalışmanızın ilk 20-30 dakikasını eski bilgilerin tekrarına, son 10-20 dakikasını o gün çalıştıklarınızın tekrarına ayırın. Ezberleyeceğiniz şeyler için mnemonic'ler oluşturun.
0
cosmicstring
(07.01.26)
kesinlikle vermem gereken aksi takdirde okuldan atılacağım dönemde riski sıfıra indirmek için sürekli öneli yerleri deftere yazarak, daha da abartıp kopya kağıtları hazırlayarak çalıştım. o kadar faydalı oldu ki kopya çekmeye gerek bile kalmadı.
0
ground
(07.01.26)
Yazmaktan nefret ediyor ve zaman kaybı olarak görüyordum ama bu kadar insan söylüyorsa var bir sebebi, önemli yerleri yazayım bari. Videodan dinleyip hocanın önemli dediği ve kitapta olmayan kısımları yazıyordum sadece ardından soru çözüyorum.
0
🌸ekimoloji
(07.01.26)
yazarak çalış, çalışacağın şeyi oku 1 paragraf anladığını deftere not et kısa özet şekilde
yazarak +1500

birde sesini kayıt et ezberden anladığını yazmak istemiyorsan
0
eja
(07.01.26)
Bu işin sırrı yazmak. Not almak. Not düzenlemek.
-2
arbre
(07.01.26)
nasil iyi ögrendiginizi bulun. yazarak? sesli okuyarak? soru cevap yaparak? bu herkes icin farkli.
sonra pomodoro teknigi.
(30 dk calisma + 5 dk mola) x 4
30 dk mola
(30 dk calisma + 5 dk mola) x 4
bu sekilde calisarak 2008 senesinde almanca c1 sinavini 6 ayda 1 ile gecmistim.

yazmak herkese basari getirmez. benim icin yazmak dikkat curve'ümü cok alta ceken yavas bir eylem. ben sesli okurum, okudugumu dinlerim, sonra bir daha okurum. okudugumdan midem bulanana kadar okurum. okudugumu da anlayarak okurum, ezber yapmam. sonra kendime test yaparim. testte tek bir yanlis yaparsam bile tekrar en bastan okumaya baslarim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.01.26)
Hangi öğrenme şekli sizde verimli onu bulmanız gerekir bence.
Ben mesela yazarak çalıştığımda hiç verim alamıyorum. Bir şeyi öğrenmem için o şeyi dinlemem, görsellerle desteklemem gerekiyor. Aynı konuyu farklı kişilerden dinlemek çok etkili benim için. Youtube'ta tüm dersleri farklı hocalardan dinleyebilirsiniz, Notebooklm yine özellikle görselleştirme için faydalı bir araç.
+1
hayalhayal
(07.01.26)
merhaba. herkese katılıyorun yazmak. siz de tarih seviyormussunuz ve notebooklm i kullandığınızı belirtmişsiniz ya bundan çıkarım yaparak saçma da olsa bir fikir yürüteceğim. ben eskiden varken kız arkadaşıma anlatırdım, anladığım konuyu başka birine anlatabildiğimi anladığımda içim rahatlardı. zor anımda da hafızamda ona nasıl anlattığımı hatırlar kopya cekerdim. yani bir konuyu biliyor olduğumu içime sindirme yöntemim pekistirmekti. sonra bunu ingilizce de de denedim. ben bu konuyu eksiksiz sana ingilizce açıklayabiliyor muyum falan diye. sabırlı kızmış.
0
libertine
(07.01.26)
Merhaba. Asla saçma değil çünkü bir kaç kişiden daha duymuştum “anlatmak” yöntemini. Bence de öğrendiğini dile getirmenin, duymanın öğrenmeye çok faydası var. Bunu da yapacağım epeydir aklımdaydı.
0
🌸ekimoloji
(07.01.26)
(7)

Spotify Wrapped

alice in potatoland
2025'te en çok kimi veya neyi dinlediniz?Duyurunun müzik kültüründen faydalanmak istiyorum.
2025'te en çok kimi veya neyi dinlediniz?
Duyurunun müzik kültüründen faydalanmak istiyorum.
0
alice in potatoland
(06.01.26)
Claptone-under the moon
Zhu-in the morning
Nto-alter ego
0
Bruce
(07.01.26)
Spotify degil de youtube music var. Son bir yildir genelde hep kafa yormayan rahat pop muzik dinledim. Top 5'im soyle:
1. Dua Lipa
2. Jade
3. PinkPantheress
4. Lorde
5. Zara Larsson

Bunlarin haricinde liked music listemde Nelly Furtado, Charli Xcx, Beyonce, Lizzo, Roisin Murphy, Kehlani, Tame Impala, Doechii, Kylie Minogue gibi isimler var.
0
hot potato
(07.01.26)
kinder - bettina wegner
saltarello - dead can dance
verwandtschaftstreffen - rian
me and the devil - soap&skin
white winter hymnal - fleet foxes
popcorn - hot butter
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.01.26)
2025'te spotify'dan youtube music'e kaymışsam da yıllardır zirvede olan stratovarius bu sene de 1 numaradaydı. raemonn - sometimes'ı 2025'in sonlarında keşfetmiş bir deli gibi dinlemiştim o da en dinlediğim şarkılar arasına girmiş.

listemde diğerlerine uymayan ilginç bir şarkı var. ismail yk - allah belanı versin
bunun rock versiyonu olduğunu bilmiyordum. rock versiyonunu gerçekten severek bir çok kez dinledim.
0
biseysorcaktim
(07.01.26)
Air
Hania Rani
Jasmine Myra
0
tiredofwaiting
(07.01.26)
kessoku band - seishun complex

çoğunlukla j-rock dinlemişim.
0
inheritance
(07.01.26)
son iki ay: rosalia'nın son albümü lux
0
eileengray
(07.01.26)
(17)

Yeni bir şeyler öğrenmek için farklı kurslara gidiyorum ama

pembediken
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar. Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğ
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar.

Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğitimlere katılmak?
0
pembediken
(06.01.26)
Yeni şeyler deneyip öğrenmek güzel bence. Garip değil yaptığınız.
+3
peki madem
(06.01.26)
Bu kurslara profesyonel amaçla gitmiyorsanız neden bir başarı gereksin ki zaten anlamadım hiç.

Hobi işte, kendinize uğraşlar buluyorsunuz, bundan zevk alıyorsunuz. Enstrumanı, sporu, el sanatlarını kendinize hayat hedefi olarak değil iyi vakit geçirmek için kullanmışsınız. Sorun ne ki? Belki aileniz sizin bu kurslara gitmekteki amacınızı kavrayamamıştır.

Tabi bunları söylerken zaten bir işininin olduğunu ve kendi başınıza hayatınızı devam ettirebildiğinizi varsayıyorum. Aksi takdirde aileniz işin bu tarafına odaklanmanızı haklı endişelerle istiyor olabilir.
+3
akhenaten
(06.01.26)
Harika şeyler yapıyorsun. Kulak asma onlara.

Ek: @ akhenaten'in de dikkat çektiği gibi, kendi kendine yeten biriysen tabii.
+1
Mirket
(06.01.26)
Şimdi gittiğim kursun ücretini kendim karşılıyorum. Yaşım 37. Daha önce gittiğim birçok kurs ücretsizdi.
+1
🌸pembediken
(06.01.26)
Kendiniz için harika bir şey yapıyormuşsunuz. Kimsenin ne düşündüğünün bir önemi olmamalı.
-1
suicides underground
(06.01.26)
Mükemmel bir şey. Bunu kurs bazında değil, 37 yaşına gelmişsin, evlenememişsin, çocuk yapamamışsın bazında söyleme ihtimalleri var mı?
-3
arbre
(06.01.26)
@arbre hayır. O konularda asla tek kelime etmez ailem.
0
🌸pembediken
(06.01.26)
aileni onayladigimdan degil de, 3 ay 5 ay 1 yil gidip bir dili veya enstrumani kayda deger bir yere getirmeden ha bire baska seye atliyorsan ciddiye almiyor olabilirler cunku en basta sen ciddiye almiyorsun gibi bir durum olusuyor. yani tutup gitar kursuna gidiyorsan onda eline aldiginda etrafindaki insanlar vay be ne guzel caliyor dedirtecek seviyelere kadar istikrar gostermen lazim ki bir anlami olsun.

spora git. spora herkes surekli gitmeli zaten. turkiye'de bir turlu yerlesmedi. sogukla ne alakasi var ki turkiye'nin cogu yerinde oyle aman aman bir kis da olmuyor.
+1
hot potato
(06.01.26)
Muhtemelen kır dizini otur evinde ailesine sahipsin. Hobi konseptine de hakim değil gibiler de.
-2
Bruce
(07.01.26)
yeni bir seyler denemek güzel ancak her seyi ucundan deneyip birakiyorsaniz aslinda maymun istahli olmanizi elestiriyor olabilirler.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.01.26)
Sebaat ediyor musun gittiğinde. Ortaya bir şeyler çıkarabiliyor musun?
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(07.01.26)
Değil, demekki aradığınızı bulamamışsınız. Denemeye devam diyorum ben. En azından siz farklı şeyler deniyorsunuz ve hayata bir kere geliniyor, onu da evde oturarak geçirmemek istemeniz bence tuhaf değil.
0
tiredofwaiting
(07.01.26)
insanların beklentisi, bir şeyi öğreniyorsan oradan devam et ve ustalaş yönünde olduğu için, onların gözünde bir çok kursa gidip sonuç alamamış birisin.

onlara, asıl maksat kursta bir şey öğrenmeyi sevmek ve sosyalleşmek olduğunu anlatırsan artık daha farklı bakarlar.
+1
duyuruuser
(07.01.26)
Bazı aileler @bruce'un dediği gibi seni aşağı çekme, bir şey yapmanı istememe eğiliminde olabiliyor ama bir yandan da bu da sürekli bi şeyler deniyor ne aradığını kendi de bilmiyor diye düşünüyor da olabilirler.

Hayat senin hayatın, zaman senin, para senin kime ne aw

Kimisi de sürekli iki yıllık kazanıyor bir hevesle başlıyor birkaç derse başlayıp bırakıyor. Instagram hesabı açıyor tutmuyor başka temalı hesap açıyor. Ne aradığını bilmiyor da olabilirsin kısaca ama bizi/onları ilgilendirmez.
-1
chicha_v2
(07.01.26)
Ben şimdi kendime org aldım 2. el. Buraya performaslarımı atacağım. Sözlukten bir sürü öğrenen buldumm yutup kanalı da açtım. Onlar buraya yorumlarını yazacaklar. Herkesten sevimli sözler beklersek adım atamayız.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(07.01.26)
aile başka bir jenerasyon, siz başka. sizi herhangi bir konuda %100 anlamalarını ve desteklemelerini beklememelisiniz. ha olsa ne tatlış bal börek olur ama bizim aile yapılarımız böyle değil maalesef. Tepki gösterdiklerinde he he, hımm bir bakayım ya falan deyip savuşturacaksınız ve içselleştirmeyeceksiniz olacak bitecek.

çok yönlü olmak iyidir. disiplinlerarası etkileşimi kuvvetli olan insanın psikolojisi de daha sağlam olur, sosyal iletişim becerileri de daha gelişkindir, genel kültürleri daha yüksektir, farklı disiplinlerin kazandırdığı bilgi ve deneyimi diğer disiplinlere entegre edebilir vesaire vesaire. maymun iştahlı olmakla çok yönlü olmak bambaşka şeyler. gittiğiniz kurslarla ilgili muntazam olmanız, virtüöz olmanız falan gerekmiyor. bu da toplumsal bir dayatma.
+1
Phoebe
(07.01.26)
@Bruce öyle insanlar değiller. Kalksam mesela Amerika'ya taşınıyorum evleniyorum desem tamam derler. Bu konu biraz kuşak çatışması gibi bir şey işte ama açıklama yapmak yoruyor işte
0
🌸pembediken
(07.01.26)
(5)

Tren seyahatini seven birine 10 günlük avrupa tatili önerisi

stringer
İlkbahar ayında, trenle avrupa'nın küçük bir kısmını gezmek, bunu yılda iki kez olacak şekilde birkaç yıla, tüm avrupa'ya yaymak istiyorum. doğaya, tarihe ve sanata bayılırım. nereden başlayayım. tek bir ülkeyi mi gezeyim?
İlkbahar ayında, trenle avrupa'nın küçük bir kısmını gezmek, bunu yılda iki kez olacak şekilde birkaç yıla, tüm avrupa'ya yaymak istiyorum. doğaya, tarihe ve sanata bayılırım. nereden başlayayım. tek bir ülkeyi mi gezeyim?
+1
stringer
(06.01.26)
Hiç düşünme direkt İsviçre'den başla derim
+2
ihsanlı
(06.01.26)
maddi kaygi yoksa avusturya-isvicre.
edirne'den trene binin viyana'da inin. viyana'yi iki gün gezdikten sonra trenle semmering üstünden graz'a gidin. yolun bir kismi (semmering taraflari) unesco dünya mirasi. graz'i gezin. sehir merkezi gene unesco dünya kültür mirasi. graz'dan gece trenine binin ve feldkirch'e gecin (gece treni sart degil. yollar muazzam güzel, gece bir sey görmezsiniz ama yolculuk 8 saat civari sürüyor, siz karar verin). biraz feldkirch-liechtenstein takilin. rhein nehrini görün. vaduz'dan otobüsle chur'a gidin. chur'dan glacier ekspress ile zermatt'a gecin. zermatt'ta görkemli matterhorn'u aka toblerone cikiletasi dagini görün. zermatt'tan ucakla ülkeye geri dönün.

eger tek seferde tek ülke derseniz avusturya icinde daha baska scenic tren yollari tavsiyesi verebilirim.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
avusturya - isviçre +1

viyana’dan hallstatt’a geçtiğim tren yolları (bilhassa attnang-puchheim aktarmasından sonraki rota) mükemmeldi. isviçre tarafı videolarından gördüğüm kadarıyla eminim daha bile güzeldir. viyana’dan başlayıp hallstatt, oradan belki innsbruck, st. moritz, como, chur, luzern, interlaken, bern, zermatt, annecy gibi yerlerin birkaçına uğrayabileceğiniz, ülkeye dönüşü de cenevre’den uçakla yapabileceğiniz bir tren rotası çizebilirsiniz.

omio, rome2rio gibi siteler biletler konusunda işinize yarar ama bu siteleri sadece bileti bulmak için kullanın satın alma işini daima oranın tcdd’si neyse (avusturya için öbb) oradan almaya çalışın.
+1
phoarbix
(07.01.26)
milanodan parise tren var.
0
kveldulv
(07.01.26)
Edirne'den atlayip Viyana'da inmekten bahsedilmis. Yakin zamanda bir degisiklik olmadiysa bu olay tek trenle yapilabilecek birsey degil. Sadece arabali tren var, ilkbaharda baslamis olabilir. Edirne - Avusturya Villach arasinda calisiyor ama resmiyette 36 saat gercekte en azindan 40 saat falan suruyor.
Turkiye'den trenle avrupa yonune stabil cikis olarak ancak Sofya - Bukres - Budapeste seklinde baglanti kurulabiliyor. Ucakla bir sorununuz yoksa ucakla baslamak daha kolay. Bu arkadas tren yolculugu konusunda uzman, bilgiler guncel oluyor genelde. www.seat61.com

Diger konularda katilimci arkadaslara katiliyorum. Ben cok gezememis olsam da Isvicre ve cevresi, Italyanin kuzeyi, Munih civari Almanya dahil, kultur, sanat, doga falan bulunabilecek yerler.
0
mbond
(07.01.26)
(28)

Gülsüm ismi

eileengray
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
-4
eileengray
(06.01.26)
lütfen bahsedin
+5
pide
(06.01.26)
Ben de hiç sevmem. Güllü isimleri genelde sevmiyorum, pastoral bir hava veriyor da bu gülsüm özellikle fonetik olarak hiç sevmediğim bir isim sebebi de yok. Dizilerde filmlerde falan hep köylü ya da köyden kente göçmüş ama köy hayatını bırakamamış tipte karakterlere verilmiş de o yüzden mi öyle düşünüyorum bilemedim.
+2
nundu
(06.01.26)
ileride devlet memuru falan yapma niyeti ile bu isim seçilmiş olabilir. (ironidir)
0
ground
(06.01.26)
ben de sevmem
+2
kisa
(06.01.26)
Gülsüm adında aklı başinda biri tanimadim, hep bi sıkıntıları vardi
+7
üğpoıuy
(06.01.26)
Gül adı güzel bence.
-3
arbre
(06.01.26)
şakasız bence çok güzel isim ya.
0
patronaj1
(06.01.26)
Evet eski teyzelerde olan bir isim bence de, ancak;

İsimleri şekillendiren ve güzel kılan kişinin güzel oluşu bence.

Ayrıca kişinin geçmişinde bu ismi hafızasında güzel kılabilecek hatıralar mevcut demek ki, kim bilir.

Saygı duyar yorum belirtmezdim ben olsam.
+1
va
(06.01.26)
saçma sapan bi isim. gülsüm yerine gülsün yazacaklar güllü yazacaklar neler neler. benim ilk ismim de saçma sapan bir isim ilkokul karnemde sadece ilk harfi doğru diğer harflerin ismimle alakası yok.

ayrıca yurtdışında sıkıntı yaşar Gülsüm diyemezler telaffuz edemezler.
+2
matilda
(06.01.26)
berbat bir isim tabii ki
+6
sanal hayvan
(06.01.26)
bence isim sevimli ve sıcak ama bu çocukların büyüyeceğini, online işlemler yapacağını, mail adresi alacağını, belki yabancılarla muhatap olacağını, iş hayatına gireceğini vb. de göz önünde bulundurmak lazım sanki.

temizliğe gelen teyze-kötü isim düşüncenizi bence sadece komşunuza değil kimseye söylemeyin bu arada.
+4
Phoebe
(06.01.26)
Size sorduysa düşüncelerinizi söyleyin. Sormadıysa karışmayın derim.
+7
cosmicstring
(06.01.26)
erkek çocukları olursa kürşat koysunlar adını
+3
nahtoderfahrung
(06.01.26)
çok güzel bir isim,
lina, pina, cina, arı maya, atlas, adel gibi isimlerin yanında adeta parlıyor.

erkek çocukları olursa kürşat +1

bu arada temizliğe gelen teyze en temiz duyguların insanıdır. ne sıfatla insanları sınıflandırıyorsunuz?
0
Hallegadola
(06.01.26)
Benim tercih edeceğim bir isim değil ama kötü bir isim de değil. Senin gözünde temizlikçi teyze canlandığı için yakıştıramamışsın.

Önemli olan, komşu senin veya buranın çoğunluğunun fikrini sordu mu? Sormadıysa karışmaya gerek yok. Kendi beğenmiş, bir seçenek olarak düşünmüş.
+1
lazor
(06.01.26)
Cosmicstring +1, gülsüm ismi bana hoş gelmiyor, oldukça da eski moda ama isimleri algılayış şeklimiz kişilere göre şekilleniyor bence, ailesi bu ismi beğenip bebeklerine bu ismi vermek istiyorlarsa karışmamak en iyisi.

Zamanımda kuzenime çocuğuna koymayı düşündüğü isim için çok olumsuz şeyler söyledim, hala ara ara özür dilerim kendisinden ne haddime hamileyken üzdüm seni diye, beğenmediğim ismi verdiler çocuklarına, şu an o isim hiç de kötü gelmiyor kulağıma.

Bize demode gelen isimler, özellikle anadili Türkçe olmayan kişilere fonetik ya da anlamsal olarak hoş gelebiliyor.
+2
(06.01.26)
muhafazakar kesim adi. tek tanidigim gülsüm lisede torpille bizim okula yerlestirilmis biriydi. babasi adini vermek istemedigim bir partinin üyesiydi, puani yetmedigi halde iktirdiler kizi okula.
o da üniversiteyi birakip 20 yasinda bir müteahhitle evlenip cocuk dogurdu simdi tokat mi rize mi bir yerde iq düsürücü bir hayat yasiyor.
bende yarattigi intiba bu :D
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
Ben tercih etmem ama o ismi seçene garip bakmam şahsen yeni nesil uyduruk isimlerden daha iyi
+2
basond
(06.01.26)
Sormadıysa bir şey söylemeyin.
Bu her konuda takip etmemiz gereken bir ilke bu, ama çocuğa isim koymak gibi bir kararda kesinlikle olumsuz fikir söylememek gerek.

Bu isimle benim aklıma gelen tek kişi kapıcı Cafer'in karısı Gülsüm ama Gül ile başlayan diğer isimler bana güzel geliyor.
+1
michael_knight
(06.01.26)
Hallegadola + 10000

bebeklere kedi-köpekmiş gibi verilen saçma sapan isimlere kıyasla gülsüm gayet de iyi.
0
m e b
(06.01.26)
Anlamı kötü değil, ayıp değil, kültürümüze aykırı değil. Bence gayet konabilir. Arkadaşları “gül” diye kısaltacaklar zaten…
+2
yadigar
(06.01.26)
Bazı isimler kuşaklarla büyüyor ya. Bence bu isim de büyümüş. Çocuksa daha bebek, bence de alternatif düşünülebilir.
0
akhenaten
(06.01.26)
bana da modern gelmiyor bu isim. temizlikçi teyze ismi değil ama modern de değil.
ben yabancıların telaffuzu olayına pek takılmıyorum belki a101 kasiyeri olacak ne işi var yabancılarla. ha böyle yüksek eğitimli bi aile çcouğu ise ilerde amerikada okuyacağı kesinse tamam hassas olalım da.
+1
Sadece soruyorum
(06.01.26)
gülsüm bi zeynep değil ya, böyle bir isim koyuyorsa vizyon belli bence hiç uyarmaya gerek yok gayet bilincinde, değisede bilincinde olmasın kıza merve ismi koyupta bebek buyuyunce ortamları(emine fatma güllü vs) farklı olacağı için bu sefer garip kaçar.
0
eja
(06.01.26)
Ben eski ve klasikleşmiş isimleri çok seviyorum şahsen.

Gülsüm özellikle sevdiğim bir isim değil ama kötü de değil.

Lina, Vina, Alin, Dalin vb gerzekçe yeni moda isimlerden bin kat daha iyidir.
+4
anaphylacticshock
(06.01.26)
eksisozluk.com geldi aklıma direkt. Hayranı olabilirler mi?
Kötü bir isim değil bence.
0
auroraaurora
(06.01.26)
kibar cevaplar için teşekkürler. arapça kökenli olması ve bize temizliğe gelen Gülsüm adlı kişiyi çok çakal bulduğum için bu isme büyük bir önyargım var, ben asla tercih etmezdim. bana sorulduğu için ve düşüncemin sübjektif olduğunu bildiğimden genele sormak istedim.

edit: @muhayyer divan, bana soruldu elbette ama ben bu bilgiyi paylaşmadım diye azarlamanız kabul edilebilir bir şey değil.
+5
🌸eileengray
(06.01.26)
Kuzenimin halasının ismi ve bende hiç iyi bir intibası yok, hatta direk aklıma kibir geliyor.
+1
tiredofwaiting
(06.01.26)
(4)

burayı neyle doldurayım

kibritsuyu
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.https://i.imgur.com/rtQ1PPb.jpegbu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride o
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.

i.imgur.com

bu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride olabilir de.

alçı mı çekeyim, mastik mi çekeyim, silikon mu basayım ne yapayım?
0
kibritsuyu
(06.01.26)
Titreşimden olduysa mastik. Ama duvara iyi vidalamadilar mi acaba??
0
kisa
(06.01.26)
gördüğüm kadarı ile zamanla oluşan bir boşluk değil. oraya dolgu malzemesi kullanılmış ve zamanla kuruyup çatlamış ve dökülmüş gibi. süpürgeyle de alınmış ve açıklık oluşmuş. yeniden ama daha kaliteli bir malzeme ile dolgu yapın.
0
ground
(06.01.26)
önce dolgu fitili ile doldur. üstüne mastik. alçı yine çatlar. işlem sırasında kuru olması önemli.
0
merhum
(06.01.26)
görüntüdeki pencere profili ile alakali ya da yalitim gerektiren bir bosluk degil. kötü bir dolgu malzemesi sorunu gibi.
www.bauhaus.at bir projemde bu sorunla karsilassam su hedeyi yazardim ben. türkcede macun dneiyormus galiba. daha hareketli bir yerse (acilip kapanan pencere gibi) akrilik mastik.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
(14)

Kalleş Yöneticiye Ne Yapılır?

lapetitemort
Eski liderim sene başında müdür oldu, tepeme yeni bir lider geldi. Başta iyi anlaşıyorduk, sonra liderler ile ilgili çalışanlardan geri bildirim istediler. Ben de sağlam eleştiride bulundum. Güya anonim kalması gereken bu geri bildirimleri nasıl olduysa okumuş ve tarzımdan dolayı benim yazdığımı anl
Eski liderim sene başında müdür oldu, tepeme yeni bir lider geldi. Başta iyi anlaşıyorduk, sonra liderler ile ilgili çalışanlardan geri bildirim istediler. Ben de sağlam eleştiride bulundum. Güya anonim kalması gereken bu geri bildirimleri nasıl olduysa okumuş ve tarzımdan dolayı benim yazdığımı anlamış.

O günden sonra tavırları tam tersine döndü. Her zaman "sen en iyi çalışanımsın, en yüksek puanı sana vereceğim" diyen adam "senin ciddi soft skill problemlerin var" demeye başladı. En son bugün, performans değerlendirmesinde çok anlamsız şeylerden fişimi çekti. Çok temiz çekti hem de. Beni harcadığı çok net.

Daha da kalleşçe olan, benim mentörlük yaptığım, iş öğrettiğim, ben olmasam iş beceremeyecek yeni mezun adama en yüksek puanı vermiş ve bunu bana birebir toplantımızda söyledi. O çocuğa da defalarca "sen daha yenisin, senin yüksek puan alman imkansız" tarzı konuştu. Bunları biliyorum çünkü aramız iyi ve paslaşıyoruz. Ne olduysa 2-3 haftada performans puanları tepe taklak oldu anlayacağınız. Normalde gizli kalması gereken bu bilgiyi vererek de niyetini ortaya koydu. Sorun şu ki ben olmazsam bu adam bir hiç. Benim uzmanlığıma muhtaç.

Şimdi bu durumda ben ne yapmalıyım? Müdürde hatrım var, 4 sene birlikte çalıştım ama onu da doldurmuştur. Neticede bu performans işleri ortak yapılıyor.

Sizce durumu kabullenip, yoluma bakmak en iyisi mi olur?
+1
lapetitemort
(05.01.26)
E kendin kaşınmışsın.
+7
antihero
(05.01.26)
Bu anonim seyler hicbir zaman anonim olmuyor. Bizim okulda da hocalari anonim sekilde elestirebilme sistemi vardi, bildigin okulun sistemi yani, bir hocamiz kendisine yazilan bir yorumun ciktisini alip (ismiyle beraber) bana bu kim, taniyor musun diye sormustu.

Yolunuza bakin ama onun size ihtiyaci varsa bu kozunuzu da birakmayin.
+1
Sour
(05.01.26)
Anonim olayı yalan bir defa
Sen eleştirmişsin oda seni harcamış
Yoluna bak +1
+1
basond
(05.01.26)
Yapacağın bir şey yok, devam et ve olayın unutulmasını bekle. Aptal değilse unutmaz.
Empati kursana. Yönetimin göreceği şekilde o şekilde seni eleştiren bir çalışanına sen iyi mi davranırdın, performans puanını yüksek vermeye mi uğraşırdın?
Kim olduğunun anlaşılacağı şekilde böyle bir eleştiri yapmış olman gerçekten de soft skill’lerinle ilgili önemli bir sorun olduğunun kanıtı.

Müdüre de gidip konuşman faydalı olmaz, o da yöneticinin penceresinden bakacaktır olaya.
+2
michael_knight
(06.01.26)
Müdürün eski liderinse ona "danışabilirsin". Şikayet değil de, "ben arayı düzeltmek istiyorum, ne tavsiye edersiniz" minvalinde.
O da eminin zaten kendi yerine gelen astı ile ilgili tam da bu tip geri bildirimleri merak ediyor olmalı.
İllaki liderin yerinden bakacak, onu haklı bulacak diye bir şey yok. Özellikle de size güveniyor ve tespitlerinizi de haklı buluyorsa.
Sonuçta bir lafa bakılır, bir de kim diyor diye bakılır.
0
burfak
(06.01.26)
İşini yap, mesai bitince iş hakkında 1 dakika bile fazladan düşünmeyip evine dön.

Kaşınmışsın yorumuna katılmıyorum. Anonim kalması gereken şeyleri ifşa etmek gibi bir ahlaksızlık yapılıyorsa bu ifşa edilenin suçuymuş gibi davranılıp normalleştirilmemeli. Elinde ifşa edildiğine dair kanıt varsa bir üst yöneticilere ve IK'ya mobbing şikayeti yap derim ama öyle bir ortamda bu birimler de ne kadar profesyonel davranabilir, orası muamma. Muhtemelen böyle bir durumda haklıyken "adama kafayı takan çalışan" konumuna düşüp çıkarılmana yol açar bu, gerçi çıkarılman da iyi bir şey gibi bu noktadan sonra.

Eleştiri yapıyorum derken hakaret ettiysen orası ayrı tabi.
+2
nolmus yani
(06.01.26)
Kendini harcamışsın. En iyisi yeni bir iş bak. Sana huzur olmaz artık orada
0
limonlu eksi
(06.01.26)
Bir kişinin yüzüne karşı söyleyemeyeceğin şeyleri arkasından, anonim vs başlık altında bile olsa söylememek gerekir. Bunu ders olarak alıp yoluna bak. Muhtemelen o da senin kalleşlik yaptığını düşünüyor.
0
mikro patlama
(06.01.26)
çok iyi bir konuşma hazırlayıp müdürünle başbaşa konuşman gerekiyor.
tek şansın bu.
0
plastic_angel
(06.01.26)
bu saatten sonra bu adamla aranın iyi olması imkansız. bu arada onun yaptığı kalleşlik değil, senin yaptıgın kalleşlik. anonim kalacağını düşünerek adama kötülük yapmışsın. o da bunu öğrendiği için sana asla güvenmez tabi bu saatten sonra.

eğer şanslı isen eski yöneticini devreye sokarak işyerinde başka bir departmana geçersin. değilsen orada tutunma şansın çok zor.
+1
abelardo
(06.01.26)
kasinan sen degilsin, IK'sindan liderine koca sirket. eger feedback istendiyse calisan olarak verirsin.
türkiye'de bootlicking kültürü ve elestiriyi anasina hakaret etmis gibi algilayan tiplerle etraf sarili oldugu icin fikrinin istendigi ortamda fikrini söylemis olman kalleslik olarak algilaniyor.
buradan cok güzel misilleme ve hatta bence gizlilik ihlali davasi cikar.
anonim olarak tasarlanan bilgilerin daha sonra calisanlara karsi santaj olarak kullanilmasi, güvenlik ihlali, güven suistimali, mobbing falan muazzam seyler var gibi burada.
yasadigim ülkede ben is hukuku avukatiyla görüsürdüm :D
zaten bu saatten sonra bu tiplerle calisamazdim ama en azindan kaziga saplardim alayini. liderden önce de ik ile baslardim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
hiçbir yerde anonim yorumların anonim kaldığını görmedim, anonimliğini bozana da hep niye anonim kalmayacakken kalacak dediniz diye yazarak yalan konuştunuz dedim. O saatten sonra kimse dönüp ilerletemedi konuyu.

Yalakalık garip bir mevzu. karşımdaki anam değil babam değil, ne demek yüzüne söyleyemeyeceğini yazma? Aksine profesyonellik budur, işi yürütürsün, kişiyle problemini de organizasyonun içinde anonim olarak gidermeye bakarsın. Bunun sağlandığı yok tabi ama olması ve denememiz gereken bu. İK da bunun için var, denetim de bunun için var, müdürler de bunun için var.

gelip de sana "şu şu problemlerin var" demesi bile kötü bir yönetici olduğunu gösterir o lider kişinin. X konuda gelişim denir, Y konuda eğitim denir.

Performans görüşmesinde size sözlü olarak belirttiği her şeyi yazıya geçirip, müdürü de maile ekleyip, bunları dediniz ama hem bunların göstergesini hem de hazırladığınız gelişim yolunu öğrenmek istiyorum diyebilirsin. Övmeye kimse bir şey demez ama yeriyorsan hem somut kanıtlar sunacak hem de gelişim yolunu hazır edeceksin.

Bir işte, sektörde veya konuda kazara 10+ sene kalmış (belki de kalmamıştır bile) tiplerin yöneticiliği öğrenmesi zor. Bu da maalesef bu işbilmez iş dünyasında çalışana yük.
+1
klassno
(06.01.26)
işini brezilya dizisi gibi yaşıyorsun. kişiliğin özdeğerin işteki başarına bağlıymış gibi anlıyorum. yok onlar bana muhtaç, yok bu beceremez, o yeni ben mentörüm vs. bu dramalı, görevi aşırı sahiplenici çalışanlar iş ortamını iyice çekilmez kılıyor. soft skill denilen şeyin büyük bölümü de bu aslında, hepiniz başkasının aldığı riskleri, edecekleri kar, hayalleri vs. için çalışan kişilersiniz bu kadar büyütmeye üzerinden kimlik oluşturmaya gerek yok. bu kadar büyütünce böyle olaylar oluyor işte, ayak kaydırmalar onu buna ispitlemeler vs. hep bu zihniyetin sonucu. çalıştığın işyeri varlığının amacı değil, o kadar önemli bir şey de değil (isminin başına ne kadar titr eklerlerse eklesinler), faydasının büyük kısmı sana da değil hissedarlara. bu bilinçle yaşar çalışırsan kafan rahat olur, kimseye bulaşmazsın, kimse de sana bulaşmaz.
+3
robokot
(06.01.26)
+1 robokot farklı bir tavır takınmaya gerek yok. Işimi yapıp çıkarım bitti. Müdürü doldurmuştur kesin diye de düşünmeyin.
0
pembediken
(06.01.26)
(12)

Kedinizin en sevdiği oyuncak nedir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?Teşekkürler
Merhaba,

Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?
Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(05.01.26)
Alüminyum folyodan yapılmış top.
0
orient blue
(05.01.26)
Bizimki de aluminyum folyo topu seviyor ama zehirli oldugu icin vermiyoruz. Diger favori oyuncagi karton sut kutularinin kapaklari. En cok onlarla tut getir oynuyoruz (atinca kopek gibi gidip getiriyor kerata).

Pet shop'larda satilan kedi oyuncaklarina pek prim vermiyor.
0
sertac akin
(05.01.26)
şu sıralar ayakkabı bağı
0
truf
(05.01.26)
Saç lastiği.
Soda kapağı.
Pipet. (Buna genelde kediler hayır diyemiyor.)
Beş on tane topu, oyuncağı da var ama yanından geçip gidiyor, pek bakmıyor.
0
a perfect lie
(06.01.26)
yeni verilen her şey 10 dakika boyunca en sevdiği oyuncak. 10 dakikadan sonra bir daha asla yüzüne bakmaz. oyuncaklarla oynamaktan hoşlanmayan bir benim kedim var herhalde.
+1
robokot
(06.01.26)
Şerit metre, mezura, örgü ipi ve şişi. Bunlar aslında benim oyuncaklarım ama paylaşmak zorunda bırakıyor.
0
beetlejuice
(06.01.26)
kalın çekip fırlatabileceği paket lastiği.
+1
orpheus
(06.01.26)
Birinin,
cikcikli oyuncagi var. o kesinlikle.
ikinci sirada lazer, günes altinda ayna, kol saati vs yani yansima yapan herhangi bir sey.

Digerinin,
tünel.
kabuklu findik.
alüminyum folyodan top.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
bebekken çay kaşığı ile oynuyordu şimdi 4.5 yaşında hiçbir şeyle oynamıyor. ara sıra ip ile oynatıyorum ondan da hemen sıkılıyor. lazere falan asla tepki vermiyor.
0
hold the door
(06.01.26)
Örgü şişi +1 bu nasıl bir sevmek!
+1
peki madem
(06.01.26)
pipet.
köpek gibi oyun haline getirir hatta. ben atarım o yakalar getirir.

patates kızartması ve ekmek parçası.
kaşla göz arası kaptı mı bunları bir dahaki temizliğe kadar bulamam. her yere sürükler. ağzında oradan oraya taşır.
0
art cat chocolate
(06.01.26)
Yere düşen baklagil taneleri.

Ayıklarken falan yere kuru fasulye ya da nohut tanesi düşüyor bazen.

Günlerce o minicik taneyle oynuyor.
0
anaphylacticshock
(06.01.26)
(14)

sürükleyici çerezlik roman

bloodymoon
en son beğenerek okuduğunuz neler var(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
en son beğenerek okuduğunuz neler var

(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
0
bloodymoon
(04.01.26)
okumuşsunuzdur ama zorba derim. birde izanın şarkısı.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
Okuyup beğenmezsen kitabın parasını ben ödeyeceğim.

www.kitapyurdu.com
0
Mirket
(04.01.26)
ben cok sevmem ama celil oker kitaplarini deneyebilirsiniz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.01.26)
Mary Doria Russell - Serçe
0
beatbox yapan metalci
(04.01.26)
Romain Gray- Onca yoksulluk varken
+2
Amaranta ursula
(04.01.26)
Suat Kozluklu - Kam Davası

2 kitaptan oluşan bi seri. Toplamda 771 sayfa mı neydi sanırım.
Çok severek okudum. Uzun ama sürükleyiciydi.
0
matilda
(04.01.26)
Çağatay Yaşmut'un Komiser Galip serisi. Bir tanesini elime alınca genelde hızlıca bitiriyorum. Mekan da İstanbul, Kadıköy falan. Hoşuma gidiyor.
0
lamaga
(04.01.26)
celil oker kitaplarini sevmiştim. Keşke daha fazla olsaydı ://

Çağatay Yaşmut'un tek bir kitabını okudum seneler önce, hiç beğenmedim. Bir daha da okumadım.

Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles kitap serisi güzel. Cidden kafa dağıtır.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
İhsan oktay anar ve ahmet hamdi tanpınar okuması bence müthiş sürükleyici
+1
benim bir gizli bildiğim var
(05.01.26)
Yırtıcı Kuşlar Zamanı/Ahmet Ümit
0
ekimoloji
(05.01.26)
Richard Osman'ın kitapları tam olarak bu kategoride; eğlenceli, sürükleyici ve çok uzun değiller.
+1
salihdt
(05.01.26)
elorelia
(05.01.26)
en son ne olacak acaba diye sürekli okuma fırsatı kolladığım kitaplar şunlar

-katre-i matem, iskender pala
-deli kurt, hüseyin nihal atsız
-kelebek, henri charriere
-dublörün dilamması, murat menteş
-(bunu yazmasam olmaz) kuyucaklı yusuf, sabahattin ali
0
antihero
(05.01.26)
haruki murakami kitapları öyle ya aşırı akıyor. normalde çok kitap okuyan biri değilim ben bile çok hızlı okıyup bitiyorum. fantastik ögeler baya fazla, olaylar aşırı gizemli merak ediyosun. dili de çok sade.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
(6)

Özel okula kayıt süreci nasıl avantajlı işler?

luluki
Kafamda 3 okul var lise için. Fiyat kırmak için nasıl yol izleyeyim? Çocuk süper zeka değil, biz bu çocuğu kaçırmayalım diye düşünmezler. Erken kayıt mı geç kayıt mı avantajlı? Belki kontenjanı dolduramazlar diye düşünüyor insan.Okullar: ted bahçesehir ve odtüTavsiyeler dinlenir...Ekleme... mevcut s
Kafamda 3 okul var lise için. Fiyat kırmak için nasıl yol izleyeyim? Çocuk süper zeka değil, biz bu çocuğu kaçırmayalım diye düşünmezler. Erken kayıt mı geç kayıt mı avantajlı? Belki kontenjanı dolduramazlar diye düşünüyor insan.
Okullar: ted bahçesehir ve odtü
Tavsiyeler dinlenir...
Ekleme... mevcut sistemde çocuğunuz 3/4 oranda imam hatip ya da meslek lisesine gidiyor. Akademik kaygım yok. Çocuk bıçaklanmasın, sigaraya başlamasın ya da videosu internete düşmesin. Eğitim işine çok sonra sıra geliyor.
0
luluki
(03.01.26)
gelir durumu yüksek bir muhitte yaşıyorum. oturduğum bölgedeki özel okullar devlet okullarından hallice. resmen paranla rezil oluyorsun. tavsiyem şu:

devlet okuluna gönderin, özel okul için ayırdığınız bütçeyi üniversitede yurtdışına dil programına harcayın yada üniversitenin tamamını yurtdışında okutun. türkiye'de birkaç sayılı lise harici hepsi aynı.

edit: duyuru sahibi anlamak istememiş, saydığı güvenlik sorunları özelde de var, hiç değilse gelir durumu yüksek bir bölgede devlet okuluna giderse minimize eder demek istemiştim
+3
yap desem yapmazsin he
(03.01.26)
arkadaşlar lise için diyor. biliyorsunuz ülkemizde liseye giriş için 8. sınıfın sonunda lgs isimli bir sınava giriliyor, liselere giriş sınavı. bu sınavdan aldığın puana göre anadolu lisesine, fen lisesine falan yerleşiyorsun. bu sınavdan düzgün puan alamazsan da gideceğin devlet okulu ya meslek lisesi, ya da imam hatip. öyle keyfime göre lisede çocuğumu istediğim devlet okuluna yazdırayım diyemiyorsun.

ikinci yol da parasını basıp özel okula vermek. onların da kimileri kendi sınavını yapıyor (sonucuna göre girip girememeniz belli oluyor ya da puana göre burs alabiliyorsunuz), kimisi lgs puanına bakıyor ama başarısı, vereceğiniz para vs ile önem sırasını düşürebiliyorsunuz.

erken kayıt her zaman iyidir. giriş sınavlarına da iyi çalışsın.
0
kibritsuyu
(03.01.26)
Ankara için soruyorsunuz değil mi? Ankara koleji mezunu biri olarak ben okulumu öneririm. Şu an o networkun ekmeğini yiyorum. Geçen ay abd’de bir cerrahla tanıştım, adam bana kolej marşını söylemeye başladı; kısaca mezunlar birbirini destekliyor (istisnalar kaideyi bozmaz). legacy önemli bence. odtü koleji de ikinci seçimim olurdu.

Ted için araya bir mezun sokun (tercihen akraba). İndirim yapabilirler.
0
eileengray
(03.01.26)
eli yuzu duzgun ozel okullarin fiyat kiracagini hic sanmiyorum malesef.
kardes indirimi bile %5 falan gibi komik bir rakamdir.
0
cooperr
(03.01.26)
köklü okullarin olayi sadece egitim degil ayni zamanda mezunlar dernegidir. eileengray yazmis zaten, köpek gibi sadik olur, kurt gibi koruruz birbirimizi. hem ilkögretimdeki okulumun hem lisemin mezunlar derneginin ekmegini yedim. bence bunu da göz önünde bulundurun.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.01.26)
bu üçüne yolladığında çocuk sonrasında bilkente gitmek isteyecek çünkü arkadaşları bilkente gidiyor olacak. onun yerine üniversite sınavına iyi şekilde hazırlayan kalbürüstü bir liseye yazdırıp ardından yine bilkente gitmesi hayatının akışında bir şey değiştirmeyecek hem de boşu boşuna bu aşırı pahalı ve "network" liselerine para dökmemiş olacaksınız. belki de yarı burs kazanabilir bu yolla.
-1
Hallegadola
(05.01.26)
(8)

Veterinerinize nasıl karar verdiniz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Veterinerinize nasıl karar verdiniz? Ben bir tanidigimin kendi kedilerini götürdüğü veterinere götürüyorum kedimi. Kedimi hasta olarak bulduğumda kendisine götürmüştüm 5 aydır bu şekilde devam ediyoruz. Tanidigim yaklaşık yirmi yıldır o veterinerden hizmet alıyor. Çok memnun, güveniyor. Ben
Merhaba,

Veterinerinize nasıl karar verdiniz?
Ben bir tanidigimin kendi kedilerini götürdüğü veterinere götürüyorum kedimi. Kedimi hasta olarak bulduğumda kendisine götürmüştüm 5 aydır bu şekilde devam ediyoruz. Tanidigim yaklaşık yirmi yıldır o veterinerden hizmet alıyor. Çok memnun, güveniyor. Bende tanidigima güvendiğim için böyle devam ediyorum.

Veteriner geçmişim pek yok. Hatta hiç yok diyebilirim. Veteriner seciminde neye dikkat etmeliyim? Şimdilik değiştirmek gibi bir düşüncem yok ama sizede danışmak istedim.
Istanbul'da avrupa yakasında kedilerden anlayan güvendiğiniz veteriner var mı? Aklımda bulunsun.

Teşekkür ederim
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(02.01.26)
Öncelik temiz olmasına her kediden sonra masayı dezenfektan ile siliyor mu, en önemlisi bu, içerisi temiz mi kokuyor mu, daha ilk gidişimde bana mama satmaya çalışıyor mu, birde yaşlı olmasına yani tecrübesine bakarım. mesela ben parazitin süresini uzatıyorum bana ısrar ediyorsa 2 ayda 1 yaptırmak zorundasın diye otomatik bırakıyorum o veterineri.
bir yerden memnunsan değiştirme, kedini tanıması önemli
+1
eja
(02.01.26)
Referansla gidiyorum bende. Kedimi beklerken birkaç olaya şahit oldum ve bu da güvenimi arttırdı. Mesela sokak kedilerine ücretsiz bakım. Beklerken bir anda genç bi çocuk kucağında kediyle koşarak girdi, araba çarpmış kediye, hemen onu öncelediler, çocuk çıktı gitti meğer sokak kedilerine bedava bakıyorlarmış, böyle kaza, hastalık, kısırlaştıema gibi şeylerde. Bu bence paraya değil, gerçek hayvan sevgisine değer verdiklerini gösterir.

Yine beklerken tanıştığım birkaç kişi oldu, 20 senedir gelen de vardı. Bu da önemli bir kriter. Yaş olarak da zaten büyük birisi. Başka veterinerlere de gitmiştim, hep 20-30 arası gençler bakıyor hayvanlara. Tecrübe her zaman daha iyidir.
+1
love and trust
(02.01.26)
gereksiz işlem yapmaması, ancak ihmalkar da olmaması. bilgi veriyor olması ve de hayvan sevmesi önemli. rutin işlemler ve soğuk algınlığı gibi basit işlemler için iyi bir dahiliyeci olması yeterli, ultrasonu olması da büyük avantaj. diğer ortopedi ameliyatları, kalp, beyin ve göz gibi uzmanlık isteyen işlemler için bilinen hekimler var, onları tercih ediyorum. sürekli bir veterinere gitmek iyidir, kedinizin her şeyini bilir.
0
surprise
(02.01.26)
yalan söylememesi benim birinci tercihim. daha önce de yazmıştım sizin bir sorunuza, türkiye’de birçok veteriner para tırtıklamak için gereksiz işlemler yapıyor ve bilinçli olarak yanlış bilgi veriyor.

ikinci olarak, işini sevmesi çok önemli. altı yıl şehirde yaşarken kedimi hep orada veterinerlere götürdüm, sonra küçük bir kasabaya, ardından köye taşındık. köye taşınana kadar veterinerin ne demek olduğunu bilmiyormuşum ben.
şimdiki veterinerimiz bizimle daha çok ilgileniyor çünkü daha çok vakti var, hiç acele etmiyor, işine gerçekten tapıyor ve bu yüzden yaptığı iş hep top-notch.
kliniği çok düzenli olmayabiliyor, tezgah dağınık oluyor ya da yerlerde saman olabiliyor, içerisi bazen daha ağır kokuyor ama sonuçta köy ortamı. masasını alkolle temizlemesi benim için yeterli.

bir senesi viyana’daki hayvan hastanesine götürmüştüm kedimi, veteriner kedimi çantadan çıkarmak için afedersin ama hayvan gibi sırtına asıldı, zaten stresli olan kedimin canını yaktı. muayene sırasında başka bir hasta ile telefonda konuştu ve aşıyı yanlış uyguladı, bu sebeple kedim ölümden döndü.
şimdiki veterinerimiz ise kedime "teyzeye öpücük ver" diyip dünyanın en ürkek kedisinden bile öpücük koparabiliyor.
benzer bir veteriner türkiye'de gördüm. annemlerin kedisini götürdük, veteriner kadın içeri geldi, zaten pehlivan gibi ablam, 2.5 kilo hayvana resmen bench press basıyor. sen daha muayenenin en başında hayvanın sinirlerini zıplattın zaten, insan gibi davranamıyor musun?
bir de türkiye'de gördüğüm, veteriner yerine başkası ilgileniyor, hatta çoğu zaman bu kişiler veterinerlik öğrencisi bile olmuyor. ben sekreterinin ilgileneceğini bilsem zaten sana getirmem ki!

love and trust’in dediği gibi vicdani yönü önemli, şu an ki veterinerimizin tierschutzverein ile birlikte çalıştığını fark edince güven duygum pekişmişti. bölgedeki tüm hayvanlarla mesai dışında ücretsiz ilgileniyormuş. bir keresinde son müşteri olarak gittiğimizde sokakta bulunan kedi, köpek, tavşan ve kirpi görmüştüm bir sürü taşıma kutusunda, meğer ofisdışı saatlerde dernekten getirip bakımlarını yaptırtıyorlarmış.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.01.26)
ben önce 24 saat açık olan veteriner kliniklerine baktım. çünkü panik bir insanım, en ufak şeyde götürmek isterim, sabahı bekleyemem. evime yakın 2 tane vardı. bir tık daha yakın olana gittim. kuzenimin (başka şehirde) kedisini götürdüğümüz veteriner kliniğine göre çok daha temiz, büyük ve güzeldi. oldukça da ilgililerdi. içerisi hiç kokmuyor. 5 yıldır oraya gidiyoruz. arada başka yerlere de götürdüm fikir almak için. vetamerikan hariç gittiğimiz diğer 2-3 vet çok kötüydü. kötü kokan yerler hijyenik değil gibi hissediyorum.

bunun haricinde gerçekten hayvan sever olduklarını görebiliyorum. ilgililer, oyuncular, şefkatliler. tırnak kesme gibi şeylerden ücret almıyorlar. ayrıca sokaktan sahiplendiğim için muayene ücreti vs almadılar. 2 kedim için de iç dış parazite götürdüğüm zaman o ilacın zaten 2ye bölünüp kullanılması gerektiği için ekstra ücret almıyorlar falan... bazı vetler gibi suratsız da değiller. hem gereken her türlü tedaviyi uyguluyorlar. gereksizse buna gerek yok diyebiliyorlar.

ayrıca çok zor bir zamanımda (bir gece klinikten çıktığımda, kliniğin önünde bana ve kucağımdaki kedime, kaldırımdayken araba çarpmıştı) ücretsiz olarak sabaha kadar kedime baktılar.

arada mesajla iletişime geçtiğimde cevap veriyorlar.

onları seviyorum <3

sürekli aynı veterinere gitmek takip açısından çok iyi. hayvanı tanımaları çok iyi oluyor. o kadar çok hayvanı nasıl unutmuyorlar bilmiyorum. hepsinin ismi abidik gubidik olmasına rağmen :D
0
art cat chocolate
(02.01.26)
10 veterinerden 9 u çapraz enfeksiyon merkezi.

Zor yanı düzgün yer bulmak
0
topkapiaksaray
(02.01.26)
@eja, her gidişimde masaya kediyi koymadan önce siliyor, içeride kesinlikle koku yok ve temiz bir ortam. Veterinerim ellili yaşlarında. Tecrübeli olduğunu düşünüyorum, yanında asistanları var ama genelde veterinerim kendisi ilgileniyor. Bir şey satma gibi bir yaklaşımı hiç olmadı. Sadece paraziti için ayda bir yapmamız gerekiyor dedi. 2.5 kiloyu geçince 3 aylık olandan yaparız dedi.

@love, bende sokaktan bulup ilk gittigimde tanıdığım kisiyle birlikte gitmiştim bendende ücret almadı, verdiği ilaçlarında ücretlerini almadi. Bunları arada tanidigim var diye almadığını düşünüyorum.

Ameliyat oldu kedim sonrasında ilaçları ve iğneleri vardı. Bunları kendisinden temin yaptırdım bir hafta boyunca her gün gittim, parazitini yaptırdım, ekstradan mama aldım vs. Kesinlikle para muhabbeti yapmadı benimle. Son gün ödemeli yaptım sağ olsun ondada sanırım indirim yaptı makul bir ücret aldı.

Evimin bir kaç bina yanında veteriner var. Ona sokak kedisi götürmüştüm bir hafta kalması gerekti. Anında hesap makinesinde fiyat çıkartmıştı bana mesela ona bir daha mecbur kalmadıkça gitmem bu davranışından dolayı.

@surprise, sürekli açık olan bir klinik, ameliyathaneside var ama ne kadar gelişmiş bir yer her işlemi yaparlar mı bilmiyorum. Ameliyatla ilgili durumlar dışında çok şükür veterinere gitme durumu yaşamadım.

@konuşma, her soruma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim size. Henüz o kadar muhabbetimiz olmadi, ama çok sevecen cana yakın birisi değil. Soğuk bir yapıya sahip ama yardımcı olan bir insan kendisi.

@art cat, vetamerikan hastanesine yakınım, memnun kaldınız mı oradan?
Burasıda 7/24 açık bir klinik. Iki kez kendiliğinden tırnaklarını kestiler kedimin ve ücret alınmadı. Iç parazit hapını ben kendim oradan sarin alıp bölüp evde kendim içiyorum.

Geçmiş olsun size ve kedinize. Sağ olsunlar ilgilenmişler kedinizle 🙏🏻
Benimde her mesajıma kısa kısada olsa dönüyorlar, bazen sorularıma cevap vermek için arıyorlar bile.

@topkapı, ne yazık ki öyle.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(02.01.26)
vetamerikan'a 1 kez götürdüm. çok aşırı pahalı değildi bence. ben memnun kaldım. baya hastane gibi zaten. ayrıca kendi app'leri var bu sayede hayvanın tahlil sonuçlarını orada tutabiliyorsunuz. baya hayvan e-nabız'ı gibi. çok iyi. ben anadolu yakasında olduğum için sürekli oraya götürme şansım yok. cildiye bölümü olduğu için oraya götürmüştüm çocuğumu. hala o doktorun önerdiği mamayı yediriyorum hatta.
0
art cat chocolate
(02.01.26)
(12)

Şu an okuduğunuz nedir?

alice in potatoland
Tavsiye eder misiniz?Yabancı dilde okuyorsanız da olur. Bir süredir okumak için bir şeyler seçmekte sıkıntı yaşıyorum.
Tavsiye eder misiniz?
Yabancı dilde okuyorsanız da olur.
Bir süredir okumak için bir şeyler seçmekte sıkıntı yaşıyorum.
0
alice in potatoland
(01.01.26)
Yüzyıllık Yalnızlık, yarım bıraktım ama tasvirler güzeldi, devam edeceğim, şu an Gogol, Palto okuyorum ama o da yarım, ehhh, iş güç okunmuyor
0
arbre
(01.01.26)
akademik metinler harici şu fictionları okuyorum/yeni bitirdim:
- Miranda July, All Fours
- Isabella Hammad, the Parisian
- Jenny Erpenbeck, Kairos
- Donna Tartt, the Secret History

kitapları genelde paralel okurum, böyle bir huyum var.
+2
eileengray
(01.01.26)
Ankara mon amour'a bir bakın. Şöyle bir şey olsa dediğiniz bir konu varsa yazın, belki ona göre de öneriler gelir.
+1
cosmicstring
(01.01.26)
yoko ogawa - the memory police
0
sir gawain
(01.01.26)
milchfrau in ottakring.
son 3-4 senedir okudugum en güzel kitap. günlük seklinde yazilmis. bir tür otobiyografi. 1925 viyanasinda basliyor.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.01.26)
Abigail e başladım. Magda szabo ile yeni tanıştım ve baya çok sevdim. Son zamanlarda beğenemediğim kitaplar okumuştum. Çok iyi geldi.
0
a perfect lie
(01.01.26)
Kuzey Ormanları - Daniel Mason
Güzel bir kitap, tavsiye ederim.
0
rock n roll
(01.01.26)
Hasan Ali Toptaş-Ölü Zaman Gezginleri ve Jack London-Martin Eden.
Baya iyiler, tavsiye ederim.
0
umutt
(01.01.26)
Bob mortimer ikinci kitabı, the hotel avocado.
Bob mortimer hayranı için kesinlikle, onun dışında önermem.
Bir de marcus aurelius meditations okuyorum, onu tavsiye ederim.
0
logisticsmanager
(01.01.26)
suyu arayan adam - Şevket Süreyya Aydemir okudum. tek adam kadar olmasa da güzeldi.
yeni dünya - Sabahattin Ali okuyorum. kısa hikayeler. bazıları fazla travmatik olsa da oldukça akıcı.
0
unalub
(02.01.26)
tarihimizle yuzlesmek - emre kongar
0
baldur2
(02.01.26)
şu an psikanalizin kara kitabı'nı okuyorum. bitince alice zeniter-kaybetme sanatı ya da stephen king-22/11/63'e başlayacağım. böyle bir karmaşa içindeyim.
0
suyin
(02.01.26)
(6)

Tereyağı ölçmek

egerbiryolcu
Her kurabiye yapışimda beni strese sokuyor.Tartım yok.Nette kaşik ölçülerine göre 7 yemek kaşığı tereyağ 100 Gr diyor. Mesela bir kaşık 14 gr diyor ama youtubeda bı kanalda bir kaşık olctuler 37 Gr çıktı.200 gr oda sıcaklığında bir tereyagini neye göre ayarlayabilirim.Mesela 200 gr lik su bardaklari
Her kurabiye yapışimda beni strese sokuyor.
Tartım yok.
Nette kaşik ölçülerine göre 7 yemek kaşığı tereyağ 100 Gr diyor. Mesela bir kaşık 14 gr diyor ama youtubeda bı kanalda bir kaşık olctuler 37 Gr çıktı.

200 gr oda sıcaklığında bir tereyagini neye göre ayarlayabilirim.
Mesela 200 gr lik su bardaklarina göre mi olceyim. Kaşık silme tepeleme değişir gibi.
0
egerbiryolcu
(01.01.26)
tartı hayat kurtarır. bambum marka kullanıyorum yıllardır hiç bozulmadı ve ucuz.
bu şekilde asla doğrusunu bulamazsın herkesin kaşığı bardağı başka.
+2
neira
(01.01.26)
bazı tereyağ paketlerinin üstünde çizgiler çekilmiş oluyor her 25 g için. göz alışkanlığı oldu artık o çizgiler olmasa bile o kadar ayırıp ekliyorum.

100 gramlık br tereyağının nasıl gözüktüğünü bilirseniz aşağı yukarı ne kadar olduğunu hesap edip ayarlayabilirsiniz.

www.amazon.com.tr

şöyle bir şeyim de var ama ben onu kedilerimin mamasını ayarlamak için almıştım. iş görür tabii sizin için de.
+2
art cat chocolate
(01.01.26)
ya tarti kullanacaksiniz, ya tereyagi paketi üstündeki 25er 50ser gramlik ölcü cizgilerini ya da göz karari. laboratuvarda ilac yapmiyorsunuz ki 200 gram olmus 214 gram olmus fark etsin. stres yapacak bir sey yok.

bireysel ölcüm de cok önemli degil. ona takilmayin. her birim diger birime dönüstürülürken belli bir degere sabitlenmistir zaten. 1 yemek kasigi 15 ml'ye sabittir. 1 kasik tereyagi da 14 grama sabitmis belli ki, o kanalda kac ölctükleri konudan bagimsiz. 7 kasik diyorsa 7*14 hesaplayacaksiniz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.01.26)
ben eritip sıvı olarak ölçüp katıyordum ama o zaman pek kıyır olmuyor. ilk hamurunun katıyağda macunumsu bir hal alması gerekiyormuş.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(01.01.26)
Benzer sorunlardan ben de muzdaribim ve aldığım hassas terazi mutfak kalitemi çok arttırdı. Hiç uğraşmayın, bir hassas terazi alın.
0
10551037
(01.01.26)
bak şöyle yap hassas terazin varsa terazi kapalıyken kaygan bir kap koy üzerine sonra aç teraziyi lap lap yağları ne kadar gerekiyorsa o kaygan kabın içine koy. sonra ordan yoğuracağın leğene vıjjjt diye aktar. göz kararı 0 salçayı dahi ölçerek katan biri bildirdi.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(01.01.26)
(6)

Bohçacı

yurtsuz john
Mahallenizden bohçacı kadın geçiyor mu?
Mahallenizden bohçacı kadın geçiyor mu?
+1
yurtsuz john
(31.12.25)
Yok geçmiyor. site her yer hiç biri içeri almaz.
-1
a perfect lie
(31.12.25)
hayır.
0
benibulmanlazim
(31.12.25)
80'lerde çocukluğumda vardı onlar, en son 90'larda görmüşümdür. ayı oynatanlarla birlikte kayboldular...
0
exlibris
(31.12.25)
Bohcaci, bozacı, overlokcu artık geçmiyor
0
pembediken
(31.12.25)
bohçacıyı en son 1991 yılında gördüm.
0
Fodera
(01.01.26)
hayatimda bohcaci hic görmedim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.01.26)
(4)

harley davidson bot gıcırdaması

thefirstaction
arkadaşlar harley davidson botum var, sağ adım attığımda topuk kısmına basınca kauçuk gıcırdama sesi geliyor. Sol tarafta hiçbir ses yok. Bu sesi yapan şeyin kaynağı nedir sizce?
arkadaşlar harley davidson botum var, sağ adım attığımda topuk kısmına basınca kauçuk gıcırdama sesi geliyor. Sol tarafta hiçbir ses yok. Bu sesi yapan şeyin kaynağı nedir sizce?
0
thefirstaction
(31.12.25)
Ayaklarınız yere simetrik basmıyordur, sol ayak düz basarken sağ ayak dışa-içe basıyor gibi.
0
orient blue
(31.12.25)
Hocam bu botlar 10 yıllık. İlk yıllar yapmıyordu şimdi yapıyor sanmıyorum ama bir dikkat edeceğim yine de, yorumunuz için teşekkürler
0
🌸thefirstaction
(31.12.25)
Giydiğiniz çorapla ilgili olabilir mi? Çorabın kumaşı/dokusu botun iç yüzeyine sürtününce adım atarken bu ses çıkıyor olabilir mi? Farklı marka bir botum var benim, belli çoraplarla giyince ve çok da sıkı bağlamadıysam gıcır gıcır ses geliyor. Sol botu sıkı bağlayıp, sağı bir tık daha gevşek bırakmışsanız falan olabilir.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
topuk ömrünü doldurmus olabilir. benim bir botumda ayni durum vardi.
ayakkabiyi cevirip altina bakin, topukta catlama, kirik, belli bir kisminda parca kaybi var mi diye.
benim botumun topugu catlamisti. yürüdükce garc gurc ses yapiyordu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.12.25)
(7)

mimarlık niçin var?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
banach
(30.12.25)
mimarim ve uzmanligim restorasyon. helenistik dönem arkeolojik alanlarindan, gründerzeit dönemi binalarina cesitli restorasyon alanlarinda calisiyorum. su an elimizdeki proje avusturya'nin en önemli binalarindan birinin 600 senelik ahsap cati sistemi, bunun dokümante edilmesi, dijitallestirilmesi ve kurtarilmasi. insaat mühendisine bol sans dilerim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Hayır, yapamaz.
+1
cancoskn
(31.12.25)
mimar tasarim yapar, sanattir.
insaat muhendisi tasarimin ayakta durmasini saglar.
zaten arada farki bizim millet bir turlu cozemedigi icin gorsel olarak binalarin cogunlu berbat.

mimarlik nedir bilmedigimiz icin ortaya su tarzda seyler cikiyor:

x.com

isin icine duzgun isinin ehli mimarlar girince ortaya boyle, goz kanatmayan, ortami ile uyumlu mis gibi tasarimlar ortaya cikiyor:

www.alumil.com
+4
cooperr
(31.12.25)
mimarın yaptığı özgün bir sanat eseri gibidir. mimarı kovup başka mimarla devam edemezsiniz. ölünce bile mirasçıları ilgili projelere izin verme yetkisi miras olarak geçebiliyor. ancak mimarlık denilen şey apartman falan aklınıza gelmesin. onu deneyimli bir usta da yapabilir. bir arkadaşım inşaat mühendisliği okurken mimarlığın ne olduğunu araştırınca okulu bırakıp mimar oldu. mimarın yaptığı işi düzenleyemezsiniz değiştiremezsiniz. aynı mimari projeyi başka bir yerde yapamazsınız. daha da detay için; www.youtube.com
+1
ground
(31.12.25)
Yapamaz. Türkiye'de mikro uzmanlık konusu çok iyi anlaşılmıyor.

Mimar ve inşaat mühendisi farkını en iyi anlayabileceğimiz örneklerden birisi UX Designer & Software Engineer farkı. Konu sadece estetik değil, kullanım kolaylığı.

Tasarım ve sanat birbirinden farklıdır. Tasarımın bir işlevi olur birçok örnekte.

Bugün 70 yaşında insanlar bile instagram'da nasıl reels paylaşacağını biliyor. Çünkü instagramı ux designerlar tasarlıyor. Yazılım mühendisleri ise inşa ediyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı yapan ekipler psikoloji, erişilebilirlik, estetik, fonksiyonellik gibi bir çok kritere göre bu işi yapıyorlar. Bir insanın en kolay şekilde o ürünü kullanması için uğraşıyorlar. Konu sadece güzel gözükmesi değil yani. Instagramı sadece mühendislerden oluşan bir ekip tasarlasa örneğin, bu kadar kolay kullanamazdı sıradan kullanıcı.

Bu alandaki en güzel örneklerden biri tabletlerdir. Microsoft Apple'dan çok önce "tablet bilgisayar" konseptini piyasaya sürdü. Ama kullanımı korkunçtu. mühendislik olarak çok daha iyiydi eminim. Ama kullanım kolaylığı olarak faciaydı. Bu sadece arayüz tasarımı demek değil. Büyüklük, ısınma, taşıma, ağırlık vb bunlar da kullanıcı deneyimi tasarımının bileşenleri. Sonra apple ipad'i sundu. Satış rekorları kırdı.

Çünkü microsoft tableti mühendisler tasarladı, ipad'i endüstri tasarımcıları ve ux tasarımcılar. Bu bir aşağılama ya da ayrım değil. Uzmanlık ve bakış açısı farkı. Ürün tasarımcı dediğin insan o ürünün doğru hedef kitle tarafından en doğru şekilde kullanılması için çalışır. Önceliği kullanım kolaylığıdır. Bu konuda bazen ürünün mühendisliğinden feragat etmeyi göze alabilir.

Mühendis de o ürünün birçok koşulda en doğru ve sorunsuz şekilde çalışmasını önceliklendirir. Dayanıklılığını, yaşam ömrünü, bakım kolaylığını, maliyetini, sistemin kusursuz çalışmasını, önemser. Kullanım kolaylığı 2. plandadır.

Tasarımcılar ürünü insana uydurur. Mühendisler insanın ürüne uymasını bekler. Aradaki en temel fark budur.

Bu yüzden dünyadaki temel pratik şudur, önce tasarımcılar insana uyacak bir ürün ortaya çıkarır. Ürünün limitlerini belirler. Sonra mühendisler o limitler dahilinde çalışmaya başlar.

Mesela Steve Jobs bir mühendis olmadığı için ilk iphone tasarımının boyutlarını çok net belirlemiş ve bu özellikleri olan bir cihaz, bu boyutlarda olacak demiş. Mühendislerle en büyük kavgası bu olmuş çünkü mühendis ekibin ideal ürün planı cebe sığması zor bir ürün.

Dünyada genel pratik bu. Tasarımcı ürünü tasarlar, ürünün limitlerini belirler. Mühendis de o limitler içinde en ideal ürünü inşa eder. Bu şu demek tasarımcı temel mühendislik prensiplerini bilir ve ona uymaya çalışır, mühendis de tasarımın neden öyle olduğunu bilir ve ona uymaya çalışır. Bu bir üstünlük değildir. Uzmanlıktır. Ve birimler birbirinin uzmanlığına güvenir. Arada elbette anlaşmazlıklar olur. Ama sistem çalışır.

Türkiye'de maalesef iş kültüründe yatay hiyerarşi anlaşılmıyor. Bizde dikey hiyerarşi biliniyor sadece. Yani mesela birbiriyle aynı yetki düzeyinde iki departman mühendis ve tasarımcı diyelim, birbirlerinin uzmanlıklarına güvenmez. Tasarımcının taleplerini mühendis ekibi "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Öbür tarafta mühendisin talepleri de tasarımcı da "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Sonra patron gelir, ikisine de kendi istediğini yaptırır.

O yüzden türkiye'de kurumlarda yatay hiyerarşiye dayanan iş süreçleri hep aksar. Yani tasarımcı tasarlar, sonra mühendis o tasarımın hayata geçmesi için en ideal planı oluşturur, bunlar birbirine üstün değildir. Birbirini destekleyen bir süreçtir. Ama Türkiye'de bir mühendisin önüne tasarımcıdan gelen plan budur diye bir plan koyduğunuzda egosuna dokunur bir şekilde. Tam tersinde de tasarımcı sinirlenir.

Mimar mühendis kıyasında da problemin temelinde bu vardır.

Gelelim mimar ve mühendisin farkına.

Mimar da aslında bir ürün tasarımcısıdır. Sadece estetik fonksiyonlarıyla ilgilenmez. Bunun yanında aydınlatma, havalandırma, kullanım kolaylığı, şehir dokusuna uygunluk, şehir planına uyum, binanın insan psikolojisine etkileri, insan trafiği, doğayla uyumu gibi birçok konuyu tasarlar. Aydınlatma sadece binanın ışık düzeni demek değildir mesela. Binanın güneş ışığının nasıl aldığı, çevredeki binaları ne kadar gölgede bıraktığı gibi konular da düşünülür. Ya da insan trafiği dediğin şey sadece giriş çıkış kapılarını koymak demek değildir.

Binaya giren insanların binayı nasıl dolaşacağı, birbirileriyle çarpışmadan ne kadar ilerleyebileceği bir konudur. Bu belki bir apartmanda önemsizdir. Ama dakikada binlerce insanın kapıdan geçtiği bir avm'de, bir havaalanında, bir stadyumda bu önemlidir. Gelen yolcunun giden yolcuyla kaos yaşamaması, binada belli noktalarda yığılmalar olmaması, acil durumlarda hızlı tahliye edilebilecek rotaların oluşturulması, bir avm'yse insanların belli bir akışa uyarak dolaştırılması, bir havaalanıysa insanların en hızlı şekilde istedikleri yere ulaşabilmesi başlı başına bir konudur. bu konuların bazıları eften püften konular gibi görünebilir. Ama değiller. ve mühendislikten farkı mesela kitle psikolojisi, insan psikolojisi, temel tasarım ilkeleri, bilgi tasarımı, kullanıcı deneyimi tasarımı, ses tasarımı, akustik, mühendislik gibi birçok disipline temas ederler.

mesela bir avm koridoru tasarlatın. bir mühendis girişi ve çıkışı olan 200 metrelik düz bir koridor tasarlayacaktır ilk başta. Dükkanları da etrafa dizecektir. Bir mimar belki 200 metrelik o çizgide yılan gibi kıvrılan, alt koridorlara ayrılan, birbiriyle kesişen alanlar düşünecektir. Dükkanları da belli bir mantıkla yerleştirecektir. Çünkü kalabalığın hareketi, belli mağazaların daha kalabalık olma ihtimali vs...

Bu bir uzmanlıktır. Ve bir binayı yaparken birilerinin bu konuda uzmanlaşması, birilerinin de binanın mühendisliği konusunda uzmanlaşması gerekir. Bu görev paylaşımıdır. Eskiden roma'da mimar/mühendis tek kişiymiş. ama artık yaptığımız binalar çok daha komplike ve daha fazla veri seti var elimizde inşaat üzerine. O yüzden görev dağılımı gerekiyor.

Yani mimar mühendisin işini yapamaz, yapmamalıdır. Mühendis de mimarın işini yapamaz. Yapmamalıdır. Bu yapamayacakları anlamına gelmiyor, ya da biri diğerinden daha zeki demek değil. Üstünlük de değil. Bu bir görev paylaşımı. Türkiye'de tam oturmamış, ama dünyada büyük sistemlerde çok iyi çalışan bir sistem.
+1
anten
(31.12.25)
inşaat mühendisleri az paraya çok ev anlayışı güderler. Mimar ise, bir estetik ortaya koyar, maliyetine, kar kazanç işlerine bakmaz. Ama bence esas iş şehir bölge planlamacılarına düşüyor.
+1
love and trust
(31.12.25)
(10)

Yeşil Kapaklı Kitaplarınız

lazor
Merhaba, evet soru başlığını okurken yüzünüzdeki aşağılayıcı ifadeyi tahmin edebiliyorum. Yılbaşı için renk bazlı hediye paketi yapmamız gerekiyormuş ve bizim rengimiz yeşilmiş. Paket içine küçük bir kitap da eklesem diye düşündüm ama benim elimdekilerden bir şey çıkmadı.Şöyle kitaplığınıza bir göz
Merhaba, evet soru başlığını okurken yüzünüzdeki aşağılayıcı ifadeyi tahmin edebiliyorum.

Yılbaşı için renk bazlı hediye paketi yapmamız gerekiyormuş ve bizim rengimiz yeşilmiş. Paket içine küçük bir kitap da eklesem diye düşündüm ama benim elimdekilerden bir şey çıkmadı.

Şöyle kitaplığınıza bir göz atar mısınız; kapağı yeşil (veya yeşil ağırlıklı) olan, şöyle hemen hemen herkesçe okunabilecek, uzmanlık veya özel ilgi alanı gerektirmeyen bir kitap çıkacaktır mutlaka birinizden, biliyorum.

Peşinen teşekkürler.

Edit: ayaküstü yazınca derdimi tam olarak anlatamamışım. Kitapların adını öğrenmek istiyordum, elinizdeki kitapları almayı değil. Duyuru ahalisi yine cömertliğini göstermiş. Hediye almış kadar oldum teşekkür ederim :)
0
lazor
(30.12.25)
bu kitaplarin sadece isimlerini mi merak ediyorsunuz? yoksa size ulastirmamizi mi istiyorsunuz?
benim kitaplikta olabilitesi olan türkce üc kitap var yesil kapakli:

1. ursula le guin: tehanu (bir serinin icinden bir kitap bu, tek basina cok anlamli degil)
2. irlanda masallari: www.dr.com.tr
3. istanbul - cengiz bektas: www.kitapyurdu.com
4. bati cephesinde yeni bir sey yok - erich maria remarque: everestyayinlari.com
ve bazi HP kitaplari ama gene seri ici oldugu icin mantikli olmaz.

yabanci dil de olursa secenekler cogalir. size ulastirmam lojistik acisindan mümkün olmaz :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Baktım şimdi kitaplığa, yüzyıllık yalnızlık ve bitmeyecek öykü varmış yeşil kapaklı. İkisi de çok iyidir çok güzeldir. İkincisi biraz daha çocuk kitabı gibi dursa da değildir.
+1
Bruce
(30.12.25)
Sally Rooney- Normal Insanlar
www.canyayinlari.com
Maggie O’Farrell- Evlilik Portresi
www.dr.com.tr
Italo Calvino- Bir kış gecesi eğer bir yolcu
www.kitapyurdu.com
Tezer Özlü- Kalanlar
+1
eileengray
(30.12.25)
Ayfer Tunç - Suzan Defter
Sait Faik - Semaver
0
black holes in the sky
(30.12.25)
Antik Yayınevi bir dönem dünya klasiklerinde yeşil fon kullanmıştı.
Şuradan seçebilirsin.

www.benlikitap.com

Ek: Kitaplığa bakmakla olmuyor. Bendeki yeşil kitapların hepsinin yeni basımına baktım. Renk değiştirmiş.
+1
Mirket
(30.12.25)
Ernest Hemingway-Silahlara Veda var bende. Hediye etmek isterdim ama kapağı biraz deforme olmuş hediye paketine konmaz sanırım.
+1
tmm
(30.12.25)
Hasan Ali Toptaş - Ben bir gürgen dalıyım
0
suicides underground
(30.12.25)
Sandro veronesi - sinekkusu
Fredrik backman - buradan bir beitt Marie geçti
0
a perfect lie
(30.12.25)
Sabahattin Ali/İçimizdeki Şeytan
Doğan Cüceloğlu/Geliştiren Anne Baba
0
ekimoloji
(30.12.25)
google görsellere yeşil kapaklı kitaplar yazdım. yarıdan çoğu dini kitap çıktı. bu bilgi de burada kalsın.
+1
ground
(31.12.25)
(8)

Kaz tüyü mont ısıtıyor mu

arbre
Kaz tüyü bir mont alacağım. 7 bin TL. Parasına değiyor mu gerçekten?
Kaz tüyü bir mont alacağım. 7 bin TL. Parasına değiyor mu gerçekten?
-3
arbre
(30.12.25)
Kaz tüyünde dolum derecesi önemli. Kuzey ülkesinden bildiriyorum. Nasıl bir kış şartına göre alacağınıza göre değişir.
0
suicides underground
(30.12.25)
ne kadar sogukta giymek istediginize göre fill power'ina dikkat etmeniz iyi olur. fill power yükseldikce fiyat da artar. ben sahsen kaz tüyü montlarin sicacik yaptigini söyleyebilirim. hele alttan bir de polar arakatman giyilirse müthis sicak olur.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Sıcaklık en düşük 0 C olur. Doluluk konusunu bilmiyordum. Aldım, deneyip göreceğim.
-1
🌸arbre
(30.12.25)
sicaklik en düsük 0 derece olacaksa kaz tüyü monta cok ihtiyaciniz olmayabilir. cok üsüyen biriyseniz farkli tabii ama ben hava -4 derece civarini görmeden giymiyorum. sahiden terletiyor.
alirken RDS (responsible down standard) ve Bluesign sertifikalari olmasi güzel olur bu arada. ilerisi icin aklinizda olsun.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Kullanımına da bağlı. Ben mesela kazak giyebilen birisi değilim. O yüzden çok soğuklarda rahat ediyorum kaz tüyü montla.
0
duhan
(30.12.25)
Monta göre değişiyor. 650 ve 850 dolguluk olmak üzere 2 tane kaz tüyü montum var. 650'lik olan çok ısıtmıyor ama Türkiye şartlarında büyük ölçüde işe yarar.
0
michael harddd
(30.12.25)
kaz tuyu alinabilecek en iyi performans montu cunku hafif olmasina ragmen isi yalitimi cok iyi. tek handikapi eger tuyler islanirsa isi yalitimi ozelligi cok azaliyor. bu nedenle disinda su gecirmeyen veya repellent bir tabaka olmasi lazim.

kaz tuyu alinirken 2 seye bakilir. fill power yazilmis zaten. fill power kaz tuyunun ne kadar loft'a sahip oldugunu gosterir. turkce karsilik olarak ne kadar kabarik oldugu denebilir sanirim. en az bunun kadar onemli olan digeri ise ne kadar tuy kullanildigidir. cogu ciddi outdoor firmasi kac gr tuy kullanildigini yazar ancak bu fill power kadar reklam yapilan bir parametre degil.

demek istedigim 150 gr 550 fp kullanan mont, 60 gr 800 fp kullanan monttan daha iyi isitir. bu nedenle ciddi outdoor firmalari kac gr kullanildigini da ekler.

bu montlarin en onemli ozelligi agirliklarina gore iyi isi yalitimi vermesidir. hafif ama sicak tutar. ozellikle parkalarda cok ciddi agirlik farki vardir. bomber tipi kucuk ceketlerde ise kendi cebine katlanip burrito boyutunda tasinabilmesi ozelligi vardir. bu nedenle dagcilarin favori esyalarindandir.
+1
antikadimag
(30.12.25)
Bu mont islanirsa iğrenç bir görüntüye sahip oluyor. Bu sebeple ayrıca yağmurdan koruyacak bir kabuk ihtiyaciniz olabilir.

TNf gibi bir markadan mont alırsanız yani ne kadar iyi alırsanız alın, dikiş yerlerinden tüyler çıkmak isteyecektir.

Bunlar handikaplar.

Avantajları zaten arkadaşlar yazmış.

Yine Tnf'nin parka gibi kaz tüylü montları var onlar kalitelidir ama agirdirlar.
0
blue eyes white dragon
(30.12.25)
(13)

Diğer şehirlerde görüp de kıskandığınız ne var?

messina123
Ben mersini kıskanıyorum valla. Sahilde belediye alkollü kafeler açmış. Öyle kadıköy beşiktaş, izmir gibi değil nezih kafeler gayet. Ayrıca adamlar yılbaşı pazarında sıcak çikolatalı jager dağıtıyorlar. Kafa olarak aşmış bir şehir. Hem sıcak hem denizi var hem doğası güzel. Yemekleri 10 numara. Bol
Ben mersini kıskanıyorum valla. Sahilde belediye alkollü kafeler açmış. Öyle kadıköy beşiktaş, izmir gibi değil nezih kafeler gayet. Ayrıca adamlar yılbaşı pazarında sıcak çikolatalı jager dağıtıyorlar. Kafa olarak aşmış bir şehir. Hem sıcak hem denizi var hem doğası güzel. Yemekleri 10 numara. Bol var da yaşıyoruz istanbulda. Ben bugün ümraniyeden üsküdardaki evime 2 saatte gelebildim iş çıkışı.
+4
messina123
(29.12.25)
Mersin’de iki gece kaldım yerleşmeyi düşündüm. En şaşırdığım şey belediyenin açtığı bu kafelerdi gerçekten şahane.

Bunun dışında Sinop çok güzel bir şehir.
Esnafı da çok iyi, şehir de öyle sakin ve güzel ki anketlerde neden Sinop en mutlu şehir çıkıyor anlıyorum orada kaldığımda.
Denizi çok seven biri olarak kafamı sağa da sola da çevirsem denizi görmek o kadar güzel ki.
+1
mutekebbir
(29.12.25)
şurasını kıskanıyorum:

www.youtube.com
-4
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.12.25)
son 15 senedir karasal bir sehirde yasiyorum, tuzlu su ile baglantim yok.
deniz/su kokusunu, inanilmaz ozluyor insan.
0
cooperr
(29.12.25)
Mersin'in nemini yediğim için aynı duyguları besleyemiyorum.
Lakin elimizde Antalya gibi bir il var. Avantajları saymakla bitmez.
İmkanı olan gelsin yerleşsin. (Eski İstanbullu)
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.12.25)
1)
Balıkesir ve ilçelerindeki "Balbucks" (yeni adı onon kafe oldu galiba) ucuz kahve işi. Şehrin en merkezi noktalarında çok uygun fiyata kahve içebiliyorsun, tatlı yiyebiliyorsun. Kahve 30-40 TL, cheesecake 25-30 TL gibi bi şeydi. Belediye işletiyor.

2)
Konya - merkezi noktalardaki ücretsiz tuvaletler. Evet gerçekten de mahalle aralarında bile belediyenin ücretsiz tuvaletleri vardı. En işlek olanı zafer'dekiydi diye hatırlıyorum. Ankara Kızılay'da ücretsiz bir tuvalet hayal dahi edemiyorum. Zafer tam da öyle bir nokta Konya için.

3)
Bolu'da sokakların temizliği. Adamlar cezalarla öyle veya böyle bunu başarmış, yakın zamanda gittim, gerçekten sokakları temizdi.
+1
yap desem yapmazsin he
(29.12.25)
Trakyada bir koye gittim. Marketinde 1 cesit kola, 8 cesit bira, 6 cesit rakı vardı. Koy 50 hane falan en fazla. 2 tane de alkollu et restorani vardı koyun. Agaclar icinde kocaman bahceli. O restoranlarin birinde 4 kisi alkollü bol etli, mezeli masaya verdiğim fiyati Bursa'da tek kisi veriyorum. Aşırı kiskanmistim. Bizim Bursa'nin koylerine ekmek su veresim gelmedi.
+5
duster
(29.12.25)
Antalya'daki giyim rahatlığı. İstanbul'da millet birbirini ayıplıyor.
-4
arbre
(29.12.25)
üstüme ispanya yavsakligi atin: youtube.com
kasim basi kar yagdi buraya, en az üc ay daha yerde kalacak. avusturya'yi cok seviyorum ama ispanya'ya tapiyorum.
insallah emekli olunca avusturya'dan ispanya'nin güneyine tasinacagiz. ispanyolca c1 sertifikam bile hazir :D sonra sabahlara kadar pero mira cómo beben los peces en el río...
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
Girit. Yerlisi, turisti, esnafi her seyi kalite ya. Kekosu, barzosu, gocmeni yok. Ana kara Yunanistan'dan farkli olarak tutucusu, muhafazakari, milliyetcisi yok (vardir muhakkak da cok azdir yani) insanlar acik fikirli, haremlik, selamlik yok, herkes istedigi gibi giyiniyor, insanlar kendine bakiyor, yasamayi, eglenmeyi biliyor, icki ictin, sort giydin, ramazandi, ezandi yok, guvenli. Iklimi desen harika. Buyukce de bir ada, gez gez bitmiyor. Trafikte herkes birbirine yol veriyor. Sebze meyvesi desen bambaska, biz burda tatsiz, tuzsuz ne yiyoruz belli degil. Yemekler desen ayni.
+2
freedonia
(30.12.25)
bir uçtan bir uca en fazla 15 dk.'da gidebildiğin ve düz olduğu için rahat bisiklet kullanabildiğin şehirleri...
0
merhum
(30.12.25)
bazı şehirlerdeki tarihi bölgelere arabaların, dobloların, kamyonetlerin öyle her an girememesi... böylece yürümeye uygun; trafikle, ağır yüklerle tarihi dokuya zarar vermeyen bir koruma anlayışı. o bölgedeki işyerleri de araçlarla ürünlerini mesela gece 12:00-04:00 arası taşıyabilmeli.

edit: typo
büdüt: bu arada genova'yla ilgili hala bir güzelleme gelmemiş, çok şaşırdım :). şehir merkezi koca bir otobanla kıyıdan koparılan güzelim(!) şehir. her şehri kıskanmıyorum sanırım.
+2
eileengray
(30.12.25)
Tarihi dokusunu ve ruhunu koruyabilmiş tüm şehirleri kıskanıyorum, onlardan Türkiye'de pek yok, Türkiye'de Sinop'ta insanların acele içinde olmamasına imrenmiştim.
0
(30.12.25)
Maltepe’de de yaşadım Mersin’de de Tunceli’de de, Maltepe’yi özlüyorum İstanbul’da adalarda yaşayanları kıskanırım sadece.
0
ekimoloji
(30.12.25)
(5)

Kayak yapanlar bakabilir mi

üğpoıuy
https://www.oysho.com/tr/su-itici-naylon-bel-cantas%C4%B1-l14104780?colorId=002&pelement=203652029&categoryId=0Şu tarz bi canta (su itici ozellikli) isinize yarar mi/yaradi mi? Yurt disinda fln kayak yaparken yanimiza almak isticemiz ufak malzemeler icin kullanisli olur mu?
www.oysho.com

Şu tarz bi canta (su itici ozellikli) isinize yarar mi/yaradi mi? Yurt disinda fln kayak yaparken yanimiza almak isticemiz ufak malzemeler icin kullanisli olur mu?
+2
üğpoıuy
(29.12.25)
merhaba, ben böyle bir bum bag degil, sirt cantasi kullaniyorum. kücük küregim falan da daha rahat sigiyor. canta kesinlikle kullanisli oluyor ama kayakta ön gövdemde tasimak istemem.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
Cok tenk. Marka model onerin var mi @konusma
0
🌸üğpoıuy
(29.12.25)
hemen hemen bütün outdoor aktivitelerimde canta icin osprey tercih ettim (sadece kamp cantam icin baska markaya yöneldim) ve hic üzmedi. firn 18L ski backpack kullaniyorum.
eger karayakkabisiyla yürümek gibi bir amaciniz varsa daha büyük modelini almaniz gerekir ama ben sahsen kayak icin ve kis yürüyüsleri icin iki farkli canta almayi tercih ettim. kis yürüyüsü yapacaksam 32L olan cantami aliyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
kayarken sırt çantası konforludur. sık düşmüyorsanız herhangi küçük bir sırt çantası olur. sık düşüyorsanız su geçirmez outdoor çantalarından alabilirsiniz. decathlon'da bol çeşit var.
0
merhum
(30.12.25)
yurtdışında farklı ne koyabilirsin ki yurtiçinden farklı olarak, pasaportun falan mı ekstra ne yani aynı şeyler
-1
deartheodosia
(30.12.25)
(5)

sevdiğimiz birine para vermek?

baldan kaymak
yaşça benden büyük bir abim var.bir miktar zor dönemde, hiçbir etkisi olmayabilir belki ama bir miktar ayırıp destek olmak istiyorum.Ne desem alınmaz, zoruna gitmez, rahatça kabul görür? Nasıl yaklaşayım.
yaşça benden büyük bir abim var.

bir miktar zor dönemde, hiçbir etkisi olmayabilir belki ama bir miktar ayırıp destek olmak istiyorum.

Ne desem alınmaz, zoruna gitmez, rahatça kabul görür? Nasıl yaklaşayım.
0
baldan kaymak
(29.12.25)
ondan da yaşlı bir ortak arkadaş bulun o versin. o bilir ne diyeceğini.
0
esmer
(29.12.25)
Geçen gün bir hisseye yatırım yaptım. Kazanırsam kazandığım parayı bi sevdiğimle kırışacağım diye söz verdim. Al Abi, bu yarısı senindir.
-3
Mirket
(29.12.25)
Borç olarak ver, müsait olduğunda ödersin de.
Ayrıca mirket -1, hiç samimi değil.
+1
mikro patlama
(29.12.25)
esmer -1, ben bir iyilik yapıyorsam niye puanı başkası alsın, bu kadar saçma öneri duymadım. para kiminse o verir tabi ki. araya adam koymak saçmalık. iş saçma sapan yerlere gidebilir

mirket -1, gereksiz yalan, hisse misse kar mar, hava atar gibi sadaka verir gibi.

en güzeli şöyle diyeceksin. sana değer veriyorum, seni bir abi gibi görüyorum, kenarda biraz param vardı, sana vereyim müsait oldugun zaman ödersin, ödemesen de aramızda bu paranın lafı olmaz zaten. diyeceğin şey bu
+5
abelardo
(29.12.25)
yalan söylemeye gerek var mi?
"abicim zor durumda oldugunu biliyorum, bu parayi müsadenle bu sikintili zamanlari atlatabilmen icin sana vermek istiyorum, istersen borc olarak al, elin rahatlayinca ödersin" deseniz bence daha iyi olur. nacizane fikrim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
(7)

Avrupa'da kredi kartı kullanımı nasıl?

michael_knight
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.
Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi birisi.

Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemenin en iyisi olduğunu söyledi.

1- ABD için bu doğru mu?
2- Avrupa'da durum nasıl?
3- Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu?
0
michael_knight
(28.12.25)
Fransa'da kredi kartı pek yok, debit kart var. Bunun da iki şekli var; Débit Immédiat (benim tercihim, direkt hesaptan düşüyor harcama).
Débit différé (ayda bir kere hesaptan kesiliyor para).
Bazı bankalarda belli bir noktaya eksiye düşme hakkı var ama çok düzenli yapıp ödemezsen kara listeye alıyorlar.
Türkiye'deki gibi kredi kartı varsa da görmek çok çok zor. Misal annemin geliri 40 bin kredi kartı 450 bin. Bu imkansız burada, millet Güler. Gelirin neyse onu harciyorsun, para ihtiyacın varsa da kredi çekersin. Ha sistemler var misal benim bankada başladı ayda 300€yu 3e falan bolebiliyorsun. Ama onun dışında genel olarak yok.
Avrupa çok geniş, ülke ülke bakmak lazım, tek bankacılık sistemi yok. Ama dediğim gibi Türkiye'deki gibi sistem bulmanız zor bence.
+3
logisticsmanager
(28.12.25)
Almanya'da kredi kartı yaygın değil, bankadan almak için de uğraşmak gerekiyor koşullarını bilmiyorum bile. Taksitli ödeme sunan bankalar/aracı kurumlar var (paypal,klarna vs), onlardan da sürekli küçük miktarlarda taksitli alışveriş yaparsan kredi notun düşüyor.
0
nahtoderfahrung
(28.12.25)
İngiltere'de limitin %50'si diye biliyordum ama %25'ini geçtiğim için kredi skorum bayağı düştü. Sonra ödeyince geri yükseldi. Daha sonra bir kere daha %25'ini geçmem gerekmişti yine düştü, sonra yine yükseldi :D Gerçekten etkiliyor. Ama bu sebeple limit artırımı gelirse direkt yapıyorum o kötü etkilemiyor çünkü daha az yüzdesini kullanmış oluyorum. (ama maaşımın üstüne geçmedi henüz. Geçebiliyor mu kaç x oluyor emin değilim.)

Bunların yanında sık adres değiştirmek, hatta vadesiz banka hesabı açmak bile kredi puanını etkiliyor. "son 6 ayda hesap açmışsın" diye düşürebiliyorlar. Bu neden kötü hala anlayamadım.

Klarna vb. bölme uygulamaları credit check yapıp kredi olarak göründüğü için etkiliyormuş. Taksit olayına hiç girmedim o yüzden. Amazon kendisi faizsiz 5 taksit yapıyor bazen, UK'de olanlara ona tavsiye ediyorum. (ama herkese çıkmıyor, belli süre prime olup belli bi hacmi olanlara veriyor sanırım)

edit: bu arada en başta kredi puanımı oluşturmak ve yükseltmek için faturalı telefon hattı almıştım. Her ay düzenli ödemek etkiliyor. Sonra düşük limitli kredi kartı aldım her ay azıcık harcama yapıp ödedim. Böylece ülkede kaydım ve skorum oluştu.
0
nhk ni youkosu
(28.12.25)
Letonya’dan bildiriyorum. Kredi kartı vermiyorlar kimseye. 30 yıllık mortgage veriyor ama kredi kartı vermiyor
-2
suicides underground
(28.12.25)
kredi skoru yasadiginiz ülkeye göre önem gösterebilen bir sey, bunu siz bilirsiniz.
benim yasadigim yerde kimse önemsemiyor ama mevcut mesela. benim kredi skorum esimin skoruna göre daha düsük cünkü üstümde mortgage var. gecenlerde burada sormustum, umursamamam söylenmisti.
free card bakabilirsiniz. hem aylik kart ücreti yok hem de avrupa'da her yerde kullanabiliyorsunuz. sifir komisyon ile türkiye, meksika, arjantin gibi her ülkede direkt o ülkenin kuruyla ödeme yapiyorum. cok rahat. www.free.at
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
mantik asagi yukari butun ulkelerde ayni, zira firmalar ayni. Banka isimlerinin pek onemi yok, sana krediyi acan banka degil, VISA yada AMEX yada Mastercard.
benim turkiye'de yurtdisina gore gordugum fark kredi kartina taksit yapilmasi.

kredi karti limitleri insanin senelik burut gelirine gore belirlenir. senelik geliri $100k olan birinin cebinde $25k lik 3-4 kart olmasi sasirtici degildir. kapitalist duzen boyle. bildigin kadariyla ne amerika'da ne de avrupa'da kominist bir duzen yok :D

+ Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemek en iyi - bunu kim diyorsa sallamis. tersine, surekli limite yakin gidince kuzey amerika'da daha hizli limit artisi oluyor. eger karti az kullanilsan kolay kolay limit artmaz.

+ Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu- niye olsun?
0
cooperr
(29.12.25)
Krediyi veren banka, MasterCard/visa teknoloji sağlıyor.
Türkiye/kuzey Amerika/İngiltere'deki kredi kartı çoğu Avrupa ülkesinde yok. Aylık ne harcıyorsan ödemeni istiyor sistem. Öyle minimum ödemek, borç yapmak falan yok cunku debit kart. Borç yapmak isteyen de kredi çekebilir.
+1
logisticsmanager
(29.12.25)
(6)

yılbaşında avrupada 3 lokasyon

kojonotsuki
annemle yılbaşında avrupada bir yere gidelim diyoruz. baş başa. işte 31i sabahtan gidip 3ü dönmeli kısa bir plan.1- milan2- hamburg3- münihannem alkol kullanmıyor. ama küçük şeylerinden zevk almayı, basitinden güzel bir yerde kahve içmeyi sever. işte eldivenleri çekip uzun uzun yürüme, açıksa belki
annemle yılbaşında avrupada bir yere gidelim diyoruz. baş başa. işte 31i sabahtan gidip 3ü dönmeli kısa bir plan.

1- milan
2- hamburg
3- münih


annem alkol kullanmıyor. ama küçük şeylerinden zevk almayı, basitinden güzel bir yerde kahve içmeyi sever. işte eldivenleri çekip uzun uzun yürüme, açıksa belki müze, bir yerde oturup tatlı yeme tarzı aktiviteler.

sizce hangisi? başka yer önerisine de açığım.
0
kojonotsuki
(28.12.25)
Hamburg’u görmedim ama diğer iki şehir sizin senaryonuza gayet uygun. Fakat Münih bence daha güzel yılbaşı açısından. Daha sıkı fıkı sokaklar, daha bir ortaçağ görünümü, daha fazla yılbaşı pazarı, ayaküstü yemek, cafeler vesaire. Milano daha sakin, Münih daha canlı.
0
orient blue
(28.12.25)
bence viyana.
kahvehane/kafe kültürü unesco somut olmayan kültürel miras listesinde, sehir iki dirhem bir cekirdek, güvenli, müzeyse en alasi, üstelik 31 Aralik-1 Ocak gecesi saat tam 00:00'da katedralin orada her yerden mavi tuna valsi caliyor ve herkes birden vals yapmaya basliyor. yukarida havaifisekler patliyor. muazzam bir sey. baska hicbir avrupa sehrinde/kentinde yok öyle bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.12.25)
hamburg bence en uzak ihtimal, geceleri akmaya daha uygun. bu seçeneklerde anneyle en uygunu münih. en önemlisi şehir gezmek-yürümek için çok kompakt, sokaklar canlı, dükkan her seçenekte bence iyi ama münih daha tatmin eder.
0
helios
(28.12.25)
Bu seçenekler içinde Milan derim ama konuşma ben konusuyorum'un önerisi Viyana bana çok daha iyi göründü.

Hamburg'da yılbaşında çılgınlar çılgınlar çılgını bir havai fişek durumu var. Sadece belediye'nin attığı büyük havai fişekler değil Elbe'nin kenarlarında özellikle ama şehrin her tarafında herkes büyüklü küçüklü havai fişek ve onun envai çeşitlerini atıyor yılbaşı anında. O gün ve bütün gün zaman zaman olsa da yılbaşı anı tam bir çılgınlık. İnsanı korkutacak, rahatsız edecek kadar fazla ama kişiden kişiye değişecektir.
Berlin'de de galiba böyle adet, diğer Alman şehirlerindeki durumu bilmiyorum.
Aşağıdaki videonun 1. dakikası civarlarına bir bakın:
www.youtube.com

Ama yılbaşında Almanya sokakları sıkıcı olur, her yer kapalı olur ve uzun yürüyüşler için de soğuk olur.
Hamburg çok güzel bir şehir, kesinlikle gezmek için tavsiye edilebilecek bir yer ama yılbaşı için değil.

Milan'ı yılbaşında görmedim ama daha canlı bir hayat, sokakta yaşam ve açık yerler olacağını düşünerek onu seçerdim seçeneklerden.
0
michael_knight
(28.12.25)
bu seçenekler içinde milan
0
darthvader
(28.12.25)
yılbaşı için en iyi lokasyonlar germen ırklarının etkisinin olduğu yerler. milanın yılbaşında pek bir farkı olmaz. Christmas market kafası olan yerler daha güzel olur.
+1
mikahakkinen
(29.12.25)
(9)

Dolma kalem önerisi

tiredofwaiting
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
0
tiredofwaiting
(28.12.25)
Efenim kendisi 30'lu yaşlarının başında, klasik tarza sahip bir diplomat olup dolma kalemlerden anlamaktadır. Bir tek ben anlamıyorum.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Merhaba,
annem emekli diplomat. Is hayati boyunca Caran d’Ache Léman kullandi. Hala bile her seyi onunla yazar. Fiyat dkalasini telefondan bakamadim, eger cok ucuk bir seyse simdiden özür dilerim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.12.25)
@konuşma... Aslında düşündüğümün biraz üstünde ama çok teşekkür ederim tavsiye için. Bildiğim çok iyi oldu bu markayı.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Yıllar önce kendime Lamy Safari almıştım, mor renkti. Scrickss 'in siyah oturaklı bir modeline sahip olmama rağmen Lamy hem hafif olması hem de rengi dikkat çektiği için uzuuun yıllar kullandım. Şu an kurşun/uçlu kalem kullanabildiğim bir ortamda olduğum için kullanmıyorum ama Lamy bence güzel bir alternatif olabilir. Kolay kolay kötülenen bir marka değil genç işi olarak görülebiliyor. İlgili arkadaşa "tarzına dinamizm kazandırmak istedim" diyebilirsiniz bence :D
0
Nerdian
(28.12.25)
cosmic string +1.

aynı saat olayı gibi. bazen saat almak istiyorlar hediye olarak. saat işi derya deniz işi. her saati takmam, takmayacağım saate verilen paraya da acıyorum ve üzülüyorum.

bu durumlarda her zaman en iyi hediye güzel bir viski. kalitelisinden. eğer alkol içiyorsa düşünebilirsiniz.

lamy ve Scrickss, kişinin kalem sevgisi ve ilgisine göre, basit kalabilir. lamy kötü değil tabi, sadece uygun gitmeyebilir. uçuk öneri olabilir, güncel fiyatları bilmiyorum, mont blanch'ın kalemlerine bakabilirsiniz.
+1
kojonotsuki
(28.12.25)
Lamy ve Kaweco iyidir, tatlıdır ama spor kaçar. Daha klasik bir şey lazım. Scrikss de diplomat için basit kalabilir. Bütçeniz azsa Diplomat, Delta, Dupont veya Cross'tan başlayabilirsiniz. Daha yukarı çıkarım diyorsanız Caran d'Ache yahut Montblanc olabilir.

Bu arada, olay gerçekten kişisel. Mesela çin malı wing sung pompalı dolmakalem (250 tl falan) acayip hoşuma gidiyor benim. Nostaljik değeri var çünkü, Atlas due-matic versatil kalemler gibi... Başkasına hediye alsam ya güler ya hakaret sayar.

Bu arada, bu konunun ordinaryüsü, eski duyuru müdavimlerinden @kahvegibi isimli sözlük yazarı. Kendisine ulaşırsanız nokta atışı tavsiye verebilir zannımca. Instagram kullanıcı adı: writetomeoften
0
yadigar
(28.12.25)
Orta halli dolmakalem olarak düşündüğünüz şey sizin kafanızdaki bütçenin üzerinde olacaktır. Bütçe belirtmediğiniz için nokta atış öneri gelmesi de imkansız.

Yerinizde olsam Pelikan bakardım. Aynı tasarımda çok fazla renk ve fiyat çeşitliliği mevcut. Bütçenize uyan M200/400/600/800/1000 modellerinden birini seçebilirsiniz. Tasarım itibarıyla takım elbiseye çok uygunlardır.
0
10551037
(28.12.25)
sozlukte detayli bir entry girmistim zamaninda eksisozluk.com

butcenizi soylerseniz ona gore bir sey soyleyebilirim. benim kendi kullandigim kalem sailor pro gear. $200 civarinda bulunuyor. tr'de yaygin olmadigi icin guzel bir hediye olur. kesinlikle tavsiye ederim.
+2
antikadimag
(28.12.25)
Çok kişisel olduguna katılıyorum. Bütçeye göre yukarıdaki örneklere çıkılabilir.
Parker 51 olabilir tam klasik.

Deneysel takılıp, yazı yazmayı ve çizim yapmayı seviyorsa kaweco kaligrafi seti ve sailor fuse pen (sailor bu kalemdeki hissiyatı çok kalitesiz ama farklı kalemler de var) gibiler de alternatif olabilir.

En güzeli fiziki bir mağazadan alıp değiştirme fişi de eklemek.
0
jazzabel
(29.12.25)
(19)

Suclularin irk istatistigi

die fetten jahre sind vorbei
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(27.12.25)
%90 kürt
-4
runaway
(27.12.25)
Eğitim seviyesi, eğitimin kalitesi, kaybedecek neyim var kafası yaratacak kadar gelecek kaygısı gibi hususları gözardı edip ırka yönelirsen çok yanlış yerlere gidersin.

İyi bir eğitim verip belirli bir yaşa geldiğinde iyi bir işe yerleştirirsen, ailelere yetiştirebileceği kadar çocuk yapma bilinci aşılarsan, toplum içindeki gelir adaletsizliğini yok edip, tüm kamu hizmetlerinin adil dağılımını sağlarsan suça elilimli ırk kalmaz.
Bazı ırkların yoğun yaşadığı bölgelere devlet hep sopa için gidiyorsa, hizmet için gidenler asaletim tasdik edilsin de kaçayım diyen yeniyetme memurlarsa, eski olanlar o bölgede hizmeti sürgün yeri görüyorsa, o bölgeden çıkıp okumak çok da öyle kolay bişey değilse, o ırkı suça eğilimli diye suçlamak, geniş açılı düşünememektir.
0
Mirket
(27.12.25)
paylaştığım dakikadan itibaren duyabilirsin

youtu.be
+5
yurtsuz john
(27.12.25)
suc ile irk arasinda anlamli bir iliski yok ama irkcilik ve zeka geriligi arasinda var.
-5
banach
(27.12.25)
kesin vardir. soruya cevabi direkt bilmiyorum ama oldugunu düsünüyorum.
cünkü mesela avusturya'da bunun istatistikleri tutuluyor.
toplumun yaklasik %27'si yabanci uyruklu. hüküm giymis mahkumlarin %53'ü avusturya vatandasi, %47'si yabanci uyruklu. bu %53 icinde yaklasik %57-58'sinin de yabanci uyruklu ama vatandaslik almis kisiler oldugu söyleniyor. her sene istatistik kurumu bilgileri kamu ile paylasiyor. bunlari ve özellikle vatandaslik davalari raporlarini acip okumayi cok seviyorum.
her ülke bu tip istatistikleri tutuyor. belki türkiye'de herkese acik paylasilmiyor olabilir, onu bilemem ama istatistik tutuluyordur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
2021 tarihli Konda araştırması var. Ne kadar doğru ve güvenilir tartışılır: "Gözaltına alınanların yüzde 58’ini Türkler, yüzde 35’ini Kürtler, yüzde 7’sini ise Arap, Zaza ve diğer etnik kökenler oluşturuyor. Tutuklananların etnik kökenlerine bakıldığında ise yüzde 47’sini Türklerin yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturduğunu görüyoruz. Kürtlerin, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sini oluşturduğunu göz önüne aldığımızda daha önce gözaltına alınanların yüzde 35’ini, tutuklananların ise yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturması yüksek bir oran olarak dikkat çekiyor."
www.ihd.org.tr
Hükümlü istatistiği yok:(
+2
gnosis
(27.12.25)
Irkçıların gerizekalı olması +1 demeye geldim
-9
suicides underground
(27.12.25)
Irk ile değil sosyo kültürel seviye ile orantılı bir yüzde vardır. Ama bu resmi olarak yapılamaz. Levantenlerin suç oranı çok ama çok düşüktür mesela. İranlılarında suç oranı düşüktür. Ermeni asıllıların da düşüktür. Çünkü hepsi iş güç sahibi malı mülkü eğitimi olan kişiler. Kürtlerin suç oranı yüksek olabilir. Ama bu ırkla ilgili değil de doğu ve güneydoğu insanının yeterli eğitim alamaması, ülkenin kaynaklarından eşit olarak yararlanamaması nedeniyle ekonomik olarak da düşük seviyede olmaları ike ilgilidir.
Not: evet canım senin tanıdığın bir kürdün sahilde diskosu plajı falan vardır ve çok zengindir. Ben başka bir şey diyorum.
+4
ground
(27.12.25)
türk nüfusu fazla olduğu için türk oranı tabi ki fazla çıkacaktır. onun yerine etnik kökenlerin kendi içinde suça yatkınlık ve suç işleme oranına bakmak daha doğru olacaktık.
+6
my fault
(27.12.25)
cerkez, manav ve kurt karisimiyim. ismime bakarsan turkcuyum.
kagit ustunde sunni musluman gozukuyorum
benim icin turkiye sinirlarin icinde dogan herkes yurttas.
yurttaslik diye birsey var yaw. ayni meridyende dogma.
tahminim anadolunun cogunda zaten bu karisim var.
simdi bu guruh, suc isleyince ne oluyor, hangi gruba girecek?

birakin bu isleri devlet su isleri..
-2
cooperr
(27.12.25)
merhaba. verilen cevaplara bakınca konunun ırkçılıkla bağdaştırıldığını görüyorum. oysa çok basit istatistiki bir veri sormuşsunuz. bunun sorulması bile ırkçılıktır diyorsanız, içeride ben kürdüm diyen insanlara kafadan tersine ırkçılık yapıyorsunuz. dünyanın en basit sorusu, içeride yatan insanlara sen kimsin diye sorulduğunda adım bu soyadım bu ben şuyum (türküm/kürtüm...) vs gibi basit bir cevap verecektir. bunun sorulması neden ırkçılık, sen kişinin kendisini ifade etmesinin önüne geçiyorsun.

verilen istatistiksel rakamlara göre aydın en yüksek il. açık açık türk nefreti, düşmanımın düşmanı dostumdur bakıs açısıyla kürtlere sempatiyle yaklaşan sevan nişanyan ın cezaevi anılarını dinlerseniz bile neredeyse tüm koğuş kürttü dediğini duyarsınız (aydın da benim bildiğim üç farklı cezaevinde yattı). kendisi bu durumu ege de mafyatik kürtleşmeye bağlıyor. bırakacağım linklerden eğitim durumuna göre tutuklu sayısı vb gibi istatistiklere bakıp kendi çıkarımlarınızı yapabilirsiniz.

adlisicil.adalet.gov.tr

cte.adalet.gov.tr

kürtler cevabını duymak istemeyen arkadaşların arkasına sığınabileceği bir terim olan "sosyoekonomik" batıda suç oranlarının yüksek olduğu şehirlerin yoğun göc alan şehirler olduğu gerçeğini değiştirmez. sosyoekonomik teriminin yerine sosyokültürel terimi üzerine kurulabilecek bir tez coğrafi dağılımda kürt/türk dengesini açıklayacaktır.
+3
libertine
(27.12.25)
yumurta mi tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar sorusu bu.

turkiye de ya da amerika da bazı irklar suc islemeye daha megilli ise acaba bu ırkları yüzünden mi ya da ırkları yüzünden maruz kaldıkları ekonomik yapıdan dolayı yeterli eğitime ulaşamayıp suca yönelmelerinden mi ?

amerika da siyahiler suca daha yatkin gorunuyorlar ama 1950 kadar adamların otobus durağı bile farklıydı, adamları kole gibi kullandıktan sonra simdi bu kisilerin bir anda beyazlar ile ayni ekonomik yapıya gelmesini bekleyebilir miyiz ?

turkiye de Kürtler suca daha yatkin dururlar ama simdi dogu ile diğer bölgeler ayni sosyoekonomik yapıya sahip mi ?

ya da ayni sosyoekonomik yapıya sahip insanların hepsi de suca karismiyor ki ?

dogdugun ev kaderindir = )
-4
oscar
(28.12.25)
Aciklamazlar
+3
osssy
(28.12.25)
Bakanlık bu konu hariç her konuda istatistik tutuyor. Ardef formunda her soru var ama ırkla alakalı bir sekme yok. Ancak uyapta her hükümlü tutuklu kayıtlı. Doğum yeri olarak ayrıştırıp ortalama çıkarılabilir. Ama dünyaya da böyledir, azınlık gruplarda suç işleme eğilimi vardır. Suç işlemenin ırktan çok, çevre ve ekonomiyle alakası var.
+1
mikahakkinen
(28.12.25)
Bu konuda herkesin bildiği gerçekleri kimse kalkıp da ortaya koyamaz. Zira devletin kayıtlarında yalnızca vatandaşlık bilgimiz var, ırklarımız değil. İçerideki insanlara tek tek beyanlarını da soramayız tabii. Belki cezaevleri seçim sandıklarının sonuçlarından bir fikir çıkarılabilir bilemem; x.com

İstatistikler var mıdır, varsa ne diyorlar bilemem ama verilen cevaplar arasında teorik açıdan takıldığım yerler var.

Yıl olmuş 3500 hala daha ırk-suç bağlantısını inkar etmeye çalışan saçma tipler kendilerini ciddiye alıp konuşuyor. Kişinin içinde yetiştiği çevre ve kültür çeşitli suçları normal sayıyorsa, o kişinin de o suçlara yatkın olacağı açıktır. Buna da türlü çeşitli masallarla bahaneler uydurulabilir ama ırkın suça yatkınlıkla bağlantısı açıktır.

Bir ırk hayal edelim ki her türlü pislik her türlü ahlaksızlık bunların kültürünce normal kabul edilsin. Bunların soyundan gelen bir bebek daha bunlara hiç maruz kalmadan, insana benzeyen, ahlaki değerleri olan, normal insanlardan kurulu bir ailenin elinde büyüse, ileride suça bulaşma ihtimali çok daha düşük olur mu olmaz mı?

Sosyo ekonomik zart zurt falan diye kimsenin kültüründeki insanlığındaki sorunların kabahatini başkasına atmaya çalışıp daha da gülünç olmayın.
+1
lazor
(29.12.25)
x.com

bilimsel açıklaması: x.com
0
Hallegadola
(29.12.25)
Cezaevi oy oranları da gerçeği tam olarak yansıtmıyor çünkü kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar oy kullanamıyorlar. Oy verme hakkı olanlar tutuklular ve taksirli suçtan hükümlü olanlar.
0
gnosis
(29.12.25)
tamam işte kasıtlı suç işleyenler de oy kullansa hdp oyu daha yüksek çıkardı
+2
Hallegadola
(29.12.25)
@Hallegadola Dolaylı çıkarımlar yapılabilir. Tutuklular arasında HDP'ye oy verenler çoğunluktaysa kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar arasında da HDP seçmeni çoğunluktadır gibi.
0
gnosis
(29.12.25)
(16)

sevgilinize bir başkası evlilik teklifi etse?

islergucler
durumu baskı altında itiraf ettiği halde ben olmayacağını söyledim sorun yok dese ve aynı gün kişinin dmsinde ilk sırada karşı taraftan yeni mesajları görseniz onları da sizden saklasa ne tepki verirsiniz? histerik bir emoji koymak isterdim buraya. :)sizinle sabah akşam birlikte olurken, evlilik ve
durumu baskı altında itiraf ettiği halde ben olmayacağını söyledim sorun yok dese ve aynı gün kişinin dmsinde ilk sırada karşı taraftan yeni mesajları görseniz onları da sizden saklasa ne tepki verirsiniz?

histerik bir emoji koymak isterdim buraya. :)

sizinle sabah akşam birlikte olurken, evlilik ve çocuk isterken tüm bunları sizden saklaması normal mi oldu?

günümüz ilişkileri bu hale geldi mi gerçekten?

ne yapalım yani güven ilişkisi yok mu bundan sonra?

yorumlarınıza sakinleşme tavsiyeleri de iliştirin lütfen, şimdiden teşekkürler.

*bu arada karşı taraf okul arkadaşım dediği ve zaman zaman lafını ettiği bir kişi.
-1
islergucler
(27.12.25)
Bu mesajlardan haberdar olursan olayların büyüyeceğini düşünüp haklı olarak seni dahil etmek istememiş ve olmayacağını söylemiş daha büyütecek bir sorun yok ortada bence.
0
grimavi
(27.12.25)
Mutluluk dile.
0
anon1m
(27.12.25)
Hayır demiş işte. Karşı taraf da ısrarcı olmuş. O da hayır demeye devam ediyor.
Nasıl olmalı yani, sana 'gel beraber hayır diyelim, hatta sen bağır, çağır, küfret, ortam gerilsin iyice, sakinliğin alemi yok.' falan mı demeliydi.
Hakikaten kadın olmak zor bu ülkede.
Bi sakin ol, bi otur, soluklan. Kızcağız olaya hakim.
+5
Mirket
(27.12.25)
" aynı gün kişinin dmsinde ilk sırada karşı taraftan yeni mesajları görseniz " bu kısım işi karıştırıyor. hayır diyip bahsetmemesini sineye çeksen de hala irtibatı sürdürüyorsa olmaz dostum.
+1
biravekahve
(27.12.25)
Duygularımı psikolojik rahatsızlığım yüzünden gerçek hayatta çok zor gösteren biriyim. Bu kadar güvendiğim biri böyle bişey yapsa heralde doğduna pişman ederdim.
-7
gobekliraki
(27.12.25)
Seni sevseydi engellerdi o tipi. Ayrıl geç. İlişkilerin boku çıktı. Düzgün kadın bulmak mümkün değil artık.
-4
arbre
(27.12.25)
baska insanlarin davranislarini kontrol edemez ki. yani, ona evlilik teklif edilmesi sizce kiz arkadasinizin sucu mu? flörtlestigini falan mi düsünüyorsunuz?
bence düsünmüyorsunuz, yoksa coktan bitirmistiniz iliskiyi.
kaldi ki reddetmis.
mesaji da gerginlik yaratmamak icin saklamayi tercih etmistir.
karsi taraf israrci olmaya devam ederse engellemesini teklif edin ama bence zaten kendisi de o noktaya gelecektir iliskiye deger veriyorsa.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
Seni sevseydi engellerdi +1
+2
rodeocu
(27.12.25)
elbette biterdi, konuyu zorla itiraf etti. komik videolar paylaşmayı sürdürdüklerini ve verdiği emoji tepkilerini görmemem gerektiğini söyledi. iletişim uzun süredir ilk sıradan sürüyor anlayacağınız.
0
🌸islergucler
(27.12.25)
Mesele bu durumun normalleştirilmesi ve nasıl yargılanması gerektiği.
0
🌸islergucler
(27.12.25)
evlendirirdim ben olsam
0
hold the door
(27.12.25)
thetruenorth, bile isteye aldatılmak isteyen insan pozlarındasın.

bi kadın olarak yorumum engellerdi +1
demek ki arkadaşı ve arkadaşının sınırsızlığı ilişkinizden önemli değil. aynısı senin başına gelseydi nasıl davranırdı, bunu da göz önünde tutabilirsin
0
deartheodosia
(27.12.25)
serbest piyasa ekonomisinde sevgilime baskasinin evlilik teklif etme sansi var.
hatun bunu gizlemiyorsa, red verip isi uzatmiyorsa sikinti yok.
gizleme egilimi varsa ve arkadaslik da olsa iliski suruyorsa sikinti buyuk.
0
cooperr
(27.12.25)
durduk yere edemez, mutluluklar
0
baldan kaymak
(27.12.25)
Ben sevgilisi olmayan birinin nasıl çat diye birine evlenme teklif ettiğine takıldım. Bu işin öncesi flörtü mü vardı diye düşünmeden edemem. Abla yedekte tutuyor olabilir mi bu kişiyi? Sakinleştirilmek istemişsiniz ama şüpheci biri olarak bunları öğrenmeden, aklımdaki kurtları susturmadan sakinleşemezdim şahsen.
+1
ekimoloji
(28.12.25)
Adam sevgili olduğunuzu biliyor mu? Biliyorsa bu sıkıntı. Onun dışında ben de benimle ilgilenen, evlilik teklifi vs eden birini sevgilime söylemezdim gerginlik olmasın diye, ama ciddi bir sınır çizer gerekirse arkadaşlığı noktalardım. Hiçbir şey yok gibi arkadaşlığa devam etmeleri sen kenarda dur demek bana göre. Duygular açıklandıktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamalı, karşı taraf bunu umut görüyor reddetsen de.
0
mslny
(28.12.25)
(7)

hic estetik yaptirtan var mi?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
nasil cesaret ediyorsunuz? bazen iki kasimin arasinda ince bir iz görüyorum. gözüme batiyor ama botoksa bie cesaret edemiyorum. annem burnundan ameliyat olmustu, saglik sebebiyleydi, ameliyattan uyaninca agrilariyla bana, millet bunu gerekmedigi halde sirf estetik icin nasil cesaret edip yaptirtiyor
nasil cesaret ediyorsunuz? bazen iki kasimin arasinda ince bir iz görüyorum. gözüme batiyor ama botoksa bie cesaret edemiyorum. annem burnundan ameliyat olmustu, saglik sebebiyleydi, ameliyattan uyaninca agrilariyla bana, millet bunu gerekmedigi halde sirf estetik icin nasil cesaret edip yaptirtiyor anlamiyorum, demisti.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
Ben burun estetiği oldum pandemi dönemiydi. Sağlık değil cidden aksi dusunulmeyecek şekilde hoş olmadığını düşündüğüm bir şekli vardı burnunun.
Olduktan sonra daha erken olsaydım keşke demiştim.
Ağrım sizim olmadı çabuk toparlandım. Ama benim maceram sonraki günlerde başladı. hem benim cahilligim hem doktorumun üstünde durmadigi bir bilgiden dolayı ölümle burun buruna geldiğim bir şey yaşadım.
Bir de ameliyat sonrası kemik çıkıntısı kalmıştı. Ona lokal anestezi yapıldı. İşte o dakikalarda öldüm öldüm dirildim. O yüzden artık lokal anestezili işlemlere çok korkuyorum.
Onun dışında benzer dönemlerde ameliyat olan yakınlarım oldu. Onlardan biri çok ağrılı geçirmişti. Sanırım bünyeye göre de değişiyor.

İlk önlüğü giydigimde Allah'ım ben napiyorum demiştim ama sonrası uyku zaten.
0
egerbiryolcu
(27.12.25)
İki kez burun ameliyatı oldum. Birincisi deviasyon. Sağlık sebepli. Bu ameliyatın sonucunda ortaya çıkan görüntü hiç içaçıcı olmayınca ikinciyi estetik amaçlı oldum. İkisi de lokal anestezi ile yapıldı.
Şu an lokal anesteziyle yapılmalarının hiç mantıklı olmadığını düşünüyorum. Bu yaşımda cesaret edemezdim ikisine de.
+1
Mirket
(27.12.25)
burun ameliyatinda lokal anesteziyi ilk defa duyuyorum ve beynim patladi. muazzam cesaret örnegi.
+2
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
Bir önceki yüzyılda yapılıyordu. Duymaman normal. Ameliyatlar kabus gibiydi ama sonraki süreçlerin çok da cesaret edilemez olduğunu düşünmüyorum. En azından göründüğü kadar değil.
0
Mirket
(27.12.25)
herhalde büyük bir ameliyata cesaret edemem. yıllar önce gözümün köşesinde minik bir şişlik oluşmuştu, görüntüsünü sevmediğimden lokal ameliyatla aldırdım. gözümün çok yakınına iğneler yapılmıştı; çok garip bir histi. lokal rinoplastiyi düşünemiyorum bile.

bu arada baby botoks yaptırıyorum ben yılda bir defa. bir de düzenli masseter botoksu yaptırıyorum, hatta bugün yaptırdım :) çenemi çok sıkıyorum, inanılmaz bir baş ağrısı yapıyor. plak vb. işe yaramıyor bende. masseter botoksundan çok memnunum kısacası. geçici olduğu için cesaret edebiliyorum.
+2
eileengray
(27.12.25)
Hayatınızı çok büyük ölçüde etkileyen bir kusur yoksa ben kesinlikle yaptırılmaması taraftarıyım.

Göz kapağı düşüklüğü var sadece bir gözümde. Dikerlerken ya şurada potluk olduyu duyduğumu ve içimden bir iki dakikalık bipli küfürler ettiğimi hatırlıyorum. Bu bir estetik ameliyattan çok kas iyileştirme ameliyatıydı ama nedeni kötü görüntüydü. İki hafta gözümün çevresi mor, sürekli pansuman halindeydim. Kas ameliyat sonrası iyileşmedi ve rotüş ameliyatı önerdiler. Yaptırmadım.

Burnumdan hoşlanmıyorum. Bir doktor ya dolguyla kurtatılır sanki dedi. Gittim dolgu yaptırdım, dolgu yanlış yapılınca çok zararlı birşeymiş ve dolgu öyle çimento gibi enjekte ettiğin yerde taş gibi kalmıyormuş. Benimki çok yayılmadı ve yanlış yapılmadı ama gerçekten yaptırmasam daha iyiymiş.

Hafif overbiting denen bir mesele var çenemde. Ameliyatı acayip zor, gittim ameliyatsız neler yapılabilir diye sordum. Tel takalım, tel için bir dişinizi çekicez, sonra tel kalacak dişlerinizde 2 sene, ufak bi ameliyat var 2 sene sonunda onu yapıcaz dediler. Yaptırmadım.

Dişlerimi çok sıkıyorum ve gece plağı canımı çok acıtıyor diye çene botoksu yaptırdım bir defa, 3 ay bile sürmedi etkisi. Ben şiş suratımla gezdiğimle kaldım 1 hafta. Çünkü bazen şişermiş enjekte edilen bölge. Endileşen, buz muz uğraş dur.

Özetle, yaptırmayın annem.
+1
tiredofwaiting
(28.12.25)
evet. param olsa ya da sponsor bulsam durmadan estetik yaptırırdım.sonuç insanı çok mutlu ediyor.
0
ashleybon
(28.12.25)
(18)

Şu an hayatımda olmazsa olmaz

darthvader
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
0
darthvader
(26.12.25)
kocam
-1
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Vallahi de sevgilim. Kara sevda gibi bizdeki.
-1
gobekliraki
(26.12.25)
Kahve makinem.
0
mutekebbir
(26.12.25)
epey düşündüm de hiçbi şey.
+4
antihero
(26.12.25)
Bir insan uzaklaştırma kararı aldığı sevgilisi olmadan nasıl yaşayamam der?

Soruya cevap: ailem
+1
Kahvedesu
(26.12.25)
internet, bilgisayar, para.
0
hold the door
(26.12.25)
İşim. Her şey sende anlamsızlaşıyor ey mayış diyor ya şair, iş olmazsa hayatın bir anlamı kalmıyor.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
türkiyede yaşamamak
0
plastic_angel
(26.12.25)
Haftada bir iki dışarı çıkmak. Aman aman sosyal bir hayatım yok ama en azından haftada bir iki kez dışarıda çay, kahve veya içki içeyim ya.

evden işe, işten eve bir hayat istemem.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
AirPods Pro
-1
michael_knight
(26.12.25)
arac ve laptop.
arac olmadan ise gidemiyorum.
laptop olmadan isimi yapamiyorum.
0
cooperr
(26.12.25)
Başta çocuğum yazmak istedim ama elim gitmedi. Büyük konuşmak istemiyorum. Evladını kaybeden birkaç aile gördüm. Biri teyzemdi. Hepsi hayatlarına devam etti ama hiçbir zaman tam olamadılar. O sebeple büyük konuşmayı reddediyorum. Düşmanıma bile dilemeyeceğim bir şey.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.12.25)
merak etmek.

açık ara, arkada bırakmış olacağım en kötü yılı geçirmekteyim. geleceğe dair, yeni bir şeyler öğrenmeye dair içimdeki o keşif duygusu kalmamış olsa devam edebileceğimi sanmıyorum.
0
lüzumsuz adam
(27.12.25)
Elektrikli ısıtıcı battaniyem. Bozulduğu an hemen yenisini alırım, gelene kadar geceleri doğru düzgün uyuyamam kışları.
0
inawen
(27.12.25)
Şuan şu noktada mayış.
İşten ayrılmam söz konusu. Maaş gelmezse epey zorluk çekicem.
0
biseysorcaktim
(27.12.25)
Büyük konuşmak istemiyorum ama hiçbir şey. İnsanın adaptasyon ve hayatta kalabilme güdüleri /güçleri bence çok gelişmiş durumda. X'siz yaşayamam demek bana göre abartılı geliyor insan mecbur kalınca sanki bal gibi de yaşayabiliyor. Ama yine de büyük konuşmak istemiyorum mode on.
+3
Amaranta ursula
(27.12.25)
kocam
para
internet
-2
Hallegadola
(29.12.25)
Düzenli ve kaliteli uyku. Yaklaşık 1 ay süren insomnia cehenneminden kurtulmak muhteşem bir duygu. Sabah zar zor uyanıp alarma küfretmek özlenir mi? Özleniyormuş.
0
auroraaurora
(29.12.25)
(22)

en sinir olduğunuz "duyurucu tipi" ne

gobekliraki
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.sizin ne?
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.

sizin ne?
-15
gobekliraki
(25.12.25)
ben hiç sormadım ama yatırım soru ve cevaplarını büyük bir ciddiyetle okuyorum. kişinin niyetini bilemeyiz beni cevaplar ilgilendiriyor. diğer konu da çok çok önemli. zira kısıtlı imkanlarla bir gezi yapıyorsunuz ve en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsunuz.
+7
ground
(25.12.25)
sinir olmak değil de cringe gelenler var.

devamlı ilişki duyurusu açıp ondan sonra başkasına aşk tavsiyesi verenler mesela.
+5
yurtsuz john
(25.12.25)
Troll olduğunu düşündüğüm birkaç kişi var. İkisini engelledim, Allah affetsin. Onlar dışında cinsiyetçi ve hayvan düşmanı cevaplara kızıyorum.
+10
auroraaurora
(25.12.25)
sinir olmak değil, banane de anket tayfaya bayılmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sevgilimin eski sevgilisinin onun da kankisinin sol ayağının ikinci parmağı ....türünden hikayeler

Bir maaşı ile kredi kartına sarılıp avm , online alış veriş derken keyfi harcamalarından dolayı zora girip yakın çevresindekilerin uyarmalarına bakmadan meseleye buradan çözüm arayanlar ..

Ayrıca bir ürün veya hizmetle ilgili sorun yaşanılıp duyuru açıldığında, kullanılan cümlelere bakıyorum da gerçekte ürününün reklamını yapıldığı şüphesine de kapılabiliyorum.
+2
diyecevaplandı
(25.12.25)
akla gelebilecek en sığ fikri sanki ilk kendisi düşünmüşgibi biz aptal cahillere aktaranlar.
-7
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
sb yazanlar
-3
michael_knight
(25.12.25)
burayı güzin abla gibi kullananlara sinir oluyorum. abi buraya bilgi almaya geliyoruz, bakıcılık yapmaya gelmedik.
-4
mikahakkinen
(25.12.25)
arbre kardesimin actıgı tüm baslıklar.
+13
koela
(25.12.25)
Taraflardan biri ya da ikisi evliyken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşamak için buradan fikir almaya çalışanlar.

Yasadışı ya da başkaları için tehlike arz eden durumlar hakkında fikir almaya çalışanlar.
Ne zamandan itibaren alkollü araç kullanırsa ehliyeti kaybetmeyeceğini soran bile oldu.

Bekar olup evlilik gurusu kesilenler.

Çocuksuz olup ya da hiç gebelik yaşamayıp çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, çocuk beslenme uzmanı, emzirme uzmanı, do©ğum uzmanı, ... gibi rollere bürünenler. "Kesinlikle sezaryen istemezdim" diye salak salak yazanlar.

Birden fazla hesaptan çoklu kişilik bozukluğu yaşayanlar.

Yoksa anketleri severim. Güzin abla soruları çok ilgimi çekmez ama okurum. Sağlıkla, bilhassa alanımla (pediatri) ilgili her şeyde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sonuçta burası gayriresmi, gayriciddi bir site. Meclis zabıtı muamelesi yapmaya gerek yok.
+3
alice in potatoland
(25.12.25)
Her konuda bilgisi olanlar. Biri var mesela cevaplarına bakınca hem doktor, hem avukat, hem tercüman, hem yazılımcı, hem modacı, hem müzisyen, hem psikolog gibi. her konuda tek bilgi sahibi oymuş gibi cevaplar veriyor. Her cevabı çok ukala, insanı azarlar gibi yanıt veriyor. En sinir olduğum tip bu hatta onun cevaplarıyla karşılaşmamak için arada bir ara veriyorum:) sanırım tamamen yine bırakacağım.
-2
suicides underground
(25.12.25)
Her fırsatta kendi maddi imkanlarını ve hayat standartlarını öven tipler, adamın milyorları var her dakika burada kendini övüyor, yersen.
+5
mirty
(25.12.25)
Kimseye zerre kadar faydası olmayacak başlık açmanın alemi ne? Sonra da kara kara 'Ben niye eksileniyorum?' diye düşün.

Herkese açık bir platform. Kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değil. Birbirine gıcık olanlar da olabilir. Ama eninde sonunda kişilere laf sokma çiğliğine evrileceği aleni olan bir altyapıyı niye oluşturursun da sorarsın bu soruyu?
+1
Mirket
(25.12.25)
En çok ben para kazanıyorum, en çok ben sevişiyorum, en çok ben kitap okuyorum, en çok ben geziyorum, en çok ben kişisel bakımıma önem veriyorum... insanları. Nickler değişiyor. Kibirli insanlardan nefret ediyorum.
+5
sekizdokuzon
(25.12.25)
Artık sinir olduğum bir duyurucu tipi yok çünkü sevmediğim kişileri engelliyorum ve herkes de sevmediği kişileri engelliyor. Bu engelleme sistemi çok iyi oldu.
+3
rock n roll
(25.12.25)
@mirket niyetimin o olmadığını belirttim zaten.
0
🌸gobekliraki
(25.12.25)
Toplu şekilde eksileyenler.
-3
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
burada gruplaşıp birbirini kollayan (?) ve popüler olmaya kasanlar. sanki lisedeler hala. bir de devamlı kendi ifşasını yapanlar.
+3
deartheodosia
(26.12.25)
Ne kadar saçma olursa olsun, gerçekten çözüm, çare, fikir, eleştiri arayan sorular soran herkesin burada yeri var bence. Bu tarz sebeplerle siteyi kullanan kimseye “niye sormuş, ne işi var burada?” gözüyle bakmıyorum. Yine cevap verirken sorulan şeye çözüm sunmak, olmadı farklı bakış açısı getirmek, yönlendirmek gibi amacı olan tüm cevaplar da baş göz üstüne.

Bununla birlikte, zamanla, kuruluş amacına uymasa da, sitenin kendi alt kültürünün sonucu olan bazı şeyler oldu. Zamanının zirve ve toplaşmaları, yardım kampanyaları, ifşalar, yılbaşı hediyeleşmeleri gibi… Bunların hepsine de okeyim.

Üslubu bozuk duyurucular çok rahatsız ediyor beni. Densizlik hayatın her alanında olduğu gibi Duyuru’da da rahatsız ediyor. Bir de ister saçma sapan, ister gayet mantıklı görünsün, samimi bir ihtiyaçtan ötürü olmadığı on kilometre öteden anlaşılan; gerek trolleme, gerek şov yapma, gerek didişme, gerek tartışma başlatma, gerek ego tatmini gibi amaçlarla açıldığı bariz duyurular rahatsız ediyor.

Engelleme fasilitesi geldikten sonra sitenin kalitesi bariz ölçüde arttı benim için.
+1
dilemma of subscribtionability
(26.12.25)
Ben en çok soruya cevap vermeyip birde üstüne duyar kasanlara gıcık oluyorum.
Örneğin biri hırsızlık nasıl yapılır diye bir duyuru açmış olsun. Altına "hırsızlık kötüdür, ne biçim adamsın, işte bu yüzden bok gibi bir memleketiz" filan gibi yazanlara uyuz oluyorum.
Soruya cevabın varsa ver yoksa ahlak bekçisi olma.
+3
etna
(26.12.25)
en sevmedigim hede hödö diye buraya gelip aglamanin bir anlami yok cünkü sallacompumaster aleyhi ve sellem duyuruya engelleme getirdi. rahatsiz oldugunuz kisiyi engellemiyor ama hala yazdiklarini takip edip kendi kendinize triplere giriyorsaniz o kisiyi takinti yapmissinizdir. allah sifanizi versin.

rock n roll +1
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
ben uzun uzun yazanlara sinir oluyorum.
onun dışında soru konular ile ilgili bir derdim yok. herkes birbirinden farklı hayat yaşıyor, herkesin önceliği, karakteri, hayat görüşü, yaşadığı hayat farklı ve soruları farklı olabilir.
0
abelardo
(27.12.25)
(8)

Bu furminator nasıldır?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, sizce bu urun nasıldır?https://www.trendyol.com/genel-markalar/furminator-kisa-tuylu-kedi-icin-tuy-toplayici-s-small-p-739137329Kısa tuylu bir kedi için yeterli olur mu?Teşekkürler
Merhaba,

sizce bu urun nasıldır?

www.trendyol.com

Kısa tuylu bir kedi için yeterli olur mu?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
Başarlı bir ürün. Kısa tüylü olmasına rağmen (calico) deli gibi tüy döken kedimde kullanıyordum. bir dünya tüy topluyor. uzun zamandır kullanmadım strese sokmamak için pek sevmediği için ama yeterli bir ürün.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(23.12.25)
Teşekkürler, peki boyut olarak s mi iyidir m mı iyidir? L çok büyük geldi gözüme.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
o konuda bi bilgim yok maalesef. ben alırken m - l var mıydı hatırlamıyorum bile :/ ama büyük boy daha çok köpekler içindir diye tahmin ediyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(23.12.25)
birebir aynisini (rengi bile ayni, o kadar diyeyim) 12 senedir kullaniyoruz. harika bir ürün.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Çok benzeri var bizde, kedi için kullanıyoruz ve güzel topluyor tüyleri, görünce kendisi geliyor hatta, ama biraz yapılmasına izin verip sonra sinir olup bir pençe atıp gidiyor bizimki.
0
creepy
(23.12.25)
Bir iki sitede kilo olarak 4,5 kilogram denmiş. Benim kedim 2,7 kilogram kullanmamda sorun olur mu peki?

Tarak kullanmayip, bunu hergun kullanmanın zararı olur mu?

Tarak kullanmam şartsa nasıl bir tarak önerirsiniz?
-1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
mükemmel derin tüyleri alıyor bu ama haftada 1 kere sık şekilde yapmak gerekiyor, bazıları yolduğunuda söylüyor. s al l gerçekten büyük hayvan zaten vuvarlak olduğundan l beden bence işlevsiz kalıyor. bende bunun uzun tuylu kediler için olanı var (yanlış almıştım) kısa tüylü kedimde işe yarıyor.

kilo sorununa takılma kullanırken başta nazik ol, elin alışınca hafifce bastırki tüy altına girsin kökten tarasın.

birde normal tarakta al özellikle şundan, ikisininde amacı farklı
www.trendyol.com

kedini her gün tara alışsın hatta diş fırçalamayada başla alışsın
0
eja
(24.12.25)
ek olarak bu ürün sahtedir, bu fiyatlarda furminator imkansız.
0
veritaslibertas
(24.12.25)
(3)

Çoçukta ateşli hastalıktan sonra oluşan kulak ağrısı?

mikahakkinen
5 yaşındanki kızım genelde ateşli herhangi bir virüs atlattıktan sonra kulağında ağrı oluyor ve doktora gittiğimizde kulakta iltihap var diyor. çocuk doktorundan sonra 1 kaç kez de kbb'ye gittik. normal olduğunu iletti, ancak 2.5 yaşından beri genelde hastalık sonrası kulak iltihabı oluyor.genetik o
5 yaşındanki kızım genelde ateşli herhangi bir virüs atlattıktan sonra kulağında ağrı oluyor ve doktora gittiğimizde kulakta iltihap var diyor. çocuk doktorundan sonra 1 kaç kez de kbb'ye gittik. normal olduğunu iletti, ancak 2.5 yaşından beri genelde hastalık sonrası kulak iltihabı oluyor.
genetik olma ihtimali yüksek çünkü çocukken ben de de olurdu.

bu tecrübeyi yaşayan ebeveynler var ise bilgi verebilir mi?

teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
size özelden bir duyurucu adi iletiyorum. ona bir yazin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
bu sebeple kulak tüpü ameliyatı olan çocuklar duyuyorum.
0
elorelia
(23.12.25)
çocuk ağrıdan duramayınca kbbye gittim, sol kulak tamamen dolmuş. doktor birazını temizledi.
0
🌸mikahakkinen
(23.12.25)
(7)

69-67 gram nereye denk gelir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.https://www.petburada.com/royal-canin-olcu-kabi-28408?srsltid=AfmBOopjcRndU5NXQqxuyqorU4uYwlxVU7J5ZfQIVLMjBvZl3WUqt6
Merhaba,

Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.

Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.

www.petburada.com

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
Yaklaşık 6. Çizgiye (biraz altına) gelir. Hepsi eşit, oranlayacaksınız.
0
orient blue
(23.12.25)
94/8*6=70 gram
6 cizgiye kadar gelir ama yavru kediler biraz daha fazla yemek isterler. ben olsam ilk bir sene tasini bos birakmazdim, gelsin gitsin yesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
royal canin biraz gerizekalı galiba. aşağıda sorduğum 15 kiloluk paketin ağzına kilit koymayan da royal canin.

paketin üstüne verilecek mama miktarını gramla yazıp, yine kendi ürettiği ölçü kabına cup ile çizgi çizmek nasıl bir gerizekalılık ürünü ya?

paketin arkasında verilecek miktar "cup" olarak da yazıyordur diye bir umut hatırlatayım.
0
kibritsuyu
(23.12.25)
kedin kısır değilse mama kabına istediğin kadar doldurup belli bir yere koyup gidebilirsin, üstünü de bittikçe doldurabilirsin ölçü kullanmana gerek yok. ksıırlaştıktan sonra doyma hissini kaybedip çok yiyor kediler. ama öncesinde bir sorun olmuyor acıktıkça gidip gelip yesin bir şey olmaz.
+1
Sadece soruyorum
(23.12.25)
önerim yanlış olabilir ama bende full dolu mama kabı taraftarıyım, kedide kilo problemi yoksa aşırı yeme problemi yoksa bebeklerin mamasını doldurun hem sonrasonda ilerde aç gözlü olmuyor sürekli mama istemiyor.(tabi kedinin huyuna suyuna göre değişir)

şuan etrafımda 5 kişinin 6 kedisi var kısırlaştıktan sonra bile dolu kaba problem yapmadılar yiyip doyup gittiler, aşırı kiloları yok
0
eja
(23.12.25)
Çok teşekkürler.

Bende sürekli dolu tutuyorum mama tabağını, bittikçe ekliyorum acıktıkça gidip yesin diye. Kedi bakımına yeni basladigim için yanlış bir şey yapmamak için ya sizlere ya da veterinerimize danışıyorum.

Kendisine sorduğumda kabı hep dolu olmasın, ölçünün yarısını sabah yarısını akşam ver dedi.


@kibritsuyu evet o soruyu gördüm. Gerçekten çok saçma bir şey yapmışlar. Paketin arkasındaki bilgilendirmenin fotoğrafını ekliyorum. Ben mi gözden kaçırıyorum acaba?


hizliresim.com
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
birde ben 3 kg luk mama alıyorum hep, açıkçası tek kedi için 15 kg mama bayatlar ya iyi saklanmazsa, cama falan koymayacaksanız, düşük kg ile ilerleyin başta. kısırlaştırdıktan sonra mama değiştireceksiniz unutmayın ve kademeli geçiş yapacaksınız yeni mamaya
0
eja
(24.12.25)
(7)

10-15 kg'lık mama paketlerinin...

kibritsuyu
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda s
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?

yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda sattığınıza göre hedefiniz evde hayvan besleyenler. evde hayvan besleyen bir kişinin evinde 39240 tane kedisi yoksa o çuvalı nereden baksan 4-6 ay kullanması gerekiyor.

kısa sürede kullanacağın kadarını saklama kabına aktarıyorsun, ondan sonra kalan mama hava alıp bayatlamasın diye ağzını büzmek, iple bağlamak, başka bir çöp poşetine koyup saklamak gibi ilkel, maymunsal yöntemlerle uğraşıyorsun.

yani en basit kuruyemiş poşetine bile konan şu gözünü sevdiğim ambalaj kilitlerinden koymak çok mu zor ya? kasıtlı mı yapıyorsunuz? maliyetten kaçmak falan demeyin, üç kuruş daha ekle üstüne de insanlar rahat etsin. bu bildiğin gerizekalılık değil mi?

var mı mantıklı bir açıklaması?
+1
kibritsuyu
(23.12.25)
Geçen gün gelen mamayı paketlerken ben de aynı soruya cevap aradım. 3 ve 5 kiloluk plastik turşu bidonlarına doldurdum mamayı, kapattım, bir de streç filmle sardım ki hava alıp bayatlamasın. Bunun yerine basit bir kilit mekanizması işi çözerdi. Hatta plastik fermuar sistem de olurdu...
0
strawberry first
(23.12.25)
Mama çok güzel bir gelir kaynağı oldu son yıllarda.

Belediyeler ihalelerle ihya oluyor, stk'lar, kafayı yemişler, borca batmışlar hep mama parası toplayarak miktarı belli olmayan, sorulunca dağıttık denilen bir mama imparatorluğunun meyvelerini yiyorlar.

Hal böyleyken daha fazla mama satmak için yapıyor olabilirlere bağlayacağım.

Yoksa dediğin gibi 100 liralık kuruyemişte bile var çok zor ve maliyetli olmasa gerek bunu eklemek.

Ben 10-15 kg aldığım zaman evdeki 19 lt pet damacanalara veya onlardan yoksa 5 lt su şişelerine koyuyorum huniyle ve sıkıca kapatıyorum kapağını bir şey olmuyor. @strawberry'nin dediği streç dokunuşu da daha garanti olur hava geçirmemesi için bir dahakine ben de öyle yapayım.
0
chicha_v2
(23.12.25)
evde iki köpek olduğu için mama tüketimi bayatlamaya fırsat bulamadan tamamlanıyor. ancak öncesinde tek köpek olduğu zamanlarda orta boy buzdolabı poşetlerine bölüp sakladığımı da bilirim. vakumlu mutfak kullanım kutuları ya da poşetler de iş görebilir. ya da ayda 1 tüketim yapılıyor ise bu tarz bir saklama kutusu da kullanışlı olacaktır. www.evcilal.com
0
jockhoon
(23.12.25)
maliyet daha da artmasın diye bence. bir de o zipping materyal belki de o kadar uzunlukta yapamıyorlardır ya da yapabiliyorlarsa da çıt diye kapanamıyordur.

ben çamaşır mandalıyla ağzını kapatıyorum.
0
elektr10
(23.12.25)
Royal Canin'e düzenli olarak sinirlenme sebebim -_-

Bir kere bütün mamayı küçük paketlere bölüp vakumlamayı denedik ama durduğu yerde bazılarının vakumu bozuldu, hava aldı, daha çok iş çıkardı. Temu'dan kocaman metal mandallardan aldım. (Şöyle: share.temu.com) Saklama kabına böldükten sonra poşeti bu mandalla kapatıyorum. Yine sinirlendim bak.
0
kobuzchu kiz
(23.12.25)
maliyet amaclidir diye düsünüyorum.
benim aldigim kuru mama markasinin 10 kiloluk paketinde de 400 gramlik paketinde de var ama ben gene de 2.5 kg'luk almaya calisiyorum cünkü kuru mamayi sadece atistirmalik diye veriyorum, kücük paket bile 3-4 ay gidiyor ve daha büyük alirsam mandalli pakette olsa bile 4. aydan sonra asiri bayatliyor. yani istediginiz mandalli paketlerin de uzun vadede cok bir sey getireceginden süpheliyim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Markaya bağlı sanırım. Ben, benimkine yıllık 15kgluk mama alıyorum 3 farklı marka denedim hep kilitli geldi.
0
truf
(23.12.25)
(6)

Bu moda nasıl sizce?

yurtsuz john
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz? Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?https://ibb.co/0RrNv2Rghttps://ibb.co/jvLycYKp
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz?
Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?

ibb.co

ibb.co
0
yurtsuz john
(22.12.25)
Glam rock cosplay'i gibi bakınca güzel diğer türlü kötü.
+2
kizil karga
(22.12.25)
Yakışmış beğendim.
Ben bu moda gelsin ister miydim? Açıkçası tarzım olmadığı için özellikle istemezdim ama bazen saç modeli böyle, kıyafetleri daha eski moda insanlar görüyorum gayet hoş buluyorum yakıştırıyorlar kendilerine.
Canları ne isterse giyen insanları cool bulurum.
+1
mutekebbir
(22.12.25)
80'lerden bir moda geri gelecekse bunlar değil ya ahahah
+2
black holes in the sky
(23.12.25)
insanlarin ne giydikleri beni ilgilendirmiyor.
elbette kendi fikrim var, kendi begenilerim var ama bunlari kendime sakliyorum. kimseye karismiyorum. giymek isteyen icin dönsün. geri kalan kimseyi ilgilendirmez bence.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
fakir ülkelerde bu tarz hobiler tutmaz. cringe.
0
plastic_angel
(23.12.25)
80'ler ve 90'lar modası bana hiç hitap etmiyor. 'Fast fashion'a pek rağbet etmediğim için geri gelse de beni etkilemez.
0
auroraaurora
(23.12.25)
(7)

Alkollu Boza

mirafiori
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
0
mirafiori
(22.12.25)
Geçenlerde boza tarihi ile ilgili bir yayın dinledim. Boza hiçbir zaman alkollü bir içecek olmamış. Mayalı diye sevmiyor, biraya benzetiyor bir kesim ama alakası yokmuş.
0
gnosis
(22.12.25)
Bozada, kefirde, kombuçha çayında doğası gereği alkol vardır. Alkolsüz diyorlarsa mayalayarak değil, bir başka yöntemle yapıyorlar veya doğal olmayan işlem yapıyorlardır. Yarım yağlı tereyağı yapılabilen coğrafyada o da yapılabilir. Ancak normalinde alkol ürer ve vardır.

Yarım yağlı tereyağı mı olur diyen Google'dan görebilir.
+2
Mirket
(22.12.25)
Mirket'in cevabından sonra tekrar baktım. Wiki alkollü diyor. İslami sayfalar alkolsüz, içebilirsiniz diyor. Bu konu doktrinde tartışmalı herhalde. Osmanlı zamanında fetva verilmiş haram değildir demişler. Ben onların yalancısıyım:D
0
gnosis
(22.12.25)
boza, kefir vb. ürünler fermantasyon nedeniyle eser miktarda alkol içerir. farklı bir metodla yapılmalarına imkan var mı bilemedim, mirketin dediği gibi doğal olmayan bir işlemle yapılıyor olabilir alkol hassasiyeti nedeniyle.

edit: genellikle insanı sarhoş edecek bir oranda alkol olmadığı, çok çok düşük düzeyde olduğu için içilebilir diye yorumluyor çoğu din insanı.
+1
Phoebe
(22.12.25)
Fermantasyon gereği alkol oluşur ama taze tüketildiğinde çok düşük olur ama oda sıcaklığında üç dört gün beklerse fermantasyon devam edeceği için alkol oranı artar.
+1
kizil karga
(22.12.25)
Ben alkol kullanmadıgım için boza içecegim zaman ya vefa'ya gidiyorum ya da kendi yaptıgını bildigim yerlerde içiyorum.
Yanlış bilmiyorsam taze olarak günlük içildiğinde alkol yok diye biliyorum, dogrusunu hep birlikte öğrenelim. kaçıncı günden sonra alkol oluşuyor.
0
liberal
(23.12.25)
bu, gün ile alakali bir sey degil ki. mayalanma yani fermentasyon türüyle alakali bir sey. yogurt fermentasyonu laktik asit fermentasyonudur, alkol olusmaz, ama boza fermentasyonu karma fermentasyondur. alkol aciga cikar. sürecin tamami bu sekilde ilerler.

inanmayacaksiniz ama sirke ve ekmek hamuru fermentasyonunda da alkol aciga cikar cünkü seker parcalanir. sirkedeki alkol sonra asetik asit bakterileri tarafindan parcalanir ama hicbir zaman ne kadarinin parcalandigindan emin olamazsiniz. sifir alkol mümkündür ama mutlak bir biyolojik garanti degildir. evde sirke yapiyorsaniz ve bu konu sizin icin önemliyse bilin yani. icinde cok cok büyük ihtimalle yan ürün olarak alkol vardir.

icine alkol katilarak pisirilen bir yemegi yemiyorsaniz bunu mantik cercevesine oturtabilirisiniz; dersiniz ki, beef bourguignon yemiyorum cünkü bilincli sekilde icine alkol konuluyor. bilincli!
ancak boza, sirke ve ekmek hamurundaki alkol biyolojik yan üründür. bilincli eklenmez. ekmek hamurundaki alkol beef bourguignondaki mantikla pisme sirasinda tamamen buharlasir ama bu, bu ürünlerin icine alkol girmedigi anlamina gelmez. dini hassasiyetlerinizi anlayamiyorumdur belki ama eger biyolojik bir tepkime sonucu ortaya cikan yan ürün sebebiyle boza icmiyorsaniz, bu mantikla sirke ve ekmek de yememelisiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
(5)

5-6 yaş için balık yağı

dunyatuhaf
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .
Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
0
dunyatuhaf
(22.12.25)
yani bir kesim ebeveyn 1 yaşından itibaren balık yemediği dönemlerde veriyor, bizim doktorumuz da kendisi söylememişti ama ben sorunca verebilirsin dedi, 2 yaşa doğru sormuştum. bence doktora sorun siz de, rahatsızlıkları da var diyorsunuz burdan aldığınız tavsiye ile ilerlemeyin
0
mezzosprite
(22.12.25)
Balık yagı öyle kafanıza göre bonibon alır gibi alınıp çocuga verilecek bir şey degil. çocuk dogal yolla balık yiyorsa ve Omega-3 içeren gıdalar alıyorsa zaten hiç gerek yok.

Eger çocuk balık eti yemiyorsa tiksiniyorsa doktor tavsiyesiyle alınabilir.
Yine de çogu doktor önermez. eger balık yediremiyorsanız çocuga Ceviz
Chia tohumu yedirin onlarda da omega-3 var derler.
ayrıca reklamlarda gördügünüz ürünler sizi müşteri olarak görür saglıgınız umurlarında degil.
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Üretim aşamasına dair videolar var, kaçarsınız kusa kusa.
+1
antihero
(22.12.25)
ben ve kardeşim küçükken aşırı zayıftık. baya çok zayıftık. kilo alalım diye arı sütü poleni vs ve bu balık yağını bize veriyorlardı. zararı oldu mu bilmem ama faydası da olmadı. 21 yaşıma kadar boyuma göre olmam gerekenden hep 10 kilo zayıf oldum hatta bir ara 15 kilo bile...
-1
art cat chocolate
(22.12.25)
arkadaşlar, çok affedersiniz ama gerizekalı edition yapmak zorundayım buraya.

hayvansal omega-3 ve bitkisel omega-3 aynı iki şey değil çünkü bioyararlanımı aynı değil. balık yiyerek aldığınız omega-3'ü, çiya tohumu, ceviz ya da yosundan almak için günde herhalde 2 kg falan çiya tohumu tüketmelisiniz.

yağların yapı taşları yağ asitleridir. yağ asitleri vücutta hem enerji kaynağı olarak hem de hücre yapısında yer alarak görev yaparlar. hormonal ve sinyal molekülü öncüleridir. bazen DNA sentezinde gen ekspresyonunda falan hödörö hödörö çalışırlar. tam bir görev adamıdırlar.
çoğu yağ asidi vücut tarafından üretilebilirken, esansiyel yağ asitleri üretilemez ve dışarıdan alınmaları zorunludur. bir de esansiyel olmamasına rağmen sağlık açısından önemli faydaları olan, dolayısıyla dışarıdan alınmaları yararlı yağ asitleri vardır.
omega-3 yağ asitlerinden EPA ve DHA esansiyel değildirler fakat yararlıdırlar.

bitkisel omega-3 ALA formdadır. vücut bunu kullanabilmek için EPA ve DHa formuna çevirir. bu da genelde 0.3% civarında olur. en en en iyi durumda 20%. gerisi atılır.
yaşa bağlı olarak değişmekle birlikte yetişkin insan günde 1000mg omega-3 almalı. haftanın 3 günü günde 200 gram kadar pembe etli, yağlı balık demek bu. bu kadar balık yemiyorsanız balık yağı kullanmanız gerekiyor.
yani hayır, ceviz yiyerek yeterince omega-3 alamazsınız.

çocuk yaşta iyi bir ömega-3 tavsiyesini kullanabilirsiniz. dikkat etmek gereken bazı şeyler var, mesela;
1. dünyanın en iyi balık yağı diye pazarlansa da elinde sertifikası bulunmayan hiçbir marka alınmamalı. üzerinde IFOS sertifikası muhakkak olmalı. yoksa alınmamalı.
3. toplam eEPA ve DHA miktarı ve bunların birbirlerine oranı önemli. dha:epa oranı 2:1 civarı iyidir. bunlara duyulan ihtiyaç yaşla ve durumla değişebilen şeyler. mesela gebelerde DHA çok daha önemlidir çünkü beyin ve sinir sistemi gelişimine katılan DHA'dır. 4:1 oran bile istenebilir.
4. balık yağının formunun trigliserid formda olması iyidir. ester formda olan balık yağlarının bioyararlanımı daha düşüktür.
5. oksidasyon sebebiyle cold press, aka soğuk sıkım ve tercihen E vitamini ile zenginleştirilmiş balık yağları tercih edilmelidir.

balık yağı mucize değil sonuçta, magnezyum gibi, vitamin b gibi insan vücudunaun ihtiyaç duyduğu, vücutta sentezlenemeyen bir yağ asidi ve sağlıklı vücut için alınması gerekiyor. hastalıkları iyileştirmez, ilaç değil ama sağlıklı beslenmenin bir parçası. gıda ile alınamıyorsa takviye ile yerine konmalı.

duyuruda sorulmuş balık yağı soruları var, aratabilirsiniz.
balık yağı diye aratıp, sonuçları yeniden eskiye doğru sıraladığımda çıkan duyuruculardan biri, doğrudan çocuklar için takviye sormuş: www.eksiduyuru.com
bunu da buldum: www.eksiduyuru.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.12.25)
(7)

Is gorusmesinin sonucu sorulur mu

Kittie
Amerikan sirket. Bu ayin 10unda gorusuldu.1 hafta-10 gun arasina donus yapilcak dendi. Olumlu, olumsuz donus ayrimi yapilmadi. Ben de sormadim olumsuzsa da donecek misiniz diye tabii.Neyse mail atip sorulur mu ne oldu diye? Evetse, ne zaman uygun olur sizce?Sikbogaz eder konumuna da dusmek istemiyor
Amerikan sirket. Bu ayin 10unda gorusuldu.
1 hafta-10 gun arasina donus yapilcak dendi. Olumlu, olumsuz donus ayrimi yapilmadi. Ben de sormadim olumsuzsa da donecek misiniz diye tabii.
Neyse mail atip sorulur mu ne oldu diye? Evetse, ne zaman uygun olur sizce?
Sikbogaz eder konumuna da dusmek istemiyorum.
-1
Kittie
(22.12.25)
Is gorusmesi guzel gecti. Espriyle bi sey bile soruldu en son is disi olacak ama diyip.
Ise cok uygunum, deneyimim de var.
Ve cok istiyorum, ihtiyacim da var. Ne yapayim, her turlu fikre acigim.
-1
🌸Kittie
(22.12.25)
Belki ocak ikinci haftadan sonra daha uygun olur, bu dönem noel tatili filan da olduğu için işler yavaşlamış olabilir.
+1
ansya
(22.12.25)
aslinda verdikleri süre dolmus gibi gözüküyor ama 10 gün dedikleri 10 is günü olabilir. the benefit of the doubt ilkesince 24'ü carsamba gününe kadar beklerdim ama o gün de noel ve sirket amerikan sirketiyse tatile giriyor olabilirler. sirket girmiyorsa bile karar merci giriyor olabilir. bunu ögrenir, tatile giriyorlarsa bugün öglen mail atardim. arife günü her sey cok sallanir. yarina birakmazdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.12.25)
bence hiç bir şey söyleme. "çok ihtiyacın var" mesajını verirsin ve senin hakkında olumlu olsalar bile ilettikleri maaş teklifini düşürebilirler nasılsa bizden haber bekliyor diye.

ben olsam 5 ocak'a kadar beklerdim. baktım yine ses yok o zaman da "başka bir yerden de cevap bekliyorlar, değerlendirmeniz nedir?" gibi kibar bir mail atabilirsin.
0
elektr10
(22.12.25)
resmi bir dille hatırlatma maili atılır. şu kadar iş günü falan demedilerse at gitsin, süre dolmuş gibi.
0
false pretension
(22.12.25)
mail atılır ama donusu olur mu ya da cevap seni tatmin ederse bilemeyiz.

olumlu olumsuz donus yaparız diyen firmalar evet biz seni almıyoruz diye donus yapmaz zaten gonlun olsun diye öyle der.

sen yine de bekle. cok güldük cok eglendik diyorsan zaten işe alınmamısdır. işe alınacağın o gün belli olur.
0
koela
(22.12.25)
Koela: Yoo cok gulduk cok eglendik diye bi sey yok. Gayet profesyonel bir gorusmeydi. Ben de oyle. En son sadece ulkemizle ilgili bi sey konustuk bana da komik gelen. Tut ki cok gulduk, eglendik desem nasil alinmamissindir oluyor ki. Neyse zaten birinin tanidigi girmistir o ise de
0
🌸Kittie
(22.12.25)
(6)

Bir entry arıyorum

substituent
Ekşisözlük de bir entry arıyorum. Sanırım tanrı affetsin başlığındaydı ya da Allah affetsin. O tarz bir başlıkta idi. Entry şöyle bir şeydi; x kadınları için y kandınları üzdük. Böyle bir sürü girdi vardı. “Yemeğe çıkmak isteyen kadınlar için boşa para harcama ben sana evde yemek yaparım diyen kadın
Ekşisözlük de bir entry arıyorum. Sanırım tanrı affetsin başlığındaydı ya da Allah affetsin. O tarz bir başlıkta idi.

Entry şöyle bir şeydi; x kadınları için y kandınları üzdük.

Böyle bir sürü girdi vardı.

“Yemeğe çıkmak isteyen kadınlar için boşa para harcama ben sana evde yemek yaparım diyen kadınları üzdük.”

Böyle bir sürü madde vardı. Sonunda da tanrı affetsin gibi bir şey diyordu.

Bulana cebimden bir up veriyorum, hatta emek verenlere de :)

Herkese iyi geceler bu arada :)
0
substituent
(21.12.25)
bu baslik olabilir mi?: eksisozluk.com
entry degil ama baslik komple bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.12.25)
O başlığı gördüm ama o başlık değildi. Ki o başlıkta bahsettiğim entry yok.

“Tanrı affetsin”, tarzı bir başlıkta yüzlerce entry vardı diye hatırlıyorum. Ya da şizofrenlik başladı bende.
0
🌸substituent
(22.12.25)
o halde bu: eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.12.25)
Yessssssss

Edit: bu orijinal entry olmayabilir belki. Çünkü çok daha eski yıllarda gördüğümü hatırlıyorum ve oldukça favı olan bir entry idi.

Teşekkürler.
0
🌸substituent
(22.12.25)
Hafızam beni yanıltmıyorsa Twitter'da Ceri Levis takma adı ile bulunan Ömür Özdemir isimli birinin metniydi. Hatta bu metnin de içinde olduğu Fazla Şaapma isimli bir kitap da çıkarmıştı.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(22.12.25)
sanat guresi
(22.12.25)
(10)

Hatun ne demek istiyor?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Şunu yazmış:Her gün suladığım birçiçeğim, her hafta süpürdüğüm üç tane devolkanım var. Sönmüş olanı bilesüpürüyorum; ne olur ne olmaz. Erotik bişeyler mi ima ediyor? Vücut bölgelerini? Ne cevap yazmalıyım?
Şunu yazmış:
Her gün suladığım bir
çiçeğim, her hafta süpürdüğüm üç tane de
volkanım var. Sönmüş olanı bile
süpürüyorum; ne olur ne olmaz.

Erotik bişeyler mi ima ediyor? Vücut bölgelerini? Ne cevap yazmalıyım?
+3
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
Küçük Prens, kendi gezegenindeki günlük sorumluluklarını anlatırken bu ifadeleri kullanırdı.
+6
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.12.25)
Çok sağol. Az kalsın çok yanlış yere gidecekti muhabbet. Ben kitaba bi göz atayım.
+2
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
Küçük prens de az değilmiş aq bunlar nasıl benzetmeler.

Edit: ulan küçük prens dediği... yoksa??!
+19
Bruce
(21.12.25)
bu soruyu sakin silme, arada gelip okurum hahahaha. kizin cocukluk anilarini mahvedecektin az daha. iyi güldüm.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.12.25)
Belli bir yaşa gelip küçük prens takıntısını atlatamamış kadınlar da red flagdir bu arada.
Sormamışsın ama at kenara bu bilgiyi sonra gelir teşekkür edersin.
+4
mutekebbir
(21.12.25)
Volkan deyince kızışmış olduğunu anlardım ben ya. Buradan yürü.
-10
arbre
(21.12.25)
Direkten döndük. Az kalsın cinayet süsü filminde "Allah'ın izniyle o bombayı patlatacağım" yazan elemanın durumuna düşüyoduk.

"Aman fanusu unutma, rüzgarda üşümesin çiçekcik" yazdım. Her ihtimale karşı "Sönmüş volkanlar her an alevlenmeye hazırdırlar" da yazdım. Kitapta çok iyiymiş bu arada.
+7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
“Her ihtimale karşı” hahahha İçindeki volkanlar hiç sönmesin kertos
+2
tiredofwaiting
(22.12.25)
fazla edebiyattan cırcır olmuş
0
false pretension
(22.12.25)
Bu gönderinin bir parçası olmazsam eksik kalırım.
0
redlinetheturk
(22.12.25)
(7)

Grup arkadaşlığında yasak aşk

Mirabel
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hat
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hatta bunların birbirine olan zaaflarından faydalanıp toplanma falan ayarlanıyor sürekli. Aşırı sahtekar bir ortam.

Siz bu ilişkiye destek olur musunuz yoksa bana ne deyip bilmezlikten gelmeye devam mı edersiniz yoksa buluşmaları keser misiniz? Yoksa başka bişey mi? Diyelim ki taraflar birbirine deli gibi aşık. Tavrınız değişir mi?
0
Mirabel
(21.12.25)
Valla hocam soru bizden çok seninle ilgili. Herkesin ahlaki ilkeleri ve öncelikleri farklı. Benim midemi bulandırır bir parçası olmak istemem.
+9
Amaranta ursula
(21.12.25)
bu olanlara şahit olmak istemezdim. onların yaşadıkları kendilerini bağlar ancak kendi zihnimi de böyle olaylara şahit olarak kirletmek istemez, uzaklaşırdım.

çünkü böyle kötü örneklere şahit ola ola insanlara, ilişkilere güveniniz zedelenir.
+6
love and trust
(21.12.25)
Kanıt toplayıp güzel bir zamanda patlatırdım.
0
arbre
(21.12.25)
iliskiye destek olmayacagim gibi bu tiplerle biraraya gelmekten de kacinirim.

love and trust +100
zihninizi ve o is yerindeki anilarinizi pis insanlarla kirletmeyin.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.12.25)
Destek olmak ister misiniz demek ne lan hee destek olmak ister misiniz demek ne?
+2
dedeminhirkasi
(21.12.25)
Böyle çirkin bir ilişkiye şahit olmaktansa o ortamda bulunmamayı tercih ederim.

Bu tip insanlardan tiksinirim. Asla görüşmem
+1
suicides underground
(21.12.25)
ne destek olurum ne de engel, beni baglamaz.
uzakta dururum, bulasmam.
0
cooperr
(21.12.25)
(10)

Fransadaki bilinç hk

die fetten jahre sind vorbei
Ozellikle bi ulke belirttim, cunku en cok fransa gozume geliyor bu konuda. En ufak bi negatif durumda halk cok ciddi tepki koyuyor, eylem yapiyor, hakkini savunuyor.Bu durumun devletin kasten izin vermesi kaynakli oldugunu dusunuyor musunuz ? Biz cok demokratik bir devletiz, halk sesini cikartabiliy
Ozellikle bi ulke belirttim, cunku en cok fransa gozume geliyor bu konuda. En ufak bi negatif durumda halk cok ciddi tepki koyuyor, eylem yapiyor, hakkini savunuyor.

Bu durumun devletin kasten izin vermesi kaynakli oldugunu dusunuyor musunuz ? Biz cok demokratik bir devletiz, halk sesini cikartabiliyor mu demek istiyorlar yoksa hicbir baglantisi yok mu size gore

Turkiyede neredeyse her gun ya yeni bi vergi ya da vergiye zam geliyor, ama halen ses yok kimseden.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(20.12.25)
bu bir kültürel olgu. adamlar giyotinle blue blood dogramis.
avusturya da bakarsan cok demokratik falan ama o kadar konformist, o kadar kolektif bilincten uzak, o kadar tavsan boku gibi ne kokan ne bulasan insanlar ki en ciddi olay karsisinda protesto iki gün sürüyor, onda da gitar calip evlere dagiliyorlar. toplumsal refleksleri resmen kekeme.
nazilere direnis bile 6.5 saatte düsmüs afjskdg.
fransa'ya imrenerek bakiyorum.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.12.25)
giyotin terbiyesi almış bir toplum.

stkların, demokratik kitle örgütlerinin sayısı çok. ilerici birikimin getirdiği kazanımlar var. sol güçlü.

ifade hürriyeti geniş. charlie hebdo adlı mizah dergisi siyasetçileri afedersiniz iti g*tüne sokuyor.
0
yurtsuz john
(20.12.25)
fransadaki kültür bunu gerektiriyor. fransa milli marşının sözlerini oku anlarsın.
bizim milli marşımız vatan için canını vermek konuluyken, fransa milli marşı bambaşka. milli marş sözleri o ülkenin kültürü ve en önem verdiği şeyler hakkında çok bilgi veriyor.
+2
abelardo
(20.12.25)
Kültürel.
Güçlü bir solu var. Sonuçta ülkenin yüzde 30-40'ini sosyalizm, komünizm vs partileri oluşturuyor.
Bir de bizdeki gibi şükretmek, her şey devletimiz için vs gibi mantıklar yok. Sürekli şikayet ediyorlar. Açıkçası beni bazen yoruyor negatiflik ve pessimistlik ama kültürleri bu. Benim bazen "ee ne var bunda" dediğim olaylara kaos çıkabiliyor, o kadar Fransız olmadım.

Bir de sendika kültürü var. Misal ben beyaz yaka müdür olarak metalürji sendikasına üyeyim zorunlu olarak. Bu sebepten işçi örgütlenmesi var.
0
logisticsmanager
(20.12.25)
Fransızlar demokratik haklarını giyotine baş vermeyi göze alarak almışlardır, kıymetini biliyorlar.

Türklere demokratik hakları bir muktedir tarafından altın tepside sunulmuştur.

Farklı olması gayet normal.
+1
Mirket
(20.12.25)
her toplumun farklı tepkileri var.
almanlar mesela devlete karşı çok da karşı gelmezler bize sağlam bir lider olsun arkasından her türlü gideriz kafasındalar.
fransız kültüründe de halkın sokağa dökülmesi rahatlaması gerekir. devlet sert tepki verirse hükümet için düşme sebebidir. hükümet bunlara karşı gelmeyerek tahammüllü olduğunu gösterir. ülkelere göre farklı gelenekler vardır. mesela chiractan beri her cumhurbaşkanı karısını aldatmıştır veya ayrılmıştır.

biz de ise kraldan çok kralcı olmak kabül gördüğü için kimse ses çıkarmaz. toplumun bilinçli kesimi gezi parkı gibi olaylarda ortaya çıksa da sonrasında terörist yaftası yediği için artık tepki göstermez. çünkü ülkemizde halkçı olan kesim orta direk ve üstüdür. halk ise sağcı ve bağnazdır. böyle toplumlarda tepki bir işe yaramaz.
0
mikahakkinen
(20.12.25)
Mika'nin aldatma lafını görünce şunu koymazsam olmazdı kültür farkı için;
youtu.be
+1
logisticsmanager
(20.12.25)
@logisticsmanager süper :)
0
mikahakkinen
(20.12.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim; olaydan bagimsiz Avusturya‘yi bu kadar iyi anlatabilen bi insan görmedim 😂😂
+1
c1b2k3
(21.12.25)
fransa kulturu boyle. toplum felsefesi mevzulari fransa'da baslamistir (montesquieu, rousseau, durkheim, comte vs.) ve bugun bile toplumla ilgili yazan cizen dusunenlerin ciddi bir kismi fransa'dandir. piketty gibi bir toplumsal esitsizlikle ilgilenen ekonomist de fransiz mesela.
0
antikadimag
(21.12.25)
(1)

Tek cam sokaktaki sesleri evin içine geçiriyor

HellKeePer
Komple çift cam mı yaptırayım yoksa tek camın üzerine panjur/kepenk tarzı bir sistem mi yaptırayım ? teşekkürler
Komple çift cam mı yaptırayım yoksa tek camın üzerine panjur/kepenk tarzı bir sistem mi yaptırayım ? teşekkürler
0
HellKeePer
(20.12.25)
sicak iklim soguk iklim fark etmez, kesinlikle üclü cam. cift cami unutun. madem bu ise giriseceksiniz, cektiginiz zahmete degsin. cok güzel ses ve isi yalitimi saglar. eger yazlar bulunugunuz yerde sicak geciyorsa isi girisini azaltan üclü camlar da var. yani yazin isi girisine karsi, kisin isi kaybina karsi koruyan, onlari tercih etmenizi öneririm.

eger cok is cikmasin diyorsaniz ve sicak bir iklimdeyseniz panjur da olabilir.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.12.25)
(9)

Bu yasama ozeniyor musunuz ? Japonya

die fetten jahre sind vorbei
https://youtube.com/shorts/jmXnoeCSrcE?si=gmHHszD20CkdrzbPSoru baslikta.
youtube.com

Soru baslikta.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(19.12.25)
Yok valla çok abartı
-3
arbre
(19.12.25)
nein. kültür meselesi.
0
gurur
(19.12.25)
evet. japonya'da tokyo haric tercihen kücük bir sehirde 3-4 yil yasamak isterdim. daha uzun degil ama gidip kültürü tanimak, gezmek, ögrenmek baya ilginc olurdu.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.12.25)
ben özeniyorum. kitap gibi ülke.
+1
error522
(20.12.25)
Ben konuya farklı bir açıdan yaklaşacağım. Japonya'nın politikası işsizliği mümkün olduğunca azaltmak üzerine. Japon hükümeti "100 milyon çalışan el ele." gibi mottolar yumurtluyor. Herkes çalışacak, genç de emekli de, seksenlik nine de. Bu insanlara iş yaratmak lazım. Orada kaç görevli sadece o iş için bekliyor görüyorsunuz. Bizdeki gibi 2-3 kişinin işini tek kişi yapmıyor. Hizmet sektöründe her yaştan çalışan insan var. Amaç insana değer değil aslında. İnsana değer hizmet sektöründe bu kadar kişiyi yığmanın/çalıştırmanın sonucu.
0
gnosis
(20.12.25)
@Gmosis; aslında bir anlamda da insana değer veriliyor. Bu insanları işsizliğe terkedip inzivaya çekilmekten kurtarıyor, yaş kaç olursa olsun sosyal hayata katıp üretime dahil ediyor, gibi gözlemledim.

Ayrıca yaşlıların da iş hayatına sosyalliğe dahil edilmesi kültürel devamlılığı da sağlıyor. Bence çok değerli bir durum bu.
0
love and trust
(20.12.25)
@love and trust Öyle de düşünülebilir. Bizim şikayet ettiğimiz emekli maaşının yetmemesi durumu onlarda da var. Çalışmak zorundalar. En azından çalışacak iş bulabiliyorlar. Emekli olayım, maaşımla geçinip biraz da gezeyim hayali olanlar için kötü, ben ölene kadar çalışmak istiyorum diyenler için ideal bir yer.
0
gnosis
(20.12.25)
Toyota
0
baldan kaymak
(20.12.25)
bizde olsa o şoför önce o 5 tane görevliyi döver, sonra hepsini kasaya koyar ve basar giderdi. bu arada herkes yoluna devam eder ve kimse ezilmezdi.

biz türk milletiyiz, bizim işimiz entropi, kaos ve kısa yoldan geçer. bu tip yerler beni şahsen bozar, ayak uyduramam.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.