Giriş
(10)

sözlükteki kayıp ne demek?

abelardo
anladıgım kadarıyla sözlük hesabını silince ama entrileri silmeyince oluyor, doğru mu? yoksa hesabı dondurma gibi bir şey mi? şifre girip isteyince tekrar açılabiliyor mu kayıp hesap? bu süre içinde mesaj gönderilirse ne oluyor? giriş yapınca okunuyor mu?
anladıgım kadarıyla sözlük hesabını silince ama entrileri silmeyince oluyor, doğru mu? yoksa hesabı dondurma gibi bir şey mi? şifre girip isteyince tekrar açılabiliyor mu kayıp hesap? bu süre içinde mesaj gönderilirse ne oluyor? giriş yapınca okunuyor mu?
0
abelardo
(14.06.25)
hesabi silince degil, hesabi kapatip gidince (buna eskiden kafa izni diyolladi) veriliyor. o an aktif olmayan yazarlara veriliyor.
hesabi kendin silince hicbir sey alamiyorsun.

mesela: kargakargagaakdedi mahlasli fitneci teyze hesabi silip arazi oldu. mahlasi arattiginda sözlük "böyle bir yazar yok" diyor.
venusteki limon agaci adli suku yazar hesabini kapatti, entrylerini sakladi ama hesabi silmedi. o sebeple kayip olarak aniliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.06.25)
Sözlükte web sürümü ve app sürümü farklı çalışıyor; web sürümünde hesabını silemiyorsun dondurup sonradan açabiliyorsun, böyle yaparsan "Kayıp" oluyorsun; App sürümünde bu sistem yok hesabını doğrudan siliyorsun, öyle yapınca sözlükte hiç var olmamış gibi oluyorsun nick'de bir şey çıkmıyor, daha doğrusu nick'in çıkmıyor yok oluyorsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.06.25)
@kaleci saçlı forvet: yani bir yazarın kayıp olabilmesi için web sürümüne girip hesabını dondurması gerekiyor öyle mi? daha sonra istediği zaman hesabını açabiliyor.

edit: şu an android uygulamaya girdim ve hem dondurmak var hem silmek. hani yoktu?
0
🌸abelardo
(14.06.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim: hesabı kapatıp gitmek ne demek? dondurmak mı oluyor? yani bir süreliğine kayıp oluyorsun, sonra şifreni girip tekrar eskisi gibi geri geliyorsun. bu sürede entriler de zaten yerinde duruyor.
doğru mu anladım?
0
🌸abelardo
(14.06.25)
Önceki app'de yoktu yenisinde güncellemişler demek ki.

Evet Kayıp olmak için app'de dondurman web'te kapatman gerekiyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.06.25)
hesabi kapatmak baya hesabi kapatmak demek. kaparken sana 24 saat icinde acamayacagini söylüyor, entrylerini istersen gizleyebilme secenegi sunuyor, sonra elveda ay elveda feza diyip kapatiyorsun hesabi. bu esnada kimse senin entrylerini bulup okuyamiyor. sonra istedigin bir vakit tekrar sifreni girip aciyorsun hesabi.

eskiden kafa izni vardi, o cok daha iyiydi. onda diyordun ki ben su tarihler arasi login olmak istemiyorum, hesabi kapa. o dönemde istesen dahi giremiyordun hesaba. hatta sözlük modlari bir yazi yazmisti, lütfen bize kafa iznine ciktim ama simdi hesabi erken acmak istiyorum diye mesaj atmayin, o duruma otokontrol diyoruz, madem öyle kafa izni almasaydiniz, gibi :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.06.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim: şu an kayıp olan birisi var ve entrileri duruyor yerinde
0
🌸abelardo
(14.06.25)
"şu an kayıp olan birisi var ve entrileri duruyor yerinde"
durabilir tabii. o sebeple "entrylerini istersen gizleyebilme secenegi sunuyor" yazdim.
istemezsen entrylerini gizlemiyorsun.

ibb.co
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.06.25)
"kayıp" olunca "sözlükte hiç var olmamış gibi olma" durumu olmuyor. sadece entryler görüntülenmeye gizleniyor. geçen tesadüfen fark ettim.
0
tabudeviren
(14.06.25)
Bu arada benim de çok eski bir hesabım vardı kapatmistim, hesap kapatilinca entry'lerini yedeklemek için 24 saat süre veriyor sana. Bu 24 saatten sonra entry'lerin tamamen siliniyor (hem Sözlükten hem de yedekleyemiyorsun)

Kendi kendini "uçuran" yazara "gudik" deniyordu. Uzunca bir süre arama bölümünde kapattiginiz -ucurdugunuz- nicki -başında @ ile- arattiginizda nickiniz çıkıyor ve bu "gudik" yazısı çıkıyordu.

Fakat belli bir süre geçtikten sonra -10 15 sene olabilir bu sure- aramada nicki ancak "tamamen" yazınca arama bölümünde çıkıyor fakat bastığınızda "böyle bir yazar yok" uyarısı çıkıyor.

Mesela benim kapattığı nickimde hiçbir zaman "kayip" ibaresi yoktu, hep gudik vardı -kendi kendini uçuran yazar anlamindaymis-
0
makbur
(14.06.25)
(5)

Ilkokulda soylenen agac altinda opusme tekerlemesi

mirafiori
ilkokul 4'e kadar falan sinifta iki kisinin arasinda bi hoslasma oldugu kesfedildigi zaman masum genclerin yuzunu kizartmak amaciyla sinif arkadaslari tarafindan soylenen bir parca vardi,aliyle aysebir agacin altindaelele kolkolaopusuyorlar gibi biseydi ama bir turlu hatirlayamadim tam nasildi diye.
ilkokul 4'e kadar falan sinifta iki kisinin arasinda bi hoslasma oldugu kesfedildigi zaman masum genclerin yuzunu kizartmak amaciyla sinif arkadaslari tarafindan soylenen bir parca vardi,

aliyle ayse
bir agacin altinda
elele kolkola
opusuyorlar

gibi biseydi ama bir turlu hatirlayamadim tam nasildi diye. var mi hatirlayan? yoksa sadece bizim sinifta olan bir sey miydi hahah
0
mirafiori
(13.06.25)
bu ingilizce bir tekerleme, türkce olduguna emin misiniz?

X and Y
sitting in a tree
K-I-S-S-I-N-G!
first comes love,
then comes marriage,
then comes baby
in a baby carriage!

anlasilmadiysa x and y kismina isim geliyor. k-i-s-s-i-n-g kismi da kissing diye okunmuyor, spell ediliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.06.25)
@konuşma +1

ben de bunun türkçesini hiç duymadım. Çok internasyonal bir ortamınız varsa belki sizin okulda türkçeye çevrilmiş olabilir ama orijinali ingilizce aşağıdaki gibi. Ya da beyniniz yıllar önce ingilizce duyduğunuz tekerlemeyi türkçe olarak geri çağırmış da olabilir :d
0
nundu
(13.06.25)
Belki afacan dennis'te falan soyluyorlardir. 402 nolu sinif falan. Fox kids turkce dublajindan aklimda kalmis olabilir. Sinifta da tekrar edilmistir. Orijin olarak ingilizce olabilir dolayisiyla fakat ben turkce'sini daha cok duydum.

bir agacin altinda diye bir satir vardi o beynime kazinmis bir sekilde duruyor hahah ama gerisini hatirlamiyorum turkce olarak.
0
🌸mirafiori
(13.06.25)
Mirafiori aklımdakini yazmış. Bu tekerlemeyi birebir the Kids from room 402 de duydum. Birkaç kez yine böyle adını hatırlamadığım yabancı çizgi filmlerde duydum, bizim çocukluktan gelen bir tekerleme değil. Türkçesini daha çok duyduk ve aşinayız çünkü o zamanlar altyazılı ve orijinal dilde izleme şansımız yoktu, dublaj halini duyduk mecburen
0
kullanicadi
(13.06.25)
Cümle âlem duydu beni
Sen duymadın, vicdansız
Ne oldu, oldu artık
Saklaması imkânsız

Çocuklar bile biliyor
Ali, Ayşe'yi seviyor
Çocuklar bile söylüyor
Ali, Ayşe'yi seviyor
“ali kınık”
0
ground
(13.06.25)
(15)

Aramıza... (yurtdışı edition)

alice in potatoland
Hangi şehirden katılıyorsunuz?Yurtiçi için: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1606617/aramiza-anket-var
Hangi şehirden katılıyorsunuz?

Yurtiçi için: www.eksiduyuru.com
0
alice in potatoland
(09.06.25)
Hamburg, meine Perle :)
0
sonsuz
(09.06.25)
cluj-napoca, romanya

bu akşamki international quiz night'a beklerim yolka'da
0
rain when i die
(09.06.25)
alberta, kanada
0
cooperr
(09.06.25)
seattle, wa.

new york ofisine gecmeyi istiyorum ama. bakalim.
0
antikadimag
(09.06.25)
galway'in bir kasabası, irlanda
gerçi şu an tr'deyim, gidip geliyorum, bir ay sonra temelli gideceğim.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
Sofya, Bulgaristan
0
deveyidiken
(09.06.25)
yigidin harman oldugu, muptezel diyari philadelphia'dan sevgilerle
0
adrianapole
(09.06.25)
Waldshut-Tiengen , Almanya

@alice in potatoland ,yakınmışız :)
0
arenas
(09.06.25)
ben kücük bir kasabada/köyde yasadigim icin direkt köy adi vermem, ama bölge bezirk liezen.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.06.25)
Utrecht/Hollanda
0
but that was just a dream
(09.06.25)
Randstad, Hollanda
0
mbond
(09.06.25)
Öncelikle çikolatalar diyarı İsviçre'den selamlar diyorum; sonrasında da Neuchâtel diye ekliyorum :)
0
fraise
(10.06.25)
almanya hessen eyaleti
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Usa / new jersey
0
oscar
(10.06.25)
amsterdam, hollanda
0
lemmiwinks
(10.06.25)
(4)

sizce hangi ayakkabı?

baldan kaymak
öneri ile şu ayakkabıyı aldım.1) https://www.decathlon.com.tr/p/erkek-arazi-tipi-kosu-ayakkabisi-siyah-beyaz-mt3-trail/_/R-p-341192?mc=8828396&c=fume-siyahsalomon'da indirim var diye şundan alsaydın dediler, kafam karıştı.2) https://www.salomon.com.tr/ultra-glide-2-13524sizce?Not: bu seviyede ve day
öneri ile şu ayakkabıyı aldım.

1) www.decathlon.com.tr

salomon'da indirim var diye şundan alsaydın dediler, kafam karıştı.

2) www.salomon.com.tr

sizce?

Not: bu seviyede ve dayanıklılık daha üstte olacak şekilde önerilere açığım

Edit: şehir içinde yürüyüşlerde, günlük kullanımda, işe giderken smart casual kot altına giyeceğim aralıksız. Doğayla işim yok.
0
baldan kaymak
(09.06.25)
ikisi de Trail ayakkabı, toprak çakıl arazi yürüyüşü yaptığın yolda iyi tutunur, tabanı serttir, tüm gün ayakta durduğun bir işin varsa ağrı yapar, şehirde kullanıma uygun değildir, ıslak asfalt kaldırım zeminde bile kayabilir

Şehirde trail ayakkabı almayın artık görünüşüne aldanıp

Ama doğa yürüyüşüne gidecem dersen salomon alırdım
0
grimavi
(09.06.25)
bunlar arazi-patika koşusu ayakkabıları taban yapıları buna göre. şehirde asfalt, beton zeminde kullanmak için ideal değil.
kullanım amacınıza göre tercih yaparsanız daha iyi olur.
0
my fault
(09.06.25)
bu arada trail running icin ben nike kullaniyorum, öneririm. inanilmaz rahat.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.06.25)
www.decathlon.com.tr

çeşit olsun.
0
late viper
(09.06.25)
(24)

Diyelim ki karınız…

tahirkemalbozoglu
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?Şam babası gibi hissetmez misiniz?Kadınla
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?
Şam babası gibi hissetmez misiniz?
Kadınlar cevap vermesin please
0
tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
"hiç bana yardım etmiyorsun" gerçekten etmiyorsam kötü hissedip yardım ederdim. ayrıca yemeği erkek de yapabilir. yemek yapamıyorsan o senin sorunun. ha ev hanımıyla evlendiysen bilemem. gerçekten yorulmuştur belki. yemek ve temizlik yaptıysa normal.
0
jelly bear
(08.06.25)
Ev hanımı eş ise, ayda yılda bir böyle serzenişleri oluyorsa, gönlünü alırım, o seferlik yardımcı olurum.

Yine ev hanımı eş ise ve bu söylenmeleri süreklilik kazanmışsa, karşıma alır, konuşurum.

Çalışan eş ise yerden göğe haklı zaten.
0
Mirket
(08.06.25)
Bunu yaşamayan erkek var mı? Kardeş bunlar çok normal. Kadınlar ilgi bekliyor alamayınca da bu tarz şeyleri yapıyorlar. Şam babası olmayan erkek varsa elini öpelim. Ananızın babanızın size söyleyemediği, sokakta herhangi birinin size söylediğinde kavga çıkarabilecek her şeyi söyleyen kişiye eş/hanım/karım deriz.
0
mikahakkinen
(08.06.25)
bu aslinda sizin ona hic yardim etmemenize bir tepkidir. anasinin babasinin evine gidip temizligi ve yemegi orada yapmasi da bir tepki. gercekten bunu anlayamiyor musunuz? birazcik "hadi beraber yapalim o zaman," "bana senin kadar guzel yapmayi ogreteceksin ama" falan gibi bir seyler deseymissiniz butun sorunlar cozulurmus. elbette hergun yapmayacaksiniz bunu ama en azindan insan yardimi hissetmek, takdir edilmek ister. hatta esinizin yaptigi yemegi yedikten sonra masadakileri mutfaga goturmeyi gectim, yuzune bakip ictenlikle cok guzel yapmissin, eline saglik demediginize bile eminim, buyuk bir ihtimal masadan kalkip kendi isinize bakiyorsunuz ama ispatlayamam tabii.

edit: bu arada ben sadece kendi dusuncemi belirttim, boyle olmayabilir de ama cevabin bu oldugunu dusunuyorsaniz, sosyal ve duygusal yonunuzu gelistirmeye calisin, ne bileyim bol bol roman okuyun, siir okuyun, tiyatroya gidin falan. cunku bu sorun sadece esinizle olan yemek ve temizlik probleminde degil iliskinizin her alaninda, hatta baskalariyla olan iliskilerinizde de ortaya cikabilir, cikiyordur, ama siz farkinda degilsinizdir, buraya tasidiginiz ornekte oldugu gibi. iste bu yuzden edebiyat ve sanat onemli. hani sozluk'te bir baslik var ya, romanlarin, sanatin hicbir faydasinin olmamasi diye, iste onun faydasini ancak uzun zamanda anlayabiliyorsunuz. insan davranislarini, duygularini daha iyi anlayabiliyorsunuz, tum iliskileriniz baska bir boyut kazaniyor.

bu arada yazdiklarimin cogunu size degil genel olarak yaziyorum. bir de su avrupa yakasi videosunu birakiyorum: www.youtube.com
0
Sour
(08.06.25)
karımın beni sevmediği, saygı da duymadığı şeklinde yorumlarım. nitekim insanların birlirlerini ne kadar sevdikleri, birbirleri için yapmaya razı oldukları şeyler ile alakalıdır. öte yandan makarna yapıp yeriz tarzı bir düşünce makul olabilir çünkü karnı acıkan bir insanın makarna pişirip yemesinde bir beis yoktur. karınız evinizin geçimini sağlarken size yardım etmiyor. siz çalışıyor, siz ona bakıyorsunuz. kendisi çalışsa bile geçiminize sağladığı katkı sizin kadar yüksek değil. türkiye'de kadınların %60'ı beş dakika bile olsun alnının teri ile çalışarak bir şeyler kazanmanın haklı gururunu yaşamış insanlar değiller. kocalarına saygısız davranmaya hakları yok.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.06.25)
bitanem bugün çok yoruldun ne kadar ince davranıyorsun diyip yaptığı makarnayı önüne koyar kendime iskender söylerim.
0
yurtsuz john
(08.06.25)
Evde her işi eşim yapsa annem gibi hissederim heralde. Tuhaf geliyor bana. Eskilerin yaşantısı da böyle karıları anneleri gibi. Aynı annenin çocuğuna söylendiği gibi söyleniyorlar çoğu zaman. Yaşam tarzları böyle bir hale evrilmiş.

İnsan yaşadığı evi temizler hocam, yardım değil bu. Sizin sorumluluğunuz. Bence böyle. İnsanın nazını anca anası çeker. Yetişkin, koca herifsiniz neticede. Bu kadar nazlanmamak lazım.

Annesinin evine gitti işlerini yaptı demenizden annesinin yaşlandığı için artık zorlanması nedeniyle bunu yaptığını çıkardım, ondan biraz yüklendim. Yoksa onun da evi, normal şartlarda evli insanın sorumluluğu önce kendi evine olmalı.
0
akhenaten
(08.06.25)
m.youtube.com
not: kadınlar cevap vermesin dediğiniz için bir erkeğin yaptığı videoyu paylaştım:swh:
0
gnosis
(08.06.25)
Hissetmem. Evinde temizlik yemek angarya işler vs konusunda sorumluluk almayan insanlar zamanla senin duyduğun sözleri duymaya başlarlar.
0
grimavi
(08.06.25)
calisip eve para getiriyorum, sen de yapacaksin demek iliskiyi romantik bir iliski olmaktan ziyade bir ekonomik iliskiye indirgiyor. bence hic cekinmeyin, her yemek ve temizlik sonrasi ucret odeyin kariniza. demek istediginiz o degil mi zaten?
0
Sour
(08.06.25)
Kadin senin evini temizlemek, yemegini yapmak zorunda degil. Boyle bir beklenti icinde olman sorunlu. Once bunu konusup halledelim, annesinin evinde ne yaptigi sonra konusulur.
0
deckard
(08.06.25)
zorundayı değili geçtim zaten bu zihniyet uçuk çıkarıyo bende de, herhangi bi işle çok meşgul olup yorgun olduğunu bildiğin karından beklentin ne? zıplayarak kek yapıp burnuna un sürmesi mi
0
ala09
(08.06.25)
Burasi giderek Muge Anli, Esro Erol karisimi bir yere dogru gidiyor. Eskiden gercekten, altyapisi saglam, bilgili insanlarin cevaplarini okur, bir seyler ogrenirdim. Insanlarin verdigi cevabi begenmeyip sile sile, onlarin hesabini kapata kapata ulkenin kucuk bir protitipi yaptiniz burayi.

Hakikaten o guzel insanlar o guzel atlara binip gittiler ve biz demirin tuncuna kaldik.
0
narod
(08.06.25)
Evlilik herkesin görev tanımının baştan belli olduğu bir kurum değil. Eşin belli ki yaşlı anne babasına artık bir hassasiyet gösteriyor, onların daha az yorulmasını belki hasta olmamaları için özen gösteriyor, kaldı ki hastalanırlarsa evde hastanede bir hafta bir ay belirsiz süre onlarla yine eşin ilgilenmek zorunda kalacak

Abi eşlerinizle sohbet etmiyorsunuz hayatı paylaşamıyorsunuz, hayat yazın çıkılan bir haftalık güzel otel tatili değil, hayat asıl bu angarya işler. yemek temizlik market alışverişi tamir tadilat yaşlı bakımı çocuk bakımı, evinize eşinize ilgi ve özen gösterin sorumluluk alın

Eşim temizlik yaptım yorgunum dese önce yemek işini hallederim sonra önüne çayını getiririm 10-15 dk da masaj yaparım bu bile evlilikte fark yaratır, eşinizi yüceltmekten şımartmaktan korkmayın erkekliğinize halel gelmez
0
grimavi
(08.06.25)
duyurudan köylülük akiyor yemin ederim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.06.25)
Alttan alırdım,ilgi ve yakınlık gösterirdim. Haklısın derdim.
Eve geri geleceğini haber alır
almaz hediyesini hazır ederdim.

Ev hanımlığı, eşe çocuklara
bakmak kariyer yapmanın üstünde
olan marifet.
0
diyecevaplandı
(08.06.25)
Kadinlar cevap vermesin demissin ama dayanamadim.

Annem kemoterapi goruyor ve tek cocugum ayni zamanda calisiyorum. Su anki dozunda o kadar zorlanmiyor ama ilk dozlar cok zordu ve yuruyecek hali kalmiyordu ozellikle son dozlarda. Benim de aniden evine gittigim ve kendi evime yemek yapamadigim oldu. Eşim "olsun disardan pizza falan soylerim nolucak" dedi ya da annemden geldigimde "bosver zaten cok yoruldun, 1-2 gun disardan yeriz sen dinlen" dedi. Ayrica yemek ve ütü haric her ev isini de yapar. Evleneli 7 yil olacak bir kere bile bana yardimci olmuyorsun demedim Allah carpar. Hep soyluyorum Allah senden razi olsun, iyi ki boyle birisin diye. Yani demem o ki esinize gercekten yardim etmiyor ve yardimci olmuyorsunuz demek ki. Hayat musterektir. Siz kari koca ve ayni zamanda ayni takimin oyuncularisiniz. Kocam da boyle bir seyi sorun yapip gelip burada duyuru acmadigi icin de şükürler olsun.
0
matilda
(08.06.25)
bence birlikte yasam, kim evde bir eksiklik aksaklik goruyorsa, yapilmasi gereken ne varsa, cekip cevrilmesi gereken ne ise o evin devam ettirilmesi icin herkesin ucundan tuttugu bir sey ya. grimavi'ye cok katiliyorum, cok ucuk kacik bir yasaminiz yoksa yasamin %75'i zaten bu rutin dedigimiz sey, o anlarda da samimi ve sevgi dolu bir birliktelik yoksa bana cok garip geliyor insanlar evde ne yapiyor? eve gelip, hazir sofraya oturup, koltuga tv izlemeye gecip oradan yatak odasina mi akiyorsunuz?
0
kassiopeia
(08.06.25)
Anne babasına yardımcı olması iyi bir şey. Evde yapmıyor olmasını ayrı değerlendirmek lazım. Genel olarak evde yemek yapmamakla yorgun olduğu bir zaman yapmaması farklı şeyler.
0
osssy
(08.06.25)
Teşekkürler
0
🌸tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
haklısın karıcım anana babana yemekler yaptın temizlik yaptın yorulmuşsundur tabi ki de.
0
jamswety
(08.06.25)
Ulan ne nazlı götü var bu milletin!

Karı kırk yılın başı bayram üstü gitmiş ihtiyarların ihtiyacını görmüş diye paşam mahrumiyet çekip şam babası gibi hissedecek kendini.

Belli ki Şam babasısın. Bok gibi paran yoksa yakında tekmeyi yersin.

Varsa senin için daha kötü.
0
lazor
(09.06.25)
bu durum bayramlarda tolere edilebilir. Evlilik gerçekleştiği zaman maalesef tarafların evlatlık sorumlulukları, görevleri son bulmuyor.
kadın ve erkek önce kendi evine karşı sorumludur, anne babasının evine karşı değil.
kurban bayramı gibi kelimenin tam anlamıyla baş belası bir zamanda bu tür kaoslar kaçınılmaz ancak bu problem kendini sürekli tekrar ediyorsa çok s.ikko bir durum ve ciddi ciddi oturup konuşulması, izah edilmesi gerekir.
yılda iki sefer gelen bayram zamanlarında bu sıkıntı idare edilebilir. emin olun eşiniz de bayıla bayıla gitmiyordur o eşek yükü işleri yapmaya.
35, erkek, bekar
0
quaketrigger
(09.06.25)
ev hanımı bile olsa sürekli her ev işini o yapmak zorunda değil. sen çalışıyorsun ama akşam eve gelince mesain bitiyor dinleniyorsun. hafta sonu tatilinde de evde tv karşısında yatıyorsun. bu kadın ne zaman dinlenecek? 7/24 hizmetinde mi olacak? az ye de bir uşak tut. kalk bir gün de yemeği sen hazırla.
0
art cat chocolate
(10.06.25)
(6)

şaşıfelek çıkmazı dizisinde çalan klasik eserler.

the fisherking
arkadaşlar shazamda çıkmayan bir müzik 26. bölüm sonunda çalan muhtemelen pavarottinin seslendirdiği bir eser bi el atın lütfeeeeeennn.
arkadaşlar shazamda çıkmayan bir müzik 26. bölüm sonunda çalan muhtemelen pavarottinin seslendirdiği bir eser bi el atın lütfeeeeeennn.
0
the fisherking
(05.06.25)
link atin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.06.25)
hemen hocam www.youtube.com
0
🌸the fisherking
(05.06.25)
en sonda çalan müzik
0
🌸the fisherking
(05.06.25)
sözleri: "in den stillen Hain hernieder, Liebchen, komm zu mir..." diye gidiyor. bunu arattigimda cikan sarki: Schwanengesang, D. 957: IV. Ständchen - Franz Schubert

evet, sarki bu. Spotify'da da var. open.spotify.com
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.06.25)
maksimum Almanca bilgisini verebilecektim ama bulunmuş.

şaşıfelek çıkmazı <3
0
sparkle kiddle
(05.06.25)
harikasın konusma ben konusuyorum daha bitirmedim hocam, çok çok teşekkürler..:))
0
🌸the fisherking
(05.06.25)
(28)

oğlunuz olsa ne isim koyardınız?

ermanen
soru başlıkta
soru başlıkta
0
ermanen
(03.06.25)
Cüneyt
Hakan
Aslan
0
gabe h coud
(03.06.25)
barbaros
alparslan
0
mikahakkinen
(03.06.25)
Ercan

Aslında Ercan sevdiğim bir isim değil ama aynı iş yerinde çalıştığım bir arkadaşım vardı. Çok severiz birbirimizi. Çok iyi bir insandır, o sebeple onun adını vermek isterdim.
0
rock n roll
(03.06.25)
erk, kara, noyan, tunga gibi öztürkçe isimler. noyan gerçi moğol ama olsun
0
ground
(03.06.25)
Seçkin
Salim
Selim

Bu üç isimden biri. Kafamda şu ana kadar hiç başka alternatif olmadı. Babamın adı olmasaydı Mustafa Kemal de koymak isterdim ama Atatürk'ün değil babamın ismini koydum diye algılanacaktı. Babamla hiçbir sorunum yok ama benim ilk ismim anneannemin ismi olduğu için travmam var galiba :D
0
matilda
(03.06.25)
erdem, selim, bilge, görkem, egemen
0
strawberry first
(03.06.25)
Elessar
0
rakicandir
(03.06.25)
Sırf bi isim hoşuma gidiyor diye farazi de olsa çocuk yapmaya hiç gerek yok. İkinci bir isim ekleyecek olsam Cuma ismini eklerim kimliğime. Hatta doğumdan gelen ismi sildirecek olsam Robin Cuma yaparım.

Otuzundan sonra insan doğumdan gelenin yanına kendine uygun gördüğü bir ismi ekleyebilmeli ve hatta bu kültürel bir pratik falan olmalı.
0
beyfendi
(03.06.25)
Abdullah, ömer, osman, hamza.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.06.25)
arda
0
buenosdias
(03.06.25)
Deniz, onur veya emre
0
cilacı ökkeş usta
(03.06.25)
Çağan koyduk
0
va
(03.06.25)
robin, leon, doa/dua
0
ala09
(03.06.25)
kuzgun
0
lüzumsuz adam
(03.06.25)
Bu ara herkes çocuk yapıyor herhalde isim duyuruları epey popüler :)

Biz de Türkçe bir şeyler koymak istiyoruz. Dora, Uygar, Toluhan (Araplara karşı zafer kazanan komutanmış ^^) olabilir. Bir de her an laik atak geçirip Mustafa Kemal koyabiliriz.
0
chicha_v2
(03.06.25)
Göktürk

Aslan.
0
drako
(03.06.25)
BALAMİR
0
Shepard
(03.06.25)
atlas
0
chanandler bong
(03.06.25)
Cihangir benim oğlanın adı
0
rodeocu
(03.06.25)
Ensar
Enes
Bilal
0
runaway
(03.06.25)
Arman
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.06.25)
yağız
yiğit
ayaz
0
archmeister8
(03.06.25)
Cemre
Cansel

Gibi feminen isimleri erkeklere yakıştırıyorum. Ama hem Mustafa Kemal Atatürk’ten dolayı hem de hayatımı kurtaran doktorumdan dolayı Kemal koyardım.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.25)
Rüzgar koydum
0
mirty
(03.06.25)
Ateş
0
Zetnikov
(03.06.25)
tarik
demokan
0
cooperr
(04.06.25)
Erman olabilir belki.

Türkçe karakterli isim kesinlikle tercih etmezdim.
Uniseks isim kesinlikle tercih etmezdim. Belli olmaz, bunlar çocuğun hayatını zorlaştırabilir.

üÜnlü bir insanın ismini kesinlikle koymazdım, belli olmaz. İleride bir skandalı ortaya çıkarsa isim lekelenir.

Siyasi bir fikrin temsilcisi ismi kesinlikle koymazdım. Çocuğun siyasi fikri kendi kendine oluşacak. Devrim isimli bir sağcı veya Alparslan isimli bir solcu veya Ensar isimli bir laik olarak yaşamak zor olabilir.

Bazı isimleri neden tercih etmeyeceğimi açıklamak isterim.
Tarık: yabancılar farklı harflerle kullanıyor bu ismi, yanlış harfle yazar yabancılar.
Atlas: dünyanın tüm yükünü taşıyor, oğluma böyle bir yük vermek istemem.
Ege: “hi i am Ege” dediği zaman “i am a gay” demiş gibi oluyor.
Noyan: “no” şeklinde olumsuzlukla başladığı için tercih etmem.
Ateş: Cehennemi hatırlatan bir şey, yakıcı, yıkıcı, zarar verici. O yüzden tercih etmezdim.
0
michael_knight
(04.06.25)
Burak.
0
since1907
(04.06.25)
(20)

Evi kendimiz boyayabilir miyiz?

matilda
Selamlar herkese, Eylül-ekim gibi tasinacagiz. Kendi evimiz olacak. 3+1, ebeveyn ve normal banyosu olan 120 metre kare bir ev. Boyama fiyatlari malumunuz kapiyi 50.000den aciyorlar. Biz istedigimiz renkleri alsak kendimiz boyayabilir miyiz hic boyama deneyimimiz yok. Ev temmuz sonu falan bosalacak.
Selamlar herkese,
Eylül-ekim gibi tasinacagiz. Kendi evimiz olacak.
3+1, ebeveyn ve normal banyosu olan 120 metre kare bir ev.
Boyama fiyatlari malumunuz kapiyi 50.000den aciyorlar.
Biz istedigimiz renkleri alsak kendimiz boyayabilir miyiz hic boyama deneyimimiz yok.
Ev temmuz sonu falan bosalacak. Hafta sonlari gidip boyayabiliriz.
Evin rengi biraz pembemsi ben yesil-mavi tonlari istiyorum.
Bir de ustlerde alcipanlar var onlari da boyamak gerekiyor.
Biz bu isin ustesinden gelebilir miyiz iki kişi? Ve ev nasil boyanir. Ne kadar su katmak lazim boyaya vs hic bilmiyoruz.
Onerilerinizi bekliyorum.
0
matilda
(24.05.25)
boyarsınız. video izleyin. ne katar su katacağınızı boya aldığınız yer söyler.
0
rodeocu
(24.05.25)
Bir yapı marketin boya reyonuna git. İstediğin renge ait bir örnek götür. Ya da internete gir, boya kartelaları de. Çıkanlardan istediğin rengi seç. Evin mertekaresini ölç. Elemana söyle. O boya miktarını hesaplayıp boyayı hazırlayıp gerekli malzemeleri verecektir.
20 -30 tane boya videosu seyret.
Boyayı çok iyi karıştırmaya ve her tarafı homojen hale getirmeye dikkat et.
Önce kestirme fırçasını kullanmayı öğren.
yere damlatmamaya dikkat et.
Damlayanı en kısa zamanda ıslak bez ile sil. Zamanı kaçırırsan ömür boyu o damlayla yaşarsın.
Elektrik düğmelerini falan bantla.
Daha sonra devam etmek üzere işi bıraktığında malzemeyi, ruloları ve fırçaları çok iyi yıka. Boya üzerlerinde kurursa çöp olurlar.
0
Mirket
(24.05.25)
Teknik olarak evet ama inan kolların çok ağrıyacak.
mevcut boya nedir acaba? (tam bilmiyorum fakat sanirkm yağlı boya üzerine su bazlı boya olmayabilir kontrol. Et)
Su bazlı boya kullan
İstanbul için boyacı tavsiye edebilirim.
@Mirket +1
Once kesme fırçasıyla çerçeveyi boya sonra rulo ile içini.
Prizleri falan yuvasından çıkar.
İlk yapılacak iş aslında delik vs varsa alçıyla onları kapatmak
0
kisa
(24.05.25)
Hocam boyarsınız da duvar kesikler gölgeler içinde kalır güzel bi görüntü olmaz pişman olursunuz, ben evi boyattığımda boyacılığın gerçekten bir sanat olduğunu anladım, hele tavan boyamak falan bambaşka bir seviye.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.05.25)
Ben bir kere bir odayi boyamistim esimle. Bir daha asla yapmam. Parasi neyse veririm, ne o eziyeti cekerim ne o pisligi ne de o yorgunlugu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.05.25)
Biz eski evimizde 3 kişi, tek bir duvarı yarım günde ancak boyadık. Üstelik öyle astar falan da cekmedik. El becerisi olmayan insanlar da değiliz.

Ertesi gün kimsenin kolları kalkmadı. O gün ben de "bir daha bu işi asla yapmam" dedim. Başlayınca bırakamadık da.
0
fraise
(24.05.25)
Gerçekçi yorum; daha önce hiç boyama yapmadıysanız, tadilat tamirat işlerine yatkın değilseniz bu işe hiç bulaşmayın.

Yanlış anlamayın yapamazsınız demiyorum elbet yaparsınız ama çok uzun sürer, çok yorulursunuz ve inanın isttediğiniz gibi olmaz. Mutsuz olursunuz.

Boyacı konusu, özellikle evin çevresinde nalbur vs ya da komşu dükkanlara sorarak daha uyguna bulabilirsiniz. Armut falan çok pahalı
0
gilbeys
(24.05.25)
Boyarsınız +1

Sizin bir avantajınızda evin boş olması, eşya çek odadan odaya eşya taşı olmayacak, geniş bir çalışma alanınız olacak

Youtube dan iyi bir ön araştırma yapın, temiz çalışmak için alınacak malzemeleri belirleyin, duvar diplerine bol bol gazete ya da nalburdan ince şeffaf branda

ilk seferinde kusursuz olmayacak, bazı odalar kuruduktan sonra dalgalanmaları göreceksiniz ama yine de oturulabilir temiz eviniz olur :)

Bir de bu boyama işi hayatta 1 sefer gençken yapılıyor, yaş ilerleyince bundan 5 sene sonra parası neyse verir boyatırıza dönüşecek :)
0
grimavi
(24.05.25)
Boya, boya tavası, rulo fırça, kestirme fırçası, maskeleme bandı, teleskobik sap, hışır örtü, ayaklı merdiven.
Alçı işi varsa, alçı, macun küreği ve alçı spatulası

Gerekli malzeme bunlar. Hayatı boyu boyacıya para vermemiş biri olarak cevaplara şaşırdım. Ben boyayabileceğinize inanıyorum. Malzemenin fiyatına bir bakın. Çok fazla bulmazsanız en azından bir odayı deneyin derim ben.
0
Mirket
(24.05.25)
Bence de boyanir.

hazirligi (yerlere musamba serme, priz etraflarina, tavan koselerine boya kagidi yapistirma gibi seyler) ne kadar iyi olursa, boya o kadar kolay ve keyifli olur.

ev bossa zaten mukemmel.

bir iki puf noktasi var. ornegin ruloyla boyarken, ruloyu boyaya batirdiktan sonra genisliginin 2 kati kadar alani toplamda 4 seferlik inis+cikisla boyamak, tavan/duvar (veya kartonpiyer) kosesindenki bantlari boya kurumadan cekmek gibi. onlar da internetten ogrenilecek seyler.

once en az kullanilacak odayi boyarsiniz, hem hatalarinizdan ogrenir, hem de ne kadar saate mal oldugunu anlarsiniz, sonra salon, koridor gibi sik kullanilan yerlere gecersiniz.

ama herkesin de dedigi gibi kas agrisina hazir olun. ben boya yaparken merdivene inip cikmaktan 3 gun desteksiz oturup kalmamamistim.

en son salonu (30 kusur m2) ve uzun bir koridoru (7 tane kapi acilan) bir hafta sonunda boyamistim. ama basta dedigim gibi hazirligim cok iyiydi. boyadan cok hazirlamak vakit almisti
0
lamartin
(24.05.25)
daha önce evde eşya varken salonu ve koridoru boyadım, bi de ufak bi dükkan boyadım. ikisinde de iki kişiydik.
eğer böyle işlerden hoşlanmıyorsanız hiç girmeyin derim.
ben böyle şeyler yapmaktan hoşlanıyorum, elim de biraz yatkın.
eşyasız olması büyük avantaj, çünkü en zor şey temizlik. boş evi temizlemek kolay. bişeyler çekip itmeyecek olmak çok iyi. bi de vaktiniz dar değilse boyanır. ön hazırlık olarak video izleme, bantlamaları yapma, yerlere muşamba serme, malzemeyi hazırlama bunları üşenmeyip doğru yaparsanız ve kendinize işkence yapmayacak bir çalışma saati planarsanız keyif bile alırsınız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(24.05.25)
Boya dunyanin en olay isi, ilk boyamda muko is cikardim. Onemli olan rulonun fazla donmesi bence bu konuda. Gerisi tirasssss
0
lapaz
(24.05.25)
Yapılır ve 40k cebinize kalır, az bir para değil.

eski boyadan kabaran yerler varsa spatula ile kazıyın, alçı ile duvardaki delikleri doldurun, kuruyunca zımpara atın. En önemli nokta burası, mutlaka astar atın yoksa boya yaprak gibi parça parça soyulur, tutmaz. İkinci kat boya atarken bile ilk kat boyaya yapışır kalır.
0
kimlanbu
(24.05.25)
Haber linkini bulamadım ama malzemeleri bir arada tutmayın. Kullanılan malzemeleri karışık bir şekilde bir arada bırakan birisi vardı ve yangın çıkıp evi yanmıştı. Uyarmak istedim.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(24.05.25)
50.000 çok bir para, kaç gün sürecek boş evin boyanması da 50 istiyor. büyük konuşmayayım ama tek kolum olsa da bu parayı vermemek için kendim boyarım
0
zemberek
(24.05.25)
Rulo üzerindeki boya bittiğinde tekrar geri dönüp boyadığın yerlere sürme.

Renk değişiminde önce astar sürüyorsun sonra boya.

Boyarken karmaşık rulo izleri kaldığını,pürüzler oluştuğunu göreceksin moralini bozma. Kuruyunca dümdüz oluyor izler de kayboluyor.

Bir odayı boyarsan göreceksin. Koçtaş videoları var YouTube 'da.
0
hebanon
(24.05.25)
aparatlarını iyi al boyama işini kolaylaştıran onlar duvar ile tavan arası geçiş için aparat iyi al, fırçan iyisinden olsun, boyayı koyup fırçayı daldıracağın hede önemli boş ev kolay boyanır zamanın varsa 2 hafta sonunda rahat rahat boyarsın halam evini hep kendi boyar ben 1 duvar boyadım hiç zorlanmadım rahat yaparsın baktın olmuyo bırakır boyacıya devir edersin
0
eja
(24.05.25)
hayır girişmeyin o işe.
etrafa sorup soruşturun mutlaka daha uygun fiyata yapan çıkacaktır.

3+1 boş ev, duvarlarda çok fazla tadilat işi yoksa maksimum 2-3 güne boyanır.
günlük 10binden hesaplasan 20-30bine usta bulabilmeniz lazım.
0
nuisance2
(24.05.25)
Kiralık olsa yapın derdim ama kendi eviniz, bence boyacıya boyatın. Kolay bir iş değil. Salonda bol bol dalga görürseniz tadınız kaçacaktır.
0
10551037
(24.05.25)
boyarsin, el becerisine bakar, hiç öyle dalgalanma falan da olmaz.

hayatında hiç boya yapmamis biri olarak evimi kendim boyamistim. ustelik astar ve tavan dahil. bos evdi benimki. asker dönüşü girmistim.

ustelik o zamanlar youtube'da anlatim falan da yoktu veya bu kadar değildi. sadece boya kutusundaki talimatlari takip ettim. bi rulo almistim, bi de köşeler için kestirme fırçası.

zamanin varsa bekleye bekleye yap. bu iş için para versem hiç içime sinmezdi, üstelik çıkan sonuç da içime sinmezdi. son derece ozenerek boyadim ben.
0
tabudeviren
(25.05.25)
(12)

Türkiye'de nerede çocuk yetiştirmek isterdiniz?

chicha_v2
Şu an İstanbul'da yaşıyorsunuz.Kalabalık, pahalılık, suç, pislik derken burada çocuk yetiştirilmez dediniz.Nereye taşınırdınız? Neden?
Şu an İstanbul'da yaşıyorsunuz.

Kalabalık, pahalılık, suç, pislik derken burada çocuk yetiştirilmez dediniz.

Nereye taşınırdınız? Neden?
0
chicha_v2
(21.05.25)
yasam masrafi ve gelir kaynaklarindan bagimsiz olarak

amasra
kas
alanya
izmir
0
sonsuz
(21.05.25)
İstanbul’da (ve hemen her şehirde) nezih mahalleler de var, tehlikeli mahalleler de. Bence yaşadığınız muhit yaşadığınız şehirden daha mühim. Ben şahsen memleketimin yahut omum komşusu bir şehrin nezih bir muhitini seçerdim…
0
yadigar
(21.05.25)
Ben taşındım, Akdeniz'deyim. 66000 nüfuslu bir ilçe.
Okuldan Çıkınca çocuğu deniz/balığa/kampa götürmek iyi geliyor. Dağa taşa tarlaya gidiyoruz. Küçük, güvenle sokağa yolluyorum. Küçük yerde büyürse illa büyük yere alışır ama büyük yerde büyür ve tutunamazsa küçük yerde hiç yapamaz.
Burada avm yok. Oğlumun da böyle bir kültürü yok. Hala eski hayat tarzına benzer bir yaşam sürebilmek beni mutlu ediyor. Notere giderken sokakta yavru kedi sevmek, berbere giderken dalından dut yiyip kıpkırmızı gitmek vb burada normal. Tarla, toprak, dağ, deniz, balık (hiç biri benim değil, hepsi eşten dosttan imkan) ne varsa içiçe büyüyor.
0
strawberry first
(22.05.25)
türkiye'de sadece edirne ve canakkale ama merkez degil. gökceada olur, gelibolu olur, enez olur. kirklareli'nde de sadece burgaz, ama orada deniz yok. türkiye'de yasayacaksam en azindan denize yakin olmak isterdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.05.25)
@konuşma... cevabına ilave bir şeyler söylemek istedim. Ablam gökçeada doğumlu. Ben o zamanları tabii bilemem ancak özellikle kışın, fırtına vb durumlarında Çanakkale ile irtibat kesiliyor, feribot seferleri iptal olabiliyormuş. Son 4 yıl da Kıbrıs'ta yaşadı. Uçak olduğu için bizzat sıkıntı yaşamadı ama taşucu feribot seferlerinin yapılmadığı ya da yapıldığı zaman yolcuların midesinin kaldıramadığım durumlar çok oldu. Haliyle adaya gelen her malzeme de feribotla geldiği için inşaattan beslenmeye pek çok sektör (haliyle malzeme) Bu durumdan ya yoklukla ya da pahalılıkla etkileniyor. Bilginiz olsun.
0
strawberry first
(22.05.25)
ya turkiyede istedigin yere tasin turkiye turkiyedir. cevap belli=hicbir yerinde

soruyu suna donusturursem, daha sakin ve daha guvenli, dogal guzellikleri olan kucuk bir yere tasinmak istesem, sikintidan cocuk yapma istegi doguracak kadar sakin bi yer==>>muglada kosullara uygun herhangi bi yer fethiye, ula, kas(cok yokus annecim ama kasta acayip bi cocuklu yeni nesil/home office/sehirden kactik agbi tarzinda aile populasyonu var)
0
ala09
(22.05.25)
Hiçbir yerde. Hele ki izmir gibi fuhuş ve uyuşturucuya teslim olmuş bir şehirde asla.
0
runaway
(22.05.25)
İzmir maalesef demografik yapısının bozulması için aşırı göç aldırıldı, 10 sene önce olsa evet ama artık İzmir olmaz
0
mirty
(22.05.25)
izmir yazanlar izmirin son 10 seneki etnik yapısından habersizler galiba. küçük bir şehirin dezavantajıda eğitim kalitesi.
muğla
eskişehir
denizli
ankara
0
mikahakkinen
(22.05.25)
sinop heralde. çünkü türkiyenin en mutlu ili seçiliyormuş.
0
elorelia
(22.05.25)
malum ırk'ın az olduğu yerler.
0
xu
(22.05.25)
Kastamonu cideye çocuk büyütmek için gitmiştim, lise çağına kadar mükemmel bi yer, sonrasında nitelikli lise yok.
0
antihero
(22.05.25)
(18)

Anadolu yakasında nerede oturulur?

dedi ayca
Sorum başlıkta çok net olmakla birlikte biraz detaylandırmak istiyorum. 30 yaşındayım ve 30 senedir hep Avrupa yakasında oturdum, şimdi son birkaç senedir hayatımızda bizi hırpalamış birçok zorluktan sonra eşimle beraber artık iyice bu yakadan "öğk" geldiğine karar verdik ve yeni bir başlangıç için
Sorum başlıkta çok net olmakla birlikte biraz detaylandırmak istiyorum.

30 yaşındayım ve 30 senedir hep Avrupa yakasında oturdum, şimdi son birkaç senedir hayatımızda bizi hırpalamış birçok zorluktan sonra eşimle beraber artık iyice bu yakadan "öğk" geldiğine karar verdik ve yeni bir başlangıç için "karşıya" taşınmak istiyoruz.

Fakat moda, kadıköy, caddebostan dışında da geri kalan her yer bana çok yabancı. Sanki başka bir şehirmiş gibi geliyor Anadolu yakası, oturmak için hangi semtleri önerirsiniz? deprem için zemini düzgün olsun istiyorum, bir de tabii ki mümkünse çok kalabalık olmasın :)

şimdiden teşekkürler!
0
dedi ayca
(21.05.25)
Acıbadem.
Hem alışık olduğun yerlere hem de Avrupaya çok yakın. Ayrıca nezih ve nispeten yeşil.
0
Bruce
(21.05.25)
Araba var mı? İş nerede?
0
kisa
(21.05.25)
Çok net konum vereyim :)
maps.app.goo.gl

Bunun etrafında bulabildiğiniz her yer.
0
kisa
(21.05.25)
suadiye <3
0
sonsuz
(21.05.25)
@kisa eşimin işi ataşehir'de, ben yurt dışından döneli 6 ay oldu, hala işsizim iş arıyorum. kafaları biraz da bu karıştırıyor. eğer karşıda bir iş bulma imkanım olsa gebze'den falan tutacağız o derece kaçasımız var istanbul'dan ama maalesef o taraflarda pek firma yok.

arabamız yok. arada ailelerden alıyoruz.
0
🌸dedi ayca
(21.05.25)
Şimdi dediğim konum çok çok çok iyi
Ataşehir de iş nerede bilmiyorum ama bu sene sonuna kadar yeni metro hattı açılacak.
Ben Ataşehirdeyim, kendi adıma çok seviyorum. Ataşehir tarafı düşünürseniz de mozaik çarşı çevresi kesinlikle ama Ataşehir de araba lazım diyebilirim
0
kisa
(21.05.25)
bu arada Acıbadem ve Kozyatağı için sahibinden üzerinden filtrelerimle arama yapınca sadece 2 adet ev buldu :) o yüzden biraz daha detay lazım sanırım

max 10-15 yaşında bir bina istiyorum ki altında kalmayalım bir depremde.

bütçemiz de şu an ben işsiz olduğum için ve artık daha fazla ailelerin evlerinde sürünmek istemediğimizden bir an önce eve çıkmak istediğimizden ötürü max 35 bin olacak şekilde. önerdiğiniz yerler eğer ben de çalışsaydım mümkündü ama bu şekilde maalesef :D

bir de Anadolu yakası evleri bir acayip, odalar yamuklu yumuklu, genelde kot farkı var ve camlar yukarıda, hatta camsız odalı bir sürü ev gördüm, öyle yaygın bir şey ki sanırım "karanlık odası yok" şeklinde ilanlara detay eklemişler.
0
🌸dedi ayca
(21.05.25)
2003 ve sonrasi tüm binalara güvenle bakabilirsiniz Kozyatagi civarinda. Atasehir'de de keza. 10 sene önceyle 20 sene önce arasinda pek fark yok. Hele Kozyatagi gibi zemini tamamne kaya olan bir yerde, cogu deprem sallamiyor bile dogru düzgün.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
istanbul'dan taşınırken ev kiramız halkalı atakent'te dublex bir ev için 2700dü ve şu an bakıyorum da kozyatağı'ndaki evler 52bin liradan başlıyor. nolmuş böyle ya :(
0
🌸dedi ayca
(21.05.25)
Anadolu yakasının yaşanılabilir semtleri sahil şeridi semtleridir. Maks minibüs yolu ile e-5 arası ama e-5ede fazla yaklaşmamak lazım.
Bu kesimlerde yeni bina çok var. Kartala yaklaştıkça fiyatlar düşer.
0
my fault
(22.05.25)
ben de kozzy avm civarıcıyım ama bütçe aşar anadolu evleri kötü değil filtreden dolayı görememis olabilirsiniz. direkt atasehir, ümraniye bakının siz 35e. diğer türlümaltepe, kartal olur ama o da değmez çünkü buraların sahil dişinda bi özelliği yok zaten bi de iş yerine uzak olacak. benim yeni yerleşip e ulaşım iyiymiş dediğim yer maltepe cevizli. hem cok sessiz hem 10 dk yurumeyle e5 ama gece (02:00civari) yurumekten biraz cekiniyorum tam cozemedim guvenli gibi ama
0
ala09
(22.05.25)
Ben imkanım da varken çeşitli sebeplerle anadoluyakasına taşınmadım, o bölgede en begendigim yer erenköy hastanesinin alt tarafındaki alandı. @kisa'nın dedigi yerlere yakın yerler.
0
liberal
(22.05.25)
bezkoz?
0
ground
(22.05.25)
Zemin konusunda Anadolu yakasının geneli iyi. Daha sakin ve site yaşantısı beklentin varsa Çekmeköy-Sancaktepe ve Ümraniye'nin bazı bölgeleri sana uygun olabilir. Ataşehir'e gidiş zor olmaz. 35K bütçe ile Kadıköy-Maltepe ve sahil şeridi zor o nedenle orayı hiç önermedim. Ataşehir civarına da bakabilirsin oralarda fiyatlar değişken, Barbaros tarafı size uymaz ama K.Bakkalköy olabilir oradan metro da geçiyor.

Yeri gelmişken madem araç yok, Parseller-Bostancı / Kadıköy-Havalimanı / Üsküdar-Sancaktepe / Marmaray demiryolu istasyonlarına yakın yerlerde oturmakta fayda var. Metro olmadan ulaşım iyice zorlaştı.
0
Lethe
(22.05.25)
kuzguncuk, çengelköy imkanın varsa.
0
koela
(22.05.25)
ben feneryolundayım. burası tam böyle emekli yeri sessizz sakin ağaçlık ama bir sıkıntısı var saat 7de ekmek, 9dan sonra açık bakkal yok :D
0
neira
(22.05.25)
Kadikoyun E5 ile Sahil arasindaki kalan mahalleleri.

Sahile ve Caddeye ne kadar yakinsan o kadar iyi. Yani buralarin avantaji sahile ve caddeye istedigin zaman ulasip keyfini cikarmak.

Kalite Fenerbahce/Caddebostan civarinda maksimum seviyede basliyor, Bostanci Lunaparki hizasiyla sona eriyor, ilerledikce duserek tabiki. Tabi simdi Maltepenin sahil seridi de fena degil kucumsemek dogru olmaz ama sen burada maddi bir endise iletmemissin. Dolayisiyla Anadolu yakasinin en ala yerleri bence Kadikoy sahili.

Acibadem diyenler olmus. Trafik ve metrobus acisindan avantajlidir tabi koprunun dibinde cunku. Ama onun haricinde bir avantajini goremiyorum ayrica cok yokuslu.

Ha bir de eger deprem endisen varsa denizden ne kadar uzaklasirsan o kadar iyi :D
Bir de mesele sadece depremde hayatta kalmak degil sonrasinda sehirden tahliye olmak. Eger bu konuyu kafana cok takiyorsan Tuzlada oturmak en mantiklisi olurdu
0
nuevo
(22.05.25)
Yorumlarla kendi durumumu çok ilişkilendirdim, yazmak farz oldu...
Ataşehir mozaik çarşıya yürüme mesafesinde, Samandıra merkezde yeni yapılmış bir sitede oturan bir kişiyim. Beklentiler elbette uyuşmayabilir ancak bahsettiğiniz şartlarda bence benzer koşullar size uyabilir. Metroya yakın oturuyorum, iki metro aktarması ve biraz yol ile işime gidebiliyorum. Site içerisi olması ve metro ile her yere ulaşımı sebebiyle bu koşullar bana yeterli geliyor istanbul için. Ama dediğim gibi beklentiler elbette farklı olabilir. Bu arada ben de yurtdışından yeni dönmüştüm geçen sene :)
0
va
(22.05.25)
(4)

İsrail'den ürün almak

ofelia
İsrail'den bi ürün alacağım, tekstil ürün. Başlangıçta sample almam gerekiyor. ancak türkiyede şu an israilden mal alınamıyormuş, haşmetlimiz öyle karar almış.yapay zeka freight forwarding gibi bi yöntem öneriyor. kargoyu 3. bi ülkeye gönderecekler, 3. ülke bana gönderecek şeklinde bi yolu varmış.bu
İsrail'den bi ürün alacağım, tekstil ürün. Başlangıçta sample almam gerekiyor. ancak türkiyede şu an israilden mal alınamıyormuş, haşmetlimiz öyle karar almış.

yapay zeka freight forwarding gibi bi yöntem öneriyor. kargoyu 3. bi ülkeye gönderecekler, 3. ülke bana gönderecek şeklinde bi yolu varmış.

bu yolu bilen, bu yolla ticaret yapan var mı?
0
ofelia
(21.05.25)
Soykırım yürüten terör organizasyonunun iletişim kanallarından bilgi alabilirsiniz.

Yasaklayan ülkeden niye bilgi istiyorsun ki?
0
hebanon
(21.05.25)
Bu yolla ticaret yapabilirsiniz. Rusya Avrupa bazli kurumlardan mali Türkiye üzerinden aliyor senelerdir.
Azerbaycan taraflarina cok bulasmanizi önermem (rüsvet cok döner) ama daha güvenilir bir ülke üzerinden sikintisiz sekilde halledersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
numune için normal kargoda mı gelmiyor.
0
duyuruuser
(22.05.25)
mirket: trol değilim, neden olayım, 50 tane sorum var duyuruda

hebanon: çok şey yazdım da, neyse. tik atamıyorum kusura bakmayın, çinden getirmek istedim minimum 350 metre getirmem gerekiyormuş. varsa bi 400.000 liranız yardımcı olabilirsiniz.

duyuruuser: hayır hiçbir şey gelemiyormuş
0
🌸ofelia
(22.05.25)
(23)

evli eski sevgili ile tekrar gorusuyorum, ne yapacagima karar vermeliyim

musicka
14 yildir gorusmedigim kisinin bana yillardir ulasmaya calismasindan dolayi mesaj attim.tam olarak aciklamam gerek: alman asilli eski sevgili sadece e-mail adresimi biliyor ve dogrudan bana yazamadigi icin yillardir bana ulasmaya calsitigini gosterecek her turlu seyi yapti.baska email hesaplari acip
14 yildir gorusmedigim kisinin bana yillardir ulasmaya calismasindan dolayi mesaj attim.

tam olarak aciklamam gerek: alman asilli eski sevgili sadece e-mail adresimi biliyor ve dogrudan bana yazamadigi icin yillardir bana ulasmaya calsitigini gosterecek her turlu seyi yapti.

baska email hesaplari acip beni yedek hesap olarak eklemeye calismasi ve bana ulasan gmail bilgilendirme emaillerinin almanca olmasindan yola cikarak kim oldugunu tahmin edebiliyordum.

bende yeter bu ayrilik diyerek mesaj yazdim.

ertesi gun whatsapp'dan gorsusmeye baslamistik, yasimizi basimizi almis olmamiza ragmen nasil bir birimizi unutamadigimizi belirten flortlesme ile gecen ilk gun sonunda gorusmedigimiz 14 yildir evli oldugunu soylemesi beni sok etti. ben evlendigini duymustum ama bana ulasmaya calismasindan bosanmis oldugunu dusunuyordum.

konusmamizda eger ben de istiyorsam, ki kendisi dunden razi, hayatlarimizi birlestirmek icin bazi kararlar alinmasi gerektigini soylemesi biraz ucuk idi.

14 yasinda kizi var ve kizina benimle ilgili herseyi zaten anlatmis, dun onunla yazismaya basladigimizi da soyemis.

su an benim acimdan buyuk bir sorun yok gibi gorunse de alacagim karar cocuklu bir ailenin bolunmesine sebep olacak gibi.

ne yapmaliyim hic bir fikrim yok. bu buyuk bir ask hikayesi idi, ruh ikizi olarak goruyorduk birbirimizi, belki halen oyle.

ne yapmam gerektigi konusunda fikriniz varsa yazin lutfen kafamda ne yapmam gerektigini oturtmam gerek. cok kararsizim.

not: amacim evlilik disi iliski degildi ama olsa da hayir demezdim.ilk basta bosanacak ve sonrasinda tr'ye gelecek. yani evli biriyle gorusmeyecegim, cevap yazan herkese tesekkurler.
0
musicka
(21.05.25)
Senden de bi süre sonra boşanacak.
0
luluki
(21.05.25)
Yapma. Bulaşma.

Başka bir ailenin yıkılıp yıkılmaması senin alacağın kararla olmaz. Yıkılacaksa zaten yıkılır o.

Ama böyle bir insanla asla birlikte olma, ona güvenme.

İlle de birlikte olacaksan hayatıyla ilgili çözmesi gereken konuları çözsün, öyle birlikte ol. Ama yine de birlikte olma, güvenme, arkanı dönme.

Psikolojisi bozuk olsa gerek.
Hayat ve aşk öyle filmlerdeki gibi değil hele de 14 yaşında bir çocuğun varsa.

Yapabilirsen “bir sene görüşmeyelim, iletişimde olmayalım ondan sonra konuşalım” diyerek iletişimi sonlandır.
0
michael_knight
(21.05.25)
14 yılda insan kim bilir ne kadar evrim geçirir, değişir.
birbirinizden bu kadar uzakta iken aynı yöne doğru mu evrildiniz, farklı yönlere mi? bir araya gelseniz bile güllük gülistanlık olmayacak belki de. en doğru sözlerden biri: exten next olmaz.

bence bu bir çeşit takıntı.
taraflar sanki bi gün buluşsa ve bi kaç saat vakit geçirse tekrar kendi hayatlarına dönecek gibi. genelde öyle olur.
sanki 14 yıl öncesinden kapanmamış defterler var da, şöyle olsaydı böyle olsaydı diye ikiniz de durumu farklı bir zeminde değerlendiriyorsunuz gibi.

14 yıldır ayrısınız, bence ileri bakın.

bence ne yapacaksa kendi yapsın, sizi alet etmesin. sanki "sen ok dersen boşanacağım, boşta kalmak istemiyorum" gibi bir durum var.
0
biseysorcaktim
(21.05.25)
Exten next olmaz+1
0
Kediyi üzdün
(21.05.25)
Başkasına yapan size de yapar. Kadın açısından büyük aşk falan olduğunu sanmıyorum. Evlenmiş çocuk yapmış bir alman. Doğudaki zoraki evlendirilen bir türk vatandaşı değil.
0
filipis
(21.05.25)
bok gibi olaylar. kendini bu sacmaliga cekme.
karsidaki baya les, asosyal igrenc saplantili bir tip.
0
sonsuz
(21.05.25)
ayyyyyy insanların hayatları o kadar sıkıcı ki ne yapacaklarını şaşırıyorlar
0
deartheodosia
(21.05.25)
Bu hikayede sempati duyduğum tek kişi adamın 14 yaşındaki kızı.
0
peki madem
(21.05.25)
:D türk dizilerinde yok artık diyerek izlediğimiz hikaye. adam onay almadan karısından da boşanamıyor. ıyyyy ikinize de.
0
elorelia
(21.05.25)
duyurunun botları yine fikir beyan etmiş. empati beceriniz beş yaşında bir çocuğunkiyle anca yarışır.

@biseysorcaktim +1. Kadının takıntılı şekilde sana ulaşmaya çalışmasındaki tuhaflık bir yana, sen de gardını bir anda düşürüp kapılmışsın o histeriye. Baya bir ağırdan almanız lazım herhangi bir karar almadan önce.
0
beyfendi
(21.05.25)
bu kadar büyük bir aşkınız olsaydı ayrılmazdınız, demek ki sandığınız kadar büyük aşk ruh eşi durumu vs yok. 14 yılda insan çok değişir, o da siz de birbirinizi 14 yıl önceki gibi hatırlıyorsunuz bir araya gelseniz pek de etkileneceğinizi sanmam üstteki cevaplara katılıyorum.
14 yıllık eşine, çocuğunun babasına saygısı kalmayan bir insan size neler yapar, bunu bir düşünün derim ve uzak durun.
0
turuncu tonlarda
(21.05.25)
bu kadar uzun yıldır unutmayan kadını, erkeği saplantılı buluyorum. sağlıksız geliyor.

o vatandaş kuşkusuz boşanacak. belli ki eski tatlar damağınıza gelmiş. olur öyle. beraber bir kaç güç zehrinizi atın. daha da ötesi olmaz.
0
yurtsuz john
(21.05.25)
çok yanlış bir karar olur. insanlar genelde geçmişi sadece olumlu yanları ile hatırlar. mutlaka ayrılmanızı gerektirecek olumsuz olaylar da yaşadınız

şu anki evliliği ile ilgili sorunları var ve ayrılma kararını almasında kendisini cesaretlendirecek bir olay istiyor. onu bırakıp sizle olsa her şey çözülecek gibi hissediyor. ancak bu muhtemelen doğru değil. 14 senede çok şey değişti, çok şey yaşandı.

eğer böyle bir şey yaparsanız ikinizin de üzüleceğini düşünüyorum
0
abelardo
(21.05.25)
boşansın sonra bakarsınız, bir yere kaçtığınız yok. boşluğunuza gelmiş. 14 sene bekledik, biraz daha bekleriz gibi cevabını yumuşat istersen.
0
gabe h coud
(21.05.25)
ne kadar uzun sureli bir iliski oldugunu bilemiyorum elbette ama 35 yasinda olsaniz, 20 yasinda geride biraktiginiz bir insana geri donmekten bahsediyorsunuz. allah askinda 20 yasinda ne olmus olabilir? daha gencseniz diyecek bir sey bulamiyorum bile. 40 yasindaysaniz ve bu soruyu sorduysaniz da buyuk sikinti zaten.


Başka bir ailenin yıkılıp yıkılmaması senin alacağın kararla olmaz. Yıkılacaksa zaten yıkılır. +1

bence bir yetiskin olarak neden bu kadar takili kaldiginiza bakin ve tanimadan bir insanla iliskiye baslamayi neden dusundugunuzu degerlendirin. bu insani tanimak istiyorsaniz o baska ancak 14 sene once geride biraktiginiz bir kisiyi su anda taniyor olma ihtimaliniz sifir. bu ancak iki kisinin de 14 senede bir arpa boyu yol almamasi ile olabilir.
0
kassiopeia
(21.05.25)
14 yildir görüsmedigin eski sevgilinin 14 yasinda kizi varsa bu cocuk senin oluyor karsim, evlendigi adamin degil. cocuklar evlendigin günün ertesine dünyaya gelmiyor cünkü. yok evlendigi adaminsa cocuk sayet, zamaninda sana boynuzu takmis demektir. törpüyü duyuru ekibi birlesip yollariz sana. yok bizimki büyük askti maskti gec bunlari. otur bir ay hesabi yap bakalim. yapman gereken tek sey bu.
iki ihtimal de kadinin karakteri hakkinda harika ipuclari veriyor sana.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
konusma ben konuşuyorum+ AHAHAHHAHAHAHAHHA çok büyük aşk ruh eşi falan filan;)) ama ayrıldığınızda ya da öncesinde çocuk yapmış ve evlenmiş. evliyken de danışıyor boşansam mı diye. hikayede sempsti duyduğum değil acıdığım kişi adamın kızı. eminim kendisini babasından daha olgun hissediyordur zira ona da danışmış görünüyor. fail
0
ala09
(21.05.25)
uzay?
0
sonsuz
(21.05.25)
hızlıca uzaklaşın oradan önünüze bakın hatta direkt engelleyin, sonra keşke bu yazılanların tümünü dikkate alsaydim diyeceginiz bir hikaye bu.
0
sinematikcrop
(21.05.25)
Yukarıda yazılı pek çok cevaba katılıyorum.
Merak ettiğim kadının(erkeğin) sizi 14 yaşında bir çocuğa anlatmış olmasına bir tek ben mi takılıyorum?
Çocuk demeyecek mi sen onun için annemi(babamı) boşadın?
ÜStelik yetişkin olarak sizin bile aklınızı karıştıran bir durum neden daha ergenliğe yeni adım atmış, anası babası boşanmak üzere bir ergen adayı ile paylaşılır ki?
Gerekirse bir ilişki olur, rayına ve güvene oturur, çocukla yavaş yavaş ondan sonra konuşulur.
Bu bana sağlıklı ruh hali ve bilinçte olan bir ebeveyn davranışı gibi gelmedi. Sadece bu bile beni karşımdaki kişiden uzak tutmaya yeterdi.

Diğer sebepleri yazmışlar zaten. Gayet haklılar.
Siz de çok normal davranmıyorsunuz. Aşk / ruh eşi haliniz gerçek olsaydı bugün birbirinizle evli olurdunuz. Sizinki de gayet takıntı. Bu ilgi hoşunuza gitmiş. Dost değilim ama acı söyledim, siz sorduğunuz için.

Kısa keseyim: kafa karıştıracak bir durum yok. Uzak durun. Net.
0
strawberry first
(21.05.25)
Guncelleme: bugun telefondan 2 saat gorustuk. Kocasina benimle gorusmeye basladigini soylemis. Kocasi evlilik oncesi onun bana olan saplatisini biliyordu, ve bana soyledigine gore ask evliligi yapmamislar, daha cok arkadas evliligi. kocasi da umarim mutlu olursun demis.
0
🌸musicka
(24.05.25)
Guncelleme: bugun telefondan 2 saat gorustuk. Kocasina benimle gorusmeye basladigini soylemis. Kocasi evlilik oncesi onun bana olan saplatisini biliyordu, ve bana soyledigine gore ask evliligi yapmamislar, daha cok arkadas evliligi. kocasi da umarim mutlu olursun demis.


su an herkes
0
🌸musicka
(24.05.25)
aa ben seni kadın zannetmiştim. boşanacak olan eski sevgiliyi erkek zannetmiştim.

abicim bırak bu işin peşini zorlama bence. nereden bakarsan bak yanlış görünüyor.

son yazdığın cevabı iki kere göndermişsin ama yine eksik kalmış galiba.
0
abelardo
(24.05.25)
(18)

Afrika'da kurban kesmek

badseed
Simdi bir arkadasimdan duydum ve biraz google'da arama yaptim belki 100lerce boyle dernek var. Buyuk scam gibi duruyor. Hic bu ise girmis biri var mi acaba?
Simdi bir arkadasimdan duydum ve biraz google'da arama yaptim belki 100lerce boyle dernek var. Buyuk scam gibi duruyor. Hic bu ise girmis biri var mi acaba?
0
badseed
(16.05.25)
3 tane kesiyorlarsa 10 tanesinin parasını cebe indiriyorlardır, su kuyusu açanlar da muhtemelen böyle yapıyorlardır, din ve kardeşlik için yapılan bu tür organizasyonların güvenilir olma ihtimali sıfır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.05.25)
Güven meselesi ve tabi iyi araştırmak lazım.
Daha önce katılmıştım bu sene de katılacağım.
Biri Gazze , diğeri de Afrika olmak üzere.
İsmimizin de bulunduğu videoyu sms ile gönderiyorlar.
0
diyecevaplandı
(16.05.25)
Kaleci +7 tüm dini olaylarda olduğu gibi keriz silkme
0
abuzer
(16.05.25)
Oradaki baronlara gidiyor.

Afrika‘da zaten yardimlar yerine ulasabiliyor olsa bu kadar kötü durumda olmazlardı.
0
sonsuz
(16.05.25)
Ben senelerdir güvendiğim bir dernek üzerinden Afrika’da kestiriyorum. Benim adıma vekaleten kestiklerini söyledikleri kurban kesim videosunu gönderiyorlar her sene. Ben Avrupa’da yaşıyorum, Almanya merkezli ama çok uluslu bir sivil toplum örgütüne mensup bir arkadaşım her sene görevli olarak gidiyor Afrika’ya ve onlarca fotoğraf paylaşıyor. Cebe indiriyorlar, keri silkmece diyenlerin kaynaklarını merak ettim. Belki sahtekarlar vardır ancak hiçbir kaynak olmadan bunu yapan bütün oluşumları zan altında bırakmak önyargıdan başka ne ile açıklanabilir bilmiyorum.
0
but that was just a dream
(16.05.25)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.05.25)
Why nations fail - daron acemoglu

Okuyun da dünyaniz „ bir arkadasim“ seviyesinde kalmasin
0
sonsuz
(16.05.25)
Video gönderiyorlar
0
kaptan maydanoz
(16.05.25)
"video gönderiyorlar" çok da güvenilir bir kaynak değil neticesinde hayvanın kesilme esnasında birden çok kişi adına çekilebilir.

Bu işler güven ve inanç meselesi bunlara sahipsen en kitleli olanlara bakmak lazım. ben güvenmiyorum ve bu kitleye inanmıyorum.
0
biravekahve
(16.05.25)
Yardim kuruluslarin hepsi para kazanmak zorunda ben bunda bir sorun gormuyorum. Yani 30bin'e kurban bagisi alip bunu 15bine kesiyolarsa sorun yok ama kesiyolar mi kismi biraz supheli. Biraz arastirma yaptim ve ilginc olarak sefkateli en mantiklisi gelmisti guvenilirlik bazinda. Diger dernekleri de paylasirsaniz sevinirim.
0
🌸badseed
(16.05.25)
annelerinin isinsinlar diye ellerine fön makinesi verip yan odada intihar ettigi cocuklarimiz olmadigi icin, ne idügü belirsiz kuruluslara para verip ne idügü belirsiz köylerde radikallesmis kabilelerin cocuklarini beslemek muazzam gerekli. bu tip islere para verenin seye sürelecek akli yoktur. ne amacla olursa olsun. din kisminda, kurban kisminda falan degilim. instagram'da da Aynebilim diye bir kadin var, öyle dini bir amaci yok ama kambocya'da bir sikko köy icin para isteyip durur. sahiden, ogluna pantolon alamadigi icin intihar eden baba, ayagi kangren olmasina ragmen 78 yasinda cöp karistiran insanlar yok cünkü bu ülkede, anca kambocya'da buluyorlar müskül durumda insan. ülkenin tuvalet kagidi olmus parasini da afrika'ya, kambocya'ya akitmakta beis görmüyorlar.
kurban kesmek farz degil, sünnet. durumun yoksa kestirtmezsin. kurban kestirtip tamamini fakire dagitmak zengin icindir. ücü besi zor bir araya getirip kurban kestirtene bile kurban etinin üçte bir usulü ögütlenmis, git hepsini afrika'da dagit denmemis.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.05.25)
bu adamlar gidecekler dünyanın alakasız bir köşesinde kurban kesmek için organizasyon yapacaklar, bunun için zaman harcayacaklar, bunun için bir dolu para harcayıp sağa sola bir dolu reklam verecekler, ve bunu sadece allah rızası için yaptıklarını iddia edecekler.

bana hiç mantıklı gelmiyor. bu işten maddi bir menfaati olmayan birinin / birilerinin bu kadar zahmete gireceğini düşünemiyorum:

1- ya ceplerine para gidiyor olması lazım.
2- ya da bu kurbanların kesildiği, yardımların yapıldığı bölgelerde bunlara verilen bir misyon var ve bu misyonu gerçekleştirmek için bölge halkına yardım etmeleri gerekiyor (çok eskiden deniz feneri fakirlere yardım yaparken, "bunlar akp'den geliyor" diyordu mesela)
0
co2s2
(16.05.25)
@biravekahve

Kesimden hemen önce biri elindeki panoda kesim için katkıda bulunanların isimlerini gösteriyor. Sesle de ifade ediliyor tam bu esnada kesim oluyor.

Fiyatlar bizim buradaki kurbanlara göre kıyaslanmaz çok daha uygun.
Tabi asıl niyetimiz zor durumda olanlara yardımcı olmak olmalı.
0
diyecevaplandı
(16.05.25)
bkz: deniz feneri davası

bazı şeyleri çabuk unutuyoruz.
0
yurtsuz john
(16.05.25)
kurban kesmiyorum/kestirmiyorum, hele afrikada yok burda, yok surda hiic girmem.

+konusma ben konusuyorum daha bitirmedim' a katiliyorum. illa bir seyler yapayim, birinin hayrina gitsin diye dusunuyorsaniz, bunun icin kurban kesmek gerektigine de inanmiyorum.

peki bu insanlari nereden bulacagim dye soruyorsaniz da belediyeler biliyor, muhtarlar biliyor. gidiyorsunuz, ne yapmak istediginizi soyluyorsunuz size aileleri soyluyorlar, durumlarini anlatiyorlar ve aradan cekilip, yardimin seklini, miktarini suresini size birakiyorlar ve sizi tanistiriyorlar.

arada biri yok, dogrulugu bilinmeyen bagislar, videolar yok.
0
65 derece
(16.05.25)
Konuşma +1. Ben üşenip yazamazdım.
0
asteriks
(16.05.25)
Ben kurban kestiriyorum Afrika’da. Bu güne kadar olumsuz bir durum yaşamadım. Daha önce çocukların katarakt ve çeşitli ameliyatları için de bağış yaptım. Hepsi karşılığını buldu. Hala ara ara görüştüklerim bile var.
0
ezkaza
(16.05.25)
Arkadaşlar bir organizasyonda yolsuzluk olması bütün organizasyonlarda yolsuzluk olduğu anlamına gelmiyor. Her şeyi aynı kefeye koyup bütüncül bir değerlendirme yapmak kognitif açıdan daha rahat bir işlem anlıyorum ama “doğru” cevabı öğrenmek istiyorsanız, analitik biçimde bölerek değerlendirme yapabilmeniz gerekiyor. Ha amaç önyargılar üzerinden siyasi pozisyonunuzu konsolide etmek ya da nefret ettiğiniz belirli bir kitleyi bütün olarak zan altında bırakmaksa, 2 dernekte çıkan yolsuzluk sebebiyle bu işi iyilik amacıyla gönüllü olarak yapan bir dolu insana kin kusmaya devam edebilirsiniz.
0
but that was just a dream
(16.05.25)
(6)

37 yaşında her şeyi bırakıp almanya’ya göç

asap raki
bir arkadaşım için soruyorum.37 yaşında kadın, 10 yıl önce 4 aylık çok kısa bir evlilikten sonra psikolojisi çok bozuldu, sonrasında hayatına kimse girmedi. kendisi yakında birkaç yıla prof olacak öğretim üyesi. almanya’da yaşadığı geçici sürede biriyle tanıştı, 45 yaşında, hiç evlenmemiş, efendi sa
bir arkadaşım için soruyorum.

37 yaşında kadın, 10 yıl önce 4 aylık çok kısa bir evlilikten sonra psikolojisi çok bozuldu, sonrasında hayatına kimse girmedi. kendisi yakında birkaç yıla prof olacak öğretim üyesi. almanya’da yaşadığı geçici sürede biriyle tanıştı, 45 yaşında, hiç evlenmemiş, efendi sakin biri. orada doğmuş büyümüş.

kadın kişisi artık evlenmek çocuk sahibi olmak istiyor. yaşadığı şehirde bu çok mümkün görünmüyor. bütün kariyerini bir kenara bırakıp evlenip almanyaya gitmesi ne kadar mantıklı? evleneceği kişi ultra zengin değil ama maddi durumu iyi yine. maaşlı işte çalışıyor, kendine ait evi var, orada vatandaş haliyle. türkiyede de biraz malı mülkü var.

ancak ben almanyaya gidip buradaki kariyerini çöpe atma dedim. çünkü oraya gidince buradaki kadar saygın düzgün bir iş bulma ihtimali nedir bilemiyorum. ayrıca iş bulamaması durumunda maddi olarak birine bağımlı olacak. evleneceği kişi düzgün iş bulamaman durumunda zaten mecbur ben bizi maddi olarak çekip çevireceğim gibi bir şeyler demiş. gelip senden orada kasiyer olmanı bekleyemem demiş.

ben de uzun vadede nasıl olur diyorum. psikolojisi çok kırılgan. çok aşırı cin gibi, haksızlık karşısında bağırıp çağırıp kavga edecek bi insan değil, naif birisi. bir kez daha evlenip boşanmaktan çok korkuyor. ben bunun da maddi olarak başkasına bağımlı olmayla birleşmesi durumunda onu iyice çaresiz bir noktaya evrilmesinden korkuyorum.

sizce ne yapmalı? ben böyle efendi düzgün biriyle tanışamıyorum falan diyor. sırf bir ailem olsun diyip böyle bir şey yapılır mı?
0
asap raki
(13.05.25)
37 yaşında biri türkiye'deki hayatından bıkıp başka bir ülkeye göç edebilir. gerekirse daha düşük bir işte de çalışabilir. özellikle biz türklerdeki bu 'ben beyaz yakayım, bedensel işte çalışmam' gururunu anlamıyorum. bu narsist gururumsu şey akademisyenlerde nedense daha çok oluyor. göç ettiğin ülkede yaşamayı kafaya koyduysan gerekirse bir iki yıl kasiyerlik de yaparsın. zaten aklı çalışan, kendini geliştiren biriysen bir şekilde yolunu bulur, kendini bir ofis işine atarsın yine.

ancak bahsettiğin kişinin kırılgan yapısı, zannediyorum ki evleneceği kişiyle aralarında bir sevgi olmaması ve sırf hayatını değiştirip çocuk yapmak için onunla evlenecek olması bu planı zora sokuyor. bu ilişki biçimi ve bu ruh haliyle almanya'da tutunma ve mutlu olma ihtimalini düşük görüyorum.
0
sir gawain
(14.05.25)
Gidilmez. Bir kaç seneye mesleğinin zirvesine çıkacak biri niye gidip başka yerde kasiyerlik yapsın? Aile kurma meselelerinde de işler istediği gibi gitmeyebilir. Too risky.
0
thugster
(14.05.25)
Kariyer bırakıp gitmek mesele değil bence. Ancak yaşadığı sorun ya da sorunların işiyle çok alakası yok anladığım kadarıyla. İşinden memnun olmasa, Türkiye'de de başka alternatifi olmasa gitsin derdim. Hayatını yoluna koymak için psikolojisini düzeltmesi lazım önce. Evlenip çocuk yapmak istiyorsa bunlar da sıraya gelir düzgün bir psikolojiyle.

Bence sorudaki en kritik kısım: "...ben bunun da maddi olarak başkasına bağımlı olmayla birleşmesi durumunda onu iyice çaresiz bir noktaya evrilmesinden korkuyorum.". Bu durumun yaşanması çok olası. Evlenip boşanmaz belki tekrar ama zayıf bir psikolojiyle iş bulamadığı ve maddi olarak özgür olmadığı ortamda kendini hapsolmuş hissedecek. Tanıştığı kişi her ne kadar aksini söylese de kendini ona yüklenmiş bir yük gibi görecektir. Her tartışmanın ucu da bu duruma bağlanır. E muhtemelen çevresi de olmayacak kısa vadede. Sonuç olarak içine düşebileceği durum mevcut halinden çok daha kötü olabilir. Bu riski göze alıyorsa atılacak bir adım bence.

Kasiyer olarak çalışma meselesine gelecek olursak, bunun bence gururla bir ilgisi yok. Yapılmayacak bir iş değil fiziksel iş. Ancak akademik kariyerinde 37 yaşında profesörlüğe yakın birinin yaşam konforunun bu kadar dramatik değişmesini psikolojisi kaldırmaz. "Ben niye geldim ki buraya?" diye sormaya başlar kendine ve bütün ufak olumsuzluklar batmaya başlar. Hatta Türkiye'de olsa daha beterini yaşayacağını bildiği ufak olumsuzluklar bile batar.

Evlenip çocuk sahibi olmak hayatındaki her şeyi yoluna koyacaksa gitsin. Ancak öyle olacağını pek sanmıyorum. Nitekim Almanya'ya yerleşmek, hem de yepyeni bir hayata adım atmak olumlu görünse de beraberinde çok büyük zorlukları da getirecek. Bu zorluklarla mücadele edecek psikolojisi yoksa çok zorlanır.
0
himmet dayi
(14.05.25)
hocam ben erkek bireyim ama kadın olarak empati yapıyorum. buradaki kariyerini çöpe atması, kocaya bağımlı olacağı anlamına gelir ve bu bence bir sorun. en ufak tatsızlıkta arkadaşınız bireysel özgürlüğü olmayacağı için her şeyi alttan alacaktır.

eğer okuduğu bölüm almanya'da geçerliyse bence bir an önce almanca öğrenmeye baksın ve orada bir üniversitede görevine devam etsin. aksi taktirde çok mutlu olacağını zannetmiyorum.

imza: almanya'da 4 yıl yaşamış bir birey.
0
elektr10
(14.05.25)
Arkadaşlar, böyle durumlarda benden size tavsiye: Nasip kısmet meselelerinde kimseye sakın tavsiye vermeyin. Sonuç müspet olursa, ne güzel. Oraya gidip sonucu kötü olursa ve sizi suçlasa da çok sıkıntı yok bence; ama gitmeyip kaldığında, şayet burada bir aile kuramazsa, inanılmaz ah alırsınız. “Aile kurmamın, çocuk sahibi olmamın önüne geçtiler,” derler. O ahı, kesinlikle alırsınız. Kesin. Aman diyeyim.

Sorunun cevabına gelince: Açıkçası çok bireysel bir soru. Benim için ailem olmadıktan sonra işmiş, kariyermiş önemsiz şeyler. Ben aile insanıyım. Üstelik gittiği yerde tamamen adama bağlı olmak zorunda değil. Belki 20 saat bir yerde çalışacak, gene iyi kötü bir şey kazanacak ama ailesini de kurmuş olacak. Ben bu opsiyonu kesinlikle tercih ederdim. Ailem olmadıktan sonra Microsoft’a CEO olmuşum, ne yazar?

Kadın için ne önemli? Tek yaşayıp tek göçmek ama kariyer yapmak mı? (Bu da ne demekse… Kimse sizi öldükten 5 sene sonra hatırlamayacak.“Kariyer kariyer” herkesin ağzında, ama kime yapıyorsunuz bu kariyeri? Zengini zengin etmek için. Yaşlılığınızda ne olacak? Anneniz, babanız, kardeşleriniz göçtüğünde?)
Yoksa ailesini kurmak mı önemli?
Kaldı ki profluga bu kadar yakınsa o ülkede de hem akademide hem özelde istedigi gibi bir isi zaman içinde bulur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.05.25)
herkes kendi işine baksın.
0
janderzel zartanyan
(14.05.25)
(13)

Katedral pisliği

michael_knight
Avrupa’daki katedrallerin neredeyse hepsinin dışında oymalı kakmalı süsler desenler var ve bunların girintileri simsiyah kirli. Bu kirli görüntü daha eski göründüğü için beğenilen bir durum mu yoksa temizletmeye paraları mı yok?
Avrupa’daki katedrallerin neredeyse hepsinin dışında oymalı kakmalı süsler desenler var ve bunların girintileri simsiyah kirli.

Bu kirli görüntü daha eski göründüğü için beğenilen bir durum mu yoksa temizletmeye paraları mı yok?
0
michael_knight
(26.04.25)
pics or it didn't happen bro
0
sonsuz
(26.04.25)
Bilmem kaç yüz yıl önce yapıldığı için gidip kloraklayamiyorsun. Kol gibi ücreti var ve çok zaman oluyor ve bazilarinda kullanilan taslar sebebiyle zaten yapamıyorsun. Sonuçta çimento ve kiremit değiller.
Bazılarında arada sırada yapiliyor diye biliyorum.
Bu kadar yıllık katedral geçmişimde hiç kafama takilmadi ama istersen orada bir 1000€ atıp bunu yikamaya kullanın diyebilirsin gönlünden geçiyorsa.
0
logisticsmanager
(26.04.25)
tarihselliği yansıttığı için ellemiyorlardır genelde
(bkz: patina)

yalnız başlık yanlış anlaşılmaya müsait ve sansasyonel olmuş. şöyle olabilirdi:
"Katedral dış cephesindeki taş oymalar üzerindeki siyahlık ve bunların temizlenmemesi"
0
ermanen
(26.04.25)
güzel bir kontrast oluşturduğu için göze hoş geliyor. tamer bey gibi beyazlatsalar yavan görünür bence.

köln katedralini, edinburg yapılarını pammık gibi düşünemiyorum.
0
yurtsuz john
(26.04.25)
tarihi eserler olduğundan powerwash'a çok uygun değiller riskli olduğundan. yoksa içinden bile geçersin. bence de leş gibi duruyor bu arada.

örneğin, normalde roma heykelleri de beyaz değildir ama insanların aklında beyaz mermer görüntüsü normal olduğundan, boyanmış hallerini görünce kanıksarlar ya. bence bu leş katedrallerin de yapıldığı dönemde o majestik görüntüleri zamanla gördüğümüz gibi kapkara hale gelmiş ama tıpkı heykellerdeki gibi aksi yönde kanıksanmış. temizlesen, bok gibi olmuş derler. halbuki intended versiyonu o katedralin normalde. öyle görmen gerekiyor.
0
sanal hayvan
(26.04.25)
sonsuz +1

Ulan bunca yil onlarca katedral gordum, hic de dikkatimi cekmedi, gozumde dahi canlanmadi bile iyi mi?
0
freedonia
(26.04.25)
@sonsuz ve @freedonia, siz foto isteyenlerin hayatında daha önce katedral fotoğrafı gördüğüne bile inanamıyorum. Bakınca ilk gördüğüm şey o kirler:
Örnek fotoda sol tarafı temizlemişler:
buffaloah.com

@logisticsmanager, kilisenin de parası yoksa biz ölelim. Google'a göre 100 milyar dolar civarları veya çok daha fazlası serveti varmış, benim bin euro kaybolur gider.

@ermanen böyle biraz kışkırtıcı sorayım ki ilgi çekip daha fazla cevap alayım istedim. Reha Muhtar izleyerek büyümüş nesilim.

@yurtsuz john tamer bey kimmiş diye baktım, öğrendim. Popi olduğunda görmüştüm ama ismi aklımda kalmamıştı. Hafızanda daha faydalı bilgilere yer açmanı öneririm.

@sanal hayvan, benimle aynı fikirde olduğun için bence en kral insan sensin şu anda.
0
🌸michael_knight
(26.04.25)
Ben bir kere denk geldim, buhar gibi birşey püskürterek temizliyorlardi
0
mirty
(26.04.25)
bence ilginc bir soru. Köln Katedrali temizlenmeye başlanmış mesela:
www.kaercher.com

düşük basınçlı mikropartikül püskürtme yöntemi kullanılarak temizlik yapılıyormuş. taşlar hassas çünkü. basınçlı su daha çok zarar verir sanırım. havadaki kükürt ve asit yağmurları da kararmasına neden oluyor.

Reddit'te de biri kısaca soyle demis:

Köln Katedrali'nde farklı taş türleri ve renkleri kullanıldığı için, temizlenirse bugünkü siyah tonun yarattığı bütünlük kaybolur, yamalı bir görüntü oluşur. Ayrıca temizlik çok maliyetli ve zahmetli olduğu için, katedral atölyesi temizlik yapmamaya karar verdi.

tabii 7 yıl once denmis bu. temizlemeye karar vermisler simdi.
www.reddit.com
www.reddit.com
0
ermanen
(26.04.25)
Bahsettiğiniz olayı direkt anladım ancak zannettiğiniz aksine o durum yüzyılların kiri pisliği değil, tamamen kullanılan materyalin yarattığı bir durum.

O katedrallerin çok büyük bir kısmı kireçtaşı kullanılarak inşa edilmiştir. Kireçtaşı (ve bazen kumtaşı) yüzeyleri havadaki kükürtdioksit ile birleşip jips (kalsiyum sülfat) denen bir katman oluşturur ve bu katman hem koyu renkte olur hem de zamanla taşın üstüne yapışır.

Neden kireçtaşı kullanıyorlardı diyorsanız da birçok sebebi var. Mesela yerel bir malzeme kireçtaşı birçok ülkede. Üstelik, ilk çıkarıldığında yumuşak olması sebebiyle işlemesi kolay bir taş. Bu yumuşaklığı zamanla kaybettiği için zamanla sertleşerek yüksek yük taşıma kapasitesine sahip bir taş. Katedralin tamamında kullanılmayacaksa bile tonozlar, kemerler örülürken kireçtaşı tercih edildiği olmuştur.
Mesela Amiens Katedrali (Fransa) yapısal taşıyıcılarda yerel kireçtaşı ile fakat dış cephedeki heykellerin ve süslemelerin bir kısmında daha ince işlenebilen, bazen başka taş ocaklarından getirilen özel yumuşak taşlarla inşa edilmiştir. Salisbury Katedrali, Westminster Abbey, Rouen Katedrali, Duomo di Milano başka örnekler bu olaya.

Aynı zamanda din, her zaman bu kadar kenara itilmeye müsamaha gösteren bir şey değildi. Çok uzun yüzyıllar boyunca insanlar üzerinde korku aracıydı. Kireçtaşının zamanla kararması insanlar üzerinde bir dini binanın yaratması gerektiğine inanılan gloomy havayı iyi yaratıyordu.

Ek olarak, bu yüzeyler zannettiğiniz aksine sık sık bakıma girer ve temizlenir ancak materyalin tekrar jips ile kaplanması sadece birkaç sene sürer. Bu bakım işlemi genelde 4 aşamada tamamlanır ve her defasında tek cephe üzerinde çalışılır ki katedralin tamamını kapatmak zorunda kalmasınlar. Kireç ve kumtaşı o kadar hızlı kararır ki genelde 4. cephe de bittiği vakit ilk cephe neredeyse yarı yarıya tekrar eski görünümünü yakalamış olur.

Bunu ben de merak etmiştim vaktinde, bana da kirli gözüküyordu ancak sonra mesleğe girince fark ettim ki, fonksiyonellik ve maddiyat estetiğin önüne geçebiliyor ve üstelik bu materyalin sürekli beyaz tutulması resmen imkansız bir şey.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.25)
@michael; çoğu kilisenin bakımının sorumlusu devletler, yerel kurumlar. Vatikan değil. O yüzden papa elini cebine atsın diye bir şey yok.

O yüzden 1000€yu devlete yatırırsan yardımı olabilir. Ben misal kiliselere klorak dökülmesi için vergi alınmasını istemem. Görsel olarak bana etkisi yok ve dedigim gibi hayatımda ilk defa umursandigini gördüm demekki çok ufak bir kitlenin gözüne batiyor. Çok önemli bir şey olsa emin ol zaten bir politik partinin konusu olurdu.

Yani soru enteresan olsa da dediğim gibi 8 yıllık yurtdışı hayatımda bunu önemseyen bir insana denk gelmedim demekki bunu pis bulan, önemseyen sayısı sınırlı. Ve olmama sebepleri de zaten açıklanmış.
0
logisticsmanager
(26.04.25)
Her yeri yıkayan dandik bir fenomenimiz vardı, onu göndersinler foşur foşur yıkar.
0
10551037
(26.04.25)
kara taşlı kilise kasvet hissi veriyorsa beyaz taşlı da görkem hissi vererek yaratması gereken havayı yaratır. bkz. bütün vatikan, la sagrada familia...

zaten insan kasvetten çok görkem ile harekete geçer. kasvet bir yerden sonra insanı tüketir.

kilise 500 senelik, 300 sene önce kafaya koyup taşları kazısa 10 seneye tekrar kararacağını elbette biliyorlar, boş yere uğraşmamışlar. buradan ideolojik üfürmeye lüzum yok.

önce fikrini söyleyip sonra hikayesini yazmış. bi taraftan uydurma kötü bi retorik olmuş. nasılsa sallayana bi şey yapmıyorlar ahahahah. freud daha güzel sallıyor.
0
lambırcek
(27.04.25)
(2)

Diptyque parfümünü nasıl bilirseniz?

put it in your appropriate place
Pek anlamam parfümlerden. Diptyque duydunuz mu daha önce, tavsiye eder misiniz? Veya bunu, buna bak, iyidir diyeceğiniz var mıdır?
Pek anlamam parfümlerden. Diptyque duydunuz mu daha önce, tavsiye eder misiniz? Veya bunu, buna bak, iyidir diyeceğiniz var mıdır?
0
put it in your appropriate place
(29.03.25)
Evet. Mum ve oda kokusu da yapıyorlar :)
Bunun hastasiyim;
www.diptyqueparis.com
0
logisticsmanager
(29.03.25)
ben parfümünü kullaniyorum, cok basarili. tavsiye ederim. chloe love piyasan kalkinca yöneldim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.03.25)
(6)

Hangi baskın duygu tarafından yönetiliyorsunuz?

sekizdokuzon
Beni kaygı yönetiyor. Sizde durumlar nasıl?Teşekkürler.
Beni kaygı yönetiyor. Sizde durumlar nasıl?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.03.25)
Öfke ama bu politik olaylardan dolayı değil genel olarak ama kaygım öfkeye de dönüşüyor olabilir, dışarıdan sakin biriyim, şiddet eğilimim yok içimde patlıyor her şey :(
0
grimavi
(21.03.25)
Gelecekle ilgili belirsizlikler, olumsuz senaryolar, kontrol dışına çıkma korkusu ve kendimle çatışmalarım var: öfke var, umutsuzluk var, suçluluk, huzursuzluk, gerginlik…

Duygusal zararları öngörüp gelecekten kopmak var. Hepsi kaygının altında toplanıyor.
0
vedatchilipeppers
(21.03.25)
Hicbir baskin duygum yok. Durumlar karsisinda gereken farkli tepkileri veririm. Sinirlendirilmem asssiri zordur. Genel olarak sakinlik ve akisina birakmak duygulariyla yasarim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.25)
Benim de kaygı. Kaygı ve endişe baskın. O da hep belirsizliklerle dolu bi hayatım olduğundan.

Hayatımın bi bölümünde öfje baskındı ama o duygu durumundan nihayet paçayı sıyırdığımı düşünüyorum.
0
truf
(21.03.25)
utanç galiba.
0
suyin
(22.03.25)
Geleceğe yönelik belirsizliğin vermiş olduğu kaygı diyebilirim. Çünkü istediğim şey, kendimce sınırlarımı görmek ve bunu zorlamak, kendimce güzel bir hayat yaşamak. Ara ara zaman geçiyor diye tribe girdiğim oluyor.
0
put it in your appropriate place
(22.03.25)
(13)

Bulaşık makinesi tableti

asteriks
Tablet ne kullanıyorsunuz? Makineyi açınca yoğun koku oluyor. Tableti kırıp kullananlar oluyormuş. Deneyen var mı? Ya da marka öneriniz var mı?
Tablet ne kullanıyorsunuz? Makineyi açınca yoğun koku oluyor. Tableti kırıp kullananlar oluyormuş. Deneyen var mı? Ya da marka öneriniz var mı?
0
asteriks
(25.02.25)
Moms green kullanıyorum. Tek tablet. Memnunum. Kırmakla falan uğraşmam hiç. Koku da olmuyor organik olduğu için
0
mor oje
(25.02.25)
koku nasıl bir koku? makineyi düzenli aralıklarla temizleyici kimyasallarla (Quick'n shine öneririm) temizlemek lazım. Ayrıca giderini de temiz tutup tuzunu eksik etmemelisiniz. muhtemelen bunlardan kaynaklanıyordur. ben fairy kullanıyorum, gayet güzel.
0
orient blue
(25.02.25)
Deterjan kokusunu diyorum. Makineyi temizliyorum.
0
🌸asteriks
(25.02.25)
finish powerball quantum/ultimate. arada bir de pril in tablet makine temizleyicisini kullanıyorum, çoğu temizleyici gibi boş makinede kullanmak gerekmiyor.

makinenin giderini de temizleyin sık sık.
0
inheritance
(25.02.25)
Fairy tablet kullaninca oldu bizde o koku. Sonra baska markaya degistirdim. Bir alternatif olarak sivi deterjan da kullanabilirsin. Dozaji kendin ayarlayabiliyorsun.

Bu durum filtrelik bir sey degil. Benim makinem yepisyeniydi ben bu problemi yasasigimda. Makineyi ilk kullanmaya basladigimda fairy tablet vardi evde. asiri kimyasal deterjan kokusundan rahatsiz olup baska markaya degistirdigim an o koku gitti. Elimde kalan 5-10 fairy tableti sonra ne zaman kullanmak istesem o koku hep geri döndü. Kirli filtreli makinede koku da kötü oluyor. Bu bahsedilen temiz ama yogun bir kimyasal kokusu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.25)
makinenin alt tabanında filtreleri söküp temizlemeniz lazım.
0
adivar
(25.02.25)
genelde fairy platinum ve finish parlatıcı kullanırım, green clean tablet de kullanmıştım, hiç koku olmadı.

şununla da makina temizliğini yapıyorum:
www.amazon.com.tr

kenarlardaki lastikleri de hafif bir temizleyiciyle siliyorum.
0
visnebahcesi
(25.02.25)
finish ultimate plus.

bi koku almadım ben baya güzel temizliyor da.
0
jelly bear
(25.02.25)
Moms green +1
0
mikahakkinen
(25.02.25)
Deterjan kokusundan ben de çok rahatsız oluyorum. Şu ikisi de parfümsüz, çok memnunum:
www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr

Şu da parfümsüz elde yıkama deterjanı:
www.rossmann.com.tr
0
fotrsapka
(25.02.25)
Geçen gün bir üç harfli markette kasa bası muhabbeti yapan 10-15 ev hanımı, piyasaya yeni çıkan sparks marka tabletlerin piyasanın açık ara en iyisi olduğunu söylüyorlardı.
İnandım, denedim, hemfikir oldum.
0
Mirket
(25.02.25)
goingzeero.com

marketlerde hangisinde indirim varsa onu alıyorum tablet olarak. balık gibi ağır yemekler veya makine tam dolu olduğunda tablet kullanıyorum.

gz'nun tek sıkıntısı tavsiye edilen bir kaşıktan fazla ürün koyunca bardaklar matlaşıyor. onun da çaresi limonla sırçaları silmek.
0
janderzel zartanyan
(25.02.25)
Aynı kokudan ben de muzdaribim. Özellikle Fairy aşırı kokuyor bence. Frosch kullanmaya başladıki memnunuz.
0
tss
(26.02.25)
(7)

Martılar kargalar karda kışta nereye sığınıyor? Üşümüyorlar mı?

ermanen
İstanbul'da yoğun kar başladı. Baya yağacak heralde.Martılar karda kışta üşümüyor mu? Nereye sığınıyorlar?Soğuk havaya daha dayanıklılar tabii diğer kuşlara göre ama kar da işin içine giriyor.Bu havada gezen ve çatıda duran da var.Haliç tersanesine ve gemilere de mi sığınıyorlar bazen acaba...Kargal
İstanbul'da yoğun kar başladı. Baya yağacak heralde.
Martılar karda kışta üşümüyor mu? Nereye sığınıyorlar?
Soğuk havaya daha dayanıklılar tabii diğer kuşlara göre ama kar da işin içine giriyor.
Bu havada gezen ve çatıda duran da var.
Haliç tersanesine ve gemilere de mi sığınıyorlar bazen acaba...

Kargalar da biraz büyük, ağaçlarda da duruyorlardır belki. Ama mesela Kuzey Amerika'da kış gelince göç edenler var. İstanbul'dakiler göç etmiyor sanırım.

Daha küçük kuşlar ovuklara, çatı aralarına, bir yerlere girebiliyor sanırım. Güvercin, serçe gibi.
0
ermanen
(19.02.25)
Burada kar yağıyor, az önce camdan baktım 5 tane martı uçuyordu, sanırım üşümüyorlar.
0
lamborcini
(19.02.25)
Balıklar da buzlu suyun altında yüzmeye devam ediyorlar, bilmiyorum gidip sormak lazım
0
HellKeePer
(19.02.25)
@HellKeePer

Balıklar apayrı konu. Balıklar soğukkanlı, yani vücut ısıları çevredeki suyun sıcaklığına göre değişir. Su soğuksa balık üşümez çünkü vücutları suya uyum sağlar. Ama su sıcaksa, balık da daha sıcak olur. Kuşlar ise sıcakkanlı, yani vücut ısılarını kendileri korurlar ve dışarısı soğuk olduğunda üşüyebilirler.
0
🌸ermanen
(19.02.25)
Biz bile kuş tüyü, kaz tüyü montlar giyiyoruz çünkü bu kanatlı hayvanların tüyü hayvan gibi ısı yalıtımı sağlıyor.

Göçmen kuş değil ki bunlar, yaşadıkları iklime uyum sağlayanlar çoğalıyor, uyum sağlayamayan fazla üreyemeden ölüyor. Sığındıkları ağaçlar, kapalı yerler de vardır mutlaka.
0
kobuzchu kiz
(19.02.25)
kuş uzmanı değilim ama martıların üşüdüğünü sanmıyorum. neticede onlar su kuşu ve daha önceki yıllarda böyle karda falan denizde yüzdüklerine şahit oldum. onların tüyleri yağlı ve muhtemelen tenlerine su değmiyordur. tüylerindeki yağlı katman onları su ve soğuktan koruyordur. karga ve güvercinleri bilemem ama onlar da sonuçta açık hava hayvanı elbet dirençleri bizden daha yüksektir.

şöyle bir şey var www.youtube.com
0
exlibris
(19.02.25)
kargalari bilmiyorum ama martilarin deniz kusu olmasindan ötürü ördekler gibi tüylerinin hidrofobik olabilecegini düsünüyorum. su video benim cok hosuma gitmisti: www.youtube.com
google'a sorarsak bence martilarin tüyü de ayni böyledir.
www.youtube.com

exlibris neredeyse ayni seyi benden önce yazmis, yazdiktan sonra fark ettim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.02.25)
ölüyorlar

kargalar itlaf ediliyordu haşerattan farksız olduğu için
6 Nisan 1932, Akşam gazetesi
i.imgyukle.com

kediler köpekler de soğukta ölünce insanlara ait şehirler başıboş hayvanlardan temizleniyordu.
ölmeyince itlaf ediliyordu 1920lerden 2005e kadar sürdü bu.

ama artık siyasi/yem rantı icabı ve insanların menfi dönüşümü sonucu hepsini bakmak gerektiğine dair bir inanış doğdu
0
lambırcek
(20.02.25)
(8)

Taş evlerin taşı nereden geliyor?

Mehmettheslim
Civardan toplaması imkansız değil mi? O koca koca taşları taşımak evi dikmekten daha zordur.
Civardan toplaması imkansız değil mi? O koca koca taşları taşımak evi dikmekten daha zordur.
0
Mehmettheslim
(18.02.25)
O gördügünüz evlerin aslında neredeyse tamamına yakını taş ev degil. Normalde betonerme ev yapılıyor. Dışına basit bir şekilde şu tarz kaplamalar yapılıyor

arkhestone.com


Düz kesme taş olanlar ise eskiden ustası tarafından uygun boyutlarda büyük taşların kırılıp tugla gibi harçla üstü üstte koyma suretiyle yapılıyor.
0
limonlu eksi
(18.02.25)
Tas ocaklari var. Mesela Giresun'da Karabulduk yolu uzerinde yillardir calisan bir tane var. Cok guzel sarkik taslar vardi, sanki bu tarz isler icin yapilmis gibi gorunen, dinamitlerle vs patlatip sattilar.

Onun disinda ailemizin en eski evi, cumhuriyet oncesi yapilmis, cogunlukla tas isciligi iceriyor. Yaklasik 500-600 metre mesafede kayalik bir yer var, oradan cikarmislar diye anlatildi. Hatta harc icin kirec yapmayi denemisler, hala izleri var ama basarili olabilmisler mi emin degilim. Taslar bir daire olusturulmus 2 metre falan capi vardir, sonrasinda gunlerce ortasinda ates yakilmis vs, tabii teknik detayini bilmiyorum ama hala kirec gibi beyaz izler var.

Neyse sorunuza gelirsek, kamyona yuklenip kullanilacagi yere gidiyor. Tasi bulmak sorun degil, iyi usta bulmak sorun.
0
mbond
(18.02.25)
ama hangi taş evler?
diyarbakır'dakiler siyah taş, kars keza. taş ocaklarından getiriyorlar onları. şekillerinin bozulması sorun olmadığı için "kepçe" ile damperli kamyonun arkasına atıyorlar. damperli de kaldırıp bırakıyor. taşımak o kadar zor değil. dikili limanı karşısında oturdum, o limandan en çok taş yüklenir yurtdışına gönderilir.

gerçek taş evler, henüz yıkılmamış eski köy evleri veya urla gibi emekli cfo, ceo'ların yaptırdığı evler.

yazlık taraflarda site olanlar bildiğiniz tuğla
limonlu eksi +1

urfa'lı bir usta ile tanışmış telefonunu almıştım, hayal işte. gaz beton bir evin ısınması ve ısıyı koruması ile taş evinki arasında büyük fark var. rum evinde yaşadığım için söyleyebiliyorum. taş ev talebim sona erdi. ben ne çok konuşuyorum bu aralar yahu.
0
janderzel zartanyan
(18.02.25)
cevabi bilmiyorum ama bazi ilanlarda kullanilan taslarin o yoreden oldugu belirtiliyor. bu nasil bir arti deger katiyor onu da bilmiyorum.
0
Sour
(18.02.25)
Ankara taşı vardır Andazit diye geçen bir volkanik taş. Kırmızı renktedir. Andazitin hepsi kırmızı değil de Ankara'da çıkanlar kırmızı sanırım. Anıtkabir ondan yapılmıştır. Koca koca taş bloklar yığılarak yapılmış. Ankara taşı topraktan çıkarıldığında nispeten yumuşak ve kolay işlenir, hava ile temas ettikçe sertleşir demişlerdi. Ne derece doğrudur, bilmem. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan binalar, Eski Bakanlık binaları da Ankara taşından yapılmıştır. O dönemde bildiğim kadarıyla mimari işiyle Almanlar uğraşmış. Mesela demiryollarını yaparken İstasyon binalarını da Ankara taşından yapmışlar. Kenar köşe yerlerde Tren istasyonlarında eski İstasyon binalarını görmüşünüzdür. Hepsi kırmızı hepsi tek tip binalardır.

Andaziti artık incecik kesebiliyorlar ve @limonlu eksi'nin dediği gibi, binaları fayans kaplar gibi bunlarla kaplıyorlar. Biraz daha kalın, çarpma taşı yapıp onunla kaplanan var. Zaten levha levha çıkan Kayrak taşı denen taşlar var. Onunla kaplanan binalar da var. Hatta kalıp kullanarak doğal taşmış görüntüsü verilmiş beton sıva da kullanılıyor. Tuğlanın bile fayans gibisini yapmış adamlar. Her şey sahte artık.
0
Mirket
(18.02.25)
bu benim uzmanlik konum :)
sordugunuz günümüz mimarisi mi, yoksa tarihi yapilar mi? tarihi yapilarsa cevap cok basit. evet, civardan geliyor. vernaküler mimari tam olarak yöresel malzemeler, bölgenin sosyokültürel yapisi ve yapim teknikleriyle sekillenmis mimaridir.
bazi durumlarda cevredeki antik kentler bile tas ocagi kaynagi olmustur. adam evin temelini bouleuteriondan apardigi sütunla atmistir mesela. bunda yanlis bir sey yok.

günümüzde is biraz daha farkli. eger tas ocagi yakinlarinda bir bölgeyse bu tip evlerin yapilabilirligi parayi basarsan gene mümkün ama tas ocagi uzagindaysan normal bir insanin, hatta görece zengin sayilacak bir insanin da yaptirtabilme ihtimali pek yok. ali koc falan olmak gerek yani. bu sebeple tas diye sattiklari evlerin cogu betornarme. disaridan tas görüntüsü veriliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.02.25)
cevabı evin olduğu yöreye göre değişir. bölgedeki arazi kayalıksa temel kazılırken elde edilen taşlar ve çevredeki kayalar kırılarak kullanılıyor. taşın olayı güzel görünümü ve fiyat uygunluğundan geliyor.
0
bravoteam
(19.02.25)
Eski evlerde civardan geliyor. Hatta bu sebeple tarihi eserlerin içine edilmesi ve onların parçalarının yığma taş olarak kullanılması sıkça rastlanan bir saçmalık. Aynı bölgelerde görece yeni olan evlerde ise bakımsız kalmış arsa sahibi olan ama arsasına uğramayanların evlerinden söküp çalarak yapma seçeneği de ekleniyor.

Yeni evlerde dizayn buysa ya yapay şekilde taş görüntüsü verilmesi ya da bu taşların alınıp kesilip tuğla gibi dizilmesi yaygın.
0
nawar
(19.02.25)
(5)

is tavsiyeleriniz neler?

Coma
Arkadaslar,Ben y. lisansimi ve doktorami yurtdisinda yaptim, bu arada is tecrubem de oldu ama sadece calisandim. Simdi ise bir aydir Tr'de bir arastirma grubunun basinda calisiyorum. Ama buralari unutmusum ve sudan cikmis balik gibiyim. Kime nasil davranacagimi tam olarak kestiremedim. Ozel olarak y
Arkadaslar,
Ben y. lisansimi ve doktorami yurtdisinda yaptim, bu arada is tecrubem de oldu ama sadece calisandim. Simdi ise bir aydir Tr'de bir arastirma grubunun basinda calisiyorum. Ama buralari unutmusum ve sudan cikmis balik gibiyim. Kime nasil davranacagimi tam olarak kestiremedim.

Ozel olarak yasadigim bir durum olmadi sadece bana ve burayi okuyanlara genel olarak is hayati ile ilgili verebilecegini tavsiyeleriniz varsa ogrenmek cok isterim.

Tesekkurler.
0
Coma
(12.02.25)
türkiye'de kendini adapte etmen gereken sey sarsılmaz ast üst ilişkisi, statükocu yapısı, kraldan çok kralcılığı, adam kayırmaları, ayak kaydırmaları, entrikaları ve dedikodulari, tam bir ortaçağ derebeyliği zihniyetiyle yönetilen kurumlari ve personeli.

arkani döndügün an dedikodun yapilacak. yurtdisinda okudugun icin acayip kiskanilacaksin ve bu, daha cok dedikodunun yapilmasi icin sadece bir neden. bu kiskanclikla yaptigin isi boklamak icin telefon diregine konan kuslar gibi siraya girecekler. kadinsan hele isinin begenilmesini hic bekleme. egitiminden/yeteneklerinden/kendinden süpheye düsmeye kendine izin verme cünkü inan bana, bunu da yapmaya calisacaklar. bir isin neden olmadigini soracaksin mesela, senin yöneticilik vasfindan, iletisim becerilerinden, liderlik pozisyonundan girecekler olaya.
üstsen insanlara üst gibi davran. sinirlari ciz. kurallari koy. en önemlisi de bunlari uygula.
simdiden bol sabirlar dilerim. allah kurtarsin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.02.25)
yurt disinda yasayip tr'yi özleyen ama oradaki mutsuzluguna katlanabilmek icin her firsatta tr'yi kötüleyen insanarla calismiyor olman büyük bir arti bence.

tr'de ihtiyac aninda ulasilabilir olman genel olarak calismandan daha önemli.
almanya'da mesela senin ulasilabilir oldugum saatler bu bu dedigin takdirde acil durumlarda ulasilamilamiyor olman eksi ya da art getirmez pek. ama tr'de sefin pazar günü su mail nerdeydi ya diye eften püften bisiden arasa ve sana ulassa hoop + puan.

benim gördügüm en önemli fark bu.
0
sonsuz
(12.02.25)
Konuşma'nın dediği doğru, eğer grubunuzda başarılı insanlar varsa sorun yok, başarısız-beceriksiz insanlar arkanızdan 'ne biliyormuş' falan diyecekler, başarını küçümsemeye çalışacaklar falan, bunlar heryerde oluyor zaten, cehennemdeki Türk kazanı hikayesi gibi.

Yani sınır çiz, ben çok sohbet etmem, çalışmaları e-postayla da gönderirim. Toplantıları takip ederim.
Ben en çok 'üslup' kelimesiyle karşılaşıyorum ve bu kelimeyi kullananlardan hayır gelmediğini anladım, bir çalışmanın neden yapılmadığını soruyorum, 'üslubunuza dikkat edin' :D, konuyu saptırıyorlar, bu gaslighting falan galiba. Eşit ol, zaten zamanla çözersin herkesi.
0
Ley
(12.02.25)
Sözlükte iş hayatına yeni başlayan tarzı bişey vardı. Madem geldiniz nasıl bir atmosfer ordan okuyarak rahatlıkla insanları anlarsınız.
0
cakmayazar
(12.02.25)
istikrar ve sadakat'a önem veriliyor, network baskın gelmezse
0
mantık
(12.02.25)
(10)

karga yavrusu istiyorum

OgutucuRecep
bunu satmak suç dimi? satan birini bulamayız :S
bunu satmak suç dimi? satan birini bulamayız :S
0
OgutucuRecep
(31.01.25)
Kardeşim Maçka Parkı'na git ağzına kadar karga dolu al bi tanesini kaç git ama karga klanı mafya gibidir illa ki peşine düşünüp hesabını sorarlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.01.25)
Abi şöyle akıllar vermeyin, millet yapacak sonra hayvana yazık olacak.

Instada gördüğün videodakiler gibi olmuyor o işler. Karga çok gürültü çıkarır. İnatçı. Zarar verir. Sana da zarar verir. Her yeri pisletir. Sosyal hayvan, evde sıkılır. Uçmak ister uçamaz. Evimde bir tane engelli(ayakları) karga var, senin gibi hayallerim vardı ama öyle olmuyormuş.
0
Shepard
(31.01.25)
karga yavrusunu ne kadar arar haberin var mi? kedi ve köpek yavrularini annalerinden koparanlari gördüm de, organ mafyasi gibi simdi de kargalarin yavrularinin pesine mi düstünüz?
illa istiyorsan ayagi ya da kanadi sakatlanmis bir kargayi al, tedavisini yaptirt, sonra istesen de o seni birakmayacaktir zaten.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.01.25)
biraz şımarıklık olmuyor mu bu istek?
0
ya ben lan neyse
(31.01.25)
Kargaların bol olduğu bir yerdeysen, balkona veya pencereye yem koy. Gelip gidip yer onu. Karşılık olarak da sana hediye getirir arada. Tespih tanesi, renkli şişe kapağı falan.

(bkz: kargaların düzenli hediye getirmesi )
0
Mirket
(31.01.25)
ben Bostancı'da denize yakın otururken balkona sürekli yem ve su koyuyordum . güvercinler ve kargalar eksik olmuyordu balkondan, aşırı pisletiyorlardı ama seviyordum. yarısı yenmiş hamsi getirdi kargalar birkaç defa.
ama bir kargam olsun isterdim açıkcası .
0
devilone
(31.01.25)
bulursun da agresif oluyorlar. seveceğini sanmıyorum
0
wd40
(31.01.25)
Eskiden pet shoplarda cins karga satilirdi, konusan cinsten. Illegal degilse oralarda bulunur. Misir carsisin yanindaki petshoplarda goruyordum hep.
0
mirafiori
(31.01.25)
karga nagual hayvandır. seni seçerse kendi gelir. satın alsan bile hayrını göremeyebilirsin.
"besle kargayı oysun gözünü"
0
mathilda.may
(31.01.25)
Istanbul eminonunde petshoplar var

Orada beo adinda karga satiliyor bu karga konusabiliyor ve evcil degerli bir hayvan satin alabilirsin

Örnek video www.facebook.com
0
Zetnikov
(01.02.25)
(4)

Stt geçmemiş ama ekşiyen makarna

muhayyer divan
SelamDün migrosun kendi markası olan spagettilerden birini pişirdim, market salçası kullandım ve hiç hoşlanmadım, ev salçasına çok alışmışım. Yedim filan ama makarna dişlerime yapıştı bi kere. Sonra da tadında bir tuhaflık hissettim. Aradan birkaç saat geçmiş kardeşimle annem tekrar bakmışlar makarn
Selam

Dün migrosun kendi markası olan spagettilerden birini pişirdim, market salçası kullandım ve hiç hoşlanmadım, ev salçasına çok alışmışım. Yedim filan ama makarna dişlerime yapıştı bi kere. Sonra da tadında bir tuhaflık hissettim.

Aradan birkaç saat geçmiş kardeşimle annem tekrar bakmışlar makarnaya, ekşidiğini görmüşler ve çöpe atmışlar. Paketine baktım son tüketim tarihi en az 1 yıl ileride.

Hiç böyle bir şey duydunuz mu, stt geçmiş makarnayı yeniden paketleyip satmak filan. Her zamanki gibi pişirdiğim makarna neden dişlerime yapıştı mesela. Ne olabilir, diğer paketlerden de endişe ediyorum şimdi. Ne yapmam lazım?
0
muhayyer divan
(30.01.25)
paketlerin üstündeki skt'nin silinip daha ileri bir tarih basildigiyla alakali haberler patlamisti birkac sene evvel.
www.gunes.com
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.25)
Yuh, peki ben nasıl anlayacağım sağlıklı mı değil mi... Resmen pamuk ipliğiyle yaşıyoruz ha.
0
🌸muhayyer divan
(30.01.25)
Makarnanin normal tarihi asiri uzun zaten, o kadar zamanda satilmamasi zor diye dusunuyorum. Arti tarihi gecse de tadina etkisi olmasi zor, bunun yaninda tarihi gecmeyip de sorun da olabilir. Saklama kosullarinin etkisi cok, Istanbul'da Agustos sicaginda naylon paketlerdeki bakliyatlar falan kurtlaniyor. Makarnanin pisirmeden once formunda bir bozukluk var miydi? Belki salca kotudur?
0
mbond
(31.01.25)
hocam sorun makarnada değil de salçada olabilir. fabrikasyon salçaların üstünü yağ ile doldurup hava ile temasını kesmezseniz zaman içerisinde küflenmeye başlıyor. farkında olmadan küflenmeye başlamış kısmını kullanmış olabilirsiniz. yoksa makarna (bildiğimiz kuru makarna için konuşuyorum) kendisi ekşiyecek bir şey değil. makarnanın paketini açtıysanız ve nemlenmeye başladıysa bu durumda bozulma ihtimali var ama hava almayacak şekilde paketli makarna skt geçse bile tüketilebilir.

dişe yapışma olayı da pişirme süresi ile alakalı olabilir.
0
shadowfollower
(31.01.25)
(12)

ilk akla gelen

a perfect lie
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor? Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor? Hangisi geli
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor?

Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor?

Hangisi geliyor, sizce niye o geliyor yazarsanız çok sevinirim.

Teşekkürler,
0
a perfect lie
(27.01.25)
Filtre kahve, daha uzun içimli olduğundan yanında bir şeyler tüketmeye daha uygun geliyor

Pasta kek kurabiye bisküvi vs bir lokma alıp üzerine bir yudum kahve böyle böyle 15-20 dakika eşlikçilik
0
grimavi
(27.01.25)
1. espresso bazli kahveler
2. turk kahvesi.

yanlarinda birsey ikram edilmeye en uygun bu ikisi oldugu icin. en cok tukettigim filtre kahve. filtre kahve biraz uyanma, kendine gelme kahvesidir bence. dunyada yaygin kullanim da bu sekilde bence.
0
buenosdias
(27.01.25)
türk kahvesi tabii ki.
sebebi özenti olmamam.
0
sonsuz
(27.01.25)
hicbir kahveyi icmiyorum ve hayatimin yarisindan cogunu yurtdisinda gecirdim ama aklima hala türk kahvesi geliyor.
ama yabanci biri sorar ya da yabanci dilde okursam filtre kahve türevi gelir.
kimin dedigine ve hangi dilde duyduguma bagli olarak degisiyor yani.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.01.25)
Filtre kahve/americano/latte ve hatta düz nescafe gelir ama türk kahvesi gelmez ya. Türk kahvesi ya da espresso gibi tek atımlık kahvelerle bi şey yemek zor olduğu için ikram dendiği anda aklım büyük fincanda yudum yudum içilen kahvelere kayıyor.

Edit: no context bir şekilde kahve lafı geçse ya da biri kahve ister misin derse de aklıma büyük fincanda kahve gelir. Türk kahvesi diye spesifik belirtilmedikçe aklıma Türk kahvesi gelmez. Özenti de değilim, hemen her gün hem normal kahve hem türk kahvesi içiyorum. Türk kahvesi sadece spesifik ve ayrı bir kahve türü yani kahve denince akla gelen ilk olması ilginç geldi bana
0
nundu
(27.01.25)
@konusma, soru türkce sorulmus ablacim.
0
sonsuz
(27.01.25)
X kahvenin yanında iyi gidiyor diye duyarsam kafamda canlanan kahve x'e göre değişiyor. Örneğin çikolata veya elmalı turtadan bahsediliyorsa aklıma filte kahve ya da espresso türevleri gelir. Acıbadem kurabiyesi gibi bir şeyse türk kahvesi gelir.

Birisi kahvenin yanında ne iyi gider diye sorarsa da ya ne tür bir kahve olduğunu sorar ya da farklı kahvelere göre farklı şeyler söylerdim.

Ben en çok türk kahvesi içiyorum, genelde de yanında bir şey yemem. Yanında yemeyi sevdiğim şeyler yok değil ama genelde yemem, çünkü hangi bir sefer yiyeyim günde kaç fincan içiyorum ben bunu :D
0
akhenaten
(27.01.25)
Filtre kahve geliyor.
Yanında bir şey yenecekse keyif için içecek olarak hep filtre kahve ve çay gelir.
Sebebi de Türk kahvesi yanında bir şey yememem.
0
kisa
(27.01.25)
bir özenti olarak her gün en az iki adet espresso türevi kahve (latte vs.) içmeme rağmen benim aklıma Türk kahvesi geliyor. zira benim kullanımıma göre, diğer kahve türleri sade veya bir şeyin yancısı (örneğin kekin yayına kahve gibi) olurken Türk kahvesi kendisi yancı olmayıp yanına bir şey eklenen (başrol diyebiliriz) konumunda. yalnız bunun sebebi Türk kahvesini çok sevmem değil, yukarıda yazdığım gibi espresso türevlerini daha çok tercih ediyorum. sadece algım bu yönde.
0
shadowfollower
(27.01.25)
Biri kahve içer misin dediğinde türk kahvesi geliyor. Evde aile arasında konuşulunca türk kahvesi geliyor. İlk onu öğrendim onu içtim. Ben kahve içmeye başladığımda sanırım 3ü1 arada garabeti yoktu.

Kantinde vs kahve denildiğinde 3ü1 arada geliyor. Avmde/kahvecide filtre, espresso

Kahve yanında kısmı ise türk kahvesini hiç bişeyle içmek istemiyorum kahvenin tadını almak için. Belki bi yudum su.

Türk kahvesi, filtre kahve, espresso. Bu üçünden başka da içmiyorum. Filtre ve espressonun yanında ona eşlik edebilecek hamur/kek/cookie artık duruma göre kahvenin aromasını bastırmayacak bişey lazım.
0
help im alive
(27.01.25)
içinde süt veya benzeri şeyler barındırmayan kahve çeşitleri geliyor.
0
sir spankalot
(27.01.25)
kahve kültürüm veya merakım yoktur, önce onu söyleyeyim. benim aklıma filtre kahve geliyor. birkaç sebebi var,

* 23 yaşındayken kız arkadaşımla bir mekana gitmiş, sırf o sipariş etti diye kendime de filtre kahve sipariş etmiştim... french press ile geldi. ben o zaman bu konularda (sokağa çıkma dahil) çok ama çok cahilim. yanımda o olmasa kahveyi içemezdim öyle söyleyeyim, kıza sormuştum "bu ne lan bunu napcaz şimdi" diye. böyle kendimce komik bulduğum bir anım var, o yüzden bende yeri ayrıdır ahaha.

* annem heves edince filtre kahve makinesi almıştım eve. bütün yaz batılı gibi sabahları kahve içmiştim. hafta sonları kahvaltıdan birkaç saat sonra annemle karşılıklı oturup sigara eşliğinde gömerdik.

şimdi ev arkadaşımın french press'i var, bazen onu kullanıp içiyorum, alete küçümser bakışlar atıyorum, göz kırpıyorum "kafamı karıştıracağımı mı sandın??" diyorum filan.

kısacası evet en çok tükettiğim kahve türü filtre kahve. benim için manevi/mental açıdan yeri olan tek tür de o diyebilirim. o yüzden benim için kahve = filtre kahve.

"çok sıradan ve iğrençsin eşşoleşşek filtre kahve geçerli bir cevap değil" dersen de frappe derim onu da çok sevmiştim, yine sevgilim götürmüştü. her neredeysen yıldızın parlasın ex aşqım olmasaydın olmazmışız resmen
0
mark greg sputnik
(27.01.25)
(11)

cam tavan hakkında

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
otomobilde cam tavan için ne düşünüyorsunuz? almayı düşündüğüm aracın böyle bir seçeneği var. görsel olarak güzel duruyor evet ama ileride dolu yağsa, yukarıdan bir şeyler düşse tamir taklavat işleri çok uğraştırır mı diye düşündüm. artıları eksileri neler tecrübe ve önerilerinizi rica ediyorum.teşe
otomobilde cam tavan için ne düşünüyorsunuz? almayı düşündüğüm aracın böyle bir seçeneği var. görsel olarak güzel duruyor evet ama ileride dolu yağsa, yukarıdan bir şeyler düşse tamir taklavat işleri çok uğraştırır mı diye düşündüm. artıları eksileri neler tecrübe ve önerilerinizi rica ediyorum.

teşekkürler
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(27.01.25)
Yağışların bol olduğu bir memleketteyim, daha şu ana kadar bir sorun görmedim. Şöyle bak olayı cam olması daha iyi değil mi sac tavan olsa iz kalır , cam olsa değiştirirsin :)
0
sunriseee
(27.01.25)
Ben ekstradan para vermezdim cam tavana.
Şu an kullandığım araçta sunroof var ama açmak hiç aklıma gelmiyor.

Bedavaysa alırım. Satarken daha kıymetli olur. Arabanın içinin aydınlık, ferah görünmesi de fena bir şey değil.

Yukarıdan camı kıracak kadar bir şey düşerse zaten çok ciddi bir zarar olur. Normal araba olsa takla atmış zannedecekleri için satamazsınız, cama gelip cam kırılırsa şanslı olursunuz. Ama bu senaryo herhalde 100 bin arabadan birinin başına geliyordur, benim hiçbir tanıdığım arabasının üstüne saksı düşmedi.

Arabalara çok düşkün bir insan değilim, çok daha bilgili ve tutkulu arkadaşlar gelecektir, onlara kulak vermenizi öneririm çünkü Türkiye ortalamasından çok farklı olabilir tercihlerim.
0
michael_knight
(27.01.25)
kapatılabilen bir perdesi merdesi döşemesi falan yoksa eziyet bir şey. memnun olanlar yaz günü güneş altında uzun yol yapmamış anlaşılan. istediği kadar filmli olsun, koyu olsun, yaz günü o güneş adamın beynini deliyor.
0
kibritsuyu
(27.01.25)
Sunrof, cam tavan, cabrio... 3 modeli de kullanmış biri olarak hiç biri metal tavan kadar güven vermedi bana. Yeni baktığım araçta tavanın normal kapalı olmasına bakıyorum direk.
0
HellKeePer
(27.01.25)
ben hiç ısınamadım. saksı düşse uğraşırım camda gibi geliyor. Metal iyidir. Hangi şöför camdan kafa çıkarıyor? sunroof neden var bilmiyorum. Klima var ve yan camlar var. Ben işlevsiz buluyorum.
0
baldan kaymak
(27.01.25)
acilmiyorsa kesinlikle almam.
aciliyorsa ise kesinlikle alirim.
tamir taklavat olarak arac 10 yasini gecene kadar kolay kolay problem cikartmaz.
0
cooperr
(27.01.25)
kimse kaza olasılığını değerlendirmemiş. takla atma durumunda feci sonuçları olacağını düşünüyorum.
0
ground
(27.01.25)
Yahu yazmayacaktım da kaza durumunda sıkıntı olabilecek bir aksesuarı o kadar üretici o kadar ülkede satabilir mi? Her yer Türkiye mi arkadaşlar :)

Şu anki aracımda var, eskisinde yoktu. Olunca güzel oluyor özellikle iç hacmi dar bir sedansa vs. ama suv içinde olmasa da olur bence. Yazın açıp geziyorum güneş çok tepeden gelmiyorsa şehir içi güzel oluyor. Şehirler arası da yarım açıyorum arada içerideki hava değişsin diye.

Benimki perdeli @kibritsuyu'nun dediği sıkıntıları yaşamıyorum iyi kesiyor ama trim sesi geliyor 2 yıllık arabada o taraftan. Serviste silikon sprey falan sıkıp çözüyorlarmış ama Peugeot'larda da kronik sıkıntı cam tavan mesela. Bazı araçlarda da fitiller eskiyor veya tıkanıyor içeri su alıyor. Her ekstra bir olası sorun demek aslında böyle bakarsanız araçta. Lada Samara'yla gezmemiz lazım hiçbir elektronik falan olmayan.
0
chicha_v2
(27.01.25)
Arkada oturanlar için bir ferahlık veriyor. Ben şoför olarak bir faydasını görmüyorum.
Bu arada yazın zaten perdesini kapalı tutuyorsun. O zaman bir faydası olmuyor.

Bazı modellerde açılır cam mekanizması sebebiyle tavan kaplaması daha kalın olabiliyor, baş mesafesini azaltıyor. Çok uzun boylu biriyseniz önemli olabilir.

Genel olarak açılır tavanlı arabalar aynı modelin sac tavanlısına göre daha çok rüzgar görültüsü alabiliyor.

Rutin bakımlarda iki-üç yılda bir açılır tavan bakımları tanımlı bazı markalarda. Bunlar da bakım makiyetini arttırıyor.
Belli bir yaştan sonra contalarından veya tahliye kanallarının tıkanması sebebiyle su alma problemleri yaşanabiliyor.

Totalde ben olmamasını yeğlerim.
0
burfak
(27.01.25)
cam tavan icin arabaya fazla para veririm.
acilmamasi benim icin tercih sebebi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.01.25)
Keyifli bir donanım olduğu da, uzun vadede sorun çıkarmaya meyilli olduğu da aşikar bir donanımdır.

Geçtiğimiz yıllarda İstanbul'da bir dolu felaketi yaşanmıştı, dışarıdaki arabaların cam tavanları parçalanmıştı haliyle.

Uzun vadede ses ve sızdırma sorunlarıyla karşılaşılması son derece olasıdır.

Diğer yandan bence oldukça keyifli bir donanım, hele arkada oturanlar için çok iyi. Baş mesafesini bir miktar kısaltsa da ferahlık hissini arttırıyor.

Eğer alacağınız araba sıfır km ya da çok yeniyse ve arabayı uzun yıllar boyunca kullanmayı düşünmüyorsanız, bütçe açısından da sorun çıkarmayacaksa bence düşünün. Ancak arabayı uzun yıllar boyunca kullanmak niyetiniz varsa ve olası tavan sorunlarıyla uğraşmak istemiyorsanız uzak durmanız daha iyi olur gibi.
0
10551037
(27.01.25)
(4)

Kayak ekipmanı nasıl alınır?

bobinhoo
Merhaba arkadaşlar, son zamanlarda kayak sporuna merak sardım. Kayağa gittiğim zaman ekipman kiralamam gerekiyor ama özellikle ayakkabıların rahat olmaması veya tam olmamaması konusunda şikayetçiyim.Kayakların kendisi olmasa da en azından kayak ayakkabısı almak istiyorum. Ankara'da oturuyorum, ayakk
Merhaba arkadaşlar, son zamanlarda kayak sporuna merak sardım. Kayağa gittiğim zaman ekipman kiralamam gerekiyor ama özellikle ayakkabıların rahat olmaması veya tam olmamaması konusunda şikayetçiyim.

Kayakların kendisi olmasa da en azından kayak ayakkabısı almak istiyorum. Ankara'da oturuyorum, ayakkabı satarken ne yaptığını bilen (internette gördüğüm kadarıyla ayakları özel olarak ölçüp vb uygun ürünü buluyorlar) bir yer arıyorum.

Var mı bildiğiniz bir yer? Ya da başka önerileriniz veya tavsiyeleriniz varsa onlara da açığım.

Not: Başlangıç seviye kayakçıyım, orta seviye olmaya çalışıyorum. toplamda 10 günlük falan bir kayak tecrübem var.
0
bobinhoo
(02.01.25)
decathlondan alabilirsin de özel ölçüm var mı bilmiyorum
0
jelly bear
(02.01.25)
@jelly bear

Evet decathlon'da satılıyor ama marka/model seçenekleri çok az, çoğu kendi ürünleri zaten.
0
🌸bobinhoo
(02.01.25)
ben olsam ikinci el alırım (ki zaten öyle yaptım), alıp 3-5 defa kullanıp yıllarca bi kenara koyan yüzlerce insan var.
0
ravenudon
(02.01.25)
ekipmana para vermek icin henüz tecrüben yok yani, 10 gün tecrübe bir sey degil. kayak ekipmanlari pahali. illa almak istiyorsan ikinci el al, deneyerek al.
decathlon'un kendi ürünleri de seni ilk 3-4 sene aslan gibi götürür bu arada.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.01.25)
(6)

Bu Columbia ve The Nort Face montları neden bu kadar popüler? Olayı ne?

komando kani var bende
Lcw'den giyinen bir erkek olarak konuşayım :D Bu 2 mont neden bu kadar tutuluyor? Dayanıklı mı, Sıcak mı tutuyor? yoksa Iphone gibi statü yükseltmek için mi?
Lcw'den giyinen bir erkek olarak konuşayım :D Bu 2 mont neden bu kadar tutuluyor? Dayanıklı mı, Sıcak mı tutuyor? yoksa Iphone gibi statü yükseltmek için mi?
0
komando kani var bende
(27.11.24)
Dayanıklı ve sıcak tuttuğu kesin ama muadilleri daha ucuz ve daha az popüler ülkemizde klasik pahalıysa güzeldir algısı iphonede olduğu gibi bir statü unsuru gibi görülüyor
0
olaylar olaylar
(27.11.24)
popüler olmalarinin sebebi statü yükseltmek. 80-90'larda da vardi TNF montlar, sadece cok zenginler giyerdi. Bugün giyenlere gidip sorarsan hemen hepsi son 7-8 senede duymustur adini markanin.
Sicak kalmanin yolu layeringdir. Hem sicak hem hafif kalmanin yolu ise layering + kaz tüyüdür. Iyi ve hafif bir kaz tüyü mont + altindan giyeceginiz polar bir katman, bu iki markanin bircok ürününün verdigi konfordan ve isidan daha iyi performans saglar.
Mesela Decathlon'un Forclaz marka adiyla 100 dolara sattigi bir ördek tüyü montu var. Ördek tüyü kaz tüyü kadar olmasa da gayet sicak tutan bir materyal. Giy altindan bir polar o montun, mis gibisin. Üstelik öyle bulky de gözükmezsin. Ama iste Forclaz giyiyor oluyorsun :) Digeri üsütse de TNF marka oluyor.
Yani sicak tutuyor diyen kisi nasil sicak kalmasi gerektigini biliyorsa yalan söylüyordur isi önemli diye. Bilmiyorsa zaten cözümü yanlis yerlerde ariyordur.

Kaz tüyü olduktan sonra marka önemli degi. Ister Canada Goose olsun, ister TNF, ister Forclaz. Önemli olan fill power. Yani üründe kullanilan tüy gramaji.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.24)
Skechers ayakkabi alakasiz bir sekilde neden Turkiye'de populer olduysa ayni sebepten.
0
hot potato
(27.11.24)
bana 14 sene önce amerikadan TNF montu gelmişti. O zaman TNF henüz tr pazarına girmemişti. o montu halen kullanıyorum. Çok sıcak tutuyor ve bi o kadar sağlam.
0
false pretension
(27.11.24)
azalan marjinal fayda var burada.

iPhone örneğinden devam edelim. ucuz bir cihazla da telefon edebiliyorsunuz, WhatsApp olsun, instagram olsun bir dolu app'i kullanabiliyorsunuz, iyi kötü foto video çekiyorsunuz, pili sizi bir gün idare ediyor. 15bin liraya yapacağınız şeyin %75'ini hallediyorsunuz. sonra 15bin lira daha verip Samsung'un güzel bir modelini alıyorsunuz. (s24 fe çıkmış, 30bin lira. muazzam bir telefon) bu telefonla çok çok güzel foto video çekiyorsunuz, ekran daha güzel, pili daha uzun gidiyor, cihaz daha hızlı. 30bin liraya %85'e çıktınız. biraz daha iyi olması için 30bin lira daha verip s24 ultra alıyorsunuz. %95'e çıkıyorsunuz. bu işin son noktasında ise, iPhone 16 pro max var. 110bin lira. yani %5 daha iyi bir telefon almak için, 50bin lira daha vermeniz gerekiyor ve %5'in de ne kadarı gerçekten telefonun kalitesine veriliyor, ne kadarı statüye prestije veriliyor? tartışılır.

yani ilk %75 için 15bin, sonraki %10 için 15bin, sonraki %10 için 30 bin, en sondaki %5 için 50 bin vermiş oldunuz.

montlarda da durum böyle. günlük kullanım için, karşılaşacağımız durumların çok büyük bir kısmı için decathlon'daki montlar yetiyor. decathlon'da az daha para verip istanbul'da yılda 2-3 kere kar yağdığında da sizi sıcak tutacak, iyi kötü su geçirmeyecek montlar alabiliyorsunuz. en pahalı decathlon montuyla yılda 1-2 kere kayak yapmaya bile gidebiliyorsunuz (belki içine bir kat fazla bir şey giyersiniz). ama kışın 10 kere kayak yapmaya gidecekseniz, sürekli olarak yağmur altındaysanız north face alın. daha dayanıklı ve daha sıcak tutuyor, su geçirmiyor. montun su geçiren yeri dikişleridir ve aslında en pahalı şey de işçiliktir, yani dikişleridir. north face'in işçiliği daha iyi, daha güzel dikişler var.

ha bir de north face'in görüntüsü daha güzel.
0
co2s2
(27.11.24)
Sadece mağazaya gir ve dene.
0
her giriste sifresini unutan adam
(27.11.24)
(1)

ingiltere ya da ispanya'da onkolog tanidigi olan var mi?

monicapp
annemin tedavisi icin bir opsiyon buldum ancak oradaki doktorların yönlendirmesiyle yapılabiliyor süreç. ne yapsam bilemedim? kimseyi bulamazsam buradan kendim gideceğim ancak masraflı oldugundan simdi buradan soruşturuyorum kucuk ihtimal de olsa belki ulaşabileceğim biri çıkar.
annemin tedavisi icin bir opsiyon buldum ancak oradaki doktorların yönlendirmesiyle yapılabiliyor süreç. ne yapsam bilemedim? kimseyi bulamazsam buradan kendim gideceğim ancak masraflı oldugundan simdi buradan soruşturuyorum kucuk ihtimal de olsa belki ulaşabileceğim biri çıkar.
0
monicapp
(24.09.24)
ne kadar yardimci olabilir bilmiyorum ama la noix ispanya'da yasiyor ve doktor. belki bir fikir verebilir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.09.24)
(2)

autocad'da cizgiler uzatma?

c1b2k3
https://hizliresim.com/guasg53mesela ölcüleri bu sekilde degistirdim, ve arada aciklik kaldi. su an bunlarin hepsini tek tek uzatiyorum ama bunun daha kisa yolu var mi acaba?tesekkürler
hizliresim.com

mesela ölcüleri bu sekilde degistirdim, ve arada aciklik kaldi. su an bunlarin hepsini tek tek uzatiyorum ama bunun daha kisa yolu var mi acaba?

tesekkürler
0
c1b2k3
(03.09.24)
evet, galiba ingilizcesi extend komutu olmasi lazim. ayni zamanda stretch komutu da ise yarar.

eger extend kullanirken arada bir baska cizgi varsa, yani söyle: ibb.co
diyelim bu yatay cizgiyi sari cizgiye kadar uzatacaksin, üc defa tiklamak yerine, extend komutunda bir baska ara secenek var, o sayede tek hamlede yapabiliyorsun. extend yazdiktan sonra altta komut cubugunda secenekler göreceksin, benim autocad almanca oldugu icin ingilizcede ne deniyordu hatirlamiyorum ama belki boundary edges falan deniyor olabilir, almancasi Grenzkanten belki buradan arastirarak sonuca ulasabilirsin, onu secip tek hamlede istedigin cizgiye kadar uzatabilirisin.

komutlar nasil calisiyor bilmiyorsan anlatabilirim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.24)
super, danke. benim de almanca ve bu sekilde hallettim :)
0
🌸c1b2k3
(03.09.24)
(28)

sma olayı neden hâlâ var?

tabudeviren
nereden baksan bi beş senesi vardır gündeme gelmesinin..bildiğim kadarıyla evlenmeden önce testler de yaptırılıyor. ama hala smalı bebekler var, yani bu süreçte doğmuş.bunlar testte anlaşılmamış mı yoksa ebeveynler test yaptırmadan mı evlenmiş?
nereden baksan bi beş senesi vardır gündeme gelmesinin..
bildiğim kadarıyla evlenmeden önce testler de yaptırılıyor.
ama hala smalı bebekler var, yani bu süreçte doğmuş.
bunlar testte anlaşılmamış mı yoksa ebeveynler test yaptırmadan mı evlenmiş?
0
tabudeviren
(02.09.24)
Sma'nın uydurulmuş, yapay olarak var edilmiş bir hastalık olduğunu düşünüyorum, buna beni biraz da piyasadaki SMA isimli bebek mamalarının ismi itiyor.

Evlenecek olsam test yaptırmam. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var. Ben sevdiğim sevildiğim ve evlenmeye uygun birini bulmuşum, ama tehlikesi çıktı diye mi evlenmeyeceğim de ayrılacağım yani? O zaman ilişkilere kan testleriyle falan başlamak lazım, madem olması gereken bu...
0
muhayyer divan
(02.09.24)
Bu ülke halkının cahilliğini hafife almamak gerek, hâlâ devam etmesinin en temel sebebi bundan kaynaklı önlem almaya gerek duymama ve bazen bilinçli olarak almama. Ayrıca bu konularda aşı karşıtlarının, doktorlardan ürken büyük oyuncuların, dünyayı yönetenlerin hepimizi sıvılarla kötü emellerine alet ettiğini iddia eden komplo teorilerine inananların fikirlerine itibar etmemek gerektiğine inanıyorum.
0
moonie
(02.09.24)
Test yaptıran ve sma taşıyıcısı olduğu halde "bir şey olmaz yeaaa, bizi mi bulacak" diye çocuk yapanların oranının test sonucunu ciddiye alanlara göre çok daha fazla olduğunu idda edebilirim ama kanıtlayamam.
0
kobuzchu kiz
(02.09.24)
"smalı olsa nolcak ki? ölür yenisini doğururuz"

geneli cahil olmak için can hıraş çırpınan aileler. yani yazdıkların doğru
0
ala09
(02.09.24)
Cahilliği hafife almamak gerek +1

Örneklerini okuyoruz. Biz s.kişelim de gerisi umrumuzda deği mantığı.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.24)
Cahillik sebebiyle.
Bazen Instagram'da önüme saçma sapan yemek videoları düşüyor. Içine eti basıyor, yağı basıyor. Şifa diyor. Şimdi böyle düşünen binlerce vardır, bunlara sma anlatamazsin. Daha hala cinci hocaya giden insanlar var bu ülkede.

Eskiden üzülürdüm ama test artik yapılmaya basladigindan beri hala bunu umursamayan varsa çok da fifi. Bile bile lades demenin mantığı yok.
0
logisticsmanager
(02.09.24)
Yeterince vurgulanmamis, cahilliği vurgulamak isterim <3

"Al beni al, koca istiyom" diyen teyze gibi düşün... yeter ki birini bulam da birakmam youtu.be
0
abuzer
(02.09.24)
Şunu sormak da mümkün,

Devlet neden sma ilaçlarını ödemiyor? Buna benzer pek çok aşırı pahalı ilacı hem de hastalıktan dolayı yok yoksul kalan insanların ilacını ödemiyor?? Mesela??
0
muhayyer divan
(02.09.24)
Kimse söylememiş ya da söylemeye cesaret edememiş sanırım, o nedenle ben söyleyeyim: Bu halkının cahilliğini hafife almamak gerek, bir testle öğrenilebilecek hastalık için test yaptırılmadığı gibi ilk çocuğu yapıp hastalıklı bi genetiği olduğunu anladığında bile ikinci üçüncü SMA'lı çocukları üretmekte beis görmeyen bir topluluktan bahsediyoruz, bile bile isteye isteye yapılan hareketler bunlar sanırım bağışlardan gelen parayı bir şekilde indiririz beklentisiyle yapılıyor bunların hiçbirine de üzülmüyorum, hatta bu bağış organizasyonlarının yanından geçerken "neden skine sahip olup 15. SMA'lı çocuğu yapmamak yerine burada gelenin geçenin kafasını skiyorsun" şeklinde yakalarından tutup sarsmak istiyorum ama bir yandan da cahil halk galeyana gelip beni linç ederler diye çekiniyorum.

Devlet rahatlıkla önlenebilecek bir hastalık için ödeme yaparsa bunlar hızla üremeye devam edip tedaviyi devlete yığabilir, test bedava test yaptırsınlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
@Kaleci

Ben bir ilişkimde herifin sağlığından endişe edip kan testi yptırmasını istedim diye yeri göğü yıktı. Siz diyorsunuz ki birbirini seven ve evlenmeyi isteyen insanlar kanlarındaki bir değerden ötürü ayrılacak noktaya gelsinler ayrılsınlar önemli değil, yeter ki hasta bebek doğmasın.

Devletin sitesinde ne yazıyor? Önce erkeğin taşıyıcılığına bakılır, erkek taşıyıcıysa kadına bakılır. Kadın sağlıklıysa erkek taşıyıcıysa bebek sağlıklı olur, kadın da taşıyıcıysa taraflara tüp bebek tekniğiyle çocuk sahibi olmaları tavsiye edilir.

Bunu tercih edebilecek insan var edemeyecek insan var, ÇOCUK İSTEMEYEN insan var... Ne kadar kolay hakaret ediyorsunuz ya. Hepiniz cehaletin hakiki simgelerisiniz. Siz devletinizin bu hastalıklarla sadece parasız insanları birbirinden ayırarak mücadele etmesini normal karşılıyorsunuz, test yaptırmak bedava diyerek hem de. Yazıklar olsun size.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
muhayyer divan ben senin için konuşmuyorum ama ne söylediğini birkaç defa okudum, acaba ironi mi yapıyor yoksa ciddi mi ya da ben mi yanlış anlıyorum diye kendi kendime tartıştım ama işin içinden çıkamadım ne yazık ki ama yine de bu düşüncenle ilgili şunu söyleyebilirim: Birbirini seven insanlar hastalıklı bir çocuğun doğumunu engelleyecek basit bir testi birbirlerine olan sevgilerinin ya da ilişkilerinin bitmemesi uğruna yaptırmayıp hastalıklı bir çocuğun doğmasında beis görmüyorsa bence sokaktaki köpekler yerine bu zihniyetteki insanlar uyutulup üremelerinin önüne geçilmeli ve bu hastalaklı düşüncelerinin genetik yoluyla aktarılması engellenmeli.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
@tabudeviren, şimdi gördün mü hala neden smalı bebekler var. Çünkü anneleri bile bunu umursamıyor fakat metrobüs bekleyen gariban halk kasetçalardan yardım çığlıklarını umursasın ve para göndersin istiyor.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.24)
@Kaleci

İki taraf da taşıyıcı olduğu takdirde tüp bebek yaptırmaları tavsiye edilir. Bakanlığın sitesinde yazan bu. Kadın ve erkeğin bedeni için uygulanacak bir çözümü var mı? Yok. Tek çözüm tüp bebek. Peki bu çözüm ucuz mu pahalı mı? Sma ilaçlarından daha ucuz ama kadın bedeni için yine de çok fazla pahalı. Çünkü ilk seferinde tutturulamama meselesi var.

Sen sağlık SEKTÖRÜ diye bir ifade duymadın herhalde, ve buradakiler. İLAÇ SEKTÖRÜ falan bilmiyorsunuz demek ki. Bugün diyaliz skandallarını pek çok sağlıkçı bilir mesela. Özel hastanelerde ayrı araştırma hastaneleri ayrı devlet hastaneleri ayrı önüne gelene ameliyat yazan, hiçbir şey bilmiyorsa aklına estiği gibi ilaç yazan doktor sayısını herhalde resmî şekilde bulamayız. Daha bugün iş arkadaşımın eşinin üçüncü tiroid ameliyatı olduğunu, ameliyat esnasında doktorun "yanlışlıkla" ses tellerine gelen sinirleri yaktığını ve doktorun bunu kendiliğinden söyleyip günah çıkardığını dinledim. Bu ameliyat hiçbir gerekliliği yokken yapılmış bir ameliyat.

Siz anlamıyor musunuz sağlık alanında dehşet verici paralar döndüğünü?? Bunun mafyasının olduğunu bilmiyor musunuz? Devletin maddî imkanları olmayan hasta insanlara para ödemek zorunda olduğu halde ödemediğini, bütün o hasta bebeklerin ve yetişkinlerin sadece bu sebeple bol bol "telef" olduğunu bilmiyor musunuz? Bütün bunların sebebi sadece test yaptırmamak mı sizce? Test yaptırsaydı iki tarafında da taşıyıcı olduğunu öğrenselerdi ayrılacaklar mıydı, parasız oldukları için? Hm?? Aynı devlet temsilcilerinin yaptığı gibi, siz de parası olan yaşasın evlensin parası olmayan evlenmesin diyorsunuz öyle mi?? Gerçekten öyle mi?? Size inanamıyorum.

Özellikle sağlık konusunda sürekli şüpheci davranan sürekli komplo teorilerini de göz önüne alan insanların hepsi salak sizin gözünüzde, bir siz akıllısınız. Buyrun devam edin. Bir gün sizi de çarpar o mekanizma.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
muhayyer divan ne yazdığını okumuyorum bro beni etiketleyerek bir şey yazma lütfen, bundan sonra sen benim için dünya düzdür ve dönmez ile aşıyla mikroçip yerleştiriyorlar argümanıyla aşı karşıtlığı yapan bireylerin bir seviye daha altında bir kullanıcısın ve kendi gri hücrelerimin sağlığı açısından seninle sohbeti ketim. No offense.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
geçen bir doktorla hemşire çift smalı çoçuğu için yardım dileniyordu. bunu cahillikle açıklayamazsınız. çok farklı bir durum var burada.
başka bir kadında çocuğum ölmesin diye ağlıyordu. çocuk 3cü çocuğu ve diğer iki çocuğuda smadan ölmüş.

devletin katı yaptırımları olmadan bu iş çözülmez. en başta test zorunlu olacak o olmazsa devlet hiç bir şekilde sağlık hizmeti vermeyecek. hatta daha radikali hastalıklı çocukları yaşatmayacak.
0
my fault
(02.09.24)
"
muhayyer divan ne yazdığını okumuyorum bro beni etiketleyerek bir şey yazma lütfen, bundan sonra sen benim için dünya düzdür ve dönmez ile aşıyla mikroçip yerleştiriyorlar argümanıyla aşı karşıtlığı yapan bireylerin bir seviye daha altında bir kullanıcısın ve kendi gri hücrelerimin sağlığı açısından seninle sohbeti ketim. No offense."

Yazdığın burada. Okumuyorum dedin mi dedin. Okumadan düz dünyacı ilan ettin mi ettin. Bitmiştir.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
@my fault

Halkına %100 dost, asla halkının aleyhinde iş yapmayan bir hükümet bulursan bu dediğini yapsın, evet. Ama şu ortamda kimse benim o testlere güvenmemi bekleyemez. Sonuçları kasıtlı olarak çarpıtıp çarpıtmayacaklarını bilmem, ben doktor değilim, alanın uzmanı da değilim. Bunları olmak zorunda da değilim. Bana hükümetlerin tamamı sağlık hizmeti vermek zorunda, beni kullanmak değil.

Siz bugün ekonomi konusunda asla güvenmediğiniz devletin sağlık konusunda çok güvenilir olduğuna tam bir inançla bağlısınız ya, ben daha size başka ayna tutamam.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
testi olan bir hastalığın testini yaptırmayan insan çok. cemaatçiler dinciler ultrasona girip cinsiyetini veya sağlığını halen öğrenmiyor bu ülkede. halen down sendromlu çocuklar doğuyor. bunların hepsinin testi var. ama adam gidip yaptırmıyor.

aile sosyal politikalar engelli vb. gruplara maaş bağlıyor. 3 engelli çocuk yapmış ailede 4.ye hamile olan anneye daha fazla hamile kalmayın çocuklar engelli oluyor dediklerinde onlar benim geçim kaynağım diyor anne. çocuklar rezil halde tek odada ve o odaya yeni bebek gelecek. bu ülkede o kadar cahil insan var ki akıl mantık ruh sağlığı bunu kaldırmaz.

bu ülkede çocuğunu önemseyen yüzde 10 yoktur. herkes çocuk yapıyor ama bakamıyor. romen(çingen) doğurup sokağa atıyor ya, bunları görmemezlikten gelmek toplumun tüm dengesini bozuyor.

örneğin şizofren anne doğum yapıyor. şizofreni genetik bir hastalık ve genetik aktarımı devam ediyor. hem şizofren anne çocuğa düzgün bakamayacak hem çocuğun şizofren olma riski var. artık biraz realist düşünme zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(03.09.24)
SMA ilacı dediğimiz ilaç görece yeni bir ilaç olduğu için (Nusinersen etken maddesine sahip Spinraza 2016'da SMA tedavisi için FDA onayı alan ilk ilaç olmuş) son zamanlarda bu kampanyalar arttı çünkü öncesinde böyle bir tedavi olmadığı için SMA hastası bebekler olsa da aileleri kampanya yapmıyordu ve biz de medyada ve sağda solda duymuyorduk.

Onun dışında evet test ücretsiz ve artık bazı belediyeler nikah öncesi testi zorunlu tutuyor. Bunun tüm belediyelere yaygınlaştırılması lazım. Devlet de gerekirse bu çiftlerin tüp bebek masraflarını karşılar yani hem ilaçtan daha hesaplı hem de ilaçla da SMA %100 iyileşen bir hastalık değil. Hasta çocuğu tedavi etmeye para harcamak yerine hasta çocuk doğmamasını sağlamak daha mantıklı hem çocuğun ve ailenin iyiliği hem de ekonomik anlamda.

@muhayyer divan'ın bu sitedeki her cevabında daha fazla şok oluyorum. Bu tip duyurulardaki cevapları yüzünden diğer duyurularda da ciddiye alamamaya başladım maalesef.
0
nundu
(03.09.24)
@nundu, maalesef mi xd isabet olmuş bnc
0
abuzer
(03.09.24)
Yanlış okumadıysam şöyle bir önerme verilmiş yorumlarda;

*Sma testi yaptırdığımda eğer anne baba taşıyıcıysa tek seçenek tüp bebek
*Tüp bebek pahalı olduğu için bunu yaptıramayacak insanlar olabilir
*Bu yüzden bile bile sma'lı çocuk yapalım, bunun da tedavisini devlet üstlensin.

Yani özetle benim tüp bebek yapmaya param yok o yüzden ölümcül hastalığa yakalanacağı kesin olan bir çocuk dünyaya getirip bunun da tüm masrafını vergi mükelleflerine yüklemek istiyorum.

Yani işin parasına puluna, devletin bunu karşılayıp karşılamamasına girmeden önce şunu sormak istiyorum;

Hangi insan sırf çocuk sahibi olabilmek, ya da sırf birlikte olduğu kişi çocuk olmazsa kendisinden ayrılır korkusuyla kendi çocuğunu göz göre ölümcül hastalık sahibi yapar. Buna kendinizi nasıl ikna edebiliyorsunuz, nasıl bir vicdanınız var ki biz sma'lı da olsa çocuğu yapalım, kervan yolda düzülür, devlet nasılsa tedavisini karşılar diyebiliyorsunuz. Nasıl bir vicdan ki eşini ikna edemedim o zaman çoçuğum ölse de olabilir en azından bir deneyeyim diyebiliyor.

Eğer evlendiğiniz insan böyle bir durumda sizden ayrılıyorsa, zaten sizinle sadece üremek için birlikte demektir. Bu durumda ha siz ha bir başkası. Yani sırf bunu kaybetmemek için çocuk feda etmek nasıl bir hastalıklı düşüncedir. Evlat edinmeyi gündeme bile almadan kendi çocuğum olsun diye zavallı bir bebeği göz göre göre korkunç bir sürecin içine atmak, inanılmaz bir bencillik, inanılmaz bir cahillik gerçekten.
0
thracia
(03.09.24)
Durumum yoktu tamamini okuyamadim ama sadece ana akim dusunceye yapilan destegin rahatsiz edici boyutta olmasi sebebiyle muhayyer divan +1 diyorum.
0
mbond
(03.09.24)
@thracia

Şahsen çocuk istemediğimi sağa sola bin kere yazdım, okumamış olabilirsin, buraya tekrar yazmış olayım.

Evlenmeye karar verdiğimde kimse benden zorla test alamaz. Bunu söylüyorum. ocuk istemeyen insanlara zorla test yaptırmak, test yaptırmadan evlendirmemek, çocuk yapmayacaksa evlenmeye hak kazanamaz demek olur, buna hiçbir belediyenin ve hiçbir devletin hakkı yoktur ve olamaz. Bunu anlamakta bu kadar zorlanmanızo da ben anlamıyorum.

Kaldı ki doğacak çocuğun hastalanma ihtimali %25, yani hasta doğmama ihtimali %75. Daha küçük ihtimale tutunmayı kendinize hak görüyorsunuz ve her iki taraf da taşıyıcıysa evlenilmesin diye dayatmayı çok yerinde buluyorsunuz. Neden yüksek olan sağlıklı çocuk ihtimalini bu kadar uzak buluyorsunuz? Niye gözünüz bu kadar korkuyor küçük ihtimalden, devletin sunacağı sağlık imkanlarından mı korkuyorsunuz yoksa :) bunu bi düşünün bakalım, ben yukarıdan beri ne söylemişim...

Sanki hayatta bir tek test yaptırılarak bulunabilen hastalıklar var... Başka hiçbir hastalığa yakalanmıyor insanlar, doğuştan getirilen başka hiçbir hastalık yok, her şey kontrol altında... Hele hele. Çok güzel Allahçılık oynuyorsunuz.

@nundu, sen ciddiye almasan da olur hiçbir şey fark etmez benim için. Aynı şey @abuzer için de geçerli.

"aile sosyal politikalar engelli vb. gruplara maaş bağlıyor. 3 engelli çocuk yapmış ailede 4.ye hamile olan anneye daha fazla hamile kalmayın çocuklar engelli oluyor dediklerinde onlar benim geçim kaynağım diyor anne."

Sadece bu bile bir vatandaş olarak yaşadığınız ülkedeki değerinizin göstergesi. Siz değerli hissetseydiniz "onlar benim geçim kaynağım" diyecek kadar düşüldüğünde bunu kırmızı alarm olarak alıp alabildiğine yaygınlaştırmak üzere bir hareket başlatırdınız, zenginleri iş adamlarını harekete geçirirdiniz. Hiçbir şeye gücü yetmeyen anca ekmeğinden eksiltip paylaşırdı, üzerime düşeni yapayım, elimden geleni yapmadım demeyeyim diye.

Çocuk feda etmekmiş... Siz neler için neleri ve kimleri feda ediyorsunuz bir dönün kendinize bakın.
0
muhayyer divan
(03.09.24)
@muhayyer divan

Gerçekten size inanamıyorum. Ciddi ciddi ne var canım, çocuğum en fazla %25 ihtimalle ölümcül hastalığa yakalanacak. Bak ne güzel %75 yüksek ihtimal yakalanmayacak diyorsunuz. Çocuğun hayatıyla kumar oynamaya kendinizi ikna ettiğiniz yetmezmiş gibi bir de bize akıl öğretmeye kalkıyorsunuz. Ve bunu da "ne var canım, insanda bir hastalık olabiliyor, ne malum yarın ölmeyeceğimiz" gibi aptalca bir argümanla savunmaya çalışıyorsunuz.

Yani bu akla, bu vicdana laf anlatmaya çalışmak zaten yersiz.
0
thracia
(03.09.24)
zamaninda yazdik: eksisozluk.com

devletler bu ilacin parasini ödemezler cünkü devletin kaynaklari sonsuz degil ve devlet geri kalan her vatandasina saglik sistemini ulasilabilir kilmali. devletlerin yapmasi gereken sey belli, o da sma'yi gebelik testleri icine almaktir ve ben bu entry'i yazdiktan kisa bir süre sonra türkiye'de de sma gebelik öncesi taramalara dahil edildi. bu noktadan sonrasi kisilerin kendi aldiklari bir risk ve sayet test yaptirtmadan ya da test sonucunu önemsemeden cocuk yapiyorlarsa hasta cocuklarinin vergilerle iyi edilmesi diye bir sacmalik olamaz.

sma'ya uydurulmus hastalik demek özür dileyerekten diyorum ki akil durgunlugu. smali bebeklerden öncden haberiniz yoktu cünkü bilinen bir tedavisi yoktu. ancak son dönemlerde bu insanlari görmeye basladiniz cünkü ionsanlar yeni bulunan tedaviye ulasmak icin cirpiniyorlar.

su an hali hazirda entry'de bahsettigim gibi rett sendromu icin yürütülen bilimsel arastirmalara bagis yapmaya devam ediyorum. sma icin artik bagis yapmadigim icin onun yerine de sanfilippo sendromunu koydum. sanfilippo sendromunu burada cok büyük ihtimalle hic kimse duymamistir cünkü bilinen bir tedavisi olmadigi icin insanlar evlerinde cocuklarinin ölümünü bekliyorlar ama sizin duymamis olmaniz böyle bir hastalik oldugu gercegini degistirmiyor. yarin öbür gün rett sendromu ya da sanfilippo sendromu icin de bir tedavi bulundugunda, sayet bu tedavi ücreti ayni sma tedavisi gibi ulasmasi güc bir miktarda olursa sizler bu insanlari da görmeye baslayacaksiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.24)
işin tıbbi boyutuna falan girmicem. bu ülkede dilenciliğin acilen yasaklanması gerekiyor. hiç anlam veremediğim bir şekilde insanlar dilencilere anormal para döküyor. bulunduğum küçük şehirde senelerdir utanmadan dilenen ve dilencilikle bayağı para kaldıran insanlar var, ekserisi yaşlılar. yürüdüğü halde topal taklidi yapanlar falan. bazen karşılarına oturup izliyorum, on dakika içinde yirmi kişi geliyor kağıt paralar bırakıyor bu insanlara. sma olayı da bunun bir türü. dilenciye para veren yüzbinlerce belki milyonlarca affedersiniz gerizekalı insanı durduramıyoruz çünkü. köpek olayı da aynı saçmalıktan çıkıyor.

edit: lösev gibi rüştünü ispat etmiş kurumlara yapılan bağışları asla kastetmiyorum belirtmek istedim
0
titanyum22
(03.09.24)
İnsanlar gerçekten umursamıyorlar ne yazık ki, onun için hala var. En azından umursayan bir kısım insan testler sayesinde bunun önüne geçebiliyor ama, böyle bir faydası var.

@muhayyer divan

"Evlenmeye karar verdiğimde kimse benden zorla test alamaz. Bunu söylüyorum. çocuk istemeyen insanlara zorla test yaptırmak, test yaptırmadan evlendirmemek, çocuk yapmayacaksa evlenmeye hak kazanamaz demek olur," demişsiniz.

Daha çok; "Çocuk yapacaksanız böyle bir risk olduğunu bilin" demek olmuyor mu? Neden bu kadar agresif algılıyorsunuz ki bunu? Sonuçta çocuk yapamayacak diye kimsenin evliliğine engel olunmuyor değil mi? Çocuk yapmayı düşünmüyoruz demenin bir anlamı yok ki. Bugün istemez yarın ister. Herhangi bir bağlayıcılığı yok ki bunun.

Tüp bebek önerisiyle ilgili çok dertlenmişsiniz."Çocuk yapmak istiyorsa ve tüp bebeğe de parası yetmiyorsa ne yapsın bu insanlar?" gibi bir bakış açısından mı konuşuyorsunuz bunu tam anlamadım? "Ben ve evlenmeyi düşündüğüm insan" şeklinde vurgulamışsınız hep, o çocuk da evde süs eşyası olmayacak değil mi? O da kendi başına bir canlı. Sırf siz birini sevdiniz diye önlenebilir bir durumun konusu olmak zorunda kalacak olan üçüncü bir "kişi" yani. Ayrıca sanki tek sorun sma demişsiniz, tek sorun sma değil elbette ama sma tespit edilebilir bir sorun. Önünüze getirip koyuyorlar bak bu risk var diye. Sizce de bu bilinmez herhangi bir riskten farklı bir durum değil mi niteliksel açıdan?

Ayrıca birbirini sevip evlenen insanların arasındaki sevgiyle bu testin yapılmasının hiçbir alakası yok aslında. Evlenen kişiler çocuk yapmak durumunda değil, eğer testler risk olduğunu söylüyorsa çocuk yapmayabilirler. Eğer çiftlerden birisi, ben bu riski almak istemiyorum diye ayrılmak istiyorsa da bu testin kabahati değil, bunu söyleyen kişinin kendi seçimi.
0
akhenaten
(03.09.24)
Bir de bu cehaletin şöyle ikiyüzlüce bir yaklaşımı var;

Ben sma'nın uydurulmuş bir hastalık olduğuna inanıyorum, aşılarda çip var, big pharma vs.
Ama çocuk sma'lı olunca, hastalıktan yoğun bakımlık olunca, yandım anam, devlet tedaviyi karşılasın, nerde bu devlet nerde bu millet. E ne oldu, inanmadığını söylediğin hastalık başına gelince koşa koşa soluğu hastanede aldın? tedavisinin peşine düştün?

Bu aşılar big pharma işi ben kızamık aşısı yaptırmıyorum, su çiçeği aşısı otistik yapıyormuş, çocuk felci aşısıyla bizi kısır yapmak istiyorlar bla bla, ama çocuklar hasta olunca yetişin dostlar. Senin cahilliğinin ve bencilliğinin sorumluluğunu tüm toplum olarak biz çekelim istiyorsunuz, yok ya!
0
thracia
(03.09.24)
(6)

ciger kapasitesi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
yani respitory volume gelistirmek istiyorum. bunun icin gördügüm kadariyla en cok aerobik öneriliyor ama aerobik bilgim hic yok.sizce bunu evde kendi kendime de yapabilir miyim yoksa bir hoca esliginde mi olmali? kafama göre bir yere yazilip aradigimi bulamamaktan da cekiniyorum. tam nokta atis basl
yani respitory volume gelistirmek istiyorum. bunun icin gördügüm kadariyla en cok aerobik öneriliyor ama aerobik bilgim hic yok.
sizce bunu evde kendi kendime de yapabilir miyim yoksa bir hoca esliginde mi olmali?
kafama göre bir yere yazilip aradigimi bulamamaktan da cekiniyorum. tam nokta atis baslayip düzenli calismak istiyorum.

evde derken illa dört duvari kastetmiyorum, bahcede de calisabilirim tabii.
evde = bir yere yazilmadan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
triflo denen nane ile yapıyorlar onu sanki.
0
titanyum22
(29.08.24)
30 yıldır uzun düzenli uzun mesafeler maraton koşuyorum.
Kişisel tecrübelerim; zorlanmadan en yüksek hızınızda uzun koşular yapmak, örneğin ben saatlerce 5 dk/km pace ile koşabiliyorum. İstikrarlı uzun koşularla kapasitemi artırdım, arttırabilirim. İkincisi de fiziksel olarak koşudaki duruşunuzu düzeltmek. Akciğerin maksimum açık olacak şekilde vücudunu tutmak işe yarayacaktır.
0
gabe h coud
(29.08.24)
Aerobik kapasite sporcuların oksijenli solunum yapabilme kapasitesidir, bu aşamada hareket edebilmek için nabzın çok fazla yükselmemesi, enerjinin yağlardan harcanması ve nabzın yükselerek anaerobik sisteme geçmemesi hedeflenir, bunun için de VO2MAX skorunun yükseltilmesi gerekir ama böyle anlatınca "o zaman sürekli yavaş tempo egzersiz yapalım" gibi anlam çıkabilir ama burada asıl amaç tempo yükselirken bile aerobik kapasite yüksek olduğu için nabzın yükselmeyip düşük kalmasıdır. Bunun için de VO2MAX kapasitesini arttıracak egzersizler yapılmalıdır. Düzenli olarak düşük nabızda kalınarak yapılacak kardiyovasküler egzersizler zamanla daha yüksek hızlara ya da daha uzak mesafelere ya da yüksek alanlara daha düşük nabızda çıkılmasına olanak verecektir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
tabata antrenmanlarını seviyorum ben çok işe yarıyor dayanıklılık için.

Serbest dalgıçlar da güzel volume kasıyorlar. nefes egzersizleri oluyor onların farklı. Alışık olmayan bayılabilir. Ben denemedim. Dalgıç eğitmenleri veriyordur o dersleri.

Halter çalışırken en büyük derin nefesimi alıp 5 tekrar boyunca tutmayı da seviyorum,. göğsüm çok genişledi o sayede.

Kullanacağın durum nedir merak ettim?
0
hasmetizm 2046
(29.08.24)
@hasmetizm
Alpinizm.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
vo2 max artırmak +1
onun için de kardiyo
0
rentts
(29.08.24)
(3)

Meksika vizesi

VIPCH
Meksika'ya hep gitmek istemiştim ama insanları havalimanından geri çeviriyorlar diye cesaret edip gidemedim. Avrupa'da yaşıyorum ve Amerika vizem var. Şimdi ben konsolosluk vizesi alıp gitsem yine de böyle bir sorunla karşılaşır mıyım? Amerika'da yaşayan bir kaç YouTuber kapı vizesi ile giriş yapmak
Meksika'ya hep gitmek istemiştim ama insanları havalimanından geri çeviriyorlar diye cesaret edip gidemedim.

Avrupa'da yaşıyorum ve Amerika vizem var. Şimdi ben konsolosluk vizesi alıp gitsem yine de böyle bir sorunla karşılaşır mıyım?

Amerika'da yaşayan bir kaç YouTuber kapı vizesi ile giriş yapmak istediklerinde alınmadılar diye olayın mantığını tam çözemiyorum.

Eğer geri çevirirlerse, Amerika'ya uçak bileti alıp geçme şansım var mı?
0
VIPCH
(29.08.24)
Meksika seyahatinde sorun ABD vizesi sahibi olmamak. Dışişleri Bakanlığı şöyle bir açıklama yapmıştı: www.mfa.gov.tr

Geçerli ABD vizesi olan vatandaşlarımızın Meksika’ya Meksika vizesi olmadığı halde girebilecekleri Meksika makamlarınca bildirilmiştir.

Meksika hudut yetkilisi vatandaşımızın pasaportunu damgalamak suretiyle Meksika’da kalma süresini belirleyecektir.

ABD vizesi olan ve Meksika’ya havayoluyla seyahat eden vatandaşlarımız uçuş / biniş kartlarını da hudut makamlarına ibraz etmek zorundadırlar.

ABD vizesi olmayan vatandaşlarımız Meksika’ya gitmeden önce Meksika vizesi almak zorundadırlar.

Tereddüt halinde Meksika Büyükelçilikleri veya Başkonsoloslukları ile irtibata geçilmesinde yarar görülmektedir.
0
Lethe
(29.08.24)
yasadigin ülkenin meksika konsoloslugundan bir belge al. kapidaki polis killik yaptiginda onu gösterip gecebiliyorsun. abd vizesi ya da ab oturumu olanlar meksika'ya vizesiz girebiliyorlar ama bazi sinir polisleri killik cikarabiliyor.
kaynak: bir arkadasim
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
2 ay önce gittim Meksikaya. Diğer milletden insanlar 10 saniyede kontrolden geçerken beni 45 dk boyunca beklettiler.

En son aktif schengen vizem olduğunu, rezervasyonlarımı, uçak biletimi vs görünce ikna oldular. Aktif Amerika vizeniz veya schengen vizeniz varsa büyük ihtimalle alırlar. Ancak soru yağmuruna tutuyorlar.

son sorunuzun cevabınızı bilmiyorum.
0
nuevo
(29.08.24)
(12)

K.karti borcum yuzunden avukatlik duruma gelmisim

tantamount_to_equivalent
Tr'de yasamiyorum, is bankasi kredi kartimi arada sirada evdekilere yemek ismarlamak, hediye mediye gondermek icin kullaniyordum. Sonra mayis da mi ne kartin gecerlilik suresi doldu, eski adresime kart yollamalar, y.disina kart gonderemiyoruzlar falan defalarca sinir ettiler beni, ben de borc falan
Tr'de yasamiyorum, is bankasi kredi kartimi arada sirada evdekilere yemek ismarlamak, hediye mediye gondermek icin kullaniyordum. Sonra mayis da mi ne kartin gecerlilik suresi doldu, eski adresime kart yollamalar, y.disina kart gonderemiyoruzlar falan defalarca sinir ettiler beni, ben de borc falan odemiyorum dedim, 40000'lik borc 45000 olmus 3-4 ayda, simdi de musteri temsilcisi aramis avukatlik duruma gelmis borcunuz diye odeme istiyor. Bundan sonraki surec nedir?
0
tantamount_to_equivalent
(29.08.24)
icra yoluna gidilir. trde bir malın, banka hesabın varsa onlara haciz gelir, kredi notun da düşmüştür. bence hemen öde bekletmeden yaptığın mantıklı bir iş değil.
0
jelly bear
(29.08.24)
Abi borç ödemiyorum dersen ve ödemezsen icra açarlar. O parayı alırlar. Banka hesaplarına haciz, malına mülküne, arsana, arabana vs. haciz koyarlar bir şekilde alırlar. Bundan sonraki süreç parayı ödemezsen kaybedeceğin bir savaşa girmek olur. Buradaki sorular da...
0
Shepard
(29.08.24)
Hocam yurtdışında olmanın verdiği özgüvenle "ben de borç falan ödemiyorum" demek çok mantıksız, yani bu senin borcun en nihayetinde ödemediğin her an sana zarar bankaya hiçbir şey olmuyor banka öyle veya böyle alacak senden bear anlatmış zaten nasıl olduğunu ama asıl rezillik dosyan avukatlara verildiğinde sadece seni taciz etmeyecekler anneni arayacaklar babanı arayacaklar halanın kızını amcanın oğlunu arayacaklar söyleyin borcunu ödesin diye, o arada borcun da katlanacak, pis bir süreç yani hiç o toplara girmeden öde geç sonra hesabını kapatırsın istiyorsan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
90 gün borç ödenmezse yasal takip aşamasına geçilir. Banka çeşitli kanallardan sana ve yakınlarına ulaşmaya çalışacaktır. Seninki bu noktada. Ödememeye devam ettiğinde işin içinde avukatlık vb. masraflar da girecek.

Birkaç ay daha ödemezsen bankalar alacaklarını varlık yönetim şirketlerine satıyorlar. Seninki de satılırsa çooook rezillik çekersin. Tacizin bini bir para. Ayrıca bankaların kara listesine girersin ki yarın bir gün işin düşerse çok sorun olur. Mesela Türkiye'de para transferi yaparsın, bir de bakmışsın paraya bloke konmuş. Hiç önermem.

TR'de yaşamayan biri Türk bankalarındaki tüm kredili hesaplarını bence kapamalı, vadesiz TL ve USD-EUR hesapları bırakmalı. Yoksa uğraşır durursun. Bulunduğun ülkeden kredi kartını kullanmanı öneririm.
0
Lethe
(29.08.24)
Türkiyeye girerken sorun yasarsin.
0
robert bosch
(29.08.24)
Ayrica kredin puanin düsmüstür. Ev kredisi vs durumlarinda sorun yasarsin.
0
robert bosch
(29.08.24)
sirkete sinir olmak ile aldigin borcu ödemek arasinda nasil bir bag kurabildin ki? ben de kredi kartimi aldigim bankaya son alisverisimde sinir oldum. dedim, kapatin hemen. ben de o kapanacagi tarihe kadar su anki ben borcumu ödeyecegim, baska kullanim da yapmayacagim dedim. hemen pesine baska bankadan kart aldim.
borc ve sirkete sinir olmak baska seyler. sirkete sinir olduysan kartini kapatirsin ama borc senin borcun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
beni sinir ettiler ben de borc falan odemiyorum demek de ayri bir rahatlikmis, karsinizdaki finansal bir kurulus aman odemiyorsa odemesin demesini mi bekliyordunuz anlamadim?

avukat size ulasmaya calisir muhtemelen ulasamaz, sonra icraya gider muhtemelen ikametgah y.disindaysa nasil olur bilemiyorum bilen varsa yazar belki ogreniriz.

son tahlilde basiniza bela olur her sekilde ama.
0
bay b
(29.08.24)
Süreç; idari takip - yasal takip - icra takibi - haciz şeklinde ilerliyor.

Yasal takip sürecinde borcunuzu ödemeli ya da yapılandırmak için başvurmalısınız. Eğer yapmazsanız icradan ödeme emri gelir ve yine borcunuzu ödemeli ya da yapılandırma konusunda anlaşmalısınız dikkate almazsanız haciz için mal beyanı yapmanız gerekir. Haczedecek bir şeyiniz yoksa (mal varlığı, maaş) süreç orada sonlanır. Ancak siz de bir daha ülkeden kolay kolay kredili işlem yapamazsınız.

Yani bankaya kızıp kendinizi derde sokmaktan başka bir işe yaramamış yaptığınız. Üstüne bankaya yüklü bir de faiz ödeyeceksiniz. Ek olarak kredi notunuz düştüğünden ve ülkede bulunmadığınızdan geri toparlamanız da çok zor olacak ve ülkeyle alakalı her türlü kredili işlemde yıllar boyu sorun yaşayacaksınız. Bence çok mantıklı bir hareket olmamış. En azından icra takibine düşmeden ödemenizi yapın. Zararın neresinden dönülse kar. İşin daha kötü tarafı sizin borcunuzu ödememenizin bankaya etkisi sıfır. Tek zararı size.

Alakasız birine kızıp harakiri yapmaktan bir farkı yok bunun. Banka kocaman bir kurum, kimse siz borcunuzu ödemeniz diye zor durumda kalmadı, bu zincirin her aşamasında kendi işini yapıp mesaisini doldurmakla görevli insanlar çalışıyor, avukat da size dargın değil, müşteri temsilci de. Bankanın zaten hiç umrunda değil. Neden yaptınız ki böyle bir şeyi?
0
akhenaten
(29.08.24)
Bu arada soruna cevap değil ama senin gibi, benim de TR kredi kartına ihtiyacım olduğu için belirtmek istedim. Papara tarzı platformlardan dijital kart oluşturabilirsin ve çoğu yerde kullanabilirsin. Şimdilerde para yatırma işini de çözdüler. Yurtdışı kredi kartımdan dijital karta para yatırıp kullanabiliyorum.
0
VIPCH
(29.08.24)
herkes şirkete sinir oldugun için borcunu ödemeyişine yeterince laf etmiş zaten. o konuda saçmalığa değinmeyeceğim

sinir oldugun şeyler de saçma bence. yurtdışına niçin kredi kartı göndersin türkiyedeki banka? türkiyedeki kurye ile anlaşmaları var, amazon mu bu seni yurtdışında bulup teslim etsin. bunun için ekstra kargo ücreti ödemesi gerekiyor. böyle bir şey yapmamaları normal. sanal karttan devam edersin. borcunu da ödersin. bu işin doğrusu budur.
0
abelardo
(29.08.24)
Kara liste hayırlı olsun, 4-5 yıl türkiyede kredibiliten yok artık, bunda sonra söylendiği gibi icra işlemleri başlayacak, üstüne mal mülk en küçük bir şeye şerh koyacaklar, tapuda küçücük hissende şerh görünecek diğer hissedarlar bunu görecek, benim malım mülküm hiçbir şeyim yok dersen gün gelir miras kalır, gün gelir türkiyede bir şey satmak almak için para sokarsın sorun bunlar hep
0
atom karincanin torunu
(29.08.24)
(12)

ben gidiyorum

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
geçen aylarda isviçre'de çok duraklı bir dağ yürüyüşü/kampı planladığımı ve içme suyunun sıkıntı olabileceğiyle ilgili bir duyuru açmıştım. rotam üstünde kasaba, köy, hatta akan su bile olmadığından, sadece buzul gölü olduğundan bahsetmiş, çözüm aramıştım. belki duyuruma yanıt vermiş olanlar hatırla
geçen aylarda isviçre'de çok duraklı bir dağ yürüyüşü/kampı planladığımı ve içme suyunun sıkıntı olabileceğiyle ilgili bir duyuru açmıştım. rotam üstünde kasaba, köy, hatta akan su bile olmadığından, sadece buzul gölü olduğundan bahsetmiş, çözüm aramıştım. belki duyuruma yanıt vermiş olanlar hatırlar.
neyse, ben eşyaları topladım, şimdi yataklı vagonla gidiyorum. ambiyans ışığımı da açtım :) pasteboard.co
içme suyuna da çözüm buldum. giardia falan kapmam diye düşünüyorum. yani kapmam herhalde galiba sanırsam.
bir hafta yokum. inşalla sağ kalırsak bir haftaya görüşmek üzere duyuru ahalisi. öpt. kib. by.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.08.24)
bundan bize ne olması
0
mcsword
(22.08.24)
mcsword'e katilmadan edemiyorum. Soru nerede? Neden bunu burada okuyoruz?
0
quaker
(22.08.24)
Güle güle git, güle güle gel biz ismail gibi hep buradayız.

Ayrıca o ayaklar ne öyle? fırıncı küreği gibi bunu yazmazsam uyuyamazdım affet :)
0
respect
(22.08.24)
sen bu toksik insanların verdiği cevaplara aldanıp kendine dert yüklenme. sağlıcakla git, umarım hayallerini gerçekleştirmiş biçimde sağ salim dönersin.
0
rakicandir
(22.08.24)
İyi yolculuklar, iyi eğlenceler o halde :)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(22.08.24)
yolun açık olsun paşam (:

paylaşacağın bir yer varsa linkle.
0
anon1m
(22.08.24)
Duvardaki ne öyle ?
iPhone wall edition mu ?
0
diyecevaplandı
(22.08.24)
Ay hadi sağlıcakla. Dönünce haber ver :)
0
kobuzchu kiz
(22.08.24)
logisticsmanager
(22.08.24)
Ne acayip insanlar var ya.

İyi yolculuklar. Kaza bela senden uzak olsun. İsteğin her şey yolunda gider ve bol bol anı ve elbette görsel şölen biriktirirsin umarım.

Bizimle de paylaşırsan ne güzel olur hatta birkaçını :)

Hatta yolculuğuna dair detayları da uzun uzun yazsan o daha da iyi olur :)
0
an engineer
(23.08.24)
ben geldim. hayattayim :) güzel gecti.
günde 10km yürüyüp yaklasik 800 metre tirmanis yaptim, sirtimda 14 kg canta ile ve önceki günkü yorgunlukla her zaman cok kolay gecmedi ama basardim. geceleri 5 derece civarindaydi hava. o da sorun olmadi, ekipmanim iyiydi.

tabii ki size ne ama gezi öncesi yardim aramak icin actigim duyuruya cok güzel cevaplar gelmisti. bir nevi onlara haber verme, verdikleri cevaplarin ise yaradigini gösterme amaciyla acilmis bir duyuruydu bu da. ilginizi cekmiyorduysa baska duyurulara gecebilirdiniz yani.
@respect öyle deme ayaklar 37 numara ya :)
@diyecevaplandi o bu sekilde dururken ayna, öne dogru egersen bir tür tepsi oluyor. Laptop icin falan.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
Hoş geldin:) keşke bende de böyle bir cesaret olsa
0
playing star again
(29.08.24)
(6)

Sol kolumuzdaki meşhur iz çiçek aşısı iziydi galiba değil mi?

nhk ni youkosu
* hangi yıldan sonra yapılmamaya başlamıştı?* bu aşıyı olanlar monkeypox'a karşı daha şanslı diyebilir miyiz? Yayılım bu sebepten azalır mesela herhalde.
* hangi yıldan sonra yapılmamaya başlamıştı?

* bu aşıyı olanlar monkeypox'a karşı daha şanslı diyebilir miyiz? Yayılım bu sebepten azalır mesela herhalde.
0
nhk ni youkosu
(15.08.24)
Bcg aşısı (verem aşısı) da iz birakıyor. Şu an 50lerinde olan nesil çiçek aşısı oldu en son yanlış bilmiyorsam
0
nundu
(15.08.24)
Omuzda olan verem aşısı izi, çiçek aşısı omuzda değil kolda olurdu dirsek altında.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.08.24)
kac senesinde oldugun ve izin nasil gözüktügüne göre degisir. cicek asisi 70'lerden beri uygulanmiyor.
yasin 45 altindaysa BCG asisi izidir kolundaki.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.08.24)
99lu arkadaşımda aşı izi var, 2020li oğlumda aşı izi var. 65 doğumlu annemde aşı izi var.
0
deartheodosia
(15.08.24)
deartheodosia, annendeki çiçek aşısı izi. Sendeki ve oğlundaki BCG izi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.08.24)
BCG aşısı okulda yapılmıştı ve bahçeye saklanmıştım. Bende iz yok :)
0
gabe h coud
(16.08.24)
(5)

Hangi renk daha güzel?

sweet child o mine
Mutfak için suyu sodaya çeviren Drinkmate almak istiyorum ama hangi renk olsun karar veremedim. Beyaz ve siyah renk arasında gidip geliyorum daha çok. Sizce hangi renk en güzel ve kullanışlı?Beyaz: https://drinkmate.uk/cdn/shop/files/410-01-14Z_2100x.png?v=1718734380Siyah: https://drinkmate.uk/cdn/s
Mutfak için suyu sodaya çeviren Drinkmate almak istiyorum ama hangi renk olsun karar veremedim. Beyaz ve siyah renk arasında gidip geliyorum daha çok. Sizce hangi renk en güzel ve kullanışlı?

Beyaz: drinkmate.uk
Siyah: drinkmate.uk
Kırmızı: drinkmate.uk
Mavi: drinkmate.uk
0
sweet child o mine
(14.08.24)
Siyah.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.24)
Siyah al hocam beyaz güzel ama sararır, siyah parlak olsa parmak izi toz vs çok belli eder ama mat rengi güzelmiş
0
grimavi
(14.08.24)
siyah +1
0
robert bosch
(14.08.24)
ben olsam kirmiziyi alirdim, biktim tekdüzelikten. her sey gri, her sey siyah, her sey beyaz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.24)
Siyah mat mutfak eşyası pişmanlıktır ya :( Kahve makinesi aldım bu şekilde iki tane, temizle temizle sürekli ya toz gösteriyor ya kir. Sonsuz bir temizlik döngüsündeyim, bugünkü aklım olsa kesinlikle almazdım... Kırmızı diyorum ben de.
0
silverleaf
(14.08.24)
(6)

Kedinizin favori sarkisi ne?

lapaz
Hangi sarkida gobek atiyor sapsal?
Hangi sarkida gobek atiyor sapsal?
0
lapaz
(14.08.24)
kedimin en sevdigi sarki sessizlik.
ortam ne kadar sessizse o kadar hosuna gidiyor. simdiye kadar bir sarkiya tepki verdigini hic görmedim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.24)
dere geliyor dere :D
0
Coma
(14.08.24)
Mama kutusu açılış sesi ^^
0
chicha_v2
(14.08.24)
çorbasını içtikten sonra önlüğünü çıkartıp kenara katlayıp koyduktan sonra birrr çok sıkıldım ikiii yerim çok dar şarkısında göbüş atıyor.
0
eja
(14.08.24)
www.youtube.com

bu.
benim favorim de bu.
0
yenibirgüzelnick
(14.08.24)
Kedimle senelerdir Tarkan'ın Şımarık'ında dans etmeyi severiz. Alıyorum kucağıma oynayıp oynatıyorum. Öylece durup tatlı tatlı tadını çıkarıyor, genelde kaçmaya da çalışmıyor.

Bu yaz bu şarkıya Katy Perry'nin Lifetimes'ını da ekledik...
0
silverleaf
(14.08.24)
(5)

Doktar bu ne ?

balikci filozof
Bu nedir doktor bu nedir ? https://hizliresim.com/lea6x9p
Bu nedir doktor bu nedir ?

hizliresim.com
0
balikci filozof
(14.08.24)
bulasıklık
0
ırene adler
(14.08.24)
ayakli bir sey mi yoksa düz paspas gibi mi?
paspas gibiyse kedi kumu eve dagilmasin diye (cat litter tracking) kullanilan elekli paspas.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.24)
Kedi paspası +1
0
Godless
(14.08.24)
Elekli kedi paspasına benziyor.
0
kibritsuyu
(14.08.24)
Kedi kumunun önüne bırakılıyor ki kedi kum kabından çıkınca kumlar orada biriksin
0
cemallamec
(14.08.24)
(14)

Sadece internetle ilgilenen ergen

parka
Tatile gittiler.Genç kızı hiçbir şeyle ilgilenmiyor.İnternet ve telefondan başını kaldırmıyor, evden çıkmak istemiyor.Yapması gereken ufak işleri de yapmıyor (bulaşıklar)Ne yapılır.Kendi çocuğum olmadığından hiç anlamıyorum.** EK **Yahu bana niye saydırdınız anlamadım.Ben burada etkisiz elemanım. Sa
Tatile gittiler.
Genç kızı hiçbir şeyle ilgilenmiyor.
İnternet ve telefondan başını kaldırmıyor, evden çıkmak istemiyor.
Yapması gereken ufak işleri de yapmıyor (bulaşıklar)
Ne yapılır.
Kendi çocuğum olmadığından hiç anlamıyorum.

** EK **
Yahu bana niye saydırdınız anlamadım.
Ben burada etkisiz elemanım. Sadece bu anne kızı uzaktan tanıyorum.
Kızın yaşını tam kestiremediğimden başta ergen demiştim, sonra genç kız dedim.
Ayrıca davranış olarak da ergen gibi geldi.
Apart otelde kaldıkları için anne bulaşık yıkıyor.
Kızın da bulaşığa yardım etmesi doğal değil mi.
Amma drama yaptınız.
Ben hallerine üzüldüm, bir öneri olur mu diye sordum sadece.
0
parka
(14.08.24)
Başkasının çocuğunu ergen diyerek etiketlemişsiniz, bulaşık Gibi "ufak" işleri yapması gerektiğini belirtmişsiniz, çocuklardan anlamadığınızı da eklemişsiniz. Köyde mi yaşıyorsunuz merak ediyorum?(Bizim köyde akrabalar da böyledir ondan soruyorum, gezmeye gittiğim yerde ev işleri beklerler benden eşimden) Hali hazırda kaynana mısınız?(Sizden küçük kadınların ev işlerini sizin yerinize yapmalarını doğal mı buluyorsunuz?) Çocuğu beslemek zorunda değilsiniz sizin değilse. Çocuğun ne yaptığı da sizi bu kadar ilgilendirmemeli. Ne yapılır kısmı için de bulaşık Makinesi önereyim.
0
hasmetizm 2046
(14.08.24)
Bulaşık yıkamak 15 yaşında bir çocuğun yapması gereken ufam bir iş midir? Anlattıkların oldukça sağlıklı ve standart bir 15 yaş profili yani neye şaşırdığını ya da neyi yanlış bulduğunu anlamadım. Bir sorun yok, bırak çocuk istediğini yapsın. Yaz tatilinde çocuğa bulaşık yıkatmak nedir ya
0
nundu
(14.08.24)
bence 15 yasindaki birinden aile ortamina katkida bulunmasini beklemek anormal degil diger cevaplarin aksinda. sosyal katki olur, bir isin ucundan tutmak olur vs. ama yapmamasi/istememesi de bir o kadar normal. biraz kisiligiyle, biraz nasil yetistirildigiyle alakali. guzellikle davet ederek dahil etmeye calisabilirsiniz, olmuyorsa zorlamayin salin kendi haline sonra tekrar denersiniz.
0
icim urperiyor
(14.08.24)
birincisi "ergen" bir hakaret değildir, belirli bir yaş grubunu ifade eden bir kelimedir. etiketlenecek bir şey yok. 90 yaşındaki adama yaşlı dendiği gibi, 12-18 yaş arasındaki gençlere de ergen denir, gavurlar teenage falan der. küfür gibi algılanmasın.

ben de bir ergen babasıyım. köyde de yaşamıyorum, doğma büyüme şehirliyim, dedemle dahil hayatımda köy görmedim. kaynana da değilim, babayım.

burada mesele küçük çocuklara ev işi yaptırmak değil, belirli yaştaki gençlere sorumluluk yüklemek. sorumluluğunun bilincine vardırmak. soruda kast edilen de çocuk yüzünden bulaşıkların kirli kalması değil. bunu bu şekilde anlamak için gerçekten kötü niyetli olmak lazım. soruyu soran anne babası değilse bile, çocuğu ve/veya anne babasını seven bir yakını olarak bu konuda dertlenmek, bir şeyler yapmak istemek gayet normal.

ergen bir bireyin deniz kum tatiline gidip başını telefondan kaldırmaması günümüzün en büyük problemlerinden biri. kendi çocuğum olduğu için çok iyi anlıyorum.

kısıtlayacaksınız. sınır koyacaksınız. önce ortalığa yardım et, ödevini yapi, sonra denize gidilecek. dönüşte oynarsın diyeceksiniz. maraz çıkacak, kızacak, sinirlenecek, ama sert davranmadan, kırmadan, yol göstererek yapılması gereken bu.

ha sen ne kadar başarılı oldun dersen, %100 olmasa da sorumluluğuna düşen işleri yapmasını, denize gitmesini, yüzmesini, arkadaş varsa çıkıp oynamasını sağladım. ama arkadaşıyla da çıkıp oturup telefon oynuyorlar, ona bir şey yapamıyorum. bi de işin adı "arkadaşımla oynuyorum" olunca kısıtlayamıyorum da.

adasjkkla deniz tatiline gidip evden çıkmayıp kafasını telefondan kaldırmayan 15 yaşındaki çocuğa sağlıklı ergen profili demişler asdklasjda. sağlıklı profil öyle olmaz gençleri 15 yaşındaki sağlıklı genç yaz tatilinde deniz kenarındaysa denize gider, yüzer, bahçeye çıkar, sokakta oynar, koşar eğlenir. köye gittiyse horoz kovalar, bahçe çapalar, tozda toprakta yuvarlanır, koşturur coşturur vs.

evden çıkmadan kafasını kaldırmaksızın telefona bakmak günümüzde standart olabilir, ama sağlıklı bir davranış da değildir. bir kişinin de anası babası olmasa da bu konuda dertlenmesi, çözüm arayışında olması anormal değildir.
0
kibritsuyu
(14.08.24)
Yahu bana niye saydırdınız anlamadım.
Ben burada etkisiz elemanım. Sadece bu anne kızı uzaktan tanıyorum.
Kızın yaşını tam kestiremediğimden başta ergen demiştim, sonra genç kız dedim.
Ayrıca davranış olarak da ergen gibi geldi.
Apart otelde kaldıkları için anne bulaşık yıkıyor.
Kızın da bulaşığa yardım etmesi doğal değil mi.
Amma drama yaptınız.
Ben hallerine üzüldüm, bir öneri olur mu diye sordum sadece.
0
🌸parka
(14.08.24)
15 yaşındaki bir birey bulaşık yıkabilir bunda sorun yok. Biz 14 yaşındayken babamız hayatı öğrenelim diye tatillerde bizi oto sanayiye veriyordu. Fırsat buldukça da 15 yaşında pazarda su satıyordum.heves ettim 2 tane enstrüman ögrendim. Müzik yaparak kazandıgımın paralarla gittim üniversite okudum. Hayatım komple mücadele de geçti. 15 yaşında 2 tabak yıkayınca eline yapışmaz yani. Bulaşık yıkamak zaten lafın gelişi. Demek istedigim kalkıp bir şeylerle aktif olması önemli. Bir kere 18 yaş altı kendi yaşına göre bir sürü işi yapabilir. Yapmalı da evin içinde asosyal ekran bagımlısı psikolojisi bozuk bir ergen örnegi daha mı iyi sanki??
Öncelikle psikolojik destek alarak ekran bagumlılıgından kurtarmanız lazım. Sonrasında çocugu spora, enstrümana, hobilere yönlendirin. Yani hayata dokunsun çocuk. Hayata karşı farkındalık kazansın. Ondan sorma zaten ona demeden 2 tabağı hallediverir kendiliginden.
0
limonlu eksi
(14.08.24)
Ben de böyleydim de o zaman telefon, internet falan yoktu ben de hep kitap okurdum deniz tatiline gidildiğinde. Sonra ne oldu, deniz tatillerini hiç sevmediğim için son 20 yıldır deniz tatiline gitmedim asla da eksikliğini hissetmedim. Deniz kenarında olan parklarda yürümeyi ya da bankta oturup denizi izlemeyi severim ama o kadar. Tatile gideceksem şehir gezmeyi daha çok seviyorum. Şimdi kendim tek başına yaşıyorum, her işimi kendim hallediyorum. Ailemi ziyarete gidince orada da ne lazımsa yapıyorum. Bence bazı şeyler çok büyütülüyor özellikle ergenlik zamanında.

Büdüt: Amaç iyi psikoloji ise benimki ne kadar iyi tartışılır ama kimseye yük olmadan hayatımı devam ettiriyorum.
0
peki madem
(14.08.24)
sofraya yardim etme, yattigi yeri toplama gibi seyler 7 yastan itibaren yapilir, 15 yasindaki kazik kadar ergene yardim etmiyorsa herhalde laf söylenecek.
kendi cocugumsa telefonu elinden alirim.
bana emanet cocuksa da telefonu elinden alirim.
diger türlü karismam.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.24)
Bahsi geçen bir erkek çocuğu olsa onun yapması gereken ufak iş olarak ev işlerini görmeyeceğinizden eminim. Ayrıca dış kapının dış mandalı olarak size ne? Başkalarının aile dinamiklerine neden burnunu sokmaya bayılıyor bu ülkenin halkı?
0
moonie
(14.08.24)
Suçlamıyorum ama çocuk normal diyorum. 15 yaşındayken ben de öyleydim ki 10 seneden fazla zaman geçti. O zaman laptopum yoktu, evdeki masaüstü pc'yi arabayla yazlığa götürürdük ben oyun oynayayım diye. Bulaşık yıkama, evi süpürme gibi işleri yapmamak için de mücadele ederdim baya. Üniversiteyi de aile yanında okudum aynı şekilde. 25 yaşında evden ayrıldım ve kendi hayatımı kurmada bir gram zorlanmadım. Bu evde iş yapmazsa kendi evinde zorlanır olayı büyük yalan yani. Bırakın çocuk yaz tatilini nasıl geçirmek istiyosa öyle geçirsin. O yaşlarda bi çocuğun "sağlıklı" bir ergen olması için illa koşup eğlenmesi, denize gidip yüzmesi gerekmiyor. Hele bi de apart demişsiniz muhtemelen arkadaşı da yoktur etrafta. Ne yapacak yani sıkılıyodur.

O yaşlarda bi kız kardeşim var o da aynı şekilde mesela ve onun da sağlıksız olduğunu düşünmüyorum. Dünyada her şey ekranlar üzerinden ilerliyor, ekranı hele o yaşta kısıtlamak çok mantıksız bir öneri
0
nundu
(14.08.24)
15 yaşındaki çocuğun internete gömülmesi çocuğun bulaşık yıkamasından daha sıkıntılı durum.

bir insanın kendi igtiyaçlarını kendi karşılayabilmesi için bazı şeylerin o yaşta öğrenilmesi gerekiyor. yemek yapmak, bulaşık yıkamak, çamaşır yıkamak vs
0
oekuklu
(14.08.24)
Kız erkek farketmez böyle ufak şeyler küçük yaştan beri yaptırılmalı. geçen bir küçük erkek ergenden kargaburun istedim yüzüme baktı boş boş. bilmiyormuş ailesi hiç iş yaptırmamış.
Çocuklara hayatla mücadele etmeyi öğretmiyorsunuz 20 yaşına gelince çoğunun psikolojisi bozulmuş oluyor.
0
komando kani var bende
(14.08.24)
Şöyle de bir durum var,
Evde bulaşık yıkamak herkesin görevi, yemek hazırlamak, sofra toplamak temizlik yapmak falan herkesin görevi.
Eğer ortada bu işleri tatil sırasında adil olmayan bir şekilde üzerine almış anne varsa bu durumda ergen kız çocuğu neden üzerinde sorumluluk hissetsin ki, babanın hissetmediği sorumluluğu ergen çocuktan hissetmesini neden bekliyoruz. Ailedeki herkes yapıyor olsaydı o da yapmak sorunda hissederdi. Ama babası eğer bu işi paylaşmıyorsa kız neden paylaşsın. Neden kıza babanının yapmadığı sorumluluk yükleniyor.

O yaşlarda kız çocuklarına daha toplumsal cinsiyet rolleri de yüklenmemiş oluyor. Herkesin sorumluluk almadığı, annene yüklenmiş konularda neden evdeki yetişkin diğer bireyden daha fazla sorumluluk almasını beklemek yanlış.
0
zimbirik
(14.08.24)
Kibritsuyunun açıklamasına cevap olsun. Etiketler hakaret olmak zorunda değildir, pozitif şeyler de etiket olabilir. Güzel ve çirkin kavramları birer etikettir örneğin. Ergenlik bir yaş aralığını tarif etmek içindir sadece, söz ve davranışlarını sevmediğimiz çocukları betimlemek için değildir. Çocuk sahibi olmanız sizi otomatik bilinçli yapmıyor maalesef.
0
hasmetizm 2046
(16.08.24)
(14)

29+5 suyum geldi

wild honey suckle
Duyurunun sağlıkçıları ve anneleri.29+5 te suyum geldi hastanedeyim ciğer geliştirici ve kasılma engelleyici yapıldı. Ayrıca antibiyotik ve serum verildi. Geciktirebildiğimiz kadar geciktireceğiz diyorlar ama şiddetli ağrılarım var geliyor bu sıpa.Dualarınıza ve tavsiyelerinize ihtiyacım var ayrıca
Duyurunun sağlıkçıları ve anneleri.
29+5 te suyum geldi hastanedeyim ciğer geliştirici ve kasılma engelleyici yapıldı. Ayrıca antibiyotik ve serum verildi. Geciktirebildiğimiz kadar geciktireceğiz diyorlar ama şiddetli ağrılarım var geliyor bu sıpa.
Dualarınıza ve tavsiyelerinize ihtiyacım var ayrıca tecrübelerinize de.

Nolcak şimdi??
0
wild honey suckle
(12.08.24)
26+4 te doğdu oğlum, şu an tam 10 yaşında. Anne değilim, babayım o yüzden doğumla ilgili tavsiye çok veremem ama moralinizi yüksek tutun. Eğer erken doğarsa küvezde epey zaman geçirecek. Sabırlı olun, sonu çok güzel oluyor.
Doktorlar her zaman en kötü senaryoyu söyler sizi hazırlamak için, moralinizi bozmasın. Doğduğu gün doktorun dediklerini duyunca yıkılmıştım ben. “Mide kanaması geçirebilir, beyin kanaması geçirebilir, böbrekler iflas edebilir, akciğerler hiç gelişmemiş uzun süre solunum cihazına bağlı kalabilir, yaşama ihtimali %50…”
Elhamdulillah, dediklerinin hiç biri olmadı. Sadece gözünde ufak bir kusur kaldı, gözlüklü tatlı bi sıpa şimdi. Özetle tavsiyem moral, sabır, dua…
0
mustafakesekci
(12.08.24)
Allah analı babalı büyütsün efendim, endişelerinizi anlayabiliyoruz ama lütfen sakin oldun, zaten tıbbi gözetim altındaymışsınız, herkes elinden geleni yapacaktır.
0
Fodera
(12.08.24)
bildiğim tek erken doğum yeğenim. o da tam yedi aylık olmak üzereydi. bilekleri serçe parmağım kadar ya var ya yoktu. anne karnında dökülmesi gereken kılları dökülmeden doğmuştu yani maymun gibiydi. 25 sene öncesi bu olay, düşünün. riskli eşik haftasını atlatmışsınız. sağlıkla kucağınıza alacağınızı düşünüyorum.
0
elorelia
(12.08.24)
Merhaba arkadaşlar doğurdum ben maalesef:/
Tüm pozitif temennilerinize açığım:)

Bebiş 1400 küsür. Entübe edilmedi kendisi nefes alıyor.
0
🌸wild honey suckle
(12.08.24)
Allah analı babalı büyütsün, hepinize sağlıklı ve birlikte ömür dilerim :)
0
black holes in the sky
(12.08.24)
Bebişinize sizinle geçireceği pırıl pırıl bir ömür diliyorum. Minnak ve zayıf göründüklerine bakmayın, çok güçlüler ve yaşama sıkı sıkı tutunuyorlar. :)
0
moonie
(12.08.24)
ayyy Allah bağışlasın. dualarım sizinle.
bir de smalı bir bebeğe bebişiniz için bağış yapayım. adını bilmiyorum ama baby wild honey suckle için.

olması gereken oluyor. her varlık bir deneyim alanında bu dünya'da. onun da planı buymuş.

size tavsiyem onunla konuşurken "sen istenen bir bebeksin. ben hep seni bekledim. sen güvendesin" diye telkinlerde bulunursanız güvenli bir birey olma olasılığı yüksek.
ay'ı akrep bebenizin. valla içinizi dışınızı okur ve biraz da çatışma yaşayabilirsiniz :))))

allah esirgesin. yolu bahtı açık olsun.
0
janderzel zartanyan
(12.08.24)
öyle ya da böyle hadi gözünüz aydın diyelim. sıkıntısız taburcu olursunuz umarım. sağlıklar diliyorum.
0
elorelia
(12.08.24)
Çok çok tebrik ederim, ne güzel haber, sağlık ve mutlulukla büyüsün.
0
orangesandsea
(12.08.24)
gözünüz aydın. 1400 küsür ama gününüzü gösterecek size, inşallah 5 yıl sonra ya o 1400 küsür bize neler ediyor neler diye duyurularınızı okuycaz :)).

sağlıkla sihhatle büyütün :)).
0
Phoebe
(12.08.24)
öyle ya da böyle hayirli olsun. hayaller abd, gercekler tr. iste bazen tahtini da yaptirtmiyor sipalar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.08.24)
bebekler çok güçlü ve dirençli oluyorlar.
kendi nefes alabilmesi çok iyi bir şey. alamasaydı da yine süreç biraz uzardı ama gelişirdi ciğerleri.
doktorlar çok iyi bakacak ona, üzülmeyin. bi an önce sizi görmek istemiş işte.
şansı bahtı açık olsun, Allah sizi birbirinizden ayırmasın sağlıklı, upuzun bi ömrü olsun, analı babalı büyüsün inşallah.
0
matilda
(12.08.24)
Allah analı babalı büyütsün. Bizimki 900 gr doğdu, iki gün içinde 700 gr'a kadar düştü. Şimdi turp gibi maşallah. Küvezde 77 gün kaldı ve taburcu olduğunda 1800 gr idi.
Sizin bebeğiniz de turp gibi olacak inşallah.
0
mustafakesekci
(13.08.24)
Kızım 30+4 1560 gr doğdu. Şu an 2 yaşında. Özellikle yoğun bakım sürecinde cok zor günler geçirdik ancak şu an hiçbir problemimiz yok.
Lütfen siz de güçlü olun. Bu günler geçecek birkaç ay sonra herşey çok daha iyi olacak.

Bu arada entübe edilmemesi gerçekten çok iyi. İşlerin yolunda olduğunu gösteriyor. Umarım herşey çok güzel geçer.

Her türlü konuda yazabilirsiniz. Elimden geldiğince tecrübelerimi aktarmaya çalışırım.
0
nuevo
(14.08.24)
(6)

Avrupali gencler vaktini nasil geciriyor?

mimikikili
Ilham verici olmasi dilgiyle soruyorum.Bizimkiler dizi, fifa, makyaj, insta yla mi geciroyorlar vakitlerini?Avrupali universite ogrencileri ne yapiyorlar?
Ilham verici olmasi dilgiyle soruyorum.

Bizimkiler dizi, fifa, makyaj, insta yla mi geciroyorlar vakitlerini?

Avrupali universite ogrencileri ne yapiyorlar?
0
mimikikili
(08.08.24)
Genelleme :(
Benzer şeyleri ama arada belli farklar var. Bati Avrupa'da gelir yüksek olduğu, okullarda spor/sanat şeyleri daha çok verildiği için benim karsilastigim genclerin çoğunun hayatında bir spor vs bir şey oluyor (bkz olimpiyatlar). Bir de paraları da olduğu için daha kolay gezme görme yapıyorlar.
Misal zamanında benim iş yerinde çalışan birkaç genç kalıcı kontrat önerilmesine rağmen "ben ne istediğimi bilmiyorum, biraz bakinacagim" falan diyip mezuniyet sonrası birkaç ay tatil falan yapmayi hemen ise başlamaya tercih ediyorlardi çünkü iş bulamama dertleri yoktu ki harbiden issiz hiç kalmadılar.

Yani bu aslında coğrafya ile çok alakali değil. Biraz maddiyat vs de var.

Yoksa hepsinde sosyal medya falan var.
0
logisticsmanager
(08.08.24)
ülkeden ülkeye değişmekle beraber avusturya için konuşacak olursam, genelde birçoğu bir yerde gönüllülük yapıyor. ya kızıl haç'da, ya köylerindeki gönüllü itfaiyede, ya kilisesinin mutfağında, ya bir barınakta, vs. avusturya'da toplumun %50'si gönüllülük yapıyor. geri kalan %50 de yaşlılar, engelliler, az sayıda gönüllülük yapmak istemeyen avusturyalılar ve çok sayıda mülteciler ve göçmenler :) lol.
aynı zamanda spor çok yaygın ve spor yaşam biçimi. bisiklet, dağcılık, tırmanış, yürüyüş, kayak, cross-country skiing, yelken, kürek gibi doğa ile içiçe olabildiğin sporlar özellikle revaçta. her boşlukta bir yere kaçıp spor yapıyorlar, doğada zaman geçiriyorlar. hatta sözlükte bm73 mü ne bir arıza tip vardı, bu avusturyalılar da sürekli spor yapmaktan başka bir şey bilmiyor diye yakınıyordu :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.08.24)
Almanlar ve amerikalilar icin konusmam gerekirse burada cok parti kültürü var. Ota boka parti ve onun vesilesiyle sosyallesme.
Yeni eve tasindim, okulu bitirdim, yeni ise basladim, tatile cikiyorum, tatilden döndüm, noel geliyor, noel bitti vs vs parti hostlugunu iyi beceriyorlar. Konsept buluyorlar. Herkes ona uygun giyiniyor. Ayrica Board gameler de cok yaygin. Kizma birader alman board game oyunlarindqn biri. Bu konuda cidden iyiler.

Sosyallesme üzerine bir arkadaslik anlayislari var ve dost sayilari cok az. Özellikle amerikalilar icin partine gelen insan sayisi kadar seviliyorsun, popülersin vs
O yüzden küsme, trip yok. Herkes sevilme derdinde…

Almanlarin onun disinda saglam hiking ya da baska kardiyo egzersize dayali hobileri oluyor. Bunu yapiyorlar, planliyorlar ve bunun hakkinda çok konusuyuyorlar.

Almanyada gittiğin tatili 100 saat anlatirsin ve herkesin de ilgisini ceker. Türkiyedeki kiskancliktan dolayi gittigi tatili anlatana görgüsüz gözüyle bakiliyor.
Ama alman anlatirken bunu böyle ucuza getirdim cok akilliyim veya bu cook pahaliydi ama tek seferlikti gibi muhabbet döner. Trde özellikle bazi insanlar icin bir seyi ucuza getirmeye calismak ezikliktir ve herkes ne kadar rahat para harcadigini falan anlatir.

Almanyada tatile cikma ve öncesinden sonrasinda gelişen tatil muhabbeti cok oluyor diyebilirim.

Dert yanma almanlar olmaz. Aksine bunu saklarlar. Zaten iclerini döktükleri bir terapistleri var. Cözüm odakli yakinirlar genelde.
0
sonsuz
(09.08.24)
Ve ayrica söylemek isterim ki ortalama bir türk ortalama bir avrupaliya bin basar.

Türkiyede yanlis ve avrupada daha dogru olan tel sey sistem… bireysel bakildiginda türkler oyunu zorda oynadiklari ve avrupalilar kolaya alisik olduklari icin türkler daha iyi bile diyebilirim.
Ama almanlar cok disiplnli. Bunu birinci yarida bastirip ikinci yarıda perte gecen türk futbol takimlarindan ve ikinci yarida da aynen devam eden alman takimlardan görebiliriz.
0
sonsuz
(09.08.24)
Dünyayı geziyorlar.
0
gabe h coud
(09.08.24)
Avusturalya

Her hafta sabahlara kadar parti
Yuzme
Vucut gelistirme
Yurtdisi yurt ici gezmek
Muzik aleti calmak
Dunya mutfagi takilmaca
Hic yoksa part time bir is yapiyorlar

Hatirladigim bunlar
0
Zetnikov
(09.08.24)
(3)

yabancıların türkçede bazı şeyleri r diye duyması

patronaj1
selamlar,geçen bir muhabbet vardı bazı yüklemlerin çekimlerini yabancılar r olarak duyuyor gibi bir şeydi. gören oldu mu? nerede bulurum detayını kaybettim.
selamlar,
geçen bir muhabbet vardı bazı yüklemlerin çekimlerini yabancılar r olarak duyuyor gibi bir şeydi. gören oldu mu? nerede bulurum detayını kaybettim.
0
patronaj1
(06.08.24)
kelime sonundaki r'leri islikli soyledigimiz icin ş olarak duyuyorlar. naber yerine nabeş diyorlar ornegin. bu geldi aklima digerini duymadim.
0
antikadimag
(06.08.24)
the guy from batman
(06.08.24)
Türkçede ispanyolcada olduğu gibi alveolar trill de denen rolling r yok. Kelime sonlarındaki r'lerde daha çok belli olsa da aslında kelime içindeki r'lerde de sesin rş şeklinde çıkması söz konusu. Dilin yapısıyla alakalı bir şey.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.08.24)
(12)

kahve neden resimdeki gibi oldu?

günaha davet
söylemesi ayıp yurt dışından kahve aldık, gelirken uçağın bagajında bizim çantaların içinde geldi. eve varınca valizi açtık, havası çekilmiş taş gibi olmuş. bi türlü kendine de gelmiyor. bunun başınan ne geldi ve çözümü var mı arkadaşlar?resim: https://hizliresim.com/bzrxugk
söylemesi ayıp yurt dışından kahve aldık, gelirken uçağın bagajında bizim çantaların içinde geldi. eve varınca valizi açtık, havası çekilmiş taş gibi olmuş. bi türlü kendine de gelmiyor. bunun başınan ne geldi ve çözümü var mı arkadaşlar?

resim: hizliresim.com
0
günaha davet
(06.08.24)
Kabin basıncından olmuştur, açınca düzelmesi lazım. Bir şey olmaz yani.
0
orient blue
(06.08.24)
ambalaj da açılacak gibi değil yani nasıl desem kaya gibi. tüm havası çekilmiş gibi.
0
🌸günaha davet
(06.08.24)
Aldığınızda böyle olmadığına emin misiniz?
Vakumlanmış gibi duruyor çünkü ben de kahve aldığımda bu şekilde vakumlu geliyor.
Ve iyi bir şey bu.
0
mutekebbir
(06.08.24)
Açarken çok zorluyorsa zararı olmayacak bir yerden iğneyle bir delik açsanız yeterli.
0
akhenaten
(06.08.24)
aldığımda böyle değildi
0
🌸günaha davet
(06.08.24)
yurt dışından nerden aldınız? dağın tepesinde, rakımı yüksek bir yerden aldıysanız paketlenirken düşük basınçta paketlenmiştir, geldiğiniz yer ise deniz seviyesinde ise yüksek basınç altında vakumlu görünüyordur belki?
0
oekuklu
(06.08.24)
iğneyle 2 delik açın +1

varsa şırınga enjektör vs hava vermeye çalışın
0
jülsezar
(06.08.24)
japonya, tüm cevaplar ve özellikle iğne taktiği için teşekkür ederiz.
0
🌸günaha davet
(06.08.24)
Specially yazısının hemen üstündeki tek yönlü valf kahveler degas olsun ama oksijenle temas etmesin diye var. Dışarı hava salıyor ama içeri almıyor. Basınç ya da ağırlık yüzünden içindeki hava çıkmış, o yüzden böyle olmuş.
0
Bruce
(06.08.24)
İyi de bu olay zaten içine hava girmesin diye yapılıyor arkadarşlar, kahve alıp da bayatlamasın diye var o aparat ve vakum işlemi.
Ortasında yuvarlak bir şey var kalın benim kahvemde de oluyor o hatta paketi açıp kullanacağım kadarını döktükten sonra özellikle o kısmı da içeride tutacak şelilde iyice kapatıyorum ki hava almamaya devam etsin.
Enjektörle hava vermek neden anlayamadım.
Havadan izole etmeye çalıştığımız ürüne hava vermek ne kadar doğru?
0
mutekebbir
(06.08.24)
@mütekebbir paketi acamiyorum demis op. o sebeple önerilmis. pakete hava ver, paketi ac, ihtiyacin kadar kahveyi al, sonra gene kapa.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.08.24)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim;
Bana vakumlu görünmesinin sebebini merak ediyor gibi geldi ondan dedim.
Nasıl açacağını sorduğunu anlamadım ki.

Kesebilirsiniz üst kısmından makarna açar gibi dikkatli bir şekilde kesin kullanacağınız kadarını aldıktan sonra o sert yuvarlak şeyin üstünde kalacak şekilde ve içinde hava olmayacak şekilde paket kapatıcılarla kapatın.
0
mutekebbir
(06.08.24)
(5)

Macbook Air

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
1. seçenek: 1710€, M3 chip, 512 gb, 16 gb2. seçenek: 1810€, M2 chip, 1 tb, 16gb3. seçenek: 1810€, M2 chip, 512 gb, 24 gbdiğer tüm özellikler aynı, hepsi 15.3 inç. 1. seçeneğin aynı zamanda vade farksız 5 taksit imkanı var. ne amaçla kullanılacak? iş ve bireysel. lightroom ve ps kullanarak fotoğraf v
1. seçenek: 1710€, M3 chip, 512 gb, 16 gb
2. seçenek: 1810€, M2 chip, 1 tb, 16gb
3. seçenek: 1810€, M2 chip, 512 gb, 24 gb

diğer tüm özellikler aynı, hepsi 15.3 inç.
1. seçeneğin aynı zamanda vade farksız 5 taksit imkanı var.
ne amaçla kullanılacak? iş ve bireysel. lightroom ve ps kullanarak fotoğraf ve kısa video editleme.

siz hangisini seçerdiniz? ben 1. ve 3. seçenek arasında çok kaldım.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.24)
24gb ramden dolayı ben olsam 3. seçeneği alırdım, m3 rami 24gb yapınca kaç euro oluyor arada çok fark yoksa o da tercih edilebilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.08.24)
Daha uzun süre kullanabilmek için tercihim 3 olurdu.
M2-M3 Mac alırken en önemlisi RAM.
0
michael_knight
(04.08.24)
@duyulması gerektigi kadar 536 euro fark ediyor o ya :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.24)
3. Seçeneği aldım. Ram yüksel diye hafızadan vazgeçtim. Umarım pişman olmam :) hafızayı bir şekilde halledebilirim ama ram'i sonradan yükseltemem diye düşündüm.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.08.24)
Dogru dusunmussunuz, film arsivi yapmiyoruz ki, ben eski kafali oldugum halde depolama alanini hep minimumda tutuyorum. Tabii ozel bir ihtiyaciniz yoksa.
0
mbond
(05.08.24)
(12)

okuduğunuz pratik yararı en yüksek kitap

duyurukullanıcısı
akışkanlar mekaniği olabilir, bir tıp kitabı olabilir, hukuk kitabı olabilir, suç ve ceza olabilir, felsefe kitabı olabilir, arabanızın kullanma klavuzu bile olabilir fark etmezşu ana kadar okuduğunuz ve pratik yararı en yüksek kitap ne idi?
akışkanlar mekaniği olabilir, bir tıp kitabı olabilir, hukuk kitabı olabilir, suç ve ceza olabilir, felsefe kitabı olabilir, arabanızın kullanma klavuzu bile olabilir

fark etmez

şu ana kadar okuduğunuz ve pratik yararı en yüksek kitap ne idi?
0
duyurukullanıcısı
(04.08.24)
How to Make Friends and Influence People - Dale Carnegie
0
michael_knight
(04.08.24)
Bağlanma
0
abuzer
(04.08.24)
İyi psikopatın yaşam kılavuzu
0
komando kani var bende
(04.08.24)
Scrum: The Art of Doing Twice the Work in Half the Time
Addictive Thinking: Understanding Self-Deception
Thinking, Fast and Slow
0
salihdt
(04.08.24)
@geveze yazar +1 kişisel gelişim kitaplarını sevmememe rağmen bu bambaşka bir kitap. kaç kez okudum bilmiyorum. Bir çok arkadaşıma da hediye ettim. Ne zaman işler boka sarsa okuyup telkinleri tekrar edip rahatlıyorum.
0
pervasiz kedi
(04.08.24)
tongue fu
0
titanyum22
(04.08.24)
David Burns İyi Hissetmek
0
muhayyer divan
(04.08.24)
Kuran. Okumasaydım mazallah müslüman olabilirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.24)
@konuşma
Sesli güldüm.
Ben OK’im, Sen OK’sin.
Herkesin okuması lazım. Henüz yarısına bile gelmedim, ama başucu kitabım olacağına eminim.
0
auroraaurora
(04.08.24)
White, T. D., & Folkens, P. A. (2005). The Human Bone Manual. Elsevier.
0
akhenaten
(04.08.24)
Şimdilik Atomik Alışkanlıklar.

Gerçi daha bitmedi ama olsun.
0
put it in your appropriate place
(04.08.24)
Tembellik hakkı, bakış açımı değiştirmişti.
0
Gradient_tabanlı_mor
(05.08.24)
(12)

Yazın aşırı sıcaklarda çay içenlerin savunduğu

AlsterWasser
şu argüman: "harareti alıyor."Arkadaşlar ben bunu duyunca anlayamıyorum. Anlayamıyorum derken insanları yargılayarak değil neyi ifade etmek istediklerini anlayamıyorum. Sadece şahsi deneyimim de kendim sıcak çayı havalar sıcakken pek tüketebilen biri değilim.Yabancılaşmamı giderebilirseniz sevinirim
şu argüman: "harareti alıyor."

Arkadaşlar ben bunu duyunca anlayamıyorum. Anlayamıyorum derken insanları yargılayarak değil neyi ifade etmek istediklerini anlayamıyorum.

Sadece şahsi deneyimim de kendim sıcak çayı havalar sıcakken pek tüketebilen biri değilim.

Yabancılaşmamı giderebilirseniz sevinirim. Bir de varsa bilimsel veya kültürel nedenleri öğrenmekten mutlu olurum.
0
AlsterWasser
(03.08.24)
Burada bahsedilen çay, içtiğimiz çay değilmiş öyle bir şey duymuştum. İçine girilen çaymış :)
0
rock n roll
(03.08.24)
Burda bahsedilen içine girilen çay değil ya öncelikle. Deniz harareti alır diyo muyuz mesela? Mantıksal yapıya uymuyor yani.

Diğeri de, bir mantığı yok da işte sıcak içecek içip terleyip vücut sıcaklığını azaltabilirsin belki. Onun dışında çay tiryakileri var, çaya bağımlılar yani. 50 derece olsa da içecek o çayı, bahane uyduruyor kendine. Seni de bu günaha (xd) ortak etmek istiyor işte
0
nundu
(03.08.24)
40 derece oldumu gorurum ben çay icmeyi
0
Zetnikov
(03.08.24)
Ben de @rock n roll'un dediği şeyi duydum geçen ay. İçilen çayın harareti almasından daha mantıklı geldi.
0
sekizdokuzon
(03.08.24)
rock n roll +1

Bunu yıllar evvel öğrendiğimde aydınlanmış gibi olmuştum. O kadar mantıksız ki ötekisi çünkü.
Evet dedim, tamam şimdi taşlar yerine oturdu.

Bazı insanlar sıcak havalarda da sıcak içecek içerler ve kendilerini savunmak zorunda bırakılmamalılar bence.
Ben de maalesef bu zorbalığa çok maruz kalıyorum, soğuk kahve sevmem bu sıcaklarda da hala sıcak kahve içerim ve sürekli bu konuda eleştiriliyorum.
Yazın kahve alırken "hayır sıcak lütfen" demekten darlandım, çalışanlar bile filtre kahve deyince "soğuk mu" diye soruyorlar.
Çayı da kahveyi de sıcak severim en sıcak günlerde de severek içerim, herhangi bir bahaneye ihtiyacım olmamalı :):)
0
mutekebbir
(03.08.24)
seviyoruz hocam başka bir açıklaması yok :) diğer mevsimlerde her gün kahvaltıda ve akşam yemekten sonra içiyorsan sıcak hava pek fark etmiyor. ayrıca akşam rüzgar eserken içmesi keyifli geliyor
0
black holes in the sky
(03.08.24)
Çay harareti alır ifadesinin içecek olan sıcak çay için kullanılması bana kitlesel histeri gibi geliyor. İnsanlar duymuş, bazılarıysa inanmış ve bunu çılgınca savunuyor
0
roookie
(03.08.24)
Türkiye'de "harareti alsın" diye çaya giren kaç kişi var allah aşkına? Burdaki çay içtiğimiz çay. Bu girilen çay mevzusu max 10 sene önce çıkan bir geyik. Ayrıca hadi dediğiniz gibi olsa, yemek doyurur gibi bi kapıya çıkıyor yani çaya girmenin hararet alması. Böyle bi söz olabilir mi ya. Hepinizin bunu sonradan öğrenip mantıklı bulmanızın sebebi bu açıklamanın sonradan uydurulması ve kitlelere yayılması. Ekşiye baktım mesela, 2017 senesine kadar çay harareti alırın içine girilen çay olmasıyla ilgili bir entry yok.

Ayrıca ingilizce aratılınca bu muhabbetin özellikle çay delisi İngilizlerde de olduğu ve bununla ilgili araştırmaların olduğu görülüyor. Smithsonian enstitüsünden bi yazı buldum mesela 2012'den. Yani çay harareti alır mı bilmiyorum ama bu sözdeki çay kesin olarak içtiğimiz çay.

www.smithsonianmag.com
0
nundu
(03.08.24)
soyleyenlerin bir bildigi var. coldeki araplar da cehennem sicaklarinda cay icer. redditte bilimsel aciklamasi var.
0
buenosdias
(03.08.24)
"çay harareti alıyor"daki çayın creek/stream anlamına gelen çay olması artık önemsiz çünkü bu artık gerçek anlamda galat-ı meşhur.

içilen çay da zaten harareti falan almıyor. iyice hararet yapıyor ama bağımlılık böyle bir şey işte.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.24)
Bugün dışarıdaydım uzunca yürüyüş de yaptım.Fatih'te tueistik yerleri dolaşıyorum.

Hava çok sıcaktı bir anda kendimi kötü hissettim.Sanırım güneş çarptı.

Yemek yedim, su içtim,dinlendim, soğuk meyve yedim, ayran içtim bir türlü beklenen rahatlama gelmedi.İçimde hissettiğim hararet geçmiyor.

Horhor'a indim bir yerde maç izlerken çay geldi,iki bardak içtim. Hararet, yorgunluk, sıcaklığın getirdiği daralma hepsi gitti.
0
hebanon
(04.08.24)
valla ben de anlamiyorum ve kitlesel histeri yorumuna katiliyorum. aliskanlik, sadece sevdigi icin icme tamam ok ama bunu boyle bi temele dayandirip baskalarina da icirmeye calismak zorbalik gibime geliyor. ayrica bu mantikla tersinin de dogru olmasi lazim. kisin -5 derecede usuyunce isinmak icin buzlu su icmeliyiz mesela, ama sicak corba iciyoruz onun yerine.
0
taurina
(04.08.24)
(10)

Arıtmadan gelen su bembeyaz?

muhayyer divan
SelamArtımadan gelen su bembeyaz. Filtreleri 2 gün önce değişti, bakımı yapıldı. İçemedim içime sinmedi ben de çeşmeden (mutfak çeşmesi) bir bardak su aldım gayet berrak, ama içtiğim gibi de ishal oldum söylemesi ayıp. 1. Arıtmadan gelen suyun bembeyaz olması normal mi, hani şehir şebeke suyunu klor
Selam

Artımadan gelen su bembeyaz. Filtreleri 2 gün önce değişti, bakımı yapıldı. İçemedim içime sinmedi ben de çeşmeden (mutfak çeşmesi) bir bardak su aldım gayet berrak, ama içtiğim gibi de ishal oldum söylemesi ayıp.

1. Arıtmadan gelen suyun bembeyaz olması normal mi, hani şehir şebeke suyunu klorluyorlar filan ama... Bana normal gelmedi

2. Şehir şebeke suyunu içer içmez ishal olunur mu, kedi miyim ben? Niye böyle oldu ya...
0
muhayyer divan
(02.08.24)
filtreler değiştikten sonra 1-1 buçuk saat açık boşa akıttırıyor bizim servis.

onun yaptınız mı?

şayet yaptıysanız belediye klor atmıştır sulara. arıtma olmayan çeşme normale dönmüştür fakat diğeri daha önceden bekleyen su olduğu için içinde kalmıştır deposunun. su yenilendikçe düzelir.
0
adivar
(02.08.24)
arıtmadan gelen su berrak olsa bile arıtma var arıtma var. içinde gözle göremeyeceğiniz bir sürü şey olabilir. o sebeple arıtmanın iyi bir marka olması gerekiyor. ihlas falan almayın.
arıtmanın suyu rakı gibi çıkarması da normal değil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.08.24)
Rakıya yakın evet.

Rainbow diye bir elektrikli süpürge markası vardı, bir şekilde bulaşmıştık, annem sağ olsun bulaşmaya devam etti. Sonuç onun ürettiği arıtmayı kullanıyoruz. Falan filan. Çok rahatsız oldum ama bu markadan saçmalık beklemiyorum. Çok kaliteli ürünleri vardı, kaliteyi düşürdüğünü sanmıyorum. Sağ ol.
0
🌸muhayyer divan
(02.08.24)
Rainbow'un süpürgeleri inanılmaz güzel. İyi ki bulaşmışsınız öncelikle :D Annem 35 yıldır kullanır onları ve galiba onsuz bir temizlik düşünemez.
Arıtmalarını inanın bilmiyorum. Bir araştırın bence özellikle yabancı forumlarda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.08.24)
1-1,5 saat boşa mı akıyor? Nasıl bir israf bu yahu? İnşallah o suyu kovaya doldurup banyo yapıyorsunuzdur.

Cevap değil, şaşkınlık belirtisidir. İstanbul'da 100bin hanede arıtma olsa, her filtre değişiminde 1 saatte 500 litre su boşa aksa, her filtre değişiminde 50bin ton su boşa akıyor demektir. İnanılmaz. Ayrıca bu kadar suyun akıtılması da garip. Filtreler temiz mi değilmiş?

Damacanaspor
0
prole
(02.08.24)
Damacanalara da ben güvenemiyorum ya, kaç kez güneşin altında saatlerce beklediklerini gördüm, bunun yıpranmış damacanası var bişeysi var... Yapım da titiz, kıl... Çok bunaldım bu konudan. Ama 1.5 saat boşa akıtma konusuna ben de inanamadım.

Kloru arıtmayan arıtma cihazı da ne bileyim...
0
🌸muhayyer divan
(02.08.24)
Kloru arıtmayan değil, suyu klordan arıtmayan olacaktı, özür.
0
🌸muhayyer divan
(02.08.24)
@prole 500 lt suyu boşa akıtmayız merak etme. filtreler değiştiğinde ip gibi az geliyor. mak 15-20 lt akmaz yani, evet temizliğe kullanıyorum boşa akan suyu.
0
adivar
(02.08.24)
@adivar 》 kalp
0
prole
(02.08.24)
Filtre değişimi sonrası normal, bir süre sonra düzelecektir. Geçiş sürecinde bardağa değil şişeye alıp bekletebilirsiniz, kısa süre içinde berraklaşır muhtemelen. En azından benim deneyimim bu şekildeydi.
0
cinsi kisi
(02.08.24)
(6)

Şehri karakter gibi kullanan dizi/film/oyunlar

nundu
İzlerken (ya da oynarken) olayların geçtiği şehri de doya doya gördüğümüz, şehrin random bir mekan olmadığı, yaşayan bir organizma olduğunu hissettiğimiz dizi/film/oyun önerir misiniz? Mesela spider-man'de new york şehrinin önemi büyüktür (hatta bu şehrin karakter olması ifadesini ilk spider-man içi
İzlerken (ya da oynarken) olayların geçtiği şehri de doya doya gördüğümüz, şehrin random bir mekan olmadığı, yaşayan bir organizma olduğunu hissettiğimiz dizi/film/oyun önerir misiniz? Mesela spider-man'de new york şehrinin önemi büyüktür (hatta bu şehrin karakter olması ifadesini ilk spider-man için duymuştum sanırım), ya da assassin's creed oyunları şehir ruhunu yansıtma açısından rakipsizdir. Böyle güzel bir şehri görüp daha da sevdirecek eserler istiyorum.

Teşekkürler
0
nundu
(31.07.24)
ahh direkt aklıma AC serisi geldi. GTA IV oynadın mı?
0
mizore
(31.07.24)
GTA ve RDR serileri demeye geldim.
0
chicha_v2
(31.07.24)
GTA serisini sevmiyorum ya maalesef :/ baya oyun oynayan biriyim ama gta san andreastan sonrakiler sarmadı baya da denedim yani 4 ve 5'i para verip aldım ama oynayamadım :D
0
🌸nundu
(31.07.24)
Darkman filmi, 90 yapımı olduğu için görsel olarak yetersiz gelebilir, kendinden sonraki filmler de bu filmden fikirler kullandığı için ben bunu izlemiştim diye bu fikirler artık bayat da gelebilir ama en önce bu filmin yapıldığını göz önünde bulundurmak lazım
0
grimavi
(31.07.24)
Bu arada oyun da dedim ama piyasadaki büyük açık dünya oyunlarının çoğunu ya oynadım ya da deneyip bıraktım. Watch dogs, sleeping dogs, gta vs bunları da biliyorum. Yine de başka varsa diye ekledim :)
0
🌸nundu
(31.07.24)
viyana icin:
before sunrise
savas sonrasi hali icin: der dritte mann

salzburg ve avusturya kirsali icin: the sound of music

berlin'in savas sonrasi hali icin: germania anno zero

italya'nin kücük adasi ischia icin <3 : avanti!

floransa icin: a room with a view

savas sonrasi yenilenen paris icin: hiroshima mon amour

biraz barcelona, biraz oviedo, biraz da aviles icin: vicky cristina barcelona (ama bunu izleyei cok oldu, ne kadar görüyordun sehirleri hatirlamiyorum ama bende bir oviedo istegi uyandirmisti)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.07.24)
(15)

''Yoğurtlamak'' ne demek?

morca
Birkaç kere farklı erkek gruplarının muhabbetlerinde denk geldim. O işi yoğurtladık gitti gibi kullanılıyordu. Baştan atma veya halletme gibi bir anlamı mı var? Arka arkaya iki gün boyunca duyunca bir şaşırdım çünkü daha önce hiç duymamıştım. Sık kullanılan bir ifade midir bu?
Birkaç kere farklı erkek gruplarının muhabbetlerinde denk geldim. O işi yoğurtladık gitti gibi kullanılıyordu. Baştan atma veya halletme gibi bir anlamı mı var? Arka arkaya iki gün boyunca duyunca bir şaşırdım çünkü daha önce hiç duymamıştım. Sık kullanılan bir ifade midir bu?
0
morca
(29.07.24)
Yeni nesil mahalle ağzı. "en iyisinden halledik" demek.
-naptın araba işini?
#yoğurtladım (hallettim)
0
numlock
(29.07.24)
Bu erkekler biz ne konuştuklarını anlamayalım diye mi böyle şeyler uyduruyorlar? Hiç duymadım bu tabiri. Gelişmeye bıraktık, oluruna bıraktık gibi bir şey mi acaba?
0
sekizdokuzon
(29.07.24)
aklıma metin arolatın klibi geldi, merve ildenizin üstüne yoğurt döküp kaşıklıyordu. ekşide o kadar alakalı alakasız yerlerde hortlatıyorlar ki bunu, istesem de unutamıyorum. kesin buradan çıkarmışlardır sapıklar. dünya ahiret yoğurdundan tiksindirecekler.

hayır sık kullanılan bir ifade değil.
0
titanyum22
(29.07.24)
Kaşıkla gibi bir anlamı var. Hadi şunu kaşıkla yani şunu bitir şeklinde. Yani o işi hallettim, bitirdim, yedim, yuttum anlamında.
0
tahirkemalbozoglu
(29.07.24)
Ben de hiç duymamıştım. Ulan sadece erkeklerin bildiği cumartesi olayı da troll değil de gerçek olabilir mi acaba bak şimdi bi şüphelendim. Erkeklerin kullandıği diye geçen bir ifadeyi bilmiyorsam, cumartesi de bi şeyler yapıyor olabilir ama bana haber vermemiş olabilir hemcinslerim lol
0
nundu
(29.07.24)
hiç duymadım da kullanmadım da.

benim bildiğim küfürde geçiyor sadece şuradaki gibi son kısımda:

www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(29.07.24)
Yoğurtlama diye bir yemek var. Bayılırım. Kızartma yaparsın, patlıcan, biber, havuç, pattis falan ve üstüne sarımsaklı yoğurt dökersin. Ay aklima geldi gece gece, canım çekti. Bu tabiri ilk defa duyuyorum ama, bana biraz kenar mahalle lafı gibi geldi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.24)
İlk defa duydum +1
Kenar mahalle +1
0
Bruce
(30.07.24)
Ben bu lafı daha önce İbrahim Selim'den duymuştum. Çok da kenar mahalle lafı değil sanki. :p
0
moonie
(30.07.24)
@ moonie, aa sanki orada muhabbeti geçmişti şimdi sen deyince hatırladım link var mı hangisindeydi?
0
ananiyimioguz
(30.07.24)
İlk defa duyuyorum. Çok kenar mahalle geldi. Acaba küfürlü bir ifadenin yarı sansürlü hali olabilir mi? Küfürün kaynağı olarak şunları buldum yani @ananiyimioguz +1

(3. dakika)
www.facebook.com

eksisozluk.com

eksisozluk.com
0
nawar
(30.07.24)
@ananiyimioguz, muhabbeti geçme şeklinde değil de bir yerde 'onu da yoğurtladık' diyordu Erkan Avcı'nın konuk olduğu bölümde. İlginç geldiği için aklımda kaldı. :)
0
moonie
(30.07.24)
@ moonie, he yok ben o bölümü hiç izlemedim o zaman başka bir bölümde geçiyordur hatta konuk anlamıyordu ufak bir muhabbeti geçiyordu diye anımsıyorum.
0
ananiyimioguz
(30.07.24)
ilk defa duydum. en azından istanbul'da kullanılmadığı kesin.
0
xrated
(30.07.24)
ilk defa burada okudum/duydum.
0
phonex
(30.07.24)
(9)

Bebeklik fotoğraflarınıza baktığınızda ne hissediyorsunuz?

sekizdokuzon
Karmaşık bir his değil mi? İnsanın kendi bedenini algılayışı da bir enteresan zaten, bazen başka bir insan senin vücudunun bazı ayrıntılarını senden iyi biliyor (burada seksüel bir çağrışım hedeflenmedi). Yani mesela ben sırtımı hiç bilmiyorum. Sırtını daha iyi bildiğim insanlar var. Az önce bebekli
Karmaşık bir his değil mi? İnsanın kendi bedenini algılayışı da bir enteresan zaten, bazen başka bir insan senin vücudunun bazı ayrıntılarını senden iyi biliyor (burada seksüel bir çağrışım hedeflenmedi). Yani mesela ben sırtımı hiç bilmiyorum. Sırtını daha iyi bildiğim insanlar var. Az önce bebeklik fotoğrafıma baktığımda da bilinç üzerine düşündüm. Elektriğe takılmamış bilgisayar gibi geldi oradaki bebek (ya da şarjı olmayan). Donanım var, yazılım henüz yok ya da uyanmamis. Çok tuhaf değil mi bir insanın kendi bebekligini görmesi?

Siz neler hissediyorsunuz?

Teşekkür ederim.

Arkada çalsın: open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(22.07.24)
üzülüyorum.
0
sonsuz
(22.07.24)
Bebeklik fotoğrafım yok. 7 yaşımdan bir fotoğraf var, inanılmaz yakışıklı bir çocuk. Maşallah. Keşke çocukluğunu daha iyi yaşayabilseymiş.
0
gabe h coud
(22.07.24)
çog tatluymuşum diyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.07.24)
beni goren erkek zannediyormus non-binarylik yokmus o zamanlar. fotografta kendimden ziyade annemlerin hayati, dogdugum donemi hayal etmeye calisabilirim. zaten fotograf, renkleri, her sey cok utopik geliyor. sansli bi cocuk sanilir anlatinca ama ben dogdugum gunden beri mamudo kurban olarak hayatima devam ediyorum
0
ala09
(23.07.24)
Aynı hamur suratla hayatıma devam ediyorum diye düşünüyorum valla.
0
peki madem
(23.07.24)
çok güzel bebişmişim acaba bebeğim nasıl olacak diyorum
0
Hallegadola
(23.07.24)
bir şey hissetmiyorum. en fazla ne masummuşum, başıma gelecekleri nereden bilebilirmişim falan diyorum :)
0
deartheodosia
(23.07.24)
Bu kadar sevimli ve insan canlısıyken nasıl bu kadar sevimsiz ve huysuz birine dönüştüğümü düşünürüm.

Şarkı için teşekkürler.
0
mutekebbir
(23.07.24)
ben kendimle eşleştiremiyorum o kişiyi. genel olarak tüm fotoğraflarımda böyle hissediyorum.. Başka böyle hisseden var mı?
0
mizore
(24.07.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.