Giriş
(5)

me & devil şarkısındaki 'satan' telaffuzu

WithWorth
https://youtu.be/yAB434OLBgQ?t=50bunu neden dümdüz "seytın" diye okumuyor:https://www.seslisozluk.net/satan-nedir-ne-demek/bir çeşit, 'o kelimeyi(!) anmama' için mi ?
youtu.be

bunu neden dümdüz "seytın" diye okumuyor:
www.seslisozluk.net

bir çeşit, 'o kelimeyi(!) anmama' için mi ?
0
WithWorth
(18.04.26)
dümdüz satan diye okuyor.
Hello Satan, I, I believe diye gidiyor sözleri. O sonda duydugunuz I kelimesi, seytinay demiyor yani.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
Diğer şarkılarını bilmiyorum ama kadın o şarkıyı sanki afrika aksanıyla söylüyor, hatta afrika müziğine benzer bir vokal türü var
0
grimavi
(18.04.26)
@grimavi, sarkinin orijinali blues. o sebeple öyle geliyordur size.
kadin avusturyali, ingilizce konusurken elbet aksani vardir ama afrikali aksani yoktur :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
Evet afrikalı mı diye bakmıştım ama avustralyalı olduğunu görünce deneysel olarak afrika ağıtları tarzında söylemiş diye düşünüyorum
0
grimavi
(18.04.26)
Şarkı sözleri harbiden de çift I(ben)'li.
@konusma +1 diyorum.
0
🌸WithWorth
(18.04.26)
(12)

Kumar bağımlısı arkadaşın borç istemesi

hexagon
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım”
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım” dediği halde “gönder ben sana geri göndereceğim” deyip ortak arkadaşımız gönderdikten 2 dakika sonra “ben dünyanın en şerefsiz adamıyım” diyerek parayı kumarda kaybettiğini itiraf etmiş. Nihayetinde vermedim ve kötü ben oldum. Ne için istediğini sordum ve harçlık olarak istediğini ayın 15’inde vereceğini söyledi. Ben de evinin, çocuğunun bir ihtiyacı varsa buluşup gidelim market alışverişini birlikte yapalım sigarana kadar alayım dedim ama yine de hesabına para yatırmadığım için kötü ben oldum. Vicdanım rahatsız. Gerçekten ihtiyacı vardı belki ama doğru mu yaptım bilmiyorum. Kumar ve borsada 3 milyona yakın kaybı var. 25 yıllık arkadaşım. Bu süreci nasıl yöneteceğimi açıkcası bilmiyorum. Daha önce defalarca borç verdim geri ödedi lakin şu an durum değişti olarak bakıyorum. Kurtulmaya çalışıyor ama kendi de çok zor olduğunu itiraf etti kaç kere. Arkadaşlığımız bitmeye yakın bir yandan da yardımcı olmak istiyorum. Tavsiyelere açığım.
0
hexagon
(18.04.26)
biliyorum zor durum ama simdi versen bir sure sonra yine isteyecek. ayni ikilemi tekrar yasayacaksin.

eger cok cuzi ve senin icin onemli olmayan bir meblag ise bir kerelik kendi vicdanini rahat tutmak adina verebilirsin. kumar olayi da biliniyormus zaten onu da eritip tekrar soracak sana. o zaman gonul rahatligiyla hayir diyebilirsin.
+2
antikadimag
(18.04.26)
üst bas almak, pazar alisverisi yapmak, kira ödemek yerine elindeki parayi kumarda yiyip sonra acim abi, kirami ödeyemiyorum abi ayagi cekene zerre acimam. belki gercekten ihtiyaci vardiysa piyasaya 3 milyon lira kumar borcu takacagina o ihtiyaclarina kullansaydi o borc paralari. hem insanlarin gözüne bu kadar batmaz hem artik ihtiyaci da kalmazdi bir seye.
vicdan yapacak bir sey yok. kendi coluk cocugunun rizkini kumarda yiyen adam kendi bilir de sen niye kendi emegini, kendi rizkini kumarda yedirtesin millete? kumarda yemek icin gözden cikarsaydim o parayi, ben kumar oynardim, en azindan olur da tutarsa kazanc da benim olurdu, dersin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
İyi yapmışsın. Vicdanın rahat olsun.

Kendini boş yere açıklamaya çalışma. O, en sonunda hatasını anlayıp iletişim kurmaya çalışacaktır seninle.

25 yıllık dostluk böyle bir şeyle yıkılmaz. Yıkmak istiyorsa da kendi bilir.

Senin yaptığında ve tavrında hiçbir yanlış yok.
+3
anaphylacticshock
(18.04.26)
O kişi artık o eski arkadaşın değil. Isırıldı ve o da zombiye dönüştü. Bir zamanlar arkadaşın olmasının pratikte bir anlamı yok. Sadece üzülünür buna. Senin için de bir risk unsuru olmaktan öteye gidemez o.

Öyle bir hale geliyorlar ki (seninki de öyle) Onur, gurur, namus, şeref falan onları aşmış oluyorlar. Sen sana yardım eden arkadaşının çocuğunun okul parasına sebep olsan kendine neler yaparsın bir düşün. Adamsa gayet rahat “vay benim Allah belamı versin, vay ben şerefsizim” deyip geçebiliyor. Kaybın acısını kendi kazanma duygusunun eksikliği olarak yaşıyor o, adamın emanet parası için değil.

Sen ona kimsenin yapmayacağı bir babalık yapmışsın, evinin ihtiyacını karşılamayı teklif etmişsin. Yine kötü olmuşsun. Normal. Çünkü herif erzak parasını, elektrik faturasını falan düşünecek durumda değil. Poşetleri doldurup evine götürsen, markete iade edip parayı alıp kumara yatırmaya çalışır o.

Bitmeyecek bu istemeler. Ağlayacak, sızlayacak, yalvaracak, her türlü senaryoyu yazacak, kendisini öldüreceklerini, çocuklarını öldüreceklerini söyleyecek, yalandan kendini kaçırtacak, tehdit altındayım silah altındayım vs anlatacak. Başına bela olmaktan başka hiçbir şey yapmayacak.

Çocuğu var diye karısının aklının başında olduğunu düşünüp karısına da para verme sakın. O da beraber oynar ama dışarıya karşı kocadan şikayet eder, lanet okur.

Çok çok istiyorsan, kendisinin acımadığı çocuklarına acıyorsan, Migros sanal markete gir sipariş ver. Faturalarını iste mobil şubeden kendin öde. Ama eline 5 kuruş verme. Bunları yaparsan da sen Para kaynağı olarak görülmeye devam edeceksin ve senden sürekli ama sürekli, hiçbir siktir edilmekten etkilenmeden, her türlü saçma sapan senaryoyla istemeye devam edecek. Sinirin dayanırsa insanlığını yap.

Kurtulmaya çalışma mevzusu hikaye. Tamamen “tamam şu içinde bulduğun akut hal geçsin istiyorum şimdi, yoksa ben de kurtulucam farkındayım durumumun” mesajı vermek için.
+5
lazor
(18.04.26)
seni rahatsız eden şey bence böyle bir hikâyenin parçası olmak. hani seni hiç ilgilendirmeyen, hiç suçunun olmadığı bir şeye şahit olur ama kafanı çevirip gidebilecekken kendini çok kötü hissedersin ya biraz onun gibi. bence yaptığında en ufak yanlış olmadığının kendin de farkındasın, sadece böyle yıkıcı ve çaresiz bir durumla karşılaştığın için rahatsız oldun.

karşıdaki kişinin kumar konusunda büyük problemi olduğunu ve sürekli sağdan soldan borç istediğini biliyorsun. üstelik ihtiyaçlarını giderme konusunda teklifte bulunmuşsun, hatta sigarasına kadar... daha ne abi? bak kumarbazdır at çöpe, beş para etmez kafasında birisi değilim benim gözümde hastalıktır bu desteği de yardımı da hak eder ama bunun yolu asla o kişiye para vermek değil. bu uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden birine destek olmak için öroyin yüklemesi yapmak gibi bi şey olur çünkü. sen yapabileceğin en doğru şeyi yapmışsın. gerçekten ihtiyacı olsaydı başka bir cevapta söylendiği gibi bu teklifini kabul ederdi zaten.

kumar bağımlısına vereceğin para kumara gider. hem geri alamazsın hem de o insana yardımın dokunmuş olmaz. arkadaşa ve bu durumdan etkilenmek zorunda kalan yakın çevresine kolaylıklar dilerim ama senlik bir şey yok, en doğrusunu yapmışsın. faydam olsun dersen terapi, hayat tarzı değişikliği vb. şeylere yönlendirmeye çalış derim kumarbaz adam para verilerek kurtarılmaz çünkü. "bıraktım ama çok borcum var yiyecek ekmek bulamıyorum" der o başka ama sen buna yönelik teklif yapmışsın ve reddetmiş, öyle bir durum olmadığı da aşikar zaten.
+3
der meister
(18.04.26)
kumara gideceğini bildiğim parayı vermem. arkadaşlığımız bu sebepten bitecekse bitmesi gerekiyormuş derim
+1
mezzosprite
(18.04.26)
psikiatrist'e götürün ilaç falan bi düzene girsin
0
duyurukullanıcısı
(18.04.26)
vermemekle dogrusunu yapmissin. böyle devam.
+2
Purple life
(18.04.26)
Öyle duygu sömürüsü yaparlar ki kendini sorgularsin, intihar etmekle tehdit edenler vs neler neler. Her seferinde parayla fatura ödeyeceklerini eve yemek götüreceklerini anlatırlar.

Hepsi yalan

Sikinde bile değilsiniz

Asla vermeyib
+3
topkapiaksaray
(18.04.26)
Herkese çok teşekkür ederim. Çok kıymetli bilgiler, tavsiyeler. Umarım bir an önce düzelir ve normal hayatına döner.
+2
🌸hexagon
(18.04.26)
Şu aşamada çocuğunun okul parasından olan adama yardımcı olmak daha mantıklı gibi.
0
elorelia
(18.04.26)
bundan birkaç yıl önce bizim ev kiramızın 10 bin ya da 12 bin tl olduğu zamanlarda eşimin kumar bağımlısı bir arkadaşı 9 bin tl borç istedi. bu borcu istemeden birkaç hafta önce de eşimin bi eşya taşıma işine yardım etmişti. eşim de çocuk bize o kadar yardım etti diyerek parayı 1-2 hafta içinde geri alıp kiramızı ödemek üzere verdi. sonra da üstüne 1 bardak soğuk su içtik fhgjhfg çocukla şimdi bazen karşılaşıyor ve bildiğin hiç bir şey olmamış gibi davranıyor. hiç bize borcu olduğunu falan düşünmüyor, öyle mahçubiyet falan duymuyor asla. şaka gibi yani.
+1
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(7)

Oturduğunuz bina asansòründe karşılaştıgıniz kişilere selam veriyor musun7z?

sonhakan
Veriyorsaniz. Apartmanda genel durum nasıl?
Veriyorsaniz. Apartmanda genel durum nasıl?
0
sonhakan
(17.04.26)
Veriyorum
Genelde herkes selam veriyor.

Ofis asansorinde 40 a 60 vermeme lehine.
0
kisa
(17.04.26)
ailemin oturdugu binadan bagimsiz, bir asansöre bindigimde, bir mekana girdigimde, kasada, eczanede, restoranda, bir doktorun bekleme odasina girip cikarken vs herkese selam veririm.
kendim apartmanda oturmuyorum ama komsularimi her gördügümde selam veririm. bazisi cok kitliyor ama onu da ögreniyorsun savusturmayi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
Binerken baş selamı, inerken “iyi akşamlar” ya da “iyi günler”, kuryeyse “kolay gelsin”.
+5
mutekebbir
(17.04.26)
giriş kattayım asansör kullanmıyorum ama bina içinde veya dışında karşılaştığım komşum olduğunu bildiğim kişilere selam veriyorum evet. ama tüm komşuları görünce tanımam herhalde :D
0
konetsu
(17.04.26)
Apartmanda yasamiyorum ama ofisteki asansore bindigimde eger 1-2 kisi varsa selam veririm (Daha kalabaliksa sadece tanidigim kisiye selam veririm).

Onun disinda ofiste barista ya da temizlik gorevlilerine de selam veririm.
0
sertac akin
(17.04.26)
small talk beceremediğim için başımla ve elimle selam vermeyi tercih ediyorum. beni gören herkes selam veriyor mahallenin delisi bile. ayıp olmasın diye kaçamıyorum da.
+1
yurtsuz john
(17.04.26)
İyi akşamlar, iyi günler, günaydın vs diyorum bina içinde karşılaştığım kişilere, selam vermeden geçmem eğer karşılaşmışsak.
+1
umutt
(17.04.26)
(12)

Tıp da yeni nesil güçlü ilaçlar keşfedildi mi?

trablon
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
0
trablon
(17.04.26)
Ozempic türevleri var obezite için, bence mucize ilaçlar hepsi.
0
kizil karga
(17.04.26)
Kemoterapiye dirençli bazı kanser türleri için akıllı molekül, doğrudan tümör hedefli yeni nesil ilaçlar var.
0
kibritsuyu
(17.04.26)
Özellikle batı tıbbının bir tarafı iyileştireyim derken diğer tarafı nasıl hasta yaptığını veya yıktığını ve ilaç sektörünün nereye vardığını nasıl zenginleştiğini araştırmak gerekiyor. En yüsek faizi biz veriyoruz gibisinden Covid dönemi aşılama furyasının sürdüğü o dönemde % 99.5
gibi koruma sağladığını iddia edenler
yine onlardı.

Eminim bir çok araştırma/deney sonuçları, tedavi yöntemleri gizleniyor.
Binlerce yıllık insanlık tarihinde tıp alanındaki araştırmalar hala aralıksız sürüyor(!)

Tamamen tedavi eden bir sağlık anlayışı, sürekli ticari kâr amacı güden ilaç şirketletlerinin işine gelmez. Konunun içinde bulunan insaflı uzmanlar yorumcular videolarında
bu durumu belirtiyor.

Savaşlar da ilaç şirketlerini ayrıca besler .
Herkesin iyileştiği, gıdaya, petrole enerjiye ulaştığı bir dünya tabi ki kimi odaklar tarafından istenmez .
-9
diyecevaplandı
(17.04.26)
daha yeni japonya'da down sendromu icin bir tür gen tedavisi bulundu. ekstra kromozomu ortadan kaldiriyor.
mrna asilari yepisyeni.
sma, dmd gibi hastaliklarin tedavisi yepyeni ve kullandiklari yol özünde ayni.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
Uzmanı değilim ama bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan akıllı ilaçlar, mRNA aşılar, gen tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar yeni nesil ilaçlar sayılabilir. Eski ilaçlar problemin nedenini tam çözemese de etkisini azlatmaya odaklanırken, bazı yeni nesil ilaçlar daha çok sorunun kaynağını hedefliyorlar diye biliyorum.
0
kaptan memo
(17.04.26)
var gelişme. biz fakültedeyken, Hepatit c tedavisi olmayan bir hastalıktı. şimdi tedavisi var.
sglt-2 inhibitörü denilen yeni nesil diyabet ilacları artık bazı kalp yetmezliklerinde ve böbrek hastalıklarında da kullanılıyor.
0
unalub
(17.04.26)
Monoklonal antikorlar çok popüler. Her sene yenileri onay alıyor. Onkolojide falan tedavi protokolleri her sene güncelleniyor neredeyse. Bi de özellikle kanser tedavilerinde a geni pozitifse x ilacını, b geni pozitifse y ilacını ver gibi durumlar çok var. Bu tarz spesifik durumlara yönelik olduğu için medyada o kadar popüler olmuyor ama prognozu oldukça iyileştiren ilaçlar her sene piyasaya çıkıyor. Twitter'da nature dergisinin spesifik olarak yeni ilaçlarla ilgili haberleri paylaştığı bir sayfa var @NatRevDrugDisc diye. Oradan bakabilirsiniz son çıkanlara.

x.com

mesela dün yayımlamışlar 2026 Q1'de onay alan ilaçların listesi. Ki bunlar onay aldığına göre birkaç yıldır çalışmaları yapılmış ilaçlar. Güncel geliştirilen çok daha fazla var
0
nundu
(17.04.26)
@eksilemeyi seven dernek üyeleri

Medical Nemesis adlı kitaba da biraz bakın. (Yazarı korktuğunuz gibi orta doğudan değil batıdan biri)
En azından sizin için başlangıç olsun.
-4
diyecevaplandı
(17.04.26)
sonhakan
(17.04.26)
ilaçlar kişiselleştirilecek. Şu an en büyük hedef bu.
AI sayesinde oluşturulan kişiye özgü simülasyonlar üzerinde ilaçların etkileri denenecek. Bu sayede ilaçlar kişisel odaklı tedavilerde kullanılacak.
0
croswell
(17.04.26)
bizzat kendi deneyimlediğim gelişmeleri anlatayim;

babam bir senedir 4. evre akciğer kanseri. geçen sene tespit ettiğimizde vücudunun her yerine yayılmıştı. bu hastalığa immünoterapi -akıllı ilaç- tedavisi yaygınlaşmamışken, yani 10 sene önce yakalansaydı ömrü 1-2 aydı. akıllı ilaç uyumu %35 çıkmasına rağmen 2 ay aldığı kemoterapi+immünoterapi ile bütün tümörleri sıfırlandı. şu an hala daha akıllı ilaç alıyor. durumu da gayet iyi.

yaz bitiminde istanbul'a geldiklerinde annemin parmakları kitlenmişti. parmaklarını sıkıp açamıyordu, yani çok yavaş yavaç açılıyordu. hemen ortopediye götürdüm. eline bir iğne yaptı, abartmıyorum 2-3 saate sonra parmakları açıldı. doktor dedi ki, 5-10 sene önce olsa sadece ameliyatla tedavisi mümkündü, o da hap başarılı olmuyordu diye anlattı. (bkz: tetik parmak)

-bu arada babamın özel sağlık sigortası olmasaydı bu tedavi için baya zorlanırdık. şu ana kadar özel sağlık sigortası 2,5 milyon tl harcamış. bu ilaçları uzun süre sgk karşılamadı. pek çok insan hayatını bu yüzden kaybetti. bu yaz reis yine şovunu yaparak -bir lütufmuş gibi..- "bu pahalı ilaçları karşılıyoruzzz" dedi ama onda da kılı kırk yarıyorlar. benim babamın akıllı ilaçla uyumu %35 mesela. sgk'da olsak yine karşılamaycaklardı. adamın bir önceki pet'i (kanser hastalarının çekilmesi gereken görüntüleme sistemi) çok iyi çıktı diye, bir sonraki pet'ini karşılamadı sgk mesela :) neymiş son 2 pet'te de gözle görülür fark yokmuş, fark yoksa ilaç değişkliği gerekiyormuş. herifler istiyor ki adam kötüye gitsin. böyle bir mantık.
+3
makbur
(17.04.26)
Çok profesyonel kemoterapi ilaçları yapmışlar. Son 1-2 haftaya kadar hasta kendini çok iyi hissediyor. Hiç tereddüt etmeden güle oynaya hastaneye gidip ilacını alıyor. Sonra birden düşüyor . Hatta doktoru çok iyi gidiyor bitmek ğzere demişti
0
hebanon
(18.04.26)
(5)

Babymoon için Deniz Tatili Önerileri?

elektr10
Eşim hamileliğinin 19'uncu haftasında. 20'nci haftada doktorumuz eşimin seyahat edip edemeyeceğini kesin bir şekilde söyleyecek.Biz de şimdiden araştırma yapalım diyoruz. Mayıs-Haziran gibi nereye gitsek? Schengen vizemiz mevcut. Yunanistan veya başka bir ülke öneriniz var mıdır? "Şu otel, şu şehir/
Eşim hamileliğinin 19'uncu haftasında. 20'nci haftada doktorumuz eşimin seyahat edip edemeyeceğini kesin bir şekilde söyleyecek.

Biz de şimdiden araştırma yapalım diyoruz. Mayıs-Haziran gibi nereye gitsek? Schengen vizemiz mevcut. Yunanistan veya başka bir ülke öneriniz var mıdır? "Şu otel, şu şehir/ada" diyebileceğiniz önerilere de açığım.
+1
elektr10
(17.04.26)
Babymoon ne ağa hangi memlekette ikamet ediyorsunuz. Bu nasıl bir dil.
Cundaya gidin siz
-3
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
babymoon ne abi siz ne yaşıyorsunuz ya ülkenin yarısı asgari ücretli geri kalanı günü kurtarma peşinde. siz ülkenin kaymağını yiyen azınlık bir zümresiniz anlaşılan babymoonlar falan. kendi azınlık zümrenize sorsanıza biz ne bilelim
-9
messina123
(17.04.26)
Ben gitmedim ama mevsim dolayisiyla girit daha uygun olabilir. Epey güneyde kaliyor cünkü.
-1
Purple life
(17.04.26)
yunanistan adalarında bir sorun olsa istediğiniz sağlık hizmetini alabilecek misiniz? Orada zayıf bu işler. Ben olsam türkiye için de bakar riske girmezdim.
+1
administ
(17.04.26)
ülkenin yarisinin asgari ücretli olmasinin suclusu bu adam ve esi mi yahu? imkani var, soruyor iste.

iyi bir seyahat saglik sigortasi yaptirin, acil bir sey oldugunda gerekirse sizi ucakla ülkenize getirebilecek bir sigorta olsun ama gebeligi ne kadar kapsadigina bakmak gerek.
sahsen adalar gibi ulasimin zor oldugu bir yerden ziyade anakara tercih ederdim. tercihen alplerde bir spa hotel. masaj yaptirtirdim, yüzerdim, güneslenirdim, bol bol dag havasi alip dinlenirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
(15)

Türkiye'de ne olursa kırılma olur

sanguine
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi2013 gezide olmadı2013 17-25 Aralıkta olmadı2014 Soma'da olmadı,2014 cb seçiminde olmadı2016 darbesinde olmadı2017 referandumunda olmadı2018 seçimlerinde olmadı2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı2020 pandemide olm
2007 cumhuriyet mitinglerinde olmadı
2007 cb seçimlerinde ve e muhtirada olmadi
2013 gezide olmadı
2013 17-25 Aralıkta olmadı
2014 Soma'da olmadı,
2014 cb seçiminde olmadı
2016 darbesinde olmadı
2017 referandumunda olmadı
2018 seçimlerinde olmadı
2019 İstanbul'un AKP'ten kurtulusunda olmadı
2020 pandemide olmadı
2020 Rusların onlarca askeri öldürmesinde olmadı
2021 yaz ayı orman yangınları ve mültecilerin ülkemize akın etmesinde olmadı
2022de hangi felaket olmuştu hatırlamıyorum
2023 depremde olmadı,
2023 seçimlerinde olmadı
2024 muhalefet zaferinde olmadı
2025te de epey bı insan öldü hükümetin ihmali nedeniyle, İmamoğlu 1 senedir iceride
2026 tam hızıyla devam ediyor

Açıkçası ben; Allah, İsa Mesih ya da hz. Muhammed veya başka bir figür bedene bürünüp Taksim meydanına inse ve düz bir açıklama yapsa dahi duzenin değişmeyeceğini düşünüyorum. Allah dese ki mesela ben her şeyi gördüm ve biliyorum, AKP bunları yaptı ve yaptıkları doğru değildir, ben Allah olarak bunları söylüyorum kullarım, karar sizin. Ben yine de ertesi gün aynı olarak devam edileceğini düşünüyorum

Yani sizce var mı, varsa spesifik bir örnek verebilir misiniz şu olsa hükümet değişir diye

Bu arada hükümetin değişmesinden kastım Macaristan tarzı bir değişiklik, hükümet kesin olarak yenilecek tartışmasiz biçimde ve dış müdahale olmadan.
+6
sanguine
(16.04.26)
3 futbol sahası büyüklüğünde bi göktaşı düşerse bi kırılma olabilir belki.
0
kizil karga
(16.04.26)
türkiye değişmedi, değişmez.

değişmek de istemiyor zaten.
+1
duyurukullanıcısı
(16.04.26)
Maalesef sizinle aynı fikirdeyim.
3 futbol sahası büyüklüğünde göktaşı düşse mesela televizyona çıkıp "oruç tutmayanlar yüzünden oldu" denir ve çoğunluk da buna "doğru" der.
Bu çukurdan çıkılmaz artık.
Varsayalım mucize oldu bir şeyler değişti "normale" dönmek bile kim bilir kaç yıl alır biz o günleri göremeyiz, bize normal haram.
+1
mutekebbir
(16.04.26)
Turkiye hicbir zaman degismiyor degismeyecek arti 1.

Acin 80'li yillarin filmlerini izleyin, halen ayni sorunlar.
0
baldur2
(16.04.26)
Son yazdığına cevap olarak Macaristan'da da müdahalesiz bir seçim olmadı. Olmaz.
Halk seçmiyor oy veriyor sadece. Seçilenlerden ayrı olarak bir de "atanmışlar" var. Sanırım seçilenlere kıyasla daha acımasız oluyorlar.
Dünyada olan bitene dikkatli bakın.
Rusya'ya her açıdan daha yakın bir Macaristan, batıda kabul görmez .

Trump ilk başkan seçildiğinde Yahudileri unutmadı. Ağlama duvarına koştu hemen. Sonraki Biden de siyonist olduğunu belirtti..
Şimdi tekrar Trump daha bu başkanlığının birinci senesinde
mossadın hatırına İran'la savaşa girdi .
Arjantindeki Javier Milei de başa gelir gelmez yahudilere süslü yakınlık gösteren mesajlar verdi , musevi
olmak istediğini bile açıkladı .
Örnekler çoğaltılabilir .

Macaristan'a dönersek, yeni başkandan hemen bir davette almış netenyahu.
www.gov.il

Demek ki borcu vardı .
-2
diyecevaplandı
(16.04.26)
1 ay sonra kimse hatirlamayacak bile. Cok da sey yapmaniza gerek yok.
0
Purple life
(16.04.26)
Sanki küçük bir azınlık iktidar tarafından destekleniyor gibi yazmışsınız. Yüzde 50 den fazla destekleri var 20 yıldır. Böyle bir destek varken kırılma beklentisi imkansız. Diğer ülkelerde kırılma yüzde 20 hadi bilemedin 25 puanlık desteğe karşı yüzde 80 in desteği ile olan kırılmalar. Dolayısıyla o kırılma bir olayla olmayacaktır.
+1
Cezcez
(16.04.26)
ülkenin basina bir stalin, her sehre de bir gulag gelmedikce nah degisir türkiye. snowball effect gibi. bundan sonra her gelen gün öncekini aratacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
olasi buyuk istanbul depremi bir milat olacak bence.
malesef cok pahaliya patlayacak ve cok insan olecek.
ama baska turlu cok zor gibi.

en son Demirtas'tan umitliydim ama onun da capi yetmedi.
lider olarak kesinlikle colugu cocugu esi falan olan birisi olmamasi lazim, sadece kendi cani ile ugrasacak birisi gerekiyor, kelle koltukta ilerleyecek. oyle birini de bulmasi cok zor.
-1
cooperr
(16.04.26)
(bkz: azrail)
+4
Bruce
(17.04.26)
Demirtaş diyen var…

Atatürk gelse Hz Muhammed dirilse the one’a karşı yine kaybeder yine kaybeder.

Doğru cevap azrail bence de
+3
Hallegadola
(17.04.26)
biz deli mustafayı tahta çıkarmış toplumun çocuklarıyız . lider odaklı bir toplum olduğumuz için, bir babayiğidin gelip bu iktira karşı durması lazım ki yönetim öyle değişir.

kafa değişmez. iç çatışma yaşamamış hiç bir toplum gelişimini tamamlamamıştır. bizde tam toplum hesaplaşacakken 80 darbesi olduğu için toplumsal olgunlaşma yarıda kaldı. sürekli toplumun sinir uçlarıyla oymayın diyorlar. ellemeyin aman aman diye gergin sorunlu bir toplum olduk. küvezdeki bebeler katledildi dosya kapandı, yıkılmadılar.
+3
mikahakkinen
(17.04.26)
mikahakkinen +1

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(17.04.26)
neyin kırılması?
Cumhuriyet bu ülke ve toplum için ideal bir rejim değildi, olmamaya da devam ediyor. Arkadaşlar en demokratik rejim her toplum için mükemmel işler diye bir kural yok.
TR gibi ülkelerin başkanlık sisteminde yönetilmesi bir gerçek. Denedi olmadı, kuvvetler ayrılığı vs faso fiso hiçbiri olmadı. Ülke darbelerden belini doğrultamadı.
Bu söylediklerimden mevcut iktidar müthiş anlamı çıkmasın. Yarı başkanlık + parlamenter sistem doğru bir sistemdi ancak akp bunu suistimal etti tek adam rejimine çevirdi.

Şimdi zaten ülkeye baktığında cumhuriyet, demokrasi bu ülkeye çok bol gelmiş kavramlar. Türkiye Istanbul'un 3-5 ilçesi ile İzmir, Ankara'dan ibaret değil. Eğitim gelmemiş, gelişmemiş. Feodalite tavan. İslamiyet radikal gruplar, tarikatlar cirit atıyor. Hoop diyorsun ki buyrun cumhuriyet ağalar.

tamam, güzel deneyelim. Cumhuriyet kuruldu ne oldu? Kendi burjuvazisini yarattı. ülkenin kökeni olan ermenilerden rumlardan çalarak varlık vergileri ile yeni zenginlerimiz oldu.
Askeri burjuvazimizi yarattık ve sağ olsunlar cumhuriyeti ilerletmek, her yere nüfus etmesini sağlamak yerine bodrum'dan marmaris'ten yazlık baktılar, boğazda daire kapma yarışına girdiler. Yahu bir emekli albayın Istanbul'un göbeğinde 10 dönüm arazisi nasıl olur önce bunu açıklayın?

Peki o cumhuriyeti istemeyen islami tayfa ne yaptı? Her yere nüfuz etti. 25 yılın iktidar adımlarını 1950'lerde attılar. Bakın SADAT belasının temelleri 92'de atılmış.

sonuç olarak kırılım beklemeyin. Ülkenin DNA'sı bu.
-3
croswell
(17.04.26)
Ahahah menderes kendini peygamber ilan etmişti neredeyse. Eline tahta oyuncak tüfek alan deliyi idam ettirip, Beyazıt meydanından Sirkeciye arabaya zincirlettigi öğrencileri sürükleniyor, İnönü yu taşlatip, kendisine kılıc çeken genç subayları tutuklattiriyordu.

Ne oldu?

Darbe mi?

Darbe olmasa halk kendisini meydanlarda bogacakti.

Bu iş demokratik yollarla ilerleyecek

Önce önderi apo olan ceset toprağa girsin gerisi çorap söküğü
+2
topkapiaksaray
(17.04.26)
(7)

Kahramanmaraş Okul Saldırısı

panda yuva yapmis sogut dalina
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(16.04.26)
intihar etti yazıyodu
ama şimdi bunu gördüm
x.com
0
jelly bear
(16.04.26)
Atardamara gelirse evet. Femoral arter.
-4
arbre
(16.04.26)
Bir veli bıçak darbesiyle etkisiz hale getirmiş. Benim okuduğum yerde atar damara denk geldiği yazıyordu. Atar damar kesisi öldürücü olur.

Velinin ifadesi: x.com
0
evrim halkasi
(16.04.26)
doktor degilim ama üst baldirdan yaralanmalar ciddi hayat riski yaratabiliyor bildigim kadariyla. uyluk atardamarı falan geciyor oralardan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
öldüğüne dair şüpheliyim. bizi paranoyak ettiler bu ülkede.
+1
lazpalle
(16.04.26)
Saldırı ile ilgili videolara nereden ulaşılır ?

Malum yayın yasağı var.
0
kaiserr76
(16.04.26)
t24.com.tr

öldüren kişi için ceza almayabilir denmiş.
0
mikahakkinen
(17.04.26)
(8)

Eski bir arkadaşınız size haset beslediğini hissederseniz ne yapardınız?

santimantal
20 yıllık arkadaşınız olsun.Birlikte hayatı paylaşmışsınız.Ama arkadaşınız belli bir zamandan sonra sizi kıskandığını hissediyorsunuz.Kendini sizinle kıyaslıyor ve pasif agresif şekilde saldırıyor.Enerjinizin çekildiğini hissediyorsunuz.Yeni evinize geliyor: Bulaşıkları silerek makineye koymanızı el
20 yıllık arkadaşınız olsun.
Birlikte hayatı paylaşmışsınız.
Ama arkadaşınız belli bir zamandan sonra sizi kıskandığını hissediyorsunuz.
Kendini sizinle kıyaslıyor ve pasif agresif şekilde saldırıyor.
Enerjinizin çekildiğini hissediyorsunuz.
Yeni evinize geliyor: Bulaşıkları silerek makineye koymanızı eleştiriyor, öyle bir sertlikle söylüyor ki bunu korkuyorsunuz.
Oturma odasında evin aşırı düzgün olduğunu, eşyaların aşırı düzgün konduğunu söylüyor falan.
Günlerce aklınızdan çıkmıyor bunlar ve sizi geriyor.
İletişimi kesmek istiyorsunuz ama geçmişin hatrına -bir borcunuz da olmamasına rağmen- kesemiyorsunuz da.
Ama insanların genel de böyle olduğunu ve sizi yıprattığını fark ettiğiniz de en iyisinin bu insanlardan uzak durup yalnızlığa katlanmak olduğuna karar veriyorsunuz.

İletişimi sonlandırırsam ilerde pişman olur muyum?

Not: Birkaç yılda bir görüşmeme rağmen görüştükten sonra günlerce huzurum gidiyor ve sürekli kafamda ona yanlış olduğunu anlatıp onu ikna etmeye çalışıyorum.
0
santimantal
(16.04.26)
Tamamen kesmek degil ama ara vermek iyi gelebilir.

O da zor zamanlardan geciyordur belki. Insan basina gelen kötü durumlarla iyi mücadele edemiyor bazen.

Kesip atmazdim. Gecmesini beklerdim. Ondan sonra sonlandirmayi düsünürdüm.
-1
Purple life
(16.04.26)
birkaç yılda bir görüşüyormuşsunuz . o görüşmelerde eve çağırma dışarıda buluşun. çok da takmayın " bu da böyle biri " diye kabul edin .
zaten eve gelmediğinde sizi çok rahatsız edemez
+1
devilone
(16.04.26)
Ara vermek iyi olur bence de zaten çok sık görüşmüyormuşsunuz, birden koparmaya gerek yok.
Ama çok rahatsız ediciymiş evinize sizi huzursuz eden insanları sokmayın bahane bulup dışarıda görüşün.

20 yıllık ve sürekli de görüştüğüm iki arkadaşım var hepimizin farklı farklı şekillerde diğerinden iyi ya da kötü olduğu konular var, her konuyla ilgili konuşuruz birbirimizle ama bir kez bile birine hasetlenmedim bir başarısını, durumunu, aldığı bir şeyi kıskanmadım onlardan da bir kez bile bu tür bir tepki görmedim.
Bende böyle bir duygu olsa ya da onlardan benzer bir duygu sezsem görüşmeye devam edemezdim.
0
mutekebbir
(16.04.26)
birkaç rahatsız eden şey daha ekleyeyim:
- bana ne kadar maaş aldığımı sordu birçok kez :) Hep bir mukayese...
- edindiğim havalı bir yabancı arkadaşımdan bahsederken yüzünü ekşitip olumsuz şeyler söyledi.
- kardeş gibi olmamıza ve olmamız gerekmesine rağmen buluşunca çektiğimiz samimi fotoğrafları sosyal medyada paylaştı. insanlar da altına "ooo, bu kim" gibi şeyler yazdılar. (cinsiyetlerimiz: ben: erkek, o: kadın)
karşı cinsten biriyle uzun süreli arkadaşlıklarda farklı hesaplar peşine düşmek bana çok itici geliyor. aşık olma gibi bir şey olursa samimice konuşulabilir. ama başka türlüsü hoş değil bence. sizce?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
ben arkadasligimi sonlandirdim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
sonlandırdığınızda ne kadar huzur dolduğunuza şaşıracaksınız, hafiflemiş hissedeceksiniz. tavsiye ederim.
+1
amelie poulain
(16.04.26)
bu 20 sene olan şey 2 kişinin kendine dönmeden devam ettirdiği bir arkadaşlık. samimi değilmiş ki devam etmiş. arkadaşından ayrıldıktan sonra zihinsel geviş getirmen varsa bu toksik bir arkadaşlık.
arkadaşlıkta en önemli şey 2 tarafın birbirini kabullenmesidir. ben arkadaşımı deli gibi eleştirsemde bana alınmaz, o beni eleştirse de ben alınmam. zaten bunlar sizi kırıyorsa devam etmenize gerek yok. ama onu kafaya tak bunu kafaya tak çevremizde insan kalmadı o da ayrı bir konu.
+3
mikahakkinen
(16.04.26)
Eklediklerinden sonra arkadaşlığını bitirmenin çok daha sağlıklı olacağını düşünüyorum ya, bir iki örnek değilmiş ki bu hep süren bir durummuş.
0
mutekebbir
(16.04.26)
(7)

Münih ve çevresi için otobüsle gezi rotası önerisi olan var mıdır?

denizmaniaherif
24-26 nisanda güzeller güzeli münihte olacağım tekrar ama çevresini hiç düşünmedim nereler vardır bir otobüs kadar yakın(1-1.5 saat mesafe) gezilecek yerler var mıdır diye.. mesela Amsterdamdan - Volendama otobüsle gider gibi kesin görülmesi gereken yer önerileriniz var mıdır? Turlara bakmadım henüz
24-26 nisanda güzeller güzeli münihte olacağım tekrar ama çevresini hiç düşünmedim nereler vardır bir otobüs kadar yakın(1-1.5 saat mesafe) gezilecek yerler var mıdır diye.. mesela Amsterdamdan - Volendama otobüsle gider gibi kesin görülmesi gereken yer önerileriniz var mıdır? Turlara bakmadım henüz..
teşekkür ederim.
0
denizmaniaherif
(16.04.26)
nurnberg var yakın, salzburg var.

ama otobüs ne kadar mantıklı olur bilemedim.

münihte ulaşım pahalı.
0
kveldulv
(16.04.26)
neuschwanstein, nünberg, salzburg.
0
mikahakkinen
(16.04.26)
Ben de o tarihlerde Münihte olacağım. Getyourguide gibi yerlerden turlara baktığımda en çok tercih edilen neuschwanstein fakat toplam süresi 10 saat sürdüğü için ben tercih etmeyeceğim.
0
yüzyıllık yalnızlık
(16.04.26)
Anladigim kadariyla Münih'i daha önce gezmissiniz. gene de bence hepi topu 1 tam gününüzün oldugu gezi planina Salzburg gibi büyük sehirler sikistirmaya ugrasmayin. illa sehir göreyim diyorsaniz Augsburg olabilir ama bence havalar da güzel hazir, Münih cevresinde cok güzel göller var. Bir sandvic ve su atin cantaya, göllerin cevresinde yürüyüse gidin rahat bir ayakkabiyla. Tegernsee güzeldi, cepecevre yürünebilir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
teşekkür ederim fikirler için..neuschwanstein 3 saat olmasa gitmek isteyeceğim bir yermiş. salzburg 1.5 saat diyor 25 euro.. bir masaya yatırayım dedim.
0
🌸denizmaniaherif
(17.04.26)
munih'ten salzburg günübirlik gidip gelmiştik. çok hoş şehir salzburg, tavsiye ederim.
0
but that was just a dream
(17.04.26)
munihten trenle salzburga gidebilirsiniz. yaklasik 2 saat surer. Salzburg guzel ve kucuk bir sehirdir, 1 gun yeter ama sakin pazar gunu gitmeyin :)
ama ben de konusma'ya katiliyorum. Gollere yuruyuse gidin cok daha keyifli olacaktir. ama gideyim bir sehir daha goreyim derseniz de Salzburg bu ihtiyaci karsilar.
0
65 derece
(17.04.26)
(8)

Hangi saat güzel? Neden?

filipis
Seçenek A: https://www.creationwatches.com/products/seiko-mens-watches-208/seiko-5-automatic-21-jewels-snkm87-snkm87k1-snkm87k-mens-watch-6255.htmlhttps://www.youtube.com/watch?v=l7_deVhmgqE%0D%0ASeçenek B: https://www.creationwatches.com/products/seiko-mens-watches-208/seiko-5-automatic-japan-made-
📊 Hangisi daha şık

Bu anket sona erdi. 15 oy kullanıldı.

-1
filipis
(16.04.26)
Şimdi saat öyle bişey ki, tamamiyle giyim tarzınla alakalı. Bu ikisi arasında b derim.
-1
gobekliraki
(16.04.26)
a

daha sıcak bir rengi var
0
yurtsuz john
(16.04.26)
dünyada bu son 2 saat kalsa A'yı alırdım. renkleri daha uyumlu geldi.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
fotoğrafta renk farklılıklarından dolayı yanıltıcı olabilir.
ikisini yan yana gördüğünde fikrin değişebilir.
0
duyuruuser
(16.04.26)
Bu yüzden az önce youtubedan videolarına baktım ve duyuruya da videolarını ekledim
0
🌸filipis
(16.04.26)
Türkiyede yaşamıyorum hocam.
0
🌸filipis
(16.04.26)
bence A cok güzel.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
Seçenek A’yı aldım. Teşekkürler arkadaşlar
0
🌸filipis
(16.04.26)
(5)

Eskişehir 4400 USD vs Dubai 9000 USD

lapetitemort
Hangisini tercih edersiniz?
Hangisini tercih edersiniz?
📊 Eskişehir mi Dubai mi? Hangi İşi Tercih etmeli?

Bu anket sona erdi. 75 oy kullanıldı.

0
lapetitemort
(15.04.26)
dubai'de 9k dolara istanbul'da sürünen beyaz yakalı olursun
eskişehir'de 4k dolara villada oturup keyif çatarsın
+1
croswell
(16.04.26)
Dubai'de 9K güzel para ama bekarsan. Evliysen ve eşin orada çalışamayacaksa, çocuk varsa vb. Dubai'nin astarı yüzünden pahalıya çıkar, Eskişehir 4.4K daha mantıklı hale gelir.
0
salihdt
(16.04.26)
Eskişehir'de 4400 dubai'de 10560 dolara eşit sorudaki tek kriter paraysa eskişehir tabi

www.numbeo.com
+1
alester
(16.04.26)
eskisehir'in ölüsü dubai gibi ruhsuz, yapay ve bugün ve yakin gelecekte tehlike altinda oldugu ayyuka cikmis bir yerden iyidir.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
birbirine yakin rakamlarda genelde bu tarz sorulara TR cevabi veriyorum.
ama 9000usd guzel para, dubai bence de dandik bir yer olsa da 2-3 seneligine dubai yapip, minimal yasayip para biriktiririm.
0
cooperr
(16.04.26)
(11)

bu tutar kime patlar?

kibritsuyu
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.lakin bu müşterimde
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.

16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.

lakin bu müşterimden benim 30.000 lira kadar alacağım var, yaptığım işin karşılığı olan ücret alacağı. (edit: aylardır ödemedikleri gecikmiş bir borç bu)

ben müşteriden alacağım varken bir de cebimden para ödemek istemiyorum. adamlara diyorum ki "15 nisan'dan önce öderseniz indirimli olarak 12.000 lira ödenecek. siz ödeyin, benim alacağımdan mahsup edin". yani bana olan borcunuz olan 30.000 liradan düşün, borcunuz 18.000 lira kalsın. tamam dediler, ama şu saat oldu daha ödenmiş değil.

şimdi bunlar bugün ödemeyip indirimi kaçırırlarsa, cezanın 16.000 olarak ödenmesi gerekirse bu 4000 liralık kısım kime düşer?
0
kibritsuyu
(15.04.26)
su saate kadar ödemedilerse ve 30 bin liranizi alabileceginizden eminseniz ödemeyi siz yapin, o 4 bin lira sonra size patlamasin. müsteri, gecikmeli ödersem kibrit'ten keserim zaten, diyip gecistiriyor belli ki. siz zamanlica uyardiysaniz bence müsteriye düsmesi lazim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
gönül ister ki sana düşmesin ama sana düşer.
+3
Improbable
(15.04.26)
Sana tabii ki.
0
Purple life
(15.04.26)
en güzeli son bir kez hatırlatmak, ödemiyorlarsa da ödemek.
diğer türlü sizin ödemeyi yapacakları zamana kadar "kimden kesecekler bakalım" stresine gireceksiniz; hiç gerek yok kanaatindeyim.
0
lil siztah
(15.04.26)
gönlümden geçen adamın ödemesi ancak;
ceza 16, erken ödersen indirimden faydalanıyorsun. yani "senin yüzünden indirimden faydalanamıyorum" deme hakkın yok gibi geliyor.
adamın sana olan borcu için bir ceza/faiz kesemiyorsan yapacak bir şey yok.

ama yine de kardeşim bana borcunu zamanında ödeseydin ben de yatırırdım sorumluluğum olan parayı. senin yüzünden fazla ödeme yapamam demen hakkındır gibi geliyor.
+3
kisa
(15.04.26)
Onlarin 30k olan borclarinin son odeme gunu gelmediyse, senin 12k olan borcunun son odeme tarihinin bugun olmasi onlari ilgilendirmez ki? Son odeme tarihi gecerse faiz yine senin, cunku borc senindi. He sana "tamam" demisler. Sozlerini tutsalar iyi olur o ayri
+1
üğpoıuy
(15.04.26)
Mükellef " tamam " deyip ödemediyse onun sorumluluğunda normalde ama sana 30 bin tl yi ödemeyen adam bunu umursar mı? İşte onu pek bilemiyorum hocam.
+2
kumandanim
(15.04.26)
30.000 lira gecikmiş bir borç. zamanında ödemedikleri ücretlerinin birikmesiyle oluşan bir borç. üstüne yatmazlar, borç takmazlar, öyle bir durum değil ama düzensizlik hakim, ihmal ediyorlar. hep aynı şey oluyor. onlarda param kalmıyor ama zamanında düzenli olarak da gelmiyor.

yani aslında örtülü olarak adamlara demek istiyorum ki; param yok, bana olan gecikmiş borcunuzu ödeyin, ben de cezayı ödeyebileyim.
-1
🌸kibritsuyu
(15.04.26)
Kabul ettikleri ödemeyi neden yapmadıklarıyla ilgisi var. Para olsa yaparız ama kardeşim benim de alacağım ödenmedi kusura bakma diyorlarsa sana düşer. Ya o bugün müydü tüh diye dönerse, farkı da ödemeli.

Ben olsam öderim, gerekirse karttan nakit çek ama öde, 4000 lira az para değil.
+2
gabe h coud
(15.04.26)
Tamam dememiş olsalar belki sana yazardı da, şu durumda alacağın 18 bin net.
0
Gı
(15.04.26)
30.000 tl muhasebe borcu olan, o parayı da ödemez; onu ödese bile size kalan borcunu da ödemez; aradaki 4.000 tl onların üstlenmesi lazım; sizin zaten alacağınız daha eski tarihlidir diye düşünüyorum
0
sweetoffice
(15.04.26)
(6)

ayakkabi icine ne giyiyorsunuz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bu sorum duyurunun kadinlarina. yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne
bu sorum duyurunun kadinlarina.
yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne yapiyor merak ediyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
benim ayağım çok terliyor. bu sebeple, çorabın görünmesinin çirkin duracağı ayakkabılarda, genelde, ne kadar konforsuz olsa da -çünkü topuk kısmı çok kısa olduğundan kayıp duruyor- pamuklu babet çorabı giyiyorum. vans, keds gibi bez ayakkabılara, bunun azıcık yükseği olup, lastiği bileğin hemen altında biten kısa pamuklu çoraplardan da giyebiliyorum. renginin ayakkabıyla ve kıyafetle uyumlu, pastel tonda olmasına dikkat ediyorum sadece.

ancak yaşlandıkça konfor üstün geldiği için geçen yıl burnu kapalı bir sandaleti (bkz. aşağıda) kendisiyle aynı renk bilekte çorapla giydim (öğle yürüyüşlerine başlamıştım). iş yerinde istisnasız herkes dalga geçti, ama ben geri adım atmadım! :) almanlıq çok güzel :D
www.keenfootwear.com.tr

edit: arada giydiğim çin işi bir tül çorap vardı (tabanı pamuk, bileği kendinden desenli) ancak buna benzer çorap bir daha hiç bulamadım. denk gelen varsa, tavsiye almak üzere kaynak yapmış olayım:)
0
lil siztah
(15.04.26)
Sandalet hariç bütün ayakkabıları çorapla giyerim, giyim tarzım genelde spor olduğu için çok sırıtmıyor hemen hemen tüm çoraplarım uzun renkli modeller.
Loaferı bile renkli çorapla kombinliyorum.
Açıkçası bir noktadan sonra nasıl durduğu da çok önemli olmamaya başlıyor konfor her şeyden daha önemli ama yine de çok abartmıyorum kıyafetimle uyumlu çoraplar giymeye çalışıyorum (renk olarak).
Babet çorabından nefret ederim ki babet giymeyi de bıraktım yıllar önce.
Babet çorabı gibi olmasa da kısa çoraplar oluyor bilekte biten bazen onları da giyiyorum ama çok sevmiyorum.
Uzun çorap candır.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
@mutekebbir+1 sandalet harici bütün ayakkabıları çorapla giyerim. Arkası açık birkenleri çorapla giyenler oluyor bence o sırıtmıyor, hem çoraplı hem de çorapsız giyilebilir onlar. encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
coraptan kastiniz nasil corap? pamuklu corap mi, tül corap mi? tülde de külotlu corap mi, yoksa dizalti mi?
babet corabi ben de sevmiyorum. bilek hizasi spor coraplardan kullaniyorum ama keds gibi spor ayakkabilarda. mesela loafers ayakkabilarda pantolon giyiyorsam dizalti, elbise giyiyorsam külotlu tül corap giyiyorum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
Sneaker, spor ayakkabılara ya bilek boy (git: encrypted-tbn0.gstatic.com ya da diz altı klasik çoraplardan (git: sizestores.s3.eu-west-1.amazonaws.com )giyiyorum. Spor&sneaker+elbise/etek yaptıysam, kışın ya da soğuk havada ten rengi ya da siyah külotlu çorapla giyiyorum. Mevsim sıcaksa spor &sneaker içine bilek boy/diz altı çorap giyiyorum.

Oxford ve loafer tarzı klasik ayakkabıların altına ben ince ten rengi ya da siyah renk çorap giyiyorum. Hiç renkli/pamuklu çorap giymedim. Nedense gözüme güzel gelmiyor. Ama yukarıda verdiğim yarı açık birkenlerde beyaz bilek boy çorabı yakıştırıyorum. Şu tarz: encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
Sandalet giyiyorsam kimse bana çorap giydiremez :D Onun dışındaki yazlık ayakkabılarda pamuklu ve topuk kısmında kaydırmayı önleyici silikon bant olan babet çorabı giyiyorum. Rengini ayakkabıya göre seçiyorum içinde sırıtmasın diye. Spor ayakkabıysa bileği geçen pamuklu çorap. Eteği bir tek yazın giydiğim için kilotlu çorabım yok. Kışın da termal tayt + yün çorap kombinasyonu yapıyorum.
0
truf
(15.04.26)
(10)

Is gorusmelerinde yas irkciligi yasiyor musunuz

Kittie
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.35 ustune is yok mu artik?
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.
35 ustune is yok mu artik?
0
Kittie
(14.04.26)
Ben yapıyorum yaş ırkçılığı. Ekibin yaş ortalaması 27-28'ken aralarına abi abla almamayı tercih ediyorum. Ekip çalışmasının önemli olduğu işlerde sosyal uyum önemli.
-24
Bruce
(14.04.26)
35 dediginiz yas daha calisma hayatinin yarisi bile degil. Bircok meslekte daha en verimli senelere ulasilmamis bile. 55 deseniz anlarim da 35 yasta kimseye yas sebebiyle ayrimcilik uygulandigini görmedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
Çoğu durumda belirli bir yaşın üstü görüşmeye dahi çağırılmıyor… 35 de yönetici olmayan pozisyonlar için çok ileri bir yaş.

Kendim, bu hususta mağdur eden değil yaşından ötürü mağdur olmuş birisiyim. Ama gerçek de bu.
-2
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
Batuhanolabilir: mezuniyet sonrasi 1,5-2 sene bostum, o ise gir, bu ise gir sonra bir alani sevdim ve araliksiz calistim. Oyle cok fazla sirket de degistirmedim. Ama deneyimi biraz az olsun ama genc olsun deniliyor diye hissediyorum. Linkedinden basvurdugum islere girenlere bakiyorum da oradan bu cikarimi yapiyorum. Parayi bile az tutuyorum mecbur artik. Ama yok. Hayretle bakiyorlar sanki is aramak ayipmis gibi belli bir yas uzeri icin.
0
🌸Kittie
(15.04.26)
Ben yaşıyorum. Senin yine iyi bir geçmişin var. Biz a101 e girsek de a101 tecrübesi var diye bizi istemez. A101 örnek burada. 35 üstüysen çöpsün gibi bakıyorlar.
+1
Kahvedesu
(15.04.26)
is basvurularindan geri dönüs almadiginiz icin bunu yasa vurmak sacma. CV'niz nasil, motivasyon mektubunuz nasil, basvurulara göre adapte ediyor musunuz, egitiminiz nedir (BOUN farkli, Kars Üniversitesi farkli), simdiye kadar tek bir is yerinde uzun calismis olmus cok da aranan bir özellik degil artik, oradan neden ayrildiniz, diger islerden aldiginiz referanslar nasil, CV'niz ATS-friendly mi gibi sebeplere konsantre olun önce.
HR dedigin cogu yerde gerizekali isler yapar, calistigi firmanin isinden anlamaz cogu, o sebeple patrona aptal gibi gözükmemek icin artik cogu yerde CV'leri LLM'e sokuyorlar, ellerine verilen özellikler CV'de yazmiyorsa sizi eliyorlar en bastan. Mesela: Data Manager ariyorlar diyelim, siz Data Analyst olarak calismissiniz ve Data Steward belgeniz var ama "manager" görmedigi icin daha CV'de eliyor sizi cünkü HR amk. cok azi kafasini kullaniyor ama kullanani da sahiden anliyorsun, isinde harika oluyor. neyse belki bunun üstünden prompt injection ile gelmeyi deneyebilirsiniz. kendi icinde riskler barindirsa da.

ayrica piyasa kötü. 100 yere basvurup tek yerden pozitif cevap alirsiniz artik ama 100 ise 1 senede degil, bir ayda basvuracaksiniz. cok kompakt. bir de piyasa phantom job ile dolu. alim yapmiyor ama is ilanini kaldirmamis ya da tek amaci CV toplamak, firmada calisanlari, bakin yerinize yenisini ariyoruz diye korkutmak amacli vs.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
valla ben yaşımdan dolayı iş bulamadığımı kimseye inandıramıyorum:) başvurduğum işler herhangi bir yetenek gerektirmeyen işler ama onlarda bile yaşıma takılıyorlar. neymiş bu yaşa kadar nasıl çalışmamışım. olan olmuş ne yapalım amk. o yaşa kadar çalışmadık diye ömür boyu çalışmayalım mı. böyle diye diye 40 yaşına kadar gidicez sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.04.26)
kesinlikle ayrımcılık var. yakında 30 olacağım. tipim küçük gösterdiği için belki birkaç yıl yırtarım bundan diye umuyorum. gerçi deneyimimi görünce de elerler.

benim sektörüm ve meslek grubumda 35 yaş ve üstü kişiler çok nadir görülüyor. 45 ve üstü hiç yok hatta. o yaşlara geldiğimde ne yapacağım bilmiyorum.

şu an şirketimde 40 yaşında bile kimse yok. ne yazılımcılar, ne tasarımcılar, ne pazarlamacılar, ne proje uzmanları... (finans ekibi hariç)

sebep ise çok maaş vermek istememeleri. yaş arttıkça deneyim artıyor ve haliyle yüksek maaş isteniyor. bir de gençleri daha kolay manipüle edip köle gibi çalıştırabiliyorlar. ben de mesleğe ilk başladığım yıllarda köle gibi çalıştım yıllarca. ayrıca genç çalışan daha enerjik olur, işini hevesle yapar algısı da var tabii.

bankalar ve holdinglerde bu durum geçerli olmayabilir ama çoğu özel sektörde durum bu. çok şirket değiştirdim, hepsinde durum böyleydi.
0
art cat chocolate
(15.04.26)
evet yaş ayrımcılığı var. işe alımlarda da var. başka yerlerde de var.

iş görüşmesi için çağıran o tipler cvlere doğru düzgün bakmıyor bile. sırf görüşmüş olmak için, çalısıyor görünmek için öylesine çağırıyorlar. nasıl olsa çağırılan kişi ayaklarına gelmiş oluyor.
0
abelardo
(15.04.26)
35 erken ya daha. ama 50 uzeri bitik maalesef. ya c suite'e dogru gideceksin ya da evde torun seveceksin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(22)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-11
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(4)

Sizce bu hastalıklarla iş/aile hayatımda ne yapmalıyım?

mahmuttt
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum. İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum.

İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı sorunumu teşhisini ve tedavi gördüğümü söyledim. Halen iş yüklüyorlar.

10 senedir çalıştığım tüm işlerde 3 seneden fazla gidemedim.

Eşim çalışıyor. Çocuğumuza annesi bakıyor.

En çok üzüldüğüm kulak hassasiyeti ağrısından ana odaklanma yetimi kaybettim.

Kök ailemin maddi durumu iyi. Ev arabamız var. Fakat hiç birşeye de güven olamaz elbette. Geçim derdi olmasa bile sağlıklı olmak andan keyif alabilmek istiyorum.

İlaç kullanıyorum fakat bu ağrılı hiperakuzi denen bir illet sanırım kulak ağrımın sebebi. Zor geçiyor.

Ne yapacağım bilmiyorum. İç dökme ve danışma adına size yazmak istedim.
0
mahmuttt
(12.04.26)
ağrı ve sağlık sorunları için değil ama işle ilgili kısımlarda biraz oluruna bırakmak gerekiyor. bahsettiğin gibi maddi olarak kısa süreli işsizlik seni aşırı zorlamayacak ise bu konuda gerilmeye gerek yok.

otizm özelinde bilmiyorum ama insanların kaygılarını azaltmak için çeşitli teknikler var. örneğin kagılı olduğun, anda kalamadığın bir durumda kendi kendine soru sorarak daha düşünme moduna geçebilirsin. bu sorular da çeşitli teknikler var mesela en kötü ne olabilir, şu an neden kaygılıyım gibi.

otizm ve sosyal anksiyete konularında uzman bir psikolog mutlaka faydalı olacaktır. kulak ağırısı için de alternatif doktorlardan ikinci bir görüş alman iyi olur.
0
orpheus
(12.04.26)
olabilirliğini bilemem ama tüm bu gerginliklerle yaşamak yerine mümkünse işten kendiniz ayrılıp, bir süre sağlığınıza ve ailenize odaklanmanız iyi olabilir gibi görünüyor.
0
lil siztah
(12.04.26)
bende kulaktan bahsedeyim,
vucud,
yabanci bir cisim temas edince
onu yok etmek icin iltihap üretir,
bu da
dokular da şişme,agri,kizariklik olusturur,
kulak icinde kir varsa banyo sonrasi su kacmasi, ağri yapabiliyor,
(gliserin kirin düşmesine yardimci olur.)
kir olmassa ,agrida olmaz.
benim eyyorlamam böyle,
doktorunuza basvurun.
0
designer
(12.04.26)
cok üzüldüm.
rapor alip biraz dinlenebiliyor musunuz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
(7)

Yüz için güneş kremi

neymiş
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
0
neymiş
(12.04.26)
Shiseido Clear Suncare Stick mavi bir kutusu var.
Beyaz tenli güneşe çıkınca hemen kızaran bölge bölge siyah noktaya meyilli karma cilt yapısına sahibim. Çok krem çöpe atmışlığım var bu ürünle çok iyi anlaştık.
0
cilekli pasta
(12.04.26)
Ben bu konforu kore güneş kremleri hariç bulamıyorum, o yüzden önerim Skin1004 mavi kapaklı olanı.
0
ekimoloji
(12.04.26)
Marka doktor önerisiydi. Stick olması zaten ayrı bir efsane.

www.n11.com
0
Mirket
(12.04.26)
badecanlar, mis gibi bi yapısı var
-1
mezzosprite
(12.04.26)
guneskremi bence tavsiye ile degil test ederek alinir.
mesela bana Shiseido cok agir geliyor ama bir cok kisi severek kullaniyor. Bioderma da cok guzel oluyor ama ikinci kez uygulayamiyorum cunku soyulma yapiyor. LRP cok cok guzel ama sivilce yapti. Skin1004 cok guzel ama lekeli cildime yeterli gelmiyor :D

sorununuza, cilt tipinize, nerede kullanacaginiza gore (evde/disarda-gunluk/ deniz kenari) bence cok degisiyor.

su ana kadar gunluk kullanim icin en memnun kaldigim, avene ve Transparent Lab (yurtdisi satisi var sanirim sadece); deniz kenari ve cok asiri gunesler icin avene sunsimed ve eucerin; ev ici kullanimda BOJ oldu.
0
65 derece
(13.04.26)
cerave yüz kremi 50 spf 52 ml. nemlendirici sürmeye de gerek kalmıyor.
0
eisberg
(13.04.26)
shiseido'nun her ürünü non-comedogenic ve dermokozmetik degil. türkiye'de cok beyaz tenliyim diyenlerin cogu beyaz tenli bile degil. shiseido eger alerjik bir cildiniz varsa sahiden üzer. bana la roche ultra hassas, avene, cerave bile alerji yapti, shiseido plak plak egzama yapti resmen.
güvenle kullandigim daylong ve dermalogica. daylong cilt kanserinde de öneriliyor mesela. bir arkadasim daylong'un ona agir geldiginden bahsetti ama cildi kösele gibi, hicbir sey alerji yapmiyor ma ona agirlik vermis iste.
65 derece +1 diyorum cünkü cok kisisel bir tecrübe günes kremi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
(9)

business casual giyenlere bir ayakkabi sorusu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine? 1. https://www.intersport.at/p/on-cloud-x-4-laufschuhe-iat.on.3we3007.4
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi?
bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine?

1. www.intersport.at
2. www.on.com
3. www.intersport.at
4. www.on.com


yoksa hepten dümdüz siyah bir model mi olsa iyi olur?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
bunlar çok spor. o delikli tabanlar çok spor hava katıyor. business casual altında giyildiğini görsem yadırgarım açıkçası. daha çok aşağıdaki tipleri öneririm.

www.adidas.com.tr
+1
galahad reloaded
(11.04.26)
bunlar kosu ayakkabisi degil mi? galahad'in dedigi gibi duz taban sneakerlar giyiyorum kanvas pantolon altina.

koyu renk pantolon altina genelde acik renk beyaz, gri giyerim.
0
antikadimag
(11.04.26)
Şu tarz daha uygun bence

derimod.com.tr
0
ekimoloji
(11.04.26)
bunlar kapkaçcı ayakkabısı.
0
runaway
(11.04.26)
Ben geçen şunu aldım benim çok hoşuma gitti business casual havayı çok iyi veriyor bence

www.adidas.com.tr
0
substituent
(11.04.26)
herkese tesekkürler.
substituent ve galahad, bunlar benim de aklima geldi, hatta evde de iki cift benzer ayakkabim var daha yepyeni. ama cok sikildim bunlardan ya. adidas 2000'lerin basindan beri hep ayni modellerde üretiyor, artik gözüme plastik terlik gibi geliyorlar.
daha baska tavsiyeleriniz varsa onlara bakayim.

@runaway, kapkaccilar iyi kosar bunlarla lol :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
tanımladığınız tarza, bu ayakkabılardansa, daha klasik markaların (clarks, ecco, geox, legero vd) üstü klasik, tabanı spor olan modelleri yakışıyor bence. üstü şık bir deri kesim olunca mesela, tabanının beyaz köpükten olması batmayabiliyor.
0
lil siztah
(11.04.26)
pantolonum siyahsa siyah ayakkabı, açık renkse açık renk ayakkabı giymeyi seviyorum. bazen monokrom kıyafetin altına tamamen renkli ayakkabı da oluyor ama tek seçimim olacaksa nötr bir ayakkabı seçerdim sanırım. adidas'la ilgili cevabını gördüm ama mağazaya gidip bir "adidas japan" serisine baksana, birkaç model var. ben bir tanesine bayağı tutuldum. işçiliği ve derisi çok iyi. insan eline alınca bir hoş oluyor. bence gazelle, samba, ve spezialden çok farklı. çok daha hafif, narin ve kaliteli.

yukarıdakilere ek olarak veja, onitsuka tiger mexico 66, camper, ve birken'in ayakkabılarına (bunlar sneaker değil biliyorum) da bakardım.

bu arada ilk linteki on'u bir kadının ayağında gördüm, etekle şık duruyordu. seçeneklerinin arasından onu seçerdim.
+1
eileengray
(11.04.26)
Tam aradığınız spor ayakkabı değil sanırım ama ben Vans giyiyorum.
0
peki madem
(11.04.26)
(2)

green card sorusu

art cat chocolate
kardeşim green card'ı kazanmıştı. vize, mülakat, sağlık vs. randevusuna da gitti şubat ayında, tüm belgelerini teslim etti. tayland'da. ancak oradakiler "beklemedeyiz, ne olacak bilmiyoruz" demişler. sizce trump açar mı bu işleri geri? gidebilme ihtimali var mı?
kardeşim green card'ı kazanmıştı. vize, mülakat, sağlık vs. randevusuna da gitti şubat ayında, tüm belgelerini teslim etti. tayland'da. ancak oradakiler "beklemedeyiz, ne olacak bilmiyoruz" demişler.

sizce trump açar mı bu işleri geri? gidebilme ihtimali var mı?
0
art cat chocolate
(10.04.26)
bence trump bile yarin ne yapacagini bilmiyordur.
greencard lotosu kaldrildi ama son lotoda greencard cikan kisiler islemleri devam ettirebiliyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
İnsanlar 11 nisandan sonrası için (evet yarın) umutlu. 2027 Çekilişi açılacak, pause kaldırılacak vb görüşler var.
Ancak ben Trump'ın pek umrunda hatta aklında olduğunu düşünmüyorum, özellikle pause kararı için.

Aynı süreçten geçmiş biri olarak vereceğim ama kardeşinizin uymayacağını da bildiğim en büyük tavsiye, green card çıktığını unutması, hayatını normal devam ettirmesi, olursa ne ala, olmazsa yoluma devam mottosuyla devam etmesi olur.
0
artci sarsinti
(10.04.26)
(13)

Çaresizliğime bakar mısınız?

artıküyeolmakistiyorum
Sizce işe yarayacak mı?https://i.hizliresim.com/9kjdn0e.jpg
Sizce işe yarayacak mı?

i.hizliresim.com
-5
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
ya üzgünüm ama insanlar en basinda apartmanda yasayabilecek sosyal bilince sahip olsalardi zaten gecenin bir yarisi kapilari carpmazlardi.
deneyebilirsiniz. bir süre belki ise yarayabilir ama maalesef insanlari egitmek cok zor. bir süre sonra gene eski hallerine dönerler.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.04.26)
Bu üçüncü komşu şikayetim.
Alt kat son ses+++++ açtığı için ben evin içinde TV sesini duyuyordum 2-3 kez ev sahibine+yöneticiye şikayet ettim çözüldü.

Üst kattaki davar bam güm topuklarini vura vura yürüyor onu kısmı çözdük bazen hala devam ediyor. Duvara bir şeyler vuruyor yere sürekli bir şeyler dusuruyor ve bu davarda kapı çarpıyor. Tekrar şikayet için biraz zaman geçmesini bekliyorum.

Yan daire bu notu yazdığım. Bu da 1 hafta oldu tasinali, eşyalı eve taşındı yani o da kiracı ve bu avantaj. Bayan mi erkek mi bilmiyorum. Bakalım ne olacak
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Yazıyla birlikte kapı süngeri ve wd40 alın hepsini birlikte bırakın.

İnsan olan anlar. tabi *İnsan olan*
0
authorize
(09.04.26)
Bina sıfır ve kapılarda dil sorunu var ağa benim evde de öyle ya kapı carpacaksın ya da biraz güç kullanıp çekerek kapı kolunu bırakacaksın. Tabi kim uğraşır kapı kolunu çekmekle. Davaroglu davarlar
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Ben rica da ederim teşekkür de ederim yeterki şu davar laftan anlasın. Ayrıca sadece gece yatmaya geliyor gibi çünkü sadece gece ve sabah 6:30da sesi var yani kapı çarpma sesi

+++ Binada ses yalıtımı var başka ses duymuyorum sadece böyle davar sesleri yani topuk vurma, kapı çarpma, yere eşya düşürme vs
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Gençten bir cocuk ve annesi yaşıyormuş.
Atarlandi birazda not yazmak neymiş. Ulan benim bu konuda travmam olmasa öyle sesten rahatsız mı olurum. Neyse bunlar ses yapmiyormus üstteki davardan geliyormuş ses o kesinleşti

+++ Tabi belli de olmaz alt kattaki de bizim TV'nin sesi yüksek değil diyordu. Neyse bildirmiş olduk en azından
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
kapı hidroliğini ayarlamayı deneseniz. youtube da videolar var. ince bir ayarla belki düzelir. tabi kapıyı çekerek çarpacak kadar davar değilse.
+1
my fault
(09.04.26)
Bence işe yaramayacak. Konunun tarafı olmamama rağmen bu not beni gıcık etti. Kapıları daha da hızlı çarpsın istedim içimden. Hele de isimsiz olması en sinir edici kısmı.
Sonuç almak istiyorsanız tonunuzu veya yönteminizi değiştirin, inatlaşmaktan keyif alıyorsanız böyle devam.
0
michael_knight
(10.04.26)
Bıçaklanmazsan iyi.
0
runaway
(10.04.26)
ben üsttekini yönetici aracılığıyla uyardım diye, bize söyleyemiyor musunuz demiş eşime bi de arabama otoparkta hasar geldiği zaman. ben yoktum allahtan sonradan öğrendim. ve de hala ekseriyetle geceleri yatak odasında sandalye şifonyer falan çekiyorlar. emekli eğitimli çift bi de.

nisan mayıs yazlığa gidiyor diye sabrediyorum ama uyanırsam lap diye kalorifer borusuna vuruyorum.

henüz karşılaşmadık ama suratına söyleyip tartışacağım görünce, eşime böyle demişiniz diye. eğitimli cahiller ayrı oluyor. bizim insanımıza yumuşaklık naiflik falan işlemiyor. gerekirse siz de kapı çarpın.
0
kveldulv
(10.04.26)
temel problem kötü yalıtım gibi. adam çok sert kapatmıyor olabilir. yine yalıtımda maliyetten kaçılmış bi binada kapılar da kötü olabilir sert kapatmak zorunda kalıyor olabilir vs. dil ayarı problemli diye de kendin yazmışsın. benim de mutfak ve tuvalet kapıları kasaya sürtüyor ve sert kapanıyordu matkapla kum zımpara aparatı kullanıp zımparalamam gerekti, salondakinde menteşe ayarı yetti. herkes anlamaz/uğraşmaz. daire kapısı da sert kapanıyor, kolu bastırsam bile hem kasaya sürtüyor hem kapının alt tarafı kırık. sessiz kapanmıyor kolay kolay. dışarıdan kapatırken kolu bastırma şansın da yok mecbur vuruyorsun.

bir de topuzlu kapı kollarında odadan çıkarken kapıyı kilitlemek için önce içeriden düğmeye basıp kapıyı çekmek zorunda kalıyorsunuz bu durumda da sert kapatmak zorunda kaldığım oluyor.

ama temel problem yalıtım işte. mesela pcde dizi film vs. izlerken eski evde komşu şikayet ediyordu buraya taşındığımdan beri yıllardır sorun yaşamadım. özellikle de sordum komşuya, yani çekinip söylememe durumları yok. ilkokula giden çocukları var ben de onlardan gürültü duymuyorum. gece yarısı elektrik kesilse balkonda jeneratör çalıştırıyorum ondan bile rahatsız olan, duyan şikayet eden olmuyor. ilk geldiğinde saatlerce break-in yapmak için aralıksız çalıştırdım kesinti vs. yokken sorduğumda sesini hiç duymadıklarını söylediler :D çalıştırdığım balkonla oturduğum salonu tek duvar ayırıyor, ortak duvara rağmen ben bile zor duyuyorum.

şu durumda çok ses gittiğinin farkında bile değildir büyük ihtimalle, gayet normal şekilde kullandığı kapıların sesinin yalıtımsızlıktan dolayı ne kadar rahatsızlık verdiğini bilmiyor olabilir. kapılarda sorun da yoksa belki dikkat edebilir. ama gelip burada hemen yok sosyal bilince sahip değil vs. diye tanımadığı biri hakkında hüküm vermek yanlış. önce müteahhite sövün.

eski evde 6%'da kullandığım ses sistemi gece 12den sonra kapatmazsam rahatsız ediyordu burada 10% seviyesinde sabahlayabiliyorum. bina kalitesi temel problem. hele yeni taşınmışsa eski evinde yalıtım bu kadar kötü olmayabilir.

ben eski evde yine bisikletle kardiyo yapmak için olan trainer denen aleti de kullanamıyordum rahat rahat. gece filan değil gün içindeyken bile şikayete geliyordu... burada 7-24 ne zaman istesem kullanabiliyorum aynı aleti.

sen burada son ses demişsin ya bi komşun için. bana eski evde komşu öyle dediğinde son sesi bir kez gösterdim kendisine anlasın diye ne kadar kısık kullandığımı :D eski evde son sesi açınca dairem 2. katta olduğu halde bina giriş kapısının camlarını titretiyor bütün bina yankılanıyordu. uzun süre göstersem 5. kattakiler de gelirdi herhalde :D
muhtemelen o komşunuz da gayet makul seviyede bir ses açıyordur. desibel sınırını aştıklarına eminsen git polise şikayet et. ama onlar sınırı aşmıyorsa kötü yalıtım veya senin hassasiyetinse kendi dairene yalıtım yaptır başkasını kısıtlama hakkın yok "yasal sınırı aşmadıkları sürece" topuk vurma eşya düşürme filan duyulmuyor yalıtımlı evde. veya benim komşu yıllardır hiç salonda eşya düşürmedi?

bir tek arada gece çamaşır makinesi sesi geliyor üst kattan ama o da çamaşır makinesinin olduğu tuvaletin havalandırma menfezinden geliyor, evin gerisinden duyulmuyor.

sen diyorsun ki tv sesi duyuyorum, kapı sesi duyuyorum, eşya sesi duyuyorum, topuk sesi duyuyorum, farklı farklı birçok komşumdan şikayetçi oldum ama binada yalıtım var tüm komşuların sorunlu :D alttan üstten sağdan soldan her sesi duyuyorsun herkes davar tek normal sensin evet.
+2
konetsu
(10.04.26)
sikinti binada +1

seneler once 3. kat bir daire tuttum, sifir binaydi. yerler parke.
tek basima kaliyorum, yuksek sesle muzik dinlemem, evde parti yok, dogru durust misafir bile gelmedi. Sessiz sakin kendi halimde takiiyorum. Neyse 2-3 ay gecti kapi caldi actim.
Alttaki komsu, evde cocuk mu var biri kosturuyor falan diyor, dedim yok tek kaliyorum, inanmadi. Dedim gir bak, girdi etrafa bakti falan kimse yok. :)
Surekli yurume sesi uyuyamiyoruz falan dedi, cocugunun kulagi cok hassasmis, ders calisamiyormus vs. OK dedim hallederiz, gittim hali aldim 2-3 tane. Saga sola serdim.
1 ay gecmedi, yine geldi. Valla dedim yerler parke, ben de hafif bir adam degilim iriyim 90 kiloyum, aha bak yerlere de hali serdik gittim bir suru para harcadim ki hali sevmem. Peki dedi gitti.
1 ay sonra tekrar geldi, yine zirliyor, sert bir sekilde sittir ettim bu sefer kendisini sonra bir daha gelmedi.

bana biri boyle mesaj biraksa, iplemem herhalde. gelip kapima insan gibi anlatsa daha hosuma gider dinlerim. ama binanin yapisal sikintilari ile ilgili yapacak bisey yok.
0
cooperr
(10.04.26)
yap demezsem yapmazsın he çok güzel yanıtlamış. bence de öyle yapın. bana böyle not gelse kusura bakmayın der ve dikkat ederim ama içten içe sinir olurum. bir de çok sürdülebilir bir şey değil devamlı insanın evinde aman kapıya dikkat edeyim diye tetikte olması, diken üstündeymiş gibi. zor.
0
deartheodosia
(04.05.26)
(55)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(6)

ABD'de Macaristan'da Neden Orban'ı Destekliyor?

pangea
kıymetli duyuru sakinleri,yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs. imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa
kıymetli duyuru sakinleri,

yurt dışı haberleri takip edenler biliyordur; bu pazar macaristan'da seçim var. bu seçimle ilgili olarak abd başkan yardımcısı vance, orban'a destek için macaristan'a gitti. "her türlü yardıma hazırrız" gibi sözler söyledi vs.

imdi, yanlış bilmiyorsam orban rusya'nın avrupa şubesi gibi çalışıyor. bir nevi truva atı yani rusya'nın.

bu açıdan bakınca abd'nin orban'a desteklemesi tuhaf görünüyor; öte yandan maga politikacılarla ile orban ideolojik olarak uyuşuyor da, diğer farklılıklar görmezden mi geliniyor ideoloji aşkına?

kafam bir miktar karıştı ve sizlere de danışayım dedim.
+2
pangea
(08.04.26)
haklisiniz, fakat otokratik ve diktator liderler kendileri gibi olanlari severler cunku kontrol etmesi kolaydir. herhalde ideolojiler bir sekilde uyusuyorsa her konuda bir sekilde anlasiriz gibi dusunuyorlar. cunku karsi tarafta "sol egilimli" demokratlar var. bunlarin da isi gucu yesil enerji, ekoloji falan diyerek petrol piyasasini bozmak, sermayeyi zora sokmak, lgbt, cinsiyet esitligi falan diyerek sosyal duzeni degistirmek.
+3
Sour
(08.04.26)
ideolojinin yanı sıra aksiyonlar da var, özellikle ukrayna'ya karşı tutumla ilgili olarak avrupa'da en çekimser duran lider orban. 90 milyar avroluk mu neydi bir paketi de reddetmişti. göçmen mevzusuna, lgbt olayına vs bakışı da avrupa'da en sert lider olduğundan yan yana durmaları çok doğal. özetle ideolojik yakınlık, ab içinde çatlak ses olması ve rusya ile farklı ilişkileri onu daha da kullanışlı yapıyor.
+1
awlmi
(08.04.26)
zelensky sarlataninin yalini kesip zirlatan kim varsa dogru yapiyordur.
arkadaki isim trump olur, supertramp olur farketmez. komsuda umarim orban kazanir.
yeter artik verdigimiz para bunlara.
-5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
Mesele otokratiklik diktatörlük değil , onların ulus devleti savunuyor olmalarında yatıyor .
Türkiyemiz de buna dahildir.

Kürecilere göre " ulus devletler" kendi planları için önlerindeki engellerden biridir .
İnsanlarda ulus veya millet bilinci " aidiyet " demek olduğundan küreselciler göçmenliği de teşvik ederler .
Göç başladığında insanlar için önemli olan artık ev bark değil , hayatta kalmaktır. Göç ettikleri yerlerde bir kaç nesil sonra atalarının geldiği yer kendileri için de çok önemli olmayacaktır.
Aslen tabi olduğu yeri unutan , önemsemeyen veya bilmeyen insanlar küreselciler için çok kullanışlı ve istenen şekle konulabilecek bir malzemedir.
Üzerlerinde her çeşit deney bile yapılabilir.
Sosyal medyası olan çeşitli teknolojik şirketlerin bile ( göçmenler temel alınarak) dijital vatandaşlık çalışmaları da var .

Sözün kısası ABD'de Biden zamanında göç teşvik ediliyordu. Trump geldi engel oldu.
Zamanında sorosun da planlarını bitiren Rusya ile bu bakımdan benzer yönleri var şimdiki ABD hükümetinin.

Üstte otokratik monarşi diktatör diyen kişi Rusya'nın sınırında bir devlet başkanı olsa durumu daha iyi anlayacak.
Gerçekte rusya gibi bir gücü kimse karşısına kolay kolay almak istemez.

Tarihten, uluslararası ilişkilerden haberi olmayan zelenisky gibi biri ise küreselciler için kullanışlıydı ve natoya girme gibi bahanelerle Rusya'yı karşısına aldı. Oysa Rusya uyarmıştı.
Sonuç :
ukrayna darmadağın...
erkek nüfusunda büyük azalma, askerlikten kaçışlar vs..
Zelenisky'e en yakın kişilerin ise yolsuzluk yapmaları ayrı bir konu .
-2
diyecevaplandı
(08.04.26)
neden reisi destekliyor. abd artık otoriter liderleri destekliyor sebebi de açık. otoriter lider memleketine ne derse kabul ettiriyor. abd için ülkede ajanlık faaliyeti yürütmeden işleri çözmek daha masrafsız.
+1
mikahakkinen
(08.04.26)
orbanın rakibi de orbanın partisinden çıkma zaten. iç politika ve dış politikada radikal bir değişiklik beklenmiyor. sadece ab içinde orban kadar aykırı bir tutumu olmayacak o kadar
0
Hallegadola
(08.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+4
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(6)

Çocuğun iştahını açmak için takviye vitamin?

mikahakkinen
5 yaş üzeri kızım kesinlikle yemek yemeyi sevmiyor. En sevdiği makarnayı dahil bazen yemek istemiyor. Her anne baba, çocuğum yemek yemiyor diye sızlanır ama percentilin en alt sınırındayız. Hiç bir zaman yemek yemeyi önemsemedi. Var mıdır takviye öneriniz?
5 yaş üzeri kızım kesinlikle yemek yemeyi sevmiyor. En sevdiği makarnayı dahil bazen yemek istemiyor. Her anne baba, çocuğum yemek yemiyor diye sızlanır ama percentilin en alt sınırındayız. Hiç bir zaman yemek yemeyi önemsemedi.
Var mıdır takviye öneriniz?
0
mikahakkinen
(07.04.26)
İştah açmak için tek başına bir takviye yok ancak alerji ilaçlarının ve demir takviyelerinin yan etki olarak iştah artırıcı özellikleri olur. Demir eksikliği varsa alabilirsiniz. Doktor tavsiyesiyle tabi.
+1
ekimoloji
(07.04.26)
Insan karni acikinca her seyi yer. Karninin acikmasina mi izin vermiyorsunuz acaba?

Ben de kücükken az yerdim ve zorla yedirttikleri icin cogu yemekten hala Hoslanmiyorum. Buna herkesin bayildigi pirzola vs de dahil. Bu bana yeme bozuklugu olarak döndü.

Lisede balik yagi hapi kullaniyordum. O da cok istah aciyordu.
+4
Purple life
(07.04.26)
benim oğlum da percentil altındaydı doktorumuz argivit önerdi. gerçekten iştahı açıldı boyu da uzadı. hala kullanıyoruz. 1.5 yaşında benimki ama argivitin büyük çocuklar için olanı da var.
0
yenibirgüzelnick
(07.04.26)
bir kaç yıl önce argivit (ilaç şirketinde tabi) çalışan bir arkadaşım vardı. ürünlerini çok öneriyordu.
-1
kisa
(07.04.26)
Acıkınca yer diyip bırakmayın. Özellikle çocuklarda, acıkma duygusunu anlamlandıramama, acıktığını anlamama çok sık görülebilen bir durum. Çocuk doktoru değilim ama fakültede hatırlıyorum çocuk stajında bunun geçtiğini. Kişisel tecrübe olarak da çocukken ben de yemek yemiyordum, doktor anneme aynısını dedi diye 2 gün yemek vermemiş, en son açlıktan bayılmaya başlayınca zorla yedirmiş :D. Ki biraz daha büyükçe olduğum (5-6) yaş döneminde de annemlere "ben acıktığımı anlamıyorum" dediğimi hatırlıyorum. Ha sonra iştah açıldı, yemek yemeye başladım. Olan annemlere yarattığım yemek yememe travması olarak kaldı :D
+2
nundu
(07.04.26)
ben henüz 10 aylik bebekken yemek yemedigim icin cerrahpasa'ya yatirilmisim. acikinca yer deselerdi herhalde ölmüstüm.
yemek yemememin sebebi olarak da demir baglama kapasitesi düsüklügü ve demir eksiligi belirlenmis ki ter testi, cölyak, vs hastanede kaldigim bir hafta boyunca o senelerde baska hicbir hastanede bakilmayan seylere bile bakilmis.
dbk düsüklügü demir eksikligi yapiyor, demir eksikligi istahsizlik, istahsizlik yetersiz beslenme, yetersiz beslenme iyice demir eksikligi seklinde bir kör dügüm seklinde gidiyor.
o sebeple ben diyorum ki, demire baktirin ve sizi ciddiye alacak doktor bulun. annem, bu cocuk yemek yemiyor, dediginde anneme gezdigi 15 doktor, simdi sana bir mama yazicam bunu yiyince su kadar pirzola yemis gibi olacak, tarzinda inanilmaz zihnisinir tavsiyelerde bulunmuslar. Annem cildirmis bir gün, ben yemek yediremedigim icin size geliyorum siz mama yaziyorsunuz, mamayi yedirebilsem zaten size gelmezdim, diye. sonra haydarpasa numune cocuk bölümü bashekimi beni görür görmez cerrahpasa'ya yönlendirmis de hayatimi kurtarmis. rahmetli Asuman Egriboz. vitamin mineral verelim, balik yagini dayayalim, arısütü kullanalim ok ama önce bizi ciddiye alacak, gercekten beynini kullanip bizi dinleyecek doktor bulalim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
(12)

Türkler neden Hitler'i seviyor

darkwizard
Arkadaşlar sosyal medyada Hitler ile ilgili bir sey paylaşınca direkt yorumlar %99 olumlu ve sevgi dolu.Bugun Filistin ve İsrail Savaşı yüzünden mi?Bir insan Hitler gibi insanlık düşmanını nasıl savunur?
Arkadaşlar sosyal medyada Hitler ile ilgili bir sey paylaşınca direkt yorumlar %99 olumlu ve sevgi dolu.
Bugun Filistin ve İsrail Savaşı yüzünden mi?
Bir insan Hitler gibi insanlık düşmanını nasıl savunur?
-4
darkwizard
(07.04.26)
Bircok sebebi olabilir ama algida secicilik olma ihtimali en yuksegi bence. Mesela Sevan Nisanyan'in esi var Ira, genelde carpitmali olsa da saydiriyor hep bazi seylere (turklukle alakali bir takim seyler) ve yorumlar genellikle destekler nitelikte, baska cins biri daha vardi, Ira onun yaninda melek kalir :D bazi hakli oldugu noktalar vardi ama genelde igrencti, gene yorumlarda ovuluyordu kadin surekli.

Belirttiginiz konularla alakasi olabilir, bunu da goz ardi edemem. Daha da onemlisi bugun bati medeniyeti dedigimiz seyin karsisinda oldugu icin de savunuluyor olabilir. Hitler bir hegamonya kurabilmis olsaydi belki cok daha kotu olurdu ama onu bilemeyiz, su an guc kimin elindeyse, gucunu kullanmasi insanlara batar ve onlarin karsisindakiler gozune daha iyi gorunur.

Son olarak, dunyada bir suru katliam yapan lider oldu. Hic biri Hitler kadar sovgu almiyor. Boyle olmasi beni de huylandiriyor mesela.
0
mbond
(07.04.26)
Salak ve kötü olanlar seviyor.

Türkler seviyor diye bir sey yok ayrica.
+12
Purple life
(07.04.26)
israil ve yahudi karsitligi temel sebep.
0
baldur2
(07.04.26)
klasik "düşmanımın düşmanı dostumdur" mantığı. İsrail'i veya yahudileri düşman bilen Hitler'i sever.
0
faberkastelli
(07.04.26)
ben sevmiyorum. yahudi soykırımından dolayı seviyorlar, ayrıca türklerde genelde alman ve alman malı sevgisi var. jöntürklerden beri bu var.
+3
mikahakkinen
(07.04.26)
Cehaletlerinden ve yahudi soykırımından ötürü. Ama işin içinde Yahudiler olmasaydı da yine bu kadar kötü bir karakteri severlerdi. Bizim milletimiz kötü güce yapmayı sever.
+5
sadakatsiz
(07.04.26)
sadece tr'ye özgü bir şey değil
+1
duyurukullanıcısı
(07.04.26)
Hitler, bizde tam değil " yarım " belki de sadece bir yönü ile çeyrek tanınıyor.
Yoksa üstün ırkçılıkla, aryancılıkla veya siyonizmle öne çıkanların ne Türklere ne de insanlığa faydası olur .
Almanya'nın Hitler den sonra siyonistler tarafından ele geçirildiği de gün gibi ortada. Hitler'in yanındaki büyük
sermaye sahipleri de yahudiydi.
Bazı şeyleri iyi anlamak lazım .

Ve tabi zalime destek verene de o zalim musallat oluyor bir zaman sonra.
En yakın örnek olarak
Irak Afganistan Suriye'de de el ele kol kola vererek sivil kanı döken siyonist devlet, abd ve İran şimdi birbine girmiş durumda .
Silahların değil mazlumun kalbininn kırıklığı galip gelecektir eninde sonunda.
-1
diyecevaplandı
(07.04.26)
Yahudi düşmanlığı sebebiyle. Bir de hitler'in Türkiye'ye bir etkisi olmadı malum savaşa katılmadık, ondan ülke üzerine net etkisi yok. Kimsenin ailesine bir şey olmadı falan. Yani bugün Türkiye'nin herhangi bir yerinde hitler savunsan çoğu kişi iplemez.
Ama gene de ben Türklerde özel sevgi olduğunu sanmıyorum. Her ülkede mal bir kitle var, onlar sever. Sen de onlara denk gelmissindir.
+2
logisticsmanager
(07.04.26)
türkler hitler'i seviyor varsayımı çok yanlış.
tüm dünyada 20 yaş altında hitler'i sevmek ya da "lan yoksa adam haklı mıydı" diye düşünmek görülebiliyor, bu türklere has bir durum değil.

israil'in sınır tanımazlığı ve tam bir terör devleti haline gelmesi küresel çaptaki bu sevgide (hadi sevgi demeyelim de sempatide) önemli bir etken.
+1
biseysorcaktim
(07.04.26)
hitler'i seven adam milliyeti fark etmeksizin asiri eziktir. silik, sümsük bir tiptir. türklerden de sevenler zeka gerisi irkcilar olduklari ve kendilerini bir halt zannettikleri icin seviyorlardir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
yahudi düşmanlığı.
zaten toplumumuzda ziyadesiyle mevcut bu durum; israil'in politikaları sebebiyle de iyice harmanlanıyor.
ondan sonra gelsin "hitler çok akıllı bir adammış", gitsin "hitler az bile yapmış" gibi saçma sapan yorumlar.
0
pangea
(08.04.26)
(5)

Kurutma Makinesi Tavsiyesi

dilemma of subscribtionability
Arçelik, Altus, Grundig, Regal, Vestel, LG, Samsung veya bunlar gibi markalarından önerdiğiniz model var mı? BSH grubu (Bosch, Siemens, Profilo), Electrolux ve Hoover almayacağız. Bu markaların modellerini süper olsalar bile düşünmüyoruz.Yine Gaggenau, Miele gibi lüks segment/pahalı markalar düşünmü
Arçelik, Altus, Grundig, Regal, Vestel, LG, Samsung veya bunlar gibi markalarından önerdiğiniz model var mı?

BSH grubu (Bosch, Siemens, Profilo), Electrolux ve Hoover almayacağız. Bu markaların modellerini süper olsalar bile düşünmüyoruz.

Yine Gaggenau, Miele gibi lüks segment/pahalı markalar düşünmüyoruz.

Uçuk kaçık olmamak kaydıyla fiyat sınırı yok.

Maklne, Çamaşır makinesinin üstünde, ayaklı raf üzerinde olacak. Sallanmayı sevmemesi gerekiyor.

Bir de 18 yıllık eski makineyi (su sızdırıyor, Bosch yetkili servisi "daha bir şey yapamayız" dedi.) ne yapalım? Fikri olan var mı? (İstanbul)

Teşekkür Ediyorum.

Edit: Anlaşılmıştır ama belirteyim, Çamaşır Kurutma makinesinden bahsediyorum.
-1
dilemma of subscribtionability
(06.04.26)
teknik servis sahibi arkadaşıma sordum alırken. kesinlikle arçelik veya beko dedi. hiç iş gelmiyormuş bu markanın kurutma makinasından. 3 yıldır yoğun bir şekilde kullanıyoruz, memnunuz. belirteyim bu arada giysilerin etiketlerini kontrol edin bazı ürünler kurutma kaninasına atılmamalıymış ve etikette yazıyormuş. özellikle mavi ürünleri.
0
ground
(07.04.26)
arçelik var, 10 sene oldu neredeyse. montaj ve nakliye dışında servis görmedi. çamaşır makinasının üzerinde duruyor. neredeyse herşeyi kurutma makinesine atıyorum, çekme vs. olmadı.
0
inheritance
(07.04.26)
Uğur'u çok övmüşler ama 36bin liraydı. 20bin liraya 10 kg'lık beko aldık.
0
🌸dilemma of subscribtionability
(14.04.26)
Bosch'un nesi var ki istemiyorsunuz?
Ben Beko kulllaniyorum, memnunum.
Annem LG kullaniyor, memnun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
@konusma
Robert Bosch’u “İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim” sözünden dolayı sevmiyorum. O yüzden.
0
🌸dilemma of subscribtionability
(14.04.26)
(9)

tamamlayıcı saglık sigortası

deepness
nippon, allianz , ray sigorta. memnun kaldıgınız sırket tavsıyelerınızı duymak ısterım, kapsamına karar verırken nelere dıkkat etmelıyım? hastanede en sorunsuz hızmet veren sıgortalar vs... ılk defa yaptıracagım, her defasında muayene ucretı odemekten karlı olacak sanıyorum, yılda 10 defa muayene ha
nippon, allianz , ray sigorta. memnun kaldıgınız sırket tavsıyelerınızı duymak ısterım, kapsamına karar verırken nelere dıkkat etmelıyım? hastanede en sorunsuz hızmet veren sıgortalar vs... ılk defa yaptıracagım, her defasında muayene ucretı odemekten karlı olacak sanıyorum, yılda 10 defa muayene hakkı varmıs, cevaplar ıcın sımdıden tesekkur ederım
0
deepness
(05.04.26)
Biz anneme yaptırıyoruz, axa. Şu ana kadar kullanmadik. Ben her baktığımda allianz'dan çok şikayet var diye axa seçmiştik.
Şunu unutmayin; önceden olan her hastaliginiz, her şey kapsam dışı olacak. Yani misal salliyorum 5 sene önce doktora gittiniz, astım belirtisi dedi. Hop ciğerle alakalı her şey gidiyor falan.
Benim babamda birçok hastalık vardi, annemde yoktu. Anneme daha pahalı çıkıyordu çünkü babamda kalp, böbrek, cilt hastalığı, şeker, ciğer her şey kapsam dışı kalıyordu.
10 defa muayene bir hak değil, sizin satın aldığınız bir şey. Isterseniz 4-5-6 vs diye alabilir ya da sırf yatarak yapabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(05.04.26)
nippon ve ray biraz daha alt klas kalıyor. ama logisticsmanager +1 çok anlamlı gelmiyor bana tamamlayıcı sigorta, zaten gereken her şey kapsam dışı.
0
biravekahve
(05.04.26)
Bu bir sigorta. Kasko sigortası yaptırdığımızda, yıl dolarken, sigortaya ödediğimiz para yanmasın ben bir kaza yapayım demiyoruz ya, bu da öyle olmalı. 10 ayakta tedavi sigortası yaptırıp 10u da illa ki tamamlamak için parmağımın ucunda sivilce çıktı diye giderseniz muayeneye, sonraki yıllarda daha çok prim öder ve ihtiyaç anında daha çok incelenen sigortalı oluyorsunuz.
diye düşünüyorum ben.

Ben bu işten karlı çıkmalıyım diye başlamayın. Yaptırayım da hiçbi zaman da gerekmeyecek kadar sağlıklı olayım diye düşünüyorsanız iyi bir şey.

Aslında birbirlerinden çok farkı yok. Gerekirse gitmeyi düşündüğünüz hastaneleri belirleyip o hastanelerle anlaşması olan sigorta şirketlerinden birini seçin.

İlk üç senenin ardından ömür boyu yenileme garantisi kazanacaksınız. Bu süre zarfında şirket değiştirmemenizde fayda var.

Edit: Yıllardır Bupa Acıbadem'liyim. Defalarca ayakta muayene ve tedavi, iki de ameliyat oldum. Hiç sigorta şirketimle muhatap olmadım. Hastane istedi, onlar ödediler.
0
Mirket
(05.04.26)
istediğim hastaneyi kapsayan bir sigorta şirketine geçtim yoksa genel olarak allianz’dan memnundum ben. hastaneye göre seçin +1.

edit: amerikan hastanesi istediğim için anadolu hayat’ın onu kapsayan paketine geçtim. allianz sunmuyordu.
0
eileengray
(06.04.26)
Ailece 6 yıldır allianz kullanıyoruz bir kere bile sıkıntı çıkmadı.
0
rodeocu
(06.04.26)
Bu arada şunu ekleyeyim; Türkiye gibi ülkede tamamlayıcı biraz bile paranız varsa zorunluluktur.
Malesef ülkenin genel sağlık politikası bunun üstüne ve özele ulaşım yoksa gerçekten insanlar kötü durumda kalabilir. Benim tek demek istediğim siz bunu yaptırmadan zaten bir sürü kez doktora gitmiş ve tanilar konmussa onların hiçbiri kapsama alinmayacak, sikayetlerde genelde bundan görüyorum ben. Insanlar bunu arastirmiyor ve sonra şok oluyor.
0
logisticsmanager
(06.04.26)
30+ senedir sorunsuz Allianz kullanicisiyiz sülale boyu. Rai ve nippon önermem. Allianz kalitesinde Anadolu öneririm.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.04.26)
çok anlamlı gelmiyor diyenler sanırım geç yaşta girdiler sisteme.

gayet anlamlı yaptırın. aralarında çok fark olduğunu zannetmiyorum sigortaların hastanelere bakın karar verin.
tamamlayıcıdan dolayı mediclapark gibi hastanalerde devlet hastanesi kıvamına yaklaşırken biraz parası olup tamamlayıcı yaptırmamak .. ne bilim.

sene de 1-2 kullanıyorum 3.sene sonunda hasarsızlık indirimim %29a ulaştı nhrgfdhbsa
0
jülsezar
(06.04.26)
ben axa yaptırmıştım, başka bir yere geçemiyorum ama memnun sayılırım.

eşim allianz, allianz biraz daha kapsamlı ama biraz daha pahalı, ama daha gıcık bir kurum. uğraşabilecek bir sigorta acenteniz olması faydanıza olur. senede bir ufak operasyon geçirseniz parası çıkıyor diye düşünün.

ismi cismi olmayan firmalardan uzak durun. amelyata sokup sonra ödememe durumları vb. oluyor.

ben şahsen bir de yatarak genel sağlık yaptırsam mı diye düşünüyorum. 2 sigorta iyi olabilir.
0
kveldulv
(06.04.26)
(5)

Avrupa'da 3-4 ay Türk hat kullanma

fistikthecat
E-sim bildiğim kadarıyla internet için çözüm. Ancak beni arayacaklar veya aramam gerekecek, herkes WhatsApp la arayamam. Vodafone günlük tarife çok pahalı. Çözüm nedir?
E-sim bildiğim kadarıyla internet için çözüm. Ancak beni arayacaklar veya aramam gerekecek, herkes WhatsApp la arayamam. Vodafone günlük tarife çok pahalı. Çözüm nedir?
0
fistikthecat
(05.04.26)
ben o kadar uzun kalınca yerel hat alıyorum ama mutlaka türk hattı kullanacaksanız türk telekomda 60 dk'lık paket var sadece aramak ve aranmak için, vodafone'da da vardı sanki onu kullanabilirsiniz
0
mezzosprite
(05.04.26)
bazi e-sim opsiyonlarinda arama secenegi de oluyor. sadece internet icin degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.04.26)
Telefonunda vowifi özelliğini aktif ediyorsun,

Uçak modunda olsa bile herhangibir Wifi'ye bağlanınca yukarıda operatör alanında "Turkcell Wi-Fi" , "Vodafone Wi-Fi" yazıyor, Türkiye'deki tarifenle ek ücret ödemeden kullanabiliyorsun. Yurt dışında baz istasyona bağlanmadığından roaming veya paket ücreti ödemek zorunda kalmıyorsun.

Yurtdışında yaşıyorum, bu sistemle TR'de kullandığım 0532 numaramla hem arama alıp hemde arama yapabiliyorum. Sadece aylık fatura ödüyorum, ama ayrı bir telefonda uçak modunda kullanıyorum çünkü wifi zayıflar kesilir, boşuna baz istasyona bağlanıp roaming paketi aktifleşmesin diye.

(bkz: vowifi) (bkz: #72000220)
+1
Northern Mariner
(05.04.26)
esimin interneti sayesinde normal hattını sorunsuz kullanabilirsin wifi ile arama özelliğiyle. telefon iphonesa özelden yaz anlatırım
0
jelly bear
(06.04.26)
Esim sadece internet için değil. Normal simden farksız yok. İki simi aynı anda kullandığınızda, hangi ismin internet sağlayacağını gibi şeyleri seçebiliyorsunuz.
+1
substituent
(06.04.26)
(10)

Vefat etmiş üst soy sayesinde çifte vatandaşlık alınabilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti. Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış. Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler. Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler. Ananem çifte vatandaş de
Merhaba,

Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti.

Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış.
Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler.

Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler.

Ananem çifte vatandaş değildi. Sadece TC kimliği vardı. Ama e devlet üzerinde soy bilgilerinde doğum yeri vs her şey yazıyor.

Sadece ananem üzerinden Bulgaristan vatandaşlığı alarak çifte vatandaş olabilir miyim?

Yoksa kendisi vefat ettiği için mümkün değil mi?
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
benim de bir tarafımdaki üst soylar yunanistan sınırları içinde dogmus, ama yunanistan’da kabul olmuyor.

bulgaristan için @konusma’nin bir tanidigi soy atlayarak bulgaristan’a basvurmustu yanlis hatirlamiyorsam. o cevaplar birazdan. benim de diger taraftan buyuk buyuk babam bulgaristan tirnova dogumlu (soy belgesinde cikiyor) ama benim durumumda 2 soy atlaniyor.
0
eileengray
(04.04.26)
Kuzenim basvurdu. Anne ve anneanne vatandaslik almadilar. Anneanne zaten 7-8 sene önce vefat etti. Anneyi de vatandaslik almaya ikna edemedi. Kendisi basvurdu. Sürecin daha uzun olacagini söylediler ama oluyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Anneannem de dedem de Bulgar göçmeni, orda doğmuşlar. Hayattalarken teyzem vatandaşlık için başvurmuştu bundan bi 10 sene önce falan sanırım ama herhangi bir sonuç çıkmadı. Sanırım birkaç defa arayıp sormuştu değerlendirilliyor gibi bişi söylemişler. Olan nasıl oluyor ve arkaplanda nasıl bir değerlendirme süreci oluyor bilmiyorum ama bizdeki durum da böyle gelişti. Hala bir sonuç yok :)
0
truf
(04.04.26)
Ayni durumdayiz. Bu isleri yillarrr once yapmis biriyle konustum. Ayakustu konustuk ama oluyor. Benim de ananem yasamiyor, sorun degilmis bu. Kisaca soyle: Ananede vatandaslik olmasina gerek yokmus, onemli olan zorunlu goc olayiymis cunku. Tarihler, zorunlu gocu ispatlayabiliyor.
Neyse, once annen alacak mecbur, sonra sen basvurabilirsin. Annene vatandaslik gelmesi 5 yil mi 8 yil mi neymis, o aldiktan sonra da sira sana geliyor ve anneye gore biz daha cok yil bekliyormusuz. Islemler de cok ucmus fiyat olarak. Hele bir de uckagitci bir danismanlik sirketine rastlarsan kimbilir kac para alirlar. Bana surec cok uzun ve fiyat yuksek geldi. Yoksa o tanidiklar ilerleyecektim. Tutari unuttum ama cok. Bir de sira bana gelince daha da ucuk bir rakam olacak islemler vs. Ben vazgectim ama oluyormus yani. Arastirip deneyebilirsin
-1
Kittie
(04.04.26)
Anneannen'in oradan nüfus kaydını sildirdigi tarihten önce doğan çocukları vatandaşlık alır. Eğer annen bu durumdaysa önce o alacak sonra siz alacaksınız.
Alır diyorum ama tabiki uzun bir süreç ve bu işlerde çok iyi bir avukatla ilerlemek kaydıyla.
0
etna
(04.04.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Kuzeniniz aldı mı vatandaşlık? Yani olumlu sonuçlandı mı başvurusu?

İlk başvurduğu tarihten itibaren ne kadar zamanda halloldu?

Kaçıncı kuşaktan akrabası üzerinden başvurdu acaba? Ananesi mi yoksa ananesinin annesi mi?

İnternette başvuru için doğum belgesi falan gerekir yazıyor. Kuzeniniz, kendisi üzerinden başvurduğu akrabasının doğum belgesini falan nasıl buldu? Arşivlerden mi?

Kuzeninizin akrabası kaç doğumluydu? Benim ananem 32 doğumlu. Yani yaklaşık 90-95 yıllık bir doğum belgesi bulmam lazım. Kuzeniniz nasıl buldu?

Avukat falan tuttu mu yoksa sadece kendi mi ilgilendi?

Bulgarca bilmemesi sorun oldu mu? (Bilmediğini varsayıyorum) İngilizce yeterli oldu mu? Yoksa tercüman mı tuttu?

Başvuru süreci tam olarak nasıl ilerledi? Nerelere, hangi kurumlara başvurması gerekti?

Biliyorum çok detay sordum ama müsait olduğunuzda yanıtlayabilirseniz çok çok sevinirim.
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@Kittie o kadar uzun mu sürûyor ya?

Araya aracı koymadan bireysel olarak Bulgaristan'a gidip başvursak daha kısa sürmez mi?

Yani bu süre yasal zorunlu bekleme süresi gibi bir şey mi yoksa kısaltılabilir mi?

Bir de bu başvuru ücretleri aracı olan özel firmalara mı ödeniyor yoksa bulgaristan devlet kurumlarına mı?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@etna Ananemin oradan nüfus kaydını sildirdiğinden emin değilim. Orada doğmuş, ilkokulu falan orada okumuş. 17 yaşındayken zorunlu göç ile türkiye'ye gelmişler.
Belki de halen oranın da vatandaşıdır.

@eileengray Arada 2 soy olsa bile siz başvurmayı denediniz mi?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
kuzenimin anneannesi bana akraba olmadigi icin kac dogumlu, dogum belgesi neredeymis gibi sorularin cevaplarini bilmiyorum. basvurdun mu, dedim; basvurdum dedi. ne kadar da cikacakmis, dedim; annem almadigi icin biraz uzun sürecekmis ama tam zaman vermediler, dedi. ivit ivit detay sormadim acikcasi beni ilgilendirmedigi icin o kisimlar. dedigim gibi, anneannesi orada dogmustu, kuzenim anneannesi üstünden vatandaslik basvurusu yapti. kuzenimin annesi basvuru yapmadi. basvuru gecen seneydi. islem su an sürüyor, henüz almadi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.04.26)
Bildiğim kadarıyla bulgaristan kuşak kuşak başvurulmasını istiyor. Önce orada yaşayan sonra onun evladı sonra torunu. Mesela romanya göçmeninde bu şart aranmıyor. Ülkeden ülkeye şartlar değişiyor
+1
Unde bach canim
(05.04.26)
(5)

Bu kriterlere uygun hangi şehri önerirsiniz?

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Halihazırda doguda bir ilde görev yapıyorum ve buradaki son yılım. Dönüş için;*Mesai bitiminde akşam ailemle dışarı çıkıp deniz ya da gol kenarı gezintisi yapıp kafa dagitabilecegim,*Ev kiralarinin/fiyatlarınin ortalamaya göre çok yüksek olmadığı (en azindan 4-5 milyona eli yüzü düzgün bir ev bulabi
Halihazırda doguda bir ilde görev yapıyorum ve buradaki son yılım. Dönüş için;

*Mesai bitiminde akşam ailemle dışarı çıkıp deniz ya da gol kenarı gezintisi yapıp kafa dagitabilecegim,
*Ev kiralarinin/fiyatlarınin ortalamaya göre çok yüksek olmadığı (en azindan 4-5 milyona eli yüzü düzgün bir ev bulabileceğim)
*Suç yoğunluğunun diğer illere göre nispeten daha düşük olduğu,
*İnsanının yobaz olmadığı

Bir il yazmak istiyorum. Önerilerinizi alabilir miyim? Buyuksehir istemiyorum, ufak iller daha çok mutlu eder.
-1
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(04.04.26)
Amasra.
deniz kenari, dogasi güzel, yaz aksamlari sahilinde kentin genclerini demlenip gitar calarken görebilirsiniz, ev fiyatlari uygun, deprem riski cok cok az, istanbul ve ankara'ya nispeten esit uzaklikta.
canakkale'nin özellikle yazin trafigi hic cekilmiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Tüm maddeleri karşılayan Çanakkale kesinlikle. Cok rahat edersiniz. Ev konusuna onem verin. Saglam olsun.
+1
basubadelmevt
(04.04.26)
Aynısını yaşıyoruz, faydalı bir soru olmuş kaynak yapayım. Biz Aydın’ı ilk sıralara yazmayı düşünüyoruz.
0
ekimoloji
(04.04.26)
@ekomoloji hayat pahalı olarak soylenmisti aydın için hocam. Ev fiyatları da yüksek sanırım.
0
🌸su eve bi peynir alamadin diyen fare
(04.04.26)
Bizim mecbur 50 tercih dolacak ve geçen yıl gidenlerden son sıraya İstanbul yazanları bile gönderdiler o yüzden ölümü görüp sıtmaya razı geldik, en azından çocuk büyütmek için daha düzgün yerleri yazalım başa ne olur ne olmaz dedik. Tabi kiralardan haberimiz yok sarı siteye bakmak lazım. Mersin’de yaşamış biri olarak size Mersin’i öneririm kiralar daha makul en azından. (Büyükşehir olmasın demişsiniz ama bu seçeneği elerseniz diğerleri uyuyor)
0
ekimoloji
(05.04.26)
(9)

Muadil ilaç

egerbiryolcu
Eskiden eczanelerde reçete edilen ilaç yoksa muadilini verelim mi diye belirtirlerdi. Bana mı çok denk geldi bilmiyorum ama artık sormadan muadilini veriyorlar. Telefonla sipariş edilen sistem var. Orda da mesela hangi ilacın muadilini verileceği soylenmeden direkt kapıya muadilini getirdiler. Me
Eskiden eczanelerde reçete edilen ilaç yoksa muadilini verelim mi diye belirtirlerdi. Bana mı çok denk geldi bilmiyorum ama artık sormadan muadilini veriyorlar. Telefonla sipariş edilen sistem var. Orda da mesela hangi ilacın muadilini verileceği soylenmeden direkt kapıya muadilini getirdiler. Merak ettiğim bu muadil ilaçlarda hassas (riskli bir hastalık, çok yaşlı olması vb durumlar) hastalar için sıkıntı olabilecek bir durum olabilir mi?
0
egerbiryolcu
(04.04.26)
Sorduğumda hep "birebir aynısı" dediler, içeriğinde farklı bi şey varsa sormadan söylemeleri lazım aslında
0
mezzosprite
(04.04.26)
Söylemeleri gerekir, tamamen aynı olmayabiliyorlar. Üniversite 1deyken bir ara glucophage kullanmıştım, bir süre sonra muadil olarak glifor vermeye başladı eczane. Bu arada gerçekten muadil olarak gözüküyor üstteki linkte ancak glifor benim sindirim sistemimi mahvetti. glucophageda yaşamadığım diareyi gliforla her gün yaşadım ve bünyem alışamadı. Sonra bıraktım ben de.
+2
eileengray
(04.04.26)
etken maddesinin ayni olmasi demek yan maddelerinin ayni oldugu anlamina gelmiyor. muadil ilac kullanmistim bir defasinda, basdönmesinden hastanelik olmustum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Evet, muadil ilaç hasta için sıkıntılar yaratabiliyor.
Epilepsi hastaları mesela, SSK'nın kendi ürettiği ilaçlara geçince nöbet geçiriyorlardı. İki yıl nöbetleri kontrol altına almışsın, belki doz azalacak ya da kesilecek. Pat, başa dönmüşsün.
O da magnezyum bu da magnezyum diye eczane bir ilaç verdi. Sindirim sistemim mahvoldu. Karşılaştırdım içeriklerini. Diğerlerinin hiçbirinde olmayan sodyum siklamat var. Görünüşte "muadil".
Birer ticarethane olan eczaneler, belli firmalarla anlaşıp muadil ilaç veriyorlardı. Israr ederseniz orijinalini veriyorlardı.
Ama artık o dönemi de geçtik. Özellikle ucuz olan ilaçlar piyasadan çekiliyor. Hayati ilaçlar olsa bile. O yüzden, aman bulunsun da muadili olsun diye razı oluyoruz.
+1
pro9it9is9
(04.04.26)
Ekşide bu konular çok tartışıldı. 3-4 farklı başlığı var. Eczacılar değişik sebepler sunuyor ama bilemiyorum. Mesela: eksisozluk.com
0
Unde bach canim
(04.04.26)
Bi keresinde diş iltihabı nedeniyle antibiyotik yazıyordu doktor, emzirmeye uygun mu dedim, uygun olanını yazayım ama eczane verir mi bilmem dedi. Nasıl yani dedim, muadil verebilirler dedi. Yani içeriği farklı mı dedim, yok aynı ama sadece birinin prospektüsünde emzirmeye uygun olduğu yazıyor dedi 🤷‍♀️ böyle de değişik boyutları olan bi konu demek ki
+1
mezzosprite
(04.04.26)
benim kullandığım ilaçta bir fark olmadı muadil kullandım diye
boşuna yıllarca katkı payı ödemişim esas ilaca
0
mantık
(04.04.26)
Söylemeleri gerek, artık reçete bile yok, içeriğini görebildiğin bir yer elbet vardır ama barkodla yolluyor eczaneye ilacı alıp çıkıyorsun, doktor ne yazdı, acaba eczaneden o ilaç mı verildi bunları da takip etmek mi gerekiyor.
Bizim eczacımız yıllardır sabit güvendiğimiz biri diye fazla kurcalamıyorum muadil vermesi gerektiğinde söylüyor ve kullanıyoruz şimdiye kadar hiçbir sorun yaşamadık ama insanlar bunları nasıl takip ediyor ya çok zor.
0
mutekebbir
(04.04.26)
@mutekkebir
Aynen öyle bir de takibiyle uğraşmak gerekiyor. E nabız üzerinden hangi ilaçların reçete edildiğine bakıyoruz bir de yine yanlış hatırlamıyorsam SMS ile ilaç isimleri de belirtiliyordu bu da mı kaldırıldı acaba. Ve evet sanırım eczaneye özellikle aynı ilaç mi var yoksa muadil mi gondereceksiniz diye bunu da sormak gerekiyor artık.
0
🌸egerbiryolcu
(04.04.26)
(16)

Eski türk dizilerinden hangisini izleyeyim

gadlemler
Aliye yeni bitti.Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
Aliye yeni bitti.
Yaprak dökümü, aşk-ı memnu, ezel, behzat ç. izledim.
Hem eski türkiye'yi hatırlamak hem de kaptırmak istiyorum. Ne izleyeyim?
0
gadlemler
(03.04.26)
Ufak tefek cinayetler, birkaç bölüme kadar çok sürükleyiciydi diye hatırlıyorum.
Suskunlar, sürükleyici ama çok aglatabilir
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
Asmalı Konak,
Böyle mi olacaktık?
0
michael_knight
(03.04.26)
Bir demet tiyatro
Bizimkiler
Avrupa Yakası
Kanıt
0
Mirket
(03.04.26)
Üvey Baba izle kendine gel
0
yurtsuz john
(03.04.26)
ağır gelmezse, yeditepe istanbul +1
şaşıfelek çıkmazı
süper baba
0
lil siztah
(03.04.26)
Kurtlar vadisi
0
olaylar olaylar
(03.04.26)
ikinci bahar. bu aralar youtube'da önüme düşüyo sürekli. ben de izlemeyi planlıyorum.
0
spirit crusher
(04.04.26)
Ekmek Teknesi

Muhafazakar bir dizi ama geniş aile'deki dil lezzetini biraz daha farklı bir anlamda almak için bile izlenir.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(04.04.26)
late viper
(04.04.26)
Baba evi. Dibine kadar eski Türkiye :(
0
ekimoloji
(04.04.26)
aski memnudan sonra muhtesem yuzyil akar ama 2x
-1
ala09
(04.04.26)
yedi numara
yeditepe istanbul
sasifelek cikmazi dizilerine KOCCCAMAAAN +1000

toplumun milliyetci muhafazakar dönüsümünün ekranlardaki propoganda araclarindan, tutuculugun övülüp kadinin micromanage edilmesinin iyi bir seymis gibi yansitildigi ekmek teknesi gibi dandik dizilerdense, dul basina kadeh kadeh raki deviren aysel'i izlemeyi tercih ederim.
benim icin eski türkiye sasifelek cikmazi'dir. mahalle baskisina, tarikatcilige öykünmeyi pompalayan diziler degildir.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Kimse "Karanlıkta Koşanlar" dememiş. Efsane bir kadro
+ Uğur Yücel
+ Haluk Bilginer
+ Köksal Engür
+ Devin Özgür Çınar
+ Yiğit Özşener

Senarist : Ahmet Ümit & Uğur Yücel
Yönetmen : Uğur Yücel.
+1
rakicandir
(04.04.26)
gülbeyaz olabilir
istediğin eski türkiye yılları olmasa bile çemberimde gül oya kesinlikle.
asmalı konak +1
0
elorelia
(04.04.26)
Çemberimde gül oya. Çağan ırmakın en iyi dizisi.
0
ground
(04.04.26)
Kaygısızlar.
0
runaway
(04.04.26)
(10)

Bugün iyi bir insan olmak için ne yaptınız?

sekizdokuzon
Ayıp olmasın diye yarım ağız bir yere çağırdığım arkadaşım "Ya aslında işler de birikti" diye kem küm ettiğinde, "Ben de çok bayılmıyorum seni görmeye, napalim gel diye yalvaralim mı? Telefon gtune yapışık yaşayıp üç saat sonra cevap vermek falan, insan muamelesi görünce aklın mi uçtu?" demedim. Siz
Ayıp olmasın diye yarım ağız bir yere çağırdığım arkadaşım "Ya aslında işler de birikti" diye kem küm ettiğinde, "Ben de çok bayılmıyorum seni görmeye, napalim gel diye yalvaralim mı? Telefon gtune yapışık yaşayıp üç saat sonra cevap vermek falan, insan muamelesi görünce aklın mi uçtu?" demedim.

Siz naptınız?

Niye çağırıyorsun o zaman diyecek aklı evvellere; tanıştığımız şehirden ayrılıyorum. Hiçbir şey söylemeden, haber vermeden gitmek istemedim. En son o çağırmıştı, gidememiştim. Böyle birtakım iyi niyetlilikler, siz anlamazsınız.
-12
sekizdokuzon
(02.04.26)
Çok iştahlı sövmüşsün canım çekti.
Sadece hocalar önemli bir şey paylaşmış mı diye girdiğim platformda günde 242425 video atan s.. kırığını silmek ya da terslemek yerine kibarca, izleyemiyorum istersen gönderme dediğim için kendi gibi vitaminsiz egosuna yediremeyip sanki taciz eden benmişim gibi engellemesi.
+2
ekimoloji
(02.04.26)
Engeli aç küfür edicem demenin bir yolu olmalı böyle durumlarda:) insanlar hakikaten ne bileyim
-1
🌸sekizdokuzon
(02.04.26)
Burada zaten o yüzden yazdım :)
0
ekimoloji
(02.04.26)
Bugün karşılaştığım Nepalli Uber sürücüsü 3 yıldır ailesini görmüyormuş, araçtan indikten sonra 3 euro bahşiş verdim
+2
kaptan memo
(02.04.26)
Bir kaç yayaya yol verdim yağmur var ıslanmasınlar diye. Bugün maks iyiliğim buydu.
0
kisa
(02.04.26)
Yolumu kesen yaya geçidine park eden rampaları kapatan bana yeşil yandığı halde ben yokmuşum gibi süren ve gözünün üstünde kaşı olan kimseyi paralamadan eve geldim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(02.04.26)
elimde kalan son 4 adet aferin'i gripten yikilan bir arkadasa verdim.
aferinsiz kaldim ve bir daha nerden nasil bulacam bilmiyorum zira yurtdisi..
0
cooperr
(03.04.26)
cooperr'in sorularini ictenlikle, uzun uzun yanitladim.
onun disinda bugün iyi bir insan degildim. hic kirmak istemeyecegim, cok sevdigim iki kisiyle tartistim. bugünkü performansim hayal kirikligiydi bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
@konusma
ben senin performansini begendim, ictenlikle yanitladigina kefilim.
yarin gelip sorduklarinda, "2 nisan icin kendisine 1 sevap point rica ederim" diyecegim.
demezsem namerdim..
+1
cooperr
(03.04.26)
Öyle şeyler söyleyince kötü biri mi oluyorsun ki. Boşversene...

Soruya cevap: yapmak istemediğim bir yığın işi yaparken şikayet etmemeye çalıştım. Hiç değilse kendimi üzmeyeyim diye. Sonuç ne oldu? Bilemiyorum.
-1
muhayyer divan
(03.04.26)
(8)

Kankadan sevgili olur mu?

darkwizard
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?Almanyaya gitm
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?


Almanyaya gitmek icin ben kankamla anlaşmalı evlilik yapardım aslıda ya da herhangi bir uzak akraba kızı.
-3
darkwizard
(02.04.26)
Mükemmel olur
-6
arbre
(02.04.26)
Karşı cinsten kanka olmaz ki
0
olaylar olaylar
(02.04.26)
Olur tabii, etik olarak sorun yok. Sorun ne kadar yalniz ya da zor durumda olabilirsin ki kankan sevgilin olsun?
+3
duster
(02.04.26)
tabi ki olur. karşı cinsle kanka falan olmaz ayrıca
+1
abelardo
(02.04.26)
friends with benefit diyorlar, oluyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.04.26)
kanka ayağı göt ayağıdır. eskiden bahar şenliklerinde kankasına kayardı millet
+4
runaway
(02.04.26)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Ne_diye_yedekliyoruz_bu_insanları

Kanka demek, zor an dostu demekti ortamlarda, çok şükür uzağız.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
(11)

Mimarlar ne yapar?

mbond
Ne zamandir sormak istiyordum, az asagidaki sorudan sonra gene aklima geldi. Mimarlar tam olarak ne yapar? Mesela ben belli bir buyuklukte bir alanina ev yapilabilen bir arsa almis olayim. Tas ve ahsap ev istiyorum, kafamdaki yapiyi normal konusma diliyle, basit cizimlerle aktarmis olayim. - Bu nokt
Ne zamandir sormak istiyordum, az asagidaki sorudan sonra gene aklima geldi. Mimarlar tam olarak ne yapar? Mesela ben belli bir buyuklukte bir alanina ev yapilabilen bir arsa almis olayim. Tas ve ahsap ev istiyorum, kafamdaki yapiyi normal konusma diliyle, basit cizimlerle aktarmis olayim.

- Bu noktada mimar bana nasil bir cikti saglar? Ne gibi bilgiler olur mesela, elektrik tesisatinin nasil olacagi, ne kadar temel kazilacagi, duvar kalinligi, catinin acisi vs her turlu teknik detay verilebilir mi? Bu verilen bilgiler bir usta icin ne kadar anlamli olur?
- Bu tur sahsi isler kabaca kaca patlar, mimarin yaptigi kisim sadece?
- Isin kanuni boyutuyla ilgili birseyleri de hallediyorlar mi? Yani iste projesi kadastroya veriliyor munasip sekilde gibi durumlar var mi?
0
mbond
(02.04.26)
dediginiz tüm her seyi yaparim. vaziyet plani cikaririm, ev arsada nereye oturacak, belediye ne diyor, ev nereden rüzgar alacak, nereden günes alacak, nereden yol gececek, kat yüksekligi düzenlemeleri nasil olacak, yapiyi kimler kullanacak, merdiven egimi en ideal nasil olacak, uygun malzeme secimi neler olacak, yangin kacis yönetmeligi nasil uygulanacak, cati yalitimindan temel yalitimina tüm isleri yaparim. yasal düzenlemelere uygun proje cizerim. imar denetim biriminden dosya takibi yaparim, düzenli santiye ziyaretiyle islerin takibini sürdürürüm.
mimar ücreti genelde proje ücretinin %15'i kadardir (yasadigim ülkede böyle en azindan). sayet proje, insaat firmasina 300 bin euro'ya mal oluyorsa, mimar +45 bin euro alir. kontrat disi ekstra isler ayrica saatlik ücretlendirilir.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
@konusma
insaat maliyetinin %15'ini alan mimar hangi ulkede yaw?
bir de bu %15i komple cebe mi atiyor yoksa statik, elektrik ve makina muhendisleriyle paylasiyor mu?
0
cooperr
(02.04.26)
@cooper.
avusturya'da.
%15'in icinden elektrikci, sivaci, tesisatci vs genelde düsülmez. bunlari genelde insaat firmasi üstlenir ama bu da isin büyüklügüne ve yapilan sözlesmeye göre degisebilir. gene de proje cizimi esnasinda mimarlik ofisleri isi elektrik mühendisleri, statikciler, tesisat mühendisleri ile koordine cizer. yani mimarlik bürosunun proje kagit üstündeyken interdisipliner calistigi kisiler vardir ama santiyedeki boruyu döseyecek, elektrik kablosunu cekecek firmayi genelde insaat firmasi (Bauherr) üstlenir.

para da aslinda "Bauherr masrafi: B" dersen (B x 0.15) üstüne (B x 0.15 x 0.20) seklinde alinir. yani %20 kdv de mimarin cebinden cikmaz. ama bu demek degil ki bu %15 tamamen mimara kaliyor. kendi masraflarini düsüyor, gelir vergisini ödüyor, gün sonunda 6 ay ugrastigi proje icin cebine 15-20 bin gibi bir sey kaliyor, ki 20 bin bile anca zorlarsan olur diyebilirim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
iyiymis valla, o zaman avrupa'da mimarlar neden bu kadar az maas aliyor?
kuzey amerika'da yeni binada projesinde %5 civari alir.
muhendislerin durumu daha da kotu, %2-%2.5 ile is yapiyoruz..
bu rakamlar net degil tabiiki, bir de bundan gelir vergisi dusulecek vs.
+1
cooperr
(03.04.26)
avrupa genelini bilemiyorum ama avusturya icin konusursam maaslar her meslek alaninda ilk bes sene rezalet ama bes yildan sonra iyi kazanmaya basliyor bence üniversite mezunlari. bir mimarin avusturya'da az aldigini düsünmüyorum. kendimden ve kendi cevremden gördügüm kadariyla arkadaslarimdan genelleyerek bir sayi vermem gerekirse, bes yillik bir mimarin günümüzde brüt 4500 euro maas aldigini söyleyebilirim ve senede 14 ay maas aliniyor. yani mimarin brütü 63 bin euro oluyor, neti 43 bin euro civari oluyor ama isverene ek vergilerle masrafi 83 bin euro civari oluyor. bak buradan görebilirsin: onlinerechner.haude.at
yani bir ofis acayim, 3 mimar calistirayim desen bile sadece ofisi döndürmek icin senede en az 20 tane konut projesi kapman lazim.
bu arada, 5. senedeki maas sicrayisindan sonra bence dise dokunur bir yükselme olmuyor. orta ölcekli bir firmada proje yöneticisi olup altinda 8-10 kisilik takim calistirsan bile alacagin max. 8 bin euro brüttür. O da MAX.

kuzey amerika ile de mentalite farki var. herkes ofis acmak istemiyor. aile > kariyer hala cok yaygin toplum genelinde. work-life balance genelde life tarafina daha agir basiyor. insanlar, isimi acip kendim ugrasacagima maasli calisirim, taraftari daha cok. risk alma istegi pek yok toplumda, entrepreneur cikmiyor pek.
vergi dilimleri sebebiyle insanlar cok kariyer kasayim kafasinda da degil, mesela 8 bin brüt alan proje yöneticisi cok deli sorumluluklar tasiyor, belki maasli calisandan iki kat fazla calisiyor, genelde haftasonunu da kurban ediyor hatta ama net maas %50'si kadar artiyor. iki katina cikmiyor.
sahsen ben de böyle düsünüyorum, proje yöneticisi falan olma hayalim yok. stabil bir isim olsun yeter. hatta özelde 5500 alacagima, devlette 5 bin alayim ama isten cikarilmama güvencem olsun. oh mis gibi.

bir diger yanda serbest calismak da zor. öncelikle master derecen olmali, bachelor yetmiyor. sonra en az 3 sene calismis olmalisin, sonra Ziviltechnikerprüfung denen cok zor bir sinav var, avukat gibi yasa ezberliyorsun madde madde, onu gecmis olman gerek. insanlar istifa edip 6 ay evde tus'a hazirlanir gibi hazirlaniyorlar. bu sinavdan bir sene sonra ticaret yasalari ile ilgili ikinci bir sinav yapman gerekebiliyor bazi durumlarda (Befähigungsprüfung).
bircok insan ziviltechnikerprüfung ile ugrasmak istemiyor ya da ugrasabilecek durumu olmuyor ya da ugrassa bile gecemiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
"3 mimar calistirayim desen bile sadece ofisi döndürmek icin senede en az 20 tane konut projesi kapman lazim" bu biraz %15 ile celiskili ama.

3 mimar, ortalama 100k gross masraf desek 300k yapiyor.
1 milyon avro insaat maaliyeti olan 3 tane is alsan, %15 mantigi ile rahat ceviriyorsun butun seneyi, ki 1 milyon insaat maaliyeti pek birsey degil, 3 tane bitisik nizam dandik evin maliyeti zaten o. e bu mimarlar da essek degil herhalde herbiri senede 1 proje cikartir rahatlikla. 2'ser proje cikarsalar 350-400k gross gelir yapiyorsun.
o yuzden senin bu %15 tarifesi bana baya yuksek geldi..

1milyonluk bir projede ben $50k fiyat ceksem burda, alamam buyuk ihtimal. bu rakama dizayn, cizim ve saha kontrolu dahil. $20-25k fiyat veriyorlar saka gibi.

maas problemi olayinin temelinde muhendis mimar tayfasinin degerini bilmemesi, paradan kopmasi ve sonuc olarak sindirilmesi var. sen de iste 5000 avroya memur olsam yeter diyorsun, bu arada firma sahipleri koseyi donuyor :)
+1
cooperr
(03.04.26)
Proje maliyetine göre anlaşmalarda mimarın alacağı tutar baştan mı belirleniyor, maliyete göre süreç içinde mi netleşiyor?
0
osssy
(03.04.26)
@cooperr, istesem kendi isimi acarim ama ondan sonra simdiye kadarki tüm patronlarim gibi pazar gecesi 11'de, cumartesi sabahi 4'te email yanitlarim. bence bazi seyler paradan daha kiymetli ya. he, bana 8 bin euro net verecek varsa haftada 45 saat calisirim :) ama simdilik sadece 35 saat.
%2 falan muazzam düsük yüzdeler gibi geldi bana ama belki vergi dilimleri farkindan ötürü proje sonunda aldiginiz paralar cok da fark etmiyordur? olabilir mi? avusturya'da diyorum ya, 43 bin euro net aliyorsun, ama devlete de 40 bin ödüyorsun. bu kadar alt limitlerde bile vergi cok yüksek.

@osssy, evet. soru konut projeleri icin soruldugu icin ben ona göre yanitladim. büyük projelerde yüzde %10 civarina geriler. 7 senedir üstüne calistigimiz bir proje var, 160 milyon dolarlik bir proje, tamami insaat masrafi degil elbet (öngörülen %70) ve 7 sene calisildi üstüne, hala calisiliyor, yani iyi paralar geliyor ama gelir vergisi + masraflar düsüyor, bir de senelere bölünüyor. %5-10 civari yasal izinler gibi bir harcama da oluyor bu para üstünden.

@Cooperr, senin icin bizim calistigimiz statik firmasındaki arkadasa sordum. proje maliyetinin %4 - %6'si arasinda aliyorlarmis. proje büyüklügüne göre fiyat cekiyorlar yani.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
mimar proje maliyetinin %15' ini aliyorsa ozellikle deprem ulkelerinde statik proje ve fenni mesuliyet sahibinin %20-25 filan almasi lazim. Google' da arattim %0.5-2 arasinda degisiyormus insaat muhendisi payi.

bedavaya calisiyoruz valla.
0
trixi
(03.04.26)
@konusma

burda sirketler "net" gelirden %15 civari vergi oduyor, yani kira ve isci masraflarini ciktiktan sonra. sonra sen sirket ortaklarindan biriysen sana dusen paradan kisisel gelir vergisi oduyorsun. %20 ile basliyor, %50ye kadar yolu var, gelir arttikca her gelir dilimine gore verdigin vergi artiyor. ben ortalama %30 civari veriyorum mesela.

vergiler ne kadar yuksek de olsa insaat maaliyeti uzerinden %15 kesebilmeleri bence hala utopik. onun icin yuklenici olman lazim, isin hem mimari hem de muteahhiti sensen %15 -%20 yaparsin. yoksa cok zor.

buyuk binalarda, atiyorum 15 katli betonarme yapi dikilecek, mimarlik %2.5, muhendislik brans basi %1- %1.5lara kadar dusuyor.
sonra bir hesap yapiyorsun, ya duvarlari boyayan adam muhendisten cok daha fazla para kazanmis. :D
0
cooperr
(03.04.26)
cooper, kurumlar vergisi %15 degil %25, gelir vergisi ise %15-40 arası fakat %15 ve %20 dilimleri düşük kaldığı için pratikte %27-40 diyebiliriz.
0
osssy
(03.04.26)
(6)

Arnavutluk'a 1 hafta fazla mı?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Haziran'da arkadaşımın babasının evinde kalmalık 1 hafta Arnavutluk planı var. Sizce sıkılır mıyım fazla mıdır? Tek olmayacağız bir grup arkadaş olacak. Gitmişken günübirlik şuralara da git dediğiniz bir yer var mi? Bana maliyeti ucak biletim 4.5k tl ve kişisel harcamalarım olaca
Merhaba arkadaşlar,

Haziran'da arkadaşımın babasının evinde kalmalık 1 hafta Arnavutluk planı var. Sizce sıkılır mıyım fazla mıdır? Tek olmayacağız bir grup arkadaş olacak.
Gitmişken günübirlik şuralara da git dediğiniz bir yer var mi? Bana maliyeti ucak biletim 4.5k tl ve kişisel harcamalarım olacak.
Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(01.04.26)
Olaya nasıl baktığınıza bağlı, başkentte ve çevresinde takılırım diyorsanız pek birşey yok diyorlar. Ancak günübirlik denince işler değişir, ben açıkcası dolu dolu 1 hafta geçirebilirim Arnavutluk sınırlarında. Kalınacak yer hangi şehirde?

- Theth diye bir yer var, yürüyüş için gidenler çok. Doğa temalı bir gezi olabilir. Buranın çevresinde de bir sürü şey var doğa turu anlamında.
- Gjirokastër diye bir yer var epey güneyde, burası da ilginç küçük bir şehir.
- Sahiller var, çok bilinenler Ksamil, Sarande vs var, az bilinen yerlere de bakmak lazım daha güzel olabilir.
- Ülke değiştirmeyi göze alabiliyorsanız Ohrid de düşünülebilir.

Not: Bunların hiç birine gitmedim, sadece Tiran'dan araç kiralayıp İşkodra - Rozaje üzerinden Novi Pazar'a geçtim ama bunları araştırıyorum, listeme aldığım yerlerden bazılarını yazdım. Tiran'dan hareketle bunların bazıları aynı gün gidip gelmeye değmeyebilir.
+1
mbond
(01.04.26)
Kişiye göre değişir ama ben çok sevdim Arnavutluk’u. Eski Türkiye gibi ve sanki her yerde koca bi düğün var, Tiran dışında biz bir de Berat diye küçük bir kasabalarına gitmiştik, bizim safranbolu ya falan benziyor. Yine Arnavutluk’tan Corfu’ya feribotlar var, belki Corfu’ya geçersiniz.
+1
euteamo
(01.04.26)
Tiran bir gün diyelim, belki Elbasan filan görülebilir. Haziran ise Ksamil, Durres, Sarende gibi deniz şehirlerine gidilebilir. Araç kiralayıp Ohrid'e gitmiştim, bir gün de öyle geçirilebilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.04.26)
İki sene önce eşim ve bir arkadaşımla bir hafta kadar Tiran'da kaldık. Eğer sürekli yeni şeyler göreyim (doğa vs anlamında) bir gittiğim yere bir daha gitmeyeyim beklentisinde değilseniz fazla değil ve sıkılmazsınız. Ben çok sevmiştim. Şehir küçük ve çabuk bitiyor ama zaten her gün farklı bir restoranda, barda, cafede zaman geçirseniz değişik değişik yerlere gitmiş olursunuz ve sıkılmazsınız. Şehir gerçekten çok tatlı, renkli ve Türkiye'ye göre hayli ucuz. Yemekleri oldukça lezzetli, insanlar güler yüzlü. O yüzden bence sadece Tiran'da bile bir haftada sıkılmadan zaman geçer.
0
evandro roncatto
(02.04.26)
arnavutlugu ben iki defa ikiser hafta gezdim. hic sikilmadim, sürekli hareket halindeydim.
gjirokastër, berat, sarandë, vlorë, korçë çok güzel. özellikle berat <3
krujë cok kücük bir yer, eh iste. durrës güzel degil.

tiran'da güzel birkac restoran var, eja, jarna, ujvara gibi ama kücük sehirlerde yemek bulmakta cok zorlanmistim. yemekleri sis kebap tarzi et agirlikli, bana kalirsa eti bizim gibi iyi pisiremiyorlar, et yaninda pilav, yogurt, salata gelmiyor, kuru kuru et yiyorsun ve cogu zaman tek secenek oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
geçen yıllarda 2 defa gittim mayıs ayında tekrar gideceğim 6 gün kalacağım . bu defa yine tiran'da kalacağım ama diğer şehirleri gezmeyi planlıyorum .

Geçen yıl Dajti dağına teleferikle çıkmıştım yukarıda bayağı gezip yöresel yemekler denemiştim ve aşağı inince bunkart 1 isimli sığınakları gezmiştim . bence görülmeye değer yerler .listenize ekleyebilirsiniz .
teleferiğin zirveye varması 30 dk civarı sürüyor .ormanlar ve bir gölün üzerinden geçiyor manzaralar muhteşem .
Sığınakların hikayesi komik aslında , ülke hiç savaşa girmemiş Enver paşa zamanında yıllarca sığınaklarda yaşamışlar .
tiran merkezdeki bunkart 1 gibi küçük bir yer değil oldukça büyük buraları gezmek görmek lazım tavsiye ederim
0
devilone
(02.04.26)
(6)

Okunması gereken çocuk kitapları

egerbiryolcu
*ister ebeveyn ister öğretmen ister dümdüz bir yetişkin olarak sizce hangi çocuk kitapları mutlaka okunmalı*Belki özellikle seçtiğiniz veya bir yeğeninize okurken hayran kaldığınız kitaplar var mı?*İçinde kaybolunası bir evren, o yüzden klasik bilinen çocuk kitaplarının dışında gözümüzden kaçanları
*ister ebeveyn ister öğretmen ister dümdüz bir yetişkin olarak sizce hangi çocuk kitapları mutlaka okunmalı
*Belki özellikle seçtiğiniz veya bir yeğeninize okurken hayran kaldığınız kitaplar var mı?
*İçinde kaybolunası bir evren, o yüzden klasik bilinen çocuk kitaplarının dışında gözümüzden kaçanları da bilmek istedim.

Tabii ki klasik tavsiyeleri de alalım, favorileriniz neler?

Yaş skalası fark etmiyor ama siz onerdiginiz kitabın hangi yaşa uygun olduğunu belirtebilirsiniz.
+1
egerbiryolcu
(31.03.26)
en radikal favorimi yazacağım:
el lissitzky, about two squares (1922)

rus avant-garde lissitzky’nin 1920lerde çocuklara bolşevik devrimini oldukça abstrakt ama güçlü bir şekilde anlattığı çocuk kitabı. kitabın grafikleri o dönem için çok yenilikçiydi. kırmızı kimi temsil ediyor anlaşılıyor zaten.

www.flickr.com
0
eileengray
(31.03.26)
kendim okudugumda cok sevdigim cocuk kitaplarini yazabilirim. kenarda kalmis demissiniz ama dümdüz yaziyorum ben.

- harry potter serisi
- kirmizi egrelti otunun büyüdügü yer
- momo
- kolo
- the phantom tollbooth
- seker portakali
- matilda
- bir calgicinin seyahati
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.03.26)
muzaffer izgü, ökkeş serisi
0
yurtsuz john
(31.03.26)
Çocuk kalbi ve Küçük Kara Balık.
0
ekimoloji
(31.03.26)
Momo+1
Matilda+1
Domates saçlı kız
0
Amaranta ursula
(31.03.26)
öneriler dışında her çocuğun kitaplığında yer edinmeli samed behrenginin unutulmaz eseri (bkz: küçük kara balık)
0
kurmalifare
(24.07.26)
(13)

Çocuk olmuyor olabilir mi?

tahirkemalbozoglu
Yaşlar 35Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa. İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
Yaşlar 35
Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa.
İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
+1
tahirkemalbozoglu
(27.03.26)
35 üstü için beklemeye gerek yok hemen gidip muayene olabilirsiniz.
+2
kaptan maydanoz
(27.03.26)
ben rutin sperm testi yaptırıyordum. test düşük çıkınca gittim.
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Öncesinde zaten iki taraf da genel bi muayene olmalı, doktorun önerdiği folik asit gibi takviyeler oluyor onlar kullanılmalı.
+2
ekimoloji
(27.03.26)
6 ay aktif bir sekilde denenip olmuyorsa, bu doktora gitmek icin en erken süre kabul ediliyor.

Daha bu hafta jinekologa sordum.

Ayrica sma ve akdeniz anemisi var mi diye önceden test yaptirabilirsiniz. Sma tehlikesi var ise tüp bebek ile bunun önüne geçmek mümkün.

Anne adayinin da kizamik asisi varsa cok iyi. Yoksa ol demisti doktor bana.

Folik asit+1 bi de. Hem döllenme icin hem embriyo gelisimi icin iyiymis.
0
Purple life
(27.03.26)
İstediğinize çok emin değilseniz bu işe girmeyin. Çok zor ama çok da mutlu eden bir iş. Ama çok isteyince bile kolay değil çocuk büyütmek.
Biliyorsunuzdur mutlaka ama takvim işlerine dikkat etmeniz gerekiyor çocuk sahibi olmak için.
1 yıl deneyip de olmayıncaydı galiba resmi olarak doktora gitmek gerekmesi ama niyetiniz ve imkanınız varsa gidiverin doktora.
+1
michael_knight
(27.03.26)
Yaşlar +35 olduğu için deneme süresi 6 ayı geçince doktor muayenesi şart oluyor genelde

Benim naçizane bir tavsiyem olacak, çocuk olayı maddi ve manevi olarak çok zor. Eşinizle en başında bir iş birliği-kim neleri yapabilir nerde nasıl destek olabilir gibi bir konuşma, görev paylaşımı noktasında anlaşma- sağlamanızı öneririm.
0
purplee
(27.03.26)
bence 35'ten sonra hamile kalamamayı değil kalınırsa ve problemli bir gebelik yaşanırsa ne yapılacağı düşünülmeli. bu yaşlardan itibaren anne ve bebek için riskli hal almaya başlıyor. preeklampsi-eklampsi riskleri artıyor anne için, diğer komplikasyonlar da. bebek için de düşük, down vs. gibi sendromların riski artıyor.
zannımca kadın taraf düzenli adet görüyordur, adet varsa yumurtlama da vardır. emin olmak için basit bir jinekoloji muayenesi yetiyor, yumurtalıklara bakıp "evet yumurtluyorsun bu ayki yolda hatta" diyebiliyorlar. bir problem olduğu vakit muayenenin ötesinde testlere geçiliyor istek doğrultusunda. erkekte de sperm problemi yoksa kaza kurşunu atmanız an meselesi.
0
nolmus yani
(27.03.26)
35 yas öncesi bir sene denemeden sonra, 35 yas sonrasi 6 ay denemeden sonra doktora gitmek gerek diyorlar.
burada böyle sorular sormayin, felaket tellalligi, koca kari önerileri alir basini gider, bos yere moraliniz bozulur.
sadece kadin degil ayrica, kisirlik sorunlarinin %49'u kadindan, %49'u erkekten, %2'si her ikisinden kaynaklaniyor.
folik asit + demir kullanimi genelde önerilir ama öncesinde tabii ki kan testi veriliyor, belki ona bile gerek kalmayacak.
benim doktorum ek olarak bende gebelik öncesi kizamikcik asisina, roseola infantum bagisikligina ve toksoplazmaya baktirmisti. Rubella IgM degerim, yani kizamikcik bagisikligim, cocuklugumda asi olmus olmama ragmen negatif ciktigi icin tekrar karma asi olmustum mesela.
uzun lafin kisasi, böyle cok fazla sey var. gidin doktora ne gerektigini o söylesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
rutin kontrole gidebilirsiniz illa bunun için beklemeye gerek yok. ben kontrolde yumurtalarımın azaldığını öğrenmiştim mesela keşke her yıl düzenli kontrole gitseydim erken fark ederdim. bir sorununuz yoksa bile planlı ve sağlıklı gebelik için doktora muayene olun. hiçbir şey olmasa bile kan değerlerinize bakılır, folik asit başlanır.
+1
rayde
(27.03.26)
Gebelik öncesi anne adayı gidip genel bir kontrolden geçmeli hem ultrasonla bakılır hem eksik olan vitamin mineral tedavisi başlanır. Yumurtlama günleri var bu konuda da bilgilendirir doktor bilinçli hareket edersiniz.
+1
cilekli pasta
(27.03.26)
Bir ay öncesinden folik asit kullanmaya ve gün takip etmeye başlamıştım ben. Ama adet düzensizliği, çikolata kisti vs vs varsa bir doktorla ilerlerseniz daha iyi olur.
0
Hallegadola
(27.03.26)
genelde erkekte problem oluyor ama yine kadınları yazmışlar ya çıldıracağım.
+1
deartheodosia
(27.03.26)
bu konuda tip gercekten yine herseyi kadinlara yikmis, cok ilginc geliyor surecler. hani ozellikle oturup "ulan dur bakalim bunu nasil kadinlarin problemi haline getiririz" diye dusunmemislerdir mutlaka ancak sistem buraya evrilmis.

kadin olarak:
daha gebe kalmayi planlarken, denemeye baslamadan takviye alma
yumurtalik rezervelrine baktirma
belli gunlerde belli hormon takipleri (dongunun 3. gununde x, 15. gununde y vs)
yumurtlamayi yakalamak icin gundelik hormon takibi
yumurtlamayi tetiklemek icin ilac
vucut isisindaki degisimleri takip etmece
vajinal sivilarin dokusu, rengi, kivaminini takip etmece
ovulasyon - regl arasi oldu mu aceba diye gundelik test etmece
8-9 gun sonra pozitif test gorup 3-5 gun sonra regl olma (yaygin epey)
gibi yapilabilecek tonla sey var.

erkek olarak, alkolik olmamak, jakuzi kullanmamak ve sperm analizi yeterli.

velhasil, ozellikle kadin olarak kafayi yememek icin, adet duzensizligi yasamiyorsaniz, takilin kendi kenidnize 5-6 ay. dogru gunleri denk getirdiginizden emin olun yeter, varsa LH striplerini kullanabilirsiniz. ille de test edelim diyorsaniz sperm analizi ile baslayin hatta. sonrasinda genel muayene ile daha yakindan takibe baslayabilirsiniz.

34F - 37M bildirdi.
0
taurina
(28.03.26)
(24)

alaturka vs alafranga tuvalet

antikadimag
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini m
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.

hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini mantikli buluyorsunuz. neden?
📊 secimini yap, tarafini sec.

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
antikadimag
(26.03.26)
katılıyorum ama benim gibi kilolu veya fiziksel rahatsızlığı bulunanlar için malesef alafranga tek çözüm şu an.
0
faberkastelli
(26.03.26)
peki squat naturel, rahat sictik diyelim.

alafrangada mis gibi taharet muslugu var, sen masrapa ile debelenirken adam kicini yikayip cikiyor. mis gibi rahat rahat oturup sicmak varken, neden tek ayak uzerinde durup bukalemun gibi sekilde sekile girirek siciyoruz?

yaw reis kadar kuvvetli olsam, alaturkayi yasaklarim, yap bi kanun hukmunde kararname, bitti git. mis. tarihin karanliklarina gomulmesi gereken dandik bir sistem.
0
cooperr
(26.03.26)
alaturka belki pozisyon açısından daha doğru bi sıçma pozisyonu olabilir. ama bana hijyenik gelmiyor ve fazla o pozisyonda durunca kalkmak gerçekten zor. çocukken böyle bi era'm vardı. alafranga mis gibi artıları bende daha fazla.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.03.26)
kanalizasyon sisteminin var olduğu herhangi bir ortamda alaturka tuvalet olmasının bir manası yok.

Sıçma pozisyonu lafı da işin fantezisi. rahat pozisyon ne demek, otururken az sıçılıyor da çömelince çok mu sıçılıyor? Rahatlık ne demek ayrıca, dizlere binen yükün yarattığı rahatsızlığı niye es geçiyoruz. Başrol bağarsak mı, diğerleri uzuv değil mi?

Gamechanger hijyen konusu asıl, kalanı fasa fiso. Alaturka boka dokunma ihtimalini o kadar çok arttırıyor ki isterse çömelerek sıçan 10 yıl uzun yaşıyoru kanıtlasalar yine tercih edilmez.

Alaturka işi alışkanlık meselesi, tercih edilecek bir yanı yok; öyle alıştığınız için size öyle geliyor.
+3
Bruce
(26.03.26)
evet alaturka'da taharet muslugu ciddi problem. onu dusunmemistim. gerci bati'da taharet muslugu yok klozetlerde. bunu japonya ve turkiye gibi ulkelerde cozmusler.

bu arada japonya'nin en bilindik tuvalet markasinin ismi toto'ymus. cok komik geldi genel kultur olarak buraya birakayim.
+1
🌸antikadimag
(26.03.26)
Tasarım mantığı sadece boku deliğe göndermekten ibaret olan alaturka tuvalete oturup işediğinizde, tazyikli sidik tuvalet fayansından sekerek üstünüze başınıza sıçrarken bence bu konuyu tekrar düşünün.
+1
thracia
(26.03.26)
alafrangayı yere çok yakın konumlandırdıkları bir modeli var. en güzeli o.
0
ground
(26.03.26)
@bruce; alaturka'ya alisma mevzusu degil bu en son ne zaman kullandim hatirlamiyorum bile. pozisyon meselesi bosaltim sisteminin isini rahat yapabilmesi icin. bunun icin squatty potty denilen hedeler oneriliyor hatta. daha rahat oldugu bir gercek yani tamamen fizyolojik bir mevzu.

sicarken basrol bagirsak bence. diger turlu kosmak da dizlere zararli diye kosmayalim mi? her isin basrolu ayridir.

belki cozumu toilet stool almak olabilir. simdi yeni eve tasindim. bidet alirken aklima geldi.
0
🌸antikadimag
(26.03.26)
Yıllarca alaturkadan bihaber büyükşehir çocuğu olarak kesinlikle alaturka. Birisi de otururken sanki az yapılıyor da filan demiş. Aynen öyle oluyor, farkında bile olmuyorsun. Bağırsaklarında dışkı ile dolaşıyorsun. Alaturkada günde bir kerede hallettiğim dışkılamayı alafranga olan bir yere gittiğimde üç-dört keze bölünüyor. Bence ikisini uzun süreli deneyimlemeyen boş yorum yapmasın. Biz artık alaturkası olan ev bakıyoruz fakat zor bulunuyor ülkemizdeki frenk sevdasından.
0
adivar
(26.03.26)
tabii muhakkak tarafımızı seçmemiz gerektiğinden, renksiz bir dönemden geçiyoruz.

alaturka tuvaletin bahsettiğiniz rahatlığına sahip alafranga tuvaletler var, ve oyumu bu radikal tasarımlardan yana kullanmak istiyorum. ancak bakıyorum, boktan demokrasinizde hayata dokunanlara yine yer yok...
0
klassno
(26.03.26)
Mazoşist olsaydım alaturka derdim.
Diktatör olsaydım yasaklardim.
+1
logisticsmanager
(26.03.26)
alaturka hijyenik gelmiyor.
sanırım islami hassasiyetleri nispeten yüksek kesimler de alafrangayı hijyenik bulmuyor, ancak sebebini bilmiyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.03.26)
@thracia
Öyle bir saçmalık olmuyor. Sallamışsın. Sıçrama esas klozette oluyor.
0
Cezcez
(26.03.26)
alaturkadan başkası kurtarmıyor beni. klozete bile tavuk gibi tüneyip yapasım geliyor.

squat tuvaletler rusyada da yaygın bu arada.
+1
yurtsuz john
(26.03.26)
Tuvaletten beklediğim en son şey bana egzersiz yaptırmak için tasarlanmış olması olurdu heralde. Her şeyin yeri ve zamanı var.

Sağlık açısından da, kimsenin klozette tuvalet ihtiyacını giderdi diye bir sorun yaşadığını sanmıyorum. Diğer taraftan çeşitli ameliyat, hastalık ve yaşlılık durumlarında alaturka kullanmak ya çok zor ya mümkün değil.

Klozetler konforlu, tuvaletten beklediğim şey de bu. Olabilecek en konforlu şekilde işlemi tamamlamak.

Bence kazanan net
+2
akhenaten
(26.03.26)
Alaturka hijyenik gibi görünse de klozette de işi bitirdikten sonra temizlik daha rahat ve hijyenik. Tabi bu dediğim taharet musluğu varsa.
0
runaway
(26.03.26)
alaturka çok kötü. en başta taharet musluğu yok. temizliği daha zor. su dökerken etrafa su sıçrayabiliyor. baya eski bi teknoloji otlağa çömelmek gibi. hijyenik değil asla.
alafranga öyle mi taharet musluğu var mis. oturabiliyorsun rahat rahat. etrafa su vs sıçramıyor.
0
jelly bear
(26.03.26)
alaturka tuvalet kullananlar pantolonunu veya ic camasirini cikartiyor mu comelirken? cunku orasi biraz genis ve bacaklarinizi iyice acmak durumundasiniz. yani pantolon, ic camasiri vs. ne varsa ya cikarmak ya da iyice genisletecek sekilde zorlamaniz gerekiyor. cok rahatsiz bir durum.
+1
Sour
(26.03.26)
@Sour hiç mi kullanmadın yav alaturka? Öyle bir zorluk yok
-4
Cezcez
(26.03.26)
tamam anti-emperyalizm vs de o kadar da değil; alaturka çok rahatsız. iş uzarsa daha da çekilmez çile. kadınlar çiş yaparken de aynı pozisyonda durmak zorunda. bunun menstrüasyonu ayrı dert (bir tek tampon için mantıklı olurdu), temizliği ayrı. yaşlandıkça hele iyice dert. dizleri çok zorluyor. anneannem iyice yaşlandığında tuvalete bakıcısı götürüyordu ve alaturkada durum nasıl olurdu hayal edemiyorum, kadını sürekli tutmak vs.

yaşasın klozet ve taharet musluğu.
+2
eileengray
(26.03.26)
alaturka daha hijyenik ancak evinizde bizde de bir zamanlar olduğu gibi yaşlı birileri varsa alaturka maalesef olmuyor.
0
bartholomew87
(26.03.26)
Fiziksel olarak Sağlıklı olan bir insan için en sağlıklı tercih alaturka tuvalet. Bunda bir tereddüt yok.

Ama squat pozisyonunda rahatsızlığı tetiklenen, bacak, diz, bel, gibi eklem ağrısı yaşayanlar için alafranga tuvalet daha doğru tercih olur.

Tuvalette uzun süreli durmak da başlı başına bir sorun. Alaturka tuvalette zaten uzun süre durmak çok mümkün olmuyor ve dışkının boşatılması pozisyon gereği çok daha az eforla gerçekleşiyor.

Klozette ise hem daha uzun süreler hem de daha çok efor(ıkınma) durumu yaşanması olasılığı yüksek.

Konu tuvaletten açılmışken çok önemli bir hatırlatma: tuvaletinizi ertelemeyin, vücut size sinyali vermeden tuvalete gidip yapmaya çalışmayın.
0
ezkaza
(27.03.26)
Biz alaturka diyoruz ama squat tuvaletler, yani cömelme tuvaletleri bircok asya ülkesinde var. japonya bunlardan biri.
ayrica bacak makata baski olusturdugu icin idrar ve gayta bosalimi tamamen gerceklesiyor. bu sebeple, evet, squat tuvalet daha saglikli.

disariya gelince, elalemin ciplak kicini koydugu yere ben kendi kicimi koymam. igrenc bir sey. sezlonga bile sergi acmadan oturmayan millet tuvalete üstüste kicini dayiyor.
özellikle kadinlar idrar yaparken alafranga tuvaletlerin üstüne degmeden is görmeye calistiklari icin her yeri idrarlatiyla püskürtürler. bu sebeple kadin tuvaletlerinin cogu les gibi sidik kokar ve hijyen acisindan acinasi durumdadir. disaridayken squat tuvalet/alaturka sansim varsa kesinlikle onu tercih ederim. bu ikilemi sadece japonya'da yasamam cünkü tahmin edersiniz ki japonya'daki alafrangalar squat tuvaletler gibi mis gibi, piril piril. tuvaletin ne kadar temiz kullanildigi da kültür ve görgü meselesi. evimde sadece alafranga tuvalet var ama evimde kullanan kisiler belli zaten.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
Klozet nasıl alatyrkadan daha hijyenik, anlamadım. Bir tanesine kullanan herkesin her bölgesi değiyor, diperinde temas yok. Bir tanesinde malum bölge tuvaletin içinden santim yukarıda kalıyor, diğerinde yüksek. Taharet musluğu/maşrapa kullanamayanları da anlamıyorum. Zannımca, günlük hayatta çocukluktan itibaren hep öncelikle klozet kullandıkları için, alışmadıklarından, zor geliyor. Yoksa kağıdı ıslatıp sildikten sonra bir avuç su döküyorsun, o kadar. Hpv vb. bulaş risklerinde klozet hep daha tehlikeli. Ayrıca, gerçekten de bağırsaklar tam ve rahat boşalmıyor çömelmeden. Bence mevzu hangi tuvaletin daha mantıklı olduğu değil, herkes kendi alıştığında daha rahat ediyor.
0
yadigar
(27.03.26)
(12)

Yoklama kacagiyim, y.disinda yasiyorum, konsolosluk aradi

neck_and_neck
Konsolosluktaki askerlikten sorumlu memur sanirim: "Randevuya falan gerek yok, gelin en kisa zamanda goruselim" diyor. Cift vatandasim. Y.disi isci erteli olarak gozuken askerlik ertelemem 2025 sonunda bitti, daha erteleme imkanim da yok. Su an e-devlet'te "yoklama kacagi" olarak gozukuyorum. Dovizl
Konsolosluktaki askerlikten sorumlu memur sanirim: "Randevuya falan gerek yok, gelin en kisa zamanda goruselim" diyor.

Cift vatandasim. Y.disi isci erteli olarak gozuken askerlik ertelemem 2025 sonunda bitti, daha erteleme imkanim da yok. Su an e-devlet'te "yoklama kacagi" olarak gozukuyorum. Dovizle askerlik vs dusunmuyorum. 6-7 bin euro bana cok maalesef.

Nicin cagirmis olabilirler, ne olacak bilgisi olan var mi? Yoklama kacagi oldugumu hatirlatacaklar, dovizle askerlik ode diyecekler, ben de durumum yok, su an odeyemecegim, bakariz falan diyecegim. Onlar da peki diyip para cezasi mi kesecek? Turkiye'ye girisimde mi sorun cikacak? Turkiye'ye girersem odemedigim surece cikamam mi bir daha?
-2
neck_and_neck
(23.03.26)
muhtemelen ilk tr girişinde paket ederler. şimdilik orada sadece uyarcaklardır.
+2
gercekdunya
(23.03.26)
çift vatandaşsan çık türk vatandaşlığından kurtul işte.
-1
konetsu
(23.03.26)
@konetsu: Erteleme devam ettigi surece cikilabiliniyordu, su an ertelemem bittigi icin cikamam hicbir sekilde.

Cikma olayini onceden arastirmistim, TC vatandasligini sonradan kazandigim icin mavi kart hakkim olmuyormus o yuzden cikmadim. Tamamen bir yabanci oluyormussun Turkiye'de, hicbir hakkin yok.
0
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
konsoloslukta durumu izah ederler en fazla. haklarinizi bilirsiniz. konsolosluk islemlerinizi vs. yapabilirsiniz.

turkiyeye geldiginizde alikoyup hemen askere goturme yok ama 30 gun veriyorlar cozmeniz icin. ben alikoyulduktan son dovizli odemesini yapip kurtuldum, cozemezseniz muhtemelen o zaman alikoyarlar.
0
lanc
(23.03.26)
türkiyede kaybetmekten korktuğunuz haklarınız neler ki
0
iwillsee
(23.03.26)
yav arkadaşlar insanın doğduğu büyüdüğü yerin vatandaşlığını kaybetmesi kolay şey mi ne diyosunuz allahınızı severseniz. annen rahatsızlansa, kardeşinin başına bir iş gelse anca turist olarak kısa süreliğine giriş yapabilecek belki vize almak zorunda kalacaksın. niye ısrarla "türk vatandaşlığından çık" diyorsunuz? az şey mi bu?

soruya cevab: artık paket etme yok, kimse kolundan tutup askere götürmez ama yurt dışı için durum nasıl oluyor onu bilmediğimi de özellikle belirteyim. türkiye'de ben yoklama kaçağıyken idari para cezası aldım sadece, tebligat imzaladım iki hafta içinde askerlik şubesine başvuracağıma dair. bence konsolosluğa gidin, yardımcı olurlar. türkiye'ye girişinizde de pürüz çıkarabilirler ama dediğim gibi kağıt filan imzalatıp salarlar diye tahmin ediyorum. kaçağı kolundan tutup askere gönderme işi çok eski.
+3
der meister
(23.03.26)
vatandasliktan cikinca mavi kart aliyorsun, der meister'in dedigi hicbir sey yasanmiyor. kesin bilgi, yayalim.

ama zaten asker kacagi durumundayken vatandasliktan cikamiyorsun. bu da kesin bilgi, yayalim.

mavi kart alma hakkinin olmadigi yerde bu soruya en dogru cevabi diger vatandasligin ne oldugunu bilerek verebiliriz. soru sahibine rica, bunu yazsin.

bulursam burada verdigim bir yanit vardi, onu göndericem birazdan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
@iwillsee: tamamen yabancisin iste. Turkiye icin sifirdan oturum, calisma izni alicaksin, ev alirken yabancinin kuralllarina tabisin, Tr'den emeklilik, sgk, hastaneden yararlanma hicbir hakkin yok.

@konusma ben konusuyorum: hocam yazdim yukarda, dogum yoluyla TC vatandasi degilim ben, tc vatandasligini sonradan kazandim. Vatandasliktan cikis yaptigimda mavi kart alma hakkim yokmus, bizzat nufus mudurlugundeki cikis islemine bakan memurlar soyledi, tum haklar gider dedi.

not: diger vatandasligim Ingiltere'den bu arada
0
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
@edmond honda: Ust soyumda Tc vatandasi var da, onlar da benim gibi. Tr'de dogmadilar, sonradan Turk vatandasi oldular. Abi niye kastiniz bu kadar mavi kart hakkim yokmus iste sorusturdum diyorum bizzat cikisi yapan memurundan.
-1
🌸neck_and_neck
(23.03.26)
mavi kart hakkiniz olmadigini anladim zaten ilk okudugumda, o sebeple "mavi kart alma hakkinin olmadigi yerde" diye baslayarak diger vatandasligi sordum cünkü su an ne yapabileceginiz bu ikinci vatandasliga bagli.

benim detaylica yazdigim askerlik bilgisi, duyuru sahibi duyuruyu silinince gitmis maalesef. cok kisa özet geceyim: ingiltere'de zorunlu askerlik olmadigi icin türkiye'de askerlik yapmak zorundasiniz. dövizli ya da silah altina girerek, sizin seciminiz ama evet, bu durumda askerden kacamiyorsunuz.
eger yasadiginiz yerde askerlik zorunlu olsaydi, mesela isvicre ya da avusturya gibi bir ülkede, bu durumda o ülkelerde askerlik yapmaniz halinde türkiye bunu kabul eder ve sizin türkiye'de askerlik görevinizi kaldirirdi. birlesik krallik'ta zorunlu askerlik olmadigi icin türkiye'deki göreviniz, orada orduya dahi yazilsaniz kalkmiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
mavi kart hakkin yoksa bedelli parasini odeyeceksin iste kardes.
konsolosluk sana bisey yapmaz, en fazla uyarir.
isi uzatirsan turkiyeye girmeye calistiginda kapidan alirlar, askerligin bitince salarlar.
ters yone kosarak askerlikten kacamazsin.

not: bedellispor.
0
cooperr
(23.03.26)
yeni bir mesleki kursa katıl ucuzundan. tarihi de biraz geriye yazdırabilirsen eğitimimi sürdürüyorum ancak falan filan işte gerisini sen süsle.

ortaya biraz da malzeme koyarsan sohbet eder dönersin, elinden geleni yaptığını ama bu işi bir şekilde çözmen gerektiğini falan söyle bence. bak kardeşim diye anlatmaya başlarsa kolay bir yol, ne alâ
0
birdirbir
(23.03.26)
(7)

Yazar maratonu yapmak

AlsterWasser
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz? maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.-----ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz?
maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.


-----
ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre geçtikten sonra o yazarın diğer bir kitabını okumayı tercih ediyorum.

böylelikle sanki hem o merak duygum devam ediyor hem de bazen ne okuyacağımı bilemediğimde hep girebileceğim güvenli bir yol hazır oluyor gibi hissediyorum.

ancak araya giren o zaman ve başka kitaplar sebebiyle de o yazarın tarzı veya gelişimi hakkında tümüyle bir analiz yapmakta zorlandığım oluyor.
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
ben bunu peşpeşe olarak değil de şöyle yapıyorum. okumayı tercih ettiğim belli konular var çocuk gelişimi, iş vs gibi. araya da bir tane kurgu atıyorum. o kurgu da tarzını sevdiğim bir yazarın kitabı oluyor o yazarın tüm kitaplarını bitirene kadar.
+1
pide
(22.03.26)
bunu yaptim. kurt vonnegut ile ilk tanistigimda bulabildigim tüm kitaplarini siparis edip siradan okudum. aradan birkac sene gecince araya baska kitaplar koyarak tüm o kitaplari tekrar okudum cünkü kitaplar kafamda cok karismisti. mesela cat's cradle kitabinda olan bir seyi mother night'ta olmus gibi hatirliyordum, vs.
kendi tecrübeme göre pek tavsiye etmem. en azindan, sayet bir seri degilse, ayni yazarin her kitabi arasina baska yazardan 1-2 baska kitap girmeli.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
Paul Auster kitaplarını üst üste okudum.
Bazı romanları aynı formüllerle kurgulanmış hissi veriyor. Aralıklı okusaydım da fark ederdim gerçi.
Roman dışı otobiyografik eserlerinden çok keyif aldım. Edebi derinliğini kurgudan daha iyi yansıtmış o eserlerinde. Zaten romanlarında kendi hayatından bolca iz var.
+1
auroraaurora
(23.03.26)
Ben de araya başka yazarlar alırım her zaman. Dediğiniz gibi güvenli bir liman oluyor artık o. Tabii sevdiğim yazarın külliyatını da bitirmek istemem açıkçası o yüzden pek yanaşmıyorum.
0
sadakatsiz
(23.03.26)
Düzenli yaptığım bir şey değil ama sanırım iki sene önce Annie Ernaux ile tanışma fırsatım oldu ve onun çevrilen tüm kitaplarını birkaç gün içinde bitirdim. Yeni kitapları da çevrildikçe hemen alıyorum, güzel bir deneyimdi.
Özellikle bu yazar için bu tür okuma yapmak çok iyi oldu çünkü hepsi birbiriyle bağlantılıydı.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Birçok kere yaptım. En son geçen sene (2025) şule gürbüz e ait bütün kitapları okudum.
Bir yandan çok güzel. Çok hızlı bir şekilde yazara imtizaç ediyorsunuz, sanki çok yakın bir arkadaşınız gbi oluyor. Zihninin dehlizlerinde dolaşıyorsunuz çünkü.
Bir yandan “tüketmiş” olduğunuz için kötü. Yazarım yeni kitaplarını bekliyorsunuz vs.
Çok yazarla yaptım bu peşpeşe okumayı. En son şule gürbüzle yapmıştım ondan örnek verdim.
+1
love and trust
(26.03.26)
kitap okuduğum dönemde çok yaptım. marquez mesela. müzikte ve filmde de öyle yapıyorum ve bundan çok keyif alıyorum. son olarak john fowles - büyücü, thomas mann - büyülü dağ ve oliver sacks - hareket'i okuduktan sonra bu yazarların diğer kitaplarını aldım ama sonra keyfi kitap okumaya ayıracak zihin kalmayınca, onlar da beklemede kaldılar. bunlardan devam ederim sanıyorum.
+1
lil siztah
(27.03.26)
(20)

son günlerde ne okuyorsunuz?

rakicandir
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum+ Darwin (iş Bankası yayınları)+ Mülksüzler (le guin)+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum
+ Darwin (iş Bankası yayınları)
+ Mülksüzler (le guin)
+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)
+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
+1
rakicandir
(22.03.26)
Moon Palace - P.Auster (hastasıyım...)

Modern Sanatın Kısa Tarihi - E.Osman Erden
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
calikusu - ise yolda giderken okuyorum. trenle gittigim icin cok keyifli oluyor.
the 48 laws of power ayni zamanda. hala bitmedi :(
0
Purple life
(22.03.26)
tüfek mikrop ve çelik kitabını okuyorum. tarih cahili olduğum için epey öğretici oluyor benim için. ama oldukça eleştiri alan bir kitapmış tarihçiler tarafından. yine de artık başladım bi kere mecbur bitecek :')
+1
pide
(22.03.26)
Geceye bürüneceğim - sir terry pratchett
+1
sadakatsiz
(22.03.26)
Asimov 'dan Vakıf'a başladım.
+2
Amaranta ursula
(23.03.26)
civil disobedience and other essays - henry david thoreau
iran-israil savasi'nda güzel bir okuma oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde

Bu arada bu grubu kurduğun için teşekkürler
+3
rock n roll
(23.03.26)
Agamben-Kutsal İnsan.
0
tiredofwaiting
(23.03.26)
Gurur ve Önyargı
Bomboş bir roman. Tavsiye etmiyorum.
-4
auroraaurora
(23.03.26)
saygın ersin'in yedi kartal efsanesi serisine devam ediyorum, şu an son kitabındayım.

yerli fantastik bir seriyi ilk kez okuyorum ama sevdim mi sevmedim mi, henüz çözemedim. sanki yapay bir evren gibi, bir yandan da "fantastik dünya böyle olmaz mı zaten?" diyorum.
0
m e b
(23.03.26)
savas sanati - sun tzu
+1
baldur2
(23.03.26)
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Bitmesine az kaldı. Bitince Şibumi'ye sıra gelecek.
+2
egerbiryolcu
(23.03.26)
Falih Rıfkı Atay-Zeytindağı
Daha yeni Günübirlik Hayatlar'ı bitirdim.
+1
umutt
(23.03.26)
Tatil Kitabı - Mahir Ünsal Eriş
0
nyist_
(24.03.26)
Koku: Bir Katilin Hikayesi - Patrick Süskind
+1
matilda
(27.03.26)
Ruhsallık Üzerine Denemeler - Ergün Arıkdal
Şimdinin Gücü - Eckhart Tolle
Esrarname - Feridüddin Attar dönüşümlü okuyorum.
+1
sinematikcrop
(27.03.26)
yarım bıraktığım çokça kitabın ardından bunun da kaderinin aynı olmaması ümidiyle,
Iza'nın Şarkısı - Magda Szabo
0
katalitik
(27.03.26)
Engin Gençtan - Hayat (İnsan Olmak kitabını beğenip almıştım ama bunu biraz dağınık buldum yine de okumaya devam ediyorum)
+1
ekimoloji
(31.03.26)
yapraklar evi - mark z. danielewski yi okumaya başladım bugün. poe, gizem, korku, bilinmezlik, tekinsizlik sevenlere şiddetle öneririm.
+1
lüzumsuz adam
(02.04.26)
Yitik Dünya - Tom Sweterlitsch

Bilim Kurgu romanı. Pek okumam ama riske girip okumak istedim.
+1
put it in your appropriate place
(02.04.26)
(11)

Kalori açığı yaratmak için

huladancer
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)Öğlen: kepekli pirinç pilavı + 100 gram haşlanmış tavuk göğsü Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1
Sabah: iki yumurta + yarım avokado + 6 adet cherry domates + 2 adet sivri biber + bir küçük havuç + 8 adet siyah zeytin + kibrit kutusu kadar beyaz peynir + 1 dilim yulaf ekmeği + bir bardak süt (230ml)

Öğlen: kepekli pirinç pilavı + 100 gram haşlanmış tavuk göğsü

Öğle ve akşam arası: 1 elma ya da 1 kivi ve 1 bardak süt (230ml)

Akşam(en geç 5'te): yeşil salata + 1 dilim yulaf ekmeği + yoğurt(200gr)

Her gün bu menü değil ama buna benzer şekilde 4 ayda 3 kilo verebildim.Günde x30 dk tempolu yürüyüş var, bir defa sabah bir defa akşam.
Bana az geldi bu. Daha hızlı vermeyi bekliyordum.Hedefim 6 kg vermek.
Ne değiştirmem gerekiyor sizce? Eksiklerim neler?
0
huladancer
(22.03.26)
ben sabah yemiyorum. kilo verdigim donemlerde oglen sadece 3 yumurta ve aksam yemegine kadar acikirsam meyve, kuruyemis falan atistiriyordum.

insanlar cok yiyor, kilo vermek istiyorsaniz yemeyin. sabah yemek zorunda hissediyor musunuz? ben hic yemiyorum oglene kadar ki erken kalkarim 6-7 gibi. bir yastan sonra 3 ogun yemek cok gereksiz metabolizma hizi dusuyor.

oglen protein agirlikli yerseniz acikmazsiniz. pilav her ne kadar kepekli olsa da sonucta karbonhidrat. ne kadar yediginizi de bilmiyoruz. ben sizin yerinizde olsam sabah yazdiginiz ogunu oglene alir, sabah yemez, ogle yemegindeki tavugu aksama alir pilavi keserdim.

spor bence kalori acigi yaratmak icin kullanilacak bir yontem degil, onu vucut sagligi icin yapin. kilo vermenin en basit ve etkili yolu yemeyi azaltmak. yarim saat hizli tempoyu gectim normal kossaniz 300 kalori falan ancak yaniyor. bir gofreti yakmak icin yarim saat haldir huldur kosmak gerekiyor. insan vucudu vahsi doga kosullarinda mukemmel verimli bir makine haline evrilmis. hoplayarak ziplayarak kilo verme isi yas. yememek lazim.
0
antikadimag
(22.03.26)
yetersiz beslenme bu. vücudun kendini korumaya almış. bu diyet listesiyle yağ yakarsın ama uzun zaman alır. proteini, sağlıklı yağları arttır. kuruyemiş ekle öğününe.

cinsiyet, boy, kilo da bilmiyoruz.
+1
yurtsuz john
(22.03.26)
Cinsiyetinizi, yaşınızı, ne kadar hareketli bir yaşantınız olduğunu, vücut yağ oranınızı, bu listenizin kaç kalori olduğunu, ne kadar, protein, karbonhidrat ve yağ ihtiva ettiğini yazarsanız sağlıklı bir cevap alabilirsiniz.
Çok kabaca bakınca gereğinden fazla yağ, yetersiz ptotein alıyor gibi görünüyorsunuz.
+1
Mirket
(22.03.26)
Benim kalori açığıyla öğrendiğim ilk şey (Kaleci, R.I.P.) kalori açığının ölüm orucu olmadığıydı, bir dönem bulk yaptıktan sonra diyete geçtiğim sürece 2200 kaloriyle başlayıp (bu miktar cinsiyete yaşa kiloya göre değişebilir) dönem dönem revize ederek istediğim yağ oranına düşmüştüm, seninki de bu anlamda kalori açığı değil ölüm orucunun bir tık üstü bence o nedenle kilo veremiyor olabilirsin, verdiklerin de büyük oranda ortaklaşa yağ-kas kaybıdır.
0
kizil karga
(22.03.26)
Protein çok az ve ağırlık antrenmanı yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Boy: 166
Başlangıç kilosu: 62
Hedef kilo: 56
Cinsiyet: Gadın.
Yaş: 29
Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?

Salatada zeytinyagi ve avokado sağlıklı yağ? Kuruyemiş asla eklemem bu diyete. Bir avuç yiyorsun, karnın bile doymuyor cips gibi sırf enerji alıyorsun.

Mirket: 70 gramdan fazla protein var? Daha ne kadar almam gerek? Şu an bana önerilen günlük 50-60 gram.

Normalde de bundan daha çok yemiyordum bu arada. Değiştirdiğim şey şu oldu, akşam yemeklerinde çorba + sebze yemeği yiyordum ve daha geç saatte yiyordum, onu burada dediğimle değiştirdim. Akşamları televizyon karşısında ya çubuk kraker ya cips ya kuruyemiş yerdim, ek olarak da onu kestim tamamen. Bu öğünlerle gayet doyuyorum. Bir de yürüyüş temposunu arttırdım tabii.

Vücut kitle endeksim diyet öncesi de normaldi, gene normal kalacak. Ben kış kilosundan kurtulmak istiyorum.
0
🌸huladancer
(22.03.26)
Kahvaltıyı direkt sil.
Öğleden önce bir zeytin bile yeme.
Akşam da geç saatte yemezsen başka bir şey yapmana gerek kalmaz
0
nop
(22.03.26)
Chat gpt'ye sordum, bu mönüde ~76gram hayvansal protein ve toplamda ~95 gram bitkisel + hayvansal protein var.


Bence gelen cevaplarin tamami erkek oldugunuz varsayilarak gelmis cünkü ben de yakin boy ve kiloda günde bu kadar yiyorum ve kilomu koruyorum. Bir kadin daha ne kadar yiyebilir? Yukaridaki cevaplari dinleyip daha cok yemek yeseniz 75 kilo olursunuz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
ben bu kadarcık şey yesem saatte 4 kilo veririm bu ne ya sende bir sıkıntı var insülin direnci vb baktır
0
neira
(22.03.26)
Arkadaşlar ben body yapmak istemiyorum. Ağırlık egzersizini ne yapayım?

Demişsiniz: kemiklerinizi sağlam tutmak, yaşla gelen kas ve güç kaybının hızını azaltmak. Yaşınız ilerledikçe gelecek eklem ağrılarını ötelemek, bir yerde dengenizi kaybedip düşünce kendinizi toplayabilmeniz ve bir yerinizi kırmamanız. Çocuk istiyorsanız onu kaldırmak, taşımak ve onunla oynama için güçlü olmak, istemiyorsanız da yine de market alışverişini taşımak mesela. Daha uzun süre bağımsızlığınızı korumak.

Bunların kilo vermek ile alakası yok biliyorum ama daha çok sağlığınız için aklınızda olsun diye yazdım.
0
peki madem
(22.03.26)
(Sonradan gelen bilgiyle) proteinde sıkıntı yok.
Yine hesaplamadım ama alınan yağda fazlalık olduğunu düşünüyorum. Konuya hakimsiniz. Yağı ve karbonhidratı da hesaplayın.
İyi yağları fazla almak iyidir diye birşey yok. Onların miktarı da yağ kontenjanına dahil.
Yürüyüşünüzün içine iki tane, nabzı (şimdilik) 120 ye çıkaracak yokuş koyarsanız ve bünye alıştıkça o yokuşlarda hızı ve nabzı arttırırsanız harika olur.
0
Mirket
(22.03.26)
(14)

kahve teklifine başka zaman denmesi

haistre
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim,
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim, başka zaman” dedi.
üzerinden 10 gün geçti. bu cevap sizce nazik bir ret midir yoksa gerçekten o an uygun değildi de geçiştirmiş olabilir mi? böyle bir durumda bir süre sonra tekrar yazmak mantıklı mı yoksa hiç kurcalamayıp kapatmak mı gerekir?
+1
haistre
(22.03.26)
Yol vermiş gayet ne nazigi
+6
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
İşini yaparken profesyonel davranan bir hanfendiymiş, bir sonraki basamak için gayet net reddetmiş. Kurcalamamak lazım.
+11
Bruce
(22.03.26)
Bundan daha net, nazikçe ret olamaz.
+8
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Siz zaten "müsait olursanız" demişsiniz yani pazartesi günü gibi bir gün belirtmemissiniz. O yüzden başka zaman diye absürt bı cevap vermesinden belli zaten ret olduğu bence.
+7
egerbiryolcu
(22.03.26)
nazikçe reddetmiş, hiç üsteleyip arayı bozmayın derim.
+4
neira
(22.03.26)
ucuz görünmemek için öyle demiştir. refleks olarak.
sen bi daha kapıyı gıcırdat.
-14
plastic_angel
(22.03.26)
Soruda da eksilenecek bir sey yok ya neyse...
Iki taraf da cok medeni davranmis. Siz nazikce teklif etmissiniz, o nazikce reddetmis. Yolunuza bakin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
nazik ret, üstüne düşünmene gerek yok.
0
orpheus
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem
+1
narod
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem. +1

Yani yok ya sağol diyememiş ama ikinci kez kibar bir dille teklif edersin. Benzer bir cevap alırsan, kendi yoluna devam.
0
put it in your appropriate place
(22.03.26)
belirsiz zamanda müsait değil. yani şu gün bu gün değil, herhangi bir gün müsait değil.

daha ne desin, nasıl reddetsin?
+2
babilfish
(22.03.26)
Beğensem bile o an tamam demezdim, geçiştirirdim çünkü öylesine denmiş olabilirdi. Beğendiysem 2.de kabul ederdim, gerçekten istemiyorsam 2.de reddederdim.
Gerçekten kendisiyle görüşmek istiyorsanız her cevaba hazır olarak tekrar teklif edin.
-4
mslny
(23.03.26)
elinizde telefonu varsa arayıp kahve teklifim halen geçerli diyebilirsiniz. kadınlar hafif ısrarcı erkekleri severler.
-4
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
meali: ticari, bekleme yapma devam et, ticarii :D
0
cooperr
(26.03.26)
(5)

Uçakta ilaç

sularda mavi
Merhaba, sorum şu. Balkanlara bosna kararadağ arnavutluk gidiyoruz. İlk gidiş ülkemiz bosna. Ben daha önce uçakta yanımda ilaç taşımadım. Ama şimdi düzenli kullandığım ilaçlar var. Troid ve şeker ilacı, iki ayrı da psikiyatrik ilaç. Bunlar kabin bagajında sorun oluyor mu acaba? Giden deneyimleyen y
Merhaba, sorum şu. Balkanlara bosna kararadağ arnavutluk gidiyoruz. İlk gidiş ülkemiz bosna. Ben daha önce uçakta yanımda ilaç taşımadım. Ama şimdi düzenli kullandığım ilaçlar var. Troid ve şeker ilacı, iki ayrı da psikiyatrik ilaç. Bunlar kabin bagajında sorun oluyor mu acaba? Giden deneyimleyen yazabilirse sevinirim.
0
sularda mavi
(21.03.26)
bu zamana kadar herhangi bir uçuşumda yanımdaki ilaçları soran kimse olmadı ama her ihtimale karşı reçetenizi yanınızda bulundurmanızı tavsiye ederim.
+4
in vino veritas
(21.03.26)
@in vino veritas +1

Lustral götürdüm yanımda defalarca. Soran olmadı. Yurtdışındaki bir havalimanında kontrol ederken cebimi yokladı, sorunca gösterdim Lustralı. He ilaç tamam ya devam dedi.

Bazen sırt çantamda oluyor. Soran olmadı şimdiye kadar.

Yine de karşı reçetenizi yanınızda bulundurmanızı tavsiye ederim. +1
+2
put it in your appropriate place
(21.03.26)
Erasmusa giderken 15 kutuya yakın antidepresan götürdüm soran olmadı. Am ne olur ne olmaz diye hekimden ilaçları kullandığıma fair kaşeli imzalı kağıt aldım.

Soran olmadı derken, gümrüğe hiç girmedim. Girsem ne olurdu bilmiyorum tabii
+1
substituent
(21.03.26)
Hicbir sey olmaz. Eger cantanda 4 günlük gezi icin 70 paket ilac tasimiyorsan kimse sormaz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
- ilaclarin recetesini yaninizda goturun
- ilaclari original kutusu ve ambalaji icinde tasiyin

Ucak sirketi ilgilenmez ilacla. Ama hacmi fazLaysa ve el bagajiniz varsa "medical item" diye goz yumarlar. Yoksa dert degil.

Varis yerinizde gumruk kontrolda, veya havalimani guvenlik aramasi asamasinda sorulursa kutulu ve receteli ilaca kimse birsey diyemez.

Yanilmiyorsam bazi orta/uzak dogu ulkelerinde kodeinli agri kesiciler bile yasakli. Ulkeye gore kontrol edin derim.
0
parcxerox
(22.03.26)
(11)

Birinin canlı konumunu sürekli takip etme

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Babam whatsapp'tan konum göndermeyi bilmiyor, kendisini sürekli takip etmem gerekecek belli bir süreliğine. Bunu whatsapp canlı konum açık tut ile yaparsam şarj dayanmayacak. Bildiğiniz yol, yöntem, uygulama var mı?Cevaplar için şimdiden çok teşekkür ederim.
Merhaba arkadaşlar,
Babam whatsapp'tan konum göndermeyi bilmiyor, kendisini sürekli takip etmem gerekecek belli bir süreliğine. Bunu whatsapp canlı konum açık tut ile yaparsam şarj dayanmayacak. Bildiğiniz yol, yöntem, uygulama var mı?

Cevaplar için şimdiden çok teşekkür ederim.
0
Amaranta ursula
(21.03.26)
Apple airtag.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
@boyalı kuş,
Bunu nasıl yapabilirim? Yani ben bir kere onun telinden onun konumunu kendimle paylaşım yaptıktan sonra, kendisi benimle paylaşmadan sürekli erişebilir miyim onun konumuna? Whatsapp canlı konum hariciyse diye soruyorum. Elbette telefonu hep yanında olacakken.
0
🌸Amaranta ursula
(21.03.26)
Google maps
konum paylaş
Ben iptal edene kadar

Bu şekilde olur, bir kaç kişi var benim böyle takip ettiğim. İr ihtimal hata vs verirse paylaşım kapalı olabilir açmak gerekir ama. Zaten uyarı verir
0
kisa
(21.03.26)
nasıl takılıyor o
0
Kahvedesu
(21.03.26)
Life360 app
0
Purple life
(21.03.26)
Arkadaşlar çok sağ olun, bunca yıldır google kullanıcısıyım map üzerinden konum paylaşıldığını bilmiyordum. Aydınlandım, var olun.
0
🌸Amaranta ursula
(21.03.26)
Samsungda kişilerden aile oluşturuyorsunuz. Konum görmeye izin verip aile üyelerinin yerlerine istediğiniz zaman bakabiliyorsunuz. Eşim yemeği hazırlamak için bunu kullanıyor beni arayıp nerdesin demek yerine buraya bakıyor. Baktığı zaman da bana bildirim geliyor, şu kişi konumunuza baktı diye.
0
rodeocu
(22.03.26)
o telefonda ekli olan google hesabına erişimin varsa google'ın telefonumu bul'u da konumu gösteriyor. myaccount.google.com ayrıca telefon sessizde kaldıysa veya sesi çok kısıksa duyulamıyorsa buradan sessizdeyken bile çaldırabiliyorsunuz.
0
konetsu
(22.03.26)
en iyisi @kisa
-1
deepex
(22.03.26)
annem ve babam samsung kullanıyor, google maps'in anlatılan özelliğini yıllardır kullanıyoruz, öok memnunuz. bazı sağlık sorunları yaşamışlardı, onun sonrasında gerekli görmüştük. 7/24 bakabiliyorum, her baktığımda da bildirim gitmiyor, şarj da çok yemiyor. sadece telefonun açık ve internete bağlı olması gerekiyor.
0
la lykia
(22.03.26)
@kisa nın dediğini ben yapmak istedim, telefon açılıp kapanınca sanırım o yok oluyor. En iyisi uygulama sanırım. life 360 kullanıyor arkadaşım. gayet memnun.
0
liberal
(23.03.26)
(8)

Şehvetli çocuk isimleri neden?

michael_knight
İnsan çocuğunun ismini neden Arzu koymak ister?Tutku ismi de Arzu gibi erotik geliyor bana.
İnsan çocuğunun ismini neden Arzu koymak ister?
Tutku ismi de Arzu gibi erotik geliyor bana.
-11
michael_knight
(21.03.26)
Popüler olmasına ve ses zenginliğine bakıyorlar. Ve modası hızla geçip gidiyor. Gizem Aslı kalmadı mesela. Uzay pars ta 5 yıl sonra yok olacak. Ahmet mehmet ayşe hep olacak.
0
mimikikili
(21.03.26)
@mimimikili, herkesin beğenisi farklı olabilir onu anlıyorum ve garipsemiyorum. Erotik olması bana garip gelen. Anlayamadığım başka bir açısı var herhalde konunun. O yüzden sordum.
Çocuğunu ismini hırsız, dolandırıcı da koymazsın mesela.
-3
🌸michael_knight
(21.03.26)
Erotik degil? Arzu istek/dilek demek. Tutku da yine sadece cinsel baglamda kullanilan bir kelime degil.
+3
ghilleinthemist
(21.03.26)
duyuru mantigindaki sehveti barindiran tek isim bence oksan.
böyle bir isim olmamali.
tutku ve bilhassa arzu bana cok normal isimler geliyor. ghilleinthemist +1
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
Duyuruda hafif turkishmusic.org'daki sezen aksu tartışması'na dönüşme potansiyeli var.
@konusma +1

Bir de örnek sayısı çok az, epi topu 3 örnek yazılabildi. Onlar da farklı okumalara müsait.
+1
WithWorth
(21.03.26)
Nadir ama "Şehvet" ismini koyan da var sanırım. Facebook'da görmüş olabilirim.
Onun dışında daha bilindik ama popüler olmayan "Cazibe" var.
Bunlar daha beter.

Bir de anlam kayması yüzünden güme giden isimler var. "Yosma" mesela. Tabii eskilerin koyduğu isimlerden bu. Hala koyan yoktur umarım :)
0
ermanen
(21.03.26)
ermanen dediginde hakli. yosma aslinda "isveli, cilveli güzel kadin" anlaminda bir isim/sifat iken ahu tugba'nin bir filmde adinin yosma olmasindan ötürü anlami günümüzdeki sekline evrilmis.
kezban ismi gibi, yosma ismi de geri döndürülemez bicimde kaybedildi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
Bazıları çeşitli sebeplerden dolayı cahil ya da düşünebilmeye kabil değil. Bazıları da kelimelerle düşünmüyor, iç sesleri yok.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.03.26)
(29)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(13)

yurdisinda yediginiz tr'de olmayan seyler ve tatlari

cooperr
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelimroot beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey. jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat. ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disini
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelim

root beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey.
jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat.
ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disinin alakasi yok renk olarak, tat notr, ben begenmedim.
0
cooperr
(19.03.26)
merguze sosis iyiydi sevdim. almanyada frankfurter ve bratwurst da bence iyiydi.
0
mikahakkinen
(19.03.26)
hindistan'da meetha paan denilen ve ucgen seklinde yaprak sarma gibi ama icine envai cesit cesni doldurularak servis edilen sey.
+1
antikadimag
(19.03.26)
kanada'da: wapiti/elk eti. biftek gibi ama biraz daha sert ve tatlımsıydı
yıllar önce bir duyuru'da cevaplamıştım: www.eksiduyuru.com

tatlı olarak "nanaimo bar": en.wikipedia.org
portekizlilerin pastaneleri de çok oluyor. ilk defa "pastel de nata" orda yemistim: en.wikipedia.org

hawaii'de poke bowl. en.wikipedia.org
ama franchise restoranları açıldı sonradan her yerde

amsterdam'da otlu kek bilen bilir :) bir de sadece hollanda'da yapılan peynirler ve çikolatalar

almanya'da currywurst ve pretzel. bunlar fast food gibi. cok begenmedim

kuba'da "moros y cristianos". fasulyeli pilav gibi bisey. yanında etle oluyor genelde tabii. miami'de küba restoranın'da da yedim.
en.wikipedia.org

fransa'daki her pastry çeşidi türkiye'de bulunmuyor heralde. orda da değişik bişeyler yemiştim

aklıma gelen bunlar şimdilik
+1
ermanen
(19.03.26)
Ube ve pandan, ikisi de Filipin mutfağından. Ube mor bir çeşit tatlı patates, tatlılarda kullanılıyor, bir de ube halaya diye püre/reçel karışımı bir şeyi var. Normal tatlı patatesten daha tatlı ve aromatik, vanilya yerine ube aroması kullanılıyor bazen. bitesbybianca.com
Pandan da yine aromatik ve Filipinlilerin vanilya yerine kullandığı bir bitki, kendine özgü çok güzel bir tadı var. Tatlılarda genellikle hindistancevizi sütüyle beraber kullanılıyor. www.cookist.com

Yine Filipinlerden polvoron, un kurabiyesine benziyor ama hafif kavrulmuş süt tozuyla yapıldığı için daha karamelize, hoş bir tadı var. www.aboutfilipinofood.com

Nepal'den momo, buharda pişen (genellikle sebzeli ya da tavuklu, bazen keçi/yak/domuz etli) mantı. Hem iç harcı çok baharatlı hem de yanında aşırı baharatlı bir chutney ile geliyor. Baharatla aranız çok iyi değilse sevmezsiniz, bence mükemmel bir yemek. en.wikipedia.org(food)
www.rakshaskitchen.com
(Filipinler ve Nepal yemekleriyle ilgili daha detaylı uzun yazılarım vardı benim, merak eden olursa ilgili Facebook grubuna yönlendirebilirim.) :)

Az yukarıdaki domuz eti sorusunda da bahsettim, İtalya'dan guanciale, füme domuz yanağı. Orijinal carbonara'da bacon ya da pancetta değil, guanciale kullanılıyormuş. Yağda kıtır kıtır pişince çok güzel oluyor. en.wikipedia.org

Bir de burada Gouda diye satılan peynirlerle hiç alakası olmayan eskitilmiş Hollanda peynirleri, tercihen 12-18 ay dinlendirilmiş, içinde kristaller oluşmaya başlayanlarından. Linkteki Old Amsterdam gibi. adamandevetours.com
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
sokak lezzetlerinden ya da bir restoranda cok karsiniza cikmayacak seylerden,

italya'dan:
puglia'da: taze panzerotti. ama klasik. mozzarella + domates.
roma'da: suppli. (arancino'ya cok düskün degilim)
bergamo'da: polenta e osei.

avusturya'dan: punschkrapferl (ama cok sekerli seyler sevmeyene uygun degil)
jerome peyniri (özellikle üzümle harika oluyor)
berner würstel.
käsespätzle. üc cesit peynirle yapiliyor, tam bir kalori bombasi. galiba en sevdigim yemek.

isvicre'den ve en bati avusturya'dan: käsrösti. muazzam bir dag yemegi. kizarmis patates ve peynir.

japonya'dan: onigiri (klasik ton balikli)
taiyaki. balik seklinde kraker gibi bir sey, ici tatli fasulye ezmesi dolu.
jiggly cake. (böyle kek seklinde crème brûlée gibi, asiri yumurtali bir sey ama yumurta tadi hic yok. en ünlüsü osaka'dä yapiliyo)

meksika'dan:
horchata. pirinc icecegi. tadi biraz sütlac gibi. bayiliyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
milka nin nutellasi tr'de yoktu en son. ya da macro centerda fahis fiyata satiliyordur.
-1
Purple life
(19.03.26)
ukrayna ve rusyada yaygın olan borş çorbası.

türkiyede denk gelmedim. etli, sebzeli bir çorba. besleyici bir şey. tadı nasıl dersen bilmiyorum bir dene.
0
yurtsuz john
(19.03.26)
ben jerry, her çeşit dondurması genel olarak güzel.

lidl'da satılan şu meyve suyu: world.openfoodfacts.org

hayatımda içtiğim en iyi meyve suyudur. Türkiye'ye geldim de benzeri dört döndüm bulamadım.

yeşil tuborg

lindt'ın küre şeklinde çikolatası. dehşet bir şey.
0
substituent
(19.03.26)
Tayland'ın durian cipsi var. Meyvesi çok kötü koksa da cipsi çok iyiydi. Tadını tam tarif edemiyorum. Çekya'da bramborák bayağı güzel bir şeydi. Çok basitçe sarımsaklı patates mücveri. Yine Çekya'nın sarımsak çorbasına burada denk gelmedim, adı česnečka. Antep mutfağında yoğurtlu terbiyeli versiyonu var sanırım ama bu o değil. Taze sarımsakla yapınca harika bir şey oluyor.
0
evrim halkasi
(19.03.26)
herkes lezzetli seyleri yazmis, peki ya lezzetsizler?
mesela durian meyvesini ben aldim, kokudan tatma firsatim olmadi, cope gitti.
Kokusu berbat otesi malesef.
Agiz tadimiza uymayan neler var?

Bir tane daha ekleyeyim, plantain. Muza benzer ama cig yenmez.
Cipsleri inanilmaz lezzetlidir.
0
🌸cooperr
(20.03.26)
Lezzetsiz olduğunu düşündüğüm ama fikrinden ötürü denemeye bile cesaret edemediğim domuz kanı sosisi var benim. Black puding diyorlar galiba. Ama ben lezzetsizler konusunda referans olamam, aklıma yatmayan şeyi denemiyorum zaten. Fikren çok garip olmayan balkabaklı tortellini denemiştim. İtalya-Ferrara'da çok mehur diye övdüler. Hatta baktım şimdi pumpkin cappellacci diyorlarmış. Onu hiç beğenmedim.
Yiyecek değil de içeceklerin arasında Slivovitz türevlerini denedim. Etanolü sek içsem daha iyiydi.
Çok öyle tropik bölgelerde bulunmadım, o yüzden bizde bilinmeyen meyve-sebze hakkında bir şey diyemiyorum.
0
evrim halkasi
(21.03.26)
yurt dışında en sevmediğim ürün black licorice. öğk.
0
eileengray
(21.03.26)
asla yemeyecegim iki sey: balut ve casu marzu.
yedigim ve bana göre olmayan seyler:

-hakarl. kurutulmus köpekbaligi eti. yemesi gercekten ama gercekten cok zor. irice küp seker boyutunda kesiliyor ve genelde atistirmalik olarak yeniyor.

- surströmming. fermente edilmis balik. youtube'da da tadim videolarinda asiri meshur. evde yememek gerek cünkü kokusu 3 km öteden duyuluyor. konserve olarak satiliyor, kanada'da da avrupa ürünleri satan yerlerde bulunabilir belki.

- escamol. karinca larvasi. bakinca anlasilmiyor larva oldugu. bazen üstüne kurtcuk koyuyorlar. ben kurtcuksuz halini yedim. larva oldugunu bilmiyordum. bilseydim yiyemezdim.

- natto. bildigin fasulye ama türü sebebiyle böyle sümüksü bir yapisi oluyor. bir defa merak ettigim icin siparis edip yedim. baska yemem.

- yüzyil yumurtasi. sanirim her cin lokantasinda bulunabilir. fermente edilmis yumurta. bir defa meraktan yedim. baska yemem.

- kanguru eti. normal et aslinda ama kangurulari cok sevdigim icin artik yemem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.