Giriş
(13)

Ne için yaşıyoruz?

ayakkokususeveninsan
MerhabalarDaha önce buna benzer bir soru sormuştum ve cevaplar beni tatmin etmemişti.26 yaşında evli, düzgün işi gücü olan, maddi sıkıntıları yaşamayan birisiyim. Herhangi bir inancım yok. Çevremdeki insanlarla aram hep iyi olmuştur hep sevilen biri oldum. Kendi çapımda başarılarımda var. Klarnet ça
Merhabalar
Daha önce buna benzer bir soru sormuştum ve cevaplar beni tatmin etmemişti.
26 yaşında evli, düzgün işi gücü olan, maddi sıkıntıları yaşamayan birisiyim. Herhangi bir inancım yok. Çevremdeki insanlarla aram hep iyi olmuştur hep sevilen biri oldum. Kendi çapımda başarılarımda var. Klarnet çalmak, resim yapmak, bisiklete binmek, bitkilerle uğraşmak, çeşitli hayvanlar(tarantula muhabbet kuşu hamster vb) beslemek gibi çeşitli hobilerim var. Ama düzenli bir şekilde "neden ne için yaşıyoruz" boşluğuna düşüyorum. Bu konuda yalnız mıyım? Etrafımdaki insanlarla bu tarz konuşmalar açınca gülüp geçiyorlar saçmalıyorsun diyorlar. Bu zor sorunun cevabını bilen var mı veya kendine has amaçlarınız neler? Tabi öbür dünyaya inanıyorsanız bu hayat amaç değil sadece bir araçtır sizler için ama benim için öyle değil.
0
ayakkokususeveninsan
(04.03.21)
İnançsız 38 yaşında adamım. Eğer dinlerin söylemediği ama gerçekte olan bir amaç arıyorsan bunu bulamazsın. Çünkü amaç niyetten doğar. Niyet ise ancak farkındalık sahibi bir yaratıcı gerektirir. Buna inanmıyorsan aslında olasılıklar denizinde savrulduğumuzu kabullenmen gerekir. Amaçsızlık içinde en başarılının soyunu sürdürdüğü bir düzen var. Bu düzende başarılı olmana rağmen beyninin, empati yeteneğinin gelişkinliği nedeniyle üstüne koyacak bir şeyler arıyorsan bunun cevabı zaten yine hormonlarımızda. Dünya üzerindeki gereksiz acıları azaltmayı ana ilke olarak benimseyebilirsin. Çünkü hayatta en büyük tatminin bu yoldan geçtiğini göreceksin. "İsteyerek bir yükün altına girip onu taşımak ve bu vesile ile acıları azaltmak" Cennet için değil aklınla bunun en onurlu tavır olduğunu bulmak çok zor değil.
0
twelfth
(04.03.21)
Bence "it's not about the destinaon, it's about the journey" yaşamak için yaşıyoruz. İlla dünya sonrası yaşam ya da dünyada büyük bir iz bırakmak gerekmiyor. Hayat diye bir düzen var, var oluyoruz ve sonra ölüyoruz. Amaç bu bence.
0
cometome
(04.03.21)
finansal bagimsizligimi sagladiktan sonra dunyadaki butun muzikleri dinlemek, filmleri izlemek, oyunlari oynamak ve kitaplari okumak istiyorum. tamam hepsi degil ama olabildigince cogunu, haha.
0
baldur2
(04.03.21)
Hiçbir şey için yaşamıyoruz. Tesadüfen dünyaya geldik, anlamsız hayatlarımızı yaşayıp toprakta böceklere yem olacağız. Doğanın döngüsüne karışacağız.

Bunu kabullenemeyen intihar ediyor, bu minicik ve anlamsız yaşamdan bi şekilde keyif almayı başaranlar mutlu şekilde yaşıyor, hem kabullenemeyip hem de ölmeyi götü yemeyenlerse ekşi itiraf başlığında ağlıyor asfsf.

Hobileriniz, sevmek sevilmek, güzel bir şarkıya denk gelmek... İsteyen en ufak şeyde mutluluğu bulabilir ama anlam? Anlam yok.

Seviyoruz çünkü sevebiliyoruz ve oksitosin, seratonin filan salgılayıp mutlu oluyoruz bi süreliğine. Ockham'ın usturası güzel bir araç genel olarak. Bir şeyi en basit haliyle düşünmeliyiz. Karmaşık hale getirip cevabı olmayan sorularda boğulmanın ne yararı var? (Filozof olma hayaliniz varsa bilemeyeceğim lol)
0
inawen
(04.03.21)
Oncelikle 40 yasindayim bu tip muhabbetler acildiginda gulup gececek, soyleyecek iki cift lafi olmayacak tiynetle insanla 1 dakika daha uzatmam ve arkadasligi keserim yavastan.

Inancli biri olmama ragmen hayati tamamen bos buluyorum. Kalu bela derler o zaman ruhumuzun bu yasami istedigine inanilir, bir secim yaparak gelmisiz yani fakat tamamen bos beles cennette takilmaktan kaynakli bir ruh zirvalamasi olarak goruyorum dunyaya gidelim isteginde bulunmayi kendi inancim cercevesinde.

inancli biri olmama, burada oturup benim dunya gorusum hayatin isleyisinin nasil olduguna dair gorusum budur desem cok tuhaf karsilanacak bir hayat gorusum olmasina ragmen zerre spiritualist degilim. inancli olusum tamamen kendi icimde ikna oldugum Allahin varliginin kesinliginden geliyor bu hayati cennet sevdasiyla yasayan sofilerden degilim.

Cennet anlayisimi da black mirror'un bir bolumu cok guzel vermisti.

Neyse hayat bos, bir manasi yok. Insan olma deneyimini yasamak icin burdayiz sadece.
0
2oda1salon
(04.03.21)
İnançsız bir insan mutlu olmak için yaşar. Mutluluğu başka bir dünyaya bırakmaz, bu dünyada yakalamaya çalışır. Klişe olabilir belki ama sabah kalkınca ilk aklına ne geliyorsa onun için yaşıyorsun. Aklına hiçbir şey gelmiyorsa hayatta basarabileceğin küçük hedefler koy, finansal yönden sıkıntın varsa onu düzelt, yoksa parayı kullanarak en çok mutluluğu nasıl yakalarım bunu düşün, gez toz ne bileyim. Arkadaş mı bulamıyorsun? Yeni arkadaş edin. İnsanları sevmiyorum diyorsan yapacak bir şey yok, o zaman bunalıma merhaba de.
0
smurfsmurfsmurf
(04.03.21)
güzel bir hayat yaşamak, keyif yapmak için, mutlu olmak ve insanları mutlu etmek için yaşıyoruz. öyle kendime has amaçlarım falan yok, kendime ayrılan süreyi güzel harcamaya çalışıyorum.
0
roket adam
(04.03.21)
Bu sorunun cok degerli bir soru olmadigini dusunuyorum.

Ortaokul yillarimda "Insan Neyle Yasar?"i okumustum ve bu sorunun cok daha ustunde kafa yorulmasi gerekilen bir soru olduguna o vakitten beri ikna olmus durumdayim. Tolstoy ile yollarimi ayirdim, onun o hikayedeki degerleri benim degerlerim degil artik ama odagimda o soru hep var oldu. Neyle yasarim, neyle yasamaliyim?
0
buf-e kür
(04.03.21)
Neden bu dünyada doğuyoruz? Neden ve nasıl öleceğiz? Sonunda gittiğimizde yanımıza hiçbir şey alamadığımız halde, kavradığımız her şey neden nihayetinde bize kalıcı mutluluk vermekte başarısız oluyor? "Mezarın cebi yok."

Her insanın bu sorusu vardır. Her din bu durumdan bahseder. Ve her felsefe ve inancın bu ikilem için bir açıklaması vardır.

Ancak hiçbir felsefe ya da din, insan bilincinin doğası, varoluşun temel doğası, doğum ve ölüm meselesi hakkında herkes için kabul edilebilir tam bir yanıt vermemiştir. Büyük teknolojik ve maddi ilerlemeye ve binlerce yıllık dogmatik dine rağmen, insanlar sadece şu soruyla kalır: "Evet‚ ama ... Ben neyim? "

Ilgini cekti mi? Bu sayfadan alinti,

www.mirrorofzen.com

Bu soruya dusunerek cevap yok. tatminsizligin sonu yok, ancak butun inanc ve dusuncelerin otesinde, eksik olmayan, dogum ve olumun otesinde, kimligin, varolusun, var olmayisin otesinde ne var diye merak ediyorsan, budizm ve zen, bunu kesfetmek icin var.

Facebookta bir damla zen diye ararsan haftada 2 kere bulusup zen pratigi ve muhabbet oluyor, katilabilirsin.
0
JohnOakley
(04.03.21)
açıkçası ben de neden bulamıyorum. yalnız değilsiniz bu konuda. hiçbir zaman da bulamayacağımızı düşünüyorum. bence yaşamaya değecek şeyler birkaç güzel andan ibaret. birini sevmek, merak edilen bir yere seyahat etmek gibi. insan farkında değil, ama mutluluk üstüne yaşıyor. bunlardan biri gün içinde başıma gelsin de mutlu olayım diye bekliyor. bunun dışında hiçbir sebep yok sabah uyanmak için. bunlar da olmuyorsa zaten insan depresifleşiyor iyice.

bana eskiden çok saçma gelirdi ama tesadüfi bir şekilde burada varolduğumuzu düşünmeye başladım. yani burada olmamız için özel bir sebep yok, asla da olmayacak. yolculuk, hedefe varma şeyleri zırvalık bile olabilir duruma göre. bir anlam yüklemeye çalışmak çok zor. beklenti içerisine girerseniz de üzülüyorsunuz. kısacası boş küme gibi geliyor bana bu sorunun cevabı. yalnızca ölüm günü gelsin diye bekliyormuşuz gibi.
0
sivilceli ergen
(04.03.21)
Gülüp dalga geçenler de garipmiş, anlamadım. Her insanın zaman zaman aklına takılır böyle şeyler.

Dünyaya gelmemizin bir amacı yok. Hepimizin ortak bir amacının olması için bizden üstün bir varlığın bizi yaratıp "Sizi şunun için yarattım." demesi gerekirdi. O zaman insanlık olarak tek bir amaç uğruna hep beraber çalışırdık ama böyle bir şey yok. Kendine bir amaç yaratabilirsin ama onu da sırf bir amacım olsun diye yaparsan o da bir kanadı kırık kalır.

Dünyanın en zor sorularından birisine burada yanıt bulamazsın.

Ayrıca genç yaşta düzenini kurduğun için biraz boşluğa düşmüş olman normal. Ben mesela ne kadar bu konuları düşünsem de senin kadar boşlukta değilim çünkü düzenimi kuramadım :)

Kısa vadeli (birkaç yıllık) hedefler de koyabilirsin kendine.

Camus de okuyabilirsin, tavsiye ederim.
0
ardt
(04.03.21)
29 yaşındayım
deistim
stranger in a strange land pozisyonunda yalnızım
istesem bir senede biriktirdiğim parayla 10 senelik bir eli yüzü düzgün araba alırım
bu sene hiç izin kullanmadım
yeri geldi haftasonu da çalıştım (ekstra para veriyorlar iyi oluyor)
ot gibi yaşıyorum
ama günler geçiyor, öyle geçinip gidiyoruz, bazen hüzünlü ve bazen mutlu, karışık
yalnız işimi iyi yapıyorsam, sorunları çat çat çözüyorsam, işimde en iyi isem, benden iyisi yok bu aralar
0
rain when i die
(04.03.21)
Ne desek bildik lafları tekrarlamanın ilerisine gidemeyeceğiz. Ya "farkında olsak da olmasak da, sınırlı benliklerimizin ötesine geçen, varlığın en derin temellerine kök salmış aşkın bir anlam var" diyeceğiz ya da "temeller"e ilişkin metafizik kurgulara dalmayı boşuna bir çaba sayıp "burada bulunuşumuzun nesnel bir anlamı yok, öylece bırakıldık dünyaya, onu nasıl anlamlandıracağımız da bize bağlı" diyerek işin içinden sıyrılacağız. Soruna nereden yaklaşırsak yaklaşalım, insan denilen organizmanın sadece yeyip içmeyle ayakta durmadığı kuşku götürmez bir gerçek. Yapıp ettiklerinin bir şeye değdiğini hissetmek istiyor insan. Sabahın ayazında yatağından fırlayıp, maddi uygarlığın vecibelerini yerine getirmek üzere sokakları dolduran çılgın kaynaşmaya bir köşesinden dahil olmak için bir yaşama nedenine ihtiyaç duyuyor. Bazıları bu "neden"lere dair net bir görüşe sahip ya da öyleymiş gibi davranıyorlar. Banka hesaplarındaki birikimleri mi, ahrette ulaşmayı umdukları ilahi mükafat mı ya da canları kadar sevdikleri başka biri mi?.. Çoğunluğu oluşturan diğerlerimiz ise henüz uğruna yaşanacak şeyin eksiksiz bir resmini çizmemiş kafasında, belki de öyle bir resim hiç olmayacak; daha önünde görülecek güzel günlerin olduğunu fısıldayan belli belirsiz bir umudun peşinden sürüklenerek hayatına devam ediyor sadece.

Kutsal Kitap'ta "Vaiz" diye bir bölüm var, tam da bu konuları işliyor. Hazır sırası gelmişken oradan sevdiğim bir pasajı paylaşmazsam çatlarım :D

Buyurun:

"Git, sevinçle ekmeğini ye, neşeyle şarabını iç. Çünkü yaptıkların baştan beri Tanrı'nın hoşuna gitti. Giysilerin hep ak olsun. Başından zeytinyağı eksilmesin. Güneşin altında Tanrı'nın sana verdiği boş ömrün bütün günlerini, bütün anlamsız günlerini sevdiğin karınla güzel güzel yaşayarak geçir. Çünkü hayattan ve güneşin altında harcadığın emekten payına düşecek olan budur. Çalışmak için eline ne geçerse, var gücünle çalış. Çünkü gitmekte olduğun ölüler diyarında iş, tasarı, bilgi ve bilgelik yoktur."
0
huçi kuçi
(05.03.21)
(21)

İnsan eşine bunu der mi

kiriko
Arkadaşlar şahısla karısı devamlı tartışıyorlar iyi bi evlilikleri yok adam devamlı dertlerini karısına anlatıyor yine bi gün çok üzgünken adam karısına açılıyor.Kadın da benim enerjimi de alıyorsun buna ne hakkın var iyi ol diyor.Adam da şok oluyor tabi diyor ki artık ısınamıyorum ona biz neden evl
Arkadaşlar şahısla karısı devamlı tartışıyorlar iyi bi evlilikleri yok adam devamlı dertlerini karısına anlatıyor yine bi gün çok üzgünken adam karısına açılıyor.Kadın da benim enerjimi de alıyorsun buna ne hakkın var iyi ol diyor.Adam da şok oluyor tabi diyor ki artık ısınamıyorum ona biz neden evliyiz ki kötü günde birlikte olmayacaksak.Sizin düşünceniz ne bu konuda
0
kiriko
(03.03.21)
adam hakli.
0
the end of time
(03.03.21)
kadına üzüldüm. dert anlatılır da hep ve sadeec dert anlatmak dert dinlemek cok yıpratıcı
0
blacksky
(03.03.21)
Kadın haklı. Sürekli dırdır yapan kadın erkek boğuyor. İnsanın derdi olur tabi eşine anlatacak. Ama bazı adam cidden dırdır yapıyor. Kafa utuluyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.03.21)
Bu kadar bilgiyle bir şey diyemiyorum. Adam neye üzülmüş, üzüldüğünde içini dökmek istediğinde bu ilk aldığı tepki mi olmuş yoksa küçük şeylere tahammül edemeyip mutsuz olan bir insan mı? Her hikayenin iki tarafı vardır.
0
turkce konusan uzayli
(03.03.21)
Bu kadarcık bilgiyle bir yargı oluşturmak doğru değil. Kadını tanımıyoruz erkeği tanımıyoruz, aralarındaki dinamikleri bilmiyoruz. İkisi de haklı mı değil mi biz karar veremeyiz.
0
1bir1bir1
(03.03.21)
adamın derdi bitmiyorsa kadın haklı
bik bik bik bik bik zırlayan erkek hiç çekilir dert değil.

iyi gün kötü gün denir evlilikte.
adam hep kötü günündeyse, çekilmez.
0
summatinyourteeth
(03.03.21)
evlisiniz diye kadın adamın tüm derdini çekmek zorunda mı? ortada zaten sağlıklı bir ilişki yokmuş, devamlı kavga varmış. adam sürekli dert yanıyorsa kadın az bile söylemiş.
0
rose parks
(03.03.21)
Ayril coco.
0
hot potato
(03.03.21)
kadın haklı.
erkeğin kadına dert anlatma hakkı yoktur.
0
dafuq
(03.03.21)
sürekli dert anlatarak evde 7/24 asık surat gezip sizin de moralinizi bozan bi eş varsa zor zaten. yeri geldi mi sizi düşünüp mutsuzluğunu belli etmeyecek, siz anlayacaksınız o anlatmadan falan. sürekli karşı tarafı da germek kötü. varsa sorunun çözümü elbet konuşulur. kadın haklı olabilir yani.

erkek arkadaşım mesai yaptığı haftalarda ne zaman telde konuşsak bana surat asıyordu. ben de en sonunda benim suçum ne o kadar yoğunluğun arasında 5 dk konuşuyoruz bari güzel şeylerden konuşalım enerjimiz artsın diyorum ama suratsızlığı yüzünden varolan enerjim çekiliyordu. mesaiye kaldıysan yöneticine çat, sürekli bir kişiye gerginlik yaratılmaz. gibi.
0
rayde
(03.03.21)
Çözümlü dertler vardır, oturur çözersin. Çözümsüz dertler vardır, kabullenip hayatına devam edersin. Devamlı dert, üzüntü, çözümsüzlük insanı bayar. Belli bir süre katlanır insan, sonra ya dinlemez ya da böyle tepki verir.
0
inawen
(03.03.21)
Demeseymiş daha iyiymiş ya da bu şekilde ifade etmeseymiş ama kendimden biliyorum ev arkadaşımla o kadar içli dışlıyız ki karı kocadan farkımız yok gibi. Bazen birbirimizi o kadar çok darlıyoruz ki kendi sorunlarımızla dertlerimizle, sonrasında bir süre iletişim kurmama kararı alıyoruz ve birkaç gün hiç konuşmuyoruz. Yani insan gerçekten karşıdaki kişinin negatifliğinden etkilenebilir ve bunu dile getirebilir. Daha kibar dile getirmek makbuldür ama sürekli kavga ediyorlar demişsiniz kibarlık sınırını aşmış olabilirler.

Sonuç olarak kadın gerçekten yorulmuş olabilir yukarıdakiler +1
0
Mossy
(04.03.21)
bu durum bir kereye mahsussa adam hakli. he yok adam surekli negatif kasiyorsa, hep bir dertliyse, hep bayiyor bi turlu agzindan olumlu bi sey cikmiyorsa kadin hakli. hem de baya hakli. surekli olumsuzluk bayiyor insani. depresyonunuzu bulastirmaya ya da kendinize esinizden doktor yaratmaya kalkmayiniz.
0
phoenixbucklesby
(04.03.21)
Bana siz çok narin ve mızmız yapılısınız gibi geldi önceki soruları da hatırlıyorum. Ben ve erkek arkadaşım da zor günler geçiriyoruz mesela, iş yeri yüzünden, özellikle erkek arkadaşım çok mutsuz ve mutsuz olunca hiç çekilmiyor. 7/24 iş konuşmak ve sürekli olumsuz konuşmak bana bazen fazla geliyor. Onun derdi benim derdim, onun mutsuzluğu için dünyayı yakarım, ama bazen çok bunalıyorum. Ona da söylüyorum, bazen ben de enerjimi falan emdin diyorum. Ama ne o bana darılıyor ne de ben ona. Bazen ilişkilerde gerginlik olur. Yani bence net ifade etmiş durumunu, annenize küfretmemiş ortada bir saygısızlık yok, bunalma var. Böyle bir laf için anlık bir şey olduğu için darılmazdım ben.
0
Hallegadola
(04.03.21)
consume responsibly diyorum.
ne karsidakini tuket, ne kendini. bir denge bulmak lazim
0
camussar
(04.03.21)
Kadın kocasını elinden tutup terapiye götürsün. Belli ki adam bunu çok düşünmüyor.

Böyle hayat geçmez, bunun kötü günle alakası yok. Bazıları her andan bir olumsuzluk çıkarmayı biliyor.
0
lcha
(04.03.21)
Oha.. Allah korusun. Bosanma yolları görünmüş. Tanımadan da evlenmemek lazım.
0
twelfth
(04.03.21)
Dert anlatılır aşılır beraber ama hergün hergün olursa o iş olmaz
0
basond
(04.03.21)
ya bu dünyada herkes herkesten sıkılabilir tamam da, bu tarz üslupları ben anlamlandıramıyorum.
yani şu diyalogu birbirini seven ya da en azından bir şekilde birbirinin varlığına katlanan iki insan arasında gözümde canlandıramıyorum.

bir insan çok karamsar olabilir ama bunu bir şekilde idare de edebilmek lazım.
ya da ne bileyim, "aman benim kocam/karım da karamsardır" diyerek hayata devam edebilmek lazım gibi sanki.
idare edilemeyecek durumdaysa da, artık profesyonel yardıma falan başvurulmalı zaten.

insan belli bir noktada eşine bunu diyebilir ama bence bu şekilde diyemez.
bu şekilde dile getirilen duygular bana sevgisizliği çağrıştırıyor.
0
blatta hiberna
(04.03.21)
Insan eşine bunu diyemeyecek de kime diyebilecek. "Olm bi sus, beni de yaktin kendini de, gel iki nefeslen, iki yürüyelim, temiz hava alalım" diyemedikten sonra ben ne yapayım? Karşımdaki de bana dese vallahi içim şişti ben de alınmam.
0
velvetmorning
(05.03.21)
Sürekli yakınıyorsan normal. Sen onun derdini ne kadar dinliyorsun?
0
arnold schwarzeneger
(05.03.21)
(8)

Uzayseverler

dunal
Uzayi buyuleyici bulan arkadaslar, bu tutkunuz ne zaman nasil baslamisti hatirliyor musunuz? Tesekkurler.
Uzayi buyuleyici bulan arkadaslar, bu tutkunuz ne zaman nasil baslamisti hatirliyor musunuz? Tesekkurler.
0
dunal
(28.02.21)
Ortaokulda başlamıştı. Bilim ve Teknik dergisi alıyordum kütüphaneden.
0
dissendium
(28.02.21)
İlkokul-ortaokul zamanları google’a süpernova yazıp resimlere bakarak hülyalara dalıyordum. Bir de bilim çocuk aboneliğimiz vardı.
0
sydney
(28.02.21)
Yıl olarak 2009 2010 üniversite dönemi
0
freebird5406_2
(28.02.21)
ortaokul. jules verne ay a yolculuk.
0
unabomber
(28.02.21)
İlgimi ilk çektiği dönem 99 depremi zamanı dikkat çekilen yıldız kaymalarının yaşandığını dönemdi. Her yıldız kaydığında biri ölüyor diye anlatılmıştı, daha doğrusu herkesin bir yıldızı var ve ölünce kayıyor diye...
Sonraları yazları, ağustos zamanlarında hep kayan yıldızları izlerdim. Neden ağustos dönemine denk geldi, deprem gecesi çok yıldız kaydı sorularının cevabını çok sonra öğrenecektim.
Her yılın temmuzun 3. Haftası ile ağustosun 3. haftası arasında perseidler kuşağı yaşanır, bol bol "yıldız kayması" görülür. Bu gibi açıklamalar aynı zamanda bana dini inancımı sorgulama sebebi de olmuştur. Demek ki böyle hikaye olarak anlatılan şeylerin kim bilir nasıl bambaşka mantıklı açıklaması var diye düşünüp bilimselliğe olan hayranlığımın arttığını hatırlıyorum.

Depremden 3 sene sonra feza gürsey bilim merkezine okul gezisi düzenlenmişti, orada ise daha elle tutulur şekilde gördüm uzay-astronomi işlerini. Sonra liseye geçince okul kütüphanesini karıştırıp kuşe kağıtlı uzay ansiklopedilerini inceleye inceleye devam ettim. İnternete tam zamanlı erişimim üniversiteye başladığım döneme denk geliyor, internet sayesinde ilgim zirveye ulaşıyor.

Arada es geçtiğim birkaç ufak detay var ilgimi pekiştiren, 5 yaşındayken annemin aldığı uzay temalı saat mesela. Işığını yakınca satürn beliriyordu. Tabii o zamanlar satürn olduğunu bilmiyorum ama etrafındaki halka çok havalı geliyor.
Bir de 7. Sınıfta okuduğum dandik bir kitap vardı merihliler diye. Yaşı yetenler hatırlar, okuma saati zorunluluğu diye bişey çıkmıştı .bir sürü kitap okuyup okuyacak bişey kalmayınca ona bakmıştım. Marslılarla ilgiliydi, anlatım çok kötüydü ama konu ilgimi çekmişti. O da biraz hem uzay hem de bilimkurgu sinemasına göz kırpışım oldu.
0
Jux
(28.02.21)
Gökyüzü hep ilgimi çekmiştir, ay, güneş, ayın bizi takip etmesi vs. cevaplar buldukça daha da farklı şeyler öğrendim ve önce evdeki ansiklopedilerden sonra bilim çocuk dergilerinden ilerlettim.

Hala da çok sever, çok izlerim.
0
chicha_v2
(28.02.21)
2 sene önce falan fizik öğrenme isteğiyle başladı. Hayatın bu kadar içinde olup da önceden tanımlayamadığım yasaların, kuralların adının basit şekilde koyulması heyecanıyla... Ancak uzayda işler farklıydı ve bilinmezlikler vardı. Teoriler, gizemler vs. Dün doğru bildiğinin bugün ters köşe yapması... Fizik haricindeki pozitif bilimlerin de bir o kadar uzayda nanik yapması... Hepsi cehaletten işte :)
0
beetlejuice
(28.02.21)
İlkokul 1'den itibaren sabah altıda servise binmem ve 90'ların başlarında bu kadar ışık kirliliği olmaması neticesinde serviste gökyüzündeki yıldızlara dalıp gitmemle başladı. Nedense hep UFO arardım ve bir gün göreceğime emindim asdfsf. (Göremedim.)
0
inawen
(28.02.21)
(4)

Deniz Doğruöz (psikolog) tanıyor musunuz?

allaccess
Çift terapisti için araştırırken buldum, tavsiye ediyorum'da güzel yorumlar vardı. Hiç gittiniz mi duydunuz mu, giden birini biliyor musunuz gibi sorularım var.https://denizdogruoz.com
Çift terapisti için araştırırken buldum, tavsiye ediyorum'da güzel yorumlar vardı. Hiç gittiniz mi duydunuz mu, giden birini biliyor musunuz gibi sorularım var.

denizdogruoz.com
0
allaccess
(26.02.21)
ben web sitesinde cv göremedim, ben mi bulamıyorum acaba? hangi okuldan mezun, hangi sertifikaları nereden almış göremedim. giden birini bulamasanız bile bu bilgiler aşağı yukarı bir bilgi verebilir. ben öyle seçmiştim psikoloğumu. emdr lazımdı bana, o alanda eğitimler alan kişiye gitmiştim. bu beyefendinin çift terapisti eğitimini nereden aldığını öğrenin bence. çünkü bu eğitimi online veren çok fazla kurs var. parasını veren herkes; 3-5 pdf okuyup, 2 gün süpervizyon eğitimi ve aşırı basit bir sınavla, aile/çift terapisti sertifikası alabilir.
0
ofelia
(26.02.21)
Eğitim bilgileri hiçbir yerde yok, neden yok? Bazı yerlerde klinik bazı yerlerde yalnızca psk olarak geçmiş. newport gibi olmayan bir üniversite mezunu çıkarsa şaşırmam.
0
anais
(26.02.21)
Deniz bey koc universitesi psikoloji ve esenyurt klinik psikoloji mezunu alanda uzun sure acev'de anne babalara egitimler vermis ve nesin vakfinda cocuklarla calismis bir uzman. Uzun zamandir da dedio'da kendi kliginde calisiyor. İsinde oldukca etik ve hassas bir psikologdur.
0
red g
(26.02.21)
Sorunuza tavsiye gibi bir şeyle karşılık vereyim: Asena İrem Ulusu diye bir psikolog takibimde. Kendisine çift terapisine gitmeyi planlıyorduk, gidemeden ayrıldık asdfsdf neyse konu o değil. Gottman çift terapisi sertifikasına sahip olduğu için özellikle seçmiştim bu hanımefendiyi.
0
inawen
(26.02.21)
(3)

büyüdükten sonra alınan besinlere ne oluyor?

Tochinoshin
vücut gelişimini tamamlayana kadar mesela yediğimiz proteinlerle kas yapılıyor, kalsiyum kemiklere gidiyor yani baştan aşağı her bölgemiz büyüyüp gelişiyor. bu gelişme yirmili yaşlarda durduktan itibaren bu besinler nereye gidiyor?enerji veren besinler yağa dönüşüyor, proteinle varsa kaslardaki hasa
vücut gelişimini tamamlayana kadar mesela yediğimiz proteinlerle kas yapılıyor, kalsiyum kemiklere gidiyor yani baştan aşağı her bölgemiz büyüyüp gelişiyor. bu gelişme yirmili yaşlarda durduktan itibaren bu besinler nereye gidiyor?

enerji veren besinler yağa dönüşüyor, proteinle varsa kaslardaki hasar onarılıyor. kalsiyum gibi enerji vermeyen besinlere ne oluyor mesela?
0
Tochinoshin
(25.02.21)
vücuda giren her vitamin, mineral gerekli olduğu noktalara gidiyor. örneğin magnezyum eksikliği çekiyorsunuz ama kalsiyoumu yeteri kadar alıyorsunuz. bu magnezyum eksikliğiniz yüzünden vücudunuz kemiklerin sağlamlığı için gereken d vitamini ve kalsiyum emilini yeterince yapamıyor. böylece kemklerinizin yoğunluğu giderek azalıyor daha kırılgan hale geliyor. gelişim bitmiş olabilir ancak vücudun çökmemesi için her yediğiniz şey greekli yerlere parçalanıyor, emiliyor.
0
draconas
(25.02.21)
Yirmiye kadar: imalat,
Yirmiden sonra: bakım, onarım, tadilat
0
Mirket
(25.02.21)
Organlarımız çalışıyor ayrıca. Bütün gün hareketsiz yatsak gene de vücut belli bir kalori harcıyor vücuttaki işlemler için. Enerji veren besinler yağa dönüşüyor gibi bir durum yok yani temel olarak. En basit tabirle, aldığımız kalorilerden yakamadıklarımız yağa dönüşüyor denebilir.
0
inawen
(25.02.21)
(6)

Kremalı tavuk buzdolabına koyulur mu?

arıkuşu
Ertesi gün yenir mi? Hadi yendi diyelim tadı kötü olur mu?
Ertesi gün yenir mi? Hadi yendi diyelim tadı kötü olur mu?
0
arıkuşu
(20.02.21)
1 günde bişey olmaz
0
nahtoderfahrung
(20.02.21)
Bir günde bişey olmaz +1

Biraz sütle ısıtırsanız daha iyi olur tadı ve kıvamı.
0
inawen
(20.02.21)
inawen +1
0
blatta hiberna
(20.02.21)
ilk defa bir tavuk sorusuna herkesin "üç kuruşluk şey için riske değmez, at gitsin" demek yerine "bir şey olmaz" dediğini gördüm, bu duyuru'da bir devrim!!!11

hiçbir şey olmaz. ertesi gün de yenir, sonraki güne kalıyorsa yine yenir. tadına da bir şey olmaz.
0
kibritsuyu
(20.02.21)
üç kuruşluk şey için riske değmez, at gitsin
0
istanbul beyefendisi
(20.02.21)
buzdolabında saklansa bişi olmaz ama şahsen ben pişip ertesi güne kalmış tavuklarda tuhaf bir koku hissediyorum hep
0
iwillsee
(21.02.21)
(13)

Slav kızlarla evlenilir mi?

ir mania
Yüzü ve huyu güzel türk kızı bulmanın zor olduğunu düşünüyorum. Rusya veya ukraynadan bir kızı evlenmeye ikna edebilir miyim. Sadık olur diyorlar Turkiyeden evlenen çokmus. Bende ingilzice var nasıl tanışabilirim internetten böyle kızlarla var mi bi tavsiyeniz?
Yüzü ve huyu güzel türk kızı bulmanın zor olduğunu düşünüyorum. Rusya veya ukraynadan bir kızı evlenmeye ikna edebilir miyim. Sadık olur diyorlar Turkiyeden evlenen çokmus. Bende ingilzice var nasıl tanışabilirim internetten böyle kızlarla var mi bi tavsiyeniz?
0
ir mania
(19.02.21)
2 arkadaşım var, biri Rus biri Ukrayna'lı ile evli. Her şey güzel gidiyor söylediklerine göre, epey güzel anlaşıyorlar hanımları ile. Biri Facebook üzerinden tanıştı diğeri de çalıştığı mekan vesilesiyle. Nasıl tanışılır konusunda cahilim, bir şey diyemeyeceğim ancak arkadaşlık siteleri üzerinden şansınızı denemenizi önermem. Belki ortak arkadaş varsa onun vasıtası ile Instagram gibi sitelerden vs. bir şeyler denenebilir. Azeri bir hanımla evli dostum da var bu arada, o da muazzam memnun hanımından. İlla ki şans faktörü de lâzım bu işlerde.
0
krang
(19.02.21)
Bizim eski is yerindeki arkadaslar tinder premium alip konumu ukrayna yapiyorlardi. Birkac ayda bir ukrayna yapip donuyorlardi. Sadik olurlar vs konularinda genelleme yapilmamasini oneririm hic bir millete. Normal bir kisi ile nasil evlenilecekse onlarla da oyle evlenilir, kasa goze bakarak evlenme olmaz.

"Evlenilecek slav ariyorum" diyerek bulunmaz sanirim, biraz sans. En yakin arkadaslarimdan biri swarm'da tanisip evlendi, tanistiklari zamani bilmesem inanmam.
0
fakyoras
(19.02.21)
Tüm Slavlar sadık olabilir mi allah aşkına asfasfa. Her milletin iyisi kötüsü var, bizim bi yakını dolandırıp kaçtı mesela Rus bi genç kız.
0
inawen
(19.02.21)
türk kızının kıymetini bilin +1
0
rain when i die
(19.02.21)
eve kedi mi alıyorsun ya, bu nasıl bir tavır? sen evlendiğin insanla hayatını paylaşmayacak mısın, belki birlikte çocuk falan yapmayacak mısınız? olaya bakış açın bu mu yani "türkiye'de yüzü ve huyu güzel türk kızı yok, hmmm o zaman rusya'dan kız bakayım"? elma mı seçiyoruz pazardan? evlenmeye ikna etmek ne demek? karşılıklı sevgi, saygı veya hiç değilse benzer bir yaşam tarzı & fikir birliği falan beklemiyor musun? "sadık olur diyorlar" ne ya jdfdjfdk okudukça deliriyorum.

evleneceği insana böyle muamele eden birinin huyu güzel bir insanla karşılaşma ihtimali yok bence, öncelikle bakış açını değiştirmeni tavsiye ederim. eğer kendini kandırmak istiyorsan, cebinde paran varsa "sadık rus" çok bulursun. sana seks de verirler, yemek de yaparlar, kocişim cicim diye takılırlar onlara para verdiğin sürece. ha ama canları sıkılırsa veya paran biterse durum sıkıntılı. bu kafayla rusun "huyu güzel" olanı bakmaz sana. çünkü düşünce tarzın acayip çirkin. herhangi bir ülkenin iyi niyetli, düzgün bir vatandaşı kendisine meta gözüyle bakan, "herhangi bir kadın" olarak değerlendiren adamla birlikte olmak istemez.

bunu slav kızlarına çamur atmak için yazmadım bu arada, benim kız arkadaşım slav ama kendisine böyle saçma bir tavırla yanaşsaydım muhtemelen yüzüme bile bakmazdı. köpek cinsi değil bu, "türkler kaka slavlar sadık" şeklinde bir yaklaşımla evlilik arayışına girilmez.
0
der meister
(19.02.21)
Seneler once bir arkadasla bulustuk, baktim arabada bir katalog var.
Aldim baktim, rus hatun katalogu. CVleri kuse kagida basmislar, kitapcik yapmislar. Hepsi okumus etmis tipler, turkiye'ye gelip yerlesmek istiyorlar.
Bu ne olm dedim, ayni hatunu burada bulmak istesek Acun olmamiz lazim, bunlar dusuk maliyetli alternatif dedi. Eleman gonul eglendirmek icin degil, ciddi ciddi evlenmek icin hatun ariyordu.

Neyse, bildigim kadariyla bir iki hatun geldi gitti, sonunda biriyle evlendi eleman, su anda iki tane evladi var, halinden memnun gibi.

Ozetle, o katalogdan bul bir tane :)
0
cooperr
(19.02.21)
Abi benim okulum falan var, evlilikten falan çok uzağım ama evliliğe bir gereklilik gibi bakıyorsun sanki. İkna etmek?
0
karahan01
(20.02.21)
Edersiniz. Su an hepsi beklemede. Bagliyorum hemen bir tanesini.
0
buf-e kür
(20.02.21)
Öncelikle der meister+1
Rus kız arkadaşa sahip birisi olarak her ülkede olduğu gibi yabancı erkeklere bir ilgi var. Bu yadsınamaz fakat ikna ile olabilecek bir şey değil bu. Tanışıp ettiniz eyvallah da hayat standartlarınızı eşleştiremezseniz işin oluru yok. Aldatılma işi ise karşıdaki kişinin karakteriyle ilgili.
Bu arada türkiyedeki yüzü ve huyu güzel kadınlar da erkekler gibi azlar, bu yüzden zor. O konuda yapacak bir şey yok, coğrafya kaderdir.
0
filipis
(20.02.21)
Uzun yıllar doğu Avrupa'da yaşadım. Aradığın her neyse (eğlenceli bir kızla takılma, tek gecelik ilişki, huzurlu evlilik) bulmak için Türkiye'de 100 uğraşıyorsan orda 1 uğraşırsın. Yalnız sakın ha kızı Türkiye'ye getirme sen oraya yerleş. Türkiye'de erkeklerden gördüğü ölçüsüz ilgiyle kızın dengesi bozulacak zamanla. Yalnız sen de şımarma orda. Türkiye'de aylarca peşinde koşsan belki bir şey yapacağın kızların daha güzellerinin kendi asıldığı olur orda. Türk, Rus evlilikleri genelde bundan patlar zaten. Rusya'ya yerleşseler bizimki Rus erkeğine evriliyor, yenisini kolay bulduğu için kıza değer vermiyor; Türkiye'ye yerleşseler kız şımarıyor, Türk kızına dönüşüyor, bıkıp kaçtığın şeyle karşı karşıya kalıyorsun yine.
0
rldofiui
(21.02.21)
slav kızlarla ilgili yazılması gerekenler uzun uzun yazılmış, şu anki türk kızlarına baktığımızda ki altın değerinde olanlar gerçekten var ancak ben genel olarak konuşuyorum, çok daha ileriler. bu konuyu uzatmadan söylenmesi gereken bir şeyi söylemek istiyorum:
denildiğine göre bunlarla evli veya birlikteyseniz gerçekten göklerde yaşıyorsunuz her anlamda. ancak bu süreç, sizin artık bir ekonomik gelecek potansiyeli taşımadığınız anlaşıldığı saniye bitiyor. örneğin babadan güzel şirket kalmıştır, siz de hödüğün tekisinizdir (yani o şirket batsa falan tekrar oluşturamayacak biri), veya bir şekilde eliniz kolunuz bağlanmıştır, saniyesinde sessizce giderler.
0
ckisc
(25.02.21)
neden evlenilmesin?
son 4 sevgilisi slav olan biri olarak diyebilirim ki, fevkalade evlenilir en azından tabuların olmadığı her şeyi paylaşabildiğin bir partnerin olur.
0
coksorumvarhiccevapyok
(25.02.21)
Birinin sizi göklere çıkaracağını ya da mutlu edeceğini düşünüyorsanız bence hayata ve ilişkilere bakış açınızı bir gözden geçirin. Rus kadınları yemek yapmayı bilmez. Temizlik ve ev düzenleri bize göre çok farklıdır. Sosyal ilişkileri de çok farklı. Ben uyum sağlayamadım. Uzaktan iyi gibi gelen ilişkiler, tahmin ettiğin gibi yürüyor olmayabilir. Bol şans
0
Frederick Co
(26.02.21)
(2)

Bu çayı nerden bulabilirim

intern in the house
Gecen hafta yurt dişinda yaşayan biri verdi çok hoşuma gitti aradım bulamadım https://ahmadteausa.com/products/strawberry-sensation
Gecen hafta yurt dişinda yaşayan biri verdi çok hoşuma gitti aradım bulamadım


ahmadteausa.com
0
intern in the house
(18.02.21)
www.n11.com

n11 hepsiburada gibi yerler satıyor belki şansa bulursun ama bakmışsındır zaten.
0
killerbee
(18.02.21)
Kendiniz sallamasyon bi karışım deneyebilirsiniz belki. Çilek aroması ve kurutulmuş çilek alıp çeşitli oranlarda karışımlar denersiniz mesela. Ama bence freeze dried almayın, suyla birleşince çok yumuşak olur. Eski tip kurutulmuş alın derim.
0
inawen
(18.02.21)
(8)

Votka az kalorili neyle içilir?

turkce konusan uzayli
kola dışında az kalorili neyle içilebilir?
kola dışında az kalorili neyle içilebilir?
0
turkce konusan uzayli
(17.02.21)
Cola Zero
0
Mirket
(17.02.21)
limon suyu
0
michael_knight
(17.02.21)
- Kalorisiz uludağ tonik
- Kalorisiz uludağ gazoz + limon
0
helena
(17.02.21)
Votka'nın kendisi zaten oldukça kalorili, onu kalorisiz bir içecek ile içmek ne kadar anlamlı olur bilemiyorum. Bence nasıl seviyorsanız öyle için gitsin, yoksa hem kalori hem de yağ bağlayıcılığı nedeni ile neyle içtiğiniz kalori bakımından çok da fark yaratmayacaktır.
0
cursor
(17.02.21)
@cursor, Alkol yüksek kalorili olmasına rağmen ne protein ne karb ne başka bir şey vücut için zehir o yüzden hemen sindiriyor ama onu sindirirken başka şeyleri sindiremiyor bu yüzden alkolle kalorili hiçbir şey yenmez, içilmez. Uzun süre kalori saydım alkolü hiç yazmadım ve hiç etkilemedi hesabımı ve içiciyim yani az içmiyorum. Ama tesekkur ederim cevabiniz için.
0
🌸turkce konusan uzayli
(17.02.21)
Maden suyu+limon suyu+sıvı stevia
0
inawen
(17.02.21)
light ice tea

sade soda + taze limon suyu

tonik + taze limon suyu
0
fezagezgini_4
(17.02.21)
soda ve limon versiyonu oldukça yaygındır aslında.
0
bohr atom modeli
(17.02.21)
(17)

Ayrıldığınız iş yerinde ayrıldıktan sonra sizi dertlere sokan şey ne oldu?

mucoaga
Benimki: Bu böyle yapılmaz bunun doğrusu budur diye diye 1.5 sene tek kişi olarak departmanı yürüttüğüm yerde, ben ayrıldıktan sonra yerime aldıkları adamın benden 2.500 TL fazla alıyor olması o kişinin hiç bir şey bilmediğinden sürekli beni arayıp şunu bilmiyorum bunu bilmiyorum diye sorması, 153.0
Benimki:

Bu böyle yapılmaz bunun doğrusu budur diye diye 1.5 sene tek kişi olarak departmanı yürüttüğüm yerde, ben ayrıldıktan sonra yerime aldıkları adamın benden 2.500 TL fazla alıyor olması o kişinin hiç bir şey bilmediğinden sürekli beni arayıp şunu bilmiyorum bunu bilmiyorum diye sorması, 153.000 $ lık yeni cihazlarla çalışacak olması, +3 kişinin daha departman için alınacak olması idi.

Şu an beni arıyorlar ve dediğim her şeyi yapıyorlar. O da çok garip.

NOT: Bilmediğini biliyor ve öğrenmeye çalışıyor olması güzel; oraya girerken adama söylemediler çünkü şu da var bunu da yapacaksın diye. Tribim ona değil; bir değer olan işçisini kaybeden çalıştığım eski iş yerinedir.
0
mucoaga
(10.02.21)
sen niye yardım ediyosun ki?
0
jelly bear
(10.02.21)
çok normal bir şey bu, genelde zaten tam olarak böyle olur :) kafaya takmayıp yoluna bakacaksın.
0
roket adam
(10.02.21)
yogunum diyeceksin, bakariz diyeceksin, minimum 4-5 saat sonra donus yapacaksin mesajlara cagrilara
0
neverletyougodown
(10.02.21)
Sen de başkasının yerini dolduruyorsundur şuan bilemezsin. yeni gelene çemkirmenin, sinir olmanın bir anlamı yok. işlerin idare etmenin sorumluluğu da o iş yerinin yöneticilerinde ararlarsa daha fazla yardımcı olamayacağım, beklediğimden uzun sürdü bu süreç ve benim yeni işime engel olmaya başladı falan diyip kırmadan kopar bağlarını bence.
0
erty_ksk
(10.02.21)
cevap vermek zorunda mısınız?
0
co2s2
(10.02.21)
Siz neden “yardım” ediyorsunuz? Burası anlaşılmıyor.
0
rewlack
(10.02.21)
sizin yerinizde olsam konuyu yeni gelen kişiye detay vermeden anlatırım. sorunun onunla ilgili olmadığına, şirketin izlediği yol yüzünden daha fazla yardımcı olamayacağımı söylerim. ayrıca siz de yeni bir işe girmiş olabilirsiniz, onlar için mesai harcamanız yeni iş yeriniz açısından da doğru olmazdı.
0
nalmes
(10.02.21)
Senin gibiler olmasa patronlar nasil 150bin dolarlik makine alacak. Helal olsun koca yurekli adam ver bilgini bedavaya. Sakin fatura falan kesme boyle devam et.

Ilerde ah bizim bir keriz uzmanimiz vardi isten cikti ama hep yardim etti diyerek anacaklar.
Zaten hayatta onemli olan boyle anilmak degil midir.

Belki karmalar birikir ve birgun sana da 2500 tl fazla verirler ;) belki de vermezler. Karma bu garantisi yok tabi.
0
divit
(10.02.21)
bi iş arkadaşım emekli oldu. ihtiyaç durumunda arıyoruz, danışmanlık adı altında bize fatura kesiyor.
0
sttc
(10.02.21)
Ben işten çıkartıldığımı öğrendiğimde masaüstünü komple boşalttım, tüm programları sildim, dilekçe örneği arşivimi yok ettim. Belki yedekleri vardır biyerlerde bilmiyorum ama yeni gelen tecrübesiz biriydi, zengin bir kocası var çevresi işimize yarar diyerek almışlardı onu. Kadın bilgisizdi evet bu onun kabahati değildi uzak kalmıştı, sonrasında beni asla yardım için aramadılar ama müvekkiller aradığında hiçbir dosya hakkında bilgisi olmayan asıl büyük patronun numarasını attım hepsine :) mesela sabah 9 duruşması, 8:30’da telefonum çalıyor “neredesiniz avukat hanım?” karşı tarafın avukatı arıyor. Hemen büyük patronun numarasını atıyorum o ilgilenecek diye, muhtemelen totosunda sinekler uçarak uyuyor o saatte ama telefon rahatını bozuyor falan :)

Haksız yere çıkarıldıysam bitimi bile kıpırdatmam onlar için.
0
megalomaniac
(10.02.21)
çok güvendiğim, sürekli dayanışma halinde çalıştığım iş arkadaşımın işyerindeki ilişkim olan/olmayan her kadına tacize varan yürüyüşler gerçekleştirdiğini öğrenmiştim. dahası işyeri beni geri çağırmak istediğinde buna engel olduğunu bile duydum.
0
sinek kral
(10.02.21)
6 sene sonunda alakasız biriyle nikahlanıp tazminatımı alıp da çıksaydım keşke diyorum. Şirket zaten beterin beteri olsun.

Ama sen neden bir başkasına "valla bak bu çocuk hızlıca işi çözdü, mucoaga'nın yokluğunu hiç aratmıyo aferin kerataya" denmesine destek oluyosun ki?
0
lcha
(10.02.21)
Danışmanlık ücreti isteyin.
0
inawen
(10.02.21)
Cidden ilginç. Herkes demiş ama ben de tekrarlayayım, danışmanlık ücreti isteyeceksiniz. Bunu peşin peşin belirttikten sonra da telefon konuşmaları vs. süresini not alacaksınız.

Genelde yarım saatlik veya yarım saatlik yapılıyor.

5dk bir şey mi anlattınız? yarım saatlik fatura kesilir vs.
0
aguen
(10.02.21)
Genjler selamlar sevgiler. 3 yorum harici bana yürünmüş; konu anlaşılmamış herhalde. Benim oradaki sorum " ben ne yapmalıyım?" değil benim oradaki sorum "Ayrıldığınız iş yerinde ayrıldıktan sonra sizi dertlere sokan şey ne oldu?" idi.
0
🌸mucoaga
(24.02.21)
kavgali sekilde ayrildigim bi firma benden sonra batti. keske daha once ayrilsaymisim lanet olasica tatli su pokemonlari
0
turbo sadık
(24.02.21)
ben de istifa ettim, gün sayıyorum. benden sonra yaşanabilecek problemler:

vizyonsuz yöneticim iş devrettirmek yerine hala amelasyon yaptırdığı için, ilgili işin sırası geldiğinde yapacak kişi baya bir sövecek. umarım şahsıma sövmez. :D

aynı şekilde benim bitirdiğim herhangi bir iş için bir sıkıntı çıkarsa, içten içe "bakmamış" diyenler kesin olacaktır.

tazminatımı alıp gidiyorum, bununla ilgili de kesin gıybet döner.

ama ne olmayacağını çok iyi biliyorum; kimse dönüp de kendine bakmaz. bu ekipten 1 ay arayla insanlar gidiyor, kalanlar deli gibi iş arıyor, bunu düzeltelim demez.
0
piremses
(24.02.21)
(1)

Anahtar kolye yaptırabileceğim bir yer var mıdır?

dizicolleague
İnternette baktığım anahtar kolyeleri sevmedim. Tam isediğim gibi bir anahtar yaptırmam mümkün müdür? Böyle bir hizmet veren yer var mıdır?Yer: İstanbulYaptırılmak istenen: Resident Evil 2'deki heart key
İnternette baktığım anahtar kolyeleri sevmedim. Tam isediğim gibi bir anahtar yaptırmam mümkün müdür? Böyle bir hizmet veren yer var mıdır?
Yer: İstanbul
Yaptırılmak istenen: Resident Evil 2'deki heart key
0
dizicolleague
(04.02.21)
Bence en basitinden polimer kille yapılıp metal rengine boyanıp eskitme filan yapılabilir. Instagram'da polimer kille benzer şeyler yapan kişileri arayabilirsiniz belki. Diğer türlü metalle yapılabilmesi için önce mumdan oyulacak da, sonra döküm yapılacak da. Maliyetli ve uzun iş, kimse uğraşmaz sanırım tek bi tane anahtar için.
0
inawen
(05.02.21)
(7)

1 dal pırsasa

AlsterWasser
Pırasayı çok seviyorum. 1 dal sadece bir dal pırasam var :/1 dalın yetebileceği neler yapılabilir ?Direk anne usulü pırasa yemeği yapayım dedim ama 1 dal yetmez heralde ? Yeter mi?
Pırasayı çok seviyorum. 1 dal sadece bir dal pırasam var :/

1 dalın yetebileceği neler yapılabilir ?

Direk anne usulü pırasa yemeği yapayım dedim ama 1 dal yetmez heralde ? Yeter mi?
0
AlsterWasser
(03.02.21)
Evdeki diğer sebzelerle karıştırıp (havuç, patates, soğan gibi) çorba yapabilirsiniz
0
fotrsapka
(03.02.21)
Yemek için çok az. İnce ince doğrayıp yağda kavurup üzerine çırpılmış yumurtayla güzel omlet olur.
0
hayvanat
(03.02.21)
Soğanla kavur ye üzerine dilediğin baharatları serp, varsa lavaşa dürüm yap en basiti bu :)

Bu da ilerisi için belki ufkunu açar :)
youtu.be
0
freebird5406_2
(03.02.21)
İnce ince doğrayıp kavurun, biraz soya sosu. Hazır indomie noodle'lardan yapıp içine kavurduğunuz pırasayı karıştırın mhmmhıımh.
0
inawen
(03.02.21)
pırasalı omlet yanına da süzme yoğurt.
0
alperz
(03.02.21)
Ben pırasayı nohutlu yaparım.
0
SiyamkedisiZorro
(03.02.21)
Pırasalı börek yap
0
esinikaybetmiscorap.
(03.02.21)
(10)

Özel sektör zam oranı

meraklitursucu
Oranlarınız nasıl? Bizimki gibi hala belli olmayan var mı? Her gün açıklayacaklar diye bekliyoruz ama maaş günü belli olacak sanırım.
Oranlarınız nasıl? Bizimki gibi hala belli olmayan var mı? Her gün açıklayacaklar diye bekliyoruz ama maaş günü belli olacak sanırım.
0
meraklitursucu
(27.01.21)
İlk kez mi zam alacaksın?

Genelde hep maaş yattığında anlaşılır. Herkese aynı zam olmayacağı için ve gizliği korumak için açıklama yapılmıyor. Direkt zamlı maaş yatıyor. Bordroyu alınca anlıyorsun.

Bir de benim çalıştığım birkaç şirkette zamlı maaş Mart/Nisan gibi yatıyordu. Sonra o aya kadar olan zam farkı toplu yatırılıyordu.
0
himmet dayi
(27.01.21)
@himmet dayi niye genelleme yaptınız? Gayet de açıklanıyordu bizim. Sadece bu sefer uzadı süreç.
0
🌸meraklitursucu
(27.01.21)
Önce ortalama %17,6 olacak şekilde ayarlayın dediler. Öyle ayarladık, en yüksek %18,1 verdik. Sonra "şirketimizde ortalama %18,9 zam yapılmıştır" diye yazı çıktı. Böylece herkesi hayal kırıklığına uğratmış olduk ve ortalamanın altında zam almalarını açıklamak durumunda kaldık :/

Edit: bizde maaş yatmadan birkaç gün önce ortalama zam everyone mail ile ilan ediliyor. Yine maaş yatmadan zamlarını arkadaşlara söylüyoruz.
0
pati
(27.01.21)
%12-%14 arası
0
lcha
(27.01.21)
herkese enflasyon %14,6

Önceki çalıştığım şirketlerde maaştan önce zarflar dağıtılırdı zam oranları için, herkes ne alacağını bilirdi.
Şu an çalıştığım şirkette maaş yatınca görüyorsun ne alacağını, açıklama falan yok.
0
zikardo
(27.01.21)
@turşucu

duyuruda genelleme yapılamaz diye bir kural mı var? Ben kendi çalştığım yerlerde ve çevremdeki insanların çalıştığı şirketlerde 'genellikle' böyle olduğunu gördüm ve bu şekilde yorum yaptım. Bunda anormal ne var anlamadım.
0
himmet dayi
(27.01.21)
Bizimkini birkaç gün önce topluca açıkladılar. %22 yapılmış. Sodexo da 100 lira kadar artmış. Benim çevremde genelde ocak ayı sonuna doğru açıklamalar yapılıyor. Maaşı aldığı gibi öğrenen pek yok.
0
inawen
(27.01.21)
%0-22 arası olacak. Herkes maaş yatınca bilecek. Açıklanmıyor öncesinde.
0
nhtzmc
(27.01.21)
şirket ortalaması 15-20 civarı. ben 25 aldım.
0
reanarchy
(28.01.21)
%16.1 akmasada damlar.
0
prezarlatif
(28.01.21)
(5)

Ameliyat için veteriner seçimi

sumuklurakun
Dişi kedimi kısırlaştırmaya karar verdim. İki veterinerle görüştüm.1.siKızgınlığın geçmesine gerek yok hemen yapabiliriz dedi.Kediyi operasyon sonrası hemen teslim edecek. 10 gün dikiş kalacak. Sonra alınacak.2 günde bir 3x antibiyotik2.siKızgınlığın geçmesi için hormon hapı verdi. Bitince alacak.Ke
Dişi kedimi kısırlaştırmaya karar verdim. İki veterinerle görüştüm.

1.si
Kızgınlığın geçmesine gerek yok hemen yapabiliriz dedi.
Kediyi operasyon sonrası hemen teslim edecek.
10 gün dikiş kalacak. Sonra alınacak.
2 günde bir 3x antibiyotik

2.si
Kızgınlığın geçmesi için hormon hapı verdi. Bitince alacak.
Kediyi operasyon sonrası 7-8 saat gözlem altında tutacak.
Dikiş almaya gerek yok.
3 gün 3x antibiyotik.

Hangisine yaptırayım ?
0
sumuklurakun
(25.01.21)
kısırlaştırmanın özellikle kızgınlık geçirmeden yapılması gerektiğini söylüyor benim veterinerim. özellikle memede kist vs gibi şeylerin oluşma ihtimalinin az olduğunu söylüyorlar erken dönem kısırlaştırma ile.
0
ananotherlife
(25.01.21)
Kızginlik esnasinda ameliyat onerilmiyor genellikle. Benimki icin birkac doktorla konusmustum. Bekleyin bence. Ayrica hapa filan da yok, zaten kizgjnliktan cikacak, ciktigi gibi goturursunuz. Niye hormon dengesini bozasiniz, bos yere bobreklerini yorasiniz ki?
0
mor oje
(25.01.21)
İkisine de güvenemedim. Kediye hormon vermek isteyen doktora hiç güvenmem. Kızgınlıktayken yapanı da hiç duymamıştım.
0
inawen
(25.01.21)
bana da ikisi de makul gelmedi. veterinerlerle ilgili google, foursquare vs. yorumlarını da okuyun mutlaka. bu tarz ciddi müdahaleler için iyi klinik önemli.
0
snape i başından beri tanırım
(25.01.21)
1- Kızgınlığın geçmesini mutlaka bekleyin. Bölge aktif olduğu için kan damarları ve kan miktarı oldukça fazla olacaktır. İçerideki dokular gergin olacağı için içeri atılacak dikişlerin iyi tutmama, kayma riski var. Kızgınlıktan çıkınca.
2-hormon hapına gerek yok zaten çıkacak.
3- dikiş almaya gerek olmaması/olması çok fark edecek durum değil normalde ama yeni teknikler ve malzemeler düşünülünce özel bir durum yoksa eriyen iplik ilk tercihimdir.
4- ben post op bir müşadenin gerektiğini düşünen bir insanım. Evet hemen ardından eve gidebilir ama tüh dememek ya da allah korusun dememek için hiçbir hastayı operasyon sonrası hemen eve yollamam. hatta aşıdan sonra bile yollamam.
5- cevaplarda olduğu için biraz konuya açıklık getireyim. yapılan çalışmalarda kızgınlık göstermeden önce yapılan kısırlaştırma operasyonları sonrası meme tümörü riskinin 0'a çok yakın olduğu, kızgınlık geçirdikçe riskin arttığı ve yanlış hatırlamıyorsam 3 yaş sonrası yapılan kısırlaştırmaların riske belirgin bir etkisinin olmadığı gözlenmiş. o nedenle ne kadar erken o kadar iyi düşüncesi mevcut.

not: klinik hekimliği artık yapmıyorum. farklı bir kariyerdeyim.
0
unique hint kumasi
(25.01.21)
(12)

maltepe/findikli mahallesi hakkinda

pelovann
ne bilir ne dusunursunuz? sanirim bu hafta artik burda yasamaya baslayacagim. cok gommeyin ama ya:(
ne bilir ne dusunursunuz? sanirim bu hafta artik burda yasamaya baslayacagim. cok gommeyin ama ya:(
0
pelovann
(25.01.21)
mecbur değilsen, sokakta kalmayacaksan uzak dur.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(25.01.21)
oha neden
0
🌸pelovann
(25.01.21)
(bkz: fındıklı mahallesi) başlığı okumuşsunuzdur mutlaka.

uzun uzun yazacaktım ama vaktim yok, mecbur değilsen uzak dur ++
0
inheritance
(25.01.21)
Ulaşımı kolay , kirası ucuz , insanı eğitimsiz ama geçinelemeyecek gibi değil.
GüZel yer, biraz dişli birisi isen Anadolu yakasında yaşanabilecek f/p olarak en iyi mahalle.
3-4 haftaya benimde taşınmayı düşündüğüm bir dönem yaşadığım ve bir çok arkadaşımın yıllardır sorunsuz bir şekilde yaşadığı bir yer ayrıca.
Not:kadın değilsen
0
aids rakun
(25.01.21)
bostancı ya yakın olması münasebetiyle gayet iyi bir konumdadır diyebiliriz.
toplu ulaşım biraz sıkıntılı ama e5 e yakın bir yerlerde oturacaksanız oda önemli değil.
evden işe işten eve takılacaksanız olumlu-ama dışarı çıkayım kafe de oturayım.çiçek böcek insan göreyim diyorsan çok da tavsiy etmem.
0
jamswety
(25.01.21)
biraz da olsa pozitif yorum gormek rahatlatti... kadinim, home office calisiyorum zaten su sira. su an uskudar’in gobegindeyim de noluyo, bosuna 2000 basiyorum her ay, geregi yok. evin ici de iyi guzel, daha allahtan belami istemeyeyim bence ya
0
🌸pelovann
(25.01.21)
Ekşi'deki başlığı okuyup kendinizi korkutmayın. En yakın arkadaşlarımdan biri yıllardır orada oturuyor, çok şıkıdım, mini elbiseli filan biridir. Hiç sıkıntı yaşamadı ama oranın çarşısının yakınlarında oturuyor, belki alakalıdır. Yokuşları ölümcül bi de bence. Onun dışında yukarıdaki arkadaşın dediği gibi f/p oranı en yüksek yerlerden biri şu anda.

Ha bi de inanılmaz bir park sorunu var, insanlar neredeyse birbirini öldürecek park meselesi yüzünden. Arabanız varsa bu da aklınızda olsun.
0
inawen
(25.01.21)
merhaba, arabam yok, dümdüz toplu taşıma kullanıyorum, ben yavuz sokak tarafındayım, caddeye baya yakın. arkadaşınız neresinde acaba?
0
🌸pelovann
(25.01.21)
Sorunlu bir yer orası. Kültür ve eğitim seviyesi düşük bir yer biraz. Ama yaşadığınız apartman önemli derim. Ona göre değişiklik gösterecektir iyi mi kötü mü olacağı.
0
Cruyff
(25.01.21)
Fındıklı'da Yavuz Sokak bulamadı Google Maps, o yüzden bir şey diyemeyeceğim ama arkadaşım Hancığlu Caddesi üzerinde, muhtarlığa yakın oturuyor.
0
inawen
(25.01.21)
Orada oturan arkadaşım var. Sık sık giderdim İstanbul'dayken. Yokuşlu yolları bezdirir, onun dışında bir sıkıntısı yok. Tabiî ki bir Moda falan değil ama meselâ "gece dışarı çıkma tinerciler pıçaklar" vs. diye kötülenecek bir durumu da kesinlikle yok. Üsküdar'ın birçok yerinden de iyidir kültürel yapısı.
0
istambul
(25.01.21)
Kentsel dönüşümle birlikte eski muhafazakar ağırlığı kalmadı. Yeni yapılan binalardan birinde rahatlıkla oturursunuz. Gece sakindir ama öyle iti köpeği tinercisi yoktur, temiz mahalledir. Kadıköy'e Üsküdar'a gitmesi çok kolaydır.
0
dougsampson
(25.01.21)
(27)

Her şeye rağmen “gitmem” diyen var mı?

ms brownstone
Malum ülkedeki genç nüfusun belki de çok büyük bir çoğunluğu bir yolunu bulup gitmek istiyor ülkeden. Yani en azından benim sosyal medyada gördüğüm kadarıyla böyle. Merak ettiğim hala bu ülkede umudu olan, her şeye rağmen Türkiye’de yaşamaktan memnun olan insanlar var mı? Neden gitmek istemiyorlar,
Malum ülkedeki genç nüfusun belki de çok büyük bir çoğunluğu bir yolunu bulup gitmek istiyor ülkeden. Yani en azından benim sosyal medyada gördüğüm kadarıyla böyle. Merak ettiğim hala bu ülkede umudu olan, her şeye rağmen Türkiye’de yaşamaktan memnun olan insanlar var mı? Neden gitmek istemiyorlar, ne cazip geliyor onlara bu ülkede?

Gitmeyi düşünenlerin de cevaplarını bekliyorum nedenleriyle. Yani neden Türkiye’den gitmek istiyorsunuz ya da istemiyorsunuz? Yaş ve cinsiyet de belirtirseniz güzel olur.
0
ms brownstone
(24.01.21)
Baştan söyleyeyim belki imkanım olsa giderim , sonra ulaşamadığın ciğer mındar hesabı olmasın. Biraz da zora gelemeyen bir yapım var komfor bölgemden çok çıkmaya meyilim yok hele tek başıma. Ama hiç y.dışında yaşama hayali de kurmadım.

Onun dışında vatanı seviyorum, toplumun tarihini kültürünü samimiyetini. Dilimizi de çok seviyorum.

28 E

Edit: bu arada farklı yıllarda 1 ay İngiltere 2 ay da Almanya olmak üzere y.dışında kaldım.
0
fezagezgini_4
(24.01.21)
31 yaşındayım, 1 sene kadar yurtdışında yaşadım önceden, erasmus ve staj dolayısı ile. İş dolayısıyla sürekli yurtdışına gidiyorum, aşırı bir hevesim kalmadı yani bunun için. Çalıştığım iş dövizle kazanmanın mümkün olduğu bir sektör (bilişim sektörünün bi alt dalı), türkiye'de iyi para kazanınca bir avrupa ülkesinde yaşayamayacağın kadar lüks ve rahat bir hayat yaşayabiliyorsun. Zaten maddi olarak belli bi eşiği aştıktan sonra, duygusal faktörler devreye giriyor, rahatımı bırakıp başka ülkede göçmen olmanın dertleriyle uğraşmak istemiyorum, ailem burada, düzenim burada vs vs. Yani genel olarak gidişattan memnunum. Yurtdışında yaşadığım dönemde de insanların önyargısıyla uğraşmaktan, vizesi derdi gerginliğinden nefret etmiştim ki hiç ırkçılıkla karşılaşmadım ona rağmen böyle oldu. Göçmen olduğunda düşünmen gereken binlerce farklı konu olduğu için tüm potansiyelini tam olarak işine yansıtamıyorsun (mesela patrona karşı çıkman gereken bir durumda "lan neyse şimdi vizeyi tehlikeye atmayayım" deyip susuyorsun, ama o riski alabilen adamlar yükseliyor) Sessiz sakin bi hayat yaşıyorsun yani mecburen.

Şu anda yeni mezun olsaydım, ne bileyim ailemi bu kadar önemsemeseydim, en önemlisi de iyi para kazanabileceğim bir iş alanını keşfetmiş olmasaydım muhtemelen yurtdışına taşınmak isterdim. çünkü ortalama insana avrupa çok daha iyi bir hayat sunuyor, ama ortalama üstü olduğunuzda ciddi sınırlar var ne uzuyor ne kısalıyorsun. o sınırlar da türkiye'de yok. trilyoner de olabiliyorsun, sokakta da kalabiliyorsun.
0
roket adam
(24.01.21)
şimdi ben italya ve norveç gibi iki ülkeye gittim. en çok norveç'te kaldım.

öncelikle oraya gidince bi b.k olmuyor. sen orada immigrant sın. yani kendi ülkesinde barınma için yeterli yetenekleri olmayan buraya gelip kimsenin yapmak istemediği işleri yapan kişi.

ama CEO bile var diyenler var.

evet çünkü senin profilinde o firmaya kimse ceo olmak istemiyor. benim danışmanlık verdiğim firmada ceo türk'tü ve ağzına sıçıyordu tasarımcılar. çünkü tasarımcı ceo'ya git şunu al diyor ceo para yok diyor tasarımcı bana ne lan git para bul o zmn diyor.

böyle bir sistemde firma ceo bulamazken oradan immigrant ın biri çıkıp tüm stressi üzerine alıyor iş bitince türkiye'deki gibi ceo mu taktiri alıyor dersiniz? hayır tasarımcı.

dış ülkeye hangi şartlarda gidilir? örnek veriyorum ailen vardır çocuğunun eğitimi için gidilir. çocuğum dünya vatandaşı olsun diye gidilir. biz zaten çekirdek aile içerisinde yaşıyoruz ve öylede yaşayacağız 10-15 yıl dersen bu şekilde gidilir.

ama ben tek başıma norveç'e gidecem orada 20 yıl yaşarım diyorsan o biraz cahillik kusura bakma.

bence bir yere yerleşmeyi düşünmeden önce en az 3 hafta kalıp sosyal hayatına bakmak lazım. internetten 2 resim görüp tav oluyor insanlar ki cidden cahillik.
0
duyurukullanıcısı
(24.01.21)
36 yaşında bir erkeğim. burada faydadan ziyade pişmanlık kıyaslaması uygun olur. gidersem, kaldığımdan daha çok pişman olurum, gözüm arkada kalır çünkü.
0
uuth
(24.01.21)
Aslında ben gitmek isteseydim şimdiye kadar gitmeyi denemiş olurdum. Almanya'da çok akrabam var. Kalacak yer sorunum bir süre olmazdı. Euronun daha düşük olduğu zamanlarda Erasmus olsun, staj olsun gitme şansım olabilirdi. Üniversiteden sonra da olabilirdi. İlgimi çekmedi doğruyu söylemek gerekirse. Belki de konfor olarak işime gelmedi. Türkiye'den ne olursa olsun gideyim kafasında olmadım hiçbir zaman. Gelecekte gitmek istersem de gerçekten hayat kalitemi artıracak yerlere gitmek isterim. Mühendis olmama rağmen Almanya düşünmüyorum nedense. Ben gidecek olsam ABD, İngiltere, İspanya falan isterdim. Gitmek istememin nedeni de aslında doğal güzellik, güzel şehirler. 27E
0
dissendium
(24.01.21)
Sosyal ortam.

Iyi egitimli, iyi kariyerli ve en onemlisi de uyum/dil sorunu cekmeyecek iki cok yakin arkadasimi silah zoruyla dahi Almanya´ya yerlesmeye ikna edemiyorum. Ikisi de kadin, neredeyse 30 yasindalar.

Inanilmaz sosyal insanlar, buyuk sosyal cevrelere aidiyet hissetmedikce iyi hissetmiyorlar. Avrupa´da yasadilar ve buradaki insan iliskilerini tatmin edici bulmuyorlar.
0
buf-e kür
(24.01.21)
Guzel bir evde misafir olmaktansa, kendi evim her zaman daha cazip benim icin. Meslek, cv, dil itibariyle gitmek mumkundu ama daha mutlu olacagima inanmiyorum. Aile, sosyal yaşam, yabanci dilde yasam (bilsen bile yorucu oldugu kanaatindeyim, hastaneye gitsem doktoru tam anlarmiyim, mizaha ortak olabilir miyim vb.) gibi bircok faktoru var.
0
pofudukayi
(24.01.21)
Bence yaş ilerledikçe herkes gençler kadar kolay karar veremiyor bu konuda. Bana öyle oldu. Eskiden bunun hayaliyle yaşardım şu an biraz çekiniyorum. Bir kere aile ve dostlar kısmı büyük sıkıntı. Ama farklı da bir deneyim imkanım olsa gider denerdim de kalmak için de güçlü nedenler var. En iyi nedenlerimden birisi ben gittikten sonra burada kalan küçük aile üyelerimi bu kokuşmuş zihniyetin ortasına bırakmak olur.
0
Kediyi üzdün
(24.01.21)
Ben gitmek istemiyorum. Üniversitede hayaller kurardim herkes gibi ben de ama iş hayatına, hayata girdikçe o işin oyle olmadığını anladım.

İyi bir maaşla ordan daha kral yaşarsın burada. Ama stres öldürür. :)
0
westblack
(24.01.21)
Ben de bir yandan gitmek istiyor bir yandan da gidemiyorum. Açıkcası gitmek zorunda hissediyorum kendimi. Geçen sene gidebilirken erteledim covid vs. bahane oldu. Daha önce almanya'da yaşadım hem her şey o kadar güzel ama bir yandan da o kadar zordu ki. Bildiğim her şey burada sonuçta. Kaç yıllık dostluklar vs. Bir seyler değişecek gibi olsa hiç düşünmem burada kalırım ama her şey giderek kötüleşiyor o yüzden iki üç sene sonra tekrar gitme ihtimalim olacak ve kendimi buna zorlayacak gibi hissediyorum.
0
turkce konusan uzayli
(24.01.21)
istesem gidip ABD vatandaşı olabilirdim. Gitmedim.
Şimdiki mesleğimle de istesem gidebilirim. Öyle bir niyetim yok.

Muhalif faunusu içine kapılmazsanız o kadar da yaşanılmayacak ülke değil burası.
0
zoghurt
(24.01.21)
Gitmek isterim çünkü kaybedecek bir şeyim olduğunu düşünmüyorum, sıfırım zaten.

Türkiye'de krallar gibi yaşayacak bir gelirim yok ve olmayacak. İstediğim hayat standardını yakalayamayacağım. Üst düzey bir pozisyon ve maaşta değilim ve önümüzdeki 10-20 yıl da değişmeyecek.

Burada İstanbul'da rahatça yaşayıp üst düzey pozisyonu olan, kariyeri olan kişiyi anlarım, kaybedecek şeyleri vardır ve bunu korumak istiyordur ama sanırım yurtdışına yerleşmek isteyenlerin çoğunluğu benim gibi düşünüp kaybedecek çok şeyi olmayanlar.
Edit: ve tabii huzur ve sağlıklı bir zihniyetin içinde yaşama isteği. Türkiye'nin hala huzurla yaşanabilecek bir ülke olduğunu düşünürler fazla iyimser.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.21)
Yurtdışından teklifler gelmesine rağmen buradayım hala. 25/e.

Çünkü hayat standartlarım iyi. Avrupa'ya gitsem kiradan falan sonra elime daha az para geçecek. Burada işyerine metro ile 7dk'da gidebiliyorum; arkadaşlarım burada, çok batılı yetiştirilmeme rağmen burada olan kültür ayrılığının orada daha fazla olacağından eminim. "Ama sen hiç Türk'e benzemiyorsun." ırkçı kalıbını duymaktan bıktım.

Not düşeyim, ülke ve insanlarının çöp olduğu konusunda herkese katılıyorum. Sadece haber izleyip diğer insanların çektikleri yüzünden çıldırmazsam hayatım oldukça iyi burada.
0
aguen
(24.01.21)
gitmek isteyen arkadaslarim 3 tipte,
1. Tr'de is ortamindan, imkanlardan tatmin olmayanlar
2. Tr'de de bisey olmayan hayalci tipler
3. Parayla ilgili

Ben geri dönmek istiyorum cunku isimde uluslararasi oldum zaten, ama sosyal hayatta almanya'da irkcilik görmedigim halde kendimi iyi hissetmiyorum.
0
wishmaythşngs
(24.01.21)
Gitmek istemiyorum, Türkiye ve İstanbul benim için cazip. Özellikle Linkedin üzerinden çok sayıda görüşme teklifi gelmesine rağmen mülakat dahi yapmıyorum. (33/E)

"Neden gitmek istemiyorsunuz" sorusu bile üzücü. Ailem, arkadaşlarım burada. Yaşadığım şehri, bölgeyi ve memleketimi seviyorum. İş anlamında seçeneklerim fazla. Niye gideyim ki? Kendi adıma gitmek için bir nedenim yok. Sevmediğim tonla durum var ama bunlar ülkeyi terk etmemi gerektirmiyor. Çok mecbur kalmadıkça bir yere gitmem.

Bir süre Avrupa'da kaldım. Sanılanın aksine muhteşem maddi şartlar yok, örneğin deneyimli bir yazılım mühendisi ay sonunu getirecek kadar para kazanır. Konut sorunu, istediğin evi kiralayamama problemlerin var. Maaşına oranla kiralar çok çok yüksek. Lokal dili bilmeden istediğin tarzda iş bulman sıkıntı. İş sözleşmeleri süreli. Ne kadar eğitimli ve nitelikli iş yaparsan yap "yabancı"sın.
0
Lethe
(24.01.21)
her şeye rağmen gitmek istiyorum çünkü burada sıfırım. yani sevdiklerimden başka kaybedecek bir şeyim yok. 27E
0
nothing in my way
(24.01.21)
ben varım. istersem muhtemelen 2 ayda iş bulup giderim. cehalet, ekonomik sıkıntılar, hükümet hepsinin farkındayım; ama sırf politik sebeplerden bu ülkeden kaçmak bana doğru gelmiyor. daha az kazanıyorum, medeniyet ve eğitim yerlerde; ama ben kendime bakarım arkadaş. oturduğum yer medeni, arkadaşlarım medeni. bana karışmaya teşebbüs edenlere haddini bildirecek özgüven ve statüye sahip olduğum için burada avrupa standartlarında yaşıyorum. o yüzden gitmek istemiyorum.
0
dokunmakalbime
(24.01.21)
yaş: dinazor.
gençliğimde gitmek istemiştim aile izin + para vermedi + dili doğru konuşamamakta etkiliydi. (salaklık) yıllar içinde 15 e yakın ülke + şehir gördüm. gitmediğime pişmanlık duyarım hala.
sonra okul bitti TR ye göre iyi işlere girildi + evlilik + çoluk çocuk.
bu saatten sonra nereye gitçen?
ha bir de muhaliflik vardı. şu zamanlarda 3-4. sıralarda :-)
0
ankarakecisi
(24.01.21)
immigrant olmak istemiyorum. rahat ve konforlu olmayacaksa kendi ülkemde yaşamayı tercih ederim.
0
deartheodosia
(24.01.21)
Ülkemden gitmek istemedim hiçbir zaman. Ama son zamanlarda çok korkar oldum bir kadın olarak. Tek başıma eve çıkacaktım, devamlı erteliyorum sebepsizce çünkü her an birileri (sucu, kargocu, mahalledeki herhangi biri) tecavüz edip beni öldürebilir evimde ve yaptıkları da yanına kalır. Bunun farkındalığıyla yaşamak çok ağır ve travmatik bir şey. O yüzden düzgün ve yasaların uygulandığı bir ülkede yaşamak istiyorum artık.
0
inawen
(24.01.21)
32 erkek kişisi olarak;

Fırsatım olsa giderim. Pek bir ümidim kalmadı. Çevremin yüzde 95'i, çok bilmiş insanlardan oluşuyor.

Beni, burada bağlayan etken yok. Annem babamın bir beklentisi kalmamış zaten. Bakıma muhtaç değiller. Bir yeğenlerim var, özleyeceğim. Kuzenlerim evli. Onların kendi bir hayatı var, her ne kadar iletişim de olsam.

Arkadaşlarımın çoğu evlendi, zaten normalde de pek sık görüşemiyorduk. Bir gün ansızın gitsem, kimsenin hoşcakal başkan, seni özleyeceğiz diyeceğini sanmıyorum.

Ne kadar becerikli bir insanım muamma. Gittiğimde kıyafetlerin yıkanması, yemeğin yapılması ve yıkanması, bir ton şey var.
0
put it in your appropriate place
(24.01.21)
Gittim döndüm. Özlüyorum bazı şeyleri ama orda ölmeyi asla düşünemedim. Arkadaş edinmek, uyum sağlamak vs. hiç zor şeyler değil, yeter ki maddi tatminin olsun. Ama bir türlü olmayan şeyler var, sevdiklerinin hepsini oraya getiremezsin. Türkiye'ye her gelmende misafir gibi hissetmek de çok batıyor. Burda kimseye kendimi ispatlamak zorunda hissetmiyorum ama orda bu konu benim içimde geçmeyen bir huzursuzluğa dönüşmüştü.
Polis görünce ben neden tedirgin olayım ayol?! Polis kim? Üstümü bile arayamaz. Alışmışım bi kere...
30 K.
0
megalomaniac
(24.01.21)
ben gitmeyeceğim.
onlar gidecek!!
0
unabomber
(25.01.21)
Yurtdisini ben luks bir restauranta benzetiyorum. Mekan super, servis harika, tabak canak muhtesem, atmosfer vs ust seviye. Yemeginizi seciyorsunuz, geliyor, tabak cok guzel dosenmis, siz de kopek gibi acsiniz zaten, derken bir isirik aliyorsunuz ve tadinin bombok oldugunun farkina variyorsunuz.

20 senedir kuzey amerika'da yasayan ve hala 30lu yaslarda olan biri olarak yazilanlarin cogu dogru ve bunu insanlarin gorebilmesine sevindim.

Adamlar maraba ariyorlar, o yuzden beyaz yakaya ben cikin gelin demem. Topu diktiyseniz ve ozellikle mavi yaka iseniz, dilinizin falan olmasina gerek yok disarda sizi hayal edemeyeceginiz bir hayat bekliyor, bir yolunu bulun ve uzayin.

Ama konforunu bozmaya korkan beyaz yakaysaniz, akliniza ilk gelen sey ulan yemekleri kim yapacak camasirlari nasil yikiyacaz ise, yurt disi deneyimizin 1-2 haftalik turistik gezilerden ibaret ise ve iyi kotu bir isiniz, duzeniniz var ise, uzak durun.
0
cooperr
(25.01.21)
her seye ragmen gitmeme degil, her seye ragmen donerim'e odaklanin bence. once gidin sonra pisman olursaniz zaten istediginiz zaman donersiniz.
0
baldur2
(25.01.21)
Ya ben de gitmedim ama sürekli bunun muhasebesini yapıyorum, anlatayım:

Öncelikle @roket adam +1. Yani şu an EU ortalamasının üstünde bir maaş alıyorum ama kira, hizmet vs. resmen bedava burada. EU'ya taşınsam süper zarardayım.

Öte yandan insan ve gıda kalitesi yerlerde. Koca ülkede güzel kahve, güzel et, güzel peynir, hatta güzel ekmek bile bulmak ölüm. Güzel insan da bulmak zor, insanların çok büyük bir kısmı ciddi psikolojik rahatsızlığa sahip ve bu ekonomik sebeplerden çok kültürel nedenlere dayanıyor. Bunu arkadaşlıktan ziyade kadın-erkek ilişkileri üzerinden söylüyorum. Çok saçma kültürel kodlar var, beni darlıyor. İş dünyasındaki etik vs. konularına hiç girmiyorum.

Herhangi bir vatan sevgim yok. Arkadaş ortamım güzel ama dünyanın neresine gitsem 1-2 senede benzer bir ortamı kurarım muhtemelen, sosyal bir insanım. Hayat kalitesi vs para açısından bakınca da hayat kalitesi daha ağır basıyor.

Yine de EU'ya gitmem. Güzel maaşlı bir US işi bakıyorum, karantina vs. olayları geçince ufaktan başvurulara başlarım.

28 / E
0
plutongezegendegilmi
(25.01.21)
30-K

yurtdışında iş aramıyorum. ama güzel bir iş teklifi alsam giderim. gene de bir süre sonra dönerim herhalde. ya da bilmiyorum, oradaki tutunma, sosyal çevre edinme durumuma bağlı. özetle, "yeter ki yurtdışına bir kapağı atayım, ne iş olsa yaparım" kafasında değilim, oraya gidip sürünmek ya da zaman zaman ikinci vatandaş olarak görülmek istemem. güzel şartlar olmalı önce. çünkü şu anda da işim iyi, çevrem geniş ve TR standartlarının üzerinde yaşıyorum. kaldı ki lükse düşkünlüğüm de yok. kazandığım paradan bağımsız olarak çok az harcıyorum. para sıkıntısı çekmeyince türkiye çok güzel ülke. tatile gidilecek bir sürü yeri var. denizi, havası, doğası güzel. alışveriş, yeme içme ucuz. tiyatro, sinema, çok bilindikleri yanında çok alakasız spor aktiviteleri var ve bunlara çok rahat ulaşabiliyorum. yurtdışında ekstrem bir spor yapmak, bir hobi edinmek çok daha pahalı.

diğer yandan, bir sürü konser ve festival kaçırıyoruz burada. sonra, trafiğinden nefret ediyorum. ama ona da çok nadiren giriyorum aslında. bir de yozlaşmış ve yobaz bir kesim var tabi pek görmek istemediğim. ama onlarla muhattap olmayınca ve onların sayıca azınlıkta olduğu bir bölgede yaşayınca (kendi adıma konuşursam kadıköy) zaten fazla göze batmıyorlar.

bir kadın olarak sokakta tecavüz edilip öldürülürüm ve katillerim davulla zurnayla halay çeker korkum yok. bunlar oluyor malesef ama bana sanki benim başıma gelmezmiş gibi geliyor. bakalım hayırlısı. kaldı ki, bunlar oluyor diye ülkeden kaçmak bana göre değil. daha çok kalırım, daha çok karşılarında durmak isterim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(25.01.21)
(17)

Komşuluk ilişkileri. Ben mi abartıyorum?

signore
Annemle 16 dairelik bir apartmanda oturuyoruz, alt daireye Iraklı bir aile geldi geçen ay sanırım. Bizimkilerde ölüm yıldönümünde bir şey dağıtma geleneği var, annem de ay başında dedemin ölüm yıldönümü için tatlı dağıtırken onların evine gidiyor çay vs. içiyor epey de sıcak davranıyor. Bir çift ve
Annemle 16 dairelik bir apartmanda oturuyoruz, alt daireye Iraklı bir aile geldi geçen ay sanırım. Bizimkilerde ölüm yıldönümünde bir şey dağıtma geleneği var, annem de ay başında dedemin ölüm yıldönümü için tatlı dağıtırken onların evine gidiyor çay vs. içiyor epey de sıcak davranıyor. Bir çift ve bir tane de küçük çocukları var, kadın ingilizce tek bir kelime bile bilmiyor, adam çat pat ama annemden daha iyi biliyor yine de. Translate'ten falan anlaşıyorlar.

Annem ilk günlerde diyor işte çocuğa yazık hiç arkadaşı yok vs o yüzden sürekli ağlıyor. Çocuk da annemi seviyor arada bize geliyorlar oynamaya. Annem böyle ilk hafta yemek götürüyor, sıcak davranıyor, gidip çocukla oynuyor falan. Kadın da çocuğu getiriyor bazen annemle oynamak istiyor diye. Hatta demişler ki bize Türkçe öğretebilir misin günde 1 saat falan. Ben hiç gitmedim ama onlar geldiklerinde normal bir şekilde ağırladım, çocukla top oynadım, adamla ingilizce konuştuk ettik. Basit Türkçe cümleleri yazdım öğretmeye çalıştım.

Neyse adamla ben ingilizce anlaşırken annem kadınla zerre konuşamıyor, translate de kötü zaten. Baktım annem bir anda soğudu tamamen ayağını kesti. Geçen dedim istersen bir ara uğra ne zamandır gitmiyosun. Yok dedi istemiyorum, gelirlerse de "annem evde yok" dedirtecektim sana. Niye dedim, zaten anlaşamıyoruz dedi.

Bugün eve geldik 9'a doğru, 5 dk sonra kadınla çocuk geldi, sesi mi duydular neyse artık. Mecbur içeri davet ettim, annem de balkondaydı, hasta olduğumu söyle vs dedi. Translate'ten annem hasta, bugün erken yatar yazdım. Azcık çocukla oynadım. O ara annem mutfağa girdi salona 1 dk geldi sadece. Kim aradı bilmiyorum ama kadın o ara eşiyle konuştu sanırım ve kalkıp gittiler. Bu arada kadın translate'ten geçmiş olsun vs. bir şey yazmış anneme de gösterdi giderken.

Ben çok sinirlendim bu olaylara genel olarak. Dedim ki gidip aşırı sıcak davranıp insanlarda beklenti oluşturuyorsun sonra bir anda bıçak gibi ilişkini kesiyorsun böyle iş mi olur. Empati yapıyorum o insanların yerinde olsam ne yanlış yaptık diye düşünürdüm. Yani ben de yarım yamalak anlaştığımız insanlarla aşırı samimi olmak iki günde bir gidip gelmek istemiyorum elbette ama ilk başta niye o kadar yakınlık gösterip bir anda böyle tamamen ilişki kesmek istiyor aklım almıyor ve arada ben kalıyorum. Ben bugün onlar hemen kalkınca kendimi çok kötü hissettim. Yarın bir tatlı vs. alıp çaya gitmek istiyorum mesela. Yani aslında istemiyorum ama onlara iyi hissettirmek için bir şey yapmam gerektiğini hissediyorum. Bana kalsa komşuyla ne iyi ne kötü olmak gerekir, şimdi ben bir şey yapmazsam sanki kötü olurmuşuz gibi geliyor aşırı rahatsız hissediyorum kendimi bu konuda. Abartıyor muyum sizce? Ne yapmalı?
0
signore
(22.01.21)
Bu yazdıklarınız salgının hayatımızda olmadığı bir dönemde mi geçiyor? Yazdıklarınız bana çok garip geldi. Salgın zamanı komşuyla bu kadar içli dışlı olmak garip, yeni tanışılan insanlarla böyle içli dışlı olmakta garip. Salgın zamanını geçtim annem herhangi bir komşuyla böyle çat kapı evimize gelinecek şekilde yakınlık kursa ben rahatsız olurdum.

Anneniz belkide evine böyle çat kapı gelinmesinden rahatsız olmuştur, belki kendisi çok şey yapmıştır komşusundan karşılık alamamıştır rahatsız olmuştur. Niye böyle yeni tanışılan bi iki insan için annenize kızdığınızı anlamadım. Ne gerek var.
0
GoodMorningTeacher
(22.01.21)
@GoodMorningTeacher salgın dönemi de maske falan takıyor zaten. Benim kızdığım şey dil sorunu olduğu en baştan belliyken neden bu kadar yüz verdi. En başta zaten bu mesafeyi korumak gerekiyordu. Şimdi o mesafeyi kimseyi incitmeden olması gereken yere getirmek için kendimi yükümlü hissediyorum. Hiç yoktan başıma iş açıldı sanki.
0
🌸signore
(22.01.21)
Evet anneniz garip. Bu davranışı sık sık tekrarlıyorsa sıkıntı. Yalnız siz onun hatasını telafi etmek için istemediğiniz bir şey yapmayın,yani yine selaminizi verin isterseniz görüşün de sırf anneniz böyle davrandı diye istemediğiniz bir samimiyet kurmayın bence onların da zamanla ayakları kesilir yapacak bir şey yok.
0
red g
(22.01.21)
*annemizin davranışı garip demek istedim:)
0
red g
(22.01.21)
Ya siz (aile olarak) bu ıraklı komşuyu çok kafaya takmıyor musunuz? Diğer komşularla ilişkileriniz de böyle mi ? Yani ben olsam (tamamen kendi tercihim) genel olarak komşularla çok samimi olmazdım.
0
infernalcadre
(23.01.21)
anladigim kadariyla anan sicak davranmak isterken bu sicakligin cikar amacli kullanilmak istedigini dusunmus. bence hakli da. (turkce ogretme meselesi)
0
nibba
(23.01.21)
Size anlatamadığı bir şey görmüş, yaşamış vs. olabilir mi onlarla? Aklıma en mantıklı açıklama bu geliyor.

Eğer böyle bir şeyler olmamışsa, annenizin yaptığı hoş değil ama çok büyütecek bir şey de değil. Zamanla herkes unutur zaten. Boşverin.
0
inawen
(23.01.21)
normalde böyle tutarsız davranışları var mı? yoksa kesin bir şey olmuştur bence. sadece size söylemiyordur anneniz. ne yapmalı; nedenini sormalı, cevap tatmin etmezse bile merhaba merhaba, apartmanda hal hatır sormalı devam etmeli.
0
anarsika
(23.01.21)
Abartıyorsunuz haklısınız. Madem bu noktaya kadar gelindi bence haftada 2 kez falan görüşün. Muhtemelen kimseyle iletişim kuramıyorlardır. eğer öğrenmeye çalışıyorlarsa türkçe öğretmenizde çok güzel bir yaklaşım olmuş
0
rapisa
(23.01.21)
*abartmıyorsunuz yazacaktım.
0
rapisa
(23.01.21)
Benim annemde millete yuz verir sonra buluttan nem kapar.
Onlarin da cevresi olmadığı icin annen sıkılmış olabilir.
Bi yalan uydur annemin bulasici hastaligi cikti diye, sen de denk geldikce gorusursun, kotu bisey yapmadilarsa.
0
durgunfoton
(23.01.21)
ben de okurken annenizi rahatsız eden bir hadise olmuş diye düşündüm. direkt komşuların kendilerinden kaynaklı da olabilir, başka birinin yorumundan dolayı bir soğuma da olabilir.
0
evanka
(23.01.21)
çok haklısın. anne tutarsız davranmış. o insnalar açısından da üzücü bir durum.
0
alicandan
(23.01.21)
Bence annen komşuların bir hatasını görmüş söylemiyor size, bu pasif agresif hareketi ben de çok yaparım maalesef. Annen bu kadar soğuk yapıyorsa bir bildiği vardır, ama annene sor bakalım inatla neden böyle soğuk yaptığını, konu dil değil bence. Valla aklıma kaçakçılıktan uyuşturucudan Iraklı herifin annenize sarkma ihtimaline kadar her şey geldi, elin Iraklısını çok fazla dert ettiniz bence. Bu pandemi zamanında ne tatlı alıp ziyaret etmesi. Boş verin ayakları kesilsin sizden.
0
Hallegadola
(23.01.21)
ya bu işte bizim tipik türk özelliği,

ara değer yok ya hep ya hiç. ya çok sıcakkanlı ya çok soğuk.

o sebeple biz misafirperveriz çünkü yabancılar ilk geldiğinde soğuyacak kadar kalmıyorlar.

yabancılar ile iletişimde insanın 10 kere düşünmesi lazım çünkü özellikle eğitimsiz yerlerden gelen insanların istekleri bitmeyecek. çocuğu senin nüfusa yazdıralım a kadar gider o.

yapılan yanlış en azından belli bir ara ile uzaklaşma imkanı vermesi lazımdı.
0
duyurukullanıcısı
(23.01.21)
annen kadinin ya da ozellikle adamin bir hatasini gormus ve size soylemiyor elini ayagini da ondan cekiyor.
0
oscar
(23.01.21)
şimdi elin adamını tanımadan sapık ilan etmeyelim de :) olay o kadar büyük olmayabilir, kadının istekleri anneye fazla gelmeye başlamış olabilir, başka biri ırkçı bir yorum yapmıştır ondan etkilenmiş olabilir. pencereden birşey silkelemişlerdir, kapıya çöp koymuşlardır vesaire vesaire, komşuluk bu, başka herhangi bir komşuyla yaşanacak sıradan bir problem yaşanmış da olabilir.
dil bilmeden bir yerde tutunmaya çalışmak zor. ben de parkta ıraklı bir kadınla karşılaşmıştım. kızı 1.sınıfa gidiyordu. online derslerde okumayı öğrenememiş, komşularından başka öğretecek kimse yok. öğretmen sürekli aileyi suçluyor, çocuğu aşağılıyormuş. ders için aldıkları telefonda çocuk sürekli tiktok izliyormuş. kadının tek umudu kızının sınıfta kalması, seneye yüzyüze eğitimin başlaması ve o şekilde öğrenebilmesiydi. böyle durumlarda yardımcı olmak iyiliktir yani hemen ters tepki vermemek gerek. sınırlar dahilinde yardım edilebilir. bence sınırların aşıldığını hissedince açık açık söylemek gerek, farklı kültür sonuçta bize fazla gelen onlara normal gelebilir.
0
evanka
(23.01.21)
(2)

Anksiyete için hangi magnezyum glisinat kullanılmalı?

spartamed
Merhaba, maalesef anksiyeteden muzdarip biriyim. Magnezyum takviyesinin faydalı olacağını söylüyor çok kişi. Ben de almaya karar verdim ancak malat, taurat ve glisinat diye satılıyor, hangisini alsam bilemedim. Bir de günde kaç tablet kullanmalıyım? Kimi yerlede art arda 2 hap diye yazıyor. Teşekkür
Merhaba, maalesef anksiyeteden muzdarip biriyim. Magnezyum takviyesinin faydalı olacağını söylüyor çok kişi. Ben de almaya karar verdim ancak malat, taurat ve glisinat diye satılıyor, hangisini alsam bilemedim. Bir de günde kaç tablet kullanmalıyım? Kimi yerlede art arda 2 hap diye yazıyor. Teşekkürler.
0
spartamed
(18.01.21)
Kişisel deneyimim yok, ben de araştırmıştım bir ara. Anksiyete için en çok glisinat, oksit ve sitrat formları kullanılıyor anladığım kadarıyla. Ben olsam bu yazdığım sırayla hepsini birer kutu denerdim.

Örneğin glisinatı bir hafta kullandıktan sonra herhangi bir farklılık hissetmiyorsanız dozajını arttırarak devam edebilirsiniz. 250 mg gibi ortalama bi dozla başlayıp yavaş yavaş attırarak günlük 1000 mg'ye kadar çıkılabilir deniyor. Sindirim sisteminiz (mide, bağırsak, ishal) rahatsız olursa fazla gelmiştir demektir.

Bir de yatmadan bir süre önce almak daha faydalı okuduklarıma göre.

Doktor ya da eczacı değilim, ben araştırmalarıma dayanarak kendim bu şekilde kullanırdım sadece.
0
inawen
(18.01.21)
Bildiğim kadarıyla magnezyum eksikliğinden kaynaklı anksiyete bozukluğu olabilir fakat sizde eksik mi? Benimki düşük olduğu için dr magvital yazmıştı içerisinde 365 mg magnezyum iyonuna eşdeğer 670 mg magnezyum karbonat ve 342 mg
magnezyum oksit bulunuyor. Sanırım bunu kullanabilirsiniz.
0
rapisa
(19.01.21)
(11)

Masa başı işi olup da mutlu olan var mı?

Fiyu
Gerçekten merak ettiğim için soruyorum.İsterseniz mesleğinizi de belirtebilirsiniz.
Gerçekten merak ettiğim için soruyorum.İsterseniz mesleğinizi de belirtebilirsiniz.
0
Fiyu
(15.01.21)
dijital pazarlama müdürü & seviyorum
0
hlt1985
(15.01.21)
Önceden yazilimciydim ve evetbcok çok memnundum.
Şimdi bambaşka bir şirkette yöneticiyim ve çok daha heyecanlı ama stresli bunun yanında mutluyum bu yönden
0
kisa
(15.01.21)
officer degilim ama masa basiyim. daha once ogretmenlik yapmistim ve masa basina gecince inanilmaz bir rahatlama oldu saatlerce ders anlatmaktan ses yorgunlugu yanisira her hareketin, giyimin bile ogrencilere ornek olma potansiyeli oldugu icin hassas ve yorucuydu. masa basinin tatminlik icin soruyorsaniz tatmin etmiyo ama surekli gulumsemek zorunda da degilim sosyal bir isin zorluguyla kiyaslayinca masa basi daha cekilir cile
0
ala09
(16.01.21)
tuhaf geliyor, degil mi? bana da sabahtan akşama kadar bilgisayar ekranına bakarak calismak (ve haliyle hep oturmak) acayip zor, anlamsiz ve yipratici geliyor; ama sevenler var iste. tuhaf... istifa ettiğim işim masa başıydı (müfettişlik) ve çok mutsuzdum.
0
hazen
(16.01.21)
15 yıldır ofiste pc başındayım tabiki mutlu değilim. inşaat müh.

şantiyedekileri düşününce tamam onunda farklı artıları var ama ofis işi daha sürekli şantiyeye göre.

bilemiyorum altan kaderimizde bu varmış galiba. bazen çözüm düşünüyorum bulamıyorum. ömrümüz 4 duvar ve ekran arasında bitip yitip gidiyor. sistemin bir çarkı olmuşuz. çıkmak için sistemin komple bozulması lazım galiba. çıksak tek bir çark olarak ne yapacağımızı bilemez olmuşuz.
0
morcivert
(16.01.21)
yazilimciyim. gunde, 12-14 saatim bilgisayar basinda geciyor(8 saat mesai, sonrasi keyfi). cok mutluyum. insanlarin kaprisleriyle ugrasacagima koddaki buglarla ugrasmayi tercih ediyorum.
0
crucio
(16.01.21)
grafik tasarimciyim. meslegimi seviyorum.
0
batlegolas
(16.01.21)
12 senedir %70 masa basi %30 santiye seklinde gidiyor.
Mutlu degilim kesinlikle, santiyeci olmak istedim hep ama bazi yanlis kararlar verdim, batakliga saplandim, cikis yolu ariyorum.

Bir cilginlik yapasim var, istifayi basip gidip bir araba bayisinda calismak gibi..satis isine girmek istiyorum acaip bu aralar. Ya da emlakcilik falan da olabilir. Bir parazitlik yapasim var, hep benim kanimi emdiler biraz da ben emeyim istiyorum uleen.
0
cooperr
(16.01.21)
mutlu is cok az.
bir suru farkli iste calistim, gazetecilik disinda sevdigim bir is olmadi.
0
camussar
(16.01.21)
Redaktörüm. Mesai saatlerinde ve sık sık mesai sonrası saatlerde freelance işlerimi bilgisayar başında yapıyorum. Çok memnunum. İş hayatında insanlarla ne kadar az iletişime geçilirse o kadar iyi olduğunu düşünüyorum.
0
inawen
(16.01.21)
uzun süre (benim için uzundu yani) büyük ölçüde masa başı olan sivil toplum işi yaptım aşırı severek. şartlarım değişti ama hangi masanın başında kimlerle ne iş yaptığına bağlı sonuçta, masa orada etkisiz eleman :)
0
supercalifragilisticexpialidocious
(16.01.21)
(6)

Çevirmenlik yapmak

black mamba
Günümüzde sadece serbest çevirmenlik yaparak geçinmek mümkün mü? Eve kapanıp evrak, kitap çevirerek çalışan çevirmenler var mı? Yayınevleri çevirmenlere pekmfazla ödemiyordur diye düşünüyorum. Türkiye deki iş ortamını düşünürsek serbest çalışanların hakkı iyice yeniyordur. Önümüzdeki yıl mütercim te
Günümüzde sadece serbest çevirmenlik yaparak geçinmek mümkün mü? Eve kapanıp evrak, kitap çevirerek çalışan çevirmenler var mı? Yayınevleri çevirmenlere pekmfazla ödemiyordur diye düşünüyorum. Türkiye deki iş ortamını düşünürsek serbest çalışanların hakkı iyice yeniyordur.

Önümüzdeki yıl mütercim tercümanlık bölümüne mi girsem diyorum. Amaç sadece serbest çalışmak. Bir yerde maaşlı değil.

Bir de çevirmenliğin kaç yılı kaldı sizce? Google un normal çeviri algoritması vardı. New York timestan bir makale çevirttim mükemmele yakın çevirmişti. Bu alanda da kurulan startupları takip etmeye çalışıyorum. Baya iyi girişimler var.
0
black mamba
(15.01.21)
Simültane tercümanlar güzel paralar kazanıyorlar, bir de yeminli tercümanlık büroları.

Sizin de dediğiniz gibi kitap çevirmenliği yapanlar ancak karnını doyuracak kadar kazanıyor.
0
zikardo
(15.01.21)
Simultane çevirmenlik yapmayacaksanız o bölümü okumak kendinize yapacağınız en büyük kötülük olur. Ki simultane çevirmenlik ciddi yetenek, hafıza falan gerektiriyor. Onun dışında normal yazılı çevirmenlik çok iyi müşterileriniz, büyük iş hacmi, sürekli iş akışı olmadığı sürece çekilecek çile değil. Çünkü bunlar olmadığı müddetçe düzenli bir gelir oluşturamazsınız. Kazancınız asgari ücrete bile yaklaşmaz, hatta boş geçirdiğiniz aylar olur.

Zaten İngilizce cümle kurmayı yeni öğrenmiş tipler bile çevirmenim diye ortada dolaşıyor. Bu tipler piyasayı ciddi ölçüde öldürüyor, iş başkasına gitmesin diye ölü fiyatına çeviri yapıyorlar. Müşteri de çok kalite aramıyorsa onları seçiyor.

Bunlardan etkilenmemek için kendinize belli bir uzmanlık alanı seçmelisiniz. Mesela hukuk çevirisi, medikal çeviri, teknik çeviri gibi. Buna karar verirken tabi ilgi alanlarınızı, size uzak kalan alanları falan da dikkate almalısınız. Mesela ben hukuktan, finanstan zerre anlamam ve en cahil olduğum konulardan biridir. O yüzden bu alanlarda çeviri yapmak istemem. Belli alanda uzmanlaşınca iş almanız daha kolay olur. Ama uzmanlaşmak da epey zaman gerektiriyor.

Bir de dile olan hakimiyet var. Nasıl kullanıyorsunuz o da oldukça önemli. Mesela Türkçesi berbat olan "Senin Türkçe öğretmenin kim?" dediğimiz tiplerin çeviri yapması yasaklanmalı. Daha irdelenecek çok şey var ama aşağı yukarı bu şekilde.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(15.01.21)
dil ve trend onemli...
0
camussar
(15.01.21)
Her gün Google Çeviri kullanan biri olarak Google Çeviri sık sık hatalı çeviri veriyor diyebilirim. Örnek olarak bir yazıda crane kelimesi turna için kullanılmış ama Google Çeviri bunu vinç diye çeviriyor. Google Çeviri her zaman kontrol gerektiren bir sistem. O kontrolü yapabilmek için de belirli bir seviyede o dili bilmek gerekiyor. Mükemmele yakın olmasına daha zaman var. Bu arada amaç geçinmekse öğretmenlik daha iyi bir seçenek olabilir. Kaliteli çevirmenler her zaman kendine yer bulacaktır. Çünkü edebî eserlerin çevrilmesiyle bir haber yazısının çevrilmesi aynı iş değil. Harry Potter için yazarın ürettiği, sözlükte bulunmayan bir kelimeye Google Çeviri karşılık bulamaz.
0
dissendium
(15.01.21)
Türkiye'de yayıncılık sektörünü unutun önce. Komik komik paralar dönüyor. Türkiye'de çeviriden iyi para kazanabilmeniz için belli bir alanda uzman olmanız lazım. O da öyle ha deyince olan bir şey değil. Mesela farmakolojiye hakim bir çevirmen fena kazanmaz. Kısacası özelleşmek gerekli.

Yurtdışından bahsedersek, dolarla para kazanmak güzel tabii ama o da şans işi biraz. Netflix tarzı yerlere kapağı atabilseniz güzel kazanırsınız ancak sınavı zor, uzun süre haber alamıyorsunuz sonuçlarınızla ilgili vesaire. Sonrasında da çevirmen havuzundakilere değişik kriterlere göre iş dağıtıyorlar, düzenli iş gelir mi gelmez mi belirsiz.

Ama mezun olduktan sonra 5 sene dişinizi sıkıp akıllıca seçimler yaparsanız ve kendinizi belli alanlarda geliştirirseniz terminoloji olarak, şansın da yardımıyla güzel paralar kazanmanız mümkün teorik olarak.

Ama şu an çevirmenlerin çoğu işsiz ya da komik paralara çalışmak durumunda (tam zamanlı ya da freelance), o da bir gerçek.
0
inawen
(15.01.21)
Cevirmen arkadaslarim uzerinden konusuyorum

- Ya cok ozellesmis konularda calisiyorlar (Hukuk Tip vs...)
- Ya ailenin ana gelirini esleri/evebeynleri kazaniyor.
- Ya da surekli olarak mali acidan eksideler, borclari dag olmus durumda. (Ozellikle yayinevleri ile calisanlar)

Simultane tercuman arkadasim yok ondan bilgim de cok yok.
0
cleric
(15.01.21)
(7)

Bulunamayan malzeme

opitseri
Arkadaşlar ben aradığım şeyi bulamadim. Aramızda malzemeciler var ise muhtemelen onlar neyi nerede nasıl bulacağımı anlatabilirler. Aradığım şey kolayca eğilip bükülebilen ama istediğimiz zaman eğilip bükülebilen bir parça yani biraz kendimize doğru egdik diyelim öyle kalabilsin, formunu biz istediğ
Arkadaşlar ben aradığım şeyi bulamadim. Aramızda malzemeciler var ise muhtemelen onlar neyi nerede nasıl bulacağımı anlatabilirler. Aradığım şey kolayca eğilip bükülebilen ama istediğimiz zaman eğilip bükülebilen bir parça yani biraz kendimize doğru egdik diyelim öyle kalabilsin, formunu biz istediğimiz zaman değiştirelim.
0
opitseri
(07.01.21)
www.youtube.com

zaten olan bi malzemeyi daha da guvvattlandırma metodu ile kullanışlı bir hale sokuyor burada adem amca bi bakın tam anlamadım ne maksatla kullanacağınızı ama belki bi çare.


~kullanım alanınızdan bahsetmediğiniz sürece makul yanıt alma olasılığınız düşük ötesi
0
hedep
(07.01.21)
nerde kullanacağınızı yazsaydınız belki daha sağlıklı olurdu. ısıtarak kullanırım derseniz:

(bkz: kydex)
0
iddaaci
(07.01.21)
@hedep ürün güzel ama pek stabil değil ama biraz daha ayar sonrasi biraz daha stabil olan bir ürün lazım

@iddaaci yok hocam :)
0
🌸opitseri
(07.01.21)
malzemeciyim,

oyun hamuru :)

nerde kullanacağınızı niye yazmıyorsunuz :)
0
fezagezgini_4
(07.01.21)
@fezagezegeni devlet sırrı hocam o yüzden :). Çok önemli birşey değil ARGE yapiyorum.
0
🌸opitseri
(07.01.21)
Plastimake diye bişey var, ısınınca yumuşayıp şekil veriliyor. Soğuyunca sertleşiyor ama küçük ölçekli bişey tabii.
0
inawen
(08.01.21)
Hep aynı cevaplar gelmeye başladı . O yüzden bir açıklama şart oldu. Hocam hamur şeklinde birşey istemiyorum istediğim şey katı formu olan birşey olmalı zira üzerine masa adabte edicem
0
🌸opitseri
(08.01.21)
(4)

Çok ağlamak depresyon belirtisi mi

pikap
Epey bi zamandır resmen ağlama krizlerine giriyorum. Eskiden de tabii ki ağladığım olurdu ama gelip geçerdi bu seferki durum farkli. Moralimin bozuk olmadigini hissediyorum ama öyle bi şey oluyo ki hiç takmamam gereken bi seye alinip odama geçiyorum ve öyle bi ağlamaya başliyorum ki ağlarken bu sira
Epey bi zamandır resmen ağlama krizlerine giriyorum. Eskiden de tabii ki ağladığım olurdu ama gelip geçerdi bu seferki durum farkli. Moralimin bozuk olmadigini hissediyorum ama öyle bi şey oluyo ki hiç takmamam gereken bi seye alinip odama geçiyorum ve öyle bi ağlamaya başliyorum ki ağlarken bu siralar beni uzen beni bunaltan ne varsa aklima geliyo ve daha cok agliyorum. 3-5 dakikalik bi sey de degil. Dun mesela 3 saat surdu o aglama modum.

İki günde bir böyle şeyler yaşayınca garipsemeye başladım. Gariplikten ziyade rahatsız da oluyorum artık. İnsan ağlayınca rahatlar derler ama ben artık hem psikolojik olarak daha çok yoruluyorum hem de gözlerim mesela bugün çok ağridi. Uykusuzluk da çekiyorum.

İşin kotüsü bu kadar kolay ağlamaya alisinca duygularimi baska zaman kontrol edememekten korkmaya basladim. Biri bi sey dese demek direkt ağliycam. Tamam evde odama saklanip ağliyorum ama baska yerde zor bir durum olur.


Çok bunalimli, tahammül eşiğimin sıfira indiği, hiçbir şeye katlanamadığım bi dönemdeyim sanırım ama bu ağlama durumunu nasıl atlatıcam bilmiyorum. Dediğim gibi gayeylt normal mutluymusum gibi hissediyorum ama o aniden gelen ağlama krizlerine anlam veremiyorum. Nasil dolmuşsam artik. Ne yapmaliyim bilmiyorum.
0
pikap
(22.12.20)
Depresyona benziyor, iştahta değişme (yiyememe veya kendine hakim olamayarak çok yeme), zevk aldığın şeylerin sayısında veya aldığın zevkte azalma veya hayatındaki şeylere karşı anlamsızlık hissi, pek çok şeyin anlamsız gereksiz gelmesi vs varsa depresyon bu.

Kadın isen ve gebelik ihtimali varsa onu da bi değerlendirmek lazım tabii.
0
1bir1bir1
(22.12.20)
Depresyona benziyor ama daha çok ilgi açlığınızın size olan etkileri gibi görünüyor. İnsanlardan ilgi bekliyor olabilirsiniz. Psikiyatriste görünmeniz yerinde olacaktır.
0
pinekleyen
(22.12.20)
Hormonlarda bi sıkıntı olabilir mi acaba?
0
inawen
(22.12.20)
@inawen bilmiyorum. Bekliycem biraz daha devam ederse ya doktora ya psikoloğa bi yere gitmem gerekiyor sanirım.
0
🌸pikap
(22.12.20)
(8)

Bu mantar yenir mi?

bisorumolacaktı
İstiridye mantarı ama altları beyaz küf gibi bişey olmuş. Normal midir?Son kullanma tarihi 21 inde.Bir şey olur mu?
İstiridye mantarı ama altları beyaz küf gibi bişey olmuş. Normal midir?Son kullanma tarihi 21 inde.
Bir şey olur mu?
0
bisorumolacaktı
(17.12.20)
şüphe varsa yemeyin. ne gerek var?
0
co2s2
(17.12.20)
Ya çünkü çok aldım hep böyle çıkıyor. Artık atmak istemiyorum :D markası müpa bu arada paketli.
0
🌸bisorumolacaktı
(17.12.20)
Bana mantarın kendi dokusu geldi fotodan ama tam da anlaşılmıyor çok yakın çekim olduğu için.
0
inawen
(17.12.20)
Kendi dokusu değil tabaka gibi :/
0
🌸bisorumolacaktı
(17.12.20)
Yenir, istiridye mantarı oksijeni düşük ve yüksek nem ortamında tekrar bu şekilde büyür. Mantarın asil halı o, yediğimiz kısım meyve hali. Paketlendiginde hava ile temas olmadığı için mantar tekrar büyümeye başlıyor. Zararlı değil.
0
JohnOakley
(17.12.20)
Teşekkürler hocam boşuna yazık etmişiz öncekileri desene :(
0
🌸bisorumolacaktı
(17.12.20)
Bi kere benim de böyle olmuştu çok beklemediği halde, beklememiş olmasına güvenerek yedim. Bir şey olmamıştı. Size bir şey olursa sorumlu değilim :D
0
aseton
(17.12.20)
Teşekkürler içimi rahatlattınız agsgsg
0
🌸bisorumolacaktı
(17.12.20)
(14)

bir insanın şişman olması

Tochinoshin
bunun için "hastalığı olabilir durun hemen yargılamayın." deniyor da ne ki bu hastalık? harcadığın enerji, aldığından azsa kilo almaz mısın? hastalık nasıl etkiliyor termodinamiğin birinci yasasını?
bunun için "hastalığı olabilir durun hemen yargılamayın." deniyor da ne ki bu hastalık? harcadığın enerji, aldığından azsa kilo almaz mısın? hastalık nasıl etkiliyor termodinamiğin birinci yasasını?
0
Tochinoshin
(13.12.20)
insülin direnci
yeme bozukluğu (bağımlılığı)
0
deartheodosia
(13.12.20)
@dearth yazdıklarının tedavisi yok mu?
0
🌸Tochinoshin
(13.12.20)
Harcadığın enerji ihtiyacın olan enerji rölatif bir birimdir kesin doğruluğu yoktur, sen a b c değerlerine göre 3000 kalorilik bir diyet uygularsın ama tiroidlerin bozuksa bazal metabolizman yavaş çalışır sen 3000 kaloriye ihtiyaç duyduğunu zannedip ona göre beslenirken gerçekte 2000 kalorilik bir ihtiyacın olduğunu bilmezsen kilo alırsın. Temeli bu tip bazal metabolizma hızına etki eden sorunlar.
0
angelus
(13.12.20)
@angelus onu bir süre sonra anlayıp, yemeyi azaltıp kilo veremiyorlar mı? yazdıkların spor yapmaya da engel değil, spor neden yapmıyorlar da hastalığın arkasına sığınıp aynı kiloda kalıyorlar veya kilo almaya devam ediyorlar?
0
🌸Tochinoshin
(13.12.20)
Hormonal dengesizlikler ve genetik de etkili vücut tipinde. Bazı ilaçlar da iştah açıcı ya da ödem yapıcı etkide olabiliyor. Ayrıca geçmişte hem insülin direnci hem yeme bozukluğu olan bir insan olarak söylüyorum ikisinin de net tedavileri yok. Deneme yanılma yöntemiyle, çoğunlukla psikolojik tedavi gerektiren bir şey beslenme bozukluğundan iyileşmek. İnsülin direncim için tedavi bile önermedi kimse bana, sağlıklı beslen deyip gönderdiler. :D Sağlık sistemimiz ne konuda mükemmel ki şişmanlığa sebep olacak hastalıkları iyileştirmede mükemmel olsun?

Bir de ben "Hastalığı olabilir hemen yargılamayın." demeyi de yanlış buluyorum. Hastalığı olmayan, sadece yemek yemeyi sevdiği için şişman olan insanları yargılama hakkımız olduğu yanılgısı oluşturuyor. :) İsteyen istediği gibi görünür valla. Bir insan çıkıp yemek yemeyi zayıf görünmekten daha çok seviyorum derse bu konuda ne diyebiliriz ki?
0
love my way
(13.12.20)
Bunu aslında hayat siyah beyazmis gibi algilamamaniz için diyorlar.

Şişman diye neyini yargılayacaksiniz ki?
0
kisa
(13.12.20)
eklem hastalıkları harekete yani yeterli enerji harcamasına engel olabilir.
benzer biçimde iç organlarla ilgili rahatsızlıklar da metabolizma yavaşlığına, ve yeterli enerji harcamasına engel olabilir.
bağımlılıklar fizyolojik rahatsızlıklar kadar ciddi rahatsızlıklardır. bunlar da engel olabilir. "psikolojik, psikolojik.. kafaya takmiicaan"la olmuyor. mesela bi major depresyon hastasına veya okb'Liye veya konudan uzak olacak ama bi şizforene gidip, "psikolojik, geçer , tedavi ol kurtul" diyemiyorsak yeme bozukluğu olanlara da diyemiyoruz.
0
jimjim
(13.12.20)
Spor yaparak kilo veremezsin kilo alıp verme işi beslenme düzeniyle olan bir şey, spor yaparak kilo vermek temelde birbiriyle pek ilgisi olmayan bir konu. Ayrıca hipotiroidi rahatsızlığı olan birine nasıl spor yaptıracaksın o da ayrı bir konu. Onun dışında hormon üretme sistemin bozulmuşsa "ben şu kadar hormon salgılıyorum o yüzden şu kadar kalori alayım" diyemezsin onu belirleyen bir teknoloji henüz yok fakat bunları cidden anlayabilmek için insan metabolizmasının özellikle kimyasal işlerin nasıl çalıştığını çok iyi anlamak gerekir.
0
angelus
(13.12.20)
Bu arada şimdi aklıma geldi, ya depresyon? Beyin kimyası yataktan çıkıp duş alamayacak kadar bozulmuş insanlar spor yapıp sağlıklı da beslenemiyor haliyle.
0
love my way
(13.12.20)
Bir insan hiçbir bedensel sorunu olmasa da tamamen irade dışı bir şekilde şişman olabilir. Genlerindeki bir kodun çalışması buna sebep olabilir, epigenetik sebepler buna yol açmış olabilir, yaşanan bazı travmalar ona kilo aldırabilir. Her şey olabilir. Bir beden yağ depoluyorsa o bedenin sahibinün yaşadığı en az 1 sorun var demektir.

Doğuda kiloya "gam eti" derler. Gerçekten de gamdan kaynaklanan kilo vardır, çoktur. Tamamen iradi değildir yani bu kilo işi.
0
1bir1bir1
(13.12.20)
biyolojik rahatsızlıklar dışında direkt olarak yeme bozukluklarından birine sahip olabilir

örn: tıkınırcasına yeme bozukluğu
0
Coyote
(13.12.20)
Kortizon kullanıyorum şişman olmamak için delicesine çabalıyorum. Aylarca diyetisyene gittim bir gram veremedim.diyeceklerim bu kadar.
0
suicides underground
(14.12.20)
İrade ile kontrol edilebilse de bazı ilaçlar insanın iştahını ciddi derecede açıyor. Normalde 35-40 yaşına kadar hep zayıf olan insanlar dahi @suicides'ın dediği gibi kortizon gibi ilaçlar kullanmaya başlayınca inanılmaz kilo alabiliyorlar.
0
playing star again
(14.12.20)
Yeme bozuklukları hastalıktır, bu birincisi. Ve bunları düzeltmek oldukça zordur. Nüksetmesi oldukça kolaydır. Sizin "E neden o zaman spor yapıp diyet yapıp kilo vermiyolar ki çok saçma" deyip durduğunuz durumlarının çoğunu yeme bozuklukları oluşturuyor muhtemelen.

Bir başka şey mesela bağırsak florası olabilir. Bir insana kronik bir bağırsak hastalığı için başka birinden dışkı transferi yapıyorlar, o kişi bir süre sonra kilo almaya ve obeziteye doğru yol alıyor. Meğerse diğer kişi obezmiş. Bağırsak florasının olayı hala tam çözülebilmiş değil. Yemenin psikolojik altyapısı da. O yüzden bu işler öyle kalori altında kaldım, üstüne çıktım gibi basite indirgenebilecek şeyler değil.
0
inawen
(14.12.20)
(5)

Covid 19 belirtileri en erken ne zaman başlar

isveperver
bu virüs, gün içinde 4 - 5 saatlik zaman diliminde boğazda bir sızı ile ben burdayım der mi mesela?
bu virüs, gün içinde 4 - 5 saatlik zaman diliminde boğazda bir sızı ile ben burdayım der mi mesela?
0
isveperver
(08.12.20)
Virüsle temasa geçtikten en az 4-5 gün sonra ilk semptomlar gözükür deniyor.
0
inawen
(09.12.20)
Bu en az 5 gün söylemi nereden geliyor bilmiyorum, 4-5 gün genelde karşılaşılan ortalama bir değer, semptomların 2 ila 14 gün arasında ortaya çıktığı her yerde yazıyor zaten.
0
mikro patlama
(09.12.20)
benim bugüne kadar okuduğum anladığım , 4-5 saatte bir şey olmuyor.
0
co2s2
(09.12.20)
@mikro patlama

Dünya Sağlık Örgütü'nün açıklaması bu şekilde.
0
inawen
(09.12.20)
@inawen Dünya Sağlık örgütünün söylediğini söylüyorum zaten, 5 gün ortalama bir değer, en az değil. Zaman aralığı da 1 ila 14 gün arasında denilmiş (eskiden 2-14 idi).
Bu kaynak:
www.who.int

Bu da who sitesinde yazan:
The time from exposure to COVID-19 to the moment when symptoms begin is, on average, 5-6 days and can range from 1-14 days. This is why people who have been exposed to the virus are advised to remain at home and stay away from others, for 14 days, in order to prevent the spread of the virus, especially where testing is not easily available.
0
mikro patlama
(09.12.20)
(31)

Gitmeli miyim?

mezzosprite
Eşim benden 1500 km uzakta yaşıyor ve covid olmuş olabilir (temaslıyla temaslıydı). Baya hasta hissediyor kendini. Dün gece nefessiz kalmış ve öleceğini düşünmüş. Ateşi olmadığı İçin hastaneye gitmedi. Yalnız yaşıyor, ailesi de (benim kadar olmasa da) uzakta. Arkadaşları termometre ve ilaç götürdü a
Eşim benden 1500 km uzakta yaşıyor ve covid olmuş olabilir (temaslıyla temaslıydı). Baya hasta hissediyor kendini. Dün gece nefessiz kalmış ve öleceğini düşünmüş. Ateşi olmadığı İçin hastaneye gitmedi. Yalnız yaşıyor, ailesi de (benim kadar olmasa da) uzakta. Arkadaşları termometre ve ilaç götürdü ama yemeğini falan kendisi yapmak zorunda. Onunla ilgilenmek için yanına gitmeli miyim?

Risk grubunda değilim. Oraya gitmek işlerimi aksatır ama mahvetmez. Gitmeyerek kendimi berbat hissediyorum ve o da gitmeyişime çok bozuldu. Ama korkuyorum.
0
mezzosprite
(08.12.20)
risk grubunda değilseniz ve eşinizin izole olabileceği ayrı bir oda varsa; işinizi oradan da yapabiliyorsanız bence gidin. olay kötü günde de yanında olmak değil mi :/ (evli değilim). bilemedim, uzaktan konuşuyoruz burada. bence cevabı en iyi siz bilirsiniz.
0
nickie
(08.12.20)
nickie +1 ama şartlar önemli sizi ve sağlık durumunuzu bilemiyoruz
0
top_secret
(08.12.20)
Nein. Ne kadar ayrı oda da olsa, size de geçme ihtimali çok yüksek. Siz hasta olursanız da eminim kendisi daha çok üzülür, onun yüzünden olduğu için Bol bol teelfonla konuşun. Gece nefessiz kaldigınsa gorüntülü bir şekilde uzaktan yanında olun, arasin sizi. Telkin edin. Ama gitmeyin.
0
velvetmorning
(08.12.20)
Bunu soruyor olman bile garip bence. ben bulaşacak olsa bile giderdim.
0
catch the arrow
(08.12.20)
Hayır tabi ki. Sana da bulaşırsa ve sen ölürsen mesela o zaman eşini o vicdan azabından kim kurtaracak? Sen teklif etsen bile onun gelme sakın demesi lazım.

Şu bulaş işini allah rızası için ciddiye alınız. Evet sevdiklerimizden uzak kalmak, zor zamanlarında yanlarında olamamak kötü ama bu da olağanüstü bir durum. Herkesin kendi sağlığı söz konusu, herkesin görevi öncelikle kendisini korumak ve etrafı için risk yaratmamak. Her türlü giderim, ağzından bile öperim falan diyenleri anlayamıyorum.
0
buff
(08.12.20)
Çevremde 14-84 yaş aralığında 20’den fazla enfekte oldu. Kimsenin öldüğünü görmedim. Evet korkutucu olabilir ama abartmaya gerek yok. Her türlü giderim. Bana gelmeyen eşime de artık başka gözle bakardım. Hastalıkta sağlıktaydı hani?
0
catch the arrow
(08.12.20)
Durman hata.
Sen hasta olsan eşin 1500 km öteden çıkıp gelse sana moral vermez mi? Eğer hasta olmuşsa da bunu moralle yenebilirsiniz. ayrıca en başta "iyi günde kötü günde" diye söz vermediniz mi?
Sabah ilk iş yola çıkıyorsun.
0
etna
(08.12.20)
Ben giderdim. Gitmezsem içim hiç rahat etmez oldukça da huzursuz olurdum. Evet riskli evet bulaşıcı evet kimi insan rahat atlatabiliyor ancak güçten düşen ihtiyacini gideremeyecek kadar kötü olan da var. Eşiniz de nefessiz kaldığını söylemiş üstelik.
0
Amaranta ursula
(08.12.20)
Normal şartlarda sen gitmek istiyor olmalıydın o ise gelmenin riskli olacağını söyleyerek buna karşı çıkıyor olmalıydı. Burada durum tam tersi olmuş. Eşin bozulmuş, sen doğal olarak korkuyorsun. Bence topu eşine at, korktuğunu da söyle gerisini biraz da o düşünsün.
0
istege bagli sigortasiz
(08.12.20)
sormanız bile tuhaf, gitmelisiniz tabii ki.
aynı evin içinde disiplinli şekilde izole olan çok var tanıdığım ve bildiğim, evdekilere bulaştıran hiç olmadı şimdiye kadar.

ama aşırı dikkatli olmanız lazım.
evi sürekli havalandıracaksınız ve o bir odada izole şekilde yaşayacak, neredeyse birbirinizi görmeyeceksiniz.
kapısına tepsiyle yemeğini falan bırakacaksınız.
kullandığı tabağı, çanağı da o kapıya bırakacak, siz eldiven ve maskeyle alacaksınız.
kontaminasyona dikkat edip eldivenle her yere dokunmayacaksınız.

evde iki tuvalet varsa tuvaletleri ayıracaksınız, yoksa da peş peşe tuvaleti kullanmayacak, havalandıracak ve sürekli dezenfekte edeceksiniz.

çok bozulmakta haklı.
0
blatta hiberna
(08.12.20)
Mantıksız duygusallık mı yapıyorum bilmiyorum ama aynı durumda bulaşacağını da bilsem (risk grubunda değilsem elbette) giderdim. Eşim aynısını yapmazsa da bozulurdum. Hele kişisel korkudan dolayıysa... Şöyle düşünün, sizin size bulaşacak diye bu kadar korktuğunuz şeyi eşiniz yalnız geçiriyor? Bu nasıl hastalıkta sağlıkta?

edit: aynı şeyi catch the arrow yazmış, biraz göz ucuyla okumuştum cevapları sadece, ayıp olmasın diye şöyle iliştireyim bunu.
0
love my way
(08.12.20)
istege bagli sigortasiz +1
0
all girls dream
(08.12.20)
Hastalikta ve saglikta,

Isterse super bulastirici olsun girer yanina yatarim.dunyanin obur ucunda olsa kalkar giderim.

Kendi acimdan dusunursem hastalansam bile soylemem,geliyorum dese direk gelme derim.bu konularda sifir kapris birisiyim hatta yanimda birileri oldunda simaracagimi bildigim icin kimseyi istemem.
0
duptıs
(09.12.20)
Giderim ama aynı evde kalmam korkuyorsam. (Ben korkmazdım çünkü ben aynı evde annemle babama bulaştırmamayı başardım mesela kendi odamda kalarak ama korkulmasını da anlıyorum.) Otelde, akrabada, tanıdıkta birinde kalırım bir hafta. Her gün sabah akşam yemeğini, vitaminini, ilacını götürürüm. Çiçek böcek alırım, dergi götürürüm. Böyle hoşluklar güzel olur bence.
0
inawen
(09.12.20)
hanımcılık önemlidir.gitmezsen yıllarca konuşur.
0
mikahakkinen
(09.12.20)
aynı evde farklı odalarda izole olup bulaştırmayan örnekler çok.

ben giderdim. Öleceğini düşünmüş diyorsunuz bir de.

en kötü inawen +1 farklı bir yerde kalırsınız.
0
fezagezgini
(09.12.20)
gönlünü kırmadan önce gitmen lazımdı şimdi kırılan vazoyu tamire gidersin ancak

burada kriter iş olmalı, ayarlayabiliyorsan hafta sonuna doğru daha az aksar herhalde
gidemiyorsan da bahanen iş olsun
seviyorsan git, o da seni daha çok sevsin
0
bir soru sorcam
(09.12.20)
Size "git" ya da "gitme" diyemem ama ben olsam kesinlikle giderdim. Aksini düşünemiyorum bile.
0
himmet dayi
(09.12.20)
ilk otobüse ya da uçağa atlayıp giderdim ona bakmak ilgilenmek için.
ben hasta olsam o gelmese de bozulurdum. insanlar birbirinden izole olarak birbirine bakıyor, yemeği vs için.

arkadaşım hasta olmuştu, kız izole oldu, anasına babasına kardeşine bulaşmadı.

o an yanınızda olmanız uzaktan bile olsa yeter.
0
Hallegadola
(09.12.20)
Arkadaşımın 18 yaşındaki kuzeni risk grubunda değildi. Kısa sürede durumu ağırlaştı ve kaybettiler. Cenazesinde de bütün mahalleye yaymışlar.

Arabeksleşmenin anlamı yok. Ben gitmem. Gitmediğim için surat yapanın da derdinin ilgi çekmek olduğunu düşünürüm. Boş yatak bulma ihtimalimin şansa bağlı olduğu bir durumda bile bile gitmek intihardan farksız olur.
0
bruce mclaren
(09.12.20)
himmet dayi+1
0
turkuaz
(09.12.20)
Ben olsam kesin giderdim, bazı durumlarda sadece duygusal olarak düşünürüm.
0
valarmurgulis
(09.12.20)
bahsettiğiniz şartlar altında ben olsam kesinlikle giderdim. sormazdım bile. burdan gitme size de bulaşır diyen insanlar bence fazla bencil düşünüyorlar. sonuç olarak o sizin eşiniz ve "hastalıkta sağlıkta" beraber olacağınızın sözünü verdiniz. ayrıca böyle bir durumda siz olsanız onun gelmesi sizi daha iyi hissettirmez miydi?

mümkünse beklemeyin gidin. risk grubunda değilseniz en fazla 1 hafta hasta yatarsınız
0
oekuklu
(09.12.20)
şu saatte kadar gitmemen boşanma sebebi ben olsam boşardım
0
ben
(09.12.20)
hani kuzenin, dayın, arkadaşın, sevgilin falan olsa neyse de, eşim diyorsun. insan bunu sormamalı bile bence.

yani gerekli önlemler alınır elbette de öleceksek de beraber ölelim denmez mi böyle durumda? ben de evliyim şimdi eşim hasta olsa evi terk edip otelde mi kalayım?

ben hasta olsam aileme de bulaşmasın diye kendimi ayırırım, bu başka konu ama yardıma ihtiyacı olan ve tek başına da yapamayacağını açık açık söyleyen eşine de böyle davranmaz ki insan. tuhaf yani.
0
emfuzi
(09.12.20)
yani ölümcül bir şey olsa neyse de böyle bir durumda eşim ben korkuyorum gelmem dese duruma göre boşanırdım bile.
0
KaraSakall
(09.12.20)
bilimsel olmasa da, ben duramazdım.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.12.20)
hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde diye edilen yemin işte bu yüzden hocam. bize sorman bile garip. git gitme senin bileceğin iş tabii. ama ben olsam muhtemelen böyle bir zamanda yanımda olmayan biriyle devam edemezdim.
0
lcha
(09.12.20)
ben bunu sormanıza bile şaşırdım açıkçası. hayat arkadaşı olmak böyle bir şey değil mi zaten? risk grubunda da değilmişsiniz üstelik.
0
aritmetik iyi kuslar pekiyi
(09.12.20)
covidim ateş yok öksürük yok boğazda yanma yok vs vs şeklinde sırt ağrısı ile doktora gittim tomogrofiler vsler salı günü bir yatağa düştüm(02.12.2020) hala yataktan çıkamıyorum(9.12.2020) eşim olmasa çoktan açlıktan ilaçsızlıktan falan ölmüştüm kesinlikle gitmelisin
öyle ayakta atlattım ben kesin yeaaaa diyen salaklara da inanma.
0
basond
(09.12.20)
Böyle soru mu olur yahu? Covid bu alt tarafı, grip. Birisi de siz ölürseniz falan yazmış.
0
ikikerekac
(10.12.20)
(5)

Akvaryum filtre debisi hakkında bir soru

huzurlarinizda huzursuzluk
Arkadaşlar merhaba,Bir Japon balığı evime misafir gelmişti, küçük bir fanusta idi. Daha sonra kalıcı oldu ve fanusta kalmasına gönlüm razı gelmedi. Bir süredir akvaryum kurmak için uğraştım. Eurostar akdeniz 380 diye geçen kendinden filtreli ve hava motorlu akvaryum dan edindim. Kum, ısıtıcı vs.her
Arkadaşlar merhaba,

Bir Japon balığı evime misafir gelmişti, küçük bir fanusta idi. Daha sonra kalıcı oldu ve fanusta kalmasına gönlüm razı gelmedi. Bir süredir akvaryum kurmak için uğraştım. Eurostar akdeniz 380 diye geçen kendinden filtreli ve hava motorlu akvaryum dan edindim. Kum, ısıtıcı vs.her şey tamam. 1 haftadır boş çalıştırdığım akvaryuma balığı bugün ekledim. Ancak gördüğüm kadarı ile filtrenin çekiş debisi bu akvaryum için fazla. Akvaryum ortalama 30 litre su alıyor ama filtre üzerinde 350L/h ibaresi mevcut. Balık suyun içinde hafiften sürükleniyor gibi. Hoşuma gitmedi açıkçası. Filtre görüntüsünü paylaşıyorum, sump diye geçiyor. Aşağıdan çekiyor ve yukarıdan şelale şeklinde suyu geri veriyor. (suyun içinde kalan hava çıkışını Kısabiliyorum ama herhangi bir etkisi olmadı.) Filtreyi değiştirmeden çekişi azaltmanın bir yolu var mı? Bilal'e anlatır gibi anlatabilir misiniz? Bir dekor vs. koysam önüne mesela testi gibi, etkisini azaltır mı biraz?
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(07.12.20)
gucu fazla geliyor ise dikkat edin balik cok yakinindan gecer ise baligi da cekecektir. o borunun ucunda kalir balik.
0
oscar
(07.12.20)
Emiş ucuna bir dirsek hortum vs uydurup cama yaklaştırırsan emişin yönü ile balık rahat edebilir.

Ya da yine emiş ucuna bir modifiye yaparak çapı daraltabilirsin.
0
John Bloor
(07.12.20)
Merhaba, ayni sıkıntıyı bende yasiyorum. Hava cikisini en kisik seviyede tutuyorum.
Oscar'in dedigi gibi balıkları cekiyor ve öldürüyor ne yazik ki bir kac kez tecrube ettim. Pet shop'a sorduğumda baliklari cekmemesi icin filtreye ince parizyen corap gecirebilecegimi soyledi ama denemedim.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(07.12.20)
Debinin azalması için emiş yapan borunun içine ya da dışına sünger takabilirsiniz belki. Örneğin pipo filtrelere bakabilirsiniz.
0
inawen
(07.12.20)
çorap geçirebilrisiniz veya filtrenin ucuna orayı kapatacak şekilde taş koyabilirsiniz. filtreyi komple kuma gömebilirsiniz.
0
kablelvuku
(07.12.20)
(5)

Karantinada çocukların kilosunu koruma

aerolaconic
arkadaşlar merhaba, 9 yaşında bir kızım var. şimdilik 1.35 boyunda ve 38 kilo. obez ya da şişman sayılmasa da yaşıtlarına göre iri ve kilolu bir çocuk. bunun dışında bahçeli bir evde oturmamıza rağmen dışarı çıkmayı, koşturmayı, atlayıp zıplamayı, kısaca hareket etmeyi pek sevmeyen bir çocuk. hatta
arkadaşlar merhaba, 9 yaşında bir kızım var. şimdilik 1.35 boyunda ve 38 kilo. obez ya da şişman sayılmasa da yaşıtlarına göre iri ve kilolu bir çocuk. bunun dışında bahçeli bir evde oturmamıza rağmen dışarı çıkmayı, koşturmayı, atlayıp zıplamayı, kısaca hareket etmeyi pek sevmeyen bir çocuk. hatta üç yıldır taekwondoya gitmesine rağmen sırf canı yanacak diye ayaklarını açma veya yükseğe tekme atma gibi atraksiyonlardan uzağız; hiç işimiz olmuyor. beslenmesini akşamları her ne kadar kontrol etmeye çalışsak da gündüz dedesi ve anneanesinin bakımında olduğundan koyduğumuz çoğu yasak delinip geçilmekte. büyüklere yaptığımız rica, tavsiye, yalvarma yakarma hatta hakaret etmelerin hiçbir beş para etmedi. bu durum hareketsizliği ile de birleşince ileriki zamanlar için endişeleniyorum. daha şimdiden bu kemer altı ile kasık arasındaki bölge kendini fazlasıyla belli ediyor.

malumunuz gerek covid için kendi aldığımız tedbirler gerekse arkasından gelen yasaklar nedeni ile az da olsa işe yarayan idmanlara ara vermek zorunda kaldık. kenar mahalle ortamının verdiği imkanlarla akşamüstleri yasakları delip kendimizce ufak tefek idman yapıyorduk ama bu sefer de online dersleri akşama koydular. gece 8.30 a kadar dersi sürüyor.

biraz uzun oldu ama özetle kızımın kilosunu en azından koruyabilmek adına ne yapabilir ne yaptırabilirim. dediğim gibi bahçeli bir evim var. apartman da yaşayanlara göre avantajlı sayılırım. fikri ya da bilgisi olanlar varsa lütfen yazsın. teşekkürler.
0
aerolaconic
(02.12.20)
Bahçeli eviniz varsa yapabilecekleriniz o kadar çok ki. Yani ancak o kadar çok olabilir.

Konuya cevap gelmemesinin sebebi bence internette çok kaynak olması değil, çelişkileriniz;

Bacak açma, yükseğe tekmeyle işi olmuyor diyorsunuz.

Bahçemiz var diyorsunuz ama kenar mahalle ortamının el verdiği ölçüde diyerek memnunsuzluğunuz var.

Akşam bişeyler yapıyoduk ama ders koydular diuorsunuz.

Arayana bahane çok ama başta siz de şartlanmışsınız gibi.

Tavsiyem onu sıkmayacak kısa hiit antrenmanları. Alttaki videodakine benzer:

En başta zaten 2 dakika dayanabilir, sonra her günnüstüne 10'ar saniye daha koyup antrenmanı progresif şekilde zatmanız yağ yakımı için çok önemli.

youtu.be
0
onemoremile
(02.12.20)
Kilo alma/vermeye etki eden en büyük şey spor değil beslenmedir. Çocuk da sporu sevmiyormuş zaten. Bence boşuna spora zorlamayın. Hem etkisi az hem de çocuğu daha çok yemeye sevk eder. Spor yaptıkça acıkacak ama sağlıklı besine erişimi yok anane dede yüzünden.

Online olarak bir diyetisyenden yardım alabilirsiniz. (Uzun zamandır takip ettiğim ve önerebileceğim diyetisyenler var.) Artık ananıza babanıza da korkutma yoluyla filan laf geçireceksiniz bi şekilde. "Çocuğun sağlığı tehlikede" vs.

Ayrıca spor/beslenme/kilo konusunda çocuğa psikolojik olarak baskı yapıyormuşsunuz gibi bir izlenim edindim. Ben kilolu bir çocuk değil ama kilolu bir ergendim. Çevre baskısının beni daha çok yemeye ittiğini hatırlıyorum.
0
inawen
(02.12.20)
Belki sorun bendedir bilmiyorum ama asıl sıkıntım çocuğumun bunları yapmak istememesi. Gündüz evde değilim bu nedenle bahçenin avantajını kullanamıyorum. Dersleri bittikten sonra zaten hiç kipirdamak istemiyor. Ama videoya bakayım. Umarım işimize yarar.
0
🌸aerolaconic
(02.12.20)
@inawen spor konusunda değil ama PC başından ayırma konusunda zorluyorum diyebilirim. Belki o da ters tepiyor olabilir. Sağlıklı beslenme konusunda haklısınız. Her gün uğraşıyorum ama henüz ilerleme yok. Tamam öyle yaparız deyip markete çikolata almaya gidiyorlar. Savunma hep yahu alt tarafı 1 TL lik çikolatadan ne olur.
0
🌸aerolaconic
(02.12.20)
Ben de beslenmeye odaklanın diyecektim. Abur cubura yükleniyorlarsa sabaha kadar da tekvando yapsa sorunun temeline inmiş olmuyorsunuz ki.
0
roket adam
(02.12.20)
(5)

Pozitifle aynı evde kalanların durumu?

namidigerkokuc
Annem ve ben test yaptırdık, pozitif çıktık. Babam yaptırmadı, herhangi bir belirtisi de yok. Onun da evden çıkması yasak mı? Yasaksa kaç gün yasak?
Annem ve ben test yaptırdık, pozitif çıktık. Babam yaptırmadı, herhangi bir belirtisi de yok. Onun da evden çıkması yasak mı? Yasaksa kaç gün yasak?
0
namidigerkokuc
(30.11.20)
Çıkması yasak çünkü temaslı.
0
angina pektoris
(30.11.20)
Temaslıların çıkması 14 gün yasak.
0
inawen
(30.11.20)
yasak 14 gün babanda, 10'ar gün sizde.
hayat eve sığar uygulamasından risk durumunuzu görebiliyorsunuz riskli yazıyor olması lazım sizde. O normale dönünce çıkabiliyorsunuz.

ayrıca ev içinde herkes maske taksın, hastayız diye salarsanız birbirinizin viral yükünü arttırıp hastalığı daha ağır geçirebilirsiniz.
0
ayin yazari
(30.11.20)
Babanin da pozitif olmamasi mucize olur. Kesinlikle evden cikmamali 14 gun, yasagi gectim baskalarina yayar.
0
hot potato
(30.11.20)
babanı hes üzerinden temaslı olarak bildirin, eğer çıkacak olursa direnirse cezayı yesin bi daha çıkamaz. (malesef üst jenerasyonu evde tutmak zor, bile bile çıkıp eşe dosta bulaştırıyorlar böyle önlemler şart oluyor)
0
lcha
(30.11.20)
(4)

37,5 ateş

deartheodosia
dün corona teşhisi aldım, birkaç gündür rahatsızdım. şu an 37,5 ateşim var, hastaneye gitmemi gerektirecek bir durum mu? değişik bir hisle uyandım. (pozitif teşhisinden sonra iletişime geçen olmadı, günde 3 kez parol alıyorum)
dün corona teşhisi aldım, birkaç gündür rahatsızdım. şu an 37,5 ateşim var, hastaneye gitmemi gerektirecek bir durum mu? değişik bir hisle uyandım. (pozitif teşhisinden sonra iletişime geçen olmadı, günde 3 kez parol alıyorum)
0
deartheodosia
(28.11.20)
Ekiplerin seninle temasa geçip geçmemesi tamamen şans işi çünkü maske olayında olduğu gibi ne yazık ki herkese eşit hismet sunulmuyor. Ciddi kalp sıkıntısı çeken bir tanıdığımla ilgilenmemişler kendisi aramasına rağmen. Acile de gitsen bir bahane uydurup seni geri gönderebilirler ne yazık ki durum bu.
0
Avoiding The Puddle
(28.11.20)
Parol ağrı kesici ateş dusurucu. Ateş yükselmeden bu kadar çok kullanmanız çok mantıklı değil. Ama mutlaka bol su,bitki çayı,c vitamini ve mide kanaması iç kanama geçmişiniz yoksa coraspin 100 kullanın.
0
deer hunter
(28.11.20)
Rahatsız edici ama çok yüksek bi ateş değil. 6 saatte bir parol kullanımını öneriyor zaten doktorlar. Antiviral için hala aranmadıysanız, ikamet ettiğiniz ilçenin ilçe sağlık müdürlüğünü arayın.
0
inawen
(28.11.20)
37.5 ates panik edilecek bir sey degil. Arkadasimin 38 e indiginde dustu diyorduk
0
tosunpasa
(28.11.20)
(3)

Allerjik Rinit , Bronsit ve Covid

fearisthemindkiller
Merhaba,Allerjik Rinit veya bronsiti olup Coid gecirmis olan var mi?
Merhaba,

Allerjik Rinit veya bronsiti olup Coid gecirmis olan var mi?
0
fearisthemindkiller
(27.11.20)
Bir ara covidin mühim bukgulari stadına girmidti döküntü. Şöyle googleladim, belki siz de yapmissinizdir. Geçmiş olsun. Umarım değildir.
www.google.com.tr
0
fempusay
(28.11.20)
Ben varım. Semptomsuz atlattım.
0
kaderimse np
(28.11.20)
Alerjik rinitim var, ağır bir grip şeklinde atlattım.
0
inawen
(28.11.20)
(6)

Kedi Yılbaşı Ağacı ilişkisi

barabas
Siz de nasıl?biz de şenliklerle kutlanıyor. günde en az 1 defa deviriyor koskoca ağacı.nasıl uzak tutabiliriz?
Siz de nasıl?

biz de şenliklerle kutlanıyor. günde en az 1 defa deviriyor koskoca ağacı.

nasıl uzak tutabiliriz?
0
barabas
(27.11.20)
biz yapmaması gereken bir şey olduğu zaman sert bir tonda "hayır" diyoruz. ya da "cık cık". o zaman yanlış bir şey yaptığını anlayıp geri basıyor.

genel itibariyle böyle bir alıştırma yaparsanız daha rahat edebilirsiniz. biz çok rahatladık. kurduğumuz zaman meraktan gelip kokluyor ve tepkimizi duyunca bir daha bulaşmıyor. :)
0
kafa koparan manyak
(27.11.20)
Bizimki yeşil plastik kısımlarını yiyor : ( O yüzden kuramıyoruz.
0
inawen
(27.11.20)
@manyak, hayır deyince gözümün içine baka baka deviriyor. kedim tam bir troll ve oyuncu. nasıl eğitilir bu sıpa bilmiyorum
0
🌸barabas
(27.11.20)
Bizimki demin yanan kucuk ampulleri dişliyordu, agac zaten her gun en az 3 kere devriliyor. Işık disinda sus takamadik henuz. Geldigi gunden beri yaramaz ve inatçı zaten hayir cık falan denmesini sadece isine gelirse salliyo.
0
passive aggressive
(27.11.20)
bugün de devirdi, bi de altında kaldı ağacın ciyak ciyak ağladı. kaldırdım ağacı yok yeni yıl falan.
0
🌸barabas
(28.11.20)
bizimki o kadar umursamaz ki, agaci kurmusuz toplamisiz donup bakmiyor bile.
belki de umursamazliktan cok tembelliktir. neredeyse 7 yasinda artik, daha bir kere bile dokunmadi agaca :/
0
the end of time
(28.11.20)
(7)

Corona neye göre bulaşıyor?

cannsuu
Şu soruyu görünce merak ettim (git: 1455150). Coronanın bulaşma ve bulaşmaması nelere bağlı? Bu duyurudaki gibi pozitif kişiyle temas edenlere bulaşmamasının nedeni ne mesela? Bağışıklık mı, temas derecesi mi ne etki ediyor bu bulaş olayına?
Şu soruyu görünce merak ettim (git: 1455150). Coronanın bulaşma ve bulaşmaması nelere bağlı? Bu duyurudaki gibi pozitif kişiyle temas edenlere bulaşmamasının nedeni ne mesela? Bağışıklık mı, temas derecesi mi ne etki ediyor bu bulaş olayına?
0
cannsuu
(27.11.20)
Büyük oranda solunum yolu ile bulaşıyor. Temaslı olmak çok genel bir kavram. Yani biriyle hiç temas etmeden aynı masada oturup yemek yemek de temas. Ayak üstü karşılaşıp dirsek tokuşturmak da temas.

Yüzde maske varsa her iki kişide bulaşma ihtimali epey düşüyor.

Özetle çok net kriterler yok "şu kişiye bulaşır, şuna bulaşmaz" ya da "şöyle yaparsan bulaşır, böyle bulaşmaz" gibi...
0
himmet dayi
(27.11.20)
Genetik farklarin da etkisi var. Ayni oranda temas eden iki kisinin biri alirken biri almiyor. Sadece bagusiklikla degil sanirim açıklaması.
0
red g
(27.11.20)
Buna kesin bir cevap verebilen yok sanırım, var mı?
Pozitif insanla 3 gün aynı evde kaldım. Aynı masada yemek yedim, aynı odada televizyon izledim. Ama bulaşmadı. Nasıl oldu hiç bilmiyorum.
0
ofelia
(27.11.20)
Bu çok katmanlı bişey, virüs yükü denen bir şey var, karşıdaki kişinin o anki bağışıklık durumu var, genetik faktörler var.
0
inawen
(27.11.20)
yüzeylerden bulaşma ihtimalinin ilk tahmin edilen kadar olmadığı biliniyor artık. çünkü "hasta" etmesi için vücuda girmesi gereken virüs miktarı/yoğunluğu çok az değil. birinin aksırıp tıksırıp ıslatıp virüs yuvası yaptığı yer haricinde çok sorun olmadığı, asıl sorunun virüsün havada asılı kalma süresi olduğunu söyleniyor. yani virüslü biriyle aynı kapalı ortamda bulunuyorsan, o kişiyle aranda sürekli 10 metre mesafe olsa bile düzgün hava akışı olmadığı zaman süre geçtikçe virüsü kapma ihtimalinin arttığından bahsediliyor. benzer mantıkla, eğer virüslü biriyle aynı kapalı odadaysan ama havalandırma düzgünse, sen de o kişinin ağzına girmiyorsan virüs kapmama ihtimalin hiç düşük değil.

tabii yukarıda dendiği gibi genetik, bağışıklık gibi etkenler de var ama onlar kişiye göre değişiyor ve sabit alınamayacak detaylar. yukarıdakiler ise bu detayları dikkate almadan, herkes için geçerli olan tespitler.

direkt kaynak veremiyorum çünkü son 1-2 aydır okuduğum makaleler ve yazılardan anladıklarım bunlar. yine de bakınacağım, buldukça ekleme yaparım.

english.elpais.com
evrimagaci.org
evrimagaci.org
0
Jux
(27.11.20)
Gece gündüz aynı evde yaşayan, aynı yatağa giren bir çifti örnek vereyim. kardeşimin eşi, grip semptomları verdi, hastaneye gitti, pozitif bulundu, verilen ilaçları aldı. Hep birlikte aynı evinde içinde yaşamaya devam ederek kendilerini izole ettiler. Bu süreç boyunca kardeşim ve sürekli her ikisinin de kucaklarında gezen çocukları negatifti. Karantina sonunda her üçü de tekrar test oldular. Bu kez üçü de negatifti. Daha yakın olması imkansız, vücut sıvılarının her gün değiş tokuş edildiği temaslardan bulaşamıyor yani.
0
olivia
(27.11.20)
Yukarıdaki örnekle neredeyse birebir aynıyız. Eşimin pozitif olduğunu öğrendiğimiz gece, aynı kaşıktan yemek yemiştik. Çocuğumuz da dahil buna. Eşim orta ağırlıkta geçirmişti. Biz negatif. Çocuğu da şapur şupur öpüyoruz yani.

Ben bu durumdan sonra marketten aldıklarımı çamaşır suyuyla yıkamayı da bıraktım. Maske ve el temizliği dışında ekstra bir şey de yapmadım. Parka, avm’ye de gittik ihtiyaç oldukça. Biz de yine bir şey yok. Ama aşırı dikkat eden birkaç yakınımda pozitif vakalar oldu.

Ben hala çok çok titizlenmiyorum. Çocukla yine sokağa çıkıyoruz. Maskeye o da epey alıştı, çıkarmıyor. Ama yani maskeyi de sık sık değiştirmiyoruz. Elleri mutlaka dezenfekte ediyoruz.

Bağışıklık desem sanmıyorum ki kuvvetli bir bağışıklığım var. O kadar düzensiz ve sağlıksız besleniyorum ki. Su içmeyi bile unutuyorum. Vitamin içmem. Gerçi hayatım boyunca çok az ilaç içtim. Bazen bunun çok etkili olduğunu düşünüyorum. Toplasanız 34 yıllık hayatımda hepi topu 2 şişe antibiyotik içmişimdir.

Değişik bir virüs işte. Aşı çıksa ben ve çocuğuma yaptırmayı düşünmüyorum. En azından ilk etapta. Uzun vadede getirisi, götürüsü nedir belli değil. Kobay olarak eşimi kullanırım muhtemelen :)

Belki de en önemlisi maskedir. Hiçbir zaman bahçe dışında maskesiz dışarı adım atmadım.
0
makarnacanavari
(28.11.20)
(3)

Burun Akıntısı Covid şüphesi mi?

bepicolombo
2 gündür burn akıntısı var, fakat ne ateş ne öksürük ne de halssizlik var Tat koku da ise kendimce denemeler yapıyorum. Sigara kokusu mesela içtiğim yer de bir süre sonra almamya başlıyorum geri o odaya girncce alıyorum. Aynı şekilde parfum kokusu da bu şekilde. Tat durumum da kendimce meyve ya da s
2 gündür burn akıntısı var, fakat ne ateş ne öksürük ne de halssizlik var Tat koku da ise kendimce denemeler yapıyorum. Sigara kokusu mesela içtiğim yer de bir süre sonra almamya başlıyorum geri o odaya girncce alıyorum. Aynı şekilde parfum kokusu da bu şekilde. Tat durumum da kendimce meyve ya da sarımsak yerken direk acılığı tatlığı hissediyorum. Covid hastalarında bu kayıplar tamamyla mı oluyor yoksa çok az mı alabiliyrlar?
0
bepicolombo
(25.11.20)
Degil
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.11.20)
Bende burun akıntısı ve hapşırıkla başladı. Başladıktan iki gün içinde kokuda azalma fark edilir düzeydeydi. Ama herkes tat koku kaybı olacak diye bişey yok.
0
inawen
(25.11.20)
Bu hastalığın nasıl başladığı ve semptomlarının ne sırayla olduğu hala belli değil.

Bende 3 saniye içerisinde koku ve tat kaybıyla başladı ve öyle de bitti.

Uzaktaki arkadaşım nezleyle başladı, 3-4 gün nezledir diye devam etti, 5. gün test yaptırdı ve pozitif çıktı.
0
achilles
(25.11.20)
(2)

Kedi guruları bir bakabilir mi (kedim kaçtı)

sırtçantalı
İnanılmaz hiperaktif. Camları kapıları zorlayan bir kedi. Daha önce 2defa bir yolunu bulup kaçtı. Bulmuştum ama bu defa bulamıyorum. Erkek kısır sarman 1,5 yaşında.Şayet dönmezse ya da bulamazsak her ev kedisi sokakta yaşayamaz ölür diye bir kaide var mı? Artık göremezsem de yaşasın istiyorum. Dediğ
İnanılmaz hiperaktif. Camları kapıları zorlayan bir kedi. Daha önce 2defa bir yolunu bulup kaçtı. Bulmuştum ama bu defa bulamıyorum. Erkek kısır sarman 1,5 yaşında.
Şayet dönmezse ya da bulamazsak her ev kedisi sokakta yaşayamaz ölür diye bir kaide var mı? Artık göremezsem de yaşasın istiyorum. Dediğim gibi aşırı hareketli, atik bir kedi
0
sırtçantalı
(25.11.20)
Bazı kedilerin evde yaşamak istemediğini düşünüyorum. Kısır olmasına rağmen kaçmaya bu kadar meraklı olması özellikle enteresan. Ben olsam devamlı kaçan kedimi üzülerek de olsa sokağa salıp evde yaşamak isteyen mırmır bir kediyi sahiplenirdim sokaktan. Fakat sizin sarmanın sokakta ömrü evdekine göre her halükarda kısa olacak.
0
inawen
(25.11.20)
Kac gun oldu? İnsallah bulursunuz oncelikle. Sarmanlar genelde ıyı huylu oluyor o yuzden sokaktaki delikanlı Kedilerle bas etmesi yer bulması zor ama İmkansız degıl. İnsallah cok trafik yogunlugu olmayan, hayvanların sevılıp beslendıgı bır yerde oturuyorsunuzdur ve umarım ozel maması yoktur yemek secmıyordur. Aks durumda hayatı zor olabilir. İlan falan asmıssanız bulan haber eder insallah.
0
kums
(25.11.20)
(7)

Gıdı nasıl yok edilir

Geceler
Son 2 senedir çenemin altında hafif olan gıdının büyüdüğünü farkettim. Bunu nasıl yok edebilirim bilgisi olan var mıdır acaba?
Son 2 senedir çenemin altında hafif olan gıdının büyüdüğünü farkettim. Bunu nasıl yok edebilirim bilgisi olan var mıdır acaba?
0
Geceler
(24.11.20)
kilo alma haricinde sadece gidi buyumesi ise oncelikle troid kontrolu, troitlerde sorun yoksa gidi icin en gecerli cozum lipo yaptirmak.oldukca kisa ve acisiz bir islem ancak her estetik gibi maliyetli.
0
cairo
(24.11.20)
Lipoliz, iğneyle
0
gadlemler
(24.11.20)
Hifu, güzellik merkezlerinde yapılıyor.
0
inawen
(24.11.20)
yüz yogasının da etkili olduğunu söylüyorlar
0
anyelios
(24.11.20)
Bende aldiracagim gidiyi önce kilo vermek gerekiyor, liposuction uygundur
0
kleider
(24.11.20)
kilo vererek tabii ama çeneye dolgu yaptırarak çeneyi büyütüp gıdıyı az görünür hale de getirebilirsiniz. çenesi küçük insanlarda gıdı daha çabuk ortaya çıkıyor.
0
anarsika
(24.11.20)
Genel kilo verme + yüz yogası
0
love my way
(24.11.20)
(12)

yulafı neyle yiyorsunuz

condom kurşunu
yoğurdun içine başka ne koyup yiyebilirim?
yoğurdun içine başka ne koyup yiyebilirim?
0
condom kurşunu
(18.11.20)
Muz - elma
0
fakyoras
(18.11.20)
Tarçın, muz, orman meyveleri/çilek (donmuş da olur), çikolata parçaları, kakao çekirdekleri, chia tohumu, iki damla vanilya özütü, fındık fıstık gibi şeyler, fıstık ezmesi...
0
kobuzchu kiz
(18.11.20)
bal, kirmizi herhangi bir meyve (cilek vs), cikolata
0
yemektehamsivar
(18.11.20)
Muz seftali ve kuru meyveler
0
red g
(18.11.20)
Muz, cici bebe, turna meyvesi, kuru üzüm, Antep fıstığı, granola. Hepsini süt ve biraz yoğurtla karıştırıyorum. Tadına doyum olmuyor.
0
catch the arrow
(18.11.20)
Porridge denilen şeyi, çok ince kesilmiş yulaf ile yapıyorum. Üstüne tarçın, ham kakao taneleri, chia, fıstık ezmesi ve meyve (kışın olgun Trabzon hurması ya da elma gibi meyveler) koyuyorum. Çok tatlı çektiyse canım, eser miktarda akçaağaç şurubu da koyuyorum.
0
buf-e kür
(18.11.20)
dümdüz haliyle de seviyorum baya (soğuk sütle de fena olmuyor ama yoğurtla daha iyi). İçine bi şey koymak istersem de evde bulunan kuru meyveleri, fındık ceviz vs kuruyemişleri falan koyuyorum. Bal, pekmez, çikolata gibi ekstra tatlandırıcılara ihtiyaç yok bence ki baya kalorili oluyor o zaman. Dediğim gibi normalde sade tüketmek daha iyi ama çok tatlı çekiyorsa canım işte kuru incir kayısı falan varsa koyuyuroum biraz
0
nundu
(18.11.20)
ben badem, tarcin ve kuru dut koyuyordum en cok oyle hosuma gidiyor.
0
in vino veritas
(18.11.20)
donmuş kırmızı meyveler, taze muz, kuruyemiş üçlüsünü karıştırıyorum.
0
bohr atom modeli
(18.11.20)
yoğurt-bal-yulaf-kuru meyve-ceviz vs.

yoğurt-az pekmez-yulaf-kuru meyve-ceviz vs.

yulaf olarak değil de yulaflı meyveli müsli olarak alıyorum.
0
orpheus
(18.11.20)
Ben tatlı sevmiyorum, makarna sosuyla pişirip yiyorum tuzlu olarak. Sarımsak, domates, biraz su, tuz ve yulaf. Kekik de yakışır.
0
inawen
(18.11.20)
'buf-e kür' yazdığına benzer bir şey yapıyoruz. Mükemmel oluyor.
0
chavezding
(18.11.20)
(12)

rejim ve durumum, normal mi?

ozgur bir kusun hatirati
4 gün önce diyetisyene gittim, ölçümler yaptı kan tahlillerine baktı ve bir liste hazırladı. bunun 10 günlük bir detoks olduğunu 10 gün sonra normal diyet programına geçilceğini söyledi. yiycek içicek pek bir şey yok listede. sabah c vitamini, enginar sirkeli su, greyfurt kivi ceviz, aralar kuruyem
4 gün önce diyetisyene gittim, ölçümler yaptı kan tahlillerine baktı ve bir liste hazırladı. bunun 10 günlük bir detoks olduğunu 10 gün sonra normal diyet programına geçilceğini söyledi. yiycek içicek pek bir şey yok listede. sabah c vitamini, enginar sirkeli su, greyfurt kivi ceviz, aralar kuruyemiş hurma kahve, öğlen yeşil elmalı maden sulufalan bir içecek, akşam sebze yemeği ve salata. bol su tavsiyesi verip yolladı. hesapladım 1000 kalori kadar yapıyor verdikleri (1.68’im 73 kiloyum)
pek evden çıkmadığım için leslie 1 mile walk yapıyorum, ayrıca da 30 dk kadar ev sporu (jumping jackler, mountain climberlar falan) ve her akşam 30 dk yoga (yıllardır yapıyorum).
4. günde halsizim, gözüm kararıyor ve açım. arasam mı diyetisyeni? yoksa abartıyo muyum alışır mı vücudum?
0
ozgur bir kusun hatirati
(13.11.20)
neden detoksla başladı acaba?
onu bir sormak lazım.
detoks süreçlerinde halsizlik falan normal ama yine de bence bir arayın sorun.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
alıştığın ritmde yemediğin için gözünün kararması normal. detoks verdiyse ödem vardır. benim spor hocam da detoksa inanmıyorum günde 2.5lt su iç ödemi zamanla atacaksın dedi mesela. herkesin yöntemi farklı.
0
neira
(13.11.20)
@blatta pek su içmediğim için mineral eksiğim olduğunu, düzenli beslenmediğimi, yağlanma olduğunu falan söyledi ama tam da bilmiyorum tabi.
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(13.11.20)
Detoks tribiyle üç beş kilo su attırıp sonra "bak nasıl da kilo verdirdim" diyecek sana. Detoks şeklinde bir beslenme rutini yok bilimsel olarak.
0
angelus
(13.11.20)
bu söyledikleri zaten diyetisyene gitme nedeniniz ama.
yani normalde düzenli beslenme sorunu olan, yağlanması olan insanlar kilo vermek, yağ kaybetmek üzere beslenebilsin diye diyetisyene gidiyorlar.
direkt diyete başlamak yerine detoksu tercih etmesine anlam veremedim.

ki 10 gün de detoksa yeni başlayan biri için çok uzun bir süre.
genelde üç gün falan olur.
angelus'un dediği gibi su ve ödem atacaksınız bol bol tabii, o ayrı.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
@angelus ya bana da öyle geldi aslında ama itiraz da edemedim.
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(13.11.20)
@blatta kendisine gelen herkese önce detoks verdiğini söyledi. listeyi yazınca ben “bu pek sürdürülebilir bir şeye benzemiyor ama” deyince 10 gün sadece, bir deneyin bakalım dedi. bana da çok geldi, söylenip duruyorum kendi kendine. çok yiyen içen biri değilim zaten ama daha çok psikolojik olmak üzere, zorlanıyorum. sporu mu bıraksam acaba çok yorgun oluyorum..
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(13.11.20)
bence kendinizi zorlamayın.
arayın bir konuşun diyetisyenle.
belki biraz uzanmak iyi gelir imkanınız varsa.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
Ben olsam o diyetisyene bir daha gitmem ve başka bir diyetisyen bulurum. 1200 kalorinin altına hiçbir şekilde düşülmemeli diye düşünüyorum, gözünüz karararak verdiğiniz kiloların da kalıcı olacağını sanmıyorum hiç.
0
gmzo
(13.11.20)
yani bilmiyorumki niye böyle challenge yaptırdı bana, düşündükçe çok canım sıkılıyor.
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(13.11.20)
Ben de bir kez öyle bir diyetisyene denk gelmiştim. Bana şöyle açıklamıştı ne kadar doğrudur bilmem.

Vücut bir anda bu kadar kısıtlamayla karşılaşınca, yeni sisteme adapte olana kadar normalde vermeyeceği hızla kilo veriyormuş bir anda. Ha tabii ödem de atılıyor. Zaten diyetin ilerleyen kısımlarında duraklamalar vesaire yaşanacağı için vücudun afalladığı bu ilk dönemi avantajlı görüyorlar muhtemelen.

Ama kendinizi rahatsız hissediyorsanız ya da mutsuz oluyorsanız uygulamayın ve programı değiştirmesini talep edin.
0
inawen
(14.11.20)
cevaplar için teşekkürler. birkaç gün içinde adapte oldum. 10 gün sonunda 3 kilo verdim, 1.9 yağdan. fene değil gibi. normal diyet listesine de geçtik.
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(20.11.20)
(4)

şirkette yeme içme işleri

barabas
Biri bir şey alıyor getiriyor, herkes toplanıyor yiyor falan, hiç hoşlanmıyorum bu tarz şeylerden ve uzak duruyorum.uzak durunca da soruyorlar sen niye yemedin vs. diye, ısrar ediyorlar. sanki onlara katılmayınca ortamı bozuyormuşum gibi hissediyorum, ama gerçekten o kadar adamın toplanıp bir şeyler
Biri bir şey alıyor getiriyor, herkes toplanıyor yiyor falan, hiç hoşlanmıyorum bu tarz şeylerden ve uzak duruyorum.

uzak durunca da soruyorlar sen niye yemedin vs. diye, ısrar ediyorlar. sanki onlara katılmayınca ortamı bozuyormuşum gibi hissediyorum, ama gerçekten o kadar adamın toplanıp bir şeyler yemesi içmesi çok gereksiz ve saçma geliyor bana.

hele ki şu dönemde, resmen dehşetle baktım hepsine, direktörüm bakışlarımı yakaladı, anlamıştır hepsinden iğrendiğimi sanırım.

siz ne yapıyorsunuz bu durumlarda? zorla aldım böreği, masada duruyor hala.
0
barabas
(13.11.20)
sevdiğim bir şeyse yerim.
sevmediğim bir şeyse sonra yerim diyerek alır, akşam eve giderken kedilere veririm.
0
tabudeviren
(13.11.20)
yemek buldun ye, dayak buldun kaç.
0
selam
(13.11.20)
Korona döneminde yemem, yoksa yirim affetmem.
0
inawen
(14.11.20)
Korona döneminde değil toplu, ayrı yemek bile yemiyorum. Korona yokken bu tarz organizasyonlar olurdu ben de ister istemez iğrenerek bakardım. En fazla çayımı, kahvemi alıp bir şey yemeden eşlik ederdim. Sadece bir keresinde bana özel bir organizasyon yapıldığında ayıp olmasın diye birkaç şey yemek zorunda kalmıştım.
0
ruhen hastayim ben
(14.11.20)
(6)

Seffaf agiz maskesi- dudak okuyanlar icin

cossecant
Selamlar,Bugun bu isitme kaybina cok dellendim. Maskeli insanlari anlayamiyorum, yakinlarim icin disaridayken anlayayim diye seffaf maske alacagim, internette viral geziyordu gorsel fakat arattigimda urunlerin tam agizi kapatmadigini gordum. Sizin bildiginiz var mi boyle bir sey maske agizi tam kapa
Selamlar,
Bugun bu isitme kaybina cok dellendim. Maskeli insanlari anlayamiyorum, yakinlarim icin disaridayken anlayayim diye seffaf maske alacagim, internette viral geziyordu gorsel fakat arattigimda urunlerin tam agizi kapatmadigini gordum. Sizin bildiginiz var mi boyle bir sey maske agizi tam kapatiyor ama dudak kismi seffaf olan cinsten? Yoksa boyle bir sey yok da ben mi hayali uyduruyorum?
Cok mutsuzum.
0
cossecant
(11.11.20)
ty.gl

ty.gl

Şunları buldum.
0
GoodMorningTeacher
(11.11.20)
Sorunuzun cevabını bilmiyorum ama alternatif olarak kendiniz yapabilirsiniz belki? Yıkanabilir maskelerden alıp ortasını kesin istediğiniz boyutta. Bu kısma sıcak silikonla ince asetat kağıdı yapıştırın. Gerçi buğulanma ihtimali var ama denenebilir gibi geliyor bana.
0
inawen
(11.11.20)
@GoodMorningTeacher, o urunleri deneyecegim, bugulanma yapiyormus ama zaten bugulanmasi kacinilmaz bir sey, hic yoktan iyidir sanirim.
@inawen, aynen ben de onu dusunuyorudm asetat ile kendim yapacagim en olmadi diye. once hazir urunleri deneyeyim.
Cok tesekkurler.
0
🌸cossecant
(11.11.20)
sorunuza cevap degil ama, maske icinde konusurken dudaklar saga sola degiyor ve agzimizin normal konusma formu bozuluyor, bu durumda siz yine de dudak okuyabilecek misiniz?

@goodmorning in verdigi ilk link korkunclu acmayin, aklim cikti :)
0
exlibris
(11.11.20)
@goodmorning ilk linkteki manken nedir ya dksjafsdkjhf
0
hazen
(11.11.20)
maske yerine siperlik kullanılması kısmen iş görebilir mi?
0
d e j i n
(12.11.20)
(4)

İngilizce’de hastane nöbetçisi tek kelimeyle nasıl ifade edilir

bellatrixlestrange
Hastane nöbetçisi kelimesinin ingilizcesini arıyoruz, tam olarak karşılığını bulamadık.
Hastane nöbetçisi kelimesinin ingilizcesini arıyoruz, tam olarak karşılığını bulamadık.
0
bellatrixlestrange
(27.10.20)
"On call" nöbetçi doktorlar için kullanılıyor mesela. Tek kelime değil ama tabii.
0
inawen
(28.10.20)
yanıtı bilmiyorum ama "hastane nöbetçisi" nin türkçe karşılığı ne ki hocam? nöbetçi doktor mu, nöbetçi hemşire mi, hasta bakıcı mı, güvenlik mi?..
0
motosiklet burclu adam
(28.10.20)
Nöbetçi personel diyeyim. Ya siz nöbetçi yerine geçecek bir şey bulun da :)
0
🌸bellatrixlestrange
(28.10.20)
night shift personnel.

on call nobetci ama cagirinca gelen, yani hali hazirda orada olmaz genelde. Mesela acil bir hasta gelir, ameliyata alinacak operator doktoru ararsin gelir halleder gibi.
0
cooperr
(28.10.20)
(9)

Annem 70 yaşında ama E-nabızda grip aşısına dair bir şey yok

santimantal
Grip aşısı yaptırmak istiyoruz anneme.65 yaş üzeri öncelikli bildiğim kadarıyla.Haberlerde E-nabız sistemine girip Reçetelerim'e bakın diyor.Baktım ama grip aşısıyla ilgili bir şey yazmıyor.Ne yapmalıyım acaba? Bir şekilde bizim mi talep etmemiz gerekiyor?
Grip aşısı yaptırmak istiyoruz anneme.
65 yaş üzeri öncelikli bildiğim kadarıyla.
Haberlerde E-nabız sistemine girip Reçetelerim'e bakın diyor.
Baktım ama grip aşısıyla ilgili bir şey yazmıyor.

Ne yapmalıyım acaba? Bir şekilde bizim mi talep etmemiz gerekiyor?
0
santimantal
(27.10.20)
Ben de TIP 1 şeker ve astım hastasıyım ama bana da çıkmıyor grip aşısı.
Yüce devletimizin bir latifesi işte.

Ayrıca Reçetelerim'e değil, Influenza Risk Durumu gibi bir tuş var orda, ona bakmanız gerekiyor.
0
esse classic
(27.10.20)
Covid risk grubundayım. Enabız öyle diyor. Uydurmadım yani. Ama grip aşısı için uygun değilim. Kafalar karışık
0
sutlu nescafe
(27.10.20)
benim annem 77 yaşında, tansiyon, kolestrol, şeker hastası, geçen ay da covid olup atlattı. onu bile risk grubunda görmediler. aile hekimiyle görüşeceğiz ama şu aşamada aşı verilmeyecek gibi gözüküyor. kendiniz için hiç bakmayın yani.
0
miranda
(27.10.20)
Dedem 87 anneannem 85 yaşında ve aşı hakları yok :)
0
denizgonen
(27.10.20)
grip asisi artik sadece akp'nin seckin zumresine ayrilmis vaziyette.
0
baldur2
(27.10.20)
baldur2 +1

Ayrica asiyi alacak paranin oldugu bile mechul. O kadar haber cikiyor, ilac firmalarina olan borclarimizdan dolayi yeni satislarin yapilmadigi. Hükümette simdiye kadar yalanlamadi.
0
VIPCH
(27.10.20)
Ben daha grip açısı hakkı çıkan kimse görmedim etrafımda.
0
inawen
(27.10.20)
Benim de anneme çıkmadı 70 yaşında ama 84 yaşındaki babama çıkmış. Koah var kendisinde hava falan kullanıyor. Sanırım o yüzden çıktı.
0
sta
(27.10.20)
Annem de 70 yaşında, her gün bakıyordum risk grubunda değilsiniz yazıyordu, bugün risk grubundasınız aile hekiminize yazdırabilirsiniz diye güncellenmiş, hemen gidip yazdırdık. Her gün bakın, güncelliyorlar ara ara.
0
opucuk baligi
(27.10.20)
(9)

Eve bitki alimi icin uygun adres?

schizophrenia paranoia
Merhabalar, Son 2 haftadir evime bitki almak istiyorum ve cesitli instagram sayfalari/web sitelerine bakiyorum. Sanki hepsi birbirinden pahali gibi geliyor. Uygun bitki alabilecegim bir sera ya da cicekci onerebilir misiniz?
Merhabalar,

Son 2 haftadir evime bitki almak istiyorum ve cesitli instagram sayfalari/web sitelerine bakiyorum. Sanki hepsi birbirinden pahali gibi geliyor. Uygun bitki alabilecegim bir sera ya da cicekci onerebilir misiniz?
0
schizophrenia paranoia
(06.10.20)
konum? ben koçtaştan alıyorum
0
ala09
(06.10.20)
İc mekan mi dis mekan mi? Dis mekan icin fidanliklara bakabilirsiniz. İc mekan icin bauhaus’ un çeşitliliği iyi
0
65 derece
(06.10.20)
Istanbuldaysan belediyenin "bahce market"lerine bakabilirsin.
0
brkylmz
(06.10.20)
Cevaplar icin tesekkur ediyorum. Istanbuldayim ve Ic mekan bitkisi bakiyorum, starlice, kaucuk, ficus lyrata gibi. Tavsiyelere de acigim. Koctas, Bauhaus ve bahce marketlere mutlaka bakacagim, tesekkurler
0
🌸schizophrenia paranoia
(06.10.20)
ikea da salon bitkileri satıyor.
0
orpheus
(07.10.20)
0
tahtakafa
(07.10.20)
Pendikteki bahçe markette çok çeşitli şeyler var ama instagramdaki çiçekçilerdeki çok havalı bitkilerden olmuyor genelde.
0
inawen
(07.10.20)
Her yer bitki
0
ruhen hastayim ben
(07.10.20)
Migrosa da arada kaucuk yuka falan geliyor.
0
Olric
(07.10.20)
(6)

Araba arkasında kedi/köpek maması taşımak ama ne ile?

anahtarr
araba arkasında taşımak istiyorum ama araba kokmasın istiyorum, ne ile taşısam? önerileriniz nedir arkadaşlar? saklama kapları falan iş görür mü acaba plastik olanlar hani? Ama onlar da kokuyu engellemez diye tahmin ediyorum. Önerilerinizi bekliyorum.
araba arkasında taşımak istiyorum ama araba kokmasın istiyorum, ne ile taşısam?
önerileriniz nedir arkadaşlar? saklama kapları falan iş görür mü acaba plastik olanlar hani? Ama onlar da kokuyu engellemez diye tahmin ediyorum. Önerilerinizi bekliyorum.
0
anahtarr
(29.09.20)
Tupperware?
0
westblack
(29.09.20)
Kilitli poşet, yoğurt kovası.
0
Uncle Sam
(29.09.20)
Ben bir milyonculardaki dandik plastik kutularda tutuyorum ama asıl kaynak evde. 2-3 kilosunu anca arabaya koyuyorumdur. Arabayı her gün kullanırken hiç koku olmuyordu. Ama şu an araba 1 aydır yatıyor, geçen bi bindim piii.

Demem o ki sık sık kullanılan bi arabada kokmuyor ama uzun süreler kapalı kalırsa kokar.
0
inawen
(29.09.20)
İkea 365+ saklama kabi. Plastik olanlardan boyle bakliyat icin yapiyorlar.
0
65 derece
(29.09.20)
mahalle supermarketlerinden plastik peynir kovası isteyin, 20 kglik kovalar
0
m orak
(29.09.20)
bende birsuru vardı çöpe attım ankarada iseniz elime geçerse vereyim
0
m orak
(29.09.20)
(6)

Sokak kedilerini beslemek için uygun fiyatlı hangi mamayı alabilirim?

playing star again
Hepsiburada'dan milo alıyordum 1 kg * 5 paket 45 tl'ye ama zam gelmiş 55.90 şu an. Daha uygun bir şeyler var mı diye baktım ama büyük paketli çıkıyor hep ve bana mama bayat (uzun süre açıkta kalmışsa) olunca yemiyorlarmış gibi geliyor. O yüzden 1-2 kg'lik paket olursa daha iyi olur.
Hepsiburada'dan milo alıyordum 1 kg * 5 paket 45 tl'ye ama zam gelmiş 55.90 şu an. Daha uygun bir şeyler var mı diye baktım ama büyük paketli çıkıyor hep ve bana mama bayat (uzun süre açıkta kalmışsa) olunca yemiyorlarmış gibi geliyor. O yüzden 1-2 kg'lik paket olursa daha iyi olur.
0
playing star again
(21.09.20)
sokak kedileri için 15 kglik econature, enjoy, cango kokteyl ve üzeri mamaları alabilirsiniz.
0
surprise
(21.09.20)
saklama kabı kullanın 15 kiloluk alıp bölün.
1-2 kiloluk zarar edersiniz.
0
not dark yet
(21.09.20)
101 de tavuk ciğeri ve taşlık yarim var. kilosu3 tl. Ben aylardir bunlari veriyorum.
0
luluki
(22.09.20)
biz temizmamadan alıyoruz, en uygun olanını. 15 kg 130 tl civarı. 15 kg alıp saklama kabı+1
0
kumandanim
(22.09.20)
mamanın paketi büyük olsa bile ağzını çok güzel bir biçimde kapatabilirsiniz bir mandal ya da benzeri tutacaklarla, annem öyle yapıyor, baya da taze kalıyor, ama saklama kabı da iyi fikirmiş. ek olarak ben de temiz mama'dan 15 kg'luk alıyorum. veteriner çok iyi bir mama değil demişti, ama kendi dediği mamayı satmak için de demiş olabilir tabi XD artık kimseye güvenmiyorum açıkçası. bir de sokak kedileri sonuçta taze olduğu sürece ne olursa yiyorlar :( aslında tavuk ciğeri ve taşlık daha sağlıklı çözümler olabilir.

bir de aşırı derecede çok kedisi köpeği olan bir arkadaşım artık para yetiştiremediği için -gelen giden kedisini köpeğini ona bırakıyor nasıl olsa bakan var diye- kasap kasap dolaşıp et ve kemik parçaları, ne bileyim ucuza bulursa et-tavuk bulyon hatta, bunlarla makarna, un karıştırıp komple pişirip onu veriyordu mecbur. en kötü durumda bunu da yapabilirsiniz ama tavsiye etmiyorum tabi. hayvan doğasına uyup avlansa daha iyi beslenir. gerçi mamalar da ne kadar sağlıklı onu da bilmiyoruz ya, hoş.
0
pasp
(22.09.20)
Carrefour ve Migros'ta güzel indirimler oluyor, onları takip edip fazla fazla alıyorum Enjoy filan.
0
inawen
(22.09.20)
(4)

Vodafone evde internet kullanan var mıdır?

denizmaniaherif
Merhaba. ilk 6 ay 35 lira sonra 79 lira 24 ay taahütlü vodafone interneti almayı düşünüyorum ( 16 mbs) vodafone RED'li olduğum için sözde bun fiyatlar bu arada.kullnan veya başka bir şey önerecek olan var mı ?Kotalı mı bu İnternetler onu merak ediyorum bir de
Merhaba. ilk 6 ay 35 lira sonra 79 lira 24 ay taahütlü vodafone interneti almayı düşünüyorum ( 16 mbs) vodafone RED'li olduğum için sözde bun fiyatlar bu arada.

kullnan veya başka bir şey önerecek olan var mı ?
Kotalı mı bu İnternetler onu merak ediyorum bir de
0
denizmaniaherif
(14.09.20)
Bir arkadaşım kullanıyor. Detaylı bilmiyorum ama aldığına pişman oldu. Son zamanlarda sürekli internet kesintisi oluyormuş.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(14.09.20)
Aman diyeyim. İnternetsiz kal daha iyi. Canımdan bezdirdiler.
0
irene
(14.09.20)
Kullanmayın.
0
inawen
(14.09.20)
Gecen sene iyiydi bu sene hem ping cok yuksek hem de zirt pırt kopmalar oluyor. Önermem. Ayrıca modemleri cok dandik
0
sarcophagus
(14.09.20)
(3)

Bademciğimi aldırayım mı? Kefir gibi ürüyor boğazımı kapladı.

ananiyimioguz
Ergenlik zamanlarımda fark etmiştim, bademciğimde gözenekler oluşmaya başlamıştı. Bunların aralarında da bademcik taşı oluşuyordu, uğraşıp temizlemezsem koku yapıyordu.Doktor çok kanlı bi iş bence idare edebiliyorsan almayalım demişti. Çözümü yokmuş bademcik taşının.Ben de gargaraydı, kulak pamuğu i
Ergenlik zamanlarımda fark etmiştim, bademciğimde gözenekler oluşmaya başlamıştı. Bunların aralarında da bademcik taşı oluşuyordu, uğraşıp temizlemezsem koku yapıyordu.

Doktor çok kanlı bi iş bence idare edebiliyorsan almayalım demişti. Çözümü yokmuş bademcik taşının.

Ben de gargaraydı, kulak pamuğu ile temizlemeydi derken baya bir idare ettim.

Fakat ben her dürtükledikçe gözenekler büyüdü, göz göz oldu her yeri. Bademciğin kendisi de kocaman oldu.

Bir ağrım sızım yok fakat ağzımı açtığımda boğazımı göremiyorum komple kapanıyor. Bu da gece horlamalarımın artmasına sebep oldu. Hava geçmiyor çünkü neredeyse.

Şu zamanda da hastaneye gitmek istemiyorum. Ama net karar verirsem aldırtmak için, ameliyat için gideceğim.

Aldırsam ne gibi bir sıkıntı olabilir? Mikropları tutuyor falan diyorlar. Pek hasta olmam, o mu tutuyor bilmiyorum. Aldırıp da yaşantısından memnun olan var mı?
0
ananiyimioguz
(14.09.20)
Yaklaşık on yaşından beri bademciklerim yok. Hiçbir sıkıntı yaşamadığım gibi diğer insanlara göre daha az hasta olurum. Olay bağışıklığı yüksek tutmakta. Aldırıp kurtulurdum ben olsam. Ameliyattan sonra biraz boğaz ağrısı çekeceksiniz sadece.
0
inawen
(14.09.20)
ben de aldirmayi dusunuyorum surekli sisip cok zorluyor. birkac doktor alalim dedi. birkac tanesi yasin 32 pek tavsiye etmem dedi.
abimin mesela yok sikintisi da yok. ama kuzenim bu ameliyati olurken cok lan kaybetmisti ve cok zor mudhale ettiler direkten dondu.
0
turbo sadık
(14.09.20)
Ben 2017'de aldırdım bademciklerimi 27 yaşımda. 2018'te organ nakli ameliyatı oldum verici olarak, canım bademcik ameliyatından sonraki kadar yanmadı. İyileşme süreci zor, bir hafta gerçekten çok zor geçiyor ama sonraki rahatlığı anlatamam. Ağrı yok, şişme yok, kışın zorluk yok. Evet iyileşirken zor ama sonrası için kesinlikle değer.
0
duma duma dum
(14.09.20)
(6)

Türkiyeden alınan reçete yurtdışında geçerli mi?

Boris
Yurtdışında oturumu olmayıp turist olarak giden birisi ilaç alabilir mi Türkiyeden yazılan raporla?Avrupa için soruyorum...
Yurtdışında oturumu olmayıp turist olarak giden birisi ilaç alabilir mi Türkiyeden yazılan raporla?

Avrupa için soruyorum...
0
Boris
(09.09.20)
Türkiye’de satışı olmayan bir ilacı sırbistandan türkiyede verilen reçete ile satın aldımgeçen sene
0
goodman
(09.09.20)
Ülkesine göre değişiyordur muhtemelen, ben Avusturya'dan alabilmiştim reçeteyle. Ülke bazında sorarsanız daha verimli cevaplar alabilirsiniz bence.
0
inawen
(09.09.20)
Fransa'da cok problem yasattilar. Zar zor verdiler.
0
fnac
(09.09.20)
vermezler ama avrupa'da açıklarsanız mümkün olabilir. genelde ilaçlar parayla alındığından eczanenin insiyatifinde yani.

misal ingiltere'de olacağını sanmıyorum ama gevşek eczacı da çok. bazı türk doktorlar var para karşılığı reçete yazıyorlar. istediğin ilacı alıyorsun.
0
ozdek
(10.09.20)
Bir eczane vermezse oteki verir, gerekirse eczane eczane dolasacaksiniz. (Ben oyle yapmistim)
Simdi hep ayni eczaneden aliyorum.
0
kuehles blondes
(10.09.20)
amerika da gecerli degil. hollanda da arkadasima turk recete ile almistim
0
oscar
(10.09.20)
(6)

kilo verdim ve yaşlanmış gibi hissediyorum.

durme
evvelden ekmeği olsun yaşpastası olsun düşünmeden gömen biriydim ama bi senedir düşük karbınhidratlı diyete geçtim. şeker vs pek yemiyorum, protein alımına vs de dikkat ediyorum. toplamda 7 kilo verdim bu şekilde. bi 8-9 kilo daha vermek istiyorum ilerleyen zamanlarda ancak şöyle bi durum oldu, önce
evvelden ekmeği olsun yaşpastası olsun düşünmeden gömen biriydim ama bi senedir düşük karbınhidratlı diyete geçtim. şeker vs pek yemiyorum, protein alımına vs de dikkat ediyorum. toplamda 7 kilo verdim bu şekilde. bi 8-9 kilo daha vermek istiyorum ilerleyen zamanlarda ancak şöyle bi durum oldu, önceden cildim kırışıksızdı, zayıfladıkça yüzüm de inceldi ama ufak ufak kırışıklıklar başladı gibi. ben mi çok takıyorum bilmiyorum. ve biraz da çöktü yüzüm. yaş 34.

bu yaşta normal diyeceksiniz ama geçen sene gayet iyiydi yüzüm. son 5-6 ayda çöktü ve son 5-6 ayda kilo vermedim.

bu bacınız napsın?
0
durme
(27.08.20)
Seçenekler şunlar:

1-Yemeye tekrar başla.
2-Cilt yapına göre kremler kullan ve bu halinle barışık olmaya çalış.

Ben olsam 1’i seçerdim. Ama zayıf daha iyisin.
0
pass
(27.08.20)
spor yapsın.
0
Tochinoshin
(27.08.20)
Ya acaba vitaminleriniz mi düştü de o yüzden mi depresif düşünüyorsunuz? Genelde çok kilo verince değerler düşüyor. Bi baktırın isterseniz.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(27.08.20)
Meyve yesin. Bol su içsin. Baktı ki kırışıklıkları çok dert ediyor gitsin botoks yaptırsın hem iyi hissettirir hem de kirismayi nispeten geciktirir.
0
primetime
(27.08.20)
Dış görünüşünü düşünmeden kendini iyi hissediyor musun bu şekilde. Ben mesela diyet yaptığım zaman, yedipim zamanlar hamallık yapıyomuşum meğer diye sokranırım kendime. İyi hissediyorsan kırışıklık falan dert değil. Hem gülümsersen her türlü güzelsin.
0
antihero
(27.08.20)
Hifu teknolojisiyle yüz germe diyorum.
0
inawen
(28.08.20)
(15)

Tadı kötü olmayan ve fiyatı makul olan bir içki arıyorum?

kayanyıldız
İmkansızı istiyorum sanırım ama mümkünse alkol oranıda çok düşük olmasın, hafif çakır keyif yapacak bir şeyler arıyorum.Not: kırmızı şarap tavsiye etmeyin midemi çok bulandırıyor zorla anca bir kadeh içebiliyorum.Not 2: Migros ve carrefour gibi marketlerden ulaşabileceğim ürünler olsun lütfen.
İmkansızı istiyorum sanırım ama mümkünse alkol oranıda çok düşük olmasın, hafif çakır keyif yapacak bir şeyler arıyorum.

Not: kırmızı şarap tavsiye etmeyin midemi çok bulandırıyor zorla anca bir kadeh içebiliyorum.

Not 2: Migros ve carrefour gibi marketlerden ulaşabileceğim ürünler olsun lütfen.
0
kayanyıldız
(27.08.20)
(bkz: Sheridan's)
0
porn star
(27.08.20)
passport scotch
0
tantunisultansuleyman
(27.08.20)
varım limon
0
gucune giden kaplumbaga
(27.08.20)
Gordons cin alıp ve tonik alıp cin tonik

35 liği 79 liraydı carrefourda, tarife göre 6 bardak çıkar, 3 bardak kafanı baya güzel yapar, mayalı içkiler gibi de (bira, şarap) rahatsız etmez
0
freebird5406_2
(27.08.20)
ballantine's
0
turbo sadık
(27.08.20)
Safari , yüzde 20 alkollü , portakal suyu ile tadından yenmez.
0
synax
(27.08.20)
volim
0
since1907
(27.08.20)
aperol alabilirsiniz. tek başına içilmez kokteyl olarak kullanıyorum ben. san pellegrinonun portakallı gazlı içeçeği ile karıştırıp içiyorum.
yada beyaz şarap ve soda ile de karıştırılıp içilebilir.

malibu da aynı şekilde hem koku hem tat olarak rahat bir içkidir. kola ve limon ile bile içilir. ananas suyu ve limon ile de meyve suyu tadında alkollü içki elde edersin.

tabi bunların fiyatı makul değil ne yazık ki.
0
bigcaptain
(27.08.20)
cin+tonik +1
0
susamli cubuk
(27.08.20)
beyaz sarap? bence ideali beyaz sarap. sava premium falan idare eder. veya angora. yine zorluyorsa ustune 3/1 veya yarim gazoz ekleyin.
0
icim urperiyor
(27.08.20)
votka? votka+türk kahvesi+ süt.
bi ara bu üçlüyle tombikleşmiştim.

alkol dostunuz diildir. bence içme ama :D
0
durme
(27.08.20)
Amsterdam navigator. İki tanesine mis gibi olursun.
0
kumulatifvergimatrahi
(27.08.20)
keglevich kavun, mis gibi lıkır lıkır gidiyor çakır keyif de yapıyor.
0
benaslinda
(27.08.20)
aradığınız şey Aperol Spritz
0
mirafiori
(27.08.20)
Rose şarap+Sprite
0
inawen
(28.08.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.