Giriş
(4)

Altın için çok mu geç?

mg3929
Soru başlıkta, alınmaz mı artık?
Soru başlıkta, alınmaz mı artık?
0
mg3929
(07.03.22)
savaş ortamı veya rusya'ya yaptırımlar devam ettiği sürece alınır gibi ama bir çözülme barış ortamı gelirse buralardan alanlar çok ağlar. en son 2020 ortası ons altın bu fiyatlardaymış. daha orayı geçemedik bile.

edit: bu yazdıklarım ons altın için geçerli. gram altın hem ons altın fiyatından hem de usdtry kurundan etkileniyor.
0
lazpalle
(07.03.22)
Altin icin hicbir zaman gec degildir. Altin 1000 yildir kazandiriyor. Kisa degil uzun vadede hep kazanirsin. Al ve En az 1 yil bekle.
0
halk
(07.03.22)
Ons bazında uçtu ama TL bazında geçen ay gördüğü 1030 TL rakamlarına ulaşamadı. Uzun vade alacaksam alırdım şahsen.
0
uvcray
(07.03.22)
ons altında yıl sonu hedefi 2400-2500 usd yani ne kadar tutacağına bağlı.
yükselince dikkatli olmak lazım.
0
tiny penny
(07.03.22)
(4)

Denize sıfır sakin tenha pansiyon/bungalov önerisi

fuck is a four letter word
Selamlar,Hani filmlerde olur ya; Başrol sabah uyanır dalga sesleriyle, evin kapısına çıkar hemen deniz. Türkiye'de öyle bir tatil yeri arıyorum. Sakin, denize gerçekten sıfır. 1 hafta boyunca yiyip içip denize girip takılacağım bir yer. Başka bir imkan olmasına gerek yok. Pansiyon/bungalov ne olursa
Selamlar,

Hani filmlerde olur ya; Başrol sabah uyanır dalga sesleriyle, evin kapısına çıkar hemen deniz. Türkiye'de öyle bir tatil yeri arıyorum. Sakin, denize gerçekten sıfır. 1 hafta boyunca yiyip içip denize girip takılacağım bir yer. Başka bir imkan olmasına gerek yok. Pansiyon/bungalov ne olursa uyar.

Eskiden vardı böyle bildiğim yerler ama hepsi popi oldu şimdi. Kalabalıktan geçilmiyor. İfşa etmek istemeyenler mesaj da gönderebilir.

Teşekkürler.
0
fuck is a four letter word
(02.03.22)
Bodrum mazı köyü. 5 yildir baska yere gitmiyoruz. Ekside basligi var okuyabilirsin. Fiyatlar makul, deniz harika, temiz mekan, yemekler nefis ve huzur. Sunset resort diye bi yer var. Orda kalıyoruz.
0
halk
(03.03.22)
Gümüşlük Arriba pansiyon.
0
kumandanim
(03.03.22)
asos, hem yakın hem fazlasıyla sakin.
0
barankovan
(03.03.22)
mazı gerçekten iyiydi ama geçen seneki yangınlar koylarda deniz kenarına kadar ulaştı. kaldığınız yerde tepelere bakınca pek iç açıcı bir manzara ile karşılaşamayabilirsiniz.
0
oldtimer
(03.03.22)
(8)

Araç 10bin bakımı nereye yaptırmak mantıklı?

Wolfware
selamlararacımın 10 bin km bakımı geldi hatta geçiyor. orjinal servisini aradım 1970 tl fiyat çekti. tanıdık bir servis 1000 tl ye yapabileceğini söylüyor. arkadaşıma sordum eğer başka yerde yaptırırsan aracın garanti dışı kalır diyor. bildiğim kadarıyla yağı filtresi falan değişecek bunu yapılınca
selamlar

aracımın 10 bin km bakımı geldi hatta geçiyor. orjinal servisini aradım 1970 tl fiyat çekti. tanıdık bir servis 1000 tl ye yapabileceğini söylüyor. arkadaşıma sordum eğer başka yerde yaptırırsan aracın garanti dışı kalır diyor. bildiğim kadarıyla yağı filtresi falan değişecek bunu yapılınca garanti dışı mı kalır? hangisi mantıklı?
0
Wolfware
(28.02.22)
eğer aracının garantisi bitmediyse evet garanti dışı kalır.
garanti dolana kadar yetkili servis dışında hiçbir yere götürmemen gerekiyor.
0
teritori
(28.02.22)
Garanti bitene kadar yetkili servis en mantıklısı, garantilik bir durum olursa problem çıkarırlar.

Ama yine de yeni kanundan bahsetmeden geçmeyelim, bir süre önce çıkan bir kanuna göre TSE belgeli farklı bir serviste bakım yapılırsa araç üretici/satıcısı aracı garanti dışı bırakamıyor.

Ama böyle bir serviste de çok çok ucuza çıkmaz işlem zaten. Siz yetkili olan başka bir iki servisten daha fiyat alın, görece daha şehir merkezinden uzak daha az kurumsal bir yetkili servis fiyatta uygun olabiliyor.

2000 lira nedir vicdansızlar? yağ ve filtreler tutsa tutsa 500-600 tl tutar, hadi siz 1000 alın.
0
John Bloor
(28.02.22)
Öyle biliniyor ama normalde garanti bozulmaz.
www.otomobil.com.tr
Düşünün aracın camı değiştiyse başka bir yerde neden aracın motor ya da elektrik tesisatını etkilesin ki bu garanti?
Ben sıfır aldığımız aracı ilk yıldan sonra (5 yılı geçti) hiç yetkili servise uğramadım.
0
Erva
(28.02.22)
Sürekli yetkili servisi kullanmanın tek avantajı iyi niyet garantisinden faydalanabilmek. o da tamamen yetkili servisin inisiyatifinde. arkadaşımın 7 yaşındaki ibiza'sının turbosu bozulduğunda yetkili servis "geçmiş tüm bakımları yetkili serviste yapılmış. bu yılın bakımını da satın alırsanız turboyu iyi niyet kapsamında sadece işçilik masrafı ile değiştiririz" demişti.

farklı servise gidince 2 yıllık garantisi bozulmasa bile iyi niyet garantisi kapsamı dışında kalıyor. böyle bir derdiniz yoksa özel servis daha mantıklı.
0
himmet dayi
(28.02.22)
Arac garantisi sadece laftir. Aracınız bozulduğunda kullanici hatasi deyip yine parayi sizden alirlar. Paranizi kaptirmayin. Gidin tavdiye edilen bi tamirciye yaptirin.
0
halk
(28.02.22)
Araç hele ki bir de otomatik vites ise garanti dışı bırakmak çok mantıklı değil bu arada.
0
John Bloor
(28.02.22)
10.000 de aracınız var. Direkt yetkili servise götürün. Orijinalini bozmayın.
0
iddaaci
(28.02.22)
garantisi bitene kadar servise, garantisi bittikten sonra ustaya gitmek mantıklısı. ben geçen ay yağ dahil parçaları 550 liraya aldım. 150 lira da usta aldı 700'e yaptırdım. servis çok abartmış ama garantiyi bozmaya gerek yok bence. belki garanti süresinde büyük bir problem çıkar aradaki farkı vermediğinize çok üzülürsünüz.
0
golgi aygıtı
(28.02.22)
(3)

Netflix-Tinder Avcısı

Kaleci Saçlı Forvet
Netflix'in bu arkadaş hakkında bu tip bi program yapması yasal olarak suç değil mi, yani birisi hakkında isteyen herkes bu dolandırıcı bu sahtekar şeklinde program yapabilir mi? Teşekkür ederim.
Netflix'in bu arkadaş hakkında bu tip bi program yapması yasal olarak suç değil mi, yani birisi hakkında isteyen herkes bu dolandırıcı bu sahtekar şeklinde program yapabilir mi? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.02.22)
danışıklı dövüş var bence ortada.
0
aeroknight
(23.02.22)
Dolandiran kişi daha önce Finlandiya’da ceza almış, 2 yıl hapiste yatmış. Çıkınca devam etmiş. Sabıkalı dolandırıcı yani.
0
ya volna
(23.02.22)
Adama Bol para verip tantana etmemesi icin sozlesme imzalatiyolar.
0
halk
(24.02.22)
(4)

Mart ayında Ege ve Akdeniz

meiyisi
Merhabalar,Yurt dışından arkadaşım tur yapma amaçlı Mart ayının ortasında Çeşme, Alaçatı, Pamukkale ve Fethiye'ye gelmek istiyormuş. O günlerde çok soğuk olmaz değil mi? bir de denize girme ihtimalleri olur mu? su çok soğuk olur mu? 1-2 gün kalacaklar her şehirde.Pamukkaleyi es geçseler çok şey kayb
Merhabalar,

Yurt dışından arkadaşım tur yapma amaçlı Mart ayının ortasında Çeşme, Alaçatı, Pamukkale ve Fethiye'ye gelmek istiyormuş. O günlerde çok soğuk olmaz değil mi? bir de denize girme ihtimalleri olur mu? su çok soğuk olur mu? 1-2 gün kalacaklar her şehirde.

Pamukkaleyi es geçseler çok şey kaybederler mi?

Teşekkürler..
0
meiyisi
(22.02.22)
geçen sene 1 martta fethiyeye gittim. 2,5 civarı fethiyede kladım mart ayında sğuk günler oldu özellikle geceleri serin oluyor.nisan güzel mayıs bildiğin yaz diyebilirim.

ölüdenizde genelde turistler mart nisan ayında denize girdiğini gördüm ama tesisler vs kapalıydı. (korono ve yasaklarlada alakalı olabilir)
0
prezarlatif
(22.02.22)
Martta ege’de denize girilmez pek. Antalya vs olur ama ege olmaz.
Pamukkale’ye gitmek istiyorlarsa ve gitmezlerse bence cok sey kaybederler. Antik havuz vs guzel ama mart soguk olabilir (sonucta ic tarafta)

Hava icin de soyle, aksamlari gercekten serin oluyor. Antalya’da mart sonu sabah denize girip aksam evde sobayi yakiyorduk :D
0
kuehles blondes
(22.02.22)
Çeşme-Alaçatı'da denize girilmez soğuk olur.
0
kanlakarisikyagmur
(22.02.22)
Pamukkale yolunuz dusmedikce illa ki gorulecek bi yer degil. Yolu uzatmaya degmez. Denizli ye giderseniz uğrayın mutlaka.

Deniz kenari sadece yuruyus icin uygun
0
halk
(22.02.22)
(35)

tır şoförü olma fikrimi olumlu ve olumsuz değerlendirir misiniz?

der meister
27 yaşındayım, normal şartlarda bir aksilik olmazsa rus dili ve edebiyatı bölümünden 2023 yazında (üç dönem kaldı) mezun olacağım. iyi derecede ingilizcem var. bölümümü severek ve isteyerek seçtim, bir nevi ilke meselesiydi benim için, sonrasında ne yapacağımı ekonomik anlamda açıkçası pek düşünmedi
27 yaşındayım, normal şartlarda bir aksilik olmazsa rus dili ve edebiyatı bölümünden 2023 yazında (üç dönem kaldı) mezun olacağım. iyi derecede ingilizcem var. bölümümü severek ve isteyerek seçtim, bir nevi ilke meselesiydi benim için, sonrasında ne yapacağımı ekonomik anlamda açıkçası pek düşünmedim. çocukluğumdan beri en büyük hevesim ve merakım EKONOMİK KOŞULLARDAN BAĞIMSIZ OLARAK türkiye'den ayrılmak, farklı kültürler ve çevreler görmekti; geldiğimiz noktada bir yetişkin olarak bunun zaten "romantizm"den çıkıp düzgün bir hayat için adeta "gereklilik" haline geldiğini düşünüyorum en azından kendi adıma.

tır ne alaka derseniz çocukluğumdan beri zaten tırları çok seviyorum. söylememe gerek yoktur, 10 yıldan uzun süredir (ilk oyunla beraber) iflah olmaz bir euro truck simulator hastasıyım. yapı olarak da işe uygun olabileceğimi düşünüyorum zira bayağı introvert, grup çalışmasına yatkın olmayan (hehe), sevdiği işte çok çalışabilen ama sevmediği şeye hiç dikkat vermeyen, insan ilişkileri pek gelişmemiş birisiyim. plaza ortamı, sürekli iş arama derdi, 4-5 bin lira için türlü türlü insanla muhatap olma vs. fikri beni inanılmaz korkutuyor. yapsam yine yaparım ama sevmiyorum, istemiyorum, içimden gelmiyor.

geçenlerde ekşi'den benzer yollardan geçmiş (no pun intended), ilk ehliyetini 29 yaşında almış ve sadece bir yıldır tır şoförlüğü yapan bir arkadaşla konuştum. telefonlaştık, sağolsun uzun uzun anlattı. adam sadece bir yıllık tecrübeyle belçika firmasıyla anlaşmış, direkt ab oturumlu olarak orada çalışacakmış. sektörde genel olarak zaten açık olduğunu biliyorum dünya genelinde. haliyle yabancı dilim de olduğu için ilk birkaç yılımda çok saçmalamazsam o taraflara gidebilirim diye düşündüm. avrupa içinde tır sürdükten sonra gitmesem de olur zaten, sonuçta 30 günümün 23'ü ab'de şoförlük yapmakla geçiyorsa bi hafta türkiye'de kalırım ne olacak.

bu zamana kadar neden hamle yapmadım? çünkü açık konuşayım "daha iyisini" yapabileceğimi düşünüyordum. egom "kamyoncu" olmak için çok büyüktü. yalnız sonra gördüm ki ülkenin gerçekliği farklı. üstelik "yeni nesil tırcı" diye bi şey var, çıtı pıtı kızlar heyvan gibi tırları sürüyor avrupa'da. ne toplum nezdinde kötü muamele görüyorlar ne başka bi şey... e sonuç olarak ben bu işi zaten çok seveceğimi düşünüyorum, mutlu olacak ve iyi kötü para kazanacaksam niye kendimi kısıtlayayım ki?

siz ne dersiniz, özellikle beni buradaki 10 yılımdan az buçuk tanıyan abilerimin/ablalarımın fikirlerini duymak isterim açıkçası. aslında olumludan ziyade olumsuz değerlendirmeleri duymak istiyorum, yani "yapma" diyorsanız neden diyorsunuz? bu sayede daha iyi bir değerlendirme yapabilirim belki, hani dikkate almadığım noktalar vardır vs...

örneğin, "arkadaşın şanslıymış, bir sene tır sürdü diye kimse avrupa'ya gidemez, o umutla girersin bölümden mezun arkadaşların moskova'ya yerleşirken sen samsun-konya arasında limon taşırsın" gibi fikirleri merak ediyorum, hele ki sektör içinden birileri paylaşırsa çok daha mutlu olurum.

ben şu an kendi adıma "niye olmayayım?" sorusuna net cevap bulamıyorum çünkü gerçekten. en kötü bir sene deneyip bırakırım yani ne olacak zaten 500 yaşına geldim, sonuçta doktorluğu bırakıp şoför olmuyorum ki, elimde şu an bir şey yok. diplomamla yapacağım muhtemel işleri 30 yaşında yapabiliyorsam 32 yaşında da yapabilirim sanırım, hatta belki cv'de tır şoförlüğünü görünce "bu adam kesin manyağın teki, değişik birine benziyo, bunu bi deneyelim" derler hehe.
0
der meister
(19.02.22)
Bu duyuru bana ETS2 açtırır. Şu cevabı yazayım sonra ben kaçar.

Yani bana mantıksız gelmedi. En başta anlatış tarzın bile bu işi severek yapacağını gösteriyor zaten. Severek yaptığın iş olduğu sürece negatif tarafları olsa da çok odaklanmana gerek kalmaz. Ama illa olumsuz taraflarını duymak istiyorsun diye yazayım aklıma gelenleri (ki bunlar benim tecrübelerim değil, tahminlerim). Gerçek hayat ETS gibi değil tabii bunu biliyorsun. Yani ben ETS'de 50 dakika süren bir teslimatta bile sıkılabiliyorum bazen. Şimdi o teslimatın 11-12 gün sürdüğünü düşün. İş gereği sürekli mobilsin. Yani "Avrupa'da geçireceğin 23 gün" Avrupa hayalini yaşıyor olmayacaksın. Zamanının çok az bir kısmını kendine ayırabilirsin. Sürekli yollarda olursun. Yani bu iş memur gibi ya da beyaz yaka gibi akşam mesaini bitirip evine gidip biranı açabileceğin, ayaklarını uzatıp keyif yapabileceğin bir iş değil. Günlerce yoldasın ve yalnızsın.

İnsanla muhatap olmamak güzel geliyor ama insanoğlu sosyal bir varlık. Bir yerden sonra insan sesine bile muhtaç olursun. Hiç insan görmezsin demiyorum tabii ama iyi bir ofis ortamında çalışırken ara verip 10-15 dk. geyik çevirebilirsin iş arkadaşlarınla.

Son olarak CV'de tır şoförlüğünü gören bir işe alımcı "bu adam kesin manyağın teki, bunu bi deneyelim" demez. Böyle bir dünya yok maalesef. Kariyer anlamında (eğer ilerde diplomanı kullanacağın bir mesleğe döneceksen) sana hiçbir katkısı olmaz. Hatta olumsuz tarafı olur. Ben şahsen iş hayatından kaçmayı tercih etmiş birini işe almazdım işe alım kararını veren biri olsam. Sen iş hayatından kaçıyorsun demiyorum ama senin özgeçmişin öyle görünecek. "Bu adam bir yıl sonra sıkılır burada durmaz" diye düşündürtür.
0
himmet dayi
(19.02.22)
@himmet dayı,

abi bak güzel bir noktaya değinmişsin, ben orayı atlamıştım. ben normalde spor hastası biriyim. bırak 7/24 maç izlerim. çok seviyorum. şu an bununla ilgili bir iş yapıyorum zaten (ama uzun vadede kazancımın artması mümkün değil, o yüzden tam zamanlı iş olarak değerlendirmiyorum). beni iş hayatıyla ilgili en çok korkutan şey kendime vakit ayıramama fikri... sabah 7'de uyan. akşam 6-7'ye kadar iş güç. temizlik, yemek, diğer sosyal işler vs. derken sana bir şey kalmıyor. ben İYİ KAZANSAM DAHİ böyle bir hayat istemiyorum. gece 11'de şampiyonlar ligi maçı varken "sabah işe kalkmam lazım tüh" diye yatağa gitmek istemiyorum mesela. düşüncesi bile psikolojik olarak yıpratıyor beni, özgür hissetmiyorum. ülkenin hali de ortada şimdi... ben çalışsam ne olacak? alacağım 5-6 bin lira. şanslıysam pazar günü boş olurum. terminatör gibi enerjim olmadıktan sonra ben ne biriktireceğim, nereyi göreceğim, hayatımın bana kalan süresini ayı gibi yatmak dışında nasıl bir aktiviteyle değerlendireceğim mesela? bunu kendim için söylüyorum tabii ki, yani kimi insan asgari ücretle bile çok dolu yaşayabilir ona itirazım yok ama ben kendi halimi tavrımı az çok biliyorum.

tır şoförlüğü ise tam olarak "maç varsa var olum napalım, işimiz gücümüz var, boş vaktimize denk geleni izleriz o zaman" dedirten bir iş bana. kısacası tır şoförü olma fikrinde hayatı kaçırma korkusunu yaşamıyorum, dolayısıyla yapmak için çok daha istekli ve motive olduğum bir meslek bu açıdan. kendimi kapana kısılmış, hayat boyu hiçbir şeye sahip olmayacak, bir şirketi zengin etmek için sinir stres sahibi olacak birisi gibi hissetmiyorum. ha baktığında tır şoförü de bunu yapıyor elbet, hatta çok daha stresli ve sinir bozucu bir iş ama dediğim gibi ben plazada yapamam derken tırda yaparım diyebiliyorum en azından.

avrupa'da geçirdiğim sürece hayali yaşamayacağım konusunda haklısın ama beni zaten en çok heyecanlandıran şey sürekli yolda olma fikri. yani 30 günün 4-5'ini evde geçirebiliyorsam gerisi sorun değil. ben zaten dediğim gibi maç izlerim, kitap okurum, internette sürterim vs. tırda da yapılır yani bu benim için problem değil :)

son olarak bir de şunu ekleyeyim, türkiye'de çalışırsam akşam evde ayaklarımı uzatıp bira içebileceğim bir hayatım olacağını düşünmüyorum. biraz da ondan bu kadar yöneldim zaten tır fikrine. avrupa'da €2500 kazanacağım bir ofis işi olsa mesela yine tır şoförlüğü düşünmeyebilirim... ama öyle bir dünya yok benim için ne yazık ki. en azından şimdilik.
0
🌸der meister
(19.02.22)
Belçika 5 yıl oturumu olana vatandaşlık veriyor. Oradan yürürsün zaten. Avrupa'da her türlü işte çalışılır hiç düşünme
0
spankenstein
(19.02.22)
almışsın narkozu hayırlı olsun. Yıl 2018 işten bıkmışın gittim tır ehliyeti aldım src 3 aldım. Dedim ilerde lazım olur ülkenin durumu kötü :) şimdi ce ehliyet cüzdanda kuzu kuzu yatıyor yine de aldığım için pişman değilim. Belki bir gün lazım olur. Ben bankacıyım, ben de terfi vb durumları olduğu için tırcı olma durumunu erteledim bakalım ilerde olur mu bilinmez, nasip. Yaş 33.
0
Kresto
(19.02.22)
Valla seni anlıyorum. Bu kadar istekliyken "yok o iş olmaz, boşver." demem zaten. Ben de herhangi bir konuda bu kadar hevesli olsam kesin şansımı denerdim.

Sadece eklemek istediğim bazı noktalar var. Birini zengin etmek uğruna sabah akşam çalışma fikri konusunda katılıyorum sana. Ama bundan kaçış tır şoförlüğü değil. Çünkü kaçtığın şeyin temelinde stres, emeğinin karşılığını alamamak, bir yere zincirlenmiş gibi hissetmek gibi olgular var. TIR şoförü olunca bunlar değişecek mi? En azından büyük bir kısmı hayır. Yani kendi kamyonunun olduğu ve ETS'deki gibi istediğin ülkedeki istediğin işi tıklayarak seçebildiğin bir hayat olsa belki daha özgür hissedersin kendini ama öyle bir şey seni beklemiyor (diye tahmin ediyorum). Yine bir şirkete bağlı şoför olacaksın. Bu kez gecen gündüzün belli olmayacak. 9 saat kamyon sür. Sonra dur, uyu. Sonra 9 saat daha sür falan. Şimdi sana çok heyecan verici geliyor olabilir ama bu iş de rutine bindikten sonra sıkıcı olacak. 1 yıl tecrübeli birinden ziyade en azından en az 5 yıldır falan bu işin içinde olan birilerini bulmaya çalış konuşmak için. Ama "işini seviyor musun?" gibi sorulardan ziyade seni zorlayabileceğini düşündüğün şeylere odaklan.

"Yarın iş var." diye 23.00'teki maçı izleyemediğin bir hayatı kötüleyip "benim işim zaten bu o yüzden maçı anca denk gelirsem izlerim" gibi bir hayatı benimsemen bana biraz anlamsız geliyor. Meslek uğruna özel hayatının büyük bölümünden feragat edeceğinin farkında değilsin gibi.
0
himmet dayi
(19.02.22)
Ben senin yerinde olsam kesin tır işine girerdim. YouTuberlik da yapabilir aynı anda. Alican diye biri vardı, rahmetli oldu, Almancı bir tır şoförüydü, aynı zamanda YouTube'a video çekerdi. Acayip keyifliydi izlemesi. Senin de muhabbetin satarsa milleti, YouTubedan da para kazanırsın.
0
mezarkabul
(19.02.22)
Önce B sınıfı manuel ehliyet al. B sınıfı manuel ehliyet ilkokul ise tır şoförlüğü doktoradır. Belki yeteneğin yoktur. Bu da bir olumsuz sebep.

youtu.be

Bu kız bayağı bilgi paylaşıyor.
0
dissendium
(19.02.22)
@himmet dayi, son kısımla ilgili: anlatmak istediğim şey şu abi, ben normalde ofis işi yaparken, her akşam eve gelirken falan kendi hayatımı istediğim gibi yaşayamadığım için üzülürüm. huzursuz olurum. tırda ise şartlar daha ağır olmasına rağmen o işi sevdiğim için "maçı da izlemeyiverelim ne olacak" diyebilirim. yani kar-zarar ilişkisi aslında biraz. ben kendime 3-4 saat ayırabileceksem, üç kuruş paraya öyle ot gibi bi ilçede/şehirde 30 sene yaşayacaksam maç izleyememek ve sevdiğim işlerle ilgilenememek beni üzer mesela. ama yok ben tır şoförüysem, sürekli yoldaysam o zaman özel hayatımdan feragat etmek daha az koyar, çünkü genel olarak daha mutlu ve iyi hissederim. demek istediğim buydu.

@mezarkabul, yazdığını okurken istemsiz DÖŞE BAH DÖŞE diye bağırdım :) hala arada izlerim videolarını. ben ama kendim yutubırlık neyin düşünmüyorum hiç, becerebileceğimi sanmıyorum. bi de şu var: şimdi ben kendi tecrübelerini paylaşan insanlara minnettarım ama türkiye'de yaşayan bir genç olarak "isveç'te tır şoförüyüm bi günde 3000 kazanıyorum" gibi videoları izleyince depresyona giriyorum... yeterince içerik var zaten. onlar kötü niyetle yapmıyor belki ama ben oralara gidersem elime kamerayı alıp şu kadar kazanıyom, bu kadar kazanıyom diye konuşmak istemiyorum. en fazla burda filan hava atarım yani tüm dünyaya açılmak gibi bir isteğim yok. o yüzden ben yaparsam anca günlük tutup onu yayınlarım okumak isteyen olursa. yoksa vlogger'lık filan benlik değil, sevmiyorum. tutacağını da sanmam.

@dissendium, aga artistik patinajda olimpiyat madalyası alıcam demedim ki ne yeteneği? işin zorluğuna ayak uyduramazsın, sıkılırsın, bırakırsın vs. orası ayrı konu da fiziksel/zihinsel engeli olmayan birisi (hatta yerine göre olan biri bile) niye tır süremesin ne var onda. "bu iş yapılmaz" deyip pes eden adam vardır elbet ama ben sanmıyorum ehliyetini alıp işe başladıktan sonra "oha tır sürmek çok zor benim yeteneğim yokmuş" diye bırakan birisi olsun.
0
🌸der meister
(19.02.22)
YouTuber deyince yanlış anlaşıldım ama işte Alican gibi bir şeyler yap, adam YouTuber değildi ama YouTubea güzel bir renk katıyordu. Adamı profesöründen, hizmetlisine her kesimden izleyen vardı. Doğaldı. Sen de doğal doğal takıl bir yandan müzik dinle, bir yandan da sigaranı iç, üç beş bir şeyler anlat günün nasıl geçtiğine dair, tutarsa tutar tutmazsa sana anı kalır. Yap sen bu tır işini. Valla bak.
0
mezarkabul
(19.02.22)
Tırcılık iyi hoş güzelde. Millet henüz deneyimi olmayan birine milyon liralık mallarını emanet eder mi? Bir tırcının yanında staj gibi birşey yapmak mümkün mü? ya da bir tırcı bulup yanında gidip gelmek gerekir diye düşünüyorum.
0
komando kani var bende
(19.02.22)
Bu işi yapan bilen birine işin artısını eksisini, nasıl başlanacağını, merak ediyorsan yurt dışı imkanlarını sor. Bir eksisi yola çıkıp uzun süre evden uzak kalmak dolayısıyla aile ile ilgili olabilir. Bir artısı muhtemelen insanın mevcut sistemde en özgür ve kendi başına olabileceği işlerden biridir diye düşünüyorum. Yaşında bir sorun yok ama tavsiye almak için doğru yerleri bul.
0
osssy
(19.02.22)
@komando, konuştuğum arkadaşın bana söylediği iş bulmak ilk etapta çok kolay olmayabiliyor ama sektörde açık olduğu için ehliyetin, gerekli belgelerin vs. varsa bir şekilde tutuyorsun bir ucundan. hatta abd'de filan direkt eğitimi kendi veren, ücretini de sonra maaşından kesen firmalar var. onlarda aynen dediğin şekilde bazen altı hafta boyunca yanında bir eğitmenle birlikte gidiyorsun, sonra komple sana bırakıyorlar. türkiye'de nasıldır bilmiyorum.

yalnız erkan zey'in videosunda izlemiştim, yükün sigortalı olduğunu ve dolayısıyla o tip durumlarda sorun çıkmadığını söylüyordu. tecrübesizim tamam da sonuç olarak gerekli donanıma sahibim, atıyorum kendi salaklığımla 120 basıp tırı paramparça etmediğim sürece bir şey olmaz sanırım. hem firma için hem de benim için. bi' de tırın gittiği yolun %90'ı dümdüz zaten, dikkatli ve özenli bir şoför için olacak en kötü şey en fazla dorseyi çizdirmek olur sanırım çok ekstrem durumlar dışında. kağnı gibi araç sonuçta büyük zarar vermek için bile isteye uğraşmak lazım bence.
0
🌸der meister
(19.02.22)
romanya'daki çürük yolla sosyalliğin bence ilgisi yok, sosyal birisi olsam oradaki köyden tanıdıklarım mı olacak? ne yapılması gerektiğine dair prosedür bellidir, yabancı dilim zaten var. insanlarla aram iyi değil dediysem tırda sorun yaşayınca direksiyona kapanıp ağlarım, insanlarla kesinlikle muhatap olmam demedim ki. bu tarz sorunlar, beklenmedik durumlar her meslekte var zaten.

yani yanlış anlama ama bana bu spesifik örnek biraz zorlama geldi, romanya'da frenimin tutmamasıyla network'ün ne alakası var yani elimin altında teknoloji var yabancı dilim var mağaradan çıkmadık sonuçta. fren patlayınca network'üm mü gelip durduracak tırı sanki.
0
🌸der meister
(19.02.22)
sık sık tırcılarla muhatap olan biri olarak söyleyebilirim ki, ekseriyetle pek parlak değiller. iş yapılır bence ama bu tamamen kişisel bir konu. ben biraz daha sosyal açıdan değerlendireyim.

pek parlak değiller dedim ya, aslında daha kaba söylerdim de burada bu kadar oluyor. yani bir kere tırcılık kariyerine girdin mi geriye dönüşü zor olur.
0
floydian
(19.02.22)
@floydian, açık konuşmak gerekirse en büyük motivasyonu yurtdışına çıkma imkanı olması. gerek Türk firmasında uluslararası çalışarak gerekse oradan bir firmayla anlaşarak... Türkiye'deki imaj olumsuz ve kitle de GENEL OLARAK iyi değil, onun farkındayım ama son yıllarda benim gibi eli iyi kötü kalem tutmuş bir sürü insanın bu sektöre yönelmesi biraz yüreklendiriyor beni. belki bizim nesille biraz değişir ilerleyen yıllarda.
0
🌸der meister
(19.02.22)
Ben de sınırda yasiyom. Tircilarla iç içe sayilirim xd gorduklerimi yazayim.

Olumsuz;

*Günlerce arabanin içinde sıra bekliyorsun. Karda kışta, sıcakta sogukta günlerce tırın içinde bekliceksin. Sürekli 1-2 arabalik ilerle-dur şeklinde

*Aile hayatı ya da ilişki için çok işlevsel degil.

*O 3 gün bekledigin siralarda sürekli birileri öne falan gececek, saclarini yolacaksin.

*O sırada muhatap olacağın tircilar genelde o citi pıtı kizlarin profilinde olmayacak. Türlü mafyatik tipler...

*Arabanla ilgili yurt dışında bir sorun yasadiginda sektör icindeki biri kadar kolay halledemeyebilirsin baslarda.
0
abuzer
(19.02.22)
ya sana son söz olarak şunu diyeyim; adını sanını bilmediğim ama meşhur bir artiz de oyunculuğu bırakıp tırcı oldu abdde, yaprak dökümünde mi ne oynamıştı, o adam işte.
0
mezarkabul
(19.02.22)
Der meister selam. Seni buradan az çok tanıyan bir arkadaşın olarak bu hevesinin geçici olacağı kanısındayım. Bol şans.
0
but that was just a dream
(19.02.22)
playing star again'e katiliyorum. bu tarz durumlarda insan iliskileri masa basi ofis isinden cok daha kritik.

but that was just a dream'e de katiliyorum. yani bu kacinci duyuru/girdi bununla ilgili. acma demiyorum ama yapacak olan adam sessizce yapardi. sen daha cok geyigini yapmayi seviyorsun gibi gozukuyor. bu sebeptendir ki yapamazsin.
0
hot potato
(19.02.22)
avrupa'da çalışmak istesen de önce türkiye'de bir tır şoförü olacaksın. burada da şöyle bir durum var benim açımdan, türkiye'de tır şoförü olmak için ehliyet ve psiko-motor becerilerine ek olarak biraz yırtık ve açıkgöz olmak gerekiyor. yani bitirim bir tarafın yoksa hiç bulaşma derim.
0
makarnavodka
(19.02.22)
Hocam bu iş benim de ara ara ciddi hayalini kurduğum bir durum. Ama memleketteki sektör, çalışma koşulları, kendi araban yoksa kazanç işleri vb. çok tatsız maalesef. Üstüne, işveren altında o özgürlük hissinden uzakta çalışılıyor genelde. Fakat –büyük ihtimalle bir ukde olarak kalacak olsa da– birinci dünya ülkelerinde tırcı olma fikri içimi kıpır kıpır yapıyor.

Ben ideal koşullarda tırcılık yaparsan mutsuz olacağını düşünmüyorum bu arada. Tek ve belki de en büyük dezavantajı, sevdiğin/sevdiklerinden pratikte resmen ayrı bir hayat yaşıyor olmak.

Kısa vadede önerim de şöyle: yukarıda biri daha yazmış, nasıl yapılabilir emin değilim ama bir iki farklı araba bulup yan koltukta iki üç kez Samsun-Konya, Ankara-Antep yapmak lazım. En azından karar verme yolunda gerçekten fikir sahibi olmuş olursun. Bir de dediğin gibi, başladın baktın olmadı en kötü bir sene deneyip bırakmış olursun.
0
038576
(19.02.22)
Nazim diye bi elwman var fenomen tirci. Onu takip et.


Bu arada neden olmasin. 2 cocuklu 35 yasinda akademisyenim. Ben de tir ehliyetine kaydoluyorum bu ay.

Hedefim seninkine benzer ama sebebim baska. Yurtdisinda yasamak degil hedefim. Ama sebebim yurtdisi is garantisinin verecegi emniyet duygusu.

Neden mi? Hicbir siyasi parti ile alakam olmadigi icin 32 yasima kadar atanamadim. Freelance islerle gecindim. Hasbelkader liyakatle persinel alinacak bir kadro cikti ben de kazandim bilegimin hakkiyla. Simdi de x donemde atanan biri olarak kesin x'ci muamelesi gorup issiz kalma ihtinalim var ulkede olusabilecek cesitli siyasi degisikliklerde.

Olasi bir durum icin en azindan baslangic seviyeso gereklilikleri simdiden yerine getirmek istiyorum.

Olmayacak sey degil. Hedsfin buysa yuru. Imkansiz bir hedef degil.
0
celebi efendi
(19.02.22)
yalnızca başlığı okudum, gerisi çok uzundu.

cevabım şu: tır şöförlüğü en maskülen işlerden birisi. küçümsenecek bir iş değil. pelinsular falan bakmaz belki ama yine de iş yapar.

selvi boylum al yazmalımdaki kadir inanırı düşün :)

zor iş ama yapabilirsen bir erkek için en zevkli işlerden birisi bence. ben olsam ben de isterdim tır şoförü olmak. tır ile istanbuldan yükü alıp almanyadaki depoya teslim etmek. geliri çok iyi bu arada
0
dafuq
(19.02.22)
Ben onaylıyorum güzel fikir. Kanada bir ara tır şoförü arıyordu vatandaşlık vermek için ama 30 günün 23'ü yurtdışında geçtikten sonra 7 gün Türkiye'de yaşarım ne olacak diyorsanız vatandaşlık, oturum izni falan hiç önemli değil. Dediğiniz gibi AB ülkelerine mal taşır durursunuz. Tek bir noktaya dikkat etmenizi tavsiye ederim. Vaktinizin çoğu gelişmiş ülkelerdeki caddelerde sokaklarda geçmeyecek, gelişmiş ülkelerde hareket halinde olan bir tırın kabininde geçecek.
0
grgn
(19.02.22)
Ne var onda diyerek bence küçümsüyorsun. Neredeyse 15 metre uzunluğundaki bir aracı yönetmekten bahsediyoruz. Burada yetenek dediğim şey doğuştan gelen bir şey anlamında değil, beceri anlamında. Kimi insan çivi çakamaz, becerisi yoktur. Kimi insan da 10 metre ağaca tırmanıp ceviz toplar. Beceriyi tamamen yok sayamayız. Yapamazsın demiyorum, yapabilirsin, fikir güzel. Bence dene.

Aklıma bir olumsuz nokta daha geldi. Belki de en önemlisi. Taşıyacağın şeylerin sorumluluğu. Örnek olarak bir tır dolusu bakır telin maliyeti milyonlarca lirayı bulabilir. Tırı durdurup önünü kesebilirler. İşin güvenlik tarafı da var.
0
dissendium
(19.02.22)
mayster seni duyurudan bildiğim kadarı ile tanıyorum ve severim de.

sana tır mır vermem ben.

kızma bana ama güvenmiyorum.

¯\_(ツ)_/¯


ha başka işler olur yapar bu çocuk derim.

burda okul biterken arayış içine girip YouTube , ETS falan derken heveslenmişsin. güzel tabi bazı şeyler böyle başlar.

ama senin 1 ay sonra bunu unutup başka temalar ile bambaşka bir şeyi aşırısı istemene de şaşırmam.

ha gaza gelir beni yanıltırsın. üzülmem tabii. ne güzel.

tır işi de öyle çok dışardan göründüğü gibi değil.
0
AlsterWasser
(19.02.22)
Güzel fikir. Günümüzde artık diploma ile masabaşında iş bulmak dünyanın hemen her yerinde zor. Artık bu bu tarz işler hem daha çok para kazandırıyor hem de iş bulmak daha kolay.

Dezavantaj ise dikkat gerektiren bir iş. En basitinden gün içinde telefon ekranına bakmak bile zor olabilir.

Her koşulda senin gibi biri için mantıklı bir iş. Cv'de tır şöförlüğünün olumsuz etkisi olur falan demişler de alakası bile yok... Günümüzde zengin bir aileden gelip de avrupa'nın iyi okullarında okumamışsan, sağlam referansların yoksa, üst düzey yetenekli değilsen zaten Cv'ne bakan olmaz. Türkiye özel sektörü gerçekten çok kötü. İnsanların şirket dedikleri yer kurumsallığı zayıf sömürü merkezleri.
0
garylineker
(19.02.22)
3-4 sene sonra cl maçı izlemek umrunda bile olmayacak hayatına buna göre planlama
0
bir soru sorcam
(19.02.22)
@bir soru sorcam, neden olmasın ki? şimdi şöyle düşünebilirsin, işte yaşın ilerleyecek, eş-dost, çoluk çocuk vs... ama ben zaten 27 yaşındayım. şu an yaptığım iş de sporla ilgili. tabii ki daha az vakit ayırabileceğim tam zamanlı çalışırken, elbette hayatımı maçlara göre planlamam ama tam olarak bundan söz ediyorum işte: ofis işi, kariyer fikri vs. beni zerre heyecanlandırmıyor. "bunun için mi hayatımdan vazgeçiyorum?" diye düşünüyorum... işin içinde tır olunca ama her şeyi kenara koyabilirim gibime geliyor. yani emek ettiğime, özgürlüğümden feragat ettiğime değecek bir şey. en azından şu anki fikrim o yönde.

bunu o yüzden söylüyorum yani yoksa zaten "akşam maç var" diye çalışmayı reddedecek değilim ama biraz sabit kafalı ve uyuz olduğum doğrudur bu konuda. şımarığım da hatta. sevmediğim şeyi yapmak istemiyorum. bu çoğu insan için lüks... ama "tır sürerek mutlu olacağım diyorsan git sür madem" demeden de edemiyorum. böyle bir şansım varsa, böyle mutlu olacaksam niye değerlendirmeyeyim ki?
0
🌸der meister
(19.02.22)
seyretmek yerine direk spor yapabileceğin aktiveteler daha çok ilgini çeker
90 dk maç izlemenin "aptalca" olduğunu farkedebilirsin

yaptığın iş izlemeni gerektiriyorsa başka tabi
0
bir soru sorcam
(20.02.22)
ayrıca bu kadar tır şoförü fikrinin pompalanma sebebi 2 yıldır süren konteyner krizi.

temeli de çin vs. amerika bunun sebebi. ipler gerilirse iyice artar bu sorun ama bir diğer ihtimal de çözülür ve tır şoförleri yine değersizleşir(talep azalacağı için) ama bu sefer bir sürü gaza gelip tır şoförü olmuş genç kalakalır.

ha dersen ki 2 sene önceden tır şoförlüğü çok popiydi, ben hiç hatırlamıyorum valla.

şu an nakliyeciler/müşteriler full karayolu çalışıyorlar çünkü kimse konteyner ile uğraşmak istemiyor. bir de üstüne brexit ile iyice hype'landı ama UK EU vatandaşlarına 3 aylık çalışma vizesi vermeye başladı bile tır şoförü olarak.

son bir şey de, ekonomi her geçen gün high tech ürünlere kayıyor, tren ve gemi hatları gelişiyor, high tech ürünler hava yolu ile gönderilir hale geliyor. ben tır şoförlüğünün ölü yatırım olduğunu düşünüyorum.

bir de demişler zaten ama çok leş ya, mal yüklemeye gidersin 10 saat orada mahsur kalırsın. indirmeye gidersin 2 gün kalırsın. gümrük sırasında beklersin, evraklarda sıkıntı olur sıradan çıkarsın başkasının hatasının bedelini sen çekersin.

elektronik cihaz tamirciliği öğrensen yerel esnaf olarak ufak dükkan açsan da istediğin şeylere ulaşabilirsin.
0
floydian
(20.02.22)
@floydian,

abi valla inan 10 sene önce tır şoförlüğü düşündüğümde "yauuu teknoloji gelişecek, kendini süren tırlar olacak" diye vazgeçirmişti millet... her konuda aynı geyiği görüyorum. ha belki sen haklı çıkarsın, 10 sene içinde cidden tır şoförlüğü diye bir iş kalmaz ama ben her şeyi bu şekilde değerlendirip vazgeçmekten sıkıldım açıkçası kendi adıma. bak o zamanlar okul okumayıp şoför olsaymışım şimdi 7-8 sene tecrübem olurmuş, gördüğüm kadarıyla iş de var yani... böyle böyle en sonunda hiçbir şey yapmayacağım, o olacak.

elektronik cihaz tamirciliği nedir inan hiç bilmiyorum, hiç ilgim de yok açıkçası :/
0
🌸der meister
(20.02.22)
şey ya işte, sana tv kumandası getirecekler bu tuş basmıyor diye açıp bakacaksın belki devrede bir çipin bir ayağı kopmuş olacak lehimleyeceksin falan.

benim dediğim olay aslında kendini süren tır olacak değil, tır şoförü hep lazım olacak ama ihracat kg değeri denen bir şey var. ona bakmanı öneririm. benim bildiğim kadarıyla dünya trendi yükselişte. bu da şu demek oluyor, artık hafif mal para getiriyor ağır değil.
0
floydian
(20.02.22)
Benim dayım yurtdışından kesin dönüş yapıp tır şöförü oldu. Avrupa tarafına gidiyor genelde.
Zorlukları yukarda yeterince açıklamışlar. Benim dayımın en çok zorlandığı şey sevdiklerinden uzakta olmak ve başına bir şey geldiğinde yalnız olmak. İki ay önce tırın üzerinden düşmüş ayağı kırılmış. Fransadan o şekilde gelmiş. Yalnızlığı öyle anladım baya koydu diye dert yanıyordu.
Dayım gibi uzun süre araba kullanmayı ve yolcuğu seven kişiler deneyebilir bence.
0
jazzabel
(20.02.22)
Turkiye den avrupa ya giderken Tirin dorsesine multeciler kacak giriyor.
Yakiti calan hirsizlar.

Bunlar disinda problem yok. Turk tirci olmak hep oteki muamelesi gormek demek. Avrupa ici dolasirsan sikinti yok.
0
halk
(21.02.22)
(9)

ehliyet sürecini en başından anlatır mısınız?

der meister
merhaba,adım samuel, 27 yaşım. yazın ehliyetimi almak istiyorum. anladığım kadarıyla belli bir kuruma bağlı olarak faaliyet gösteren çok sayıda sürücü kursu var, bunlara gidip teorik/pratik eğitimi alıp sınavları da geçersek alıyoruz ehliyeti ama ben zaten üç beyin hücresiyle faaliyet gösterdiğim iç
merhaba,

adım samuel, 27 yaşım. yazın ehliyetimi almak istiyorum. anladığım kadarıyla belli bir kuruma bağlı olarak faaliyet gösteren çok sayıda sürücü kursu var, bunlara gidip teorik/pratik eğitimi alıp sınavları da geçersek alıyoruz ehliyeti ama ben zaten üç beyin hücresiyle faaliyet gösterdiğim için bu süreci yine de karışık buldum. soruları doğrudan geçip süreci anlatabilirsiniz ama ben soru olarak gitmek istiyorum yine de,

1) şu an b sınıfı ehliyet almak isteyen birinin cebinden çıkacak para toplamda ne kadar? 2022 yazı için düşünürsek?

2) kurs seçimi konusunda dikkat etmem gereken bir şey var mı yoksa hepsi üç aşağı beş yukarı aynı kalitede mi?

3) kurs ne kadar sürüyor? teorik ders olsun, direksiyon dersi olsun vs. toplamda ne kadar vakit geçiriyoruz? program nasıl oluyor? ne bileyim cumartesi-pazar günleri 10-14 arasında iki ay boyunca mı sürer mesela, toplamda ne kadar vakit/emek ayırmak gerekiyor?

4) daha önce babasının arabasını kaçırmamış, direksiyon başına hiç geçmemiş biri SIFIR ekstra destekle, sadece kursta öğrendikleriyle ehliyetini alıp trafiğe çıkabilecek yeterliliğe ulaşır mı? "ulaşamayacak olsa niye ehliyet versinler ulan" diyebilirsiniz ama ne bileyim burası türkiye sonuçta, boş yolda 20 metre sürdürüp dönerken sinyal verdim diye "ooo iyisin karşim :))" deyip vermesinler ehliyeti hehe sonra ölürüz filan neme lazım.

5) dediğim gibi daha önce araç kullanmışlığım yok fakat 10 yılı aşkın süredir logitech driving force gt ile bilfiil tır şoförlüğü yapmaktayım. debriyaj olmadığı için vites değiştirme eylemi sadece kolu ileri-geri ittirmekten ibaret tabii, yani oyunda tır sürdüm diye gerçek hayatta ralli pilotu olmayı beklemiyorum ama sizce bunun ufak da olsa faydasını görme şansım olur mu koordinasyon ve motor becerileri açısından, hani hayatında araba görmemiş birine kıyasla azıcık daha rahat hisseder miyim direksiyonda?

***

kısacası elinde bu işe ayırabileceği para olan birini ne bekliyor, bunun belli dönemleri mi var yoksa kafama göre gidip kayıt olabilir miyim vs. genel olarak bu süreci merak ediyorum. teşekkür ederim.
0
der meister
(18.02.22)
Ben ehliyeti alalı 10+ yıl oluyor, o yüzden sadece 3 ve 4'e cevap vereceğim.

3- Teorik derslere kimse gitmiyor. Kitaba 1-2 saat bakıyorsun geçiyorsun. Direksiyon dersi opsiyonel. Öğrenmek istiyorsan gidiyorsun, süresi de yine sana bağlı.

4- Eskiden her başvurana veriyorlardı ehliyeti, artık sınav zorlaşmış. Dolayısıyla ehliyet alıyorsan biraz daha iyi durumdasındır. Yine de bi 2-3 ay bilen biriyle trafiğe çıkmak lazım diye düşünüyorum. Araba kullanmayı bilmek başka şey, trafiğe alışmak başka.
0
plutongezegendegilmi
(18.02.22)
1. kurs ücreti + sınav ücretleri + ehliyet harcı. Ehliyet harcını, sınavları geçtikten sonra bir sene içinde yatırıp ehliyetini alabilirsin, acil değil. Herhangi bir kursa gidip "ehliyet elime geçene kadar cebimden ne kadar çıkacak" diye sorarsan tane tane anlatır zaten.

2. Direksiyon derslerinin sayısı ve süresi ne? 40 dk mı, 60 dk mı? Birer birer yapılabiliyor mu? Mesela toplamda 8 saattir, ama 2şer saatten 4 defa gidiyorsundur, bu kötü. Çünkü önemli olan 8 farklı günde gidip ders almak, o yetenekleri canlı tutmak. Bir de ard arda olunca hoca 2 saatlik dersi erken bitirmeye çalışabilir. Bir de direksiyon dersi senin saatlerine göre ayarlanabilecek mi, bir işin çıkarsa önceden haber vermek şartıyla başka bir güne aktarılabiliyor mu, bunları da sorabilirsin.

3. teorik derse kimse gitmiyor, direksiyon dersi yukarıda anlattığım gibi.

4. artık sınavlar zor ama yine de trafikte insanın sonradan öğrendiği birçok şey oluyor.

5. zannetmiyorum
0
vatanperver
(18.02.22)
1. Ehliyet işi pahalı hacı. Ben sadece kursa 1700 ödedim geçen sene. E sınav 100 TL'ydi. 3.'de geçtim direksiyon sınavını. Her sınav için sınav ücreti ve bir özel ders ücreti ödüyorsun. Sertifikamı aldım ama onu ehliyete dönüştürmedim acil ihtiyaç olmadığı için. O da şu an 1500 lira kabaca. Kısaca zamlarla beraber cebinden 3500 4000 arası para çıkar.

2. Kursun ilgili olması önemli. Bizim eski komşumuzdu. İlgi gösterdi her aşamada.

3. Teorik ders 5 gün. Akşam online olmuştu. O dersler kolay.

4. Buna güldüm. Komisyon üyeleri sınavdan para alıyor. Bu yüzden F1 pilotu olsan da bırakabilirler. Kardeş bura Türkiye ne bekliyon.

5. Benim ilk dersim kötüydü. Daha önce hiç kullanmamıştım. İkinci gün çağ atlamıştım. Debriyaj mantığını anlarsan kolay.
0
dissendium
(18.02.22)
ben de aynı şekilde sıfır olarak, 26 yaşımda bu sene aldım ehliyetimi. biraz yardımcı olayım. ilk kurstan önce araba kaldırmayı öğreneyim diye bir arkadaşın arabayla yarım saat kullandım öyle, çok bir katkısı olmadı ama varsa böyle bir imkan iyi olur. sorulara gelecek olursak;

1- bir arkadaş vasıtasıyla kursla epey ucuz fiyata anlaştım, 1100 tl verdim. sınavları tek seferde verirsen (yazılıyı verirsin) bu yaz için yaklaşık 2000-2500 civarı bir para sadece kurs + sınavlaraa gider. ayrıca kazandıktan sonra da bir harç ödemesi yapılıyor yaklaşık 1500 lira. 4000'e yakın diyebiliriz yani, ama 0 biri için ilk seferde geçmek zor. ben de, kardeşim de, kuzenim de aynı durumdaydık hiçbirimiz ilk seferde geçemedik direksiyon sınavını.

2- bence aynılar ama tabi biraz araştırma yapmak iyidir. dersleri çok sallayan, vermemeye/eksik vermeye çalışan kurslar oluyor.

3- teorikleri boşver hocam, uygulamalar var teorik sınav çıkmış sorular şeklinde. sadece 1 - 2 saat civarı bakarak rahat geçmiştim. direksiyon dersleri ise kurstan kursa değişebiliyor, anlaşacağınız paraya göre kimi 12 saat, kimi 14, kimi 16. alabileceğiniz kadar fazla saat alın bence, kalınca tekrar dersleri çok pahalı. yapabildiğiniz kadar pratik yapın. dersler genelde 2'şer saatlik belirleniyor, haftaiçi gündüzler boş. akşam ve haftasonuna çok talep oluyor. erken konuşup programı belirlemek gerek. toplam 6-7 sefer gidersiniz yani derslere.

4- sınavlar artık öyle düz yolda sürünce geçtin şeklinde olmuyor. l parkı, paralel parkı, ani freni, yokuş kalkışı gibi direkt yapılan uygulamalar var. youtube'da sürücü kurslarının videolarında görebilirsiniz. sinyal çok mühim, unuttuğun an çek sağa diyorlar, çok moral çökertici bir şey o cümle. :) ha tüm bu zorluklara rağmen ehliyeti aldım trafiğe çıkabilir miyim diye sorduğumda ben çıkamam dedim. ehliyeti alalı 2 ay oluyor ama daha hiç çıkmadım. çekiniyorum da açıkçası. aracım yok, bence en ideal öğrenme şekli bir araç bulup/alıp geceleri yollar boşken yakın çevrede arabayla turlaya turlaya alışmak-ısınmak. sonrasında da hafif hafif normal vakitlerde trafiğe çıkmak. 2 arkadaşım da bu şekilde denedi ve gayet iyi durumdalar şu an, şehirlerarası gidip geliyorlar.

5- oyunla ilgili hiçbir fikrim yok ama şöyle söyleyeyim, benim kursum dersimin ilk 2 saatini bu tarz bir konsolda simülasyon olarak vermişti. keyifli gelmişti ama faydası oldu mu emin değilim. tabi yıllarca oynamış olmak başka bir şey. faydası olur bence az da olsa.
0
furry burns
(18.02.22)
Sertifikayı aldıktan sonra ehliyeti almak için 2 yıl süreniz var aksi takdirde hakkınız yanar tüm süreci baştan alırsınız.
0
zoque
(18.02.22)
ben de aynen boyleydim ehliyete yazildigimda. ilk kursum sinifi surekli erteledi ben de baska bir sahtekar kursa yazildim. onlar da surekli oyaladi ama allem edip kallem edip aldim sonunda. fiyat konusunda pazarliga aciklar. yeni ehliyet alan bir tanidik varsa o faydali olabilir indirim konusunda "bak birini getirdim" babinda...

teorik ders ne kadar suruyordu hatirlamiyorum ama kursa teorik dersler icin hic gitmedim. giden de gormedim. bir kere simulasyonda araba surdum, bir de pratik dersler icin gittim.

dersleri yaptigimiz yer tirlarin gectigi bir yoldu ve dolayisiyla cok saglikli degildi. daha direksiyon, pedal hakimiyetim yokken aynalara bakmaya calistigim icin hep urkek sekilde surdum. (yani ok yolda da oyle olacak ama once bi hareketleri otomatige alayimdi di mi) zaten hocam surekli pedala abandi o acidan geri kaldim. direksiyon sinavinda 4 kisiydik sadece ben gectim. bence sordugu teorik sorular sayesinde oldu biraz. ona bile sevinemedim cunku diger kalanlar hep arkadasimdi...

yazili sinav darbe gununde oldugu icin 2 ay ertelendi, kursun da ertelmesi derken 1 yil rahat surdu kursum. yani sinavlar boyle ertelenebiliyor. kurs kafasina gore de erteleyebiliyor.

ben basili karti alamadan yurtdisina yerlestim. sansima burda da hicbir ise yaramiyor, hani yurtdisina yerlesme gibi bi fikrin varsa, aklinda olsun. ulke Yunanistan, burda sadece turist olarak o ehliyeti kullanabiliyorsun, yasiyorsan buranin ehliyetini alman gerekiyor. donusturme yok. diger bazi ulkeler de ayni... TR'ye ilk ziyaretimde aldim ehliyeti elime ama bir kere bile Turk ehliyetini kullanmis degilim. keske hic almasaydim cunku bana stresten baska hicbir faydasi olmadi Turk ehliyetinin...
0
supergirl
(18.02.22)
Bosver b sinifini. Nasil olsa bu neslin arabasi olmayacak. Tir ya da otobus ehliyeti al. Maas garantin olur.
0
halk
(19.02.22)
Kurs ücretleri 2500den başlayıp 5binlere kadar gidiyor. Tabii bu şu anki durum,2022 yazında ülkemizde o ücretler kalmaz gibi. Teori sınavı 160 sanırım,direksiyon sınavı da. Olur da kalırsanız her sınav için 500 daha ödüyorsunuz. Ehliyet çıkartmak için de 1500 ödüyorsunuz. Bunlar da her an değişebilir.

Manuel ya da otomatik diye ikiye ayrılıyor ehliyet. Başvururken iyi karar verin,sonra değiştiremiyorsunuz. Teori derslerinde genelde devamsızlık sorun olmaz derler ama benim kursa dil dökmem gerekmişti. Yani onu da baştan konuşun,devamsızlığı takan kurslar da var. Sanırım 7-8 gün,günde ikişer saatti teori dersleri. O sınavı geçince direksiyon dersleri başlıyor. 14 saat direksiyon dersi var,ders saati denilen 45 dakika. Blok yapıyorlar gibi düşünün,saatleri beraber ayarlıyorsunuz. Sınav eskiden çok kolaymış. Şu anki durum 0dan başlayan biri için çok kolay değil. Geri gitme,l park,paralel park,yokuşta kalkış,ani fren kısımları var. Sınavın %80ini yaparsam geçtim gibi bir durum yok ve esas insanı geren bu. Genelde ilk hatada sınav bitiyor. Kaportada bilmediğiniz bir şey olursa sınav devam eder ama sinyal,duba,yok tekrar manevra filan kırmızı hata olarak geçiyor.

Kurstan kursa da değişiyordur ama esas hocadan hocaya değişiyor. Sabrı,ciddiyeti,yaklaşımı etkiliyor.
0
asteriks
(19.02.22)
@halk, benim isteğim zaten mezun olduktan sonra tır şoförlüğünü denemek. şu an ne arabam var ne de alacak imkanım, B sınıfıyla önümüzdeki 6-7 sene işim olacağını sanmam.

yalnız tır şoförü olabilmek için önce B, sonra C, en son CE almam gerekiyor. haliyle önce minnak binek arabaları sürebilmem lazım. sonrasında C ve CE'yi sadece direksiyon sınavıyla alabiliyormuşuz.

1.5 sene sonra mezun olacağım. baktım alanımla ilgili bir şey bulamadım, tır işine gireceğim direkt. zaten çocukluk hayallerimden biriydi.

bir sene çalışıp Belçika'ya yerleşen bir sözlükçü tanıyorum mesela. ben yıldım artık o kadar okuduk bir halt olmuyor yani açıkçası, plaza hayatı filan da hiç benlik değil, en azından bir alternatifim olsun diye bu yolu denemek istiyorum. ilk 1-2 senede ölmezsem yurtdışına yerleşme şansım da olur hem.
0
🌸der meister
(19.02.22)
(19)

İşinizi seviyor musunuz?

dissendium
İşinizi seviyor musunuz? İşinizde rahata hemen mi ulaştınız? Hemen ulaşmadıysanız ulaşmanız ne kadar sürdü? İşinizde rahatlık, maaş anlamında sıçramayı ne kadar süre sonra yaptınız?
İşinizi seviyor musunuz? İşinizde rahata hemen mi ulaştınız? Hemen ulaşmadıysanız ulaşmanız ne kadar sürdü? İşinizde rahatlık, maaş anlamında sıçramayı ne kadar süre sonra yaptınız?
0
dissendium
(13.02.22)
İşimi eskiden çok seviyordum. Kişisel sıkıntılarımdan oturu artık sadece maas aldigim yer olarak goruyorum. İsimde rahata ulasmak icin 2 kere is degistirdim. Toplamda 3 yildan biraz kisa sürdü. Maas ise yine 3 sene.
0
zor azizim zor
(13.02.22)
Yapılacak iş değil. Para kazansam bi nebze severdim o da yok.
0
photo85
(13.02.22)
Küçük bir şirkette belirli olmayan bir pozisyonda çalışıyorum, maaş, ortam ve sorumluluklarımın net olmamasından memnun değilim, geleceğim olduğunu da düşünmüyorum fakat tepeme binen yok, saatleri iyi, evim yakın, ayrı odam var ve kendi çalışma düzenimi kendim ayarlıyorum bu açıdan da memnunum.
0
alicek
(13.02.22)
Valla bir iş ne kadar sevilebilirse o kadar seviyorum. Gönül isterdi ki hiç çalışmadan yaşayabileyim ancak o da mümkün değil.

Işte rahata erişmek de anca işi çok sallamayinca olur bence, yani yukselmek ve birilerinin gozune girmek için çabalamamaya başladığın an rahatlarsın. Bu da usengeclik sağolsun bende zaten doğuştan var olan bişeydi.
0
j r r tolkien hayrani
(13.02.22)
Seviyordum. Ama artık money talks. 45 gün için muş gibi yapıyorum.
0
baldan kaymak
(13.02.22)
mevcut işimi çok seviyorum. daha çok seveceğim bir iş de düşünemiyorum açıkçası. sorun şu ki el oğlunun deyişiyle dead-end bir iş, ilerleyebileceğim bir alan yok. öğrencilik için müthiş. çok büyük vakit harcamadan, büyük oranda hem zamansal hem fiziksel serbestiyle kendi çapımda iyi kazanıyorum (iyi dediğim harcadığım zamana kıyasla) ama 35 yaşında yapabileceğim, kariyer hedefleyebileceğim, yarın bir gün atıyorum evlenirsem aile geçindirip çoluk çocuk bakabileceğim bir iş değil.

o yüzden mezun olduktan sonra tır şoförü olma fikrini ciddi ciddi değerlendirmeye başladım açıkçası, plazadır toplantıdır kariyerdir vs. bunlar bana inanılmaz ters şeyler, yapamayacağımı düşünüyorum. içinde futbol ya da yolculuk olmayan bir şeyi tutkuyla, severek yapacağımı pek sanmıyorum maalesef. o yüzden tır sürcem.
0
der meister
(13.02.22)
genel olarak seviyorum. calisma arkadasim iyi. bundan iyisi zor bulunur. parasi az ve kolay kolay artmayacak, o kismi sikinti.
0
hot potato
(13.02.22)
İşim güzel ama sektörde maaşlar uçtuğu için kim çok verirse orayı daha çok severim :)

Mevcut işimde 1.5 sene falan sürdü; bir yandan kendimi kanıtlamam gerekti ki sonra hakkımı savunduğumda insanlar ignore edemesin saygı göstersinler.
0
aguen
(13.02.22)
isimi seviyorum, isim de oldukca zor baya baya zor oyle diyim. meslegimde de ancak bir seyler bana yetmiyor. beni kesmiyor artik. basit kaciyor bunlar. sanki buralarda zayi oluyorum cok daha onemli, dunyayi kurtacak seyleri yapabilecek potansiyelim var da cercople ugrasiyorum gibi. su siralar boyle bi ziyan olma hissindeyim.
dunyaya bedava elektrik sunma ne bileyim covidi komple bitirme gibi bir seyleri basarmam lazim. benim bir seyler yapmam lazim bu dunyaya adimi kazimam lazim ammaaa ne yapmam lazim.
0
turbo sadık
(13.02.22)
işimi acayip seviyorum ama (elbette herşeyde bir "ama" vardır) bazen gerçek hayattan uzakta kalıyormuş gibi hissediyorum (gemide çalışıyorum). Bazen de "Ulan bu nasıl iş ya, o kadar uğraş edin ne için...? Dünyaya hiçbir fayda olmadan geçinip git" diyorum. Tabi bunlar hep anlamsal, varoluşsal sorgulamalar.

Gelir, imkan vb. kısmına gelirsek; tekrar söylemek adına gerçekten mutlu olarak çalıştığım bir iş. Maaş anlamında iyi bir ücret ile başlamıştım, bunu düşünmüyordum zaten hiç ancak terfi alınca iyi bir artış ile birlikte güzel yan haklar kazandım. Rahata ulaşma kısmına gelirsek 3 sene kadar sürdü. Pandemiye kadar ilk girdiğim pozisyondaydım ve konforsuz konaklama, uzun kontrat süreleri alıyordum. Ama tabi karşılaştırma imkanım olmadığından diğer imkanları hiç bilmiyordum. Şimdi terfi alınca aradaki farkı rahatlıkla görebiliyorum ama o zamanlar hem bilmiyordum hem de umursamıyordum işin aslı. Gerçi ben hiçbir zaman konformist bir insan olmadım da pek.

Uzun sözün kısası arada sırada her insanda olduğu gibi "Lan napıyorum ben, noluyoruz..." gelgitlerim olmakla birlikte ideal mutluluğa ulaşmışım galiba diyebiliyorum. Çok garip ya. İyi ki bu soruyu sordunuz aslında. Size açıklama yaparken kaç zamandır aklımda olan şeyleri de kendime izah etmiş gibi oldum :)
0
burka
(14.02.22)
İşimi seviyorum. Rahata 10 sene sonra ulaştım
0
alaimisema
(14.02.22)
Isimi seviyorum, meslegimi de seviyorum. Ama mesela, birden milyonlar kazanip isi birakabilecek hale gelseydim 'aa yine de yaparim' demem veya ozlemem. Son birkac senedir is hayatina 'hayatima sponsor olan sey' olarak bakiyorum, bana iyi para verdikleri icin yapiyorum, sirket de ben bu isi iyi yaptigim icin bana para veriyor. Daha fazla anlam yuklemek gereksiz.

Isimde neredeyse her yil bir oncekinden daha iyi imkanlar olacak sekilde devam ettim. Son iki uc yilda da asagi yukari olabilecek en iyi durumda diyebilirim. 16 yildir yapiyorum.
0
sopiro
(14.02.22)
10 yili askin ogretmenlik yapiyorum. Is sahane ama bu sartlarda 1 dakika daha yapilmaz. Parasi mesaisi iyi. Baska bi numarasi yok. Keyif ya da tatmin yok. Takmiyor devam ediyorum.
0
halk
(14.02.22)
evet
0
nuisance
(14.02.22)
hiçççççççççççç sevmiyorum keşke biri bana çalışmadan maaş verse bi gün bile gitmem işe.
0
sizofren06
(14.02.22)
işimin parası çok ama stresi bol, eskiden daha az kazanırdım ama stresi onda biri kadardı.

çok para çok sorumluluk artık yoruldum (34 yaşındayım-yazılım işleri) denk getirebilsem bu işleri bırakıp stressiz bi iş yapmayı 7/24 yaşamayan sistemleri olan bir dünyayı tercih ederdim.
0
prezarlatif
(14.02.22)
işimi sevmiyorum, hatta genellemek gerekirse çalışma fikrini sevmiyorum. işimi sevmem de gerekmiyor, birtakım ihtiyaçlarımı karşılamak için çalışıyorum. bu ihtiyaçlarım karşılandığı sürece mutsuz olmam.

şu anki işimde rahata ulaşmam 2 seneye yakın sürdü, ilk altı ayında sevmem bu benzetmeyi ama it gibi çalıştım. ofiste sabahladığım, eve gittiğimde de kalan enerjimle duş mu alsam yemek mi yesem ikileminde kaldığım çok oldu, hiç abartmıyorum bazen yorgunluktan ağlardım. buna paralel olarak o dönem iyi para kazandım sayılır, yine de çevremde çok daha az çalışarak çok daha iyi para kazanan fazlaca insan vardı. o dönem o insanlara çok imrenirdim :)

bu aralar rahatım, çoğunlukla ufak tefek işlerim oluyor ve evde vakit geçiriyorum. programımı kendim oluşturuyorum. yoğunluk olduğu zamanlar olmuyor değil, oluyor. bazen akşam saatlerinde çalışmam gerekebiliyor ama genelde vaktimi istediğim gibi yönettiğim için hiç üzmüyor bu beni. sıçrama konusuna gelince, iyi mi kazanıyorum? hayır. arkadaşlarım benden çok daha fazla para kazanıyorlar. benim sıçrama kriterim yalnız başıma kimseye ihtiyaç duymadan yaşamak. ortalamanın üstünde bir maaşım olması bir şey değiştirmiyor bu anlamda, dolayısıyla hala sıçramış sayılmam. devam ediyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(14.02.22)
patron yanlış hatırlamıyorsam senin aynısının tıpkısı bir duyurun daha vardı.

işi sevmek çok az kişinin şansı. benim işimin sorumlulukları çok büyük. eskiden çok büyük ekipleri olan şirketlerde çalıştım. örneğin orada bir vergi incelemesi geldiğinde 20 kişi birden ortak olur. şimdi sadece benim sırtımda bir yük. benim performansıma direkt bağlı. eskiye göre çok büyük stres altındayım ama aynı zamanda rahat bir iş. parası, benefitleri çok iyi. 15 senedir çalışıyorum. ilk 5 senesi kölelik. sonraki 5 senesi yatış. sonraki 1 senesi kölelik, ondan sonraki 4 senesi de ilk anlattığım durum. çok büyük sorumluluk ama çok ciddi parası, imkanı var. 6 haneli maaşım var. 2,5-3 maaş prim. araba, şoför.
0
gabe h coud
(14.02.22)
İşimi seviyorum fakat bu dönem dönem değişiyor, çünkü yapmak istediğim ile yapmak zorunda olduğum işler arasında farklar var. Yapmak istediğim işe her zaman zorunda olduğum işler engel oluyor. Rutini yaşamayı sevmediğim için de bu dönemlerde hep işime söverim.

İşimde rahata hiç ulaşmadım ulaşacağımı da zannetmiyorum çünkü yaptığınız işte rahatsanız ya mükemmel bir işyerinde çalışıyorsunuzdur ya da yeteri kadar çalışmıyorsunuzdur. İlk söylediğim TR'de hatta bence genel olarak imkansız gibi bir şey.

Maaş anlamında sıçramayı zam oranları bazında bakarsan geçen sene hariç 3 senedir yakaladım. Bunda yaptığım iyileştirmeler, kazanımlarım, kazandırdıklarım çok etkili.
0
kablelvuku
(14.02.22)
(10)

Ya bu don fiyatları ne öyle

regina phalange
Marks and spencerda gördüm 5li paket 300 küsür lira. Savaşta mıyız ya? Nerden don alıcaz?
Marks and spencerda gördüm 5li paket 300 küsür lira. Savaşta mıyız ya? Nerden don alıcaz?
0
regina phalange
(12.02.22)
Marks and Spencer için 5'li fiyatın 300 lira olması normal, bir tanesi 60 lira oluyor. Kaliteli bi çamaşır için normal dediğim gibi. Veremiyorsan Lcw ya da Bim'den daha ucuza alabilirsin.
0
Zaman Tamircisi
(12.02.22)
Koton
0
kablelvuku
(12.02.22)
tchibo
0
msb
(12.02.22)
m&s kalitelidir. uzun süre giyersin. autograph serisinden al. fiyatlara baktım şimdi. geçen senenin fiyatları bunlar.
0
gabe h coud
(12.02.22)
Erdem ve Hays
0
kaset
(12.02.22)
ben lc, de facto takılıyorum valla. sütyen zaten lükstü, don bile lüks oldu ülkede.
0
candide
(12.02.22)
Ama bişi diyim mi, daha ucuzuna kaçınca birkaç yıkamaya giyilmeyecek hale geliyor. Marks and spencer ise valla uzun süre giyiliyor. Hatta yıllarca. Kaliteden ödün vermediyse şaşma kardeşim.
0
halboyle
(12.02.22)
a101'dekiler de iyi. don nasıl olsa.
0
OrangeYellow
(12.02.22)
abicim senin orada ic camasirci da mi yok? en kotu git uskudar'a balikcilar carsisinin orada ic camasircilar var sec begen al
0
nibba
(13.02.22)
1 hafta önce hepsiburada dan 10 luyu 100 tl ye aldım.
0
halk
(13.02.22)
(6)

3 günde yabanilesen kedi

mezarkabul
İki kedimiz var biri 7 aylık biri 3 aylik. Yedi aylık kedimiz elimize doğdu, 7 aydır yanımızda, diğeri de sokaktan geldi bir buçuk ay kadar önce. Üç gün yalnız bıraktık bunları evde. Yedi aylık olan bize küsmüş gibi ama daha çok çekiniyor gibi. Kaçıyor bizden. Minnak olan ise kaçmıyor, sevdiriyor ke
İki kedimiz var biri 7 aylık biri 3 aylik. Yedi aylık kedimiz elimize doğdu, 7 aydır yanımızda, diğeri de sokaktan geldi bir buçuk ay kadar önce. Üç gün yalnız bıraktık bunları evde. Yedi aylık olan bize küsmüş gibi ama daha çok çekiniyor gibi. Kaçıyor bizden. Minnak olan ise kaçmıyor, sevdiriyor kendini, eskisi gibi. Niye böyle oldu ki. Tek de değildi evde. Bu kadar tepki vermesi normal mi
0
mezarkabul
(01.02.22)
Kediler öyledir trip atar küser ıslak mama verince ayarları düzelir.
0
Zaman Tamircisi
(01.02.22)
Bir anda bir araya getirmiş olabilir misiniz? Eve gelen ikinci kedi ile ilkini alıştırma sürecinde uygulanması gereken ritüeller var. Yoksa ev kedisinin psikolojisi büyük oranda dağılıyor. Bir diğer seçenek de sizsiz kaldığı için size küsmüş olması.
0
prole
(01.02.22)
3 Gün az bi süre değil, küsmüştür. Bi de yeni kediyle kaldığı için çok kızmıştır.
Biraz ona özel ilgi gösterin bakalım napacak.

Benimki bana kızınca tam görebileceğim yere gelip sırtını dönüp oturuyor bana, hamle ettiğimde de kaçıyor :D gün içerisinde toparlıyoruz ama.

Yeni kedi alıştırma trickleri +1

~Kedinin insana yakın olmak istemediğini bi benim kediye de anlatabilir miyiz bu arada :D
0
hedep
(01.02.22)
Kediler evcil degil vahşi hayvanlardir. Nankör degil vahsilerdir. Onlarin ayri bi dunyasi vardir insanlardan. Bizler hep kendimizi kandiririz. Kedileri kopeklerle karistiririz.

Gerçekle yuzlesmek, kedinin insana yakin olmak istemediğini kabillenmek gerekiyor.
0
halk
(01.02.22)
Bir buçuk aydır birlikte kediler. İlk gördükleri anda kanka oldular, sanki kırk yıllık arkadaşlar keratalar :))
0
🌸mezarkabul
(01.02.22)
7 aylık olduğu için hormonları harekete geçmiş, çiftleşmek istiyor olabilir, o dönem huyu suyu tuhaflaşabiliyor.
0
9kuyruklukedi
(07.02.22)
(9)

Bal

amsterdam otlu sigarası
Süpermarketlerde satılan, güvenilir ve fiyatı en uygun bal sizce hangisi? Market ve ürün adı yazarsanız sevinirim.
Süpermarketlerde satılan, güvenilir ve fiyatı en uygun bal sizce hangisi?

Market ve ürün adı yazarsanız sevinirim.
0
amsterdam otlu sigarası
(31.01.22)
balparmak yayla ve ova, amazon’dan alıyorum 75 tl sanırım 800 gramı.
0
roket adam
(31.01.22)
Balparmak - hipermarketlerde var.
0
blackidom
(31.01.22)
Balparmak demeye gelmiştim :)
0
dreamnesiac
(01.02.22)
Süpermarket olarak Balparmak.

Ama internetten sipariş gönderenlerden Eğriçayır üzerine tanımam. Sitesini açınca anlayacaksınız, biz propolis, bal, arı ürünlerini oradan alıyorduk.
0
helena
(01.02.22)
cityfarm
0
Mistyimage
(01.02.22)
Anavarza
0
tss
(01.02.22)
Balparmak en meshur bal sadece. Guvenilirden kastiniz saglikli ise balparmagin rakiplerinden farki yok. Buyuk ve guclu bi firma. Urunleri organik degil.
Cevap egricayir.
0
halk
(01.02.22)
metroda sakarkaya diye bi marka var onu alıyorum 1,400grlık 56lira
0
astronom bey
(01.02.22)
Balparmak. Pahalıdır evet. Lakin kimse gerçek balı ucuza yiyemez.
0
el conquerador
(01.02.22)
(2)

Sanatçıların bir günü nasıl geçer

dafuq
Örneğin ünlü bir şarkıcı. Her gün şarkı yazıp söyleyecek değil ya. Ne yapar rutin bir günde, nasıl geçer, kimlerle takılır
Örneğin ünlü bir şarkıcı. Her gün şarkı yazıp söyleyecek değil ya. Ne yapar rutin bir günde, nasıl geçer, kimlerle takılır
0
dafuq
(25.01.22)
Abi çok değişken değil midir ya? Sertab Erener ile Mustafa Ceceli' nin bir günü nasıl aynı olabilir?
0
guitarissimo
(26.01.22)
Cogunun ayri isleri var. Kimi supermarket işletiyor kimi insaat isinde ortak. Muzik konser isleri hobi olarak yapiliyor.
0
halk
(26.01.22)
(5)

Ailecek izlenecek YouTube videoları

Gradient_tabanlı_mor
Ailecek korona olduk tüm gün salonda yatiyoruz ve YouTube izliyoruz. İzlediğimiz şeyler; eski diziler (Avrupa yakası, yedi numara)Gezi videoları (rotasız seyyah) Komikli bir şeyler (güldür güldür show:/)Ne izleyebiliriz başka böyle ilginç ve sıkıcı olmayan? Siz ailecek neler izliyorsunuz?
Ailecek korona olduk tüm gün salonda yatiyoruz ve YouTube izliyoruz. İzlediğimiz şeyler;
eski diziler (Avrupa yakası, yedi numara)
Gezi videoları (rotasız seyyah)
Komikli bir şeyler (güldür güldür show:/)

Ne izleyebiliriz başka böyle ilginç ve sıkıcı olmayan? Siz ailecek neler izliyorsunuz?
0
Gradient_tabanlı_mor
(25.01.22)
kafa tv "Zafer Algöz anlatıyor" oynatma listesi. Ailecek derken anne ve babanızla beraberseniz (anne/baba rolü sizde değilse) özellikle onların da izlemekten zevk duyacağı yeşilçam anekdotlarına yer veriyor.
0
dark-tower
(25.01.22)
Noluyo ya özellikle yemek videoları.
0
anten
(25.01.22)
Rotasız seyyaha alternatif olarak yolcuların dikkatine.


Boş boş karavanları seyretmeyi seviyorsanız (biz seviyoruz ahaha) Düş Yola.


Eski dizilere alternatif Elveda Rumeli.

Bizimkiker Armağan Çağlayan'ın kısa programları var, onları da beğeniyorlar.
0
invictae
(25.01.22)
Çağdaş özsarı
0
halk
(26.01.22)
Sporla ilgili iseniz Socrates Dergi, Bilyoner.
0
kumandanim
(26.01.22)
(8)

Trenle Kars

dissendium
Merhabalar. Çift olarak trenle Kars'a gitme isteğimiz var. Ben yıllar önce otobüsle Kars'a gitmiştim. 20 saate yakın sürmüştü. Bayağı yorucuydu. Tren nasıl olur, bilmiyorum. Sorularım şunlar.1. Trenle Ankara'dan kaç saat sürüyor ve yolculuk yorucu mu? İstasyonlarda kaç dakika bekliyor?2. Kendi sites
Merhabalar. Çift olarak trenle Kars'a gitme isteğimiz var. Ben yıllar önce otobüsle Kars'a gitmiştim. 20 saate yakın sürmüştü. Bayağı yorucuydu. Tren nasıl olur, bilmiyorum. Sorularım şunlar.

1. Trenle Ankara'dan kaç saat sürüyor ve yolculuk yorucu mu? İstasyonlarda kaç dakika bekliyor?

2. Kendi sitesinden bilet bulmak sorun sanırım. Siz nereden bilet aldınız ve ne kadar ödediniz?

3. Trenle yolculuk ne kadar konforlu? Özellikle ses olarak nasıl? Uyuyabildiniz mi?

Teşekkür ederim cevap verenlere.
0
dissendium
(20.01.22)
Sadece birinci sorunun yanlış olduğunu biliyorum. İstanbul dan kaç saat sürer değil Ankara dan kaç saat sürer diye sormanız gerekiyor. Tren Ankara dan kalkıyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(20.01.22)
1. Youtube'da video blog tarzı deneyimler olmalı. Biraz kurcalasan bilgi bulursun mutlaka. Ben Konya'dan Tarsus'a normal, hızlı olmayan tren ile gittim, 8 saatten fazla sürmüştü. Kars yolculuğunun da 24 saatten az süreceğini pek sanmıyorum.
2. Bilmiyorum.
3. Trende çok rahat uyunuyor.
0
prole
(20.01.22)
1- aksam 10da filan kalkiyordu yanlis hatirlamiyorsam, sonraki gun aksam 6'da variyor. 20 saat nerden baksan.

2-soyle bi entry yazmistim, hala gecerli midir bilmiyorum: seyler.eksisozluk.com

3- acayip konforlu, hic boyle olacagini beklemezdim.
0
fakyoras
(21.01.22)
Merhaba, 2019 yılında kardeşimle gitmiştik.

1. Ankara - Kars 26 saat
Kars - Ankara 27 saat sürmüştü.

Ankara'dan akşam 18.00'de hareket etmişti tren. Benim icin yorucu geçmedi çünkü erkenden uyumuştum, uykumda ağır olduğu icin rahatsiz olmadim. Fakat kardeşimin uykusu cok hafif olduğu icin o rahat edemedi, dogru düzgün uyuyamadı.

Istasyonlarda bir kac dakika duruyor, trenden inmenize değmiyor.

2. Kendi sitesinden almistim, yataklı vagona cok rahat bir şekilde bulmuştum. Yanlis hatırlamıyorsam kişi başı 90 lira gibi bir şeydi.

3. Yukarıda yazdığım gibi benim uykum ağır olduğu icin mis gibi uyudum. Ses falan duymadım. Kardeşim anne olduğu icin onun uykusu ekstra derecede hafif, en ufak sese uyanır. Yolculuk boyunca rahat uyuyamadı hatta hiç uyuyamadı diyebiliriz =)


Biz gidiş ve gelişi trenle yaptık. Yorucu oldu, donus yolu cok uzun geldi. Şimdi gidecek olsam tekini ucak tekini tren tercih ederdim.

Şimdi doğu ekspresi degismis, bazi istasyonlarda uzun molalar verip o şehri gezmenizi sağlıyormus bu da fazladan 7 saat gibi bir süre ekliyor. 33 34 saate çıkıyor yolculuk ve fiyatda 1300 lira diye biliyorum.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(21.01.22)
Soguk pislik yikanamamak kotu yemekler... perişan olduk. Bi dolu da paramiz gitti. Donus yolu kabus gibiydi. Hatirlamak dahi istemiyoruz. Biz de cift olarak gitmistik. Guncel bi Beyaz yakali dolandirma taktigi sadece.
0
halk
(21.01.22)
bence de kesinlikle beyaz yakali kerizleme yolu atla ucaga git hocam kars guzeldir. cildir ve ani gormeye deger bence ama trende kepazelik cekmenin hicbir anlami yok bence gereksiz hypelanmis bir sey.
0
bay b
(21.01.22)
Biz de 2019 yilinda hemen corona oncesi turistik dedikleri - sadece 2 kisilik compartmanlar, pulman yok - trenle karsa 25 saatte falan gitmistik.
Turla gitmemistik ama trendekilerin cogu turcuydu, bi de yilbasi oldugu icin belki bayaa elengirliydi, heryer susluydu falan
Turistik tren bazi illerde bi saat Iki saat duruyor ve o sehirleri de gezebiliyorunuz,

Turistik olan gayet rahatti, yanimizda Icecek ve abur cubur vardi ve mola verilen yerlerde kebap falan yedik, benim icin unutulmaz bi ani oldu, kars da Cok gzl bi sehir
0
euteamo
(21.01.22)
1- Tahmini 25 saat sürüyor yol. Ama tren yolculuğunda her daim gecikme riski vardır. Hatta kabloların zarar görmesi, yolun karla dolması, elektrik kesintisi, arıza vb gibi durumlarla birkaç saat uzama ihtimalini de koymak lazım.

2- Her instagram mekanı gibi doğu ekspresi de aşırı rağbet görüyor. Haliyle biletler önceden bitiyor. Çoğunu da tur şirketleri alıyor diyorlar.

3- Tren yolculuğu güzeldir ama çok konfor beklemeyin. Özellikle 1-1,5 gün süren bir yolculukta. Bakmayın o instagramdaki şeker gibi fotoğraflara. TCDD ile çok yolculuk ettim. Trenler gürültülüdür ama kabinlerin ses yalıtımı fena değil.
Yine de vagon bağlantı noktalarına yaklaştıkça gürültü artar. Özellikle vagon kapıları açıldıkça delirebilirsiniz. Bir de yolculuk adabından bi haber insanlarla yolculuk etmeniz olası. Yan kabinde kalabalık coşkulu bir genç grubu varsa geçmiş olsun. Uykuyu unutun.

Konfordan kastınız ne bilmiyorum. Yani 18 yaşında bir öğrenciye aşırı konforludur. 27 yaşında bir beyaz yakalı için fena değildir. Trenler rahat sayılabilir. Hijyene de dikkat etmeye çalışıyorlar. Ama olduğu kadar:)
Mesela kimse bahsetmiyor ama her vagonda bir başta, bir sonda 2 tuvalet oluyor. Ve kullanım sıklığını bir düşünün. 25 hadi bilemedin 30 saat tuvaletinizi tutabilecekseniz sorun olmaz. Ama tuvalet yüzünden kabusa da dönebilir.

Trende idareten bir restoran vardı bilmiyorum hala mevcut mu yemekli vagonlar. Çok bir şey beklemeyin. Bir de kabin aralarında, restoran önünde çok sigara içiliyor ve kokudan geçilmez noktaya geliyor.
0
anten
(21.01.22)
(6)

kordon kanı saklama

contavolta
merhabalar,1,5-2 ay kadar kaldı bebeğimizin doğmasına. kordon kanı saklatanlar olduğunu duydum. internette biraz araştırayım dedim ama bazıları gereksiz henüz kullanılmıyor demiş, bazıları da saklatın kesin demiş. belki burada daha önce araştıran, bilgili biri vardır diye buraya da bi sorayım dedim
merhabalar,

1,5-2 ay kadar kaldı bebeğimizin doğmasına. kordon kanı saklatanlar olduğunu duydum. internette biraz araştırayım dedim ama bazıları gereksiz henüz kullanılmıyor demiş, bazıları da saklatın kesin demiş.

belki burada daha önce araştıran, bilgili biri vardır diye buraya da bi sorayım dedim. sizce saklanmalı mı? eğer saklayan varsa hangi firmayı önerir?
0
contavolta
(11.01.22)
Merhaba. Kordon kanı saklamayı hematoloji ve genetikle ilgilenen bir arkadaşıma sormuştum. Kendisi üniversitede kordon kanı bankası sorumlusuydu. Bana söylediği şuydu, kordon kanından elde edilen kök hücreler genellikle çok düşük miktarda oluyormuş ve herhangi bir tedavi için yeterli olmuyormuş. ihtiyaç halinde yeterli miktara gelmesi için laboratuar şartlarında çoğaltılması gerekiyormuş. Bu çoğaltma işleminde de verim çok düşük oluyormuş, ve hücrelerde hasarlar oluşuyormuş. O yüzden çok hayati gereklilikte görmediğini söylemişti.
0
curukturpkokusu
(12.01.22)
süresi var ya saklamanın, bana cazip gelmemişti. saklamadık
0
delidiyorum
(12.01.22)
bi arkadaşımın duyduğunuz şekilde aynı şeyi yaptırdığını öğrendim. detayları sorup öğrenirim. saklamanın yıllık kirasına zam yapıldığını söylemişti geçen gün. bize de teklif edilmişti hastanede, kısa çaplı bi araştırmadan sonra gerek olmadığını düşünüp hayır istemiyoruz demiştik. @curukturpkokusu'nun sordurduğu gibi bi sonuç çıkmıştı çünkü.

bir de burası türkiye. insanların nasıl özverisiz ve düşüncesiz çalıştıklarına çokça şahit oluyoruz. nasıl saklayacakları bile meçhul. yeterli sıcaklıkta yıllarca tutamayacaklarını düşünüyorum. elektrik gider, jenaratör bakımları yapılmamıştır, bir şeyler bozulur vs.. güvenmiyorum kısacası.
0
Improbable
(12.01.22)
bence bu konuyu doktorunuzun sizi yönlendireceği firma ile görüşmeniz doğru olacaktır. Her kordon kanı ve göbek bağı saklanabilir diye de bir durum yok. Önce alınan kan ve doku inceleniyor sonrasında yeterli miktarda varsa saklanabilir diye bilgisi geliyor.
Ben ileride keşke dememek adına sakladım. Sonrasında karşılaşılabilecek bir durumda keşke dememek lazım.
Ayrıca sözleşmelerinde olası bir hasar oluşması durumunda masrafların karşılanacağı yazıyor. (Elektrik kesintisi vb)
0
fernandoenes
(12.01.22)
Cocugun dusen dişlerini buzlukta saklayin daha faydali. Beyaz yakalilari yolmak icin uydurulmus bi nitelikli dolandiricilik.
0
halk
(12.01.22)
biz doktorumuza sormustuk. gerek olmadigini soyledi, @curukturpkokusu'nun yazdiklarina benzer sekilde bilgi verdi, kendi cocugu icin de yaptirmadigini soyledi. biz de biraz arastirinca benzer bilgilere ulastik o yuzden saklatmadik.
0
in vino veritas
(12.01.22)
(6)

koltuk altında az şişlik

hooiken
merhaba,eşimin koltuk altında az bir şişlik ve oraya dokununca az biraz acı var.devlet hastanesinde bu duruma bakan, "genel cerrahi" midir yoksa "göğüs cerrahisi" midir?ya da başka bir poliklinik midir?
merhaba,

eşimin koltuk altında az bir şişlik ve oraya dokununca az biraz acı var.

devlet hastanesinde bu duruma bakan, "genel cerrahi" midir yoksa "göğüs cerrahisi" midir?

ya da başka bir poliklinik midir?
0
hooiken
(25.12.21)
ter ve ya sıcaktan mikrop kapmıştır. bi haftaya kendiliğinden geçer. geçmezse doktora gidin.
0
halk
(25.12.21)
www.eksiduyuru.com aşı sonrası da olabiliyormuş.
0
hair freak
(25.12.21)
3.doz biontech sonrası bende de oldu.aşıya yorarak geçmesini bekliyorum
0
melodi
(25.12.21)
Genel cerrahidir arkadaşım, net. Geçmezse eğer genel cerrahiye randevu alacaksın, dahiliye falan değil.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(25.12.21)
Aile hekimine giderseniz o sizi yönlendirir.
0
maq
(25.12.21)
Genel cerrahi, iki koltukaltımda da kocaman içten şiş kitle var, baktırdım aksesuat göğüs dokusuymuş ama yıllar geçtikce hareket ederken bazen acıyor. Doktor aldırman sart değil demişti. Ama rahatsız ediyor artık
0
Semi
(27.12.21)
(3)

düğün davetiyesi

pikap
davetiyeye bakilip o şekilde içeri alinan düğünler oluyor mu yoksa genelde hicbir yerde kimsenin davetiyesi kontrol edilmez mi? ünlü camiasinin düğünlerini kastetmiyorum.
davetiyeye bakilip o şekilde içeri alinan düğünler oluyor mu yoksa genelde hicbir yerde kimsenin davetiyesi kontrol edilmez mi? ünlü camiasinin düğünlerini kastetmiyorum.
0
pikap
(25.12.21)
geçen yıl sosyetik bi düğüne katıldım. en pahalı otelde en lüks servis falan. düğün sahibi kapıda gelenleri karşılıyor. zaten orda kabul ediliyorsun. ya red yiyorsun. herkesin oturacağı yer belli. ismin yoksa oturacağın yer de yok.
0
halk
(25.12.21)
Sosyetik olsun olmasın, four seansda da böyle idi , istanbul yelken klübünde de

Eğer lcv li (lütfen cevap verin) birdüğünse elinizde davetiye var mı diye bakılmıyor ama isminiz listede var mı, hangi masada oturacaksınız diye bakılıyor

Oturacağın yer belli +1
0
ceketimi alip cikcam
(25.12.21)
Nikahlarda genelde olmuyor. Hatta bir sonraki nikahların davetlileriyle falan oturulduğu oluyor.
0
d max
(28.12.21)
(1)

Yılbaşını evde geçirmek dışında planlarınız neler? Ufak bir tatil?

ananiyimioguz
Calisirken vakit bulmak zor oluyor, bahene edip evde oturmak yerine bir seyler yapsak dedik ama civarlarda cafelerin, otellerin yilbasi eglenceleri disinda pek bir secenek bulamadik.Kar tatili gibisinden bir seyler dusunuyoruz, ama aracla rahat gidilir mi, tur mu alinmali emin olamadim. Sizdeki plan
Calisirken vakit bulmak zor oluyor, bahene edip evde oturmak yerine bir seyler yapsak dedik ama civarlarda cafelerin, otellerin yilbasi eglenceleri disinda pek bir secenek bulamadik.

Kar tatili gibisinden bir seyler dusunuyoruz, ama aracla rahat gidilir mi, tur mu alinmali emin olamadim.

Sizdeki plan, mekan, sehir tavsiyelerini dinleyelim dedik mümkünse Güney-Batı taraflarinda.
0
ananiyimioguz
(15.12.21)
Hic kimsenin ve hicbir yerin tadi yok. Evde kestane pisirip "özel" bi gece yasayin hepsinden iyi.
0
halk
(17.12.21)
(2)

Nasıl Yapsam?

bitchesaintshit
Bugüne kadar sokağımın kedilerini hep yaş mama ile besledim. Artık hem onlar için daha sağlıklı olsun hem de paramı bilinçli harcayayım diye yaş+kuru almak istiyorum..(arada et filan da vereceğim) Yaş mama seçimini ben yaparım ama kuru olarak hangi marka ve kaç kg olanından alayım bilmiyorum. Bir de
Bugüne kadar sokağımın kedilerini hep yaş mama ile besledim. Artık hem onlar için daha sağlıklı olsun hem de paramı bilinçli harcayayım diye yaş+kuru almak istiyorum..(arada et filan da vereceğim)

Yaş mama seçimini ben yaparım ama kuru olarak hangi marka ve kaç kg olanından alayım bilmiyorum. Bir de kuru mamayı aldıktan sonra kaç gr kaç gr dökeyim? Bunu ölçmem elbette 200 oldu, 300 gr oldu diye ama göz kararı ne dökeceğimi bileyim. Daha planlı olur her şey.

Bu arada tam olarak bir sayı veremem ama en az 10-15 kedi besliyorumdur(bu sadece kendi sokak çevremde)
0
bitchesaintshit
(12.12.21)
Hazır mama hayvanlari agir agir oldurur. A101 de tavuk ciger ya da taslik var. Tanesi 5 tl. 3 yetiskin kediye yetiyor. Ya da kasaptan akciger alip dilimliyorum. Ben yillardir boyle devam ediyorum.
0
halk
(12.12.21)
kötünün iyisi dediğimiz ekonomik mamalardan 15 kg enjoy alabilirsiniz. bütçe varsa üst markalara çıkabilirsiniz. şu an en düşük fiyatlı enjoy 240 tl civarında. poşete aktarıp çuvalın ağzını sıkıca bağlarsınız. 15 kedi günde 1.5 - 2 kg civarı mama tüketir. ufak plastik bardakları ölçü olarak kullanabilirsiniz, 1 bardak civarını aç bir kediyi doyuruyor, siz de verince takip edersiniz.
yaş mama için de ezme(kıyılmış) 400 gr konserve mamalar iyi oluyor.
0
surprise
(12.12.21)
(20)

Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız

dissendium
Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız nasıldı?
Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız nasıldı?
0
dissendium
(01.12.21)
En güzel zamanlarım üniversitedeki zamanlarım.
En kötüleri ise lisenin ilk yılı, ortaokul falan
0
zimbirik
(01.12.21)
31 yaşındayım, genel olarak her senem bir öncekinden daha iyi oluyor gibi hissediyorum o yüzden çok geçmiş özlemi çekmiyorum.

ama 2016 (26-27 yaşlarındayım) tam young wild and free olduğum zamanlardı, o sene baya güzeldi. 4-5 kere tatile gitmiştim, çok geziyordum, tam bir single'dım, paso macera idi yani.

en kötü günüm de kız kardeşim bilinmeyen bir enfeksiyondan hastaneye düşmüştü 2017'de, onun yanında refakatçiydim. o geceki kadar kötü hissettiğim bir gün daha olmamıştı, hastalık işi çok zor (sonra iyileşti neyse ki) dönemsel olarak bakarsak lise son zamanlar - üni ilk zamanlar olabilir herhalde.
0
roket adam
(01.12.21)
En kotu: Ailemle senelerdir kus kaldik + calistigim sirket batti, tazminatsiz issiz kaldim + Depresyon + Siddete meyilli bir sosyopat/manipulatorden ayrildim, kendisi mail ve sosyal medya hesaplarima sizip arkadaslarimin %50si ile arami bozdu, toparlamak yillar aldi + 1 sene boyunca kesintisiz her gece kabus gordum, fibromiyalji ile aylarca bogustum.

En iyi: Yuksek prestijli projelerde comez bir muhendis olarak all-star takimi gibi bir muhendis ekibi ile calistim + Muhtesem eglenceli iliskilerim oldu, kendimi ve hayattan ne istedigimi kesfettim + maasim yuzunden arkadas ortamimda fabrikator olarak anildim. Iyi kazandim, basarili yatirim yaptim, kendi evimi kendim aldim.
0
cleric
(01.12.21)
en guzel zamanlarim mezun olduktan sonraki calismadigim donemdi. vaktim coktu kendimle ugrasiyordum ve cok uzun seyahatler yapabiliyordum. is hayatina girince yaslandim gibi hissediyorum
0
ala09
(01.12.21)
En iyisi:üniversitede Erasmus dönemi ve mezun olduktan sonraki 2 3 seneydi. Çok kazanmıyordum ama çok da yorulmamıştım. Sabahlara kadar içip sabah işe gidebiliyordum. Çok eğlendim, gezdim, takıldım.

En kötüsü: yok heralde ya, en kötüsünde bile şükür seviyesindeyim şuan geri dönüp baktığımda.
0
kismisolungac
(01.12.21)
Üniversite 3. sınıf (2016) ile geçtiğimiz yıl arası çok kötüydü. Ailevi çok büyük sıkıntılarım oldu ve toksik ortamdan kurtulacak ekonomik ve psikolojik gücüm yoktu. Uzun süreler ilaç tedavisi görmek zorunda kaldım. 2020 yılında da o zor zamanlara dayanmamı sağlayan yegane canlı vefat etti. Ardından haftalarca yemek yemedim ve tekrar ilaç kullanmaya başladım. 8 ay toparlayamadım. Geçtiğimiz ocaktan beridir bir miktar daha iyi gidiyor her şey en azından altından kalkamayacağım zorluklarla karşı karşıya kalmıyorum diyebilirim.

En güzel zamanlar da lise 3-4'tü sanırım o zamanlar farkında değildim ama.. Güzel olmasının sebebi de dümdüz normal bir lise hayaatı olması dsngjsd klasik okula gidiyodum arada arkadaşlarla okey oynamaya falan giderdik, bu.
0
eatpraylaw
(01.12.21)
en kötü zamanım son 1,5 sene, 2020 haziran'dan itibaren devam ediyor.
en güzel zamanlarım 13-16 arasıydı. bol bol geziyordum, konfor alanımdan çıkmıştım, daha önce yapmadığım şeyleri denemiştim.
0
Bruce
(01.12.21)
En güzel zamanım hazırlığı bitirdiğim seneki yaz tatili idi. Sıfır stres, Londra’da yaşam, gezmeler, yemeler hey gidiii.
En kötü zamanlarım da 15 ay süre evliliğimin ikinci yarısı. Esir hayatı, hakaret, küfür… Allah belalarını versin eşim ve ailesi hayatımı mahvettiler.
0
cilekli pasta
(01.12.21)
En güzel; üniversite zamanları ve tatil zamanlarım.
En kötü; şu zamanlarım.
0
mutekebbir
(01.12.21)
en kötü zamanım; 1991-2000 yılları arası 9 yıl. dünya üzerinde cehennemi yaşadım. bilen vardır belki, babam boşanıyor, bize anneniz öldü diyor, üvey anne geliyor ve o 9 yılın büyük kısmı fiziksel ve psikolojik işkence. ondan sonraki en kötü zamanım da geçen sene eski kız arkadaşımdan ayrıldıktan sonraki aylar.

en güzel zamanlarım, 2000-2007 arası. lisenin bir kısmında özgürlüğün tadını ilk kez çıkaran bir genç, sonra da üniversite yılları. ve aralıksız devrimler, hehe. şimdi aklıma geldi, üniversitede sürekli yanımda oturan bir kız vardı, her yer boş da olsa yanıma gelirdi. inanılmaz güzel bir kız, yani nasıl anlatılır böyle bir güzellik ve benden hoşlanıyor. alala. ben buna inanamıyorum. benden neden hoşlansın diyorum. arkadaşlar araya giriyor, kafama kafama vuruyor da anca farkına varıyorum. keşke şimdiki aklım o zamanlar olsaydı. o kız zengin, ilişkiyi sürdüremem, istediği yerlere gidemem diye uzaklaşmıştım. ah be!

neyse devam edeyim. üniversiteyi burslu okudum, yurt olarak bize denize sıfır apart villa kiraladılar. 4 kişiye 1 villa. ben de şehirde yaşayan 3 burslu eleman bulup benim villaya kaydını yaptırdım ve tek başıma yaşadım orada. her odada birer gün yatardım. haftada 2 kere temizlik gelirdi hepsini değiştirirdi :)) villaların arasındaki boşluğa gece masaları çıkarıp lan'dan cs atardık max kişiyle 16 mi 32 mi neydi. subwoofer almıştım paraya kıyıp, 6'nın 1'i awp miydi, sniper, çaaaat diye yankılanırdı gecenin 3'ünde adamın kaşının ortasında açtığım delikte. o zaman da nickim douchebag'di cs'de. sonra ben arkadaş ağırlamayı çok severim, villamda tabii 4 kişilik mutfak var, balkona büyükçe masa kurar haftasonları arkadaşları kahvaltıya davet ederdim. mal bulmuş mağribi gibi gelirlerdi. e bu para nerden geliyor? onu da yine onların üzerinden kazanırdım :) limitsiz 100 mbit internetimiz var, film download edip cdlere yazardım ve arkadaşlara kiralardım. cd kiralama 500 bin tl, satın alırsan 1,5 milyondu hatırladığım kadarıyla. herkes satın alırdı, arşivciler, sonra birbirine verirdi, bana kazık attığını zannediyor :) olsun bana maliyeti 100 bin tl. (paradan sıfırlar atılmadığı zamanlar, tey tey) zaten cd 2 kere el değiştirse 3. kişide çiziklerden çalışmaz.

villa kat kaloriferiyle çalışıyor. her villaya aylık 250 lt motorin veriyorlar deposuna. kış aylarında 4 kişilikler yakıtı bitirip bana gelirdi. hortumla çekip taksim ederdim :) beni çok sevdiler, ben de onları çok sevdim, canım arkadaşlarım. çoğuyla hala görüşürüz. burası yalan. birazıyla hala görüşürüz :)
0
gabe h coud
(01.12.21)
üni iyidir
sonra kötü genelde
0
duyurukullanıcısı
(01.12.21)
en güzel zaman: bu yıl diğerlerinden farklı olarak müthişti diyebileceğim bir yıl yok.
en kötü: 2015(lise3) istemediğim bir sınıfta sevmediğim insanlarla beraber okumak zorundaydım ve o sene bitsin diye günleri saydım. Daha sonra, üniversitenin ikinci senesi olan 2018'in ilk yarısı. Çok sevdiğim bir ilişki bitmişti, sevdiğim bir şehirde yalnız başıma keyifsiz bir yaşam sürdüm.
0
biravekahve
(01.12.21)
2019'un son 3 ayı.

Hem planlı programlı hem spontane gelişen bir süreç geçmişti. Epey keyif aldığım bir dönem olmuştu.

En kötü zamanım sanırım ne kadar mal biriyim dediğim lise yılları.
0
put it in your appropriate place
(01.12.21)
En guzel yillar aslinda cok zor gecen ama umutlarimin oldugu yillar. Universitede son yilim.

En kotu işte o umutlarin bittigi, hayatin o kadar da guzel olmadigini anladigim 25 30 arasi. Yeni is, yeni ortam, evlilik.

Simdilerde yeni hayaller bulmaya calisiyorum.

Pekcoklarina gore ozenilecek bi hayatim var ama Hayat genel anlamda zor.
0
halk
(01.12.21)
en guzel zamanlarim lisenin son iki yili ve universiteye "gercekten" basladigim ilk iki sene, 2010-2012 ve 2017-2019 araliklari diyebilirim.

en kotu ikincisi 2013-14. major depresyon, fiziksel sakatlik, saglik sorunlari vs. tamamen bas asagi gittigim ve az kalsin kendimi oldurdugum bir donemdi.

su an yasadigim en kotu donemde oldugumu dusunuyorum. kendimi oldurmek niyetim yok bu sefer, nasil desem daha olgun ve yetiskin acisi hissediyorum, biraz daha fazla basa cikabiliyorum ama icten ice daha yikici bu. soyle soyleyeyim o zaman 100 uzerinden 10'dum ama o yasta bunu tolere edebiliyordum. o zaman bu kabul edilebilirdi. simdi 100 uzerinden 15'im ama 30 altindaki adamin ne esi, ne isi, ne dostu, ne duzgun yasantisi olabilir iste oyle dusun. "her sey kotu gidiyor oyleyse gebereyim" dedirtmeyen ama yasama sevincini alan, direncini kiran turden.
0
der meister
(01.12.21)
en güzel: orta son, lise 1, işe başlangıç ilk 3 sene

en kötü: ünv., işsizlik dönemi - iş başlangıç arası

güzel zamanlarda umut vardı, enerji vardı, planlar vardı. kötü zamanlarda tam tersi.
0
ya ben lan neyse
(01.12.21)
sanırım en guzel yıllarım ilkokul ve orta ikiye kadarki süre. sonra hayatım hiç güzel olmadı. geçen yıl babamı kaybettiğimden beri yokuş aşağı gidiyorum. ilaçlar kullanıyorum ama onu dusunmediğim bir an bile yok. ölmeyi o kadar istiyorum ki anlatmam mumkun değil. o an gelene kadar ölü gibi yasayacagım sanırım.
0
suyin
(02.12.21)
en kötü yıllarım üniversite
en güzel yıllarım son 3 senem
0
hopp
(02.12.21)
Son 2 sene sanırım hem en kötü hem de en güzel zamanımdı. Daha kötü günler yaşadım ama bu kadar ağır depresyonda olmadım hiç. En güzel aynı zamanda çünkü bana anne diyen biri oldu hayatımda ve o büyüyor, görüyorum. Her ne kadar kötü bir anne olsam da...
0
curukturpkokusu
(02.12.21)
Bir dönem çok disiplinli, zihinsel ve bedensel en üst seviyede güçlü olduğum bir dönemdi. Sabah koşu, sonra kütüphane sonra akşam yüzme. Müthişti müthiş. Temizlik, yemek, para işleri, insanlar, hiçbiri ile ilgilenmem gerekmiyordu. Eşyalarım da en iyisinden ve birkaç taneydi. Bilgisayar örneğin, ya da kış için koşu montu. Her şeyin az ve öz olduğu fakat kendim de dahil her şeyden üst düzey verimlilik aldığım bir dönemdi. Çok özlüyorum. Sonraki zamanlarım hep vasati.
0
velvetmorning
(02.12.21)
(5)

kampüsteki minnoş kedilerin göz rahatsızlığı

helena
Hiç kedim olmadı. Ama kampüsteki miniklerle iyi anlaşıyoruz. Yalnız birinin sağ gözü kısılıp akıntılı oldu mu heralde diğerlerine de bulaşıyor ve toplu olarak tek gözleri akıntılı ve enfeksiyonlu geziyorlar. Eyy, kedi anaları, kedi babaları ve vet'ler! Bu hayvanceğizlere eczaneden nasıl bir damla al
Hiç kedim olmadı. Ama kampüsteki miniklerle iyi anlaşıyoruz. Yalnız birinin sağ gözü kısılıp akıntılı oldu mu heralde diğerlerine de bulaşıyor ve toplu olarak tek gözleri akıntılı ve enfeksiyonlu geziyorlar.

Eyy, kedi anaları, kedi babaları ve vet'ler! Bu hayvanceğizlere eczaneden nasıl bir damla alayım da tedavi edeyim?

ᓚᘏᗢ
0
helena
(26.11.21)
tobrased
0
kahoan
(27.11.21)
Çay suyunu pamukla gozlerine surebilirsin
0
halk
(27.11.21)
(Bkz: gentagut damla)
0
apocalipy
(27.11.21)
Gentagut +1
0
Uncle Sam
(27.11.21)
tobradex de olur. zaten yukarda önerilen tobrased ile benzer. günde 1.
0
kaptankedi
(14.12.21)
(6)

Kadın oyuncunun az olduğu büyük filmler

asaf
Mesela Baba serisi, mesela Tarantino’nun Rezervuar Köpekleri ve Western tarzı çektiği filmler. Bu tarz bildiğiniz örnekler var mı?
Mesela Baba serisi, mesela Tarantino’nun Rezervuar Köpekleri ve Western tarzı çektiği filmler. Bu tarz bildiğiniz örnekler var mı?
0
asaf
(27.10.21)
Glengarry Glen Ross’ta hiç kadın karakter yok.
0
auroraaurora
(27.10.21)
the shawshank redemption
0
nothing in my way
(27.10.21)
12 Angry Man. Bu kadar ünlü olup hiç kadın karakterin olmadığı tek film olabilir mi diye düşünmeden edemedim.
0
thracia
(27.10.21)
Braveheart
İşe yarayan bi tane kadın oyuncu var.
0
etna
(27.10.21)
The Usual Suspects
0
ms brownstone
(27.10.21)
Bir zamanlar anadolu da
0
halk
(28.10.21)
(9)

Hayalinizdeki iş

dissendium
Hayalinizdeki iş nasıl?Hayalinizdeki işi mi yapıyorsunuz?Küçük yerde maaş iyiyse, ulaşım kolaysa bir ömür çalışır mısınız? Büyük yerleri hedeflemez misiniz?Büyük yere ulaşınca iş değiştirme macerasından kaçınır mısınız?
Hayalinizdeki iş nasıl?

Hayalinizdeki işi mi yapıyorsunuz?

Küçük yerde maaş iyiyse, ulaşım kolaysa bir ömür çalışır mısınız? Büyük yerleri hedeflemez misiniz?

Büyük yere ulaşınca iş değiştirme macerasından kaçınır mısınız?
0
dissendium
(26.10.21)
Hayalimdeki is kendi isim. Yani maastan kurtulmak. Calistigim kadar kazanmak.
0
floydian
(26.10.21)
Yani benim öyle gibi, evden yabancı bir firmaya çalışıyorum, izin durumuna karışan görüşen yok 8 de iş başı yapmak yok, bugün Ankara yarın Paris'ten çalışabilirim. Ancak bir arıza olursa gecenin 3'ünde de arayabiliyorlar. 2 senede bir değiştirirdim ancak şimdilik düşünmüyorum tek problem maaşlı olması üstteki arkadaşa katılıyorum.
0
mirty
(26.10.21)
hayalimde iş yok.

ama çocukken ve gençken ne yapmayı hayal ettiysem hepsini yaptım. önce bol seyahatli prestijli "büyük yerde" bi işte çalıştım, mutlu olmadım. sonra daha anlamlı bulduğum bi alana yöneldim maddi kazançtan bi nebze feragat ederek. daha mutluyum. birkaç senede bir iş ve ülke değiştirmeyi daha tercih edilir görüyorum şu an. ilk işimden sonra para kıstasım olmaktan çıkmıştı. yaptığım yapacağım işlerden tek beklentim beni zihnen ve vicdanen tatmin etmesi artık. şimdilik iyiyim ama yine de uzun yıllar aynı yerde çalışmak sıkıcı geliyor. 2 seneye başka şeylere sararım kesin.
0
erenderk
(26.10.21)
Başkomiserlik. Treni kaçırdım tabi. :(
0
stejerners
(26.10.21)
Hayalimdeki iş yaratıcılığımı kullanıp üretebildiğim bi iş, zanaat gibi düşünülebilir. Kendi işimin patronu olsam süper olur ama olmazsam da beni manevi olarak tatmin etsin isterim.

Hayalimdeki işi yapmıyorum hatta doğru dürüst düzenli bi işim de yok.

Küçük yerde maaşım iyiyse ulaşım kolaysa ve sevdiğim birileri de varsa ömür boyu olmasa da uzunca bi süre geçinirdim. Sevdiğim biri- köpeğim bile olabilir- yanımdaysa işten kalan vakti kafama göre tatile çıkarak filan değerlendirir küçük şehirde yaşama işini biraz dengelerdim.

Büyük yere gideyim diye özel bi gayreti olan adamın da bi zahmet risk alıp iş değiştirme, deneme yanılma, kendini geliştirip bi sıçrama sevdası olması gerektiği kanaatindeyim. Yoksa kalanlardan sıyrılamaz. Ben pek hırslı olmadığım için buna yanıt veremiycem.
0
kulaktan dolma biber
(27.10.21)
hayalimdeki iş evden yurtdışına çalışmak olurdu sanırım. dövizle para kazanmak. tl'den kurtulmak.

bunun daha da üstü bir hayal olarak kendi işimi kurup yine dolarla kazanmak.

büyük yerin maaşı önemli. sırf büyük diye tercih etmem. maaşı da iyi olmalı. her zaman daha iyisi vardır.
0
jelly bear
(27.10.21)
hayalimdeki işi hiç sevmeyerek yapıyorum. doktorum. belki yurt dışında severek yapabilirdim.

küçük yer ilk tercihim kesinlikle.
0
andlee
(27.10.21)
Hayalimdeki iş yarış stretejisti olmak. Küçük veya büyük yarış takımı fark etmez.
0
bartholomew87
(27.10.21)
Bilimadami olmak. Diger tum isler vakit kaybi ya da oyalanmak gibi. Ya da basibos insanları oyalayan seyler uretmek gibi.

Kucuk yer iyidir kendi coplugunde otersin.
0
halk
(28.10.21)
(9)

kaynağı belirsiz para neden kötüdür?

floydian
bir kişi geldi 1 milyar dolar soktu ülkeye. denir ya kaynağı belirsiz para sokamazsın öyle kolay falan diye, neden bu?
bir kişi geldi 1 milyar dolar soktu ülkeye. denir ya kaynağı belirsiz para sokamazsın öyle kolay falan diye, neden bu?
0
floydian
(03.10.21)
Millet yasa disi yollardan (uyusturucu satmak vs) kazandigi parayi harcayamasin diye.

Bu isleri yapinca eline para gecer belki ama o parayi sana kullandirtmazlarsa bu pis isleri yapanlar da azalarak biter diye umuyorlar ama tabii ki bir sekilde bu kara paralar aklaniyor.
0
hlot
(03.10.21)
kaynağı belli para kazanılmış, hak edilmiş paradır. çalışarak ya da yasal ticaret yaparak elde etmişsindir.

kaynağı belirsiz para çalışmadan, yasal ticaret yapmadan kazandığın ya da doğrudan çaldığın paradır. buna uyuşturucu, insan ticareti, rüşvet, gizli kapaklı işler dahil.
0
lesmiserables
(03.10.21)
Baska ulkeden geliyorsa orada nasil kazandigini sorgular mi her zaman ulkeler? En azindan ne olcude?
0
🌸floydian
(03.10.21)
Işin problem olan kısmı uluslararası ilişkiler. Abd türkiye de kaynağı belirsiz para tespit ediyor. Sonra turkiye yi uluslararası arenada sıkıştırıyor. İşi mahkemeye taşıyor. Tazminat ödetmeye çalışıyor...
0
halk
(03.10.21)
İşleme, tutara, kişiye göre değişen çeşitli kriterler var. Mesela Türkiye için MASAK'ın websitesine bakarsanız finansal kurumların hangi işlemler için "şüpheli işlem bildirim formu" doldurması gerektiğini görürsünüz. MASAK da bu raporlara göre soruşturma başlatabilir.
0
salihdt
(03.10.21)
her bankanın kendi risk birimi var, MASAK var, BDDK var. birileri göz yummadıkça o miktarda paralar kaynağı yasa dışı ise asla giremez.

dipnot: eğer bu para bankacılık sisteminde ise zaten aklanmış demektir, yani suçtan elde edilmiş olsa bile o bağ kopmuştur. bu noktada başka ülkeye yollanır, kılıf bulunur vs. vs. tespit edilebilir istenirse, belki suçu kanıtlayamazsın da paranın orijini tahmin edilir yani.
0
passion rules the game
(03.10.21)
Ben de kaynak yapayım; bir gün altcoinden vs voleyi vurduk diyelim, banka hesabımıza 1-2 milyon lira gönderdik binanceden vs. Banka veya devlet bunun hesabını sorar mı
0
beni sen öldürme
(03.10.21)
@beni sen öldürme
Sorar. Daha doğrusu sen dersin kriptoparadan elde ettiğim kazanç diye, onlar da gelir vergisini öde bakalum derler, ödersin. Kriptopara karapara değildir, vergisi verilmemiş yatırımdır.
0
bana kedicik derdi
(03.10.21)
Kime belirsiz ben soruyu tam anlamadim.

Nereden buldun yasasi bizde ac kapa seklinde surekli oynanir. En son kaldirilmisti diye hatirliyorum.
0
dunal
(03.10.21)
(24)

Kız çocuk ismi olarak Maysa

goklerdengelenkarar
Nasıl bir isim sizce? Türkmen dilinde taze fidan anlamında.
Nasıl bir isim sizce? Türkmen dilinde taze fidan anlamında.
0
goklerdengelenkarar
(03.10.21)
ben beğenmedim. fonetiği hoş gelmedi. ama modern duruyor.
0
slymene
(03.10.21)
Mantıksız saçma
0
birmilyonunvarmi
(03.10.21)
Kötü.
0
Amaranta ursula
(03.10.21)
Kötü
0
mg3929
(03.10.21)
Kotu +1. En yakin/cagristirdigi kelime mayasıl
0
hot potato
(03.10.21)
Kötü :(
Melisa olsa?
0
somethinginthewayshemoves
(03.10.21)
Maya?
0
kaset
(03.10.21)
Maysa diye bir marka var. Ütü masası bir de pazar arabası üretiyor. İç anadolu da çok bilinen bir marka. Aklıma hemen o geldi.

Bence çok kötü bir seçim. Ben olsam seçmezdim
0
limonlu eksi
(03.10.21)
Bence de çok kötü. İsminden nefret eden biri olarak bu tarz duyurulara bunu yazmaktan asla vazgmeyeceğim. Gerçekten farklı olsun, orijinal olsun diye çocuğa bu tarz alışılmadık ve tuhaf isimler koymanın bir anlamı yok çünkü çocuk bir gün büyüyecek ve hayatı boyunca bunun zorluğunu yaşayacak.
0
ms brownstone
(03.10.21)
Sabancı firması gibi.
0
halk
(03.10.21)
Maysa mi, maymasa mi? —gibi bir fonetik çağrışımı var. Yapmayın.
0
fever
(03.10.21)
Masha daha güzel olur.
0
neymis
(03.10.21)
Kötü
0
westblack
(03.10.21)
Bayagi kotu cidden.
0
j r r tolkien hayrani
(03.10.21)
Meyve suyu markası gibi.
0
komando kani var bende
(03.10.21)
Kötü
0
basond
(03.10.21)
kötü.
0
trajikomix
(03.10.21)
kötü.
0
avianthem
(03.10.21)
kotu tabi ya
trt çocukdaki cizgi film karakteri gibi
0
all girls dream
(03.10.21)
maysa ve bulutmus trtdeki; ))
0
all girls dream
(03.10.21)
çok uyduruk.
0
xrated
(03.10.21)
Beğenmedim.
0
hayirsiz
(03.10.21)
Millet gommus de ben begendim.
Isim kisa olmali, mumkunse turkce olmali. Turkmen dilindeki anlami da guzel.
Oluru var.
0
cooperr
(03.10.21)
Beğenmedim
0
efx
(03.10.21)
(9)

Tamam ekonomi kötü ama bu yapılan fırsatçılık değil mi?

birmilyonunvarmi
2 sene önce bu zamanlar aldığım ürünün o günkü ve şu andaki fiyatı arasında 10 kat fark var. Tamam ülke kötü durumda ama bu yapılan düpedüz fırsatçılık. İçinde bulunduğumuz krizde toplumun da etkisi yok mu sizce?http://imgim.com/img_20211002_160355.jpghttp://imgim.com/screenshot_2021-10-02-15-49-26-
2 sene önce bu zamanlar aldığım ürünün o günkü ve şu andaki fiyatı arasında 10 kat fark var. Tamam ülke kötü durumda ama bu yapılan düpedüz fırsatçılık. İçinde bulunduğumuz krizde toplumun da etkisi yok mu sizce?

imgim.com
imgim.com
0
birmilyonunvarmi
(03.10.21)
Degil.
Yok.
0
ghilleinthemist
(03.10.21)
Cok fazla ithal girdi varsa icinde ondan olabilir, hayvan gibi gümrük vergisi geldi bir sürü kaleme. Ayni urunun yurt disi fiyatina bak daha ucuzdur(dahilde isleme yuzunden)
0
floydian
(03.10.21)
Ilk akla gelenler;
Eger devlet yabanci ürünlerde vergiyi artırmissa (ayni telefona yaptığı gibi) o zaman yerli firma da artirir. Win-win onlar icin.

Buna ek su an dünyada ciddi bir elektronik parça krizi var. Herkes fiyat artırıyor. Oradan da artis var.

Üstüne ülkedeki enflasyon ve döviz kuru belli. Çoğu ürünü eminim yurtdisindandir.

Buna ek konteyner fiyatlari 3-4 kar artti belli dönem. Haliyle fiyatlara da yansidi.

Bir de dogal gaz fiyati artacak diyorlar, tahminen millet bu ürün tarzı şeylere hurra etti fiyat ta artti.
0
logisticsmanager
(03.10.21)
uretici enflasyonu ile tuketici enflasyonu farklidir. su anda uretici enflasyonu tuketici enflasyonundan cok yukarda, gecen ay %45 olarak aciklandi. tuketici enflasyonu geriden gelir, once ureticilerin maliyeti artar sonra onlar fiyatlara yansir, sonra yavas yavas tuketici enflasyonu da artar.

bu urun ozelinde, bu kadar fark icin gerekli bir suru farkli kosul olabilir. bunlardan hic birinin "firsatcilik" oldugunu sanmiyorum, serbest piyasada birbirinden bagimsiz saticilar arasinda boyle bir sey olmasi mumkun degil.

bu urunu en en iyi fiyata 2500 civarina buldum baska bir sitede. bir suru farkli satici var. bunlarin tumu kendi aralarinda oturup "fiyatlari arttiralim" diye anlasamayacaklarina gore muhtemelen urune talep var ancak o veya bu sebeple kimse fiyati daha dusuremiyor. yoksa bu kadar firmadan biri, satabiliyorsa "ben 1500 liraya satiyorum" der, butun stogunu 2 gunde eritir, kari cebine koyar, gider yeni stok alir butun piyasaya kendi dagitir. digerleri de avucunu yalar (tabii gercekte yalamaz, oburu de maliyet kurtariyorsa ben 1400 liraya satiyorum der vs. boyle boyle fiyatlar dusebilecegi kadar duser). serbest piyasada rekabetle fiyatlar otomatik duser yani. bu urune millet muhtac olsaydi ve satan bir monopoli olsaydi dedigin gecerli "fiyati arttirayim" derdi biri o fiyata satardi. ama birbirleriyle rekabet eden onlarca bagimsiz firma bunu 2500 liradan ucuza satamiyorsa arkasinda gercek bir sebep vardir. arz - talep ile ilgili bir dengesizlik olabilir, icinde kullanilan bir seyin fiyati ucmustur, dunyada su an bir lojistik krizi var covidden dolayi, ayni sekilde bir çip krizi var vs. Acikcasi bana ekim 2019 fiyati da (394 lira) biraz fazla ucuz geldi. dev bir kupon / indirim kullanilmis vs. olabilir mi? nisan 2020 en dusuk fiyati 1500 lira civarinda gozukuyor.
0
robokot
(03.10.21)
Devlet kanun koyar denetler. Kötü gidişatı engeller.
0
halk
(03.10.21)
5 zincir marketteki fiyatlar da gündemde .
Başka bir izleidğim videoda denilen,
kendi kurdukları yan şirketler üzerinden ürün alıyorlar. Neden pahalı diye sorulduğunda biz de pahalı alıyoruz cevabı hazır oluyor böylece.
Bir zamanlar ucuzluk diye öne çıkanların yaptığına bakın.
Birde bunların yabancı bir firma tarafından satın alındığını düşünmek bile dehşet.
Dünyada bir çok alanda tekelleşmeye doğru gidildiği ortada. Alınan patentler ve yeni tür yapay gıdalar ardındaki girişimci şirketler belli.

Sanal para da öyle olacak.
0
Erva
(03.10.21)
Kapış kapış giden bir ürün olsa fırsatçılık derdim ama bir ısıtıcının fiyatını sırf silkeleme için 10 katına satılabileceğine inanmıyorum. 5 katı yapayım daha çok satayım dersin. 10 katına maliyet kalemi yüzünden çıktığında aksine satabilmek için kar marjını bile düşürmüştür.
0
Bruce
(03.10.21)
üretici için; elektrik faturası arttı, doğalgaz arttı, işçi için ödediği asgari ücret ve primi arttı, döviz bazlı gideri varsa bunlar arttı
nakliyeci için; mazot fiyatı arttı, araç yedek parça fiyatı arttı, işçi için ödediği asgari ücret ve primi arttı
satıcı için; üreticiye benzer artışlar bunda da arttı, fatura keserken kullandığı kağıdın fiyatı bile 2 kat arttı

netice itibariyle tüm bu artışların sonu tüketiciye yansıyor.
0
trajikomix
(03.10.21)
Fotolar acilmadi ama firsatcilik tabi.

Simdi atiyorum hollanda'da muz 1 euro, senelerce muz 1 euro gidiyor.
Enflasyon cok az o yuzden evet artmiyor ama %100 zam yapip 2 euro yapsa da adamin satisi dusmez.
Yapiyor mu hayir.

Bizde enflasyon olsun olmasin 2 olur 10 olur 20 olur devamli artiyor. Halk artik alamayacak seviyeye gelirse o zaman artirmayi durduruyorlar.

Yetkili servis gecen bana silecek suyu koymus, normal musluk suyu koyup 17 tl yazmis.
Eskiden mavi su koyup 100 yazardi ona cok itiraz gelip kavga cikinca bunu kesfetmis.

17'ye itiraz etmezsin biliyor cunku. Sifir maliyetli urunu 17'ye satiyor.

Seneye 50 yapar sonra 100 yapar kavga cikana kadar artiriyorlar.

Cunku herkes bir an once zengin olup totoyu kurtarmak istiyor.
0
divit
(03.10.21)
(2)

Veterinersiz şehirlerde insanlar ne yapıyor?

beni sen öldürme
Hemen her ilçede veteriner vardır belki ama bazı yerlerde büyükbaş hayvandan anlıyor veterinerler. Ben daha önce Ankara'da yaşıyordum ve çok iyi bir veterinerimiz vardı. Neyse bu sabah bir kedi buldum, kuyruğunda ciddi bir yara var, baticonla temizledim sonra furacin sürdüm ve gazlı bezle bantladim
Hemen her ilçede veteriner vardır belki ama bazı yerlerde büyükbaş hayvandan anlıyor veterinerler.

Ben daha önce Ankara'da yaşıyordum ve çok iyi bir veterinerimiz vardı. Neyse bu sabah bir kedi buldum, kuyruğunda ciddi bir yara var, baticonla temizledim sonra furacin sürdüm ve gazlı bezle bantladim vs. Sonra da Ankara'daki veterinere danıştım ve doğru yapmışsın, deri çıkana kadar devam et dedi. ( Sabah çok erken olduğu için veterineri arayıp rahatsız etmek istemedim, kendimce bir şeyler yaptıktan sonra danışma sebebim odur)

Neyse, küçük şehirlerde yaşayan hayvan severler ne yapıyor? Benim gibi eski veterinerlerine vs mi danisiyor?
0
beni sen öldürme
(29.09.21)
baytarlar var benim ilçede.
küçükbaş bilmedikleri için diyorum. büyükbaş çalışıyorlar çünkü.

şehre gittik mecburen.
0
janderzel zartanyan
(29.09.21)
eczacıya danışıyorum. insan ilacı alıp içiriyorum.
0
halk
(30.09.21)
(7)

garantisi devam eden araba ile etmeyen araba arasındaki farklar

ayseee
2.el bir araba alacağımda. 2017-2019 arası bakıyorum. 2017'lerin 5 yıl garantisi bitiyor bir kaç ay sonra..garantisi devam eden araba ile devam etmeyen araba arasında çok büyük bir fark mı oluyor bilginiz var mıdır?
2.el bir araba alacağımda. 2017-2019 arası bakıyorum. 2017'lerin 5 yıl garantisi bitiyor bir kaç ay sonra..

garantisi devam eden araba ile devam etmeyen araba arasında çok büyük bir fark mı oluyor bilginiz var mıdır?
0
ayseee
(29.09.21)
Araba garantisi çok önemli bişey değil. Garanti sadece kendi imalat hatalarını karşılıyor. O hatalar da zaten arabaların yüzde 99.99'unda çıkmıyor.
0
etna
(29.09.21)
Büyük fark yoktur.
Garantisi devam eden araçtan yetkili servisler kazık fiyatlara yıllık periyodik bakım masrafı çıkarıyor faturada.
Sıfır aracın 3 yıllık garantisinden sonra 3 yaş üstü araçlar için de yetkili servislerde (durun! son bir kaç kazık kaldı gibisinden) kampanyalar yapılır.
İsim vermeyeyim az önce de baktım inanıyorum ki periyodik bakımda araçtaki tüm uygulamaların masrafı müşterinin ödediği fiyatın üçte birine yakındır. Maalesef piyasa bu.

Sanayideki ya da ara sokaktaki tanımadığımız bilmediğimiz herhangi bir kazım usta görece daha insaflı olabilir bu konularda.

Garanti, elektronik cihaz ya da araç sahiplerinin bozulma,arıza oluşması gibi kaygılarını semptomatik olarak asgariye indirir ve bu psikolojik olarak hissedilir.
Kullanıcı bunun da ücretini en başından ödemiştir ama bundan haberi de olmayabilir.

Tavsiyem, fiyat uygunluğu açısından ve mümkünse sahibini de tanıdığınız 2017-16 model araçlara bakın. Çünkü eşya gerçekten sahibine benzer.
0
Erva
(29.09.21)
Sorunun cevabi araca gore degisir.

Honda Civic alacaksan git garantisiz 5 yasinda al, iyi bakilmis ise kazasi yok ise buyuk problem cikartarak basini yakmak olasiligi cok dusuk. Yok S class Mercedes aliyorsan, 5 yasinda, dusuk kmli ve kazasiz olsa bile araci garantisiz almak buyuk risk olur.

Garantisiz arac alarak her turlu zar atiyorsun, altindan kalkamayacagin risklere girmemek lazim. Premium aracta ben garanti taraftariyim. Evet periodik bakima olmasi gerektiginden fazla para veriyorum ama en ufak arizada anahtari birakirim, ikame bir arac verirler yoluma devam ederim, arabami teslim alirken de bes kurus vermem.
0
cooperr
(29.09.21)
Yetkili servis evet geçiriyor ama en ufak bir şeyde ben de onları arayıp derdimi anlatıyorum, gerekiyorsa yaptırıyorum. İçime sinmezse bir daha götürüp bir daha yaptırıyorum. Bir kuruş para ödemeden çıkıp geliyorum sonra da.

Kafan rahat oluyor sonuç olarak. Ben mutluyum garantili araç aldığım için.
0
chicha_v2
(29.09.21)
araba garantisi dediğin şey 21. yüzyılın en büyük keriz avı. garantin olsa hatta problem fabrika çıkışlı olsa bile kullanıcı hatası deyip parayı senden alıyorlar. garanti dediğin şey ufak tefek ( civata parası, tel sıkıştırma, yağ ekleme...) masrafları karşılar sadece. garantiye verdiğin paranın ASLA karşılığı yoktur.

ancak yıllar süren mahkemeler sonucu az da olsa bişeyler alabilirsin. Avrupai işler bunlar. bize çooook uzak.
0
halk
(30.09.21)
Arabamın garantisi devam ediyor hatalı akü nedeni ile aküyü sıfır akü ile değiştirdiler 3 sene sonra ha devam ediyor ise etsin garanti ama etmemesi büyük olay değil takılma o yaştaki arabalarda ha dedikleri gibi fabrika çıkışı bişey değilse sana girer zaten o sıkıntı
0
basond
(30.09.21)
garanti iyidir ama sırf garantili diye arabaya 10bin lira fazla vermek mantıklı olmayabilir.
0
co2s2
(30.09.21)
(14)

İşi gücü bırakıp şezlong kiralamak

karayel
İstanbulda Kurumsal bir şirkette çalışıyorum güzel bir işim var. İşle ilgili kesinlikle bir problemim yok, hatta severek yaptığım bir iş. daha çok hayatla ilgili problemler diyelim.Şezlong yazdım ama tatil beldesinde başka bir işte olabilir. Bilemiyorum.Böyle bir şey yaparsam sanki daha mutlu olacak
İstanbulda Kurumsal bir şirkette çalışıyorum güzel bir işim var. İşle ilgili kesinlikle bir problemim yok, hatta severek yaptığım bir iş. daha çok hayatla ilgili problemler diyelim.

Şezlong yazdım ama tatil beldesinde başka bir işte olabilir. Bilemiyorum.

Böyle bir şey yaparsam sanki daha mutlu olacak gibi hissediyorum. Adına ister depresyon diyin, isterseniz konfor alanını değiştirmek diyine neyse ne artık..

yaş 30+

Ne diyorsunuz?

Edit:

Abi neden burada anlatılmak istenen ana fikiri es geçip şezlonga takılıyorsunuz. Bazen buraya bir şey sormakta yoruyor beni.

Ben oraya başka bir işte olabilir bilemiyorum yazmışım. amaç huzur/mutluluk neyse ne işte bende bilmiyorum zaten ne olduğunu, bilsem buraya danışmam.

şezlong olmaz bijuteri olur ne bileyim cafede çalışmak olur, olur yani bir şey.

Yani istiyorsunuzki bunları tek tek yazalım, yapmayın arkadaşlar. O an aklıma gelmemiştir yazmamışımdır, anlayacağınızı düşünmüşümdür yazmamışımdır vs vs işte
0
karayel
(20.09.21)
Dene ama dışarıdan göründüğü gibi ılmayacağını biliyorsun değil mi
0
basond
(20.09.21)
Bir şezlong maliyetini bir günde çıkarabilir gibi duruyor. Mafya gibi bir yapılanma yoksa, istediğiniz yerde, izin almadan yapabilecekseniz kötü fikir değil. Hatta iyi bir fikir.
0
dissendium
(20.09.21)
kurumsal sirketteki guzel isini birakip en les mafyatik tiplerin oldugu degnekcilik isine giriseceksin ve bu sekilde mutlu olacaksin. master plan bu mu yani? asfgshh

arpan fazla gelmis diyorum.
0
rm
(20.09.21)
Hayatla ilgili problemlerin çözümü uzman desteği almaktır kendi kendinize çözemediğiniz bir noktaya ulaştıysa. Diğer türlü ister şezlong kiralayın, ister ege köyüne yerleşip ekolojik tarım yapın, iç huzursuzluğunuzu her yere yanınızda götürürsünüz.
0
Phoebe
(20.09.21)
Sizi anlıyorum. Şezlonk kiralamak güzel fikir değil. Ama beyin gücüyle olmayan daha basit bir iş, hatta hizmet sektörü bazen rahatlayıcı geliyor bana da. Eğer ücretsiz izin opsiyonu varsa ya da işten ayrıldığınızda geri iş bulma garantiniz varsa 3 5 ay içinde ben denerdim.
0
poliamid
(20.09.21)
sahil kasabasına yerleşmek felan güzel fikirler de şezlong değişikmiş:) şimdi ben olmaz derim sonra şezlong kiralayıp zengin olursun o yüzden yorum yapmıyorum:) ama sahilde biyer işletmen lazım ki şezlong da kiralayabilesin.
0
entropik
(20.09.21)
Hayal dünyasından çıkıp kendine gel derim.
0
olaylar olaylar
(20.09.21)
mafyası var. ayağından vururlar valla.
0
vizivozo
(20.09.21)
Abi neden burada anlatılmak istenen ana fikiri es geçip şezlonga takılıyorsunuz. Bazen buraya bir şey sormakta yoruyor beni.

Ben oraya başka bir işte olabilir bilemiyorum yazmışım. amaç huzur/mutluluk neyse ne işte bende bilmiyorum zaten ne olduğunu, bilsem buraya danışmam.

şezlong olmaz bijuteri olur ne bileyim cafede çalışmak olur, olur yani bir şey.

Yani istiyorsunuzki bunları tek tek yazalım, yapmayın arkadaşlar. O an aklıma gelmemiştir yazmamışımdır, anlayacağınızı düşünmüşümdür yazmamışımdır vs vs işte
0
🌸karayel
(21.09.21)
konuyu çok spesifik bi örnekle anlatmışsın ondan yanlış anlaşılmış. yoksa dediğin yapılır tabi. olimposa kaşa her sene bu şekil gelip yerleşenler var. tabi kışı da düşünmen lazım plan yaparken.
0
entropik
(21.09.21)
Sahil kasabası 1 hafta sonra daha derin depresyondur. Hele kışın sonsuz yalnızlık. Yaşlanmadıkça bu işlere girmeyin.

Yapacagin is kitap satıcılığı bisiklet kiralama çiçekçilik olmalı.

Bu dükkanlara ıyi insanlar gelir.
0
halk
(21.09.21)
bildiğin ya da öğrenme imkanı olan işi yaparsan maddi zararın olmaz

güneşin tepesi dahil günde 12+ saat çalışırım diyorsan şezlong tarzı işlere girebilirsin
0
bir soru sorcam
(21.09.21)
mafyası vardır +1
0
Hallegadola
(21.09.21)
sorunlarını içeriden çözemediğin taktirde nereye gidersen git seninle geleceklerdir.

mutluluk dediğin anlıktır, insan sürekli mutlu olamaz, o bir kaç dakika süren bir şey. huzur daha uzun süren bir durum. sen mutluluğu değil huzur arıyorsun ancak gittiğinde hayal ettiğin gibi olmayacak. tebdili mekanda ferahlık vardır bu doğru, ancak ya sürekli gezgin halde olacaksın ki sürekli ferahlık olsun yada şu anki genel düşünce biçimini değiştireceksin. düşüncelerini değiştirmek zor bir şey, bu nedenle davranışlarını değiştirmeyi denemelisin.
0
selam
(21.09.21)
(19)

Neden IKEA evi olamıyoruz?

silverleaf
Komik bir başlık oldu ama arkadaşlarla üzerine konuştuğumuz bir konu bu. Tüm eşyalarımızı IKEA'dan alsak bile evlerimizde o İskandinav evlerinin havası sizce neden olmuyor? Pek çok arkadaşım evinin çoğu eşyasını IKEA'dan ya da bu tarz nordik tarzda eşyalar satan yerlerden aldı dünyanın parası verip.
Komik bir başlık oldu ama arkadaşlarla üzerine konuştuğumuz bir konu bu. Tüm eşyalarımızı IKEA'dan alsak bile evlerimizde o İskandinav evlerinin havası sizce neden olmuyor? Pek çok arkadaşım evinin çoğu eşyasını IKEA'dan ya da bu tarz nordik tarzda eşyalar satan yerlerden aldı dünyanın parası verip. Ama ısrarla o hissi kimse alamıyor. Bu işin sırrı nedir, iç mimar tutmadan aynı hissi alabilme ihtimalimiz yok mudur? :)
0
silverleaf
(09.09.21)
muhtemelen perde farkıyla iskandinavlığı ucundan kaçırıyorsunuz.
0
evde liyakat kalmamis
(09.09.21)
alanım değil ancak aile mahalle baskısı mevcut. evimizi az eşyayla döşedik eşimin teyzesi eviniz çok boş dedi.
bence evlerimiz uygun değil galiba. iskandinav evleri müstakil ve büyük pencereli evler.bizde dışı gösterişli ismi elit içi lümpen siteler mevcut.
0
mikahakkinen
(09.09.21)
ikea nın reklam fotografları başarılı. reklam ne kadar yanıltıcıysa o kadar başarılı maalesef. yanii isveçlilerin evi de o havayı vermiyor.
0
halk
(09.09.21)
tavan yüksekliği ile alakalı olabilir. bizde çok basık.
0
deligine yuvarlanmis tavsan
(09.09.21)
gayet oluyor. sizin olmuyordur : )
halı perde gibi detaylar.
renk ve minimalizim önemli.

1. desenli, karışık/çoklu veya uyumsuz renkli kumaşlar tercih ediliyordur. aynı şey duvar boyaları ve yer döşemeleri, kapılar için de geçerli.
2. kesin çok ve gereksiz eşya vardır. biblolar, süslemeler, örtüler, kılıflar, masa süsleri, çerçevede fotoğraflar, kumaş içeren ürünler, kalabalık yaratan detaylar ve aksesuarlar...
3. ev aydınlık değildir.
4. yeşil bitki sayısı azdır. saksılar sade ve düz renk değildir.
5. duvarlarda çerçeveler gelişgüzel yerleştirilmiş ve içindekiler de rastgele seçilmiştir.

işin sırrı sadelikte. "arındırılmış" bir atmosfer yaratabilmekte. ikeadan beyaz ektrop almak var, allı güllü cafcaf çiçek desenli kılıflı bi ektrop almak var.
0
rewlack
(09.09.21)
tavan yüksekliği ve eski tip pencere boyutları yüzünden o his oluşmaz. galerili müstakil bir evin olsun bak neler oluyor. :)
0
xrated
(09.09.21)
ışıktan dolayı, katalog ya da internetteki fotoğraflarda ortamın konseptine göre sıcak ya da soğuk ışıklandırma ile çekim yapılıyor haliyle çok güzel fotoğraflar görüyoruz, fotoğraftaki köşe lambanın aynısını alıp evimize koyunca aynı etkiyi vermiyor çünkü görünmeyen aydınlatmalar pencereden yine özel olarak ayarlanmış içeri vuran gün ışığı vs
0
freebird5406_2
(09.09.21)
minimalizm ve minimalist felsefeyi yiyip bitirmemiz lazım o hissi alabilmek için. olay sadece eşyalarda değil yani :)
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.09.21)
olmasin ya birak, ben de seviyorum ama yurtdisinda kaldigim yer ikeadan dösenmis, cok özendigim birsey olmasina ragmen biktim.
+instagramda taglardan aratip insanlarin evlerine bakabilirsin, ikea fotolari yerine
0
durgunfoton
(09.09.21)
Çünkü böyle şeylerde özgün değiliz. Bize ait özgün bir şey ortaya konammadıpı zaman, dışarıdan ithal taklitçilikle his almaya çalışıyoruz. Cilt, dış görünüm, konsept, tema değişiyor. değişiyor ama tarihsel bir süreç içinde kültür ve alışkanlıklarla bu topraklarla arada istenmese de bir bağ var.
Kişi evinde Feng Şui'ye varana dışarıdan ithal uygulamalar ve nesnelerle nasıl değişim yaparsa yapsın uymuyor.

Cem yılmaz buna benzer bir konuda skecinde bahsetmişti:
Evlilik töreninde damat elinde ışın kılıcıyla içeri giriyor ama kayınbaba ve validenin ellerini öpüyor. Dolayısıyla olmuyor, tutmuyor.

İskadinavyayı yakından bilmem tanımam merkezi yerlerden çok kıyıya yakın yerlerdeki evler yer şekileri nedeniyle birbirinden uzaktır. Bu evler arası uzaklık insanlar arası ilişkilerde de çoğunlukla soğukluk, yabancılaşma olarak etki eder.

Bu psikoloji ve kültür mimariye veya diğer eserlere de etki eder.
Klasik eski türk evleri dendiğinde görselleri bile insanda kendine yakın sıcak bir etki oluşturur.
Oysa iskandinav mimarisi daha soğuktur .
Kıyas yapmak isteyenler için :
i.hizliresim.com

Dış görünüm böyle ise içerisi ne bakmaya da çok gerek yok .
Gerçekte bizden olmayan belli markalar üzerinden his ve heyacan yaşamakta sanırım çok normal bir şey olmasa gerek.
0
Erva
(09.09.21)
Cunku yasamaya uygun degil. Yan sehpa koyuyorlar ustune de kocaman bi vazo e kahveyi nereye koycaz?
0
floydian
(09.09.21)
Basık tavanlı, yamuk duvarlı, pimapenli küçük pencereli evlere ne yapsanız sırıtır. Türkiye'deki evler çok çirkin ne yazık ki. Yetmezmiş gibi bir de son 10 yılda peydahlanan AKP mimarisi sayesinde her şey iyice göz kanatır hale geldi.
0
yürümeyin
(09.09.21)
çünkü:
1. türk evlerinin mimarisi iskandinav tipi değil, türk tipi. odaların birbirine konumu, büyüklüğü küçüklüğü, pencerelerin büyüklüğü küçüklüğü, konumu, kapıların yeri çok farklı. örneğin ikeada hiç bir model evde kalorifer peteği yok, petek oldu mu bütün yerleşim planını ona göre yapman lazım. hatta iskandinav evlerinde her 1,5 metrede bir priz olma zorunluluğu var, türkiyede koca salonda bir tane priz var. ordan oraya uzatmalarla kablo taşıyorsun. ikeada bir model evde hiç uzatma kablosu gördünüz mü?? prizler de bizdeki gibi göz hizasında değil yerden 30-40 cm yüksekliğinde, kolayca bir eşya arkasına saklayabiliyorsun. duvarın ortasından yere kadar uzanan bir kablo düşün, al sana bütün iskandinav büyüsü gitti.
2. ışıklandırma. ikeada sadece model evlerin ışıklandırması değil mağazanın genel aydınlatma sistemi, örneğin tavan spotları vs de bir ilüzyon yaratıyor. bu sadece ikea değil tüm mobilyacılar için geçerli. en varaklısı bile evde teşhirde durduğu gibi durmaz.
3. kombinler. her şeyi ikedadan alsanız bile parçalar arasında renk, desen, model, tarz uyumu olmadıkça o hava da olmuyor. parçalar tek tek güzel olabilir ama birlikte kullanıldığında o ambiyansı vermeyebilir.
4. evler türk tipi olduğu gibi yaşam da türk tipi. ben şahsen iskandinav tarzının türk yaşam tarzına uygun olduğunu düşünmüyorum. ha bayılıyorum o ayrı.
5. aksesuarlar. sadece eşyalar değil aksesuarlar da yaşam tarzını yansıtıyor. geyik figürü mesela. iskandinav toplumlarında geyik etinden, sütünden, derisinden, kürkünden faydalanılan neredeyse tapınılan bir hayvan. türkiyede geyik diyince akla sadece muhabbet gelir. evin her yerine geyik desenli aksesuar koysan dalga geçerler. sadece yakışmaz da, sırıtır.
6. yapay da olsa güneş ışığına ihtiyaç. adamların memleketinde 6-7 ay güneş yok, geriye kalanda da güneş en tepede olsa bile bizdeki gibi cayır cayır bir ısı ve ışı kaynağı değil. bu yüzden evlerinde renk skalası hep beyaz ve toprak tonlarda olsa da, güneşin eksikliğini hissettirmeyecek sarı-sıcak tonlamaları ve ışığı yansıtacak şeyleri kullanıyorlar. bizim 5 ay çöl sıcağında kavrulan memlekette bu tür yapay şeylere ihtiyaç yok.
7. evin genetiği iskandinav tarzına göre değilse, eşyanın iskandinav olması iğreti duruyor, doku uyuşmazlığı oluyor. evi sıfırdan o tarza uygun inşaa edersen anca bir nebze olur.
8. neden bir nebze çünkü bizim kültürel ve etnik genetiğimiz de iskandinav değil, göze estetik gelse de kodlarımızda olmadığı için bişeyler eksik kalıyor.
0
halanne
(09.09.21)
evler az ışık alıyor, pencereler ufak
perdeler genelde 50 kat, perdeleri de ikea'dan alınmıyor
odada mutlaka imajı bozan eşyalar oluyor, ayı gibi halılar gibi
çok fazla ıvır zıvır eşya oluyor mutlaka sağda solda
versaire vesaire.
0
roket adam
(09.09.21)
Perde,duvar boyası, halı ve duvardaki raflar vs farkı var.
0
sta
(09.09.21)
cam manzarası ağaçlık olmuyor
yer döşemeleri onlarda gerçek tahta oluyor ve cilasız oluyor
en çok da cam şekli belirliyor evin durumunu. onların camları daha farklı bizde pimapen :)
0
my pink
(09.09.21)
küçük detaylı aksesuarları atlıyorsunuzdur. tabi ki renk uyumu önemli. arada patlatan rengi de iyi seçmeniz gerekiyor. mesela benim gri koltuğumun üstünde turuncu bir yastık var. gibi.
0
psychosocialll
(09.09.21)
Cevaplar cok uzundu kardes okuyamadim, durumum yoktu.

Bence en onemli sebep tavan yuksekligi ile pencere.
0
invictae
(09.09.21)
kataloglarda gordugun evler ne kadar sade gorunseler de fonksiyonel degiller.
0
rm
(09.09.21)
(5)

Duster 1.0 tce deneyen var mı?

abuzer
120 km hızla 3 bin deviri geçmeden gidiypr mu düz yolda?Yokuşlarda çekişi iyi mi?Gibi bilgilere ihtiyacim var tşkler :))
120 km hızla 3 bin deviri geçmeden gidiypr mu düz yolda?

Yokuşlarda çekişi iyi mi?


Gibi bilgilere ihtiyacim var tşkler :))
0
abuzer
(15.04.21)
Rezil bi araç. Her yerinden kalitesizlik akıyor. Motor zayıf ve tüketim normal düzeyde. Öyle anlatildigi gibi düşük degil. Motor sesi akulu araba sesi gibi. Hic guven vermiyor.
Dediğin hıza 4000 devirde ulaşıyor. Şirket arabası olduğu için kullandım. Kısaca beş para etmez bi araç.
0
halk
(15.04.21)
Diri bir Tofaş kuş serisi bile bu araçtan daha iyi bencede. Halk+1
0
primetime
(15.04.21)
Ayağımı yerden kessin aracı. En fazla onu yapar. Prime +1
0
msb
(15.04.21)
Rezil bir araç, ayağını yerden kesse bile bir ayağın hala parmak uçlarında yerde olabilir güvensizlikten. msb+1
0
IcedFlames
(15.04.21)
Güvensizlik önemli değil. Hız ve çekiş bilgisine ihtiyacım var. Nette arastırdıgımda sizin verdiğiniz bilgiler gelmiyor. 3000 devirde 120-130 diyor ? Uydurmuşlar mı
0
🌸abuzer
(15.04.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.