Giriş
(12)

Hanımlar adidas samba mı new balance mı?

Kahvedesu
Ve neden?
Ve neden?
-1
Kahvedesu
(07.05.26)
New balance 530. Çünkü çok rahat ediyorum.
0
fraise
(07.05.26)
new balance 9060
0
baldur2
(08.05.26)
new balance ayakkabılarım var çok da rahat ediyorum ama artık biraz gözüme kaba gibi görünmeye başladı. ama seviyorum yine de vazgeçemem :)

şu an adidas samba değil de (daha yuvarlak hatları var hoşlanmıyorum.) speziallere göz diktim. çok hoşuma gidiyor. sanırım alıcam özellikle açık mavisini <3
-1
chanandler bong
(08.05.26)
New balance 530 +1 hem çok rahat hem şık buluyorum.
Samba gibi ayakkabıları kısa boyuma ve küçük ayaklarıma yakıştırmıyorum.
0
ekimoloji
(08.05.26)
NB 530. Samba hiç denemedim. ama New Balance ondan daha rahatmış gibi geliyor.
0
acelaacedebela
(08.05.26)
nb’ta sadece made in uk veya us öneririm: 991 mesela. gerisi hem kalite hem tasarım olarak kötü bence. made in us ve made in ukler çok kaliteli.
0
eileengray
(08.05.26)
adidas samba çok rahatsızmış. bende yok ama önermem. tip olarak bakıyosan sadece.

hatta bi eczane şey diyodu samba giyenler sürekli yara bandı almaya geliyor. kullanan bir arkadaşım da dedi ayağı vuruyo rahatsız vs diye.
0
jelly bear
(08.05.26)
İkisini de deneyin hangisi rahatsa onu seçin derim. Ayakkabının rahatlığı elzem.
0
peki madem
(08.05.26)
ikisi de var.
nb model sanırım 530. sadece alırken denedim ama rahattı.
samba ise rahat değil. topuk kısmı ayağı vursun diye özel olarak dizayn edilmiş. çıkıntısı öldürüyor. bir de kalıbı dar. yani ayak taraklı ise boydan kurtarsa da enden sıkıyor illaki ve hoş durmuyor.
hani 36 giyiyorum, ayağım da minicik, oturarak çalışıyorum vs diyorsanız şıklık açısından samba derim. cidden şık duruyor.
ama amaç rahatlıksa nb.
0
elorelia
(08.05.26)
Samba düz taban olduğu için konforlu değil. Ne amaçla alacağınıza da bağlı. Yürüyüş içinse tabii new balance.
-1
duhan
(08.05.26)
ikisini de bilmiyorum ama adidasin tabanlari kotu, hemen inceliyor, new balance alir denerdim en azindan.
0
Coma
(08.05.26)
Nb 9060m var cok rahat. Ama kaba bir ayakkabi sik bulmuyorum. Bana hediye gelmisti amerikadan. Aradigin sey rahatliksa 9060 al.
Sik gorunumse adidaslara bak. Tokyo, japan modelllerini begeniyorum ama denemedim. Samba bana guzel gelmiyor stil olarak. Bence de en mantiklisi 530 nb
0
Kittie
(08.05.26)
(3)

Havalimanı metrosu değişikliği

egerbiryolcu
Dün anonsları duuydum ama sadece saat değişikliği zannettim. İnternet sitesinden kalkış noktasında Arnavutköy gözükmüyor bir süre kullanılmayacak mi bu durak?
Dün anonsları duuydum ama sadece saat değişikliği zannettim. İnternet sitesinden kalkış noktasında Arnavutköy gözükmüyor bir süre kullanılmayacak mi bu durak?
0
egerbiryolcu
(07.05.26)
moovit.turkiye instagram sayfasında ilk postta detaylar yazıyor, dün paylaşılmış. saatleri değişmiş, bir de aktarma gerekiyor diye anladım ama siz detaylara bakın.
0
eileengray
(07.05.26)
Şimdi kullandım. Arnavutköy kalkışı var sadece kargo terminaline kadar gidiyor. Burada inip tekrar aktarma yapılıyormuş.
0
🌸egerbiryolcu
(07.05.26)
Northern Mariner
(07.05.26)
(4)

superbox - redbox vs

pisiklet
yazlığa internet bağlatmaya çalışıyorum. altyapı yok. superbox'ı denedim, kullanamazsın, altyapı yok(!) diyor bu da. aradım call center'ı, talep falan filan vs bir şeyler zırvaladı, olmuyor dedi. bu arada, 4 eviz aynı sitede, benim haricimde herkes çatır çatır superbox kullanıyor. redbox'ı denedim,
yazlığa internet bağlatmaya çalışıyorum. altyapı yok. superbox'ı denedim, kullanamazsın, altyapı yok(!) diyor bu da. aradım call center'ı, talep falan filan vs bir şeyler zırvaladı, olmuyor dedi. bu arada, 4 eviz aynı sitede, benim haricimde herkes çatır çatır superbox kullanıyor. redbox'ı denedim, o da altyapı cart curt diyor. nedir bu iş? öneriniz var mı internet için. teşekkürler şimdiden.
0
pisiklet
(06.05.26)
Şehirdeki adresinizi vererek alın sonra istediğiniz yere götürün. Yazlık kırsal olduğu için yok çekiyorlar muhtemelen
-1
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
yazlıkta tt cep magnet kullanıyorum. plaja da taşıyorum, oyun oynamıyorsanız yeterli oluyor bence.
0
eileengray
(07.05.26)
turkcell superboxlarda konuma göre interneti veriyor maalesef farklı onumda çalışmıyor yeni cihazlar.

ama şunu yapabilirsiniz bir tane data hattı veya simkart alın 4g modeme takın aynı hizmeti alırsınız sadece paketleri farklı olur.
0
bravoteam
(07.05.26)
Kuzenimde superbox var şehir şehir geziyor konuma göre kısıtlama diye bir şey yok. Sallayın da bari mantıklı sallayın
+ Adam asker Suriye'de bile kullanmış az önce aradım sordum
-1
artıküyeolmakistiyorum
(07.05.26)
(9)

doktora ne hediye alınır

Sadece soruyorum
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer. gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer.

gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
-1
Sadece soruyorum
(06.05.26)
lokum/baklava diyorum.
+1
elorelia
(06.05.26)
Şahsen tanımadığınız kişiye kıyafet gibi kişisel şeyler almak hem risk hem de gereksiz. Güzel bir kutu çikolata yaptırırsanız daha hoş olur. Kendisi yemese bile ikram edeceği kişiler vardır.
+3
ekimoloji
(06.05.26)
Biz ameliyat sonrası yapmıştık. Bölümdeki çalışan doktorlar ve hemşireler için ağam'dan baklava, doktor için de divan'dan çikolata almıştık.
-1
logisticsmanager
(06.05.26)
son model crocs aldım ben geçen hafta 4500 tlye.
değiştirme kartı da koydum.
0
plastic_angel
(06.05.26)
gabe h coud
(06.05.26)
annem ve babam doktor. babam çok gömlek “tükettiğinden” eve gelen en kullanışlı hediyeler hep vakko gömleklerdi. değiştirme kartıyla beden değişikliği de yapılabiliyor gayet. uğraşmak istemiyorsanız çikolata, baklava alın geçin derim. Düşünmeniz yeterli.
0
eileengray
(06.05.26)
Olm ne çeşit insansınız birisi aldığı yerin adını yazmış bak pahalıdan aldım demek için diğeri ben daha zenginim diye link vermiş.
Doktora ne hediyesi onu da anlamadım da a101-bim hediye çeki diyorum.
+3
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
doktor eşiyim.

dövmeyin veya küfür etmeyin yeterli. onların işi o, güler yüzle teşekkür ve allah razı olsun yeterli oluyor.
0
galahad reloaded
(06.05.26)
Değişim kartı ile birlikte erkek ise gömlek kadın ise ipek fular. Beğenmezse hoşuna giden başka ürün alır.
0
Aydan Dustum
(06.05.26)
(6)

Instagram sayfam için yaratıcı isim arıyorum

sekizdokuzon
Yurtdışındaki üniversitelere hazırlanan öğrenciler için İngilizce Matematik soruları paylaşıp soru setleri satacağım bir Instagram hesabı açacağım. İsmi ne olabilir sizce? Yaptığım ilk satıştan gelen parayı paylaşırız :) Teşekkür ederim.
Yurtdışındaki üniversitelere hazırlanan öğrenciler için İngilizce Matematik soruları paylaşıp soru setleri satacağım bir Instagram hesabı açacağım. İsmi ne olabilir sizce?

Yaptığım ilk satıştan gelen parayı paylaşırız :)

Teşekkür ederim.
-1
sekizdokuzon
(06.05.26)
seven ate nine
+1
shadowfollower
(06.05.26)
matemorfoz
0
lil siztah
(06.05.26)
Alge-bro
MathHive
Exponential Prep
BasetoPower Maths
0
eileengray
(06.05.26)
Yurtdışındaki üniversitelere nasıl hazırlanırım?. Aratınca hemen senin sayfa çıkar.
Kitaptan yayınevi dışında kimse para kazanmaz. Üç kuruş kazanırsan bana değil, sokaktaki tekirlere ver.
+1
halk
(06.05.26)
Senin kafan her anlamda 2007 de kalmış kardeş
0
🌸sekizdokuzon
(06.05.26)
(IB+AP+SAT)Math

evet duz adam sami benim :)
0
banach
(07.05.26)
(7)

seyahati gözden geçirmeli mi?

inheritance
6-7 ay önceden bu haftasonu gidecek şekilde üç haftalık japonya seyahati planlamıştım. geçtiğimiz haftalarda sadece yere diz çökünce oluşan diz ağrısı başladı, daha sonra yürürken de hafif de olsa sızlamaya başladı. doktora gittim, önce muayene etti bir şey yok dedi. japonyaya gidicem diyince mr ist
6-7 ay önceden bu haftasonu gidecek şekilde üç haftalık japonya seyahati planlamıştım. geçtiğimiz haftalarda sadece yere diz çökünce oluşan diz ağrısı başladı, daha sonra yürürken de hafif de olsa sızlamaya başladı. doktora gittim, önce muayene etti bir şey yok dedi. japonyaya gidicem diyince mr istedi. mr raporunda grade 3 kondromalazi patella (koşucu dizi), patella alta (diz kapağının yüksekte olması) ve grade 1 menisküs çıktı. normalde otururken, yatarken falan ağrısı yok.

doktor rapora bakmadan sadece görüntüden menisküs demişti. rapor çıktıktan sonra tekrar gitmedim. (randevu aldım)

japonya'ya da bir yandan gitmek istiyorum, ama orada da çok yürüme olacak. iyice kötüler mi bilemedim. dizlik, buz, ağrı kesici, baston falan aldım. orada merdiven, yokuş, vs. fazla kullanmamaya çalışacağım.
0
inheritance
(06.05.26)
Doktordan fikir almak tabi önceliklidir ama ben olsaydım programımı hafif tempoda planlar ve gerçekleştirirdim.
0
dediysem dedim
(06.05.26)
yırtık menisküsle yaşanıyor. amelyat demişti bir doktor, özelde bir yere gitmiştim sporcu değilsen olmana gerek yok demişti. 2008'de yırttım henüz bir komplikasyon olmadı. spor falan da yapıyorum.

bir dizlik isteyin doktorunuzdan. yanınızda da bol bol kas gevşetici, soğutan ilaç painout ice var bizde mesela doktorunuza danışın ve alın. sıcak soğuk yapabileceğiniz jellerden alın. doktorunuza iğne sorun bu durumunuzu belirtip, kısa süre sizi idare edebilecek.

japonyayı kapsayan seyahat sağlık sigortası yaptırın.

doktorunuza danışın en iyi çözüm tabi.

ben de olsam giderim, sakat ayakla amerikaya gitmişliğim var her gün pansuman yapıyordum =)
+1
kveldulv
(06.05.26)
Kyoto’da zorlanmazsınız; hem düz ayak (pazar yeri ve gion) hem de tapınaklar çeperde olduğundan zaten otobüsle gitmek zorunda kalıyorsunuz. Bir tek inari çok zorlar ama onda da bir iki yere çıkarsınız. Ona gitmemezlik etmeyin.

Tokyo zorlayabilir. Her yerde metro büyük kolaylık ama çok yürüme oluyor. Tokyo günlerini daha yavaş tempolu planlayın derim.

Ben olsam -eğer Japonya’ya mutlaka bir daha giderim diyorsam- Tokyo’yu bir iki gün azaltıp onsenlere giderim. hem kaplıca kültürünü görmüş olurum hem de kendimi çok yormam.
0
eileengray
(06.05.26)
şimdi doktordan geldim, raporu gösterdim. önemli bir şey değil, bana mr çekilse bende de çıkar dedi. dize enjeksiyon yaptı. çömelme, diz çökme, dizleri 90 dereceden fazla bükme, bunlardan başka kendini kısıtlamana gerek yok dedi. internette yazanlar da çok farklı. o yüzden çekincemede kaldım.
0
🌸inheritance
(06.05.26)
benzer rahatsızlığım var çok zorlamaya gelmiyor.

ai ile tüm rotayı etkinliği dinlenme noktaları ile birlikte planlatabilirsiniz.
0
gurur
(06.05.26)
çeşitli diz egzersizleri var sana uygun olanı gidene kadar düzenli yaparsan o bölge kuvvetlenir rahat edersin.
0
orpheus
(07.05.26)
Benim iki dizde menüsküs yırtığı var geziyorum. Bence sorun yaşamazsın sadece çok aşırı yüklenme yükseklere çıkarken zorlama kendini
0
basond
(07.05.26)
(2)

Madridde restoran önerisi

tchuck
bi doğumgünü için orda olacağız 2 kişi,hem aşırı fancy olmasın, hem çok salaş da olmasın. düzgün güzel bir restoran olsun istiyorum ama nereleri önerirsiniz?örneğin ertesi günü için bar trafalgar'a gideceğim, burayı çok beğenmiştim. ama bundan bir tık daha iyi bir yer olmasını terich ederim, illa bi
bi doğumgünü için orda olacağız 2 kişi,
hem aşırı fancy olmasın, hem çok salaş da olmasın. düzgün güzel bir restoran olsun istiyorum ama nereleri önerirsiniz?

örneğin ertesi günü için bar trafalgar'a gideceğim, burayı çok beğenmiştim. ama bundan bir tık daha iyi bir yer olmasını terich ederim, illa bi yön göstermem grekirse.

nereleri önerirsiniz acaba?
0
tchuck
(06.05.26)
caner eler ya da ibrahim kutluaya yaz onlar bilir.
0
mikahakkinen
(07.05.26)
üstünden zaman geçti o yüzden son durumlarına bakmadan gitmeyin:
restaurante cadaques
restaurante amazonico
el pimiento verde

redditte bir de bu tip sorulara daha iyi cevaplar geliyor.
0
eileengray
(07.05.26)
(5)

hadi bu imzayı okuyalım?

günaha davet
yalnız ikincisi gerçekten okunur gibi değilhttps://hizliresim.com/ol2982ohttps://hizliresim.com/t17rgyr
yalnız ikincisi gerçekten okunur gibi değil

hizliresim.com
hizliresim.com
-5
günaha davet
(05.05.26)
ilki m. çam (mehmet çam) olabilir.
başka eseri: www.bedestenmuzayede.com
+1
eileengray
(05.05.26)
hocam ben dejavu mu yaşıyorum yoksa biz bu sitede belli periyotlarda aynı imzaları aynı resimlerden deşifre etmeye mi çalışıyoruz? :D
+3
suicmeyenadam
(05.05.26)
insanlar sitelerde captcha kodunu çözmeleri için bedava çalıştırılıyor yıllardır. Bizde de sanat adı altında yeni başlamış gibi.
+3
diyecevaplandı
(05.05.26)
İkincisi N. Erbakır gibi okudum. Baktım, Necla Erbakır diye bir ressam varmış. O olabilir belki
+1
nundu
(05.05.26)
teşekkürler
-1
🌸günaha davet
(05.05.26)
(3)

Madrid ile Valensiya Gezisi (Gizli kalanlar, Yemesi İçmesi ve Kıyafet Alışveriş)

put it in your appropriate place
Genel bir plan program çıkardım. Gezilecek yerler, kiliseler, müzeler belli. Ne zaman gidebileceğime ayarlayacağım.Ek olarak gitmişken üst başıma bir şeyler alıyım. Uniqlo tavsiye eden var. En kötü Zara'ya giderim diye düşünüyorum.Hem gezi olarak hem alışveriş olarak ne tavsiye edersiniz?
Genel bir plan program çıkardım. Gezilecek yerler, kiliseler, müzeler belli. Ne zaman gidebileceğime ayarlayacağım.

Ek olarak gitmişken üst başıma bir şeyler alıyım. Uniqlo tavsiye eden var. En kötü Zara'ya giderim diye düşünüyorum.

Hem gezi olarak hem alışveriş olarak ne tavsiye edersiniz?
0
put it in your appropriate place
(04.05.26)
uniqlo kadar fiyat performans orani iyi marka az bulunur. zara turkiye'de de var zaten.
0
baldur2
(04.05.26)
Temmuzun üçüncü haftası giderseniz çok güzel indirim oluyor (daha erken başlıyordur mutlaka). Lefties'e bakabilirsiniz, İstanbul'da bir mağazasını gördüm ama Türkiye genelindeki durumunu bilmiyorum bir de fiyatlar aşırı fark ediyor.
Parfois'e bakın, yine fiyatlar fark ediyor.
+ Springfield.
Madrid'de tapas için: Taberna 4 Tapas
Churros için: Churreria 1902.
0
penceredengorunenmorbina
(05.05.26)
uniqlo, muji, aesop, bimba y lola mağazalarına kesin gidin. el corte ingles de klasik.

mercadolarda 2-3 öğün geçirilebilir. mercado san miguel en meşhuru.

Churros için en klasiği san gines.

müzelerden prado dışında reina sofia çok iyi.
0
eileengray
(06.05.26)
(5)

Marsilya ve Napoli şehrinin birbirine benzerliği?

mikahakkinen
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
İki şehirde göç alan metropolitik lokasyonlar. Futbol takımlarının renginden, şehirlerin kaotikliğine kadar benzerler. Peki bu şehirlerin birbirine benzerleğinin sosyolojik bir bağı var mıdır?
0
mikahakkinen
(04.05.26)
İzmirspor'un da mavi beyaz renkleri olduğunu kabul edersek İzmir de benziyor. Klasik akdeniz liman şehirleri işte. Üç aşağı beş yukarı hepsi ortak özelliklere sahip. Antik döneme kadar gidilir benzerlikler açısından
+1
nundu
(04.05.26)
benim bildiğim, doğrudan bir bağları yok ama ikisi de "fakir" liman şehri.
+2
co2s2
(04.05.26)
walter benjamin'in şehir portrelerinden naples ve marseilles yazılarına bakabilirsiniz. porosity üzerinden bir karşılaştırma bulunabilir. akdeniz'in liman şehirleri için de ben olsam direkt braudel okurdum. sadece bu ikisi benzer değil çünkü.
+1
eileengray
(04.05.26)
@nundu antalya neden kırmızı beyaz?
0
🌸mikahakkinen
(04.05.26)
Antalyaspor logosunu ben beğenmiyorum pek ama konuyla çok alakası yok çünkü Antalya, bu saydığın iki şehir ve İzmir gibi net bir ticaret limanı kenti değil pek. Bu üç şehirde de eski zamanlardan beri farklı kültürler beraber yaşadı benzer sosyokültürel yapı geliştirdi. Ha bu arada hem Marsilya hem de Napoli'yi Yunan denizciler kurdu. Marsilya'yı kuranlar direkt Foçalı hatta
+1
nundu
(04.05.26)
(4)

imza okunmuyor?

günaha davet
başarabilen arkadaşım vardır muhakkak burada...https://ibb.co/JFyrNnCp
başarabilen arkadaşım vardır muhakkak burada...

ibb.co
-1
günaha davet
(03.05.26)
Ege S. Söylemez

M ile başlayan bir şehir yada ilçe. Orasını çözemedim.
+1
yurtsuz john
(04.05.26)
oya ş söylemez marmaris ?
+1
eileengray
(04.05.26)
www.instagram.com
oya şener söylemez gibi.
+1
ensar
(04.05.26)
teşekkür ederim arkadaşlar
-1
🌸günaha davet
(04.05.26)
(6)

İstanbul'daki sarnıçlar

put it in your appropriate place
Hangisi gitmeye değer?Kuzenim geldi memleketten. Şerefiye Sarnıçı'na gideriz. Önceden Yerebatan'a gitmişliği var tabii.
Hangisi gitmeye değer?

Kuzenim geldi memleketten. Şerefiye Sarnıçı'na gideriz. Önceden Yerebatan'a gitmişliği var tabii.
0
put it in your appropriate place
(03.05.26)
yerebatan'a son ibb onarımından önce gittiyse, kesinlikle tekrar gidilebilir.
binbirdirek yapı olarak etkileyici ancak çok bakımsız; keskin rutubet kokusu sebebiyle 10 dakikadan fazla durulmuyor.
soğukçeşme sokağı'nın üzerinde restoran olarak işletilen bir tane var; sadece kapısından bakmışlığım var; yemeklerini bilmiyorum.
sultanahmet'in arkasında, bir kilim mağazasının bodrumu olarak ziyarete açık bir sarnıç var; küçük bişey.
şerefiye iyi.
iyi gezmeler.
+1
lil siztah
(03.05.26)
lil siztah +1 yerebatan'a 2017'de ve 2025'te olmak üzere iki kere gittim. ilk gittiğimde tepkim "bu muydu?" olmuştu. son gittiğimde nerede neyin olduğunu gördük çok şükür :D orayı turlarken binbirdirek karşımıza çıkmıştı, oraya da girmiştik. civarı gezecekseniz gidilebilir ama sırf binbirdirek için de oraya gitmeye gerek yok bence.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
zeyrek çinili hamamı’nda sergi gezip sonra onun sarnıcına inebilirsiniz. ufak bir sarnıç ama su üzerinden hamam-sarnıç ilişkisini düşünmek ve maket üzerinden göstermeleri ilginç gelmişti bana.
0
eileengray
(03.05.26)
Bir sarnictan ne beklediğinize göre değişen bir cevap bu. En eskisi mi, en büyüğü mü, en popüleri mi vs.

Yerebatan'ın sırası hayattan bezdirir ayrica içerisi çok havasız ama detay ve hikaye sevenler için en görülmeye değerlerden biri orası.

Theodosius (Şerefiye) artik lazer showu yapmıyor, küçük ve en eskilerden biri. Görülmeye değer.

Bahsedilen küf kokusu Binbirdirek'te yok ama Nakkaş mağazasının altındaki sarnıçta var. Küçük bir sarnıç, ücretsiz gezilebiliyor ama çalışanların afra tafrasından rahatsız olabilirsiniz. En güzel yanı hippodrom hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Binbirdirek yerebatandan daha küçük olmasina ragmen dolasabildiginiz alan daha geniş. Sade bir sarnıç. 3-5 insan ya görürsünüz ya görmezsiniz. Etkinlik, davet vs olunca ziyarete kapalı olur. Bilet sadece kredi kartıyla alınıyor.

Sogukcesmedeki restoran Sarnıç İstanbul, bir sarnıç geziyormus hissi yaratmaz ama yemekleri guzeldir (iceride grup yoksa servis iyidir).

Zeyrek sarnıcı yeni açılan ucuz ve yine görece küçük bir sarnıç, üst galerisine çıkabiliyorsunuz.

Bunların yanında Gülhane sarnıcı var ücretsiz, bayağı minnak bir sarnıç ama açık bulmak tamamen şans işi.
0
beetlejuice
(03.05.26)
özel bi ilgi alanı yoksa, şerefiye'ye 300 vermeye gerek yok bence. nakilbent sarnıcı, halıcının içinden giriliyor. güzel bi deneyim.
0
mutlu yillar sana
(03.05.26)
bence gidin. görmüş olmak bile çok güzel.

yerebatanızaten biliyorsunuz. açıkçası ben şerefiyedeki görsel şovu beğenmiştim. binbirdirek küf değil de böyle tütsü kokuyor selenanın çekildiği yer.

bir de molla zeyrek caminin altındaki sarnıç açılmış diyorlar bir dahakine oraya gideceğim.

Farklı bir yer olsun para veririm diyorsan ayasofya deneyim müzesini öneririm. ha ayasofyayı seviyorsanız kariye camii'ne gitmenizi tavsiye ederim kariye ücretsiz.
-1
Hallegadola
(04.05.26)
(12)

erkek el çantası

hocambunudayaz
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?kadınlara göre görünüşü nasıl? erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?örnek olarak şunları kastediyorum.https://ibb.co/0ytQzNVNhttps://ibb.co/HLRH2LtW
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?
kadınlara göre görünüşü nasıl?
erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?
örnek olarak şunları kastediyorum.
ibb.co
ibb.co
0
hocambunudayaz
(03.05.26)
Seksenli yıllardan sonra bunları kullananları çok hor gördüler. Doksanlarda bel çantası şansını deneyip çekildi. Camiada erkek adama çanta yakıştıranı görmedim.
0
cosmicstring
(03.05.26)
kahverengi çantayı çok beğendim. aynısından alıcam. hali hazırda 90'lar deri bel çantası kullanıyorum. 'elalem ne düşünür' lafını erojen bölgelerime süreli uzun yıllar oldu.

kartlar, telefon, anahtar, para taşımak artık çantasız çok zor. hadi kışın montun cebine koyarsın da yazın zor. arka cepte cüzdan taşımak zaten riskli.
+1
yurtsuz john
(03.05.26)
Normalde begenmem ve yakistirmam, ileri yas itemi bulurum ama linktekiler guzelmjs
0
üğpoıuy
(03.05.26)
dar paça, çıplak bilek, marka ayakkabı, seri köz getir abine
hatta öyle düz renk deri olmaz böyle kocaman gucci, versace falan yazacak üstünde.
+1
my fault
(03.05.26)
Çok çirkinler.
Bunun tek alternatifi tabii ki cepleri doldurmak değil; mis gibi sırt çantaları varken..
0
lil siztah
(03.05.26)
Şıklığı, yakışıp yakışmamasını bir kenara bırakıyorum. Elde taşınan çanta konsepti çok konforsuz değil mi? İkincisinin bir askısı var gibi ne kadar işlevsel bilemesem de ama ilkini illaki elinde taşıman lazım. İki elimden birinin dolu olması fikri bana çok boğucu geliyor. Bunun yerine ihtiyar işi bel çantası vs taşırım daha iyi.

Ha ben telefon, cüzdan, sigara, çakmak, anahtar ne varsa hepsini pantolon ceplerinde taşıyorum. Bununla ilgili hiç sıkıntı da yaşamadım. Arka cepte cüzdan taşımak omurga sağlığı açısından zararlı diyorlar tek problemim o şimdilik, belki ileride becerebilirsem ince kartlık kullanmaya geçerim.
+1
nundu
(03.05.26)
Yakıştıramıyorum.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Rica ediyorum kullanmayın.
0
halitkin
(03.05.26)
Seyahat tıraş setinizi yanınızda taşıyor gibi. Çantayı açsak içinden tıraş köpüğü çıkar. Kısaca korkunç. Aman babet çorabınızı da unutmayın.
0
eileengray
(03.05.26)
zevk değil ihtiyaç meselesi. 20-25 yıldır kullanırım. ev ve iş yeri anahtarları, kartlar, kartvizitler, araç anahtarı, hanımın arabasının yedek anahtarı, söylemesi ayıp yazlığın anahtarları, rutin kullandığım ilaçlar, hafıza kartları, kulaklık, okuma gözlüğü, nakit para, ıslak mendil, şarj aleti, sigara çakmak ve iş yaparken ya da eve gelince çıkardığım saat ve yüzük için lazım kardeşlerim. bunları cepte taşıyamazsın. kışın belki mont ceketle idare edilir ama kıyafet değiştirince o kadar şeyi diğer kıyafete taşımak zor iş. evet 53 yaşında bir boomerım. ama 30 yaşındayken de, 27 yaşında asteğmenlik zamanından beridir elimden eksik olmaz.
şu an kullandığım model:
www.google.com
+1
ground
(04.05.26)
Erkeğim.

Elde taşınan çantalar bence de çok kötü. Güzeline denk gelmedim 39 yıldır.

90'ların ortalarında ben çocukken şöyle çantalar vardı: s3.cloud.ngn.com.tr

Babamda da vardı. Tam adı nedir bilmiyorum ama Burhan Altıntop çantası olarak biliniyor günümüzde ve kesinlikle bir estetik faciası.

Günümüzde ise konu sahibinin de bizlere sorduğu, ele takılabilen sıkı bir sapı olan ve tıraş çantasına benzettiğim (burada da benzetilen) çantalar var ve onlar da bence çok kötü.

Çanta taşımak dipsiz bir kuyu bence. Çanta alındığı anda "Lazım olur" mantığıyla her şey çantaya atılıyor ve çok kısa süre içinde çanta kullanılmayacak eşyalarla doluyor. Bence çanta almadan önce gerçekten kullanılacak ve taşınması zorunlu olan eşyaları sağlıklı bir şekilde belirlemek lazım. Taşınması zorunlu eşyaların cebe sığması imkansızsa bu tip el çantaları yerine en küçük boy postacı çantalarına yönelirdim ben olsam. Çok şık örnekleri var ve postacı çanta çoğu tarza yakışıyor.
0
10551037
(04.05.26)
@10551037: Fotoğrafını gönderdiğiniz çantalar "portföy" diye geçiyor. Özellikle çok para taşıyanlar, toptancılar, tahsilatçılar filan 80'lerde kullanırdı. Sonra azalarak yerini başka çantalara bıraktı.
+1
cosmicstring
(04.05.26)
(2)

Petek bal hangi zincirden alınmalı?

dizicolleague
Perek bal gurmesi değilim, arada kahvaltıda yemek hoşuma gitti. Peynirci baba, Onur vb marketlerde buldum ama buradan bir öneri almak istedim.
Perek bal gurmesi değilim, arada kahvaltıda yemek hoşuma gitti. Peynirci baba, Onur vb marketlerde buldum ama buradan bir öneri almak istedim.
0
dizicolleague
(01.05.26)
arıcan siirt-pervari karakovan petek balı. şarküterilerde minik tenekeler halinde bulunuyor.
0
eileengray
(01.05.26)
Umay karakovan
Marketlerde yoktur ama online alabilirsiniz
-1
elorelia
(02.05.26)
(11)

Pestisit krizi

liberalhippi
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
+1
liberalhippi
(29.04.26)
kahvaltıda maydonoz, dereotu gibi üzerindeki olası ilacı ovalayarak atması zor şeyleri yemeyi seviyorum. bu sebeple yıkarken sirkeli-karbonatlı suda bekletiyorum.

köydeki hobi bahçesinde tarım yapan arkadaşım, ben seviyorum diye bir kaç sezondur brüksel lahanası yetiştirmeye çalışıyor ama böcekle başedemediğinden yakınıyordu. komşusu da maydonoz-dereotu vd salata malzemeleri yetiştirip satan bir çiftçi. onunla muhabbeti geçmiş; ardından bana dedi ki, onları sakın yeme! zira komşusu ilacı bitkinin üstüne değil direkt sulama suyuna karıştırıyormuş (belki zaten hepsi öyle yapıyor; bilmiyorum artık). yani benim sirke-karbonatla üstünden yıkayıp arıtma falan hikaye..

bütçem elverdiği ölçüde organik tarım sertifikalı üreticilerden almaya çalışıyorum ama bunda süt ürünleri ve yumurtayı öncelediğimden, sebze-meyveye pek para kalmıyor. bu sebeple bunları sezonunda ve az yemeye çalışıyorum.
+4
lil siztah
(29.04.26)
İki sezon minicik bir alanda unlu bit zararlısıyla tarım ilacı kullanmadan mücadele edip kaybetmiş, konuya da kenarından köşesinden vakıf biri olarak,
- paran varsa organik sertifikalı tarım ürünlerine yönel,
- sirkeli ya da karbonatlı sudan bahsedenlere de gülüp geç, çünkü olmaz öyle şey. derim.
-1
Mirket
(29.04.26)
depremden önce yakınım Hatay’da tarımla uğraşıyordu. Orada ve çevre bahçelerde zaman geçirme fırsatım oldu ve ürünlerde kullanılan ilaçların haddi hesabı yok. bir de ucuz olsun diye bilinmedik ilaçlar kullanılıyor. yetiştirilen ürünleri bırakın Avrupa’yı, Rusya almıyor. Ürünler o ülkelerin standart testlerini geçemiyor. Meyve suları da çürümüş, toplanmayan hastalıklı artıklardan yapılıyor. O günden beri organik almaya ve meyve suyu tüketmemeye özen gösteriyorum.
0
eileengray
(29.04.26)
organik denilen ürünler bildiğiniz organik değil. ülkenin en büyük organik tarım şirketinden aldığım bilgi. her isteyen ürününe organik diyebiliyor.

karbonat işe yarıyor. deneyini yapmışlardı bunun. dış yüzeydeki pestisitlerin tamamını alıyor.

hiç meyve suyu içmem. meyve de genel olarak çok az ve mümkünse ithal yerim. salata çok yerim. haftada 4-5. roka, domates, salatalık, havuç ve kapya biber ile yapıyorum. haftalık alıp iyice yıkıyorum, kağıt havluya sarıp kilitli torbalarda dolapta saklıyorum.
+3
gabe h coud
(30.04.26)
organik işi türkiyede özellikle tamamen pazarlama işi. bunu daha önceden yazmıştım, avrupada satışı yasaklanan tarım ilacını zirai ilaç satan yerler, al bunu daha ucuz diye çiftçiye satıyorlar. durumu olmayan çiftçi de alıyor. büyük marketlerede analizi yapılıyorsa oralardan almak daha mantıklı gibi. meyvede çok fazla tüketim yapmıyorum. özellikle çilek tüketmiyorum. çilek yetiştirilen bölgede yaşıyorum, çileğin aldığı ilacı alan bir meyve yok.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
sadece bu sebep ile evime ufak bir topraksız tarım serası kurmayı planlıyorum.
sıradan manav yerine macrodan vs almaya çalışıyorum. gene garanti değil ama en azından kurumsal firma. mal needennasıl geliyor takip ederler, yarın öbür gün bi denetleme olsa yüksek çıksa sorun yaşarız korkusu ile az da olsa dikkat ediyorlardır diye ümid ediyorum.
0
orpheus
(30.04.26)
@gabe'e ek olarak, mesela migros ve macro'da, organik diye 2 katı fiyata satılan, bu sebeple tercih ettiğim (ve açıkçası tadı da hiç iyi olmayan) kara*li çay, tağşiş listesinde çıkmıştı; boya ekliyor diye. bu gibi sebeplerle türkiye tarım organik sertifikasına ben de şüpheyle yaklaşıyorum açıkçası.
ancak ölümüne vegan ve organikle kafayı kırmış bir mühendis arkadaşımın anlattığına göre, ecocert sertifikasının yamuğu olmazmış; ona güveniyoruz bakalım..
0
lil siztah
(30.04.26)
Organik olması aslında çok iyi bir şey değil. O gördüğünüz %100 organik meyve sebzeler genelde çok çabuk çürür.

Ayrıca çoğu meyve sebzenin genetiği değiştirildi. Doğada bulunan saf hallerini yiyemezsiniz bile.

Hem seri üretim hem de ucuzluk için kimyasal ilaçlamadan başka şansımız yok. Emin olun, öyle tertemiz bahçeden gelen meyve sebzeleri istemezsiniz. Çok fazla böcek olur. Ayrıca genelde pörsümüş olur. Bunlar bir yana, aşırı pahalı olur. Hem üretim zamanı çok yavaş hem de miktar çok çok az olur. Emin olun kimse meyve sebze alamaz.

O yüzden kimyasal ilaçlama kötü bir şey değil. 8 milyar insanı doyurmanın başka yolu yok.
0
substituent
(30.04.26)
@substituent, bütün bunların hepimiz farkındayız, ancak tarım ilaçlarının bizdeki gibi bilinçsiz kullanımının insanları hasta ettiği de malum. elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz işte..
+2
lil siztah
(30.04.26)
8 senedir sertifikalı organik bir üreticiden koli alıyorum, aynı üretici semt organik pazarlarına da geliyor ama bana koli gelmesi daha rahat oluyor. Birkaç arkadaşım merak edip denedi ama onlar sevmedi çünkü anında yıkayıp hemen aynı hafta tüketmezseniz hemen çürüyor. Kalabalık aileyse yetmiyor, benim kendi düzenim için ideal olduğu için memnunum ama haftanın 1 günü 10 kilo meyve sebze yıkama hazırlığı gerektiren bir iş. Bayağı salyangozlu filan geldiği oluyor bazen. Bir de seçmece yok hasat neyse onu koyuyor o hafta, böyle zorlukları var o yüzden herkes sevmeyebiliyor. Ben seviyorum o hafta hasadın sürpriz gelmesini ama sebze sevmeyenler oluyor, ben de önayak olmuyorum kimseye. Eğer böyle uğraşmak istemezseniz en iyi seçenek kendi semtinizdeki organik pazarlar. Ha buna rağmen arada yetmiyor metro marketten de alıyorum tabi ama genelde market ürünü tüketimim çok azdır.
+1
titanic kemancısı
(30.04.26)
renegade
(01.05.26)
(6)

Saglik turizmi ile ilgili yurtdışı müşteri bulma tavsiyesi

havadakarada
Sac ekimi diş implanti vs için Türkiye'ye gelen veya tatile gelmişken bunları da aradan çıkartan potansiyel kitleye google ads dışında nasıl ulaşabilirim? Tavsiyeleriniz olursa memnun olurum
Sac ekimi diş implanti vs için Türkiye'ye gelen veya tatile gelmişken bunları da aradan çıkartan potansiyel kitleye google ads dışında nasıl ulaşabilirim? Tavsiyeleriniz olursa memnun olurum
0
havadakarada
(29.04.26)
Otellerde stand açabilirsiniz, hava alanında reklam panosu, instagram da konum bazlı reklamlar.
0
rhan
(29.04.26)
avrupalı ve amerikalılar facebook'u halen aktif kullanıyor. çeşitli ülkeler için, seyahat tavsiyelerinin paylaşıldığı facebook grupları var. mesela uzun süredir bir seul seyahat grubunu takip ediyorum (orası da kozmetik ve estetik işlemlerin başkentlerinden malum); insanlar sıklıkla "şu kadar günlüğüne oradayım, gitmişken şu şu işlemler yetişir mi; nerede yaptırabilirim" gibi sorular soruyorlar. bu gibi gruplara girmesi ve cevap yazması için birini görevlendirebilirsiniz mesela. reklam çoğunlukla yasak; öneriler kişisel tavsiye üzerinden yürüyor ama insanların, belli işlemlerin kaç gün süreceği, kaç kez kontrole gitmeleri gerektiği gibi tonla detay sorusu oluyor. görünürde bunlara yardımcı olup, devamını da özelden iletebilirsiniz.
+1
lil siztah
(29.04.26)
redditte çok soran oluyor. google maps ve instagram varlığınız da önemli.
0
eileengray
(29.04.26)
Instagram ve tiktok hocam. Doktoru ünlendirmek. Çokça video, shorts vs... Mümkünse başka kliniklerin kullandığı ajansları bulmaya çalışın. Google ads. en yavaş yöntem olur günümüzde. Kulak temizleme videoları ile alıp yürüyenler var.

Bir de genelde, tatile gelmişken bunları yapmak değil bunları yapmak için gelip tatil yapmak üzerine reklamlar görüyorum ben. Ama gerçekten otele gelen turisti alıp götürmek istiyorsanız lokal tur şirketleriyle anlaşmak da olabilir. Çünkü vereceğiniz online reklamlar doğru kişilerin önüne düşmeyebilir.

Örneğin İngiltere'de devletin sigortası bazı hastane masraflarını karşılıyor gibi söylentiler var. Bunları da araştırıp öğrenip reklamları bu yönde yapabilirsiniz.
0
nickini vermek istemeyen uye
(30.04.26)
Ticaret bakanlığının sağlık turizmi teşvikleri var ve burda yurtdisi etkinliklerde stant açma destekleri var. Her sene Londra, Berlin gibi top yurtdisi sehirlerinde aracı bir uygulayıcı firma sayesinde Trde dediğiniz isleri yapan klinikler stand açıyor. Bu standa hem bireysel olarak trye gelip sağlık+ gezi aradan çıkarmak isteyen kişiler olduğu gibi yurt dışındaki bu kişilere yönelik websitesi tasarlayan girişimciler ziyaret ediyor. yurtdisinda yaşayan girisimci bu trliler gelip ai destekli uygulamalarını genelde hasta başı ya da aylik/yillik sabit ödemelerle booking tarzi websitelerini pazarliyorlar. Vaad ettikleri sistem söyle istiyor. Hasta tatil yapmak istedigi tr sehrini giriyor, Antalya İzmir, Muğla vs. Ardından işlemi giriyor bu islemi veren klinikler listesi cikiyor. Her islem basi ucreti gorebiliyor. Kararini verince hem klimik hem de uygulamayi tasarlayanlar para aliyor. Bu kisiler ayni zamanda yurtdisinda gunluk hasta kabul gunleiri klinige ayarlayabiliyor. Atıyorum haftasonu anlasip belcikada bir sehirdeki anlaasmali bir klinikte hasta bakiyorsunuz. Bunlar trye gelip tedavi olmak isteyen kisiler. Aracilar sizin için duyurular yapip kons topluyor vs. Bu sehirlerde bu kisilerin anlastigi klinikler de oluyor hastanın tani, tedavi planı ve acil durumlarda yurtdisindaki kliniklerde trdeki kliniklerin işbirliği içinde çalışması için. Ama sistemde boşluklar da oluyor. Ya yurtdisindaki klinik müdahale yapmak istemeyebiliyor tedaviye trdeki baska bir hekim basladigi için ancak hasta da yurtdisina geldiğinde acil durumlarda boyle bir destek istiyor vs.

Not: sağlık turizmi işinde değilim sadece yakin zamanda bu fuarlarin birinde trden gelen bir kliniğe çeviri desteği verince öğrendim. Dilerseniz aklimda kalan booking tarzi bir iki websitesini de paylaşayım özelden reklam olmasın burda diye.
+1
Amaranta ursula
(30.04.26)
@amaranta olur sevinirim
0
🌸havadakarada
(30.04.26)
(14)

Koleksiyon yapiyormusunuz? Ne tur seylerin koleksiyonunu yapiyorsunuz?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de ne
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de neler var ? Ne tur seyler koleksiyonunuzda?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(28.04.26)
Evet. Yurtdışında gittiğim yabancı maçlardan ev sahibinin anahtarlığı. 54-55 tane oldu. Güzel gözüküyorlar bakınca, bir de o güne dair bir anı olduğu için anlamlı.
+2
tsubasa
(28.04.26)
Fiş :)
-5
arbre
(28.04.26)
@kullaniciadinizkullaniciadimdir, bozulmuyor mu çikolatalar?

belli bir markanın dolmakalemlerini biriktiriyorum. zaman ilerledikçe çok fazla yeni model çıktığı için ve yurtdışı alışveriş kısıtı da gelince limited edition'lara yöneldim artık.

bir de gittiğim konserlerin biletini biriktiriyorum. hatta yıllar yıllar önce buradan biri dr tez çalışması için röportaj yapmıştı benimle:)
0
lil siztah
(28.04.26)
Mütevazı bir kaset arşivim var. Bir de tiyatro sinema biletlerimi biriktiriyorum ama ne bilet gibi bilet kaldı (hepsi fiş) ne de gitmeye heves.
0
anon1m
(28.04.26)
gittiğim müzelerin broşürlerini topluyorum. bir daha dönüp bakmadığım için artık yapmam herhalde. diğer klasik cevabım da buzdolabı magneti.
0
eileengray
(28.04.26)
3 tane farklı dergi koleksiyonum var.
0
kumandanim
(28.04.26)
Retro bilgisayarlar.
Commodore, Amiga, Amstrad, Macintosh vs
0
nop
(28.04.26)
Kurşun kalem koleksiyonum var. 700 filan olmuştur. Çoğu Türkiye'den ama dünyadan da baya topladım.
Eşimin de çok geniş bir bira etiketi koleksiyonu var. Gittiği her yerden her çeşit biralarin almış. Ben de sonradan dahil oldum. İçtiğimiz denedigimiz biralardan topluyoruz. Baya global bu da.
0
a perfect lie
(28.04.26)
20 senedir eski i$lemci ve antika kurek madalyalari topluyorum.
koleksiyon isi ciddi para yiyen bir hobi..
0
cooperr
(28.04.26)
Minik bir fotoğraf makinesi koleksiyonum var, Kodak Brownie kadar eski makineler, polaroidler, mekanik slr ve point&shoot makineler, 3 megapixellik eski dijital makineler. Mekanik makinelerin çoğu hâlâ çalışır durumda.

Türkçe bilimkurgu kitapları koleksiyonum var, özellikle 70'ler-2000'ler arası Metis, Baskan, İthaki, epey sağlam bir arşiv oldu. Ek olarak gittiğim/eşimin gittiği/nazım geçen arkadaşlarımın gittiği ülkelerden o ülkenin diline çevrilmiş Asimov romanları alıyorum.

Kitap ayracı koleksiyonum var, kontrolden çıkmış durumda, ne kadar ayracım var bilmiyorum.

Eşimin bardak altlığı koleksiyonu vardı, aynı koleksiyondan yapan bir arkadaşa devretti. Bira bardağı biriktiriyor, özellikle gittiği craft biracıların bardaklarından topluyor.

Yaşlanınca çöp ev diye haber olacağız...
+1
kobuzchu kiz
(28.04.26)
Magnet, kurşun kalem ve anahtarlık toplarım ben de gittiğim yerlerden sayılıyorsa bunlar.
0
Hallegadola
(28.04.26)
Renk renk Eski versatil kalemler ve kırtasiye gereçleri (Atlas Rondi ve Due-Matic, Rotring Tikky I ve II, Bolero İnfiniti, Tombow kalemler ve uçlar, Arı Maya silgiler, Yeşil Pelikan Silgi, Yumurtlayan Kalem vb.)

Memleketim ile alakalı kitaplar.

Simli Yılbaşı/Kış temalı kartpostallar. (Eski-Yeni)
+1
dilemma of subscribtionability
(28.04.26)
3 motor 1 arabam var en genci 25 yaşında, en yaşlısı 70. Kendim topladığım için sanayi ve masrafıyla uğraşmıyorum. Hanım benden boşanmadığı sürece motorları arttırmaya niyetliyim.
0
mirty
(29.04.26)
Gemiler ile ilgili sanat eserleri, tablolar, fotoğraflar, maketler, kitaplar ve kartpostallar topluyorum. Ayrıca uygun fiyata bulabilirsem pusula, sexant vs navigasyon ekipmanları almaya çalışıyorum.
0
kaptan memo
(29.04.26)
(6)

duty freeden giderken alinan urunu geri getirme

bay b
tr'den cikarken parfum aldik diyelim, duty free paketi kendi korumasi vs hic acmadan, gittigimiz ulkeden donerken bunu geri getirsek sorun yasar miyiz? tahmini bilgi degil basina gelip bilen varsa diye soruyorum tesekkurler.
tr'den cikarken parfum aldik diyelim, duty free paketi kendi korumasi vs hic acmadan, gittigimiz ulkeden donerken bunu geri getirsek sorun yasar miyiz? tahmini bilgi degil basina gelip bilen varsa diye soruyorum tesekkurler.
0
bay b
(27.04.26)
hiçbir sorun olmaz. 100ml'den fazlaysa dönüş uçuşunda uçak altı bagajınıza koymayı unutmayın.
+1
eileengray
(27.04.26)
bavulda getirmeniz gerekiyor 100 ml üstüyse kabin bagajı olmaz.

geçerken de kabını açmanızı isteyebiliyorlar 100 ml altıysa, bana denk gelmişti.

kendinize eşinize alacaksanız bir şey olmaz, diğer türlü bilmiyorum.

dutyfreelerde genelde fiyatlar gidiş dönüş aynı. parfüm içinse bence gideceğiniz ülkede freeshop yaparsanız daha ucuza gelir.
0
kveldulv
(27.04.26)
soruyu eksik sormusum, ucak alti bagajim yok. duty free tarafindan posetlenmis agzi kapali poseti ayni sekilde kabinde geri getirmek istiyorum 100 ya da 125ml ne kadarsa iste.
0
🌸bay b
(27.04.26)
madem ayni sekilde geri getireceksin donuste niye almiyorsun da giderken aliyorsun
0
tahtakafa
(27.04.26)
giderken almak saçma o halde. gittiğin yerde de dönüşte de duty free olacak zaten. ki gittiğin yerde mağazadan almak duty freeden ucuza gelir.
0
jelly bear
(27.04.26)
hayir olmuyor.
0
65 derece
(28.04.26)
(11)

Kerebiç seven var mi?

üğpoıuy
S.b
S.b
0
üğpoıuy
(24.04.26)
Yanında servis edilen köpük gibi şey güzel ama o da yalnızken çok ağır, kerebicin o saçma tadı için güzel bir eşlikçi, birlikte olurları var ama yalnızlarken ikisi de kötü.
-1
mutekebbir
(24.04.26)
Sevmek ne kelime memleket hasreti çektik yine akşam akşam :((
-1
messina123
(24.04.26)
Bir tatlının değeri çıktığı coğrafyanın dışında da başka kültürlerde de tüketilmesidir. 53 yaşında adanalıyım. Kerebiçi duyalı 5-10 sene olmuştur. Mersine gittiğimde en iyi yer diye bilinen yerde yedim. Yedim derken tattım. Bu ne Allahaşkına??
+1
ground
(24.04.26)
bayılırııııımmmmm
0
alibilir
(24.04.26)
@ground, cidden bana kesme seker versen "sonucta sekerdir🤷‍♀️" der kıtlar yerim ama hayatimda bu kadar ikinci çatalı istemedigim bir tat olmamişti. Bunu kim neden ünlü etmis cok merak ediyorum
+1
🌸üğpoıuy
(24.04.26)
Çok severim ama ikiden sonrası bayıyor ayrıca köpüğü acımsı olmayacak. Kerebiççi Oğuz ve Hayri favorimdir.
0
ekimoloji
(24.04.26)
sadece yoklukta yerim, antep fıstığı bu şekilde araya verilmemeli.
0
fatihdr
(24.04.26)
Hediye gelmişti mersinden. Güzeldi.
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Hiç denemediğimi fark ettim.
0
eileengray
(25.04.26)
Valla görürsem yerim ama özellikle para verip yemeye gitmem. Biraz fazla ağır bir yiyecek, zira çok tatlı da diyemiyorum ortada birşey.
+1
vampir akrep
(25.04.26)
Mersin'de yaşıyorum. Sevmedim.
0
strawberry first
(25.04.26)
(6)

Dakik misinizdir?

substituent
Toplu taşımada hep aynı dakikada gelen otobüse/metroya biner misiniz? Otobüs için çok mümkün değil ama özellikle raylı araçlar için. Her sabah işe giderken aynı saat de aynı dakika da gelen trene biner misiniz, istisnasız? (Sizden kaynaklı bir gecikme olmadığı sürece)Yoksa genelde belirli aralıkta
Toplu taşımada hep aynı dakikada gelen otobüse/metroya biner misiniz? Otobüs için çok mümkün değil ama özellikle raylı araçlar için. Her sabah işe giderken aynı saat de aynı dakika da gelen trene biner misiniz, istisnasız? (Sizden kaynaklı bir gecikme olmadığı sürece)

Yoksa genelde belirli aralıkta gelen trene mi binersiniz, ama hep aynı dakikada olmasına gerek yok gibi…
📊 Dakik misiniz?

Bu anket sona erdi. 32 oy kullanıldı.

-1
substituent
(24.04.26)
Ben açıkçası her türlü toplu taşıma sisteminden daha dakiğim malesef. Dakiğim yazmaya gelmiştim ama toplu taşıma ölçütü hevesimi kırdı :D ölçüt bu değil.
0
akhenaten
(24.04.26)
işe giderken evden çıkış zamanım aynı olduğu için sabahları hep aynı trene binmiş oluyorum
0
my fault
(24.04.26)
Mesai başlangıcı esnek bizde. Haftada bir gün ofis. Onun da ne zaman başlayıp biteceğini çalışana bırakıyorlar. O yüzden "sabah 8'de ofiste olmam gerekiyor" gibi bir kriter olmadığı için ne zaman uyanırsam o zaman gidiyorum ofise. Haliyle hep aynı anda geçen tramvaya binmiyorum.

Eskiden mesai başlangıcının belli olduğu bir işte çalışıyorken (iş yeride evime çok uzaktı) hep olmam gereken saatten bir 10 dakika falan önce çıkardım. O 10 dakika bazen 5 olur bazen 3 olur. O yüzden 10 dakikalık aralıktaki araca binerdim.
0
himmet dayi
(24.04.26)
Üniversitede metrodan sonra vapura bindiğim için ve vapur da çok sık kalkmadığı için günlere göre evden çıkışım sabitti. Cuma geç giderken sabit tayfa, erken günler sabit tayfa ile yolculuk yapardım metroda. Günü planlı yaşarım hassas noktam diyebilirim.
0
cilekli pasta
(24.04.26)
Her yere 20 dakika önceden giderim. Toplu taşımayla gidiyorsam da hep planladığımdan 1-2 sefer öncesine binerim, o yüzden yine erken varırım. Bu da bir hastalık.
0
eileengray
(24.04.26)
Aşırı dakik. Saniye tuttururum.

Erken filan gitmem. Tam zamanında.
0
gabe h coud
(25.04.26)
(3)

ABD’den Türkiye’ye kargo

flo
Ölçülerimiz: 51 x 33 x 28 cm (3.27 kg)Bu kargo ABD’den (Seattle) Türkiye’ye en ucuz yoldan nasıl ulaştırılabilir? Türkiye’ye girişte vergi öder miyiz? İçerisinde 11 adet oyuncak araba var. firma ilgili kişiye teslimatı yaptı. Kişi bize kargoyla gönderecek.
Ölçülerimiz:
51 x 33 x 28 cm (3.27 kg)

Bu kargo ABD’den (Seattle) Türkiye’ye en ucuz yoldan nasıl ulaştırılabilir?
Türkiye’ye girişte vergi öder miyiz?
İçerisinde 11 adet oyuncak araba var. firma ilgili kişiye teslimatı yaptı. Kişi bize kargoyla gönderecek.
0
flo
(23.04.26)
Bu ölçülere göre ağırlığın 3.27 kg olması bir anlam ifade etmiyor. Hacimsel ağırlığa göre hesap yapılır o da yaklaşık 9.5 kg çıkar (51x33x28 / 5000).

En uygun fiyatlı muhtemelen ABD'nin PTT'si USPS olur. Oradan fiyat alın ilk olarak.

Vergi öder misiniz? Evet ödersiniz. Türkiye'de artık vergisiz gönderi limiti yok. O yüzden fatura bedeli + kargo bedeli üzerinden önce %20 gümrük vergisi üstüne bir de %20 KDV çıkar. Yani atıyorum kargo dahil toplam fiyat 100 dolar olsun. 20 dolar gümrük vergisi, ve bu ikisinin toplamının (120 dolar) %20'si olan 24 dolar da KDV çıkar. Toplamda kargo dahil 100 dolarlık alım için 44 dolar vergi ödeniyor.
0
himmet dayi
(23.04.26)
ben bahsedildiği kadar kolay olmadığını düşünüyorum. Artık her kargo ithalat gibi sınıra takılıyor ve müşavirle çalışmanız gerekiyor. Bu da çok tuzlu tabii ki, keşke 50% olsa. hele 11 adet oyuncak arabayı kolayca sokmanız imkansız. ABD’den kendi kullanılmış eşyalarımı kargolayamıyorum; sadece kitaplar muaf.
+5
eileengray
(23.04.26)
Vergi ile bitse keşke. Söylendiği gibi vergi dışında kol gibi müşavir vs masrafı çıkar, o yüzden göndermeyin. Dert sahibi olursunuz.
+1
orient blue
(23.04.26)
(3)

Taylanda girişte vize 60 gün mü 30 gün mü

okinawalı taş kağıt makas ustası
Büyükelçilik sitesinde girişte 30 gün'e düştüğü yazıyor, bu ay içerisinde giriş yapan ve güncel olarak kesin 30 mu yoksa 60 gün devam mı bilgi verebilir misiniz?
Büyükelçilik sitesinde girişte 30 gün'e düştüğü yazıyor, bu ay içerisinde giriş yapan ve güncel olarak kesin 30 mu yoksa 60 gün devam mı bilgi verebilir misiniz?
📊 Nisan ayı itibariyle Tayland vize giriş maksimum kaç gün oldu

Bu anket sona erdi. 8 oy kullanıldı.

-1
okinawalı taş kağıt makas ustası
(21.04.26)
eileengray
(22.04.26)
60 yani?
+1
baldur2
(22.04.26)
Belki isine yarayabilir diye bir bilgi birakayim buraya. Karayolu ile ya da hava yolu ile giris yapildiginda verilen vize sureleri birbirinden farkli oluyor.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(22.04.26)
(7)

Sevilla sonrası gezi rotasına ihtiyacım var. Endülüs severler burada mı ?

denizmaniaherif
Barcelona'dan trenle 26 Mayısta Madrid'e geçip 28 Mayıs gibi de oradan Sevilla'ya trenle geçeceğim. 4 hazirana kadar zamanım var.. sonrasını nasıl değerlendirmeliyim sizce ? Oradan'da tekrar Barcelona'ya uçak için geçeceğim dönüşte.
Barcelona'dan trenle 26 Mayısta Madrid'e geçip 28 Mayıs gibi de oradan Sevilla'ya trenle geçeceğim. 4 hazirana kadar zamanım var.. sonrasını nasıl değerlendirmeliyim sizce ? Oradan'da tekrar Barcelona'ya uçak için geçeceğim dönüşte.
0
denizmaniaherif
(16.04.26)
ekimde 10gün endülüsü gezdim şu şekilde tavsiye verebilirim.

sevilla-28/30 mayıs 3tam gün. Alcazar sarayını gezmelisiniz enfes bahçesi var. Plaza de Espana gün batımında çok güzel oluyor. Ratatouille Cheesecake Sevilla da antepfıstıklı büyük boy cheesecake yiyin allahım hala tadı damağımda. 100 Montaditos da güzel sıcak soğuk tapaslar var uygun fiyatları değerlendirilebilir. gezilecek yiyecek içecek çok şey var sevillada instagram ve youtube içeriklerine göz atıp google mapste işaretlemeniz yeterli.

cordoba- 31 mayıs 1tam gün. Cordoba cami 8.30-9.30a kadar ücretsiz gezilebiliyor. 8.20 gibi orda olun sıraya girin. muhteşem bir cami. old townı küçük sabah erken saatte camiyi gezip sonra old townı gezerseniz yarım günde biter. Medinetü'z-Zehra Sarayı var biraz şehrin dışında benim pek vaktim yoktu burayı sığdırabilirseniz güzel olur.

granada-1 haziran 1tam gün şehir. Alhambra sarayını karşıdan gören Albayzın mahallesine mutlaka uğrayın. gün batımı saatine googledan bakın. ondan 45dk önce Mirador de San Nicolas tepesinde olun. tepenin hemen yanında granada ulu cami var oraya girin güneşin batışını karşınıza elhambra sarayını alarak izleyin. camiyi gayrimuslimler belli saatlerde ziyaret edebiliyorlar. akşam namazından önce çıkarıyorlar sadece müslümanlar kalıyor. müthiş manzarası var. La tarta de la madre de Cris den cheesecake yiyin fiyat performans yeri.

granada-2 haziran 1tam gün Alhambra Sarayı. bilet aldınız mı bilmiyorum almadıysanız vakit var siteye sürekli bakarsanız zaman zaman kontejyan açılıyor alabilirsiniz. nasır sarayını kesinlikle görmelisiniz. nasır sarayı bileti bulamasanız da bahçeler muhteşem. hele şimdi bahar geldi yemyeşil ve rengarenktir. tickets.alhambra-patronato.es burası sarayın resmi bilet satış sitesi burdan general ticket olanı alıyosunuz nasır sarayı dahil bu bilete. 2 haziran için biletler açık görünüyor. nasır sarayı için saat seçiliyor. 11.30 12de girmenizi tavsiye ederim. öncesinde bahçeleri gezin doya doya. fotoğraf video çekin bol bol. bileti şimdiden alın sonradan bulamazsınız. ben açılış saatinde 8.30da içeri girdim. 10.30da nasır sarayı için biletim vardı. 1saat daha bahçeleri gezmek isterdim. çok güzel olurdu bi dahaki sefere artık. içerde cafe var. yiyecek içecek alabilirsiniz. ben yanınıza sandviç atıştırmalık tatlı tuzlu almanızı tavsiye ederim. termos kabul ediyorlar ama girişteki büfeden kahve alanları karton bardakla içeri almadılar bitirip öyle girin diyerek beklettiler bilginiz olsun. girişte bilet ve pasaportunuz hazır olsun görevliler öncesinde sürekli pasaport ve biletlerinizi hazır edin diye size sürekli hatırlatma yapıyorlar ve kendileri de kontrol ediyorlar. zaten bileti pasaport numarasıyla alıyorsunuz pasaportunuzun çipini okutuyorlar ilk girişte nasır sarayı girişinde de alcazaba girişinde de yine pasaportun çipini okutuyorlar.

malaga-3haziran tam gün. old town küçük yarım günde bile bitirirsiniz hepsi derli toplu çok kısa yürüyüş mesafesindeler. sahil boyu çok güzel . yürüyüş yaparsınız hatta belki denize bile girersiniz mayonuz yanınızda olsun.

şehirlerarasında ben hep otobüs kullandım çok konforluydu. tren de var ama bana daha yüksek fiyatlı ve zaman olarak aşağı yukarı çok farketmediği için otobüs seçmiştim. akşam saatlerinde yolculuk yaparsanız güzel olur otele giriş yapıp dinlenir ertesi güne enerjik başlarsınız. sormak istediğiniz bişey olursa seve seve cevaplarım.
+3
dedim ben sana
(16.04.26)
@dedim ben sana yazdıklarınız çok tatlı teşekkürler. üstelik gün gün ayırmışsınız <3 sanki oradaymışım gibi hissettirdi. bilet işlerine hemen bakacağım. ücretsiz giriş saati detayları da güzel oldu teşekkürler. gördüğüm kadarıyla bana yetemeyecek 14 gün bile :/ bir master plan yapmalıyım.. yüksek sezona yakın olacağı için önden bilet almam gereken yerler ve ulaşım konusunu detaylandırmalıyım..
+1
🌸denizmaniaherif
(16.04.26)
biz endülüs'ü arabayla gezdik, açıkçası bu yöntemi tavsiye ederim. kış aylarında gittiğimizden sıcaklık bir sorun olmadı ama mayıs sonu güneşin iyice hissedildiği aylar olacak. bu yüzden bile araba mantıklı geliyor bana. arabanın sağladığı esneklik ve kolaylık oldukça işimize geldi. yollar gayet güzel ve kullanması kolay. park yeri sorunu yaşamadık, hep merkeze çok yakın ucuz otoparklar bulduk. arabayla spontane kasabalar ekleyebildik, saatlerimizi esnetebildik.

madrid'den başlayıp şöyle bir rota izledik, sizi ilgilendiren kısım toledo sonrası muhtemelen. lokasyonlar arası yollar kısa sürüyor bu arada, en uzun kısım madrid-granada arasıydı ama o bile 3-4 saat sürmüştü.

-madrid (4-5 gün)
-toledo (günübirlik)
-cordoba (1 gece kaldık: üstteki yazar gibi mesciti sabahın çok erken saatlerinde gezdik, bence cordoba endülüs turu açısından mutlaka görülmeli)
-sevilla (3-4 gece kaldık: mutlaka görülmeli, gezinin en renkli kısmıydı)
-cadiz (2 gece kaldık: mükemmel bir günbatımı olan küçük bir hac şehri)
-ronda (günübirlik uğradık, buraya giderken yol çok güzeldi)
-granada (3 gece kaldık: alhambra biletini önceden alın +1, albaicin bölgesini de lokal bir walking turla gezdik, böyle bir guide bulmanızı tavsiye ederim.)
-zamanımız olsaydı jaen'i de eklerdik. biz granada'dan direkt madrid'e döndük.
+3
eileengray
(16.04.26)
@elileengray çok güzel bir plan olmuş. Cadiz hep sapa kalıyor ulaşıma diye araba orası için bile gerekiyor gibi.. araba konusunda da benzin ve park yeri kafa karıştırıyor sadece..
0
🌸denizmaniaherif
(17.04.26)
Ronda
0
Ruprect
(17.04.26)
ben barcelona + sevilla + valencia yapmıştım gençkene.
0
kveldulv
(17.04.26)
@denizmaniaherif
yakıt ve otopark konusunda sıkıntı yaşamadık. güvenlik sorunu da yaşamadık. tarihi merkezlere çok yakın mesafede kapalı otopark bulduk hep. Mesela Sevilla’da şuraya koyduk diye hatırlıyorum:
maps.app.goo.gl

ronda’daki o meşhur köprünün üstünden de arabayla geçtik, hemen park ettik :) kısacası kasabalarda bile bir sorun olmadı. Yine de redditte araştırın tabii, kurallar değişmiş olabilir. ama endülüs gerçekten keyifli.
+1
eileengray
(17.04.26)
(9)

Hangi saat güzel? Neden?

filipis
Seçenek A: https://www.creationwatches.com/products/seiko-mens-watches-208/seiko-5-automatic-21-jewels-snkm87-snkm87k1-snkm87k-mens-watch-6255.htmlhttps://www.youtube.com/watch?v=l7_deVhmgqE%0D%0ASeçenek B: https://www.creationwatches.com/products/seiko-mens-watches-208/seiko-5-automatic-japan-made-
📊 Hangisi daha şık

Bu anket sona erdi. 15 oy kullanıldı.

-1
filipis
(16.04.26)
Şimdi saat öyle bişey ki, tamamiyle giyim tarzınla alakalı. Bu ikisi arasında b derim.
+1
gobekliraki
(16.04.26)
a

daha sıcak bir rengi var
0
yurtsuz john
(16.04.26)
dünyada bu son 2 saat kalsa A'yı alırdım. renkleri daha uyumlu geldi.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
fotoğrafta renk farklılıklarından dolayı yanıltıcı olabilir.
ikisini yan yana gördüğünde fikrin değişebilir.
0
duyuruuser
(16.04.26)
Bu yüzden az önce youtubedan videolarına baktım ve duyuruya da videolarını ekledim
0
🌸filipis
(16.04.26)
Türkiyede yaşamıyorum hocam.
0
🌸filipis
(16.04.26)
bu iki saati de almazdım aslında ama illa seçeceksem b’nin bezeli çok çirkin, bu yüzden a.
0
eileengray
(16.04.26)
bence A cok güzel.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
Seçenek A’yı aldım. Teşekkürler arkadaşlar
0
🌸filipis
(16.04.26)
(10)

100 ton elmayı nereye nasıl satalım?

günaha davet
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
0
günaha davet
(15.04.26)
100 ton ürünü zincir markete satabilirsin sanırım en kolay oralarla bi görüşün bi şekilde.
+1
jelly bear
(15.04.26)
hiç anlamam bu işlerden. aklıma dimes, cappy falan geldi.
0
art cat chocolate
(16.04.26)
Çiftçimiz 100 ton ürün üretiyor, ama alıcısı kim; kime, neden üretiyor bilmiyor. Fantastik gerçekten :)
+13
synesthesia
(16.04.26)
Daha önce bir tanıdığım Hatay’daki bahçelerinden 100+ ton nar sattı. Marketlere satmak o kadar kolay değil. Meyve suyu için alanlar da fiyatı öldürüyor. Çevredeki tüccarlarla konuşacaksınız, herkes birbirini tanıyor. Bir bahçeden alan diğer bahçeden de alıyor. Tanıdığım mesela çok iyi fiyattan Zaho’dan gelen tüccara verdi. Irak’a göndermiş oldu. Size tavsiyem dalından vermeniz, kendileri toplayıp kasalasınlar. Siz bu işi yapacaksanız yevmiyesiyle kasasıyla çok masraf çıkıyor. Ürünleri tutmak için soğuk hava deposu da gerekebiliyor. Dalda veya yerde kalan çürükleri de meyve suyu fabrikalarına satabilirsiniz (herkese not: hazır meyve suyu içmeyin :) )
+8
eileengray
(16.04.26)
halcilerle konuşun. onlar ya gelip toplarlar ya da anlaşırsınız kamyonlarla toplarsınız.
+1
ground
(16.04.26)
Facebook'ta meyve sebze, elma alım satım grupları var .

O elmalar dün ekilip hemen anında meyve vermedi . Çiftçi biliyor ama uğraşmak istemiyor ama işi havale ettikleri araştırıyor işte bunda da tuhaf bir şey yok.
+2
diyecevaplandı
(16.04.26)
Batı asya, Asya, kafkaslar , Afrika iş adamları derneklerine sorun talep var mı diye.
Normalde yetkililer yurt dışına pazar aramaya çıkarlar bizimkiler borç aramaya çıkıyor. Arap ülkeleri muhteşem bir pazar AB oraya tarım ürünleri satıyor.
+2
hebanon
(16.04.26)
soğuk hava deposuna kaldırıp sezon sonunda daha karlı satılabilir.
ihracat en güzeli.
+2
rhan
(16.04.26)
çiftçimiz 100 ton üretiyor, nereye satacağını da gayet iyi biliyor. fakat olay o değil arkadaşlar. sizce elma bahçesi olan bir kişi malını hale, toptancıya, markete satabileceğini, üretimden sonraki prosesin ne olduğunu bilmiyor mudur? elma dediğin hıyar gibi her sene yeniden ekilip tek mevsim meyve veren bir ürün değil ki adama ilk defa 100 ton ürün almış da ne yapacağını şaşırmış, bilmiyor muamelesi yapıyorsunuz.

evet halciye toptancıya veriyorsun ama adam kilosuna 5 lira veriyor. ama tezgahtaki elmaya bakıyorsun, 80 lira. çiftçi o kadar üretiyor, topluyor, riske giriyor, parayı halci kazanıyor.

adamcağız da demiş ki çocuklara, al bu elmayı, halciyle toptancıyla beni uğraştırma, toptan veya perakende fiyatına sat, sen de kazan, ben de kazanayım.
+4
kibritsuyu
(16.04.26)
hepinize teşekkür ederim
0
🌸günaha davet
(18.04.26)
(7)

ayakkabi icine ne giyiyorsunuz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bu sorum duyurunun kadinlarina. yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne
bu sorum duyurunun kadinlarina.
yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne yapiyor merak ediyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
benim ayağım çok terliyor. bu sebeple, çorabın görünmesinin çirkin duracağı ayakkabılarda, genelde, ne kadar konforsuz olsa da -çünkü topuk kısmı çok kısa olduğundan kayıp duruyor- pamuklu babet çorabı giyiyorum. vans, keds gibi bez ayakkabılara, bunun azıcık yükseği olup, lastiği bileğin hemen altında biten kısa pamuklu çoraplardan da giyebiliyorum. renginin ayakkabıyla ve kıyafetle uyumlu, pastel tonda olmasına dikkat ediyorum sadece.

ancak yaşlandıkça konfor üstün geldiği için geçen yıl burnu kapalı bir sandaleti (bkz. aşağıda) kendisiyle aynı renk bilekte çorapla giydim (öğle yürüyüşlerine başlamıştım). iş yerinde istisnasız herkes dalga geçti, ama ben geri adım atmadım! :) almanlıq çok güzel :D
www.keenfootwear.com.tr

edit: arada giydiğim çin işi bir tül çorap vardı (tabanı pamuk, bileği kendinden desenli) ancak buna benzer çorap bir daha hiç bulamadım. denk gelen varsa, tavsiye almak üzere kaynak yapmış olayım:)
0
lil siztah
(15.04.26)
Sandalet hariç bütün ayakkabıları çorapla giyerim, giyim tarzım genelde spor olduğu için çok sırıtmıyor hemen hemen tüm çoraplarım uzun renkli modeller.
Loaferı bile renkli çorapla kombinliyorum.
Açıkçası bir noktadan sonra nasıl durduğu da çok önemli olmamaya başlıyor konfor her şeyden daha önemli ama yine de çok abartmıyorum kıyafetimle uyumlu çoraplar giymeye çalışıyorum (renk olarak).
Babet çorabından nefret ederim ki babet giymeyi de bıraktım yıllar önce.
Babet çorabı gibi olmasa da kısa çoraplar oluyor bilekte biten bazen onları da giyiyorum ama çok sevmiyorum.
Uzun çorap candır.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
@mutekebbir+1 sandalet harici bütün ayakkabıları çorapla giyerim. Arkası açık birkenleri çorapla giyenler oluyor bence o sırıtmıyor, hem çoraplı hem de çorapsız giyilebilir onlar. encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
coraptan kastiniz nasil corap? pamuklu corap mi, tül corap mi? tülde de külotlu corap mi, yoksa dizalti mi?
babet corabi ben de sevmiyorum. bilek hizasi spor coraplardan kullaniyorum ama keds gibi spor ayakkabilarda. mesela loafers ayakkabilarda pantolon giyiyorsam dizalti, elbise giyiyorsam külotlu tül corap giyiyorum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
Sneaker, spor ayakkabılara ya bilek boy (git: encrypted-tbn0.gstatic.com ya da diz altı klasik çoraplardan (git: sizestores.s3.eu-west-1.amazonaws.com )giyiyorum. Spor&sneaker+elbise/etek yaptıysam, kışın ya da soğuk havada ten rengi ya da siyah külotlu çorapla giyiyorum. Mevsim sıcaksa spor &sneaker içine bilek boy/diz altı çorap giyiyorum.

Oxford ve loafer tarzı klasik ayakkabıların altına ben ince ten rengi ya da siyah renk çorap giyiyorum. Hiç renkli/pamuklu çorap giymedim. Nedense gözüme güzel gelmiyor. Ama yukarıda verdiğim yarı açık birkenlerde beyaz bilek boy çorabı yakıştırıyorum. Şu tarz: encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
siyah külotlu çorap dışında tül çorap kullanmıyorum. aslında külotlu çoraplarımı da 100den’e yakın seçiyorum. babetlerimi çorapsız (ya da kışın külotlu çorapla) giyiyorum. sneakerları bilekte pamuklu çorapla ya da uzun pamuklu çorapla seviyorum. birkenleri de kışın kalın çorapla giyiyorum hatta. hayatımda hiç ten rengi tül çorap giymedim sanırım; gıcır gıcır hoşuma gitmiyor. babet çorabından nefret ederim +1
0
eileengray
(15.04.26)
Sandalet giyiyorsam kimse bana çorap giydiremez :D Onun dışındaki yazlık ayakkabılarda pamuklu ve topuk kısmında kaydırmayı önleyici silikon bant olan babet çorabı giyiyorum. Rengini ayakkabıya göre seçiyorum içinde sırıtmasın diye. Spor ayakkabıysa bileği geçen pamuklu çorap. Eteği bir tek yazın giydiğim için kilotlu çorabım yok. Kışın da termal tayt + yün çorap kombinasyonu yapıyorum.
0
truf
(15.04.26)
(9)

Ege Denizi için Mayıs ortası mı, yoksa Mayıs sonu ile Haziran başı mı?

put it in your appropriate place
Denize girmek için hangisi daha iyi olur? Sedef hastalığı için denize girmek iyi oluyor. 8 Mayısa rezervasyon yaptım ama erken geldi.Mayıs sonu ile Haziran başı iyi midir?
Denize girmek için hangisi daha iyi olur? Sedef hastalığı için denize girmek iyi oluyor. 8 Mayısa rezervasyon yaptım ama erken geldi.

Mayıs sonu ile Haziran başı iyi midir?
0
put it in your appropriate place
(13.04.26)
ege her mevsim soğuktur haziran bile erken olabilir. soğuk rahatsız etmiyorsa ne kadar erken o kadar iyi.
0
orpheus
(13.04.26)
Güneye inmeyeceksen temmuz-ağustos öncesi girmek macera gibi olur.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Kos adasına gidecektim.

Eylül ayında Ege denizi nasıl olur peki? veya Akdeniz'e mi bakayım?
0
🌸put it in your appropriate place
(13.04.26)
Kos zaten güneyde abi mayıs haziran istediğin tarihte girilir ama haziran başı daha iyi, ben vizyonsuz olduğum için Türkiye'ye göre yorumladım Ege deyince.
0
kizil karga
(13.04.26)
akdeniz bana fazla sicak ve tuzlu geliyor.
soguk deniz severim ama mayis erken bence, ege gec isinir gec sogur.
o yuzden eylul olursa mis gibi olur kos, hem okullar falan acilmis olur kalabalik olmaz.
kos olmazsa sakiz falan da iyidir.
0
cooperr
(13.04.26)
Mayıs sonu Bodrum’da hafif serin ama çok berrak, güzel bir deniz oluyor. Kos da karşısı. Mayıs başı bana erken geldi ama ayın sonuna doğru iyi olur.
0
eileengray
(13.04.26)
Ben Bodrum'da yaşayan biri olarak Ekim derim.
0
etna
(14.04.26)
haziran ortasından ekim ortasına kadar güney egede girilir.
kuzey ege temmuz ağustos sonu.
mayısta güneyde kuzeyde soğuk olur. mayısta antalya ve çevresinde rahat girilir.
0
mikahakkinen
(14.04.26)
Soğuk denizle aranız iyiyse mayıs sonu haziran başı gayet iyi olur ama o tarihlerde yaz ortası gibi cozurdayıp denize atmıyor insan kendini, esinti de fazla gelebilir, çok soğuk deniz istemem, hava da sıcak olsun derseniz eylül ideal.
0
(14.04.26)
(7)

cilt bakım işlemleri

dfn4
neler yaptırıyorsunuz? mezoterapi botoks gençlik aşıları vs memnun kaldığınız düzenli yaptırıyorum dediğiniz işlemler var mı
neler yaptırıyorsunuz? mezoterapi botoks gençlik aşıları vs memnun kaldığınız düzenli yaptırıyorum dediğiniz işlemler var mı
0
dfn4
(13.04.26)
Karbon peeling lazer. Yaptirinca cok iyi.
Mezoterapi yaptirmadim ama yaptiranar cok memnun.
K30
0
Purple life
(13.04.26)
www.eksiduyuru.com

ankette de isaretledim ama duzenli yaptirdigim ve en memnun oldugum islem bbl hero ve botoks. ilkini anti aging icin de oneririm.
0
eileengray
(13.04.26)
Nemlendirici.(CeraVe) Temizleyici (the purest solution)bazen de güneş kremi kullanıyorum. (Garnier c)
Cevapları merak ediyorum (:
0
anon1m
(13.04.26)
hatanede doktor kontrollü işlemler hariç diğer işlemlere güvenmiyorum ben, kullanılan cihazlar önemli çok önemli doktor yönlendirmesi ile olmalı, güzellik merkezleri bana yalan dolan geliyor.. fiyat olarakta pek bi fark yok artık bunlarda
0
eja
(13.04.26)
Twitter mı Facebook mu bi' yerde benzer soruya " Sağ çorabımı sol ayağımla çıkartıyorum." yazmıştı biri o aklıma geldi, sinirim bozuldu yine gülmekten :)
-3
kumandanim
(13.04.26)
Cildim lazer epilasyona tepki verip günlerce bacaklarımın her tarafı kabarık ve kıpkırmızı gezdikten sonra hiçbir şey yaptırmıyorum. Lazere alerjisi olan bünyem botoksla karşılaşırsa kim bilir ne tepki verir diye korkuyorum.

Sadece ara sıra (senede en fazla bir kez) peelingsiz falan düz cilt bakımı yaptırıyorum, onun da bir işe yaradığından emin değilim ama buhar, kremler falan keyifli geliyor.
0
kobuzchu kiz
(13.04.26)
Ben de Cerave'nin yüz temizleyicisini ve nemlendiricisini kullanıyorum. Ha, bir de güneş kremi olarak da La Roche Posay Anthelios 50+ kullanıyorum. Cilt bakımına dair tek yaptığım şey bu.
0
Amaranta ursula
(13.04.26)
(9)

business casual giyenlere bir ayakkabi sorusu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine? 1. https://www.intersport.at/p/on-cloud-x-4-laufschuhe-iat.on.3we3007.4
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi?
bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine?

1. www.intersport.at
2. www.on.com
3. www.intersport.at
4. www.on.com


yoksa hepten dümdüz siyah bir model mi olsa iyi olur?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
bunlar çok spor. o delikli tabanlar çok spor hava katıyor. business casual altında giyildiğini görsem yadırgarım açıkçası. daha çok aşağıdaki tipleri öneririm.

www.adidas.com.tr
+1
galahad reloaded
(11.04.26)
bunlar kosu ayakkabisi degil mi? galahad'in dedigi gibi duz taban sneakerlar giyiyorum kanvas pantolon altina.

koyu renk pantolon altina genelde acik renk beyaz, gri giyerim.
0
antikadimag
(11.04.26)
Şu tarz daha uygun bence

derimod.com.tr
0
ekimoloji
(11.04.26)
bunlar kapkaçcı ayakkabısı.
0
runaway
(11.04.26)
Ben geçen şunu aldım benim çok hoşuma gitti business casual havayı çok iyi veriyor bence

www.adidas.com.tr
0
substituent
(11.04.26)
herkese tesekkürler.
substituent ve galahad, bunlar benim de aklima geldi, hatta evde de iki cift benzer ayakkabim var daha yepyeni. ama cok sikildim bunlardan ya. adidas 2000'lerin basindan beri hep ayni modellerde üretiyor, artik gözüme plastik terlik gibi geliyorlar.
daha baska tavsiyeleriniz varsa onlara bakayim.

@runaway, kapkaccilar iyi kosar bunlarla lol :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
tanımladığınız tarza, bu ayakkabılardansa, daha klasik markaların (clarks, ecco, geox, legero vd) üstü klasik, tabanı spor olan modelleri yakışıyor bence. üstü şık bir deri kesim olunca mesela, tabanının beyaz köpükten olması batmayabiliyor.
0
lil siztah
(11.04.26)
pantolonum siyahsa siyah ayakkabı, açık renkse açık renk ayakkabı giymeyi seviyorum. bazen monokrom kıyafetin altına tamamen renkli ayakkabı da oluyor ama tek seçimim olacaksa nötr bir ayakkabı seçerdim sanırım. adidas'la ilgili cevabını gördüm ama mağazaya gidip bir "adidas japan" serisine baksana, birkaç model var. ben bir tanesine bayağı tutuldum. işçiliği ve derisi çok iyi. insan eline alınca bir hoş oluyor. bence gazelle, samba, ve spezialden çok farklı. çok daha hafif, narin ve kaliteli.

yukarıdakilere ek olarak veja, onitsuka tiger mexico 66, camper, ve birken'in ayakkabılarına (bunlar sneaker değil biliyorum) da bakardım.

bu arada ilk linteki on'u bir kadının ayağında gördüm, etekle şık duruyordu. seçeneklerinin arasından onu seçerdim.
+1
eileengray
(11.04.26)
Tam aradığınız spor ayakkabı değil sanırım ama ben Vans giyiyorum.
0
peki madem
(11.04.26)
(15)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
içerik okuyorum, kaliteli olanını almaya çalışıyorum ama tabii ki tam kurtulamıyorum. sebze ve meyveye dikkat ediyorum yalnız. yakınım tarımla uğraştığından kullanılan pestisitleri, miktarlarını, ve türkiye'de sirkülasyonda olan ürünlerin kalitelerini hep anlattığından bu konuda titizim. durum vahim çünkü.
+1
eileengray
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
hiçbir şeye dikkat etmiyorum, üç gün fazla yaşamışım az yaşamışım umrumda değil.
0
yap desem yapmazsin he
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(5)

arjantin - patagonya

eileengray
güney kore soruma gelen hafif olumsuz yanıtlardan ötürü rota değişikliğine gitmeye karar verdim. arjantin'e gidenlere mayıs için şu rota nasıl diye sormak istiyorum. kış başlayacağı için önce patagonia'yı gezip sonra ba'e geçelim diyorum. -önce şunu sorayım: mayıs'ta patagonia kötü bir fikir mi? 2 h
güney kore soruma gelen hafif olumsuz yanıtlardan ötürü rota değişikliğine gitmeye karar verdim. arjantin'e gidenlere mayıs için şu rota nasıl diye sormak istiyorum. kış başlayacağı için önce patagonia'yı gezip sonra ba'e geçelim diyorum.

-önce şunu sorayım: mayıs'ta patagonia kötü bir fikir mi? 2 haftalık bir seyahat olacak
-rota şöyle nasıl? el calafete - el chalten - ushuaia - buenos aires
-rota halihazırda çok fazla uçak yolculuğu içerdiğinden iguazu'yu eleyelim dedim. iguazu'yu görmesek çok bir şey kaçırır mıyız?

şili tarafını hiç karıştırmadım. o bir dahaki sefere artık. mayıs'ta antarktika seferleri yapılmıyor diye okudum. her aktivite olmayacak gibi.

genel olarak da şu 3 rota arasında kaldım:
- arjantin
- hong kong
- mexico city

bu konuda da fikir iyi olabilir.
0
eileengray
(10.04.26)
Senin eski duyurunda yazarım demiştim ama bu ara yoğunluktan hep ihmallerdeyim.

Patagonia için nisan mükemmel ,mayısta öyle ama tarihlerine iyi bakmalısın çünkü hava durumuna göre turları kapatabiliyorlar.mayıs 15 sonrası riskli tarihler.tek ülkeye düşürmüş olmanda çok mantıklı tadını çıkararak gezersin.ne görmek istiyorsan bolca vaktin olur.

Eskiden olsa Hongkong diyebilirdim sana,6 yılım geçti orada.ama şu anda sadece gitmiş olmak için gidilebilecek bir yer.iki hafta canın sıkılır.mayıs birde yağmur ve nem sezonu.kowloondan bir ada fotoğrafı,iki tapınak,peak ve gece pazarı.başka ne yapacaksın.güzel zamanları geride kaldı,çinli abiler pearl river area yı parlatmak için hongkong un fişini çektiler.
+1
duptıs
(10.04.26)
@duptıs,
öncelikle çok teşekkür ederim. kısa kısa şu 2 soruya da cevap verirseniz çok sevinirim. tam olarak mayıs 16'da gitmeyi planlıyorduk. dediğiniz gibi turların çoğunluğu kapanıyormuş, off season'a geçiyorlar. çok zorlanacaksak ve yollar kapanacaksa başka bir zaman mı gidelim? penguenler de çoktan göç ettiler diye okudum biraz önce. deneyimine göre bu üstte yazdığım bölgeleri mayıs sonu kendimiz halledebilir miyiz yoksa aksaklık çıkma ihtimali yüksek mi? bir de iguazu'yu eksek çok şey kaçırır mıyız?

hong kong'a yıllar önce gittim aslında. bilet uygun bulmuşken tekrardan düşünüyordum. peki mayıs'ta hong kong'da nem ve sıcaktan bayılır mıyız?
0
🌸eileengray
(10.04.26)
Penguen bitmiştir.sonbahar başladı.mayıs 15 bayağı geç zaman.bu sene pas bence sıfır dereceleri görecek.

Hongkong yağmurundan bir şey olmaz ,bastırır 15 dakika sonra nem .25 dereceler olur,güzel yağmurluk,çantaya yedek tshirt ya da her köşede giordano var hemen yeni bir tshirt yola devam.adada ya da kowloonda manzaralı bir hotel,az fazla malolur ama yakışır.ilk 7 eleven dan bir tane octupus card yaptır,yüklemeni de yap orada,hem alışveriş yaparsın hem metroyu halledersin.gündüz mongkok kuş,çiçek pazarı jade market akşam temple street te pazar,sonraki gün stanley beach,öğlen causeway bay,akşam wan chai,sonra sabahtan tapınak sonra yeni avm bölgesi,bolca sokak yemeği,nem burun tıkarsa acılı tom yum büyük kase.eskiden olsa tsim tsa tsui de gezinin chungking mansion da kulaklığa california dreamin atıp chungking express selamlaması yapılır derdim ama o çevre çok bozdu gündüz bir tur atılır,yorulunca hemen orda kowloon parkta soluklanılır.yine o çevre alışveriş falan iyidir.orjinal mağazalar vardır.özellikle ordaki hard off preloved ürünler konusunda iyidir.gibi gibi:)
+1
duptıs
(11.04.26)
@duptıs, bu uzun paragraf üstüne hong kong'a gitmek şart oldu yalnız :) çok teşekkür ederim. 9 yıl önce m+ aracılığıyla hong kong'daki filipinli dadılarla alakalı bir araştırma için oraya gitmiştik. pentecostal kilise grupları dahil garip yerlere girip çıktık gerçekten ama çok keyifliydi ve tadı damağımda kaldı. ilk otelimizi yanlışlıkla chungking'in içinde ayarlamışım; tuvaleti bozuktu ve komşusu randevu eviydi. zor kaçtık. bu yüzden bu sefer oteli kowloon'da değil ama wan chai ya da sheu wan'da bakacağım sanırım :)
yazdığınıza bakılırsa hava da tolere edilebilir gibi. her şeyi yiyebilen bir birey olarak tim ho wan haricinde restoran ne önerirsiniz? dim sum önerisi süper olur mesela.
0
🌸eileengray
(11.04.26)
Öncelikle wan chai de hotel olmaz.uyku uyuyamazsın,başka her yer olur.ben west kowloon u da severim çok güzel manzarası vardır.harika restoranlar vardır.sabahları sahildeki parkta tai chi yapanlara katılabilirsin.

Dim sum heryerde güzel,lokal gördüğün her yerde dene,kötüsü yok,al sepetini tadını çıkar,yengeççilerde güzel,sokakta bak hangi tezgahın dükkanın önü kalabalıksa hemen yanaş.yinede ben bi arkadaşlarıma sorarım yeni favori yerleri var mı diye.

Filipinli bakıcı detayı komik geldi.onlar hafta sonu izne çıktıklarında kowloon parka gelirlerdi,köşedeki kfc den bir kutu kapıp caminin önündeki merdivenlere anfi gibi diziliyorlardı.bizim depoda çalışan çocuklarda sabah erkenden en güzel kıyafetleri giyip oralarda piyasa yapıyorlardı:)

Sen programı yaparken haberleşiriz.
+1
duptıs
(14.04.26)
(8)

Koşu Ayakkabısı

Take it away honey
Dostlar merhaba, outdoor koşu yürüyüş için ayakkabı almak istiyorum. Ancak kafam inanılmaz karıştı. On shoes, Hoka, Asics vs gibi bir sürü marka var. Deneyip önerdiğiniz ayakkabıları duymak isterim. Beklentim hafiflik ve rahatlık. Gerisi çok önemli değil. Bütçe 150-200€ arası. Şimdiden çok teşekkürl
Dostlar merhaba, outdoor koşu yürüyüş için ayakkabı almak istiyorum. Ancak kafam inanılmaz karıştı. On shoes, Hoka, Asics vs gibi bir sürü marka var. Deneyip önerdiğiniz ayakkabıları duymak isterim.

Beklentim hafiflik ve rahatlık. Gerisi çok önemli değil.

Bütçe 150-200€ arası. Şimdiden çok teşekkürler!
0
Take it away honey
(10.04.26)
asics gel kayano. mükemmel rahat ve tam koşu ayakkabısı.
+1
biergarten
(10.04.26)
hafif çirkin ama koşu için hoka. çok hafif ve rahat. diğer seçimim de asics olurdu. ikisini de denemeniz lazım.
0
eileengray
(10.04.26)
Arazi yapacak mısınız hocam yoksa yol koşusu mu? Dinamikleri farklı çünkü. Ben olsam yoşl koşuus ile başlarım onun içinse çok uçuğ kaçmaya gerek yok, Nike' ın yeni Pegasus 42 serisi var,o olmuyorsa da bütçenin yettiği bir pegasus seriis gayet iş görür.

Daha iyi bi' şey olsun derseniz Zoomfly 6 kesinlikle tavsiye ederim, konforludur. Ben Nike ile koştuğumdan diğer markalar ile ilgili net bilgim yok ama Asics serilerinin methini de çok duyuyorum.
0
kumandanim
(10.04.26)
runrepeat.com sitesini inceleyin, tüm ayakkabıları teste sokup iyi kötü yönlerini puanlıyorlar.
0
my fault
(10.04.26)
@kumandanim, arazi yok hocam sadece yol için düşünüyorum. Bütçe olarak şöyle yurt dışında olduğum için almışken iyisi olsun diye adam gibi bişey alayım dedim. Dediğin modellere de bakacağım. Teşekkürler!
0
🌸Take it away honey
(10.04.26)
Ayağına göre almanı tavsiye ederim. Nike Alphafly aldım ben 300-400 Euro fiyatı. Çok öneriliyor ama benim ayaklar taraklı, bunlar uzun ince kalıplı. İnanılmaz kötü bir tecrübe oldu. İnternetten karar versen bile deneyip al.
0
gabe h coud
(10.04.26)
asic ve mizuno öneriliyor ama kalıpları dar. ben nike'ın daha verimli ve rahat olduğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
Bu biraz ayağa bağlı.
Benim ayağıma kesinlikle dar kalıp uymuyor. Son yıllarda düz geniş ayakkabı modelleri (misal altra) giymeye başladım ve farkı anladım.
Benim tavsiyem ayağınızın tipine göre internetten araştırma yapmaniz.
Misal şu site iyi;
runrepeat.com
0
logisticsmanager
(11.04.26)
(37)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-18
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+4
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+3
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+2
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+5
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+3
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+2
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
0
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+2
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+3
babilfish
(13.04.26)
Güzel şeyler söylenmiş. Siz ilgi beklemissiniz ama daha en başından bellimiş. Beklentiyi devam ettirmek biraz sizin yanlışınız olmuş. Sevmek zorunda değiller elbette ama Türkiye'de de yüzde 80 falan torun seviliyor. Ama olmak zorunda da değil. Evlat ayrımı da yapılır. Bu da Türkiye gerçekleri . Kabullenmeniz ne kadar hızlı olursa o kadar mutsuz olmazsınız..
Birde bebek sahibi olanlarda dünya onların etrafında dönüyor algısı vardır. .siz o algıya fazla kapılmayın. Çünkü aynı dünya herkesin etrafında dönüyor ..
Ayrıca sorun sizin değil eşinizin sorunu. Rahatsız ise kendiwi çözmeli. Muhtemelen aile için ezik biri eşiniz. Görümce daha güçlü. Bu yüzden onun çocuğu sevilmiş ilgi görmüş. Ancak eşinizin dert etmewi ve çözüm de julmasi gereken eşiniz. Ben mesafeli olur ve beklentimi yüksek tutmazdım
0
hacirotti
(21.04.26)
(6)

Vize alınan ülkeden giriş yapmamak

spacevan
MerhabaÇekya (multi ) vizesi aldım ama aynı tarihlerde bir başka bir shnegen ülkesinde iş ile alakalı görev çıktı şimdi o göreve de gitmek istiyorum bu süreci nasıl yönetmek gerekiyor ?
Merhaba
Çekya (multi ) vizesi aldım ama aynı tarihlerde bir başka bir shnegen ülkesinde iş ile alakalı görev çıktı şimdi o göreve de gitmek istiyorum bu süreci nasıl yönetmek gerekiyor ?
0
spacevan
(08.04.26)
deneyimle sabit cevap vereyim; almanya schengen vizesi ile **ilk ülke olarak** italya'ya girdim ve oradan tr'ye geri döndüm. giriş ve çıkışta hiçbir sorun yaşamadım. daha sonra başvurduğum schengen vizeleri süre olarak hep artarak geldi.
+1
HellKeePer
(08.04.26)
farklı deneyimler var, vizesi ordan değil diye alınmayan bile duydum. sonraki vizede sorun yaşandığını çok duydum. yaşamayanlar da varmış
0
mezzosprite
(08.04.26)
sorun yaşayan biri çıksın yaşadım desin. kulaktan dolam bilgiler dönüyor hep

şehir efsanesine döndü olay
+1
authorize
(08.04.26)
Kulaktan dolma değil, al sana birince el bilgi; ablamın eşi Yunanistan'dan vize alıp İspanya'ya gittiği için bir sonraki başvurusu reddedildi. Daha sonraki başvurusunda da 5 günlük vize alabildi.
0
himmet dayi
(08.04.26)
İtalya’dan alıp Belçika’dan girdim. İspanya, Fransa şengenlerime de hep Almanya’dan giriş yaptım. Giriş yaptığınız ülkeden çok en uzun kaldığınız ülke önemli. Bu demek oluyor ki giriş sorun çıkarmasa da vize süreniz bitene kadar mutlaka Çekya’ya gidin. Bir tek girişte ne zaman Çekya’ya geçeceğiniz sorulabilir, iptal edilebilir bir bilet ayarlayın isterseniz.
+1
eileengray
(08.04.26)
@hikmet dayi
ablanın eşinin red yemesinin bir çok sebebi var, düzenli giriş çıkış yapanlar da sonradan red yiyebiliyor.
0
authorize
(09.04.26)
(11)

18ini dolduracak erkek kuzene hediye

üğpoıuy
Ne hoslarina gider :) 1 tık şaşaalı bisiy olsun isterim. Genelgecer tum genc erkolar sever dediiniz bisi varsaAklima gelen ozellikleri: gymde spor yapiyo ve basket oynuyo, sinava hazirlaniyo ama derslerle ilgili bisiy almak istemem tabii ;)
Ne hoslarina gider :) 1 tık şaşaalı bisiy olsun isterim. Genelgecer tum genc erkolar sever dediiniz bisi varsa

Aklima gelen ozellikleri: gymde spor yapiyo ve basket oynuyo, sinava hazirlaniyo ama derslerle ilgili bisiy almak istemem tabii ;)
0
üğpoıuy
(08.04.26)
İcinde 5 bin tl olan bir cuzdan. 18 yasinda bir erkek cocugunun oncelikli ihtiyaci nakit.
+4
duster
(08.04.26)
tuttuğu takımın orijinal forması olabilir.
+1
biravekahve
(08.04.26)
apple watch, garmin
edit: analog saat çok kişisel bir olay, ben olsam o topa girmem.
+2
eileengray
(08.04.26)
Bütçe yazmamışsın.

Aciliyeti yoksa sınavdan sonra ps5.
+2
kibritsuyu
(08.04.26)
Bütçeye göre, basketbol ayakkabısı, şortu, forması ya da hepsi.
0
kumandanim
(08.04.26)
Kafa üstü bluetooth kulaklık
0
grimavi
(08.04.26)
citizen tsuyosa
0
cooperr
(08.04.26)
Weider protein tozu 4-5 kg
-2
artıküyeolmakistiyorum
(08.04.26)
lego technic
0
substituent
(08.04.26)
marshall kafaüstü bluetooth kulaklık
saat takıyorsa Casio AE-1200WHD
0
black holes in the sky
(08.04.26)
Beğendiği bir spor ayakkabı. Ayakkabı gençler arasında önemli fakat artık çok pahalı ve çok kısa sürede yıpratıyorlar.
İkinci olarak, sürpriz olacak derseniz de, yukarıda önerilen şeylerin hemen hepsini kafasına göre alabileceği bir Amazon hediye çeki olabilir.
0
lil siztah
(10.04.26)
(6)

Gürcü şarapları Fransız-İtalyan-Portekiz şaraplarıyla başedebilir mi?

emreemre
Şaraptan anlamam. Ama Gürcistan'da içtiğim şaraplara bayıldım. Bu şarapların dünyada Fransız İtalyanlar vb. kültürel hegemonik ülkelerin şaraplarıyla baş edebilirliği var mı? Yani Gürcü şarabının dünya şarap kültüründe yeri nedir? Tanıdığım pek çok kişi Gürcü şarabına bayılıyor. Biz mi abartıyoruz y
Şaraptan anlamam. Ama Gürcistan'da içtiğim şaraplara bayıldım. Bu şarapların dünyada Fransız İtalyanlar vb. kültürel hegemonik ülkelerin şaraplarıyla baş edebilirliği var mı? Yani Gürcü şarabının dünya şarap kültüründe yeri nedir?
Tanıdığım pek çok kişi Gürcü şarabına bayılıyor. Biz mi abartıyoruz yoksa?
0
emreemre
(08.04.26)
Şarap Gürcülerden çıkma zaten. Fransızlar direkt çökmüşler şarabı biz icat ettik diye ve pazarlaması da daha güçlü tabii ki. O yüzden Gürcü şarapları sanılanın aksine çok kalitelidir ve yeri üst seviyededir.
0
elektr10
(08.04.26)
şarap sadece ırkla alakalı bir durum değil. üzümle alakalı. mesela merlot üzümü en iyi fransada verim verir, ama sen denizlideki merlot üzümünden de şarap yapabilirsin. iklim, toprak cinsi, gelenek, deniz havası vb. bir sürü değişken var. gürcüler üzümü sıktı tamam şarap bizim diye bir şey yok. mesela elin fransızı da shiraz üzümünü türkiyeden alıp şarap yapıyor. gürcü şarabı derken hangi üzüm?
dünyada fransızlarla şarap konusunda baş edebilecek bir ülke yok.

2024 verilerine göre Fransa, miktar olarak İtalya'nın gerisinde kalmasına rağmen, ihracattan elde ettiği 12,7 milyar dolar ile en yakın rakibine yaklaşık 4 milyar dolar fark atmıştır.
Türkiyenin bu piyasada payı yüzde 1 2 arası, bunla baş edilebilinir mi?
0
mikahakkinen
(08.04.26)
neye göre baş etmek? Tüketim ise imkansız işin içinde pazarlama boyutu var. Kim gitsin gürcistana. Fransa milyarlarca litre şarap üretiyor. tr gürcistan çok çok geride
tr ve gürcistan ancient wine country olarak geçer
fransa, italya, portekiz old world
abd yeni zelanda new world

toprak, iklim vs her şey değiştiriyor kişiye göre değişir lezzeti
+1
croswell
(08.04.26)
Normal insanlarin para verdigi aralikta Gurcu,Moldova ve Sili saraplari Fransiz-Italyan saraplarindan daha iyidir zaten.Bu bilinen bir sey. Su an biri sana Moldova sarabi getirecegim dese bana verebilecegi en guzel hediye olur.Cocuklar gibi mutlu olurum
0
turkuaz
(08.04.26)
hepsi farklı kategoriler bu yüzden kişisel damak tadınızın tercih ettiği bir karşılaştırma dışında "bu daha iyidir "denemez. bu da anecdotal fallacy'den öteye geçmez. üzümler farklı, toprak farklı, yöntem farklı. fransız şarapları mesela daha standardizedir, daha dengelidir; gürcü şarapları daha antik ve full-bodied olabilir. hepsi candır. ülkeden çok üzüm üzüm gitmekte fayda var.
+1
eileengray
(08.04.26)
bence fransız şarapları (burada bile fransız şarapları diyoruz marka vermiyoruz) zamanında iyi pazarlandığı için kaliteli algısı var.
0
duyuruuser
(09.04.26)
(11)

Çay tozu

rakicandir
Günaydın.Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?Teşekkür ederim.
Günaydın.

Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
-1
rakicandir
(08.04.26)
bırakıyoruz çay tozu elemek için hayat çok kısa ya, ince elekle 3 saat falan sürer onu elemek.. kaliteli tozsuz çay almaya çalışıyoruz
+3
eja
(08.04.26)
elek altı çay alırsan böyle bir sorunun olmaz. buna da niye elek altı çay demişler anlamıyorum. mantıklı olan elek üstü çay denmesi. sonuçta eleğin üstünde kalan çayı içiyoruz.
+6
yazar yazmaz yazan yazar
(08.04.26)
üşenmeden eliyorum. 3 saat falan sürmüyor bu arada 15-20 dk en fazla. çayın tadını çok etkilemese de rengini ve berraklığını güzel oluyor.
0
ground
(08.04.26)
Bu çay tozu dediğiniz şey de çayın kendisi zaten. Bu aralar her yerde karşıma çıkıyor sanki dışardan toz ekleniyor. Ne tadı değişiyor ne bir şey oluyor. Çayın kilosu olmuş kaç para zaten. Çok mu canınız sıkılıyor anlamadım ki.
0
sadakatsiz
(08.04.26)
Siz çayı yıkamadan mı demliyorsunuz?
Yanlış yapıyorsunuz.
Çay elenmez, yıkanır.
0
Mirket
(08.04.26)
ahmad tea alıyorum. sıfır toz, sıfır eleme, maksimum lezzet.
+2
thracia
(08.04.26)
seylon çay alabilirsiniz.
0
biravekahve
(08.04.26)
ahmad tea, englısh breakfast efektıf ve lezzetlı. toz vs yok tertemız, bır tatlı kasıgı ıle 7,8 bardak cay cıkar. special blend olanı damak tadıma uymadı. diğer tum cayları denedım, cay kur altınbas bıle tozlu tuhaf cıktı.
0
deepness
(08.04.26)
ahmad tea alıyoruz ama onu bile yıkıyorum açıkçası.
0
eileengray
(08.04.26)
ahmad tea +1. earl gray olani epey guzel, direkt demliyorum. bazen icine kakule de atiyorum.
0
taurina
(08.04.26)
varlığı bile fark edilmiyor, demliğe giriyor. kaşık kaşık toz varsa çöpe gider.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.04.26)
(5)

güney kore gezisi

eileengray
aramızda güney kore'ye gidenler var mı? kaç gün nerelerde kaldınız, hangi şehirleri veya bölgeleri gezdiniz? mayıs ayı için bir seyahat planlıyoruz ve 2 haftalık bir boşluğumuz var; ya güney kore ya da hong kong diyoruz. hong kong'a daha önce gittim ve çok etkileyici bulduğum için tekrar gitmek ist
aramızda güney kore'ye gidenler var mı? kaç gün nerelerde kaldınız, hangi şehirleri veya bölgeleri gezdiniz? mayıs ayı için bir seyahat planlıyoruz ve 2 haftalık bir boşluğumuz var; ya güney kore ya da hong kong diyoruz. hong kong'a daha önce gittim ve çok etkileyici bulduğum için tekrar gitmek istiyorum ama o korkunç yapış yapış tayfun mevsimi başlayacağı için de kararsızım. bu iki yere giden varsa "boşver şuraya git" derse ona da okeyim. teşekkür ederim.

bonus: saçınıza, cildinize bakım yaptırdınız mı? :D
0
eileengray
(07.04.26)
Güney Kore ve Japonya yapmıştık bir kaç yıl önce. saç ya da cilt bakımı yaptırmadım ama yaptırmayanı dövüyorlar maalesef hahah. bi sürü kozmetik ürün aldım ama duyan sipariş verdi.

Tokyo'dan Busan'a uçtuk - Busanlılar inanılmaz sıcak kanlı ve şehir çok güzel, tapınakları vs (Mayıs ayında nasıl olur bilmiyorum ama biz ağustos sonu Eylül başı gibi gittik diye hatırlıyorum). Busan'dan da trenle Seul'e geçtik. Seul büyük şehir pek bir numrası yok bence, yine alışveriş falan Türkiye'ye göre çok ucuz. Bi akşam da Itaewon'a gittik, cadılar bayramı izdihaımında 120 kişinin öldüğü, kendim de çok sarhoş olduğum için neden olduğunu anladım:-) belki siz de Japonya ile birleştirebilirsiniz. çünkü bence o kadar yol gittikten sonra Japonyaya da gitmek lazım ve bence Japonya daha güzel :-)
0
euteamo
(07.04.26)
japonya'ya uzunca gittik, tekrar gitmek yerine yeni bir yer görmek istiyoruz. ancak şimdi siz öyle deyince acaba değmez mi diye düşündüm.
0
🌸eileengray
(07.04.26)
is icin kore'ye cok gittim. sadece seul'u degil baska bolgelerini de gordum ama japonya'ya gitmedim.

kore bence cok numarasi olan bir yer degil. tarihi olarak cok buyuk bir devlet olmadiklarindan gorulecek cok sey yok. guzel 1-2 saraylari var onlari gezince bitiyordu seul. yukarida dendigi gibi buyuk bir metropol. kozmetik alisverisi yapip farkli mahallelerine gidip gezersiniz itaewon, gangnam gibi. iste sokak yemekleri falan yersiniz. korean bbq mangal zaten amerika'daki gibi.

yapilabiliyorsa baska bir seyahatin ayagi olarak eklenebilir. mesela japonya veya cin'e gidildiginde seul'e de ugranip kore'yi gordum denilebilir. 2 hafta cok uzun olur kore'ye ozel bir ilgin yoksa.
0
antikadimag
(07.04.26)
seul ve suwona gittim iş için. şehirler çok düzenli. google maps vb. data sağlamadıkları için kendi navigasyon applerini kullanmak zorundasınız.

şehir değiştirirken yaptığım otobüs yolculugu tam bir maceraydı eheh.

değişik bir ülke. bol bol alışveriş yapiyorsunuz. kozmetik olayı çok çeşitli, envai çeşit maske vb. aldım eşime.

freeshop olayı deli gibi. lotte idi sanırım kaç katlıydı hatırlamıyorum. her şey var ve ucuz.

yemekleri de güzel sayılır. bize yakın lezzetleri bile var trabzon hurması gördüm - asyadan gelmiş bize de- kestane şekeri tarzı bir şey tattım şaşırmıştım.

tarihteki istila savaş vb. muhabbetleri nedeniyle çin ve japonlarla karşılaştırma olayına girmeyin bence bire birde.

türklere iyi davranıyorlar ama eh, pek samimi olduklarını söyleyemem. yaşanası bir yer değil pek. vahşi kapitalizm. kültürlerini yaymaya çalışıyorlar o şekilde insan çekiyorlar ama merak ediyorsanız görün derim, uçak biletleri biraz pahalı ülke de pahalı, ben tekrar gitmek için bilet baktığımda son dakika biletleri için singapure airlines, ya da mait mi ne mongolia havayolları görmüştüm, layoverla iki ülke yapabilirsiniz. thy ile uçmuştum ilk uçak bileti karşılanıyor diye de, la san francisco vb. amerika uçuşuyla aynı para, değmez.
0
kveldulv
(08.04.26)
herkes çoğunlukla şehirleri için alışveriş vurgusu yapmış, landmarklardan çok etkilenmediğinizi anlıyorum. ben de bir alışveriş şehrinden diğer alışveriş şehrine gitmek istemiyorum, o yüzden emin olamadım. daha detaylı araştırıp olmazsa başka bir lokasyona bakacağım, teşekkür ederim.
0
🌸eileengray
(09.04.26)
(4)

Bilimsel gerçek dediğimiz şey, gerçekten 'gerçek' mi yoksa sadece en iyi model mi?

ermanen
Bugün doğru kabul ettiğimiz bilimsel bilgiler yarın yanlışlanabiliyorsa, bunlara neden gerçek diyoruz?Bilim gerçeği mi bulur, yoksa sadece işe yarayan bilgiler ve açıklamalar mı üretir?O halde bilimsel gerçek ile 'gerçeklik' arasında fark var mı?Bilim, evrenin temel işleyişine dair bazı sabit prensi
Bugün doğru kabul ettiğimiz bilimsel bilgiler yarın yanlışlanabiliyorsa, bunlara neden gerçek diyoruz?
Bilim gerçeği mi bulur, yoksa sadece işe yarayan bilgiler ve açıklamalar mı üretir?
O halde bilimsel gerçek ile 'gerçeklik' arasında fark var mı?

Bilim, evrenin temel işleyişine dair bazı sabit prensipleri ortaya koyabilir, örneğin fizik yasaları gibi. Aslında temel fizik ve kimya yasalarını bilim olarak görmek tartışmalı olabilir, çünkü bu yasalar evrenin işleyişine dair gözlemlediğimiz kalıplar. Bilim, bu kalıpları test edip modeller üretir, ama yasalar tek başına bilim sayılmaz bence. Bilim ve matematik modelleme ayrı alanlar olarak düşünülebilir. Bilim matematiği araç olarak kullanır, ama amaçları ve yöntemleri farklı olabilir.

Benim anladığım, birçok teori ve model, mevcut verilerle en iyi açıklamayı sunuyorlar ve belki yarın yeni verilerle değişebiliyorlar bile. İlla büyük bir değişim olacak diye bir şey yok tabii, daha çok öğrenme ve üzerine ekleme de olabilir. Yine de bilimsel 'gerçek' ile mutlak 'gerçeklik' arasında fark olabilir diye düşünüyorum. Mesela çürütülen teoriler var, ama yeni verilerle eski teorilerin çürütülme olasılığı daha yüksek tabii.

Siz de konu hakkında yazabilirsiniz.
Soru biraz filozofiye de giriyor olabilir.
+2
ermanen
(07.04.26)
mutlak gerçek ve o an/güncel olarak bilimin gerçek olarak kabul ettiği şeyler arasında farklılık olduğuna inanıyorum. zaten aklıma direkt kuhn ve popper'ın yazıları geldi. kuhn'un paradigma kitabında bilim mutlak bir gerçekliğe doğru düz bir çizgide ilerlemez. aksine bilim insanlarının o dönemde üzerinde uzlaştığı bir "bakış açısı" (paradigma) çerçevesinde şekillenir. bu yüzden dediğin gibi, bilimsel gerçeklik mutlak gerçeklikle aynı olmak zorunda değildir. popper'a göre bilimin asıl amacı da yanlış olanı eleyerek mutlak gerçekliğe yaklaşmaktır. Bir teori "yanlışlanabildiği" sürece bilimseldir ve her yanlış, bizi gerçeğe bir adım daha yaklaştırır. aslında ikisi de o anki gerçekliğin mutlak gerçeklik olmadığında hemfikir aslında.

biraz da "ölçek" meselesi gibi geliyor. bizim şu an gözlemleyebildiğimiz şeylerin bir sınırı ve limiti var (teknik ve teknolojik altyapıdan ötürü). bu yüzden elimizde olan "çözünürlük" içinde en mantıklı olanı seçmeye çalışıyoruz. ancak toollarımız geliştikçe ve çözünürlüğümüz arttıkça daha yeni gerçekliklere ulaşıyoruz. bakışımızı "kalibre" ediyoruz. mesela 19yyda fotoğraf oldukça objektif bir veri olarak kabul ediliyordu ancak günümüzde fotoğrafın verdiği donmuş anın quantum gibi modelleri açıklayamadığı ortada.

pratikte bilim insanları hala ağırlıklı olarak poppercı gibi davranıyor olabilir. hipotez kurup onu test etmek ve yanlışsa çöpe atmak gibi. ancak geriye dönük baktığımızda da bir tarihçi olarak bilimin ilerleyişinde kuhn’un paradigmaları yaşanıyor gibi. bilim insanları bir gerçeklikte uzlaştıklarında bir süre onu kabul ederek çalışıyor ve ancak büyük krizler çıkınca (paradigma değişimi) köklü bir değişikliğe gidiyorlar.

kuhn, the structure of scientific revolutions, 1962.
+2
eileengray
(07.04.26)
Oysaki bilim insanının amacı bilmek değil, yapabilmek için öngörmektir. Öeneğin fizikçi için ışık hakkındaki dalga kuramının ispatlanamaz bir varsayım olmasıçok önemli değildir, yeterki bu varsayım başarılı olsun... Jules Payot, 1893.

mutlak bir gerçek olduğunu düşünmüyorum, belli şartlar sağlandığında tekrar eden olaylara mutlak gerçeklik dediğimiz bir halimiz var daha çok.
+1
klassno
(09.04.26)
Öncelikle bilimsel gerçek dediğin olgu, gerçeklik açısından bir model değil tekil bir sonuç. Bilimsel gerçeklik bir model olabilir ki ona da pozitivism denmekte. Doğrusu, bilim bir yöntem: bu yöntemin iyi uygulanan sonuçlarını gerçek kabul etmekle tek gerçeğin bu yöntemlerle ulaşılanlar olduğunu kabul etmek arasında çok ciddi bir fark var. Pozitivizmi metafiziğe bir tepki olarak görüyorum.
+1
osssy
(13.04.26)
en iyi model de degil. kapitalizmin (birilerinin) sectigi model
-3
a7dk1ohci7
(13.04.26)
(1)

Firmalara göndereceğim örnek pdf in formatı

sekizdokuzon
AP, SAT sınavları için matematik sorusu yazıp Türkiye ve yurtdışındaki bu alanda kurs veren firmalara göndereceğim. Yazdığım soruları satmaya çalışacağım. Soruları word de yazıp PDF e mi çevireyim yoksa matematik sorusu yazmak için önerdiğiniz daha profesyonel bir uygulama, program var mıdır ya da s
AP, SAT sınavları için matematik sorusu yazıp Türkiye ve yurtdışındaki bu alanda kurs veren firmalara göndereceğim. Yazdığım soruları satmaya çalışacağım. Soruları word de yazıp PDF e mi çevireyim yoksa matematik sorusu yazmak için önerdiğiniz daha profesyonel bir uygulama, program var mıdır ya da sayfa düzeninde şuna dikkat et diyeceğiniz bir şey?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(07.04.26)
kaplan gibi büyük firmalar dışarıdan outsource edecek şekilde soru almıyorlar genelde, kendi maaşlı çalışanları oluyor. hatta content writer gibi pozisyonlar açıyorlar. yüz yüze kurs vereceklerse de bu kendi yaptıkları havuzdan kullanıyorlar.

aklıma gelen, kendiniz kitapçık hazırlayıp platformlarda satabilirsiniz ya da böyle fiverr, upwork gibi platformlarda kurs veren/kitapçık satan küçük oluşumlara satabilirsiniz. büyük ölçekli şirketlerin üstteki nedenden dolayı ilgileneceklerini düşünmüyorum.

format olarak da learning management systems (blackboard, canvas) bilgisi iyi olabilir. pdf yerine de word, excel, cvs daha mantıklı çünkü sorunun editlenebilir olması öncelikli.
0
eileengray
(07.04.26)
(4)

İstanbulda bisiklet alım için en iyi yerler..

formalite
Selamlar duyuru halkı, istanbul’da yaşıyorum ve hem şehirde hem de outdoor kullanabileceğim bir bisiklet arayışındayım. Aklımda bir kaç model belirmeye başladı fakat satın almadan önce deneyimlemek istedim. İstanbul’da iyi markaları (giant, scott, specialized belki trek vs..) gidip deneyip satın ala
Selamlar duyuru halkı, istanbul’da yaşıyorum ve hem şehirde hem de outdoor kullanabileceğim bir bisiklet arayışındayım. Aklımda bir kaç model belirmeye başladı fakat satın almadan önce deneyimlemek istedim. İstanbul’da iyi markaları (giant, scott, specialized belki trek vs..) gidip deneyip satın alabileceğim yerler var mıdır? Ne önerirsiniz?teşekkür şimdiden🌸
0
formalite
(06.04.26)
Selamlar
Giant için Giant Türkiye Caddebostan mağazası ve House of bike

Specialized için aktif pedal

Scott için bike and outdoor, atek Bisiklet, hayat bisiklet mağazalarına bakabilirsiniz.

Daha çok genel olarak Anadolu yakasında toplanıyor iyi markalar. Bmc gibi markalar için de Avrupa yakası Karaköy’de probike var
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(06.04.26)
aktif pedal geldi aklıma.
0
eileengray
(06.04.26)
Kızıltoprak'tan almıştım, İleri Bisiklet diye bir yerdi sanırım, öyle aşırı memnun kaldım diyemem ama bir sorun olmadı. Kadroda ömür boyu garanti vardı, çatlama yaptı, kısa sürede sonuç alınıp değişim yapabildik. Kızıltoprak-Bostancı arasında tonla yer var, belli modeller varsa aklınızda geze geze bakılabilir, hangisi pazarlığa açıksa, iyi fiyat veriyorsa ondan alınabilir.
0
mbond
(07.04.26)
İkinci el düşünürseniz Aynakol Bisiklet Dükkanını arayabilirsiniz.
0
mahsus mahal
(08.04.26)
(6)

Bayramda mayıs sonu Bodrumda denize girilir mi?

sonhakan
Tatil yapılır mı?
Tatil yapılır mı?
0
sonhakan
(06.04.26)
girilir. bi tık serin olur su ama çok iyi olur
yağmur yağarken bile girmiştim ben
0
jelly bear
(06.04.26)
genel olarak soğuk denize girebiliyorsanız olur ama serin olur yani tam ısınmış olmaz
0
mezzosprite
(06.04.26)
ege denizi geç ısınır ve geç soğur mayıs'tan çok eylül daha iyi tatil için
0
alester
(06.04.26)
4-5 sene önce girmiştim. Çok soğuktu. Ama çok rüzgarlıydı. Koydan dolayıydı muhtemelen. Çok rüzgar almayan sığ bir koysa girilir. Havuza rahat girmiştim çünkü.

Bu arada geçen sene 19 mayısta İstanbul’da da denize girdim. Bayağı sıcaktı su.


Rüzgar, dalga yoksa girilir.
0
jackyr
(06.04.26)
Geçen yıl girdim, hafif serin ama mükemmeldi. Hatta geçen yıl mayıs, ağustos, ve eylül’de bodrum’daydık, “en güzel zamanı ve denizi mayıs ayıydı” dedik. Güney koylarından giriyorum bu arada.
0
eileengray
(06.04.26)
Hayır. Deniz ısınmış olmuyor. Tatilde yüzme keyfi gibi değil de etraftaki kızlara hava atmak için kendiniz zorlayan genç erkek şeklinde girilebilir.
-2
michael_knight
(07.04.26)
(12)

Güneş kremi

sadakatsiz
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
La roche posay kullanıyordum ama bunaldım aşırı sıvı yapısından. Solante ise aşırı yoğun gelmişti bana. Bunun ortası var mı önereceğiniz?
+1
sadakatsiz
(06.04.26)
barulab kullanıyorum. memnunum.
0
dedim ben sana
(06.04.26)
Heliocare ve Bioderma'nın ürünleri güzel. Cilt tipinize uygun birini deneyebilirsiniz. ChatGPT'nin yönlendirmelerini beğeniyorum. Markalar ve ürünler arasında detaylı karşılaştırma yapıyor.
-1
auroraaurora
(06.04.26)
Cosrx ve Holika Holika güneş kremlerini öneririm. Ikisi arasında Holika biraz daha sıvı formda. Yıllardır kullanmadığım için La roche ile kıyaslayamıyorum. Cosrx solanteden daha iyi dağılır, ama su gibi akışkan değil.
0
?
(06.04.26)
Doa kozmetik ürünlerine bir bakın isterseniz. Sahibi çok iyi kalpli. Ürünlerin fiyatı makul. foko.com.tr
İnternetten siparişler gecikebiliyor ama yaşadığınız yerde mağazası varsa ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
-9
duhan
(06.04.26)
Yüz için CeraVe SPF 50 nemlendirici kullanıyorum. İki işi bir arada görsün diye.
+1
peki madem
(06.04.26)
Yves rocher hem yüz hem vücut güneş kremini kullandım yıllarca çok memnun kaldım.
Ino'ya geçtim şimdi yüzde gayet iyi çok memnunum.
0
mutekebbir
(06.04.26)
centella
+1
ala09
(06.04.26)
dalba ve barulab
0
juliette
(06.04.26)
Hamilton kullanıyorum, memnunum
0
iustitia omnibus
(06.04.26)
kadınsan missha power block al. sonra teşekkür edersin.
+1
Hallegadola
(06.04.26)
Turkiye'de var mi bilmiyorum (sanki var diye hatirliyorum) Biore UV Aqua Rich benim kullandigim su aralar.
0
hot potato
(06.04.26)
elta md’yi bayağı tavsiye ederim, araştırmanızı isterim en azından. kore ürünleri içinden de beauty of joseon mavi olan, barulab, ve haru haru iyi geldi.
+1
eileengray
(06.04.26)
(3)

Hem şık hem çok rahat spor ayakkabı olarak ne aldınız?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Sadece pantolon altinda değil de, etek, elbise altında da kötü durmayan, cırtlak renkleri de olmayan guzel spor ayakkabısı olarak neleriniz var? Direkt model, link atsanız harika olur. Yeni bir spor ayakkabı almak istiyorum ve sizlerin deneyimlerinizden yararlanmak isterim. Mesel
Merhaba arkadaşlar,
Sadece pantolon altinda değil de, etek, elbise altında da kötü durmayan, cırtlak renkleri de olmayan guzel spor ayakkabısı olarak neleriniz var? Direkt model, link atsanız harika olur. Yeni bir spor ayakkabı almak istiyorum ve sizlerin deneyimlerinizden yararlanmak isterim. Mesela bu klasmanda benim için asisc gel venture 6 tam böyle. Kayano serisi de cok rahatmış ama az bakinca cırtlak renkler ve koşu için tasarlanmış kıvrımlı taban pek günlük kullanıma uygun değil sanki:/

share.google

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(06.04.26)
ultraboost 23/light var bende 2 çift. biri açık biri koyu renkli... çok renk seçeneği var, daha sade renkler de var senin deyiminle "cırtlak" olanı da... rahatlıkta en iyisi ultraboosttur, gerisi 2.'lik için kapışsın.

şöyle dümdüz beyaz seçeneği bile var ultraboostların i.imgur.com sadelikse amaç...
bende hero rengi var i.imgur.com

anneme de zorla aldırdım aynı modelden :D başta buna geçince çok bi fark hissetmemişti ama alıştıktan sonra rahat sandığı eski ayakkabısıyla bikaç saat dayanamadı, ultraboost kirlenince işe eskisiyle gitmişti dayanamayıp marketten terlik almıştı o gün.
+1
konetsu
(06.04.26)
günlük soruyorsanız, asicslerin tarzına benzeyenlerden şu aralar en sevdiğim ve en rahat hissettiğim ayakkabılarım düz renk (bendeki kahve) salomon xt6. hatta o kadar seviyorum ki gidip renklilerinden de aldım. sokakta your shoes are on fire diyorlar :P her şeye uyuyorlar bir de.

asicslerin burnu çok kalkık geliyor bana, sadece spora uygun gibi. o yüzden hiç almadım ama nimbuslar fena değil.

on runningler de rahat ama onları her şeye yakıştıramıyorum.

bu aralar ince sneaker bakıyorum ben de. la sportiva, adidas japan, village pm, pane ve onitsuka tiger gibi.
0
eileengray
(06.04.26)
ruhlardan esinlenen karga
(06.04.26)
(9)

tamamlayıcı saglık sigortası

deepness
nippon, allianz , ray sigorta. memnun kaldıgınız sırket tavsıyelerınızı duymak ısterım, kapsamına karar verırken nelere dıkkat etmelıyım? hastanede en sorunsuz hızmet veren sıgortalar vs... ılk defa yaptıracagım, her defasında muayene ucretı odemekten karlı olacak sanıyorum, yılda 10 defa muayene ha
nippon, allianz , ray sigorta. memnun kaldıgınız sırket tavsıyelerınızı duymak ısterım, kapsamına karar verırken nelere dıkkat etmelıyım? hastanede en sorunsuz hızmet veren sıgortalar vs... ılk defa yaptıracagım, her defasında muayene ucretı odemekten karlı olacak sanıyorum, yılda 10 defa muayene hakkı varmıs, cevaplar ıcın sımdıden tesekkur ederım
0
deepness
(05.04.26)
Biz anneme yaptırıyoruz, axa. Şu ana kadar kullanmadik. Ben her baktığımda allianz'dan çok şikayet var diye axa seçmiştik.
Şunu unutmayin; önceden olan her hastaliginiz, her şey kapsam dışı olacak. Yani misal salliyorum 5 sene önce doktora gittiniz, astım belirtisi dedi. Hop ciğerle alakalı her şey gidiyor falan.
Benim babamda birçok hastalık vardi, annemde yoktu. Anneme daha pahalı çıkıyordu çünkü babamda kalp, böbrek, cilt hastalığı, şeker, ciğer her şey kapsam dışı kalıyordu.
10 defa muayene bir hak değil, sizin satın aldığınız bir şey. Isterseniz 4-5-6 vs diye alabilir ya da sırf yatarak yapabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(05.04.26)
nippon ve ray biraz daha alt klas kalıyor. ama logisticsmanager +1 çok anlamlı gelmiyor bana tamamlayıcı sigorta, zaten gereken her şey kapsam dışı.
0
biravekahve
(05.04.26)
Bu bir sigorta. Kasko sigortası yaptırdığımızda, yıl dolarken, sigortaya ödediğimiz para yanmasın ben bir kaza yapayım demiyoruz ya, bu da öyle olmalı. 10 ayakta tedavi sigortası yaptırıp 10u da illa ki tamamlamak için parmağımın ucunda sivilce çıktı diye giderseniz muayeneye, sonraki yıllarda daha çok prim öder ve ihtiyaç anında daha çok incelenen sigortalı oluyorsunuz.
diye düşünüyorum ben.

Ben bu işten karlı çıkmalıyım diye başlamayın. Yaptırayım da hiçbi zaman da gerekmeyecek kadar sağlıklı olayım diye düşünüyorsanız iyi bir şey.

Aslında birbirlerinden çok farkı yok. Gerekirse gitmeyi düşündüğünüz hastaneleri belirleyip o hastanelerle anlaşması olan sigorta şirketlerinden birini seçin.

İlk üç senenin ardından ömür boyu yenileme garantisi kazanacaksınız. Bu süre zarfında şirket değiştirmemenizde fayda var.

Edit: Yıllardır Bupa Acıbadem'liyim. Defalarca ayakta muayene ve tedavi, iki de ameliyat oldum. Hiç sigorta şirketimle muhatap olmadım. Hastane istedi, onlar ödediler.
0
Mirket
(05.04.26)
istediğim hastaneyi kapsayan bir sigorta şirketine geçtim yoksa genel olarak allianz’dan memnundum ben. hastaneye göre seçin +1.

edit: amerikan hastanesi istediğim için anadolu hayat’ın onu kapsayan paketine geçtim. allianz sunmuyordu.
0
eileengray
(06.04.26)
Ailece 6 yıldır allianz kullanıyoruz bir kere bile sıkıntı çıkmadı.
0
rodeocu
(06.04.26)
Bu arada şunu ekleyeyim; Türkiye gibi ülkede tamamlayıcı biraz bile paranız varsa zorunluluktur.
Malesef ülkenin genel sağlık politikası bunun üstüne ve özele ulaşım yoksa gerçekten insanlar kötü durumda kalabilir. Benim tek demek istediğim siz bunu yaptırmadan zaten bir sürü kez doktora gitmiş ve tanilar konmussa onların hiçbiri kapsama alinmayacak, sikayetlerde genelde bundan görüyorum ben. Insanlar bunu arastirmiyor ve sonra şok oluyor.
0
logisticsmanager
(06.04.26)
30+ senedir sorunsuz Allianz kullanicisiyiz sülale boyu. Rai ve nippon önermem. Allianz kalitesinde Anadolu öneririm.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.04.26)
çok anlamlı gelmiyor diyenler sanırım geç yaşta girdiler sisteme.

gayet anlamlı yaptırın. aralarında çok fark olduğunu zannetmiyorum sigortaların hastanelere bakın karar verin.
tamamlayıcıdan dolayı mediclapark gibi hastanalerde devlet hastanesi kıvamına yaklaşırken biraz parası olup tamamlayıcı yaptırmamak .. ne bilim.

sene de 1-2 kullanıyorum 3.sene sonunda hasarsızlık indirimim %29a ulaştı nhrgfdhbsa
0
jülsezar
(06.04.26)
ben axa yaptırmıştım, başka bir yere geçemiyorum ama memnun sayılırım.

eşim allianz, allianz biraz daha kapsamlı ama biraz daha pahalı, ama daha gıcık bir kurum. uğraşabilecek bir sigorta acenteniz olması faydanıza olur. senede bir ufak operasyon geçirseniz parası çıkıyor diye düşünün.

ismi cismi olmayan firmalardan uzak durun. amelyata sokup sonra ödememe durumları vb. oluyor.

ben şahsen bir de yatarak genel sağlık yaptırsam mı diye düşünüyorum. 2 sigorta iyi olabilir.
0
kveldulv
(06.04.26)
(3)

Kabin boy baston bebek arabası

don’t panic
Ailecek 3 günlük bir ABD seyahati planımız var ve saat farkından (8) dolayı 5 yaşındaki kızımın zorlanacağını düşünüyorum. Bu 3 gün için en azından yorulduğu zaman arabada uyusun diyorum ama bizde gerekli ekipman yok. Bunu geçici olarak nerden temin edebilirim arkadaşlar? Teşekkürler…
Ailecek 3 günlük bir ABD seyahati planımız var ve saat farkından (8) dolayı 5 yaşındaki kızımın zorlanacağını düşünüyorum. Bu 3 gün için en azından yorulduğu zaman arabada uyusun diyorum ama bizde gerekli ekipman yok. Bunu geçici olarak nerden temin edebilirim arkadaşlar? Teşekkürler…
-1
don’t panic
(04.04.26)
abd’de kiralayabilirsiniz. hatta bazı servisler varacaginiz adrese onden birakiyorlar.
0
eileengray
(05.04.26)
Araba kiralayacaksaniz rent a car cocuk koltugu da veriyorlar isterseniz.
0
oscar
(05.04.26)
3 günlüğüne gitmenize üzüldüm, jetlag geçmeden ters jetlag vs hepiniz çok yorulacaksınız..

puset ya da oto koltuğu sormuyor bence gayet kabin boy baston bebek arabası soruyor :)

facebook'ta gideceğiniz yerin yerel buy nothing gruplarına falan bi yazın bence belki ödünç vermek isteyen biri olur. kabin boy olmasına da gerek kalmaz orda kullanıp orda bırakacaksanız
0
mezzosprite
(05.04.26)
(11)

Vefat etmiş üst soy sayesinde çifte vatandaşlık alınabilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti. Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış. Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler. Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler. Ananem çifte vatandaş de
Merhaba,

Ananem ve dedem, ikisi de vefat etti.

Ananem Bulgaristan Niğbolu'da doğmuş ve 17 yaşına kadar orada yaşamış.
Sonra zorunlu göç ile her şeylerini satıp savıp Türkiye'ye gelmişler.

Dedem İstanbul'da doğmuş ama onun ana babası da zamanında Yunanistan'dan göç etmişler.

Ananem çifte vatandaş değildi. Sadece TC kimliği vardı. Ama e devlet üzerinde soy bilgilerinde doğum yeri vs her şey yazıyor.

Sadece ananem üzerinden Bulgaristan vatandaşlığı alarak çifte vatandaş olabilir miyim?

Yoksa kendisi vefat ettiği için mümkün değil mi?
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
benim de bir tarafımdaki üst soylar yunanistan sınırları içinde dogmus, ama yunanistan’da kabul olmuyor.

bulgaristan için @konusma’nin bir tanidigi soy atlayarak bulgaristan’a basvurmustu yanlis hatirlamiyorsam. o cevaplar birazdan. benim de diger taraftan buyuk buyuk babam bulgaristan tirnova dogumlu (soy belgesinde cikiyor) ama benim durumumda 2 soy atlaniyor.
0
eileengray
(04.04.26)
Kuzenim basvurdu. Anne ve anneanne vatandaslik almadilar. Anneanne zaten 7-8 sene önce vefat etti. Anneyi de vatandaslik almaya ikna edemedi. Kendisi basvurdu. Sürecin daha uzun olacagini söylediler ama oluyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Anneannem de dedem de Bulgar göçmeni, orda doğmuşlar. Hayattalarken teyzem vatandaşlık için başvurmuştu bundan bi 10 sene önce falan sanırım ama herhangi bir sonuç çıkmadı. Sanırım birkaç defa arayıp sormuştu değerlendirilliyor gibi bişi söylemişler. Olan nasıl oluyor ve arkaplanda nasıl bir değerlendirme süreci oluyor bilmiyorum ama bizdeki durum da böyle gelişti. Hala bir sonuç yok :)
0
truf
(04.04.26)
Ayni durumdayiz. Bu isleri yillarrr once yapmis biriyle konustum. Ayakustu konustuk ama oluyor. Benim de ananem yasamiyor, sorun degilmis bu. Kisaca soyle: Ananede vatandaslik olmasina gerek yokmus, onemli olan zorunlu goc olayiymis cunku. Tarihler, zorunlu gocu ispatlayabiliyor.
Neyse, once annen alacak mecbur, sonra sen basvurabilirsin. Annene vatandaslik gelmesi 5 yil mi 8 yil mi neymis, o aldiktan sonra da sira sana geliyor ve anneye gore biz daha cok yil bekliyormusuz. Islemler de cok ucmus fiyat olarak. Hele bir de uckagitci bir danismanlik sirketine rastlarsan kimbilir kac para alirlar. Bana surec cok uzun ve fiyat yuksek geldi. Yoksa o tanidiklar ilerleyecektim. Tutari unuttum ama cok. Bir de sira bana gelince daha da ucuk bir rakam olacak islemler vs. Ben vazgectim ama oluyormus yani. Arastirip deneyebilirsin
-1
Kittie
(04.04.26)
Anneannen'in oradan nüfus kaydını sildirdigi tarihten önce doğan çocukları vatandaşlık alır. Eğer annen bu durumdaysa önce o alacak sonra siz alacaksınız.
Alır diyorum ama tabiki uzun bir süreç ve bu işlerde çok iyi bir avukatla ilerlemek kaydıyla.
0
etna
(04.04.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Kuzeniniz aldı mı vatandaşlık? Yani olumlu sonuçlandı mı başvurusu?

İlk başvurduğu tarihten itibaren ne kadar zamanda halloldu?

Kaçıncı kuşaktan akrabası üzerinden başvurdu acaba? Ananesi mi yoksa ananesinin annesi mi?

İnternette başvuru için doğum belgesi falan gerekir yazıyor. Kuzeniniz, kendisi üzerinden başvurduğu akrabasının doğum belgesini falan nasıl buldu? Arşivlerden mi?

Kuzeninizin akrabası kaç doğumluydu? Benim ananem 32 doğumlu. Yani yaklaşık 90-95 yıllık bir doğum belgesi bulmam lazım. Kuzeniniz nasıl buldu?

Avukat falan tuttu mu yoksa sadece kendi mi ilgilendi?

Bulgarca bilmemesi sorun oldu mu? (Bilmediğini varsayıyorum) İngilizce yeterli oldu mu? Yoksa tercüman mı tuttu?

Başvuru süreci tam olarak nasıl ilerledi? Nerelere, hangi kurumlara başvurması gerekti?

Biliyorum çok detay sordum ama müsait olduğunuzda yanıtlayabilirseniz çok çok sevinirim.
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@Kittie o kadar uzun mu sürûyor ya?

Araya aracı koymadan bireysel olarak Bulgaristan'a gidip başvursak daha kısa sürmez mi?

Yani bu süre yasal zorunlu bekleme süresi gibi bir şey mi yoksa kısaltılabilir mi?

Bir de bu başvuru ücretleri aracı olan özel firmalara mı ödeniyor yoksa bulgaristan devlet kurumlarına mı?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
@etna Ananemin oradan nüfus kaydını sildirdiğinden emin değilim. Orada doğmuş, ilkokulu falan orada okumuş. 17 yaşındayken zorunlu göç ile türkiye'ye gelmişler.
Belki de halen oranın da vatandaşıdır.

@eileengray Arada 2 soy olsa bile siz başvurmayı denediniz mi?
0
🌸anaphylacticshock
(04.04.26)
kuzenimin anneannesi bana akraba olmadigi icin kac dogumlu, dogum belgesi neredeymis gibi sorularin cevaplarini bilmiyorum. basvurdun mu, dedim; basvurdum dedi. ne kadar da cikacakmis, dedim; annem almadigi icin biraz uzun sürecekmis ama tam zaman vermediler, dedi. ivit ivit detay sormadim acikcasi beni ilgilendirmedigi icin o kisimlar. dedigim gibi, anneannesi orada dogmustu, kuzenim anneannesi üstünden vatandaslik basvurusu yapti. kuzenimin annesi basvuru yapmadi. basvuru gecen seneydi. islem su an sürüyor, henüz almadi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.04.26)
Bildiğim kadarıyla bulgaristan kuşak kuşak başvurulmasını istiyor. Önce orada yaşayan sonra onun evladı sonra torunu. Mesela romanya göçmeninde bu şart aranmıyor. Ülkeden ülkeye şartlar değişiyor
+1
Unde bach canim
(05.04.26)
@anaphylacticshock

Benim de buyukanne ve buyukbabalarim Bulgaristan ve Yunanistan gocmeni. Benim birkac yakinim bu yolla vatandaslik aldi. Yalniz bildigim kadariyla bu tur basvurularda cok net bir sekilde kanit sunman gerek.

Eski fotograflar, anilar, su tarihte surdan suraya gocmus vs aile ici anlatilan hikayelere dikkate almazlar. Buyuklerinin Bulgaristan'da dogmus olmasi ya da ordan goc etmis olmasinin da bir onemi yok. Cunku Bulgaristan'da yasayip Bulgar vatandasi olmayan cok Turk vardi...

Bir sekilde aile buyuklerinin Bulgar vatandasi oldugunu kanitlaman gerekiyor. Anneannen Bulgaristan'da dogmus bir Turk olabilir. Orda okula gitmis olabilir. Bu bile onun Bulgar vatandasligi oldugunu kanitlamaya yetmez.

Anneannenin Bulgar pasaportunu, Bulgar kimligini, ya da Bulgar oldugunu gosteren bir belge varsa elinde o zaman isler degisebilir.

Anneannenin adini, tam ya da tahmini dogum tarihini, anne baba adlarini, tam dogum yerini, koyunu, mahallesini mail atarsan, sana vatandasligi bulunup bulunmadigini, vatandasliktan cikip cikmadigini, kaydi var mi yok mu soylerler ama sana pasaport bilgisini EGN numarasini falan soylemezler. 1978'de anneannen hayattaysa mutlaka bir EGN numarasi olmali. 1978'den once Bulgaristan'dan ayrildilarsa o zaman EGN'leri yoktur. Bu numara varsa kayitlari aninda bulurlar. Yine bu numarayi sana vermezler. Senin bilmen gerekiyor.

Arsivin mail adresi burda: [email protected]

Bulgarca mail atarsan daha iyi olur. Birkac yontem daha var en basiti bu. Kayit ile ilgili anneannenin yasadigi belediyeye ve pasaportu olup olmadigiyla ilgili icisleri bakanligina mail atarsan cevaplarlar.

Adalet bakanligina da bu kisinin vatandasligi var mi yok mu, vatandasligini birakmis mi diye sorabilirsin. [email protected]

Bu anneanne, dede basvurularinin sonuclanmasi, belgeleri toplayip konsolosluga basvuru yaptiktan sonra en az 2 sene suruyor ona gore.

Bu arada umudunu kirmak istemem ama Bulgaristan'dan gocen Turklerin cogu nenesinin dedesinin Bulgar oldugunu saniyorlar. Halbuki cogu Turkiye'ye goctukten sonra Bulgar vatandasligini birakti. Hatta Turkiye de Bulgar vatandasliginin birakilmasini sart kostu. Yani Turkiye'ye girdiginiz anda Bulgar vatandasligini kaybettiniz. Bu yuzden cogu kisi Bugun Bulgar vatandasligi alamiyor. Sinirdan gecerken kaydu kuydu olmayanlar. Bulgar vatandasligini birakma belgesi imzalamamis olanlar kayitlarda bulgar vatandasi olarak kaldilar.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(05.04.26)
(5)

mutfak sırlarınız var mı?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
yapılması alışılagelmemiş ama yapınca yemeğe takla attıran mutfak sırlarınız / püf noktalarınız var mı?ben başlıyorum: talaş böreğine jalapeño koymak. iç harcı pişirdikten sonra jalapeñoları minik minik kıyıp harca karıştırıyorum. börek çağ atlıyor.
yapılması alışılagelmemiş ama yapınca yemeğe takla attıran mutfak sırlarınız / püf noktalarınız var mı?
ben başlıyorum: talaş böreğine jalapeño koymak. iç harcı pişirdikten sonra jalapeñoları minik minik kıyıp harca karıştırıyorum. börek çağ atlıyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
keklerin içine 1-2 damla badem (tadı daha çok acıbadem gibi) ekstratı damlatmayı seviyorum. alttan çok hafif güzel bir aroma veriyor.
0
eileengray
(04.04.26)
Tavada yüksek ısıda steak tarzı et yapıyorsam, et pişerken üstüne taze yeşil otlar (maydanoz, kekik, kereviz sapı gibi) koyuyorum. Altı pişerken üstünü kapatıyor. Ete güzel aromalar bırakıyor.

Eti tavadan alınca, aynı tavada (yıkamadan, sıcağı sıcağına) dilimlenmiş kuru soğan ve sarımsak kavuruyorum. Lezzeti soğana geçiyor. Çok nefis oluyor.
0
yadigar
(06.04.26)
bu bilinen bir şey aslında ama yazayım.

içine salça/domates sosu giren her yemeğe 2 tane küp şeker atarım mutlaka.
+2
kibritsuyu
(06.04.26)
Brokoli çorbasının üzerine file badem kavuruyorum
+1
fildirfildir
(06.04.26)
makarnaya etli sos yaparsam mutlaka icine biraz kirmizi sarap koyarim sos piserken.
bir de domates soslu yemege kup seker +1
0
cooperr
(06.04.26)
(14)

Tuvalet kağıdı nasıl seçiyorsunuz?

michael_knight
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?Neden?Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
Hangi marka model tuvalet kağıdı tercih ediyorsunuz?
Neden?
Kâğıt havluda da durum aynı mı sizin için?
-1
michael_knight
(04.04.26)
Bambu yazıyorsa ve indirimdeyse alırım. Başka kriterim yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.04.26)
Solo, Familia, Selpak vb. hepsinin ucuz (daha az yapraklı-katlı, daha ince, daha küçük vs.) ürünleri var. Kullanıcı özellikle kampanya dönemlerinde oldukça ucuz görünen bu ürünleri sırf markası büyük diye alıyor, daha sonra kalitesizliğiyle yüzleşiyor. Bunu yapmayan tek ürün Papia gördüğüm kadarıyla, hep aynı orta karar kalite, hep aynı orta karar fiyat.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(04.04.26)
üziren ultra deluxe vb yazanları alıp deneyip fav a atıyorum. 32lisi 500 lira falan oluyor ama yumuşak ve aşındırmayan oluyor (kadınlar için gerekl)
+1
neira
(04.04.26)
kafa yorduğum bir konu değil. soft moft bir şeyler yazanlardan, indirimde olduğunda alıyorum.
+2
cay koy geliyorum
(04.04.26)
tuvalet kağıdında en yumuşak ve en kalitelisini almaya çalışıyorum. dışarıda ince ve zımpara gibi olanları hiç sevmiyorum. kağıt havlu konusunda o kadar seçici değilim.
+1
eileengray
(04.04.26)
En ucuz ve ince olan tuvalet kagitlarini almiyorum. Is yerinde de bu ince olanlardan var. Hic sevmiyorum ekonomik diye bunu aliyorlar ama insanlar daha fazla kagit kullanmak zorunda kaliyor aslinda daha pahaliya mal oluyor.
+2
thetruenorthstrongandfree2
(04.04.26)
En ucuz olanini seciyorum. Baska bir kriterim yok.
+2
Sour
(04.04.26)
kicima soruyorum, kendisi begenirse devam.
begenmez ise o zaman marka degistiririm.
kagit havluda en cok su cekeni alirim.
0
cooperr
(04.04.26)
3 katlı olmasına dikkat ediyorum ama onlar bile artık eli ıslatıyor. eskiden 2 yaprak yeterdi, artık 3 yaprak bile yetmiyor. her şeyde kalite düştü.
0
nothing in my way
(04.04.26)
Familia kullanıyoruz ve memnunuz. Kampanya dönemlerinde indirimdeyken alıyoruz. Adet fiyatı indirim zamanlarında 6,5 tl falan oluyor.
0
anaphylacticshock
(04.04.26)
@nothing in my way +1

kriterim 3 katlı ve bilinen markalardan olması. ama onlar bile artık eskisi kadar iyi değil.

kağıt havluda ise genellikle migros'taki viva markayı seçiyorum veya o anda hangisi uygun gelirse. kağıt havlu konusunda kriterim yok.
+1
tabudeviren
(04.04.26)
papia pure 4 katli bi secenek vardi. pro plus max. en premiumu neyse onu aliyorum.

cevredir agaclar boceklerdir ecco falan aldim zamaninda, memnun kalmadim.
benim popom kiymetli rahat etsin istiyorum buna gectim. arkadas grubunda da herkes bunu kullaniyo.
0
aguen
(04.04.26)
3 katlı olsun sağa sola dökülmesin + parfümsüz olsun (allerjik reaksiyon ve mantar enfeksiyonu riski) yeterli
0
suicmeyenadam
(05.04.26)
selpak iyidir. hb ya da trendyol'da indirim olunca toplu yapıştırıyorum.

sloganım da şu;

"selpak, götünün değerini bilenlere"
+1
spirit crusher
(06.04.26)
(7)

yurt dışı misafirini ağırlama/ karaköy

gobekliraki
tedarikçim olan isviçre/italya kökenli firmanın cfo'su tatile istanbula geldi, ailesiyle. onlarla bugünü önce kapalıçarşı, sultanahmet vs. vs. gezdirip eşlik edeceiğim. akşam nereye yemeğe götürsem bilemedim, o kadar uzun zaman oldu ki avrupa yakasına gitmeyeli. bir de oteline yakın olsun istiyorum,
tedarikçim olan isviçre/italya kökenli firmanın cfo'su tatile istanbula geldi, ailesiyle. onlarla bugünü önce kapalıçarşı, sultanahmet vs. vs. gezdirip eşlik edeceiğim. akşam nereye yemeğe götürsem bilemedim, o kadar uzun zaman oldu ki avrupa yakasına gitmeyeli. bir de oteline yakın olsun istiyorum, galatportun oralardaymış otel.
daha önce adam tek geldiğinde laciverte götürdüm, başka bir zaman tekne tuttum falan ama adam dehşet zengin olmasına rağmen hiç o kafalarda değil, daha çok yerel sever. ailesi de var bu sefer, önce kumkapı düşündüm sonra çiçek pasajı falan. sizin öneriler nedir? en kötü balıkçı saite götürürüm diye düşündüm ama bilemedim, en azından otele yakın diye.
2 de çocuğu var yanında, biri 15-16 yaşında, diğeri 35-40 arası.
-1
gobekliraki
(04.04.26)
Çiçek pasajı iyi fikir yerel seviyorsa. Galata'dan da teraslı mekanlar araştırın bence, kule + deniz manzaralı yerleri seviyorlar
0
gadlemler
(04.04.26)
Pandeli konumu, saati uyuyorsa değerlendirin. En azından atıştırmalık olarak.
Sinirli çiğ köftecinin oradan geçecekseniz atlamayın.


Kumkapıyı boşverin bence, etrafında pek bir şey yok. Çiçek pasajı çok daha iyi bir seçenek.
+1
michael_knight
(04.04.26)
köşkeroğlu'nda kebap ve tatlı (gelin bohçası).
0
lil siztah
(04.04.26)
Çiçek pasajında sevinç ve mahzen diye 2 yer çarptı gözüme. Buralara giden var mı daha önce, nasıl yerler?
0
🌸gobekliraki
(04.04.26)
michael+11 aklima ilk pandeli geldi benim de
0
ala09
(04.04.26)
Karaköy lokantası kesinlikle
0
eileengray
(04.04.26)
Çiçek pasajında karar kıldım. Şans bu ya oranın sahibi tanıdığım çıktı, aydın boysanın masasını bana ayırdı. Cevaplar için çok teşekkürler :)
+2
🌸gobekliraki
(04.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.