Giriş
(8)

Mutfak alisverisi

baldur2
Hangi online/telefon uygulamasindan yapiyorsunuz genelde ve neden?
Hangi online/telefon uygulamasindan yapiyorsunuz genelde ve neden?
0
baldur2
(16 saat)
migros. sürekli indirim oluyor. bim a101den daha ucuza geliyor.
internet kampanyalarından da yararlanıyorum
0
jelly bear
(16 saat)
migros&carrefour. ikisinde de sürekli indirim (gerçekten indirim) ve hediye kuponları var.
0
televole0
(16 saat)
Migros, Yemeksepeti market.
0
kumandanim
(16 saat)
marketlerin her ürünü online satışa koymadıklarını gördüğümden beri online alışveriş yapmıyorum.
0
co2s2
(15 saat)
yemeksepeti market. pro üyeliğim de var epey bir avantajlı oluyor. çok da hızlı geliyor.
0
awlmi
(13 saat)
hiçbir online uygulamayı kullanmıyorum. yok getirme ücreti, yok kargo ücreti, yok kurye ücreti yok şu kadar ücreti geçmeniz gerekiyor diye bir sürü ek ücret kitliyorlar. ayrıca fiyatları da marketlerden pahalı oluyor. bir tek migros sanalmarket ile fiziki markette fiyatlar aynı.
çıkar marketleri gezerim hangi ürün hangi markette ucuzsa oradan alırım.
ayrıca amazonu sürekli takip etmek lazım bazı ürünlerde marketten çok daha ucuza geliyor.
+1
my fault
(13 saat)
pestisit analizi yaptırdığı için (ve öyle filtrelenebiliyor) sebzeleri gidip alamıyorsam artık getir büyük’ten alırım. onun dışında migros ve macro sanal marketi kullanıyorum. carrefour benim için bitmiştir (zaten tr’de tamamen yasaklı bir pestisit çıktı ürünlerinde, hem a101 hem de carrefourda).
0
eileengray
(12 saat)
migros hemen, macro sanal

kolay. daha kaliteli ve çeşitli ürünler
0
art cat chocolate
(7 saat)
(23)

manzarali ev mi buyuk ev mi

antikadimag
iki kiralik daire var rezidans tipi binada. bir ev var guneybati cephesi denizi daglari goruyor cok guzel manzara. ama kucuk ve layoutu pek iyi degil. ayni binada alt katlarda bir baska daire ise binaya bakiyor ama daha genis (%20 daha buyuk) ve layoutu daha duzgun. yatak odasinin cami var mesela. d
iki kiralik daire var rezidans tipi binada. bir ev var guneybati cephesi denizi daglari goruyor cok guzel manzara. ama kucuk ve layoutu pek iyi degil. ayni binada alt katlarda bir baska daire ise binaya bakiyor ama daha genis (%20 daha buyuk) ve layoutu daha duzgun. yatak odasinin cami var mesela. digerinin yatak odasi iceride.

dag ve deniz manzarasi icin daha kucuk evde yasanir mi? ne dersiniz? boydan boya cam ve deniz manzarasi var oldukca guzel. fiyatlar ayni.
0
antikadimag
(07.09.26)
Benim için manzaralı ev. Baktıkça içimi daraltan ev büyük olsa ne yazar.
+3
Amaranta ursula
(07.09.26)
Hiç manzaralı evde yaşamadım. Bi yaşayıp görmek için onu seçerdim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(07.09.26)
ikiside problemli bence. manzarali olanda yatak odasinda cam olmamasi buyuk handikap. oburunun de baska binaya bakmasi sikinti.
ikisini de almam, beklerim.
buyuk binalar ise yakin zamanda baskalari da mutlaka satisa cikacaktir.
+1
cooperr
(07.09.26)
kiralik evler @cooper. zaten ikisini de tasiyan evler var ama bu sefer de cok pahali oluyor. bina zaten sehrin tam merkezinde luks ve yeni bir rezidans. ama butceme gore ya kucuk ya da manzarasiz kiralamak durumundayim.
0
🌸antikadimag
(07.09.26)
building code’a göre ABD’de yatak odalarinda disariya acilan bir pencere bulunmak zorunda. bu kucuk daire studyo mu? Ya da odanin kapisi yok mu? Planda ne diye geciyor?

Onun disinda kisa bir sureligine kirada oturacaksam ve layout beni cok etkilemeyecekse manzarayi secebilirim. yillar once manzarali bir dairede yasadim ve gercekten her gundogumu sihirliydi. hala arada dusunurum.
+1
eileengray
(07.09.26)
kiraliksa o zaman manzarali olan.
0
cooperr
(07.09.26)
@eileen, open bedroom diye geciyor ve oda bir paravanla koridordan ayriliyor. studyo ile 1 bedroom arasinda bir konsept. amac yatak odasini oturma odasindan ayirmak.
0
🌸antikadimag
(08.09.26)
tahmin ettim. o tip dairelerde genelde closet space sorun oluyor. eger yeterli closet alani varsa tutulur. bence buyukluk haricinde closet space olarak da karsilastir.
0
eileengray
(08.09.26)
Camiye veya kiliseye gercekten o kadar yakinsa hicbiri.

Manzaraya insan doyuyor ya da alisiyor. O yüzden daha kullanışlı olani secerdim ben.
0
Purple life
(08.09.26)
bu sartlarda manzarali ev.
0
banach
(08.09.26)
büyük ev çünkü büyük manzaralı evi olanlar manzaraya vakit ayıramıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.09.26)
Kimse de sormamış neye göre %20 daha küçük?

Küçüklük algınız ne mesela?

Bi yaz hele yeğenim
0
Rondak
(08.09.26)
manzarası olan evde uzun süreler yaşadım.
layout'u düzgün olan evi tercih ederim.
+1
rain when i die
(08.09.26)
Bu ikisi arasında büyük olan ev. Yatak odasının camı olmaması ne demek?
0
etna
(20 saat)
her sekilde manzarali ev.
önceki evimizin harika bir manzarasi vardi. öyle mimari ya da agac magac olarak falan degil ama önü cok acikti ve muazzam güzel günbatimlari izlerdik. telefonum, orada yasadigimiz 3.5 sene boyunca neredeyse her gün cektigim günbatimi fotolariyla dolu. o evden cok kücük oldugu icin ciktik. 60 m2'ydi ve sahiden artik yetmiyordu.
yeni eve gecerken hem büyük hem manzarali olsun istemistim. istedigim de oldu, simdi de harika bir dag ve orman manzaramiz var ama o ilk evimizdeki gün batimlari inanilmaz büyülüydü. 4 sene aradan sonra bile aklima geliyor. filtresiz, photoshop'suz, alt kismini kesip gönderebilirim bunu, her aksamüstü böyleydi: ibb.co ve hayir, alismiyorsunuz. ben alismadim yani, her gün ayni heyecanla izliyordum. su an yasadigimiz yerde daglar gökyüzünü biraz sikistiriyor, o sebeple eskisi gibi acik alandan göremiyoruz artik günbatimlarini. os ebeple hele önü de aciksa bence manzaraliya gecin. büyük evde her zaman oturulur ki bunun da kibrit kutusu kadar olmadigina eminim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20 saat)
manzara ilk girdiğiniz zamanlarda önemli. daha sonraları belki 6-7 ay o manzaraya dönüp bakmayacaksınız bile. haa misafirer için iyi bak. onlar bayılıyor ilk defa gördükleri için. bu arada %20 de pek önemli bir fark değilmiş yani. sayın alacaksanız küçük de olsa olsa manza kirada oturacaksanız diğeri.
0
ground
(18 saat)
ev ferah olcak seni darlamıcak.
0
mikahakkinen
(18 saat)
Kiralıksa ucuz olanı seçerim, satın alıncaksa büyük olanı.
0
ezkaza
(17 saat)
kısa bir süre oturacaksanız manzaralı ev

uzun süre oturacaksanız gelecekteki planlarınızı da içine katarak düşünmenizi tavsiye ederim. örneğin bir çalışma masası, çocuk odası, hobi köşesi gibi şeyleri düşünerek manzaralı eve sığıyorsanız yine manzaralı ev. ama sığmıyorsanız yeri geliyor 3-5 metrekare bile insanın ihtiyacını çok iyi gideriyor.
0
bravoteam
(16 saat)
camsız oda olmaz. manzara güzel bir artıdır ama evin içinin kullanışlı olması temel şeydir.
0
co2s2
(15 saat)
Manzaraya kısa sürede alışınır / doyulur bence.

Çok misafirim geliyorsa, manzaraya karşı kahvaltı, çay kahve içme vakitleri olacaksa belki...

Ama onun dışında evin kullanışlılığı ve ferahlığına doyulmaz, aksine alışınır ve aranır. Şahsi fikrimdir.
0
ananiyimioguz
(11 saat)
80 m2'den 60 m2 eve geçtim kısa zaman önce. Evin en sevdiğim yanı iki balkonum. Çayımı kahvemi alıp orman manzarasını seyretmeyi ve gökyüzüne bakmayı çok seviyorum. Uzun yıllardan beri ilk defa sadece apartman manzarası olmayan bir eve taşındığım için memnunum. Daha kullanışlı bir evi tercih ederdim tabii, ama bütçem dahilinde doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.
0
auroraaurora
(11 saat)
manzaralı evde yaşadım, ve kesinlikle geniş ev tercih ederim.

en fazla 2-3 hafta sonra gözünüz manzaraya alışıyor, ancak bi misafir geldiğinde hatırlıyorsunuz. istanbul'da köprülerden geçerken kimsenin manzaraya bakmaması en iyi örneği bence.
0
duyuruuser
(9 saat)
(5)

erkek için şort altına giymelik ne uzun ne kısa çoraplar

semaforo de medianoche
daha önce denk gelip almışlığım var ama nereden nasıl denk geldim bilmiyorum. bu boy çorapları nereden bulabilirim? crew çorap falan yazdım ama belli bir standartı yok gibi bunun bazısı uzun oluyor bazısı daha orta boy gibi. benim aradığım boy bilek kemiğinin 2-3 parmak üstünde olan boy.
daha önce denk gelip almışlığım var ama nereden nasıl denk geldim bilmiyorum. bu boy çorapları nereden bulabilirim? crew çorap falan yazdım ama belli bir standartı yok gibi bunun bazısı uzun oluyor bazısı daha orta boy gibi. benim aradığım boy bilek kemiğinin 2-3 parmak üstünde olan boy.
+1
semaforo de medianoche
(06.09.26)
amzn.eu
Kısa konç?
0
elorelia
(06.09.26)
@elorelia: yok ya bu linkteki tam o kemiğin hizası falan. ama attığınız linkteki diğer fotoda gözüken yarım konç resmi tam tarif ettiğim aslında. öyle aratınca bazı örnekler çıktı. bir de quarter çorap diye aratınca bir şeyler çıktı. tam bir standart kullanımı yok gibi bu isimlerin ama
0
🌸semaforo de medianoche
(06.09.26)
eileengray
(07.09.26)
Hangi renk istiyorsunuz bilmiyorum ama ben beyaz giyiyorum sortun altina, penti'nin su coraplari bence boy olarak guzel ama ben yuksek isida yikadigim icin tabani birkac ayda pamuklanmaya basladi.

ty.gl
0
bosver nicki
(07.09.26)
Decatlon'da orta konçlar dediğiniz gibi oluyor. rs160, rs500 vs. olabilir.
0
iustitia omnibus
(15 saat)
(5)

Dress sneaker olarak ne önerirsiniz?

runaway
Nike ve adidas'ın klasik modellerinden bıktım. Yaş olarak da pek iyi durmuyor artık. Minimalist bir dress sneaker arıyorum. Ne önerirsiniz?
Nike ve adidas'ın klasik modellerinden bıktım. Yaş olarak da pek iyi durmuyor artık.
Minimalist bir dress sneaker arıyorum. Ne önerirsiniz?
0
runaway
(05.09.26)
bütçe söylemediğinizden dress sneakers için ilk tercihim common projects. özellikle achilles low modeli.

ikinci olarak da size bir türk markası önereceğim. ayakkabıları gerçekten kaliteli ve custom da yapıyorlar. kendilerinden çiftim var: ethos shoes
www.ethosshoes.com
0
eileengray
(05.09.26)
Ethos'u bilmiyordum, çok güzelmiş.

Ben klasik bir öneri yapayım: Camper Pelotas Soller.
0
10551037
(05.09.26)
(bkz: officine creative) ayakkabinin geldigi son nokta. hem sik, hem kaliteli.
0
antikadimag
(05.09.26)
Clarks'a bakin. Hem olgun hem Nike, Adidas gibi rahat ayakkabilari var.
0
KafayıYedimAbi
(06.09.26)
Clark’s tarzı legero’yu öneririm ben de.
0
lil siztah
(06.09.26)
(11)

Yurt dışı check list

arbre
İlk defa çıkacağım için son kontrol yapmak istedim.Pasaport ok, süresi yeterli, 10 yıllıkSeyahat sigortası okUçak biletleri okOtel rezervasyonları ok, çıktıya gerek var mı?Çıkış harcı ödeyeceğim o aklımdaFotoğraf makinesi için yedek batarya ve telefon için powerbank okBaşka neler var? Teşekkür ederi
İlk defa çıkacağım için son kontrol yapmak istedim.

Pasaport ok, süresi yeterli, 10 yıllık
Seyahat sigortası ok
Uçak biletleri ok
Otel rezervasyonları ok, çıktıya gerek var mı?
Çıkış harcı ödeyeceğim o aklımda
Fotoğraf makinesi için yedek batarya ve telefon için powerbank ok

Başka neler var? Teşekkür ederim.
-13
arbre
(04.09.26)
2 tane vesikalık şart. çıkışta istiyorlar.
-6
plastic_angel
(04.09.26)
e-sim veya yurtdisi paketi
harcamalari nasil yaopacagina karar vermek (kredi karti, nakit vs) ve nasil olacagini ogrenmek
en azindan otele ulasimin nasil olacagini ogrenmek, ulasim icin odemenin nasil yapilacagini ogrenmek
0
lemmiwinks
(04.09.26)
çıktı al bence. girişte gümrük polisi rezervasyonu ve dönüş biletini sorabilir, görmek isteyebilir.

kredi kartın yurt dışına açık mı? Yanında bir miktar nakit taşımak da iyi olabilir.
+1
eileengray
(04.09.26)
Düzenli kullanılan ilaçlarınız varsa öbcelikle bunları unutmayın. Bununla birlikte; ağrı kesici/ateş düşürücü, soğuk algınlığı, mide ilacı vb yanınızda bu tarz ilaçlardan bulundurmakta kesinlikle fayda var. Atın çantanızda bulunsun derim.
+1
ezkaza
(04.09.26)
Hayırlı yolculuklar. Güle güle gidin, gelin :)

Powerbank konusunda uçuş firmanızın kurallarını inceleyin.

Rezervasyonun ve sağlık sigortasının çıktısını alın.

Değişik tatlar denerim diyorsanız ishal ilacı ve hazımsızlık için çiğnenebilir tablet gibi bir şey alın.

Orada büyük ihtimalle taharet musluğu yoktur. "Travel bidet" denilen şeyler çok işe yarıyor. Alamam derseniz ıslak mendil bulundurun. Bu iş için üretilmiş ıslak mendiller de var.
0
cosmicstring
(04.09.26)
bunlari da bir degerlendirebilirsiniz:

kredi/banka karti odemelerini yurt disina (pos cihazlarina) actirmak.
her ihtimale karsi bir miktar nakit bulundurmak.
her ihtimale karsi bankamatikten para cekebilmek adina (vadesiz) mevduatta para tutmak.
yurt disi internet, arama paketlerini, planlarini ayarlamak.
gerekli uygulamalari indirmek (uber, lokal bilet aplikasyonlari vs).
+1
Sour
(04.09.26)
acil durum için antibiyotik ve ilaç alın.

diş ağrısı vb. durumları. ucuz bir ülkede farketmeyebilir ama amerikada can acıtıyor mesela fiyatlar =)

ishal ilacı +1, löpermid alıyorum ben mesela nolur nolmaz, sudan bile değişiyor sindirim sistemi. acil durumda iş görür.
+1
kveldulv
(04.09.26)
kveldulv, ilacı yurt dışında eczaneden alabilirim sanırım? ABD değil. Diş ağrısı ihtimali yok.
-6
🌸arbre
(04.09.26)
İlaç işi belli olmaz. Aynısı olmaz, bizde reçetesizdir, orada reçetelidir, Türk reçetesi kabul etmez, vs vs. Ne lazımsa buradan götürün. Reçeteliyse yanınızda reçeteniz de bulunsun.
+3
cosmicstring
(04.09.26)
Priz tipine göre adaptör/dönüştürücü gerekebilir.
Antibiyotik +1 hayat kolaylaştırıyor.
(Son yurtdışı seyahatimde dişim apse yaptı. Anında başladım. 3. gün düzelmeye başladı diş)
0
dilemma of subscribtionability
(04.09.26)
açıkçası 1 haftalığına belgrad için antibiyotiğe gerek yok. kendi kendine teşhis koyup başlamazsın zaten, en kötü atlar gelirsin.
0
eileengray
(04.09.26)
(7)

İ20 vs Clio

oylesine sordum
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan as
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan asıl şey uzun yolda ne kadar rahat/konforlu olduğu.

Bu araçları tecrübe edenler varsa fikirlerini paylaşabilir mi?
0
oylesine sordum
(03.09.26)
ikisi arasında kalıyorsanız bence Clio öne çıkar. Fakat 1.0 Sce değil mutlaka turbolu 1.0 Tce bakın.
+1
awlmi
(03.09.26)
clio ile karşılaştıramayacağım ama istanbul içinde ve yılda birkaç kez ege'ye/ankara'ya gidip gelmek için i20 kullanıyorum. bence fiyatına göre donanımı çok iyi. konforlu ve kompakt. trafikte de çok rahat. geçen gün arkadaşımın t-roc'una bindim ve i20 çok daha iyimiş dedim içimden. ben kendisiyle mutluyum. istanbul'daki yetkili kağıthane servisini de ayrıca seviyorum. benim deneyimim olumlu.
edit: 1.4müş benimki
+1
eileengray
(03.09.26)
70 bin km yaptığım otomatik clio 1 tce aracım var. aracın performansı iyi şimdiye kadar bir sıkıntı yaşamadım. turbolu motor olduğu için bence biraz fazla yakıyor. b segment arabayla uzun yol konforlu olmuyor. kullanma yönünden sıkıntı yok ancak boyum 1.87 4 saatlik yolculuk sonrası araçtan indiğimde ayaklarım ağrıyor.
0
mikahakkinen
(03.09.26)
aralarında çok bir fark yok, i20 uzun yol için 1 tık daha konforlu ve görüş açısı biraz daha geniş.
4 saatin üzerindeki uzun yolda, hep aynı pozisyonda oturmamak için mutlaka en az 3 kere koltuğun ayarlarını değiştiriyorum faydası oluyor.
0
duyuruuser
(03.09.26)
bu tip araçlarda motordan daha önemlisi şanzıman. sürekli dur kalk trafiğine uygun bir şanzıman tipi seçmek lazım. o da aslında eski nesil tork konvertörlü.
+1
orpheus
(03.09.26)
1 yıl farkla 2020 1.3 clio tercih ederdim.
0
a darkness coming
(03.09.26)
@orpheus +1

Bu motorlar zaten 100 beygir, 1litre 3 silindir olmasına kanmayın.

1.5dci 4 silindir ama 90 beygirdi.

Ama 1l motorların çekişinin zayıf sanılmasının nedeni, şanzıman ve lastikler.

Aracınız tekerlere çok yüksek kuvvet iletebilir ama lastik ile yol arasındaki sürtünme kuvvetini aşarsa patinaj çeker => araba çekişi düşürür

Şanzıman da zaten duruma kuvveti yükseltiyor. Dişli aralıkları çok yüksekse, çekiş için arabanın en yüksek güç ürettiği/devire yaklaşıyorsunuz.

Üstüne bunlar manual otomatik. Eskiden turbo makinesi ile kontak sağlanıyordu.
0
substituent
(03.09.26)
(16)

Düğün için içki markası tercihi

duguit
Düğündeki içkileri biz alıp mekana teslim edeceğiz onlar servis edecek. Rakı (20-25 şişe), kırmızı şarap (25 şişe), beyaz şarap (25 şişe), cin (10-15 şişe) ve fazla olmamak kaydıyla viski alacağım. Hem bütçeyi çok sarsmayacak hem de kötü olmayacak ne alabilirim? Rakıda Yeni Rakı Yeni Seri alayım diy
Düğündeki içkileri biz alıp mekana teslim edeceğiz onlar servis edecek. Rakı (20-25 şişe), kırmızı şarap (25 şişe), beyaz şarap (25 şişe), cin (10-15 şişe) ve fazla olmamak kaydıyla viski alacağım. Hem bütçeyi çok sarsmayacak hem de kötü olmayacak ne alabilirim? Rakıda Yeni Rakı Yeni Seri alayım diyorum mesela, cinde çok fark yoksa Gordon's, çok fark edecekse Gilbeys de alabilirim. Önerilere açığım.

Bir de Ankara'da toplu alım için Metro market ve City Gross'a bakacağım, başka önerisi olan var mı?
0
duguit
(03.09.26)
marka değil de büyük tekellerden birkaçına gidip toplu alım için fiyat sorun
0
kisa
(03.09.26)
Carrefour varsa yakınınızda bir bakın şu an içki stoklarını bitirmek için çok güzel indirim yapmışlar. Toptan aldığımız firmalardan bile uyguna aldık geçen hafta.
0
mutekebbir
(03.09.26)
carrefour da 1 eylül ile içki satışı bitmiş olması lazım
0
kisa
(03.09.26)
Bira yok mu?
0
Mirket
(03.09.26)
@mirket carrefour da mı?

olmaması lazım, hatta 2 haftada 1.5Milyarlık stok eritmeye çalıştırlar. önceden toplu alıma izin vermiyorlardı, tekelciler bile gelip kasayla boşalttılar mağazaları.
A101 aldıktan sonra bünyelerinde içki satışı yapmamaya karar verdiler.
0
kisa
(03.09.26)
Düğünde bira yok mu?
0
Mirket
(03.09.26)
kardeşimin düğününde şarap çeşitleri ve rakı vardı. otellerle çalışan firmalarla görüşmüşlerdi. hem daha uygun fiyatlı oluyor hem de daha az alkollü oluyor daha iyi
0
Hallegadola
(03.09.26)
Şarap için Ege'deki üreticilere ulaşıp 25 ya da 50 şişe şarap için fiyat sorabilirsiniz. Fiyatları metro marketteki ucuz şarapları aşar ama iyi şarabı biraz daha uyguna alabilirsiniz belki.

Benim ilk aklıma gelenler beyaz şarap için MMG'nin Bornova Misketi, kırmızı için Garova'nın Zinfandel'i oluyor ama güncel fiyatlarından haberim yok tabii.
0
kobuzchu kiz
(03.09.26)
City Gross tercih etmeniz daha doğru olacaktır Metro markette indirimli değil fiyatlar.

Şaraplar için bütçenize uygun seçim yapmanız yeterli olacaktır. Yok illa nokta atışı öneri derseniz ben Ancyra Merlot derim kırmızıda. Beyazda da Kavaklıdere primeur.

Rakıda aynı noktada değiliz saki rakı mor şişe ve sarı zeybek çok güzel 3 meşe özellikle fiyat bilmiyorum ama :) Cin ise Gordon veya tanquarey (böyle yazılmıyor olabilir)

dip not: beyazda misket şarabı bulursanız yazın çok iyi olur
0
kablelvuku
(03.09.26)
mekanın garsonlarına sor bence, içkilerin 3te 1ini onlar götürecek zaten xD
+2
bobinhoo
(03.09.26)
10 bin kisi mi davetli dugune?
+1
baldur2
(03.09.26)
Viski hariç hepsinde en düşük bar içkisi. Viski de jameson ya da blacklabel
0
klassno
(03.09.26)
Yeni seri candır.
Bir tavsiye vereyim, sık sık yurtdışına çıkıyorsan, veya çevrende bir çok kişi bir çok kişi sık sık gidiyorsa, herkese her gelişte free shoptan birer litre içki aldır. Türkiye ile yüzde 30-40 daha az ödersin m
0
etna
(03.09.26)
sarap olarak Tigris yeterli, f/p urunudur. Bence fazla acilmaya gerek yok.
Raki ve agir ickide sahte olmamasina dikkat et millet zehirlenmesin. :D
0
cooperr
(03.09.26)
şarap için lucien arkas'ın hem kırmızısını hem de beyazını öneririm. toplu alımlarda indirim de yapıyorlar diye biliyorum.
0
eileengray
(04.09.26)
gimat'ın oralarda tekel gross var (evet o da var). bir bakın derim.
0
babilfish
(04.09.26)
(13)

toplu tasima adabi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bu sorum özellikle yurtdisinda yasayanlara aslinda. her sabah ise trenle gidiyorum ve is cikisi bu saatte dönerken hizli tren haliyle asiri dolu olabiliyor. tren istasyona geliyor, bir sürü insan biniyor, ayakta kalan bircok insan oluyor, bakiyorum ama oturanlar kendileri oturmuslar, yan koltuklarin
bu sorum özellikle yurtdisinda yasayanlara aslinda. her sabah ise trenle gidiyorum ve is cikisi bu saatte dönerken hizli tren haliyle asiri dolu olabiliyor. tren istasyona geliyor, bir sürü insan biniyor, ayakta kalan bircok insan oluyor, bakiyorum ama oturanlar kendileri oturmuslar, yan koltuklarina da cantalarini oturtuyorlar. siz bir sey söyleyene kadar da asla ama asla o cantalari kaldirmiyorlar. yani vagon resmen balik istifi, ayakta yasli insanlar, cocuklular falan var ama beyefendi, hanimefendi o cantasini cekmiyor asla. illa ve illa sizin oturabilir miyim demeniz gerekiyor. dalginlik halinden bahsetmiyorum.

nedir bunun mantigi? mallik mi desem, toplum icinde yasamayi bilmemek mi desem, bireycilikten kafayi siyirma mi desem? bireycilik de diyemiyorum cünkü avrupa'da her yerde böyle degil. bu sebeple bazi insanlarin baska insanlardan uyari almayi sevdigini düsünmeye basladim. mesela paris'te böyle degildi. metroda, millet vagon dolunca giristeki koltuklardan kalkip koltuklari kapatiyordu ki daha cok insan binebilsin ama avusturya'da resmen "malsin galiba canim" bakislari altinda elalemden uyari yemeye bayiliyorlar. her gün mü olur? evet, her gün oluyor.
ben, kimseden "cantani cek" bile olsa laf isitmek istemem mesela. baktim tren biraz dolu, cantami kucagima alirim. türkiye'de de hatirladigim kadariyla bu konuda insanlar oldukca titizdi. hatta ayakta dururken sirt cantasini bile cikarttiriyorlardi. hatirladigim gibi degil miydi yoksa? türkiye'de nasildi bu konular?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.09.26)
dogru tespit, dogru cevabi da kendin vermissin zaten.
0
baldur2
(02.09.26)
haklısın ama en azından oturabilir miyim deyince kibara kalkıp yer veriyorlar.
0
iwillsee
(02.09.26)
Benim de dikkatimi cekti. Burada en azindan kalabalik oldugunda canta koyma isi epey azaliyor. Bazen musait de olsa ayaktakiler kimsenin yanina oturmuyor. Tamamen bos ikili veya dortlu oturma yerleri varsa asla dolu olana gitmiyorlar vs. Bahsettiginiz gibi bir cesit bireyselcilik olsa gerek.
0
mbond
(02.09.26)
biri oturursa diye rahatımdan ödün vermektense oturmak istendiğinde çekmek daha mantıklı geliyor. new brunswick - new york arası 2-3 ay sürekli tren kullandım, orada da benzer durum vardı.
0
yap desem yapmazsin he
(02.09.26)
Bence bu kişisel konfor olayını aşıyor bir tık. daha ilerisi biri sorsa da çantayı kaldırmamak bu mantıkla. Binerken bir kişilik para verip binen 1 kişilik alan kaplayabilmeli bence.fazlası lüks.
+1
denizciman
(02.09.26)
Aynen ben de ilk taşındığımda çok tuhaf bulmuştum ve aşırı sinir ediyordu. Redditte falan da benzer sorular vardı, orda çoğu kişi de amma büyüttünüz çantanı çek desen çekerler falan yazmıştı. Ondan beri adet böyle demek ki diye çek diyorum ben de :D Ama bunu hep z kuşağında gördüm burda Avrupada ve hala mallık olduğunu düşünüyorum.
+1
truf
(02.09.26)
20 yılı aşkın süredir İstanbul'da toplu taşıma kullanıcısıyım, oldukça tecrübeli olduğum söylenebilir.

Bu dediğiniz şeye aşırı dikkat ederim, İstanbul'da dikkat etmeyen de görmedim diyebilirim. Araç boşsa ben de yan/karşı koltuğa çantamı koyabilirim ancak özellikle otobüs için konuşuyorum, görebildiğim kadarıyla ikili koltukların tümünde bir koltuk doluysa, yani otobüse binecek ilk kişi herhangi birinin yanına oturmak zorundaysa, çantamı anında kucağıma alırım.

Sizin tanık olduğunuz durum bence bir terbiye ve empati eksikliğine işaret ediyor. İstanbul'da hala hasta/yaşlı/hamile/ihtiyaç sahibi yolculara, bu yolcular henüz bir şey söylemeden oturan yolculardan birkaçı anında yerini teklif ediyor. Sadece metrobüste bir kere terbiyesizin tekine denk geldim, yaşlı biri rica etmesine karşın yer vermemişti ve pişkin pişkin "Yer vermek zorunda değilim." diye sırıtarak zırvalamıştı, ardından çevresindeki yolcuların büyük kısmı tarafından sözel olarak çok sağlam linç edilmişti.
+1
10551037
(02.09.26)
Ingiltere'de Thameslink trenleri gibi bazi hatlarda var bu durum. Genelde beyaz yaka bencil tipler yapiyor, cantasini, posetini, montunu koyuyor. Oturmak istediginde sozlu olarak dile getirmese de "ciddi misin ya, o kadar dustun mu? kac durak gidicen ki zaten, koca trende beni mi buldun" tarzi bakislar, hareketler yapiyor, zoraki yer aciyor sana. Cok kisi de tenezzul etmiyor zaten oturmaya. Karsilikli koltuklarda bos yer varsa oturulur, tek kisi dolu koltuklar bos kalir genelde ikinci kisi gelmez, asiri kalabalik durumlari yoksa.

Ha oturmazsa ölecek hastalığı bir bizim insanımızda var. Avrupa'da insanlar oturmaya bu kadar hevesli değil ya da çaktırmıyorlar.
+1
freedonia
(02.09.26)
Şöyle bir şey mi acaba mesela Türkiye'de bunlar yaşanmaz. Çünkü hem empati var hem de sen yanındaki koltuğu da çantana ayırsan ya ayiplanirsin ya yadirganirsin ya da kavga çıkmış olur. Ama belki yurtdışındakiler için bu bizim düşündüğümüz gibi bir şey değil alelade bir konudur. Hani o kadar dert etmiyolar ki biri onları uyarsa o an aksiyon alıp hayatlarına devam ediyor üzerine düşünmüyorlardir. Yani onlarda bence şimdi başkasının yerini mi işgal ettim biri bir şey der mi gibi cekinceler yok. Açık iletişim o kadar. Biz ise o kadar çok hem kendimiz hem başkaları için her şeyi düşünüyoruz ki. Zaten kültürümüze de yansıyor.
0
egerbiryolcu
(02.09.26)
ben de cok yasiyorum. hic bisey soylemeden cantayi kenara itip cat diye oturuyorum. bisiler eveleyip gevelediklerinde ofkeli bir bakis atiyorum. bireysellikse al sana bireyselligin allahi.
0
buenosdias
(03.09.26)
İstanbul’da metroda iki koltuğu ortalayıp oturan gevşekler oluyor. Nazik bir dille mabadını tek koltuğa sığdırmalarını söylemek gerekiyor bu tiplere.
+1
auroraaurora
(03.09.26)
benim burada trenden trene adap değişiyor; metroda yer veren daha çok oluyor, kalabalık oluştukça kalkıp yer açanlar/teklif edenler oluyor ama suburbler arası çalışan trenlerde insanlar doğal olarak başta yayılıyorlar, ancak birisi gelirse çantasını çekiyor. bu da gidilecek mesafeye göre şekilleniyor bence. mesela @yap desem yapmazsin'ın bahsettiği treni 3 yıl sık kullandım ve o hat genelde çift katlı büyük trenlerle yapılıyor ve genelde boş gidiyor. insanlar yayıldıkça yayılıyor ama kimse de --eğitim seviyesi çok düşük değilse-- gerektiğinde "yok kardeş çantamı çekemem" demiyor. burada her tren tipinde eğer kalabalıksa sırt çantanı sırtında taşıyamazsın kuralı var. daha çok insan binebilsin diye.
+1
eileengray
(03.09.26)
istanbul'da insanlar kendinden anlayıp genellikle koltuğu boşaltır. ama bazen "affedersiniz, buraya oturabilir miyim?" demek zorunda kalabiliyoruz. birkaç kez psikolojisi bozuk insana denk geldim. neredeyse saldıracaklardı. böyle durumlar da olabiliyor.
0
santimantal
(04.09.26)
(6)

aha kezbana bak kezbana

eddiee
Bu baslıga yazılanları okuyordum oylesine. Bu degisik bunları yazmıs kezbanlar kralicesi. https://eksisozluk.com/karsi-cinste-ilk-sogutan-detay--5600966?a=popular&p=35https://eksisozluk.com/biri/aware-of-the-simulationSigara içenler uzak dursun diye yazmıs. profil fotografına o cirkin, kısa, sisko d
Bu baslıga yazılanları okuyordum oylesine. Bu degisik bunları yazmıs kezbanlar kralicesi.

eksisozluk.com

eksisozluk.com

Sigara içenler uzak dursun diye yazmıs. profil fotografına o cirkin, kısa, sisko dolma parmaklarıyla tuttuğu sigara fotoğrafını koymuş.

Diğer yazdıgı butun ozellikler, sanki kendisi dört dörtlük de ... bunun gibi sürüsüne bereket kezban dolanıyor dısarda.. neyse baska yorum yazmıyorum hadi gule gule

erkekler not alın ayrıntılı liste;

görsel olarak ele alırsak;

saçlarındaki yağ ve kepekli görüntü,
bitişik kaş
yüzünde veya vücudunda kıl
siyah nokta / yağlı bir yüz
sakal(uzun ve çok gür ise)
dişlerin beyaz ve sağlıklı olamaması,
ağız kokusu ve vücut kokusu
(sigara içenler uzak olsun)
uzun tırnaklar
sporsuz bi yaşam
kassız bir vucüt,
göbek
küçük ve şekilsiz bir popo
birden fazla kulak küpesi
piercing
anlamsız ve kroca büyük çaplı dövmeler
giyinmeyi bilmemesi
daracık pantolon giymesi.
titiz olmaması.

karakter olarak çok detay var onu başka bi gün yazarım artık ayrıntılarıyla. lol
-31
eddiee
(01.09.26)
Şahıs kendince bir liste çıkarmış.
Hiç de abartılı bir şey istememiş.
Niye yükseliyoruz biz şimdi bu şahsa burada?
0
Mirket
(01.09.26)
Görünen o ki burda sadece bir tane kezban var. Kim olduğunu söylemeyeceğim.
-1
Gradient_tabanlı_mor
(02.09.26)
sosyal medya gazlamalariyla insanlari hep bir kaliba sokmaktan, acimasizca yargilamaktan, etiketlemekten, materyalist olup mukemmeli aramaktan vazgecin artik.
0
baldur2
(02.09.26)
Sen yoldan geçen herkesin isteklerine, fikirlerine müdahale edip "hayır yanlış düşünüyorsun, o öyle değil, sen şöylesin, böylesin" diyor musun güzel kardeşim benim? Böyle emekli albay gibi yaşanmaz. İsteyen istediği kriteri koyar, istediği bakış açısıyla olayları değerlendirir. Hoşuna gidenle iletişim kurarsın, gitmeyenin yanından geçer gidersin. Bu kadar zor değil bu. Herkes her beğenmediği fikri buraya taşıyıp parmakla göstererek bakın ne kadar da lölölö dese sence olur mu?
+1
thracia
(02.09.26)
Seni burada yerler...

Bir eksi de ben verdim. İyi misin, hakikaten bir derdin olmalı, bu takıntılı ruh hali hiç normal değil.
0
gabe h coud
(02.09.26)
izlanda size yaramadi, hobbit gibi mi hissettiniz orada?
0
eileengray
(02.09.26)
(10)

Bağlıca vs. Çayyolu

floydian
Is yerim cayyolunun tam gobeginde. Tasinacagim ve ev bakiyorum. Gonlum cayyolundan yana ama malum fiyatlar daha pahali baglicaya gore. Dodurga falan bakmiyorum gerci sadece konutkent alacaatli umitkoy falan.Cayyolunu bilirim guzel yerler ama baglicayi bilmiyorum. Daha az kirayla daha guzel evlerde o
Is yerim cayyolunun tam gobeginde. Tasinacagim ve ev bakiyorum. Gonlum cayyolundan yana ama malum fiyatlar daha pahali baglicaya gore. Dodurga falan bakmiyorum gerci sadece konutkent alacaatli umitkoy falan.

Cayyolunu bilirim guzel yerler ama baglicayi bilmiyorum. Daha az kirayla daha guzel evlerde oturulabiliyor ama ben yurunebilir sessiz ama medeniyete de cok uzak olmayan bir mahalle ariyorum. Baglica bunu saglar mi?
0
floydian
(01.09.26)
Çayyolu vs bağlıca kapışmasında Bağlıca kazanır. Evler çok daha geniş ve güzel hem de daha uygun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.09.26)
Evlerin oyle oldugunun ben de farkindayim ama peki ya mahalle ve cevre?
0
🌸floydian
(01.09.26)
açılın ben bağlıca'da oturuyorum.

artıları
evlerin çoğunluğu yeni, geniş ve otoparklı. park sıkıntısı çekmiyorsun. mesai saatleri dışında merkezi yerlere nazaran trafik az. jandarma bölgesi olduğu için daha güvende hissediyorsun, sürekli devriye halindeler. zaten hurdacısı satıcısı vs uğramaz, bahçelideki serseri tipler gibi müzik açıp dolaşanı olmaz. kafa dinlemek için de iyi. toplu taşımayla ulaşım için önce otobüsle koru'ya gitmek gerekse de, birkaç yıla bağlıca'ya metro da gelecek. çevre yoluna yapılan bağlantıyla birlikte keşmekeşe girmeden bir yerlere gitme imkanı var. gelişime açık bölge, yatırım için ideal (öyle ki Bağlıca'yla hiçbir alakası olmayan etimesgut halk ekmek civarı, yani alsancak/süvari hatta elvankent'e uzanan evleri bile emlakçılar bağlıca 2 adıyla satmaya çalışıyor).

eksileri
yapılaşma çok sıkıntılı. yan yana müstakil villalar varken bi bakmışsın yanında devasa bir apartman, onun iki yanı boş, ordan sonra yine villa vs. bir düzen yok yani. ehliyet kursları bu bölgede sürüş eğitimi yaptığından iki arabadan birisi sürücü kursu arabası. yukarıda belirttiğim gibi metroya direkt ulaşım şu an için yok. merkezi yerlere uzaksınız, şehrin kısmen dışındasınız (fakat kopuk değilsiniz, hatta benim için iyi bir şey bu, kızılaya vs çok gidiyorsanız diye belirttim). genelde sitelerden oluştuğu için fazla bir komşuluk olmuyor. bir anda türeyen kahve zincirleri, bulvar civarını istila etmiş durumda. o nedenle mermeroğlu caddesi civarına bakmanızı öneririm düşünürseniz. önce yeni açılan mit, ardından şimdi yapılan ayyıldız ve yakınındaki askeriye nedeniyle bağlıca da dolmaya başladı. sincan ve etimesgut merkezde oturmak zorunda kalıp çocuğu iyi eğitim alsın isteyenler bu bölgeye getiriyor, sonrasında kendileri gelebilirse kendileri de taşınıyor. devlet bahçeli yerleşkesine bile havuz veya fitness için çevre mahallelerden günlük gelip gidenler var.

edit: bu arada biraz daha eski, küçük ama merkezi bir yer düşünürseniz bilkent civarına bakabilirsiniz. yakın zamanda bir arkadaşım "bilkent 2 park sitesi" diye bir yere taşındı, bilkent center'ın karşısı oluyor. kendi içinde resmen ormanı, yürüyüş parkurları, tenis kortları vs vardı ve benim çok hoşuma gitti. kiralar da evler eski olduğu için 45-50 civarı, çok yüksek değil.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.09.26)
bağlıca medeniyet anlamında çayyolu'ndan geri kalmaz. @yap desen yapmazsın he'nin tespitleri çok doğru. alkollü mekan pek yok onu ben eklemek isterim. akşam bir bira içeyim desen mesa koru ya da arcadium en yakın yerler :)
0
eisberg
(01.09.26)
cayyolu da yozlasti ama yine de bir tik daha iyi sanki. insanina gore secin derim. incek sukentte gokdelende ayakkabisini kapi onune koyan insanlar var. bu acidan bakinca cayyolu ya da bilkent, beysukent, koru benim gozumde kazaniyor.
0
eileengray
(01.09.26)
Hazir iyi bilenleri bulmusken o zaman, madem baglica da dusunuyorum neden turkkonut(dodurga) dusunmeyeyim ki? Orasi da baglica ile paralel fiyatlar konusunda. Sanki baglicadan daha mi iyidir ne dersiniz?
0
🌸floydian
(01.09.26)
bağlıca'daki evler genelde geniş balkonlu ve ferah oluyor. aynı fiyata çayyolu'ndan 20-30 yıllık apartmandan ev alacağıma, aynı rakama 5 dk mesafede bağlıca'dan daha yeni veya sıfır daire alırım daha mantıklı.

ben de bağlıca'da oturuyorum, arabası olan için pek sorun olmuyor
0
asklambac
(01.09.26)
Ev almiyorum kiraya cikiyorum o yuzden evin yasi dert degil ici duzgun oldugu surece. Araba var zaten ama yurume mesafemde market falan olsun istiyorum yine de.
0
🌸floydian
(01.09.26)
bağlıca'da çağdaş, migros, yunus gibi marketler var. kahve zincirleri var. ama akşam takılayım diye düşünebileceğin tarzda alkollü mekan bulunmuyor. bilgin olsun
0
asklambac
(01.09.26)
yılların çayyolulusu ve güncelde bağlıcada oturan biri oalrak cevaplayayım

bütün okul hayatım her şeyim çayyolunda geçti çok severim. ama eşimin ailesi bağlıcada ev alınca bize oraya geçtik.

bağlıca sosyoekonomik olarak çayyoluna yetişmeye çalışan bir yer. genellikle yeni çiftler ve bebekli aileler çok, çünkü çayyolundaki evler eski ve küçük, yaptırmaya değmeyecek kadar kötü durumdalar. bağlıcadaki evler büyük ve yeni ayrıca çayyoluna yakın olduğu için çokça tercih ediliyor

bağlıcanın sıkıntısı çayyolundaki gibi evimden çıkıp gideyim park bahçe insana ulaşayım durumu yok. tabi eski çayyoluda böyleydi yani ben çocukken yıl 2004-2005, çayyolu bağlıcadan daha kötü bir yerdi. ulaşım aşırı zor ve izbeydi. bağlıca çayyoluna kıyasla daha hızlı bir ivme ile gelişiyor.

bağlıcada bir de çoğunluk mit personeli. değilim diyen de öyledir diyeyim çoğu mesleğini saklıyor. apartman yöneticilerinin mesleğine bakın çoğu emekli askerim, başbakanlık personeliniydim, bakanlık çalışanıydım vs der.

bağlıca için tavsiyem 4+1, 3+1 evlerin olduğu sitelerde oturmanız oalcaktır

türkkonut ise yerleşim yeri olarak eski ama gelişememiş bir yer. bağlıcaya kıyasla sosyoekonomik olarak daha düşük seviyede. tek artısı alacaatlıya daha yakın ama çayyoluya ve ümitköye uzak.

ama kiraya çıkacaksan bence çayyolundaki eski evlere bak. satın alacaksan bağlıca
0
Hallegadola
(01.09.26)
(5)

istanbul havalimanı

der meister
otobüs 13:30 gibi gösteriyor varışı. uçuş 16'da, iç hatlar. otobüsün indirdiği yerden sorunsuz ulaşabilir miyiz acaba? bi de bilet business class, thy'den, check-in sırasında öncelik veya kolaylık imkanı oluyor mu? 2.5 yaşında çocuk var aslında çekincem biraz ondan ve havalimanının devasa olmasından
otobüs 13:30 gibi gösteriyor varışı. uçuş 16'da, iç hatlar. otobüsün indirdiği yerden sorunsuz ulaşabilir miyiz acaba? bi de bilet business class, thy'den, check-in sırasında öncelik veya kolaylık imkanı oluyor mu? 2.5 yaşında çocuk var aslında çekincem biraz ondan ve havalimanının devasa olmasından kaynaklı, yoksa şu yaşıma kadar havalimanında hep beklediğimden daha az sürede hallettim işleri.

ben daha önce bi kez indim oraya, çıkana kadar 20-25 dakika yürüdüm. şimdi yolcuları yetiştirmem bi de çıkıp kendi otobüsümü yakalamam lazım. iç hatlar gidişten girince kontuarlar, kapılar vs. ne kadar mesafede onu merak ettim biraz. ona da yürüyerek 20 dk gerekmiyordur umarım yoksa sıkıntı.
0
der meister
(31.08.26)
havalimanı appini indir orada nereden nereye kaç dk gidilir gösteriyor istanbulairport ismi app in (harita bülümmünde)
bakırköy havaist durağından self check in' e 2 dk gösteriyor şuanda
0
eja
(31.08.26)
direkt cip’ye gideceksiniz; check in ve boarding cip salonundan yapılıyor. kalkıştan 20dk önce salondan uçağa otobüsle götürüyorlar. cip hem çocuklarla daha kolay olur hem de çay-kahve, çorba, atıştırmalık vb. ikram var.

otobüs nerede indiriyor bilmiyorum ama cip’ye geçiş nerede diye sorarsınız. rahat yetişir.
0
eileengray
(31.08.26)
firma istanbul seyahat. direkt iç hatlar gidiş terminalinin girişinde indiriyor diye hatırlıyorum. orası değilse kalktıkları yerdir, peronları eksi 2'deydi sanırım. cip, bakırköy, havaist filan bunlar hakkında hiçbir bilgim yok bunlar ne :(
0
🌸der meister
(31.08.26)
cip business ve gold memberlar için thynin havalimanındaki salonu. iç hatlar için olan cip salonu havalimanı girişinin sağında zemin katta kalıyor. iç hat uçuşları için check-inden boardinge her şey buradan oluyor. ikram yemek ve içecek de oluyor. terminalden yürüyerek geçiş vardır, sorun. check-ini de cip’den yapabilirsiniz, çok daha kolay olur.
0
eileengray
(31.08.26)
@eileengray +1

Cip Lounge diye de geçer. Otobüs direkt uçağın yanında bırakır. Ağustos ayında tecrübe ettim, güzel deneyimdi.
0
put it in your appropriate place
(31.08.26)
(5)

taksim tarafları hamam tavsiyesi

chetinn
turist tuzağı olmayan taksim taraflarında hamam tavsiyeniz var mıdır acaba? ya da çok çok iyidir hamam. memnun kalmışsınızdır o da olur:)
turist tuzağı olmayan taksim taraflarında hamam tavsiyeniz var mıdır acaba? ya da çok çok iyidir hamam. memnun kalmışsınızdır o da olur:)
0
chetinn
(31.08.26)
en iyisi zeyrek çinili hamamı ama fiyatı yüksek. kılıç ali paşa hamamına da bakılabilir. bu arada ikisi de taksim’de değil.
0
eileengray
(31.08.26)
Galatasaray hamamı?
0
duster
(31.08.26)
Tabii ki Hürrem Sultan Hamamı. Bir kaç ay önce gittim. Çok iyi.
0
gabe h coud
(31.08.26)
hocam valla ben de zamanında çok aradım, kaç sene evvel 250 dolar alıyoruz 300 dolardan başlıyor vb cevaplar aldım taksim civarında. sonra hamam girişinde bekleyen birisi dedi ki, olm dedi bunlar turistler için sen gitsene dedi bahçelievlerdeki şu hamama, ondan sonra oraya başladık. oralarda uygun fiyatlı zor yani.
0
omer460
(31.08.26)
(bkz: kılıç ali paşa hamamı)
Fiyatı tuzlu biraz ama çok çok iyi.
0
thunder thunder thunder thundercats
(01.09.26)
(27)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
Türkiye çok kötü ilişki konusunda. Yurt dışındaki ilişkiler daha normaldir.
-13
arbre
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
0
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
0
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
Hali hazirda Türkiye'de bir aday olsaydı, bu kadar istiyorsan dön, derdim de aday adayı bile yokken dıdısının dıdısındaki ihtimaller için düzen bozulmaz. Bu kadar oldurmak istiyorsanız oradaki Türklerle oldurun madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(6)

Hisseli tapulu ev alma

funl
Merhaba, 4 hissedarın bulunduğu miras kalan bir evi satın alırken nelere dikkat etmeliyim ? Ileride herhangi bir sorunla karsilasmamak icin neler yapmak gerekiyor ? Tapu basvuru islemleri nasil gerceklesiyor ? Daha onceden bu tarz bi ev alan olup surec hakkinda bilgi verebilirse memnun olurum. Tesek
Merhaba, 4 hissedarın bulunduğu miras kalan bir evi satın alırken nelere dikkat etmeliyim ? Ileride herhangi bir sorunla karsilasmamak icin neler yapmak gerekiyor ? Tapu basvuru islemleri nasil gerceklesiyor ? Daha onceden bu tarz bi ev alan olup surec hakkinda bilgi verebilirse memnun olurum. Tesekkurler simdiden.
0
funl
(29.08.26)
Hukukçu değilim, aklımda kalan tek şey:herkesten muvaffakatname alabiliyorsan al, hisseli yerlerde satın alma önceliği paydaslarin. Yani birisi, aa bilsem bu fiyata ben alırdım diyebilir. Bunun için bir zaman aşımı süresi var bakmak lazım.
0
kisa
(29.08.26)
4 hissenin tamamını (dolayısı ile tapunun tamamını) alacaksan sorun yok. bir kısmını alacaksan sorun burada başlıyor. şöyle ki: miras ortaklarının şufa (ön alım hakkı) var. diğer mirasçılar satışı öğrenmelerinden itibaren 3 ay içinde bu hakkını kullanabilirler. buradaki sıkıntı ise şu: tapuda kaç lira göstermişseniz bu rakamı size ödeyip geri alabilirler. piyasada çok fazla mağdur var. hatta bazıları bilinçli yapılıp insanlar dolandırılıyor.
+2
ground
(29.08.26)
Sanırım şufa hakkından bahsediyorsunuz. Bunun icin feragatname imzalatmak yeterli olacak mi yoksa notere mi basvurmali ?
0
🌸funl
(29.08.26)
biz 4 hissedar olarak bir satış gerçekleştirdik geçen aylarda. yani sizin durumunuzun diğer tarafıydık. tapu bu konuda çok titiz, 4 hissedar da satışa okeyse sizin açınızdan bir sorun çıkacağını düşünmüyorum. tapu bizden özel olarak miras bırakan merhumun ölüm belgesinden tutun, merhumun vergi borcu yoktur belgelerine kadar bir sürü belge istedi. ev hissedarlara geçmiş olsa bile merhuma kadar bir sürü şey istiyorlar. dikkat edilmesi gereken herhalde 4 hissedarın da satışa gelmesi ya da bir kişiye vekalet vermeleri olur. Onun dışında klasik belgeler gerekecektir: tapu fotokopisi, miras intikal belgesi, dask, bağımsız bölüm numarası, herkesin kimlik bilgileri. bir de ödeme hissedarlara ayrı ayrı yapılıyor diye biliyorum (bizde öyle oldu) ama bu zorunlu mu bilmiyorum.
0
eileengray
(29.08.26)
Evimi ayni şekilde almıştım.
Hissedarların hepsi tapu imza aşamasında geldiler. Kredi kullanarak almıştım evi. Tapuya imzaları attiktan sonra gene beraber banka şubesine gittik. Tek tek hisseleri kadar tutar onların hesaplarına aktarıldı.
0
wilhelmwasmuss
(29.08.26)
Sanırım ben yanlış anladım en başta hisseli bir evin bir hissesini alıyorsanız benim dediğim gibi herkesten bir muvafakatname almak lazım ve diğerlerinin alım önceliği var şufu Hakkı yukarıda zaten söylenmiş.
Ama bir hisseli evi komple alıyorsanız herkes gidecek tapuya tapu aslında kimin ne para aldığı ile ilgilenmiyor tapu Sadece herkese paranızı aldınız mı diye soruyor icabında hiç para vermeseniz bile orada Evet aldık derslerse ve imzaları atarlarsa tapu devri gerçekleşmiş oluyor.
Bu arada takasbank'ta güvenli alışveriş için kullanılabiliyor internetten takasbank'a başvuruda bulunuyorsunuz bir IBAN veriyor Parayı oraya yatırıyorsunuz kimlerin para çekeceği oraya yazılıyor hangi ibanlar aktarılacağı yazılıyor tapu devri yapıldıktan sonra 5 dakika içerisinde takasbank'takiler Devri görüp parayı belirten hesaplara yatırıyor ama tapudaki kişiyle paranın geçeceği hesap ismi aynı olmak zorunda.
Dolayısıyla tek bir hisse değil bütün evi alacaksanız herkes tapuya geliyorsa özel bir şey yok Sadece evin üzerinde bir borç ya da haciz Kararı gibi karar var mı yok mu Onu zaten tapuda söylüyorlar başta bu işleri netleştirin o kadar
0
kisa
(29.08.26)
(4)

OoOooo dikişçi Sanem teyze yeni hesapların hayırlı olsun

huladancer
Duyuruya iki hesapla geri dönmüşsün (: S111 ve rokh demek yeni hesapların. Henüz çaylaksın görüyorum ki ama takıntı yaptığın herkesi sıradan eksiliyorsun. İşkence gören kedi duyurusunu bile eksileyecek kadar sefilsin hatta. Modlardan ricam, bunun yazarlığını onaylayın da böyle kendi kendine çalıp s
Duyuruya iki hesapla geri dönmüşsün (:
S111 ve rokh demek yeni hesapların. Henüz çaylaksın görüyorum ki ama takıntı yaptığın herkesi sıradan eksiliyorsun. İşkence gören kedi duyurusunu bile eksileyecek kadar sefilsin hatta.
Modlardan ricam, bunun yazarlığını onaylayın da böyle kendi kendine çalıp söylemesin. Engeli basabilelim.
+6
huladancer
(29.08.26)
İblis, İBLİİSSS!!1!
+5
kizil karga
(29.08.26)
onaylansin engeli basalim.
+3
eileengray
(29.08.26)
Abi nasıl anlıyorsunuz kimin kim olduğu ya ben çözemedim.
+10
logisticsmanager
(29.08.26)
@logisticsmanager, bu duyuruda aldığı nickten, açtığı sorudan bağımsız hemen tanıyacağım üç dört sorunlu var. Biri de bu.
0
🌸huladancer
(29.08.26)
(16)

Bu ayakkabı alınır mı?

naksidil
https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-pembe-ayakkabi-751sfa0200-010/Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
www.lacoste.com.tr


Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
+1
naksidil
(29.08.26)
Sürekli giydiğinizde dağılacak gibi narin ve hassas yani bu arada sırada pembe kombin yapıp da giyilip rafa kaldırılacak bir ayakkabı gibi. Sürekli kullanmak için bakıyorsanız yani bütçeniz gereği böyle bir ihtiyaç varsa; ihtiyacınızı karşılamaz. Bir de yaz bitti zaten çok giyilmez artık bence bu gece yatıp uyuyun yarına geçer heves.
0
titanic kemancısı
(29.08.26)
bu ayakkabının maliyeti taş çatlasın 200 lira falandır. alacaksanız da bunu böyle bilip alın.
+1
omer460
(29.08.26)
Bir fetiş olarak ben hayır diyorum :)
0
Rondak
(29.08.26)
çok çirkin yahu.
+1
anon1m
(29.08.26)
ben olsam almam bunu tasarimdan bagimsiz olarak, cunku lacoste bir ayakkabi markasi degil, kaliteden ortopediden cok markaya para veriyorsun burda.

obur taraftan "bunun maliyeti max. sudur" kafasiyla bakarsak zaten hicbirsey almamak lazim, deliririz.
0
cooperr
(29.08.26)
adidas ve nike’in sneaker babetleri daha güzel. bir de cooperr+1
0
eileengray
(29.08.26)
Şu ayakkabı abd’de max 25-30 dolar. Japonya’ya denk geldim, 1.500 tl civarı www.instagram.com

Alınmasına alınır fena değil ama türkiyede her nasılsa ayakkabı işi çok kazık, itiraz eden de yok demek ki 5 bin herkese normal gelmiş.
+2
yap desem yapmazsin he
(29.08.26)
O fiyatı haketmez. Logo para ediyor.
0
mikahakkinen
(29.08.26)
Ayrıca bu tip eksantrik şeyleri giyip görmek uygun olur.
Kendisi çok fotojenik olabilir de ayakla bütünleşince çok kötü görüntü verebilir.
0
Mirket
(29.08.26)
hayatımda gördüğüm en kötü şey olabilir.
+3
neira
(29.08.26)
bunlara mary jane deniliyor sanırım. başta puma olmak üzere bir çok spor markada buna benzer, deri olan alternatifler var; vereceğiniz paraya değmesiyse konu.
beğendiyseniz alın gitsin yaa, kime ne? ben arkanızdayım^^
0
lil siztah
(29.08.26)
giyimde vegan biri olarak haliyle deriye tercih edeceğim bir ayakkabı. rengi de tatlıymış. daha dikkatli inceleyip ben alabilirim şimdi hatta. teşekkürler :d

gerçek deri olmaması bir ürünü değersiz ve kalitesiz yapmıyor <3
0
art cat chocolate
(29.08.26)
paran cebinde kalsın mümkünse.
0
jamswety
(29.08.26)
@art cat, deri olmaması tabii ki kalitesiz yapmaz, ama deri gibi nispeten para eden bir malzemeden üretilmiş ayakkabı ile dönüştürülmüş plastikten olanı aynı fiyata satmaları da anlamlı değil. sanırım yazar buna dikkat çekiyor.
+1
lil siztah
(29.08.26)
lacoste bana 5 bin lira verecekse alirim.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.26)
Sana alışveriş yapmayı yasaklıyorum.
-6
arbre
(29.08.26)
(2)

Somon dna

dfn4
yaptıran var m? memnun kaldınız mı ve etkisi ne kadar sürdü acaba
yaptıran var m? memnun kaldınız mı ve etkisi ne kadar sürdü acaba
+1
dfn4
(28.08.26)
Benim bi arkadaşım yaptırdı Somonadam oldu ama hiç memnun değil soğuk suda yüzmekten her yanım buruş buruş oldu diyordu en son ama Norveç vatandaşlığı vermişler o bakımdan iyi.
+2
kizil karga
(28.08.26)
mezoterapilerin etkisi 2-3 ay surer max. hem surekli yaptirmaniz gerek hem de oyle cok fark olmuyor. biraz bosa para olarak goruyorum.

daha farkli ve etkili uygulamalar var ama onlar icin yasa ve cilde bagli karar verilmeli. ben mezoterapi yerine bu yonde ilerliyorum.

evdeki en etkili ve en basit uygulama ise duzenli tret, iyi bir red light therapy cihazi, nemlendirici ve gunes kremi.
0
eileengray
(28.08.26)
(7)

airbus a320 narrow body thy yurtdışı - ekran var mı?

logisticsmanager
Yeni taşındığım yerden uçuş bakıyorum bazen a321 neo var sorun yok bazen de a320 narrow body var.Bunlarda ekran var mı acaba? Gerçekten ekransız uçuş olacaksa Lufthansa SunExpress yaparım daha ucuza.Teşekkürler
Yeni taşındığım yerden uçuş bakıyorum bazen a321 neo var sorun yok bazen de a320 narrow body var.
Bunlarda ekran var mı acaba? Gerçekten ekransız uçuş olacaksa Lufthansa SunExpress yaparım daha ucuza.
Teşekkürler
-2
logisticsmanager
(28.08.26)
koltuk arkası ekranı yoktur
0
bravoteam
(28.08.26)
Tek seçim kriterin ekran ise ucuz olan Sun Express'ten bilet al. Netflix ya da YouTube Premium varsa içerik indirip telefondan izlersin. THY'nin berbat ses ve görüntü kaliteli, %30'u kırpılmış saçma filmlerini/dizilerini izlemekten 10 kat daha iyi olur telefondan izlemek. Zaten muhtemelen 3-4 saatlik bir uçuş.
0
himmet dayi
(28.08.26)
Abi totalde 7-8 saat sürüyor bekleme ve sonra izmir aktarma falan. Eskiden pegasus, SunExpress yaptım da thy kullanmaya başladıktan sonra ekran sayesinde daha hızlı geciyor zaman gibi gelmeye başladı. Telefondan öyle uçakta otobüste film vs izleyemiyorum, rahatsız ediyor.
0
🌸logisticsmanager
(28.08.26)
Totalde 7-8 sürebilir, uçakta geçirdiğin süreden bahsediyorum. Havaalanında beklerken uçağın ekranından film izleyemezsin haliyle :D
0
himmet dayi
(28.08.26)
en son yurt içinde thy a321’e bindim, ekran vardı. ben 320lerde de var diye hatırlıyorum ama eski tip, jaklı kulaklık gerekiyor ve dağıtmıyorlar. yurt dışı uçuşunda dağıtırlar.
0
eileengray
(28.08.26)
Abi tamam 3.5 saat sürüyor da işte 3.5 saat film izlerken akıyor geçiyor. Telefonda yapamıyorum malesef.

@eileengray; yurtiçi aktarmasi a321 yurtdışı uçuş ekimde a320 Kasım'da a321. Ve evet, kulaklık var ondan hep.
Ben de son uçuşlarda hiç a320 bindim mi hatırlamıyorum.
0
🌸logisticsmanager
(28.08.26)
18 ağustosta a320’ye binmişim, ekran vardı (her) uçağımda.
0
eileengray
(28.08.26)
(12)

Eylül ayının sonlarına doğru güneş ve denizden fayda gelir mi?

put it in your appropriate place
12 Eylül gibi deniz tatili planlamıştım ama şirketti bazı gelişmelerden dolayı 1 hafta ertelemek durumda kaldım. 19 Eylülde gideceğim muhtemelen.Normalde deniz tatili için gideceğim vücuttaki sedefe iyi geliyor diye. 19 Eylül ve sonrasındaki deniz ve güneşten hayır, fayda gelir mi?
12 Eylül gibi deniz tatili planlamıştım ama şirketti bazı gelişmelerden dolayı 1 hafta ertelemek durumda kaldım. 19 Eylülde gideceğim muhtemelen.


Normalde deniz tatili için gideceğim vücuttaki sedefe iyi geliyor diye. 19 Eylül ve sonrasındaki deniz ve güneşten hayır, fayda gelir mi?
0
put it in your appropriate place
(26.08.26)
Gelir gelir.
Come to Kaş
0
rhan
(26.08.26)
gelir tabii ki, bence eylül en güzel ay deniz tatili için. okullar vs açıldığı için herkes dağılmış ve daha sakin olur ayrıca.
0
deartheodosia
(26.08.26)
en güzel zamanlar. ekimde bile gidilir.
0
jelly bear
(26.08.26)
özellikle 18 eylüle planlama yaptık okullar açıldıktan sonra tatile gidelim diye. günler kısalmış oluyo ama hava durumu açısından mükemmel zamanlar
0
sirkelimon
(27.08.26)
Antalya çalışır, Kemer olur, Belek olur, Manavgat, tavsiye etmesem de Alanya dahi olur.
0
kumandanim
(27.08.26)
2023te eylül son haftası gittik sorgun'a. şu ana kadar sıcaklık açısından en ideal tatilimdi. asla terletmiyordu, deniz suyu idealdi. 2 yaşında kızımla gitmiştik. hiç zorlanmamıştı. hatta öğlen her ihtimale karşı kapalı havuza giriyorduk çok sıcak geldiği için yine de.
0
elorelia
(27.08.26)
Geliyor tabii daha da güzel oluyor sakin sakin.
0
mutekebbir
(27.08.26)
daha önce de yazmıştım sanırım; eylül sonu bodrum çok iyi oluyor. denizi ideal benim için.
0
eileengray
(27.08.26)
on numara olur türkiyenin bence en iyi dönemi.
soğuk deniz severim diyorsan. saros körfezi veya asos öneririm ama dediğim gibi deniz çivi.
0
jamswety
(27.08.26)
Ekim 15e kadar didim bodrum kuşadasına girilir. Antalya kasıma kadar girilir.
0
mikahakkinen
(27.08.26)
janderzel zartanyan
(28.08.26)
antalya'da 29 ekime kadar denize girdiğim olmuştu.
öte yandan eylül sonu ekim başları da denize akşam 5-6'dan sonra giriyordum.
0
rain when i die
(28.08.26)
(10)

airtag’in sahibini bulmak

eileengray
merhaba, sahilde bir köpek bulduk, saatlerdir başıboş. taşmasında airtag var; telefonumla okuttuğumda sadece seri numarasını ve sahibinin telefonunun 3 hanesini görebiliyorum. airtag üzerinden titreşim gönderme/arama yapılamıyor mu? İlla ki sahibinin kayıp diye işaretlemesi mi gerek? kesinlikle ulaş
merhaba, sahilde bir köpek bulduk, saatlerdir başıboş. taşmasında airtag var; telefonumla okuttuğumda sadece seri numarasını ve sahibinin telefonunun 3 hanesini görebiliyorum. airtag üzerinden titreşim gönderme/arama yapılamıyor mu? İlla ki sahibinin kayıp diye işaretlemesi mi gerek? kesinlikle ulaşamıyorum. seri numarasından bulunabilir mi sahibi?
0
eileengray
(26.08.26)
airtag kayip modunda degilse sahibine nasil ulasilir bilmiyorum ama kopegi veterinere goturup cipini okutarak sahibine ulasabilirsiniz. duyarliliginiz icin tesekkurler <3
+4
inspired by a true story
(26.08.26)
lost moda almadan numara gözükmüyor.
hangi sahil? caddebostan falansa köpek sahipleri grupları vardır mutlaka oradakilere ulaşın, bilmiyorsanız veterinerlerden bilen çıkar elbet.

doğru çip de var :)
+1
croswell
(26.08.26)
sahilde oynasın, zaten dışarda işim var diyerek serbest bırakılmış da olabilir.

hani o kadar uğraşıp sahibini bulup da, ya ben kendi başına oynasın diye bırakmıştım cevabı alabilirsiniz diye söylemek istedim.
+2
omer460
(26.08.26)
veteriner aklımda zaten ama şu an hem araç yok hem de @omer460’ın dedigi gibi sahibi gelirse diye bekliyorum. airtagden telden ulassam fircalamak icin super olurdu. su ve yiyecek verdik merak edenlere. sahibinin terk etmis olmasindan korkuyorum.
0
🌸eileengray
(26.08.26)
terk etmiş olsa airtagla terk etmezdi sanki. belki kendi başına takılsın sonra alırım diye bırakmıştır.
+1
jelly bear
(26.08.26)
airtag'i olsun ya da olmasin, makatina dal sokulan yavru kedilerin oldugu bir ülkede siz sevdiginiz hayvani iki dk gözünüzün önünden ayirir misiniz? islek bir yerde kendi kendine takilsin diye salar misiniz? bence saglikli düsünen hicbir insan yapmaz.

airtag maalesef tek yönlü calisiyor. airtag'i olan hayvanin bence cipi de vardir, en iyi olasilik veterinere götürmek gibi duruyor. foto da isteriz :)
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
gruplara yazdım, kimse cevap vermezse veterinere götüreceğiz.

kötü bir fotoğraf ama kendisi çok uysal bir golden.
ibb.co
+2
🌸eileengray
(26.08.26)
Sonuç ne oldu merak ettim
+1
kisa
(26.08.26)
gruplara yazdiktan sonra birisi geldi. yamacin ustundeki sokakta durdu, kopek de ona gitti. kisaca kimseyle konusmadan almis oldu kopegi. tum gun gunesin altinda ac ve susuz kalma
ihtimaline okey genis bir birey sanirim.

airtag’in de nudge gondermedigini ogrenmis oldum boylece.
+2
🌸eileengray
(27.08.26)
Bir nevi mutlu son.
0
kisa
(27.08.26)
(13)

Yurt dışı uçuş

arbre
Pegasus 3 saat önce havalimanında olmamı söylüyor ama o gün bir sınav var. Çıkınca gidersem 1 saat önce olmuş oluyorum. Tek seçenek sınava girmemek mi? Bir de 3 saat çok geldi bana. Sadece prosedür mü, gerçek mi?
Pegasus 3 saat önce havalimanında olmamı söylüyor ama o gün bir sınav var. Çıkınca gidersem 1 saat önce olmuş oluyorum. Tek seçenek sınava girmemek mi? Bir de 3 saat çok geldi bana. Sadece prosedür mü, gerçek mi?
-9
arbre
(25.08.26)
ucak alti bagaj yoksa bile 1 saat riskli. 3 saat abarti tabii ama ideali 2 saat
0
pasaklıpepee
(25.08.26)
valiz yoksa sorun olmaz da valiz varsa 1 saatten aşağı düşmemek lazım. yolda falan da bir aksilik çıkabiliyor geçen metroda biri intihar etti mesela kesin birileri kaçırmıştır uçağını.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.08.26)
3 fazla ama 1 de az.
0
chanandler bong
(25.08.26)
2 kere guvenlikten 1 kere pasaporttan geciyorsunuz, 1 saat muhtemelen yetmez, ama kucuk bir ihtimal yetisme sansiniz var. onun icin de ya pasaportta otomatik makinelerden gecmeniz lazim, ya da pasaport sirasi olmamasi. tabi guvenlik de bos denk gelmeli. kapinizin da cok uzak olmamasi lazim, bazen 15-20 dakikaya kadar yurumek gerekebiliyor.

bir de ucak kapisi kalkis saatinden 20-40 dakika once kapaniyor.
+1
lemmiwinks
(25.08.26)
2 aydir burada belgrad’i planliyorsun, bu hataya nasil dustun? 1 saat cok riskli.
+3
eileengray
(25.08.26)
Sadece kabin bagajınız varsa ve fast track kullanabilirseniz 1 saat yetişir. Aksi halde çok riskli.
0
tss
(25.08.26)
boarding kalkis saatinden 1 saat once baslar (normal sartlarda). yurtdisi ucusu icin 2 kez guvenlik, 1 kez pasaport gececeksiniz. valiz varsa yurtdisi ucuslarda valiz check in ucustan 60 ya da 40 dk once (boarding zamanidir ayrica) kapanir, valizi veremezsiniz, oldu da verdiniz sizinle birlikte gelmeme ihtimali de var.
yani bu bir prosedurden cok is akisi gercekligidir. .
0
65 derece
(25.08.26)
Pegasus yani sabiha. Gelen yolcu katının en sonundaki (metroya göre ters yöndeki) kapıdan girilecek, bagaj verilecekse zaten otomatik makine var hızlıdan halledilecek (kapanmadıysa, kapanıyorsa yalnızca kabin taşımak lazım), pasaport sırasında epasaport (kuyruğa bakınca solda küçük bi girişi var) makineden geçilecek, son güvenlikte çocuksuz, yaşlısız ve kız grupsuz sıraya girilip dua edilecek. 1 saatte kapıda en geç halinde isminizin ilk veya ikinci anonsunda olursunuz. Fast track varsa daha da hızlı olur.

En iyisi sınavdan erken çıkıp uzamak.
0
klassno
(25.08.26)
Pegasus’ta yetişme şansın var. Çoğunlukla belirtilenden daha geç kalkar diye düşünüyorum. Elbette risk var bunu göz ardı edemeyiz ama son 1 saat kala havalimanının içinde olmayı kesin görüyorsan bence yetişme şansın anlamlı ölçüde var.
0
ezkaza
(25.08.26)
1 saatte ucaga yetismisligim var 2-3 kez ama gereksiz kosturmaca, gerginlik vs oluyor. 2 saat onceden gidin temiz temiz, tatile gidiyorsunuz zaten yok yere gerilmeye gerek yok.
0
taurina
(26.08.26)
uçağın saatine bağlı.

sabah ilk uçaklardan biriyse rahatlıkla girersin.
online check-in yap, harç pulunu önceden al. kontuar önündeki express bagajı kullan, pasaport geçisini elektronik geçiş yap. toplamda 20-25 dakikanı alır. sürekli kullanıyorum bu yöntemi.

eğer öğlen ya da akşam uçaklarıysa yetişemezsin. çünkü hem express bagaj önünde, hem de elektronik pasaport önünde kuyruk oluyor.
0
galahad reloaded
(26.08.26)
valiz yoksa yetisirsin. sirada insanlardan rica edersin ucagim kalkiyor falan diye sorun cikartmazlar.

valiz varsa yetismen imkansiz.
0
fakyoras
(26.08.26)
ilk defa yurtdışına çıkacağını yazmıştın, bence sen riske atma 3 saat önce havaalanında ol.
+1
deartheodosia
(26.08.26)
(1)

New York kalacak yer

kumandanim
Merhaba,Bir arkadaşımın arkadaşı ( doktor - kadın ) 1 ay gibi bir süre New York' ta eğitim alacak. 4522 John Kennedy Blvd. Union City, NJ 07087bu adreste eğitim alacak.Kendisi için uygun ( tek kadın için ) kalacak bölge, otel, air bnb tavsiye edecek kimse var mı?
Merhaba,
Bir arkadaşımın arkadaşı ( doktor - kadın ) 1 ay gibi bir süre New York' ta eğitim alacak.

4522 John Kennedy Blvd. Union City, NJ 07087

bu adreste eğitim alacak.

Kendisi için uygun ( tek kadın için ) kalacak bölge, otel, air bnb tavsiye edecek kimse var mı?
0
kumandanim
(25.08.26)
o bolge turk kayniyor, ozellikle cliffside park ve palisades. Çok rahat airbnb bulur ucuza. direkt orada arasin, hic nyc karistirmayin. edgewater’a bakabilir.
+2
eileengray
(25.08.26)
(8)

Erkek dışarı terliği?

ananiyimioguz
Dışarı terliği derken öyle outdoor bir şey kastetmiyorum, günlük kullanım için arıyorum.Birkenstock kullandım uzun süreler ama bu meret illa ki bi suya falan değiyor mahvoluyor.O yüzden suyla ilgili bir derdi olmaması lazım.O zaman diyeceksiniz ki aynı markanın plastik gibi olanları var. Veya crocks
Dışarı terliği derken öyle outdoor bir şey kastetmiyorum, günlük kullanım için arıyorum.

Birkenstock kullandım uzun süreler ama bu meret illa ki bi suya falan değiyor mahvoluyor.
O yüzden suyla ilgili bir derdi olmaması lazım.

O zaman diyeceksiniz ki aynı markanın plastik gibi olanları var. Veya crocks gibi seçenekler var...

Fakat onlarda da ayağım terlerse içinde kayıyor, gıcık bir his oluşuyor sevemiyorum.

Derdime çare bir terlik yok mudur piyasada a dostlar?
+2
ananiyimioguz
(25.08.26)
hayatım boyunca nasıl bir terlik almam gerektiğini düşünmedim. terlik almam gerektiğinde de düşünmeden aldım. bir erkek terliği bu kadar düşünmemeli.
+4
messina123
(25.08.26)
terlik konusunda ben de şansızım.
marka diye aldıklarım ya ciddi rahatsız etti ya da sağı solu kopuyor.

şuan pazardan alınma ucuz bir terliğim var, şekli şemali(tasarımı) kötü ama aşırı rahat.
+2
duyuruuser
(25.08.26)
bence bir erkek terliği ev harici bir yerde iki şekilde giymeli. birincisi işi gereği terlikle gezmesi daha rahat olan bir mesleği vardır, doktor, hemşire vs gibi. ikincisi de yazlık yerdedir. yoksa ankara'da istanbul'da günlük olarak şortun altına terlikle sokağa çıkmak pek yakıştırdığım bir şey değil. tabii yine de insanların kendi tercihi.

günlük kullanımda dışarıda giyilecek terlik crocs'tur bence. şahsen sevdiğim bir tasarım değil. hele sulu ortamda (plaj, deniz vs) moda diye, rahat diye herkes giyiyor ama plaj kullanımı için çok yanlış bir tasarımı var. içi çukur, su doluyor. terliği parmağının ucunda tutarak suyun altına sokup kumunu akıtayım diyemiyorsun, önü kapalı. illa ayağından tam çıkarıp, eline alıp yıkaman ve çevirip suyunu dökmen lazım. sonrasında squidward gibi vart vort diye gezmek de cabası. ama hastanede koştururken giyen doktor, hemşire için ultra rahat.

ben yazlıkta bütün yazı kalın bantları olan parmak arası bir terlikle geçirdim. özel bir markası yok, sokak arasında terlik satan sıradan bir mağazadan aldım.
0
kibritsuyu
(25.08.26)
@ messina123, hocam ben ev terliğini bile düşünüyorum ortopedik olsun, ses yapmasın, terletmesin, şık olsun vs. diye.

O yüzden dışarıyı niye düşünmeyeyim. Ne bileyim don değil ki bu önemsemeyim, kaldı ki onu bile önemseyen var.

Köpeğimi gezdirmeye çıkıyorum, acil markete pazara çıkıyorum, ayakkabı giymek istemiyorum.

Tuvalet terliğiyle mi çıkayım? Evde bir plaj terliğim var onunla mı çıkayım? Komik duruyor.

Nerede yaşıyorsunuz bilmiyorum belki büyük şehirde abes kaçıyordur ama sıcak iklimlerde terlik şart. E estetiğine ve kullanımına da önem vereyim bir zahmet.

Mesela şunları seviyorum ama su değince dağılıyorlar. O yüzden eledim artık almayacağım:

encrypted-tbn0.gstatic.com
www.enderspor.com

Edit: Parmak arası sevmiyorum
0
🌸ananiyimioguz
(25.08.26)
birken arizona eva (çift bantli acik olduğu için ayaklariniz terlemez).
teva ve keens’de de modeller olabilir. salomon’un da onu kapali bir terligi var.
0
eileengray
(25.08.26)
www.ortoplus.com.tr

şundan giyiyorum.
-3
Jazz
(25.08.26)
anam babam usulü ortadan tek bant geçen terlik.

örnek : adidas adilette
0
co2s2
(26.08.26)
Skechers kullanıyorum,şu model.
amzn.eu

2 senede bir sol ayak bandı sökülüyor,benim hatamdan dolayı.Yenisini alıyorum.Ama memnunum,tabanı rahat,ev terliği olarak ta kullanılır, ses çıkarmıyor.
0
arenas
(26.08.26)
(8)

Matt Damon Nasıl Bir Oyuncu?

burka
SelamlarBen Matt Damon'ı Good Will Hunting (Can Dostum), Rounders(Tutku Ağı), Er Ryan'ı Kurtarmak filmleriyle tanıdım ve hep çok beğenmişimdir. Belki doğrudan onun oyunculuğu değil ama yer aldığı filmler hoşuma gitmiştir. Öte yandan bazen filmler ile ilgili okuduğum zaman "Matt Damon hariç diğer oyu
Selamlar

Ben Matt Damon'ı Good Will Hunting (Can Dostum), Rounders(Tutku Ağı), Er Ryan'ı Kurtarmak filmleriyle tanıdım ve hep çok beğenmişimdir. Belki doğrudan onun oyunculuğu değil ama yer aldığı filmler hoşuma gitmiştir. Öte yandan bazen filmler ile ilgili okuduğum zaman "Matt Damon hariç diğer oyuncular çok başarılıydı" filan gibi yorumlar görüyorum. Bu yüzden de insanların neye istinaden böyle dediğini, yorumlarının temelini merak etmeye başladım. Sizin görüşünüz nedir?

Teşekkürler
📊 Matt Damon Oyunculuğu

Bu anket sona erdi. 26 oy kullanıldı.

0
burka
(24.08.26)
iyi ya da kötü diyemiyorum ama temiz çocuk tipi dolayısıyla yalnızca belli rollere gittiği açık. yani oynadığı rollerde iyi ama çeşitliliği olmadığından, sınırları zorlayan bir oyuncu da diyemeyiz bence.
+2
lil siztah
(24.08.26)
Tom cruise'un tropic thunder'daki rolü gibi çok beğendiğim bir konuk oyunculuğu vardır matt damon'ın eurotrip filminde.
+1
yadigar
(24.08.26)
Odysseus’u oynamaya uygun muydu tartisilir. bana hep iyi aile babasi rollerini cagristiriyor, o yuzden odysseus olarak olmadigi kadar ahlakli ve kefaret borcunu odeyen bir tip ortaya cikmis. onun disinda iyi ya da kotu diyemem, role bagli biraz da. genel olarak kendisini severim.
0
eileengray
(24.08.26)
Matt damon sektörün desteklediği risksiz oyunculardan. Bu yüzden bir sürü popüler filmde oynuyor demek ki iyi oyuncu algısı yaratıldı
0
grimavi
(24.08.26)
jason bourne serisi bile yeter. izlemediyseniz izleyin.
martian'da da çok iyiydi.
+1
jelly bear
(24.08.26)
good will hunnting arkasından the talented mr. ripley filminde oyunculuk şovu yapmış birine popüler olduğu için iyi filmlerde oynuyor demek haksızlık olur bence. Departed filmi çok popülerdi evet ama o filmde de iyi oyuncu olmasının getirdiği popülerlik sayesinde rol bulmuştu. Bunlar birbirini besleyen şeyler.
+1
thracia
(24.08.26)
iyi oyuncu oldugu icin populer filmlerde oynuyor, populer oldugu icin filmlerde oynuyor degil. bu adam sarkici degil sonucta.
-1
baldur2
(24.08.26)
Yetenekli bay ripley filmindeki oyunculuğu süperdi.
+1
abelardo
(24.08.26)
(15)

Sorum özellikle y ve x jenerasyonuna: üzerinizde travma bırakan şarkı ve klipler

cccbehzatccc
Neler? :) Şuan bir yerde duyduğum için çocukluk travmatik klibini hatırladım: ayna - gelincik...sözlükte de çok yorum var. Bu klibi ve şarkıyı bilenlerde travma bıraktı mı? 9 yaşında idim :) Sizin travmalarınız neler merak ediyorum....
Neler? :) Şuan bir yerde duyduğum için çocukluk travmatik klibini hatırladım: ayna - gelincik...sözlükte de çok yorum var.
Bu klibi ve şarkıyı bilenlerde travma bıraktı mı? 9 yaşında idim :)
Sizin travmalarınız neler merak ediyorum....
0
cccbehzatccc
(23.08.26)
tuana :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Travma değil de aslında iz bıraktı o dönem toplumda. Klip yaşadığın çevre ve bu dönem için şu an biraz farklı gelebilir
Köyden kente göçen ama ortama tam adapte olamayan kentleşememiş varoşlar veya kırsal kesim için hit bir parçadır.

Hafiften benzerlik içeren biraz mizahi bir ifade , absürt versiyonu için
Grup raptiye - Hello Malatya (1991) parçasına bakabilirsin.

Evet, bir dönem ünlü olmak için istanbula gidenler ve beklediğini bulamayanlar, başlarına kötülük gelenler vardı.

90 'larda şu an yayınlanması bile düşünülemeyen travma oluşturacak o kadar yayın, (bazısı canlı yayınlara bir denk gelirdi) vardı ki ekranlarda hangisini saysam bilemedim. Gelincik parçası bunların arasında hiç yer almaz bile .
+1
diyecevaplandı
(23.08.26)
Bende süper tuhaf bir şey var. Travma olarak niteleyebilir miyiz bilmiyorum.

Ay inanmıyorum şarkısını ve hatta Aşkın Nur Yengi'nin ismini duyduğum an aklıma sadece ve sadece bezelye geliyor. Her taraftan kasa kasa bezelyeler üzerime fırlatılıyormuş gibi oluyor.
+2
cay koy geliyorum
(23.08.26)
5 6 yaşlarındaydım, Sibel Alaş - Adam klibi beni çok korkuturdu:)
+2
kullanicadi
(23.08.26)
sertap erener tanrı unutmuş olsa da. her duyduğumda 99 depremi aklıma gelir.
+1
mikahakkinen
(23.08.26)
demet sağıroğlu - arnavut kaldırımı. klibi travmatik.
+1
eileengray
(23.08.26)
Seçil - Uhde
Şükrüye Tutkun - Arda Boyları

Ayna kliplerinde hep bi tecavüz... Gelincik olsun, bari sen unutma beni olsun... Saçma ve travmatik. Erol köse işte... Gerçi Ayna'nın (erhan-cemil) şamdan dergisine soyunması daha da travmatikti. Gelincik demişken, yatılı okulda sözlükten samanliktaki zuhtulerin koğuşunun kapısına permanent marker ile "vizite 4milyon" yazmıştım. Olaylar olmuştu :) hey gidi günler...
+1
yadigar
(23.08.26)
Candan Erçetin-YALAN
+3
melpomeneman
(24.08.26)
Çocuk değildim ama internele ve yabanci muziklerle tanistigim ilk zamanlarda hikayesi( birkac hikaye teorisi var ama tecavuzlu olani) çok etkilemisti. O zamandan beridir dinleyemedim sanırim. Neyse etkisi geçti artık açıp dinleyeyim. falco-- (bkz: jeanny)
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
kurşuni renkler. sözleri falan yaşlılığı ve ölüme yaklaşmayı anlatıyor. ilk dinlediğimden beri ürpertir.
+1
ground
(24.08.26)
Oksuzler filmi 1973 sakın kucuk çocuklara izletmeyin. (Spoiler) bir sahnesinde hasta olan kucuk kızın kafasına uvey annesi terlikle vuruyor kalk temizlik yap diyordu. Hala içim parçalanıyor. Cocuk aklımla inanilmaz etkilenmiştim. 39 yaşındayım simdi bile açıp da izleyemem.

Fatma girik in bos beşik filminde taşı alip bebek gibi bağrına basması...

Ay yarabbim hepsi travmatik.

Ve tabi ki

Gulyabani.

Soru klipmis simdi fark ettim. Ayna gelincik +1
+1
buzbebek
(24.08.26)
Suat Suna - O Lelli
+1
kablelvuku
(24.08.26)
elorelia
(24.08.26)
Murat Kekili - Çılgın
Kıraç - Senden Başka

Edit: Gelincik bildiğim sevdiğim bir şarkıydı ama klibini bilmiyordum hiç denk gelmedim izlesem kesin benim de travmam olurdu daha yeni izledim :D
+1
ananiyimioguz
(24.08.26)
+ 1 ayna gelincik...
Bekaret travması
0
gadlemler
(24.08.26)
(7)

Solo tatil önerisi

cilekli pasta
Bordo pasaport ile vizesiz veya kapıda vize ile gidilebilecek bir destinasyon arıyorum. Bir kadın olarak güvenli gezebileceğim ulaşım kullanabileceğim bir yer olması önemli.Japonya ve Singapur’a gittim onlar seçenek dışı.Teşekkürler
Bordo pasaport ile vizesiz veya kapıda vize ile gidilebilecek bir destinasyon arıyorum. Bir kadın olarak güvenli gezebileceğim ulaşım kullanabileceğim bir yer olması önemli.
Japonya ve Singapur’a gittim onlar seçenek dışı.

Teşekkürler
0
cilekli pasta
(21.08.26)
Low yerler de dahilse Tiflis is ma lov

Duzenleme: zaten buyuk kismini yuruyerek gezebiliyosun. Ulasim icin de bolt ya da yandex go kullaninca bedavadan biraz pahali
0
üğpoıuy
(21.08.26)
Arnavutluk.
0
Amaranta ursula
(22.08.26)
kimse bahsetmiyor ama azerbaycan da guzel secenek, gurcistan zaten soylenmis, bir zamanlarin populer yeri sirbistan var.
0
bay b
(22.08.26)
özbekistan vize istemiyor ve güvenli. taskent, semerkant falan cok rahat gezersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.08.26)
Bali, vietnam,tayland asya tarafinda gayet guvenli, diger adalar vs derken rahat rahat 2-3 hafta gecer. Vietnam ztn kocaman ulke.

Kazakistan sanirim guvenli

Guney amerika'da cilgin seyler yapmayacaksaniz normal tatil icin arjantin, kolombiya vs gayet guvenli.

Genelde bu ulkelerde Istanbul'da gosterdiginiz dikkati gosterdiginiz surece sorun olmamasi lazim.
0
kassiopeia
(22.08.26)
hong kong oldukça güvenli. buenos aires de güvenli ama toplu taşıma yerine uber ucuz ve mantıklı (kriterlerinize istinaden).
0
eileengray
(22.08.26)
tiflis hakkaten çok güzel, yemekleri de gece hayatı da sokakları da.
ayrıca çok yakın ve nispeten ucuz bir ülke.

bir diğeri tayland derim, ucuza ucak bileti kovalarsanız gidiş dönüş aktarmasız 35, aktarmalı 25'lere kadar bulabilirsiniz.

bir diğer önerim de kırgızistan olur, hiking seviyorsanız.
0
eurhka
(22.08.26)
(3)

Diş eti uzmanı tavsiyesi

0zlem
Merhaba, dişlerimle ilgili yardıma ihtiyacım var. Ciddi derecede diş eti çekilmesi yaşıyorum ve bununla ilgili istanbulda iyi bir diş doktoru önerisine ihtiyacım var. aslında biraz da korkuyorum ama işinin ehli bir doktor varsa tedavi olmak istiyorum. teşekkürler.
Merhaba, dişlerimle ilgili yardıma ihtiyacım var. Ciddi derecede diş eti çekilmesi yaşıyorum ve bununla ilgili istanbulda iyi bir diş doktoru önerisine ihtiyacım var.

aslında biraz da korkuyorum ama işinin ehli bir doktor varsa tedavi olmak istiyorum. teşekkürler.
0
0zlem
(21.08.26)
geçmiş olsun. hekimi bulana kadar aktarda satılan kekik suyu ile gargara yapmanızı tavsiye ederim. diş hekimi tavsiyesidir.

ciddi bir kararsızlık mı yaşıyorsunuz hayatınızda?
0
janderzel zartanyan
(21.08.26)
Bende de 3 farklı noktada ciddi diş eti çekilmesi var. Farklı doktorlara gittim hepsi diş eti grefti işlemini önerdi. Başka da çözümü yokmuş bunun. Damaktan parça alınıyor ve diş eti çekilmesi olan bölgeye dikiliyor. Dokunun Kaynaması yaklaşık 1 ay sürüyormuş ortalama. Yılın başından beri erteledim ama artık yaptırıcam sanırım ben de.

Soruya yanıtım bulunsun diye yazdım. İyi bir doktor bulabilirsem editleyeceğim.
0
ezkaza
(21.08.26)
pgg diş kliniği prof. aslan gökbuget. uzmanlığı periodontoloji, çok iyi bir diş hekimi. ben de kendisine gidiyorum. sözlükte başlığı da varmış:
eksisozluk.com
0
eileengray
(22.08.26)
(3)

tipe göre giyim kuşam

duyurukullanıcısı
bugün ai'la biraz dertleştik ai tip olarak şunlara yakın bulduPedro PascalOscar IsaacJake GyllenhaalJavier Bardemçirkin ama... işte bir ama mutlaka olacak.bu tipte insanlar nasıl giyinse iyi olur ?
bugün ai'la biraz dertleştik ai tip olarak şunlara yakın buldu

Pedro Pascal
Oscar Isaac
Jake Gyllenhaal
Javier Bardem

çirkin ama... işte bir ama mutlaka olacak.

bu tipte insanlar nasıl giyinse iyi olur ?
-13
duyurukullanıcısı
(19.08.26)
Bu insanlar birbirine hiç benzemiyor.
+1
peki madem
(19.08.26)
Bunlara benziyorsan ne giysen yakisir zaten hsududjs
+1
baldur2
(20.08.26)
tipe göre değil de genelde vücuda göre giyinilir.
+1
eileengray
(20.08.26)
(8)

avustralya'dan ne alınır?

kojonotsuki
Ugg geldi aklıma, ya da sporcu ürünleri. protein tozu fiyatlarına baktım sanki ucuz değil gibi geldi.edit:tim tam çikolatabumerangkurutulmuş kanguru eti, bunları yazdım listeme. başka var mıdır öneri?
Ugg geldi aklıma, ya da sporcu ürünleri. protein tozu fiyatlarına baktım sanki ucuz değil gibi geldi.

edit:
tim tam çikolata
bumerang
kurutulmuş kanguru eti, bunları yazdım listeme.

başka var mıdır öneri?
0
kojonotsuki
(19.08.26)
makademya fındığı çok yaygın.

hediyelik olarak nokta nokta renklendirilmiş ürünler gerçek yerli ürünleri değil. yine bir misyoner gelmiş, aborijinlere bunu öğretmiş "sanat öğrensinler, medeni olsunlar" diye.

bumerang ama küçüklerinden biblo olarak alabilirsiniz. atarım tutarım bunu diyorsanız video yollayın derim.

timsah eti deneyebilirsiniz. beğenirseniz onun jerkysi.

koala anahtarlık vs bolca göreceksiniz. eğer uygun bir hayvanat bahçesine giderseniz fotoğraf çektirirsiniz. o da size hatıra olur.

bence deneyime dalın. hangi bölgeye gidiyorsunuz bilmiyorum ama hayvanlara ve plajdaki ikazları göz ardı etmeyin. hava durumunu da kışın bir 5 derece eksi ekleyin. orası şu an 13 derece ise siz 8 olarak alın.
0
janderzel zartanyan
(19.08.26)
arkadaşıma sipariş verdim getirecek. bir ş.rap markası. adı ilginç olduğu için. eksisozluk.com
0
ground
(19.08.26)
yarra yering vadisinin ünlü saraplarindan alabilirsiniz.
ben tazmanya'dan leatherwood bali aldim, tadi cok güzel.
lemon myrtle aldim, salatalara ve soslara koymak icin.

bu arada kanguru eti yiyecekseniz timsah ve cekirge de yiyin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.08.26)
Whittaker's marka cikolata,
Vegemite (sevmezsin gerci)
Kanguru derisi
+2
baldur2
(19.08.26)
Arkadaslara hediye olarak. kanguru skrotumundan yapilmis bira acacagi, anahtarlik falan iyi olur.

Blundstone botlar ucuzdur orda. Ben gunluk kullaniyorum. Cok rahatlar. Tavsiye ederim.
0
KafayıYedimAbi
(20.08.26)
yarra yering gercekmis la :) bir yasima daha girdim. mutlaka tadina bakin o zaman.
0
banach
(20.08.26)
biliyorsunuzdur ama yine de yazayım: gerçek aile sirketi ugg, “since 1974” olan. diğer şu an globalde bildigimiz ugg abdli bir şirketin ve pis bir şekilde ugg isim hakkini aldilar. lokal ureticilerden ya da bu orjinal since 1974ten alin.

www.uggsince1974.com.au
+3
eileengray
(20.08.26)
Bu aralar Türkiye'de bir matcha dalgası esiyor, Avustralya'da kalitelisi bulunur ama ucuz mu bilmiyorum. Keza benzer şekilde bir çok asya marketi var, özellikle Çin ve Kore; haliyle oralara özgü gıda vb. ürünler de bulunur. Protein tozu falan için Costco'ya bakmak lazım ama üyelik gerekir.
0
salihdt
(20.08.26)
(25)

şekersiz soğuk içecek

kibritsuyu
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğ
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğuk çayı niye illa şekerli üretiyorsunuz? kola mesela, şeker koymayınca çok mu iğrenç oluyor acaba, tadını seviyorum, şekerini sevmiyorum.

içinde doğal olarak şeker bulunan meyve sularına yapacak bir şey yok tamam. mesela file market'te sorbe marka içecekler var mesela, sıradışı detoks, vitamin deposu falan diyor. ama neymiş, hurma suyuyla tatlandırılmış, güya sağlıklı. sorbedrink.com

yav tatlandırmasak? tatsız olsun. şeker tadı verecek, benim tatlı isteğimi dürtecek bir madde olmasın? gerçekten yok mu böyle içecek? kışın demlediğim ıhlamuru soğutup, buz atıp içiyorum mesela, mis gibi oluyor. ama ben marketten de girip alıp içebilmek istiyorum. hepsi mi tatlı, hepsi mi şekerli?
+3
kibritsuyu
(19.08.26)
ayran
sekersiz limonata
sekersiz kola
sekersiz ice tea da vardir diye dusunuyorum.

bunlar olmaz mi?
-6
baldur2
(19.08.26)
PİN diye bi şey bence sikimsonik bi tadı var ama şeker hissi vermiyor pek.
0
kizil karga
(19.08.26)
şekersiz limonatada tatlandırıcı var. şekersiz kolada da tatlandırıcı var. şekersiz ice tea zaten hiç görmedim. ha istersem onun da tatlandırıcılı olanı var. ama ben tatlılık istemiyorum. tatlı olmasın.

ayranı bu tarz soğuk içeceklerle aynı sınıfa koymak istemedim.
+2
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
yav limonlu soda alıyorum dümdüz olmasın biraz aromalı olsun diye, o da şekerli.

lan şeker tadı veren şeyi koymadan sadece limon tadını koysan olmuyor mu? beypazarı sade sodaya bildiğin sarı limonu ortadan kesip sıkmışlı içeceğin hazır şişede olanı mesela. tamam limon aromasına da razıyım, hakiki limon sıkacak halleri yok. marketten alıp dikeyim.

derdim sağlıklı olsun falan diye değil, aromaya şekere karşı da değilim. sadece tercih meselesi, bazen de içtiğim şey tatlı olmasın istiyorum.
+3
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
teakina (macro’da var)
0
eileengray
(19.08.26)
züber'in ice tea'si olmaz mı? koruyucu, şeker ve tatlandırıcı yok diyor.
0
orient blue
(19.08.26)
maalesef bu duruma ben de sinir oluyorum. markete girdiğimde önüm arkam sağım solum şeker. hızlıca tüketebileceğim ne varsa şeker.
ayran, maden suyu, şalgam alternatifler ancak.
0
rayde
(19.08.26)
ice latte içiyorum şu an. evde kendim yapıyorum şekere de ihtiyaç olmuyor mis.
geçen gün canım çok latte çekti dedim bakkalda teneke kutuda benzer bişiler oluyor. nescafeninkini aldın 2 yudum sonra çöpe attım böyle kötü bir şey olamaz.
0
neira
(19.08.26)
evde kendim yapıyorum zaten, limonlu soda istersem soda açıp limon sıkıyorum, yeşil nane atıyorum, tarçınlı karanfilli zencefilli zerdeçallı ıhlamur kaynatıp soğutup buz atıp içiyorum, kahvaltıdan artan çaya limon sıkıp, sulandırıp buz atıp içiyorum falan.

ama insan sokakta sıcaklayınca da markete gidip alıp içmek istiyor.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
Yurtdışında şekersiz ve tatlandırıcı olmayan tek içecek meyveli soda. Yüzde 99.9 su geri kalanı meyve aroması (perrier, st pellegrino, badoit falan).

Ben de açıkçası Türkiye'de olmasını isterim. Ben çok severek içiyorum bu limonlu, misket limonlu, greyfurtlu falan sodalari.
Onun dışında büyük markalar için bahsettiğiniz şeyin mantığı yok. Içinde şeker olmayan ve tatlandırıcı olmayan ürünü içmek isteyen niş bir kitle var.
Sodalarda olmama sebebi de çoğu kişinin onu su yerine içmesi.
Biraz arz talep meselesi.
0
logisticsmanager
(19.08.26)
dünya sağlık örgütü bile ilaçların, takviyelerin içinde belli bir oranda şeker olması gerektiğini şart koşuyor.

bağımlılık yaratmak için bunlar.
ayrandan başka seçenek yok sanki ama onun da etiketini okumanızı tabsiye ederim. şalgamda doğal şeker var.

şeker orucuna girdikten sonra şeker oranlarının korkunç boyutta olduğunu anlayabiliyorsunuz. salça bu konuda başı çeker.

sizinle aynı nedenden sadece su içiyorum senelerdir.
-3
janderzel zartanyan
(19.08.26)
@janderzel; abi salçada olan domatesin sekerinden bahsediyor olmayasin? Merak edip baktım, içine şeker katılmış salça bulamadım.
Yüz gram domateste 3-4 gr şeker varmış. Baktım 100 gr salça için 500-600 gr domates lazım. Etti sana 14-15 gr şeker 100 gr salçada.
Bir de WHO'nun ürünlere şeker koyun dediği yeri okumak isterim. Google'de çıkmıyor.
+1
logisticsmanager
(19.08.26)
Sizinle aynı dertten mustaribim seçenekler sınırlı ne yazık ki, gazlı içeceklerde maden suyu ve soda dışında çok bir şey yok, soğuk kahveler var, bira ve türevi içecekler var (bunlarda baya şeker var aslında ama ben tada göre konuşuyorum), süt grubu var; süt, ayran, kefir. Eğer varsa marketlerdeki diyabetik gıda reyonlarında da bir şeyler oluyor illa ki ama bunlara da her zaman denk gelmek zor bunların da büyük kısmı tatlandırılmış zaten ve ayrıca buz dolabında da olmuyorlar. Bir keresinde cidden şekersiz bir limonataya denk gelmiştim ama şimdi marka hatırlayamıyorum ne yazık ki, ama var böyle bir şey. Yine denk gelmesi zor gurme marketlerde hurmasız falan da detoks içecekleri oluyor.

Tonla şey saydım ama çoğuna denk gelmek zor, hepsini aynı yerde bulmaksa imkansız gibi bir şey ne yazık ki. Çok saçma bir iş gerçekten.
0
akhenaten
(19.08.26)
dediğim gibi. sıkıntım şeker içeriği ile değil. sıkıntım o "tatlı" dediğimiz tat ile. yani coca cola zero'da hiç şeker yok, ama tatlı. salçaya gelene kadar, sodaya sıktığım limonda bile şeker var ona bakarsan, ama o tatlı değil. içerdiği şeker miktarı problem değil, tadı tatlı olmasın.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
meyan kökü serbeti. adanada çok yaygın gün içinde denk gelmemek mümkün değil. izmirde sabit bir yerde satan yok. seyyarlar da çok az ve denk gelemiyorum bir türlü. adının şerbet olduğuna bakma şekersizdir kendi doğal bir tatlı tadı vardır ama belli belirsizdir. inanılmaz da faydalıdır. ayrıca buzzz gibi satılır. çok kısa bir videosu:
www.youtube.com
0
ground
(19.08.26)
eksisozluk.com
aradiginiz seyin adi mugicha. türkiye'de markette satilmiyor ama evde yapmasi cok kolay. ister kendiniz kavurun, ister poset seklinde alip demleyin, cok basit sekilde litre litre icecek hazirliyorsunuz. sonra termosa doldurup yanima aliyorum ben.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.08.26)
Maden suyuna sallama mangolu yeşil çay koyuyorum güzel oluyor, şekersiz hafif aromalı.
+2
ekimoloji
(20.08.26)
Ben aynı sorunu şekeri iyice azaltıp beslenmeme dikkat ettiğim zamandan beri yaşıyorum. Özellikle cin ile kokteyl yapabilecek şekersiz bir hazır içecek bulamıyorum. Cola zero'nun tadını seviyorum ama piyasada şekersiz diye satılan diğer tatlandırıcılı soğuk çay, limonata gibi ürünler aşırı şekerli geliyor içemiyorum. Ben çözüm olarak koruk suyu buldum köylerden bulamadığımda erik suyu alıyorum. Soda ile karıştırıyorum biraz zero tonik ekliyorum. Sırma maden suyunun erikli olanını da yeni keşfettim o da al iç ürün arıyorsanız iş görür.
0
creepy
(20.08.26)
içinde şeker olması ok ama şeker tadı baskın olmasın istediğim zamanlarda avşar'ın değişik maden suları var onları içiyorum.

sirkeli
tuzlu erik
volkanik vs.


benzer değil ama benim de içecek konusunda en çok istediğim şeylerden birisi: lipton ice tea'nin sparkling ice tea'leri geldi türkiye'ye. yurtdışında bunların şekersiz (sizin istemediğiniz şekilde tatlandırıcılı) versiyonları var. ama türkiye'ye bu şekersizler gelmedi. olsa bu yaz en çok tükettiğim içecek olurdu muhtemelen.
0
a darkness coming
(20.08.26)
bira var?
+1
co2s2
(20.08.26)
Kombucha, soğuk kahve vb.
Şalgam
(Alkolsüz yahut light) Bira
Turşu suyu
Ayran (Ekşi, Naneli, fesleğenli, acılı, semizotlu, sodalı vb.)
Churchill
Biyam var şeker ilavesiz ama meyan kökünden ötürü şeker içeriyor.
Soğuk arpa çayı.
Aromalı sular.

Bunlardan bazılarını çiğköftecilerde, bazılarını kahvehanelerde, bazısını coffee shoplarda, bazısını marketlerde bulabiliyorsunuz. Şanslıysanız, sokakta satılanına da denk gelebilirsiniz belki…
0
yadigar
(20.08.26)
yanıtları okumadım ama ben soğuk buzlu çay ya da ice latte/americano içiyorum.
0
deartheodosia
(21.08.26)
Obsesso'nun sade siyah kahvesi var.
0
peki madem
(21.08.26)
BİM’e kuzukulağı ve limonlu bi içecek gelmiş 2 gündür alıyorum. Tadını ben çok beğendim. Karbonhidrat ve şeker 0 yazıyor etiketinde. Biraz pahalı bi şişesi 25 tl ama bence değer güzel gidiyor.
0
naksidil
(21.08.26)
Soda makinesi ve tupu alip suya gaz basip ufaktan aroma atabilirsiniz, ornegin limon suyu, demlikten biraz cay, ne bileyim tarcin vs
0
The_Lollok
(21.08.26)
(3)

Sevilla, Granada, Madrid gezisi

?
Kasımda İspanya' ya gidelim diyoruz. İşlerin yoğunluğundan kafayı toparlayıp plan yapamadım bir türlü. El hamra biletleri tükenmesin diye hızlı karar vermemiz gerekiyor. Tavsiyelerinizi alırım.Araç kiralamayacağız. Otobüs-tren kullanılacak. 2 seçenek arasında kaldık. Sevilla'da 3 gece kalıp, getyour
Kasımda İspanya' ya gidelim diyoruz. İşlerin yoğunluğundan kafayı toparlayıp plan yapamadım bir türlü. El hamra biletleri tükenmesin diye hızlı karar vermemiz gerekiyor. Tavsiyelerinizi alırım.

Araç kiralamayacağız. Otobüs-tren kullanılacak. 2 seçenek arasında kaldık. Sevilla'da 3 gece kalıp, getyourguide ile Cordoba, Ronda günübirlik turlara katılsak, Granada' da 2 gece, Madrid'te 2 gece kalabiliriz. Diğer seçenekte Sevilla'da yine 2-3 gece kalıp, sabah Cordoba'ya ugradiktan sonra akşama doğru Granada'ya geçebiliriz. Yine 2 gece kaldıktan sonra Madrid'ten dönüş yaparız. Madrid'te cok kalinmayacak. Her müzeye girme gibi bir planımız yok. Konaklama, ulaşım, yeme içme öneriniz varsa yazın lütfen.
0
?
(18.08.26)
madrid daha uzun bir zamanı hakediyor. yeme içme çok fazla Museo Reina Sofia ve prado harika.
0
croswell
(18.08.26)
“Endülüs” turu için cordoba şart bence. Ronda olmasa da olur. O köprünün etkisi üstündeyken çok anlaşılmıyor, bir tek arabayla uzaktan yaklaşırken dramatik. İkisine de gittim ve ronda yerine cordoba’nın çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Ama cordoba için 1 gün oldukça yeterli, gece kalmasanız da olur. Mesquitadan sonra orada jewish quarter bölgesi geziliyor genelde. Mescite de eğer sabah çok erken giderseniz biletsiz girebiliyordunuz, bu kural hala gecerliyse değerlendirebilirsiniz.

Granada’da biz 1 gece kalsak olurdu çünkü alhambra’yı sabah güneş doğarken gördük ve günün devamında albaicin yapmıştık. Belki böyle kompres edilebilir çünkü Madrid daha çok gün hak eden bir şehir. Sevilla için kısarsak da 2 gece yeterli. Ama çok renkli bir şehir, onun dengesini bulmak lazım.

Not: biz albaicin (granada) haricinde tura ihtiyaç duymadık. albaicin çok yokuşlu bir mahalle, o yüzden bilen biri iyi yönlendiriyor.
+2
eileengray
(18.08.26)
Mayıs ayında Valencia ile Madrid'de gittim. Sevilla planımda var, buna göre yazıyorum;

Madrid ayrı bir gezi olabilir. Madrid, Valencia ve ayrıca Barselona ile Endülüs bölgesindeki şehirler birbirlerinden çok farklı ve ayrı.

Niyetim; Sevilla, Cordoba, Granada ve dönüş Malaga'dan. Epey yorucu gözüküyor. Ne zaman yaparım bilemiyorum.
-1
put it in your appropriate place
(19.08.26)
(5)

Yolculuk esnasında izlemelik dizi/film/podcast

iwillsee
önerileriniz var mı..özellikle uzun tren yolcukları, havalimanı beklemeleri ve uzun uçak yolculukları boyunca zamanı geçirmek için önerileriniz varsa alırım bi dal..aşırı detay yorucu değil de biraz kafa rahatlatıcı eğlenceli olabilir..
önerileriniz var mı..özellikle uzun tren yolcukları, havalimanı beklemeleri ve uzun uçak yolculukları boyunca zamanı geçirmek için önerileriniz varsa alırım bi dal..aşırı detay yorucu değil de biraz kafa rahatlatıcı eğlenceli olabilir..
0
iwillsee
(17.08.26)
Peep show
0
duster
(18.08.26)
Meksika Açmazı ilerledikçe baya keyifli hale geliyor. Duruyorsa cahil köpekler dicem ama önermeye de utanıyorum. Ali İhsan Varol'ın değeri bilinememiş eseri "Kelimenin Ham Anlamıyla" ise anlatılmaz yaşanır
0
fatihdr
(18.08.26)
The last airbender animasyon dizisi iyi gider, 20 dakika her bölüm ve naif bir dizi.
+1
kendimefotograflarim
(18.08.26)
Merdiven Altı Terapi poscastini ben seviyorum. Deneyebilirsiniz.
0
santimantal
(18.08.26)
youtube’da jet lag the game’e taktim bu aralar. avrupa’da, japonya’da ya da abd’de buyuk olcekli saklambac, tag, territory control oynuyorlar. bir is yaparken yanda izlemelik.
0
eileengray
(18.08.26)
(30)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
-3
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
35 yasimda aldim. araba kullanmayi sevmiyorum. anca bu kadar direnebildim. tercih siram soyle: yurumek > bisiklet > toplu tasima > araba
0
banach
(18.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(3)

Capri vs Amalfi

asteriks
Napoli'den geçeceğiz. Ayırabileceğimiz bir gün var. Napoli - Amalfi git gel toplam 4 saat gösteriyor. Positano- Amalfi arası da 20 dakika civarıymış sanırım. Bir günde bu kadar yol çekmeye değer mi bilemedik. Napoli - Capri gidiş dönüş 2 saat. Denize girmeyi düşünmüyoruz. Buraları görmüş olanlar ne
Napoli'den geçeceğiz. Ayırabileceğimiz bir gün var. Napoli - Amalfi git gel toplam 4 saat gösteriyor. Positano- Amalfi arası da 20 dakika civarıymış sanırım. Bir günde bu kadar yol çekmeye değer mi bilemedik. Napoli - Capri gidiş dönüş 2 saat. Denize girmeyi düşünmüyoruz. Buraları görmüş olanlar ne önerir?
0
asteriks
(15.08.26)
on gün önce napoli-pompeii-amalfi ve amalfi-napoli yaptım. amalfi'de üç gün kalıp, iki gün denize girdim. gidişi salerno'ya tren; salerno'dan amalfi'ye feribotla yaptım (napoli'ye dönüş de tersi). tren çok rahat. feribot yolculuğu teoride harika; çünkü tüm kıyı yerleşimlerini izleyerek gidiyorsunuz. ancak sıcak hava bu keyfi yarı yarıya azaltıyor. feribottaki esintili hava bile durumu kurtarmıyor yani. sabah çok erken veya gün batımı saatlerini tercih etmenizi öneririm. ben travelmar kullandım; konforluydu. feribota alternatif otobüs de var ama bu sezonda hiç önerilmiyor.

ben napoli'ye bir etkinlik için gitmişken, denize girilecek güzel bi yer diye aklımda yer ettiğinden, hiç araştırmadan gittim amalfi'ye. amalfi'de denize girmeyecekseniz, çarşısını dolaşmanız -dükkanlarda da biraz takıldığınızı düşünürsek (ketenler ve deriler kaliteli ve ucuz)- bir saat alır. bu bölgedeki yerleşimlerin tek olayı, sarp kayaların böğrüne sokulmuş, uçsuz bucaksız merdivenli yapılardan oluşmaları. ancak binalar bakımsız olduğu için, feribot yaklaşırkenki bütüncül romantik görünüm dışında, yakından bir olayları yok. son derece keskin, zehir gibi bir rutubet kokusu hiç peşinizi bırakmıyor. "bu insanlar buralarda nasıl yaşıyor" diye diye dolaştım açıkçası. deniz ya da plajların ise, antalya'daki herhangi bir plajdan eksiği var, fazlası yok. hal böyle olunca, o sıcakta capri'ye geçesim hiç gelmedi; zira büyük olasılıkla aynısının lacivertiydi.

sonuç olarak bunları önceden bilseydim, amalfi'ye hiç gitmeyip, pompeii'de tam bi hafta geçirmeyi tercih ederdim (antik kent dolayısıyla). napoli'de iki gün kaldım; o da yetmedi. ikisine de tekrar giderim ama tatil beldelerine, hele de bu mevsimde, hiç sanmıyorum.
+1
lil siztah
(15.08.26)
keyif yapmayı seviyorsanız capri güzel. ben capri’yi seviyorum, amalfi gibi uzaktan pittoresk değil ama dramatik bir topografyası var. denizi de çok derin bir mavi, benim hoşuma gitmişti. sadece çarşısını gezecekseniz beğenmezsiniz, bilmiyorum ama güzel bir restoranda yemek, başka bir yerde içki içmek için keyifli. bir de capri’ye gitmişken botla mavi grotto’ya da girebilirsiniz. böylece bot turu gibi de olur. kısaca biraz beklentinize bağlı. insanlar capri çok turistik ve kalabalık diye artık ischia’ya gidiyorlar mesela. ona da bakabilirsiniz. keyif için gidecekseniz gidin.
+1
eileengray
(15.08.26)
Ben de haziranda napoliye gittim bayildimmm. Amalfiye otobüsle sırf görmüş olmak için gittim. Fakirlikten Amalfi de kalamadık onun yerine procida diye bi adada kaldık ve bayikdikk. Tabi böyle şeyler çok göreceli lüks istemiyorsanız eski ege kasabalari gibi bi yer ariyorsaniz sessiz sakin pek turist de olmayan İtalyanların takildigi bu ada
0
euteamo
(16.08.26)
(9)

Popüler kültürdeki Van Gogh hayranlığı inanılmaz iki yüzlü değil mi?

aloha snackbar 3
Gerçek Van Gogh:- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu- duş alma
Gerçek Van Gogh:
- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi
- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu
- duş almazdı, kişisel hijyeni, dişleri berbat durumdaydı, parasını tütüne ve boyalara verirdi
- tütün ve alkolü ciddi şekilde tüketiyordu
- beslenme sorunları ve hastalıklar yüzünden genelde berbat gözüküyordu
- duygudurumu ciddi derecede dengesizdi, manik ve paranoyak takıntılara sahipti, etrafındakilerle sık sık tartışmaya girerdi
- yaşarken hiçbir zaman ünlü olmadı

Bugün resimleri ünlü oldu diye kendisini romantize eden kadınların yüzde kaçı karşısına bugün böyle bir tip çıksa severdi peki?
-6
aloha snackbar 3
(15.08.26)
O dönemde sanatla uğraşanlara zaten deli gözüyle bakılırdı. Yanii yakışıklı havalı sağlıklı bi adam olsa yine kadınlar o kadar sallamazdı.
Para ve güç gerekiyor kadın ilgisi için. Sanatçı kişiliğine aşık olmak falan tamamen masal.
0
Lh12
(15.08.26)
birincisi van gogh'un soylediginiz kadar romantize edildigini bilmiyordum. van gogh'u romantize edenler de buyuk ihtimalle sanatini ve yaraticiligini ediyordur, bunlara hayrandir, kisiligine degil. zaten cogu kisi de eger populer kulturun etkisi altinda bunu yapiyorsa yasamini, bu saydiklarinizi belki de bilmiyordur bile. dolayisiyla karsilarina boyle bir tip ciksa (romantik iliski yasamak anlaminda sormussunuz gibi algilaniyor) sevmezlerdi, ilgilenmezlerdi. benim de herkes gibi hayrani oldugum, romantize ettigim cok kisi var, ama bu demek degil ki onlarla bir (romantik) iliski kurmak isterim.
+7
Sour
(15.08.26)
kendisini romantize eden, onunla birlikte olmayı hayal eden kadın tanımıyorum.
+8
eileengray
(15.08.26)
ikili ilişki anlamında romantize edilmiyor ki. hayatına aşırı vah vah edilip, belki ayarsız ve bilgisizce övülüyor ve kıymetini bilmeyenler yeriliyor olabilir. sadece bu.

van gogh ile sevişmek isteyen ben de duymadım. gsf öğrencileri olarak onun sanatına hayrandık. aşkından ölüyorum durumu yok kimsede.
+2
art cat chocolate
(15.08.26)
Ortalama 150 yıl önce yaşamış birinin davranışlarını bugünün ölçüleriyle birebir değerlendirmek doğru olmaz. O zamanın koşullarıyla bugünün koşulları çok farklı, aynı ruhsal bunalımları bugünün dünyasında farklı şartlarda yaşayan insanlar vardır ama çevre, tedavi imkanları vs. aynı değil.

Birini sevmek için bütün özelliklerinin kusursuz olmasını bekleyemeyiz.
Ben bu adamla aynı zamanda yaşamış ve tanıyan biri olsam kendisine duygusal olarak hislerimin olacağına emin gibiyim mesela ama bu kusursuz biri olduğu için değil de daha çok kendimi tanıdığım için.
"Çok iyi bir ilişkimiz olurdu" da değil bahsettiğim, belki ilişki bile olmazdı ama ben düşerdim eminim buna.
Bugünün dünyasında da karakteriyle, yaşam tarzıyla, ruhsal bunalımlarıyla beni kendisine çeken ama asla ilişki yaşamayacağıma emin olduğum insanlar tanıdım.
0
mutekebbir
(15.08.26)
Dediğiniz şey çoğu kişi bilim insanı için de geçerli.

Einstein berbat bir insandı. Karısına az çektirmedi. Kendisi odasında çalışırken karısının yapması gereken şeyleri evlilik sözleşmesinde belirtmişti (big bang deki sözleşmede buradan geliyor). Kuantum teorisinde de Niels Bohr az aşağılamaya çalışmadı. Fazlasıyla bencil, hayatının bir yerinden sonra iyice ırkçı olmuştu. Kadınları da ihtiyaçlarını giderecek insanlar olarak bakardı.

Hele newton yok muuu. Robert Hooke be leibnizın iyi ahını aldı.

Lakin bu kişilerin dünyayı değiştirdiğini söylüyoruz. Yani Bu pencereden bakarsak geriye kimse kalmaz.
+1
substituent
(15.08.26)
Zaman faktörünü bir kenara koysak dahi ben bizzat bugün yaşayan ve sevdiğim şarkıları söyleyen hiçkimsenin hayatını bilmiyorum örneğin. Belki çok kötü insanlar belki tanısam nefret ederim. Ama bilmiyorum, ekstra bir araştırma gereği duymadım. Ama bu o şarkıları sevmememi gerektirmiyor ya da o şarkılarıı söyleyenler için "valla on numara şarkı yapmış" diye övmemin önünde bir engel değil.

Resim için de çok farklı olmasa gerek durum. Kaldı ki çoğu insan resme dinlediği şarkı kadar da önem vermiyor özellikle bugün.

Çok bağımsız konular.
0
akhenaten
(15.08.26)
sabah 9 akşam 5 eve giden sanatçı mı olur zaten. sanatçı pistir, alkoliktir, kumarbazdır, kavgacıdır, geçimsiz sıkıntılı bir tiptir. bu arada van gogha hayran bir kadın ne gördüm ne duydum. yaşadığı dönemde de ipleyen yoktu.
+5
ground
(15.08.26)
Parasini boyalara mi verirdi? Allah Allah bak sen su allah'in isine. Arnold Schwarzenegger de zamaninda protein tozuna cok para harcamis.
0
baldur2
(16.08.26)
(16)

Emlak satis isi

lina
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini
Boyle bir is icin tum masraflar size ait sekilde ulke degistirir miydiniz? Alacagin ucret sadece sattigin evin komisyonu seklinde. Ne maas, ne sigorta, ne konaklama, ne yemek hicbir sey yok. Yani satis yapana kadar kendi cebinden eksilecek.

Oyle buyuk paralar konusuluyor ki guya bir satisci ilk evini satar satmaz komisyonla o ulkede villaya tasinmis... tek bir evin satisindan kalacak para olarak 600, 700 binden (tl olarak) bahsediliyor.

Birikim yakip bu yola girer miydiniz?

Buradaki kosullariniz ise 60 binle maasli calisansiniz. Ev yok, araba yok, anca hayatta kaliyorsunuz.

Ama gidip 3. Ay hala satis yapamazsaniz geri gonderileceksiniz ve dondugunuzde bu 60 binlik isi de bulamayabilirsiniz bi daha. Nitelikten bagimsiz konusuyorum bu konuda, hemen aranan eleman degilsinler gelmesin lutfen, piyasa berbat, ne kalifiye tanidiklarima 40 bin teklif ediliyor 40 yilin basi cikan is firsatlarinda.

Konuya donersek ulke bir avrupa ulkesi degil. Ve bu paralar kazaniliyor mu gercekten bu iste? Illa satilir gibi de geliyor aslinda bir ev. Ayrica Is teklifi sadece bana gelmedi, koca bir grup goturulecek, tutunabilen tutunacak seklinde.
0
lina
(14.08.26)
Kazanılıyor maalesef
0
Cezcez
(14.08.26)
kazanılır şöyle düşün 500 bin dolara ev satsan yüzde 3 komisyon alsan 15 bin dolar eder. az para değil.
denenebilir bence.
0
jelly bear
(14.08.26)
Bir körfez ülkesinden bahsediyorsak, zamanlama olarak çok da hevesli olmazdım.
0
Mirket
(14.08.26)
Burada kilit kelime villaya taşınmış.

Herhangi bir şemada size lüks arabalı aynı işi yapan,villaya taşındı denilen ,köpürtülüp iştah kabartan sunum yapılıyorsa bunun sonunda ya ponzi çıkar ya dolandırıcılık.

Kısaca seni dubai ,gürcistan vb.ne götürecekler,ordaki projeyi birilerine pazarlamanı bekleyecekler.olursa olur suyu olmazsa pilav suyu olacak.eskiden bu işlerin ahlağı vardı giderkende iyi paralar ödüyorlardı,artık onuda kaldırmışlar.

Gitttiğin yerde yaşayacakların çok ahlaklı olmayacak.
+3
duptıs
(14.08.26)
ilk komisyonla villaya taşınmış olmak yanıltıcı bir ifade bence. villada oturmaya devam edebilmek önemli.

bu tarz "şu işte acayip para varmış" şeklindeki tevatürlere, hele hele emlak satışı gibi eğitim gerektirmeyen (tıp okumak, mühendislik okumak gibi) işler için, "o halde neden herkes bu işi yapmıyor?" diye bakmak lazım.
0
co2s2
(14.08.26)
Aman, dolandırıcılık olmasın... Çin mafyasının Kamboçya gibi uzak doğu ülkelerindeki modern köle ticaretinden haberdar mısınız? "Viila" ve "Komisyon" anahtar kelimeler. Bir araştırın internetten, tuzağa düşmeyin, maazallah hayatınız kaymasın.

Linkteki olayı mutlaka okuyun:
eksisozluk.com

Yine konuyla ilgili:
home.treasury.gov
freetheslaves.net
link.springer.com

Laos, myanmar, filipinler, kamboçya gibi uzak doğu ülkelerinde çinli mafyatik oluşumların böyle tuzakları var.
0
yadigar
(14.08.26)
Calisanina deger veren firmalar yurt disi yer degisimi istedigi calisanina bu sartlardan iyi imkanlar teklif ediyorlar. Sizin teklifte bu deger olmadigi gibi muhtemelen calisan bile sayilmayacaksiniz. Calisan degilseniz araci size ne katacak bunu iyi degerlendirmek lazim. Daha da onemlisi calisan olmayip "geri gonderilecek" biri iseniz pasaportunuza el koyuyor olabilirler, bu da her turlu suistimale acik bir durum olurdu. Belirsiz bir "cok para" bir havuc olarak sunulduysa daha da dikkatli olmak lazim.
0
osssy
(14.08.26)
Abi acayip dolandırıcı işine benziyor.
Yani yanlış anlama da dolandırıcıların tam aradığı insan modelisin; az maaştan bıkmış, ancak hayatta kalıp kaçış yolu arayan.
En basiti ilanları senin adın soyadınla açıp parayı senin üstünden döndürüp sonra polisle senin basının derde girmesi.
Misal sallıyorum proje ev olur, evin emlakçısı sensin, evi satan sensin. Para senin hesabından döner ve hop o ev verilmediği zaman sana patlar.

Sen 60 bin lira alan biri olarak yurtdışında emlakçı olacaksın ve vaadlerden biri "o kadar para var ki villaya geçti" olacak.
0
logisticsmanager
(14.08.26)
Hepinizi katilmakla birlikte, o ulkede cok iyi bilinen bir sirketmis bu. Orada bir sure yasamis kisilerden bizzat duydum. Adi sani var. Logistics o tarz bir sey degil. Ama hala red flag benim icin de. Ama bir yandan yoksa ciddi bir firsat mi kaciyor diye dusundum. Ama en onemlisi neden ben mesela? :) su ilan senin adina acilir hic aklima gelmemisti, olabilir her sey haklisiniz
0
🌸lina
(14.08.26)
Abi peki anlamadığım şey;
Bu şirketin olduğu ülkede adam yok muymus?
Misal dubai'de adam olmadığı için fabrikada çalışmalık insani hindistan, filipinlerde falan arıyorlar. Onu anlarım.
Sen sana deli paralar kazandıracak emlakçılık işi için Türkiye'den adam mı getiriyorsun?
Buna ek olarak şirket çalışanı olmadan (sigorta yok) nasıl o ülkede çalışacaksın onu da anlamadım. Böyle rastgele kapısı açık olup adam alan hangi ülke var?
+2
logisticsmanager
(14.08.26)
60binlik işi emlak satış işinin yürümeyeceğini biliyor olsam dahi sadece deneyim edinmek bir şeyler öğrenmek için bile düşünmeden yakarım. Emlak kendi alanınsa eğer ve yeteri kadar idare edecek birikimin varsa yapmalısın bunu. Hangi ülke bu? Tek başına da değilsin ekipce gidiliyor. Daha ne kadar iyi olabilir ki.
0
beyfendi
(14.08.26)
ortada tuhaf bir seyler var. yazildigi gibi boyle bir is imkani varsa neden baskasi yapmiyor onu anlamak lazim. boyle firsatlar icin hayrina adam toplayip goturmezler. sana gelene kadar ese dosta paslanir gercek bir firsat olsa.

bir de ulke de onemli burada. her ulkenin hukuku farkli. ulkeye nasil gireceksin? turist olarak girip mi calisacaksin? parayi yatiracaklari ne malum hicbir kaydin kuydun yoksa. sigortasiz orada calistigin icin nezarete atilip deport edilme ihtimalin bile var.
+1
antikadimag
(14.08.26)
bahsettiğiniz büyük para orası için çok büyük olmayabilir. mesela 3 ayda ev satması gerekiyor demişsiniz; o zaman 3 ayı bir ev satmak için frekans olarak baz alırsak mesela 600bin tl nyc’de 3 ay geçinebilmek için iyi bir para değil. ülke önemli diyorum ve bu iş oranın yerelleri tarafından neden yapılmıyor +1.
0
eileengray
(14.08.26)
ek is olarak emlakcilik yapiyorum. zaten insaat sektorundeydim, emlaga ordan bulastim. 3 senedir kovaliyorum ama isler kesat.

yasadigim sehirde 10bin emlakci var, ve bunlarin sadece %5i bu isten fulltime gecimini saglayabiliyor. %95'inin ya ek isi, ya da acliktan agzi kokuyor.

cunku ev satmak da, ev alacak musteri bulmak da o kadar kolay degil. parasi olan asiri nazli, gercekten ev almak isteyende de para yok.

tek evin satisindan 600-700bin tl alabilirsin ama onun icin milyon dolarlik ev satman lazim, onu da satacak adam neden daha ulkeye yeni gelmis birine guvensin, sen daha evin oldugu muhitin ismini bilmiyorsun, adam iki soru sorsa kitlenip kalacaksin??

belese peynir fare kapaninda olur, bobrek.avi.
bulasma
0
cooperr
(15.08.26)
Öncelikle işin hangi ülkede olduğuna göre işler değişir. Mesela dubai ise bombalar yüzünden işler kesattır. Afrika ülkeleri ise dolandırıcılık çetesi kaçırabilir size illegal işler yaptırmak için. Özetle sıkıntılı ülkelerden biri ise uzak durun.
0
filipis
(15.08.26)
ülkeyi niye gizli tutuyorsun ki?
0
parka
(15.08.26)
(4)

spor giyiminde yan cepleri fermuarlı ve iç astarı olan bir şort modeli yok

santiago nasar
merhaba, koşu, günlük kullanabileceğim bir şort arıyorum. nike'tan bir tane aldım. nike pro. yan cepler fermuarlı. ama astarı yok. benim için astar da çok önemli. bulamadım hiç bir markada. kumaş yumuşaki, dri fit ince kumaş olacak. yüzme, günlük kısa pantolon tarzı ve mangalcı şortu aramıyorum. anl
merhaba, koşu, günlük kullanabileceğim bir şort arıyorum. nike'tan bir tane aldım. nike pro. yan cepler fermuarlı. ama astarı yok. benim için astar da çok önemli. bulamadım hiç bir markada. kumaş yumuşaki, dri fit ince kumaş olacak. yüzme, günlük kısa pantolon tarzı ve mangalcı şortu aramıyorum. anladınız siz onu.

bonus: bi de arkasında hakem cebi olursa harika olur.
0
santiago nasar
(11.08.26)
Aynı şeyi arıyoruz :) Ben henüz bulamadım. Takipteyim.
0
Mirket
(11.08.26)
lululemon’a baktınız mı? pace breakerdı galiba modelin ismi..
0
eileengray
(12.08.26)
istediğin bir modeli satın al.
terzi fermuar da yapar, astar da.
-1
duyuruuser
(12.08.26)
Nike' ın trail şortu var bende, cepler fermuarlı, şortta astar var, arkada da fermuarlı cep var.
Amerika' da outletten almıştım acaip ucuza.


www.nike.com

bunun farklı rengi.
+1
kumandanim
(12.08.26)
(7)

New York Önerilerinizi Alırım

bloodymoon
Tek başıma olacağım, Manhattan'da kalacağım. Aktivite önerileriniz yanı sıra akşam için güzel yemekleri ve kaliteli şarapları olan mekan önerileriniz de şahane olur. Şayet orada yaşayan lokal arkadaşlarımız varsa ayrıca yeşillendirirlerse birkaç deep dive sorum da mevcut. Sevgiler
Tek başıma olacağım, Manhattan'da kalacağım. Aktivite önerileriniz yanı sıra akşam için güzel yemekleri ve kaliteli şarapları olan mekan önerileriniz de şahane olur. Şayet orada yaşayan lokal arkadaşlarımız varsa ayrıca yeşillendirirlerse birkaç deep dive sorum da mevcut. Sevgiler
0
bloodymoon
(11.08.26)
Yerel değilde turisttim. Brodwayde müzikaller vardı, harry potter ama dalga geçiyordu.
Newyork city pass’e bir bak
Starbucks reserved var
Pastırmacı adını unuttum yani beğendim ama etkilenmedim.


Bir de dikkat et. Bizim arabaya evsizler içecek, pasta attıydı.
0
spherical
(11.08.26)
ben ve @oscar’lar 15+ yıldır nyc ve çevresindeyiz. ikimiz de daha önce bir iki soruya uzun uzun cevap yazmıştık. bulunca yapıştırırım buraya.

Bir de hangi bölgede kalıyorsunuz, ne zaman geliyorsunuz? mesela şu an hiç önermem çünkü gezilebilecek bir hava yok.

edit: önceki cevaplarım:
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(11.08.26)
Ben de eylül sonu ekim başı gibi 10 gün süreli nyc düşünüyorum. Kalacak yer hala ayarlamadım, neresi en makul f/p karar veremedim henüz.
Bana da Rehber olması açısından sorunuza yanıt yazıyorum ve formata uymak için de katz deli’yi mutlaka deneyin diyorum.
0
ezkaza
(11.08.26)
Frick collection'u çok beğenmiştim. Antika/sanat merakınız varsa uğramazlık etmeyin.
0
yadigar
(11.08.26)
ben zamanlama ile ilgili onerim olacak, ilkbahar, yaz ve sonbahar'da gittim.
ilkbahar harikaydi, sonbahar fena degildi, yaz berbatti.
eger amac agustos'da gitmek ise ben olsam gitmem sonbahar'i beklerim.
yazlari sehir asiri kalabalik ve bence o kalabaligi kaldirmiyor.
0
cooperr
(12.08.26)
Listemi yeniledim. Eski cevaplarımla örtüşüyor muhtemelen. Çok yazmış olabilirim, hepsine elbet gidemezsiniz ancak google mapste göz atıp bookmarklayabilirsiniz.

müze:
-the met (met’e gideceğiniz gün öncesinde iki sokak üstte neue galerie’de klimtleri ve egon schiele eserlerini gezip cafe sabarsky’de avusturya tatlıları denemenizi tavsiye ederim)
-moma
belki:
-guggenheim
-amnh
-whitney, the new museum, frick, morgan library (jp morgan’ın ilk evi ve nycde ilk elektrik kullanan ev)
-tenement museum (bu çok ilginç bence)
zaman kalırsa:
-upstate’te dia:beacon
-noguchi museum
-cloisters (burası da çok ilginç)

galeriler:
sergiye göre chelsea’de galeri turu
soho’da the earth room ve the broken kilometer

Yeme içme (rastgele sıra):
(* çok turistik demek)
the boat house
torrisi
artusi, don angie
Monkey bar
Au cheval (özellikle burger)
Gramercy tavern
Polo bar
the corner store (walk-in zor)
Peter luger steak house* (veya keens)
Dirty candy (veg)
Fish cheeks, Thai Diner
Penny
Smithereens
Bistrot ha
Frenchette (Whitney museum lokasyonu)
Cafe sabarsky (met günü)
Balthasars*
St ambraeous*
Din tai fung (times çevresi için)
Pecora Bianca (yoklukta gideri var)

F/p omakase:
Sugarfish
Souraji
Sendo

Bar:
Campbell
Bemelmans
rooftop bar adını unuttum yazarım.
Sip and guzzle
Up up
Lillie pub

Pizza:
Lindustrie
Ceres (tüm pie satılıyor sadece)
Emily (deep dish)
4ps (Japon İtalyan)
Studio tamaki

Taco:
Los tacos no1
Ramirez taco

Kahve:
Gem home
La cabra
Devocion
Stumptown
L’Appartement 4f
Lyria

Brunch kahvaltı:
Buvette
Clinton St baking co
Cafe cluny
Bubbys
Maman
Two hands
Bourke st bakery
Pura vida
Oldays
Bluestone lane
Tartine
Daily provisions

Bagel:
Tompkins sq bagel
Apollo bagel
Leone’s
Utopia
Black seed bagels

Tatlı ve dondurma:
Panna (çok iyi)
Levain
Culture espresso choc chip cookie
Hani’s
Te company
Lysee
Salswee
Magnolia bakery*

Jewish heritage:
Russ and daughters (füme somon)
Katz* (herkesin meşhur katzı)
S&P

Brooklyn için:
Four horsemen
Birds of a feather
Maison premiere (oyster)
Misi
4ps (yanındaki dükkan da çok iyi)
Barbalu
Lucali (en iyi pizza ama girmesi zor)


dükkanlar (kadınlara yönelik):
mcNally bookstores ve kırtasiye goods
the strand
moma design store, nypl store
uniqlo, muji, aritzia
free people, fp movement
skims, and other stories
gentle monster, jimmy fairly
reformation, farm rio
sezane, anthropologie, alohas
le labo, aesop, korres
jcrew, madewell
tumbao (favorim), peche, frankie shop, sandy liang, rachel comey
ulta, glossier
macys, tjmaxx, marshalls, nordstrom rack (özellikle indirimli marka ayakkabılar)

müzikal:
hamilton
the book of mormon
+1
eileengray
(12.08.26)
eileengray mukemmel liste cikarmis. eger partilemeyi seviyorsaniz, chetanaworld bakin. brooklyn den mükemmel nyc manzarasi ile roof da takiliyorsunuz. ayrica su aralar hava berbat, her gun firtina yagmur kopuyor.
0
oscar
(12.08.26)
(14)

belediyeyi vs. arıyor musunuz hiç?

art cat chocolate
herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?

ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
0
art cat chocolate
(11.08.26)
Aradım 2-3 kere şikayet ettim. İBB 6 aydır sahildeki göçük alanı düzeltmiyor. Göçük tehlikesi diye tabela koyup bırakmışlar. CHP belediyecilik zihniyeti tam olarak budur.
-4
gabe h coud
(11.08.26)
Geçen Çankaya belediyesine bi yol tamiri için yazdım. Gününde onardılar, çok şaşırdım.
-1
glamdr1ng
(11.08.26)
ben ne için aradıysam hep yapıyorlar valla :D

- yaya yolu çizin dedim, çizdiler
- trafik lambaları bozuk dedim, yaptılar ya da trafik polisi gönderdiler
- diğer arızaları da hep düzelttiler
- ilaçlama istedim, yaptılar
- bir yer için denetleme istedim, denetlediler
- her türlü istek ve şikayetimin sonucunu da hızlıca bana bildirdiler

şu an aklıma gelenler bunlar
0
🌸art cat chocolate
(11.08.26)
Lazım geldikçe yazıyorum, istediğim sonuç her seferinde çıkmasa da ilgileniyorlar. Belediyesine göre de değişiyor elbette, yağmurda su basan yolu anında onaran (drenaj yapan) belediye de var, yolları patates tarlasına dönmüş yolu 13 senedir onartamadığım belediye de.
0
orient blue
(11.08.26)
Sürekli arıyorum, taleplerim bazen aynı gün bazen bir iki gün içinde çözülüyor.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.08.26)
ibb alo 153’ü aradım en son. Belediyenin yapması gereken bir anaartel yol üzerindeki göçükleri hatırlatmak içindi. Çıkan kişi ile resmen kavga ettim. adresi tarif ettiğimde pişkin bir şekilde öyle bir yer yok diye iddia da bulunuyordu herif. Çok şaşırdım. Yani kayıt açıp başından savmak yerine bana çatmayı tercih etti. Muhtemelen chp gençlik kollarından bankamatik memuru bir tipti.
0
ezkaza
(11.08.26)
2 yıl önceye kadar çok arıyordum, sonra küstüm. en son (lüks) arabaların çok gereksiz hız yaptığı bir çıkmaz sokağa eskiden var olan kasislerin geri getirilmesini rica ettim. hız yapan arabalar yüzünden baktığım iki sokak kedisi ölmüştü ve ayrıca her akşam sokakta scooterlarıyla gezen çocuklar için tehlikeli oluyordu. belediye talebimi değerlendirmeden, açıklama bile yapmadan reddetti. bu olay chpli bir belediyede yaşandı. açıkçası rant neredeyse her parti orada. ben de saldım.
+1
eileengray
(12.08.26)
ben de ibb çözüm merkezi'ne yazıyorum X platformu üzerinden DM atarak. Çoğu case'i çözüme kavuşturdular. Son bir şikayetim vardı çocuk parkının içi motorsikletlerle dolu olmaya başladı ve baya çocuk parkı içinde de hızlı sürüyorlar. oraya bi turnike gibi bir şey yapmaları gerektiğini söyledim pusetli insanları da mağdur etmeyecek şekilde. bakalım yapacaklar mı.
0
elektr10
(12.08.26)
Yazıyorum ve genelde ilgileniyorlar.
0
a7x
(12.08.26)
Arıyorum kesintilerde vs
0
basond
(12.08.26)
ibb'yi çok aradım ya da online sistemden kayıt oluşturdum (arayınca da onlar senin adına kayıt giriyorlar).

hepsi olumlu ya da olumsuz sonuçlandı.

haber verdiğime pişman olduğum bir olay var: kamyon ya da bir araç ağaca çarpmış ve araç kırılmış. onu kurtarın ya da kesip yenisini dikin dedim. geldiler kesip gittiler. kurtarılmayacak durumdaydı zaten ama bari yenisini dikselerdi. kaç sene oldu orası boş.

benzer şekilde başka ağaçların da kabukları soyulmuştu, onu da bildirdim. (sanırım motor, scooter falan bağlıyorlardı) sıralı bütün genç araçlar yaralıydı. ağaçların kabuklarına yeşil boya sürdüler. iyileşti ağaçlar. kesip de yenisini dikmezler diye hepsini bildirmedim.

yıllar önce kaldırımdaki ince metal elektrik direkleri kaldırılmış ama 3-4 cm'lik kocaman vidaları duruyordu. çektim fotoğrafını gönderdim ve anlattım konumuyla, google maps görüntüleriyle vs. ertesi gün gelip hemen düzelttiler.

bunun gibi daha bir sürü geri bildirimim var. anında çözdüler. şikayetin kapanması için resim/yanıt vs ile bildiriyorlar bazen.

bir kaç kez komşularımı şikayet etmiştim. köpekleri gece gündüz bağırıyordu. beni evde uyutmaması ayrı hayvanların bu kadar ağlaması ayrı dert. ses kaydettim farklı zamanlarda, durumu net şekilde anlattım. belediyenin veterinerlik biriminden görevliler gelip "hayvana şöyle bakın, bunu yapın bunu yapmayın" diye uyarıda bulundular. ama uyarı dışında bir şey yapamıyorlar. yetti yine de.

bu şikayetlerin hepsi şişli belediyesinde idi.
+1
biseysorcaktim
(12.08.26)
2 yıl önce çok aradım uğraştım şikayetim çözülmedi.
şimdi bir yeri arayasım yok ortadoğu coğrafyasında yaşadığımı kabul ettim
0
devilone
(13.08.26)
İlçe belediyelerine eksik parklar için hayvanlara mama-su kabı istedim oldu
Metro çıkışlarına kanopi(tente) yapılması hacettepe ve bilkent öğrencileri yağmurda
sefil oluyordu,yaptılar
Bunun gibi ama mantıklı gördükleri bir çok isteğimi yaptılar ama bir kaç şeyi yapmamaları sinirimi bozuyor.Örneğin çöp kutusu olmayan fazlasıyla merkezi olan yerlere talep ettik gelmedi,Bazı metro çıkışlarına ekstra kart otomatı-su otomatı istedik gelmedi.Yaya geçidi ışıklarını yaya geçidinden sonra koyulması işleminin düzeltilmesini
istedik o da olmadı.Ankara da bazı şeyler istanbul kadar ilgilenilmiyor.İstanbul da her şeye çok dikkat edilirken ankara da açıkcası sallanmıyor
0
smokee
(13.08.26)
evet. fakat sonuc kisminda parti bazinda bir tutarlilik yok bence. bazi chp belediyeleri sallamazken bazi ak parti belediyeleri isini yapiyor veya tam tersi bazi ak parti belediyeleri sallamazken bazi chp belediyeleri isini yapiyor. dolayisiyla partiler duzeyinde degil kisiler duzeyinde bakmak gerekiyor.
0
Sour
(13.08.26)
(3)

Eminönü meydana yakın nerede otopark buluruz?

xu
Eminönü meydana yakın nerede otopark buluruz? ispark vb. şeyler var mı?
Eminönü meydana yakın nerede otopark buluruz? ispark vb. şeyler var mı?
0
xu
(11.08.26)
isparklar dolu oluyor.
bir kaç kere özdemir otoparkına bırakmıştım sorun yaşamadım. sadece aracı alırken biraz fazla bekledik. en son gittiğimde de apa otopark diye bir yere bıraktım burası küçük bir alan.
0
duyuruuser
(11.08.26)
oradaki trafik insanı hayattan soğutuyor. biz artık galataporta park edip 1 durak tramvayla geçiyoruz.
+2
eileengray
(11.08.26)
Meydanın altında karakoye dönüş tüneli var. Sağına park et. Ceza almıyorsun
0
topkapiaksaray
(11.08.26)
(9)

Kuyruk sokumu kemiğimi kırdım, önerileriniz?

cccbehzatccc
Öneriniz var mı? Doktor ilaçlar verdi ve bekleyeceksin dedi...Aylar sürermiş iyileşmesi. Daha önce geçiren var mı?7-8 basamak merdiveni popomun üzerine bambam seke seke düştüm amk siz de dikkat edin
Öneriniz var mı? Doktor ilaçlar verdi ve bekleyeceksin dedi...Aylar sürermiş iyileşmesi. Daha önce geçiren var mı?
7-8 basamak merdiveni popomun üzerine bambam seke seke düştüm amk siz de dikkat edin
+4
cccbehzatccc
(10.08.26)
2 sene önce aynı şekilde bende popomun üzerinde top gibi sekerek düştüydüm. bende kırık yoktu ama 1 aydan fazla ağrıdı. koksiks yastığı alabilirsin oradaki basıncı yayarak daha rahat oturmaya yarıyor.
+1
my fault
(10.08.26)
Çok zor iyileştiğini, çok acıdığını duymuştum.
Çok geçmiş olsun.
+2
Mirket
(10.08.26)
10 yıl kadar önce başıma geldi, ağrısı çok pistir. ben de yastığı öneririm. uzun sürüyor iyileşmesi, geçmiş olsun. benim arada hala sızlar.
+1
eileengray
(10.08.26)
Ortopedik oturma yastığı...

Geçmiş olsun
+1
apocalipy
(11.08.26)
çok geçmiş olsun, iyileşmesi uzun sürüyormuş, konforun için en gerekiyorsa araştır.
+1
omer460
(11.08.26)
Geçmiş olsun üstat,doktorun önerilerine uyarak en kısa sürede iyileşir sin umarım
+1
denizciman
(11.08.26)
kolajenli ilikli kemik suyu
kelle paça falan
+3
jelly bear
(11.08.26)
Yastık mastık verdiyse aksatmadan kullanın. Benim de aynı şekilde kırılmış yanlış kaynamış. 4 yıl sonra fark ettim, ihmal etmeyin :D
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.26)
Hepinize teşekkür ederim :)
0
🌸cccbehzatccc
(23.08.26)
(15)

35 yaş üstüne bu hobilerden birini önerecek olsanız veya asla onermeyecek olsanız neden?

egerbiryolcu
1. Piyano2. Yan flüt 3. Buz pateniÜçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirimYan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok
1. Piyano
2. Yan flüt
3. Buz pateni

Üçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirim
Yan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok hoşuma gidiyor ama benim nefes yonetimim berbat neredeyse yaşamak için olan nefesi bile zor alıp veriyorum iki merdiven çıkınca nefes nefese kalıyorum
Piyano için bı olumsuzluk da el ayak koordinasyonu yönetmek belki zorlar bilmiyorum ama diğerlerine göre sanki uğraşması daha az zahmetli gibi (uzaktan böyle gorumuyor işin içine girince eminim çok zordur ama en azından keman gibi tutuşu dert edilecek bir enstrüman değil)
0
egerbiryolcu
(10.08.26)
birincisi herhangi bir enstruman çalmak için yeteneğin var mı buna nasıl karar verdin?

hedefin şu seviyeyse olabilir

youtu.be

özel hoca bir maaliyet, enstruman almak da bir maaliyet. bunların dışında enstrumana çalışmak lazım. bunun için zaman lazım. öyle yani haftada 2 saat ders alıp akşamları yarım saat çalayım diye düşünüyorsan bu şekilde enstruman öğrenmek pek mümkün değil.

ha dersen ki bunlar benim için problem değil. bi deniyeyim. en kötü iki şarkı çalar eğlenirim ona bişey demiyorum.

tabi yan flüt çalmak için evinin de müsait olması lazım. komşular veya evdekiler rahatsız olabilir.. piyano dersen dijital piyano alırsın, kulaklık takarsın falan

hadi onu da geçtim. buzpateni nedir arkadaş? ulaşabildiğin kaç tane buz pateni alanı var? fiyatları nedir? kanada amerika falan olsa, binbir tane vardır. buz hokeyi oynuyolar falan diye ama onu da bilemedim.
+1
omer460
(10.08.26)
Piyano +1

Yan flüt çalıyorum. O kadar emeği piyanoya verseymişim :) ya da gitar.
0
gabe h coud
(10.08.26)
artistik burgular hareketler olmayacaksa, derdini anlatacak kadar buz pateni öğrenirsin gibime geliyor.

piyano mu flüt mü? piyano başlaması ve kavraması daha kolay bir enstrüman. sonuç alması, akşam iki tıngırdatıp stres atması daha kolay. açık ara piyano.
0
co2s2
(10.08.26)
bence sizin yeterince hobiniz var, dün hobinizle alakalı instagram hesabı açmayı sormuştunuz hatta. burada fotoğrafçılık yaptığınızı da yazmıştınız. maddi/manevi bunlara hiç girmeyin derim. kolay sıkılan biriyseniz enstrümanlar uygun değil; yıpratıcı süreçleri var. paten için de o kiraladıkları korkunç patenlerle sakatlanırsınız, doğru düzgün paten ve ders almanız gerekir. ben sizin yerinizde olsam tüm eforumu çalıştığım okulun yakınında bir daire kiralamaya harcarım. önce sıkıntıları çözmenizi öneririm. sizin o derde ben dertlendim, o derece.
+1
eileengray
(10.08.26)
35 yaşında boş işler. Spora başlayıp ağırlık kaldırmaya başlasan daha çok tatmin eder
0
artıküyeolmakistiyorum
(10.08.26)
1 ve 3 küçükken başlanması gereken şeyler. buz pateni eğlencesine belki. ama kıçı başı kırmadan yapın direkt engelli olursunuz belli yaşlardan sonra çok riskli. yan flüt daha soft bir aktivite gibi.
0
ground
(10.08.26)
illa üçünden biri olacaksa piyano derim.
1-elektronik piyano alırsan çalışırken kimseyi rahatsız etmezsin
2- flütte süper babayı çaldıktan sonra sıkılabilirsin.
3-bu yaşta yorulursun. hem gidip gelmek için plan yapman lazım, çalışmak için hocaya ayrı piste ayrı ödersin.
0
duyuruuser
(10.08.26)
Kadınsan saksafona yönel
-6
stefano
(10.08.26)
Şöyle düşünmek lazım: Bugün 35 yaşındayım, on yıl sonra 45. Şimdi piyano çalmaya başlasam 45 yaşında on yıllık piyano icracısı olacağım.

Ha tabi ki işin şöyle bir handikapı var: çocuk yaşta bu işe başlayanlar gibi olmak... çok çok zor. İmkansız demiyorum. Ama gerçekten zor. Yine de enstrüman biraz repetuar işidir. Ben de 30 yaşından sonra enstrümana başladım. Sadece sevdiğim şeyleri çalışıyor ve çalıyorum. Bazen aile toplanıyor, şarkı istiyorlar, bilmiyorum, bilmeyince de iyi çalamıyorsun diyorlar, benim çaldığım şarkıları da onlar dinlemiyor :)

Neyse bence enstrüman orta yaş üzeri için en ideali. Kendi kendine oturup çalınca keyifli oluyor.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(10.08.26)
Genel cevap yazayım
Ev çok müsait enstrüman ortamına. Yani hiçbir yakınımızda başka ev komşu vs yok. Rahmetli babam akrabalar az saz geceleri yapmazdık. (Maalesef ailedeki müzik gemi bana pek aktarilmamis)

Ama çok seviyorum. Yetenek de şöyle kendi cabamla gitarda basit akor ve ritim öğrenip birkaç şarkı çalma seviyesine gelmiştim. Ama bir ritmi öğrenip başka ritme geçme olayında elim ve kafam karışıyor. Belki kursa gitseydim ya da öğrenmeye devam etseydim onlara da alisirdim. (Su an gitarım yok belki tekrar buna da donebilirim)

Yan flüt zorlayıcı gibi geldi benzer yorumlar da yazilinca.
Piyanoda karar kıldım.

Buz pateni bence aşırı estetik bir uğraş. Ama tabi sakat iş bir yandan. İlerde hala denemeyi düşüncem. Tabii çok yaşanmadan.

@eileengray gerçekten ilgilenmek istediğim o kadar çok şey oluyor ki çünkü hepsi gerçekten keyif veriyor. Okul-mesafe konusu da şoyle saka maka beş ay kaldı sürecin sona etmesine sanırım daire tutmadan bu şekilde devam edicem.
0
🌸egerbiryolcu
(10.08.26)
1 ya da 2

Buz pateni tehlikeli, daha bu hafta kuyruk sokumu kemiği kırmış biri olarak söylğyorum.

Müziğe yönel derim, risksiz
+1
cccbehzatccc
(10.08.26)
'Ev çok müsait enstrüman ortamına.'

işte bu duymak istediğim şey :)

1 ufaktan şan eğitimi alıp vokal olabilirsin. yani bir enstrumanı kontrol etmektense sesini kontrol etmeni öğrenmen nispeten daha kolay. ikincisi kadın vokallere ilgi çok yüksek. ufak bi ses kartı , bi mikrofon alıp, bilgisayarda kayıt yapabilirsin. hem eğer instagram vb uğraşıyorsan ses kartı ve mikrofon işine de yarayacaktır bundan hariç.

ha vokal istemem dersen, ikinci ve güzel olanı davul öğren. hem öğrenmesi ve çalması daha eğlenceli.
0
omer460
(11.08.26)
Hedefinize göre değişir. Enstrüman çalmak basit bir iş değildir. Zamanım yok, haftada anca iki üç saat çalışırım diyorsanız sadece bir iki şarkı ezberler onları da hata yapa yapa çalar hale gelebilirsiniz. Doğru düzgün çalabilmek istiyorsanız her gün birkaç saat çalışmanız gerekiyor. Yanlış hedefleriniz varsa hevesiniz baştan kırılırsa zaman kaybetmemiş olursunuz.
+1
synesthesia
(11.08.26)
Üçünü de öneririm, çünkü bunların üçünü de istiyorsun. Sadece nefes alıp verme konusunda sorun yaşadığın için flüt belki zorlayabilir ama denersin. Belki de nefes alıp verme konusunda seni zorlamayacak ancak deneyerek anlayabilirsin. Hoca da zaten sana tüyolar verir.

Maddi imkanın varsa hepsini yap. Harikalar yaratmak zorunda değilsin zaten hobi amaçlı yapacaksın, keyif aldığın için.

Ben olsam denerdim hepsini sonra bunların içinde eleme yapabilirdim belki ya da imkanım olursa zaman ve maddi olarak hepsini yapardım.
0
rock n roll
(11.08.26)
piyano ve flüt için müzik kulagınızın olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.
piyano über bir yeteneksizlik ve müzik kulagı yoklugu yok ise kesinlikle yapıalbilir, ancak her hafta periyodik bir disiplin göstermeniz lazım, bunu istiyor musunuz emin olmak lazım, ilk balşarda sıkıcı olabilir.
flüt için ağız yapısı da uygun olmalı diye biliyorum, ama çok bilgim yok.
buz pateni çok zevkli görünüyor, 35+ bir arkadaşım da cok güzel yapıyor, ama bilgim yok.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.26)
(3)

Orta boy valizin içine kabin boyu koymak?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar Gidiş ve dönüş hava yolu firmaları farklı. Gidişte orta boy+ kabin boy ve sırt çantamla gideceğim. Orta boyu uçak altına verip kabin boy valiz ve sırt çantasını kabine alacağım. Gidiş thy ile olavak ve valiz hakkım 40kg.Dönüş pegasus ile ve light paket seçili. 20kg ek valiz hakki
Merhaba arkadaşlar
Gidiş ve dönüş hava yolu firmaları farklı. Gidişte orta boy+ kabin boy ve sırt çantamla gideceğim. Orta boyu uçak altına verip kabin boy valiz ve sırt çantasını kabine alacağım. Gidiş thy ile olavak ve valiz hakkım 40kg.

Dönüş pegasus ile ve light paket seçili. 20kg ek valiz hakki satin alip bosalan valizlerden kabin boyu orta boyun içine koyup kapasam valiz tesliminde sen ne ayak derler mi?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(09.08.26)
bir sorun olmaz kiloyu geçmediği sürece. son iki seferdir bavul içinde bavul taşıyorum ben de.
+2
eileengray
(09.08.26)
Daha once yapmisligim var. Demezler, bir sorun olmaz.
+1
Sour
(09.08.26)
sınır kiloyu geçmezse herhangi bi sorun olmaz kanka
-1
Kurtulus
(10.08.26)
(13)

sözlük sol frame düzenli olarak göz gezdiriyor musunuz?

kurmalifare
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıkların
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıklarına bakıyor musunuz?

asıl merak ettiğim şu, sözlüğü ne amaçla kullanıyorsunuz yoksa yerini twitter ve diğer sosyal medya siteler mi aldı?
0
kurmalifare
(09.08.26)
Günde bir iki kez açıp bakıyorum. Bakmasam da olurmuş deyip kapatıyorum. Onda da sol tarafa göz atıyorum. Açıp içerik okumuşluğum epeydir yok.
Eskilerin alışkanlığıyla bakıyorum yani. Yerini başka şeyler dolduramadı. Yeri boş da, İçi de boş. Bomboş.
+1
Mirket
(09.08.26)
Sadece debe ve takip ettiklerim.
0
kisa
(09.08.26)
Artik hic bakmiyorum
3 5 yil oncesine kadar mudavimdim
0
üğpoıuy
(09.08.26)
Makale ve kitap aranan duyurulara bakıyorum. Ulaşabiliyorsam, bulduklarımı gönderiyorum.
Bazı filmler için, izlemeden önce yorumlara bakıyorum.
Bir ürün alacaksam, yorumlara bakıyorum.
Sol tarafa şöyle bir bakıyorum ama genellikle açıp okumuyorum. Sözcüğün tam anlamıyla gündemden "tiksindim".
+2
pro9it9is9
(09.08.26)
Gündeme dair başlık açma tekeli Timur'un filleri midir nedir ona verildikten sonra ilgim iyice azaldı. Sol frame neredeyse tamamen bu satılmış haber başlıklarından ve genel olarak "Kadınların X olması", "Erkeklerin hep Y yapması" üzerinden dönen troll başlıklarından oluşuyor.
+3
salihdt
(09.08.26)
Bakıyorum ama çok kötü. Seviye diye bir şey yok. Sevdiğim yazarlar ne yazmış diye bakıyorum, onları okuyorum ve çıkıyorum.
0
rock n roll
(09.08.26)
başlıkların ne olduklarına bakıyorum ama yazılanları okumuyorum. trollerin gündeminde ne var görmüş oluyorum, iki küfredip kapatıyorum. bazen de sinirlenip 1-2 yazıyorum, boşluğa gönderiyorum. eskiden her olayı haber sitelerinden önce sözlükten öğrenirdik, bu durumu üzücü.
+2
eileengray
(09.08.26)
sadece bakıp geçiyorum. bir chrome eklentisi ile görmek istemediğim başlıkları blurluyorum. bu sayede abuk subuk şeylere maruz kalmıyorum. ama eskisi gibi girip bişeyler yazayım derdinde de değilim.
0
scudman1
(09.08.26)
Debe dahil bakmıyorum, arada takip'e bakıyorum. Gün içinde defalarca gündeme bakarım. Ciddi başlıklar ilgimi çekmiyor artık, kırk yılın başı ilgimi çeken bir şey çıkarsa yazıyorum, veya yeni bir şey almışımdır vs.
0
kimlanbu
(09.08.26)
neredeyse hiç
0
bartholomew87
(09.08.26)
Gunde 1 defa sol başlıklara bakıyorum ama pis itici gereksiz haberleri görmüş oluyorum. Derhal çıkıyorum. Arada film yorumlarını okuduğum oluyor. İlaç kullanımı falan o da iyi
0
deepness
(09.08.26)
hayır. bazen debeye bakıyorum.
0
gurur
(10.08.26)
Her sabah düzenli debe ve takip ettiklerimi okuyorum, gün içinde de ara ara girersem bir kaç başlığa bakıyorum o kadar.
0
kumandanim
(10.08.26)
(33)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 +bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-1
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+8
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+5
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
Anne psikolojik olarak problemli. Kız arkadaşın çok tecrübesiz. Onun annesini sakinleştirmek senin işin mi. Kaçman için son 5, 4... saniye
-5
arbre
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
+1
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
+1
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+5
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
-1
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+2
playing star again
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(10.08.26)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(10.08.26)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(10.08.26)
(6)

Yunan Adalarındaki plajda kişisel eşyalarıma sahip çıkmak ve korumak.

put it in your appropriate place
Pasaportu hadi götürmedim, telefona çektim ama telefonu, cüzdanı nasıl muhafaza edeceğim?Var mı yolu yönetimi? Yoksa; yok be yav ne muhafazası, koruması, takıl ya işte, koy şezlonga rahat ol der misiniz?
Pasaportu hadi götürmedim, telefona çektim ama telefonu, cüzdanı nasıl muhafaza edeceğim?

Var mı yolu yönetimi? Yoksa; yok be yav ne muhafazası, koruması, takıl ya işte, koy şezlonga rahat ol der misiniz?
0
put it in your appropriate place
(08.08.26)
boş şampuan/güneş kremi şişesi içerisine bi miktar kağıt para&kredi kartı/telefon koyup plaj havlunu koyduğun şezlonga bırakabilirsin.
0
kurmalifare
(08.08.26)
ben çantaya bıraktım girdim bi şey olmadı. 13 farklı plaja bıraktım.

ama şöyle yap yine de. pasaportu otelde bırak. yanına sadece 1 adet kredi kartı al. (plaja)
telefonu sırt çantasında bi göze koy.
0
jelly bear
(08.08.26)
ücretli beach'lerde ortalığa bırakmadıkça bişey olmaz.
ancak halk plajına falan gidecekseniz, minimum nakit alıp, eşyanın içine saklamakta fayda var. ben bu durumda, telefonu yanıma almıyorum. fazla kullanmadığım bi kk'nın limitini 2-3 bin lira yapıp, nakiti de ped paketinin içine saklıyorum.
pasaportu hiçbir koşulda plaja götürmeyin.
0
lil siztah
(08.08.26)
ben olsam riske atmazdım, özellikle tek başımaysam. su geçirmeyen dry baglerden alırdım. kafam rahat olur en azından.
0
eileengray
(08.08.26)
en son girit'e gittim. her plajda cantami saatlerce bir basina biraktim. gittim yüzdüm, yürüyüs yaptim, bir yerlerde yemek yedim. 3-4 saat dönmedigim oldu. hanyali bir arkadasima sordum, bir de güneyde kaldigimiz otelin sahibine. ikisi de ayni sekilde dediler ki, burada hirsizlik yapana kisin ekmek vermezler. ada halkinin en büyük gecim kaynagi günümüzde artik turizm. turistten calanin ada halki tepesine biner.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.08.26)
Geçen hafta geldim, ben mutlaka kendi yerimde birisi kalacak şekilde organize ettik ama elin sırp, romen ve bulgarı, almanı tamamen bırakıp gidiyordu. Ben şaşırmıştım ama gidip bütün eşyalarını bırakıyorlardı. Belki de biz aşırı temkinli davranıyoruz.
yunan adaları değil, halkidiki tarafıydı.
0
liberal
(10.08.26)
(5)

panini 2026 dünya kupası çıkartma albümü

kibritsuyu
elimizdeki fazla kartları takas edip eksiklerimizi tamamlayabileceğimiz bir platform, bir grup, bir komünite var mıdır acaba?ankara tercih sebebi, değilse online da olur. biz elimizdeki eksikleri söyleyelim, elinde olanın eksiği bizde varsa takas edelim vs. vardır di mi, nasıl oluyor bu işler?
elimizdeki fazla kartları takas edip eksiklerimizi tamamlayabileceğimiz bir platform, bir grup, bir komünite var mıdır acaba?

ankara tercih sebebi, değilse online da olur. biz elimizdeki eksikleri söyleyelim, elinde olanın eksiği bizde varsa takas edelim vs.

vardır di mi, nasıl oluyor bu işler?
0
kibritsuyu
(08.08.26)
Burada bir tek ben ve @nundu var takas yapan. İstanbul’da çok fazla etkinlik vardı geçen ay, whatsapp gruplarından duyuruluyor. Kesin Ankara için de olmuştur/oluyordur. card houselara bakmak lazım. Biz bitirdik böyle 2 takasa giderek.
0
eileengray
(08.08.26)
son zamanlarda sadece albümleri alıyorum ama daha önceki albümlerden eksikleri olan varsa bendeki fazlalıklara bakabilirim.
0
bartholomew87
(08.08.26)
Biz bitirdik albümü. Takas yoluyla da çok güzel insanlarla tanıştık.

Telegram grubunda bir sürü kişi var ama ilk önce şu siteden elindekileri ve eksik stickerları girmelisin buradan takip kolay oluyor ve eşleşiyorsun.

stickertracker.io

Ankara telegram grubu

t.me
0
Hallegadola
(08.08.26)
Bu arada elimde kolalar var fazladan. Nundu, bart ve kibritsuyu, size gönderebilirim.
0
eileengray
(08.08.26)
Şimdi gördüm başlığı

Ben de geçen hafta itibariyle bitirdim albümü, sadece coca cola stickerları kaldı ama onlara da çok heves etmiyorum şu an. Belki ileride eksik sticker siparişi ile Avrupa'dan birine sipariş verdirebilirim :D

@kibritsuyu

telegram grupları var, whatsapp grubu da varmış sanırım ama onu görmedim. Bi de SwapMap diye bir uygulama var. @Hallegadola'nın dediği siteyle beraber o uygulamaya da eksik ve fazlalarınızı girmenizi tavsiye ederim. Çevrenizdeki kişilerin listesine ulaşmanızı sağlıyor işinize yarar.
+1
nundu
(10.08.26)
(16)

Sizce akademisyenler diğer insanlardan daha fazla saygıyı hak ediyor mu?

lostinway91
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
-7
lostinway91
(08.08.26)
sadece akademisyen olduklari icin degil. mesela turkiye'de akademisyen olmak torpile bagli. torpille bir yere gelen insanin da hem ahlaki hem de mesleki yeterliligi sorgulanir. dolayisiyla sirf akademisyen diye saygi duymam. ayrica pek cok akademisyen de akademiyi salla basi al maasi olarak goruyor. dogru duzgun bir ders anlatimiyla insan yetistirmeye calismak da yok arastirma yapip bilime (ve insanliga) katki sunmak da yok. basarili olmasi zor bir meslek, saygiyi belirli kosullari sagladiklarinda hakediyorlar, sadece titri almis olmak yeterli degil.
0
Sour
(08.08.26)
Hayır çünkü insanlara sadece mesleklerinden dolayı saygı duymuyorum.
+4
peki madem
(08.08.26)
Hayır.

Hatta bazı akademisyenler saygıyı hiç hak etmiyorlar.
0
rock n roll
(08.08.26)
20'li yaşlarda ve üniversitede öğrenci iken evet derdim ama artık buna kolayca hayır diyebilirim.

sadece akademisyen değil; öğretmen, doktor, mühendis konusunda da benzer şeyler düşünüyorum ama konumuz akademisyenler.

gerçekten başarılı olanları, öğrencilerin hayatına dokunanları, konuşması ile tavrı ile fark yaratanları tenzih ederim ve bu platformdaki akademisyenler de eminim katılacaktır düşünceme: çok fazla boş beleş akademisyen var. nasıl o pozisyona gelmişler, üniversiteye akademiye ya da hayata katkıları nedir diye sorguladığım oldu. hadi meslekleri hakkında ya da akademik manada bilgisizler ama bari iyi insan olabilseler. ne bileyim haksızlıklara karşı kaypak olmasalar, bazen kendi aralarında olsa bile ses çıkarabilseler.

profesör ünvanı almış çoğu kişi zaten dinozor. torpille araştırma görevlisi olmuş 25 yaşında akademisyen kadar katkısı yok hiç bir şeye. profesörlere artık daha bile az saygı duyuyorum. işlerini asistanlarına yaptırırlar, kendilerini güncellemezler, her ay 150bin tl maaş alırlar bilmem kaç yıllık cümleleri papağan gibi tekrarlamak karşılığında.

bu konuda ümitsiz ve mutsuzum o yüzden akademi ile münasabetim yarım bırakılmış iki farklı yüksek lisans programıyla sınırlı kaldı.

söylemek zorunda hissediyorum ki yukarıda söylediklerimin tam zıttı, çok kıymetli hocalarım ve tanıdığım kıymetli araştırma görevlisi kişiler oldu. böyle bir avuç insanı tenzih ederim.
+1
biseysorcaktim
(08.08.26)
Toplumsal olarak görece daha fazla saygı görüyor olabilirler. Veya böyle bir talepleri de oluyor bir kısmının gördüğüm kadarıyla. Çoğunlukla duyulan bu saygı kazanılan parayla veya bilgiyle doğru orantılı olarak algılanabiliyor.

Ancak ben şahsi olarak herhangi bir işi iyi yapan insanlara saygı duyuyorum genelde. Yani bu durum temizlikçilik de olabilir, asfalt döken belediye çalışanı da, tesisatçı da, hasta annesine bakan ihtiyaçlarına yardımcı olan evlat da.
Benim gözümde bu insanların akademisyenden bir eksiği yok saygı anlamında.
+1
ezkaza
(08.08.26)
ben mesleklerden ziyade başarıya saygı duyarım. akademisyensiniz, hangi araştırmaları yaptınız, hangi araştırmalarınız hangi ciddi yayın organlarında yayınlandı. bilim adına neler yaptınız? torpille akademisyen olup hiç bir şey yapmadan mesai dolduran insanlar var biliyoruz. şimdi ben bu tür insanların nesine saygı duyayım?
+1
omer460
(08.08.26)
Akademi adam kayırmacılığın en çok döndüğü yerlerden biri. Sadece Türkiye'de değil, evrensel olarak böyle bu. Yani çoğu kişi emek ve başarısı ile bir yerlere gelmiyor. Dergilerde makale yayınlamak adamcılık ve fonlara ulaşabilmekle mümkün olabilen bir şey. Yayın yapmıyorsa zaten akademinin öğretmenlikten farkı yok.

Bence bir elektrikçi, otomobil tamircisi daha işe yarar becerilere sahip. Ben onlara daha çok saygı duyuyorum.
0
michael harddd
(08.08.26)
her alanda işini hakkıyla yapan her insana saygı duyarım. bunu sırf akademi için düşünmemek lazım. kayırmacılık ise her sektörde/pratikte var, sadece farkında değilsiniz. bu yüzden bunu genelleyip tüm akademisyenleri değersizleştirmeyi de doğru bulmuyorum.

ed: aşağımdaki deli de damlamış. diğer kurtlar vadisi hayranı çukurambar ülkücüsünden de farklı bir cevap beklenmez. genelleme yapanlara buradan da bir porsiyon genelleme.
+1
eileengray
(08.08.26)
Akademisyen dediğin kişiler birilerinin ayakçısıdır fazlası değildir.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(08.08.26)
Hakkıyla akademisyen olan tanımıyorum artık
-2
Hallegadola
(08.08.26)
Saygı kişilerin karakterlerine, hayattaki duruşlarına karşı olur. Meslekten ,unvandan bağımsızdır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.08.26)
Cahit Arf demiş ki; “Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı, ama çoğunun bilime dair öyle bariz bir ilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte, profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil, rütbe peşinde koşmak.
Halbuki üniversitesi bilim yapmaya müsait haldeydi, Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi; başka pek çok insan gelip gittiler.
Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi.
Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu
konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani. O yüzden, sıkılmaya başlamıştım epeydir;'
artık bu işi bırakmanın zamanıdır' dedim..”
0
tadartatmaztadantatar
(09.08.26)
"Perché non i titoli illustrano gli uomini, ma gli uomini i titoli."
0
banach
(09.08.26)
Bu din adamlarina saygi duymak gibi bir sey. Ulvi bir seye hayatlarini adadiklarini dusunebilirsiniz ama olay insanda bitiyor, meslekte degil.
+1
osssy
(09.08.26)
hakkini veren akademisyen saygiyi hakediyor
birincisi bir konuda gercekten bilgileri oluyor bilgisine saygi
ikincisi de benim gordugum mesaileri pek bitmiyor surekli okuma ogrenme modunda
benim saygim ogrenme motivasyonalrina
0
aloneinthedark
(10.08.26)
yorumlarda sey vibe'ini aldim. nasil okumamislar okumuslardan nefret ediyor bu ulkede; az okumuslarin da cok okumuslari kiskanmalarini gordum.

bunu akademiyi gorup "sikerler ben para kazanmak istiyorum" diye kacan biri olarak yaziyorum. gercekten ugrastiklari isi yapabilmek icin pek cok imkandan feragat eden o kadar arkadasim var ki.

bir kismi doktorayi bitirince ruhlarini faang'e satmaya karar verdi birakti, bazilari hala devam ediyor odenek kovaliyorlar.

torpillilerden vasifsizlardan bahsedilmis, bence onlari akademisyen olarak degerlendiremeyiz
-1
aguen
(10.08.26)
(12)

Sizce bu crocs nasıl?

hayaletimsi
Sbhttps://www.spartoo.eu/mobile/Crocs-Yukon-Vista-II-LR-Clog-M-x27002888.php
-1
hayaletimsi
(07.08.26)
bence çok kötü. plastik bir ürünün üzerinde nubuk parçayı görünce fena tetiklendim doğrusu :s crocs, sanırım yürüme ayrodinamiği falan sebebiyle tozu toprağı üstüne toplayan bir ürün. bende lacivert literide var, bir giyişte leş gibi oluyor. bu da tozu toplarsa, o üstteki parçayı temizlemesi çok dert olur + kısa sürede katlanma çizgisi falan da oluşabilir.
umarım vazgeçmişsinizdir.. :/
+5
lil siztah
(07.08.26)
bu soru gerçek mi tetiklenmemiz için mi yapıldı
+3
mess
(07.08.26)
gördüğüm en çirken şeylerden biri olabilir :)
+3
sweetoffice
(07.08.26)
bir terlik daha çirkin olamaz diyordum, başarmışlar tebrik ederim. bu markanın pazarlama ekibinin önünde saygıyla eğiliyorum gerçekten.
0
bobinhoo
(07.08.26)
Ajdarın terligi gibi bir terlik
+1
limonlu eksi
(07.08.26)
Buna neden maruz kaldım ya of
+1
yenibirgüzelnick
(07.08.26)
ortalamaya göre çirkin ayakkabı toleransım yüksektir ama bu fazla çirkin.
+1
eileengray
(07.08.26)
arkadaşlara katılıyorum. algım bozuldu bunu görünce.
+1
omer460
(07.08.26)
Ben kendime Crocs bakarken görmüştüm bunu, seni dizayn eden tasarımcının amk demiştim.
0
kizil karga
(07.08.26)
crocs, yeni nesil hela terligi. güzel crocs diye bir sey yok zaten.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
New takunya collection
0
mikahakkinen
(07.08.26)
ben beğendim ve aldım teşekkürler cevaplar için
-4
🌸hayaletimsi
(10.08.26)
(2)

Tapu bilgilerine nasıl ulaşabilirim?

anaphylacticshock
Merhaba, Ege'de almayı düşündüğümüz iki katlı kargir bir ev var. Evin bulunduğu bölge sit alanı. Kazı bölgesi. Tarihi eserler çıkıyor. Evin de sit tescilli olup olmadığını nereden öğrenebilirim? Ev yaklaşık olarak 65 yaşında. Tapuyu aradım, evin üzerinde sit tescili var mı yok mu onu sormak için. Am
Merhaba,

Ege'de almayı düşündüğümüz iki katlı kargir bir ev var. Evin bulunduğu bölge sit alanı. Kazı bölgesi. Tarihi eserler çıkıyor.

Evin de sit tescilli olup olmadığını nereden öğrenebilirim? Ev yaklaşık olarak 65 yaşında.

Tapuyu aradım, evin üzerinde sit tescili var mı yok mu onu sormak için. Ama ancak mal sahibiyle gelirseniz bilgi verebiliriz dediler.

Mal sahibi evi Remax'a koymuş ve yurt dışında. Remax'tan alacağım bilgiye güvenemiyorum.

Bu bilgiyi nasıl öğrenebilirim?
Tapuda tanıdığı olan birileri var mı? Sadece evin üzerinde sit tescili ve ipotek vb var mı onu öğrenmek istiyorum.

Elimde ada parsel ve pafta numaraları var.
0
anaphylacticshock
(06.08.26)
ev ilk yapıldığında izinleri alınmıştır ancak sonradan tadilat veya değişiklik yapıldıysa onların izni alınmamış olabilir, o başa bela olur. bu tadilatı da tapuda göremeyebilirsiniz. biz böyle bir ev almıştık, bir önceki almancı sahip izin almadan değişiklik yapmış, sonra bize dava açıldı sanki biz yaptırmışız gibi. 2 yıl uğraşıldı davayla. bu ev ıldır’da mı?

bu arada bu tür sit alanındaki eski evlerde tesisat değiştirmek bile sorun oluyor. izinlerle davalarla uğraşıyorsunuz. şu anki aklım olsa böyle bir derde bulaşmazdım.
+1
eileengray
(06.08.26)
öncelikle parsel tescili ve sit alanı kavramları farklı şeyler.
Tr'de tescil işi yapı değil, parsel üzerinden yürüyor. yani doğru arama kriteri, öncelikle söz konusu binanın parselinin tescilli olup olmadığı. parsel tescilliyse, üzerindeki yapı her ne ise, onu aynen korumak durumundasınız. tarihi yapı ise, çatı aktarma, pencere doğraması değiştirme gibi işler için bağlı olduğu belediyenin Kudeb biriminden; daha büyük onarımlar içinse bağlı olduğu koruma bölge kurulundan izin almak -tabi ki gerekli proje süreçlerini tamamladıktan sonra- zorundasınız. eğer yeni yapıysa, ekonomik ömrü el verdiğince o binayı kullanabilirsiniz; ancak olası bir yıkılma durumunda, parselin tescili hangi tarihi yapı üzerinden yapıldıysa, onu yeniden yapmaktan başka şansınız yok.
edit: evin yaşı bu durumda çok bişey ifade etmez. tarihi ancak çok nitelikli olmayan 200 yıllık bir yapı tescil edilmeyebildiği gibi, Bağdat Caddesi'nde 90'larda yapılan apartmanlardan tescil edilenler var mesela.

ancak, parsel tescilli değil de, parselin içinde bulunduğu bölge sit alanı kapsamındaysa (sorunuzda tarif ettiğiniz bu sanırım), onun durumu biraz daha değişik. söz gelimi, parsel 1. derece arkeolojik sit kapsamında ise (bu durumda parsel illa ki tescilli olmak zorunda değil), o parseldeki mevcut bina yıkıldıktan sonra yerine hiçbir şey yapamayacağınız gibi, bahçesine ağaç dahi dikemezsiniz (10 cm'den fazla kazı yasak; sonradan su tesisatı, doğalgaz vs de geçiremezsiniz mesela).

kısacası, önce söz konusu parselin tescilli olup olmadığını ve/veya kentsel, kırsal, arkeolojik vs. gibi bir sit üzerinde bulunup bulunmadığını; bulunuyorsa kaçıncı dereceden olduğunu öğrenin. sonra yukarıdaki bilgilere göre seçiminizi bir daha değerlendirirsiniz.

öğrenme yöntemi konusunda ise, ilgili belediyenin imar müdürlüğünden yardımcı oluyor olmaları lazım. direk tapuyu arayınca, kvkk meselesi sıkıntı yaratmış olabilir. belediyesinin sayısal sistemi varsa, internetten de sorgulayabiliyor olmanız lazım.
+3
lil siztah
(07.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.