Giriş
(2)

New York’ta otel tavsiyesi

mutantking
10 günlük turistik bir new york seyahati için karı-koca kalınacak düzgün bir otel tavsiyesi verebilecek var mıdır? Müzeler-central park, klasik bir new york gezisi. 3 yıldız, airbnb vb yerler uygun değil maalesef. Tercihen 5 yıldız f/p her yere yürüme mesafesi olması önemli
10 günlük turistik bir new york seyahati için karı-koca kalınacak düzgün bir otel tavsiyesi verebilecek var mıdır? Müzeler-central park, klasik bir new york gezisi. 3 yıldız, airbnb vb yerler uygun değil maalesef. Tercihen 5 yıldız f/p her yere yürüme mesafesi olması önemli
0
mutantking
(08.02.26)
Abi bu devirde tavsiyeyle ugrasmak gereksiz bence. expedia.com'a giriyorsun, location'a Manhattan yaziyorsun. ortalama puanini 9 ve uzeri seciyorsun (8.5 ustune de bakabilirsin), yildizini falan da secebilirsin arama menusunden. Binlerce kisinin 9-10 puan verdigi otellerden birinde kaliyorsun.

Harita kismi da zaten otel nerede, istedigin yerlere yakin mi gosteriyor.
+2
hot potato
(08.02.26)
5 yıldız kriterleri new york için çok gerekli değil bence. havuza gerek olmayabilir en basitinden. 5 yıldız ayarında ama 4 yıldız olan public hotel'i tavsiye ederim. citizen m'i de tavsiye ederim.

5 yıldız içinden de waldorf astoria ve the plaza yerine the william vale, nine orchard, the standard ya da 1 hotel'i tercih ederdim. tabii mandarin oriental, four seasons, aman da üzmez :)

yine de sizin yerinizde olsam hotels veya bookingi açar, o zamanki deallere göre iyi bir chain otel seçerdim (marriott, hyatt vb.). zaten zamanınız odada geçmeyecek.
+3
eileengray
(08.02.26)
(16)

Özel bir yeteneğiniz var mı?

alice in potatoland
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen? Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirl
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen?
Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirletecek şekilde ayarlar yoksa? Yetenek işte.
+1
alice in potatoland
(08.02.26)
boğazıma su-yemek kaçtığında öksürme refleksini kontrol edebiliyorum.
0
orpheus
(08.02.26)
Sunu yapabiliyorum;
youtu.be

Ek olarak (bu ne kadar yaygın bilmiyorum) kendi kendimi gegirtebiliyorum;
youtu.be
Ki ağızdan bile nefes almama gerek yok, burundan da oluyor.
+1
logisticsmanager
(08.02.26)
gördüğüm herhangi bir şeyi birebir çizebiliyorum
0
yurtsuz john
(08.02.26)
bir hedefe ağızdan bir şey (mesela buz) fırlatma. küçükken tatil köyünde birinci olup aileme masaj kazandırmıştım. bu komik olan.

bir de spontan dikkat. ne nerede, kim neyi nereye koymuş anında bilirim. görsel her şeyi beynime geri access edebilecek şekilde kaydediyorum.
0
eileengray
(08.02.26)
Dışarda bana çok fazla yer yön adres sorulur sayılır mı
+1
grimavi
(08.02.26)
Burnum çok iyi kötü koku alır. Birşeyde bir yamuk varsa tespit etmem saniyelerimi alır.
0
tiredofwaiting
(08.02.26)
ögrenilmis gizli yetenegim: Geoguessr'im.
önüme konlan herhangi bir fotografin hangi ulkeden oldugunu saniyeler icinde, tam yerini ise birkac dk icinde bulabilirim. cok zorlayici fotolar cikiyor ama bulunuyor yani.
bu yetenegimden burada da faydalanan insanlar oldu 😁
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.02.26)
Kulağımı ve burnumu oynatabiliyorum. Acıya normal insandan daha fazla dayanıklıyım.
0
gabe h coud
(08.02.26)
hafizam asiri guclu. atiyorum bilmemne sifresini giriyoruz ya karisik sifreler, birkac dakika sonra tekrar girmem gerektiginde hafizamda kalmis oluyor. ozellikle ezberlemiyorum. okudugum seyleri unutmam.

nerede ne olayi kimle yasadigimi cok net hatirliyorum. genelde karsimdaki insanlarla konusurken sasiriyorlar. hatta cogu sosyal durumda tuhaf hissetmesinler diye bazi seyleri hatirlamamis gibi yapmak zorunda kaliyorum.
+2
antikadimag
(08.02.26)
Duyduğum melodiyi bire bir doğru notalarla çalabiliyorum (müzisyen değilim).
Belleğim çok iyidir, özellikle görsel bellek ve yüz tanıma.
Belleğim yüzünden evin Google'ı diyorlar bana. Sürekli herkesin arkasını topluyorum.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
Gördüğümü duyduğumu kokladığımı okuduğumu asla unutmam hiçbir şey gözümden kaçmaz.
Bir ortamda kim kime aşık hemen anlarım.
Filmlerin dizilerin sonunu her zaman anlarım kim kalleş kim değil anında çözerim
0
Hallegadola
(08.02.26)
Soğuğa dayanıklılık. Herkesin montlu olduğu ortamlarda tişörtle gezerim. Çok zor hasta olurum. Bunu yetenek olarak görüyorum çünkü bu aşamaya kendimi kendim getirdim.
+2
dawsonscreek
(08.02.26)
damak tadım olabilir belki, yemeğin içinde hangi baharatlar var tek tek sayabilirim anlayıp, tabi bu bir yetenekse :D
0
darthvader
(09.02.26)
bazen rüyalarımı kontrol edebiliyorum.
0
antihero
(09.02.26)
İçimde biri var, hem saatin kaç olduğunu her zaman çok iyi biliyor hem de zamansız yaşıyor, zamandan kopuk. Bazen uykumun arasında bile saatin kaç olduğunu elifi elifine biliyorum.
-2
muhayyer divan
(09.02.26)
resim yapabiliyorum, her şeyi birebir çizerim ve portreleri çok iyi benzetirim :d bir rengin içinde hangi renkler var kolayca görüp aynı rengi oluşturabiliyorum resim yaparken. müzik kulağım da var ayrıca. mutlak kulak değilim ama notalarını bilmeden bir melodiyi piyanoda çıkarabiliyorum. saten gsl ve gsf mezunuyum.

çok hızlı şekile çok fazla tatlıyı yiyebiliyorum. :d

en yaramaz ve saldırgan kediyi bile uysallaştırabiliyorum. sadece bana uysal oluyorlar tabii :d
0
art cat chocolate
(09.02.26)
(11)

bundan 20-30 sene önce schengen almak nasıldı?

tabudeviren
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı? ne kadar süre veriliyordu?
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.
o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı?
ne kadar süre veriliyordu?
+1
tabudeviren
(08.02.26)
20-30 sene önce schengen yoktu her ülkenin farklı ama daha kolay prosedürleri vardı.
20-30 seneyi geç 2016-2018'de bikaç günde 3 aylık vizeyi rahatlıkla alıyorduk.
0
orpheus
(08.02.26)
1 yaşındayken abd vizem “indefinitely” olarak verilmişti. süresiz bir vize yani. o pasaportu hala saklarım.
+1
eileengray
(08.02.26)
Vize almak görece daha koladı ama bugünkü gibi yurt dışına gitmek kolay değildi benim gözlemim bu şekilde.

Ablamla beraber gideceği ülkenin konsolosluğuna gitmiştim mesela aynı gün almıştı vizesini. O zamanlar öyle aracı kurum vs pek yoktu direkt konsoloslukta kendin gidip hallediyordun.

Bugün ise başvurular konsoloslukların kapasitesinin çok üstünde. Randevu bulmak ise en zor kısım. Konsoloslukların çoğu ek personel için iş ilanları açtı hatta geçen yıl. Açmayanlar ise farklı kurumlardan destek alıyor yetişebilme için.

Sosyal medyamdaki her 3 kişiden 2’si yurtdışından içerik paylaşıyor. Şuan gitmek daha kolay ama bununla beraber vize alması daha zor.
+1
ezkaza
(08.02.26)
30 sene öncesini bilmem ama 2003 yılında annem için Hollanda üzerinden almıştık. VFS gene vardı yanılmıyorsam, konsolosluğa ayrıca görüşmeye çağırmışlardı ilk vize olduğu için standart prosedürdü sanırım. Nispeten paralı veya orta sınıf ortamlarda belki normaldir ama bizim için büyük bir olaydı. Çevremizdeki insanların vize almasını bırak yurtiçi bile uçağa dahi binilmiyordu. Gene de üniversite zamanlarında 2007 ve sonrası, çeşitli yurtdışı etkinlikleri duyuyordum. Paralı mıydı devletle alakalı mıydı tam hatırlamıyorum. Trenle gidiliyordu vs. Ayrıca bireysel EU taraflarına gidenler de vardı tek tük.
0
mbond
(08.02.26)
20 sene once bir yaz fransa, amerika ve kanada'dan almistim.

fransa 6 aylik verdi, bir acenta gibi birsey kullandik kagitlari yolladik vize geldi. 1-2 hafta surmustu. en kolay fransa veriyor demislerdi o yuzden ordan aldik ama fransa icin kullanmadim. o zamanlar nerden aliyorsan ilk oraya gitmen lazim olayi yoktu.

amerika icin konsolosluga gittim beyoglu tepebasindaydi, arabanin markasina modeline kadar sormuslardi, onlar da 1 sene verdi diye hatirliyorum.
0
cooperr
(08.02.26)
üniversitedeyken interrail yapan arkadaşlar vardı. parasız pulsuz tiplerdi ama sorunsuzca vize alıyorlardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
İlk Schengen vizemi 15 yıl kadar önce almıştım. Belge sayısı fazla olmakla beraber randevusu, pasaportun tekrar elime ulaşması 2 hafta kadar sürmüştü. 2019'a kadar bu süreç böyleydi, hiçbir schengen vizesi için 2 haftadan fazla uğraşmadım. Şimdi Schengen'de olan bazı ülkeler için aracı kurum işi yoktu direk konsolosluktan başvuru yapıyordun. Kısa sürede pasaportunu teslim alıyordun.

Almak kolaydı-zordu işi hala kişiden kişiye değişiyor. 2013 gibi kurumsal banka çalışanı aynı ekipte 3 arkadaş eş zamanlı Hollanda başvurusu yapmıştık, ikimiz aldı diğeri alamadı. Red alan kişi Almanya'da akrabam var diye işaretlemiş, onu biraz sorguladılar ek belge istediler sonra reddettiler.

Schengen vizelerinde red oranı 2010'lu yıllarda %4-6-8 civarı iken şu an %15 civarı, hatta 2024'te red oranı 2023'e göre düşmüş. Abartıldığı gibi bir zorluk yok ama randevu işinin sorunlu olduğunu söylüyorlar. Burada konsolosluk ve aracı kurumları sorunlu görüyorum, artan başvuru sayısına uygun kapasite ile çalışsınlar bir zahmet.

Eskiden de kuzey ülkelerinde kabul oranı Yunanistan, İtalya gibi ülkelere göre düşüktü, şimdi de benzer. Kendi adıma 2019'dan beri bu vize türünü boykot ediyorum ve Schengen ülkelerine gitmiyorum. ABD sadece 1 adet form ve fotoğraf ile 10 senelik vize verdi. Kültür, doğa, tarih, deniz-kum-güneş, eğlence vb. istediğiniz tatili yapabileceğiniz birçok ülke var. Schengen bölgesi 3 günlük vize için tomarla belge ile süründürüyor. Niye uğraşayım? Şu vizeyi doğru düzgün boykot etsek bu kadar aşağılanmayacağız da neyse.
0
Lethe
(08.02.26)
hayret kimse yurtdışı çıkış pulundan bahsetmemiş. develete 100 dolar çıkış parası ödüyorduk.
-2
plastic_angel
(08.02.26)
@angel

ufak bir düzeltme: yurtdışı çıkış ücreti 50 dolardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
Pandemi öncesine göre cevap vereyim;

İlk başvurumda 3 ay vermişlerdi 2017 senesinde. 1 sene sonra Çek Cumhuriyeti 4 gün verdi.

2019 senesinde 2 defa başvurdum. İlk nisan ayında Macaristan'dandı. Gene 3 ay vermişlerdi. Ekim ayında Hollanda'dan başvurdum. 1 sene vermişlerdi.

Randevu bulmak kolaydı. Bakın 2019 senesinde 2 defa iki ayrı ülkeden başvuru yapılabilmiştim.

Pandemi sonrasında 2022 senesinde Hollanda'dan zar zor randevu bulmuştum. 45 gün vermişlerdi.

Her sene başvuruyorum iki sefer 6 ay verdiler. En sonuncusu 1 sene. Daha bitmeden bu sene gene başvurdum, bekliyorum.
0
put it in your appropriate place
(08.02.26)
2014 yılında schengen almıştım, evet baya evrak istiyorlardı ama ret olayı pek yoktu sanırım. yani işinde gücünde biriysen alabiliyordun ve randevu bulmak bir mesele değildi, aracı kurumun sitesine girip 2-3 gün sonrasına bile randevu alabiliyordun. belgeleri topla niyet mektubu yaz ve aracı kuruma ver. vize de 3-4 gün sonra falan çıkıyordu. mesela perşembe günü evrak verdin ptesi vizen çıkmış olur. şimdi hem randevu bulamıyosun hem de başvursan bile aylarca pasaportun gelmiyo falan.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
(6)

Üniversiteler kapanabilir mi

biseysorcaktim
pratik olarak bu mümkün mü?Ülkedeki üniversite enflasyonu malum. Benim okuduğum bölüm on-onbeş sene önce bile iflas etmişti, bölüm hocaları işsiz kalmasın diye açık tutulduğu belli olan bir bölümdü. Hiç bir şeye dermanı olmayan yalandan bir yer. Öyle onlarca yer var. Bölümü kapatmak bir yana (çünk
pratik olarak bu mümkün mü?
Ülkedeki üniversite enflasyonu malum. Benim okuduğum bölüm on-onbeş sene önce bile iflas etmişti, bölüm hocaları işsiz kalmasın diye açık tutulduğu belli olan bir bölümdü. Hiç bir şeye dermanı olmayan yalandan bir yer. Öyle onlarca yer var.

Bölümü kapatmak bir yana (çünkü mezun olan herkes işsizdi) üstüne bir de ikinci öğretim açılmıştı.

Sanırım bunun kararını yök veriyor ve üniversite okumayan genç kalmasın (ve işsizlik rakamlarını öteleyelim) sanki ile yapılıyorlar.

Velhasıl, hala ufak da olsa umudum var. 3-5 sene sonra bir şeyler değişir de rasyonel ve iyi adımlar atılacak bir ortam çıkarsa ilk işlerden biri eğitim reformu yapmak olur.

Bu eğitim reformunun bir kısmı da gereksiz üniversite ve bölümleri kapatmak olmalıdır.

Ama bu mümkün mü, nasıl olur, oradaki dinozor öğretim görevlileri, gücü nüfuzu olan bürokratları naparız? “Size maaş vericez zorla emekli yapıyoruz, maaşınız da yüksek olacak yeter ki sktrn gidin” dense mesela sorun çözülür mü.

Tek tük bölüm kapatmaktan bahsetmiyorum. 200 okulun 150sini kapatmaktan bahsediyorum. Hadi her okulu tüm bölümlerle kapatmasak bile akademide yüzde 70-80 gibi bir küçülmeye denk gelir bu.

Bu iş mümkün değil gibi düşünme sebebim bir çok şehrin/ilçenin öğrencilerle dönmesi, yurtlar ve öğrenciye endeksli işlerle uğraşanların sayısının milyonlara ulaşması.

Ufak bir ütopik fikir alışverişi sadece.
0
biseysorcaktim
(08.02.26)
bu konuda bir rant oluşacaksa evet kapanabilir. sen bile kapanabilirsin eğer adamların elde edeceği bir rant varsa.

dünyada herşey rant üzerine kurulu son 40 yıldır.
0
plastic_angel
(08.02.26)
bir tek zenginler okuyabilsinler diye mi. lafa gelince sosyal devlet, fırsat eşitliği, uygulamaya gelince sivaslılar üniversite okumasa da olur.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.02.26)
Kapatma değil de ücretli olsa nitelik artar. Türkiye gibi üniversite eğitiminin ücretsiz olduğu ülkelerde sorunlar aynı, Arjantin mesela aynı şekilde enflasyon ve işsizlik sarmalından kurtulamıyor.

Fırsat eşitliği başarılı olana ücret muafiyeti bursu vererek çok güzel sağlanabilir.
-2
michael harddd
(08.02.26)
Dersaneleri bile kapattilar, üni kapatmak zor degil
0
üğpoıuy
(08.02.26)
2020’de şehir üniversitesi kapatıldığında öğrenciler ve akademik personel garantör okul olan marmara üniversitesi’ne geçirildi diye hatırlıyorum. her özel üniversitenin garantörü var mı bilmiyorum ama kapatılan bölümler başka üniversitelere aktarılır muhtemelen. bu da birçok sorunu beraberinde getirir elbette.
0
eileengray
(08.02.26)
öyle birşey olursa şahsen ben çok sevinirim
0
ashleybon
(08.02.26)
(8)

sit alanı olan ev alınır mı?

princess eugenie
yaptırması nasıl oluyor?
yaptırması nasıl oluyor?
0
princess eugenie
(08.02.26)
sit alanı olan arsaya ev mi yaptıracaksınız, yapılmış evi mi alacaksınız?

4-5 sene öncesine kadar bodrum'da sit görünen yerlerde numune kazıları yaptırıyorlardı, ve bir şey çıkmıyorsa inşaat izni veriyorlardı. tabi bahsettiğim, bodrum merkezde kalmış küçük arsalar ve küçük inşaatlar. şimdi nasıldır bilmiyorum. ama dağ başındaki sit alanına aynı şekilde mi izin verilir veya verilir mi bilemem.

yapılmış evi alacaksanız, yıkım kararı çıkar mı bunu gidin belediyeden sorun. sonuçta oraya inşaatın yapılmasına göz yummuşlar, size her bilgiyi de vermek zorundalar. biz bilemeyiz, alırsınız, sonra yıkarlar öyle kalırsınız.
0
malheiros
(08.02.26)
aslında belki de sit alanı demek doğru olmadı. çok eski, şık bir ev. "anıtlar kurulu kararıyla restorasyon yapılabilir" deniyor.
0
🌸princess eugenie
(08.02.26)
boğaz ön görünüm gibi o zaman dediğiniz. zor bence. o işi yapan, prosedürü bilen mimarla çalışmanız gerekli. para varsa, restorasyondan sonra değecekse veya satılırsa kar edebilecekseniz girin. yoksa değmez. ha alıp çivi çakmadan oturursunuz, o da olabilir.
0
malheiros
(08.02.26)
Doğru tanım: eski eser tescilli parsel. Sit alanı ya da ön görünüm kavramları, yeni yapı inşaatını bağlar. Tescilli parseldeki binanın ömrü olduğunca aynı yapıyı onararak yaşatmak; ömrü bitince de aynısı rekonstrükte etmek, yani yeniden yaptırmaktan başka şansınız yok.

Restorasyon konusunda da, yapının durumuna göre aldığınızın 3-5 katı restorasyon masrafı çıkabilir + yalnızca projesinin onaylanması bile bir kaç yıl alır. Ciddi alıcıysanız, yapının bağlı olduğu “koruma bölge kurulu”na giderek bilgi almayı ihmal etmeyin. Onarım için başvuracağınız merci de burası. Ancak çatı onarımı, cephe boyası gibi yapıda önemli değişikliklere sebep olmayacak “basit onarım” gerekiyorsa, buna il ve ilçe belediyelerindeki “kudeb” birimleri bakıyor. Bu işler kısmi projeyle daha hızlı yapılabiliyor.

Özetle zengin ya da vakti bol birisi değilseniz çekilecek dert değil; girmeyin derim.
+1
lil siztah
(08.02.26)
ev yeni mi eski mi? dedemin evi Bursa'da sit alanı olarak belirlendi, satarken çok zorlandı ve baya ucuza gitti ev. ev 30 senelikti ve yıkılınca yerine yeni bir ev yapılmayacaktı.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
çok eski. boyutuna göre gayet ucuz. neden yapılmayacaktı?
0
🌸princess eugenie
(09.02.26)
Yukarıda söylediğim gibi, tescilli parselde aynı evi yeniden yapmak dışında seçeneğiniz yok.
0
lil siztah
(12.02.26)
anıtlar kurulu onaylasa bile yıllar sonra fikir değiştirip ya da hiç onaylamamış gibi tekrardan başınıza bela açabiliyor. sonra davalarla uğraşıp yıpranıyorsunuz. bu da burada dursun.
0
eileengray
(12.02.26)
(10)

Türkiyeden yabancılara market abur cuburlarından hediye götürmek isteseniz

iwillsee
hangi ürünleri götürürdünüz? aklıma antep fıstıklı çikolatalar geldi ilk. sizin tercihiniz ne olurdu..
hangi ürünleri götürürdünüz? aklıma antep fıstıklı çikolatalar geldi ilk. sizin tercihiniz ne olurdu..
+1
iwillsee
(08.02.26)
lokum, pişmaniye
0
mezzosprite
(08.02.26)
Saray helvası
+1
kisa
(08.02.26)
- meşhur bebek badem ve fıstık ezmesi (başka marka olmaz)
- divan antep fıstıklı lokum
- divan çikolata kaplı lokum
- marsel lokum (farklı aromalı olanları)
0
eileengray
(08.02.26)
Gofrik, tadelle, çay olabilir ama siyah çay bizim yaptığımız şekilde içerler mi bilmiyorum, o yüzden Çaykur Yeşilçay olabilir mesela. Kaliteli fındık ezmesi. Bulunmayan birşey değil ama kuru incir, kuru kayısı falan. Kategori olarak abur cubur sınıfında olmayan örnekler oldu bazıları ama farketmez sanırım.
0
mbond
(08.02.26)
ben tuğba kuruyemişten karışık lokum tabakları oluyor onlardan geitiryorum çokta memnun kalıyorlar.
+1
dirildimde geldim
(08.02.26)
Bizim Yunanistan'da tanıdıklar var, sucuğa bayılıyorlar. İyi bir kasap sucuk hepsinden iyi bence.
-1
etna
(08.02.26)
Sucuk +1

Bizde satılan çikolatalar çikolata değil (belki gofrik hariç). Adamlar alasını yapıyor zaten çikolatanın, tatlının. Belki hakkı verilerek yapılan baklava olabilir.
-1
orient blue
(08.02.26)
Market abur cuburu değil ama Batılılarsa mesela kaliteli lokum götürmek iyi oluyor zira Narnia'dan dolayı sürekli dolaşan bir geyik var.
0
peki madem
(08.02.26)
yakın zamanda amerikaya götürdük market abur cuburu. ülkerin istanbul çikolatası çok sevildi, onlar da dubai'den bıkmış :D
ama en popüler ürün doritos alaturca, orda bi ton çeşit var ama alaturca türkiyeye özel ve aşırı seviyolar iki yıldır paket paket alaturca taşıyoruz.
0
turk kizi
(09.02.26)
ben lokum götürmeyi planlıyorum
0
kondansator
(09.02.26)
(13)

Ne dinliyorsunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece? Buyrun: https://open.spotify.com/intl-
Merhaba arkadaşlar,

Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?

Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece?
Buyrun: open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(07.02.26)
Teeee 1600'lerden 1700'lerden eserler dinliyorum hem de kocaman kocaman eserler. Dinledikçe heyecanım bir daha artıyor bir daha bir daha. Bu gece kısmet Mevlevî ayinlerinden açıldı. Evet.
-1
muhayyer divan
(07.02.26)
şu an böyle saçma şeyler:
youtu.be

bağımlılık yapıyor sona doğru.
0
eileengray
(07.02.26)
Bir instagram gonderisinde levent yuksel - yas denk geldi, hatirladim. Bi sure uzun yolda Levent yuksel dinlenecek mejjbur
0
üğpoıuy
(07.02.26)
George michael bilhassa su aralar
-2
Purple life
(07.02.26)
www.youtube.com

buna sardım
0
tabii lan manyak mısın
(07.02.26)
youtu.be

youtu.be

Bu aralar dinlediğim şarkılar bunlar
0
Hallegadola
(07.02.26)
Son zamanlarda en çok dinlediğim müzisyenlere baktım;
Saint Levant
Elyanna
Charlotte Cardin
Mem Ararat

Albüm albüm ya da karışık listelerini dinlediğim için şarkı olarak sabit bir şey çıkmıyor ama hepsinden en sevdiğim şarkıyı ekleyeyim;
Wazira
Yabn el eh
Meaningless
Keziyen yare
0
mutekebbir
(07.02.26)
youtu.be

Bana da bu dolandı,
0
a perfect lie
(07.02.26)
yeni albümleri çıkmış,
youtu.be
0
loch ness
(07.02.26)
birsen tezer'e takıldım yine.
+1
black holes in the sky
(07.02.26)
Porcupine Tree - time flies...
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
(bkz: İhsan özgen)-
Remembrances of ottoman composers albümünü hatmediyorum bugünlerde. Overthinkinge aşırı iyi geliyor. Adeta zaman yavaşlıyor burası başka bir gezegen

Tam olarak bunu yazarken şu çalıyor

open.spotify.com
0
love and trust
(07.02.26)
şu sıra buna taktım.

seyyal taner - hata www.youtube.com
0
exlibris
(07.02.26)
(9)

Toplumumuzda övülen objeyi verme isteği davranışı?

mikahakkinen
bu davranışın adı nedir? mesela üstümde güzel bir tişört var ve arkadaşım tişörtün güzelmiş dedi. bende istiyorsan vereyim dedim.bu davranışın adı nedir?neden toplumumuzda bu davranış var?örneğin hollandadan kuzenim geldi, üstündeki çok güzelmiş dedi, ben de vereyim mi dedim şaşırdı. sadece hoşuma g
bu davranışın adı nedir? mesela üstümde güzel bir tişört var ve arkadaşım tişörtün güzelmiş dedi. bende istiyorsan vereyim dedim.

bu davranışın adı nedir?
neden toplumumuzda bu davranış var?
örneğin hollandadan kuzenim geldi, üstündeki çok güzelmiş dedi, ben de vereyim mi dedim şaşırdı. sadece hoşuma gittiğini söyledim böyle bir talebim yok dedi. neden türkiyede herkes övgü alınca vermek istiyor anlamıyorum dedi.

nedir gençler bu hareketin adı?
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hareketin adı ne bilmiyorum ama bende de var o dürtü.
Bir kere pazarda birisi eldivenlerimin çok güzel olduğunu ve çok beğendiğini söyledi. Ben de " hediye olmasaydı size hediye etmek isterdim" dedim. Çok mutlu oldu, teşekkür etti.

Bu bende aşırı var, hemen hediye edesim geliyor.
0
rock n roll
(05.02.26)
Özgecilik? Diğergamlık? Bunlar çok kültürel kodlar. Yetiştiğimiz toplumun /habitusun sonucu. Ha bir de çoğunlukla doğu toplumlarına has.
+4
Amaranta ursula
(05.02.26)
yukarıdaki yorumlara katılmakla beraber (bağ kurmanın ve cömertliğin ötesinde) biraz da kişinin sosyal statüsünü sürdürme kaygısının sonucu olduğunu da düşünüyorum. hediye ekonomisi çerçevesinde biraz da (belki de bilinçaltında) karşılıklı güç ilişkileri kurmanın, altta kalmamanın bir yöntemi.
0
eileengray
(05.02.26)
Abi İranlılarda bu gibi durumlar için "Taarruf" dedikleri bi nezaket kuralı var çok acayip bir şey. Misal arkadaşın tişörtünü beğenince sen Taarruf gereği "kardeşim al senin olsun" diyorsun, o da yine Taarruf gereği kabul etmiyor ama sen yine ısrar ediyorsun karşı taraf da almamakta ısrarcı olmak zorunda alırsa eğer terbiyesiz biri gibi oluyor, yani adamlar bunun için bi nezaket kuralı geliştirmiş her yerde var demek ki böyle şeyler ama bu Taarruf biraz cins bir olay mesela İran'a gittin bi taksiye bindin şoföre "ben Türkiye'den geldim" dedin adam da İranlı Azerbaycanlılardan çıktı ve senden Taarruf gereği taksi ücreti istemedi, sen olmaz vereyim dedin o yine istemedi sen bu defa teşekkür edip indin araçtan, bu defa da sen terbiyesiz oluyorsun çünkü o taksi ücretini vermen gerekirdi adam nezaketen almak istemedi parayı, böyle enteresan şeyler var hayatta.
+4
kizil karga
(05.02.26)
digerkamlik iyiymis. gadasını almak da kullanilir belki, hani sikintin varsa cozeriz gibi, dert etme.

olayin temelinde nazar korkusu da olabilir biraz, hangi baskasinin gozu ilistiyse artik bana yaramaz kafasi, nasilsa basina bisey gelir iyisi mi vereyim, mevzu cozulsun.
0
cooperr
(05.02.26)
bende yok sanırım ama ''daha iyisi senin olsun'' derim hep. :))
0
cay sarhosu
(05.02.26)
bir konferansta tuvalette aynada ruj surerken, lubnanli bir kadina cantaniz ne guzel demistim, kadinla konferansta tanismamistik bile. hikaye tuvalette kadinin bana cantasini vermesi esyalarini orada hediye edilen bez cantalara koymasi ile sonlandi. cok israrli bir sekilde kabul etmedim ama karsi taraf baskin cikti. cok enteresan milletleriz gercekten.
+3
kassiopeia
(05.02.26)
www.instagram.com

Verdiğin örnekte "ihtiyaç sahibi" olunması durumu yok, bu noktada değişen dengeler var diye düşünüyorum. Örnekteki tişörtün güzelmiş diyen kişinin yapısına, bunu söylemedeki amacına, aranızdaki iletişimin tarzına göre değişebilecek bir anlamı var bence.
-1
muhayyer divan
(05.02.26)
gözü kalmasın, yoksa beğendiği şeyin başına iş gelir diye al senin olsun denir hemen. nazardan korkmaktan türemiş bi adet.
+1
antihero
(06.02.26)
(5)

Hong konga gidilir mi?

avatar is back
Japonya g.koreymiş gibi geliyor. Gidilir mi ne diyorsunuz bu işe? En ufak şeyde ters kelepçe yiyip hapis mapis yemeyelim sonra? Çin’e giderim belki diyordum da bireysel turizm vizesi vermiyormuş adamlar.
Japonya g.koreymiş gibi geliyor. Gidilir mi ne diyorsunuz bu işe? En ufak şeyde ters kelepçe yiyip hapis mapis yemeyelim sonra? Çin’e giderim belki diyordum da bireysel turizm vizesi vermiyormuş adamlar.
0
avatar is back
(04.02.26)
hong kong favori şehirlerimden! çoğu yeri güvenli ve oldukça kozmopolit bir yer. tarihleri ve kültürleri çok ilginç. yemekleri (dim sum kültürü) çok iyi. zaten çok büyük bir expat komunitesi var, bu yüzden dil ve yemek sorunu yok. oradan hem günübirlik feribotla macao'ya da gidersiniz. yalnız, kalacağınız yer çok önemli bence. oraya gidip kowloon'da bir randevu evinin yanını tutmuş olduğumu fark edince gece yarısı tamamen farklı bir muhite geçmek durumunda kalmıştım.

japonya'dan çok farklı, karşılaştıramayız bile. çok daha kaotik.
gideceğiniz mevsim de önemli. inanılmaz bir nem ve sıcak var yazın.

girişte çıkışta hiçbir sorun yaşamazsınız, öyle bir yer değil. vize gerekmiyor zaten. macao daha sıkı bu konuda. macao'ya girişte sorguya çekildim ancak sonunda geçirdiler, bir sorun olmadı.

edit: alttaki yorumu okudum ve bahsedilen bütün ülkelere gittiğim için yazmak istedim. bence vietnamla birleştirmek mantıklı değil. vietnam başlı başına en az 1 hafta gereken bir ülke. onu kendi içinde veya kamboçya ile yapmak güzel olur. hong kong ve macao kendi içinde bir grup. müzesiyle, semtleriyle zaten 1-2 gün yetmiyor.
+2
eileengray
(04.02.26)
çin anakarası çok güzel. ve uygun fiyatlı. ben hep iş vizesiyle gittim. bir şekilde gidebiliyorsanız gidin mutlaka.

hong kong'a gelirsek... 4-5 kez iş için bulundum hkde. bir kere yazın kesinlikle gitmeyin. o sıcak sizi yer bitirir. şu dönem güzel dönemleri. en son 1 ay önce gittim bizim sonbahar dönemi gibiydi havası, keyifliydi. aslında pahalı bir yer, ama istanbul da artık pahalı olduğundan bir şok etkisi yaratmıyor hkdeki fiyatlar. batılılara alışkın bir memleket, eğlence hayatında iki alkol alıp eğleniyorsunuz diye bir sorun yaşamazsınız.

vizesiz girilebiliyor, onu da söyleyeyim.

ben olsam sadece hk planı yapmazdım. eğer oralardaysam hkye uğrardım. mesela tayland, vietnam planı vs yapıp 1-2 günlüğüne hong kong yapmayı düşünebilirsiniz.
+1
kojonotsuki
(04.02.26)
Hong Kong şu sohbet ettiğim birisi var biz Çin den farklıyız çok seviyorum diyor. Ülkemi yani Hong kong u
0
darkwizard
(04.02.26)
Hong Kong çok güzel ya gidilir.
-1
suicides underground
(04.02.26)
diger yorumlara ithafen: cin'in guneyi kuzeyinden cok daha guzel bence. guizhou ve sichuan cok cok iyi. sichuan en iyi mutfak (tum cin'deki), guizhou ise en iyi doga. muazzam bir bolge. daglik bir bolge. hatta cin hukumeti bundan faydalanarak en buyuk veri merkezini ve uydu sistemini buraya kurmustu birkac yil once, pek cok buyuk amerikan sirketinin de bu bolgede ofisi var.
+1
Sour
(05.02.26)
(3)

dr. yazısı

exlibris
branş hekimi aile hekiminizden bu testleri isteyin dedi. https://prnt.sc/WJyFyfQ0b3F1yazıyı okuyabilir miyiz? kırmızıyı okuyamadımsayın aile hekimikalsiyum ??istenmesi rica olunur.
branş hekimi aile hekiminizden bu testleri isteyin dedi.
prnt.sc

yazıyı okuyabilir miyiz? kırmızıyı okuyamadım

sayın aile hekimi
kalsiyum ??
istenmesi rica olunur.
0
exlibris
(03.02.26)
albumin?
+2
eileengray
(03.02.26)
ben de öyle tahmin ettim emin olamadım.

bu doktorlar özellikle mi böyle yazıyorlar acaba :)
0
🌸exlibris
(03.02.26)
annem de böyle yazıyor. soldan sağa rika okuyor gibi hissetim.
0
eileengray
(03.02.26)
(15)

30 yasina dönsem

Purple life
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?

Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.

Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim.
Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life
(02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.

ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım.
üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi.
30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.

Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim
- turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.

Evil bitch’ten uzak dur derdim.

Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1

tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.

romanya'da 1.5 yılımı doldurmuş oluyorum.

bağım yok, ortalığı tanımıyorum, zevk almıyorum pek.

geri dönebilirdim türkiyeye.

hem de garanti işim olurdu.

bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.

şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.

uzun dönem oturum iznim var (basımda).

ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.

burada iş piyasası sakat.

türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).

bakalım yeni iş bulabilecek miyim.

bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.

mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.

ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.

edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim.
Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(43)

DUYURU SAHİPSİZ KALMIŞ - Bayan kişilik bozukluğu almış başını yürümüş

sucvecezve
1. for day to break2. sanemz3. sanemkk4. such great heights5. 13136. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz7. I'm gonna start a revolution from my bed8. ö9. nuviye10. gevezeyazar11. teyze12. honeyjubu13. salturSoru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. M
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu
13. saltur

Soru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. Millete delirmeler yaşadığı 15 farklı hesabından hakaret edemesin.

Kendi halinde iki kadına durduk yere verdiği cevap ortada: ibb.co
muhayyer divan yaşını başını almış insan, ablam ablam diye muhayyer'in peşinden dolaşıyor bir sıcak hesabından. I'm gonna start hesabından da yanıyorsun diye hakaret ediyor durduk yere. Sonra tekrar bir sıcak el hesabından "arkadaşıma hakaret ettiler" diye kendi kendiyle kavga ediyor. muhayyer divan'ın besleyip semirttiği bu kitle şimdi kendisini ısırır olmuş.
Altta eileengray paylaşmış. ananiyimioguz kullanıcısına yazdığı seviyesiz mesaj ortada. Daha da var, onlar dursun kenarda.
Kendisi elimde var dediği şeyleri sadece kırpıp biçip gösterebilir çünkü iddia ettiği şeyler iddia ettiği şekillerde yaşanmadı. Bizim kırpma biçme yapmamıza gerek yok.
+38
sucvecezve
(31.01.26)
Bunların hepsi aynı kişi mi??
+8
gobekliraki
(31.01.26)
Aynen kardeşim. Allah bilir başka kaç hesabı var.
+9
🌸sucvecezve
(31.01.26)
yıllar önce psikiyartik tedavi görüyordu bu kadın. şimdi ne olmuştur kim bilir.
+16
runaway
(31.01.26)
Bazen random bir nickin yazdığı seviyesiz cevaplara denk geliyorum ve o an “sanem yeni hesap açmış” diye düşünüyorum. Diğer nicklerini bu şekilde tespit edebilirsiniz. Örneğin geçen gün oğuz’a “karını patlatsınlar da gör” yazmıştı.
+15
ruhen hastayim ben
(01.02.26)
kimin delisiyse haber etsek de gelip alsalar.
+12
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Hanımefendiliğine örnek yüzlerce cevabından biri:
ibb.co
+15
eileengray
(01.02.26)
Ben rahatsız olmayayım diye açtığı her yeni hesaptan beni engelliyor sanırım ben bu hesaplara hiç denk gelmiyorum :)
+10
kizil karga
(01.02.26)
Rondak
(01.02.26)
Bu kadının yaptıkları ne kadar abuk sabuksa toplasip haftada üç kez "Bu kadın deli" diyenler de o kadar tuhaf geliyor. Deliyse bulaşmayın, alıp ortaniza oynatmanin ne anlamı var?
-27
sekizdokuzon
(01.02.26)
Hayatsız ezik bir de altta bir duyuruda "engelledim" diyor. Sen beni engellemedin. Ben seni engelledim :D Millete ortamlarda kuul gözükmeye mi çalışıyorsun? Hahahaha.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
toplanip savciliga vermek lazim baska bir yolu yok.
+6
cooperr
(01.02.26)
@8910, surekli taciz ve hakaret dolu mesajlarina, uydurma iftiralarina, sanrılarına tesekkur mu etmeliyiz? Engelleyince bitse, çözülse okey ama yok mantar gibi türeyip hakaretlerine devam ediyo. Sirf kufur etmek icin nik aliyo sorunlu. Dilberay'in dedigi gibi ZORUNDA MIYIZ

Sen buna okeysen, ki zaten kankisiniz sanirim, al sabahtan akşama kadar sana "kokusmus a.cık" (kendi sözü) yazsin. Hem o rahatlar hem biz
+17
üğpoıuy
(01.02.26)
Toplanip savcilik +5

"Avukat yegenim var ühühü" diye 5 yasinda cocuk korkuttugunu dusunuyodu, bari bi işe yarar şu yegen. Hem akli basinda biriyse halasini tedavisine devam ettirir
+14
üğpoıuy
(01.02.26)
8910, reisçiliğe ara ver kardeşim. Zihnine oksijen de gitsin. Kurban suçlamak normal değil.
+13
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Kendisi kankam değil. Herkesin sakin olmaya çalışmasında ve hakaret işini biraz azaltmasında fayda var.

Hakarete uğrayan yazarların haklarını aramaları konusunda diyeceğim bir şey yok. Benim söylemeye çalıştığım sürekli topun ağzına koyarak zaten tetikte olan bir insandan düzelmesini, en azından özür dilemesini bekleyemezsiniz. Üstelik burada sizler de hakaret ediyorsunuz. Bana bile reis demişsiniz, doğru anladıysam akpartlili anlamına geliyor. Ne reisi kardeş, ben Tokatlı aleviyim lan diye karşılık vermenin kime ne faydası var mesela. Belli ki sinirler gergin, ateşi harlamayayim deyip kenara çekilmek lazım bir noktada. Söylemek istediğim buydu. Ciddi anlamda zarar gören arkadaşlar haklarını mutlaka aramalı, suç duyurusunda bulunmalı elbette, kurbanı suçlamak gibi bir dangalakliga düşecek değilim. Ama siz de biliyorsunuz ki bazılarının derdi hakkını aramak değil olayı büyütmek, belli ki kontrolden çıkmış bir insanı daha fazla kışkırtmak. Ben işin bu kısmını anlamadım açıkçası.
-22
sekizdokuzon
(01.02.26)
8910’ un iki duyurusundan biri insanlardan dert yanmak.

Demek ki sorun sendeymiş kanka, yanlış insanlarla takılıyormuşsun :)
+9
Rondak
(01.02.26)
seytanin avukati da gelmis. ettigimizi iddia ettigi hakaret varsa onun sergiledigi dengesizligedir. biz durduk yere kimsenin duyurusuna, mesaj kutusuna "patlatirlar" diye mesajlar atmiyoruz. durduk yere onun gibi millete dümdüz gitmiyoruz. biz ona bile durduk yere hic satasmiyoruz. tepki gösteriyoruz ve bunu bu sekilde yapabiliyoruz. ne yapalim yoksa, oturup sineye mi cekelim?
düzelmesini beklemiyor kimse zaten, modlar geregini yapsinlar diye aciliyor duyurular.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Söylenecek şeyler söylenmiş, mevzu cadı avı değil. İnsanlar bayağıligin, arsizligin ve adice küfür edip silince yanına kar kalinmasini hazmedemiyor.
Basit bir şekilde insanlar tepki gösterir, bu normaldir.
beni engellediği için maruz kalmıyorum kendisine uzun süredir, o ayrı ama kadınlara kokuşmuş...
patlatırlar gibi şeyler yazan birinin de varlığı tepki uyandırsın bir zahmet.
+10
kisa
(01.02.26)
peki arbre bu olaya ne diyor
+8
tiredofwaiting
(01.02.26)
Herkese ağzına geleni en leş şekilde söyleyen birini savunurken "abi küfretmiş ama siz küfretmeyin ortalığı sakinleştirmek için kenara çekilin" kafasına ulaşmak için ne tür bi ot falan kullanmak gerekiyor acaba belli ki çok güzelmiş.
+10
kizil karga
(01.02.26)
Beni bu duyurumdan sonra engellemiş. Ne düşündüğü ortada sanırım.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Gençler, size yanlış gelen fikirlere karşı tavrınız burada bana gösterdiğiniz gibi olursa (olayı yanlış anlamış olabilirim, mağduriyeti anlayamamış olabilirim) dengesizin biri çıkar ve ana avrat söver. O sövsün siz susun demiyorum ama.siz de az değilsiniz yani. Bana istediğiniz kadar hakaret edebilirsiniz, ben kendimi biliyorum ama yapılan hakarete, zorbalığa inanılmaz yükselecek insanlarla karşılaşma riskiniz de var. Herkes önce kendi yapıp ettiklerine baksın. Gerçekten mağdur edilenleri kapsam dışında bırakıyorum.
-14
sekizdokuzon
(01.02.26)
@8910, olayi gercekten yanlis mi anladin? Yazdiklarini gercekten gormuyor musun ya da haberdar degil misin? O kadar konuya hakim degilsen e bosver o zaman yorum da yapma
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Abi bizim orada senin gibiler için "bok yiyenin kaşık taşıyanı" derler, bu tanıma senin kadar uyan birini (eğer konunun ne olduğunu bilip de arkasında duruyorsan) daha önce görmemiştik çünkü kimse kendini bu duruma düşürmek istemez ve bunun için çaba gösterir, o nedenle bizim için de iyi bir deneyim oldu bu konudaki fikirlerini öğrenmek.
+8
kizil karga
(01.02.26)
8910, aydınlair misin bizi? Biz ne yapmışız da "az değilsiniz" lafını hak etmişiz?
Tek tek buraya yazan her mağdur için bir açıklama bekliyoruz senden.
+5
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Yaklaşık iki senedir neredeyse her gün giriyorum duyuruya. Bahsi geçen yazarı da gözlemleme şansım oldu. Hiçbir zaman yakın temas halinde olmadık ama o da ben de burayı sık kullandığımız için uzaktan aşina oldum kendisine. Başlarda kendi halinde biri gibiydi açıkçası ve giderek ortamın toksikliginden delirdi bu kadın açıkçası. Sempatim buna. Deliyse gitsin tedavi olsun, orası tamam ama şu toplasip bir hedef belirleyelim ve Allah yarattı demeyelim mantığı bana çok insancıl gelmiyor. Zamanında benim de başıma geldiği için empati kuruyorum. Ben kimseye yakası açılmamış küfürler etmedim ama bazısı ediyor işte. Asgari bir nezaket, sağduyu içinde, galeyana gelmeden anlatmak lazım derdimizi. Benim de dünden beri anlatmak istediğim bu. Benim fikrim, ultra saçma, absürt, yanlı olabilir ama hakaret ve aşağılamaya maruz kalmam için yeter bir sebep değil. Hani içinden sktir der geçersin, arkana 20 kişi alıp kimseyi hedef göstermezsin. Bu da apayrı bir zorbalık ve ayıp açıkçası.

Duyuruyu "Falanca yazar hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Bana katılmak isteyen varsa buyursun" şeklinde açsan ağzımı açıp tek kelime etmezdim. Ama duyurunun amacı birleşip aksiyon almak yerine birleşip belli kişilerin kişilik haklarına saldırmaktan öteye geçememiş. Bu da bana ayıp ve çirkin geliyor.
-11
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bak ne guzel sen biraz iyilesmissin, ona da yarar belki. Bu duyurulari aciyor olmasaydik herkese ayni seviyesizligi yaptigini detaylica bilemeyecektik zaten

Bir de bu empatiyi sürekli küfür eden, hakaret eden, tehdit eden tarafla kuruyorsunuz ne hikmetse. Bi kere de "bu yapilan cok sacma" diyenlerle kurun
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Seninle empati kurabilmem mümkün değil, üzgünüm.
-15
sekizdokuzon
(01.02.26)
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu şu cevapla çıkar ortaya.
Oraya 13 tane nick yazmışım ama birine tenezzül edip bakmamışsın.Bu kadının olayı iki senelik değil, en az 7 senelik mevzu. for day to break zamanlarına bakarsan kendisi gittiği halk eğitim merkezinden bile engel yemiş birisi.
Kimse onu delirtmedi. Kimse ona küfür etmedi. Kimse ona durduk yere saldırmadı. Ama o bunların hepsini yaptı. Hatta insanlar şu an dahi kendisine saldırmıyorlar. Başlarından geçeni anlatıyorlar ve duyuru açılma amacını yukarıda zaten sana açıklamışlar, sesleri modlara duyurmak. Benim burada açtığım daha ikinci duyurum çok değil bir iki hafta önce hakaret duyurusu, gelen cevaplarla hiçbir şey olmayacağını öğrendik zaten.
Sence bu kadar insan hakaret davası açmayı düşünmemiş olabilir miyiz bir sen akıllı gelip düşünmüşsün buinu?
Hiçbir şey araştırmamış, hiçbir şey bilmiyorsun. Ezberden konuşuyorsun. Empatiyi de zorbayla kuruyorsun.
+4
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Herkes çok gergin anacım.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Gittiği kurstan kovulması gibi detaylar beni ilgilendirmez, neden araştırayım. Böyle bir araştırma yapmış olsam da sanırım bahsi geçen kişiden uzak dururdum. Mağduriyetinizi anlıyorum ama dediğim gibi bu duyuru aksiyon alma odaklı değil. Birleşip bir dilekçe doldurabilirsiniz, buradan bir avukat bulabilir ve süreci ne şekilde sürdüreceğinizi konuşabilirsiniz. Moderasyona sesimizi duyurmak istiyoruz söylemi çok gerçekçi gelmedi, bu işi ancak hukuki yollara başvurarak çözüme kavusturursunuz. Ama bir yandan da siz hala birilerini haksız çıkarma ve mağduriyetinizi parlatma derdindesiniz. Su kadarını söyleyeyim sosyal medyada küfür yememek de ayrı bir sosyal beceri gerektirir. Bu da benim konu hakkındaki öznel görüşüm. Duyuruda ki pek çok insanın ne derece seviyesizlesecegini bildiğim için bu formda birinin küfür yemesi bana tuhaf gelmiyor. Hakikaten mağdur olanları bir kenara alıyorum tekrar.
-12
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bilmiyorsun araştırmadın madem, o zaman üğpoiuy'un dediği gibi, ne konuşuyorsun?
Şimdi de küfür yedik diye biz suçlu olduk. Boyan ortaya çıkıyor, konuş böyle.
O beceriyi gerektirse bile farkındayız, şu an tahrik ediyorsun. Bu üsten üsten kibirli konuşmalarla ikikik bana küfretmedi, sizde o yeti yok ki küfür yemişsiniz diyerek amacın sana küfretmemizi sağlayıp kankanla dava yolu açmak mı? Avcunuzu yalarsınız.
Küfürden kolay bir şey yok, kankan gibi bir profil olsaydık sana şimdiye kadar seksen kere sıralardık küfürleri.
Bu demek değil ki sende de o yeti var. Sadece şanslıyız ki bizde ahlak var.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
muhayyer bunları peydah etti. bir de özelden seni takip edip kişisel bilgilerinle tehdit ediyorlar. ben bana dün cevap veren yazarı bile hatırlamazken, bu güzün ablalar defter tutuyor heralde.
+8
mikahakkinen
(01.02.26)
daha önce denk gelmemiştim ama hakaret ediyor bir sürü hesabı var vs denmişti. Bu kadarını ilk defa görüyorum. İnsanlarla uğraşmak için bu kadar efor sarf etmek temelde ciddi bir sorunu işaret ediyor.
+5
gabe h coud
(01.02.26)
Öpüşün barışın hadi.
-12
gobekliraki
(01.02.26)
arbre de bunlardan, shepard vardı bunların antitezi. çocuk yıldı gitti. bu sekizdokuzda bu arkadaşlardan herhalde. manyak bunlar. telegramda mı ne tanışmışlar. ne yaptıkları belli değil. millete salça oluyorlar.
+9
mikahakkinen
(02.02.26)
bu kişinin bu kadar hesabı olduğunu bilmiyordum ama hakaretine denk gelmiştim.

biri yılbasında "yeni yıldan beklentiniz ne" diye duyuru açmıştı, birkaç kişi ve ben para diye yazmıştık cevap olarak. bu kadın da gelip altına ne olduğunu hiç anlamadığım bir hikaye yazıp para isteyenlere "götelek" yazmıştı dfhghdfhg neyse daha sonra aradan bir iki hafta geçti ve bu kadın yeni bir duyuru açıp "arkadaşlar bu sitede benden rahatsız mısınız" diye sordu. ben de bu yaptığı yüzünden rahatsız olduğumu yazdm. sonra özelden yazdı "haklısın öyle dememeliydim" dedi bana ama ben de sıkıntı biri olduğunu düşünüyorum. teyze nicki ile yazan ve millete salça olan birini hatırlıyorum ve evet bu kişi o kişi bence de.
+7
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Hakaretlere ve iftiralara karşi diger yanaginizi dönmemeniz cok ayip arkadaslar
+5
üğpoıuy
(02.02.26)
Problemli olduğu yıllar öncesinden belliydi.

Sadece arbre kişisinin uydurma düzeyindeki çapkınlık hikayelerine tepki gösterdiğim için bir dünya hakaret etmişti, kendisini onun ablası olarak tanımlıyordu. Yeni hesap açıp özel mesajla ithamlarına devam ediyordu. Aynı hamura sahip oldukları için arbre ile birlikte hareket etmesine hiç şaşırmadım, o da insanlara "oç" diyerek mesaj atan biri sonuçta. Bu hikayede sövülmedik yeri kalmayan mağdurlar yerine problemin kaynağının hakkını gözetme çabası da ayrı bir akıl tutulması, gerçi bazılarının duyuru geçmişini düşündüğümde bu tutumlar şaşırtmadı beni.
+8
moonie
(02.02.26)
@Sadece soruyorum, sen ucuz atlatmışsın. Göbeği yeni kesilmiş çocuğuna aşağılık beddualar küfürler etmemiş. Onu yaptığı insanlar da var. ama Müslüman.
Bir başka duyuru altında zırlamaya başlamış.benim kimliğimi bilemiyor şimdi, bana karşı kullanabileceği, bana şantaj yapabileceği bir bilgi yok ya elinde, ondan rahatsız. Yalanı ve şantajı karakterleri haline getirmişler. Olayın yeni hesaplar değil, kendileri olduğunu anlayamayacak kadar kopuklar. Ben bunları insanlara neden yapıyorum neden onlara sebepsiz hakaretler ediyorum diye eleştiri getirmiyor kendine, "insanlar neden duyurularını ve cevaplarını siliyor, onlar silince ben onlara rahat rahat şantaj yapamıyorum" diye zırlıyor. Bu bile başlı başına çok şey anlatıyor kendisi hakkında.

Çoklu hesapları var deniyor değil, ağzıyla itiraf ediyor artık. ibb.co
Çoklu hesapları var! Yazdıklarımdan başka hesapları da var ayrıca, bana söylendi ama ben %100 emin olamadığım için yazmıyorum. Hepinizin burada çok sık gördüğü, genelde iyi olarak tanıdığınız bir kullanıcı ismi de var içinde.
Bana attığı mesajın tamamı ekte. ibb.co Onun gibi 30 satır içinden beş kelimeyi cımbızlamama gerek yok. Hiç tanımadığı kişiye verdiği cevaba bakınca zaten kafanızda kültür seviyesi ve eğitimi hakknda hemen bir şablon oluşuyor.
Kim bunlardansa ve rezilliklerini destekliyorsa iki dünyada düşmanımdır. Benden uzak olsunlar.
+4
🌸sucvecezve
(02.02.26)
Arkadaşlar bi tokat yediğinizde diğer yanağınızı da uzatmıyorsanız bu sizin sorununuzdur kusura bakmayın.
+2
kizil karga
(02.02.26)
Oha ben yeni gördüm bana yazdıklarını, haberim yoktu.

Kadınlarla ilgili bir derdi vardır. Annesinin başından kötü şeyler geçmiştir, belki boşanmıştır, belki kötü yola düşmüştür. Veya annesi kötü davranmıştır, hayatındaki kadınlardan çok çekmiştir, reddedilmiştir, sevgisiz büyümüştür... vs. vs.

Tabi böyledir diye suça sürüklenmiş çocuk muamelesi yapmamak lazım çok sağlam küfür ve müdahaleyi hak etmişler.

Yine de bomboş bir veya birkaç kişi için sinirlenmeye gerek yok. Ülkenin geldiği hale bakınca güzelim duyuruya da çok şaşırmamak lazım. Moderatörler biraz el atıp temizleseler, bir yerden sonra yılarlar bence.

Artık aynı işsiz, aynı boş kişilerin yazıları kendini belli ediyor zaten.
+7
ananiyimioguz
(02.02.26)
Yediği her haltı sildiği için görmemiş olabilirsin.
Tarzı bu. Durduk yere bel altı vurup ortamdan fıymak.
+7
🌸sucvecezve
(03.02.26)
(8)

toprak mulkiyeti neden var? olmasa ne olur?

antikadimag
uzun suredir ekonomik sistemler uzerinde dusunuyorum. serbest piyasada insanlarin bir sey uretmesi ve bu urettiklerine deger bicmesi ve bunlarin satilip alinmasi, bunlara sahip olunmasi cok makul. eyvallah. ancak kimsenin uretmedigi bir sey olan topragin yani arazinin parsellenerek alinip satilmasi
uzun suredir ekonomik sistemler uzerinde dusunuyorum. serbest piyasada insanlarin bir sey uretmesi ve bu urettiklerine deger bicmesi ve bunlarin satilip alinmasi, bunlara sahip olunmasi cok makul. eyvallah.

ancak kimsenin uretmedigi bir sey olan topragin yani arazinin parsellenerek alinip satilmasi mantiga uymuyor. bunu kimse uretmedigi icin birinin mulkiyetinde olmasi su an gordugumuz sosyal adaletsizligin en buyuk nedenlerinden biri gibi geliyor.

cunku piyasadaki her sey bir sekilde deger kaybederek tekrar yikima ugruyor. evler, arabalar eskiyor ve yikiliyor. aldigimiz alet edevat entropiye yenik dusuyor. ancak topraga sahip oldugunuz zaman bu hicbir sekilde deger kaybina ugramadan yuzyillarca geliyor.

topragin devlet mulkiyetinde olmasi ne gibi problemler dogurur? hadi madeni bile birinin gidip cikarmasi gerekiyor. bir deger yaratimi var. ama toprak sahipliginin tek dayanagi zamaninda birisinin buralar benim diyip bunu kilic zoruyla mesrulastirabilmis olmasi.

sadece insanoglu tarafindan yaratilan seylerin mulkiyet kapsamina girmesi gerektigi gibi bir dusuncem var. topragin mulkiyet kapsamina girmedigi bir duzende ne gibi problemler olabilir?

(bu sistemde yine evlere sahip olunabilir, ama evin altindaki arazi devletin olacak. eve sahip olunabilir cunku sonucta birisi kaynak harcayarak o evi insa etmek zorunda.)
0
antikadimag
(26.12.25)
Ama yürüttüğün mantık kişi ve kurumları kapsıyor da niye devletleri kapsamıyor. Madem öyle, Devletler de toprağa sahip olamasın, bu vatan benim diyemesin. Sonuçta zamanında kılıçla alınmış olması kabul edilemez ya.
0
Mirket
(26.12.25)
toprağı pasif bir kaynak olarak konumlandırmazsak ve aslında değerini (use value) üzerine işlenen emekten aldığını düşünürsek mülkiyet (ve ifraz gibi araçları) bir bakıma değer arttıran bir teşvik mekanizması oluyor. ben açıkçası toprağın da “üretilen” bir meta olduğunu düşünüyorum; en azından kavramsal olarak. bu yüzden özelleşmesi ya da ifraz yoluyla metalaşması bu ekonomik sistem içinde normal geliyor bana. aktör sayısı arttıkça rekabet ve takas değeri de artıyor. özellikle de sınırlı olduğu için.

bu arada özel mülkiyet osmanlı’ya aslında çok geç gelen bir sistem. internette güzel makaleler var (hatta bir tanesi bu yüzden sınıf bilincinin gelişmediğini söylüyor). bir de seveceğinizi düşündüğüm bu ara okuduğum bir kitap var: alyssa battistoni, free gifts: capitalism and the politics of nature. kapitalizmin doğaya bir kaynak olarak paha biçip biçmediğini tartışıyor.
+2
eileengray
(26.12.25)
Ben de son zamanlarda çok bakıyorum ekonomik fikirlere. Misal toprak vergisi getirmenin ev vergisinden daha iyi olacağını savunanlar var aynı sizin dediğiniz gibi çünkü toprak kullanılmadığı sürece bir işlevi olmuyor. Ve misal Fransa'da endüstriyellesme için devletin topraklari hazırlaması vs çalışması var (ama zor is yani).
Merak edip baktım cin'de misal toprak sahibi olunmuyormus. Bu sebepten heralde devlet istediğini yapabiliyor yani. Sadece üst kullanım hakkı aliniyormus, bu sebepten heralde insanlar çocuklarına aktara aktara gelecek nesilleri zengin ederken toprak sahibi olmayanlarin fakir olması olayı olusmuyordur.
0
logisticsmanager
(26.12.25)
@mirket; dogru, diyemesin. onlari da kapsiyor. nihayetinde butun insanlari ortak paydada bulusturan federatif bir dunya devletini dusunerek yazmistim. burada kastettigim herhangi bir devlet degil, "the devlet".

@eileengray; kitap tavsiyesi icin tesekkurler. toprak elbette uzerine islenen emekten katma deger aliyor. ancak base olarak da korkunc bir degerinin oldugunu kabul etmek gerek. yani hic uretilmeyen bir degeri de var ve benim meselem bu degerin unjustified bir guc asimetrisi yaratmasiyla. toprak uzerinde yapilacak islemler sonucu deger kazanir ve bu degerin karsiligi ozel tesebbuslere verilir. drenaj, arazi tesviyesi gibi seyler yine yapilabilir ve karsiliginda para kazanilabilir (cunku katma deger var) ancak devlet kontrolunde. ayni devletin yol, kopru yaptirmasi gibi.

nihayetinde toprak uzerindeki tasarrufun x kisisinde olmasini justify edemiyorum. paylasilmis bir mulkiyet geregi devletin tasarrufunda olabilir topragin nasil kullanilacagi. yani devlet der ki, su araziye iskan verecegim. bunun icin arazi isleri, bina insaati gibi gerekler var ve bunlari yapan sirketlere odeme yapacagim.

mevcut sistemde tesvik yarattigina katiliyorum. ancak bunun ne kadar hayati oldugunu kestiremiyorum. bir tarafa bu tesvigi, diger tarafa yarattigi guc asimetrisini koydugum zaman bence problem tarafi agir basiyor. sonucta toprak ifrazi tesvigi olmasa da, serbest piyasanin tesvikleri hala gecerli. bu ekstra tesvigi torpuleyerek karsiliginda muazzam bir guc asimetrisini kirmis oluruz gibi geliyor.

@logistics; bu konuyu baska bir tanjanta goturecek ama onlarda da guc simetrisi toprak mulkiyeti degil parti uyeligi ekseninde oluyor, hatta cok daha kisitli bir kesimde guc toplandigi icin daha buyuk problemler yaratiyor. kapitalizm en azindan bu gucu daha genis bir sinifa yayiyor ve sistem isledigi surece sinif gecislerine acik kapi birakiyor. sanirim benim derdim ayni chomsky'nin dedigi gibi politik veya ekonomik butun guc asimetrilerinin justify edilmesi gerektigi yonunde. bu yapilmadigi noktada somuru olusuyor.
0
🌸antikadimag
(26.12.25)
toprak mülkiyeti devletteyse monarşi, hiç kimsedeyse anarşi olur. evrensel bir devlet de "imperial"dir, o da olmasın zaten. kötü bir hayal. :(
0
klassno
(26.12.25)
bütün araziler devletin olsa iyice zıvanadan çıkıp en güzel konumları kendi projelerine yandaşlarına paslarlar sanki. bu da önemli bir eşitsizlik riski. insanların ailesinden kalan toprakları kendi insiyatifi ile değerlendirmesi serbest piyasa ekonomisi içinde daha sağlıklı geliyor bana. isteyen eker, isteyen satar, isteyen ev diker, isteyen boş tutar vs.

güç asimetrisi tarafında da bana bu konu biraz sanki toplumu en altta eşitlemeye çalışmaya zorlamak gibi geliyor. egzajere ederek söylersem toplumu fakirlikte eşitlemek gibi. bazı insanlar da dedelerinden kalan araziyi doğru değerlendirip zenginleşebilir. sadece şanslı oldukları için belki evet ama bunda problem görmüyorum ben. bu serbest piyasanın da işleyişine katkı sunar. çünkü gelir bireylere akar, birey bir şekilde istihdama döndürecek şekilde değerlendirir. az veya çok.

not: köydeki fındık bahçesinden başka bir arazi kalmıyor aileden :)
0
awlmi
(26.12.25)
devletin [D]evlet olması da bir güç asimetrisi yaratmaz mı? bunun sonu leviathan olur. devletin bu kadar otorite ve güç sahibi olması her zaman halkın iyiliğini ve çıkarını garantilemiyor.
devonandexeterinstitution.org

belki gerçekten de @awlmi'nin de bahsettiği gibi "miras" kavramı üzerinden düşünmek gerekir. yine osmanlı örneği vereceğim ama mülkiyet kavramı yokken askeri zumre mensuplarının mirasının büyük bir bölümü devlete dönüyordu. bir bakıma devletin bu üst sınıfı dengeleme mekanizması olarak okunabilir. gerçi bunu da bypass etme yolu bulundu. bu üst sınıfın mirasının bir alt soya aktarılabilmesi için vakıflar kuruldu. böylece miras bu şahısların (ve çocuklarının) vakıflarına geçiyordu ve devlete dönmüyordu. vakıflar böyle böyle önemli bir aktör haline geldi. sırf philanthropic değil yani.
0
eileengray
(26.12.25)
@eileengray; evet maalesef hatta daha kotu bir asimetri yaratiyor. sosyalist devletlerin islememe sebebi de bu bence. parti/devlet o kadar gucleniyor ki, geri kalanlar uzerinde korkunc bir tahakkum kuruyor. kapitalizmde sinif esitsizliginden ve elitlerden sikayet ediyoruz ama bunlar en azindan daha dispersed bir sinif, konsantre degil. partide hepi topu ayni toplanti odasina sigacak 10-20 kiside korkunc bir guc toplaniyor. bkz akp. erdogan, stalin, hitler, putin ekiplerinin kurdugu sistemler.

bu noktada guc asimetrisini kirmada kapitalist ve demokratik sistemler monarsiye, sosyalizme gore net daha iyi. ancak hala ideal degiller ve bircok problem var. bir sonraki asama ne olmaliyi dusunuyorum cunku bu sistem de islemiyor. sistemde ilerleme var, kole gibi calistirilmiyoruz, topraga bagli degiliz. ama hala finansal bir can pazari yasiyoruz. yarinlarimizdan endise duyuyoruz. bilirsin amerika'da yuzbinlerce dolar kazanan insanlar bile can havliyle yasiyor. cunku akarken kesesini doldurup yarin huzura kavusacagi, zamanini satmak zorunda olmayacagi bir noktaya ulasmaya calisiyor.

halbuki insan akliyla ve ahlakiyla bundan cok daha guzel ve duzenli bir sistem kurabilir. ancak ozgurluk sosuyla bize gucu gucu yetene sistemi dayatiliyor. bu guc artik kilicla degil, banka hesaplariyla, tapu senetleriyle olusturuldugu icin ortacaga gore daha civiliz, daha az kan goruyoruz. ama hala en onemli sermaye olan insan aklini ve yaraticiligini carcur ediyoruz gibime geliyor. neyse.
+1
🌸antikadimag
(26.12.25)
(4)

amerikada yatırım yapıp ev alma

eja
izlediğim bi youtuber var, amerikada ev işi yapıyor(alıp satıyor içini yaptırıyor, bnb yapıyor), amerikada yatırımcıların ev alıp kiralıyorlamasına yardımcı oluyor.daha önce böyle birşey duydunuz mu, turkiyeden yapılan birşey mi artıları eksileri nedir, aklıma tek gelen paranın swiftte çok kayba uğr
izlediğim bi youtuber var, amerikada ev işi yapıyor(alıp satıyor içini yaptırıyor, bnb yapıyor), amerikada yatırımcıların ev alıp kiralıyorlamasına yardımcı oluyor.

daha önce böyle birşey duydunuz mu, turkiyeden yapılan birşey mi artıları eksileri nedir, aklıma tek gelen paranın swiftte çok kayba uğrayacağı veya evlerin aşırı yıpratılıp kullanılması ve çok masraf çıkartması
-1
eja
(16.12.25)
turkiyeden yapmak ne demek? Turkiyede yasarken amerikada fiziki bir is mi yapmayi dusunuyorsunuz ? , tam anlamadim.

Swift ten once geografik problemler, vergi, oturum vs gibi bir ton sey aklima geliyor.
0
wallcan
(16.12.25)
merhaba anlattığınız örnekte tam anlamadığım kısımlar var, o yüzden sadece kendi deneyimimi yazayım. örneğinizdeki şahıs fixer-upper yapıyorsa evet karlı bir iş ama kendisi için iyi kazanır. eğer normal bir daireyi dekore edip kiraya veriyorsa ev sahibi için çok da kazançlı olmuyor. öncelikle airbnb’nin kuralları biraz farklı. benim bildiğim çerçevede, ny ve nj eyaletlerinde 30günden az misafir edebilmek için (airbnb diyelim) ev sahibinin de o evde yaşıyor olması gerekiyor. kısaca kâğıt üzerinde kısa süreli airbnb yapmak yasak. Bunun hileleri, shortcutları elbette vardır ancak siz Türkiye’de ikamet ederken orada gibi görünecekse sorun çıkabilir diye düşünüyorum. Diğer eyaletlerin kurallarını bilmiyorum. O kısmı iyi araştırmak lazım.

bizim nyc-nj’de birer dairemiz var, açıkçası kazandırdığı kira bütün yıllık masrafları düşünce (hoa, property tax, sigorta, diğer vergiler vb.) çok da getiride bulunmuyor (mortgage olsa ancak ödemesini çıkarır). yıllık değerlenmesi de öyle ivmeli olmuyor. alırken tax abatement olan bölgelere bakarsanız belki masrafınız bir miktar düşebilir. seçeceğiniz lokasyon da airbnb için talep edilen bir yer olmalı. bizim konum nyc gibi turistik bir yer olsa da berlin’deki daire çok daha fazla kazandırıyor. özetle şunu demek istiyorum; bence ev almak istiyorsanız başka bir amacınız daha olmalı (orada yaşamak gibi), onun dışında kesinlikle daha çok kazandıran yatırım araçları var.

Bu arada dediğiniz olayı dubai ve londra özelinde daha çok duyuyorum. oralar daha avantajlı gibi geliyor, özellikle vergi açısından dubai.
+3
eileengray
(16.12.25)
Bu tur video ceken 2 3 kisi var bi suredir. Guven buyuk problem. Mortgage sistemj ile aliniyor evler. Cok buyuk riskleri var. Her sey yolunda giderse cok iyi yatirim. Ama olasi bi olumsuzlukta her sey cok kotu olur
0
die fetten jahre sind vorbei
(16.12.25)
Fiziksel olarak orada degilsen dolandirilma ihtimalin cok yuksek. Ha basindayken de dolandirilabilirsin de bu senaryoda rezalet bir yerde rezalet bir eve ederinin cok ustunde odemek zorunda kalman olasi.
0
hot potato
(16.12.25)
(6)

Ramazan Bayramında Amerika?

elektr10
ABD vizemi ikinci kez yeniledim ama hayatımda hiç gitmedim. İlk giden biri için NYC olmazsa olmaz mıdır? 1 hafta yeterli midir burası için? Bir de uçak biletleri aşağı yukarı ne kadar oluyor? THY için aktarmasız atıyorum 750 dolara görürsem hiç düşünmeden alayım mı? Ya da otel için gecelik iki kişi
ABD vizemi ikinci kez yeniledim ama hayatımda hiç gitmedim. İlk giden biri için NYC olmazsa olmaz mıdır? 1 hafta yeterli midir burası için?

Bir de uçak biletleri aşağı yukarı ne kadar oluyor? THY için aktarmasız atıyorum 750 dolara görürsem hiç düşünmeden alayım mı? Ya da otel için gecelik iki kişi 150 dolar makul müdür?

Tecrübeli arkadaşlar yardımcı olursa çok sevinirim.
0
elektr10
(05.12.25)
Nyc olmazsa olur, zaten bu mevsimde soğuk olur. Florida iyi olur bu mevsimde ya da güney kıyılarında başka yerler de olur. Fiyatları.bi süre takip edin ama gidiş dönüş 750 dolar iyi bence sanki o kadar ucuz denk gelmez gibi. Otel fiyatlarını bilmiyorum. Kalabileceğiniz max süre neyse o kadar kalın gitmişken
0
mezzosprite
(05.12.25)
bu çok genel bi soru ya uçak bileti sezona ve havalimanına göre değişir keza otel de. gecelik 60 dolara motel de var 150 dolara 3 yıldızlı otel de ama hangi şehirde?

benim tavsiyem öncelikle kalınabilecek asgari süre neyse o tarihe plan yapılması min 10 gün. sonrasında nereyi görmek isterim diye bakmak. doğu yakası mı batı yakası mı yoksa las vegas ve çevresi mi ya da grand canyon yellowstone gibi milli parklar mı.
0
bay b
(05.12.25)
hava durumuna bakin, kisin ny cok soğuk oluyor, hava erken kararıyor. bahar da gelmenizi tavsiye ederim
0
oscar
(05.12.25)
Genelde duyurudakilerle gezi konularında ters düşünürüm ve yine öyle oldu: bence nyc mutlaka görülmeli. gerçekten kozmopolit olan kaç tane mega şehir var ki dünyada. londra, tokyo, şangay ve nyc mutlaka görülmeli. art deco’nun başkenti; kapitalizm tarihinin mekansallaşmış halini görmek etkileyici bence. Mart sonu fena olmaz. Yalnız iyi bir bütçe lazım; hostel yaşını geçtiyseniz gecelik 200 tutar. Yemekler pahalı. Eğer çok ucuza kapatmak istiyorsanız daha sonra para biriktirip gelmenizi öneririm. Restoranlar, müzeler, ve şovlar da bu deneyimin bir parçası çünkü. Bu arada evimi airbnb gibi kullanmayı da planlıyorum, bana yazarsanız size yardımcı olmaya çalışırım.

Bu arada bunlar da dursun burada:
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(05.12.25)
NYC icin benim onerim de ilkbahar olur, mart erken bence.
ilkbaharda cok guzel, sonbahar da iyidir. kisin ve yazin gidilmez diyorum.
0
cooperr
(05.12.25)
NYC olmazsa olmaz. İlk giden kesinlikle NYC yapmalı.
Mart soğuk oluyor. Ama gidilir mi gidilir. ny her zaman güzel.
Mart ayı uçak biletlerinin uygun olduğu dönem. Bayramda thy'nin fiyatı artabilir ancak aktarmalı giderseniz 400-450 dolara çok rahat bulursunuz.
Manhattanda kalma fantaziniz yoksa haber verin otobüsle 15dk mesafede, NJ'de otel önereyim.
0
artci sarsinti
(06.12.25)
(13)

Duyurularıma cevap verilmemesi hakkında?

mikahakkinen
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1616517/almanya-sehirlerini-ve-bolgelerini-anlatan-kaynak-onerisiKonu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. www.eksiduyuru.com

Konu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?
Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?
Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
-3
mikahakkinen
(05.12.25)
Abi bunlar çok spesifik konular değil mi normal yani fazla cevap gelmemesi, benim Almanya bilgim BundesLiga ve Hitler'le sınırlı ama sorduğun soruyla ilgim olsa kesin cevaplardım.
+9
kizil karga
(05.12.25)
bilgim yok + sevmiyorum. bilseydim söylemeyebilirdim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
Bilmiyoruz:) Bazen de araştırmak zor geliyor olabilir.
Benim de cevapsız kalan duyurularım var. Beni kimse sevecek ya da sevmeyecek kadar tanımıyor burada.
+1
gnosis
(05.12.25)
duyuru her gün kontrol ediyorum, küçük & büyük demeden elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. bilgim olsa kesin yazarım.

bu durum benim de dikkatimi çekti, ben de yaşıyorum. eskiden daha önce sorulmuş ve cevaplanmış sorular için "aramaya inanın" vs yazarlardı veya link atarlardı. belki de bu nedenledir.
+2
MtKrt
(05.12.25)
Ben bilmediğim soruya cevsp yazmıyorum. Bazen tahminim olsa bile yanlış yönlendirmemek için yazmadığım da oluyo.
+2
Sadece soruyorum
(05.12.25)
hocam ben gördüm bu duyurunu. almanya hatta uzmanlık alanım ama senin istediğin bilgiye ben sahip değilim maalesef. ondan cevaplayamadım mesela. sevilmeme durumu değil bence. benim de bazı duyurularım cevaplanamıyor çok niş olduğu için.
+1
elektr10
(05.12.25)
herkesin bileceği bir şey sormamışsın. sen de bilmiyorsun mesela bak biri sorsa cevap veremeyecekmişsin :D tavsiyem, cevap bulamadığın soruları AI a sorarak çözümle. hatta ilk oraya bile sorabilirsin. hepimizden çok şey biliyor kerata.
+5
neira
(05.12.25)
ilişki konuları hariç burada kafa yorulan tutan pek başlık yok. o yüzden gayet normal.
-1
Başka
(05.12.25)
spesifik bir soru sormuşsun bilen çıkmamış gayet normal. bilsek yazardık.

ama bazen kullanıcılarda şunu görüyorum basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyorlar. onlara bilerek cevap vermiyorum
+3
gercekdunya
(05.12.25)
spesifik bir konu, net bilgisi olan dışında kimse cevaplayamaz. almanya'nın şehirleriyle ilgili bilgi/tavsiye sorsan tatile giden, yaşayan birileri fikirlerini yazabilir. sen doğrudan kaynak sormuşsun, hem de almanya'yı bilenlere sormuşsun. kaynağı sağdan soldan duymuş olup almanya hakkında fikri olmayanları da dışarıda bırakmışsın. o yüzden cevapsız kalmış.

sevmeyip de cevap vermeyen de çıkar elbet ama asıl sebebinin bu olduğunu sanmıyorum.
+2
kibritsuyu
(05.12.25)
Bilmiyorum
+1
mezzosprite
(05.12.25)
Bak nasıl veriyoruz
+1
gabe h coud
(05.12.25)
sizin sorunuzu gördüm ama açıkçası zaten benim yapacağım araştırmayı siz yapmışsınızdır diye cevap vermemiştim. küfürbaz veya sık sık hakaret eden birisi olmadığınız sürece sizi niye sevmesin ki insanlar? sizi o kadar tanımıyoruz bile :)

Aklıma gelmişken mesela siz tanışmak istediğiniz insanlar sorusuna beni de yazmıştınız ama öyle bir cevaptı ki acaba ironi mi diye düşünmekten kendimi alamamıştım. sizin mantıkla beni sevmiyorsunuz sanırım diye düşünmem mi gerekiyor? :)
+2
eileengray
(06.12.25)
(4)

Boston’da ne yapılır?

pilot monitoring
Soru başlıkta. 2 gün vaktim olacak sadece. Teşekkür ederim.
Soru başlıkta. 2 gün vaktim olacak sadece. Teşekkür ederim.
0
pilot monitoring
(04.12.25)
aklıma bir tek faneuil hallda (quincy market) clam chowder yemek geldi. ekmek içinde getiriyorlar. mekanın adı boston chowderdı galiba. bir de harvard, mit kampüsleri gezilebilir. Şehir içinde newbury street de alışveriş için keyifli. isabella stewart gardner museum da güzel.
0
eileengray
(05.12.25)
cok fazla tarihi sey var. north end'e gidilip o tarihi sokaklarda gezilmeli. copps hill burying ground'daki mezarlik beni cok etkilemisti o kadar eski bir mezarlik amerika'da gormedim baska. oradan baslayarak freedom trail uzerindeki diger seylere bakilabilir. bir mezarlik bir de paul revere'nin 17.yy'dan kalma ahsap evi aklimda kalmis. boston massacre'in yapildigi mekan var bir de. massacre diyorlar ama 5-6 kisi olmus sadece. oyle ufak bir meydan gibi bir yerdi.

bunker hill savasinin yapildigi bunker hill monument'e bakilabilir, hazir gidilmisken charlestown'da meshur bi clam chowder'ci vardi. ben cok sevmiyorum ama oranin lokal yemegi sonucta. cok tarihi merak yoksa atlanabilir bunker hill.

harvard kampusu ve cambridge gezilmeli. yine sehir icinde beacon hill cok guzel bir mahalle. orada bir seyler yenebilir. sonra public garden uzerinden back bay'e gidilebilir. back bay alisveris icin tavsiye edilen bir yer.
0
antikadimag
(05.12.25)
Good Will Hunting’de Robin Williams’ın Matt Damon’a nutuk çektiği sahnedeki parka, hatta direkt o banka giderdim ben olsam. Tabi hala yerinde duruyorsa…
0
don’t panic
(05.12.25)
Celtics maçına gidilir.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
(13)

sıradan bir burgere 16 dolar vermek normal mi?

istististist
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi? şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün? bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı
isim yapmış sözde bir homemade burgercide, pek de lezzetli olmayan bir burgere kişi başı 16 dolar vermek normal mi?

şu an avrupa'da ya da abd'de kaç dolar bu tür bir ürün?

bu tür restoranlar, berbat ürünlerine rağmen, google ve benzeri yerlerde nasıl tam puan alabiliyorlar? ajans çalışması falan mı oluyor? gerçi bahsettiğim yer, o şehirde yıllardır var olan, çok şubeli bir yer.
0
istististist
(04.12.25)
Tr standardı için fazla, Avrupa için eh işte.
0
adivar
(04.12.25)
Normal değil. Abd için bile çoğu bölgede pahalı denilebilecek bir fiyat.
0
michael harddd
(04.12.25)
five guys bu fiyatlarda sanırım. bence normal değil ama hem avrupada hem trde böyle çok fiyat var.
bence bi hamburger 10 euroyu geçmemeli.
0
jelly bear
(05.12.25)
Covid sonrası fiyat algımız iyice bozulmuş anlaşılan.
Yeme içmenin fiyatı üzerine benzeri başka duyurular da vardı burada.
Örneğin bir kahveye 200-250 TL vermekte anormal bir durum.
Bazı harcamalarınızı, marka veya aylık gelirimizin çokluğu üstünden düşünüyoruz. O da yanlış.
Ayda 100bin de alsak o 16 doları vermek doğru değil.

İşletmeye sorsak kira, işçilerin sigortası , serbest piyasa.. falan diye konuşurlar ama o kazancına göre vergisini gereketiği gibi vermiyorsa ayrıca yasa dışı yoldan kazandıklarını düşünebiliriz .
+1
diyecevaplandı
(05.12.25)
Avrupa’da neresi olduğuna göre değişir.

Bizim burda 15urodan fazla vermem.
İtalya’da 50 euroya kadar çıkabilir.
-4
suicides underground
(05.12.25)
New York’ta dün orta halli bir burgercide burgere $24+tax verdim. çok iyi bir restoranda ise $28+tax ve $38+tax (wagyu bu) arasında değişiyor.

düşüncemi yazayım: eti daha doğru dürüst medium rare pişiremeyen İstanbul mekanları için $16 bence çok.
+1
eileengray
(05.12.25)
gittiğim hemen her yerde hamburger yemeye çalışırım. kopenhag’da gasoline grill’de içeceksiz sadece cheeseburger ve patatese 21 dolar vermiştim geçen yıl. budapeşte’de aynı dönem lucky 7’de içecekle birlikte 14.5 dolar ödemiştim. fakat bunlar sıradan değil şehrin en iyi burgercileri denebilir. bu sene helsinki’de friends & brgrs’ta yedim ama pek butik gibi değil zincir burgerci bi nevi, refill içecekle verdiğim para 15.5 euro. Benim için gasoline gibi deneyim adına gidebileceğim bir yerse 25 usd/eur, ortalama bir burgerciyse 15 usd/eur seviyesi üst sınır oluyor.
0
phoarbix
(05.12.25)
amerika icin uygun bir fiyat. turkiye'de genelde patates de servis ediliyordu degisti mi bilmiyorum. ama seattle'da mahalle burgercisinde burger + patates + tax + mekanda yenilecekse de tip ile en az $25'e gelir zaten.

duz hamburger de tax dahil en ucuzu $15'tir.
0
antikadimag
(05.12.25)
ya bu tarz karsilastirmalar hatali.

turkiye'de isim yapmis bir yerde yedim diyorsun, tadi super olmayabilir zaten orda sen markaya para veriyorsun. turkiye'de kac tane isim yapmis balikciya gittim tadi yavandi.
karakoy'de bir balikci var, iceriye girmeye korkarsin ama o lezzeti baska yerde bulmasi zor. turkiye 2. sinif esnaf lokantasi ulkesi.

obur taraftan yurtdisinda isim yapmis yerler de pahali, ama lezzet her zaman fiyatla ayni orantida olmayabiliyor. ny'de "cooook iyi" denilen bir yere gitmistim, sinitzel soyledim aydinger kagidi gibi bisey geldi, havaya kaldirinca karsi duvar gozukuyordu o kadar inceydi. $50 vermistim o tabaga unutamiyorum o kazigi.

medium rare olayina gelince, o biraz kultur meselesi. bizde pirzola dovulur, et pisirilir aga. amerikalilari biraksan hayvani canliyken servis edecekler, hala sinirleri oynuyorken isiriyorlar, et seven adamim ama heriflerin yedigi eti gorunce istahim kapaniyor.
+1
cooperr
(05.12.25)
Almanyada bulunduğum şehirde googleda 4.9 almış bir homemade burgercide mesela 160 g sığır etli klasik bir burger (beraberinde hiçbir yan ürün yok) 12 eur.

Gramaj arttıkça (220 g + patates kızartması) fiyat da 20 euroya kadar çıkabiliyor.
0
truf
(05.12.25)
Çok butik iyiyse olabilir ama mcdonaldse 2 3 dolar en fazla.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
şaşırdınız mı ya berlinde amsterdamda mcdonalds 15-20€ iyi menüler. çok normal fiyat bunlar artık. 30€ ya burger satan sıradan yerler var amsterdamda yanında azıcık patatesle. berlinde sıradan burgermeister burgerler sadece 7-8€ patates içecekle oluyor 15-20€. nerede yaşıyosunuz 2-3 dolar yazmış mcdonaldsa şaka gibi
0
zozjotejmnk
(05.12.25)
kendi alım gücümüze göre mi değerlendiriyoruz yoksa genel bir standart mı olacak?

şu an benim için tokluğu maksimum 8 saat sürecek herhangi bir yemeğe 16 dolar vermek kesinlikle normal değil ama çok parası olan ve lüks yerlerde yemeye alışmış birisi için sıradan bir öğünde 16 dolar gayet harcanabilir bir para.

mesela ben bazı şeylere çok zengin olsam da para vermek istemem. sırf hak etmediğini düşündüğüm için. bu örnekte hamburger öyle değil ama. şu an vermem. zengin olsam sıradan hamburgere 16 veririm, düşünmeye değer bir meblağ olmaz. ama milyoner de olsam oturup sıradan hamburgere o an mecbur veya alternatifsiz filan değilsem 200 dolar vermem örneğin.
0
der meister
(05.12.25)
(1)

İngiltere'den Şengen'e (Almanya'dan) başvurunca dikkat edilmesi gerekenler?

The colors of my sea perfect color me
Turistik vize için,Sanırım TLS contact üzerinden başvurular alınıyor. Tr'de olmadığımız için imza sürkülü banka hesap dökümü sağlayamıyoruz. İmza sürküsüz olur mu? Tr'de ve UK'deki banka hesap dökümünü eklemek yeterli mi?Öğrenci vizesiyle burda olduğumuz için okuldan belge vs eklemek gerekiyor mu?Şa
Turistik vize için,
Sanırım TLS contact üzerinden başvurular alınıyor.
Tr'de olmadığımız için imza sürkülü banka hesap dökümü sağlayamıyoruz. İmza sürküsüz olur mu? Tr'de ve UK'deki banka hesap dökümünü eklemek yeterli mi?
Öğrenci vizesiyle burda olduğumuz için okuldan belge vs eklemek gerekiyor mu?
Şayet kamu/özel bursla geldiysek bursun miktarını gösteren kabul/onay belgesi eklemeli miyiz?
Başka dikkat etmemiz gereken bir nokta var mı?
ilk iki vizesi Almanya'dan (11-13 gün) olan birine bu sefer kaç gün verirler?
0
The colors of my sea perfect color me
(04.12.25)
Amerika’dan Almanya’ya başvurmuştum, belgeler Türkiye’de istenenlerle aynı değil. Banka dökümü imzasız oluyor. Öğrenciyseniz öğrenci belgesi/transkript isteniyor. Pasaportunuzdaki öğrenci vizesi kopyası gerekiyor. Seyahat planı (bilet, otel rez), sigorta ve bir gezi planını anlatan yazı isteniyor. ABD’de ayrıca başvurduğunuz konsolosluğun çevre eyaletlerinde yaşadığınızı kanıtlayan kimlik kopyası da isteniyor. Almak açıkçası kolay, zaten hemen sonuçlanıyor. Yalnız cascade tam işlemiyor. almanya bana günü gününe vermişti 2 kez. 2 almanya arasında ispanya 6 ay (hatta 5 vermek üzereyken görevliden rica ettim 1 ay daha eklettim) ve fransa en son 2 yıl verdi. kısaca burada çok belli olmuyor.

ingiltere’de durum benzerdir diye düşündüm ama uk içinde schengen için gereken belgelere göz atmanızı öneririm. Türkiye’ye göre toplamayın.
0
eileengray
(04.12.25)
(3)

Kitap ayracındandan yılbaşı ağacı teması

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/2zgr8g4Ayraçları çift taraflı bant ile yapiştirsam geri çikardigimda yipranirlar mi?LED işigi nasıl tutturabilirim? (Aralarından geçirmek veya etrafından çerçeve gibi geçirmek için.)Ben cıvıl cıvıl renkli olan konsepti daha çok beğendim ama bende çok yok gibi o tarz ayraclar.
hizliresim.com

Ayraçları çift taraflı bant ile yapiştirsam geri çikardigimda yipranirlar mi?
LED işigi nasıl tutturabilirim? (Aralarından geçirmek veya etrafından çerçeve gibi geçirmek için.)
Ben cıvıl cıvıl renkli olan konsepti daha çok beğendim ama bende çok yok gibi o tarz ayraclar. O yüzden yazarlar ve padişahlar daha simetrik ve sayıları daha çok diye iki farklı deneme düşündüm. Yani 1. Konsept eldeki renkli şekilli resimli ayraçlar 2. Konsept kahverengi ve yeşil renkli tondaki yazar ve padişah temalı ayraçlardan oluşan tasarım.
Hangisi daha iyi duruyor?
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
1. Çok güzel duruyor.

Padişah temalı yılbaşı ağacı konseptine bittim yalnız :)) inanılmaz bir kafa
0
makbur
(30.11.25)
zaten bir 15. yy sözde Osmanlı rivayetine göre Osman bey rüyasında göbeğinden çıkan ve büyüyen bir ağaç görür. Bu ağaç da imparatorluğu simgeler. bu kurucu mite çok uygun olmuş :)

1 daha iyi dursa da padişah olanı konsept olarak daha çok beğendim.
+2
eileengray
(30.11.25)
Aslında ben bir anlam yüklemedim ya sadece yazarlar ve padişah ayraçları aynı incelikte ve sayıları çok diye tamamen görsel düzen amaçli dusundum:d
0
🌸egerbiryolcu
(30.11.25)
(14)

Gerçekçi bi dizi arıyorum. Hayatta olan biteni anlatan.

luluki
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
Mesela how i met, breaking bad tarzı şeyler kurmaca. Normal hayatta böyle şeyler yok.
Behzat gibi. İşinde gücünde adamlar, cinayet oluyor, gidip buluyorlar. Sıradışı şeyler yok. Hayatın kendisi. Eskilerden ikinci bahar gibi.
Aşk olur, polisiye olur, komşuluk olur.
0
luluki
(29.11.25)
İlk aklıma gelen ‘this is us’ oldu.
+2
pop art
(29.11.25)
this is us +1
virgin river küçük bir kasabada herkesin birbirini tanıdığı bir yerde geçiyor ama ufaktan pembe dizi gibi de.
shrinking olabilir belki ama o da psikologlara realist gelmiyordur :D
ted lasso'nun eh yok artık dedirten tarafları var ama insan ilişkilerini gerçekçi yansıttığını düşünüyorum dizinin.
0
black holes in the sky
(29.11.25)
When They See Us
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Line of duty
0
mikahakkinen
(29.11.25)
the bear
0
eileengray
(29.11.25)
mymister
0
Rondak
(29.11.25)
Üvey Baba
+4
yurtsuz john
(29.11.25)
eskilerden baba evi süper baba

bazı yerleri kurmaca ama gerçek hayata çok da uzak değil ekmek teknesi

ikinci bahar'ı söylemişsiniz zaten
0
exlibris
(29.11.25)
Sopranos
The Wire
Better Call Saul

Üçünü de izledim. Hepsi birbirinden gerçekçi diziler. Bu dizilerde olan olayların son derece benzerlerini kimi zaman bizzat yaşadım, kimi zaman sözüne itibar ettiğim insanlardan dinledim. Üç dizideki karakterlere son derece benzeyen insanlarla tanıştım, iş yaptım.
0
10551037
(29.11.25)
çernobil
+1
hold the door
(29.11.25)
Northern exposure.
0
logisticsmanager
(29.11.25)
Narcos. Evet narcos serileri. Gayet de gerçek yaşamla aynı şeyler. Dizinin tadı da buradan geliyor.
0
ground
(30.11.25)
Six feet under
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
1) borgen - danimarkali politikacilarin hayatlari, mutevazi bir yasam.
2) downton abbey - ingiliz soylularinin hayatlari, gundelik yasamlari, sorunlari.
3) ricky gervais'in after life'i - karisini kaybeden bir adamin gundelik hayati.
4) skam - norvecli ergenlerin hayatlari, cok az aksiyon var ama partiledikleri icin, aykiri bir sey yok.
0
Sour
(02.12.25)
(2)

Çiğnenebilir C vitamini

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Yanlışlıkla çiğnenebilir c vitamini almışım marketten. Normalde hap tarzı yutulanlardan kullanıyordum, hızlı olduğu için. Şimdi yazıyı fark edince iade etsem mi diye kararsız kaldım. Paketi açmadım, 60 kapsül olduğu için her seferinde bitene kadar sakız gibi çiğnemek biraz zul gel
Merhaba arkadaşlar,

Yanlışlıkla çiğnenebilir c vitamini almışım marketten. Normalde hap tarzı yutulanlardan kullanıyordum, hızlı olduğu için. Şimdi yazıyı fark edince iade etsem mi diye kararsız kaldım. Paketi açmadım, 60 kapsül olduğu için her seferinde bitene kadar sakız gibi çiğnemek biraz zul geldi gözüme. Kullananlar kullanışlılığı konusunda yorum yapabilir mi? AI'a sordumbunları yutmamam gerekiyormuş.

Cevaplar için çok teşekkürler şimdiden.
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
Çiğnenmiyor emcükleniyor +1

Bunlar daha güzel ben de seviyorum. Bir şans verin. İlaç gibi şeyleri geri almaya pek sıcak bakmıyorlar diye biliyorum
0
Rondak
(29.11.25)
solgar’inkinin tadı tebesir gibi, onu sevmiyorum ama normalde ben de cigneme tablet seviyorum. jelibon olanlar güzel.
0
eileengray
(29.11.25)
(7)

kedimin en sevdiği oyuncağının cik ciki bozuldu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
eskiden oyuncağı salladıkça çok tatlı bir cik cik sesi veriyordu. dün fark ettim, bozulmuş. kedim bu oyuncağını çok sevdiği için aynısını aradım ama yok. başka oyuncaklara ilgi göstermiyor. bu oyuncağı açıp içine yeni cik cik koymayı düşündüm ama almak için o hedeyi nasıl aratacağımı bilmiyorum. oyu
eskiden oyuncağı salladıkça çok tatlı bir cik cik sesi veriyordu. dün fark ettim, bozulmuş. kedim bu oyuncağını çok sevdiği için aynısını aradım ama yok. başka oyuncaklara ilgi göstermiyor. bu oyuncağı açıp içine yeni cik cik koymayı düşündüm ama almak için o hedeyi nasıl aratacağımı bilmiyorum. oyuncak cik ciki diye arattım ama sonuç alamadım, ne denir acaba ona? zaten oyuncağı açıp dikecek dikiş bilgim de yok ama en kötü terziye veririm. olur mu sizce? o cik ciki nasıl bulabilirim? (zil olmaz)
streamable.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.11.25)
ya bu cik cik değil de civciv sesi gibi sanki. civciv sesi çıkaran bi oyuncak bulsanız?
+1
elorelia
(28.11.25)
valla maalesef sorunuzun cevabı bende yok ama soru da kedi de aşırı minnakmış onu demeye geldim <3
+2
lamentoftheperishingroses
(28.11.25)
"oyuncak cik ciki" diye aramana birkaç gün güleceğim ben :D
acaba plastik ördekler gibi sıkınca hava verip öten bir şey mi dedim ama değil, di mi?

trejoi.com oyuncak bundan mıydı? (Siteyi bilmiyorum ama 2021'den beri aktifmiş, scam olmadığını tahmin ediyorum.)

Ek: mekanik bir ses mi yoksa pilli mi? pili bitmiş olabilir mi?
+1
kobuzchu kiz
(28.11.25)
squeak değil de “chirping bird” sesi gibi. belki böyle bir oyuncak alıp içindekini transfer edebilirsin. amazon’da bu ses olarak arattım:

a.co

kediş inanılmaz tatlı bu arada. bir de temizliyor bebeği gibi heheh.
+1
eileengray
(28.11.25)
o sese chirp deniyor hocam buna gore arama yapabilirsin.

www.google.com

kedi cok tatliymis bu arada benden selam soyle lutfen. :))
+1
arakaali
(28.11.25)
Bende de cevap yok ama kedi ve siz çok tatlısınız demeye geldim ben de.
+1
a perfect lie
(28.11.25)
pilli degil. mekanik. squeak toy diye aratinca toyfield.en.made-in-china.com
böyle seyler buluyorum ama bunlar daha cok sallamayla degil de sikmayla öten oyuncaklar icin. chirp sound element de pek sonuc vermedi.
yarin pet shop'a gidip benzer ses cikaran bir oyuncak alicam. icindeki cik ciki cikarip bizim eski oyuncaga koyucam. diger oyuncagi da artik öyle sessiz kullanir.
tesekkür ederiz :) selamlari ilettim.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.11.25)
(6)

Tek tip giyinmek. Mutfağı restoran ürünleriyle tamamlamak adı neydi?

ground
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Tal
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Talu galiba böyle biriydi. Bunun genel bir adı var mı? Giyim değil de diğerini uygulamak istiyorum.
0
ground
(27.11.25)
Minimalizm (sadecilik) bu söylediğini karşılamıyor mu?
0
Mirket
(27.11.25)
Mirket; tam karşılamıyor. Belki 36 kişilik tabak kase vs takımı olacak ama markasız, endüstriyel mutfak ekipmanları satılan yerlerden almak istiyorum. 20 sene sonra bile aynı takımlar olsun, kırıldıkça yenisini alayım mesela. Biraz da tüketim trendlerine tepki gibi. Böyle bir şey var ama bulamadım.
0
🌸ground
(27.11.25)
monochrome mu acaba? bilemedim oyle aklima geldi. bu arada aradigin seyler metro market'te var tam olara. restoranlar vs de oradan aliyor cunku.
-1
arakaali
(27.11.25)
ben otistik diyorum, bunlar o tarz takintilar cunku.
hep ayni kombini giyen bir arkadas vardi, beyaz gomlek, kot pantalon, siyah makosen.
agir otistikti.
0
cooperr
(27.11.25)
essentialist bir bakıma
0
eileengray
(27.11.25)
ton sür ton?
-2
lüzumsuz adam
(28.11.25)
(4)

Deri Giyim için Marka Önerisi

issiz karga
Deri mont, ceket için marka önerisi olan var mı? derimod hariç :) ek olarak desa hakkında fikirleriniz nelerdir?
Deri mont, ceket için marka önerisi olan var mı? derimod hariç :)

ek olarak desa hakkında fikirleriniz nelerdir?
0
issiz karga
(27.11.25)
desa iyi bir marka. italya’daki markalara da üretim yapıyorlar. model beğeniyorsanız indirimden alınabilir.
+1
eileengray
(27.11.25)
ne tarz bir model arıyorsun. biker mı, düğmeli mi, kürklü mü, 90'lar oversized kesim mi?

ona göre marka önereceğim.
0
yurtsuz john
(27.11.25)
@yurtsuz john valla aşağıdaki gibi daha sade şeylere gözüm kayıyor genelde ama biker ve düğmeli için de önerebilirsin.

www.massimodutti.com

www.massimodutti.com
0
🌸issiz karga
(27.11.25)
Buradan iki tane aldım. Gayet memnunum. Çok sayıda model var. Marka takıntın varsa o başka tabi.

www.derimont.gen.tr

Biker model alacaksan yurtdışından al muhakkak. O modeller manda veya bufalo gibi kalın deriden yapılır. Türkiyede üretenler bunu bilmiyor. Yumuşak deriden biker ceket olmaz.

2019 yılında Amerikadan almıştım ben.
+1
yurtsuz john
(27.11.25)
(9)

Bugün AI için ne yaptın?

croswell
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
0
croswell
(27.11.25)
işime entegre ettim
0
nolmus yani
(27.11.25)
Hem iş hem eğlence için kullanıyorum. Kendimi zombi ve goblin yaptım bir fotoğrafımda bugün, eğlence kısmı. Bir görseldeki metni okuyup Word dosyası olarak hazırlamasını istedim, iş kısmı. Ahım şahım şeyler değil, ama ciddi vakit ve emek tasarrufu sağlıyor iş konularında. ChatGPT ve CoPilot dışında ne var ne yok pek bakmıyordum. Şirkette giriş seviye bir eğitim aldık. Kullanabileceğim ne çok model varmış.
0
auroraaurora
(27.11.25)
ben claude ile seviyeli bir birlikteliğe sahibim.
gemine pek az kullanıyorum, kullanmıyorum sayılır.
chatgpt ile aram iyice soğudu, aklıma bile gelmiyor.

claude code'u kullanıyorum.
terminal uygulaması var. iterm2'yi de çalışma ortamıma göre dizayn ettim, yeni bir sekme açıp claude yazıyorum console'a, hemen işimi yaptırıyorum. artık nereye bakması gerektiğini de biliyor. bir süredir sıfırdan bir iş geliştirmek değil, varolan projeye bakım ve bugfix yapıyoruz. o yüzden çok işime yarıyor ve başarılı da.

claude kullanımımı biraz daha genişlettim.
mesela rar uzantılı bir dosya vardı, uygun bir program yoktu, rar uygulaması aramak yerine claude code'a söyledimi, açık kaynak kodlu basit bir rar app'i indir diye. indirdi.

300e yakın şarkı olan bir çok albüm vardı, isimlerinde (remastered) falan gibi bir sürü ifade vardı. grup adı - şarkı adı olsun isimleri, metatag'lerinde de böyle ifadeler yer almasın düzelt dedim. bir iki yanlış işlem yaptı önce, sonra hatasını farkedip düzeltti.

bunlara şarkı sözü ekle metatag'larına dedim, python ile bir fetcher yazdı, api'ye bağlandı, şarkı sözlerini indirdi ve teker teker ilgili dosyalara ekledi.

iş ve böyle işler için çok kullanıyorum claude code'u.
ama izin verirken dikkat, ben al sana tam yetki çalıştır kodu demiyorum çoğunlukla.
0
biseysorcaktim
(27.11.25)
Soru yazdırıyorum ama şimdilik işimi elimden alacak kadar yetenekli değil. Sürekli şunu şöyle yap, bunu böyle yap diye geri bildirim vermem gerekiyor. Yine de işimi kolaylaştırıyor. Onun dışında yemek tarifi de alıyorum sık sık.
0
sekizdokuzon
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sadece bişeyler çevirmem gerektiğinde.
+2
gobekliraki
(27.11.25)
Ben sık kullanıyorum, gemini'ye güzel gem tanımlayınca çok başka bir boyuta geçiyor. Eğitim / hobi amaçlı kullanıyorum. Botanikçi gemim var mesela bitkinin fotosuna bakıp morfolojik tanımını yapıp, evrimsel geçmişine, ilginç anatomik detaylarına, endüstriyel, tıbbi, mutfak kullanımlarına falan değiniyor. Bunun gibi mineraloloji ve sedimantoloji gemi, taksonomi gemi, çeşitli tarihçi gemleri falan bir sürü şey var. Üniversite kurdum.

İşle alakalı çok işime yaramıyor, sadece gramer imla kontrolü yaptırıyorum bazen. Bir de okumaya vaktim olmayan makaleleri kitapları notebooklm'e atıyorum geceden, sabah podcast olarak dinliyorum yolda falan, çok ilgimi çeken olursa okuyorum, bu olay çok iyi.
+1
akhenaten
(27.11.25)
bugün şükran günü yemeği için pişirilecek yemekleri ve yancıları aşamalara göre planlamasını ve zamanlamasını istedim. her şey aynı anda hazır olacak şekilde listeledi.
0
eileengray
(27.11.25)
part time emlakcilik yapmaya basladim, listing hazirlarken isime yariyor.
yaptigim isleri elimden alma olasiligi sifir.
0
cooperr
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sıfır. Tabii, hiç kullanmamayı marifet de saymıyorum. İhtiyaç duymuyorum sadece.
0
yadigar
(27.11.25)
(16)

cocuk ve kopek ismi

in vino veritas
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musun
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musunuz?
0
in vino veritas
(25.11.25)
Köpeğime adıyla seslenmeye devam ederim ve adını degiştirmeyi düşünmem. Çocuğun ebeveyni olsam hiç rahatsız olmam çünkü hiçbir canlıyı birbirinden aşağı görmüyorum. Hatta hoşuma gider ve çocuğuma da " bak isimleriniz aynı, adaşsınız" derim.
+8
rock n roll
(25.11.25)
Bu tip şeylere alınmak için 0 hayvan sevgisi olması gerekiyor. Bir şey yapmam.
+2
arbre
(25.11.25)
Hayvana insan adı konmuş olması bence uygunsuz bir şey. Çocuğumun adı olması şart değil. Rahatsızlık duyar, o şahsa mesafeli olurum.

En azından bu tip durumlara maruz kalınabileceği öngörüsü güzel bir şey.
-18
Mirket
(25.11.25)
Köpeğe it mi diyelim. Çocuğa köpek ismi koymak mı abes sen mi köpeğe insan ismi koydun o önemli. Sen köpeğe ferit ismini koyduysan o senin çapsızlığın. Ama çocuğa kahraman ismini koyduysa ebeveyn suçu.
-2
mikahakkinen
(25.11.25)
Bazı yerlerde unutulmuş olabilir ama komşuluk hakkı denen bir şey var sonuçta .
Çocuğun hakkı burada daha önemli . Arkadaşlarının onunla bu sebeple kafa bulması da mümkün.
Köpeğe başka isim de bulunabilir.
Çocuğun ismin değişmesi ise adliye dava mahkeme işleri falan çok uzun iş .
Çocuğun babasının da bir yavru sokak köpeği bulup ona bizim adımızın koymasını istemeyiz.
Bu sebeple böyle muhitte meşhur olmakta iyi bir şey değil.
-4
diyecevaplandı
(25.11.25)
Köpeğin adını değiştiririm.
Komşu olsam bu kişinin çocuğu yok herhalde diye düşünürüm.
Çocuk için akran zorbalığından tutun yeni taşınılan yerde kötü komşuluk ilişkilerine(dedikoduya) kadar birçok şeye gebe.
Çocuğun değil doğrudan komşunun ismi de olabilirdi.
"Sen bir şey mi ima etmek istiyorsun ?" bile diyebilir.
-5
WithWorth
(25.11.25)
Sorun sizde değil ki, sorun çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Ahahahah ben çok eğlenirdim bak adaşın geldi diye sürekli takılırdım
-3
Hallegadola
(25.11.25)
yurt dışında bu durum oldukça yaygın aslında, kimse de gocunmuyor ya da tersi bir şekilde zorbalamıyor. Genelde hayvan sevgisi eksik olan topluluklarda garip karşılanacak bir durum. Zaten hayvanlar direkt aşağı seviye olarak görülüyor bu insanlar tarafından. dikkat ederseniz sosyo-kültürel seviye indikçe “köpek”, “kuduz”, “ötede havla”, “hoşt” gibi hakaretler de çok fazla kullanılıyor. köpeklerle alakalı ilginç bir kolektif hafıza yaratılmış gibi geliyor bana. Özellikle belli bir kesimde... böyle insanların yaşadığı bir yere taşınmıyorsanız sorun olmaz bence.
+6
eileengray
(25.11.25)
Sorun bence çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Yabancı isim koyma modasının iyice boku çıktı. Yeğenimin Hektor ve Ares adında bir arkadaşı var örneğin.. yüz kişiye bunlar Türkiye’de bir insan ismi mi yoksa köpek ismi mi diye sorsan yüz kişi de köpek ismi der.. öte yandan alınırlarsa da bu onların problemi.
+3
suicides underground
(26.11.25)
ay hayir, köpegimin adini degistirmem tabii ki de. öncelikle hayvana insan ismi verilmesinde sakinca görmüyorum, yani köpegime caner adini verdim diye alinacak adam fazla silik bir tiptir. öyle kırılgan narsisist insanlarla sahiden ugrasamam.
ikinci olarak son dönemde asiri mal insan isimleri cikti. bir lise arkadasim ogluna MİLO adini verdi. duyunca ilk tepkim "köpek adi ya bu" olmustu. yüzüne karsi da dedim valla. köpegimin adi milo olsa bu sebeple ismini mi degistireyim?
baska bir lise arkadasimin ogluna verdigi isim ŞANS. ortak bir arkadasimiz var, kücük bir toy poodle'i var, onun da adi şans. ananin babanin da hayirlisi nasip olsun cocuklara sahiden.
kendi ismimi bir köpekte duysam da alinmam, gel adasim biraz oynayalim, derim.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.11.25)
bizim sitede vardı böyle bi durum. eylüldü bi kızın ve köpeğin ismi.hiç yadırgamamıştık açıkçası. hatta çocuklar aaa iki eylül oldu, dilek tutalım filan diyorlardı. ki bence eylül insan ismidir, köpekte ne alaka ama olabiliyor yani. kızımın adı komşunun köpeğinin adı olsa ben umursamazdım ya. biraz buluttan nem kapmak gibi olur. sonuçta tanışmadan önce verilmiş bi isim. ama karşı taraf rahatsız olabilecekse veya sonuçta çocuk kafaya takacak gibiyse karşılaşma durumlarında köpeğe adıyla seslenmezdim heralde. zaten ne kadar iç içe olacaksınız ki.
+3
elorelia
(26.11.25)
köpeğe insan adı verildiyse umursamam.
çocuğa köpek adı verildiyse köpeğin adı değişmesi lazım.
0
duyuruuser
(26.11.25)
bizim kedinin adı da insan ismi ya jhdfjghjgh okuduğumuz bir kitap karakterinin bizde etkisi olduğu için kedimize bu karakterin adını koymuştuk. ve bize "yaa benim kaynımın adı da ..." falan diyenler olmuştu gülümseyerek tepki verdik. zaten baya geleneksel bir isim, şimdiki çocuklara konulmuyor artık. ben bu duruma gülüyordum sadece ama şimdi toplumun köpeğe bakış açısı biraz daha küçümseyici. dile öyle yerleşmiş. sizin komşu hayvan sevgisi yüksek biri ise bence dert etmenize gerek yok ama daha geleneksel bi yaşam tarzları var ise alınabilirler ve evet çocuk zorbalanmaya maruz kalabilir. bence kendiniz durumu tartıp ona göre karar verin. köpek adını öğrenmiştir artık değiştirilebileceğini çok sanmıyorum ama onların yanında seslenmezsiniz. adını sorarlarsa da "boncuk" vs gibi klasik bir şey söyleyip geçebilirsiniz :)
0
Sadece soruyorum
(26.11.25)
sözlük'te şöyle bir hikaye vardı. orijinal entry silinmiş ama ekşi şeyler'de yayınlandığı için ulaşabiliyoruz:

eksiseyler.com
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
Bunun bir sorun olabileceği aklımın ucunun kenarından geçmez. Buna alınan insanın en büyük derdi bu olsun derim.
+2
peki madem
(26.11.25)
Ya ben hayvanlara insan ismi konmasını çok seviyorum. Arkadaşlarımın kedisi Ali Rıza vardı, dünyanın en minnoş kedisiydi. Biri bana "köpeğime/kedime senin adını verdim" dese kişisine bağlı olarak güler geçerim ya da çocuğuna koymuş gibi mutlu olurum.
+1
kobuzchu kiz
(26.11.25)
(10)

Yaban mersini değerlendirme

kisa
Merhaba insanlar,elimde bir sürü dondurulmuş yaban mersini var. Yemekle bitmez :) buzlugumda yer azaldı. Sanırım bunlar ancak yaban mersinli kekle falan yenir. Kokteyl hariç, bol yaban mersini kullanabilecegim tarifiniz var mı?mümkünse sallamayın :) yani kek yap ama 1kg koy demeyin denemediyseniz. F
Merhaba insanlar,
elimde bir sürü dondurulmuş yaban mersini var. Yemekle bitmez :) buzlugumda yer azaldı. Sanırım bunlar ancak yaban mersinli kekle falan yenir. Kokteyl hariç, bol yaban mersini kullanabilecegim tarifiniz var mı?
mümkünse sallamayın :) yani kek yap ama 1kg koy demeyin denemediyseniz. Fazla gelmeyeceğine emin olalım da ziyan olmasın.
0
kisa
(24.11.25)
Reçel/marmelat yapabilirsiniz.
hello: ibb.co
+3
eileengray
(24.11.25)
Ankara’daysan bana verebilirsin
0
dedeminhirkasi
(24.11.25)
@dede :) aksilik olmazsa 5 inde geleceğim de yolda çözülür bence.
0
🌸kisa
(24.11.25)
Öksüz hırsızlığa çıkınca ay akşamdan doğarmış. Canın sağ olsun.
0
dedeminhirkasi
(25.11.25)
- Reçel +1 hepsini hızla tüketmenin en kolay yolu bu. (Hâlâ İstanbul'da yaşasaydım getir bana reçel yapayım, paylaşalım derdim negzel.)
- Çok güzel ve kolay bir yabanmersinli muzlu muffin tarifim var, göndereyim mi?
- Blueberry upside down cake diye arayınca kalıbın tabanını yabanmersiniyle kaplayan tarifler çıkıyor, standart kekten daha fazla yabanmersini kullanılabilir ama hiç yapmadım, istersen birkaç tarif okuyup fikir verebilirim.
+3
kobuzchu kiz
(25.11.25)
@kobuzchu kiz teşekkürler, denediğin tarifi gönderirsen sevinirim ama başka tarifler okuyup vaktini harcamana gerek yok, o kadar zahmet vermeyeyim.
@eileengray in eklediği fotoyu şimdi gördüm. pek kahvaltı etmediğim için reçele biraz uzaktım. kek dediğin şey çayla güzel gider diye düşündüm ama bir anda reçel de neden olmasın diye düşündüm.
şekersiz yapmak isterim, sizce şekersiz olur mu? reçel tarifiniz varsa alırım tecrübelilerden
0
🌸kisa
(25.11.25)
alkolle aranız varsa likör yapabilirsiniz. yaban mersini ile değil ama donmuş vişne ile yapmışlığım var.
0
inheritance
(25.11.25)
www.bbcgoodfood.com
Tarif bu, pecan yerine hem içine hem üstüne donuk blueberry koyuyorum, çözdürmeden direkt buzluktan alıp koyman, bekletmeden pişirmen gerekiyor.
share.google bunun gibi kalın kâğıtlardan alırsan ayrıca kalıp gerekmez, düz tepsiye dizip pişirebilirsin. İnce cupcake kâğıtları için altına metal kalıp da kullanmak gerekiyor.

Şekersiz reçel yapanlar var ama ben hiç denemedim, şeker aynı zamanda koruyucu görevi de görüyor, reçel bozulmadan daha uzun süre dayanıyor. Ama şeker miktarını standart tariflerden %25-50 arası azaltarak yapsan olur bence.
+1
kobuzchu kiz
(25.11.25)
Yabanmersini reçeli şekersiz çok zor. Yerken tadı normal/tatlı olan mübareği azıcık pişirince ekşi tadı baskına çıkıyor. Şeker yahut tatlandırıcı (takita formtat 60 reçellere uygun) gerekecek. Meyvenin kendi şekeri yetmez karamelize olmasına.

Çok lezzetli, güzel bir blueberry pancake tarifim var. Paylaşayım ama pancake bu, çok eritmez stoklarınızı.

100 gr un
12 gr şeker
5 gr kabartma tozu
2,5 gr karbonat
1 gr tuz
120 ml süt
1 yumurta
30 gr tereyağı (yumuşak veya erimiş)

(Malzemeler 6 orta boy pancake için. Fazla adet yapacaksanız, hepsinin gramlarını ihtiyacınıza göre 2 ile, 3 ile çarpabilirsiniz)

Bunları kıvama gelene kadar çırpıp, göz kararı, alabildiği kadar yaban mersiniyle karıştırıyorsunuz. Meyveler çok iriyse 2 yahut dörde bölebilirsiniz. Değilse bütün halinde...

Önceden kızdırılmış yapışmaz/az yağlı tavaya kepçeyle ufak parçalar koyuyorsunuz. Aşırı pofuduk, böyle 1-2 parmak kalınlığında, tam kıvamında oluyor.

Yerken, üzerine de yine yabanmersini şurubu/reçeli dökülüyor. Bu pazar yaptık, enfes oldu.
0
yadigar
(25.11.25)
kızım bayılıyor, dondurması, reçeli, keke pastaya filan koymayı seviyor, hatta sıcak havalarda soğuk soğuk bile yiyordun donmuş halini, bizde iyisini bulalım diye uğraşıyoruz :))
0
sweetoffice
(25.11.25)
(2)

İkea'nın döşmesinin kılıfı yıkanabilir mutfak sandalyeleri sıkıntı çıkarıyor mu?

santimantal
Estetik görünümü ve vücuda uygunluk açısından güzel sandalyeler.Ikea'da baktığımda bir sandalyenin döşeme kılıfı biraz yandan çıkmıştı.Kılıfın nasıl çıkarılıp geri takıldığını incelemeye vaktim olmadı.Eğer evde kullandıysanız yazar mısınız: Kılıf kendiliğinden pörsüyor mu? Yani sıkıştığı yerden çıkı
Estetik görünümü ve vücuda uygunluk açısından güzel sandalyeler.
Ikea'da baktığımda bir sandalyenin döşeme kılıfı biraz yandan çıkmıştı.
Kılıfın nasıl çıkarılıp geri takıldığını incelemeye vaktim olmadı.
Eğer evde kullandıysanız yazar mısınız: Kılıf kendiliğinden pörsüyor mu? Yani sıkıştığı yerden çıkıyor mu?

Modeller:
- www.ikea.com.tr
- www.ikea.com.tr
- www.ikea.com.tr
0
santimantal
(23.11.25)
bizde var ilkinden. şimdilik pörsümedi, buruşmadı. 2 ve 3’e göre çok daha iyi bir sandalye kesinlikle. yalnız yıkamayı denemedim, yıkayıp taktıktan sonra buruşma olur mu bilmiyorum.

bizde bunlardan da var, bence bu daha rahat ama sizin aradığınız tarz olmayabilir.
www.ikea.com.tr
0
eileengray
(23.11.25)
ah şimdi aklıma geldi: bir numaradaki sandalyeleri karaköy lokantası’nda kullanıyorlar. oradan geçerseniz son durumlarına bakabilirsiniz.
0
eileengray
(25.11.25)
(7)

New York New Jersey tarafında alışveriş.

manimani
Selâm arkadaşlar Yaklaşık 20 yıl sonra yeniden New Yorka gidiyorum. Manhattan merkez almak üzere civarda uygun alışveriş yapılabilecek yerler nerelerdir?Outlet olur AVM olur. 20 sene önce gittiğimde mesela New Jerseyde secaucusda outletlerin olduğu bir yere gitmiştim. Levi's vs gibi markaların hepsi
Selâm arkadaşlar
Yaklaşık 20 yıl sonra yeniden New Yorka gidiyorum. Manhattan merkez almak üzere civarda uygun alışveriş yapılabilecek yerler nerelerdir?
Outlet olur AVM olur. 20 sene önce gittiğimde mesela New Jerseyde secaucusda outletlerin olduğu bir yere gitmiştim. Levi's vs gibi markaların hepsi orada vardı. Hatta mavi jeans de vardı orada.
Bir de ben kendim bir program yaptım ama aradan 20 yıl geçmiş, derseniz ki abi şurası iyi görmelisin, şurada yemek yerden çok memnun kalırsın, Size dua ederim.
YouTubeye bak demeyin,
Saatlerce boş YouTube videoları izlemektense buradaki bir kaç cümle daha iyi olabilir.
Elektronik eşya almayı düşünmüyorum. Kıyafet üzerine daha çok.
Şimden teşekkürler.
+1
manimani
(22.11.25)
Direkt Manhattan'da değil de NY biraz dışında Woodbury'de kocaman bir outlet kompleksi var. Bir valiz şey almıştım uygun fiyata (CK, A&F, Tommy vs.)

maps.app.goo.gl
+2
chicha_v2
(22.11.25)
2008den beri 1-2 yıl hariç nyc ve çevresinde yaşıyorum. buraya bir iki saate yazacağım ama önce bana yaş aralığı, ve cinsiyet, ve yeme/içme için maddi durumu yazarsanız (özelden de olur) daha nokta atışı yazarım. Mesela monkey bar ve coqodaq şu ara restoran olarak inanılmaz popüler ama bütçenize uymayabilir. Böyle şeyler mi daha jenerik şeyler mi yazayım karar veremedim.

Bir de ben şahsen en ucuz ürünleri (outlet ürünleri dahil) internetten bulup sipariş ediyorum. Gelmenize daha varsa en ucuz olarak internetten bulursunuz. Bir de bu hafta büyük indirimler haftası, şehir içinde de çok iyi deallar var. Outletlere (woodbury, jersey gardens, secaucus) zaman harcar miydim bilmiyorum. Tabii bu kişisel bir tercih.
...
+1
eileengray
(22.11.25)
@chicha çok teşekkür ederim.
@eileengray yaş 30larin ikinci yarısı eşimle beraber gideceğiz. Yeme içme konusunda yüksek bütçelere çıkmak istemiyoruz, alkol tüketimi yok.
Hani ambiyansi güzel olan birnyer vardır ya da gerçekten güzel bir şeyler yapıyordur o şekilde olabilir.
+1
🌸manimani
(22.11.25)
yol yapacaksanız premium outletler cennet gibi oluyor. özellikle clearance kısımları bedavadan biraz pahalı oluyor. tommy gömlekler 12 dolar falandı, şimdi enflasyonla falan 15tir belki.
+1
gurur
(22.11.25)
önden not: outlet konusuna girmeyeyim dedim, bence çoğu marka outletlere göndermek üzere ikinci sınıf ürün üretiyor ve indirim var diye tüketime zorlanıyor insan. outlet markalarına da çok bayılmıyorum kısaca. onun yerine markasız kaliteli bir şey almayı tercih ederim. yine de lüks ürünler için woodbury iyi bir tercih olabilir. diğerleri de yazılmış zaten. bu konuyu geçeyim :)

kısa kısa bazı f/p olduğunu düşündüğüm mekanları yazayım diyorum, siz de isterseniz google maps'te araştırıp listenize eklersiniz. mutlaka saatlerine ve menülerine bakın. bazı yerler çok kalabalık oluyor, yorumlardan anlarsınız; eğer öyle bir his alırsanız hafta içi erken gitmenizde fayda var.

giyim:
-uniqlo, muji, century21 (büyük indirimli marka ürünler), tj maxx, marshalls gibi yerlere banko uğrarsınız. 34th st macys'deki polo ralph lauren'de çok fazla indirimli ürün oluyor. eşiniz & other stories, reformation, jcrew, madewell ve anthropologie gibi dükkanları da sevebilir.
-vintage severseniz: 2nd street vintage, L train vintage, stella dallas, ve lower east side'da vintage dükkanlar var.

kozmetik:
-sephora harici ulta, glossier, kossette (kore)

kitap:
-mcnally'lere uğrayın derim. kitap seçkisi inanılmaz ve kırtasiye kısmı da pek güzel.

bagel:
-apollo bagels (gerçekten iyi yapıyorlar sıraya değiyor: everything bagel with scallion cream cheese and tomato olanı öneririm)
-leon's bagels
-pop up bagels (sandviç gibi yapmıyorlar ama lezzetli ve hesaplı)
-blackseed bagels
-tompkins sq bagels

hamburger:
-bir sürü çok iyi yer var ama hamburger america (smash yapıyorlar) şu an bayağı iyi.
-Au cheval ve 4 Charles

pizza:
-en popülerlerinde inanılmaz kuyruk oluyor ama bence en iyisi l'industrie. eğer williamsburg lokasyonuna giderseniz pizzanızı aldıktan sonra sokakta bir school bus'ın içinde yiyorsunuz, komik oluyor. joe's, john's ve rubirosa da iyi. brooklyn'de lucali çok iyi (beckham'ın da favorisi :)
-ceres

yumurtalı/brunch kahvaltı:
-two hands, ol'days, pura vida, shuka, bubby's (pancake özellikle), freeman's, clinton st baking company, bluestone lane, hungry llama, buvette (burası çok meşhur ama sıkışık)

fransız brasserielerin hep ambiyansı güzeldir:
-la boucherie, balthasar's

oyster/deniz ürünü:
- oyster bar ortamı ilginç ve grand central içinde.

sushi:
-f/p minik bir omakase deneyimi için sugarfish. oldukça lezzetli ve hazır menüleri (trust me adlı) oldukça doyurucu.

donut ve cookie:
-i'm donut? en iyisi
-levain çok meşhur ama bana çok şekerli geliyor. espresso culture cookiesini daha çok beğeniyorum. zaten şehrin en iyi cookiesi seçilmiş.
- te company diye minik bir çay evinin pineapple linzer kurabiyesi yılın en iyi 50 yiyeceğinden biri seçildi. yakınında olursanız deneyebilirsiniz.
- supermooon bakehouse ilginç tatlılar yapıyor.

ramen ve noodle ve dumpling:
-ichiran, ippudo, 1915 lanzhou hand pulled noodles, din tai fung

sandviç:
-alidoro, faicco's, katz delicatessen (burayı biliyorsunuzdur), russ&daughters, salt hank's french dip

bakery/kahve:
-la cabra (özellikle kakuleli bun), abraço, devocion, ralph's, blue bottle, kims at park
-conwell (wall street’in yanında eski art deco bir bankadan donusturulmus kafe. ortam 1929’dan kalmış gibi. tam gatsby)

Popüler/ hafif upscale:
-the monkey bar, don angie, corner store

müzeler:
- the met ve moma'yı biliyorsunuzdur. onun haricinde whitney, natural history, ve tenement museum olabilir. özellikle tenement museum new york'un tarihini çok farklı anlatan harika bir müze. kış ayazında müzeler iyi bir seçenek olabiliyor. eğer zamanınız kalırsa ve döneme ilginiz varsa the cloisters da orta çağdan kalma gibi bir yer, tavsiye ederim.
- new york sanatta abstract expressionism başkenti. eğer böyle minik bir lokasyon bazlı sanat eseri görmek isterseniz the earth room'u öneririm. fikir inanılmaz ama çok beklentiniz olmamalı. soho'da gezerken aklınıza gelirse 2 dakika uğrayın, ücretsiz.

-union sq ve bryant park'ta christmas marketleri kurulu şu an. bence gereksiz şeyler satılıyor :) washington square park her zaman çok canlı.

-central park'ta promenade'da yürümek ve göl kenarında boat house'ta yemek güzel bir opsiyon olabilir.

-bu çılgın bir öneri olacak ama şu an buranın en büyük olayı bathhouse'lar. bath house willliamsburg'da teras katında mükemmel manzaralı ısıtılmış havuz ve sauna deneyimi öneriyorum :) buradaki havuzlar bitcoin üretiminin enerjisiyle ısıtılıyor bu arada.

- broadway şovlarının haricinde immersive (maske takıp dolandığınız) bir broadway klasiği yorumu önereceğim. phantom of the opera'nın spin-offu: masquarade.

yukarıda yazdığım yerler genelde soho, flatiron, world trade center, williamsburg, dumbo, chelsea market çevresi (meatpacking), central park, midtown (5th), upper east side,ve lower east side gibi gezilebilir mahallelerden.

aklıma geldikçe eklerim. 20 senede new york inanılmaz değişmiştir kesin. bu yazdıklarım seneye ne olur belli değil, öyle diyeyim. umarım keyifli geçer. sorunuz olursa yazabilirsiniz
+4
eileengray
(23.11.25)
Bi kazaga, pantolona 100-150 usd vermeyeyim, marka olsun, fiyati da uygun olsun diyorsaniz ve de arac varsa 2 gun long island'a gecip alisveris festivali yapabilirsiniz :)

- Tanger Outlet Deer Park (en uygun fiyatli olan burasi. Armani, boss, mk, tommy, nike vs tum orta-ust segment markalar var. Magaza disinda kasada bolca indirim var.

- Woodbury Common Premium Outlet (tanger'in bi tik luksu diyebilirim.)

- Civardaki bir cok tj maxx ve marshall's magazalari (askilari karistirip almayi seviyorsaniz tam yeri. Tarziniz degilse bos yere vakit kaybetmeyin. Outlet'lerden 3-5 dolar daha ucuzdur en fazla. Ama ne cikacagi belli degil, bazen super seyler denk gelebiliyor)

- Macy's magazalari. Manhattan ve Long Island'dakiler arasinda baya fiyat farki var. Ozellikle clearance bolumu cok acaip. Turkiye'deki Boyner'e denk dusuyor tarz olarak.
+2
brkylmz
(23.11.25)
en iyi markaların olduğu Woodbury ve manhattan dan otobus kalkıyor. bu outletlerde kesinlikle markaların en iyi ürünleri olmuyor, buralara özel üretim yapıyorlar bence. ama uyguna bir seyler düşürebilirsiniz yinede.

ny daki en guzel aktivite bos bos yurumek bence, yakınlarda gelecekseniz hava cok soğuyacak ona gore hazirlikli olun.

cocktail barlar - angel's share - tigre - le bar Penelope - titsou

old school frank sinatra geceleri icin the carnegie club. sadece cumartesileri oluyor ve 2 ay incesinden sold out olur, ona gore takip edin

en iyi otel bari olarak - the bar room at the beekman -

pizza - una pizza napoletana - ceres

old school steak ve ambiyans icin - monkey bar

en popüler mekan olarak italyan - carbone - torrisi - emilio's ballato - via carota

popular amerikan - the corner store -

bar cafe olarak - bar pissellino

ramen - ichiban - Okiboru

dumpling - din tai fung

sandvic olarak klasik Katz var, YouTube dan bakin o tur et ( pastrami ) size hitap ederim diye.

fransiz ama daha cok amerikan Fransız olarak - Balthazar ( somonun göbeğinde ve ortamı da güzel )

simdiden iyi eglenceler
+1
oscar
(23.11.25)
(9)

Aşağıdaki ingilizce nasıl denir?

Kahvedesu
Bugünlerde beni ihmal ediyorsun nasıl denir?
Bugünlerde beni ihmal ediyorsun nasıl denir?
-1
Kahvedesu
(22.11.25)
You ignore me nowadays...
(Yanımda ingilizce hocası yazdı )
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
you are neglecting me nowadays. ingilizce hocasına söyleyelim, zahmet edip 2 kelime öğrensin.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
@üstte birilerini düşünen ..
Sordum kendisine kendisinden oldukça emin . Sorun yok .
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
ingilizce hocasının kullandığı tense bu bağlamda kulağa garip geliyor.

Lately you have been ignoring me bence daha doğru.
ya da i feel neglected
+7
eileengray
(22.11.25)
Ignore bence. İngilizce hocana selamlarımı ilet kardeşim. Neglect hiç duymadım. Google'de translate de aynı anlamı veriyor.
-6
🌸Kahvedesu
(22.11.25)
ignore kesinlikle degil. ignore etmekte aktif bir eylemi karsiliksiz birakmak gibi bir anlam var. sen bir sey anlatiyorsun umrunda degil mesela.

ama neglect de degil. gramer acisindan dogru gozukse de neglect cok daha formal ve hatta ciddi kacan bir sey. ornegin bir ebeveynin cocuguna gereken bakimi gostermemesi neglectingtir ve bu yuzden gunluk hayatta pek kullanilmaz. (ama kullanilsa da dunyanin sonu degil)

daha dogal bir sey olarak "you've been distant lately" gibi bir sey soylenebilir biraz da yumusatarak.
+5
ghilleinthemist
(22.11.25)
ignore da olur, neglect de olur. ifadelerin tek bir dogru cevirisi yok ve bu baglamda ignore gayet de ayni anlami veriyor.
+1
antikadimag
(23.11.25)
Yani bir konuda sabit fikirliyseniz niye duyuru açıp insanlara soruyorsunuz ki? Hiç duymadığınız "neglect" tam olarak "ihmal etmek" anlamına geliyor ve gayet de kullanılıyor. Ignore ise "görmezden gelmek, yok saymak" anlamına geliyor.

Yani neglect'te bir şeyi/kişiyi çeşitli nedenlerle ihmal etmek, yapılması gereken bir şeyi muhtelif sebeplerle (ya da sebepsiz) yap(a)mamak kast edilir. Ignore ise bilinçli bir şekilde görmezden gelmedir.

Başka bir deyişle:

Annenizi iki pazar aramadınız: Neglect.
Annenizin iki aramasına dönmediniz: Ignore.

Ben olsam, böyle bir durumda "turn away" kullanırdım mesela.
+1
yadigar
(23.11.25)
soruyu görünce ben de kendim şu şekilde çevirdim. yanlış olabilir, doğru olduğunu iddia etmiyorum.
seç beğen al istediğini :)
nowadays you don't care of me.
-1
sevilen progressive türkücü
(23.11.25)
(6)

benzer temadaki filmleri ya da dizi önerilerinizi bekliyorum

Nerdian
the theory of everythingA Beautiful Mindenigma gibi filmler bana iyi geliyor, biraz alanıma da uygun oldukları için muhtemelen. Genius (NatGeo'nun)The Queen's Gambit House of Cardsdesignated survivor bunlar da zevkle izlediğim diziler. özellikle film kısmındakilere yeni alternatifler aramaktayım. Ön
the theory of everything
A Beautiful Mind
enigma gibi filmler bana iyi geliyor, biraz alanıma da uygun oldukları için muhtemelen.

Genius (NatGeo'nun)
The Queen's Gambit
House of Cards
designated survivor bunlar da zevkle izlediğim diziler.

özellikle film kısmındakilere yeni alternatifler aramaktayım. Önerilerinizi beklerim.
0
Nerdian
(21.11.25)
The imitation game, tam dediğiniz gibi

Şu ikisi de benzer tatdta:
Mr. Nobody
Severance
+1
substituent
(21.11.25)
Sherlock
House MD
0
rakicandir
(22.11.25)
mindhunter
tinker tailor soldier spy
oppenheimer
0
eileengray
(22.11.25)
π (1998)
0
yadigar
(22.11.25)
Sherlock +1

Tam aradiginiz seyin karsiligi degil ama The Wire’daki Lester karakteri, cok iyi dizi.
0
taurina
(22.11.25)
Children of men
0
mutekebbir
(22.11.25)
(14)

Hangi saat?

kizil karga
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1274071109101.html?srsltid=AfmBOorNgccRPUVEJuK8lwWz75iTaSWqt94uK2vFTlI_FQYi5X5gsMeAhttps://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1374071109100.html
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?

www.tissotwatches.com


www.tissotwatches.com
0
kizil karga
(21.11.25)
Yani biri 35 mm çapında biri 40 mm çapında, tarz olarak benzer olsa da bilek yapına göre seçmek gerek
0
grimavi
(21.11.25)
Abi yanlış linki koymuşum düzelttim, ikisi de 40 mm
0
🌸kizil karga
(21.11.25)
ben ilkini beğendim
+1
kisa
(21.11.25)
40 mm ise gentlemen ama alternatif öneri istersen citizen c7 modeli, beşgen tarih penceresi falan retro hoşuma gidiyor
+1
grimavi
(21.11.25)
ilki açık ara
+1
ground
(21.11.25)
bence ikisi de değil. ama bu tarz seviyorsanız ilki
+3
sweetoffice
(21.11.25)
bence de ilki. prx bir tık sanki piyasa işi oldu gibi bir algım var. bir de prx daha hafiftir, ben o kadar hafif saat de sevmiyorum.
+1
awlmi
(21.11.25)
tabiki gentelman
+1
bobinhoo
(21.11.25)
kesınlıkle gentleman.
+1
deepness
(21.11.25)
2. benim de hedeflerimden birisi çok şık.
+1
cisimcik golgi
(21.11.25)
1 cok cok iyi
+1
koela
(21.11.25)
Bilekte farklı duruyor bu saatler ama bence gentleman
+1
edaddy
(21.11.25)
PRX yani ikinci.
+1
ucurulmamak umidiyle
(21.11.25)
Ben de ikisi de değil diyeceğim..
0
eileengray
(22.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(3)

engellendiniz meselesi hakkında

semenderr
seni engelleyenleri gördüğün bir fasilite var mi?
seni engelleyenleri gördüğün bir fasilite var mi?
0
semenderr
(20.11.25)
duyuru için soruyorsanız hayır ama çok iyi oltaya geliyorlar. dm’den küfrediyorlar ve size iyilik yapıp hayatınızdan çıkıyorlar. gerçekte o kadar ezikler ki burada ruh hastası bir role bürünmüşler.

bu arada bir sıcak el uzanır adlı şahıs dm’den küfrediyor, kendisi I’m gonna start… olan yazar. dikkat edin çok tehlikeli :)
+8
eileengray
(20.11.25)
ekşi sözlük hakkında soruyorum.
0
🌸semenderr
(21.11.25)
ekşide de yok. denk gelip profiline girersen görürsün ancak
0
jelly bear
(21.11.25)
(7)

ozempic hk.

kiyiya vuran dildolar
gerçek dünya görüşleri nelerdir? chatgpt'nin verebildiğinin ötesinde bir bilgi paylaşabilecek ya da spesifik noktalara değinen ama çok baymayan kaynaklar paylaşabilecek olanlar mıdır?diyabet sıkıntım yok, kilo yönetimi adına soruyorum.
gerçek dünya görüşleri nelerdir? chatgpt'nin verebildiğinin ötesinde bir bilgi paylaşabilecek ya da spesifik noktalara değinen ama çok baymayan kaynaklar paylaşabilecek olanlar mıdır?

diyabet sıkıntım yok, kilo yönetimi adına soruyorum.
0
kiyiya vuran dildolar
(20.11.25)
Bu konuda Fatih Altaylı’nın bir programı vardı muhakkak izlemenizi öneririm aşırı derecede detaylı net ve kesin anlatıldı orada konular. Bir dönem ben de denedim ama bana faydası olmadı yakın çevremde çok fazla faydasını gören insanlar var
0
ground
(20.11.25)
Mounjaro varken ozempik ne?
0
artıküyeolmakistiyorum
(20.11.25)
Benzer bir soruyu ben de sormuştum:

www.eksiduyuru.com

Nasıl çalıştığı da şurada anlatılmış yine:

www.eksiduyuru.com
0
kizil karga
(20.11.25)
Vallahi açık konuşmak gerekirse geçen mart ayında eşime recete etmişlerdi o kullanmadı ben kullandım o süreçte bir caba sarf etmeden günlük rutin ile 10 kg civari verdim 3 aylık dozdu galiba sonra ilaç bitti kilolar geri tabi bir de o zamandan beri zaman zaman böbrek ağrısı çekiyorum ki bu ilaçlar ciddi böbrek hasarına sebep olabiliyormuş..

O yüzden sürdürülebilir bir ürün olduğunu düşünmüyorum kullanacaksanız böbrek sağlığı destekleyici ürünlerle beraber kullanmanızı tavsiye ederim
+1
apocalipy
(20.11.25)
pankreatit vakalari az değil; daha geçen gün ünlü bir yabancı oyuncu görme bozukluğu oluştuğunu açıkladı. uzun dönem etkileri hala çok belli değil. eğer çok kiloluysaniz kar-zarar hesabına göre kullanabilirsiniz tabii ama yaşam tarzınızı değiştirmeden zaten sürdürmek zor.
0
eileengray
(20.11.25)
Evrim Ağacı'nın videosu:

www.youtube.com

Obezite ve tip-2 diyabetin tedavisi için mucizevi. İnsanların yeme içme alışkanlıklarını kökten değiştirmesi, fast food şirketlerinin ürünlerinin içeriğinde değişikik yapması gibi göstergeler harika.
Eczanelerde leblebi şeker gibi satılıyor. Keyfi kullananlar ne dozaja ne kullanım süresiyle ilgili talimatlara uyuyor. İş yerinde böyle iki kişi var. Biri ciddi kilo verdi, diğerinde hiçbir değişiklik yok gördüğüm kadarıyla.
0
auroraaurora
(21.11.25)
bilgiler icin tesekkurler. ben adamin hasiyim veririm bu kilolari ilac olmadan
0
🌸kiyiya vuran dildolar
(22.11.25)
(12)

Tariflerini yaptığınız aşçı

fildirfildir
Yeni tarifler denemek istiyorum. Çoğunlukla ev yemeği ama diğer mutfaklar da olur. Tariflerini denediğiniz, gerçekten lezzetli olduğunu düşündüğünüz aşçıları yazarsanız çok sevinirim.
Yeni tarifler denemek istiyorum. Çoğunlukla ev yemeği ama diğer mutfaklar da olur. Tariflerini denediğiniz, gerçekten lezzetli olduğunu düşündüğünüz aşçıları yazarsanız çok sevinirim.
+1
fildirfildir
(19.11.25)
Ahmet şef in mutfağı youtube, anam babam usülü salçalı soğanlı en temel tencere ev yemeklerini öğrenmek için iyi bir kaynak
+1
grimavi
(19.11.25)
Yemek.com Ferhat Bora şef
+1
chicha_v2
(19.11.25)
200 e yakın yaptığımız yemek vs. Belki ilginizi çeker.
www.tiktok.com
+1
ground
(19.11.25)
Ferhat şef demeye gelmiştim. Onun dışında YouTube da çok eskilerden bir kadın vardı Hatice mazi diye. Bir kere ekşili sulu köfte bir kere de şekerparesini yaptım (ki bu benim geleneksel Bayram tarifimdir yıllardır) ikisi de tam tutan tariflerdi. Belki sayfası duruyorsa diğer tariflerine bakılabilir geleneksel ev yemeği tarifleri veren bir konsepti vardı.
0
egerbiryolcu
(19.11.25)
Ahmet Şef demeye gelmiştim. @grimavi söylemiş.
0
Mirket
(19.11.25)
ferhat bora
sadık kılıç
0
jelly bear
(19.11.25)
hafif pasif agresif ancak mükemmel tüyolar veren şemsa denizsel. her tarifi çok iyi oluyor.

sebze yemeklerinde sıvı yağ öneren hiçbir şefi takip etmem.
+1
eileengray
(19.11.25)
Teşekkürler^^
0
🌸fildirfildir
(19.11.25)
Görüyorum ki yeterince Ferhat Bora övülmemiş.
+1
kumandanim
(20.11.25)
Bengi Kurtcebe
0
mor oje
(20.11.25)
instagramda ferah kitchen kullanıcı adıyla seda ferah tariflerini sıkça kullanıyorum.
0
Kediyi üzdün
(20.11.25)
Hamur işleri için youtube da masmavi3
Tatlılar için masterchef burcu
Diğer bütün tarifler için ardanın mutfağı bence çok başarılı.
Refikanın yaptığı tüm tarifleri izlerken çok beğeniyorum, kendim yapınca asla tutturamıyorum. Bu üstteki 3 lünğn daha kötü çıkan tarifini görmedim.
Ferhat borayı da beğeniyorum bu arada.
0
physcos physcos
(21.11.25)
(2)

how is it working for you cümlesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bağlamdan bağımsız olarak her daim sarkazm mı içerir yoksa bir şeyin öyle ya da böyle bir şekilde, birisi için nasıl işlemekte olduğu, bu konudaki tecrübelerinin ne olduğu gibi anlamlarda kullanılabilir mi?
bağlamdan bağımsız olarak her daim sarkazm mı içerir yoksa bir şeyin öyle ya da böyle bir şekilde, birisi için nasıl işlemekte olduğu, bu konudaki tecrübelerinin ne olduğu gibi anlamlarda kullanılabilir mi?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.11.25)
Sarkastik bir durum yok. Yani o anlamda da kullanılabilir ama mecburi değil.
Senin için nasıl gidiyor, faydalı oluyor mu, zor veya kolay mı ve buna benzer anlamlarda sorular içeren bir soru.
+3
michael_knight
(19.11.25)
sarkastik yapmak için genelde “and how is THAT working (out) for you?!” vurgusu oluyor. diğer türlü genuine bir şekilde sorulabiliyor.

Bu arada siz cevaplara neden hiç tik atmıyorsunuz?
+5
eileengray
(19.11.25)
(2)

Apple MagSafe Pil Uçağa Alınıyor mu?

elektr10
Şu üründen mevcut bende. Uçak içine alabiliyor muyuz bunu? Powerbank'lere yasak getirilmişti ama bu büyük powerbank'ler kadar yüksek enerjili değil.https://www.apple.com/tr/shop/product/mgpg4tu/a/iphone-air-magsafe-pil
Şu üründen mevcut bende. Uçak içine alabiliyor muyuz bunu? Powerbank'lere yasak getirilmişti ama bu büyük powerbank'ler kadar yüksek enerjili değil.

www.apple.com
0
elektr10
(19.11.25)
yaniniza (carry on) alabiliyorsunuz. 1 ay önce abd’ye seyahat ettim; koca 20k mah powerbankimi de sırt çantamda getirdim. pilinizi bagaja vermedikçe izin veriyorlar.

biraz baktım da 100wh’a kadar izin var carry-onda. üstü için izin gerekiyor. sorun olmaz kısaca.
+3
eileengray
(19.11.25)
evet yanınızda taşıyabiliyorsunuz ama kullanımı yasak. gördüklerinde uyarıyorlar.
0
plastic_angel
(20.11.25)
(6)

Şişkinlik yapmayan makarna

naksidil
İtalya’da makarna yedik hiç şişkinlik yapmadı cümlelerinde geçen makarnaları Türkiye’de nerelerde nasıl bulabiliriz. Ulaşamaz mıyız? Marka olarak söylerseniz sevinirim.
İtalya’da makarna yedik hiç şişkinlik yapmadı cümlelerinde geçen makarnaları Türkiye’de nerelerde nasıl bulabiliriz. Ulaşamaz mıyız? Marka olarak söylerseniz sevinirim.
0
naksidil
(19.11.25)
Ben Barilla gibi olmayan daha az yaygin ama EU icinde genelde bulunan markalari denedim. Cok daha butik, fancy paketlerde satilan makarnalari da denedim. Cok da dikkat etmedim ama siskinlik anlaminda buyuk farklar hissedemedim, tadi biraz daha iyi gibi sanki.

Nereden buluruz sorusunun cevabi buyuk bir sehirdeyseniz basit, Macrocenter. Ornek olarak bir tane link atiyorum. Baska markalar da var.

www.macrocenter.com.tr
0
mbond
(19.11.25)
istanbul'daysanız zorlu eatly'de hem günlük kendi yapıtkları makarnalar var hem de ithal makarnalar. orda sorarsanız sizi doğru yönlendirirler. online satışı var mı bilmiyorum.
+1
awlmi
(19.11.25)
Şişkinlik yapmayan makarna beyaz undan olur. Ne kadar lif o kadar şişkinlik. Tam buğday unlu makarnalar şişkinlik yapar. Kullanılan yağ, sos, ne kadar piştiği de önemli. İtalyanlar aldente tercih eder, zeytinyağı kullanır.
-1
gnosis
(19.11.25)
theshortli.st
Şu listeye baktığımızda zaten kaliteli görülen çoğu makarnayı Türkiye'de bulamıyoruz. Hedefleyebileceğiniz markalar: La Molisana(favorim bu, macro'larda vardı), Rummo ve De Cecco.
0
montreal
(19.11.25)
@montreal’in listesindeki superior bazı makarnalar (afeltra ve rigorosa mesela) eataly’de var. Eataly +1
+1
eileengray
(19.11.25)
italya'ya çok giden ve sıklıkla makarna alıp deneyen birisi olarak benim market makarnası sıralamam şöyle;

garofalo
rummo
molisana

hepsi de macrocenter'da mevcut. hatta garofolo'da indirim olacaktı yakında.
0
delidir yakalayin
(19.11.25)
(6)

Homeland, the diplomat, watch american manhunt tadında tavsiyeler

ground
Cia operasyon yapsın. Yerel politikacılar çatışsın. Hükümetler düşebilsin, canlı ultra operasyonlar yapılsın, f35 ler bir yerlerden kalkıp çölde bir çadırı bombalamaya çalışsın, o esnada ruslar falan devreye girip ortalık iyice karışsın. Ama gerçekçi olsun. Hatta gerçek bir olaydan falan esinlensin.
Cia operasyon yapsın. Yerel politikacılar çatışsın. Hükümetler düşebilsin, canlı ultra operasyonlar yapılsın, f35 ler bir yerlerden kalkıp çölde bir çadırı bombalamaya çalışsın, o esnada ruslar falan devreye girip ortalık iyice karışsın. Ama gerçekçi olsun. Hatta gerçek bir olaydan falan esinlensin. Mümkünse netflix olsun.
0
ground
(18.11.25)
ingiliz olur mu?
Slow horses
+1
eileengray
(18.11.25)
Okkupert. İzlediğim en iyi politik dizilerden. Aksiyonu da bol.

House of cards+1 (siyaset, entrika ağırlıklı)
+1
?
(18.11.25)
Bodyguard
www.imdb.com
The Night Manager
www.imdb.com
+1
auroraaurora
(18.11.25)
bodyguard
the night manager
The Day of the Jackal
the americans
0
croswell
(18.11.25)
line of duty ; cia falan değil ama ingiliz yozlaşmış polisler üzerine sürükleyici tavsiye ederim.
Special Ops: Lioness ; bu da tam istediğin gibi cia operasyonları.
Tyrant; klasik amerikanın ortadoğu ülkelerinde darbe yapıp yönetimi değiştirmesini anlatıyor.
0
my fault
(18.11.25)
gerçek hayat hikayesi olarak Spy öneririm
Tehran da güzel
0
devilone
(27.01.26)
(11)

AirPods nereden alınır?

hadi ya la
En ucuz seçenekleri aradığımda (AirPods 4 ANC) Trendyol üzerinde çok fazla rastgele satıcı görünüyor.- Apple'ın kendi sitesinde 11.000 TL,- Daha önce alışveriş yaptığım güvenilir yetkili satıcıda 10.700 TL,- Trendyol'da (satıcı Trendyol) 8150 TL.Garantisi, sonradan tamir/ilgi durumu çok önemli.Nered
En ucuz seçenekleri aradığımda (AirPods 4 ANC) Trendyol üzerinde çok fazla rastgele satıcı görünüyor.

- Apple'ın kendi sitesinde 11.000 TL,
- Daha önce alışveriş yaptığım güvenilir yetkili satıcıda 10.700 TL,
- Trendyol'da (satıcı Trendyol) 8150 TL.

Garantisi, sonradan tamir/ilgi durumu çok önemli.
Nereden alayım?
0
hadi ya la
(15.11.25)
Gürgençleri kesinlikle tavsiye ederim. Erkek akadaşımın aldığı kulaklıkla ilgili bir problem olmuştu akabinde değiştirildi. Zaten apple distribütörü. www.gurgencler.com.tr linkten bakabilirsin. Ben kendi macbook'umu da gürgençlerden almıştım.
0
mermaidd
(15.11.25)
Ben olsam 3'e 5'e bakmam, sırasıyla
Amazon
Hepsiburada
Trendyol
Alırım. Saticilar da kendileri olacak.
0
artıküyeolmakistiyorum
(15.11.25)
sözlükte 1-2 yıl önce mediamarkt'tan alınan sahte airpods rezaleti okumuştum. o yüzden dikkatli olun.
+1
archmeister8
(15.11.25)
daha yeni aldım teknosa'dan 8300'e pazaramaya bak istersen.
0
koela
(15.11.25)
Hepsiburada (satici: Hepsiburada) +1
0
eileengray
(15.11.25)
amazona baktım satıcı teknosa ve 7986 tl.
0
hknty
(15.11.25)
@yap desem üzerine yazıyorum, ABD’de tax ile asagi yukarı 8200 TL’ye geliyor. Değmez bence. Ancak isterseniz ben aralık sonu getirebilirim. indirim olsa da en fazla 400-500tl iner.
0
eileengray
(15.11.25)
@yap desem

Ben ABD’deyim, yaşadığım eyalette ve yan eyalette böyle durum. 20$ için Delaware’e gitmek mantiksiz tahmin edersiniz ki. Hala değmediğini düşünüyorum.


Edit: $80 falan değil, doğru ürüne ve doğru satıcıya bakin.
0
eileengray
(15.11.25)
İpad, Kulaklık ve mac grubu için yurtdışından alınması kesinlikle mantıklı değil.
Çünkü bu ürünlerin Türkiye fiyatları iphonelarda olduğu gibi cazip değil. Hatta çoğu modelde bizdeki fiyat rakipsiz yurtdışına göre. E bir de garanti meselesi var elektronik ürün en nihayetinde. Dolayısıyla fiyat olarak anlamlı bir fark olmadıkça mantıksız bence yurt dışından almak.

Trendyol’un kendi satıcılı olduğu üründe sıkıntı yaşamazsın. Geçen gün mediamarkt’te 7900₺ idi bu arada bu model.
0
ezkaza
(16.11.25)
@yap desem
Sizin baktığınız ürün anc değil.
+1
eileengray
(16.11.25)
Biz sizin çakallığı çok iyi anlıyoruz. black friday olsun diye bugünü bekleyip şimdi “indirim hüloo” diye yazmak işinize geldi. Bir salın, rahatlayın. türkiyede de black friday indirimine girince daha ucuza gelecek vergisiyle beraber. burası biraz sakil dolmuş (üstünüze alinmayin) onu fark ettim.
0
eileengray
(20.11.25)
(11)

NewYork'ta bir Uganda'lı

WithWorth
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında `NewYork` belediye başkanı olmak.Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında NewYork belediye başkanı olmak.
Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.
Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de.
11 Eylül'den sonra; fanatizme gidip tüm müslümanlara etiket yapıştırmamış demek halk ?
Yada muhalif taraf "11 Eylül teröristini başa mı getireceksiniz ?" diye karşı siyaset yapmamış.
Çünkü halkta bu karşı siyaset tutmayacak...
Yada "O afrikalı; bizden değil" dememiş.
Ne diyorsunuz ?
-1
WithWorth
(15.11.25)
Abd'de bizdeki gibi seçilmeni engelleyecek siyasi bir baskı yok, adam zamanında taksiciler için açlık grevi yapmış mesela bu tip eylemler kitleleri arkana alabilmene neden olabiliyor, buna benzer başka aktivist eylemleri de olmuştur muhakak, adamlar bunları unutmuyor zamanı gelince bu müslüman bu zenci bu Afrikalı demeden karşılığını veriyor.
0
kizil karga
(15.11.25)
@kizik karga "adamlar bunları unutmuyor" cümleniz çok vurucu.
+1
🌸WithWorth
(15.11.25)
Beyaz Müslüman olsaydı seçilmezdi bence. Siyasiler tersine ABD'nin parçası.
-2
arbre
(15.11.25)
Amerikada seçilen adamlar, derin devletin adamıdır, figürdür.
Derin devlet ne derse onu yaparlar. O an vitrine onu koymak gerekmiştir. Onu koymuşlardır.
Adamın rengi, dini, nerede doğduğu ehemmiyet kesbetmez.
-2
Mirket
(15.11.25)
Abd'de dindarlık devlete bağlılıkla özdeşleştirilen bir özellik. Dinsizim, ateistim deseydi seçilemezdi. Siyah olmak, müslüman olmak amerikan değerlerine göre zararlı özellikler değil. Siyahlık-beyazlık konusu çoktan aşıldı.

Mamdani müslüman kimliğiyle lgbt barlardan oy topladı. Ne kadar practising müslüman durup düşünmek lazım. Örneğin lgbt haramdır dese kaç kişi oy verirdi?
0
michael harddd
(15.11.25)
diversity bias,

newyork'ta belediye başkanı olmak çok matah bir şey değil, herşeyden sorumlusun bir sürü dava açılıyor ve herkesi mutlu etmek zorundasın. istediğini de yapamazsın.

o sebeple sadece x insanlar artık seçimlerde
-3
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Mamdani aslında kendi içinde oldukça inançlı Şii bir Müslüman ama arkadaşların da dediği gibi gay barlara gitti, translarla kampanya yaptı yani din bakış açısıyla ayrıştırma yapmadı.

Ayrıca kimliğini inkar etmese de siyaseti daha çok sınıf üzerinden yaptı. Tabii ki Türkiye'deki sosyalistler beğenmiyor ama yine de ABD şartlarında "Ben sosyalistim" diyerek kampanya yaptı ve kazandı. Taksiciler dışında kirasını ödeyemediği için evinden çıkmak zorunda kalan kişilere gönüllü destek verdi, partisi (dsa, democratic socialists of america) içinde yıllardır örgütlü ve babası Marksist bir akademisyen annesi de yine sol görüşlü bir yönetmen.

Kesin derin devlet var demek kolay, gerçekten olabilir de tabii ve kendisini yüceltmeye ya da Mamdani kazandı diye kışın ABD'ye devrim geliyor demeye gerek yok ama yine de bir sene önce adaylığını açıkladığında %1 tanınan biri olarak başarılı bir kampanya süreci ve halkçı vaatlerle dünyanın en önemli şehrinin belediye başkanı oldu, saygı duyulması lazım.

Ha bu arada rakipleri 11 eylülden girdi, şeriat getirmek istediğinden çıktı, sakalını photoshopla gürleştirip algı oyunları yaptı, her türlü pisliği yaptılar. ABD bu siyasi pislik konusunda bizden daha kötü olabilir hiç eksik kalmıyorlar en azından
+1
nundu
(15.11.25)
türkiyeyle kıyaslamak çok yanlış. amerika zaten başlı başına göçmen ülkesi. önce ki başkanlarında çoğu göçmen kökenli.
bir de seçine katılım oranlarına bakmak lazım. bizdeki gibi %90 üstü bir katılım yok. hatta orada her seçin de gidip kendin seçmen kaydı yaptırman lazım ancak öyle oy kullana biliyorsun.
kaldı ki bu adamda radikal islamcı değil şii. tam istedikleri kıvamda.
popülist söylemler ve trump karşıtlığı ile kazandı. bizimkiyle tek ortak noktası bu olsa gerek.
+1
my fault
(15.11.25)
mamdani new york’ta kazandı; başka bir şehirde (demokratların kemikleşmiş yapısından bu kadar kopmuş) bir aday kazanamazdı. New York’ta zengin olan her mahalle (west village mesela, sadece Wall Street tayfanın yaşadığı yerler değil) cuomo’ya verdi. bu seçim sonucu sisteme toplu bir cevap değil yani.

demokratlar içinde aşırı dinozor bir establishment var (gürsel tekin vari). çok da göründükleri gibi progressive değiller. Zamanında Bernie yerine Hillary’nin aday gösterilmesi onların da kafa yapısını gösteriyor. trump bile demokrat cuomo’yu destekledi. aynı paranın iki yüzüler.

Okuduğum bir yazı zohran’ın da aslında sistemin bir parçası olduğunu (polise olan vurgusu vs.) anlatıyordu. yola çıktığı vaatlerini bayağı bir ehlileştirmesinden bahsediyordu. linki tekrar bulursam buraya koyarım.

yani aslında pek bir şey değişmedi, bu yüzden çok umut verici değil. tek umut veren şey, grassrootsun gücünü elbet bir zaman gösterebileceği inancı.
+1
eileengray
(15.11.25)
ABD deki kutuplaşmanın argümanları, anlayış ve kültürü ile bizdekiler çok farklı .
Bizde kömür ve makarna bile artık siyasi manada anlamlandırılıyor.
Spaghetti dağıtılsaydı durum belki biraz farklı olabilirdi.

Suriye iç savaşı 2011 bahar zamanı başladı . O tarihten bu zamana gelen milyonlarca göçmene rağmen bu zamana kadar içlerinde bir tane tanınmış youtuber görmedim. Oysa göçmenlere kıyasla yoğunluk olarak sınırlı sayıdaki Koreli, Japon vs. youtuber gördük.

Çevremde Suriyeli de oldukça fazla.
Ucuza işçi olarak istihdam haricinde hiç bir yerden toplumun içinden biraz sıyrılarak görünen bir noktada olmaları için gerçek anlamda destek görmediler. Hatta hastanelerde görev alan göçmen asıllı sağlık personellerini bile görmek istemedik. (Zencilerin de giremeyeceği kamu binaları bir zamanlar ABD de bulunurdu)
Haliyle siyasette yer almaları da asla düşünülemezdi.
Konu geniş o nedenle ne kadar tezatlar içerisinde olduğumuzu biraz anlatmak istedim burada

Mamdani'nin ise arkasında temelde küreselcilerin olduğu ve onların kontrolünde olarak konuşmalarında "her şeyi " vaad eden biri.
Trump, onun seçilmesi halinde eyaleti bazı maddi yaptırımlarla tehdit etmişti.
Mamdani'nin seçilmesinin (geçmişine de bakarak) dünyanın geri kalan kısmına da bir mesaj olduğunu düşünüyorum .
Devşirme yoluyla dış arenada kazanım sağlama bir nevi .
Benzeri belediye başkanlığı hikayesi ingilterede de var.
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
New York da bildiriyorum. new yorkun Amerikanı geri kalanı ile uzaktan yakından alakası yok. demokrat adayı olarak ny da kazanir ama baska demokrat bir sehirde kazanamaz. ny amerika degil kısacası
0
oscar
(16.11.25)
(3)

tomografi her halükarda ultrasondan daha iyi görüntü verir mi?

kibritsuyu
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?

karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer boyutları düzgündür, kitle saptanmadı" yazmış mesela. böbrek, prostat vs için "boyutları yaşına göre normaldir" yazmış, ölçmemiş.

ben her yıl check up yaptırıp ultrason çektiririm. karaciğer yağlanması durumuna bakılır. ama dediğim gibi tomografi acil şart için raporlandığı için radyolog yağlanma ile ilgili bir şey yazmamış, detayına girmemiş.

ben şimdi ultrason çektirmek yerine tomografi görüntülerini radyoloğa götürsem, benim görüntülerimi karaciğer yağlanması, prostat boyutu, böbrek boyutu vs. açısından raprlamasını istesem raporlatabilir miyim? tomografide bunların hepsi ultrasonda gözüktüğü kadar gözükür mü? yoksa "yok şu tomografide gözükmez, illa ultrasonla bakılması gerekli" denecek bir durum var mı?
0
kibritsuyu
(11.11.25)
benim başıma gelen doktorun dediği çekilen makinanın çok fark ettirdiği, yeni ve iyi makinalar daha iyi görüntü veriyor küçük şeyleri daha iyi fark ediyor tabi burda görseli okuyan doktorun iyi olması çok önemli, radyolog ne kadar iyi rapor yazarsa branş doktoru o kadar iyi tedavi eder.
ultrasonda aynı şekilde, ölçmek bile fark ettiriyor kimi 11 cm ölçerken kimi 9cm ölçebiliyor aynı şekilde yapan doktor çok önemli bu işlemleri.
birde daha çok ultrasonda görünmeyen şey için ileri mr tetkiki istenir tam tersini çok duymadım.
iki cihaz farkı değilde aynı cihazda fark ettiren unsurlar bile olabiliyor.
0
eja
(11.11.25)
yağlanma için ultrason pratik olduğu için en sık kullanılan yöntem. tomografide de tespit edilebilir, yağlanmanın derecelendirmesi de yapılabilir.
0
eileengray
(11.11.25)
Babamın karaciğerinde senelerce her check up batın ultrason'unda kist görünüyordu, büyüme vs olmadığı için ciddiye almiyordu doktorlar.

Bu sene bazı sıkıntıları oldu ve doktor kontrastlı MR istedi. Kontrastlı MR'da, ultrason'un kist olarak gördüğü bölgenin "hemanjiom" (üst üste binmiş damar topağı gibi bir şey) olduğu anlaşıldı.

Ultrason ilk tetkik gibi bir şey aslında, doktorun bilgisi, tekniği ve tecrübesi de tabii ki çok önemli. MR ve tomografi daha detaylı 3 boyutlu görüntüleme yöntemleri.

Bunların en kallavisi MR ama teknik olarak tomografi / MR farkını bilmiyorum açıkçası. Mesela hiç "akciğer MR"İ diye bir şey duymadım hep tomografi oluyor :)

++

Ultrason bir de çok hızlı ve pratik tabii, bunların içinde en ağır ve zor olanı MR. Çekimi uzun sürdüğü için randevulari da -devlet- ileri tarihlerde oluyor, tomografi bir tik daha hızlı.
0
makbur
(12.11.25)
(3)

65 yaşındaki anam için yaşlılık karşıtı gece gündüz kremi önerir misiniz?

kanasla intihar eden adam
65 yaşındaki anam için yaşlılık karşıtı gece gündüz kremi önerir misiniz?
65 yaşındaki anam için yaşlılık karşıtı gece gündüz kremi önerir misiniz?
0
kanasla intihar eden adam
(11.11.25)
Benim annem q10 hastasiydi. Şimdi yaşadığım yerden daha kaliteli şeyler alıyor olsak da oldukça seviyordu nivea q10'i.
0
logisticsmanager
(11.11.25)
geceleri tretinoin (eczaneden acnelyse bile olur) ya da medik8 retinal kullanıp üstüne nemlendirici. Sabah da güneş kremi.
kısaca yüz temizleme + retinol türevi + nemlendirme + spf

olgun bir cilt için en basit rutin budur. ek olarak şikayetlere göre başka içerikler de eklenebilir (c vit, niacinamide, growth factors gibi)

en üstteki komboyu içeren tek krem (ornek: lancôme renergie crx triple) var ama ayrı ayrı kullanmak kadar etkili olmayabilir. 65 yaşinda birisi bu konuyla ilgileniyorsa birkaç ürün kullanabilir.
+1
eileengray
(11.11.25)
Hakiki gül suyuna hakiki tatlı badem yağı ekleyip sıkıca çalkaladıktan sonra pamukla cildini silmek, her gece yatmadan önce. Bu da çok eski bir doğal yöntem.
0
muhayyer divan
(12.11.25)
(23)

İstanbul'da "Mutlaka gör" diyeceğiniz cami

yadigar
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?

Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark etmez. Tarihî de olabilir, modern de, bildiğimiz semt camii de olur. Sınırlama yok. Önerileriniz nelerdir?
+1
yadigar
(11.11.25)
Altunizade - ilahiyat camisi
Büyükçekmece tarafında adını unuttuğum yer altında olan cami. (Google hemen söyler)
+1
kisa
(11.11.25)
merhaba, sinan’ın çıraklık ve kalfalık diye adlandırdığı eserlerini görebilirsiniz. şehzade camii’ne gidip sonra süleymaniye’ye geçince cami mimarisindeki fil ayaklarının nasıl hafifleştiğini ve mekanın bütünleştiğini görebilirsiniz (ustalık eseri için edirne’ye gitmek gerekiyor). süleymaniye’de sadece camii’ye değil, dükkanlarla birlikte bütün bir kompleksi gezmelisiniz. avluda bazı kolonlar devşirme (spolia), onlar da ilginizi çekebilir.

insan ölçeğine olan yakınlığı ve denizle olan ilişkisi için de üsküdar’daki şemsi ahmet paşa camii’sine gidebilirsiniz. tatlı ve kompakt bir sinan eseridir. halk arasında kuşkonmaz olarak bilinir.

kariye vb. camiiye çevrilen bizans yapıları her zaman gezilmeli (bence ayasofya tekrar camii yapılmamalıydı bu arada).

emre arolat’ın sancaklar camiisine gitmelisiniz. topografyayla bütünleşen bir yaklaşımı var. güncel bir yorum.

barok dönemi görmek için de nuru osmaniye görülebilir.

(agnostiğim)
+6
eileengray
(11.11.25)
Hah sancaklar camii evet adını hatırlayamadığım
0
kisa
(11.11.25)
Ortaköy
0
osssy
(11.11.25)
Süleymaniye Camii mutlaka görülmeli. Özellikli ikindi akşam arasında bahçesinde zaman geçirmek aşırı huzurlu, hem caminin içi hem de bulunduğu konum mükemmel gerçekten.
0
hayalhayal
(11.11.25)
pertevniyal valide sultan camii
0
deartheodosia
(11.11.25)
Büyük piyalepaşa, molla zeyrek.
0
Bruce
(11.11.25)
kuşkonmaz cami
0
gercekdunya
(11.11.25)
Kanyon AVM'nin karşısındaki camiiye (Barbaros Hayrettin Paşa Camii) gidebilirsiniz. Hem yeni yapıldı hem bence mimari ve peyzaj açısından çok güzel bir camii.
0
elektr10
(11.11.25)
cami gurmeleri bilir burayı sadece o yüzden en üste yazıyorum: rüstem paşa
ayasofya esintili: kılıç ali paşa
kadırga: sokullu mehmet paşa
edirnekapı mihrimah sultan

bir de arkadaşın yukarda yazdığı büyükçekmecedeki sancaktar camii modern mimari olarak.

son ek: bahçe ve manzara olarak asla değeri bilinmeyen fener: yavuz sultan selim
+1
bay b
(11.11.25)
hiç görmediyseniz camilerin en ikoniği olanları ziyaret edin. hem birbirine yakınlar
1- süleymaniye
2- sultanahmet
3- ayasofya

anadolu yakasında karacaahmet meazrlığı içinde şakirin camii var. orası da farklı bir mimariye sahip küçük bir cami

bir de yalı cami tavsiyesi vereyim kuzguncuk-beylerbeyi arasında üryanizade camii, çok küçük bir cami ama huzurlu.
0
exlibris
(11.11.25)
Pertevniyal Valide Sultan Camii +1
süleymaniye falan onlar klasik zaten söylemiyorum onları.
0
matilda
(11.11.25)
istanbulun tam ortasında şehzade cami benim favorim . bahçesinde eski osmanlı mezarları ve bir tarihi ağaç var .

Mimar Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle yaptığı hesaplamalar neticesinde yerini tespit ettiği rivayet edilen Şehzadebaşı Camisi avlusunun köşesindeki yeşil sütun, 470 yıldır eski İstanbul'un merkezi olarak biliniyor...


Şehzade Camii (Şehzade Mehmet Camii ya da Şehzadebaşı Camii olarak da bilinir), İstanbul'un Fatih ilçesinde yer alan ve Mimar Sinan tarafından yapılan cami, I. Süleyman tarafından Saruhan Sancak Beyi iken 1543'te 22 yaşında ölen oğlu Mehmed adına yaptırılmıştır. Camiyi 1543-1548 yılları arasında Mimar Sinan'a yaptırttı. Mimar Sinan'ın "çıraklık eserimdir" dediği camidir.[kaynak belirtilmeli]

18,42 metrelik kubbesi 4 büyük yarım kubbeye yaslanır. Şadırvan avlusu 12 sütunda 16 kubbelidir. İkişer şerefeli çift minaresi vardır. İmaret ve medrese, tabhane, türbeler cami bahçesinde ve arka sokaktadır. Caminin dış duvarında Emine Hanım Çeşmesi bulunur.

Şehzade türbesinin içi rengârenk çinilerle doludur. Ortadaki sandukada Şehzade Mehmed, sağında Şehzade Cihangir yatar, solunda Hümaşah Sultan. Şehzade türbesinin sol tarafında Rüstem Paşa'nın türbesi bulunur. Diğer şehzade türbeleri Vefa tarafındadır. Dış avluda Destari Mustafa Paşa'nın türbesi vardır.


Dönemin kudretli padişahı Kanuni Sultan Süleyman oğlu şehzade Mehmet için dönemin zirve isimlerinden Mimar Sinan'dan bir cami yapmasını ve bu mabedin İstanbul’un tam orta noktasında olmasını emreder... O yıllarda İstanbul sadece Suriçi’nden oluştuğu için, şehrin ölçülebilir fizikî bir gövdesi mevcuttur. Mimarbaşı Sinan tarafından birtakım detaylı hesaplamalardan sonra, Suriçi’nin “geometrik ağırlık noktası” milimi milimine tespit edilir. Bu yöntem,karmaşık alanlı levhaların “G” noktasının bulunması prensibinden yola çıkılarak hesaplanmıştır.

Sıra yekpare, parlak yeşil granit silindirik bir sütunun dikilmesine gelmiştir. Bu taş aynı zamanda kıble yönünü işaret eder.
0
devilone
(11.11.25)
kayire müzesini çok severdim.
müze olmadan önce de kilise idi, şimdi cami yapıldı. görmeye değer.

zeyrek camisini de beğenirim.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
çok önemli olanlar yazılmış zaten, iki tane de ben ekleyeyim.

Cihangir Camii -istanbul'un pek göremeyeceğiniz bir manzarasını da görürsünüz-
nusretiye camii
0
fyodor fyodorovic
(11.11.25)
Yıldız Hamidiye nasıl yazılmaz?! Şok oldum. Yıldız Hamidiye sadece cami olarak değil, iç tasarım olarak görüp görebileceğiniz en güzel yerlerden birisi...
+1
silverleaf
(11.11.25)
Süleymaniye, Şehzade, Rüstempaşa, Nuruosmaniye çok kişi tarafından yazılmış zaten, yine bir Sinan eseri olan Kazasker İvaz Efendi Camii diyeceğim, çinileri ile ünlü.
0
(12.11.25)
ortakoy +1
kucuk ama sevimli
lokasyonu inanilmaz
0
cooperr
(12.11.25)
yukarıdakiler dışında ben de tavsiyelerimi yazayım, bulunsun.
ambiyans olarak balat civarında gül camii var. aslı kilise olan diğer camiler gibi bunun da çok ulvi bir havası var. mimari olarak da güzel olan ve yine eski bir kilise olan kalenderhane camii var vefa'da. ortaköy'de alarko holding binasının karşısında yalı camilerimizden defterdar ibrahim paşa camii var. küçük, ahşap, tatlı, gizli saklı bir cami. manzarası güzeller arasında düşünülebilir. nuruosmaniye'den bahsedilmiş. aynı dolaylarda çorlulu ali paşa camii ve atik ali paşa camii de var. gitmişken görülebilir.
ramazan'da hatimli teravih için kâbe imamları ile yarışan fahrettin paşa camii var başakşehir'de. ramazan'da kıraatler olağanüstü. bir de kapalıçarşı cevahir bedesteni (iç bedesten) mescidinin bir üst katı var ki, İstanbul'un en mistik hissettiren yerlerinden biri olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Boğaz hattındaki bütün camiler çok güzel

Anadolu yakasında Vaniköy cami- önündeki banklarla sabah namazında enfes bir istanbul manzarası verir.
Aynı şekilde kuleli askeri lisesi önündeki camii de sabah namazında çok güzeldir.

Manevi anlamda eyüp sultan’ı severim. Ramazanda gece 2-3 gibi gidip sabah namazına kadar sessizliğinde oturur kendimi dinlerim.
0
love and trust
(01.12.25)
Yine boğaz hattı emirgan cami
0
love and trust
(01.12.25)
Kendi çapında bir cami gurmesi (sanat tarihçisi) olarak tavsiyem, cami gezicekseniz sabah namazında gezin. O saatlerde istanbula tekrar ve tekrar aşık olacaksınız.
+2
love and trust
(01.12.25)
Yukarıdakilere ilaveten, yine eskiden kilise olan molla fenari isa camii.
0
thunder thunder thunder thundercats
(28.08.26)
(18)

Ayva seven var mı?

kisa
Ama böyle elma gibi hart hurt ısırıp ağızda iyice ogutup suyunu çıkarıp emerek yiyenleri soruyorum.
Ama böyle elma gibi hart hurt ısırıp ağızda iyice ogutup suyunu çıkarıp emerek yiyenleri soruyorum.
+1
kisa
(10.11.25)
Özellikle tuzla yemeye bayılıyorum. Denemeyenlere de tavsiye ederim
+1
mermaidd
(10.11.25)
çok severim.
+1
eileengray
(10.11.25)
Çok severim. Ben ayvanın yemeğini bile yapıyorum nohutlu.
+1
rock n roll
(10.11.25)
Bayılırım. En sevdiğim meyve hatta.
+1
Murtazaaylak
(10.11.25)
tazesini ayri tatlisini ayri severim, cennetlik meyvelerden bence.
+1
cooperr
(10.11.25)
ekmek ayvasını severim. yumuşak olur. dışı hafif tüylü olur.

ayva bana oldum olası çocukluğumu anımsatmıştır. memleketten dönen eş dost getirirdi.
+1
yurtsuz john
(10.11.25)
çok severim, elma gibi ısıra ısıra yiyorum çocukluğumdan beri.
+1
deartheodosia
(10.11.25)
çok severim, bazıları boğazda takılıyor aşağı gitmiyor ama bazıları da yumuşacık oluyor, hafif ekşi kışın en sevdiğim meyvelerden biridir.
+1
exlibris
(10.11.25)
okurken huylandım için gıcıklandı sus sus :D
0
neira
(11.11.25)
severim ama bıçakla yerim.
+2
hrskrs
(11.11.25)
O zaman yaşasın Ayva seven insanlar 💥
+1
🌸kisa
(11.11.25)
huloooggggg
+1
cooperr
(11.11.25)
Ayva sevilmez mi! Ama elma gibi ısıramıyorum dişlerden dolayı. Anca dilim dilim...

Ayva bitanedir.

Edit: Gidip bir umut bakacağım dolaba, vicdansızlar 🥲

Edit2 : 😄😄hizliresim.com
+3
yadigar
(11.11.25)
Bayılırım. Tuz ve limonla dene bambaşka bir şey oluyor :)
+1
sadakatsiz
(11.11.25)
kink mi yaptin o nasil ayva yeme tanimlamasi.

ayva oyle yenmez, olursun.
0
warrior princess
(11.11.25)
senede 2-3 kez rakının yanına meze yaparım. bol tuz ve limonla iyi gider. ayrıca üzerine türk kahvesi döküp yemeyi deneyin enfes olur.
0
ground
(11.11.25)
ayva, muşmula gibi yerken boğaza takılan ve hafif boğulma hissi veren mayhoşumsu meyveleri çok severim. kuru olanları hiç çekilmiyor ama sulu sulu, güneş gibi sapsarı olanları çok seviyorum.
0
m e b
(11.11.25)
+1

En sevdigim meyvedir
0
chunksia
(14.11.25)
(9)

Grip Aşısı?

makbur
Hiç oldunuz mu? Faydası var mı?Teşekkürler cevaplar için.
Hiç oldunuz mu? Faydası var mı?

Teşekkürler cevaplar için.
0
makbur
(10.11.25)
10 yıldır düzenli aşı oluyorum. 10 senedir grip olmadım ya da grip denemiyecek kadar kolay atlattım.
İlk defa bu sene aşıyı geciktirdim ve şu an gribim.
+2
Mirket
(10.11.25)
3-4 yıldır oluyorum, benim için hayati bir şey. Öncesinde devamlı yatak döşek hasta olur, sonrasında da bir ay boyunca öksürükten geberirdim. Aşı olduğumdan beri birkaç günde geçiyor ve hiç öksürük olmuyor.
+2
sadakatsiz
(10.11.25)
Aşıyı ihmal ettiğimde kesin en az bir ağır grip geçiriyorum. Aşı olunca en fazla soğuk algınlığı gibi atlatıyorum ya da hiç hasta olmuyorum.

Her sonbaharda aşı piyasaya çıkınca aile büyüklerini de "git aşı yaptır" diye darlıyordum, birkaç yıldır onlar da çok memnunlar, ben dürtmeden gidip aşılarını yaptırıyorlar.
+1
kobuzchu kiz
(10.11.25)
Hazır arkadaş sormuşken ben de benzer bir şey sorayım. Grip aşınızı nerden oluyorsunuz? Devlet hastanesine gitsem ben grip aşısı olmak istiyorum desem yapıyorlar mı
+1
limonlu eksi
(10.11.25)
@limonlu eksi, İhtiyar veya kronik hastalıklı olman gerekiyor.
Yoksa ücretli.

Ek: Hamile, bebek, organ nakilli veya sağlık çalışanları da ücretsizmiş.
Bir de ücretsiz olanları, SGK peyderpey tahsis ediyor, sonra ASM'de reçete ettiriyorsun. Ben geldim, hadi aşı yapın şeklinde değil yani.
+1
Mirket
(10.11.25)
İki sene önce olmuştum pek bir faydasını gördüğümü düşünmediğim için bir daha yaptırmadım.
+1
Amaranta ursula
(10.11.25)
düzenli olmaya çalışıyorum. çevremdeki herkes dökülürken ben çok daha hafif atlatıyorum. bunun sebebini de kendimce aşıya bağladım.
+1
eileengray
(10.11.25)
son 25 senede 1 kere oldum, o senede berbat gecti surekli hasta oldum.
o yuzden olmuyorum, sikinti yok. en son ne zaman agir grip gecirdim hatirlamiyorum.
+1
cooperr
(10.11.25)
bende de şöyle bir aydınlanma oluştu;

bugün sağlık ocağında anneme (65 yaş üstü) ve kendime yazdırdım. eczacı anneminkini hemen giriş yaptı benimki biraz uzun sürdü sonra bana da "haa sizde de kronik alerjik rinit görünüyor" dedi, benimki de oradan ücretsiz oldu anladığım kadarıyla.

yıllar önce bir doktor sisteme beni o şekilde kaydetmiş, ne zaman enabız vs açsam ekranda kocaman kafamın üzerinde "kronik alerjik rinit" yazıyordu ve uyuz oluyordum :) ilk kez işe yaradı.

herkese teşekkürler cevaplar için duyuru için de güzel bir veri oldu :)
0
🌸makbur
(10.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(11)

çılbır

exlibris
kahvaltıda mı yersiniz?diğer öğünlerde meze gibi ortaya mı koyarsınız?kahvaltıda yiyorsanız yoğurduna sarımsak koyar mısınız?çılbırdan nefret mi edersiniz?kahvaltıda günde bir yumurta yerim, omlet ya da haşlama şeklinde, çılbır denemek istiyorum yarın. yorumlarınızı alayım...
kahvaltıda mı yersiniz?
diğer öğünlerde meze gibi ortaya mı koyarsınız?
kahvaltıda yiyorsanız yoğurduna sarımsak koyar mısınız?
çılbırdan nefret mi edersiniz?

kahvaltıda günde bir yumurta yerim, omlet ya da haşlama şeklinde, çılbır denemek istiyorum yarın. yorumlarınızı alayım...
-1
exlibris
(10.11.25)
Kahvaltıda yenmez bence o, çayın yanında.

Sarımsağı da sonrasında dışarı çıkmayacağımdan emin olduğum akşam yemekleri dışında asla yemem.
0
Mirket
(10.11.25)
Çılbır bana göre bir ana yemek. O yüzden günün kalanında dışarı çıkmayacaksam eğer öğlen tüketiyorum haricinde hep akşam yemeklerinde tercih etmişimdir. Kahvaltı için değişik bir şey arıyorsanız ispanyol omletini tavsiye edebilirim. Patatesli yumurtanın soğanlı olan versiyonu diyebiliriz. Soğanlar piştiği için koku vs rahatsızlığınız da olmaz.

Bu arada naçizane bir tavsiye yoğurdu çok çok az benmari usulü ısıtıp yumurtaları üzerine öyle eklerseniz yemesi daha keyifli oluyor. Aksi halde yoğurdun soğukluğundan yumurtanın kıvamı çok çirkinleşiyor. En azından benim için.
0
mermaidd
(10.11.25)
Sabah erken kahvaltı yapıyorsam istemem ama öğlenden itibaren her öğün yiyebilirim.
0
mutekebbir
(10.11.25)
bana tam olarak bir yaz öğlen yemeği gibi geliyor çılbır hafif ve soğuk olmasıyla. mezelik bir şey değil kesin olarak başlı başına bir yemek bir şeylerin yanında iyi gidecek bir şey değil bence. yani şöyle yarım yemeklerin vardır az az doymak için bir de çılbır yapayım dersin o ayrı ama yemeğin yanına özellikle çılbır yapıp bir menü oluşturmazsın. kahvaltıda hiç yemedim peynir kaymak süt varken yoğurtlu bir yemek pek tüketesim gelmez ama yenmez de değil tabi özellikle kahvaltıda süt ürünleri pek tüketmeyen biriysen. çok aç değilsen akşam da yenir ama akşam genellikle en önemsediğim şey doyuruculuk oluyor.
0
semaforo de medianoche
(10.11.25)
yumurtanın yemeyi sevdiğim nadir formlarından biri olduğu için ben oldukça severim. yazılanın aksine daha çok brunch ya da kahvaltı olarak tüketirim. yaşadığım ülkede de böyle tüketiliyor, alışkanlık oldu sanırım. akşam yemeği olarak tercih etmem. çiğ sarımsak yerine de kurutulmuş kıtır sarımsak olabilir. sarımsaksız yiyorum daha çok.
0
eileengray
(10.11.25)
ben çok severim ancak bence kahvaltılık değil, sarımsaksız aynı lezzeti veremez diye düşünüyorum :)
evde yemek olmadığında akşam için kurtarıcı daha çok benim için
0
ao12
(10.11.25)
kahvaltıda yemem.
sarımsakla yemem. düz yoğurtla yerim.
öğle-akşam yemeği ok.
çok severim, hafif ve lezzetli. gayet sağlıklık bir yemek.
0
false pretension
(10.11.25)
Rahmetli dedem oglenleri yerdi bunu. Gun ortasi yemegidir.
0
warrior princess
(10.11.25)
Kahvalti disindaki zamanlarda yerim. Baska bir yemegin yaninda olmasini tercih ederim. Cilbirla ilk kez askerde karsilastim, tabii bilinen usulden cok farklidir. Yogurdun icinde yumurta olmasi basli basina garip bir konsept gibi geldi ama denedim hosuma gitti. Sonradan kendim de yaptim birkac kez iyi gidiyor.
0
mbond
(10.11.25)
kahvaltıda çok sevmem, ama haftasonu filan geç kahvaltı olacaksa olabilir. onun dışında öğlen de yediğim çok oldu akşam da :) çok severim kendilerini. sarımsaklı çok güzel olduğu için dikkat etmek gerekiyor :)
+1
sweetoffice
(10.11.25)
kahvaltı değil de biz akşam yemeğinde meze gibi yeriz
0
ihsanlı
(10.11.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.