Giriş
(11)

Ankara'da en iyi risotto nerede

floydian
Yenir?
Yenir?
-1
floydian
(26.03.26)
öyle kıyaslayacak kadar risotto yemedim ama ankara'daki en iyi italyan restoranı luigi's. orada yemiştim güzeldi
0
semaforo de medianoche
(26.03.26)
iran caddesi’ndeki mezzaluna’da birkaç ay önce dana incikli safranlı bir risotto vardı, çok iyiydi. o hala varsa tavsiye ederim. sezonluk spesiyalse kaldırmış olabilirler. luigi’ye gittiğimde risotto yemediğim için karşılaştıramayacağım.
0
eileengray
(27.03.26)
bence tr'de asla yenilmemesi gereken bir yemek şu risotto.
0
duyurukullanıcısı
(27.03.26)
fatih'te bildiğim bi suriye restoranı var, risottosunun üzerine tanımam. ancak ankara dediğin için louise.
+1
another satisfied lover
(27.03.26)
Hocam, fatih'i de yazın. İstanbul'dakiler faydalanır.
0
yadigar
(27.03.26)
louise gibi creole (nola) konseptli bir mekanın italyan mutfağı servis etmesi garip geldi; gerçekten iyi mi yoksa sadece trüf yağının etkisi mi?

op, bu arada mezzalunanın bahsettiğim şubesindeki baş şef italyan, italya’dakilere yakın yapıyorlar.
+1
eileengray
(27.03.26)
Yav hocam ne konsepti pirinci haslayip veriyolar iste isteyen herkes yapabilir
-1
🌸floydian
(28.03.26)
floydian, size sormamıştım zaten konsept olayını, diğer kullanıcıya o bahsettiği restoran hakkındaki fikrini soruyorum. nem kapmışsınız resmen.

ayrıca cevabınız sorunuzla çelişiyor, madem pirinci haşlayıp veriyorlarsa niye en iyi yapan restoranı soruyorsunuz.
+1
eileengray
(28.03.26)
Ozelden de sorabilirsiniz ama o zaman bu ortulu snoblugunuzu yapamazsiniz tabii.

Cunku evde salcali kiymali makarna da yapabiliyoruz ama yine de gidip disarida yiyoruz onu da.
0
🌸floydian
(28.03.26)
köfteciye gidip pizza sipariş vermiyorsam bu restoran da tasarlanırken farklı bir konsepti ve menüsü vardı, değişmiş olduğunu görünce şaşırdım ve soru sordum. gerçekten iyiyse denemek için. Ama menüde sadece trüflü risotto olduğu için de bunun etkisinin yağ mı olduğunu merak ettim. trüf yağı trüften çok farklı ve yapay bir olay. snobluk madem bu olsun.

o arkadaşın cevabının altında başka konuda yorumlar olduğu için de ben de buraya sormak istedim. kusura bakmayın.

en iyi kıymalı makarnayı soruyorsam da mekanları karşılaştıranlara snobluk yapıyorsun demem. Demek ki foodie takılıyor belki iyi yapılanını arıyor derim. zaten her yerde yapılıyor diye sonuca varacaksam da en iyisini arayacak kadar da detay soru sormam.
+3
eileengray
(28.03.26)
babamın mekanı değil ya neden inandırayım sizi ahahah. kuşkonmaz lime'lı olanı seviyordum özellikle, ona binaen yapmıştım zaten yorumu ama menüden kaldırılmış. üç mantarlısı da ankara'da denediklerim arasında güzeldi gayet. tabi risotto hassasiyeti olan duyarlı insanlar daha iyi bilir.
0
another satisfied lover
(28.03.26)
(7)

Schengen vizesi - işyeri izin yazısı

whatdreamsnevercome
ya 1 mayısta gidip 6 mayısta dönecek şekilde ispanya planı yaptık.1 mayıs cuma resmi tatil.cumartesi pazar haftasonu.halyile ben işyerimden yalnızca 4-5-6 ve 7'si için izin aldım ekstradan.uçak biletim bookingim falan 1-6 arası.işyeri izin yazım ise 4-7 arası gözüküyor (çünkü 1-2-3 zaten çalışmıyoru
ya 1 mayısta gidip 6 mayısta dönecek şekilde ispanya planı yaptık.

1 mayıs cuma resmi tatil.
cumartesi pazar haftasonu.

halyile ben işyerimden yalnızca 4-5-6 ve 7'si için izin aldım ekstradan.

uçak biletim bookingim falan 1-6 arası.
işyeri izin yazım ise 4-7 arası gözüküyor (çünkü 1-2-3 zaten çalışmıyoruz)

bu ciddi bir sorun olacak mı?
ilk etapta hiç önemsememiştim ama sonradan içime kurt düştü açıkçası.
0
whatdreamsnevercome
(26.03.26)
yani niyet mektubuma
1 mayıs resmi tatil ve 2-3 mayıs haftasonu, 4-5-6 ise işyeri iznim ile geliyorum falan gibi bir şey ekleyebilirim.

veya da diğer alternatif uçak biletimi vs. değiştirip 4-5-6-7 mayıs uçak bileti alabilirim.
artık işyerinden yeni izin alamam, çünkü görüşmem yarın, yetişmez evraklra.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.03.26)
Sizin başvuru formunda belirttiğiniz seyahat tarihi ile uçak biletiniz tutarlıysa sıkıntı olacağını sanmıyorum.

İşyerinden alınan dilekçede seyahat tarihlerinin yazması lazım aslında. Hangi günlerde izin kullandığınız konsolosluğu ilgilendirmez. Öncesinde veya sonrasında evimde dinlenecek de olabilirim. İş seyahatlerinde de alınıyor o yazı mesela. İzinli olunmuyor seyahat döneminde.
0
auroraaurora
(26.03.26)
o zaman işyerinden aldığım dilekçede seyahat tarihlerim tutmuyor oluyor.

ben 1-2-3ü zaten resmi tatil olduğu için yalnızca 4-5-6'sı için seyahat girdirdim. uçak biletimi mi değiştirmem en doğrusu olacak?
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.03.26)
Ben bu haliyle sorun olacağını sanmıyorum açıkçası. Zaten başvuru formuna da 1-7 Mayıs yazmışsınızdır. Niyet mektubunda bahsedin isterseniz içinizin rahat etmesi için.
0
auroraaurora
(26.03.26)
işyeri 1-6 mayısta izin olacaktır yazsın giren çıkan ne anlamıyorum. benimkiler direkt gideceğim tarihlerde izinli olacaktır yazıyor hafta sonuna denk gelse bile.
0
jelly bear
(26.03.26)
@jelly bear, öyle talep etmemiştim zaten diğer trihlerde izin gerekli olmadığı için.
görüşme de yarın olduğu için şirket yazısını tekrar çıkarttırmaya artık vaktim yok.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.03.26)
bir sorun olacağını sanmıyorum, konsolosluk görevlileri hem türkiye’deki tatillere göre hem de kendi tatillerine göre çalışıyorlar; 1 mayıs’tan kesin haberleri vardır. siz yine de garanti olsun diye niyet mektubunuza eklersiniz.
0
eileengray
(26.03.26)
(5)

Avrupada yasayanlar? (Kedimin kanser tedavisi icin bi ilac kargolamanizi isteyecegim)

bxgx
Selamlar. Avrupada yasayan, eczaneye bizim icin ilac sorabilecek ve bulursa kargolayabilecek birileri var midir??
Selamlar. Avrupada yasayan, eczaneye bizim icin ilac sorabilecek ve bulursa kargolayabilecek birileri var midir??
+1
bxgx
(26.03.26)
Geçmiş olsun öncelikle fakat kargo ile gelmez maalesef.
0
orient blue
(26.03.26)
geçen gün benzer bir soru açıldı, veterinerin reçetesiyle gümrükten çekilebiliyormuş.

www.eksiduyuru.com

eğer abd’de mevcutsa ve reçetesizse getirebilirim isterseniz. diğer sorudaki kişiye de aynı teklifi yaptım, o çözmüş.
+3
eileengray
(26.03.26)
kıbrıs'ta da olabilir aradığınız ilaç. benzer bir durumda duyurudan bir arkadaş için kıbrıs'tan getirmiştim, bir bakıverin varsa yine getiririm.
+1
eisberg
(26.03.26)
gümrükle görüştüm arkadaşlar, en sağlıklı yolun kargo olduğunu ilettiler.
0
🌸bxgx
(27.03.26)
gümrükle görüştüm derken, gümrükte çalışan arkadaşım var ona sormuştum. parası neyse de verirdim gerçi ama o aşamaya da gelemedik henüz.
0
🌸bxgx
(31.03.26)
(24)

alaturka vs alafranga tuvalet

antikadimag
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini m
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.

hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini mantikli buluyorsunuz. neden?
📊 secimini yap, tarafini sec.

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
antikadimag
(26.03.26)
katılıyorum ama benim gibi kilolu veya fiziksel rahatsızlığı bulunanlar için malesef alafranga tek çözüm şu an.
0
faberkastelli
(26.03.26)
peki squat naturel, rahat sictik diyelim.

alafrangada mis gibi taharet muslugu var, sen masrapa ile debelenirken adam kicini yikayip cikiyor. mis gibi rahat rahat oturup sicmak varken, neden tek ayak uzerinde durup bukalemun gibi sekilde sekile girirek siciyoruz?

yaw reis kadar kuvvetli olsam, alaturkayi yasaklarim, yap bi kanun hukmunde kararname, bitti git. mis. tarihin karanliklarina gomulmesi gereken dandik bir sistem.
0
cooperr
(26.03.26)
alaturka belki pozisyon açısından daha doğru bi sıçma pozisyonu olabilir. ama bana hijyenik gelmiyor ve fazla o pozisyonda durunca kalkmak gerçekten zor. çocukken böyle bi era'm vardı. alafranga mis gibi artıları bende daha fazla.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.03.26)
kanalizasyon sisteminin var olduğu herhangi bir ortamda alaturka tuvalet olmasının bir manası yok.

Sıçma pozisyonu lafı da işin fantezisi. rahat pozisyon ne demek, otururken az sıçılıyor da çömelince çok mu sıçılıyor? Rahatlık ne demek ayrıca, dizlere binen yükün yarattığı rahatsızlığı niye es geçiyoruz. Başrol bağarsak mı, diğerleri uzuv değil mi?

Gamechanger hijyen konusu asıl, kalanı fasa fiso. Alaturka boka dokunma ihtimalini o kadar çok arttırıyor ki isterse çömelerek sıçan 10 yıl uzun yaşıyoru kanıtlasalar yine tercih edilmez.

Alaturka işi alışkanlık meselesi, tercih edilecek bir yanı yok; öyle alıştığınız için size öyle geliyor.
+3
Bruce
(26.03.26)
evet alaturka'da taharet muslugu ciddi problem. onu dusunmemistim. gerci bati'da taharet muslugu yok klozetlerde. bunu japonya ve turkiye gibi ulkelerde cozmusler.

bu arada japonya'nin en bilindik tuvalet markasinin ismi toto'ymus. cok komik geldi genel kultur olarak buraya birakayim.
+1
🌸antikadimag
(26.03.26)
Tasarım mantığı sadece boku deliğe göndermekten ibaret olan alaturka tuvalete oturup işediğinizde, tazyikli sidik tuvalet fayansından sekerek üstünüze başınıza sıçrarken bence bu konuyu tekrar düşünün.
+1
thracia
(26.03.26)
alafrangayı yere çok yakın konumlandırdıkları bir modeli var. en güzeli o.
0
ground
(26.03.26)
@bruce; alaturka'ya alisma mevzusu degil bu en son ne zaman kullandim hatirlamiyorum bile. pozisyon meselesi bosaltim sisteminin isini rahat yapabilmesi icin. bunun icin squatty potty denilen hedeler oneriliyor hatta. daha rahat oldugu bir gercek yani tamamen fizyolojik bir mevzu.

sicarken basrol bagirsak bence. diger turlu kosmak da dizlere zararli diye kosmayalim mi? her isin basrolu ayridir.

belki cozumu toilet stool almak olabilir. simdi yeni eve tasindim. bidet alirken aklima geldi.
0
🌸antikadimag
(26.03.26)
Yıllarca alaturkadan bihaber büyükşehir çocuğu olarak kesinlikle alaturka. Birisi de otururken sanki az yapılıyor da filan demiş. Aynen öyle oluyor, farkında bile olmuyorsun. Bağırsaklarında dışkı ile dolaşıyorsun. Alaturkada günde bir kerede hallettiğim dışkılamayı alafranga olan bir yere gittiğimde üç-dört keze bölünüyor. Bence ikisini uzun süreli deneyimlemeyen boş yorum yapmasın. Biz artık alaturkası olan ev bakıyoruz fakat zor bulunuyor ülkemizdeki frenk sevdasından.
0
adivar
(26.03.26)
tabii muhakkak tarafımızı seçmemiz gerektiğinden, renksiz bir dönemden geçiyoruz.

alaturka tuvaletin bahsettiğiniz rahatlığına sahip alafranga tuvaletler var, ve oyumu bu radikal tasarımlardan yana kullanmak istiyorum. ancak bakıyorum, boktan demokrasinizde hayata dokunanlara yine yer yok...
0
klassno
(26.03.26)
Mazoşist olsaydım alaturka derdim.
Diktatör olsaydım yasaklardim.
+1
logisticsmanager
(26.03.26)
alaturka hijyenik gelmiyor.
sanırım islami hassasiyetleri nispeten yüksek kesimler de alafrangayı hijyenik bulmuyor, ancak sebebini bilmiyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.03.26)
@thracia
Öyle bir saçmalık olmuyor. Sallamışsın. Sıçrama esas klozette oluyor.
0
Cezcez
(26.03.26)
alaturkadan başkası kurtarmıyor beni. klozete bile tavuk gibi tüneyip yapasım geliyor.

squat tuvaletler rusyada da yaygın bu arada.
+1
yurtsuz john
(26.03.26)
Tuvaletten beklediğim en son şey bana egzersiz yaptırmak için tasarlanmış olması olurdu heralde. Her şeyin yeri ve zamanı var.

Sağlık açısından da, kimsenin klozette tuvalet ihtiyacını giderdi diye bir sorun yaşadığını sanmıyorum. Diğer taraftan çeşitli ameliyat, hastalık ve yaşlılık durumlarında alaturka kullanmak ya çok zor ya mümkün değil.

Klozetler konforlu, tuvaletten beklediğim şey de bu. Olabilecek en konforlu şekilde işlemi tamamlamak.

Bence kazanan net
+2
akhenaten
(26.03.26)
Alaturka hijyenik gibi görünse de klozette de işi bitirdikten sonra temizlik daha rahat ve hijyenik. Tabi bu dediğim taharet musluğu varsa.
0
runaway
(26.03.26)
alaturka çok kötü. en başta taharet musluğu yok. temizliği daha zor. su dökerken etrafa su sıçrayabiliyor. baya eski bi teknoloji otlağa çömelmek gibi. hijyenik değil asla.
alafranga öyle mi taharet musluğu var mis. oturabiliyorsun rahat rahat. etrafa su vs sıçramıyor.
0
jelly bear
(26.03.26)
alaturka tuvalet kullananlar pantolonunu veya ic camasirini cikartiyor mu comelirken? cunku orasi biraz genis ve bacaklarinizi iyice acmak durumundasiniz. yani pantolon, ic camasiri vs. ne varsa ya cikarmak ya da iyice genisletecek sekilde zorlamaniz gerekiyor. cok rahatsiz bir durum.
+1
Sour
(26.03.26)
@Sour hiç mi kullanmadın yav alaturka? Öyle bir zorluk yok
-4
Cezcez
(26.03.26)
tamam anti-emperyalizm vs de o kadar da değil; alaturka çok rahatsız. iş uzarsa daha da çekilmez çile. kadınlar çiş yaparken de aynı pozisyonda durmak zorunda. bunun menstrüasyonu ayrı dert (bir tek tampon için mantıklı olurdu), temizliği ayrı. yaşlandıkça hele iyice dert. dizleri çok zorluyor. anneannem iyice yaşlandığında tuvalete bakıcısı götürüyordu ve alaturkada durum nasıl olurdu hayal edemiyorum, kadını sürekli tutmak vs.

yaşasın klozet ve taharet musluğu.
+2
eileengray
(26.03.26)
alaturka daha hijyenik ancak evinizde bizde de bir zamanlar olduğu gibi yaşlı birileri varsa alaturka maalesef olmuyor.
0
bartholomew87
(26.03.26)
Fiziksel olarak Sağlıklı olan bir insan için en sağlıklı tercih alaturka tuvalet. Bunda bir tereddüt yok.

Ama squat pozisyonunda rahatsızlığı tetiklenen, bacak, diz, bel, gibi eklem ağrısı yaşayanlar için alafranga tuvalet daha doğru tercih olur.

Tuvalette uzun süreli durmak da başlı başına bir sorun. Alaturka tuvalette zaten uzun süre durmak çok mümkün olmuyor ve dışkının boşatılması pozisyon gereği çok daha az eforla gerçekleşiyor.

Klozette ise hem daha uzun süreler hem de daha çok efor(ıkınma) durumu yaşanması olasılığı yüksek.

Konu tuvaletten açılmışken çok önemli bir hatırlatma: tuvaletinizi ertelemeyin, vücut size sinyali vermeden tuvalete gidip yapmaya çalışmayın.
0
ezkaza
(27.03.26)
Biz alaturka diyoruz ama squat tuvaletler, yani cömelme tuvaletleri bircok asya ülkesinde var. japonya bunlardan biri.
ayrica bacak makata baski olusturdugu icin idrar ve gayta bosalimi tamamen gerceklesiyor. bu sebeple, evet, squat tuvalet daha saglikli.

disariya gelince, elalemin ciplak kicini koydugu yere ben kendi kicimi koymam. igrenc bir sey. sezlonga bile sergi acmadan oturmayan millet tuvalete üstüste kicini dayiyor.
özellikle kadinlar idrar yaparken alafranga tuvaletlerin üstüne degmeden is görmeye calistiklari icin her yeri idrarlatiyla püskürtürler. bu sebeple kadin tuvaletlerinin cogu les gibi sidik kokar ve hijyen acisindan acinasi durumdadir. disaridayken squat tuvalet/alaturka sansim varsa kesinlikle onu tercih ederim. bu ikilemi sadece japonya'da yasamam cünkü tahmin edersiniz ki japonya'daki alafrangalar squat tuvaletler gibi mis gibi, piril piril. tuvaletin ne kadar temiz kullanildigi da kültür ve görgü meselesi. evimde sadece alafranga tuvalet var ama evimde kullanan kisiler belli zaten.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
Klozet nasıl alatyrkadan daha hijyenik, anlamadım. Bir tanesine kullanan herkesin her bölgesi değiyor, diperinde temas yok. Bir tanesinde malum bölge tuvaletin içinden santim yukarıda kalıyor, diğerinde yüksek. Taharet musluğu/maşrapa kullanamayanları da anlamıyorum. Zannımca, günlük hayatta çocukluktan itibaren hep öncelikle klozet kullandıkları için, alışmadıklarından, zor geliyor. Yoksa kağıdı ıslatıp sildikten sonra bir avuç su döküyorsun, o kadar. Hpv vb. bulaş risklerinde klozet hep daha tehlikeli. Ayrıca, gerçekten de bağırsaklar tam ve rahat boşalmıyor çömelmeden. Bence mevzu hangi tuvaletin daha mantıklı olduğu değil, herkes kendi alıştığında daha rahat ediyor.
0
yadigar
(27.03.26)
(11)

"Ghostlama"nın hayatınızdaki yeri ne?

starbuck
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde b
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde belirtiyorum ve kaba bir tepki aldığım, benimle bu yüzden laf dalaşına giren biri olmadı şimdiye dek (Bir iki kişi açıkça konuşmama rağmen hiçbir şey olmamış gibi ısrarcı davranmıştı ama istisnalar kaideyi bozmaz).

Neyse gel zaman git zaman etrafımda bu naneyi çok sık gözlemlemeye başladım. Buna bu kadar sırt yaslamak, insan gibi derdini anlatıp başka yollara gitmek varken ortadan kaybolmak sizce neden tercih ediliyor? Bağlanma korkusu mu, uğraşmak mı istemiyor kimse kimseyle, ifade yeteneksizliği mi, komplekse mi giriliyor, eski sevgili hortlamaları mı? Size neden ghosting yapıldı ya da siz neden yapıyorsunuz?

Not: dediğim gibi ısrar, taciz vs gibi mevzuları hariç tutarak düşünelim istiyorum. Varsayalım ki karşınızdaki insan gerçekten iyi anlaştığınız, açık iletişim taraftarı, ola ki siz görüşmeyi kesmek isteseniz elbette üzülecek ama size anlayışla yaklaşacak ve yoluna gidecek birisi. Onu da ghostluyor musunuz, ghostluyorsanız neden?
0
starbuck
(25.03.26)
Yapmıyorum

Bence tam anlamıyla kişisel manipülasyon ve akıl oyunu

Seviyorsam çok özlüyorum ama asla aramam.
+1
baldan kaymak
(25.03.26)
Doğal bir kopma bence. Sevgilinle de ayrılacağın zaman konuşmalar azalıyor, bitiyor, iki taraf da biteceğini, bittiğini hissediyor. Bahsettiğin konuşma olunca da iyi hissettirmeyecek. İki ucu da kötü.
-9
arbre
(25.03.26)
ghostlama iyidir.

bosa düsersem geri ararim diyorsun iste ne var.
bayiliyorsunuz ayrilik konusmalarina.dkfjg

drama yok, hard talk yok ne güzel iste.
-7
Purple life
(25.03.26)
bunu romantik ilişkiler için yazmıyorum ama bazen istemeden yapıyorum; bu huyumu da düzeltmeye çalışıyorum. çok fazla işle uğraşırken bazı şeyleri maalesef erteliyorum (önemli olmayan bir konuda bir insana cevap verme gibi şeyler) ve bu erteleme uzadıkça ghostinge dönebiliyor. en azından karşı tarafta öyle bir algı oluşuyor, farkındayım. bu ertelememin sebebi de karşı tarafa daha çok vakit ayırmam gerektiğini düşünüp "boş bir zamanımda daha güzel bir cevap yazacağım" kafasına girmem. yoksa yüz yüze ilişki yaşadığım birisini bir anda ghostlamam, o garip geliyor.

narsist tacizcilere ölü numarası yapmayı destekliyorum, o ayrı.
+2
eileengray
(25.03.26)
SeverizzZz
-8
üğpoıuy
(25.03.26)
konusmak istemediğim insanla konusmam eğer buna ghostlamak deniyorsa. bazı insanları bilerek görmezden gelirim ama sevmediğim içindir. kimseyle durduk yere muhabbeti kesmem.

ama çok ghostlandım. hala da ghostlanıyorum.
+2
koela
(25.03.26)
Sevmem, saygısızca bulurum. Ancak çok red flag bir hareket olacak veya karşı tarafın da ghostlamak istediğini hissetmem lazım ki genelde birine gıcık olduysam hoşlanmıyorsam karşılıklı olur.
+1
ekimoloji
(25.03.26)
Ghostlamak insanı ortada bırakan saatsiz bir bomba. Ölüm sessizliğinden beter bu durum ghostlanan kişinin zihninde hep aynı soruyu döndürüyor: “Neden?” "Ama..?"

Gençken sık sık sınırı aşabiliyordum. Şimdi ise ne kadar nefes mesafesi versem de, karşımdaki kişinin kendi hayatının realitesine saygı duysam da o arena içinde ideal bir kişi olmak için savaş versem de hiç görmediğim bir yerlerde baş parmak baş aşağı düşüyor ve sadece bana sonu beklemek kalıyor.
Halbuki insan kılıcı muhatabının gözlerinin içine bakarak saplamalı.

Ben sahici kapanışlardan yanayım.
+2
rakicandir
(25.03.26)
muhattabına göre değişir. yani çok iletişiminiz muhabbetiniz samimyietiniz olmayan biriyle görüşmüşsünüzdür. az konuşup görüştükten sonra tekrar görüşmek istemiyorsanız çok da açıklamaya gerek olmayabilir bu ilişkide kendini. bu tarz bi durumda ghostlanan da çok sıkıntı etmez genelde. senin için pek bi değeri olmayan birinin karşına çıkıp veya telefonda yazıp seni yargılamasından daha az sinir bozucu bence hatta.

ama bazı ghostlamalar var ki asla yapılmamalı. yıllarca en yakın arkadaş olduğumuz birisi tarafından ghostlandım mesela. ne bir tartışma ne de bir anlaşmazlık falan vardı ortada. bir kere de benim kendisiyle hiç iletişimim yokken bana ilk adımı atmış ve 6 ay boyunca gece gündüz her gün yazmış gece yarıları arayıp saatlerce konuşmak istemiş bir kız tarafından da bir anda hiçbir şey olmadan ghostlanmaya çalışıldım ki bu deli pdrciydi bir de. üzerinden zaman geçti ikisinin de ama hala aklıma gelir sorgularım bunları. belli bir paylaşım seviyesinin belirli bir samimiyet dozunun aşıldığı ilişkilerde bunu yapmak veya yapmaya çalışmak çok aşağılıkça bence.
+2
semaforo de medianoche
(25.03.26)
bence yalnızca, söyleyecek -gerçekten- tek bir söz kalmadığında iyi bir yöntem.
bir erkek arkadaşımı, son aramasını ghostlayarak bıraktım; çünkü zaten anlamlı tek bir şey konuşmayacaktık. zaten o da ikinci kez aramadı.
bir de çok sevdiğim, yaklaşık 10 yıl çok sıkı arkadaşım olan birini ghostladım. çünkü son zamanlardaki bir kaç hareketi, tanıdığım ve sevdiğim o arkadaştan hiç beklemediğim tarzdaydı ve değişen yaşamıyla birlikte karakteri de değişime uğruyordu belli ki. bunu tartışmaya, hak aramaya falan gerek duymadım; ghostladım gitti. bunun üzerinden 7-8 yıl geçti ama 6 ay-senede bir, niye böyle oldu, yine aklıma düştün vs diye mesaj atıyor; görmemiş gibi yapmaya devam ediyorum.
-2
lil siztah
(25.03.26)
ghostlama iğrenç bir şey. amaç karşı tarafın ümidini öldürmemek, yedekte tutmak.

daha iyisini buldum. sen buralarda dur, yeniden boşa düşersem belki geri dönerim demek.
+2
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
(7)

yakışıklılar nefret görüyor mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ben yakışıklı gördüğümde iltifat ederim, hoşuma gider. bazı insanlar yakışıklılara kıskançlıktan dolayı gıcıklık yapıyormuş, bu doğru mu?
ben yakışıklı gördüğümde iltifat ederim, hoşuma gider. bazı insanlar yakışıklılara kıskançlıktan dolayı gıcıklık yapıyormuş, bu doğru mu?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.03.26)
sirf bu yuzden 3 dusmanim iki de kanlim var
-4
pasaklıpepee
(25.03.26)
Bir erkek olarak hayır diyorum.
Önce ilk gördüğümde bi gıcık olurum.
Ama sonra tanıştıkça farkederim ki saçını, ütüsünü, beslenmesini, hijyenini vs. düzgün yapan adamın konuşması, oturup kalkması, insan ilişkileri de belli bir özen ve düzen içerisindedir. Ortalama insandan çok daha iyidir. O yüzden gıcık da olamadığım için daha da bi gıcık olaraktan severim, nefret etmem.
Sinir oldum yakışıklıya, ama iyi çocuk.
0
michael_knight
(25.03.26)
bence tam tersi, kastırarak dikkat çekmeye çalışanlar dışında. gerçekten yakışıklı adam daha easygoing (türkçesi nedir) oluyor. hayatı boyunca hep pozitif yaklaşım ve ilgi görmüş bu yüzden sürekli kalın bir zırh taşıyarak insanlara bilinçaltında saldırgan yaklaşmıyor.
-1
orpheus
(25.03.26)
Yakisikli erkekleri severiz ya. Kim giciklik yapsin onlara
-1
Purple life
(25.03.26)
nefret değil ama bir ekstra irdeleme durumu oluyor. hani "foyasını ortaya çıkaracağız" şeklinde başta ekstra bir didikleme. ön yargı diyebiliriz kısaca.
0
eileengray
(25.03.26)
görece iyi bir tipim var. bulunduğum ortama yakışıklı biri geldiğinde içten içe, yanımda yakın arkadaşlarım varsa dıştan dışa sövüyorum. aq yakışıklısı şeklinde :d
+1
eurhka
(25.03.26)
erkek dunyasinda boyle birsey ben gormedim. tam tersine faydasini gorduk, tipsiz kontenjanindan giremedigimiz bara pavyona yanimiza yakisikli bir arkadas alip girdigimiz oldu.

ama kadinlarda guzele karsi bir nefret durumu var enteresan sekilde..
+1
cooperr
(25.03.26)
(9)

Duyuruda degisiklikler

mbond
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
+2
mbond
(25.03.26)
Ben de oyle tahmin etmistim aslinda ama orasi bombos, gecmise elveda dedik sanirim. Bu yazdiginiz cevaba istinaden kayit dusmus tabii. Neyse minimalist dizayn benimsenmeye calisiliyor sanirim.
0
🌸mbond
(25.03.26)
ben de beğenmedim sabah dikkatimi çekti girer girmez. boş alan zaten görelim ne olacak nedir bu whitespace aşkı
+2
aguen
(25.03.26)
geri getirin olanı bozmanın kime ne faydası var?
0
koela
(25.03.26)
arkadaşlar itiraf edeyim, bunu (yani bir bildirim zili ve üzerinde çıkan bildirim sayısı gösteren balonu) ben istedim, böyle olsa daha iyi olmaz mı diye compumaster'a ben önerdim, o da yapmış.

gerekçem de şuydu. biliyorsunuz duyuruda veya cevapta kişi etiketleyebiliyorsunuz. etiketlendiğiniz zaman yanında bir etiket ikonu ile bildirimler'de çıkıyordu. ama etiketlenmeseniz de zaten sizden sonra cevap yazıldığı zaman orada çıkıyordu. etiketleme fonksiyonu tamamen işlevsiz kalıyordu. yani etiketlesen de çıkıyor, etiketlemesen de zaten cevap yazıldığı için çıkıyor. etiketleme, sadece hiç alakan olmayan bir duyuruya seni çağırmak, haberdar etmek istendiğinde işe yarıyordu. seninle ilgisi olabilecek bir duruyu açılıyor mesela, sen görmemişsin, bir başka arkadaş "x bu işten iyi anlar @x" diye etiketleyince hiç cevap yazmadığın, görmedğin halde kendi bildirimler pencerene düşüyordu.

ben de dedim ki, evet cevap yazıldığında zaten bildirimlere düşüyor, ama verilen cevapta özellikle sen etiketlenmişsen de bunun gözüktüğü bir yer olsun, üstünde sayı yazan bildirim zili olsun. compumaster da sağolsun onu yapmış. ama onu yaparken bildirimler penceresini de kaldırmış.
-3
kibritsuyu
(25.03.26)
Bence bildirim zili harika olmus. Diger kisim da geri gelir, hallolur
+1
üğpoıuy
(25.03.26)
keske istemeseydin. hem sağ tarafta olsun, hem bildirim butonu olsun herkes mutlu olur. şimdi eskilerde gözükmüyor buton yüzünden.
0
koela
(25.03.26)
iletelim.
+3
kibritsuyu
(25.03.26)
aslında böyle daha az tartışma çıkar çünkü cevap altına ne yazılmış, ne olmuş takip edilemiyor. şaka bir yana mesaj gelince hem mesaj ışığı yanıyor hem bildirim geliyor. bildirimdekine basmazsak yeni mesaj gelmiş gibi göstermeye devam ediyor. takip edemiyorum kısaca.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gelistirme ekibi cok agile, duyurular geri geldi.
+2
🌸mbond
(25.03.26)
(2)

Makale Aranıyor

pro9it9is9
Bulundu.https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/14740338.2025.2467813?scroll=top&needAccess=true"treating psychosis in people with parkinson’s disease"leora l. borek, joseph h. friedmanexpert opinion on drug safety. 24:513-518, 2025doı: 10.1080/14740338.2025.2467813ulaşabilen olursa...çok teşek
Bulundu.

www.tandfonline.com?
scroll=top&needAccess=true

"treating psychosis in people with parkinson’s disease"
leora l. borek, joseph h. friedman
expert opinion on drug safety. 24:513-518, 2025
doı: 10.1080/14740338.2025.2467813

ulaşabilen olursa...
çok teşekkür ederim.
[email protected]
0
pro9it9is9
(24.03.26)
Yolladım, göremezseniz spam’e bakın.
+1
eileengray
(24.03.26)
Çok teşekkür ederim.
+1
🌸pro9it9is9
(24.03.26)
(37)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(13)

yurdisinda yediginiz tr'de olmayan seyler ve tatlari

cooperr
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelimroot beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey. jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat. ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disini
neler var? tatlari nasil, onerdiginiz seyler var mi? bulursak deneyelim

root beer - berbat bence, sulandirilmis dis macunu tadi, sacma sapan birsey.
jackfruit - devasa bir meyva, ayiklamasi zahmetli, tadi fena degil, meyva kokteyli gibi bir tat.
ejderha meyvesi - fantastik dis gorunus, ici ile disinin alakasi yok renk olarak, tat notr, ben begenmedim.
0
cooperr
(19.03.26)
merguze sosis iyiydi sevdim. almanyada frankfurter ve bratwurst da bence iyiydi.
0
mikahakkinen
(19.03.26)
hindistan'da meetha paan denilen ve ucgen seklinde yaprak sarma gibi ama icine envai cesit cesni doldurularak servis edilen sey.
+1
antikadimag
(19.03.26)
kanada'da: wapiti/elk eti. biftek gibi ama biraz daha sert ve tatlımsıydı
yıllar önce bir duyuru'da cevaplamıştım: www.eksiduyuru.com

tatlı olarak "nanaimo bar": en.wikipedia.org
portekizlilerin pastaneleri de çok oluyor. ilk defa "pastel de nata" orda yemistim: en.wikipedia.org

hawaii'de poke bowl. en.wikipedia.org
ama franchise restoranları açıldı sonradan her yerde

amsterdam'da otlu kek bilen bilir :) bir de sadece hollanda'da yapılan peynirler ve çikolatalar

almanya'da currywurst ve pretzel. bunlar fast food gibi. cok begenmedim

kuba'da "moros y cristianos". fasulyeli pilav gibi bisey. yanında etle oluyor genelde tabii. miami'de küba restoranın'da da yedim.
en.wikipedia.org

fransa'daki her pastry çeşidi türkiye'de bulunmuyor heralde. orda da değişik bişeyler yemiştim

aklıma gelen bunlar şimdilik
+1
ermanen
(19.03.26)
Ube ve pandan, ikisi de Filipin mutfağından. Ube mor bir çeşit tatlı patates, tatlılarda kullanılıyor, bir de ube halaya diye püre/reçel karışımı bir şeyi var. Normal tatlı patatesten daha tatlı ve aromatik, vanilya yerine ube aroması kullanılıyor bazen. bitesbybianca.com
Pandan da yine aromatik ve Filipinlilerin vanilya yerine kullandığı bir bitki, kendine özgü çok güzel bir tadı var. Tatlılarda genellikle hindistancevizi sütüyle beraber kullanılıyor. www.cookist.com

Yine Filipinlerden polvoron, un kurabiyesine benziyor ama hafif kavrulmuş süt tozuyla yapıldığı için daha karamelize, hoş bir tadı var. www.aboutfilipinofood.com

Nepal'den momo, buharda pişen (genellikle sebzeli ya da tavuklu, bazen keçi/yak/domuz etli) mantı. Hem iç harcı çok baharatlı hem de yanında aşırı baharatlı bir chutney ile geliyor. Baharatla aranız çok iyi değilse sevmezsiniz, bence mükemmel bir yemek. en.wikipedia.org(food)
www.rakshaskitchen.com
(Filipinler ve Nepal yemekleriyle ilgili daha detaylı uzun yazılarım vardı benim, merak eden olursa ilgili Facebook grubuna yönlendirebilirim.) :)

Az yukarıdaki domuz eti sorusunda da bahsettim, İtalya'dan guanciale, füme domuz yanağı. Orijinal carbonara'da bacon ya da pancetta değil, guanciale kullanılıyormuş. Yağda kıtır kıtır pişince çok güzel oluyor. en.wikipedia.org

Bir de burada Gouda diye satılan peynirlerle hiç alakası olmayan eskitilmiş Hollanda peynirleri, tercihen 12-18 ay dinlendirilmiş, içinde kristaller oluşmaya başlayanlarından. Linkteki Old Amsterdam gibi. adamandevetours.com
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
sokak lezzetlerinden ya da bir restoranda cok karsiniza cikmayacak seylerden,

italya'dan:
puglia'da: taze panzerotti. ama klasik. mozzarella + domates.
roma'da: suppli. (arancino'ya cok düskün degilim)
bergamo'da: polenta e osei.

avusturya'dan: punschkrapferl (ama cok sekerli seyler sevmeyene uygun degil)
jerome peyniri (özellikle üzümle harika oluyor)
berner würstel.
käsespätzle. üc cesit peynirle yapiliyor, tam bir kalori bombasi. galiba en sevdigim yemek.

isvicre'den ve en bati avusturya'dan: käsrösti. muazzam bir dag yemegi. kizarmis patates ve peynir.

japonya'dan: onigiri (klasik ton balikli)
taiyaki. balik seklinde kraker gibi bir sey, ici tatli fasulye ezmesi dolu.
jiggly cake. (böyle kek seklinde crème brûlée gibi, asiri yumurtali bir sey ama yumurta tadi hic yok. en ünlüsü osaka'dä yapiliyo)

meksika'dan:
horchata. pirinc icecegi. tadi biraz sütlac gibi. bayiliyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
milka nin nutellasi tr'de yoktu en son. ya da macro centerda fahis fiyata satiliyordur.
-1
Purple life
(19.03.26)
ukrayna ve rusyada yaygın olan borş çorbası.

türkiyede denk gelmedim. etli, sebzeli bir çorba. besleyici bir şey. tadı nasıl dersen bilmiyorum bir dene.
0
yurtsuz john
(19.03.26)
ben jerry, her çeşit dondurması genel olarak güzel.

lidl'da satılan şu meyve suyu: world.openfoodfacts.org

hayatımda içtiğim en iyi meyve suyudur. Türkiye'ye geldim de benzeri dört döndüm bulamadım.

yeşil tuborg

lindt'ın küre şeklinde çikolatası. dehşet bir şey.
0
substituent
(19.03.26)
Tayland'ın durian cipsi var. Meyvesi çok kötü koksa da cipsi çok iyiydi. Tadını tam tarif edemiyorum. Çekya'da bramborák bayağı güzel bir şeydi. Çok basitçe sarımsaklı patates mücveri. Yine Çekya'nın sarımsak çorbasına burada denk gelmedim, adı česnečka. Antep mutfağında yoğurtlu terbiyeli versiyonu var sanırım ama bu o değil. Taze sarımsakla yapınca harika bir şey oluyor.
0
evrim halkasi
(19.03.26)
herkes lezzetli seyleri yazmis, peki ya lezzetsizler?
mesela durian meyvesini ben aldim, kokudan tatma firsatim olmadi, cope gitti.
Kokusu berbat otesi malesef.
Agiz tadimiza uymayan neler var?

Bir tane daha ekleyeyim, plantain. Muza benzer ama cig yenmez.
Cipsleri inanilmaz lezzetlidir.
0
🌸cooperr
(20.03.26)
Lezzetsiz olduğunu düşündüğüm ama fikrinden ötürü denemeye bile cesaret edemediğim domuz kanı sosisi var benim. Black puding diyorlar galiba. Ama ben lezzetsizler konusunda referans olamam, aklıma yatmayan şeyi denemiyorum zaten. Fikren çok garip olmayan balkabaklı tortellini denemiştim. İtalya-Ferrara'da çok mehur diye övdüler. Hatta baktım şimdi pumpkin cappellacci diyorlarmış. Onu hiç beğenmedim.
Yiyecek değil de içeceklerin arasında Slivovitz türevlerini denedim. Etanolü sek içsem daha iyiydi.
Çok öyle tropik bölgelerde bulunmadım, o yüzden bizde bilinmeyen meyve-sebze hakkında bir şey diyemiyorum.
0
evrim halkasi
(21.03.26)
yurt dışında en sevmediğim ürün black licorice. öğk.
0
eileengray
(21.03.26)
asla yemeyecegim iki sey: balut ve casu marzu.
yedigim ve bana göre olmayan seyler:

-hakarl. kurutulmus köpekbaligi eti. yemesi gercekten ama gercekten cok zor. irice küp seker boyutunda kesiliyor ve genelde atistirmalik olarak yeniyor.

- surströmming. fermente edilmis balik. youtube'da da tadim videolarinda asiri meshur. evde yememek gerek cünkü kokusu 3 km öteden duyuluyor. konserve olarak satiliyor, kanada'da da avrupa ürünleri satan yerlerde bulunabilir belki.

- escamol. karinca larvasi. bakinca anlasilmiyor larva oldugu. bazen üstüne kurtcuk koyuyorlar. ben kurtcuksuz halini yedim. larva oldugunu bilmiyordum. bilseydim yiyemezdim.

- natto. bildigin fasulye ama türü sebebiyle böyle sümüksü bir yapisi oluyor. bir defa merak ettigim icin siparis edip yedim. baska yemem.

- yüzyil yumurtasi. sanirim her cin lokantasinda bulunabilir. fermente edilmis yumurta. bir defa meraktan yedim. baska yemem.

- kanguru eti. normal et aslinda ama kangurulari cok sevdigim icin artik yemem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.26)
(12)

"Ramazan feneri" bizde eskiden beri olan bir sembol mü?

nundu
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte de iki entry girilmiş ramazan feneri başlığında, ikisi de yeni bir âdet yazmış ama burada da bi sorayım dedim belki geçmişte de vardır Türkiye'de. Hani Ramazan ile ilgili 10 kavram say desen fener aklıma gelmez bile o derece yabancıyım
0
nundu
(26.02.26)
Kandil gözüyle bakıyordum ben onlara. Fener miymişler?
0
auroraaurora
(26.02.26)
Doksanlarda ve ikibinlerin başında yoktu böyle bir şey, en azından ben hatırlamıyorum. Benim çocukluğumda Ramazan'ın imgeleri belliydi:

Ramazan pidesi (İlla bir fırın pidesi / pastane pidesi kavgası olmazsa olmaz)
Güllaç
Hurma
Ramazan temalı Coca Cola reklamı
+1
salihdt
(26.02.26)
Ramazan feneri

burada da yazmışlar, sonradan çıkan bir şey. ben eskiden hiç hatırlamıyorum böyle bir şeyler olduğunu.
0
shadowfollower
(26.02.26)
@auroraaurora

benim hafızamda kandil de ramazanla ilgili bir imge değil ama hadi Kadir gecesi falan bi yere kadar mantıklı (gerçi ben kandil gecesindeki kandilin lamba olan kandil olduğunu da yeni öğrendim) ama bunu kandil formunda kullanmıyorlar. Şekli falan farklı
0
🌸nundu
(26.02.26)
Fener ve din deyince benim aklıma deniz feneri vakfı filan geliyor.
Benim aklımda minare ışığının yanması ve mahya görüntüleri geliyor gerçekten ramazanla alakalı olarak.
Annem orucunu açmak için yakınlardaki camilerin minaresinin ışığının yanmasını beklerdi.
0
burfak
(26.02.26)
dini etkinlikleri daha sevimli (hatta daha ticari?) yapmak adına son zamanlarda çıkan bir branding olduğunu düşünüyorum; biraz da diğer iki dinden esinlenilmiş sanki. her hanuka'da dreidel sembolünün çıkmasıyla aynı şey.
+5
eileengray
(26.02.26)
Ramazanı nispeten hareketli yaşarız, ben sevinirim Ramazan geliyor diye. Yani gözlemim var ama bahsettiğiniz Ramazan fenerini ilk kez duydum. Bu sembolü son yıllarda hep görürdüm ama ismen şuan duyuyorum. Çok güzelmiş. Yerleşmesini dilerim. Onun dışında eskiden beri olan ramazan sembolleri Pide, güllaç, hurma, iftar topu, Mahya, davulcu, teravih, gece olan hareketlilik, sabaha kadar açık camiler ve restoranlar, Eyüp Sultan, son 10 gün itikâfı gibi gibi
0
love and trust
(26.02.26)
bir iki senedir popüler oldu. belki 5 sene evvel bir kaç yerde birileri kullanmış olabilir ama popi değildi. geçen yıl ve bu sene görünür oldu.
+1
exlibris
(26.02.26)
doksanlarda ve ikibinlerin başında ilçede resmi bayramlarda, ramazan arefesinde ve bayram arefelerinde böyle kandiller, fenerlerle (çin fenerine benzeyen uçurulanlar da dahil), yürüyüşler yapılırdı. baya anadolu işi karnaval olurdu. şimdi siyasal islam versiyonu gibi olmuş ramazan feneri yazınca çıkanlar. özensiz, gösteriş işi.

@love and trust keşke...
+2
klassno
(26.02.26)
Araplarda vardir bu. Son yillarda pek cok sey gibi onlardan bize gecti sanirim
0
kartonpiyer
(27.02.26)
vardı vardı. 90'larda kesin vardı.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Yok tabii ki öyle bir şey.

Yok diye kullanılmayacak diye bir kaide de yok da insanlar bir gelenek bir kültür yaratmaya/şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu gibi şeyleri genelde “eskiden falan durumlarda filan şeyler yapılırdı” diye hikayelerle desteklemeye çalışıyorlar. Adetler unutulan, unutulabilir şeylermiş gibi “haydi özümüze dönelim” gibi bir yaklaşımla yapıyorlar.

Rağbet görürse yerleşir böyle şeyler, görmezse kaybolur gider. Bir zamanlar bir şeyler gerçekten yapılıyorsa bile sonrasında İnsanlar bunu gereksiz bulmuşlar ki devam ettirmemişler.

Şu an kimi belediyeler Ramazan etkinliği adı altında, bildiğin “Noel Market” konseptini ilçelerde meydanlara yerleştiriyor. Bir iki konuşmacı, tasavvuf müziği etkinliği ile bir köşeye de bir macuncu koyunca hooopp oluyor sana Ramazan etkinliği. Sorsan o da kesin çok asırlık adetimizdir.

Bunları kafaya takmaya da gerek yok “yahu benim mi hafızamda sorun var” diye kendinden şüphe etmeye de gerek yok. Böyle şeyler tutarsa kalır, tutmazsa silinir.
0
lazor
(28.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(40)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+1
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+2
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-5
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(18)

Evde bir şey olmayınca ne yiyorsunuz?

ekimoloji
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
0
ekimoloji
(24.02.26)
Bir çelik tencere ya da tavaya koy tavuğu, varsa üzerine de başka tava koy on beş dakikada çözülür.

Mercimek çorbası yarım saat sürer.
şehriye salatası, biber domates ton balığı vs
0
kisa
(24.02.26)
Çorba
0
grimavi
(24.02.26)
Çorbayla doymuyorum ama oğlan aç kalmasın diye mercimek çorbası yapmıştım zaten :’)
0
🌸ekimoloji
(24.02.26)
tavuğu direkt haşlayarak tavuklu pilav veya o haşladığın tavuğu güzelce soslayarak başka bi yemek veya sandviç yapabilirsin
0
jelly bear
(24.02.26)
Hiçbir şey yoksa tost, yumurta ya da yoğurt-granola yerim. Konserve bezelye varsa onu pişiririm, bezelye kolay pişiyor. Konserve garnitür varsa rus salatası da yaparım ya da sadece biber varsa fırında biber közler yine yoğurtla yerim. Yoğurt , yumurta da ekmek üçlüsünden birisinin kesin olması lazım yoksa markete:D
0
titanic kemancısı
(24.02.26)
çeşitli tartineler (üstü açık tost gibi):
- ekmek üstüne yumuşak ve sert peynirler, üstüne bal
- ekmek üstü peynir, avokado, domates dilimi, pul biber
- ekmek üstü avokado, yumurta,
- ekmek üstü peynir, füme hindi eti ve opsiyonel reçel vb.
- ekmek üstüne krem peynir, frenk soğanı/yeşil soğan, domates dilimi, zyağı
...

yumurtayla çiğ domatesi beraber yiyemiyorum bu yüzden onları yan yana getirmiyorum.
+5
eileengray
(24.02.26)
Unu (buğday unu yahut siyez, mısır, nohut, x, y herhangi bir un) yahut irmiği tereyağında (olmadı, herhangi bir yağda) tavada kavuruyorsunuz. Üzerine yeterince su ekleyip, suyunu çekip kıvam alana kadar karıştırıyorsunuz. Arzunuza göre peynir (mesela kaşar) ekleyebiliyorsunuz.

Tuz atarsanız kuymak/mıhlama, şeker atarsanız helva yapmış oluyorsunuz.

(Su yerine su/süt karışımı yahut süt de kullanabilirsiniz)
0
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
tavuğun çözülmesi uzun falan sürmez.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.02.26)
Buzlukta hazırladığım ev yapımı köfteler var. Airfryer’da 6 dk 90 derecede sonra 190 derecede 5 dk bir yanı 5 dk diğer yanı. Mis gibi.

Buzlukta sürekli tavuk incik oluyor. Philips all in one cooker ile normalde 15 dk pişiyor, 25 dk yapınca çözmeye gerek kalmadan pişiriyor.

Bir de pilav yapıyorum 15 dkya.
+3
gabe h coud
(24.02.26)
güzel bir makarna yaparım, buzlukta balık veya köfte, sebze vb varsa çıkarırım, o da yoksa illa simit, poğaça vb. bir şey vardır buzlukta, o da yoksa dışardan söylerim, onu da istemiyorsam akşam kahvaltısı yaparım.
0
bradshaw
(24.02.26)
Tavuğu haşla, böylece çözülmesini beklemek gerekmez.
Yanına da bir pilav.
Ohhh.
+1
michael_knight
(24.02.26)
Buzlukta her daim köfte var. Yanına iki domat keserim. Bir de yoğurt ve ekmek çıkarırım. Herkes mutlu.

Siz de okuyun ivy league'de siz de yazın kardeşim. Ülkenizde eğitimle yeterince övünülmediği için başınızda 25 senedir diplomasiz bir otobüs şoförü var. Eğitimle övünmeyi de kıskanamazsınız artık fkfkfk.
+4
alice in potatoland
(24.02.26)
makarna
pilav
yumurta
yulaf
sandevic.
varsa firinda patates & brokoli

yulaf son zamanlarda favorim, eskiden hic sevmezdim. tereyagli tuzlu filan yapinca bayaa guzel oluyor.
0
taurina
(24.02.26)
Hayatimda yumurta yapmayı birak, kirmadim bile. Yas 43. Oyle aclik ataklarinda arabaya atlayip corbaciya gidiyorum. Bir kere ekmek icin dardanel koyayim dedim elimi kesmistim. Benim bu kazmalik ve cehaletle yasamam buyuk mucize.
0
duster
(24.02.26)
kahvaltı yapılabilir:
salata, peynir, zeytin, çay, açı biber salçası sürülmüş ekmek, turşu, kuru yemiş, meyve vs...

yemek olarak da patatesleri soyup, doğrayıp haşlayın ve süzün. Sıcaklığın etkisiyle hemen kuruyorlar. Mantı gibi üzerine yoğurt ve kızgın yağ döküp yiyebilirsiniz. soğan kavurup dökerseniz daha lezzetli olur. dilerseniz patatesleri püre yapabilir veya salata yapabilirsiniz. patates doyurucudur.
0
santimantal
(24.02.26)
tost
0
darthvader
(24.02.26)
Tuzsuz grissiniyi yarı bele kadar nutellaya gömüp yiyorum.
0
loch ness
(25.02.26)
ben evde daima peynir, yumurta ve ekmek olmasına dikkat ederim. ekmeği bayatladıktan sonra bile farklı şekillerde tükettiğim için fazlalık olması sorun olmaz. o açıdan benim bu tür durumlarda pratik tarifim peynirli yumurta oluyor. bandır bandır ye mis, çok uzun süre tok da tutuyor. ekmek yoksa 2-3 tane haşlayıp hap gibi atarım veya yumurtayı devre dışı bırakırsak ekmek arası peynir de olur.

bunlardan hiçbiri, üstüne makarna da yoksa tarlası yanmış emmi gibi çömelip ağlarım herhalde. yemem bi şey.
0
der meister
(25.02.26)
(7)

Madrid'de Oteller çok pahalı

put it in your appropriate place
Mayıs ayında oteller çok pahalı be. 4 gecelik fiyatlar 700 eurodan başlıyor, öyle gidiyor. Muhtemelen Airbnb'i deneyeceğim.
Mayıs ayında oteller çok pahalı be. 4 gecelik fiyatlar 700 eurodan başlıyor, öyle gidiyor. Muhtemelen Airbnb'i deneyeceğim.
-3
put it in your appropriate place
(23.02.26)
airbnb için muhit olarak salamanca’yı öneririm. keyifli bir caddesi var ve genel olarak güvenli. retiro’ya yakın.
+2
eileengray
(23.02.26)
Soru nerede tam olarak?
+4
deveyidiken
(23.02.26)
@deveydiken öyle yazdım ya. Net soru yok.
-1
🌸put it in your appropriate place
(23.02.26)
Madridde 4 gece kalayim deme. Bombos bir sehir.
-4
Purple life
(24.02.26)
İş için değilse madride 4 gece fazla+1
Genel olarak ispanya turiste pahalı bence.
0
basond
(24.02.26)
ben çok seviyorum madrid'i ve hep şurda kalıyorum bastardohostel.com

hostel ama odaları da var, yeri de aşırı güzel

PS: Madrid'e 4 gün az bile benim gibi müze seviyorsanız
0
euteamo
(24.02.26)
@euteamo yani ilgimi çeken bir müze olursa giderim. Gitmesem de olur.

@Purple life ile @basond Gitmek istediğim birkaç yerle birlikte günübirlik Segovia veya Toledo gitmek için 4 gece diye düşündüm. Bir gün yerel turlar, bir gün Stada gideyim, bir gün sağa sola giderim, diğer günde Segovia veya Toledo diye düşündüm.

Genel olarak geziyi (Hem Madrid ilgili hem Madrid'den bağımsız) sıkıştırmak istemiyorum. Tabii Madrid illa 4 gece olacak diye bir kaide yok.
-1
🌸put it in your appropriate place
(24.02.26)
(10)

Sinematografik olarak ilginc filmler

mirafiori
Mesela Safdie kardeşlerin 'candid' kamera kullanımı, doğal hareketlerle çekmeleri, agresif grainli film kullanmaları, Tele lenslerle uzaktan takip sahneleri veya dar alanlarlarda öznenin dibine girmeleri gibi. Good time'daki araba takip sahneleri de ilginçti, GTA gibi.Ya da one battle after another'
Mesela Safdie kardeşlerin 'candid' kamera kullanımı, doğal hareketlerle çekmeleri, agresif grainli film kullanmaları, Tele lenslerle uzaktan takip sahneleri veya dar alanlarlarda öznenin dibine girmeleri gibi. Good time'daki araba takip sahneleri de ilginçti, GTA gibi.
Ya da one battle after another'daki araba takip sahnesi gibi, gereksiz uzun denilebilecek sekanslar kullanılması, yine uzaktan yapılan çekimler.
Ya da Wong Kar Wai gibi süper geniş açı kullanımı
Lanthimos da benzer geniş açıları kullanıyor.

Böyle değişik bulduğunuz, çekim detayları kendisini belli eden filmler aklınıza gelirse yazabilirsiniz.
+3
mirafiori
(23.02.26)
Sinemadan pek anlamam, ilginç sayılır mı onu da bilmiyorum ama Wes Anderson filmleri deyip gidiyorum.
+1
a perfect lie
(23.02.26)
5 dklik bir bölümünde tek kamera cekim akimini costuran ve bu sayede oscar alan "el secreto de sus ojos". Ve onun yolundan giden "1917", Sam Mendes filmi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
tamamı tek plandan oluşan 96 dakikalık russian ark vardı, ermitaj müzesinde geçiyordu ama çekim tekniğine bu kadar saplanıp kalınca filme konsantre olup konuyu anlayamamıştım.
0
phoarbix
(23.02.26)
Tam aradığınıza uyar mı bilmiyorum ama Lars von Trier'in Dogville (2003), kapalı alanda (tiyatro sahnesi gibi) duvarların olmadığı, onun yerine yere çizilen tebeşir çizgileriyle sınırların belirlendiği bir film. Yanlış hatırlamıyorsam okuduğum bir yerde dekorlarla sahnelerin kurulması yerine dünya zaten bir sahne anlayışıyla film çekilmiş.
+1
Amaranta ursula
(23.02.26)
Mommy. Görüntü oranı ana karakterin ruh haline göre daralıp genişliyordu yanlış hatırlamıyorsam.
0
auroraaurora
(23.02.26)
Children of men'deki araba sahnesini çok severim.
Poor Things ve Favorite'taki balıkgözü açıyı severim.
Midsommar'da tepeden çekilen dans sahnesi...
Barry London kapalı alan çekimleri, gerçekten ışıksız, mum ışığında çekildi diye kalmış aklımda çok başarılıydı.
0
mutekebbir
(23.02.26)
The green knight. kullandıkları farklı bir lensten dolayı ölçek farklı algılanıyordu.
0
eileengray
(23.02.26)
climax: kamera rahat durmuyor. dönüyor, yer yer kesilmeden ilerliyor. Olan biteni diyalogdan çok kamerayla hissettiriyor film. spoiler vermeyim ama karakterlerin başlarına gelenler kamera çelimiyle iyi anlatılmış. dans sahnesi çekimleri de ilginç

enter the void filminde de baya saykodelik çekimler var. kamera, tokyo sokaklarında karakterin yanında, üstünde uçuyor vs.

requiem for a dream: kamera ve montaj öyle agresif ki, uyuşturucunun etkisini direk gözlerinin önüne seriyor. hızlı yakın çekimler ve kesmelerle kafayı allak bullak ediyor

buried filmi sadece tabut içinde geçiyor. bu kadar kısıtlı mekan ve açı çekimi ilginç baya. youtube'da "making of" videosu var (2 bölüm):
www.youtube.com

the lighthouse: old-school lens ve kareye yakın dar format çekimi alışılmışın dışında. aynı zamanda modern zamanlarda yapılmış siyah-beyaz bir film

leos carax filmleri olabilir. uzun aradan sonra uzun metrajlı film olarak holy motors ile dönmüştü. sürekli değişen lensler, açılar ve bakış açıları var. fimle ilgili şöyle bir makale var okumak istersen (spoiler içerebilir):
cleojournal.com

bonus:
contact filmindeki ayna sahnesi:
www.youtube.com
+3
ermanen
(23.02.26)
the fall (2006)
0
lonelycowboy
(24.02.26)
True Detective'de de sanırım dizi tarihinin en uzun plan sekans sahnesi vardı. Hangi bölümü hatırlamıyorum.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(04.03.26)
(4)

Ankara'da yiyip içilecek mekanlar

sekizdokuzon
Önümüzdeki hafta içi nerelerde ayiplanmadan güzelce yiyip içebilirim. Çankaya civarında olacağım.Teşekkürler.
Önümüzdeki hafta içi nerelerde ayiplanmadan güzelce yiyip içebilirim. Çankaya civarında olacağım.

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(22.02.26)
stüdyo pizza
0
eileengray
(22.02.26)
Tatlı için açık tezgah
0
mirty
(22.02.26)
Çankaya'nın hiçbir yerinde ayıplamazlar.
+1
kibritsuyu
(22.02.26)
çankayanın hiçbir yerinde ayıplamazlar. +1
0
kojonotsuki
(23.02.26)
(18)

Kaç kişiyi engellediniz anketi

Bruce
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?
Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
📊 Kaç kişiyi engellediniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

+2
Bruce
(22.02.26)
en son su kizlarin hep hasta oldugu dansci casanovayi engelledim.
4 kisi tarafindan da engellendigimi biliyorum. engelleyen sayisi 9 falan aslinda ama bazisi 3.-4. hesaplariyla gelip engelliyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.02.26)
0 .

Beni engelleyenler evden çıktıkları anda benim gibi düşünen yüzlerce kişi ile iş yerinde, bir dükkanda , ziyaretlerde , bindikleri toplu taşımada veya internetin diğer mecralarında karşılaşacaklar zaten. Engelleme bir çözüm değil , gerçeklerden kaçmak için kafayı kuma gömmek gibi bir şey sadece.
Birini sevmesek bile en az bir cümlesini/sözünü bile önemseyeceğimiz kimseler her an olacaktır.
0
diyecevaplandı
(22.02.26)
Genel olarak hayatımda istemediğim tipleri engelleyebildigim için burada da engelliyorum. Mecburiyet dışındaki alanlarda huzurumu koruma lüksümü kullanıyorum
+6
kisa
(22.02.26)
Bi 10 kişi vardır, normalde hümanist gibi takılıp kimseyi engellemiyordum ama baktım benim hümanizmim insanların aptallığıyla başedemiyor en ufak salaklıkta basmaya başladım engeli dünya bana güzel.
+2
kizil karga
(22.02.26)
5-10 kişinin girdiği yerde 3-4 kişi engellemek anlamsız. Ben gün içinde kimin yazdigina bakmadan duyuruları da cevapları da okuyorum o yüzden 0.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.02.26)
İki kişiyi engellemişim, üzerinden epey de zaman geçmiş, kim olduklarını ya da niye engellediğimi hatırlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
10 kişiyi engellemiş, 19 kişi tarafından engellenmişim.
0
sekizdokuzon
(22.02.26)
9
bir çok kişi tarafından engellenen insanlar onlar da.
eksiduyuru standart istenmeyenler listesi gibi bir şey.

4 kişi de beni engellemiş.
bir kaç ay önce 1'di. neden engellemişler anlamadım. "togg hala akp'li arabası sayılıyor mu" diye bir soru sormuştum. o yüzden diye tahmin ediyorum.
+1
biseysorcaktim
(22.02.26)
sıfır 0 kişi. kimseyi engellemedim. ama beni 13 kişi engellemiş. 13'ünü de tanımam. kimseye de özel mesaj atmam. neden engellemişler bilmiyorum. burada kafası kırık çok hem mesaj atarlar hem söverler hem engellerler. bura sana göre değilse girme. engellenice kurtulunmuyor.
+1
koela
(22.02.26)
20 kişiyi engelledim.
0
rock n roll
(22.02.26)
engellemiyorum ben. burada aslinda engellenebilecek 2-3 tane ciddi ruh hastasi var, ama yine de nerede neler oluyor, insanlik nereye kadar dusebilir vs sorulara cevap olarak tutuyorum. hic oyle kendi konforumu arttirmak icin birini engellemedim.
0
antikadimag
(23.02.26)
9 kisiyi engellemisim.
Aslinda engellememeye calisiyorum ama mal mal şeyler yazanlari da engellememek cok zor.

4 kisi de beni engellemis :( ben olsam beni engellemezdim fkfkfk
-2
Purple life
(23.02.26)
0

yukarda bir arkadaşın da dediğin gibi gerçek hayatta aynı kişiler karşına çıkacak zaten. birde bence engellemek egositlik ve bencillikten başka bir şey değil. sonuç itibariyle gerçeklerden kaçamazsınız.
0
gercekdunya
(23.02.26)
birsıcak dm’den hakaret ettiğinde onu ve tüm nicklerini engellemiştim. yine birsıcak sandığım birkaç farklı kişiyi de yanlışlıkla engelledim bu süreçte, onlardan özür diliyorum :D

Ek olarak, egosuyla sorun yaşayan ve insanlara sırf yargı dağıtmak için soru açan —ama aslında bayağı loser— bir iki kişiyi de yeni engelledim.
+3
eileengray
(23.02.26)
temizlikçiye ne kadar veriyorsunuz diye duyuru açmış birisi. 3+1 için 3500 dedim.
- neden evin 3+1 ? Sen zengin değil miydin? Ben bekarken bile 3+1 oturuyordum ve zengin değilim.

direkt engel. ne gibi bir cevap bekliyor ki? insan gibi konuşmayanla, böyle içinden çekememezlik ya da kötülük akan insanla ne işimiz olabilir?

37 kişi engelli.
+2
gabe h coud
(23.02.26)
hiç huyum değildir ama 2 kişi engelledim.

ilki, duyurudaki bir soruya verdiği cevabı referans alarak ben de aynı soruya farklı bir cevap verdiğim ve başka hiçbir şekilde irtibat kurmadığım halde özelden "salça olma bana" , "bana salça olmana gerek yok" , "salça olman beni rahatsız ediyor bıdı bıdı" gibi kendi kendine belli aralıklarla mesajlar atan, akıl hastası olduğunu tahmin ettiğim bir kadındı. cevap vermedim ve engelledim.

ikincisi ise her soruya radikal politik doğrucu, "hööhffff artık" dedirten cevaplar veren biriydi. bu kaynaktan işime yarar bir cevap göremeyeceğimi düşünüp onu da engelledim.
0
loch ness
(23.02.26)
Beş. Üçü aynı kişi.
Beni kimse engellemediği için kendimi saksı gibi hissediyorum. :(
0
auroraaurora
(23.02.26)
Ne burada ne de başka herhangi bir platformda hiç kimseyi engellemedim.
Bana çok komik geliyor hep oldum olası bu durum. Bunu takıntı haline getirenlerde Muhakkak narsizm ile bir bağlantısı vardır, İsmi özgür olan bir rolex tutkunu herifte olduğu gibi.
0
ezkaza
(24.02.26)
(4)

aramızda YDS çalışan var mı

beyinter
selamlar,aramızda yds çalışan var mı, şöyle yds üzerine bir web sitesi tasarladım. incelemek isteyenlerin görüşlerini dinlemek isterim.https://yds.today/ayrıca etrafınızda yds whatsapp grupları vs varsa onu da benimle paylaşabilir misiniz?
selamlar,
aramızda yds çalışan var mı,
şöyle yds üzerine bir web sitesi tasarladım.
incelemek isteyenlerin görüşlerini dinlemek isterim.

yds.today

ayrıca etrafınızda yds whatsapp grupları vs varsa onu da benimle paylaşabilir misiniz?
📊 site nasıl olmuş

Bu anket sona erdi. 15 oy kullanıldı.

+1
beyinter
(22.02.26)
aciklama yapmasi da supermis.
0
compumaster
(22.02.26)
yds çalışmıyorum ama önceden o sınava hazırlanmıştım.
siteyi beğendim.

sorulardaki kelimeye basınca (ya da uzun basınca) pop-over şeklinde bir tanım ve örnek cümleler gösterilebilir. eminim hazır sözlük api'leri vardır ücretsiz. ayrıca o kelimeyi listeye ekle, soruyu kaydet gibi ek fonksiyonlar daha kullanışlı olabilir.
0
biseysorcaktim
(22.02.26)
fikir çok güzel ama çektiğiniz database’de bazı sorular hatalı, siz de fark ettiniz mi? mesela plural form olmamalı:
ibb.co

birkaç soru daha var.
0
eileengray
(23.02.26)
girdim ilk denedigim soru hataliydi.

i.imgur.com
0
aguen
(23.02.26)
(9)

Filtre kahve, latte, capucibo bublar şekerli içilmez mi?

sonhakan
Garson ilk defa görüyorum dedi de
Garson ilk defa görüyorum dedi de
0
sonhakan
(21.02.26)
Gayet icilir. Yerini bilmeyen garsonlara sinir oluyorum.
0
kuehles blondes
(21.02.26)
Garson şu muydu:

www.instagram.com

Şakası bir yana, kahve yoğun tadı olan bir içecektir ve herkes kendi damak zevkine göre süt, süt tozu, şurup, tatlandırıcı ya da şekerle tatlandırabilir. Zevk meselesi kısacası, boş verin.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.02.26)
İçilmez
+2
artıküyeolmakistiyorum
(21.02.26)
bana göre saydıkların arasında filtre kahve hariç diğerleri şekerli içilebilir. filtre kahveye de şeker koyabilirsin ama o zamanda alman gereken tadı ve hazzı alamayabilirsin.
0
false pretension
(21.02.26)
istersen cola fantayı karıştırıp içersin. ona kimse karışamaz. @false pretension +1.
+1
mikahakkinen
(21.02.26)
baristanın hiç duymamış olması tam bir ukalalık olsa da saydığınız içeceklerin defaultu şekersiz aslında. yani siz belirtmediğiniz sürece şekerli verilmez. hatta çoğu yerde şeker şurubunu müşteri barın sonunda kendisi koyar. restoranlarda da belirtmeniz gerekir.
0
eileengray
(21.02.26)
Bu garson arkadaş annemin kendine hazırladığı kahveyi görse herhalde baygınlık geçirir.
Bence içilmez ama kimseye de (annem hariç) bu böyle içilmez demem.

Garson annemin kahve tercihini böyle yadırgasa ona da sinirlenirim.
Herkesin kendi zevkidir ya sana mı kaldı yargılamak, hadisizlik.
0
mutekebbir
(22.02.26)
Kahve dediğin şey dün icat edilmedi. İsteyen istediği gibi içmiştir tarihte.
Bu arada bundan 20 yıl önce günde 10 tane çay içenler bile ne az iki şekerli içerdi.
Kahve filan da şekersiz pek içilmezdi.
Şeker hastaları bile suni tatlandırıcı koyardı. Böyle trip yapan barista muhtemelen portakalda vitamindi o zamanlar.
0
burfak
(23.02.26)
istediginiz gibi icebilirsiniz. ben filtre kahveyi sekerli icmem, iceni yargilamam, bu garsonun hadsizligidir. latte ve kapuciboya seker yakisir gibime geliyor, hic denemedim.
0
Sour
(23.02.26)
(3)

ankara'da meyan koku serbeti icebilecegimiz bir yer var mi?

mavicorap
veya buna benzer ozellikle evyapimi olsa daha iyi olur ama olmasa da olur degisik icecek icebilecegimiz nereler var?mesela bir cafede ev yapimi reyhan erbeti vardi cok guzeldi.baska bir restoranda tarhun gazozu vardi o da cok hostu. bunun gibi bisiyler. mesela horchata yapan bir yer var mi?
veya buna benzer ozellikle evyapimi olsa daha iyi olur ama olmasa da olur degisik icecek icebilecegimiz nereler var?
mesela bir cafede ev yapimi reyhan erbeti vardi cok guzeldi.
baska bir restoranda tarhun gazozu vardi o da cok hostu.
bunun gibi bisiyler.
mesela horchata yapan bir yer var mi?
+1
mavicorap
(21.02.26)
Ankara'yı bilmiyorum ama meyan kökü şerbeti evde de kolayca yapılabilir.
Bazı satıcıların şerbeti yapım yöntemi farklı olabildiğinden biraz tat farkı da olabiliyor.
Özellikle Ramazan ayı dolayısıyla göçmenler arasında da şerbetin satışı yaygın .
0
diyecevaplandı
(21.02.26)
Ankara'yı az çok biliyorum ama meyan kökü şerbetine (biz "boyan" deriz) hiç denk gelmedim. Hatta artık memleketimde bile pek denk gelmiyorum, tek tük seyyar satıcılar dışında. Ben evde yapıyorum yazın, sen de dene bence.
+1
prole
(21.02.26)
gitmedim ama la taqueria’da horchata var görünüyor. genel olarak restoranın puanı yüksek gibi, denenebilir.
0
eileengray
(21.02.26)
(11)

Parasını verip yapmak istediğiniz abuk sabuk şeyler

sekizdokuzon
Mekan kapamak bence bana aşırı hitap eden bir yvsklik olurdu. Canım sinemada film izlemek istedi diyelim, çok da yoğun olmayan bir seansta ufak bir salonu kapamak isterim. Yeterince param olursa kesinlikle yapacağım bir şey, kendimi mutlaka birisi gibi hissederim.Sizin böyle "Çok zengin olursam şu s
Mekan kapamak bence bana aşırı hitap eden bir yvsklik olurdu. Canım sinemada film izlemek istedi diyelim, çok da yoğun olmayan bir seansta ufak bir salonu kapamak isterim. Yeterince param olursa kesinlikle yapacağım bir şey, kendimi mutlaka birisi gibi hissederim.

Sizin böyle "Çok zengin olursam şu simarikligi kesin yaparım" dediğiniz ya da halihazırda yaptığınız (aramızda zenginler var) aşırılıklar var mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(20.02.26)
Kendi tren yolum olsun isterdim.
+2
kisa
(20.02.26)
Şu hair asmr videolarındaki gibi saatlerce saçımla oynanmasını istiyorum, aklıma direkt bu geldi fikri bile mayıştırdı :)
+2
ekimoloji
(20.02.26)
Müzayedeye koşarım antika ve sanat eserleri satın alırım hemen, en büyük hayalim bu.
+1
mutekebbir
(20.02.26)
Baştan aşağı simsiyah giyinip kafama da bir vualet takıp müzayedeye gitmek +1
Çok yüksek bir teklif verip sanat eserini alıp gitmek

Beli korseli, eteği kat kat, viktoryen vibes veren bir elbise giyip, elime yelpazemi alıp, kapalı kabini olan şık bir at arabasıyla İstanbul'da tur atmak istiyorum.

Bir de bir dönerciye gidip dönerin tam ortasından yanlamasına ısırıp arkamı dönüp gitmek istiyorum. Abuk sabuk denildiği için aklıma bunlar geldi. Yoksa parası neyse verip gitmek istediğim yerler, denemek istediğim yemekler var. Ama onlar normal istekler
+7
kullanicadi
(20.02.26)
Her sene dünyayı gezmek için bir konsept seçerim, mesela 2026’da F1’in tüm yarışlarını izleme bahanesi ile her yarışa gideriz, hem sağı solu gezeriz, hem en güzel otellerinde kalırız, yarışlarda yeni insanlar ile tanışırız.

2027’de Boston Celtics kombinesi alırım, 1 sene Amerika’da yaşarız.

2028’i kış tatili ilan ederim, 6 ay Courchevel’de yaşarız.

2029’u müze ve kültür sanat yılı olur, sadece müze gezmek için dünya’yı gezeriz.

2030 hiking ve tracking yılı olur, ne kadar görülmesi gereken yol tepe bayır varsa gidip tırmanırız.

2031 yaz tatili olur, 3-4 ay lambok’ta, 3-4 ay Palma’da takılırız.

Yeterince zenginsem, sağa sola dünya barışı diye bağış yapıp Chris’i kafalarım 1 sene coldplay ile turnede gezerim.

Yine benzer olarak, müzik festivali yılı, film festivali yılı yaparım. Festivallerde farklı farklı insanlarla tanışırım, akşam çıkıp ağzımızı yaya yaya abc arthouse hakkında gıybet yaparız fln
+2
archmage mahmut
(20.02.26)
dünyadaki sevdiğim müzelere bağışı basar kendi adıma salon, wing açtırırdım. met’deki koç odası gibi. üstüne biraz daha bağış yapıp o halldaki sergilere de karar verirdim. kendi değerlerimi sergileyen minik propaganda salonum.

Bunun aynısını büyük okullara da yapardım, kürsü satın alıp istediğim kişileri x kürsüsü profesörü diye atardım. phd için öğrenci kotası da açardım, ben seçeceğim derdim. boardum seçerdi.
+3
eileengray
(20.02.26)
Kendime ait döner.
Makinede dönen döneri ısırmak.
+3
michael_knight
(21.02.26)
Parasutle ucaktan atlama = bunu 2 sene icinde yapmayi planliyorum.

Hareketli koltuklu yaris/ucus simulatoru = 10k dolar. Yanda cok bos param olursa yapilabilir. Motor falan alip kendim ucuza yapabilir miyim diye arastiriyorum.

Uzaya gitme = 10 saniye uzay sinirinda dursam bile okayim. En son 30k dolar idi, zamanla ucuzlamasini bekliyorum. Asil gercek yatirimlarim disinda bunun icin bi yatirim fonum var 45 yasinda falan yasiyor olursam param yetecek dlfkgldjfkg.

Issiz ada fantezisi = Ada kiralayan yerler var, ama gercekten cok pahalilar. Bir de sahil seridinden iceri gitmeyin yilanlar var demisler ondan yemedi. Yilansiz veya az yilanli bir ada bulursam 1 ay falan kalmak istiyorum.
0
aguen
(21.02.26)
bütün sevdiklerimi alıp güzel ve büyük bir yat ile dünya turuna çıkardım.
0
tabudeviren
(21.02.26)
Yavru fil almak istiyorum ben.
+3
antihero
(21.02.26)
Rallide yolcu koltuğunda oturmak isterdim.
0
mikro patlama
(22.02.26)
(7)

Dili agir olmayan ingilizce kurgu dışı/ kuram kitap önerisi

japon balığı
Seviyesi b2 civarında olan birine ne okumasını önerirsiniz. Biraz ilgi çekici olursa tadından yenmez.
Seviyesi b2 civarında olan birine ne okumasını önerirsiniz. Biraz ilgi çekici olursa tadından yenmez.
0
japon balığı
(20.02.26)
kaset
(20.02.26)
Mary Roach olabilir belki?
0
peki madem
(20.02.26)
Tarihe ilginiz varsa:
Destiny Disrupted: A History of the World Through Islamic Eyes
0
auroraaurora
(20.02.26)
Factfulness
0
Purple life
(20.02.26)
hocam kurgu disi icin ilgilendiginiz konu onemli. ne tur seviyorsunuz tarih, felsefe, bilim, sosyoloji, ekonomi ona gore yazar insanlar.
0
antikadimag
(20.02.26)
@antikadimag
Sosyoloji, siyaset bilimi, politika
0
🌸japon balığı
(20.02.26)
guy debord- the society of the spectacle. neredeyse manifesto gibi cümle cümle ayrılmış bir kitap.
0
eileengray
(21.02.26)
(2)

Ütopyanın distopyaya dönüşmesi

ground
Bu konuda her tür bilgiye ihtiyacım var. Kalın gereksiz kitaplar haricinde makale, video önerilerinizi bekliyorum.
Bu konuda her tür bilgiye ihtiyacım var. Kalın gereksiz kitaplar haricinde makale, video önerilerinizi bekliyorum.
0
ground
(19.02.26)
ücv tavsiyem var:

- the dispossessed – ursula le guin (edebiyat yazini ama felsefi yaklasimi var - gene de akademik bir ayrayistaysaniz sart degil)
- utopia - thomas moore (ütopya kavraminin temeli)
- the open society and its enemies – karl popper (mükemmel toplum arayisinin totaliterlige kayisini tartisir)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.02.26)
eileengray
(19.02.26)
(17)

Sizi ne etkiledi?

ermanen
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir- gittiğiniz
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)
Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey

- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir
- gittiğiniz bir şehir, bir yer olabilir
- bir yerle, kişiyle ilgili anı olabilir
+1
ermanen
(19.02.26)
Bu ara güzel konuşan, kendini olduğu gibi ifade edebilen, kendine has insanlardan etkileniyorum.
+1
sekizdokuzon
(19.02.26)
martin eden romanı çok etkilemişti.
ergenken into the wild'dan çok etkilenmiştim ama çok şükür büyüdük.
hemen her öğretim seviyesinde etkileyen hocalarım oldu.
+1
black holes in the sky
(19.02.26)
Dire straits sultans of swing
Gitar ve bateri uyumu kusursuz
Nuri bilge nin iklimler filmindeki şahane ritim
Zeki demirkubuz yeraltı filmi engin günaydın rolü yaşıyor adeta.
Leblebi kuru üzüm uyumu. Her damağın tadı başa tabii ama uyum oranı epey yüksek
Behzat ç son sezon hariç çok iyi polisiye. Bi daha böyle bişey 20 sene sonra gelir.
Isırgan otu ve kantoron inanılmaz şifalı.
Cem yılmaz ın kartondan ev yapıyoruz skeci çok başarılı.[1 tat 1 doku] o yaşta bu olgunluk şaşırtıcı.
Wind of change hikayesi olan bi şarkı. Belgesel gibi.
Bülent ortaçgil şık latife yi güzel söyler.
Emre aydın sürpriz i teoman dan daha güzel söylüyor
+1
luluki
(19.02.26)
Tiyatroların atmosferini çok seviyorum. Sahne, oyuncular, dekor, kostüm, seyirciler, alkışlar...

Yükseklere bayılırım. Vialandda asansör oyuncagina binmiştim üç defa üst üste. Kalpten gidecek gibi olmama ragmen. Hem fobim var hem de büyüleniyorum. Sanal gerçeklik ile ilgili bir yüksek bir yerde yürüme deneyimi vardı hatta ilk ciktiginda çok popüler olmuştu. Onu da denemek istiyordum.Turistik cam teraslar olur onları çok severim. Hayalim de oludenizde yamaç paraşütü yapmaktı ama can güvenliği endişesiyle şimdilik rafa kaldırdım.

Tren yolculuklarini çok severim. Doğu ekspresinin bokunu çıkardıkları bir dönem vardı ben de gidip Eskişehir e gitmiştim canım tren çekmişti diye:d

Yiyecek olarak kurabiye cookie pasta tatlı türlerine bayılıyorum. Yolda yürürken kafelerin camekanlardaki eserleri hayranlıkla izlerim:d
+1
egerbiryolcu
(19.02.26)
Ben çok genç bir yaştan, kafam az buçuk çalışmaya başladığından beri ateistim. Hayatım hiçbir inanca sahip olmadan geçti.
Bikaç sene önce romayı gezdim. Didik didik dolaştım kiliseler şapeller sinagoglar falan her yere girdim çıktım ve gerçekten etkilendim.
İnsanların inanmışlığı etkileyici. Adamlar o kadar inanmış ve bu inancın üzerinden o kadar muhteşem eserler çıkartmışlar ki ortaya. Çok acayipti.
+3
cay koy geliyorum
(19.02.26)
Motosikletle uzun turlara çıkmak, pek tercih edilmeyen köy yollarından kıvrıla kıvrıla giderken coğrafyanın, şehirlerin, ülkelerin, insanların değişimini izlemek, akşam üzeri iki ağacın arasına hamak kurup hiçliğin ortasında uykuya dalmak, sabah gün doğarken uyanıp tekrar yola koyulmak... Bu yolculuklar bana içinde yaşadığımız çağın saçmalıklarını unutturup, kendimi bir nebze de olsa geçmiş yüzyıllarda benzer yolculuklar yapan gezginler gibi hissetmemi, dünyayı birazcık da olsa onların gözünden görebiliyormuş gibi düşünmemi sağlıyor. Yolda olmak, her türlü zorlu doğa şartlarına açık şekilde yolculuk etmek bana yaşadığımı hissettiriyor.
+1
thracia
(19.02.26)
Çocukluğumda yaşadığım dramalardan sonra kozasından çıkmış gibi bir his. Sonra üniversite ve çalışma hayatıyla ikinci bir şans hayatta. Derken para, kariyer, network ve imkanlarla gelen bir başka başkalaşım dönemi.
+1
gabe h coud
(19.02.26)
Kaliteli malzemeden üretilmiş herhangi bir şey. Mesela masa. Ama yüzeyi örneğin baklava dilimi şeklinde kesilmiş ve her dilimi renk renk dünyanın çeşitli yerlerindeki ünlü taş ocaklarından getirilmiş mermer ve porfir gibi kaliteli taşlarla döşenmiş bir masa. Böyle malzemesi kaliteli olan neredeyse her şeyden etkilenirim.

Tam tersi en sevmediğim şey kalitesiz plastik veya içi boş alüminyum vb. şeylerden üretilen bir milyoncu eşyaları. Hayattan soğutur.
+1
akhenaten
(19.02.26)
- seyahatler, özellikle alışılmışın dışındaki rotalar
- mimari atmosfer (çok çeşitli ama zumthor mesela)
- bilim tarihi ve felsefesi (lorraine daston, donna haraway...)
- the order of things'teki las meninas ve introduction chapterı
- tarihsel epistemoloji üzerine neredeyse her şey
- james turrell eserlerini deneyimlemek
- bir su damlasının solucan gibi takip edildiği teshima müzesi
- çöller ve ormanlar
- yol boyunca her kahverengi tabelaya sapmak ve keşfetmek
- bir parlak zekanın (babamın) parkinson's karşısında erimesi (olumsuz etki)
+6
eileengray
(19.02.26)
-Aniden ortaya çıkan memeler
-Herhangi bir zamanda ortaya çıkan memeler
+3
hakmut
(19.02.26)
Motosikletimi söküp takmak ve çadırı atıp uzun yola çıkmak özellikle hedefim belli değilse daha çok hoşuma gidiyor
+1
mirty
(19.02.26)
schopenhauer'in istenc ve tasarim olarak dunya kitabi. bir wise ass olarak cogu kitaba yukaridan ve elestirel bakarim. ama bunu okurken cok net sekilde benden daha zeki bir insanin beni yukari cektigini dusundum. adam yapmis. zeki biri tarafindan yazilmis bir kitap okurken aldigim hazzi cok az seyden aliyorum. spinoza ethica, derek parfit why anything why this makalesi cok random aklima gelen ornekler.

saglam filmler. mesela son donemde izledigim train dreams filmi baya yukseltti ruh durumumu. veya uncut gems'i soluksuz izledigimi hatirliyorum. 2001'i imax'te izledik gecen arkadaslarla. religious bir tecrubeydi.

st. petersburg'a beyaz gecelerde gidip cok etkilendigimi hatirliyorum. gece yarisi hava boyle gun dogumu gibiydi allak bullak etmisti beni ruyada gibiydim.
+2
antikadimag
(19.02.26)
Ben yetenekten çok etkilenirim.
Çok güzel bir oyun, çok güzel bir performans… konusundan bağımsız sadece mükemmel olduğu için ağlayabilirim.
+1
mutekebbir
(19.02.26)
Babamı gömdüğümüz an,
Arkamdaki, sırtıma yasladığım koca dağ yıkıldı da dımdızlak ortada kaldım gibi bir hisse kapılmıştım.
Hala çaresiz hissettiğimde bi yaslanmak isterim, yokluğunu farkedip ürperirim.
Onlarca yıl geçtiği halde bu hep böyle.
Alışılamıyor mu, benim mi eksikliğim, hiç bilemiyorum.
+1
Mirket
(20.02.26)
Vietnam ice coconut coffee.
0
Purple life
(20.02.26)
90'lar pop ve klipleri

gün içinde mutlaka bir şarkıyı mırıldanırım. kuşkusuz büyük etkilemiş beni.
+1
yurtsuz john
(20.02.26)
Arkadaşlarımla mangalda kokoreç yapıp içmek beni çok etkiler. Şöyle akşam 5 gibi başlarsın gün batımında içerken mangalda kokoyu gömdün mü, etkilenme süper olur.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
(6)

Mutlu Ramazanlar

yadigar
Rahmet Ayı geldi! Duyurunun tüm müslümanlarının ve ailelerinin Ramazan Ayını tebrik ediyorum. Allah ibadetlerinizi kabul etsin...Dini inanç ayırt etmeksizin tüm duyuru halkına ve sevdiklerine de iyi dileklerimi gönderiyor, mutluluklar diliyorum... (Duyuru olarak açmadım ki, tebrikleşmek isteyen alta
Rahmet Ayı geldi! Duyurunun tüm müslümanlarının ve ailelerinin Ramazan Ayını tebrik ediyorum. Allah ibadetlerinizi kabul etsin...

Dini inanç ayırt etmeksizin tüm duyuru halkına ve sevdiklerine de iyi dileklerimi gönderiyor, mutluluklar diliyorum... (Duyuru olarak açmadım ki, tebrikleşmek isteyen alta yazabilsin)

Hatimli teravih sonrası ağrıyan sırt eşliğinde suratta kocaman bir gülümsemeyle girilmiştir. Her şey gönlünüzce olsun...
+13
yadigar
(19.02.26)
huzurla geldi :) herkese hayırlı ramazanlar
0
deartheodosia
(19.02.26)
Çok teiekkürler, sizlere de ve herkese de hayırlı Ramazanlar dilerim. İlk sahuru yaptık bismillah, davulumuzu da duyduk. Sağlık, selamet, huzur ve nice güzel hasleti beraberinde getirmesi dileğiyle
+1
love and trust
(19.02.26)
ben de bu vesileyle tüm hristiyan aleminin ve hristiyan yakınlarımın 40 günlük lentin başlangıcı sayılan kül çarşambalarını kutlayayım. repentancelarınız kabul olsun efendim.
+8
eileengray
(19.02.26)
Bu vesileyle?
Ne mutlu :)
-9
love and trust
(19.02.26)
Ramazan ayi herkese bereket ve huzur getirsin.

Bi sene katoliklerin paskalya öncesi oruc baslangiciyla cakismis. Güzel tesadüfler bunlar.
+1
Purple life
(19.02.26)
hayırlı ramazanlar :)
0
black holes in the sky
(19.02.26)
(7)

Bonus, parapuan, maxipuan

kojonotsuki
Bunlar nerelerde geçiyor? siz genelde nasıl kullanıyorsunuz?
Bunlar nerelerde geçiyor? siz genelde nasıl kullanıyorsunuz?
0
kojonotsuki
(18.02.26)
internet sitelerinde kullanıorum marketlerde kasiyere puandan kullan demek bin bir sıkıntı ya
mesela trendyon daha 2026 yılında bonus puan kullandırmaya başladı, heryerde geçmiyor bankanın sitesinden bakmak lazım
0
eja
(18.02.26)
hb pazarama belli sitelerde geçiyor. en iyisi bonus.
0
mikahakkinen
(18.02.26)
eskiden benzinliklerde kullaniyordum. artik anlasmamiz yok diye cok fazla duymaya basladim. halbuki garanti posu kullaniyor adam direk bonus anlasmalisin belli iste. sanirim komisyon vs fazla oldugu icin istemiyorlar.

artik hepsiburada alisverislerinde kullaniyorum. kimseyle muhattap olmak gerekmedigi icin.
0
nuevo
(18.02.26)
maxipuanı alışveriş yaptığım tüm marketlerde (migros, macro, carrefour) kullanıyorum. başka yerlerde de geçiyor ama gıda alışverişinde kullanmayı seviyorum.
0
eileengray
(18.02.26)
bonus puanları hepsiburada ve n11' de kullanıyorum, bazen migros' ta da kullandığım oluyor.

Migros Hemen ve Sanal market' te de kullanabiliyorsunuz ama kartınızın mastercard olması lazım. Visa ve Troy' sa bonus kullandırtmıyorlar.
0
kumandanim
(18.02.26)
Maxipuan trendyolda da geçiyor.
0
ekimoloji
(18.02.26)
İnternet sitelerinde kullanınca iade olması durumunda olay biraz karışabiliyor, ben market alışverişinde kullanıyorum puanları.
+1
tiredofwaiting
(18.02.26)
(7)

Orijinal ürün alıp çakmasıyla iade oluşturmak?

ananiyimioguz
Böyle bir şey yapan / duyan var mı?Bana çok mümkünmüş gibi geldi. Firmalar bunun önlemini nasıl alıyor acaba? Bazı şeylerde bandrol veya seri no olmayabilirmiş gibi geldi.Mesela dyson ürünlerinin birebir çakmaları var.Amazon, trendyol, hepsiburada... bir yerden sipariş ettik diyelim. Kutusundan ciha
Böyle bir şey yapan / duyan var mı?

Bana çok mümkünmüş gibi geldi. Firmalar bunun önlemini nasıl alıyor acaba? Bazı şeylerde bandrol veya seri no olmayabilirmiş gibi geldi.

Mesela dyson ürünlerinin birebir çakmaları var.

Amazon, trendyol, hepsiburada... bir yerden sipariş ettik diyelim. Kutusundan cihazı çıkardık. Ağırlığını beğenmedik dedik geri gönderdik.

Gönderirken bire bir çakma cihazı kutuya koyduk. Ben hiç zannetmiyorum ki yetkilinin aşırı inceleyeceğini...

O ürün allah bilir tekrar başka birine satılır :D veya firmaya gönderilirse ancak orada çıkabilir.

Bu arada yapalım diye demedim de az önce bir soruda görünce aklıma geldi. Aşırı yapılabilir gibi geldi nasıl önlenebileceğini merak ettim.

Mesela apple ear pods aldık diyelim. içindeki kulaklıkları alıp yerine birebir çakma kulaklık koyduk. iade sebebine de kulaklıklar eşleşmiyor dedik.

Böyle durumlarda genelde müşteri beyanı haklı bulunup iade kabul edilmez mi?

Diyelim ki sonradan fark edildi ve müşteriye ulaşıldı. E müşteri der ki ne münasebet kardeşim hem çakma ürün göndermişsiniz hem de bana suç atıyorsunuz :D

Al başına belayı (firma açısından).
-2
ananiyimioguz
(17.02.26)
Abi bire bir aynısı gibi görünen cihazda kullanılan parçalar varsa işlemciler kartlar cartlar curtlar da orijinal üründekiyle aynı mıdır, değilse bu fark edilmez mi acaba? Misal Trendyol'da adam 300 bin liralık saati 50 bin liraya satıyor ama 300 bin liralık saatte in-house mekanizma var ama Trendyol saatinde sikindirik Çin mekanizması var, sen bu saati alıp gönderdiğinde "olm sen salak mısın?" demezler mi saat incelendiğinde? Yani saatin incelenmesine de gerek yok bilen adam dışardan baktığında da saniyenin akrebin yelkovanın hareketinden net bir şekilde anlayabilir saatin çakma olduğunu ama yine de bakarlar tabii, saat örneğinden yola çıkarak diğer ürünler için de benzer çıkarımlar yapılabilir bence.
0
kizil karga
(17.02.26)
Haberlerde çıkmıştı bu durum. Bazı satıcılar anlayabilir değişmiş olduğunu Satıcının bu yapılan sahtecilikten yasal yollara başvurması mümkün.
0
pembediken
(17.02.26)
valla anlasilacagini sanmiyorum. ben bir kere aldigim kulakligin aynisini cok daha ucuza bulunca onu alip gelince oldugu gibi ilk pahali yere iade etmistim ve refund almistim tr'deyken.

aslinda bir avantajim yok acip kullanilmis kulakligi vermek istememistim sadece kullandigimdan devam etmek istedim. ayni renk model vs idi ama seri no farkliydi dogal olarak.

ama bunu sahte urunle degistirerek yapmak cok buyuk bir ahlaksizlik. bastim eksiyi. esegin aklina karpuz kabugu dusurmemek lazim.
-2
antikadimag
(17.02.26)
reddit'te görüyorum; parfümlerde ve kozmetikte böyle hileler yapıyor amerikalılar. sonra o iade olmuş sahte ürünleri alan diğer masum insanların parfüm şişelerinin içinden kokusuz su çıkıyor. sephora bu yüzden iade alırken açılmamış kutu bile olsa içini açıp bakıyor. yine de engelleyemezler, sonuçta kabı aynıysa nasıl anlayacak?
0
eileengray
(17.02.26)
Bahsi geçen şey e-ticarette en sık görülen fraud yöntemlerinden biri, "Return Fraud" diye geçiyor. İadelerin e-ticaretin en can sıkıcı süreci olmasının kaynağı da bu. Büyük perakendeciler belli bir tutara kadarki ürünleri çok sallamıyor zira sahteciliği tespit etmenin maliyeti oradaki riskten daha büyük. Ürün fiyatı yükseldikçe de inceleme süresi artıyor.

Gidip 100 bin liralık bir ürün iade geldiğinde onu iade alan kişi şöyle bir bakıp iadeyi onaylamıyor; çünkü e-ticaret işini belli bir süre yapan herkes bu işe tecrübesiz bile girmiş olsa kısa sürede dersini alıyor. Zaten o kadar kolay kandırılabilselerdi emin olun o e-ticaret sayıcılarının hiçbiri piyasada kalamazdı.

Tabi ki her fraud türünde olduğu gibi mükemmel bir sistem mümkün değil; arada kaçaklar da oluyor. Onlar da şirkete zarar yazıyor ya da sözlükte geçen gün çıkan başlıkta olduğu gibi başka bir müşterinin mağdur olmasına sebep oluyor.
0
salihdt
(18.02.26)
dermokozmetik-vitamin kategorisinde aynı sorunu yaşıyoruz. neyseki mamüller gerçekten orijinaline göre inceleyince anlaşılıyor. Bizdeki orijinal ürün ile gelen ürünü kıyaslayıp platforma ileterek iadeyi red ediyoruz.
0
kondansator
(18.02.26)
Ahlaksız herif
0
kullaniciadimvar
(23.02.26)
(12)

Doktorlara ne söylemek isterdiniz?

suicmeyenadam
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı? ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı?

ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı laboratuvar testler önerilmesi sizi rahatsız eder mi yoksa sar ordan bir paket mi?

teşekkürler.
+1
suicmeyenadam
(17.02.26)
Hasta ve hasta yakınlarına karşı nazik olmaları gerektiğini söylemek isterim
-1
rock n roll
(17.02.26)
hekim,
tanrınin yeryüzündeki elleri gibi diyor,
öyle davranin,
paraci olmayin.
0
designer
(17.02.26)
sizli bizli konuşalım.

gereksizse pahalı testler istemeyin lütfennnnn.
+1
art cat chocolate
(17.02.26)
Doktor hasta ilişkisi yoksa veya sadece hastane /muayenehane ile sınırlı ise, bunun yerini ilaç şirketleri ile doktor ilişkisi alma ihtimali yüksektir .
Doktor ile hasta ilişkini olumlu yönde geliştirecek bir şey varsa doktorun hastasını tedavi sürecinde takip etmesidir.
Gözden kaçan şeylerden biri de batı tıbbı ile doğu tıbbı arasındaki farkı bir türlü göremememiz ve yanı başımızdaki bitkilerin faydalarından etkilerinden kesinlikle bi-haber olmamız .
Bir de önleyici hekimlik konusunda büyük eksiliğimiz var . Çoğunlukla hastalık/ rahatsızlık yaşandıktan sonra tedaviye başlanıyor . Oysa hastalık riskini arttıran etkileri azaltıcı nedenlere yönelmek lazım .
Doktara / hastaneye giden eve geldikten sonra adeta hastalığını unutmuş halde artık yaptığı masrafı konuşur oldu. yıllar yılı ilaç kullanmayı " tedavi olmak " zannettik.
-1
diyecevaplandı
(17.02.26)
bizi müşteri olarak görmeseler iyi olur.
0
erty_ksk
(17.02.26)
üniversite hastanesi hekimlerine:
- bölümler arası kavgayı bitirin
- dönem V ve üstüne jürilerde acımayın, iyice öğrensinler
- her bölümün daha çok yatağı olsun

edit: @nundu’nun düzeltmesiyle dönem IV demek istiyormuşum, not düşelim.

sosyal medyada ve çevrede tıp eğitimi almadan uzmanlık taslayan insanların daha iyi denetlenmesini talep ediyorum. 2 yıllık program mezunları teşhis için hekimlerden önce kendilerine yönlendiriyorlar. denetleme mekanizmaları gelişmeli.

tüm hekimler özellikle muayenehanelerinde ve bu çakma uzmanlar hizmetlerinde fatura kesmeli, vergi kaçırmamalı.

tüm hekimler hastasına holistic yaklaşmalı. yaşam şekli, beslenme, alışkanlıklar, semptomlar hepsi bir arada. eğer plasebo sorunu çözüyorsa bırakın çözsün. illa ki ilaç dayamayın.

ilk çözüm her zaman ameliyat olmayabilir, ameliyat o kadar basit olmamalı. özellikle ortopedistlere bu cümlem.
0
eileengray
(17.02.26)
Ödediğim ücret veya aldığınız maaş karşılığı, bana, ihtisasınıza ilişkin hizmet üretmekle görevli bireysiniz. Bana yaklaşımınız ve tavrınız bu minvalde olmalı.

Raporlu ilacımın üç aylık dozunu reçete etsin diye gittiğim en az on yaş küçüğüm edepsiz, bana 'sen' dediydi de içimden, birkaç kez ona kadar saymam gerekmişti.
-6
Mirket
(18.02.26)
olabildiğince sekreter vs filan kullansınlar, fazla yorulmasınlar.

ben doktorların bana açıklama yapmasını seviyorum. mesela ciğerimi dinliyorsa ciğerimi dinlediğini söylesin, kalbini dinliyorum, ritmi iyi filan gibi.

dişimi yapan doktorum var, bana diyor ki şimdi minedeyim, sinire geldik, burada şöyle bir dolgu uyguluyorum...

geçen aylarda kan tahlili yaptırdım, doktor demir eksikliği konusunda bir şey yok dedi, tahlil sonucunu arkadaşıma gönderdim, hemen karbonhidratı azalt, diyabetle ilgili değer ortayı geçmiş dedi. mesela normalde tahlili alan doktor değer aralığında normal gözüyle baktı.
+1
hoot
(18.02.26)
Özellikle belli bir yaşın üstündekilerin güncel çalışmaları ve araştırmaları takip etmesini / edebilmesini istiyorum.
0
auroraaurora
(18.02.26)
bence doktorlar aslında kibar insanlar, en azından genç asistan olanları öyle. ama muhtemeln iş yoğunluğundan biraz tepeleri atıyo. bana hep kibar davranıldı ama sekreterlerin inanılmaz burnu havada. sekreter ve hemşireleri uyarmalarını isterdim. doktorun bile girmediği havaya onlar giriyo. pahalı test ise gerekliyse tabi ki önerilsin.
+2
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Kesinlik yoksa yapilan akil yurutmedir ve akil yurutmelerini gizli degil danisanla paylasarak yapmalarini tercih ederim. Bu danisanin katki saglamasina olanak tanir, danisanin kararini daha saglikli almasini saglar ve baska bir yerde, baska bir zaman, baska bir doktorla daha hizli surecler yaratir. Ayrica sistemin dislisi olmamalarini umarim.
0
osssy
(18.02.26)
üniversite ve devlet hastanesinde henüz yüzüme bakıp da konuşan bi doktora denk gelmedim. yaşım da epey var.

geçen hafta özel hastanede bi ameliyat oldum burnumdan, ameliyat sonrası kanamam durmadı. üç hemşire başımda nöbet tuttu resmen doktor gelene kadar. doktor geldi, inceledi ve tekrar ameliyata alındım. devlet hastanesinde olsam neyle karşılaşırdım bilmiyorum.

ben ilk önce devlet hastanesine gidiyorum bi şey olduğunda. bi işlem gerekiyorsa da neyse parası verip özele. işin garip tarafı en son gittiğim devlet hastanesindeki doktor daha yeni özelden devlete geçmiş, ve inanır mısınız o da konuşurken artık insanların yüzlerine bakmıyor. çok tuhaf.
0
antihero
(22.02.26)
(2)

İstanbul içi bakımevi tavsiyesi

gokank4
Annem için İstanbul’da rahat edeceği, sosyalleşebileceği bir bakımevi arıyoruz. Kendi işini kendi görebiliyor ilaç ve diyet takibi önemli sadece. Var mıdır tavsiyeniz ?
Annem için İstanbul’da rahat edeceği, sosyalleşebileceği bir bakımevi arıyoruz.
Kendi işini kendi görebiliyor ilaç ve diyet takibi önemli sadece.
Var mıdır tavsiyeniz ?
0
gokank4
(17.02.26)
etiler dünya göz’ün oradaki çok popüler sanırım. tesis eski görünüyor ama orada kalanlar hep çok aktif ve mutlu gözüküyor. sürekli bahçede, sokakta, akmerkez’de sosyalleşirken görüyorum.
0
eileengray
(17.02.26)
mesuta
(17.02.26)
(7)

Cin, Ningbo'da 4500 Euro yeterli mi, yasam nasildir?

Sour
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bo
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bolgeyi bilen var mi? Cin'de yasayan, calisan var mi? Nasilsiniz?
0
Sour
(17.02.26)
bu şirket çinli şirketimi yabancı sermaye mi. iş yükü az olabilir ama çalışma kültürü bok gibi olabilir, bir sürü asyalı arkadaşım var çoğu asya çalışma kültüründen illallah edip avrupaya kaçıyor. kendim de koreli ve japon şirketlerinde çalıştım bana göre değil, çin de çok farklı değildir muhtemelen.
+2
nahtoderfahrung
(17.02.26)
daha önce çinli bir ekip ile çalıştın mı bilmiyorum ama çinlilerle çalışmak çok zor. algıları-düşünme biçimleri tamamen farklı. eğer bir ekip lideri-yönetici olacaksan kabul edilebilir. daha orta seviye bir pozisyonsa başında bir çinli olacaksa çok canın sıkılabilir. çünkü senden bir çalışan olmanı değil köle olmanı bekleyecekler.
+2
orpheus
(17.02.26)
@nahtoderfahrung yabanci sermayeli bir sirket. ingiliz sirketi. bunu hic dusunmemistim acikcasi. nasil bir calisma kulturu var asyali sirketlerin?
0
🌸Sour
(17.02.26)
İzlemenizi tavsiye ederim.

www.netflix.com
0
galahad reloaded
(17.02.26)
genel olarak senden sürekli bedava overtime yapma beklentisi var, aşırı ırkçılar avrupadaki ırkçılık yanında hiç bir şey kalır, kadınsan ekstra zor, cinsiyetçilik tavan, benim çalıştığım koreli şirketteki müdür kadın almamak için elinden geleni yapıyordu, alınmış olanları da insan yerine koymuyordu. izinlerini ne kadar rahat kullanabileceğine de bak, çin yasalarına göre çalışacaksın orda avrupa değil.
+1
nahtoderfahrung
(17.02.26)
Abi Fransa'da ki maaşın azmis, iş neydi? Çünkü illa ayrilasin yoksa burada da daha iyisi olabilir belki.
Malesef nereye gidersen git hem sana daha çok maaş verip hem Aynı tatil olamaz. 40 gün demek 8 hafta demek, ben hayatta şu an 7 hafta tatilimi bırakıp 2-3 haftaya dönmem. Hayatta paradan önemli şeyler de var ama senin maaş Bir tık düşük o kesin.
Bir de denilen de doğru; Çin'de çalışacağını yeri iyi arastir sonra kendini 9 9 6da bulma.
+1
logisticsmanager
(17.02.26)
büyük uluslararası bir şirketse ben denerdim. öyle bir şirket zaten expat kaynıyor olacaktır. shanghai'a yakın bir şehir; bence ilerisi için (başka bir yerde yöneticilik vb.) çok bir deneyim olur.
+1
eileengray
(17.02.26)
(30)

Şu an hangi kitabı okuyorsunuz? Şubat sayısı.

alice in potatoland
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
0
alice in potatoland
(17.02.26)
Sherlock Holmes setine başladım. Çok keyifli gidiyor.
+1
strawberry first
(17.02.26)
rachel cusk, parade.
0
eileengray
(17.02.26)
asimov - the foundation
+3
antikadimag
(17.02.26)
Georgi Gospodinov - Zaman Sığınağı
0
a perfect lie
(17.02.26)
Asimov vakıf serisi, yine yeniden.
+1
kisa
(17.02.26)
orwell burma günleri
0
summerjam0306
(17.02.26)
Mina Urgan-Bir Dinazorun Anıları
0
tiredofwaiting
(17.02.26)
Bütün-Beyinli Cocuk Uygulamalı Rehberi
0
kondansator
(17.02.26)
There Is No Place for Us: Working and Homeless in America
0
salihdt
(17.02.26)
tüfek mikrop ve çelik
0
pide
(17.02.26)
umberto eco - gülün adı
+1
efreet sultan
(17.02.26)
Androidler elektrikli koyun düşler mi?
Philip k. Dick
+2
antihero
(17.02.26)
david d. burns - 10 günde özgüven
+1
sabenburak
(17.02.26)
Yerdeniz Öyküleri. Ardından Öteki Rüzgar ile kapanışı yapacağım.
+1
auroraaurora
(17.02.26)
Calikusu - recep nuri gültekin

Bunu neden eksiler bir insan. Saka gibisiniz ha.
0
Purple life
(17.02.26)
Frank Herbert - Dune
+2
yemrem
(17.02.26)
insan vücuduna seyahat - gavin francis
0
lemmiwinks
(17.02.26)
James Clavell - Shogun
0
thracia
(17.02.26)
Graeme Simsion - Rosie Projesi
0
matilda
(17.02.26)
Büyük İskender - Jona Lendering
0
drako
(17.02.26)
İnsanın Anlam Arayışı - Viktor Frankl
Zeytindağı - Fatih Rıfkı Atay
0
hayalhayal
(17.02.26)
sınırsız rüyalar diyarı - j. g. ballard
0
lüzumsuz adam
(17.02.26)
@purple reşat nuri'yi recep nuri diye yazman çağrışımı sebebiyle hoş bulunmamış olabilir
+1
beyfendi
(17.02.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
0
rock n roll
(17.02.26)
Bugün olağanüstü bir gece bitti, fareler ve insanlara başladım
0
pislick0
(17.02.26)
Asako yuzuki - tereyağı
0
kullanicadi
(17.02.26)
topeka okulu ama sarmadı nedense...
0
suyin
(19.02.26)
Aynı yazarın Atocha’dan Ayrılış kitabını okudunuz mu? tavsiye ederim.
+1
eileengray
(19.02.26)
İhsan Oktay Anar
Yedinci Gün
0
kumandanim
(19.02.26)
okumadım, alayım listeme çok teşekkürler <3
+1
suyin
(19.02.26)
(14)

Kişisel gelişim kitapları okur musunuz?

pembediken
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
Spesifik bir konu ya da yazar değil de kitap türü olarak. Bazı insanlar saçma buluyor. Mesela kendiniz dahil herkesi affetmek gerektiğinden bahsediliyor kitapta.
0
pembediken
(16.02.26)
Okuyorum (özellikle kendimi eksik hissettiğim konularda), mantıklı bulursam da yapmaya çalışıyorum. Ama tabii herşeyi alp okumuyorum, sadece Şeyma gibi haha İyi psikolog ve psikiyatristler tarafından yazılmış çok iyi kitaplar var, neden bunlardan faydalanmayalım ki.
Saçma bulan insan kendini geliştirmeye kapalı bulan insandır.
0
tiredofwaiting
(16.02.26)
Okurum severim ama herkesi affedin veya iletişimde karşı taraf damariniza bassa dahi sürekli olumlu bir dil tutumunun dayatilmasi ile ilgili önerileri uygulamam.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Deli gibi kitap okuyan, 'ne bulursam okurum.' diyen biri olarak asla okumadığım ve okumayacağım tek tür budur.
Haddinden fazla anlamsız geliyor bana.
Bu tarz kitap okurken gördüğüm kişiyi de ciddiye alamamak gibi de bir zaafım var.
0
Mirket
(16.02.26)
Engin geçtan kişisel gelişim sayılıyorsa okuyorum.
Okunulan bir kitap özfarkındalığı geliştiriyorsa istediği türde olabilir, okurum.
+5
Bruce
(16.02.26)
Ben de aynı soruyu soracaktım, psikolojiye dair kitaplar kişisel gelişimden sayiliyorsa ben de çok severim.

Yayınevlerinin bu serilerini de iyi takip ederim. Daha okuduğumuzu anladık mi seviyesindeki kendi karakterinden haberi olmayan kişilerin fikrini de umursamam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
yok bi kaç kere denedim çok zorlama geldi hoşuma gitmedi
0
nahtoderfahrung
(17.02.26)
okumam.
0
eileengray
(17.02.26)
her kitap zaten kisisel gelisim kitabidir. bu nedenle kisisel gelisim kitaplari en gereksiz tur bence. hic okuyamadim.
0
antikadimag
(17.02.26)
ben o hatayi bi kere yaptim(okuyamadim tabii) insta reelslarinda daha cok bilgi bulabilirsiniz
0
ala09
(17.02.26)
kişiliğim oturana kadar bu türde sadece dale carnegie okudum. kişisel gelişim kitaplarının mucididir. 1888 de doğmuş adam düşünün. çok bunalıma girdiğimde sadece okumak bile beni sakinleştirir motive ederdi. şimdiki kitaplar bu adamın kitaplarının derlemesidir. kişisel gelişim kitapları sadece okumakla olmaz uyugulamaya da geçmek lazım. 100 sayfa okurdum bazen 1 cümlesi yeterdi.
0
ground
(17.02.26)
bir süre psikolojiye, özellikle evrimsel psikolojiye merak salmıştım. insanların neyi neden yaptığını bir şablona oturtmaya başladıktan sonra evcil (yada vahşi) bir hayvan gibi görmeye başlamıştım.

- müdüre yalaklanıyor: hmm, demek ki terfi alacağını düşünerek bu eylemin sonundaki ödül ondaki dopamin salınımını artırıyor.
- kıza yürüyor: soyunu sürdürme isteği baskın geliyor gibi.

biraz daha derine inince, içinde yetiştiği ortamın davranış kalıplarına yansımasını falan düşünmeye başladım. eskiden öfkelendiğim hareketleri bir laboratuvardaymış gibi gözlemlemeye başladım, kızmıyorum artık. eski kızdıklarımı da bu şablonlara oturtunca "affetmek" olarak bahsettiğin şey kendiliğinden gelmeye başlıyor.
0
birdirbir
(17.02.26)
"Kişisel gelişim" adı verilen kavramın içten gelen çaba ve dışarıdan gelen uyaranların doğal bir süreç hâlinde toplamı olduğuna inanıyorum. Bu amaçla zorlama yapılan aktivitelerin kişisel gelişim denen şeye katkısı olduğunu düşünmüyorum. Ergenken boş vaktimde okuduğum bir iki örneği saymazsak okumadım ve okumam da. Seni kişisel olarak geliştireceğim amacıyla yazılan bir kitabı ciddiye alamam.
0
nundu
(17.02.26)
tur olarak kisisel gelisim kitabi okurum. seyma subasi da kisisel gelisim yaziyor, dogan cuceloglu da, engin genctan da... dolayisiyla burada kalite onemli. bir kitap sirf kisisel gelisim kitabi turunde diye kotu olacak degil. ben size tonla kotu olan felsefe, edebiyat veya (bilimsel) arastirma kitabi sunarim.
+1
Sour
(17.02.26)
Üniversite hocalarının yazdığı damıtılmış piyasa kitaplarını okurum.
0
black holes in the sky
(17.02.26)
(4)

gobek atmalik dugun sarkisi

cooperr
cok sevdigim iranli bir arkadas bu yaz evleniyor. baba tarafi turkmen sanirim. benden gobek atmalik turkce dugun sarkisi listesi istedi. konuya malesef pek hakim degilim, sarki tavsiyesi alirim. dugune ben de katilacam, merhametli olun yaw..
cok sevdigim iranli bir arkadas bu yaz evleniyor. baba tarafi turkmen sanirim.
benden gobek atmalik turkce dugun sarkisi listesi istedi.
konuya malesef pek hakim degilim, sarki tavsiyesi alirim.
dugune ben de katilacam, merhametli olun yaw..
0
cooperr
(16.02.26)
Ahshhas

Türkçe şartı olmasaydı

music.youtube.com
+1
kisa
(16.02.26)
Spotify’da göbek atmalık listeler bulabilirsiniz. Oradan kendi listenizi oluşturabilirsiniz.
“Göbek atmalık”,
“düğün”,
“kına gecesi” yazın, listeler çıkar.
+2
love and trust
(16.02.26)
sezen aksu - rakkas
mustafa sandal - aşka yürek gerek (yunan kadınla coverı vardı).
tarık mengüç - şakşuka

ben olsam arabeske kaçmadan ucundan göbek atmalı, daha hareketli 90lar playlisti yapardım.
0
eileengray
(17.02.26)
erik dalı bu alanda tek.
0
mikahakkinen
(17.02.26)
(14)

cascade - schengen vizesi alınan ülkeden giriş yapıp başka ülkeden çıkış yapmak

elorelia
ilk schengen vizesine fransa'dan başvurdum. 6 aylık multi verdiler. fransa'dan giriş yaptım, belçika'ya geçtik, oradan da türkiye'ye döndük.ben şimdi kesin ve net olarak cascade için gerekli kurallardan birini ihlal mi etmiş oluyorum?amaç daha uzun verirler diye düşünerek tekrar fransa'dan başvuru y
ilk schengen vizesine fransa'dan başvurdum. 6 aylık multi verdiler. fransa'dan giriş yaptım, belçika'ya geçtik, oradan da türkiye'ye döndük.
ben şimdi kesin ve net olarak cascade için gerekli kurallardan birini ihlal mi etmiş oluyorum?
amaç daha uzun verirler diye düşünerek tekrar fransa'dan başvuru yapmaktı.

teşekkürler.

ekleme: evet en uzun fransa'da kaldım. 3-4 gece sanırım. 1 gece belçika.
-1
elorelia
(16.02.26)
İlk giriş yapacağınız ve en uzun kaldığınız yer Fransa ise sorun olmaması lazım. En uzun Fransa'da mı kaldınız?
0
tiredofwaiting
(16.02.26)
kesin ve net diyemeyiz, problem yaşamayanlar da oluyor. genel olarak beklenen şey sunduğunuz seyahat planına uymanız. vize alırken sunduğunuz planda belçika yoksa problem yaşama ihtimaliniz var. fransa'da çok az kalıp belçika'ya geçtiyseniz ihtimal artıyor. en uzun fransa'da kaldıysanız kesin sorun olmaz diye bir durum yok.

ek olarak, fransa dışındaki ülkeler de bu hareketlerinizi görüp olumsuz yaklaşabiliyor. sanırım sonrakinde genel olarak rahat ve turistik yerlerden başvurmakta fayda var. örneğin ispanya, hem red oranı düşük, hem de cascade uygulama oranı yüksek bir ülke.
0
matlii
(16.02.26)
bi şey olmaz. en uzun nerde kaldığını onlar bilemez zaten. geçişlerde vize kontrolü yok sonuçta. giriş yapmak yeterli
0
jelly bear
(16.02.26)
giriş ülkesinden çok en uzun nerede kaldığınız önemli. bunu sağlamanız en önemlisi. türkiye’de bu çok karıştırılıyor niyeyse.

o ülkenin resmi sitesinde bile böyle yazar. ben 90% bütün avrupa seyahatlerimi lufthansa’dan ötürü Almanya girişli yaptım hayatım boyunca, o zaman tüm it, fr, es vizelerimi Almanya’da kullanmış oluyorum, öyle şey olur mu? benim şimdiye kadar reddedilmem gerekirdi ama gitgide arttı. cascade yapıp yapmamaları açıkçası biraz muğlak ama demek istediğim kalış süresi en önemli kriter.

Kafadan atmamak için buyurun / where to apply:
home-affairs.ec.europa.eu:~:text=Visiting%20more%20than%201%20Schengen,first%20country%20you%20will%20visit.
0
eileengray
(16.02.26)
cevaplar biraz ezbere yazılmış sanırım. fransa'dan giriş yapmış birinin en uzun nerede kaldığını anlamalarının bir yolu yok çünkü.

siz formda ne beyan etmişseniz ona göre hareket ederler.

çıkış yaptığınız ülkenin fransa olması zorunluluk değil, formda yazdıysanız sıkıntı da olmaz.

fransa'dan alıp direkt almanya'ya uçarsanız ama bu bir sorun olabilir, vize ihlali olarak görülür.
+1
brkylmz
(16.02.26)
nerede ne kadar kaldığınızı bilemezler diye bir şey yok. schengen içinde kullanılan bir bilgi sistemi var, uçak-tren-otel vb. bilgiler bu sisteme ekleniyor. vize için de buradan isterlerse veri çekebildikleri söyleniyor. girişte de her şeyi dijital hale getirmeye hazırlanıyorlar, dijital ayak iziniz gayet takip edilebiliyor şu anda.
0
matlii
(16.02.26)
Arkadaşlar (!) aklınızı başınıza alın lütfen, nasıl kimin nerede ne kadar kaldığına nasıl bilecekler? Siz bir ülkeden çıkarken pasaportunuzu damgalatmıyor musunuz? Oradaki gümrük güvenlik polisi ekrana bakıp iki tuşa basmıyor mu, size kameraya bakın demiyor mu? Bu insanlar sınır, para paylaşırken birbirleriyle bilgi paylaşmıyor mu zannediyorsunuz? Ne yiyip ne içiyorsunuz acaba bana da aynısından lütfen.
0
tiredofwaiting
(16.02.26)
Seyahatinde hiçbir problem yok, kurallar dahilindesin.

Kim kaç gün nerede kalmışı kimse bu kadar detaylı araştırmaz ancak suç vb durumlarda mahkeme isterse beyan ve kayıtlar kontrol edilir.

Turistik gezinizde herşey normal ve kurala uygun ilerlemiş
0
basond
(17.02.26)
bu söylenenlerin hiçbirine bakılmıyor.
0
tchuck
(17.02.26)
@tiredofwaiting AB içinde gezerken bunların hiçbirini yapmıyoruz? İstanbul'dan Yalova'ya gider gibi, üzerinde isim yazmayan biletle feribota atlayıp Estonya'dan Finlandiya'ya gidebiliyoruz mesela. Otelde değil arkadaşlarımızda kalıyorsak onun da kaydı yok -ki otelde de kalsak Türkiye'nin aksine herkesin pasaportunu tek tek işlemedikleri oluyor. Odayı kim rezerve ettiyse onun kimlik bilgilerini giriyorlar sisteme. Benim dijital geçmişimde Finlandiya'ya bulunduğumu gösteren hiçbir şey yok, keşke pasaportumda Finlandiya damgası da olsa dediğimde, "şuna bir damga vurun" diyecek yer yoktu.

Hollanda'dan akbil gibi bilet alıp Almanya'ya gidebiliyoruz, Çekya'dan otobüse atlayıp Avusturya'ya geçebiliyoruz ve ezkaza bir kimlik kontrolüne denk gelmezseniz (genellikle gelmiyorsunuz) bu seyahatlerin bir kaydı yok.
0
kobuzchu kiz
(17.02.26)
nerelerde kaç gün kaldığınızı biliyorlar diyen arkadaşlar fazla film izliyor bence :)
-1
brkylmz
(19.02.26)
Ben filmlerden değil de kendi tecrübemden yola çıkarak paylaştım. Şuanki pasaportumda son üç senede alınmış toplam 4 schengen vizesi var, sonuncusu Yunanistan. Yunanistan girişli bir seyahatim oldu ama Atina'da 4 gün kaldım, oradan Fransa'ya geçtim burada ise 3 hafta kaldım. Sonraları ise İspanya'da 1 hafta. Bulgaristan'da 3 gün. Yunanistan giriş çıkışı, Fransa girişi hepsinin damgaları pasaportumda var. Yeni Yunanistan vize başvurum reddedildi. Son başvuruyla aynı otel ve süreyle başvurmuştum. Çalıştığım yer aynı, malk mülk aynı, birikim daha fazla ama reddettiler. Benim aklıma başka bir sebep gelmiyor.
0
tiredofwaiting
(19.02.26)
eşim vize departmanında çalıştı hocam uzun yıllar, formları okumaya bile doğru düzgün vakitleri yoktu.

sizin durumunuzu bilemiyorum tabi, belki var olan planı kısa gösterip, daha sonra uzun seyahatler yapmanız negatif yorumlanmış olabilir. (vizeyi alırken 5 günlük seyahat planı verip, sonrasında 3 hafta kalmanız vs.) tamamen farazi konuştum durumunuzla ilgili. belki bambaşka bir şeydir.

ama yine verilen karar beyan ettiğiniz şeyler üzerinden verilmiştir. (seyahat planınız, geçmiş vizelerdeki kalış süreleriniz, maddi durumunuz vs.)
-1
brkylmz
(19.02.26)
E zaten 6 ay çok girişli vize vermişlerdi, sadece 5 gün kalsam çok ayıp olurdu:)
0
tiredofwaiting
(19.02.26)
(15)

x te ne kadar vakit harcıyorsunuz.

iwillsee
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı oldum dediğiniz bir dönem yaşadınız mı?
+2
iwillsee
(15.02.26)
şu an öyleyim. her gün minimum 6 saat
0
summerjam0306
(15.02.26)
Ben de öyleyim maalesef. Elimde günün sonunda yalnızca sinirimin bozulduğuyla kalıyorum, başka bir şey elde edebildiğim de yok.
+1
pembe nohut
(15.02.26)
0.
Bundan bir 6 önce çok harciyordum ve fark ettim ki beni gereksiz depresif yapıyor. X'i komple saldım. Günlük haber veren, bilgi akışı olan her şeyi saldım. Günde bir iki Fransız gazete ve Bloomberght bakıp geçiyorum, hayatım daha iyi.
Bu sadece Türkiye değil her ülke için geçerli. Sosyal medya çok güzel bir yer ama aynı zamanda da çok kötü.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
7 senedir girmiyorum, hayatımda verdiğim en doğru karar oldu.
+1
sekizdokuzon
(15.02.26)
Sıfır dk.
0
gabe h coud
(15.02.26)
çok ya. ekşi ile birlikte çok fazla. azaltmam lazım. instagram sıfır ama.
0
jelly bear
(15.02.26)
Ben instagramı kapatali x ve YouTube'a sardım ama x te nedense benim içim ana haber bültenleri kadar kararmiyor abartısız dört bes haber üst üste ölüm haberi verildi geçen gün mesela. Ama benim timeline da bir garip çerezlik içerikler de çok çikiyor karşıma.
0
egerbiryolcu
(15.02.26)
Sıfır, hesabım yok, bu sebeple linkleri bile açamıyorum. Söylediğiniz sebeple ve yozlaşma da eklenince, sözlüğe de bakmıyorum artık.
0
lil siztah
(15.02.26)
Sıfır.
Sadece instagram ama muhtemelen onu da kapatacağım, az kaldı. Tamamen asosyal/antisosyal bir hayata doğru gidiyoruz, hadi hayırlısı.
0
rakicandir
(16.02.26)
kullandıgım ve sevdiğim yegane yer. kullanmasını bilene.
0
koela
(16.02.26)
Uygulamayi sildim. Paralı ahlaksız trolleri gözümüze sokan, 7/24 bu vatanın evlatlarıni birbirine düşürmek için kudurmuş köpek gibi saldıran bu trolleri viski içerek izleyen yabancılara hizmet etmek salaklık.
+1
topkapiaksaray
(16.02.26)
alengirli konuları arattırdığım için mail adreslerimden çıkış yaptım. şimdi link falan olmadan giremiyorum. büyük rahatlıkmış. sosyoloji derslerinde sosyal medya ile ilgili edindiğim ilginç bilgilerden biri de şuydu; ya zamanla seninle aynı görüşte insanlar çevreliyor etrafını bu da seni köreltip bağnaz hale getiriyor. ya da çatışma yaratacak korelosyanlarla psikolojini yerle bir ediyor. medya okuryazarlığı çok zor kontrol edilebilen bir şey.
0
ground
(16.02.26)
bir sürü akademisyen konferans, paper, syllabus paylaşıyor, onları takip ediyorum.
0
eileengray
(17.02.26)
0. hic olmadim twitter'da.
0
antikadimag
(17.02.26)
Günlük 16 dakika limitim var, bazen azcık geçtiğim oluyor. Limit koymasam daha fazla takılırım muhtemelen.
0
kumandanim
(17.02.26)
(4)

New York tatili kaça patlar

arbre
Manhattan, Brooklyn görmeyi çok istediğim yerler. Fakir Balkan ülkelerine para harcamak yerine bir New York tatili patlatmak efsane olur. Uçak git gel 60 bin. Vizem yok. :D Otel, yeme içme 4 5 gün 100 150 bin arası yeter mi? Mantıklı bir plan mı?
Manhattan, Brooklyn görmeyi çok istediğim yerler. Fakir Balkan ülkelerine para harcamak yerine bir New York tatili patlatmak efsane olur. Uçak git gel 60 bin. Vizem yok. :D Otel, yeme içme 4 5 gün 100 150 bin arası yeter mi? Mantıklı bir plan mı?
-10
arbre
(15.02.26)
orta seviye bir otel $150-250 bandında olur. sezona göre değişiyor tabii. yiyecek içecek için öğün başı minimum $10 harcarsın ama genelde $20 civarı tutar. gastronomiye hafif meraklıysan da akşam yemeği rahat $40 ve üstüne çıkabilir. metro tek biniş $3. müzeler, alışveriş falan bunlar kişiye kalmış.
0
eileengray
(15.02.26)
günlük otel 150-200 dolar. bi tık ucuza airbnb olabilir. vize 185 dolar.
günlük en az 50 dolar da yersin bence. 150 bin çok rahat yeter. zorlarsan 100 bin bile yetebilir. uçak biletini 30-40a bulursun önceden alırsan.

önce bi vize al da sonra bakarsın.

ama ben olsam önce avrupa sonra amerika yapardım.
-1
jelly bear
(15.02.26)
Daha önce hiç yurtdışı giriş çıkışınız yoksa ABD'den vize almak sıkıntı olabilir bu arada. ya da ikna edici şartlar sunsanız bile 10 sene vermeyebilir herkese verdiği gibi. ben olsam başvurmadan önce pasaportumu biraz kirletirdim, sonra üzülmeyin
0
murdock
(25.02.26)
"Fakir Balkan ülkelerine para harcamak yerine bir New York tatili patlatmak efsane olur. "

Hayatimda okudugum en sacma sey. Ne alaka? "Sezen Aksu dinleyecegime Jennifer Lopez dinlerim cunku daha zengin" demek gibi.
-2
hot potato
(25.02.26)
(7)

Dünya kupası için maç bileti olması abd vizesi için şansı artırır mı?

ezkaza
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olum
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.

Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olumlu bir etki yapar mı? Hiç abd başvurum olmadı daha önce.
0
ezkaza
(15.02.26)
yapmaz. nötr yani.
0
orient blue
(15.02.26)
Takip ettiğim bazı vize durumu paylaşan kanallarda işe yaradığını okuyorum. Bence kolayca alırsınız.
0
a perfect lie
(15.02.26)
Bir etkinliğe katılacak olmanız, sıradan gezip gelicem demenizden muhakkak ki olumlu fark yaratır ama sizin koşullarınız dahilinde. Yani sizin diğer kriterleriniz vizeye hiç uygun değilken, benimkiler uygun ve biletim yoksa, tabii ki benim vize alma ihtimalim sizden yüksek olur. Tek başına çok olumlu etkisi olur denilemez yani.
0
lil siztah
(15.02.26)
çok faul başka bir durumunuz yoksa olumlu yönde arttırır, bu konu haber oldu hatta, marco rubio kolaylaştıracağına dair bir açıklama yapmıştı.
+1
eileengray
(15.02.26)
Kesinlikle arttırır. Hatta buna özel vize çıkaracaklardı
0
michael harddd
(15.02.26)
elbette arttırır. normal şartlarda vize alamayacaksanız biletinizin olması da yeterli gelmeyebilir tabii ki ama yine normal şartlarda adamları iki kez düşündürecek bir durum dünya kupası'na gidiyor olduğunuz için göz ardı edilebilir. bu tür net, belgeli planlar genelde işi kolaylaştırıyor vize konusunda, bi nevi "yemedik ulan ülkenizi iki maç izleyip dönücez" mesajını vermiş oluyorsunuz.
0
der meister
(15.02.26)
2018'de rusya'ya vizesiz gitmistim ben. bileti alinca sana fan id diye bir sey gonderiyorlardi rusyadan postayla, onunla giriyordun. bu sistem aylar oncesinden kurulmustu ve belliydi. simdi amerikalilarin sacma kaprisleriyle ugrasacak millet. benim bildigim tek duzenleme interview almani saglayacaklar. ama sosyal medya falan istiyorlar israil karsiti paylasim yapmissan vize vermiyorlar boyle pis igrenc bir memleket oldu burasi. 40 kadar ulke zaten vizeye bile basvuramiyor.

ulke kita buyuklugunde oldugundan dunya kupasi ruhu da yasanamayacak. maclar sabah sicaginda oynaniyor, takimlar binlerce kilometre yol yapacak. tr katilmazsa hic umutlu degilim ben bu turnuvadan.

sonuc sansini azicik arttirabilir ama resmi olarak bir aciklama yok, sadece interview tarihi vermeyi taahhut ediyorlaar: www.state.gov
0
antikadimag
(15.02.26)
(2)

kanlı elmas tarzı film

gule gule
gece film açasım geldi, tavsiye gelir mi
gece film açasım geldi, tavsiye gelir mi
0
gule gule
(12.02.26)
uncut gems :) jeopolitik değil ama çok iyi film.
+1
eileengray
(12.02.26)
The Last King of Scotland
0
nothing in my way
(13.02.26)
(3)

Amerikalılar kimlik göstermeden mi oy veriyor?

michael_knight
Amerikalılar oy kullanırken kimlik göstermek zorunda değil mi?Süreç nasıl oluyor? Benim adım maykıl nayt deyip oy mu kullanıyorlar?
Amerikalılar oy kullanırken kimlik göstermek zorunda değil mi?
Süreç nasıl oluyor? Benim adım maykıl nayt deyip oy mu kullanıyorlar?
+1
michael_knight
(12.02.26)
Sandik basindaki sureci bilmiyorum ama ABD disinda yasayan ABD'li arkadaslarim baskanlik secimlerinde postayla oy kullanmislardi. Dolayisiyla kimlik gosterme gibi bir sey olmamisti.
0
sertac akin
(13.02.26)
hiç amerikaya gitmedim ama bildiklerim trumpla ilgili bir şeyler okurken öğrendiklerimdir.

Amerikalılar için oy vermek görev değil seçimlik bir hakmış, her seçimden önce belirtilen son tarihten önce posta ile kendi seçmen kaydınızı yaparmışsınız. bu aşamada bir kimlik doğrulaması oluşuyormuş. posta ile size hangi adreste ne zaman oy kullanacağınızı belirten cevap gelirmiş.

günü geldiğinde o adrese gidip selamün aleyküm ben maykıl nayt diyorsunuz onlarda ellerindeki isim listesine bakıp aleyküm selam diyorlarmış.

** tabi bu bilgilerin eyaletler bazında farklı olduğunu unutmayalım.
+1
Sir Anthony Hopkins
(13.02.26)
çoğu eyalette oy üstündeki imzanız seçmen kaydındaki imzanız ile karşılaştırılıyor. Mail-in ballotlarda da imza atıp yolluyorsunuz, bazen ssn yazıyorsunuz, o da karşılaştırılıyor.
+1
eileengray
(13.02.26)
(8)

Biten bir ilişki - istanbul alkollü yemek

kojonotsuki
biten bir ilişkinin son demlerinde, kadın kişiyi cuma akşamı yemeğe davet edeceğim. ikimiz de maslakta yaşıyoruz. şarap sever kendisi. abartı bir ambiyans olmasın istiyorum, ama güzel, keyifli bir yer olsun.şans lokantası dedi birisi, ismi garip hissettirebilir karşı tarafa.kanyon'daki gina nasıldır
biten bir ilişkinin son demlerinde, kadın kişiyi cuma akşamı yemeğe davet edeceğim. ikimiz de maslakta yaşıyoruz. şarap sever kendisi. abartı bir ambiyans olmasın istiyorum, ama güzel, keyifli bir yer olsun.

şans lokantası dedi birisi, ismi garip hissettirebilir karşı tarafa.

kanyon'daki gina nasıldır? deneyen var mıdır?

sarıyer, levent vs. taraflarda önerilerinizi alırım.

cuma akşamı 8-8.30 civari düşünüyorum
0
kojonotsuki
(12.02.26)
seraf vadi
0
gabe h coud
(12.02.26)
@gabe ofisim serafın dibinde. ayağıma çağırmak gibi dursun istemedim. başka öneri alırım ama
0
🌸kojonotsuki
(12.02.26)
Venge
Tahtasaray
Luna Rossa
0
gabe h coud
(12.02.26)
Venge -1 diyorum zira baktım o akşam GS maçı varmış o nedenle aradığınız ortam olmayabilir.
0
peki madem
(12.02.26)
abartı olmadan keyifli bir yer olarak apartıman’ı (yeniköy) önerebilirim.
0
eileengray
(12.02.26)
@peki madem, şansa GS maçı varmış evet...
0
🌸kojonotsuki
(12.02.26)
@konusma ben,

mikla güzel evet. buluşmadan caydırmayacak, gelirken onu çok yormayacak bir lokasyon istiyorum ama. biraz uzak maalesef
0
🌸kojonotsuki
(12.02.26)
arkestra geldi bir de aklıma.
0
eileengray
(12.02.26)
(27)

Can Yaman'ın nesi var?

Kahvedesu
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
0
Kahvedesu
(11.02.26)
Cevap versenize eksikeyeceğinize!!!??!!!

Şaka şaka.

Can yaman yakışıklı, kamera tecrübesi var. Yani direkt orta sınıf oyuncu.
Tipi bize göre (türki) değil belki ama Avrupada iş yapar/yapıyor. O kadar. Maddi olarak orada çok daha az kazanıyordur ama adı yayılıyor işte. En son sandor dizisini kaptı.
0
gobekliraki
(11.02.26)
Demek ki yakışıklı
0
warrior princess
(11.02.26)
Şu sorularda hiç tanımadığım ünlüler denk geldikçe yaşlandığımı fark ediyorum, beni üzüyorsunuz ya.

Neyse, Google'dan bakıp geldim. 20'lerimde olsam düşerdim, yakışıklıymış.
+1
kobuzchu kiz
(11.02.26)
vay arkadaş can yaman bile tartışma konusu olmuş, sırada daha kim var bakalım.
0
gule gule
(11.02.26)
Normal halindeyken hoş biriydi bence ama kaslandıkça yapaylaştı, şu an beğenmiyorum.
0
mutekebbir
(11.02.26)
@kobuchu vay be sen bile! @göbekli rakı, eksileyenler iki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan ezikler. Sen demesen bakmamıştım.
edit: bence de mağara adamı gibi.
-1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
magara adami gibi gözüküyor. sen haklisin kahvedesu.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
benim italyanlarda gördüğüm yabancı sanatçıları acaip yukseltiyorlar kendilerine has bir özellikleri sanırım italyanların mika, goerge clooney bi arjantinli manken var sunucu

italyanların olayı bu bence
0
eja
(11.02.26)
yakışıklı değil. kası var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Çarpılırsın kahvedesuu. Tarzın, tipin olmayabilir ama yakışıklı adam.
-2
gabe h coud
(11.02.26)
Cok iyi bir menajerlik ekibi var.

Daha iyisi yapilamazdi. Belgeseli cekilemezdi. Menajeri olmak isterdim.
Adam italya‘da mercedes benz, dolce and gabanna reklam yüzü falandi. Üstelik yabanci italyan olmayan biri yapiyor bunu. Basari hikayesi.
0
Purple life
(11.02.26)
Ay bu adam ilk piyasaya çıktığında bir dizide oynamıştı, o zaman sakalsız kısa saçlı efendice bir tipti hoş çocuk demiştim. Şimdi gördükçe gıcık oluyorum, hem tip olarak hem de söylemleriyle kendini itici hale getirdi.
0
ekimoloji
(11.02.26)
Öyle böyle değil acayip yakışıklı hemi de. Yerim ben onu. Acayip heycanlandırıyor beni. (Dur ağzımın suyunu sileyim)
-6
naksidil
(11.02.26)
Jason Mamao daha yakışıklı bence hem de itici değil ama bu adama bitiyorlar. Sadece İtalya'da değil, film setlerinde falan bunu bekliyorlar. Dizileri falan da kötüydü, hangisi güzeldi ki?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
geçen bu gözaltına alınınca sırf bunun için bir program yaptılar hatta muhabiri istanbula gönderdiler. kadınlar nasıl ağlıyor üzülüyor... ellerinde pankartlar falan. can ın olaydan haberi bile yoktur belki ama kadınların öyle davranması çok ilginç
0
merkep gibi adam
(11.02.26)
Cok itici hem dis gorunusu hem tavirlariyla. Hele o kaslari. Tek kelimeyle igrenc. Kim nasi begeniyor ben de saskinim.
Ps: ingiliz bir arkadasima gostermistim o da berbat dedi. Avrupai gorunus falan da hikaye yani bu da birilerine sirf karsi gorus sunacak diye hemen isi avrupaya baglayan klasik turk insani argumani.
Italyadaki durumun da abarti oldugunu dusunuyorum. Yani medyanin abartisi. Oyle kitleler pesinden kosuyor izlenimi veriliyor sadece.
-1
Kittie
(11.02.26)
Yok Kittie gerçek bence, burada da programlara katıldı. Haberlere çıktı. Adamı kapıda falan bekliyorlardı. İtici cidden, bronzluğu da yapay. Solaryum mu kaldı?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Bence de eski hali yakisikliydi. Kasli hali tuhaf
0
euteamo
(11.02.26)
heykel gibi epey yakısıklı adam (dogru kadınlar çirkin erkek seviyordu)
0
koela
(11.02.26)
aynı cinsiyetten bir grubun ooffff dediğine diğer grup ıyyyy diyemez. eğer diyorsa birinden biri yalan söylüyor demektir.

pms, ovulasyon döneminize göre bile yakışıklı/seksi algınız değişiyor. büyük konuşmamak lazım.
-2
yurtsuz john
(11.02.26)
büyük bir genelleme yapacağım ama her görüş sübjektif diyerekten bu şekilde gelişmiş erkekler bana aptal geliyor. bu yüzden çekici bul(a)mıyorum.
+1
eileengray
(11.02.26)
begenmediginiz adami alip manitalarinizla yan yana koysak mi kizlar ya. yakisikli tabii ki ama sadece bu ozelligiyle on plana ciktigi icin cekiciligini ve gercekligini kaybediyor baska bi kulvarin adami bu, benimseyemiyoruz. he fan kulturu icin bir sey diyemem onun ucu bucagi yok

edit; biz cirkin sevmiyoruz erkeklerin geneli cirkin oldugu icin yakisikli olanlar kendini yeterli bulup gelisime kapali oluyo o da bizi tatmin etmio neyasimki
+1
ala09
(11.02.26)
Manita yok kestaneci var:) hani meşhur olmuş turistler foto çektiriyor. Ben onla karşılaştırdım. Bence o adam daha yakışıklı.
+1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
bu adami al helikopterle guney amerika'ya birak, 2 gun sonra git kemiklerini bile bulamazsin, cig cig yerler.

ortadogu yakisiklisi iste, daha ne olsun..
-1
cooperr
(11.02.26)
Bir arkadaşım ve kızının dibi düşüyormuş. Birlikte babadan gizli, ana-kız izliyorlarmış.
Merak edip baktım. Pek hitap etmedi.
0
pro9it9is9
(11.02.26)
Fazla kaslı olmasa fiziği de yüzü de gayet iyi
0
pembediken
(11.02.26)
4-5 sene önce (ya da daha mı eski acaba bilmiyorum) ilk popüler olduğunda twitter'da çok dalgası döndüğü ve "can yaman italyan lisesi mezunu bla bla ve iyi biri" gibi çok popüler bir türk twitter meme'ine konu olduğu için ciddiye alamıyorum. Düz bakarsak yakışıklı eleman ama mağara adamı havası da yok değil.
+1
nundu
(11.02.26)
(5)

Osmanlıca bilenlere tek kelimelik bir soru?

biravekahve
https://hizliresim.com/tu4z1oghttps://ibb.co/HDRMw7YRbu görselde işaretlediğim yerde ne yazıyor? "toraman" diye okudum doğru mudur?
hizliresim.com

ibb.co

bu görselde işaretlediğim yerde ne yazıyor? "toraman" diye okudum doğru mudur?
0
biravekahve
(11.02.26)
üstteki cevap ai mı? ben de yanlış okuma yapıyorum bu yüzden gerçekten merakımdan sordum ama nusret kelimesini göremiyorum.

ben “karar toraman” okudum ama teyit alacağım başka birisinden. Karar’da elif de olmalı çünkü, bu yüzden emin değilim. Kader de olabilir. Ne belgesi bu acaba?
+3
eileengray
(11.02.26)
bir sancağın nüfus defteri hicri 1288 yılına ait. İlk cevap yapay zeka ve yanlış maalesef. karye-i toraman diye okuyorum ben hama ilk harf t mi emin olamadım.
+1
🌸biravekahve
(11.02.26)
O zaman evet karye kısmı kesin doğru. Ben de sizin gibi ط gördüm ama diğer yerden cevap gelirse yazarım. Toraman için elif gerekiyor sanırım ama tam bilemedim. yer isimlerinde tahmin için coğrafi bilgi de gerekiyor.
+2
eileengray
(11.02.26)
bulduk sanırım!:
ibb.co
0
eileengray
(11.02.26)
çoook teşekkürler.
0
🌸biravekahve
(11.02.26)
(4)

Sanat tarihçileri - Pub quiz sorusu gibi soru

huladancer
3. yüzyıl Roma yeraltı mezarlarından Gotik vitraylara kadar uzanan bir sembol, hem yazı hem ikonografik önem taşır. Nedir bu?Biraz Latinceli soru.
3. yüzyıl Roma yeraltı mezarlarından Gotik vitraylara kadar uzanan bir sembol, hem yazı hem ikonografik önem taşır. Nedir bu?
Biraz Latinceli soru.
0
huladancer
(10.02.26)
constantine'in de rüyasında gördüğü rho mu? XP birleşik.
+3
eileengray
(10.02.26)
In hoc signo vinces? chi-rho olabilir mi? roma katakomblarinda da vitraylarda da hatta mozaiklerde de görürüz. katakomblarda, uzun süre dini resmin ortaya cikmamasindan ötürü yazi olarak -yunanca hristos kelimesinin ilk iki harfi- kullanildi. dini resimlerin görülmesiyle birlikte ikonografiye döndü.

eileengray benden hizli cikmis :D
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.02.26)
@konuşma, kısacık yazdım. sen güzel açıklamışsın. kudos. gönlümden sana 2 şuku.
+2
eileengray
(10.02.26)
evet chi-rho
0
🌸huladancer
(10.02.26)
(9)

avrupa'da deniz tatili

lemmiwinks
denizi cok guzel, yemekleri guzel, dogasi guzel, asiri kalabalik olmayan nereyi onerirsiniz? avrupa'da en sevdiginiz deniz tatili nerede?benim en sevdigim sardinya oldu simdiye kadar. daha guzel olabilecek bir oneri olmazsa tekrar gidebiliriz sanirim.
denizi cok guzel, yemekleri guzel, dogasi guzel, asiri kalabalik olmayan nereyi onerirsiniz? avrupa'da en sevdiginiz deniz tatili nerede?

benim en sevdigim sardinya oldu simdiye kadar. daha guzel olabilecek bir oneri olmazsa tekrar gidebiliriz sanirim.
0
lemmiwinks
(10.02.26)
Yunanistan Mora tarafları da çok güzel ve uygun fiyatlı ve tabi ki gitmediysen Girit
-1
euteamo
(10.02.26)
avrupa’daki en güzel deniz net ege’dir. bu yüzden komşu diyorum.
+2
eileengray
(10.02.26)
Daha gitmedim ama Kotor'u çok övüyorlar.
0
sekizdokuzon
(10.02.26)
aradiginiz kriterlere gore sardinyadan daha iyisi yok diyebilirim. ana karadaki yerler cogunlukla kalabalik, o nedenle ada olmasi kalabaligi azaltan bir faktor. bircok yunan adasi bu sartlari karsiliyor ama sardinya ile karsilastirinca kucuk kaliyor bu adalar. belki sardinyaya alternatif korsika olabilir. sardinya kadar cok kumsala sahip degil, ama dogasi guzel ve sakin. bunun disinda sicilya olabilir sardinya kadar yesil degil, ama deniz ve yemek acisindan iyi. malorca ise kalabalik olur.
+2
emrahday
(10.02.26)
@eileengray: tabi ege guzel de iste, ege'de neresi? ayrica bence sardinya ve mayorka da ege kadar guzel.
0
🌸lemmiwinks
(10.02.26)
samos adasına gittim baya beğendim. hem denizi hem de doğası çok iyiydi. yemekleri zaten belli.

mayorka'ya da gittim. o da baya güzeldi ama daha kalabalık olur samos'a göre. yine de bir plaj harici kalabalık rahatsızlık verici derecede değildi.
+1
jelly bear
(10.02.26)
sakız adasına gittim yaklaşık 3 sene öncesinde. çok güzel ve sakindi. yalnız deniz aşırı soğuk. ben sıcak deniz seviyorum o yüzden bir daha ege tercihim olmaz deniz tatili için.
0
dedim ben sana
(10.02.26)
Amalfi. Geçen yaz gittim. Fiyat performans değil ama kalite. Mutlaka tekne ile açılın. Koy koy gezin.

Fiyat performans dersen Corfu ve Halkidiki derim.
0
gabe h coud
(10.02.26)
Siz söylemeden önce “hiç gitmedim ama galiba Sardinya adası” diye cevap verecektim. Ama oraya arabayla gidemiyorum, tek uçuşla da sanırım gidemiyorum o yüzden her yaz başka yere gidiyorum.

Eminim başka yerlerde de vardır ama Halkidiki’de Vourvourou’da 30 beygire kadar tekneleri herhangi bir belge gerekmeden kiralayabiliyorsunuz. (Türkiye’de bu sınır 10 beygir ve pek kiralayan da yok sanırım) Tekneyle istediğiniz ıssız koya, kumsala, her yere gidebiliyorsunuz.

Orası olmak zorunda değil ama bu imkanın olduğu bir yer en keyifli bir tatil olabilir.
“Boat Fun” diye bir firmadan kiralamıştım ama orada benzer onlarca şirket vardı.
0
michael_knight
(10.02.26)
(5)

uzum sirkesi vs elma sirkesi

antikadimag
neden?
neden?
0
antikadimag
(10.02.26)
elma sirkesi üzüm sirkesine göre daha yumuşak ve kullanım alanı daha fazla.elma sirkesi marinasyon için daha uygun. üzüm sirkesi çok keskin.
+1
mikahakkinen
(10.02.26)
normalde elma yiyincede sindirimi kolaylastiriyor,
tabi sirkeside +1 daha tercih edilebilir.
0
designer
(10.02.26)
çorbaya yemeğe salataya üzüm, marinasyon gibi işler için elma sirkesi.
0
ground
(10.02.26)
ben de salatalara üzüm sirkesini tercih ediyorum, diğer yemeklerde ise fark etmiyor benim için. ne açıdan sorduğunuzu tam anlamamakla beraber sizin yaşadığınız yeri düşününce beyaz şarap sirkesini öneririm. salatalarda çok iyi oluyor. çok yumuşak.
+1
eileengray
(10.02.26)
Salatada üzüm sirkesi çok güzel oluyor.
Elma sirkesini sadece diyetisyenimin önerdiği dönemde kullanmıştım ve sek tüketmem gerekiyordu hafif diğeri kadar keskin değil, rahatsız etmiyordu ama ilk tercihim üzüm olur, keskinliğini seviyorum ve tek başına tüketmediğim için rahatsız etmiyor.
0
mutekebbir
(10.02.26)
(6)

6 şubat depremleri yıkımlarla ilgili

üğpoıuy
Hatay'a dair bi video gordum, yikilan binalarin cogunlugu nehirin sagli sollu yanindakiler gibi gorunuyordu. Bi arka sokaklara gecildiginde ayni oranda yikim yok gibiydi. Bu dogru mu? Şehirlerdeki yikimlarin bolgesel olarak yogunlugu gosteren bilgi/belge var mi? Ayni sekilde yikilan binalarin kat-yi
Hatay'a dair bi video gordum, yikilan binalarin cogunlugu nehirin sagli sollu yanindakiler gibi gorunuyordu. Bi arka sokaklara gecildiginde ayni oranda yikim yok gibiydi. Bu dogru mu?

Şehirlerdeki yikimlarin bolgesel olarak yogunlugu gosteren bilgi/belge var mi? Ayni sekilde yikilan binalarin kat-yil istatistigini de okumak istiyorum. Var mi okuyup begendiginiz kaynaklar?
0
üğpoıuy
(09.02.26)
Gölbaşı baya göktaşı düşmüş gibiydi. Daha satış ofisi yeni kurulmuş bina tuz buz olmuştu.

Ama tren yolunun arkasındaki eski lojmanlara hiçbir şey olmamıştı.

Kayalık tepelerdi bu bölgeler
+1
topkapiaksaray
(09.02.26)
Bahsettiğiniz alanlar alüvyal toprak alanlarıdır. Eski dere yatakları. Zamanla gelişen nüfusun etkisiyle şehirleşmeye başlamıştır.

Alüvyal Topraklar: Akarsular tarafından taşınan kil, kum, çakıl gibi maddelerin birikmesiyle oluşan topraklardır. Mineral ve organik madde yönünden zengin olan bu topraklar verimli oldukları için üzerinde tarım faaliyetleri yoğun olarak yapılır.

Bu alanlar düz veya düze yakın oldukları için bina yapımında az emek düşük maliyet demek oluyoır. Dolayısıyla zemin fazla oynak, sebep bu. Cevap, maalesef doğrudur.
+1
pccopath
(09.02.26)
tuğçe tezer yıllardır bu konu ve daha önce de zaten antakya üzerine çalışan bir şehir plancısı. sosyal medyada onu takip ediyorum, öneririm. konuya gereken ciddiyet ve ihtimamla yaklaşıyor; tutumu ve sahadaki çabası çok hoşuma gidiyor.

dergi.bilgi.edu.tr
+1
eileengray
(09.02.26)
nehrin doldurdugu sediment topraklar hic saglam degildir. depremde kum gibi olup butun titresimi ustteki yapiya iletiyorlar. antakya'da nehrin sagi ve solu oldugu gibi yerle bir oldu. ancak nehrin dogu tarafinda bir sure sonra kayaliklar baslar. o kayaliklar saglamdi. orada bir cadde var mesela onun dogusu sapasaglam, batisi yikilmis. hatirladiginiz budur muhtemelen.

yikimlarin bolgesel yogunlugunu bugun hala google maps'ten bakarak gorebilirsiniz.
+1
antikadimag
(09.02.26)
Alüvyon topraktan ötürü oldugunu biliyorum arkadaslar. Şunu tam anlamak istedim, gercekten 2 sokakta bile bu kadar derin fark olustu mu
0
🌸üğpoıuy
(10.02.26)
2 sokakla bile fark olusuyor.
su anda bir bina ustunde calisiyorum, 2 katli bir yapi kaziklar uzerine oturtulmus, cunku bir sokak ilerden nehir geciyor. belediye bir cizgi cekmis, bu cizgi ile nehir arasinda bina yapacaksan kazik sistemi kullanman lazim demis. 2-3 blok falan.
ve kaziklara ragmen bina oynuyor, onu tamir etmeye calisiyoruz su anda.

bizim ulkede binalar neden yikiliyor:
1 - bilime inanmiyoruz, "rule of thumb" kullanarak is yapiyoruz. yani 3 kat ise kolonlari su boyutlarda yap, 5 kat ise su buyuklukte gibi. kalfa isi tasarim. hesap kitap yok.
2- zemin etudu yok ya da var ama kimse sallamiyor
3- santiye calisani kalitesi dusuk, uygulama kotu
4- kurallar kanunlar rant icin var, insan sagligi icin degil. sagdan solda cikma yaptirmak hatali.
5- binalar hantal ve agir.
+1
cooperr
(10.02.26)
(7)

Kafamda Deli Sorular - 4 / Zeka Düzeyi İle Mizah, İlgi Alanları Gibi Şeyler İlişkili Mi?

burka
Önceki sorularımı aşağıya iliştiriyorum, olur da yanıtlamak isteyen çıkar:Kafamda Deli Sorular 1: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610416/kafamda-deli-sorular-1-insanoglu-dogada-bir-anomali-miKafamda Deli Sorular 2:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610496/kafamda-deli-sorular-2-bir-sektorun-globa
Önceki sorularımı aşağıya iliştiriyorum, olur da yanıtlamak isteyen çıkar:

Kafamda Deli Sorular 1: www.eksiduyuru.com
Kafamda Deli Sorular 2:www.eksiduyuru.com
Kafamda Deli Sorular 3:www.eksiduyuru.com

Selamlar

Bir insanın zeka seviyesi, algılama becerisi ile ilgi alanları arasında bir ilişki var mı? Örneğin kavga, gürültülü kadın programları; yarışma formatında yayınlanan çatışmalar vb. şeyleri artık alışkanlık haline getirerek izleyen ya da tabiri caizse osuruğa gülen insanlardan söz ediyorum.
0
burka
(08.02.26)
ilişkili. saydıklarını embesiller ve idiotlar izliyor. moronlar sinema izliyor. zeka arttıkça sarkazm artıyor.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.02.26)
bence doğrudan ilişkili değil, kötü emeller diye bi youtube kanalı var, kadın baya bildiğin entelektüel bir insan, kısmetse olur izleyen bi arkadaş grubu varmış :) izleyip psikolojik analizler falan yapıyorlarmış.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Sınıf ve sosyal statü ile daha alakalıdır.
+1
peki madem
(09.02.26)
bütün o dediklerini izliyorum, tescilli zekiyim, hayatım akademik başarılarla dolu.

peki madem'e katılıyorum. +1
0
Hallegadola
(09.02.26)
Öyleyse sorumu size yönelteyim;

Ben kendi adıma bu programlarda keyifli bir şey bulamıyorum ve açıkcası algıları açık, yorum yapabilen sağlıklı bir insanın (yoruma açık olmakla birlikte zeka ile ilişkilendirdiğim kısmı burası aslında) kendiliğinden, doğal olarak bu tür içeriklerden uzaklaşacağını düşünüyorum. Özellikle bu tür programların zeki insanlara hiç bir şey sunmadığını, aksine onları itmesi gerektiği kanısındayım. Bu tür programların (suç, ekstrem yarışma vb.) nitelikli muadillerinin (suç belgeselleri ya da ciddi survivor yarışmaları gibi) de pekala bulunduğu kanısındayım. Sizi bu programlara çeken nedir?

Not: Her akademik kariyerin zekanın bir ölçüsü olmadığını düşünüyorum.
+1
🌸burka
(09.02.26)
diğer sorularınıza da referans verdiğiniz için onlara da cevap yazmış olabiliyoruz. arada onlara da bakın :)

çevremde sosyo-kültürel ve entelektüel açıdan yüksek bir statüdeki hiçbir insan bu programları izlemiyor. ancak akademik çerçevede sosyolojik bir gözlem yapacak olanlar belki bakıyordur. bu programlar algılama becerisinin düşüklüğüyle mi ilgili bilmiyorum ama davranış becerilerini etkilediği aşikar. o programları izleyen çoğunluk günlük hayatta da oradaki tipler gibi entrikalı, kavgacı bir davranış sergiliyorlar. hayatta karşımıza çıkan deneyimleri, farklılıkları bir çerçeveyle çevrili gibi düşünürsek kendilerini o programlara maruz ederek o tip bir çerçevenin içinde hapsettiklerini düşünüyorum. jargonları, dilleri, sokakta hareketleri bile o yöne doğru evriliyor. kısaca, zeka ile ilişkisine bir korelasyon desek bile zamanla maruz bırakıldıkça zeka seviyesini eksi yönde etkiliyor bence.
+1
eileengray
(09.02.26)
bir kere bu programlar ekmek alırken,markete giderken, benzin alırken karşılaştığımız bütün o saçma insanların bir karışımını sunuyor. insan ilişkileri karmaşık. bu tür programlar insanların aldatmaya, insan kandırmaya ne kadar açık olduğunu gösteriyor, sıradan insanlara karşı yaklaşımınızı ona göre şekillendirebilirsiniz.

yoksa merhaba poğaçacı diyenden farkınız kalmaz.

ya da şu tür bir şeyle aynı fikirde olduğunuzu anlayamazsınız, gerçeklerle yüzleşince hayalleriniz yıkılır: www.youtube.com
-2
Hallegadola
(10.02.26)
(5)

Bu kişi Yunanistan vatandaşlığı alabilir mi?

kizil karga
Elimizde ilginç bir vaka var. Yaşlı bir teyzemiz var kendisi henüz bebekken ailesi mübadele ile Yunanistan'a gidiyor ama kendisini bi aileye evlatlık veriyorlar Türkiye'de kalıyor ama ortada resmi bir kayıt yok, teyzemiz zaman zaman Yunanistan'a da gidiyor oradaki akrabalarını eşini dostunu görmeye,
Elimizde ilginç bir vaka var. Yaşlı bir teyzemiz var kendisi henüz bebekken ailesi mübadele ile Yunanistan'a gidiyor ama kendisini bi aileye evlatlık veriyorlar Türkiye'de kalıyor ama ortada resmi bir kayıt yok, teyzemiz zaman zaman Yunanistan'a da gidiyor oradaki akrabalarını eşini dostunu görmeye, iletişimleri devam ediyor, teyzemiz hala hayatta bu arada, bu teyzemizin ve kendi soyundan gelenlerin vatandaşlık alma gibi bir durumu olabiliyor mu merak ettik, dediğim gibi ortada resmi bir kayıt yok.
0
kizil karga
(08.02.26)
Mübadeleye kökü dayananlar zinhar alamiyor.
0
duster
(08.02.26)
mübadele ile gelenler geldikleri ülke ile ilgili tüm haklarını kaybetmiş oluyor. lozan anlaşması ile karara bağlanmış bir durum.
0
delidir yakalayin
(08.02.26)
Soruyu dikkatli okuyun millet. Kadın, Yunanistan'dan Türkiye'ye gelmiyor. Türkiye'den Yunanistan'a gönderiliyor ailesi. Ama kadın Türkiye'de kalıyor çünkü evlatlık verilmiş bir Türk aileye.
+4
alice in potatoland
(09.02.26)
ailesi yunanistan’a gittikten sonra orada kardeşi falan olduysa dna testiyle birinci dereceden bağ kanıtlarsa olabilir?
0
eileengray
(09.02.26)
Tabii orada doğan kardeşleri var buradan götürülen başka kardeşleri de var, bir tek kendisi bırakılmış burada.
0
🌸kizil karga
(09.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.