Giriş
(4)

Bir fikrim var - patent almak süreçleri nasıl oluyor

biseysorcaktim
bir süredir çok basit, hatta ilkel bir düzenek ile veri merkezlerinde kullanılan suyun geri dönüştürülmesi üzerine bir fikrim var. basit olduğu için önemsemedim hatta salladım açıkçası.bu fikir chatgpt ile konuşurken "neden bu verimerkezleri çok su harcıyor" sorusu üzerine çıktı. aşırı sıcakla buhar
bir süredir çok basit, hatta ilkel bir düzenek ile veri merkezlerinde kullanılan suyun geri dönüştürülmesi üzerine bir fikrim var. basit olduğu için önemsemedim hatta salladım açıkçası.

bu fikir chatgpt ile konuşurken "neden bu verimerkezleri çok su harcıyor" sorusu üzerine çıktı. aşırı sıcakla buharlaşan suları geri kazanamıyorlar dedi. benim aklımda ise buharı yoğunlaştırıp tekrar kullanmak üzerine bir fikir oluştu. fazla enerji harcamadan pasif soğutma ile.

sonra bu fikri patent arama motorlarında, yine chatgpt ve grok derin arama özelliklerini kullanarak aradım. tam bahsettiğim şekilde bir fikir yok benzerleri ise başka alanlarda. yine bu chatbot'ların ifadelerine göre fikrim patent başvurusu yapacak kadar özgün ve buna değer.

ciddi ciddi soruyorum; basit ve temel fizik kuralları ile bir konuda fikir ürettim. prototipini yapmak için hazırlanıyorum ama bu zamana kadar bunun düşünülmemesi mümkün değil, belki gerek duyulmadı çünkü covid'e kadar su kıtlığını bu denli önemsemiyordu büyük şirketler.

bir şey çıkar çıkmaz düşüncesinden bağımsız, patent almaya çalışayım mı? bu iş nasıl oluyor, patent danışmanı/vekili nereden bulunuyor? işin bir de teknik kısmı ve mühendislik hesapları var. onlar için nereden destek alabilirim? bu fikre patent alayım mı'dan ziyade profesyonel olarak bu konularda ilgilenen kurumlar varsa, ücreti mukabil resmi danışmanlık almak istiyorum. bu fikir patent'lenme kriterlerine uygun ya da değil desinler.
0
biseysorcaktim
(05.08.25)
Türk Patent'in sitesinde sicile kayıtlı vekillerin listesi mevcut, göz atabilirsiniz:

www.turkpatent.gov.tr
0
peki madem
(05.08.25)
Gerçekten işe yarayacağını düşünüyorsanız uğraşmaya değer ancak nükleer santraller de aynı şekilde suyun geri kazanımı için cooling tower denilen devasa kuleler inşa ediyorlar. Düşük miktarlı olan sıvıları soğutmak / geri kazanmak için yüzey sıcaklığında & hava sıcaklığından bahsedebilirin ancak RH ( relative humidity ) denilen ortama göre değişen bağıl nem olayı faktörü var. Veri merkezleri nehir yatağını bile ısıtacak kadar güç tüketimi yapıyor olabilir. Çok basit bir fizik kuralı ile bunun yapılabileceğini düşünmüyorum açıkçası

( bizim kullandığımız ısı transfer kitabı : ahtt.mit.edu )

bu da psychrometric chart extension.psu.edu
0
pislick0
(05.08.25)
suyu geri dönüştürürken harcanan enerji, suyun parasını çıkarır mı?
0
duyuruuser
(05.08.25)
işin Türk Patent Kurumu nezdinde tescili kolay. Önemli olan işin tasarım ve mühendislik kısmını halletmek. sen tasarımı yaptır. sonra bir marka-patent vekili bul. ki google a yazınca bissürü çıkıyo. tescil aşamasını yapar.

şunu ayırt etmek lazım ama, Türkpatent nezdinde tescil edilebilecek şeyler kanunda kategorize edilmiş, markalar, tasarımlar, coğrafi işaretler ve patentler. senin bulduğun şey bi ürünse patent başvurusu yapıyosun, ama bir tasarım yaptıysan kağıt üzerinde tasarladığın bi şeyse mesela mobilyacısın ve dolap kapakları tasarladın veya dolap kapaklarının tutacak kısımlarını kağıt üzerinde tasarlıyosan bunu tasarım olarak tescil ettiriyosun.
0
turuncu tonlarda
(05.08.25)
(8)

Nissan Micra 1.3 gx türü arabalar

muhayyer divan
SelamBaşlıkta yazmış olduğum model minicik, cep boy bir araba ama mesela tiptronik (yoksa triptonik mi ne acaba) ve gayet yeterli teknolojiye sahip. Küçük minik olması ve teknolojisi bana çok cazip geliyor. Citroën ami ve benzerleri hiç hoş gelmiyor mesela görsel olarak, elektrikli olmaları da hiç h
Selam

Başlıkta yazmış olduğum model minicik, cep boy bir araba ama mesela tiptronik (yoksa triptonik mi ne acaba) ve gayet yeterli teknolojiye sahip.

Küçük minik olması ve teknolojisi bana çok cazip geliyor. Citroën ami ve benzerleri hiç hoş gelmiyor mesela görsel olarak, elektrikli olmaları da hiç huzur vermiyor.

Bu bahsettiğim modellerden ve kasalardan üretilmez mi artık? Hiç mi üretmezler? Nerden bulunur bu tarz arabalar? Sıfır olacak ama.
0
muhayyer divan
(03.08.25)
Kar getirmeyen, satmayan araba uretilmez. Malesef ben de suv sevmiyorum ama yer gök suv. Çünkü daha karli ve yaşlanan kesim bunu istiyor.
Nissan Türkiye'ye micra getirmiyor artık. Yeni Micra da elektrikli.
Suzuki swift var ufak. Nissan'dan kat kat iyidir.
Kia picanto var.
Hyundai i10/i20 var.
Renault clio var.

Nissan ne teknolojisi cazip geldi orayı hiç anlamadım.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
a ve b segmenti otomobillere bakacaksınız. a segmentinde kuzen olan hyundai i10 ve kia picanto var. b segmentinde ise renault clio ve hyunda i20 var. bunlar arasından benim tavsiyem i20 olur.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.08.25)
Bu arada ben de yerli üretim sebebiyle falan da hyundai i20 derim. Bir de clio derim çünkü clio yani ha çeyrek altın ha clio, ikisi de aynı hızla alınır satılır.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
Micra B segmenti bir araba. Bu segmentte otomobil üretmeyen marka sayısı çok az.

Jazz, Polo, Clio, i20, Rio, Fabia, Ibiza, 208, Corsa, Fiesta vs hep bu segmentte üretilen arabalar. Bunlara bakabilirsiniz.
0
10551037
(03.08.25)
fiat 500'ler çok güzel. fakat onların da sıfır olarak elektriklisi mevcut sanırım. tipleri çok hoş. yılların arabasıdır kendisi.
0
ruhlardan esinlenen karga
(04.08.25)
fiat 500 ve Smart'a bakabilirsin
0
duyuruuser
(04.08.25)
fiat 500 ve Smart'a bakabilirsin
0
duyuruuser
(04.08.25)
fiat 500 ve Smart'a bakabilirsin
0
duyuruuser
(04.08.25)
(3)

Bu tür sözlüklerin genel ismi.var mi

encokbenisevinnolur
Türkçe sözlük alıyoruz ya, bir kelimeye gittiğimizde yine onun Türkçe açıklamasını yapıyor, anlamı vb.Bu sözlüğün yabancı dilde olanini ne olarak, hangi isimle aramaliyim satın almak için?Ingilizce sözlük ya da fransizca sozluk olarak mesela.Çünkü turkiyede arayınca direkt ingilizce Türkçe, fransizc
Türkçe sözlük alıyoruz ya, bir kelimeye gittiğimizde yine onun Türkçe açıklamasını yapıyor, anlamı vb.

Bu sözlüğün yabancı dilde olanini ne olarak, hangi isimle aramaliyim satın almak için?

Ingilizce sözlük ya da fransizca sozluk olarak mesela.

Çünkü turkiyede arayınca direkt ingilizce Türkçe, fransizca Türkçe sözlük çıkıyor sadece.
0
encokbenisevinnolur
(28.07.25)
Gramer mi?

Şu mu mesela?

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(28.07.25)
english dictionary diye aratabilirsin.

www.oed.com

dictionary.cambridge.org

fiziksel istiyorsan herhangi bir kitapçıya ingilizce-ingilizce sözlük dersen anlar
0
duyuruuser
(28.07.25)
Evet bunları diyordum, kategorik ismini arıyordum buldum:
Monolingual.
0
🌸encokbenisevinnolur
(28.07.25)
(7)

Üniversite sistemindeki yapısal adaletsizlik neden hiç tartışılmıyor?

but that was just a dream
Özel üniversitelerin aynı bölüm için düşük puan alsa bile ücret karşılığında o bölüme öğrenci almaları açık bir sosyal eşitsizlik değil midir dostlar? Paran varsa istediğin bölümde okuyabilirsin yoksa köpek gibi çalışmak zorundasın gibi bir durum var. Ya hepsi özelleşsin ya da ücretli okumak diye bi
Özel üniversitelerin aynı bölüm için düşük puan alsa bile ücret karşılığında o bölüme öğrenci almaları açık bir sosyal eşitsizlik değil midir dostlar? Paran varsa istediğin bölümde okuyabilirsin yoksa köpek gibi çalışmak zorundasın gibi bir durum var. Ya hepsi özelleşsin ya da ücretli okumak diye bir şey olmasın. Neden hiç gündeme gelmiyor bu mevzu?
0
but that was just a dream
(28.07.25)
Kesinlikle haklısın fakat eğitim dediğin şey tüm dünyada ticarete dökülmüş durumda böyle koca bir sektörü neden senin paran az diye kapatsınlar.
0
duyuruuser
(28.07.25)
özel okullar parali okuyanlar icin yapilmis bir sey.
ama burs imkani da veriyorlar. böylece daha kapsayici oluyorlar aslinda. okul da kendine reklam bakiyor. bakin bizde ilk 5000e giren ögrencilerle okuyacaksiniz diye.

bunu begenmiyorsan devlet okuluna gidersin. ne zaman bunda.
0
sonsuz
(28.07.25)
Üniversite sistemindeki yapısal adaletsizlik bu değil.

iki ücretsiz veya ücretli üniversite arasındaki eğitim, kadro, kampüs kütüphane gibi eşitsizlikler tatışılmalı.

parası olan türlü türlü sebepten vakıf üniversitelerini tercih edebilir.
ayrıca sıralama sınavı bu yüzden yapılıyor+1
devlet üniversitesinde okuyan (eskiden böyleydi yoksa bilecik ahmet mehmet üniversitesini kim naapsın) üniversitenin prestiji, geçmişi, kimliğini kazanıyordu. yani oradan mezunların da artısı bu oluyordu.

son olarak günaydın to real world yani :D
kapitalizm ve sayesinde kazandığımız pek çok teknolojik sosyal gelişim (ve kaybettiklerimizle bütün olarak) tam da bu demek. birileri başkalarına göre zaten hayatı boyunca köpek gibi çalışacak diğeleri de daha kolay yaşayacak bu hayatı. bunun için üniversiteye bakmana gerek yok, Londra'da bir aristokratın kızı olarak doğmuş biriyle benim aramdaki adaletsizlik neden tartışılmıyor demek gibi bişey bu çok uzak perspektiften bakarsan.

yukarıda yazılan o adaletsizlik hep olacak kısmına katılıyorum. hatta aynı devlet üniversitesinde okuyan zengin ve fakirin arasında da fark hep olacak network, sosyal ağlar vs yüzünden.

ayrıca türkiyede özel üniversite yok, vakıf üniversitesi hepsi. özel üniversite başka bir şey.
0
rewlack
(28.07.25)
Türkiye devlet üniversitelerini ücretsiz yaparak bir fırsat eşitliği kısmen de olsa sağlıyor. Başka ülkelerde başarılı olsan da para son sözü söylüyor.

Tamamen ücretsiz eğitim sunan az sayıda ülkelerden biri Türkiye'dir. Bildiğim kadarıyla diğerleri Norveç. Brezilya, Arjantin, Almanya gibi ülkeler. Almanya'dan tam emin değilim.

Ama Türkiye'de her koşulda parayla istediğin bölümü okuyamıyorsun. İngiltere'de bunu yapabilirsin veya Avustralya veya Kanada'da.

yani tüm dünyada eğitim artık ticarete dökülmüş durumda. sistemi besliyor.

Ayrıca eğitimin tamamen bedava olması üniversite sayısının çok olması durumunda işsiz üretmekten ve kaynak israfından başka bir şey değildir. Eğitim ve sağlık harcamalarının kotrolden çıktığı devletlerde alım gücü düşük oluyor.
0
runaway
(28.07.25)
cunku:

+ dunya adaletli bir yer degil
+ egitim sistemleri kohne, zamani 50 sene geriden takip ediyor.
+ universite egitimi ayaga dustu dolayisiyla kimsenin umrunda degil

daha sayalim mi?
0
cooperr
(28.07.25)
Bunu sadece sosyalistler tartışıyor kimse kulak asmıyor böylece bir harekete dönüşemiyor dar alanda kalıyor

Sırf kafa açmak için bile bu konuda tartışmaları makaleleri okuyabilirsin, iyi bir birikim var teorik olarak
0
grimavi
(28.07.25)
Birçok konuda sosyal adaletsizlik var ama eğitim için aynı şeyi düşünmüyorum. Her şey iyi demiyorum, ancak sosyal adaletsizlikten ziyade fırsat eşitsizliği demek daha doğru olur sanırım. Niye?

Akademik eğitim bir zorunluluk değil. Hayatınız boyunca hiç akademik eğitim görmeden kendinize yetebilirsiniz. Buna rağmen sınav sistemi yoluyla (mevcut sınavın ölçüm kalitesi tartışılır) liyakatli ancak parası olmayan kişilerin eğitim alması sağlanıyor, bu aynı zamanda toplumsal bir fayda. Diğer taraftan parası olan da eğer istiyorsa parasını rekabetten daha uzak şekilde bir eğitim almak için harcıyor. Neticede eğitimin amacı bu, yetkin olmayan kişiyi yetkin hale getirmek. Kimi bunu liyakate dayalı elde ediyor ve masrafları büyük oranda devlet tarafından karşılanıyor. Kimi de tüm masraflarını kendi üstlenerek eğitimini alıyor. Bu adaletsizlikten daha ziyade fırsat eşitsizliği ile ilgili.

Neticede eğtim almanın bir maliyeti var ve bu maliyeti karşılayıp o eğitimi almak isteyen birine yok demek de aynı oranda garip değil mi?

Ayrıca tüm eğitim kanallarının özelleşmesi adaletsizliğe nasıl çare olabilir? Sanırım bunu yalnızca sinirle söylediniz. Bu absürt olurdu. Üniversiteye yerleşme kriterleri iyileştirilebilir ama bu konuda haklısınız. Yine de bu kontenjan artırmakla çok ilgili olmamalı.
0
akhenaten
(28.07.25)
(3)

biley taşına neden su dökülüyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ya da yağlı olanlara neden yağ dökülüyor. aşındırıcı olan taşın kendisi değil mi? çok yüksek hızlarla çalışmadığımıza göre bu neyin yağı?
ya da yağlı olanlara neden yağ dökülüyor. aşındırıcı olan taşın kendisi değil mi? çok yüksek hızlarla çalışmadığımıza göre bu neyin yağı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.07.25)
biley taslarini bilmiyorum ama benzer prensipte sanayide kullanilanlarla aynidir. sivilar asinan parcalari, tozu vs alir goturur, ayrica isinmayi onler. muhtemelen ayni sebeptir.
0
antikadimag
(27.07.25)
sürtünmeden dolayı ısınması engellemesi için olabilir diye düşüyorum. metal ısındığında yamulabilir, bıçağın ağzı bozulabilir.
0
duyuruuser
(28.07.25)
bir zamanlar dağlardan (osmaniye/bahçe/bilalık köyü) bila (biley) taşı toplar nalbur dükkanımızda satardım. yerine göre 200-300 parça olurdu. bunları da iyisi kötüsü diye ayırıp ona göre fiyatlandırıp satardık. bu ayrım için de her bir taşı denerdik. susuz yapınca çok iyi bileylenmiyordu, hatta bazen çizik içinde bırakıyor bıçağın uçlarında testeremsi bir görünüm de oluyordu. hele yağ ile yapınca performans inanılmaz değişiyordu. yani ısınma falan değildir sebebi.
0
ground
(28.07.25)
(9)

Dolaptaki hazır haşlanmış nohut

gobekliraki
Paketli haşlanmışlardan. Bunu açarsam hepsini bitiremem. Kalanını buzdolaında muhafaza edebilir miyim? Cam kaba alıp falan? Yayla marka bu arada.
Paketli haşlanmışlardan. Bunu açarsam hepsini bitiremem. Kalanını buzdolaında muhafaza edebilir miyim? Cam kaba alıp falan? Yayla marka bu arada.
0
gobekliraki
(27.07.25)
Suyunu süzüp bir kapta 2-3 gün buzdolabında muhafaza edebilirsin

Olmadı salataya bir avuç nohut eklersin, yeşil salataya da çoban salataya da bakliyat olarak nohut yakışır değerlendirmiş olursun
0
grimavi
(27.07.25)
@grimavi ayıptır söylemesi hindi yanında süzme yoğurdun üstüne eklicem ben de.
0
🌸gobekliraki
(27.07.25)
Açınca buzdolabı poşetine hava almayacak şekilde koyup buzluğa kaldır, 1 ay içinde ye. O da olur. Aksine bir yönlendirme yoksa.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
@muhayyer ben bugüne kadar buzluğa ne koyduysam o orada kaldı bir daha çıkmadı :) koymuyorum artık bişey oraya.
0
🌸gobekliraki
(27.07.25)
Yarısını komşuyla paylaş, veya tamamını bir yemek haline getirip arkadaşa komşuya vs ikram et?
0
muhayyer divan
(27.07.25)
Humus yap
4-5 gün boyunca buzdolabında bekletip yemeklerin yanında yersin.
0
etna
(28.07.25)
humus yap +1
0
duyuruuser
(28.07.25)
Afiyet olsun hocam da hani elinde nohut varken yemek olarak kullanmak istemediğinde en kötü salataya katıp başka zamanlarda değerlendirebilirsin hem protein desteği olur diye dedim :)
0
grimavi
(28.07.25)
bizim buzluk az az ayrılmıış nohut dolu. lazım olduğu kadar alıp pilava yemeğe atıyoruz.
0
ground
(28.07.25)
(10)

Sitede bir blokun asansörü bozuldu

fistikthecat
Normalde giderler ortak ama blok bazında bir menfaat olacak. Diğer blok kendi başına asansör değiştirmiş kendi ödemiş. Niye bozulana katlanalım diyor.Site genel kurul kararında asansör değişecek kararı da almış. Maliyeti site mi ilgili blok mu karşılar.
Normalde giderler ortak ama blok bazında bir menfaat olacak. Diğer blok kendi başına asansör değiştirmiş kendi ödemiş. Niye bozulana katlanalım diyor.

Site genel kurul kararında asansör değişecek kararı da almış. Maliyeti site mi ilgili blok mu karşılar.
0
fistikthecat
(26.07.25)
Aynı mantıkla çatı akınca da üst kattaki ödesin, bana ne diyebiliriz de, diyemiyoruz. Sistem öyle çalışmıyor.

Yine de yöneticiden, site yönetim planını isteyip, orada, bu konuda arıza çıkarmak için dayanak olarak kullanabileceğim bir madde var mıdır diye bir bakmakta faide mülahaza ediyorum.
0
Mirket
(26.07.25)
Şöyle bir haber gördüm biraz evvel, çatı konusunda itiraz eden kişiler davayı kazanmış, sizin duruma benzer gibi

share.google
0
encokbenisevinnolur
(26.07.25)
Site öder, öyle senin blok benim blok olayı yok. He yönetimler ayrılırsa ayrı.
0
Shepard
(26.07.25)
@ encokbenisevinnolur;
'onarım' ve 'yenileme' farklı şeyler.
Yenileme, güzelleştirme, vb maksatla yürütülen faaliyetlere kararda kat maliklerinin genelinin katılımı gerekir zaten.
Ama burada konu edilen şey onarım.
0
Mirket
(26.07.25)
Haberde genellemis, sadece ortak alan harcamaları vb diyor, yargıtay kararını okumadığım için orasını bilmiyorum.

Hayır adamın fistikthecat'in odemeyebilecegi varsa niye engel olalım, baksın adam işte ona göre karar versin.
0
encokbenisevinnolur
(26.07.25)
Önceden farklı karar alınmamışsa, ortak alanların giderine ortak katılmak zorunda herkes.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(26.07.25)
her blok kendi asansörünü öder olayı çok saçmaymış.
bütün siteye bölünmesi gerekir.
0
duyuruuser
(26.07.25)
aksine bir hüküm yok ise , bütün giderler ortak olarak paylaşılır ve ödenir .

Bu da site olan yerlerde yaşamanın güzelliğidir. !

Aynı askerdeki gibi bir askerin hatasını tüm bölük çeker.

nihayetinde Sitede taşınmış kişi tüm ortak giderleri ödemeyi baştan kabul etmiş sayılır.
0
Rao
(26.07.25)
Bazı bloklar kendisi değiştirdi,
şimdi o blok sakinlerinin bu gidere katlanması nasıl hukuka uygun oluyor ki?
0
🌸fistikthecat
(26.07.25)
Her blokun yönetimi ve aidatı kendi içinde kalmıyorsa site sorumlu bundan. Bazı sitelerde blok bazında yönetim var. Blok içi konulari kendi ekonomileriyle, sitenin havuzu gibi ortak alanlarda da bloklar arası ekonomiyle hallediyorlar.

Sizin sitede böyle bir durun yoksa, asansör değişecek şeklinde karar da alınmışsa mecbur vereceksiniz.

Yukarıda linki verilen apartman çatı değişimi buna güzel bir örnek değil. Çünkü adamlar zorunlu bir onarım değil yenileme yapmış ve onay almamışlar.

Benim oturduğum apartmanda da şöyle bir olay yaşandı, en üst dublekste oturanlar dubleksi yükseltmeye kalktı. Evlerini detaylı bir tadilata soktular. Bu esnada binanın çatı giderlerine ve oluklarına zarar verip kimseye de söylemeden yenilerini yaptırdılar. Sonra apartman wp grubuna yazıp kişi başı x tl diye masraf istediler. Haliyle kimse ödemedi.
0
dre mithatoğlu
(27.07.25)
(7)

İstanbulda klima taktırmak

sorucu
Geçen sene hatırlıyorum klimanın parasını versek bile klimayı takma için anca 3 ay sonrasına randevu veriyorlar diyordu herkes. Şimdi de öyle galiba. Bunu aşmanın yolu yok mu? Bu savı çürüten örnekler var mı? Yo biz satın aldık bir haftada taktılar vs diye.Başka bir sorum şu. Bu gecikme İzmir için d
Geçen sene hatırlıyorum klimanın parasını versek bile klimayı takma için anca 3 ay sonrasına randevu veriyorlar diyordu herkes. Şimdi de öyle galiba. Bunu aşmanın yolu yok mu? Bu savı çürüten örnekler var mı? Yo biz satın aldık bir haftada taktılar vs diye.

Başka bir sorum şu. Bu gecikme İzmir için de geçerli midir? Yani İzmirden daire kiralayacağım. Eğer daire klimasız ise ve klima taktırmak bu kadar gecikecekse bunu göz önüne almam gerekiyor o yüzden soruyorum.

Şimdiden teşekkür ediyorum.
0
sorucu
(25.07.25)
Geçen sene bu dönemde de aynı söylentiler vardı Daikin yetkili servisi 3 günde falan geldimtaktı öyle 3 aylık falan bir durum yok yani.
0
biseysorucam
(26.07.25)
markasına göre değişiyor.
bosch daikin mitsubishi kıy parayı bak servisleri nasıl takıyor.
0
jamswety
(26.07.25)
Geçen yıl haziran gibi daikin taktırdım ben de, süresini hatırlamıyorum ama bir hafta içinde tüm iş halloldu.
0
fildirfildir
(26.07.25)
Satın alırken koşulunu söylersin, "bak kardeş klima alacağım ama en geç Perşembe günü takmam lazım yoksa almıyorum" dersen seve seve gelirler.
0
etna
(26.07.25)
Temmuz başı Bosch servisi cihaz eve geldikten üç gün sonra taktı.
0
electrobuzz
(26.07.25)
vestel, sipariş ettikten 4 gün sonra her şey bitmişti.
0
gitdaddy
(26.07.25)
Alacağınız klimanın bölgenize bakan yetkili servisini arayın, kaç güne kuruluma geliyorsunuz diye sorun, ayrıca keşif de talep edin. Eve gelip bakasınlar klima konumu belirlensin, gerekirse kurulumda ekstra boru lazım oldu elimizde yok gibi sorunlar da olmaz.
0
duyuruuser
(26.07.25)
(4)

Tv internet bağlantı sorunu

lrdrylgh
Merhaba. Samsung oled 65s90c televizyonum var. Geçen haftaya kadar vodafone un vdsl internetini kullanıyordum. Tv yi geçen yıl almıştım ve bu süre boyunca hiç bir bağlantı problemi yaşamadım. Geçen hafta yine vodafone un fiber internet paketine geçtim ve dolayısıyla modem de değişti. Problemler bund
Merhaba. Samsung oled 65s90c televizyonum var. Geçen haftaya kadar vodafone un vdsl internetini kullanıyordum. Tv yi geçen yıl almıştım ve bu süre boyunca hiç bir bağlantı problemi yaşamadım. Geçen hafta yine vodafone un fiber internet paketine geçtim ve dolayısıyla modem de değişti. Problemler bundan başladı. Tv internete bağlanmada problemler çıkarmaya başladı. Kimi zaman sorunsuz şekilde bağlanırken kimi zaman uygurlamaları açmamaya başladı. Ağ durumunu kontrol ettiğimde modeme bağlandığını fakat internete bağlanamadığını belirtiyor. Ağ ayarlarını da sıfırladım fakat bir şey değişmedi. Benzer bir problemle karşılaşan ya da bu problemin neden kaynaklandığını bilen var mıdır acaba? Vodafone müşteri hizmetlerini de aradım. Güncelleme yaptık dedi ama değişen bir şey yok.
0
lrdrylgh
(25.07.25)
sorun sadece televizyonda mı? tv bağlanamadığında bilgisayar veya telefon (bu otomatik mobil veriye geçiyor olabilir) bağlantı sorunu yaşıyor mu? tek sorun televizyondaysa network ayarını otomatik yerine manuel yapmayı (ip adresi, ağ geçidi vs.) deneyebilirsiniz.
0
shadowfollower
(25.07.25)
Diğer cihazlarda da sorun oluyorsa;

Modemin wireless ı da kötü olabilir.

Kablonet modemleri böyleydi, cildirtirdi. Bağlı görünür internet olmaz. Sebebi, apartmanda oturuyorsanız çevrede bir sürü modem var ve onların wireless kanalları sizinkine baskın geliyor.

Eski vdsl modemi atmadiysaniz yeni modemden köprü bağlantı ile onun wirelessini kullanmayı deneyin.

Tabii önce kablo (ethernet) bağlantıyla bir gün laptop ile girip kopuklugun kaynağının ana hat değil de wireless olduğunu garantilemek akıllıca olur. (Yani kabloyla bağlı iken internet kopmuyorsa sorun wireless'ta)
0
makbur
(25.07.25)
Yani evdeki laptop, tablet ve telefonlarda kopma yok gibi ama tabi sürekli kontrol etmiyorum. Vdsl iken problem olmayıp şimdi olması ilginç geldi.
0
🌸lrdrylgh
(25.07.25)
5g ve 2.4g ayarlarından kaynaklandığını düşünüyorum.
modemin çift frekans özelliği varsa 5g yi kendi kullanımız için isim verip kullanın.
2.4g yi de farklı isimle sadece televizyon ve diğer akıllı aletler kullansın. wifi isimleri farklı olması gerekli yoksa sinyal hangisinden fazla gelirse cihaz otomatik ona geçer ve kopmalar yaşanır.

modemin çift frekans özelliği yoksa 5g yerine 2.4g kullanıp kopmaları gözlemleyin, sorun çözülürse ve kendiniz 5g kullanmak isterseniz yeni modem ya da 5g router almayı düşünebilirsiniz.

Daha hızlı olsun diye 5g yi televizyona ayarlamayın 2.4g de çalışsın.
0
duyuruuser
(26.07.25)
(4)

Biorezonans ile sigara bırakma

gobekliraki
Daha önce yapanlar var mı, deneyimlerini yazabilir mi?Yapmayıp "çok saçma, para tuzağı" falan yazmayın lütfen. Tecrübe edenlerin yorumuna ihtiyacım var.
Daha önce yapanlar var mı, deneyimlerini yazabilir mi?
Yapmayıp "çok saçma, para tuzağı" falan yazmayın lütfen. Tecrübe edenlerin yorumuna ihtiyacım var.
0
gobekliraki
(25.07.25)
Adı böyle alevli olan şeyler hep para tuzağı boş iş abi. Sigarayı tak diye bırakmak belki zordur ama, azaltaRRak çözersin be.
0
Shepard
(25.07.25)
Benim bi arkadaşım yaptırdı ve çok kolay bir şekilde sigarayı bıraktı ama 2 ay sonra tekrar başladı :( Etkisi kısa sürüyor sanırım. Sonra kendi iradenle başbaşa kalıyorsun.
0
amortisman
(25.07.25)
Oğlumun öğretmeni geçen hafta yaptırdı, 2 gün içmemiş, o da çok zor geçmiş. Şimdi kendisini tutmaya çok çalışsa da günde 5-6 tane içiyor.
0
strawberry first
(26.07.25)
Bunlar hikaye, sigarayı bırakmış biri olarak çok basit bir kaç önerim var.
1- Sigarayı bıraksam iyi olur diye aklınızdan geçiyordur ama sigarayı artık kesin bırakayım ya da yetti artık içmeyeceğim diye kararlı bir his asla gelmeyecek onu beklemeyin.
2- Bırakmak için kanıtlanmış bir sürü yol var doktor sizin bağımlılık derecenize göre tedaviye başlıyor.
3- Bu doktoru nerede bulacaksınız, isterseniz 171'i arayın detaylı bilgi versinler, isterseniz de direk mhrs'den sigara bıraktırma polikliniklerine randevu alın(çok içiyorsanız direk polikliniğe alın). sonrası doktorlarda.
0
duyuruuser
(26.07.25)
(4)

elimdeki numune kumaşın hangi tür olduğunu nasıl öğrenebilirim?

istististist
elimde numune bir kumaş türü var. (kumaş olmayadabilir, polyester benzeri bir malzeme de olabilir)yaşadığım şehirdeki bütün kumaşcılara ve brandacılara gittim. hiçbirinde yok ve türünün ne olduğunu da bilmiyorlar.chatgpt'ye sordum, o da 50 tane ihtimalden bahsediyor. buradan yardımcı olabilecek kims
elimde numune bir kumaş türü var. (kumaş olmayadabilir, polyester benzeri bir malzeme de olabilir)

yaşadığım şehirdeki bütün kumaşcılara ve brandacılara gittim. hiçbirinde yok ve türünün ne olduğunu da bilmiyorlar.

chatgpt'ye sordum, o da 50 tane ihtimalden bahsediyor.

buradan yardımcı olabilecek kimse var mı?

ön ve arka yüz foto:

soz.lk

soz.lk
0
istististist
(25.07.25)
Bir iplik çekip yakmadılar mı?
0
Mirket
(25.07.25)
Ince bir kumaşsa terzilere, kalınsa döşemecilere sorarsan bilirler. Doğru kişiyi bulamamışsın.
0
funl
(25.07.25)
kesim yerlerinin de resmini atın. branda gibi de duruyor resimde.
0
duyuruuser
(25.07.25)
Döşemelik kumaş gibi duruyor ama bir ucundan yakıp bakman lazım yanıyor mu, nasıl yanıyor çabuk mu zor mu, ne kadar yanıyor hemen yayılıyor mu, duman çıkarıyor mu, kalıntısı plastik gibi mi tamamen kül oluyor mu...

Çoğu kumaşı elinden envai çeşit kumaş geçen toptancılar da perakendeciler de bilmiyorlar. Çok fazla çeşit var, yanlış anlamıyorsam kumaşla ilgili iş yapan her firma kendine mahsus kumaş ürettiriyor ve onlarla kendi ürünlerini üretiyor. Bu da aşırı çeşit demek oluyor işte.
0
muhayyer divan
(25.07.25)
(4)

Sprey deodorantları nereye atıyorsunuz

havadakarada
Biri dolu biri boş 2 şişe var. Doğrudan çöpe atacağım atık toplama olmadığı için. Farklı bir öneriniz var mı, siz ne yapıyorsunuz
Biri dolu biri boş 2 şişe var. Doğrudan çöpe atacağım atık toplama olmadığı için. Farklı bir öneriniz var mı, siz ne yapıyorsunuz
0
havadakarada
(25.07.25)
Dolu olanı bir bezin üzerine falan sık, bitir. Boşlarını çöpün yanına koy, çöplerden metal toplayanlar var, alıp giderler.
0
lamborcini
(25.07.25)
toplumun %99,9 gibi sende çöpe atabilirsin, ya da biriktirip sağlık ocağı, avm gibi yerlerde geri dönüşüm kutularına atabilirsin.
0
duyuruuser
(25.07.25)
Sadece bir uyarı yapmak istiyorum, çöpün içine değil de etrafına bu şekilde çöp bırakırsanız ve birisi sizi şikayet ederse veya belediye görevlileri görürse zabıta ceza yazabilir. En doğrusu çöpe atmak veya yakında geri dönüşüm kutu varsa oraya...
0
malheiros
(25.07.25)
sprey kullanmiyorum. stick'ler daha guzel spreyde agzima yuzume deodorant doluyor hic saglikli oldugunu sanmiyorum.
0
antikadimag
(25.07.25)
(15)

kuryeler neden elektrikli motosiklet kullanmıyor?

messina123
şimdi neyimiz doğru ki bu doğru olsun demeyin. çok basit bir şey aslında. avrupa'da kuryeler elektrikli motor, scooter ya da bisiklet kullanmak zorunda. normal motosiklet yasak çünkü gürültü kirliliği çok yüksek seviyede motorlarda. zor bir şey değil yani cumhurbaşkanının tek imzasına bakar. bence c
şimdi neyimiz doğru ki bu doğru olsun demeyin. çok basit bir şey aslında. avrupa'da kuryeler elektrikli motor, scooter ya da bisiklet kullanmak zorunda. normal motosiklet yasak çünkü gürültü kirliliği çok yüksek seviyede motorlarda. zor bir şey değil yani cumhurbaşkanının tek imzasına bakar. bence cumhurbaşkanının veya danışmanlarının bu gürültü kirliliğinden haberleri dahi yok. ülke son yıllarda hindistan, pakistan gibi gürültülü bir hale geldi ve en büyük sebebi kuryeler. ayrıca gece 10'dan sonra komple şunların yemek dağıtımı yasaklanmalı. amerikadan beter kapitalizmi yaşıyoruz.
0
messina123
(25.07.25)
Sorunun kaynağından çözüm dilenmek. Yurdum insanı hiç şaşırtmaz. Evet paşam aynen, reyisi cumhurun ve danışman hazretlerinin haberi olmadığı için. Yoksa iki dudağın arasında çözüm. Biz sorunlarımızı böyle çözmeliyiz haklısın.
0
thracia
(25.07.25)
@thracia sabah sabah ne diyosun kma
0
🌸messina123
(25.07.25)
bunun en büyük çözümü otomobiller gibi motorların da ötv'si vergisi o'su busunu otomobiller kadar yapmak. çünkü otomobil alamayan direkt motor almaya başladı. vergisini artır, denetimleri sıklaştır bak bakalım nasıl azalıyorlar.

elektrikli scooter& bisiklet avrupa'da var evet ama farkı onlar mahalle arası taşımacılık yapıyor, ana yollara çıkmıyorlar e-5 gibi. bizde çoğu kurye ana yollardan gidiyor dolayısıyla elektrikli scooter kullanmaları riskli ve yasak. bir düzenleme yapacak devlet mahalle mahalle ana yola çıkmadan kuryeler işlerini yapacak anca ama onu düşünen birileri olur mu muamma.
0
elektr10
(25.07.25)
@messina123

Ülkenin pakistan gibi olmasının sebebi olan kişi ve kurumlardan çözüm beklemek bu ülkede yaygın olan bir aptallık çeşididir diyorum güzel karşim. Senin anlayabileceğin şekilde daha net nasıl yazarım bilemedim.
0
thracia
(25.07.25)
kullanmaları için iki tane motorsiklet olması lazım, biri şarjdayken diğerini kullanıcak.
0
duyuruuser
(25.07.25)
Keşke dediğiniz gibi olsa da geceleri rahat uyuyabilsem. Gençler arasında moped trendi var.Sabaha kadar sinek vızıltısı gibi egzozlarla uyutmuyırlar insanı.
Motorsikleklet 50cc,125cc) kullanılıyor yemek teslimatı için.
Ham almanya hem de isviçre için lieferendo,uber eats gibi şirketler hem de yerel pizzacılar motosiklet kabul ediyor maalesef.
0
arenas
(25.07.25)
@thracia +1 siyasetçilerden ahlak bekleyip işini yaptırmak için torpil arayan türk insanı gibi konuşmuşsunuz.
ilk olarak genelde firmaların kendi kuryeleri yok, yani bazı paket servis firmalarından servis alıyorlar. (paketle, şutla vb.) bu firmaların bazılarında moto kuryeler firmaya kendi özel motorları ile bağlılar. ikincisi ise zaten sipariş firmaları restaurantlardan para kesiyor, sipariş firmalarından da paket firmaları pay alıyor. yani senin istediğin istek fiyatları yükseltir.

motokuyelerden daha büyük sorunlarımız var bence.
0
mikahakkinen
(25.07.25)
Hükümetin bir tanıdığı elektrikli motor işine girerse olabilir.
Yasa bile çıkar hatta.
0
logisticsmanager
(25.07.25)
aynen cumhurbaşkanının haberi yoktur olsa zaten saniyesinde düzeltir bu durumu.
0
scudman1
(25.07.25)
Gündelik yaşamda böyle bir sürü basit ve yaşamı çevreyi güzelleştirecek çözüm var. Ama geniş çaplı bakılınca bu tür degisiklikler, hep birilerini karşına almak, sermayenin el değiştirmesi, olası işsizlik vb bağlamında durumlara tekabül ediyor. Diğer tarafı, reklamını yapmanın getirisi olmayacak şeyleri öyle kolay kolay yapmıyorlar bence.
0
encokbenisevinnolur
(25.07.25)
Bir imzayla yüzbinlerce motoru çöpe atıp, herkese yeni motor alın demek mi çok basit bir şey? Bu tür dönüşümler kademeli olarak yıllara, on yıllara yapılarak yapılıyor.
Avrupa'da toptan bir yasak yok, eski ve güncel standartlara uymayan motorları 2035 ve sonrasına uzanan bir süreç içinde kademeli olarak yasaklıyorlar. Eğer benzinli motorların tümüyle yasak olduğu bir bölge varsa linkini verin, bakmak isterim.
Bunun dışında, bir noktada mutlaka elektrikliye geçilecek ve çok iyi olacak, ama birkaç yıla olması zor görünüyor.
0
mikro patlama
(25.07.25)
Bir sorun karşısında ilk refleks yasaklansın diye çözüm öneriliyor ve bu birilerinin iki dudağının arasında aranıyor, bir diğeri çıkıp yok asıl vergileri arttırmak lazım diye yumurtluyor, buna cevap verilince "adam gibi soru sorulmuş hasta mısınız oğlum siz" oluyor.

Hastayız birader, bu ülke ve bu kafalar bizi hasta etti. Üslubu beğenmeyen beyaz şov izlesin.
0
thracia
(25.07.25)
Türkiye’de ince zeka, detaylı düşünülmüş vay be bu olay çok avrupai diyebileceğimiz hiçbir şey yok olmaz da. Belki bazı yerel yönetimler (yere çöp attırmamaya dönük cezalar) deniyor ama bence bu bir Ortadoğululuk göstergesi,ç. O yüzden beklentilerinden uzak şehirden kalabalıktan uzak yaşamaya bakmak lazım. Mesela adam şehir içinde güzel gözüksün diye peyzaj yapıyor ama asla araçların görüş açısını kapattığını düşünmüyor. Benim bahsettiğim ince zeka aracın görüş açısını kapatmayacak bir peyzaj yapmayı akıl edebilecek bir zeka. E ama kim işleri işinin ehline yaptırıyor ki
0
olaylar olaylar
(25.07.25)
thracia +1

ayrıca bisikletli kurye de var scooterlı da türkiyede.
0
aguen
(25.07.25)
@herzan soru var soru var adam saçma sapan yazmış ne diyeceklerdi ya. bu kafalar yüzünden bu halde değilmiyiz zaten. kimisi de geliyor basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyor onlara da ayrı ayar oluyorum.
0
gercekdunya
(25.07.25)
(7)

devalüasyon mu önce gelecek , yoksa seçim mi ?

Rao
Selamlar herkese, Önce kişisel görüşlerimi belirmek isterim, Ak parti mevcut ekonomiyi her ne olursa olsun değerli tl politikası ile seçime kadar ittirmeyi düşünüyor.Ancak, oylarının arttığın anket sonuçlarından görmedende seçime gitmeyecekleri ortada. Fakat bana göre şimdi ortada bir bug veya kısı
Selamlar herkese,

Önce kişisel görüşlerimi belirmek isterim,

Ak parti mevcut ekonomiyi her ne olursa olsun değerli tl politikası ile seçime kadar ittirmeyi düşünüyor.
Ancak, oylarının arttığın anket sonuçlarından görmedende seçime gitmeyecekleri ortada.

Fakat bana göre şimdi ortada bir bug veya kısır döngü oluştu.

1- Önce deval yapsa enflasyon patlayacak, seçim kaybedilecek
2- Önce seçim yapsa, bu ekonomi ile seçimden çıkamayacak
3- Bu şeklide kur baskısı ile devam etse, sürdürülebilir değil, kontrol dışı patlayacaklar.


Benim görüşüm inatla 3 nolu şıktan patlayana kadar devam edecekler.

Sizin görüş ve senaryolarınız nelerdir ?

Teşekkürler.
0
Rao
(25.07.25)
bu adamların ne kadar manyak olduklarını tahmin edemediğimiz için ne yapacakları belirsiz. 2 ile 3 arasındalar. seçim anketlerinde önemli bir fark yaratabilirlerse 2 seçeneğine kafa üstü dalarlar. yoksa bence de 3. seçenek onlara daha uygun.
0
mikahakkinen
(25.07.25)
Mevcut politikayı ittirmeyi düşünüyor ama tüm kanallardan baskı var, müsiad bile bunu dile getirmeye başladı. Değerli tl ile biraz daha dış borçlar ödenecek sonra hem şimşek gidecek hem tlnin değeri.

Bence 1 olacak, çünkü en garanti yol bu yakın zamanda oldu üç beş ses çıktı sonra herkes sustu. Daha şimdiden değerli tl neden kötüdür diye televizyonlarda şaklabanlar konuşmaya başladı. Ayrıca deval olunca ihracat artacağı ve tr de para döneceği için kısa süreli rahatlama olacaktır. Bunun zamanlamasını iyi denk getirip seçime gidilir.
0
duyuruuser
(25.07.25)
Erken Secimi sadece ekonomiye indirgemissiniz. Evet normal sartlarda tabiki oyle. Ama su an sartlar normal degil.

RTE nin tekrar secilmesi icin ya anayasayi degistirmesi ya da erken secim gerekiyor. Anayasa degisimi girisimlerinin gidisati da erken secimin belirleyici aktorlerinden.

Erken secim kararini da TBMM nin vermesi lazim. TBMM de 360 i gecemiyorlar tabi DEM i katmazsak. Yani bu durumda mesela imamogluna siyasi yasak verilirse ve akp nin de oylari artarsa muhalefet kanadinin bu erken secimi onaylamasi mumkun mu o da degil. Yani bir suru parametre var.

ekonomi icin 3 ile devam edecekler gibi gorunuyor. Bu sene turizmin patlamasina goz yumuldu. Boyle gittigi yere kadar gidilecek. Cunku diger secenek oylara cok daha fazla etki ediyor.
0
nuevo
(25.07.25)
Bu adamlar kisa vadeli kazanclar ugruna hic bir rasyonel idarecinin yapmayacagi sekilde ulke geleceginin orta vadesini cope atiyorlar hem ic politikada hem de dis politikada.Dolayisiyla malini satip yiyen berdus adamdan bir farklari yok gozumde.Halk da bu kisa vadeli kazanclari destekledigi icin herkes sonucta bokunda bogulacak
0
turkuaz
(25.07.25)
4. yol tabii ki. bunları onlar düşünmüyor mu sanıyorsunuz? bambaşka bir formülle girecekler. bu da iç karışıklık, ardından ohal ilanı, ohalin 3-4 yıl sürüp en radikal ekonomik kararlarla bir şekilde düze çıkar çıkmaz seçim. ama bu da büyük risk. daha önceki gibi çözüm sürecinin tıkanması, tekrar bombalar terör eylemleri, hamaset politikaları vatan millet derken eski oylara kavuşunca seçim.
0
ground
(25.07.25)
3 seçenekten daha kötüleri var, kısaca ipucu vereyim : resmi kur, sokak kuru.
0
kimlanbu
(25.07.25)
hiç bir şey dibe vurmadan tekrar yukarı zıplayamaz. bunun içinde önce kabullenmek gerekiyor. ben 3. seçeneğe yakınım bir patlayacak tam patlayacak. geri dönüş çok zor olacak. oysa şimdi kurlar serbest kalsa herkes elindeki parayı ekonomiye sokar ilk başta pahalılık olsa bile zamanla rayına oturur. şu an ne olcağı hiç belli değil. kimse de öngörü yapamadığı için yastık altına sıkı sıkı sarılıp oturuyor.
0
gercekdunya
(25.07.25)
(7)

git kullananlar

arakaali
arkadaş !!!gıcık oluyorum!!! ya. diff'leri de özellikle kontrol ediyorum her şey tamam diyorum push'ladıktan sonra bir bakıyorum ya versiyon yükseltmeyi unutmuşum, ya readme'de imla hatası var, ya da test varlığını push'lamış oluyorum.geçen gün projeyi pypi'ye yolladıktan sonra fark ettim yanlışlıkl
arkadaş !!!gıcık oluyorum!!! ya. diff'leri de özellikle kontrol ediyorum her şey tamam diyorum push'ladıktan sonra bir bakıyorum ya versiyon yükseltmeyi unutmuşum, ya readme'de imla hatası var, ya da test varlığını push'lamış oluyorum.

geçen gün projeyi pypi'ye yolladıktan sonra fark ettim yanlışlıkları. tekrar yolladıktan sonra baktım yine yanlışlıklar var kodda. durduk yere beş versiyon yükselttim ve çok saçma durdu. biliyorum milyonlar kullanmıyor, popüler değil vs. ama insan düzgün olsun istiyor.

kısaca, git kullanan arkadaşlar; siz de benim gibi push'ladıktan sonra bir şeyler unuttuğunuzu fark ediyor musunuz yoksa normal misiniz?
0
arakaali
(24.07.25)
Oluyor. Olmuyor diyen yalan söylüyordur.
0
inheritance
(24.07.25)
e hani PR? Önce branche push edip sonra pr ile kontrol edersen eğer daha az hata çıkar. Code review varken bile bişeyler unutulur, yokken olması çok normal.
0
beyfendi
(24.07.25)
@beyfendi iki projemde branch sistemiyle çalışıyorum, pr'a rağmen başıma bunlar geliyor. :))

bakalım sunucuma gitlab kurdum önce gitlab üzerinde çalışıp oradan github ve/veya pypi'ye atmayı planlıyorum. çünkü bu durumu yaşamaktan bezdim..
0
🌸arakaali
(24.07.25)
unutmanız gayet normal, nihai ürüne ulaşana kadar istediğiniz kadar versiyon yükseltmek mubahtır
0
duyuruuser
(25.07.25)
branchte calisip merge ederken squash yaparsaniz commit history daha temiz olur
0
tahtakafa
(25.07.25)
yolladiktan sonra nasil fark ediyorsunuz yanlislari? ne yapiyorsaniz yollamadan once yapmaya calisin. yeterince test etmiyor olabilirsiniz. belki de test otomasyonunuz yeterli degildir, ya da yoktur. unit ve integration testleriniz var mi mesela? e2e test gerekiyor mu gerekiyorsa onlar var mi?

ayrica once gitlab, sonra github nasil bir workflow? neden gerekli olsun ki boyle bir sey? ikisi de ayni ise yariyor zaten.

pushladiktan sonra unuttugumuzu tabi ki farkediyoruz. bazen testler yakaliyor yanlislari. bazen sonarqube gibi statik analiz toollari. bazen testci, ya da yaptigim isi kullanacak baska bir developer. bazen de prod'a kadar gidiyor musteri yakaliyor, fix cikiyoruz. her turlu onleme ragmen oluyor yani. ama azaltilabilir.
0
lemmiwinks
(25.07.25)
oluyor ya.

Bazen kodumda çok değişiklik var ama mesela göndermek istemediğim değişiklikler de var, github desktop uygulamasından bazı satırları kaldırıp da gönderiyorum. çoğunlukla sorun olmuyor ama mesela bir import kalıyor. ya da daha somut bir örnek; tam kodu göndermek için dosyayı seçiyorum ama son anda bir eksik farkedip düzeltiyorum. dosyayı seçmek stage'e eklemek olduğu için son yaptığım değişiklik gitmiyor. sonra onu ikinci bir commit'de göndermem gerekiyor.

oluyor öyle şeyler.

bazen conflict çıkıyor, çözerken parantez falan kayboluyor ya da ekstradan ekleniyor. sonra tüm code bozuluyor.

ben draft olarak pr açıyorum. bakıyorum. sonra ertesi gün tekrar bakıp review'e hazır hale getirip ilgili kişiden request ediyorum. hemen pr oluşturunca ne kadar kontrol etsem de gözümden kaçıyor bir şeyler. bir çeşit körlük oluşuyor.

bir de dosyamın büyüklüğüne göre ai assitant'lara soruyorum.
potansiyel hata, crash var mı, değiştirmemi önerdiğin yer var mı, imla hatası ya da anlaşılır olmayan - gereksiz comment, kullanılmayan değişken/import var mı vs.

bu şekilde epey azalıyor bahsettiğin durumlar; ama yine de oluyor.
0
biseysorcaktim
(25.07.25)
(6)

Lastigin bijonlarini nasil sökeceğim?

sckxyss
Ufacık bir şey çıktı stepnenin içinden, uyguladığı kuvvet yetmiyor açmaya. Boru falan da yok uzatmaya, nasil açabilirim?
Ufacık bir şey çıktı stepnenin içinden, uyguladığı kuvvet yetmiyor açmaya. Boru falan da yok uzatmaya, nasil açabilirim?
0
sckxyss
(24.07.25)
Ufak şeyi tak üstüne çık kuvvet uygula ayaklarınla.
0
gobekliraki
(24.07.25)
moment kolunu uzatmadan acamazsin uzundur sokulmediyse.
ya bir yerden boru vs bulacaksin ya da havali/elektrikli tabanca lazim.
0
cooperr
(24.07.25)
Hep havalı tabanca ile sıkan lastikciler yüzünden. Cooper+1
0
primetime
(24.07.25)
üzerine çıkıp zıplıyorum genelde açılıyor. (sıfır şaka)
0
duyuruuser
(25.07.25)
üzerine çıkıp zıplayacaksın kolunu genişletip +1
0
kveldulv
(25.07.25)
Arabadaki bijon anahtarı ile muhtemelen sökemezsin. Sökebiliyorsan zaten sıkıntı var demektir. Bijonu makine ile sıkıyorlar ve 2020 sonrası çoğu arabada anahtar diye şaka bıçağı gibi bir şey veriyorlar. Çevirirken, üstünde zıplarken yamultursun. Düzgün, sağlam bir anahtarın varsa zıplayabilirsin üstünde ya da kolu uzatabilirsin tabii istersen.

@cooperr +1
0
nawar
(25.07.25)
(8)

Tümünü reddet

nano mercy
Bazı sitelerde çerezlerin hepsini kabul et / reddet opsiyonu varken bazılarında hepsini kabul et / çerez ayarları var. Ben ayarları görünce uğraşmamak için hepsini kabul ediyorum mecbur. Bunu yaparken de reddet seçeneği olanlar için küçük bir vicdan azabı yaşıyorum. Sizde durumlar nasıl?
Bazı sitelerde çerezlerin hepsini kabul et / reddet opsiyonu varken bazılarında hepsini kabul et / çerez ayarları var. Ben ayarları görünce uğraşmamak için hepsini kabul ediyorum mecbur. Bunu yaparken de reddet seçeneği olanlar için küçük bir vicdan azabı yaşıyorum. Sizde durumlar nasıl?
0
nano mercy
(23.07.25)
Varsa tümünü reddet seçeneğini işaretliyorum.
Yoksa 'Başlarım çerezine' deyip, o linki kapatıyorum.
0
Mirket
(23.07.25)
Siteye bağlı.
Corporationsa reddediyorum. Zaten para kazanıyorsunuz bir de benim cookieme gerek yok.
Blog falansa yani birinin sitesiyse kabul ediyorum çünkü benim hanim da bu işte ve onları anlıyorum.
0
logisticsmanager
(23.07.25)
extention var hepsini kabul ediyor.
0
sonsuz
(23.07.25)
aslında son duruma göre tümünü reddet seçeneğini tek tıkla ya da kolay bir şekilde sunması gerekiyor sitenin.

çakal ekşi sözlük (kanzuk) eskiden reddetmek isteyince 150 tane firmayı tek tek pasife çekmeni istiyordu, şimdi tümünü reddet koymuşlar.
0
brkylmz
(23.07.25)
@Mirket +1, "kurnazlık" sevmiyorum. Bu tarz sitelerde bulabileceğim bir şeyi illa ki başka yerde de bulabiliyorum. Alternatifsiz kaldığımı hatırlamıyorum hiç.

Aynı şeyi reklam engelleyiciyi kapatmaya zorlayan yerlerde de yapıyorum.
0
akhenaten
(23.07.25)
Sitelerin çalışması için zorunlu çerezler ve zorunlu olmayan çerezler var. Reddete bastığınızda sadece zorunlu olmayanları kabul etmemiş oluyorsunuz fakat zorunlu çerezlerde de sizinle alakalı bir sürü veri tutulabilir kimse de bir şey diyemez. O siteyi kullanırsanız zaten kanunen kabul etmiş sayılıyorsunuz.

ben reddet varsa ona yoksa tamama basıp geçerim kvkk için yapılan önemsiz bir ayrıntı
0
duyuruuser
(23.07.25)
Çerezden kaçanlar tum edevlet verilerinin 100-200 tlye satıldığının farkındalar, değil mi?
0
🌸nano mercy
(23.07.25)
"Tümünü reddet" varsa o. Yoksa "sadece zorunlu olanları kabul et" varsa o. Yoksa teker teker seçip reddederim her şeyi. Ayrıca ad-blocker'ı kapat diyen sitelerden %99'undan çıkıyorum. Birkaç site için muafiyet ayarladım gerisi ise siteye bağlı.
0
nawar
(23.07.25)
(5)

Ümraniye kalburüstü bölgeler

osssy
Ümraniye'de komşuların düzgün olduğu, site gibi olan ya da otopark problemi olmayan hangi bölgeler var? Yamanevler ya da Atatürk bölgeleri nasıldır? Teşekkürler.
Ümraniye'de komşuların düzgün olduğu, site gibi olan ya da otopark problemi olmayan hangi bölgeler var? Yamanevler ya da Atatürk bölgeleri nasıldır? Teşekkürler.
0
osssy
(23.07.25)
tantavi mahallesi hem ümraniyenin merkezine çok yakın, hem de ümraniye kargaşasına o kadar uzak bir yer, yeni binalar güzel, genelde otoparklı ve sokaklar daha düzenli...
0
exlibris
(23.07.25)
atakent, adem yavuz mh.
0
duyuruuser
(23.07.25)
En iyisi atakent, ümraniyeyi bilmeyenler bu mahalleyi duymuştur. Çoğu sitenin bahöesi vardır. Komşusu armağanevler çok popüler değildir ama iyidir. Marmara bölgesi klasik türk mahallesi, atakent e göre daha ucuz. Finansmerkezine yakın, bak derim. Kadıköy sonrası yaşadım.
0
gadlemler
(24.07.25)
Sinpaş'ın sitelerin bakabilirsin; Aşağı Dudullu tarafında Gökorman, Aqua city gibi siteleri var kriterlerine uyar. Daha ileride Aqua manors, Central life da var ama Çekmeköy'e bağlı olabilir emin olamadım.

Buyaka-Meydan AVM'lerinin yan tarafında güzel siteler var derli toplu bir bölge.

Yamanevler'de Avrupa Konutları var, bölgeden izole bir site. Ümraniye'nin dezavantajı bu sitelerde oturuyorsun güzel ancak etraftaki profil bambaşka. Mesela Avrupa Konutları'nın bulunduğu bölge ile hiç alakası yok.
0
Lethe
(24.07.25)
Şerifali,mehmet akif,tatlısu mah genelde otoparklı siteler ve apartmanlar mevcut.Gürültü seviyesi düşük.
Atatürk,yamanevler artık doldu taştı,yaşanmaz oldu.
0
arenas
(24.07.25)
(11)

1000$ altinda aldiginiz ne sizin hayatinizi degistirdi

lapaz
?
?
0
lapaz
(23.07.25)
Üniversite eğitimi
0
sekizdokuzon
(23.07.25)
Telefon
0
avatar is back
(23.07.25)
türk kahvesi makinem
birkac kitap
airfryer
0
sonsuz
(23.07.25)
15 sene önce aldığım Kindle.

Hala kullanıyorum ve ufkumu vizyonumu bu kadar geliştiren başka bir alet hatırlamıyorum.
0
makbur
(23.07.25)
Bilgisayar tabi ki.
0
duyuruuser
(23.07.25)
xiaomi vantilatör
ps5
sırt kaşıma aleti
1 tblık harici harddisk
birkaç udemy kursu
140 x 65'lik çalışma masası
ikea markus sandalye
0
semaforo de medianoche
(23.07.25)
iphone
kindle
meta quest 3
b&w hoparlör
youtube premium
amazon prime
under armour terlik & ayakkabı
crocs
wish you were lp'si
oral b diş ipi
güneş gözlükleri
0
zeleno
(23.07.25)
800 dolara, el örgüsü mavili yeşilli vintage bir hırka almıştım etsyden, desenini kendim çizip ördürdüm.

Sırf el örgüsü diye aldım ben o zaman ama etrafımdaki bazi insanlar o kadar takıldı etti ki görünümünun dikkat cekiciligi vs kisimlarina bir çeşit nazar boncuğuna dönüştü.
0
encokbenisevinnolur
(23.07.25)
Mübarek bilgisayarim.

Babacigim almisti, yillarca kullandim, hâlâ kullanip, ekmegini yiyorum ama monitörü arizali maalesef.

Geçen yil da yenisini aldim ama €1000 üstüne patladi, bakalim onun ekmegini ne kadar yiyecegim.
0
feastofthedamned
(23.07.25)
yelken eğitimi ve amatör denizci belgesi.

hayatımda yazları bir teknede geçirme motivasyonu verdi, eski işimden (12 yıl çalıştım) ayrıldım. her şeyi değiştirdi. ve çok doğru bir kararmış, maddi-manevi, her anlamda hayatım tamamen ileri gitti.
0
awlmi
(23.07.25)
Telefonum, laptopum, youtube premiuö, airpods kulaklık-hayallerime hızlıca bağlanıyprum duygularla, o oaradan daha az tutara mutfak duvarımı kırdırdım evin aurası değişti, daha az tutara evime trendyoldan aksesuarlar aldım ev çok değişti ve ruh halimi etkiledi ve tatile çıkmıştım.

Şimdi 1000 dolarım olaa, galata porttan 1 haftalık tatile giderdim bir cruis ile kafam değişirdi
0
gadlemler
(24.07.25)
(9)

3 yaş çocuk ve ingilizce, mahalle baskıları, gelecek kaygıları...

gezer
3 yaşında bi kızımız var. 4 aydır kreşe gidiyor.kreşte mutlu. ne yaptığını, ne yediğini vs anlatmıyor, öyle bir huyu var. ama isteyerek gidiyor. öğretmenini seviyor. diğer öğretmenleri tanıyor, onlar da ilgileniyor bahçe saatinde vs. olumsuz bi durum gözlemlemedik şimdiye kadar. ha mükemmel bi kreş
3 yaşında bi kızımız var. 4 aydır kreşe gidiyor.

kreşte mutlu. ne yaptığını, ne yediğini vs anlatmıyor, öyle bir huyu var. ama isteyerek gidiyor. öğretmenini seviyor. diğer öğretmenleri tanıyor, onlar da ilgileniyor bahçe saatinde vs. olumsuz bi durum gözlemlemedik şimdiye kadar. ha mükemmel bi kreş mi derseniz, değildir bence. ama mükemmel nedir, zaten onu bilemiyoruz.

annelerin olduğu bi yazışma grubundayım. malum kreş araştırma dönemi şu an. herkesin kreşi ingilizce odaklı. biri çocuğunu kültür etkileşimli bi ortamda yetişmesini istediği için bilmemne british kolejine vermiş. ingilizce yanında ispanyolca ya da almanca eğitim de verebiliyorlarmış. kimisinin kreşinde sadece ingilizce konuşuluyormuş, türkçe yasakmış. birinin 3 yaşında çocuğu kreş sayesinde kendisinden iyi ingilizce konuşabiliyormuş. örnekler çoğaltılabilir.

bu kreşlerin hemen hepsi zaten bizim yaşadığımız bölgede değil, olanlar da bizim bütçemizi aşıyor. hani zorlasak olabilir mi derseniz belki bütçe açısından evet ama mesafe açısından zorlayamayız.

bizim kreşte ise durum şu. haftada her gün ingilizce dersi var ama gözlemlediğim kadarı ile bu ders ingilizce şarkı söylemekten ibaret gibi. kızımın şu an ingilizcesi yes-no düzeyinde. arada i love you filan diyor anlamını bilmeden :D

geçen eşimle durumun kritiğini yapıyoruz. kendisinin ingilizcesi gayet iyi. benimki ise yurtdışında süründürmeyecek kadar :D yetişkinlikte ingilizce öğrenmek bana göre çok zor. ben bu grupta konuşulanları aktardım. acaba imkanları zorlamamakla çocuğumuza yanlış mı yapıyoruz, zorlamalı mıyız diye çelişkilerdeyim. eşim de o zaten şu an oyun çağında, bırakalım oyun oynasın diyor. ben de aslında öyle düşünüyordum. kreş araştırırken de ilk koşulum güvenilir bir yer olmasıydı. akademik bir beklentim yoktu. ama genele baktığımda herkes analitik düşünmeye sevk eden, akademik açıdan ufuk açan, kodlama filan öğreten, ingilizce odaklı kreşler arıyor. biz onların yanında pervasız ebeveynler gibi kalıyoruz.

ne düşünüyorsunuz? benzer durumda anne baba varsa eğer aramızda, bu konudaki yaklaşımınız neydi, ne oldu?
0
gezer
(23.07.25)
benim velet 4 yaşında, tek önem verdiğim istediği kadar oyun oynayabilmesi. şu an bütçeden kısacağıma ileride kısarım ydışına yollarım dil öğrensin diye. ama şu an bırakın dil kısmını, kreşin öğrettiklerinden daha fazlasını öğretmeye çalışmıyorum ki ilkokulda bu sefer sıkılmasın. zaten her sene aynı şeyleri görecekler :)
0
pide
(23.07.25)
çocuğum yok olsaydı muhtemelen seninle aynı kaygıları yaşardım. sadece fikrimi beyan edeyim ben de. sen bu şekilde kendini birileri ile kıyaslayacak olsan sonu gelmez. ilkokulda da normal bi özel okula göndersen bile fransız kolejlerine gönderenleri görüp üzüleceksin. ben 3-4-5 yaşında çocuğunu kreşe göndermeyi çok isteyip 17-18 bin TL olan yerlere bile gönderemeyen, belediyenin kreşi 20 dk araba mesafesinde olduğu için götüremeyen imkanları el vermeyen insanları da tanıyorum. veya parası olan ama kültürsüzlükten dolayı göndermeyen fanusta yaşayan insanları da tanıyorum. sen bir ebeveyn olarak yine de elinden geleni yapmışsın, ingilizcesini de evde ilerletmeyi deneyin derim. veya ilkokula başladında ek bi kursa götürürsün vs.
0
turuncu tonlarda
(23.07.25)
Çevreden hemen etkilenmeyin. Onlar öyle yaptı ben de yap"ma"lıyım diye bir şey yok .

Asıl sıkıntı şurada:
kimisinin kreşinde sadece ingilizce konuşuluyormuş, türkçe yasakmış...

Çocukta olsa bir kimse yabancı dil, el becerileri öğrensin ama İngiliz, Fransız vs. aslında kim? tarihte bize etkileri ne oldu? diye de tarihi iyi öğrenmeli.
Onları da bu toprakların insanı gibi benimserse o zaman sorun olur.

Olay sadece yaşadığımız çevrede bitmiyor
Yakında twitterin de çocuklar için bir sürümü çıkacak deniyordu bir paylaşımda. Temkinli olmak gerek.
0
diyecevaplandı
(23.07.25)
Kodlama, yazılım gibi işlere herkes girmeye başladığı için trafik sıkışık. O yoldan hayır gelmez.

Herkesin gittiği yöne gidersen şu an çoğu kişide olan eğitimli-işsiz durumu olur. Direkt iş bulduracak soft skillere odaklanmak daha mantıklı. TÜrkiye'de 82 şehirden kaçında ciddi yazlımcı istihdamı var veya dünyanın geneline bakarsak bir suburban bölge yazılımcıya mı yoksa marangoza mı ihtiyaç duyuyor buna bakmak lazım.

Bu yazılımcı çocuk yetiştirme olayı özel üniversiteye gidip de birşey olacağım kafasının farklı versiyonu. Sonuçta kızlar zengin kocaya kaçtı erkekler baba işini yapıyor.
0
runaway
(23.07.25)
2 farklı senaryodan geçmiş şu anda 12 yaşında 2 yeğeni olan biri olarak gözlemlerimi anlatayim;

İlki eşi yabancı, tr'de yaşıyorlardi ama İlkokula baslarken yurtdışına çıkma olasılıkları olduğundan çocuğu sürekli yabancı dil kafasında buyuttuler hazır olsun diye. Small hands diye bir anaokuluna gitti (türkçe konuşmuyorlar ama baya laylaylom bir yerdi) esas eve Filipinli bakıcı geliyordu onun ingilizcesi çok iyiydi, bence o çok etkili oldu. 5-6 yaşında iken yurtdışına gittiler, basit ama baya ingilizce konuşur bir haldeydi -ki tekrar edeyim bakıcı çok etkiliydi-.

Su anda Yurtdışında international school a gidiyor ve ingilizcesi tahmin edeceğiniz üzere çok iyi.

2. Yeğenim sizin gibi normal yeri çift :) ikisinin de ingilizcesi iyi iyi okullardan mezunlar. Bu çocuk meşe palamudu diye bir anaokuluna gitti. Ben o okulun çok büyük hayranıydim, her gün bir proje yaptiriyorlar, hava müsade ettikçe yıldız parkına çıkıyorlar, parkta ağaçları falan var :) ve inanılmaz her şeyi sorgulayorlar tartisiyorlar öyle ogreniyorlar (öğretmenleri hep buna yönlendiriyor), tr'de böyle eğitim kurumları da mı var şeklinde baya gurur verici bir durum aslında.

Tabii ingizce var mıydı yok muydu bilmiyorum ama annesi ingilizce ara ara konuşuyor ediyordu (Tabii diğer yeğenimle karsilastirilamazdi o dönem )

Sonra bu çocuğu ışık lisesine yazdırdılar ilkokulda. Okulu biliyorsanız baya yogun bir ingilizce eğitim programı var.

Ve bu çocuk da 8-9 yaşından itibaren baya ingilizce konuşmaya başladı. Diğer Yeğenimin yanına gittiler defalarca, onun arkadaşlarıyla çok iyi arkadaş oldul. Zaten internetten hep oyun oynuyorlar ve tum bu eylemleri ingilizce konuşarak yapıyorlar.

Özetle bagkayacagim yer şurası, 0-6 yaş arası herhangi bir şeyi beceriyi vs öğrenmesi için önemli bir yaş ama karakter gelişimi vs için de bir o kadar mühim bir dönem. Yani çocuk mutlu, keyif alıyorsa çok da bozmayin ufaklığın keyfini.

İlkokulda zaten iyi ing eğitim veren bir okula yollarsaniz o fark her turlu kapanıyor.

(Yurtdışındaki Yeğenimin okuluna 9 yaşındayken Meksika'dan bir çocuk gelmişti 0 ingilizce ile, uzuluyorlardi bu çocuk nasıl alisacak vs diye. O çocuk şimdi o okulun en başarılı öğrencilerinden :))
0
makbur
(23.07.25)
ingilizce kreşe gitmeyenler nasıl öğrendiyse o da öğrenir merak etmeyin.
0
duyuruuser
(23.07.25)
Paran varsa gonder. Yoksa, yani zorlanacaksan hic gerek yok diye dusunuyorum.

Hayatimda hic devlet okulunda okumadim ama su an hem egitim kalitesi dusuk hem fiyatlar tam bir sacmalik.

Su devirde ozel okul icin maddiyat zorlanmaz.
0
Kittie
(23.07.25)
türkler ingilizce bilmiyor. burada biliyorum diyenler de doğru düzgün bilmiyordur. anne babalarımızın döneminde aman üniversite okusun denilmiş, hepimiz üni mezunu olduk. şimdi de ingilizce bilmeyen ebeveynler aman İngilizce öğrensin diyorlar ki bence çok doğru bir tutum. bir sonraki nesilde ingilizce bilmemek tuhaf karşılanacak. eğer koleje falan gönderecekseniz yaşıtlarından geri kalmaması önemli, tek bilmeyen o olur.
0
deartheodosia
(23.07.25)
bunlar ortadogu insani kaygilari, biz de bu kaygilarla buyuduk.
sonra yillar geciyor, ogeriye donup bakiyorsun, ne kadar sacma sapan seylere zaman harcadigini anliyorsun.

egitim sistemleri genel olarak kohne, zamani 50 sene geriden takip ediyorlar. okullarin amaci musteriyi yani ogrenciyi mumkun oldugunca okulda tutmak, cunku birakirsa musteri kaybediyorlar.

okullar para nasil kazanilacak ogretmiyor, iyi bir "eleman" nasil olunur, onun pesindeler, piyasaya kole pompalaniyor.

benim takip ettigim yol soyle:

- cocugun yeteneklerine dikkat ediyorum, istemedigi bir seyi zorla yapmasini istemiyorum.
- kendi yapmak isteyip yapamadiklarimi cocuga baski kurmak icin kullanmiyorum
- moda meslekler umrumda degil, o yuzden "aman oglum mutlaka coding ogren yoksa ac kalirsin" gibi bir fikir asilamiyorum. benim icin coding yerine bir ensturman calmayi ogrenmesi daha onemli.
- herkes universite okumak, doktor muhendis avukat olmak zorunda degil, bugun isini iyi yapan bir ahci da gayet guzel para kazaniyor.
- herkes polygot degil, dil ogrenmek de bir yetenek isi.
- finansal okuryazarlik bilsin istiyorum
- "patronluk" ve "liderlik" gibi kavranlari ogrensin, iyi bir "eleman" olmayi degil.
- sanat sepet islerini de bilsin istiyorum, cunku hayat sadece matematik ve fizikten ibaret degil.
0
cooperr
(23.07.25)
(7)

Balistik füzeler nasıl test ediliyor?

messina123
Türkiye 800 km menzilli balistik füzesini tanıtmış. Şimdi bu füzenin 800 km menzile sahip olduğu nasıl belirlendi? İzmir’den ığdır’a doğru falan atıp mı deniyorlar bu füzeleri? Ki öyle olsa bile birileri illaki füzeyi havadan giderken görür sesini duyar. Ben hiç füze sesi duyan füze gören duymadım.
Türkiye 800 km menzilli balistik füzesini tanıtmış. Şimdi bu füzenin 800 km menzile sahip olduğu nasıl belirlendi? İzmir’den ığdır’a doğru falan atıp mı deniyorlar bu füzeleri? Ki öyle olsa bile birileri illaki füzeyi havadan giderken görür sesini duyar. Ben hiç füze sesi duyan füze gören duymadım. Denize atmak da bir seçenek ancak o zaman doğru noktayı vurduklarını nereden bilecekler her yer su. Denize bir gemi koyup gemiyi mi vurmaya çalışıyorlar? Ayrıca deniz işi de mantıklı gelmiyor bana. Akdenize atsan israili mısırı görür, karadenize atsan rusya napıyosun aq der. Ege zaten olmaz.

İşin özü nasıl deneniyor bu füzeler?
0
messina123
(23.07.25)
balistik füzeyi görüp sesini duyacak varsa gelsin orduda işe başlasın. bu füzeler uçaktan daha ufak ama daha hızlı ve daha yukardan gidiyor. muhtemelen orduya falan haber verip izmirden ığdıra falan atıyorlardır, veya simulasyonları vardır
0
nahtoderfahrung
(23.07.25)
Hocam füzede bir sıkıntı olsa başımıza düşer. Ben karada test ettiklerini sanmıyorum. Ayrıca diyelim ki yarın bir gün menzili 2000 km yapmak isteseler ermenistan sana bugün füze atabilir miyim deneme yapıyoruz mu diyeceğiz
0
🌸messina123
(23.07.25)
ağırlık, yakıt miktarı ve hız değerleri elinizde olunca menzil hesabı yapmak zor olmasa gerek.
0
duyuruuser
(23.07.25)
Uluslararası sulara atıyorlardır.

Kuzey Kore Japonya'nın üzerinden Pasifik'e atıyor mesela.
0
gabe h coud
(23.07.25)
kısa mesafede deneniyor. zaten çoğuda bu denemeler sonucunda teorik olarak şu kadar menzili olur deniyor.
hiç bir silahı savaş meydanında kullanmadan emin olamazsın. bunu iran-israil ve rusya-ukrayna çatışmalarında gördük. tüm bu ülkelerin övündükleri silahlarının aslında ne kadar sorunlu olduğu ortaya çıktı.
hatta amerikanın attığı sığınak delici bombasının bahsedilen etkisi göstermemesi de bir örnek.
0
my fault
(23.07.25)
genelde bu testler rize,sinop gibi karadeniz kıyı şeridinden açık denize doğru yapılır.bir örnek bırakayım.

x.com

çin mesela kıtalararası balistikleri kendi güneyinden hawaii taraflarına atıyor.
0
mutlu yillar sana
(23.07.25)
Batı karadenizden doğu karadeniz hatta trakya açıklarına,
Batı akdenizden doğu akdenize. Teorik atış savunmada olmaz. İlla gerçek atışla test edilmesi lazım. Nükleer ve atom bombaları dahi deneniyor önce.
0
ground
(23.07.25)
(5)

Temu'dan aldıklarım gümrüğe takılabilir mi?

Cesario
30 euro sınırı var zaten. Temu almana izin vermiyor. 1000 TL'lik şey aldım. 800 TL vergi çıktı zaten 1800 ödedim.Ama arkadaşım 5 parça üstü sıkıntı olabilir dedi. Zaten 1 parça ürün 30 TL falan. Ne alırsan 1 Dolar gibi bir site.10 parça ürün aldım en az. Gümrüğe takılabilir mi? Aldıklarım da farklı
30 euro sınırı var zaten. Temu almana izin vermiyor. 1000 TL'lik şey aldım. 800 TL vergi çıktı zaten 1800 ödedim.

Ama arkadaşım 5 parça üstü sıkıntı olabilir dedi. Zaten 1 parça ürün 30 TL falan. Ne alırsan 1 Dolar gibi bir site.

10 parça ürün aldım en az. Gümrüğe takılabilir mi? Aldıklarım da farklı ürünler. Konserve açacağı, soda kapağı açacağı, araba jantına fosforlu sibop kapağı, araba kapısına reflektör falan apaçi şeyler :)
0
Cesario
(23.07.25)
Aynı üründen beş adet üstü olursa sıkıntı. Arkadaşın yanlış biliyor.
0
Mirket
(23.07.25)
bugüne kadar temunun söylediği tl limiti doldurana kadar yaptım hep siparişleri. 7-8 adet ürün oluyordu ve hiç birinde sıkıntı yaşamadım. tabi arkadaşın da dediği gibi aynı üründen 5 adeti geçmemek şartıyla.
0
bravoteam
(23.07.25)
ayda 5 kargo paketi hakkınız var. Limitler dahilinde bu paketleri istediğiniz kadar doldurabilirsiniz.
0
duyuruuser
(23.07.25)
bi cacık olmaz. iyi günlerde kullanın.
0
ruhlardan esinlenen karga
(23.07.25)
1000 liralik seye nasil 800 lira vergi çikiyor, itiraz etmedin mi ?
0
feastofthedamned
(23.07.25)
(3)

Farklı istasyondan benzin aldıktan sonra aracınhafif patinajlı vites atması

avatar is back
Patinaj hatalı olur da sıfır vites geçişi hissettirirken normalde az önce opetten çıktıktan sonra bi garip hissettim. Başka biri binse bişey yok ki der ama şoför anlar bilirsiniz. Ben de panik oldum yolu uzatıp 4-5 km gittim sorun sanki azaldı. Farklı kalite yakıttan dolayı mı oldu? Uzun yola çıkaca
Patinaj hatalı olur da sıfır vites geçişi hissettirirken normalde az önce opetten çıktıktan sonra bi garip hissettim. Başka biri binse bişey yok ki der ama şoför anlar bilirsiniz. Ben de panik oldum yolu uzatıp 4-5 km gittim sorun sanki azaldı. Farklı kalite yakıttan dolayı mı oldu? Uzun yola çıkacaktım kafama takıldı yarım depo aldım, yarın shell’den bi yarım daha mı alsam yoksa bunu bitirsem mi?
0
avatar is back
(22.07.25)
ne zaman farklı bi istasyondan alsam bana da aynısı oluyor "aha araba ne kadar performanslıymış lan, depo az olunca çekişi de az oluyor galiba, şimdi turboyu açmış gibi oldu" diyorum.

bir değil, iki değil çok oluyor.
patinaj çekmek kadar değil de, benzinliğe girmeden önce ile sonrası arasında aracın uçar-kaçarlığı değişiyor.

bana tamamen placebo etkisi gibi geliyor.
yarım depo benzin aldım diye araba neden daha performanslı olsun ki anında.
kaldı ki aracın yakıt hortumundaki eski yakıtı kullanıyorsun hala
0
biseysorcaktim
(22.07.25)
Bana da oluyor. Arabayi fulleyince daha performansli gidiyorum, benzin bitmeye yakin da cekis azaliyor gibi oluyor
0
narod
(22.07.25)
Olası sebeplerini yazmak istiyorum.

1- Benzin doldurulurken köpürdüğü için köpükler patlama odasına daha fazla oksijen taşıyor.
2- Benzinliğin zemininden kaynaklı
3- Psikolojik
0
duyuruuser
(23.07.25)
(7)

2. El bilindik marka mı yoksa sıfır çin malı mı? (Yazıcı)

ananiyimioguz
Brother ve Pantum marka lazer yazıcı arasinda kaldık.Pantum sıfır:https://www.hepsiburada.com/pantum-m6500nw-cok-fonksiyonlu-lazer-yazici-p-HBCV00002BK4RH?magaza=Hepsiburada&bskt=1&utm_source=epey&utm_medium=cpc&utm_campaign=sc:hb-ecom.sr:epey.md:pricecomp&wt_pc=epeyBrother 2.el ama temiz, bir sorun
Brother ve Pantum marka lazer yazıcı arasinda kaldık.

Pantum sıfır:

www.hepsiburada.com

Brother 2.el ama temiz, bir sorunu yok, kartuşu dolu

www.sahibinden.com
0
ananiyimioguz
(22.07.25)
Pantum ne abi, yazıcının tırtı alınmamalı. Brother.
0
Shepard
(22.07.25)
Çok fonksiyonlu almana gerek yok. Bu zamanda faks çeken mi kaldı? Toner başına kaç tane çektiği, çekim hızı vb. önemli
0
cemallamec
(22.07.25)
Yazıcı da iyi marka ve az fonksiyonlu olması iyi. Komplike oldukça çabuk bozuluyor bu aletler. Ben olsam bu ikisini de almam.
0
rodeocu
(22.07.25)
İş yerine lazim, yazici tarayici fotokopi olmasi lazim.
0
🌸ananiyimioguz
(22.07.25)
Hangi marka alırsan al, ucuzu, pahalısı, profesyoneli, istersen 6 ayda bir tane çıktı almak için kullan bu yazıcı denen alet sürekli sıkıntı çıkarıyor.

o yüzden driveri ve hata çözümleri internette kolay bulunan, piyasada yedek parçası olan, toneri/kartuşuna ulaşmakta sıkıntı yaşamayacağın yazıcılara bakmak lazım.

Brother iyidir.
0
duyuruuser
(23.07.25)
www.vatanbilgisayar.com

bunu al geç bence.
0
gobekliraki
(23.07.25)
wifi özellikli al. epson brother iyidir.
0
archmeister8
(23.07.25)
(16)

Alaturka tuvaletleri sorunsuz sıkıntısız kullanabiliyor musunuz?

yadigar
A. Öncelikli olarak tercih ederimB. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirimB1. Benim için farketmezC. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.D. Asla kullanamam.Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.Edit: Benim cevap:A1 Onsuz yapamam
A. Öncelikli olarak tercih ederim
B. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirim
B1. Benim için farketmez
C. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.
C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.
D. Asla kullanamam.

Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.

Edit: Benim cevap:
A1 Onsuz yapamam
0
yadigar
(22.07.25)
B1, cinsiyet kadın
0
matilda
(22.07.25)
C, belirtmek istemiyorum
0
goodz
(22.07.25)
A, Erkek

Özellikle umumi tuvaletlerde. Alaturka hijyendir ve sağlıktır.
0
runaway
(22.07.25)
Kadın, c1

Çok kiloluyum, dizler çöküp kalkmaya çok müsait değil, kilitlenmekten korkuyorum.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
B1 diyorum.

Alaturka tuvalet teorik olarak iyi olsa da Turkiye'de umuma acik yerlerde tuvaletler genelde cok cok pis. Hele hele alaturka tuvalet barindiran tarzda bir yerse (havaalanindan, mola yerine, alisveris merkezine kadar) tamamen lagim gibi kokmadigina hic denk gelmedim.
0
hot potato
(22.07.25)
umumi tuvalette A.

hic temas yok, en ideali.
0
antikadimag
(22.07.25)
A
0
adivar
(22.07.25)
C, erkek.

turkiye'de nadiren mecbur kaldigim oluyor, malesef.
0
cooperr
(22.07.25)
erkek, c1. en son askerde kullanmıştım 15 sene olmuş neredeyse.
0
inheritance
(22.07.25)
A.
temassız, hijyenik.
0
duyuruuser
(22.07.25)
c1, k
0
pide
(22.07.25)
C1 ve D arası Erkek

işemek için sorun değil tabii de büyük tuvalet için hayatımda alaturka kullanmadım sanırım. Askere gitmeyle ilgili en büyük problemim de alaturka tuvalet kullanacak olmam sıfır şaka. Klozete göre daha temiz olduğu da tamamen yalan. Açık alanda mikrop çok daha fazla yayılıyor. Klozete temas etmekten korkuyorsanız tuvalet kağıdı vs bi şey koyarsınız en kötü ama alaturka tuvalet kesinlikle hijyenik bir şey değil
0
nundu
(22.07.25)
C, kadın. Fazla bilgi olacak ama mevzu 2 numara ise ve kabızlık varsa kabus gibi olabiliyor, onun dışında normal. Yine de alafranga varsa tercih etmem ama.
0
peki madem
(22.07.25)
squat pozisyonunda bile işeyebildiğim için C.

K.
0
Proserpina
(22.07.25)
C ama kendi evimde olsa buyuk tuvalet icin ozellikle kullanirdim.
0
bay b
(22.07.25)
a şıkkı

klozet kullanamıyorum

erkek
0
yurtsuz john
(22.07.25)
(6)

Yapay zeka ile ilgili bir konu

Mirket
Biraz önce kafama takıldı. CharGpt'ye sordum. Size de sorayım dedim. Soru şöyleydi.Sizler kullanıma sunulduğunuz tarihten bu yana, internet sitelerinin trafiğinde küçümsenmeyecek miktarda bir azalma olmuş olmalı. Çünkü insanlar sizi tercih ediyor. Sitelerin yaşaması için reklama, onun için de trafi
Biraz önce kafama takıldı. CharGpt'ye sordum. Size de sorayım dedim. Soru şöyleydi.

Sizler kullanıma sunulduğunuz tarihten bu yana, internet sitelerinin trafiğinde küçümsenmeyecek miktarda bir azalma olmuş olmalı. Çünkü insanlar sizi tercih ediyor. Sitelerin yaşaması için reklama, onun için de trafiğe ihtiyaçları var. Tıklanma sayılarındaki azalma, zaman içinde yok olmalarına sebep olacaktır. Bu durumda sizin veri temin mecranız azalacaktır. Değil mi?
0
Mirket
(22.07.25)
Doğru tespit. İnsanlar tarafından üretilmiş "training data" her geçen gün daha kıymetli hâle geliyor. YZ şirketleri de artık yeni dataların peşinde sürekli. Örneğin, hepsi YZ'yi telefonlarımızın içine sokmaya çalışıyor. Bu sayede YZ sadece daha önce üretmiş külliyattan değil, anlık olarak etkileşimlerimizden, lokasyonumuzdan, kameramızdan vs öğrenecek. Başka bir deyişle eskiden YZ bir kütüphaneye kilitli hâlde iken artık sokağa, gerçek dünyaya çıkacak ve oradan öğrenmeye devam edecek.

Bunun da bir sınırı vardır ama bence. Bir noktada YZ'lerin öğrenme eşiği düşecektir. Bu durumda da yaratıcı insanlara ihtiyaç duyuluyor. Sanatçılar, kreatif işler üreten insanlar gelecekte daha değerli olacak bence. YZ'ye yeni şeyler katacak datayı üreten kişiler bunlar olacaktır.
0
amortisman
(22.07.25)
veri temini metodolojisi değişiyor sadece. yazılı kaynaklardan ziyade real life experiment toplanacak. ai cars, ai phones, ai pc vs derken ai artık bizim tecrübe ile elde edip anlayabildiğimiz şeyleri aktardıklarımız yerine direkt olarak o tecrübeleri ham olarak alıp deneyimleyecek. eskiden 10 yıl tofaş süren adamın 2 paragraf yazdığı "tofaş kronik problemleri" yerine, direkt olarak teslaları sürüş dinamiklerini vs öğrenerek kullanıcı 3 şey öğrendiyse 10 senede, ai 1 senede 100 şey öğrenecek.
0
avatar is back
(22.07.25)
google, aramalara gemini sonucunu eklediğinden beri sitelerin trafiğinde ciddi bir azalma oldu zaten. geçenlerde haberi yapılmıştı. google bir yandan google ads'den deli gibi para kazanıyor. ama bunun için de sitelere girilmesi lazım. yani kendi geliştirdiği yapay zekasını kullanırken bir yandan da kendi ayağına sıkıyor. şimdi kara kara düşünüyorlar ne yapalım diye. ama ikisinden biriyle devam etme noktasına geldiklerinde tabii ki yapay zekayı seçecekler.

yapay zeka browser'larının geleneksel browser'ların yerini aldığını da göreceğiz yakın bir dönemde. openai kendi browser'ını çıkardı bile. işte o zaman sitelerin dönemi resmen bitmiş olacak. yapay zekaların veri temini konusunda sıkıntı yaşayacaklarını sanmıyorum. siteler yoksa sosyal medya var, o olmazsa videolar var. internet of things sayesinde çamaşır makinesinden bile veri geliyor zaten. her yer veri dolu.
0
sir gawain
(22.07.25)
İnsanlık var olduğundan beri hep bilgiye ulaşmaya çalıştı. Önce sözlü kültür vardı, sonra yazı, sonra matbaa, radyo, tv, internet. Şimdi yapay zeka. Bilgiye ulaşma yolları değişiyor ama ihtiyaç hep aynıydı.

Hiçbir zaman tek bir veri kaynağı yoktu. Bilgi, ihtiyaca göre sürekli yeni formlarda üretildi, yayıldı ve paylaşıldı. Siteler kapanırsa yerine başka şey gelir. Belki kişisel veri ağları, belki kolektif bilgi havuzları, belki bambaşka bir şey. Cem yılmazın da dediği gibi bunlar olmadan önce biz ne yapıyorduysak onları yapmaya yine devam edicez
0
gilbeys
(22.07.25)
Chatgpt'nin verdiği cevaptan da mevcudiyeti tespit edilmiş, yani sorun hissedilmiş ama çözüm bulunamamış, arayış devam ediyor, sonucu çıkardım.

Sitelerin maddi olarak desteklenmesi falan düşünülüyor dedi ama, trafik, reklam geliri demek, o tamam, onu para vererek çözersin de, aynı zamanda trafik kalite de demek. Trafik olmadan kaliteyi sağlayamazsın ki.

Yani anladığım, sorun gerçekten var, ama henüz çözüm bulamamışlar.
0
🌸Mirket
(22.07.25)
son iki senedir zaten %100 organik içerik kalmadı. internette okuduğunuz içeriklerin neredeyse hepsine bir şekilde ai değmiştir.

önümüzdeki süreçte ai öğrenmek için başka ai lerin yazdıklarını okuyacak ve bu böyle döngüye girip kaliteyi aşağıya çekecek.

Sorunun cevabı
1- Sitelerde ki reklamlar hatırı sayılır gelir getirse de tek gelirleri reklam değil.
2- Ai odaklı seo yapmak; yani ai botlarının sizin sitenizi okumasını sağlaması için optimize edilirse o haber sayfasının değeri artar, değeri arttıkça botlar daha çok okur, değeri arttıkça diğer gelirler artar.
0
duyuruuser
(22.07.25)
(23)

Hiç beklenmedik bir para geldi ne yaparsınız?

messina123
Hiç hesapta yokken 2 senelik maaşınız kadar bir para elinize geçti. Ne yaparsınız?
Hiç hesapta yokken 2 senelik maaşınız kadar bir para elinize geçti. Ne yaparsınız?
0
messina123
(21.07.25)
Kredi kartı borcumu öderim, iki hafta tatil yaparım. Kıyafet alışverişi yaparım, yazılım kursuna ve spora yazılırım, gerisine dokunmam.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
borsada opsiyonlu islem yaparim.
0
sir gawain
(21.07.25)
Bir de iyi bir laptop alırım
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
etf'e yatiririm.
30% s&p500
30% world
40% emerging markets
0
sonsuz
(21.07.25)
Ben de yazayım kredi çekip ev alırım
0
🌸messina123
(21.07.25)
Birkaç tane de ufak estetik operasyon. Dolgu, botoks tarzı. Düşünecek çok şey çıktı, paran var mı dersin var.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
İşime sermaye yaparım.
0
gabe h coud
(21.07.25)
ev alirim. su an tam o kadar bir paraya ihtiyacim var.
0
antikadimag
(21.07.25)
Ev alırım+1
0
Amaranta ursula
(21.07.25)
hastaneye giderim.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
Ev aö boş dursun. Almak için tam zamanı. Bakma millete. 5 sene sonra 10 a katlar fiyatı.
0
luluki
(21.07.25)
Hayalimi gerceklestirmeye yetmeyecegi icin, gider faize falan koyarim. Londrada ev alacak para etmiyor iki yillik maasim. Mortgage pesinatina bile yetmiyor.. Vay arkadas, rezillik.
0
quaker
(21.07.25)
gümüş alırım.
0
gurur
(21.07.25)
Böyle durumlarda bir kısmını yiyip bir kısmını yakınlık düzeyine göre ama hediye ama nakit formunda eşe dosta vererek hallediyorum o paranın işini.
0
encokbenisevinnolur
(22.07.25)
Geçenlerde neredeyse bire bir dediğiniz şey oldu. (2 yıl değil de 4 aylık gelirime tekabül eden ve 15 yıl evvelki bir şeye binaen) %70’ini altın yaptım, kalanın 3/4’ünü euro, 1/4’ünü de burada söylemek istemediğim bir dövize çevirdim. Yani hepsini attım kenara.

Şurada (git: 1590584) ilk iş “evi boyatırım” demiş olmama rağmen evi de boyatmadım. Bakalım nereye kadar…
0
yadigar
(22.07.25)
Duruma göre, acil ödenmesi gereken borç, tamirat, tedavi vs varsa onu karşılamaya çalışırım, öyle bir şey yoksa altın ve gümüş alırım.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
klas bi araba alırım. vuuaaaa
0
avatar is back
(22.07.25)
yarisini ile BTC/ETH
kalaniyla kiraya verebilecegim emlak
0
cooperr
(22.07.25)
pasif gelir yatırımı yaparım.
0
denizmaniaherif
(22.07.25)
Güzel bir otomobil alırım
0
onyx
(22.07.25)
Trakya'daki üniversitelere yakın, 1+1 ev alırdım, içine basit eşyalar koyup öğrencilere kiraya verirdim.
0
lamborcini
(22.07.25)
Ev için peşinat. üzerine kredi.
0
duyuruuser
(22.07.25)
Sermayeme ekler, aylık kazancımı arttırırım.
0
kumandanim
(22.07.25)
(7)

2 yıl boyunca işlenmeyen tarım arazilerinin bakanlıkça kiraya verilebilmesi

anaphylacticshock
Merhaba, 2024 Yılında resmi gazetede yayınlanan 32640 numaralı yönetmeliğe göre 2 yıl boyunca işlenmeyen tarım arazileri ilçe tarım ve orman müdürlüklerince tespit edilip, gerekli yerlere bildirilecek ve muhtarlıklarda bu tespit edlen yerlerin kiraya verilmesi için ilana çıkılacakmış. (Yanılıyor ola
Merhaba,

2024 Yılında resmi gazetede yayınlanan 32640 numaralı yönetmeliğe göre 2 yıl boyunca işlenmeyen tarım arazileri ilçe tarım ve orman müdürlüklerince tespit edilip, gerekli yerlere bildirilecek ve muhtarlıklarda bu tespit edlen yerlerin kiraya verilmesi için ilana çıkılacakmış.

(Yanılıyor olabilirim, yönetmeliğin linkini paylaşıyorum, emin olmak isteyen kontrol edebilir)

Bunu engellemek için 2025 Ağustos ayı sonuna kadar toprağınızın bulunduğu bölgeye bakan ilçe tarım ve orman müdürlüğüne sizin toprağınızı işlediğinize / işleyeceğinize dair bir dilekçe vermeniz gerekiyormuş galiba.

Böyle bir durumla karşılaşan oldu mu aranızda? Ne yaptınız? Dilekçe verdiniz mi? Muhtarlıkları arasam ilana çıkan ada/parselller hakkında bilgi verirler mi?

İlçe tarım müdürlüğünü aradım. Bu konuyla TAT şube (Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlüğü) ilgileniyormuş. Benim bölgemde böyle bir tespit yapılmadığı, bütün toprakların işlenen toprak şeklinde kayıtlara geçtiği, dilekçe yollamama gerek olmadığı söylendi. Hatta böyle bir dilekçe istemediklerini, gerek olmadığını söylediler.

Ama ben güvenemiyorum. Siz böyle bir durumda ne yapardınız?

İzmir'de yaklaşık 6 dönüm bir yerim var. (Ham toprak statüsünde. Bir ara cins tasnifi için de LİHKAB'a başvuracağım ama şu anda gündemimde değil bu konu.)

Burasını alalı yaklaşık 3 yıl oldu ve henüz hiç ekmedim. Sadece yatırımlık olarak almıştım.

Ben burayı annemin üzerine satış yapsam yeni malik olduğu için bir süre bu tarz zorunluluklardan muaf olur mu? Ya da bu tarz bildirimler için süre sınırı uzar mı?

Açıkçası ben önce dilekçeyi yollayıp sonra da işi garantiye almak için anneme satış yapmayı düşünüyorum.

www.resmigazete.gov.tr
0
anaphylacticshock
(21.07.25)
Kendiniz gidip konuşup icara verin
0
1917
(21.07.25)
6 dönüm yere çok talip çıkacağını sanmıyorum. Çıksa çıksa yakın bölgeyi işleyen çıkar. Tarım az kazandırıyor bir de kira ödemek istemez çoğu çiftçi.
Büyük sulu ova arazisi olsa değişir.
0
spankenstein
(21.07.25)
Arkadaşlar ben burayı işlemeyi ya da icara vermeyi düşünmüyorum. Şu anda olduğu gibi kalsın istiyorum.

Buranın 2 yıl boyunca işlenmediği için bakanlık tarafından tarım arazisi olarak kiraya verilmesini nasıl engelleyebilirim onu soruyorum.

Sizin başınıza böyle bir durum geldi mi?

İlçe Tarın TAT şubesine dilekçe yazayım dedim ama onlar kendi bölgelerindeki hiçbir yeri İŞLENMEYEN TOPRAK olarak göstermediklerini, böyle bir dilekçeye gerek olmadığını söylediler.

Ben gene de kendimi garantiye almak için hem dilekçe yazayım hem de burayı anneme satış yapayım diyorum.

Satış yapsam yeni maliğin toprağı işlemeye başlaması için belli bir süre verirler mi? Yani bu 2 yıl resetlenir mi?
0
🌸anaphylacticshock
(21.07.25)
Muhtara biraz para verilerek iş çözülür muhtemelen. Yahut bir traktör tutup sürdürürsünüz. Sürülü ise ekili olduğu farzedilir, kimse bir şey yapamaz…
0
yadigar
(22.07.25)
Madem tat sana böyle bir garanti veriyor, resmi yazı verebilir misiniz de.
0
duyuruuser
(22.07.25)
Ziraat odasına gidip çiftçi olarak kendini kayıt et.
Sonrasında da bu araziye en ucuz olan arpa bugday gibi bir şey ek. Sulama biçme oyle kalsın.
0
liberal
(22.07.25)
gübre olsun diye ekilen bazı ürünler var. mesela yonca gibi. ekin, kalsın. hem toprağınız değerlenir hem de yasayı atlatırsınız.
0
ground
(22.07.25)
(10)

Trafik cezası itiraz

delidir yakalayin
20 yıllık şöförülük kariyerimde ilk cezamı yemiş bulunmaktayım. olay şöyle gerçekleşti. eds bulunan bir kırmızı ışıktan, yeşil yanarken dönüş yapıyordum, trafiğin akış Kısımında trafik tıkandı ve kavşağın ortasında diğer arabalar mal gibi kaldım ve o arada yeşil de kırmızıya döndü. bana da cezayı s
20 yıllık şöförülük kariyerimde ilk cezamı yemiş bulunmaktayım. olay şöyle gerçekleşti. eds bulunan bir kırmızı ışıktan, yeşil yanarken dönüş yapıyordum, trafiğin akış Kısımında trafik tıkandı ve kavşağın ortasında diğer arabalar mal gibi kaldım ve o arada yeşil de kırmızıya döndü. bana da cezayı sistem yapıştırmış. parasında değilim trafik kurallarına acayip dikkat eden birisiyim bana koyan bu açıkçası. bu cezaya itiraz edeyim mi ? bana benim suçum yokmuş gibi geliyor siz ne diyorsunuz ? itirazdan bir cacık çıkar mı ?
0
delidir yakalayin
(21.07.25)
Taralı alanda kalmak da cezaya tabiidir. İtiraza gerek yok
0
respect
(21.07.25)
insana kendini hata yapmaz gibi düşünür ama hata hatadır. bir de eds kestiyse itiraz edecek bir durum yok.
0
mikahakkinen
(21.07.25)
yesil yaniyor olsa bile tarali alanin ilerisine gidebilecekseniz gecmeniz lazim yoksa diger taraftan gelen trafigi de engellemis oluyorsunuz
0
tahtakafa
(21.07.25)
itiraz etme hakkınız var, ama ortada fotoğraf var ve kural ihlali var ise yapacak bir şey yok.

yeşil yanarken, dönüş yaptığınız yol tıkalıysa ve buna rağmen devam ettiyseniz; suçlu durumundasınız. yeşil ışık yansa dahi, ışığın ilerisindeki yol tıkalı ise ışıkta beklemelesiniz.

ama önünüzdeki yol bomboştu, yeşil yandı geçtiniz, sonra sağdan soldan bir araba fırladı (kaldırımdan, ya da kırmızı da geçen bir araba) ve ilerlemenize mani oldu. o zaman haklı olabilirsiniz.
0
substituent
(21.07.25)
Keşke herkes bilse bu kuralı. Ben kavşak alanı doluyken yeşilde beklediğim için hep korna yiyorum.

Özetle, trafikli zamanlarda, yeşil ışık da yansa, yol hakkı sizin de olsa; yaya geçidi, kavşak (taralı alan olsun olmasın), tali yol bağlantısı, dört yol ağzı gibi yerlerin hep diğerleri geçecek
şekilde açık kalması gerekiyor. Öteki türlü trafikteki diğer araç ve yayaları engellemiş oluyoruz. Kurallar yeni de değil. 30 yıl önce de aynı kurallar vardı.
0
yadigar
(21.07.25)
Bence cezanız haklı, itiraz sonuç getirmez.

Soruya kaynak yapayım: Benzer bir durumda polis eliyle geç dedi veya arkadan ambulans geldi mecbur geçtik ve EDS flaşı patlattı. Buna itiraz nasıl yapılıyor? Sonuç alınıyor mu? Başına gelen varsa merak ettim durumu.
0
chicha_v2
(21.07.25)
yeşil yanıyor diye akmayan kavşağın içine girmen seni haklı çkarmıyor. baktın ki kavşak tıkalı yeşil ışık gerisinde beklemen gerekiyor taralı alan ihlali yaparsan cezayı yemen çok normal. itiraz tabi ki edebilirsin ama kabul olmayacaktır. çünkü eds yazdığına göre görüntü kaydı mevcuttur
0
gercekdunya
(21.07.25)
ben de her 2 senede bir bahsettiniz durumdan dolayı ceza yiyordum alıştım artık. trafik polisine sorduğumda kavşak doluyken lamba ne olursa olsun beklemen lazım o zaman ceza yemezsin demişti.

daha geçen hafta önümdeki araç stop edince ben de mal gibi kalıp ortada kalıp ceza yedim.
0
limonlu eksi
(21.07.25)
itiraz etseniz de taralı alanda fotoğrafınız varsa olumsuz sonuçlanır.
0
duyuruuser
(21.07.25)
aslında trafik akıyordu yani mal gibi durmuş trafiğe ilerlemedim önümde 3 araç vardı, onların önüne bir araç atlayınca trafik zart diye birden durdu yani. bundan sonra öndeki araç dönüşünü tamamlamadan adımımı atmam ders oldu bana :)
0
🌸delidir yakalayin
(21.07.25)
(7)

Yazlık İnternet

takilagimacanim
2 ay memlekete gideceğim yazlık bir bölge. Burada internetimiz yok 2 ay telefona da internet dayanmaz cocuk da var. Bu yüzden kısa süreli İnternet baglatmak istiyorum böyle bi şey mümkün mü? 2 aylık ne yapabilirim
2 ay memlekete gideceğim yazlık bir bölge. Burada internetimiz yok 2 ay telefona da internet dayanmaz cocuk da var. Bu yüzden kısa süreli İnternet baglatmak istiyorum böyle bi şey mümkün mü? 2 aylık ne yapabilirim
0
takilagimacanim
(18.07.25)
Türknet gibi taahhütsüz internet veren firmalar var.
Bunlardan bağlatıp iki ay sonra kapatabilirsiniz.
0
duyuruuser
(18.07.25)
yazlık yerlerde balkona-çatıya alıcı anten koyarak internet hizmeti veren firmalar oluyor genelde. komşulara sorun yönlendirirler.
0
bravoteam
(18.07.25)
mevcut interneti oraya taşıyın!? bu gayet mümkün.
0
co2s2
(18.07.25)
altyapı varsa firmaların yazlık internet kampanyaları var.
0
inheritance
(18.07.25)
kısa süreli olan bir tık pahalı oluyor sadece ttnetinde yazlık kampanyası vardı 2 sene önce, modeminiz varsa onuda götürün bağlatınca zaten gelip ayarlıyorlar şifreyi modeme
0
eja
(18.07.25)
Komple taşıyamam çünkü hali hazırda evde de kullanılacak İnternet. Turknet vs güvenilir mi peki ona bakayım olmadı
0
🌸takilagimacanim
(18.07.25)
mobil modemler var. telefon gibi internet sağlıyor. hat takıyorsun telefon hotspotu gibi kullanıyorsun.
0
tabudeviren
(18.07.25)
(1)

Annem için kapaklı telefon önerisi

trkg60
Annem için kapaklı telefon arıyorum ,piyasadaki çoğu kapaklı telefon,replika denilen türden,sahte yaniFiyatı uygun bir model var mı ?Annem sadece telefon ile görüşecek , olursada whatsapptan biz ararız, whatsapp çokta önemli değil yani
Annem için kapaklı telefon arıyorum ,piyasadaki çoğu kapaklı telefon,replika denilen türden,sahte yani

Fiyatı uygun bir model var mı ?

Annem sadece telefon ile görüşecek , olursada whatsapptan biz ararız, whatsapp çokta önemli değil yani
0
trkg60
(18.07.25)
kapak açılınca gelen arama otomatik cevaplansın istiyorsunuz sanırım aşağıdaki telefonlar orijinal gibi. siyah olanda hızlı arama özelliği de varmış.

www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com
0
duyuruuser
(18.07.25)
(3)

Klima sorunsalına çözüm üretelim

bir peynir kutusu kibrit
Selamlar duyuru ahalisi,Evimin krokisini https://ibb.co/WpdKRW1H buradan görebilirsiniz. Pastel kırmızı olan yerlerde klima bağlantı noktaları var. Sormak istediğim şey şu, yatak odasına 12000 BTU Mitsubishi HaRe ME model klima taktırsam ve salona şimdilik taktırmasam. Sizce çalışma odam da soğur m
Selamlar duyuru ahalisi,

Evimin krokisini ibb.co buradan görebilirsiniz. Pastel kırmızı olan yerlerde klima bağlantı noktaları var. Sormak istediğim şey şu, yatak odasına 12000 BTU Mitsubishi HaRe ME model klima taktırsam ve salona şimdilik taktırmasam. Sizce çalışma odam da soğur mu? Bir vantilatör aracılığıyla soğuk havayı koridora doğru aktarmayı planlıyorum.
0
bir peynir kutusu kibrit
(17.07.25)
Evim seninkine çok benziyor. Sadece mutfak amerikan değil. salonda 9'luk, yatak odasında aynı yerde 12'lik klima var. 2'sini aynı anda açtığımda bile çalışma odam soğumuyor.
0
twelfth
(17.07.25)
Bizim de eski ev bununla neredeyse aynı idi. Salonda (krokide sol alt köşede) 12000 btu Arçelik inverter klima vardı ve tüm evi soğutuyordu.

Fakat izolasyon çok iyiydi, klima mayıs gibi açılır eylüle kadar 24 saat aralıksız çalışırdı. Bu şartlarda soğur yani.

Yatak odası yerine salona takın bence. Yoksa uyuyamazsınız. En soğuk yer salon, en az soğuk yer yatak odası olmalı.
0
orient blue
(17.07.25)
Çok faydası olmaz. Aşağıdaki ürünü kullanabilirsiniz. Link çalışmazsa isimden aratın

Skyeyyt A2UD Klima Genişletilmiş Boru Esnek Üfleme Torbası Kılavuzu (Yurt Dışından)
app.hb.biz
0
duyuruuser
(18.07.25)
(5)

Web sitesini yaptıracağım güvenilir insanı nerede arayacağım?

ofelia
ben şimdi marka kuruyorum;şirket okürünler üretim aşamasında oksanal pazarlara girilecek ona da okama web sitesi işini çözemiyorum, etrafımda bi tane web sitesini yaptırdığı insanla problem yaşamayan yok. öz abim yazılımcıdır, dedim abi böyle böyle. "valla vaktim yok" dedi. canı sağ olsun.bi tane ön
ben şimdi marka kuruyorum;
şirket ok
ürünler üretim aşamasında ok
sanal pazarlara girilecek ona da ok

ama web sitesi işini çözemiyorum, etrafımda bi tane web sitesini yaptırdığı insanla problem yaşamayan yok. öz abim yazılımcıdır, dedim abi böyle böyle. "valla vaktim yok" dedi. canı sağ olsun.

bi tane önerisi oldu, wordpress'te yaptır, diğerleri çok komisyon alır dedi.

neyse, ben istiyorum ki yanına oturayım, diyeyim ki alan adı şu, birlikte alalım benim şifrelerim falan. domain, ssl gibi bilmediğim şeyleri yapsın, kurulumu da yapalım. gece gündüz video izliyorum wordpress eklentileri vs. diyim ki "kanka işte whatsapp pop-up'ı çıksın, kargo takip olsun, ödeme ekranında indirim kodu verebilelim, ürün karşılaştırma olsun"

bana bunları kursun, versin, ürün girme, foto girme, banner tasarımları hepsini ben yapıcam.

nerelere bakayım?
0
ofelia
(17.07.25)
armut.com'dan bulacaksın. 3-5 bin tl'yi gözden çıkaracaksın. bunun 2 bin tl'si 12 aylık domain ve hosting'e gidecek. müşteri ödemeleri boa compra gibi aracılardan alınacak. wordpress teması olarak woocommerce kullanılacak. ürün girme olayları wordpress admin sayfasından yapılacak. kargo takibininse muhtemelen api'si falan vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.07.25)
zamanın varsa websitesi konusunda, kendin de yapabilirsin.

ücretsiz olarak wordpress.com'da bir blog açıp veya yine ücretsiz hosting firmalarından bir hesap oluşturup sonra wordpress kurup (daha çok şeyine müdahale edebilirsin) istediğin temayı kurup özelleştirip, yine eklentileri kurup blog girdilerini yapabilirsin. bu anlattıklarım tamamen ücretsiz yapabileceğin şeyler.

ücretli olması sorun değil dersen, güzel bir domain firmasından domain al. hosting alıp yine kendin kurulum yaparsın ki çoğu hosting firmasında artık hazır geliyor. direkt wordpress kur deyip kuruluma geçiyorsun.

ben olsam öyle yapardım ki eskiden hobi olarak başlayıp sonra web sitesi yapmışlığım olmuştu. tamamen keyfi.

tabi hiç uğraşamam acelem var diyorsan birini bulacaksın, para vereceksin, ama bu dediğin gibi yanına oturayım şurası şöyle olsun olayı biraz zor çevren yoksa.
0
ruhlardan esinlenen karga
(17.07.25)
yanlış anlaşılma olmasın, bu işler ciddi emek istiyor.
ben parası neyse vereyim istiyorum.
"yanına oturayım"dan kasıt hem birbirimizi iyi anlayalım hem de ben de sürece hakim olayım da sonrasındaki ürün girme, ürün güncelleme gibi süreçleri öğreneyim diyeydi.
0
🌸ofelia
(17.07.25)
Hocam yazılımcılar genelde her aşamada sıkboğaz edilmekten hoşlanmazlar yanlış anlama ama sorun da illa ki her işte çıkar, çözülür. Ya ücretli yapay zekalar ile kendiniz yapabilirsiniz ya da beklentilerinizi baştam söyleyip çok fazla mükemmeliyetçi olmadan %85 işinizi görecek bir websitesiyle karşılaşmaya hazır olacaksınız. Çünkü sizin istediğiniz bir şey başka bir beklentinizi sistem olarak bloke ediyor olabilir hevesli olmanız çok güzel ama bu beklenti ile sürekli temas halinde olma işi zor açıkcası. Bir sistem kurdurun beğenmediğiniz yerlere geri bildirim verir düzelttirirsiniz, sürekli birlikte yapalıma kimse yanaşmaz.
0
titanic kemancısı
(17.07.25)
hocam yazılımcı olarak sana nokta atışı tavsiye veriyorum.

Aşağıdaki 3 firma senelerdir e-ticaret siteleri yapıyor, pazaryerleri, bankalar ve kargolarla entegrasyonları var. Paketleri araştır, arayıp detaylı bilgi al. kafana yatanla çalış. wordpress ya da özel yazılıma girersen ticaret 2. planda kalır.

tsoft
ideasoft
ticimax
0
duyuruuser
(17.07.25)
(7)

chatgpt yoğurt yaparken süt tozu ekleyebilirsin diyor, ne dersiniz?

panamera
kıvamı artırması için süt tozu önerdi. hiç duymamıştım. bu şekilde yapan var mı?
kıvamı artırması için süt tozu önerdi. hiç duymamıştım. bu şekilde yapan var mı?
0
panamera
(17.07.25)
10 yıldır kendi yoğurdumu kendim yaparım. Kıvam konusunda hiç sıkıntı yaşamadım.

Sütcünüz süte su karıştırmadıysa, mayalama süt sıcaklığı ve mayalanma ortam sıcaklığı konusunda hata yapmıyorsanız kıvam konusunda sorun yaşamamanız lazım.

Hazır yoğurda itibar etmeyip kıvam konusunda bir başka endüstriyel üründen medet ummak da bambaşka bir bakış açısı.
0
Mirket
(17.07.25)
labne ile yapanda var denemedim ama kıvam attırıyor muhtemelen süt tozuda kıvam arttırır ama süt tozu ev yoğurdu için fazla kimyasal kaçmıyor mu amaç zaten katkısız yoğurt yemekse

denemediyseniz jersey sütü öneririm onur marketteki inanılmaz iyi
0
eja
(17.07.25)
Kullandığın maya yeterli.
Mayanın kendisi peynir gibiyse bundan oluşan yoğurtta adeta peynir kalıbı gibi olur.
Maya ekşiyse oluşan yoğurtta ekşi olur (tabi ki yine güzel olur tadı)

Chatgpt ye kalırsak emülgatör vs kimyasal katmayı da normal karşılar sanırım.

Doğal bir şey istiyorsak tozu yoğurda... dumana katmayalım.
0
diyecevaplandı
(17.07.25)
Endüstriyel yoğurtlar bu şekilde yapılır içerik olarak kuru madde oranı/tayini diye geçer, ev yoğurduna da kıvam vermek için katılabilir ya da katmayabilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.07.25)
süt tozu dediğimiz şey kurutulmuş süttür, öyle kimyasal bir süreçten geçmiş vs. değildir. Sütün kuru maddesini arttırmak için tabiki kullanılabilir. Besin olarak en büyük farkı suda çözünen vitaminlerde olur, bunlar da zaten sütte çok azdır. Kaldı ki yoğurt olma sürecinde de suda çözünen vitaminler azalır. Ayrıca evde süt yoğunlaşsın diye uzun süre kaynatınca daha fazla besin kaybı oluşması daha olasıdır.

Kısacası kullanabilirsiniz ama artık küçük boylarda süt tozu bulmak çok zorlaştı. Eskiden pınarın marketlerde yarım kiloluk paketlerle satışı vardı ama artık büyük paketler dışında bir satış görmüyorum, marketlere hiç gelmiyor zaten.
0
yeninesiltupcu
(17.07.25)
kıvamlı yoğurt için sütü normalden 15-20 dk fazla kaynatın.
sütün içerisindeki su buharlaşınca daha yoğun bir süt oluyor. yoğurdu da bence daha lezzetli oluyor.
0
duyuruuser
(17.07.25)
Kıvam da kıvam diyen, değil yoğunlaştırılmış süt, süt tozu, nişasta bile koyabilir.

Katkısız bir şekilde kıvamlı yoğurt için,

1. Sütü ağzı açık uzun müddet kaynatın. (Süt taşı işinizi kolaylaştırır eğer başında kepçeyle beklemek istemiyorsanız)

2. Mayalayıp bekledikten (mayalandıktan) sonra ağzını kağıt ile kapatıp buzdolabında en az 2 gün bekletin, sonra tüketmeye başlayın.
0
yadigar
(18.07.25)
(1)

perşembe bit pazarı

vss
nerde oluyor? gece 12 de falan diyorlar o saatlerde gerçekten oluyor mu?teşekkürler.
nerde oluyor? gece 12 de falan diyorlar o saatlerde gerçekten oluyor mu?

teşekkürler.
0
vss
(17.07.25)
gece dolapdere bitpazarı açık oluyor ama hangi günler kuruluyor bilmiyorum.
0
duyuruuser
(17.07.25)
(14)

Ev yapabilir misiniz ?

feastofthedamned
Veya iki odasi ve banyosu olan bir kulübe ?istediginiz kadar çimento, kum, çakil ve tuglaniz olacak ve de iki yardimci. Süre sinirlamasi da yok. Bu kosullar altinda o yapiyi tamamlayabilir miydiniz ?
Veya iki odasi ve banyosu olan bir kulübe ?

istediginiz kadar çimento, kum, çakil ve tuglaniz olacak ve de iki yardimci. Süre sinirlamasi da yok.

Bu kosullar altinda o yapiyi tamamlayabilir miydiniz ?
0
feastofthedamned
(17.07.25)
birkaç ayda tekniği öğrenir. kabadan başlarsın. tek katlı ev sıfırdan bilen mahir bir insan için bir birbuçuk yıllık bir iş. ama restorasyon çok sıkıntılı. o çok vakit alıyor.
0
sanal hayvan
(17.07.25)
Ben küçükken evimizi(müstakil), kömürlügümüzü ve diger bir çok ilave yapimizi bizzat babam yapar biz de ona çiraklik ederdik kardeslerimle. Ki babam demirci ustasiydi, insaat mühendisi vs de degildi ama her tuglayi yerlestirirken su terazisi ile ölçecek kadar da titizdi <3

Soruyu sorarken çocuklugumdan ilham aldim. Tabii o zamanlar insaat teknikleri günümüze oranla daha ilkeldi.
0
🌸feastofthedamned
(17.07.25)
evet.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.07.25)
@arby

sana soyle bir hobi önerebilirim;

youtube.com
0
🌸feastofthedamned
(17.07.25)
tamamlarsınız ama olması gereken bu değil. inşaatın küçüğü de, büyüğü de kısa süre bitmeli. süre dediğiniz şey aslında inşaat için en önemli faktör. sınırsız süre maliyeti ekonomik alandan çıkarır.
0
malheiros
(17.07.25)
@elleen,

o 20 kisinin içinde kiz da var miydi yoksa hepsi erkek miydi ?
0
🌸feastofthedamned
(17.07.25)
Tamamını yaparım. Elektrik su tesisatlari Dolaplar dahil
0
kisa
(17.07.25)
iş makinası kullanımı da serbest ise sıfırdan elektrik-su tesisatı dahil yaparım.
0
orpheus
(17.07.25)
youtubedan bakıp yapamayacağım şey yok evelallah.
0
duyuruuser
(17.07.25)
@ellen

kizlarin islerini de kesin erkekler yapmistir meriçlik geregi (:
0
🌸feastofthedamned
(17.07.25)
Yaparım, tesisatından, elektriğine, fayansından çatı kaplamasına kadar yapabilirim.
Ama yine de yanıma, hiçbir şeyden anlamasına gerek yok da, getir götür, ucundan tut işlerini yapacak güçlü kuvvetli bi yardımcı verirsen iyi olur.
0
Mirket
(17.07.25)
yardımcıya gerek yok da yapının sağlam olması için çelik de lazım olur bence.
0
shadowfollower
(17.07.25)
Yakın zamanda earthbag (superadobe) tarzında Sivas' la ev yapmayi planliyoruz.

Bu sistemde tek katli yapıları belli dinamikleri takip ederek yapabilirsiniz.

Klasik inşaat tekniklerine gerek kalmadan uzun yıllar dayanabilen yapılar yapmak mümkün.

Ülkemizde de örnekleri mevcut. Hatta Diyarbakır yada Urfa taraflarinda bir yetimhaneyi bu şekilde yapılmış. Malum depremde en ufak bir hasar almamıştı.

Sorunuzun amacı nedir pek anlayamasamda umarım yazdimlarim yardımcı olur
0
kaiserr76
(17.07.25)
yaparım. yeter ki çimentoyu kalekimi falan karıştırıp hazırlayacak biri oldun yeter. en son kiremit çatı imaları ile ilgili 20 saat video izledim.. ufak tefek depo yaptım. küçük temeller attım. fayans döşedim. elektrik ve kanalizasyon hattı çektim. temiz su pvc boru döşedim. bahçe peyzazj falan sıradan işler. dikkat edin bu işleri yapan insanlar okumamış, okuyamamış insanlar. hiç bir şey olamadıkları için bu işleri yapanlar (tc için geçerli bu tabii) sen de öğrenirsin ve çok güzel yaparsın.
0
ground
(18.07.25)
(6)

750 bin lira bütçe ile hangi arabaları tercih edersiniz?

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
genellikle şehir içi, senede 1 sefer de tatile falan gitmelik yoğun olmayacak şekilde kullanım için otomatik vites hangi marka modeller daha az baş ağrıtır? clio akla geliyor direkt alırken satarken ve tamir işlerinde kolaylık açısından. başka önerileriniz olur mu?bütçe maksimum 50-100 bin daha arta
genellikle şehir içi, senede 1 sefer de tatile falan gitmelik yoğun olmayacak şekilde kullanım için otomatik vites hangi marka modeller daha az baş ağrıtır? clio akla geliyor direkt alırken satarken ve tamir işlerinde kolaylık açısından. başka önerileriniz olur mu?

bütçe maksimum 50-100 bin daha artabilir ama fazlası olmaz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(16.07.25)
capon. 2013-15 model toyota ya da honda.
0
kveldulv
(16.07.25)
i20
clio
egea
geniş bagaj için duster da olabilir.
0
duyuruuser
(16.07.25)
honda jazz
0
zeleno
(17.07.25)
olabildiğince yeni model.

otomatik.

otomatiği eat6, 8 gibi sorunsuz olanlardan. wv vs. uzak dururdum.

değer kaybı istenmiyorsa i20, clio vb. i20 4 ileri şanzıman belirli yıl öncelikler, çok yakıyor o nedenle.

satış odaklı olursam clio, yaris, corolla falan düşünürdüm sanırım.

en güvenli liman olarak corolla diyorum :)

ama satarken de kolay gitsin istiyorsanız passat falan olabilir.
0
gurur
(17.07.25)
Clio 1.0 tce
0
mikahakkinen
(17.07.25)
2022 Clio 1.0 SCE 65 beygir

Egea niyetim varken 1.4 lerin hepsinin kronik sorunlu oldugunu öğrenip ipten döndüm.İnsanlar yokuş çıkmaz vs diyor ama zerre sorun yaşamadım fişek gibi de gidiyor.Ayrıca acayip az yakıyor memnun kalırsın
0
smokee
(17.07.25)
(2)

Burada dolandırılan telefoncu değil mi?

respect
adam karşıdakine dolandırılırsın dikkat et diyor ama kendisi dolandırılmaya çalışıyor haberi yok :)telefonun sahibi yanında faturası elinde sen başka ibana para atarak nasıl kurtulacaksın bu işten?https://youtube.com/shorts/OJSLjMzk59Y?si=7qMisodJZncb8ycn
adam karşıdakine dolandırılırsın dikkat et diyor ama kendisi dolandırılmaya çalışıyor haberi yok :)

telefonun sahibi yanında faturası elinde sen başka ibana para atarak nasıl kurtulacaksın bu işten?

youtube.com
0
respect
(16.07.25)
evet, teknik olarak telefoncu dolandırılmış olacak.
telefonun sahibi ben sattım paramı vermedi dese ispatlayabilir. telefoncu video çıktı diye çok heyecanmış düşünememiş.
0
duyuruuser
(16.07.25)
İzlemiştim benim de kafama yatmamıştı zaten .
0
dunyatuhaf
(16.07.25)
(14)

Renkli lazer yazıcı

muhayyer divan
MerhabaRenkli lazer yazıcıların mürekkep tankı, doldurma derdi vs olmayanları var mı? Mümkünse WiFi veya mobil İnternet'e bağlanabileyim (mobili ben uydurdum, öyle bişey olmayabilir, varsa diye yani :) ) Varsa bildiğiniz modeller var mı, fiyat performans ürünüdür diyebileceğiniz?
Merhaba

Renkli lazer yazıcıların mürekkep tankı, doldurma derdi vs olmayanları var mı? Mümkünse WiFi veya mobil İnternet'e bağlanabileyim (mobili ben uydurdum, öyle bişey olmayabilir, varsa diye yani :) )

Varsa bildiğiniz modeller var mı, fiyat performans ürünüdür diyebileceğiniz?
0
muhayyer divan
(16.07.25)
@wayfarer

Mesela şu olur mu?

hp-satis.com

Hp'nin en ucuz modeli. Sanırım 11-12 bin TL civarında. 10×15 cm kağıda basan şeyleri alacağıma bunu alsam daha kârlı olurum gibi.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
hp linki koyduğunuz yazıcı siyah beyaz.

ayrıca neden lazer istiyorsunuz, tonerleri çok pahalı.
bence tanklı mürekkepli yazıcılar daha ekonomik.
0
duyuruuser
(16.07.25)
@duyuruuser

Ekonomik ama ben serî kullanıcı değilim, mürekkep tankı kurur, mürekkep bitti mi bitmedi mi anlamam... onun için diyorum.

Renkli olmadığını anlamamışım yahu, benim teknolojiden anlayışım bu kadar. Kafam çok karışıyor.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
Aylarca çıktı almayacaksanız kurur. ayda 1 çıktı alırsanız kurumaz. diyelim ki kurudu tonerin ucunu kolonyalı peçeteyle nazikçe silince düzeliyor.

ben fotoğraf kağıdı alıp fotoğraf da basıyorum, eşe dosta hediye ediyorum güzel oluyor.
0
duyuruuser
(16.07.25)
@duyuruuser

Bu işin inceliklerini öğrenmek isterim, nasıl öğrenirim? Yani tabii bana yetecek kadarını.

Çünkü, hani şu 80 gr 120 gr kağıt muhabbeti var ya, ben çıktı alacağım fotoları ağır gramajlı kağıda alayım uzun zaman kullanayım dedim.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
Yahu zaten Google'a renkli lazer yazıcı fiyatları yazıyorum bütün gösterilen ürünler siyah beyaz lazer yazıcılar. Kartuş toner gibi ismi olan bir siteden sonuç çıkmış o bile siyah beyaz yahu. Ben anlamıyorum neden aradığım şeyin fiyatını bulamıyorum ki.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
Lazer yazıcı öneririm, mürekkebin kuruma derdinden kurtulmuş olursunuz. Haftada/ayda bir çıktı alma işleri de mutlaka bir yerde tavsıyor ve ihtiyacınız olduğu yerde yazıcısız kalıyorsunuz.

Renkli olması şart mı? Değilse, siyah beyaz fiyat anlamında ciddi avantaj sağlıyor. Bunu bence iyi düşünün.

Bende wifi özellikli bir Xerox var ve yazıcıyı modeme kabloyla bağlayana kadar wifi özelliği çok verimsizdi. Ev tipi basit cihazları modeme kabloyla bağlamak gerekebiliyor.

Yazıcı alırken kendi yaptığım ve herkese önerdiğim bir şey var: Yazıcının en önemli kısmı toneri. Bazı yazıcılar var ve toneri doldurulamıyor. 2-3 orijinal toner fiyatı yazıcının kendi fiyatına denk geliyor. Bunlardan uzak durmak lazım. Bunun için de çevrenizde işi toner dolumu olan profesyonel bir yere gidip kendi ihtiyaçlarınızı anlatın ve toneri kendilerinden alacağınızı, toner bakımından sorun çıkarmayacak ve isterlerinize cevap verebilecek bir model önermelerini isteyin.

İşini iyi yapan düzgün bir esnafa denk gelirseniz tek seferde doğru cihazı alırsınız.

Yazıcılarla ilgili diğer tüketici elektroniğinde (TV, telefon, tablet, PC vs) olduğu kadar kaynak inceleme vs olmuyor. En isabetli bilgileri, sanal mağazaların yorum kısımlarından alabilirsiniz ama oralarda da satın alanlar yorum yapmadıysa yanlış cihaz alma riskiniz var.
0
10551037
(16.07.25)
@10551037

Çok çok teşekkür ediyorum, çok kıymetli bilgiler. Sağ olasın.

Renkli olması şart çünkü kullanacağım iki farklı yerde de görmemek gereken renk incelikleri var.

Çok teşekkürler tekrar.
0
🌸muhayyer divan
(17.07.25)
lazerde tank doldurma, kartuş olmuyor; bunun yerine toner oluyor. bir toner de 2-3 yıl gidiyor rahat, yalnız renkli yazıcıda 4 farklı toner rengi almanız lazım her bittiğinde, orijinal toner pahalı olur, siyah beyazda tek toner alıp geçerken renklide bittikçe 4 farklı toner almanız lazım. hatta bazı yazıcılarda tüm tonerler yarı ya da az dolu satarlar, 3-4 ay sonra bir sürü toner masrafınız olabilir. Bunlara dikkat edin derim.
0
gezegen olan pluton
(17.07.25)
Yanimtoner kartuş aynı şey, illa ki takip edicem.

Bunu istemiyorum işte. O halde gidip kırtasiyeciden çıkarttırayım madem.
0
🌸muhayyer divan
(17.07.25)
10X15 dediğine göre foto basacaksın, foto için lazer yazıcı tavsiye edilmez.(belge basımı için lazer iyidir ama) Aslında fotoyu da baya güzel basıyorlar ama renk doğruluğu, uzun ömür (UV ışıkta solmama) falan işin içine girince mürekkep yine daha iyi.

Ortalama yazıcılar dye-ink denen mürekkebi kullanır. Teknik olarak bunlara kısa ömürlü denir ama kısa dedikleri saklama koşuluna göre 20-30 yıl falan.

Profesyonel yazıcılar (Canon pro-300 ve üzeri mesela) pigment ink kullanır, bunlar 100+ yıl ömür vadediyor. Millet bilgilensin diye buraya yazmak istedim.

Bu arada, mesela bende Canon G550 var mürekkep tanklı foto yazıcısı. Kalitesinden çok memnunum, yazdırma kafası da haftada bir bişey yazdırırsan donmaz. Mürekkepli herhangi yazıcıda alarm falan kurup 1-2 haftada bir bişey yazdırmanız lazım. Zaten almışken keyfini çıkarın mürekkebi mezara mı götüreceksiniz. (kartuşlu olursa fiyatları üzer, fakat Epson veya Canon'un kendinden tanklı modelleri var ve atıyorum kartuş 12ml iken bunlar 60ml alıyor ve 60ml fiyatı 12'den ucuz. Öyle işte.)
0
nhk ni youkosu
(17.07.25)
@gezegen olan pluton

Tonerin ne kadar gideceğini zamanla nasıl ölçüyorsunuz anlamak mümkün değil. Yoğun kullanan biri yeri gelir 1 haftada bitirir toneri.

@muhayyer

Ben belge basacaksınız diye düşündüm. Fotoğraf bambaşka bir şey ve benim lazer yazıcı önerim belge basmak için geçerliydi. Bence ihtiyaçlarınızı belirleyip profesyonel toner dolum işi yapan bir yere gidip konuşun detaylı olarak. Çok baskı yapmayacaksanız ve anında baskıya ihtiyacınız yoksa, dışarıda bastırmak muhtemelen uzun vadede daha ucuz olacak ve daha kaliteli baskılara sahip olmanızla sonuçlanacaktır.

Bir de benim toner dolum tecrübem tamamen siyah üzerine, renkli toner dökümü daha farklı olabilir.

Yazıcılarla ilgili kaliteli bilgiye internet üzerinden ulaşmak kolay değil. Kaynak yok. Bilen de bilmeyen de yazıyor ve doğruyla yanlışı ayırt etmek kolay değil. Siz beni dinleyin, düzgün bir esnaf bulun onunla temasa geçin.

Hangi ildesiniz? İstanbul ise kendi tonercime yönlendireyim. En azından düzgün ve işi bilen birileriyle konuşur ne yapmanız gerektiğini net bir şekilde anlarsınız.
0
10551037
(17.07.25)
@10551037

Çok çok teşekkür ederim, Ankara'da yaşıyorum, bildiğim bir tonerci var. Üniversite karşısında bulunan ve sanırım yüksek lisans yapan birinden öğrendiğim bir yer. Çok çok teşekkürler tekrar.
0
🌸muhayyer divan
(17.07.25)
şöyle bir ek bilgi vereyim;
renkli lazer yazıcılarda orijinal olmayan kartuş kullanınca renkler aşırı kötü çıkıyor bilginiz olsun.
ayrıca @10551037'nın dediği gibi toneri alacağınız yere gidip onlara da danışabilirsin. ve örnek baskıları görebilirsin.
0
duyuruuser
(18.07.25)
(2)

binonluk seo için nasıl bir site

secaatli baron
bionluk üzerinden seo uzmanı arıyorum freelance ama anadolu yakası diye filtre özelliği yok nasıl bakabilirim
bionluk üzerinden seo uzmanı arıyorum freelance ama anadolu yakası diye filtre özelliği yok nasıl bakabilirim
0
secaatli baron
(14.07.25)
freelance istiyorsanız konum neden önemli.
bionluk ve muadillerinin uçarız kaçarız dedikleri seo paketleri %90 birbirinin aynısı.
kısa süreli ufak farklar yaratabilir ama kesinlikle uzun vadeli değil.
bence boşa verirsiniz.
0
duyuruuser
(14.07.25)
fiverr bakın
0
kveldulv
(14.07.25)
(1)

Laptop şarj temassızlık?

coder85
Uzun zamandır temassızlık sorunu vardı.Laptopu yerinden kımıldatınca pc kapanıyordu.Batarya bitik çünkü 20 saniye bile dayanmıyorSoket kısmı sallanıyor.Sizce sorun şarj soketinde midir şarj aletinde mi?Şarj aletindeyse alırım 1 tane sorun değilAma soketteyse kaça patlar? Pahalı bir şey mi bunun tami
Uzun zamandır temassızlık sorunu vardı.
Laptopu yerinden kımıldatınca pc kapanıyordu.
Batarya bitik çünkü 20 saniye bile dayanmıyor
Soket kısmı sallanıyor.
Sizce sorun şarj soketinde midir şarj aletinde mi?
Şarj aletindeyse alırım 1 tane sorun değil
Ama soketteyse kaça patlar? Pahalı bir şey mi bunun tamiri?
0
coder85
(13.07.25)
laptopun şarj soketi kırılmış, eğer soketin bacakları sağlamsa lehim atacaklar düzelecek.
değilse soket değişir. o da pahalı bir şey değil. 1 dolar ya vardır ya yoktur. 300-400 lira da işçilik alabilir.
0
duyuruuser
(14.07.25)
(30)

doğalgazcıların niye bu kadar pireli olması

kibritsuyu
efendim öncelikle doğalgaz kaçağı tehlikesinin farkında olduğumu belirteyim, soruma mantıklı cevap vermeyip "iyi. zehirlen de gör o zaman" diyip kestirmezseniz sevinirim. bu konuyu uzun süredir düşünüyorum, her şeye cevabım var, lütfen mantıklı argümanlarla savunun.ev tadilatı yaptırdım. dört duvar
efendim öncelikle doğalgaz kaçağı tehlikesinin farkında olduğumu belirteyim, soruma mantıklı cevap vermeyip "iyi. zehirlen de gör o zaman" diyip kestirmezseniz sevinirim. bu konuyu uzun süredir düşünüyorum, her şeye cevabım var, lütfen mantıklı argümanlarla savunun.

ev tadilatı yaptırdım. dört duvar kalana kadar yıkıldı, bütün sıva altı, sıva üstü, tesisatlar dahil sıfırdan evin içi yıkılıp baştan yapıldı.

sıra geldi doğalgaz hattını çekmeye. neymiş efendim boru açıktan gidecekmiş. boyanmayacakmış siyah olacakmış. ocağa giden boru tezgahın üstünde olacakmış, ocağın vanası da tezgahın üstünde olacakmış.

şimdi bembeyaz duvar yaptım, yukarıda asma tavan, kartonpiyer ışık bandı var, yahu içinden götür diyorum, yok olmaz diyor usta. açıktan olacak, kabul etmezler. e bembeyaz mutfak yaptık, şu kara boru aşağıda dolabın içinden gitsin? cık olmaz. lan bari vanasını dolabın içinde bırak? yooh olmaz, acil bişey olursa hemen uzanıp kapatabilmelisin. şimdi bembeyaz mutfağın ortasında kapkara boru var, üstünde kalde yazan iğrenç sarı bir vana.

niye diyorsun peki, ya boruda kaçak olursa? diyor. ocakta kaçak olursa hemen uzanıp vanayı kapat diyor.

bir de diyorlar ki kontrol edip onayladıktan sonra üstünü boyayabilirsin. e abicim boyacı işini bitirip gitti, boya da bitti, boya işi de bitti. tekrar nereden bulayım ben boyacıyı şu saatten sonra? ocak montajı yapılmadan gelip açmıyor da. e ulan eşya dediğin en son geliyor. hani boya işi bitmemişken gelip tesisata bakıp okey de demiyor. illa ocağı görecek, ondan sonra. ocak takılmış eşya girmiş evde o saate boyacı mı kalır artık?

abilerim, güzel kardeşlerim. bu evin bütün duvarlarının, her odanın her duvarının içinde, tavanı dahil örümcek ağı gibi elektrik kabloları da dolaşıyor. daha az tehlikeli değil. herhangi bir kontakta sadece benim evim değil, bütün bina komple yanar allah göstermesin. yani bir risk varsa elektrikte de var. kimse bana ya kaçak olursa?? diyip elektrik borularını sıva üstünden döşetmedi. elektrik idaresi gelip kontrol etmedi. her prizin yanına ayrı ayrı sigorta falan koydurmadı, kaçak olursa hemen uzanıp kapatırsın diye.

ama doğalgazcı diyor ki ya kaçak olursa? bütün borular açıkta olacak, vana elinin uzanacağı yerde olacak.

yahu ben ocaktaki kaçağı fark edip vanasını kapatacaksam, dolabı açıp içine elimi sokup kapatmam maksimum 5 saniye geciktirir. kaldı ki dışarıda sayaçta da kocaman vana var, kaçak fark ettiğim anda sayacın vanasını kapatırım, bütün ev kesilir gider. illa tamir edilecek bir kaçak çıkarsa çağırırım ustayı, asma tavanı kırıp boruyu tamir eder.

niye ben pırıl pırıl evimde g.tü pireli doğalgazcıların keyfine göre dekorasyonumu bozuyorum ya? duvarımda kara boru, tezgahımda kara boru, sarı vana.

biri çıkıp desin ki haksızsın, şu nedenden dolayı açıktan gitmek zorunda. asma tavandan gidemez. biri desin ki duvarın içindeki elektrik kablolarından daha tehlikeli, şu yüzden açıktan gitmeli.

yani ben ölmeden önce evimdeki doğalgaz kaçağını kendi başıma fark edebiliyorsam, çıkar sayaçtaki vanayı kapatırım olur biter. sonra çağırırım başkent gaz'ı, cihazla bakarlar derler ki asma tavanın içinden kaçak sinyali geliyor. mühürler gider. ben de ustayı çağırırım, tavanı kırdırıp kaçağı tamir ettiririm.

kendi başıma fark edemiyorsam zaten ha açıktan gitmiş, ha kapalıdan gitmiş, allah rahmet eylesin. ne faydası oldu açıktan gitmesinin, ocaktaki vananın falan?
0
kibritsuyu
(10.07.25)
Kibritsuyu şaşırttın beni .
Acizane yorum yapıyım .

Doğalgaz montajcılarından bahsediyorsun sanırım, dedikleri haricinde bir işlem yaparsan zaten hangi dağıtım şirketine bağlı olursan al doğalgazın açılmaz .

(Sanırım çoğunun da mantıklı açıklaması vardır yönetmelikler gereği , )
Zaten dağıtım şirketi elemanları geldiğinde bunlardan biri eksik olursa bir ceza veya servis bedeli ? Gibi bişey yazıp gidiyorlar.

Bir de şaşırdım , yani senin mantıkla alt komşunun böyle bir ihmal yaptığını ve senin kaybolup gittiğini düşün .
0
dunyatuhaf
(10.07.25)
"Doğalgaz montajcılarından bahsediyorsun sanırım, dedikleri haricinde bir işlem yaparsan zaten hangi dağıtım şirketine bağlı olursan al doğalgazın açılmazç"

niye?

"Sanırım çoğunun da mantıklı açıklaması vardır yönetmelikler gereği"

nedir?

"Zaten dağıtım şirketi elemanları geldiğinde bunlardan biri eksik olursa bir ceza veya servis bedeli ? Gibi bişey yazıp gidiyorlar"

niye yahu niye?

"Bir de şaşırdım , yani senin mantıkla alt komşunun böyle bir ihmal yaptığını ve senin kaybolup gittiğini düşün."

ihmal bunun neresinde? yetkili ustaya standart süper kalite malzemeyle iş yaptırıyorum. nerede ihmal? asma tavanın içinden gitmesinin neresi ihmal? boktan yapıp gizleyeyim demiyorum, boru gözükmesin yahu. elektrik tesisatı gibi aynı. elektrik tesisatı duvarın içinden gidiyor diye ihmal mi?

zaten sorum bu. niye açmıyor? yönetmelikteki gerekçe şu yazdıklarımdan gayrı nedir? ve ihmal bunun neresinde?
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
Abi çeyreğinde bıraktım. Ne kadar elit çizsenizde imajınızı görüldüğü gibi 5 dakika ötesini göremeyen cahillikler yapabiliyor ve düşünüyorsunuz. Adamların önceki kanlı tecrübelerinden bildikleri var sen ise artislik peşindesin. Ya ne yangını olm, nolcak kapı önünde ayakkabılarım varsa diyen sığırlar gibisin.

He kafan biraz çalışıyor olsaydı önce gazcılara sorardın sonra o güzel dekorasyonunu yapardın.
0
Shepard
(10.07.25)
Ben işin uzmanı değilim fakat elektrik tesisatlarında kablolar yalitimli, kaçak akım rolesi var, sigorta var, var oğlu var, evdeki cihazlar kabaca belli vesaire. Yani istatistiksel ve fiziksel olarak bakarsan elektrik sebebiyle sorun çıkma olasılığı çok daha dusuk. Çıksa bile müdahale daha kolay ve müdahale edildiği anda kaynağı kesilebiliyor.

Gazda ise farkında olmadan birikme, basınç, yanma ve patlama olasılığı var. İkisi çok farklı yani. Gaz hattının açıktan gitmesinin bir sebebi var.

Elektrikte sorun olduğunda daha siz farketmeden tesisat kendisi enerjiyi keser zaten. Gazda böyle bir lüksümüz yok.
0
orient blue
(10.07.25)
Yerden yere göre değişiyor sanırım. Benim evde doğalgaz borusu beyaz boyalı, bir kısmı dolabın içinden geçiyor.

Kardeşim Balıkesir'de, doğalgaz boruları plastik kanal ile kaplı.

Her ikisinde gelip baktılar, kontrol edip onay verdiler. Sonradan tadilat yapılmadı.
0
inheritance
(10.07.25)
@shepard, çeyreğinde bırakmayıp okusan anlardın.

yahu çok basit, verecek mantıklı cevabınız varsa duymak isterim diyorum cahillik diyorsun. yahu kaçak göçek boktan iş yapıp gizlemeye çalışmıyorum. cahillik bunun neresinde yahu, neresinde?

doğalgazcılara soruyorum, robot gibi "kaçak olursa, elini hemen uzatır kapatırsın" falan diye düz düz cevaplar veriyorlar. üşenmedim yazdım oraya çeyreğinde bırakma da oku. elektrikte de aynısını yaptım, her şey duvara gömülü, bu cahillik değil de gaz borusu asma tavandan gitsin diyince niye cahillik? cahil olacak ne var bunda? anlat da öğrenelim işte onu soruyorum zaten.

adamların tecrübesi varsa neymiş o tecrübe, onu biliyorsan anlat. kapalı yerden giderken şöyle oldu adam öldü, açıktan gitse olmayacaktı de, bunu göreyim bileyim yahu sorduğum o zaten.

@orient gazda da doğalgaz dedektörü ve kaçak tespit ettiği anda gazı sayaçtan kesen selenoid valf var. ama adam ondan tatmin olmuyor. yine de açıktan gidecek diyor.

elektrikçinin başında durup kablo çapına, boru özelliğine, kullandığı klemense kadar tek tek kontrol ettim. ama sallama usta olsa ince kablo döşeyip dandik klemens kullanıp gitse bunu kimse bilmeyecekti. ona rağmen elektrik idaresi kontrol falan etmiyor, açıktan döşe de görelim demiyor. doğalgazın açıktan gitmesi beni nasıl koruyor?

kaldı ki elektrik kontağından çıkan yangın haberleri, doğalgaz kaçağı/patlaması haberlerinden daha fazla. doğalgazdan zehirlenenlerin çoğu da doğalgazdan değil, atık gazdan yani karbonmonoksitten zehirleniyor. yine açıktaki boruyla ilgisi yok.
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
Orient blue,? güzel açıklamış , renk konusunda da sanırım boyanın alev alması veya hızlı paslanması ihtimalimden dolayı imiş .
Ayrıca müdahaleye imkan sağlaması açısından da önemli .
Geçen bir arkadaş söylemişti asansör için 400 kriter değerlendiriliyor diye .
Veya araç muayene istasyonlarında yapılan bir çok şey aslında kişiyi bağlayıcı ( Kemer çalışmıyorsa benim kemerim diyemiyorsun ) devlette vatandaşını korumak zorun keşke denetimler daha da artsa.
Bence sıkma canını yapılır gider. Yeni evinin keyfini çıkar , bir ay sonra bu kadar gözüne batmayacak bile.
Güle güle otur, kibritsuyu .
0
dunyatuhaf
(10.07.25)
Vanaların kolay ulaşılabilir olmasından ayrı yerinin de standart olması gerekir ki acil durumda o evde yaşamayan biri bile saniyesinde müdahale edebilsin. Panik halinde onu düşünmek zorunda kalmamalı kimse.

Evet onay sonrası boyanabiliyor ama aslında onu da yapmamamız gerekiyor. (Sebebini bilmiyorum)

Sıva altı yapılmamasının sebebi de borularda sıkıntı olduğunda hızlı tespit ve müdahale. Evet vanayı kapattığınızda eve girişteki gazı durduruyorsunuz ama mevcut gaz kaçak olan yerde sıkışıp kalıyor. Sıkışmış gaz olan bölgeye Fiziki darbe uygulandığında sıkıntı çıkacak.

Ne güzel meşakkatli bir tadilat sürecini sonlandırmışsınız, görmeyin, keyfini çıkarın evinizin. Bir zaman sonra inanın gözünüze batmayacak.
0
nwnd
(10.07.25)
@kibritsuyu oooo uçakta niye bu kadar önlem var? Kanla tecrübe edilmiş olamaaazzz.
Yani neyini anlatalım ki? Çok basit, doğalgaz binanın içinden geçer, patlama olduğu zaman. En ufak kaçakta binanın gazını kesiyorlar. Niye önemsemiyorsun? İlla seni tatmin edecek cevap mı arayalım? Her şeyi bilemezsin, bilene güvenmelisin. Uçağı sürüyor musun? Sürebilen birine emanet uçakta yolculuk yapıyorsun. Gaz her zaman müdahale edilebilir olmalı. Elektrik o kadar tehlikeli değil 500 tane kesicisi var.
0
Shepard
(10.07.25)
Maalesef bu yasakların hikmetine dair doyurucu bir bilgi sahibi değilim, aydınlatamıyorum. Ancak, bu konuda regülasyonların ve denetimlerin çok katı olduğunu biliyorum.

Bizim komşular da hep 4-5 milyon liralık tadilatlar yaptılar. Hepsinde de doğalgaz borusu, vanası vs. aynen dediğiniz gibi ortalık yerde kaldı.

Mutlaka düşünmüşsünüzdür ama yine de hatırlatayım:
Eğer ısınmanız ve sıcak su merkezi sistemse (ısı istasyonu vs.) ve doğalgazı sadece ocak için kullanacaksanız, tesisatı komple iptal etmeyi de düşünebilirsiniz. Yani LPG/propan tüp olur, elektrikli ocak olur...
0
yadigar
(10.07.25)
Abi selenoid valf var da onu tetikleyen mekanizma ne kadar sağlıklı ona bakmak lazım. O sensörlerin kalibrasyonu birkaç yılda bozuluyor. Portakal soysanız gazı kesiyor falan. Gazı kesse bile tesisatta hala gaz kalıyor, elektrikte böyle bir şey yok. Sensörlerin tepki süresi zaten çok fazla. Sensörün eşiği altında kalan bir kaçakta lambayı yaksanız kıvılcımdan alev alabilir vesaire. Kaçak akım ışık hızına yakın sürede enerjiyi kesiyor. On off gibi çalışıyor, eşik yok gibi yani.

Yani siz bilirsiniz ama bence regülasyona uyun, bir bildikleri vardır.
0
orient blue
(10.07.25)
dogalgaz hizmetinden yararlanmak icin gerekli sartların saglanmasi gerekiyor,

bu disiplin keske elektrik saglayan kurumlarda da olsaydi,

izmir de iki genc insan elektrik akimindan ölmezdi,

Manisa buyuksehir belediye baskani da yasiyor olurdu.

belkide daha az orman yanardi,

kurallari esnetmek iyi degil,
muhtar olamayacak birey seni yönetir sonra.
0
designer
(10.07.25)
Beyler sakin. Çözüm son madde

1-Doğalgaz tesisatını kontrol edecek mühendis göremeyeceği bir kanalda sizin nasıl bir tesisat dosediğinizi nasıl görsün?

2- daire içi sistem dişli olur, uzun boru ekleri dönüşler vs. Kapalı bir sistemde 5-10 sene içinde oluşacak kaçaklar (deprem, sehim, korozyon) nasıl fark edilecek?

3- doğalgaz açık havada patlamaz, ancak bahsettiğiniz gibi kapalı duvarlar ardinda kaçak durumda fena sıkışır ve patlama ihtimali artar.

4- Flex boru yaptıracaksiniz bitti gitti. Kombiye ve ocağa kadar eksik hareketli bir boru. Bunu yaptırdıginizda kendi boyanabilir kanalları da geliyor
0
topkapiaksaray
(10.07.25)
1-Doğalgaz tesisatını kontrol edecek mühendis göremeyeceği bir kanalda sizin nasıl bir tesisat dosediğinizi nasıl görsün?

şöyle görsün mesela. bu evde yapılan ilk iş su tesiatının döşenmesi oldu. aynı aşamada doğalgaz borularını da döşerdik. doğalgaz şirketinden kontrole gelip güzelce kontrol edip, tamam bu sağlamdır, kaçak yoktur diye onay verirlerdi, ben de üstünü asma tavanla kapatırdım. o da nasıl bir tesisat döşediğimi görmüş, kontrolünü de yapmış olurdu.

2- daire içi sistem dişli olur, uzun boru ekleri dönüşler vs. Kapalı bir sistemde 5-10 sene içinde oluşacak kaçaklar (deprem, sehim, korozyon) nasıl fark edilecek?

açıktan giderse nasıl fark edilecek? bunlar gözle görülüp hmm şurada kaçak var diye bakıp fark edilebilir şeyler mi? illa ya koku gelecek, ya birinin başı dönüp fenalaşacak. borudaki bir kaçağı ben kokusundan anlamadan önce görerek anlayabiliyor muyum?

3- doğalgaz açık havada patlamaz, ancak bahsettiğiniz gibi kapalı duvarlar ardinda kaçak durumda fena sıkışır ve patlama ihtimali artar.

aklıma yatan tek mantıklı açıklama bu oldu. ama olur desinler, pencereye menfes koyduğum gibi içeriye de açık havaya açılan bir havalandırma icat edeyim. çözebilecekken ilkel yöntemlerle açıktan götürmek niye? daha bile güvenli olmaz mıydı, ufak bir kaçağın evdekileri öldürmeden açık havayla buluşması?

4- Flex boru yaptıracaksiniz bitti gitti. Kombiye ve ocağa kadar eksik hareketli bir boru. Bunu yaptırdıginizda kendi boyanabilir kanalları da geliyor

böyle bir şeyden hiç bahsetmediler. hiçbir dükkanda da görmedim. flex sadece boru ile ocak arasında, boru ile şofben arasında var iki karış. böyle bi şeyi ankara'dakiler kabul etmiyor bile olabilir bilemedim.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
hepsi hikaye hocam. bana güvenlik müvenlik diye masal anlatmayın.

bu tadilat 3 ay sürdü. daha ilk gün doğalgaz sayacından eve giren eski boruyu söktüler, sayacın tek tarafında boru yok, ucu açık duruyor. bu güvenli mi acaba diyip vanasını açmayı denedim, sayacın öteki ucundan fassss diye gaz püskürdü anasını satayım. kendi taktığınız sayaç ulan, yok bu bunun bi sibobu falan, boru takılı değilken gaz çıkmasın? piç bi kurye geçerken vanayı açıp gitse komple havaya uçmaz mıyız? sen koymuş musun kendi getirip taktığın sayacına güvenlik önlemi?

ve bu ucunda boru olmayan sayaca iki kez sıfır tutarlı fatura geldi. yani doğalgazcı eleman geldi, sayacın o halini gördü, ama sayacı okuyup fatura kesip gitti. ulan bunun borusu yok demedi. mühürlesene vanayı, kapatsana tesisatı. ben yeni projeyi çizdirince zaten başvurup açtıracağım. sen alsana önlemini. vanayı açıp gitsen bütün bina havaya uçacak, sen sadece sayacı okuyup fatura mı kestin?

bunun elektrik kablolarının ucunu açıkta bırakmaktan hiçbir farkı yok, hatta daha tehlikeli. ama "borun açıktan gitmezse kabul etmem " diyen doğalgazcı 3 ayda 2 sefer gördüğü halde umurunda olmamış, bana neyin güvenliğinden bahsediyorsunuz?

boru döşendikten sonra gelip kontrol etmek, ocak ve pencereler takıldıktan sonra tekrar gelip ocağı ve menfezi kontrol etmek zor geldi, iki sefer iş olmasın diye güvenlik ayağına benim dekorasyonumu bozduruyorsun. ben sana bin çeşit güvenlik sunsam da senin amacın güvenlik müvenlik değil, kendi kıçının rahatı. ben buradan bunu anlıyorum. otomatik sensör koyayım, ucu açık havaya çıkan havalandırma koyayım, nanoteknolojik güvenlik yapayım da desen, yoooh kara boru açıktan gidecek, tezgahta elinin altında vana olacak.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
@kibritsuyu ya senin gibi zeki insanların bu küçümsediği, önemsemediği olaylar başına anında gelse aslında dünya daha güzel bir hal alacak. Senin bin çeşit güvenliğine afedersin yani. Sen kimsin senin güvenlik şeylerini şey edip izin versin adamlar? Bir standart var, özelleştirmeyi takip etmek imkansız. Uyacaksın işte. Lan seni elit bilirdik ne cahil bir şey çıktın. Patlasın geber diyeceğim ama başkalarına da zarar verecek.
0
Shepard
(11.07.25)
herkes uzun uzun yazmış hepsini okumadım belki benzeri yazılmıştır ama yazayım yine de.

boruları sıva altı yaptığınızda kaçak olursa gaz orada birikir, koku size geldiğinde (tabi gelirse) zaten iş işten geçmiş olur. aynı kaçak sıva üstünde olursa gaz odaya yayılacağından tespit edilmesi kolay olur.

Koku gelirse diye paranteze aldım, başımıza gelen bir şeyi anlatayım; ocak (eski tip gaz emniyeti olmayan) bozulmuştu. ocağa gelen gaz borusu kaçırıyor diye düşünüp boruyu sıkılaştırdık. oradan çıkan gaz ocağın boş kısımlarına birikmiş 15-20 dk ocakla uğraştık bize hiç koku gelmedi. sonra denemek için ocağı yaktık ve puff. küçük bi patlama oldu mutfaktaki basınç karşı odanın camlarını içe doğru patlattı. kimseye bişey olmadı allahtan.

bir de sayın @kibritsuyu elektrik tesisatıyla kıyaslamışsın ama onun önlemi bir sürü sigorta var. kaçak olursa sigorta atar. yanıcı gazın önlemi de fark etmek.
0
duyuruuser
(11.07.25)
özetle;
boruların açıktan gitmesi >> kaçak ve arıza tespiti kolaylığı
boyanmaması >> Korozyon ve çatlaklar hemen görülsün diye
vananın dolap içinde olmaması >> acil durumda hızlı erişim, kaçak durumunda dolap içinde gaz birikmesi ve alev alma riski.
0
mustafakesekci
(11.07.25)
gaz borusu asma tavandan gider tamam ama. gaz kaçağı olduğunda öncelikle gaz kapalı alana birikir. büyükl bir patlama yaşayabilirsin. dedikleri doğru ocağın hemen üstünde vana olması mantıklı. acil bir şekilde kapatmak çok önemli. diğer tesisatlardaki sorunlar genelde sadece senin evine zarar verir. ama gaz kaçağı, ygaz yangını ve en önemlisi patlama durumunda diğer evler hatta apartman zarar görebilir. bu risk belki de 1 milyonda birdir ama tedbiri almak gerekir. duvar içinde olması da gaz kaçağının erken farkedilmesi için bir risktir. ilk zamanlarda gaz borularının en az dirsekle yönlenmesi gerekiyor diye kolonları kirişleri delip içinden geçirmişlerdi. sonradan farkedildi ki binanın statik yapısını tamamen bozuyormuş. bunu öngörememiş ve çok büyük bir hata yapmışlardı. hala da gündem olmadı bu konu. sadece boya konusu bana çok anlamlı gelmedi. boranın yanma riski için olsa zaten evin her yeri de boyalı. boyayabilirsiniz bence.
0
ground
(11.07.25)
daha haksız olunan durum azdır. baya haksızsın.

kurallar boşuna yok. denetimler sıkı doğalgazda. ölüm riski var. adamlar estetik değil canı düşünüyor. bi de çok haklıymış gibi savunmuşsun kendini ısrarla. yazık cidden.
0
jelly bear
(11.07.25)
bütün millet senin gibi kendince tasarımı dekoru özelleştirmeye çalışsa, bu işin standardını denetlemek imkansız hale gelir. çok uğraşmışsın tadilatla, canın sıkılmış belli ki. madem öyle bir niyetin vardı, tadilatı yaptırırken tesisatı çektirip doğalgazı açtırsaydın, ustaların bu kuralları bal gibi biliyordu yapmadan önce ama doğru yönlendirmemiş, kabahat onlarda. yanlış yere yükseliyorsun.
0
gkhncnzdgn
(11.07.25)
merak ettim yönetmelik ve standartlara baktım bu iş hakkında. kitap gibi bir sürü şey yazmışlar. onlarca değil, yüzlerce madde oluşturmuşlar. yönetmelik ve standartlar oluşturulurken avrupa'dan örnek alınmış.

buradan bakınca bana gereksiz bir pirelilik gibi geliyor bahsettiğiniz şeyler.
ben de doğalgaz aboneliği yaparken iyi kötü benzer pireliliklerle karşılaştım.

sanırım olayın sebebi, sizin konutunuzda bu kadar kurala gerek olmasa bile başka konutlarda/binalarda bunlara ihtiyaç olabilir ve kurulumu yapan kişinin insiyatifine bırakılmaması en iyisi.

verdiğiniz örnek, bir kuryenin vanayı açabilme ihtimali bambaşka bir konu ve bence ciddi bir eksiklik.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
yazi dilin korkunc bir kere. yolda tam birinin önünü kesecek maganda tipin var.

isini düzgün yapan insanlara hakaret etmissin. comarlik diz boyu. bi de milleti arayip zamanlarindan calmissin.

kurala uyacaksin. bitti. sen dogalgaz uzmani degilsin. konuyu daha fazla sorgulayacak background un yok. bir de buraya gelip destek beklemen de cahilliginin disavurumu.
0
sonsuz
(11.07.25)
sorduğum soruyu doğru anlamayıp, doğru anlamayı bırak, iki satır yazıyı bile okumaya üşenip cahil, maganda, sen kimsin ki, o zaman patla geber diyenlere tik de atmadım, cevaplarını dikkate de almıyorum. uzun uzun, açık açık kafamın neye takıldığını yazdım. azıcık beyni olan okur, anlar ki birçok seviyeli ve yararlı cevap da aldım.

diğerlerine de verecek cevabım var ama nasıl olsa okumuyorsunuz, okusanız da ne demek istediğimi anlamıyorsunuz. karşı argüman sunup tartışmak yerine "o zaman öl geber, kurala uyacan, sen kimsin de sorguluyon, cahil maganda" falan diyip koyun gibi önünüze konanı yiyorsunuz. "bu neden böyle" diye soranı da "çünkü öyle" diye cahil ilan ediyorsunuz.

sizin için kendimi daha fazla yormayacağım. ben okuduğunu anlayıp güzelce cevap veren arkadaşlardan öğreneceğimi öğrendim, kendilerine teşekkür ediyorum.

@shepard, bu arada erkeğim. sana buradan ekmek çıkmaz kardeşim.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
@kibritsuyu abi erkek vücudunda kadin karakterle yasamak zor olmuyor mu? Çok şaşırdım lan.
0
Shepard
(11.07.25)
doğal gaz havadan ağır bir gaz türü, bu nedenle kullanılacak bölgeye kadar yukarıdan, kullanılacak bölgeye de yukarıdan aşağıya doğru hatlar ile dağıtım yapılıyor.

yine doğal gaz hatları yakınında elektrik hatları geçirilmiyor. (kıvılcım çıkar falan)

yine doğal gaz kokusuz bir gaz, koku daha sonra dağıtım aşamasında ekleniyor.

eğer boruyu bir şekilde kapatırsan oluşacak kaçak durumunda gaz yere doğru hareket etmez ve boruyu gizlediğin panelde (duvarda, başka bir şeyin içerisinde vs) kalır, kokuyu duymazsın biriken gaz bir şekilde parladığında sadece wof diye parlayıp bitmez, patlamaya neden olur. saçının başının yanması haricinde birde kafana gözüne giren şarapneller ile uğraşırsın yaşama şansın azalır.

siyah olmasının nedeni ise borunun fabrikadan paslanma önleyici boya ile boyanmış olduğundan emin olmak. eğer farklı renge boyarsan o rengin altında ne tür bir boya vardı denetleyici bilemez, kullandığın boya türü paslandırıcı özelliğe sahip olabilir vb.

duvarın içerisindeki elektirik telleri öyle tel olarak gitmiyor, bir plastik kılavuzun içerisinde gidiyor, her bir tel kendi başına izalasyonu mevcut ve kablonun hasar alması durumunda duvar vb. yüzeyler ile direk teması önlenmiş biçimde. dolayısı ile duvarın içerisindeki kanallardan çıplak kabloda geçirsen çarpılmazsın.

doğal gaz için ise öyle bir durum söz konusu değil, duvar içerisine yapılacak montaj sonrası:

1 ) duvarda yapılacak tadilat (delme, kırma) boru hattına zarar verebilir. borunun nereden geçtiğini göremiyorsun sonuçta.

2 ) hafif depremlerde boru hatları yeterince esneyemediği için zarar görebilir ve fark edilmesi zaman alabilir.


ben denetim sonrası, dolapların üstündeki boruyu mesh ile kapattım, delikleri var sayesinde gaz sızıntısı olursa kokuyu duyabileceğim,

yukarıdan aşağıya inen boruyu yine bir mesh ile kapatabilirsin, dekoratif olsun diye ancak ahşap ve plastik olmamalı, ocağın ısısından erimemeli/yanmamalı, yine vana açıkta duracak o her türlü pratiklik için gerekli.

gaz kaçağı sırasında kapıdaki vanadan kapatırım demişsin de,
vanaları sadece gaz kaçağı olduğunda kullanmıyoruz,
ocak tamiri gerekti kapat,
ocağı değiştirmek istedin, kapat,
uzun süreli tatildesin kapat.
elektrik ile ilgili sıkıntı oldu kapat.

ocakta tadilat yapacaksın, kapıdaki vanadan kapattın diyelim, ocağın oradaki vanaya da erişemiyorsun, yada görünür değil, dolayısı ile aklına gelmedi o vana. ocağı söktün, evine döşeli 30 metre borudaki tüm gaz ocağın takılı olduğu yerden sızmaya başladı, usta dedi ki ben bi sigara yakayım :D

vanalar illa ki kaçak durumunda kullanılmıyor :)
0
selam
(11.07.25)
Abi bembeyaz duvar yaptıysan işler değişir ayıp etmişler, bence bu tür işlemlerde renk seçenekleri olmalı ve dekorasyona göre kullanıcı istediği rengi seçebilmeli, duvarını bembeyaz yapan birine sen nasıl "hayır kardeşim bu boru siyah kalacak !!1!!1" diyebilirsin ya hadsize bak.
0
kizil karga
(11.07.25)
biz de evi yeni yaptırdık, mutfakta asma tavanın alltından gidiyor. altında da mutfak dolapları. Taç dedikleri bir şey var. dolabın üstü ile asma tavan arasında, orada kaldıgı için boruyu görüyorlar sonra taç ekleniyor sorun gidiyor.
0
liberal
(11.07.25)
daha önce cevap yazanların da hakkını yemeyeyim ama; soru nasıl okunur, söylenmek istenen nasıl anlaşılır, bu adam kafaya neyi ve niye takıyor kafa yorulur ve üşenmeden nasıl cevap yazılır, herkes dönüp @selam'ın verdiği cevabı okusun. tam olarak beklediğim şeyi yaptı.

yani şunu yapmak zor olmamalı. yapamıyorsan "kural bu, uyacaksın, sen kim cahilsin de kuralı sorguluyon, o zaman patla da geber" demek iş değil. verecek bir cevabın yoksa akıllı uslu susmak da zor olmamalı.

saygılarımla.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
Duyuruyu okuduktan sonra nicki görünce ağzımın açık kaldığını önden belirtmek istiyorum. Yılların ekşicisi bu nick yahu.

İnsanlık olarak şu mühendislik konularını, yahut teknik bilgi gerektiren konuları kurcalamayı acilen bırakmalıyız artık. 3 saniyede vanayı kapatırım, 5 saniyede hastayı koltuğa oturturum, 10 saniyede arabayı durdururum demekle olmuyor. Herifler bu işlerin okulunu okuyor. Böyle olmalı denip de bir standart getiriliyorsa, eldeki bilgilere göre şu an öyle olması gerekiyordur. “Sorgulamak, şüphecilik” vs diye diye kimse duracağı yeri bilmez oldu bu gibi mevzularda.

Doğalgaz yerine elektrikli ocağa geçmeye ne dersin? 8 haneli paralara daireler satılan projelerde sırf bu siyah borulardan sebep elektrikli ocaklara, kimilerinde indüksiyonlu ocaklara geçiliyor.

Kendi başına veya bunu toplumsal bir ayaklanmaya dönüştürerek doğalgaz borusu standartlarını değiştiremeyeceğin için, kendini sıkıntıya sokmak yerine ocağı değiştirsen daha rahat etmez misin?
0
lazor
(13.07.25)
(7)

Inatbox

krmzbvl
Kullanan var mi? Daha onceden kullaniyordum ama guncel versiyonunu yayinlamiyorlar sanırım. Bir suru indirme yeri var ama hepsi keklik bekleyen tilki gibi gorunuyor bana.
Kullanan var mi? Daha onceden kullaniyordum ama guncel versiyonunu yayinlamiyorlar sanırım. Bir suru indirme yeri var ama hepsi keklik bekleyen tilki gibi gorunuyor bana.
0
krmzbvl
(10.07.25)
akbank kredi mağdurlarının ortak kesişim noktalarından biri inatbox :)

yıllık 500 liraya bile iptv var, inat minat apk indirip telefona kurmak büyük kumar.
0
brkylmz
(10.07.25)
Iptv telefonda calisiyor mu?
0
🌸krmzbvl
(10.07.25)
Çalışır. SmartersPlayer uygulaması var iphone'da mesela. gayet iyi.
0
himmet dayi
(10.07.25)
Cloudstream kurun. Provider olarak inatbox ı seçin.
Cloudstream açık kaynak kodlu temiz bir app.
Androidde var yalnızca
0
biseysorcaktim
(10.07.25)
ben sadece tvboxta kullanıyorum, orada bankacılık uygulamaları yok, youtube haricinde özel bilgilerim bile olmadığı için kafam rahat kurdum geçtim.
0
duyuruuser
(11.07.25)
rec tv var onun yerine. mobil uygulamasi da var ama tv versiyonu da sahane calisiyor.
0
warrior princess
(11.07.25)
tv'de vardı bizim ama anlamsız bir şekilde uygulamaları bozdu. internet var ama videolar açılmıyordu. bunu silince düzeldi. sebebini anlayamadık. pek de kullanmıyorduk disney hariç her yerde aboneliğimiz var.
0
matilda
(11.07.25)
(8)

Yapay zekâ kullanma kültürü

muhayyer divan
SelamYapay zekâ kullanmayı sevmiyorum, daha doğrusu her şeyi yapay zekâ bişeysilerine sormayı, her şeyi onlardan hazır elde etmeyi sevmiyorum. Sevmediğim için de şu birkaç yıldır uzak kaldım ve yapay zekânın nerelerde kullanılabileceğini bilmiyorum, bu uygulamanın/yazılımın hakkındaki bilgiler nasıl
Selam

Yapay zekâ kullanmayı sevmiyorum, daha doğrusu her şeyi yapay zekâ bişeysilerine sormayı, her şeyi onlardan hazır elde etmeyi sevmiyorum.

Sevmediğim için de şu birkaç yıldır uzak kaldım ve yapay zekânın nerelerde kullanılabileceğini bilmiyorum, bu uygulamanın/yazılımın hakkındaki bilgiler nasıl ediniliyor neye göre neyi seçiyoruz vs hiçbir şey bilmiyorum ve bunlar nasıl öğrenilir onu da bilmiyorum.

Çok büyük zararda miyim?
Evet ise bu işe nerden başlamalıyım, nereden öğrenilir bunlar?
0
muhayyer divan
(10.07.25)
Öncelikle yapay zekayı doğru kullanmak önemli.

Her dediğini doğru kabul etmemek lazım çünkü yanlış bilgi verdiği oluyor.

Doğru talimatlarla (promt) doğru sonuçlar elde edebilirsin.

Yapay zekayı sadece bilgi edinmek için değil bir topluluğa atılacak bir mesaj için de kullanıyorum ben. Görsel oluşturuyorum. Yazdığım bir yazıyı xxx kriterlerlerine göre olumlu ya da olumsuz açıdan eleştir, diyorum. Önce bir konuda açıklama içeren bir pdf yüklüyorum, bunu oku diyorum. Sonra o pdf’teki bilgiyi içerek bir şeyler soruyorum ya da onunla ilgili çalışmalar yaptırıyorum. Dediğim gibi doğru kullanmak çok önemli. Sınırsız bir kullanım alanı var, yaratıcılık sizin elinizde. Gidip x bilgisi sorarsanız yanlış bilgi de verir.
0
cemallamec
(10.07.25)
Bisiklet kullanmak, yüzmeyi öğrenmek gibi düşünmelisiniz. Bir noktadan sonra bir çok şey refleks haline geliyor, modelin neyi salladığını neyi gözünden kaçırdığını hissetmeye başlıyorsunuz.

Bir kaç yıl önceki arama motorları olsaydı, çok büyük zararda değilsiniz derdim fakat artık bilgiye ulaşmak arama motorları vesaire üzerinden o kadar zor ki, çok ama çok şey kaçırdığınızı söyleyebilirim.

Buraya sorduğunuz soruları direk kendilerine sorarsanız çoğunu açıklayıcı bir şekilde cevaplar. Anlamadığınızda ya da aklınıza yatmadığında anlamadım, beğenmedim vs. derseniz siz anlayana ya da ikna olana kadar anlatır zaten.
0
redlinetheturk
(10.07.25)
Bu soruyu ChatGPT'ye sorarsanız sizi yönlendirir. :)
0
auroraaurora
(10.07.25)
yapay zekalar ilk çıktığında prompt mühendisliği diye bir kavram ortaya çıktı.
yine yapay zeka trendi bu kadar yüksekken bir de "ileride tek bir yazılım dili olacak, o da ingilizce olacak" şeklinde söylemler de çıktı.

bu iki kavram da prompt'un ne kadar önemli olduğunu ifade ediyor.

düzgün sorarsan düzgün cevap alırsın kısaca.
ama her zaman öyle değil tabi.

yapay zekaların şuan karşılaştığı en büyük sorun halüsinasyon.
yani olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek. çok da yaratıcı bu konuda.
bu var mı derseniz "evet var çünkü şöyle şöyle böyle böyle" diyor. hayır ben biliyorum yanlış söyledin yok dediğinizde "evet özür dilerim yokmuş çünkü şöyle şöyle böyle böyle" diyor.

günlük ve basit işler için kullanımında bir mahsur yok.
dertleşmek, bana film öner demek, 1923'te ne oldu diye sormak, yemek tarifi sormak gibi konularda hiç bir sorunu yok.

teknik konularda da eğer ucu açık değilse ve her şey netse yine iyi.
ama bilmediği konularda palavra sıkıyor, ona dikkat etmek lazım.

claude.ai, chatgpt.com, grok.com, groq.com gibi yerlere girin ve kullanın. zamanla az çok anlarsınız. hatta onlara "seni en efektif nasıl kullanırım, halüsinatif yanıtlarından nasıl kaçınırım" şeklinde de sorabilirsiniz.

işiniz ne bilmiyorum ama işinizle entegre çalışırsanız yanınıza bir eleman almış gibi davranabilirsiniz. ona yaptırın, siz kontrol edin.

bazı ai chat-bot'larının masaüstü uygulaması da var ve sizin için kağıt kürek işlerini de halledebiliyor.

--
kısa cevap:
chatgpt'ye (claude, grok, groq, deepseek, vs..) girin ve buraya sorduğunuzu ve benim eklediklerimi oraya yazın. güzel güzel anlatır.

edit:
bak sorunu chatgpt'ye sordum. başlangıç için tatminkar yanıtlar verdi
chatgpt.com
(daha iyisini yazmıştı ama sorun oldu ve yazdıklarını sildi. bu ikinci yanıtı. uzun yanıtlarda bazen sohbet yarım kalıyor -ya da ağzından bir şey kaçırıyor- ve sonra sohbeti geri alıyor)
0
biseysorcaktim
(10.07.25)
annem 66 yasinda chatgpty'ye gezi programi, yemek tarifi, hastalik analizi falan yaptiriyor.
gecen kaloriferi yapay zekaya sorarak tamir etmis.

sevmiyorum :SSS kadar gerici ve sacma bir sebep olamaz. ögrenmemissin. simdi dogru yoldasin :D
aklina gelen sorulari yaz iste bu kadar. google in daha iyisi.
verdigin tasklar da cok karmasik degilse onu da yapiyor.
cok güzel özet cikartiyor.
tez yazmak icin ideal.
isle ilgili cok detay senaryolari yapamiyor. assumptionlari yanlis yapiyor.

insan faktörü elimine edilemez -rahmi koc
0
sonsuz
(10.07.25)
yapay zekayı arama motoru gibi kullanabilirsin.
0
duyuruuser
(10.07.25)
@sonsuz

Sebebim gerici veya saçma değil, hoşlanmadım, bu kadar. Bunu eleştirmen için sormadım soruyu. Beni eleştirin dediğim zaman yerden yere vur tamam, bu yaklaşımların çok itici.

@sivri sinek

Kullanmadım, kullanmak istemedim, hoşlanmadım. Bilmiyorum açıklayamadığım bir mantıksızlık, bir yanlışlık var bana göre. Belki rahatsız da oluyorum, anlatamıyorum. Birileri gerici demiş, gericilik kendi zihninde onun.

@auroraaurora

İşte beni huzursuz eden rahatsız eden yaklaşımlardan biri bu. Her şeyi bırakıp dümdüz yapay zekâ ile çalışmak. Her şeyi ona sormak, başka kimse yokmuş gibi, tecrübe yokmuş gibi, hepimiz robotmuşuz da hiçbir farkımız yokmuş gibi. İyi ki böyle yazdın, bu huzursuzluğumu bulmama yardım ettin.
0
🌸muhayyer divan
(10.07.25)
endişelerinize hak veriyorum.
çok tembelleştiriyor.

aichatbot'lar yaygınlaştığından beri ingilizcem de türkçe ifade biçimim de geriledi.
yarım yamalak cümle yazıp "al bunu düzelt" diyorum, düzgün cümle yazmaya çalışmaktansa.

yine de bunun çözümü ai tool'lardan kaçmak değil.
onu bir çırak gibi görüp (hatta çırak gibi yetiştirmek mümkün) işte yardımcı olarak kullanmak en iyisi.

bazı konularda fikir veren bir danışman, ama çoğu zaman da angarya işlerini yaptıracağın bir alt çalışan olarak konumlandırmak sağlıksız olmaz.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
(10)

Araba ilk bakım

orin
Merhabalar geçtiğimiz ekim ayında sıfır bir araç almıştım. Araba şu an 14 bin km ye yakın ve bu hafta sonu şehir dışına çıkacağım. Gideceğim yer yaklaşık 500 km mesafede. Git gel orada yapılan yol ile 1500 km yaparım diye tahmin ederim. Böyle olunca arabanın ilk bakımı için belirlene km yi geçirmiş
Merhabalar geçtiğimiz ekim ayında sıfır bir araç almıştım. Araba şu an 14 bin km ye yakın ve bu hafta sonu şehir dışına çıkacağım. Gideceğim yer yaklaşık 500 km mesafede. Git gel orada yapılan yol ile 1500 km yaparım diye tahmin ederim. Böyle olunca arabanın ilk bakımı için belirlene km yi geçirmiş olacağım büyük ihtimalle. Sizce bu bir problem yaratır mı? Yoksa yola çıkmadan önce bakıma götürsem mi arabayı?
0
orin
(09.07.25)
iyi olur tabi.
0
designer
(09.07.25)
Sorun olacağını sanmıyorum.
Bakım için belirtilen değerler ortalamadır. Yuvarlatılmıştır.

Arada kaputu açın motor yağı dahil diğer sıvıların seviyesine bakın.
Motor yağının rengi de aşırı koyu tonlarında olmamalı.
0
diyecevaplandı
(10.07.25)
Aracini uzun süre sağlikli kullanmak istiyorsan yağ ve yag filtresi degistirme zamaninin %10-%30 arasi öne çekmeni tavsiye ederim.

yeni yaglarin tam sentetik,icerisinde deterjan katki maddeleri var,yağ degisiminden bir kac bin km sonra rengi karaya dönüyor,

ilk bakim icin kabul edilebilir ama sonraki bakimlara özen goster bence.
0
designer
(10.07.25)
hiç bir şey olmaz. o değerler ortalama. kafan rahat etcekse götür.
0
mikahakkinen
(10.07.25)
300-500km gecmekle bisey olmaz AMA ben olsam yola cikmadan bakima sokarim..
0
cooperr
(10.07.25)
sonuçta uzun yola çıkacaksın bakımları yaptırmakta fayda var.
bakımları erken yapmak, geç yapmaya göre daha avantajlı.
0
duyuruuser
(10.07.25)
yaptır bakımlarını hocam. gönül rahatlığı ile uzun yola çık.
0
lazpalle
(10.07.25)
hiç bi şey olmaz
ne zaman müsait olursan o zaman götür
0
mantık
(10.07.25)
Arabanin garantisi devam ediyorsa, istenilen km yi gecirmeyin. Eger ileriki asamalarda arabada bir sorun cikar ve garanti kapsamindan yaptirmak isterseniz, siz bakim kmsini astiginiz icin boyle olmus diye karsiniza cikabilir.

Uzun da bir yola cikacakmissiniz. Hava sicak. Bakimlarinizi yaptirin, rahat rahat gidin gelin.
0
narod
(10.07.25)
Dsg ise götürün yoksa değmez. Dsg beladır.
Eşe dosta sorup bi sanayi ustasına götürün. 1 saatte halleder. Yetkili servis bu yüzyılun enayi tuzsklarından biri
0
luluki
(10.07.25)
(7)

dsg hakkında

sir gawain
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift kavramalı şanzımanlar. bu insanları ciddiye alırsam piyasada toyota ve honda’dan başka binilecek araç kalmıyor.

neyse uzun lafın kısası, dsg kullanan ve memnun olan birilerinden ikna edici cümleler duymaya ihtiyacım var. sizce de çok abartılmıyor mu bu dsg eleştirileri?

not: iki üç yaşında, maks. 30-40 bin km’de bir araç alacağım. bir vw alıp bu konuyu geçeyim istiyorum.
0
sir gawain
(09.07.25)
Benzer sürecten geçmiş biriyim. Golf alacakken vazgeçtim. Toyota aldım. Aradan yıllar gecti iyi ki diyorum golf almamışım.

Türkiye gibi ülkede birinci kural: kafan rahat olacak. Başlarım konforuna, süratına...

Maalesef dsg baş belası.
0
luluki
(09.07.25)
Skoda octavia'ya çok baktım ama dsg aleyhinde yorumlar sebebiyle geri durdum. Opel manuel vites ile devam.

Otomatik vites araçların manuele göre daha çok yaktığı da belirtiliyorken kullanımda kolaylık sağlasa dahi otomatiklerin arıza yapma olasılığını görmezden gelmek olmaz. Masrafı da büyük.
0
diyecevaplandı
(09.07.25)
Dsg vites geçişleri çok güzel.
Tek söyleyebileceğim olumlu şey bu:)

A3’ümü sırf dsg arızası yüzünden sattım, bu da söyleyebileceğim ikinci şey..

Araçlar mükemmel. Alabilirsiniz ama kenara 150-160bin tl dsg için ayırın ve hep orda kalsın.
0
artci sarsinti
(09.07.25)
Ablamlarda 2010 passat var. Geçen sene dsg arıza verdi 140binde arabaları 50 bine yaptırdılar halen kullanıyorlar. Benim araçta dsg ama yeni 5bin kmde daha. Herhalde 5. senede değiştiririm garantisinin bitmesine yakın.
0
mirty
(09.07.25)
Abi alacağın adamin nasıl kullandığını bilmiyorsun belki de dsg'nin tam da kullanilmamasi gerektiği gibi kullandı. Yani sıfır alsan neyse de ikinci el bence daha riskli.
Toyota gibi araçlarda bu risk daha az işte.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
1) piyasada cogu aracta dsg veya cift kavramali sanziman yok. vw grubu araclarda var. bir de renault'da yaygin. onun disinda genelde spor araclarda falan oluyor. ama normal otomatiklerin cogu tork konvertorlu veya cvt.

2) benim aracta dsg var. 3 yildir bende ve 8 yasinda. bir problem yasamadim.

3) dsg cift kavrama kullanir ve diger otomatiklere gore daha komplekstir. bu nedenle sorun cikarma ihtimali prensip olarak daha yuksektir. bu nedenle daha sik bakim ister, ayrica daha hassastir. yani karmasik sistemler her zaman daha cok bakim ister veya sorun cikarir. ozellikle ikinci el alirsan belki bakim zamani gelmis bir arac alacaksin. hic degilse kavramalar asinacak. tork konvertoru sivi kullandigi icin cok daha az isiniyor. cift kavramada metal parcalari surekli temas ediyor ve daha fazla asinma var.

4) sonuc olarak bence dsg spor araclarda ve performansli suruste iyi. porsche alsam manuel yerine pdk almaya okey olurum mesela. ama gunluk suruste, dusuk hizlarda, trafikte iyi degil. daha fazla bozuldugu ve hassas oldugu dogrudur. mesela normalde vites gecisleri iyidir ama dusuk hizlardayken cok sarsabiliyor arabayi.

5) bunun ustune bir de turkiye gibi satis sonrasi hizmetlerin ve destegin dusuk oldugu bir ulkede garanti kapsaminda sayilmadigina dair bir suru hikaye okudum. yani atiyorum bakimlari yetkili serviste yapilmamis bir arac alirsan sanziman patladiginda problem.
0
antikadimag
(09.07.25)
@mirty yazmış, 50bine dsg yapılmış, her usta bu kadar iyi niyetli değil. aynı tamir için 150 bin de isteyebilirdi.(belki de başkasının 10 bine yapacağı işe 50 bin de demiş olabilirler bilemeyiz.)

ayrıca sanayide ustalarla röportaj yapılan bir video vardı en çok sanayiye tamire gelen araçlar alman grubu diyor hepsi.
0
duyuruuser
(10.07.25)
(10)

600.000 tl ile araba alınır mı?

steve rogers
selamlar hiç borcunuz olmadığı, arabasız olduğunuz bir senaryoda 600.000 tlniz olsa ne yaparsınız? fon, borsa işlerine hiç giresim yok. ülkede her an ne olacağı hiç belli değil güvenmiyorum. vadeye koysam, vadeler de uzun vadede düşecek gibi duruyor. altında bile beklemek çok uzun vadede mal almaya
selamlar hiç borcunuz olmadığı, arabasız olduğunuz bir senaryoda 600.000 tlniz olsa ne yaparsınız? fon, borsa işlerine hiç giresim yok. ülkede her an ne olacağı hiç belli değil güvenmiyorum. vadeye koysam, vadeler de uzun vadede düşecek gibi duruyor. altında bile beklemek çok uzun vadede mal almaya göre zarar ettirdi son 10 yılda. o yüzden aklıma araba almak geldi.
0
steve rogers
(09.07.25)
araba ihtiyaçsa, 200-300 daha kredi çeker clio, corsa falan alırdım.
0
jelly bear
(09.07.25)
ihtiyacın varsa kesin alınır. fiat egea alabilirsin temiz akarı kokarı yok artistlik yapmadan işini yapan bir araç.
0
biravekahve
(09.07.25)
araba yatırım aracı değildir.

arabaya ne kadar ihtiyacın var. araba kullanmasan bile durduğu yerde para harcar. mtvsi var, kaskosu var, sigortası var, muayenesi var, bakımı var...
0
my fault
(09.07.25)
Araba masraf anlamına geliyor.
Değeri artar diye düşünenlere bakma.

Sabit masrafları, kaskoyu vs zaten biliyorsun ama bir de araba alınca benzin ve otopark masrafı çıkacak.
Araba var diye ekstra planlar yapacaksın, birilerini arabayla bırakman, alman gerekecek vs.

Hele bir de arıza çıkarttı mı çok fena zarardasın.

Türk ekonomisinin iyi gideceğine inanmıyorsan yabancı ülkelere yatırım yapan fonlara da bak.
0
michael_knight
(09.07.25)
yeni mtv düzenlemesi ve olası döviz ile araç fiyatları yükselecek olsada gerek elektrikli araçların yaygınlaşması nedeniyle eskisi gibi prim yapmayacak bana göre. Ancak, çok ucuz krediler verilirse tabiki durum değişir.


altın, bitcoin, döviz, mevduat şeklinde ağırlıkları doğru ağırlayarak yatırım sepeti oluşturabilirsiniz.
yeni çıkan bir gayrimenkul fonu var, yine sepet için onuda değerlendirebilirsiniz.

Birikiminizin tamamini kesinlikle mevduata koymanız ıda tavsiye etmem, bir gece ansızın her şey olabilir bu ülkede.
0
Rao
(09.07.25)
Yatırım için alınmaz, ihtiyaç ise alınır. sıfır arabalarda bir ihtimal değerlenme ihtimali var ama, bütçenize göre alacağınız araba en iyi ihtimalde 7-8 yaşında olacak. O da vakit geçtikçe değer kaybedecek.
Ama ihtiyaçsa da direk alın düşünmeyin.
0
tss
(10.07.25)
yukarida arkadaslarin belirttigi gibi,
ihtiyac varsa al,
yoksa araç masraf kapisi,

Mtv,
Kasko,
Trafik sigortasi,
Yakit,
Bakim maliyeti,
Lastik maliyeti,
Otopark maliyeti,
Trafik cezasi,
Oto yikama,cam filmi,cizigi,farı,ampülü,
Tüvtürk muayenesi..
0
designer
(10.07.25)
Masraflar gözünüzü korkutmasın. 600bin liralık aracın masrafı neticede atla deve değil...

Araç almak asla yatırım olmadığı gibi parayı da öldürür. Ancak, yaşanan şehre bağlı olarak büyük kolaylık/konfor sağlıyor. İhtiyacınız varsa alın.
0
yadigar
(10.07.25)
ihtiyaç varsa çekebildiğin kadar kredi çekip araba alınır. yoksa fiziki sarı metal alırsın kafan rahat olur. ytd.
0
duyuruuser
(10.07.25)
alternatifleri yatırım, diğeri mal alma. biri getiri, diğeri götürü.

arabanın hiçbir şey olmasa 50 bin masrafı olur. sigorta, bakım, en az 1 problem de çıkarır etti 50.

ihtiyaç varsa alın arama ama yoksa koyun ppf'ye seneye daha iyi araç alırsınız.
0
gurur
(10.07.25)
(24)

Hayatınızı devam ettirme motivasyonunuz ne?

ceann deas
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsis
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsist bir anne ve kendi annesinden bosanamamis sorumsuz surekli dolandirilan bir babanin ürünüyüm. Hayatım hep maddi manevi kisitlanmak ile gecti. Hicbir zaman yeni seylere cesaretim olmadi cunku basim belaya girse kosabilecegim arkamda duracak kimsem yoktu. Hic sorun cikarmadan buyumek icin kendimi her seyden kistim en ufak sorunda annem kendini yataklara gomup senin yuzunden boyle oldu senin yuzunden olecegim diye manüple ediyordu. Her isimi kendim gordum. “Kiz kismi orospuluk haric her seyi bilip yapacak orospulugu da bilecek ama yapmayacak” denilerek buyutuldum. Yurumeye basladigimdan beri tarla ekme bicme kazma ormandan odun tasima cati tamiri kum cimento tasima siva boya her ise kosturuldugum icin boyun duzlesmem ve ciddi sirt bel agrilarim var.

28 yaşıma geldim. Son 3 yildir calistigim icin maddi olarak kismen bagimsizligim var. Yine de aile evinde yasiyorum istanbulda kira karsilayacak sifirdan ev kuracak getirim yok. Annem kendi aldigi evlerden birinde yasiyor sadece kis aylarinda geliyor. Babam eve 2-3 gunde bir alsamlari geliyor. Evden remote calisiyorum. Hikaye buydu.

Simdi sorum su hayata o kadar gec kalmis ve tecrubesiz basladim ki arkadas edinemiyorum. Maddi bagimsizligimi kazanana kadar arkadasim olmasi yasakti. Annemin kafasinda disari bi cay icmeye bile ciksam butun masanin hesabini odedigim gibi bi senaryo vardi ve bu dusunceye tapiyordu resmen. Arkadas masraf disari cikmak masraf yurumek bile masraf ya yururken susayip su alirsam? Hayatimin buyuk bir kismi evde oturarak gecti. Arkadas edinmeye calistigimda masada herkes cocukluklarini gezdikleri gordukleri yerleri anlatirken benim anlatacak bir seyim olmadigi icin susup oturuyorum. Her seyi kendim hallettigim icin esnafla resmi kurumlarla konusmayi bilirim ama sosyal sohbet bilmem anlamam. Sacmaliyorum anlatacak bir seyler bulamiyorum insanlar garip davranislarimi gorup uzaklasiyor. Gozumun onunde is yerindeki bütün ekibim birbiri ile bulusuyor gorusuyor asla bir yere cagirilmayan tek kisi benim. En kotusu de ekipten birinden 3 yildir cok hoslaniyorum. Benim karekterimin tam tersi oldugu icin muhtemelen asiri disa donuk ve cok rahat bi hayat gecirdigi icin ona olan merakim yuzunden olan bir sey bu. Tahmin edersiniz ki ona bunu beli de edemiyorum. Gorudugum anda put gibi duruyorum. Naz cilve bunlarin hicbiri yok tabiki dduz duvar gibi beton gibi biriyim.

Acikcasi bu saatten sonra da toparlayacagimi sanmiyorum son bir yildir aklimda surekli intihar dusunceleri var. Psikoloğa da psikiyatriste de gittim klasik şemani cizelim ya da sosyallesmeye calis tavsiyeleri daha cok sinirim bozuyor şemamın zaten farkindayim sosyallesebilsem sana neden geleyim? Ya da antidepresan kullanmak istemiyorum. Direk yok olmak istiyorum aslinda. Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum. Son bi iki aydir calisamiyorum da bilgisayar basina oturdugumda kusasum geliyor. Hayatimi devam ettirmekte cok zorlaniyorum. En kotusu ve belki yargilayacaginiz kisim da annemin babamin yaslanacak olmasi ve onlara bakacak tek kisi ben olacagim icin basima kalmalari. Benim hicbir ihtiyacimi karsilamayan ben hastalandigimda bile bakmak yerine okula gonderip aman evde tek basina olmesin okulda hic degilse ogretmeni ilgilenir diyen insanlara bakmak istemiyorum. Onlar elden ayakta. Dusmeden yok olmak istiyorum. Soru soru baglamindan cikti iyice karisik anlattim ama durum bu. Ne yapacagimi bilmiyorum.
0
ceann deas
(09.07.25)
Başka bir şehre ya da ülkeye taşınma ihtimalin var mı?
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
öncelikle her yeni gün umut ve aydınlık demek. bir sonraki gün bugünkü fikirde ve bakış açısıında olmayacağım ve bugün kötü hissediyorsam yarın iyi hissedebilirim. yaratıcı beni kimse için göndermedi ona da bir ahde vefa borcum var. yaşamnın kendisi umut ve motivasyon,nefes alıyor olmak.bu ilahi gücü düşünüp la ilahe diyip tekrar ve tekrar güne başlıyorum. yolun sonu selamet en azından emaneti rabbime teslim ettikten sonrası iyi olsun. ömür zaten çok kısa öyle böyle geçecek sıkıntılar diyorum.
0
Suursuz
(09.07.25)
Malesef ne cesaretim ne de gucum var. Kendime bi araba aldim onu satip maddi gucu saglayabilirim belki ama orada da ayni sey olacak evimi tutup dosedigimde yine kimse ile konusup tanisamayacagim. Sorun cevremde degil benim temel iletisim yeteneklerimin olmamasinda. Sadece okulda insan goren 24 yasina kadar kimse ile muhabbeti olmayan biriyim. Haftasonlari yaz tatilleri okul onceleri sonralari evde tek basima oturuyordum televizyon izliyordum sadece. Bi ara bilgisayar oyunlarina bagimliligim oldu onu yendim onu yendigimden beri hayatimin rezilliğinin daha cok farkina varip bir seyleri degistirmeye calistim ama basaramadim.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
Güzelim sen anne babandan uzaklaş, gerisi gelecek.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
@edmond 4 bile olmus olabilir. 3 haftada bi ofise gidersek goruyorum sadece bir de duruma bu vahimlikten bak. Bu arada dedigim gibi esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum. Son bi yildir oyun bagimliligimi yendigimden beri bazen ara ara cikip tek basima bir seyler bile yiyip icmeye basladim. Ama insanlarla yakin/sosyal iletisim kuramiyorum. Temastan kaciniyorum. Muhabbetim yok.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
1. ailene bakmak zorunda degilsin. bakima muhtac bir insan zaten bakim evine gitmeli. evde yeterli destegi göremez. kendi kendine yetecek ama yine de yardimciya ihtiyac duyuyorsa bakiciyla yasiyor. nerden cikiyor böyle bir düsünce? ayrica da allah korusun.

2. 28 yasinda gencecik, eli ekmek tutan bir kadinsin. bunun kiymetini bil. sosyallesmek icinse ne yapabilecegini düsünelim. Spor mu denemek istersin, sanat mi gezi mi? mesela kahve icmeyi seviyorsan bir is arkadasina ögle yemeginden sonra kahve alalim mi demek icin seni tutan ne? ya da pek istemiyorsa da gel yhaa ben ismarliyorum dersin gelirler zaten. masterchef izliyorsun sanirim. yemek kursuna gitmek istemez misin? birlikte yemek yaptigin sonra birlikte yenilen kurslar var.
dünya mutfaklari gibi bir seye katilabilirsin.

pazartesi ofise gelince de ee naptin, haftasonun nasildi dersin kendi yaptiklarini anlatirsin, karsi tarafi dinlersin. eger biri bu hafta persembe tiyatro bileti aldim dediginde cuma günü ee niyatro nasildi yhaa dersen mesela karsi tarafi önemsedigini belli edersin.

3. 3 yil platonik olarak birinden hoslanamazsin. saglikli bir iliskide her sey karsilikli olur. tek tarafli olmaz. bunu asla unutmaman lazim. ben senin yerinde olsam dating app acar datelere cikardim.
0
sonsuz
(09.07.25)
Hocam sosyal olmak illa fırlama olacaksın, dışa dönüş olacaksın diye bi' durum sözkonusu değil öncelikle. Bence sana ilgi duyan, hoşlanan biri olursa sohbetin çok güzel olmasa bile seninle vakit geçirmekten hoşlanır, ilişki dediğini şey daima birbirinize bi' şeyler anlatıp güldüreceksiniz demek değil, bazen beraber konuşmadan da çok güzel vakit geçer.
Onun dışında çok klişe gelecek ama karakterinizi bilmesem de spor tavsiye edeceğim ben. İnsanda her türlü olumlu gelişmeyi sağlıyor, spor deyince buna günlük yürümeyi bile dahil ediyorum, body mody yapmam lazım gibi düşünmeyin. Belli bir seviyenini üzerinde yaparsanız özgüveninize de acaip etkisi oluyor. Kitap okumak mesela yine dolaylı yoldan özgüven artışı sağlayan bi' şey,
Mesela boş boş yürümek bile olsa kendinizi dışarı atmanız lazım, eve kapanmak burda sorun olabiliecek bi' şey.

adım atmak iyidir hocam.
0
kumandanim
(09.07.25)
ben de uzuuuun uzun yazardım ama "esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum" bunun üzerinden kendine bir kariyer yolu açabilirsin. kendi ayakları üzerinde, kimseye ihtiyaç duymayan, tek taşını kendi alan tek başına kendi takan kadın olabilirsin.
0
onheil
(09.07.25)
düşmanlarımı öldürmek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Öncelikle uzun vadeli düşünme, bunları aklından sil artık annen baban ayaktan düşene kadar yine 10 sene 15 sene en az var. Bu o zamanın derdi olsun. Senin derdin kısa vadeli başarılar, kazanımlar deyim yerindeyse zaferler. Öncelikle arkadaş çevresi ve sosyalleşme, bunun için adım atmadan olmuyor. Ofiste senin gibi biri var bakıp bakıp duruyor ben geçerken, yanına geldiğimde donup kalıyor. Ben adım attım ve tanıştım. Aramızdaki o gerginlik geçti. Cesaret edeceksin her an değil bir tane minik hedef. Üstüne koya koya bir bakmışsın davetlere yetişemiyorsun, kendini hiçbir şey için üzmeye değmez, emin ol senin yaşadığının çok daha fazlasını yaşadım, çocukluk ve ergenlik döneminde. Başkası yapıyorsa ben de yaparım, bunu oturtmuştum zihnimde uzun zaman önce. Üstesinden gelemeyecek, intihari gerektirecek hiçbir şey olamaz. Şimdi dramatik değişiklikler zamanı değil, bunu hedefleyerek hayatı kendini zehir etme.
0
gabe h coud
(09.07.25)
Aboooo aileye bakma kısmını çok iyi anlıyorum. Çok basit bir şey diyeceğim. Buradaki psikolojik delilere bakma. Aileni bırak, uzaklaş diyorlar. Buna vicdanın el veriyorsa veya sensiz maddi olarak yapabiliyorlarsa yap. Yoksa bu durumu kabullen ve maddi gücünün verdiği özgüven, güç, rahatlık ile kafana göre takıl ama ailenin de ne olduğunu bilerek. Sallıyorum baba kumarbaz. Senden borç istedi. Verirsen paran gelmeyecek. Anan kızımı şey edecekler diye ortamlara girmeni istemiyor, ama gireceksin ve söyleyeceksin de. Yani yüzleşeceksin, biraz savaşacaksın anneyle bu konularda ama sonunda kazanacaksın. Çünkü alışacak. Alışmazsa da umursamayacaksın, neden? Çünkü denedin.

Kısaca kimseyi değiştiremezsin ama duruma adapte olmalısın. Sosyalleşme kısmında ise, benim anlatacak bir hikayem bile yok diyorsan harbiden öyledir. İnsanlarla takılmaya başla, sallıyorum yürüyüşe çık gruplarla. Ofise daha sık git, ben de geleyim olm ben hiç miyim eki eki gibi hareketlerle katıl. Bir yerden sonra hikayelerin olacak.

İntihar boş iş. PSİKolog, psikiyatri boş iş. İlaç boş iş. Sakın bu tuzaklara düşme. Güç içinde. Ciddi diyorum bunu. Bu sorunların daha hızlı bitmesi için bolca para işi kolaylaştırır da diyelim.
0
Shepard
(09.07.25)
Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum.; böyle demişsiniz ya, bu annenizin isteği anlattiklarinizdan anladığım, sizin değil.

Sosyallesmemeniz de annenizin isteği.

Böyle devam ederseniz yok etmiş olacaksınız zaten kendinizi.

Hedefi yüksek koyarsanız her şey yapamadım olmuyor gibi gelir. Ee nereye gidiyorsunuz ben de geleyim mi falan davet ettirin kendinizi gerekirse.

Sözlük vs.den hemcinsiniz online birileri denk gelirse de çaya kahveye çağırın baktınız muhabbet uyuyor. Deneye deneye değişir. Bazı şeyleri de biraz abartmayı ya da uydurmayı öğrenin.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
yazdığın hiç bir şey senin suçun değil. dimdik kalmışsın, nefes almışsın, kimseye yük olmadan tek başına ayakta durmayı öğrenişsin. bu bile mucize, çoğu insanın yapamayacağı bir şey. kendine kızacağın bir şey yok.

şu kişiye hissettiklerin de gayet insanca ama onun hayatının rahat, tasasız olduğunu düşünmen belki de sadece dışarıdan öyle göründüğü içindir. onun da içinde ne kırgınlıklar vardır. bilemezsin. senin ona ilgin, yaşayamadığın gençliği görmenle ilgili bence. bir yandan ona yakın olmak istiyorsun, bir yandan da onun dünyasına ait olmadığını düşünüyorsun. put gibi kalmak, dilinin tutulması, naz cilve yapamamak.. bunlar senin suçun değil ki? hayat sana böyle roller öğretmemiş. sen hayatta kalmayı öğrenmişsin. ama şunu bil, kimse birini sadece cilvesi için sevmez. gerçek sevgi, dürüst bakışlarla ya da samimi gülüşlerle kurulur. biri seni sadece eğlenceli, neşeli olduğun için sevecekse o kişi sana göre biri değildir zaten. sen derin bir insansın. yaraların var, hikayen var.. ve bu seni "az" yapmaz. tam tersine çok daha özel biri yapar. kendini hırpalamana gerek yok. sen duygularını yavaş yavaş, kendin gibi, sakince yaşa. gerekirse hiç açılma ama kendini de aşağı çekme, üzülme. hayat sana beklenmedik yerlerden küçük küçük kapılar açar. sen yeter ki kendini "ben beton gibiyim, kimse beni sevemez" diye mühürleme.

sana sosyalleş diye klişe bir şey söylemeyeceğim. ama gerek burada, gerek başka yerlerde bir dolu insanın seni ilgiyle dinleyeceğini tahmin ediyorum. insanın bazen tek ihtiyacı anlaşılmak oluyor. konuş. anlat. tanımadığın insanlar da olsa anlat. birisi seni anlamasa bile, sen kendini daha iyi anlarsın.
0
co2s2
(09.07.25)
bir bumble açıyorsun, bilip yapmadığını yapıyor ve biraz rahatlıyorsun. yok olmak, ölmek istemek bunlar olağan düşünceler -hele hele bu memlekette, hayatta kalmak ise içgüdüsel. biraz primitif yanınla ilgilenmek iyi gelir.
0
ahmet oturum cerezi
(09.07.25)
çözülmeyecek bir derdin yok da yılların verdiği bunalmışlık ile nasıl hareket edeceğini kestiremiyorsun doğal olarak. önce kafayı bir toplayıp toksik insanlardan uzaklaşman lazım. tek başına çıkamıyorsan bir ev arkadaşı bulursun.
0
orpheus
(09.07.25)
borçlarım :D
0
baldan kaymak
(09.07.25)
Yaşamak mükemmel bir şey bunun için ekstra bir motivasyona ihtiyaç duymuyorum yaşamanın bizzat kendisi motive ediyor beni, senin de eminim süper dertlerin vardır ama tadım kaçmasın diye okumadım hakkını helal et.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.07.25)
Eğitimin nedir bilmiyorum, yapabilir misin bilmiyorum ama devletin memuriyet sınavlarına girip Anadolu'ya atanırsan bu derdin epeyce hafifler diye düşünüyorum.

25 yaşımdayken Elazığ'a atandım, tanıdığım kişi sayısı tam olarak SIFIRdı. Anneannemin belki 60 yıllık arkadaşının da asker arkadaşının yardımıyla bir misafirhane bulup 1 yıl kaldım. Toplam 8 yıl kaldım orada, benim arkamı arayan, beni koruyup kollayan kimse olmadan 8 yıl, kadın başıma, tek başıma yaşadım, memur olarak.

Zor muydu, zordu. Ama başardım mı başardım. Sen de yaparsın ve vakti gelince tayinini daha sevimli daha iyi bir yere de aldırırsın. Ailenden uzaklaşmış da olursun, çevre de yaparsın, maddî olarak kendini daha bir sağlama almış da olursun.

Bi dene derim. Konuşmak istersen sık sık uğruyorum buraya, konuşmaktan memnuniyet duyarım.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
yakın cevremde cok tanidigim var,
benzer konular üzerine sıkıntı icerisinde,tek değilsin.

problemlerini kendine saklama ,
böyle ifade etmen çok guzel,

Herseye bir çözüm bulunur,
bak 20 kisi senin degerli oldugunu anlatmaya calisiyor,

Kiz kardesimle birlikte ara sokaktan carsiya dogru ilerliyoruz,

Motorsiklet gecti yanimizdan,
Üzerinde bir oglan arkasinda da bir kiz vardi,

gecerken motorsikletin arkasinda oturan KIZ bagirdi,
Coooookkk güzelsinnnn...

Gülüstuk,hosumuza gitmisti..
Tanimadigin birisi olumlu bir eylemde bulununca yada karsindaki kisi tebessüm ediyorsa,
ilk basta gülmesen bile,
zihninin ici gülüyor,bu nu bebeklerde daha net görebilirsin,
anne bebek iliskisi,
annenin mimiklerine göre bebek tepki veriyor,
Bizi o bebekten ayiran sey,önyargimiz
önyargilarindan kurtul,
Sevgi paylasildikca cogalir.
Sen değerlisin...
0
designer
(09.07.25)
Çözüm kolay ya kafanda büyütme.
hemen bulunduğun şehirde bir tane aktive topluluğu buluyorsun.
örnek olarak aşağıdakiler olabilir;

İngilizce konuşma topluluğu
Seramik/toprak yapma
Dans kursu
Eğer bulabilirsen senin ilacın budur: drama/tiyatro topluluğu/kursu.
satranç kursu bile olur.

ilk aklıma gelenler bunlar. ilk önce böyle bir topluluğa girip arkadaş edineceksin, sonra devamı gelecek zaten.

Bu saatten sonra da ailenin ne dediğine takılıp kafanı yorma.
0
duyuruuser
(10.07.25)
Asla pes etmemek gerektiğine inanıyorum. Insanın kendisi de, çevresi de, içinde bulunduğu koşullar da değişebilir. Naçizane tavsiyem spora ağırlık vermeniz. Fitness + grup sporu. Gelişimi ve değişimi görünce ozguven artışı da olur. Müzik aleti kursu veya ilginizi çeken farklı bir şeyin kursu gibi grup aktiviteleri ise siz çaba gösterip kendinizi kabul ettirmeden sosyalleşmek olanak sağlayabilir. Kısa grup otobüs turları da hem gezip eglenmenizi hem de sosyallesmenizi saglayabilir.

Hayat motivasyonum ise mümkün mertebe güçlü olmak ve önce kendime sonra çevreme yardim edebilecek kapasitede olmak, doğru bildiğim yolda kendime göre eğilip bükülmeden yaşamak.
0
havadakarada
(10.07.25)
Anlattığın çevreye göre durumunu çok iyi gördüm. Demek ki çalışkan, irade sahibi ve güçlü durabilen bir mizacın var. Sorunlarını çözebileceğini düşünüyorum. Biraz daha kabullenici ve affedici olmak sana nasıl gelecek denemek isteyebilirsin.
0
osssy
(10.07.25)
bu kısım önemli: ilaç almak zorundasın.

burda onlarca yazılan yorumu görüyorsun: "şuna odaklan, spor yap, yavaşça sosyalleş, her gün yeni bir umut"... kimse sana bunlardan farklı bir şey söylemeyecek. "heh tamam ya" dedirtecek sihirli bir cümle yok. hiç olmadı.

inanılmaz ajite olmuşsun. ülkeyi geçtim benim çevremde senin durumundan 3-4x kötü durumda olan bir sürü insan var ama herkes bir şekilde bir motivasyonla, ilerliyor, yer yer mutlu günler geçiriyor vs. bu konuyla ilgili de yapabileceğin bir şey yok, yoğun ajitasyon var. ilaçsız geçmesinin bence imkanı yok.

en yakın zamanda bir psikiyatriste gidip antidepresan başlaman lazım. intihar diyorsun keşke varolmasam diyorsun ama antidepresan kullanmak istemiyorum diyorsun, inanılmaz bi çatışmanın içindesin. kendini ve aklından geçenleri boşver, sadece git ve ilaç al. 2 ay sonra etkisini göreceksin, doktor bırak diyene kadar da bırakma ve bırakma talebiyle gitme.

ilaç işini çok kolaylaştıracak. nerdeyse ortada cevap verecek karmaşık bir soru yok. hemen herkes gibi kötü bi aile geçmişi, üstüne onlardan farklı olarak kendi ayakları üstünde durabilen, genç, araba falan alabilmiş biri var. sorun şartlarında değil, geçmişinde de değil, karakterinde de değil. hastalanmışsın, ilacını almalı ve bunları 2 ay sonra düşümen lazım.
0
gitdaddy
(10.07.25)
ya öncelikle çok üzüldüm, benzer duyguları sizinle yakın yaşlarda yaşamıştım. bütün arkadaşlarımın öküz gibi güzel kariyerleri varken ben aile şirketinde kısılmıştım ve işin kötüsü başka bi şey de becerememiştim zaten.

ama değişebilir, değişiyor. ben hayatımın en kötü dönemini de 23-24 yaşlarımda yaşadım. o dönem delirmemek için yaptığım şey kitap okumaktı. gece, gündüz, insan içinde bile bulduğum her fırsatta kitaplar okudum. bir süre sonra da psikoloji kitapları okumaya başladım. öyle dandik kişisel gelişimler değil, harbi psikoloji kitapları
bunlar bana çok iyi geldi.

bir de olmak istediğin bir versiyonun kesin vardır onu düşün. ben mesela hayallerimi koymuştum karşıma. nasıl bir insan olmak istiyorum? entelektüel birikimi yüksek, small talkta başarılı, yurtdışına seyahat edebilen, ne bileyim mesela ingilizcesi güzel, sosyal sorumluluk duygusu yüksek biri olmayı hayal ediyorum. kendimi o insan olarak gördüğümde, hayal ettiğimde mutlu oluyorum ya, bu fikirlere tutunuyorum. sonra hangisini yapabileceksem kolaydan başlayıp yapmaya çalışıyorum. ingilizceyi bedava geliştirebiliriz, sosyal yeteneklerimizi geliştirebiliriz. paramız varsa ikisini bir arada yapmak için kursa gidebiliriz.

böyle böyle hayal ettiğim insan olmaya yaklaşıyorum. paramı fuzuli harcamayıp tatilimi yurtdışında yapmaya kasıyorum mesela.

ama bence en önemlisi aileyi salmak, aileyi geride bırakmak. fiziksel olarak yapmak zorunda değilsin, affetmek mi kabul etmek mi ignore etmek mi hangisi işinize yararsa fark etmez. ben bunu başardığımda en büyük kazancı bunda yaşadım. ben de annesinin sevgisini hiç hissetmeden büyümüş bir kız çocuğuydum şu an kendisini herkesten çok seven bir kadınım.

bir yerden tutunursan inan ki arkası gelecek
0
ofelia
(10.07.25)
(1)

aöf

hknty
aöf'de yaz okuluna kaydoldum. kayıt oldum ve ücreti ödedim. sistemde de aktif görünüyor ancak bugün mesaj geldi ders kaydı yapışmışsınız ancak ödeme yapılmamış diye. banka hesabından da baktım ödeme yapılmış. bir sorun olmaz değil mi?
aöf'de yaz okuluna kaydoldum. kayıt oldum ve ücreti ödedim. sistemde de aktif görünüyor ancak bugün mesaj geldi ders kaydı yapışmışsınız ancak ödeme yapılmamış diye. banka hesabından da baktım ödeme yapılmış. bir sorun olmaz değil mi?
0
hknty
(09.07.25)
arayıp bilgi edinin, telefondan ulaşamazsanız büroya gidin. teyit etmekte fayda var.
0
duyuruuser
(09.07.25)
(18)

size her şeyin doğalını isteme hakkınızın olduğunu düşündüren nedir?

m e b
selamlar.soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp
selamlar.

soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.

mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp mevsimsel koşulları gözeterek profesyonel/konvansiyonel üretime geçmek istemem. sanıyorum ki çoğu kişi de mevcut işindeki rahatlığından feragat edip de bu tür işlere girmez. girmek istese zaten bu konuyu konuşmazdık.

kısacası, üretmeye gönüllü olmayıp aynı zamanda mevsimi dışında ürünler tüketmek ve bu ürünlerin hem sürekli hem de doğal olmasını istemek, bu üretimi de başkaları yapsın istemek hakkımız mıdır size göre?
0
m e b
(09.07.25)
Yani yasamak icin birseyler yememiz lazim. :) "mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti" neye gore bitti, daha az mi uretiyoruz?

Gunumuz sartlarinda hem az para verip, hem cok dogal olsun demeye hakkimiz var desek de piyasa gercekleri cok farkli. Sonucta belirttiginiz gibi kimse bu isleri yapmak istemiyor, tarim-hayvancilikla ugrasana kiz bile vermek istemiyorlar. Ulkemizde bu isler rezillik olarak goruluyor, biraz da oyle zaten. Neyse gunun sonunda parasi olan en iyisini aliyor, fakirler de ne bulursa onu aliyor. Onlarin dogal arayisi falan yok zaten uygun fiyatli bulup aliyorlar.
0
mbond
(09.07.25)
ayni mantikla demokratik bir ulkede yasama hakkimizda yok.
bir cogumuz bir stk, sendika, parti uyesi degiliz, aktif bir mucadele vermiyoruz o zaman boyle bir hakkimiz da olmamali.

tarim konusunda ne kadar yazsak eksik kalir, sadece konuya yaklasim konusunda bir ornek vermek istedim.
0
bay b
(09.07.25)
ailem çiftçi ben de üzüm bağlarının arasında büyüdüm, ünide iken bile yazları yardıma giderdim. çok da severim. ancak üretici - çok büyük ölçekliler dışında- gerçekten zor durumda. insanca yaşamaya yeteceğini bilsem zaten çok ciddi bir meslek alternatifi olurdu benim için.

hak meselesi değil bence bu arada, serbest piyasa ekonomisinde arz/talep dengesine bakar. talep varsa birileri her zaman üretir. ancak doğal/organik tarafına gelirsek kocca bir aldatmaca. belli başlı değerler var gıda kodeksinin belirlediği organik/doğal etiketiyle satışa sunulabilmesi için; arkası çok aranmıyor.

zaten ata tohum da artık neredeyse yok olduğu için monsantonun (vb. büyük tohum firmaları) ıslah ettiği tohumlar kullanılıyor çoğunlukla. bu tohumları da yetiştirme standartları var. belirlenmiş ölçüde ilaç kullanmadan, bu tohumları kullanmadan günümüzde insanın gıda ihtiyacını gidermek gerçek dışı. biraz distopik ama ne yazık ki bilgim dahilinde durum aşağı yukarı bu şekilde.

organik/doğal ürün yetiştirilmesi gerçekten çok zor süreç ve üründen alınan verim de çok düşük. bu yüzden de haliyle fiyatlar fazlasıyla fahiş.
0
lüzumsuz adam
(09.07.25)
İnsanların çiftçi olmamasının nedeni getirisiyle götürüsünün birbirini tutmaması. Onca riske ve fiziksel emeğe istinaden asgari ücrete yakın bir para kazanacak adam bunu gidip başka bir işle çok daha kolay bir şekilde yapabiliyorsa tabi ki çiftçilikle uğraşmaz. Kaldı ki çözümün çiftçi nüfusunu arttırmakla ne kadar alakası olduğu da tartışılır, zira endüstriyel tarım artık yüksek teknolojinin, bir sürü bilimsel ekim tekniğinin, gübrenin, katkı maddesinin vb. kullanıldığı sermaye yoğun bir alan. Örneğin Hollanda bunu yaparken siz gidip klasik yöntemlerle bunlarla zaten rekabet edemezsiniz.

Doğallık konusu da biraz bununla alakalı: "Doğal" diye bir şey yok; milyonlarca insana yetecek gıdayı üretmek için ona göre geliştirilmiş tohum, gübre, katkı maddesi, ilaç vb. lazım. İnsanlar çiftçiler can sıkıntısından ya da parayı bol bulduklarından bunlara tınla para gömüyor sanıyor herhalde... Sorun bunların kullanılmasından öte çoğunlukla yanlış kullanılması, ortada doğru dürüst devlet denetimi olmayınca da zehir tüketiliyor.

Diğer yandan "Gidip X olmak istemiyorsan daha iyisini talep etme hakkın yok" anlamsız bir mantık. Daha iyi futbol izlemek istiyorsak futbol kulübü başkanı, restoranda daha iyi yemek yemek istiyorsak ahçı, daha kaliteli tişört giymek istiyorsak konfeksiyoncu mu olacağı bu mantıkla? Koca bir sektör, onun nasıl denetlenip nasıl yönetileceği devletin işi, daha iyi/doğal vb. gıda tüketmek isteyen bireylerin değil.
0
salihdt
(09.07.25)
tarımı gönüllülük işine düşürenler utanmalı ya. senin istanbuldan(neresinden çok merak ettim) feragat etmene gerek yok ki tarıma dönüş olsa bir anda sudan cıkmıs balık gibi olmaz adım adım ilerlemeli, teşviki çok olmalı, yapanlar övmeli(beyaz yakaya geçiş dönemi gibi) vs. insanlara yeterli maddi imkan sağlanırsa terk etmeyecekleri şehir de yok. bireysel bakarak zaten hataya düşüyorsunuz. sosyal hayatın anlamı bu.
0
ala09
(09.07.25)
Yukarıdakilere katılıyorum, bir toplumda yaşıyoruz ve iş bölümü yapıyoruz. Bu mantıkla hastalanınca doktora da gitmeye de hakkınız olmuyor mesela.
0
peki madem
(09.07.25)
Meyve sebze uretmesek de biz de sonucta birsey uretiyoruz.
Birseyi istemek icin illa o seyi uretiyor olmak mi gerekiyor?
0
nuevo
(09.07.25)
Sizin mantığıniza göre mesela belli bir süre işsiz kalan birinin o süre zarfında hiçbir toplumsal haktan faydalanamamasi gerekir çünkü üretmiyor hakkı yok. Ya da emekli vs olanların, ya da geçmişte 40 yaşında falan emekli olanların da.

Ha demek istediğiniz "hem herkes şikayet ediyor hem kimse elini taşın altına koymuyor" ise katiliyorum buna.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
galiba tam izah edemedim, onu görüyorum.

benim vurgulamak istediğim şey ideal ve sosyal yaşamın gerekliliği üzerinden meslek ayrımına gitmek değildi ki... daha çok kişisel anlamda kişinin kendine sorabileceği "ulan bu işi ben de yapmam. yapmayanlar da olabilir ve yapanların azlığı sebebiyle talep ettiğim şeylerde kalitesizlik/yetersizlik/memnuniyetsizlik olabilir. ben bu işlerle ilgilenmeyeceksem neden başkalarından bu işle ilgilenmesini istiyorum?" gibi bir eleştirel soruydu.
0
🌸m e b
(09.07.25)
Olaya çok yanlış bakıyorsunuz. Herkes, dilediğini ister. Bunda bir sorun yok.

Bunları yemek için bir takım kişilerin, bu işlerde çalışması ve bu kişilerin gönlünü yapmak lazım diyorsanız, bunda haklısınız. Ancak bunu sade vatandaş yapamaz. Devlet denen organizmanın bunu yapması lazım. Ne kadar, hangi cins domates, nerede yetişecek, ne kadarı salça olacak? Ne kadarı ihracata gidecek? Hangi cins ilaçlar ve ne kadar kullanılacak? vs. vs. Hepsinin planlanması ve regülasyonların koyulması lazım.

Biz de artık devlet = tek kişi olduğu için, her şeye yetişemiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.07.25)
kendin yapmayı istemediğin için sanki kimse yapmak istemiyormuş gibi düşünebilecek kadar özgüveni nereden buluyorsunuz merak ediyorum.

seralar bulunalı çok oldu ve belki inanmazsınız ama buradan üretilen ürünler satılarak karşılığında para kazanılabiliyor ve bence bu üretim için yeterince teşvik edici.

ayrıca şahsen her şeyin doğalını istemeyi bırakalı çok oldu, hileli olmasın derdine düştük bilginize.
0
duyuruuser
(09.07.25)
Hakkımızdır.
Burada yanlış yönetim politikalarının sonucu biz bu sağlıksız gıdalara maruz kalıyoruz.
Mesela Cargill istedi diye cumhurbaşkanı paketli gıdalardaki glukoz oranını değiştirdi.
Ya da mesela aynı mantıkla rusyanın kabul etmediği domatesi biz yiyorsak rusya da ithal etmesine ve üretmemesine rağmen vatandaşını gözetip bunu almıyorsa bizdeki bakan da "pestisit oranını vatandaşın bilmesine gerek yok" diyorsa sülalelerine sövsem yine hakkımdır diyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
@duyuruuser: çünkü tarım ülkesi olmamamızdan? çünkü tarımın gsyih'deki payının düşüklüğünden? çünkü tarımda dışa bağlı oluşumuzdan? çünkü köy-kırsal yaşamdan şehirlere göç edişinden? çünkü tarım kültürünün ülkemizde hala oturmamasından?
0
🌸m e b
(09.07.25)
normal olan doğal olması değil mi? yani anormal bir durumu istemiyoruz ki? zaten olması gerekeni istiyoruz? ne bileyim, kafam kadar domates olsun demiyoruz mesela, domates temiz bir toprakta yetişsin istiyoruz, çöplerin atıldığı, plastik parçalarının gömüldüğü bir toprakta değil, sunni gübre yerine kompost ile yetişsin diyoruz, tarım zehiri kullanılmasın, kullanılması elzem ise, kullanan kişiler eğitilsin, 15 gün ömrü olan zehiri attıktan sonra 7 nci günde toplanıp insanlara satılmasın, abi az daha koy etkili olsun kafası ile kullanılmasın, dönüm/kök başı şu kadar su için bu kadar ml ise o kadar kullanılsın istiyoruz.

gdo'lu gıdalar da bir sorun, sadece daha yuvarlak ve daha parlak görünüyor, tüketici bunu tercih ediyor diye genetiği ile oynanmış ve uzun süreli etkilerini bilmediğimiz ürünleri istemiyoruz. bu bir tercih olabilir, iki ürünü yan yana koyarsın kim neyi tercih edecekse eder. öyle bir tercih hakkı sunulmuyor.

sen belki çalıştığın konum/kurum açısından rahatsındır, tarım/hayvancılık ile uğraşmak istemezsin, başkasına zul gelir, senin hayatını yaşamak istemez. zul gelenler de ayrılıp çiftlik falan uğraşıyor bir şeyler zaten.

üreticinin yozlaşmasını istemiyoruz, üreticinin çakallık yapmasını istemiyoruz, elbette yapanlar çıkacaktır, milyonlarca insan var sonuçta, onlarında denetlemeye takılmasını istiyoruz.

doğalı derken, olması gerekeni istemek normal. sahte bal, sahte margarin, sahte yağ, sahte ürün/hizmet istemek garip.
0
selam
(09.07.25)
valla bana kalırsa sadece var oluşum her şeyin en iyisini hak etmem için yeterli, çok megalomanca gelecek ama değil. ben isterim, istemeye devam edeceğim ister hükümetlerden, ister yerel yönetimlerden, ister evrenden, ister tanrıdan önüme kim gelirse. her şeyin en güzelini en doğalını istiyorum.

hee dersen ki kardeş peki isterken yaptığın bi şeyler var mı? var. mesela etiket okurum, üreticilerden daha az katkı maddesi kullananınkini satın alırım. hem kendi sağlığım için hem de çöp içerikli ürün üreten insanlara param gitmesin diye, bütçem yettiğince bazı ürünleri organik alırım mesela sirkeyi.

ya da daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için civarımda gördüğüm olumsuzlukları dile getirir, yerel yönetimlere dilekçe ile şikayet ederim. üretim yapmayı da çok isterdim, çeşitli araştırmalarım ve denemelerim oldu aronya berry yetiştirmek istedim mesela ama vakitsizlikten kaldı ama 2 tane aronya berry ağacım var, 3 yıl önce dikildi bu sezon meyve alırım diye umuyorum.

sorunuza cevap, ben kendime hak görüyorum her şeyin iyisini doğalını istemeyi
0
ofelia
(09.07.25)
Devlet bunun için var, vergiyi bunun için veriyoruz.

Dünyanın tarımsal ihracatı en yüksek olan ülkelerinde organik tarım alanındali iş gücü katılım oranını diğer alanlarla karşılaştırarak söylediğin denklemin yanlış olduğunu görebilirsin.
0
Bruce
(09.07.25)
e tabi hakkimiz her kompleks ekonomide oldugu gibi. uretmek dedigin seyi calisan herkes yapiyor ipsiz sapsiz gezmiyorsa. biri excel'de spreadsheet uretir biri tarlada domates.

ben istedigim urunu almak icin onu uretmek zorunda degilim. insan talep eder, arz varsa alir. arz yoksa talebi goren arz edip para kazanir. bundan daha dogal olan nedir anlamadim? bunu organik tarima degil her seye uyarlayabiliriz.
0
antikadimag
(09.07.25)
@m e b

Ben müzisyenim, anamın karnından itibaren üniversite bitene kadar Klasik Türk Müziği eğitimi aldım, şu anda da devlette Klasik Türk Müziği yapmakla görevliyim.

Sana soruyorum, bu milletin bir geçmişi, bir tarihi, çeşitli alanlarda oluşturduğu mirasları var. Biri de müzik mirası. Halkın çoğu dinlemiyor diye Klasik Türk Müziği yok olmalı mı sence? Peki sen yapabilir misin Klasik Türk Müziği? Yapmalı mısın? Her Klasik Türk Müziği dinlemek isteyen bunu yapmalı mı?

Hayır.

Ama yapamasa da dinlemeyi seviyorsa yahut sevmese bile kendi halkının tarihine ve mirasına saygısı varsa, bunların devamlılığı için, yeni nesillere aktarımı için uygun bir şeyler yapabilir değil mi? Daha doğrusu yapmalıdır.

Ne yapmalı mesela, Klasik Türk Müziği ne demek onu bi kafasında netleştirmeli mesela. Çocuğu veya yeğeni veya öğrencisi veya biri sorsa verecek doğru bir cevabı olmalı. Ayrıca belli başlı eserlere âşinâ olmalı, tavsiye edebilmeli. Müziği sanat halinde dinlerken eğlenceye meze etmemesi gerektiğini, bir âdâbının olduğunu bilmeli ve çevresine öğretebilmeli. Konser dinleme âdâbını bilmeli, müzisyenlere duyduğu saygıyı ve sevgiyi onlara kıyafetiyle, dakikliğiyle, dinlerkenki sessizliğiyle, rica edildiğinde alkışlamayışıyla... gösterebilmeli.

Bak, Klasik Türk Müziği yapmadığı halde destek oldu, varlığını sürdürmesine yardım etti, saygıyı devam ettirdi.

Yani sorunun cevabı, bir şeyin olmasını istemenin yeter sebebi her zaman onu yapmak değildir. Onun varlığına saygı göstermek de yeter sebeptir. Ben bir müzisyen olarak mali müşavirlik yapamam mesela, ama onun "şunu yapın şunu yapmayın" demesine kulak verir, sorum varsa sorup öğrenir, hatta mantığını anlamaya çalışır ve gerekeni yaparsam bir mali müşavirlik destekçisi olurum. Bu da hem o mesleği ve işi devam ettirir hem beni destekler.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.