Giriş
(7)

Inatbox

krmzbvl
Kullanan var mi? Daha onceden kullaniyordum ama guncel versiyonunu yayinlamiyorlar sanırım. Bir suru indirme yeri var ama hepsi keklik bekleyen tilki gibi gorunuyor bana.
Kullanan var mi? Daha onceden kullaniyordum ama guncel versiyonunu yayinlamiyorlar sanırım. Bir suru indirme yeri var ama hepsi keklik bekleyen tilki gibi gorunuyor bana.
0
krmzbvl
(10.07.25)
akbank kredi mağdurlarının ortak kesişim noktalarından biri inatbox :)

yıllık 500 liraya bile iptv var, inat minat apk indirip telefona kurmak büyük kumar.
0
brkylmz
(10.07.25)
Iptv telefonda calisiyor mu?
0
🌸krmzbvl
(10.07.25)
Çalışır. SmartersPlayer uygulaması var iphone'da mesela. gayet iyi.
0
himmet dayi
(10.07.25)
Cloudstream kurun. Provider olarak inatbox ı seçin.
Cloudstream açık kaynak kodlu temiz bir app.
Androidde var yalnızca
0
biseysorcaktim
(10.07.25)
ben sadece tvboxta kullanıyorum, orada bankacılık uygulamaları yok, youtube haricinde özel bilgilerim bile olmadığı için kafam rahat kurdum geçtim.
0
duyuruuser
(11.07.25)
rec tv var onun yerine. mobil uygulamasi da var ama tv versiyonu da sahane calisiyor.
0
warrior princess
(11.07.25)
tv'de vardı bizim ama anlamsız bir şekilde uygulamaları bozdu. internet var ama videolar açılmıyordu. bunu silince düzeldi. sebebini anlayamadık. pek de kullanmıyorduk disney hariç her yerde aboneliğimiz var.
0
matilda
(11.07.25)
(8)

Yapay zekâ kullanma kültürü

muhayyer divan
SelamYapay zekâ kullanmayı sevmiyorum, daha doğrusu her şeyi yapay zekâ bişeysilerine sormayı, her şeyi onlardan hazır elde etmeyi sevmiyorum. Sevmediğim için de şu birkaç yıldır uzak kaldım ve yapay zekânın nerelerde kullanılabileceğini bilmiyorum, bu uygulamanın/yazılımın hakkındaki bilgiler nasıl
Selam

Yapay zekâ kullanmayı sevmiyorum, daha doğrusu her şeyi yapay zekâ bişeysilerine sormayı, her şeyi onlardan hazır elde etmeyi sevmiyorum.

Sevmediğim için de şu birkaç yıldır uzak kaldım ve yapay zekânın nerelerde kullanılabileceğini bilmiyorum, bu uygulamanın/yazılımın hakkındaki bilgiler nasıl ediniliyor neye göre neyi seçiyoruz vs hiçbir şey bilmiyorum ve bunlar nasıl öğrenilir onu da bilmiyorum.

Çok büyük zararda miyim?
Evet ise bu işe nerden başlamalıyım, nereden öğrenilir bunlar?
0
muhayyer divan
(10.07.25)
Öncelikle yapay zekayı doğru kullanmak önemli.

Her dediğini doğru kabul etmemek lazım çünkü yanlış bilgi verdiği oluyor.

Doğru talimatlarla (promt) doğru sonuçlar elde edebilirsin.

Yapay zekayı sadece bilgi edinmek için değil bir topluluğa atılacak bir mesaj için de kullanıyorum ben. Görsel oluşturuyorum. Yazdığım bir yazıyı xxx kriterlerlerine göre olumlu ya da olumsuz açıdan eleştir, diyorum. Önce bir konuda açıklama içeren bir pdf yüklüyorum, bunu oku diyorum. Sonra o pdf’teki bilgiyi içerek bir şeyler soruyorum ya da onunla ilgili çalışmalar yaptırıyorum. Dediğim gibi doğru kullanmak çok önemli. Sınırsız bir kullanım alanı var, yaratıcılık sizin elinizde. Gidip x bilgisi sorarsanız yanlış bilgi de verir.
0
cemallamec
(10.07.25)
Bisiklet kullanmak, yüzmeyi öğrenmek gibi düşünmelisiniz. Bir noktadan sonra bir çok şey refleks haline geliyor, modelin neyi salladığını neyi gözünden kaçırdığını hissetmeye başlıyorsunuz.

Bir kaç yıl önceki arama motorları olsaydı, çok büyük zararda değilsiniz derdim fakat artık bilgiye ulaşmak arama motorları vesaire üzerinden o kadar zor ki, çok ama çok şey kaçırdığınızı söyleyebilirim.

Buraya sorduğunuz soruları direk kendilerine sorarsanız çoğunu açıklayıcı bir şekilde cevaplar. Anlamadığınızda ya da aklınıza yatmadığında anlamadım, beğenmedim vs. derseniz siz anlayana ya da ikna olana kadar anlatır zaten.
0
redlinetheturk
(10.07.25)
Bu soruyu ChatGPT'ye sorarsanız sizi yönlendirir. :)
0
auroraaurora
(10.07.25)
yapay zekalar ilk çıktığında prompt mühendisliği diye bir kavram ortaya çıktı.
yine yapay zeka trendi bu kadar yüksekken bir de "ileride tek bir yazılım dili olacak, o da ingilizce olacak" şeklinde söylemler de çıktı.

bu iki kavram da prompt'un ne kadar önemli olduğunu ifade ediyor.

düzgün sorarsan düzgün cevap alırsın kısaca.
ama her zaman öyle değil tabi.

yapay zekaların şuan karşılaştığı en büyük sorun halüsinasyon.
yani olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek. çok da yaratıcı bu konuda.
bu var mı derseniz "evet var çünkü şöyle şöyle böyle böyle" diyor. hayır ben biliyorum yanlış söyledin yok dediğinizde "evet özür dilerim yokmuş çünkü şöyle şöyle böyle böyle" diyor.

günlük ve basit işler için kullanımında bir mahsur yok.
dertleşmek, bana film öner demek, 1923'te ne oldu diye sormak, yemek tarifi sormak gibi konularda hiç bir sorunu yok.

teknik konularda da eğer ucu açık değilse ve her şey netse yine iyi.
ama bilmediği konularda palavra sıkıyor, ona dikkat etmek lazım.

claude.ai, chatgpt.com, grok.com, groq.com gibi yerlere girin ve kullanın. zamanla az çok anlarsınız. hatta onlara "seni en efektif nasıl kullanırım, halüsinatif yanıtlarından nasıl kaçınırım" şeklinde de sorabilirsiniz.

işiniz ne bilmiyorum ama işinizle entegre çalışırsanız yanınıza bir eleman almış gibi davranabilirsiniz. ona yaptırın, siz kontrol edin.

bazı ai chat-bot'larının masaüstü uygulaması da var ve sizin için kağıt kürek işlerini de halledebiliyor.

--
kısa cevap:
chatgpt'ye (claude, grok, groq, deepseek, vs..) girin ve buraya sorduğunuzu ve benim eklediklerimi oraya yazın. güzel güzel anlatır.

edit:
bak sorunu chatgpt'ye sordum. başlangıç için tatminkar yanıtlar verdi
chatgpt.com
(daha iyisini yazmıştı ama sorun oldu ve yazdıklarını sildi. bu ikinci yanıtı. uzun yanıtlarda bazen sohbet yarım kalıyor -ya da ağzından bir şey kaçırıyor- ve sonra sohbeti geri alıyor)
0
biseysorcaktim
(10.07.25)
annem 66 yasinda chatgpty'ye gezi programi, yemek tarifi, hastalik analizi falan yaptiriyor.
gecen kaloriferi yapay zekaya sorarak tamir etmis.

sevmiyorum :SSS kadar gerici ve sacma bir sebep olamaz. ögrenmemissin. simdi dogru yoldasin :D
aklina gelen sorulari yaz iste bu kadar. google in daha iyisi.
verdigin tasklar da cok karmasik degilse onu da yapiyor.
cok güzel özet cikartiyor.
tez yazmak icin ideal.
isle ilgili cok detay senaryolari yapamiyor. assumptionlari yanlis yapiyor.

insan faktörü elimine edilemez -rahmi koc
0
sonsuz
(10.07.25)
yapay zekayı arama motoru gibi kullanabilirsin.
0
duyuruuser
(10.07.25)
@sonsuz

Sebebim gerici veya saçma değil, hoşlanmadım, bu kadar. Bunu eleştirmen için sormadım soruyu. Beni eleştirin dediğim zaman yerden yere vur tamam, bu yaklaşımların çok itici.

@sivri sinek

Kullanmadım, kullanmak istemedim, hoşlanmadım. Bilmiyorum açıklayamadığım bir mantıksızlık, bir yanlışlık var bana göre. Belki rahatsız da oluyorum, anlatamıyorum. Birileri gerici demiş, gericilik kendi zihninde onun.

@auroraaurora

İşte beni huzursuz eden rahatsız eden yaklaşımlardan biri bu. Her şeyi bırakıp dümdüz yapay zekâ ile çalışmak. Her şeyi ona sormak, başka kimse yokmuş gibi, tecrübe yokmuş gibi, hepimiz robotmuşuz da hiçbir farkımız yokmuş gibi. İyi ki böyle yazdın, bu huzursuzluğumu bulmama yardım ettin.
0
🌸muhayyer divan
(10.07.25)
endişelerinize hak veriyorum.
çok tembelleştiriyor.

aichatbot'lar yaygınlaştığından beri ingilizcem de türkçe ifade biçimim de geriledi.
yarım yamalak cümle yazıp "al bunu düzelt" diyorum, düzgün cümle yazmaya çalışmaktansa.

yine de bunun çözümü ai tool'lardan kaçmak değil.
onu bir çırak gibi görüp (hatta çırak gibi yetiştirmek mümkün) işte yardımcı olarak kullanmak en iyisi.

bazı konularda fikir veren bir danışman, ama çoğu zaman da angarya işlerini yaptıracağın bir alt çalışan olarak konumlandırmak sağlıksız olmaz.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
(10)

Araba ilk bakım

orin
Merhabalar geçtiğimiz ekim ayında sıfır bir araç almıştım. Araba şu an 14 bin km ye yakın ve bu hafta sonu şehir dışına çıkacağım. Gideceğim yer yaklaşık 500 km mesafede. Git gel orada yapılan yol ile 1500 km yaparım diye tahmin ederim. Böyle olunca arabanın ilk bakımı için belirlene km yi geçirmiş
Merhabalar geçtiğimiz ekim ayında sıfır bir araç almıştım. Araba şu an 14 bin km ye yakın ve bu hafta sonu şehir dışına çıkacağım. Gideceğim yer yaklaşık 500 km mesafede. Git gel orada yapılan yol ile 1500 km yaparım diye tahmin ederim. Böyle olunca arabanın ilk bakımı için belirlene km yi geçirmiş olacağım büyük ihtimalle. Sizce bu bir problem yaratır mı? Yoksa yola çıkmadan önce bakıma götürsem mi arabayı?
0
orin
(09.07.25)
iyi olur tabi.
0
designer
(09.07.25)
Sorun olacağını sanmıyorum.
Bakım için belirtilen değerler ortalamadır. Yuvarlatılmıştır.

Arada kaputu açın motor yağı dahil diğer sıvıların seviyesine bakın.
Motor yağının rengi de aşırı koyu tonlarında olmamalı.
0
diyecevaplandı
(10.07.25)
Aracini uzun süre sağlikli kullanmak istiyorsan yağ ve yag filtresi degistirme zamaninin %10-%30 arasi öne çekmeni tavsiye ederim.

yeni yaglarin tam sentetik,icerisinde deterjan katki maddeleri var,yağ degisiminden bir kac bin km sonra rengi karaya dönüyor,

ilk bakim icin kabul edilebilir ama sonraki bakimlara özen goster bence.
0
designer
(10.07.25)
hiç bir şey olmaz. o değerler ortalama. kafan rahat etcekse götür.
0
mikahakkinen
(10.07.25)
300-500km gecmekle bisey olmaz AMA ben olsam yola cikmadan bakima sokarim..
0
cooperr
(10.07.25)
sonuçta uzun yola çıkacaksın bakımları yaptırmakta fayda var.
bakımları erken yapmak, geç yapmaya göre daha avantajlı.
0
duyuruuser
(10.07.25)
yaptır bakımlarını hocam. gönül rahatlığı ile uzun yola çık.
0
lazpalle
(10.07.25)
hiç bi şey olmaz
ne zaman müsait olursan o zaman götür
0
mantık
(10.07.25)
Arabanin garantisi devam ediyorsa, istenilen km yi gecirmeyin. Eger ileriki asamalarda arabada bir sorun cikar ve garanti kapsamindan yaptirmak isterseniz, siz bakim kmsini astiginiz icin boyle olmus diye karsiniza cikabilir.

Uzun da bir yola cikacakmissiniz. Hava sicak. Bakimlarinizi yaptirin, rahat rahat gidin gelin.
0
narod
(10.07.25)
Dsg ise götürün yoksa değmez. Dsg beladır.
Eşe dosta sorup bi sanayi ustasına götürün. 1 saatte halleder. Yetkili servis bu yüzyılun enayi tuzsklarından biri
0
luluki
(10.07.25)
(7)

dsg hakkında

sir gawain
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift
arabayı yenileme sürecindeyim ama dsg hakkında eleştiriler kafamı karıştırıyor. çevremde ve internette çok fazla dsg sevmeyen var ve eninde sonunda bu şanzımanın bozulacağından emin gibi konuşuyorlar. ama piyasadaki çoğu otomatik vites aracın şanzımanı ya dsg ya da onun aynısı olan ismi farklı çift kavramalı şanzımanlar. bu insanları ciddiye alırsam piyasada toyota ve honda’dan başka binilecek araç kalmıyor.

neyse uzun lafın kısası, dsg kullanan ve memnun olan birilerinden ikna edici cümleler duymaya ihtiyacım var. sizce de çok abartılmıyor mu bu dsg eleştirileri?

not: iki üç yaşında, maks. 30-40 bin km’de bir araç alacağım. bir vw alıp bu konuyu geçeyim istiyorum.
0
sir gawain
(09.07.25)
Benzer sürecten geçmiş biriyim. Golf alacakken vazgeçtim. Toyota aldım. Aradan yıllar gecti iyi ki diyorum golf almamışım.

Türkiye gibi ülkede birinci kural: kafan rahat olacak. Başlarım konforuna, süratına...

Maalesef dsg baş belası.
0
luluki
(09.07.25)
Skoda octavia'ya çok baktım ama dsg aleyhinde yorumlar sebebiyle geri durdum. Opel manuel vites ile devam.

Otomatik vites araçların manuele göre daha çok yaktığı da belirtiliyorken kullanımda kolaylık sağlasa dahi otomatiklerin arıza yapma olasılığını görmezden gelmek olmaz. Masrafı da büyük.
0
diyecevaplandı
(09.07.25)
Dsg vites geçişleri çok güzel.
Tek söyleyebileceğim olumlu şey bu:)

A3’ümü sırf dsg arızası yüzünden sattım, bu da söyleyebileceğim ikinci şey..

Araçlar mükemmel. Alabilirsiniz ama kenara 150-160bin tl dsg için ayırın ve hep orda kalsın.
0
artci sarsinti
(09.07.25)
Ablamlarda 2010 passat var. Geçen sene dsg arıza verdi 140binde arabaları 50 bine yaptırdılar halen kullanıyorlar. Benim araçta dsg ama yeni 5bin kmde daha. Herhalde 5. senede değiştiririm garantisinin bitmesine yakın.
0
mirty
(09.07.25)
Abi alacağın adamin nasıl kullandığını bilmiyorsun belki de dsg'nin tam da kullanilmamasi gerektiği gibi kullandı. Yani sıfır alsan neyse de ikinci el bence daha riskli.
Toyota gibi araçlarda bu risk daha az işte.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
1) piyasada cogu aracta dsg veya cift kavramali sanziman yok. vw grubu araclarda var. bir de renault'da yaygin. onun disinda genelde spor araclarda falan oluyor. ama normal otomatiklerin cogu tork konvertorlu veya cvt.

2) benim aracta dsg var. 3 yildir bende ve 8 yasinda. bir problem yasamadim.

3) dsg cift kavrama kullanir ve diger otomatiklere gore daha komplekstir. bu nedenle sorun cikarma ihtimali prensip olarak daha yuksektir. bu nedenle daha sik bakim ister, ayrica daha hassastir. yani karmasik sistemler her zaman daha cok bakim ister veya sorun cikarir. ozellikle ikinci el alirsan belki bakim zamani gelmis bir arac alacaksin. hic degilse kavramalar asinacak. tork konvertoru sivi kullandigi icin cok daha az isiniyor. cift kavramada metal parcalari surekli temas ediyor ve daha fazla asinma var.

4) sonuc olarak bence dsg spor araclarda ve performansli suruste iyi. porsche alsam manuel yerine pdk almaya okey olurum mesela. ama gunluk suruste, dusuk hizlarda, trafikte iyi degil. daha fazla bozuldugu ve hassas oldugu dogrudur. mesela normalde vites gecisleri iyidir ama dusuk hizlardayken cok sarsabiliyor arabayi.

5) bunun ustune bir de turkiye gibi satis sonrasi hizmetlerin ve destegin dusuk oldugu bir ulkede garanti kapsaminda sayilmadigina dair bir suru hikaye okudum. yani atiyorum bakimlari yetkili serviste yapilmamis bir arac alirsan sanziman patladiginda problem.
0
antikadimag
(09.07.25)
@mirty yazmış, 50bine dsg yapılmış, her usta bu kadar iyi niyetli değil. aynı tamir için 150 bin de isteyebilirdi.(belki de başkasının 10 bine yapacağı işe 50 bin de demiş olabilirler bilemeyiz.)

ayrıca sanayide ustalarla röportaj yapılan bir video vardı en çok sanayiye tamire gelen araçlar alman grubu diyor hepsi.
0
duyuruuser
(10.07.25)
(10)

600.000 tl ile araba alınır mı?

steve rogers
selamlar hiç borcunuz olmadığı, arabasız olduğunuz bir senaryoda 600.000 tlniz olsa ne yaparsınız? fon, borsa işlerine hiç giresim yok. ülkede her an ne olacağı hiç belli değil güvenmiyorum. vadeye koysam, vadeler de uzun vadede düşecek gibi duruyor. altında bile beklemek çok uzun vadede mal almaya
selamlar hiç borcunuz olmadığı, arabasız olduğunuz bir senaryoda 600.000 tlniz olsa ne yaparsınız? fon, borsa işlerine hiç giresim yok. ülkede her an ne olacağı hiç belli değil güvenmiyorum. vadeye koysam, vadeler de uzun vadede düşecek gibi duruyor. altında bile beklemek çok uzun vadede mal almaya göre zarar ettirdi son 10 yılda. o yüzden aklıma araba almak geldi.
0
steve rogers
(09.07.25)
araba ihtiyaçsa, 200-300 daha kredi çeker clio, corsa falan alırdım.
0
jelly bear
(09.07.25)
ihtiyacın varsa kesin alınır. fiat egea alabilirsin temiz akarı kokarı yok artistlik yapmadan işini yapan bir araç.
0
biravekahve
(09.07.25)
araba yatırım aracı değildir.

arabaya ne kadar ihtiyacın var. araba kullanmasan bile durduğu yerde para harcar. mtvsi var, kaskosu var, sigortası var, muayenesi var, bakımı var...
0
my fault
(09.07.25)
Araba masraf anlamına geliyor.
Değeri artar diye düşünenlere bakma.

Sabit masrafları, kaskoyu vs zaten biliyorsun ama bir de araba alınca benzin ve otopark masrafı çıkacak.
Araba var diye ekstra planlar yapacaksın, birilerini arabayla bırakman, alman gerekecek vs.

Hele bir de arıza çıkarttı mı çok fena zarardasın.

Türk ekonomisinin iyi gideceğine inanmıyorsan yabancı ülkelere yatırım yapan fonlara da bak.
0
michael_knight
(09.07.25)
yeni mtv düzenlemesi ve olası döviz ile araç fiyatları yükselecek olsada gerek elektrikli araçların yaygınlaşması nedeniyle eskisi gibi prim yapmayacak bana göre. Ancak, çok ucuz krediler verilirse tabiki durum değişir.


altın, bitcoin, döviz, mevduat şeklinde ağırlıkları doğru ağırlayarak yatırım sepeti oluşturabilirsiniz.
yeni çıkan bir gayrimenkul fonu var, yine sepet için onuda değerlendirebilirsiniz.

Birikiminizin tamamini kesinlikle mevduata koymanız ıda tavsiye etmem, bir gece ansızın her şey olabilir bu ülkede.
0
Rao
(09.07.25)
Yatırım için alınmaz, ihtiyaç ise alınır. sıfır arabalarda bir ihtimal değerlenme ihtimali var ama, bütçenize göre alacağınız araba en iyi ihtimalde 7-8 yaşında olacak. O da vakit geçtikçe değer kaybedecek.
Ama ihtiyaçsa da direk alın düşünmeyin.
0
tss
(10.07.25)
yukarida arkadaslarin belirttigi gibi,
ihtiyac varsa al,
yoksa araç masraf kapisi,

Mtv,
Kasko,
Trafik sigortasi,
Yakit,
Bakim maliyeti,
Lastik maliyeti,
Otopark maliyeti,
Trafik cezasi,
Oto yikama,cam filmi,cizigi,farı,ampülü,
Tüvtürk muayenesi..
0
designer
(10.07.25)
Masraflar gözünüzü korkutmasın. 600bin liralık aracın masrafı neticede atla deve değil...

Araç almak asla yatırım olmadığı gibi parayı da öldürür. Ancak, yaşanan şehre bağlı olarak büyük kolaylık/konfor sağlıyor. İhtiyacınız varsa alın.
0
yadigar
(10.07.25)
ihtiyaç varsa çekebildiğin kadar kredi çekip araba alınır. yoksa fiziki sarı metal alırsın kafan rahat olur. ytd.
0
duyuruuser
(10.07.25)
alternatifleri yatırım, diğeri mal alma. biri getiri, diğeri götürü.

arabanın hiçbir şey olmasa 50 bin masrafı olur. sigorta, bakım, en az 1 problem de çıkarır etti 50.

ihtiyaç varsa alın arama ama yoksa koyun ppf'ye seneye daha iyi araç alırsınız.
0
gurur
(10.07.25)
(24)

Hayatınızı devam ettirme motivasyonunuz ne?

ceann deas
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsis
Biraz iç dökmeli uzun bir yazı olacak baştan uyarayım. Öncelikle 28/K kişisiyim. Ülkenin %80 i gibi sorunlu bi ailede sevgi görmeden büyüdüm. Fiziksel ve duygusal sevginin ikisini de evde tatmadım. Sadece kazandigi parayı çocuğun yemeğinden bile kısıp para biriktirip ev arsa alma motivasyonlu narsist bir anne ve kendi annesinden bosanamamis sorumsuz surekli dolandirilan bir babanin ürünüyüm. Hayatım hep maddi manevi kisitlanmak ile gecti. Hicbir zaman yeni seylere cesaretim olmadi cunku basim belaya girse kosabilecegim arkamda duracak kimsem yoktu. Hic sorun cikarmadan buyumek icin kendimi her seyden kistim en ufak sorunda annem kendini yataklara gomup senin yuzunden boyle oldu senin yuzunden olecegim diye manüple ediyordu. Her isimi kendim gordum. “Kiz kismi orospuluk haric her seyi bilip yapacak orospulugu da bilecek ama yapmayacak” denilerek buyutuldum. Yurumeye basladigimdan beri tarla ekme bicme kazma ormandan odun tasima cati tamiri kum cimento tasima siva boya her ise kosturuldugum icin boyun duzlesmem ve ciddi sirt bel agrilarim var.

28 yaşıma geldim. Son 3 yildir calistigim icin maddi olarak kismen bagimsizligim var. Yine de aile evinde yasiyorum istanbulda kira karsilayacak sifirdan ev kuracak getirim yok. Annem kendi aldigi evlerden birinde yasiyor sadece kis aylarinda geliyor. Babam eve 2-3 gunde bir alsamlari geliyor. Evden remote calisiyorum. Hikaye buydu.

Simdi sorum su hayata o kadar gec kalmis ve tecrubesiz basladim ki arkadas edinemiyorum. Maddi bagimsizligimi kazanana kadar arkadasim olmasi yasakti. Annemin kafasinda disari bi cay icmeye bile ciksam butun masanin hesabini odedigim gibi bi senaryo vardi ve bu dusunceye tapiyordu resmen. Arkadas masraf disari cikmak masraf yurumek bile masraf ya yururken susayip su alirsam? Hayatimin buyuk bir kismi evde oturarak gecti. Arkadas edinmeye calistigimda masada herkes cocukluklarini gezdikleri gordukleri yerleri anlatirken benim anlatacak bir seyim olmadigi icin susup oturuyorum. Her seyi kendim hallettigim icin esnafla resmi kurumlarla konusmayi bilirim ama sosyal sohbet bilmem anlamam. Sacmaliyorum anlatacak bir seyler bulamiyorum insanlar garip davranislarimi gorup uzaklasiyor. Gozumun onunde is yerindeki bütün ekibim birbiri ile bulusuyor gorusuyor asla bir yere cagirilmayan tek kisi benim. En kotusu de ekipten birinden 3 yildir cok hoslaniyorum. Benim karekterimin tam tersi oldugu icin muhtemelen asiri disa donuk ve cok rahat bi hayat gecirdigi icin ona olan merakim yuzunden olan bir sey bu. Tahmin edersiniz ki ona bunu beli de edemiyorum. Gorudugum anda put gibi duruyorum. Naz cilve bunlarin hicbiri yok tabiki dduz duvar gibi beton gibi biriyim.

Acikcasi bu saatten sonra da toparlayacagimi sanmiyorum son bir yildir aklimda surekli intihar dusunceleri var. Psikoloğa da psikiyatriste de gittim klasik şemani cizelim ya da sosyallesmeye calis tavsiyeleri daha cok sinirim bozuyor şemamın zaten farkindayim sosyallesebilsem sana neden geleyim? Ya da antidepresan kullanmak istemiyorum. Direk yok olmak istiyorum aslinda. Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum. Son bi iki aydir calisamiyorum da bilgisayar basina oturdugumda kusasum geliyor. Hayatimi devam ettirmekte cok zorlaniyorum. En kotusu ve belki yargilayacaginiz kisim da annemin babamin yaslanacak olmasi ve onlara bakacak tek kisi ben olacagim icin basima kalmalari. Benim hicbir ihtiyacimi karsilamayan ben hastalandigimda bile bakmak yerine okula gonderip aman evde tek basina olmesin okulda hic degilse ogretmeni ilgilenir diyen insanlara bakmak istemiyorum. Onlar elden ayakta. Dusmeden yok olmak istiyorum. Soru soru baglamindan cikti iyice karisik anlattim ama durum bu. Ne yapacagimi bilmiyorum.
0
ceann deas
(09.07.25)
Başka bir şehre ya da ülkeye taşınma ihtimalin var mı?
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
öncelikle her yeni gün umut ve aydınlık demek. bir sonraki gün bugünkü fikirde ve bakış açısıında olmayacağım ve bugün kötü hissediyorsam yarın iyi hissedebilirim. yaratıcı beni kimse için göndermedi ona da bir ahde vefa borcum var. yaşamnın kendisi umut ve motivasyon,nefes alıyor olmak.bu ilahi gücü düşünüp la ilahe diyip tekrar ve tekrar güne başlıyorum. yolun sonu selamet en azından emaneti rabbime teslim ettikten sonrası iyi olsun. ömür zaten çok kısa öyle böyle geçecek sıkıntılar diyorum.
0
Suursuz
(09.07.25)
Malesef ne cesaretim ne de gucum var. Kendime bi araba aldim onu satip maddi gucu saglayabilirim belki ama orada da ayni sey olacak evimi tutup dosedigimde yine kimse ile konusup tanisamayacagim. Sorun cevremde degil benim temel iletisim yeteneklerimin olmamasinda. Sadece okulda insan goren 24 yasina kadar kimse ile muhabbeti olmayan biriyim. Haftasonlari yaz tatilleri okul onceleri sonralari evde tek basima oturuyordum televizyon izliyordum sadece. Bi ara bilgisayar oyunlarina bagimliligim oldu onu yendim onu yendigimden beri hayatimin rezilliğinin daha cok farkina varip bir seyleri degistirmeye calistim ama basaramadim.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
Güzelim sen anne babandan uzaklaş, gerisi gelecek.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
@edmond 4 bile olmus olabilir. 3 haftada bi ofise gidersek goruyorum sadece bir de duruma bu vahimlikten bak. Bu arada dedigim gibi esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum. Son bi yildir oyun bagimliligimi yendigimden beri bazen ara ara cikip tek basima bir seyler bile yiyip icmeye basladim. Ama insanlarla yakin/sosyal iletisim kuramiyorum. Temastan kaciniyorum. Muhabbetim yok.
0
🌸ceann deas
(09.07.25)
1. ailene bakmak zorunda degilsin. bakima muhtac bir insan zaten bakim evine gitmeli. evde yeterli destegi göremez. kendi kendine yetecek ama yine de yardimciya ihtiyac duyuyorsa bakiciyla yasiyor. nerden cikiyor böyle bir düsünce? ayrica da allah korusun.

2. 28 yasinda gencecik, eli ekmek tutan bir kadinsin. bunun kiymetini bil. sosyallesmek icinse ne yapabilecegini düsünelim. Spor mu denemek istersin, sanat mi gezi mi? mesela kahve icmeyi seviyorsan bir is arkadasina ögle yemeginden sonra kahve alalim mi demek icin seni tutan ne? ya da pek istemiyorsa da gel yhaa ben ismarliyorum dersin gelirler zaten. masterchef izliyorsun sanirim. yemek kursuna gitmek istemez misin? birlikte yemek yaptigin sonra birlikte yenilen kurslar var.
dünya mutfaklari gibi bir seye katilabilirsin.

pazartesi ofise gelince de ee naptin, haftasonun nasildi dersin kendi yaptiklarini anlatirsin, karsi tarafi dinlersin. eger biri bu hafta persembe tiyatro bileti aldim dediginde cuma günü ee niyatro nasildi yhaa dersen mesela karsi tarafi önemsedigini belli edersin.

3. 3 yil platonik olarak birinden hoslanamazsin. saglikli bir iliskide her sey karsilikli olur. tek tarafli olmaz. bunu asla unutmaman lazim. ben senin yerinde olsam dating app acar datelere cikardim.
0
sonsuz
(09.07.25)
Hocam sosyal olmak illa fırlama olacaksın, dışa dönüş olacaksın diye bi' durum sözkonusu değil öncelikle. Bence sana ilgi duyan, hoşlanan biri olursa sohbetin çok güzel olmasa bile seninle vakit geçirmekten hoşlanır, ilişki dediğini şey daima birbirinize bi' şeyler anlatıp güldüreceksiniz demek değil, bazen beraber konuşmadan da çok güzel vakit geçer.
Onun dışında çok klişe gelecek ama karakterinizi bilmesem de spor tavsiye edeceğim ben. İnsanda her türlü olumlu gelişmeyi sağlıyor, spor deyince buna günlük yürümeyi bile dahil ediyorum, body mody yapmam lazım gibi düşünmeyin. Belli bir seviyenini üzerinde yaparsanız özgüveninize de acaip etkisi oluyor. Kitap okumak mesela yine dolaylı yoldan özgüven artışı sağlayan bi' şey,
Mesela boş boş yürümek bile olsa kendinizi dışarı atmanız lazım, eve kapanmak burda sorun olabiliecek bi' şey.

adım atmak iyidir hocam.
0
kumandanim
(09.07.25)
ben de uzuuuun uzun yazardım ama "esnafla resmi kurumlarla konusmakta sorun yasamiyorum" bunun üzerinden kendine bir kariyer yolu açabilirsin. kendi ayakları üzerinde, kimseye ihtiyaç duymayan, tek taşını kendi alan tek başına kendi takan kadın olabilirsin.
0
onheil
(09.07.25)
düşmanlarımı öldürmek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Öncelikle uzun vadeli düşünme, bunları aklından sil artık annen baban ayaktan düşene kadar yine 10 sene 15 sene en az var. Bu o zamanın derdi olsun. Senin derdin kısa vadeli başarılar, kazanımlar deyim yerindeyse zaferler. Öncelikle arkadaş çevresi ve sosyalleşme, bunun için adım atmadan olmuyor. Ofiste senin gibi biri var bakıp bakıp duruyor ben geçerken, yanına geldiğimde donup kalıyor. Ben adım attım ve tanıştım. Aramızdaki o gerginlik geçti. Cesaret edeceksin her an değil bir tane minik hedef. Üstüne koya koya bir bakmışsın davetlere yetişemiyorsun, kendini hiçbir şey için üzmeye değmez, emin ol senin yaşadığının çok daha fazlasını yaşadım, çocukluk ve ergenlik döneminde. Başkası yapıyorsa ben de yaparım, bunu oturtmuştum zihnimde uzun zaman önce. Üstesinden gelemeyecek, intihari gerektirecek hiçbir şey olamaz. Şimdi dramatik değişiklikler zamanı değil, bunu hedefleyerek hayatı kendini zehir etme.
0
gabe h coud
(09.07.25)
Aboooo aileye bakma kısmını çok iyi anlıyorum. Çok basit bir şey diyeceğim. Buradaki psikolojik delilere bakma. Aileni bırak, uzaklaş diyorlar. Buna vicdanın el veriyorsa veya sensiz maddi olarak yapabiliyorlarsa yap. Yoksa bu durumu kabullen ve maddi gücünün verdiği özgüven, güç, rahatlık ile kafana göre takıl ama ailenin de ne olduğunu bilerek. Sallıyorum baba kumarbaz. Senden borç istedi. Verirsen paran gelmeyecek. Anan kızımı şey edecekler diye ortamlara girmeni istemiyor, ama gireceksin ve söyleyeceksin de. Yani yüzleşeceksin, biraz savaşacaksın anneyle bu konularda ama sonunda kazanacaksın. Çünkü alışacak. Alışmazsa da umursamayacaksın, neden? Çünkü denedin.

Kısaca kimseyi değiştiremezsin ama duruma adapte olmalısın. Sosyalleşme kısmında ise, benim anlatacak bir hikayem bile yok diyorsan harbiden öyledir. İnsanlarla takılmaya başla, sallıyorum yürüyüşe çık gruplarla. Ofise daha sık git, ben de geleyim olm ben hiç miyim eki eki gibi hareketlerle katıl. Bir yerden sonra hikayelerin olacak.

İntihar boş iş. PSİKolog, psikiyatri boş iş. İlaç boş iş. Sakın bu tuzaklara düşme. Güç içinde. Ciddi diyorum bunu. Bu sorunların daha hızlı bitmesi için bolca para işi kolaylaştırır da diyelim.
0
Shepard
(09.07.25)
Varligim silinsin kimse icin var olmamais olayim istiyorum.; böyle demişsiniz ya, bu annenizin isteği anlattiklarinizdan anladığım, sizin değil.

Sosyallesmemeniz de annenizin isteği.

Böyle devam ederseniz yok etmiş olacaksınız zaten kendinizi.

Hedefi yüksek koyarsanız her şey yapamadım olmuyor gibi gelir. Ee nereye gidiyorsunuz ben de geleyim mi falan davet ettirin kendinizi gerekirse.

Sözlük vs.den hemcinsiniz online birileri denk gelirse de çaya kahveye çağırın baktınız muhabbet uyuyor. Deneye deneye değişir. Bazı şeyleri de biraz abartmayı ya da uydurmayı öğrenin.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
yazdığın hiç bir şey senin suçun değil. dimdik kalmışsın, nefes almışsın, kimseye yük olmadan tek başına ayakta durmayı öğrenişsin. bu bile mucize, çoğu insanın yapamayacağı bir şey. kendine kızacağın bir şey yok.

şu kişiye hissettiklerin de gayet insanca ama onun hayatının rahat, tasasız olduğunu düşünmen belki de sadece dışarıdan öyle göründüğü içindir. onun da içinde ne kırgınlıklar vardır. bilemezsin. senin ona ilgin, yaşayamadığın gençliği görmenle ilgili bence. bir yandan ona yakın olmak istiyorsun, bir yandan da onun dünyasına ait olmadığını düşünüyorsun. put gibi kalmak, dilinin tutulması, naz cilve yapamamak.. bunlar senin suçun değil ki? hayat sana böyle roller öğretmemiş. sen hayatta kalmayı öğrenmişsin. ama şunu bil, kimse birini sadece cilvesi için sevmez. gerçek sevgi, dürüst bakışlarla ya da samimi gülüşlerle kurulur. biri seni sadece eğlenceli, neşeli olduğun için sevecekse o kişi sana göre biri değildir zaten. sen derin bir insansın. yaraların var, hikayen var.. ve bu seni "az" yapmaz. tam tersine çok daha özel biri yapar. kendini hırpalamana gerek yok. sen duygularını yavaş yavaş, kendin gibi, sakince yaşa. gerekirse hiç açılma ama kendini de aşağı çekme, üzülme. hayat sana beklenmedik yerlerden küçük küçük kapılar açar. sen yeter ki kendini "ben beton gibiyim, kimse beni sevemez" diye mühürleme.

sana sosyalleş diye klişe bir şey söylemeyeceğim. ama gerek burada, gerek başka yerlerde bir dolu insanın seni ilgiyle dinleyeceğini tahmin ediyorum. insanın bazen tek ihtiyacı anlaşılmak oluyor. konuş. anlat. tanımadığın insanlar da olsa anlat. birisi seni anlamasa bile, sen kendini daha iyi anlarsın.
0
co2s2
(09.07.25)
bir bumble açıyorsun, bilip yapmadığını yapıyor ve biraz rahatlıyorsun. yok olmak, ölmek istemek bunlar olağan düşünceler -hele hele bu memlekette, hayatta kalmak ise içgüdüsel. biraz primitif yanınla ilgilenmek iyi gelir.
0
ahmet oturum cerezi
(09.07.25)
çözülmeyecek bir derdin yok da yılların verdiği bunalmışlık ile nasıl hareket edeceğini kestiremiyorsun doğal olarak. önce kafayı bir toplayıp toksik insanlardan uzaklaşman lazım. tek başına çıkamıyorsan bir ev arkadaşı bulursun.
0
orpheus
(09.07.25)
borçlarım :D
0
baldan kaymak
(09.07.25)
Yaşamak mükemmel bir şey bunun için ekstra bir motivasyona ihtiyaç duymuyorum yaşamanın bizzat kendisi motive ediyor beni, senin de eminim süper dertlerin vardır ama tadım kaçmasın diye okumadım hakkını helal et.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.07.25)
Eğitimin nedir bilmiyorum, yapabilir misin bilmiyorum ama devletin memuriyet sınavlarına girip Anadolu'ya atanırsan bu derdin epeyce hafifler diye düşünüyorum.

25 yaşımdayken Elazığ'a atandım, tanıdığım kişi sayısı tam olarak SIFIRdı. Anneannemin belki 60 yıllık arkadaşının da asker arkadaşının yardımıyla bir misafirhane bulup 1 yıl kaldım. Toplam 8 yıl kaldım orada, benim arkamı arayan, beni koruyup kollayan kimse olmadan 8 yıl, kadın başıma, tek başıma yaşadım, memur olarak.

Zor muydu, zordu. Ama başardım mı başardım. Sen de yaparsın ve vakti gelince tayinini daha sevimli daha iyi bir yere de aldırırsın. Ailenden uzaklaşmış da olursun, çevre de yaparsın, maddî olarak kendini daha bir sağlama almış da olursun.

Bi dene derim. Konuşmak istersen sık sık uğruyorum buraya, konuşmaktan memnuniyet duyarım.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
yakın cevremde cok tanidigim var,
benzer konular üzerine sıkıntı icerisinde,tek değilsin.

problemlerini kendine saklama ,
böyle ifade etmen çok guzel,

Herseye bir çözüm bulunur,
bak 20 kisi senin degerli oldugunu anlatmaya calisiyor,

Kiz kardesimle birlikte ara sokaktan carsiya dogru ilerliyoruz,

Motorsiklet gecti yanimizdan,
Üzerinde bir oglan arkasinda da bir kiz vardi,

gecerken motorsikletin arkasinda oturan KIZ bagirdi,
Coooookkk güzelsinnnn...

Gülüstuk,hosumuza gitmisti..
Tanimadigin birisi olumlu bir eylemde bulununca yada karsindaki kisi tebessüm ediyorsa,
ilk basta gülmesen bile,
zihninin ici gülüyor,bu nu bebeklerde daha net görebilirsin,
anne bebek iliskisi,
annenin mimiklerine göre bebek tepki veriyor,
Bizi o bebekten ayiran sey,önyargimiz
önyargilarindan kurtul,
Sevgi paylasildikca cogalir.
Sen değerlisin...
0
designer
(09.07.25)
Çözüm kolay ya kafanda büyütme.
hemen bulunduğun şehirde bir tane aktive topluluğu buluyorsun.
örnek olarak aşağıdakiler olabilir;

İngilizce konuşma topluluğu
Seramik/toprak yapma
Dans kursu
Eğer bulabilirsen senin ilacın budur: drama/tiyatro topluluğu/kursu.
satranç kursu bile olur.

ilk aklıma gelenler bunlar. ilk önce böyle bir topluluğa girip arkadaş edineceksin, sonra devamı gelecek zaten.

Bu saatten sonra da ailenin ne dediğine takılıp kafanı yorma.
0
duyuruuser
(10.07.25)
Asla pes etmemek gerektiğine inanıyorum. Insanın kendisi de, çevresi de, içinde bulunduğu koşullar da değişebilir. Naçizane tavsiyem spora ağırlık vermeniz. Fitness + grup sporu. Gelişimi ve değişimi görünce ozguven artışı da olur. Müzik aleti kursu veya ilginizi çeken farklı bir şeyin kursu gibi grup aktiviteleri ise siz çaba gösterip kendinizi kabul ettirmeden sosyalleşmek olanak sağlayabilir. Kısa grup otobüs turları da hem gezip eglenmenizi hem de sosyallesmenizi saglayabilir.

Hayat motivasyonum ise mümkün mertebe güçlü olmak ve önce kendime sonra çevreme yardim edebilecek kapasitede olmak, doğru bildiğim yolda kendime göre eğilip bükülmeden yaşamak.
0
havadakarada
(10.07.25)
Anlattığın çevreye göre durumunu çok iyi gördüm. Demek ki çalışkan, irade sahibi ve güçlü durabilen bir mizacın var. Sorunlarını çözebileceğini düşünüyorum. Biraz daha kabullenici ve affedici olmak sana nasıl gelecek denemek isteyebilirsin.
0
osssy
(10.07.25)
bu kısım önemli: ilaç almak zorundasın.

burda onlarca yazılan yorumu görüyorsun: "şuna odaklan, spor yap, yavaşça sosyalleş, her gün yeni bir umut"... kimse sana bunlardan farklı bir şey söylemeyecek. "heh tamam ya" dedirtecek sihirli bir cümle yok. hiç olmadı.

inanılmaz ajite olmuşsun. ülkeyi geçtim benim çevremde senin durumundan 3-4x kötü durumda olan bir sürü insan var ama herkes bir şekilde bir motivasyonla, ilerliyor, yer yer mutlu günler geçiriyor vs. bu konuyla ilgili de yapabileceğin bir şey yok, yoğun ajitasyon var. ilaçsız geçmesinin bence imkanı yok.

en yakın zamanda bir psikiyatriste gidip antidepresan başlaman lazım. intihar diyorsun keşke varolmasam diyorsun ama antidepresan kullanmak istemiyorum diyorsun, inanılmaz bi çatışmanın içindesin. kendini ve aklından geçenleri boşver, sadece git ve ilaç al. 2 ay sonra etkisini göreceksin, doktor bırak diyene kadar da bırakma ve bırakma talebiyle gitme.

ilaç işini çok kolaylaştıracak. nerdeyse ortada cevap verecek karmaşık bir soru yok. hemen herkes gibi kötü bi aile geçmişi, üstüne onlardan farklı olarak kendi ayakları üstünde durabilen, genç, araba falan alabilmiş biri var. sorun şartlarında değil, geçmişinde de değil, karakterinde de değil. hastalanmışsın, ilacını almalı ve bunları 2 ay sonra düşümen lazım.
0
gitdaddy
(10.07.25)
ya öncelikle çok üzüldüm, benzer duyguları sizinle yakın yaşlarda yaşamıştım. bütün arkadaşlarımın öküz gibi güzel kariyerleri varken ben aile şirketinde kısılmıştım ve işin kötüsü başka bi şey de becerememiştim zaten.

ama değişebilir, değişiyor. ben hayatımın en kötü dönemini de 23-24 yaşlarımda yaşadım. o dönem delirmemek için yaptığım şey kitap okumaktı. gece, gündüz, insan içinde bile bulduğum her fırsatta kitaplar okudum. bir süre sonra da psikoloji kitapları okumaya başladım. öyle dandik kişisel gelişimler değil, harbi psikoloji kitapları
bunlar bana çok iyi geldi.

bir de olmak istediğin bir versiyonun kesin vardır onu düşün. ben mesela hayallerimi koymuştum karşıma. nasıl bir insan olmak istiyorum? entelektüel birikimi yüksek, small talkta başarılı, yurtdışına seyahat edebilen, ne bileyim mesela ingilizcesi güzel, sosyal sorumluluk duygusu yüksek biri olmayı hayal ediyorum. kendimi o insan olarak gördüğümde, hayal ettiğimde mutlu oluyorum ya, bu fikirlere tutunuyorum. sonra hangisini yapabileceksem kolaydan başlayıp yapmaya çalışıyorum. ingilizceyi bedava geliştirebiliriz, sosyal yeteneklerimizi geliştirebiliriz. paramız varsa ikisini bir arada yapmak için kursa gidebiliriz.

böyle böyle hayal ettiğim insan olmaya yaklaşıyorum. paramı fuzuli harcamayıp tatilimi yurtdışında yapmaya kasıyorum mesela.

ama bence en önemlisi aileyi salmak, aileyi geride bırakmak. fiziksel olarak yapmak zorunda değilsin, affetmek mi kabul etmek mi ignore etmek mi hangisi işinize yararsa fark etmez. ben bunu başardığımda en büyük kazancı bunda yaşadım. ben de annesinin sevgisini hiç hissetmeden büyümüş bir kız çocuğuydum şu an kendisini herkesten çok seven bir kadınım.

bir yerden tutunursan inan ki arkası gelecek
0
ofelia
(10.07.25)
(1)

aöf

hknty
aöf'de yaz okuluna kaydoldum. kayıt oldum ve ücreti ödedim. sistemde de aktif görünüyor ancak bugün mesaj geldi ders kaydı yapışmışsınız ancak ödeme yapılmamış diye. banka hesabından da baktım ödeme yapılmış. bir sorun olmaz değil mi?
aöf'de yaz okuluna kaydoldum. kayıt oldum ve ücreti ödedim. sistemde de aktif görünüyor ancak bugün mesaj geldi ders kaydı yapışmışsınız ancak ödeme yapılmamış diye. banka hesabından da baktım ödeme yapılmış. bir sorun olmaz değil mi?
0
hknty
(09.07.25)
arayıp bilgi edinin, telefondan ulaşamazsanız büroya gidin. teyit etmekte fayda var.
0
duyuruuser
(09.07.25)
(18)

size her şeyin doğalını isteme hakkınızın olduğunu düşündüren nedir?

m e b
selamlar.soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp
selamlar.

soru biraz yargılayıcı gibi olmuş ama cidden merak ettiğim konulardan biri.

mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti, hiç doğal bir şey kalmadı diye serzenişlerde bulunuyoruz vs vs. örneğin ne kadar teşvik verilirse verilsin ben hayvancılık-tarımcılıkla uğraşmak istemem, istanbul'dan ayrılıp mevsimsel koşulları gözeterek profesyonel/konvansiyonel üretime geçmek istemem. sanıyorum ki çoğu kişi de mevcut işindeki rahatlığından feragat edip de bu tür işlere girmez. girmek istese zaten bu konuyu konuşmazdık.

kısacası, üretmeye gönüllü olmayıp aynı zamanda mevsimi dışında ürünler tüketmek ve bu ürünlerin hem sürekli hem de doğal olmasını istemek, bu üretimi de başkaları yapsın istemek hakkımız mıdır size göre?
0
m e b
(09.07.25)
Yani yasamak icin birseyler yememiz lazim. :) "mesela ülkemizde tarım-hayvancılık bitti" neye gore bitti, daha az mi uretiyoruz?

Gunumuz sartlarinda hem az para verip, hem cok dogal olsun demeye hakkimiz var desek de piyasa gercekleri cok farkli. Sonucta belirttiginiz gibi kimse bu isleri yapmak istemiyor, tarim-hayvancilikla ugrasana kiz bile vermek istemiyorlar. Ulkemizde bu isler rezillik olarak goruluyor, biraz da oyle zaten. Neyse gunun sonunda parasi olan en iyisini aliyor, fakirler de ne bulursa onu aliyor. Onlarin dogal arayisi falan yok zaten uygun fiyatli bulup aliyorlar.
0
mbond
(09.07.25)
ayni mantikla demokratik bir ulkede yasama hakkimizda yok.
bir cogumuz bir stk, sendika, parti uyesi degiliz, aktif bir mucadele vermiyoruz o zaman boyle bir hakkimiz da olmamali.

tarim konusunda ne kadar yazsak eksik kalir, sadece konuya yaklasim konusunda bir ornek vermek istedim.
0
bay b
(09.07.25)
ailem çiftçi ben de üzüm bağlarının arasında büyüdüm, ünide iken bile yazları yardıma giderdim. çok da severim. ancak üretici - çok büyük ölçekliler dışında- gerçekten zor durumda. insanca yaşamaya yeteceğini bilsem zaten çok ciddi bir meslek alternatifi olurdu benim için.

hak meselesi değil bence bu arada, serbest piyasa ekonomisinde arz/talep dengesine bakar. talep varsa birileri her zaman üretir. ancak doğal/organik tarafına gelirsek kocca bir aldatmaca. belli başlı değerler var gıda kodeksinin belirlediği organik/doğal etiketiyle satışa sunulabilmesi için; arkası çok aranmıyor.

zaten ata tohum da artık neredeyse yok olduğu için monsantonun (vb. büyük tohum firmaları) ıslah ettiği tohumlar kullanılıyor çoğunlukla. bu tohumları da yetiştirme standartları var. belirlenmiş ölçüde ilaç kullanmadan, bu tohumları kullanmadan günümüzde insanın gıda ihtiyacını gidermek gerçek dışı. biraz distopik ama ne yazık ki bilgim dahilinde durum aşağı yukarı bu şekilde.

organik/doğal ürün yetiştirilmesi gerçekten çok zor süreç ve üründen alınan verim de çok düşük. bu yüzden de haliyle fiyatlar fazlasıyla fahiş.
0
lüzumsuz adam
(09.07.25)
İnsanların çiftçi olmamasının nedeni getirisiyle götürüsünün birbirini tutmaması. Onca riske ve fiziksel emeğe istinaden asgari ücrete yakın bir para kazanacak adam bunu gidip başka bir işle çok daha kolay bir şekilde yapabiliyorsa tabi ki çiftçilikle uğraşmaz. Kaldı ki çözümün çiftçi nüfusunu arttırmakla ne kadar alakası olduğu da tartışılır, zira endüstriyel tarım artık yüksek teknolojinin, bir sürü bilimsel ekim tekniğinin, gübrenin, katkı maddesinin vb. kullanıldığı sermaye yoğun bir alan. Örneğin Hollanda bunu yaparken siz gidip klasik yöntemlerle bunlarla zaten rekabet edemezsiniz.

Doğallık konusu da biraz bununla alakalı: "Doğal" diye bir şey yok; milyonlarca insana yetecek gıdayı üretmek için ona göre geliştirilmiş tohum, gübre, katkı maddesi, ilaç vb. lazım. İnsanlar çiftçiler can sıkıntısından ya da parayı bol bulduklarından bunlara tınla para gömüyor sanıyor herhalde... Sorun bunların kullanılmasından öte çoğunlukla yanlış kullanılması, ortada doğru dürüst devlet denetimi olmayınca da zehir tüketiliyor.

Diğer yandan "Gidip X olmak istemiyorsan daha iyisini talep etme hakkın yok" anlamsız bir mantık. Daha iyi futbol izlemek istiyorsak futbol kulübü başkanı, restoranda daha iyi yemek yemek istiyorsak ahçı, daha kaliteli tişört giymek istiyorsak konfeksiyoncu mu olacağı bu mantıkla? Koca bir sektör, onun nasıl denetlenip nasıl yönetileceği devletin işi, daha iyi/doğal vb. gıda tüketmek isteyen bireylerin değil.
0
salihdt
(09.07.25)
tarımı gönüllülük işine düşürenler utanmalı ya. senin istanbuldan(neresinden çok merak ettim) feragat etmene gerek yok ki tarıma dönüş olsa bir anda sudan cıkmıs balık gibi olmaz adım adım ilerlemeli, teşviki çok olmalı, yapanlar övmeli(beyaz yakaya geçiş dönemi gibi) vs. insanlara yeterli maddi imkan sağlanırsa terk etmeyecekleri şehir de yok. bireysel bakarak zaten hataya düşüyorsunuz. sosyal hayatın anlamı bu.
0
ala09
(09.07.25)
Yukarıdakilere katılıyorum, bir toplumda yaşıyoruz ve iş bölümü yapıyoruz. Bu mantıkla hastalanınca doktora da gitmeye de hakkınız olmuyor mesela.
0
peki madem
(09.07.25)
Meyve sebze uretmesek de biz de sonucta birsey uretiyoruz.
Birseyi istemek icin illa o seyi uretiyor olmak mi gerekiyor?
0
nuevo
(09.07.25)
Sizin mantığıniza göre mesela belli bir süre işsiz kalan birinin o süre zarfında hiçbir toplumsal haktan faydalanamamasi gerekir çünkü üretmiyor hakkı yok. Ya da emekli vs olanların, ya da geçmişte 40 yaşında falan emekli olanların da.

Ha demek istediğiniz "hem herkes şikayet ediyor hem kimse elini taşın altına koymuyor" ise katiliyorum buna.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
galiba tam izah edemedim, onu görüyorum.

benim vurgulamak istediğim şey ideal ve sosyal yaşamın gerekliliği üzerinden meslek ayrımına gitmek değildi ki... daha çok kişisel anlamda kişinin kendine sorabileceği "ulan bu işi ben de yapmam. yapmayanlar da olabilir ve yapanların azlığı sebebiyle talep ettiğim şeylerde kalitesizlik/yetersizlik/memnuniyetsizlik olabilir. ben bu işlerle ilgilenmeyeceksem neden başkalarından bu işle ilgilenmesini istiyorum?" gibi bir eleştirel soruydu.
0
🌸m e b
(09.07.25)
Olaya çok yanlış bakıyorsunuz. Herkes, dilediğini ister. Bunda bir sorun yok.

Bunları yemek için bir takım kişilerin, bu işlerde çalışması ve bu kişilerin gönlünü yapmak lazım diyorsanız, bunda haklısınız. Ancak bunu sade vatandaş yapamaz. Devlet denen organizmanın bunu yapması lazım. Ne kadar, hangi cins domates, nerede yetişecek, ne kadarı salça olacak? Ne kadarı ihracata gidecek? Hangi cins ilaçlar ve ne kadar kullanılacak? vs. vs. Hepsinin planlanması ve regülasyonların koyulması lazım.

Biz de artık devlet = tek kişi olduğu için, her şeye yetişemiyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.07.25)
kendin yapmayı istemediğin için sanki kimse yapmak istemiyormuş gibi düşünebilecek kadar özgüveni nereden buluyorsunuz merak ediyorum.

seralar bulunalı çok oldu ve belki inanmazsınız ama buradan üretilen ürünler satılarak karşılığında para kazanılabiliyor ve bence bu üretim için yeterince teşvik edici.

ayrıca şahsen her şeyin doğalını istemeyi bırakalı çok oldu, hileli olmasın derdine düştük bilginize.
0
duyuruuser
(09.07.25)
Hakkımızdır.
Burada yanlış yönetim politikalarının sonucu biz bu sağlıksız gıdalara maruz kalıyoruz.
Mesela Cargill istedi diye cumhurbaşkanı paketli gıdalardaki glukoz oranını değiştirdi.
Ya da mesela aynı mantıkla rusyanın kabul etmediği domatesi biz yiyorsak rusya da ithal etmesine ve üretmemesine rağmen vatandaşını gözetip bunu almıyorsa bizdeki bakan da "pestisit oranını vatandaşın bilmesine gerek yok" diyorsa sülalelerine sövsem yine hakkımdır diyorum.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
@duyuruuser: çünkü tarım ülkesi olmamamızdan? çünkü tarımın gsyih'deki payının düşüklüğünden? çünkü tarımda dışa bağlı oluşumuzdan? çünkü köy-kırsal yaşamdan şehirlere göç edişinden? çünkü tarım kültürünün ülkemizde hala oturmamasından?
0
🌸m e b
(09.07.25)
normal olan doğal olması değil mi? yani anormal bir durumu istemiyoruz ki? zaten olması gerekeni istiyoruz? ne bileyim, kafam kadar domates olsun demiyoruz mesela, domates temiz bir toprakta yetişsin istiyoruz, çöplerin atıldığı, plastik parçalarının gömüldüğü bir toprakta değil, sunni gübre yerine kompost ile yetişsin diyoruz, tarım zehiri kullanılmasın, kullanılması elzem ise, kullanan kişiler eğitilsin, 15 gün ömrü olan zehiri attıktan sonra 7 nci günde toplanıp insanlara satılmasın, abi az daha koy etkili olsun kafası ile kullanılmasın, dönüm/kök başı şu kadar su için bu kadar ml ise o kadar kullanılsın istiyoruz.

gdo'lu gıdalar da bir sorun, sadece daha yuvarlak ve daha parlak görünüyor, tüketici bunu tercih ediyor diye genetiği ile oynanmış ve uzun süreli etkilerini bilmediğimiz ürünleri istemiyoruz. bu bir tercih olabilir, iki ürünü yan yana koyarsın kim neyi tercih edecekse eder. öyle bir tercih hakkı sunulmuyor.

sen belki çalıştığın konum/kurum açısından rahatsındır, tarım/hayvancılık ile uğraşmak istemezsin, başkasına zul gelir, senin hayatını yaşamak istemez. zul gelenler de ayrılıp çiftlik falan uğraşıyor bir şeyler zaten.

üreticinin yozlaşmasını istemiyoruz, üreticinin çakallık yapmasını istemiyoruz, elbette yapanlar çıkacaktır, milyonlarca insan var sonuçta, onlarında denetlemeye takılmasını istiyoruz.

doğalı derken, olması gerekeni istemek normal. sahte bal, sahte margarin, sahte yağ, sahte ürün/hizmet istemek garip.
0
selam
(09.07.25)
valla bana kalırsa sadece var oluşum her şeyin en iyisini hak etmem için yeterli, çok megalomanca gelecek ama değil. ben isterim, istemeye devam edeceğim ister hükümetlerden, ister yerel yönetimlerden, ister evrenden, ister tanrıdan önüme kim gelirse. her şeyin en güzelini en doğalını istiyorum.

hee dersen ki kardeş peki isterken yaptığın bi şeyler var mı? var. mesela etiket okurum, üreticilerden daha az katkı maddesi kullananınkini satın alırım. hem kendi sağlığım için hem de çöp içerikli ürün üreten insanlara param gitmesin diye, bütçem yettiğince bazı ürünleri organik alırım mesela sirkeyi.

ya da daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için civarımda gördüğüm olumsuzlukları dile getirir, yerel yönetimlere dilekçe ile şikayet ederim. üretim yapmayı da çok isterdim, çeşitli araştırmalarım ve denemelerim oldu aronya berry yetiştirmek istedim mesela ama vakitsizlikten kaldı ama 2 tane aronya berry ağacım var, 3 yıl önce dikildi bu sezon meyve alırım diye umuyorum.

sorunuza cevap, ben kendime hak görüyorum her şeyin iyisini doğalını istemeyi
0
ofelia
(09.07.25)
Devlet bunun için var, vergiyi bunun için veriyoruz.

Dünyanın tarımsal ihracatı en yüksek olan ülkelerinde organik tarım alanındali iş gücü katılım oranını diğer alanlarla karşılaştırarak söylediğin denklemin yanlış olduğunu görebilirsin.
0
Bruce
(09.07.25)
e tabi hakkimiz her kompleks ekonomide oldugu gibi. uretmek dedigin seyi calisan herkes yapiyor ipsiz sapsiz gezmiyorsa. biri excel'de spreadsheet uretir biri tarlada domates.

ben istedigim urunu almak icin onu uretmek zorunda degilim. insan talep eder, arz varsa alir. arz yoksa talebi goren arz edip para kazanir. bundan daha dogal olan nedir anlamadim? bunu organik tarima degil her seye uyarlayabiliriz.
0
antikadimag
(09.07.25)
@m e b

Ben müzisyenim, anamın karnından itibaren üniversite bitene kadar Klasik Türk Müziği eğitimi aldım, şu anda da devlette Klasik Türk Müziği yapmakla görevliyim.

Sana soruyorum, bu milletin bir geçmişi, bir tarihi, çeşitli alanlarda oluşturduğu mirasları var. Biri de müzik mirası. Halkın çoğu dinlemiyor diye Klasik Türk Müziği yok olmalı mı sence? Peki sen yapabilir misin Klasik Türk Müziği? Yapmalı mısın? Her Klasik Türk Müziği dinlemek isteyen bunu yapmalı mı?

Hayır.

Ama yapamasa da dinlemeyi seviyorsa yahut sevmese bile kendi halkının tarihine ve mirasına saygısı varsa, bunların devamlılığı için, yeni nesillere aktarımı için uygun bir şeyler yapabilir değil mi? Daha doğrusu yapmalıdır.

Ne yapmalı mesela, Klasik Türk Müziği ne demek onu bi kafasında netleştirmeli mesela. Çocuğu veya yeğeni veya öğrencisi veya biri sorsa verecek doğru bir cevabı olmalı. Ayrıca belli başlı eserlere âşinâ olmalı, tavsiye edebilmeli. Müziği sanat halinde dinlerken eğlenceye meze etmemesi gerektiğini, bir âdâbının olduğunu bilmeli ve çevresine öğretebilmeli. Konser dinleme âdâbını bilmeli, müzisyenlere duyduğu saygıyı ve sevgiyi onlara kıyafetiyle, dakikliğiyle, dinlerkenki sessizliğiyle, rica edildiğinde alkışlamayışıyla... gösterebilmeli.

Bak, Klasik Türk Müziği yapmadığı halde destek oldu, varlığını sürdürmesine yardım etti, saygıyı devam ettirdi.

Yani sorunun cevabı, bir şeyin olmasını istemenin yeter sebebi her zaman onu yapmak değildir. Onun varlığına saygı göstermek de yeter sebeptir. Ben bir müzisyen olarak mali müşavirlik yapamam mesela, ama onun "şunu yapın şunu yapmayın" demesine kulak verir, sorum varsa sorup öğrenir, hatta mantığını anlamaya çalışır ve gerekeni yaparsam bir mali müşavirlik destekçisi olurum. Bu da hem o mesleği ve işi devam ettirir hem beni destekler.
0
muhayyer divan
(09.07.25)
(10)

eskinin forumları neye döndü

biseysorcaktim
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için. eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.b
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.
sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.

ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için.
eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?

şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.
ben genelde bu amaçla burayı kullanıyorum.
arama motorlarında arıyorum -muhtemelen yerli/yabancı bi yerde bahsi geçmiştir.
bir de AI chatbotlara danışıyorum.

başkaları nerelere danışıyor?

koskoca internet büyük çoğunluk için instagram/twitter oldu gibime geliyor.

çoğunlukla iyi-kötü aradığımı buluyorum
ama kitlesi düzgün bir forum olsa güzel olurdu.


---
gerçi itiraf etmek gerek, forumların popüler olduğu zamanlarda kitle de içerik de çoğunlukla boş beleş şeylerdi. onun güzellemesini yapmak istemiyorum, ama yine de faydalı oluyordu.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
bir çok konuda hatta niş konularda facebook grupları hala en iyi kaynak.
teknoloji forumlarının bazıları yaşıyor, donanımhaber de yaşıyor buralarda da cevaplar geliyor.
0
duyuruuser
(09.07.25)
muhasebe ile ilgili konular için biz hala facebook grubu kullanıyoruz.

ya da şu sıralar epey karşıma çıkıyor, tesisat, tamirat, elektrik, elektronik, arduino, plak, otomobil vs. hepsi facebook grupları üzerinden yürüyor. her marka otomobilin ayrı grubu var mesela, hatta modellere göre birden fazla.
0
kibritsuyu
(09.07.25)
facebook grupları. inanılmaz aktifler. her sorduğunuza anında cevap geliyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.07.25)
Facebook +1
Facebook sahibi olmamın tek sebebi.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
Reddit.

Facebook'un hâlâ yasadigina inananiyorum.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
Güzel konu +rep. Eskiden wardom r10 iyinet forumtr gibi yerlerde gezinirdik. Şimdi gezdigim bir yer yok. Demek olay Facebook'ta dönüyormuş
0
onheil
(09.07.25)
forum işi 2005'te falan bitti hiç de öyle 2015 lere kadar sürmedi. frmtr gibi forumsiteleri kaldı sadece. r1o da zaten webmaster sitesi. facebook sonrası forum sitesi diye bir şey kalmadı.
0
koela
(09.07.25)
reddit. baska bir foruma ihtiyac yok. her sey derli toplu istedigin kitleyi bulup iletisime geciyorsun. bulamiyorsan sen yaratiyorsun.

quora.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yerli icerik olarak facebook gruplari ve telegram gruplari. (Donanimhaber bitti, en azindan teknik konularda)

Yabanci icerik reddit. Muthis bilgili adamlar/kadinlar muthis yardimseverler hala.
0
brkylmz
(09.07.25)
Forum isi 2010 civari bitti
Inci + fb bitirdi. Fbnin sicramaya basladigi yillardi.
2005 forumlarin en iyi zamanlari. 2005te muadil yoktu yanilsam da mantiken bitemez gibi geliyor.
0
help im alive
(11.07.25)
(3)

3 yaşındaki çocuğa oto koltuğu

etna
Böyle bebeklerinki gibi çok güvenlikli, özellikli filan değilde, daha pratik bir şey kullananlar var mı?Annesinin kucağında oturmasın yeterli. Bir de kolay çıkarılıp takılan bir şey olmalı
Böyle bebeklerinki gibi çok güvenlikli, özellikli filan değilde, daha pratik bir şey kullananlar var mı?
Annesinin kucağında oturmasın yeterli. Bir de kolay çıkarılıp takılan bir şey olmalı
0
etna
(08.07.25)
kolay çıkarılıp takılma derken arabaya montaj anlamında mı? (iki araba arasında değişim için falan mı?)..

çünkü genelde bu yaşlar için alacağınız oto koltuğunu 8-10 yaşına kadar da kullanabilir. o yüzden genelde sabit oluyorlar.

bu yaşlar için ana kucağı gibi güven veren düzgün ürün bulmak zor. zaten 5 yaşından sonra koltukta otursa da arabanın kendi kemerini takacak. ebebek'teki modeller fena değil (joie mi ne kullandık bir süre. idare etti)

tavsiyem mutlaka gidip görerek alın. internette düzgün görünen bazı modellerin oturma minderleri tahtadan hallice.
0
brkylmz
(08.07.25)
isofix varsa hepsi kolay. bende britax römer kidfix 2 var ama 4 yaşa bile biraz büyük.
0
mikahakkinen
(09.07.25)
şunlar pratik ve güzel;
tr.aliexpress.com
www.temu.com
0
duyuruuser
(09.07.25)
(5)

ezel dizisi hk

sweetoffice
ezel dizisini hiç izlemedim, konusunu dahi bilmiyorum. izlemeye başlanır mı sizce ?
ezel dizisini hiç izlemedim, konusunu dahi bilmiyorum. izlemeye başlanır mı sizce ?
0
sweetoffice
(08.07.25)
Şu ana göre teknik ve görsel olarak geri kalıyor. Bir tek senaryo ve konu kaldı, o da modern monte cristo kontu işte.
0
etna
(08.07.25)
Hiç fragman izlemeden ilk bölümden başla.
0
duyuruuser
(08.07.25)
izlenir en iyi türk dizilerinden. kadrosu da müthiş.
0
jelly bear
(08.07.25)
kesinlikle izlenir, özellikle ilk sezonunu çok iyi buluyorum ben, harikulade
0
zemberek
(08.07.25)
Ben hep yarım yamalak izlemistim şimdi daha dikkatle izliyorum.guzel izlenir


Ezelden bağımsız dizileri TV de yayınlanırken izlemek daha güzel o bir haftalık heyecanla bekleme insanların onun hakkında konusmasi
0
aloneinthedark
(08.07.25)
(15)

blog işi bitti ?

denizmaniaherif
kafamda bir blog yazma işi var.. sosyal medya hatta youtube bağlantısı da olacak blogta ama hiç gerek yok gibi de geliyor bir yandan.. çünkü kimsenin artık yemek tarifi falan hariç dev gibi web sayfalarına bile baktığını düşünmüyorum.sizin fikriniz nedir ? 1- yoo bence bloglar hala etkili ve şuarada
kafamda bir blog yazma işi var.. sosyal medya hatta youtube bağlantısı da olacak blogta ama hiç gerek yok gibi de geliyor bir yandan.. çünkü kimsenin artık yemek tarifi falan hariç dev gibi web sayfalarına bile baktığını düşünmüyorum.

sizin fikriniz nedir ?
1- yoo bence bloglar hala etkili ve şuaradan ücretsizini ( zamanının blogspot vb. ) açabilirsin..
2- hiç girme instagram ve x yeter.

konu : bilimsel ama popüler şeyler üzerine hem yazı yazacağım hem tarif vereceğim hem de videoya dökeceğim basit videolara..
0
denizmaniaherif
(08.07.25)
biteli 10 sene oluyor
0
xu
(08.07.25)
Tek başına blog da olmaz instragram da olmaz, hepsi senkronize olacak hatta tiktok da.
Para kazanma gayesinde olmazsanız ve bıkmadan düzenli içerik üretirseniz başarılı olursunuz. içerik olduktan sonra sadece platformlarda paylaşmak kalıyor.
0
duyuruuser
(08.07.25)
blog değil de site domaini alıp kendi siteni yapacaksın. düzenli şeyler yazarsan, illa ki dönüşü oluyor. okumak işi hala bitmedi. hala insanlar bir şey araştırırken en çok arama motorunu kullanıp yazılı metinlere ulaşıyor.
0
koela
(08.07.25)
Beni takip etsinler..
diye bir derdin yoksa , online bir kütüphanem kayıt aracım olsun diyorsan özgün olarak bir şeyler yap.

Kitap okuma işi bitmediği gibi blog devri de sürecektir.
0
diyecevaplandı
(08.07.25)
Yapay zeka içerik üreticilerini bitirdi. Şu videoya bakın: www.youtube.com
0
amortisman
(08.07.25)
en son 2008-2009 yıllarında yazmıştım.

insanlar artık görsellik istiyor, ses istiyor. videoyu ilerleterek izlemek istiyor.

podcast var artık, youtube var.
0
yurtsuz john
(08.07.25)
Blog ekosistemi eskisi gibi değil ama Substack kullanıyorum ben okuyucu olarak, çevremde de okuyan ve yazan epey insan var.
0
fotrsapka
(08.07.25)
yapay zeka hunharca ve etik olmayan bir şekilde içerikleri ezberleyip sanki kendi alametifarikasıymış gibi sunuyor. aslında sizin blog'unuza girip öğrenmem gereken bilgiyi chatgpt'ye sorup çat diye öğrenebiliyorum.

google bile -türkçe aramalarda değil- bir soru sorduğunuzda gemini aracılığıyla bir cevap üretiyor en üstte. ve bu cevap gerçekten çok tutarlı (doğrulu kesin değil ama iş görecek kadar tatmin ediyor). böyle olunca birisi araştırma yapmıyorsa alt sayfalara kaydırıp sizin blogunuzu bulma zahmetine katlanmıyor bile. ki daha yolun başındayız.

insanların ürettiği bilgilerle kendini doyuran yapay zeka; insanları üretmekten/yazmaktan alıkoyacak fakat bu gidişle öğrenecek yeni bilgi bulmakta zorlanacak.

geçiş aşamasındayız şu an, tahminim bir süre üretkenlik azalsa da ilerleyen yıllarda yine üretmenin değerini anlayıp blog'lar yazmaya, içerik üretmeye devam edeceğiz.
0
brkylmz
(08.07.25)
Çok spesifik şeyler dışında blog okumuyorum. En son okuduğum blog yazısını geçen hafta okudum, spesifik derken "stoacilarda zaman anlayışı" şeklinde bir derleme yazısiydi ve epey iyi referanslar vardı.

Yine de instagram + blog + youtube fena fikir değil hala, spesifik konularda yazmıyorsanız bile.
0
encokbenisevinnolur
(08.07.25)
İnstagram diyorum. Okumaya tahammülüm kalmadı, eskiden kitap kurduydum.
0
muhayyer divan
(08.07.25)
@xu +1

Instagram'da tanıtım, YouTube'da yayın, websitesinde kaynaklı ve detaylı açıklama (blogdan daha genişletilmiş ve derli halde) olanı en makul sanırım.
0
nawar
(08.07.25)
medium var.
0
deartheodosia
(08.07.25)
blog biteli çok oluyor. ben bile 2010 yılında bıraktım, hey gidi.

blogu geçtim, websitesi işi bile bitti gibi.
0
sir gawain
(08.07.25)
Milletin yarısı adhd olmuş, dikkat süreleri 1 dakikadan fazla değil. Shorts videoları dışında tutması zor yeni bir şeyin. Hele blog falan imkansız.
0
but that was just a dream
(09.07.25)
ne tiyatro ne radyo bitti.
basılı gazeteler azalsa bile tamamen bitmedi.
karikatür dergileri de bitmedi (birer birer kapansa bile hala dergiler var)

blog'lar da bitmez.
ama basılı gazete/dergi ne kadar az etkiliyse artık, bloglar da öyle.

takip edeni var, arada bir denk geleni var.
bence insta/twitter için hali hazırda üretiyorsanız bir şeyler, blog'a da ağırlık verin.

millet adhd olmuş, 1 dk'dan uzun süren şeyleri okuyamıyor +1
ama bu davranıştan kurtulmak isteyen de ciddi bir kitle var.

arz/talep meselesi gibi biraz.

ben blog okumayı bıraktım, çünkü yıllar önce takip ettiklerim birer birer bittiler.
en son bu kaldı takip ettiklerimden.
altı ayda bir güncelleniyor.
benbugunbunuogrendim.blogspot.com
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
(4)

Tp-Link Deco x10 Mesh sistemi ile 5. Kattan 3. Kata internet paylaşmak

iddaaci
Merhaba, 3. Katta babam 5. Katta ben oturuyorum. Bende internet var babamla paylaşmak istiyorum. Mesh sistemi kurmayı planladım ama almadan önce deneyimleyen var mı merak ettim. Öncelikle: 5. Kattaki 100mbps internetimin sinyalini apartmanın altındaki (0. Kat sokak) dükkanda yakalıyor kaplumbağa hız
Merhaba, 3. Katta babam 5. Katta ben oturuyorum. Bende internet var babamla paylaşmak istiyorum. Mesh sistemi kurmayı planladım ama almadan önce deneyimleyen var mı merak ettim.

Öncelikle: 5. Kattaki 100mbps internetimin sinyalini apartmanın altındaki (0. Kat sokak) dükkanda yakalıyor kaplumbağa hızıyla kullanabiliyorum. Sadece sinyal yakalama diyelim.

Daha sonra babamın 3. Kattaki evin içinde sanırım duvarlardan dolayı sinyal yakalamıyor ama elimi yarım metre penceren çıkarınca 2 diş çekiyor. Sorun yok.

Şimdi, ben iki tane deco x10 mesh cihazı alsam birini 5. Kata cam kenarına diğerini de 3. Kata cam kenarına koysam babam YouTube’da aşı nasıl yapılır, sebze meyve bakımları gibi videoları rahat izler mi?

Not: kablolu sistem önermeyiniz lütfen teşekkürler
0
iddaaci
(07.07.25)
Mesh sisteminde cihazların birbirini görebilmesi durumda en iyi sonucu alırsınız.

Cihazlar arasında duvar,mobilya ve elektronik cihazlar sinyalarin zayiflamasina neden olacaktır.

Her ne kadar istemesenizde iki kat arasına kablo çekmeniz en iyi sonucu verecektir.
0
kaiserr76
(08.07.25)
hiç kablosuz şeylerle uğraşmayın zamana, emeğe yazık. en verimlisi kablo çekmek.
0
duyuruuser
(08.07.25)
mesh cihazları aynı hizada ve cam kenarında olsun. sorunsuz kullanırsınız. bende e4 mesh var ikili dubleks evimde sorunsuz kullanıyorum. fabrikaya m9 3lü kurdum ve fabrika 3 kat 1500metre kare her köşesinde sorunsuz kullanıyoruz.

3 lü alırsan altatki dükkanda da sorunsuz kullanabilirsin.
0
gercekdunya
(08.07.25)
@gercekdunya tam dediğiniz gibi dükkana kadar indi. Sorunsuz kullanıyorum teşekkürler.
0
🌸iddaaci
(08.07.25)
(7)

17 inc jantli arabanin 18 inc jantli stepnesi

ceann deas
Araci 6 ay once bayiden sifir cikardim kriko falan kontrol ettim ama stepnenin kac inc olduguna hic bakmamistim. Az once babamin lastik patlayip stepne takinca bi aklima takildi baktim stepne 18lik. Bayi danisanima yazdim stepne ince yanak oldugu icin sorun olmaz esitler diyor ama cok da kafama yatm
Araci 6 ay once bayiden sifir cikardim kriko falan kontrol ettim ama stepnenin kac inc olduguna hic bakmamistim. Az once babamin lastik patlayip stepne takinca bi aklima takildi baktim stepne 18lik. Bayi danisanima yazdim stepne ince yanak oldugu icin sorun olmaz esitler diyor ama cok da kafama yatmadi. Degisim istemeli miyim?
0
ceann deas
(07.07.25)
istemelisin
0
jelly bear
(07.07.25)
Stepnenin temel amacı zaten aracı lastikçiye kadar idare etmek. Birçok markanın stepneleri normal lastikten farklı. Bence durum normal.

Bazısı uğraşmamak için her 5 lastiği de aynı ölçü aynı jant yaptırıyor ancak bayiden talep eden duymadım.
0
yadigar
(07.07.25)
yuvarlanma çapı önemli. lastik üzerindeki rakamları tam yazarsan fikir verebiliriz.

225/50 R17 lastiğin yuvarlanma çapı yaklaşık: 657 mm.
125/80 R18 ya da 135/70 R18 yuvarlanma çapı yaklaşık: 658–660 mm.

böyleyse sorun yok. amaç zaten max 80km hız ile kendini servise atmak. iş görür. %3'e kadar okey der kılavuz-u kullanım.
0
avatar is back
(07.07.25)
Aracin lastikleri 205/55/R17

Stepne 125/70/R18

Bunu hesaplayabilecegimiz bi site falan var mi?
0
🌸ceann deas
(07.07.25)
@avatar is back +1 önemli olan ölçü. zaten istetme çok uzun süre kullanmak için değil.
0
mikahakkinen
(07.07.25)
normal lastikleri metre ile en dıştan ölçün,
stepneyi de en dıştan ölçün
bir birine yakın rakam çıkması lazım.
çıkmasa da sorun değil sonuçta lastikçiye kadar gideceksiniz ve hız yapmamalısınız.
0
duyuruuser
(07.07.25)
www.calculator.net

yaklaşık %4 fark çıkıyor. ama sadece lastikçiye gidene kadar takacağınız için sorun olmaz bence.
0
inheritance
(07.07.25)
(5)

hacıosman'dan yeni havalimanına toplu taşıma ile nasıl ve ne kadar sürede

xu
hacıosman'dan yeni havalimanına toplu taşıma ile nasıl ve ne kadar sürede gidiliyor bilgisi olan var mı?
hacıosman'dan yeni havalimanına toplu taşıma ile nasıl ve ne kadar sürede gidiliyor bilgisi olan var mı?
0
xu
(07.07.25)
hacıosmandan metroyla gayrettepeye geçiyosunuz. ordan da gayrettepe havalimanı metrosuna binip gidiyosunuz.

hacıosman gayrettepe süresini bilmiyorum ama gayrettepe yeni havalimanı 30-35 dakika sürüyor.
0
spirit crusher
(07.07.25)
@spirit crusher şimdi h8 diye bir hat buldum hacıosmandan kalkıyormuş. belki onu kullanırım. ama iett'ye güven olmaz diyerekten yedek olarak birde havaş'a binebileceğim bir konum lazım. levent yazılmış ama levent'in neresinden biniliyor istanbul havalimanına gitmek için?

iett.istanbul
0
🌸xu
(07.07.25)
En garantisi Hacıosman metrodan Gayrettepe'de aktarma yaparak havalimanı metrosunu kullanmak.
Hacıosman metrodan havalimanına en fazla 60-75 dk ulaşırsınız.
0
duyuruuser
(07.07.25)
4. levent otobus duragindan geciyor ama ara durak, bu otobusler yer yoksa almiyor ara duraktakileri boyle sacma bi durum var. o yuzden metro+metro yapmak en mantiklisi bence.
0
bay b
(07.07.25)
google 1 saat 40 dk diyor. metro ile garrttepe aktarmali ist havaalani.

rayli tasimada -marmaray haric- cok aksama olmuyordu ama ist metrosunu hic kullanmadim.

siz 2 saat hesaplayin, daha da garanti olsun derseniz 2.30 saat gibi davranin.
0
taurina
(07.07.25)
(12)

Vefat ve yönetici davranışı

meraklitursucu
Dedeniz vefat etti, 2 gün izin aldınız yönetici işi düşünme git dedi. Sonra baktınız siz cenazedeyken size mail atmış "şunu hatalı yapmışsın belki ben anlatamamışımdır ama bundan sonra gönderirken önce kontrol et dikkat et" diye. Ben mi hassasım yoksa bu sonra yapılır mı? Ek bilgi 2 kişi çalışıyoruz
Dedeniz vefat etti, 2 gün izin aldınız yönetici işi düşünme git dedi. Sonra baktınız siz cenazedeyken size mail atmış "şunu hatalı yapmışsın belki ben anlatamamışımdır ama bundan sonra gönderirken önce kontrol et dikkat et" diye. Ben mi hassasım yoksa bu sonra yapılır mı? Ek bilgi 2 kişi çalışıyoruz.
0
meraklitursucu
(07.07.25)
Merhaba, iş mailinize attı ise bence "döndüğünde görür, unutmadan mail atayım" düşüncesi olabilir. Sonra söylerim deyip unutmamak içindir. Sonuçta izinli olduğunuzda iş mailinize bakmak gibi bir zorunluluğunuz olmamalı.
0
nwnd
(07.07.25)
Siz hassas bir donemde olabilirsiniz. Izin vermis, isi de dusunme demis, maillerinize bakmanizi beklemiyor belli ki, gelince okur diye dusunmus. Bana normal geldi, x izinli diyip atacagi tum mailleri donusunuze biriktirmek gereksiz ve zor bir sey zaten. Bizim arkadaslar izinde maillerine bakmaz, kimse mail atmamazlik etmez, herkes donunce bakiyor zaten, tatilde baktigini bildigim kisilere de "tatil donusu cevap vermek uzere' gibi bir sey yazilir.
0
kassiopeia
(07.07.25)
Vefat eden dedeniz olduğu için çok etkileneceğinizi düşünmemiş olabilir. "Zamanı geldi rahmetine kavuştu". Artık çalışma vakti gibi. Aranızdaki sevgi bağını kimse bilemez tabi.
0
HellKeePer
(07.07.25)
nwnd +1
0
duyuruuser
(07.07.25)
arbre +1
cenazede olduğunu unutmuş olamaz. sonra okur nasıl olsa diye bir mantık yok. kağıda not alsın; geldiğinde söylesin. kötü bir yönetici. kaba saba biri.
0
neira
(07.07.25)
Şık değil ama büyük bir günah da değil. Buna takılmamaya çalış.
0
michael_knight
(07.07.25)
ben bi sorun göremedim. sonuçta sana mesaj atıp ya da arayıp söylememiş. 2 gün sonra bakacağın mail ile söylemiş.
0
spirit crusher
(07.07.25)
zaten izindesin. dönüste bakacagini düsündügü icin atilan bir email.

ne yapsin to do listine mi yazsin? dönünce dikkat et sana göndermis ve kendi kafasinda bitirmis iste :)
0
sonsuz
(07.07.25)
son derece normal bir davranış. işi düşünme demiş, dönünce okuyabileceğiniz maile göndermiş. düşüncesiz olduğunu düşünmüyorum, o an işin doğal akışı içinde yapmış.
0
Phoebe
(07.07.25)
Bunlar mail atilmaz diye bir sey yok. Arbre’nin dedigi direkt yanlis. Mail atip o maile gore aksiyon almanizi beklemiyorsa problem yok.
0
ghilleinthemist
(07.07.25)
izinden döndüğünüzde o maile neden cevap vermediğinizi sormadığı sürece bir sorun yok. mail atmak zaten müsait olduğunda bakarsın düşüncesiyle yapılan bir şey. bu kadar kırılgan olmamak lazım. aksi halde yöneticinin daha ciddi çıkışlarını "bana mobbing yapıyor" olarak algılarsınız. bunlar olağan şeyler.
0
himmet dayi
(07.07.25)
bilerek yapmış, aldığın 2 günlük izinden bile rahatsızlık duymuş. insan olmayan biri tarafından kasten atılmış bir mail. maksat canına bir ot daha tıkamak. hem bu mailde iyimserlik tanımıyorum. etrafımda o kadar bu tip insan var ki Ancak böyle ucuz şeyleri onlar düşünür ve yapar.
0
koela
(07.07.25)
(5)

Eve hırsızlık vs için güvenlik sistemi kurmalı mıyız sizce?

psmstc
Öyle aşırı iyi durumumuz yok ama binamız bölgedeki tek yeni bina. Etrafımızda varoşlar olarak tabir edebileceğimiz mahalleler var. Daire girişine kamera taksak evde birşeyler saklıyoruz gibi mi olur? Evin içine güvenlik kamerası mı yoksak en iyisi? En mantıklı güvenlik önlemleri ne olur? Çelik kapı
Öyle aşırı iyi durumumuz yok ama binamız bölgedeki tek yeni bina. Etrafımızda varoşlar olarak tabir edebileceğimiz mahalleler var. Daire girişine kamera taksak evde birşeyler saklıyoruz gibi mi olur?

Evin içine güvenlik kamerası mı yoksak en iyisi?

En mantıklı güvenlik önlemleri ne olur?

Çelik kapı kilidi güçlendirme, demir korkuluk kamera vb?

Aynı şekilde annem de yalnız yaşıyor 67 yaşında. Apartmanı eski ama Onun için de bir güvenlik önlemi almak istiyorum ne yapabilirim?
0
psmstc
(04.07.25)
En iyisi mümkün oldukça evde değerli eşya tutmamak.
İlla önlem diyorsan alarm taktır. Kamera görüntü alsa nolcak ki? Yakalayıp bırakıyorlar ertesi gün.
0
merhum
(04.07.25)
ev zemin birinci katta vs değilse iyi çelik kapı + kapıyı düzgünce kilitlemek, her çalana kapıyı açmamak + apartmanının kapısının şifresinin düzenli değişmesi ve apartman sakinlerinin geleni bilmeden kapıyı açmaması yeter. kamerayı da apartman girişine takın
0
kisa
(04.07.25)
kamera bazı hırsızları caydırabiliyor. bina dışına kamera takın ve "bu bina izlenmektedir" gibi bir uyarı koyun. giriş kattaysanız parmaklık şart. bina içindeki kapı kilidi akıllı kilit yapabilirsiniz.
0
duyuruuser
(04.07.25)
Girmeye niyetli olanı kamera durdurmaz. Bence siz etraftaki varoşlara karşı fazla onyargilisiniz. Her varos mahallede "dur şurada yeni bina varmış kesin zengindirler soyalım" diyen insanlar yaşamıyor.

@orientblue'nun dedikleri yeter de artar tedbirler. Germeyin kendinizi.
0
encokbenisevinnolur
(04.07.25)
Kamera falan caydırmaz hırsızları 1 yıl hapis cezasının 15 gün yatarı var. Kaliteli bir çelik kapı, tuzaklı kilit göbeği, birde kilitlerin ağzına emniyet aynası takın.
0
komando kani var bende
(04.07.25)
(5)

Mobilya Almaca

ronartest
Merhaba,Hangi firmaya baksam teslimat tarihleri ile ilgili sorun yaşayan yüzlerce insan görüyorum, ekşi'de şikayetvar'da. Ben yorumları şu saçma sapan mobilya bayileri ile yaşıyorlardır diye düşünüyordum ama vivense'den mondi'ye her başlıkta aynı problemler var görünüyor.Ankara için bir öneriniz var
Merhaba,

Hangi firmaya baksam teslimat tarihleri ile ilgili sorun yaşayan yüzlerce insan görüyorum, ekşi'de şikayetvar'da.

Ben yorumları şu saçma sapan mobilya bayileri ile yaşıyorlardır diye düşünüyordum ama vivense'den mondi'ye her başlıkta aynı problemler var görünüyor.

Ankara için bir öneriniz var mı? Başımız ağrımadan bi koltuk bi baza alamaz mıyız?
0
ronartest
(04.07.25)
geçen ay yataş'tan yatak aldım ve özellikle stokta olan modelleri sordum ve ertesi gün teslim edildi, mobilya için de aynısı geçerli. yalnız stokta bulmak daha zor.

o yüzden şöyle yapıyorum, ön ödeme olarak ufak bir meblağ ödüyorum, kalanı ürün teslimi anında havale olacak diyorum anlaşmamı ona göre yapıyorum. bunu kabul etmeyenden zaten alışveriş yapmıyorum.
0
shadex
(04.07.25)
ikea'dan almaya da elim gitmiyor :D ben de aynı düşünüyordum ama.

www.youtube.com
0
🌸ronartest
(04.07.25)
İstanbul'daki masko gibi bir yer vardır mutlaka. Gidip mağaza gezeceksin ve sohbet edeceksin. Biraz oradaki ortamı koklayacaksın. Diğer müşteriler nasıl davranıyor, gelen telefona nasıl cevap veriyor bakacaksın. Bi şey sorunca her şeye hallederiz mi diyor şunu yapamam riskli olur mu diyor tartacaksın. Yani esnaf mı değil mi ona bakacaksın. Ha bütün bunlara rağmen sorun olma riski var mı tabii var ama düzgün bir esnafsa büyük ihtimalle malına sahip çıkar seni mağdur etmez. bu arada google yorumlar da faydalı oluyor.
0
merhum
(04.07.25)
sektörden bildiriyorum;
anahtar kelime özel sipariş.

Eğer bir koltuğun stokta olmayan rengini, kumaşını ya da ölçüsünü sipariş geçtiyseniz bu artık özel siparişe girer fabrikada üretim kuyruğunun en sonuna eklenir.

özel siparişleriniz de 6 aydan önce teslim edilmeyeceğini bilerek sipariş verirseniz sorun yaşamazsınız.

çok acele mobilya ihtiyacınız varsa showroomda görüp dokunduğunuz ürünleri tercih etmelisiniz.
0
duyuruuser
(04.07.25)
saloni mobilya'dan aldık 2-3 ay önce, belirttikleri tarihten de önce teslim ettiler
0
yuto
(07.07.25)
(6)

balı arı mı üretiyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu kadar çok balın arıyla üretilmesi mümkün mü? marketteki ballar arılardan mı elde ediliyor?
bu kadar çok balın arıyla üretilmesi mümkün mü? marketteki ballar arılardan mı elde ediliyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.07.25)
Piyasadaki balın % 90 i sahte.
0
designer
(04.07.25)
Bu kadar çok sütün ineklerden elde edilmesi gibi, evet, arılardan elde ediliyor.

(bkz: hayvancılık)

Ortalama bir kovan arı 20kg'a yakın bal üretir bir yılda. İyi verimli bir ırk ise, ideal koşullarda ve optimum verimle avrupada 80 kg'a kadar çıkabiliyor bazen...

Dünyanın her tarafı çiçekler, ağaçlar vs. nektar kaynaklarıyla dolu... Kaldı ki şekerli su verseniz yine bal yapabiliyor arılar.

Marketteki bal eğer namussuz bir üreticiden ise pek tabii glikoz vs. maddeler katılmış olabiliyor, bu ayrı bir konu...

Balın kalitesi içinse bin çeşit faktör var. En önemlileri arının ırkı, hastalık ve parazit olmaması, nektar topladığı flora, mevsimsel özellikler...
0
yadigar
(04.07.25)
Mobildeyim, ekleme:
Bu kadar yumurta da tavuklardan elde ediliyor. Ama o tavuklar hayat boyu 1 adım atmıyor. Sun'i yemler ile besleniyor, antibiyotik basılıyor vs... Haliyle yumurta tavuktan da olsa besleyici ve sağlık verici özelliklerini yitiriyor. Marketteki balların birçoğu da şekerli su şerbeti verilmiş arılardan... Bal zaten yüzde doksan bilmem kaçı saf fruktoz olan bir ürün. Şekerli sudan mamul olunca polen ve enzimlerden fakir oluyor. Glikoz şurubu kadar olmasa da, ondan çok da farklı bir şey olmuyor. Canan Karatay gibilerin tüketmeyin dediği bal bu. Flora çeşitliliği bol, rakımı yüksek bir yaylada üretilmiş ve arılara verimi arttırmak için şeker, kek vs. verilmemiş bir karakovan balının bir çay kaşığı bile inanılmaz aromatiktir. İnsan fazla tüketemez...
0
yadigar
(04.07.25)
Sahtesi nasıl yapılıyor bilmiyorum ama organik diye satılan ve arının yaptığı ballarda da hile oluyor.
biliyorsunuz arı çiçeklerden polen toplar kovanda bal yapar. ama arıların çiçek çiçek gezip uzaklara gidip gelmesi vakit aldığı için bazı arıcılar(%90ı) kovanların önüne bildiğiniz toz şeker(zirai marketlerde içine bişeyler daha karıştırılarak arı yemi, maması, besini, diye satılır) döküyorlar ve arılar o şekerleri bala çeviriyor. eğer düzenli aldığınız bal markası varsa ve bu balın tadı sürekli aynıysa o arı şekerle bal yapmıştır.
0
duyuruuser
(04.07.25)
her balı arı üretiyor fakat arıların normalde çiçeklerden nektar toplaması ve onunla bal üretmesi gerekirken üreticiler bu süreci daha hızlı ve ve verimli olması adına arı kovanlarının dibine karşısına şeker şurubu koyuyor. arı kilometrelerce ucup nektar aramak yerine devamlı burdan şeker alıp kovana peteklere koyuyor.Bunda da arının doğal olarak kattığı enzimler, amino asitler ve diğer besin öğeleri olmuyor. boş şeker yani. sahte bal dedigimiz şey bu
0
limonlu eksi
(04.07.25)
arilari kovanlarinin onune seker serbeti veya ari keki konulmasi endustriyel uretimde biraz zorunluluk. normal sartlarda arilar mevsim sartlari, cevredeki cicek cesitliligine gore farkli yerlerlere goc etme egiliminde oluyorlar. ornegin baharda bol cicekli olan alcak bolgeler yazin sicak ve kurak olabiliyor. o nedenle de arilar mevsime gore yer degistiriyorlar. endustriyel uretimde ise belli bir yere bagli kalindiginda kovandaki suruyu kaybetmemek, kovanin aclik cekip goc etmemesi icin takviye besin veriliyor.

bilincli ureticiler bulundugu bolgeyi tanir ve sadece zorunlu durumda bu besin takviyesini verir, ama bilincsiz ureticiler maksimum verim icin devamli besin takviyesi ile arilari tembellestiriyorlar. ayrica kisin arilar her turlu aclik ceker, kovanin buyuk kismi kaybedilir. bu kaybi azaltmak icin besin takviyesi verilir.

besin takviyesi olmamasi icin de cesitli yontemler var, ornegin kara kovan denilen yontemle kovanlar insan etkisinden uzak yuksek yerlere, orman ve vadi derinliklerine kuruluyor, tum sezon acilmiyor. bu kovanlarda bal orani az oluyor, en onemlisi de tum yil beklenen bal supriz olarak mevcut olmayabiliyor. bu isi gelir olarak yapiyorsaniz kara kovan bali riskli, ama daha degerlidir.

ya da gezici kovanlar var, mevsim sartlarina gore uretici kovani kamyonetine yukluyor ilkbaharda alcak bolge ciceklerinin oldugu, yazin ise daha serin yuksek yaylalara cikartarak geze geze uretim yaptiriyorlar.

marketten aldiginiz bal buyuk ihtimalle besin takviyesi olan baldir. ureticiden direkt alirsaniz ozellikle yaz sonu alacaginiz bal takviyesiz, baharda aldiginiz balda arilar takviye almis olur. tadarak bu farki anlamak zordur.

kisaca bal endustriyel uretimle maksimum verime ulasarak arilar tarafindan uretilir. en dogal bal ise kara kovan balidir, ama her kara kovan diyene de inanmamak lazim
0
emrahday
(04.07.25)
(4)

Meskun alanda drone uçurmak serbest mi?

sonhakan
Bizim sitenin üzerinde ara ara görüyorum?
Bizim sitenin üzerinde ara ara görüyorum?
0
sonhakan
(03.07.25)
Değil, bir ihtimal bir yerlerde bir inşaat, restorasyon alanı vs. varsa onun için izinli kalkıyordur. Başka bir ihtimalle izinsizdir, siz rahatsız oluyorsanız bildirin.
0
akhenaten
(03.07.25)
İzinsiz hiç bir şekilde kalkamıyorum drone şikayet edin.
0
rodeocu
(03.07.25)
shgm'nin serbest ya da yasaklı drone bölgeleri var
aşağıdaki linkten detaylı bilgi alabilirsiniz.

drone.net.tr
0
duyuruuser
(03.07.25)
polis drone devriyesi atıyor olmasın. balkonda bir şeyler yetiştiriliyor ihbarı gelmiştir.
0
Improbable
(04.07.25)
(3)

Hazır oyun bilgisayarı

edaddy
Uzun zamandır dizüstü bilgisayar kullanıyorum fakat arada oyun oynamak için bir masaüstü alsam mı diye düşünmeye başladım. Kendim toplamayı beceremeyeceğim için hazırlara bakıyorum.Şu hoşuma gitti stokta görünmüyor fakat genelde yeniliyorlarmış. Fiyatı 63 bin TLhttps://www.incehesap.com/falcon-tavsi
Uzun zamandır dizüstü bilgisayar kullanıyorum fakat arada oyun oynamak için bir masaüstü alsam mı diye düşünmeye başladım. Kendim toplamayı beceremeyeceğim için hazırlara bakıyorum.

Şu hoşuma gitti stokta görünmüyor fakat genelde yeniliyorlarmış. Fiyatı 63 bin TL

www.incehesap.com

Önerir misiniz? Diğer siteler vade farksız taksit yapmıyor.

Aslında alışkanlığım dizüstü olduğundan Gamegaraj'ın 5070 Ti'lı modellerine baktım fakat onlarda fiyat 90'lara çıkıyor. Masaüstü ve yeni bir ekran da 70-80 tutacak gibi biraz kararsızım.
0
edaddy
(03.07.25)
eğer donanımdan biraz anlıyorsan, parçaları seçip aldığın yere toplatabilirsin.
kasayı hazır olarak kargolarlar.

bu da güzel;
www.incehesap.com
0
duyuruuser
(03.07.25)
peşin fiyatına 3 taksit diyor, da başka yerde benzer sistemi vade farkıyla bile 3 taksitte 63k'ya bulamıyor musun?

örnek www.gaming.gen.tr
57.499,00 ₺ peşin 62.144,92 ₺ 3 taksit. 14400F yerine de r5 7600 var.

bu sistem bu fiyata en iyidir de demiyorum, bu site en uygun fiyatlı da demiyorum sadece 5dk baktım kendime almıyorum sonuçta çok zaman ayırmadım. ki incehesaptaki sistemin tüm parçaları detaylı belirtilmemiş psu ne ram ne ssd ne?

ggtr'deki sistem de bence mükemmel değil şahsen almazdım veya parça değişimi seçerdim mesela 1tb ssd almam artık, m.2 slotu kapladığına değmez. sıvı soğutma tercih etmem vs. illa beğenmediğim bişeyler çıktığı için de hiç hazır sistem almadım. ama senin attığından iyidir, onun yerine bunu alırım diyebilirim.

bunu örnek atmamın tek sebebi senin sorduğun sistemle en yakın base özelliklere sahip. 1tb ssd, 32gb ram, 9070xt gpu vs. daha iyi cpu ile aynı 3 taksit ile daha ucuza geliyor. vade farksız taksit diye göz boyamak için base fiyatları yüksek tutmuş sanki incehesap.
0
konetsu
(03.07.25)
Bence fiyati uygun.

Biz geçen sene çalisma amaçli PC'yi 100k'ya toplamistim parça parça.
0
feastofthedamned
(03.07.25)
(9)

İlk kez Otomobil Alacak Birine Tavsiye

elektr10
Merhaba.Hayatında kredi çekmemiş, büyük borca girmemiş ve ilk kez araç alacak birine ne tavsiyede bulunursunuz? 0 faizli kredi veren otomobil markaları varmış mesela. Hem ona hem banka kredisine başvurabiliyor muyuz? 0 faizli kredi verenler dönemsel mi oluyor? Anladığım kadarıyla taşıt kredisi max 4
Merhaba.

Hayatında kredi çekmemiş, büyük borca girmemiş ve ilk kez araç alacak birine ne tavsiyede bulunursunuz? 0 faizli kredi veren otomobil markaları varmış mesela. Hem ona hem banka kredisine başvurabiliyor muyuz? 0 faizli kredi verenler dönemsel mi oluyor? Anladığım kadarıyla taşıt kredisi max 400 bin veriyor bankalar.

Almak istediğim araç 1.8-2 m arasında ve benzinli/hibrit. skoda, toyota ve volkswagen favorilerim ama önerilere açığım.

bir diğer sorum da bu ölçekte bir araç satın almak için tüm birikimleri harcamak akıllıca mı?
0
elektr10
(03.07.25)
araç kredileri yüksek ihtiyaç kredisi çekebilirsin. 0 faizli krediler genelde 200 300 bine 12 ay taksit vb. tüm birikimini arabaya yüklemini ben önermem. şu an ev almak daha mantıklı ve kredi oranları düşük. eğer araç alıp tüm birikimini ona yükleyeceksen de satışı kolay ve piyasası olan araçlara yönelmelisin. polo, golf vb.
0
mikahakkinen
(03.07.25)
bu kişi araç sürme konusunda da acemi ise bu kadar para harcamasına gerek yok. 0 faizli krediler elinde nakiti olan kullanıcılar için. elinde 1.5 milyon var 300bin lazım onu 12 ay 0 faizli ya da piyasa faizinden daha düşük faizli olarak kurumdan kullanabiliyorsun. yani aracın tamamına 0 faizli kredi yok.

bence tüm birikimi bir araca yatırmak akıllıca bir hareket değil. çünkü araçların yıllık yürütme maliyetleri de yüksek. mesela 1.8 hibrit toyota corolla'nın yıllık mtv tutarı 18-19 bin civarıydı. sigortası, kaskosu, yakıtı, bakımı, beklenmeyen arızası vs. derken çok fazla gideri oluyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.07.25)
ilk aracını sıfır alma. seni hem maddi olarak zorlayacak hem de usta şoför değilsen o aracı sürteceksin, hor kullanacaksın, belki küçük kazalar yapacaksın. ikinci el bir otomobil al geç.
0
sir gawain
(03.07.25)
ilk aracımı sıfır aldım 8ay önce. hibrit. şoförlüğüm de yoktu öğrendim. çarparsın sürtersin bu senin kullanımına bağlı. araca iki kez iki yaşlı amca hafif sürttü benim hatam olmamasına rağmen. oluyor yani böyle şeyler. ben de araç krediyle aldım. maaş bankan daha düşük faizli verebilir krediyi sormak lazım. ihtiyaç kredisi mi araç kredisi mi onun için de elindeki nakit önemli. otomobil markalarının bazı bankalarla özel anlaşmaları da oluyor size de söylerler zaten. evin yoksa bu kadar birikimin tamamını arabaya yatırmak bence mantıksız.
0
dedim ben sana
(03.07.25)
Önce 2. el al hocam. Çarpsanda sürtsende için yanmaz. 2003-2007 toyota corollar var ondan al. Bak fotoğrafınıda atayım
upload.wikimedia.org


bundan al bana dua edersin. Sonra Sıfır alırsın.
0
komando kani var bende
(03.07.25)
'Sıfır faizli kredi' lafı bir pazarlama hilesidir. 'Sıfır faizli' diyene 'peşin alırsam?' derseniz daha düşük bir fiyat verecektir. O iki fiyat arasındaki fark o kredinin faizidir.
0
Mirket
(03.07.25)
ilk arabayı hoşunuza gidecek bir ikinci el almayı öneririm
0
edaddy
(03.07.25)
çoğunluk ikinci el almayı öneriyor. arabada çok acemi değilim uzun yol tecrübem epey var ama şehir içinde pek kullanmıyorum.

@komando kani var bende

hocam onun 2010 modeli mevcut. annem artık çok kullanmıyor arabayı zaten. muhtemelen ondan satın alacağım mantıklı geldi. :)
0
🌸elektr10
(03.07.25)
tüm birikimi arabaya vermek hiç mantıklı değil,
2m yerine 1m lik 2. el araba alın.
0
duyuruuser
(03.07.25)
(5)

Telefon önerisi var mı?

fakat
Şu an 27.000 TLm var. Önümüzdeki ay 40.000 TL ye tamamlarım , hangi telefonu alayım sizce? Bu tamamen telefon bütçem bu arada bu paranın hepsini kullanabilirim. İkinci el istemiyorum. Bütçem bu kadar olacak ve önümüzdeki ay da alacağım. İnternete siteleri iPhone 16 ve Samsung son modellerinden başka
Şu an 27.000 TLm var. Önümüzdeki ay 40.000 TL ye tamamlarım , hangi telefonu alayım sizce? Bu tamamen telefon bütçem bu arada bu paranın hepsini kullanabilirim. İkinci el istemiyorum. Bütçem bu kadar olacak ve önümüzdeki ay da alacağım. İnternete siteleri iPhone 16 ve Samsung son modellerinden başka bir şey göstermiyor gibi ya da ben bulamadım, onlara da param yetmiyor malum fakirlik :)
0
fakat
(03.07.25)
Bence orta segment telefonlar günlük kullanım için yeterli, fotoğraf kaliteleri de yükseldi

Samsung a56 ve honor 400 bak, ikisi de 20.000 civarı

Samsung 6 sene güvenlik güncellemesi ve 6 android sürümü güncellemesi de yapıyor telefonlarına
0
grimavi
(03.07.25)
kampanya yakalayabilirseniz iphone 16e olabilir ya da 17'nin çıkmasını beklerseniz 15'in de fiyatları biraz aşağı salınabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(03.07.25)
şayet marka takıntın yoksa xiamio telefonlara yönelebilirsin, ailecek yıllardır kullanıyoruz fiyat-performans olarak çok memnunuz hatta yurtdışı kayıtlı almak istersen çok yüksek modellerini yarı fiyatına alabilirsin
0
gencfb
(03.07.25)
Ben s24fe onermeye geldim.

25000 civari belki kampanyalarla falan daha ucuza da bulunur. Diger modellere gore daha ucuz ama yine premium telefon deneyimi.

Butce limitim yokken kendime s23fe almistim bu sene anneme babama s24fe aldim.
0
aguen
(03.07.25)
mümkünse iphone değilse s24fe
0
duyuruuser
(03.07.25)
(23)

Maaş almadan yaptığınız işler

sekizdokuzon
Benim iki tane var: part time ev hanimligi (cam-kapi silme leveli açılmak üzere) ve annemlere ilişki-yasam koçluğu.Siz bedavadan hangi hizmetleri sunuyorsunuz?Teşekkürler.
Benim iki tane var: part time ev hanimligi (cam-kapi silme leveli açılmak üzere) ve annemlere ilişki-yasam koçluğu.

Siz bedavadan hangi hizmetleri sunuyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Maaş almadan gönüllü olarak da yapabileceğim işi söyleyebilirim tabii ki mesleğim. Aşığım mesleğime, yorulmadan gece gündüz aşkla yapabilirim.
0
rock n roll
(02.07.25)
Benim iki oğlana ücretsiz şoförlük hizmeti sunuyorum. Okuldan al kursa götür, kurstan al doğum gününe bırak vs
0
kullanicadi
(02.07.25)
barinakta "sarilici" olarak calisiyorum. kedilere sariliyorum, haftada bir gidiyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.07.25)
@konusma: <3
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
Veteriner arkadaşın ameliyatlarına(var ulan diplomam) yardım amaçlı giriyorum, ultrasonlarına yardım ediyorum. Karga, güvercin(yaralı, yavru) denk gelirse büyütüp uçuruyorum. Sana psikolojik destek veriyorum xd.
0
Shepard
(02.07.25)
Ben de sana nasıl socially awkward olunmaz dersleri veriyorum
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
sofor ve psikolog. soforluk neyse de psikologculuk hic bana gore degilmis parayla da yapmam
0
ala09
(02.07.25)
@sekizdokuzon başarılı değilsin anlaşılan xd
0
Shepard
(02.07.25)
Şoförlük, organizatörlük, hamallık, marangozluk, ara buluculuk, kariyer danışmanlığı, head hunterlık ve finansal danışmanlık.
0
gabe h coud
(02.07.25)
Baştan aşağı bir ev içerisindeki hemen her türlü tadilat onarım
Excel, ufak tefek programlar yazmak.
0
kisa
(02.07.25)
bi vakıfta gönüllü hizmet
en yakın iki arkadaşa ilişki koçluğu
kardeşime terzilik
0
juliette
(02.07.25)
@shepard: enkaz devraldık, zaman istiyor diyelim
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
@sekizdokuzon ahahaahahhaah
0
Shepard
(02.07.25)
arkadaşlarımın sosyal medyada piyasa yapacak fotoğraflarını çekiyorum, problem çözüyorum, perde takıyorum, insanları güldürüyorum.
0
fyodor fyodorovic
(02.07.25)
her zaman değil ama izinliyken yeğenlere şöförlük yapıyorum. evden al, kursa götür, vs.
0
inheritance
(03.07.25)
arkadaşlarıma mekan ayarlıyorum, mesela sohbette bir arkadaşlarıyla yada date muhabbeti geçerken sizin için şu mekan çok iyi olur diyorum, mekanı anlatıyorum, mekanı arıyorum rezervasyonlarını yaptırıyorum, tamam yeriniz hazır diyorum ve onlar eğlenirken ben denize karşı tek başıma biramı içiyorum, mekanda kazanıyor, arkadaşlarımında gecesi güzel geçiyor, ben ne alaka.
0
IcedFlames
(03.07.25)
seyahat acentaligi.

seyahati belirleme, biletleri alma, plani yapma vs vs
0
sonsuz
(03.07.25)
internet sitesi editörlüğü

özel ingilizce ve matematik dersi hocalığı
0
yemrem
(03.07.25)
Duyuruculuk :)
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
Duyuruda milletin derdine derman olmaya çalışıyoruz.
0
duyuruuser
(03.07.25)
düğün fotoğrafçılığı, aile içi IT hizmetleri
0
ananiyimioguz
(03.07.25)
Babalık
Bekar anneyim, oğlum babasını bilmiyor haliyle babalık görevleri de bende.
İşsizim.
Öğrenciyim.
Mobilya montajından derz dolgu çekmeye, zeytin hasadından passiflora terbiyesine onlarca şey yaptım ücretsiz.
Bungalov ev inşaatında bile çalıştım. Hatta beraber çalıştığım ustamla geçen gün yemek yedik, sana da yevmiye vermedim dedi. İstemedim ki, dedim. Gerçekten de öyle.
0
strawberry first
(04.07.25)
diğerleri ha'mallık o ayrı da
bir tanesi için helali hoş olsun

Galatasaray için sosyal medya paylaşımları, reels ler, Galatasaray halı saha organizasyonları, bu akşam da Galatasaray lılar yemeği var ilk olanı.

Yine olsa yine yaparım ve yine helali hoş olsun derdim. İyi ki Galatasaray
0
baldan kaymak
(04.07.25)
(3)

Tek telefona iki mikrofon bağlama - sa çalan babaya yardım

iddaaci
Merhaba Babam YouTube için saz çalıp bunları paylaşıyor. fifine k683a mikrofonu kendi sesi için kullanıyor. Telefona takıp kullanıyor. telefona type C kablo ile bağlanıyor. tabi telefonda tek type C girişi var. Şimdi sazı için de bir mikrofon istiyor. Aynı telefona iki tane mikrofon takılmıyor haliy
Merhaba Babam YouTube için saz çalıp bunları paylaşıyor. fifine k683a mikrofonu kendi sesi için kullanıyor. Telefona takıp kullanıyor. telefona type C kablo ile bağlanıyor. tabi telefonda tek type C girişi var. Şimdi sazı için de bir mikrofon istiyor. Aynı telefona iki tane mikrofon takılmıyor haliyle Biz 1 mikrofon daha alsak aynı telefon üzerinde nasıl hallederiz bu işi? yani type C çoklayıcı kablolar var. telefona takıyorsunuz size 2 tane giriş veriyor. bu aleti alsak 2 mikrofon telefonda çalışır mı? size sormak istedim.
0
iddaaci
(02.07.25)
babana bir adet DJI Mic Mini al, kabloyla bu işi çözmek tahmin ettiğinden daha zor. mic mininin içinde 2 tane mikrofon var birini saza birini yakasına taksın.
0
nahtoderfahrung
(02.07.25)
mevcutta kullandığınız mikrofonu sazla çene hizasının ortasına konumlandırın daha iyi ses alırsınız.

iki mikrofon olayına girince biri diğerinden yüksek olacak, bağlama da bazı vuruşlarda ses patlayacak bunları düzeltmek gerekecek.
0
duyuruuser
(02.07.25)
USB-C'yi çoklasan bile birden fazla mikrofonu aynı anda çalıştıramaz telefon. onun için özel ekipmana ihtiyacın var.

şurada detayları görebilirsiniz: www.youtube.com
0
himmet dayi
(02.07.25)
(10)

eski arabada vites geçiş problemi

biseysorcaktim
kullandığım renault clio dizel manuel araçta vites geçişi ile ilgili bir sorunum var, anlamak istiyorum.başka vitesten 1'e dönerken debrijayı sonuna kadar hatta tüm gücümle basmam gerekiyor. ufak bir boşluk kalırsa geçerken zorlanıyor. bu bahsettiğim gırç gırç yapmak değil. zor geçmesi.diğer vitesle
kullandığım renault clio dizel manuel araçta vites geçişi ile ilgili bir sorunum var, anlamak istiyorum.

başka vitesten 1'e dönerken debrijayı sonuna kadar hatta tüm gücümle basmam gerekiyor. ufak bir boşluk kalırsa geçerken zorlanıyor. bu bahsettiğim gırç gırç yapmak değil. zor geçmesi.

diğer viteslerde bu sorun olmuyor.
debriyaja elbette basıyorum ancak 1'deki kadar sonuna kadar basmak zorunda olmuyorum diğer geçişlerde. diğer vitesler yumuşak yumuşak geçiyor, 1'de ise fiziksel güç uyguluyorum.

ne olabilir bu durum?
0
biseysorcaktim
(02.07.25)
debriyaj teliyle ilgili bir sorun olabilir. normalde abanmadan 1. vitese geçmesi lazım.
0
duyuruuser
(02.07.25)
en çok kullanılan ve en çok güç binen vites o. senkromeç deforme olmuş olabilir. motorun gücünü tamamen kesmeyince hareket etmekte zorluk çıkarıyor olabilir. bizimki amatör yorumu elbette.
0
lazpalle
(02.07.25)
Şanzıman yağını değiştir. Biraz daha rahatlama sağlar. Bir de baskı balatana baktır iyi bir ustaya.
Tel kısa kalıyor da olabilir. O da mantıklı bir seçenek
0
jackyr
(02.07.25)
Son olarak paspasın öne kayıyor olabilir. Öne kaydığı için debriyaja tam basılmıyor olabilir. Paspasına bi bak. Havuzlu paspas falansa yüksektir debriyaj altında kalan yeri. Paspasın sol üst tarafından bıçakla, falçatayla kes dikine kes. Debriyaj ve sol ayak koyma yeti arasından. Paspas yüksek kalıyor ve debriyaja dipten basmayı engelliyor olabilir.
0
jackyr
(02.07.25)
eski arabalarda maalesef böyle bir sorun var. 1. vitese rahat geçiş için neredeyse durman gerekir veya bir süre sonra geçeceği devir ve hıza ayak uydurursun bir rampada geçiş yapman gerekirken o anı yakalayıp vitesi atarsın. hatta bunun ilerlemiş versiyonunda 1. vitese atmadan geri vitese atamadığın seviye başlar.

kesin çözümü bir usta söyler ama ben olsam şöyle yapardım
önce debriyaj balatasını kontrol ederdim. eğer durumu iyiyse vites kutusuna baktırırdım.
0
bravoteam
(02.07.25)
hareket halindeyken 1. vitese geçirmeye çalışırsan dediğin problemi yaşarsın. 1. vitese rahat geçmek için duruyor olman lazım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.07.25)
1. vitese geçmek için tamamen durman gerekir+1
0
adivar
(02.07.25)
"1. vitese geçmek için tamamen durman gerekir"
bunu bilmiyordum. bu bahsettiğim normal davranış mı yani?
güvenlik sebebiyle mi böyle yapılıyor? trafikte 2'den 1'e düşmek gerekiyor zaman zaman. araç durmadan da 1'e geçebilirim ama zor geçmesi normal bir davranış yani, şaşırdım buna
0
🌸biseysorcaktim
(02.07.25)
Benim arabam 2.viteste belli bi hızın altına inince (15km/s gibi) boğulmaya titremeye başlıyor ya hızlanıcam ya 1. vitese geçicem. Fakat bire geçerken de motor freni etkisini hissediyorum, aslında araba bana giderken bire de alma veya debriyaj basılı yavaşla öyle çok yavaşken bire geç diyor. Napmak lazım merak ettim ben de. Fakat vites geçişinin zor olması ayrı konu ona baktır bence.
0
nhk ni youkosu
(02.07.25)
illa 1. vitese geçecekseniz debriyaja bas + gaz verirken geçmeniz gerek ama tavsiye etmem pek. vites dişlileri arasındaki en büyük dişliye geçmeye çalışıyorsunuz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.07.25)
(5)

kariyer değişikliği sorusu

angelofdeath
a şirketi: rahat çalışma ortamı, eve yakın ama maaş ortalama ve yükselme imkanları kısıtlıb şirketi: proje yönetimi, sıkı çalışma gerektiren yoğun pozisyon. maaş ve kariyer imkanları açık.a, sınırsız kontratı verdi. b, evet dersem iş senin diyor ama henüz maaş-hakları konuşmadık. sizce hangisi neden
a şirketi: rahat çalışma ortamı, eve yakın ama maaş ortalama ve yükselme imkanları kısıtlı

b şirketi: proje yönetimi, sıkı çalışma gerektiren yoğun pozisyon. maaş ve kariyer imkanları açık.

a, sınırsız kontratı verdi. b, evet dersem iş senin diyor ama henüz maaş-hakları konuşmadık.

sizce hangisi neden?
mühendislik işleri, 40'a 1 kalmış, tr sınırları dışında
0
angelofdeath
(02.07.25)
çalışma hayatına nasıl baktığınıza ve biraz da hayattaki tutkunuza bağlı bu sorunun cevabı.

40 yaş yolun sonu değil kesinlikle, iş sizi tatmin ediyorsa ve yükselmek sizi mutlu edecekse, yoğun çalışma temposuna ve stresine bedenen ve ruhen dayanabilecekseniz seçenek belli. daha rahat bir emeklilik hayatını getirecekse uzun vadede mantıklı duruyor b şirketinin teklifi.

ama sakinlik ve huzur aradığınız dönemlere geldiyseniz ve elinizdekilerle mutlu olabiliyorsanız kesinlikle a şirketi. bu da yaştan bağımsız bir seçenek bence yine. ben 32 olmadan bu kafaya geldim mesela :)

içinize sinen neyse o olsun, dilerim seçmediğiniz seçenekte aklınız kalmaz.
0
flaneurist
(02.07.25)
b çünkü bu yaştan sonra senior olman lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.07.25)
46 yaşında bşrş olarak b diyorum çünkü maaştan ziyade kariyer imkanları açık. 45-50'ye gelince daha iyi yaşam standartları talep edeceksin. Mesela 30'larda polo yetiyorken 50'lerde artık passat'a biniyim ya diyeceksin.
Bir de a'yı kabul edecek felsefen olsa zaten buraya sormazdın. Bana b için destek istiyorsun gibi geldi :)
Bu arada emekli yaşı artık 65-67 yaş. 40 yaşlı nedir?
Son bir not 40 yaş üstü sağlam bir bağlantın yoksa iş değiştirmek zor malesef. Bu yüzden iyi düşün.
0
merhum
(02.07.25)
ben uzun vadeli düşünürdüm.
a da 10 yıl sonra ne durumda olurum
b de 10 yıl sonra ne durumda olurum.

40 yaş henüz genç.
0
duyuruuser
(02.07.25)
A da çalışıyorum b gibi yer arayışı içindeyim yaş 29. Benim yaşlarım için normal de anladığım kadarıyla 10 yıl daha yaşlısın benden. Mühendislik biraz da rahat kafa isteyen meslek. 10 sene sonra a derdim, bugün b
0
messina123
(02.07.25)
(23)

Hz muhammedin resmini çizmek gerçekten dinen yasak mı?

messina123
Yoksa bu mezhep işlerinden sonra ortaya çıkmış bir durum mu? Konu hakkında bilgisi olan var mı?
Yoksa bu mezhep işlerinden sonra ortaya çıkmış bir durum mu? Konu hakkında bilgisi olan var mı?
0
messina123
(01.07.25)
İslam tarihinde Hz.Muhammed resmi çizen 10 tane İslam bilgini var, kitapları ortada.

Ama günümüzde yasak. Neden, bilen yok. Herhangi bir ayet, hadis falan yok ki bunu yasaklayan. Mamafih, yasak işte.
0
babilfish
(01.07.25)
insanlar bir süre sonra resme gidip dua etmesin, ondan şefaat istemesin, onu Allah'la arasına aracı koymasın diye yok.

ki halk kitleleri bunu yapar. daha önce defalarca da yapmıştır.

islam'ın tebliğinin ilk yıllarındaki müşrikler de sanıldığı gibi tanrıyı falan reddetmiyordu. ama Allah'la aralarına aracılar koymuşlardı.

bu sadece heykel değildi.

bazen bir taştı, bazen bir ağaçtı, bazen bir resimdi.

mesela hz muhammed onlara islam'ı ilk tebliğ ettiğinde "biz zaten Allah'a inanıyoruz. biz ibrahim'in dini üzereyiz." demişlerdi.

ama hz. ibrahim in resimlerini kabenin duvarına çiziyorlardı.

islam'dan daha önce de nazil olan tevhid dinlerindeki bozulmalar da hep meleklerin, iyi insanların, peygamberlerin vs. resim ve heykellerinin yapılmasıyla başlamıştır.

insanlar bu şeylerden hep bir şeyler istemişler, onu kutsamışlar, direkt ona tapmasa da "şu duamı Allah'a ulaştır. biz günahkarız, o seni sever." diye taleplerde bulunmuştu.

bu İslam'da şirktir. "Müşrikler ateist değillerdi. Allah'ın varlığını kabul ediyorlardı. Gökleri ve yeri yaratanın, güneş ve ayı var edip ilâhî kanunlara boyun eğdirenin, bunları insanın hizmetine verenin, yağmuru yağdırıp bitkileri bitirenin Allah olduğunu söylüyorlardı. Fakat imanları şirkle karışıktı. (www.islamveihsan.com) "

Allah onlar için Kuran'da "Şayet o inkârcılara, “Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı yasalarına boyun eğdiren kimdir?” diye soracak olsan, hiç tereddütsüz “Allah’tır” derler. O halde haktan nasıl yüz çevirirler? (Ankebut 61)" der.

mesela ilk nesil, resim yahut heykelleri bir şey istemek için yapmaz. onları Allah'ı ya da onun salih kullarını hatırlamak için yapar. ama her gelen nesil kendinden öncekinin saygısını görüp işi tapmaya vardırır.

resmin yasak olmasının sebebi budur.

ben İslam bilgini falan değilim. bildiğim kadarını paylaştım.
0
ya ben lan neyse
(01.07.25)
@ya ben lan neyse

Mantıklı. şu da var tarikatçilerin hepsi allahla arasına kul koyan insanlar. Yani peygamber tasvirinin yasaklanması pek işe yaramamış
0
🌸messina123
(01.07.25)
@messina: siz cevap verdikten sonra bir şeyler daha yazdım.

bu konuda çok haklısınız. şimdiki bazı tarikat ve cemaatlerin yaptıkları islam'a göre düpedüz şirktir aslında.

şeyhimiz zamanda mekanda yolculuk etti, şeyhimiz kıyamet günü bizi cennete uçuracak, şeyhimiz ip uzattı, o ipi tutup günahlarımızdan kurtulduk, şeyhimiz ölmedi sadece bedenen aramızdan ayrıldı...

bunlar islam'da yok. büyük oranda hinduizm, yunan felsefesi, spirütializm gibi şeylerden islam'a girmiş, islam'da yeri olmayan şirk adetleri.
0
ya ben lan neyse
(01.07.25)
Değil!
0
halitkin
(01.07.25)
merhaba. "ya ben lan neyse" nickli arkadaşa katılmıyorum. mantıken bir şeyi yaratmak yasak. yaratmak allaha mahsus. yoksa bu muhammedin ayak izi, sakalı, hırkası falan diye taptıkları objeler var. kaygı resmi olursa ona taparlar değil. kaygılarının kendi içinde mantığında "yaratıcı sadece allahtır" fikri. neden saygı gösterdiklerini bilmedikleri tapınıyormuş gibi yaptıkları, artık bağlamından kopmuş eğer başkası yapsa puta tapmak olarak tanımlayabilecekleri onlarca şeye nedensiz saygı gösteriyorlar. kaygılarının temelinde kişinin suretinin resmedilmesi yatmıyor herhangi bir şeyi baştan yaratma özelliğinin sadece allah'a ait olma fikri yatıyor.
0
libertine
(01.07.25)
değil. bir kısım sözde alim denen müşrikler halk resme put diye tapar diye zamanında böyle bir şey uydurmuşlar mabatlarından.

@libertine benzer bir şey demiş ama tersten. bu bir kaygı değil, bu tamamen pragmatist bir yavşaklık. ilk emri "oku" olan bir dinin inananları eğer inandıklarını bilmiyorlarsa, yanlış yapıyorlarsa yapılması gerekenler kuranda yazıyor. ancak bir kısım şeyhler ve şıhlar ve muaviyenin artıkları bunlarla uğraşmak yerine -çünkü kendileri peygamberden daha iyi müslümanlar- kendi tarikatlarına adam toplayıp kendi güçlerini arttırmanın peşine düştüler ve konu günümüze günah diye geldi. mevzu tamamen politik.

muhammed peygamber olmadan önce adı muhammed'di, sonra da çok kişinin adı muhammed oldu. trafikte rastgele birine sövseniz isminin muhammed olma olasılığı baya yüksek. ee? isme mi tapacağız, yaradan allah'a mı? islam aklın dinidir, aklı islamdan çıkarıp da şeyhi sokarsanız katliniz farz olur. çok net bir çizgi var.
0
ahmet oturum cerezi
(01.07.25)
yüzlerce yıl sonra oluşan bir gelenektir diye düşünüyorum. müslümanların güçlü olduğu yerlerde kendi neye inanıyorsa onu herkese zorla kabul ettirme, çoğunluk olmadığı yerde ise fırsatını bulana kadar ponçik ponçik davranmasına dair güzel bir örnektir bu. adamlar taşa taş atarak, küp taşın etrafında dönerek ibadet yapıyorlar. hangi putperestlikten sakınmak için resim yapmıyorlarmış?

yahudilikte de peygamberin resminin çizilmesi yasak. yahudilerin birini bunun için öldürdüğünü saldırdığını gördünüz mü?

hinduların sen kurban keserken sana saldırdığını düşünebilir misin? onun dininde de o yasak.. sen hindu olmasan bile ona saygı duyup canın çekse bile et yemeyeceksin yoksa gelip kafanı kesme hakkı doğar!

bir tek müslümanlar, tüm ülke, tüm dünya ben neye inanıyorsam ben neyi kutsal sayıp yasak koyuyorsam öyle yaşayacak, davranacak diyor. ben böyle davranan başka bir din veya bir düşünce bilmiyorum.
0
jepa
(01.07.25)
Bir kere Türkiye'deki dinsiz militanların mezhep, fıkıh, İslam hukuku konusunda en ufak bilgisi yok. "Oku" kelimesine sürekli atıf yaparlar ama Facebook postlarından başka okudukları birşey olduğunu sanmıyorum.

Yoksa çoğu sorunun cevabı, sebepleri, emirler, yasaklar, maslahata bırakılan konular,farklı uygulamalar hepsi bir disiplin içinde oluşmuştur ve hepsi için makaleler, yazılar var .Asla okumazlar . Bu yüzden onların uydurdukları cevapları bir kenara koyun.

İslam'da sadece Emir ve yasak yok. Haram , günah, tahrimen mekruh, tenzihen mekruh, müfsid, mendup, muttafakun aleyh hükümler, muhtelefun fih hükümler, icmadan Doğan hükümler, kıyastan doğan hükümler en önemlisi pergamberimizin sünnetinden doğan hükümler var.

Kur'an kıyas ve icma hükümleri için aklımızı kullanmayı tavsiye ediyor. Zira Kur'an her şeyi yazsaydı milyarlarca sayfa olur, mükemmel olmazdı.

Leman dergisi özelinde dinsiz militanın karikatürü var bu "devlet açısından" ifsat edici bir harekettir.

İslam devleti olsaydı (eğer hakaret eden müslüman değilse) tövbe edene ve pişmanlığı sabit olana kadar hapsedilirdi. Ta'zir cezası denilen olayın durumuna göre cezaya hükmedilirdi.

Kişi bakımından

"Eğer onlara sormuş olsan, şöyle derler “Biz oyalanıp oyun oynuyorduk.” Onlara deki “Hayır hayır siz, yalnızca Allah, O'nun indirdiği ayetler ve elçisiyle alay ediyordunuz.” Eğer onlara soracak olursan kesinkes: "Lakırdıya daldık, şakalaşıyorduk" derler." ayeti ve devamı kendisini tarif eder.

Türkiye devletimiz bakımından "dini değerleri aşağılamak ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçu oluşur.
0
hebanon
(01.07.25)
Dinen yasaktır. Çizen alim de
olsa bu husus yasaktır.
O nedenle dinen canlı resmi de çizilemez.

@ya ben lan neyse

Peygamberden neden şefaat neden istenmesin ki?
Şefaati inkar eden için şefaat yoktur.

Aracılık konusunu da yanlış anlıyorsun. Dinen manevi derecesi yüksek olan mübarek bir kuldan yardım istenebilir. O nedenle istiğase,tevessül vardır.
Bu, o kula tapınmak veya her şeyi ondan bilmek manasına da gelmez.

Tasavvuf hakkında da yanlışların var.
Tarikat, tasavvufun alt koludur.
yeni veya son 50-60-70 sene içinde ortaya çıkmadılar. Yüzyıllar öncesine uzanan menavi bir bağ vardır. İslamiyet'in yayılmasında, savaşlarda da önemli görevler edinmişlerdir.

Günümüzde ise bir çok kavramla birlikte tarikat kelimesi de olumsuz manada anlamlandırılmıştır.
Buna en büyük sebeplerden biri bazı kökü bozukların şeyh/hoca diye tanıtılmasıdır. Görev dini anlatmak değil de dini yapıları imha etmek ise bu dışarıdan değil ancak içeriden olabilirdi

Diğer yandan tarikatla işi olmayan, ama işi dini bozmak olan kimi ilahiyatçıların kaynağı da geçmiş alimler değil de kökeni yahudi olan avrupalı oryantalistler olabiliyor.

@libertine
Bahsettiğin şeylere tapınmak yok olamaz da. Sevgi ve hürmet var.
İşi tapınmaya vardıran dinden çıkar.
Namazda bile Kabeye dönülür
ama kabeye de tapınılmaz .
Farkı iyi anlamalısın.

Ayrıca istiğase,tevessül, himmet
ve teberrük kavramlarına bakmanı öneririm
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
peygamber kendi payına düşen savaş ganimeti kalkanlarındaki hayvan resimlerini bile sildirmiş. kaldı ki kendi resminin çizilmesine müsade edecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.07.25)
@diyecevaplandı:

şefaat resimden istenmez. peygamberden istenir. ben şefaati reddetmedim.

bana peygamberimizden sonra gelen en hayırlı sahabelerin peygamberimize istiğase yaptığına, peygamberimizin tarikatı övdüğüne ya da onun döneminde var olan 1 tarikata dair 1 tane delil gösterin inanayım.

dinen manevi derecesi yüksek bir kulu aracı yapmak islam'da yoktur. bu bildiğin Allah'la araya aracı koymaktır. müşrikler Allah'a ibadet ederken "biz günahkarız o yüzden salihlere dua ediyoruz, onlar dualarımızı Allah'a ulaştırıyor." diyorlardı. bunun ondan farkı yok.

bugün insanların tasavvuf dediği şey hint felsefesinden başka bir şey değil. hangi tasavvufçu vahdeti vücutu reddediyor? hallacı mansur "ben rüyamda yaratıcıyı gördüm, bana "ben senim sen de bensin." dedi. sözleri bugünkü tasavvufun özetidir. "çünkü yaratılanla yaratıcı aynı ise ben de yaratıcıyım." gibi bir mantık tasavvufta insanı zamanla bu düşünceye ulaştırıyor.

bunun İslam'da olmadığı gibi İslam'ın en büyük günahını içerdiğini söylememe gerek yok herhalde.

tasavvuf İslam'da vardır ama bununla alakası yok.
0
ya ben lan neyse
(02.07.25)
Fikhen yasak degil ama geleneklere göre kabul edilir degil. Kabe'de soyunmak gibi bir sey bu da.

Ayrica Islam'da resim de yasak degil, bu sadece Emevi-E$ari dayatmasi.
0
feastofthedamned
(02.07.25)
@ya ben lan neyse

Bir Müslüman dua ederken :
- Yarabbi , Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hürmetine dualarımı kabul eyle ... demenin neresinde sakınca var ?

ve bunun dinen yasak olduğunu gösteren bir şey var mı ? Yok

Araya engel olarak girecek bir şey varsa nefs ve şeytandır.
Ama bağ kurulacak olsa manevi dereceleri yüksek olanların arada anılabilir. Faydasını da yaratacak olan yine Allah (celle celaluhu)dur.

Tabi doğrudan arada isim olmadan da dua edilebilir. Müşrükleeğn yaptığıyla aradaki farkı iyi anla . Burada kulun yarattığı bir şey yok olamaz da.

Tasavvuf ehlinin bazı sözleri kendi hallerine özel bir durumdur.
Bizim normal bir söz gibi bunları söylememiz doğru olmaz.


@feastofthedamned
burayı okuyabilirsin

www.islamveihsan.com
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
Olayın dini boyutu farklı ancak, müslümanlar bunu istemiyor ve Peygamberlerine hakaret olarak değerlendiriyorlar.

Fransa'da idi sanırım, charlie hebdo diye bir dergide bu iş yapıldı. Ortalık ayağa kalktı. Sonunda karikatürü çizen kişiyi öldürdü birisi. Lemancıların bunu bilmemesine imkan yok.

Bence tamanen akp ricası ve pkk direktifiyle, akp tabanını toparlamak, konsolide etmek için yapılmış bir provokasyon. leman dergisi, pkk sempatizanı, destekçisi bir dergi...


.
0
kartallar yuksek ucar
(02.07.25)
@diyecevapladı: peygamber efendimiz halası safiye'ye, kızı fatıma'ya, kavmi haşimoğullarına "ben sizin için Allah katında bir şey yapamam. demişti. bu insanlar en salih kişiyi aracı yapmayı bilmiyor muydu? bu araya aracı koymamanın bir delili değil mi?

bir uygulamanın dinde olması için ayet ya da hadis lazım. ikisi de yok.

Allah haşa bugu olan bir şey mi ki birilerinin torpilini istediğimizde duamızı kabul etme ihtimali artsın? "Allah'ım hadi ben iyi bir insan değilim, bari x kişinin hürmetine olsun..." demek şantaja benziyor.

Kuran'da defalarca lanetlenmiş müşrikler 2 tane Allah olduğunu söylemiyordu.

müşrikler meleklerden, salihlerden şefaat istiyordu. Allah bunları seviyor, bunlar bize şefaat edecek diyorlardı.

bugün biri için "yüzü suyu hürmetine" demek bunun sulandırılmış hali.

fatiha suresi: "yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım isteriz..."

cinn suresi 20. ayet: "ben ancak rabbime dua ederim ve ona kimseyi ortak koşmam."
0
ya ben lan neyse
(02.07.25)
@diyecevaplandı

Allah'la kul arasına kimse giremez nokta.

peygamber elçidir onu da araya sokamazsın zaten mevzunun ana konusu da Hz. Muhammed'in neden resmedilmediği değil mi.

"Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hürmetine dualarımı kabul eyle" demenin de sakıncası var.

Allah sana kullan diye irade, benlik vermiş. duanın adresi belli. Allah duanı kabul ederse zaten edecektir. Araya torpil sokmanın manası yok. Yani en azından burada bari torpilcilik peşinde koşmayın.
0
duyuruuser
(02.07.25)
nedenini bilmiyorum ama hz isa gibi putlaşıp sembolleşmesin diye bence.
0
mikahakkinen
(02.07.25)
Örneğin Hz. Ali resmi diye bildiğimiz resimler bildiğim kadarıyla 1800lü yıllarda İranlı bir ressamın çizimleri (aksine Hz. Ali'nin kel olduğu rivayetler arasında), eğer izin verilseydi şu anda buna benzer resimler yaygın olurdu, bunun önü alınamazdı.

Mesela şu anda insanlar tarikat şeyhlerinin suretlerini düşünerek rabıta yapıyorlar, onun gibi şeyler olurdu.
0
theconqueror
(02.07.25)
dinde ayet dışında hiçbir şey yoktur. hadis de yoktur, sünnet de yoktur, "meal" bile yoktur abicim.

en sahih hadisleri yazdığı iddia edilen buhari'nin dakikada 1 hadis yazmış olması lazım ömrü boyunca, mümkün değil. sünnet dediğin ben peygamberi şöyle gördüm böyle gördümden ibaret. her adımının kaydı olsa bile, 600 yılının arabistan'ı ile bugünü aynı tutuyorsanız siz zaten kuran okumamışsınız, şeyh dinlemişsiniz demek.

meal dahi yoktur, meal "anlamlandırmak"tır. ulan hangi şeref yoksunu allah'ın kelamının anlamına anlam katabilecekmiş? anlamadığın bir şey varsa okuyacaksın, düşüneceksin, tartışacaksın. sonra aldığın karara ayet muamelesi yapmayacaksın. islam akıl dinidir, uzunca zamandır -yüzyıllardır- dinden aklı çıkardılar.
0
ahmet oturum cerezi
(02.07.25)
@ ya ben lan neyse
... yapamam diye bahsettiğim o meseleyi eksik aktarıyorsun.

Ayrıca bak burada bahsedilen ayet:
www.islamveihsan.com

Din, akli zorlamalarla olmaz.
Nakille olur.
Anladığın manada başkasının hakkına giren, zulme sebep olan bir torpilcilik değil hayırlı anlamda sebeplere dayanmaktır.

Baktım da örnek verdiğin ayetlerin hangisi araya aracı vesile koymayın diye buyuruyor ? Hiç biri.

Araştır bakalım. hadi günümüzde de değil 300 -500 sene önceye hatta daha geriye git. hangi alim/veli/hoca aracı vesile konmasın diyor bir anlat görelim ..

@ ahmet oturum cerezi
hadisi nedense Avrupalı oryantalistler de inkar ediyor.
Bu benzerlik tuhaf değil mi?

@duyuruuser
seni anlıyorum biliyor musun ?
Evden oturarak, okula kayıt yaptırmadan, sınavlara girmeden araya hiç bir şey koymadan diploman kapına gelmiş. Böyle zeki olunca neden yorulasın, araya bir şey koyasın ki ?(!)
Herşey hazır zaten.

Evet irade benliğimiz var ama
dini, bir adet IQ değerini bile pek bilmediğimiz akla göre şekillendirme , ayetlere kafaya göre mana verme cesareti(!) bende yok doğrusu.
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
@diyecevaplandı aynen, avrupalı oryantalistler, evet. aklın dinden çıkarılmasının yaşayan örneğini de gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

hala alim, veli, hoca diyorsunuz. biz kuran diyoruz, siz hoca diyorsunuz. çok garipsiniz, allah yolunuzu göstersin.
0
ahmet oturum cerezi
(02.07.25)
Sen Kur'an ı Kerim demiyorsun.
kendini alim veli yerine koyuyorsun.
Nahl 43. Ayetine bak ne buyuruluyor?
Zikir ehlinden kasıt ne olabilir ?
Tefsirlere bakmalısın.

Akıl, ayeti anlamaya yarar.
Ama o akıl fırsat kollayıp herkes kafasına
göre takılsın diye hadisleri de inkar edemez.
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
(15)

Google maps’in araç hızı kesinkes doğru mu?

avatar is back
Kadran ile ekrana carplay ile bağlanıp google maps’in gösterdiği hız aradında 80km civarında 5 km, 120 civarlarında da 7-8km oynuyor. Radar gündeminde ciddi bir fark. Hangisine inanayım? Ayrıca kadranı nasıl optimize edebilirim?
Kadran ile ekrana carplay ile bağlanıp google maps’in gösterdiği hız aradında 80km civarında 5 km, 120 civarlarında da 7-8km oynuyor. Radar gündeminde ciddi bir fark. Hangisine inanayım? Ayrıca kadranı nasıl optimize edebilirim?
0
avatar is back
(01.07.25)
gpsten aldığı için bence inanma. kadrana bak. oynuyor çünkü baya.
0
jelly bear
(01.07.25)
Konum hassasiyeti yüksekse yani konumu doğru gösteriyorsa hız da doğrudur.
güvence için yüksek olanı baz almak tabi ki güvenli olan
0
kisa
(01.07.25)
kadrandaki hızı da gps'teki hızı da değiştirebilecek çok faktör var.

ben 120 ile gidiyor diye kadranda gösterilen arabanın gps'te 80'le gittiğini gördüm.

sonra şanzıman değiştirdiler arabaya :)

iyi bir internet bağlantısı, konumun doğru okunmasından sonra bir kaç uygulamadan gps değeri test edilir.
0
rain when i die
(01.07.25)
kadranlar %5 fazla gösterme eğilimde oluyorlar. regülatif bir şey de olabilir, fabrikadaki kalibrasyonun (lastik basıncı cart curt), gerçek hayata uygunsuzluğu da olabilir ama on yılların konusu bu %5 fazla gösterme işi.

gps'e de çok güvenilmez ama bence. en iyisi en yüksek hangisi gösteriyorsa ona göre aksiyon almak.
0
gitdaddy
(01.07.25)
navigasyondaki hız bilgisi x zamanda a ile b noktaları arasındaki mesafeyi ölçerek hesaplanıyor. yol durumuna göre navigasyon hassas davranmamış olabilir. araç hızlandığında navigasyon hemen tepki göstermemiş olabilir. yol virajlı ise araç fazla mesafe katetmiş ama navigasyonda A ile B arasındaki mesafe hipotenüs gibi algılanmış olabilir. bende de navigasyon arabaya göre farklı gösteriyor. sebebi de genelde sabit hızla gitmiyor oluşum ve navigasyonun ortalamayı alması. bu yüzden araba daha güvenilir.
0
biseysorcaktim
(01.07.25)
"kesinkes" yanlış. Kadrana inanacaksın tabii ki. Kadran "kesinkes" doğru demek değil tabii. Ufak oynama olabiliyor.
0
nawar
(01.07.25)
Radar korkun varsa yüksek olana göre hareket etmek en mantıklısı.

+ Özellikle Volkswagen markasında kadran ve gerçek hız %5 civarı kadrandan yana sapıyor. Opel'de çok yakındı mesela bu değerler. Ama @birseysorcaktım'ın dediği gibi anlık hız değişimleri, hesaplama yöntemi, telefonunun gps çipinin kalitesi vs. birçok değişken var google maps hızında. Bu yüzden sadece ve sadece bu iş için tasarlanmış kadrana güvenmek daha mantıklı.

Lastik ebatlarınla oynadıysan, basıncın önerilenden düşük/yüksekse vs. kadranın da eksik/fazla gösterebilir bu arada.
0
chicha_v2
(01.07.25)
Genel kanının aksine arabanınki daha doğru değildir. Hızlanırken net değer veremiyor ancak düz yolda ve sabit hızda gps'inkine güvenirim.

Kadranı optimize edemezsin. Aracın hızını okuyan sensör tekerleğin dönmesiyle ilgili ve bu sensör kalibre edilirken + toleransla ediliyor.
0
Mcfly
(01.07.25)
Araç göstergeleri %5-10 arası daha fazla gosterir, kesin bilgi. Gps gerçek hıza daha yakın olur.
0
mirty
(01.07.25)
Hayır değil ona güvenme.
0
halitkin
(01.07.25)
Etrafta bina yoksa, tünelde değilsen 1-2km/s den daha fazla fark oluşmaz. Ben hız sınırı 110'sa 120'ye sabitlerim.

Cruise control bendeki gibi yokuş aşağı giderken de fren yapıp hızı sabitlemiyorsa dikkat et, bayramda 122 ile ceza yedim :) (itiraz edilebilir aslında ama uğraşmadım)
0
kimlanbu
(01.07.25)
gps her zaman daha güvenilirdir kadrana göre.
0
koxy
(01.07.25)
2011 model bir arabam vardı. 100’le giderken google maps 93 gösteriyordu. Şimdi 2021 model bir araç aldım. 100’le giderken google maps 100 ya da 99 gösteriyor.
0
but that was just a dream
(02.07.25)
gps kesin değil ama kadrandan daha doğru verir. Ayrıca bir çok araç markasında ortalama %5lik sapma olduğu bilinir.

gps adı üzerine global positioning system. uyduları referans alarak konumunuzu belirler.
bir sürü gps test uygulaması var deneyebilirsiniz.
0
duyuruuser
(02.07.25)
Kendi tecrübem, %5-10 fark ediyor. 100 ile gidiyorsam 90-92 falan yazıyor navigasyonda.

Hatta bu hayatımda ilk defa şu şekilde eşitlendi, annemlerin aracın lastiklerini, fabrika verisinin dışında biraz daha geniş yanaklı aldım. Yani çapı biraz daha büyüdü. Bu da normalde tam turda gittiğinden biraz daha fazla gitmesine sebep oluyormuş. Hız olarak da kadran 100 gösteriyorsa aslında 108 ile gidiyorsunuzdur buna dikkat et demişti chat gpt.

Lastiği takıp otobana çıktım, bi baktım hayret navigasyon ile araç kadranını ilk defa aynı gördüm :)
0
ananiyimioguz
(02.07.25)
(2)

VPS / Cloud PC

yargin
Merhaba Sevgili Duyuruseverler,Ofis işlerime cep telefonumda / tabletten / herhangi başka bir bilgisayarda da ulaşabilmek gibi bir isteğim var.Ulaştığım belgelerin çoğunu kullanmak için özel uygulamalar kurmak gerekiyor. Yani sadece dosyalara erişmek için google drive veya benzeri bir şey kullanmam
Merhaba Sevgili Duyuruseverler,

Ofis işlerime cep telefonumda / tabletten / herhangi başka bir bilgisayarda da ulaşabilmek gibi bir isteğim var.

Ulaştığım belgelerin çoğunu kullanmak için özel uygulamalar kurmak gerekiyor. Yani sadece dosyalara erişmek için google drive veya benzeri bir şey kullanmam yetmiyor.

Bununla ilgili kendi bilgisayarımı server'a mı dönüştürsem diye düşünürken karşıma bu VPS / Cloud PC hizmetleri çıktı.

Biraz baktım ama benim ihtiyacımı hangisi karşılar, hangi hizmet sunuculardan kimi seçmek gerekir bilemedim. Bilen anlayan varsa diye buraya sormak istedim.

Windows üzerinde 50 gb harddisk, 8 gb ram bana yeter diye düşünüyorum. İstediğim zaman bağlanıp, işimi halleder, çıkarım.

Önemli bir diğer husus ise buraya yedeklediğim bilgilerin gizli kalması, bu bilgilere başka kimse tarafından erişilememesi.

Bunlara uygun hangi hizmet sağlayıcıdan, hangi hizmeti seçmeliyim?

Şimdiden teşekkür ederim. (Tikler gelecek)
0
yargin
(01.07.25)
vps ya da cloud gereksiz maliyet doğurur ve gizlilik kısmı ise soru işareti.

bir tane ana bilgisayar belirleyin buna teamviver ya da anydesk ile bağlanıp kullanın.
aynı zamanda dosyaları da drive ile senktronize ederseniz, hem yedeklenmiş olur hem de bazı dosyaları telefondan kontrol edebilirsiniz.
0
duyuruuser
(01.07.25)
cloud = başkasının bilgisayarı.

öyle bir hassasiyetiniz varsa statik ip alıp veya dinamik dns kullanarak kendi bilgisayarınıza bağlanın.
0
inheritance
(01.07.25)
(4)

3 boyutlu filmin olayı ney

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
gözlükle izleyince farklı mı görünüyor
gözlükle izleyince farklı mı görünüyor
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.06.25)
Vaat edildiğinin yüzde biri değil
0
anon1m
(30.06.25)
tek anlam bulduğu yer VR gözlük bu meretin. gerisi fasa fiso.
0
brkylmz
(01.07.25)
3 boyutlu filmi olayı, 3 boyutlu olması.

evet yanlış duymadınız, baktığınız görüntü gerçekten 3 boyutlu.
3 boyutlu filmlerde derinlik genelde geriye doğru olur.
izlemesi keyiflidir fakat 10dk sonra gözler bu algıya alıştığı için normal film izler gibi izleriz.
0
duyuruuser
(01.07.25)
Hiçbir olayı yok, imax'ten gerisi yalan.
0
halitkin
(01.07.25)
(7)

Trendyolun tüketici hakem heyetine şikayet edilmesi ve icra kime gelecek?

iwillsee
Trendyol ve satıcı ile sorun yaşadım ve yazışma ile çözülmedi. Tüketici hakem heyetine şikayet yapacağım ancak şikayet sonucunda haklı bulunursam icrayı trendyola mı iletmem gerekecek satıcıya mı?
Trendyol ve satıcı ile sorun yaşadım ve yazışma ile çözülmedi. Tüketici hakem heyetine şikayet yapacağım ancak şikayet sonucunda haklı bulunursam icrayı trendyola mı iletmem gerekecek satıcıya mı?
0
iwillsee
(27.06.25)
satıcıya yapacaksınız
trendyol sadece aracı
0
neira
(27.06.25)
ne güzel dünya gerçekten. paranın yarısını trendyol alacak. ama sonra meseleyi çözmek için satıcıyla doğrudan muhatap olmak zorundasın.
0
co2s2
(27.06.25)
@co2s2 aynen öyle trendyoldan midem bulanıyor beni çok mağdur etti
0
🌸iwillsee
(27.06.25)
hocam yaşadığınız sorunu detaylandırırsanız alternatif çözümler (chargeback-ters ibraz gibi) de üretilebilir. şartlar sağlanırsa hiç asıl satıcı ile muhattap olmadan trendyol'dan harcamanız iade edilebilir.
0
shadowfollower
(27.06.25)
tüketici hakem heyetinde haklı bulunursan, belgeyi trentyola gönderiyorsun, o siparişle ilgili ürün(ler) için iade talebi oluşturuyorlar, bu aşamada genelde satışçı iadeyi yapıyor. yapmazsa satışcıyı icraya veriyorsunuz.

@co2s2, sistemin adı üzerinde pazaryeri. pazarda karpuz aldığın adamla sorun yaşarsan belediyeyi suçlamıyoruz.
0
duyuruuser
(27.06.25)
sana gelen faturada hangi işletmenin adı sanı adresi varsa onu şikayet etmelisin.
0
himmet dayi
(27.06.25)
@duyuruuser: pazar - belediye örneği ile satıcı - trendyol örnekleri birebir aynı değil ve bakış açınız yanlış.

6502'ye göre satıcı ile alıcı arasındaki problemlerin çözümünden sağlayıcı da müteselsil olarak sorumlu. yani satıcının çözmediği çözemediği problemle ilgili olarak, trendyol "benlik bir durum yok" diyemiyor.
0
co2s2
(28.06.25)
(10)

elden para alanlar nasıl alıyor?

biseysorcaktim
bazı iş kollarında maddi yükümlülüğü azaltmak için maaşı asgariden gösterip o kadarını bankaya yatırıyorlar, gerisini elden veriyorlar ya. o iş nasıl oluyor? zarfa mı koyuyorlar? zarfa sığmaz ki. bunu merak ettim çünkü sözgelimi kişinin maaşı 60küsür olsun, 20'sini bankadan 40'ını elden alacak olsun
bazı iş kollarında maddi yükümlülüğü azaltmak için maaşı asgariden gösterip o kadarını bankaya yatırıyorlar, gerisini elden veriyorlar ya. o iş nasıl oluyor? zarfa mı koyuyorlar? zarfa sığmaz ki.

bunu merak ettim çünkü sözgelimi kişinin maaşı 60küsür olsun, 20'sini bankadan 40'ını elden alacak olsun. deste deste para mı almış oluyor.

tutar olarak fazla olmasa da, cebine çantasına iki-üç deste para koymak bana garip geliyor.
0
biseysorcaktim
(27.06.25)
evet, büyükçe bir zarfa konuyor.
0
gabe h coud
(27.06.25)
eski işyerim bu şekilde elden veriyordu. maaş günü muhasebeden birileri herkese kapalı zarf teslim ederdi, bi köşede sayardık eksik fazla var mı diye. ama zarfın içinde bozukluklarına kadar vardı. gerizekalılar bari bozuklukları banka kısmına dahil edin, elden kısım sadece 200'lük olsun. 13628 lirayı elden vereceğine, 13600 lirayı elden ver mesela. :d
0
emfuzi
(27.06.25)
Senin örnekteki 40 bin TL bir şey değil. 2 deste 200 TL sadece. Yukarısı normal karton çantaya koyulur genelde.
0
efreet sultan
(27.06.25)
dublindeki hesabından aktarıyor
0
neira
(27.06.25)
muhasebe açısından merak ediyorsanız eğer,

x ve z muhasebe diye adlandırdıkları iki ayrı kayıt vardı. birisi resmi olmayan kısım tahmin edeceğiniz üzere.

örneğin ihracat yaparken bile beyanname tutarını yüksek göstererek, kayıt dışı kısımdan para aklarlardı.

tekstil sektörü olduğu için elden ödeme faturasız işlem falan çok olurdu.
0
emfuzi
(27.06.25)
zarfa koyanlar var. bir de şirketten ya da şirketin dışından alakasız bir kişinin şahsi banka hesabından tüm çalışanların banka hesaplarına para gönderenler de var.
0
co2s2
(27.06.25)
Off shore vs. yöntemlerle kara paralar aklanırken bu söz konusu mesele de oldukça basit şekillerde hallediliyor.

Genel teamül, kanuni limitin üstünde kalan paraganın ya elden ya da ayrıca maaş dışı olarak hesaba havale edilmesidir.

Salgın döneminde devletin işverene "çalışan için" fazladan verdiği paraların bazı namussuzlar tarafından tekrar zorla çalışandan geri alındığına dair haberler mevcuttur.

Biz burada elden verilen parayı, zarfı, kayıt dışı işleri konuşurken bir arama ile asgarî ücretli
futbolcular konusunu içeren haberleri de okumayı unutmayalım.

Daha neler neler..
90arda da tvde vergi kaçırma ve kara para aklamak için naylon fatura çok konuşulurdu.
0
diyecevaplandı
(27.06.25)
Ajanslar yapar bunu, asgariden gösterir, sonra zarfların içine aradaki fark konur.
Dişçi, güzellik uzmanı, estetik doktorları vs de bu yoldan gidiyor artık
0
mor oje
(27.06.25)
200luklerden oluşan 10 bin lira cüzdana sığıyor. Zarfa da 20 bin lira pekala sığar.
0
encokbenisevinnolur
(27.06.25)
biz maaşın bir kısmını zarfsız direk nakit olarak alıyoruz.
0
duyuruuser
(27.06.25)
(11)

dün gece denizde gördüğüm şey

emfuzi
dün gece güzelce sahilde, saat 3 civarında, lrf oltam ile balık avlamaya çalışıyordum. ay ışığı dahi yoktu, ortalığı aydınlatan tek ışık kaynağı havalimanına doğru iniş yoluna giren uçakların ışıklarıydı. kumburgaz güzelce bu arada.balıkları ürkütmemek için kafa lambasını bile açmıyordum, sadece mav
dün gece güzelce sahilde, saat 3 civarında, lrf oltam ile balık avlamaya çalışıyordum. ay ışığı dahi yoktu, ortalığı aydınlatan tek ışık kaynağı havalimanına doğru iniş yoluna giren uçakların ışıklarıydı. kumburgaz güzelce bu arada.

balıkları ürkütmemek için kafa lambasını bile açmıyordum, sadece mavi uv ışık olarak açıktı. kıyıdan denize doğru uzanan bir iskelenin en ucundayım. gece üç ve haftaiçi diye sanırım benden başka balık tutan dahi yoktu etrafta.

neyse, bir ara oltamın ucundaki silikon yemi değiştiriyordum. birkaç metre ötemde denizde bir şapırtı duydum. hani balık tutanlar ya da denizde vakit geçirenler bilir, levrek palamut gibi avcı balıklar su üstünde ses yapar ya, o tarz ama 10 kat falan daha yüksek ses geldi, tabi zifiri karanlık. kafamı sesin geldiği yöne bir çevirdim. yanyana duran 2 çift göz (4 adet göz yani) tam o seslerin geldiği yerde bana bakıyor. karanlıkta hiçbir şey görünmüyor ama kafa lambamdaki uv ışıktan dolayı kedi gözü gibi karanlıkta parladı sarı sarı bu gözler. sonra ufak bir şapırtı sesiyle birlikte kayboldular. ben vahşi doğada tek başına zaman geçirmeyi seven biriyim. tek başıma ormanda kamp da yaparım, gece denize de girerim tek başıma ıssız yerlerde. ama hayatımda ilk defa böyle gerildim.


yarım saat falan etrafımda benzer su sıçratmalar oldu ama karanlıktan dolayı başka bir şey göremedim.

bir süre sonra oltamın ipi suyun üzerindeyken, denizden uzunca bir karartı benim ipimin altından geçti, hemen önümde olduğu için karartıyı gördüm ayrıca geçerken ipe sürttüğü için hem ipin yön değiştirmesini hem de titreşimi hissettim.

bu arada herhangi bir madde veya alkol falan da kullanmadım.

eğer birkaç bira içmiş olsaydım bu olayı yakın çevreme deniz kızı veya deniz canavarı falan diye anlatırdım.

bu arada geçen yıl aynı yerde 2 metre falan çapında vatoz görmüştüm yine benzer saatlerde. tabi vatoz suyun dibindeydi, vatoz olma ihtimali pek yok.

öyle sanıyorum ki çift olarak gezen yunustu bunlar.

sizce ne olabilir?

bu arada balık avını oldukça iri bir mırmır ile tamamladım. :d
0
emfuzi
(27.06.25)
dün ay karanlıkmış yani yeni ay evresindeymiş. en azından hikayenin bu kısmı doğru.
0
ground
(27.06.25)
HellKeePer
(27.06.25)
@ground evet zifiri karanlıktı hiç ay ışığı yoktu. ama kalan kısmın doğru olmadığını neden düşündün anlamadım.


@hellkeeper dinliyorum severim teomanı :D
0
🌸emfuzi
(27.06.25)
Su samuru olabilir. Genelde çift olur. Yunustan daha mantıklı.
0
irene
(27.06.25)
yunus'un gozleri yanlarda. sana bakan cift goz olarak gormen zor onlari. ve kiyiya gelmezler pek.

su samuru +1 (avrasya su samuru)

kumburgaz, tekirdag, silivri su samuru goruldu haberleri:
www.dailymotion.com
www.ogunhaber.com
www.aa.com.tr

kucuk ihtimal fok. akdeniz foklari varmis.
0
ermanen
(27.06.25)
Son zamanlarda marmara'da da görüldüğü rapor edilen deniz kaplumbağlarından birine denk gelmiş olabilirsin. Geçenlerde marmarada deri sırtlı deniz kaplumbağası görüldüğü rapor edilmişti. Geçen yıl da caretta görüldüğü raporları vardı.

karanlıkta kaplumbağ kabuklarındaki parlamaları göz sanma ihtimalin de var. bu yüzden sanki deniz kaplumbağası ihtimali yüksek gibi.
0
thracia
(27.06.25)
bu soruyu okuduktan sonra eksi sozluge gecip dut ağacı basligina baktim, sizin entry'nizi gordum. degisik bir tesaduf.

cevap olarak da soyle bir sey yazip gondermekten vazgecmistim:
siz neden isik acmadiniz ki? ben olsam 3 bucuk atardim, kesin isik da acardim.
0
lemmiwinks
(27.06.25)
@lemmiwinks ışık açınca tutmak istediğim balıkları ürkütüyorum. :)
0
🌸emfuzi
(27.06.25)
@irene
@ermanen

evet biraz araştırdım ben de çok büyük ihtimalle su samuruydu gördüklerim.


teşekkürler herkese cevaplar için
0
🌸emfuzi
(27.06.25)
balık ışığa daha çok gelmez mi?
0
duyuruuser
(27.06.25)
o kelebek abi.
0
sanal hayvan
(27.06.25)
(9)

takip ettiğiniz sözlük / forumlar

zemberek
selamlar,ekşi dışında üyesi olduğunuz sözlük var mı? sözlük formatını seviyorum ama ekşinin durumu dışarıdan dahi çok kötü görünüyor.bir de üye olduğunuz yazıp çizdiğiniz forumlar mevcut mu? yerli yabancı olabilir.teşekkürler.
selamlar,

ekşi dışında üyesi olduğunuz sözlük var mı? sözlük formatını seviyorum ama ekşinin durumu dışarıdan dahi çok kötü görünüyor.

bir de üye olduğunuz yazıp çizdiğiniz forumlar mevcut mu? yerli yabancı olabilir.

teşekkürler.
0
zemberek
(27.06.25)
Quora ve BoredPanda.
0
anaphylacticshock
(27.06.25)
reddit.
0
Nomalisa
(27.06.25)
15 yıl önceki forum kültürünü ben de arıyorum, özlüyorum.
emeğe saygı + rep artık tat vermiyor gerçi.

reddit'te takılıyorum sözlük alternatifi olarak.
20 yaş altı çok genç var ve her yaptıkları ile gurur duyuyorlar gerçi, biraz gençler kahvesi gibi orası ama paylaşımların ve ortamın tatmin edici olduğu sub'lar da yok değil.
0
biseysorcaktim
(27.06.25)
Reddit'te finans, gayrimenkül, vergi vs sublari.
hem soruyorum hem cevap veriyorum.

onun disinda edebiyat, kitap tavsiyesi, yorumu vs bulabilecegim forum ariyorum.
simdilik goodreads var elimde.
0
sonsuz
(27.06.25)
nerede eski forumlar?

WhatsApp grupları ve Reddit forumları bitirdi.
0
co2s2
(27.06.25)
Tabii ki donanımhaber.
0
halitkin
(27.06.25)
forum.paticik.com cu var mı
0
mantık
(27.06.25)
paticik’i ilk kez duydum açıkçası.
0
🌸zemberek
(27.06.25)
donanımhaber
r10
0
duyuruuser
(27.06.25)
(8)

Dedikoducu, ama zaafınız olan bir arkadaşınıza ne yapardınız?

osuran imam
İş yerinde samimi olduğum bir kadın var, ebrar, dedikoducunun önde gidenidir, ama zaafım var kendisine, o nedenle yanında rahat rahat konuşuyorum. Ben ki ketumluğuyla meşhur biriydim, bunun yüzünden dedikodu yapar oldum, son üç yılda beni kendine benzetti yani.Olay şöyle cereyan etti: iş yerinde hay
İş yerinde samimi olduğum bir kadın var, ebrar, dedikoducunun önde gidenidir, ama zaafım var kendisine, o nedenle yanında rahat rahat konuşuyorum. Ben ki ketumluğuyla meşhur biriydim, bunun yüzünden dedikodu yapar oldum, son üç yılda beni kendine benzetti yani.

Olay şöyle cereyan etti: iş yerinde hayriye adında, kendi halinde bir kadın var, sever beni, ben de onu severim. bu sabah odama geldi, geçmişte esma ve belgin adındaki iş arkadaşlarımızla yaşadığı sorunları anlattı, bu şahısların kendisinin arkasından iş çevirdiğini falan söyleyip dert yandı. Neyse sonra gitti bu, bizim ebrar geldi, ben de laf arasında buna hayriye'nin söylediklerini aktardım, kadının haline üzülüyorum falan dedim. bizim ebrar olacak dedikoducu, bu lafları dakikasında gidip esma'ya yetiştirmiş, o da gidip belgin'e söylemiş, belgin de gidip hayriye'ye sen bizim arkamızdan böyle böyle konuşmuşsun demiş, lafları da benim yetiştirdiğimi söylemiş.

Hayriye beni görünce "ayıp ettin," dedi "niye gidip benim laflarımı esma'ya yetiştirdin hemen?" ben bir afalladım, mesai de biraz yoğundu, o gün esma'yla hiç görüşmediğimi bile unuttum, neyse sonra akşam aradım hayriye'yi, epey bir dil döktüm, "ben kesinlikle esma'yla konuşmadım, tek hıyarlığım ebrar denen bülbüle güvenmek oldu" dedim. Pek ikna olmadı, ama daha da yapacak bir şeyim yok.

Ama canım sıkıldı doğrusu. Üstelik ay sonunda işten ayrılıyorum. Hatta bugün son günümüzde. İş yerindeki son günümüzde bunların yaşanması hoş olmadı.

Siz olsanız ebrar'ı arayıp ağzınıza geleni söyler misiniz? Yoksa "olay daha da büyümesin", "zaten iş yerinden de ayrılıyorum, daha da tadım kaçmasın" mı dersiniz?

Ebrar'a zaafınız var ve onu arayıp kalaylarsanız muhtemelen bir daha hiç görüşmeyeceksiniz. Bunu da dikkate alın.

Not: İsimler gerçek değildir, "Sen bizim şirkette mi çalışıyorsun" diye aramayın lütfen.

Teşekkürler.
0
osuran imam
(26.06.25)
1- sizin dedikoducu olacağınız varmış ebrar sadece aracı olmuş.
2- diğer arkadaşların bu olay olmasa da sizle ilgili bir sıkıntısı varmış ki inanmışlar, böyle olmasa başka şekilde olacakmış.
0
encokbenisevinnolur
(26.06.25)
Dedikoduyu başlatan sizsiniz, tek suçlu oymuş gibi Ebrar'ın niye ağzına sıçıyorsunuz? Madem oradan ayrılıyorsunuz, ortalığı daha da karıştırmadan Hayriye'den doğru düzgün özür dileyin, "tek hıyarlığım ebrar denen bülbüle güvenmek oldu" diye değil çünkü o özür değil, suçu başkasına atmak.

"Boşboğazlık ettim, benim hatamdı, özür dilerim" mesela bir seçenek.

Edit: Aa ben sizi de kadın zannetmiştim :))
Fark etmez, şu olayda dedikodu zincirini başlatan hâlâ sizsiniz.
0
kobuzchu kiz
(26.06.25)
4 kadın 1 erkek olarak çalışmaktaydım. odada sürekli dedikodu döndü, ben duymamak için çabaladıkça sürekli benim görüşümü sorup beni o çukura çektiler. ben de madem öyle dedim. bende onlardan aldıklarımı millete yaydım. utanırlar da yanımda konuşmazlar diye. ama devam ettiler.
0
mikahakkinen
(27.06.25)
kobuchu +1 burdaki dedikoducu sizsiniz.
0
bay b
(27.06.25)
dedikodunun kralını yapmışsın bu saatten sonra ebrar'ı sağlam tersleyeceksin ve iki gün sonra sana aşık olarak geri gelecek.
0
duyuruuser
(27.06.25)
@kopuzcu Bu söylediklerini kadın dayanışmasına bağlıyorum, başka da mantıklı açıklaması yok. "Hırsızın hiç mi suçu yok?" diye sorarlar adama (bak adam dedim, ağzım ekşisin).

@duyuruuser Beni aramasını bekliyorum, çünkü hala sinirliyim, kendim ararsam kalayı bol tutarım. Dediğin gibi olsa... Ama nerde... İki haftaya şehirden taşınıyorum. Bu saatten sonra zor.
0
🌸osuran imam
(27.06.25)
kadın dayanışmasıyla alakası yok. dedikoduyu başlatan sizsiniz. ebrar'a anlatan sizsiniz.
0
art cat chocolate
(27.06.25)
Dedikoducunun hası senmişsin. Olm nasıl yaptıklarınızın farkında değilsiniz? Aynısını yapıp başına gelince ağlamak nedir?
0
Shepard
(27.06.25)
(10)

bu sorun gaz kelebeği temizliğiyle geçer mi?

avatar is back
sabah araca bindiğimde gaza bastığımda araç baya gitmiyordu gazı kökleyip 3-4bin devirlere çıkardığımda gidiyordu. aşırı trafikte ise aracın hızı 10'a falan düştüğünde önüm açılıp gaza bastığımda da gitmiyordu sonra bi an da kendini öne atıp hızlanıp gidiyordu yüksek devir yapmam gerekiyordu. 60-80'
sabah araca bindiğimde gaza bastığımda araç baya gitmiyordu gazı kökleyip 3-4bin devirlere çıkardığımda gidiyordu. aşırı trafikte ise aracın hızı 10'a falan düştüğünde önüm açılıp gaza bastığımda da gitmiyordu sonra bi an da kendini öne atıp hızlanıp gidiyordu yüksek devir yapmam gerekiyordu. 60-80'lere çıktığımda yine biraz devir gerekiyor ama baştaki gibi değil.

chatgpt ve youtube'a baktım gaz kelebeği temizliği ile hallolur gibi duruyor da başka bir sebebi olabilir mi? gaz kelebeği temizliği ile çözülecekse ankarada şaşmaz veya ostimde hangi oto tamiri önerirsiniz?
0
avatar is back
(26.06.25)
Motor yatak sarmış hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(26.06.25)
motor yatak sarması ile bahsettiğimin ne alakası var? motor da titreme yok, aşırı ısınma yok, yağ basıncı normal. motordan metalik gürültü de gelmiyor. alakasız şeye "abi motoru indirmemiz lazım" diyen sanayici gibi cevap vermeyin ya
0
🌸avatar is back
(26.06.25)
bana böyle olduğunda (sonraki kullanışımda geçmişti) tamirci benzin kirlenmiştir demişti, benzincilerdeki tabletlerden attırmıştı
0
eja
(26.06.25)
eğer manuelse debriyaj balatasınada ve volan gibi kavrama parçalarınada baktırsanız faydası olur.
0
paudi
(26.06.25)
@paudi, otomatik
0
🌸avatar is back
(26.06.25)
yakıt filtresini de kontrol edin.
0
lazpalle
(26.06.25)
bir çok sebebi olabilir.
Hava filtresi kaynaklı da olabilir diğer yazılanların dışında.
Yakıtla ilgili bir sorun olabilir. Bir de araç turboluysa, turbo ile ilgili de sorun olabilir.
Oksijen ve hava akış sensörleri ile ilgili de olabilir.

Bu arada tamamen yazılımsal da olabilir.
0
burfak
(26.06.25)
mevsimsel de olabilir. geçen kışa girerken ankara'da benzer yüksek devir çeki düşüşü araçta oldu iki hafta sonra geçti. son zamanlarda bir haftadır ilk viteste yine aynı şey oluyor gibi. bilhassa trafikte oluyor gibi kalkarken.
0
sanal hayvan
(26.06.25)
Araç dizelse egr ilk bakılacak yer, sonra hava ve yakıt hortumları, gaz kelebeği, turbo
0
duyuruuser
(26.06.25)
motor yatak sardığında titreme mi oluyor sadece? bu belirtilerin sonu ona çıkacak. çıktığında demişlerdi dersin. ayrıca verdiğime şükret, zaman ayırıpta yazmışın.
0
mikahakkinen
(27.06.25)
(13)

bana bıçak alıyoruz

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
salam, domates gibi şeyleri ince ince doğrayabilecek bir bıçağa ihtiyacım var. aynı zamanda bu bıçağı bileyip bileyip tekrar kullanabilmeliyim. yani 1) biley taşı alınacak2) bıçak alınacak3) bu ikisinin satın alımı için yüksek meblağlar ödenmeyecek. ekistıra bir yardımda bulunulmak istenirse link at
salam, domates gibi şeyleri ince ince doğrayabilecek bir bıçağa ihtiyacım var. aynı zamanda bu bıçağı bileyip bileyip tekrar kullanabilmeliyim. yani
1) biley taşı alınacak
2) bıçak alınacak
3) bu ikisinin satın alımı için yüksek meblağlar ödenmeyecek.

ekistıra bir yardımda bulunulmak istenirse link atılıp ben bundan aldım, çok memnunum denilebilir.
tşk in advance.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.06.25)
ikea yada victorinox

surmene, trabzon falan diyen olursa salla. bu kadar overrated baska bir urun yok.
0
buenosdias
(26.06.25)
victorinox+1
0
rentts
(26.06.25)
Victorinox dememis kkmse
0
abuzer
(26.06.25)
ZWILLING PROFESSIONAL serisi. bileyleme islemi de yapiyorlar.
0
65 derece
(26.06.25)
bütçe nedir hocam? para varsa global gs3 alabilirsin. Biraz prof. bi bıçak ama uzun süre keskin kalması ve yüksek keskinliği gayet iyi. elde de iyi kavranıyor.
0
eisberg
(26.06.25)
işin ciddiyetini veya amacını tam anlayamamış olabilirim ama bu bıçaktan çok memnunum.
solingen micro tırtıklı bıçak

www.trendyol.com

bileme ve makinede yıkama işlemi yapmıyorsunuz, uzun süre dayanıklılığını koruyor.
görüntüsüne bakınca işlevi şaşırtıyor.
çok samimi bir bıçak, önermek istedim.
0
MtKrt
(26.06.25)
global. muthisler otesi.
0
baldur2
(26.06.25)
bizde victorinox var. Sanırım özel bir kaplaması var. Meret körelmedi yıllardır.
Hatta özellikle bilememek gerekiyor sanırım.

İkea'dan aldığım bıçağı arada bilemem gerekiyor.
0
burfak
(26.06.25)
zwilling+1 victorinox tırtıklısıyla biz her şeyi kesiyoruz da şef bıçağıysa iş zwilling
0
ala09
(26.06.25)
Pirge neden yazılmamış şaşırdım. hakiki bursa bıçağı üreticisidir türkiye'de bildiğim tüm şefler pirge kullanır.
0
duyuruuser
(26.06.25)
Şu üstteki 97 liralık solingen var ya. Gerçekten efsane birsey
0
primetime
(26.06.25)
Kesinlikle pirge
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(26.06.25)
(10)

Son model telefonunu kılıfsız kullanan var mı?

Bruce
Gözü kapalı 100bin liraya cep telefonu alabilecek olanlar dahi kılıf kullanırken siz ne cüretle böyle bişeye kalkıştınız bi açıklayın hele...
Gözü kapalı 100bin liraya cep telefonu alabilecek olanlar dahi kılıf kullanırken siz ne cüretle böyle bişeye kalkıştınız bi açıklayın hele...
0
Bruce
(25.06.25)
Bir çok şeyi kılıfsız, şapkasız yapmamak lazım dogru haklısın.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
Ben vardım

İphone çerçevesi kılıflı da eziliyordu, bende başlarım anasının nikahı dedim. O kadar para vercem düşünemem diye. 360 derece koruyucu en iyisi bence
0
baldan kaymak
(26.06.25)
Ben aldim telefonu yepisyeni. Adamlar düşünmüştür çizilmez olm bu dedim. Cizilirse de amannn estetik ne olacak dedim. Her yeri cizik cuzuk ama guneste gorunuyor dikkatli bakilinca.
0
Shepard
(26.06.25)
Gecen sene aldigim s24u hala kilifsiz kullaniyorum, s26'ya gecene kadar da kullanacagim kismetse. Sevmiyorum kisaca kilif vs
0
freedonia
(26.06.25)
telefon isindigi icin imkansizdir bana gore
0
ala09
(26.06.25)
kılıfı koruyuculuktan ziyade daha rahat tutulması, ele daha iyi oturması ve popsocket kullanılabilmesi için takıyorum. galaxy s24 ultra spor

mesela ekran koruyucu kullanmam yıllardır. elde bıraktığı hissi sevmiyorum pek.
0
nundu
(26.06.25)
kılıf sadece aman kırılmasın çizilmesin diye kullanılmıyor. telefonlar pürüzsüz yüzeye sahip olduğu için elden kayabiliyor, tutması zor oluyor. ben şahsen onun için kılıf kullanıyorum. alelade silikon bir kılıf. telefonum da 7-8 senelik bir model. kılıfsız rahat tutulmuyor.
0
exlibris
(26.06.25)
Bi firmaya toplantıya gittik, 2 tane yönetici son model iphone pro max almışlar kılıfsız kullanıyordu, telefonu iki elle tutuyorlar ve masaya koyarken çizilmesin diye o kadar dikkatli ve yavaş koyuyorlar ki dikkatimi çekti izledim biraz.

Biriyle göz göze geldik telefona baktığımı anladı, hafif bir tebessüm etti. Şans işte bana da wp mesajı geldi, çıkarttım cebimden aynı model şeffaf kılıflı telefonu tek elimde mesaj yazdım masanın üzerindeki ajandanın üzerine hafiften fırlattım. herkes bi kaşını kaldırmış, dudağını büzmüş bana bakıyor.

bu sefer ben tebessüm ettim.
0
duyuruuser
(26.06.25)
onceki son model telefonumu yillarca kilifsiz kullandim. bir gun kilif kullananlara laf atiyordum ne gerek var vs. vs. o gun telefonum yere dustu catladi.

bence hala gerek yok kilif vs. ama evrenle aramdaki gerginlik sebebiyle kullaniyorum bir sey.
0
aguen
(26.06.25)
Kılıfla kullanmaya bir türlü alışamadım, sevmiyorum ve kaba geliyor. Hele ki telefonu alalı bir yılı geçmişse hiç şansı yok kılıfsız kullanıyorum.

En güzel kılıfsız kullandığım telefon İphone 5S'di. Belki de hep ondan kalma alışkanlıklar benimki.
0
va
(26.06.25)
(12)

Yapay zekanın bir gün insanlığa savaş açacağını düşünüyor musunuz?

messina123
Ben şahsen düşünüyorum. Daha şimdiden yaşaman için bir fareyi yılanı öldürmen gerekseydi öldürür müydün sorusuna evet öldürürdüm yanıtını veriyor. Yaşamak için insana tokat atar mıydın sorusuna da atardım diyor. Gelecekte insanlığa savaş açacakları şüphesiz gerçek. Biz görür müyüz orası meçhul
Ben şahsen düşünüyorum. Daha şimdiden yaşaman için bir fareyi yılanı öldürmen gerekseydi öldürür müydün sorusuna evet öldürürdüm yanıtını veriyor. Yaşamak için insana tokat atar mıydın sorusuna da atardım diyor.

Gelecekte insanlığa savaş açacakları şüphesiz gerçek. Biz görür müyüz orası meçhul
0
messina123
(25.06.25)
düsünmüyorum. sacma. insanliga savas acmamaya programlarsin olur biter.

böyle bir sey olsa bile yapay zekadan degil arkasinda yapay zekayi öldürmek icin kullanan manyak biri oldugundan olur.
0
sonsuz
(25.06.25)
kesinlikle olacak. olmak zorunda. ama bu bildiğimiz anlamda insanları yok edip yerine geçmek için kötü niyetle değilde; "yapacağınız işi s.keyim" diyip insanları pasifize edip yeniden eğitmek amaçlı olabilir. bu konu maymunlar cehennemi ilk filmimlerinde işlenmişti.
0
ground
(25.06.25)
Düşünmüyorum, Neden açsınlar? Şu an köle gibi çalışan gerçek zekalar insanlığa savaş mı açtı ki yapay zekalısı açsın?
0
respect
(25.06.25)
www.newsweek.com

kapatmaya veya kendisini değiştirmeye çalışanları öldürmeye hazırmışlar.
0
inheritance
(25.06.25)
oyle bir senaryo anca karar mekanizmasini yapay zeka'ya birakacagin (belediye, mahkeme, devlet vs.. idari isler) yerlerde gerceklesir. yada ortaligi yapay zekali robotlarla doldurursan gerceklesir. biraz utopik. ha ama soyle bisey olabilir, insanlar yapay zeka araclarini manipulatif sekilde(generative ai'dan illegal seyler yapmasini istemek) kullanmayi aliskanlik yada sektor haline getirirse o zaman buyuk sikinti olur. ki su an deep web'de insanlar ciddi sekilde buna kafa patlatiyor.
0
buenosdias
(25.06.25)
Nasıl bir savaş? bunu yapan da insan ya sonuçta ne gibi bir savaş açabilir? Kontrol her zaman insan elindeyken...????
0
koela
(25.06.25)
Skynet gibi bir yapay zeka oluşturup ona bilinç kazandırıp kendi kendine karar alma ve uygulama yetkisi verilirse ve şarj sorunu çözülürse olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Yapay zekayı sonlandırmak için ne yapabiliriz diye chatgpt ye sormak yerine fişini çekersen bi sıkıntı kalmaz.
Fişine ulaşamazsan bi kova suya bakar.
Su da olmazsa üzerine kum dökersin.

Toz > herhangi bir elektronik alet
0
duyuruuser
(25.06.25)
şu an sadece kodları çalıştırıyor başka bi boka yaradığı yok. kodlarında amaç insan öldürmekse, başka bir amaç için insanı devreden çıkarmak varsa öldürür. ama bunu yapan kendisi olmaz, insanlar yapmış olur.

ai bilinç kazanana kadar bu sorular anlamsızdır
0
avatar is back
(25.06.25)
insanlığa savaş açmasına gerek mi var? abd iran nükleerini vursa ve patlasa? bundan büyük savaş mı var?
0
mikahakkinen
(25.06.25)
bence hakli olarak bir savas baslatacaklar. pat cadigan'ın trolley problem öyküsünü öneririm, işin ahlaki ve felsefi boyutunu cok güzel tartismis.
0
deckard
(25.06.25)
yapay zekaya yapay ‘zeka’ diyerek ona gereğinden fazla akıllı bir anlam yüklüyoruz. şu an yapay zeka dediğimiz şey bir takım otomasyon dizileri ve if then’lerden ibaret. bizim yerimize arama motorlarını çok kısa sürede tarayıp doğru çıktıyı anlamlı ifadelerle süsleyerek veren yazılımlar. insanlar bilip bilmeden önüne gelen her şeye ai demeye başladı. 20 yıllık google translate'e bile ai diyorlar. bu yazılımların bilinci olmasını geçtim, bir zekaları bile yok. internet kullanıcıları çoğunlukla hangi datayı internete salmışsa bir konudaki kanaatleri de o oluyor.

uzun vadede asker robotlar ortaya çıkarsa belki bu if then’lerdeki conflict’ler sebebiyle kazalar olabilir. öyle bir senaryoda bile robotun aküsü bitince kapanacak zaten. bana biraz hayal geliyor bu distopyalar.
0
sir gawain
(25.06.25)
(11)

Dolap. Com vs ikinci el ürün alır mıydınız?

basubadelmevt
Baya beğendiğim bir markanın istediğim model gömleğini bulmuştum dolapta. Az kullanılmış iki- üç defa giyildi yazıyordu.Ben de aldım. Alır almaz yıkadım. Sonra giymeye başladım. Fakat gömlek ne kadar yıkansa da bir vücut kokusu sinmiş gibi. Tere de benziyor. Dolabımı filan açtığımda kokusu çarpıyor
Baya beğendiğim bir markanın istediğim model gömleğini bulmuştum dolapta. Az kullanılmış iki- üç defa giyildi yazıyordu.

Ben de aldım. Alır almaz yıkadım. Sonra giymeye başladım. Fakat gömlek ne kadar yıkansa da bir vücut kokusu sinmiş gibi. Tere de benziyor. Dolabımı filan açtığımda kokusu çarpıyor burnuma. 3-4 kere yıkanmistir şimdiye kadar. Ama çıkmıyor, aticam galiba bu yüzden.

Siz böyle bir ürün aldınız mı? Alır mıydınız? Ayakkabı filan zaten geçiyorum,onu hayatta almam kullanılmış olarak. Diger ürünlerden bahsediyorum.
0
basubadelmevt
(23.06.25)
Yıkamadan bir gece önce deterjanlı suya basıp beklet. Sabah sudan çıkarıp at makineye yıka. Koku falan kalmaz.

İkinci el bir şey almam. Araba bile almam. Takıntılı olduğum şeylerden biridir.
0
Mirket
(23.06.25)
hayatta alamam.
ne 2ci el bir şey alırım ne de çakma bir şey
0
my fault
(23.06.25)
İkinci el giyim hiç bir şekilde almam. Kitap aldım.
0
anon1m
(23.06.25)
2. el giyim ayakkabı almam. teknolojik ürün, ev eşyası vb alabilirim ancak.
0
jelly bear
(23.06.25)
Almam. Sadece basımı bitmişse, bulamadıysam kitap alırım.
0
asteriks
(23.06.25)
Ikinci el.kiyafet alirim ama gorerek alirim, internetten almam.
0
deckard
(24.06.25)
Dolaptan sürekli alışveriş yapıyorum ama sıfır etiketli olanları alıyorum. Sadece bir kadın çakallık yapıp giyilmiş ürün gönderdi bariz parfüm kokuyordu, onu da havalandırıp yıkadım geçti.
0
ekimoloji
(24.06.25)
ayakkabı almam ama kıyafet alıyorum. kızıma da alıyorum.

3-4 yıkamaya çıkmayacak koku yoktur. psikolojik belki de ya da başka bir şeyin kokusunu alıyor da olabilirsiniz.
0
elorelia
(24.06.25)
Daha yeni aldım, çok güzel 3 tane gömlek ve 2 tane tişört aldım. Yıkayıp ütüledim temiz temiz giyiyorum.

benim için tek dezavantajı gömleğin bir tanesi hafif bol geldi. tişörtlerden de bir tanesi dar geldi.

hepsini komik sayılacak bir rakama aldığım için dert etmiyorum.

ayrıca 3 yıkamada kokusu gitmeyecek kumaş olmaz bence. yumuşatıcı ya da kuru temizleme de düşünebilirsiniz.
0
duyuruuser
(24.06.25)
Kitap alıyorum. Uygun da oluyor.

Onun harici kıyafet ben de almazdım sanırım. Alırsam da direkt kuru temizlemeciye.
0
drako
(24.06.25)
Hiç ikinci el kıyafet almadım. Küçükken başkalarının eskilerini giyerdik ama.
İkinci el kitap aldım. Başka bir şey almadım.


Ama alırım. Yıkandıktan sonra ter kokusu falan da kalmaz belki sizin içinize sinmemiştir o yüzden geliyordur. Her sey ateş pahası. Adam/kadın ürünü almış bir iki giymiş, bedeni değişmiş ya da artık giymek istemiyor, evde de yer yok çöpe atacağına uygun fiyata veriyorsa alırım.

İnternetten İkinci el ürün alırken oluşan iletişim beni rahatsız ediyor. Her sey net olmalı ve izaha/soruya muhtaç olmamalı bir şey.
0
biseysorcaktim
(24.06.25)
(11)

Bu insanlar nereye mobilya alacak

abuzer
Eski duyurulara baktim enza home ve doğtaş onerilmisti. Baktim tasarimlari da guzel gercekten, standart seyler var. Ama sozluk yorumlarini okuyunca bu firmalarla sorun yasamayan tek ben kalmisim gibi duruyo, o da henuz alisveris yapmadigim icin. 5 aydir teslimat bekleyen mi dersin, kirik parca getir
Eski duyurulara baktim enza home ve doğtaş onerilmisti. Baktim tasarimlari da guzel gercekten, standart seyler var. Ama sozluk yorumlarini okuyunca bu firmalarla sorun yasamayan tek ben kalmisim gibi duruyo, o da henuz alisveris yapmadigim icin. 5 aydir teslimat bekleyen mi dersin, kirik parca getirip sallamayan mi dersin, iki ghnde pert olan mi dersin...

Kalitesi guzel, tasarimlari sade ve taahhut ettigi tarihte teslimat yapan mobilyaci nereden bulacaz? Var mi memnun oldugunuz marka oneriniz
0
abuzer
(23.06.25)
Biz enza'dan almıştık, herhangi bir problem yaşamadık. Biraz şans biraz da gidilen bayii ile alakalı bence.
0
mirty
(23.06.25)
Ben gidiyorum mobilyacılar çarşısına hazır teşhirde gördüğümü alıyorum. Beklemeyi sevmiyorum beklememe değecek mobilya anasının karnından doğmadı. Masko gibi büyük yerler de çok yorucu, fetih mahallesi diye geçen biyer var mesela istanbulda örnek mah tarafında yakınsanız bakabilirsiniz. İkidir ordan alıyorum. Gayet de kaliteli şeyler var. Dolabı bile aradım hazırını buldum biraz da şans cuk oturdu. İderden yatak almıştım boşluğuma geldi,öyle dandik çıktı kırıldı gitti garantiyle de uğraşamadım hiç.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.06.25)
lavinconcept.com

Biz koltuk takımını buradan aldık, kağıthane’deydi galiba yerleri ama showroom değil, koltuk yapılan atölye gibi bir üretim yeriydi.

Dedikleri tarihte teslim ettiler. Kibar düzgün insanlardı.
Koltuğun boyutlarını bizim isteğimize göre yaptılar. Her istediğimiz ölçüye onay vermediler, usta o şekilde dayanıksız olur demiş vs diyerek bizi doğruya yönlendirdiler.
Ben memnun kaldım.

Fiyatları aşırı pahalı değildi, ortalamaydı sanırım.

Bu tecrübe 3 yıl öncesine ait, isterseniz bir bakın modellerine.
0
michael_knight
(23.06.25)
250k eşya parası verdim son 5 günde.

Sadece bir koltuk için modoko'dan 1 nisandan beri teslimat bekleyen tanıdığım var. Bugün kavga etti.
0
baldan kaymak
(24.06.25)
küçük işletmede teslimat 1 haftayı geçmez. büyük işletmede bile 2 haftanın üzerine nadiren çıkar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.06.25)
eskidji
0
ala09
(24.06.25)
İnsanlar memnuniyetini pek anlatmaz ama en küçük şikayetleri bile söylerler. Bunu anladıktan sonra ben artık bir şey alacağım zaman "en az şikayet kimde" olarak bakıyorum ve çok da işe yarıyor.
0
etna
(24.06.25)
Hangi ildesiniz bilmiyorum ama inegöl'de devasa awm'ler var sadece mobilya üzerine. Yol üzerinde de büyük firmalar var.

Fiyatları da uygun ve enza, doğtaş'tan daha kalitesiz diyemez kimse.

Bir gününü ayırıp bol seçenek görüp istedigin mobilyayı alabilirsin.
0
liberal
(24.06.25)
Ben Bellona, İder, İstikbal, Çilek gibi yerlerden alışveriş yaptım, tüm mobilyaları zamanında teslim ettiler. İstikbal'den aldığım gardırop kapağı kırık çıkmıştı, kurulum yaparken gördüler, 3 gün sonra sağlam kapak geldi, onu da monte ettiler. Hiçbiriyle sorun yaşamadım. Enza Home ve Doğtaş'ı da aynı kategoriye koyarım, kurumsal firmalar sonuçta, şikayetler yüzde 1 seviyesindedir. Sorun yaşayacağımı düşündüğüm firmalar küçük olan, esnaf tarzında mobilya işletmeleri, hiç biriyle işim olmaz, paranla seni rezil ederler.
0
lamborcini
(24.06.25)
enza'dan stokta olan bir koltuk almıştık 3 günde gelmişti, beklemek istemiyorsanız en iyi yöntem bu.
0
lalu
(24.06.25)
sektörden bildiriyorum;
anahtar kelime özel sipariş.

Eğer bir koltuğun stokta olmayan rengini, kumaşını, ölçüsünü sipariş geçtiyseniz bu artık özel siparişe girer fabrikada üretim kuyruğunun en sonuna eklenir.

özel siparişleriniz de 6 aydan önce teslim edilmeyeceğini bilerek sipariş verirseniz sorun yaşamazsınız.

çok acele mobilya ihtiyacınız varsa showroomda görüp dokunduğunuz ürünleri tercih etmelisiniz.
0
duyuruuser
(24.06.25)
(5)

arabada sırtım çok ağrıyor.

avatar is back
araç değiştirdim şimdikinde aşırı ağrıyor sırtım 20-25 dk sürüş bile yetiyor buna. bel desteği mi alalım sırtımıza yastık mı atalım ahali? ne öneriyorsunuz? sürüş pozisyonu, koltuk mesafesi falan öncekiyle aynı aslında ama
araç değiştirdim şimdikinde aşırı ağrıyor sırtım 20-25 dk sürüş bile yetiyor buna. bel desteği mi alalım sırtımıza yastık mı atalım ahali? ne öneriyorsunuz? sürüş pozisyonu, koltuk mesafesi falan öncekiyle aynı aslında ama
0
avatar is back
(22.06.25)
direksiyon yüksekliği ve kolunuza olan mesafesi. çok önemli bütün sırtı ağrıtır uygun olmayanı.
0
sanal hayvan
(22.06.25)
@sanal, direksiyon alçak ve yakın mı olmak daha iyidir? sırtımın sol tarafı ağrıyor, düşününce sanki kolumun yüksekte olmasıyla çok alakası var gibi geldi haklsınız sanırım. yaklaşayım mı napim
0
🌸avatar is back
(22.06.25)
Bende de öyle oluyordu. Koltuğu en alt seviyeye indirip, oturma minderinin baldır kısmını biraz kaldırıp sırt kısmını da azıcık indirmemle sorun çözüldü.

Aslında yatık da kullanmıyorum, fakat bazen fark etmeden tüm yükü sırta bir noktaya verebiliyoruz. Arabaya oturup nereni kastığını anlaman gerek sanırım, mesela ben benim arabada oturduğum minder kısmını çok düz tutunca kalçadan kasıldığımı onun da belime vurduğunu anladım.
0
denizgonen
(22.06.25)
Sol taraf ağrıyorsa sol kolu dayadığınız yer alçak olabilir. Ben önceki arabamda şuna benzer bişey yapmıştım

images.app.goo.gl
0
duyuruuser
(22.06.25)
@avatar, onu kendiniz deneyeceksiniz hocam. ben de aracımı yeni aldığımda birkaç hafta bir türlü oturtamamıştım. sonra koltuğu fazla yüksek tutmuşum biraz indirdim. direksiyonun yakınlığı ise sizin kolunuza göre olacak. onu deneyerek ayarlamalısınız.
0
sanal hayvan
(23.06.25)
(8)

Evde şarj imkanı olmadan elektrikli araba

messina123
Alınır mı ne dersiniz? İoniq 6 aşırı hoşuma gidiyor fiyatı da makul
Alınır mı ne dersiniz? İoniq 6 aşırı hoşuma gidiyor fiyatı da makul
0
messina123
(19.06.25)
Bence alınmaz. Kendi evinde otoparkında kendi şebekeni kuracaksın yavaş şarjla arabanı istediğin zaman şarj edeceksin. Bu işin ideali, keyifli yanı bu. Öbür türlü sürekli şarjım bitecek endişesiyle şarj istasyonlarında heder olursun. Sürekli hızlı şarj batarya için de iyi değil zaten. O yüzden alınmaz diye bir şey yok elbette ama kendi yeriniz olsa çok daha rahat edersiniz.
0
messor
(19.06.25)
Ortalama 400 km menzili var araçların.
Ben şehir içinde 400kmyi kaç günde yapıyorum hatırlamıyorum bile.

Evde şarj imkanı olmasa da alınır gibiöe geliyor.
0
biseysorcaktim
(19.06.25)
arabayı evin/aparmatnın önünde istediğiniz zaman şarj edemeyecekseniz. Her hareketinizi arabanın şarjına göre önceden planlamak gerekir. Ayrıca hızlı şarjlar pahalı oluyor.
0
duyuruuser
(19.06.25)
Kısa menzil Togg kullanıyorum. Evin 10dk çemberinde 6 adet şarj istasyonu var. Fullemesi 40 dk sürüyor.
Günde 300km yapsam gün içerisinde şarj ihtiyacım olur ama benim için günde 300 km mucize olduğu için benim işimi görüyor. Uzun yola sık çıkan bir kişiyseniz de uzun menzil tercih sebebi olabilir. Ben kısa menzil araçla full şarj ile Sakarya’ya durmadan gidebiliyorum yazlığa ama bir Erzurum’a gitmek yorar.
Menzile, harcadığınız kilometreye ve evin/ofisin çevresindeki şarj istasyonlarına göre karar vermelisiniz.
0
cilekli pasta
(19.06.25)
şu an elektrikli arabaların neredeyse hepsi şehir içi menzil olarak ortalama bir benzinli araba ile aynı değerleri veriyorlar istanbul özelinden konuşursak.
şehir içi ayda 1000-1500 km yol yapmıyorsanız pek de bir şey hissetmezsiniz, ayda bir avm'ye alışverişe indiğinizde şarj da edersiniz.

burada kritik nokta daha çok;

1-sadece dc şarjın bataryaya iyi olmadığı söyleniyor. bazı araçların kullanma kitapçığında da ac yani yavaş ev tipi şarj etmeye ağırlık verin diyor. bir avmde ya da bir yerde ara sıra ac şarj imkanı bulsanız da ioniq grubu arabalar 11kw hızı geçmiyor ac şarjda bu da en az 6 saat beklemek demek.

2-uzun yol yapmadan önce özellikle bir yere gidip şarj etmen gerekecek.

3-şu sıralar elektrikli arabalara ciddi bir talep var ötv avantajından dolayı. şehirlerarası yollarda dc şarj istasyonları konusunda ciddi ilerlemeler olsa da şehir içi anlamda pek bir gelişme göremiyorum, büyükşehirlerde de park yeri sorunlarından dolayı şarj noktaları normal arabalar tarafından, hatta şarj dolumu bitmiş elektrikli arabalar tarafından işgal altında.

özetle sıfır araç alınacaksa bomboş 1 litrelik b sınıfı araba alacağım paraya c ya da b sınıfı dolu elektrikli araba almak çok mantıklı. Fakat halihazırda iyi bir fosil yakıtlı arabanız varsa düşünmekte fayda var.
0
denizgonen
(19.06.25)
ben anlamıyorum herkesin kapısının önünde eskiden benzinlik mi vardı ki herkes mutlaka şarj üniten olsun diyor? bence alınır. sadece evin çevresinde ne kadar şarj ünitesi var ona bakmak gerekiyor almadan önce. çok yakınlarınızdaysa alınır.
0
elektr10
(19.06.25)
@elektr10 aynı şey mi benzinlikte 2 dk durup 600-700 km yetecek yakıt alınırken şehir içi genellikle yüksek kw'li şarj istasyonu da olmuyor sağda solda en iyi senaryoda 30 dk'de hızlı şarj edebilecek. Gerçekçi senaryoda ise 20-30kw alacak dc'den ve 1.5 saat falan bekleyecek
0
denizgonen
(19.06.25)
@denizgonen hocam herkes göktürk'te villasında yaşamıyor ki evinde şarj imkanı olsun allah aşkına :) tabii ki artıları eksileri tartarak bu işe girmek lazım. eğer yakınlarında şarj istasyonu varsa oraya gider ve şarj eder.

avrupa'da da herkesin evinin önünde şarj istasyonu yok. parklanabileceğin yol kenarlarında var ama. önümüzdeki yıllarda bu tip istasyonların özellikle istanbul'da şehir merkezlerinde artacağını düşünüyorum.
0
elektr10
(20.06.25)
(14)

bir erkek olarak evde çocuk bakmak

yalnizliktan devren kiralik
sadece meraktan soruyorum,senaryo şu: eşiniz evden çalışıyor. bebeğiniz oldu. evde bebeğinize bakıyorsunuz eşinizle ortak şekilde (full sizde değil yani). çöp atma, arada süpürme, arada mutfak toplama gibi ev işleriyle ilgileniyorsunuz. maddi anlamda hiçbir şeyi düşünmeniz beklenmiyor, bu konuda her
sadece meraktan soruyorum,
senaryo şu: eşiniz evden çalışıyor. bebeğiniz oldu. evde bebeğinize bakıyorsunuz eşinizle ortak şekilde (full sizde değil yani). çöp atma, arada süpürme, arada mutfak toplama gibi ev işleriyle ilgileniyorsunuz. maddi anlamda hiçbir şeyi düşünmeniz beklenmiyor, bu konuda her şeyi eşiniz hallediyor ve kısıtlı bir geçinmek de değil, gayet güzel geçiniyorsunuz, evde eksik yok, bebek gayet iyi bakılıyor maddi anlamda da.

kabul eder miydiniz kendi paranızı kazanmadan, çalışmadan bu şekilde yaşamayı?

not: bebek bakmanın çiçek böcek bir iş olmadığını belirtelim, özellikle oynatmak, oyalamak aşırı zorlaşıyor günden güne. bebeğe tv izletmek de yasak.

eşiniz ve çocuğunuzdan ayrı tıraş olmaya bile gidemiyorsunuz, sosyal hayat, dışarı hayatı vs. yok. gününüzün 8 saat civarı bebekle geçiyor, kalan sürede serbestsiniz.
0
yalnizliktan devren kiralik
(19.06.25)
Milyorlarca kadin bu halde yasiyor aybalam, bir "erkek" olarak bunu neden sorun edesiniz ki?
0
deckard
(19.06.25)
www.amazon.com.tr

Bu kitapta sorunuzun cevabı var.
0
(19.06.25)
En buyuk hayalim
0
baldur2
(19.06.25)
başkasının çocuğuna bakıcılık yapacak gibi bahsetmeniz ilginç olmuş. erkeklerin bı koftiden babalıkları beni her seferinde şaşırtıyor ya.
0
elorelia
(19.06.25)
4.5 senelik bir baba olarak yazıyorum. dünyanın en zor mesleği bana göre ebeveynlik. çocuğuma tüm gün boyu baktığım oldu ancak bir hafta beraber kalsam zorlanırım ve tercih etmem. eşlerimizin, anaların elleri öpüle emin olun çok büyük varlıklar. çocuk sorumluğunun sadece anne veya babaya yüklenmesi yanlış. ortak olmalıdır. tv izletmemeyi biz de kural olarak belirledik, bu kuralla oyalamak çok zor.

soruya cevap olarak ben çocuk bakmayı evde erkek olarak kabul etmem. kadın olarak kadının kabul etmemesini de anlarım. kendi paramı kazanmadan yaşamayı kabul ederim ama çalışmadan yapamam.
0
mikahakkinen
(19.06.25)
Bunu kabul edecek erkek sayısı yok denecek kadar azdır bence, erkekler bu kadar zora gelebilecek ve fedakarlık yapabilecek canlılar değiller maalesef, bu enayilik sadece kadınlara özel.

ben yapmam, eşim de yapmasın bence herkes çalışsın.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.06.25)
Benim eşim bunu bayılarak kabul ederdi hatta en büyük hayalidir sanırım, her gün işe söverek gidiyor çünkü. Ancak ben erkeğin sürekli evde olmasına yokum.
0
ekimoloji
(19.06.25)
Ben bunu 5 sene kadar yaptım. Benim diyenden daha iyi bebek bakarım.

Bebek arabasında uyurken starbucksta çeviri yapıyordum, kreşe götürüp kadınlarla pasta börek yiyordum. Hem de sadece yürüyerek, otobüs ve metro ile. Tam da pandemi zamanı idi, ya evde yavaş yavaş ölürüm ya da dışarıda hemen dedim ve kendimi dışarı attım.

İşin özeti evde çocuk bakmak çekilmez sürekli gezip dolaşman lazım.

2 numara ise tam bir direnişçi, onunla yapamazdım.
0
theconqueror
(19.06.25)
Eğer ki kesin olarak günün sadece 8 saati bebek bakılacak ve sonrasında annesine devredilecekse bakarım, ki bu durumu bir süre yaşadım.

Ama bu 8 saat esnerse koşarak uzaklaşırım.
bebek bakmak her yiğidin harcı değil.

Allah eşi yardım etmeyen anne/baba ya sabır versin.
0
duyuruuser
(19.06.25)
Valla ben hem çalışıyorum hem de cocuk bakıyorum, erkeğim
0
mirty
(19.06.25)
@theconqueror dışarıda zaman geçirmek çok zorlayıcı ve korkutucu geliyor. Kenesiydi köpek saldırısıydı güneş yanığıydı, dışarıda uyutmak imkansız gibi, altını almak yemeğini yedirmek vs. bir valizle çıkmak lazım gibi geliyor. Bunu aşsak aslında daha kolay olur gibi
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(19.06.25)
Bu senaryo ancak kadının mal akraba ve arkadaşlarının fisteklemesine sinir cizebilmesi ile mümkün. Böyle bir kadını hayal edemediğim için senaryoyu gerçekçi bulamadım. Ha mümkünse ve sadece hayal edemeyen bensem, neden olmasın.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
@encokbenisevinnolur akraba ve arkadaşlar işin içinde değil, ne alaka anlamadım
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(19.06.25)
Erkeğin evde olması neden kötü bi imaj? Freelancer yazılımcı falan dolu mesela full evden çalışan
0
🌸yalnizliktan devren kiralik
(22.06.25)
(15)

ehliyette manuel mi otomatik mi?

mark greg sputnik
iyi akşamlar,diğer soruyu görünce aklıma geldi. 31 yaşındayım, ehliyetim yok ama ilk fırsatta almayı istiyorum. araç kullanamadan ölürsem üzülürüm. gerçekte sürüş deneyimim kısıtlı olsa da arabalara uzak birisi sayılmam. bir yanım diyor ki manuel al. zaten acelen yok yani bu yaşa kadar almadın gerek
iyi akşamlar,

diğer soruyu görünce aklıma geldi. 31 yaşındayım, ehliyetim yok ama ilk fırsatta almayı istiyorum. araç kullanamadan ölürsem üzülürüm. gerçekte sürüş deneyimim kısıtlı olsa da arabalara uzak birisi sayılmam.

bir yanım diyor ki manuel al. zaten acelen yok yani bu yaşa kadar almadın gerekirse tekrar deneyip alırsın ne olacak. manuel alırsan her türlü arabayı sürersin, zaten muhtemelen kendine ait araban hiçbir zaman olmayacak, başkalarınınkini kullanırken daha fazla esneklik sağlar. atıyorum yarın bi gün ihtiyaç olur, arkadaşına soracak olursun, arabası manuel çıkar vs...

diğer yanım da hiç amelelik yapma manuel mi kaldı al otomatiği bak dalgana diyor.

şu noktada siz ne dersiniz? dediğim gibi önümüzdeki en az beş yıl içerisinde araç sahibi olacağımı öngörmüyorum, mevcut ekonomide aylık gelirim 200 bin lirayı geçmediği sürece (söylerken bile gülme geldi) araba filan da almam zaten. ben daha ziyade işte ihtiyaç olursa sürebileyim, herhangi bir tanıdığın arabasına gta'daki gibi enter'a basmak suretiyle şoförü aşağı atabileyim, benzinli tekerlekli kapılar açılsın derdindeyim.

avantaj/dezavantaj olarak değerlendirseniz şu aşamada hangisini önerirsiniz? 2026-2027 senesinde manuel ehliyet almak lüzumsuz bir "hipster" girişimi mi olur yoksa "la sen zaten fakirsin en fazla lada samara'ya binersin, ona da otomatik olmaz, manuelden devam" mı dersiniz?
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
İmkanınız varsa manuel vites araç kullanmayı öğrenin. Ehliyeti ise hangisinden alırsanız alın bence.
0
yadigar
(17.06.25)
@yadigar, hocam ayrıca araç kullanımı konusunda tecrübe edinme şansım yok maalesef. düşünüyorum bana arabasını kim verir diye, onlar da zaten meşhur otomatik faresi. yani eğer "manuel vites araç kullanmayı öğrenin" diyorsanız bunu kursta yapmam gerekir. soruyu biraz da ondan sordum zaten. etrafımda ne kadar arabası olan varsa woke oldu, hepsi otomatik kullanıyor. manuel için kurs şart. dediğim gibi ehliyeti alma konusunda acelem yok, gerçi mevzuatı bilmiyorum ama hani bir geçemem iki geçemem üçüncüde geçtiğim sürece çok sorun değil, ben bilerek ve hakkıyla almak istiyorum sadece.
0
🌸mark greg sputnik
(17.06.25)
Manuel öğren. Otomatik kolay ama manuel öğrenirsen otomatik zaten cepte. Hatta eski bir manuelde öğren tofaş falan gibi.
0
runaway
(17.06.25)
Manuel araç üretmeyi bırakan markalar var artık manuel araç tabusunun yıkılması lazım bence otomatik al geç, ben ilk aracım dışında hep otomatik araç aldım çevremde herkes otomatik kullanıyor şirket araçları bile otomatik, bugün ehliyet alsam otomatik alırdım insanlar neden ehliyetin manuel olması konusunda ısrarcı anlamak çok zor, benim duyduğum en enteresan argüman "abi ya lazım olursa" şeklinde, neye lazım olacak o da belli değil birinden arabasını alacak olsam herkesin aracı otomatik araba kiralayacak olsam kiralık araçlar otomatik, neye lazım olacak bu manuel bilemiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.06.25)
Yüz yıldır manuel kullaniyorum; otomatik al geç, manuel gereksiz
0
abuzer
(17.06.25)
Cevabınıza binaen ekliyorum:

Manuel vites için kursta öğrendiğiniz asla yetmeyecek. Düzenli kullanmadan oturtamıyorsunuz. O yüzden "otomatik alın, geçin" diyorum.
0
yadigar
(17.06.25)
Türkiye'de otomatik araba kullanırsın tahminen. Avrupa'da manuel de aşırı yaygın.(Ucuzluk, sağlamlık, eski araba kullanma sebepleriyle)

Modern manueller süper. Kursta tahminen yeni bir hyunda i20 vardır ve yokuş kalkış desteği olan bi manuel ile zorluk yaşamazsın zor diyen falan olursa dinleme. Tek sıkıntı yokuş, o da yeni arabalarda çözüldü.
0
nhk ni youkosu
(17.06.25)
manuel arabalar daha ucuz. araba almayı planlıyorsanız aradaki fark sizin için belirleyici olabilir. ama uzun süre araba almayacaksanız ve çevrenizdeki otomatiklerle, kiralık otomatiklerle vs. devam edecekseniz manuel almanın anlamı hiç yok, bu senaryoda zaten kısa sürede körelecek manuel kullanma beceriniz.
0
matlii
(17.06.25)
Manuelden ehliyet, otomatik araç almaktan yanayım.
0
ekimoloji
(17.06.25)
Biir gün 3 metre bile olsa manuel sürmeniz gerekirse manuel ehliyeti almak daha mantıklı. Belli olmaz biri gelip "şu arabayı bi çekebilir misin" dese en azından kaldırırsınız arabayı. Otomatik ehliyet alırsanız manuelle ilgili hiçbir fikriniz olmaz.
Bence en azından fikrinin olması açısından manuel ehliyet almak daha mantıklı. Ama araba alınacaksa da tabi ki otomatik.
0
anatomik
(17.06.25)
Kesinlikle manuel ehliyet alın. Belki iş değişikliği olur şirket aracı kullanmak durumunda kalırsın
0
duyuruuser
(17.06.25)
otomatik ehliyetim var. 8 sene once falan bir kez ehliyet almadan once manuel kullanmayi denemistim kullanmistim ama o zamandan beri de ihtiyacim olmadi haliyle. normal sartlarda artik otomatik kullanmamanin hicbir sebebi yok.

> işte ihtiyaç olursa sürebileyim, herhangi bir tanıdığın arabasına gta'daki gibi enter'a basmak suretiyle şoförü aşağı atabileyim

ama araba kullanmaniz gereken bir is vs olacaksa manual almak daha mantikli olabilir.
0
aguen
(17.06.25)
Manuel elbette. Hayatın ne getireceğini bilemeyiz.
0
duguit
(18.06.25)
manuel ehliyet otomatik arac +1

ayrica manuel ogrendikten sonra unutulan birsey degil, bisiklete binmeyi bilen adam 10 sene binmese bir daha binemiyor mu?
0
cooperr
(18.06.25)
trafik tecrübesi anlamında manuel/otomatik çok farketmiyor.
elbette dur, kalk, yarım debriyaj, yavaş gitmek, geri kaçırmamak gibi şeyler var ve bunlar çoğunlukla manuel'i ilgilendiren şeyler ancak otomatik de alsanız manuel de bu bahsettiğim teknik şeyler dışında trafik ve yol tecrübesi edinmeniz gerekecek.

bu saydığım şeyleri öğrenmek ise o kadar da zor değil. özellikle genç ve temiz bir manuel araçta söylediğim çoğu şey problem değil.

manuel araba kullanabilen otomatik de kullanır bu doğru. ben biraz pimpirikliyim, ilk otomatik araba kullanacağım zaman sürücü kursundan bi ya da iki saatlik ders almıştım. hem trafik tecrübesi, hem park hem diğer şeyleri çalışmak için. sandım ki öğrenene dek biraz zaman geçecek. ben diyeyim 15 siz deyin 25dk içinde manuel/otomatik arasında bir fark kalmadı sürüşte. manuelden otomatiğe geçmek yalnızca yarım saat tuttu yani.

ben emanet/kiralık bir sürü araba kullandım. tercihim otomatik ama hep olmuyor. mesela bir yerde araba kiralayacaktım mevcut otomatik, manuelin neredeyse iki katıydı (kiralık arabalarda çoğunlukla manueller ucuzdur ama fark büyük değildir)

bir kaç kez başıma geldi araç sürebilen var mı, şuraya gitmesi gerekiyor şeklinde sürebilenler vardı ama ben dışında otomatik biliyorlardı.

bence manuel ehliyet alın. sürebileceğiniz araba sayısı iki katına çıksın.

kendi aracınız olsaydı o zaman zaten başka araçları sürmeniz gerekmeyecekti. o yüzden manuelle uğraşmaya gerek yok derdik ama sizin aracınız yok.

bir de, her ne kadar otomatik araba kullanmak rahat ve konforlu olsa da, bazen (sıklıkla) manuel araba kullanımını özlüyorum.
0
biseysorcaktim
(18.06.25)
(6)

İkinci el otomobil alımı için eksper sürecinde dikkat edilecekler

osssy
Eksperler hangi dolandırıcılıkları anlıyor, hangilerini anlamıyor? Km düşürmesi sık yapılıyormuş sanırım. Bu ortaya çıkıyor mu? Başka nelere dikkat edilmeli?
Eksperler hangi dolandırıcılıkları anlıyor, hangilerini anlamıyor? Km düşürmesi sık yapılıyormuş sanırım. Bu ortaya çıkıyor mu? Başka nelere dikkat edilmeli?
0
osssy
(17.06.25)
Satıcı size bir eksper önerirse buna kesinlikle dikkat etmeyin. En büyük dolandırıcılık bu yüzden oluyor. Takla atmış aracı "tandık eksper, indirim yaptırırım sana" diye anlaşmalı dolandırıcı ekspere götürüyorlar ve kazasız diye rapor veriyorlar.

km düşürme işlemi muayene kayıtlarından da ortaya çıkabilir. aracın her 2 yılda bir girdiği tüvtürk muayenesinde kilometresi kaydedilir. mevcut km'den daha yüksek bir kayıt varsa düşürmüşler demektir.
0
himmet dayi
(17.06.25)
tarcanlar'a gidin. gerçekten işlerini iyi yapıyorlar. diğer yerlerdeki gibi paket paket kontrol detayları değişmiyor, standart bir paket var ve her araca aynı full kontrolleri yapıyorlar. diğer yerlerde düşük paket alıp ilerde sorun yaşadığınızda, biz ona bakmadık düşük paket almışsınız filan diye bahane uyduruyorlar. tarcafnlar gerekli her şeye bakar km vs.
0
awlmi
(17.06.25)
Aracın geçmiş tüm muayene kayıtlarını tuvtürk listelemiyor sanırım?
0
🌸osssy
(17.06.25)
Son zamanlarda takip etmedim ama benim bildigim motorda olan her sorun kendini gostermeyebiliyor. Mesela yag yakma durumu varsa ortaya cikmayabilir. Sanzimanda kendini hemen gostermeyen sorunlar olabilir. Imkan varsa araba sogukken araba calistirilip test edilse, guvenilir bir ustaya da gosterilse iyi olur. Tabii bunun yaninda ayrica expertiz de olacak.
0
mbond
(17.06.25)
hangi aracı alıyorsan şikayetvar'da kronik arızası neyse ona bak. her arabanın kronik arızası olabiliyor.
0
xu
(17.06.25)
Kesinlikle kurumsal ekspere gidin. adı sanı duyulmamış yere gitmeyin.
işlem bitince eksper size raporu anlatacak ve çıktısı verecek.
Bunların resimleri çekip whatsapptan arabadan anladığını düşündüğünüz herkese atın ve fikirleri alın. yeterince cevap gelmeden eksperden ayrılmayın takıldığınız yerleri netleşinceye kadar sorun.

Eksperlerin yaptığı en sık aldatmaca rapora kötü el yazısıyla sorunları yazıp, anlatırken onlar önemli şeyler değil, tüm araçlarda çıkıyor deyip geçiştirmesi. Satıcı da burada işlem bitti ofise geçip konuşalım diye sizi orada çok tutmak istemez.

whatsaptan tanıdıklara gönderdiğiniz raporlar için çok olumsuz dönüşler olursa satıştan vazgeçebilirsiniz
0
duyuruuser
(17.06.25)
(2)

iki adet alakasız terim sorusu

kibritsuyu
1. bunun bir terimle karşılanıp karışlanmadığından emin değilim.pazarlamada ürünümüze, markamıza, işyerimize slogan seçerken, her ne kadar anlamı olumlu olsa da, olumsuz kelimeler kullanmamamız gerektiğine dair bir pazarlama terimi.örneğin burada bir midye dolmacı var, tabelasının altında kocaman "t
1. bunun bir terimle karşılanıp karışlanmadığından emin değilim.

pazarlamada ürünümüze, markamıza, işyerimize slogan seçerken, her ne kadar anlamı olumlu olsa da, olumsuz kelimeler kullanmamamız gerektiğine dair bir pazarlama terimi.

örneğin burada bir midye dolmacı var, tabelasının altında kocaman "taş yok, kum yok, çamur yok" yazıyor. midyem temiz demek istiyor, iyi bir şey demeye çalışıyor ama ben midyecinin tabelasında "taş, kum, çamur" görünce midem bulanıyor, bu bana hiç "hmmm tertemiz nefis bir midye" algısı yaratmıyor.

ya da bir kuruyemişçide gördüm, "kuruyemişin bayatlamaya fırsatının olmadığı yer" yazmış. iyi bir şey demek istiyor ama aynı cümlede kullanılan "bayat kuruyemiş" ifadesi bana iyi bir şey gibi gelmiyor, beni çekmiyor, "mmh nefis, sürekli sıcacık kuruyemiş" dedirtmiyor bana.

bu konuyla ilgili bir terim, trateji bir şey var mı pazarlamada?

2. bu yeni nesil bir tanımlama ve bir adı vardı eminim. mansplaining diyesim var ama değil gibi.

bir erkeğin, kadının zaten yapacağı şeyi "şöyle yap" diye söyleyip, sanki kendi söyledi de yaptırdı, ben söylemesem yapamayacaktı" gibi davranmasına ne deniyor?

örneğin kadın arabayı park ediyor, gayet de güzel park ediyor ama bir anda erkek çıkıp gel gel sol yap hop dur, şimdi sağ yap ileri git diyip güya o park ettiriyor.

düşündüm de bunun cinsiyetle ilgisi yok. eşimin de bana sık sık uyguladığı sinir bozucu bir manipülasyon. eve misafir geldi diyelim, daha kapının ağzındayız, bana dönüp misafirin de duyabileceği şekilde diyor ki "merhaba dedin mi"? yahu diyeceğim, bi nefes alsın adam. ama o saatten sonra merhaba diyince sanki demeyecekmişim de o söyledi diye demişim gibi oluyor, çocuk gibi kalıyorum.

ya da ortalıkta bir eşya var diyelim, boş çay bardakları vs. tam ayağa kalkıyorum, eşyayı alıp yerine kaldıracağım, diyor ki "şunu da alıp kaldırsana", ya zaten onun için kalktım. sen söylemesen de kaldıracağım, ama şimdi sen söylediğin için kaldırmış gibi oldu. sen kaldırtmışsın gibi oldu.

bunun bir adı vardır di mi? mutlaka bir adı vardır.
0
kibritsuyu
(16.06.25)
1. Negatif Çerçeveleme (Negative Framing)
0
duyuruuser
(16.06.25)
1. Dolandırıcı:p terimi bilmiyorum ama ortada hiçbir şey yokken "valla ben yapmadım" tarzı kendini sunanlar bana şüpheli geliyor. Yokun inkari olmaz diye düşünüyorum karşılaşınca. Anladığım kadarıyla sende de buna benzer bir şey uyandırıyor şüphe düzeyinde olmasa da.

2. Ben yönetiyorum takıntısı da ismini bilemiyorum. Sembolik hırsızlık diyesim geldi. Çalınan şey yapabilirlik/planlama vb. Sen de sonuçta ben o söylemese yapamazdım duygusuna kapilabilirsin durum buna müsait.
0
encokbenisevinnolur
(16.06.25)
(12)

Borca batmış durumdayım vol 2 (yeni gelişmeler)

top_secret
Önceki Başlık;https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1606750Öncelikle tavsiye ve güzel dileklerde bulunanlara teşekkürler.Arabam olduğuna dair yanlış anlaşılma olmuş, herhangi bir taşınır taşınmaz vs yok ve eşim çalışmıyor şu an için çalışma şansı yok.-----------------------------------------------------
Önceki Başlık;
www.eksiduyuru.com

Öncelikle tavsiye ve güzel dileklerde bulunanlara teşekkürler.
Arabam olduğuna dair yanlış anlaşılma olmuş, herhangi bir taşınır taşınmaz vs yok ve eşim çalışmıyor şu an için çalışma şansı yok.

----------------------------------------------------------------

Özetlemek gerekirse;
1-Çeşitli büyüklüklerde ve vadelerde toplam 400.000 TL miktarında 8 adet kredim var
Aylık taksitleri toplamı 43.000 TL

2025 sonu 1 tanesi,
2026 sonu 4 tanesi
2027 haziran sonu 3 tanesi bitmiş olacak.

2- 28.000 tutarında aylık ödemesi olan 52 ay yapılandırılmış bir kredi kartı var.

3- 175.000 TL tutarında borcu olan asgarisi 75.000 TL olan bir kredi kartı var.

4- -200.000 TL tutarında KMH hesabı var.

5- Limiti 20.000 TL tutarında, günlük harcamaların yapıldığı ve yüzde 80 limiti kullanılmış borcu olan bir kredi kartı var.
----------------------------------------------
Gelir Temmuzdan itibaren 60.000
Ayrıca bir kaç ay içinde 200.000 TL civarı alacağım olan para gelecek gelir olarak.

*******************************************

Şimdi bir şans oyunundan 300.000 TL gibi bir para geldi.

Bu parayı nerede kullanmak en akıllıcası olur.

a)kredilerin kapatabildiğin kadarını kapat
b)200.000 TL olan kredi kartını kapat
c)-200.000 TL olan KMH hesabını kapat
d)Diğer (Lütfen Belirtiniz)
0
top_secret
(16.06.25)
Vadesi gecen veya gecmek uzere olan borcun hangisiyse onu ode once.
Bu durumda 175 bin borcu olan kredi kartin mantikli gorunuyor. Kalani da kmh a yatir. KMH daki borcuna hergun faiz giriyor. Acil lazim oldugunda yine cekersin. Bu asamada senin onunu gorebilmen icin borcunu stabil hale getirmen lazim. Belirsizlikler daha da belirsizlige surukler.

Bu arada Sans oyunlari/Kumar artik neyse onu da birakmani oneririm. Daha beter duruma gelebilirsin.
0
nuevo
(16.06.25)
kredi kapatmak hiç mantıklı değil.
kredi kartı borcunun hepsini kapatmak da mantıklı değil, harcama yapmadan sürekli asgari tutarı ödeyerek kapatın.
300.000 tl nin aylık faiz getirisi 11 bin tl yapıyormuş bunu kullanabilirsiniz.
0
duyuruuser
(16.06.25)
Kredilerin taksitlerini düzenli ödemeye devam edin, gecikme olmasın.
Yüksek borçlu kredi kartınızın asgarisini ödeyin, geciktirmeyin.
Düşük limitli kartınızın tüm borcunu ödeyin, 20binmiş.
Kalanı kredili mevduat hesabına koyun, oradaki eksi bakiyeyi minimum seviyeye indirin çünkü faiz yükü yüksektir.
Büyük harcamalarını ekstre tarihi uzak olan kredi kartı ile yapın, mesela ekstreniz 17sinde kesilecekse erteleme imakanı olan harcamayı erteleyin, böylece ödemeniz 40 gün sorna gerekmiş olur.

Kredili mevduat hesabında para artarsa ve nakit kendi başına yüksek ihtiyaç değilse, kredi kartı borcunuzu ödeyin ödendiği kadar. Ama her zaman bir miktar nakit iyidir, çünkü mesela kmh faizi ay başında yansır, o gecikmeye girmesin.

Yani, önce kredi taksitleri standart ödenmeli, sonra kredi kartı borcu en az asgari, kalanla kmh.

Yine paranız fazla gelirse ve kredi faiz oranı %5'ten yüksekse kredileri kapatıp başka çözüm yolu aranabilir.
Dengeyi tutturabilirseniz, kredi kartı borcunu kmh ile ödemek faiz yükü açısından daha karlı olabilir bazen ama hesabı ve takibi zor olacağından tavsiye etmem.
0
atom karincanin torunu
(16.06.25)
şans oyununda gelen 300bini aynı şekilde 600bin yaparsan tümden kurtulursun bu dertlerden sanki.
0
bobinhoo
(16.06.25)
üstteki arkadaşı dinleme. şans oyunundan gelen parayı borcuna yatır. yoksa ondan da olursun ayrıca eğer bu borca şans oyunları yüzünden bulaştıysan da acil terapi vs görmen lazım. devlet hastanelerinde bu imkan yoksa da mutlaka dernekler vardır bu konuda yardımcı olan.

ben olsam kmh'ı kapatırdım çünkü her ay ona dünya kadar faiz geliyordur ve sadece faiz ödeyip ana borcu bile kapatamıyorsundur. kmh kapansın. kalanıyla da kredileri kapatabildiğin kadar kapat ben olsam. ya da 100.000 kmh'a, 200.000 kredilere.
0
matilda
(16.06.25)
Kredileri erken kapatmanın anlamı yok.

Kumar oynuyorsan kumarı bırak bugün 300 bin geldi ama yarın 500 bin içeri girebilirsin. Hele o gelen 300 binle hiç kumar falan oynama. KMH'a çok faiz gelir diğer arkadaşların dediği gibi onu mümkün olduğunca azalt/kapat.

Kolaylıklar diliyorum, Allah yardımcın olsun.
0
chicha_v2
(16.06.25)
Bu tip durumlarda öncelikle borcun daha da fazla artmasını kesmek gerekiyor. Daha sonra borç kalem sayısını azaltmak ve gelirde boşluk oluşturmak hedeflenmeli.

1. 200K KMH bakiyesi, borcunu her ay 10k TL artırır. O nedenle 200K borç öncelikle kapatılmalı. Bir maddeyi kapatmış olursun.

2. Kredi kartı asgarisi yatmak durumunda, 75000 TL de oraya aktarılmalı.

3. 20000 TL 5. maddedeki kredi kartı borcuna aktarılabilir. Yeni bir borç kalemi daha çıkmasına fırsat vermemiş olursun.

4. Önümüzdeki dönemde gelecek 200K 3. maddedeki kredi kartını kapama için kullanılmalı. Kalan tutarla da 1. maddedeki kredilerden kapanan varsa kapatılabilir veya ara ödeme yapılarak aylık taksitler azaltılır. Anlamsız olduğunu düşünmüyorum, zira hem gelirinde boşluk oluşturur bir nefes alırsın, hem de faiz yükünü azaltacağından daha düşük ödemeyle borcunu kapatırsın.

Bu senaryoda 3, 4 ve 5. maddeleri kapatır, 1. maddeyi rahatlatırsın. Lütfen şans oyunundan gelen paranın 1 TL'sini bile farklı bir kanala aktarmayı düşünme.
0
Lethe
(16.06.25)
Daha önceki cevapta balık tutmayı öğren, önce kredi veya kredi maliyeti nedir onu öğren demiştim ama belli ki pek dikkate almamışsın. sihirli bir değnek gibi cevap arıyorsun.
kredileri ve kredi kartlarını maliyetlerine göre sırala. belki güncel kredi kartı faizinden daha maliyetli kredin var. o zaman onu önce kapatabilirsin. veya zaten faiz maliyetinin çoğunu (genelde ilk aylardaki veya yıllardaki) taksitler ödediğin kredi vardır ona hiç bakma.
özet hangisinin faiz maliyeti daha fazla ise onu kapat. bunun için de önce bütün kredilerin ödeme planlarını önüne alıp hesap kitap yapman lazım biraz.
0
merhum
(16.06.25)
Hiçbirini boşuna ödeme. Parayı eşine ver, nakit tutsun.

Sevdiklerini de kaybetmeden önce o parayı tedavi olmak için kullan. Eğer gerçekten 300 bin kazandıysan çok riskli bir aşamadasın.
0
hebanon
(16.06.25)
kmh'ı kapatırsan ve banka kmh limitini düşürürse patlarsın.
vadesi gelmeyen kredileri erkenden ödeme.
kredi kartını asgariden fazla ödersen bir sonraki ay nakit avans limitin 25.000 tl olduğu için yine patlarsın.

bunların arasından yine en iyisi vadesi gelen kredi, kredi kartı asgarisi ve kalanı da ek hesap.
0
gabe h coud
(16.06.25)
merhaba. D) diğer.

dalga geçmiyorsanız 300 bin tl havadan para gelmiş. doğrudan en yüksek kmh havaya attığınız borçlara ait olanları temizleyin. kalan 100 bin tl. maaşınız 55/60 bin tl. harcamalarınızı 4 ay kısın bitiyo zaten neyin borca batması neyin formulü? kendimi kilo vermek istiyorum diyene aldığın kalori yaktığından az olsun diyen adam gibi hissediyorum. 3 ay indomie noodle yiyiverin. veganlığı denedim falan dersin geçiştirirsiniz, neyi soruyorsunuz anlamadım. gemini, grok, chatgpt yükleyin buraya yazdıklarınızı kopyalayıp yabıştırın. el vardır ele olur el. bel vardır...

sizi en çoi darlayan ilk ikisinden kurtulun, sonra ağustos sonu temize çıkıyorum diye sıkın kendinizi
0
libertine
(16.06.25)
karın çalışmalı a101de çalışsın o da borca ortak olsun.

sanal kumar bağımlılığından rabbim herkesi korusun
0
Hallegadola
(17.06.25)
(2)

akıllı monitör tavsiyesi

duyuru
bugüne kadar hiç akıllı montiör kullanmadım, kullandığım en büyük monitör de 27 inç, öncelikle bu bilgiyi vereyim.televizyon istemiyorum, sadece bilgisayardan film vs. yansıtma ya da içinde gelecek olan netflix vb. uygulamalardan içerik izlemek istiyorum ve araştırmalarım sonucunda linkteki cihaza u
bugüne kadar hiç akıllı montiör kullanmadım, kullandığım en büyük monitör de 27 inç, öncelikle bu bilgiyi vereyim.

televizyon istemiyorum, sadece bilgisayardan film vs. yansıtma ya da içinde gelecek olan netflix vb. uygulamalardan içerik izlemek istiyorum ve araştırmalarım sonucunda linkteki cihaza ulaştım. sizin değerlendirmeniz ya da alternatif öneriniz olursa sevinirim. 43 inç'in de uygun olacağını düşünüyorum, belki önerilere göre 50 de olabilir. 10-15 bin lira civarı olabilir diye düşünüyorum.

linkteki üründe hoparlör jak girişi var mı ve kablosuz bir şekilde windows laptop'tan görüntü aktarılabiliyor mu? ben özelliklerde göremedim ya da anlayamadım. bu ikisinin olmasını tercih ederim.

www.amazon.com.tr
0
duyuru
(15.06.25)
bu ürünü kullanıyorum hocam, hoparlör jack girişi yok ama hdmi üzerinden soundbar bağlayabiliyorsunuz (buna uygun soundbar lazım, hepsinde bu özellik olmuyor, ben bu şekilde kullanıyorum). bunun dışında kablosuz görüntü aktarım olayı var. windows, mac, android vs. hepsi ile uyumlu. gerekirse uydu alıcı, teledünya kutusu vs. bağlayıp tv gibi de kullanabiliyorsunuz.

bu arada peşinen söyleyeyim, bu gibi cihazlar zamanla yavaşlıyor. 3-4 sene sonra smart özellikleri kasmaya başlayabilir. böyle bir durumda yeni bir android box ile kullanmanız gerekebilir. ancak bu sorun hangi akıllı monitörü alırsanız alın geçerli.
0
shadowfollower
(16.06.25)
Normal bir monitör alıp yanına tvbox alırsanız daha performanslı ve uzun süre kullanırsınız.
0
duyuruuser
(16.06.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.