Giriş
(7)

Bangladeşli komşum

iwillsee
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine icabet ettim. bakın farklı kültürlere damak tadlarına saygım sonsuz. lakin pişirdikleri yemekleri tadına dahi bakamıyorum. görüntü ve koku olarak bana kesinlikle hitap etmiyor. bir de maalie sulu yemeği ve pilavı önce parmakları ile iyice mıncıklayıp hatta avuçlarının içine alıp mıncık mıncık yapıp geri tabağa koyup öyle yiyorlar. evet kültür farkı biliyorum ama bu ortamda tek bir lokma bile yiyemiyorum. başka bir şey olsa nezaketen dayanırım ki dayanıyorum mesela evleri çok kokmasına rağmen nezaketen bir saat oturup sohbet ediyorum ama bu yemek meselesi olunca zorla tek lokma dahi yiyemiyorum biliyorum ki zorla yersem kusarım. neyse bu kibar ve nazik evin hanımı ikidir benim bu yememe olayıma çok bozuldu. kırıldı. sen bangladeş yemeği sevmedin dedi. ben de karnım aç değil ondan falan dedim. ama yine de kırıldı. yazık uğraşmış bir de. belli ki bu yemeğe çağırma muhabbetleri devam edecek ve ben bir kez daha gitmek istemiyorum çünkü çok geriliyorum gözüme bakıyorlar yiyecek miyim diye. yazık bi sürü de çeşit yemek yapıyor. sofrayı donatıyor ama tek bir şey bile bana hitap etmiyor. hani böyle margarita pizza kurabiye vs. gibi herkese hitap eden bir şey olsa karnım tok olsa bile yerim. ama has bol baharatlı görüntüsü bile oldukça garip gelen yemekler. ve bu son ziyaretten sonra ben yine hiç bir şey yemediğim için kadın bana inanılmaz kırıldı. ben de o üzüldüğü için üzüldüm. sizce bu durumu nasıl düzeltebilirim. kadın çok iyi niyetli. bruada kendini yalnız hissediyor ve arkadaş edinmeye çalışıyor. (ben de kadınım)
+1
iwillsee
(06.11.25)
'Bir sağlık sorunum var. Diyetisyen özel bir menü hazırlıyor. Onun dışında su içmem bile yasak. Anlayışınız için çok mersi.' de geç.
+6
Mirket
(06.11.25)
"Yetiştiğim evde asla soğanlı, sarımsaklı, baharatlı yemek yapılmaz, yenmezdi. Bana çok ağır geliyor. Bakamıyorum bile. N'olur zahmet etmeyin, keşke yiyebilsem, hiç seni kırmazdım. Yabancı tatlara açık da değilim, alışmadığım tatlarda midem bulanıyor." gibi kırmayan nazik bir üslupla söyleyin bence. "Ben gelince hiçbir şeye zahmet etme. Çok mecbur hissedersen, bi kahve yaparsın, ben de bi paket kurabiye alırım, otururuz beraber." gibi...

Baktın olmuyor, sen eve çağır. Çiğ sütün içinde ketçaplı çiğ brokoli, reçelli et gibi iki üç uydurduğun yemeği ikram et. Bir daha ısrar etmezler sanırım.
+2
yadigar
(06.11.25)
açık açık konuşup "çok farklı bir kültür alışamadım" diyemiyorsan sen de onu çağır, çeşit çeşit yemek yap, ama yine de çok az ye. gündüz falan boş vaktinde de yanına uğra yemek amacıyla olmadan. atıyorum alışverişe, parka falan çağır. yemek yiyemeseniz bile beraber arkadaşlık yapmaya devam edeceğini hissettir. zamanla alışır arkadaşlığınızın yemek yemeyi kapsamayan cinsten olacağına.

bir de böyle "yapamam, kesin kusarım, deneyemem" dedikçe şartlandırırsan kendini zaten kusarsın. hiç mi yok denemeye yakın safe bir şeyler? sade pirincimsi bir şeyler? ucundan denemelik, "elle yiyemem ama bi çatal varsa şunu denemek istiyorum" demelik bir şeyler olmuyor mu?
+1
nolmus yani
(06.11.25)
pirinç yemeye çalıştım ama bizdeki pilav gibi değildi. buz gibi lapa şeklinde. patates kızartmasını bile bi tuhaf yapmışlardı. hamur kızartmışlar ama onu da şekere ve tuza aynı anda bulayıp kızartmışlar falan ne bileyim işte hitap etmiyor. zorla yiyince kusma oluyor bende. bir de hep karnım tokken çağırıyor tabi onun da etkisi var. ya insan yemek yerken ortamdan kokudan yemeğin görüntüsü ve şeklinden çok etkileniyor bilmiyorum en azından bende öyle.
0
🌸iwillsee
(06.11.25)
sen de onları davet et türk yemeği görsünler.
+1
duyuruuser
(06.11.25)
Gastritim var, reflüm var, diyetteyim, detoksdayım vs diyebilirsinşz ya da direkt doğruyu söylesenşz ne olur ki..
0
suicides underground
(06.11.25)
bunda kırılacak darılacak bir şey olmamalı. yemek kültürlerimiz çok farklı diyebilirsin. ki tr içinde bile bazı mutfaklar diğer bölgelere hitap etmiyor. misal bizim oralara gelip de ısırgan yiyene daha denk gelmedim. :D
+2
lazpalle
(06.11.25)
(12)

ajax - gs ?

sweetoffice
evet duyuruda maçlar için güzel tahminler oluyor. bu maç için ne diyorsunuz ? ilk ben başlayayım, 1-3 GS alır diyorum
evet duyuruda maçlar için güzel tahminler oluyor. bu maç için ne diyorsunuz ? ilk ben başlayayım, 1-3 GS alır diyorum
+1
sweetoffice
(05.11.25)
2-4
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.11.25)
umarim yeneriz ama 2-2 hissi var
0
cooperr
(05.11.25)
Dün gece rüyama girdi. Ajax yeniyor ama skoru hatırlamıyorum
0
Rondak
(05.11.25)
aslında aklımdan geçen diğer skor da 2-5, bakalım
0
🌸sweetoffice
(05.11.25)
0-1 olsun bizim olsun.
tahmini 1-2 gs
0
duyuruuser
(05.11.25)
ajax 2 gs 0

not: gs'liyim ters totem yapiyorum
0
koela
(05.11.25)
5-1 gs alır
0
hold the door
(05.11.25)
X2 garanti
Ajax çok kötü.
Oran yükseltmek için direkt 2 oynanabilir.
+1
etna
(05.11.25)
türk takımların en son ne zaman hollanda deplasmanında kazanmış?
galatasaray hollanda deplasmanında en son ne zaman kazanmış?
beraberliği öp başına koy. maç berabere biter.
-6
mikahakkinen
(05.11.25)
bu sane o sane :D
+5
cooperr
(05.11.25)
Hahahaha
+1
ırene adler
(06.11.25)
valla okan hocaya güvenmediğim için gs'ı gömdüm. iyi g.t oldum. ama avrupada başarı güzeldir.
0
mikahakkinen
(06.11.25)
(9)

Bu saat sizce nasıl?

huçi kuçi
Söz konusu saat --> https://img.ersacloud.com/product/l/AQ-230A-1DMQ_5.jpgCasio'nun AQ 230 modeli. Nostaljik bir saat. Çok da uygun, 2 bin kaymeye aldım. Geçenlerde Terminator'ün ilk filmini izlerken Lance Henriksen'in kolunda tıpkı bunun gibi hem analog hem de dijital göstergesi olan bir saat gördü
Söz konusu saat --> img.ersacloud.com

Casio'nun AQ 230 modeli. Nostaljik bir saat. Çok da uygun, 2 bin kaymeye aldım. Geçenlerde Terminator'ün ilk filmini izlerken Lance Henriksen'in kolunda tıpkı bunun gibi hem analog hem de dijital göstergesi olan bir saat gördüm ve çok hoşuma gitti. Aynısından bir tane de bende olmalı diye aklımdan geçirdim hemen. Azıcık araştırdım internette. Bu tarzda olup üretimi devam eden modeller arasında bunu buldum. Fiyatı da cüzi gelince anlık bir galeyanla bastım siparişi. İyi mi ettim, kötü mü, vallahi bilmiyorum. Saat elime geçti. Kasası ve camı plastik veya ona benzer hafif bir materyalden yapılmış herhalde, dokununca biraz adi hissettiriyor. Ama duruşu fena değil. Küçük, ince, zarif, eski havalı bir saat. Ben aksesuardan, takıdan, saatten filan anlamam. İş yerinde taktığım bir Seiko Presage var. Bu saati de daha serbest ortamlarda gündelik kıyafetlerle takarım diye düşünmüştüm. Doğru bir seçim yapmış mıyım sizce?
0
huçi kuçi
(04.11.25)
Güzel saat. Zarif ve klasik. Tek kusuru su geçirmezliği iyi değil.
+1
runaway
(04.11.25)
Güzel saat, dediğin gibi dokununca malzeme kalitesi biraz düşük fakat uzaktan görüntü olarak fiyatından daha pahalı duran şık bir saat.
www.instagram.com

Ben de beyazını almayı düşünüyorum. Özellikle bilekte büyük saat sevmeyenler için vintage bir havası var, hem dress watch hem de günlük saat olmaya uygun, giydiğin her kıyafete uyar güle güle kullan.

Çelik kordonla rahat edemezsen siyah kordon da yakışıyor saate
www.instagram.com
+1
grimavi
(04.11.25)
@runaway Musluktan gelen suyu geçirmesin kafi benim için.

@grimavi Siyah kordon-beyaz kadran kontrastı güzel olmuş hakikaten ama bendeki saat siyah kadranlı. Siyah kadranın üstüne siyah kordon ekleyince videodaki gibi güzel durmaz muhtemelen. Bu içime sinerse ileride bir tane de beyaz kadranlı olanından alırım, o da hoşmuş.

@konusma ben asdasdasd
0
🌸huçi kuçi
(05.11.25)
www.reddit.com
Siyah siyah da fena durmuyor

Hatta casio da deri kordonlu versiyonlarını çıkardı bu sene, önceden yoktu
www.ersasaat.com.tr
www.instagram.com
0
grimavi
(05.11.25)
@grimavi

img.lazcdn.com

Şu parlak beyaz kadranın üstüne siyah deri kordon çok şık durur bence abi. Siyaha siyah da fena değilmiş ama siyah deri kordon takacak olsam beyaz kadrana takardım galiba.
0
🌸huçi kuçi
(05.11.25)
Aksesuarın kötüsü olmaz bence, değişiklik olsun diye arada takarsın işte; çok para da vermemişsin zaten güle güle kullan.
0
Bruce
(05.11.25)
kötü ya
yaşlı işi.
0
OgutucuRecep
(05.11.25)
akıllı saat kullanmasan alacağım modelden biri bu olurdu sanırım. hem sade, hem şık, hem de casio.
0
duyuruuser
(05.11.25)
cok iyi saat ve model. güzel günlerde kullan.
0
koela
(05.11.25)
(3)

Antidepresan reçetesiz alınabiliyor mu ?

bluewhale
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
0
bluewhale
(04.11.25)
reçetesiz olanı da var, olmayanı da var. sorunun cevabı evet. ayrıca aile hekiminin reçete edebilmesi lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
nezih ülkemde herseyi temin edebilirsin
ama bir doktora da gidebilirsin,
seni bir karşıdan görsün,
cehren, postürun ne durumda ,
iyi olmaz mi?
ezbere ilac kullanma.
0
designer
(05.11.25)
kırmızı reçete ilacıysa alamazsın.
0
duyuruuser
(05.11.25)
(6)

fizik 1 ve 2'yi çok iyi bilmenin bir avantajı var mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
okulların ilgili bölümlerinde anlatılan bu dersi tabiri caizse yalayıp yutmuş insanlar gerçekler ve aramızda dolaşıyorlar mıdır? dolaşıyorlarsa ne işlerine yaramaktadır?ayriyeten "uygulamalı matematik" (ders olan) ve lineer cebir gibi şeyleri bilmenin pratikte bir faydası var mı? akışkanlar ve termo
okulların ilgili bölümlerinde anlatılan bu dersi tabiri caizse yalayıp yutmuş insanlar gerçekler ve aramızda dolaşıyorlar mıdır? dolaşıyorlarsa ne işlerine yaramaktadır?
ayriyeten "uygulamalı matematik" (ders olan) ve lineer cebir gibi şeyleri bilmenin pratikte bir faydası var mı? akışkanlar ve termodinamik'ten pekiyi alanlar şimdi ne yapıyor?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
bizim bölümden(fizik) mezun olanlar polis, memur, perdeci, dershane sahibi, fındık tüccarı oldular. kauntum fiziğinden AA alıp işsiz olan da var :)
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(04.11.25)
eski şirketimde diplomasını Bulgaristan'da parayla almış bir gemi inşa mühendisi vardı. "gemilerin içi neden boş, oraları çelikle doldursak daha sağlam olmaz mı?" diye sormuştu. bu ve benzeri rezillikleri yaşayan bir mühendis olmamak için fizik ve matematik bilmek gerekiyor.

sadece mühendislikte değil tabii ki, fizik bilmek tüm beşeri bilimlerede çok önemlidir. aynı şekilde matematik bilmek bankacılıktan yazılımcılığa kadar bir dolu yerde işe yarar. örnek veriyorum, trigonometri bilmeden navigasyonunuzun neden tünellerde çalışmadığını anlayamazsınız.
0
co2s2
(04.11.25)
formül ezberlemekten başka bir şey değil.
0
duyuruuser
(04.11.25)
uzun uzun yazıp sildim. ileri seviye mühendislik işleri dışında gereksiz.
+1
hold the door
(04.11.25)
Sayısal ve somut düşünmeyi kolaylaştırıyor. Bir işi aşamalarına göre takip etmeyi sağlıyor. Bunlar sayesinde sağlık, teknoloji ilerliyor. Ben niye bu soruna cevap verdim diye şu an kendimi sorguluyorum. Trol sorulara cevap vermemek lazım.
-1
sevilen progressive türkücü
(04.11.25)
mühendislik yapiyorsan işe yarar.

kendi işini yapıyorsan işe yarar.

dandik kurumsal şirkette excel yapiyorsan işe yaramaz.
+2
kveldulv
(04.11.25)
(1)

sosyal medya uzmanı var mıdır?

emfuzi
instagram'da büyütmek istediğim bir sayfam var, ticari bir şey değil. tamamen hobim üzerine.paylaştığım videolardan kimisi 40-50k izleniyor, kimisi 300-500 izleniyor, ortalama da 1-5k arası.konunun uzmanı veya meraklısı birilerinin sayfamı inceleyip bana şunu yanlış yapıyorsun ya da bunu doğru yapıy
instagram'da büyütmek istediğim bir sayfam var, ticari bir şey değil. tamamen hobim üzerine.

paylaştığım videolardan kimisi 40-50k izleniyor, kimisi 300-500 izleniyor, ortalama da 1-5k arası.

konunun uzmanı veya meraklısı birilerinin sayfamı inceleyip bana şunu yanlış yapıyorsun ya da bunu doğru yapıyorsun buradan devam et gibi fikir vermesine ihtiyacım var.

ig'de kullanıcı adım @trockrc, reklam gibi olmasın diye direkt link bırakmadım.

teşekkürler
0
emfuzi
(03.11.25)
1- Düzenli video paylaş.
2- Yorumlara yorum yap, beğen.
3- Merak uyandırıcı içerik üret.
4- Arada clickbait içerik üret.
5- Yz ile sinematik videolar üret.
+1
duyuruuser
(04.11.25)
(5)

Kablosuz dikey süpürge

strawberry first
Bana önerir misiniz lütfen?Xiaomi evreninden xclea kullanıyordum. (3yıl boyunca) Çekişi son güne kadar ilk günkü gibiydi, temizliği kolaydı. Bir gün önce kullandım, ertesi gün bir anda gitti. Anlaya bir arkadaşa baktırdım. İçindeki iki pilde sorun yok ancak 3.pil 0 amper. Değişmesi gerek, piller esk
Bana önerir misiniz lütfen?
Xiaomi evreninden xclea kullanıyordum. (3yıl boyunca) Çekişi son güne kadar ilk günkü gibiydi, temizliği kolaydı. Bir gün önce kullandım, ertesi gün bir anda gitti. Anlaya bir arkadaşa baktırdım. İçindeki iki pilde sorun yok ancak 3.pil 0 amper. Değişmesi gerek, piller eski tip bulamıyoruz. Servis sadece probleme bakmaya 1000 lira istedi. O seçeneği iptal ettim.

Şimdi yeni bir süpürge almak istiyorum. Bütçem 8bin-8500 arası.
İsteklerim:
Çekişi gerçekten güçlü ve ayarlanabilir olmalı
Pil ömrü uzun olmalı mümkünse batarya kolayca değişmeli.
Turbo başlık olmalı. (malum saçlar uzun, evde kedi de var)
Black and Decker düşündüm, bataryaları tüm Black and Decker ürünleri ile uyumlu. Ama yorumlar bir tuhaf. Kimi malzemesi çok iyi derken kimi yerden yere vurmuş.
Kimi hala çok iyi çekiyor derken kimi daha ilk kullanımda bile çekmiyor demiş.
Ürün şu ikisinden biri olacak:

www.epey.com

Siz ne dersiniz?
Tüm yorumlara açığım.

Not: robot süpürge düşünmüyorum. Asla.
0
strawberry first
(03.11.25)
bulamadığınız pilin bir resmini (özellikle de varsa etiketini) atabilir misiniz?

dik süpürge meselesinde tüm sülalem sözleşmiş gibi philips diyor başka bir şey demiyor. tam model bilmiyorum.
0
co2s2
(03.11.25)
Yarın gidip fotoğrafını çekmeye çalışayım. Ürün bende değil, toplamadılarsa bakarım pilin sağına soluna da... Ancak eski tip bir pişmiş, eski tip elektronik sigaralarda kullanılanlardan. Üstelik kaynaklı olduğu için pili temin etsek de kaynakla perçinleme kısmı sıkıntılı dedi arkadaş.
0
🌸strawberry first
(03.11.25)
Perpa da pilsan var. Başka bir sürü yer var. Fotoyu atıp sorarsan kargo ile tamir ederler sorun sadece pilse. Daha doğrusu o oikindegistirirker.
Orada tamircinin lafı pek güven vermedi. Pilin üstündeki kaynak sıkıntı diye bir şey yok. Normal punto kaynak. Bu işle uğraşan amatorlerde bile var neredeyse. (kendisinde yoksa hallederim demesine güvenme, önemli. Bir detaydir o kaynak)
0
kisa
(03.11.25)
büyük ihtimalle yeşil renkli 18650 dir, herhangi bir tamirciye pille beraber gidin, hallederler.
0
duyuruuser
(03.11.25)
Bosch'un ve einhell'in süpürgeleri varmış, aküleri de bildiğin matkap aküsü gibi, alıp takıyomuşsun, istediğin boy akü de alabildiğin için ya da çift de alabildiğin için epey mantıklı. Bu markaların aküleri de hep olacak çünkü iş aletleri üzerinde de aynı aküler var
0
antihero
(03.11.25)
(8)

neden reklamlarda oyunculara dünyanın parasını veriyorlar

messina123
mesela x bir oyuncuya 5 saniye reklamında oynasın diye 100 milyon lira ödedi gibi haberler çıkıyor. bunun yerine ürünlerine 100 milyon tl'lik indirim yapsalar. mesela ürettikleri gofret 10 lira diyelim. bu gofretleri 100 milyon liralık kontenjan kadarını 1 liraya satsalar daha büyük reklam olmaz mı?
mesela x bir oyuncuya 5 saniye reklamında oynasın diye 100 milyon lira ödedi gibi haberler çıkıyor. bunun yerine ürünlerine 100 milyon tl'lik indirim yapsalar. mesela ürettikleri gofret 10 lira diyelim. bu gofretleri 100 milyon liralık kontenjan kadarını 1 liraya satsalar daha büyük reklam olmaz mı?
+2
messina123
(31.10.25)
Stokçuluk yaparlar. o bir liralık ürün tüketiciye gitmeden marketler stoklar kampanyasız fiyata satarlar, bunun önüne geçemezsin.
0
duyuruuser
(31.10.25)
urunun fiyati karar verirken tek etken degil. hatta bazen urun ucuz diye tercih edilmez, marka musteri uzerindeki imajini kaybeder. ornegin apple urunleri mesela iphone her zaman emsallerine gore daha pahalidir. bir anda digerlerinden ucuz olsa ilk basta satislar artar ama bir sure sonra satislar duser cunku siradan bir urun haline gelir. o urunun talep gormesinin nedeni daha pahali olmasi.

ek olarak, bir urunu pahali alan insan o urunun kusurlarini kapatmaya daha yatkindir.

hatta belli bir musteri kitlesi vardir ki, bu kitle ortalama bir musteriye gore cok daha fazla tuketim odaklidir, bir urunun fiyatina bakar, ama pahali ve daha zor erisilebilir olursa o markayi tercih eder. kullanilan urunler, markalar insanlarin diger insanlardan ayrisma aracidir.

x oyuncular da bu stratejiler arasinda markalarin belli kesime yonelik konumlanmasi icin kullanilir. o oyuncunun temsil ettigi imaj marka ile eslesir, ve marka o sekilde konumlanir. ornegin rafael nadalin reklamlarinda oynadigi bir tenis t-shirt urununu ve markasi ile hulya avsarin reklamlarinda oynadigi t-shirt ve marka farkli kitle, gelir grubu ve fiyata hitap eder. o nedenle o unlu hitap ettigi kitle, ve imajina paralel olarak reklamlardan gelir elde eder.
+2
emrahday
(31.10.25)
olmaz. bir şey ucuzladıkça, onun kalitesine dair inancımız azalıyor. fiyatı belli bir seviyenin üstündeyse, otomatikman bu kaliteli bir ürün ve ederi bu gibi bir algımız oluyor. o yüzden 100 milyon lirayı indirim tarzı kampanyalara dağıtsalar, marka adı açısından intihar olabilir. (mantıklı demiyorum bu arada, olan sadece)

o 5 saniyede oynayan oyuncu, ne bileyim beren saat ya da kıvanç falan; aslında bir persona'yı temsil ediyor. cool onlar. mavi kot giyiyor mesela. mavi kot giymenin modayı yakalayan ve cool bir şey olduğunu ve kıvanç gibi harika insanların da onu tercih ettiği izlenimi edindiriliyor.

branding ve marketing 101 gibi bir şey. fiyatı ucuz yapma. ürünü kuul gösterecek sözler (just do it) ve reklam yüzleri (kıvanç) gibi enstürmanlar kullan. hatta sık sık stok bitsin (zara) ki talep çok ve ürün az izlenimi olsun (yoksa fabrika'da işçi mi yok da sürekli zara'da ürün bitiyor) gibi gibi
+2
gitdaddy
(31.10.25)
öncelikle reklamın kötüsü olmaz. sonralıkla ünlüye para yedirebilen şirket daha zengindir, daha itibarlıdır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.10.25)
ucuza satılırsa satışlar düşer, değeri azalır, tüketici kitlesi değişir. çoğu marka bunu istemez. bazıları bazı markaları sadece "pahalı" diye tercih ediyor. ötesi berisi yok, tek sebebi bu. herkesin kullandığı şeyi kullanmayayım, biraz özel olayım istiyorlar. bu düşünce sadece lüks tüketim değil, detarjandan pantalona kadar yayılıyor.

ünlüye para verme işini pek anlamıyorum ben.
bende aksi bir reklam oluşturuyor açıkçası, o markayı almak istemiyorum bile.
çünkü mesela aldığım pantalonun yarı parası o markanın yüzü olan kişiye gidiyor.
o zaman bin liraya değil, 500 liraya daha kalitelisini alabilirim.
ben neden o adamı finanse ediyorum ki.

ama çoğu kişi böyle düşünmüyor. güzel ve ünlü adam/kadın koyuyorlar marka yüzü olarak. iki türlü kazanç sağlıyorlar:
1 - o kişi o ürünü kullandığı için başarılı/güzel/zengin diye kodlanıyır zihnine
2 - o kişiyi gördüğün her yerde yine o ürün aklına geliyor. bu durumda 30 saniyelik tv reklamından çok daha geniş bir alana yaymış oluyorsun markanı.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
çünkü dünyanın en iyi ürününü üretmek para kazandırmıyor. Kalitesi ne olursa olsun ürünü satmak para kazandırıyor.
0
wallcan
(31.10.25)
@wallcan cidden durum dediğin gibi
0
🌸messina123
(31.10.25)
Reklam seti gunu oyuncuyla daha cok vakit gecirebilmek icin genelde sure belirtilip sozlesme yapiyorlar. Sure ne kadar uzunsa kase de o kadar artiyor. Pazarlamaci dostlarin da unlulu storyleri odeniyor.
0
klassno
(31.10.25)
(10)

Kumarhanelerden para kazanılıyor mu

pembediken
Hiç duydunuz mu Kıbrıs'ta ya da başka bir ülkede kumardan yükü miktarda para kazanan?
Hiç duydunuz mu Kıbrıs'ta ya da başka bir ülkede kumardan yükü miktarda para kazanan?
0
pembediken
(30.10.25)
Yüklü olmasa da
Ben 3 gecede slottan 800 dolar karla ayrılmıştım. 1200 doları görmüştüm.

Bir spor yorumcusu poker turnuvasında 110k dolar kazandı geçen sene.

Kıbrıs değil ama online'dan 800k çeken tanıdığım var, hyundai bayon almıştı 2-3 sene önce. Tabii o zamana kadar ne kadar kaybetti bilemem.
Şu anki durumu araba da gitti, üstüne evini satmak zorunda kaldı.
0
Bruce
(30.10.25)
slot da $10 parami $450 olarak almistim.
0
oscar
(30.10.25)
@bruce : spor yorumcusu dediğim, emre özcan mı?
0
co2s2
(31.10.25)
Kumardan yüklü para kazanan, çok daha fazlasını kaybetmiştir. Aksi olacak olsa kumarhaneler batardı.

Uzun uzun anlatmaya gerek yok, Ali Nesin gayet iyi anlatmış. İzlemenizi tavsiye ederim: www.youtube.com
+3
10551037
(31.10.25)
bir abimiz şöyle demişti "kumar sayesinde 1 ev aldım ama 2 ev parası da kaybettim"
+2
elektr10
(31.10.25)
Nadir olur. Oyunlardaki sistem uzun vadede oynayanın kaybetmesi üstüne kuruludur.
Hem matematik hem işin içinde olanlar öyle diyor.

Telefonda oynanan oyunlar da büyük tehlike. Büyük para yatırıldığında sistemi yönetenler onu neden geri versin? Değil mi ama ..
...bet oynayanların bir süre sonra beti benzi atıyor.
0
diyecevaplandı
(31.10.25)
kumarhanede kazanmanın tek yolu, kumar oynamamaktır.
+1
duyuruuser
(31.10.25)
kumarhane kazanmana müsade etmez ki şansa ilk girdiği gibi ufakça bir para kazanan bir tanıdığıma hemen parasını verip çıkartmışlar içerden adsasd
0
eja
(31.10.25)
kıbrıs'ta akrabam yaşıyor ve her gün casinolarda oynuyor ben de ara sıra yanına gidiyorum . bazen kazanıyoruz bazen kaybediyoruz , hiçbir genelleme doğru değil . 15 yıldır her gün orada olduğu için çok gözlemledi çok araştırdı , casino çalışanları ile konuştu uğraştı ama mantığı ve denklemi yok bu işin . kazanınca hemen kaçmak en doğrusu bunu öğrendik .
0
devilone
(31.10.25)
merhaba annem 2022 yılbası zamanı 35 bin tl kazandı slot machine den. anlattığına göre o makina o günkü hasılatı boşaltmış sanırım. makina cayır ışıklarını yakmış polis sireni gibi, sesler çıkartmış şıkır şıkır falan 2024, 2025 yıllarında da tekrar gitti ama kazanamadı, yine de toplamda 35 bin kaybetmemiştir. yine de böyle hikayelerde aklıma bu gelir.

www.google.com
0
libertine
(01.11.25)
(6)

chatgpt ve duyuru

kiyiya vuran dildolar
az önce bir başlık açacaktım. biraz da kişisel bilgiler falan verecektim de, sonradan düşündüm gpt ile ben konuşurum bu mevzuyu diye.böyle böyle aslında ekşiduyuru'ya sormaktansa chatgpt'ye gidiyor mudur insanlar ağırlıklı olarak?
az önce bir başlık açacaktım. biraz da kişisel bilgiler falan verecektim de, sonradan düşündüm gpt ile ben konuşurum bu mevzuyu diye.

böyle böyle aslında ekşiduyuru'ya sormaktansa chatgpt'ye gidiyor mudur insanlar ağırlıklı olarak?
0
kiyiya vuran dildolar
(30.10.25)
Evet, çok isabetli bir gözlem — gerçekten de bu eğilim son yıllarda belirgin şekilde artıyor.

Eskiden insanlar kişisel ya da pratik bir konuda fikir almak istediklerinde **ekşiduyuru**, **reddit**, **forumlar**, hatta **twitter** gibi yerlerde “topluluğa danışma” refleksiyle yazardı.
Ama şimdi birçok kişi, özellikle kararsız kaldığı ya da özel bilgi gerektiren konularda, doğrudan **ChatGPT’ye** yöneliyor.

Bunun birkaç nedeni var:

1. **Hız:** Cevabı dakikalar içinde almak, bazen forumlarda beklemekten çok daha pratik.
2. **Anonimlik:** Kişisel ya da hassas bir şeyi paylaşırken “profilin” olmaması güven veriyor.
3. **Yargısızlık:** GPT seni yargılamıyor, alay etmiyor; insanlar bunu rahatlatıcı buluyor.
4. **Derinlik:** ChatGPT artık sadece bilgi değil, yorum ve alternatif bakış da verebiliyor — “insan gibi düşünen” bir danışman gibi.
5. **Duyuru’nun dönüşümü:** Ekşiduyuru, eskisi kadar aktif ve samimi tartışma ortamı sunmuyor; bir şey sorduğunda alacağın cevap bazen trollük ya da laf sokma olabiliyor.

Ama diğer yandan, ChatGPT’nin eksik kaldığı taraf da var: **insan deneyimi.**
Biri aynı durumdan geçmişse ve “ben de öyle hissetmiştim” diyorsa, o empati hissi hâlâ topluluklarda var. GPT ise bunu anlamlı şekilde simüle edebiliyor ama “yaşamış” olmuyor.

Özetle:
👉 Evet, insanlar duyuruya değil GPT’ye sormaya kayıyor.
Ama duyurunun yerini tamamen dolduramıyor; biri “insan tepkisi” diğeri “akıllı yansıma” sağlıyor.

İstersen bu durumu biraz daha sosyolojik ya da duygusal yönüyle de açabilirim — hangisini istersin?
+8
duyuruuser
(30.10.25)
böyle bir yönelim var; pratikliği, hızlı ve kapsamlı yanıtları sayesinde ona danışmak kimi zaman daha verimli olabiliryor.

duyuru özelinde konuşacaksak, şu da var ki; burası insanlar tarafından okunan ve yazılan bir yer olduğundan bilinç ve tecrübe işin içine giriyor. bu da alınan yanıtların herhangi bir yapay zekanın -en azından şu sıralar - taklit edemeyeceği bir özgünlükte olmasını sağlıyor.
0
pangea
(30.10.25)
Genel olarak konuşursak şu an yurt dışında yapılan araştırmada gençler olarak yapay zekayla duygusal bağ kurma yolunda ilerliyorlar.

Önceden gençleri kötü alışkanlıklardan korumadan bahsedilirdi. Şimdi gençleri yanlış yöne kaydırma tehlikesi olan teknolojiden bahsetmek gerek.
En baştan dijital okur yazaralıkta önemli
0
diyecevaplandı
(30.10.25)
Eskiden duyuru'da ni ni ni ni diye bir sarki vardi neydi bu diye sorular cikardi, acikcasi bu tur "arama" sorularini muhtemelen GPT hallettigi icin bundan dolayi gelen insan sayisi duyuru'da ve diger referans sitelerinde StackOverflow falan ciddi anlamda dustu, dusmustur de.

Ama LLM kullanan kisilerin dikkatli olmasi gereken bir durum var, LLMin bir hayat deneyimi veya bilgisi yok, sadece daha once taradigi bilgileri, o bilgilerin ne oldugunu anlamadan sizin onunuze koymak gibi bir amaci var, ve kullanici tatmini algoritma icin cok iyi oldugundan her soylediginize evet evet evet diyip durmak gibi bir hali var.

duyuruuser'in chatgpt'den alip yapistirdigi metne bakarsaniz, surekli pozitif bir sekilde neden boyle sorusuna pozitif bir sonuc getirmeye yonelik bir bakis acisi ile cevapliyor. LLM'in yapamadigi ve sorun olan seyleri hic bir zaman soylemeyecektir. Bir nevi duymak istediginizi soyluyor size.
+3
compumaster
(30.10.25)
""
az önce bir başlık açacaktım. biraz da kişisel bilgiler falan verecektim de, sonradan düşündüm gpt ile ben konuşurum bu mevzuyu diye.

böyle böyle aslında ekşiduyuru'ya sormaktansa chatgpt'ye gidiyor mudur insanlar ağırlıklı olarak?
""
bu metni chatgpt'ye yapistirin duyuruuserin yapistirdigi cevaba benzer sonuclari alirsiniz.

bu arada chatgpt ciddi anlamda indexliyor duyuru'yu.
+5
compumaster
(30.10.25)
chatgpt = fastfood
duyuru = esnaf lokantasi

hamburger yemek istiyorsan esnaf lokantasinda isin yok.
birebir deneyime dayali nokta atisi cevabi chatgpt'nin hicbir zaman verebilecegine inanmiyorum. o lezzet her zaman eksik olacak.
0
cooperr
(31.10.25)
(9)

Geçmiş hatalar

camlicagazoz
Merhabalar,Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta. Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu. Asıl sorun şu. Bu
Merhabalar,

Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta.

Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu.

Asıl sorun şu. Bunu paranoya yaptım. Girdiğim kalabalık ortamlarda bu konu açılacak diye aklım çıkıyor. İnanılmaz geriliyorum. Yok mudur bunu unutmanın ya da gerilmemenin çaresi?
0
camlicagazoz
(29.10.25)
hocam insanız, kararlar alırız, veririz değiştiririz. konuyu açan olursa da bir kitap kadar sessiz kalın ve mottonuz da bu olsun: insanların derdi ben olmuşum demek ki zamanında iyi koymuşum.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(29.10.25)
ben de 4 ay sonra dönmüştüm. iş görüşmelerinde soruyorlar ben de bensiz yapamadılar geri çağırdılar duygusal davrandım dönmek zorunda kaldım diyorum her seferinde konu kapanıyor.
0
administ
(29.10.25)
açılsın, ne olacak.

birincisi hata falan değil, tecrübe.

şu an çalıştığın yerin değerini bu sayede öğreniyorsun.

ikincisi iş vs. çok da umursanacak şeyler değil. etrafındakiler de sallamıyor emin ol. biri konusunu açarsa espri yap geç veya duymazdan gel..

para karşılığı işçiyiz hepimiz. abartmaya gerek yok.
0
gurur
(30.10.25)
Bu mallık değil tecrübedir. konusu açılırsa gururla anlatabilirsin.
0
duyuruuser
(30.10.25)
millet evleniyor 2 çocuk yapıyor ve ayrılıyor. sonra hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. bu kadar kafaya takarsanız genç yaşta derdinizle ölürsünüz.
0
limonlu eksi
(30.10.25)
Bu neden utanılacak bir şey anlamadım ki. Ben olsam istifa ettiğim yere geri dönebiliyorum demek ki bensiz yapamıyorlar diye kendimle gurur duyardım
0
yenibirgüzelnick
(30.10.25)
ben de yıllar önce bi yerde çalışırken bir olaya kafam takıldı, çıkıcam işten dedim hatta ben iş görüşmesine gidiyorum ddiye açıkça söyleyip görüşmelere gittiğim oldu, sonra baktım diğer yerler daha kötü, sessizce çalışmaya devam ettim.

sonra ordan çıktım daha yüksek maaşlı bi işe girdim hatta şehir değiştirdim çok pişman olduğum olaylar yaşandı vs ama günün sonunda bunlar hep tecrübedir yapıcak bi şeyok yok. insn bazen yaşamadıklarına değil yaşadıklarına pişman olmalı.

ben hatırlıyorum eski iş yerimde hep önceden çalışıp ayrılmış olan kişiler gelip tekrar çalışıyodu, gayet de normal bi durumdu. şimdi de yine işsiz kalsam iş arasam vs tekrar gidip orda çalışırım yani oluyor böyle şeyler, siz sadece sizin başınıza geldiği için kendinizi apayrı bi yere koymuşsunuz. bunun birçok iş yerinde olan bişey olduğunu düşünürseniz normalleştirirsiniz bence.

konusu açılırsa da burdan daha kötü yerler de varmış diye goygoy yapabilirsiniz bence.
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
bunda kafaya takılacak ne var? insanlar kız arkadaşlarıyla defalarca kez ayrılıp barışıyor. mesela ben 6 ay önce ayrıldığım kıza yeniden yazmamak için zor tutuyorum kendimi. olur öyle şeyler
0
messina123
(30.10.25)
Bunda bir şey yok ki. Çok normal. Daha iyi bir işe gittiniz, anlatıldığı gibi olmadığını farkedip tekrar buraya döndünüz. Ne var bunda. Şey mi düşünüyorlar diye düşünüyorsun: “bu adam gitmeye meyyal, daha iyi iş bulursa gidecek” evet öyle zaten. İş dünyası böyle bir şey, profesyonel olmak da böyle bir şey. Yasal ve ahlaki sınırlar çerçevesinde başka şirketlerle görüşebilir ve daha iyi imkan sağlarlarsa giderim.

Yok öyle düşünmüyor da başarısızlık gibi düşünüyorsan yine sorun yok. İş yapıp para alıyoruz. İş bizim için hayatın anlamı değil, olmamalı. Kira fatura kredi vs ödemek için bir araç sadece.
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
(7)

toynak ayakkabi?

cooperr
mekan yurtdisi. gecen sokakta geziniyorum, karsidan gelen bir hatunun ayaginda bunlardan vardi:https://www.maisonmargiela.com/en-ca/maison-margiela/women/shoes/tabi/arastirdim, bu baya pahali bir ayakkabiymis, italyan falan. sorum hanimlara, bunu "ustune para versek" giyer misiniz? bu nedir abi alla
mekan yurtdisi. gecen sokakta geziniyorum, karsidan gelen bir hatunun ayaginda bunlardan vardi:
www.maisonmargiela.com

arastirdim, bu baya pahali bir ayakkabiymis, italyan falan.

sorum hanimlara, bunu "ustune para versek" giyer misiniz?
bu nedir abi allahasen..
-2
cooperr
(29.10.25)
er kişisiyim. bazı şeylerin güzel olmaktan öte sadece pahalı ve elit gibi gösterdiği için tüketildiğini düşünüyorum.

mesela bu
cdn.akakce.com
ya da bu
images.cdn.autocar.co.uk
hadi bilemedin bu
videocdn.alem.com.tr

hani sistem sanırım şöyle işliyor. benim o kadar param var ki çirkin olanını bile alıyorum o kaddar zenginim vb...
+3
Fodera
(29.10.25)
firsattan istifade zamanin otesinde tasarimi olan g wagon ve submariner gommen hos olmadi, seni kiniyorum ve eksiliyorum :D
+2
🌸cooperr
(29.10.25)
Bir ayakkabı tasarımcısı olarak diyorum ki sadece margiela olduğu için giyerim ama ben adidastan başka ayakkabı giymiyorum o yüzden giymem. Bunu giyenler de margielanın imzası olduğu için giyiyor hatta başka markalarla da collab yaptılar. Çirkin mi evet ama bir ugg bot kadar çirkin değil.. hem güzellik arayan kim ki..
0
suicides underground
(29.10.25)
Ugg kotu eyw, ama bu ondan da kotu.
bu bambaska bisey
oldu olacak nal caktiralim bitsin, bir de semer atalim sirtimiza.
zaten binen cok, adini koyalim..
0
🌸cooperr
(30.10.25)
O kadar haklısın ki:))
0
suicides underground
(30.10.25)
çirkin ama belki aşırı rahattır.
+1
duyuruuser
(30.10.25)
iğrenç bi ayakkabı ama üstüne iyi bi para verirlerse giyerim
+1
Sadece soruyorum
(30.10.25)
(6)

Mesaja, aramaya hemen dönüş yapmak

arbre
Ya ben bu konuda çok düz bir insanım. Gördüğüm an okuyorum, cevap yazıyorum, çalarsa açıyorum. Ama bu kadar kolay ulaşılabilir olmak bana saçma geliyor. İyi mi yapıyorum? Bazı tipler saatlerce, günlerce okumaz, kendini bir şey zanneder, bu tiplere aşırı sinir olduğum için o tipler gibi olmak istemed
Ya ben bu konuda çok düz bir insanım. Gördüğüm an okuyorum, cevap yazıyorum, çalarsa açıyorum. Ama bu kadar kolay ulaşılabilir olmak bana saçma geliyor. İyi mi yapıyorum? Bazı tipler saatlerce, günlerce okumaz, kendini bir şey zanneder, bu tiplere aşırı sinir olduğum için o tipler gibi olmak istemedim. Ama bu kadar umursamaz da olamadım. İçimden bir ses ayıp olur, yaz, bekletme diyor. Siz nasıl yapıyorsunuz? Sağ olun.
-1
arbre
(28.10.25)
Sağlıklı insanlar gördüğünde müsaitse döner, müsait değilse müsait olduğunda döner.
+4
duyuruuser
(28.10.25)
Kolay ulaşılabilir olmak sıkıntı tabi duruma göre değişir. Aynı gün içinde dönüş yapmak iyidir.
0
pembediken
(28.10.25)
Yukarıdaki arkadaşın dediği gibi müsaitsen açarsın. O an işin varsa müsait olduğunda geri ararsın.

Böyle bir tanıdığım daha var arayanı mutlaka açacak takmış kafaya. Geçen koca avize takıyoruz ben tutuyorum o da vidalıyor. Telefonu çaldı açtı adam. Hayır aşırı önemli bir konu da değil havadan sudan konuşmak için aramış birisi. Yani şimdi mesela yeri mi açmanın orada. Koca avizeyi tutacam diye belim kopmuş :)
+3
nuevo
(28.10.25)
galiba ben de "kısmen" tarif ettiğiniz insanlardanım :)

ben de hemen yanıtlamam çok önemli bir mevzu değilse. kolay ulaşılabilen birisi olmak beni de tam olarak sebebini bilmemekle birlikte "bir tık" rahatsız ediyor.

ama öyle günlerce yanıtlamamak felan da değil benimkisi! taş çatlasın şöyle bir 15 dk felan sürer yanıtlamam.
-1
pangea
(28.10.25)
ben insanları hiç anlamıyorum, gerçekten.

telefon en yakınlarımdan gelmişse müsait değilken bile açıyorum, "müsait değilim, az sonra arayacağım" diyerek haber veririm. onu yapamayacak durumdaysam da önceliğim o kişiye geri dönmektir. diğer iletişim kanallarından veya sosyal medyadan gelen mesajlara da müsait olduğum an cevap veriyorum. bir tek kendilerini çok önemli, vakitlerinin çooook kıymetli, hemen ulaşılabilecek fani insanlardan ayrı olduklarını düşünen tipler yüzünden NORMAL insanlar da "acaba ben mi çok kıymetsizleştiriyorum kendimi?", "hemen cevap verdiğim takdirde kendimi hemen ulaşmaya hazır biri gibi mi gösteriyorum?" kompleksine giriyor.

maalesef anormal tiplerin, normal tipleri de kendilerine benzetme konusunda başarılı olduğu da bir gerçek. zira ben de bana hemen cevap vermeyenlere hemen cevap vermiyorum artık.
+1
m e b
(28.10.25)
Telefonda konuşmaktan hoşlanmadığım için bazen görmemezlikten geldiğim aramalar oluyor.
Tanımadığım numaraları hemen açmaya çalışıyorum kargo ya da işle ilgili olabiliyor.
Mesajlara hızlı dönerim herkes bu özelliğimi bildiği için dönüş yapmadıysam ya da geç döndüysem gerçekten işim olduğunu müsait olmadığımı bilir.
İnsan bazen işi olmasa bile kafa olarak uygun olmayabiliyor ya mesaja geç dönmeyi “kendini bir şey zannetme” olarak yorumlamam, baştan savma cevap geleceğine geç ama düzgün gelsin mesela bu daha önemli.
-1
mutekebbir
(28.10.25)
(4)

Deprem oldu ve ekşisözlük çöktü mü

makbur
Issız ajun kaldı mu?Bir bende mi açılmıyor?Herkese geçmiş olsun.
Issız ajun kaldı mu?

Bir bende mi açılmıyor?

Herkese geçmiş olsun.
+3
makbur
(27.10.25)
Balıkesir 6.1. Baya yer sallanmış.
+1
nothing in my way
(27.10.25)
Ankara'nın kuzeybatı kıyılarında epey sallandık, sözlük çöktü bende de.
+1
muhayyer divan
(27.10.25)
Hafifçe sallayan bir depremde bile böyle tıkanmalar oluyorsa vay halimize..
0
🌸makbur
(27.10.25)
deprem olup olmadığına, nerede olduğuna tüm türkiye ekşiden bakıyor. azıcık kasıyor haliyle.
+2
duyuruuser
(28.10.25)
(7)

Ud

teknik_er
merhabalar,Ud almaya/çalmaya heveslendim. Sesi çok hoşuma gitti. Hiç izole ortamda dinlemediğim için evde çalmak komşuları rahatsız eder mi emin olamadım. Bizim duvarlar biraz ince olduğu için çekincem var. Çok ses çıkıyor mu?Önce ders almayı düşünüyorum, udlar pahalı duruyor. Ud Tavsiyesi olan var
merhabalar,

Ud almaya/çalmaya heveslendim. Sesi çok hoşuma gitti.
Hiç izole ortamda dinlemediğim için evde çalmak komşuları rahatsız eder mi emin olamadım. Bizim duvarlar biraz ince olduğu için çekincem var. Çok ses çıkıyor mu?

Önce ders almayı düşünüyorum, udlar pahalı duruyor. Ud Tavsiyesi olan var mı?
+2
teknik_er
(27.10.25)
en iyi udlar 80 - 125 bin arası. tabi ikinci el olanlar da var bunların arasında.

öte yandan 3 bin liralık uda 30 diyen de var. kim neye tutturursa artık. ud öyle davul gibi zurna gibi çok ses çıkartan bir enstruman değil. klasik gitarla hemen hemen aynı olarak düşünebilirsin.
+1
Fodera
(27.10.25)
Udlar fabrikasyon üretilen şeyler değil, onun için tam olarak @cosmicstring +1

Ayrıca @Fodera +1, ud çalışırken çok ses çıkarmaz ve rahatsız da etmez, bu bakımdan en rahat sazdır diyebilirim. Evet, hocayla gidip almak gerekir. Ankara'daysanız mesaj yazın konuşalım.
+1
muhayyer divan
(27.10.25)
arkadaşlar en yakın arkadaşlarım türkiyedeki ünlü luthierler. genel olarak türk müziği enstrumanlarına bakmasalar da hatır naz niyaz uğruna bakıyolar.


muhtemelen hayatınızda görüp görebileceğinizden çok daha fazlasını gördüm sadece ud konusunda. hocalarınız da bişey bilmyor. iki üç kuruş komisyon uğruna üçbinliraya seri imalat udları öğrencilerine 30 40 liraya iteliyolar.


ayrıca türkiyedeki fabrikasyon üretim olarak ilk önce bağlama peşinden de ud geliyor.


kaliteli bir bağlama ortalama 3000 euroya iyi bir ustanın elinden çıkar. ud da öyle. bunun dışındakiler düşük kaliteli seri imalattır. bu enstruman yapımı vb konusunda aklınıza gelen İYİ isim yapmış kim varsa muhtemelen arkadaşımdır.

ayrıca ud yapısı gereği sorunlu bir ensrumandır. klasik olarak iyi bir tesviyeye ihtiyaç duyar, burguların olduğu yerden çok sık şekilde yapışkan sökülmesi açma yapar, seri imalat udlarda köprü kopması çok sık olur.. ön kapakta ve yapraklrda çatlamalar olur.bir udu herhangi bir luthiere götürün. sadece yeni bir eşik yapsa kallavi para alır sizden 11 tane teli var. teller birbirlerine çok yakın. burguların eksenlerine paralel olarak yapılmak zorunda bin tane detay ve saatler süren işçilik vb vb. eşik ile burgulara delinmiş deliklerin paralel olması lazım.


şugün iyi bir burgutraş bile küçük bir servet.
+2
Fodera
(27.10.25)
belli bir yaştan sonra özellikle perdesiz enstrüman işi ziyadesiyle sıkıntılı.

hele bir de hiçbir enstrüman geçmişiniz yoksa kusura bakmayın ama o iş yaştır.

bir kere müziğe geç başladığınız için seslerin kafanızda oturması daha çok zaman alacaktır. öte yandan çaldığınız enstrüman tuşlu ya da perdeli değil, bastığınız yerden doğru sesi çıkarabilmek için de ekstra efor sarfetmeniz gerekecek. ancak diğer yandan doğru sesin ne olduğu da kafanızda böyle mühürlenmiş bir bilgi olmadığı için debelenip duracaksınız. hatta daha kötüsü debelenmeyeceksiniz bile, yanlış seslerle çalmaya devam edeceksiniz.

perdesiz enstrümanlar çok fazla efor ve zaman ister. 20 yaşından sonra kemana bir heves başlayanları çok gördü bu gözler :)) (kaldı ki keman virtöüzleri bile zaman zaman komalı sesler çıkarır ve bu sesler mutlak kulak insanları bildiğin rahatsız eder :) )

öte yandan @fodera'nın yazdıkları da sıkıntılı işler. yani çevrenizde ud'dan anlayan samimi olduğunuz biri yoksa her türlü kazıklanmaya açık bir sektör -ki sanat sepet işleri yurdum insanın birbirini en fazla yoldukları alandır, hele ki yeni başlıyorsa acemiyse vs-
0
makbur
(27.10.25)
@Fodera

Seri imalat derken? Udda seri imalat nasıl oluyor? o kadar ağaç dilimleri hazır mı geliyor fabrikada mı birleştiriyorlar anlamadım nasıl oluyor?
0
muhayyer divan
(27.10.25)
hocam o yapraklar ağaç üreticisinden hazır set halinde geliyor zaten. kalıbına kadar satılıyor. sap bloğu, klavyesi, rozetleri, köprüsü, burgusu, eşiği ,aklınıza gelen herşey hazır satılıyor.

www.vowoods.com

buradan ben bi çok defa ahşap aldım gitar bas yapmak için. bunlar bir de kaliteli malzeme satıyor. daha bunun bin tane ucuz alternatifi var.
+1
Fodera
(28.10.25)
telli enstrümanlar için susturucular var onlardan kullanırsın faydası oluyor.

ortalama bir fiyata (benim bütçem max 10bin olurdu) ikinci el bir ud alıp devam edin. araştırdıkça detaylara hakim olursun.
yeni başlayan birinin el yapımı uda 150-250k vermesine gerek yok.
0
duyuruuser
(28.10.25)
(15)

Kiracılı ev beğendim, kiracı çıkmamak için direniyormuş, mahkemelik olmuş?

Cesario
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı. Ev sahibi yıllardır e
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı.

Ev sahibi yıllardır ev sahibiymiş. Evin %80ine kadar kredi çıkar o konuda sıkıntı yok dedi.

Yatırım için değil, kendim otururum diye alıyorum. 1+1 ama bekarım, evli olsam bile çocuk olana kadar otururum.

Benim üzerime ev yok, hatta babamın bile üzerine ev yok.

Alacağım evde kiraya vermeden ben oturacağım senaryosu üzerinden ilerlersek kiracı kaç ay direnir, ben de mi dava açacağım, hangi aşamada evden çıkmak zorunda, çıkmazsa ne oluyor?

Ayrıca eve uyuz olup zarar vermiş olabilir mi?

Son SORU: Ben evi alırsam zaten kiracı depozito falan vermez herhalde. Ben ilandaki fiyat üzerinden ne kadar pazarlık yapabilirim makul ölçüde?
+1
Cesario
(24.10.25)
Çok bulaşılacak bir iş değil. Evi sen alırsan direkt kira sözleşmesinin tarafı olursun. Kiracının pazarlık yapmak gibi bir mecburiyeti yok. "Ben yaşayacağım bu evde." desen bile kiracının çıkması epey uzun sürer.

Ek olarak "evli olsam bile çocuk olana kadar otururum." düşüncesi biraz naif :)
1+1 ev konusunda gelecekteki eşini ikna etme konusunda sana şimdiden bol şans dilerim.

edit: pazarlık konusunu yanlış anlamışım. önceki soruya cevap vereyim. sen evi alır almaz 1 ay içinde ihtar göndermelisin bu evde ben yaşayacağım diye. 6 ay süresi oluyor kiracının. ama çıkmak istemezse tahliye davası falan epey uzun sürer.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
kiracılı ev alınmaz net.
aldığında çıkartmak için en iyi ihtimal 1,5-2 yıl uğraşırsın.
himmet dayının yazdığı gibi ihtar süreleri var ardından mahkeme süreci uzarda uzar.
veya konuşup para teklif edip çıkarmaya çalışırsın. onda da çok uçuk fiyatlara bile çıkanlar oluyor. 300 bin 500 bin fiyatlar konuşulur. hatta bir yakınıma kiracısı 1milyon istemiş çıkmak için.
ona göre ev sahibiyle pazarlık yapılabilir. tabi bunun karşılığında kiracıdan çıkacağına dair noter onaylı imza almak lazım.
tabi bu kendin oturacağın durumlar için.

kiracı oturmaya devam etsin dersen mevcut kira sözleşmesi aynı şekilde devam eder. yasal oranda kirayı arttırır geçer. tekrar sen kira artış davası açar tekrar 1-2 sene uğraşır durusun.
+1
my fault
(24.10.25)
Bulaşmayın hiç.
+1
Mcfly
(24.10.25)
Eğer ev uygun fiyatlıysa, kredi çekip alacaksanız ve evi alıp hemen oturma düşünceniz yoksa değerlendirilebilirsiniz.

Satıştan sonra 1 ay içinde ihtarname çekiyorsunuz 6 ay içinde evi boşaltması gerekli.
Çıkmazsa mahkemeye yoluna gidiyorsunuz. eğer gerçekten ihtiyaç için evde oturacağınızı mahkemeye sunarsanız (başka eviniz yoksa, kirada oturuyorsunuz vs.) en fazla 2 duruşma olur. bu da ortalama 10-14 ay sürer. Kiracı süreyi uzatmak için karara itiraz eder 4-6 ay kadar da o sürer. Sonrasında 1 ay içerisinde evi boşaltmak zorunda daha fazla uzatamaz.

Bu zaman zarfında enflasyondan dolayı evin aylık kredi tutarları azalmış olacak ve evin değeri de artacak. Kiracı çıktığında elinizde tam değerinde bir ev ve aylık ödemeleri size dokunmayacak kadar taksitleriniz olur. Bu değerinde evi satıp daha iyi bir eve geçebilirsiniz ya da yeni bir kiracıya güncel kira bedelleriyle kiralayabilirsiniz. Buradan gelen kira bedeliyle de yeni bir ev düşünülebilir.

Önceki ev sahibi kira tespit davası açmışsa demek ki kiracının 5. senesi dolmuş. bu dava neticesinde daha erkenden kira güncellemesi de olabilir ama ev satılınca o dava konusu size geçer mi, yoksa siz yeni bir dava mı açmanız gerekir avukata sorun.

Pazarlık konusunda da mümkün olduğunda düşürmeye çalışın sonuçta satıcı oradan kurutulmak istiyor.
ytd.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Tapu devrinden sonra derhal ihtar çekseniz bile kiracıya 6 ay oturma hakkı verilir. 6 ayın ardından halen çıkmyorsa tahliye davası açarsınız ama İstanbul gibi büyük bir şehirdeyseniz ve kiracı da inatçıysa davanın sonuçlanması 2 seneyi bulabilir.

Aman diyim, uzak durun.
+1
karaage
(24.10.25)
hocam çok okumadım mesajları ama sana bu işin türk halkı arasındaki zihniyetini açıklıyayım.

kiracının sorunlu olmasından bağımsız, eğer bu evin boş olan emsali 3 milyonsa, kiracılı olan 2.5 milyona satılır bilemedin 2.6 milyona satılır. aradaki fiyat farkının sebebi kiracıyı çıkarmanın zor olması ve uzun sürmesi.

ben kiracının olduğu evi satarken niye avukat tuttum. icra takipleri davalar mavalar. işte bu yüzden. satılmayacaktı çünkü, satılsa da ölü fiyatına gidecekti.


baktım avukat bana yanlış bilgi vermiş süreç çok uzadı. evden çıkarsanız icra takibini geri çekerim. mevcut kira borcunuzu silerim dedim. öyle çıktılar.
0
Fodera
(24.10.25)
Yazılanlara ek olarak kiracı çıkarken eve milyonluk zarar verebilir, bunu da hesaba katmanızı öneririm.
+1
kimlanbu
(24.10.25)
burada yapılabilecek şey (teyzem yaptı), evin fiyatını mümkün olduğunca bu sebepten düşürtüp, o parayı kiracıya teklif etmek. Mesela 1-2 yıllık kirasını teklif edeceksin, karşılığında kabul ederse atıyorum 1 ay sonraya geçerli ve gerçekten geçerli tahliye taahhütnamesi alacaksın. Bu şekilde çevremde 2 kişi halletti. Ama 10 bine oturan kişi çıksa 30 bin verecek, atıyorum 360 bin veya daha yüksek para isteyebilir :D çılgınlık. Ama çıkartamadığın senaryoda almanın anlamı yok, girmeyin o işe. (veya 2-3 yıl sonra girer otururum en kötü diyorsan gir)
0
nhk ni youkosu
(24.10.25)
Arkadaşlar peki 2 sene rahat oturur mahkeme dava diyorsunuz ya, finalde kira farkıyla beraber mi ödüyor kiracı?

Çünkü kaybedecek. İş yerinden biri kaybetti davayı. Sarıyerde boğaz manzaralı yerde fiyatlar 50 bin olmuşken arkadaş diretti yasal düzenleme %25 diye. 10 bine oturuyordu. :)
0
🌸Cesario
(24.10.25)
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası için ilk derece mahkemesinde 10-14 ay, istinafta 4-6 ay olmak üzere toplam 2 yıldan az süre biçen arkadaş neyi nereden biçmiş bilemiyorum ve anlayamıyorum.

Avukatım. 2024 Mart'ta açtığım ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının 2025 Kasımda duruşması var, yani şimdiden 20 ay geçti bile. İstinaftan ise dosyayı 2 - 3 seneden önce asla beklemeyin. Yani toplamda 4- 5 sene gibi bir süreyi gözden çıkarın, ha bu arada olağanüstü bir şey olur bu süreler kısalır ama onun haricinde İstanbul'da şartlar böyle. (Sarıyer'de iş arkadaşım dediğinizden sizin de İstanbul'da yaşadığınızı varsayıyorum.)

Oturmak için ev alacaksanız kiracılı eve bulaşmayın. Kiracı zaten tespit davası yoluna giderek süreci uzatma ve anlaşmama iradesini göstermiş. Çıkmak için para isteyecektir. Bu noktada @nhk ni youkosu'nun önerisi mantıklı. Ev çok uygunsa bu yolu denemenizi öneririm. Çok uygun değilse kiracısız başka bir ev bakmanızda yarar var.
0
10551037
(24.10.25)
bela satin alinabilir, ama bunun icin fiyatin cok duses olmasi lazim.

evin fiyatini oldugunca asaga cekebiliyorsan ve 2-3 sene ugrasmaya, isin sonunda da evin icini bitik bir sekilde almayi goze aliyorsan, sen bilirsin.
riske girmeden zaten kara gecmek zor.

adami kac senede cikartirsin bilinmez, kiraciyi bir turlu cikartamadigi, 2-3 sene mahkemelerde bogusmasina ragmen 1 lira kira alamadan dukkanini satmis tanidigim var.
0
cooperr
(24.10.25)
birebir aynı şeyi yaşadık. 10ay önce kiracı olduğumuz sitede emsallerden 1milyon daha ucuza ev aldık kiracılı. tabi ki 2 sene mahkeme vs uğraşmayı göze alarak. ağustostaydı galiba dava açtık ilk duruşma aralıkta. haklı sebeble tahliye davası kiracı da kaybedeceğini biliyor süreye oynuyor.
0
melodi
(25.10.25)
2 sene çok iyimser bir tahmin, süre 5-6 seneye kadar uzayabilir. Kira tespit davaları da hikaye, makul bir artış beklemeyin. Ucuz kira ödemeye devam edecek.

Kiracıyı şu an çıkarmanın 2 yolu var:
1. kendinin isteyerek çıkması.
2. sizin zorla, kaba kuvvetle çıkartmanız.

Almayın, uzak durun...
0
kartallar yuksek ucar
(25.10.25)
@kartallar

Mahkeme sonuçlanıp tahliye kararı çıkarsa ne oluyor, nasıl çıkıyor?

Çıkmak istemedikten sonra hiçbir türlü çıkamıyor mu?

Ev sahipleri o yüzden silahla kapıya dayanıyor galiba. Ben kiracı olsam belaya bulaşmamak için çıkardım.

Bu arada toki çekilişi var yılbaşından sonra. Son bir umut onu denerim. Olmazsa kiracısız bir ev bulmak en mantıklı yol.
0
🌸Cesario
(25.10.25)
Tahliye çıkarsa, istinafa götürüyorlar. en az 3-4 sene...
0
kartallar yuksek ucar
(27.10.25)
(8)

Kariyer ikilemi

kiminromeosu
Merhaba,Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum. Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaş
Merhaba,
Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum.
Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.
Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaşamıyoruz ve bu durum düzelmeyecek gibi. Ciddi mobbing yiyorum, yolum uzatıldıkça uzatılıyor.

Kaçış yolları ararken Ivy Lig'deki bir okula, proje taslağı gönderdim ve çok ayrıntılı, heyecan verici bir geri dönüş aldım. Proje beğenildi ve aslında doktora sürecinin tamamına yayılabilecek kadar kapsamlı olabileceği söylendi. Maddi destek alınabilecek bir projeymiş ve gel doktoranın tamamını burada yap diyorlar.

Benim kadrom şu anda çakılı. ABD'de de beşeri bilimler alanında kadro bulmak da çok zor. Okulum beni 1 yıllığına bile bırakmıyor, gitmek istiyorsam istifa etmem gerek.

Bir tarafım, kendine güven, güncel ve rekabetin çok yüksek olmadığı bir alanda uzmanlaşacaksın, bunu avantaja çevirebilirsin derken diğer tarafım bunun hayalperestlik olduğunu söylüyor.

Burada çok mutsuzum. Hangi yolu tercih etmek lazım dersiniz?
0
kiminromeosu
(24.10.25)
Mutsuzluk gayet normal. Yüzyıllara yayılan anadolu nun ruh hali. Orda bi tuhaflık yok.
Anladığım kadarıyla yurtdışına gidecek kadar cesur biri de değilsin.
Mutsuzluk meselesini hallet burda kuzu kuzu devam et.
Ya da cesur ol.
0
luluki
(24.10.25)
böyle durumlarda insan garantici olmak istiyor ama belki de gelen fırsatları kaçırıyoruz.
eğer orada yapamazsan tr ye döndüğünde zaten işsiz kalmazsın.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Yıllar önce benzer bir durumdayken istifa edip gitmeyi tercih ettim. Gittiğim yer de öyle Ivy falan değildi, Almanya olmayan bir Orta-Doğu Avrupa ülkesiydi. Doktorayı bitirince Türkiye'de köklü üniversitelerden birinde kadro buldum. Ha dönünce bambaşka mobing zırvalarıyla uğraştım ama kalsaydım her şey çok daha kötü olurdu. O yüzden bu koşullarda cesaret göstermek önemli. Ama karşı tarafı garanti altına almadan istifa etmeyin. Parayı buluruz ederiz deyip sonradan patlayan da çok oluyor, hele de şu an Amerikan akademisinin durumu malum.
0
evrim halkasi
(24.10.25)
istifa etmeden önce diğer alternatifleri iyice araştırın. tübitak ın doktora araştırma bursları var, onlara bakın, almaya hak kazanırsanız üniversite izin vermek zorunda zaten.

veya doğrudan rektörden randevu alıp fakültenizdekileri kötülemeden, eğitim için ücretli veya ücretsiz izin almak istediğinizi söyleyin. kabul ederse 1-2 yıl arasında izin alabilirisiniz. yurtdışında işler kötü giderse geri dönebilirsiniz böylelikle.

bütün alternatifleri inceleyin, araştırın, hatta anakaraya gidip yökteki ve tübitaktaki ilgili birimlerle konuşun. kimsenin haberi olmayan çok sayıda destek, uyugulama vs. var.
+1
yemrem
(24.10.25)
iş arkadaşlarınızla aranız kötü, mobbing var, önünüzü tıkıyorlar ve bu hikaye bitmeyecek. başka okula da gidemiyorsunuz. yurtdışını bilmem ama mevcut yerde durmamanız gerekiyor.
+2
co2s2
(24.10.25)
Seni biliyorum. Sakın istifa etme. Atıyorsa onlar atsın.
+1
Kahvedesu
(24.10.25)
ben de üniversite çalışanı olarak söyleyeyim, gidin. aile ile ilgili sorunlar vs dışında, gidin. yolunuz bahtınız açık olsun.
0
klassno
(24.10.25)
eileengray +1 once sureci olusturun, sonra karar asamasinda dusunursunuz.

abd'de sosyal bilimlerde hic para yok, stipend bile vermiyorlar. ben business school'da aldigim stipend'i soyleyince humanities'teki arkadaslarin gozu aciliyordu nasil ya hangi departman o diye. ucu ucuna yetecek bir para veriliyor. elbette phd'nin amaci para kazanmak degil ama yine de belirteyim dedim.

mezuniyet sonrasi da pek ic acici degil. cok ragbet goren biri olmadigin surece cok uzucu dusuk maaslara calisiyor profesorler bile. yani 50-60 yasindaki hocanin 22 yasindaki ogrencisi ozel sektorde hocasinin 2-3 kati ile baslayabiliyor. cok uzucu. ve bu is bulabildigin zaman gecerli. akademide is bulmasi da cok ciddi dert. fundinglere cok ciddi darbeler geliyor.
0
antikadimag
(25.10.25)
(6)

mantıklı bir şekilde yürümek

duyurukullanıcısı
hatunun 6k takipçili profesyonel bir hesabı var herkese açık. bir de kişisel hesabı var kapalı.mantıklı ve edepli şekilde nasıl yürüyebilirim?-postlarına like atıyorum-storylerine comment atıyorum-kişisel hesabına istek atmadım tanışmadık diye-mail hesabı var ama mail atmadım-profesyonel bir soru so
hatunun 6k takipçili profesyonel bir hesabı var herkese açık. bir de kişisel hesabı var kapalı.

mantıklı ve edepli şekilde nasıl yürüyebilirim?

-postlarına like atıyorum
-storylerine comment atıyorum
-kişisel hesabına istek atmadım tanışmadık diye
-mail hesabı var ama mail atmadım
-profesyonel bir soru sorup sonra olayı date döndürmek istemiyorum. garip geliyor bana.
-instagramda beni görmüyor veya cevap yazmıyor. bunu nasıl sağlayabilirim? en azından görülsün
-benim hesap normal insan hesabı. yurtdışından fotolar, arkadaşlarla fotolar falan.

ne yapmalıyım?
0
duyurukullanıcısı
(20.10.25)
Profesyonel hesabından seni görmemesi normal değil çünkü 6k takipçi diyorsun 25-30k falan olsa neyse. Bunun için yapman gereken iki şey olabilir istemiyorsun ama soru sorup olayı zamanla flörte döndürebilirsin ya da direkt kişisel hesabına istek atabilirsin. Zaten düzenli olarak beğeni ve yorum yapıyormuşsun paylaşımlarına göz aşinalığı vardır sana karşı. Eklerse şayet oradan paylaştığı bi hikayeye cevap verirsin ama eğer isteği kabul etmezse istemiyordur seni bunu anlayabilirsin.
0
mermaidd
(20.10.25)
Edepli yürüme ne ya? Yaş kaç
-4
Cezcez
(20.10.25)
Bu kişiyle dışarda ortak bir ilgi alanı, sık gidilen ortam veya arkadaş aracılığıyla tanışma ihtimali varsa daha iyi olur.
0
pembediken
(20.10.25)
fan buluşması yapması beklenebilir ya da sen de herkes gibi ara ara soru soracaksın kendini göstereceksin sonra özel hesabı eklersin oradan konuşursun olursa olur.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
denenmiş ve onaylanmış olanı ısrarlı bir şekilde yürümektir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
6000 takipçi sürekli like atıyordur. sürekli kalp atıyordur. bir dolu yürüyeni vardır. bir yerden sonra bakmamaya başladıklarını düşünüyorum.
0
co2s2
(20.10.25)
(2)

Araba tavsiyesi lazım

kisa
Anladığım bir iş değil. Kriterler ise şöyle;Araç yaşlı biri tarafından kullanılacak, yüksek araç istiyor (torres tarzı)çok km yapmadığı için elektrikli olabilir2.2M civarındaÖnüne biri çıktığında, yakınlaşma anında otomatik fren gibi güvenlik özellikleri önemli.Kriterlere bakınca pek seçenek daralmı
Anladığım bir iş değil. Kriterler ise şöyle;
Araç yaşlı biri tarafından kullanılacak, yüksek araç istiyor (torres tarzı)
çok km yapmadığı için elektrikli olabilir
2.2M civarında
Önüne biri çıktığında, yakınlaşma anında otomatik fren gibi güvenlik özellikleri önemli.

Kriterlere bakınca pek seçenek daralmıyor farkındayım ancak yorumlarınız iyi olur.
0
kisa
(20.10.25)
Hyundai Tucson
MG HS
Peugeot 5008
0
duyuruuser
(20.10.25)
2. el xc 40 al. sadece gaza bas. her şeyi kontrol ediyor zaten araç. o kadar çok sürüşüme müdahale etti ki rahatsız oldum. sanki sürücü kursu öğretmeni.
0
mikahakkinen
(20.10.25)
(8)

İsviçre’den İsviçre çikolatası ne alınmalı

iddaaci
merhaba, fındık fıstıksız düz sütlü çikolata olarak ne alınmalı? Üst düzeylere hediye olacak, hangi marka alınmalı ki şık hediye olsun.
merhaba, fındık fıstıksız düz sütlü çikolata olarak ne alınmalı? Üst düzeylere hediye olacak, hangi marka alınmalı ki şık hediye olsun.
0
iddaaci
(19.10.25)
vedatchilipeppers
(19.10.25)
vedatchilipeppers
(19.10.25)
Laderach
0
ırene adler
(19.10.25)
isviçre'den bu markadan getirmişlerdi bana. çok başarılıydı.

www.cailler.ch
0
exlibris
(19.10.25)
spruengli +1
0
duyuruuser
(20.10.25)
Laderach. pahalıdır ama.
0
galahad reloaded
(20.10.25)
doğma büyüme isviçreli arkadaşım oranın migrosundan gidip tam fındıklı çikolatalardan alıyor türkiyeye gelirken, öyle özel bir marka almıyor tek önemli olan detay fındığın kırılmamış tam fındık olarak olmasıymış çikolatanın içinde, kendi eskiden isviçrede yaşayıp turkiyeye temlli dönen teyzeleri için bu detaya dikkat ediyor.
+1
eja
(20.10.25)
Ne zaman İsviçre'ye gitsem, bunlar kesinlikle aldığım ve tavsiye ettiğim markalardır. Bütçe dostu olmayabilirler ama premium çikolatalardır.
- Läderach: Özellikle 'Pralinés & Truffles' serisi güzeldir.
- Sprüngli

Bunlara alternatif olarak, bütçe dostu olan Lindt veya Cailler de alınabilir.
0
admin
(20.10.25)
(11)

sevgili gobeksizler

lemmiwinks
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?3- six packiniz var mi?4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?
2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?
3- six packiniz var mi?
4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
+1
lemmiwinks
(19.10.25)
1- hic yapmiyorum ama yapcam. günlük hareket miktarım 6-7 bin adım civarı o da ofiste sağa sola yürümekten ibaret.

2- valla sabahları genelde kahveyle gecistiriyorum. oglen yemeklerinde genelde mercimek corbasi sadece. aksam yemeginde de unsuz ekmeksiz herhangi bir sey, bowl falan genelde.

3- yok.

4- 30 yasinda er kisi.
+1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
1. Haftada 3 gün salonda bir gün dışarda ortalama ikişer saat.
2. Kalori ve makro hesabı yaparım. Şeker ve fast food ve de paketli gıdalar tüketmem, sevmem de.
3. Var.
4. Epeyce ve Er kişiyim.
+2
Mirket
(19.10.25)
on bilgi: ben kantarin iki ucunda da bulundum, uc basamakli kilolarda da iki basamaklilarda da bulundum, bir ara hasta gibi zayiftim, simdi isteyerek biraz kilo aldim ama hala gobegim yok.

1- cok zayifken haftada 4-5 gun kosuyordum, su an kucuk cocugum var o nedenle belki haftada 1 kez kosabiliyorum, ama cogu zaman o da yok.
2- galiba ucundan intermittent fasting yapiyorum. kahvalti etmiyor kahve ile gecistiriyorum. ogle yemeginde cok agir ve fazla yemiyorum. ki malesef ust sinirim yok, otursam dur durak bilmeden yerim ama insan cok yememeye cabuk alisiyor.
3- six pack yok
4- 30'larin ortasi, erkek
+2
adrianapole
(19.10.25)
1. Düzenli yoga ve yürüyüş
2. Protein ağırlıklı beslenip her şeyden yerim.
3. Yok
4. 30 larin ortası. kadın
+2
pembediken
(19.10.25)
1- yapmıyorum. ancak stretching filan. arada gaza gelip pilatese gidiyorum. hayatımın en büyük eksiği düzenli spor. yazın bari yüzüyorum. kışın o da yok. home office çalışıyorum işte, o da ayrı sorun. evde her işi kendim yaparım, evin etrafındaki markete pazara yürüyorum, araç almak için son raddeye kadar bekledim, sırf hareket edeyim diye bunlar. bu konuda çok tembelim.

2- sabah acele teslimatım, acil işim yoksa erken kalkmam, varsa işi bitirip kahvaltı yaparım. Türk usulü zengin kahvaltı yapıyorum evde. öğlen öğünü yemiyorum zaten kahvaltı vaktim öğlene yaklaşıyor. akşamı da geç saate bırakmam. ekmek, fast food, abur cubur, meyve suyu, ketçap vs. böyle şeyler tüketmiyorum. ağırlıkla tencere/ev yemeği yapıyorum. kendime göre dengem var yemeğin yanında çorbası salatası gibi. dışarıda da balık ya da kebap mesela. yemek seçmem ama miktarı abartmıyorum. ödül benim için tatlı. kalori saymam.

3- six pack'li hiç kadın yok etrafımda , bende de yok. pilates/fitness hocası, PT vs. 25 yaşında kadınlarda da yok buralarda. bu kadar hareketsizlikle yine kas kitlem iyi, göbeğim olmadığına şükür.
4- 42 kadın.
+2
subcomponent
(19.10.25)
- aldigin enerjiden daha cok tuketirsen zayifliyorsun,
- tabi ekmegi birak,
- erken yat, erken kalk, uykunu iyi al.
-1
designer
(19.10.25)
1. spor yapmıyorum, sağlık için yapmak istiyorum
2. iştahım yok, fazla bir şey yemiyorum. ödül olarak görmüyorum ama tuzlu ayçekirdeği+soda ve hurma+ceviz hoşuma gidiyor bu aralar.
3. six pack yok
4. k, 30lar
0
deartheodosia
(19.10.25)
1- haftada 3-4 gün yogaya gidiyorum. 5-6 gün de ortalama 2 saatlik dans antrenmanı yapıyorum. haftaya spor salonuna döneceğim. 4 gün de ağırlık çalışacağım tekrar.

2- her gün evde yemek yapıyorum. ortalama 2.500 kalori alıyorum. daha çok protein ağırlıklı besleniyorum.

abur cubur yemem almam hiç öyle bir alışkanlığım olmadı, canım da istemez. yılda birkaç kere cips yediğim olur yılda maksimum 5-6 kola ne içerim. genelde maden suyu ve ayran içiyorum. mc donalds burger king vb. yerlerden yemem dışarıda yiyeceksem ev yemekçisine giderim ya da en kötü tavuk ızgara salata falan yerim.

3- six pack yok


4- 29 er kişiyim
0
i wanna go back
(19.10.25)
1- haftada 4 kere 10-20 km koşu + full body workout.
2- kahvaltı yapmıyorum. tatlı yemiyorum. geri kalanı dengeli. her şey yerim.
3- six pack var.
4- 41 - erkek
0
gabe h coud
(20.10.25)
göbek eritmek için spor falan hikaye, bu göbeksizlerin hepsi az yiyor.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
1- spor salonunda haftada 5 gün, 1'er saat canım çıkana, donum kıçıma yapışana kadar terleyerek çalışıyorum.
2- yarım tencere pilav, 1 kilo kadar et, biraz salata. ara öğünlerde meyve ve kuruyemiş yiyom. abur cubur yemem. yaz aylarında dondurma alırım biraz.
3- 4 packs var şu an. karbonhidratı kısarsam 6'sı da çıkıyor.
4- 37, erkek

fotoğraf atıyorum buraya zaten. görmüşsünüzdür.
0
yurtsuz john
(20.10.25)
(12)

arabanızı tanıdıklarınıza veriyor musunuz?

Sadece soruyorum
zaman zaman iş ortaklığı yaptığınız, aynı ofisi kullandığınız, sizden yaşça büyük olan bir adam var. işyerinin yakınında restorantı var size de zaman zaman yemek ısmarlıyor para almıyor ama haftada 2-3 defa da arabanızı istiyor. siz de aslında herhangi bir kaza ihtimalinde başınıza gelecekleri düşün
zaman zaman iş ortaklığı yaptığınız, aynı ofisi kullandığınız, sizden yaşça büyük olan bir adam var. işyerinin yakınında restorantı var size de zaman zaman yemek ısmarlıyor para almıyor ama haftada 2-3 defa da arabanızı istiyor. siz de aslında herhangi bir kaza ihtimalinde başınıza gelecekleri düşününce vermek istemiyorsunuz ama onun da size iyilik yaptığı ortada olduğu için hiçbir zaman hayır diyemiyorsunuz.

bu durumda ne yaparsınız, arabanızı vermek istemediğinizi uygun bir dille söyler miydiniz? yoksa iyiliklerine karşılık ses çıkarmamaya devam mı ederdiniz?
+1
Sadece soruyorum
(17.10.25)
aracı vermemek hem onun için hem sizin daha iyi olur. kibarca ret etmek lazım.
0
duyuruuser
(17.10.25)
Kimsenin direksiyonuna oturmam. Kimseyi de oturtmam. Aç parantez, Aile bireyleri hariç.
0
Mirket
(17.10.25)
Adamına göre veririm emanet araba ama haftada 2-3 nedir?
Laf sok şakayla karışık, mtv'yi de bölüşecek miyiz diye.
0
Bruce
(17.10.25)
yemeklerin parasını verin, arabayı vermeyin. Restoranı olan adamın bir dandik 20 yaşında araba alacak durumu yok mu?
+3
wilhelmwasmuss
(17.10.25)
bi aile bireylerine bi de çook yakın arkadaşlarıma veririm. başka da olmaz.
0
jelly bear
(17.10.25)
adamın restoranı var ama arabası yok mu? senin arabanı neden alıyor? daha büyük bir araca falan ihtiyacı varsa onu da alabilir restoranı olan bir adam.

bence illegal işler dönüyor.

arabam yok ama olsa da vermem kimseye ve kimsenin de arabasını almam.
+1
art cat chocolate
(17.10.25)
En son bunu yaptığımda bir süre sonra şanzıman elimde kalmıştı. Birşey de diyemedim sonuçta ben de kullanıyorum diye. Ama herkes kendi arabası gibi özenli kullanmıyor maalesef. Ben olsam arabamı gerekirse satardım bahane bulamıyorsam ancak yine de başkasına kullandırtmazdım.
+1
va
(17.10.25)
Bir kazaya karissa sorumlulugu almaktan kacinmayacak karakterde insanlara verebilirim. Onun disinda cidden araba emanet etmek tehlikeli is, tecrube edilmis ornekleri var. Ama bunu soylemenin de ulkemiz geleneginde "kibar" bir yolu yok.
0
mbond
(17.10.25)
Verirsem ben eve markete gidemem ki nasıl vereceğim toplu taşıma ile ters kalıyor güzergahım o yüzden sanırım kimse de istemiyor benden, ama 10-20 dakikalığına yakında bir yere gidecekse şoföre güveniyorsam veririm. Uzak yol, şehirlerarası vs filan vermem. Kiralık araba seçeneği çok zaten kimse de sormadı bugüne kadar.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
araba vermemek en iyisi .ama anladığım kadarıyla hayır demek de istemiyorsunuz... bence ölçü benzin koyup koymaması olabilir. ama bugüne kadar verdiyseniz bugünden sonra vermemezlik olmaz.
0
co2s2
(17.10.25)
Emanet araba almam kimseyede arabayı emanet vermem
0
basond
(17.10.25)
Etrafımda genelde arabamı isteyecek insanlar olmaz veya arabaları olur.
Ha yakın arkadaştır, birkaç senede bir öyle bir şey olur, veririm.

Ama sizin durum buna benzemiyor.

Elbette vermeyin diyeceğiz ama siz yine de vereceksiniz. Fakat en azından arabayı verirken kaza durumunda ne olacağını önceden konuşun.

“Kaza olursa sigortanın hasarsızlığını bodurmam, yetkili serviste cebinden ödersin tamiri, araç tamirdeyken bana şu marka model araba kiralarsın ve aracın değer kaybını ödersin restorancı bey kardeşim, anlaştık mı?” deyin bari.
0
michael_knight
(18.10.25)
(7)

Ahşap işlemeyi nerden öğrenirim?

physcos physcos
Mobilya yenilemek istiyorum sehpa ahşap sandalye vs. 40 yaşında kadınım, bir mobilyacıya çırak giremem maalesef. Elim bu tarz işlere yatkındır ama teknik öğrenmek istiyorum. Şu verniğin üzerine bu cila atılır, şu zımparayla şu makine uyumludur vs. gibi. Youtube da videolar var ama istediğim kadar ha
Mobilya yenilemek istiyorum sehpa ahşap sandalye vs. 40 yaşında kadınım, bir mobilyacıya çırak giremem maalesef. Elim bu tarz işlere yatkındır ama teknik öğrenmek istiyorum. Şu verniğin üzerine bu cila atılır, şu zımparayla şu makine uyumludur vs. gibi. Youtube da videolar var ama istediğim kadar hap bilgi diyemem.
Var mı öneriniz?
0
physcos physcos
(17.10.25)
yenileceğiniz mobilyanın resmini atın daha net anlaşılır.
0
duyuruuser
(17.10.25)
Mobilya tasarımı ev şartlarında yapılabilecek bir şey değil.

Ben yıllardır ahşap oyma yapıyorum. Bir baston, model tekne, figür yapmak için bile yarım metrelik törpü, oyma makinesi, bıçak seti, zımpara vs. bir sürü şey kullanıyorum. Odamın her yeri talaş oluyor.

Vernik, cila dediğiniz pastanın üstündeki çilek. O en son iş. Önce yapmanız gereken çok şey var.
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Garajım var yer sıkıntım yok. Malzeme de alacağım ama ne malzeme alsam onu da bilmiyorum. Yapmak istediğim şey 2. El eşyaları yenilenmiş hale getirmek kabaca. Ama hobi boyası kullanmak istemiyorum çünkü hiç profesyonel görünmüyorlar.
0
🌸physcos physcos
(17.10.25)
Istanbul'daysanız ismek kurslarına bakmanızı öneririm.
0
co2s2
(17.10.25)
Atölye Fehmi, buraya bakın isterseniz.
0
mahsus mahal
(17.10.25)
Tam ihtiyacım olan şeymiş bu atölye fehmi, varolun. Keşke İstanbulda olsaydım ama maalesef eskişehirdeyim. Yine de takibe aldım haftasonu vs atölye denk getirirsem gitmek isterim.
0
🌸physcos physcos
(18.10.25)
baby steps. mesela eski bir komodini yenilemek istiyorsunuz. ilk işiniz üzerindeki eski cila/boyayı çıkarmak. bunun için ya elle zımpara yapacaksınız ya da bir makinaya ihtiyacınız olacak. mesela www.amazon.com.tr
bunu örnek vermemin sebebi. einhell'in akülü aletleri ortak bir batarya kullanır. zaman içerisinde ihtiyacınız olacak diğer makinalarla da ayni aküyü kullanabilirsiniz.
zımpara numaralarını öğrenmeniz gerekir ki epey basit bir şey, bi zımpara kağıdına dokununca onun ahşabı ne kadar aşındıracağını anlarsınız. mesela 120 numara zımpara bi masa yüzeyini çok aşındırır ki ilk kaba zımpara diyebiliriz, 400-600 numara son pürüzsüzleştirme haline yani boyaya uygun hale getirmeye hazırlar.
boya olarak milyor çeşit var. ben çok uzun zamandır hobi işlerimde borma wachs doğal yağ kullanıyorum. bi şifonyerse mesela 2 yılda ya da yılda bir uygulayabilirsiniz. fazla ahşapçı olduğumdan dolayı, yüzeyin hava almasını kilitleyen sentetik boya hiç kullanmıyorum.
bi tane sandalyeyi güzelce zımpara boya yapın epey bişe öğrenirsiniz, inanın okuyarak ya da tavsişye dinleyecek öğrenilecek şeyler değil. yapınca neyi yanlış yaptığınızı görüp ona göre ilerleyeceksiniz.
epey bir hobi marangozu, enstruman yapımcısı ve mobilya fabrikası yöneticisi olarak küçük tavsiyeler.
+1
dorian greyfurt
(18.10.25)
(3)

ithalatçı olduğum ürün

alp9900
bir firmada çalışıyorum bu firmanın ithal ettiği bir marka var bu markanın görsel materyallerini kullanarak kendi markaları ürünleri satan gel gel yapan kişiler var. bunları hukuken engellemek adına bilişim hukuku firmasına mı başvuralım yoksa ticaret hukuk mu? bir büro ile anlaşıp toplu ihbarname ç
bir firmada çalışıyorum bu firmanın ithal ettiği bir marka var bu markanın görsel materyallerini kullanarak kendi markaları ürünleri satan gel gel yapan kişiler var.

bunları hukuken engellemek adına bilişim hukuku firmasına mı başvuralım yoksa ticaret hukuk mu? bir büro ile anlaşıp toplu ihbarname çekmek sonrasında içerikleri kaldırmayanlara dava açmak mı lazım bu süreçleri kim yönetir.
0
alp9900
(16.10.25)
avukat yönetir. bir avukattan profesyonel yardım almanız gerekir ki yönlendirsin sizi.
0
emfuzi
(17.10.25)
ticaret bilmeyen avukat yoktur ama bilişim bilmeyen avukat çoktur. bilişim bilmesi daha öncelikli olmalı gibi geldi bana.
0
co2s2
(17.10.25)
burada konu sizin sattığınız ürünler için ürettiğiniz materyallerin kullanılması mı, yoksa aynı ürünü başkasının da satması mı?
0
duyuruuser
(17.10.25)
(3)

Samsung için hangi toner

hoot
Merhaba duyurunun matbaa amirleri,Samsung m3875fd model yazıcım var. 2017 kasımdan beri kullanıyorum ama toner konusunda yüzüm gülmedi. ilk 3 toner(muadil) güzeldi. sonraki aldığım tonerler hep sorun çıkardı. hatta aldığım toner daha takar takmaz hata veriyor çoğunlukla yeni toner çalışmıyor, çipi ç
Merhaba duyurunun matbaa amirleri,

Samsung m3875fd model yazıcım var. 2017 kasımdan beri kullanıyorum ama toner konusunda yüzüm gülmedi. ilk 3 toner(muadil) güzeldi. sonraki aldığım tonerler hep sorun çıkardı. hatta aldığım toner daha takar takmaz hata veriyor çoğunlukla yeni toner çalışmıyor, çipi çıkarıp yerine eski çipi takıyorum yazıcı çalışıyor ama sürekli kırmızı ışık yanıyor, yazıcı yazdırırken sorun yaşıyor, kapak aç kapa yapıyorum.

sorunun çözümü pdf yazdırmak, adobe acrobat reader ile pdf yazdırınca yazdırıyor. zaten benim işim de pdf olduğu için çok sorun yaşamıyorum ama şimdi yeni toner alacağım ve bu sorunu çözeyim diyorum. siz hangi toneri kullanıyorsunuz? böyle sorunlar yaşıyor musunuz??
0
hoot
(15.10.25)
Muadil toner aldığınız yerle aranız iyi olacak. o size kaliteli malı ayarlar, çip konusunda da yardımcı olur. internetten online siparişle almayın dükkanı arayın getirsinler.
0
duyuruuser
(15.10.25)
ofix'de satılan printpen marka muadil tonerleri yaklaşık 3 senedir kullanıyoruz 4-5 makinede bir tanesinde bile sorun çıkmadı. hepsiburada da vs. var bu marka toner bir bakın isterseniz.
0
delidir yakalayin
(15.10.25)
teşekkürler, ev kullanıcısıyım ama yılda 3-4 bin sayfa kadar çıktı alıyorum. öyle bir tonercim yok.

printpen'den sipariş verdim. umarım uyum sorunu yaşamam.
0
🌸hoot
(15.10.25)
(5)

Uzlaştırma dosyasında uzlaşıp uzlaşmamak?

mikahakkinen
babam araçla giderken ani dönüş yapıyor, arkadan gelen motor duramayıp yere düşüyor. ama temas yok. babam görmediği için devam ediyor.adam şikayetçi oluyor. öncelikle 20 bin tl istiyor, babam uzamasın diye 10 bin tl vereyim diyor. adam 15 bin tl istiyor, babamda masraflarını bana faturalandırsın kas
babam araçla giderken ani dönüş yapıyor, arkadan gelen motor duramayıp yere düşüyor. ama temas yok. babam görmediği için devam ediyor.
adam şikayetçi oluyor. öncelikle 20 bin tl istiyor, babam uzamasın diye 10 bin tl vereyim diyor. adam 15 bin tl istiyor, babamda masraflarını bana faturalandırsın kasko-sigortama masrafı ödeteyim diyor. ancak karşı taraf motoru sattığını söylüyor ve herhangi bir fatura göstermiyor. ayrıca takım elbisesiyle düştüğü için onun parasını da istiyor.

biz uzlaşmaktan yana değiliz. uzlaştırmacı karşı taraf kaskosudan karşılamak istiyor deyince 10 bin tlye razı oluyor. ancak babam bu süreçten dolayı vazgeçiyor.

vazgeçmek mi? parayı vermek mi mantıklı?
0
mikahakkinen
(14.10.25)
verin kurtulun. 10 bin nedir ki?
+1
gurur
(14.10.25)
yani olayı tam anlayamadım ondan yazmadım. babam ben döndüm diyor, uzlaştırmacı kadın görüntüleri izlemeden yorum yapıyor eşim izledi diyor. yani olayın netliğini bilmediğim için yazmadım. önce babanız sağa ani dönüş yaptı dediler şimdi ara sokaktan çıktı diyorlar. babam ben sağa döndüm arkadan gelenin farkında değilim dedi. babam bence hatalı onu zaten kabul ettim.
0
🌸mikahakkinen
(15.10.25)
aynı soruyu daha önce de sordunuz. düşündüğünüz her gün kenara 500 tl atsaydınız parası çoktan çıkmıştı. verin kurtulun. dava açsa daha mı iyi?
-1
elorelia
(15.10.25)
10 bin tl verince kesin kurtulabilecek misiniz. tekrar bişeyleri bahane edip para isteyemez mi?

10 bin tl vermediğiniz zaman ne olacak?
0
duyuruuser
(15.10.25)
şikateçi olmuşsa ortada bir yaralanma vardır. ve ceza davası açılacaktır. uzlaştırmacı da bu yüzden dahil oluyor. ama bence siz arabulucu demek istiyorsunuz. trafik sigortası da davaya dahil olacağı için arabuluculuk aşaması var. hasar takip firmaları yakında karşı tarafla iritbata geçerler ve vekaletini alıp davayı açarlar. bir de avukatlık ücreti ödersiniz. ödeyin kurtulun derim konunun uzmanı olarak.
0
ground
(15.10.25)
(3)

Pc oyunculuğu geri mi dönüyor?

webbrowser
Selamlar, uzun zamandır pc oyunculuğundan uzağım, bu sürede xbox series s kullanıyordum ama son zamlardan sonra dikkatimi çeken bir pc oyunculuğu artışı var. Siz bu konuda ne taraftasınız? Şöyle 45 bin civarı bir kasa toplasak nasıl olur? Uzun yıllar oyun problemini çözer mi?
Selamlar, uzun zamandır pc oyunculuğundan uzağım, bu sürede xbox series s kullanıyordum ama son zamlardan sonra dikkatimi çeken bir pc oyunculuğu artışı var. Siz bu konuda ne taraftasınız? Şöyle 45 bin civarı bir kasa toplasak nasıl olur? Uzun yıllar oyun problemini çözer mi?
0
webbrowser
(14.10.25)
pc oyunculuğu hiç gitmemişti ki veya hiç azalmadı. koca bir endüstrisi bile var. steam'de bir çok pc oyuncusu var. pc çok daha rahat ve çok daha fazla oyun oynayabiliyorsun. malum ortamlarda bulma durumu da rahat.

aşağıdaki linklerde istatistiklere bakabilirsin. konsol ve pc oyuncu sayıları yakın gibi. pc oyuncu sayıları her sene artıyor ve developer'lar daha çok pc oyunları yapıyor.
explodingtopics.com
explodingtopics.com

iyi bir pc kasa toplamak uzun yıllar oyun oynatır evet. belki çok sonraları grafik kart değiştirme gerekebilir. belki işlemci. belki ram arttırma vs.
+1
ermanen
(14.10.25)
Efsane şarkıcı resul balay gibi; ölmemişti zaten.
Sadece eskiden konsollar ucuzdu. Konsollar kafayı yedi, konsol firmaları oyunlardan para götürmeye başladı çünkü monopoli çünkü rakip yok.
Bu noktada pc daha da arttı tabi.
+1
logisticsmanager
(14.10.25)
Konsollara az oyun çıktığı için pc oyunlarına rağbet arttı.
Zaten oyun dediğin bilgisayarda oynanır.
0
duyuruuser
(15.10.25)
(5)

Bu kadar insan nasıl verimli kullanılabilir?

Limonlimon
Artık kimse eskisi gibi çalışmıyor. Mesailer rahatladı. Su çeşmede, çamaşır makinede, soba neydi unuttuk...Tamam insan çalışmasın da boşta durunca da saatlerce internet ve yeme içmeyle geçiyor.İnsan sahiden boş durmasın da ne yapsın?Bu kadar boş insan...her gün işten sonra hatta iş esnasında saatler
Artık kimse eskisi gibi çalışmıyor. Mesailer rahatladı. Su çeşmede, çamaşır makinede, soba neydi unuttuk...

Tamam insan çalışmasın da boşta durunca da saatlerce internet ve yeme içmeyle geçiyor.
İnsan sahiden boş durmasın da ne yapsın?

Bu kadar boş insan...her gün işten sonra hatta iş esnasında saatlerce boşluk...
Ne yapmalı bu insanlık?
Kurtuluş ne?
Hobi demeyin. Çevresel toplumsal faydadan bahsediyorum.
-10
Limonlimon
(13.10.25)
2. iş
0
duyuruuser
(14.10.25)
Umarım dalga geçiyorsunuzdur. Ya da uzak bir diyarda filan yaşıyorsunuz ama elinizin altında burası var, diliniz bizimle ortak diye bizim fikrinizi almak istediniz.

Çalışan insanların sizin gibi boş vakti yok maalesef.

Sizin bu kadar boş vaktiniz varsa mesela bu sorunuza bizden çok daha iyi cevap bulabilirsiniz.
+1
a perfect lie
(14.10.25)
A perfect lie +1
Abi böyle kendi hayatınıza bakıp sosyal çıkarımlara gerek yok. Boş değiliz biz.
Sizin derdiniz kendinize, çok merak ediyorsaniz insanlar boş kalıyor mu falan diye, fabrikada işe girin.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
a perfect lie +1

kıstas olarak ekşisözlüğü almışsınız sanırım. malum orada herkes memur gibi çalışıyor:)
0
nothing in my way
(14.10.25)
Boşuna eksilenmişsiniz, yanlış anlaşılmaya ya da yanlış anlatmaya kurban gitmişsiniz.

Bunca insan eskiden yapılan o işleri yapmıyor ama yerine yeni yeni işler çıkıyor.

Mesela eskiden akşamları tv izlenirdi, bir iki saat sonra o dizi biterdi. Şimdi ise Binge watch yapıyor insanlar.

Ama zaten çok da boş kalmıyorlar. Günde 2-3 saat yolda geçiriyor istanbulda yaşayan biri. Günün 11-12 saati işte geçmiş oluyor yani.

İş esnasında ufak bir molada telefonla oynuyor insanlar. Verimlilik düşük, mesailer uzun. Çoğu insan için özellikle evden çalışıyorsa mesai ve yaşam karışmış durumda. Günün 20 saati iş gibi oluyor.

Bireysel yapılacak bir şey yok.
İnsan kaynağını geliştirmek diye bir kavram yok ülkemizde.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
(28)

Mesainiz kaçtan kaça?

hadi ya la
Soru başlıkta :)
Soru başlıkta :)
0
hadi ya la
(13.10.25)
07.00 15.00 6 gün
0
arbre
(13.10.25)
07:30 - 17:00
0
a perfect lie
(13.10.25)
08:15
11:30 gayriresmi
17:00 resmi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
8.30-17.30
0
pembediken
(13.10.25)
09:00 - 17:30
bazen müşteriye göre 15-20dk veya 30dk oynadığı oluyor
0
MtKrt
(13.10.25)
Ders saatine göre değişiyor. Bugün 19:00-23:00 dü, yarın tek dersim var. Para-cokomel eğrisi, ne kadar çok çalışırsam o kadar çok kazanıyorum.

Sabahları gidip bir dershanede mi çalışsam diyorum ama dünyanın en ağır emek sömürüsü dönüyor oralarda da
0
sekizdokuzon
(13.10.25)
istediğim saatte başlayıp bitiriyorum.

genelde 9-5 arası.
0
sir gawain
(13.10.25)
9-6 çalışılıyor şirkette ama ben 10-6 arası ofisteyim genelde. Evdeyken daha erken açıyorum laptop'ı, daha erken kapatıyorum.
0
Bruce
(13.10.25)
09.00-17.00
Ama sevdiğim için uyanık kaldığım saatler boyunca çalışıyorum.
0
rakicandir
(13.10.25)
08.00 - 17.30
Hafta sonu off
0
kafa koparan manyak
(13.10.25)
15:00-22:00
0
ghilleinthemist
(13.10.25)
09.00-18.00
daily 10'da olduğu için çoğu zaman başlangıç 10
0
kornisch
(14.10.25)
günlük mesai sürem normalde 8 saatti ama ekonomik krizden dolayı 7 saate düşürüldü. 45 dk. da öğle arası var. haftada 5 gün.

ne zaman olduğu ise çok ekstrem saatler olmadığı sürece flexible.

eğer uyarsa 07:00-14:45 de yapabilirim, 11:00-18:45 de.

ama toplantılar filan varsa genelde 09:00-16:45 arası.
+1
king lizard
(14.10.25)
Bu kısım ofisin kurallari;
Resmi olarak sabah 9 civarı işte olmam lazım.
12-2 arası öğle arası
Akşam da gene resmi olarak 4 mu 4.30mu ne isteyen çıkabilir. Ha ben 6-7 gibi çıkarim genelde.

Amma lakin harbici esnek çalışma saati var. Isini yaptığın sürece kimse kimsenin ne zaman geldigine gittigine bakmıyor. Misal doktor randevum varsa çıkıp gidiyorum. Sadece sigorta sebebiyle is yerinde olmayacaksam müdüre yazıyorum o kadar. Kart sistemi falan yok.
Onun dışında sözleşme gereği resmi çalışma saatim yok. Günde 20 saat de çalışsam 3 saat de çalışsam aynı parayı alıyorum ve yasal olarak ikisini de yapabilirim.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
1. gün 08:00/20:00
2. gün 20:00/00:00>
3. gün <00:00/08:00
4. gün off

5. gün başa dönmüş oluyor. kısaca 12/24/12/48 düzeni diyoruz. sektör havacılık.
0
phoarbix
(14.10.25)
8-17. 8 de işe mi gelinir ............
0
mikahakkinen
(14.10.25)
7:45-17:45
5 gün
0
messina123
(14.10.25)
09.00-18.00 maalesef bıktım artık bu hayattan ag hayatı
0
Hallegadola
(14.10.25)
08.45- 18,45
haftada 5 gün.
0
kumandanim
(14.10.25)
8:30-18:30
cumartesi pazar yok.
0
duyuruuser
(14.10.25)
7-5, 5 Gün.
ev mesaisi var tabi
0
eja
(14.10.25)
Resmiyette 8-5 herhalde ama bölümde kimse 8'de gelmiyor (belki personel hariç). Genelde 9 gibi gelinip 16.30 gibi çıkılıyor. 10'da gelip 16'da çıksan da kimse bi şey demez ki arada yapıyorum. Haftasonu deney falan yoksa gelmiyoruz, nöbet de yok bizim bölümde.
0
nundu
(14.10.25)
hafta içi sadece
10:00
18:00
0
devilone
(14.10.25)
08-16
0
cancoskn
(14.10.25)
Saha görevi yoksa sabah uyanınca başlar, akşam sıkılınca biter :)

Saha görevlerinde uçağa yetişmek için gece 3'te de başlar, akşam 8'de de başlar. Bitişi de genellikle belirsiz.
0
kimlanbu
(14.10.25)
10:00 - 14:00 arasını kapsayacak şekilde istediğim zaman başlayıp bitirebiliyorum. Haftalık 40 saat çalışma süresine göre aylık toplam çalışma saatini tamamlamam yetiyor. Her gün 8 saat çalışmak zorunda değilim ama bir gün 7 çalıştıysam aradaki 1 saat eksiği diğer gün(ler) tamamlamam bekleniyor.

Rutinim 08:00 - 16:30.
Ama toplantım ve işim yoksa 14'ten sonra bilgisayarı kapatsam ve 16:30'a kadar çalıştım desem kimse sorgulamaz.
0
himmet dayi
(14.10.25)
11-19 haftasonu yok. sabah geç gelmek çok güzel, uzun uyumak istersem uyuyabiliyorum. banka - hastane gibi işlerimi halledebiliyorum. gece erken yatmak zorunda kalmıyorum vs.
0
zozjotejmnk
(14.10.25)
7/24

acil durumlarla ilgili bir iş yapıyorum:

1- telefonum 24 saat açık, sesi de açık.
2- ara ara beklenmedik yolculuklar yapıyorum, ne zaman döneceğim belli olmuyor. rekorum 35 gün. plansız bir şekilde evden çıktım, 35 gün sonra eve geri döndüm.
0
co2s2
(14.10.25)
(20)

Çocuk büyütmek gerçekten böyle mi?

silverleaf
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar sadece kendileri ve çocuğu yediriyor. Çocuk sahibi olmak cidden böyle bir şeyse hayata dair tüm beklentilerimi sorgulamak istiyorum...
+1
silverleaf
(13.10.25)
Aile gevşek . Bu çocuk zaman ve nasıl uyuyor? kısmına daha gelmedik
Kimi ailelere bakın. onlar da farkında değiller belki ama çocukları onları yönetir. Onlar da bunu çocuk
büyütmek zanneder.
-2
diyecevaplandı
(13.10.25)
Tarlada çalışırken doğum sancısı başlayan, Sonra bebek ağaç gölgesinde uyurken tarladadaki işine devam eden kadının üçüncü kuşak torunu bu hale geldi.

Çocuk merkezli yaşayan bir garip aile modeli gelişti ülkede. O modeldir onlar. Hiç öyle bir şey yok yani.

3 saatte, beş dakikaya sığdırılamayacak ne yapıyorlar ki evden çıkarken.
-6
Mirket
(13.10.25)
Tamamen kisilere ve cocuga bagli. Ilk oglumuzu araba koltuguna oturtmak bile kucuk bir meydan muharebesi gibiydi. Adamin karakteri boyle, zor bir cocuk ve hala oyle. Daha sonra iki oglumuz daha oldu. Bunlari torbaya koyup sokaga cikarim, sikinti olmaz.
+4
quaker
(13.10.25)
bir söz var ya “en iyi anne anne olmamış annedir” gibi. katılıyorum. en iyi anne ve babalar çocukları olmayan kimseler ki akıl vermekte çok iyiler :,)

15 aylık bir çocuk hala bakıma muhtaç. zamanla anne ve baba (daha çok anne tabii) kendisine vakit ayırabilmeyi başaracak ve çocuk (bebek) hayatlarına bu kadar hakim olmayacak. ama bu yaşlarda genellikle böyle, evet.

bizim anne babalarımız bizi çok rahat yetiştirmiş gibi hissediyorum ben ayrıca, şimdiki nesilde çocuk merkezli oluyor her şey. ben de isterdim çocuğum benim programıma uysun falan ama öyle olmuyor işte. aklı ermeye başlayınca daha kolaylaşıyor bazı şeyler.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
soruyu ben tam anlayamadım. misafir size yardım etmedi diye takıldıysanız zaten olması gereken bu değil mi?

onun dışında 15 aylık bi çocuk varsa hayatın onun etrafında dönmesi normal o aile için.

3 saat derken abartı olduğunu düşünüyorum. zaten bir yetişkinin ceketini alıp evden çıkması ile 15 aylık bi çocuğun evden çıkması için gereken hazırlık tabi ki aynı olamaz.

bence çocuğu olmayan insanlar çocuklu durumlar için yorum yapmasınlar.
0
elorelia
(13.10.25)
benim 75 yasinda kayinpederime, "cocuk gece teroru yasiyor, pek iyi durumda degiliz" dedigimizde, "ne olacak kabus goruyo iste, abartiyosunuz" demisti.
bizde misafir olduklari bir gece, gece terorune kendisi denk geldi, gozunu cikartacakti cocuk, odasina kacti pitir pitir koca adam.

baskasinin yasadigini yasamadan, o yasanan hakkinda gazel okumak kolay gelebilir de, genelde pek tutmaz. ben de yaptim cocugum olmadan once, yedik bi bok.
+5
quaker
(13.10.25)
benim de çok sevdiğim arkadaşlarım çocukları ile bu durumda. ve ne yazık ki buna kendilerinin sebep olduğunu düşünüyorum. onlar o tablonun içinde en doğrusunu yaptıklarını düşünüyorlardır ki öyledir de ama ben dışardan bakınca hatalar görüyorum.

anneler ve babalar tabii ki siz bizi anlayamazsınız, çocuğunuz yoksa yorum da yapmayın demişler ama bir çocuğun 3 saat yemek yemesini beklemek, ikna etme çabaları, gerginlikler filan bence normal ve doğru davranış olamaz. Çok üzgünüm. bu örnekte 15 ay kucuk ama benim arkadaşlarımda bu yıllarca sürdü. Evlerine gitmek sırf bu yemek ve dışarı çıkma mevzularından beni çok daraltıyordu ki hala böyleler :(

bence duyuru sahibi de yemeği kendi hazırlaması toplaması kısmını 3 saat süren bu yemek sürecine dahil değil diye belirtmek için söylemiş. Arkadaşından bunu beklediği için değil de.

ben bu arkadaşımı bu yemek konusunda sorgulayıp ara ara eleştiriyorum. bunları yemezse hasta olur yine biz uğraşırız vesaire diyor ama her gün en az 2 saat süren yemek krizini yaşamak hasta olmasındansa tercih edilecek bir şey değil bana göre.
-2
a perfect lie
(13.10.25)
3 saat olmasada vakit alıyor doğru
+1
basond
(13.10.25)
Öncelikle çocuğu olmadan buraya yazan arkadaşlar buraya yazdıklarını eğer çocukları olursa; ondan sonra bir daha okusunlar. 3 saat 5 saat 5 dk on dk. Çocuk sahibi olmak dünyanın en zor işi. çocuk olana kadar, ne kadar özgür olduğunu anlamak dünyanın en acı şeylerinden. çocuğum olmadan önce çocuklu ailelere kızar laf ederdim. olunca anladım ki çok zor amkkkk.

3 saat veya 5 saat olması ailenin düzenine bağlı bir şey. artık çocuklar aileleri yönetir durumda.

ben er kişiyim, eşim ve benden başka çocuk bakımına yardımcı olan herhangi bir kimse yok. kendime dair bir hayatım kalmadı. eşimi zaten düşünemiyorum. gerçekten bilinçli ebeveyn olmak zor.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
@a perfect lie beni çok iyi anlamış. derdim tabii ki bana yardım edilmemesi değil, durumu canlandırmak için yazdım ama yanlış anlaşılmış. Konu bir yemek yeme + yedirme sürecinin 3 saat sürmesinin normal olup olmaması. Aynı şey sabah hazırlanmak için de geçerli. 3 saat de hazırlanma süreci. Beraber etkinlik yapmak o kadar imkansız ki, hadi gidelim diyorlar tamam diyorum 3 saat geçiyor. Bireysel olarak onlara yardım edebileceğim her işi yapıyorum etraflarında ama yine de 3 saat.
+1
🌸silverleaf
(13.10.25)
3 saat çok fazla ama çocuğuna göre değişir, 5 yaş çocukla 45 dk falan alıyor benim oyuncaklarını toplayıp (bazılarını hala yanımızda gittiğimiz yere taşıyoruz işte bilinçsiz anne örneği ben) ve havaya göre giydirmekle, nereye gideceğimizi açıklamakla falan. yemek yemesi yarım saat gibi.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
mecazen mi 3 saat dedin çok anlamadım ama gerçekten soruyorsan 3 saat çok abartılı. 14 aylık bebeğim var genelde gideceğimiz yerlere hesaplanan vakitten 20 dk sonra varırız. niye hep 20 dk geç kalıyoruz anlamıyorum ama genelde çocuk yürümek istiyor kucakta durmuyor filan yavaş yürüyor ondan kaynaklı sanırım.

yemek yedirmek ve kendimizin yemesi de max yarım saat olur, 3 saat kraliyet yemeği mi yiyorlar :D
+2
Gradient_tabanlı_mor
(13.10.25)
aynısı durumu bizde de hala var, yani illallah ettiriyor, değişiklik filan istemiyorlar, biraz rutin çocuklara iyi geliyor. anne baba çalışıyorsa o yaşta kendi kurdukları oyunları oynamak istiyorlar, mesela dışarı çıkacaksak kuaför oluyoruz, pantolon giydirme makinesi oluyoruz bunları öğrendikçe 1 saat altına indik, tabi bizim hazırlanma sürecimiz de var.

yemek konusu ise şöyle, biz bir şeyler hazırlayıp arabada yemesini istiyoruz, sabah okula giderken kahvaltısı da öyle elinde çerezi, dışarı bakarak yiyor arabada, yemek yemesini beklemek de yanlış, zaten ben evde bakarken doğrudan kahvaltı hazırlamam, önce dışarı çıkarız, parkta acıktırır öyle kahvaltı kurarım.
0
hoot
(13.10.25)
mecazen 3 saat kullanılmış. kimse 3 saat çocuğa yemek yedirmeye çalışmaz.

ama dışarı çıkma konusu 3 saat alabilir.
altını değiştir.
yemek yedir.
bebek bakım çantası hazırla
dışarısı için hazırda mama yoksa onları yap.
bebeğin üzerini değiştir.
kendin tuvalete git
kendin hazırlan.
bu sırada bebek tekrar kaka yapmış mı diye kontrol et.
arabayı al kapının önüne getir.
+1
duyuruuser
(13.10.25)
"Tarlada doğum sancısı tutan kadın" diyen arkadaşa çok katılıyorum. aynen kardeşim tarlada bebeğe bakmayıp işine devam ettiğinde bebeğin ve annenin fiziksel ve psikolojik sağlığında bir sorun olmuyordu. Ölüm oranları çok düşüktü bizim nenelerimiz zamanında, hele psikolojileri çok iyiydi kesinlikle damızlık gibi doğum yapıp bebeklerinin yarısı ölen ve kalan bebekleriyle bağ kuramayan nenelerimizin.
Onu da geçtim, kadının ne haddineymiş konforlu ve hijyenik ortamda bebeğe bakmak? Bu ne şımarıklık? Lütfen sevgili kadınlar, tıpkı nenelerimiz gibi yaşayın. Bir de utanmadan hayatınızdaki önceliği bebeğinize veriyorsunuz yahu! Mesela tek kullanımlık bezler de almayın, kakalı bezleri yıkayın çünkü nenelerimiz böyle yapıyordu biliyorsunuz ki. Allah allah ya!
+4
mor bembombom
(13.10.25)
Bir uçtan diğer uca fazla hızlı savrulduğumuzu anlatmak için verdiğim örnekten mağduriyet devşiren kronik mağdur arkadaşım,
Ne soruda ve ne de verdiğim cevapta aile yapısı içinde belirli bir cinse özel bir eleştri yoktur. 3 kuşak öncesindeki durumun doğru olduğuna dair de bir sözüm yoktur. Benim sözüm çocukerkil aile düzeninin abukluğunadır.
Yazdıklarım o gözle oku. Ya da okuma. Mağduriyetini doya doya yaşa. Sen bilirsin.
Bu arada mor kurdelalı bir eyleme katılırsan çağır ben de gelirim. Ama 7*24 dünyaya o gözle bakma. Mutlu olamazsın.
-2
Mirket
(13.10.25)
mor bembombom +1
tarladaki nenelerimiz örneği beni de çok rahatsız ediyor her defasında duyduğumda. dünyaya getirdikleri çocukların yarısı vefat ediyormuş zaten. yazık o kadıncağızlara. ve hala sömürülüyorlar emekleriyle.
0
deartheodosia
(13.10.25)
bazı insanların götü ağır çocuktan bağımsız olarak. bence çocukla alakalı bir durum yok. ebeveynlerin karakteriyle alakalı bir durum.
0
Hallegadola
(13.10.25)
Bazı insanların zaman algısı ve zamanı kullanma hızı çok tuhaf, çok yavaş olabiliyor. Annem de öyledir, onun sağlık sorunları da var ama öteden beridir annemin dikkati çok dağınık olduğundan bir işi yapana kadar saatler geçebilir evet. Olabilir, yapı.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
İnsanlar abarttığımı düşünmüşler doğal olarak ama değil, maalesef. Neyse ki bu gözlemi yapan sadece ben değilmişim.
+3
🌸silverleaf
(13.10.25)
(7)

Erkek kışlık ayakkabı

arbre
Merhaba. Yaşı 30 üstü olanlar, kışlık ayakkabı olarak deri mi giyiyorsunuz, spor mu?Şu ayakkabı çocukça mı?https://www.trendyol.com/pierre-cardin/terre-su-kar-kislik-kaymayan-erkek-bot-p-386536470?boutiqueId=61&merchantId=112792Daha şık ayakkabıları nerede bulabilirim? Sağ olun.
Merhaba. Yaşı 30 üstü olanlar, kışlık ayakkabı olarak deri mi giyiyorsunuz, spor mu?

Şu ayakkabı çocukça mı?

www.trendyol.com

Daha şık ayakkabıları nerede bulabilirim? Sağ olun.
-1
arbre
(13.10.25)
Gideceğin yere göre değişir. Biraz resmi bir yere gideceksem sade bir ayakkabı seçerim. Gündelik için trekking tarzı tercih ediyorum.

Linkteki ayakkabı da okey ama Decathlon'ada bir bak.
0
duyuruuser
(13.10.25)
columbia facet 75 mid ya da camper peu pista giyiyorum yagmurlu veya camurlu havalarda. hava daha iyiyse normal spor ayakkabilar.
0
lemmiwinks
(13.10.25)
outdor ayakkabı alıcaksan pierre cardin alma. campera bir bak.
0
mikahakkinen
(13.10.25)
Kisin sketchers’in kislik ayakkabilarini giyiyorum. Rahat oluyolar baya
0
fakyoras
(13.10.25)
Renkteki ayakkabı güzelmiş. Ama kalitesini bilmiyorum tabii. Bu tip bakıyorsan salomon marka olanlara da bi bak
0
etna
(13.10.25)
pierre cardin ayakkabı ne alaka acaba
0
koela
(13.10.25)
resmi giyinim için divarese desa vb markalardan alıyorum. haftasonu veya spor giyinimler için nike bot almıştım onları tercih ediyorum
-1
kablelvuku
(13.10.25)
(4)

Zayıflayan hafıza için esaslı/sahici öneri

yadigar
Yaş kırkı geçti ama sorunun sadece yaş olduğunu düşünmüyorum. Kısa zamanlı hafızam iyi durumda. İdrak seviyem mükemmel hâlâ. Ancak, bir hafta içinde çoğu şeyi unutuyorum.Gündelik mevzularda eskisinin yarı seviyesinde, detaylarda eskisinin dörtte biri ila beşte biri civarında, akademik ve dil öğrenim
Yaş kırkı geçti ama sorunun sadece yaş olduğunu düşünmüyorum. Kısa zamanlı hafızam iyi durumda. İdrak seviyem mükemmel hâlâ. Ancak, bir hafta içinde çoğu şeyi unutuyorum.

Gündelik mevzularda eskisinin yarı seviyesinde, detaylarda eskisinin dörtte biri ila beşte biri civarında, akademik ve dil öğrenimi gibi durumlarda ise eskisinin yüzde onu gibi bir düzeyde şu an hafızam…

Cümle kurarken de eskisinin iki-üç katı teklemeler oluyor.

Stres seviyesi minimumda bir hayat yaşıyorum. Bundan düşüğü zor. Gündelik uğraşlarım da maddi, manevi yorucu değil. Birkaç aylık geçici bir olay değil. Düzenli kullandığım ilaç, alışkanlık, madde yok. Ruh halim yıl içinde pek stabil olmuyor ama özetle üzgün olduğum aylarda da, bunalımdayken de, keyfim yerinde olan aylarda da durum aynı. D vitamini dışında bir vitamin/mineral eksiğim yok. (Ciddi genişlikte tahlillerden bahsediyorum) D vitamini de tüm ailede, ne yapsak hep düşük çıkıyor. Genetik yapımızla alakalı galiba. Yıllardır görmezden geliyoruz.

Şimdi nörolojiye gitsem, mahallemin nörologu gıda takviyesi verip yollayacak. Siz İstanbul, Ankara gibi yerlerde iyi bir uzman tavsiye edebilir misiniz bu konu ile alakalı? Yahut başka tavsiyeleriniz var mı? Ama “bulmaca çöz, dil öğren, B12 al, magnezyum iç” falan değil de, böyle esaslı, fark yaratan türden var mı bir şey? (Kuru üzüm yiyorum bol bol :) )
0
yadigar
(12.10.25)
Bir özel hastanede bir nöroloğa git. Muhtemelen boyun damarları için ultrason ve bir de beyin mr ı isteyecek.

Sudoku çöz bol bol. Dil öğren :)
Stresin yoğunsa biraz boşver. Kafanı meşgul eden gereksiz konuların yükünden silkelen.
-1
Mirket
(12.10.25)
Hacamat yaptır . Ama işin uzmanı yapmalı. Duası , günü (hicri takvime göre) bardakların vücuttaki yeri önemli.
Belli aralıklar sanırım 3 - 4 seans olmalı .
-9
diyecevaplandı
(12.10.25)
ben bi ara tükenmişlik sendromu yaşadım ve hafızam, öğrenme yeteneğim falan bayağı gerilemişti. ama sendrom geçti ve gittikçe eski halime dönüyorum. hiçbir sağlık önlemi almadım. sadece toksik ortamlardan, insanlardan uzaklaştım ve hayatta zevk aldığım esi şeyler yine bana heyecan vermeye başladı. bu yüzden durum psikolojik olabilir belki.
+2
santimantal
(13.10.25)
Yaz hocam, kesin çözüm;
- erken yatıp erken kalkmak.
- sabah sporu (en az 45dk)
- protein ve sebze ağırlıklı beslenme.
- hazır gıda minimum.

benzer sebeplerden b12 takviyesi aldım. eskisine göre %15 fark etti. bunları yapınca çakı gibi oldum ama düzenli yapılacak sporu hafta 1 kere yaparsan faydası olmaz en az haftada 3 gün sporunu yapmalısın.
+2
duyuruuser
(13.10.25)
(6)

Akıllı TV için olmazsa olmaz diyebileceğiniz özellikler?

winston insani
MerhabalarAraştırmalarım sonucu Android TV ve Webos işletim sistemleri arasında kaldım. Muhtemelen webos'u seçeceğim ama diğeri de cazip uygulama marketi açısından.Acaba sizin için, akıllı tv'lerde olmazsa olmaz diyebileceğiniz özellikler neler? Bir de bunların "renk uzayı" ve "kontrast" değerlerind
Merhabalar

Araştırmalarım sonucu Android TV ve Webos işletim sistemleri arasında kaldım. Muhtemelen webos'u seçeceğim ama diğeri de cazip uygulama marketi açısından.

Acaba sizin için, akıllı tv'lerde olmazsa olmaz diyebileceğiniz özellikler neler? Bir de bunların "renk uzayı" ve "kontrast" değerlerinde nelere dikkat etmeliyim?

Ben kafamda şunları listeledim: En az 49 inç, 4K Ultra HD, Oled, 4 çekirdek, hdml, usb 3, wifi, bluetooth,
+1
winston insani
(12.10.25)
Android TV ve Android Lazer Projeksiyon kullanıyorum, buna rağmen net olarak söyleyebilirim ki televizyonun android olmasına gerek yok. Android olmasına para vereceğine daha iyi çözünürlük, daha büyük ekran seçersin, bir Xiaomi mi box s alırsın olur biter.

Televizyon zamanla yavaşlıyor, Xiaomi gerçekten akıcı ve hızlı.
+1
kimlanbu
(12.10.25)
@kimlanbu doğru söylüyor.

Televizyonun görüntü özelliklerinin ömrü, akıllı özelliklerinin ömrüne çok daha uzun. Bu nedenle akıllı özelliklerin ne olduğuna ya da olmadığına bence hiç takılmayın, cebinizdeki paraya uyup ve kafanızdaki özellikleri karşılayan televizyonu alıp geçin. Hangi televizyonu alırsanız alın, televizyonun ömrü dahilinde beklenmedik bir arıza çıkarmadığı takdirde birkaç sene sonra harici bir kutu (Apple TV ya da Android Box) takacaksınız çünkü ya akıllı kısmı yavaşlayacak ya da bazı uygulamalara güncelleme gelmeyecek ve uygulamaları kullanamaz hale geleceksiniz.

Bu arada, 49 inç OLED yok ya da yok gibi bir şey. Muhtemelen tüm markalar 55 inçten başlıyorlar. 55 inç güncel bir OLED TV'nin akıllı özellikleri sizi 3-4 sene götürecektir, belki daha fazla da olabilir. Diyelim ki akıllı özellikler kullanılamaz hale geldi, şu anda Xiaomi Mi Box S (3. Nesil) güncel versiyonu 3.000 TL yani 80 USD civarında. Küçük bir paraya çözersiniz bu sorunu.
0
10551037
(12.10.25)
eğer netflix falan yüksek kalitede izlemek istiyorsan aşağıdaki listede olan cihazlardan birini alman gerekiyor yoksa 480pden fazlasını oynatmaz.

docs.google.com
0
nahtoderfahrung
(12.10.25)
LG sihirli kumanda aşığı olarak kesinlikle Android TV alın derim. webos seni LG'ye mahkum ediyor, işletim sistemi ya da bir uygulama güncellenmezse alternatifin yok. Android TV'de bir şekilde alternatif bulunuyor.
Şu an TV alacak olsam TCL bakardım.
0
late viper
(13.10.25)
tvye paneline, görüntü kalitesine göre alın. aptal tv olursa daha iyi. yanına apple tv, mi box vs. bir şey alın
+1
inheritance
(13.10.25)
Günümüzde televizyon işletim sistemine göre değil panel teknolojisine göre alınır.
bütçenize göre oled, qled, led ve diğerleri arasında seçim yaparsınız.

tvlerdeki en iyi işletim sistemi 2-3 yıl sonra kullanılamayacak düzeyde yavaşlıyor.
0
duyuruuser
(13.10.25)
(1)

Instagram mizah hesapları

yurtsuz john
Kaç takipçiden sonra para kazanmaya başlıyor? Örneğin 10 bin takipçili sayfa para kazanır mı? Kazanırsa ne kadar?
Kaç takipçiden sonra para kazanmaya başlıyor? Örneğin 10 bin takipçili sayfa para kazanır mı? Kazanırsa ne kadar?
0
yurtsuz john
(12.10.25)
gördüğüm kadarıyla mizah kanallarına sponsor çok gelmiyor.
0
duyuruuser
(13.10.25)
(3)

boştaki modemler

lrdrylgh
Merhaba. Evde 4-5 tane eski adsl ve vdsl modem var. Bunlar para eder mi ya da bir şekilde değerlendirilebilir mi? Yoksa çöp mü
Merhaba. Evde 4-5 tane eski adsl ve vdsl modem var. Bunlar para eder mi ya da bir şekilde değerlendirilebilir mi? Yoksa çöp mü
0
lrdrylgh
(07.10.25)
Satılabilir. Bazısı modellere özelliklerine göre daha pahalı da olabilir. Benzer modellerin ilanlarına bakın
0
diyecevaplandı
(07.10.25)
access point olarak kullanabilirsiniz. evdeki wifi ağını genişletirsiniz.
0
duyuruuser
(07.10.25)
adsl modemler direkt çöp. vdsl için de, şu an vdsl2 modemler kullanılıyor. normal vdsl modemler yine çöp.
0
malheiros
(07.10.25)
(8)

Sizce Yeni Araba mı Yoksa Tamir mi?

elektr10
2015 model Otomatik Skoda Rapid Elegance Panaromic Cam Tavan. 1.4 TDI. 80 bin km'de.Geçen sene servisten sonra (triger kayışı değişti), arabayı çalıştırmaya başladığında 3-4 saniye tutukluk yapıp çalışmaya başladı. Yetkili servisteki arkadaş bunun normal olduğunu, zamanla düzeleceğini söyledi ama dü
2015 model Otomatik Skoda Rapid Elegance Panaromic Cam Tavan. 1.4 TDI. 80 bin km'de.

Geçen sene servisten sonra (triger kayışı değişti), arabayı çalıştırmaya başladığında 3-4 saniye tutukluk yapıp çalışmaya başladı. Yetkili servisteki arkadaş bunun normal olduğunu, zamanla düzeleceğini söyledi ama düzelmedi. Sonra geçen hafta yine servise götürdük ve 186.000 TL masraf çıkarttılar.

Özet olarak aracın yakıt sisteminde arıza var. Sürekli yakıt kesilmesi oluyor. Ön taraftaki yakıt kütüğünde bir silindirde yakıt kaçağı varmış, iki enjektörün değiştirilmesi gerekiyormuş.

Sizce takasta kullanıp sıfır bir araç mı alınmalı yoksa bu masrafı ödeyip yolumuza mı bakalım. Bu tamir edildikten sonra başka masraf çıkarmasından korkuyoruz. Ayrıca bu fiyat yetkili servisin fiyatı. Sanayi'de yaptırsak daha uygun ve sağlam olur mu acaba?

Konum: İstanbul
0
elektr10
(06.10.25)
en pahalı enjektör 30 bin tl.(sizinki daha ucuz olabilir.) ikisi 60bin 10 binde işçilik olsa 70 bine halledilir.
0
duyuruuser
(06.10.25)
@duyuruuser cevabını tikledim ama yeni versiyondan dolayı heralde tik yapmamış gibi görünüyor.
0
🌸elektr10
(06.10.25)
Alakasiz biri olarak ben de tikleyebildim ama sayfayi yenileyince kayboldu dogal olarak, normalde duyuru sahibi haric yapilamamali. Neyse 186 bin TL mi? Adamlar kafayi yemis diyorum. 10 yasina gelmis arac zaten servise elveda demek cok normal. Guvenilir ustalar var Istanbul'da, VW grubundan anlayan da biliyorum anadolu yakasinda, genel olarak guvenilir gordugum biri de var Maslak'ta.

Oncelikle bu durum triger seti degisiminden hemen sonra olduysa cok manidar. Triger ile alakali birsey boyle bir soruna yol acabilir mi emin degilim ama sonucta aracin mekaniginde onemli bir alan ve hataya da acik. Bence guvenebileceginiz bir ustaya sadece hasar tespiti icin tekrar inceletin. Yenilemek istiyorsaniz yaptirip sattiktan sonra yenilersiniz.
0
mbond
(06.10.25)
@mbond teşekkürler detay için. gerçekten kafayı yemişler bir daha doğuş grubuna da götürmem araç. biz de bir yer bulduk referansla atatürk oto sanayide vw yapan biri.

aracı teslim alacak usta ve 5.000 lira istemişler aracı teslim etmek için. bağırdım çağırdım 3500'e indiler.
0
🌸elektr10
(06.10.25)
eğer yaptıracaksan da fatura kesen bir servise yaptır. ben sanayide daha uygun diye motor yatak sarmasını yaptırdım. araç bir daha arıza yapsa hesap soracağım muhattap bulamam. enjektörde sıkıntı varsa ve eminsen değiştir. enjektörü değiştirip o kadar para bayıldıktan sonra araç motor arızası yaparsa masrafın daha da artar.
0
mikahakkinen
(06.10.25)
@mikahakkinen doğuş oto motordan şüphelendi ama temiz çıktı. motorda bir sorun yokmuş. dediğin gibi fatura kestirip yaptırmak lazım en azından elimde bir belge olsun. teşekkür ederim.
0
🌸elektr10
(06.10.25)
@mikahakkinen enjektörler pahalı olduğu için çalışıp çalışmadığı test edilmeden değiştirilmiyor.
bir makineye takılıp basınç testi yapılıyor.
fatura kesen yere yaptırmak tabi ki daha iyi.
0
duyuruuser
(06.10.25)
merak edenler için söyliyim 45.000 TL tuttu sanayide ve parça değişimine gerek olmadığını söyledi usta. 6 ay da garantisi var dedi.
0
🌸elektr10
(10.10.25)
(7)

Fiyat performans klima markası önerisi-24binlik klima

gadlemler
Dükkana takacağız, ev için olmayacağından aşırı aşırı titizlenmiyorum.Ortalama fiyata, bize sürekli arıza çıkarmayacak bir ürün arıyorum.Ev ortamına göre daha çok tozun olduğu bir ortam.Günde 9-10 saat çalışacak. Yaz ve kış aylarında.Öneriniz nedir ve kampanyalar vb ne zaman alınmalı sizce.İçimden a
Dükkana takacağız, ev için olmayacağından aşırı aşırı titizlenmiyorum.
Ortalama fiyata, bize sürekli arıza çıkarmayacak bir ürün arıyorum.
Ev ortamına göre daha çok tozun olduğu bir ortam.
Günde 9-10 saat çalışacak. Yaz ve kış aylarında.
Öneriniz nedir ve kampanyalar vb ne zaman alınmalı sizce.
İçimden arçelikin siyah klimaları geçiyor ama 60-70bin bandında.
0
gadlemler
(05.10.25)
Üzgünüm klimada f/p diye bişey yok. İyi klima alırsın 20 sene cayır cayır kullanırsın. Ucuz klima alırsın çok yakar, 2 seneye bozulur masrafı çok olur.

Mitsubishi daikin fujıtsu gree dışında klima yoktur.
0
mimikikili
(05.10.25)
@mimikikili nin dedikelerinin haricinde istediğin klimayı al hepsi aynı birbirlerinden farkı yok.
0
deepex
(05.10.25)
İş yerine alacaksan gree al
0
mikahakkinen
(05.10.25)
Midea da iyi diyorlar Çinli büyük üreticiymiş herhalde.
0
nhk ni youkosu
(05.10.25)
Daikinı unutmuş arkadaş ama yüksek onlar. Baymak 5yıl garanti, midea 6yıl olanları var. Seer değerine bak bide garantiye
0
hunharca ben
(06.10.25)
klimalar üçe ayrılır mitsubishi, daikin ve diğerleri :)

çinli midea ve gree en büyük üreticiler. fason mal üretiyorlar. mesela daylux, bosch, airfel, kaira ürünleri birbirinin aynısı. üretici midea. sadece üstündeki, logo değişir. bu ürünler kötü mü ? hayır bence yerli üreticilerden (vestel, arçelik) daha iyi koreliler ile (samsug, lg) kafa kafayadır. dolayısı ile bu markalardan ürün alacaksanız servisi hangisinin iyiyse onu alın. ben daylux (servisi daikin) ve bosch tercih ettim mesela.
0
delidir yakalayin
(06.10.25)
hangisinin servisi daha iyiyse onu alırsın.

iyi diye bilinen markaların her modeli iyi değil. iyi olanlar fiyatından kendini belli ediyor. neredeyse piyasadakilerin 2 katı fiyatı var. iki katı para verdikten sonra az yaksa ne olur yakmasa ne olur. bozulsa ne olur, diğerinden bi tane daha alabilirsin.
0
duyuruuser
(06.10.25)
(5)

iphone oto parlaklık problemi

semaforo de medianoche
normalde bi sorunum yoktu bununla. ama geçen bi parlaklığı açma ihtiyacı oldu elle ayarladım. sonrasında kafayı yedi epey karanlık gösteriyor ekranı genelde, ışığa çeviriyorum arttırıyor hemen ama bir süre sonra yine kısılıyor. farklı farklı ortamlarda devam etti aynı şekilde. otomatik parlaklığı ka
normalde bi sorunum yoktu bununla. ama geçen bi parlaklığı açma ihtiyacı oldu elle ayarladım. sonrasında kafayı yedi epey karanlık gösteriyor ekranı genelde, ışığa çeviriyorum arttırıyor hemen ama bir süre sonra yine kısılıyor. farklı farklı ortamlarda devam etti aynı şekilde. otomatik parlaklığı kapatabilirim ama araştırdım uzun vadede ekranı kötü etkiliyor gibi şeylerden bahsedilmiş kapatmak da istemedim o yüzden. böyle bir sorun yaşayan var mı başka? çözümü var mıdır?

16 pro var bu arada.
0
semaforo de medianoche
(03.10.25)
Genelde basit bir restart çözer bunu. Macos’ta da oluyor bazen.
0
orient blue
(03.10.25)
Algilayan yeri kirlenmis olabilir mi... pc de olmustu bana
0
abuzer
(03.10.25)
@orient blue: restart ettim de yine düzelmemişti ondan sonra yazdım duyuruyu da. yalnız zaman geçince tekrar normale dönmeye başladı gibi sanki ama bir iyi bir kötü oluyor yine de. böyle ufak ufak normale dönece herhalde.

@abuzer: neresi algılayan yeri ki dynamic islandın orası mı. sileyim orayı da.
0
🌸semaforo de medianoche
(03.10.25)
Genelde ertesi gün kendi düzeliyor.
0
duyuruuser
(03.10.25)
yok ya düzelir gibi oldu da düzelmedi. sonuna kadar kısmış ışığı göremiyorum ekranı. dünden beri böyle
0
🌸semaforo de medianoche
(03.10.25)
(4)

şu görüntüler nasıl çekiliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve nasıl okunuyor? yandan kesit gibi bir şeyler mi? üstten bakış gibi bir şeyler mi? https://www.eiscolabs.com/cdn/shop/products/cfndcd8xedixsgy4aza0_2f9111f0-ee14-449a-b30d-58c1880b8dfb_934x700.jpg
ve nasıl okunuyor? yandan kesit gibi bir şeyler mi? üstten bakış gibi bir şeyler mi?
www.eiscolabs.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.10.25)
ne ki bu?
0
kibritsuyu
(01.10.25)
Dijital mikroskop.
0
duyuruuser
(01.10.25)
ek olarak bkz. patoloji
+1 konuşma ben
0
eja
(01.10.25)
İşte böyle; youtu.be
0
akhenaten
(01.10.25)
(6)

replika ayakkabı alırken dikkat edilecek hususlar

wop
çok beğendiğim bir ayakkabıyı üreticisi memlekete getirmiyor.mecbur replika alacağım.bunların nesine dikkat edeyim de ayağım 3 ay sonra kopmasın? direkt dükkandan almayı düşünüyorum ama internette tavsiye ettiğiniz birileri varsa değerlendirebilirim.
çok beğendiğim bir ayakkabıyı üreticisi memlekete getirmiyor.
mecbur replika alacağım.
bunların nesine dikkat edeyim de ayağım 3 ay sonra kopmasın? direkt dükkandan almayı düşünüyorum ama internette tavsiye ettiğiniz birileri varsa değerlendirebilirim.
0
wop
(01.10.25)
dikkat edeceğin husus almamak olur.
0
koela
(01.10.25)
ya niye almamak olsun kardeşim. yiyecek değil içecek değil. orijinal fiyatı verip kazıklanacak değil.

ayakkabıdan ne olur ya? en fazla çabuk eskir, rahat olmaz, koku falan yapar. bunları kabul ettikten sonra ayağa giyilen bir şeyden ne olabilir ki?

sağlamlığına rahatlığına bakın, eğer görünüş önemliyse çok mu çakma görünüyor, güzel mi çakmışlar ona bakın alın.
0
kibritsuyu
(01.10.25)
numarası dar ya da bol olabilir deneyip alın.
ayakkabı ile birlikte silikon tabanlık alırsanız konfor açısından da sıkıntı olmaz.

@koela örnekleri çoğaltmak için aynı şeyleri farklı kelimelerle yazmışsın. ayakkabının kendisi mantar yapmaz. ayrıca her orijinal ürün daha konforlu ya da dayanıklı olacak diye bi husus yok. kaldı ki orijinale vereceğin parayla 4 tane replika alıp daha uzun süre ve temiz giyebilirsin.
0
duyuruuser
(01.10.25)
orijinali 10.000 lira iken replikasına 8000 lira verirsen beyin fukarası olursun belki.

ama rahatlığından emin olduktan sonra 1000 lira verirsen o paraya 10 tane replika alırsın, hem çeşit çeşit giyersin, hem kesinlikle daha uzun giyersin. beyin fukaralığı bunun neresinde? ayağını temiz tutup, temiz çorap giyersen, ayakkabıyı günlük havalandırırsan koku da mantar da yapmaz. ha yapıyo mu yine, kaldır at çöpe, yenisini al. 8-10 taneye kadar hakkın var o fiyata.

valla bundan sonra iş görüyorsa ucuzunu alıcam. geçen sene hovardalık ettim, 6000 liraya kaliteli ayakkabı aldım, eylül oldu yandan yırtıldı. kaldı ki yazın 3 ay hiç giymedim.

e internetten 900 liraya aldığım ayakkabı sapasağlam duruyor, gayet de rahat üstelik. iyi marka, kalitelidir, sağlamdır diye 6000 lira ona vereceğime internettekinin her renginden, her modelinden 6-7 tane alsam 10 yıl giyerdim. marka giyip hava atacak yılları çoktan geçtim.
0
kibritsuyu
(01.10.25)
New balance alındı, 3. Yılında geçen gün sordum 1.3k dedi. Aynı ürün. Aynı yerde. Kapılma rüzgara herkes çakma alıyor. 10bin verip bir ayakkabıyı 365gün giyincede eskiyor, mantar oluyor. Bu türlü 3 tane al 5bin cebinde kalır. İstediğini de giyersin
0
hunharca ben
(01.10.25)
3 aylık kullanım sonucu diyebilirim ki huzur replikadaymış.
0
🌸wop
(11.01.26)
(13)

Motor yapmak neden bu kadar zor?

ya ben lan neyse
uçak motoru ile ilgili sorum öncelikli. ters mühendislikle aynısı yapılamıyor mu? metalinde hangi bileşenler var bunları mikroskopla, ne bilim eriterek falan öğrenemiyorlar mı? zor olan kısmı neresi? neden bizim altay tankında ve kaan'da hep motor sorun oluyor?
uçak motoru ile ilgili sorum öncelikli. ters mühendislikle aynısı yapılamıyor mu? metalinde hangi bileşenler var bunları mikroskopla, ne bilim eriterek falan öğrenemiyorlar mı? zor olan kısmı neresi? neden bizim altay tankında ve kaan'da hep motor sorun oluyor?
0
ya ben lan neyse
(29.09.25)
zor mu değil mi bilemem ama kurumsal bir firma aynısı yapamaz. patentten başı çok ağrır.
0
belkider
(29.09.25)
Patentler, özel işlemler, özel karışımlar vs var. Her şeyi ters mühendislikle çözemezsin. Örneğin plastiği eritip aniden soğutursan çok dayanaklı bir plastik elde edersin. Ama baktığında o bir plastiktir.
2.si bir şey uç noktalara yaklaştıkça zorluğu artar. Araba üretebilirsin ki fiat Reno Türkiyede araba üretiyor. Tır da üretebilirsin. Ama olay f1 aracına gelince orada farklı mühendisliklerin iç içe girmesi gerekiyor.
Bir uçak motoru parçaları aynı anda aşırı sıcaklık farklarına, yüksek basınca ve çok büyük mekanik yüklere dayanmak zorunda. Malzemeleri ihraç etmek istesen çok sıkı kontrolleri var. O yüzden kendin de üretmen gerekiyor.
Bir de ürettim bitti olayı da yok bir de bunu sertifikasyon sürecinden geçirmen gerekiyor.
0
gokank4
(29.09.25)
uçak motoru komplex bir mekanizma. malzemesinden yazılımına kadar.

jet motoru dünyadaki en zorlu koşulda çalışıyor. dolayısı ile dünyadaki en ender malzeme bileşimini kullanman gerekicek. bunu yapabilmen için dünyadaki en iyi malzeme profesörlerine sahip olman lazım.

malzemeyi buldun. işlemesi var. aynı malzeme farklı işleme metodlarında farklı davranış gösterir. yine en üst teknoloji işleme mekanizması var mı sende?

işledin diyelim. içerisinde büyük enerji ve kuvvet var. bu eneji ve kuvveti istediğin şekide yönlendirebilmen lazım. bunun için termo-akışkanlar ve kütle transferinde dünyanın en iyi insanlarına ihtiyacın var.

bunların hepsini bir araya getirdin diyelim. bu arkadaşların söylediklerini 3-4 yıl içerisinde bir araya getirebilen bir mavi yaka, mühendis kadrosuna ihtiyaç var.

buraya kadar en az 20.000 personel gerekli. bunlara dünya standartlarında en az 8000usd maaş verdin diyelim. yap hesabı

sonra bunu yönetecek elektronikler ve yazılım var. elektronikler dayanıklı yazılım ise stabil olacak. sadece yazılım için matematiksel modelleme yapabilecek fizikçi ve matematikçilere ihtiyacın var. sonrasında yazılımcılar gelecek.

bu departmana da 10.000 kişi yazarım.

etti 30.000 kişi.

bu arkadaşları ikna edeceksin bir de ailelerini ikna edeceksin. çocuklarına okul açacaksın vs vs vs ki senin firmanda çalışmak için gelsinler.

sonra bunlar belki 6-7 yılın sonunda sana bir prototip verirler.
bkz. spaceX

böyle manyak bir şey bu.

en az 50.000kişi dünyanın en iyilerinden toplama


tr'de bu sistem olmadığı için yaptığı herşey know-how transferi. yani gidiyorsun amerika'ya abi 80'lerin uçağının tüm çizimlerini ver diyorsun adamda zaten f-35 var. al 5milyar dolara senin diyor.
mevzu böyle.
0
duyurukullanıcısı
(29.09.25)
Size daha üzücü bir şeyler söyleyim daha az teknoloji gerektiren şeyleri bile 1970lerden beri dışarıdan alıyoruz üretemiyoruz malesef.
Pompalar, hortumlar, elmas uçlar, türbin-kompresör kanatları, telefon parçaları,
0
kararsızataletfilozofu
(29.09.25)
Ayrica motor projesi uzun vadeli bir proje. uzun vadeli dusunebilen yoneticiler, uzun vadeli dusunebilen muhendisler, uzun vadeli dusunebilen savunma bakanligi, uzun vadeli dusunebilen insan kaynaklari ve kurum kulturu inşasi gerekiyor. Gerçekten gerekiyor. Milletin ortalamasi bu tanimlara pek uymuyor. Darbeler, siyasi çalkantılar, istikrarsızlık, kadrolaşma... her şeyin savunmada da yansıması var...
0
WithWorth
(29.09.25)
muslumana zor yoktur biiznillah. senden solcu vibe'ı aldım
0
runaway
(29.09.25)
motosiklet bile yapmıyoruz, uçak motoru diyor.
0
baldan kaymak
(29.09.25)
jet motorlarında çalışma sıcaklığı, kullanılan malzemenin erime sıcaklığından yüksek, bu yüzden o dümdüz gördüğün fanlar özel tasarım, çalışma esnasında yüzeyindeki hava akışı sayesinde erimiyorlar, malzeme mühendisliği sayesinde binlerce devirde dönerken paramparça olmuyorlar.

Yapılabilir ama önce paraları leylaya basmaktan vazgeçmemiz lazım.
0
kimlanbu
(29.09.25)
Yapılır yahu neden yapılmasın. 200 mühendis ve yönetici çalıştırdığın tesisinde daha bir tane punta atılmamış 7 senedir.

General motordan ilk motorlari alırken gümruklerinde sorun çıkmıştı. Motorları vermek istememişti CIA. Devreye bir tane hükümet yetkilisi girmedi bizden. O iki gün boyunca tek başına çarpışan müdürler yerine şimdi akraba çiftliğine çeviren müdürler var.

Bakın bu kadar ekip kurup yıllarca maaş verip daha iki kablo birbirine bağlanmamış

Bu işin tek yolu var başlatmak
Elimizde hazırda 4 motor var. Zaten lisans alıp üretecektik.

94 yılında 100 tane F16 yapip satmış tusaş ne hale geldi çok üzülüyorum
0
topkapiaksaray
(29.09.25)
Sanırım TEİ’nin başındaki beyefendiyle yapılan bir röportajda sorulmuştu bu soru.

Elbette başka zorluklar da var ama en ciddi sorunlardan biri ısıl işlem. Hangi parçada nasıl bir ısıl işlem uygulandığının çözülmesi tersine mühendislikle mümkün değil, tek çare deneme yanılma demişti.
0
10551037
(29.09.25)
Çünkü malzeme ve ısıl işlem teknolojisi Türkiye'de zayıf. Ayrıca gerçekten bilimsel çalışmaya ve argeye yatırım az. TAI ve TEİ gibi büyük kurumlar varken bile ancak bu kadar oluyor işte. Yine de TEI'nin PD170'i başarılı bir motor.
0
merhum
(30.09.25)
Patent bahane değil, zaten çalışma prensibi belli, bi şekilde kılıfına uydurulur. Önemli olan doğru malzeme alaşımlarını oluşturmak. Ülkeyi, milletini seven kişiler yönetmediği için uzun vadeli arge işleri onlar için boşa harcanmış paradan ibaret.
0
duyuruuser
(30.09.25)
araba motoru yapmak da zor.

hyundai - kia 80'li yıllardan başlayarak motorlarını ve teknolojiyi birebir mitsubishi'den alıyordu.

sonra kendileri bir şeyler yapmaya çalıştılar 90'lardan itibaren.

ona rağmen 2010'lar hyundai - kia'larında garip garip motor sorunları çıkabilir. abd'de çok eleştiriyorlar.

fakat şu an her şeyi (hele hibrid ve elektronik ağırlığı artınca arabalarda) çözmüş gibi duruyorlar.

emisyon normları, dayanıklılığı sağlama, ısı ve sürtünme yorulmalarını engelleme, metalurji, çooooook etmen var.

arabayı bile becerebilmek bu kadar zorken aslında, uçak motorunu git sen düşün şimdi.

-----

dur devam ediyorum, ingilizlerin meşhur rover v8 motoru vardır. pancar motoru gibi her arabada görürsün. bak koskoca ingilizler o motor teknolojisini general motors'tan aldılar. cooper diye formula 1 arabaları vardı. onun kökenleri nazi almanyasından çalınan belgelere dayanır. ingilizler hala motor üretmede amerikan ve almanlar kadar iyi de değiller. neden?
0
rain when i die
(30.09.25)
(15)

koltuğumu nasıl yükseltirim?

art cat chocolate
benim çok güzel bir L koltuğum var. ancak yere çok yakın olduğu için robot süpürge alamıyorum. çok büyük ve çok da ağır olduğu için tek başıma çekip altını süpürüp silmem zor oluyor.bu koltuğun ayaklarını nasıl yükseltirim? nereye gitmem, kimi getirmem gerekir?
benim çok güzel bir L koltuğum var. ancak yere çok yakın olduğu için robot süpürge alamıyorum. çok büyük ve çok da ağır olduğu için tek başıma çekip altını süpürüp silmem zor oluyor.

bu koltuğun ayaklarını nasıl yükseltirim? nereye gitmem, kimi getirmem gerekir?
0
art cat chocolate
(28.09.25)
0
Mirket
(28.09.25)
@Mirket teşekkürler fakat bu güzel değilmiş ya...

benim koltuğumun ayakları ceviz. ona uygun bir şey ayarlayamaz mıyım acaba?
0
🌸art cat chocolate
(28.09.25)
Temu'da çok çeşit var.

www.temu.com

Ya da mahalle arası tamirat, montaj vs yapan bir mobilyacı bulacaksın.
0
Mirket
(28.09.25)
En temizi uygun yeni bir ayak almak.
0
jepa
(28.09.25)
Shepard
(28.09.25)
@Shepard çok yardımcı oldun ya

koltuğumun ayakları bu: hizliresim.com

köşe yani buna nasıl o tarz yükselticileri koyabilirim ki?
0
🌸art cat chocolate
(28.09.25)
Ayakların 3/5 ölçeğinde ağaç kestirin. Silsinler terazide gonyede. Ardından gijon saplama tarzı kısa tijler için kestirdiginiz agaclara ve koltugunuzun ayaklarina simetrik delikler açın. Tijleri koyup uzatma ağaçlarını yerlestirin
0
topkapiaksaray
(28.09.25)
@topkapiaksaray anlamak için chatgptye atmam gerekti ama teşekkürler. o halde önce kestirecek uygun ağaç ve marangoz bulmam lazım. koltuğun orijinalini ellemeden yapmanın bir yolu yok anladığım kadarıyla.
0
🌸art cat chocolate
(28.09.25)
bunlar vidalıdır. çıkart yerinden, al götür marangoza, şu kadar daha yükseğini istiyorum hepsinin, aynı yerlerinde vida deliği de olsun de.

yeni ayakları getir tak, daha yüksek ve %100 orijinal olur.
0
kibritsuyu
(28.09.25)
@acc vazgeçtiginde haber et ahshshs
0
topkapiaksaray
(28.09.25)
aynı ayakların daha yükseğini alıp takacaksın. kendin takabilirsin.
0
jelly bear
(29.09.25)
mevcut ayaklara bakıp daha uzununu alın.

www.hepsiburada.com

benim koltuk m10 muş m8 aldım ince geldi iade ettim.
0
inheritance
(29.09.25)
bi ayagi sokup istanbuldaysaniz eminonu, karakoy gibi yerlere gidin. orada gosterip bunun girisine sahip daha uzun ayak ariyorum diyin.
0
dokunmakalbime
(29.09.25)
www.google.com

www.google.com


www.google.com

mevcut ayakları bu modellerle değiştirebilirsiniz. şık durur. kendi L koltuğumda da sizinkine benzer ayak vardı, bunlardan yaptım.

ayakların yüksekliği en az 12 cm olmalı
0
duyuruuser
(29.09.25)
herkese çok teşekkür ederimmm <3
0
🌸art cat chocolate
(29.09.25)
(2)

İstanbul mobilya ustası

fildirfildir
2 tane basit mobilya yaptırmak istiyorum. dudullu'da modoko var ama orada ustadan atölyeden ziyade dükkanlar var gibi geldi hep büyük büyük bellona, alfemo vs gibi. nereye gitmeliyim? modokoya gitsem de bulur muyum?
2 tane basit mobilya yaptırmak istiyorum. dudullu'da modoko var ama orada ustadan atölyeden ziyade dükkanlar var gibi geldi hep büyük büyük bellona, alfemo vs gibi. nereye gitmeliyim? modokoya gitsem de bulur muyum?
0
fildirfildir
(26.09.25)
Herhangi bir mobilya satan dükkana girip sorun, bir çoğunun kendi çalıştığı atölye var. yoksa da yönlendirir.
0
duyuruuser
(26.09.25)
Modokoda kimse uğraşmaz.çevresindeki mimalatçılarda aynı şekilde.

Bunun en temizi kendi mahallende bir esnafa sor marangoz var mı çevrede diye soylerler
0
duptıs
(26.09.25)
(20)

Çocuk bakarken maddi olarak zorlanıyor musunuz? Pişman mısınız?

ananiyimioguz
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara:
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?

2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?

3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara: Çocuklar yetişkinse zaten bir şekilde idare ediliyordur belki ama özellikle okul çağına yeni başlamış çocuğu olanlar, keşke aile baskısı, çevre baskısına kapılmasaydım veya ana olmak istiyorum, baba olmak istiyorum, egomu tatmin etmek istiyorum, hiç gerek yok ama dünyaya bir çocuk getirmek istiyorum demeseydim de keşke doğurmasaydım diyeniniz var mı?

Olası gelecek eleştiriler üzerine açıklamalar:

Kimse çocuğunu düşünüp duygusal olarak keşke doğurmasaydım demez herhalde. Sadece mantıksal olarak düşündüğünüzde diyorum.

Yani ben dünyaya gelmeseydim de olurmuş... diyebiliyorum. Ya da hayvan sahiplenenler, ulan zormuş ya sokağa atayım, birine vereyim, sahiplendireyim vs. diyebiliyorlar.
Annesine babasına bakamayanlar bakıcı tutabiliyor, huzur evine verebiliyorlar, hatta hiç ilgilenmeyebiliyorlar.

Çocuk nedense en kutsallaştırılan şey. İnsan evlenip pişman olabilir, çocuk yaptım diye neden pişman olmasın? Yani sevmesin, bakmasın demiyorum ama içten içe pişman olup sorumluluktan dolayı bakan, kan bağı olduğu için, evladı olduğu için yani olgusal olarak bakanlar illa ki vardır. Her pişman, sokağa atacak veya sevmeyecek diye bir şey yok.
0
ananiyimioguz
(26.09.25)
Biraz ekstrem bir durumdayım. Oğlum 7 yaşında, doğduğunda ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, bereketiyle gelir dedikleri doğruymuş.

Deli gibi çalıştım, evde hep ek iş yaptım, endüstriyel projelerden öğrenci projelerine kadar ayırt etmeden yaptım ve şu anki çalıştığım iş yerini bu sayede buldum. Proje yaptığım bir iş yeri tam zamanlı çalışmamı istedi, mevcut işimden istifa edip şehir değiştirdim.

Çocuğumun oyuncak bütçesiyle ev geçindirenler var, iyi baktığımı düşünüyorum, beni ekonomik olarak zorlamıyor ama ikinci çocuğu hem yaşımdan dolayı hem de yeni bir çocuğa verecek manevi gücüm yok diye yapmıyorum.

Hiç pişman değilim, ömrümde hiçkimseyi bu kadar sevmedim. Düzgün bir insan olması için elimden geleni yapıyorum.
0
kimlanbu
(26.09.25)
Çocuğu olan arkadaşlar genelde ailelerinden destek alıyorlar. kimi ev veriyor kimi aile para falan. Tek maaşsa eğer zaten geçinmek imkansız gibi
0
runaway
(26.09.25)
çocuk doğduktan 3 ay sonra krediyle ev alıp birde tadilat yaptırdık. çünkü neden olmasın! bu dertlere girmeseydim hiç zorlanmazdım ama şu an çok zorlanıyorum.

çocuk genel olarak masraflı tabi. ama pişman olmak falan aklımın ucundan geçmedi.
0
scudman1
(26.09.25)
Masrafı çok ama zorlamıyor şu an.

Anne olduğuma bir gün bile pişman olmadım. Aynada gördüğüm kadını tanıyamasam da yorgunluktan geberiyor olsam da hayatta yaptığım en güzel şey kızım.
0
sadakatsiz
(26.09.25)
Bir an bile pişman olmadım. Hayatımda daha anlamlı hiç bir şey yok çünkü. Çok yoruluyorsun, çok fedakarlık yapıyorsun, kendini unutuyorsun ama hepsi anlamlı bir şey için. Sırf bu motivasyon bile insan üstü bir şekilde insana dayanma kuvveti veriyor. Maddi olarak da imkanlarım daha az olsaydı daha uygun şekilde büyütürdük. Mesela 25 binlik bisikleti değil de bin liralık olanı alırdık. Ama çocuk için bir şey farketmiyor zaten sevgi dolu ailesi olsun yeter.

Oğlum doğduğunda hemen bir tane daha yapmalıyım bu ne muhteşem bir şey demiştim. Hala aynı düşüncedeyim inşallah bir kez daha doğuracağım, fırsatım olursa bir tane daha hatta. Çocuk çok güzel bir şey ve bu evrende kıyaslayabileceğin herhangi başka bir güzellik yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.09.25)
Bakamayacağımı hatta hem kendime hem babası ve ailesine hem de ülkenin gidişatına güvenmediğim için çocuk yapmadım, çocuk istemediğim için de evlenemedim. O şekilde düşün. İnsanların lüzumsuz eleştirilerini dikkate almana gerek yok, üzülme öyle her şeye.

İnsan duygusal olarak bazen her şeyden nefret eder. Çocukken ergenken ana babamızın ölmesini istediğimiz olmuştur, çok insana olur bu. Geçici bir durumdur ve bir süre seni hırpalarken sen yapman gerekeni yapıp kendine bakıyorsun ne durumdayım ne istiyorum ne yapabilirim diye. Şahsen hem parasızlıktan hem de vefa borcu hissettiğimden ayrı eve çıkamıyorum, mutlaka bir arada yaşamak zorundayız ve ben ona bakmak zorundayım diye hissediyorum, gitmiyorum bir yere. Kendimden veriyorum, kendime ait bir düzen, bir alan oluşturamıyorum, odamdan ibaret her şey. Öldükten sonra ulan keşke böyle yapmasaydım diyecek miyim bilmem, annemi yalnız bırakmaktan öldükten sonra hoşlanmayacağımı biliyorum ama.

Bu benim kendi vicdani hesaplaşmam, herkeste farklı olabilir, kimse kimseyi referans almak zorunda değildir. Bir dayanağa çok ihtiyaç duyuluyorsa en üst değer olarak gördüğü şeylerin (mesela dinlerin, milliyet gibi felsefe gibi çeşitli aidiyet duyulan şeylerin) ilkelerine başvurulur, düşünülür, karar verilir. Yine sen karar verirsin, insanları aşırı ciddiye almamak lazım.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Duyuru'daki teknik aksaklık yüzünden bir türlü düzeltemedim; en baştaki kısım "bakamayacağımı bildiğim için" olacaktı.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Maddi olarak biraz zorlanıyorum ama pişman değilim. Bebeğin sana bakarak güldüğünü görünce ancak neden şimdiye kadar bekledim diye pişman olursun.

Bebek olduktan sonra, bebeğin konforu için eş ile fikir ayrılıkları çok oluyor, daha sık tartışmaya başlıyosun asıl o yoruyo.
0
duyuruuser
(26.09.25)
Tek çocuğum var bebekliğinden beri tek başına bakıyorum. Bu sene ilkokula başladı. Evvelinde bakımında hep annem destekçi idi. O olmazsa işim maddi manevi çok zordu.

Çocuk isterken her yönden ne kadar zor olduğunu biliyordum, bu sebeple bir sürpriz olmadı. Ülkeye güvenim yok kendim didinerek gelir yaratmaya çalıştım. Doğum izninde dahi outletlerde kabinde ürün çekimi yapıp online sattım. O denli boş durmadan çalıştım, çalışıyorum. Eğitiminden sağlığına, giyimine, oyuncağına kadar en iyisini sağlamak için parçalıyorum açıkcası kendimi. Yorgunluktan kimi zaman canlı cenaze gibi geziyorum ama feda olsun yavru kuşuma.
0
cilekli pasta
(26.09.25)
Yorumlardan görüldüğü gibi kimse pişman olduğunu itiraf edemiyor:)
0
nothing in my way
(26.09.25)
maddi olarak zorlanmıyoruz ama bu çok değişken bir şey. bebekken bi hastalığı ya da özel mamayla beslenme gibi durumları olmazsa pek bi masrafı yok açıkçası. ama sonrasında kreş vs derken iş değişiyor. ha devlet kreşine gönderirsiniz aylık 2 bin tl, belediye kreşine gönderirsiniz 10 bin tl, özel kreşe verirsiniz 30 bine de var 60 bine de. kreşe vermez büyükler bakar, bedava. kızım 3 yaşında elle tutulur tek masrafı kreş şu an. onun dışında kıyafet, ayakkabı vs çok büyük kalemler değil.

manevi olarak zor. pişman mıyım, hayır. yani zaten doğurduğun ve sevdiğin bi canlıdan pişman olman imkansız oluyor bir nevi. keşke doğurmasaydım filan diye aklımdan geçirdiğim günler tabi ki oluyor da doğurmuşum yani pişman olsam ne olacak :D zaten koşuşturma ile geçiyor, hayatını da ona göre uyarlıyorsun, durup düşünmeye pek vakit kalmıyor bile bazen. bir de beklentiyi de ayarlamak gerek zaten öncesinde. hayat baştan aşağı değişiyor yani çocuk olduktan sonra o bar benim bu bar senin takılmayı filan planlıyorsan tabi ki pişman olursun. akşam sekizden sonrası ölüyor senin için artık. uyku saatlerine göre dışarıda olabilirsin. bebek arabada uyumayı seviyorsa şanslısın, sendromları var, inat dönemleri var, tuvalet eğitimi var, bok temizlemesi var. var da var. hani beklenti zaten bunlar olmalı. güzel yanları da ekstrası işi, katlanır kılıyor. kendini hazırlamadan hamile kalıp, işi düzgünce bölüşemeyen, destek almayan ebeveyn tabi ki pişman olur.

ha bir de destek almıyorsanız zor gerçekten. bizde eşimin ailesi bakım konusunda destek oldu. onlar olmasaydı bitmiştik. bakıcıya veremezdim mesela, evden çalışma imkanım yoksa işten çıkmam gerekebilirdi... şu an kreşe gidiyor olmasına rağmen alıp bırakma konusunda hala destek veriyorlar mesela.

araba şart gibi bir şey bu arada.

evlilik de çok sağlam olmalı. en benim diyen erkek bile babalık konusunda saçmalıyor. sizin eski duyuruları hatırlar gibiyim. onları düşünürsek eğer çocuk planı varsa önce evliliği sağlamlaştırın derim. duyuru sadece maddi açıdan bakılıyor gibi geldi olaya. ama maddiyat 1 önemli ise diğer konular 2 önemli bence.
0
elorelia
(26.09.25)
Çocuk bencillik, sırf sen ebeveyn duygularını tatmin edeceksin diye dünyaya getiriyorsun. Paran, zamanın gidiyor. Bu senin tercihin. Ama aynı zamanda çocuğu da bir savaşa sokuyorsun. Sana bir şey olsa çocuk ortada kalacak. Paran yok, gidiyon doğurup sokağa salıyorsun. İstediklerini alamıyorsun. Çocuk hep eksik kalıyor. Niye çünkü analık duygusunu yaşayacağım. Çocuk bildiğin dert ve bela.

Edit: bir de rızkıyla gelir diyen cahiller var. Evet filistinde afrikada öyle geldi. Kesin.
0
Shepard
(26.09.25)
Bunu aileye değil çocuğa sormak lazım.

Ailemin hiç arabası olmadı. Bir kere ödev yaparken maket bıçağı ile elimi kestim, acile gitmek için minibüs bekledik, öyle gittim. Taksi çok pahalı olur diye binmedik.

Bir yere giderdik, 16k denen lanet otobüste midem bulana bulana giderdim. Zor tutardım kendimi, otobüs iner inmez kusardım.

Kreş falan hak getire, anaokuluna bile gitmedim.

Ne doğru düzgün bir oyuncağım oldu, ne de herhangi bir şeyim. Kendi odam bile yoktu.

Ama aileme sorarsanız hiç pişman değildir, elinden geleni yaptık derler.
0
substituent
(26.09.25)
@ nothing in my way, onu özelden yazıyorlar, sanırım linç yemek istemiyorlar :(

Lanet olsun çocuğa, keşke ölse gibisinden değil de annelik / babalık bana göre değilmiş, sonradan anladım... gibisinden.

@ elorelia, evet o da ayrı bir konu zaten, onu denkleme katarsam hiç düşünemiyorum da işte şimdilik sadece "çocuk" olayını sorguluyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(26.09.25)
benim çocuğum yok ama kardeşimin ikizleri var. bana göre çocuk sahibi olmaktan değil, beraber çocuk sahibi olduğu kişiden pişman. ikisi de devlet memuru, eşi neredeyse 7/24 çalışıyor ama ona rağmen borçları bitmiyor. eşinin işi oluyor akşam geç geliyor, işi oluyor haftasonu bir yerlere gidiyor, işi oluyor iki üç gün eve gelmiyor. kardeşim neredeyse yalnız anne*. annemler çocuk bakma, okuldan alma gibi konularda destek oluyor, ben maddi destek oluyorum.
0
inheritance
(26.09.25)
Güzel soru ama türkiyede dürüstçe cevap verilebilecek en son sorulardan.
Burada da bunu görebilirsin. Artık dönüşü olmayan bir şey için en azından tepki almayalım diyerek herkes halinden memnun taklidi yapıyor. Bir de herkes varını yoğunu, hayatını, emeğini herşeyini çocuğuna veriyor ama sokaklar ssç den geçilmiyor ne hikmetse.
0
dawsonscreek
(26.09.25)
Tek çocuk var başımıza gelecekleri öngördük ekonomik imkanlarımız vardı bu sebeple ekonomik olarak hiç sorun yaşamadık
Diğer zorluklarından yana zerre pişman değiliz
0
basond
(27.09.25)
Yakınımda bir örnek var da düşünmeden edemiyorum acaba çocuğu olmasa hayatı farklı mı olurdu, yoksa aynı mı olur diye.

Amcam ülkenin sayılı üniversitelerinden 2000lerin başına mezun olmuş bir mühendis.
İngilizcesi de çok iyi. Normalde hep zaten biraz içe kapanıkmış ama öğrenciyken dünyayı falan gezerdi.

Evlendi 2 çocuğu oldu. Eşi de benzer donanımda. İkisi de çalışmasına rağmen çocuk bakmaktan ne bir ev değiştirebildiler ne bir araba değiştirebildiler (2000 model) ne bir seyahat ediyorlar. İstanbulda 20 yıldır ev-iş arası gelip gidiyorlar.

Ne zaman maddi olarak bişey sorsam, ya çocukların okul masrafı çok nasıl yapalim diyor.

Yıllık zaten şu kadar para gitti diyor. Hayır öyle pahalı oyuncaklar, kıyafetler de almazlar yani. Tek kısmadıkları şey eğitim ve yeme içme.

Ama ben anlamıyorum 2 tane uzman veya yönetici seviyesinde evli insan, nasıl 2 tane çocuğa bakarken hayatlarını bu kadar ot gibi yaşayabilirler?

Hiç mi bir hobiniz yok, merak ettiğiniz bir yer yok.

Amcam kuzenlerle olan gruba sürekli evliliğin pişmanlık olduğu alt metinli komikli videolar atıyor son yıllarda. Şakayla karışık amca zorla tutuluyorsan işaret yap diyeceğim de demiyorum.

Yenge tarafını bilmiyorum onda da durum farksız değildir herhalde.

Böyle olunca hadi evlilik pişmanlık olabiliyor bunu herkes rahatlıkla dile getiriyor da, acaba kendilerine itiraf edemedikleri diğer bir konu da, belki çocukların da pişmanlık olduğudur. İnsan bunu kendine yediremeyebilir ama hayatlarını yaşayamadıklarına engel şeylerden biri de çocuk yapmaları olabilir.

Belki aranızda nispeten daha iyi yaşayanı vardır ama yine de çocuk hayatınızı bir şekilde etkilediği için belki çocuksuz olsaydım... ki senaryoyu düşünüyorsunuzdur ama suçu da çocuğa atmak vicdanınızdan geçmiyordur. Çünkü sonuçta çocuğun da bir suçu yok, onu siz yaptınız.

Ah o gülüşü yok mu, ah o sarılması yok mu, ah o anne baba demesi yok mu... diyerek belki de kendinizi tatmin etmeye çalışıyorsunuzdur. Kaldı ki çocuğun da hayırlı olup olmaması, sorunlu olup olmaması gibi de bir ihtimal var da ona çok girmiyorum.

Geri dönüşü olmayan bir karar için "ya aslında biraz pişmanım" demenin de ne faydası olur bilemiyorum ama en azından belki dürüst olanlar vardır, bana bir fikir verirler diye sordum.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
Bir de ben yanlış mı hatırlıyorum sanki dizilerde filmlerde ya da gerçek hayatta duydum ya.

Kavga sırasında senin oğlun, senin kızın, babasının oğlu, anasının kızı ne olacak,
Sen istedin, al çocuk istiyodun ne oldu, sen istedin sen bak, çocukla ilgilenmiyorsun, zaten onu hiç sevmedin vs. vs... liste uzar gider. Evi terk edenler, çocuğunu terkedenler de cabası.

Bunlar olmuyor mu? Pedagojik olarak veya psikolojik olarak yanlış söylemler ve hareketler, bunları yapabilecek olanlar çocuk yapmamalı bence de ama mantıklı düşününce böyle konuşuyoruz, çocuğu yapınca, yani bizzat deneyimleyince işin uzmanı da olsak işler çığırından çıkabilirmiş gibi geliyor.

O yüzden tek tük bir kaç kişi dışında kimsenin bunu itiraf etmemesi de garip geldi.

Sanki bunlar hep oluyormuş da evli ve çocuklu kişiler arasında bunlar bilinen bir gerçekmiş, ama bunlar gizli bir örgüt olarak dışarıyla paylaşmıyorlarmış gibi geliyor.

Çevre baskısı ve duygusal baskı hala üzerlerinizde hakim ve gerçeği düşünmekten ya da söylemekten alı koyuyormuş gibi geliyor.

Bu herkeste oluyor diyemem ama, bu kadar herkesin "hiç olmuyor hayır" demesi belki de iyi kötü değer yargılarınızı tetikliyor ve kendinizi kötü ebeveyn olarak düşünmenize sebep olacak diye kendinize bile itiraf edemiyorsunuzdur kim bilir.

Bu arada belki cevap verenler gerçekten tek tük sıkıntılar olsa da hem kendileri hem çocukları sorunsuza yakındır ve güzel geçiyordur hayatları, ona bir şey diyemem.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
1-cocuk=sorun demek o yuzden kimse sorun yok diyemez herhalde. Zorluk olarak benim tahminimin kesinlikle ustune gecti. Maddi olarak zorlanmiyorum diyemem. Kendimden kisarak su ustunde kalmaya calisiyorum.
2-tek cocukta durdugum icin hayir. finansal olarak tek cocugun ustune cikmam imkansiza yakindi.
3-aile baskisi sifirdi. ben istedim oldu, sifir pismanlik. tekrar basa donsem yine cocuk yaparim.
0
cooperr
(27.09.25)
(3)

Temu alisverisi

narod
Son guncellemelerle birlikte limit ne kadar oldu? Temu bu limiti gecmemize zaten izin vermiyordu yanlis mi hatirliyorum? Vergileri vs koyup oyle hesapliyordu sankiOyle degilse de kac lirayi gecmemem lazim sorun yasamamak icin?
Son guncellemelerle birlikte limit ne kadar oldu? Temu bu limiti gecmemize zaten izin vermiyordu yanlis mi hatirliyorum? Vergileri vs koyup oyle hesapliyordu sanki

Oyle degilse de kac lirayi gecmemem lazim sorun yasamamak icin?
0
narod
(26.09.25)
orient blue
(26.09.25)
temu zaten sipariş aşamasında sınırı geçmenize izin vermiyor. yasal sınırı uyarı olarak veriyor.
0
duyuruuser
(26.09.25)
Evet, ben hala bu devam ediyor mu onu merak ediyordum biraz da. Tesekkur ederim
0
🌸narod
(26.09.25)
(3)

sattıgım arabada benim adıma trafik cezası

abelardo
arabayı bu ay sattımama haziranda kırmızı ışıkta geçmişim. dün geldi eve ceza bildirimi.ama sistemde göremiyorum benim adıma cezabu nasıl oluyor?ceza olsa zaten satamam herhalde dimi?ben bunu ödemiş olsam görürüm ödeme geçmişindesatarken noterde böyle bir ödeme görünmedi.şimdi alan kişide mi görünüy
arabayı bu ay sattım
ama haziranda kırmızı ışıkta geçmişim. dün geldi eve ceza bildirimi.
ama sistemde göremiyorum benim adıma ceza
bu nasıl oluyor?
ceza olsa zaten satamam herhalde dimi?
ben bunu ödemiş olsam görürüm ödeme geçmişinde
satarken noterde böyle bir ödeme görünmedi.
şimdi alan kişide mi görünüyor ceza
hiç bir şey anlamadım
0
abelardo
(25.09.25)
normalde üstüne borç ceza varken satış olmaz ama geç tebliğ ettikleri için sistemde gözükmüyor olması olası.

satış tarihinden önce ise zaten direkt ihale sizde.
0
qxgviper
(25.09.25)
sen evrakta yazan numaraları girerek önceden indirimli ödeyeceksin. belge numarası vardır kağıt üzerinde erken ödersen indirimi var.
0
eja
(25.09.25)
ceza yazılan tarih, arabayı satmadan önceyse siz ödeyeceksiniz.
0
duyuruuser
(25.09.25)
(11)

Evinizde/dükkanınızda kiracı bedavaya oturuyor ne yaparsınız?

mahmuttt
Kiracınız 3-4 senedir emsallerinin 5’te 1’i parasına oturuyor. Civarlar 150 binse 30 ödüyor yani. Size karşı bu fiyat benim hakkım diyerek pişkin, ukala ukala sırıtarak davranıyor. Kira arttırmam diyor. Kira tespit Davası da açtınız 1,5 sene sürecek. O 1,5 senenin alacağınız tutarı da aldığınızda
Kiracınız 3-4 senedir emsallerinin 5’te 1’i parasına oturuyor. Civarlar 150 binse 30 ödüyor yani.

Size karşı bu fiyat benim hakkım diyerek pişkin, ukala ukala sırıtarak davranıyor. Kira arttırmam diyor.


Kira tespit Davası da açtınız 1,5 sene sürecek. O 1,5 senenin alacağınız tutarı da aldığınızda kuş gibi olacak.

Sorum şu: hukuki yolu bekler misiniz? Yoksa giderim kavga çıkarırım tartışırım sert gösteririm mi dersiniz?
Yani hukuk dışı yollara girer misiniz ?
0
mahmuttt
(23.09.25)
sinirini bozarak çözebileceğinize inanıyorsanız yapın ama bence yüzsüz. arabuculukla da olabiliyor. hep dava sürelerini bahane ediyorlar. arabulucu bir avukat bulun ve yasal süreci başlatın. çözülmezse davaya gidiyor. zamanı geldiğinde alırsınız parasını.

benim kiracım da böyle ukalalık yaptı yaptı, internetten bakıp bilgilendi güya. kankam arabulucu avukat. şimdi en ufak bir sıkıntıda kibarca bilgilendirme yapıyor yola geldi. iskender parasına kalıyordu uyanık.
0
gadlemler
(23.09.25)
Abi böyleleriyle çok uğraşıyorum. Kiracın dükkansa yaptığı iş üzerinden vurabilirsin. Tekel 22'den sonra birilerine alkol aldırt. Görüntüle ve şikayet et. Ona da bunu yapacağını söyle.

Sallıyorum camcı. Bina altında cam atölyesi yasak. Git şikayet et gürültü ve belediye encümen kararlarına aykırı diye.

Bunlar mümkün değilse elektriğini suyunu doğalgazını kes. Git nüfus müdürlüğüne burada oturan yok. Kiracı çıktı. Abonelikleri almadı de. Düşür ikametini, bu kurumlara git ve bilgi ver. Bu yol karışık ve memurdan memura alacağın cevaplar değişir.

Kendin kes sayaçları.

Kanuni olarak zamları yapmışsa bu dediklerimi yapma. Kanuni değilse yine yapma. Ama fikir.
0
Shepard
(23.09.25)
yasal yollarla hareket etmek en doğrusu, diğer türlü suçlu durumuna düşebilirsiniz.
0
ruhlardan esinlenen karga
(23.09.25)
Bu tür insanlar hukuk dışı yolları kendileri yapar ama başkası yapamaz diye düşünüyor. Adamın dükkanını, işini baltalayacaksın ve seninle mi uğraşacağım deyip kiranı emsallere çekecek ya da dükkanı kapatacak, öyle mi? Yani ikinci, üçüncü adımı düşündün mü? Bana denk gelsen misliyle karşılık veririm.
0
gabe h coud
(23.09.25)
son yıllarda ev ve kira fiyatları çok artınca eski kiracılar bu durumda ucuz oturur oldu. böyle çok örnek var.
kavga çıkarırım, bıçaklarım diyenler neyin kafasını yaşıyor acaba. alenen suça teşvik ediyorlar.

orta yolu bulmak zorundasınız. kiracı iyi niyetli değilse ve orta yol bulunmuyorsa yasal süre sonuna kadar bekler, sonra başka kiracı bulursunuz.
zaten eski kiracılar ucuza oturur, bu yüzdan kiracılı daireler ucuza ve zor yeni alıcı bulur.
durum gayet olağan ve sık karşılaşılan bir durum.
0
abelardo
(23.09.25)
sen evini kiraya verirken emsallerin altina mi verdin? enflasyonun ve boktan ulke ekonomisinin sorumlusu kiraci mi? evini kiraya verirken yillik ne kadar artis yapacagini belirledin anlastin kiraya verdin. sonra yok ben bu kadar artis yapamam su kadar yapacagim diyemiyorsun. kira tespiti icin 5 yil oturmasi lazim. hep kendi tarafinizdan bakmayin ev sahibi olarak konusuyorum bu kosullarda kiraya veriyorsam buna gore hareket ederim, kiracimla anlasabiliyorsam anlasirim. hukuk disi bir yol ile cozebilen ornekler yok degil ama tam tersi de bolca mevcut evini zararina satmak zorunda kalan insanlar oldu. kiraci sozlesmede belirtilen oranda zammi yapip oturuyorsa senin yapabilecegin bir sey yok maalesef.
0
tahtakafa
(23.09.25)
hukuki yol uzun ve kesin olmadığı için 2. seçenek daha makul gibi duruyor.
0
duyuruuser
(23.09.25)
Oncelikle eski kiracilarin etraftaki rayice gore makul oranda indirimli oturmalari gerekiyor.Ancak sizin durumunuzda rayicin %20sini utanmadan veriyorsa oncelikle iletisimi su sekilde yapardim

5 senelik rayic belirleme zamanina yaklastiginizi bu kafayla devam ederse dava acip rayic bedeli isteyeceginizi yada cikartacaginizi soyleyip uzlasma icin tehdit edin.
Normalde Rayicin %15-20 gibi altina razi olmak iki tarafin da menfaatine iken orta yol bulmaya yanasmazsa uzun vadede kiracinin da kaybina olacaktir.Birkac sinir bozucu kiraciyla bu sekilde muhattap olunca sonraki kiracilarda mecburen bastan sisik kira belirleme yada tahliye taahhutnamesi almak gibi yollara gitmek zorunda kaliyor ev sahipleri.
0
turkuaz
(23.09.25)
3-4 senedir çok ucuza oturuyor demişsin ama davanın 1,5 sene sürmesini çok bulmuşsun. Hatayı burada yapıyorsun.

Bir yakınım sorunlu kiracılı ev satın aldı. Ödediği kira şöyle söyleyeyim rayiç bedel/6. Yani 1 ayda ödemesi gereken kirayı adam 6 ayda ödüyordu ve İstanbul'un en en prestijli bölgesi.

Kira tespit davası açtı, evet 15 ay kadar sürdü mahkeme karara bağladı. Bu esnada sürekli olarak davayı kaybedeceğini, 15 aylık farkı kendisinden tahsil edeceğini, avukat masraflarını da kendisinin karşılayacağını sürekli olarak avukatı aracılığıyla bildirdi. Bu kiracı üzerinde baskı oluşturuyor. Kiracı davayı kaybetti ve temyize de vermemişler. 6x olan kirayı ödemiyor, evden çıktı ve ihtar üstüne ihtar yiyor. Milyonun üzerinde borcu oluştu. Şimdi haber yolluyor, anlaşalım ben de anahtarı teslim edeyim gibisinden. Birkaç ihtar sonrası artık çilingirle kapı açılacak üzerine bir de evdeki hasarlar bilirkişi ile belirlenip tespit davası açılacak.

Tutar kuş gibi kalmayacak. Kira artış hızları eskisi gibi değil. Mahkemeler evet yavaş işliyor ama adile yakın bir kira tutarı tespit ediyor.

- Soğukkanlılığını yitirme, kavga-dövüş sana zarar verir. Haklıyken haksız duruma düşersin. Bu tip yollara kesinlikle girme.

- Kira tespit davanı HEMEN aç. 1 gün dahi kaybetme. Kesin olarak kazanacağın bir dava olduğu için mahkeme masrafı sana yansımıyor. Zaman çabuk geçiyor, avukatın aracılığıyla üstte belirttiğim şekilde sürekli haber yolla. Çekebildiğin yasal tüm ihtarları çek. Kiracı üzerinde yasal tüm haklarını kullan, baskı oluştur. Bir noktadan sonra kendi çıkmak durumunda kalacak.
0
Lethe
(24.09.25)
İçini ferahlatacaksa kira ödemeyip üzerine para isteyip üzerine mafya salan kiracılar var.

İşyerlerinde %25 kuralı yoktu sizinki yine de çok fark etmiş.
0
liberal
(24.09.25)
Hocam ben ev sahibi olarak yazıyorum. Ailemde de çok insan var bu sektörün her aşamasında iş yapan. O yüzden biraz net yazacağım ama bu konularda maalesef ev sahipleri ya da dükkan sahipleri biraz ezbere hareket ediyor.

tabii ki katılabilirsiniz de katılmayabilirsiniz de yazdıklarıma. Önce sorunun kaynağını anlatacağım. Sonra muhtemel benzer durumlarda ben ne yapardım onu söyleyeceğim ama siz kendiniz bildiğinizi yapın yine.

Kira kontratı bir sözleşme.

Baştan iki taraf da haklarını belirliyor.

Ticari bir sözleşme değil ama günün sonunda bir ticaret var ortada.

Ticarette de baştan her şeyi konuşmak lazım, düşünmek lazım. Ve sözleşmeye dökmek lazım.

yani adamın yaptığı pişkinlik değil, imzaladığı sözleşmeye uymak.

atıyorum ben bugün aynı durumda olsam, isterse maaşım 1 milyon tl olsun, ev sahibine derim ki kardeşim sözleşme belli. Sen de imzaladın. Daha da üstüne çıkmam bu sözleşmenin. Adam da bunu diyor size.

Şimdi kira sözleşmenizde kira artışı emsallerine göre yapılacak yazıyor mu?
Büyük ihtimalle yazmıyor. O zaman emsaller sizi ilgilendirmiyor maalesef. En azından kira tespitine başvurabileceğiniz zamana kadar.

Bunu attık kenara.

Bir diğer yanılgı, ev sahipleri gayrimenkulün sürekli yüksek gelir getirmesi gerektiğine inanıyor. Bu bir yatırım. Riskleri var, risksiz bir yatırım değil.
Bir evi kiraya verirken iyi kötü bir 5 yıllık getiri planlaması yapmaya çalışın. Türkiye'de zor ama, yine de tahmini bir enflasyon oranı vb hesaplamak lazım. Getiri bunun altında kalırsa ne yapacaksınız onu mesela planlayın.

İşin özü, ikiniz de aynı sözleşmeye imza atmışsınız.

Şartlar belli.

Adam şözleşmeye yazan oranda zam yaptıysa, şözleşme şartlarına uyuyorsa bir anormallik yok.

Aslında teknik olarak sözleşmeyi siz bozmak istiyorsunuz şu anda.

kiracı size dese ki tefe tüfe çok ben sözleşmenin altında zam yapacağım kabul etmezsiniz.

Şimdi kiracı da size diyor ki sözleşmede anlaştığımızın dışında bir zam istiyorsun kabul etmiyorum.

Bunu anladığınız zaman işiniz ve anlaşmanız daha kolay.

Ben olsam kiracıyla orta yol bulmaya çalışırım.

İlk başta yapıcı olmakta fayda var. Seni de anlıyorum sen de beni anla biraz senden biraz benden yöntemi genelde ılımlı kiracılarda işe yarar.

Çünkü ılımlı yaklaşırsanız, anlaşma ihtimaliniz var.

Ilımlı yaklaşmazsanız, iş inada biner ve tek çözüm kira tespiti talebi olur ya da kiracı tahliyesi. Yani hukuki süreçle ilerlemek dışında seçeneğiniz kalmaz.

Hukuki süreç konusunda kimseye kulak asmayın, en iyisi emlak konusunda deneyimli bir avukata danışın.

Genelde bu emlak konularında avukatı daha deneyimli olan, durumu daha iyi belgeleyebilen kazanıyor. Yani sonuç hiç belli olmaz. Ev sahibinin sosyal medya videosunu (ev lokasyonu üzerine bir video paylaşmış mesela) bulup, "bu adamın kiracısını çıkartıp kendi oturacağı daireye fiziken ihtiyacı yoktur, şu anki kiralık evinde oturmaya devam edebilir" diye itiraz eden avukat var.

İş avukatta bitiyor yani. Ama şuna da dikkat edin. Emlak davalarında avukat parasını her türlü alıyor yanlış bilmiyorsam. Ya ev sahibinden ya kiracıdan. O yüzden avukat kazanamayacağını düşünse bile size kiracıya dava açın bakalım neler yapıyoruz diyebilir. Güvenilir biri olsun.

Yani ben olsam ya düzgünce pazarlığa otururdum, oradan bir sonuç alamazsam da bir emlak avukatına gider ya da sabırla sözleşme süresinin dolmasını beklerdim.

Bunun dışında işlere kalkışmayın sakın. Birincisi hukuki olarak zor durumda kalabilirsiniz. Tehdit, rahatsız etme vb. İkincisi Türkiye'de kimin kim olduğunu bilemezsiniz. Saftirik görünen adama bir laf edersiniz, korkutmak istersiniz. Ertesi sabah 1 kamyon adam sizi kapıda bekliyor olur.

Sizin tanıdığınız birileri vardır. Onun tanıdığı daha büyük birileri vardır.
İş daha da zora gider. Hepsini geçtim adamın psikolojisi yerinde değildir, ters bir laf edersiniz size zarar verir.

O yüzden bu tip konularda her zaman sükunet ve diplomasi çalışır. Çoğu zaman çalışır yani.

Bir de bu tip durumları yaşamamak için lütfen güvenilir, büyük, kendi bünyesinde gayrimenkul alanında deneyimli avukatları olan emlak ofisleriyle çalışın.

İnsanlar kendi kafasına göre ya da mahalle arası emlakçının hazırladığı sözleşmelerle kiraya veriyor. 10 lira emlakçı parası vermemek için 100 liralık zarara uğruyor uzun vadede.

Büyük firmaların sözleşmeleri iyi hazırlanır, olumsuz durumlar için back-up maddeler vardır, taahhütnameler eklenir vs vs.

En azından her daim arayıp danışabilirsiniz.
0
anten
(24.09.25)
(16)

Saç yıkama sıklığınız nedir?

messina123
Her sabah şampuan ile yıkarım. Siz?
Her sabah şampuan ile yıkarım. Siz?
0
messina123
(22.09.25)
Her gün saç yıkamanın çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum, 2 güne 1.
0
bloodymoon
(22.09.25)
Bazen günde bir, bazen günaşırı. Haftada 4-5 gün diyebiliriz.
0
himmet dayi
(22.09.25)
Haftada 2
0
sonsuz
(22.09.25)
Haftada 1-2, pandemiz zamanı her gündü...
0
cccbehzatccc
(22.09.25)
ben de yıllardır her sabah yıkıyordum. son zamanlarda kuaförler yapma etme demeye başladılar, 2 günde 1'e çektim. ama bazen arka arkaya da yıkadığım oluyor, dayanamıyorum. sönüyor çünkü hemen.
0
art cat chocolate
(22.09.25)
Genelde her sabah şampuan. Yazın bazen günde 2; kışın bazen iki günde 1.
0
vedatchilipeppers
(22.09.25)
sadece saç yıkamam. tepeden aşşağı bir damla düştü mü o benim için banyodur.
0
mikahakkinen
(22.09.25)
iki günde bir banyo, her sabah sabunla yıkarım.

erkek
0
garavel
(22.09.25)
haftada 3
0
duyuruuser
(23.09.25)
her gün yıkıyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(23.09.25)
Her gün yıkıyorum, Pazartesi-Çarşamba-Cuma şampuan.
0
kumandanim
(23.09.25)
iki ya da üç günde bir. yazın her gün duş aldığımda bazen şampuanlamadan yıkarım.

her gün şampuan/sabunla saç yıkamak saçın kendi yağ tabakasını öldürür. bu da kepek, kuruluk, kaşıntı vs yapar diye biliyorum.
0
sir gawain
(23.09.25)
Haftada bir iki diyenler kokmuyor mu? @cccbehzat, sonsuz
0
benaslindayohum
(23.09.25)
@ben, haftada 2 sacimi sampuanla yikama sikligim. her dus aldigimda sacimi yikamiyorum.
sacim niye koksun? :D
0
sonsuz
(23.09.25)
@sonsuz
Duş her gün mü? Ama biz insan değil miyiz bizim kokuyor:(
0
benaslindayohum
(23.09.25)
Hergün saçımı yıkıyorum maalesef. Yazz-kış fark etmiyor.
0
drako
(23.09.25)
(6)

Neden tuşlu telefonlar artık yok?

messina123
Eskisi gibi tuşlu, bugünkü gibi akıllı telefonlar neden hiç düşünülmüyor?
Eskisi gibi tuşlu, bugünkü gibi akıllı telefonlar neden hiç düşünülmüyor?
0
messina123
(22.09.25)
var ama çok az. talep az çünkü talep azsa neden arz olsun?

adamlar satamayacağı ürüne neden para harcasın? yaşlıların çoğu bile dokunmatik kullanıyor
dokunmatik telefonların kar oranı da yüksek
0
jelly bear
(22.09.25)
jb +1

talebi olmayan bir ürüne yatırım yapmak akıl kârı değil. Tek tük modeller var. Onlar da fazla bile çünkü satmıyor.
0
himmet dayi
(22.09.25)
Steve jobs'ın bir konuşması vardı. Blackberry ve iPhone'u yan yana getiriyordu. Telefon boyutları aynı ama ekran boyutları farklıydı çünkü Blackberry'nin klavyesi ekranın yarısını kaplıyordu. Temel problem, klavyenin siz onu kullanmadığınızda bile orada durması ve ekranınızın boyutundan yemesiydi. Şimdi ise klavyeye ihtiyaç yok çünkü hepsi ihtiyaç duyduğunuz vakitte dokunmatik ekranın içinde mevcut zaten.

Ek olarak "accessibility" özelliğinden tuşlu telefonlardaki gibi en temel app'leri ve özellikleri (arama mesaj vs vs ) kocaman hale getirebiliyorsunuz. Yaşlılar ve görme bozukluğu olanlar için böyle bir özelliği de var. Bu saydıklarım iPhone örneğiyle başladı ama günümüzdeki çoğu akıllı telefon için geçerli. Dolayısıyla ihtiyaç kalmadı tuşlulara. Çünkü ekranınızın boyutundan yiyor. Tablet kadar kocaman bir telefon da aşımak zor.

Ha tuşlu telefon ihtiyacınız varsa da satıştan hiç kalkmadı, amazon gibi mecralarda satılıyor.
0
bloodymoon
(22.09.25)
Abi tuş mu kaldı ya gözünü sevem. Mercedes mesela artık tablet ekran veya dokunmatikten ziyade eski tip switch on off yapabildiğin düğme gibi tasarımlara geri dönüş yapcakmış. Bence saçma. Dokunmatik bile değil artık gözümü takip eden kameralar olmalı baktığım yer kendiliğinden seçilmeli vs. Sesli şekilde klimayı kıs komutu verince anlayıp ayarlayacak falan, bunlar mümkün artık ve var. Böyle teknolojiler varken tuşa basma isteği gibi senin isteğin de.
0
vedatchilipeppers
(22.09.25)
Akıllı telefon dolaylı zorunlu gibi bir şey oldu, açıkça kullanmamak yasak demiyorlar ama yaşam ona göre organize oldu ve çoğunluk de benimsedi, onunla da ilgisi var. Bir cep telefonu numarası hattı sahibi olmak için de aslında aynı şey geçerli.
0
encokbenisevinnolur
(23.09.25)
hala tuşlu telefon üretiliyor ama çok az miktarlarda.

@vedatchilipeppers araba sürerken dokunmatik ekranda nereye dokunacağına bakman lazım, sürüş esnasında bu çok tehlikeli olabiliyor, fiziksel tuşlara bakmadan da basabiliyorsun. bu durumdan çok şikayet var. ben de arabalarda dokunmatik yerine fiziksel tuş olsun isterim.
0
duyuruuser
(23.09.25)
(6)

Iphone 15 mi Samsung s25 mi?

ebeş
Evet büyük düello başlasın, Not: Param sadece bu iki telefona yetiyor, üzerine 1 (bir) tl bile koyamam. Not2: İşletim sistemi farketmez.Sizce hangisi ?Sevgiler
Evet büyük düello başlasın,

Not: Param sadece bu iki telefona yetiyor, üzerine 1 (bir) tl bile koyamam.
Not2: İşletim sistemi farketmez.

Sizce hangisi ?

Sevgiler
0
ebeş
(22.09.25)
iphone 15
0
sey mi dostum
(22.09.25)
daha önceki telin neydi. ipbonecuysan zaten başka bişi almazsın. yoksa ben s25 seçerim
0
gercekdunya
(22.09.25)
Ayfon diyenleri ele, s24 plus veya ultra al. Aynı ikilemde kaldım s24 plus aldım. Düz olanları yanı s25 mesela plus kadar hızlı değil ve kaliteli de değil. Aradaki fark uçurum. Bence soruna göre cevap s25, ama biraz özelleştirirsek cevabı s24 plus
0
Shepard
(22.09.25)
s25
0
duyuruuser
(22.09.25)
Iphone 15
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(22.09.25)
Telefonları değiştirip istediğiniz karşılaştırmaları yapabilirsiniz.

www.epey.com
0
yargin
(22.09.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.