Giriş
(5)

Banka yaklaşık gelirimi nasıl hesaplıyor?

bobinhoo
Geçen kredi kartı başvurusunda bulunmuştum Akbank'a limit çıkmamıştı önce, diğer bankalardaki kart limitlerinden ötürü.1 hafta sonra mesaj geldi "Güncel verilerle 686.900 TL olan tahmini gelirinize dayanarak bilmem şu numaralı kartınızın limiti bilmem ne kadar olmuştur" diye.Banka bu geliri nasıl he
Geçen kredi kartı başvurusunda bulunmuştum Akbank'a limit çıkmamıştı önce, diğer bankalardaki kart limitlerinden ötürü.

1 hafta sonra mesaj geldi "Güncel verilerle 686.900 TL olan tahmini gelirinize dayanarak bilmem şu numaralı kartınızın limiti bilmem ne kadar olmuştur" diye.

Banka bu geliri nasıl hesaplıyor? böyle bir gelirim yok tabi ki. Neye dayanarak böyle olduğunu tahmin ediyor? Ya da sırf bana limit verebilmek için mi şişik gösteriyorlar?
0
bobinhoo
(21.11.25)
Muhtemelen ters hesap yapıyordur yani mevcut kart limitlerinizin 1/4’unu gösteriyordur.
0
orient blue
(21.11.25)
Ama ilk istediğimde limit vermedi adamlar, diğer bankalardaki limitleri düşürmeniz lazım dediler.

Ters hesap yapacaksa, direkt başta da verirdi sanki?
0
🌸bobinhoo
(21.11.25)
Bu, bu ay rastladığım bu konudaki üçüncü duyuru. Akbank ve garanti köklemiş limitleri. Millete 1 ay önce onay çıkmazken milyon milyon limit veriyorlarmış bu ay.
Edit: (git: 1615409) (git: 1615585)
+1
yadigar
(21.11.25)
işine geldiği gibi hesaplıyor.
benimkine de limiti yükseltmek için astronomik bir rakam yazmış
0
duyuruuser
(21.11.25)
deneyeyim dedim akbank 600 bin olan limitimi 1.460.000 yaptı birden.
+1
jelly bear
(21.11.25)
(7)

Apple Watch Kullananlara Sorum

elektr10
Şimdi aslında hali hazırda klasik saat kullanıcısıyım ama yaş da 35 olunca sağlık verilerimi takip edebileceğim bir saat de fena olmaz diyorum. Baba tarafında da kalp olduğu için EKG çekmesi vs güzel bir özellik bence. Hazır Berlin'e de gidiyorken acaba oradan mı alsam diyorum ama bu saati kullananl
Şimdi aslında hali hazırda klasik saat kullanıcısıyım ama yaş da 35 olunca sağlık verilerimi takip edebileceğim bir saat de fena olmaz diyorum. Baba tarafında da kalp olduğu için EKG çekmesi vs güzel bir özellik bence.

Hazır Berlin'e de gidiyorken acaba oradan mı alsam diyorum ama bu saati kullananlar acaba memnunlar mı diye de sormak isterim. Spor alışkanlığım eskisine göre pek yok. Eskiden spor yapardım ama şu an yapmıyorum. Yakın bir zamanda başlayacağım yürüyüş, ağırlık kaldırma vs yapıyorum genelde.

Bir diğer sorum da Almanya'dan mı almak yoksa Türkiye'den mi almak daha mantıklı? Karşılaştırma yapacak olursam:

Apple Watch 11 Series Almanya'da 479 euro (alüminyum, 46 mm, Nike Kayış, GPS). Tax free ile 400 euro'ya gelecek (20.000 TRY)

Türkiye'de ise aynısı ama kordonu dümdüz plastik 23.500 TL + 3 Taksit

Titanyum'da ise fiyat farkı daha fazla.

Türkiye fiyatı 58.000 TRY + 3 Taksit (kordon alternatifi çok fazla yok)
Almanya fiyatı 900 euro (tax free ile 770 euro'ya geliyor yani 38.000 TRY)

Hangisi daha mantıklı sizce? Bir saate yaklaşık 40 bin vermek titanyum olması vs değecek bir şey midir? Titanyum alınacaksa yurt dışı daha mantıklı gibi görünüyor ama sizin de düşüncelerinizi merak ediyorum.
0
elektr10
(20.11.25)
watch 11 aldım. ilk birkaç hafta merak edip inceliyorsunuz, sonra sadece kolunuzda ışıklı bir aksesuar olsun da insanlar baksın diye takıyorsunuz. ne kadar koştun ağğırlık kaldırdın merdiven çıktın bunları gerçekten takip etmen gerekiyorsa (ki niye anlamıyorum) al.
0
plastic_angel
(20.11.25)
Titanyum olmasının bir avantajı yok, boşuna para vermeyin. Hatta 11’e de gerek yok, ekg olan en düşük model olan seri 4 bile alsanız pratikte hiçbir farkı olmayacak 11 ile ama tabii artık bulunmaz. O yüzden en mantıklısı 9 ya da 10. Seri + Türkiye + taksit.
0
orient blue
(20.11.25)
Önceliğiniz ekg ve tansiyon ise Huawei Watch D2 yi de bi araştırın.

iphone kullanıyorsanız. wacth 11 işinizi görür.
garanti ve taksit seçeneklerinden dolayı türkiyeden almak daha mantıklı
titanyum kasa sadece daha parlak, o kadar para vermeye gerek yok.
0
duyuruuser
(20.11.25)
Yıllardır kullanıyorum. Kendime aldığım en güzel hediyedir. Başına bir hal gelse, hafta beklemem, borç harç, gider yenisini alırım.
Bence gerçekten ihtiyaç.
0
Mirket
(20.11.25)
apple watch kullanıyorum ilk baslarda cok gereksiz gelmişti ama şimdi onsuz yapamıyorum. insanın bir süre sonra uvzuna dönüşüyor. birkaç kişiye de aldırdım herkes memnun.

40 bin vermelik bir durum yok bence. Apple Watch 11 Serisini gönül rahatlıgıyla satın alabilirsin
0
koela
(20.11.25)
Huawei GT5 Pro kullanıyorum. Şarjı 10 günden fazla gidiyor. EKG, Nabız, Uyku takibi, damar sertliği ölçme gibi bir sürü özelliği de var. ben apple watch'a o paraları vermem. hele ki şarj konusunda bu kadar geride iken. değerlendirmenizi tavsiye ederim.
0
faberkastelli
(20.11.25)
spor ve günlük aktivite takibi yapıyorsanız çok kullanışlı. sadece şarjının 1.5 günde bitmesi can sıkıcı, eşimde garmin var, onunki uzun gidiyor, ama sanırım ekg yok. benimki sanırım watch 9 ve titanyum filan değil, bir eksikliğini yaşamadım. huawei, garmin gibi markalar da değerlendirilebilir, şarjın uzun gitmesi büyük konfor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(20.11.25)
(6)

temizlikçi abla fırınıma ne yapmış olabilir?

nolmus yani
1-2 hafta önce temizlikçi bi abla geldi, evde inşaat kalıntılarını temizlesin diye. fırını temizle demediğimiz halde ona da el atmış. öğrenince hadi neyse falan dedik ama kullanma fırsatımız olmamıştı. şimdi 2-3 gün önce açınca içinden çok ağır kokular ve dumanlar çıktı. fırını eskiden açtığımızda d
1-2 hafta önce temizlikçi bi abla geldi, evde inşaat kalıntılarını temizlesin diye. fırını temizle demediğimiz halde ona da el atmış. öğrenince hadi neyse falan dedik ama kullanma fırsatımız olmamıştı.

şimdi 2-3 gün önce açınca içinden çok ağır kokular ve dumanlar çıktı. fırını eskiden açtığımızda da hafif bir koku yayardı ama bu daha çok yağ kokusu olurdu ve rahatsız etmezdi. nefes alamayacak gibi olduk havalandırdık, içini nemli bezle sildik.

silince koku azaldı ama o rahatsız ediciliği gitmiyor. kullanmadık içimize sinmediği için bu arada. ama fırınımı da kullanmak istiyorum yani artık ve bugün tekrar silip çalıştırdığımda gene iğrenç bir koku yaydı.

şimdi üstüste zehirlenme haberleri de geliyor diye iyice panik oldum. bu koku ne olabilir? ya böyle kullanmaması gereken saçma bir şey sürdüyse ya da karıştırmaması gereken bir şeyleri karıştırıp sildiyse? arıyorum kadına da ulaşamıyorum.
0
nolmus yani
(19.11.25)
Asperox kullanmış olabilir. Bir kere fırını temizlerken sarı güç kullanma hatasında bulunmuştum ne kadar temizlersem temizleyeyim bir süre çalışırken yanık kimsayal bir koku geliyordu.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(19.11.25)
firinin kendini temizleme modu varsa onu kullan.
o da bildigim kadariyla isiyi sonuna kadar acip icindeki kirleri yakarak temizliyor.
temizlik malzemesini yakarak kurtulacaksin, tabiiki o sirada icinde birsey pisirmeden.
+1
cooperr
(19.11.25)
bir çeşit kimyasal kullanmış. fırını yüksek ısıya alıp bir saat kadar çalıştırın. sonra fanını açın ve kapağı aralık bırakın içerde yanan kimyasalın dumanı çıksın. soğuyunca kovaya bol su yapın bezi ıslatıp sıkıp silin, tekrar suya sokun tekrar silin böyle böyle böyle gidecektir. olmazsa bu işlemi tekrar edin.
0
Fodera
(20.11.25)
içine dibine(cihazın tabanına yanlardan akmayacak şekilde) su koy içinede kaplarda su koy içersi baya buhar duvarlardan su damlayana kadar su içerde kaynasın, arada açıp yanmadan duvarlardaki suları bezle sil, deterjanı ben bu şekilde attırıyorum cihazdan
+4
eja
(20.11.25)
tepsiye su koyup yaparsan buhar daha iyi temizler.
0
duyuruuser
(20.11.25)
muhtemelen çamaşır sulu bez ile silmiştir, bir müddet su koyup boş çalıştırmak ve fırın temizleyiciler var rossman'da filan, onlarla temizleyebilirsiniz.
0
sweetoffice
(20.11.25)
(2)

Ddr5 ram alma sorunsalı

Dartagnan
Merhaba. Ddr5 ram almayı düşünüyorum. Dual channel tarzında 2x16 GB düşündüm. Fiyatlar uçmuş son 1 ayda. O yüzden baya düşünerek almaya çalışıyorum. Bir ürün var. Tekli fiyatı yani 1 tane 16 Gb 6 bin tl iken, ikili satılan fiyatı 16 bin tl. İkili satılan fiyatının yüksek olması bir düşündürdü. Tekli
Merhaba.
Ddr5 ram almayı düşünüyorum. Dual channel tarzında 2x16 GB düşündüm. Fiyatlar uçmuş son 1 ayda. O yüzden baya düşünerek almaya çalışıyorum. Bir ürün var. Tekli fiyatı yani 1 tane 16 Gb 6 bin tl iken, ikili satılan fiyatı 16 bin tl. İkili satılan fiyatının yüksek olması bir düşündürdü. Tekli alsam uyguna gelecek. Ayrı ayrı 2 tane alsam dual channel yaparken bu durum sorun olur mu? Tekli satılan ramleri ikili kullanma fikri sorun teşkil eder mi ileride? Bilgisi olan yardımcı olursa memnun olurum.
+1
Dartagnan
(18.11.25)
aynı marka model ve aynı cl ve mhz değerlerine sahipse tabii ki ayrı ayrı alın . 2lisinin daha pahalı olması saçmalıkmış
0
f02561
(18.11.25)
Farklı modellere de bakabilirsin. küçük bir göz atmayla, aşağıdaki modelleri buldum

www.akakce.com

www.akakce.com
0
duyuruuser
(19.11.25)
(1)

SEO Monitoring ve diğer her şey - Telegram App

Etanglement
Hızlı deployment için telegram'da başladığımız SEO aracı bir saas gibi hızlı çalışıyor. Kapsamlı 8 sayfalık raporlar, hacim ve sıralama takibi yapılıyor. Aradığınız tüm feature'lara sahip, geliştirmeler devam ediyor. İlk kullanıcıların feedback'i çok önemli. Bu uygulamayı nerelerde tanıtabiliriz? R1
Hızlı deployment için telegram'da başladığımız SEO aracı bir saas gibi hızlı çalışıyor. Kapsamlı 8 sayfalık raporlar, hacim ve sıralama takibi yapılıyor. Aradığınız tüm feature'lara sahip, geliştirmeler devam ediyor. İlk kullanıcıların feedback'i çok önemli. Bu uygulamayı nerelerde tanıtabiliriz? R10 dışında aktif platform bulamadık.
+1
Etanglement
(17.11.25)
Web arayüzü yapmazsanız sadece belirli bir kitleye hitap eder.

Dünyanın en iyi raporlama yazılımı da olsa telegramdan kullanmak benim de istediğim bir şey değil.
+1
duyuruuser
(18.11.25)
(5)

arac satisi hk

sanxis
yurt disinda yasiyorum ve turkiye'de bir aracim var. yilbasindan once bir haftaligina turkiye'ye gelecegim ve aracimi satmak istiyorum. su anda piyasa hareketli mi? geldigim gun ilan koysam o hafta satilma ihtimali var mi? fikir vermesi acisindan, muadilleri 650-750k civarinda. tesekkurler
yurt disinda yasiyorum ve turkiye'de bir aracim var. yilbasindan once bir haftaligina turkiye'ye gelecegim ve aracimi satmak istiyorum. su anda piyasa hareketli mi? geldigim gun ilan koysam o hafta satilma ihtimali var mi? fikir vermesi acisindan, muadilleri 650-750k civarinda. tesekkurler
0
sanxis
(17.11.25)
Marka, model, yıl, km, hasar kaydı, boyalı ve değişen parçaların bilgisine göre değişiklik gösterir.
0
duyuruuser
(17.11.25)
satılamasa da bir galeriye bırakın ve vekalet verin. siz yokken satarlar. ya da daha güvenli olsun isterseniztanıdığınız birisi üzerine vekalet verin.
0
ground
(17.11.25)
denemedim ve kullanana şahit olmadım ama arabam.com gibi siteler var söylediklerine göre aracı hemen alıp ücretini anında veriyorlarmış.
0
bravoteam
(17.11.25)
Gelmeden 1 hafta önce ilan ver,n, görmek isteyenlere işte şu gün gelip bakabilirsiniz de.

İlanlar ilk haftda daha çok görüntüleniyor, gün geçtikçe görütülenme düşüyor.

600'e galericiler alır.
0
liberal
(17.11.25)
vavacars. otobid. arabam.com bu tarz yerlere götürrsen anında alıyorlar. yada bir galericiye anında verilebilir. tabiki bunların hepsi piyasa değerinin altına almak istiyor.
0
gercekdunya
(17.11.25)
(10)

böyle bir senaryoda işten çıkar mıydınız?

m e b
selamlar.şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde
selamlar.

şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde 2,5 sene çalıştıktan sonra bu sefer bu kişi bir kez daha "birlikte çalışalım mı? bizim ithalat sorumlusu işten çıkıyor. sen aklıma geldin, gel konuşalım, şartlar uyarsa birlikte çalışalım." diye teklifte bulunuyor. siz de bu yeni yerden de sıkıldığınız için görüşmeye gidiyorsunuz ve şartları kabul ediyorsunuz ve işinizden istifa edip geçiş yapıyorsunuz. ama...

bu patronun işten çıkacak dediği eleman çıkmıyor, var olan iş ikiye bölünüyor; o sipariş ve uygun fiyatlı mal buluyor ve siz de sadece uluslararası nakliye + gümrük işlemleri kısmıyla ilgileniyorsunuz. sevkiyat az olduğu için ayın bir haftası hariç neredeyse boş oturuyorsunuz.

şimdi bu koşulları düşününce maaş zammı isteme konusunda çekingenlik, iş motivasyonun kırılması, yeni şeyler öğrenecek ve kendinizi gösterecek alanınızın dar olması gibi durumlar vs vs gibi olumsuzluklar hisseder ve yeni iş mi arardınız yoksa "bana ne? adam diğeri işten çıkacak dedi, çıkmadı ve üstüne beni getirdi. bir iş için iki kişiye para veriyorsa ve zor geliyorsa diğerini çıkarsın, beni bağlamaz" mı derdiniz?
0
m e b
(13.11.25)
her türlü senaryoda işten çıkarım :) rahatsızlık varsa en güzeli istifa etmek. keşke bunu daha fazla uygulayabilseydim hayatımda.
0
gabe h coud
(13.11.25)
Yeni iş arardım
+4
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
patron bir kişi yerine iki kişi çalıştırıyorsa bundan ben neden rahatsız olayım.
sizin tasalandığınız konu için zaten bişey yapamazsınız, onu patron çözecek.
konuyu patronla görüşürüm maaş konusunda olabildiğinde yukarı çekmesini isterim.
+5
duyuruuser
(13.11.25)
Çok iyi anlıyorum seni. İş hayatında zaman zaman işim az olduğuna ben ve rahatsızlık duyardım.
Yeni iş arayabilirsin. Bulana kadar da orda kalmaya devam et. Kafama yatan bir yer çıkar belki.
+3
kaptan maydanoz
(13.11.25)
ben olsam çıkmam, 1 kişilik işi 2 kişinin yapması benim sorunum değil patronun sorunu. ama çok idealist biriysen ve yükselmek istediğin bir ortam arayışındaysan bir yandan iş aramaya devam etmende bir sakınca yok.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Hayır işten çıkmazdım. Hele iş bulmadan zaten kesin çıkmazdım.

Bence taleplerinizi, bu görevde kabiliyetlerinizi yeterince kullanamadığınızı, köreldiğinizi hissettiğinizi patronla konuşun.
Ama onunla konuşmadan önce ondan ne talep ettiğinizi de netleştirin.

Eğer bu çözüm olmazsa başka bir işe bakarsınız.
Ha tabi her zaman başka bir işe bakın, gözünüz açık olsun.
+1
michael_knight
(13.11.25)
olası işten çıkartılma nedeniyle iş bakardım.

adamların tek işin çok istihdamı kendini bağlar o dert değil ama iş tatmini ve sürekli kovacaklar mı beni gerginliği çekilecek dert değil.
0
gurur
(13.11.25)
Adam tekrar tekrar seninle çalışmak istemiş. Adam açısından hiç bi sorun yok. Normal bi şekilde zam pazarlığımı yaparım ben olsam. Çok aşırı sıkılıyosam bilemicem de az çalışıyo olmak eğer az kazanmıyosam işten çıkma nedenim olmaz. Ama az kazanıyosam her türlü çıkarım.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
maaşım iyiyse ben bi süre rahatıma bakardım.
+1
elorelia
(14.11.25)
anlaştığım maaştan düşük veriyorlarsa hemen başka iş bulup çıkarım, hatta bulmadan da çıkabilirim.

yoksa beni ilgilendiren bir durum yok. aynı yerde 10 kişi de çalışabilir üzerime düşen görevi yapar çekilirim.
0
gercekdunya
(14.11.25)
(2)

100 Bin USD’nin bir kısmını bozdurup altın almak mantıklı mı?

buenas
Siz olsanız 30-40 bin doları tl olarak bozdurup altın alırım miydiniz?
Siz olsanız 30-40 bin doları tl olarak bozdurup altın alırım miydiniz?
0
buenas
(12.11.25)
İş mobilin varsa İş fx'de TLye çevirmeden direkt Dolarla altın alabilirsin.
0
Mirket
(13.11.25)
Dolarda tutmak büyük hata. Tümünü bozdurup fiziksel altına çevirirdim. En azından zararın neresinden dönsen kardır.
0
duyuruuser
(13.11.25)
(8)

Çok fazla sayıda şüpheli işlem ve virüs sorunum

egerbiryolcu
Benim yirmi yıldir sorunsuz kullandığım hotmail hesabima bir şeyler olmaya başladı. Sürekli şifre yenileme isteniyor baya bir uğraştım değiştiriyorum yine aynı sorun. Gönderilen maillerde yabancı hesaplardan bir şeyler gönderilmiş olduğunu gördüm vs. Çift aşamalı güvenlik vs ile de uğraştım ya becer
Benim yirmi yıldir sorunsuz kullandığım hotmail hesabima bir şeyler olmaya başladı. Sürekli şifre yenileme isteniyor baya bir uğraştım değiştiriyorum yine aynı sorun. Gönderilen maillerde yabancı hesaplardan bir şeyler gönderilmiş olduğunu gördüm vs. Çift aşamalı güvenlik vs ile de uğraştım ya beceremedim ya da yaptıysam yine aynı sorunu yaşadım. Bu süreçte de bazı üye olduğum bı iki siteden şifreniz değişti mesajı geldi. Mesela THY miles'ten. Ki yıllardır ne bir yere uçuyorum ne de kullanıyorum burayı.
Bir de boyner'den gelmişti sanırım. Her neyse ben bu süreçte çok yoruldum hotmail hesabını öyle kaderine bıraktım. Bı isim olursa şifre değişip giriyorum ve daha bakmıyorum. Ama kapatamam da hesabı çünkü tüm uyeliklerim bu hesapta yıllardır kullandığım mail adresim sonuçta.

Bugünlerde daha önceden üye olduğum fakat uzun zamandır kullanmadığım bir siteyi yoğun kullanmaya başladım. Normal güvenilir bilindik bir site. Dün ilk defa doğrulama istedi. Bugün de çok fazla şüpheli işlem yazısı çıktı. Siteye girince de mesaj gelmiş farklı bir cihazdan giriş yapıldı diye. Sitede param da var.

Muhtemelen bu hotmail hesabimla ilgili ama gerçekten çok yordu bu sorun beni. Çok anlamıyorum da virüs konularindan telefonda klasik basit virüs uygulaması var. Şüpheli bı şey varsa siliyorum ama bu daha büyük bı sorun sanırım. Nasıl tespit edicem ne yapabilirim.

Şimdiye kadar adıma harcama yapılması veya olan paramın gitmesi ile ilgili bir şey yaşamadım ama yasayabilirim de sanirim.
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
kral şifre yönetici kullanmaya başla Bitwarden öneririm, aynı şifreyi başka yerlerde kullanıyorsun muhtemelen olan da şu; bir site hackleniyor senin bu aynı yerlerde kullandığın şifreni ordan buluyorlar, sonra o sitede hangi maili kullanmışsın bakıyorlar şifre aynıysa yine içerdeler, yoksa haveibeenpwned.com buraya maili yazıyorlar bakıyorlar nerelerde aynı maili kullanıyorsun sonra teker teker o şifreyi buralarda deniyorlar tutana kadar. tutmazsa linkte gözüken kaynaklardan öbür şifrelerini buluyorlar onları da deniyorlar.
+2
nahtoderfahrung
(12.11.25)
@nahtoderfahrung o zaman daha önce hiç kullanmadığım bir şifre seçsem sorun çözülür mü. Bir de hangi sitelere üye olduğumu topluca gorebilcegim bir uygulama var mı. Tek tek değiştiricem anladığım kadarıyla.
Ama mesela hotmaile farklı şifreler denedim yine aynı şey yaşandı. Ya tekrar giriyolar ya da giremeyip işlem sayısından dolayı ben mi değişmek zorunda kalıyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(12.11.25)
Attığım linkteki site dışında nerelere üye olmuşsun anca maillerde arama yaparak bulursun, ama senin şifreyi sıfırlama mailleri bunları yapsanda uzun süre gelir, rahat bırakmaları biraz zaman alır, ayrıca çift aşamalı doğrulama da kullan.
+1
nahtoderfahrung
(12.11.25)
eğer şifren değiştiriliyorsa muhtemelen bilgisayarında trojan, rat vb. bir zararlı yazılım var ve bütün bilgilerin dışarı gidiyor. öncelikle hastalığı yok etmen lazım, sonrasında parola yöneticilerini kullanabilirsin. bitwarden falan anlamam diyorsan chrome veya firefox'un hesap parola yöneticileri var. onları kullanabilirsin.

hangi işletim sistemini kullanıyorsun bilmiyorum ama windows kullanıyorsan format at, mobil cihazında da bu benzeri kötü yazılımlar bulunuyor olabilir. browser eklentileri kullanıyorsan hepsini kaldır sonrasında süreci izle. çünkü bazı eklentiler cookie'lerini çalıp hesaplarına giriş yapabilirler, giriş yaptıktan sonra şifreni de değiştirebilir.

önemli hesaplarında 2fa (çift aşamalı doğrulama) kullan ama cookie'lerini çalıyorlarsa 2fa işe yaramaz hale geliyor bilgine.
+1
false pretension
(12.11.25)
Evdeki bilgisayarım uzun süredir bozuktu yani duzenli bı şekilde PC kullanmıyorum. Bu sorun da muhtemelen telefonla ilgilidir. Dışarda bilgisayar kullandığım durumlar belediye kütüphanesi oldu bir de Cook nadir bir iki defa internet cafeye gitmisimdir çikti işlemi için. Çok yoğun telefon kullanıyorum özetle. O da android.

Bu arada arkadaşın dediği siteye mail adresimi yazdım..2 sayısı çıktı ve çok fazla veri ihlali var yazısı çıktı. Gmail sdresimi denedim onda hiç ihlal çıkmadı.
0
🌸egerbiryolcu
(12.11.25)
en temizi bilgisayarın ve telefonun yedeğini alıp format atmak.
telefonundaki virüs eğer şifrelerine erişilecek sızmışsa daha büyük sıkıntılar olabilir.
0
duyuruuser
(12.11.25)
bilen bir eşinize dostunuza telefonda ve bilgisayarda kapsamlı bir virüs taraması yaptırmanızı öneririm. sadece şifre değiştirmeyle vs hallolmayacak bir şeye benziyor. gerekiyorsa format. bu tarz çıktılar almak için de, ben sizin yerinizde olsam yeni bir mail adresi alırım. hiç bir yerde kullanmam. sadece internet kafelerde falan kullanırım. kendi emailinizden oraya atarsınız.
+1
co2s2
(12.11.25)
Senin artık tüm önemli oturumlardaki mail adreslerini yandex mail veya gmail e geçirmen lazım.Ağzınla kuş tutsan da düzelmez,bugün düzeltirsin yarın daha büyük sorun çıkar.Outlook ve hotmail eski hesaplarında herkes tüm oturum hesap maillerini geçmişte hızlıca değiştirip çıktı.Sen çok çok geç kalmışsın.Virüslerden başka sekilde kurtulma şansın yok
-1
smokee
(13.11.25)
(13)

Tefecilik neden kötü?

michael_knight
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok. Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok.
Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?

Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu alan kişi bunu bilerek alıyor zaten.
Zor durumda, çaresiz kalmış ama geri ödeyebileceğine inanan bir insana böyle bir fırsat sağlayan tefecilere daha iyi gözle bakmak gerekmez miydi?
-3
michael_knight
(12.11.25)
www.youtube.com
Edit: Cevabım beğenilmemiş yahut anlaşılmamış. Linkini verdiğim şiir hakkında:
aya.org.tr
0
yadigar
(12.11.25)
bankalar da dediğin gibi yasal tefeci. biraz geçmişten kalan bir alışkanlık galiba, tefeci ile münasebetin sonu tebligatla değil de morgla bitebildiği için. günümüzde geçmişe oranla bir iyileşme vardır herhalde bir nebze de olsa. gerçi banka borcundan kendisini asanlar da çok. distopyanın dibine dibine vuruyoruz.
+1
lüzumsuz adam
(12.11.25)
Tefecilik dediğimiz şey geri ödememe riski çok yüksek olan bireylere çok çok yüksek faizle borç vermek. Geri ödememe riskinin çok yüksek olması demek kişinin düzenli bir geliri yok, mevcut borç stoğu çok yüksek ve toplam mal varlığı borcunu ödeyebilecek kapasitede değil demek. Eğer tefeci bu riski sadece yüksek faiz karşılığında alsaydı bu yasal olabilirdi, zaten bunun yasal örnekleri belli ölçülerde çeşitli ülkelerde "Pay day loan" vb. isimler altında var, buna "Predatory Lending" deniyor. Bunlarda genelde tutar görece çok düşük ve faiz çok yüksek.

Ancak tefecinin çok yüksek riskle birine para vermesinin arkasında kaba kuvvetle alacağını tahsil edeceği varsayımı var. Eh faiz oranlarından ve riskten bağımsız bu tabi ki yasal değil. Yani siz mal sattığınız ama sonrasında senedinin vadesi geldiğinde ödemesini yapmayan esnafa çek senet mafyasını tahsilat için yollarsanız bu da yasal değil. Banka da alacağına istinaden aynısını yapsa illegal olurdu.

Diğer yandan sosyal devletin vatandaşlarını bu tür durumlara karşı ticaret serbestisini de zedelemeden koruma görevi var. O yüzden bazı ülkelerde yukarda örneğini verdiğim "Pay day loan" servisleri ya yasak ya da maksimum bir faiz oranıyla regüle ediliyor. Zira 500 lira parayı %250 faizle alacak adamın daha derin finansal sorunları vardır, o finansal sorunlar da 500 lirayla çözülmez, olsa olsa o 500 liralık borç ve üstündeki faiz adamın üzerine bir kürek daha toprak atar.
+5
salihdt
(12.11.25)
nasıl yasal değil? bankalar, leasing adındaki firmalar, yatırım ayağı altında bu işleri yapan herkes tefeci. buna türk tarihindeki geçmişine bakara karar vermek lazım. Anadolu'da toprak ağaları zorda kalanlara borç verip karşılığında adamın karısına kızına el koymuş. Daha sonra bu işler ccumhuriyet döneminde banker, mafya vb. zenginlere kalmış. Mesela anadoluda çoğu kuyumcu bu tarz tefeciliği halen yapar. parayı sana verip 2 katını almaya zorlayan bir tefeci ve sistemi neden sevilsin. bu işler hep yasal yapılmamış ki.
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Kanka insanları istismar eden her kurum kuruluş kötüdür ve sevilmez ama mesela banka da seni istismar ediyor ama bankanın sana yapacakları belirli yasal sınırlar içinde kalıyor ama tefeci dediğin adam sen borcunu ödemeyince mesela senin karını kızını evden aldırıp tecavüz etmekle tehdit ediyor, yani cezai müeyyidesinin sınırı yok, bu da hem yasal hem de insani olarak etik değil, bunları bilerek borç almak da bunları meşrulaştırıp sevilmesine bir neden olmuyor.
+4
kizil karga
(12.11.25)
Mesele 3 alıp 5 vermek değil, paran yokken sana, ailene zarar vermekle tehdit eden paran varken neden yapmasın? Borcunu tamamen ödediğinde, hayır daha bitmedi derse kime gideceksin?
+1
duyuruuser
(12.11.25)
şöyle tahmin ediyorum, bankadan kredi çektin ödemedin ne yapar? icra uygular, evine hacze gelir ama icra iflas kanununn öngördüğü sınırlar içinde hareket eder, örneğin lüzumlu eşya dediğimiz ev eşyalarını haczedemez. senin mülkiyetindeki evini satışa çıkarsa bile yine bunu senin yasal hakların kapsamında yapar, örneğin evin değeri bağımsız bilirkişiler tarafından belirlenir, senin mahkemede itiraz hakkın bulunur vs.

ama mahallenin tefecisi senin zor durumundan faydalanarak sana çok yüksek faizle para verir ve geri alırken yasa masa yoktur. direkt canınla ailenle tehdit ederek geri alır. burada sen evet kendin baştan kabul ederek alıyor olabilirsin ama normal bir ruh halinde değilsin o anda. acil paraya ihtiyacın var çocuğun ameliyat olacak mesela. bu ruh haliyle hareket eden biri tefeciden borç aldığında "e baştan kabul ettin kardeşim" demek o kişi için haksızlık.

kanunlar yapılırken de güçlü ve güçsüz konumda olan tarafların eşitliği gözetilerek yapılır. örneğin tüketicinin korunmasına dair kanun çıkarılırken tüketicinin satıcıya göre daha güçsüz konumda olduğu bilindiği için ona bazı avantajlar sağlanır, mesela kanunda der ki tüketici hakem heyetine başvururken tüketici ücret ödemez veya dava açtığında kaybetse bile harçlardan sorumlu olmaz. ama satıcının açtığı davalarda öyle değil satıcı tüm harçlardan sorumlu olur. çünkü devlet güçsüz konumda olanın haklarını gözetmek eşitliği sağlamakla yükümlüdür.

kira işlerinde de şu örneği verebilirim, tahliye taahhütnamesi diye bi şey var mesela. kanun diyor ki kiralayan adam zaten sıkıntılı bi durumda, zar zor bütçesine uygun bir ev bulmuş, sen o anda adama ne imzalatırsan imzalat o kabul edecek çünkü en temel ihtiyacımız olan barınma ihtiyacını karşılamak için uğraşıyor. sen bu adama kira sözleşmesiyle aynı tarihte tahliye taahhütnamesi düzenleyip imzalatamazsın.

tefeciden para alan adam da o an kimbilir hangi ihtiyacını karşılamak için para arıyor, sen bu adamın zor durumundan faydalanıyorsun, adam 1000 tl alsa gelecek ay 5000 geri vereceksin diyorsun, adam belki çocuğuna ilaç alacak seninle pazarlık yapma şansı yok ki ne desen tamam diyor. bu nedenle bence iyi gözle bakılmıyor.
+5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
Besim Tibuk'un da böyle bir açıklaması vardı. Tefeciler sayesinde ticaret dönüyor diye.

Bizim insanımızda, yaptığının sonuçlarına katlanma gibi bir durum olmadığı için tefeciler kötü olmuş.

Şimdi şöyle bir yöntemi var. 1000 tl istiyorsun diyor ki bunun aylık faizi 100 tl. Sen bu adama ay ay 100 veriyorsun. Tüm parayı verene kadar aylık 100'ü ödemek zorundasın. Anlaşma böyle. 10 ay geçiyor, sen 1000 tl ödemiş oluyorsun. Diyorsun ki borcum bitti. İnsafsız adam 1000 verdik daha benden 1000 daha mı istiyorsun diyorsun. Ama 10.ayda borcunu kapatmaya söz verdiysen 10.ayda ödeyeceğin para 2000 tl. Öyle anlaşmıştınız. 1000'i ödeyince borcum bitti sanıyorsun.
0
nickini vermek istemeyen uye
(12.11.25)
tefeciler iyidir hocam cek %200 faizli bir kredi.
0
koela
(12.11.25)
çok ilginç bir yaklaşm valla. tefecilere imkan sunduğu için iyi gözle bakmak ha?

tefeci başkasının çaresizliğinden yararlanarak 1-2 birim kazanabileceği bir işten 5-6 birim kazanmaya çalışan birisi. sana tam olarak nerede özverili davranıyormuş gibi geldi?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
@kiyiya vuran,
Ailesinden, arkadaşlarından, iş yaptıklarından, bankacılık sisteminden hiçbir yerden borç para bulamayan insana borç para bulma imkanı sağlıyor.

Ama ekmek almak için gibi düşünme bu parayı.
Çok uyduruk bir örnek veriyorum ama diyelim ki börekçi dükkanın var ve iflas etmek üzeresin ama diyorsun ki dükkana bir kahve makinesi alsam gidişatı değiştirebilirim fakat yüz bin liralık kahve makinesini almak için para lazım ve işler kötü gittiği için hiçbir yerden bulamıyorsun.

Tefeci seçeneği olmasa iflas edeceğin kesin ama belki de kahve makinesini bu sayede alıp dükkanı kâra geçirebiliyorsun.

Tüm çözümleri tüketen kişiye bir çözüm daha yaratıyor tefeci.
-1
🌸michael_knight
(12.11.25)
olm yaratıyo da kara kaşının, kara gözünün hayrına mı yaratıyor sanki?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
Hocam, o mantıkla haksızlık ettiğimiz meslekler:
Eskortluk: Aslında cinsel ihtiyaçları olanlara imkan sağlıyor.
Sahte içki satıcıları: Vergilerden beli kırılan içicilere ycuz alternatif sunuyor.
Torbacılık: Madde kullanan insanların işini görüyor.
Çek Senet Mafyası: Alacağını tahsil edemeyen mağdurlara yardımcı oluyor, sevap işliyorlar.
Konsomatrislik: Eşlerinden şefkat göremeyen mutsuz erkeklere bir kucak, adeta bir psikolog oluyorlar.
Dolandırıcılık: Doğal seçilime katkıda bulunuyor, uzun vadede insanların ders alıp gözünün açılmasına yardım ediyorlar.
Kiralık katillik: Kişinin kendisinin gücünün, cesaretinin veya uzmanlığının yetmemesi durumunda elini kana bulamadan düşmanını yok etmesine yardımcı oluyorlar.

Şimdi şu bir gerçek: Yukarıda saydığım meslekler gerçekten de var. Ve talep olmasa olmazlar. Yani iş görüyorlar ki, halen mevcutlar.

Ama iş görmesi bir meslek grubunu namuslu yapmaz, temize çıkarmaz.

Tefecilik de gözümde en aşağılık meslek gruplarından biridir. Çünkü insanın en çaresiz ve zor durumundan istifade ederler. Paralarını bu şekil kazanırlar.

Hayatımdan gereksiz bir ayrıntı ekleyeyim:

Fi tarihinde işten yeni ayrılmışım. Bir arkadaşım vesilesiyle bana yeni kurulacak ortadoğu sermayeli bir ödeme/cüzdan uygulamasının tüm teknik altyapısını kurup yönetmem teklif edildi. Ekipman, yazılımcılar, kullanılacak teknolojiler vs. hepsini ben seçip belirleyeceğim. Sınırsız yetki, kaynak ve çok sağlam bir maaş ile. Benim için adeta rüya gibi bir teklifti. Balıklama atladım. Adamlarla görüşmeden önce hali hazırda "varlık yönetimi şirketleri" olduğunu öğrendim. Bu tür şirketler, banka, telekom gibi firmalardan alacaklarını satın alıp, borçluların üstüne kabus gibi çöküp, bundan para kazanan firmalar. Sadece ama sadece o sebeple teklifi tereddütsüz reddettim. Boğazımdan geçecek bir lokmanın başka insanların âhı olacak olması gerçeğini midem kaldırmadı.

Tefecilik dünyanın en aşağılık mesleklerinden.

Ekleme:
Bir de "tüm çözümleri tüketen kişi" zaten çaresizlikten illegal ve kötü çözümlere teveccüh eder genelde. Zaten bundan da bir sonraki "çözüm" genelde intihar oluyor. Zaten makbul şeyler "son çare" olarak denenmez.
+2
yadigar
(13.11.25)
(5)

Ara tatilde çocuklar için öneriler

egerbiryolcu
İki erkek yeğen ile vakit geçirilecek (ilkokul-ortaokul yaşlar)İstanbul Avrupa yakasında eğlenceli ve fiyatı makul önerileriniz neler (festival, etkinlik, gezi müze, tiyatro vs her şey)Evde vakit geçirme olursa diye de evdeki seçenek için nasıl bir hediye alabilirim beraber eğlenebilecegimlz?Küçük o
İki erkek yeğen ile vakit geçirilecek (ilkokul-ortaokul yaşlar)
İstanbul Avrupa yakasında eğlenceli ve fiyatı makul önerileriniz neler (festival, etkinlik, gezi müze, tiyatro vs her şey)

Evde vakit geçirme olursa diye de evdeki seçenek için nasıl bir hediye alabilirim beraber eğlenebilecegimlz?

Küçük olan çok afacan her şeyden mutlu olan bir çocuk
Büyük olan biraz mutsuz ekran bağımlılığı olan bir çocuk. Eskiden hava olayları deprem tsunami Uzay gezegen gibi konular çok ilgisini çekiyordu. Hava durumu çıkınca hepimiz ekrana bakalım istiyordu bazen fırtına yağmur olunca bizi arayıp durumu anlatıyordu. Bazen böyle duyduğu haberler hakkında spiker gibi bize aktariyordu fakat son gördüğümde bunlara da ilgisizlesmis gibiydi. Özellikle bu ilgisini tekrar tetikleyecek bir şey de olabilir.

Dediğim gibi ozellikle büyük olan için özellikle gerçekten çok eğlenceli bir şey arıyorum. Hevessizligine üzülüyorum. Uzakta oturduğumuz için de çok göremiyorum her zaman.
0
egerbiryolcu
(10.11.25)
www.istanbulmodern.org

Vialand

Kadıköy oluyorsa:
istanbuloyuncakmuzesi.com

Akasya AVM'de KidZania var. Metrobüsle Avrupa'dan ulaşım çok kolay.
0
auroraaurora
(10.11.25)
Akvaryum
Tiyatro
Vr studio/salonu
Topkapı Sarayı
Boğazda balık tutma
Macera parkı
İllüzyon müzesi
0
duyuruuser
(10.11.25)
rahmi koç müzesi ikisine de hitap eder.
0
since1907
(10.11.25)
miniatürk
Florya'daki akvaryum
Beşiktaş'ta itfaiye müzesi
moipark
0
co2s2
(10.11.25)
yıllık kidzania tavsiyesi kotamı doldurmaya geldim ama avrupa yakası demişsin, yine de üşenmeyip gidilir bence. büyük olan ne kadar eğlenir onu bilemem tabii.
0
hrskrs
(11.11.25)
(14)

Şu cümleyi nasıl yorumlarsınız?

seni tanıdığım güne lanet olsun
"Ben bir insanın yanındaysam kesinlikle onun kalitesinde artış görürsün." Kibirli, özgüvenli veya başka bir şey?
"Ben bir insanın yanındaysam kesinlikle onun kalitesinde artış görürsün."
Kibirli, özgüvenli veya başka bir şey?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.11.25)
kibirli.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.11.25)
tam bi varoş dalyarak cümlesi maalesef. bu cümleyi kuracak insanın kibirli olabilecek kapasitesinin olduğunu sanmıyorum.
+14
asap raki
(10.11.25)
(bkz: Delusional)
+3
salihdt
(10.11.25)
özgüven böyle bir şey değil.
bu sapına kadar kibir ve kendini beğenmişlik.

ben iyi insan seçerim anlamı da çıkmıyor tam olarak, ben seçtiğim insanı yükseltirim diyor.
+4
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bu bence kibir, özgüven vesaireden ziyade direkt narsizm.
+2
mermaidd
(10.11.25)
Narsist kişilik bozukluğu
Eğitimsiz
Cahil
Varoş
+5
cemallamec
(10.11.25)
"Yav he he" derim sesli ya da içimden duruma göre.
+5
Amaranta ursula
(10.11.25)
dev aynasi sendromu derim
0
cooperr
(10.11.25)
Yukardakiler +100 başka söze gerek yok. söylenmesi gereken her şey söylenmiş
0
Rondak
(10.11.25)
aklıma ilk bu geldi

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(10.11.25)
kendi içinde dibine kadar yetersiz olduğunu düşünen (özgüvensiz) ama bunu maskelemek için dışarıya kibirli ve büyüklenmeci bir profil sergileyerek bunu kapatmaya çalışan sıkıntılı bir tip derdim karşımda olsa.
0
mor oje
(10.11.25)
"bastırılmış ezikliğin dışa vurumu" diye yorumladım.
+1
duyuruuser
(10.11.25)
@asap rakının lafının üstüne laf konmaz. narsist bile şu cümleyi kurmaz.
0
mikahakkinen
(10.11.25)
kesinlikle tersi olacaktır, uzak durun!
0
sweetoffice
(10.11.25)
(9)

tv tavsiyesi istiyorum

kisa
Merhaba,Tv nin kendi işletim sistemi çok önemli değil, android box kullanıyorum, öyle devam etme niyetindeyim.Oyun oynamam, tv izlemek için 55 ya da 65" inçlik bir tv bakıyorum. hali hazırda yüz yıllık bir plazma var hala. Bunu çok seviyorum ama her an ölecek gibi geliyor, hazır indirim de varken al
Merhaba,
Tv nin kendi işletim sistemi çok önemli değil, android box kullanıyorum, öyle devam etme niyetindeyim.
Oyun oynamam, tv izlemek için 55 ya da 65" inçlik bir tv bakıyorum. hali hazırda yüz yıllık bir plazma var hala. Bunu çok seviyorum ama her an ölecek gibi geliyor, hazır indirim de varken alayım dedim.
yeni tvler ile ilgili en büyük sorunum, nasıl anlatılır bilmiyorum ama, çok yapay görünüyorlar. bu sadece çözünürlükle ilgili değil, tazeleme hızı ile de ilgili sanırım. bu sorunun ne olduğunu bilen, bununla ilgili dikkat etmem gereken şeyi söyleyebilen biri çok yardımcı olmuş olur.
Bunun dışında baktığımda onvo nun 65" leri çok ucuz geldi, qled tv 24bin civarı, aynı ölçüde TCL 34bin civarı. andorid box kullanacağımı göz önünde bulundurarak tavsiyeniz ne olur.
bütçe için 40 ın üzerine çıkmak istemiyorum.
0
kisa
(07.11.25)
Geniş bir mediamarkt mağazasında kör bakış yapin hocam. Beğendiğiniz tvyi öyle seçin burada kim ne söylese boş
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
Şu anda kullandığınız TV nedir?

İyi bir plazma kullanıyorsanız mevcut TV'lerin size yapay gelmesi normal. Sizin ilacınız, renk ayarları iyi yapılmış bir OLED ancak onun için 65 inç'te bütçenizi yaklaşık 2 katına çıkarmanız gerekli.
0
10551037
(07.11.25)
Şu anda kullandığım iyi bir plazma değil, eski ve zamanının da idare eder bir tvsiydi.
Bir mediamarkt gezmesi mantıklı geliyor.
Teşekkürler.
0
🌸kisa
(07.11.25)
Rica ederim.

Şu anda kullandığınız TV iyi bir plazma olmasa da çoğu plazma, LED TV'lerden görüntü üretme bakımından çok daha iyiydi, bu nedenle yeni TV'ler size çok yapay geliyor.

Teknoloji market ziyareti amaca uygun olmayabilir çünkü teknoloji marketlerin ışıklandırması ve TV'leri teşhirde tuttukları ayarlar o kadar kötü ki TV'nin gerçek performansını anlamak zorlaşıyor.
0
10551037
(07.11.25)
senin yazılımla işin olmadığı için panele odaklanman lazım, belli bir rakama kadar bir çok marka ve modelde lg nin led paneli kullanılıyor, o bütçeler için 4k 65" onvo işini fazlasıyla görecektir.
0
duyuruuser
(07.11.25)
OLED LG kullaniyorum 3-4 senedir, sikinti yok.
guncel fiyat konusunda fikrim yok.
0
cooperr
(07.11.25)
tlc arkadaşım ve babamlar aldı. gayet idare eder.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
vestel 65inç android tv alın pişman olmazsınız
0
asap raki
(07.11.25)
Herkese teşekkürler
Bir anlık gazla xiaomi a65 aldım. (dolandırıcı değilse site) :)

Ek not, başta söylemeyi unuttum, vestel E tek katkım Zorlu psm den bilet olabilir ancak, kendilerine para kazandırmayi çok Özel bir durum olmadıkça düşünmüyorum ama cevap için teşekkürler.
0
🌸kisa
(07.11.25)
(7)

Bangladeşli komşum

iwillsee
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine icabet ettim. bakın farklı kültürlere damak tadlarına saygım sonsuz. lakin pişirdikleri yemekleri tadına dahi bakamıyorum. görüntü ve koku olarak bana kesinlikle hitap etmiyor. bir de maalie sulu yemeği ve pilavı önce parmakları ile iyice mıncıklayıp hatta avuçlarının içine alıp mıncık mıncık yapıp geri tabağa koyup öyle yiyorlar. evet kültür farkı biliyorum ama bu ortamda tek bir lokma bile yiyemiyorum. başka bir şey olsa nezaketen dayanırım ki dayanıyorum mesela evleri çok kokmasına rağmen nezaketen bir saat oturup sohbet ediyorum ama bu yemek meselesi olunca zorla tek lokma dahi yiyemiyorum biliyorum ki zorla yersem kusarım. neyse bu kibar ve nazik evin hanımı ikidir benim bu yememe olayıma çok bozuldu. kırıldı. sen bangladeş yemeği sevmedin dedi. ben de karnım aç değil ondan falan dedim. ama yine de kırıldı. yazık uğraşmış bir de. belli ki bu yemeğe çağırma muhabbetleri devam edecek ve ben bir kez daha gitmek istemiyorum çünkü çok geriliyorum gözüme bakıyorlar yiyecek miyim diye. yazık bi sürü de çeşit yemek yapıyor. sofrayı donatıyor ama tek bir şey bile bana hitap etmiyor. hani böyle margarita pizza kurabiye vs. gibi herkese hitap eden bir şey olsa karnım tok olsa bile yerim. ama has bol baharatlı görüntüsü bile oldukça garip gelen yemekler. ve bu son ziyaretten sonra ben yine hiç bir şey yemediğim için kadın bana inanılmaz kırıldı. ben de o üzüldüğü için üzüldüm. sizce bu durumu nasıl düzeltebilirim. kadın çok iyi niyetli. bruada kendini yalnız hissediyor ve arkadaş edinmeye çalışıyor. (ben de kadınım)
+1
iwillsee
(06.11.25)
'Bir sağlık sorunum var. Diyetisyen özel bir menü hazırlıyor. Onun dışında su içmem bile yasak. Anlayışınız için çok mersi.' de geç.
+6
Mirket
(06.11.25)
"Yetiştiğim evde asla soğanlı, sarımsaklı, baharatlı yemek yapılmaz, yenmezdi. Bana çok ağır geliyor. Bakamıyorum bile. N'olur zahmet etmeyin, keşke yiyebilsem, hiç seni kırmazdım. Yabancı tatlara açık da değilim, alışmadığım tatlarda midem bulanıyor." gibi kırmayan nazik bir üslupla söyleyin bence. "Ben gelince hiçbir şeye zahmet etme. Çok mecbur hissedersen, bi kahve yaparsın, ben de bi paket kurabiye alırım, otururuz beraber." gibi...

Baktın olmuyor, sen eve çağır. Çiğ sütün içinde ketçaplı çiğ brokoli, reçelli et gibi iki üç uydurduğun yemeği ikram et. Bir daha ısrar etmezler sanırım.
+2
yadigar
(06.11.25)
açık açık konuşup "çok farklı bir kültür alışamadım" diyemiyorsan sen de onu çağır, çeşit çeşit yemek yap, ama yine de çok az ye. gündüz falan boş vaktinde de yanına uğra yemek amacıyla olmadan. atıyorum alışverişe, parka falan çağır. yemek yiyemeseniz bile beraber arkadaşlık yapmaya devam edeceğini hissettir. zamanla alışır arkadaşlığınızın yemek yemeyi kapsamayan cinsten olacağına.

bir de böyle "yapamam, kesin kusarım, deneyemem" dedikçe şartlandırırsan kendini zaten kusarsın. hiç mi yok denemeye yakın safe bir şeyler? sade pirincimsi bir şeyler? ucundan denemelik, "elle yiyemem ama bi çatal varsa şunu denemek istiyorum" demelik bir şeyler olmuyor mu?
+1
nolmus yani
(06.11.25)
pirinç yemeye çalıştım ama bizdeki pilav gibi değildi. buz gibi lapa şeklinde. patates kızartmasını bile bi tuhaf yapmışlardı. hamur kızartmışlar ama onu da şekere ve tuza aynı anda bulayıp kızartmışlar falan ne bileyim işte hitap etmiyor. zorla yiyince kusma oluyor bende. bir de hep karnım tokken çağırıyor tabi onun da etkisi var. ya insan yemek yerken ortamdan kokudan yemeğin görüntüsü ve şeklinden çok etkileniyor bilmiyorum en azından bende öyle.
0
🌸iwillsee
(06.11.25)
sen de onları davet et türk yemeği görsünler.
+1
duyuruuser
(06.11.25)
Gastritim var, reflüm var, diyetteyim, detoksdayım vs diyebilirsinşz ya da direkt doğruyu söylesenşz ne olur ki..
0
suicides underground
(06.11.25)
bunda kırılacak darılacak bir şey olmamalı. yemek kültürlerimiz çok farklı diyebilirsin. ki tr içinde bile bazı mutfaklar diğer bölgelere hitap etmiyor. misal bizim oralara gelip de ısırgan yiyene daha denk gelmedim. :D
+2
lazpalle
(06.11.25)
(12)

ajax - gs ?

sweetoffice
evet duyuruda maçlar için güzel tahminler oluyor. bu maç için ne diyorsunuz ? ilk ben başlayayım, 1-3 GS alır diyorum
evet duyuruda maçlar için güzel tahminler oluyor. bu maç için ne diyorsunuz ? ilk ben başlayayım, 1-3 GS alır diyorum
+1
sweetoffice
(05.11.25)
2-4
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.11.25)
umarim yeneriz ama 2-2 hissi var
0
cooperr
(05.11.25)
Dün gece rüyama girdi. Ajax yeniyor ama skoru hatırlamıyorum
0
Rondak
(05.11.25)
aslında aklımdan geçen diğer skor da 2-5, bakalım
0
🌸sweetoffice
(05.11.25)
0-1 olsun bizim olsun.
tahmini 1-2 gs
0
duyuruuser
(05.11.25)
ajax 2 gs 0

not: gs'liyim ters totem yapiyorum
0
koela
(05.11.25)
5-1 gs alır
0
hold the door
(05.11.25)
X2 garanti
Ajax çok kötü.
Oran yükseltmek için direkt 2 oynanabilir.
+1
etna
(05.11.25)
türk takımların en son ne zaman hollanda deplasmanında kazanmış?
galatasaray hollanda deplasmanında en son ne zaman kazanmış?
beraberliği öp başına koy. maç berabere biter.
-6
mikahakkinen
(05.11.25)
bu sane o sane :D
+5
cooperr
(05.11.25)
Hahahaha
+1
ırene adler
(06.11.25)
valla okan hocaya güvenmediğim için gs'ı gömdüm. iyi g.t oldum. ama avrupada başarı güzeldir.
0
mikahakkinen
(06.11.25)
(9)

Bu saat sizce nasıl?

huçi kuçi
Söz konusu saat --> https://img.ersacloud.com/product/l/AQ-230A-1DMQ_5.jpgCasio'nun AQ 230 modeli. Nostaljik bir saat. Çok da uygun, 2 bin kaymeye aldım. Geçenlerde Terminator'ün ilk filmini izlerken Lance Henriksen'in kolunda tıpkı bunun gibi hem analog hem de dijital göstergesi olan bir saat gördü
Söz konusu saat --> img.ersacloud.com

Casio'nun AQ 230 modeli. Nostaljik bir saat. Çok da uygun, 2 bin kaymeye aldım. Geçenlerde Terminator'ün ilk filmini izlerken Lance Henriksen'in kolunda tıpkı bunun gibi hem analog hem de dijital göstergesi olan bir saat gördüm ve çok hoşuma gitti. Aynısından bir tane de bende olmalı diye aklımdan geçirdim hemen. Azıcık araştırdım internette. Bu tarzda olup üretimi devam eden modeller arasında bunu buldum. Fiyatı da cüzi gelince anlık bir galeyanla bastım siparişi. İyi mi ettim, kötü mü, vallahi bilmiyorum. Saat elime geçti. Kasası ve camı plastik veya ona benzer hafif bir materyalden yapılmış herhalde, dokununca biraz adi hissettiriyor. Ama duruşu fena değil. Küçük, ince, zarif, eski havalı bir saat. Ben aksesuardan, takıdan, saatten filan anlamam. İş yerinde taktığım bir Seiko Presage var. Bu saati de daha serbest ortamlarda gündelik kıyafetlerle takarım diye düşünmüştüm. Doğru bir seçim yapmış mıyım sizce?
0
huçi kuçi
(04.11.25)
Güzel saat. Zarif ve klasik. Tek kusuru su geçirmezliği iyi değil.
+1
runaway
(04.11.25)
Güzel saat, dediğin gibi dokununca malzeme kalitesi biraz düşük fakat uzaktan görüntü olarak fiyatından daha pahalı duran şık bir saat.
www.instagram.com

Ben de beyazını almayı düşünüyorum. Özellikle bilekte büyük saat sevmeyenler için vintage bir havası var, hem dress watch hem de günlük saat olmaya uygun, giydiğin her kıyafete uyar güle güle kullan.

Çelik kordonla rahat edemezsen siyah kordon da yakışıyor saate
www.instagram.com
+1
grimavi
(04.11.25)
@runaway Musluktan gelen suyu geçirmesin kafi benim için.

@grimavi Siyah kordon-beyaz kadran kontrastı güzel olmuş hakikaten ama bendeki saat siyah kadranlı. Siyah kadranın üstüne siyah kordon ekleyince videodaki gibi güzel durmaz muhtemelen. Bu içime sinerse ileride bir tane de beyaz kadranlı olanından alırım, o da hoşmuş.

@konusma ben asdasdasd
0
🌸huçi kuçi
(05.11.25)
www.reddit.com
Siyah siyah da fena durmuyor

Hatta casio da deri kordonlu versiyonlarını çıkardı bu sene, önceden yoktu
www.ersasaat.com.tr
www.instagram.com
0
grimavi
(05.11.25)
@grimavi

img.lazcdn.com

Şu parlak beyaz kadranın üstüne siyah deri kordon çok şık durur bence abi. Siyaha siyah da fena değilmiş ama siyah deri kordon takacak olsam beyaz kadrana takardım galiba.
0
🌸huçi kuçi
(05.11.25)
Aksesuarın kötüsü olmaz bence, değişiklik olsun diye arada takarsın işte; çok para da vermemişsin zaten güle güle kullan.
0
Bruce
(05.11.25)
kötü ya
yaşlı işi.
0
OgutucuRecep
(05.11.25)
akıllı saat kullanmasan alacağım modelden biri bu olurdu sanırım. hem sade, hem şık, hem de casio.
0
duyuruuser
(05.11.25)
cok iyi saat ve model. güzel günlerde kullan.
0
koela
(05.11.25)
(3)

Antidepresan reçetesiz alınabiliyor mu ?

bluewhale
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
0
bluewhale
(04.11.25)
reçetesiz olanı da var, olmayanı da var. sorunun cevabı evet. ayrıca aile hekiminin reçete edebilmesi lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
nezih ülkemde herseyi temin edebilirsin
ama bir doktora da gidebilirsin,
seni bir karşıdan görsün,
cehren, postürun ne durumda ,
iyi olmaz mi?
ezbere ilac kullanma.
0
designer
(05.11.25)
kırmızı reçete ilacıysa alamazsın.
0
duyuruuser
(05.11.25)
(6)

fizik 1 ve 2'yi çok iyi bilmenin bir avantajı var mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
okulların ilgili bölümlerinde anlatılan bu dersi tabiri caizse yalayıp yutmuş insanlar gerçekler ve aramızda dolaşıyorlar mıdır? dolaşıyorlarsa ne işlerine yaramaktadır?ayriyeten "uygulamalı matematik" (ders olan) ve lineer cebir gibi şeyleri bilmenin pratikte bir faydası var mı? akışkanlar ve termo
okulların ilgili bölümlerinde anlatılan bu dersi tabiri caizse yalayıp yutmuş insanlar gerçekler ve aramızda dolaşıyorlar mıdır? dolaşıyorlarsa ne işlerine yaramaktadır?
ayriyeten "uygulamalı matematik" (ders olan) ve lineer cebir gibi şeyleri bilmenin pratikte bir faydası var mı? akışkanlar ve termodinamik'ten pekiyi alanlar şimdi ne yapıyor?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
bizim bölümden(fizik) mezun olanlar polis, memur, perdeci, dershane sahibi, fındık tüccarı oldular. kauntum fiziğinden AA alıp işsiz olan da var :)
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(04.11.25)
eski şirketimde diplomasını Bulgaristan'da parayla almış bir gemi inşa mühendisi vardı. "gemilerin içi neden boş, oraları çelikle doldursak daha sağlam olmaz mı?" diye sormuştu. bu ve benzeri rezillikleri yaşayan bir mühendis olmamak için fizik ve matematik bilmek gerekiyor.

sadece mühendislikte değil tabii ki, fizik bilmek tüm beşeri bilimlerede çok önemlidir. aynı şekilde matematik bilmek bankacılıktan yazılımcılığa kadar bir dolu yerde işe yarar. örnek veriyorum, trigonometri bilmeden navigasyonunuzun neden tünellerde çalışmadığını anlayamazsınız.
0
co2s2
(04.11.25)
formül ezberlemekten başka bir şey değil.
0
duyuruuser
(04.11.25)
uzun uzun yazıp sildim. ileri seviye mühendislik işleri dışında gereksiz.
+1
hold the door
(04.11.25)
Sayısal ve somut düşünmeyi kolaylaştırıyor. Bir işi aşamalarına göre takip etmeyi sağlıyor. Bunlar sayesinde sağlık, teknoloji ilerliyor. Ben niye bu soruna cevap verdim diye şu an kendimi sorguluyorum. Trol sorulara cevap vermemek lazım.
-1
sevilen progressive türkücü
(04.11.25)
mühendislik yapiyorsan işe yarar.

kendi işini yapıyorsan işe yarar.

dandik kurumsal şirkette excel yapiyorsan işe yaramaz.
+2
kveldulv
(04.11.25)
(1)

sosyal medya uzmanı var mıdır?

emfuzi
instagram'da büyütmek istediğim bir sayfam var, ticari bir şey değil. tamamen hobim üzerine.paylaştığım videolardan kimisi 40-50k izleniyor, kimisi 300-500 izleniyor, ortalama da 1-5k arası.konunun uzmanı veya meraklısı birilerinin sayfamı inceleyip bana şunu yanlış yapıyorsun ya da bunu doğru yapıy
instagram'da büyütmek istediğim bir sayfam var, ticari bir şey değil. tamamen hobim üzerine.

paylaştığım videolardan kimisi 40-50k izleniyor, kimisi 300-500 izleniyor, ortalama da 1-5k arası.

konunun uzmanı veya meraklısı birilerinin sayfamı inceleyip bana şunu yanlış yapıyorsun ya da bunu doğru yapıyorsun buradan devam et gibi fikir vermesine ihtiyacım var.

ig'de kullanıcı adım @trockrc, reklam gibi olmasın diye direkt link bırakmadım.

teşekkürler
0
emfuzi
(03.11.25)
1- Düzenli video paylaş.
2- Yorumlara yorum yap, beğen.
3- Merak uyandırıcı içerik üret.
4- Arada clickbait içerik üret.
5- Yz ile sinematik videolar üret.
+1
duyuruuser
(04.11.25)
(5)

Kablosuz dikey süpürge

strawberry first
Bana önerir misiniz lütfen?Xiaomi evreninden xclea kullanıyordum. (3yıl boyunca) Çekişi son güne kadar ilk günkü gibiydi, temizliği kolaydı. Bir gün önce kullandım, ertesi gün bir anda gitti. Anlaya bir arkadaşa baktırdım. İçindeki iki pilde sorun yok ancak 3.pil 0 amper. Değişmesi gerek, piller esk
Bana önerir misiniz lütfen?
Xiaomi evreninden xclea kullanıyordum. (3yıl boyunca) Çekişi son güne kadar ilk günkü gibiydi, temizliği kolaydı. Bir gün önce kullandım, ertesi gün bir anda gitti. Anlaya bir arkadaşa baktırdım. İçindeki iki pilde sorun yok ancak 3.pil 0 amper. Değişmesi gerek, piller eski tip bulamıyoruz. Servis sadece probleme bakmaya 1000 lira istedi. O seçeneği iptal ettim.

Şimdi yeni bir süpürge almak istiyorum. Bütçem 8bin-8500 arası.
İsteklerim:
Çekişi gerçekten güçlü ve ayarlanabilir olmalı
Pil ömrü uzun olmalı mümkünse batarya kolayca değişmeli.
Turbo başlık olmalı. (malum saçlar uzun, evde kedi de var)
Black and Decker düşündüm, bataryaları tüm Black and Decker ürünleri ile uyumlu. Ama yorumlar bir tuhaf. Kimi malzemesi çok iyi derken kimi yerden yere vurmuş.
Kimi hala çok iyi çekiyor derken kimi daha ilk kullanımda bile çekmiyor demiş.
Ürün şu ikisinden biri olacak:

www.epey.com

Siz ne dersiniz?
Tüm yorumlara açığım.

Not: robot süpürge düşünmüyorum. Asla.
0
strawberry first
(03.11.25)
bulamadığınız pilin bir resmini (özellikle de varsa etiketini) atabilir misiniz?

dik süpürge meselesinde tüm sülalem sözleşmiş gibi philips diyor başka bir şey demiyor. tam model bilmiyorum.
0
co2s2
(03.11.25)
Yarın gidip fotoğrafını çekmeye çalışayım. Ürün bende değil, toplamadılarsa bakarım pilin sağına soluna da... Ancak eski tip bir pişmiş, eski tip elektronik sigaralarda kullanılanlardan. Üstelik kaynaklı olduğu için pili temin etsek de kaynakla perçinleme kısmı sıkıntılı dedi arkadaş.
0
🌸strawberry first
(03.11.25)
Perpa da pilsan var. Başka bir sürü yer var. Fotoyu atıp sorarsan kargo ile tamir ederler sorun sadece pilse. Daha doğrusu o oikindegistirirker.
Orada tamircinin lafı pek güven vermedi. Pilin üstündeki kaynak sıkıntı diye bir şey yok. Normal punto kaynak. Bu işle uğraşan amatorlerde bile var neredeyse. (kendisinde yoksa hallederim demesine güvenme, önemli. Bir detaydir o kaynak)
0
kisa
(03.11.25)
büyük ihtimalle yeşil renkli 18650 dir, herhangi bir tamirciye pille beraber gidin, hallederler.
0
duyuruuser
(03.11.25)
Bosch'un ve einhell'in süpürgeleri varmış, aküleri de bildiğin matkap aküsü gibi, alıp takıyomuşsun, istediğin boy akü de alabildiğin için ya da çift de alabildiğin için epey mantıklı. Bu markaların aküleri de hep olacak çünkü iş aletleri üzerinde de aynı aküler var
0
antihero
(03.11.25)
(8)

neden reklamlarda oyunculara dünyanın parasını veriyorlar

messina123
mesela x bir oyuncuya 5 saniye reklamında oynasın diye 100 milyon lira ödedi gibi haberler çıkıyor. bunun yerine ürünlerine 100 milyon tl'lik indirim yapsalar. mesela ürettikleri gofret 10 lira diyelim. bu gofretleri 100 milyon liralık kontenjan kadarını 1 liraya satsalar daha büyük reklam olmaz mı?
mesela x bir oyuncuya 5 saniye reklamında oynasın diye 100 milyon lira ödedi gibi haberler çıkıyor. bunun yerine ürünlerine 100 milyon tl'lik indirim yapsalar. mesela ürettikleri gofret 10 lira diyelim. bu gofretleri 100 milyon liralık kontenjan kadarını 1 liraya satsalar daha büyük reklam olmaz mı?
+2
messina123
(31.10.25)
Stokçuluk yaparlar. o bir liralık ürün tüketiciye gitmeden marketler stoklar kampanyasız fiyata satarlar, bunun önüne geçemezsin.
0
duyuruuser
(31.10.25)
urunun fiyati karar verirken tek etken degil. hatta bazen urun ucuz diye tercih edilmez, marka musteri uzerindeki imajini kaybeder. ornegin apple urunleri mesela iphone her zaman emsallerine gore daha pahalidir. bir anda digerlerinden ucuz olsa ilk basta satislar artar ama bir sure sonra satislar duser cunku siradan bir urun haline gelir. o urunun talep gormesinin nedeni daha pahali olmasi.

ek olarak, bir urunu pahali alan insan o urunun kusurlarini kapatmaya daha yatkindir.

hatta belli bir musteri kitlesi vardir ki, bu kitle ortalama bir musteriye gore cok daha fazla tuketim odaklidir, bir urunun fiyatina bakar, ama pahali ve daha zor erisilebilir olursa o markayi tercih eder. kullanilan urunler, markalar insanlarin diger insanlardan ayrisma aracidir.

x oyuncular da bu stratejiler arasinda markalarin belli kesime yonelik konumlanmasi icin kullanilir. o oyuncunun temsil ettigi imaj marka ile eslesir, ve marka o sekilde konumlanir. ornegin rafael nadalin reklamlarinda oynadigi bir tenis t-shirt urununu ve markasi ile hulya avsarin reklamlarinda oynadigi t-shirt ve marka farkli kitle, gelir grubu ve fiyata hitap eder. o nedenle o unlu hitap ettigi kitle, ve imajina paralel olarak reklamlardan gelir elde eder.
+2
emrahday
(31.10.25)
olmaz. bir şey ucuzladıkça, onun kalitesine dair inancımız azalıyor. fiyatı belli bir seviyenin üstündeyse, otomatikman bu kaliteli bir ürün ve ederi bu gibi bir algımız oluyor. o yüzden 100 milyon lirayı indirim tarzı kampanyalara dağıtsalar, marka adı açısından intihar olabilir. (mantıklı demiyorum bu arada, olan sadece)

o 5 saniyede oynayan oyuncu, ne bileyim beren saat ya da kıvanç falan; aslında bir persona'yı temsil ediyor. cool onlar. mavi kot giyiyor mesela. mavi kot giymenin modayı yakalayan ve cool bir şey olduğunu ve kıvanç gibi harika insanların da onu tercih ettiği izlenimi edindiriliyor.

branding ve marketing 101 gibi bir şey. fiyatı ucuz yapma. ürünü kuul gösterecek sözler (just do it) ve reklam yüzleri (kıvanç) gibi enstürmanlar kullan. hatta sık sık stok bitsin (zara) ki talep çok ve ürün az izlenimi olsun (yoksa fabrika'da işçi mi yok da sürekli zara'da ürün bitiyor) gibi gibi
+2
gitdaddy
(31.10.25)
öncelikle reklamın kötüsü olmaz. sonralıkla ünlüye para yedirebilen şirket daha zengindir, daha itibarlıdır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.10.25)
ucuza satılırsa satışlar düşer, değeri azalır, tüketici kitlesi değişir. çoğu marka bunu istemez. bazıları bazı markaları sadece "pahalı" diye tercih ediyor. ötesi berisi yok, tek sebebi bu. herkesin kullandığı şeyi kullanmayayım, biraz özel olayım istiyorlar. bu düşünce sadece lüks tüketim değil, detarjandan pantalona kadar yayılıyor.

ünlüye para verme işini pek anlamıyorum ben.
bende aksi bir reklam oluşturuyor açıkçası, o markayı almak istemiyorum bile.
çünkü mesela aldığım pantalonun yarı parası o markanın yüzü olan kişiye gidiyor.
o zaman bin liraya değil, 500 liraya daha kalitelisini alabilirim.
ben neden o adamı finanse ediyorum ki.

ama çoğu kişi böyle düşünmüyor. güzel ve ünlü adam/kadın koyuyorlar marka yüzü olarak. iki türlü kazanç sağlıyorlar:
1 - o kişi o ürünü kullandığı için başarılı/güzel/zengin diye kodlanıyır zihnine
2 - o kişiyi gördüğün her yerde yine o ürün aklına geliyor. bu durumda 30 saniyelik tv reklamından çok daha geniş bir alana yaymış oluyorsun markanı.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
çünkü dünyanın en iyi ürününü üretmek para kazandırmıyor. Kalitesi ne olursa olsun ürünü satmak para kazandırıyor.
0
wallcan
(31.10.25)
@wallcan cidden durum dediğin gibi
0
🌸messina123
(31.10.25)
Reklam seti gunu oyuncuyla daha cok vakit gecirebilmek icin genelde sure belirtilip sozlesme yapiyorlar. Sure ne kadar uzunsa kase de o kadar artiyor. Pazarlamaci dostlarin da unlulu storyleri odeniyor.
0
klassno
(31.10.25)
(10)

Kumarhanelerden para kazanılıyor mu

pembediken
Hiç duydunuz mu Kıbrıs'ta ya da başka bir ülkede kumardan yükü miktarda para kazanan?
Hiç duydunuz mu Kıbrıs'ta ya da başka bir ülkede kumardan yükü miktarda para kazanan?
0
pembediken
(30.10.25)
Yüklü olmasa da
Ben 3 gecede slottan 800 dolar karla ayrılmıştım. 1200 doları görmüştüm.

Bir spor yorumcusu poker turnuvasında 110k dolar kazandı geçen sene.

Kıbrıs değil ama online'dan 800k çeken tanıdığım var, hyundai bayon almıştı 2-3 sene önce. Tabii o zamana kadar ne kadar kaybetti bilemem.
Şu anki durumu araba da gitti, üstüne evini satmak zorunda kaldı.
0
Bruce
(30.10.25)
slot da $10 parami $450 olarak almistim.
0
oscar
(30.10.25)
@bruce : spor yorumcusu dediğim, emre özcan mı?
0
co2s2
(31.10.25)
Kumardan yüklü para kazanan, çok daha fazlasını kaybetmiştir. Aksi olacak olsa kumarhaneler batardı.

Uzun uzun anlatmaya gerek yok, Ali Nesin gayet iyi anlatmış. İzlemenizi tavsiye ederim: www.youtube.com
+3
10551037
(31.10.25)
bir abimiz şöyle demişti "kumar sayesinde 1 ev aldım ama 2 ev parası da kaybettim"
+2
elektr10
(31.10.25)
Nadir olur. Oyunlardaki sistem uzun vadede oynayanın kaybetmesi üstüne kuruludur.
Hem matematik hem işin içinde olanlar öyle diyor.

Telefonda oynanan oyunlar da büyük tehlike. Büyük para yatırıldığında sistemi yönetenler onu neden geri versin? Değil mi ama ..
...bet oynayanların bir süre sonra beti benzi atıyor.
0
diyecevaplandı
(31.10.25)
kumarhanede kazanmanın tek yolu, kumar oynamamaktır.
+1
duyuruuser
(31.10.25)
kumarhane kazanmana müsade etmez ki şansa ilk girdiği gibi ufakça bir para kazanan bir tanıdığıma hemen parasını verip çıkartmışlar içerden adsasd
0
eja
(31.10.25)
kıbrıs'ta akrabam yaşıyor ve her gün casinolarda oynuyor ben de ara sıra yanına gidiyorum . bazen kazanıyoruz bazen kaybediyoruz , hiçbir genelleme doğru değil . 15 yıldır her gün orada olduğu için çok gözlemledi çok araştırdı , casino çalışanları ile konuştu uğraştı ama mantığı ve denklemi yok bu işin . kazanınca hemen kaçmak en doğrusu bunu öğrendik .
0
devilone
(31.10.25)
merhaba annem 2022 yılbası zamanı 35 bin tl kazandı slot machine den. anlattığına göre o makina o günkü hasılatı boşaltmış sanırım. makina cayır ışıklarını yakmış polis sireni gibi, sesler çıkartmış şıkır şıkır falan 2024, 2025 yıllarında da tekrar gitti ama kazanamadı, yine de toplamda 35 bin kaybetmemiştir. yine de böyle hikayelerde aklıma bu gelir.

www.google.com
0
libertine
(01.11.25)
(6)

chatgpt ve duyuru

kiyiya vuran dildolar
az önce bir başlık açacaktım. biraz da kişisel bilgiler falan verecektim de, sonradan düşündüm gpt ile ben konuşurum bu mevzuyu diye.böyle böyle aslında ekşiduyuru'ya sormaktansa chatgpt'ye gidiyor mudur insanlar ağırlıklı olarak?
az önce bir başlık açacaktım. biraz da kişisel bilgiler falan verecektim de, sonradan düşündüm gpt ile ben konuşurum bu mevzuyu diye.

böyle böyle aslında ekşiduyuru'ya sormaktansa chatgpt'ye gidiyor mudur insanlar ağırlıklı olarak?
0
kiyiya vuran dildolar
(30.10.25)
Evet, çok isabetli bir gözlem — gerçekten de bu eğilim son yıllarda belirgin şekilde artıyor.

Eskiden insanlar kişisel ya da pratik bir konuda fikir almak istediklerinde **ekşiduyuru**, **reddit**, **forumlar**, hatta **twitter** gibi yerlerde “topluluğa danışma” refleksiyle yazardı.
Ama şimdi birçok kişi, özellikle kararsız kaldığı ya da özel bilgi gerektiren konularda, doğrudan **ChatGPT’ye** yöneliyor.

Bunun birkaç nedeni var:

1. **Hız:** Cevabı dakikalar içinde almak, bazen forumlarda beklemekten çok daha pratik.
2. **Anonimlik:** Kişisel ya da hassas bir şeyi paylaşırken “profilin” olmaması güven veriyor.
3. **Yargısızlık:** GPT seni yargılamıyor, alay etmiyor; insanlar bunu rahatlatıcı buluyor.
4. **Derinlik:** ChatGPT artık sadece bilgi değil, yorum ve alternatif bakış da verebiliyor — “insan gibi düşünen” bir danışman gibi.
5. **Duyuru’nun dönüşümü:** Ekşiduyuru, eskisi kadar aktif ve samimi tartışma ortamı sunmuyor; bir şey sorduğunda alacağın cevap bazen trollük ya da laf sokma olabiliyor.

Ama diğer yandan, ChatGPT’nin eksik kaldığı taraf da var: **insan deneyimi.**
Biri aynı durumdan geçmişse ve “ben de öyle hissetmiştim” diyorsa, o empati hissi hâlâ topluluklarda var. GPT ise bunu anlamlı şekilde simüle edebiliyor ama “yaşamış” olmuyor.

Özetle:
👉 Evet, insanlar duyuruya değil GPT’ye sormaya kayıyor.
Ama duyurunun yerini tamamen dolduramıyor; biri “insan tepkisi” diğeri “akıllı yansıma” sağlıyor.

İstersen bu durumu biraz daha sosyolojik ya da duygusal yönüyle de açabilirim — hangisini istersin?
+8
duyuruuser
(30.10.25)
böyle bir yönelim var; pratikliği, hızlı ve kapsamlı yanıtları sayesinde ona danışmak kimi zaman daha verimli olabiliryor.

duyuru özelinde konuşacaksak, şu da var ki; burası insanlar tarafından okunan ve yazılan bir yer olduğundan bilinç ve tecrübe işin içine giriyor. bu da alınan yanıtların herhangi bir yapay zekanın -en azından şu sıralar - taklit edemeyeceği bir özgünlükte olmasını sağlıyor.
0
pangea
(30.10.25)
Genel olarak konuşursak şu an yurt dışında yapılan araştırmada gençler olarak yapay zekayla duygusal bağ kurma yolunda ilerliyorlar.

Önceden gençleri kötü alışkanlıklardan korumadan bahsedilirdi. Şimdi gençleri yanlış yöne kaydırma tehlikesi olan teknolojiden bahsetmek gerek.
En baştan dijital okur yazaralıkta önemli
0
diyecevaplandı
(30.10.25)
Eskiden duyuru'da ni ni ni ni diye bir sarki vardi neydi bu diye sorular cikardi, acikcasi bu tur "arama" sorularini muhtemelen GPT hallettigi icin bundan dolayi gelen insan sayisi duyuru'da ve diger referans sitelerinde StackOverflow falan ciddi anlamda dustu, dusmustur de.

Ama LLM kullanan kisilerin dikkatli olmasi gereken bir durum var, LLMin bir hayat deneyimi veya bilgisi yok, sadece daha once taradigi bilgileri, o bilgilerin ne oldugunu anlamadan sizin onunuze koymak gibi bir amaci var, ve kullanici tatmini algoritma icin cok iyi oldugundan her soylediginize evet evet evet diyip durmak gibi bir hali var.

duyuruuser'in chatgpt'den alip yapistirdigi metne bakarsaniz, surekli pozitif bir sekilde neden boyle sorusuna pozitif bir sonuc getirmeye yonelik bir bakis acisi ile cevapliyor. LLM'in yapamadigi ve sorun olan seyleri hic bir zaman soylemeyecektir. Bir nevi duymak istediginizi soyluyor size.
+3
compumaster
(30.10.25)
""
az önce bir başlık açacaktım. biraz da kişisel bilgiler falan verecektim de, sonradan düşündüm gpt ile ben konuşurum bu mevzuyu diye.

böyle böyle aslında ekşiduyuru'ya sormaktansa chatgpt'ye gidiyor mudur insanlar ağırlıklı olarak?
""
bu metni chatgpt'ye yapistirin duyuruuserin yapistirdigi cevaba benzer sonuclari alirsiniz.

bu arada chatgpt ciddi anlamda indexliyor duyuru'yu.
+5
compumaster
(30.10.25)
chatgpt = fastfood
duyuru = esnaf lokantasi

hamburger yemek istiyorsan esnaf lokantasinda isin yok.
birebir deneyime dayali nokta atisi cevabi chatgpt'nin hicbir zaman verebilecegine inanmiyorum. o lezzet her zaman eksik olacak.
0
cooperr
(31.10.25)
(9)

Geçmiş hatalar

camlicagazoz
Merhabalar,Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta. Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu. Asıl sorun şu. Bu
Merhabalar,

Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta.

Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu.

Asıl sorun şu. Bunu paranoya yaptım. Girdiğim kalabalık ortamlarda bu konu açılacak diye aklım çıkıyor. İnanılmaz geriliyorum. Yok mudur bunu unutmanın ya da gerilmemenin çaresi?
0
camlicagazoz
(29.10.25)
hocam insanız, kararlar alırız, veririz değiştiririz. konuyu açan olursa da bir kitap kadar sessiz kalın ve mottonuz da bu olsun: insanların derdi ben olmuşum demek ki zamanında iyi koymuşum.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(29.10.25)
ben de 4 ay sonra dönmüştüm. iş görüşmelerinde soruyorlar ben de bensiz yapamadılar geri çağırdılar duygusal davrandım dönmek zorunda kaldım diyorum her seferinde konu kapanıyor.
0
administ
(29.10.25)
açılsın, ne olacak.

birincisi hata falan değil, tecrübe.

şu an çalıştığın yerin değerini bu sayede öğreniyorsun.

ikincisi iş vs. çok da umursanacak şeyler değil. etrafındakiler de sallamıyor emin ol. biri konusunu açarsa espri yap geç veya duymazdan gel..

para karşılığı işçiyiz hepimiz. abartmaya gerek yok.
0
gurur
(30.10.25)
Bu mallık değil tecrübedir. konusu açılırsa gururla anlatabilirsin.
0
duyuruuser
(30.10.25)
millet evleniyor 2 çocuk yapıyor ve ayrılıyor. sonra hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. bu kadar kafaya takarsanız genç yaşta derdinizle ölürsünüz.
0
limonlu eksi
(30.10.25)
Bu neden utanılacak bir şey anlamadım ki. Ben olsam istifa ettiğim yere geri dönebiliyorum demek ki bensiz yapamıyorlar diye kendimle gurur duyardım
0
yenibirgüzelnick
(30.10.25)
ben de yıllar önce bi yerde çalışırken bir olaya kafam takıldı, çıkıcam işten dedim hatta ben iş görüşmesine gidiyorum ddiye açıkça söyleyip görüşmelere gittiğim oldu, sonra baktım diğer yerler daha kötü, sessizce çalışmaya devam ettim.

sonra ordan çıktım daha yüksek maaşlı bi işe girdim hatta şehir değiştirdim çok pişman olduğum olaylar yaşandı vs ama günün sonunda bunlar hep tecrübedir yapıcak bi şeyok yok. insn bazen yaşamadıklarına değil yaşadıklarına pişman olmalı.

ben hatırlıyorum eski iş yerimde hep önceden çalışıp ayrılmış olan kişiler gelip tekrar çalışıyodu, gayet de normal bi durumdu. şimdi de yine işsiz kalsam iş arasam vs tekrar gidip orda çalışırım yani oluyor böyle şeyler, siz sadece sizin başınıza geldiği için kendinizi apayrı bi yere koymuşsunuz. bunun birçok iş yerinde olan bişey olduğunu düşünürseniz normalleştirirsiniz bence.

konusu açılırsa da burdan daha kötü yerler de varmış diye goygoy yapabilirsiniz bence.
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
bunda kafaya takılacak ne var? insanlar kız arkadaşlarıyla defalarca kez ayrılıp barışıyor. mesela ben 6 ay önce ayrıldığım kıza yeniden yazmamak için zor tutuyorum kendimi. olur öyle şeyler
0
messina123
(30.10.25)
Bunda bir şey yok ki. Çok normal. Daha iyi bir işe gittiniz, anlatıldığı gibi olmadığını farkedip tekrar buraya döndünüz. Ne var bunda. Şey mi düşünüyorlar diye düşünüyorsun: “bu adam gitmeye meyyal, daha iyi iş bulursa gidecek” evet öyle zaten. İş dünyası böyle bir şey, profesyonel olmak da böyle bir şey. Yasal ve ahlaki sınırlar çerçevesinde başka şirketlerle görüşebilir ve daha iyi imkan sağlarlarsa giderim.

Yok öyle düşünmüyor da başarısızlık gibi düşünüyorsan yine sorun yok. İş yapıp para alıyoruz. İş bizim için hayatın anlamı değil, olmamalı. Kira fatura kredi vs ödemek için bir araç sadece.
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
(7)

toynak ayakkabi?

cooperr
mekan yurtdisi. gecen sokakta geziniyorum, karsidan gelen bir hatunun ayaginda bunlardan vardi:https://www.maisonmargiela.com/en-ca/maison-margiela/women/shoes/tabi/arastirdim, bu baya pahali bir ayakkabiymis, italyan falan. sorum hanimlara, bunu "ustune para versek" giyer misiniz? bu nedir abi alla
mekan yurtdisi. gecen sokakta geziniyorum, karsidan gelen bir hatunun ayaginda bunlardan vardi:
www.maisonmargiela.com

arastirdim, bu baya pahali bir ayakkabiymis, italyan falan.

sorum hanimlara, bunu "ustune para versek" giyer misiniz?
bu nedir abi allahasen..
-2
cooperr
(29.10.25)
er kişisiyim. bazı şeylerin güzel olmaktan öte sadece pahalı ve elit gibi gösterdiği için tüketildiğini düşünüyorum.

mesela bu
cdn.akakce.com
ya da bu
images.cdn.autocar.co.uk
hadi bilemedin bu
videocdn.alem.com.tr

hani sistem sanırım şöyle işliyor. benim o kadar param var ki çirkin olanını bile alıyorum o kaddar zenginim vb...
+3
Fodera
(29.10.25)
firsattan istifade zamanin otesinde tasarimi olan g wagon ve submariner gommen hos olmadi, seni kiniyorum ve eksiliyorum :D
+2
🌸cooperr
(29.10.25)
Bir ayakkabı tasarımcısı olarak diyorum ki sadece margiela olduğu için giyerim ama ben adidastan başka ayakkabı giymiyorum o yüzden giymem. Bunu giyenler de margielanın imzası olduğu için giyiyor hatta başka markalarla da collab yaptılar. Çirkin mi evet ama bir ugg bot kadar çirkin değil.. hem güzellik arayan kim ki..
0
suicides underground
(29.10.25)
Ugg kotu eyw, ama bu ondan da kotu.
bu bambaska bisey
oldu olacak nal caktiralim bitsin, bir de semer atalim sirtimiza.
zaten binen cok, adini koyalim..
0
🌸cooperr
(30.10.25)
O kadar haklısın ki:))
0
suicides underground
(30.10.25)
çirkin ama belki aşırı rahattır.
+1
duyuruuser
(30.10.25)
iğrenç bi ayakkabı ama üstüne iyi bi para verirlerse giyerim
+1
Sadece soruyorum
(30.10.25)
(6)

Mesaja, aramaya hemen dönüş yapmak

arbre
Ya ben bu konuda çok düz bir insanım. Gördüğüm an okuyorum, cevap yazıyorum, çalarsa açıyorum. Ama bu kadar kolay ulaşılabilir olmak bana saçma geliyor. İyi mi yapıyorum? Bazı tipler saatlerce, günlerce okumaz, kendini bir şey zanneder, bu tiplere aşırı sinir olduğum için o tipler gibi olmak istemed
Ya ben bu konuda çok düz bir insanım. Gördüğüm an okuyorum, cevap yazıyorum, çalarsa açıyorum. Ama bu kadar kolay ulaşılabilir olmak bana saçma geliyor. İyi mi yapıyorum? Bazı tipler saatlerce, günlerce okumaz, kendini bir şey zanneder, bu tiplere aşırı sinir olduğum için o tipler gibi olmak istemedim. Ama bu kadar umursamaz da olamadım. İçimden bir ses ayıp olur, yaz, bekletme diyor. Siz nasıl yapıyorsunuz? Sağ olun.
-1
arbre
(28.10.25)
Sağlıklı insanlar gördüğünde müsaitse döner, müsait değilse müsait olduğunda döner.
+4
duyuruuser
(28.10.25)
Kolay ulaşılabilir olmak sıkıntı tabi duruma göre değişir. Aynı gün içinde dönüş yapmak iyidir.
0
pembediken
(28.10.25)
Yukarıdaki arkadaşın dediği gibi müsaitsen açarsın. O an işin varsa müsait olduğunda geri ararsın.

Böyle bir tanıdığım daha var arayanı mutlaka açacak takmış kafaya. Geçen koca avize takıyoruz ben tutuyorum o da vidalıyor. Telefonu çaldı açtı adam. Hayır aşırı önemli bir konu da değil havadan sudan konuşmak için aramış birisi. Yani şimdi mesela yeri mi açmanın orada. Koca avizeyi tutacam diye belim kopmuş :)
+3
nuevo
(28.10.25)
galiba ben de "kısmen" tarif ettiğiniz insanlardanım :)

ben de hemen yanıtlamam çok önemli bir mevzu değilse. kolay ulaşılabilen birisi olmak beni de tam olarak sebebini bilmemekle birlikte "bir tık" rahatsız ediyor.

ama öyle günlerce yanıtlamamak felan da değil benimkisi! taş çatlasın şöyle bir 15 dk felan sürer yanıtlamam.
-1
pangea
(28.10.25)
ben insanları hiç anlamıyorum, gerçekten.

telefon en yakınlarımdan gelmişse müsait değilken bile açıyorum, "müsait değilim, az sonra arayacağım" diyerek haber veririm. onu yapamayacak durumdaysam da önceliğim o kişiye geri dönmektir. diğer iletişim kanallarından veya sosyal medyadan gelen mesajlara da müsait olduğum an cevap veriyorum. bir tek kendilerini çok önemli, vakitlerinin çooook kıymetli, hemen ulaşılabilecek fani insanlardan ayrı olduklarını düşünen tipler yüzünden NORMAL insanlar da "acaba ben mi çok kıymetsizleştiriyorum kendimi?", "hemen cevap verdiğim takdirde kendimi hemen ulaşmaya hazır biri gibi mi gösteriyorum?" kompleksine giriyor.

maalesef anormal tiplerin, normal tipleri de kendilerine benzetme konusunda başarılı olduğu da bir gerçek. zira ben de bana hemen cevap vermeyenlere hemen cevap vermiyorum artık.
+1
m e b
(28.10.25)
Telefonda konuşmaktan hoşlanmadığım için bazen görmemezlikten geldiğim aramalar oluyor.
Tanımadığım numaraları hemen açmaya çalışıyorum kargo ya da işle ilgili olabiliyor.
Mesajlara hızlı dönerim herkes bu özelliğimi bildiği için dönüş yapmadıysam ya da geç döndüysem gerçekten işim olduğunu müsait olmadığımı bilir.
İnsan bazen işi olmasa bile kafa olarak uygun olmayabiliyor ya mesaja geç dönmeyi “kendini bir şey zannetme” olarak yorumlamam, baştan savma cevap geleceğine geç ama düzgün gelsin mesela bu daha önemli.
-1
mutekebbir
(28.10.25)
(4)

Deprem oldu ve ekşisözlük çöktü mü

makbur
Issız ajun kaldı mu?Bir bende mi açılmıyor?Herkese geçmiş olsun.
Issız ajun kaldı mu?

Bir bende mi açılmıyor?

Herkese geçmiş olsun.
+3
makbur
(27.10.25)
Balıkesir 6.1. Baya yer sallanmış.
+1
nothing in my way
(27.10.25)
Ankara'nın kuzeybatı kıyılarında epey sallandık, sözlük çöktü bende de.
+1
muhayyer divan
(27.10.25)
Hafifçe sallayan bir depremde bile böyle tıkanmalar oluyorsa vay halimize..
0
🌸makbur
(27.10.25)
deprem olup olmadığına, nerede olduğuna tüm türkiye ekşiden bakıyor. azıcık kasıyor haliyle.
+2
duyuruuser
(28.10.25)
(7)

Ud

teknik_er
merhabalar,Ud almaya/çalmaya heveslendim. Sesi çok hoşuma gitti. Hiç izole ortamda dinlemediğim için evde çalmak komşuları rahatsız eder mi emin olamadım. Bizim duvarlar biraz ince olduğu için çekincem var. Çok ses çıkıyor mu?Önce ders almayı düşünüyorum, udlar pahalı duruyor. Ud Tavsiyesi olan var
merhabalar,

Ud almaya/çalmaya heveslendim. Sesi çok hoşuma gitti.
Hiç izole ortamda dinlemediğim için evde çalmak komşuları rahatsız eder mi emin olamadım. Bizim duvarlar biraz ince olduğu için çekincem var. Çok ses çıkıyor mu?

Önce ders almayı düşünüyorum, udlar pahalı duruyor. Ud Tavsiyesi olan var mı?
+2
teknik_er
(27.10.25)
en iyi udlar 80 - 125 bin arası. tabi ikinci el olanlar da var bunların arasında.

öte yandan 3 bin liralık uda 30 diyen de var. kim neye tutturursa artık. ud öyle davul gibi zurna gibi çok ses çıkartan bir enstruman değil. klasik gitarla hemen hemen aynı olarak düşünebilirsin.
+1
Fodera
(27.10.25)
Udlar fabrikasyon üretilen şeyler değil, onun için tam olarak @cosmicstring +1

Ayrıca @Fodera +1, ud çalışırken çok ses çıkarmaz ve rahatsız da etmez, bu bakımdan en rahat sazdır diyebilirim. Evet, hocayla gidip almak gerekir. Ankara'daysanız mesaj yazın konuşalım.
+1
muhayyer divan
(27.10.25)
arkadaşlar en yakın arkadaşlarım türkiyedeki ünlü luthierler. genel olarak türk müziği enstrumanlarına bakmasalar da hatır naz niyaz uğruna bakıyolar.


muhtemelen hayatınızda görüp görebileceğinizden çok daha fazlasını gördüm sadece ud konusunda. hocalarınız da bişey bilmyor. iki üç kuruş komisyon uğruna üçbinliraya seri imalat udları öğrencilerine 30 40 liraya iteliyolar.


ayrıca türkiyedeki fabrikasyon üretim olarak ilk önce bağlama peşinden de ud geliyor.


kaliteli bir bağlama ortalama 3000 euroya iyi bir ustanın elinden çıkar. ud da öyle. bunun dışındakiler düşük kaliteli seri imalattır. bu enstruman yapımı vb konusunda aklınıza gelen İYİ isim yapmış kim varsa muhtemelen arkadaşımdır.

ayrıca ud yapısı gereği sorunlu bir ensrumandır. klasik olarak iyi bir tesviyeye ihtiyaç duyar, burguların olduğu yerden çok sık şekilde yapışkan sökülmesi açma yapar, seri imalat udlarda köprü kopması çok sık olur.. ön kapakta ve yapraklrda çatlamalar olur.bir udu herhangi bir luthiere götürün. sadece yeni bir eşik yapsa kallavi para alır sizden 11 tane teli var. teller birbirlerine çok yakın. burguların eksenlerine paralel olarak yapılmak zorunda bin tane detay ve saatler süren işçilik vb vb. eşik ile burgulara delinmiş deliklerin paralel olması lazım.


şugün iyi bir burgutraş bile küçük bir servet.
+2
Fodera
(27.10.25)
belli bir yaştan sonra özellikle perdesiz enstrüman işi ziyadesiyle sıkıntılı.

hele bir de hiçbir enstrüman geçmişiniz yoksa kusura bakmayın ama o iş yaştır.

bir kere müziğe geç başladığınız için seslerin kafanızda oturması daha çok zaman alacaktır. öte yandan çaldığınız enstrüman tuşlu ya da perdeli değil, bastığınız yerden doğru sesi çıkarabilmek için de ekstra efor sarfetmeniz gerekecek. ancak diğer yandan doğru sesin ne olduğu da kafanızda böyle mühürlenmiş bir bilgi olmadığı için debelenip duracaksınız. hatta daha kötüsü debelenmeyeceksiniz bile, yanlış seslerle çalmaya devam edeceksiniz.

perdesiz enstrümanlar çok fazla efor ve zaman ister. 20 yaşından sonra kemana bir heves başlayanları çok gördü bu gözler :)) (kaldı ki keman virtöüzleri bile zaman zaman komalı sesler çıkarır ve bu sesler mutlak kulak insanları bildiğin rahatsız eder :) )

öte yandan @fodera'nın yazdıkları da sıkıntılı işler. yani çevrenizde ud'dan anlayan samimi olduğunuz biri yoksa her türlü kazıklanmaya açık bir sektör -ki sanat sepet işleri yurdum insanın birbirini en fazla yoldukları alandır, hele ki yeni başlıyorsa acemiyse vs-
0
makbur
(27.10.25)
@Fodera

Seri imalat derken? Udda seri imalat nasıl oluyor? o kadar ağaç dilimleri hazır mı geliyor fabrikada mı birleştiriyorlar anlamadım nasıl oluyor?
0
muhayyer divan
(27.10.25)
hocam o yapraklar ağaç üreticisinden hazır set halinde geliyor zaten. kalıbına kadar satılıyor. sap bloğu, klavyesi, rozetleri, köprüsü, burgusu, eşiği ,aklınıza gelen herşey hazır satılıyor.

www.vowoods.com

buradan ben bi çok defa ahşap aldım gitar bas yapmak için. bunlar bir de kaliteli malzeme satıyor. daha bunun bin tane ucuz alternatifi var.
+1
Fodera
(28.10.25)
telli enstrümanlar için susturucular var onlardan kullanırsın faydası oluyor.

ortalama bir fiyata (benim bütçem max 10bin olurdu) ikinci el bir ud alıp devam edin. araştırdıkça detaylara hakim olursun.
yeni başlayan birinin el yapımı uda 150-250k vermesine gerek yok.
0
duyuruuser
(28.10.25)
(15)

Kiracılı ev beğendim, kiracı çıkmamak için direniyormuş, mahkemelik olmuş?

Cesario
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı. Ev sahibi yıllardır e
Emlakçıyı aradım, her şeyi anlattı. Kiracı şu an evi göstermiyor dedi. Ev sahibi ile davalık olmuş şu an. Kira bedeli tespit davası da açmış ev sahibi. 10 bin tl kira ödüyormuş, ama ortalama 20-22 bin tl kiralar. Kasımda sözleşmesi bitiyor ama 14 bin olur en fazla dedi emlakçı.

Ev sahibi yıllardır ev sahibiymiş. Evin %80ine kadar kredi çıkar o konuda sıkıntı yok dedi.

Yatırım için değil, kendim otururum diye alıyorum. 1+1 ama bekarım, evli olsam bile çocuk olana kadar otururum.

Benim üzerime ev yok, hatta babamın bile üzerine ev yok.

Alacağım evde kiraya vermeden ben oturacağım senaryosu üzerinden ilerlersek kiracı kaç ay direnir, ben de mi dava açacağım, hangi aşamada evden çıkmak zorunda, çıkmazsa ne oluyor?

Ayrıca eve uyuz olup zarar vermiş olabilir mi?

Son SORU: Ben evi alırsam zaten kiracı depozito falan vermez herhalde. Ben ilandaki fiyat üzerinden ne kadar pazarlık yapabilirim makul ölçüde?
+1
Cesario
(24.10.25)
Çok bulaşılacak bir iş değil. Evi sen alırsan direkt kira sözleşmesinin tarafı olursun. Kiracının pazarlık yapmak gibi bir mecburiyeti yok. "Ben yaşayacağım bu evde." desen bile kiracının çıkması epey uzun sürer.

Ek olarak "evli olsam bile çocuk olana kadar otururum." düşüncesi biraz naif :)
1+1 ev konusunda gelecekteki eşini ikna etme konusunda sana şimdiden bol şans dilerim.

edit: pazarlık konusunu yanlış anlamışım. önceki soruya cevap vereyim. sen evi alır almaz 1 ay içinde ihtar göndermelisin bu evde ben yaşayacağım diye. 6 ay süresi oluyor kiracının. ama çıkmak istemezse tahliye davası falan epey uzun sürer.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
kiracılı ev alınmaz net.
aldığında çıkartmak için en iyi ihtimal 1,5-2 yıl uğraşırsın.
himmet dayının yazdığı gibi ihtar süreleri var ardından mahkeme süreci uzarda uzar.
veya konuşup para teklif edip çıkarmaya çalışırsın. onda da çok uçuk fiyatlara bile çıkanlar oluyor. 300 bin 500 bin fiyatlar konuşulur. hatta bir yakınıma kiracısı 1milyon istemiş çıkmak için.
ona göre ev sahibiyle pazarlık yapılabilir. tabi bunun karşılığında kiracıdan çıkacağına dair noter onaylı imza almak lazım.
tabi bu kendin oturacağın durumlar için.

kiracı oturmaya devam etsin dersen mevcut kira sözleşmesi aynı şekilde devam eder. yasal oranda kirayı arttırır geçer. tekrar sen kira artış davası açar tekrar 1-2 sene uğraşır durusun.
+1
my fault
(24.10.25)
Bulaşmayın hiç.
+1
Mcfly
(24.10.25)
Eğer ev uygun fiyatlıysa, kredi çekip alacaksanız ve evi alıp hemen oturma düşünceniz yoksa değerlendirilebilirsiniz.

Satıştan sonra 1 ay içinde ihtarname çekiyorsunuz 6 ay içinde evi boşaltması gerekli.
Çıkmazsa mahkemeye yoluna gidiyorsunuz. eğer gerçekten ihtiyaç için evde oturacağınızı mahkemeye sunarsanız (başka eviniz yoksa, kirada oturuyorsunuz vs.) en fazla 2 duruşma olur. bu da ortalama 10-14 ay sürer. Kiracı süreyi uzatmak için karara itiraz eder 4-6 ay kadar da o sürer. Sonrasında 1 ay içerisinde evi boşaltmak zorunda daha fazla uzatamaz.

Bu zaman zarfında enflasyondan dolayı evin aylık kredi tutarları azalmış olacak ve evin değeri de artacak. Kiracı çıktığında elinizde tam değerinde bir ev ve aylık ödemeleri size dokunmayacak kadar taksitleriniz olur. Bu değerinde evi satıp daha iyi bir eve geçebilirsiniz ya da yeni bir kiracıya güncel kira bedelleriyle kiralayabilirsiniz. Buradan gelen kira bedeliyle de yeni bir ev düşünülebilir.

Önceki ev sahibi kira tespit davası açmışsa demek ki kiracının 5. senesi dolmuş. bu dava neticesinde daha erkenden kira güncellemesi de olabilir ama ev satılınca o dava konusu size geçer mi, yoksa siz yeni bir dava mı açmanız gerekir avukata sorun.

Pazarlık konusunda da mümkün olduğunda düşürmeye çalışın sonuçta satıcı oradan kurutulmak istiyor.
ytd.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Tapu devrinden sonra derhal ihtar çekseniz bile kiracıya 6 ay oturma hakkı verilir. 6 ayın ardından halen çıkmyorsa tahliye davası açarsınız ama İstanbul gibi büyük bir şehirdeyseniz ve kiracı da inatçıysa davanın sonuçlanması 2 seneyi bulabilir.

Aman diyim, uzak durun.
+1
karaage
(24.10.25)
hocam çok okumadım mesajları ama sana bu işin türk halkı arasındaki zihniyetini açıklıyayım.

kiracının sorunlu olmasından bağımsız, eğer bu evin boş olan emsali 3 milyonsa, kiracılı olan 2.5 milyona satılır bilemedin 2.6 milyona satılır. aradaki fiyat farkının sebebi kiracıyı çıkarmanın zor olması ve uzun sürmesi.

ben kiracının olduğu evi satarken niye avukat tuttum. icra takipleri davalar mavalar. işte bu yüzden. satılmayacaktı çünkü, satılsa da ölü fiyatına gidecekti.


baktım avukat bana yanlış bilgi vermiş süreç çok uzadı. evden çıkarsanız icra takibini geri çekerim. mevcut kira borcunuzu silerim dedim. öyle çıktılar.
0
Fodera
(24.10.25)
Yazılanlara ek olarak kiracı çıkarken eve milyonluk zarar verebilir, bunu da hesaba katmanızı öneririm.
+1
kimlanbu
(24.10.25)
burada yapılabilecek şey (teyzem yaptı), evin fiyatını mümkün olduğunca bu sebepten düşürtüp, o parayı kiracıya teklif etmek. Mesela 1-2 yıllık kirasını teklif edeceksin, karşılığında kabul ederse atıyorum 1 ay sonraya geçerli ve gerçekten geçerli tahliye taahhütnamesi alacaksın. Bu şekilde çevremde 2 kişi halletti. Ama 10 bine oturan kişi çıksa 30 bin verecek, atıyorum 360 bin veya daha yüksek para isteyebilir :D çılgınlık. Ama çıkartamadığın senaryoda almanın anlamı yok, girmeyin o işe. (veya 2-3 yıl sonra girer otururum en kötü diyorsan gir)
0
nhk ni youkosu
(24.10.25)
Arkadaşlar peki 2 sene rahat oturur mahkeme dava diyorsunuz ya, finalde kira farkıyla beraber mi ödüyor kiracı?

Çünkü kaybedecek. İş yerinden biri kaybetti davayı. Sarıyerde boğaz manzaralı yerde fiyatlar 50 bin olmuşken arkadaş diretti yasal düzenleme %25 diye. 10 bine oturuyordu. :)
0
🌸Cesario
(24.10.25)
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası için ilk derece mahkemesinde 10-14 ay, istinafta 4-6 ay olmak üzere toplam 2 yıldan az süre biçen arkadaş neyi nereden biçmiş bilemiyorum ve anlayamıyorum.

Avukatım. 2024 Mart'ta açtığım ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının 2025 Kasımda duruşması var, yani şimdiden 20 ay geçti bile. İstinaftan ise dosyayı 2 - 3 seneden önce asla beklemeyin. Yani toplamda 4- 5 sene gibi bir süreyi gözden çıkarın, ha bu arada olağanüstü bir şey olur bu süreler kısalır ama onun haricinde İstanbul'da şartlar böyle. (Sarıyer'de iş arkadaşım dediğinizden sizin de İstanbul'da yaşadığınızı varsayıyorum.)

Oturmak için ev alacaksanız kiracılı eve bulaşmayın. Kiracı zaten tespit davası yoluna giderek süreci uzatma ve anlaşmama iradesini göstermiş. Çıkmak için para isteyecektir. Bu noktada @nhk ni youkosu'nun önerisi mantıklı. Ev çok uygunsa bu yolu denemenizi öneririm. Çok uygun değilse kiracısız başka bir ev bakmanızda yarar var.
0
10551037
(24.10.25)
bela satin alinabilir, ama bunun icin fiyatin cok duses olmasi lazim.

evin fiyatini oldugunca asaga cekebiliyorsan ve 2-3 sene ugrasmaya, isin sonunda da evin icini bitik bir sekilde almayi goze aliyorsan, sen bilirsin.
riske girmeden zaten kara gecmek zor.

adami kac senede cikartirsin bilinmez, kiraciyi bir turlu cikartamadigi, 2-3 sene mahkemelerde bogusmasina ragmen 1 lira kira alamadan dukkanini satmis tanidigim var.
0
cooperr
(24.10.25)
birebir aynı şeyi yaşadık. 10ay önce kiracı olduğumuz sitede emsallerden 1milyon daha ucuza ev aldık kiracılı. tabi ki 2 sene mahkeme vs uğraşmayı göze alarak. ağustostaydı galiba dava açtık ilk duruşma aralıkta. haklı sebeble tahliye davası kiracı da kaybedeceğini biliyor süreye oynuyor.
0
melodi
(25.10.25)
2 sene çok iyimser bir tahmin, süre 5-6 seneye kadar uzayabilir. Kira tespit davaları da hikaye, makul bir artış beklemeyin. Ucuz kira ödemeye devam edecek.

Kiracıyı şu an çıkarmanın 2 yolu var:
1. kendinin isteyerek çıkması.
2. sizin zorla, kaba kuvvetle çıkartmanız.

Almayın, uzak durun...
0
kartallar yuksek ucar
(25.10.25)
@kartallar

Mahkeme sonuçlanıp tahliye kararı çıkarsa ne oluyor, nasıl çıkıyor?

Çıkmak istemedikten sonra hiçbir türlü çıkamıyor mu?

Ev sahipleri o yüzden silahla kapıya dayanıyor galiba. Ben kiracı olsam belaya bulaşmamak için çıkardım.

Bu arada toki çekilişi var yılbaşından sonra. Son bir umut onu denerim. Olmazsa kiracısız bir ev bulmak en mantıklı yol.
0
🌸Cesario
(25.10.25)
Tahliye çıkarsa, istinafa götürüyorlar. en az 3-4 sene...
0
kartallar yuksek ucar
(27.10.25)
(8)

Kariyer ikilemi

kiminromeosu
Merhaba,Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum. Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaş
Merhaba,
Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum.
Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.
Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaşamıyoruz ve bu durum düzelmeyecek gibi. Ciddi mobbing yiyorum, yolum uzatıldıkça uzatılıyor.

Kaçış yolları ararken Ivy Lig'deki bir okula, proje taslağı gönderdim ve çok ayrıntılı, heyecan verici bir geri dönüş aldım. Proje beğenildi ve aslında doktora sürecinin tamamına yayılabilecek kadar kapsamlı olabileceği söylendi. Maddi destek alınabilecek bir projeymiş ve gel doktoranın tamamını burada yap diyorlar.

Benim kadrom şu anda çakılı. ABD'de de beşeri bilimler alanında kadro bulmak da çok zor. Okulum beni 1 yıllığına bile bırakmıyor, gitmek istiyorsam istifa etmem gerek.

Bir tarafım, kendine güven, güncel ve rekabetin çok yüksek olmadığı bir alanda uzmanlaşacaksın, bunu avantaja çevirebilirsin derken diğer tarafım bunun hayalperestlik olduğunu söylüyor.

Burada çok mutsuzum. Hangi yolu tercih etmek lazım dersiniz?
0
kiminromeosu
(24.10.25)
Mutsuzluk gayet normal. Yüzyıllara yayılan anadolu nun ruh hali. Orda bi tuhaflık yok.
Anladığım kadarıyla yurtdışına gidecek kadar cesur biri de değilsin.
Mutsuzluk meselesini hallet burda kuzu kuzu devam et.
Ya da cesur ol.
0
luluki
(24.10.25)
böyle durumlarda insan garantici olmak istiyor ama belki de gelen fırsatları kaçırıyoruz.
eğer orada yapamazsan tr ye döndüğünde zaten işsiz kalmazsın.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Yıllar önce benzer bir durumdayken istifa edip gitmeyi tercih ettim. Gittiğim yer de öyle Ivy falan değildi, Almanya olmayan bir Orta-Doğu Avrupa ülkesiydi. Doktorayı bitirince Türkiye'de köklü üniversitelerden birinde kadro buldum. Ha dönünce bambaşka mobing zırvalarıyla uğraştım ama kalsaydım her şey çok daha kötü olurdu. O yüzden bu koşullarda cesaret göstermek önemli. Ama karşı tarafı garanti altına almadan istifa etmeyin. Parayı buluruz ederiz deyip sonradan patlayan da çok oluyor, hele de şu an Amerikan akademisinin durumu malum.
0
evrim halkasi
(24.10.25)
istifa etmeden önce diğer alternatifleri iyice araştırın. tübitak ın doktora araştırma bursları var, onlara bakın, almaya hak kazanırsanız üniversite izin vermek zorunda zaten.

veya doğrudan rektörden randevu alıp fakültenizdekileri kötülemeden, eğitim için ücretli veya ücretsiz izin almak istediğinizi söyleyin. kabul ederse 1-2 yıl arasında izin alabilirisiniz. yurtdışında işler kötü giderse geri dönebilirsiniz böylelikle.

bütün alternatifleri inceleyin, araştırın, hatta anakaraya gidip yökteki ve tübitaktaki ilgili birimlerle konuşun. kimsenin haberi olmayan çok sayıda destek, uyugulama vs. var.
+1
yemrem
(24.10.25)
iş arkadaşlarınızla aranız kötü, mobbing var, önünüzü tıkıyorlar ve bu hikaye bitmeyecek. başka okula da gidemiyorsunuz. yurtdışını bilmem ama mevcut yerde durmamanız gerekiyor.
+2
co2s2
(24.10.25)
Seni biliyorum. Sakın istifa etme. Atıyorsa onlar atsın.
+1
Kahvedesu
(24.10.25)
ben de üniversite çalışanı olarak söyleyeyim, gidin. aile ile ilgili sorunlar vs dışında, gidin. yolunuz bahtınız açık olsun.
0
klassno
(24.10.25)
eileengray +1 once sureci olusturun, sonra karar asamasinda dusunursunuz.

abd'de sosyal bilimlerde hic para yok, stipend bile vermiyorlar. ben business school'da aldigim stipend'i soyleyince humanities'teki arkadaslarin gozu aciliyordu nasil ya hangi departman o diye. ucu ucuna yetecek bir para veriliyor. elbette phd'nin amaci para kazanmak degil ama yine de belirteyim dedim.

mezuniyet sonrasi da pek ic acici degil. cok ragbet goren biri olmadigin surece cok uzucu dusuk maaslara calisiyor profesorler bile. yani 50-60 yasindaki hocanin 22 yasindaki ogrencisi ozel sektorde hocasinin 2-3 kati ile baslayabiliyor. cok uzucu. ve bu is bulabildigin zaman gecerli. akademide is bulmasi da cok ciddi dert. fundinglere cok ciddi darbeler geliyor.
0
antikadimag
(25.10.25)
(6)

mantıklı bir şekilde yürümek

duyurukullanıcısı
hatunun 6k takipçili profesyonel bir hesabı var herkese açık. bir de kişisel hesabı var kapalı.mantıklı ve edepli şekilde nasıl yürüyebilirim?-postlarına like atıyorum-storylerine comment atıyorum-kişisel hesabına istek atmadım tanışmadık diye-mail hesabı var ama mail atmadım-profesyonel bir soru so
hatunun 6k takipçili profesyonel bir hesabı var herkese açık. bir de kişisel hesabı var kapalı.

mantıklı ve edepli şekilde nasıl yürüyebilirim?

-postlarına like atıyorum
-storylerine comment atıyorum
-kişisel hesabına istek atmadım tanışmadık diye
-mail hesabı var ama mail atmadım
-profesyonel bir soru sorup sonra olayı date döndürmek istemiyorum. garip geliyor bana.
-instagramda beni görmüyor veya cevap yazmıyor. bunu nasıl sağlayabilirim? en azından görülsün
-benim hesap normal insan hesabı. yurtdışından fotolar, arkadaşlarla fotolar falan.

ne yapmalıyım?
0
duyurukullanıcısı
(20.10.25)
Profesyonel hesabından seni görmemesi normal değil çünkü 6k takipçi diyorsun 25-30k falan olsa neyse. Bunun için yapman gereken iki şey olabilir istemiyorsun ama soru sorup olayı zamanla flörte döndürebilirsin ya da direkt kişisel hesabına istek atabilirsin. Zaten düzenli olarak beğeni ve yorum yapıyormuşsun paylaşımlarına göz aşinalığı vardır sana karşı. Eklerse şayet oradan paylaştığı bi hikayeye cevap verirsin ama eğer isteği kabul etmezse istemiyordur seni bunu anlayabilirsin.
0
mermaidd
(20.10.25)
Edepli yürüme ne ya? Yaş kaç
-4
Cezcez
(20.10.25)
Bu kişiyle dışarda ortak bir ilgi alanı, sık gidilen ortam veya arkadaş aracılığıyla tanışma ihtimali varsa daha iyi olur.
0
pembediken
(20.10.25)
fan buluşması yapması beklenebilir ya da sen de herkes gibi ara ara soru soracaksın kendini göstereceksin sonra özel hesabı eklersin oradan konuşursun olursa olur.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
denenmiş ve onaylanmış olanı ısrarlı bir şekilde yürümektir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
6000 takipçi sürekli like atıyordur. sürekli kalp atıyordur. bir dolu yürüyeni vardır. bir yerden sonra bakmamaya başladıklarını düşünüyorum.
0
co2s2
(20.10.25)
(2)

Araba tavsiyesi lazım

kisa
Anladığım bir iş değil. Kriterler ise şöyle;Araç yaşlı biri tarafından kullanılacak, yüksek araç istiyor (torres tarzı)çok km yapmadığı için elektrikli olabilir2.2M civarındaÖnüne biri çıktığında, yakınlaşma anında otomatik fren gibi güvenlik özellikleri önemli.Kriterlere bakınca pek seçenek daralmı
Anladığım bir iş değil. Kriterler ise şöyle;
Araç yaşlı biri tarafından kullanılacak, yüksek araç istiyor (torres tarzı)
çok km yapmadığı için elektrikli olabilir
2.2M civarında
Önüne biri çıktığında, yakınlaşma anında otomatik fren gibi güvenlik özellikleri önemli.

Kriterlere bakınca pek seçenek daralmıyor farkındayım ancak yorumlarınız iyi olur.
0
kisa
(20.10.25)
Hyundai Tucson
MG HS
Peugeot 5008
0
duyuruuser
(20.10.25)
2. el xc 40 al. sadece gaza bas. her şeyi kontrol ediyor zaten araç. o kadar çok sürüşüme müdahale etti ki rahatsız oldum. sanki sürücü kursu öğretmeni.
0
mikahakkinen
(20.10.25)
(8)

İsviçre’den İsviçre çikolatası ne alınmalı

iddaaci
merhaba, fındık fıstıksız düz sütlü çikolata olarak ne alınmalı? Üst düzeylere hediye olacak, hangi marka alınmalı ki şık hediye olsun.
merhaba, fındık fıstıksız düz sütlü çikolata olarak ne alınmalı? Üst düzeylere hediye olacak, hangi marka alınmalı ki şık hediye olsun.
0
iddaaci
(19.10.25)
vedatchilipeppers
(19.10.25)
vedatchilipeppers
(19.10.25)
Laderach
0
ırene adler
(19.10.25)
isviçre'den bu markadan getirmişlerdi bana. çok başarılıydı.

www.cailler.ch
0
exlibris
(19.10.25)
spruengli +1
0
duyuruuser
(20.10.25)
Laderach. pahalıdır ama.
0
galahad reloaded
(20.10.25)
doğma büyüme isviçreli arkadaşım oranın migrosundan gidip tam fındıklı çikolatalardan alıyor türkiyeye gelirken, öyle özel bir marka almıyor tek önemli olan detay fındığın kırılmamış tam fındık olarak olmasıymış çikolatanın içinde, kendi eskiden isviçrede yaşayıp turkiyeye temlli dönen teyzeleri için bu detaya dikkat ediyor.
+1
eja
(20.10.25)
Ne zaman İsviçre'ye gitsem, bunlar kesinlikle aldığım ve tavsiye ettiğim markalardır. Bütçe dostu olmayabilirler ama premium çikolatalardır.
- Läderach: Özellikle 'Pralinés & Truffles' serisi güzeldir.
- Sprüngli

Bunlara alternatif olarak, bütçe dostu olan Lindt veya Cailler de alınabilir.
0
admin
(20.10.25)
(11)

sevgili gobeksizler

lemmiwinks
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?3- six packiniz var mi?4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?
2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?
3- six packiniz var mi?
4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
+1
lemmiwinks
(19.10.25)
1- hic yapmiyorum ama yapcam. günlük hareket miktarım 6-7 bin adım civarı o da ofiste sağa sola yürümekten ibaret.

2- valla sabahları genelde kahveyle gecistiriyorum. oglen yemeklerinde genelde mercimek corbasi sadece. aksam yemeginde de unsuz ekmeksiz herhangi bir sey, bowl falan genelde.

3- yok.

4- 30 yasinda er kisi.
+1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
1. Haftada 3 gün salonda bir gün dışarda ortalama ikişer saat.
2. Kalori ve makro hesabı yaparım. Şeker ve fast food ve de paketli gıdalar tüketmem, sevmem de.
3. Var.
4. Epeyce ve Er kişiyim.
+2
Mirket
(19.10.25)
on bilgi: ben kantarin iki ucunda da bulundum, uc basamakli kilolarda da iki basamaklilarda da bulundum, bir ara hasta gibi zayiftim, simdi isteyerek biraz kilo aldim ama hala gobegim yok.

1- cok zayifken haftada 4-5 gun kosuyordum, su an kucuk cocugum var o nedenle belki haftada 1 kez kosabiliyorum, ama cogu zaman o da yok.
2- galiba ucundan intermittent fasting yapiyorum. kahvalti etmiyor kahve ile gecistiriyorum. ogle yemeginde cok agir ve fazla yemiyorum. ki malesef ust sinirim yok, otursam dur durak bilmeden yerim ama insan cok yememeye cabuk alisiyor.
3- six pack yok
4- 30'larin ortasi, erkek
+2
adrianapole
(19.10.25)
1. Düzenli yoga ve yürüyüş
2. Protein ağırlıklı beslenip her şeyden yerim.
3. Yok
4. 30 larin ortası. kadın
+2
pembediken
(19.10.25)
1- yapmıyorum. ancak stretching filan. arada gaza gelip pilatese gidiyorum. hayatımın en büyük eksiği düzenli spor. yazın bari yüzüyorum. kışın o da yok. home office çalışıyorum işte, o da ayrı sorun. evde her işi kendim yaparım, evin etrafındaki markete pazara yürüyorum, araç almak için son raddeye kadar bekledim, sırf hareket edeyim diye bunlar. bu konuda çok tembelim.

2- sabah acele teslimatım, acil işim yoksa erken kalkmam, varsa işi bitirip kahvaltı yaparım. Türk usulü zengin kahvaltı yapıyorum evde. öğlen öğünü yemiyorum zaten kahvaltı vaktim öğlene yaklaşıyor. akşamı da geç saate bırakmam. ekmek, fast food, abur cubur, meyve suyu, ketçap vs. böyle şeyler tüketmiyorum. ağırlıkla tencere/ev yemeği yapıyorum. kendime göre dengem var yemeğin yanında çorbası salatası gibi. dışarıda da balık ya da kebap mesela. yemek seçmem ama miktarı abartmıyorum. ödül benim için tatlı. kalori saymam.

3- six pack'li hiç kadın yok etrafımda , bende de yok. pilates/fitness hocası, PT vs. 25 yaşında kadınlarda da yok buralarda. bu kadar hareketsizlikle yine kas kitlem iyi, göbeğim olmadığına şükür.
4- 42 kadın.
+2
subcomponent
(19.10.25)
- aldigin enerjiden daha cok tuketirsen zayifliyorsun,
- tabi ekmegi birak,
- erken yat, erken kalk, uykunu iyi al.
-1
designer
(19.10.25)
1. spor yapmıyorum, sağlık için yapmak istiyorum
2. iştahım yok, fazla bir şey yemiyorum. ödül olarak görmüyorum ama tuzlu ayçekirdeği+soda ve hurma+ceviz hoşuma gidiyor bu aralar.
3. six pack yok
4. k, 30lar
0
deartheodosia
(19.10.25)
1- haftada 3-4 gün yogaya gidiyorum. 5-6 gün de ortalama 2 saatlik dans antrenmanı yapıyorum. haftaya spor salonuna döneceğim. 4 gün de ağırlık çalışacağım tekrar.

2- her gün evde yemek yapıyorum. ortalama 2.500 kalori alıyorum. daha çok protein ağırlıklı besleniyorum.

abur cubur yemem almam hiç öyle bir alışkanlığım olmadı, canım da istemez. yılda birkaç kere cips yediğim olur yılda maksimum 5-6 kola ne içerim. genelde maden suyu ve ayran içiyorum. mc donalds burger king vb. yerlerden yemem dışarıda yiyeceksem ev yemekçisine giderim ya da en kötü tavuk ızgara salata falan yerim.

3- six pack yok


4- 29 er kişiyim
0
i wanna go back
(19.10.25)
1- haftada 4 kere 10-20 km koşu + full body workout.
2- kahvaltı yapmıyorum. tatlı yemiyorum. geri kalanı dengeli. her şey yerim.
3- six pack var.
4- 41 - erkek
0
gabe h coud
(20.10.25)
göbek eritmek için spor falan hikaye, bu göbeksizlerin hepsi az yiyor.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
1- spor salonunda haftada 5 gün, 1'er saat canım çıkana, donum kıçıma yapışana kadar terleyerek çalışıyorum.
2- yarım tencere pilav, 1 kilo kadar et, biraz salata. ara öğünlerde meyve ve kuruyemiş yiyom. abur cubur yemem. yaz aylarında dondurma alırım biraz.
3- 4 packs var şu an. karbonhidratı kısarsam 6'sı da çıkıyor.
4- 37, erkek

fotoğraf atıyorum buraya zaten. görmüşsünüzdür.
0
yurtsuz john
(20.10.25)
(39)

Eşimle yaşadığımız son büyük tartışmayı yorumlar mısınız? (Evli ve boşanmışlara soru)

mahmuttt
Sabah uyanıyoruz. Küçük çocuğumuzun keyfi yerinde. Hafta içi çalıştığımız için aile ortamını hafta sonları daha çok yaşıyor çocuk. Eşim (karım) genelde sabahları gergin. çocuğun saçını toplamak istiyor. (Çocuk henüz iki yaşında bu arada). Kuzu gibi gelip önüne oturmuyor tabi. Eşim de kızıyor bağırı
Sabah uyanıyoruz. Küçük çocuğumuzun keyfi yerinde. Hafta içi çalıştığımız için aile ortamını hafta sonları daha çok yaşıyor çocuk.

Eşim (karım) genelde sabahları gergin. çocuğun saçını toplamak istiyor. (Çocuk henüz iki yaşında bu arada). Kuzu gibi gelip önüne oturmuyor tabi. Eşim de kızıyor bağırıyor çocuğa zorla saçına tokat takıyor.

O esnada ben koridordayım çocuk baba diye ağlamaya gözlerinden yaşlar gelmeye başlıyor. Tabi bu yüzlerce kere tekrar eden bir sahne olduğu için, artık benim tepemin tasa atıyor.
Gidiyorum içeri ağzımdan bir küfür kaçıyor dayanamıyorum çünkü sonra çocuğu alıyorum kucağıma o odadan çıkıp koridor tarafına geçiyorum.

Eşimin özellikle son bir aydır bana karşı “yanıma hiç yakışmıyorsun, anasının oğluşu” gibi tahrikkar sözleri de var bu arada.

Bu gibi sözlerinden dolayı dün akşam çok gitmek istediği şehir dışındaki arkadaşına aile ziyaretini yapmayacağız dedim. Çünkü bana bu şekilde saygısız, terbiyesiz konuşan bir insana “hadi gidelim” dediği bir yere gitmek ona “Aferin” deyip ödül vermek gibi geliyor. Katlanamıyorum.

Bunun hazımsızlığı sabah da üzerindeydi diye düşünüyorum bu arada…

Çocukla bu olay yaşanmadan öncesi de var. Yine bu sabah Yalnız yaşayan bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı diyorum. Çünkü dün cumartesi tüm günü kendi Çekirdek ailemizle beraber keyifli bir şekilde geçirmiştik. Ve tüm haftayı da.

O da bugün kendi ablasına gitmek istiyordu. Tamam diyorum sabah annemle kahvaltı yapalım; öğleden sonra da ablana gideriz.

Sonra dönüp bana diyor ki annen kahvaltı yapmıştır zaten. Ben de o esnada öğrenmek için annemi arıyorum. Sonra bana diyor ki bana sormadan niye arıyorsun. Sonra telefonu kapatıyorum. O esnada annem geri arıyor. Ben de emrivaki yaparak yarım saat sonra seni alacağız diyorum kahvaltı yapacağız. Bu emrivakiyi yapmamın sebebi ise şu. Annemle çekirdek ailemi bir haftada sadece yarım gün bir araya getirmek bana göre bir yaşlıyı sevindirmek iyi bir şey. Çocuk için de bu ortamı görmesi iyi birşey bana göre. Ve eşim maalesef bu konuda ikna edemediğim için buna mecbur kalıyorum.

Sonra biz çocukla beraber hazırız. Onun giyinmesini beklerken diyor ki ben gelmiyorum. Çocuğu da hiçbir yere çıkaramazsın. Sen git annenle ne yapıyorsan yap. “ Annen neden aramıza giriyor” diyor.

Fakat konik olan annem çok nezaketli gariban bir kadın. Asla eşime karşı karşı bir gün bile en ufak bir kaynanalık yaptığı olmamıştır. İşine karıştığı asla yok, aksine sürekli annelik yapıyor. Bu arada çalıştığımız için beş gün çocuğumuza da o bakıyor.

Sonra ben eşime diyorum ki giyin, hazırlan çıkacağız. Bu Sinir krizine giriyor. Sonra ben Yatak odasında kapıyı kapatıp Çocuk görmesin diye, Sert bir şekilde Uyarıyorum. Bağırmamasını hazırlanmasını söylüyorum. Ve kalkıp bana bir tokat atıyor.

Sonra ben de çok ağır ağırıma gittiği için bir tokat atarak karşılık veriyorum. “Sen bana nasıl vurabilirsin” diye.

Sonra izin verdi ben çocuğu aldım ve anneme geçtim. O esnada kendi annesini aradım. Çünkü kendisi benden önce arayıp yanlı bir şekilde olayları anlatacağına çok emindim.

Annesine bu durumları açtım, konuştum. Annem de kadınla gözlemlerini paylaştı. Dedim ki ben bu olaydan sonra o eve hiçbir şey olmamış gibi gidemem ya siz kendisini çağırın evinize, çocukla beraber gelsin konuşun.

Bu durumu kayınpederime de paylaşın. Ya da siz gelin bir hafta burada hem çocuğa bakın hem de bu konuyu konuşun. Terbiye saygı sınırlarını aşırı bir şekilde aşmış durumda çünkü dedim.

Muhtemelen kayınpeder de arka planda dinliyordu.

Sonra kayınvalidem kayınpedere olayı durumu sansürleyerek anlatır diye durumu bütün açıklığıyla mesaj olarak Kayınpedere de yazdım.

Allah rızası için şu olayı lütfen bir yorumlayın. tecrübe deneyimlerinizle bana bir yol haritası çizin lütfen.

Teşekkürler.

İhtiyaç üzerine Ekleme:

annene bağımlısın diyenler için durumu sanırım yeterince anlatamadım biraz daha detaylıca açıklayayım izninizle.

Annem hafta içi sabah çocuğu evimizde teslim alıyor ve biz evden çıkıyoruz. Bu 3-5 dakikalık bir süreç. Sonra eşim eve geliyor ve annem kendi evine geçiyor. Yani hafta içi bir arada bulunduğumuz demeyelim, birbirimizi gördüğümüz toplam süre her gün 3-5 dakika.

Buna ek kadının yanında fiziken başka kimsesi yok. Yakınında olan tek çocuğu benim.

Ben bunlardan bağımsız haftada bir veya 10 günde bir hep beraber bir araya gelelim istiyorum.

Çocuğuma da bana da bunun iyi geldiğini gözlemliyorum çünkü.

Eşime gelince ben normalde bu konuda emrivaki de yapmazdım fakat aynı gün zaten öğleden itibaren kardeşine de ziyarete gidecektik. Annem konu olunca ben gelmiyorum sen git annene vs. dedi. Önceki olaylardan dolayı da bana bir karşıt gelme durumu vardı.

Benim anneme bağımlı bir durumuma gelince.

Hergün ararım, halini hatrını sorarım. Bu bağımlılıktan öte annemin benim nezdimde bir değerinin olması ile ilgili. Çocukluğumdan beri bir anne oğuldan daha çok iyi anlaşan yetişkin arkadaşlarız da.

Ve onun şuan yanında olan tek yetişkin olduğum için bilerek bunu yapıyorum. Bir vefa borcu adına ne denirse densin. Örneğin Allah korusun vefat etse benim dışında onun kapısını tıklatıp yoklayan başka kimse yok.

Biraz daha açıklayıcı olmuştur umarım
0
mahmuttt
(19.10.25)
Kendisini yetiştirememiş sözde iki yetişkin görüyorum. Arada olan gariban cocuga acıdım.
Bu anlattıklarında da ikiniz haksızsınız. İkinizin de ciddi şekilde düşüncesini davranışını değiştirmesi gerekir ama bu saatten sonra ve fiziksel siddet olaylarından sonra bence bu iş öyle veya böyle bitecek gibi görünüyor.
+6
dedeminhirkasi
(19.10.25)
ikiniz de haksızsınız boşanın kurtulun çocuğa da yazık, ayrıca hikayenin seninle ilgili olan taraflarını yumuşatarak ballıyarak anlattığın belli, niye kadın sürekli annen aramıza giriyor muhabbeti yapıyor?
+7
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Saygı ve tahammül kalmamış geçmiş olsun.
+2
anon1m
(19.10.25)
Çocuk varken ayrılmayı kesinlikle düşünmeyin. Son çaredir o ve o aşamaya daha çok zaman var.
Ya ikinizin de saydığı bir aile büyüğünün hakemliğine gidin. Ya da bir aile terapisti bulun. İncir çekirdeğini doldurmayacak büyüklükte devasa sorunlarınız var sizin.
Ayrılın diyenler için de bir atasözü geldi aklıma. Bekara karı boşamak kolay gelirmiş.
-10
Mirket
(19.10.25)
selamlar, yaşadığınız bu sorun için üzüldüm ama her ne olursa olsun eşinize tokat atmanız çok yanlış. bunu geçtikten sonra eşinizin geçinmeye niyeti olmadığını, sizin anneninizle kendisini yarıştırdığını düşündüm. bunu sadece sizin söylemlerinize dayanarak söylüyorum karşı taraf ne der ne anlatır bilemem. sonuçta hakim de değilim avukat da ama her ne olursa olsun üzüldüm.
+2
Fodera
(19.10.25)
öncelikle ikiniz de psikiyatriye gitmelisiniz. bunu kardeşim hastasınız vs. diye söylemiyorum, lütfen kötü algılamayın. öncelikle kendinizi ve neyi tetiklediğinizi çözmeniz lazım. bu süreçte de ilaç desteği yardımcınız olur.

anneniz, arkadaşlar şu bu çok gereksiz bir çok yük edinmişsiniz. siz birbirinizle evlisiniz. o şunu dedi bu bunu dedi, yok annemle kahvaltı falan bunlar sadece ikiniz arasındaki ilişkiyi devam ettirirken yük olan noktalar.

merak etmeyin kimseye bir şey olmaz.

ortada çocuk var iki insan olarak o çocuğun sağlıklı büyümesini sağlamanız gerekli.

tokat vs. zaten rezalet bir durumdasınız. bunu kibarca ifade etmenin yolu yok.

ilişki sürdürmek zaten aşırı zor bir durum daha da zorlaştırmayın kendinize. bi antidepresan alın.

başkalarını unutun ilişkinize bakın.

sürekli ben haklıyım o haklı, ondan bunu esirgerim düşüncelerinden sıyrılın. önemi yok.

bizim düşüncemizin de önemi yok.

sakin olun.
+5
gurur
(19.10.25)
ikinci evliliğini yapmış er kişiyim. birlikteliğinizde çok temel sıkıntılar olduğu açık, siz de biliyorsunuz zaten belli bir durum bu. ama benim anlamadığım sıkıntı yaşayıp anne babayı aramak nedir? kusura bakmayın ama bu yetişkin ilişkisi değil, nezaketle söylemek istiyorum ama 20 yaşında köy yerinde evlenmiş insanların sahip olduğu gibi bir ilişki mevcut. burdan sağlıklı bir ömür boyu birliktelik, mental olarak sağlıklı bir çocuk çıkması gerçekten çok zor.
+10
awlmi
(19.10.25)
Ben bekarim, sizin gibi medeni cesaret gösteremedim daha,

o cesareti gösterdiginiz saf duygulara dönmeyi denemelisiniz,

kendini yipratan seyleri karsiya anlat, oda sana anlatsin ve ilk günku gibi olamayi istediginizi soyleyin,

Cocuk herseyi gorur,duyar ve sizin hayatiniz, onunda tercihlerini belirler,

eşin stresi kaldiramiyor ve cocugada bunu yansitiyor, akli selim hareket edemiyorsaniz destek almayi deneyin,
ama siz, ana-babasiniz,akli selim olmalisiniz,bencil olamassiniz artik,

Egonuzdan siyrilarak birbirinize dertlerinizi pozitif kelimeler ile anlatmayi deneyin.
0
designer
(19.10.25)
Herkes çok olumsuz şeyler yazmış. Ben de ikinizi de haksız gördüm.

Bence çocuksuz bir kafa dinlemeye ihtiyacınız var. Ayrıca oturup konuşmaya. Gerçek düzgün bir konuşmaya. Hatta ben olsam baya ciddi ve yer yer kötü xor örneklerle konuşurdum. Kavgalarda boşanma lafının geçmesini hiç doğru bulmam ama bazen en kötüsünü de görmek göstermek lazım. Atıyorum adi Özlem. Derdim ki bak Özlem önümüzde iki seçenek var ya bu şiddetli kavgaya devam edeceğiz giderek dozu artacak ve bir şekilde boşanacağız ya da toparlamak için elimizden geleni kalbimizle yapacağız. Ben sana ve çocuğumuza iyi bir eş ve baba olarak elimden geleni yapmak istiyorum. Hayatın yükünü iki kişi omuzlamak istiyorum. belki şuan boşanmak sana iyi bir seçenek gibi görünebilir ilk başta ama işler senin için benim için olacağından daha zor olacak. Bütün evin yükünü market temizlik araba mevzuları herşeyı ama herşeyı tek yapman gerekecek. Ben sadece çocuğumuzla alakalı olan konularda yardımcı olabilirim. Sevgililer gününde ya da doğumgününde romantik bir hediye isteyeceksin ama benden sonra bu sefer cocukla herseyı dengeye oturtman cok daha zor olacak. Bak beni hala seviyorsun ya da sevmiyorsun bilmiyorum. Bazen saygılı cümlelerinden artık benı sevmedıgını hatta nefret DAHİ ettıgınj dusunmeye başladım. Ama ben seni hala seviyorum. Ve ilişkimiz için çabalamak istiyorum. Her zaman ailemizin direği olarak huzurlu yuvamıza seninle ve çocuğumuzla olmak istiyorum. Ama bunun için sadece benim çaba göstermem yetmez. Öncelikle cocugu bir silah olarak kullanmayı bırakman lazım vs vs vs.

Tabi bundan önce bence tokat için öncelikle özür dile. Cidden özür dile ve birkaç gnü daha dişini sık. Alttan al. Ortalık bir durulsun. 1 hafta fln. O şekilde konuş. Şuan eşinde haklı olarak tokatın siniri olduğu için herşey birbirine girecek. Ve ben olsam cidden bu boşanma seçeneğini de önüne koyar başına gelecekleri söylerdim. Ben boşanmış kadınların da aşırı mutlu olduğunu düşünmüyorum. Kadının toplumdaki rolleri çok fazla. İşte çalışıp kariyer inşa ederken bir yandan ev işleri bir yandan çocuktan kaynaklanan iş yükü. O yüzden hayatın yüküne dair bazı şeyleri hatırlatmak iyidir.

Ve bence eşin çok yıpranmış. Hiç bir insan boşanacağım mutsuz olacağım sinir krizleri geçireceğim sinir krizleri geçirteceğim diye evlenmiyor. Herkes sevdiği ve mutlu olmak istediği için evleniyor. Eşin bir şekilde çok yıpranmış. Ev iş çocuk ev iş çocuk bitmeyen bir iş yükü döngüsü. Hayatın yükü çok fazla omuzlarına binmiş. Ve bu yük altında okdr çok ezilmiş ki neyi görse duysa laf sokuyor geçiriyor bağırıyor sinirleniyor.

Bence eşin ciddi bir konuşma süreci sonrası toparlayabilir. Belki kendisine biraz zaman ayıracak birşeyler yapmak iyi gelebilir. Kendisine zaman ayırması derken evde tek kaldığında evi düzenlemesi temizlik yapması fln değil. Direk kendisi için birşeyler yapması.

Ve de tokatın karşılıklı olması birşeyi değiştirmez. Biz türk toplumunda kadın olarak şiddetin ortasında bir cinsiyet olduğumuz için, ben olsam ben de attığım tokada bakmaz sen nasıl bana vurursun bana vurdu fln derdim. Takıldığım tek şey olabilirdi. Ne yazık ki bu kültürel birşey. Yaşarken burda yazabildiğimiz kadar medeni ve olgun olamıyoruz ne yazık ki. O yüzden ilişkini toparlamak istiyorsan sen sana düşenleri yap da, öncelikle tokadın özüründen başlayarak ve uygun bir zamanda konuşup ona da kendisinin düzeltmesi için zaman tanıyarak. Zaten düzelirse düzelecek yoksa bu şekilde gitmez. Sizin de bir yerde kafanız atıp ayrılmak istemeniz muhtemel.
-2
mobydick
(19.10.25)
"Yine bu sabah Yalnız yaşayan bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı diyorum."

2 yaşındaki çocuğunuza haftada 5 gün bu kadının baktığını da yazmışsınız. Çok merak ediyorum çocuk yaparken böyle mi planladiniz mesela "Ee çocuğa da annem bakar bakıcı parası cepte kalır oh mis" ya da bakıcı tutmaya gücünüz yoksa o zaman neden çocuk yaptınız?

2 yaşındaki çocuğun enerjisine Eşinizin dahi yetemedigini zaten kendiniz de belirtmişsiniz. Peki yaşlı anneniz?

Anlattiklariniz 2 kişinin gecimsizliginin vs dışında çok daha temel problemler barındırıyor aslinda.

Çözüm odaklı bakarsak; eşinizle baş başa sakin kafayla her şeyi konusacaksiniz. Hatta bu görüşmeden önce bir kağıda birbiriniz hakkında hoslanmadiginiz her şeyi yazın, görüşmede de tek tek konuşun.

Bunların hepsini de çocuk için yapacaksanız. Yapamiyorsaniz bir an önce boşanın ki çocuğun da hayatı bir düzene girsin.

Umarım çocuğunuz için her şeyin en iyisi olur.
+2
makbur
(19.10.25)
birkaç haftadır neredeyse her haftasonu benzer duyurular ekliyorsunuz, çoğunda da amacınız size "haklı" olduğunuzun söylenmesi gibi geliyor. bunu duymak için de (@nahtoderfahrung +1) anlatımlarınız fazlaca yanlı geliyor. kendinizi pirüpak göstermeye çalışıyorsunuz.

eğer yanılıyorsam da ciddi bir iletişim probleminiz var demektir ki eşinize ve hatta eşinizin ailesine bir türlü bu iyi niyetinizi anlatamıyorsunuz. zira eşinizle yaşadığınız olayı sıcağı sıcağına kaynana ve kaynataya ayrı ayrı aktarmak istemeniz bence aşırı. onların yerinde olsam sabah sabah damat niye beni arıyor, mesaj atıyor der keyfimi kaçırdığı için de sinirlenirdim.

bir de çocuğun her şeyi reddedip, bağırması ve o durumda işine gelen ebeveyn hangisiyse ona yönelmek istemesi bence doğal. sizin buna gösterdiğiniz tepki ise abartı (hatta anlamsız gibi geliyor). zaten bu davranışınız da gününüzün geri kalanını şekillendirmiş.
+4
tnz
(19.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım ama ikinizde haksızsınız+1 aranızı düzeltmenin yokuna bakın yoksa işin sonu avukat
İki tarafında fiziksel şiddeti doğru değil sırf bu bile yardımla çözülmesi gereken bir durum
0
basond
(19.10.25)
Çocuk iyi evliliği bozar, kötü evliliği boşar. Bunu bilerek anlaşmanın yolunu bulun. Yoksa çok da uzatmayın. Sonu boşanma olacaksa, ucunda bunu görüyorsan, ya şimdi ya 15 sene sonra.
+1
gabe h coud
(19.10.25)
İkiniz de haksızsınız, +1.

Karşı tarafın iyi kötü neyi yanlış yaptığını görüyorsunuz ama öz eleştiri için; "bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı" sorusuna eşiniz "annen kahvaltı yapmıştır zaten" diyor, kibarca hayır diyor. Ve siz bu cevabı kabul etmek istemiyorsunuz. Üzerine anneniz zaten haftada 5 gün çocuklarınıza bakıyor. Ortada gerçekten karşı tarafı bayan ve sizin farketmediğiniz bir durum var.

"Eşimin özellikle son bir aydır bana karşı “yanıma hiç yakışmıyorsun, anasının oğluşu” gibi tahrikkar sözleri de var." Bu başlı başına başka bir duyuru konusu. Buna verdiğiniz misilleme ayrıca yanlış. Haklıyken haksız duruma düşüyorsunuz.

"Sonra ben eşime diyorum ki giyin, hazırlan çıkacağız. Bu Sinir krizine giriyor. Sonra ben Yatak odasında kapıyı kapatıp Çocuk görmesin diye, Sert bir şekilde Uyarıyorum. Bağırmamasını hazırlanmasını söylüyorum. Ve kalkıp bana bir tokat atıyor."
İlk olarak sinir krizine giren birinin üzerine gitmek çok yardımcı olmaz. İkinci olarak siz kimsiniz de kime nereye gitmesini ne yapmasını emrediyorsunuz. Çok istiyorsanız en başından tamam ben annemle kahvaltı yapmak istiyorum çocuk kimde kalsın diyin, planınızı yapın.

İki tarafın da sıkıntıları var ama amacınız çözüm bulmak, sorun çözmek değil.

my 2 cents:
-İki tarafta aklında olanları içinde biriktirmeden, sakin sakin paylaşmalı.
-Her konuda anlaşmak ve orta yolu bulmak zorunda değilsiniz. İnsanların sizin annenizle iletişiminizi kısıtlayamacağı gibi, kendi hayatına eşinin ailesini, eşi her istediğinde sokmama, görmeme, kahvaltı yapmak istememe hakkı olduğuna da inanıyourm.
-“yanıma hiç yakışmıyorsun" laf değil, altında yatan ne ise konuşmak lazım.
- tokat kısmına hiç girmiyorum, oturun siz kendi adınıza samimi olarak özür dileyin.
+2
archmage mahmut
(19.10.25)
evli değilim ama
hem haftada 5 gün annem bebeme baksın ---hal böyleyken nasıl kadınla haftaboyu görüşmemiş oluyorsunuz hiç anlamadım? ışınlayarak mı gönderiyorsunuz çocuğu?--
hem de h.sonu annemle birlikte kahvaltı yapalım, diye bir dünya yok...koca olarak bu beklentiniz aşırı saçma.

o dünyanın olması için mesela oldukça ataerkil yetişmiş bir aileden bir eşiniz olması (yani cidden "kız almış" olmanız) lazımdı. mesela benim dışardan gayet modern, çalışan kadın vs olan kardeşim esasen böyledir, "gelin ettik" gitti babasının evine sadece senede 2 kere yarım saat geliyor. ailem fazlaca ataerkil o yüzden kimse için tuhaf değil durumlar -ben hariç, benim kafam ayrı çünkü. neyse, gidip böyle birini "alaydınız" madem böyle bir evlilik istiyorduysanız...

ya da mesela annenizle eşiniz kanka gibi filan olmalı onu sizin "gariban" anneniz olarak değil kendi kankası olarak görmeli.

her türlü, bunu sorun etmeden yapacak (şehirli, modern, çalışan vs.) kadın sayısı oldukça azdır. cidden etrafımda 1 elin parmağını geçmez yani.

5 gün k.valiyeye çocuk bırakmış gelin bir de h.sonu onunla kahvaltı yapacak...bunu "olağan" görüyorsanız o da "anasının oğluşu" der size..işler çirkinleşir. bunu nasıl normal görüyorsunuz? siz hangi gezegende yaşıyorsunuz? kaynana yahu sonuçta, isterse melek olsun. hayret bişeysiniz.

ha eşiniz de çok normal bir insan olsa, zaten annen 5 gün bakıyor, biz birlikte azıcık zamana sahibiz, gel şöyle bir program yapalım der normal makul konuşulurdu. o sizin aileyle kendi ailesini yarıştırıyor, çocuğu götüremezsin diye pazarlıklar filan ,korkunç. burada da onun tuhaf kafasını görüyoruz bence.

eşiniz işine kafası rahat devam etmek, bakıcı parası vermemek, istediği gibi çocuğu geç almak filan türü konforlar için k.valideye çocuk baktırıyor evet, (e aynı rahatlıklar sizin için de var ama sizin anneniz, onun değil, ona minnet borcu çıkıyor, gıcık bir durum...). yüksek ihtimalle siz 2niz anneniz olmasa zaten çocuk filan da büyütemezsiniz de ortalama Türk gibi siz de ailelere güvenip yapmışsınız işte. sonra neden 20 yaşında evlenen köylü gibi aileler herşeyin içinde deniyor, kuzum aileler olmasa hayatta kalamıyorlar çünkü, ondan olabilir mi?

neyse, eş bu duruma karşı zaten öfkeli (kendi çocuğunu kendisi büyütemiyor) olduğu için pasif agresif şeyler yapıyor. bu model türk kadını genellikle olmasını istediği ama olduramadığı şeylere karşı böyledir. intibam bu yönde... çünkü olmasını istediği o şeylere layıktır aslında.

misal sizin mesleğiniz değil de x meslek birini istemiştir, k.valideye baktırmak değil yabancı dadı isterdi, ama oluyor mu bunlar. olmuyor. e öyle bir imkan yok.
enteresan şekilde yine aynı türk kadını bu imkanları sunmasını da eşten beklediğine göre (çünkü neden evlendik o zaman?) öfkeleneceği kişi sizsiniz...."yanına yakışmıyor"sunuz. (ya da kendi fikrince layığını bulamadığı için aslında kendinedir öfkesi artık bu kadarı psikiyatrist işi benim işim değil)

kısacası ne o sizin beklentilerinizi karşılıyor ne de siz onun beklentilerini karşılıyorsunuz...böyle anladım.

boşanınca aşırı iyi bir nafaka ev araba herşeyi vermeyecekseniz öfkelenir öfkelenir geçer, şu anda boşanmaz. tümden deli değilse, onu tek bir konudan bilemedim açıkçası.
kadının şimdi yükü 80se boşansa 180 olacak çünkü. küçük çocukla boşanmak kolay değil. çocuk tamamen kadına kalıyor. kadın daha toka takarken deliriyorsa yemez yani boşanmak. çocuk büyüdükten sonra bu durum değişir.

ha 1-kadının aileden filan durumu iyiyse 2-cinsel hayatınız kötüyse 3-size olan öfkesinin arkasında başka birisinin ilgisi de varsa, o zaman o boşar zaten.

sevgi nerede burada...
valla bilemedim. ortada seven biri var gibi geçmedi konu. birbirine tokat atabiliyorsan sevmiyorsundur , bencesi böyle.
+2
subcomponent
(19.10.25)
boşan diyenlere bakma sen kardeşim.
sorumluluk sahibi, çözüm arayan bir baba için çıkış yolu her zaman vardır.

Annenle olan bağını korumak istiyorsan, bunu eşinle çatışmadan değil, uzlaşarak yapmanın yollarını ara
-2
jamswety
(19.10.25)
Resmen sen haklısın diyelim diye acayip taraflı şekilde anlatmışsın ama evli bir birey olarak haksızlığın buram buram kokuyor.

Karının tek hatası çocuğa bağırmak ve sert davranmak. Bu büyük bir hata. Geri kalan her şeyde sen haksızsın. Böyle bir kocam olsa zevkle boşardım. Öyle bir boşardım ki boşadığım için aklıma geldikçe sevinç duyardım.

“Yaşlı zavallı anneciğin” ile zaten haftanın 5 günü görüşüyorsunuz sanki aylarca görüşmemiş gibi bir haftasonucuk kahvaltıcık diye küçültmeye gerek yok. O kadar yaşlıysa çocuk baktırmayın zaten orda çelişki var.
Tüm hafta içi çalışıp yorgun argın bir tek haftasonunu bekliyorsun ve o da ne? Haftasonu yine KAYNANA. Oldu mu yani kim kabul eder bunu? Bir de emrivaki yapmaklar geleceksin diye bağırıp çağırmalar.

Üf yazamayacağım daha fazla sinirlerim bozuldu. Evli çocuklu bir insan olarak bunları okuyunca cinnet geliyor bana. Gidip kocamı öpüp şükür edeceğim. millette ne adamlar var ya.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
haklı olduğun taraflar çok ama taraflı anlatıyorsan bilemiyorum. tokat işi çok yanlış. uç bir nokta. çocuğu bir yetişkine bırakıp 1-2 saat baş başa konuşmayı deneyin. iki tarafın da adım attığı bir konuşma olursa sürüyor öbür türlüsü zaten mahkeme.
0
summerjam0306
(19.10.25)
kanka boşa gitsin. sana tokat atma gibi bir şeye cürret ediyorsa ahlaksızın önde gidenidir. yanıma yakışmıyorsun falan ne demek. ben olsam dünyanın kaç bucak olduğunu çok fena gösterirdim ona. erkek ol ve boşa. hiç ılımlı olayım anlayış göstereyim deme. bu tipler öyle şeyleri prenseslik olarak adlandırır. acıma.
-1
archmeister8
(19.10.25)
Çocuğunuz çok muhtemelen normalde annesinin sözünü dinleyecekken, sizin vereceğiniz tepkiyi bildiği için huysuzluğu artmış.

Kadın gayet kibarca kahvaltıyı annenizle yapmak istememiş, üstelik başka arkadaşlarıyla olan planı “cezalandırmak için” iptal etmenize rağmen kibar davranmış yine, siz emrivaki yapmışsınız. Üstüne de odaya çekip “had bildirmişsiniz”, üstüne de kadını kendi anasına babasına şikayet etmişsiniz hem de annenizle bir olup.
Ya allah eşinize sabır versin. Bir kadını ne kadar bunaltabilirseniz o kadar bunaltmışsınız. Şiddet kötü bir tepki ikiniz için de, hele de evde çocuk varken haklı görmüyorum ama bir kediyi bile bu kadar köşeye sıkıştırırsanız, tırmalar.
+6
physcos physcos
(19.10.25)
Bitmiş okeye dönüyorsunuz. Boşa zaman kaybetmeden boşanın. Ben böyle evliliklerin devam etmesini ve devam etmesini tavsiye edenleri anlamıyorum. Mesela siz bu saatten sonra nasıl seks yapabileceksiniz ki?
Sizinki evlilik değil ev arkadaşlığı olacak.
İşte birbirinizi tam anlamıyla tanımadan 5 yıl evli kalmadan çocuk yapmamak bu yüzden önemli.
+1
dawsonscreek
(19.10.25)
ikiniz de anormalsiniz. sakın boşanmayın, başka insanlarla evlenip onların da başını yakmayın
0
benarrivo
(19.10.25)
karın haklı.

annenle her hafta sonu görüşmek zorunda mı? zaten annen haftanın beş günü evinizde görünüşe göre. zorla kahvaltı yaptırtmaya çalışıyorsun, kadın istemiyorken. sonra tartışıyorsunuz ve anne babasına ispiyonluyorsun. pardon sen nasıl bir yetişkinsin? onun kendi annesiyle dertleşmesi ile senin aileleri karıştırman ve onu anne babasına şikayet edip durman aynı şey mi? kadından fiziksel olarak da uzaklaşmışsın ki çoğu aldatmalar ve boşanmaların kaynağı yatak odası. tabii senin duygularını da anlıyorum bu noktada ama yanlış bir davranış. bunun dışında söz verdiğin geziyi sırf ceza olması için iptal ediyorsun, halbuki belki gitseniz eşin sana minnet duyacak ve aranızdaki buzlar eriyecek.

kadın yorgunluğunu ve bıkkınlığını çocuğuna yansıtıyor olabilir ama ne korkunç bir anne!!!! demeden önce kanını canını çocuğu için verebileceğini düşünüyorum ben, burada eşinin yanlışı aranızdaki olumsuzlukları çocuğa yansıtmak.

haksızsın.

edit: sondan başlayarak yorumları okumaya başladım, physcos physcos +1 çocuğun annesinin sözünü dinlememesi de babasının nasıl davranacağını bilmesi. üstelik gidip kadına küfrediyorsun yok yere.

edit2: hızımı alamadım, Gradient_tabanlı_mor +1
+3
deartheodosia
(19.10.25)
düzenleyemedim, eşinin “yanıma yakışmıyorsun” demesi de muhtemelen onu yatak odasında reddedip durmandan kaynaklı bir yorum.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
Eşin senin her hareketini abartmış. Sen anne sevgisini biraz abartmışsın çünkü eşin sen değil, ona göre bu hafta nasıl geçti bilmiyoruz, sen de bilmiyorsun, belki farklı şekilde rahatlamaya ihtiyacı var. Evli çiftlerin her hafta sonu anne baba ziyaretine gitmesi bana çocukluktan çıkılamadığını düşündürüyor.

Burada sorun senin eşini görmüyor, ihtiyaçlarını (özellikle duygusal ihtiyaçlarını) fark etmiyor olman, ben öyle anladım. Çünkü bir kadın çocuğuna bu kadar basit bir şeyden öfkelenmez. Belli ki deli gibi dolu, ağzından burnundan taşıyor.

Her hafta sonu anneni görmeyin. Onun annesini de görmeyin. Yaşlı sevindirmek tamam ama önce siz önemlisiniz. Eşin bunalmışsa önce onu ferahlatmak zorundasın, annen ikinci planda artık bu hayatta. Çünkü sen bir kadınla evlisin. Anneni yok say demiyorum, annenle bu kadar sık görüşme, hele ki eşin iyi değilse eşini rahatlatmadan hiç görüşme.

Bir ailenin annesi mutluysa o aile her türlü mutlu olur. Bu anne senin annen değil eşin. Bir kadını mutlu edecek tek kişi ise eşidir arkadaşım, başka kimse değildir.
0
muhayyer divan
(20.10.25)
öncelikle boşanmayın bence. en en son çözüm bu olmalı.

biri demiş eşin çok yıpranmış çocuktan çıkarıyor diye yüzde yüz katılıyorum bu yoruma. siz el bebek gül bebek büyütülmüş olabilirsiniz gariban ananız tarafından ama çağ değişti şartlar değişti bi kez olsun karınıza sordunuz mu neyin var seni bu hale getiren nedir diye?

haftada beş gün anneniz bakmıyor mu çocuğunuza? bir de haftasonu neden annenizle vakit geçirme ihtiyacı duyuyorsunuz? benim kocam peş peşe iki gün kendi annesi babasıyla vakit geçirince üçüncü gün fazla geliyor istemiyor kaçıyor normal değil sizin anne bağımlılığınız.

biri daha demiş sizden yüz buluyor, çocuk annesini dinlemiyor. ikilik yaratmayın çocuğun hayatında. böyle böyle anne kötü oluyor.

eşinizle ciddi konuşun belli ki bir sorunu var. evden bunalmış olabilir işten bunalmış olabilir. hiçbir şey yapmamaktan bunalmış olabilir. mutlu bir kadın ne bunları size yaşatır ne de çocuğunuza. kendi ister annenizle hep buluşmak.
0
Hallegadola
(20.10.25)
Boşanmak çözüm değil ben boşandım bu anne düşkünlüğünü çözemedim. Evliyken annesinden çıkmazdı şimdi de velayeti bende olan çocuk her dakika annesinde olsun istiyor eski eşim. Çocuğun okulu ödevi hak getire, kafaların değişmesi lazım. Haftanın altı gününü bir çocuğun babaanne ile geçirmesi normal değil. Çalışan anne çocuğu ile sadece haftasonu etkinlik planlayabiliyor onu da kayınvalide ile neden geçirsin?

Aranızda saygı kalmamış tokat, kötü söz vs. çok çirkin ama çözüm eşinizin kök ailesi olmamalı. Aile olan siz eşiniz ve çocuğunuz sorunun çözüleceği yer de sizin eviniz. Aranızda uzun uzun konuşun ve kesinlikle destek alın derim.
+1
cilekli pasta
(20.10.25)
annene bağımlısın diyenler için durumu sanırım yeterince anlatamadım biraz daha detaylıca açıklayayım izninizle.

Annem hafta içi sabah çocuğu evimizde teslim alıyor ve biz evden çıkıyoruz. Bu 3-5 dakikalık bir süreç. Sonra eşim eve geliyor ve annem kendi evine geçiyor. Yani hafta içi bir arada bulunduğumuz demeyelim, birbirimizi gördüğümüz toplam süre her gün 3-5 dakika.

Buna ek kadının yanında fiziken başka kimsesi yok. Yakınında olan tek çocuğu benim.

Ben bunlardan bağımsız haftada bir veya 10 günde bir hep beraber bir araya gelelim istiyorum.

Çocuğuma da bana da bunun iyi geldiğini gözlemliyorum çünkü.

Eşime gelince ben normalde bu konuda emrivaki de yapmazdım fakat aynı gün zaten öğleden itibaren kardeşine de ziyarete gidecektik. Annem konu olunca ben gelmiyorum sen git annene vs. dedi. Önceki olaylardan dolayı da bana bir karşıt gelme durumu vardı.

Benim anneme bağımlı bir durumuma gelince.

Hergün ararım, halini hatrını sorarım. Bu bağımlılıktan öte annemin benim nezdimde bir değerinin olması ile ilgili. Çocukluğumdan beri bir anne oğuldan daha çok iyi anlaşan yetişkin arkadaşlarız da.

Ve onun şuan yanında olan tek yetişkin olduğum için bilerek bunu yapıyorum. Bir vefa borcu adına ne denirse densin. Örneğin Allah korusun vefat etse benim dışında onun kapısını tıklatıp yoklayan başka kimse yok.

Biraz daha açıklayıcı olmuştur umarım
-6
🌸mahmuttt
(20.10.25)
Alışkın olduğum bir sahne gözümün önüne geldi.

Bana göre sen haklısın ama senin de bazı olumsuz davranışların var belli ki.

"yanıma yakışmıyorsun" lafı çok kritik, boşa söylenmez. Barışsanız bile buranın üzerine git.
Böyle bir kadına karşı yapılacak şeyler çok sınırlı. Ailelere haber salmakta da iyi yapmışsın, neyin ne olduğunu bilsinler, herkes kendine çeki düzen versin. Arada çocuk olduğu için alttan alan kişi sen olman lazım. Biliyorum içinden gelmeyecek ama yalandan da olsa git özür dile, çiçek al, hediye al. hevesle story atacağı mekanlara götür.

2-3 gün geçtikten sonra psikoloğa gidelim iyi gelir de (ilk başta genelde ret ediyorlar uzatma, ara ara lafı geçirerek ikna etmeye çalış).

ilişki sıklığını arttırın bunun çok faydası oluyor.
0
duyuruuser
(20.10.25)
geçmiş olsun.

anlattığınız ortamda en olgun kişinin 2 yaşındaki çocuk olması çok acı.

sizin iki eş arasında olan rekabet ve üstünlük kurma hevesini kırmanız lazım.
+2
galahad reloaded
(20.10.25)
Bir eşiktesiniz, sevginin vb durumların bittiği, olgunluğun ve birbirinizin kararlarına saygı duyma evresinin başlayacağı, aynı zamanda çocuğun durumunu da dikkate alarak normal insanlar gibi yaşayacağınız bir geçiş bu.
Bu durum biraz sürebilir, neredeyse her evlilikte oluyor, bir tarafın sakin kalarak kendini geri çekmesi lazım.
Zor bir durum değerlendirmek tabi size kalmış ancak bu eşiği aşsanız bile ben bu evliliği çok sürdürülebilir bulmuyorum mutluluk açısından, mutlu olduğunuzu düşünmüyorum.

İkinizin de haklı ya da haksız olduğunuzu da düşünmüyorum, sadece bir uyumsuzluk gözlemliyorum. bu tür durumlar bir kök sebebin tetikleyicisi, dediğim gibi bekleyerek ve olgunlaşarak, ya da bir bilene giderek bu sorunları çözebilirsiniz. Ama ne olur çocuğu bunlarla etkilemeyin.
0
va
(20.10.25)
Eşinizin çocuğa zorla toka takmasına sinir oldum çocuk ne istiyorsa onu yapmak çok zor değil herhalde. Tokası olsa ne olur olmasa ne olur.

Haftanın beş günü gördüğü kaynanasını herrr hafta sonu da kadın görmek istemiyor bundan daha doğal ne olabilir? Siz gidin görün, kadını niye peşinizden sürüklüyorsunuz?

Arayıp velisine şikayet ettiğiniz yeri okurken patladım kusura bakmayın :d evlisiniz ve çocuğunuz var ya aileleriniz niye bu kadar her şeyin içinde? Bir yuva kurduğunuzun farkında değilsiniz, üzücü.
+3
sadakatsiz
(20.10.25)
reyiz halen daha anne bağımlılığını göremiyorsun bir de anlayış bekliyorsun.
0
Hallegadola
(20.10.25)
Acilen boşan.

çocuğu yapmış nafakayı garanti altına almış kadın sendorumu yaşatıyor sana.

''yanıma yakışmıyorsun'' kasıtlı bilerek düşünerek söylenmiş bir söz.
0
xu
(20.10.25)
yanıma yakışmıyorsun lafı neyin lafıymış onu bir aç.
seni mi beğenmiyor artık.
çok mu güzel kadın.
işin sonu aldatmaya varmasın sonra?
eğer böyle bir durum yoksa boşanma.
oturup güzelce konuşun. kadın biraz sıkıntılı sen daha mantıklısın.
en azından bu aralar biraz daha idare et.
sen bayağı darlanmışsın.
0
OgutucuRecep
(20.10.25)
ben ailelerin araya sokulmasini anlattiginiz sekilde yanlis buluyorum, kendi iliskimde kesinlikle yapmayacagim bir sey. bence evlilik iki kisi arasindadir. ama elbette tercih ve yetistirilme meselesi. siz nasil uygun goruyorsaniz.
cocugunuzu neden krese vermeyi, belki en azindan haftada bir kac gun dusunmuyorsunuz? 2-3 yasindan itibaren cocuklarin yasitlari ile oyun oynamaya ve ebeveynlerine ihtiyaclari var aslinda daha cok, anneanne/babaanne'den ziyade. ben bunun ayrica evliliginizi de degistirecegini dusunuyorum, zira eslerin de birlikte kaliteli zaman gecirmeye ihtiyaci var, simdi sanki anlattiklarinizdan daha cok ailelerle birlikte toplu bir evlilik gibi geldi kulaga. zira mesela cocugunuz haftada 2-3 gun krese gitse, haftada bir aksam annenizden cocuga bakmasini isteyip esinizle birlikte sinemaya gidebilirsiniz belki, bir yemege cikarsiniz? bu hali ile, evden ise isten eve, e anne zaten her gun cocuga bakiyor, bir de bir aksam da baksin istenmez. ben anlattiginiz yasamda bogulurdum diye dusunuyorum.
ayrica unutmayin, bu kadinla evlenmenizin bir nedeni var. bir noktada begenmissiniz, o donemde yaptiginiz her ne idiyse o donemde keyif almissiniz, onlari hatirlamaniz onemli, her ikinizin de. birbirinizi sevdiginiz donemi, birbirinizde ve birlikte sevdiginiz seyleri hatirlamak onemli. bu anlattiginiz programda bunlari unutup kaybolmak cok normal.
ancak elbette, dedigim gibi hem herkesin hayati, aliskanliklari bambaska hem de disardan konusmak daha kolay.
0
kassiopeia
(20.10.25)
Oncelikle cocugun yaninda esine kufur etmen muthis yanlis. Bu gibi hareketleri yapiyorsan esinin psikolojik durumunu sen bozmus olabilirsin.

Bunun disinda anlattiklarinda haksiz oldugun bir konu gormedim. Anlattigin davranislari hic uygun degil. Ailesine durumu anlatmakla iyi yapmissin. Esine saygisizlik yapan kadinla aile olmaz. Ayrica buradan tavsiye almani onermem, anne bagimliligiyla konunun alakasi bile yok.

Cocugu boyle bir ortama daha fazla maruz birakmadan bir sekilde cozersiniz umarim. Tam psikolojisinin oturacagi yaslar ve hep sandigindan fazla seyi gorur, hisseder ve anlarlar.
0
osssy
(20.10.25)
neredeyse aynı şeyleri yaşadığım için sizi çok iyi anlıyorum. anne bağımlılığı vesaire kimseyi dinlemeyin. eşiniz yokken anneniz vardı. anneye gidilecek. anneye gidilmiyorsa kimseye gidilmeyecek. bu kadar basit.

ancak ne olursa olsun sizi tek taraflı okuduk, sizin de kabahatleriniz olmuştur. karşılıklı tokatlar falan ne oluyoruz? iki tarafın da kabahati olmadan işler bu raddeye gelmez. bu noktada suç ile kabahati ayırmak lazım. suçunuz yoktur ancak mesele buraya gelmeden bazı şeylerin önlemini almanız gerekiyordu. örnek vereyim. ben boşanmış biriyim. boşanma sebebim eşimi gereğinden fazla serbest bırakmak. çocuktan sonra işini bıraktı, bir süre çocuğa baktı ancak çocuk okula başlayınca sürekli gezmeye başladı. okul tatillerinde de sürekli memleketine ailesinin yanına gitti çocukla. halbuki şimdi anlıyorum, bağırıp çağırıp evde oturtacakmışım. karşı tarafa müsamaha göstermeyi, bazen iyilik ya da saygı zannediyoruz ancak karşı tarafı kendi hatalarından da korumamız gerekiyor. gerektiğinde sesinizi yükselterek.

bu anlattıklarınız çerçevesinde sizin tek hatanız, şiddete şiddetle karşılık vermek olmuş. yanlış. yanlışa yanlışla cevap verilmez ve ne olursa olsun siz erkeksiniz, onun tokadı ile sizin tokadınız bir olmaz.
-4
co2s2
(20.10.25)
Eşin hafta içi çalışıyormuş, o halde hafta sonunda aile ile ecirmek istemeyebilir. Sizin zorlamanın saçma. Sizinle kahvaltı yapmak isteyebilir ama her hafta zorlaman saçma. Ayda bir normal. Ve bunu eşinle paylaşırsan kabul edecektir,kabul etmiyorsa o zaman haksız duruma geçer. Ayda bir de onun ailesine gidersiniz.
Bu arada sen anneni daha sil görmek istiyorsan kimse sana karışamaz. Git görüş ancak bebeğini götürme. Çünkü kadın zaten 5 gün yorulmuştur. Extra zorluk çıkarıyorsun..bal olsa yenmez her gün.

Eşine neden sürekli had bildirme derdindesin? İletişim kuramıyorum bu da ilk hatalının sen oluğunu gösteriyor. Saçını acımıyorsa al coxugu kalır,annesi yakala akala diyip oyuna cevir,coxugu yatakta ye,üzerine esini de at,onu da ..o anı geçir. Ama sen ne yapıyorsun küfür ediyorsun. Bence olayları idare etme sürecinde sorunlu birisin.
Kusura bakma ama eşinin haksız olduğu her noktanın öncesinde senin haklı davranışın olduğu için havanın büyüğü sende
0
hacirotti
(06.11.25)
(12)

arabanızı tanıdıklarınıza veriyor musunuz?

Sadece soruyorum
zaman zaman iş ortaklığı yaptığınız, aynı ofisi kullandığınız, sizden yaşça büyük olan bir adam var. işyerinin yakınında restorantı var size de zaman zaman yemek ısmarlıyor para almıyor ama haftada 2-3 defa da arabanızı istiyor. siz de aslında herhangi bir kaza ihtimalinde başınıza gelecekleri düşün
zaman zaman iş ortaklığı yaptığınız, aynı ofisi kullandığınız, sizden yaşça büyük olan bir adam var. işyerinin yakınında restorantı var size de zaman zaman yemek ısmarlıyor para almıyor ama haftada 2-3 defa da arabanızı istiyor. siz de aslında herhangi bir kaza ihtimalinde başınıza gelecekleri düşününce vermek istemiyorsunuz ama onun da size iyilik yaptığı ortada olduğu için hiçbir zaman hayır diyemiyorsunuz.

bu durumda ne yaparsınız, arabanızı vermek istemediğinizi uygun bir dille söyler miydiniz? yoksa iyiliklerine karşılık ses çıkarmamaya devam mı ederdiniz?
+1
Sadece soruyorum
(17.10.25)
aracı vermemek hem onun için hem sizin daha iyi olur. kibarca ret etmek lazım.
0
duyuruuser
(17.10.25)
Kimsenin direksiyonuna oturmam. Kimseyi de oturtmam. Aç parantez, Aile bireyleri hariç.
0
Mirket
(17.10.25)
Adamına göre veririm emanet araba ama haftada 2-3 nedir?
Laf sok şakayla karışık, mtv'yi de bölüşecek miyiz diye.
0
Bruce
(17.10.25)
yemeklerin parasını verin, arabayı vermeyin. Restoranı olan adamın bir dandik 20 yaşında araba alacak durumu yok mu?
+3
wilhelmwasmuss
(17.10.25)
bi aile bireylerine bi de çook yakın arkadaşlarıma veririm. başka da olmaz.
0
jelly bear
(17.10.25)
adamın restoranı var ama arabası yok mu? senin arabanı neden alıyor? daha büyük bir araca falan ihtiyacı varsa onu da alabilir restoranı olan bir adam.

bence illegal işler dönüyor.

arabam yok ama olsa da vermem kimseye ve kimsenin de arabasını almam.
+1
art cat chocolate
(17.10.25)
En son bunu yaptığımda bir süre sonra şanzıman elimde kalmıştı. Birşey de diyemedim sonuçta ben de kullanıyorum diye. Ama herkes kendi arabası gibi özenli kullanmıyor maalesef. Ben olsam arabamı gerekirse satardım bahane bulamıyorsam ancak yine de başkasına kullandırtmazdım.
+1
va
(17.10.25)
Bir kazaya karissa sorumlulugu almaktan kacinmayacak karakterde insanlara verebilirim. Onun disinda cidden araba emanet etmek tehlikeli is, tecrube edilmis ornekleri var. Ama bunu soylemenin de ulkemiz geleneginde "kibar" bir yolu yok.
0
mbond
(17.10.25)
Verirsem ben eve markete gidemem ki nasıl vereceğim toplu taşıma ile ters kalıyor güzergahım o yüzden sanırım kimse de istemiyor benden, ama 10-20 dakikalığına yakında bir yere gidecekse şoföre güveniyorsam veririm. Uzak yol, şehirlerarası vs filan vermem. Kiralık araba seçeneği çok zaten kimse de sormadı bugüne kadar.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
araba vermemek en iyisi .ama anladığım kadarıyla hayır demek de istemiyorsunuz... bence ölçü benzin koyup koymaması olabilir. ama bugüne kadar verdiyseniz bugünden sonra vermemezlik olmaz.
0
co2s2
(17.10.25)
Emanet araba almam kimseyede arabayı emanet vermem
0
basond
(17.10.25)
Etrafımda genelde arabamı isteyecek insanlar olmaz veya arabaları olur.
Ha yakın arkadaştır, birkaç senede bir öyle bir şey olur, veririm.

Ama sizin durum buna benzemiyor.

Elbette vermeyin diyeceğiz ama siz yine de vereceksiniz. Fakat en azından arabayı verirken kaza durumunda ne olacağını önceden konuşun.

“Kaza olursa sigortanın hasarsızlığını bodurmam, yetkili serviste cebinden ödersin tamiri, araç tamirdeyken bana şu marka model araba kiralarsın ve aracın değer kaybını ödersin restorancı bey kardeşim, anlaştık mı?” deyin bari.
0
michael_knight
(18.10.25)
(7)

Ahşap işlemeyi nerden öğrenirim?

physcos physcos
Mobilya yenilemek istiyorum sehpa ahşap sandalye vs. 40 yaşında kadınım, bir mobilyacıya çırak giremem maalesef. Elim bu tarz işlere yatkındır ama teknik öğrenmek istiyorum. Şu verniğin üzerine bu cila atılır, şu zımparayla şu makine uyumludur vs. gibi. Youtube da videolar var ama istediğim kadar ha
Mobilya yenilemek istiyorum sehpa ahşap sandalye vs. 40 yaşında kadınım, bir mobilyacıya çırak giremem maalesef. Elim bu tarz işlere yatkındır ama teknik öğrenmek istiyorum. Şu verniğin üzerine bu cila atılır, şu zımparayla şu makine uyumludur vs. gibi. Youtube da videolar var ama istediğim kadar hap bilgi diyemem.
Var mı öneriniz?
0
physcos physcos
(17.10.25)
yenileceğiniz mobilyanın resmini atın daha net anlaşılır.
0
duyuruuser
(17.10.25)
Mobilya tasarımı ev şartlarında yapılabilecek bir şey değil.

Ben yıllardır ahşap oyma yapıyorum. Bir baston, model tekne, figür yapmak için bile yarım metrelik törpü, oyma makinesi, bıçak seti, zımpara vs. bir sürü şey kullanıyorum. Odamın her yeri talaş oluyor.

Vernik, cila dediğiniz pastanın üstündeki çilek. O en son iş. Önce yapmanız gereken çok şey var.
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Garajım var yer sıkıntım yok. Malzeme de alacağım ama ne malzeme alsam onu da bilmiyorum. Yapmak istediğim şey 2. El eşyaları yenilenmiş hale getirmek kabaca. Ama hobi boyası kullanmak istemiyorum çünkü hiç profesyonel görünmüyorlar.
0
🌸physcos physcos
(17.10.25)
Istanbul'daysanız ismek kurslarına bakmanızı öneririm.
0
co2s2
(17.10.25)
Atölye Fehmi, buraya bakın isterseniz.
0
mahsus mahal
(17.10.25)
Tam ihtiyacım olan şeymiş bu atölye fehmi, varolun. Keşke İstanbulda olsaydım ama maalesef eskişehirdeyim. Yine de takibe aldım haftasonu vs atölye denk getirirsem gitmek isterim.
0
🌸physcos physcos
(18.10.25)
baby steps. mesela eski bir komodini yenilemek istiyorsunuz. ilk işiniz üzerindeki eski cila/boyayı çıkarmak. bunun için ya elle zımpara yapacaksınız ya da bir makinaya ihtiyacınız olacak. mesela www.amazon.com.tr
bunu örnek vermemin sebebi. einhell'in akülü aletleri ortak bir batarya kullanır. zaman içerisinde ihtiyacınız olacak diğer makinalarla da ayni aküyü kullanabilirsiniz.
zımpara numaralarını öğrenmeniz gerekir ki epey basit bir şey, bi zımpara kağıdına dokununca onun ahşabı ne kadar aşındıracağını anlarsınız. mesela 120 numara zımpara bi masa yüzeyini çok aşındırır ki ilk kaba zımpara diyebiliriz, 400-600 numara son pürüzsüzleştirme haline yani boyaya uygun hale getirmeye hazırlar.
boya olarak milyor çeşit var. ben çok uzun zamandır hobi işlerimde borma wachs doğal yağ kullanıyorum. bi şifonyerse mesela 2 yılda ya da yılda bir uygulayabilirsiniz. fazla ahşapçı olduğumdan dolayı, yüzeyin hava almasını kilitleyen sentetik boya hiç kullanmıyorum.
bi tane sandalyeyi güzelce zımpara boya yapın epey bişe öğrenirsiniz, inanın okuyarak ya da tavsişye dinleyecek öğrenilecek şeyler değil. yapınca neyi yanlış yaptığınızı görüp ona göre ilerleyeceksiniz.
epey bir hobi marangozu, enstruman yapımcısı ve mobilya fabrikası yöneticisi olarak küçük tavsiyeler.
+1
dorian greyfurt
(18.10.25)
(3)

ithalatçı olduğum ürün

alp9900
bir firmada çalışıyorum bu firmanın ithal ettiği bir marka var bu markanın görsel materyallerini kullanarak kendi markaları ürünleri satan gel gel yapan kişiler var. bunları hukuken engellemek adına bilişim hukuku firmasına mı başvuralım yoksa ticaret hukuk mu? bir büro ile anlaşıp toplu ihbarname ç
bir firmada çalışıyorum bu firmanın ithal ettiği bir marka var bu markanın görsel materyallerini kullanarak kendi markaları ürünleri satan gel gel yapan kişiler var.

bunları hukuken engellemek adına bilişim hukuku firmasına mı başvuralım yoksa ticaret hukuk mu? bir büro ile anlaşıp toplu ihbarname çekmek sonrasında içerikleri kaldırmayanlara dava açmak mı lazım bu süreçleri kim yönetir.
0
alp9900
(16.10.25)
avukat yönetir. bir avukattan profesyonel yardım almanız gerekir ki yönlendirsin sizi.
0
emfuzi
(17.10.25)
ticaret bilmeyen avukat yoktur ama bilişim bilmeyen avukat çoktur. bilişim bilmesi daha öncelikli olmalı gibi geldi bana.
0
co2s2
(17.10.25)
burada konu sizin sattığınız ürünler için ürettiğiniz materyallerin kullanılması mı, yoksa aynı ürünü başkasının da satması mı?
0
duyuruuser
(17.10.25)
(3)

Samsung için hangi toner

hoot
Merhaba duyurunun matbaa amirleri,Samsung m3875fd model yazıcım var. 2017 kasımdan beri kullanıyorum ama toner konusunda yüzüm gülmedi. ilk 3 toner(muadil) güzeldi. sonraki aldığım tonerler hep sorun çıkardı. hatta aldığım toner daha takar takmaz hata veriyor çoğunlukla yeni toner çalışmıyor, çipi ç
Merhaba duyurunun matbaa amirleri,

Samsung m3875fd model yazıcım var. 2017 kasımdan beri kullanıyorum ama toner konusunda yüzüm gülmedi. ilk 3 toner(muadil) güzeldi. sonraki aldığım tonerler hep sorun çıkardı. hatta aldığım toner daha takar takmaz hata veriyor çoğunlukla yeni toner çalışmıyor, çipi çıkarıp yerine eski çipi takıyorum yazıcı çalışıyor ama sürekli kırmızı ışık yanıyor, yazıcı yazdırırken sorun yaşıyor, kapak aç kapa yapıyorum.

sorunun çözümü pdf yazdırmak, adobe acrobat reader ile pdf yazdırınca yazdırıyor. zaten benim işim de pdf olduğu için çok sorun yaşamıyorum ama şimdi yeni toner alacağım ve bu sorunu çözeyim diyorum. siz hangi toneri kullanıyorsunuz? böyle sorunlar yaşıyor musunuz??
0
hoot
(15.10.25)
Muadil toner aldığınız yerle aranız iyi olacak. o size kaliteli malı ayarlar, çip konusunda da yardımcı olur. internetten online siparişle almayın dükkanı arayın getirsinler.
0
duyuruuser
(15.10.25)
ofix'de satılan printpen marka muadil tonerleri yaklaşık 3 senedir kullanıyoruz 4-5 makinede bir tanesinde bile sorun çıkmadı. hepsiburada da vs. var bu marka toner bir bakın isterseniz.
0
delidir yakalayin
(15.10.25)
teşekkürler, ev kullanıcısıyım ama yılda 3-4 bin sayfa kadar çıktı alıyorum. öyle bir tonercim yok.

printpen'den sipariş verdim. umarım uyum sorunu yaşamam.
0
🌸hoot
(15.10.25)
(5)

Uzlaştırma dosyasında uzlaşıp uzlaşmamak?

mikahakkinen
babam araçla giderken ani dönüş yapıyor, arkadan gelen motor duramayıp yere düşüyor. ama temas yok. babam görmediği için devam ediyor.adam şikayetçi oluyor. öncelikle 20 bin tl istiyor, babam uzamasın diye 10 bin tl vereyim diyor. adam 15 bin tl istiyor, babamda masraflarını bana faturalandırsın kas
babam araçla giderken ani dönüş yapıyor, arkadan gelen motor duramayıp yere düşüyor. ama temas yok. babam görmediği için devam ediyor.
adam şikayetçi oluyor. öncelikle 20 bin tl istiyor, babam uzamasın diye 10 bin tl vereyim diyor. adam 15 bin tl istiyor, babamda masraflarını bana faturalandırsın kasko-sigortama masrafı ödeteyim diyor. ancak karşı taraf motoru sattığını söylüyor ve herhangi bir fatura göstermiyor. ayrıca takım elbisesiyle düştüğü için onun parasını da istiyor.

biz uzlaşmaktan yana değiliz. uzlaştırmacı karşı taraf kaskosudan karşılamak istiyor deyince 10 bin tlye razı oluyor. ancak babam bu süreçten dolayı vazgeçiyor.

vazgeçmek mi? parayı vermek mi mantıklı?
0
mikahakkinen
(14.10.25)
verin kurtulun. 10 bin nedir ki?
+1
gurur
(14.10.25)
yani olayı tam anlayamadım ondan yazmadım. babam ben döndüm diyor, uzlaştırmacı kadın görüntüleri izlemeden yorum yapıyor eşim izledi diyor. yani olayın netliğini bilmediğim için yazmadım. önce babanız sağa ani dönüş yaptı dediler şimdi ara sokaktan çıktı diyorlar. babam ben sağa döndüm arkadan gelenin farkında değilim dedi. babam bence hatalı onu zaten kabul ettim.
0
🌸mikahakkinen
(15.10.25)
aynı soruyu daha önce de sordunuz. düşündüğünüz her gün kenara 500 tl atsaydınız parası çoktan çıkmıştı. verin kurtulun. dava açsa daha mı iyi?
-1
elorelia
(15.10.25)
10 bin tl verince kesin kurtulabilecek misiniz. tekrar bişeyleri bahane edip para isteyemez mi?

10 bin tl vermediğiniz zaman ne olacak?
0
duyuruuser
(15.10.25)
şikateçi olmuşsa ortada bir yaralanma vardır. ve ceza davası açılacaktır. uzlaştırmacı da bu yüzden dahil oluyor. ama bence siz arabulucu demek istiyorsunuz. trafik sigortası da davaya dahil olacağı için arabuluculuk aşaması var. hasar takip firmaları yakında karşı tarafla iritbata geçerler ve vekaletini alıp davayı açarlar. bir de avukatlık ücreti ödersiniz. ödeyin kurtulun derim konunun uzmanı olarak.
0
ground
(15.10.25)
(3)

Pc oyunculuğu geri mi dönüyor?

webbrowser
Selamlar, uzun zamandır pc oyunculuğundan uzağım, bu sürede xbox series s kullanıyordum ama son zamlardan sonra dikkatimi çeken bir pc oyunculuğu artışı var. Siz bu konuda ne taraftasınız? Şöyle 45 bin civarı bir kasa toplasak nasıl olur? Uzun yıllar oyun problemini çözer mi?
Selamlar, uzun zamandır pc oyunculuğundan uzağım, bu sürede xbox series s kullanıyordum ama son zamlardan sonra dikkatimi çeken bir pc oyunculuğu artışı var. Siz bu konuda ne taraftasınız? Şöyle 45 bin civarı bir kasa toplasak nasıl olur? Uzun yıllar oyun problemini çözer mi?
0
webbrowser
(14.10.25)
pc oyunculuğu hiç gitmemişti ki veya hiç azalmadı. koca bir endüstrisi bile var. steam'de bir çok pc oyuncusu var. pc çok daha rahat ve çok daha fazla oyun oynayabiliyorsun. malum ortamlarda bulma durumu da rahat.

aşağıdaki linklerde istatistiklere bakabilirsin. konsol ve pc oyuncu sayıları yakın gibi. pc oyuncu sayıları her sene artıyor ve developer'lar daha çok pc oyunları yapıyor.
explodingtopics.com
explodingtopics.com

iyi bir pc kasa toplamak uzun yıllar oyun oynatır evet. belki çok sonraları grafik kart değiştirme gerekebilir. belki işlemci. belki ram arttırma vs.
+1
ermanen
(14.10.25)
Efsane şarkıcı resul balay gibi; ölmemişti zaten.
Sadece eskiden konsollar ucuzdu. Konsollar kafayı yedi, konsol firmaları oyunlardan para götürmeye başladı çünkü monopoli çünkü rakip yok.
Bu noktada pc daha da arttı tabi.
+1
logisticsmanager
(14.10.25)
Konsollara az oyun çıktığı için pc oyunlarına rağbet arttı.
Zaten oyun dediğin bilgisayarda oynanır.
0
duyuruuser
(15.10.25)
(5)

Bu kadar insan nasıl verimli kullanılabilir?

Limonlimon
Artık kimse eskisi gibi çalışmıyor. Mesailer rahatladı. Su çeşmede, çamaşır makinede, soba neydi unuttuk...Tamam insan çalışmasın da boşta durunca da saatlerce internet ve yeme içmeyle geçiyor.İnsan sahiden boş durmasın da ne yapsın?Bu kadar boş insan...her gün işten sonra hatta iş esnasında saatler
Artık kimse eskisi gibi çalışmıyor. Mesailer rahatladı. Su çeşmede, çamaşır makinede, soba neydi unuttuk...

Tamam insan çalışmasın da boşta durunca da saatlerce internet ve yeme içmeyle geçiyor.
İnsan sahiden boş durmasın da ne yapsın?

Bu kadar boş insan...her gün işten sonra hatta iş esnasında saatlerce boşluk...
Ne yapmalı bu insanlık?
Kurtuluş ne?
Hobi demeyin. Çevresel toplumsal faydadan bahsediyorum.
-10
Limonlimon
(13.10.25)
2. iş
0
duyuruuser
(14.10.25)
Umarım dalga geçiyorsunuzdur. Ya da uzak bir diyarda filan yaşıyorsunuz ama elinizin altında burası var, diliniz bizimle ortak diye bizim fikrinizi almak istediniz.

Çalışan insanların sizin gibi boş vakti yok maalesef.

Sizin bu kadar boş vaktiniz varsa mesela bu sorunuza bizden çok daha iyi cevap bulabilirsiniz.
+1
a perfect lie
(14.10.25)
A perfect lie +1
Abi böyle kendi hayatınıza bakıp sosyal çıkarımlara gerek yok. Boş değiliz biz.
Sizin derdiniz kendinize, çok merak ediyorsaniz insanlar boş kalıyor mu falan diye, fabrikada işe girin.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
a perfect lie +1

kıstas olarak ekşisözlüğü almışsınız sanırım. malum orada herkes memur gibi çalışıyor:)
0
nothing in my way
(14.10.25)
Boşuna eksilenmişsiniz, yanlış anlaşılmaya ya da yanlış anlatmaya kurban gitmişsiniz.

Bunca insan eskiden yapılan o işleri yapmıyor ama yerine yeni yeni işler çıkıyor.

Mesela eskiden akşamları tv izlenirdi, bir iki saat sonra o dizi biterdi. Şimdi ise Binge watch yapıyor insanlar.

Ama zaten çok da boş kalmıyorlar. Günde 2-3 saat yolda geçiriyor istanbulda yaşayan biri. Günün 11-12 saati işte geçmiş oluyor yani.

İş esnasında ufak bir molada telefonla oynuyor insanlar. Verimlilik düşük, mesailer uzun. Çoğu insan için özellikle evden çalışıyorsa mesai ve yaşam karışmış durumda. Günün 20 saati iş gibi oluyor.

Bireysel yapılacak bir şey yok.
İnsan kaynağını geliştirmek diye bir kavram yok ülkemizde.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
(28)

Mesainiz kaçtan kaça?

hadi ya la
Soru başlıkta :)
Soru başlıkta :)
0
hadi ya la
(13.10.25)
07.00 15.00 6 gün
0
arbre
(13.10.25)
07:30 - 17:00
0
a perfect lie
(13.10.25)
08:15
11:30 gayriresmi
17:00 resmi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
8.30-17.30
0
pembediken
(13.10.25)
09:00 - 17:30
bazen müşteriye göre 15-20dk veya 30dk oynadığı oluyor
0
MtKrt
(13.10.25)
Ders saatine göre değişiyor. Bugün 19:00-23:00 dü, yarın tek dersim var. Para-cokomel eğrisi, ne kadar çok çalışırsam o kadar çok kazanıyorum.

Sabahları gidip bir dershanede mi çalışsam diyorum ama dünyanın en ağır emek sömürüsü dönüyor oralarda da
0
sekizdokuzon
(13.10.25)
istediğim saatte başlayıp bitiriyorum.

genelde 9-5 arası.
0
sir gawain
(13.10.25)
9-6 çalışılıyor şirkette ama ben 10-6 arası ofisteyim genelde. Evdeyken daha erken açıyorum laptop'ı, daha erken kapatıyorum.
0
Bruce
(13.10.25)
09.00-17.00
Ama sevdiğim için uyanık kaldığım saatler boyunca çalışıyorum.
0
rakicandir
(13.10.25)
08.00 - 17.30
Hafta sonu off
0
kafa koparan manyak
(13.10.25)
15:00-22:00
0
ghilleinthemist
(13.10.25)
09.00-18.00
daily 10'da olduğu için çoğu zaman başlangıç 10
0
kornisch
(14.10.25)
günlük mesai sürem normalde 8 saatti ama ekonomik krizden dolayı 7 saate düşürüldü. 45 dk. da öğle arası var. haftada 5 gün.

ne zaman olduğu ise çok ekstrem saatler olmadığı sürece flexible.

eğer uyarsa 07:00-14:45 de yapabilirim, 11:00-18:45 de.

ama toplantılar filan varsa genelde 09:00-16:45 arası.
+1
king lizard
(14.10.25)
Bu kısım ofisin kurallari;
Resmi olarak sabah 9 civarı işte olmam lazım.
12-2 arası öğle arası
Akşam da gene resmi olarak 4 mu 4.30mu ne isteyen çıkabilir. Ha ben 6-7 gibi çıkarim genelde.

Amma lakin harbici esnek çalışma saati var. Isini yaptığın sürece kimse kimsenin ne zaman geldigine gittigine bakmıyor. Misal doktor randevum varsa çıkıp gidiyorum. Sadece sigorta sebebiyle is yerinde olmayacaksam müdüre yazıyorum o kadar. Kart sistemi falan yok.
Onun dışında sözleşme gereği resmi çalışma saatim yok. Günde 20 saat de çalışsam 3 saat de çalışsam aynı parayı alıyorum ve yasal olarak ikisini de yapabilirim.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
1. gün 08:00/20:00
2. gün 20:00/00:00>
3. gün <00:00/08:00
4. gün off

5. gün başa dönmüş oluyor. kısaca 12/24/12/48 düzeni diyoruz. sektör havacılık.
0
phoarbix
(14.10.25)
8-17. 8 de işe mi gelinir ............
0
mikahakkinen
(14.10.25)
7:45-17:45
5 gün
0
messina123
(14.10.25)
09.00-18.00 maalesef bıktım artık bu hayattan ag hayatı
0
Hallegadola
(14.10.25)
08.45- 18,45
haftada 5 gün.
0
kumandanim
(14.10.25)
8:30-18:30
cumartesi pazar yok.
0
duyuruuser
(14.10.25)
7-5, 5 Gün.
ev mesaisi var tabi
0
eja
(14.10.25)
Resmiyette 8-5 herhalde ama bölümde kimse 8'de gelmiyor (belki personel hariç). Genelde 9 gibi gelinip 16.30 gibi çıkılıyor. 10'da gelip 16'da çıksan da kimse bi şey demez ki arada yapıyorum. Haftasonu deney falan yoksa gelmiyoruz, nöbet de yok bizim bölümde.
0
nundu
(14.10.25)
hafta içi sadece
10:00
18:00
0
devilone
(14.10.25)
08-16
0
cancoskn
(14.10.25)
Saha görevi yoksa sabah uyanınca başlar, akşam sıkılınca biter :)

Saha görevlerinde uçağa yetişmek için gece 3'te de başlar, akşam 8'de de başlar. Bitişi de genellikle belirsiz.
0
kimlanbu
(14.10.25)
10:00 - 14:00 arasını kapsayacak şekilde istediğim zaman başlayıp bitirebiliyorum. Haftalık 40 saat çalışma süresine göre aylık toplam çalışma saatini tamamlamam yetiyor. Her gün 8 saat çalışmak zorunda değilim ama bir gün 7 çalıştıysam aradaki 1 saat eksiği diğer gün(ler) tamamlamam bekleniyor.

Rutinim 08:00 - 16:30.
Ama toplantım ve işim yoksa 14'ten sonra bilgisayarı kapatsam ve 16:30'a kadar çalıştım desem kimse sorgulamaz.
0
himmet dayi
(14.10.25)
11-19 haftasonu yok. sabah geç gelmek çok güzel, uzun uyumak istersem uyuyabiliyorum. banka - hastane gibi işlerimi halledebiliyorum. gece erken yatmak zorunda kalmıyorum vs.
0
zozjotejmnk
(14.10.25)
7/24

acil durumlarla ilgili bir iş yapıyorum:

1- telefonum 24 saat açık, sesi de açık.
2- ara ara beklenmedik yolculuklar yapıyorum, ne zaman döneceğim belli olmuyor. rekorum 35 gün. plansız bir şekilde evden çıktım, 35 gün sonra eve geri döndüm.
0
co2s2
(14.10.25)
(20)

Çocuk büyütmek gerçekten böyle mi?

silverleaf
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar sadece kendileri ve çocuğu yediriyor. Çocuk sahibi olmak cidden böyle bir şeyse hayata dair tüm beklentilerimi sorgulamak istiyorum...
+1
silverleaf
(13.10.25)
Aile gevşek . Bu çocuk zaman ve nasıl uyuyor? kısmına daha gelmedik
Kimi ailelere bakın. onlar da farkında değiller belki ama çocukları onları yönetir. Onlar da bunu çocuk
büyütmek zanneder.
-2
diyecevaplandı
(13.10.25)
Tarlada çalışırken doğum sancısı başlayan, Sonra bebek ağaç gölgesinde uyurken tarladadaki işine devam eden kadının üçüncü kuşak torunu bu hale geldi.

Çocuk merkezli yaşayan bir garip aile modeli gelişti ülkede. O modeldir onlar. Hiç öyle bir şey yok yani.

3 saatte, beş dakikaya sığdırılamayacak ne yapıyorlar ki evden çıkarken.
-6
Mirket
(13.10.25)
Tamamen kisilere ve cocuga bagli. Ilk oglumuzu araba koltuguna oturtmak bile kucuk bir meydan muharebesi gibiydi. Adamin karakteri boyle, zor bir cocuk ve hala oyle. Daha sonra iki oglumuz daha oldu. Bunlari torbaya koyup sokaga cikarim, sikinti olmaz.
+4
quaker
(13.10.25)
bir söz var ya “en iyi anne anne olmamış annedir” gibi. katılıyorum. en iyi anne ve babalar çocukları olmayan kimseler ki akıl vermekte çok iyiler :,)

15 aylık bir çocuk hala bakıma muhtaç. zamanla anne ve baba (daha çok anne tabii) kendisine vakit ayırabilmeyi başaracak ve çocuk (bebek) hayatlarına bu kadar hakim olmayacak. ama bu yaşlarda genellikle böyle, evet.

bizim anne babalarımız bizi çok rahat yetiştirmiş gibi hissediyorum ben ayrıca, şimdiki nesilde çocuk merkezli oluyor her şey. ben de isterdim çocuğum benim programıma uysun falan ama öyle olmuyor işte. aklı ermeye başlayınca daha kolaylaşıyor bazı şeyler.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
soruyu ben tam anlayamadım. misafir size yardım etmedi diye takıldıysanız zaten olması gereken bu değil mi?

onun dışında 15 aylık bi çocuk varsa hayatın onun etrafında dönmesi normal o aile için.

3 saat derken abartı olduğunu düşünüyorum. zaten bir yetişkinin ceketini alıp evden çıkması ile 15 aylık bi çocuğun evden çıkması için gereken hazırlık tabi ki aynı olamaz.

bence çocuğu olmayan insanlar çocuklu durumlar için yorum yapmasınlar.
0
elorelia
(13.10.25)
benim 75 yasinda kayinpederime, "cocuk gece teroru yasiyor, pek iyi durumda degiliz" dedigimizde, "ne olacak kabus goruyo iste, abartiyosunuz" demisti.
bizde misafir olduklari bir gece, gece terorune kendisi denk geldi, gozunu cikartacakti cocuk, odasina kacti pitir pitir koca adam.

baskasinin yasadigini yasamadan, o yasanan hakkinda gazel okumak kolay gelebilir de, genelde pek tutmaz. ben de yaptim cocugum olmadan once, yedik bi bok.
+5
quaker
(13.10.25)
benim de çok sevdiğim arkadaşlarım çocukları ile bu durumda. ve ne yazık ki buna kendilerinin sebep olduğunu düşünüyorum. onlar o tablonun içinde en doğrusunu yaptıklarını düşünüyorlardır ki öyledir de ama ben dışardan bakınca hatalar görüyorum.

anneler ve babalar tabii ki siz bizi anlayamazsınız, çocuğunuz yoksa yorum da yapmayın demişler ama bir çocuğun 3 saat yemek yemesini beklemek, ikna etme çabaları, gerginlikler filan bence normal ve doğru davranış olamaz. Çok üzgünüm. bu örnekte 15 ay kucuk ama benim arkadaşlarımda bu yıllarca sürdü. Evlerine gitmek sırf bu yemek ve dışarı çıkma mevzularından beni çok daraltıyordu ki hala böyleler :(

bence duyuru sahibi de yemeği kendi hazırlaması toplaması kısmını 3 saat süren bu yemek sürecine dahil değil diye belirtmek için söylemiş. Arkadaşından bunu beklediği için değil de.

ben bu arkadaşımı bu yemek konusunda sorgulayıp ara ara eleştiriyorum. bunları yemezse hasta olur yine biz uğraşırız vesaire diyor ama her gün en az 2 saat süren yemek krizini yaşamak hasta olmasındansa tercih edilecek bir şey değil bana göre.
-2
a perfect lie
(13.10.25)
3 saat olmasada vakit alıyor doğru
+1
basond
(13.10.25)
Öncelikle çocuğu olmadan buraya yazan arkadaşlar buraya yazdıklarını eğer çocukları olursa; ondan sonra bir daha okusunlar. 3 saat 5 saat 5 dk on dk. Çocuk sahibi olmak dünyanın en zor işi. çocuk olana kadar, ne kadar özgür olduğunu anlamak dünyanın en acı şeylerinden. çocuğum olmadan önce çocuklu ailelere kızar laf ederdim. olunca anladım ki çok zor amkkkk.

3 saat veya 5 saat olması ailenin düzenine bağlı bir şey. artık çocuklar aileleri yönetir durumda.

ben er kişiyim, eşim ve benden başka çocuk bakımına yardımcı olan herhangi bir kimse yok. kendime dair bir hayatım kalmadı. eşimi zaten düşünemiyorum. gerçekten bilinçli ebeveyn olmak zor.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
@a perfect lie beni çok iyi anlamış. derdim tabii ki bana yardım edilmemesi değil, durumu canlandırmak için yazdım ama yanlış anlaşılmış. Konu bir yemek yeme + yedirme sürecinin 3 saat sürmesinin normal olup olmaması. Aynı şey sabah hazırlanmak için de geçerli. 3 saat de hazırlanma süreci. Beraber etkinlik yapmak o kadar imkansız ki, hadi gidelim diyorlar tamam diyorum 3 saat geçiyor. Bireysel olarak onlara yardım edebileceğim her işi yapıyorum etraflarında ama yine de 3 saat.
+1
🌸silverleaf
(13.10.25)
3 saat çok fazla ama çocuğuna göre değişir, 5 yaş çocukla 45 dk falan alıyor benim oyuncaklarını toplayıp (bazılarını hala yanımızda gittiğimiz yere taşıyoruz işte bilinçsiz anne örneği ben) ve havaya göre giydirmekle, nereye gideceğimizi açıklamakla falan. yemek yemesi yarım saat gibi.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
mecazen mi 3 saat dedin çok anlamadım ama gerçekten soruyorsan 3 saat çok abartılı. 14 aylık bebeğim var genelde gideceğimiz yerlere hesaplanan vakitten 20 dk sonra varırız. niye hep 20 dk geç kalıyoruz anlamıyorum ama genelde çocuk yürümek istiyor kucakta durmuyor filan yavaş yürüyor ondan kaynaklı sanırım.

yemek yedirmek ve kendimizin yemesi de max yarım saat olur, 3 saat kraliyet yemeği mi yiyorlar :D
+2
Gradient_tabanlı_mor
(13.10.25)
aynısı durumu bizde de hala var, yani illallah ettiriyor, değişiklik filan istemiyorlar, biraz rutin çocuklara iyi geliyor. anne baba çalışıyorsa o yaşta kendi kurdukları oyunları oynamak istiyorlar, mesela dışarı çıkacaksak kuaför oluyoruz, pantolon giydirme makinesi oluyoruz bunları öğrendikçe 1 saat altına indik, tabi bizim hazırlanma sürecimiz de var.

yemek konusu ise şöyle, biz bir şeyler hazırlayıp arabada yemesini istiyoruz, sabah okula giderken kahvaltısı da öyle elinde çerezi, dışarı bakarak yiyor arabada, yemek yemesini beklemek de yanlış, zaten ben evde bakarken doğrudan kahvaltı hazırlamam, önce dışarı çıkarız, parkta acıktırır öyle kahvaltı kurarım.
0
hoot
(13.10.25)
mecazen 3 saat kullanılmış. kimse 3 saat çocuğa yemek yedirmeye çalışmaz.

ama dışarı çıkma konusu 3 saat alabilir.
altını değiştir.
yemek yedir.
bebek bakım çantası hazırla
dışarısı için hazırda mama yoksa onları yap.
bebeğin üzerini değiştir.
kendin tuvalete git
kendin hazırlan.
bu sırada bebek tekrar kaka yapmış mı diye kontrol et.
arabayı al kapının önüne getir.
+1
duyuruuser
(13.10.25)
"Tarlada doğum sancısı tutan kadın" diyen arkadaşa çok katılıyorum. aynen kardeşim tarlada bebeğe bakmayıp işine devam ettiğinde bebeğin ve annenin fiziksel ve psikolojik sağlığında bir sorun olmuyordu. Ölüm oranları çok düşüktü bizim nenelerimiz zamanında, hele psikolojileri çok iyiydi kesinlikle damızlık gibi doğum yapıp bebeklerinin yarısı ölen ve kalan bebekleriyle bağ kuramayan nenelerimizin.
Onu da geçtim, kadının ne haddineymiş konforlu ve hijyenik ortamda bebeğe bakmak? Bu ne şımarıklık? Lütfen sevgili kadınlar, tıpkı nenelerimiz gibi yaşayın. Bir de utanmadan hayatınızdaki önceliği bebeğinize veriyorsunuz yahu! Mesela tek kullanımlık bezler de almayın, kakalı bezleri yıkayın çünkü nenelerimiz böyle yapıyordu biliyorsunuz ki. Allah allah ya!
+4
mor bembombom
(13.10.25)
Bir uçtan diğer uca fazla hızlı savrulduğumuzu anlatmak için verdiğim örnekten mağduriyet devşiren kronik mağdur arkadaşım,
Ne soruda ve ne de verdiğim cevapta aile yapısı içinde belirli bir cinse özel bir eleştri yoktur. 3 kuşak öncesindeki durumun doğru olduğuna dair de bir sözüm yoktur. Benim sözüm çocukerkil aile düzeninin abukluğunadır.
Yazdıklarım o gözle oku. Ya da okuma. Mağduriyetini doya doya yaşa. Sen bilirsin.
Bu arada mor kurdelalı bir eyleme katılırsan çağır ben de gelirim. Ama 7*24 dünyaya o gözle bakma. Mutlu olamazsın.
-2
Mirket
(13.10.25)
mor bembombom +1
tarladaki nenelerimiz örneği beni de çok rahatsız ediyor her defasında duyduğumda. dünyaya getirdikleri çocukların yarısı vefat ediyormuş zaten. yazık o kadıncağızlara. ve hala sömürülüyorlar emekleriyle.
0
deartheodosia
(13.10.25)
bazı insanların götü ağır çocuktan bağımsız olarak. bence çocukla alakalı bir durum yok. ebeveynlerin karakteriyle alakalı bir durum.
0
Hallegadola
(13.10.25)
Bazı insanların zaman algısı ve zamanı kullanma hızı çok tuhaf, çok yavaş olabiliyor. Annem de öyledir, onun sağlık sorunları da var ama öteden beridir annemin dikkati çok dağınık olduğundan bir işi yapana kadar saatler geçebilir evet. Olabilir, yapı.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
İnsanlar abarttığımı düşünmüşler doğal olarak ama değil, maalesef. Neyse ki bu gözlemi yapan sadece ben değilmişim.
+3
🌸silverleaf
(13.10.25)
(7)

Erkek kışlık ayakkabı

arbre
Merhaba. Yaşı 30 üstü olanlar, kışlık ayakkabı olarak deri mi giyiyorsunuz, spor mu?Şu ayakkabı çocukça mı?https://www.trendyol.com/pierre-cardin/terre-su-kar-kislik-kaymayan-erkek-bot-p-386536470?boutiqueId=61&merchantId=112792Daha şık ayakkabıları nerede bulabilirim? Sağ olun.
Merhaba. Yaşı 30 üstü olanlar, kışlık ayakkabı olarak deri mi giyiyorsunuz, spor mu?

Şu ayakkabı çocukça mı?

www.trendyol.com

Daha şık ayakkabıları nerede bulabilirim? Sağ olun.
-1
arbre
(13.10.25)
Gideceğin yere göre değişir. Biraz resmi bir yere gideceksem sade bir ayakkabı seçerim. Gündelik için trekking tarzı tercih ediyorum.

Linkteki ayakkabı da okey ama Decathlon'ada bir bak.
0
duyuruuser
(13.10.25)
columbia facet 75 mid ya da camper peu pista giyiyorum yagmurlu veya camurlu havalarda. hava daha iyiyse normal spor ayakkabilar.
0
lemmiwinks
(13.10.25)
outdor ayakkabı alıcaksan pierre cardin alma. campera bir bak.
0
mikahakkinen
(13.10.25)
Kisin sketchers’in kislik ayakkabilarini giyiyorum. Rahat oluyolar baya
0
fakyoras
(13.10.25)
Renkteki ayakkabı güzelmiş. Ama kalitesini bilmiyorum tabii. Bu tip bakıyorsan salomon marka olanlara da bi bak
0
etna
(13.10.25)
pierre cardin ayakkabı ne alaka acaba
0
koela
(13.10.25)
resmi giyinim için divarese desa vb markalardan alıyorum. haftasonu veya spor giyinimler için nike bot almıştım onları tercih ediyorum
-1
kablelvuku
(13.10.25)
(13)

Uykumu getirin

gobekliraki
Uyku tutmuyor 3 gündür ya. Zombi gibi oldum. Yarın da iş var, 4 kişi de iş görüşmesine gelecek. Benim acil uyumam lazım. Duş yaptım, melatonin aldım ama fayda etmedi. Kafamın içi lunapark. Nasıl uyuyacağım.
Uyku tutmuyor 3 gündür ya. Zombi gibi oldum. Yarın da iş var, 4 kişi de iş görüşmesine gelecek. Benim acil uyumam lazım. Duş yaptım, melatonin aldım ama fayda etmedi. Kafamın içi lunapark. Nasıl uyuyacağım.
-2
gobekliraki
(13.10.25)
aşina olduğunuz bir sesli kitap açıp telefonu 1 saat sonra kapatmaya ayarlayın. (vlc player'da var mesela uyku modu) ışığı kapatıp kafayı yastığa koyun. kitabı dinleyin. muhtemelen 1 saat dayanmazsınız.
0
dilemma of subscribtionability
(13.10.25)
1 kadeh fiski
0
ditu
(13.10.25)
Derin uyku uyuyormuş numarası yapın.

Küçük kardeşimle aramız 14 yaş, onu uyutmak için ninniler pışpışlar işe yaramadığında uyumuş taklidi yapıyordum, çoğu zaman derin uyku numarasına geçmeden uyuyordu. Derin uyku numarasına başvurunca da ben uyuyordum 😁😁😁 hayalinde bir bebeği uyutmaya çalıştığını düşünerek böyle bir numara yap, tiyatro çevir kafanda. Beynin gerçekten uykuya geçecektir.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
Ya neler neler deniyorum. Sonra uyumaya çalıştığım aklıma geliyor işim tüm doğası kaçıyor başlıyorum yine düşünmeye.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
yeme-icme olayini 18 de birakırsan,
22 gibi uyursun.
0
designer
(13.10.25)
@designer ne alaka Allah aşkına.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
sinir sistemindeki kimyasal tepkimeleri

artiran ve azaltan reaksiyonlar var,

yani seni uyanik tutan ve uyutan gibi,

uyuman icin kendine avans ver ,

veri girisini azaltirsan,

ekran koruyucu moduna gecebilirsin.
0
designer
(13.10.25)
Şimdi uyumam lazım. Yani şu sıralar. Sorum buydu.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
Sıfır uykuyla işe gidiyorum.
0
🌸gobekliraki
(13.10.25)
amzn.eu

Melatoninle birlikte güzel bir uyku çektirir.
-1
auroraaurora
(13.10.25)
@auroraaurora bana melatoninle uyursun diyen arkadaşın aklına uyduğum için 36 saat uyuyamadım, yorgunluktan bayılmak üzereyken bile uykum gelmedi.

kafanıza göre ilaç almayın.
0
duyuruuser
(13.10.25)
benim life hack'imdir bu, yakın zamanda keşfettim. ingilizcemi geliştirmek için sürekli ingilizce podcast dinlediğim bi dönemdeyim. gece yatmadan önce de dur bakayım meditasyonu da ingilizce açayım dedim. guided sleep meditation yazmalısınız. meditasyonu türkçe açınca bi süre sonra beynin içindeki lunapark geri geliyor, yönergelerden kopuluyor çünkü. ama ingilizce açınca "dur lan her dediğini anlayayım, kelime kaçırmayayım" diyorsun anadilin olmadığı için. veee o dikkatle dinleyince meditasyon müthiş çalışıyor, kopmuyorsun bi 5-10 dakikada dalıyorsun.

isim de vereceğim "lauren ostrowski fenton"
0
ofelia
(13.10.25)
çok geç görmüşüm ama bundan sonrası için işe yarar. nefes alırken gözünüzü açın verirken kapatın, alırken açın, verirken kapatın bi süre sonra açamadığınızı ve göz kapaklarınızın ağırlaştığını hissedeceksiniz. tatlı rüyalar :)
+1
matilda
(13.10.25)
(4)

Zayıflayan hafıza için esaslı/sahici öneri

yadigar
Yaş kırkı geçti ama sorunun sadece yaş olduğunu düşünmüyorum. Kısa zamanlı hafızam iyi durumda. İdrak seviyem mükemmel hâlâ. Ancak, bir hafta içinde çoğu şeyi unutuyorum.Gündelik mevzularda eskisinin yarı seviyesinde, detaylarda eskisinin dörtte biri ila beşte biri civarında, akademik ve dil öğrenim
Yaş kırkı geçti ama sorunun sadece yaş olduğunu düşünmüyorum. Kısa zamanlı hafızam iyi durumda. İdrak seviyem mükemmel hâlâ. Ancak, bir hafta içinde çoğu şeyi unutuyorum.

Gündelik mevzularda eskisinin yarı seviyesinde, detaylarda eskisinin dörtte biri ila beşte biri civarında, akademik ve dil öğrenimi gibi durumlarda ise eskisinin yüzde onu gibi bir düzeyde şu an hafızam…

Cümle kurarken de eskisinin iki-üç katı teklemeler oluyor.

Stres seviyesi minimumda bir hayat yaşıyorum. Bundan düşüğü zor. Gündelik uğraşlarım da maddi, manevi yorucu değil. Birkaç aylık geçici bir olay değil. Düzenli kullandığım ilaç, alışkanlık, madde yok. Ruh halim yıl içinde pek stabil olmuyor ama özetle üzgün olduğum aylarda da, bunalımdayken de, keyfim yerinde olan aylarda da durum aynı. D vitamini dışında bir vitamin/mineral eksiğim yok. (Ciddi genişlikte tahlillerden bahsediyorum) D vitamini de tüm ailede, ne yapsak hep düşük çıkıyor. Genetik yapımızla alakalı galiba. Yıllardır görmezden geliyoruz.

Şimdi nörolojiye gitsem, mahallemin nörologu gıda takviyesi verip yollayacak. Siz İstanbul, Ankara gibi yerlerde iyi bir uzman tavsiye edebilir misiniz bu konu ile alakalı? Yahut başka tavsiyeleriniz var mı? Ama “bulmaca çöz, dil öğren, B12 al, magnezyum iç” falan değil de, böyle esaslı, fark yaratan türden var mı bir şey? (Kuru üzüm yiyorum bol bol :) )
0
yadigar
(12.10.25)
Bir özel hastanede bir nöroloğa git. Muhtemelen boyun damarları için ultrason ve bir de beyin mr ı isteyecek.

Sudoku çöz bol bol. Dil öğren :)
Stresin yoğunsa biraz boşver. Kafanı meşgul eden gereksiz konuların yükünden silkelen.
-1
Mirket
(12.10.25)
Hacamat yaptır . Ama işin uzmanı yapmalı. Duası , günü (hicri takvime göre) bardakların vücuttaki yeri önemli.
Belli aralıklar sanırım 3 - 4 seans olmalı .
-9
diyecevaplandı
(12.10.25)
ben bi ara tükenmişlik sendromu yaşadım ve hafızam, öğrenme yeteneğim falan bayağı gerilemişti. ama sendrom geçti ve gittikçe eski halime dönüyorum. hiçbir sağlık önlemi almadım. sadece toksik ortamlardan, insanlardan uzaklaştım ve hayatta zevk aldığım esi şeyler yine bana heyecan vermeye başladı. bu yüzden durum psikolojik olabilir belki.
+2
santimantal
(13.10.25)
Yaz hocam, kesin çözüm;
- erken yatıp erken kalkmak.
- sabah sporu (en az 45dk)
- protein ve sebze ağırlıklı beslenme.
- hazır gıda minimum.

benzer sebeplerden b12 takviyesi aldım. eskisine göre %15 fark etti. bunları yapınca çakı gibi oldum ama düzenli yapılacak sporu hafta 1 kere yaparsan faydası olmaz en az haftada 3 gün sporunu yapmalısın.
+2
duyuruuser
(13.10.25)
(6)

Akıllı TV için olmazsa olmaz diyebileceğiniz özellikler?

winston insani
MerhabalarAraştırmalarım sonucu Android TV ve Webos işletim sistemleri arasında kaldım. Muhtemelen webos'u seçeceğim ama diğeri de cazip uygulama marketi açısından.Acaba sizin için, akıllı tv'lerde olmazsa olmaz diyebileceğiniz özellikler neler? Bir de bunların "renk uzayı" ve "kontrast" değerlerind
Merhabalar

Araştırmalarım sonucu Android TV ve Webos işletim sistemleri arasında kaldım. Muhtemelen webos'u seçeceğim ama diğeri de cazip uygulama marketi açısından.

Acaba sizin için, akıllı tv'lerde olmazsa olmaz diyebileceğiniz özellikler neler? Bir de bunların "renk uzayı" ve "kontrast" değerlerinde nelere dikkat etmeliyim?

Ben kafamda şunları listeledim: En az 49 inç, 4K Ultra HD, Oled, 4 çekirdek, hdml, usb 3, wifi, bluetooth,
+1
winston insani
(12.10.25)
Android TV ve Android Lazer Projeksiyon kullanıyorum, buna rağmen net olarak söyleyebilirim ki televizyonun android olmasına gerek yok. Android olmasına para vereceğine daha iyi çözünürlük, daha büyük ekran seçersin, bir Xiaomi mi box s alırsın olur biter.

Televizyon zamanla yavaşlıyor, Xiaomi gerçekten akıcı ve hızlı.
+1
kimlanbu
(12.10.25)
@kimlanbu doğru söylüyor.

Televizyonun görüntü özelliklerinin ömrü, akıllı özelliklerinin ömrüne çok daha uzun. Bu nedenle akıllı özelliklerin ne olduğuna ya da olmadığına bence hiç takılmayın, cebinizdeki paraya uyup ve kafanızdaki özellikleri karşılayan televizyonu alıp geçin. Hangi televizyonu alırsanız alın, televizyonun ömrü dahilinde beklenmedik bir arıza çıkarmadığı takdirde birkaç sene sonra harici bir kutu (Apple TV ya da Android Box) takacaksınız çünkü ya akıllı kısmı yavaşlayacak ya da bazı uygulamalara güncelleme gelmeyecek ve uygulamaları kullanamaz hale geleceksiniz.

Bu arada, 49 inç OLED yok ya da yok gibi bir şey. Muhtemelen tüm markalar 55 inçten başlıyorlar. 55 inç güncel bir OLED TV'nin akıllı özellikleri sizi 3-4 sene götürecektir, belki daha fazla da olabilir. Diyelim ki akıllı özellikler kullanılamaz hale geldi, şu anda Xiaomi Mi Box S (3. Nesil) güncel versiyonu 3.000 TL yani 80 USD civarında. Küçük bir paraya çözersiniz bu sorunu.
0
10551037
(12.10.25)
eğer netflix falan yüksek kalitede izlemek istiyorsan aşağıdaki listede olan cihazlardan birini alman gerekiyor yoksa 480pden fazlasını oynatmaz.

docs.google.com
0
nahtoderfahrung
(12.10.25)
LG sihirli kumanda aşığı olarak kesinlikle Android TV alın derim. webos seni LG'ye mahkum ediyor, işletim sistemi ya da bir uygulama güncellenmezse alternatifin yok. Android TV'de bir şekilde alternatif bulunuyor.
Şu an TV alacak olsam TCL bakardım.
0
late viper
(13.10.25)
tvye paneline, görüntü kalitesine göre alın. aptal tv olursa daha iyi. yanına apple tv, mi box vs. bir şey alın
+1
inheritance
(13.10.25)
Günümüzde televizyon işletim sistemine göre değil panel teknolojisine göre alınır.
bütçenize göre oled, qled, led ve diğerleri arasında seçim yaparsınız.

tvlerdeki en iyi işletim sistemi 2-3 yıl sonra kullanılamayacak düzeyde yavaşlıyor.
0
duyuruuser
(13.10.25)
(1)

Instagram mizah hesapları

yurtsuz john
Kaç takipçiden sonra para kazanmaya başlıyor? Örneğin 10 bin takipçili sayfa para kazanır mı? Kazanırsa ne kadar?
Kaç takipçiden sonra para kazanmaya başlıyor? Örneğin 10 bin takipçili sayfa para kazanır mı? Kazanırsa ne kadar?
0
yurtsuz john
(12.10.25)
gördüğüm kadarıyla mizah kanallarına sponsor çok gelmiyor.
0
duyuruuser
(13.10.25)
(3)

boştaki modemler

lrdrylgh
Merhaba. Evde 4-5 tane eski adsl ve vdsl modem var. Bunlar para eder mi ya da bir şekilde değerlendirilebilir mi? Yoksa çöp mü
Merhaba. Evde 4-5 tane eski adsl ve vdsl modem var. Bunlar para eder mi ya da bir şekilde değerlendirilebilir mi? Yoksa çöp mü
0
lrdrylgh
(07.10.25)
Satılabilir. Bazısı modellere özelliklerine göre daha pahalı da olabilir. Benzer modellerin ilanlarına bakın
0
diyecevaplandı
(07.10.25)
access point olarak kullanabilirsiniz. evdeki wifi ağını genişletirsiniz.
0
duyuruuser
(07.10.25)
adsl modemler direkt çöp. vdsl için de, şu an vdsl2 modemler kullanılıyor. normal vdsl modemler yine çöp.
0
malheiros
(07.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.