Giriş
(12)

Sonsuza kadar bir metronun içinde yolculuk mu yoksa ölmeyi mi tercih ederdiniz

egerbiryolcu
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)Bla
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)

Black mirrorde tabi metro olarak değil ama farklı bir döngüye sıkışıp kalmakla ilgili bir bölüm vardı diye anımsadım.

Benim döngüm metro. Metro sürekli seyir halinde olacak. Siz de yolcusunuz. Metro olduğu için haliyle gün yüzü görmek de olmayacak. Sadece sonsuza kadar bir yere gideceksiniz ama hiç varmayacaksiniz. Metroda yapabilecek veya yapamayacaklarımızı detaylı düşünmedim ama mesela oturabilirsiniz. Kitap okuyabilirsiniz. Diğer yolcularla sohbet edebilirsiniz. Yemek yiyebilirsiniz. Oturur vaziyette ne yapılabiliyorsa yapılabilecek yani. Ve tabii ki ayıp şeyler yasak sigara da yasak olacak. Toplu taşıma kuralları çerçevesinde olacak bu yolculuk. Belki sadece beden yorgunlugundan muafiyet olabilir. Çekilir kılmanın bir çözümü de olmalı çünkü.

İşte böyle sonsuza kadar gider miydiniz yoksa ölmek mi isterdiniz?
+1
egerbiryolcu
(21.04.26)
Ömür boyu sigara içilmeyen bir ortamda yaşamak kulağa çok hoş geliyor. Ortamda kül tablası gibi kokan kimse de yok, Değil mi?
+3
Mirket
(22.04.26)
ömür boyu metro'da kalmaktansa ölmek daha iyi sanırım.
metro istasyonlarını kullanabiliyorsak durum değişebilir ama yine de -sonsuza dek- ifadesi geçen ne olursa olsun ölmeyi yeğlerim.

ama mesela desen ki, klasik hapis mi yoksa metroda hapis mi, sanırım metro'yu seçerdim daha uzun süre olsa bile.
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
şöyle yapardım

i.hizliresim.com
+2
deranzo1
(22.04.26)
Sorunun cevabı Suç ve Ceza'da verilmiş:

www.youtube.com
+2
cek
(22.04.26)
Simülatif ortamda bile yasaklar var. Şerefimle öleyim daha iyi.
+1
yurtsuz john
(22.04.26)
Sonsuzluk dışında birçok insan zaten buna benzer hayatlar yaşıyor. Şu an sonsuza kadar yaşamak istemediğim için ölümü tercih ederim ama bunu bana ölüm döşeğinde sorarsanız fikrim değişebilir ;)
0
cosmicstring
(22.04.26)
en iyi ve konforlu şartlarda bile sonsuza kadar yaşamak istemez insan.

soruyu "ömrünün kalanını" olarak revize edersek metroda sınırsız yemek ve tuvalet seçeneği de varsa metro olabilir. farklı insanlar gelip gider sıkılmazsın.
+1
duyuruuser
(22.04.26)
Kontroll diye bir Macar filmi var tavsiye ederim.

Cevap olarak ben ölmeyi tercih ederdim.
+1
peki madem
(22.04.26)
Metroda delirirsin o sekilde. Olmek daha cazip kalir onun yaninda.
0
baldur2
(22.04.26)
kanka türkiyede yaşıyorsun daha ne simülasyonu :D
gürültü, sigara, yorgun suratlı insanlar, trafik, sosyalleşelim dediğin gürültülü kadıköyl sokaklarında içki içmek, çocuk gürültüsü içindeki sahile gitmek, sigara dumanı altında cafede oturmak vs. daha saymaya gerek var mı? al sana simülasyonun kralı.
0
plastic_angel
(22.04.26)
Doctor who da benzer bir bölüm vardı.trafikte takılı kalıyordun orda araçla ,metro değildi ama benzer.isterseniz bakın.
Gridlock bölümün adı da şimdi buldum
+3
denizciman
(22.04.26)
sonsuza kadar yaşanır mı ya şartlar çok iyi olsa bile?
+1
f02561
(22.04.26)
(10)

Hangi saat güzel? Neden?

filipis
Seçenek A: https://www.creationwatches.com/products/seiko-mens-watches-208/seiko-5-automatic-21-jewels-snkm87-snkm87k1-snkm87k-mens-watch-6255.htmlhttps://www.youtube.com/watch?v=l7_deVhmgqE%0D%0ASeçenek B: https://www.creationwatches.com/products/seiko-mens-watches-208/seiko-5-automatic-japan-made-
📊 Hangisi daha şık

Bu anket sona erdi. 15 oy kullanıldı.

-1
filipis
(16.04.26)
Şimdi saat öyle bişey ki, tamamiyle giyim tarzınla alakalı. Bu ikisi arasında b derim.
+1
gobekliraki
(16.04.26)
a

daha sıcak bir rengi var
0
yurtsuz john
(16.04.26)
dünyada bu son 2 saat kalsa A'yı alırdım. renkleri daha uyumlu geldi.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
fotoğrafta renk farklılıklarından dolayı yanıltıcı olabilir.
ikisini yan yana gördüğünde fikrin değişebilir.
0
duyuruuser
(16.04.26)
Bu yüzden az önce youtubedan videolarına baktım ve duyuruya da videolarını ekledim
0
🌸filipis
(16.04.26)
Konu dışı bu ürünü türkiyeye sipariş edemezsiniz. site gönderebiliriz yazsada kesinlikle gümrükte takılır ve gümrük müşaviri tutman gerekir. bununda ücreti saati geçebilir. buna dikkat.
0
sivri sinek
(16.04.26)
Türkiyede yaşamıyorum hocam.
0
🌸filipis
(16.04.26)
bu iki saati de almazdım aslında ama illa seçeceksem b’nin bezeli çok çirkin, bu yüzden a.
0
eileengray
(16.04.26)
bence A cok güzel.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
Seçenek A’yı aldım. Teşekkürler arkadaşlar
0
🌸filipis
(16.04.26)
(3)

Kira Tespit Davası bilirkişi tespiti sonrası sizce kiracıyla uzlaşalım mı?

mahmuttt
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı. Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti. Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
Bilirkişi güncel değere yönelik tespitini yaptı. Karşı taraf İtiraz etti. Mahkeme ek rapor istedi Eylüle attı.

Kiracı arayıp uzlaşalım diyerek bilirkişi tespit değerinin yarısını teklif etti.

Sizce bilirkişinin takdir ettiği değeri öderseniz uzlaşırız mı demeli;

yoksa mahkemeye devam mı etmeli?
-1
mahmuttt
(14.04.26)
bilirkişi raporundan bir indirim yapacak hakim (net bilmiyorum ama yüzde 10 20 falan maks hakkaniyet indirimi) dava tarihinden itibaren de geçmişe dönük kira farkı da alacaksınız.

avukatınıza danışın.
0
kveldulv
(14.04.26)
davaya vermişsin bilirkişi yapılmış fiyat belirlenmiş. belirlenen rakamın %10-20 altında bir rakama hüküm verilecektir. sonra istinaf süreci var yani yaklaşık 1buçuk senelik bir süreç var önünde. beklemek istemiyorsan şimdi anlaş.
0
gercekdunya
(14.04.26)
istinaf daha kısa sürede sonuçlanıyor diye biliyorum. bence sonuna git zaten faiziyle geri alacaksın.
+1
duyuruuser
(14.04.26)
(37)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-16
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+4
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+2
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
+1
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+4
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+2
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+1
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
+1
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+1
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+4
babilfish
(13.04.26)
Güzel şeyler söylenmiş. Siz ilgi beklemissiniz ama daha en başından bellimiş. Beklentiyi devam ettirmek biraz sizin yanlışınız olmuş. Sevmek zorunda değiller elbette ama Türkiye'de de yüzde 80 falan torun seviliyor. Ama olmak zorunda da değil. Evlat ayrımı da yapılır. Bu da Türkiye gerçekleri . Kabullenmeniz ne kadar hızlı olursa o kadar mutsuz olmazsınız..
Birde bebek sahibi olanlarda dünya onların etrafında dönüyor algısı vardır. .siz o algıya fazla kapılmayın. Çünkü aynı dünya herkesin etrafında dönüyor ..
Ayrıca sorun sizin değil eşinizin sorunu. Rahatsız ise kendiwi çözmeli. Muhtemelen aile için ezik biri eşiniz. Görümce daha güçlü. Bu yüzden onun çocuğu sevilmiş ilgi görmüş. Ancak eşinizin dert etmewi ve çözüm de julmasi gereken eşiniz. Ben mesafeli olur ve beklentimi yüksek tutmazdım
0
hacirotti
(21.04.26)
(19)

arkadaşıma ayıp olur mu?

ercu cozer
başka bir şehire araç almaya gideceğim, orada da bir arkadaşım var bu işlerden anlar , aracı alırken bilmediğim yerde tek olmak istemiyorum haber versem gelir hem hasret giderir hem aracı alırken yanımda olur.yalnız arkadaşım uzun süredir işsiz morali bozuk , şimdi bu durumda nispeten pahalı bir ara
başka bir şehire araç almaya gideceğim, orada da bir arkadaşım var bu işlerden anlar , aracı alırken bilmediğim yerde tek olmak istemiyorum haber versem gelir hem hasret giderir hem aracı alırken yanımda olur.
yalnız arkadaşım uzun süredir işsiz morali bozuk , şimdi bu durumda nispeten pahalı bir araba alırken yanıma çağırmak da vicdanen rahatsız hissettirir bana üzüldüğünü biliyorum.
çünkü bende işsiz kaldım çok zor bir durum ve psikoloji böyle şeyler bile içten içe üzerdi beni.
sizce gitmişken haber verip görüşmeli miyim yoksa, ayıp olur diye haber vermemeli miyim?
+2
ercu cozer
(10.04.26)
bence araç için çağırma. ben işsiz ve parasız dönemimde arkadaşımın beni lüks mekana çağırmasına aşırı ayar olup üzülmüştüm. uzun süre işsizlik insanı çok depresif yapıyor. yetersiz ve değersiz hissediyor. parasızlık insanı öfkelendiriyor.

gitmişken bir buluş kahve ısmarla ama tabii. hal hatır sorarsın.
+2
art cat chocolate
(10.04.26)
samimiyetinize bağlı.
belki de aramazsan daha çok ayıp olur.
ben olsam arardım.
0
duyuruuser
(10.04.26)
'' abi merhaba eskişehire gelicem yarın ufak bir iş için müsait olursan kahve filan içelim. '' derdim
- hayırdır ne işin filan derse '' araç alacağım uygunsan gel sen de istersen'' derdim
+3
rajkoothrapali
(10.04.26)
kesinlikle görüşün. asla yanlış olmaz. insanların böyle zamanlarda dert ortağına konuşacağı birine ihtiyacı olur.
+1
ground
(10.04.26)
gerçek arkadaş ise görüşmen daha iyi olur. dedikleri gibi derdini anlatıp biraz rahatlamış olur o da, havası değişir.
+1
gercekdunya
(10.04.26)
bence cagır seni seviyorsa gormek iyi gelecektir.
0
koela
(10.04.26)
samimiyetinize bağlı, ben olsam üzülmezdim. sonuçta aynı işyerindeyken o işten çıkarıldı sen devam ettin durumu yok ya da işveren sizdiniz onu işten çıkardınız, öyle bir şey de yok. "herkesin hayatına kimse karışamaz"

ben görüşürdüm - görüşülen kişi de olurdum, takılmazdım. ayrıca yemek-tatlı falan ısmarlardım. o da bunalmıştır sürekli evdeyse atraksiyona girmek iyi gelir.
0
Improbable
(10.04.26)
seviyorum hep telde de görüşürüz ama ben işsizken çok zengin bir arkadaşım aracıyla gelmişti onun adına çok sevinmiş ama o gün kendi durumuma çok üzülmüştüm.
arkadaşım şu an kendi durumuna üzülüyor çok iyi şeyleri hak ediyor ama son zamanlarda işleri kötü gitti , burukluk hissetsin istemiyorum.
+1
🌸ercu cozer
(10.04.26)
rajkoothrapali'nin yaptigi gibi yap bence de. her turlu haber ver ama isini sorarsa soyle. arkadasini gormek hem sana hem ona iyi gelecektir, araba isin yancisi
0
fakyoras
(10.04.26)
İlla yanınızda biri olması gerekiyorsa, bu tür işlerde dalgınlığınız, tecrübesizliğiniz falan oluyorsa arayın gelsin. Ama ben böyle işleri hep kendim halletmeyi daha uygun görürüm. Son dakika çağıracağınız arkadaşınız belki aklınızı çelebilir, huzursuz olursunuz, niye çağırdım dersiniz. Siz zaten karar verdiyseniz başkasına gerek yok. Alışverişi bitirin sonra arayın böyle bir anda gelmem gerekti, gel yemeğe gidelim dersiniz.

Bir de kahve ne abi, lüks araç alıp adamı simit sarayına mı götüreceksin?
0
malheiros
(10.04.26)
aldığın arabayla güzelce gezer, yer-içer takılırsanız hesaplar senden arkadaşın da kafası dağılmış olur. He öyle lüks araba hadi gel bi Starbucks yapalım dersen ayıp olur.
+1
tsubasa
(10.04.26)
Görüş
-2
arbre
(10.04.26)
Çağır hocam, sonrasında da imkanın varsa " Allah raız olsun iyi ki geldin kanka, gel arabayı ıslatalım." deyip yemeğe götür.

samimi arkadaşsanız sorun olmaz, hem de böyle bi dönemde işe yaradığı için kendini iyi hisseder.

ama sana destek olduğunu özellikle belirt ki gerçekten işe yaradığını hissetsin.

" sen olmasan belki bi' şekilde hallederdim ama gelmen cidden çok iyi oldu fln mesela."
+3
kumandanim
(10.04.26)
Kumandan +1
Ona da moral olur. Isi olmadigi sürece issiz is buldugu anda problem cözülecek.
+1
Purple life
(10.04.26)
ara adamı sen ısmarla. aramazsan ayıp olur. gelsin işi yoksa senle olsun.
0
mikahakkinen
(10.04.26)
"selam, bi araba işi için oraya gelcem. gelmişken de seni görmek istiyorum hasret giderelim, ne zaman müsaitsin?" böyle dersen ayıp olmaz.
0
nolmus yani
(10.04.26)
yakın ve iyi arkadaşsanız sorun olmaz, çoğunluğun dediği gibi yapın ve arabadan sonra da yiyin için gezin takılın ve her şeyi siz ödeyin elbette. bu arada işsiz olduğu için demiyorum, arabalardan anlıyor olduğu ve size yardıma geleceği için diyorum; normalde olması gereken bu
+2
sweetoffice
(10.04.26)
Onun haset eden bir işsiz olmadığına eminsen birlikte git.
alışveriş dönüşü de sağlam tarafından bir yemek ısmarla .
0
diyecevaplandı
(10.04.26)
Yerin kulağı var, iki gün sonra öğrenir gelip gittiğini “ulan buralara kadar geliyor, araba alıp dönüyor, bi selam bile vermiyor, tabii işsiz kaldık ya, adam yerine koymuyor” diye düşünür. Biraz muhabbet, bir yemek çay kahve ısmarlama, bu durumda sana nasıl faydalı olabilirim gibi yaklaşım, araç işini halledip geri dönme faydalı olur. Ayrıca işsiz insanlar bu şekilde bir işe yaradıklarında, kendilerine bir iş için ihtiyaç duyulduğunda kendilerine güven tazeliyorlar. Gözlerine biraz ışık geliyor.
0
covered
(10.04.26)
(11)

Arabaya birikimin ne kadarı ayrılmalı?

ya ben lan neyse
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?

bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
0
ya ben lan neyse
(09.04.26)
hedef
otomobil sahibi olmaktan ziyade birikim yapmak olmali.

ihtiyaç oldugunda
toplu tasima,taksi,kiralama imkanlari degerlendirilmeli,

otomobil sahibi olmanin bir maliyeti oldugu kadar bunu elinde tutmaninda maliyetide oluyor ve gerçekten lüks.

suan güzel bir araç 2 milyon ise,
bu paranin yillik deger kaybi hiç olmazsa 300 bin.
ve bu aracin yillik masrafi 50 ila 100 bin arasi.
0
designer
(09.04.26)
ne kadar az o kadar iyi tabi ama %20-30 sınırını aşmamalı. gözden kaçırılan konu aracı alınca iş btmiyor. kasko, sigorta, mtv, bakım, yakıt derken yıllık en az 150k masraf eklenecek. ilk anda göz çok gelmeyebilir ama bir aracın 5 yıllık kullanımında bu epey bir para ediyor.
0
orpheus
(09.04.26)
ne kadar paran var ona bağlı. tamamını da ayırabilirsin. 500 binin var diyelim. yarısını mı ayırcan? aksine insanlar genelde 500ü de koyup kalanı kredi çekerler.
ama 10 milyon varsa hepsini arabaya gömmek mantıklı değil tabii ki.

belli oranı olamaz bunun
0
jelly bear
(09.04.26)
bence lüks araba gereksiz. kmsi az vw golf ya da toyota bir araba is görür. sana sorun cikarmamasi önemli.

eger bu arada senin yillik kazancini asiyorsa ben olsam paramin yettigi kötü arabayi almak yerine hic araba almamayi tercih ederim. kmsi fazla sorunlu bir arabayi ucuza alsan da cikardigi masraflar sana zarar verir. eski arabalar da kmsi az olsa bile eski teknoloji oldugu icin daha yakiyor falan ne gerek var.

benim arabam yok bu arada dkfj ama mantikli oldugunu düsündügüm seyi söylüyorum.
bu dedigim büyük sehir icin gecerli. toplu tasimanin kötü oldugu bir yerde yasiyorsan mecbur arabayi alicaksin. en azindan iyisini al da cok ugrastirmasin.
-1
Purple life
(09.04.26)
çoğunluk birikim üstüne krediyle alıyor iyi bir araç almak isterse. araba alıp üstüne para arttıracak kadar birikim yapmış olanlar azınlık. araba yine birçok kişi için amaç. bir sürü insan işini gören araçları varken biraz para biriktirince imkanı olunca model yükseltiyor keyfi olarak.

benim de birikimim filan yoktu hatta eksideyim bankalara borç var ama 250k'lık araba aldım. bu durumda atıyorum borç 300k ise -83% oluyor eksi yüzde de garip yani matematiksel bi sonuç var da mantıklı bi veri elde etmiyoruz.
+1
konetsu
(09.04.26)
Henüz ev almak için krediye girmemişse birikiminin sıfır olduğunu düşünmeli kişi. Arabası olmazsa ölecek hastalığına tutulmadıysa, iş için veya işe gitmek için mecburi değilse, olmadan da bir şekilde yaşıyorsa kimse araba almamalı.
İlle de alacağım diyen de kolayca satabileceği ve fazla değer kaybetmeyecek bir araba almaya dikkat etmeli, ekspertizi de Tarcanlar oto ekspertizde yaptırmalı.

Araba almayı düşünen kişiye (yani size ) ufak bir ricam/sorum var. Alacağınız araba size bir yılda tahminen kaç liraya mal olacak?
MTV, sigorta, kasko, periyodik bakım, lastik değişimi, benzin, otopark vs.


Not: tüm bu söylediklerim elbette çok yüksek geliri veya varlığı olan birisi için geçerli değil ama o kişinin aklında zaten böyle bir soru olmaz.
-1
michael_knight
(09.04.26)
Fazla düşünme. Sana muhafazakar arabası olan sitroen saxo gider
0
runaway
(10.04.26)
ev almadan once iyi kotu bir araba hayati kolaylastirir. zaten turkiye'de bakim ve yedek parcalar ucuz.
0
antikadimag
(10.04.26)
önce araba alıp, tekrar birikim yapıp üzerine arabayı da satıp ev alınılıyor genelde.
0
duyuruuser
(10.04.26)
"ayağını yerden kessin, seni istediğin lokasyona götürsün yeter" mentalitesi ile müthiş bir keyfi ıskalıyor insanlar. onlardan olmak zorunda değilsen , olmamalısın. En azından keyifli, güçlü , yakışıklı bir otomobil çok fark yaratıyor. illa çok pahalı olmak zorunda değil. çok uygun fiyatlı alternatifler de oluyor.
-1
loch ness
(10.04.26)
Anadolu'da insanlarda önce araba alınır sonra onu peşinat yapıp ev alınır gibi bir kafa var. Enflasyon ortamında mantıklı bir kafa. Elindeki nispeten değerini koruyacak. Krediyle alındığı için kredi borcun enflasyona yenilecek. Onun için kredi ödemelerini düşünerek alıyor insanlar, birikimin %x'ini arabaya ayırayım demiyor da ödeyebileceğim maksimumu ödeyeyim, nasılsa ödemeler sabit kalacak.
0
gabe h coud
(10.04.26)
(6)

Sıfır arabanın ilk bakımı

condom kurşunu
20 gün kaldı yazıyor ekranda. servisi ben mi arıyorum yoksa onlar bitmeye yakın arıyor mu gelin hadi diye?
20 gün kaldı yazıyor ekranda. servisi ben mi arıyorum yoksa onlar bitmeye yakın arıyor mu gelin hadi diye?
-1
condom kurşunu
(08.04.26)
Sen randevu alıp gideceksin. Günü kaçırma. Bazı markalar geç getirmişsiniz diye arızaları garanti kapsamına almayabiliyor. Genelde psa grubu yapıyor bunu.
+1
jackyr
(08.04.26)
:) kendiniz gideceksiniz.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.04.26)
Arabanın kendisi randevu alıyor
+1
Hallegadola
(09.04.26)
ilk önce siz götürün, daha sonraki periyodik bakımlarda mesaj atan ya da arayan servisler var. benim reno servisim arayıp özel fiyat veriyordu başka yere gitmeyim diye.

araca yapılan işlemleri takip etmek için sürekli aynı servisle çalışmak daha verimli oluyor o yüzden ilk gideceğiniz servisi iyi araştırın.
0
duyuruuser
(09.04.26)
yeni arabalarda aslında bu randevu sistemi otomatikleştirilebilir, her tarafı yazılım zaten. bir tane de randevu servisi yazsınlar. ekranlardan il-ilçe, gün seçelim en yakın müsait servise açsın randevuyu.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.04.26)
siz iletişime geçip randevunuzu alın götürün. beni de satın aldığım bayi aramıştı gerçi, bakımınız yaklaşıyor gelin falan diye. ben başka bir yetkili servise götürüp bakımını yaptırdım.
0
exlibris
(09.04.26)
(12)

Tişörtleriniz ne kadar dayanıyor?

runaway
total kaç sezon giyebiliyorsunuz bir tişörtü?
total kaç sezon giyebiliyorsunuz bir tişörtü?
0
runaway
(08.04.26)
Kaliteli olanlar dayanıyor, 4 senelik tişörtlerim var.
Ama sonra anladım ki sıkılıyorum bir süre sonra, az giyiyorum. O yüzden sezonluk alıyorum. Ertesi yaz dolaptan çıkarınca yakası salanlar oluyor onlardan kurtuluyorum.
0
Bruce
(08.04.26)
Genelde baskısını severek aldıklarım birinci sezondan sonra ev giysisi oluyor, görece düzgün bir mağazadan aldıklarımı iki bazen üç sezona kadar kullanabiliyorum.
0
mutekebbir
(08.04.26)
Max 3.

Yaz kış tişört giyen dolabında min 30 tişörtü olan biri olarak yazıyorum. 5-10 tişörtüm olsa 1 sene bile dayanmaz zaten.
0
jackyr
(08.04.26)
1-2 beden büyük alıyorum ufak olmuyor artık
+1
mantık
(08.04.26)
Baskılı penye tişörtlerimi yıllardır Mavi'den alırım. İstisnasız şekilde tişörtü sadece bir kere giyer, ardından kirli sepetine atarım. Yazı genelde 5-6 tişörtle geçiririm, sayısı 10 civarını bulmaz bu nedenle tişörtlerimin yaz boyu her hafta 1 kere yıkandığını düşünebiliriz.

Bu şartlarda baskısı bozulmadan yakası dağılmadan en fazla 2 sezon dayanıyor, sonrasında ev/sahil tişörtü oluyor.
+1
10551037
(08.04.26)
3 sene sonra ev tişörtüne evriliyorlar.
+1
gabe h coud
(08.04.26)
2 yaz geçtikten sonra renk soluyor genelde. onun dışında 5-6 sene olup da hiçbir kusuru olmayan çok tişörtüm var.
0
biravekahve
(08.04.26)
universiteden kalma bir tisortum var, 15 yil olmus. uzerime guzel oturdugu icin hala tutuyorum. iyi kaliteli urunler lacoste tisortler mesela en az 10 sene gider. zaten bu yuzden ucuz mal almak daha pahalidir.
0
antikadimag
(09.04.26)
ben tişörtleri evde ve dışarıda giymek üzere ikiye ayırıyorum.
evde giyilecekleri deforme olana kadar giyiyorum, dışarıda giyeceklerim de 1-2 sezon dayanıyor.
0
duyuruuser
(09.04.26)
hesapta iyi bir markadan geçen sene 5 tane basic t-shirt aldım 1 tanesi bile giyilecek halde değil. öneceden 3-4 sezon giyerdim ama artık 1 sezona kadar düştü. tekstil kalitesi son yıllarda çok kötü. 20 senelik levi's t-shirt'üm var mesela giysen giyilir en ufak bir falsosu yok. oradan pay biçiyorum.
0
delidir yakalayin
(09.04.26)
Son yıllarda hem tişörtlerimin hem de kışın her gün giydiğim kapşonlularımın çoğunu wwf'den (ya da yine wwf'nin ürünlerini üreten reflect studio'dan) aldım. Kapşonlular zaten daha az yıkandığı için çok rahat idare ediyor. Tişörtler haftada iki gibi yıkandığı için biraz daha kolay eskiyorlar ama 3-4 sene önce aldıklarım da hâlâ dışarıda giyilebilir durumda. Sadece bir ikisinde renk atması oldu onları emekli ettim. Ama tişörtlerde genelde 2. seneden sonra sıkılıp yenilerini alıyorum. Emekli ettiklerim de önce kışın kıyafet içine giymelik tişörte sonra da ev tişörtüne çeviriyorum. Böyle 10 senelik tişörtlerim var zamanında Kaft'tan alıp hâlâ evde giydiğim.
0
nundu
(09.04.26)
hangi renk model olursa olsun 1 sene.
0
koela
(09.04.26)
(6)

Gürcü şarapları Fransız-İtalyan-Portekiz şaraplarıyla başedebilir mi?

emreemre
Şaraptan anlamam. Ama Gürcistan'da içtiğim şaraplara bayıldım. Bu şarapların dünyada Fransız İtalyanlar vb. kültürel hegemonik ülkelerin şaraplarıyla baş edebilirliği var mı? Yani Gürcü şarabının dünya şarap kültüründe yeri nedir? Tanıdığım pek çok kişi Gürcü şarabına bayılıyor. Biz mi abartıyoruz y
Şaraptan anlamam. Ama Gürcistan'da içtiğim şaraplara bayıldım. Bu şarapların dünyada Fransız İtalyanlar vb. kültürel hegemonik ülkelerin şaraplarıyla baş edebilirliği var mı? Yani Gürcü şarabının dünya şarap kültüründe yeri nedir?
Tanıdığım pek çok kişi Gürcü şarabına bayılıyor. Biz mi abartıyoruz yoksa?
0
emreemre
(08.04.26)
Şarap Gürcülerden çıkma zaten. Fransızlar direkt çökmüşler şarabı biz icat ettik diye ve pazarlaması da daha güçlü tabii ki. O yüzden Gürcü şarapları sanılanın aksine çok kalitelidir ve yeri üst seviyededir.
0
elektr10
(08.04.26)
şarap sadece ırkla alakalı bir durum değil. üzümle alakalı. mesela merlot üzümü en iyi fransada verim verir, ama sen denizlideki merlot üzümünden de şarap yapabilirsin. iklim, toprak cinsi, gelenek, deniz havası vb. bir sürü değişken var. gürcüler üzümü sıktı tamam şarap bizim diye bir şey yok. mesela elin fransızı da shiraz üzümünü türkiyeden alıp şarap yapıyor. gürcü şarabı derken hangi üzüm?
dünyada fransızlarla şarap konusunda baş edebilecek bir ülke yok.

2024 verilerine göre Fransa, miktar olarak İtalya'nın gerisinde kalmasına rağmen, ihracattan elde ettiği 12,7 milyar dolar ile en yakın rakibine yaklaşık 4 milyar dolar fark atmıştır.
Türkiyenin bu piyasada payı yüzde 1 2 arası, bunla baş edilebilinir mi?
0
mikahakkinen
(08.04.26)
neye göre baş etmek? Tüketim ise imkansız işin içinde pazarlama boyutu var. Kim gitsin gürcistana. Fransa milyarlarca litre şarap üretiyor. tr gürcistan çok çok geride
tr ve gürcistan ancient wine country olarak geçer
fransa, italya, portekiz old world
abd yeni zelanda new world

toprak, iklim vs her şey değiştiriyor kişiye göre değişir lezzeti
+1
croswell
(08.04.26)
Normal insanlarin para verdigi aralikta Gurcu,Moldova ve Sili saraplari Fransiz-Italyan saraplarindan daha iyidir zaten.Bu bilinen bir sey. Su an biri sana Moldova sarabi getirecegim dese bana verebilecegi en guzel hediye olur.Cocuklar gibi mutlu olurum
0
turkuaz
(08.04.26)
hepsi farklı kategoriler bu yüzden kişisel damak tadınızın tercih ettiği bir karşılaştırma dışında "bu daha iyidir "denemez. bu da anecdotal fallacy'den öteye geçmez. üzümler farklı, toprak farklı, yöntem farklı. fransız şarapları mesela daha standardizedir, daha dengelidir; gürcü şarapları daha antik ve full-bodied olabilir. hepsi candır. ülkeden çok üzüm üzüm gitmekte fayda var.
+1
eileengray
(08.04.26)
bence fransız şarapları (burada bile fransız şarapları diyoruz marka vermiyoruz) zamanında iyi pazarlandığı için kaliteli algısı var.
0
duyuruuser
(09.04.26)
(8)

Monster bilgisayar yaygınlığı

prole
Bir üniversite kütüphanesine geldim, öğrencilerin çok büyük bir bölümünde Monster marka bilgisayar var. Bayağı da büyük, kalın bilgisayarlar. Bu bilgisayar neden tercih ediliyor? Ben ömrüm boyunca pek kaliteli olmadığını düşündüğümden almadım ama bunun bu kadar yaygın tercih edilme sebebi nedir?
Bir üniversite kütüphanesine geldim, öğrencilerin çok büyük bir bölümünde Monster marka bilgisayar var. Bayağı da büyük, kalın bilgisayarlar. Bu bilgisayar neden tercih ediliyor? Ben ömrüm boyunca pek kaliteli olmadığını düşündüğümden almadım ama bunun bu kadar yaygın tercih edilme sebebi nedir?
0
prole
(07.04.26)
F/P birde bence az öz bilgisayar sunması hp ye bakınca binbir tane model özellik var burda paket şeklinde al geç. son 15 senedir kullanıyorum çok sövsemde yine alırım
0
eja
(07.04.26)
Gaming laptop. Oyun oynuyorlardır
0
runaway
(07.04.26)
rakiplere göre ucuz ve taksit sunuyor
0
duyurukullanıcısı
(07.04.26)
neden kaliteli olmadığı düşünülüyor bilmiyorum ama Türkiye'deki en kaliteli servise sahip marka monster. ayrıca bilgisayarlar da muadillerine göre uygun fiyatlı.
+1
duyuruuser
(07.04.26)
3 seneden fazladır monster kullanıyorum, zamanına göre iyi makinaydı, muadilleri 1.5 kat fiyata sahipti. Haliyle aynı özelliklere çok daha ucuz bir şekilde ulaşabiliyorsanız tercih edersiniz.

Ben tekrar almam, sebepleri :

Klavye rgb aydınlatması ilk sene bozuldu, garantiye götürüp bilgisayarı bırakmaya fırsatım olmadı, hala o şekilde.

Touch pad üstündeki kaplama soyuldu

Klavyede sık kullanılan tuşlar soyuldu

Bios pili bitti, açılışı yavaşlattı, kendim değiştirdim.

Ses sürücülerinde saçma bir sıkıntı var, thx uygulamasını açmayınca ses kısık çıkıyor.

Böyle ufak ufak sıkıntıları var, bir kez alan bütçesi yeterliyse işi bitince tekrar monster almaz bence.
0
kimlanbu
(07.04.26)
oyun bilgisayarı çünkü.
işlem gücü yüksek.
şekli şemali bana çok çirkin gelse de gençler seviyor. fiyat-performans ürünü ayrıca.

öküz gibi ve çirkin ama iş görüyor.

oyun ya da mühendislik programları için kullanmasalar çoğunda macbook air olurdu.
0
biseysorcaktim
(07.04.26)
bir özelliği de garantisi bitse bile bakım ve temizlik hizmetinin ömür boyu ücretsiz olması. arkadaşım izmir’e her geldiğinde macun değişimi ve genel temizlik için bilgisayarını monster şubesine götürüyor.Atıyorum hp veya lenovo marka laptobu götürebileceğiniz bir yer yok, kendiniz yapmayı bilmiyorsanız parayla yaptırırsınız ki resmi olmayan serviste alacağınız hizmet kalitesi şaibeli.
0
phoarbix
(07.04.26)
ucuz ve teknik destek
0
koela
(07.04.26)
(3)

ücret iadesi yapmayan özel okul

deartheodosia
yabancı bir aileye çocuklarının bir alt sınıftan başlayacağını söylememişler, aile ödeme yaptıktan sonra vazgeçmiş bu nedenle. kısmi iade yapılacak demişler ama hiç iade yapılmamış. aile direkt avukatla mı devam etmeli yoksa cimer, milli eğitim bak vs mi ilerlemeli?
yabancı bir aileye çocuklarının bir alt sınıftan başlayacağını söylememişler, aile ödeme yaptıktan sonra vazgeçmiş bu nedenle. kısmi iade yapılacak demişler ama hiç iade yapılmamış. aile direkt avukatla mı devam etmeli yoksa cimer, milli eğitim bak vs mi ilerlemeli?
0
deartheodosia
(07.04.26)
konuyu tam anlamadım ama haklı bir sebeple vazgeçiliyorsa paranın tamamının iade edilmesi gerekir. özel okullar mevzuatının bazı hükümlerini gerekçe göztererek kesinti yapmak isterler her zaman ama bu okulun hatası le meydana gelmişse, eksik bilgilendirme yapılmışsa tamamını alırsınız.
*milli eğitime kontenjan bildirdik
*kayıt yaptığımız için vergilendiriliyoruz
*kitap giderleri
*kontenjana göre kadro oluşturduk
*sizi kaydettiğimiz için kayıtlarımız doldu ve 1 öğrenciyi geri çevirdik gibi ticari yalanlara başvurabilirler. bunlar aslı astarı olmayan şeylerdir. kontenjanlar bu tip durumlar için esnek sayılarla belirlenir, ödenmiş vergi varsa geri iade alınır falan.
0
ground
(07.04.26)
her yere şikayet edilmedi.
0
duyuruuser
(07.04.26)
önümüzdeki eğitim yılı içinse %10' u ile ilgili hak talep edemezler, %90' ı alırlar. notere gidip okula ihtarname çeksinler.

Ücretlerin iadesi
MADDE 56 – (1) (Mülga:RG-13/1/2017-29947) (2) (Mülga:RG-13/1/2017-29947) (3) (Mülga ibare:RG-13/1/2017-29947) (…) (Değişik ibare:RG-13/1/2017-29947) Kurumlara (Mülga ibare:RG-12/4/2016-29682) (...) kaydolan öğrenci ve kursiyerlerden;

a) (Değişik:RG-21/7/2012-28360) Öğrenim ücretini yıllık olarak belirleyen okul öncesi eğitim kurumu, ilkokul, ortaokul, özel eğitim okulu, ortaöğretim okullarında (Mülga ibare:RG-20/6/2017- 30102) (…) öğretim yılı başlamadan (Ek ibare:RG-19/2/2020-31044) sınavla öğrenci alan resmî okulların 9 uncu sınıflarına kayıt yaptırdığını belgelendirenler hariç, okuldan ayrılanlara yıllık ücretin yüzde onu dışındaki kısmı iade edilir.

Öğretim yılı başladıktan sonra ayrılanlara yıllık ücretin yüzde onu ile öğrenim gördüğü günlere göre hesaplanan miktarın dışındaki kısmı iade edilir.

b) Öğrenim ücretini ders saati ücreti olarak belirleyen kurumlarda dönem başlamadan ayrılanlara öğrenim ücretinin yüzde onu dışındaki kısmı iade edilir. Dönem başladıktan sonra ayrılanlara öğrenim ücretinin yüzde onu ile öğrenim gördüğü ders saati sayısına göre hesaplanan miktarın dışındaki kısmı iade edilir.

c) Öğretime başladıktan sonra ayrılan öğrenci veya kursiyerlerden alınacak ücret kurumun öğrenim ücretinden fazla olamaz. (4) (Ek:RG-19/2/2020-31044) Kurumlardan ayrılan öğrenci/kursiyerlerin ücret iadeleri ayrılış tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde yapılır.
0
galahad reloaded
(07.04.26)
(2)

Türk Telekom Prime'lı olan var mı?

ighe
uygulamada bana özel menüsünden bilet.com kodu verebilirmisiniz acaba?
uygulamada bana özel menüsünden bilet.com kodu verebilirmisiniz acaba?
0
ighe
(30.03.26)
kodu mesaj attım
+1
duyuruuser
(30.03.26)
çok teşekkürler!
0
🌸ighe
(30.03.26)
(7)

Hisseli kiralarda beyanname verilmesi

condom kurşunu
Bana düşen pay 2025 limitinin altında. Bildiğim kadarıyla beyannames dolduruken zaten diğer hissedarların bilgilerini de dolduruyoruz. Bu durumda aslında sadece tek bir hissedarın doldurması yeterli mi yani ben zaten limitin altındayım. Üstünde olan hissedar kendininkini doldurunca hisse oranında ot
Bana düşen pay 2025 limitinin altında. Bildiğim kadarıyla beyannames dolduruken zaten diğer hissedarların bilgilerini de dolduruyoruz. Bu durumda aslında sadece tek bir hissedarın doldurması yeterli mi yani ben zaten limitin altındayım. Üstünde olan hissedar kendininkini doldurunca hisse oranında otomatik hesaplıyor diye hatrııyorum doğru mudur?
0
condom kurşunu
(27.03.26)
her hissedar kendi payına düşen kira için beyanname verecek. kendi payına düşen kira sınırın altında kalıyorsa o hissedar beyanname vermeyecek.
+1
kibritsuyu
(27.03.26)
kibritsuyu senin dediğine göre; bir dairenin hissesini, kira sınırının altında kalacak şekilde hissedarlara bölersek, tüm hissedarlar beyan vermez, doğru mu?
0
duyuruuser
(27.03.26)
Tapu kayutlarında hissedar gözüküyorlarsa şayet, evet, hepsi sınırın altında kalıyorsa hiçbiri beyanname vermez.
0
yadigar
(27.03.26)
Evet tam olarak öyle.
0
kibritsuyu
(27.03.26)
Kİbritsuyu'na muhalefet etmek gibi olmasın ama ben şirkette bir arkadaş için şunu yaptım.
Beyanname vermiyorsunuz ama daha önceki senelerdeki deneyimime istinaden hazır beyan sisteminde dilekçe vermek istiyorum gibi bir bölüm var. Oradan dairenizi seçip istisna dilekçesi yazıp ne kadar kira geliri elde ettiğinizi yazıyorsunuz.

Onlarda da eşi ile ortaktı eşi beyanname verdi ama kendisine düşen tutar daha azdı.
0
liberal
(27.03.26)
insanlar genellikle vergi dairesinden korktukları için (pek de haksız sayılmazlar) işlerini garantiye almak istiyor.

kanunen "vergi çıkmıyorsa beyanname vermeyeceksin" denilen vergiler için verginiz çıkmazsa beyanname vermezsiniz. ama insanlar; işi garantiye almak, memurun işini kolaylaştırmak, işkilli bir memurun "hmmm kira beyannamesini niye vermemiş acaba, dur şuna bir uyarı yazısı göndereyim" demesinin önüne geçmek için beyanname vermeyip, üstüne de "istisna sınırı altında kaldığım için beyanname verilmemiştir" diye dilekçe veriyorlar. gerek yok, ama fazladan verilen bir dilekçenin zararı da yok, sadece kendinize boşa mesai.

lakin özellikle önceki yıllarda beyanname vermişseniz, bu sene verilmeyecekse böyle bir dilekçe vermenizi tavsiye ederim.
+1
kibritsuyu
(27.03.26)
KEsinlikle dogru, kanun açık verilmesine gerek yok diyor fakat yine de böyle bir alan var. Bu şekilde yazmamızın nedeni vergi dairesi çagırıdı, bir önceki sene uzlaşmaya girip beyan edilmişti, ki o da apayrı bir olaydı, kiracı beyanını esas alıp vergi dairesinde uzlaşmaya gitmiştik, ev sahibi sırf ugraşmamak adına evini sattı. ertesi sene tekrar sattıkları eve kira beyanı için cagırdılar beyananme vermemişsin diye :)

Vergi dairesindeki memurlar da aslında sizler vergi verin diye ugraşıp durmuyor, önlerine gelen işleme bakmak zorunda kaldıkları için. Bizler de vergi memurunun önüne az iş düşürüp sonraından vergi dairesine gitmek zorunda kalmamak için ugraşıyoruz.
0
liberal
(29.03.26)
(6)

Beyoğlu, Hasköy ve civarı nasıl bir semttir?

gyroscope
Hasköy, Piri Paşa mah., Keçeci Piri Paşa mah., Sütlüce civarında bütçeme uygun ev ilanları görüyorum. Bu semt ve mahalleler nasıl yerlerdir? Uzun vadede yaşamayı planlayan biri için uygun mudur? Sosyokültürel hali nedir, ortalama insan tipi nedir?Kısacası tavsiye eder misiniz bu bölgeyi? Sevgiler.
Hasköy, Piri Paşa mah., Keçeci Piri Paşa mah., Sütlüce civarında bütçeme uygun ev ilanları görüyorum. Bu semt ve mahalleler nasıl yerlerdir? Uzun vadede yaşamayı planlayan biri için uygun mudur? Sosyokültürel hali nedir, ortalama insan tipi nedir?

Kısacası tavsiye eder misiniz bu bölgeyi?

Sevgiler.
0
gyroscope
(11.03.26)
Dandik değil mükemmel de değil, sen yaşar mısın desen yaşarım bol bol uykuluk yerim.
0
kizil karga
(11.03.26)
Sahil kenarı değilse hayır. Sosyo ne kültürü ayol geç. Tavsiye etmem. En fazla Metroya yakın yer bakın.
0
topkapiaksaray
(11.03.26)
@topkapiaksaray, ilgimi çeken evler konum olarak Hasköy iskelesine 500 metre-1 km arasında bir mesafede gözüküyor. Sahil sayılır mı?
0
🌸gyroscope
(11.03.26)
Tam olarak dediğiniz yerlerde birkaç sene yaşadım, ordaki ev arkadaşım beş seneden fazla yaşamıştır. Gürültüyü saymazsanız hiçbir ciddi sıkıntı yaşamadık.

Özetle, her türlü insanın olduğu yerler. Akademisyenler de yaşıyor, sokaktan/komşudan ürkütücü kavga sesi de geliyor, aşırı muhafazakarlar da var, crop giyen gençler de vs. Daha karma bir yerde yaşamadım ben :) Sokak aralarında biraz dolaşın, insan profilini kısa sürede anlarsınız bence. Bildiğim kadarıyla insan sirkülasyonu çok olmuyordu, uzun süredir orada yaşayanlar çoğunluk olabilir.

Sosyal hayat mahalle içinde pek yoktu en son, ama sahil tarafı hep canlı oluyor ilginizi çekerse. Ulaşım açısından muhteşemdi, metrobüse ve vapur iskelesine yakın, merkezi yerlere otobüs hatları var. Genel izlenimim böyle.
0
matlii
(12.03.26)
10 sene sütlücede yaşadım.

eğer aile apartmanında olmazsan rahat edersin. aile apartmanlarından kesinlikle uzak dur.

mahalle güvenli.
kimse kimseye karışmıyor.
öğrenci yoğunluklu.
metrobüse yakın olması inanılmaz bir rahatlık.
yüksek katlarda oturursan haliç manzarası var.

eksileri;
sokaklar çok dar
otopark sıkıntısı var (ücretli otoparklar da dolu)
araba koymaya yer bulmak şanş işi.
yokuşlar oldukça dik. baya dik. aşırı dik öyle böyle değil.
0
duyuruuser
(12.03.26)
genel olarak yerleşik insanlar var. senelerdir oturuyolar ama son 5 senedir daha çok öğrenci ve çalışan insanlar yerleşiyor. metrobüs yakın birsürü yere otobüs ulaşımı var. konum olarak çok iyi. tabi bu bi tık metrobüs ve halıcıoğlu duraklarına yakınlık/uzaklığa bağlı ama yine de ulaşım için çok iyi bir konum bence.

diğer yandan evet sokaklar araç için sorun. otoparklar dolu yollar dolu kaldırımlar dolu. eziyet resmen diğer her yer gibi. yokuşlar gıcık
0
chanandler bong
(12.03.26)
(10)

kablolar ucuzlar mı?

kibritsuyu
evdeki müzik sistemim için amfi ile kolonlar arasına kablo alacağım. chatgpt benim sistemim için uygun kablonun 14ga olduğuna kanaat getirdi. trendyol'dan bakıyorum satıcılar hep car audio systems falan, yorumlarda, satıcı sorularında da alanlar hep arabama bas taktım, 6 tane mid taktım uygun mu, 94
evdeki müzik sistemim için amfi ile kolonlar arasına kablo alacağım. chatgpt benim sistemim için uygun kablonun 14ga olduğuna kanaat getirdi. trendyol'dan bakıyorum satıcılar hep car audio systems falan, yorumlarda, satıcı sorularında da alanlar hep arabama bas taktım, 6 tane mid taktım uygun mu, 94 tempra'ya 5 metre yeter mi şeklinde. kablonun 5 metresi de 700 lira falan.

şimdi bunlar yasaklandı, ceza yiyorlar ya, arabasına döşetenler bitecek.

kablo ucuzlar mı sizce? çok acelem yok bekleyeyim mi?
0
kibritsuyu
(11.03.26)
ucuzlamaz söker bakırını satarlar. hoparlör kablolarından bahsediyorsan mesafe aşırı uzun ve güçler 1-2kw değil ise aşırı kalın kablolara ihtiyacın yok. sürekli maksimum güçte çalıştırmıyorsun zaten. 14GA için 5 metresi 300tl gibi gördüm.

www.trendyol.com

bu mesela hem daha kalın hem de daha ucuz 12GA - 5 metre - 235 tL
www.trendyol.com

14ga - 50 metre - 1300 tl. bu tam bakır değil ama işini de fazla fazla görecektir.
www.trendyol.com
0
orpheus
(11.03.26)
ben chatgpt'nin yalancısıyım.

amfi şöyle:

Power consumption: 550 W

Continuous power
8 Ohm: 2x 58 W / 0,008%
4 Ohm: 2x 75 W

Dynamic power
4 Ohm: 2x 105 W

kolonların empedansı 6 ohm, amfiye mesafeleri 5'er metre.

chatgpt 16ga minimum, 14ga ideal dedi. %100 bakır ve ofc (oxygen free copper) olsun dedi.
0
🌸kibritsuyu
(11.03.26)
ya chat gpt en ideailini hesaplıyor. seste %0.01 bozulmayı kabul ediyorsan 16-18 awg bile kullanabilirsin. çünkü zaten ses sisteminde anfide-hoparlörün kendisinde falan bu kabloda olan kayıptan data fazası mevcut. ultra high end yüz bin dolarlık bir sistem toplamıyorsan kafaya takılacak mevzular değil.

futurism.com
+2
orpheus
(11.03.26)
Buradaki kıstasın fiyattan öte kablonun ve konektörlerin iyi olması.amacın iyi müzik dinlemek,film seyrederken kaliteli bir surround yakalamaksa fiyata çok takılmamalısın.

Güncel olduğu için isyan videolarında gördüğüm ürünler genelde çöp malzeme gözüküyor.kaliteli bir kablo bu fiyatlardan yukarıdır.14 lük bir kablo işini görür ama bunların ofc-oxygen free olması uzun dönemde oksitlenmesini engeller.kötü bir konektör verimi düşürür.uzun yıllar kullanacağını düşünürsek fabrikasyon konektörü takılmış hazır bir kablo senin için iyi olur.teknomarketlerde bulacağın mümkünse avrupa imalatı bir kabloyu alsan daha iyi edersin.
+2
duptıs
(11.03.26)
konnektör ihtiyacım yok. amfinin arkası da kolonların arkası da bu şekilde klemensli: www.direnc.net

www.trendyol.com

şundan düşünmüştüm. verilmeyecek fiyat değil de cezalar artınca 700 liralık şey 300 liraya düşerse üzülürüm.
0
🌸kibritsuyu
(11.03.26)
yapay zekanın 3 soylediğinin 2.5u yanlış çıkıyor ona güvenip alma, diafonu değiştirmek için sordum var olan marka model yazdığım halde gidip farklı alt yapı sistemli diafon önerdi, bunun gibi zibilyon hatası var.
flash indirim gibi şeyler oluyor çok acil değilse 1ay takip et ben ne zaman bu düşmez desem 1 ay sonra %30 düştü ya:/
+1
eja
(11.03.26)
10 liradan 9 liraya düşmez ama 6 ay sonra hala 10 lira olabilir.
0
co2s2
(11.03.26)
ucuzlamaz. 700 lira iyiymiş, stereo 3.5tan 1m y kablo ve 3er metre xlr için 700 ödemiştim kaç zaman önce. sizin aradıklarınızın maden değeri de var.
0
klassno
(11.03.26)
@orpheus onlar cca, bakır kablo değil. üçüncüde özellikle belirtmişsin de ilk ikisi de bakır değil.
cca kablolar zaten ucuz, bakır kabloda da fiyat zor düşer. zorlamayacaksa al geç yıllaaaarca kullanılacak şey sonuçta.
0
konetsu
(12.03.26)
2x75mm bitişik kablo fazlasıyla işini görecektir.

farklı uzunlukta ve renklerde var.
www.hepsiburada.com
0
duyuruuser
(12.03.26)
(3)

cihat çiçek takipçilerine bir soru

denizzz
malumunuz olduğu üzere kendisi en avantajlı yatırımın kredili konut olduğunu söylüyor. yine malumunuz olduğu üzere konut sahiplerine yeni satın alınacak konutlar için şu an 1'e 5 ya da 1'e 4 kredi verilmiyor. ama cihat çiçek ara ara satılık iş yeri ve ofislerde buna benzer bir imkan olduğunu söylemi
malumunuz olduğu üzere kendisi en avantajlı yatırımın kredili konut olduğunu söylüyor. yine malumunuz olduğu üzere konut sahiplerine yeni satın alınacak konutlar için şu an 1'e 5 ya da 1'e 4 kredi verilmiyor. ama cihat çiçek ara ara satılık iş yeri ve ofislerde buna benzer bir imkan olduğunu söylemişti, var mı bu konuda bilginiz ya da tecrübeniz? mantıklı bir yatırım olur mu, eğer ki böyle bir kredi opsiyonu mevcutsa?
0
denizzz
(08.03.26)
Ben kendisini 4 yıldır takip ederim, eskiden daha yardımcı ve mantıklıydı ama; her büyüyen organizasyon gibi radikalleşmeye başladıktan sonra bıraktım takibi.

Dedeyi severim, kurduğu fikri sistem çok mantıklı ve gerçek. Enflasyon oldukça sınırlı üretim malları diğer mallara göre daha fazla yükselecek ve sizin de paranız daha az değer kaybedecek-ya da değer kazanacak diyor.

Enflasyonun olmasını da devlet politikasına bağladığı için, enflasyon olacağına oynuyor.

Ancak dede'nin sisteminin bazı yan gereksinimleri var. Bu gereksinimler,
-aylık kesin düzenli bir gelir grubuna dahil olmanız ve gelirinizin bir kısmını da arttırabiliyor olmanız gerekiyor. (eskiden böyle değildi, o zamanlar fanatikleşmediği için, servetinizi kendi içinizde yönetebileceğiniz yöntemleri de bulup anlatıyordu. Şimdi varsa yoksa altın'a kitlenmiş vaziyette)
-işinizin garanti ve uzun vadede olması lazım, çünkü bütün sistemi uzun vadeli kredi çekmeye dayalı.(eskiden abd'de olan mortgage sisteminin türkiye çakması aslında: bkz: zengin baba fakir baba)
-anlık ve kısa tekrarlı olarak sahip olduğunuz paranızı kontrol etmemeniz gerekiyor. (çünkü, kredi kartıyla altın aldırdığı için, normal fiyattan daha pahalıya alıyor ve aldığınız anda aslında zararda olmuş oluyorsunuz. Dede'min mantığı uzun vadede enfslasyonda borcunuzdan daha fazla kazanacak olmanız- o yüzden ayda bir kaç param kaç para olmuş diye kontrol etmemelisiniz)

Bunları göz önüne alarak, eğer istencelere sahipseniz, dedenin sistemi çok iyi. Zaten o yüzden Duacısı da çoktur kendisinin. Ben kendisini dinleyerek mesela kırıkkaleden ev satın aldım. Aldığıma pişmanım. Ama bunun sorumlusu dede değil, onun sistemi çalışıyor; benim yatırım mantığım(düzenli bir işim yok ve paranın kendisinden para kazanabildiğim için) dedeyi desteklese de hayatta kalma biçimlerimiz uymuyor.

ben o evi aldığım için yüksek miktarda zarardayım, ancak yukarıdaki gereksinimlere sahip olsaydım; en yüksek kira-fiyat getirisine sahip il olduğu için Kırıkkale; yatırımımdan memnun olurdum. Fakat benim gelir yapıma uymuyor.

Yani eğer sizin gelir yapınıza uyuyorsa; tamamına yakınını kredi çekerek taşınmaz almanız çok mantıklı. Çünkü malum, savaş var; savaş enflasyon demek; ülkede dolar tutuluyor bu enflasyon demek, enflasyon da en başta anlattığımız üretimi zor ve zamana bağlı olan malların değerinin; diğer tüketim mallarından çok daha fazla artması demek.

Eğer gereksinimlere sahipseniz, sistem şahane.
0
mete kudur
(08.03.26)
Cihat ın miyadı doldu. Uygun kredi falan kalmadı artık. Ucuz işyeri de yok.
Popülist davranıp sevimli tonton dede ayağıyla umut? saçıyor.
Adamın yaptığı tek şey fiziki altın alıp kasasında saklamak.
Bunu bize değerli ve ilginç bilgi olarak satıyor.
Tonton dede olarak dinleyeceksin dinle. Yoksa masalcı biri artık.
0
mimikikili
(09.03.26)
şuan ki koşullarda verebileceği tek tavsiyeyi veriyor "altın/gümüş biriktirin"

kesinlikle mantıklı buna kimse itiraz edemez.
bankalar eskisi gibi kredileri herkese vermiyor artık. bir de çekeceğiniz krediyi ödeyebilme imkanınız olması lazım.
bahsettiği işyerleri ve ofisler küçük metre kareli düşük tutarlı yerler.
küçükten başlayıp satıp daha büyüğe geçmek istersen düşünebilirsin.
0
duyuruuser
(09.03.26)
(12)

Parfüme en çok kaç TL verirsiniz?

arbre
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
-4
arbre
(05.03.26)
En son 8788 lira verdim bu ocakta
Parfüm koleksiyonu yapıyorum biraz (çok değil tabi binlerce olanlar var. Ben de 20-25 tane var heralde).
Kafamda max 200 olur herhalde 75-100ml için.
Geçen çok beğendiklerim hep çok pahali :/
Guerlain honey tobacco 335€ malesef.
Parfüm benim için hobi, o yüzden gereksiz görmem.
0
logisticsmanager
(05.03.26)
50 ml’si $350 bir parfüm almıştım. Pahalı olma sebebi artık regülasyonlar sonucu çoğu markette kullanılması yasak olan doğal malzemeleri içeriyor olması. Gerçek civet, misk, ambergris, oud gibi. Normal parfümlerde bu notalar gerçek değil, kimyasal taklitleri.

Ama günlük kullanmak için pahalı. Günlük parfümüm değil. Genelde decant alıp notaları tanımaya çalışıyorum. Onlar bile gidiyor uzun bir süre.
-1
antikadimag
(05.03.26)
Eskiden maaşımın hatırı sayılır bir kısmını parfüm için harcadığım olmuştu. Bugünün şartlarında 5 bine niche bir parfüm alınamıyor zaten. Alırsanız niche için beymen, designer parfümler için sephora’dan başka yerden önermem çünkü çoğu yer sahte satıyor.

Neyseki ben birkaç yıl önce arkadaşımın önerisi ile muadil parfüm satan creamia perfume markasını tanıdım ve orijinallik takıntımın gereksiz olduğunu fark ettim. Varsın şişe farklı olsun, içindeki parfümün orijinalinden farksız olduğunu bilerek istediğim kadar sıkabilmek gibisi yok. Keşke daha fazla çeşit çıkarsalar da onları da kullansam.
0
gradacion
(05.03.26)
250 usd
0
eileengray
(05.03.26)
ne kadar kazandığıma göre değişir, şu an kazandığımla vermem. bu arada o parfümlerin nasıl yapıldığını ve aşağı yukarı maliyetlerini biliyorum. kabaca söylemek gerekirse 250usd vediğiniz parfümün, parfüm olarak maliyeti 25usd'yi geçmez. verdiğiniz bedeller ambalaj ve reklama gidiyor.
-1
late viper
(06.03.26)
Tamamen bütçe meselesi, eskiden öyle bir para veremezdim, şimdi verebiliyorum. Güncel kullandığım parfümün freeshop fiyatı 140eur, Türkiye fiyatı 11k.

Benim psikolojik sınırım 250eur, daha üstünü parfüme vermem.
0
kimlanbu
(06.03.26)
5bin vermem, 4 bin de vermem, psikolojik sınırım 2 bin civarı heralde ama onu da vermem gibime geliyor.
+1
kumandanim
(06.03.26)
5 bin verilir ama üstü zor.
Benim kullandığım 3 bin bütçeme uygun olan sevdiğim koku bu.
Çok beğendiğim parfüm maalesef 50 ml 18 bin, asla vermem.
0
mutekebbir
(06.03.26)
eskiden orjinal parfüm alırdım ama saçma olduğuna kanaat getirdim, çakmacılar birebir aynı kokuyu tutturuyorlar. Orjinaline vereceğim paranın yüzde 25'siyle 3 tane çakma alıp eve, işe, arabaya koyuyorum birer tane, kalıcılığı az olması da umrumda olmuyor bu sayede.

Soruya cevap olarak maks 1000 diyorum.
-1
bobinhoo
(06.03.26)
kaç ml?
30 ml ise vermem.
90 ise verebilirim.
-1
elorelia
(06.03.26)
öncelikle "gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?" ne demek? "parfüme vermek gereksiz, o zaman bu 5 bin'le krem alayım, ona değer" gibi mi? 5 bin'im batıyor ve illa harcayacaksam, parfüme değer bence. çünkü sevdiğim kokuların bende uyandırdığı hisler çok hoş. sevdiğim ağır bir koku var; o sıralar kullanacak bi yerlere gitmiyorsam, bazen gece yatmadan önce sıkıp öyle uyuyorum, çok iyi geliyor.

benim psikolojik sınırım 5 bin lira civarı ama bu paraya iyi parfüm kaldı mı, emin değilim. free shop'ların fiyat olarak bir avantajı kalmadığından beri her geçişte parfüm almayı bıraktım açıkçası. zaten olanlar da min. 2 sene idare eder.
bir kimya mühendisi yakınımız parfüm işine girdi; bilinen parfümlerin kopyalarını yapıp satıyor. onun sayesinde hiç bilmediğim kokuları denemeye başladım. onda denediğim bir kokuyu çok beğendim; dedim bunun orijinalini alayım. Geçen yıl 60'lık orijinali 7 bin küsürdü; çok geldi ama değer dedim. sonra ilk yurtdışına çıkışta gider ve gelirken free shop'ta deneyeyim dedim; orijinal parfümün, mühendisin çakmasının yarısı kadar kalıcı olmadığını görünce almadım. mühendisten devam yani.
0
lil siztah
(06.03.26)
parfüm kadar balon bişey yok.
en iyisine 300 liradan fazla verilmez.

hepsinin yapılışı belli, kokuları ilk 15-20 dk ayrışıyor sonra bazı aromalar daha uçucu olduğu için sadece amber, baharatlı kokular dayanıyor.
zaten 5. dakikada burnun kokuya alıştığı için sen aynı koktuğunu düşünüyorsun.
-3
duyuruuser
(06.03.26)
(4)

numara taşıma nasıl oluyor?

duyuru
şu anki hattım turkcell'de. vodafone yanımda uygulamasını indirip numara taşıma menüsüne girdim, uygun bir seçenek de buldum ama ilerlemedim.1 - ilerleyip talepte bulunuyorum ve eve simcard mı geliyor, kaç günde gelir ortalama? bir de geldiğinde takınca hemen kullanmaya başlayabiliyor muyum yoksa be
şu anki hattım turkcell'de. vodafone yanımda uygulamasını indirip numara taşıma menüsüne girdim, uygun bir seçenek de buldum ama ilerlemedim.

1 - ilerleyip talepte bulunuyorum ve eve simcard mı geliyor, kaç günde gelir ortalama? bir de geldiğinde takınca hemen kullanmaya başlayabiliyor muyum yoksa belli bi süre geçmesi gerekiyor mu?
2 - turkcell taahhüdüm 8 gün sonra bitiyor. şimdiden vodafone'a başvursam bu hafta içinde gelir mi?
3 - onun taahhüdü tam olarak bana ulaştığı gün mü başlıyor?
4 - turkcell'le ilgili bir şey yapmama gerek yok herhalde di mi? 8 gün sonra bitecek ve benim ekstra işlem yapmama gerek yok yani?

sorularım bu kadar.
0
duyuru
(02.03.26)
1- evet eve veya iş yerine geliyor yetkili. 1 günde geliyorlar. hemen kullanmaya başlayamıyorsun. 12 saat filan bekliyorsun zaten sms ile sana bilgilendirme gelecek. yeni hattına geçene kadar eski hattından devam ediyorsun. sabaha karşı zaten eski hattın çekmeyecek, o zaman anlıyorsun geçtiğini.
2- gelir. 1 günde geliyorlar zaten eğer merkezi bir yerdeysen.
3- sim card'ı getiren kişi sana sözleşme imzalatacak. sözleşmeyi imzaladığın günden itibaren geçerli oluyor taahhüt.
4- 8 gün kaldığı için bir ceza ödeeyeceksin muhakkak ama çok cüzi bir ücrettir. turkcell'in sitesinden telefon numaranı yazarak daha sonra borç sorgulatabilirsin. zaten sana yine bilgilendirme sms'i gelir.
0
elektr10
(02.03.26)
yukaridaki arkadasin dediklerine ek olarak. basvurduktan 2 gun sonra numaran tasinmis oluyor. hatta sana sms geliyor orada saat kacta yeni hattina gecmen gerektigi yaziyor.

vodafone da istersen basvurduktan sonra gidip hattini sectigin vodafone magazasindan da teslim alabiliyorsun. oyle bir secenekleri var kurye ile ugrasmak istemiyorsan.

8 gunluk sure kaldiysa. 8 gunun ucretini alacaklar senden. cayma bedeli bu. eger odemek istemiyorsan 2-3 gun kala basvur. cikarsa da cok kucuk bir odeme cikar.

son olarak eger e devlet onayiyla numarani tasirsan kurye sana bisey imzalatmiyor sadece teslim edip gidiyor. ki bu avantajli direk online basvurdugun anda tasima islemi baslamis oluyor. yoksa kuryeye imza attiktan sonra surec baslayacakti/
0
nuevo
(02.03.26)
Taahhütün bitmesine 1 ay kala istediğin gibi çıkabiliyorsun. Bir ceza yok. 20 gün kullandıysan 20 günlük fatura gelir sadece.
0
substituent
(02.03.26)
Geçiş işlemleri bitince Turkcellden hattını mutlaka kapattır.
indirimsiz fiyattan fatura çıkabilirler.
0
duyuruuser
(03.03.26)
(4)

750 bin'e kadar araç önerisi?

mikahakkinen
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.
bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.
i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım için satarken kmsinin problem olmaması gerekiyor.
önerilerinize açığım.
0
mikahakkinen
(20.02.26)
benim çevremde herkes i20 alıyor bu ara.
0
summerjam0306
(20.02.26)
japon ve kore araçları mantıklı duruyor.

i20, auris, micra
0
gercekdunya
(20.02.26)
yıllık 65 bin km için benzinli egea ilk seçeneğim olurdu.
0
duyuruuser
(20.02.26)
shbd.io
Bana nasip olmadı belki sana olur. Param yetmedi.
İ10 yılda 65bini ya kaldırmaz ya da aşırı yakar.
Clio lar güzel. Tam İstediğin gibi. eşek gibi kullanırsın.
17 model başka ekmek çıkmaz.
15 modele falan razıysan toyota yaris al. Anadolu kadını gibi eve de bakar, tarlayı da eker, hayvanı da güder. Bıktım usandım demez.
0
luluki
(20.02.26)
(1)

marka tescil sorusu

duyurukullanıcısı
istinyekimya marka ismi var diyelim. başvuru yapılınca istinye üniversitesi, istinye belediyesi falan 30 kişi itiraz ediyor. marka bir türlü alınamıyor. 20 yıldır kimse alamıyor markayı.şimdi biri bu markayı kullanınca ne oluyor? ben istinyekimya ile ürün satarsam ne oluyor? itiraz edenler zaten mar
istinyekimya marka ismi var diyelim. başvuru yapılınca istinye üniversitesi, istinye belediyesi falan 30 kişi itiraz ediyor. marka bir türlü alınamıyor. 20 yıldır kimse alamıyor markayı.

şimdi biri bu markayı kullanınca ne oluyor? ben istinyekimya ile ürün satarsam ne oluyor? itiraz edenler zaten markayı almıyor, sadece itiraz ediyor.

böyle sürekli itirazlar ile boşta kalan marka isimleri ne oluyor sonuçta?
-1
duyurukullanıcısı
(20.02.26)
sen kullanabilirsin, ortada marka sahibi olmadığı için kimse bişey diyemez fakat ileride senin markanı başkaları da kullanırsa sen de itiraz edemezsin.
0
duyuruuser
(20.02.26)
(10)

Japonya'dan şüpheli iş teklifi

Enaktarlar
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine Linked
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine LinkedIn hesabı açmıştım.

Bu kişinin mesajına iş arayışım var diye cevap verdim. Dedi ki seyahat engelin var mı? Yok, dedim. Bir site linki gönderdi Japonc, bir tasarım şirketinin sitesi. İncele dedi. İnceledim biraz daha açar mısınız, dedim.

Diyor ki seyahat engelin olmaması çok önemli en başta ve her şeyden önce. Sana 6 ay staj vericez, İngilizce ve Japonca dersleri ve başka bazı programlar falan öğreneceksin. Sonrasinda ise başlayacaksın. Aslında remote bir iş ama by staj Japonya'da olacak ve imza atmadan mülakat sürecinde bi kere yüz yüze görüşme illa ki olmak zorunda. Ayda 1 orada meeting şeklinde ofisteyiz onun dışında uzaktan.

Şimdiii... böyle bir şirket gerçekten varsa ve bu teklif gerçekse hayatım kökten değişir kim buna hayır der. Bu arada ingilizcem var fena olmayan bir seviyede beni idare eder orada. Ama neye güvenip görüşmeye falan gidicem, yani insanın başına bilmediği ülkede her şey gelebilir ve korkunç.

Evrak süreci olacak, konsolosluktan sana yazı gelecek davet edicez dedi yazan kişi.

Etrafınızda hiç böyle işe giren var mı? Düşünceleriniz neler?
0
Enaktarlar
(19.02.26)
uzun dönem oturum ve hatta vatandaşlığa kadar giden yolda iş garantin varsa, ayrılmayacak ve kovmayacaklarsa git.

yoksa süresine bağlı olarak 6 ile 8 yılın kelle koltukta gider.

yeri gelir hayattan bile zevk alamazsın.

ben hala yurt dışına çıkış kararım yanlış mıydı diye düşünüyorum. 6 yıl geçti.

türkiye mesela 2018 temmuz'dan önceki kadar iyi bile olsa herhalde 50 kere dönmüştüm.
0
rain when i die
(19.02.26)
Japonya özelinde değil bu yazdığım ama en son Koreli bir genç bu şekilde uluslararası bir iş görüşmesinde işe başvurduğunda organ mafyasının eline düşüp öldürüldü yakın zamanda, ülkeye girer girmez götürüyorlar işkenceyle para istiyorlar para çıkmayacağı anlaşılınca öldürülüyor. Cenazesini en son uluslararası görüşmelerle teslim aldılar.

Bunu öğrenmenin bir yolu bence Japonya’da Türk bir rehber ile anlaşıp ülke içinden birine şirketin güvenirliğini , adresini, bilgilerini sorgulatmak olabilir.
0
titanic kemancısı
(19.02.26)
süreç çok şaibeli geldi bana.
0
orpheus
(19.02.26)
Dolandırıcılık gibi görünüyor anlattıklarınız ama sürece devam edin elbette.
Ben %99,99 ihtimal dolandırıcılık olduğuna inanıyorum.

Herhalde bir noktada uçak bileti veya oturum başvurusu ödemesi gibi bir şey isteyeceklerdir.
+1
michael_knight
(19.02.26)
sonraki aşamada para isteyecek gibi.
0
scudman1
(19.02.26)
Uçak bileti, konaklama ve diğer masrafları sorduğumda şirketin karşılayacağını söyledi yani parayla ilgili bir dolandırma olayi değil bence. Ama organ kaçakçılığı vb ihtimaller inanılmaz korkuttu.

Bu arada yazan kişinin soyadı belirsiz, gizlemiş onu. Sadece isim ve soyadın baş harfi.
0
🌸Enaktarlar
(19.02.26)
%99.999 scam bu. mantigini ya da adamlarin kazancini anlamadim henuz, ama kesin scam. bence cok fazla kisiel bilginizi paylasmadan, herhenagi bir seye kesinlikle para odemeden devam edin konusmaya (para odeme de iste sey olabilir, vize basvurusu icin sizden atiyorum 1000$ isterler, sonra geri vercez derler ama toz olurlar; bilmem ne portalina uyelik icin 5000 YEN gerekir, onu da iade edecez derler ama yine toz olurlar vs, bilgisayarinizi siz satin alin biz gondeririz derler yine yok olurlar fln o mantik). ya da siz onlardan para isteyin :D

su da olabilir, gostermelik bir "ise" baslarsiniz, iste size verilen tasklari yaptikca gostermelik bir hesapta paraniz birikir, ama sonra paranizi cekmek isteyince aa onun 100$ bedeli var fln diyebilirler, sonra 100$ i ve hesabi alip toz olurlar fln.

biraz mantikli bakacak olursak:

1 - neden japonya'ya seyahat engelinin olmamasi cok onemli, japon bulamiyorlar mi?
2 - bu devirde hangi sirket herseyden once 6 ay dil egitimi verecek? neden yapsin yani bunu etrafta tonla hali hazirda dil bilen insan varken?
3 - hangi sirket sifirdan aldigi calisanina, yabanci ustelik, dili bile belli belirsiz, tool egitimi verecek ise balamadan once?
4 - nasil bir sirket isi, pozisyonu, rolu vs dogru durust anlatmadan "bak biz sana egitim vercez" ile baslar gorusmelere?
+1
taurina
(19.02.26)
scam abicim bunlar..
0
cooperr
(19.02.26)
fake. tufaya düşmeyin.
0
summerjam0306
(20.02.26)
Artık scamcılar eskisi gibi maille link göndermek yerine, sizi bir sürece sokup sonrasında fake linklerle sizi kandırmaya çalışıyor.

Bu hikayede büyük ihtimalle bazı evrak işleri için 300-500 belki 1000 dolar gerekli diyecek. en kötü ihtimalle gmail şifreni kaptırırsın orada kayıtlı kredi kartların varsa, geçmiş olsun.
0
duyuruuser
(20.02.26)
(4)

Çözülebilir kahve tavsiyesi

parka
Şunu dene çok güzel, diyebileceğiniz bir kahve var mı?
Şunu dene çok güzel, diyebileceğiniz bir kahve var mı?
0
parka
(16.02.26)
illy instant coffee
cellini instant espresso
0
nahtoderfahrung
(16.02.26)
jacobs origin southeast
jacobs monarch gold
+1
duyuruuser
(16.02.26)
granül kahvenin nirvanası davidoff'tur.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(16.02.26)
www.kurukahvecinuritoplar.com

pişman olmazsınız. bozulacak kadar organik bileşiğe sahip olan gördüğüm ilk granül kahve.

edit: online satışta yok galiba. ben direkt dükkanlarından alıyordum. eminönü mehmet efendinin yanındaki handa.
0
birdirbir
(17.02.26)
(5)

İşsiz kalınca iş bulması en zor meslek

gabe h coud
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.Bunun bir çok nedeni ol
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.

Bunun bir çok nedeni olabilir ama aklıma gelenler; çalıştıkları insanlarla şekil almaları, onların egosuyla kendilerine ego edinmeleri, alışkanlıkları zor kırılan, adapte olması zor insanlara dönüşmeleri ve işsiz kaldıklarında asistanlığını yapacakları kişilerle uyum göstermelerinin zor olması. Başlangıçta işe girmeleri kolay. Presentabl (güzel ve bakımlı) konuşmaları düzgün, öğrenmeye açık. 10 sene CEO asistanı olduktan sonra sert mizaçlı bir edebiyat hocası triplerinde. (Edebiyat hocalarını tenzih ederek) Ona buna kızan birine dönüşmüş oluyor. Havalara giriyor. Çok eskiden çalıştığım şirketteki executive assistant abla (20 senelik) artık müşterilere danışmanlık bile veriyordu fdshfks ve bu nedenle kovuldu. Bir diğer neden de asistanı olan yöneticiler yeni birini alacakları zaman genç olmasına dikkat ediyor.

Başka var mı böyle meslekler, ne düşünüyorsunuz?
0
gabe h coud
(16.02.26)
Bir meslek değil ama pozisyon geliyor aklıma: Orta seviye yönetici.

Benim gördüğüm kadarıyla bu baya tehlikeli iş kaybetme konusunda çünkü şirketler orta seviye yönetici işe almaktansa içerden birini terfi ettirmeyi tercih ediyorlar.
+1
salihdt
(16.02.26)
görsel sanat işlerinde uzman ve yöneticiler.

tasarım işleri çok ele ayağa düştü. ai den önce de kötüydü artık yerlerde.
uzman işten çıktıktan sonra, yerine düşük maaşa tecrübesiz alıyorlar.
+1
duyuruuser
(16.02.26)
bir ihtimal gizlilik nedeniyle de iş bulamıyor olabilirler. executive assistant şirketin resmi ve hatta gayri resmi olarak en mahrem sırlarına sahip. işten ayrıldığında hiçbir patron bu kişinin sektörde benzer işe girmesini istemez. hatta başka patronlar da bu sebep ile işe almak istemeyebilirler.
0
orpheus
(16.02.26)
Sadece memurluk kadrosuyla yapılabilecek meslekler var. Memuriyet kaybedildiğinde (kendi meslekleri için) iş bulmaları zor değil, imkansız oluyor. Bunlar da polislikten tutun arkeolojiye kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Executive assistantlar yatsın kalksın haline şükretsin bence.
0
akhenaten
(16.02.26)
Çoğu memur iş bulamadığı için memur. Spesifik bir skill'in yoksa memurluk dışı iş yapamzsın
0
michael harddd
(16.02.26)
(2)

facebook sorusu

kibritsuyu
ehaha dede misin hala facebook mu kullanıyorsun, facebook mu kaldı diyecekler için peşin peşin evet, mesleki paylaşımlar ve sorular için, ayrıca plak alım satımı için hala kullanıyorum. bu işler için hala alternatifi yok.soruma geçeyim:adam post açıyor plak satışı için. altına yorum olarak plakları
ehaha dede misin hala facebook mu kullanıyorsun, facebook mu kaldı diyecekler için peşin peşin evet, mesleki paylaşımlar ve sorular için, ayrıca plak alım satımı için hala kullanıyorum. bu işler için hala alternatifi yok.

soruma geçeyim:

adam post açıyor plak satışı için. altına yorum olarak plakları paylaşıyor tek tek. ama ben yorumları açınca "en alakalı" diye bir kritere göre sıralıyor. neyine göre alaka kuruyor bilmiyorum ama yorumlar karman çorman çıkıyor.

veya plak mezatı var açık arttırma şeklinde. benim katılabilmem için son verilen teklifi görmem lazım ki arttırayım. ama yine gerizekalı gibi "en alakalı" kriterine göre sıralayıp karman çorman çıkarıyor. en son ne verilmiş, göremiyorum. en üstte taa aralarda verilmiş bir teklifi çıkarıyor niyeyse. illa her sefer girip "yeni yorumlara göre sırala" demem gerekiyor.

bunu default olarak ayarlamak mümkün mü? en alakalı malakalı istemem, sana ne ulan, alakasını ben kurarım, sen zamana göre sırala.

oluyor mu öyle?
0
kibritsuyu
(16.02.26)
"en alakalı" ya tıklayınca "en son" seçeneği çıkıyor ama default olarak bunun seçili olması için ayar var mı bakmadım. ayarları kurcalamak gerekli.
+1
duyuruuser
(16.02.26)
Platform, etkileşimi artırmak adına genellikle en çok beğeni alan veya yanıtlanan yorumları üstte tutan "En İlgili" (Most Relevant) ayarını varsayılan olarak dayatıyor.

Şu anki durumda, her gönderi için bunu kalıcı olarak "Yeni" (Newest) şeklinde sabitleyen tek bir genel ayar bulunmuyor.
+2
faberkastelli
(16.02.26)
(10)

Apple Watch 11 46mm alınır mı?

substituent
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.

İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.

Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de olmadı. Bu bilgileri ne yaparım ben de bilmiyorum. 9 ay taksit cazip geldi sadece. Geçmiş yıllarda mekanik saat kullandım ama amaçsız geldiği için kullanmayı bırakmıştım. Apple Watch dinamik olduğundan az da olsa işime yarar. Ama olmasa da hayatımda hiçbir şey değişmeyecek.

Ne dersiniz? Bu durumda alır mıydınız?
0
substituent
(15.02.26)
nabız, ekg, uyku başlarda takip ederken max 1-2 ay sonra bakmamaya başlıcaksın.

yürüyüş bisiklet için güzel motive eder.

ben almam çünkü şarjı çok az gidiyor. her gün şarj etmen gerekecek. onun yerine şarjı 2 hafta giden akıllı saatler var.
+1
jelly bear
(15.02.26)
alinir. telefondan daha faydalı, herkes kullanmadan önce ön yargılı yaklasıyor ama bir uvza dönüşüyor günün sonunda. telefondan daha fazla ihtiyaç. kullanınca anlarsın.
0
koela
(15.02.26)
Aynı durumda almadım, çok memnunum :)
0
lil siztah
(15.02.26)
alma devamlı bir dalga boyu bilekte zararlı olduğu da söylenmeye başladı.
0
jamswety
(15.02.26)
benzer durumda aldim gecen sene apple watch 10. 1 sene kullandim ama artik sikildim, hem anlamsiz geliyor, hem kolumda cukur yapti biraz. uyurken surekli takiyordum, ama takmayinca daha rahat hissetmeye basladim. yaza dogru kosmaya baslamayi dusunuyorum, o zaman takarim, bi de sporda takarim, onun disinda cok takmam artik. simdi olsa almazdim. hevesimi aldim bitti.
0
lemmiwinks
(15.02.26)
Her akşam şarj ediyorum. Şarj süresi dışında 24 saat kolumda. Bir parçam oldu. Onsuz ne yapardım bilmiyorum. Evin içinde telefonu sürekli kaybediyorum. Telefonla yapılabilir her şeyde saati kullanıyorum.
Her türlü spor etkinliği dışında sağlık verileri, makarna pişirirken Siri'ye zaman tutturma veya anımsatıcıya not yazdırma gibi işler yaşamı kolaylaştırıyor. Tüm alarmlar sessizde. Kolumda titreşiyor.
Sert bir hareket yapsam Düştün mü SOS vereyim mi diye soruyor.
Grip olmadan bir ya da iki gün önce, nabzınız ve nefesiniz ortalamanın üstünde diye haber veriyor. Sporda, kalori, hız, güzergah, nabız, VO2 max bilgileri ve 6 dakika ile kardiyolojik iyileşme testleri en büyük yardımcım.

Aklıma gelenleri yazdım sadece.
0
Mirket
(15.02.26)
Almadan once en gereksiz aksesuar diyorsun. Sonra o olmadan evden cikmiyorsun.
Sarj konusu sorun gibi ama 20 dk dursa sarjda yine gunu kurtariyor. Uzun sure sarji giden modeller asla tam entegrasyon saglamiyor telefon hangi markaysa saatte ayni olmali.
0
kuzey li
(16.02.26)
Alınmaz çünkü ekg hariç (ki ona da gerek var mı tartışılır) aynı işi SE 2 10 bin liraya, SE 3 ise 13 bin liraya yapıyor, bunlardan biri alınır.

Şarj problem değil, tuvalete girerken şarja koysanız %20 dolar. İşten gelince soyunup dökünürken koysanız %50 olur. Neden bu kadar abartılıyor anlamıyorum. iPhone için başka saat alınmaz.
0
orient blue
(16.02.26)
akıllı cep telefonu kullananın dalga boyuna(?) takılması manasız.

ben kullanıyorum tavsiye ederim. özelliklerin yarısı anca kullanıyorum ama yanımda olmadığı zaman eksikliğini hissediyorum.
0
duyuruuser
(16.02.26)
bende var sana vereyim. masada duruyor hiç kullanmadım. bu kadar gereksiz bir alet olamaz... sürekli titreyen birşey var kolumda. çok sıkıcı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
(8)

40TB'lık veriyi nerede indirebilirim?

duyurukullanıcısı
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarıbunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarı

bunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
0
duyurukullanıcısı
(15.02.26)
1 gbit bağlantıyla yaklaşık 4 günde iner. gerek yok bence özel bir yere gitmeye.

2 saatte inmesi için 50 gbit bağlantı lazım ki buna izin verecek bir yer bulabileceğinizi sanmıyorum.
0
orient blue
(15.02.26)
işte 2saate falan nerede indirebilirim?
0
🌸duyurukullanıcısı
(15.02.26)
Millet kütüphanesini deneyebilirsiniz.
-1
dafdak
(15.02.26)
Abi bunu iki saate kendine indirebileceğin yer Amerika'da falan olur. Sen Türkiye'desin.
Data centerda server kurup bu databasei indirebilir sonra da oradan kendine indirebilirsin (bu noktada bazı programlar ile internet kesilmesi vs sorun yaratmamali)

Ama bu iş her türlü tuzlu olur. Elinde fiziksel alan varsa 1000 dolar vs gibi olur heralde. Yoksa 2bin civarına çıkar.

Bazı datacenterlar ücret karşılığı senin için bu işi yaparlar. Önce server kiralarsin, verileri servera indirirsin sonra remote hands servisine parayı ödeyerek fiziksel drivera aldirirsin.
Beleşe bu iş olmaz.
Edit: miller kütüphanesi eksiye göre gerçekten hızlı 200 mbit falan (Türkiye standartlarına göre yani). Bu şekilde 18 gün falan sürer inmesi çünkü veri 40 tb. Normal halka sunulan internet ile dünyanın yüzde 99unda iki saate değil bir güne bile inmez.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Database i indireceğin yer 2 saatte indirebilecegin kadar hız sunacak mi? 40gbps upload hızı sunması lazim. Seninde de 40gbps download hızı olan bi bağlantı bulman lazım.
+1
hububrad
(15.02.26)
hadi indirme hızını buldun 40 tb ı nerede depolamayı düşünüyorsun?
0
jamswety
(15.02.26)
tv çalışanı biri varsa tanıdık, arşivden indirtir. 2 saate biter.
-2
klassno
(16.02.26)
adaş senin işini anca fbi çözer.
0
duyuruuser
(16.02.26)
(6)

Bu reklam nasıl önüme düşmüş olabilir?

gabe h coud
Sözlük'teki reklam bu.https://www.cottonhill.com.tr/kirmizi-dantelli-transparan-string-kulotlu-kadin-s-3254?utm_campaign=yango-Cottonhill-TR-ENG-dynamic&utm_medium=cpm&utm_source=yango&yclid=988932366998308094Benzer hiç bir reklama tıklamadım. Giyim olarak Network, Adidas bir kaç kere belki. NSFW de
Sözlük'teki reklam bu.
www.cottonhill.com.tr

Benzer hiç bir reklama tıklamadım. Giyim olarak Network, Adidas bir kaç kere belki. NSFW değil mi böyle reklamlar. Ad blocker dışında bir yolu var mıdır ayarlarda falan?

Sevgililer günü için çiçek siparişi verdim. O yüzden olabilir mi? Reklama tıklayarak vermedim. Nereden biliyorlar benim sipariş verdiğimi? Bunun da kesin bir ayarı vardır. Website tracker gibi, dimi?
0
gabe h coud
(13.02.26)
teknik detayını ve nereden engellendiğini bilmemekle birlikte olay şu. google seni "30 yaşlarında bekar (veya sevgilisi olan) erkek" olarak tanımlıyor ve kaydediyor bunu bir yere. bunu bütün aramalarının, alışverişlerinin, google'a login haldeyken yaptığın bütün ziyaretleri analiz ederek yapıyor.

e öyle olunca da sevgililer günü yaklaşırken seksi iç çamaşırı reklamını getirip koyuyor önüne.
0
kibritsuyu
(13.02.26)
@kibritsuyu +1

bir yöntem de seni sadece senin hobilerine göre sınıflandırmak değil, senin iletişimde olduğun insanlarla sınıflandırmak.

5 kişilik bir grupta 4 kişi buna baktıysa 5. kişiye de gösterebilir.
Bir de, bunu google seçmemiş olabilir, reklamı veren kişi "bu reklamı şöyle bir gruba göster" demiştir. örneğin, hiç benim reklamımı görmemiş yaşı 40- olan istanbulda yaşayan erkeklere.
0
kisa
(13.02.26)
linke tıkladığım için artık bana da çıkacak. keşke bi uyarı/spolier koysaydın.

çicek sipariş verdiğin için çıkmış.
0
duyuruuser
(13.02.26)
internetteki sitelerin çoğu google analytics kullanıyor, bu da neredeyse gezdiğin bütün sitelerde google'a ait bir kod parçasının çalıştığı demek oluyor zaten adı üstünde analitiks bilgi toplamak üzerine.
senin bir dijital imzan var, bundan oluşturulmuş bir hayalet profilin var, aynı zamanda çevrendeki insanların da aynı hayalet profilleri var, aslında tanıdığın herkes ailen, eşin dostun, hayalet olarak digital dünyada var sadece senin haberin yok.

google, facebook bilinenin aksine bir arama motoru ve sosyal medya sitesi değil bu ikisi dünyanın en büyük reklam platformu aslında o yüzden seni takip etmekte uzmanlar.
reklama tıklamana gerek yok en başta bahsettiğim kod parçacığı seni takip ediyor, site.com/dantelli-dona tıklamışsın analitik not almış, kod devamında bakmış site.com/sepetime gitmiş bu kişi, sonra da bilmemnebank.com a gidip geri site.com/siparisgoruntule=1234 diye bir sayfaya geri gelmişsin. almışsın yani ürünü belli. bunu çok yüzeysel anlattım çok derin algoritmalarla senin ne yaptığını senden daha iyi biliyorlar :)
0
nahtoderfahrung
(13.02.26)
myadcenter.google.com

burada google'ın sizi tanımlamak için kullandığı grupları görebilirsiniz eğer kişiselleştirilmiş reklamlar açıksa (varsayılan olarak açık gelir)

eskiden daha fazla kategori vardı, şimdi gizlenmiş sanırım.

önceki cevaplara ek olarak, girdiğin bir çok sitede google'ın (sonra meta ve diğerlerinin) scriptleri var. mesela x sitesinde google'la giriş yap diye bir özellik var diyelim ki, işte google o siteye entegre edilmiş oluyor. ya da mesela bize ulaşın kısmına google maps haritası koydu, yine google'a siteye erişmesi için izin verdi. ya da reklam yayınlıyor o site, yine google'a entegre edilmiş oluyor... bunun gibi bir çok şekilde google herhangi bir siteye çerezlerini (cookie) bırakma hakkı elde ediyor.

X sitesi Y sitesi ile bağlantılı olmasa dahi, bu çerezler sayesinde google onları bağlayabiliyor. bu durumda internette gezdiğin tüm sitelerdeki aktivitelerin tek bir yerden gözetlenebiliyor.

bu durum düşündüğünüzden daha korkunç.

adblocker dışında bunları engellemek için çözümünüz yok.
reddit'te degoogle adında bir sub var, oraya bakabilirsiniz google'i nasıl hayatımdan uzaklaştırırım diye.
gizlilik odaklı tarayıcılar var (mesela brave, firefox veya daha kapsamlıları) onları kullanabilirsiniz. onlar da temelde reklamları ve tracker'ları engelliyor.

blokada gibi yazılımlar var (telefon, bilgisayar hepsinde var) bunlar DNS üzerinde adblocker gibi çalışıyor. yani siteye girerken gösterilen reklamları ve tracker yazılımlarını değil, cihaza network üzerinden gelen tüm reklam ve tracker isteklerini engelliyor.

çaba sarfetmeden engellemeniz mümkün değil.
ama en kolayı ublock origin (ya da bunun olduğu tarayıcı) kullanmak.

bu arada;
google'a data vermeyim düşüncesi ile gittiniz incognito sekme açtınız ve ne google ne de başka bir yere login oldunuz. hala izleniyorsunuz.
çünkü her cihazın bir kimliği var (fingerprint). bunda ekran çözünürlüğü, ip, tarayıcı, wifi, şarj boyutu, hücresel mi değil mi, operatör, falan filan daha bir dizi bilgi yer alıyor.

bunları yanyana koyunca isminiz dışında bir çok bilgi karşı tarafa gidiyor.
"190 boylarında, kumral, kısa saçlı ve kafasının tepesi kel, üzerinde sarı tişört var, ankara'nın gölbaşı bölgesinde, 100 kg civarında, mavi gözlü,...." gibi öyle uzun bir tanımlama var ki, bu kimlikle nereye gidersen dünyada 1 tane var.
şuradan detaylarına bakabilirsiniz fingerprint.com

yani logout olup olmamak da çözüm değil.

ha bir de; önceden instagram olsun google reklamları olsun "neye baktıysan ona göre reklam/içerik çıkar" deyip geçiyorduk. bu doğru değil. artık data o kadar büyük ki, sen bakmadan da çıkıyor. o wifi'ydan bakılmıştır, o bölgeden aranmıştır, senin bulunduğun demografik grup bakmıştır, başka şeylere bakmışsındır ve sonra bu işine yarayacağı düşünülmüştür (35 yaş, erkek, bekar, sevgililer günü öncesi çiçek bakıyor -> muhtemelen sevgilisi var -> çiçek dışında başka hediye de almak isteyebilir)
0
biseysorcaktim
(13.02.26)
bu profilleme olaylari oyle bir noktaya geldi ki nerdeyse aklini okuyabilir. bunun icin sadece yapay zeka degil davranis psikolojisi, eye tracking, ortam dinleme vs.. bir suru sey var. artik olay oyle, izinleri kaldirdim, maillerimi okuyorlar, mesajlarimi goruyorlar gibi basit ilerlemiyor.

en basit ornegi kici kirik instagram yada whatsapp'da bisey paylasmak icin video ve mikrofon izni veriyorsun. hoop kamera ve mikrofon uzerinden seninle ilgili hayvani bir dataya sahip oluyor. hatta bu bilgilerden maksimum veri, assumption elde etmek icin sana bazen uyuz olacagin videolar gosteriyorlar. ona verdigin tepkilerden(kac saniye izledin, nereye baktin, nereye dokundun, ne soyledin vs..) hepsini alip bu bilgiyi kullanip senin o anki duygu, davranis ve dusuncelerine gercekci tahminlerde bulunabiliyor.
0
buenosdias
(13.02.26)
(7)

Mantarı kumpire mi pizzaya mı

egerbiryolcu
Tepside kumpir tarifini denemek istedim. Elimde kültür mantarı var o da değerlensin diye koysam olur mu ve ne şekilde? Önden pişirip mi fırına koyayım yoksa çiğden mi koymalı miyim? (Sucuk, zeytin, turşu falan var ek olarak)Ya da pizza mi yapsam daha iyi?Pratiklik olarak hamurdan dolayı pizza daha u
Tepside kumpir tarifini denemek istedim. Elimde kültür mantarı var o da değerlensin diye koysam olur mu ve ne şekilde? Önden pişirip mi fırına koyayım yoksa çiğden mi koymalı miyim? (Sucuk, zeytin, turşu falan var ek olarak)

Ya da pizza mi yapsam daha iyi?

Pratiklik olarak hamurdan dolayı pizza daha uğraştırıcı sanki?

Edit: mantarı kavurup kumpire koydum fırında suyunu salmadi. Fena da değildi verdiği lezzet
0
egerbiryolcu
(12.02.26)
patatese mantar yakışmaz. pizza yap.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
geçen yaptık evde kumpir.
ama fırın müsait değildi, patatesleri haşladık. malzemeleri sonra üstüne ekledik.
mantarı çok seven bi insan olarak kumpirde mantar düşünemedim, sanki olmaz gibi. ama illa koyacağım derseniz ben olsam tavada ayrıca kavurur, sonradan eklerdim.
+1
elorelia
(12.02.26)
Mantar pişerken çok su veriyor. İlla ekleyecekseniz önce ayrıca kavurun +1
+4
kobuzchu kiz
(12.02.26)
ikisine de yap.
pizza daha pratik.
+1
duyuruuser
(12.02.26)
kumpir için önceden pişirmek gerekir.
0
inheritance
(12.02.26)
youtu.be
Soteleyip kumpir yancısı olabilir isteyen üzerine de koyar :)
0
grimavi
(12.02.26)
pizza ama öyle bitmez mantar. çorba veya tavuk sote falan yapılabilir ya da direkt mantar sote
0
jelly bear
(12.02.26)
(4)

Başkası adına bahis mesajı gelmesi

maceraperens
Merhaba duyurudaşlar; hiç bahis oynamama rağmen yaklaşık 1 senedir tanımadığım bir isim ve soyad adına bahis reklamı mesaj atıyorlar artık bıktırdılar ayrıca bazen arıyorlar.hat 15 senedir benim üzerime yani eski sahibi de açmış olmaz. Bu durumda aramaların kesilmesi için ne yapmalıyım? 1-bu sitele
Merhaba duyurudaşlar; hiç bahis oynamama rağmen yaklaşık 1 senedir tanımadığım bir isim ve soyad adına bahis reklamı mesaj atıyorlar artık bıktırdılar ayrıca bazen arıyorlar.hat 15 senedir benim üzerime yani eski sahibi de açmış olmaz.

Bu durumda aramaların kesilmesi için ne yapmalıyım?
1-bu siteler sms doğrulaması yapmıyor mu?
2-polise vs şikayet etmeli miyim?
3-tamamen kurtulmak için hattı mı kapatayım?
4-numaraları engelleyip önümüze mi bakalım?
Bahis mesajları son yıllarda çok yaygınlaştı sizler nasıl çözüyorsunuz?
0
maceraperens
(11.02.26)
4- engelle.

yeni alacağın numarayı da taciz etmeyeceklerinin garantisi yok.
0
duyuruuser
(11.02.26)
yeni numarada gelmeyeceginin garantisi yok+1

engellemek en temiz yol.
0
gule gule
(11.02.26)
Numaranızı verdiğiniz bir yer database i satmış veya sızdırmış.

Samsung'da spam klasörüne girmezsem bu sms leri görmüyorum bile. Telefonun marka modeline göre dahili kelime filtresi veya harici bir programla çözülebilir

Günümüzde kurtulmak imkansız.
0
kimlanbu
(11.02.26)
Begone diye bir uygulama var. Ben iphone'da kullanıyorum ama android'de de var bildiğim kadarıyla. Onu indirdiğim günden beri çok ciddi oranda kesildi bu aramalar, mesajlar. Bazen tek tük aradan kaçak çıkabiliyor sadece ama o da o kadar yormuyor. Eskiden hergün aranıyordum.
0
air
(11.02.26)
(3)

Uçak iniş kalkış yolları neden dalgalı düz değil?

ground
Göz yanılması mı? Teknik bir sebebi var mı?https://resimyukle.org/a/CGO1Kg4Y
Göz yanılması mı? Teknik bir sebebi var mı?
resimyukle.org
+1
ground
(11.02.26)
telefoto (zoom) lenslerden dolayı oluşan perspektif sıkışması (bir sürü detayın tek fotoda olmasından dolayı nesneler olduğundan daha yakın görünüyor), bir de de zemin ısısı ışığın geçişini etkiler, aşırı sıcak olduğunda illaki görmüşsündür zeminde dalgalanmalar oluyor onun gibi. çok uzaktan bunların hepsini tek karede çekmeye çalıştığını düşün. yakına gittiğinde görmeyeceğin detaylar. 1000kmlik düz yolda yürürken dünyanın yuvarlak olduğunu farketmezsin ama uzaydan foto çekince farkedersin.
+3
nahtoderfahrung
(11.02.26)
o runwayler 3-4 km uzunlugunda oluyor. o tumsek gibi gozuken yerlerin egimi ihmal edilebilir seviyededir. malum dunya duz degil, ancak bu kadar duzlestirebilmisler.
-4
antikadimag
(11.02.26)
o hava alanına özel bi durum. bu kadar düzleştirmişler, bazı havalanlarının pistleri gerçekten düz olmuyor tabi trafiği az olan yerlerde bu durumlar olur.

burası birmingham airport.

(git: i2-prod.dublinlive.ie )
(git: www.youtube.com
+1
duyuruuser
(11.02.26)
(10)

E-ticareti bıraksam/azaltsam mı?

hayalhayal
SelamlarTrendyol'da 4 yıllık bir mağazamız var, aktif olarak ben üç yıldır devraldım tüm süreci ve ürün satın alımından panel yönetimine müşteri sorularından siparişleri kargolamaya muhasebe süreçlerini yönetmeye kadar her şeyi ben yapıyorum. Başlarda kardeşim başlamıştı, ben ona yardımcı olacaktım
Selamlar
Trendyol'da 4 yıllık bir mağazamız var, aktif olarak ben üç yıldır devraldım tüm süreci ve ürün satın alımından panel yönetimine müşteri sorularından siparişleri kargolamaya muhasebe süreçlerini yönetmeye kadar her şeyi ben yapıyorum. Başlarda kardeşim başlamıştı, ben ona yardımcı olacaktım ama geldiğimiz noktada her şey ama her şey benim sorumluluğuma geçti. Ben devam ettirmeye istekliydim çok keyif alarak çalışıyordum aslında. Hatta uzunca bir süre işimi bırakıp sadece e-ticarete odaklanmak istedim ama o süreçte bazı olumsuzluklardan dolayı hepten bırakmak zorunda kaldım çünkü şehir değiştirmek zorundaydım.
Neyse günün sonunda ben asıl mesleğim olan memurluğa geri döndüm, ikisini bir arada yürütürüm diye düşünüyordum (ki yürüyor) ama beni çok yormaya başladı. Bir yanım sürekli "daha ne kadar bu şekilde gidecek" diye sorguluyor. Bir yanım ise zaten hep ek iş istiyordun, düzeni kurdun vazgeçme diyor. Yardımcı alacak kadar büyük boyutlu değil, zaten evimde yapıyorum her şeyi ama özellikle şu iki üç haftadır sevgililer günü etkisinden dolayı neredeyse nefes almadan çalışıyorum akşamları. Sabah erken uyanıyorum, hafta sonu deseniz zaten yok vs.

Elimde çok fazla ürün var, bunlar yavaş yavaş erir, onlardan yana pek bir endişem yok. Asıl aklıma takılan şey çok satan bir ürün grubum var, onların stokları bu hafta içinde tükenecek muhtemelen. Tekrardan onlardan alsam mı diye tereddütteyim. Bu ürün grubunu şöyle ifade edeyim, bugün gelen 100 siparişin 97 tanesi bu grupta. (Sevgililer günü etkisi ama normal zamanda yine en az siparişlerin %50'si bu gruptan) Ve açıkçası en karlı gruplardan birisi ürünlerim içinde.

Sizce bunca zamanın bilgisi, emeğini ve platformlardaki algoritmasını görmezden gelerek daha fazla nefes alabileceğim bir çalışma şekli oluşturmak için bu işi azaltmalı mıyım?
0
hayalhayal
(09.02.26)
Pasif gelire dönüşme imkanı varsa dönüştür, bu güvenilir birini işiyönetmesi içinalmak ve ona kar payı vermek. Kar payı ciro artarsa artabilir öyle bir modelde olabilir
0
fistikthecat
(09.02.26)
Hanım ya da çocuk varsa yapamaz mı? Ya da yeğen filan?
0
etna
(09.02.26)
Ben bekarım, kadınım. Yaşadığım şehirde yardım alabileceğim ya da devredebileceğim bir akrabam yok maalesef
0
🌸hayalhayal
(09.02.26)
8 yildir eticaret yapan biri olarak bir urun tutturmanin ne kadar zor oldugunu biliyprum. Su an elinizde boyle bir urun var ise kesinlikle birakmayin. Cok guzel ek gelir yaratmissiniz, part time bulundugumuz sehirdem ogrenci ya da ev hanimi fln bulun yukunuzu hafifletsin.
+2
oscar
(09.02.26)
hazır alt yapıyı kurmuşsun farklı ürünler de dene, üzerine git. e-ticaret otomasyonlarını araştır sana sadece rutin kontroller ve kargolama işleri kalsın.
+1
duyuruuser
(10.02.26)
Panel kısmı zaten genel olarak oturdu. Akşamları çayımı içerken bir saat civarı bakmak yeterli oluyor ve o kısmı yorucu olmuyor, hatta keyifli bile.
Sorun paketleme, kargoya iletme ve bunu 8-5 çalışırken yapma kısmı.

Evden yürüttüğüm için ben olmadığım zamanlarda evde biri olsun istemiyorum.
Uzun vadede sürdürülebilir mi ondan emin değilim.

İçinden çıkamadığım bir denkleme dönüştü. Çok seviyorum çok yıpratıyor
0
🌸hayalhayal
(10.02.26)
belki 1 yıl sonra eleman çalıştırıp üstüne kar edecek duruma geleceksiniz. ben olsam devam ederdim.
+1
elorelia
(10.02.26)
pazaryerinde bir mağazayı tutturmanın ne kadar zor olduğunu işe kenarından köşesinden bulaşmış herkes bilir. bence de bırakmayın.

kargolama için alternatif yöntemler arayın. (mahalledeki, apartmandaki birisi gelip akşam sizden teslim alabilir paketleri, ertesi sabah da gidip kargoya bırakır. öğrenci vs. varsa memnuniyetle yapar bu işi.) kapıcı, komşu vs. varsa onlara meramınızı anlatın, illa ki birilerini yönlendirirler.

eğer ürünü yapmak zor geliyorsa (sanırım el işi bir ürün), yine dışardan hizmet alabilirsiniz. ev hanımlarına nikah şekeri, karton kutu, pizza kutusu yaptıran bir çok küçük işletme var.

en çok nerede tıkanıyorsanız karınızdan biraz feragat edip orayı rahatlatmaya çalışın ilk etapta. mağazayı kapatmak son çareniz olsun.
+1
brkylmz
(10.02.26)
elinizde sadece en çok satan ürünü bırakıp diğerlerini yavaş yavaş satmayı bırakabilirsiniz.

mağazayı devretmeyi düşünürseniz müşteri bulmaya yardımcı olabilirim.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(10.02.26)
@duyulmasi gerektiği kadar

En çok satandan vazgeçmeyi istemiştim artık nasıl yorulmuşsam. Ama mantıksız bir hamle olur, yeni idrak ediyorum.

Mağazayı devretmeyi hiç düşünmedim. Markayı vs tescil ettirdim ileride marka işe güzel şeyler yapmak istiyorum, sağolun öneriniz için
0
🌸hayalhayal
(10.02.26)
(9)

opel corsa vs hyundai i20

metal69
hangisini alırdınız?i20 : https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-erk-plaza-dan-2024-hyundai-i20-1.4-mpi-style-otm-1298055946/detaycorsa : https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-erk-plaza-dan-2021-opel-corsa-1.2t-edition-otm-1296895136/detay
hangisini alırdınız?

i20 : www.sahibinden.com

corsa : www.sahibinden.com
0
metal69
(09.02.26)
Puretech, kayışlı motor olmasa corsa derdim (öyle değilse corsa alırdım). Atmosferik olduğu için bu i20’yi de almazdım ama. MTV’si de daha yüksek. Uyar mı bilmem ama bu paralara ikinci el yepisyeni elektrikliler var.

Bu arada i20 daha güçlü değil.
+1
orient blue
(09.02.26)
daha yeni ve daha güçlü olması nedeniyle i20 alırdım. bende 1.0 ve 1.2 motor alerjisi olduğu için corsa'nın yanından geçmem. istatistiki bir veri değil ama benim çevremde 2 tane 1.2 corsa sahibi var. birinin vites kutusunda sorun çıktı, diğerinin beyninde sorun çıktı. 2'si de 15-20 gün servis yolu gözledi. alerjimi tetikliyor böyle bilgiler. bana kalsa bu paraya 1.3 tce clio bakardım bu arada. az yakar çok kaçar. eminim çok mutlu corsa sahipleri de vardır ama benim görüşüm böyle.
0
cisimcik golgi
(09.02.26)
i20 nin 1.0 turbolusu. atttığınız i20nin fiyatına sarı sitede ilanlar var.

bende 2024 corsa var. aldığım dönemde i20 nin turbo elite paketi bayilerde yoktu. olsaydı ciddi ciddi i20 almayı düşünüyordum.
0
inheritance
(09.02.26)
i20 hakkında kendi kullanım bilgimi vereyim 1.6 motorla eski kasada yokuşta tıkanıyor otomatik olanları her kullanan bu ne ya dedi, kullanmadan alma
0
eja
(09.02.26)
i20 alırım.
i20nin atmosferik olması uzun vadede daha az sorun çıkartması demek. ayrıca bu modeli biraz kullandım, rahat bir araç.
0
duyuruuser
(09.02.26)
kesinlikle corsa
0
edaddy
(09.02.26)
corsa d'den çok çektim.
otomatik şanzımanda hyundai daha iyi.
sağlamlık ve malzeme kalitesi corsa.
mpi motor eski motor 1.2t corsa önde.
sorunsuzluk isteniyorsa i20 seçerdim.
0
mikahakkinen
(09.02.26)
corsa islak kayis galiba, alinmaz.
bu ikisi arasinda hyundai.
0
cooperr
(09.02.26)
1.0 i20 al. İkamesi de rio, bayon, stonic.
0
jackyr
(10.02.26)
(2)

araç içi şarjlı süpürge

kibritsuyu
son birkaç gündür araç içi şarjlı süpürge sorusu görüyorum.benim araç için değil ama ev için böyle bir şeye ihtiyacım var. dikey süpürgeye bütçe ayırabilecek durumda değilim. ortalığa saçılan kedi kumları, televizyon karşısında çekirdek yedikten sonra ortalığa dökülen kabuklar vs içinde kablolu koca
son birkaç gündür araç içi şarjlı süpürge sorusu görüyorum.

benim araç için değil ama ev için böyle bir şeye ihtiyacım var. dikey süpürgeye bütçe ayırabilecek durumda değilim. ortalığa saçılan kedi kumları, televizyon karşısında çekirdek yedikten sonra ortalığa dökülen kabuklar vs içinde kablolu koca elektrik süpürgesini çıkarmak yerine ucuz yollu mini bir süpürge almak istiyorum.

www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com

şu tarz süpürgeler iyi midir, iş görür mü? bunlardan birini veya bu tarz bir süpürge önerebilir misiniz? bütçe maksimum 1500, hadi zorlayalım 2000 olsun.
+1
kibritsuyu
(09.02.26)
ilk linktekini evde kullanıyoruz gayet iş görür ve pratik bi alet. çekişi fazlasıyla yeterli.
yedek filtreleri de satılıyor.
0
duyuruuser
(09.02.26)
Bildiğim kadarıyla bu tip çin malı ürünlerin bataryaları çabuk ölüyor. İlk gün 20dk çalışan ürün bir bakmışsın max 5 dakika çalışır olmuş. Yoksa bu 30 euro fiyat koyulan ürün temuda 10 euro.
0
filipis
(09.02.26)
(11)

Kpss mi özel sektör mü?

skr1292
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem DestekKpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmışKpss çalışmak mantıklı mı?
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem Destek

Kpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmış

Kpss çalışmak mantıklı mı?
+1
skr1292
(09.02.26)
48k düşük maaş. Erkek bireysen ev geçindiremezsin, aile evinden asla uzaklaşmazsın.

kpss yada farklı bir firmada yeni iş.
0
HellKeePer
(09.02.26)
kamu personeli olmak her zaman avantajdır ama özel sektörün de avantajları var. siz ne istiyorsunuz onu bir kendinize sorun.

- işim rahat olsun, işten çıkarmaları çok zor olsun (kamu)
- başta düşük maaş ama terfi aldıkça ciddi bir maaş artışı (özel)
- yan hakların çeşitliliği (kamu)
- kendini geliştirebilme, başka alan ve pozisyonlara kayma (özel)

bir sayfaya artısını eksisini yazın ve içinize sinen hangisiyse onu seçin.
0
elektr10
(09.02.26)
Bende aynı sektördeyim. bence iki üc arkadaş kendinize firma kurun. yoksa ortam güzel diye düşük maaşa senelerinizi harcarsınız.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bana memuriyet her türlü daha avantajlı gibi gelmeye başladı. keşke bu kafaya 30 yaşından önce erişmiş olsaydım zira artık kpss çalışmak imkansız benim için. yemek temizlik, bir yandan uzun mesai saatleri vs. bence kpss deneyin yapabilecek gibiyseniz.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Tabi ki KPSS
1-Ömür boyu iş garantisi
2- Çalışman gerekmez, yatarsın
3- Kolay ev kiralarsın
4-Kolay kredi çekersin
5-Memur olursan mevcut işinin yanında ek iş bile yaparsın
+3
ebeş
(09.02.26)
Tartışmasız KPSS.. Maaş daha yüksek, işin garanti.
Kendini geliştirirsen rerererörörö tayfasına bakma sen. 7 yıllık mühendisim, iş görüşmesine gidiyorum maaş bile söyleyemiyorlar. Komik rakamlar teklif ediliyor. Ayrıca diyelim ki iyi maaşa iş buldun. Hop 7 ay sonra deyiverirler kapatıyoruz şirketi diye. Dımdızlak kalırsın.
Ben de KPSS çalışıyorum şu an. Sen de çalış kardeşim. Maaşımı söylemeye utanıyorum ben.
+2
camlicagazoz
(09.02.26)
Türkiye'de tek seçenek kamu. Maaş az olsa bile kamu daha iyi. Herşeyden önce daha az çalışacaksın. Çoğu memur ek iş yapıyor. Öğretmenlerin çoğu kafe, restoran açıyor son yıllarda.
0
michael harddd
(09.02.26)
Çok iyi bir firmada yüksek maaş ve çok iyi yan haklarla çalışmadığın sürece özelde sıradan maaşlı olmak yerine kamuda maaşlı olmak tabi ki. Ama özel sektör dediğimiz maaşlı çalışmak değil de kendi işini yapmaktır, bu durumda her zaman kamu diyemeyiz.
0
dfn4
(09.02.26)
Kesinlikle KPSS. En düşük memur maaşı 60000 tl civarı, çalışma saatleri belli, dışarıdan ek iş de yapabilirsin.
0
lostinway91
(09.02.26)
devlete gir..bir süre kafayı stabilite ile toparla..sonra bakarsın gidişata yine.
0
iwillsee
(09.02.26)
kardeşim öncelikle hakkında hayırlısı olsun
bende devlet hastanesi teknik servisinde çalışıyorum
kpssden iyi not alman lazım 90 üzeri
hafta sonu çalışmalarla bu puanı alabilirmisin çok zor
bilgi işlem olarak atanırsan sağlıktan bahsediyorum
maaşın 80*90 bin
çok rahatsın
işten çıkarılma derdin yok
kafana vurana yok
vs vs vs her türlü devlet rahat
ama işin ehliysen
dışarda çok daha üstü para kazanabilirsin
0
Kuzeyli54
(09.02.26)
(8)

yeni araba alana hediye

you and me in paradise
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır? Teşekkürler.
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır?

Teşekkürler.
0
you and me in paradise
(08.02.26)
araba alana hediye alinmaz,
bunun tekeri yamuk mu dönuyor denir,
arac alan, sana yemek ismarlar falan..
+6
designer
(08.02.26)
benzer bi duyuru vardı cevapladığım www.eksiduyuru.com

kısacası ben araçta lithium bataryalı ürün bırakmayı doğru bulmuyorum ve hediye olarak da bu tarz bi ürün düşünmezdim. araçta bırakmayacaksa da evde genelde daha güçlü dikey süpürgesi oluyor çoğu kişinin artık, o varken araç süpürgesi kullanmak anlamsız kalır. başka bir hediye düşün bence.
+1
konetsu
(08.02.26)
2m civarı para harcayan birine anca Ppf kaplama hediye edilir.
0
rhan
(09.02.26)
oto kokusu alın geçin, maksat hayırlı olsun demek, ayrıca onun size yemek ya da tatlı ısmarlaması lazım.

içinde batarya bulunduran cihazlar almayın.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bi arkadaşım bana amigurumi ayçiçeği yaptırmış dikiz aynasına asmam için. tatlış bir hediye bence. şundandı

www.trendyol.com
0
dedim ben sana
(09.02.26)
vavana araç kokusu (beyaz olan çok güzel)
pahalı bir şey olsun istersen araç kamerası olabilir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.02.26)
Benzincilerde 10 yıkamalık paketler satılıyor kart şeklinde.
Eğer benzincide yıkama yaptıran biriyse öyle bir şey olabilir.
0
burfak
(09.02.26)
yeni alınan arabaya binildiği zaman paspasın üzerine para atılır usulden.

200 lira atıyorum ben genelde. normal. maksat adet yerini bulsun.
0
since1907
(09.02.26)
(8)

Ev mi Araba mı?

bepicolombo
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor) hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceği
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor)
hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceğim gibi :)
Diğer seçenekte meevcut evim merkeze biraz uzak ve bu yüzden kendimi daha çok zorlayıp merkeze yakın bir yerden 2. evi almak. ( Evi satmadan sadece araç satılacak Mevcut evi satarsam yüksek vergi çıkacak )Siz olsanız hangisini hedeflerdiniz?
Yaş: 34
0
bepicolombo
(08.02.26)
şu ortamda parayı kolay kazanmıyorsan ev.
+1
orpheus
(08.02.26)
@thetruenorthstrongandfree1

abi inline 8 diye bir motor yok :D
+1
cooperr
(08.02.26)
Yaş 34 ise ev kadar araba sahibi olmak da şart. Sürekli kullanmasan da kapının önünde her daim durmalı. O nedenle araba satıp 2. evi alma fikri biraz uzak kaldı ki ben konut almayı her daim herkese öneririm ve teşvik ederim.

Bu ekonomik şartlarda durumunuz çok iyi değilse sadece keyfi olarak 1,6M daha koyup araba yenilemeyi önermem. Araba değiştirince hayatında değişen birşey olmayacak, alışınca "o kadar da gerek yokmuş" diyeceksin.

Hangi fikirlere daha yakınım?
- Oturduğun evi daha üst seviye bir muhit ile güncelleme fikri uygulanabilir. Değer artışları daha fazla oluyor.
- Yatırımlık ev alınmak isteniyorsa uzak bir bölge, 1+0 1+1 demeden uygun fiyatlı yapılabilir.
- Lüks araba harcaması bunların sonrasına bırakılmalı. Araba işi bunlara kıyasla daha kolay.
+3
Lethe
(08.02.26)
turkiye'de satilan bmw'ler kirpilmis oluyor. sirali 6 silindiri gectim, normal 4 silindir bile degil. 3 silindirli komik motorlara o paralari ben hayatta vermem.
-1
antikadimag
(08.02.26)
araba 10 senede çöp olur,
evin amortisman süresi 30 ila 50 sene arasidir,
ve ev yikilsa bile arsa degeri vardir,

araba eğlence,
ev barinma için.
0
designer
(08.02.26)
bi yanda ev olunca benim aklım hep eve gidiyor ama yaşıt sayılırız, bende geçtiğimiz yaz yatırım yapmak yerine gittim kendime z4 aldım. hem pişmanım hem değilim, dibine kadar sürdüm. valla ne yalan söyleyeyim pişman da değilim hala güzel havalarda gazlıyorum. :)
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
Türkiye'de ayağını yerden kesen bir araban varsa fazlasına gerek yok. Ev oturmak için de ek gelir için de önemli. Şuan ortalama bir ev 25-30 bin tl kira getiriyor. iş kurmaktan bile mantıklı bence.
0
michael harddd
(09.02.26)
Şunu samimi bir kankam bana sorsa "saçma saçma konuşma lan" deyip ensesine vurup "2. evini al burası türkiye" derdim ama sana diyemiyoruz tabi.
0
duyuruuser
(09.02.26)
(14)

Yurt disinda cocuk büyütmek hangi semt?

Purple life
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre. 2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim

1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre.

2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto bir yer degil. Nispeten daha düsük gelirli insanlarla daha zengin vs olarak yasamak, iyi evde oturmak. Tatile ciksan enayi misin o paraya dükkan alsana surdan diyen komsularla yasamak.

Sizce hangisi?

Yani bebekte, arnavutköyde bir kücük yerde yaşamak mi yoksa büyükcekmece, esenler gibi sehirden uzak ama lüks bir yerde yasamak mi?

Yetiskin insan icin fark etmez ama cocugunuz icin hangisi daha iyi olurdu sizce? Cocuk orada da dogsa da sonucta türk olacak.
-3
Purple life
(05.02.26)
Her türlü zengin semt, kötü ev.
+3
gobekliraki
(05.02.26)
1
+1
lemmiwinks
(05.02.26)
Ulkeye gore degisebilir ama bana 2 daha sicak geldi.
0
mbond
(05.02.26)
cocuk kaç yaşında?
iki gün sonra anneeee jasonun nike airforce u var istiyorum beni dışlıyorlar demesin ihtimali çok yüksek veya arakdaşları tatile tura okulla gittiğinde gönderebilecekmisiniz.

yani kısacası çevrene ayak uyduramazsan ekonomik olarak çocuğa zorbalık yaparlar. şu ara ilk okulda bile bu dönüyor.
+2
eja
(05.02.26)
Birinci seçenekte çocuk ezik olur, ikincisinde şişik egolu.
İkisi de kötü.
Bence arada bir üçüncü seçenek olmalı. Onu bulun.
+1
Mirket
(05.02.26)
iki durum da kötü. ilk seçenekte çocuğunuz ve sizler dışlanabilir, her zaman "auslander" damgası yersiniz. ikinci seçenekte de kötü bir çevresi olur ve göçmen çevresiyle ülkeye adapte olamaz.

ikisi de çok uç. orta yolu bulmanız gerekir bence ama yoksa da 1. seçenek daha kabul edilebilir.
0
elektr10
(05.02.26)
İlla birini seçmek gerekirse 2.

en azından cocuk cocukluğunu yaşar.
+3
duyuruuser
(05.02.26)
@duyuru, cocuklugunu yasamakla ne alakasi var?
-1
🌸Purple life
(05.02.26)
Zengin semtteki okulda çocuğun ismine bakıp geleceğiyle oynamasınlar, Almanya ise mümkün. Ben olsam 2. seçeneği seçerdim .
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
Aynı durumu hem bekarken hem de çocuklu olduğumda birkaç kez yaşadım. Her defasında birinci seçeneği tercih ettim ve hiçbir zaman pişman olmadım. Ama ikinci seçenekteki gibi insanlarla yüz yüze gelmeye bazen gerçekten tahammül edemiyorum, haliyle hata benim de olabilir.

- Birinci seçenekteki okulun velileri, öğretmenlerden farklı beklentilere sahip olacak. Bu durum, orta-uzun vadede ciddi bir fark yaratabiliyor. Biz de bir süre bunu deneyimledik: Birinci seçenekte otururken, çocuğu ikinci seçenekteki bir kreşe göndermiştik. İkinci seçenekteki kreş de her şeyi doğru ve düzenli yapıyordu, fakat birinci seçenekteki çocuklar çok daha hızlı gelişim gösteriyorlardı. Demek ki bir yerde bir fark var dedik, eski okulumuza geri donduk.

- Bulunduğunuz yerin okul şartları ne kadar önemli bilemiyorum ama bazı yerlerde birinci ve ikinci seçenek arasındaki fark, okulun spor salonunda eskrim yapmakla, ara sokakta bıçaklanmak kadar farklı olabiliyor, bu benim cocugum icin almak istedigim bir risk degil

Ayrıca, zengin bir mahallede yaşadığınız için ayrımcılığa uğrayacağınız kesin bir durum değil ama kaygınızı tamamen anlıyorum.
+1
adrianapole
(05.02.26)
net 1
0
cooperr
(05.02.26)
Abi kesinlikle zengin muhit. Gerekirse yememden icmemden kisardim. Ozellikle Avrupa bazinda konusuyorsak malum cok irkci bir ortam, gocmen mahallesiyle elit mahalle arasinda imkanlar, genel atmosfer falan cok degisir. Bir de bu cok bilinen bir sey ama, cocugun etrafindaki arkadas profili falan nasil bir patikaya girecegine dair en buyuk etken bence de.
+1
hot potato
(05.02.26)
Amerika icin dusundum, 1. Secenek
+1
brkylmz
(05.02.26)
Çocuktan çocuğa değişir. Kardeşten kardeşe bile değişiyor. Eğer girişken, dışa dönük, sosyal bir çocuksa 1. seçenek. Ama duygusal, saf, ezik bi çocuksa 2. seçenek.

Parka gittiğinde arkadaş edinebiliyor, oyuna katılıyor, oyun kuruyor, kendisini salıncaktan indirmeye çalışan çocuğa itiraz ediyor, 2'li arkadaş gruplarının kolayca 3. oluyor, en kötü ihtimalle sırasını bekleyip kendi oyununa bakıyorsa 1. seçenek.

Sümük gibi dışarda duruyorsa 2. seçenek.

Parkta tuhaf hareketler yapıyor, bağırıp çağırıyor, sıra mıra dinlemeden oyuncaktan oyuncağa atlıyorsa tokat.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.26)
(6)

fiyat gösteren websitesi kurmak yasak mı?

plastic_angel
hepsiburadadaki bir ürünün fiyatını kendi sitemde hepsiburada bu kadara satıyor, bak bu da linki diye göstermek suç mu?
hepsiburadadaki bir ürünün fiyatını kendi sitemde hepsiburada bu kadara satıyor, bak bu da linki diye göstermek suç mu?
0
plastic_angel
(05.02.26)
cimri, akakçe'nin yaptığı da bu değil mi? suç olsa ayakta kalamazlardı.
+1
inheritance
(05.02.26)
onlar anlaşmalıdır. her siteyi göstermiyolar sonuçta.
-1
jelly bear
(05.02.26)
ticari faaliyeti varsa yasak ama sitendeki blog yazısında bahsedebilirsin.
cimri ve akakçe'de fiyatların görünmesi için onlara tıklama başına para ödüyorsun.
0
duyuruuser
(05.02.26)
arçelik XYZ ürünü hepsiburada sitesinde 10 TL. ahanda bu da linki demek yasak mı diyorsun yani?
buna deep linking deniyor ve tüm sayfa içeriğini kopyalamıyorsan amerikada yasal.
türkiyede yasak olduğunu neye dayanarak söyledin?
0
🌸plastic_angel
(05.02.26)
telegram bu gibi sitelerdeki ürünlerin indirimlerini anlık gösteren gruplarla dolu. Her birisi senelerdir aktif. sorun olacağını sanmıyorum
0
hakmut
(05.02.26)
Açıkçası neden hukuki bir sorun olsun bilemiyorum. Eğer içerik alırsanız; mesela ürün açıklaması, sitedeki yorumlar vb. gibi belki onun üzerinden bir yaptırımı olur amd ürünün fiyatı ürüne dair temel, halka açık bir bilgi sonuçta.

Eğer bunu çok büyük ölçekte yaparsanız muhtemelen bağlantı kurduğunuz IP'yi banlarlar, veri çekemezsiniz. Bunun etrafından dolaşmaya çalışırsanız belki bu konuda da yasal bir yaptırım olabilir, bilemedim.
0
salihdt
(06.02.26)
(5)

akasya durağı'nın yıkılması üzerine

biseysorcaktim
arada bir aklıma gelir, 99'uncu bölümde akasya durağı yıkılırken dizi birden drama dönmüştü. hatıraların yer aldığı binanın yıkılması elbette insanı hüzne boğabilir bunu anlıyorum ancak anlamadığım şey; taksicilerin "biz buradan ekmek yiyoruz, durağımız bizim ekmek teknemiz, durak olmazsa biz ne yap
arada bir aklıma gelir, 99'uncu bölümde akasya durağı yıkılırken dizi birden drama dönmüştü. hatıraların yer aldığı binanın yıkılması elbette insanı hüzne boğabilir bunu anlıyorum ancak anlamadığım şey; taksicilerin "biz buradan ekmek yiyoruz, durağımız bizim ekmek teknemiz, durak olmazsa biz ne yaparız" dibi şeyler söylemeleri.

günümüz taksicileri için durak önemli mi? ben bunca yıllık ahir ömrümde, henüz bitaksi gibi şeyler yokken duraktan taksi çağırdığım olmuştu. başka hiç kullanmadım, kullanan da görmedim.

yine diziye gelecek olursak, film icabı bir dram dışında durağın yıkılmasının onlar açısından önemi nedir? dedikleri gibi durak olmazsa işsiz mi kalacaklardı?
0
biseysorcaktim
(05.02.26)
işsiz kalmayacaklardı ama işleri azalabilirdi.

önceden duraklara katılmak için ciddi bir meblağ vermek gerekliydi. insanlar taksi kullanmak için duraklara giderdi artık durakların çok bi önemi kalmadı. günümüz taksicilerinin müşteri için durakta beklemek gibi dertleri yok insanlar taksilerin önüne atlıyor ya da uygulamadan çağırıyor.
0
duyuruuser
(05.02.26)
uygulamadan taksiyi hayatımda ilk kez bu sene çağırdım. sokaktan geçen taksiler de dolu mu boş mu anlayamadığım için sosyal anksiyeteyle çok el edemiyorum. Şu an yaşadığım şehirlerde her durağa bağlı tuşlar var sokaklarda, basınca taksi geliyor. Diğer yerlerde de google'da yakındaki durakları bulup telefondan arayıp çağırıyorum ya da durak yakınsa direkt durağa gidiyorum. Bu uygulamadan taksi çağırma olayını sadece istanbulda var sanıyodum ama hemen her şehre gelmiş herhalde daha yeni öğrendim
0
nundu
(05.02.26)
Durak hala önemli ve kullanılıyor. Yoğun saatlerde uygulamalardaki taksiciler gelmiyorlar ya da kabul edip 5 dk sonra iptal ediyorlar. Evine yakın durağı aramak her zaman en garanti seçim.
0
nuevo
(05.02.26)
Özelikle kadınlar durak taksilerini tercih ediyorlar, sokaktan ne idüğü belirsiz taksiler yerine.
0
parka
(05.02.26)
durak taksileri daha güvenli. bir çoğunu ismen de tanıyorsunuz. zor durumda birisini gönderip birini aldırabilir ve parasını daha sonra vrebilirsiniz. bebek gbi bazı semtlerde duraktaki taksiden gecenin bie yarısı sigara, kokoreç, alkol falan bile söylüyorlar kapıya kadar getiriyorlar.
0
ground
(05.02.26)
(12)

iphone 17 mi 17 pro mu?

lemmiwinks
17 665 euro17 pro 1062 euroarada 400 euro fark var. bana gore17 pro'nun artilari* pilin biraz daha uzun gitmesi* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
17 665 euro
17 pro 1062 euro

arada 400 euro fark var.

bana gore

17 pro'nun artilari
* pilin biraz daha uzun gitmesi
* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)
* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

17'nin artilari
* ucuz ve buna ragmen pro'nun cok gerisinde degil
* daha hafif

simdi bunlari yazinca 400 euro fazladan vermeye gerek yok gibi duruyor. mantikli olursam 17'yi alirim, ama nedense 17 pro almak istiyorum.

sizce ne yapayim?

bunlardan birini kullaniyorsaniz piliniz ne kadar dayaniyor?
0
lemmiwinks
(04.02.26)
apple karşılaştırmalarına göre çok fazla bi fark yok pilde. 17 alır geçerdim ben olsam.

* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

bu ikisi bana palavra geldi. aralarında böyle bi fark olduğunu sanmıyorum. 17 daha ince hem.
0
jelly bear
(04.02.26)
Pro bro
0
Purple life
(04.02.26)
17’de karar kıldım. Bu da burada dursun:
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(04.02.26)
pro.
17 aldığında 3-4 gün sonra keşke pro alsaydım diyebilirsin.
0
duyuruuser
(04.02.26)
gün içinde sıklıkla hayatınızın neredeyse parçası haline gelecek ve uzun seneler kullanacağınız bu alet için sadece mantıkla hareket etmenin anlamı yok. 400 euronuzu verin ve 3-5 yıl istediğiniz telefonu kullanın.

pro.
0
awlmi
(04.02.26)
Normal al bence.
Uygulamalar arası geçiş bir süre sonra yavaşlar diyorsun ama 5 yıl önce çıkan 13 Pro ile bile böyle bir sorun yok şu anda.
O 400 euro'luk fark ile telefonun 1-2 yıl daha erken değiştirebilirsin zaten.

Daha büyük ekran istediğin için Pro Max alacak olsan o zaman fikir belirtmekten çekinirdim ama aynı boyutta alacaksan kesinlikle normalini al diyorum.
0
michael_knight
(04.02.26)
@michael_knight: 13 pro ile boyle bir sorun yok diyorsaniz bu pro'nun lehine bir sey. pro almaliyim gibi anliyorum. bende iphone 11 var, duz, onda bu sorun var. 13 pro cikali 4 yil oldu bu arada, 4 yil ve birkac ay :)
0
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
@lemmiwinks ama dönüp paraya bakarsanız ve yılda 200 euro olarak düşünürsek kabaca 17 alırsanız 3 yıl sonra değiştirebileceksiniz, pro alırsanız 5 yıl sonra.
2 yıl çok ciddi bir fark.
İşlemci gücü olarak aralarında bir yıl fark var. Para olarak 2 yıl fark var.

Ama elbette gönlünüzden geçtiği gibi yapın, zaten euro kazanıp harcıyorsanız hayatınızı değiştirecek bir fark değil 400 euro.
+2
michael_knight
(04.02.26)
michael_knight: verdigim paradan bagimsiz bozulana kadar kullaniyorum, o yuzden iyi karar vermeye calisiyorum. 400 euro hayatimi degistirmese de bir sureligine aptal gibi hissetmeme sebep olabilir :) sonucta aslinda iphone 17'nin isimi gorecegini biliyorum buyuk olcude. iphone 11 simdiye kadar isimi gordu. ben cok da mantik aramiyorum sanirim su an.
+1
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
bence bahsettiginiz farklar gundelik kullaniminizda gercekci bir fark yaratmiyor. evet pili biraz daha iyi gidebilir, ama her gun illa ki sarj ediyoruz hepsini. 17 gun sonunda %10a dusmusse 17 pro %15e dusmus olacak, yine sarj edeceksiniz. kenar yuvarlakligi tamamen kozmetik. RAM miktari ile su anda sahip olmadiginiz, gelecekte sahip olup olmayacaginizi bilmediginiz bir problemi cozuyorsunuz, bugunden bunu dert etmenize gerek yok, uygulamalar arasi gecisin 2ms daha uzun surmesi hayat kalitenizde anlamli bir dusus yaratmayacak. iphone 11den geliyormussunuz zaten, 17 ile pro arasindaki farki anlamazsiniz bile, ikisi de hayli hayli iyi olur.

tuketim cilginliginin kurbani olmayin, 17yi alin.
0
taurina
(04.02.26)
17 pro aldim bugun geliyor. bu arada ses karsilastirmasi da yaptim kendimce, 17'nin sesi daha yuksek cikiyordu ama 17 pro'nun sesi daha net ve guzeldi.

@taurina: ben de tuketim cilginligina kapilmamak icin 17 mi diye dusunuyordum ama olmadi, yenik dustum. ama 2ms olayi degildi benim takildigim kisim, bir uygulamadan cikip geri dondugunde son kaldigin yerden devam etmeyip tamamen yenilenmesiydi. 2ms degil 500ms de olsa dert etmezdim yoksa. bunlar sizin de dediginiz gibi anlamli farklar degil.
-1
🌸lemmiwinks
(06.02.26)
iphone'da pro, macbook'ta air aliyorum.
0
antikadimag
(06.02.26)
(4)

eski iş yerim neden açılacak pozisyonları ihbarname ile evime iletiyor?

The colors of my sea perfect color me
Merhaba Son çalıştığım işten proje personeli olduğum ve proje süresi bittiği için ayrılmıştım. Birlikte 2 belirli süreli sözleşmem olmuştu bu iş yeri ile. Bugün aile evime vekalet verdikleri avukattan eski işimde açılacak pozisyonlarla ilgili ihbarname gelmiş. Bu pozisyonlardan biriyle ilgileniyorsa
Merhaba
Son çalıştığım işten proje personeli olduğum ve proje süresi bittiği için ayrılmıştım. Birlikte 2 belirli süreli sözleşmem olmuştu bu iş yeri ile. Bugün aile evime vekalet verdikleri avukattan eski işimde açılacak pozisyonlarla ilgili ihbarname gelmiş. Bu pozisyonlardan biriyle ilgileniyorsan HR'a ulaşıp başvur diyor özetle. Açılacak pozisyonların hiçbiri bana uygun değil. Bunun anlamı nedir? İş yeri kendisini açılacak davalara karşı korumak için mi böyle bir şey yapıyor? Aksiyon almam gereken bir şey var mı? 6 Şubat'a kadar HR'a ulaşın diyor.

teşekkürler.
0
The colors of my sea perfect color me
(04.02.26)
Küçülme ya da pozisyon kapanması sebep göstererek çıkış gösterdiler seni muhtemelen, şimdi yeni birini alacaklar. İşe iade davası açmamam için sana yasal bildirimde bulunuyorlar. Geri gelmek istiyorum dersen seni almak zorundalar diyebiliriz. Başvurmazsan biz üzerimize düşeni yaptık o istemedi diyecekler dava durumunda.

Zor durumda bırakmak istiyorsan ya da yeniden başlamak istiyorsan başvur.
+1
Bruce
(04.02.26)
bildiğim kadarıyla öncelik hakkınız var ve size bilgilendirme yapılıyor, ilgilenmiyorsanız bir şey yapmanıza gerek yok.
0
duyuruuser
(04.02.26)
@Bruce,
Pozisyonlar bana uygun değil ya da çok yüksek pozisyonlar. "bildirim, yalnızca bilgilendirme amacıyla gonderilmiş olup, herhangi bir pozisyon bakımından doğrudan bir teklifi veya ise alma taahhüdü niteliğinde değildir" yazıyor. Haliyle sanki başvursam da şansım yok sanki.
0
🌸The colors of my sea perfect color me
(04.02.26)
Bildigim bir konu degil, cevabi ben de merak ediyorum. Ise iade davasi ile ilgili olabilecegini tahmin ediyorum. Normalde belirli sureli is sozlesmesinde iade davasi olmuyor diye biliyorum ancak siz iki kere yapmissiniz, bu da sozlesmenizi yasa onunde belirsiz kiliyor olabilir. Pozisyonlardan ya da yazan uyari mesajlarindan fazla cikarim yapmayin bence.

"Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir"
0
osssy
(04.02.26)
(7)

kiracılı ev alınır mı?

ilgeru
Beğendiğimiz bir evi gezdik. Ev içimize çok sindi. Kiracılı. Mart ayında 5. yılını dolduracak ve dolayısıyla kirasına yeni değerlemeden zam yapılabilir durumda (şu an neredeyse yarı fiyatına oturuyor). Adamın kendisiyle konuştuk, eminevim fuzulevim gibi bi yere yazılmış temmuz ayında sıra gelecek ve
Beğendiğimiz bir evi gezdik. Ev içimize çok sindi. Kiracılı. Mart ayında 5. yılını dolduracak ve dolayısıyla kirasına yeni değerlemeden zam yapılabilir durumda (şu an neredeyse yarı fiyatına oturuyor). Adamın kendisiyle konuştuk, eminevim fuzulevim gibi bi yere yazılmış temmuz ayında sıra gelecek ve evden ayrılacağını söyledi. Bu evi tutarken imzaladığı "tarihsiz" tahliye taahhütnamesi de var.

Üzerimize ev yok. Evi kendimiz oturacağımız için almak istiyoruz. Aynı sitede kirada oturuyoruz, Mart ayında kirasını güncelleyip şu an ödediğim kira ile benzer kirayı vereceğinden temmuz'a kadar oturması çok problem olmaz bizim için. Ama ya temmuz'da çıkmazsa?

Ne yapabiliriz bu durumda? Evi yine de almak mantıklı mı? Alır almaz ihtar çekip 6 ay sonra ihtiyaçtan çıkması için dava açılabilrimiş ama bu ülkede o süreçler yıllar alabiliyor malum.
0
ilgeru
(03.02.26)
dert edinmenin daha ucuz yolları var.
+3
Whily
(03.02.26)
çıkmazsa zor duruma düşecekseniz bulaşmayın. 5 yılını doldursa da tahliye taahhütnamesi olsa da en iyi mahkeme 1-2 sene sürer uğraştıracak olursa. yok biz zor duruma düşmeyiz diyorsanız sorun yok.
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Yarı fiyatına kirada oturan adamın ben pek de iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum. Hukuki hakkı neyse sonuna kadar zorlar bence.
+2
Cesario
(03.02.26)
bence bu şartlarda alınabilir hatta pazarlık daha sıkı pazarlık yapılır.
en kötü senaryoda kiracının çıkmasını 1-2 sene bekleriz derseniz uyguna ev sahibi olursunuz. sonuçta evin değeri artacak.

en önemli konu kira kontratı ve tahliye taahhütnameyi(tt) satıştan önce mutlaka elinize almanız lazım. satıştan sonra verilecek derlerse hemen uzaklaşın.
tt eski ev sahibi ile yapıldığı için sizi ne kadar bağlar bunu bi avukata sorun.
0
duyuruuser
(04.02.26)
yatirimlik almak ayri bir konu ancak kendiniz oturacaksaniz boyle bir riske girmeseniz daha iyi olur, erken yaslanirsiniz. ben sahsen kiracili evi piyasanin 20% - 25% altina verseler bile almam.
+1
zseak
(04.02.26)
Genel cevap: hayır. Çok ucuza gelmiyorsa alınmaz. Geliyorsa da zaten kiracıda sıkıntı var demektir.

Makul insanlar gibi görünüyor ise düşünülebilir ama mutlaka kendisinden ve aynı zamanda varsa eşinden noterden tahliye taahhütnamesi almakta yarar var.

Eğer ha deyince istediğin evi alabilecek maddi durumun yoksa kılı kırk yarmak lazım.
0
lazor
(04.02.26)
Benzer durum başıma geldi,kiracılı ev aldım Kasım ayında.adam 3 aya çıkacaktı ,ilana da öyle yazmışlar.neyse güvendik aldık evi.adam 1 ay erken olarak çıktı, hiçbir problem de çıkarmadı.ama şu durumda bile insan paranoyak oluyor ya çıkmazsa vs diye.boş ev bak garanti olsun. Şöyle olursa böyle olursa yol şu kadar zaman sonra.... birden fazla şarta bağlanıyorsa iş sıkıntı çıkması muhtemel.ha ille de bu ev, ben tedbir alırım, birkaç ay takarsa (en iyi ihtimalle) çok da sıkıntı olmaz diyorsan gene kendi tercihin, hayırlısı olsun
0
denizciman
(04.02.26)
(8)

Zaten A1 olan ingilizcemin daha da gerilemesi

yazar yazmaz yazan yazar
Son zamanlarda fark ettim. Hayatım boyunca (37) are you sex? seviyesinden öteye gidemeyen ingilizcemi de kaybetmek üzereyim. Eskiden tek tük de olsa duyduklarımı anlar, en azından "şunu dedi bunu dedi, herhalde bunu demek istedi" diye yorumlayabilirdim. Şimdi ingilizce, rusça gibi gelmeye başladı. N
Son zamanlarda fark ettim. Hayatım boyunca (37) are you sex? seviyesinden öteye gidemeyen ingilizcemi de kaybetmek üzereyim. Eskiden tek tük de olsa duyduklarımı anlar, en azından "şunu dedi bunu dedi, herhalde bunu demek istedi" diye yorumlayabilirdim. Şimdi ingilizce, rusça gibi gelmeye başladı. Neredeyse hiçbir şey anlamıyorum.

Geçmişte dil kursu, duolingo, memrise denemelerim olmuştu. Hep yarım yamalak kaldı. Evet hayatımın geri kalanını 1 kelime ingilizce bilmeden de gayet düzgün yaşayabilirim ama bu devirde bu kadar karacahil kalmak istemiyorum.

Şu saatten sonra sonra ne yapabilirim? Dil kursu hariç tavsiyelerinize açığım. Gün içinde vaktim bomboş geçiyor zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.02.26)
Ben de benzer durumdayım. Yapay zeka ile öğrenme konusu araştırmayı düşünüyorum boş bir zamanımda. Belki pratik yapılabilir.
0
egerbiryolcu
(02.02.26)
Youtube'a A1 ingilizce yaz. Çıkan videoları seyret. Repeat dediği yerleri tekrar et.
+1
Mirket
(02.02.26)
Çerezlik sitcomları ingilizce alt yazıyla izle, çok etilidir. Önce hiçbişey anlamazsın, sonra yavaş yavaş anlamaya başlarsın aşağı yukarı
+1
gobekliraki
(02.02.26)
İngilizce dizi, film, youtube videoları izle. Türkçe altyazı olsun. Mümkünse İngilizce altyazı olsun.
0
gabe h coud
(02.02.26)
istersen 24 saat İngilizceye maruz kal, dudağını oynatmayınca öğrenilmiyor.
bol bol konuşman lazım.

Türkçe cümleleri İngilizceye çevir.
0
duyuruuser
(02.02.26)
arabada ingilizce şarkı dinleyeceksin
evde alt yazılı dizi film izleyeceksin.
etrafındaki sesleri oalbildiğince ingilizce seslerle donatacaksın.
mesela markete gidiyorsun kendini londra da hisset ve bir ürünü reyon görevlisine nasıl tarif ederdim gibi hisset ve bunun antremanını yap. bu tarz görevler le acayip ilerleme sağlıyorsun.
0
jamswety
(02.02.26)
Demişsin zaten, Duolingo gayet işe yarar.
0
kumandanim
(02.02.26)
babamın bana öğrettiği yöntemle ingilizceniz 1 sene içerisinde arşa çıkacaktır. ingilizce hikaye kitapları oluyor bunlar stage 1-2-3-4-5-6 gibi gidiyor. bunlardan sırasıyla edinin ve mutlaka fiziki bir ingilizce türkçe sözlük alın, red house iyidir mesela. fiziki sözlüğü sadece bilmediğiniz kelimeleri aratmak için değil benzer kelimeleri de öğrenmek için kullanacaksınız. okunuşlarında problem yaşarsanız google amcayı devreye sokabilirsiniz. günde 3 sayfa dahi okusanız yeterli seviyede ingilizceye maruz kalacağınız için ingilizceniz çok gelişecektir. dizi filmleri başta türkçe altyazılı ardından ingilizce altyazılı olarak izlerseniz o da çok geliştirecektir. benim ingilizce seviyem şuan 6.5 ielts academic, ne bir kursa gittin ne ekstra eğitim aldım. babam sayesinde bu yolla ingilizceyi öğrendim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
(9)

Böyle bir kaygınız var mı?

don’t panic
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam. Babalar ve anneler; bu k
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam.

Babalar ve anneler; bu kaygınız ne durumda? Nasıl aşıyorsunuz bunu?

Teşekkürler…
+1
don’t panic
(02.02.26)
Hem de her zaman yaşıyorum. Gün gelecek evden gidecek, ya başına bişey gelirse, ya trafik kazası olursa vs vs. Babamı da yeni kaybetmiş olmamın etkisi büyük. Alışılacak bir duygu da değil, aşabileceğimi sanmıyorum, kader kısmete bağlıyorum yoksa döngüye girerim.
+3
mirty
(02.02.26)
Bende de durum aynı. Elden bir şey gelmiyor. Aşamıyorum. Abartmadan mümkün olduğunca birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum.

Hayatı olumsuz etkilemeyecek kadar tedbirli olmaya çalışıyorum. Bunu abartmak da ev halkının huzurunu bozabilir. Küçük minik takıntılarım var, mesela kapıyı kitliyorum çıkarken, ama iç kısma da hanımın anahtarını düz şekilde takıyorum. Ev düz ayak olduğu halde ve bütün odalardan dışarı çıkıldığı halde, dış kapıdan çıkılmak zorunda kalınırsa anahtar orada hazır olsun diye.
0
mbond
(02.02.26)
Ebeveynligin şanındandır :)
Türkiyede yaşarken aşılabilecek bir sey degil bence. Cok zor en azindan. Bu dusunceler aklima gelince "bunlari dusunmek bi ise yaramiyo, tadini cikar" deyip uzaklastiriyorum kendimi
0
üğpoıuy
(02.02.26)
düşünmemeye çalışıyorum. düşündükçe daha da kötüsü zihnime geliyor. ebeveynliğin belki de en yorucu kısmı, endişelenmek.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Bu kaygıyı ben de yaşadım. Geceleri uyanıp kızımın geleceği hakkında kaygılanırdım. Bize bir şey olsa ne yaşar diye çok canım sıkılırdı. Çözümü ona bir kardeş yapmakta buldum açıkçası. Şimdi ikisi için de kaygılanıyorum ama artık biliyorum ki bir kapıya ihtiyaç duyduklarında en azından hayatta kızımın kardeşi, oğlumun da ablası var. Ve açıkçası şimdi ailemde bir tamamlanmışlık hissi yaşıyorum. Oğlan daha 18 aylık, küçük. Ama işte genimize kodlanmış ve kızla yaşadığım kaygıyı oğlan sildi süpürdü. Nasıl desem, ben düşsem de evde bir erkek olacağının ferahlığı rahat hissettiyor. Ha keza ikinci çocuğum kız olsa da farklı bir rahatlama hissederdim. Abla kardeş dayanışmasının daha sağlam olacağağı düşüncesi ve kız evladı açıkçası daha fazla tercih ediyor olmamla birlikte oğlanın getirisini öngöremedim. Şimdi tüm gücümü ikisinin birbirine olan bağını güçlendirmek için harcıyorum.
+1
onepointzero
(02.02.26)
Bende de bu kaygı var, bazen çok ileri gidiyor kendimi frenliyorum.
0
duyuruuser
(02.02.26)
Çocuklarım büyümeden ben ölürsem ne olur korkusu daha sık oluyor. Ebeveynliğin şanındandır +1
0
sucvecezve
(02.02.26)
kesinlikle oluyor, bunu yaşamayan ebeveyn yoktur diye düşünüyorum. özellikle de hastalandıklarında yada büyüdüklerini hissettiren bazı anlarda daha fazla yokluyor. hayatınızı olumsuz anlamda etkileyen yada yönetemediğiniz bir kaygıysa mutlaka destek alın elbette ama bu kaygı mevzusu ve hep onlara daha fazlasını verebilirim hissi bence ebeveyn olmanın otonom getirisi ...
0
darthvader
(02.02.26)
Bu kaygım yüzünden her hafta terapiste gidiyorum. Anne olduktan sonra tamamen kafayı yedim. Gece on defa uyanıp oğlum nefes alıyor mu ve üstü açık mı diye bakıyorum. Mesela yarın iş seyahatine gideceğim ya bir daha dönemezsem oğlumu bir daha göremezsem diye günlerdir uyuyamıyorum.

Uzun lafın kısası; yalnız değilsin.
0
suicides underground
(02.02.26)
(2)

bilgisayar format

Çuvaldızı
Selam kadıköy veya beşiktaş'ta bilgisayara format atıp windows ve excel yükletebileceğim düzgün bir yer biliyor musunuz ? Tşk.En son format attırdığım bilgisayarcı laptopumun içindekimorjinal parçaları çıkartıp satmıştı...
Selam kadıköy veya beşiktaş'ta bilgisayara format atıp windows ve excel yükletebileceğim düzgün bir yer biliyor musunuz ? Tşk.

En son format attırdığım bilgisayarcı laptopumun içindekimorjinal parçaları çıkartıp satmıştı...
0
Çuvaldızı
(29.01.26)
youtube'dan bakıp kendiniz yapabilirisiniz, artık bu işler çok basit ve teknik bilgi gerektirmiyor.
0
duyuruuser
(29.01.26)
win10-11 ise başlatın yanındaki arama çubuğuna "reset pc" yazın zaten windows artık sizi yönlendiriyor
0
zen1th
(29.01.26)
(9)

Mobilya yenilemeye giriş

sekizdokuzon
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?Teşekkürler.
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
Şarjlı tornavida geldi ilk aklıma.
0
gobekliraki
(29.01.26)
Ilk aklima gelenler.
- Zimpara aleti. Elle de yapilabilir ama cok ugrasilacaksa zor.
- Cesitli boyutlarda iskence, sifirdan birseyler birlestirilecekse cok sayida buyuklerden de lazim ama pahalidir. Kucuk isler icin mandal gibi olanlardan da lazim.
- Testere.
- Keser (su cekic gibi olan sey, civi de sokuyor)
- Kaliteli tutkal.
- Vernik tarzi seyler de lazim da o materyale gore degisir.
- Tornavida seti ve/veya sarjli ufak vidalama aleti.
- Gonye gibi birsey ve/veya duz kesimi saglamak icin bazi aletler var, adini bilmiyorum, mesela 2 cm kesilecek bir yer, oraya isaret cekilebiliyor falan.

Gorundugunden zor bu arada saglam psikolojiyi bile bozabilir ama siz bilirisiniz. Calisanlarin yorumlarina cok guvenmeyin bu arada, adamlar takiyor kafayi birseye, adama dogala yakin geleneksel birsey olsun diyorum, bana tik yagi soyle iyi boyle iyi diyor.
+1
mbond
(29.01.26)
mobilya işine gireceksen ilk önce daire testeren olacak. yerin varsa tezgah tipi alırsın.
0
duyuruuser
(29.01.26)
Şimdilik kapı kolu, menteşe gibi yerleri tamir ederim. Maximum yapacağım şey boyası dökülmüş yüzeyi tinerleyip tekrar verniklemek ve boyamak olur. Ne bileyim belki gardırop kapılarına akrilik boyayla çiçek böcek çizerim. Tüm gün evde olduğum için hareketsizlikten de depresyon katsayim artıyor. Hiçbir şey beceremesem de hareket halinde olmak iyi gelir. İkincisi eşyaların elden dusmeligi sinirimi bozuyor, yenisini alacak durumda değilim. Atıp yenisini almak yerine elimdekini güzelleştirmeye çalışmak da iyi gelir. Bu işi becerebilirsem yaptığım ufak tefek şeyleri satıp ekstra para bile kazanabilirim diye düşündüm.
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
off böyle bir alanın olması muhteşem aşırı kıskandım, çocukken hep marangoz olmak isterdim.
evde yapılabilecek şeylerin bir sınırı olur bu yüzden ilk etapta küçük bir setle başlayıp zamanla ihtiyaç durumuna göre alınabilir bir hevesle alınıp kenarda kalmasından iyidir zamanla oluşması.
İlk aklıma gelenler, matkap seti, çivi vs., tornavida, metre, zımpara, bol bol boya fırçası dursun kenarda mesela ben bir kapı boyamak için bir sürü fırça kullandım sürekli dondurduğum için maalesef. elinin altında olması iyi olur. boya kapları ve süzgeçleri oluyor onlardan alabilirsin.

Ben Gökmen Kasabalı'nın videolarını izlemeyi çok seviyorum, tabii o çok profesyonel ama bazen bir şey yaparken öyle bir ek bilgi veriyor ki bunu biliyor olmak bambaşka bir iş yaparken çok işine yarıyor. Bu tarz videolar izleyebilirsin.
+1
mutekebbir
(29.01.26)
Alan dediğim de 4 m2 yer. Yatağı salona taşıyıp 1+1 deki 1 i atölye yapicam. Şimdilik imkanlarım bu kadar, oturup şartların olgunlaşmasını beklemek istemiyorum artık. Ömrüm bekleyerek geçti yeter
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
1-akülü vidalama
2-bits uç takımı
3- 250 gr çekiç
4- dekopaj testere
5-tornavida takımı
6-muhtelif ağaç vidası
7- tutkal
8- ıskarpela
9- zımpara kağıdı
aklıma gelenler bunlar ama bunları zincir yapı marketlerden değil karaköy perşembe pazarı gibi hırdavat piyasasından 1/3 daha ucuza alıyoruz.
+1
obscure
(29.01.26)
ben denedim o işi. olmadı. o kadar toz çıkıyor ki ahşaptan, kapı altını havluyla kapattığım halde evin her zerresi ahşap tozu oldu. kirası uygun bi yer de bulamadım. hobi atölyesi rafa kalktı yani.
0
antihero
(29.01.26)
boya yapacaksan sadece 80 grit zımpara ve 200 grit zımpara al. hasarlı parçalar ağaçsa ağaç macunu, suntaysa japon yapıştırıcısı doldurursun. iki parçayı birbirine tutturman gerekiyorsa matkaba ihtiyacın olabilir, ahşap ucuna ihtiyacın olabilir ( çatlatmamak için vidaya delik açıyorsun), vidanı duruma özel seçmen gerekebilir (örneğin vidanın dişli kısmı bir parçaya girerken dişsiz kısmının vida kafası tarafındaki parçada boşlukta dönmesini isteyebilirsin), 1-2 cm uzunlukta sunta vidası alabilirsin, demire vidalama yapacaksan sac vidası alabilirsin, üzerine yük binecek bir durum varsa vida yerine çivi alabilirsin (vida kırılır, çivi yamulur), kumaş çakacaksan kabara alabilirsin, şayet böyle bir fikrin varsa çekicinin mıknatıslı olması gerekir vesaire vesaire... Aslında sadece zımpara lazım, bir de matkap lazım, başka bir şey lazım değil. Bence neyi tamir edeceğine karar ver, malzemeeni ve aletini ihtiyaç duydukça al. Ben de istiyorum sprey tabancsmın olmasını, kompresörümün olmasını, mengenem olmasını, gitimsah lehim istasyonumun olmasını, mikroskopumun olmasını, deri dikimine uygun makinem olmasını, boru birleştirme, fayans kesme aletlerimin olmasını ama almıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
(9)

U dönüşü neden yasak? (tekrar soru)

kibritsuyu
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu k
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.

tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.

sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu kestikten sonra arabamın ne yana gittiğinin ne önemi kalıyor? sola dönüş yasak değil, döndükten sonra dümdüz gidip karşıdaki yola girebiliyorum. ama arabamı biraz daha çevirip geldiğim yolun ters şeridine U dönmem niye yasak?

i.imgur.com

ileri veya sola mecburi yön tabelası ile U dönüşü yasak tabelası birbiri ile çelişmiyor mu? kaldı ki ışık var, ama ışık olmasa bile bana sola dönüşü serbest kılan tabela varken, döndükten sonra ne yana gideceğimi engelleyen tabelanın mantığı nedir?
0
kibritsuyu
(27.01.26)
Sizin attiginiz ornekte nasil isleyis bilemiyorum ama iki sebebi olabilir.
1) Sola dondugunuz yerden gelen arabalar icin saga donus icin yesil sizinle ayni anda yaniyor olabilir. Bu durumda o caddeye bir araba akisi var.
2) Caddenin genisligi isik bolgesinde tam nasil belli degil ama saga sola arac park edilen, daraltilan, kalabalik bir yerse, tek seferde U donusu yapamama ihtimali trafigin akisini bozabilir diye yasak olabilir.

Tabii belirttiginiz gibi sebepsiz de olabilir. Trafikte mantikli olmayan durumlar gorulmeyen seyler degil.
+2
mbond
(27.01.26)
bence sebebi bazi araclarin u donusu yaparken tek hamlede yapamayacak olmasi ve trafigi tikama ihtimali. siz bir arabayla donebilirsiniz belki tek hamlede ama serbest oldugunda bu bir kamyona da serbest oluyor. o donmeye kalktiginda geri manevra yapmadan donemiyor ve trafigi tikayabiliyor.
+2
lemmiwinks
(27.01.26)
Emin değilim ama sola dönüşte araçlara yeşil yanarken, yayalara da karşıdan karşıya geçmesi için yeşil yanıyor olabilir.
+3
duyuruuser
(27.01.26)
U dönüşü yapan araçların tek seferde dönemeyip bir;/birkaç manevra yapması gerekebileceği söylenmiş zaten.
Bu durum ve tek seferde dönebilecek olsa bile normal akışa nazaran yavaş olması gerekliliği trafiği çok engelliyor.
Fazıl Say Caddesinden Nevzat Çobanoğlu Bulvarına çıkarken çok küfretmişliğim vardır.
+1
Mirket
(27.01.26)
U dönüşü dar alanlarda tecrübesiz sürücüler oldukça riskli olabiliyor. buna benzer yolda hızlı gelip arabayı yan yatıran sürücü gördü bu gözler. onun için trafik güvenligi için ordan degil de ilerideki göbekten dönmenizi istiyorlar. böylesi daha güvenli
0
limonlu eksi
(27.01.26)
Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil.
0
ground
(27.01.26)
U dönüş yapan aracın,
görüş mesafesi çok düşüktür,
özellikle
hizli gelen motorsiklet gibi araçlar ile çarpisma olasiliğı çok yükseliyor.
0
designer
(28.01.26)
"Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil."

ayrım yapılmaz denmiş de. ayrım yapılıyor. alta otomobil hariç yazılıyor.
0
renegade
(29.01.26)
kuzey amerika'daki kural su, eger isik varsa U donusu yasak, U donusu yasak tabelasina gerek yok. Eger isik yok ise, U donusu yapabiliyorsun, kimse ceza yazamaz.
Mantik ne, bilmiyorum..
0
cooperr
(29.01.26)
(4)

Samsonite valiz kilidi acma

narod
https://hizliresim.com/gvrq7h6Valiz kilidini sekildeki gibi denemek icin taktim ve simdi cikaramiyorum. Daha once bu valizi kilitlemedim sanirim ya da hatirlamiyorum.Bu valizden anlayan var mi, nasil cikaracagim bunu?
hizliresim.com

Valiz kilidini sekildeki gibi denemek icin taktim ve simdi cikaramiyorum. Daha once bu valizi kilitlemedim sanirim ya da hatirlamiyorum.

Bu valizden anlayan var mi, nasil cikaracagim bunu?
0
narod
(26.01.26)
www.youtube.com

şöyle bir video buldum, yorumlarda da millet baya teşekkür etmiş. umarım işe yarar
0
gobekliraki
(26.01.26)
soldaki yuvaya bıçak ya da tornavida soksan açılır gibi duruyor.
0
duyuruuser
(26.01.26)
hiçbir yol bulamazsan brute force tekniği (000 - 999 arası tek tek denemek) uygulayabilirsin. maksimum 10 dakika sürer.
0
kibritsuyu
(26.01.26)
Otele varinca deneyecegim hepsini, başka cozumu olan varsa beklerim
0
🌸narod
(26.01.26)
(14)

Mutlu musunuz

arbre
Mutluysanız neden? Değilseniz neden? En son ne için mutlu oldunuz?
Mutluysanız neden? Değilseniz neden? En son ne için mutlu oldunuz?
-13
arbre
(22.01.26)
bardagin dolu tarafini görebiliyorsan,
mutluluk cok uzakta değil.
0
designer
(22.01.26)
ne münasebet.
0
benibulmanlazim
(22.01.26)
ananiyimioguz
(23.01.26)
Antidepresan sağ olsun en azından stabilim.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(23.01.26)
mutluyum, bu da geçer.
0
klassno
(23.01.26)
mutluluk anlıktır. amam huzurluyum. hayat bir süredir seyrindee ininş çıkış yok.
+1
ground
(23.01.26)
ciddi manada şuan depresyondayım fakat hayatta kalma iç güdüsü(sanırım) nedeniyle gündelik hayattan kopmamaya çalışıyorum.
0
duyuruuser
(23.01.26)
Mutluyum sebebini bilmiyorum. Oğlumla iyi geçirdiğim her gün bir artı benim hanemde. Gece uyumadan önce onun üzgün olmadan yatağa girdiğini bilmek yetiyor bana.
Bir de yeni evimde (kiradayım) soba yakıyorum, çok iyi geldi bana. Akşamları sobayı yakıyorum, oğlan yattıktan sonra elimde çay, yanımda kedi... Terasım da var büyük, orada ot, çiçek yetiştiriyorum. Bana yetiyor mutluluk için.
Yoksa işsizim, haliyle hiç param yok. oğlan debh, okuldan da ayrıca nefret ediyor :p son 1.5 yılda 25 kilo aldım giyecek gerçekten hiçbirşeyim yok, yıllardır tatil yapmadım vb... Üzülecek çok şey var da pek umurumda değil hiçbiri bu ara. Yaşadığıma mutluyum, şu stabil hayatımın çarkına herhangi bir şey çomak sokmasın yeter.
0
strawberry first
(23.01.26)
Mutlu değilim ama mutsuz da değilim. Nötr diyebiliriz.
0
peki madem
(23.01.26)
gerçekten değilim. sıkıntılı evlilik süreçleri.
0
kondansator
(23.01.26)
en son kedimin şapşallığı ve varlığı beni mutlu etti.

bu sabah uçukla uyanmam da mutsuz etti. en büyük derdim keşke bu olsa ama değil. sadece en son bu :d
-1
art cat chocolate
(23.01.26)
Keyfim yerinde.

Tabii Aralık ayının ortasından beri iş yerinde içinde olduğumuz fırtına dinmeye başladı. Enkazları toparluyoruz. Görece zor bir süreç oldu.

Öncesinde de keyfim yerinde. Daha da iyi olacak.
0
put it in your appropriate place
(23.01.26)
inanılmaz şekilde keyfim yerinde. söylemesi ayıp primler yattı bugün...
0
datnet
(24.01.26)
Yaklaşık 10 aydan uzun süren, gece kabuslarla, sürekli içsel konuşmalarla geçen bir depresyonun içindeyim. Çok kısa süreli zamanlarda mutlu oldum belki 3-5 gün.
Öte yandan bundan sonraki hayatımın böyle geçeceğine kani olduğum için artık bundan da kurtulmaya çalışmıyorum. Sadece vücudumu bir öteki güne sürüklemekte her geçen gün daha fazla zorlanıyorum.
-2
rakicandir
(24.01.26)
(12)

Bana araba alıyoruz

hadi ya la
Kriterler:- 500/600 bin TL arası,- Manuel,- Sanayiden uzak tutacak,- Yedek parçası her yerde bulunacak,- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan ya
Kriterler:

- 500/600 bin TL arası,
- Manuel,
- Sanayiden uzak tutacak,
- Yedek parçası her yerde bulunacak,
- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.

Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan yardımseverler için de bir detay olsun :) Teşekkürler.
0
hadi ya la
(22.01.26)
iyirmi
+1
fugnar
(22.01.26)
Corolla'dan şaşma
+1
iwasbornonamountainside
(22.01.26)
2012-2013 model seat ibiza olabilir. babamda vardı 2013 model sıfır almıştı 150 bin km'de iki üç ay önce sattık. benchmark olsun kazasız boyasız ilk sahibinden 640 bin tl'ye gitti. bir tık daha boyalı ve yüksek km olursa dediğiniz fiyatlara vardı. hiçbir arızası olmadı aracın.

diğer bir opsiyon fiat punto olur. bence tipi de güzel. bir de belki ford fiesta.
0
awlmi
(22.01.26)
punto, clio, i30, i20(sadece dizeli), corolla, fiesta
bunlardan şaşmayın derim. 170 bin km altı, kaput tavan hariç bel altı boyalı normal en az 10 yıllık araç olacak. alırken ekspere sokarsınız detaylıca baktırırsınız. üstünkörü baktım o fiyatlara bulursunuz. 700'lere kadar bakın bence, sıkı pazarlık yapın.
0
cisimcik golgi
(22.01.26)
jazz da olabilir belki
0
foster
(22.01.26)
Paranız kadar japon alın

Toyota & diğerleri
Yoksa Fiat Hyundai vs uzak dogu
0
baldan kaymak
(22.01.26)
toyota yaris vb.

+ japon yada kore
0
designer
(22.01.26)
marka modelden ziyade motor sağlığı km vs önemli. japon arabalar tabii eski modellerde öne çıkıyor. citroen peugeot vs kaçınmak lazım.

benzinli olacak. kaput tavan değişen olmayacak. km si mümkün mertebe düşük olacak.
0
biravekahve
(22.01.26)
Geçen sene bu mantıkla 2012 i20 1.2 Troy model aldım 150 küsür binde. Aldığımdan beri bozuk yol kaynaklı direksiyon tıkırtısı ve ön takım yenileme dışında hiç bir sorun çıkartmadı. Bir de ustanın gerek yok demesine olduğum rağmen sadece v kayış değiştirdim. Geri kalanı 10k km’de bir yağ ve filtre değişimi.

Araç şu an 185binde. 1 senede 30 bin km bindim araca. Yaz sıcağında Fethiye’sinden Ayvalık ara sokaklarına(orada ben bile su kaynattım araba klima sonda hiç bana mısın demedi), İstanbuldan Akyakasına uzun yol, kısa yol her yere gitti. Temmuz, ağustos sıcağında bütün Ege sahil şeridini gezdi. 1 kere tık demedi. Kliması buz gibi, kışın sıcacık performansı yeterli. Yedek parçası da ucuz. Tam olarak f/p aracı. Otomatik olsa, biraz süspansiyonu yumuşak olsa, az daha bagajı olsa ve uzun yolda yormasa 500bine kadar binerim. Geçen far ampulü patlamış. Aldım Amazon’dan bi far ampulü bi de Bosch cırcır anahtar seti. 10dk sürmedi değiştirmek. İleride 2. Araç olarak da alacak olsam düşünmeden alırım.

Benim herhangi bir otomobilden beklediğim bütün beklentileri karşılıyor. Tavsiye ederim.
0
jackyr
(23.01.26)
capon
honda/toyota +1
0
cooperr
(23.01.26)
dizel olmasın da, ne olursa olsun. (istisna olarak, yazmaya gerek var mı bilmiyorum ama psa grubuna bakma bile)
manuel clio bence ideal.
0
duyuruuser
(23.01.26)
japon kore iyidir.
0
kveldulv
(23.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.