Giriş
(11)

Böyle Bir Müdürle Çalışır Mıydınız?

depresif çocuk
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim
Öncelikle hiyerarşi şöyle: 1 müdür var, altında 4-5 tane lider var, onların altında da normal çalışanlar var. Liderler hep şirket içinden seçiliyor.

Mesele şöyle. Benim liderim başka bir bölüme geçti, dolayısıyla koltuğu boşaldı. Ben zaten halihazırda tüm ekibi çekip çeviren teknik mentördüm. Liderim de işten çok anlamadığı için bana teslim ederdi. Liderlik pozisyonu boşalınca haliyle ilk akla gelen isim ben oldum. Ben de yapabileceğimi düşünüyorum açıkçası.

Tabi hemen gidip müdürüme bu pozisyona talip olduğumu söyledim. O da bana ilk düşündüğü kişinin ben olmadığımı, şirket içi ilan açıp diğer adayları görmek istediğini söyledi. Bu süre zarfında da kendisi vekaleten bakacak. Neden beni düşünmediğini sorduğumda ise kendince gerekçeleri oldu. Hisleri size net aktaramayacağım için, özetle şunu söyleyebilirim ki ben yapabileceğime ve hakettiğime gönülden inanıyorum ama o biraz benim yapımı sevmiyor.

Tabi aradan 2 hafta geçti. Bu süreç zarfında gözüne kestirdiği 1-2 tane, tamamen farklı ekiplerde çalışan alakasız adamı odasına çağırıp motivasyon yoklaması yaptı. Liderlik teklif etti. Gelin görün ki bu 2 aday da farklı birimlerde, kendi yetkinliklerine daha yatkın pozisyonlar açılınca lider oldular bu süreçte. Her şey çok hızlı gerçekleşti ve şu an elinde bu pozisyon için benden başka uygun bir aday bence yok. Mecburen ilana çıkacak ve gelen adayları inceleyecek. Ama ikinci hatta üçüncü öncelik olarak gördüğü kişiler başvuracaktır. O gelen kişinin işi öğrenmesi, ekiple uyumu, ekibe kendini kabul ettirmesi vs. biraz zor işler.

Şimdi, şunu yapmasını bekliyorum. İlanı açacak ve benim de başvurmamı isteyecek. Veya tekrar bana gelip liderlik teklif edecek (gurur yapmaz ise şayet).

Siz olsanız böyle bir durumda, gelen teklifi kabul eder miydiniz?
+1
depresif çocuk
(04.09.26)
Ben müdüre tavır almadan gelen teklifi kabul ederim, en nihayetinde senin dediğine gelmiş olacak.
+3
kumandanim
(04.09.26)
zaten istediğiniz bir pozisyona öyle veya böyle teklif geldiğinde terfi olmak önemlidir tabii ki edilir, iş hayatında gurur yapmanın manası yok. ayrıca yöneticiniz iyidir kötüdür, ya da siz iyisinizdir değilsinizdir bunu bilemeyiz ama böyle durumlarda çalışanın da bir kendini sorgulaması lazım. varsa giderilebilecek eksikleriniz veya toparlanacak durumlar bunlar üzerine çalışın ve yöneticinizin geri bildirimine karşılık yapıcı bir aksiyon aldığınızı hem sözlü hem davranışsal olarak gösterin. insan bazen kendine toz konduramayabiliyor, hepimiz yaşadık böyle durumlar.
+3
awlmi
(04.09.26)
ben sirkette kalmayi dusunuyorsam kesin kabul ederdim, cunku gurura gerek yok isi zaten yapiyormussunuz. yeni gelen lider de size soracak muhtemelen.

mesele daha cok mudurun sizin yapinizi sevmemesi, o da onun sorunu. neticede isler aksamiyorsa sevmesine gerek yok universite kafeteryasinda degiliz.

ayrica ileride yoneticinizin ya da sizin baska ise yahut sirket ici baska pozisyona gecis yapmayacaginizin garantisi yok, sorun kendi kendini de cozebilir :)
+3
adrianapole
(04.09.26)
kabul ederim +1

bir de "kendince gerekceleri oldu" kismiyla ilgili nacizane tavsiyem, bu gerekceleri mumkun oldugunca duygularinizdan arindirip degerlendirmeye calisin. hakli oldugunu dusundugunuz noktalar varsa bunlari fark etmek cok isinize yarayabilir.
0
sanxis
(04.09.26)
ben müdür olsam şöyle düşünürüm;
sen iş bitiren değerli bir elemansın sen lider olunca senin yerine kim bakacak.
+1
duyuruuser
(04.09.26)
müdürünüzün size şahsi bir husumeti yoksa, sunduğu kendince gerekçeler doğru gerekçelerdir ve sizi liderliğe terfi ettirmemek için haklı gerekçeleri vardır. müdürünüzün bu olumsuz görüşlerini, siz tabii ki kendinize konduramayacaksınız, "ne alakası var" diyeceksiniz ama benim görüşüm müdür boş yere böyle bir şey söylemiyordur. terfi etseniz de, etmeseniz de müdürünüzün söylediklerinin doğru olduğunu kabul edin. bunları illa düzeltmeniz gerekmiyor. bazıları düzelecek şeyler olmayabilir. yapınızı sevmiyormuş ya, insanın yapısı değişmiyor.

bu arada teknik anlamda ne kadar bilgili tecrübeli olursanız olun, liderlik bambaşka bir şey. teknik bilginiz bir ekibi kontrol edip, onları yönetebileceğiniz, bildiklerinizi onlara aktarabileceğiniz anlamına gelmiyor.

kendi alanında türkiye'nin açık ara en tepesinde olan bir kişiyle çalıştım yıllarca, hala da çalışıyorum. normalde bu kişinin kendi şirketini kurması, deliler gibi para kazanması gerekiyor ancak şirket işletmekten kesinlikle anlamıyor, bir kaç kere şirket kurmuş, kurdu. hepsini batırdı. teknik bilgi ile liderlik, yönetim vs bunlar farklı şeyler.
0
co2s2
(04.09.26)
Bence başka birisini lider yapacak
+1
Hallegadola
(04.09.26)
Senin konuşmandan ve potansiyel diğer adaylarla da görüşmesinden sonra daha da ilan açıyorsa seni muhtemelen yapmayacaktır panpa. Üzgünüm. Bu saatten sonra ilanı açıyorsa da formaliteden açtığını sana söyleyip görevin senin olduğunu söylemesi lazım. Sana böyle bir şeyi söylemediğini varsayarsak seni o göreve düşünmüyor demektir.
+2
ezkaza
(04.09.26)
Orada o Müdür için çalışmıyorsun ki.
İlerde 'Engellemek için çok uğraştı ama hakkımı söke söke aldım' diyebileceğin şekilde gelişsin olaylar.
Gayretin o yönde olsun.
Aksi durum için bir atasözümüz var. Tavşan dağa küsmüş falan diye.
0
Mirket
(04.09.26)
Size açık açık "sen de biraz şeysin" diyen müdür, bu laf üstüne görevi size verirse onun yöneticilik vasıflarından şüphe ederim. Sizin o işe uygun eleman olup olmadığınızı çoktan biliyor olması gerekirdi (iyi yöneticiyse uygun olmadığınızı biliyordur, bu konuşmayı o sebeple yapmıştır).
0
cosmicstring
(05.09.26)
müdür bu yorumu kafasına göre yapmamış olabilir, ekibinizde gerçekten sizin altınızda çalışmayacak müdürün de vazgeçmek istemediği birkaç kişi de olabilir. çok yönlü düşünmek lazım. hepimizin gönlünde aslan yatıyor ama hepimiz kapitalizmin harcanabilir insanlarıyız.

sorunun cevabı, tabi kabul edin.
0
enteg
(05.09.26)
(3)

dolandirilma davasi

lemmiwinks
annem ve babam dolandirilmisti. sikayetci olmuslardi. simdi davalari varmis, birini bulmuslar, mahkemesi olacak yakinda.bu mahkemede ne olur? babama mahkemeden celp gelmis, gitmezse ne olur? giderse basina bir sey gelir mi?
annem ve babam dolandirilmisti. sikayetci olmuslardi. simdi davalari varmis, birini bulmuslar, mahkemesi olacak yakinda.

bu mahkemede ne olur? babama mahkemeden celp gelmis, gitmezse ne olur? giderse basina bir sey gelir mi?
0
lemmiwinks
(04.09.26)
kamu davası değilse babanız gitmezse dava düşer, dolandırıcı da ceza almaz. neden bir avukatla anlaşmıyorsunuz ki? işin garibi babamın bir arkadaşı da dolandırıldı, büyük para da kaptırdı, şimdi ne oldu diyorum, bilmiyorum diyor. neden takip etmiyorlar anlamıyorum...
0
malheiros
(04.09.26)
kamu davasi olup olmadigi nasil anlasiliyor? babamin sikayeti uzerine olan bir dava ve davaci gorunuyor babam, sanirim bu durumda kamu davasi degil.

takip etmemenin de birkac sebebi var sanirim. utanma duygusu, tekrar dusunmenin getirdigi uzuntu, sucluluk, aptal gibi hissetme, ve en onemlisi bir sey olacagina inanmama, ki ben de inanmiyorum. bu sekilde takip edip parasini alabiliyor mu insanlar? oyleyse takip edelim.

babam zaten gidecek, ama ben basina bir sey gelir mi diye endiselendim bi. dava sonrasi takip edip tehdit edebilirler sonucta, ya da bir sey yapabilirler.
-3
🌸lemmiwinks
(04.09.26)
babana adliyede bir şey yapamazlar ama yine de tek gitmesin. tutar büyükse avukat iyi olur.
0
duyuruuser
(04.09.26)
(7)

İ20 vs Clio

oylesine sordum
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan as
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan asıl şey uzun yolda ne kadar rahat/konforlu olduğu.

Bu araçları tecrübe edenler varsa fikirlerini paylaşabilir mi?
0
oylesine sordum
(03.09.26)
ikisi arasında kalıyorsanız bence Clio öne çıkar. Fakat 1.0 Sce değil mutlaka turbolu 1.0 Tce bakın.
+1
awlmi
(03.09.26)
clio ile karşılaştıramayacağım ama istanbul içinde ve yılda birkaç kez ege'ye/ankara'ya gidip gelmek için i20 kullanıyorum. bence fiyatına göre donanımı çok iyi. konforlu ve kompakt. trafikte de çok rahat. geçen gün arkadaşımın t-roc'una bindim ve i20 çok daha iyimiş dedim içimden. ben kendisiyle mutluyum. istanbul'daki yetkili kağıthane servisini de ayrıca seviyorum. benim deneyimim olumlu.
edit: 1.4müş benimki
+1
eileengray
(03.09.26)
70 bin km yaptığım otomatik clio 1 tce aracım var. aracın performansı iyi şimdiye kadar bir sıkıntı yaşamadım. turbolu motor olduğu için bence biraz fazla yakıyor. b segment arabayla uzun yol konforlu olmuyor. kullanma yönünden sıkıntı yok ancak boyum 1.87 4 saatlik yolculuk sonrası araçtan indiğimde ayaklarım ağrıyor.
0
mikahakkinen
(03.09.26)
aralarında çok bir fark yok, i20 uzun yol için 1 tık daha konforlu ve görüş açısı biraz daha geniş.
4 saatin üzerindeki uzun yolda, hep aynı pozisyonda oturmamak için mutlaka en az 3 kere koltuğun ayarlarını değiştiriyorum faydası oluyor.
0
duyuruuser
(03.09.26)
bu tip araçlarda motordan daha önemlisi şanzıman. sürekli dur kalk trafiğine uygun bir şanzıman tipi seçmek lazım. o da aslında eski nesil tork konvertörlü.
+1
orpheus
(03.09.26)
1 yıl farkla 2020 1.3 clio tercih ederdim.
0
a darkness coming
(03.09.26)
@orpheus +1

Bu motorlar zaten 100 beygir, 1litre 3 silindir olmasına kanmayın.

1.5dci 4 silindir ama 90 beygirdi.

Ama 1l motorların çekişinin zayıf sanılmasının nedeni, şanzıman ve lastikler.

Aracınız tekerlere çok yüksek kuvvet iletebilir ama lastik ile yol arasındaki sürtünme kuvvetini aşarsa patinaj çeker => araba çekişi düşürür

Şanzıman da zaten duruma kuvveti yükseltiyor. Dişli aralıkları çok yüksekse, çekiş için arabanın en yüksek güç ürettiği/devire yaklaşıyorsunuz.

Üstüne bunlar manual otomatik. Eskiden turbo makinesi ile kontak sağlanıyordu.
0
substituent
(03.09.26)
(23)

Erkek kardeşe nikahta ne takılır?

chicha_v2
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.Teşekkürler.
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.

Teşekkürler.
0
chicha_v2
(03.09.26)
bence kardese de, o bana sunu takti, bunu takmadi, denmez.
en az bir tam altin takilmali.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
bilezik ya da tam.
+2
mikahakkinen
(03.09.26)
Maddi gücünüze, aile bağlarınıza, gelenek göreneklerinize , ve geleneklere bağlıllığınıza göre değişen bir konu bu. Buradan alacağınız cevaplar çok havada kalacaktır.
+1
Mirket
(03.09.26)
Mirket +1 ama imkan varsa bilezik ya da tam.
+1
himmet dayi
(03.09.26)
İmkan varsa tam.
+1
gabe h coud
(03.09.26)
Bilezik tabii ki. Yok 200 lira tak.
+4
baldur2
(03.09.26)
imkanınız varsa bilezik. yoksa tam. yarım takmak için çalışmayan kız kardeş filan olmanız lazım heralde. zaten abiyseniz ve çalışıyorsanız beklenti kesinlikle bileziktir. ama çalışmıyorsunuzdur ya da durumunuz yoktur bilemem ama yine de yarım az olur.
+3
elorelia
(03.09.26)
Erkek kardeş bu. Direkt bilezik. (Bütçe müsaitse tabii)

Ya da şöyle söyleyeyim, birisinin düğününde en fazla ne takabilecekseniz direkt o. Ben bütçem müsaitse 22 ayar 3lü burma (20-25 gr gibi) takardım. Bütçem müsait değilse, fiyatı tam cumhuriyet altınla neredeyse aynı olan 8-9 gramlık bir 22 ayar bilezik takardım.

Tam altından daha aşağısını takmam için oldukça dar gelirli, borç harç içinde olmam lazım. Kardeş bu.
+2
yadigar
(03.09.26)
bütçe varsa bilezikten aşağı takmamak lazım.
+1
duyuruuser
(03.09.26)
bilezik ya da saat ama tabii ki imkanlarınızı çok zorlamak ya da bunu kendinize dert edinmeniz de gereksiz olur.
0
eurhka
(03.09.26)
bilezik takılır tabi ki.
0
Hallegadola
(03.09.26)
İlk beş yıl boşanma oranları %34, bilezik alırsanız gelinin kişisel malı sayılıyor. Yerinizde olsam cinsiyete özgülenmeyen tam altını kardeşime takardım yada yazıldığı üzere saat alırdım. Saati birçok bölgede nişanda kız tarafı erkek tarafına alıyor, alınmadıysa diye dedim).
+1
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
Altın kol düğmesi almıştım.
0
boyalı kuş
(03.09.26)
valla ben yakin arkadasa gecenlerde yarim altin degerinde dolar verdim.
abi issiz olsam bile borc alir, gider min. tam takarim.
isim gucum varsa zaten tam da yetmez, bilezik demisler herhalde guncel racon o.
0
cooperr
(03.09.26)
Tam altın
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
tv aldım beimkine, helalleştik. Bi ihtiyaç sorup gidermek iyi olabilir. burada nasıl böyle hardcore gelenekçilik çıktı, garipsedim.
-1
klassno
(03.09.26)
bilezikcilere demeden gecemeyecegim: bilezige iscilik parasi ödeyene kadar gremse ya da gücünüz varsa iki tane gremse takin madem; gelin kendine bilezik almak isterse en azindan onlari deger kaybettirmeden bozdurup zevkine göre bilezik alir.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
Anne babanıza sorun onlar yönlendirsin sizi. Kardeş, kuzen, yeğen bunlara bilezik takılır bizim ailede. Bugün kardeşim evlense buzdolabı vb. beğendiği bir beyaz eşya alır takı olarak da ajda bilezik takarım muhtemelen. (Ajda bilezik 22 ayar genelde 10 gram olan işçiliksiz bilezik oluyor, günlük kullanıma uygun zarar etmeyen bir takı.)
+1
cilekli pasta
(03.09.26)
Haftasonu kız kardeşim evlendi. 10 gram bilezik taktım, bir de ev hediyesi televizyonlarını alacağım.
0
tss
(03.09.26)
Maddi guce bagli tabi ama yarim altin biraz az degil mi ya. Kardesiniz o sizin. 5 gr cok guzel ajdalar var, 35 bin civari. Takin bi tane
0
narod
(03.09.26)
Çalışıyorsanız geliriniz varsa Yarım çok az kardeşe. Benim de eşimin de bekar çalışan kardeşlerimiz 20 gr bilezik taktılar bize. Duruma göre 10-15 gr da olabilir.
0
dfn4
(03.09.26)
Bilezik.
Olmadı tam.
0
ezkaza
(04.09.26)
tv, çamaşır makinası, geline kolye almıştım.
0
lil siztah
(04.09.26)
(13)

güvensizlik, kötü giden ilişki

isimsizbiri
sağlıklı ilişki yaşayabilen var mı? bunu gerçekten çok merak ediyorum... ben 1 yıl 8 aydır bir ilişki yaşıyorum ama çok zorlanıyorum sinirlerim harap oldu... toksik bir şeye dönüştü. terk etmeye de kıyamıyorum yani hâlâ çok aşığım ve çok beğeniyorum... ne gidebiliyorum ne de kaldığımda güzel bi şey
sağlıklı ilişki yaşayabilen var mı? bunu gerçekten çok merak ediyorum... ben 1 yıl 8 aydır bir ilişki yaşıyorum ama çok zorlanıyorum sinirlerim harap oldu... toksik bir şeye dönüştü. terk etmeye de kıyamıyorum yani hâlâ çok aşığım ve çok beğeniyorum... ne gidebiliyorum ne de kaldığımda güzel bi şey yaşayabiliyorum... çözülür mü? ilişkiler onarılabilir mi? sizlerde ne var ne yok?
+2
isimsizbiri
(03.09.26)
insan ve toplum kalitesi ile alakali bir durum. herkesin gozu disarida, ataerkillik, kroluk, kezbanlik tavan. biraz da magdurlarin bozuk psikolojisi ile alakali. sinirler harap oldu, toksik iliski diyip sonrasinda cok begeniyorum cok asigim diyen birine kimse yardim edemez. toplum ve insan kalitesi de degismez.
+4
buenosdias
(03.09.26)
yahu adamı beğeniyorum ve aşığım ama bunlar iyi anlaşıp sağlıklı ilişki yaşamanın garantisini mi veriyor sence? maalesef toksik fakat çözmek istiyorum. onarmak istiyorum bunların hepsi bir arada bulunamaz mı? ne saçma bi yorum...
-1
🌸isimsizbiri
(03.09.26)
aynen sacma yorum. yokluktan fiziksel ozellikleri ilk, karakteristik ozellikleri ikinci plana atip ustune "yontucam, duzelticem" tarzi salvador komplekslerine girip toksik iliskiler yasamaya devam.
+4
buenosdias
(03.09.26)
ilişkiden beklentiniz nedir? toksiklikten kastınız nedir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.09.26)
Böyle hissettiren ilişkilerin olgunlaşmaya etkisi büyük ama insanın ömründen çalıyor. Yürümüyorsa şansını medeni olarak ayrılmakta deneyeceksin, genelde sonunda sağlam bir küfür + opsiyonel tokat gelebiliyor.
0
kimlanbu
(03.09.26)
Acaba duyuruyu kız arkadaşım açmış olabilir mi diye şüpheye düştüm. Süreler de dahil olmak üzere her şeyimiz aynı.

Biz de kavgalıyız şu an. Şunu söyleyebilirim. Bu kavga et ve ayrıl döngüsü bir noktadan sonra soğutacak. Farkında olmayacaksınız. Bizde her yeni barışmada reset atılırdı, hatta bazı şeyler daha heyecanlı olurdu falan. Ama son kavgada artık tükendiğimizi gördük.

Benden tavsiye. No contact kuralı ile tavrınızı net koyun. 1-2 hafta ne olursa olsun görüşmeyin. O sürenin sonunda da şayet bir araya gelirseniz, bu sefer sınırlarınızı net bir biçimde konuşun. Bizde bu taktik uzun bir süre gidişatı toplamıştı. Ama 1-2 hafta ne olursa olsun yazmayacak ve telefonları açmayacaksınız. Karşılıklı kaybetme korkusunu hissetmelisiniz. Belki de bu süre sonunda "oh be, dünya varmış" diyerek yolunuza bakacaksınız.
0
depresif çocuk
(03.09.26)
onla iletişim kurmadan 1 gün geçirip gece de yatıp uyuyup uyanabiliyorsanız bitmiştir. seven insan temas iletişim kurmadan rahat edemez. özler.
+1
denizmaniaherif
(03.09.26)
maalesef bazen zor kararlar vermek gerekebiliyor, az bir süre geçirmemişsiniz bu yüzden artık kangren olan bölgeyi kesip atmanız gerekir
+1
bravoteam
(03.09.26)
sizi tanımıyorum kötü bir şey söylediğimi düşünmeyin ama muhtemelen diğer taraf da benzer duygular içinde. "onarmak istiyorum" diyen bir kadın varsa ilişkiyi ve karşısındaki adamı kontrol altında tutmak istiyordur, zaman içinde adamın tavırlarında muhakkak hata/yanlış bulur, biri bin yapar, tepkiler orantısızlaşır. kim haklı kim değil anlaşılmaz. neden kavga ettiğinizi bile bilmezsiniz.

lafım size değil, durum "onarmak istiyorum, çünkü potansiyelini biliyorum. çok iyi bir insan, ama şu şu mallıkları yapmasa keşke" şeklindeyse eğer, siz ona değil onun potansiyeline aşıksınız demektir.

ayrılın gitsin demiyorum, ama fazla seçenek yok. ya sürekli kavga ve didişme ile bu toksik ilişkiye daha da bağlanıp 3-4 sene geçirecek sonra ayrılmak istemeyeceksiniz ya da zamanla bu tavırlar ikinizin de normali gelecek ve "ilişki zaten böyledir" diyeceksiniz.

karşı tarafı dinlemeden, ne yaptığını bilmeden, hakem olmadan tek bir şey söylerim: siz payınıza düşeni yapın; ilişkiye ve ona olan bakışınızı gözden geçirin, eğer düzelmez ise ayrılın.

---
sizde ne var ne yok sorusuna cevap: ben de zor ilişkiler yaşadım. artık bu çağda herkesin benzer zırhlarla dolaştığını ve karşı tarafı olduğu gibi kabul etmek gerektiğini düşünüyorum. yoksa halamın bıyıkları olsaydı'ya dönüyor konu. asla olmayacak. o kişi asla düzelmeyecek. asla değişmeyecek.
+1
biseysorcaktim
(03.09.26)
1 yıl 8 ay bir insanı tanımak için yeterli bir süre.
kendiniz dahil insanlar değişmez.

youtu.be
+2
duyuruuser
(03.09.26)
kendine değer vermeye başlarsan çözülür. kendine gerçekten değer vermeye başladığında önceliklerin değişecek. örneğin sinirlerinin harap olmaması - ona kıyamamaktan önce gelecek ve kendi sağlığını seçeceksin. ayrıca neden bu kadar aşıksın çünkü bir şekilde onu kendinden değerli görüyorsun.
0
orpheus
(03.09.26)
bir ilişki toksik hale geldiyse, o ilişkinin 2 kişilik olmadığına, daha kalabalık olduğunuza yemin edebilirim. hiç "çok seviyoruz ama bir türlü dikiş tutturamıyoruz" gibi saçma salak düşüncelere saplanmayın.

anlam verilemeyen bütün krizler, ilişkideki üçüncü kişilere alan ve zaman yaratmak için çıkarılıyor. on yılların toksik ilişki tecrübesi ile konuşuyorum. benim gibi mossad ajanına dönüşmenize gerek yok.
0
loch ness
(03.09.26)
neden aşıksınız? neden beğeniyorsunuz?

bence ilişki aşık olduğunuz ve beğendiğiniz için değil, karşılıklı saygı ve huzur olduğu için devam etmeli. sanırım sizde artık bu yok. sizde sadece alışkanlık, bağımlılık, kaybetme korkusu var sanki. "biz iyiydik neden böyle oldu" diyip, tekrar eskiyi yakalamaya çalışarak ilişki devam etmez. insanlar değişiyor. 20 ay kısa bir süre değil. ikiniz de kendinizden taviz vere vere buralara gelmişsinizdir, ilişkinin büyük bir kısmı kavga ve krizlerle geçiyordur. yine de siz karşınızdakine aşık olduğunuzu sanıyorsunuzdur ama aslında aşık olduğunuz şey, karşınızdakinin düzeleceği ihtimalidir.

bir ilişkiyi onarmak için karşılıklı saygı lazım, hatta karşılıklı bir farkındalık lazım. iki tarafın da problemleri kabul etmesi lazım ve suçu sadece karşı tarafa atmaması lazım. iki tarafın da bu problemleri çözmek istemesi lazım. (problemleri doğru tanımladığınızı varsayarak) empati lazım. aranızdaki ilişki, iyileştirici bir şeye evrilmeyecekse, ayrılmak daha doğru olabilir.
0
co2s2
(03.09.26)
(9)

Sıcak şehirde arabada bilgisayar tutmak

aloneinthedark
Merhaba Bilgisayar alıp satıyorum arabada tasirsam bilgisayarların bir kısmını satıslar daha hızlı olacak. Yaşadığım şehir çok sıcak. Arabada uzun süre tutmak pilin şişmesi ya da patlamasına sebep olabilirPek cozumu yok ama yine size sormak istedim. Bu bilgisayar tablet ve telefonları arabada tutark
Merhaba

Bilgisayar alıp satıyorum arabada tasirsam bilgisayarların bir kısmını satıslar daha hızlı olacak. Yaşadığım şehir çok sıcak. Arabada uzun süre tutmak pilin şişmesi ya da patlamasına sebep olabilir

Pek cozumu yok ama yine size sormak istedim. Bu bilgisayar tablet ve telefonları arabada tutarken sıcaktan korunan mumkun mu? Ya da en azindan biraz daha faydası olacak cozum var mıdır?
Teşekkürler
0
aloneinthedark
(02.09.26)
Balıkçıların kullandığı strapor kutular olabilir
içine 5-6 dane rahat sığar. En azından klimalı hava varken kapatırsan ısınmaz sabit kalır güneşten etkilenmez
+1
kisa
(02.09.26)
Izolasyon lazim, arabanizda dogal olarak yoktur tabii ama mesela birkac yorgan olsa onlarin arasinda isinmazdi fazla, strafor kutu denmis o da olur. Soguk tutan termoslu kutular var, onlar da olur, hatta bir havluyla sararak buzlukta tutulan plastik, icinde sivi olan ama sizdirmayan seyler var, onlar saatlerce soguk tutabilir.

Yukaridakiler zor geliyorsa, bagaj arabanin icinden nispeten iyi olur ama gene de birseylere sarmak lazim.
+1
mbond
(02.09.26)
Frigolu araba tek çare,kutulu ambalajlı laptop u neye sığdıracaksın yoksa ,kaç tane sığacak öyle arabaya?
En temizi soğutmalı araç. Ama esas sıkıntı,hırsızlık ihtimali bu durumda.
0
denizciman
(02.09.26)
Endişen biraz yersiz.komple elektronik ve pil dolu konteynerleri karadan çinden türkiye ve avrupaya taşıyoruz.yolda konteyner içi sıcaklıklar 60-70 üstü derecelere çıkıyor.bunlar beklenilen durumlar ve bu ürünlerin üretimleri buna göre yapılıyor.arabada direk cam önünde olmadığı sürece bu ürünlere bir şey olmaz.
0
duptıs
(02.09.26)
Arabanın camlarını kapamak. Güneş ışığı direkt vurmasa zaten aracın maksimum sıcaklığı havanın sıcaklığı olabilir. O yüzden güneş ışığını absorbe etmeyen malzemeler ile camları kapamak işe yarayabilir.

Tabii arabanın rengide önemli. Siyahsa yapacak çok bir şey yok. Kapalı otopark ya da gölgelik yer çare. Güneşli bir günde siyah araçlar 70 c, beyazlar 45c ye çıkıyor genelde.
+1
substituent
(02.09.26)
Camlara koyu bir film yapabilirsin.
Ayrıca bilgisayarları ön yolcu koltuğunun ayak kısmına koyup klimayı dam ayağa verince gayet soğutmuş olursun.
0
etna
(03.09.26)
bu işten para kazanacaksan en verimlisi frigolu araba almak,
ama ona gerek yok diyorsan bir tane araç içi buzdolaplarından alıp, onu bir elektronikçiyle kendine uygun şekilde yeniden tasarlayabilirsin. yani arabana özel soğuk dolap yaptırmış olursun.
0
duyuruuser
(03.09.26)
lityum-ion piller aslında sıcaktan şişmez. sıcakta şarj veya deşarj edilmekten şişer. tabi şişmez derken 120 derece üzerine çıkarsa gene hasar görür ve şişer. ayrıca yaşlanan ve iç kimyası bozulan piller de kendi kendi kendine şişebilir. ama bu da çoğunlukla bozuk pilin ısrarla şarj edilmesiyle oluşur.

olabildiğince açık renk-beyaz araç tercih et, sıcak günler için aracında güneşlik bulundurabilirsin. ayrıca aküyü bitirmeyecek şekilde iç ısıya bağlı olarak dışarıdan hava alarak sirkülasyon yapacak bir sistem uygulanabilir. hafif van tipi bir araç ise tavanına karavanlarda bulunan bu sistemden takabilirsin. ufak bir güneş paneli ile de bu havalandırma desteklenebilir.
0
orpheus
(03.09.26)
bence en kolayı elektrikli araç alıp, klimayı gün boyu açık bırakmak.

kapıları kilitliyorsun ama klima efil efil çalışıyor. çok elektrik de yakmıyor, tek başına klima ne yakacak. unuttun bir şey oldu, telefondan klimayı açabiliyorsun zaten.

ben olsam tesla alır geçerim, bu işler için biçilmiş kaftan...
0
babilfish
(04.09.26)
(8)

chat gpt kafayı yedi

lil siztah
metin düzenleme yaptırdığım bir sohbet vardı; cümle düşüklüklerini falan düzelttiriyordum. çok uzun bir sohbet olmamasına karşın bugün sapıttı ve düzeltemiyorum. sohbeti her açmaya çalıştığımda, sondan ilk yazışmaya doğru zıplaya zıplaya yükleme döngüsüne giriyor ve ne yapsam düzeltmeyi başaramadım:
metin düzenleme yaptırdığım bir sohbet vardı; cümle düşüklüklerini falan düzelttiriyordum. çok uzun bir sohbet olmamasına karşın bugün sapıttı ve düzeltemiyorum. sohbeti her açmaya çalıştığımda, sondan ilk yazışmaya doğru zıplaya zıplaya yükleme döngüsüne giriyor ve ne yapsam düzeltmeyi başaramadım: çerezleri sildim, oturumu kapayıp açtım, farklı tarayıcılar denedim vd.
kurtarılmaz mı bu yaa?
0
lil siztah
(02.09.26)
Yeni bir pencere açıp eski sohbetin linkini verip o sohbette böyle bir sorun yaşıyorum deyip çözümü kendisine sormak işe yarayabilir
0
kisa
(02.09.26)
Baştan sona bütün sohbet her an lazım değilse,ilgili promptu kopyalayıp sohbeti silin bence. Ben de gemini de alakasız sorgulamalar için bir sohbet kullanıyorum,onda da öyle oluyor ama o baya uzadı.ben de sıfırlayacağım
0
denizciman
(02.09.26)
@kisa, verdiği tavsiyeler işe yaramadı maalesef.

@denizciman, sohbet lazım çünkü terminolojime alışmıştı, mümkünse bunu kurtarmak istiyorum. sizde de oluyorsa sıkıntı, belki bana özeldir ve düzelir diye düşünmüştüm :/
0
🌸lil siztah
(02.09.26)
Profil → Ayarlar → Veri denetimleri → Verileri dışa aktar →

Bu şekilde sohbeti dışarı aktarabiliyor musun? Bunu tekrar import edebilirsin belki


Profil
Veri kontrolleri altında dışa aktar var bende
0
kisa
(02.09.26)
saatlerdir yardımla cebelleşiyorum. programın bir kaç hafta önce yaptığı güncellemeleri, windows sürümümün eski olması sebebiyle kaldırmamasından kaynaklanıyormuş sorun anlaşılan. son çare olarak eski versiyonlarla uyumlu antin kuntin bir tarayıcı yükledim; onun üzerinden kullanabiliyorum şimdilik.
0
🌸lil siztah
(02.09.26)
beğendiğin çıktıları örnek olarak ver bu terminolojide yaz de 2-3 denemeden sonra oturur.
0
duyuruuser
(03.09.26)
sorun düzeldiyse de şunu yapmanızı öneririm.

chatgpt (ya da ai agent ile konuşurken) sohbete olan bağımlılığı azaltmak için sık sık döküman yazdırın. "bu sohbette şu şu konular terminoloji ile ilgili, bunları kenara bir MD döküman olarak yaz (memory'den bahsetmiyorum), sana bu konu hakkında soru soracağım zaman o dökümanı oku ve orayı sürekli güncel tut" gibi bir şey derseniz sohbete olan bağımlılığınızı ortadan kaldırmış olursunuz.

bu araçlar aslında çok kaynak tüketiyor. "basit bir mesajlaşma uygulaması gibi görünüyor, sadece bir liste var, listede yazılar var neden kaynak tüketiyor" derseniz eğer sebebi şu. aslında mesajlar arasında thinking, reasoning, kendi hesaplamaları gibi mesajlaşmayı onlarca kat uzatan içerikler var. o yüzden sohbet uzayınca bilgisayar da performanslı değilse bahsettiğiniz durum olabiliyor.
0
biseysorcaktim
(03.09.26)
@biseysorcaktim, yukarıda yazdım; benim işletim sistemimin eski olması ve programın yeni bir güncelleme yapmasıyla alakalı bir durum gibi görünüyor. düzelmeyince eski usul bir tarayıcıyla idare ediyorum şimdilik. dediğiniz yöntemi, sohbeti başka hesaplar arasında aktarmak için bir kaç kez -kendi yöntemlerimle- denedim ama çok verimli olmadı açıkçası. bir de öyle denerim.
0
🌸lil siztah
(03.09.26)
(10)

Kos Adasından Elektronik Eşya Almak

pantepember
selamlar.bir araştırma yaptım. DJI Osmo Pocket 4P TR'de 49K. eğer bir Yunan online alışveriş sitesinden aynı ürünü alır ve Kos'a kargolatırsam ve oradan alırsam (Bodrum'da yaşıyorum) ürün neredeyse yarı fiyata (~25K) geliyor. (ürün https://www.skroutz.gr sitesinde 619 euro)bunu daha önce yapmış olan
selamlar.
bir araştırma yaptım. DJI Osmo Pocket 4P TR'de 49K. eğer bir Yunan online alışveriş sitesinden aynı ürünü alır ve Kos'a kargolatırsam ve oradan alırsam (Bodrum'da yaşıyorum) ürün neredeyse yarı fiyata (~25K) geliyor. (ürün www.skroutz.gr sitesinde 619 euro)
bunu daha önce yapmış olan var mı? herhangi bir sorun yaşar mıyım? veya bu işler düşündüğüm gibi olmuyor mu?
0
pantepember
(02.09.26)
olmaz. yap.
0
baldur2
(02.09.26)
yunanistan ile dji ürünlerinde aramızda öyle yarı yarıya bir fark yok, aynı modelleri karşılaştırdığınıza emin misiniz?

Bunun dışında sorun falan yaşamazsınız, hele feribot geçişlerinde falan hiç sorun yaşanmaz.
+1
thracia
(02.09.26)
Kos'ta Kotsovolos elektronik mağazasının bir şubesi görünüyor. Ne yazık ki Türkiye'den internet sitesine girilmiyor. Bir şekilde o mağazaya getirtip, mağazadan vergi iadesi formuyla birlikte alırsanız ve gümrüğün orada vergi iadesi alabileceğiniz bir nokta varsa daha da uyguna gelir.
0
cosmicstring
(02.09.26)
bu cihaz sadece kamera olduğu için tr de ek vergilendirme yapılmıyor,
yarı yarıya fark olmaması lazım.
0
duyuruuser
(02.09.26)
Amazon avrupa'dan alinca bir sekilde musteri hizmetlerine ulasip ab disinda yasadigini gosterdigin zaman kartina otomatik vergi iadesi yapiyorlar, gumrukte tax-free ofisinde vakit kaybetmiyorsun. Bunu da bir arastir. Ben yapmadim fakat yapan arkadaslarim oldugu icin soyluyorum. Yani vergisiyle satin alip hemen onlara yazinca 1-2 gun icinde vergi kismi iade oluyor.

Bir sekilde amazon, ab icinde operasyonunu vergisiz olarak yurutup satis aninda vergiyi koyuyormus o yuzden fatura ab disinda birine kesildigi zaman vergiden muaf oluyormus gibi bir aciklamasini da yapmislardi, daha detayli bilmiyorum.
0
mirafiori
(02.09.26)
Ben de Bodrum'da yaşıyorum. Birkaç kere senin dediğin gibi yaptık, sadece elektronik değil başka şeyler de aldık. Ama bizim kos'ta yaşayan akrabalarımız var parayı ona gönderiyoruz o alıyor biz gittiğimizde teslim alıyoruz.
Sen de sık sık gidiyorsan kos'a, oradan birisiyle samimi olup bu gibi işlerini yaptırabilirsin.
0
etna
(03.09.26)
@etna online satın alıp bir kargo şubesine veya locker'a (akıllı dolap) bıraktırmayı düşünüyorum (AI önerisi). hatta bu sayede kos'ta bulunmayan ürünleri de almak mümkün olur.
0
🌸pantepember
(03.09.26)
@duyuruuser AI'ın cevabı:
Söylediği **kısmen doğru ama ulaştığı sonuç yanlış.**

* **Doğru kısmı:** Kameralarda cep telefonlarındaki gibi fahiş ÖTV (%50) veya IMEI harcı yoktur; gümrük vergisi ve KDV (%20) uygulanır.
* **Yanlış kısmı:** İthalatçılar ticari girişte yalnızca KDV ödemez; video kaydedici statüsünden dolayı **%16 TRT Bandrolü**, gümrük masrafları, kur riski marjı, 2 yıllık yasal servis/değişim maliyeti ve distribütör/perakendeci kârı eklenir.

Ayrıca Avrupa'daki 619 € fiyatın içinde **%24 Yunanistan KDV'si** zaten vardır. İki tarafın çıplak fiyatları yerine bir tarafın taban fiyatıyla diğer tarafın tüm vergiler ve distribütör kârı binmiş raf fiyatı karşılaştırıldığında fark bu yüzden neredeyse iki kata yaklaşır.
0
🌸pantepember
(03.09.26)
@pantepember

Ürünü aldığın mağazanın tax free hizmeti sunması ve tax free belgesi düzenliyor olması gerek. Sonrasında bu ürünü de kos'tan çıkış yaparken gümrüğe gösterip tax free belgesini onaylatman gerek. Tüm bunların yanında yunanistan'da kdv oranının %24 olması, ürünün total fiyatından %24 iade alabileceğin anlamına gelmez bilgin olsun.

Kaldı ki kos'a gidiş geliş ücreti ve yurt dışı çıkış harcını da eklediğinde bana çok da bir avantajı varmış gibi gelmedi. Zaten gidilmiş bir tatilin dönüşünde yapılabilir ama bunu bir yöntem olarak kullanmanın bir avantajı yok bence.
0
thracia
(03.09.26)
AI güncel kurdan bihaber olduğu için beni yanıltmış. aradaki fark epey azalıyor bu durumda. en fazla %20-30 daha ucuza geliyor.
eksileri ise:
ürün garantisinin olmaması
taksit yapılamaması
bu durumda pek cazip bir yanı kalmıyor.
0
🌸pantepember
(03.09.26)
(5)

Web sitesi fikri

egerbiryolcu
Bir projem var nereden başlamalı nelere dikkat etmeli?Konu eğitim materyalleri ile ilgili olacak. Bir konsept belirledim.Tabii yüzlerce konu olduğu için mesela üç beş konu ile ilgili materyalimi olisturup web sitesini açmalı ve örneğin haftada bir yeni konu için içerik üreterek bu şekilde mi devam e
Bir projem var nereden başlamalı nelere dikkat etmeli?
Konu eğitim materyalleri ile ilgili olacak. Bir konsept belirledim.
Tabii yüzlerce konu olduğu için mesela üç beş konu ile ilgili materyalimi olisturup web sitesini açmalı ve örneğin haftada bir yeni konu için içerik üreterek bu şekilde mi devam etmeliyim?
Basit şekilde araştırdığım kadariyla wordpress ile oluşturulabiliyor. Ücreti karşılığında birine mi yaptirmaliyim?
Instagram YouTube gibi farklı platformlardan web sitesi ile ilgili ortak kanallar oluşturmak şart mı? Hepsine ayrı içerik üretmeye zamanım yetmez.
Materyalleri telif olmaması adına sıfırdan kendim olusturcam canva yeterli olur mu mesela sanırım Pinterest bu konuda riskli?


Şimdilik merak ettiklerim bunlar ama arastirdikca çok detay cikiyor. Mesela wordpress pwa ile mobil uygulama benzeri bir eklenti olusturulabiliyormus.

Öncelikle sayfamda neler olmalı bunu belirlemeliyim sanırım.

Son olarak iyi bir projeniz olduğunu düşünüyorsanız ne kadar bir sürede açmak sizce ideal?(2 ay 1 yıl 15 hafta? )
-2
egerbiryolcu
(30.08.26)
Alan adı alarak işe başlayabilirsin,
yapay zekaya tüm sistemi kurdurabiliyorsun.

İlk denemeler için alan adı ve ufak bir yapay zeka ödemesi ile işe başlarsın. Tutarsa gerisi gelir.

Muadili veya benzeri çok olan işler bunlar. Farklı ne sunacaksın mesela bunu düşün, gelir modeli nedir, nasıl para kazanacak.
0
rhan
(30.08.26)
ai'ya sor herşeyi yapar, düzenler vs.
0
duyurukullanıcısı
(30.08.26)
1-web sitesi şart değil, oluşturduğun videoları hem youtube hem instagrama atman yeterli.
2- eğer site istiyorsan birine yaptır,
3- 1 ile aynı cevap. aynı videoyu hem youtube hem instagrama atacaksın. sadece yatay dikey formatına dikkat edersin.
4-canva yeterli olur. tüm içerikler özgün olmalı.
bir yerden başla devamı gelir zaten. önceliği youtube a ver.
0
duyuruuser
(31.08.26)
@duyuruuser
Etkinliklerin oynanmasi indirilmesi için web sitesi olması gerekiyor sanırım
Sadece video olsa diğer platformlar için uygun olurdu
0
🌸egerbiryolcu
(31.08.26)
ai websitesi, platform falan filan hepsini yapabiliyor.
0
duyurukullanıcısı
(31.08.26)
(10)

Çocuk istemeyen baba?

bobinhoo
Çocuk istememesine ya da çocuk konusunda mesafeli olmasına rağmen baba olan var mı aramızda? Varsa iyi ki olmuş mu diyor yoksa pişman mı?
Çocuk istememesine ya da çocuk konusunda mesafeli olmasına rağmen baba olan var mı aramızda? Varsa iyi ki olmuş mu diyor yoksa pişman mı?
+2
bobinhoo
(28.08.26)
Ben özellikle istemiyor değildim ama düşünmüyordum, çocuksuz bir hayat daha kolay gibi geliyordu. Şu an oğlumla geçirdiğim her an için çok mutluyum ve iyi ki var diyorum.
+3
creepy
(28.08.26)
İlk çocuğu isteyerek yaptık, iyi ki de yaptık ama ne kadar zor olduğunu görüyorum ve ikinci çocuğu istemiyorum. Gerçekten yıpratıcı bir süreç
+2
kimlanbu
(28.08.26)
ben hemen istemiyordum, çok erken diye düşünüyordum ama geriye dönüp bakınca iyi ki gençken yapmışız diyorum. ikinci çocuğu da kesinlikle düşünmüyordum ama şimdi ikinci çocuğu da istiyorum ve geç kaldık diye hayıflanıyorum. her zaman belirttiğim bir şey var, çocuk işi yapılacak iş değil ama yapınca da dünyanın en güzel şeyi, kıyaslayabileceğin ikinci bir duygu yok. düşünen çok beklemesin, yaş ilerledikçe yapması da büyütmesi de zorlaşıyor.
+1
hrskrs
(28.08.26)
bende de benzer çekinceler vardı.

çocuk bakmanın zorluğunu anlattıklarında hep gözünde büyüyor fakat çocuk olduktan sonra öyle olmadığını anlıyorsun.

ayrıca şöyle bir şey de gözlemledim; bizim insanımız çocuk bakmanın zorluğunu anlatırken olan şeyi 20x abartarak anlatarak kendini kahramanlaştırmayı çok seviyor. nazar değmesin diye iyi şeyleri bile kötüleyenler var.
+3
duyuruuser
(28.08.26)
cocuk istiyorum diyen erken ben görmedim.
kadinlar ne istiyorsa onlari yapiyor erkekler.

ben kadinim ama bir arkadasimin sevgilisi yanlislikla hamile kaldi. arkadas aldirtmak istedi ama kiz tuttu. ona iyi geldi. sonra ikinci cocugu planli yaptilar.

ben bu konuyu psikologla konusmustum. cok isteyen biri cocuktan sonra pisman olabiliyor hic istemeyen biri iyi ki olmus diyebiliyormus. yasamadan bilemeyecegin bir sey galiba.
0
Purple life
(28.08.26)
Kim yoğurdum ekşi der ağa yine aynı hikayeler iyi ki yaptım, dünyadaki başka hiçbir şey bu hissi vermez, istemeden yaptım iyi ki yapmışım. Yav he diyorum kısaca.

+ pişman olsa da ne çare olan olmuş. Böyle avunurlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(28.08.26)
@artıküyeolmakistiyorum

hadi kendi sosyal çevrende itiraf etmezsin de burada anonim gerçek düşüncelerini söyleyebilirsin gibi geliyor bana en azından. o yüzden etrafımdaki insanlar yerine burada soruyorum.
+1
🌸bobinhoo
(28.08.26)
Kimse artık internette anonim kalamıyor ki ağa. Bunların eşi görür diye böyle yazıyorlardır aksini yazsın da görsün ne evlilik kalır ne bir şey
+3
artıküyeolmakistiyorum
(28.08.26)
abi cocuk isine iki tarafta istemiyorsa girmemek lazim.
bu kedi kopek gibi, alalim ilerde alisiriz gibi bir durum degil.
ben 2 cocuk isteyen biri olarak ilkinin maddi manevi yukunju gordukten sonra zirvede biraktim, ikinciye totom yemedi.
pisman degilim ama zor..
+1
cooperr
(29.08.26)
Ben bu cocuk olayina cok mesafeliydim. Baba olmak aklimin ucundan dahi gecen bir sey degildi. Acik konusayim, ilk zamanlar cok zorlandim. Uykusuz geceler, yorgun argin ise gitmek, bebegin altini temizlemek falan yoruldum. Ayni zamanda hem yirt disindayim, hem destek alabilecegim kimsem yok... Benim icin zordu. Ara ara ne yapacagim diye kara kara dusundugum zamanlar da cok olmustur. Hersey cocuga gore, sifir ozgurluk... kolay bir surec degil. O yuzden sureci romantiklestirmeye gerek gormuyorum.

Ozet olarak, basta istemiyordum ya da notr'dum, sonra zorlandim, sun an her sey cok daha kolaylasti, iyi ki cocuk yapmisim tarafina gectim... Su anda kendimi hic pisman hissetmiyorum. Harika, duyarli, akilli, 3 dili ana dili gibi konusabilen, yardimsever bir birey daha var evde. Hersey yolunda. Simdi seviyorum baba olmayi.
0
KafayıYedimAbi
(29.08.26)
(6)

elektronik urunler icin yurtdisi alisverisi

baldur2
alisveris turizmi icin en ideal ulke hangisi? aldigim esyalardan ucak bileti ciksin kafasinda degilim, neresi olursa olsun da idea olarak ps5, macbook, baska bir laptop yine, bluetooth speaker ve akilli saat hedefim. belki bir de drone.
alisveris turizmi icin en ideal ulke hangisi? aldigim esyalardan ucak bileti ciksin kafasinda degilim, neresi olursa olsun da idea olarak ps5, macbook, baska bir laptop yine, bluetooth speaker ve akilli saat hedefim. belki bir de drone.
+1
baldur2
(27.08.26)
Muhtemelen hepsi Türkiye’de (taksitle satıldığı için) daha ucuza geliyordur (bugünkü değer hesabı yaparsanız). Ama olsa olsa direkt vergisiz alışveriş yapılabilecek Delaware gibi yerler ya da sonradan vergi iadesi alınabilecek ülkeler (hemen hemen tüm AB) olabilir, yine de garanti meselesi, bozulursa muhatabın kim olduğu falan derken her türlü buradan almak daha mantıklı olabilir. Bir de drone almayın ama siz bilirsiniz. Uçurmak yasal olarak imkansız gibi bir şey. Pratikte uçurursunuz da..
+1
orient blue
(27.08.26)
taksitle alisveris ne derece mumkun? az mi taksit yapiliyordu? nedir son kurallar?
0
🌸baldur2
(27.08.26)
O biraz değişken, bddk’nın ilgili yönetmeliğine bakmak lazım. Örneğin Amazon MacBook’a peşin fiyatına 9, vade farklı 12 taksit yapıyor. Ps5’e de peşin fiyatına 9 ay yapıyor. Tek tek farklı platformlara bakmak en iyisi.
0
orient blue
(27.08.26)
paramızın mevcut hali dolayısıyla hiçbir avrupa ülkesinden elektronik almaya değecek bir durum yok bence. mesela kore'de elektronik hemen her kalemde ucuz. uçuşu pahalı olduğu için, ülkeye dair bir merakınız yoksa sırf bunun için gidilmez tabii.. malezya da iyi deniliyor.
0
lil siztah
(27.08.26)
1 tb ps5 türkiye'de 62 bin lira, yunanistan'da günümüz kuruyla 29 bin lira.
burasi alexandroupoli'de bir yer: www.public.gr
vergi iadesi aldigin icin cihaz 29 bin liraya geliyor.
bu da türkiye'de: www.mediamarkt.com.tr

mesela türkiye'de macbook air 15" 96 bin lira, yunanistan'da 72 bin lira ama gene de fark var yani. www.public.gr

yunanistan'a, alisverise gitmeye günlük otobüs kaldiriyorlar canakkale'den, tekirdag'dan, edirne'den. eminim istanbul'dan da vardir. bir bakin onlara.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.08.26)
ırak'ın bazı bölgelerinde vergi olmuyor, youtube da güncel fiyatları paylaşan kanallar var.
+1
duyuruuser
(27.08.26)
(10)

Beni gaza getirip denize sokalım

yadigar
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…Yaz bitiyor. Bir ş
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…
1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…

Yaz bitiyor. Bir şekilde gaz/motivasyon lazım. Yoksa örüntü belli. Eylül gelecek (geldi bile) ve “güzelçamlı zaten en güzel eylülde” diyeceğim. Sonra duyuruya “ekimde mağusa’da deniz suyu sıcaklığı nasıldır?”, “bugünlerde iğneada’da denize girilir mi?” türü sorular soracağım. Bakacağım kış gelmiş. “Maldivlerde tam sezon”, “brezilya’yı görme vakti geldi” vs. deyip, bir yılı daha şile’ye bile gitmemiş halde geçireceğim…

Azıcık gaz verin, yahut motivasyon, akıl fikir, öneri, ultimatom…
-13
yadigar
(27.08.26)
Bir kaç yakın kimse ile birlikte olur. Tek başına pek anlamı olmaz. Karpuz peynir ekmekte lazım .

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(27.08.26)
yazinizi okuyunca sanki herkes denize girmeliymis de siz giremediginiz icin eksik hissetmissiniz gibi algiladim. deniz bir kültürdür. ayni yayla gibi. belli ki deniz kültüründen degil, bozkir-yayla kültüründen geliyorsunuz. varsin öyle olsun. eger sizin normaliniz bozkirda dediginiz o köyse burada düzeltilecek bir sey yok. bircok insan da yaylaya cikmiyor yazin ama kimseyi "ay yaz gecti, hala yaylaya cikamadik" derken duymuyorsunuz cünkü tatil anlayisi olarak türkiye'de tek bilinen ve tek pompalanan sey deniz.
bu tip örüntüleri yenmenin en iyi yolu da eger girisken ve maceraci bir kisiliginiz yoksa baska kültürden insanla evlenmektir bu arada ama anliyorum ki sizin icin o da cok gec.
bence durumunuzla barisik olun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.08.26)
Ne alaka deniz kültürdür şimdi ya. Allah Allah. Denize girmek isteyene varsın öyle olsun denir mi, hayret ya. Hevesleri kursaklarda bırakmak ata sporumuz.

Gidiniz, denizin tuzunun iyotunu yiyiniz. Her derde devadır. Her bütçeye uygun deniz tatili yapılabilir. Ege özellikle tavsiyedir. Önce bütçeyi belirleyin sonra onun yarısına plan yapın, çünkü mutlaka aşılacak bütçe.

Ben olsam Çeşme’de Airbnb yapar ve plajlara giderim. Flyin-Nautical birer gün bunlara ayırın. Alaçatı’da yemekler yiyin, konser falan etkinlik ayarlayın bütçeye uyarsa. Hayatı yaşayın.
0
gabe h coud
(27.08.26)
ne kadar tavsiye verirsek verilem sizin bunu yapabileceginizi sanmiyorum. karakteriniz buna musait degil.

edit: bir kisi de anlamamis su yazdigimin gaz oldugunu! :) x'e gidin, fiyatlari uygun ve cok guzel diye gaz mi olur? :)
-4
Sour
(27.08.26)
hayatında kaç yaz kaldığını, daha kaç kere tuzlu sulara kendini bırakmanın tadını yaşama fırsatın olacağını hesapla.

bundan iyi motivasyon olmaz.
0
babilfish
(27.08.26)
her sene an az 1 kere denize fırsat buldukça da havuza giderdim. son 3 yıldır havuzlu bir evim var. ancak 3 ay önce lösemi (kll) teşhisi kondu. şu an kemoterapi görüyorum. doktorlar deniz havuz da dahil bir çok yasak koydu. şimdi hemen her gün rüyamda deniz ve göl görüyorum. lanet olsun ki orada da giremiyorum. hep bir teknede veya sandaldayım. ama nasıl güzel o sular kelimenin tam anlamı ile rüya gibi. bu arada pek iyi yüzemem denizde kıyıdan kıyıdan yavaş yavaş yüzerim. havuzum zaten 1,5 metre. bahaneye gaza gerek yok. atla git gir şu denize. en azından benim için.
0
ground
(27.08.26)
osssy
(27.08.26)
Ben soruyu anlamadım. Denize girmek istiyorsan git gir. Nicin gaza getirilmen gerekiyor ki. Çok zor bir şey değil ki, tek ihtiyacin olan şey havlu
0
abelardo
(27.08.26)
çantaya havlu ayağına terlik al. en yakın denize git.
motivasyon konuşması: büyük yolculuklar küçük adımlarla başlar.
umarım istediğin olmuştur. saygılar.
0
duyuruuser
(27.08.26)
bol güneş ve d vitamini aldığınız (güneş gözlüğü takmak yok) yazların kışı hasta oldunuz mu?

tuzlu su topraklar ama bozkırda gözlüksüz ve çıplak ayak dolanıyorsanız akdeniz zaten girilecek durumda değil.
0
janderzel zartanyan
(28.08.26)
(8)

Sizce hangi L masa?

substituent
İyi akşamlar,Şu anki masam ikeanın en basit dikdörtgen masası. 5-6 yıl oldu. Masanın ortasında ağır bir monitör var, masada yazı yazarken çok fazla sallanıyor ve rahatsız ediyor. Bu sebeple L masa almak istiyorum.Şu ikisi arasında kaldım. Hb’dekinin iki rengi var. İkea’daki ise bembeyaz. Bembeyaz re
İyi akşamlar,

Şu anki masam ikeanın en basit dikdörtgen masası. 5-6 yıl oldu. Masanın ortasında ağır bir monitör var, masada yazı yazarken çok fazla sallanıyor ve rahatsız ediyor. Bu sebeple L masa almak istiyorum.

Şu ikisi arasında kaldım. Hb’dekinin iki rengi var. İkea’daki ise bembeyaz. Bembeyaz renkten de bıktım açıkçası çok steril gözüküyor.

Sorum şu; sizce ikeadaki daha mı sağlamdır? Sırf renk için alternatiflere bakmak mantıksız mı?

Sizin kullandığınız önerdiğiniz geniş masalar varsa duymak isterim, illa L olmasına gerek yok.

www.hepsiburada.com

www.ikea.com.tr
0
substituent
(26.08.26)
Ikisini de begenmedim. Bunlar hic estetik degil, kenarlari cok koseli ve sert. Daha estetik gorunumlu bir sey dusunmez misiniz?
0
narod
(26.08.26)
ilkinin yorumlarında boyunun yetersiz olduğu, kurulumun zor olduğu yazıyor. ayrıca firma kırık gönderilen ürünle ilgili bir aksiyon almamış. ben bunlara bakarak birincisini asla almazdım mesela.
0
la traviata
(26.08.26)
Bunlar MDF (sunta) hatta IKEA urunlerinde sikistirilmis kartondan yapilmis oluyor. Ömrü cok olmaz ve dediginiz gibi agir esyalara da gelmez. Masa iyi olduktan sonra danish oil Ile istediginiz renge boyarsiniz.
0
ubi dubium ibi libertas
(26.08.26)
su duyurudaki cevaplarim hala gecerli:
www.eksiduyuru.com

bu duyurudan sonra masayi biraz kisalttim boy olarak, yani monitore daha da yaklastim. ve daha guzel oldu. :)) edit: ilk siparis ettigimde masa tablasi 80x200 imis.
0
arakaali
(27.08.26)
hocam yer sorununuz yoksa şunu tavsiye ederim

www.trendyol.com

ben 3 monitör ile kullanıyorum bunu, hatta kasa da masanın üzerinde (yerden toz çekmesin diye). ferah ferah takılıyorum koca masada.
0
shadowfollower
(27.08.26)
iki masa da sunta (mdf farklı bir malzeme) bu kullanımda mdf ve sunta arasında son kullanıcı için bir fark yok. (meraklısı yazarsa teknik açıklaması yaparım)

hangisinin tasarımı, rengi hoşuna gidiyorsa al geç.
ikisi arasında kararsız kalsam ben hb dekini alırdım ayaklarımı aradaki boşluklara uzatabilirim. hem beyaz masa ışığı yansıttığı için ben sevmiyorum. ışıkları kapatıp film izlerken dikkatimi dağıtıyor.
0
duyuruuser
(27.08.26)
İkisi de çöp. Metalden yapalım üstüne plaka ahşap koy mis
0
topkapiaksaray
(27.08.26)
L masa işini ikea'dan ahşap mutfak tezgahı + ayarlanabilir ayak alıp tasarlayanlar var. Hatta youtube'da bununla ilgili videolar var baya, ayak yerine çekmeceyle kombinleyenler olmuş ve bence çok güzel görünüyor. Bütçe olarak daha yüksektir ama bence oldukça dayanıklı ve şık bir çözüm
0
fatihdr
(28.08.26)
(3)

Bağlama aldım kendi kendime öğrenmek istiyorum. Tavsiyeleriniz nelerdir?

rojhat
Merhabalar,35 yaşındayım. Başlangıç seviyesinin bir tık üstünde, uygun fiyatlı bir bağlama aldım kendime. Biraz uğraşmak, zamanla bir şeyler çalabilmek istiyorum.Kursa gitmek konusunda şu an pek motivasyonum yok. Evde kendi kendime, internetten videolar izleyerek öğrenmeyi düşünüyorum. Fakat nereden
Merhabalar,

35 yaşındayım. Başlangıç seviyesinin bir tık üstünde, uygun fiyatlı bir bağlama aldım kendime. Biraz uğraşmak, zamanla bir şeyler çalabilmek istiyorum.

Kursa gitmek konusunda şu an pek motivasyonum yok. Evde kendi kendime, internetten videolar izleyerek öğrenmeyi düşünüyorum. Fakat nereden başlayacağım, nasıl ilerlemem gerektiği ve yanlış bir şeyler öğrenip sonradan düzeltmek zorunda kalmaktan biraz çekiniyorum.

Bağlama çalmayı bilen ya da daha önce kendi kendine bağlama öğrenmiş olanlar varsa, tecrübelerini ve tavsiyelerini paylaşabilir mi? Özellikle başlangıçta nelere dikkat etmeliyim, neleri yapmam veya yapmamam gerekir? Takip edebileceğim YouTube kanalı, video serisi veya başka bir kaynak öneriniz varsa onları da duymak isterim.

Şimdiden teşekkürler, selamlar.
0
rojhat
(26.08.26)
Ben kendim öğrendim. Bir tane özel hoca tuttum. Şunu yap diye 7 notayı peşpeşe vurdu. Yap dedi yapamadım. Bak şöyle dedi. Yine yapamadım. Adam öyle bir üstüme geldi ki, kendimi salak gibi hissettim. Bugünlük ders bitti dedim. Kalktım eve gittim. Sonra ilk iki notayı bastım. Oldukça bir ilaveyle on dakika içinde olayı çözdüm. Seni hoca yapanın diye telefon ettim adama.
O yıllarda youtube falan pek yoktu. Şimdi her şey var. Bir tane bağlama akort uygulaması edin. Tuner diye de adlandırılıyor olabilir. Kendi akordunu yap. İki nota ile başla. Oldukça bir ilave et.
Tüm numara parmak egzersizinde. Her gün belli bir süre çalışman lazım.
Islık çalabiliyorsan her müzik aletini çalarsın.

Caddelerde Rüzgar ın basit notalarıyla başla. O hallolunca Karahisar Kalesi'ne geçersin. :)
+1
Mirket
(26.08.26)
parmak egzersizleri şart. youtube da onlarca video var çok güzel anlatmışlar. bu parmak egzersizlerini uygulayacağın küçük şarkıları da öğretiyorlar bir yandan sıkılmıyorsun sadece egzersizle.
kendi başına bunlardan bağımsız öğrenmeye kalkma yanlış parmak alışkanlığı başına bela olur.
düzgün çalan birinden temel bir iki konuda destek alıp başlangıç seviyesinde tutuş, vuruş nota basma parmak hareketleri sonrası kulak meselesi.
akortsuz çalma akort yapmayı öğren ya da alet al dediği gibi mirketin. yoksa çaldığın müzik aletine küsersin.
+1
erty_ksk
(26.08.26)
cosmicstring +1

ilk 10 ders hoca olursa daha iyi olur. doğru oturuşu, tutmayı, basmayı öğrendikten sonra (ki bunları sonra değiştirmek çok zor) aç youtube dan çalış.
ilk etapta ismek gibi belediye kursları da işinizi görür
+1
duyuruuser
(27.08.26)
(4)

Ekonomiden anlamayan biri podcast'te veya YouTube'da kimi dinlesin?"

mikahakkinen
Ekonomi gündemini ve genel durumu teknik terimlere boğulmadan, günlük dille anlatan en popüler YouTube ve podcast platformları nelerdir?Mahfi Eğilmez? Mesele Ekonomi Youtube kanalı?
Ekonomi gündemini ve genel durumu teknik terimlere boğulmadan, günlük dille anlatan en popüler YouTube ve podcast platformları nelerdir?
Mahfi Eğilmez? Mesele Ekonomi Youtube kanalı?
0
mikahakkinen
(26.08.26)
cihat e. çiçek
her sabah youtube'dan canlı yayın yapıyor.
hiç bilmeyenler için anlatır. ortalama yarım saatlik videonun yarısını türkiye ve dünya haberlerine ayırır.
hem youtube'dan hem de yasalardan dolayı bazı isimleri kendi kafasına göre değiştirerek anlatıyor, ama oturmuş bir jargonu var.
-1
duyuruuser
(26.08.26)
Barış Soydan
cuma çevik - abd borsaları için
flu.tv olmaz öyle saçma ekonomi - Hakan Özerol
emre alkin
Tunç şatıroğlu kanal finans

+ kesinlikle mahfi eğilmez blogu
www.mahfiegilmez.com
0
croswell
(26.08.26)
@ croswell'ye katılıyorum.

Emrah Lafçı, Ali Perşembe,
İçinde goygoy da olsun dersen Murat Muratoğlu,
Ciddiyet isterim dersen Ali Ağaoğlu (şans sohbetleri), Ömer Gencal,
Mesele Ekonomi kanalı (Mesele Ekonomi kanalında bir Prof. kadın ile Bir Doç Adamın Semih'in moderatörlüğünde sohbetleri var, özellikle o)

bunlar da ilaveten aklıma gelenler.
+4
Mirket
(26.08.26)
Ceyhun Elgin tavsiye edebilirim. Genel olarak anlatımları güncel ekonomi olayları özelinde oluyor.
Mirket'in söylediği kadın Özge Öner, çok beğendiğim akademisyenlerdendir.
Oksijen gazetesinde de yazıyor.
Serkan Ünal yine güzel anlatır
Yatırım 101 kanalını takip edebilirsiniz.
Onun dışında Midas youtube kanalında kısa eğitimler var, yine bazı terimleri anlamanıza yardımcı olacaktır.
Son dönemlerde Berk Dinçtürk ve Altuğ Özaslan yine takip edilesi diyebilirim.

Tek naçizane tavsiyem Mert Başaran'ı pek dikkate almayın. Nasıl bu kadar ünlü olabildi hayret ediyorum.
+1
umutt
(28.08.26)
(13)

Hakkı olmayan parayı isteyen galerici hakkım deyip tehdit ediyorsa ne yapalım?

psmstc
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık. Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık. Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin. İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş. Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri ge
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık.

Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık.

Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin.

İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş.

Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri geri konuşuyor.

Ne yapalım?
+2
psmstc
(25.08.26)
engel, blok.
+4
antikadimag
(25.08.26)
Sözleşme yapmadınız ama yine şifahen :
- 160bin lirası satılsa da satılmasa da senindir. dedin ise (tehdit hususu hariç) haklı olabilir.

Böylelerini aracı yapmak yerine, alıcıya 160bin TL'lik indirim yapmak çok daha iyi olur ama kimin ne olduğu çıkar çatışması olduğunda belli oluyor
+3
diyecevaplandı
(25.08.26)
yazili bisey yoksa babayi alir.
yazili bisey varsa, sozlesmeye ne diyorsa o.
+4
cooperr
(25.08.26)
İlan parasını ver başka 5 kuruş verme. Sakın gidip görüşme. Bu adamlara güven olmaz. Telefonda konuşma, WhatsApp üzerinden yazışma yap.
0
Topalordek
(25.08.26)
selamlar, ne konuştunuz ne ettiniz bilmem ama 160 binliralık masraf yapcak ne yapmış? araba satıcam diye pavyona mı gitmiş?

hani dese kardeşim bak bu kadar zamanımı aldın hadi onu sineye çekiyorum, ben 3 binlira ilan parası verdim bari bunu öde tamam. atarsın 5 10 lira konu kapanır. 160binlira nedir?

ben sizin yerinizde olsam bu elemana para vereceğime avukat tutarım ve kendisi ile görüştürürüm. derdi neymiş avukata anlatsın. sanki maybach sattınız 35 milyona da 160 binlik masraf yapacak.

ha şunu da diyebilir ben arabana detaylı temizlik yaptırdım 10 lira ona verdim. boya koruma yaptırdım ona da şu kdar verdim, şu kadar da ilan param var. bunları yaptırırken de size sorması lazım. sonuçta
+2
omer460
(25.08.26)
Gorusmeye kesinlikle gitme. Ne yapar eder ya para alır ya bela çıkarır. Bu saatten sonra yapılacak şey engellemek ve geri çekilmesini beklemek.

Ama anlamadığım şu, araba satarken ya kendin alıcı bulup satarsın ya da satmakla uğraşmaz galericiye daha düşük fiyattan verirsin. O da üzerine kar koyup satar başkasına.
Emlakci gibi ilana koyması için galericiyle anlaşmak bana saçma geldi. Galerici zaten komisyon alacak ve senin eline yine kesilmiş para geçecek.
0
abelardo
(25.08.26)
Jsjsj
Abi Türkiye gibi her gün adam öldürülen, dövülen ülkede galerici gibi mafya olduğu her yerde duyulmuş adamlarla görüşmeye gitme yani.
+1
logisticsmanager
(26.08.26)
Şu ülkede hala galericiler ile iş yapanları görmek üzücü.
-görüşmeye gitme
-galericinin kapısın çaldığın için suçlusun. sırf bu yüzden 5-10 bin tl eft yapabilirsin.

cimer'e yazı yazabilirsin. başın belaya girerse öneden kanıtın olur.
+1
HellKeePer
(26.08.26)
@hacirotti, "bizim disimizda evi satarsaniz gene parayi ödemelisiniz" dedi ve bunu kabul ettiniz öyle mi? cok afedersiniz ama siz enayi misiniz?
emlakci o halde her gelenle sözlesme yapsin, kilini kipirdatmasin, siz aylardir satilmayan evi ama paraya sikisarak ama is bitmedigi icin can sikintisindan kendiniz satinca da emlakciya parasini kendi elinizle gidip verin?
resmen "sen calisma, sen yat, isini ben yapip sana parani ödeyecegim" demis oluyorsunuz.
neden bunu herkesten bekleyip bir de hak yemek falan diye rasyonalize etmeye, insanlar üstünde ahlaki baski kurmaya calisiyorsunuz ki? böyle bir enayilik yapsam ortamlarda anlatmaya utanirdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
galerici tabi ki para kopartmak için atıp tutacaktır.

evi kiraya verirken önce ben ilana koymuştum, sonra emlakçıya vermiştim.
benim ilanımdan beni arayip evi kiraladılar. emlakçıya da teşekkür ettik para vermedik.

çok üstünüze giderse tehdit edildiğim için polise gideceğim diyebilirsin.
0
duyuruuser
(26.08.26)
160bin lira iyi para. galerici 5 dk ileri geri konuşup, "benim hakkım var bu parada" diyip 160bin lira kazanacak. uğraşsız tertemiz para.

3-5 bin lira ilan parası istese anlarım. avukat bir arkadaşınızdan rica edin, galerici bir daha sizi ararsa "avukatım XXX bey/hanım, kendisiyle irtibata geçebilirsiniz" diyin, kapatın telefonu.
0
co2s2
(26.08.26)
ilan parasını ver
hocam de kusura bakma de ben kendi tanıdıgıma verdim de
senin arkandan bir iş yapmadım de
daha da bir şey derse avukatla konustur bir daha da muhattap olma
0
kingcyrax
(26.08.26)
merhaba , olan biteni, ne karar verdiğinizi ve neler olduğunu merak ediyoruz. saygılar.

ediyoruz diyorum da ben ediyorum, muhtemelen diğer arkadaşlar da ediyordur.
+2
omer460
(27.08.26)
(8)

Erkek dışarı terliği?

ananiyimioguz
Dışarı terliği derken öyle outdoor bir şey kastetmiyorum, günlük kullanım için arıyorum.Birkenstock kullandım uzun süreler ama bu meret illa ki bi suya falan değiyor mahvoluyor.O yüzden suyla ilgili bir derdi olmaması lazım.O zaman diyeceksiniz ki aynı markanın plastik gibi olanları var. Veya crocks
Dışarı terliği derken öyle outdoor bir şey kastetmiyorum, günlük kullanım için arıyorum.

Birkenstock kullandım uzun süreler ama bu meret illa ki bi suya falan değiyor mahvoluyor.
O yüzden suyla ilgili bir derdi olmaması lazım.

O zaman diyeceksiniz ki aynı markanın plastik gibi olanları var. Veya crocks gibi seçenekler var...

Fakat onlarda da ayağım terlerse içinde kayıyor, gıcık bir his oluşuyor sevemiyorum.

Derdime çare bir terlik yok mudur piyasada a dostlar?
+2
ananiyimioguz
(25.08.26)
hayatım boyunca nasıl bir terlik almam gerektiğini düşünmedim. terlik almam gerektiğinde de düşünmeden aldım. bir erkek terliği bu kadar düşünmemeli.
+4
messina123
(25.08.26)
terlik konusunda ben de şansızım.
marka diye aldıklarım ya ciddi rahatsız etti ya da sağı solu kopuyor.

şuan pazardan alınma ucuz bir terliğim var, şekli şemali(tasarımı) kötü ama aşırı rahat.
+2
duyuruuser
(25.08.26)
bence bir erkek terliği ev harici bir yerde iki şekilde giymeli. birincisi işi gereği terlikle gezmesi daha rahat olan bir mesleği vardır, doktor, hemşire vs gibi. ikincisi de yazlık yerdedir. yoksa ankara'da istanbul'da günlük olarak şortun altına terlikle sokağa çıkmak pek yakıştırdığım bir şey değil. tabii yine de insanların kendi tercihi.

günlük kullanımda dışarıda giyilecek terlik crocs'tur bence. şahsen sevdiğim bir tasarım değil. hele sulu ortamda (plaj, deniz vs) moda diye, rahat diye herkes giyiyor ama plaj kullanımı için çok yanlış bir tasarımı var. içi çukur, su doluyor. terliği parmağının ucunda tutarak suyun altına sokup kumunu akıtayım diyemiyorsun, önü kapalı. illa ayağından tam çıkarıp, eline alıp yıkaman ve çevirip suyunu dökmen lazım. sonrasında squidward gibi vart vort diye gezmek de cabası. ama hastanede koştururken giyen doktor, hemşire için ultra rahat.

ben yazlıkta bütün yazı kalın bantları olan parmak arası bir terlikle geçirdim. özel bir markası yok, sokak arasında terlik satan sıradan bir mağazadan aldım.
0
kibritsuyu
(25.08.26)
@ messina123, hocam ben ev terliğini bile düşünüyorum ortopedik olsun, ses yapmasın, terletmesin, şık olsun vs. diye.

O yüzden dışarıyı niye düşünmeyeyim. Ne bileyim don değil ki bu önemsemeyim, kaldı ki onu bile önemseyen var.

Köpeğimi gezdirmeye çıkıyorum, acil markete pazara çıkıyorum, ayakkabı giymek istemiyorum.

Tuvalet terliğiyle mi çıkayım? Evde bir plaj terliğim var onunla mı çıkayım? Komik duruyor.

Nerede yaşıyorsunuz bilmiyorum belki büyük şehirde abes kaçıyordur ama sıcak iklimlerde terlik şart. E estetiğine ve kullanımına da önem vereyim bir zahmet.

Mesela şunları seviyorum ama su değince dağılıyorlar. O yüzden eledim artık almayacağım:

encrypted-tbn0.gstatic.com
www.enderspor.com

Edit: Parmak arası sevmiyorum
0
🌸ananiyimioguz
(25.08.26)
birken arizona eva (çift bantli acik olduğu için ayaklariniz terlemez).
teva ve keens’de de modeller olabilir. salomon’un da onu kapali bir terligi var.
0
eileengray
(25.08.26)
www.ortoplus.com.tr

şundan giyiyorum.
-3
Jazz
(25.08.26)
anam babam usulü ortadan tek bant geçen terlik.

örnek : adidas adilette
0
co2s2
(26.08.26)
Skechers kullanıyorum,şu model.
amzn.eu

2 senede bir sol ayak bandı sökülüyor,benim hatamdan dolayı.Yenisini alıyorum.Ama memnunum,tabanı rahat,ev terliği olarak ta kullanılır, ses çıkarmıyor.
0
arenas
(26.08.26)
(2)

Playstation 6

put it in your appropriate place
Ne zaman çıkabilir?
Ne zaman çıkabilir?
0
put it in your appropriate place
(24.08.26)
2028 basi deniyor ama bu ram kriziyle fiyatlar arsa cikacaktir
0
pasaklıpepee
(25.08.26)
gta6 çıkınca, ps5 pronun performansı belirleyici olacak. buna göre planlama yapılır diye düşünüyorum. eğer tatmin edici akıcılıkta oynatabilirse ve bu tarz oyunlarda sorun yaşamazsa yeni modelin gelmesi 2030u geçebilir. tabi bu süreçte ram krizleri, ülke ekonomileri, rakiplerin hamleleri gibi faktörler de var.
+1
duyuruuser
(25.08.26)
(10)

Sizce 32-33 yaşına kadar çalışmamış ve hayatında bir şey yapmamış birisi istese hayata çok erken atılmış insanlarla aradaki farkı kapatabilir mi?

fearlesswarrior98
Bunun hakkındaki fikirleriniz nelerdir?Aradaki fark derken daha çok finansal durumu kastediyorum, tabii.
Bunun hakkındaki fikirleriniz nelerdir?

Aradaki fark derken daha çok finansal durumu kastediyorum, tabii.
0
fearlesswarrior98
(24.08.26)
Tabiki kapatabilir o yaş hala genç.
0
gadlemler
(24.08.26)
Çok zor. Şu durumda daha da zor. 23’ünde çalışmaya başlayan ucuz krediyle ev bile almıştır. Şimdi başlayan maaşının %70’ini kiraya verir.
-2
gabe h coud
(24.08.26)
Kapatamaz. Durumun kendisi imkansız değil yapılabilir fakat 32-33 yaşına kadar çalışmamış birisinin karakter özelliklerinden ötürü imkansız. Bir gecede aydınlanma yaşayıp birden dünyanın en çalışkan, en atılgan insanına dönüşmediği sürece olmaz o iş.
+1
bobinhoo
(25.08.26)
o yaşa kadar malak gibi yattıysa elbet şansı sıfıra yakın. ancak vaktini kitap okuyarak, makalelerle, yurt içi dışı gezilerle, sosyal ortamlarda geçirmişse o zaman bazı açılardan sıçrama yapıp depar atabilir öne bile geçebilir. örnekleri de epey var.
0
ground
(25.08.26)
kaptabilir elbet hayat 32-33 yaşında başlamadı. arada atıyorum üni mezuniyetindne sonra geçen 10 yıl var. o 10 yılda ne yaptı. bir şeyler denedi ve batırdı mı, yoksa odun gibi evde bilgisayar başında sosyal medyada trollük mü yaptı sorusu önemli orada yaşadıkları ona muhakkak bir değer katacaktır ve bu değeri yeni başlangıucnda kullanması gerek. o 10 yıl yokmuş gibi davranmak garip olurdu.
0
teletabi
(25.08.26)
teoride evet, pratikte hayır.
hayata atılmaktan kasıt bir yere girip çalışmaksa, tabii yapabilir. ama kariyer yapmaksa o iş olmaz.
0
duyuruuser
(25.08.26)
iyi bir hayat sürebilmek için hayatının bir bölümünü iyi bir meslek edinmeye harcaman gerekiyor.

ben geç başladım ama şuan müthiş çalışma şartlarına ve gelire sahibim ve dünyanın iklim ve ekonomi açısından en iyi bölgelerinden birinde yaşıyorum.

geçmişte çevremden o çalışıyor sen çalışmıyorsun kıyaslamaları ve küçümsemeleri gördüm. bu çalışanlar istanbul'da 3 aktarma yaparak toplu taşımayla işe gidip geliyor ve paylaşımlı evlerde kalıyorlar. daha da kötüsü aileden destek alıyorlar. kaç yaşına kadar yapabilecekler bunu? 40-45 maksimum. sonrası belirsiz.

ben hep şunu diyorum, dandik bir işte ömür çürüteceğine gir bedavaya çıraklık yap ve zanaat öğren. 6 ay aç gezer sonra altına arabanı çekip evini alırsın. Ama türkiye'de baskı çok fazla var. Belli bir yaştan sonra o evlenmiş işi varmış gibi baskılarla insanı olmayacak yollara sokarlar.
0
michael harddd
(25.08.26)
Bir mucize gerçekleşmezgerçekleşmez ya da hayati bir fikir sunup çok başarılı olmazsa çalışarak geçmesi bence zor
0
kondansator
(25.08.26)
33 yasinda calismaya basladiginda 10 senelik tecrübeli eleman maasi almayacak sadece yasindan ötürü. tecrübesiz eleman maasi alacak. hem cok sansli hem cok zeki olmasi gerek. bu durumda yasitlarinin coguna göre arayi kapatir. bu ikisinden biri bile yoksa mümkün degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
Bu bakis acisiyla kapatamaz. Cunku odaklanmasi gereken baskalari degil, kendisi olmali.
+1
Sour
(26.08.26)
(16)

Sorum erkeklere: bugüne kadar aldığınız en güzel/iyi hediye neydi?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirsen
Merhaba arkadaşlar,

Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirseniz çok güzel olur.

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
Sevgiler, saygılar, hürmetler.
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
2+1 ev. gürültüden ve kalabalıktan şikayetçiyim ama 10 senedir kira ödememek şu an sahip olduğum şeylere sahip olmamı sağladı.
-3
denizgonen
(24.08.26)
eşim bana yelken eğitimi hediye etmişti, başlamak isteyip öteliyordum. tatillerimizi kendi kiraladığımız teknelerde geçiriyoruz 5 senedir.
+3
awlmi
(24.08.26)
valla çok iyi hediyeler almadım. tek hatırladığım eşimin bana aldığı puma bvb forması.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
öyle bir hediye yok. biz erkolar sizin gibi hediye için günlerce düşünüp aldığımızda gözyaşlarına boğulacak duygu yoğunluğuna sahip değiliz. şık bir kalem, cüzdan al geç.
-4
buenosdias
(24.08.26)
@buenosdias,
Sorumu anlamadınız galiba. Ben de oyle duygulu hisli bir hediye sormuyorum. Gerçekten işinize yarar kullanışlı uzun ömürlü bir hediye aldınız mı diye soruyorum.
0
🌸Amaranta ursula
(24.08.26)
İlla işe yarar bir şey mi olması gerek?

Bana bir Lego alınmıştı mcqueen’in. Onla uğraşmak zaman geçirmek gayet keyifliydi benim için. Özellikle lego uygulamasını keşfetmek deneyimlek bambaşkaydı resmen.
0
substituent
(24.08.26)
kazak, gömlek.
+1
duyuruuser
(24.08.26)
Geçen sene eşim bütün yıllardır çekildiğimiz telefon fotolarından albüm yapmıştı. O güzeldi.
Çok sevmem/kullanmam olarak dersek de leatherman alındı bir kere noelde, vallaha hayat kurtarıcı bir olay.
Bir kere de alet çantası ve şarjlı matkap/tornavida. Gene efsane hediyeler isime yaramasi olarak.
+1
logisticsmanager
(24.08.26)
koşu için kıyafet alınca çok hoşuma gider.
termos almıştı. yıllardır kullanırım.
www.trendyol.com

yıllarca kullanabileceğim ve boşa gitmeyecek bir hediye erkekler için en iyisidir. bizim olayımız ya beni düşünmüş, kendi elleriyle yapmış ne güzel değil, pratik, fiyat performans ve işe yarar hediyedir. benim için kendi elinle aylarca emek verip yapacağın ama hiç kullanmayacağım bir atkıdan ziyade parasını verip alacağın ama her gün kullanabileceğim bir hediye çok daha değerli. çünkü biz erkeğiz. :)
-2
gabe h coud
(24.08.26)
Ben erkek değilim ama yemek yapmayı seviyorsa babama hediye olarak döküm tava aldım severek kullanıyor. Markası Black Bear Dökümcübaba.
+1
peki madem
(24.08.26)
Almadım galiba.

Anahtarlık boy uçuşa engel olmayan isviçre çakısı hediye edildi. (Bıçaksız. Makas, soda açacağı, kürdan, cımbız ve yıldız tornavidadan ibaret) En çok makbule geçeni o.
0
yadigar
(24.08.26)
Çok hediye aldım, bir süre düşündüm ama sonuç:
404 Not Found

Cidden bizim için en güzel hediye huzur, sorun çıkarmama, şefkat, iyi bir masaj, güleryüz, nezaket, iyi bir seks hayatı falan sanırım. öyle aklında kalan bir hediye olacağını düşünmüyorum normal bir erkeğin.

Yine de soruyu bu yönüyle değil de, hediye önerileri olarak cevaplayabilirim.

- min 100Watt güç verebilen taşınabilir powerbank
- min 100Watt güç verebilen ve üzerinde birden fazla typeC - typeA usb çıkışları olan şarj adaptörü
Tercihen aohi marka.
- powerbank e takılabilen usb fan veya led ışık.
- gürültü önleme özellikli bluetooth kulaklık. tercihen sony.
- ceyo erkek ev terliği
- kaliteli bir sırt çantası (kullanıyorsa) samsonite vs.
- güncel bir oyun konsolu veya oyun (playstation 5, xbox series x)
- vr gözlük (bir süre sonra sıkılınıp kenara atılabilir dikkat. ama yine de yaşanması gereken bir deneyim) örn: meta quest 3
- kullanıyorsa kaliteli bir mouse veya klavye. tercihen logitech mx series veya razer
- sevdiği veya merak ettiği bir şehir için tatil planı
- kapsamlı tornavida seti (öyle şeylerle uğraşıyorsa)
- uzun atlet, boxer
- outdoor ürünler olabilir. termos, ayakkabı, yağmurluk, eldiven, çadır sandalye, masa vs...
- fotoğraf çekmeyi seviyorsa makine veya lens
- ofis / oyuncu koltuğu
- direksiyon seti
- drone
- monitör
- mutfakla uğraşıyorsa mutfak aletleri, bıçak takımı, tost makinesi, blender, tava seti vs.
- isviçre çakısı
- kitap okuyorsa kindle paperwhite
- araç kamerası
0
ananiyimioguz
(24.08.26)
Hayatım boyunca pek hediye almamış birisi olarak, dümdüz siyah swatch saat idi
0
kondansator
(25.08.26)
esim cips yemeyi sever. ama ayni zamanda duyusal hassasiyeteri var, ellerinin pek yaglanmasini sevmez, herhangi bir yuzey es kaza yaglanirsa kosa kosa temizlik yapar filan. uyduruk plastik bir tutacak almistim elleri yaglanmadan doya doya cips yesin diye, aylarca tesekkur etti. bu bayaa uyduruk bisey, cips tutacagi diye aratirsaniz cikiyor, isaret ve orta parmagin arasina oturan plastik bisey. fare kullanimini da engellemiyor.

yine ayni esim kendi bilgisayari, sirket bilgisayari ve tableti arasina gunde 2352352 kez gecis yapiyor usenmeden. hepsi ayni masada, ama duruma gore monitor kablosu sokup takar, klavyeyi aktarir filan. bu gecisleri kolaylastirmasi icin klavye + mouse seti almistim logitech'ten, 3 cihazda birden calisabilecek bisey. diger ekrana gectiginde bi tusa basmasi yetiyordu klavye ve fareyi de gecirmesi icin. onun icin de bana 2 sene filan tesekkur etti.

bi de elektrikli bisiklet aldim ikimize de. oncesinde normal bisikeltlerimiz vardi ama daglik bir yere tasininca biraz amelelik olmaya basladi. onlar pek ucuz degildi ama hala her ciktigimizda "bisikletlerimiz cok guzel, iyi ki almisiz" diyor.

aa bi de senede bir tava degistirmekten gina gelince celik tencere tava seti aldim. tencereler ok de tavalara alismasi biraz surdu, ama simdi oha tavalarimiz ne kadar da guzel diyip duruyor, ahaha :D

bunlarin hepsi epey kisisel ornekler. sik seyahat eden birisi icin iyi bir ucak yastigi, powerbank, kulaklik vs gibi seyler ise yarar olabilir. okumayi sevenler icin kindle turu seyler, ya a sevdikleri bir derginin yillik uyeligi guzel olabilir. 5 metrelik sarj kablosu epey ise yarayabilir, ya da kablosuz sarj standi. kahve sevene kaliteli ogutucu, ya da iyi bir yerden birkac aylik kahve uyeligi olabilir. iyi alet edevata (matkap, tornavida, lazer vs) ben bile cok mutlu olurum, omurluk seyler.
0
taurina
(26.08.26)
Tişört alınması çok hoşuma gider, beden için de çok problem olmaz. Giyebildiğim kadar da uzun süre keyifle giyerim. Saat de aynı şekilde, uydu mu uymadı mı problem olmaz, illa bi şeye uyar. Mutfak için tava, bardak, kupa, kap kacak da benzer şekilde. Uçlu kalem de benzer şekilde. Karşıdaki kişinin bir şey alacağını hissedersem doğrudan şunu al derim, pilot shaker mesela. Evde boş yatacak hediye asla istemem. Buzdolabına magnet olacaksa bile bi tekelin, kuruyemişçinin olsa daha makbul gelir.
0
bumbum
(26.08.26)
Ahşaptan dandik bir masa üstü takvim almıştı hanım, ayları günleri sürekli değiştiriyorsunuz.

velapati.com

bu değil de benzer işte, ömür boyu kullanmalık olması aşırı güzel bi' özellik bence, ben böyle ucuz ama inanılmaz işlevsel şeylere bitiyorum :)

benim hayatta para verip almayacağım koşu ayakkabısı aldı bi' kere de, o da çok güzeldi.
0
kumandanim
(26.08.26)
(8)

Bu araba alınır mı ?

Carlito Brigante
İlanda suv araç gördüm. fiyatı da çok düşmüyor. ( ilk 1450 civarı ilana girdi) temiz gibi duruyor. bir miktar kredi çekerek almak mantıklı olur mu? Araç nasıldır sizce?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-arazi-suv-pickup-volkswagen-75-bin-km-2014-tiguan-160-hp-degisensiz-tramer-yok-1323301488/det
İlanda suv araç gördüm. fiyatı da çok düşmüyor. ( ilk 1450 civarı ilana girdi) temiz gibi duruyor. bir miktar kredi çekerek almak mantıklı olur mu? Araç nasıldır sizce?

www.sahibinden.com
-1
Carlito Brigante
(24.08.26)
Edit: Kendi arabanız için piyasa araştırması mı yapıyorsunuz? :) Çok yazmışsınız.
0
orient blue
(24.08.26)
12 yaşındaki bir araç için fiyat oldukça pahalı. Ne kadar temiz olursa olsun yaş faktörü var. Ben olsam bütçeyi biraz daha zorlar, 1.450.000 TL'yi 12 yaşındaki bir araca vermek yerine, 2,1 milyon TL'ye sıfır bir Qashqai almayı denerim.
+2
alp9900
(24.08.26)
bu fiyata bir sürü yeni model suv alınır. araç temiz duruyor ama tek soru işareti şanzıman.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
illa yüksek araba istiyorsan bu fiyatlara iki yıllık kamiq bulursun.
Kredi ile alacağın arabanın sana bir de ekstra acayip masraf çıkarmaması lazım. Şu arabada dsg'nin sıkıntı cikartmayacagi ya da motorda bir şey olmayacağının garantisi yok.
Dsg o yıllarda gerçekten sorunluydu. Yeni versiyonları tercih sebebi olmalı.
0
logisticsmanager
(24.08.26)
mümkün olduğunca en yeni model araç almaya çalışırım.
renault duster'da bakabilirsiniz.
0
duyuruuser
(24.08.26)
kaç yıldır kilyosta duruyor acaba, orada deniz suyuyla esiyor rüzgar.
+2
klassno
(24.08.26)
Bunun yakıtına yetişemezsin. 2016 öncesi DSG almak rus ruleti zaten. Yerinde olsam 2022 ve üzeri Scala, Honda City, Egea Cross vs bakardım. Duster da olur.
0
jackyr
(24.08.26)
bu 160lıklar twincharger motorlar, piston kırma sorunu var. şanzımanı dq250 ıslak kavrama fena değil. bence bu para verilmez.
0
mutlu yillar sana
(27.08.26)
(8)

50cc motor

hlt1985
41 yasinda erkek bir birey olarak normalde araba kullaniyorum. Market vs yakin ama yurume mesafesinde degil. Saga sola gitmelik, uzun yola, kopruye cikmadan yakin yerlerde kullanmak icin 50cc motor almak istiyorum. Onerir misiniz? Avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
41 yasinda erkek bir birey olarak normalde araba kullaniyorum. Market vs yakin ama yurume mesafesinde degil. Saga sola gitmelik, uzun yola, kopruye cikmadan yakin yerlerde kullanmak icin 50cc motor almak istiyorum. Onerir misiniz? Avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
-1
hlt1985
(23.08.26)
düştüğünde iyi hissetmiyorsun,
sağ kalirsan acıyor,
sağ kalmazsan arkadaki üzülüyor falan.
-2
designer
(24.08.26)
50cc alma derim. min 100-125cc iyi olur. çin malından uzak dur. sym-kymco gibi taiwan malı motorlarla başlayabilirsin. sym fidlle serisi güzeldir.

bir de 300-500 metre bile olsa mutlaka kaskını takman lazım. düşük süratte düşüp kafasını kaldırıma vurduğu için ölen insanlar var.
0
orpheus
(24.08.26)
6 yıldır bu amaçla (ekmek alma, yakın mesafe vs) elektrikli scooter kullanıyorum. ehliyetiydi vergisiydi derdi yok. büyükşehirde her türlü iki teker riskli yalnız, max 30 basan aletten düştüm de 1 ay yattım haberin olsun.
0
yap desem yapmazsin he
(24.08.26)
yazlık yerler gibi küçük bir beldedeyseniz 50cc alıp geçin.
büyük şehirdeyseniz en az 125cc.

çünkü motorun pratikliğine alıştıktan sonra araç kullanmak hamallık geliyor. o ekmek alıp markete gitmelerin mesafeleri uzuyor. şehir içinde de 50cc gerçekten tehlikeli.
0
duyuruuser
(24.08.26)
yaş 40. 3 sene önce yavaş giderken ayağımı yere attığım için öçl kopardım. geçen gün motordan düştüm hızlı değildim ayak şişti. yakın mesafede sıkıntı olmaz. kullanması kolay. ama dikkatli olmak lazım. marka önerim arora.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
uzun yola değil, azıcık şehir içi otobana çıksanız dahi 50'lik yetmez.
bence 150'lik var; mesela e-5'te sağ şeritte yol açıksa, 90'la gitsem bile huzur vermiyorlar.
0
lil siztah
(24.08.26)
Motorla trafikte güvende kalabilmek için bazen aniden hızlanman gerekebiliyor. 50’lik motorlar çoğunlukla bunu sağlayabilecek bir ivmelenmeye sahip olmuyor. Önerim 125-150 cc kapasiteli bir motor alman. 50’liklerin çoğu otomatik, (yani CVT). hızlanmaları daha stabil ve kesintisiz oluyor. Ancak motor gücü düşük olduğu için gerektiğinde ani hızlanmayla bir tehlikeden uzaklaşma imkanın oldukça sınırlı.
0
nejdet c
(24.08.26)
Şehir önemli. İstanbulda sürülmez büyük risk. Bi motor fiyatı da kaska vermen lazım. Kask önemli. Bir de o 50likleri 80liğe çeviriyorlar. Onu da yaptır.
0
jackyr
(24.08.26)
(8)

Çadırı alıyorum başka ne kaldı

optimistbakunin
Selam, daha once kamp yapmadim oyle bir gecmisim yok ama heveslendim. https://www.decathlon.com.tr/p/3-kisilik-kamp-cadiri-mh100-fresh-and-black/_/R-p-313085?mc=8576111&c=BEYAZ_MAV%C4%B0_YE%C5%9E%C4%B0LBu linktekini alayim diyorum. Baska ne almam gerekir olmazsa olmaz fiyat performans icin. Buyuk 70
Selam, daha once kamp yapmadim oyle bir gecmisim yok ama heveslendim.
www.decathlon.com.tr

Bu linktekini alayim diyorum. Baska ne almam gerekir olmazsa olmaz fiyat performans icin. Buyuk 70l sirt cantasi da alacagim kaplumbaga gibi geze geze kullanirim da diyorum hem
0
optimistbakunin
(21.08.26)
Bu konuda çok uzun bir listem vardı benim ama şimdi bulmaya üşendim.
İlk birkaç gün evinin bahçesinde ya da yakınında üç harfli market olan ücretli kamp yerlerinde kamp yap.
Decathlonu gezersen bu da lazım, bu da lazım dersin zaten. Bütçeye göre de tamamlarsın.
Bu konuda çok youtube videosu var. Hepsini seyret. Güzel detaylar olabiliyor.
İlk zamanlar çok para harcama. İlk kampında geceyarısı başlarım böyle zevke deyip kampı terkeden çok hevesli gördüm ben.
Linkteki çadır aslında en iyisi de sırt çantalı kampçılar için (bence) biraz hantal. Arabalı kampçılar için de içinde atakta durulabilir çadır öneririm.
0
Mirket
(21.08.26)
Selam hocam decathon çekim var cash vermeyecegim bu yuzden tavsiyelere acigim
0
🌸optimistbakunin
(21.08.26)
Bu kampçılık olayı tamamen keyfi bir şey olduğu için pek öneri de yapılamaz, öneriler çok da isabetli olmaz.
Örneğin linkteki çadırın fresh blacak özelliği efsanedir. Ama o çadır 4,1 kilo. Yine Decathlondan gidersek 2 kişilik Simond çadır var. 1,3 kilo. Aradaki fark sırt çantasında Cilo dağı yollarında çok önemli.
Sonra ben gecenin bi vakti su dökesim geldi desem kafa lambama el atarım hemen. Bir başkası yakınca karşı tarafı gündüz gibi aydınlatan küçük el fenerleri var, onu tercih eder.
Bazıları tam dağ havası yaşamak için ahşap oyma mug kullanıyor. Ben bir kez kullandım, tövbe dedim.
Direkt sünger matın üzerinde yatıp uyuyanlar var. Ben bir gece uyudum, sabah arkadaş yardımıyla kalkabilip gidip şişme yatak aldım.
Yani herşey için, görmen, dokunman, video seyretmen, yaşaman lazım. Yaşayanların büyük kısmı da ilk birkaç günde pes ve tövbe eder zaten.
0
Mirket
(21.08.26)
www.sivugin.com

yanına masa sandalye almayacaksan piknik örtüsü gibi yere sermek için bir şey çok lazım olacak.
0
duyuruuser
(21.08.26)
neden 3 kişilik çadır alıyorsun ?

bu çadırı taşırken her adımda biraz daha ağırlaşacak. her yere araçla gidiyorsan en fazla 100-200 metre taşıyacaksan olur.
0
orpheus
(21.08.26)
mat, tulum, kafa lambası, el feneri, lamba (kırmızı, yeşil ışık verenler olursa sinek böcek gelmez) tüp, ocak, rüzgar siperi (metal olanlardan, ocak sönmesin diye), mutfak takımı (tencere,tava, çaydanlık) bardak, çatal, kaşık, portatif hafif masa, su torbası (10LT'lik, bulaşık yıkamak, duş almak için), testere, çakı, balta, 3-5 tane karabina, ip/halat (yiyecekleri ağaca falan asman için, yoksa çadıra hayvan gelir), tarp, iklime coğrafyaya uygun kılık kıyafet, hangi bölgelerde kamp yapacaksın ona göre de değişir. ege'nin bir kısmı, akdeniz vs. tüpde yasak, sadece elektrikli ocaklar serbest.

hangi malzemeler lazım hangileri iyidir gibi şeyleri de kamp yaparken diğer kampçılardan bakıp görüp onlarla konuşup öğreniyorsun, biraz sosyal aktivite gibi düşün.

mat ve tulum için ultralight olanlar var, hem az yer kaplıyor hemde hafif.
0
selam
(21.08.26)
Hepinize tesekkur ederim anladim. Peki ornek ne almaliyim? 3 kisilik alma sebebim arkadaslarla falan olursam kullanilir diye dusunmustum
0
🌸optimistbakunin
(21.08.26)
çadırda şöyle bir mantık var aslında. 3 kişilik demek 3 kişinin "omuz omuza" yatabileceği boyut demek yani 2 kişilik olarak düşünmelisiniz çünkü çantanızı ve değerli malzemelerinizi de içeri alacaksınız muhtemelen.

çadır dışındaki en elzemler; ışık, uyku tulumu ve mat. uyku tulumunun konfor limit ve ekstrem değerlerine dikkat etmek ve aşağı yukarı doğru mevsime göre seçmek önemli. gerek yok diye düşünenler matın üstünde yatarız zaten hava sıcak diyenler oluyor, kampa tövbe sebebidir bana göre.
0
wonnka
(22.08.26)
(14)

kedileri hapseden komşuyu anonim olarak nereye şikayet edebiliriz?

elorelia
öncelikle hayvan düşmanı olmadığımı ve bir kedim olduğunu belirtmek isterim. zaten evinden ondan fazla kedi ve bir köpek besleyen alt komşum pencere pervazında 3-4 yavru kedi besliyor aylardır. kedileri asla içeri almıyor. tüm gün, gece gündüz kediler orada. su ve mama koyuyor sadece. yazın sıcağını
öncelikle hayvan düşmanı olmadığımı ve bir kedim olduğunu belirtmek isterim.

zaten evinden ondan fazla kedi ve bir köpek besleyen alt komşum pencere pervazında 3-4 yavru kedi besliyor aylardır. kedileri asla içeri almıyor. tüm gün, gece gündüz kediler orada. su ve mama koyuyor sadece. yazın sıcağını orada geçirdiler, kışın ne olacak bilemiyorum.
hizliresim.com

her yere mama dökmesi, evinden tüm siteye yayılan iğrenç kokular, binanın içine dahi kedileri doldurması, ölen kedi ve kuşunu binanın hemen girişine gömüp diğer kedilerin burayı eşeleyip ölüyü çıkarması vs yani kadın tam bir eziyet. yönetim bir şey yapmıyor. hadi dedik deli gibi bir şey zaten, idare edelim. ama şimdi bu yavru kedilere acıyor insan. sürekli miyavlıyorlar. sularını devirip susuz kalıyorlar, sürekli, oldukları yere tuvaletlerini yapmalarından bahsetmiyorum bile.

ama bu kadın gerçekten deli. daha önce seni şikayet edeceğiz dendiğinde herkese ses kaydı atıp kendimi öldürürüm, intihar ederim, intihar mektubumda adınızı veririm gibi tehditler savurmuş. başıma bela olmasını istemiyorum. ama isimsiz olarak nasıl, nereye şikayet edebilirim bilmiyorum.

önerilerinizi alabilirim.
0
elorelia
(20.08.26)
millet de deli etiketi arkasina saklanip hayvana eziyet etmeyi iyice aliskanlik haline getirdi ha. gercekten deliyse de herkes delisine sahip ciksin. koca ülkeyi timarhaneye cevirdiler, ona deli buna deli. kimsenin saglik durumu bir diger canlinin eziyet cekmesine sebep degil.
arardim, bu kadin fetöcü diye sikayet ederdim. iki gün icinde evden alirlardi zaten.
kendini de öldürüyorsa öldürsün ya, kuru tehdite karnim tok. hatta öldürmezse serefsiz. kendine acimayip intihar edene ben niye aciyayim.
deli deliyi görünce comagini arkasina saklarmis. siz dobra ve gözüpek olacaksiniz. bir bok yapamaz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.08.26)
şikayet edin abi belediyeye. kokudan rahatsızız geceleri hayvanları hapsettiğinden çok bağırıyorlar uyuyamıyoruz falan de.
+2
deranzo1
(20.08.26)
Önce belediye sonra hayvan hakları derneği vs. dahil şikayet edin.
Tehdit olarak söylediği şeyleri olduğu gibi anlatın. Delil varsa daha iyi .

Kediler için orası açık cezaevi gibi.
Hayvan sevgisi adı altında hayvanları bu derece dar alana hapsetmek olmaz.
0
diyecevaplandı
(20.08.26)
arkadaşlar belediye tc kimlik numarama kadar istiyor şikayet için. sonra kadın bi şekilde benim şikayet ettiğimi öğrenirse ne olacak? ben bunu istemiyorum.
0
🌸elorelia
(20.08.26)
Böyle bir kepazeliği, böyle bir elit(!) kesime anlatırken bile ilk cümlenle kendini savunman gereken bir mecrada yaşıyoruz. Yapabileceğin hiçbir şey yok dostum.

Görmezden, duymazdan, kokuyu almazdan gel.
-7
Mirket
(20.08.26)
şikayet ettiğinizi öğrenince ne olmasından korkuyorsunuz ki isim vermekten çekiniyorsunuz o kısmını anlamadım. deliyse size zarar vermek için bahaneye mi ihtiyacı var kapısının önünden geçerken de verir.

konuya dair hassasiyetiniz varsa şikayet edin yoksa görmezden gelerek geçip gidin. hem elimi taşın altına koymayayım hem de sorun çözülsün işi genel olarak pek mümkün değil maalesef.
+3
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.08.26)
belediyeye şikayet ettiğinizde karşı tarafın öğrenme olasılığı düşük.
dinsizin hakkından imansız gelir.
zorla o kedileri oradan alacaksınız. bir tane yan keski alıp fileyi kesersiniz.
kendini ifşa etmek istemiyorsan en az onun kadar deli olan hayvan severleri organize edersin. bunlar facebook grupları ve instagram sayfalarında bolca var.

kendimi öldürürüm, asarım, keserim bunlar hikaye hiç bişey yapamaz.

şu fotoğrafı anonim hesaptan, adres vererek 3-5 gruba at arkana yaslan ve izle.
+2
duyuruuser
(20.08.26)
Şikayet kısmını bilemiyorum belki instagramda aktif hayvanlarla ilgili kurumlara söylenebilir kurtarmaları için. File asabımı bozdu nasıl durur yavrularını orada=( eğer giriş katsa direkt fileyi keserdim açıkçası.
-1
mslny
(20.08.26)
Fileyi siz kesmeyin. Suçlu olursunuz. Gerek yok. Yönetim ilgilense daha iyi olurdu ama eğer yönetime baskı yapamıyorsanız belediyeyi arayın. Öğrenmez kimin şikayet ettiğini. Aynı şehirdeysek bana söyleyin ben gidip bakıp kendi gözümle görüp ben ararım belediyeyi. Günahı filan hep bana yazar merak etmeyin.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(20.08.26)
Bi arkadaş aile eş dost yok mu o şikayet etsin.
Siz komşusunuz sorun olur da, yan ilçedeki adamın kapısına da dayanmaz ismini öğrense ne olur öğrenmese ne olur.
0
asue
(20.08.26)
kediler hasta gibi görünüyor kuduz falan olabilir de. hemen ekipler gelir.
0
runaway
(20.08.26)
Kesinlikle şikayet edin, böyle tiplerden nefret ediyorum
+1
cccbehzatccc
(20.08.26)
Hayvan hakları savnıcuları olabilir instagram'dan anonim hesapla paylaşabilirsiniz.
0
rakicandir
(20.08.26)
hayvan dernekleri gelir fileyi de keser, böyle radikal bir dernek bulun mesaj atın mail atın
0
enteg
(21.08.26)
(2)

windows 11 sürükleme tepsisi

kibritsuyu
arkadaşlar windows 11'de ekranın üst tarafında gizli bir kısım vardı, ismi "sürükleme tepsisi" imiş. dosyyı tutup sürüklemeye başlayınca ucundan kafasını çıkarıyor, sürüklediğin dosyayı oraya götürünce de açılıyor, işte outlook, whatsapp falan kısayolları var, üstüne bırakınca o dosyayı o uygulamayl
arkadaşlar windows 11'de ekranın üst tarafında gizli bir kısım vardı, ismi "sürükleme tepsisi" imiş. dosyyı tutup sürüklemeye başlayınca ucundan kafasını çıkarıyor, sürüklediğin dosyayı oraya götürünce de açılıyor, işte outlook, whatsapp falan kısayolları var, üstüne bırakınca o dosyayı o uygulamayla paylaşıyor. dosyaları oraya sürükleyip tık tık mail atıyordum.

güncelleme mi oldu ne olduysa bu tepsi kayboldu. dusyayı tutup mail atmak eziyete döndü. seri seri birçok kişiye göndermem gerekiyor, hepsine ayrı yeni posta/dosya ekle, listeden seç diye diye uğraşıyorum.

google ve yapay zekalar da derdime derman değil, ayarlardan şuraya git, bunu aç bunu kapat diyor, dediği yerde öyle bir seçenek yok.

allah rızası için işimi kolaylaştıran her şey niye yok oluyor ben anlamıyorum. teknoloji geliştikçe işim zorlaşıyor anasını satayım. 2010 yılında yaptığım şeyi şimdi yapamıyorum.

ben bu tepsiyi nereden nasıl açarım?

hadi onu boşver açılmıyor diyelim. ben dosyayı tutayım, sonra öyle bir şey yapayım ki outlook'ta mail gönderme ekranı açılsın, bu dosya da eklenmiş olsun. ben sadece adresi ve konuyu girip göndereyim. bu da olur. nasıl olur?
+1
kibritsuyu
(19.08.26)
dosyaya sağ tık > şununla paylaş
+4
duyuruuser
(19.08.26)
hay allah senden razı olsun kardeşim.
+2
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
(2)

bu hangi uygulama acaba?

konetsu
obd uygulaması, ekran görüntüleri bi telefon uygulaması gibi, yani özel kablolu tip kendi ekranı olan tablet tarzı cihazlardan değil. en yaygın kullanılan carscanner gibi uygulamalardan da değil onu kullanıyorum ve benzemiyor :) bir araç markasına veya grubuna özel de değil çok farklı marka araçlarl
obd uygulaması, ekran görüntüleri bi telefon uygulaması gibi, yani özel kablolu tip kendi ekranı olan tablet tarzı cihazlardan değil. en yaygın kullanılan carscanner gibi uygulamalardan da değil onu kullanıyorum ve benzemiyor :) bir araç markasına veya grubuna özel de değil çok farklı marka araçlarla ilgili paylaşımlar mevcut.

peugeot www.drive2.ru
opel www.drive2.ru
renault mhhauto.com
chevrolet carmasters.org
jaguar www.jaguarforums.com

gibi markalarda aynı uygulama kullanılmış. nedir bu acaba? bir obd cihazı üreticisinin kendi yazılımı mı yoksa genel kullanılabilen bi uygulama mı... var mı bilen veya bulabilecek olan?
0
konetsu
(19.08.26)
thinkcar olabilir
0
duyuruuser
(19.08.26)
AlfaOBD.
0
KafayıYedimAbi
(20.08.26)
(3)

Windows 10'dan Windows 11'e geçtim. Bilgisayarım ısınmaya başladı. Ben de Win. 11'i sıfırdan kurdum. Isınma ve yavaşlama sorunu devam ediyor.

santimantal
Windows 10'a geri mi dönsem?Daha bir hafta oldu sıfırdan kuralı.Bilgisayar belki bir düzene girer mi dersiniz?Ne kadar bekleyeyim?Windows 10'a dönersem güncellemeler olmayacak, bu büyük bir risk ve sorun mu bilgisayar açısından?
Windows 10'a geri mi dönsem?
Daha bir hafta oldu sıfırdan kuralı.
Bilgisayar belki bir düzene girer mi dersiniz?
Ne kadar bekleyeyim?

Windows 10'a dönersem güncellemeler olmayacak, bu büyük bir risk ve sorun mu bilgisayar açısından?
0
santimantal
(18.08.26)
er ya da geç win11'e geçeceğiz, bence win11 i 3-4 gün kullanın ısınma devam ederse sebebini araştırın.
gereksiz programları kaldırın
otomatik başlayan programları sınırlandırın
0
duyuruuser
(18.08.26)
Her güncelleme gerekli değil .
Çok çok Ağustos 2026 güncellemeli
win 10 ISO su bulursunuz bir yerden onu indirip kurarsınız.
....
Bir de bunun ilk 2 dakikasını dinleyin. Sadece bir program için tam kullanımı böyleyse diğerlerini siz düşünün.

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(18.08.26)
windows özellikle win11 çok fazla gereksiz şey içeriyor. ben uzun süre 7'de kalanlardandım win10 geçişini de ertelemiştim yine benzer sebeplerle. yedek pcde daha insider sürümünü hatta o bile yayınlanmadan leak versiyonu denedim ama asıl pcde 7 ile devam ettim temiz ve stabil sistem istediğimden. ama bi yerde mecbur kalıyorsun oyun-program uyumluluğu parça uyumluluğu vs. derken.

laptop ise eskiyse bunda donanım da güncellemeyeceksin muhtemelen çok oyun da oynamıyorsun bunlar problem değil. win 10'da kalmak genel olarak çok sorun çıkarmaz uyumsuzluk açısından. temel çekincen güvenlik ise ltsc sürümü 2032'ye kadar güncelleme almaya devam edecek

learn.microsoft.com
şirket bilgisayarı değilse korsan yazılım denetimi vs. yapılacak durumlar kurumsal kullanım vs. yoksa düşünebilirsin. ben "etik olarak" problem görmüyorum zaten windows lisansın varsa. ha bu korsanı önerme amaçlı bir cevap değil moderasyon için belirteyim. genel olarak normal sürümlerde olduğu gibi yükleyip aktive etmeden deneme sürümü olarak da kullanabiliyorsun yine. alt köşede uyarı duruyor vs. ben korsan olarak aktive et veya etme demiyorum memnun olduğum versiyonu öneriyorum.

aynı şekilde win11'in de ltsc sürümü var.

ltsc bu gereksiz çöplerin çoğundan arındırılmış saf hali windowsun. eski windows 7 dönemindeki gibi kurunca bi ton bloatware temizlemeye uğraşman gerekmeyen her yerinden reklam fırlamayan hali. win7'den 10'a ilk geçişimde pro sürümü debloat ederek kullanmıştım sonra win10 ltsc'ye geçmiştim yıllardır da win11 ltsc kullanıyorum. resmi debloatlı hali gibi işte ^^ üçüncü partilerin kurcaladığı temizlediği ama temizlerken içine bişeyler de katıp katmadığına emin olamadığın custom isolardansa daha güvenli bir seçenek. ben hiç custom iso kullanmadım önermedim, kendim manual olarak debloat ediyordum o da çok işti. her güncellemede geri gelen bloatware derdi de yok. büyük versiyon güncellemeleri de yok. stabilite ön planda bu sürümde.

daha güncel yazılım lazım win10'u desteklemeyi bırakan şeyler kullanıyorum diyorsan win11 ltsc, win10 bana yeter tek derdim güvenlikti dersen win10 ltsc öneririm.
+2
konetsu
(19.08.26)
(4)

koşu bandı istiyorum ama ucuz yollu nereden alırım?

xu
koşu bandı istiyorum ama ucuz yollu nereden alırım?internette 6 bin liraya yürüme bantları gördüm ama bunlarda koşulmaz sanıyorum değil mi?https://www.trendyol.com/voit/compact-katlanabilir-kosu-ve-yuruyus-bandi-manuel-egimli-uzaktan-kumandali-10-km-h-p-928112919?boutiqueId=61&merchantId=104676
koşu bandı istiyorum ama ucuz yollu nereden alırım?

internette 6 bin liraya yürüme bantları gördüm ama bunlarda koşulmaz sanıyorum değil mi?

www.trendyol.com
-1
xu
(18.08.26)
sahibinden/letgo 2.el bak

senin gibi bir hevesle koşu bandı alıp çamaşır askısı olarak kullanan milyonlar var ülkede.
-5
televole0
(18.08.26)
bende bir hevesle ikinci el alıp, sattım.

ikinci el olarak çok temiz ve garantili ürünleri yarı fiyatına bulabilirsin.
+1
duyuruuser
(18.08.26)
o civarda bir fiyata yeni aldım ben de. koşmuyorum ama tempolu yürüyorum. Genelde 5.5 veya 6.0 km/h hızlarını kullanıyorum. Zaten sahip olduğum model en fazla 8'e kadar çıkabiliyor.
hafif tasarım olmaları sebebiyle koşu için uygun olduklarını düşünmüyorum. Zira koşu esnasında sallantı başlıyor.
Maksat düzenli hareket etmek ise tavsiye ederim. Koşmak ise tavsiye etmem.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(18.08.26)
Bu bantlar hafif tempo yürüyüş için idare eder oluyor da yürüyüşte temponun artması veya koşu maksatlı kullanılması alt komşuyla papaz olma garantili oluyor.
O konuyu göz önünde bulundurun.
0
Mirket
(18.08.26)
(7)

Ev taşırken yol kapatmak hk.

walterwolf
Arkadaşlar selamlarÇarşamba günü istanbul şişli'de ki evimi taşıyacağım. Dar bir yol ve iş merkezlerinin olduğu bir yer. Buraya taşınırken sorun olmuştu bir kaç arabalı kişi taşımacılara tepki göstermişti.Acaba bunun bir önlemi izni vs yok mu?Sonuçta böyle dar sokaktaki taşınma işlemleri nasıl oluyo
Arkadaşlar selamlar

Çarşamba günü istanbul şişli'de ki evimi taşıyacağım. Dar bir yol ve iş merkezlerinin olduğu bir yer. Buraya taşınırken sorun olmuştu bir kaç arabalı kişi taşımacılara tepki göstermişti.
Acaba bunun bir önlemi izni vs yok mu?
Sonuçta böyle dar sokaktaki taşınma işlemleri nasıl oluyor?
0
walterwolf
(17.08.26)
benzer bi yerde hafta sonu sabah 7'de kalabalık bi ekiple yaptık, max öyle bi kolaylık olabiliyor.
0
patronaj1
(17.08.26)
yapacak bir şey yok, yol kapanacak. eğer yakınsa yolun girişine varsa duba yoksa eski bi sandalyeyi ters çevirip koyun kapalı olduğu anlaşılsın ki araçlar gelip tekrar geri geri gitmek zorunda kalmasın.
0
duyuruuser
(17.08.26)
Belediyeden yeri günü saatini belirten dilekçeyle izin alman gerekiyor. İş merkezleri yakınıysa ancak gece ya da pazar günü falan alabilirsin gibi.
Bir de izinsiz kapatırsan güzel ceza yazıyorlar, haberin olsun.
+1
Mirket
(17.08.26)
Hiç tribe girme, kapatabilirsin. Millet neler yapıyor. Sen muhabbete girme nakleyiciler düşünsün, onlar alışık
-2
cccbehzatccc
(17.08.26)
Ben trafik ilgileniyor diye biliyorum. Bana nakliyeciler abla trafikten izin alman lazım bizi orda durdurmazlar demişti. Çok gözönünde bi caddeden taşınıyodum. Sonra kamyona yer filan tuttum öyle çözdük de.
Bi de bizim başka bi sokakta öyle ev taşıyodu gençler. Sokağın başına sandalye koymuştu. Bi süre sonra trafik gelip aracı kaldırttı. Şikayet üzerine mi geldi yoksa devriye mi geçiyodu bilmiyorum. Ama şikayet olmuş olabilir.
Bildiklerim bu şekilde.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(17.08.26)
belediyeden izin almak hem pahalı hem meşakkatliymiş. yolu kapatınca da ceza yazılıyormuş. sabah erken bile olsa nakliyeci yolu asla kapatmayacağını bana söyledi. 2 gün öncesinde uğraşa didine kapının önünde boş yer bulup aracımı park ettim. Nakliye olacağı sabahın öncesindeki akşam, önümdeki aracı telefonla aradım (iyi ki telefon numarası vardı), anlattım durumu, kamyon girecek vs diye. Ertesi sabah kamyon gelince hem adam arabasını çekti hem de ben.
+1
kanepeee
(17.08.26)
zabıta gelirse kaldırıyoruz dersiniz =)

2 tur atarsınız yarım saat sonra devam.
0
kveldulv
(18.08.26)
(9)

çocuğa vurmamayı, sıkmamayı öğretmek?

eisberg
2.5 yaşında bir bebeden bahsediyoruz. sık sık olmasa da bazen kucaktayken ansızın çimdik atma, çizme vb. hareketlerle canımızı çok yakıyor. annesi "bu doğru bir hareket değil" minvalince cümlelerle uyarıyor, ben biraz bağırıyorum falan ama nafile. instagram'da bu konularda bilgili görünen dr ve psik
2.5 yaşında bir bebeden bahsediyoruz. sık sık olmasa da bazen kucaktayken ansızın çimdik atma, çizme vb. hareketlerle canımızı çok yakıyor. annesi "bu doğru bir hareket değil" minvalince cümlelerle uyarıyor, ben biraz bağırıyorum falan ama nafile. instagram'da bu konularda bilgili görünen dr ve psikologlardan gördüğüm birkaç yöntem daha denedim (acıtmadan yap vb.) ama işe yaramadı. geçen canım o kadar yandı ki bende biraz sertçe makas aldım bu sefer de ağladı, üzüldüm. bunu çözenler nasıl başardı? sadece bu da değil, eşyaları fırlatma, koşma vs. türü şeyler için de geçerli.

Teşekkürler
0
eisberg
(17.08.26)
Merak ettiğim için Gemini'a sordum.
Yanıtı şöyle:

2.5 yaş, nam-ı diğer "korkunç ikiler" (terrible twos) döneminin tam ortasıdır. Yaşadığınız çaresizlik, acı ve sonrasındaki vicdan azabı inanın çok tanıdık; birçok ebeveyn veya bakım veren bu yollardan geçiyor.

Öncelikle can havliyle verdiğiniz o anlık tepki (sertçe makas almak) için kendinizi yıpratmayın. Üzülmeniz çok insani ve bu durum size ne yapmamanız gerektiğini de net bir şekilde göstermiş oldu. 2.5 yaşındaki bir çocuğun beyninde dürtü kontrol merkezi henüz gelişmemiştir. Vurması, çimdiklemesi veya eşya fırlatması onun "kötü" olduğunu değil; yoğun duyguları, sınırları veya enerjisini nasıl yöneteceğini henüz bilmediğini gösterir.

Şu ana kadar denediğiniz yöntemlerin neden işe yaramadığına ve durumu çözenlerin nasıl bir yol izlediğine adım adım bakalım:

### Neden İşe Yaramadı?

* **"Bu doğru bir hareket değil" demek:** 2.5 yaşındaki bir çocuk için çok soyut, uzun ve didaktik bir cümledir. O anki dürtüsünü durduracak netliği taşımaz.
* **Bağırmak:** Çocuğun sinir sistemini daha da tetikler. Ya korkup ağlamasına ya da olayı bir "güç savaşı/oyun" sanarak davranışını artırmasına neden olur.
* **"Acıtmadan yap" demek:** Çok kafa karıştırıcıdır. 2.5 yaş, şiddetin dozunu ayarlayamaz. Sınır ya vardır ya yoktur.
* **Misliyle karşılık vermek:** Çocuğun kafasında "Demek ki sinirlenince veya canım isteyince fiziksel güç kullanmak normalmiş, bak büyükler de yapıyor" algısı yaratır.

---

### Çözenler Nasıl Başarıyor? (Pratik ve Etkili Adımlar)

Bu yaş grubunda temel kural **az laf, net eylem**dir.

**1. Fiziksel Olarak Engellemek (İlk Saniye Müdahalesi)**
Çocuğun elini kaldırdığını veya çimdik atacağını anladığınız an (veya ilk vuruşunda), ellerini veya kollarını **nazik ama çok sıkı/kararlı bir şekilde** tutun. Vurmasına veya çimdiklemesine fiziksel olarak engel olun.

**2. Kısa, Net ve Duygusuz Bir Uyarı**
Göz teması kurun ve sesinizi yükseltmeden, gayet ciddi bir tonda sadece şunu söyleyin:

* *"Vurmak yok. Canım acıyor."*
Başka hiçbir açıklama yapmayın. Uzun uzun nasihat etmeyin.

**3. Doğal Sonuç Yaratmak (En Etkili Adım)**
Kucaktayken size zarar veriyorsa, onu **anında** kucağınızdan indirin.

* *"Bana vurduğun/canımı yaktığın için seni kucağımda tutamam."*
Çocuk burada çok net bir sebep-sonuç ilişkisi kurar: "Can yakarsam, kucak biter." Ağlayabilir, sinirlenebilir; bu tepkisine alan tanıyın ama kararınızdan dönüp onu hemen tekrar kucağınıza almayın.

**4. Eşya Fırlatma ve Koşma İçin: Alternatif Sunmak (Redirection)**
2.5 yaş çocuğu "yapma" kelimesini pek duymaz, sadece eyleme odaklanır. Enerjisini kanalize etmeniz gerekir.

* **Fırlatma:** Kumandayı veya bardağı fırlattığında elinden alın. *"Kumanda fırlatılmaz, kırılır. Eğer bir şey fırlatmak istiyorsan, al bu yumuşak topu fırlat."* Gerekirse o an atabileceği nesneler dışındaki şeyleri ortadan kaldırın.
* **Koşma/Zıplama:** Tehlikeli bir yerde koşuyorsa durdurun. *"Evin içinde yürüyoruz. Koşmak istiyorsan seni parka götürebilirim ya da koridorda koşabilirsin."*

**5. İstikrarlı Olmak**
Bu yöntemleri bir kere denediğinizde mucizevi bir şekilde vazgeçmeyecektir. Sınırlarınızı test etmek için aynı hareketleri defalarca yapacaktır. Annesi, siz veya evdeki diğer herkes **aynı kelimelerle, aynı netlikte ve aynı sakinlikte** tepki verirse (örneğin herkes kucağından anında indirirse), davranış birkaç hafta içinde sönümlenmeye başlar.

Bu tür fiziksel taşkınlıklar genelde uykusuzluk, açlık, aşırı uyarılma (çok fazla ekran/gürültü) veya ilgi ihtiyacı hissettiği spesifik anlarda mı ortaya çıkıyor, yoksa günün her saatinde tamamen rastgele mi gelişiyor?
-2
santimantal
(17.08.26)
geçici bir dönem.

bağırmayı çocuk anlamaz.

sabırla yapmamasını söylemeniz gerekli.

bazen çocuklar cezadan daha iyi anlayabiliyor, yaptığında en sevdiği oyuncaklara erişim vs. kısa süre kısıtlanabilir. uzun olunca oyuncağı bile unutur zira :)

önce uyarmak gerekli.

devam ettiğinde kucaktan indirmek, böyle yaparsan karşılığı oluru görmesi için faydalı olabilir.

azcık sabır geçiyor.

son not: bir de neden yaptığı da önemli. tüm gün anne - baba uzaktaysa özlediği için, böyle yaptığında ilgi (bağırma bile olsa) görüyorsa o nedenle de olabilir.
0
gurur
(17.08.26)
bizim çocukta da akşamları yatmaya yakın ısırma isteği geliyor, bunu içgüdüsel olarak yapıyor ne kadar ısırırsam babamın canı acımaz diye test ediyor.

eskiden koparacak kadar ısırıyordu, morartıyordu, biraz kızıp ağlatınca ısırmaların şiddeti ve sıklığı azaldı. şimdi akşamları oynarken tatlı tatlı ısırıyor bir şey demiyorum, abarttığı zaman tekrar kızıyorum bırakıyor.
0
duyuruuser
(17.08.26)
benim geçen hafta 2'sine basan yeğenim de, ilk kez doğum gününde suratımın ortasına deli kuvvetiyle yapıştırdı ve alınan bir oyuncağı kırana kadar yere çarptı. en son 10 gün önce gördüğümde böyle davranışları yoktu; şahsen şok oldum. terrible two dedikleri kadar var..
annesi tecrübeli bir anaokulu öğretmeni; bu tür hareketlere sert bir tonda, "hayır, yapamazsın" dememizi istedi. biz ilk kez görünce şaşkınlıka güldük falan ama bunu yapmamamız; bu tür davranışların ardından kesinlikle onaylayıcı bir tavır göstermememiz konusunda uyardı bizi.
0
lil siztah
(17.08.26)
bratbustersparenting ve dr. deborah tillman (purposed parenting) tavsiyemdir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
Aynı yaşta çocuğum var, bağırıp kızmak kesinlikle çözüm değil. Anne doğru olanı yapıyor. Mimiksiz ciddi bir tonda vurmak yok demelisiniz. Bizimki de sık sık vuruyordu şimdilerde bıraktı, çook sinirlenirse ufak vuruyor ondan sonra da hemen gelip cici yapıyor :)
0
ekimoloji
(17.08.26)
O dönem göz dönemidir, sözden anlayamazlar bebeler. Ona vurduğu sıktığı anda üzülüp ağlayın. Gerekirse kucağınızdan indirin, ama bunu sevme hareketi yapmadığı zaman değil de sadece can acıttığı zaman yapın. Can yakarsam sevilmem kodu oluşsun ve yerleşsin. Canınızı yaktığı zaman acınızı gösterin ve eşinizle birbirinizi onun gözünün önünde yumuşak hareketlerle sevin. Sevgiyi ve mutlu etmeyi gösterin. Görmekten anlar çocuk, bunu hep göz önünde tutun.
0
yaren
(17.08.26)
yaren +1

20lerinin altındaki çocukların çoğuna lafla bir şey anlatamazsınız. hele o yaşlarda @yaren'in bahsettiği gibi göstermeniz lazım.
-1
klassno
(17.08.26)
Bişey buldum, az önce önüme düştü:

www.instagram.com
0
yaren
(21.08.26)
(7)

Arabam toz kaptı

benim bir gizli bildiğim var
Aşırı aşırı tozlu bi yola girdim. Yani öyle böyle değil çıktığımda sanki yarardağ patlamış da külleri üstüne dolmuş gibiydi.Sonrasında bundan olduğunu tahmin ettiğim bi ses gelmeye başladı arabadan. Hırıl hırıl hırıl diye sanki ketılda su kaynoyor. İlk çalıştığında araba beklerken yoğun geliyor. Yür
Aşırı aşırı tozlu bi yola girdim. Yani öyle böyle değil çıktığımda sanki yarardağ patlamış da külleri üstüne dolmuş gibiydi.
Sonrasında bundan olduğunu tahmin ettiğim bi ses gelmeye başladı arabadan. Hırıl hırıl hırıl diye sanki ketılda su kaynoyor. İlk çalıştığında araba beklerken yoğun geliyor. Yürüyünce ve hızlanınca biraz azalıyor ya da motor sesinin arkasında kalıyor emin değilim. Bi de klimayı açınca artıyor.
Yol geldim bi sorun olmadı arabada. Hararet filan da olmadı. Ama ses baya can sıkıcı bişey yanlış gidiyo sesi. Korka korka geldim.
Şimdi de kırsal biyerdeyim. Sanayi biraz uzak. Sonuçta götürücem de. Açıp da şöyle bi bakabileceğim bişey midir sizce?

Yol da tarla gibiydi başka bişey de olmuş olabilir. Sesin yeni başladığına eminim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(17.08.26)
atma hakkımı, hava filtresinin tıkanmş olması yönünde kullanıyorum.
+2
lil siztah
(17.08.26)
imkanın varsa hava tutarak tozu temizleye çalış. su değdirme.
bazı sensörlere toz kaçmıştır.

sanayiye gidince önce hava filtresi ve polen filtresini değiştir ses kesilmezse detaya inersiniz.
0
duyuruuser
(17.08.26)
Araba bakımında özel kuru motor temizliği yapılır, hava polen filtresi değişimi de yapılır düzelir muhtemelen.
0
titanic kemancısı
(17.08.26)
Valla yolda bi de üstüne yağmur yağdı tam oldu. Gerçi ses artmadı azalmadı da yağmur yiyince.
0
🌸benim bir gizli bildiğim var
(17.08.26)
araçlar bunlara dayanıklı yapılıyor.

bikaç olasılık olabilir tabi.

fren balata disk vs. toz olmuştur. öter

hava filtresi toz olmuştur. değiştirmek iyi olabilir ucuz bişey zaten.

bu durumlarda motor sıcaklığını kontrol etmek kritik olan kısım.
0
gurur
(17.08.26)
Yol tozlu dediysen biraz da bozuktu herhalde. Yoğun titreşim, bazi vidalari gevşetir, ufak tefek plastik kopçaları da oynatır yerinden. Motorun titresimi ile hareket eden plastik parcalar olabilir, üst koruma kapağı, hava filtre kutusu vs bunlar motor titresiminden hareket alıp tir tır ses yapar, teker davlumbaz plastikeri de ayni sekilde. Tozlu yol, direkt motora ses yaptirmaz. Motor calisirken kaput altındaki plastik gövdeli yerleri elleyerek bakin, bastirin onlara, sesi yakalarsınız, olmazsa teker davlumbazlarina ya da al karter koruma parcalarina, plastik aparatlara bakın ya da baktırın. Bende hepsi tek tek oldu yıllardır, hatta fan motorunun ayaklarından biri yerinde çıkmıştı ses yapiyordu, fan acinca daha cok ses vardi, cirt keletceyle hallettim sonra orijinal hale getirdim, hep boyle seyler olur, korkacak bir sey yok
0
covered
(19.08.26)
Şimdi düşününce toz olayını abartmış olabilirim gurur doğru diyor araçlar bunlara dayanıklı yapılıyor.
Diğer şeylerden olma olasılığı daha yüksek. Hatta egzoz sesi gibi de gelmeye başladı bana. Ben bi egzozcuya gidiyim önce.
Filtreler filan zaten değişicekti onları da değiştirtirim.
Hadi inş.
0
🌸benim bir gizli bildiğim var
(22.08.26)
(3)

Beyoğlu, Hasköy, Sütlüce ve civarı nasıl bir semttir?

gyroscope
Hasköy, Piri Paşa mah., Keçeci Piri Paşa mah., Sütlüce civarında bütçeme uygun ev ilanları görüyorum. Bu semt ve mahalleler nasıl yerlerdir? Uzun vadede yaşamayı planlayan biri için uygun mudur? Sosyokültürel hali nedir, ortalama insan tipi nedir? Sahile yakın olan tarafları soruyorum özellikle.Kısa
Hasköy, Piri Paşa mah., Keçeci Piri Paşa mah., Sütlüce civarında bütçeme uygun ev ilanları görüyorum. Bu semt ve mahalleler nasıl yerlerdir? Uzun vadede yaşamayı planlayan biri için uygun mudur? Sosyokültürel hali nedir, ortalama insan tipi nedir? Sahile yakın olan tarafları soruyorum özellikle.

Kısacası tavsiye eder misiniz bu bölgeyi?

Sevgiler.
0
gyroscope
(17.08.26)
şahsen ben tavsiye etmem. kuştepe'den hallice. gittiğimde hep tedirgin oluyorum özellikle hava biraz karardıysa. insan tipi iyi değil yani. hele kadınsanız ekstra tedirgin olursunuz.
0
matilda
(17.08.26)
Alt gelir grubunun üstünde, toplumun genelde mavi yaka kismini olusturan semtlerimizdir.
0
huladancer
(17.08.26)
ben 10 sene sütlüce bademlik de oturdum. kuştepeyle, dolapdereyle alakası yok.
eğer bekarsan ve mahalle dışında sosyalleşirim diyorsan tercih edebilirsin, haliç parkına inmekten başka bir aktive yapamazsın. lokasyon olarak çok güzel. rahatız eden tipler sokaklarda yok.

yakın çevrede 7-8 tane üniversite olduğu için çok öğrenci var.
0
duyuruuser
(17.08.26)
(3)

Toki sazlıbosna toki dairelerinin piyasa değeri ne olur

havadakarada
Misal 3+1 80m2 olan orta kat daire diyelim hazır olunca ne olur piyasası bölgeyi bilen var mı?
Misal 3+1 80m2 olan orta kat daire diyelim hazır olunca ne olur piyasası bölgeyi bilen var mı?
0
havadakarada
(16.08.26)
Tokideki binalar o kadar kötü işçiliğe sahip ki ev sahibi iseniz evi komple baştan yapmak durumunda kalabilirsiniz satmak için. Bu şekilde yenilenirse 5.5 ancak
+1
topkapiaksaray
(16.08.26)
bölgeyi bilmiyorum ama sıfır ve 3+1 dairenin 5,5 olma olasılığı yok.

8-10 aralığı olur muhtemelen.

üstü de olabilir.
+1
gurur
(16.08.26)
9-10m ortalama ile gider.
+1
duyuruuser
(17.08.26)
(7)

herkesin AI uzmanı olması

xportant
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI enginee
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI engineer, strategist, enthusiast, expert, consultant. Bu kişiler örneğin bir AI projesi yapıp teslim edebiliyorlar mı yani?
0
xportant
(14.08.26)
LinkedIn'de aktif olan kişilerin genel bir stereotipi var: O dönemde ne popülerse onun üzerinden kendi profillerini parlatma çabası içindeler. Bir ara hepsi data engineerdi, sonra blockchain uzmanı oldular ve uzun uzun nasıl da dünyayı değiştireceğinden falan bahsettiler, ardından NFT geldi ve bize hemen sanatın ve medyanın nasıl değişeceğini anlattılar... Şimdi de herkes AI uzmanı işte.
+8
salihdt
(14.08.26)
Eskiden nft'ci, bitcoinci, blockchainci olan herkes ai'ci.
+1
logisticsmanager
(14.08.26)
herkes her seyci zaten baba. bosver.
0
baldur2
(14.08.26)
Artik ucretsiz kurslar da cok fazla. Bir giris kursu aliyorsunuz, sertifika veriyorlar. Ayrica Linkedin'de o sertifikalari paylasmak onemli (sanirim). Eskiden herkesin blockchain'ci oldugunu dusunmuyorum. Belki datayla ilgili bir sey olabilir. Bunun nedeni AI yatay kesen bir sektor. Yani her sektoru, sirketi, pozisyonu etkileyen bir sektor. Biraz Internet kullanmayi bilmek veya Excel bilmek gibi bir sey oluyor. Blockchain oyle degil.
-1
Sour
(14.08.26)
ben de AI uzmanıyım. dün chatgpt'ye girdim. sallamak bedava.

referans sorsan yok.
0
co2s2
(14.08.26)
Baktim cok nadir tek tuk kiside var, yani profile baksam daha fazladir ama baglantilarim sayfasinda durum boyle. Yaptigi isi bildiklerim de var, teknik destek veriyor gorece basit meselelerde mesela, belirtmis ama bu bir nevi sirket politikasi gibi birsey olmali. Sirket kendi adinin yanina ek bilgi olarak AI eklemis zaten, o da oradan eklenmis olmali.
0
mbond
(14.08.26)
Ai danışmanı/consultant diye bi iş kolu olması ve bunu kendine yakıştırmak çok komik değil mi.

ai ye zaten ne sorsan söylüyor araya bir kişi daha girince ne değişiyor ki. benim kaçırdığım başka bir şey mi var.
0
duyuruuser
(14.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+3
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
+1
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+4
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(2)

Fenerbahçe - Lyon

etna
"Maça 24 saat kala ve sonrası da dahil olmak üzere Fenerbahçe logolu Passo taraftar kart sahibi olmayan taraftarlarımız, müsabakaya bilet satın alamayacaklardır."Bu ne demek? 24 saat öncesinde bileti alırsak passo'ya gerek olmaz mı?Avrupa maçında passolig ne alaka?
"Maça 24 saat kala ve sonrası da dahil olmak üzere Fenerbahçe logolu Passo taraftar kart sahibi olmayan taraftarlarımız, müsabakaya bilet satın alamayacaklardır."

Bu ne demek? 24 saat öncesinde bileti alırsak passo'ya gerek olmaz mı?
Avrupa maçında passolig ne alaka?
0
etna
(13.08.26)
24 saatten az varsa sadece fb logolu passolig kartı sahipleri bilet satın alabilir.
öncesinde logosuz passolig kart sahipleri de alabilir. (gs,ts diğer takım logosu varsa da alınmaz)

avrupa maçlarında da deplasman seyircisi hariç passolig zorunlıu.
0
duyuruuser
(17.08.26)
üstteki bilgi yanlış, Fener hariç bilet alamıyor. Boşuna logosuz kart çıkarmayın.
0
tsubasa
(17.08.26)
(4)

spor giyiminde yan cepleri fermuarlı ve iç astarı olan bir şort modeli yok

santiago nasar
merhaba, koşu, günlük kullanabileceğim bir şort arıyorum. nike'tan bir tane aldım. nike pro. yan cepler fermuarlı. ama astarı yok. benim için astar da çok önemli. bulamadım hiç bir markada. kumaş yumuşaki, dri fit ince kumaş olacak. yüzme, günlük kısa pantolon tarzı ve mangalcı şortu aramıyorum. anl
merhaba, koşu, günlük kullanabileceğim bir şort arıyorum. nike'tan bir tane aldım. nike pro. yan cepler fermuarlı. ama astarı yok. benim için astar da çok önemli. bulamadım hiç bir markada. kumaş yumuşaki, dri fit ince kumaş olacak. yüzme, günlük kısa pantolon tarzı ve mangalcı şortu aramıyorum. anladınız siz onu.

bonus: bi de arkasında hakem cebi olursa harika olur.
0
santiago nasar
(11.08.26)
Aynı şeyi arıyoruz :) Ben henüz bulamadım. Takipteyim.
0
Mirket
(11.08.26)
lululemon’a baktınız mı? pace breakerdı galiba modelin ismi..
0
eileengray
(12.08.26)
istediğin bir modeli satın al.
terzi fermuar da yapar, astar da.
-1
duyuruuser
(12.08.26)
Nike' ın trail şortu var bende, cepler fermuarlı, şortta astar var, arkada da fermuarlı cep var.
Amerika' da outletten almıştım acaip ucuza.


www.nike.com

bunun farklı rengi.
+1
kumandanim
(12.08.26)
(3)

Eminönü meydana yakın nerede otopark buluruz?

xu
Eminönü meydana yakın nerede otopark buluruz? ispark vb. şeyler var mı?
Eminönü meydana yakın nerede otopark buluruz? ispark vb. şeyler var mı?
0
xu
(11.08.26)
isparklar dolu oluyor.
bir kaç kere özdemir otoparkına bırakmıştım sorun yaşamadım. sadece aracı alırken biraz fazla bekledik. en son gittiğimde de apa otopark diye bir yere bıraktım burası küçük bir alan.
0
duyuruuser
(11.08.26)
oradaki trafik insanı hayattan soğutuyor. biz artık galataporta park edip 1 durak tramvayla geçiyoruz.
+2
eileengray
(11.08.26)
Meydanın altında karakoye dönüş tüneli var. Sağına park et. Ceza almıyorsun
0
topkapiaksaray
(11.08.26)
(4)

18.000 btu klima ne kadar enerji harcar?

rahmi pinkfloydoglu
Beko marka 18.000 btu inverter klima aldım ama nasıl kullanılır bilmiyorum. klima salonda, 23-24 dereceye ayarlayıp salonda serin serin oturuyorum güzel oluyor, arkadaşlarıma sorduğumda onlar 12-18 btu klimalarını salonda açıp oda kapılarını da açık bırakarak diğer odaların da serinlemesini sağlıyor
Beko marka 18.000 btu inverter klima aldım ama nasıl kullanılır bilmiyorum. klima salonda, 23-24 dereceye ayarlayıp salonda serin serin oturuyorum güzel oluyor, arkadaşlarıma sorduğumda onlar 12-18 btu klimalarını salonda açıp oda kapılarını da açık bırakarak diğer odaların da serinlemesini sağlıyorlarmış. bende bu şekilde kullansam elektrik faturası ne kadar gelir acaba? günde 12 saat çalışsa mesela?

konum istanbul anadolu
0
rahmi pinkfloydoglu
(10.08.26)
Enerji etiketinde ne yazıyor maksimum güç için? Çok değişken var ama kabaca o maks değerin %50’sini alıp saat ile çarpıp bulursunuz.
0
orient blue
(10.08.26)
550 ile 600 walt arası yakar. Aylık 1500 ile 2000 lirası arası tutar. ancak bu tarz bir hesap çok yanlış. evinizin bulundugu cephe, kat, evde yaşayan kişi sayısı odanın m2'si bu ufak degişkenler bile bu degerleri etkiler.
Ayrıca klimayı salona koydum her yer serinlesin diye bir şey yok. klima bulunduğu odayı serinletir. diger odaları ise kapıyı açtıgınız için minumum düzeyde serinletecektir. çünkü klimanın sogutabilmesi için hava sirkilasyonu gereklidir. diger odalarla hava sirkülasyonu kapı aralığı dar oldugu için çok kısıtlı kalır.
ha ev 1+1' dir aç kapıyı tüm ev serinler tabi.
0
limonlu eksi
(10.08.26)
benim calisma odasinda 12lik var. kapi kapaliysa 0.2 kw harciyo. kapi acikken iki saat sonra bile 1.1 kw. (ic-dis unite arasindaki boru 12m)
yatak odamdaki 9luk 23C'ye ayarliyken genelde 0.1 veya 0.2 kw. ama burada ic-dis unite arasindaki boru 2.5 m.

bi kac senedir satilan bekolarda kumandadaki sag en alt dugmeye basili tutunca kumanda oda sicakligini, klimanin ekrani o anda harcadigi enerjiyi gosteriyo (dugmenin ustunde ona yaziyo). senin klimada bu ozellik varsa dene istersen
0
lamartin
(10.08.26)
rahmi senin anlattığını bende yapıyorum ama ev küçük olduğu için sorun olmuyor, 2+1 den büyük evlerde çok işe yaracağını sanmıyorum.
ben son iki aydır aktif kullanıyorum elektrik faturası 500-600 lira fazla geldi.

evin holüne 24bin btu klima takıp tüm odaları soğutanları ve işe yaradığını anlatanlar da var.
0
duyuruuser
(11.08.26)
(4)

15 m² oda icin hangi gücte ve hangi marka klima

üğpoıuy
Odanin kapisi acikken yine 15 m² salonu da sogutsa supper olur dusuncesiyle kaclik klima almak mantikli olur? Marka onerisi var mi
Odanin kapisi acikken yine 15 m² salonu da sogutsa supper olur dusuncesiyle kaclik klima almak mantikli olur? Marka onerisi var mi
0
üğpoıuy
(10.08.26)
12lik yeter
0
jelly bear
(10.08.26)
Weismann var bende 10 senedir. Hem sessiz hem kullanışlı.
0
mikahakkinen
(10.08.26)
12klık yeter. Marka takıntın yoksa airfel işini görür
0
izmitcan
(10.08.26)
15m2 oda + 15m2 salon için en az 18lik.
0
duyuruuser
(11.08.26)
(15)

35 yaş üstüne bu hobilerden birini önerecek olsanız veya asla onermeyecek olsanız neden?

egerbiryolcu
1. Piyano2. Yan flüt 3. Buz pateniÜçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirimYan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok
1. Piyano
2. Yan flüt
3. Buz pateni

Üçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirim
Yan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok hoşuma gidiyor ama benim nefes yonetimim berbat neredeyse yaşamak için olan nefesi bile zor alıp veriyorum iki merdiven çıkınca nefes nefese kalıyorum
Piyano için bı olumsuzluk da el ayak koordinasyonu yönetmek belki zorlar bilmiyorum ama diğerlerine göre sanki uğraşması daha az zahmetli gibi (uzaktan böyle gorumuyor işin içine girince eminim çok zordur ama en azından keman gibi tutuşu dert edilecek bir enstrüman değil)
0
egerbiryolcu
(10.08.26)
birincisi herhangi bir enstruman çalmak için yeteneğin var mı buna nasıl karar verdin?

hedefin şu seviyeyse olabilir

youtu.be

özel hoca bir maaliyet, enstruman almak da bir maaliyet. bunların dışında enstrumana çalışmak lazım. bunun için zaman lazım. öyle yani haftada 2 saat ders alıp akşamları yarım saat çalayım diye düşünüyorsan bu şekilde enstruman öğrenmek pek mümkün değil.

ha dersen ki bunlar benim için problem değil. bi deniyeyim. en kötü iki şarkı çalar eğlenirim ona bişey demiyorum.

tabi yan flüt çalmak için evinin de müsait olması lazım. komşular veya evdekiler rahatsız olabilir.. piyano dersen dijital piyano alırsın, kulaklık takarsın falan

hadi onu da geçtim. buzpateni nedir arkadaş? ulaşabildiğin kaç tane buz pateni alanı var? fiyatları nedir? kanada amerika falan olsa, binbir tane vardır. buz hokeyi oynuyolar falan diye ama onu da bilemedim.
+1
omer460
(10.08.26)
Piyano +1

Yan flüt çalıyorum. O kadar emeği piyanoya verseymişim :) ya da gitar.
0
gabe h coud
(10.08.26)
artistik burgular hareketler olmayacaksa, derdini anlatacak kadar buz pateni öğrenirsin gibime geliyor.

piyano mu flüt mü? piyano başlaması ve kavraması daha kolay bir enstrüman. sonuç alması, akşam iki tıngırdatıp stres atması daha kolay. açık ara piyano.
0
co2s2
(10.08.26)
bence sizin yeterince hobiniz var, dün hobinizle alakalı instagram hesabı açmayı sormuştunuz hatta. burada fotoğrafçılık yaptığınızı da yazmıştınız. maddi/manevi bunlara hiç girmeyin derim. kolay sıkılan biriyseniz enstrümanlar uygun değil; yıpratıcı süreçleri var. paten için de o kiraladıkları korkunç patenlerle sakatlanırsınız, doğru düzgün paten ve ders almanız gerekir. ben sizin yerinizde olsam tüm eforumu çalıştığım okulun yakınında bir daire kiralamaya harcarım. önce sıkıntıları çözmenizi öneririm. sizin o derde ben dertlendim, o derece.
+1
eileengray
(10.08.26)
35 yaşında boş işler. Spora başlayıp ağırlık kaldırmaya başlasan daha çok tatmin eder
0
artıküyeolmakistiyorum
(10.08.26)
1 ve 3 küçükken başlanması gereken şeyler. buz pateni eğlencesine belki. ama kıçı başı kırmadan yapın direkt engelli olursunuz belli yaşlardan sonra çok riskli. yan flüt daha soft bir aktivite gibi.
0
ground
(10.08.26)
illa üçünden biri olacaksa piyano derim.
1-elektronik piyano alırsan çalışırken kimseyi rahatsız etmezsin
2- flütte süper babayı çaldıktan sonra sıkılabilirsin.
3-bu yaşta yorulursun. hem gidip gelmek için plan yapman lazım, çalışmak için hocaya ayrı piste ayrı ödersin.
0
duyuruuser
(10.08.26)
Kadınsan saksafona yönel
-6
stefano
(10.08.26)
Şöyle düşünmek lazım: Bugün 35 yaşındayım, on yıl sonra 45. Şimdi piyano çalmaya başlasam 45 yaşında on yıllık piyano icracısı olacağım.

Ha tabi ki işin şöyle bir handikapı var: çocuk yaşta bu işe başlayanlar gibi olmak... çok çok zor. İmkansız demiyorum. Ama gerçekten zor. Yine de enstrüman biraz repetuar işidir. Ben de 30 yaşından sonra enstrümana başladım. Sadece sevdiğim şeyleri çalışıyor ve çalıyorum. Bazen aile toplanıyor, şarkı istiyorlar, bilmiyorum, bilmeyince de iyi çalamıyorsun diyorlar, benim çaldığım şarkıları da onlar dinlemiyor :)

Neyse bence enstrüman orta yaş üzeri için en ideali. Kendi kendine oturup çalınca keyifli oluyor.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(10.08.26)
Genel cevap yazayım
Ev çok müsait enstrüman ortamına. Yani hiçbir yakınımızda başka ev komşu vs yok. Rahmetli babam akrabalar az saz geceleri yapmazdık. (Maalesef ailedeki müzik gemi bana pek aktarilmamis)

Ama çok seviyorum. Yetenek de şöyle kendi cabamla gitarda basit akor ve ritim öğrenip birkaç şarkı çalma seviyesine gelmiştim. Ama bir ritmi öğrenip başka ritme geçme olayında elim ve kafam karışıyor. Belki kursa gitseydim ya da öğrenmeye devam etseydim onlara da alisirdim. (Su an gitarım yok belki tekrar buna da donebilirim)

Yan flüt zorlayıcı gibi geldi benzer yorumlar da yazilinca.
Piyanoda karar kıldım.

Buz pateni bence aşırı estetik bir uğraş. Ama tabi sakat iş bir yandan. İlerde hala denemeyi düşüncem. Tabii çok yaşanmadan.

@eileengray gerçekten ilgilenmek istediğim o kadar çok şey oluyor ki çünkü hepsi gerçekten keyif veriyor. Okul-mesafe konusu da şoyle saka maka beş ay kaldı sürecin sona etmesine sanırım daire tutmadan bu şekilde devam edicem.
0
🌸egerbiryolcu
(10.08.26)
1 ya da 2

Buz pateni tehlikeli, daha bu hafta kuyruk sokumu kemiği kırmış biri olarak söylğyorum.

Müziğe yönel derim, risksiz
+1
cccbehzatccc
(10.08.26)
'Ev çok müsait enstrüman ortamına.'

işte bu duymak istediğim şey :)

1 ufaktan şan eğitimi alıp vokal olabilirsin. yani bir enstrumanı kontrol etmektense sesini kontrol etmeni öğrenmen nispeten daha kolay. ikincisi kadın vokallere ilgi çok yüksek. ufak bi ses kartı , bi mikrofon alıp, bilgisayarda kayıt yapabilirsin. hem eğer instagram vb uğraşıyorsan ses kartı ve mikrofon işine de yarayacaktır bundan hariç.

ha vokal istemem dersen, ikinci ve güzel olanı davul öğren. hem öğrenmesi ve çalması daha eğlenceli.
0
omer460
(11.08.26)
Hedefinize göre değişir. Enstrüman çalmak basit bir iş değildir. Zamanım yok, haftada anca iki üç saat çalışırım diyorsanız sadece bir iki şarkı ezberler onları da hata yapa yapa çalar hale gelebilirsiniz. Doğru düzgün çalabilmek istiyorsanız her gün birkaç saat çalışmanız gerekiyor. Yanlış hedefleriniz varsa hevesiniz baştan kırılırsa zaman kaybetmemiş olursunuz.
+1
synesthesia
(11.08.26)
Üçünü de öneririm, çünkü bunların üçünü de istiyorsun. Sadece nefes alıp verme konusunda sorun yaşadığın için flüt belki zorlayabilir ama denersin. Belki de nefes alıp verme konusunda seni zorlamayacak ancak deneyerek anlayabilirsin. Hoca da zaten sana tüyolar verir.

Maddi imkanın varsa hepsini yap. Harikalar yaratmak zorunda değilsin zaten hobi amaçlı yapacaksın, keyif aldığın için.

Ben olsam denerdim hepsini sonra bunların içinde eleme yapabilirdim belki ya da imkanım olursa zaman ve maddi olarak hepsini yapardım.
0
rock n roll
(11.08.26)
piyano ve flüt için müzik kulagınızın olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.
piyano über bir yeteneksizlik ve müzik kulagı yoklugu yok ise kesinlikle yapıalbilir, ancak her hafta periyodik bir disiplin göstermeniz lazım, bunu istiyor musunuz emin olmak lazım, ilk balşarda sıkıcı olabilir.
flüt için ağız yapısı da uygun olmalı diye biliyorum, ama çok bilgim yok.
buz pateni çok zevkli görünüyor, 35+ bir arkadaşım da cok güzel yapıyor, ama bilgim yok.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.26)
(8)

ABD'den ne getirebilirim

faberkastelli
Eylül ayında iş için ABD'ye gideceğim. Türkiye'den ucuz olan, ihtiyacın varsa şunları ordan al diyebileceğiniz ürünler neler? Telefon hariç taşıyabileceğim her şey olur.
Eylül ayında iş için ABD'ye gideceğim. Türkiye'den ucuz olan, ihtiyacın varsa şunları ordan al diyebileceğiniz ürünler neler? Telefon hariç taşıyabileceğim her şey olur.
0
faberkastelli
(10.08.26)
www.amazon.com

erkek tipi saç dökülmesini durduran tek şampuan. orjinali sadece amerika'da satılıyor. avrupa'da satılanların etken maddesi farklı. ben saç ektirdim kurtduldum ama bir zamanlar tr'de çok aramıştım yoktu. 2 lt alsan burada güzel fiyata satarsın.
0
HellKeePer
(10.08.26)
Ben her gittiğimde nike outlete uğruyorum.
0
kumandanim
(10.08.26)
Benzer soruyu ben de sormustum ama spesifik bir urun bulamamistim. Gidip gordugum ihtiyacin neyse onu al, zaten her sey daha ucuz ve daha kaliteli.

Eger kilik kiyafet dusunursen sehir dislarinda outlet kasabalari var, oralara gidebilirsin. Sehir icinde de Macy's magazalarinda bol cesit oluyor.

Elektronik icin BestBuy gibi yerler markalarin kendi magazalarindan daha uyguna satabiliyor donemine gore, mesela Apple urunu alacaksan (telefon haric demissin ama kulaklik olur, laptop olur, tablet olur vb) BestBuy ya da online Amazon'a bakabilirsin.
0
sertac akin
(10.08.26)
saat.
elektronik. ikisinin birleşimi elektronik saat.
spor kiyafetleri, columbia vb.

tjmaxx ross marshalls indirimde ne varsa kıyafet ihtiyaca göre.

kadınlar için çanta erkek için de olabilir samsonite vb, kozmetik, victorias secret türkiyedeki penti ayarında fiyatları.

bavul, doldurup geri götürmek için kullanmak için.
0
kveldulv
(10.08.26)
Smart Dose Pure Himalayan Shilajit minnacık paket 15-20 dolar.
0
gabe h coud
(10.08.26)
kış geliyor, güzel mont, bot vb. ihtiyacım ne varsa onlara bakardım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(10.08.26)
ross, marshall, tj-max, burlington

bu mağazalarda iyi markaların indirimli ürünleri oluyor, ürün yelpazesi de baya geniş. ihtiyacınıza yönelik bi şeyler bulursunuz
0
mezzosprite
(10.08.26)
columbia ürünleri tr'de nedense aşırı pahalı. oradan alıp burada satabilirsin.
0
duyuruuser
(10.08.26)
(9)

Salah B**klaması

eisberg
Dinlediğim yorumcular ve ekşici arkadaşlar "gereksiz transfer olduğu, artık futbola son noktayı koyduğunu, oyun planında da yer olmadığı vb." bir çok konuda hemfikir olmuş durumda. Ama ben nedense ikna olamadım şu an bile gözümde salah'ın kestiği topları onachu'nun gol yapması ya da rakip takımın de
Dinlediğim yorumcular ve ekşici arkadaşlar "gereksiz transfer olduğu, artık futbola son noktayı koyduğunu, oyun planında da yer olmadığı vb." bir çok konuda hemfikir olmuş durumda. Ama ben nedense ikna olamadım şu an bile gözümde salah'ın kestiği topları onachu'nun gol yapması ya da rakip takımın defansını falan dağıttığı görüntüler geliyor gözüme. Harbi çöp bir transfer mi neyi kaçırıyorum?

Dehşet maliyeti dışında kötü transfer gibi görmedim.
-3
eisberg
(06.08.26)
Dehşet maliyeti dışında herhangi bir kötü tarafı yok.
Trabzon en kötü 2 yıl için 35 milyon euro gömmüştür buna.
Peki 2 yılda 35 milyon euro kazandırır mı? 35 milyon Euro'luk iş yapar mı? Hiç sanmam.
Ticari olarak çok kötü transfer.
+2
etna
(06.08.26)
katkı yapar gayet. gs-fbye gelse böyle kötülemezlerdi.

zaten gelmesiyle birlikte maliyetinin çoğunu çıkardı. o gelmese bu kadar forma kombine satılmazdı. direkt 1 senelik maliyetinin yarısını çoktan çıkardı. daha sezon başlamadı bile.
-7
jelly bear
(06.08.26)
tabi ki çöp değil. liverpool için çöp olsa bile trabzonspor için tabi ki çöp değil. okudugunuzu tam olarak anlamıyor olabilir misiniz?
sorun zaten dehşet maliyeti olması. ucuz bir fiyata gelmiş olsa niçin eleştirilsin ki. fiyatı referans alarak yapılıyor bu yorumlar zaten. niçin her şeyi siyah veya beyaz gibi görüyorsunuz.
0
abelardo
(06.08.26)
dün şükela 1. girdi "top oynama niyeti olsa haftalardır tatil yapmaz bir takımla anlaşır çalışırdı buraya takılmaya geliyor" minvalinde bir şeydi hocam. siz buradan ne anlıyorsunuz?
0
🌸eisberg
(06.08.26)
Ne oldu da turk takimlari dunyanin en buyuk maaslarini vermeye basladi? Yakinda vergi olarak girer halka her zamanki gibi.
+2
baldur2
(06.08.26)
asıl sorgulanması gereken şampiyon olamayacak bir takımın bu kadar para harcaması.
son iki sezonu ve dünya kupasındaki performansı soru işareti bırakıyor. ama bizim ligimizde böyle topçular iş yapar. kendinde hala mücadele edecek gücü bulduğuna göre türkiyeye geldi yoksa abdye gider yata yata oynardı.
ayrıca salahın tam istediği oldu arabistana gitmeyi çok istiyordu küçük arabistana geldi.
son iki sezondur fb, gs, bjk deli para harcıyor sonları yine bankalar birliği olacak.
+2
my fault
(06.08.26)
bunu futbol perspektifinde gormemek lazim. akp'nin halk nezdinde kaybettigi halk destegini/gucunu futbol uzerinden iteklemesi olarak goruyorum. kante'nin alinmasi simdi bu. direkt hukumetin kendilerine yol yapma/gundem degistirme transferleridir.
-2
buenosdias
(06.08.26)
büyük ihtimalle sonu Zaha gibi olacak, büyük beklentilere gebe. bunları karşılayamazsa seneye gönderirler.

zaten potansiyeli olsaydı bonservisi elinde gelmezdi.
0
duyuruuser
(06.08.26)
Salah premierlig hariç her takımda iş yapar. Liverpool takımı yıllarca salah üzerine kurdu. Yani salahın istediği sistem olmazsa pek katkı veremez. Arada bir 2 gol atar o. Ama şu an herhangi bir ülkede ortalama bir takıma salahı versen almayacak takım yok. Biraz orta seviye takımlar bu tarz egolarla uğraşmak istemez. Bence trabzonda iş yapar.
+1
mikahakkinen
(07.08.26)
(11)

monitör tavsiyesi

ending credits
sevgili romalılar, galyalılar; 27 inç, fast IPS panel, QHD resolution, ölü piksel ihtimalini minimize eden bir monitör alacağım. panel IPS de olabilir. işin ehilleri yardımcı olurlarsa sevinirim. filtrelediklerim şunlar;https://www.amazon.com.tr/dp/B0GWY8WZK3/?coliid=I2BMH373B7XETD&colid=3BBYPYUPRL5
sevgili romalılar, galyalılar;

27 inç, fast IPS panel, QHD resolution, ölü piksel ihtimalini minimize eden bir monitör alacağım. panel IPS de olabilir. işin ehilleri yardımcı olurlarsa sevinirim. filtrelediklerim şunlar;

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

sizce hangisini almalı? bu liste dışından tavsiyesi olan varsa söylesin lütfen, teşekkürler.
0
ending credits
(06.08.26)
hocam yunus emre'ye sormuslar:
benzini shell'den, monitoru lg'den alin demis. :))

saka bir yana, ben hep lg tercih ederim ve hic pisman olmadim. zaten linktekilerden samsung ve lg kendi panellerini uretiyor. dell'i bilmiyorum.

olu piksel ihtimalini minimize etmek diye bir sey yok, elektronik bu sonucta ne cikarsa bahtina. kontrollerini yaptiktan sonra iade edebilirsin eger olu piksel cikarsa.
0
arakaali
(06.08.26)
iki panel üreticisi dışındakileri ele.

samsung panelleri daha parlak ve kontrastlı oluyor uzun kullanımda rahatsız edebilir.
lg paneller daha soft bir görüntü sunuyor.

yine de mağazalarda karşılaştırıp almak isterdim.
illa bakmadan alacaksam lg tercih ederdim.
0
duyuruuser
(06.08.26)
bende bu var memnunum

www.hepsiburada.com

işin enteresan olan kısmı ben bu monitörü 9 aralıkta 9 bin liraya almıştım. ne oldu da bu paralara çıktı bilmiyorum.

LG 27" UltraGear 27GS75Q-B 1Ms GtG 180Hz (O/C 200Hz) (HDMI-DisplayPort) HDR10 Destekli QHD (2560x1440) IPS HDR10 Pivot Oyun Monitörü
9.659,00 TL
0
omer460
(06.08.26)
UltraGear +1
www.amazon.com.tr

@omer460, bazen üretimi biten veya tedarik edilmeyen monitörlerin fiyatı artıyor.

Ben de 49" odyssey almıştım 20bin e. Oledler geliyor diye ucuzlamıştı. Sonra kısa bir sürede 45bin e çıktı fiyatı. Oledler de neredeyse o kadar. Bunun üretimi durdu, tedarik de edilemiyor. Oled istemeyenler buna kaymak istedi, aslında fiyat 45 hak etmiyor ama artırdılar.
+2
ananiyimioguz
(06.08.26)
Alternatifler arasında yer alan Dell'in 32 inç 4K versiyonunu (S3225 QS) kullanıyorum. Gerçi aralarında ciddi farklar var, 27 IPS iken 32 VA panel.

Fikir vermesi için yazmak istedim. Ben monitörümden memnunum. Basit bir model, fazla özellik yok ancak görüntü kalitesini sevdim ben. Oyun için alacak olsam Dell düşünmezdim ancak ben iş amaçlı aldım ve profesyonel monitörlerde genelde Dell'e denk geldim.

Dell'in Amazon satıcısı Ebrar Bilgisayar, fiyat kendi sitelerinde daha uygun. Ben de monitörümü Ebrar'dan almıştım ve düzgün esnaf olduklarını görmüştüm. İsterseniz bir değerlendirin: www.ebrarbilgisayar.com
0
10551037
(06.08.26)
lg monitorler hakkinda bi controversy vardi bu haftalarda. casus yazilim mi kuruyomus neymis.

neyse benim tum eski monitorler lg idi. gigabyte m32u kullandiktan sonra gigabyteciyim artik. m27q falan bakabilirsiniz. (ben de supheyle ebrar'dan aldim zamaninda ama bi sorun olmadi)
0
aguen
(07.08.26)
Asus Rog kullanıyorum oldukça memnunum
0
edaddy
(07.08.26)
www.hepsiburada.com

ben oğlana şundan aldım yaz başında baya güzel çıktı. dahili hoparlör, usb hub falan olması laptop kullanıcıları için çok büyük avantaj açıkcası. görüntüsü, hertzi falan da oldukça iyiydi bence bu fiyat aralığının en iyi ürünlerinden biri.
0
fatihdr
(07.08.26)
mağazaya gittim. patron çıldırdı dediler ve LG'nin yukarıda attığım linkteki ürününün OLED versiyonunu aldım arkadaşlar. monitör alacaklara kesinlikle tavsiye ederim. teşekkürler.
+1
🌸ending credits
(08.08.26)
oled de yanma sorunu çözüldü mü bilmiyorum, çözülmediyse neden aldınız ki? ne işte kullanacaksanız? oyunda belki uzun götürür de sabit ekranlı şeylere bakıyorsanız sıkıntı olabilir.
0
ananiyimioguz
(08.08.26)
karma kullanıyorum. iş oyun.. monitörlerde TV gibi değilmiş. üreticiler tandem sistemiyle o sorunu çözmüşler.
0
🌸ending credits
(08.08.26)
(6)

sizce yakın gelecekte emeklilikte yeni bir yaş düzenlemesi olur mu

iwillsee
olursa nasıl bir düzenleme olur..tahmin öngörü veya duyumlarınız var mı..seçimlerden önce gibi olu rmu mesela.
olursa nasıl bir düzenleme olur..tahmin öngörü veya duyumlarınız var mı..seçimlerden önce gibi olu rmu mesela.
0
iwillsee
(31.07.26)
Seçim zamanı geldiğinde anketler kafa kafaya olursa ve muhalefet böyle bir vaadde bulunursa seçim öncesi olabilir belki, EYT'nin çıktığı gibi.

99-08 arası girişlilere kademeli emeklilik tarzı bir şey olur olacaksa da.
+2
bobinhoo
(31.07.26)
olmaz. emeklilik yasi yukari cikabilir alta inmez.

demografi izin vermez. sadece tr'de degil bircok ülkede bu sorun var. emeklilik icin devleti beklemeyecek sekilde bir plan olusturmak gerekiyor.
0
Purple life
(31.07.26)
Imkansiz...Oecd-AB-DB baski yapiyor zaten en genc emekli Tr de diye
+1
Altana
(31.07.26)
seçim için yapılacak diye söylenti çıkarılır yapılmaz.
0
duyuruuser
(31.07.26)
@purple; asagi inmez demissin de tr'de emeklilik yasi hic 45-50'nin ustune cikmadi ki. kagit ustunde 65 ama ortalik 50 yasinda emekli kayniyor.

bu zaten ab reformlari kapsaminda gelen bir prosedur degil mi. sadece kagit ustunde. realitede 65 yasinda emekli olan gormedim.
0
antikadimag
(01.08.26)
65 yaşında çalışan kadın erkeklere sorun bi, çoğu 72ye uzamasını istiyor. Çalışmak ve paranın gelmesi çok tatlı geliyor insana
-1
Hallegadola
(01.08.26)
(5)

eimza / mobil imza

tabudeviren
yarın başvursam gün içinde alabilir miyim? olabiliyorsa hangisi olur?
yarın başvursam gün içinde alabilir miyim? olabiliyorsa hangisi olur?
0
tabudeviren
(30.07.26)
e-imzatr sitesinden başvuruyu yaptım. Ofisten teslim al seçeneğini işaretledim. Telefonla arayıp gittim. 10 dk da teslim ettiler.
0
administ
(30.07.26)
E-imza anında. İçine sim kart gibi bir kart takılan usb veriyorlar, anında aktif oluyor.

Mobil imzada da uyumlu sim kart veriyorlar ama her bayide de bulunmuyor. Hemen aktif olup olmadığını hatırlamıyorum. Bir de sim kart değişikliği olduğu için banka ve e-devlet sms'leri bloke oluyor, atm'den kaldırmak gerekiyor.
0
kibritsuyu
(30.07.26)
ben telekomdan başvuru yaptım mobil imza için. sim kartı değiştirdiler ama imza aktifleşmedi. tam 2 ay oldu. aradığımda ise bu süreç normal diyorlar. şaştım kaldım.
-6
televole0
(30.07.26)
kurye adrese getiriyor, aynı gün içinde kullandım.
0
duyuruuser
(30.07.26)
Hem e-imza hem de mobil imza kullanıyorum. Eğer mobil imza işinizi çözüyorsa kesinlikle mobil imza alın derim. Türk Telekom'da birkaç gün içinde, Turkcell'de hemen aktif hale getirmişlerdi. Turkcell'de hattımı taşıdığım bayi işi çözmüştü ancak Türk Telekom'da genel müdürlüğe gitmem gerekmişti, bayilerin dünyadan haberi yoktu.
0
10551037
(31.07.26)
(12)

Araba kullanmayi nasil ogrendiniz

Kittie
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ? Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ?
Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?
*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim. Ornegin bizim apartmanda yasli bir teyze var, rahatsizlandi, oglunu aradim, biz hastaneye gidiyoruz taksi cagiirdim dedim, anahtar evde al arabayi dedi. :)) aslinda cok onemli yani araba surmeyi bilmek. Ne yapsam, nasil ogrensem? Bir de iyi bir ikinci el kac paradan baslar onu da sorayim. Su bir bana bir devlete olayi olmasa sifir da alirim cogu insan gibi ama mumkun degil ulkede araba almak :(
0
Kittie
(28.07.26)
öğrenirsiniz ama motor bir beceriye dönüşmesi için erişebildiğiniz bir araba olması lazım yoksa bildiğiniz uçar gider. bisiklete binmek gibi değil. :(
+1
anon1m
(28.07.26)
Araba kullanmayı öğrenmek için araba sahibi olmanız şart değil, elbette kolaylaştırırdı ama olmasa da olur. Hem sizin beklentiniz acil bir şey olduğunda el altındaki herhangi bir arabayı sürebilmekmiş. Günlük kullanım için tercih etmiyorsanız (en azından şu an) sürüşünüzü iyileştirmek için araba sahibi olmayı beklemeyin bence.

Ben bir aile büyüğümden öğrendim, onun arabasında her gün düzenli pratik yaptık. Önce tenha yollar, sonra sokaklar, sonra caddeler, sonra uzun yollar derken ehliyet kursuna yazıldığımda biliyordum zaten kullanmayı. Otomatik viteste öğrendim, kursta da manueli öğrenmiş oldum ehliyeti de öyle aldım.

Çok uzun süre değil ama kısa aralıklarla sürekli pratik yani çözüm. Güvendiğiniz ve size güvenecek biri varsa eş dost, arabası olan, onunla birlikte sürüşlere çıkabilirsiniz.
0
starbuck
(28.07.26)
valla tam adamına denk geldiniz. ben özel dersler hariç başka kimseden öğrenmedim. ehliyet sınavından önce farklı eğitmenlerden özel dersler aldım ve sorun benim için eğitmenlerin kalitesizliği, aşırı panik yaptırmalarıydı. illa araba olmasına gerek yok. merak ettiğim şeyleri de youtubedan da baktım. benim de araba kullanmak için motivasyonum vardı, sürekli toplu taşıma çok sıkmıştı vs gibi özel sebepler. ayrıca özgürlük hissi de hoşuma gidiyordu. fiyatlar olarak çok öneri veremeyeceğim ama, ehliyeti aldıktan sonra baktım kimse öğretmeyecek, kendim direksiyonun başına geçip güzel müzik açıp şehir içi kullanmaya başladım. hatalarınızla da öğrenebiliyorsunuz ama başlangıçta iyi bir hoca, sonrasında ise kendinizi motive edip 2. el arabayla dışarı çıkmak en iyisi. şu anlık park konusunda sorun yaşıyorum ama genel olarak iyi ki yapmışım diyorum
+2
momomsu
(28.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır. pratik yapmadan öğrenmek mümkün değil. başkasının arabası-kiralık araç veya eğitimde o tedirginlikte öğrenme süreci tamamlanamıyor malesef.
0
orpheus
(28.07.26)
bir tane eski honda/toyota al, 20-25 yasinda. kara duzen bir arac olsun.
sakin bir yerde yazlik falan varsa araci oraya birak, her gittiginde orda pratik yap.
sonra yavas yavas cemberi genislet, sehre git gel, alismadan uzun yola cikma.
direksiyonu gelistirdikten sonra araci yenile, eskisini sat gitsin.
0
cooperr
(29.07.26)
Özel ders aldım ve almaya devam ediyorum sürücü kursundan. Sevdiğim bir hocam var kadın. Arkadaş gibi olduk. Ders arasında kafeye gidiyoruz. O samimiyet olunca daha doğal oluyor her şey. Sağ olsun iyileştirdim. Biraz para harcamak gerekiyor.
-4
arbre
(29.07.26)
şimdi arabayı kullanmayı öğrenmek derken teorik olarak biliyordum oyunlardan izlediklerimden vs. ama ilk kez sürücü kursunda araç sürdüm.
orada öğrendim denebilir mi bilemiyorum bu yüzden, adam sadece sözlü olarak anlattı ilk turlamada tüm sınav güzergahını sorunsuz tamamladım, sınav olsaydı geçerdim :D adam da şaşırdı daha önce hiç araç kullanmamış olduğuma. sonraki süreçte kurs bitene kadar eğitim güzergahı dışında da sürdürdü ana caddede de sürdüm eşini işten filan da aldık benim için de daha iyi oldu normal eğitimde verilenden fazlasını pratik etmiş oldum.

aradan bayağı zaman geçti hiç araç kullanmadım bu süreçte, benim araba almam gündeme gelince gidip almak için kendime güvenemedim haliyle :D kursta yanımda deneyimli biri vardı işi o ve acil durum olsa müdahale edebilir onda da pedallar var vs. ben sürerken hiç müdahalesi olmamıştı ama güven veriyor o durum. şehirler arası uzun yol da daha önce yapmadım. eski sahibi 100 küsür km yoldan gelip aracı bıraktı bana.

eve yakın bölgede turladım bi süre, biraz pratik yaptım aktif trafiğe çıkmadan. yine trafiğe kapalı özel alan değil tabi ama yoğun trafik de yok burada. sonra yeter bu kadar pratik diyince normal kullanmaya başladım. mecbur bi yerde çıkılacak trafiğe sonuçta :D

iyi araba biraz göreceli bi kavram :D benim araba 235k, bence iyi. bi yandan tabi keşke otomatik olsa daha rahat ederdim diyorum ama 16 yaşında araçta da bu fiyatlardaki araçta da fazla riskli gibi geliyor. onun dışında eksikliğini hissettiğim şusu kötü busu kötü dediğim pek bi durum yok. daha küçük hatchback bişey olsa park sıkıntısı daha az olurdu belki ama sedanın da avantajları var tam negatif veya pozitif bi tutumum yok o konuda.

bi tanıdığım 90k'ya aldı arabasını mesela memnun o da. hayır yıllar önce değil, 2026 yılında :D şaşırdım duyunca ama denk gelmiş bi şekilde şansına.
-1
konetsu
(29.07.26)
kadın bir hocadan kurs alın. erkek hocalar ne kadar iyi sürücü olurlarsa olsunlar, kadın hocalar benim gördüğüm kadarı ile işi daha öğretiyorlar. zamanında hem erkek hem kadın hocalardan ders almış biri olarak kadın hocanın çok daha iyi öğrettiğini gördüm ben.

bunun dışında gerekli kursları aldıktan sonra kendi aracınız olsa dahi kurumsal firmalardan araç kiralayıp şehir içinde trafikte kullanın bir süre (kiralarken de her türlü sigortayı alın). ufak çarpmalar, sürtmeler vs. olursa başınız ağrımaz ve nerede ne yapmanız gerektiğini daha doğru öğrenirsiniz.
0
shadowfollower
(29.07.26)
ehliyet kursunda öğrendim.
0
duyuruuser
(29.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır.


bu asla doğru değil. max 500 km. hadi 1000 olsun. ben ilk tek başıma çıktığımda toplamda 50 km araba sürmemişimdir muhtemelen.
0
jelly bear
(29.07.26)
trafikte. ise gitmem gerekiyordu ve manuel eski bir arabamiz vardi. gide gele ogrendim.
0
antikadimag
(29.07.26)
Benim arabalara hiç merakım yoktu ama etrafımdakiler beni çok ciddi anlamda zorladı -ki iyi ki yapmışlar-
Bayağı zorbalanarak kursa gönderildim; kursta öğrendim başta sonra hemen 2. El araba alıp ilk trafiğe 1 ay iş arkadaşımla çıktım. Ben çok rahattım ama onlar stresli tutunmaktan her yerleri tutulmuş XD
Şaka bir yana sizin yakınınızda böyle nazınızı çekecek birileri varsa şanslısınız sonra çok rahat geçti süreç uzun süredir de kullanıyorum, ufak tefek sürtmeler de yaşandı elbette. Yani denize dalar gibi suya dalmanız lazım yoksa beklemeyle olmuyor.
0
titanic kemancısı
(29.07.26)
(6)

Evlilik kumar işi diyen var, evliler katılıyor musunuz?

cccbehzatccc
Birkaç yıllık evliyim. Arkadaşların anneleri evlen artık diye öğüt verirlerdi...ne kadar tanırsan tanı aynı eve, ailesine girince anlarsın derdi. Ben tanınabiliyor diye düşünürdüm ve bana göre düşüncem çıktı.Mutlu bir evliliğim var, hatta evlenince çok daha iyi oldu bazı şeyler.Evliler, siz bu şans
Birkaç yıllık evliyim. Arkadaşların anneleri evlen artık diye öğüt verirlerdi...ne kadar tanırsan tanı aynı eve, ailesine girince anlarsın derdi. Ben tanınabiliyor diye düşünürdüm ve bana göre düşüncem çıktı.

Mutlu bir evliliğim var, hatta evlenince çok daha iyi oldu bazı şeyler.

Evliler, siz bu şans işine katılıyor mısunuz? Ben pek katılmıyorum sanki...
📊 Evlilik şans işi midir? Eşi asıl evlenince mi tanırız?
Evet şans işidir, sevgililiklerinden farklı oluyorlar %14.3 (6)
E yani, değişiyorlar, şans da bir faktör %28.6 (12)
Hayır, hazır olduğunda ve tanıdığına emin olduğunda evlenirsen rasyonel bir durum %42.9 (18)
Kesinlikle hayır, şansa katılmıyorum %7.1 (3)
Ne bileyim ben evlenmedim hiç %7.1 (3)
0
cccbehzatccc
(28.07.26)
Ortadakini sectim ama gene de yazmak istedim. Ne kadar iyi tanirsan tani isler ters gidebilir, risk her zaman var ve goz ardi edilemeyecek kadar yuksek. Ancak cogu iliskide evlilik oncesinde o isin olmayacagi aslinda rasyonel bakilirsa gorulebiliyor. Ancak cogumuz rasyonel bakamiyoruz.
+1
mbond
(28.07.26)
Evlenmeyeceğim. Çünkü evlenmek erkek için felaket bu yasalarla. Bir bayanın ömür boyu kolesi olmak için asla imza atmam
+1
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
evlilik pazardan aldığın karpuz gibidir. eve gelip ,kesip içine bakana kadar ne olduğunu asla bilemezsin.
+3
omer460
(29.07.26)
insanları değiştiremezsin fakat, insanlar değişir.
olumlu yöne değişene ben denk gelmedim.
+1
duyuruuser
(29.07.26)
Karpuz örneği güzel. Rengine, sapına bakarak, vurup sesini dinleyerek bir fikir sahibi olursun ama eve gelip içini açmadan asla tam olarak bilemezsin. Ayrıca kısa vadeli de düşünmemek lazım, evliliğin ilk 1-2 senesinde sevgililik zamanındaki insanla aynı olabilir ama sonuçta imzayı bir ömür atıyorsun. 10 yıl, 20 yıl bu sürelerde insanlar fazlaca değişir hayatın getirdikleriyle birlikte.
+1
bobinhoo
(29.07.26)
Hocam birçok insan evlendiği insanı şekillendirip yontabilmek konusunda çok iddialı düşünüyor. Tam olarak bunu düşünüyorlar özellikle bu kelimeleri kullandım.

Birçok insan eşinin sevmediği yönlerini evlenince değiştirebileceğini düşünüyor. Ama öyle olmuyor.

Bir de şu var, bir insanla ne kadar iyi anlaşırsanız anlaşın, ters düşeceğiniz bir konu olur. bunu beraber yaşamadan anlayamazsınız. Bu birlikte yaşamak da değil bir hayat kararı almak.

Mesela eşinizle çok iyi anlaşabilirsiniz. Ama birlikte bir ev alın bakalım. Ortak taksit ödeyin. Hiç bilmediğiniz yönlerini görebilirsiniz işin içine maddiyat girince.

Bir arkadaşım nişan aşamasında iş kurdu. Haliyle maliyetli bir süreçti. Birbiriyle çok iyi anlaşan iki insan anlaşamıyormuş meğer.

Ya da bir yakın aile üyesinin hastalığı olur atıyorum. O yüzden kadın erkek taraflardan birinin ilgilenmesi gerekir konu olur.

Bir özel günü aileyle organize etmek ister bir eş, diğeri tatil ister olay olur.

Eşlerden biri "sıkıldım ya" diye işten çıkar konu olur.

Evlilik sadece romantik bir birliktelik değil. beraber yaşamak gibi bile değil.

İşin içinde ekonomik konular var, aile değerleri var, ortak hayat planları var, çocukların yetiştirilmesi var, manevi değerler var. bunların birçoğunu konuşmadan evleniyor insanlar. Sonra sürpriz yumurta diyorlar.

Ya da zaten biliyor, evlenince değiştiririm diyor.
+1
anten
(29.07.26)
(16)

Bunun karşılığında sizce ücret istemeli miyim?

seni tanıdığım güne lanet olsun
İki yıl önce Twitter’da tanıştığım, hiç yüz yüze gelmesek de sürekli iletişimde olduğumuz yakın bir arkadaşım var. Aramızdaki bağa ve samimiyete güvenerek normalde 1.500–2.000 TL değerindeki bir işi kendisine tamamen ücretsiz yaptım. Ara sıra da piyasa değeri 300–500 TL olan ufak tefek ricalarını ge
İki yıl önce Twitter’da tanıştığım, hiç yüz yüze gelmesek de sürekli iletişimde olduğumuz yakın bir arkadaşım var. Aramızdaki bağa ve samimiyete güvenerek normalde 1.500–2.000 TL değerindeki bir işi kendisine tamamen ücretsiz yaptım. Ara sıra da piyasa değeri 300–500 TL olan ufak tefek ricalarını geri çevirmiyorum.

Arkadaşımın sosyal medyada ciddi bir takipçi kitlesi ve yüksek etkileşimi var. Paylaşımlarında benden bir arkadaşım şeklinde sık sık övgüyle bahsediyor, zaten benim doğrudan bu iş için kullandığım bir sosyal medya hesabım yok. Son zamanlarda onun arkadaşları ve takipçileri de benden aynı işleri ücretsiz yapmamı onun aracılığıyla talep etmeye başladı "Bize de yapar mı?" şeklinde. Bu benim inanılmaz vaktimi alan ya da beni yoran bir şey değil. Ama hiç tanımadığım insanlar için de normalde ücret aldığım bir şeyi yapmak istemiyorum.

Şimdi bu insanlardan ücret talep etsem arkadaşıma veya diğerlerine karşı yanlış anlaşılır mıyım emin değilim. Ufak bir iş için 100-150 TL gibi sembolik bir ücret mi istesem ona da değmez gibi geliyor. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim? Hiç bu topa girmeyip senin dışında kimseye yapmak istemiyorum mu desem?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(22.07.26)
tabii ki ücret talep etmelisiniz. diğer insanlar tanıdığınız değil, bir şey değil. sonuçta zaman harcıyorsunuz. belki tanıdık aracılığıyla gelenlere indirim kodu tanımlayabilirsiniz.

ücretsiz yaparak aslında bu işi yapan diğer insanlara zarar veriyorsunuz, piyasayı düşürüyorsunuz bir bakıma. emekçi açısından hoş bir durum değil.
+9
eileengray
(22.07.26)
Ücret istememek mantıksız, kesinlikle isteyin:)
+6
kendimefotograflarim
(22.07.26)
tam olarak (bkz: yapılan iyiliğin görev haline gelmesi) durumu. sizi tanıtmış olması güzel karşılıklı kazan kazan olmuş siz bu işi hobi olarak mı yapıyorsunuz gelir elde etme maksadınız yok mu bilmiyorum ama en değerli şey vaktiniz.

Cüzi de olsa bir karşılık talep etmeniz sınırınızı çizmeniz iyi olacaktır.
+5
anon1m
(22.07.26)
"Yanlış anlaşılır mıyım?" Demişsiniz. Sorunuzun kökü burada aslında. Bence ücret almazsanız yanlış anlaşılmış olursunuz, siz hayır kurumu musunuz? Siz bu işi yapan birisiniz ve tam olarak böyle anlaşılmanız gerekiyor.
+4
akhenaten
(22.07.26)
Ortağım var, bu işleri onunla beraber yapıyoruz, ben ücret almasam bile ortağım profesyonel olarak yapıyor bu işi ve ondan ücretsiz bir şey yapmasını isteyemem
Dersin, hem sen sıyrılmış olursun hem de yaptığın işin karşılığını almış olursun.
+1
etna
(22.07.26)
Ortağım olmadığını biliyor açıkçası :) zaten işten ziyade uzun zamandır hobi olarak kendi çok yakın çevreme nadiren yaptığım bir şey bu, 4-5 yıl önce bunun üzerinden para kazanmayı bırakmıştım.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(22.07.26)
Bağış karşılığı yapabilirsiniz para kazanma amacınız yoksa. Ama bedava yapmayın derim.
+1
elorelia
(22.07.26)
arkadaşınıza bu işi para ile yapacağınızı, kendisi tanıtım yaptığı için de ona komisyon verebileceğinizi, hatta bazı takipçilere etkinlik, kura vs. adı altında bedava ürün verebielceğinizi söyleyin. iki taraf için de kazançlı olur gibi. lafa giriş olarak da "bunlar az da olsa vakit alan işler, açıkçası ücretiz ürün vererek emeğimin küçümsenmesini/yok sayılmasını istemem. ben bu işler için x miktar para almayı düşünüyorum, hatta senin aracılığınla geldikleri için sana da komisyon verebilirim. sen ne düşünüyorsun?" diye sorabilirsiniz bence.
0
shadowfollower
(22.07.26)
Fakir bir kaç aile belirle onlara versinler ücreti. sonrasında işi yap .
Böyle şeyler suistimal edilmeye de açıktır

Onlardan hiç para istememek olmaz .
0
diyecevaplandı
(22.07.26)
Senden baskasina yapmiyorum de. 100 tl ucret istemek sana iyi hissettirmicek
0
üğpoıuy
(22.07.26)
barter yap, ücretsiz yaptığın işler kaşılığı senin reklamını yapsın-sana iş getirsin.
böylece ondan 2000tl tahsil etmeyerek 20.000 tl değerinde reklam yaptırabilirsin.
0
orpheus
(23.07.26)
Rondak
(23.07.26)
para istemen beklenen ve normal bir hareket.
+2
duyuruuser
(23.07.26)
if you are good at something never do it for free.
0
kumandanim
(23.07.26)
emek ve ayırdığınız zaman için ücret talep etmelisiniz. emeğinizi ücretlendirmediğiniz takdirde karşı taraf işinizi küçümseyecektir ve bu da istenmeyen sonuçlar doğurur. sembolik de olsa bir fiyat verin.
0
kurmalifare
(24.07.26)
takipçisi var diyorsun. bu işi resmiyete döküp para kazanmaya baksana? site şirket neyse kur işte yap.
0
avatar is back
(24.07.26)
(6)

2015'te alınmış Tv

metal69
Öncelikle babam Ekim 2025'te vefat etti. vefattan 1 ay sonra arayan bir Tüccar televizyon borcumuz olduğunu söyledi, karşılığını sordum o zamanın parası bu zamanın parası farklı dedi günümüze gelindiğinde ise o zaman 1500 lira olan televizyona şu an 37 bin lira para istiyor ve telefonları açmamamıza
Öncelikle babam Ekim 2025'te vefat etti. vefattan 1 ay sonra arayan bir Tüccar televizyon borcumuz olduğunu söyledi, karşılığını sordum o zamanın parası bu zamanın parası farklı dedi günümüze gelindiğinde ise o zaman 1500 lira olan televizyona şu an 37 bin lira para istiyor ve telefonları açmamamıza rağmen yüzsüz gibi İki üç günde bir beni arıyor. 10 seneden beri aklına gelmeyen borç babam vefat edince aklına geldi, 10 sene içerisinde babama da hiç haber vermemiş babam bilse ki eğer mutlaka öderdi. O zamanlar amcamlarla ortaktı bir malın takası olarak bu televizyonu aldığını duydum annemden daha sonra

Ben şimdi nasıl yapayım, ne yapayım?
0
metal69
(21.07.26)
öncelikle başınız sağolsun. mekanı cennet olsun.

hiç bir dayanağı yok ki. ortada fatura yok, senet sepet yok. sadece söz var. babanız belki ödedi bunu. kaldı ki 10 yıl süre zaman aşımıdır.

borç babamın borcu benim değil deyin, engelleyin geçin.
+5
galahad reloaded
(21.07.26)
oncelikle basiniz sagolsun. babaniz hayatta olmadigi icin bu borcu odeyip odemedigini bilmiyoruz bence kendisi boyle bir borcun oldugunu dusunmuyordu. bence babanizin davranisini devam ettirebilirsiniz, elbet bir bildigi vardir.
+3
mavicorap
(21.07.26)
Eşyalar karşılıklı üstüne bir bedel istenmeksizin takas edildiyse borç zaten yoktur.
Diğer türlü ortada başka belge / şahit olmadan kıymeti kendinden menkul bir sözle bu bahsedilen borç ne derece geçerli olabilir?
Ben olsam :
- babam bize böyle bir şey demedi .. (ki dememiş malum) diyerek önce süründürürüm.
sonra da mesele sadece TV ise o televizyonu kumandasıyla eline veririm .
Süründürme o ikna olup susana kadar sürsün .
0
diyecevaplandı
(21.07.26)
İtalyan tipi dolandırıcılık gibi geldi bana. Onlar da cenazelere ellerinde bir tabloyla giderler ve merhumun tablo siparişini teslim etmeye geldik derler. Hatta öldüğünü de güya o anda öğrenip ağlarlar falan. İnsanlar da anamızın babamızın son isteği diyip dandik tabloyu epey pahalı bir rakama alırlar. Buna benzettim.
Alacak zamanaşımı 10 yıldır. Eğer arada icra takibi falan açılmamışsa. Vermeyin.
+3
ground
(21.07.26)
Elinde belge var mı adamın? Böyle bir dolandırıcılık yöntemi var haberiniz olsun
0
Rondak
(21.07.26)
engelle geç
0
duyuruuser
(21.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.