Giriş
(3)

cihat çiçek takipçilerine bir soru

denizzz
malumunuz olduğu üzere kendisi en avantajlı yatırımın kredili konut olduğunu söylüyor. yine malumunuz olduğu üzere konut sahiplerine yeni satın alınacak konutlar için şu an 1'e 5 ya da 1'e 4 kredi verilmiyor. ama cihat çiçek ara ara satılık iş yeri ve ofislerde buna benzer bir imkan olduğunu söylemi
malumunuz olduğu üzere kendisi en avantajlı yatırımın kredili konut olduğunu söylüyor. yine malumunuz olduğu üzere konut sahiplerine yeni satın alınacak konutlar için şu an 1'e 5 ya da 1'e 4 kredi verilmiyor. ama cihat çiçek ara ara satılık iş yeri ve ofislerde buna benzer bir imkan olduğunu söylemişti, var mı bu konuda bilginiz ya da tecrübeniz? mantıklı bir yatırım olur mu, eğer ki böyle bir kredi opsiyonu mevcutsa?
0
denizzz
(08.03.26)
Ben kendisini 4 yıldır takip ederim, eskiden daha yardımcı ve mantıklıydı ama; her büyüyen organizasyon gibi radikalleşmeye başladıktan sonra bıraktım takibi.

Dedeyi severim, kurduğu fikri sistem çok mantıklı ve gerçek. Enflasyon oldukça sınırlı üretim malları diğer mallara göre daha fazla yükselecek ve sizin de paranız daha az değer kaybedecek-ya da değer kazanacak diyor.

Enflasyonun olmasını da devlet politikasına bağladığı için, enflasyon olacağına oynuyor.

Ancak dede'nin sisteminin bazı yan gereksinimleri var. Bu gereksinimler,
-aylık kesin düzenli bir gelir grubuna dahil olmanız ve gelirinizin bir kısmını da arttırabiliyor olmanız gerekiyor. (eskiden böyle değildi, o zamanlar fanatikleşmediği için, servetinizi kendi içinizde yönetebileceğiniz yöntemleri de bulup anlatıyordu. Şimdi varsa yoksa altın'a kitlenmiş vaziyette)
-işinizin garanti ve uzun vadede olması lazım, çünkü bütün sistemi uzun vadeli kredi çekmeye dayalı.(eskiden abd'de olan mortgage sisteminin türkiye çakması aslında: bkz: zengin baba fakir baba)
-anlık ve kısa tekrarlı olarak sahip olduğunuz paranızı kontrol etmemeniz gerekiyor. (çünkü, kredi kartıyla altın aldırdığı için, normal fiyattan daha pahalıya alıyor ve aldığınız anda aslında zararda olmuş oluyorsunuz. Dede'min mantığı uzun vadede enfslasyonda borcunuzdan daha fazla kazanacak olmanız- o yüzden ayda bir kaç param kaç para olmuş diye kontrol etmemelisiniz)

Bunları göz önüne alarak, eğer istencelere sahipseniz, dedenin sistemi çok iyi. Zaten o yüzden Duacısı da çoktur kendisinin. Ben kendisini dinleyerek mesela kırıkkaleden ev satın aldım. Aldığıma pişmanım. Ama bunun sorumlusu dede değil, onun sistemi çalışıyor; benim yatırım mantığım(düzenli bir işim yok ve paranın kendisinden para kazanabildiğim için) dedeyi desteklese de hayatta kalma biçimlerimiz uymuyor.

ben o evi aldığım için yüksek miktarda zarardayım, ancak yukarıdaki gereksinimlere sahip olsaydım; en yüksek kira-fiyat getirisine sahip il olduğu için Kırıkkale; yatırımımdan memnun olurdum. Fakat benim gelir yapıma uymuyor.

Yani eğer sizin gelir yapınıza uyuyorsa; tamamına yakınını kredi çekerek taşınmaz almanız çok mantıklı. Çünkü malum, savaş var; savaş enflasyon demek; ülkede dolar tutuluyor bu enflasyon demek, enflasyon da en başta anlattığımız üretimi zor ve zamana bağlı olan malların değerinin; diğer tüketim mallarından çok daha fazla artması demek.

Eğer gereksinimlere sahipseniz, sistem şahane.
0
mete kudur
(08.03.26)
Cihat ın miyadı doldu. Uygun kredi falan kalmadı artık. Ucuz işyeri de yok.
Popülist davranıp sevimli tonton dede ayağıyla umut? saçıyor.
Adamın yaptığı tek şey fiziki altın alıp kasasında saklamak.
Bunu bize değerli ve ilginç bilgi olarak satıyor.
Tonton dede olarak dinleyeceksin dinle. Yoksa masalcı biri artık.
0
mimikikili
(17 saat)
şuan ki koşullarda verebileceği tek tavsiyeyi veriyor "altın/gümüş biriktirin"

kesinlikle mantıklı buna kimse itiraz edemez.
bankalar eskisi gibi kredileri herkese vermiyor artık. bir de çekeceğiniz krediyi ödeyebilme imkanınız olması lazım.
bahsettiği işyerleri ve ofisler küçük metre kareli düşük tutarlı yerler.
küçükten başlayıp satıp daha büyüğe geçmek istersen düşünebilirsin.
0
duyuruuser
(14 saat)
(12)

Parfüme en çok kaç TL verirsiniz?

arbre
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
-2
arbre
(05.03.26)
En son 8788 lira verdim bu ocakta
Parfüm koleksiyonu yapıyorum biraz (çok değil tabi binlerce olanlar var. Ben de 20-25 tane var heralde).
Kafamda max 200 olur herhalde 75-100ml için.
Geçen çok beğendiklerim hep çok pahali :/
Guerlain honey tobacco 335€ malesef.
Parfüm benim için hobi, o yüzden gereksiz görmem.
0
logisticsmanager
(05.03.26)
50 ml’si $350 bir parfüm almıştım. Pahalı olma sebebi artık regülasyonlar sonucu çoğu markette kullanılması yasak olan doğal malzemeleri içeriyor olması. Gerçek civet, misk, ambergris, oud gibi. Normal parfümlerde bu notalar gerçek değil, kimyasal taklitleri.

Ama günlük kullanmak için pahalı. Günlük parfümüm değil. Genelde decant alıp notaları tanımaya çalışıyorum. Onlar bile gidiyor uzun bir süre.
-1
antikadimag
(05.03.26)
Eskiden maaşımın hatırı sayılır bir kısmını parfüm için harcadığım olmuştu. Bugünün şartlarında 5 bine niche bir parfüm alınamıyor zaten. Alırsanız niche için beymen, designer parfümler için sephora’dan başka yerden önermem çünkü çoğu yer sahte satıyor.

Neyseki ben birkaç yıl önce arkadaşımın önerisi ile muadil parfüm satan creamia perfume markasını tanıdım ve orijinallik takıntımın gereksiz olduğunu fark ettim. Varsın şişe farklı olsun, içindeki parfümün orijinalinden farksız olduğunu bilerek istediğim kadar sıkabilmek gibisi yok. Keşke daha fazla çeşit çıkarsalar da onları da kullansam.
0
gradacion
(05.03.26)
250 usd
0
eileengray
(05.03.26)
ne kadar kazandığıma göre değişir, şu an kazandığımla vermem. bu arada o parfümlerin nasıl yapıldığını ve aşağı yukarı maliyetlerini biliyorum. kabaca söylemek gerekirse 250usd vediğiniz parfümün, parfüm olarak maliyeti 25usd'yi geçmez. verdiğiniz bedeller ambalaj ve reklama gidiyor.
-1
late viper
(06.03.26)
Tamamen bütçe meselesi, eskiden öyle bir para veremezdim, şimdi verebiliyorum. Güncel kullandığım parfümün freeshop fiyatı 140eur, Türkiye fiyatı 11k.

Benim psikolojik sınırım 250eur, daha üstünü parfüme vermem.
0
kimlanbu
(06.03.26)
5bin vermem, 4 bin de vermem, psikolojik sınırım 2 bin civarı heralde ama onu da vermem gibime geliyor.
+1
kumandanim
(06.03.26)
5 bin verilir ama üstü zor.
Benim kullandığım 3 bin bütçeme uygun olan sevdiğim koku bu.
Çok beğendiğim parfüm maalesef 50 ml 18 bin, asla vermem.
0
mutekebbir
(06.03.26)
eskiden orjinal parfüm alırdım ama saçma olduğuna kanaat getirdim, çakmacılar birebir aynı kokuyu tutturuyorlar. Orjinaline vereceğim paranın yüzde 25'siyle 3 tane çakma alıp eve, işe, arabaya koyuyorum birer tane, kalıcılığı az olması da umrumda olmuyor bu sayede.

Soruya cevap olarak maks 1000 diyorum.
-1
bobinhoo
(06.03.26)
kaç ml?
30 ml ise vermem.
90 ise verebilirim.
-1
elorelia
(06.03.26)
öncelikle "gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?" ne demek? "parfüme vermek gereksiz, o zaman bu 5 bin'le krem alayım, ona değer" gibi mi? 5 bin'im batıyor ve illa harcayacaksam, parfüme değer bence. çünkü sevdiğim kokuların bende uyandırdığı hisler çok hoş. sevdiğim ağır bir koku var; o sıralar kullanacak bi yerlere gitmiyorsam, bazen gece yatmadan önce sıkıp öyle uyuyorum, çok iyi geliyor.

benim psikolojik sınırım 5 bin lira civarı ama bu paraya iyi parfüm kaldı mı, emin değilim. free shop'ların fiyat olarak bir avantajı kalmadığından beri her geçişte parfüm almayı bıraktım açıkçası. zaten olanlar da min. 2 sene idare eder.
bir kimya mühendisi yakınımız parfüm işine girdi; bilinen parfümlerin kopyalarını yapıp satıyor. onun sayesinde hiç bilmediğim kokuları denemeye başladım. onda denediğim bir kokuyu çok beğendim; dedim bunun orijinalini alayım. Geçen yıl 60'lık orijinali 7 bin küsürdü; çok geldi ama değer dedim. sonra ilk yurtdışına çıkışta gider ve gelirken free shop'ta deneyeyim dedim; orijinal parfümün, mühendisin çakmasının yarısı kadar kalıcı olmadığını görünce almadım. mühendisten devam yani.
0
lil siztah
(06.03.26)
parfüm kadar balon bişey yok.
en iyisine 300 liradan fazla verilmez.

hepsinin yapılışı belli, kokuları ilk 15-20 dk ayrışıyor sonra bazı aromalar daha uçucu olduğu için sadece amber, baharatlı kokular dayanıyor.
zaten 5. dakikada burnun kokuya alıştığı için sen aynı koktuğunu düşünüyorsun.
-3
duyuruuser
(06.03.26)
(5)

numara taşıma nasıl oluyor?

duyuru
şu anki hattım turkcell'de. vodafone yanımda uygulamasını indirip numara taşıma menüsüne girdim, uygun bir seçenek de buldum ama ilerlemedim.1 - ilerleyip talepte bulunuyorum ve eve simcard mı geliyor, kaç günde gelir ortalama? bir de geldiğinde takınca hemen kullanmaya başlayabiliyor muyum yoksa be
şu anki hattım turkcell'de. vodafone yanımda uygulamasını indirip numara taşıma menüsüne girdim, uygun bir seçenek de buldum ama ilerlemedim.

1 - ilerleyip talepte bulunuyorum ve eve simcard mı geliyor, kaç günde gelir ortalama? bir de geldiğinde takınca hemen kullanmaya başlayabiliyor muyum yoksa belli bi süre geçmesi gerekiyor mu?
2 - turkcell taahhüdüm 8 gün sonra bitiyor. şimdiden vodafone'a başvursam bu hafta içinde gelir mi?
3 - onun taahhüdü tam olarak bana ulaştığı gün mü başlıyor?
4 - turkcell'le ilgili bir şey yapmama gerek yok herhalde di mi? 8 gün sonra bitecek ve benim ekstra işlem yapmama gerek yok yani?

sorularım bu kadar.
0
duyuru
(02.03.26)
1- evet eve veya iş yerine geliyor yetkili. 1 günde geliyorlar. hemen kullanmaya başlayamıyorsun. 12 saat filan bekliyorsun zaten sms ile sana bilgilendirme gelecek. yeni hattına geçene kadar eski hattından devam ediyorsun. sabaha karşı zaten eski hattın çekmeyecek, o zaman anlıyorsun geçtiğini.
2- gelir. 1 günde geliyorlar zaten eğer merkezi bir yerdeysen.
3- sim card'ı getiren kişi sana sözleşme imzalatacak. sözleşmeyi imzaladığın günden itibaren geçerli oluyor taahhüt.
4- 8 gün kaldığı için bir ceza ödeeyeceksin muhakkak ama çok cüzi bir ücrettir. turkcell'in sitesinden telefon numaranı yazarak daha sonra borç sorgulatabilirsin. zaten sana yine bilgilendirme sms'i gelir.
0
elektr10
(02.03.26)
yukaridaki arkadasin dediklerine ek olarak. basvurduktan 2 gun sonra numaran tasinmis oluyor. hatta sana sms geliyor orada saat kacta yeni hattina gecmen gerektigi yaziyor.

vodafone da istersen basvurduktan sonra gidip hattini sectigin vodafone magazasindan da teslim alabiliyorsun. oyle bir secenekleri var kurye ile ugrasmak istemiyorsan.

8 gunluk sure kaldiysa. 8 gunun ucretini alacaklar senden. cayma bedeli bu. eger odemek istemiyorsan 2-3 gun kala basvur. cikarsa da cok kucuk bir odeme cikar.

son olarak eger e devlet onayiyla numarani tasirsan kurye sana bisey imzalatmiyor sadece teslim edip gidiyor. ki bu avantajli direk online basvurdugun anda tasima islemi baslamis oluyor. yoksa kuryeye imza attiktan sonra surec baslayacakti/
0
nuevo
(02.03.26)
turkcellden sonra telekoma geçilir diğeri memnun etmeyebilir.
bayilere gidip hemen geçebilirsin. fakat eve istiyorsan telekomda getiriyordur büyük ihtimalle, yada yakında ptt falanda varsa aynı altyapı
0
sivri sinek
(02.03.26)
Taahhütün bitmesine 1 ay kala istediğin gibi çıkabiliyorsun. Bir ceza yok. 20 gün kullandıysan 20 günlük fatura gelir sadece.
0
substituent
(02.03.26)
Geçiş işlemleri bitince Turkcellden hattını mutlaka kapattır.
indirimsiz fiyattan fatura çıkabilirler.
0
duyuruuser
(03.03.26)
(28)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-5
arbre
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-4
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Teoman
0
cosmicstring
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
0
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Kaan
0
duyuruuser
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(4)

750 bin'e kadar araç önerisi?

mikahakkinen
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.
bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.
i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım için satarken kmsinin problem olmaması gerekiyor.
önerilerinize açığım.
0
mikahakkinen
(20.02.26)
benim çevremde herkes i20 alıyor bu ara.
0
summerjam0306
(20.02.26)
japon ve kore araçları mantıklı duruyor.

i20, auris, micra
0
gercekdunya
(20.02.26)
yıllık 65 bin km için benzinli egea ilk seçeneğim olurdu.
0
duyuruuser
(20.02.26)
shbd.io
Bana nasip olmadı belki sana olur. Param yetmedi.
İ10 yılda 65bini ya kaldırmaz ya da aşırı yakar.
Clio lar güzel. Tam İstediğin gibi. eşek gibi kullanırsın.
17 model başka ekmek çıkmaz.
15 modele falan razıysan toyota yaris al. Anadolu kadını gibi eve de bakar, tarlayı da eker, hayvanı da güder. Bıktım usandım demez.
0
luluki
(20.02.26)
(1)

marka tescil sorusu

duyurukullanıcısı
istinyekimya marka ismi var diyelim. başvuru yapılınca istinye üniversitesi, istinye belediyesi falan 30 kişi itiraz ediyor. marka bir türlü alınamıyor. 20 yıldır kimse alamıyor markayı.şimdi biri bu markayı kullanınca ne oluyor? ben istinyekimya ile ürün satarsam ne oluyor? itiraz edenler zaten mar
istinyekimya marka ismi var diyelim. başvuru yapılınca istinye üniversitesi, istinye belediyesi falan 30 kişi itiraz ediyor. marka bir türlü alınamıyor. 20 yıldır kimse alamıyor markayı.

şimdi biri bu markayı kullanınca ne oluyor? ben istinyekimya ile ürün satarsam ne oluyor? itiraz edenler zaten markayı almıyor, sadece itiraz ediyor.

böyle sürekli itirazlar ile boşta kalan marka isimleri ne oluyor sonuçta?
-1
duyurukullanıcısı
(20.02.26)
sen kullanabilirsin, ortada marka sahibi olmadığı için kimse bişey diyemez fakat ileride senin markanı başkaları da kullanırsa sen de itiraz edemezsin.
0
duyuruuser
(20.02.26)
(10)

Japonya'dan şüpheli iş teklifi

Enaktarlar
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine Linked
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine LinkedIn hesabı açmıştım.

Bu kişinin mesajına iş arayışım var diye cevap verdim. Dedi ki seyahat engelin var mı? Yok, dedim. Bir site linki gönderdi Japonc, bir tasarım şirketinin sitesi. İncele dedi. İnceledim biraz daha açar mısınız, dedim.

Diyor ki seyahat engelin olmaması çok önemli en başta ve her şeyden önce. Sana 6 ay staj vericez, İngilizce ve Japonca dersleri ve başka bazı programlar falan öğreneceksin. Sonrasinda ise başlayacaksın. Aslında remote bir iş ama by staj Japonya'da olacak ve imza atmadan mülakat sürecinde bi kere yüz yüze görüşme illa ki olmak zorunda. Ayda 1 orada meeting şeklinde ofisteyiz onun dışında uzaktan.

Şimdiii... böyle bir şirket gerçekten varsa ve bu teklif gerçekse hayatım kökten değişir kim buna hayır der. Bu arada ingilizcem var fena olmayan bir seviyede beni idare eder orada. Ama neye güvenip görüşmeye falan gidicem, yani insanın başına bilmediği ülkede her şey gelebilir ve korkunç.

Evrak süreci olacak, konsolosluktan sana yazı gelecek davet edicez dedi yazan kişi.

Etrafınızda hiç böyle işe giren var mı? Düşünceleriniz neler?
0
Enaktarlar
(19.02.26)
uzun dönem oturum ve hatta vatandaşlığa kadar giden yolda iş garantin varsa, ayrılmayacak ve kovmayacaklarsa git.

yoksa süresine bağlı olarak 6 ile 8 yılın kelle koltukta gider.

yeri gelir hayattan bile zevk alamazsın.

ben hala yurt dışına çıkış kararım yanlış mıydı diye düşünüyorum. 6 yıl geçti.

türkiye mesela 2018 temmuz'dan önceki kadar iyi bile olsa herhalde 50 kere dönmüştüm.
0
rain when i die
(19.02.26)
Japonya özelinde değil bu yazdığım ama en son Koreli bir genç bu şekilde uluslararası bir iş görüşmesinde işe başvurduğunda organ mafyasının eline düşüp öldürüldü yakın zamanda, ülkeye girer girmez götürüyorlar işkenceyle para istiyorlar para çıkmayacağı anlaşılınca öldürülüyor. Cenazesini en son uluslararası görüşmelerle teslim aldılar.

Bunu öğrenmenin bir yolu bence Japonya’da Türk bir rehber ile anlaşıp ülke içinden birine şirketin güvenirliğini , adresini, bilgilerini sorgulatmak olabilir.
0
titanic kemancısı
(19.02.26)
süreç çok şaibeli geldi bana.
0
orpheus
(19.02.26)
Dolandırıcılık gibi görünüyor anlattıklarınız ama sürece devam edin elbette.
Ben %99,99 ihtimal dolandırıcılık olduğuna inanıyorum.

Herhalde bir noktada uçak bileti veya oturum başvurusu ödemesi gibi bir şey isteyeceklerdir.
+1
michael_knight
(19.02.26)
sonraki aşamada para isteyecek gibi.
0
scudman1
(19.02.26)
Uçak bileti, konaklama ve diğer masrafları sorduğumda şirketin karşılayacağını söyledi yani parayla ilgili bir dolandırma olayi değil bence. Ama organ kaçakçılığı vb ihtimaller inanılmaz korkuttu.

Bu arada yazan kişinin soyadı belirsiz, gizlemiş onu. Sadece isim ve soyadın baş harfi.
0
🌸Enaktarlar
(19.02.26)
%99.999 scam bu. mantigini ya da adamlarin kazancini anlamadim henuz, ama kesin scam. bence cok fazla kisiel bilginizi paylasmadan, herhenagi bir seye kesinlikle para odemeden devam edin konusmaya (para odeme de iste sey olabilir, vize basvurusu icin sizden atiyorum 1000$ isterler, sonra geri vercez derler ama toz olurlar; bilmem ne portalina uyelik icin 5000 YEN gerekir, onu da iade edecez derler ama yine toz olurlar vs, bilgisayarinizi siz satin alin biz gondeririz derler yine yok olurlar fln o mantik). ya da siz onlardan para isteyin :D

su da olabilir, gostermelik bir "ise" baslarsiniz, iste size verilen tasklari yaptikca gostermelik bir hesapta paraniz birikir, ama sonra paranizi cekmek isteyince aa onun 100$ bedeli var fln diyebilirler, sonra 100$ i ve hesabi alip toz olurlar fln.

biraz mantikli bakacak olursak:

1 - neden japonya'ya seyahat engelinin olmamasi cok onemli, japon bulamiyorlar mi?
2 - bu devirde hangi sirket herseyden once 6 ay dil egitimi verecek? neden yapsin yani bunu etrafta tonla hali hazirda dil bilen insan varken?
3 - hangi sirket sifirdan aldigi calisanina, yabanci ustelik, dili bile belli belirsiz, tool egitimi verecek ise balamadan once?
4 - nasil bir sirket isi, pozisyonu, rolu vs dogru durust anlatmadan "bak biz sana egitim vercez" ile baslar gorusmelere?
+1
taurina
(19.02.26)
scam abicim bunlar..
0
cooperr
(19.02.26)
fake. tufaya düşmeyin.
0
summerjam0306
(20.02.26)
Artık scamcılar eskisi gibi maille link göndermek yerine, sizi bir sürece sokup sonrasında fake linklerle sizi kandırmaya çalışıyor.

Bu hikayede büyük ihtimalle bazı evrak işleri için 300-500 belki 1000 dolar gerekli diyecek. en kötü ihtimalle gmail şifreni kaptırırsın orada kayıtlı kredi kartların varsa, geçmiş olsun.
0
duyuruuser
(20.02.26)
(4)

Çözülebilir kahve tavsiyesi

parka
Şunu dene çok güzel, diyebileceğiniz bir kahve var mı?
Şunu dene çok güzel, diyebileceğiniz bir kahve var mı?
0
parka
(16.02.26)
illy instant coffee
cellini instant espresso
0
nahtoderfahrung
(16.02.26)
jacobs origin southeast
jacobs monarch gold
+1
duyuruuser
(16.02.26)
granül kahvenin nirvanası davidoff'tur.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(16.02.26)
www.kurukahvecinuritoplar.com

pişman olmazsınız. bozulacak kadar organik bileşiğe sahip olan gördüğüm ilk granül kahve.

edit: online satışta yok galiba. ben direkt dükkanlarından alıyordum. eminönü mehmet efendinin yanındaki handa.
0
birdirbir
(17.02.26)
(5)

İşsiz kalınca iş bulması en zor meslek

gabe h coud
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.Bunun bir çok nedeni ol
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.

Bunun bir çok nedeni olabilir ama aklıma gelenler; çalıştıkları insanlarla şekil almaları, onların egosuyla kendilerine ego edinmeleri, alışkanlıkları zor kırılan, adapte olması zor insanlara dönüşmeleri ve işsiz kaldıklarında asistanlığını yapacakları kişilerle uyum göstermelerinin zor olması. Başlangıçta işe girmeleri kolay. Presentabl (güzel ve bakımlı) konuşmaları düzgün, öğrenmeye açık. 10 sene CEO asistanı olduktan sonra sert mizaçlı bir edebiyat hocası triplerinde. (Edebiyat hocalarını tenzih ederek) Ona buna kızan birine dönüşmüş oluyor. Havalara giriyor. Çok eskiden çalıştığım şirketteki executive assistant abla (20 senelik) artık müşterilere danışmanlık bile veriyordu fdshfks ve bu nedenle kovuldu. Bir diğer neden de asistanı olan yöneticiler yeni birini alacakları zaman genç olmasına dikkat ediyor.

Başka var mı böyle meslekler, ne düşünüyorsunuz?
0
gabe h coud
(16.02.26)
Bir meslek değil ama pozisyon geliyor aklıma: Orta seviye yönetici.

Benim gördüğüm kadarıyla bu baya tehlikeli iş kaybetme konusunda çünkü şirketler orta seviye yönetici işe almaktansa içerden birini terfi ettirmeyi tercih ediyorlar.
+1
salihdt
(16.02.26)
görsel sanat işlerinde uzman ve yöneticiler.

tasarım işleri çok ele ayağa düştü. ai den önce de kötüydü artık yerlerde.
uzman işten çıktıktan sonra, yerine düşük maaşa tecrübesiz alıyorlar.
+1
duyuruuser
(16.02.26)
bir ihtimal gizlilik nedeniyle de iş bulamıyor olabilirler. executive assistant şirketin resmi ve hatta gayri resmi olarak en mahrem sırlarına sahip. işten ayrıldığında hiçbir patron bu kişinin sektörde benzer işe girmesini istemez. hatta başka patronlar da bu sebep ile işe almak istemeyebilirler.
0
orpheus
(16.02.26)
Sadece memurluk kadrosuyla yapılabilecek meslekler var. Memuriyet kaybedildiğinde (kendi meslekleri için) iş bulmaları zor değil, imkansız oluyor. Bunlar da polislikten tutun arkeolojiye kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Executive assistantlar yatsın kalksın haline şükretsin bence.
0
akhenaten
(16.02.26)
Çoğu memur iş bulamadığı için memur. Spesifik bir skill'in yoksa memurluk dışı iş yapamzsın
0
michael harddd
(16.02.26)
(2)

facebook sorusu

kibritsuyu
ehaha dede misin hala facebook mu kullanıyorsun, facebook mu kaldı diyecekler için peşin peşin evet, mesleki paylaşımlar ve sorular için, ayrıca plak alım satımı için hala kullanıyorum. bu işler için hala alternatifi yok.soruma geçeyim:adam post açıyor plak satışı için. altına yorum olarak plakları
ehaha dede misin hala facebook mu kullanıyorsun, facebook mu kaldı diyecekler için peşin peşin evet, mesleki paylaşımlar ve sorular için, ayrıca plak alım satımı için hala kullanıyorum. bu işler için hala alternatifi yok.

soruma geçeyim:

adam post açıyor plak satışı için. altına yorum olarak plakları paylaşıyor tek tek. ama ben yorumları açınca "en alakalı" diye bir kritere göre sıralıyor. neyine göre alaka kuruyor bilmiyorum ama yorumlar karman çorman çıkıyor.

veya plak mezatı var açık arttırma şeklinde. benim katılabilmem için son verilen teklifi görmem lazım ki arttırayım. ama yine gerizekalı gibi "en alakalı" kriterine göre sıralayıp karman çorman çıkarıyor. en son ne verilmiş, göremiyorum. en üstte taa aralarda verilmiş bir teklifi çıkarıyor niyeyse. illa her sefer girip "yeni yorumlara göre sırala" demem gerekiyor.

bunu default olarak ayarlamak mümkün mü? en alakalı malakalı istemem, sana ne ulan, alakasını ben kurarım, sen zamana göre sırala.

oluyor mu öyle?
0
kibritsuyu
(16.02.26)
"en alakalı" ya tıklayınca "en son" seçeneği çıkıyor ama default olarak bunun seçili olması için ayar var mı bakmadım. ayarları kurcalamak gerekli.
+1
duyuruuser
(16.02.26)
Platform, etkileşimi artırmak adına genellikle en çok beğeni alan veya yanıtlanan yorumları üstte tutan "En İlgili" (Most Relevant) ayarını varsayılan olarak dayatıyor.

Şu anki durumda, her gönderi için bunu kalıcı olarak "Yeni" (Newest) şeklinde sabitleyen tek bir genel ayar bulunmuyor.
+2
faberkastelli
(16.02.26)
(10)

Apple Watch 11 46mm alınır mı?

substituent
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.

İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.

Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de olmadı. Bu bilgileri ne yaparım ben de bilmiyorum. 9 ay taksit cazip geldi sadece. Geçmiş yıllarda mekanik saat kullandım ama amaçsız geldiği için kullanmayı bırakmıştım. Apple Watch dinamik olduğundan az da olsa işime yarar. Ama olmasa da hayatımda hiçbir şey değişmeyecek.

Ne dersiniz? Bu durumda alır mıydınız?
0
substituent
(15.02.26)
nabız, ekg, uyku başlarda takip ederken max 1-2 ay sonra bakmamaya başlıcaksın.

yürüyüş bisiklet için güzel motive eder.

ben almam çünkü şarjı çok az gidiyor. her gün şarj etmen gerekecek. onun yerine şarjı 2 hafta giden akıllı saatler var.
+1
jelly bear
(15.02.26)
alinir. telefondan daha faydalı, herkes kullanmadan önce ön yargılı yaklasıyor ama bir uvza dönüşüyor günün sonunda. telefondan daha fazla ihtiyaç. kullanınca anlarsın.
0
koela
(15.02.26)
Aynı durumda almadım, çok memnunum :)
0
lil siztah
(15.02.26)
alma devamlı bir dalga boyu bilekte zararlı olduğu da söylenmeye başladı.
0
jamswety
(15.02.26)
benzer durumda aldim gecen sene apple watch 10. 1 sene kullandim ama artik sikildim, hem anlamsiz geliyor, hem kolumda cukur yapti biraz. uyurken surekli takiyordum, ama takmayinca daha rahat hissetmeye basladim. yaza dogru kosmaya baslamayi dusunuyorum, o zaman takarim, bi de sporda takarim, onun disinda cok takmam artik. simdi olsa almazdim. hevesimi aldim bitti.
0
lemmiwinks
(15.02.26)
Her akşam şarj ediyorum. Şarj süresi dışında 24 saat kolumda. Bir parçam oldu. Onsuz ne yapardım bilmiyorum. Evin içinde telefonu sürekli kaybediyorum. Telefonla yapılabilir her şeyde saati kullanıyorum.
Her türlü spor etkinliği dışında sağlık verileri, makarna pişirirken Siri'ye zaman tutturma veya anımsatıcıya not yazdırma gibi işler yaşamı kolaylaştırıyor. Tüm alarmlar sessizde. Kolumda titreşiyor.
Sert bir hareket yapsam Düştün mü SOS vereyim mi diye soruyor.
Grip olmadan bir ya da iki gün önce, nabzınız ve nefesiniz ortalamanın üstünde diye haber veriyor. Sporda, kalori, hız, güzergah, nabız, VO2 max bilgileri ve 6 dakika ile kardiyolojik iyileşme testleri en büyük yardımcım.

Aklıma gelenleri yazdım sadece.
0
Mirket
(15.02.26)
Almadan once en gereksiz aksesuar diyorsun. Sonra o olmadan evden cikmiyorsun.
Sarj konusu sorun gibi ama 20 dk dursa sarjda yine gunu kurtariyor. Uzun sure sarji giden modeller asla tam entegrasyon saglamiyor telefon hangi markaysa saatte ayni olmali.
0
kuzey li
(16.02.26)
Alınmaz çünkü ekg hariç (ki ona da gerek var mı tartışılır) aynı işi SE 2 10 bin liraya, SE 3 ise 13 bin liraya yapıyor, bunlardan biri alınır.

Şarj problem değil, tuvalete girerken şarja koysanız %20 dolar. İşten gelince soyunup dökünürken koysanız %50 olur. Neden bu kadar abartılıyor anlamıyorum. iPhone için başka saat alınmaz.
0
orient blue
(16.02.26)
akıllı cep telefonu kullananın dalga boyuna(?) takılması manasız.

ben kullanıyorum tavsiye ederim. özelliklerin yarısı anca kullanıyorum ama yanımda olmadığı zaman eksikliğini hissediyorum.
0
duyuruuser
(16.02.26)
bende var sana vereyim. masada duruyor hiç kullanmadım. bu kadar gereksiz bir alet olamaz... sürekli titreyen birşey var kolumda. çok sıkıcı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
(8)

40TB'lık veriyi nerede indirebilirim?

duyurukullanıcısı
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarıbunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarı

bunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
0
duyurukullanıcısı
(15.02.26)
1 gbit bağlantıyla yaklaşık 4 günde iner. gerek yok bence özel bir yere gitmeye.

2 saatte inmesi için 50 gbit bağlantı lazım ki buna izin verecek bir yer bulabileceğinizi sanmıyorum.
0
orient blue
(15.02.26)
işte 2saate falan nerede indirebilirim?
0
🌸duyurukullanıcısı
(15.02.26)
Millet kütüphanesini deneyebilirsiniz.
-1
dafdak
(15.02.26)
Abi bunu iki saate kendine indirebileceğin yer Amerika'da falan olur. Sen Türkiye'desin.
Data centerda server kurup bu databasei indirebilir sonra da oradan kendine indirebilirsin (bu noktada bazı programlar ile internet kesilmesi vs sorun yaratmamali)

Ama bu iş her türlü tuzlu olur. Elinde fiziksel alan varsa 1000 dolar vs gibi olur heralde. Yoksa 2bin civarına çıkar.

Bazı datacenterlar ücret karşılığı senin için bu işi yaparlar. Önce server kiralarsin, verileri servera indirirsin sonra remote hands servisine parayı ödeyerek fiziksel drivera aldirirsin.
Beleşe bu iş olmaz.
Edit: miller kütüphanesi eksiye göre gerçekten hızlı 200 mbit falan (Türkiye standartlarına göre yani). Bu şekilde 18 gün falan sürer inmesi çünkü veri 40 tb. Normal halka sunulan internet ile dünyanın yüzde 99unda iki saate değil bir güne bile inmez.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Database i indireceğin yer 2 saatte indirebilecegin kadar hız sunacak mi? 40gbps upload hızı sunması lazim. Seninde de 40gbps download hızı olan bi bağlantı bulman lazım.
+1
hububrad
(15.02.26)
hadi indirme hızını buldun 40 tb ı nerede depolamayı düşünüyorsun?
0
jamswety
(15.02.26)
tv çalışanı biri varsa tanıdık, arşivden indirtir. 2 saate biter.
-2
klassno
(16.02.26)
adaş senin işini anca fbi çözer.
0
duyuruuser
(16.02.26)
(6)

Bu reklam nasıl önüme düşmüş olabilir?

gabe h coud
Sözlük'teki reklam bu.https://www.cottonhill.com.tr/kirmizi-dantelli-transparan-string-kulotlu-kadin-s-3254?utm_campaign=yango-Cottonhill-TR-ENG-dynamic&utm_medium=cpm&utm_source=yango&yclid=988932366998308094Benzer hiç bir reklama tıklamadım. Giyim olarak Network, Adidas bir kaç kere belki. NSFW de
Sözlük'teki reklam bu.
www.cottonhill.com.tr

Benzer hiç bir reklama tıklamadım. Giyim olarak Network, Adidas bir kaç kere belki. NSFW değil mi böyle reklamlar. Ad blocker dışında bir yolu var mıdır ayarlarda falan?

Sevgililer günü için çiçek siparişi verdim. O yüzden olabilir mi? Reklama tıklayarak vermedim. Nereden biliyorlar benim sipariş verdiğimi? Bunun da kesin bir ayarı vardır. Website tracker gibi, dimi?
0
gabe h coud
(13.02.26)
teknik detayını ve nereden engellendiğini bilmemekle birlikte olay şu. google seni "30 yaşlarında bekar (veya sevgilisi olan) erkek" olarak tanımlıyor ve kaydediyor bunu bir yere. bunu bütün aramalarının, alışverişlerinin, google'a login haldeyken yaptığın bütün ziyaretleri analiz ederek yapıyor.

e öyle olunca da sevgililer günü yaklaşırken seksi iç çamaşırı reklamını getirip koyuyor önüne.
0
kibritsuyu
(13.02.26)
@kibritsuyu +1

bir yöntem de seni sadece senin hobilerine göre sınıflandırmak değil, senin iletişimde olduğun insanlarla sınıflandırmak.

5 kişilik bir grupta 4 kişi buna baktıysa 5. kişiye de gösterebilir.
Bir de, bunu google seçmemiş olabilir, reklamı veren kişi "bu reklamı şöyle bir gruba göster" demiştir. örneğin, hiç benim reklamımı görmemiş yaşı 40- olan istanbulda yaşayan erkeklere.
0
kisa
(13.02.26)
linke tıkladığım için artık bana da çıkacak. keşke bi uyarı/spolier koysaydın.

çicek sipariş verdiğin için çıkmış.
0
duyuruuser
(13.02.26)
internetteki sitelerin çoğu google analytics kullanıyor, bu da neredeyse gezdiğin bütün sitelerde google'a ait bir kod parçasının çalıştığı demek oluyor zaten adı üstünde analitiks bilgi toplamak üzerine.
senin bir dijital imzan var, bundan oluşturulmuş bir hayalet profilin var, aynı zamanda çevrendeki insanların da aynı hayalet profilleri var, aslında tanıdığın herkes ailen, eşin dostun, hayalet olarak digital dünyada var sadece senin haberin yok.

google, facebook bilinenin aksine bir arama motoru ve sosyal medya sitesi değil bu ikisi dünyanın en büyük reklam platformu aslında o yüzden seni takip etmekte uzmanlar.
reklama tıklamana gerek yok en başta bahsettiğim kod parçacığı seni takip ediyor, site.com/dantelli-dona tıklamışsın analitik not almış, kod devamında bakmış site.com/sepetime gitmiş bu kişi, sonra da bilmemnebank.com a gidip geri site.com/siparisgoruntule=1234 diye bir sayfaya geri gelmişsin. almışsın yani ürünü belli. bunu çok yüzeysel anlattım çok derin algoritmalarla senin ne yaptığını senden daha iyi biliyorlar :)
0
nahtoderfahrung
(13.02.26)
myadcenter.google.com

burada google'ın sizi tanımlamak için kullandığı grupları görebilirsiniz eğer kişiselleştirilmiş reklamlar açıksa (varsayılan olarak açık gelir)

eskiden daha fazla kategori vardı, şimdi gizlenmiş sanırım.

önceki cevaplara ek olarak, girdiğin bir çok sitede google'ın (sonra meta ve diğerlerinin) scriptleri var. mesela x sitesinde google'la giriş yap diye bir özellik var diyelim ki, işte google o siteye entegre edilmiş oluyor. ya da mesela bize ulaşın kısmına google maps haritası koydu, yine google'a siteye erişmesi için izin verdi. ya da reklam yayınlıyor o site, yine google'a entegre edilmiş oluyor... bunun gibi bir çok şekilde google herhangi bir siteye çerezlerini (cookie) bırakma hakkı elde ediyor.

X sitesi Y sitesi ile bağlantılı olmasa dahi, bu çerezler sayesinde google onları bağlayabiliyor. bu durumda internette gezdiğin tüm sitelerdeki aktivitelerin tek bir yerden gözetlenebiliyor.

bu durum düşündüğünüzden daha korkunç.

adblocker dışında bunları engellemek için çözümünüz yok.
reddit'te degoogle adında bir sub var, oraya bakabilirsiniz google'i nasıl hayatımdan uzaklaştırırım diye.
gizlilik odaklı tarayıcılar var (mesela brave, firefox veya daha kapsamlıları) onları kullanabilirsiniz. onlar da temelde reklamları ve tracker'ları engelliyor.

blokada gibi yazılımlar var (telefon, bilgisayar hepsinde var) bunlar DNS üzerinde adblocker gibi çalışıyor. yani siteye girerken gösterilen reklamları ve tracker yazılımlarını değil, cihaza network üzerinden gelen tüm reklam ve tracker isteklerini engelliyor.

çaba sarfetmeden engellemeniz mümkün değil.
ama en kolayı ublock origin (ya da bunun olduğu tarayıcı) kullanmak.

bu arada;
google'a data vermeyim düşüncesi ile gittiniz incognito sekme açtınız ve ne google ne de başka bir yere login oldunuz. hala izleniyorsunuz.
çünkü her cihazın bir kimliği var (fingerprint). bunda ekran çözünürlüğü, ip, tarayıcı, wifi, şarj boyutu, hücresel mi değil mi, operatör, falan filan daha bir dizi bilgi yer alıyor.

bunları yanyana koyunca isminiz dışında bir çok bilgi karşı tarafa gidiyor.
"190 boylarında, kumral, kısa saçlı ve kafasının tepesi kel, üzerinde sarı tişört var, ankara'nın gölbaşı bölgesinde, 100 kg civarında, mavi gözlü,...." gibi öyle uzun bir tanımlama var ki, bu kimlikle nereye gidersen dünyada 1 tane var.
şuradan detaylarına bakabilirsiniz fingerprint.com

yani logout olup olmamak da çözüm değil.

ha bir de; önceden instagram olsun google reklamları olsun "neye baktıysan ona göre reklam/içerik çıkar" deyip geçiyorduk. bu doğru değil. artık data o kadar büyük ki, sen bakmadan da çıkıyor. o wifi'ydan bakılmıştır, o bölgeden aranmıştır, senin bulunduğun demografik grup bakmıştır, başka şeylere bakmışsındır ve sonra bu işine yarayacağı düşünülmüştür (35 yaş, erkek, bekar, sevgililer günü öncesi çiçek bakıyor -> muhtemelen sevgilisi var -> çiçek dışında başka hediye de almak isteyebilir)
0
biseysorcaktim
(13.02.26)
bu profilleme olaylari oyle bir noktaya geldi ki nerdeyse aklini okuyabilir. bunun icin sadece yapay zeka degil davranis psikolojisi, eye tracking, ortam dinleme vs.. bir suru sey var. artik olay oyle, izinleri kaldirdim, maillerimi okuyorlar, mesajlarimi goruyorlar gibi basit ilerlemiyor.

en basit ornegi kici kirik instagram yada whatsapp'da bisey paylasmak icin video ve mikrofon izni veriyorsun. hoop kamera ve mikrofon uzerinden seninle ilgili hayvani bir dataya sahip oluyor. hatta bu bilgilerden maksimum veri, assumption elde etmek icin sana bazen uyuz olacagin videolar gosteriyorlar. ona verdigin tepkilerden(kac saniye izledin, nereye baktin, nereye dokundun, ne soyledin vs..) hepsini alip bu bilgiyi kullanip senin o anki duygu, davranis ve dusuncelerine gercekci tahminlerde bulunabiliyor.
0
buenosdias
(13.02.26)
(7)

Mantarı kumpire mi pizzaya mı

egerbiryolcu
Tepside kumpir tarifini denemek istedim. Elimde kültür mantarı var o da değerlensin diye koysam olur mu ve ne şekilde? Önden pişirip mi fırına koyayım yoksa çiğden mi koymalı miyim? (Sucuk, zeytin, turşu falan var ek olarak)Ya da pizza mi yapsam daha iyi?Pratiklik olarak hamurdan dolayı pizza daha u
Tepside kumpir tarifini denemek istedim. Elimde kültür mantarı var o da değerlensin diye koysam olur mu ve ne şekilde? Önden pişirip mi fırına koyayım yoksa çiğden mi koymalı miyim? (Sucuk, zeytin, turşu falan var ek olarak)

Ya da pizza mi yapsam daha iyi?

Pratiklik olarak hamurdan dolayı pizza daha uğraştırıcı sanki?

Edit: mantarı kavurup kumpire koydum fırında suyunu salmadi. Fena da değildi verdiği lezzet
0
egerbiryolcu
(12.02.26)
patatese mantar yakışmaz. pizza yap.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
geçen yaptık evde kumpir.
ama fırın müsait değildi, patatesleri haşladık. malzemeleri sonra üstüne ekledik.
mantarı çok seven bi insan olarak kumpirde mantar düşünemedim, sanki olmaz gibi. ama illa koyacağım derseniz ben olsam tavada ayrıca kavurur, sonradan eklerdim.
+1
elorelia
(12.02.26)
Mantar pişerken çok su veriyor. İlla ekleyecekseniz önce ayrıca kavurun +1
+4
kobuzchu kiz
(12.02.26)
ikisine de yap.
pizza daha pratik.
+1
duyuruuser
(12.02.26)
kumpir için önceden pişirmek gerekir.
0
inheritance
(12.02.26)
youtu.be
Soteleyip kumpir yancısı olabilir isteyen üzerine de koyar :)
0
grimavi
(12.02.26)
pizza ama öyle bitmez mantar. çorba veya tavuk sote falan yapılabilir ya da direkt mantar sote
0
jelly bear
(12.02.26)
(4)

Başkası adına bahis mesajı gelmesi

maceraperens
Merhaba duyurudaşlar; hiç bahis oynamama rağmen yaklaşık 1 senedir tanımadığım bir isim ve soyad adına bahis reklamı mesaj atıyorlar artık bıktırdılar ayrıca bazen arıyorlar.hat 15 senedir benim üzerime yani eski sahibi de açmış olmaz. Bu durumda aramaların kesilmesi için ne yapmalıyım? 1-bu sitele
Merhaba duyurudaşlar; hiç bahis oynamama rağmen yaklaşık 1 senedir tanımadığım bir isim ve soyad adına bahis reklamı mesaj atıyorlar artık bıktırdılar ayrıca bazen arıyorlar.hat 15 senedir benim üzerime yani eski sahibi de açmış olmaz.

Bu durumda aramaların kesilmesi için ne yapmalıyım?
1-bu siteler sms doğrulaması yapmıyor mu?
2-polise vs şikayet etmeli miyim?
3-tamamen kurtulmak için hattı mı kapatayım?
4-numaraları engelleyip önümüze mi bakalım?
Bahis mesajları son yıllarda çok yaygınlaştı sizler nasıl çözüyorsunuz?
0
maceraperens
(11.02.26)
4- engelle.

yeni alacağın numarayı da taciz etmeyeceklerinin garantisi yok.
0
duyuruuser
(11.02.26)
yeni numarada gelmeyeceginin garantisi yok+1

engellemek en temiz yol.
0
gule gule
(11.02.26)
Numaranızı verdiğiniz bir yer database i satmış veya sızdırmış.

Samsung'da spam klasörüne girmezsem bu sms leri görmüyorum bile. Telefonun marka modeline göre dahili kelime filtresi veya harici bir programla çözülebilir

Günümüzde kurtulmak imkansız.
0
kimlanbu
(11.02.26)
Begone diye bir uygulama var. Ben iphone'da kullanıyorum ama android'de de var bildiğim kadarıyla. Onu indirdiğim günden beri çok ciddi oranda kesildi bu aramalar, mesajlar. Bazen tek tük aradan kaçak çıkabiliyor sadece ama o da o kadar yormuyor. Eskiden hergün aranıyordum.
0
air
(11.02.26)
(6)

Osmanlıca bilenlere tek kelimelik bir soru?

biravekahve
https://hizliresim.com/tu4z1oghttps://ibb.co/HDRMw7YRbu görselde işaretlediğim yerde ne yazıyor? "toraman" diye okudum doğru mudur?
hizliresim.com

ibb.co

bu görselde işaretlediğim yerde ne yazıyor? "toraman" diye okudum doğru mudur?
0
biravekahve
(11.02.26)
Tabii 😊 İşaretli yerde Osmanlıca olarak şunu yazıyor:

"نُصْرَت خانم"
Latin harfleriyle: Nusret Hanım

نصرت = Nusret

خانم = Hanım (kadınlara hitap)

Yani orada bir kadın adı/ünvanı belirtilmiş: Nusret Hanım.

İstersen belgenin diğer kısımlarını da tek tek okuyup çevirebilirim.
-1
duyuruuser
(11.02.26)
üstteki cevap ai mı? ben de yanlış okuma yapıyorum bu yüzden gerçekten merakımdan sordum ama nusret kelimesini göremiyorum.

ben “karar toraman” okudum ama teyit alacağım başka birisinden. Karar’da elif de olmalı çünkü, bu yüzden emin değilim. Kader de olabilir. Ne belgesi bu acaba?
+3
eileengray
(11.02.26)
bir sancağın nüfus defteri hicri 1288 yılına ait. İlk cevap yapay zeka ve yanlış maalesef. karye-i toraman diye okuyorum ben hama ilk harf t mi emin olamadım.
+1
🌸biravekahve
(11.02.26)
O zaman evet karye kısmı kesin doğru. Ben de sizin gibi ط gördüm ama diğer yerden cevap gelirse yazarım. Toraman için elif gerekiyor sanırım ama tam bilemedim. yer isimlerinde tahmin için coğrafi bilgi de gerekiyor.
+2
eileengray
(11.02.26)
bulduk sanırım!:
ibb.co
0
eileengray
(11.02.26)
çoook teşekkürler.
0
🌸biravekahve
(11.02.26)
(3)

Uçak iniş kalkış yolları neden dalgalı düz değil?

ground
Göz yanılması mı? Teknik bir sebebi var mı?https://resimyukle.org/a/CGO1Kg4Y
Göz yanılması mı? Teknik bir sebebi var mı?
resimyukle.org
+1
ground
(11.02.26)
telefoto (zoom) lenslerden dolayı oluşan perspektif sıkışması (bir sürü detayın tek fotoda olmasından dolayı nesneler olduğundan daha yakın görünüyor), bir de de zemin ısısı ışığın geçişini etkiler, aşırı sıcak olduğunda illaki görmüşsündür zeminde dalgalanmalar oluyor onun gibi. çok uzaktan bunların hepsini tek karede çekmeye çalıştığını düşün. yakına gittiğinde görmeyeceğin detaylar. 1000kmlik düz yolda yürürken dünyanın yuvarlak olduğunu farketmezsin ama uzaydan foto çekince farkedersin.
+3
nahtoderfahrung
(11.02.26)
o runwayler 3-4 km uzunlugunda oluyor. o tumsek gibi gozuken yerlerin egimi ihmal edilebilir seviyededir. malum dunya duz degil, ancak bu kadar duzlestirebilmisler.
-4
antikadimag
(11.02.26)
o hava alanına özel bi durum. bu kadar düzleştirmişler, bazı havalanlarının pistleri gerçekten düz olmuyor tabi trafiği az olan yerlerde bu durumlar olur.

burası birmingham airport.

(git: i2-prod.dublinlive.ie )
(git: www.youtube.com
+1
duyuruuser
(11.02.26)
(10)

E-ticareti bıraksam/azaltsam mı?

hayalhayal
SelamlarTrendyol'da 4 yıllık bir mağazamız var, aktif olarak ben üç yıldır devraldım tüm süreci ve ürün satın alımından panel yönetimine müşteri sorularından siparişleri kargolamaya muhasebe süreçlerini yönetmeye kadar her şeyi ben yapıyorum. Başlarda kardeşim başlamıştı, ben ona yardımcı olacaktım
Selamlar
Trendyol'da 4 yıllık bir mağazamız var, aktif olarak ben üç yıldır devraldım tüm süreci ve ürün satın alımından panel yönetimine müşteri sorularından siparişleri kargolamaya muhasebe süreçlerini yönetmeye kadar her şeyi ben yapıyorum. Başlarda kardeşim başlamıştı, ben ona yardımcı olacaktım ama geldiğimiz noktada her şey ama her şey benim sorumluluğuma geçti. Ben devam ettirmeye istekliydim çok keyif alarak çalışıyordum aslında. Hatta uzunca bir süre işimi bırakıp sadece e-ticarete odaklanmak istedim ama o süreçte bazı olumsuzluklardan dolayı hepten bırakmak zorunda kaldım çünkü şehir değiştirmek zorundaydım.
Neyse günün sonunda ben asıl mesleğim olan memurluğa geri döndüm, ikisini bir arada yürütürüm diye düşünüyordum (ki yürüyor) ama beni çok yormaya başladı. Bir yanım sürekli "daha ne kadar bu şekilde gidecek" diye sorguluyor. Bir yanım ise zaten hep ek iş istiyordun, düzeni kurdun vazgeçme diyor. Yardımcı alacak kadar büyük boyutlu değil, zaten evimde yapıyorum her şeyi ama özellikle şu iki üç haftadır sevgililer günü etkisinden dolayı neredeyse nefes almadan çalışıyorum akşamları. Sabah erken uyanıyorum, hafta sonu deseniz zaten yok vs.

Elimde çok fazla ürün var, bunlar yavaş yavaş erir, onlardan yana pek bir endişem yok. Asıl aklıma takılan şey çok satan bir ürün grubum var, onların stokları bu hafta içinde tükenecek muhtemelen. Tekrardan onlardan alsam mı diye tereddütteyim. Bu ürün grubunu şöyle ifade edeyim, bugün gelen 100 siparişin 97 tanesi bu grupta. (Sevgililer günü etkisi ama normal zamanda yine en az siparişlerin %50'si bu gruptan) Ve açıkçası en karlı gruplardan birisi ürünlerim içinde.

Sizce bunca zamanın bilgisi, emeğini ve platformlardaki algoritmasını görmezden gelerek daha fazla nefes alabileceğim bir çalışma şekli oluşturmak için bu işi azaltmalı mıyım?
0
hayalhayal
(09.02.26)
Pasif gelire dönüşme imkanı varsa dönüştür, bu güvenilir birini işiyönetmesi içinalmak ve ona kar payı vermek. Kar payı ciro artarsa artabilir öyle bir modelde olabilir
0
fistikthecat
(09.02.26)
Hanım ya da çocuk varsa yapamaz mı? Ya da yeğen filan?
0
etna
(09.02.26)
Ben bekarım, kadınım. Yaşadığım şehirde yardım alabileceğim ya da devredebileceğim bir akrabam yok maalesef
0
🌸hayalhayal
(09.02.26)
8 yildir eticaret yapan biri olarak bir urun tutturmanin ne kadar zor oldugunu biliyprum. Su an elinizde boyle bir urun var ise kesinlikle birakmayin. Cok guzel ek gelir yaratmissiniz, part time bulundugumuz sehirdem ogrenci ya da ev hanimi fln bulun yukunuzu hafifletsin.
+2
oscar
(09.02.26)
hazır alt yapıyı kurmuşsun farklı ürünler de dene, üzerine git. e-ticaret otomasyonlarını araştır sana sadece rutin kontroller ve kargolama işleri kalsın.
+1
duyuruuser
(10.02.26)
Panel kısmı zaten genel olarak oturdu. Akşamları çayımı içerken bir saat civarı bakmak yeterli oluyor ve o kısmı yorucu olmuyor, hatta keyifli bile.
Sorun paketleme, kargoya iletme ve bunu 8-5 çalışırken yapma kısmı.

Evden yürüttüğüm için ben olmadığım zamanlarda evde biri olsun istemiyorum.
Uzun vadede sürdürülebilir mi ondan emin değilim.

İçinden çıkamadığım bir denkleme dönüştü. Çok seviyorum çok yıpratıyor
0
🌸hayalhayal
(10.02.26)
belki 1 yıl sonra eleman çalıştırıp üstüne kar edecek duruma geleceksiniz. ben olsam devam ederdim.
+1
elorelia
(10.02.26)
pazaryerinde bir mağazayı tutturmanın ne kadar zor olduğunu işe kenarından köşesinden bulaşmış herkes bilir. bence de bırakmayın.

kargolama için alternatif yöntemler arayın. (mahalledeki, apartmandaki birisi gelip akşam sizden teslim alabilir paketleri, ertesi sabah da gidip kargoya bırakır. öğrenci vs. varsa memnuniyetle yapar bu işi.) kapıcı, komşu vs. varsa onlara meramınızı anlatın, illa ki birilerini yönlendirirler.

eğer ürünü yapmak zor geliyorsa (sanırım el işi bir ürün), yine dışardan hizmet alabilirsiniz. ev hanımlarına nikah şekeri, karton kutu, pizza kutusu yaptıran bir çok küçük işletme var.

en çok nerede tıkanıyorsanız karınızdan biraz feragat edip orayı rahatlatmaya çalışın ilk etapta. mağazayı kapatmak son çareniz olsun.
+1
brkylmz
(10.02.26)
elinizde sadece en çok satan ürünü bırakıp diğerlerini yavaş yavaş satmayı bırakabilirsiniz.

mağazayı devretmeyi düşünürseniz müşteri bulmaya yardımcı olabilirim.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(10.02.26)
@duyulmasi gerektiği kadar

En çok satandan vazgeçmeyi istemiştim artık nasıl yorulmuşsam. Ama mantıksız bir hamle olur, yeni idrak ediyorum.

Mağazayı devretmeyi hiç düşünmedim. Markayı vs tescil ettirdim ileride marka işe güzel şeyler yapmak istiyorum, sağolun öneriniz için
0
🌸hayalhayal
(10.02.26)
(9)

opel corsa vs hyundai i20

metal69
hangisini alırdınız?i20 : https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-erk-plaza-dan-2024-hyundai-i20-1.4-mpi-style-otm-1298055946/detaycorsa : https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-erk-plaza-dan-2021-opel-corsa-1.2t-edition-otm-1296895136/detay
hangisini alırdınız?

i20 : www.sahibinden.com

corsa : www.sahibinden.com
0
metal69
(09.02.26)
Puretech, kayışlı motor olmasa corsa derdim (öyle değilse corsa alırdım). Atmosferik olduğu için bu i20’yi de almazdım ama. MTV’si de daha yüksek. Uyar mı bilmem ama bu paralara ikinci el yepisyeni elektrikliler var.

Bu arada i20 daha güçlü değil.
+1
orient blue
(09.02.26)
daha yeni ve daha güçlü olması nedeniyle i20 alırdım. bende 1.0 ve 1.2 motor alerjisi olduğu için corsa'nın yanından geçmem. istatistiki bir veri değil ama benim çevremde 2 tane 1.2 corsa sahibi var. birinin vites kutusunda sorun çıktı, diğerinin beyninde sorun çıktı. 2'si de 15-20 gün servis yolu gözledi. alerjimi tetikliyor böyle bilgiler. bana kalsa bu paraya 1.3 tce clio bakardım bu arada. az yakar çok kaçar. eminim çok mutlu corsa sahipleri de vardır ama benim görüşüm böyle.
0
cisimcik golgi
(09.02.26)
i20 nin 1.0 turbolusu. atttığınız i20nin fiyatına sarı sitede ilanlar var.

bende 2024 corsa var. aldığım dönemde i20 nin turbo elite paketi bayilerde yoktu. olsaydı ciddi ciddi i20 almayı düşünüyordum.
0
inheritance
(09.02.26)
i20 hakkında kendi kullanım bilgimi vereyim 1.6 motorla eski kasada yokuşta tıkanıyor otomatik olanları her kullanan bu ne ya dedi, kullanmadan alma
0
eja
(09.02.26)
i20 alırım.
i20nin atmosferik olması uzun vadede daha az sorun çıkartması demek. ayrıca bu modeli biraz kullandım, rahat bir araç.
0
duyuruuser
(09.02.26)
kesinlikle corsa
0
edaddy
(09.02.26)
corsa d'den çok çektim.
otomatik şanzımanda hyundai daha iyi.
sağlamlık ve malzeme kalitesi corsa.
mpi motor eski motor 1.2t corsa önde.
sorunsuzluk isteniyorsa i20 seçerdim.
0
mikahakkinen
(09.02.26)
corsa islak kayis galiba, alinmaz.
bu ikisi arasinda hyundai.
0
cooperr
(09.02.26)
1.0 i20 al. İkamesi de rio, bayon, stonic.
0
jackyr
(10.02.26)
(2)

araç içi şarjlı süpürge

kibritsuyu
son birkaç gündür araç içi şarjlı süpürge sorusu görüyorum.benim araç için değil ama ev için böyle bir şeye ihtiyacım var. dikey süpürgeye bütçe ayırabilecek durumda değilim. ortalığa saçılan kedi kumları, televizyon karşısında çekirdek yedikten sonra ortalığa dökülen kabuklar vs içinde kablolu koca
son birkaç gündür araç içi şarjlı süpürge sorusu görüyorum.

benim araç için değil ama ev için böyle bir şeye ihtiyacım var. dikey süpürgeye bütçe ayırabilecek durumda değilim. ortalığa saçılan kedi kumları, televizyon karşısında çekirdek yedikten sonra ortalığa dökülen kabuklar vs içinde kablolu koca elektrik süpürgesini çıkarmak yerine ucuz yollu mini bir süpürge almak istiyorum.

www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com

şu tarz süpürgeler iyi midir, iş görür mü? bunlardan birini veya bu tarz bir süpürge önerebilir misiniz? bütçe maksimum 1500, hadi zorlayalım 2000 olsun.
+1
kibritsuyu
(09.02.26)
ilk linktekini evde kullanıyoruz gayet iş görür ve pratik bi alet. çekişi fazlasıyla yeterli.
yedek filtreleri de satılıyor.
0
duyuruuser
(09.02.26)
Bildiğim kadarıyla bu tip çin malı ürünlerin bataryaları çabuk ölüyor. İlk gün 20dk çalışan ürün bir bakmışsın max 5 dakika çalışır olmuş. Yoksa bu 30 euro fiyat koyulan ürün temuda 10 euro.
0
filipis
(09.02.26)
(11)

Kpss mi özel sektör mü?

skr1292
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem DestekKpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmışKpss çalışmak mantıklı mı?
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem Destek

Kpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmış

Kpss çalışmak mantıklı mı?
+1
skr1292
(09.02.26)
48k düşük maaş. Erkek bireysen ev geçindiremezsin, aile evinden asla uzaklaşmazsın.

kpss yada farklı bir firmada yeni iş.
0
HellKeePer
(09.02.26)
kamu personeli olmak her zaman avantajdır ama özel sektörün de avantajları var. siz ne istiyorsunuz onu bir kendinize sorun.

- işim rahat olsun, işten çıkarmaları çok zor olsun (kamu)
- başta düşük maaş ama terfi aldıkça ciddi bir maaş artışı (özel)
- yan hakların çeşitliliği (kamu)
- kendini geliştirebilme, başka alan ve pozisyonlara kayma (özel)

bir sayfaya artısını eksisini yazın ve içinize sinen hangisiyse onu seçin.
0
elektr10
(09.02.26)
Bende aynı sektördeyim. bence iki üc arkadaş kendinize firma kurun. yoksa ortam güzel diye düşük maaşa senelerinizi harcarsınız.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bana memuriyet her türlü daha avantajlı gibi gelmeye başladı. keşke bu kafaya 30 yaşından önce erişmiş olsaydım zira artık kpss çalışmak imkansız benim için. yemek temizlik, bir yandan uzun mesai saatleri vs. bence kpss deneyin yapabilecek gibiyseniz.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Tabi ki KPSS
1-Ömür boyu iş garantisi
2- Çalışman gerekmez, yatarsın
3- Kolay ev kiralarsın
4-Kolay kredi çekersin
5-Memur olursan mevcut işinin yanında ek iş bile yaparsın
+3
ebeş
(09.02.26)
Tartışmasız KPSS.. Maaş daha yüksek, işin garanti.
Kendini geliştirirsen rerererörörö tayfasına bakma sen. 7 yıllık mühendisim, iş görüşmesine gidiyorum maaş bile söyleyemiyorlar. Komik rakamlar teklif ediliyor. Ayrıca diyelim ki iyi maaşa iş buldun. Hop 7 ay sonra deyiverirler kapatıyoruz şirketi diye. Dımdızlak kalırsın.
Ben de KPSS çalışıyorum şu an. Sen de çalış kardeşim. Maaşımı söylemeye utanıyorum ben.
+2
camlicagazoz
(09.02.26)
Türkiye'de tek seçenek kamu. Maaş az olsa bile kamu daha iyi. Herşeyden önce daha az çalışacaksın. Çoğu memur ek iş yapıyor. Öğretmenlerin çoğu kafe, restoran açıyor son yıllarda.
0
michael harddd
(09.02.26)
Çok iyi bir firmada yüksek maaş ve çok iyi yan haklarla çalışmadığın sürece özelde sıradan maaşlı olmak yerine kamuda maaşlı olmak tabi ki. Ama özel sektör dediğimiz maaşlı çalışmak değil de kendi işini yapmaktır, bu durumda her zaman kamu diyemeyiz.
0
dfn4
(09.02.26)
Kesinlikle KPSS. En düşük memur maaşı 60000 tl civarı, çalışma saatleri belli, dışarıdan ek iş de yapabilirsin.
0
lostinway91
(09.02.26)
devlete gir..bir süre kafayı stabilite ile toparla..sonra bakarsın gidişata yine.
0
iwillsee
(09.02.26)
kardeşim öncelikle hakkında hayırlısı olsun
bende devlet hastanesi teknik servisinde çalışıyorum
kpssden iyi not alman lazım 90 üzeri
hafta sonu çalışmalarla bu puanı alabilirmisin çok zor
bilgi işlem olarak atanırsan sağlıktan bahsediyorum
maaşın 80*90 bin
çok rahatsın
işten çıkarılma derdin yok
kafana vurana yok
vs vs vs her türlü devlet rahat
ama işin ehliysen
dışarda çok daha üstü para kazanabilirsin
0
Kuzeyli54
(09.02.26)
(8)

yeni araba alana hediye

you and me in paradise
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır? Teşekkürler.
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır?

Teşekkürler.
0
you and me in paradise
(08.02.26)
araba alana hediye alinmaz,
bunun tekeri yamuk mu dönuyor denir,
arac alan, sana yemek ismarlar falan..
+6
designer
(08.02.26)
benzer bi duyuru vardı cevapladığım www.eksiduyuru.com

kısacası ben araçta lithium bataryalı ürün bırakmayı doğru bulmuyorum ve hediye olarak da bu tarz bi ürün düşünmezdim. araçta bırakmayacaksa da evde genelde daha güçlü dikey süpürgesi oluyor çoğu kişinin artık, o varken araç süpürgesi kullanmak anlamsız kalır. başka bir hediye düşün bence.
+1
konetsu
(08.02.26)
2m civarı para harcayan birine anca Ppf kaplama hediye edilir.
0
rhan
(09.02.26)
oto kokusu alın geçin, maksat hayırlı olsun demek, ayrıca onun size yemek ya da tatlı ısmarlaması lazım.

içinde batarya bulunduran cihazlar almayın.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bi arkadaşım bana amigurumi ayçiçeği yaptırmış dikiz aynasına asmam için. tatlış bir hediye bence. şundandı

www.trendyol.com
0
dedim ben sana
(09.02.26)
vavana araç kokusu (beyaz olan çok güzel)
pahalı bir şey olsun istersen araç kamerası olabilir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.02.26)
Benzincilerde 10 yıkamalık paketler satılıyor kart şeklinde.
Eğer benzincide yıkama yaptıran biriyse öyle bir şey olabilir.
0
burfak
(09.02.26)
yeni alınan arabaya binildiği zaman paspasın üzerine para atılır usulden.

200 lira atıyorum ben genelde. normal. maksat adet yerini bulsun.
0
since1907
(09.02.26)
(8)

Ev mi Araba mı?

bepicolombo
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor) hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceği
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor)
hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceğim gibi :)
Diğer seçenekte meevcut evim merkeze biraz uzak ve bu yüzden kendimi daha çok zorlayıp merkeze yakın bir yerden 2. evi almak. ( Evi satmadan sadece araç satılacak Mevcut evi satarsam yüksek vergi çıkacak )Siz olsanız hangisini hedeflerdiniz?
Yaş: 34
0
bepicolombo
(08.02.26)
şu ortamda parayı kolay kazanmıyorsan ev.
+1
orpheus
(08.02.26)
@thetruenorthstrongandfree1

abi inline 8 diye bir motor yok :D
+1
cooperr
(08.02.26)
Yaş 34 ise ev kadar araba sahibi olmak da şart. Sürekli kullanmasan da kapının önünde her daim durmalı. O nedenle araba satıp 2. evi alma fikri biraz uzak kaldı ki ben konut almayı her daim herkese öneririm ve teşvik ederim.

Bu ekonomik şartlarda durumunuz çok iyi değilse sadece keyfi olarak 1,6M daha koyup araba yenilemeyi önermem. Araba değiştirince hayatında değişen birşey olmayacak, alışınca "o kadar da gerek yokmuş" diyeceksin.

Hangi fikirlere daha yakınım?
- Oturduğun evi daha üst seviye bir muhit ile güncelleme fikri uygulanabilir. Değer artışları daha fazla oluyor.
- Yatırımlık ev alınmak isteniyorsa uzak bir bölge, 1+0 1+1 demeden uygun fiyatlı yapılabilir.
- Lüks araba harcaması bunların sonrasına bırakılmalı. Araba işi bunlara kıyasla daha kolay.
+3
Lethe
(08.02.26)
turkiye'de satilan bmw'ler kirpilmis oluyor. sirali 6 silindiri gectim, normal 4 silindir bile degil. 3 silindirli komik motorlara o paralari ben hayatta vermem.
-1
antikadimag
(08.02.26)
araba 10 senede çöp olur,
evin amortisman süresi 30 ila 50 sene arasidir,
ve ev yikilsa bile arsa degeri vardir,

araba eğlence,
ev barinma için.
0
designer
(08.02.26)
bi yanda ev olunca benim aklım hep eve gidiyor ama yaşıt sayılırız, bende geçtiğimiz yaz yatırım yapmak yerine gittim kendime z4 aldım. hem pişmanım hem değilim, dibine kadar sürdüm. valla ne yalan söyleyeyim pişman da değilim hala güzel havalarda gazlıyorum. :)
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
Türkiye'de ayağını yerden kesen bir araban varsa fazlasına gerek yok. Ev oturmak için de ek gelir için de önemli. Şuan ortalama bir ev 25-30 bin tl kira getiriyor. iş kurmaktan bile mantıklı bence.
0
michael harddd
(09.02.26)
Şunu samimi bir kankam bana sorsa "saçma saçma konuşma lan" deyip ensesine vurup "2. evini al burası türkiye" derdim ama sana diyemiyoruz tabi.
0
duyuruuser
(09.02.26)
(29)

İş hayatına sevilmemek

yenibirgüzelnick
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var. Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra heme
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var.

Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra hemen geri döndüm ama herkes tavır aldı. Sonra bana şirket evden çalışma izni verdi bebeğim daha 3.5 aylık olduğu için yaşına girene kadar evdeydim. Arkamdan çok konuşmuşlar herkes bozulmuş buna.
Devletin verdiği hak olan süt izni var günde 1.5 saat çocuk yaşına girene kadar. Bu izne de çok laf söylediler. Birikti yani bir şeyler.

Ben onlardan fazla maaş alıyorum. Doğal olarak 10 yıllık elemanla yeni mezuna aynı maaşı vermiyorlar tabi ki. Son zamlara kadar yine iyi kötü idare ediyorduk ama zamlardan memnun olmayan beni diline dolamaya başladı. Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var ve bunun sorumlusu olarak beni görüyorlar. Hani aynı projede aynı işi yapıyoruz o niye bu kadar fazla alıyor diye.

Onun haricinde hepsine çok samimi ve sevecen yaklaştım hiç olumsuz davranmadım güler yüzle bildiklerimi hep aktarıyorum. Ama bu 2000 sonrası nesil benim yabancı olduğum bir kafa yapısına sahip.

Ne önerirsiniz? Şimdi bakıyorum birlikte molaya çıkıyorlar beni çağırmıyorlar. Eskiden çağırırlardı zam açıklandıktan sonra benimle konuşmamaya başladılar. Zamları ben belirlemiyorum. Benimki yüksek onlara düşük olmasının sorumlusu da değilim.
+3
yenibirgüzelnick
(06.02.26)
hiç umrunda olmasın. işyeri sosyalleşme-duygusal bağ kurma alanı değil zaten. işini yapıp ödemelerini düzgün alıyorsan. ağır bir psikolojik mobbinge maruz kalmıyorsan kimsenin seni sevip sevmemesi konu olmamalı.
+7
orpheus
(06.02.26)
ergenuslar saçmalamışlar. patrona triplenemeyecekleri için sana tripleniyorlar. hiç umursama.
+6
art cat chocolate
(06.02.26)
böyle bir konu daha önce açıldı sanırım. senin o yaş ve tecrübenle ayrı bir odan olması lazım ve bunları da muhatap almaman lazım. iş yerindeki ergenler seni sevmese de olur. aranızda zaten hiyerarşi olmalı.
+7
koela
(06.02.26)
37 yaşındayım. Şu an çalıştığım yerden emekli olursam son iş günümde herkese iyi akşamlar der çıkarım, tokalaşma bile yapmam. İş yerinde sevilip-sevmek umrumda olmayan kavramlardır. İş hayatında gruplaşmaya çalışan kişilerin karakterleri zayıftır. gıybet, dedikodu, laf taşıma bunların altından çıkar. Özetle; gördündüğün gibi ol, rol yapma. kimse seni sevmek zorunda değil.
+5
HellKeePer
(06.02.26)
onları ezip, tecrübeni çıkarıp masaya vurursan tekrar sevgilerini kazanabilirsin tabi bunu istiyorsan.
+5
duyuruuser
(06.02.26)
Ben olsam hiç kafamı yormazdım. Devletin verdiği hak, kullanacaksınız tabii.
İş ayyuka çıkarsa müdüre yönlendirin. Hatta biraz müdürün de kulağına su kaçırın hadlerini aştıklarını, hesap yapmaktan iş yapamadıklarını.
+3
tiredofwaiting
(06.02.26)
Normal. Ben seni tanımamama rağmen çok itici biri olduğunu düşünüyorum. Senin için çözüm yok maalesef. Kafanda takıntılı fikirlerin var ve bunları değiştirmen mümkün değil. Bunu yazmak için engelini kaldırdım. Okuyunca engellersen sevinirim. :D
-20
arbre
(06.02.26)
@arbre yazdığına şaşırdım çünkü daha önce birebir konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Engelli olduğumu da bilmiyordum, seni engellemeyeceğim zararın yok şu an :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Yani böyle şeyler olduysa böyle zekası düşüklerden uzak durmanız bence yararınıza olur. Benim de kendi alanımda 10+ yıl deneyimim var. Yeni mezun biri gelip kendiyle kıyaslasa itin deliğine sokar çıkartır aşağılarım. Aldığım hak ve maaşı kıyaslasa memnun olurum. En azından adaleti sağlayan bir firmada çalışıyorum derim. Yakın maaşlarda çalışıyor olsam ciddi moralim bozulurdu.

Bence bunlar kafaya takılacak şeyler değil. Sizin firmaya sağladığınız fayda fazlaysa elbette böyle olmalı.
0
filipis
(06.02.26)
aynı durumda ben olsam dert etmem, benim işyerine gidiş amacım iş yapmak.

ha bu durum işle ilgili iletişimde de problem yaratıyorsa o zaman sıkıntı. orada da ast-üst ilişkisi devreye girer.
+1
galahad reloaded
(06.02.26)
bencede hiç takma o kadar çok insanla çalıştım ki iyisiyle kötüsüyle, millet o kadar boş ki ağızları o kadar çok boş laf yapıyorki bende başlarda takardım niye aramız kötü oldu diye ama benim aramın seneler sonra (sabredip) kötü olduğu insanlar başka departmana gidince 2 ayda kovuldular, sonra bana gelip sen nasıl dayandın ki buna dediler.. sizinkilerde o tür tiplerden %100 boş yapma kapasiteli %100 boş insanlar... o yüzden hiç alttan alma ve canınıda sıkma. sen kendin gibi ol hiç millet ne demiş takma bile.
+1
eja
(06.02.26)
Beraber çalıştığınız kişiler sizi sevse ne olur sevmese ne olur ya düşünmeye değmez. Bir de bu konulardan dolayı size tepki göstermeleri zaten çok yersiz ve çocukça. Tecrübesizliklerine vermek lazım, zaten bu süreçte kendi özelinizde bir sürü şeyle uğraşıyorsunuz bir de bunları dert etmeyin kendinize.
+1
mutekebbir
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına.

Ben de z kuşağıyım, uzun iş tecrübem oldu. Olduğum ofisteki mühendislerle takılıyordum. Yemeğe onlarla gidiyordum, molalarda onlarlaydım, mühendislerle, şefle. Hiç de öyle bir derdim yoktu.

Ben hoşlaşmadığım kişiler; yemeğini almak için yemekhaneye gelmeyip birisine tepsi hazırlatıp ayağına getirten üst yönetim!, sırf müdür diye arabanın gimesinin yasak olduğu yere park edip fabrikanın işleyişine aksatanlar (forklift yoluna koymuştu, forklift geçememişti).

Olduğum yet kamu kurumu olduğu için bu davranışlar beni çok rahatsız etmişti. Onun dışında kimseyle sorunum yoktu hatta herkes beni çok ılımlı karşılamıştı.
-2
substituent
(06.02.26)
mutlaka zayıf halka vardır, bomboş olup sivrilmeye çalışan, daha kibirli, iddialı olan tipi seç ona iyi davran, gözlemle. pohpohla, senden büyük adam oalcak buralar hep sana kalacak yarın biz olmayacağız diye gazla. kıdemcilik yapmaya başla. diğerlerine soğuk sıcak yap, emir verici tonla konuş. zamanla sana diğerlerinin foyalarını dökmeye başlar içten parçalanırlar.
+1
Hallegadola
(06.02.26)
@substituent
İşte bizim şirkettekiler büyüyünce sizin şirkettekilere dönüşecek :) sen de bana dönüşeceksin :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına. +1

Belki 100% haklısınız, o zaman da haklıyım der geçersiniz. Ben diğer yazarların aksine günümüzün yarısını geçirdiğimiz bir yerde arkadaşlarımız olması gerektiğine inanıyorum. En yakın arkadaşlarım da işyerinden ve benden 8-10 yaş büyükler hep.

"Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var" bu cümlenin vibe'ını beğenmedim ama o notu düşerek şey diyeceğim, onlar maaşlarını eleştirdiklerinde evet siz de az alıyorsunuz keşke bi iyileştirme yapsalar size de vs. cümleler kurun. Ally olduğunuzu gösterin. Sonra devam ederlerse kendi bilecekleri iş.
+1
aguen
(06.02.26)
@aguen düşündüğün gibi bir profil değilim. Ve gerçekten bakıcıma 45k maaş veriyorum buradaki bazı çalışanlar 45 almıyormuş. Ben de bunu gelip sordukları zaman öğrendim. İnsanlar hem öğrenmek için soruyor hem de bozuluyorlar sanki maaşı ben dağıtıyorum gibi “biz bile o kadar almıyoruz??” Diye bana hesap soruyorlar mesela.

Bir de maaşlarını eleştirdiklerinde onlara tavsiye veriyorum destekliyorum. İlk iş yerinde düşük olması normal iş değiştirerek yükseliyor maaş dert etmeyin benim de öyleydi diyorum hep.
+2
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Gercekte nasil birisinizdir bilmiyorum tabii ki ama onceki bi sorunuzda size hak vermedim diye beni junior sanip bunu da kotu bi sey gibi ifade eden bir mesaj atmistiniz. Bu yuzden sirketinizdeki juniorlarin sizi sevmemesine sasirmadim.
0
ghilleinthemist
(06.02.26)
kisilerin sizi sevmesi onemli degil. su devir su yaslar zaten calisan haklarina bilenen insanlari kurtarmak icin kahramanliga soyunma yaslari degil. genctik andavallarin devrimle duzeltilebilecegine inaniyorduk, gecmis olsun yok oyle birsey.

isyerinde tek ilkem isini iyi yapanla nasilsinli muhattap olmak, isini iyi yapmayan zaten o bozuk isi bana salladigi an ebesini tersten gorur, yoksa zaten gorunmez kisidir.

ayrica koela+1 ayri ozel ofis neden yok bunu bir kurcala, gerisini gec.
0
warrior princess
(06.02.26)
ben umursama tavsiyelerini desteklemiyorum. Aynı durumda benim çalıştığım şirkette elemanın birinin ayağını kaydırdılar aynı bu şekilde. Alttan alta yöneticiyi işlediler haftalarca aylarca. İlk performans döneminde de yol verdiler. Her ne kadar yapmayın etmeyin desem de kurumsal hafızayı hiç edip mahvettiler.
+1
administ
(06.02.26)
Alakasız bi' şey tabi ama bakıcıdan az maaş alıp tantanasını yapanlar 1 hafta boyunca çocuık bakmayı deneyebilir, ulan şu hayatta bakıcı duyarı da yapmak zorunda kaldım ya daha bi' şey demiyorum.
Muhtemelen kendi götünü toplayamayan yemeksepeti mahallenin muhtarı rozetli profiller çocuk bakıcısına laf söylüyor.
+1
kumandanim
(06.02.26)
"boşver sevmezlerse sevmesinler iş yeri arkadaş edinme yeri değil" vb şeyler söyleyenlerin ya sigorta prim gün sayısı 0 ya da devlet memuru falanlar sanırım. maalesef özel sektörde sosyal ilişkiler çoğu durumda her şeyden çok daha önemli. iyi ilişkiler ofiste işlerin istediği gibi ilerlemesinde veya yükselmende sana ciddi fayda sağlarken kötü ilişkiler de hem mental olarak yıpratır seni hem de ufak ufak topun ağzına yaklaştırabilir.

tabi çok teknik bir iş yapıyorsan ve işinin kalitesini kişi yorumuna gerek kalmadan adil bir şekillde ölçebilen çıktılar varsa yine psikolojik anlamda rahatsız eder seni ama en azından iş & kariyer anlamında kafan rahat olur. fakat bu tanıma uyan işler çok az. senin şansına hiyerarşik olarak senden altta seni sevmeyenler ama 10 kişi 1 kişiden şikayetçi olursa hiyerarşik olarak altta da olsalar ve haksız da olsalar yine sıkıntı yaratabilir kişiye. bu durumda yapacak şey durumu tersine çevirebilecek yani sana bakış açılarını değiştirebilecek bir şey var mı onu düşünmek. belki onlarla olan iletişimde yaklaşımda ufak değişimler bile faydalı olabilir orta vadede. yok öyle olacak gibi değilse de sana sıkıntı yaratma ihtimallerine karşın ön almak amaçlı yöneticinle görüşebilirsin. samimiyet seviyene göre bir dertleşme konuşması iyi olabilir. o da yoksa bence iş ilanlarına başvurmak ve fırsat bulunduğu anda gitmek lazım. bulunamıyorsa da mental anlamda etkilenmemek için takmamaya çalışacaksın ve iş anlamında sıkıntı yaratmamaları için en iyisini umma moduna geçeceksin.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
@ semaforo de medianoche
Yazılımcıyım. Ama başka bir meslek olsa da benim ayağımı kaydıramazlardı çünkü somut bir şey yok ortada. Hani 10 kişi toplanıp şikayet etmeye gitse bir tane bile şunu yaptı diyecek bir şey yok. Aksine hep içimin fazlasını yaptım.
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
illa kovulmak olarak düşünmeyin hakkınızda 1-2 kötü söz gitse yöneticinin aklında yenibirgüzelnick de sıkıntılı bir tip. ofiste sorun çıkarıyor vs. gibi şeyler kalabilir sizle ilgili. bu da size ruhunuz bile duymadan taş koyabilir zaman zaman. ben de yazılımcıyım bizim işte de ikili ilişkiler inanılmaz etkili maalesef terfiler görevlendirmeler gibi konularda. bu ara ofisteki 2 yakın arkadaşla sürekli dertlenme konumuz bu hatta. dediğim gibi hiçbir şey olmasa bile mental olarak yıpratabilir. içinde bulunduğunuz durumu en iyi siz bilebilirsiniz tabi biz eksik hatalı değerlendiriyor olabiliriz.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
öncelikle bebeğinize odaklanın. onun size ihtiyacı var 3.5 ay az bile. tabi ki izin alacaktınız. yarın bir gün onlar da doğurduğunda alacak. şimdi de iş yerini bir süre ignore etmeye çalışıp bebeğinize verin enerji ve dikkatinizi. bu zamanları onun kokusu bir daha geri gelmeyecek. ikinci olarak sosyal medyada da gözlediğim gençlerde devamlı birilerine saldırma olayı var.. alakasız bir örnek ama yatırım için ev alanlara saldırma vesuçlama mesela.. onalrın kriacı olması ya da geçim sıkıntısı çekmesinin müessibleri sanki ev yatırımcıları gibi. sapla saman karıştırılıyor yani.. onların 45 k maaş alması sizin suçunuz değil ama hınçlarını sizden çıkartıyorlar. şu an yapıualcak en mantıklı şey ignore edip maaşınızı alıp geçmek.. bi tık daha poizitif hisettiğiniz kişiler varsa onlarla takılın yoksa paranıza bakın. ve tekrar söylüyorum bebeğinize ve onun bu en güzel zamanlarına odaklanın.
+1
iwillsee
(06.02.26)
@karim iceride & @arbre cdn.eksisozluk.com

Ben bu konuyu daha önce hatirliyorum. Bastan sıkıntı olmus yani bilmemesi gereken seyleri biliyorlar.

Dogru bi taktik mi bilmiyorum ama belki guzel seyleri degil de sıkıntıları anlatarak, hatta sıkarak... havayi biraz degistirebilirsiniz.

Bizde 15 yillik bi yazilimci var. Durumunun iyi olmama ihtimali yok. Ben 2 cocuk 1 hanim disarida yemege oturamiyorum ya diyor. Ozel okulunu zor ödüyorum diyor.

Boyle olunca yuksekte de olsa ister istemez kurulamiyorsun. Bence bilerek yapiyor :D
+3
ananiyimioguz
(06.02.26)
ananiyimioguz, tipi s...cek tip sensin bence. :)
-2
arbre
(07.02.26)
Oncelikle maas ve masraflar konusunda ketum davranmaniz lazimdi.Daha ilk is tecrubesine sahip kisiler sizin maas ve aylik harcama butceniz konularina bu kadar vakif olmamalari gerekiyor.Bana anti profesyonel bir isyeri ve iletisim gibi geldi.Sahsen biri benim maasimla ilgili yorumda bulunacak done vermezdim, yorumda bulunmaya yelteneni de laflarimla doverdim.
+4
turkuaz
(07.02.26)
istifa, doğum izini, transfer vb durumlarda ne kadar iyi olursanız olun hep kötü insan seçiliyorsunuz. ister boş pislik diyelim,ister kıskançlık diyelim, bir şekilde insanlar bileniyorlar. dolayısı ile hiç kafaya takmamak gerek bu konuları. zaten iş yerinde kimse kimseyi sevmek zorunda değil, saygı duymak zorunda. burada kilit konu szin iş yerindeki duruşunuz. yani iş güç konusunda yöneticiler size güveniyorsa sorun yok. isteyen istediğini düşünüp, istediğine istediğini söylesin. siz işinin arkasında birisi iseniz sorun yaşamıyorsunuz. bebişle sağlıklı, mutlu bir hayat diliyorum
+1
kondansator
(07.02.26)
(14)

Yurt disinda cocuk büyütmek hangi semt?

Purple life
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre. 2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim

1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre.

2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto bir yer degil. Nispeten daha düsük gelirli insanlarla daha zengin vs olarak yasamak, iyi evde oturmak. Tatile ciksan enayi misin o paraya dükkan alsana surdan diyen komsularla yasamak.

Sizce hangisi?

Yani bebekte, arnavutköyde bir kücük yerde yaşamak mi yoksa büyükcekmece, esenler gibi sehirden uzak ama lüks bir yerde yasamak mi?

Yetiskin insan icin fark etmez ama cocugunuz icin hangisi daha iyi olurdu sizce? Cocuk orada da dogsa da sonucta türk olacak.
-4
Purple life
(05.02.26)
Her türlü zengin semt, kötü ev.
+3
gobekliraki
(05.02.26)
1
+1
lemmiwinks
(05.02.26)
Ulkeye gore degisebilir ama bana 2 daha sicak geldi.
0
mbond
(05.02.26)
cocuk kaç yaşında?
iki gün sonra anneeee jasonun nike airforce u var istiyorum beni dışlıyorlar demesin ihtimali çok yüksek veya arakdaşları tatile tura okulla gittiğinde gönderebilecekmisiniz.

yani kısacası çevrene ayak uyduramazsan ekonomik olarak çocuğa zorbalık yaparlar. şu ara ilk okulda bile bu dönüyor.
+1
eja
(05.02.26)
Birinci seçenekte çocuk ezik olur, ikincisinde şişik egolu.
İkisi de kötü.
Bence arada bir üçüncü seçenek olmalı. Onu bulun.
+1
Mirket
(05.02.26)
iki durum da kötü. ilk seçenekte çocuğunuz ve sizler dışlanabilir, her zaman "auslander" damgası yersiniz. ikinci seçenekte de kötü bir çevresi olur ve göçmen çevresiyle ülkeye adapte olamaz.

ikisi de çok uç. orta yolu bulmanız gerekir bence ama yoksa da 1. seçenek daha kabul edilebilir.
0
elektr10
(05.02.26)
İlla birini seçmek gerekirse 2.

en azından cocuk cocukluğunu yaşar.
+3
duyuruuser
(05.02.26)
@duyuru, cocuklugunu yasamakla ne alakasi var?
0
🌸Purple life
(05.02.26)
Zengin semtteki okulda çocuğun ismine bakıp geleceğiyle oynamasınlar, Almanya ise mümkün. Ben olsam 2. seçeneği seçerdim .
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
Aynı durumu hem bekarken hem de çocuklu olduğumda birkaç kez yaşadım. Her defasında birinci seçeneği tercih ettim ve hiçbir zaman pişman olmadım. Ama ikinci seçenekteki gibi insanlarla yüz yüze gelmeye bazen gerçekten tahammül edemiyorum, haliyle hata benim de olabilir.

- Birinci seçenekteki okulun velileri, öğretmenlerden farklı beklentilere sahip olacak. Bu durum, orta-uzun vadede ciddi bir fark yaratabiliyor. Biz de bir süre bunu deneyimledik: Birinci seçenekte otururken, çocuğu ikinci seçenekteki bir kreşe göndermiştik. İkinci seçenekteki kreş de her şeyi doğru ve düzenli yapıyordu, fakat birinci seçenekteki çocuklar çok daha hızlı gelişim gösteriyorlardı. Demek ki bir yerde bir fark var dedik, eski okulumuza geri donduk.

- Bulunduğunuz yerin okul şartları ne kadar önemli bilemiyorum ama bazı yerlerde birinci ve ikinci seçenek arasındaki fark, okulun spor salonunda eskrim yapmakla, ara sokakta bıçaklanmak kadar farklı olabiliyor, bu benim cocugum icin almak istedigim bir risk degil

Ayrıca, zengin bir mahallede yaşadığınız için ayrımcılığa uğrayacağınız kesin bir durum değil ama kaygınızı tamamen anlıyorum.
+1
adrianapole
(05.02.26)
net 1
0
cooperr
(05.02.26)
Abi kesinlikle zengin muhit. Gerekirse yememden icmemden kisardim. Ozellikle Avrupa bazinda konusuyorsak malum cok irkci bir ortam, gocmen mahallesiyle elit mahalle arasinda imkanlar, genel atmosfer falan cok degisir. Bir de bu cok bilinen bir sey ama, cocugun etrafindaki arkadas profili falan nasil bir patikaya girecegine dair en buyuk etken bence de.
+1
hot potato
(05.02.26)
Amerika icin dusundum, 1. Secenek
+1
brkylmz
(05.02.26)
Çocuktan çocuğa değişir. Kardeşten kardeşe bile değişiyor. Eğer girişken, dışa dönük, sosyal bir çocuksa 1. seçenek. Ama duygusal, saf, ezik bi çocuksa 2. seçenek.

Parka gittiğinde arkadaş edinebiliyor, oyuna katılıyor, oyun kuruyor, kendisini salıncaktan indirmeye çalışan çocuğa itiraz ediyor, 2'li arkadaş gruplarının kolayca 3. oluyor, en kötü ihtimalle sırasını bekleyip kendi oyununa bakıyorsa 1. seçenek.

Sümük gibi dışarda duruyorsa 2. seçenek.

Parkta tuhaf hareketler yapıyor, bağırıp çağırıyor, sıra mıra dinlemeden oyuncaktan oyuncağa atlıyorsa tokat.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.26)
(6)

fiyat gösteren websitesi kurmak yasak mı?

plastic_angel
hepsiburadadaki bir ürünün fiyatını kendi sitemde hepsiburada bu kadara satıyor, bak bu da linki diye göstermek suç mu?
hepsiburadadaki bir ürünün fiyatını kendi sitemde hepsiburada bu kadara satıyor, bak bu da linki diye göstermek suç mu?
0
plastic_angel
(05.02.26)
cimri, akakçe'nin yaptığı da bu değil mi? suç olsa ayakta kalamazlardı.
+1
inheritance
(05.02.26)
onlar anlaşmalıdır. her siteyi göstermiyolar sonuçta.
-1
jelly bear
(05.02.26)
ticari faaliyeti varsa yasak ama sitendeki blog yazısında bahsedebilirsin.
cimri ve akakçe'de fiyatların görünmesi için onlara tıklama başına para ödüyorsun.
0
duyuruuser
(05.02.26)
arçelik XYZ ürünü hepsiburada sitesinde 10 TL. ahanda bu da linki demek yasak mı diyorsun yani?
buna deep linking deniyor ve tüm sayfa içeriğini kopyalamıyorsan amerikada yasal.
türkiyede yasak olduğunu neye dayanarak söyledin?
0
🌸plastic_angel
(05.02.26)
telegram bu gibi sitelerdeki ürünlerin indirimlerini anlık gösteren gruplarla dolu. Her birisi senelerdir aktif. sorun olacağını sanmıyorum
0
hakmut
(05.02.26)
Açıkçası neden hukuki bir sorun olsun bilemiyorum. Eğer içerik alırsanız; mesela ürün açıklaması, sitedeki yorumlar vb. gibi belki onun üzerinden bir yaptırımı olur amd ürünün fiyatı ürüne dair temel, halka açık bir bilgi sonuçta.

Eğer bunu çok büyük ölçekte yaparsanız muhtemelen bağlantı kurduğunuz IP'yi banlarlar, veri çekemezsiniz. Bunun etrafından dolaşmaya çalışırsanız belki bu konuda da yasal bir yaptırım olabilir, bilemedim.
0
salihdt
(06.02.26)
(5)

akasya durağı'nın yıkılması üzerine

biseysorcaktim
arada bir aklıma gelir, 99'uncu bölümde akasya durağı yıkılırken dizi birden drama dönmüştü. hatıraların yer aldığı binanın yıkılması elbette insanı hüzne boğabilir bunu anlıyorum ancak anlamadığım şey; taksicilerin "biz buradan ekmek yiyoruz, durağımız bizim ekmek teknemiz, durak olmazsa biz ne yap
arada bir aklıma gelir, 99'uncu bölümde akasya durağı yıkılırken dizi birden drama dönmüştü. hatıraların yer aldığı binanın yıkılması elbette insanı hüzne boğabilir bunu anlıyorum ancak anlamadığım şey; taksicilerin "biz buradan ekmek yiyoruz, durağımız bizim ekmek teknemiz, durak olmazsa biz ne yaparız" dibi şeyler söylemeleri.

günümüz taksicileri için durak önemli mi? ben bunca yıllık ahir ömrümde, henüz bitaksi gibi şeyler yokken duraktan taksi çağırdığım olmuştu. başka hiç kullanmadım, kullanan da görmedim.

yine diziye gelecek olursak, film icabı bir dram dışında durağın yıkılmasının onlar açısından önemi nedir? dedikleri gibi durak olmazsa işsiz mi kalacaklardı?
0
biseysorcaktim
(05.02.26)
işsiz kalmayacaklardı ama işleri azalabilirdi.

önceden duraklara katılmak için ciddi bir meblağ vermek gerekliydi. insanlar taksi kullanmak için duraklara giderdi artık durakların çok bi önemi kalmadı. günümüz taksicilerinin müşteri için durakta beklemek gibi dertleri yok insanlar taksilerin önüne atlıyor ya da uygulamadan çağırıyor.
0
duyuruuser
(05.02.26)
uygulamadan taksiyi hayatımda ilk kez bu sene çağırdım. sokaktan geçen taksiler de dolu mu boş mu anlayamadığım için sosyal anksiyeteyle çok el edemiyorum. Şu an yaşadığım şehirlerde her durağa bağlı tuşlar var sokaklarda, basınca taksi geliyor. Diğer yerlerde de google'da yakındaki durakları bulup telefondan arayıp çağırıyorum ya da durak yakınsa direkt durağa gidiyorum. Bu uygulamadan taksi çağırma olayını sadece istanbulda var sanıyodum ama hemen her şehre gelmiş herhalde daha yeni öğrendim
0
nundu
(05.02.26)
Durak hala önemli ve kullanılıyor. Yoğun saatlerde uygulamalardaki taksiciler gelmiyorlar ya da kabul edip 5 dk sonra iptal ediyorlar. Evine yakın durağı aramak her zaman en garanti seçim.
0
nuevo
(05.02.26)
Özelikle kadınlar durak taksilerini tercih ediyorlar, sokaktan ne idüğü belirsiz taksiler yerine.
0
parka
(05.02.26)
durak taksileri daha güvenli. bir çoğunu ismen de tanıyorsunuz. zor durumda birisini gönderip birini aldırabilir ve parasını daha sonra vrebilirsiniz. bebek gbi bazı semtlerde duraktaki taksiden gecenin bie yarısı sigara, kokoreç, alkol falan bile söylüyorlar kapıya kadar getiriyorlar.
0
ground
(05.02.26)
(12)

iphone 17 mi 17 pro mu?

lemmiwinks
17 665 euro17 pro 1062 euroarada 400 euro fark var. bana gore17 pro'nun artilari* pilin biraz daha uzun gitmesi* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
17 665 euro
17 pro 1062 euro

arada 400 euro fark var.

bana gore

17 pro'nun artilari
* pilin biraz daha uzun gitmesi
* ram'in 4gb fazla olmasi (simdilik 2'si de yeterli ama ilerisi icin uygulamalar arasi gecis yaparken uygulamalar yenilenmezse hos olur)
* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

17'nin artilari
* ucuz ve buna ragmen pro'nun cok gerisinde degil
* daha hafif

simdi bunlari yazinca 400 euro fazladan vermeye gerek yok gibi duruyor. mantikli olursam 17'yi alirim, ama nedense 17 pro almak istiyorum.

sizce ne yapayim?

bunlardan birini kullaniyorsaniz piliniz ne kadar dayaniyor?
0
lemmiwinks
(04.02.26)
apple karşılaştırmalarına göre çok fazla bi fark yok pilde. 17 alır geçerdim ben olsam.

* telefonun koselerinin biraz daha yuvarlanmis olmasi
* masanin ustune koydugunda kilif da kullaninca sallanma olmamasi

bu ikisi bana palavra geldi. aralarında böyle bi fark olduğunu sanmıyorum. 17 daha ince hem.
0
jelly bear
(04.02.26)
Pro bro
0
Purple life
(04.02.26)
17’de karar kıldım. Bu da burada dursun:
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(04.02.26)
pro.
17 aldığında 3-4 gün sonra keşke pro alsaydım diyebilirsin.
0
duyuruuser
(04.02.26)
gün içinde sıklıkla hayatınızın neredeyse parçası haline gelecek ve uzun seneler kullanacağınız bu alet için sadece mantıkla hareket etmenin anlamı yok. 400 euronuzu verin ve 3-5 yıl istediğiniz telefonu kullanın.

pro.
0
awlmi
(04.02.26)
Normal al bence.
Uygulamalar arası geçiş bir süre sonra yavaşlar diyorsun ama 5 yıl önce çıkan 13 Pro ile bile böyle bir sorun yok şu anda.
O 400 euro'luk fark ile telefonun 1-2 yıl daha erken değiştirebilirsin zaten.

Daha büyük ekran istediğin için Pro Max alacak olsan o zaman fikir belirtmekten çekinirdim ama aynı boyutta alacaksan kesinlikle normalini al diyorum.
0
michael_knight
(04.02.26)
@michael_knight: 13 pro ile boyle bir sorun yok diyorsaniz bu pro'nun lehine bir sey. pro almaliyim gibi anliyorum. bende iphone 11 var, duz, onda bu sorun var. 13 pro cikali 4 yil oldu bu arada, 4 yil ve birkac ay :)
0
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
@lemmiwinks ama dönüp paraya bakarsanız ve yılda 200 euro olarak düşünürsek kabaca 17 alırsanız 3 yıl sonra değiştirebileceksiniz, pro alırsanız 5 yıl sonra.
2 yıl çok ciddi bir fark.
İşlemci gücü olarak aralarında bir yıl fark var. Para olarak 2 yıl fark var.

Ama elbette gönlünüzden geçtiği gibi yapın, zaten euro kazanıp harcıyorsanız hayatınızı değiştirecek bir fark değil 400 euro.
+2
michael_knight
(04.02.26)
michael_knight: verdigim paradan bagimsiz bozulana kadar kullaniyorum, o yuzden iyi karar vermeye calisiyorum. 400 euro hayatimi degistirmese de bir sureligine aptal gibi hissetmeme sebep olabilir :) sonucta aslinda iphone 17'nin isimi gorecegini biliyorum buyuk olcude. iphone 11 simdiye kadar isimi gordu. ben cok da mantik aramiyorum sanirim su an.
+1
🌸lemmiwinks
(04.02.26)
bence bahsettiginiz farklar gundelik kullaniminizda gercekci bir fark yaratmiyor. evet pili biraz daha iyi gidebilir, ama her gun illa ki sarj ediyoruz hepsini. 17 gun sonunda %10a dusmusse 17 pro %15e dusmus olacak, yine sarj edeceksiniz. kenar yuvarlakligi tamamen kozmetik. RAM miktari ile su anda sahip olmadiginiz, gelecekte sahip olup olmayacaginizi bilmediginiz bir problemi cozuyorsunuz, bugunden bunu dert etmenize gerek yok, uygulamalar arasi gecisin 2ms daha uzun surmesi hayat kalitenizde anlamli bir dusus yaratmayacak. iphone 11den geliyormussunuz zaten, 17 ile pro arasindaki farki anlamazsiniz bile, ikisi de hayli hayli iyi olur.

tuketim cilginliginin kurbani olmayin, 17yi alin.
0
taurina
(04.02.26)
17 pro aldim bugun geliyor. bu arada ses karsilastirmasi da yaptim kendimce, 17'nin sesi daha yuksek cikiyordu ama 17 pro'nun sesi daha net ve guzeldi.

@taurina: ben de tuketim cilginligina kapilmamak icin 17 mi diye dusunuyordum ama olmadi, yenik dustum. ama 2ms olayi degildi benim takildigim kisim, bir uygulamadan cikip geri dondugunde son kaldigin yerden devam etmeyip tamamen yenilenmesiydi. 2ms degil 500ms de olsa dert etmezdim yoksa. bunlar sizin de dediginiz gibi anlamli farklar degil.
-1
🌸lemmiwinks
(06.02.26)
iphone'da pro, macbook'ta air aliyorum.
0
antikadimag
(06.02.26)
(4)

eski iş yerim neden açılacak pozisyonları ihbarname ile evime iletiyor?

The colors of my sea perfect color me
Merhaba Son çalıştığım işten proje personeli olduğum ve proje süresi bittiği için ayrılmıştım. Birlikte 2 belirli süreli sözleşmem olmuştu bu iş yeri ile. Bugün aile evime vekalet verdikleri avukattan eski işimde açılacak pozisyonlarla ilgili ihbarname gelmiş. Bu pozisyonlardan biriyle ilgileniyorsa
Merhaba
Son çalıştığım işten proje personeli olduğum ve proje süresi bittiği için ayrılmıştım. Birlikte 2 belirli süreli sözleşmem olmuştu bu iş yeri ile. Bugün aile evime vekalet verdikleri avukattan eski işimde açılacak pozisyonlarla ilgili ihbarname gelmiş. Bu pozisyonlardan biriyle ilgileniyorsan HR'a ulaşıp başvur diyor özetle. Açılacak pozisyonların hiçbiri bana uygun değil. Bunun anlamı nedir? İş yeri kendisini açılacak davalara karşı korumak için mi böyle bir şey yapıyor? Aksiyon almam gereken bir şey var mı? 6 Şubat'a kadar HR'a ulaşın diyor.

teşekkürler.
0
The colors of my sea perfect color me
(04.02.26)
Küçülme ya da pozisyon kapanması sebep göstererek çıkış gösterdiler seni muhtemelen, şimdi yeni birini alacaklar. İşe iade davası açmamam için sana yasal bildirimde bulunuyorlar. Geri gelmek istiyorum dersen seni almak zorundalar diyebiliriz. Başvurmazsan biz üzerimize düşeni yaptık o istemedi diyecekler dava durumunda.

Zor durumda bırakmak istiyorsan ya da yeniden başlamak istiyorsan başvur.
+1
Bruce
(04.02.26)
bildiğim kadarıyla öncelik hakkınız var ve size bilgilendirme yapılıyor, ilgilenmiyorsanız bir şey yapmanıza gerek yok.
0
duyuruuser
(04.02.26)
@Bruce,
Pozisyonlar bana uygun değil ya da çok yüksek pozisyonlar. "bildirim, yalnızca bilgilendirme amacıyla gonderilmiş olup, herhangi bir pozisyon bakımından doğrudan bir teklifi veya ise alma taahhüdü niteliğinde değildir" yazıyor. Haliyle sanki başvursam da şansım yok sanki.
0
🌸The colors of my sea perfect color me
(04.02.26)
Bildigim bir konu degil, cevabi ben de merak ediyorum. Ise iade davasi ile ilgili olabilecegini tahmin ediyorum. Normalde belirli sureli is sozlesmesinde iade davasi olmuyor diye biliyorum ancak siz iki kere yapmissiniz, bu da sozlesmenizi yasa onunde belirsiz kiliyor olabilir. Pozisyonlardan ya da yazan uyari mesajlarindan fazla cikarim yapmayin bence.

"Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir"
0
osssy
(04.02.26)
(7)

kiracılı ev alınır mı?

ilgeru
Beğendiğimiz bir evi gezdik. Ev içimize çok sindi. Kiracılı. Mart ayında 5. yılını dolduracak ve dolayısıyla kirasına yeni değerlemeden zam yapılabilir durumda (şu an neredeyse yarı fiyatına oturuyor). Adamın kendisiyle konuştuk, eminevim fuzulevim gibi bi yere yazılmış temmuz ayında sıra gelecek ve
Beğendiğimiz bir evi gezdik. Ev içimize çok sindi. Kiracılı. Mart ayında 5. yılını dolduracak ve dolayısıyla kirasına yeni değerlemeden zam yapılabilir durumda (şu an neredeyse yarı fiyatına oturuyor). Adamın kendisiyle konuştuk, eminevim fuzulevim gibi bi yere yazılmış temmuz ayında sıra gelecek ve evden ayrılacağını söyledi. Bu evi tutarken imzaladığı "tarihsiz" tahliye taahhütnamesi de var.

Üzerimize ev yok. Evi kendimiz oturacağımız için almak istiyoruz. Aynı sitede kirada oturuyoruz, Mart ayında kirasını güncelleyip şu an ödediğim kira ile benzer kirayı vereceğinden temmuz'a kadar oturması çok problem olmaz bizim için. Ama ya temmuz'da çıkmazsa?

Ne yapabiliriz bu durumda? Evi yine de almak mantıklı mı? Alır almaz ihtar çekip 6 ay sonra ihtiyaçtan çıkması için dava açılabilrimiş ama bu ülkede o süreçler yıllar alabiliyor malum.
0
ilgeru
(03.02.26)
dert edinmenin daha ucuz yolları var.
+3
Whily
(03.02.26)
çıkmazsa zor duruma düşecekseniz bulaşmayın. 5 yılını doldursa da tahliye taahhütnamesi olsa da en iyi mahkeme 1-2 sene sürer uğraştıracak olursa. yok biz zor duruma düşmeyiz diyorsanız sorun yok.
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Yarı fiyatına kirada oturan adamın ben pek de iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum. Hukuki hakkı neyse sonuna kadar zorlar bence.
+2
Cesario
(03.02.26)
bence bu şartlarda alınabilir hatta pazarlık daha sıkı pazarlık yapılır.
en kötü senaryoda kiracının çıkmasını 1-2 sene bekleriz derseniz uyguna ev sahibi olursunuz. sonuçta evin değeri artacak.

en önemli konu kira kontratı ve tahliye taahhütnameyi(tt) satıştan önce mutlaka elinize almanız lazım. satıştan sonra verilecek derlerse hemen uzaklaşın.
tt eski ev sahibi ile yapıldığı için sizi ne kadar bağlar bunu bi avukata sorun.
0
duyuruuser
(04.02.26)
yatirimlik almak ayri bir konu ancak kendiniz oturacaksaniz boyle bir riske girmeseniz daha iyi olur, erken yaslanirsiniz. ben sahsen kiracili evi piyasanin 20% - 25% altina verseler bile almam.
+1
zseak
(04.02.26)
Genel cevap: hayır. Çok ucuza gelmiyorsa alınmaz. Geliyorsa da zaten kiracıda sıkıntı var demektir.

Makul insanlar gibi görünüyor ise düşünülebilir ama mutlaka kendisinden ve aynı zamanda varsa eşinden noterden tahliye taahhütnamesi almakta yarar var.

Eğer ha deyince istediğin evi alabilecek maddi durumun yoksa kılı kırk yarmak lazım.
0
lazor
(04.02.26)
Benzer durum başıma geldi,kiracılı ev aldım Kasım ayında.adam 3 aya çıkacaktı ,ilana da öyle yazmışlar.neyse güvendik aldık evi.adam 1 ay erken olarak çıktı, hiçbir problem de çıkarmadı.ama şu durumda bile insan paranoyak oluyor ya çıkmazsa vs diye.boş ev bak garanti olsun. Şöyle olursa böyle olursa yol şu kadar zaman sonra.... birden fazla şarta bağlanıyorsa iş sıkıntı çıkması muhtemel.ha ille de bu ev, ben tedbir alırım, birkaç ay takarsa (en iyi ihtimalle) çok da sıkıntı olmaz diyorsan gene kendi tercihin, hayırlısı olsun
0
denizciman
(04.02.26)
(8)

Zaten A1 olan ingilizcemin daha da gerilemesi

yazar yazmaz yazan yazar
Son zamanlarda fark ettim. Hayatım boyunca (37) are you sex? seviyesinden öteye gidemeyen ingilizcemi de kaybetmek üzereyim. Eskiden tek tük de olsa duyduklarımı anlar, en azından "şunu dedi bunu dedi, herhalde bunu demek istedi" diye yorumlayabilirdim. Şimdi ingilizce, rusça gibi gelmeye başladı. N
Son zamanlarda fark ettim. Hayatım boyunca (37) are you sex? seviyesinden öteye gidemeyen ingilizcemi de kaybetmek üzereyim. Eskiden tek tük de olsa duyduklarımı anlar, en azından "şunu dedi bunu dedi, herhalde bunu demek istedi" diye yorumlayabilirdim. Şimdi ingilizce, rusça gibi gelmeye başladı. Neredeyse hiçbir şey anlamıyorum.

Geçmişte dil kursu, duolingo, memrise denemelerim olmuştu. Hep yarım yamalak kaldı. Evet hayatımın geri kalanını 1 kelime ingilizce bilmeden de gayet düzgün yaşayabilirim ama bu devirde bu kadar karacahil kalmak istemiyorum.

Şu saatten sonra sonra ne yapabilirim? Dil kursu hariç tavsiyelerinize açığım. Gün içinde vaktim bomboş geçiyor zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.02.26)
Ben de benzer durumdayım. Yapay zeka ile öğrenme konusu araştırmayı düşünüyorum boş bir zamanımda. Belki pratik yapılabilir.
0
egerbiryolcu
(02.02.26)
Youtube'a A1 ingilizce yaz. Çıkan videoları seyret. Repeat dediği yerleri tekrar et.
+1
Mirket
(02.02.26)
Çerezlik sitcomları ingilizce alt yazıyla izle, çok etilidir. Önce hiçbişey anlamazsın, sonra yavaş yavaş anlamaya başlarsın aşağı yukarı
+1
gobekliraki
(02.02.26)
İngilizce dizi, film, youtube videoları izle. Türkçe altyazı olsun. Mümkünse İngilizce altyazı olsun.
0
gabe h coud
(02.02.26)
istersen 24 saat İngilizceye maruz kal, dudağını oynatmayınca öğrenilmiyor.
bol bol konuşman lazım.

Türkçe cümleleri İngilizceye çevir.
0
duyuruuser
(02.02.26)
arabada ingilizce şarkı dinleyeceksin
evde alt yazılı dizi film izleyeceksin.
etrafındaki sesleri oalbildiğince ingilizce seslerle donatacaksın.
mesela markete gidiyorsun kendini londra da hisset ve bir ürünü reyon görevlisine nasıl tarif ederdim gibi hisset ve bunun antremanını yap. bu tarz görevler le acayip ilerleme sağlıyorsun.
0
jamswety
(02.02.26)
Demişsin zaten, Duolingo gayet işe yarar.
0
kumandanim
(02.02.26)
babamın bana öğrettiği yöntemle ingilizceniz 1 sene içerisinde arşa çıkacaktır. ingilizce hikaye kitapları oluyor bunlar stage 1-2-3-4-5-6 gibi gidiyor. bunlardan sırasıyla edinin ve mutlaka fiziki bir ingilizce türkçe sözlük alın, red house iyidir mesela. fiziki sözlüğü sadece bilmediğiniz kelimeleri aratmak için değil benzer kelimeleri de öğrenmek için kullanacaksınız. okunuşlarında problem yaşarsanız google amcayı devreye sokabilirsiniz. günde 3 sayfa dahi okusanız yeterli seviyede ingilizceye maruz kalacağınız için ingilizceniz çok gelişecektir. dizi filmleri başta türkçe altyazılı ardından ingilizce altyazılı olarak izlerseniz o da çok geliştirecektir. benim ingilizce seviyem şuan 6.5 ielts academic, ne bir kursa gittin ne ekstra eğitim aldım. babam sayesinde bu yolla ingilizceyi öğrendim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
(9)

Böyle bir kaygınız var mı?

don’t panic
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam. Babalar ve anneler; bu k
5 yaşında kızımla akşamları 1-2 hikaye kitabı okuyup, biraz da sohbet edip birlikte uykuya dalıyoruz. Onun bu uyuma sürecinde aldığım bu keyfin yanısıra ister istemez bazen aklıma kötü düşünceler de geliyor: Kaybetme korkusu... O an öyle bir huzursuzluk çöküyor ki anlatamam.

Babalar ve anneler; bu kaygınız ne durumda? Nasıl aşıyorsunuz bunu?

Teşekkürler…
+1
don’t panic
(02.02.26)
Hem de her zaman yaşıyorum. Gün gelecek evden gidecek, ya başına bişey gelirse, ya trafik kazası olursa vs vs. Babamı da yeni kaybetmiş olmamın etkisi büyük. Alışılacak bir duygu da değil, aşabileceğimi sanmıyorum, kader kısmete bağlıyorum yoksa döngüye girerim.
+3
mirty
(02.02.26)
Bende de durum aynı. Elden bir şey gelmiyor. Aşamıyorum. Abartmadan mümkün olduğunca birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum.

Hayatı olumsuz etkilemeyecek kadar tedbirli olmaya çalışıyorum. Bunu abartmak da ev halkının huzurunu bozabilir. Küçük minik takıntılarım var, mesela kapıyı kitliyorum çıkarken, ama iç kısma da hanımın anahtarını düz şekilde takıyorum. Ev düz ayak olduğu halde ve bütün odalardan dışarı çıkıldığı halde, dış kapıdan çıkılmak zorunda kalınırsa anahtar orada hazır olsun diye.
0
mbond
(02.02.26)
Ebeveynligin şanındandır :)
Türkiyede yaşarken aşılabilecek bir sey degil bence. Cok zor en azindan. Bu dusunceler aklima gelince "bunlari dusunmek bi ise yaramiyo, tadini cikar" deyip uzaklastiriyorum kendimi
0
üğpoıuy
(02.02.26)
düşünmemeye çalışıyorum. düşündükçe daha da kötüsü zihnime geliyor. ebeveynliğin belki de en yorucu kısmı, endişelenmek.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Bu kaygıyı ben de yaşadım. Geceleri uyanıp kızımın geleceği hakkında kaygılanırdım. Bize bir şey olsa ne yaşar diye çok canım sıkılırdı. Çözümü ona bir kardeş yapmakta buldum açıkçası. Şimdi ikisi için de kaygılanıyorum ama artık biliyorum ki bir kapıya ihtiyaç duyduklarında en azından hayatta kızımın kardeşi, oğlumun da ablası var. Ve açıkçası şimdi ailemde bir tamamlanmışlık hissi yaşıyorum. Oğlan daha 18 aylık, küçük. Ama işte genimize kodlanmış ve kızla yaşadığım kaygıyı oğlan sildi süpürdü. Nasıl desem, ben düşsem de evde bir erkek olacağının ferahlığı rahat hissettiyor. Ha keza ikinci çocuğum kız olsa da farklı bir rahatlama hissederdim. Abla kardeş dayanışmasının daha sağlam olacağağı düşüncesi ve kız evladı açıkçası daha fazla tercih ediyor olmamla birlikte oğlanın getirisini öngöremedim. Şimdi tüm gücümü ikisinin birbirine olan bağını güçlendirmek için harcıyorum.
+1
onepointzero
(02.02.26)
Bende de bu kaygı var, bazen çok ileri gidiyor kendimi frenliyorum.
0
duyuruuser
(02.02.26)
Çocuklarım büyümeden ben ölürsem ne olur korkusu daha sık oluyor. Ebeveynliğin şanındandır +1
0
sucvecezve
(02.02.26)
kesinlikle oluyor, bunu yaşamayan ebeveyn yoktur diye düşünüyorum. özellikle de hastalandıklarında yada büyüdüklerini hissettiren bazı anlarda daha fazla yokluyor. hayatınızı olumsuz anlamda etkileyen yada yönetemediğiniz bir kaygıysa mutlaka destek alın elbette ama bu kaygı mevzusu ve hep onlara daha fazlasını verebilirim hissi bence ebeveyn olmanın otonom getirisi ...
0
darthvader
(02.02.26)
Bu kaygım yüzünden her hafta terapiste gidiyorum. Anne olduktan sonra tamamen kafayı yedim. Gece on defa uyanıp oğlum nefes alıyor mu ve üstü açık mı diye bakıyorum. Mesela yarın iş seyahatine gideceğim ya bir daha dönemezsem oğlumu bir daha göremezsem diye günlerdir uyuyamıyorum.

Uzun lafın kısası; yalnız değilsin.
0
suicides underground
(02.02.26)
(2)

bilgisayar format

Çuvaldızı
Selam kadıköy veya beşiktaş'ta bilgisayara format atıp windows ve excel yükletebileceğim düzgün bir yer biliyor musunuz ? Tşk.En son format attırdığım bilgisayarcı laptopumun içindekimorjinal parçaları çıkartıp satmıştı...
Selam kadıköy veya beşiktaş'ta bilgisayara format atıp windows ve excel yükletebileceğim düzgün bir yer biliyor musunuz ? Tşk.

En son format attırdığım bilgisayarcı laptopumun içindekimorjinal parçaları çıkartıp satmıştı...
0
Çuvaldızı
(29.01.26)
youtube'dan bakıp kendiniz yapabilirisiniz, artık bu işler çok basit ve teknik bilgi gerektirmiyor.
0
duyuruuser
(29.01.26)
win10-11 ise başlatın yanındaki arama çubuğuna "reset pc" yazın zaten windows artık sizi yönlendiriyor
0
zen1th
(29.01.26)
(9)

Mobilya yenilemeye giriş

sekizdokuzon
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?Teşekkürler.
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
Şarjlı tornavida geldi ilk aklıma.
0
gobekliraki
(29.01.26)
Ilk aklima gelenler.
- Zimpara aleti. Elle de yapilabilir ama cok ugrasilacaksa zor.
- Cesitli boyutlarda iskence, sifirdan birseyler birlestirilecekse cok sayida buyuklerden de lazim ama pahalidir. Kucuk isler icin mandal gibi olanlardan da lazim.
- Testere.
- Keser (su cekic gibi olan sey, civi de sokuyor)
- Kaliteli tutkal.
- Vernik tarzi seyler de lazim da o materyale gore degisir.
- Tornavida seti ve/veya sarjli ufak vidalama aleti.
- Gonye gibi birsey ve/veya duz kesimi saglamak icin bazi aletler var, adini bilmiyorum, mesela 2 cm kesilecek bir yer, oraya isaret cekilebiliyor falan.

Gorundugunden zor bu arada saglam psikolojiyi bile bozabilir ama siz bilirisiniz. Calisanlarin yorumlarina cok guvenmeyin bu arada, adamlar takiyor kafayi birseye, adama dogala yakin geleneksel birsey olsun diyorum, bana tik yagi soyle iyi boyle iyi diyor.
+1
mbond
(29.01.26)
mobilya işine gireceksen ilk önce daire testeren olacak. yerin varsa tezgah tipi alırsın.
0
duyuruuser
(29.01.26)
Şimdilik kapı kolu, menteşe gibi yerleri tamir ederim. Maximum yapacağım şey boyası dökülmüş yüzeyi tinerleyip tekrar verniklemek ve boyamak olur. Ne bileyim belki gardırop kapılarına akrilik boyayla çiçek böcek çizerim. Tüm gün evde olduğum için hareketsizlikten de depresyon katsayim artıyor. Hiçbir şey beceremesem de hareket halinde olmak iyi gelir. İkincisi eşyaların elden dusmeligi sinirimi bozuyor, yenisini alacak durumda değilim. Atıp yenisini almak yerine elimdekini güzelleştirmeye çalışmak da iyi gelir. Bu işi becerebilirsem yaptığım ufak tefek şeyleri satıp ekstra para bile kazanabilirim diye düşündüm.
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
off böyle bir alanın olması muhteşem aşırı kıskandım, çocukken hep marangoz olmak isterdim.
evde yapılabilecek şeylerin bir sınırı olur bu yüzden ilk etapta küçük bir setle başlayıp zamanla ihtiyaç durumuna göre alınabilir bir hevesle alınıp kenarda kalmasından iyidir zamanla oluşması.
İlk aklıma gelenler, matkap seti, çivi vs., tornavida, metre, zımpara, bol bol boya fırçası dursun kenarda mesela ben bir kapı boyamak için bir sürü fırça kullandım sürekli dondurduğum için maalesef. elinin altında olması iyi olur. boya kapları ve süzgeçleri oluyor onlardan alabilirsin.

Ben Gökmen Kasabalı'nın videolarını izlemeyi çok seviyorum, tabii o çok profesyonel ama bazen bir şey yaparken öyle bir ek bilgi veriyor ki bunu biliyor olmak bambaşka bir iş yaparken çok işine yarıyor. Bu tarz videolar izleyebilirsin.
+1
mutekebbir
(29.01.26)
Alan dediğim de 4 m2 yer. Yatağı salona taşıyıp 1+1 deki 1 i atölye yapicam. Şimdilik imkanlarım bu kadar, oturup şartların olgunlaşmasını beklemek istemiyorum artık. Ömrüm bekleyerek geçti yeter
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
1-akülü vidalama
2-bits uç takımı
3- 250 gr çekiç
4- dekopaj testere
5-tornavida takımı
6-muhtelif ağaç vidası
7- tutkal
8- ıskarpela
9- zımpara kağıdı
aklıma gelenler bunlar ama bunları zincir yapı marketlerden değil karaköy perşembe pazarı gibi hırdavat piyasasından 1/3 daha ucuza alıyoruz.
+1
obscure
(29.01.26)
ben denedim o işi. olmadı. o kadar toz çıkıyor ki ahşaptan, kapı altını havluyla kapattığım halde evin her zerresi ahşap tozu oldu. kirası uygun bi yer de bulamadım. hobi atölyesi rafa kalktı yani.
0
antihero
(29.01.26)
boya yapacaksan sadece 80 grit zımpara ve 200 grit zımpara al. hasarlı parçalar ağaçsa ağaç macunu, suntaysa japon yapıştırıcısı doldurursun. iki parçayı birbirine tutturman gerekiyorsa matkaba ihtiyacın olabilir, ahşap ucuna ihtiyacın olabilir ( çatlatmamak için vidaya delik açıyorsun), vidanı duruma özel seçmen gerekebilir (örneğin vidanın dişli kısmı bir parçaya girerken dişsiz kısmının vida kafası tarafındaki parçada boşlukta dönmesini isteyebilirsin), 1-2 cm uzunlukta sunta vidası alabilirsin, demire vidalama yapacaksan sac vidası alabilirsin, üzerine yük binecek bir durum varsa vida yerine çivi alabilirsin (vida kırılır, çivi yamulur), kumaş çakacaksan kabara alabilirsin, şayet böyle bir fikrin varsa çekicinin mıknatıslı olması gerekir vesaire vesaire... Aslında sadece zımpara lazım, bir de matkap lazım, başka bir şey lazım değil. Bence neyi tamir edeceğine karar ver, malzemeeni ve aletini ihtiyaç duydukça al. Ben de istiyorum sprey tabancsmın olmasını, kompresörümün olmasını, mengenem olmasını, gitimsah lehim istasyonumun olmasını, mikroskopumun olmasını, deri dikimine uygun makinem olmasını, boru birleştirme, fayans kesme aletlerimin olmasını ama almıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
(3)

nasıl bilirsiniz

patronaj1
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-2020-renault-clio-sporttourer-0.9tce-90hp-112.000km-hatasiz-1293080311/detayselamlar, geçen gürdüm tipi mipi hb'den iyi geldi. motoru cansız olması dışında ne kadar sıkıntıdır istanbulda kısa mesafe işe gidip gelmelik falan çok yormayacağım bir
www.sahibinden.com

selamlar, geçen gürdüm tipi mipi hb'den iyi geldi. motoru cansız olması dışında ne kadar sıkıntıdır istanbulda kısa mesafe işe gidip gelmelik falan çok yormayacağım bir şey.
bu paralara bu km'de araç bulmak zor malum.
0
patronaj1
(29.01.26)
HB olan aynı model ve motorlusunu 2 yıl kullandım. Motoru cansız demişsin ama kesinlikle alakası yok, tam tersine oldukça seri bir araba. Motoru küçük olduğu için turbo da düşük devirlerde devreye giriyor. Küçük motorun dezavantajı uzun yolda ortaya çıkıyor, ancak bu da sadece 130 km/s üzeri hızlarda belirginleşiyor. Ben genelde 120-130 km/s hız aralığında kullanıyorum.

Bakımları dışında sanayiye hiç gitmek zorunda kalmadım, yedek parçaları da oldukça uygun fiyatlı. Genel olarak baktığımda, gayet mantıklı ve ekonomik bir seçim olduğunu düşünüyorum.
0
duyuruuser
(29.01.26)
alınır, yürütmesi her türlü uygun fiyatlı olur. başına bir iş açacağını da sanmıyorum.
0
orpheus
(29.01.26)
sce motor olsa alınmazdı da tce alınır.
0
antihero
(29.01.26)
(9)

U dönüşü neden yasak? (tekrar soru)

kibritsuyu
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu k
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.

tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.

sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu kestikten sonra arabamın ne yana gittiğinin ne önemi kalıyor? sola dönüş yasak değil, döndükten sonra dümdüz gidip karşıdaki yola girebiliyorum. ama arabamı biraz daha çevirip geldiğim yolun ters şeridine U dönmem niye yasak?

i.imgur.com

ileri veya sola mecburi yön tabelası ile U dönüşü yasak tabelası birbiri ile çelişmiyor mu? kaldı ki ışık var, ama ışık olmasa bile bana sola dönüşü serbest kılan tabela varken, döndükten sonra ne yana gideceğimi engelleyen tabelanın mantığı nedir?
0
kibritsuyu
(27.01.26)
Sizin attiginiz ornekte nasil isleyis bilemiyorum ama iki sebebi olabilir.
1) Sola dondugunuz yerden gelen arabalar icin saga donus icin yesil sizinle ayni anda yaniyor olabilir. Bu durumda o caddeye bir araba akisi var.
2) Caddenin genisligi isik bolgesinde tam nasil belli degil ama saga sola arac park edilen, daraltilan, kalabalik bir yerse, tek seferde U donusu yapamama ihtimali trafigin akisini bozabilir diye yasak olabilir.

Tabii belirttiginiz gibi sebepsiz de olabilir. Trafikte mantikli olmayan durumlar gorulmeyen seyler degil.
+2
mbond
(27.01.26)
bence sebebi bazi araclarin u donusu yaparken tek hamlede yapamayacak olmasi ve trafigi tikama ihtimali. siz bir arabayla donebilirsiniz belki tek hamlede ama serbest oldugunda bu bir kamyona da serbest oluyor. o donmeye kalktiginda geri manevra yapmadan donemiyor ve trafigi tikayabiliyor.
+2
lemmiwinks
(27.01.26)
Emin değilim ama sola dönüşte araçlara yeşil yanarken, yayalara da karşıdan karşıya geçmesi için yeşil yanıyor olabilir.
+3
duyuruuser
(27.01.26)
U dönüşü yapan araçların tek seferde dönemeyip bir;/birkaç manevra yapması gerekebileceği söylenmiş zaten.
Bu durum ve tek seferde dönebilecek olsa bile normal akışa nazaran yavaş olması gerekliliği trafiği çok engelliyor.
Fazıl Say Caddesinden Nevzat Çobanoğlu Bulvarına çıkarken çok küfretmişliğim vardır.
+1
Mirket
(27.01.26)
U dönüşü dar alanlarda tecrübesiz sürücüler oldukça riskli olabiliyor. buna benzer yolda hızlı gelip arabayı yan yatıran sürücü gördü bu gözler. onun için trafik güvenligi için ordan degil de ilerideki göbekten dönmenizi istiyorlar. böylesi daha güvenli
0
limonlu eksi
(27.01.26)
Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil.
0
ground
(27.01.26)
U dönüş yapan aracın,
görüş mesafesi çok düşüktür,
özellikle
hizli gelen motorsiklet gibi araçlar ile çarpisma olasiliğı çok yükseliyor.
0
designer
(28.01.26)
"Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil."

ayrım yapılmaz denmiş de. ayrım yapılıyor. alta otomobil hariç yazılıyor.
0
renegade
(29.01.26)
kuzey amerika'daki kural su, eger isik varsa U donusu yasak, U donusu yasak tabelasina gerek yok. Eger isik yok ise, U donusu yapabiliyorsun, kimse ceza yazamaz.
Mantik ne, bilmiyorum..
0
cooperr
(29.01.26)
(4)

Samsonite valiz kilidi acma

narod
https://hizliresim.com/gvrq7h6Valiz kilidini sekildeki gibi denemek icin taktim ve simdi cikaramiyorum. Daha once bu valizi kilitlemedim sanirim ya da hatirlamiyorum.Bu valizden anlayan var mi, nasil cikaracagim bunu?
hizliresim.com

Valiz kilidini sekildeki gibi denemek icin taktim ve simdi cikaramiyorum. Daha once bu valizi kilitlemedim sanirim ya da hatirlamiyorum.

Bu valizden anlayan var mi, nasil cikaracagim bunu?
0
narod
(26.01.26)
www.youtube.com

şöyle bir video buldum, yorumlarda da millet baya teşekkür etmiş. umarım işe yarar
0
gobekliraki
(26.01.26)
soldaki yuvaya bıçak ya da tornavida soksan açılır gibi duruyor.
0
duyuruuser
(26.01.26)
hiçbir yol bulamazsan brute force tekniği (000 - 999 arası tek tek denemek) uygulayabilirsin. maksimum 10 dakika sürer.
0
kibritsuyu
(26.01.26)
Otele varinca deneyecegim hepsini, başka cozumu olan varsa beklerim
0
🌸narod
(26.01.26)
(14)

Mutlu musunuz

arbre
Mutluysanız neden? Değilseniz neden? En son ne için mutlu oldunuz?
Mutluysanız neden? Değilseniz neden? En son ne için mutlu oldunuz?
-13
arbre
(22.01.26)
bardagin dolu tarafini görebiliyorsan,
mutluluk cok uzakta değil.
0
designer
(22.01.26)
ne münasebet.
0
benibulmanlazim
(22.01.26)
ananiyimioguz
(23.01.26)
Antidepresan sağ olsun en azından stabilim.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(23.01.26)
mutluyum, bu da geçer.
0
klassno
(23.01.26)
mutluluk anlıktır. amam huzurluyum. hayat bir süredir seyrindee ininş çıkış yok.
+1
ground
(23.01.26)
ciddi manada şuan depresyondayım fakat hayatta kalma iç güdüsü(sanırım) nedeniyle gündelik hayattan kopmamaya çalışıyorum.
0
duyuruuser
(23.01.26)
Mutluyum sebebini bilmiyorum. Oğlumla iyi geçirdiğim her gün bir artı benim hanemde. Gece uyumadan önce onun üzgün olmadan yatağa girdiğini bilmek yetiyor bana.
Bir de yeni evimde (kiradayım) soba yakıyorum, çok iyi geldi bana. Akşamları sobayı yakıyorum, oğlan yattıktan sonra elimde çay, yanımda kedi... Terasım da var büyük, orada ot, çiçek yetiştiriyorum. Bana yetiyor mutluluk için.
Yoksa işsizim, haliyle hiç param yok. oğlan debh, okuldan da ayrıca nefret ediyor :p son 1.5 yılda 25 kilo aldım giyecek gerçekten hiçbirşeyim yok, yıllardır tatil yapmadım vb... Üzülecek çok şey var da pek umurumda değil hiçbiri bu ara. Yaşadığıma mutluyum, şu stabil hayatımın çarkına herhangi bir şey çomak sokmasın yeter.
0
strawberry first
(23.01.26)
Mutlu değilim ama mutsuz da değilim. Nötr diyebiliriz.
0
peki madem
(23.01.26)
gerçekten değilim. sıkıntılı evlilik süreçleri.
0
kondansator
(23.01.26)
en son kedimin şapşallığı ve varlığı beni mutlu etti.

bu sabah uçukla uyanmam da mutsuz etti. en büyük derdim keşke bu olsa ama değil. sadece en son bu :d
-1
art cat chocolate
(23.01.26)
Keyfim yerinde.

Tabii Aralık ayının ortasından beri iş yerinde içinde olduğumuz fırtına dinmeye başladı. Enkazları toparluyoruz. Görece zor bir süreç oldu.

Öncesinde de keyfim yerinde. Daha da iyi olacak.
0
put it in your appropriate place
(23.01.26)
inanılmaz şekilde keyfim yerinde. söylemesi ayıp primler yattı bugün...
0
datnet
(24.01.26)
Yaklaşık 10 aydan uzun süren, gece kabuslarla, sürekli içsel konuşmalarla geçen bir depresyonun içindeyim. Çok kısa süreli zamanlarda mutlu oldum belki 3-5 gün.
Öte yandan bundan sonraki hayatımın böyle geçeceğine kani olduğum için artık bundan da kurtulmaya çalışmıyorum. Sadece vücudumu bir öteki güne sürüklemekte her geçen gün daha fazla zorlanıyorum.
-2
rakicandir
(24.01.26)
(12)

Bana araba alıyoruz

hadi ya la
Kriterler:- 500/600 bin TL arası,- Manuel,- Sanayiden uzak tutacak,- Yedek parçası her yerde bulunacak,- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan ya
Kriterler:

- 500/600 bin TL arası,
- Manuel,
- Sanayiden uzak tutacak,
- Yedek parçası her yerde bulunacak,
- Küçük, park etmesi kolay, bekar için.

Sadece kısa mesafe için kullanılacak. Hangi modeller olabileceğini az çok biliyorum ama öneriniz varsa alırım. Alanya'dan bakacağım seçeneklere. Vakti olan yardımseverler için de bir detay olsun :) Teşekkürler.
0
hadi ya la
(22.01.26)
iyirmi
+1
fugnar
(22.01.26)
Corolla'dan şaşma
+1
iwasbornonamountainside
(22.01.26)
2012-2013 model seat ibiza olabilir. babamda vardı 2013 model sıfır almıştı 150 bin km'de iki üç ay önce sattık. benchmark olsun kazasız boyasız ilk sahibinden 640 bin tl'ye gitti. bir tık daha boyalı ve yüksek km olursa dediğiniz fiyatlara vardı. hiçbir arızası olmadı aracın.

diğer bir opsiyon fiat punto olur. bence tipi de güzel. bir de belki ford fiesta.
0
awlmi
(22.01.26)
punto, clio, i30, i20(sadece dizeli), corolla, fiesta
bunlardan şaşmayın derim. 170 bin km altı, kaput tavan hariç bel altı boyalı normal en az 10 yıllık araç olacak. alırken ekspere sokarsınız detaylıca baktırırsınız. üstünkörü baktım o fiyatlara bulursunuz. 700'lere kadar bakın bence, sıkı pazarlık yapın.
0
cisimcik golgi
(22.01.26)
jazz da olabilir belki
0
foster
(22.01.26)
Paranız kadar japon alın

Toyota & diğerleri
Yoksa Fiat Hyundai vs uzak dogu
0
baldan kaymak
(22.01.26)
toyota yaris vb.

+ japon yada kore
0
designer
(22.01.26)
marka modelden ziyade motor sağlığı km vs önemli. japon arabalar tabii eski modellerde öne çıkıyor. citroen peugeot vs kaçınmak lazım.

benzinli olacak. kaput tavan değişen olmayacak. km si mümkün mertebe düşük olacak.
0
biravekahve
(22.01.26)
Geçen sene bu mantıkla 2012 i20 1.2 Troy model aldım 150 küsür binde. Aldığımdan beri bozuk yol kaynaklı direksiyon tıkırtısı ve ön takım yenileme dışında hiç bir sorun çıkartmadı. Bir de ustanın gerek yok demesine olduğum rağmen sadece v kayış değiştirdim. Geri kalanı 10k km’de bir yağ ve filtre değişimi.

Araç şu an 185binde. 1 senede 30 bin km bindim araca. Yaz sıcağında Fethiye’sinden Ayvalık ara sokaklarına(orada ben bile su kaynattım araba klima sonda hiç bana mısın demedi), İstanbuldan Akyakasına uzun yol, kısa yol her yere gitti. Temmuz, ağustos sıcağında bütün Ege sahil şeridini gezdi. 1 kere tık demedi. Kliması buz gibi, kışın sıcacık performansı yeterli. Yedek parçası da ucuz. Tam olarak f/p aracı. Otomatik olsa, biraz süspansiyonu yumuşak olsa, az daha bagajı olsa ve uzun yolda yormasa 500bine kadar binerim. Geçen far ampulü patlamış. Aldım Amazon’dan bi far ampulü bi de Bosch cırcır anahtar seti. 10dk sürmedi değiştirmek. İleride 2. Araç olarak da alacak olsam düşünmeden alırım.

Benim herhangi bir otomobilden beklediğim bütün beklentileri karşılıyor. Tavsiye ederim.
0
jackyr
(23.01.26)
capon
honda/toyota +1
0
cooperr
(23.01.26)
dizel olmasın da, ne olursa olsun. (istisna olarak, yazmaya gerek var mı bilmiyorum ama psa grubuna bakma bile)
manuel clio bence ideal.
0
duyuruuser
(23.01.26)
japon kore iyidir.
0
kveldulv
(23.01.26)
(18)

yiyecek satılan dükkana evcil hayvan sokulması hijyenik mi sizce?

michael harddd
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
0
michael harddd
(22.01.26)
Üretim kısmında veya tezgah üstünde gezmedikçe sorun yok
+2
my fault
(22.01.26)
üretimde gezinmediği sürece ok bence de, aksine mutlu olurum gördükçe
+2
mor oje
(22.01.26)
İnsanlar bu konuya takıldıkları kadar pis insanlara takılmıyor mesela. Kaç tane iş yeri bu sebeple mühürleniyor. İçerisi pis, temizlik yüzü görmemiş. Çalışanlar eldiven, bone, maske takmıyor. Müşteriler eldiven takmadan ekmekleri tek tek sıkarak, dokunarak seçiyor. Maske takmıyor, öksürüğü ve tıksırığı her yerde ama kedi ve köpek olmaz.

Özellikle hayvan dostu yerlerden alış veriş yapıyorum. Şu soğukta dışarıdaki hayvanı işletmesine alan yerleri tercih ediyorum, sokağa kovalayanlari değil.
+4
rock n roll
(22.01.26)
Değil.
-2
arbre
(22.01.26)
değil tabii ki. hele bazı mekanlarda hayvanlar koltukların üstüne falan çıkıyor, sonra bir bakıyorsun ki koltuğun üstü full tüy.
+1
bobinhoo
(22.01.26)
hijyenik değil.
0
inheritance
(22.01.26)
bence değil, hatta köpek ayrıca tedirgin eder. köpek var köpek var, hadi köpek köpektir de bizim insanımızın çoğu aptal olduğu için güvensizlik ortamı oluşur bende.
0
Improbable
(22.01.26)
Hijyenik değil .

Hayvanları sevmek başka bir yerden sonra artık insanların, çocukların yerine geçmesi ve onların yerini ailenin bir üyesi olarak alması başka konu.
Bu gittikçe dozu artan etkileşimin sınırı nedir, neresidir diye düşünmek lazım.
İncelendiğinde konu sadece hayvanseverlikle kalmıyor olayın çeşitli ideolojik inanç boyutuna varan yönü de var.
+2
diyecevaplandı
(22.01.26)
Sokak hayvanlarına açık işletmeleri tercih ederim.
+1
auroraaurora
(22.01.26)
sokulmaz, hijyenik değil.
kedi, köpek kendini kaşırken bir sürü tüy havada uçuşuyor, sağa sola sürtünüyor. içeride kedi olan dükkanlardan zorunlu olmadıkça alışveriş yapmıyorum.
+2
duyuruuser
(22.01.26)
Tuvaletten çıkarken elini yıkamayan insanlarla bir arada yaşıyoruz onların dokunduğu kapı kollarına falan dokunuyoruz, bence bu insanlar hijyen açısından daha riskli kediler falan en azından kendi kendini temizliyor pis hissettiğinde.
+3
kizil karga
(22.01.26)
açık alanda bi kafede vs görsem sorun etmem ama fırın gibi küçük dükkanlar için bence hijyenik değil. çünkü aniden kaşınmaya veya silkelenmeye başlarlarsa feci derecede kıl tüy yayarlar.

fırında hayvan görmek istememek : hayvan düşmanı olmak
bana bu çok mantıksız geliyor. hayvan düşmanı değilim. evde kedim var. kedimin ucundan yaladığı yoğurdu filan yemeye devam ederim. ama başkasının köpeğinin kılının düştüğü ekmeği yemek istememem gayet normal bence.

insanlar daha pis diyenler için
işletme pis ise zaten ordan alışveriş yapmam. alışveriş yapıyorsam temiz olduğunu varsayarım. bilmediğim şey beni üzmez diyor olabilirim. ama hayvanın pisliğini anlık olarak görüp rahatsız olabilirim. insan pisliği okey, hayvan pisliği hayır filan demiyoruz ki.

çocuğum var. çocuk kabul etmeyen işletmeler, oteller, düğünler vs aşırı normal bence. gayet anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum çoğu açıdan. ama yani çocuğun bile yasaklanabildiği durumlar varken, hayır hayvanımızla 7/24 her yerde olmalıyız!!! şeklinde bi dayatma aşırı saçma geliyor.
+6
elorelia
(22.01.26)
fırın gibi hele gıdanın yarı açık olduğu yerlere alınmamalı, olay pislik hayvanın pis olup olmaması değil. yani tüyleri uçuyor bu tüyler pis olmayabilir, bir çoğu söylendiği gibi insanların bir kısmında çok çok daha temizdir ama sonuçta aldığınız ekmekte tüy kıl görmek istemeyiz. bu yüzden bence hijyenik değil,
+1
atom karincanin torunu
(22.01.26)
Ayakkabısını çıkarıp çorapla tezgahın üzerine çıkıp ampul değiştirmeye kalksa fırıncıya tepki gösterecek insanların, tezgahta dolaşan sokak kedisini hoş görmesi, buna da, bazı insanların daha pis olması durumunu gerekçe göstermesi akıl tutulmasından başka bir şey değildir
diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.01.26)
Aynen abi fırıncını ekmeği hazırlarken elini sikine taşağına götürmediğini falan düşünenler de var mesela bemce asıl alıklar fırıncının hijyene çok dikkat ettiğini düşünen kerizler aslında, fırının önü süper ama bir de aşağı kata inin bakalım kediye gelene kadar neler oluyor orada :)
-1
kizil karga
(22.01.26)
yiyecek içecek olan hiç bir ortamda kedi-köpeği hiç bir şekilde hijyenik bulmuyorum. aynı şekilde yemek yediğim restoranda vb. de kedi-köpek görünce beni hem hijyen, hem köpek fobisi hem de kedilerin sürekli masadaki yemeğe atlamaya çalışması açısından çok tedirgin ediyor, yediğimden de hiç bir şey anlamıyorum o tedirginlikten dolayı.
+1
Phoebe
(22.01.26)
2 tane köpeğim var. Ben uygun görmüyorum.
Hayvan tüyü havada uçan bir şey.Bunu her hayvan sahibi bilir.
Üstü açık ve yemeye hazır satılan ürünlerin olduğu yerde hayvanların işi yok.
+4
sucvecezve
(22.01.26)
Hindistan birdenbire oluşmadı. Çok düşünmeye gerek yok. Kedi bir nebze ama köpekle girilmesi hiç de hijyenik değil.

Bu hijyen konularında herşey yavaş yavaş ilerliyor. İnsan kokuya da, mikroplara da zamanla alışabiliyor. Bu yüzden kabul görmüş sınırlar önemli.
-1
hebanon
(22.01.26)
(3)

puzzle için çerçeve

scudman1
96x68 Cm ölçülerinde 2000 parçalık puzzle çerçeve yapımı için 3k fiyat istediler. elimde çerçeve yapacak aletler var. altına kalın karton yapıştırdık zaten. koçtaştan falan çıta alıp 4 köşeyi 45 derecelik açılarda kesip birleştiricem. altındaki kartonu manuel zımba tabancasıyla çerçeveye çakıcam. ta
96x68 Cm ölçülerinde 2000 parçalık puzzle çerçeve yapımı için 3k fiyat istediler. elimde çerçeve yapacak aletler var.

altına kalın karton yapıştırdık zaten. koçtaştan falan çıta alıp 4 köşeyi 45 derecelik açılarda kesip birleştiricem. altındaki kartonu manuel zımba tabancasıyla çerçeveye çakıcam.

takıldığım nokta üstüne cam değilde mat pvc bir malzeme kullanılıyor. bunun adı ne ve nerden bulabilirim. digital baskıcı bilmem necilerde mi olur? veya internette ne diye aratmak lazım.
0
scudman1
(21.01.26)
asetat olabilir
0
art cat chocolate
(21.01.26)
pleksiglas arayın, tabelacılarda falan olur ve istediğiniz ölçüde kesebilirler sanırım.
0
kobuzchu kiz
(21.01.26)
camcılardan cam da kesirebilirsiniz, daha şık durur.
0
duyuruuser
(21.01.26)
(8)

Klimayı şimdi kışın alsam daha uygun mu olur?

koskoca kirpi
Merhaba,Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
Merhaba,

Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
0
koskoca kirpi
(20.01.26)
şimdi alırsanız çok daha avantajlı olur çünkü mayıs gibi fiyatlara büyük oranda zam yapıyorlar
0
limonlu eksi
(20.01.26)
yaza göre uygun olur evet
0
jelly bear
(20.01.26)
Hem zam yapıyolar hem de yoğunluk oluyo gelmek bilmiyo servisler
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
biz evlere iki klimayı yazın aldık dükkana da ısınma için lazımdı ama kışı bekledik bütçe kısıtlı olunca. bi avantajı olmadı üstüne istediğimiz ürünü stokta bulamadık iklimsadan ürün aldık iklimsa servisi de berbattı. kaira ve airfel klimalardan olduğumuz kadar memnun kalmadık sigmadan. yazın kampanya dönemlerinde de kışın aldığımızdan ucuza satıldı klimalar. sigmayı aldığımızdan ucuza kaira satıldı.

akakceden vs. fiyat geçmişlerine bak ürünlerin birçoğunun aynı seviyelerde veya daha düşük fiyatlarda yaz döneminde satıldığını görebilirsin ki bu yaz dönemi klimalara yapılan tüm sepette ek indirimleri hediye çeklerini banka kampanyalarını vs. de kapsamıyor.

gidip yerel bayiden fiyat alırsan evet fiyat şişirebilirler yaz döneminde ama normal şartlarda yok öyle bi durum. kaira'yı mesela daikin kendi satıyor online platformlarda direkt merkez depodan kendi gönderiyor. arada fiyat şişiren bi al satçı veya bayi olmuyor.

şimdi alabiliyorsan yine al öyle çok ciddi farklar olmuyor, istediğin ürün stokta varsa fiyatı yaz döneminin çok üstünde değilse alınır yoğun bir bölgedeysen kurulumda avantaj olabilir. enflasyonun bi anda fırlayıp her şeyin 2ye katlanmayacağının garantisi de yok ülkemizde.
0
konetsu
(21.01.26)
kışın klimalar daha ucuz olur. egede cehennem bir ilçede yaşıyorum. klimacılar malı yığar yazın peynir ekmek gibi gider, kışın daha ucuza satarlar. talep düşük.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
ben bu tip bir şeyi alacaksam hemen alıyorum, bekledikçe fiyatı düşen bi ürün görmedim. özellikle bu tip dediğim beyaz eşya vs gibi pahalı kalemler.
0
elorelia
(21.01.26)
70 k klima için çok değil mi
0
HellKeePer
(21.01.26)
Kışın fiyat avantajının yanında montaj için çok beklemezsiniz. kısa sürede gelir kurulumu yaparlar.
Tek dış ünite, iki iç ünite olan klimalarda, ikisi aynı anda açılınca performansı düşüyor diye biliyorum, tek tek alınca da aynı fiyata geliyor. araştırmadıysanız ona da bi bakın.
0
duyuruuser
(21.01.26)
(6)

ram krizi?

pelovann
1-) elektronikler 2 kat zamlanacak ve bir daha fiyatı düşmeyecek söylentisi doğru mu? 2-) bekar evime çok uçuk fiyatı olmayan netflix amazon vs açan akıllı tv arıyorum. max 10.000 verebilirim aşırı gelişkin bir şey olmasına gerek yok dediklerimi yapsın yeter, öneriniz var mıdır? (a101'den alınır mı
1-) elektronikler 2 kat zamlanacak ve bir daha fiyatı düşmeyecek söylentisi doğru mu?
2-) bekar evime çok uçuk fiyatı olmayan netflix amazon vs açan akıllı tv arıyorum. max 10.000 verebilirim aşırı gelişkin bir şey olmasına gerek yok dediklerimi yapsın yeter, öneriniz var mıdır? (a101'den alınır mı sizce?)
0
pelovann
(20.01.26)
1. 2 kat mı bilemem ama evet.
2. işletim sistemi android olsun, ona dikkat edin. (netflix ve youtube lisansı gibi detaylar da var ama 10 tl lik tv için kriter olacağını düşünmüyorum) a101 den de bim den de alınır.
-1
kisa
(20.01.26)
1-) çok etkileyeceğini sanmıyorum. Aynısı 2021 de çıkmıştı çip krizi diye. Arabalardan tutun playstationa kadar her şey pahalanacak diyorlardı.

2-) 8kya ya Apple TV oluyor zaten. Google tvler 3-4k falan
0
substituent
(20.01.26)
merhaba apple tv televizyon değil galiba, ne olduğunu anlamadım. ben televizyon arıyorum normal, teşekkürler

@kisa, teşekkürler
0
🌸pelovann
(20.01.26)
a101 ve diğer 3 harflilerden alınır.
kampanya kovalarsan bulabilirsin ama bütçeni biraz daha arttırman gerekebilir.

tv kesinlikle android olmasın, görüntü versin yeterli. yukarıda biri android tavsiye etmiş fakat o fiyata alacağın tv nin androidi anca kendini çalıştırır. tvbox alıp takarsan tv şahlanır.
0
duyuruuser
(20.01.26)
RAM kullanan tüm cihazların fiyatı zaten yükselişte.
Donanımsal olarak RAM’lerin fiyatı 2 kat arttı. Bu sebeple içinde donanımsal olarak RAM kullanan PC, TV, telefon ve televizyon gibi cihazların da fiyatları, ellerindeki RAM stoğu bitince bununla beraber yükselişe geçecek.

TV alacaksanız Android’li bir TV almanızı öneririm. Ben Philips kullanıyorum, senelerdir sorun yaşamadım. Ama eğer iyi bir panele sahip, akıllı olmayan bir TV bulursanız onu da alabilirsiniz. Sonradan ona bir Android stick alıp akıllı hâle getirerek maliyetinizi düşürebilirsiniz.
0
limonlu eksi
(20.01.26)
o fiyata alacağınız akıllı tv'nin sizi sinir hastası etme olasılığı çok daha yüksek. bulabilirseniz en uygun akıllı olmayan bir tv ile mi box tarzı bir cihaz kullanmanız daha verimli olur gibi.
0
gkhncnzdgn
(20.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(11)

internetten Altın siparişi verdim , mağdur oldum !

Rao
Selamlar, Yıllardır internet üzerinden altın siparişi verip hiç bir sorun yaşamamış biri olarak, son olarak Güvenilir ve bilinen bir e-ticaret sitesinin sürekli satış yapan bilinir bir satıcısından altın siparişi verdim. Ancak bir durum nedeniyle şehir dışına çıkmak gerektiğinden paketi teslim ala
Selamlar,

Yıllardır internet üzerinden altın siparişi verip hiç bir sorun yaşamamış biri olarak, son olarak Güvenilir ve bilinen bir e-ticaret sitesinin sürekli satış yapan bilinir bir satıcısından altın siparişi verdim.

Ancak bir durum nedeniyle şehir dışına çıkmak gerektiğinden paketi teslim alamadığımdan paket satıcıya geri döndü. Ben Ücret iadesi beklerken satıcı arayıp, paketin boş olarak geldiği iddia edip, durum açıklığa kavuşana kadar ödeme askıda kalacak dedi.

Geldiğim süreçte , ne ödememi gere alabildim nede sipariş verdiğim altını.

Harcama itirazı yapalı 60 gün oldu,
Şikayetvar com üzerinden şikayet oluşturuldu,

Ancak şu ana kadar bir çözüm sağlanlamadı.

Tüketici mahkemesi haricinde çözüm için nasıl bir yol izlemek gerekir ?

Teşekkürler.
0
Rao
(19.01.26)
bankadan chargeback başvurusu. paketi teslim almadığın için senlik bi şey olamaz. paket sigortalı gönderilir zaten.

pardon onu yapmışsın zaten. geriye tüketici mahkemesi kalıyor evet.
+1
jelly bear
(19.01.26)
Saticinin senin odemeni bekletmesine anlam veremedim. Saticiyi darlayabilirsin. Durumun acikliga kavusmasi belirsiz bir ifade. Bir iki gunluk bir izinse ok, yoksa paranin uzerine yatmis. Hangi satici?
+1
osssy
(19.01.26)
yaklaşık 3 ay oldu maalesef , internette altın bilezik satan herkesin bildiği kayseri merkezli bir firma. evet Tüketici mahkemesine vermeden son bir daha görüşeyim kendileri ile.
0
🌸Rao
(19.01.26)
tatsiz bir olay olmus, sirketler boyle durumlara alisik olmadigi icin surec tikanmis. merkezerine ulasin, sirket sosyal medya kanllarindan yazin hatta linkedinde patrona yazin. son care tuketici mahkemesi.
+2
buenosdias
(19.01.26)
aldığın e ticaret sitesi ne diyor? sonuçta sen paketi almadan iade olmuş
+1
jelly bear
(19.01.26)
jelly bear maalesef e-ticaret siteside yardımcı olmuyor hiç bir şeklide. Şikayet kaydı açıyorum ancak sonuç çıkmıyor. satıcıyı koruyor.
0
🌸Rao
(19.01.26)
kargo hareketlerinde sana hiç uğramadan satıcıya döndüğü için her türlü kurtarırsın. bankaya ödeme itiraz, hakem heyetine dilekçe
+1
kondansator
(20.01.26)
harcama itirazından olumsuz dönüş mü oldu yoksa hala dönüş olmadı mı? olumsuz dönmediyse eğer bence lehinize sonuçlanır. aynı durumda (kargoda ürünün bana gelmeden kaybolması) paramı geri aldım. süreyi hatırlamıyorum. geçen sene ise yemek platformunda sorun yaşadım. 14 nisanda başvurdum. 26 haziranda olumlu sonuçlandı. bunun üzerine paranın hesabıma yatması 1 ayı geçti.
+1
elorelia
(20.01.26)
60 gün neyi bekledim hocam.
kargodan kaynaklıysa en geç 2-3 içinde çözülmesi gerekirdi.
zaten teslim almamışsın senlik bir durum yok.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
elorelia , harcama itirazına halen devam ediyor, olumsuz veya olumlu bir cevap verilmedi henüz.

duyuruuser, Maalesef öyle olmuyor, e-ticaret firması kolaya kaçıp ödemeyi bloke edip işi uzatıyor.
0
🌸Rao
(20.01.26)
dış kapıya güvenlik kamerası kurdurun. Gerekirse evede. Bu olsaydı ispata yönelik bir şey elinizsde olurdu. Geçmiş olsun.
+1
hunharca ben
(20.01.26)
(5)

Ev kredi faiz oranları hakkında

hunharca ben
Hemen durumu izah edeyim. İyi kötü bir ev alayım diyorum. Kendimin yaşamak istediği ev şuan alamayacağım rakamlarda. Madem öyle bende ödeyebileceğim kadar bir ev alayım diyorum ve ona göre ev bakıyorum.Şimdi gelelim esas soruma:3 Bankaya gittim bambaşka cevaplar aldım. Baktığım ev, 2.el ve 6milyon c
Hemen durumu izah edeyim. İyi kötü bir ev alayım diyorum. Kendimin yaşamak istediği ev şuan alamayacağım rakamlarda. Madem öyle bende ödeyebileceğim kadar bir ev alayım diyorum ve ona göre ev bakıyorum.

Şimdi gelelim esas soruma:

3 Bankaya gittim bambaşka cevaplar aldım. Baktığım ev, 2.el ve 6milyon civarında.
Bana bir banka %70 oranında kredi kullandırabileceğini söyledi. Defaatle sordum, diğer 2 banka 2.el'e en fazla 2.5milyon veriyor dedim. Biliyorum ama bizim politikamız farklı dedi. Şaşırdım orda tabi. Çünkü 2 kere sordum.

Belki çalışanlar ya da tecrübe eden vardır. Banka çalışanının boşluğuna mı geldi, yoksa hakikaten öyle mi?

(ilk evim)
0
hunharca ben
(19.01.26)
acele etme
x.com
0
rentts
(19.01.26)
@rentts aslında en son ki yani 16.bendde saklı gerçek. Ki ben de öyle düşünüyorum: Varsa imkan faizler yüksek iken ev alınır. Nedeni çok açık faiz yüksek ev düşük, faiz düşük ev fiyatı yüksek. Arasındaki ilişki hep aynı benim gördüğüm. Ha faizler yüksekken çekmişsen krediyi, düştüğünde yapılandırma fırsatı var. Ama faizler düşükken bu mümkün değil. Bu benim gerçeğim.

Cevabınız özellikle bana uymuyor. Sorumda bu değildi esasında. Bana kalırsa bankadaki çalışan memur yanlış aksettirdi.

Yinede ikna olmak için sormak istedim.
0
🌸hunharca ben
(19.01.26)
@rentts acele etme faizler düşecek diyor ama atladıgı bir şey var. bizim anadolu insanının fırsatcılıgı
Faizler %2 altına düşerse bugun 2.5 milyon dedikleri ev o gün 4 milyon olur. hatta faizler o oranlara düşerse alacak düzgün ev bile zor bulursun. çünkü yüklü parası olan adamlar biraz nakitiyle biraz da düşük faizle borçlanarak piayasada evleri siler süpürür. Arz-talep meselesi yüzüne o evler daha da yükselir.
bir evi alacagın en iyi zaman o andır..
ileride faziler düşerse bile kredini yine o düşük faize göre revize edersin.
0
limonlu eksi
(19.01.26)
2. el evlerde maximum 5 milyona kadar %50 kredi veriyor bankalar. devlet bu şartı koyuyor diye biliyorum. ben de 2 ay önce 5 milyona ev aldım. ekspertiz eve 5,2 milyon değer biçti ve 2,5 milyona kadar kredi çekebildim. bu eksper değeri 4 milyon olsaydı 2 milyon çekebilecektim, 6 milyon olsa yine 2,5 milyon çekebilecektim. bu maximum oran.

evin değeri 4 milyon olsaydı ve eksper 5 milyon değer biçseydi yine 2,5 milyon çekebilecektim bu arada. tamamen eksperin biçtiği değere göre kredi çekebiliyoruz.

2. el eve 6 milyona %70 veren ilk kez duyuyorum. sıfır ev olsaydı o zaman oranlar değişiyor ve max 5 milyona %90 a kadar verebiliyorlar.
0
amour fou
(19.01.26)
limonlu eksi +1

eğer imkanın varsa şimdi al, 2-3 hafta sonra bile çok geç olabilir. dünya siyaseti yangın yeri gibi.
0
duyuruuser
(19.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(9)

35'ten Sonra Gönül İşlerini Karadan Nasıl Yürütelim?

superior
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları, 35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları,
35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları evlenip ortadan kaybolmuş olan, sosyal çevresi kalan alakasız 1-2 kişiyle adeta suyu buharlaşan göle dönmüş ve can çekişen bir adam için bu zamanlarda gönül işleri artık çok zor ve elvis binayı terketmiş hatta harç bitti yapı paydos mu diyoruz?
Yoksa matematiksel de olsa bu kişinin tekil hayatında bir devrim yapma şansı hala var mıdır? Bu süreçten geçip bunu başarabilenlerden, hayat arkadaşını bulabilenlerden 14 şubatta kalpli balonla eve koşanlardan küçük tarifler, tüyolar ve tavsiyeler dinlemek ve birazcık umutlanmak için geldim. Tikler peşin, Saygılar
+1
superior
(12.01.26)
Belediyelerin veya Halk Eğitimlerin Türk Sanat Müziği koro kursları bahsettiğiniz sorunu çözmek için açılıyor. Takip edin bence :)
0
Mirket
(12.01.26)
binali bir ara söyle ifade etmisti,
millet kiz bakmaya acil servislere gidiyor..
+1
designer
(13.01.26)
Hehe. Kursa git kanka.
-9
arbre
(13.01.26)
annene babana söyle, sana senin çevrenden, bütçene uygun bir şey bulsunlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
35 yaşında 2-3 tane bulursun ama yakalanmaman lazım sonra tekrar kurslara para vermek zorunda kalırsın.
0
duyuruuser
(13.01.26)
herkes çalıştığı yerden buluyor bence
0
art cat chocolate
(13.01.26)
çevreye haber sal, arkadaşının arkadaşı, onun bekar kaynı görümcesi derken bir şeyler çıkıyor. bu şekilde tanıştırdığım çok oldu. mümkünse çalışılan yer daha iyi olur tabi, benzer sosyal çevreden/statüden olması +puan
0
rayde
(13.01.26)
Tek çevreniz işyeri ise oradan bulacaksınız. Bizim ofiste 47 yaşında hiç evlenmemiş bir abi ile 32 yaşında kendi ekibimizden arkadaşımız evleniyor. herkes o abiyi yaşı itibariyle evli çocuklu sanıyordu meğer utangaç bir insanmış böyle konularda :) Darısı başınıza..
0
cilekli pasta
(13.01.26)
bence çevrenize bu konuda açık olduğunuzu belirten bir şeyler söylerseniz onlar öneride bulunabilir. size uygun gördükleri kişileri önerirler hatta bir yemek yiyin vs derler. bu tür önerileri hiç bir şey çıkmayacağını düşünseniz bile reddetmeyin tecrübe olur hiç bir şey olmazsa bile. ailenizden de yardım istebilirsiniz. yaşınız daha öyle her şeyden vazgeçmeniz gereken bi yaş değil. benim 37 yaşında bi kadın iş arkadaşım vardı ve kızı kimse sevmiyordu aşırı pinti biriydi fgghfgd kız nerden buldu bilmiyrum ama 3-4 yıl önce 13 şubatta bir adamla tanışmış, 14 şubatta adam buna çiçek göndermiş ve sevgili olmuşlar aynı yıl 27 kasımda evlendi, sonraki yıl 14 şubatında 1 buçuk aylık hamileydi hgjdfhgh ben çok şaşırıyorum bu hıza ama sanırım 35 sonrasında bu işler çok hızlı oluyor. her an biriyle tanışıp evlenebilirsin.
0
Sadece soruyorum
(13.01.26)
(3)

Istanbul havalimani ucuz otopark (10 gün)

kuehles blondes
Merhaba! Sabiha Gökcen havalimani etrafinda ucuz otoparklar oluyor, minibüsle filan birakiyolar mesela. O tarz otoparklar Istanbul havalimani etrafinda da var mi? Varsa 10 günlügü ne kadardir, biliyor musunuz?
Merhaba! Sabiha Gökcen havalimani etrafinda ucuz otoparklar oluyor, minibüsle filan birakiyolar mesela.
O tarz otoparklar Istanbul havalimani etrafinda da var mi? Varsa 10 günlügü ne kadardir, biliyor musunuz?
0
kuehles blondes
(12.01.26)
istanbul h. l bu konuda sıkıntılı. merkezi yerlere uzaklığından dolayı.
çeşitli kredi kartlarının kampanyaları var araştırman lazım.ama yinede baya tutacaktır.
0
jamswety
(12.01.26)
google mapsde ihl yakınlarında "otopark" diye aratınca bir çok seçenek çıkıyor.
0
duyuruuser
(13.01.26)
bazen taksi/transfer otoparktan daha ucuza gelebiliyor. araştırın isterseniz. geçenlerde bir arkadaşım o şekilde gitmişti.
0
inheritance
(13.01.26)
(15)

crackli her yazılım zararlı diyebilir miyiz?

Rondak
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir s
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.

yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir sıkıntı yaşadığımı hatırlamıyorum.

siz buna katılıyor musunuz? yani özetle crackli olan her yazılım sizin bilgilerini vb ele geçirmek için mi yapılmıştır.
0
Rondak
(12.01.26)
istisnasız hepsinde trojan var. mutlaka kullanmak zorundaysan sanal makina içine kur.
-6
orpheus
(12.01.26)
İstiasnasız hepsinde var demek doğru değil. Tabii ki tutumunuz hepsinde trojan varmış gibi yaklaşmak olmalı. Ancak sırf microsoft'a, apple'a veya diğer teknoloji şirketlerinin vampir gibi kan emmesine uyuz olup yazılım crackleyenler de var.
+4
himmet dayi
(12.01.26)
@orpheus

yıllardır kullanıyorum/kullanıyoruz diyorum, nasıl trojan var. bana somut kanıtla gel.
+1
🌸Rondak
(12.01.26)
hayrına yapmıyor sözü çok doğru değil. Evet herkesin bir çıkarı var, ama bilgisayar dünyasında gönüllü yapılıp herkese ücretsiz sunulan milyonlarca içerik var.

vlc player, 0 reklam geliri, ücreti yok, öyle senin verilerini topluyor falan kesinlikle değil.
Belnder, gimp, firefox, openstreetmap, internetarchive...

mesela oyun moder'ları. oyunlara dehşet büyük ölçüde mod yapıyorlar ve herkesle ücretsiz paylaşıyorlar.

Bu tarz insanlar genelde hobi olarak kazanç gözetmeksizin yapıyorlar bu işleri.


Crack işini, büyük firmalara karşı gelmek için yapanlar var. Bazen protesto etmek için. mesela simcity oyunu ilk çıktığında hep internet bağlantısı gerekiyordu. herkes bundan nefret etmişti, oyuna para verenler bile cracklisini kullanıyordu.

anlayacağınız, babasının hayrına yapılan bir sürü iş var.
+3
substituent
(12.01.26)
@rondak
microsoft defender büyük kısmını görmüyor. bitdefender kur veya verdiğim linke bahsettiğin cracki atıp içinde ne gizlendiğini görebilirsin. inanmak-inanmamak ve risk sana ait. hepsi demeyelim de %80 diyelim içini rahatlatacaksa.

www.virustotal.com
-4
orpheus
(12.01.26)
hayır fakat bu soruyu sorma ihtiyacı hissediyorsanız bu şekilde varsayımda bulunmanız en doğru yol olacaktır. crackleme hususunun temelinde birbirleriyle yarışan "scene" gruplarının rekabeti vardır.
0
redlinetheturk
(12.01.26)
Hepsi zararlı demek dogru degil. Arada vardır tabiki içinde trojan içeren kaynak kodları olan fakat hepsi degil. Bazıları bunu kendini kanıtlamak veya crack'ını yaptıgı uygulamanın şirketine gövde gösterisi yapmak için yapıyor.
0
limonlu eksi
(12.01.26)
Bir ek,
Bazı virüs programlarının virüs bulmasının tek sebebi virüs olması değildir.
sistemde normal erisomler /olaylar dışında işlem yaptığı için virüs olarak yorimlamabiliyordu eskiden (şimdi nasıldır bilmiyorum)
Bir örnek, windows ve ofis için graveyard sitesinden opensource script ile lisans sahibi olabiliyorsunuz.
+3
kisa
(12.01.26)
Her zaman risk vardır.

Ben oyun oynamıyorum ama onun yerine müzik programlarını koyabilirsin :) bir tane laptop sırf bu işler için. Onunla kesinlikle ne bankalara girerim ne resmi yerlere ne de kişisel hesaplarıma.

Bunlar için temiz kurulum ayrı bir laptop'ım var.
+1
makbur
(12.01.26)
linuxu adam bedava yaptı sattı ücretsiz veriyor onda da mı trojan var :)

virüs olma ihtimali var ama yıllarca kullandım karşılaşmadım. macte bile yaptım sorun olmadı hiç.
+1
jelly bear
(12.01.26)
kesin zararlidir diyemeyiz ama zararli olma olasiligi zararsiz olma olasiligindan cok daha yuksek. zira bunu yapan adamin isi zaten acik bulmak.

"ben senelerce kullandim bir zararini gormedim, virus programlariyla da baktim bisye bulamadim" gibi beyanlarin bir kiymeti yok.
+1
cooperr
(12.01.26)
Özellikle ismi çok yaygın bilinmeyen antivirüs programlarının bir bölümü kasıtlı olarak hayali virüs tespiti (false positive) yapıyor. Bunu korkutma yoluyla kendi ürünlerini duyurmak ve satmak için yapıyorlar. Virustotal sitesinde çok sayıda antivirüs sonucu birlikte gösteriyor ve aralarında bu türden çöp antivirüs programlarından çok var mesela.

Soruya cevap: Eğer crack işlemi yabancı bir programcık çalıştırmayı gerektiriyorsa oldukça risklidir diyebiliriz. Asıl üreticisi virüs koymamış olsa bile bir başkası onu alıp virüslü hale getirip yeniden yayabilir, hatta bunu yapmak çok daha kolay. O yüzden uzak durmak gerekir.
+1
mikro patlama
(13.01.26)
zaten ürünün kendisi, kendi crackını de piyasaya salabiliyor, mesela photosop bu şekilde dünyada fotoğraf düzenleme konusunda tekel oldu ama artık yeni sürümlerine para vermeden erişmek mümkün değil.
virüslü olanları antivirusler yakalıyor zaten.
tüm crackler zararlı olmasa da gözlemlediğim kadarıyla arada bir yerlere veri alıp gönderenleri de var, virüslü de var.
+2
duyuruuser
(13.01.26)
25 yıldır pc kullanıyorum daha bir kere kurduğum crack yüzünden başıma şu geldi diyen çıkmadı.
0
plastic_angel
(13.01.26)
Crack işi ilk çıktığında aslında aslında kendi içinde iki motivasyonu olan bir şey: Biri bir cracker grubu olarak olan en hızlı şekilde yeni çıkan bir uygulamayı crackleyip bu alanda ne kadar iyi ve yetenekli olduğunu göstermek, yani bir nevi yabancıların bragging rights dediği şey. Diğer motivasyon da internetin özgür ruhunu savunup şirketlerin para kazanma hırsına tepki koymak.

Bugün tabi ki crackli bir yazılımda virüs vb. çıkma olasılığı vardır. Ancak bence de o risk inanılmaz büyük değil.
0
salihdt
(13.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.