Giriş
(2)

Laptop adaptorunu unuttum

bana da mi lolo
Laptop adaptorunu izmir’e gelirken sehir disinda unuttum. Bornova’dayim. Laptop hp victus. Nasil sarj edebilirim? Emanet sarj aleti bulabilir miyim? Kiralar misiniz? Ya da ucuza nerden bulurum. Konum bornova..
Laptop adaptorunu izmir’e gelirken sehir disinda unuttum. Bornova’dayim. Laptop hp victus. Nasil sarj edebilirim? Emanet sarj aleti bulabilir miyim? Kiralar misiniz? Ya da ucuza nerden bulurum. Konum bornova..
0
bana da mi lolo
(4 saat)
Pazar günü ama yine de bak çevreye . Bilgisayar tamircisine uğra . Sizdeki ile aynı volt ve amper değerinde olanı ikinci el olarak al . Pazarlık yap.
Port girişi de aynı olmalı.
0
diyecevaplandı
(4 saat)
Bugün pazar. Yakınlarda bit pazarı varsa bulabilirsin.
0
ground
(50 dk)
(6)

Neler yapıyorsunuz

arbre
Özellikle sevgilisi olmayanlar :D İş ve spor dışında neler yapıyorsunuz?
Özellikle sevgilisi olmayanlar :D İş ve spor dışında neler yapıyorsunuz?
-11
arbre
(21 saat)
dostum burada soruların trt türkçesiyle sorulması gerektiğini bilmiyor musun? na böyle cevapsız kalır eksilenirsin işte.
-12
birdirbir
(18 saat)
Türkiye gibi memlekette ne yapılabilir ki? Hem cinslerle toplanılır dere kenarı karpuz kesme, halı saha ya da kız kıza fiskos. Akraba ziyaretleri... böyle zevksiz giden maçta 0/0 a razı olan takımlar gibi süreyi ( ömrü) bitirmeye razı olursun.

Senin çare yurtdışı kanka. Buralar kurudu. Kafayı dışarı uzat.
0
Lh12
(9 saat)
Pek düzenli kitap okuyamasakta sayfalarına göz gezdiriyoruz .

Birisi : Türkiye gibi bir memlekette ne yapılabilir ki? diye yazmış .
Ona :
- dışarıya gidip dikiş tutturamayıp geri gelenlere sorsana... demek lazım .
Kafayı dışarı uzattılar da ne oldu ?
Sanki her giden de Avrupa'ya, ABD 'ye gidiyor. Gerçekler çokta öyle değil .
Paranın bol olduğu Körfez ülkelerine gidenler var. Hem de İngiltere'den
oralara göç edenler dahi var .
Fakir fukara değil zenginler de göç ediyor. .
-1
diyecevaplandı
(8 saat)
Kardeş senin çok sevdiğin sümeyyeler bilaller önce yeşil pasaport çıkartıp avrupa da gezmedik yer bırakmadılar.

Şimdilerde ise beğendikleri yerde oturma izni ayarlayıp basıp gidiyorlar.

Sen de burda masal anlatıp ancak kendini uyut.
+2
Lh12
(6 saat)
Seni meraklı şirin senii..
Geleceğini merakına yenik düşeceğini biliyordum .
Bu yazılanlara siyasetin , siyasi kişiliklerin veya onlara yakınların ne ilgisi var? Taraftarlık yapan mı var senin gibi ?

Doktara bir hastalığın için gittiğinde bile operatör uzman muhalif doktor mu arıyorsun ? Nedir :)

Benim bu hususta uyuduğum falan yok .
Ama euro, dolar ile uyuyanlar olabilir Avrupa'da işler bozulduğunda geri dönüşler daha da artacak.
Geri dönenleri bırak, hiç görmedin mi dışarıya gidip YouTube kanalı ile Türkiye'ye seslenenleri ?
Biliyoruz ki orada hala" yalnızlar "

Bu arada mesajın devamını da oku.
içinde uhte kalmasın.
Oysa demiştim sağa sola başka taraf çekmeden soru sorulsun .
Nefsine yenik düştün .
Sorun değil yine bekleriz ..
-1
diyecevaplandı
(5 saat)
Ha şöyle.. kafayı kuma göm olsun bitsin .
Herşeyi görmek, cevap yazmak zorunda değilsin ki .
Kafan kumdayken nasıl yaparsın bilmiyorum ama varsa dolaptan bir maden suyu da çıkar kendine . Serinle.
-1
diyecevaplandı
(3 saat)
(2)

Güncel kaplama diş fiyatları nedir

Cezcez
İstanbul da15k gibi bir rakam çok mu
İstanbul da
15k gibi bir rakam çok mu
0
Cezcez
(04.07.26)
Çok
-1
arbre
(04.07.26)
İstanbul olsa da çok .
0
diyecevaplandı
(04.07.26)
(10)

Kendimi geliştirmek, bakış açımı, dünya görüşü, hayattan keyif almak

put it in your appropriate place
37 yaşımdayım zamanında gösterdiğim gayreti meyvelerini alıyorum.Kendimi genel olarak geliştirmek istiyorum. İşte bakış açımı, analitik düşüncemi, dünya görüşümü Mesela 2012'te izlediğim filmler, okuduğum kitaplar 14 sene sonra karşıma çıkıyor. Karşıma çıkmaktan kastım, başka filmlere, kitaplara gön
37 yaşımdayım zamanında gösterdiğim gayreti meyvelerini alıyorum.

Kendimi genel olarak geliştirmek istiyorum. İşte bakış açımı, analitik düşüncemi, dünya görüşümü Mesela 2012'te izlediğim filmler, okuduğum kitaplar 14 sene sonra karşıma çıkıyor. Karşıma çıkmaktan kastım, başka filmlere, kitaplara gönderme olması. Nüansı farkını anlayabiliyorum mesela.

Excel'i biliyorum ama bugün Excel'de bilmediğim bir şey sorulduğunda yapay zekaya nasıl sorulmasını gerektiğini biliyorum.

İş başvurularında bana İngilizce biliyor musun diye sorduklarını hayır bilmiyorum dememek için 2007te Üniversitede bölüm tercihini eğitim dilinin İngilizce olarak seçtim. 12 senelik iş hayatımda İngilizceyi sadece bir defa kullandım ama sosyal hayatıma dahil edebildim. Yurtdışı
gezilerini tek başıma yapıyorum. Avrupa şehirlerinde ortamlara giriyorum çıkıyorum İngilizce sayesinde.

Bugün öyle davranayım ki hem bugün için faydası olsun hem 15 sene sonra faydası olsun. Hem bugüne (kısa vadede) hem uzun vadede faydası olacak şekilde bu duruma devam etmek istiyorum, Nasıl yapabilirim, ne tavsiye edersiniz?
0
put it in your appropriate place
(02.07.26)
Kitap oku ama İngilizce kitaplar oku.
Sinemaya devam ama ingilizce ve altyazısız.
Excell'i geliştir. Günlük hayatta kullan.
Yazılım öğren, mesleğine yapay zekayı katmanın yolunu bul.
Ve herkese tavsiye, finansal okuryazarlık öğren. Tasarruf edip yatırıma yönel.

derim ben.

Spora başlayıp sağlıklı beslen diye de ilave edeyim. Yaşlanmayı geciktirmek için lazım.
0
Mirket
(02.07.26)
Spora başla. Ağırlık çalış. Yüzme öğren bilmiyorsan.
Lise seviyesinde fizik, kimya, biyoloji, matematik, geometri öğren bilmiyorsan. Özellikle tarih, coğrafya, edebiyat.
İngilizce dışında yabancı dil öğren. Önemli olan konuşmak değil. Kelime kapasitesi, okuduğunu anlamak.
Club'lara git. Şehir merkezi olur, beach olur.
-5
arbre
(02.07.26)
kitap oku ve excell'ini gelistir dkgdkj
tavsiye sordugun insanlara bak.

benim tavsiyem bedenine ve cebine yatirim.
finansal özgürlügün olsun. emeklilik sistemleri her yerde cöküyor. emeklilik maasiyla yetinmek zorunda kalacagin ya da sevmesen de yapmak zorunda oldugu bir iste yaslilikta calismayasin.
+3
Purple life
(02.07.26)
Bir mesele hakkında farklı kaynaklardan çarpraz okumalar yapmalısın .
Alışılagelmiş, bu zamanda artık normal görünen şeylerin tarihi kökeninlerine inmelisin.
Çeşitli ortamlarda konuşulan ana konuya ait pek akla gelmeyen , sorulmayan şeyleri sormaya çalış :
Kripto parada merkeziyetsizlik önemli ise neden Trump veya Musk'n açıklamaları kripto piyasasında ile iniş /çıkış yaparlar?
Giderek sayısallaşan ve kodlanan dünyada insan adeta Excel hücresinde kayıtlı basit bir değer mi olacak?
Teknoloji işinde tanınmış isimler neden böyle karanlık işlere girerler? :
gazeteoksijen.com

Bunca yıllık sömürüsünden sonra Fransa'nın aklına nasıl oldu da bunu yapmak geldi ? :
tr.euronews.com

Almanya'da otomotiv şirketlerinin işçi çıkarma kararları sonrasında beklenen silahlanmaya gidilmesiyle Avrupa'da 2. dünya Savaşı'ndan sonra kapanan defterler, hesaplaşmalar yeniden açılır mı ? gibi ...
-2
diyecevaplandı
(02.07.26)
bence mükemmel birisiniz.
0
makbur
(03.07.26)
sağlık bence de %100. iyi yaşam alışkanlıkları edinin uyku, beslenme, spor ve zihinsel egzersizler bolca. sonra da finansal olarak ilerde rahat ettirecek yatırımlar, pasif gelir diyorlar galiba adına.
0
mezzosprite
(03.07.26)
37 yasindaysan ve 15 sonrasi icin yatirim yapmak istiyorsan:

1- fiziksel yatirim, minimal alkol, uyusturucu yok, sigara yok, duzenli spor, minimal abur cubur, saglikli ve duzenli beslenme

2- maddi yatirim: duzenli yatirim, altin, fon, borsa vs artik neyse, luks harcamalardan kacinma, gereksiz harcamalardan kacinma, saglam ve dayanikli urunler alip yillarca kullanma,

3- mentaline ve kariyerine yatirim da bonus olarak eklenebilir iste bence, zaten usttekileriyle ilisik bunlar.
+1
baldur2
(03.07.26)
sadece spor
0
croswell
(03.07.26)
Ekran bağımlılığına yakalanmamak, halihazırda bağımlıysanız kurtulmak bilişsel sağlığımız için çok önemli. Kendimizi bu konuda korumaya almamız lazım. Kitap okuma önerisiyle sözümona dalga geçilmiş, ama düzenli kitap okuma alışkanlığı olan insanların bile çoğu aralıksız birkaç saat kitap okuyamaz hale geldi.
+1
auroraaurora
(03.07.26)
excel, ingilizce, kendini geliştirme, okuduğunu anlama çok fazla kategori olmuş :)

excel'i öğrenmek diye bir şey yok bence. Formül ve grafik oluşturabiliyorsanız (grafikten kastığım, logaritmik ölçeklendirme, eğri uydurma gibi işlemler) gerisi yaparsınız zaten. Çok fazla fonksiyonu var hepsini bilmek/fikir sahibi olmak çok zaman alır ve gereksiz. İhtiyacınız oldukça öğrenirsiniz.

İngilizceyi konuşabiliyorsanız sıkıntı yok öyleyse? C1 seviyesinde değilseniz ona uğraşabilirsiniz. Doğal ingilizce cidden güzel oluyor. Ben writing geliştirmek adına şöyle yapıyorum: chatgpt'den bana bir topic vermesini istiyorum, 200 kelime kadar yazıp geri dönüş istiyorum. yazdığım metinin c1 seviyesine ulaşması için gereken düzeltmeleri söylüyor. Özellikle doğru collacation açısından çok faydalı.

kendini geliştirmek çok ucu açık bir ifade. mesela benim iletişim konusunda eksikliklerim vardı. Bu konuda yazılar okudum/içerikler izledim.Hatta empati/iyi niyet/iletişim üstüne eğitim aldım, bana çok şey kattı. Mesela önceden hizmet alırken kimseye bir şey demezdim, çünkü denediğim sefer cevap vermeyenler olurdu, öyle olunca çok utanırdım :) Artık marketlerde, kahve alırken vs. öyle yoğunluk yoksa selam verip hal hatır sormaya çalışıyorum. öncesine göre çok şey değişmedi, cevap vermeyenler, yüzüme bile bakmadan merhaba diyenler aynı yani. Ama bazen de çok iyi karşılayan oluyor, hatta çok hoşuna gidiyor. Bir örnek vermem gerekirse kahve alırken, merhaba deyip ufak hal hatır sormuştum. Sonra kendisinden farklı bir kahve önerisi istedim, önerdiği kahveyi aldım ve bana beğenmezseniz söyleyin hemen değiştirelim, demişti :) o yüzden artık her zaman en azından selam vermeye çalışırım. Belki karşımdakinin de benim gibi deneyimleri vardı ve karşılık vermekten çekiniyor. Düşünce yapımı böyle geliştirmeye çalışıyorum. Bana zararı yok, hatta kimi zaman çok mutlu ediyor :)
0
substituent
(03.07.26)
(7)

ATM tuş sesi nereye şikayet edilir?

kucukne
Öncelikle derdimizi şeyedebilirsiniz. Evimizin dibine 2 adet farklı banka ATM'si yakın geçmişte yerleştirildi. Lakin bu ATMlerin tuş basıldıkça çıkan sesi epey yüksek, biraz işlek bir yer ve gece gündüz bu sese maruz kalmak bir zaman sonra insanı rahatsız ediyor. Bunun kısılması mümkündür diye düşün
Öncelikle derdimizi şeyedebilirsiniz.

Evimizin dibine 2 adet farklı banka ATM'si yakın geçmişte yerleştirildi. Lakin bu ATMlerin tuş basıldıkça çıkan sesi epey yüksek, biraz işlek bir yer ve gece gündüz bu sese maruz kalmak bir zaman sonra insanı rahatsız ediyor. Bunun kısılması mümkündür diye düşünüyorum. Ama bankaya mı yoksa zabıtaya mı şikayette bulunmak daha doğru olur?
Tşkler, Serin günler
+3
kucukne
(02.07.26)
bence direkt bankaya bildirin. sonuçta alet onların.
0
biergarten
(02.07.26)
Haklısın. Benim de bildiğim bir noktada tuş sesi tam da çarşı merkezde herkesin duyacağı şekilde yüksek. bir tek bana mı tuhaf geliyor? diye düşünmüştüm .
Sanki :
- herkes bana baksın.. özgürce tuşlara basarak paramı çekiyorum...dercesine ses çıkarıyor atm.
Belki bu yüksek sesim tek olumlu tarafı işitme sorunu olanlar için faydalı olması.
Hem zabıta hem bankaya bildirin durumu .
0
diyecevaplandı
(02.07.26)
bir gidip klavye/ekranin sagina soluna bir bakin derim, kimisinde "mute" tusu var kendiniz kisma ihtimaliniz olabilir.

ayrica bircok atm'de kulaklik girisi mevcut, eski ve calismayan bir kulakliginiz varsa jak girisini kesip/koparip atm'ye takabilirsiniz.
+3
adrianapole
(02.07.26)
banka.

bu arada o kulaklık girişi engelli kullanıcılar için. o yola girmeyin derim.
+6
inheritance
(02.07.26)
Evet o öneriyi etik olarak doğru bulmadım ama onun öncesinde yazılan öneri mute / kısma tuşu ihtimali olduğu için tikledim.
Yoksa kimseyi durup dururken mağdur etmeyi doğru bulmuyorum sadece sessizleşmesi ses kirliliği adına yeterli olacak.
+1
🌸kucukne
(02.07.26)
Engelli niye mağdur olacak ki? Kendisi kulaklık takacaksa, mevcut jakı da çıkartabilir.
0
yadigar
(03.07.26)
nasil ya? atm'de basilan tustan cikan ses, seni evde otururken rahatsiz mi ediyor? ciddi misin?

cevaplarda da kimse sasirmamis ausduashda. kesinlikle ben bir sey kaciriyorum galiba ya?
-2
baldur2
(03.07.26)
(7)

Cannabis ile ilgili okuduğum bir tweet hakkında yorumları merak ediyorum

birdirbir
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanl
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?

"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanların bir araya gelmesinden, birbirini sevmesinden ve ırkçılığı unutmasından korkmasıyla ilgili.

1920 ve 30'ların amerika'sını hayal edin. siyahiler ve beyazlar kanunen tamamen ayrı dünyalarda yaşıyor, otobüste bile yan yana oturamıyorlar. inanılmaz katı ve ırkçı bir sistem var. ama bir yer hariç: caz kulüpleri.

bu kulüplerde siyah ve beyaz müzisyenler, sanatçılar, gençler bir araya geliyor. cannabis tüketip müzik yapıyorlar, eğleniyorlar. cannabis'in getirdiği o empati ve rahatlama hissi, devletin yıllardır kurduğu o nefret bariyerlerini patır patır yıkıyor.

insanlar birbirini rengi, ırkı ya da dini yüzünden ötekileştirmemeye başlıyor. tam bir "biz hepimiz biriz" kafası oluşuyor yani. işte otoritelerin kabusu tam olarak burada başlıyor. çünkü sistemi yönetmek için düşmanlığa ihtiyaçları var.

dönemin federal narkotik bürosu başkanı harry anslinger resmen çıldırıyor bu duruma. adamın kayıtlara geçen şöyle bi lafı var: "marijuana içenlerin çoğu zenciler, hispanikler ve caz müzisyenleridir. bu meret, beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor."

yani adamların derdi sağlık falan değil. insanların cannabis içip birbirine sarılması, ırkçılığı reddetmesi ve düzene başkaldırması. uyuşturucuyla savaş dedikleri şey aslında her zaman toplumsal kontrol ve ırkçılık savaşıydı."
-3
birdirbir
(01.07.26)
meseleye böyle bakmak çok naif olmuş. çok romantik bir bakış açısı.
+1
co2s2
(02.07.26)
içerik tamamen esrar güzellemesi yapmak için yazılmış. ama altında yatan başka gerçekler var

-caz mekanlarında insanları buluşturan uyuşturucu değil, müzikti
-insanları birbirini sevmesi, sarılması vs gibi benzetmeler günümüzde herhangi bir barda alkolden sonra yaşanabilen şeyler, uyuşturucu ile alakalı değil tamamen atmosferden kaynaklanıyor.
-uyuşturucuyu savunan kişiler kendilerine dayanak olarak ırkçılığı kullanmaya çalışıyorlar.
-anslinger denen adam ırkçı ve uyuşturucu karşıtı ama "beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor" diye bir söz söylediği tartışmalı.
-çok fazla ortama girmişimdir ama uyuşturucudan sonra siyahi arayan bir kadın görmedim.
-son olarak da uyuşturucular libidoyu düşürüyor.
0
bravoteam
(02.07.26)
Devletlerin, bireylerin ahlakını veya yaşam tarzını dikte etmek için bilimi ve hukuku manipüle etmesi çok kullandıkları bir yöntem. belirttiğiniz ötekileştirme ve korku, kitleleri yönetmenin en kolay yoludur.

Sonuç olarak; yasaklama mantığının bilimsel değil, ideolojik ve kontrol odaklı olduğu ortada. Günümüz dünyasında bu konunun bir suç olmaktan çıkarılıp; devlet denetimi, tıbbi kullanım, doğru vergilendirme ve halk sağlığı politikalarıyla şeffaf bir zemine oturtulması hem hukuki mantık hem de etik adalet açısından en makul yoldur.
+2
galahad reloaded
(02.07.26)
Göründüğü kadar masum değil, herkeste aynı etkiyi yapmaz, panik ataktan şizofreniye kadar uykuda bekleyen psikolojik rahatsızlıkları katalizör gibi güçlendirip kişinin ruh halini çok kötü duruma sokabilir. Kalp rahatsızlığı olanları tansiyonunu yükseltip zora sokabilir.

Bu yüzden serbest bırakılacaksa bile tıbbi kullanım denilen kontrollü bir serbestlik olursa bundan keyif alan kişiler bir sağlık engellerinin olmadığını bilerek, kontrollü ortamlarda, ne yediğini içtiğini bilerek tüketebilir. Misal yakın zamanda Yunanistan'a gittim, orada bile serbest bırakılmış, hatta havaalanında pasaport kontrol öncesi reklamları dönüyordu ve afişleri vardı, sloganı da : "Yes you CANN!"
+2
kimlanbu
(02.07.26)
@kimlanbu yunanistanda esrar ya da marihuana serbest değildi ve hala serbest bırakmadı da, yanlış bilgi. bahsettiğiniz muhtemelen cbd.
0
zozjotejmnk
(02.07.26)
sadece bu değil, birçok konuda otoritelerin kitleleri yönetmek için korkuyu kullanmasıyla ilgili öfkem artıyor ve gördüğüm kadarıyla bu konuda çok da başarılılar. insanların kendine olan saygısını yitirdiği abuk subuk u*uşturucuları dışarıda bırakarak, bu konudaki korkunun artık abartıldığını düşünüyorum.

zararları kadar faydalarını da konuşacaksak duyurudan bir arkadaşın paylaştığı websitesini iliştirmek isterim: engindusun.com
0
🌸birdirbir
(02.07.26)
1960' larda yaygın olan uyuşturucu kullanımını cinselliği insanların istediği gibi yaşamasını savunan Hippilerin kökeni oralara uzanıyor gibi .

"hepimiz biriz " in çıkış noktası kafayı, aklı yitirmeye sebep olan şeyler olmamalı

İnsanlar bir araya uyuşturucu gibi sebeplerle de gelse uyuşturucunun yokluğunda veya kıtlığında silahlar patlayabilir. Nitekim uyuşturucunun yaygın olduğu yerlerde şuç oranları da
daha fazla .
İslam dininde ise Allah celle celaluhu n rızası için bir araya gelinir ve bu sayede şeytani hastalık olan ırkçılık vs. de kalmaz.
Doğduğumuzda tercihini yapamadığımız şeylerden biri olan ırk sebebiyle insanların birbirine bu sebeple düşman olması kadar akılsızca bir eylem yok gibidir.
0
diyecevaplandı
(02.07.26)
(2)

İlgi gösteren kadın

egerbiryolcu
Bir erkeğe çok ilgi gösteren kadın erkek için gerçekten cepte midir. Yani karakter olarak değil de iç güdüsel olarak bunlar doğru mu. Gerçekten taktik mi yapmak lazım.Mesela o çok ilgi gösteren kadın (ve belki erkeğin buna alışması ve erkeğin normali haline gelmesi) ilgilenmeyi bırakırsa erkek bunu
Bir erkeğe çok ilgi gösteren kadın erkek için gerçekten cepte midir.
Yani karakter olarak değil de iç güdüsel olarak bunlar doğru mu. Gerçekten taktik mi yapmak lazım.

Mesela o çok ilgi gösteren kadın (ve belki erkeğin buna alışması ve erkeğin normali haline gelmesi) ilgilenmeyi bırakırsa erkek bunu fark eder mi, çaba göstermeye başlar mi?

Sizce?
0
egerbiryolcu
(01.07.26)
Erkekten erkeğe değişir. Bazı erkekler ilgi görmeyince de sevilmediğini düşünebilirler. Her erkek kadından kadına atlamıyor neticede.
0
bachophile
(01.07.26)
ilginin niceliğinden önce niteliği daha önemli .
Erkek için kadın cepte değil gönülde olmalı veya olmamalı . Cebe para gibi giren şeyler haliyle harcanır. İnsan, bunun dışındadır .
Kadın ilgi gösterdiği sırada erkeğin verdiği tepki ve tavırlar kadının ilgi göstermediği zamanlarda da neler yapabileceğinin göstergesi olabilir .

Bir ortamda iç dünyalarının konjüktürü gereği en fazla susan iki kimse , birbiriyle en fazla konuşmaya meyilli olan kimselerdir . Çünkü çevrelerindeki kimselerden daha farklı bir boyuttadırlar.
+1
diyecevaplandı
(01.07.26)
(11)

kredi çeken / kontrolsüz kredi kartı kullanan 70+ anne

la lykia
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şey
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.
annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şeyler.
ben evden ve ondan uzaklaşıp kendi hayatıma baktıkça çıldırıyor, uzaktan bile hissedebiliyorum.
son 6 aydır da kontrolsüz para harcama, kredi kartı kullanımı meseleleri vardı. en son bu hafta bankadan 350k ihtiyaç kredisi çekmiş. babamdan da gizlemiş. mail hesabı benim telefonda tanımlı, bana sözleşmeleri geldi. babama sordum, onun da haberi yok. annem de anında inkar etmiş, sözleşmeleri gösterince "evet, çok ucuzdu, aldım, ne var" falan demiş. öyle mantıklı bir nedeni de yok.
kredinin 12 aylık geri ödemesi 52k ve emekli maaşları 20+20=toplam 40k. öyle bir gelir yok yani.
pandemi döneminde de benzer şeyler yaptı, ilk değil, o zaman da evde büyük krizler çıktı, sonra ben ödedim hepsini.
bu sefer çok net bir şekilde ben yokum dedim, şu an aynı evde de değiliz zaten.
annemle ne yapacağımı bilmiyorum. kontrolsüz harcama dediğim de; mesela evde yemek yapmıyor, sürekli pahalı yemekler sipariş ediyor. kullanması gereken ilaçları elindeki güncel ilaç raporuyla almaya üşenip parayla alıyor, her seferinde eczaneye deli paralar ödüyor vb. gibi şeyler.
ilk akla gelecek şey; akıl sağlığı raporu almak ve vasi atamak ama tabii o işler o kadar kolay değil. annem akıl sağlığı yerinde değildir raporu alacak bir durumda da değil. vereceklerini sanmıyorum.
benzer süreçlerden geçen veya önerisi olan olur mu?
0
la lykia
(01.07.26)
bol bol esra erol ve müge anlı izlemenin faydalarından birini burada göreceğim hiç aklıma gelmezdi.

tam hatırlamamakla beraber eski programların birinde benzer bir durum işlenmişti. medeni kanunda savurganlık nedeniyle kısıtlama diye bir şey var. bunun için anneninize doktor raporu almanıza gerek yok.

ancak bu durumu doktoru ile görüşün derim. Teşhisi koyan psikiyatrist ile (mümkünse babanın) iletişime geçsin. Hastanın rızası yoksa bile doktoru bilgilendirin, durumun finansal boyutlara ulaştığı ve hayati risk (gelirin üstünde borçlanma) yarattığını anlatsın. Belki de yasal süreçle birleştirilerek zorunlu yatış/tedavi alternatifi masaya gelecek.
+4
galahad reloaded
(01.07.26)
Kumar olmasın sakın?
+3
Sattva
(01.07.26)
@sattva; yok değil.
evden çıkmıyor zaten. eve gelen de yok. kredi kartı ekstrelerinde de hiç öyle bir şey yok. akıllı telefon kullanmayı da bilmiyor. yüksek standartlarda yaşamayı seviyor diyelim, emekli olmayı kendine yediremiyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Ah bu çok iyi. Ama yine de güvenli tarafta kalmak için bu parayı ne yaptığıni öğrenin. Dışarda yemekle harcanacak para değil gibi geldi bu miktarlar. Lüks çanta ayakkabı alıyor mu?
0
Sattva
(01.07.26)
Anlaşılan tehlikeli alarm zillerini ya duymuyor ya da daha eksiye girecek ki o zaman duyacak.
Güvendiği dağlara artık her neyse yapay / sanal kârlar buzlarla kapatın .
+1
diyecevaplandı
(01.07.26)
@sattva
evde hiç yemek pişirmiyor artık. hatta bazen kahvaltı bile hazırlamıyor kendisine. sürekli telefonla eve sipariş veriyor.
mesela sabah x yerden 500 tl'ye sandviç. akşam y yerden 1500 tl'ye pizza ve patates.
izmir'in merkezi bir bölgesi. günde 2000 tl'yi buluyordur. ayda en az 50.000 yapıyor.
bu da başka bir konu zaten.
sorduğunuz zaman yemek yapacak hali yok, midesi bulanıyor, yorgun, canı istemiyor vs.
birini tutalım da diyemiyorum çünkü kimseyle anlaşamıyor. ki bakıcı işi beni de maddi olarak çok zorlar, asgari ücret üzerinde aylıklarla çalışıyorlar.
şu an haftada 1 gelen gündelikçi eskiden haftada 3 geliyordu, yemek yapıyordu, onun yemeklerini de yemiyordu, babamla ben yiyorduk, o yine dışarıdan söylüyordu.
bir de işte eczane harcaması çok. sürekli ilaç alıyor. ilaçlar da pahalı. raporunu kullanmıyor. eczane de ayda 10.000 tl tutuyor.
böyle bakınca sırf yemek ve eczane için 60.000 tl civarında bir harcama yapıyor.
makul ve mantıklı davranışlar değil yani, diyaloğa da açık değil, hemen bağırıp çağırmaya başlıyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Borç ödemesine yardım etmeyin, en az 1 ay gecikmeye düşsün, kredi puanı düşünce zaten bir daha banka kredi vermez, hatta kredi kartı da kapatılabilir.
0
mikro patlama
(01.07.26)
Siz böyle finansal olarak hep destek olursanız bu hiç bitmeyecek hatta daha da büyüyecek. ve bir noktadan sonra sizi de içine çeken finansal çöküşünüze sebep olacak.
Öncelikle eline kendi kredi kartınızı asla vermeyin. babanızın veya sizin kredi kartı kendisinde asla olmamalı. eger aldıysa ve vermiyorsa bankayı arayın kartımı kaybettim diyin o kartı iptal etsinler
Eger harcamaları kendi kartları üzerinden yapıyorsa bırakın ödemeyin.Çünkü Siz böyle ödedikçe durumda daha da kötüleşecek. ödenmeyince banka önce kartını kredi kartından nakit avans çekmeye kapatır. Ondan sonra da kredi kartını komple harcamalara kapatır. Sonra banka kendisini arayıp borcunuzu ödeyin diye darlamaya başlar. Belki o noktada durumun ciddiyetini anlar. bu süreçte kredi notu da dip yapacak. istese de kredi çekemeyecek red yiyecek.Korkmayın hapse girme durumu da yok. Bu şekilde durumun ciddiyetini anlayana kadar ilerleyin. kartı da kullanıma kapatılmış olur .Siz de her şeyin normalleştigini düşündügünüz bir anda borcu kapatıp yeni hayatınıza merhaba dersiniz
0
limonlu eksi
(02.07.26)
bence bir avukattan özellikle finansal konularda sizi ve babanızı koruyucu tedbirler konusunda fikir alın.
- zamanında bir şekilde yükselmiş kredi kart limitini online bankacılık üzerinden düşürebilir ve annenizin komple nakde dönmesini teşvik edebilirsiniz.
- banka müşteri temsilcisiyle, aile hekimiyle, eczacıyla konuşabilirsiniz. nasıl destek olabilecekleri konusunda fikir alışverişinde bulunabilirsiniz. mesela kimi tanıdık eczaneler ilacı "borç" verip, aile hekiminden sonradan alınan reçeteye sayabiliyor.
- mahalle esnafıyla/sık alışveriş yapılan yerlerle konuşup "deftere" yazmamalarını, maddi durumlarda size/babanıza güvenmemelerini hatırlatabilirsiniz.

bu arada siz de bu şekilde annenize "karışıyor" olmuyor musunuz? ailenize bağımlı değilseniz, evinizi hayatınızı ayırdıysanız, maddi beklentiniz yoksa siz neden karışıyorsunuz? hem ailenizden ayrılmaya çalışıp hem de dışarıdan müdahil oluyorsunuz. sonra da ailem bana çok bağlandı diye şikayet ediyorsunuz.
0
tnz
(02.07.26)
size birşey olmaz da babanıza yazık. asıl bu süreci yönetmesi gereken kişi o.

mümkünse parayı elinde alıp kredinin ödenmediği bir dönem ile annenizin bir daha kredi-kredi kartı almamasını sağlamak olur. tabi bu süreçte bir sürü faiz masraflar hatta icralık süreçler olabilir babanız da üzülebilir.

gerçi destek olmayınca bu kredi zaten patlayacak gibi duruyor. muhtemelen ilerleyen aylarda hesaptaki paradan kendi kendini ödeyecek ve oradan da harcama ile ayda 80-90 bin eksilerek 3-4 ayda hesaptaki para bitecektir.

ev kira değilse, araba, arsa gibi varlıklar varsa bu süreçte icraya konu olabilir çok daha büyük maddi zararlar yaşamak ya da istemeseniz bile borcu kapatmak zorunda kalabilirsiniz.
0
orpheus
(02.07.26)
çözüm çok basit: kredi kartı vermeyin. nakit verin. ona göre kendini ayarlasın. bu yaşta bunu öğretmek zor. ödemelerini yaptıkça siz bu davranışlara devam edecek, arkası toplanıyor çünkü.
0
deartheodosia
(02.07.26)
(13)

Villa vs apartman

teknik_er
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
Villa mı apartman dairesi mi. Ne açıdan cevaplamak isterseniz , atış serbest.
+1
teknik_er
(29.06.26)
Apartman vs Ahır desen neyse de villa ne alaka?
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.06.26)
Villa veya müstakil normal ev .

Park sorunu olmaz.
Depremde apartmana kıyasla daha az hasar /kayıp olasılığı .

Aidat yok .
Aidat paralarının cukka edilmesi yok.
Aidat paralarının apartman giderlerine dair işletmesi olan eş dost tanıdığa havale edilmesi derdi yok .
Apartman toplantılarındaki gereksiz kimseler yok.
Üstkatta gürültücü komşu derdi gibi bir mesele olmaz.
Özgürce mangal .
Bazen arıza bahanesi ile fahiş ücrete sansör bakım parası derdi yok .
+1
diyecevaplandı
(29.06.26)
satın aldıktan sonra paranız kalmayacaksa apartman tabii ki. villanın gideri çoktur. altı da üstü de yanı da sana aittir ve sürekli masraf, tadilat ısıtma ve soğutma ile uğraşırsınız. bahçe ise bambaşka sorun ve masraf kapısıdır. hele havuzu da varsa aman diyim. bunun haricinde börtü böcek, yılan akrep fare için korunaksızdır. düşünün apartmanların en sorunlu yerleri giriş bodrum ve çatı katıdır. villada hepsi vardır. keyfi de vardır ama derdini de çekmek kolay değildir.
+3
ground
(29.06.26)
Geçen bizim oğlana bir hediye geldi. Oyuncak bir müzik aleti. Acayip gürültü çıkarıyor. Onunla oynarken ben de tam bunu düşündüm. Apartman dairesinde kesinlikle oynayamazsınız oyuncağı. İyi ki müstakil ev evde oturuyorum dedim.
35 sene apartmanda oturan biri olarak söylüyorum bunu.
Müstakil olsun da isterse villa olsun isterse şato olsun.
+2
etna
(29.06.26)
villa ama müstakil olacak. site içinde villada oturmak apartman dairesinden farksız ve hatta daha sıkıntılı olabiliyor. köpeğin geldi bahçeme kaka yaptı, ağacın manzaramı kapattı, arabanı evimin önüne park ettin vb. komşularınız arızalı ise bunlarla uğraşıyorsunuz ve işin kötüsü çözümü de kolay olmuyor.
+1
malheiros
(29.06.26)
Müstakil ev.
2023'ten beri müstakil evde yaşıyorum (300m2 bahçeli)
Bundan sonra apartmana zor dönerim. Müstakil eve çok alıştım. Hatta bundan sonraki evi 100-2000 m2 bahçe ile arıyorum şu an.

Komşu derdi yok, istediğin gibi sebze ek, mangal yap, köpekle oyna.
Arabayı temizlemek kolay.
Kışın arabayı calistiriyorum, içeri girip kahve yapıyorum çekiyorum araba buz/kar gitmiş, içerisi sıcak.
0
logisticsmanager
(29.06.26)
Apartman tercih ederim. Şehrin tam merkezi olmayan ama raylı sistemle her yere kolaylıkla gidilebilecek temiz bir muhitte, bitişik nizam olmayan, şehir içi tek blok site tarzı ve yeni bir binada, en üst ya da üstün bir iki kat altında (6. kat civarı) bir ev idealimdir. Tabii binanın ısı ve ses yalıtımları da iyiyse değme keyfine.

Müstakil ev bana çok zulüm geliyor. Bahçe işi sevmem, börtü böcek sevmem, şehirden uzak olmayı sevmem. Komşuluk ilişkisi arayan biri değilim ama mesela şimdi yaşadığım evdeki tüm komşularım ihtiyar ve hepsi seviyor beni apartmanın evladı gibi oldum ve hiç beklemediğim bir keyif aldım yani bu durumdan :D
+1
nundu
(29.06.26)
Bir çok insan için bu da laf mı şimdi tabi ki villa cevabını alacağınızdan şüphe yok ancak bazı sorulara cevap vererek karar vermelisiniz.

1. Çiyan, Akrep ve bilimum börtü böcekle mücadele edebilecek misiniz? ya da düzenli olarak ilaçlama vb süreçleri organize edebilecek misiniz?
2. Güvenlik endişeleri bazen estetik beklentilerinin önüne geçecek buna razı mısınız? örneğin camlarınıza parmaklık yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
3. Villaların olmazsa olmazı en az 1 ya da 2 köpek besleme ihtiyacıdır, güvenlik unsurunun vazgeçilmezidir iyi tür bir köpek. Bu köpek ya da köpeklerin bakımını üstlenebilecek misiniz?
4. Villanız havuzlu ise bu havuzun bakımı vb işleri ile düzenli olarak uğraşmak ve masraf yapmak zorunda kalacaksınız, havuz pompa ve filtre ekipman kuyusunun içi hamam böcekleri ile dolu olacak çoğunlukla, oraya girip çıkabilecek cesaretiniz olacak mı mesela? yoksa çağırırım havuz bakım servisi onlar uğraşsın mı diyeceksiniz (ekstra gider)
5. düzenli olaral lambiri, ıvır zıvır bakımları gerekecek aksi halde bunlar nem ve ısının etkisiyle çürümeye başlar, bunlar masraflı ve zahmetli işlerdir.
6. Eğer kendi araziniz üzerinde bir villaysa sıkıntı yok ama site içinde dublex villa vb ise komşunuzun cins, sapık, hırlı, hırsız çıkma ihtimalini göze alabilecek misiniz?

Eğer tüm bu sorulara evet/tabi cevabını verebiliyorsanız villa candır.
+1
solo
(29.06.26)
Apartman dairesi forever.

Bahceli evin isi bitmez. Ben de bahcedeki aptal saptal otlarla uğraşmak vs istemem.
İçinde merdiven var. Gün icinde ayagin kaysa düşse ölsen kimsenin haberi olmaz. Apartman dairesinde alt komşu düşme sesi duyar falan.


Bonus bilgi bu izole yasamdan dolayi müstakil evde islenen cinqyetler daha zor cözülüyor cünkü gören duyan bakan olmuyor.

Müstakil evde sadece yaliysa oturmak isterim fkffkfkf
Benim delusionallik seviyem de böyle iste.
0
Purple life
(29.06.26)
ben 4-5 yıl villada yaşadım. çıkabildiğim her gün bahçede oturdum, çimlere bastım, misafirlerimle mangal yaptım. açık havada kitap okudum, çiçeklerle ilgilendim, çim biçtim, dalından meyve yedim.

ama tabii apartman dairesi de seçilebilir. salonda tv'nin yanında kaktüs yetiştirirsiniz. fazla ilgilenmek de gerekmiyor.
+1
co2s2
(29.06.26)
Kesinlikle villa.

Apartman diyen hayatında bir villanın içine bile girmemiştir. Villanın konforu saymakla bitmez. Çocuk veya evcil hayvan varsa kesinlikle villa.
-1
michael harddd
(29.06.26)
ikisinin de avantajlari dezavantajlari var.

mustakil ev insan yasamina daha uygun cunku bence insanlar agaclarla ayni seviyede yasamali, yerden 50-60 metre yukarida degil cunku ku$ degiliz. ayagimiz topraga basmali. cok buyuk bir bahceye gerek yok 10m2 bir toprak bile yetiyor.
0
cooperr
(29.06.26)
İkisini de deneyimlemiş olarak, villa.
Misafir çağırıp takılmak için çok daha keyifli, relax, daha az yorucu.
Bahçe bakımı, dış cehpe ve çatı kontrolü gibi ekstra yükümlülükler çıkıyor ama yılda max 1-2 kez uğraşılacak şeyler bunlar.
Uyanınca pijamayla bahçeye adım atmak muhteşem.
Isınma sorunu olan bir villa sağlığınızdan edebilir sizi, devamlı ayaklarınız üşürse böbrek hastalıklarına kadar yolu var.
Üst kat, yan daire vb. gürültüsü hayatınızdan tamamen çıkmış oluyor muhteşem bişey.
0
megalomaniac
(30.06.26)
(2)

WhatsApp gruplarından soğuyan bir tek ben miyim?

iwillsee
Son zamanlarda hem dayanışma/bilgi paylaşımı gruplarında hem de eski arkadaş gruplarında aynı şeyi hissediyorum: Eskisi gibi doğal, eğlenceli, faydalı sohbetler dönmüyor. Ya sürekli aynı birkaç kişi yazıyor, diğerleri aylarca sessiz kalıyor; ya da ortada büyütülecek bir şey yokken biri çıkıp gereksi
Son zamanlarda hem dayanışma/bilgi paylaşımı gruplarında hem de eski arkadaş gruplarında aynı şeyi hissediyorum: Eskisi gibi doğal, eğlenceli, faydalı sohbetler dönmüyor. Ya sürekli aynı birkaç kişi yazıyor, diğerleri aylarca sessiz kalıyor; ya da ortada büyütülecek bir şey yokken biri çıkıp gereksiz yükseliyor, laf sokuyor, ortamı geriyor.

Birkaç kez çok basit şeyler yazdığım halde ters ve tahrik edici cevaplar aldım. Sonradan özür dilense bile bende ciddi bir kırılma ve soğuma oldu. Artık hiçbir gruba yazasım gelmiyor, hatta kendi kendime “WhatsApp diyeti” yapmaya karar verdim.

Siz de benzer şeyler yaşıyor musunuz? WhatsApp grupları eskisi gibi değil mi, yoksa ben mi fazla takıyorum?
+1
iwillsee
(28.06.26)
fazla takılmıyorsun, 40 yaşlara geldiğimizden midir nedir eskisi gibi tadı yok.
+1
mikahakkinen
(28.06.26)
Herkes kendi derdine düşmüş.
Herkes aklını kullanıyor.
Herkes bireseyselleşti.
Liberalizm rüzgarları esti zihinlerde. Asıl derinlerde ise herkes kendi imparatorluğunu kurdu sınırları çizdi.

Günde 9-10 km. boyunca shorts / reels video kaydıran var. Kendi irademizle beyinler , nöronlar , merkezi sinir sistemlerini fena sulandırdık bu sebeple ve haliyle kimse kimseyi pek takmıyor. Eşimiz bile olsa karşımızdakine insan değil nesne/araç olarak bakmaya başladık.
Aile fertleri içinde bile bu belirgin bir hal aldı. Bu esnada böyle bir sosyal krizi fırsat bilen şirketler algoritmasının bizce ne olduğu önemsiz, yapay zekalı robotları evlere imdat için gönderecek. Onları monotonluktan kurtulmak adına satın alacağız.
180 -200 dereceyi zorlayadığını sandığımız IQ müz ile kendimizi onların kucağına bıracakacağız her tür işlerimizi asistanlığımızı yaptıracağız .

Kontrolü elden bilerek isteyerek bıraktığımızda yeni dert ve belaları bekleyeceğiz artık. Sonrasında WhatsApp gruplarında canlı , organik olarak bizi üzenlerin de kıymetli olduğunu anlayacağız.
+5
diyecevaplandı
(28.06.26)
(6)

Mülakata sakalsız mı gitmek gerekir?

psipsipsi
Selamlar. Ceza ve Tevfikevlerinin (CTE) bir mülakatına gideceğim bir dahaki ay. Sakalımı sinek kaydı kesmesem "Sakalını bile kesme zahmeti göstermemiş ele gitsin" derler mi? Sakalsız halimi beğenmiyorum ve düzelmesi zaman alıyor da.
Selamlar. Ceza ve Tevfikevlerinin (CTE) bir mülakatına gideceğim bir dahaki ay. Sakalımı sinek kaydı kesmesem "Sakalını bile kesme zahmeti göstermemiş ele gitsin" derler mi? Sakalsız halimi beğenmiyorum ve düzelmesi zaman alıyor da.
0
psipsipsi
(28.06.26)
Adalet bakanlığında memur olarak söylüyorum. Mülakata sinek kaydı ve kravatlı takım elbiseli gitmelisin. Memur olunca istediğini yap.
+4
mikahakkinen
(28.06.26)
20 yıl kadar önce ben de gitmiştim Ankara adliyesine bu sebeple.
Kılık kıyafet önemli.
Takım elbise normal bir şey olsun.
Damat veya Beymen vs dolaşmana
gerek yok .
Hukukla ilgili temel ve kısmen
güncel konuları da gözden geçir.
0
diyecevaplandı
(28.06.26)
Sakın sakallı gitme baştan elenirsin.
+1
rodeocu
(28.06.26)
ben her mulakata sakalli gidiyor ve alinmiyorum :)
+2
banach
(28.06.26)
torpil varsa istersen çıplak git, neler gördü bu gözler.
0
Improbable
(29.06.26)
tabii ki sakalsız gidin.
0
co2s2
(29.06.26)
(3)

Sahibinden daire satmak

speedy
Sahibi benim, daha dogrusu ailem. Alici da 30-40 yillik mahalleden komsumuzun bir yakin akrabasi. Fiyati falan da anlastik desek. Sadece isi resmiyete dokmesi kaldi yani. Bir de dolandirilmamak tabi. Emlakci, avukat, danisman karistirmadan satabilir miyiz, zor bir sey mi? Tecrubesi olan arkadaslar r
Sahibi benim, daha dogrusu ailem. Alici da 30-40 yillik mahalleden komsumuzun bir yakin akrabasi. Fiyati falan da anlastik desek. Sadece isi resmiyete dokmesi kaldi yani. Bir de dolandirilmamak tabi. Emlakci, avukat, danisman karistirmadan satabilir miyiz, zor bir sey mi? Tecrubesi olan arkadaslar resmi asamalari ve dikkat edilmesi gerekenleri yazabilir mi lutfen?
0
speedy
(25.06.26)
Tapudan rayiç bedeli öğrenin. O fiyatın altında satılmaz
Çok ciddi denetim var. 4/5 ay sonra cezalar geliyor
Emlak 5 yıl önce alınmadıysa gelir vergisi var
Denetim ve ceza yüksek. Dikkat edin
0
Lh12
(25.06.26)
Prosedürü tam bilmiyorum ama para tam eksiksiz ve nakit olarak ödensin /havale edilsin.
Son anda :
- param çıkışmadı, şu güne kalsın
- xx.000 tlsi de senet/çek olsun...
- kalan şu kadarını da başkası gönderecek..
-Trump İran'ı bombaladıktan sonra evi alacağım ..vs. gibi karın ağrısı hiç bir söze bakmayın . Boş verin .
Ev için başka bir müşterinin cevabını da beklediğinizi söyleyin.

Diğer resmi hususlar için bilgili biri cevap verecektir .
0
diyecevaplandı
(25.06.26)
çok kolay. alıcı yahut satıcı e-devlet'inden webtapu'ya girip başvuru yapıyor. (bir göz atın: webtapu.tkgm.gov.tr)

-alıcının ve satıcının ve -varsa- vekillerinin kimlik bilgileri ve telefon numaraları gerekiyor.

-alıcıya yahut satıcıya birisi vekalet edecekse webtapu'ya başvurmadan daha önce noterden gayrimenkul alış/satış vekaletnamesi çıkarılması gerekiyor.

-taşınmazın vergi borcunun olmaması, emlak vergisinin de 2026 yılının tamamının (kasımda ödenecek taksiti dahil) ödenmiş olması gerekiyor.

-tapuda şerh, kısıt vs. varsa iki tarafın da bilgilenmiş olması gerekiyor.

-belediye'den rayiç bedeli bilgisi olan kağıt almanız gerekiyor. eğer "vermeyiz, yok öyle şey" derlerse, bir kağıt parçasına miktarı tl olarak yazmalarını ve kaşe basmalarını isteyin, onun fotoğrafını çekin. sisteme her türlü belediye rayiç belgesi yüklemeniz lazım çünkü. kaça satacağınızı da webtapu'dan başvururken girmeniz gerekiyor. rayiç bedelinden düşük olamaz. aynı yahut yüksek olabilir.

-webtapu'da başvurunun nasıl yapılacağını gösteren videolar var, çok kolay.

-başvurunuzu yaptıktan sonra tapu harcını bankaya yatırmanız gerekiyor. bankada yardımcı olurlar. aynı şekilde, internet şubesinden de yapabilirsiniz. her ne kadar alıcı-satıcı yarı yarıya dense de, teamül olan, tamamını alıcının ödemesi. her yerde tamamını alıcı ödüyor.

-cebinize randevu tarihi ve saatini içeren sms gelecek. o saatte hem alıcı hem de satıcı (ya da varsa vekillerinin) tapu müdürlüğünde olması gerekiyor. yanınızda nüfus cüzdanınızın olması yeterli. tedbiren iki adet vesikalık fotoğraf götürmek isteyebilirsiniz. galiba artık istemiyorlar. emin değilim. dairede size imza attıracaklar.

-imza atmadan paranın ödenmiş olması lazım. takasbank'ın bu tarz satışlar için hizmeti var 200-250tl gibi çok cüz'i bir komisyonla. (www.taputakas.com.tr) eğer iki taraf birbirine güvenmek istemezse (doğal olarak) bu hizmetten yararlanabilirsiniz. parayı karşı taraf yatırıyor. satış işlemi gerçekleşince sizin hesaba yatıyor.

süreç basit. azıcık okuduğunu anlayan, becerikli insan için kesinlikle aracı, komisyoncu gerekmiyor.

ekleme:
belirtmeyi unutmuşum. gayrimenkul eğer hisseliyse ve tamamı satılacaksa her hisse sahibinin bizzat kendisinin yahut vekilinin, kimliği yanında bir şekile tapu dairesinde olmaları gerekiyor. aynı şekilde, alıcılar birden fazlaysa, hepsinin veya vekillerinin orada olması gerekiyor. yine başvuru sırasında hissedar bilgileri ona göre girilecek.
+2
yadigar
(26.06.26)
(3)

kitaplığımdaki kitapların listesini tutabileceğim uygulama

drako
Bildiğiniz ve kullandığınız var mıdır? Artık takip etmekte zorlanıyorum hatta bazı kitaplardan 2 tane olmuş farkında değilim.
Bildiğiniz ve kullandığınız var mıdır? Artık takip etmekte zorlanıyorum hatta bazı kitaplardan 2 tane olmuş farkında değilim.
+1
drako
(25.06.26)
Excel
+2
diyecevaplandı
(25.06.26)
apt.izzysoft.de

barkod okutarak da eklenebiliyor
+1
herzan
(25.06.26)
(bkz: goodreads)
0
kurmaca
(26.06.26)
(7)

Erkekler yaz aylarında özel bölgelerine hangi kremleri sürmeli ?

HellKeePer
Nem, pişik ve sürtünme gibi problemlere karşı kullandığınız neler var ?
Nem, pişik ve sürtünme gibi problemlere karşı kullandığınız neler var ?
0
HellKeePer
(23.06.26)
Baliden getirdiğim özel karışımlar, aloaveralar falan. Hocam her gün suyun altına 10 dakika girsen böyle dertlerin olmaz zaten.
-3
gobekliraki
(23.06.26)
travazol
+1
baldur2
(23.06.26)
Erkeklerin özel bölgelerinin düşmanı sıcaklık ve nem değil tam aksine bunların barınmasına ayrıca kirlenmeye rahat ortam sağlayan boxerdir .
O nedenle yara vs. hususlar dışında bir şey kullanan hiç duymadım .
-1
diyecevaplandı
(23.06.26)
Petrol türevi naylonu çok don giymediğiniz, aşırı dar kıyafetlere itibar etmediğiniz, kıl tüy temizliğini düzenli yaptığınız, her gün de duş aldığınız sürece birşeycik olmaz. İlave tedbirlere gerek yoktur.
+1
Mirket
(23.06.26)
Youtubeda erkeklerle ilgili kozmetik hijyen kanallarında bunun için pudra önerildiğini görmüştüm. Yabancı kanallarda aratırsan çıkar muhtemelen
0
grimavi
(23.06.26)
Hiçbir şey tabi
+1
benaslindayohum
(23.06.26)
Uzun yürüyüşler ve sürtünme gibi durumların neden olacağı tahrişi önlemek için bisikletçilerin kullandığı anti-şaf kremleri tavsiye edebilirim. Şamua yağı gibi.
www.cyclingweekly.com

Terleme ve mantar oluşumunu engellemek, bölgenin kuru kalması hedefse, pers-mant jel iyidir. Yine talk pudrası uygulanabilir.

Hali hazırda pişik olmaya başlamışsa ya da başlayacağını düşünüp korunmak istiyorsanız çinko ve vazelin içeren bir pişik önleyici kullanabilirsiniz. Çok marka var. Popolin mesela.

Ama normal koşullarda bölgeyi temiz ve kuru tutmak ve ℅95 ve üstü pamuk, modal yahut bambudan günlük temiz iç çamaşırı kullanmak dışında bir şey gerekmez.
0
yadigar
(23.06.26)
(8)

Duyuru fazla mı zengin adam dolu

gobekliraki
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
Herkeste sanki inanılmaz paralar, yatırım için bekleyen "boşta" paralar. Bana mı öyle geliyor?
-2
gobekliraki
(22.06.26)
duyuruda zengin değilde akıllı adam çok. akıllı adamda iyi para kazanıyor. yani emeğiyle para kazanan, iyi para kazanan insanlar var. baba parası yiyenler buralara girmez.
0
mikahakkinen
(22.06.26)
Algıda seçicilik olmalı sanırım.
Bizde ne yoksa onun hayali daha cazip.
Burada fatura , çek, dekont, banka uygulamasından bir screenshot gördüğümüz yok. Birilerinin hayali de olsa yatırım tavsiyesi veriyorum bazen .

Paranın gelmesinden ayrı olarak, nereye gittiği de önemli. Haliyle kötü para kötü yollara gidiyor .
0
diyecevaplandı
(22.06.26)
O konular açılınca o insanlar ortaya cikiyor, bende para yok mesela, boyle ornekler de var sadece cok vurgulamiyorum yerli yersiz.
+1
mbond
(22.06.26)
duyuruda gercek zengin oldugunu sanmiyorum, birkac wannabe var gibi.
0
cooperr
(22.06.26)
neye zengin dediginize gore degisir, duyuruda cok fazla 35 yas ustu insan var, bu yaslarda 20-30 bin dolara yada 200-300 gram altina sahip olmalari cok normal. yani algi meselesi, sizde olandan cok her zaman zengin gorunur. ben daha bir kac milyon dolar net varligi yada nakit parasi olana rastlamadim.
+2
cairo
(23.06.26)
Duyurudaki adamların alayı eski ekşi sözlük kadrosu, eski moderetörler vb, alayı 40'ını devirmiş aklı başında adamlar, bir çoğu dünyalığını yapmış, kıytırık işlerden elini eteğini çekmiş, sözlükteki trol ordusuyla uğraşmak istemediği için ya da zamanında sözlük yönetimine küsmüş olduğundan entry girmeyen, tek amacı insanlara fayda sağlamak olan bir güruh, bundan olsa gerek. Zengin ama gönlü zengin diyelim.
+5
solo
(23.06.26)
@solo özetlemiş. 27 sene önce kuruldu sözlük. o zamanlar üniye yeni başlamış ve liselilerden oluşuyordu. o zamanlar en yaşlı yazar hukukçu justinianus diye biriydi ve galiba 50 yaş üstüydü. şimdi ise o ve sonraki nesillerin hepsi 40 üzeri. benim gibi 50 üstü de epey var. şimdi bunlar on yıllarca ortalamanın üzerinde eğitimli oldukları için para kazandılar, biriktirdiler, evlenip eşleri ile de birikim yaptılar. keza bir çoğunun anne babası öldü miras falan da kaldı. ister istemez ortada devasa olmasa da bir maddi güce sahip oldular. kaldı ki ezici çoğunluk muhalif kanattan ve kendi çabaları ile bir yerlere gelmiş insanlar var burada. son olarak yutddışında yaşayan yaşamasa bile yurtdışından para kazanan insanları da koyarsanız durum daha da net anlaşılır.
+2
ground
(23.06.26)
İlaveten şunu söyleyeyim:
Sözlük yazarlarından ilk dört nesilde olup da aileden çok zengin olan da gayet vardı. Zirvelerde, mail gruplarında ve birebir tanışmalarda bunu görebiliyorduk.

Bence duyuruda maddi anlamda en iyi durumda olanları, aksine, bu tarz konularda ağızlarını açmayanlar içinde.
+1
yadigar
(23.06.26)
(13)

Nazar Duası Okunurken Geğirme Adeti

solo
Merhaba dostlar,Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançları
Merhaba dostlar,

Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.

İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançlarını, ibadetlerini huşu içerisinde yerine getirebilirler ancak bu filleri başkalarını rahatsız ediyorsa bence dur demek gerekiyor, bu noktada çok ciddi bir sıkıntım var ve ben eşimi bir türlü ikna edemiyorum;

Sorun şu ki, eşim sürekli kendisine nazar değdiğine inanıp annesinden dua okumasını istiyor, annesi de dua okumaya başlar başlamaz inanılmaz bir gürültüyle geğirmeye başlıyor hatta bu geğirme refleksi o kadar abartılı bir hal alıyor ki ortamdan direk uzaklaşıyorum.

Bu konuda bir çok din adamıyla görüştüm, hemen hemen hepsi bunun hurafe olduğunu belli ki bir sağlık sorunundan kaynaklandığını dile getiriliyorlar ancak eşim buna ikna olmuyor ve bunun nazarın etkisiyle olduğuna inanıyor, bu konuda ne yapabilir eşimi nasıl ikna edebilirim?

Böylesine iğrenç bir inanç normal şartlarda beni ilgilendirmez alakadar etmez ama benim olduğum ortamda yapılması beni çok rahatsız ediyor, ortamdan ayrılıyorum ama eşimin de artık bu konuda kendine gelmesini de istiyorum.
0
solo
(22.06.26)
Hocam geçmiş olsun fakat bu derece cehaletin maalesef çaresi yoktur
+4
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
ben de denk geldim bu olaya. gözümle görmesem hadi ordan derdim ama olabiliyor. açıklaması nedir bilemiyorum. okunan siğilin düşmesi gibi bir şey herhalde.
+2
merkep gibi adam
(22.06.26)
işte içindeki nazarın çıkışı olarak adlandırıyorlar. ne kadar çok geğirik, o kadar çok nazar varmış ki çıkıyor.

benim kayınlarda da esnemek şeklinde karşılık buluyor. ağzını ne kadar ayıra ayıra esnersen o kadar nazar varmış oluyor.

en azından iğrenç değilmiş.
+3
kibritsuyu
(22.06.26)
geğirme değil de bol bol esneme olur. bunun üzerine aman sende ne nazar varmış yahu lafı edilir.
+2
lazpalle
(22.06.26)
geğirme ve esneme şeklindedir, ben de bir kere görmüştüm. dip not: nazara inanıyorum, benim de nazarım çok değer.
-2
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
sene 2026 böyle şeyler, tahammül edilemez.
+7
mikahakkinen
(22.06.26)
Kişiye ait bir hususu neden bir nazar inancıyla pekiştime çabası içindesin ki ?
Yanlış mı anlıyorum .
Kendisine anlatın biraz daha sessiz olması gerektiğini.
Yemekten sonra ortalıkta geğirenler daha mı kabul edilebilir ? Hayır
Bu yaşımıza geldik kişiye dua okunurken çok çok esnemeden başka bir şeye de denk gelmedim.
-3
diyecevaplandı
(22.06.26)
ben gegirme degil esneme var diye biliyorum. ilk kez duydum gegirmeyi

gegirilmesini istemezdim :/
+1
fakyoras
(22.06.26)
geğirmeyi ilk kez duydum aşırı iğrençmiş.

esnemeyi biliyordum.
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
@diyecevaplandı ben geğirmeyi nazar ile ilişkilendiren taraf değilim tam tersi alakasız olduğunu düşünen benim, eşim ve annesi bunun nazara bağlı bir refleks olduğunu elinde olmadan yaptığını söylüyorlar.

Kendisine de eşime de bu konudan rahatsız olduğumu ilettim zaten.
0
🌸solo
(22.06.26)
ikna edemezsiniz gibi görünüyor. ritüel başladığında ortamdan çıkmaya devam edin derim.
bu arada ben de esneme kısmına hakimim; geğiren hiç duymadım (çok şükür). bence esnemenin olayı da şu: pek çok insan için dua okuma, ağırlıkla gece yatmadan önce yapılan bişey olduğundan, okumaya başlanınca direkt uyku çağrışıyor.
0
lil siztah
(22.06.26)
geğirmeyi bilmiyorum ama hızlıca dua okunduğu için esnemenişn kaslardan ileri geldiğini duymuştum. ağız hızlıca oynuyor ya hızlıca okurken
0
gadlemler
(22.06.26)
Ben de esneme olarak biliyorum, geğirmeyi hiç duymamıştım. Ama tarikat şeyhinin yanındayken kaptırıp aşırı geğiren bi amca videosu görmüştüm. Kayınvalidenizinki buna benziyor. Dini ritüeller sırasında parasempatik sinir sistemi aktive olur, geğirme, esneme gibi şeyler de parasempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Kayınvalidenizin elinde olan birşey değil, ortamdan uzaklaşmanızdan başka çare görünmüyor.
+1
curukturpkokusu
(22.06.26)
(5)

windows 10 pencere çevresinde garip renkli lekeler!! doktor bey yaşayacak mı?

okinawalı taş kağıt makas ustası
windows 10 kullanıyorum laptop 2-3 yıllık geforce 2060 var, ram 32, driverlar güncel. bu alttaki linkte görseldeki renkli lekeler sadece windows pencerelerinde oluyor.chrome, spotify vb.. pencerelerinde bir sorun yok. yani donanımsal değil yazılımsal bir sorun gibi görünüyor fakat çözemedim.ai bir ç
windows 10 kullanıyorum laptop 2-3 yıllık geforce 2060 var, ram 32, driverlar güncel. bu alttaki linkte görseldeki renkli lekeler sadece windows pencerelerinde oluyor.
chrome, spotify vb.. pencerelerinde bir sorun yok. yani donanımsal değil yazılımsal bir sorun gibi görünüyor fakat çözemedim.

ai bir çözüm bulamadı, googleda benzer soruna rastlamadım. daha önce bu sorunu görmüş veya mantıken niye olabileceğini bilen birisi çözüm bulabilir diye düşünüyorum.

TLDR: w10 pencere çevresindeki bu renkli lekeler nedir?
ibb.co
i.ibb.co
📊 windows 10 pencere çevresindeki bu renkli lekeler nedir?
bilmiyom valla bizi okutmadılar. %25 (1)
bizim yeğene bir sorayım format neyin atıyordu. %25 (1)
kolonyayla sil geçer. %25 (1)
öhm bu sorun şundan kaynaklanıyor o da budur;...cevap ile belirtiniz. %25 (1)
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(21.06.26)
a- eski driverlara dönün
b- Klasik Windows teması kullanmayı deneyin.
c- pencere açarken veya kapatırken oluşan efektleri kapatın.

deneyin bakalım (aynı anda değil, sırayla)
+1
diyecevaplandı
(21.06.26)
MacOS kullanın. Yani MacBook, Mac mini vs kullanın.
-4
orient blue
(21.06.26)
windows gogosu+ctrl+shift+b ile gpuyu resetle bakalım. düzelmez ise görev yöneticisini aç, dwm.exe ye sağ tıkla görevi sonlardır de. düzelmez ise explorer.exe ye sağ tıkla explorer.exe yi yeniden başlat de. düzelmez ise cmd yi yönetici olarak çalşıştır komut satırına sfc /scannow yaz. yine düzelmez ise ddu ile ekran kartı driverlarını sil tekrar yükle. yine düzelmez ise 2060 ın vramlarında sıkıntı vardır.
+1
krtkartal
(21.06.26)
Benim ekran kartı da bozulmadan önce benzer sinyaller vermisti; özellikle siyah fon üzerinde belli belirsiz kırmızı minik noktalar oluşuyordu.

En büyük sebep ısınma. Laptop''lari her sene temizlemek gerekiyor. Yakın zamanda temizlemediyseniz söküp iyice tozdan arındırın, termal macunlari yenileyin. (Yapamiyorsaniz servise ve yaptirin)

Açıklaması da su, işlemciler artık o kadar ısınıyor ki, işlemcileri (cpu+gpu) anakarta bağlayan milimlik lehimler erimeye başlıyor.
0
makbur
(22.06.26)
klasik windows teması + kapalı pencere efektleri çözdü. teşekkürler.
0
🌸okinawalı taş kağıt makas ustası
(22.06.26)
(2)

USB belleğin sürekli virüs kapması

dali dili havali korna
bu sorunu aşmanın yolu var mı? bir şekilde düzeltsem de bir süre sonra yine kendi bilgisayarım dışındaki bilgisayarlarda görünmüyor dosyalar.
bu sorunu aşmanın yolu var mı? bir şekilde düzeltsem de bir süre sonra yine kendi bilgisayarım dışındaki bilgisayarlarda görünmüyor dosyalar.
0
dali dili havali korna
(18.06.26)
Sürekli kullandığın bilgisayarların birinde virüs olabilir . Onlarda virüs taraması yapabilirsin .

Görünmeyen dosyalar için geçici çözüm olarak bir winrar dosyası aç.
oradan dosya gezgini gibi USB belleğe geç . Bu şekilde dosyaların görünme ihtimali var .
0
diyecevaplandı
(18.06.26)
muhtemelen kendi bilgisayarında gizli ve sistem dosyalarını görebildiğin içindir. yani usb bellek hep virüslü olabilir. Önce kendi bilgisayarını temizlemelisin
0
efruz
(19.06.26)
(9)

Dis cekimi sonrasi agizda kan

Purple life
2 saat önce disimi cektirdim.Gömülü oldugu icin dikisli bir islemdi.Sonrasinda tükürmedim.Agzimin ici kan dolu. Bu kan o zamanki pihtili kan mi yoksa hala kaniyor mu nasil anlayabilirim?
2 saat önce disimi cektirdim.
Gömülü oldugu icin dikisli bir islemdi.
Sonrasinda tükürmedim.

Agzimin ici kan dolu. Bu kan o zamanki pihtili kan mi yoksa hala kaniyor mu nasil anlayabilirim?
0
Purple life
(16.06.26)
ağzınızı açıp ayna karşısında bakarak?
geçmiş olsun.
+3
lil siztah
(16.06.26)
ağzındaki sıvıyı boşalt yav en azından niye biriktiriyorsun o kadar
0
jelly bear
(16.06.26)
Yakın zamanda azı diş çektirdim, bana da tükürme yut demişlerdi.biriktirmeseydiniz keşke o kadar.zaten Şaldır şaldır kanayamaz, tükürükle karışık o,ondan çok gibi geliyor. Usulca eğilip ağzınızdan salıverin yük vermeden.kalanı da usulca yutun zorlamadan.gazlı bez koydularsa değişim zamanına dikkat edin.geçmiş olsun
0
denizciman
(16.06.26)
Dikişliyse zaten o kadar kanayamaz, içimiz rahat olsun
0
denizciman
(16.06.26)
Ağızda toplanan kanı tükürmeye çalış ama ağızda yaralı bölgeyi somurarak yapma.
Derinlemesine gargara yapma.
Sıcak şeyleri de bugün olabildiğince yeme içme.
Tampon varsa yerinde kalsın.
yarına ise çay gibi şeyleri oldukça ılık şekilde iç.
Gece yatarken yanında plastik bardak olsun . Gece her an lavaboya gitmek zor geleceği için tükürmen için gerekecek.
0
diyecevaplandı
(16.06.26)
bana kanama olursa tükürmeyin, bırakın aksın demişlerdi. geçmiş olsun.
0
inheritance
(16.06.26)
tükürme denmesinin nedeni negatif basınç oluşturmamanız için
+1
jülsezar
(16.06.26)
tükürmek kanamayı artırdığı için yasaktı diye hatırlıyorum.

geçiyor ya dert değil.

takılmayın.
0
gurur
(16.06.26)
kanama azalarak devam eder 1 gün
0
mantık
(16.06.26)
(9)

mutlaka okunmasi gereken kitaplar

lemmiwinks
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
kurgu olmayan mutlaka okunmali dediginiz kitaplar?
0
lemmiwinks
(13.06.26)
İlgi alanların nedir ?
0
diyecevaplandı
(13.06.26)
Sağa sola saldırmayı övenlere;
Band of brothers
Generation kill

Viktor Frankl - man's search for meaning
0
logisticsmanager
(13.06.26)
@diyecevaplandı: benim ilgi alanimla ilgili degil soru, sizin mutlaka okunmali dediginiz kitaplari soruyorum. kurgu olmamasi disinda daraltmak istemiyorum, benim ilgi alanim olmayan konuda ilgimi ceken kitaplar onerirsiniz belki. :)
0
🌸lemmiwinks
(13.06.26)
Babil Kulesi Kitabı, daha yeni okudum, çok beğendim.
Tembellik Hakkı
Tutsak Edilmiş Akıl
0
kobuzchu kiz
(13.06.26)
sümerli ludingirra
0
cooperr
(13.06.26)
insanlar arasindaki esitsizligin kaynagi - rousseau
hayvanlara nicin bakariz - john berger
kreutzer sonata - tolstoy
0
herzan
(14.06.26)
Burada yazılan entryler seni konuyla ilgili bir bir kaç kitaba yönlendirir sanırım :

eksisozluk.com
-1
diyecevaplandı
(14.06.26)
sapiens - harari
tüfek mikrop çelik - jared diamond
malcolm x otobiyografi
0
lament
(14.06.26)
Kreutzer Sonat için +1 diyorum.

Tarihe ilgin varsa ben de Türk Günlükleri diyeyim.
0
Mirket
(14.06.26)
(11)

Kıbrıs'ta kumarda kazanılan para Türkiye'de sıkıntı yaratır mı?

bobinhoo
Diyelim ki yılda 10 kere falan Kıbrıs'a gidip, orada kumarda para kazanıp dolar olarak ülkeye getiriyorsunuz ve bu dolarları da döviz bürosunda bozdurup hesabınıza yatırıyorsunuz. her gidişinizde ortalama 20-25 bin dolar getirdiğinizi varsayalım.Burada yasal olmayan veya başınızı belaya sokacak bir
Diyelim ki yılda 10 kere falan Kıbrıs'a gidip, orada kumarda para kazanıp dolar olarak ülkeye getiriyorsunuz ve bu dolarları da döviz bürosunda bozdurup hesabınıza yatırıyorsunuz. her gidişinizde ortalama 20-25 bin dolar getirdiğinizi varsayalım.

Burada yasal olmayan veya başınızı belaya sokacak bir durum var mı?
0
bobinhoo
(12.06.26)
Geliri aklamak için güzel senaryo ama o paranın tamamını nakit olarak getiremezsin, düzenli olduğu için de vergi dairesi yemez.
0
kimlanbu
(12.06.26)
@kimlanbu

2 kişi gidersen nakit getirme limiti 20bin euro oluyor zaten. Yalan olmadığı senaryoyu düşünelim. gerçekten ortada kıbrıs uçak biletleri, casinolarda harcama yapıldığına dair kredi kartı harcamaları vb. var diyelim.

Ayrıca paraların yatma zamanları da aşırı düzenli değil, kimi zaman ayda bir, kimi zaman 2 ayda 1 gibi.
0
🌸bobinhoo
(12.06.26)
Soruya cevap değil ama bu şekilde düzenli olarak para getirmek sadece kumar oynayan işi olabilir mi ? Kaldı ki kumar oynayan için kaybetmekte söz konusu.

Daha çok kumar organizasyonun parçası olmak (kumar oynatmak) gibi şey değil mi bu?
0
diyecevaplandı
(12.06.26)
@ diyecevaplandı

Daha somut anlatayım, diyelim ki 4 günlük tatile gittiniz.

1. gün kartınızdan 5bin dolar çektirdiniz ve kıbrısın yasal casinolarında kaybettiniz.
2. gün kartınızdan 5bin dolar çektirdiniz ve yine kaybettiniz.
3. gün kartınızdan 5bin dolar çektirdiniz ve yine kaybettiniz.
4. gün kartınızdan 5bin dolar çektirdiniz ve bu sefer parayı 20 bin dolara çıkarttınız.

Yani elinizde 20bin dolar nakit var ama kartınızdan da 20 bin dolar çekim yapılmış, aslında hiç karınız yok ama elinizde 20 bin dolar nakit var.

Kardaysanız kartttan 10bin dolar çekim yapılmış ama 25 bin dolarla nakitle dönüyorsunuz. Ya da zarardaysanız karttan 25 bin dolar çekim yapılmış ama sadece 10 bin dolar nakitle dönüş yapıyorsunuz.

Yani karda da olsanız, zararda da olsanız belli bir miktar nakitle geliyorsunuz Türkiye'ye. Ha her şeyin toplamına bakınca uzun vadede zarardasınızdır muhtemelen.

Uçak biletleri, otel konaklaması, kredi kartı harcamaları her şey ortada zaten. Burada sıkıntı çıkaracak bir durum var mı onu soruyorum ben.
-1
🌸bobinhoo
(12.06.26)
dediginiz sey kara para aklamak. eger ciddiyseniz nakit getirmeyip kibrista bankada tutmaniz daha saglikli olur.
-3
lanc
(12.06.26)
@ lanc

hocam ben mi anlatamadım, kara para neresinde bu işin.
+3
🌸bobinhoo
(12.06.26)
kıbrıs'ta akrabam yaşadığı için sürekli gidiyorum . ben hiç o kadar kazanmadım ama casinolar benim için yaşlıların atari salonu . 10-20 tl betlerle slot oynuyoruz . en fazla 50 bin TL artım oldu .
çok kazanırsam ne yaparım düşüncesi kuzenimle aklımıza gelmişti . girne çarşıda bir sürü döviz burosu var orada bozdurup atm den hesabına yatırabilirsin , getirmek zorunda değilsin . ya da çarşıda kuyumcular var ; altın takı al tak koluna boynuna getir kim soracak ?
+2
devilone
(12.06.26)
Duyuru gerçekten efsane. yorum yazmak için giriş yaptım, soruya cevabım yok.

Adam ne anlatıyor cevaplar ne diyor :)

Türkiye’de okuduğunu anlama oranlarının nabzını burası tutuyor :)
+11
Rondak
(12.06.26)
ben olsam riske atmaz 2-3 kişi gir çık yapardım. iki kişiysem duty free'deki atm'leri öğrenip 5bini de oradaki atm'den yatırıp 20k ile girerdim, sonrasında da bankaların sorgusuz sualsiz olarak izin verdiği günlük yatırma limitleri içinde kalacak şekilde hesaplar arası bölerek euro olarak bankalara dağıtırdım, döviz bürosu kuruyla kayıp yaşamamak için, bu sorun değilse db de olur. sonuçta ülkeye giriş senaryosunda bilinen tek gerçek 10k eur sınırı ve casino faturasıyla muhtemelen esnemeyecek.

düzenli olma durumu sorun yaratır mı: 25bin eur, hele de bankalara dağıldığı sürece sorun yaratmak için yeterli bir miktar değil bence.
0
engelbert humperdinck
(12.06.26)
kamu bankaları sorgusuz sualsiz parayı alır. herhangi bir sorun yaşamazsınız. zaten yeni yasa da çıktı. ne olursa olsun parayı getir sormayacaz nerden kazandığını diye.
-1
gercekdunya
(12.06.26)
ülkeye cebinizde 9999 euro ile girebilirsiniz. yanınızda 10000 euro ve üzeri varsa, beyan etmeniz gerekir. yoksa gümrük paraya el koyabilir. beyan ederseniz harç vergi falan almıyorlar. sadece kayda girmiş oluyor. korkacak bir şeyiniz yoksa kayda girmesinde de problem yok demektir.

nasıl problem olur?

bir kere gelip giderseniz bence problem olmaz ancak sene içinde 10 kere gidip gelip 20şer bin euro getirirseniz, masak gelip size "hayırdır birader" diyebilir
0
co2s2
(12.06.26)
(14)

Bunu Yapan Arkadaşınıza Mesafe Koyar Mıydınız?

lapetitemort
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yo
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.

Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yok.

Gelelim bana dokunan kısma. Bu liderin çocuğu oldu. Kimseden ses çıkmayınca bu genç para toplanıp, hediye alınması konusunda öncülük işine girişti. Kendisi de lideri 7-8 aydır tanıyor, yakın bile sayılmazlar. Şimdi ofise geldi ve para nasıl toplanıyor, kimlere mail atılıyor, usulü nedir gibi şeyleri kovalıyor.

Bu bana irrite edici geldi. Yani en yakınlarımdan biri olarak, hassasiyetimi de bilip şu hareketi yapmamalıydı diye düşünüyorum.

Sizce tavır koymalı mıyım?
0
lapetitemort
(11.06.26)
Evet koymalısın. Doğrudan değil dolaylı olarak tabi. Resmi ol her daim bir şey paylaşma . Onun bir derdi olup anlattığnda sadece parasını düşünen psikolog gibi : kafaya takma , sıkıntı olmaz ..de geç .
Üst kademedekilerin her an yanında olan, olma arzusunda olan, onları yıkayan yağlayan , cilalayan , hediyelere boğan kimseler her an adam satmaya hazırdır.

İş hayatına bakarsan dili bir kesimi yalamaktan adeta aşınmış kimseler oldukça fazladır. Görünüşte kendilerini belli etmezler ama kritik veya kriz anlarda ortaya çıkarlar.
Altı üstü ayda bir alınan maaş uğruna ne entrikaların iş yerlerinde döndüğünü yaşayanlardan dinle gör.
+5
diyecevaplandı
(11.06.26)
Hediye için para toplamak çook büyük bir gösterge değil ama hiçbir şey yok da diyemem. Ben olsam biraz geri çekilir, anlattıklarımı sınırlandırır, gözlemlerim.
İş hayatı bu, insanlara yakın arkadaş gibi davranmaya gerek yok.
+7
mor oje
(11.06.26)
bence bu konuda tavır koyulacak pek bir konu yok. kendiniz söylemişsiniz çocuğun liderle ilgili bir problemi yok diye. kendi problemi yokken neden çocuğu olmuş bir yöneticisine hediye alınmasını üstlenmesin ki kimse de el atmamış. arkadan iş çevirmemiş, kuyu kazmamış, çok doğal bir olay başına kalmış o da gereğini yapıyor. yarın bir gün siz giderseniz yöneticiyle başbaşa kalacak o. doğru yapmış.
+5
awlmi
(11.06.26)
awlmi +1

Sadece biraz daha anlattıklarıma dikkat ederdim artık her şeyi anlatmazdım. Bunun dışında ekstra bir mesafeye, tavır koymaya gerek yok.
+3
mutekebbir
(11.06.26)
mesafe koyun hocam. özellikle ekip lideri ile ilgili şikayetlerinizi bu elemana aktarmayın. hatta özel hayatınızla ilgili de mesafeli durun. her iş arkadaşı arkadaş değildir, yeri gelir iş öğrettiğiniz adam sizin kuyunuzu kazar. maalesef hayatın gerçeği bu.

tabi mesafe koyun derken çocuk gibi küsün, konuşmayın demiyorum. sadece herhanhi bir iş arkadaşı statüsüne alın ve işinizin her türlü inceliğini değil, sadece öğretmeniz gerektiği kadarını öğretin. işle ilgili belli tecrübelerinizi kendinize saklayın (sadece bu kişiye karşı değil, herkese karşı). zira her tecrübenizi herkesle paylaşırsanız bir süre sonra en gözden çıkartılabilir kişi siz olursunuz.
0
shadowfollower
(11.06.26)
Çocuğu fazla sahiplenmişsiniz. siz eğitmiş olabilirsiniz fakat o da kendi başına bir birey.
+4
duyuruuser
(11.06.26)
iş arkadaşı başka bir şey; okulda, sosyal çevrede tanışılan arkadaş başka bir şey. ikisini karıştırmamak ve aynı hassasiyetleri beklememek lazım bence. ama yine de size hak veriyorum ve ben olsam mesafe koyar, şikayetlerimi paylaşmazdım. zaten iş yerinde yöneticiye para toplanıp hediye alınması gibi şeylere öncülük edilmesi -hele hele ben o yöneticiyi kötü bir insan olarak nitelendiriyorsam- benim için büyük eksi.
-1
elorelia
(11.06.26)
Tavir koymak mi?

Is yerinde duygusallik olmaz. Cikarlariniz uyuştuğu sürece iyi gecinirsin yoksa salarsin.
+2
Purple life
(11.06.26)
Bu konuda kötü düşünceleri bir kenara bırakmak gerekir diye düşünüyorum ama başına gelince insan farklı davranabilir. Çözüm odaklı düşünürsek belki mobbing davranışları bile azabilir. En iyi dost düşmandan çevrilen oluyor.
0
gabe h coud
(11.06.26)
elemanı siz yetiştirmiş olabilirsiniz ama, dediğinize göre yöneticiyle bir sorunu yokken, sizin yaşadığınız sorunlar yüzünden adama tavır alsa, asıl tuhaf olan bu olurdu.
orta yolcu bir yaklaşım gösteriyor belli ki; ki iş ortamında doğru olan da bu esasen.
bence buranın profesyonel bir ortam olduğunu unutmadan özel paylaşımı biraz azaltın ve adama da boşa bilenmeyin derim.
0
lil siztah
(11.06.26)
is hayatini ve is arkadaslarini bu kadar ciddiye almayin. cikar iliskilerinin bulundugu hicbir ortama fazla anlam yuklemeyin. bir dost.
0
buenosdias
(11.06.26)
Vallahi büyük konuşmayayım da iş yerinde yöneticiye ya da bir başkasına böyle osuruktan veya herhangi başka bir nedenle hediye almak benim nazarımda karaktersizliktir. Ha en az 5 yıldır iş dışında da iyi görüştüğüm iş arkadaşımdır ona hediye alırım ama onu da ofiste organize etmem bireysel alır geçerim. onun dışında şuna hediye alıyoruz afrikada kuyu kazıyoruz şunu yalıyoruz bunu emiyoruz gibi herhangi bir organziasyona da borcum var kusura bakmayın ben katılmayacağım derim. böyle yöneticiye jest gibi hareketler yapan tipten her bayağılığı beklerim mecburiyet dışında muhatap da olmam.


Herifin notu bende zaten sıfır ama senin yöneticiyle arandaki gıcık konusunu yöneticisiyle arasındaki diyaloğa yansıtıp yansıtmamak konusu apayrı. Sen adamın babasının oğlu değilsin. Senin için yöneticiye tavır alması beklentisine girmen de ayrı bir sineklerin tanrısı hikayesi.
-2
Batuhanolabilir
(11.06.26)
Tavır alma ama ikazını da yap. "Bence kimsenin girişmediği bu tür işlere sen de girme, onu tanıyanların bir bildiği olsa gerek" de mesela. Senin onu mimlediğini de hissetsin. Para vermek zorunda değilsin ama o iş yerinde tutunmak için böyle şeyler yapmaya mecbur hissediyor olabilir.
-1
muhayyer divan
(11.06.26)
Çocuğu olan kişiye hediye almak çok minimum bir hareket değil midir iş yerinde. İlla ki biri yapar.
En fazla herkes sevilmeyenlere daha az katılım olur miktar olarak.
Ofistekiler sevmiyor deyip, hediye alınamaz gibi bir yaklaşım, iş yeri için aşırı duygusal. Yaklaşım çocukça geliyor bana.
Bazılarını daha çok seversin, bazılarını sevmezsin, hediye alır geçersin. Çok sevdiklerine ekstra hediye alırsın biraz böyledir.
Ofisten hiç hediye alınmazsa da bence o liderle artık köprüleri yakmak gibi olur. Zaten sonra da neden aramız kötü diye sormamak lazım.
0
burfak
(12.06.26)
(17)

Temizliğe gelen kişinin yaptığı paylaşım

administ
Eve temizliğe gelen kadının fotoğraf çektiğini görmüş eşim. Telefonda facebook açıktı dedi. 2 saat kadar uğraştıktan sonra buldum hesabını kendisi yabancı. Bizim evdeki robot süpürge, dikey süpürgeler vs onları yan yana toplamış fotoğraflayıp paylaşmış. Filipince de işte bunları kullanacak el olmadı
Eve temizliğe gelen kadının fotoğraf çektiğini görmüş eşim. Telefonda facebook açıktı dedi. 2 saat kadar uğraştıktan sonra buldum hesabını kendisi yabancı. Bizim evdeki robot süpürge, dikey süpürgeler vs onları yan yana toplamış fotoğraflayıp paylaşmış. Filipince de işte bunları kullanacak el olmadıktan sonra bunlar neye fayda gibisinden bir şeyler yazıp paylaşmış. Oldukça sinirime gitti. Yani biz zaten seni ayda 1 ağır temizlik için çağırıyoruz sanki inşaat artığı temizliyor. Neyse şimdi ya ekra görünütüsü alıp bu yaptığının terbiyesizlik olduğunu söyleyeceğim ya da daha ileri gidip fb paylaşımının altına yorum yazacağım. Hangisi daha iyi olur ?
-12
administ
(08.06.26)
ikisini de yapma. bir başka temizlikçi bulunca böyle böyle de ve çıkart.
+11
gabe h coud
(08.06.26)
boşu boşuna muhattap olup sinirini bozmaya gerekr yok. terbiyesizlik etmiş. bir daha gelmeni istemiyorum yaptığın terbiyesizlikten haberdarım diye mesaj at utansın gitsin
0
neira
(08.06.26)
facebook'ta paylaşımının altına cevap olarak "kendi yoğunluğumuz yüzünden ellerimiz bunları kullanamıyordu. ancak bundan sonra senin de kullanmana gerek kalmadı." yazıp yerine yeni birini bulun.
+6
shadowfollower
(08.06.26)
hiçbiri iyi olmaz. yapmış bir densizlik işte, ne diye seviyeni indiriyorsun. en fazla çek karşına göster gönderiyi, hiçbir yorumda bulunmadan "bir daha evimden foto çekmeni istemiyorum" de. anlar o zaten, o ayıp yeter ona.
0
gobekliraki
(08.06.26)
geçmiş olsun, sosyal medyada like alma amaçlı densiz bir paylaşım işte..
ben olsam hesabı bulduğumdan falan bahsetmez; evimden foto çektiğini farkettiğimi, bunun türlü türlü kötü amaçlar için kullanılabileceği yönündeki endişemi, kendisine güvenimin kalmadığını vs söyleyerek çemkirirdim.
bu arada anlatımın gidişinden, süpürgeleri okutacak da, o ilanı buldunuz sandım :/
+1
lil siztah
(08.06.26)
muhtemelen ek is olarak icerik ureticiligi yapiyor yada memleketteki esine dostu icin paylasim yapiyor. dogru yapmis demiyorum ama senin verdigin tepkinin absurdlugu kadininkinden daha fazla. basit bir foto/paylasimdan boyle bir anksiyete gecirip, 2 saat postu aramak, terbiyesizlikten dem vurup, postun altina yazmandan bahsetmen, gelip buraya sorman anormal bir durum. get a life.
+13
buenosdias
(08.06.26)
Bence kötü bir sey yok.

Teknolojik bir aletin fotosunu koymus yani özel esya sayilmaz.
Yazdiginda da kötü bir sey yok bence. Ai isimizi alamayacak diyor.

Bos yere insanlarin ekmegiyle oynamayin. Duymazliktan görmezlikten gelmeniz en güzeli. Yaptigi isten memnun musunuz önemli olan o.

Bize gelen biri tezgahin sadece görünür kisimlarini silmis geri kalanini uclara atmis falan. Keske robotun fotosunu koysaydı ama tezgahi düzgün silseydi.
+5
Purple life
(08.06.26)
Güzelce uyar.
- Burada hoş karşılanmaz.. de.
kalp kırma .
0
diyecevaplandı
(08.06.26)
Yol ver gitsin. Polemiğe girmeye gerek yok.

Türkiye'ye gelip ne yapacağını sanıyordu ben onu merak ettim. Ona kamuda klimalı oda verip masabaşı iş verecekler sanıyordu sanırım. Göçmenlik ilüzyonu böyle bir şey
0
runaway
(08.06.26)
lümpenle lümpen olma. yol ver gitsin.
+1
mikahakkinen
(08.06.26)
Siz hiç patronunuz ya da müdürünüz hakkında atıp tutmadınız mı?
Gülünüp geçilecek bir şey için iki saat araştırma mı yaptınız sahi?
0
Mirket
(08.06.26)
yani "bütün bu teknolojiye rağmen yine de bir temizlikçiye, insana ihtiyaç var" demek istemiş gibi geldi bana. size laf attığını düşündüüünüz bir anlam çıkarmaya gerek yok illa.
+5
oldtimer
(08.06.26)
Purple life +1
Kötü birsey yapmamış hergun hepimiz konu bulup paylaşıyoruz. Asıl sizin alinganlik göstermeniz sorun olur bence. Hatta tam tersi espiri yapılacak konu. Bence çok saapmayin
+4
aloneinthedark
(08.06.26)
Bundan alınmak o kadar orta sınıf bir hareket. Kişisel bilgileri, mahremiyeti açık edecek bir şey yok ortada. 3 tane dandik plastik eşyanın fotoğrafıyla noncontext tespit yapmış.
+8
grimavi
(08.06.26)
amaaan dert ettiğinize değmez.

rahatsız ettiyse başkasını bulun bunu da çağırmayın.

işini iyi yapıyorsa o kadar umrumda olmazdı ki. hatta paylaşımını gördüm şunu kaçırmışsın diye başka alet gösterip her gördüğümde dalga geçerdim.
+1
gurur
(08.06.26)
@grimavi+1

ayrica kadin yalan da soylememis hani :P
+1
synesthesia
(09.06.26)
ben olsam like atardim. kotu birsey yapmamis, buyutmeyin bence.
+1
banach
(09.06.26)
(8)

Aslında ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?

yakalayamadığın.ışıklar
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.06.26)
Jeffrey Epstein
+4
sadegazoz
(07.06.26)
Jim Morrison, o zaman ölmedi, simdiye yasadigini sanmiyorum gerci
0
sadegazoz
(07.06.26)
cem garipoglu
+12
banach
(07.06.26)
tupac
0
denizgonen
(07.06.26)
Adolf hitler. Su anda 140 yasinda da olsa arjantin'de bir yerde yasiyordur.
+2
baldur2
(07.06.26)
Hazreti İsa aleyhisselam.

Düşünmekten öte müslümanlar kesin olarak böyle inanır .
-1
diyecevaplandı
(07.06.26)
Rasim Öztekin.
0
kizil karga
(07.06.26)
ye
-2
Hallegadola
(08.06.26)
(28)

Uzmanlık alanın ne?

Lh12
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
0
Lh12
(05.06.26)
kalp doktorlugu
borsa yatirimi
yaprak dökümü pub quiz
erken emeklilik
-3
Purple life
(05.06.26)
Erkekler ksks değil tabii matematik sorunuz varsa gönderin
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
@purple
Sktas
Rubns
Ercb
Zengin eder mi?
-1
Cezcez
(06.06.26)
Seks
-6
Cezcez
(06.06.26)
'de-da' takılarının hangi durumda bitişik, hangi durumda ayrı yazılacağını bilirim.

Ama bu konuda pek danışan olmuyor. Herkes kafasına göre takılıyor. 'Her ihtimele karşı' deyip her takıyı ayıranlar var mesela.
0
Mirket
(06.06.26)
Çevirmen, arkeolog
0
lesmiserables
(06.06.26)
Bilgisayar sistemleri
Otomasyon sistemleri
Tarım ( sera ve mevyeler)
Hayvancılık (Koyunculuk)
Basit inşaat teknikleri
Spor Toto
0
kaiserr76
(06.06.26)
Medya
İletişim
Broadcasting
Siyaset (gunahim cok)
0
duster
(06.06.26)
Galiba ticaret
0
topkapiaksaray
(06.06.26)
grafik&motion tasarım ve AI
ve resim
ve kediler
ve tatlılar

---

ayrıca abidik gubidik hobilerim arasında mobilya/kıyafet/kiralık ev bakmak var.
0
art cat chocolate
(06.06.26)
kedi
motor
heavy metal müzik
biraz da akademik çalışmalar
0
lil siztah
(06.06.26)
cannabis
0
birdirbir
(06.06.26)
şarap
yelkenli
yelkenli ile gidilesi türkiye ve avrupa koyları
+1
sailor
(06.06.26)
emlak
alanya
nitelikli kahve

site içi yardımlaşma için faydalı bir başlık olmuş bence.
0
MtKrt
(06.06.26)
Seyahat ve medya
0
euteamo
(06.06.26)
aşçıyım (tatlı ağırlıklı)
gramer naziyim (başlıktaki da ayrı olmayacak)
naziyim dediysem benim de bilgim sınırlı ama denk gelince yapıştırıyorum
lol oynarım hero sorabilirsin :P
kedi ve köpek besliyorum. her türlü mama bakım cart curt sorabilirsin
0
neira
(06.06.26)
Metal müzik, dişi kedi(kedi konusunda cinsiyetçiyim erkek kediler saftirik oluyor) oyunlar, bilgisayar donanımları, bilişim altyapısı.
0
devorgilla the gunslinger
(06.06.26)
gömüzü yazılım, elektronik, rf ve radar sistemleri, telsiz haberleşmesi.
+1
orpheus
(06.06.26)
Göçmenler .
Yıllardır onlardan çok kimse tanıdım.
Suriye'de yaşadıkları, hayatlarındaki zorluklar, sanılanın aksine zararlarından çok bize dokunan faydaları vs.. (sağa, sola , siyasete çekmeden samimi sorusu olana samami cevaplar verilir.)
0
diyecevaplandı
(06.06.26)
siz sorun bildiğim bir şey ise yanıtlarım.
(bkz: bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir)
0
late viper
(06.06.26)
*kültürel miras çalışmaları, müzeler, antik kentler, sanat galerileri vb.
*hak temelli kadın çalışmaları, stk vb.
0
Phoebe
(06.06.26)
Bu görsel veya video manipüle mi edilmiş veya yapay zeka ile mi yapilmis?
Dekorasyon tavsiyesi
Rüya yorumu
Pratik tamir çözüm önerileri
Renkler
0
sadegazoz
(07.06.26)
aklınıza gelebilecek her konu
0
co2s2
(07.06.26)
malzeme kalite kontrol
123123 tane farklı parametreyi birleştirip verimli hale getirmeye çalışmak
0
mantık
(07.06.26)
the sims lore
futbol siyasi tarihi
ezoterik tarih
kurtlar vadisi lore
kısmetse olur lore
avrupa yakası lore
0
Hallegadola
(08.06.26)
schengen vize danışmanlığı
0
bluemoon22
(08.06.26)
Buranın ruhuna uygun, faydalı başlık olmuş..
Bana gelince, kitap (nadir, el yazma, osmanlıca v.s.), Arapça, Osmanlıca okuma, çeviri..
0
erdoyil
(08.06.26)
Çok faydali bir duyuru olmuş. İzninizle arada hortlatacağım. Balkon bitkiliciliği ile uğraşan arkadaş aramaktayim. Bana çocuğumu\torunumu\yigenimi şu mesleğe\hobiye yönlendirmeyi düşünüyorum derseniz, bir etkinlik veya kitap önerebilirim. Mesela bitkilerle ugrassin istiyorsaniz “tohum topu” yapımı gibi…
0
sadegazoz
(11.06.26)
(11)

Arakadaşa borç verdim nasıl istemeliyim

karabela
Slm bir sene önce ara sıra görüştüğüm bir arkadaş 50 000 borç istedi. 1 aya öderim dedi. Ancak hala ödemedi 2 3 ayda bir denk geliyoruz ortak tanıdıklarda var. Ben konuyu açmadan ayarlıcam falan diyor. Bende bu zamana kadar zor durumda olabilir düşüncesi ile hiç istemedim. Tamam hallederiz dedim ge
Slm bir sene önce ara sıra görüştüğüm bir arkadaş 50 000 borç istedi. 1 aya öderim dedi. Ancak hala ödemedi 2 3 ayda bir denk geliyoruz ortak tanıdıklarda var. Ben konuyu açmadan ayarlıcam falan diyor. Bende bu zamana kadar zor durumda olabilir düşüncesi ile hiç istemedim. Tamam hallederiz dedim geçti. Şimdi bununistemeyi düşünüyorum mesaj mı yazayım. Yoksa aramalı mıyım. Bu tarz şeylerde insanları kırmak istemiyorum. Ancak hepimiz kelli felli adamlarız. Ailemiz var. 50.000 ödemeyecek durumda olduğunu düşünmüyorum. Mesaj yazmak tarafındayım yüz yüze telefonda çok rahat edemem borçu isterken diye düşünüyorum. Ayıp etmiş olur muyum
-1
karabela
(04.06.26)
Olmazsın ama söylemezsen kendine ayıp etmiş olursun. Bir de bunun ayıbı yok zaten, verdiğin parayı istemeye sonuna kadar hakkın var.
+8
muhayyer divan
(04.06.26)
işler çirkinleşmeden mesaj at ki elinde en azından delil olsun.
+3
ground
(04.06.26)
Bence mesajdan ziyade aramak daha iyi, mesaj karşı tarafa daha fazla alan açıyor geçiştirmesi konusunda.
Direkt borcu istemeden önce kendi yaşadığınız sıkışıklığı anlatmaya başlarsanız düzgün biriyse zaten anlar ve kendisi hemen konuya girip gün verir, sonra da gün geldikçe mesaj atıp hatırlatırsınız.

Çok zor ben de çok zorlanıyorum hala tam alışamadım ama mecbur.

Ayıp olmaz asıl ayıp onun sözünü tutmaması, müsait olamamış olabilirsin en kötü direkt ödemem zor olacak aydan aya parça parça atsam olur mu gibi bir teklifle gelmesi gerekirdi ki öyle büyük bir meblağ da değil bir sene olmuş yani yuh geçen seneki 50 binle bugünün 50 bini bile aynı para değil ki.
+1
mutekebbir
(04.06.26)
1 aya veririm diyen adam 1 sene geçmiş vermemiş.

senden önce konusunu açarak manipüle de etmiş seni kaç kere.

ayrıca para TL, yani geçen seneden bu yana en az yüzde 40 değer kaybetmiş. yani o artık 50 değil, 30 bin TL.

HALAAAA ADAMI KIRMADAN NASIL SÖYLERİM DİYE DÜŞÜNÜYOR :))

arayacaksın, bam bam söyleyeceksin. bugüne veya en geç yarına görüşelim diyeceksin.
+11
benimkibu
(04.06.26)
Önceden ona karşı bir mahcubiyetin mi , başka bir borcun mu vardi ki istemekten utanıyorsum ? İsteyeceksin her türlü.
1 yıl bile yetmemiş mi ona bu parayı toparlayıp vermek için ?
Daha ne bekliyorsun ?

Kelli felli adam görünmek yetmez . Adamlık , içeride zihinde ve kalpte olur. İnsan , vermesi gereken borç hususunda dillere düşmemek için elindekini satar yine de öder borcunu.

Bana kalırsa o kimse borcunu vermek için senin ölmeni bekliyor ve zamana bırakmış öylece. Daha senden ayrı olarak kimlerden borç aldığını da bir düşün.

Kendim ara sıra görüştüğüm değil, ayda rahat 10 defadan fazla karşılaştığım birine istediği 2000tl yi bile vermedim. Para konusunda gevşek olduğu için .

Bir kaç denemeden sonra baktınız olmuyor uygun bir yerde herkesin içinde isteyin borcunuzu . Yüzü kızaran kızarsın O şekilde parasını alanlar da var. Değil mi ama herkes herkesin böyle hususlarda ne mal olduğu bilsin .
Demek ortam aleyhte olduğunda borçlu olan borcunu ve biraz olsun utanmayı hatırlıyor .

Nasıl bir dünya anlamadım ki ,
borcunu ödemeyenden alacaklı
olarak yine biz çekiniyoruz.
0
diyecevaplandı
(04.06.26)
Günü kurtarmak adına yalandan 100kya ihtiyacım var, borcunu şu güne kadar ödersen çok iyi olur yoksa zor durumda kalacağım temasında konuşabilirsiniz.

Ancak uzun vadede cidden, borcu geri istemekle alakalı yaklaşımınızı değiştirseniz iyi olur. En azından borcu verirken paranın size de lazım olduğunu söyleyip daha en baştan bir geri ödeme günü belirlemek işinizi kolaylaştırabilir.

Ben nadiren borç veriyorum, sizinki gibi tutarlarda ise sadece 1 kere borç verdim. Borcu verirken net şekilde hangi ayın hangi günü için anlaştığımızı konuşuyorum, aksi halde zorda kalacağımı belirtiyorum ve ödeme tarihi yaklaşırken kendisine x süre önceden hatırlatacağımı da ekliyorum. Böylece hem ben zorda kalmıyorum, hem de arkadaşlarımla aramda o tuhaflık oluşmuyor. Herkes mutlu. Size de öneririm.
0
akhenaten
(04.06.26)
@akhenaten

Kesin bir gun ve saat belirleselerdi, borcu geri odenecekti yani? Hic gulecegim yoktu.
+2
baldur2
(04.06.26)
Mesaj at +1 elinde kanıt olsun üstüne yatarsa icraya verme hakkın doğar
+1
kullaniciadimvar
(04.06.26)
parça parça koparman lazım. tek seferde ödesin diye bekledikçe uzar. örneğin haftaya acil ödemem var gibi bir sebep ile15.000 iste, bir sonraki ay 10.000 iste. kalan ufalınca zaten bişey kalmadı kapatalım şunu dersin. bu 10.000-15.000 leri de ödemiyorsa zaten ödeme niyeti yoktur onu da tespit etmiş olursun.
+1
orpheus
(04.06.26)
@baldur2, hayır tabi ki. senet imzalatsanız da borcu geri ödemeyebilir. ancak bu tür şeyler borcu geri istemeyi kolaylaştırıyor, sorunun konusu ve soranın çekincesi de bu sanırım.
0
akhenaten
(05.06.26)
Tüm cevaplarınız için teşekkür ederim.
0
🌸karabela
(05.06.26)
(4)

Kasik bolgesi mantar baslangici

baldur2
Hangi kremi onerirsiniz? Kortizonlu olup olmamasi cok fark ediyor mu?
Hangi kremi onerirsiniz? Kortizonlu olup olmamasi cok fark ediyor mu?
0
baldur2
(01.06.26)
Travazol .
Bölgeyi temizle kurut.
merhemi sürdükten sonra yara bölgenin 1-2 cm etrafına kadar merhemi yay.
Kaşıma, asla boxer vb. dar şeyler giyme.
Bu artan yaz sıcakları o bölgeyi yara yapmak için uygun bir dönem
Her banyodan sonra o bölgeyi kurut.
Nemli bırakma.

Kortizon için bir şey diyemeyeceğim.
+4
diyecevaplandı
(01.06.26)
Kortizon için de ben söyleyeyim madem.
O bölge için değil de dermatit için sorduğumda cildiyecinin söylediği.
'Deriyi incelttiği, bu durumun da tahrişlere ve daha kötü sonuçlara sebebiyet verdiği için 5 günden daha uzun süre kullanılmasını önermiyoruz.'
+2
Mirket
(01.06.26)
Başlangıçsa, kortizonlu olmasına gerek yok. Klotrimazol içeren bir krem olabilir. Bir de pers-mant jel alın. Gece kremi sürüp yatın. Sabah duştan sonra bölgeye pers-mant uygulayıp gğne öyle başlayın. Terlemeyi de limitler. Daha iyi iyileşir.

Yine kullandığınız ilaçlarla etkileşimi yoksa, bir hafta arayla, toplamda 2 defa olmak üzere haftada bir 200 mg flukonazol tablet içebilirsiniz. Geçmiş olsun.
0
yadigar
(02.06.26)
Biraz önce bir yerde mantar tedavisinde kortizonun mantarı azdırabileceğini görmüştüm, bir araştırsan iyi olur.
0
muhayyer divan
(02.06.26)
(8)

Genç görünmek neden bazen dezavantaj olabiliyor?

purplee
Herkese merhaba, 34 yaşındayım ve bir çocuk annesiyim. Sürekli yaşımdan küçük gösterdiğim söyleniyor. Eskiden iltifat gibi geliyordu ama artık biraz can sıkmaya başladı. Çünkü bana ilgi gösterenlerin erkeklerin çoğu da benden birkaç yaş, bazen epey yaş küçük oluyor.Kendimi özellikle yaşlı göstermek
Herkese merhaba,
34 yaşındayım ve bir çocuk annesiyim. Sürekli yaşımdan küçük gösterdiğim söyleniyor. Eskiden iltifat gibi geliyordu ama artık biraz can sıkmaya başladı. Çünkü bana ilgi gösterenlerin erkeklerin çoğu da benden birkaç yaş, bazen epey yaş küçük oluyor.

Kendimi özellikle yaşlı göstermek istemiyorum tabii ama insanların beni 25-26 yaşında sanmasından da yoruldum. Bu durumun önüne geçmenin bir yolu var mı? Giyim, saç, makyaj, tavır vs. gerçekten etkili oluyor mu, yoksa yapacak bir şey yok mu?

Benzer durumda olanlar nasıl çözdü?

Teşekkürler
0
purplee
(01.06.26)
daha smart casual tarzı giyim benimseyebilirsiniz. görüntü çocuksu ise bu yapılabilir.
0
addison
(01.06.26)
Kurumsal şık ve modern feminen bir giyim tarzım mevcut aslında.
0
🌸purplee
(01.06.26)
Cevap değil ama uzun zamandır tanıdığım bir arkadaşım var. 40 linyaslarda ama 33 gibi gösteriyor. Giyimiyke vs ilgili değil, kısa boylu minyon tipli birisi. Hep küçük gösterdi.
Muhtemelen yapacak bir şey yoktur
0
kisa
(01.06.26)
sorun kısmen sizde değil. kısmen de ne maksatlı olduğu belli olmayan
yaşa, görüntüye takılan insanların etrafımızda bulunmasından olabilir.

kabaca 25-30 yaş arasının hayatı belki de algılama biçimleri farklı ve daha yüzeysel.
instagram okulu mezunları...
kimileri için kadın hayatın devamı ve sosyal denge için önemli bir varlık , kimileri için ise sadece bir obje. beğeni iltifatların da büyük çoğu pragmatik anlam içerir .

giyim veya kozmetik yönlü değişimler geçicidir.
mekan ve zihin değişimi daha elzem.
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
yapacak bir şey yok. hamileyim geçen kan verdim hemşire dedi ki sen 32 yaşında mısın 22 gösteriyorsun bu kadar genç neden hamilesin diye soracaktım dedi. evlenmeden önce de mekanlara girerken kimlik soruyorlardı o zamandan bu zamana büyümüşüm ama çok da büyümemişim demek ki.

ben de kısa biriyim ama minyon değilim mesela. yine de durum değişmiyor. biz de genetik alıştım artık ben. eskiden çok bozulurdum ama
0
Hallegadola
(01.06.26)
Erkek olarak sakal bırakmakla çözdüm. Güneşlenince de yaşlanıyorsunuz.

Kadınların kıyafet, saç, makyaj gibi opsiyonları var. Saç özellikle. Sizin saçınız nasıl?
0
gabe h coud
(01.06.26)
Simsiyah saçlarımı geçen sene ilk kez boyadım. Açık saç bir tık iyi geldi ama gerisi yok malesef
0
🌸purplee
(01.06.26)
bununla mutlu olup nazar gelmemesine çalışacaksın
+1
mantık
(01.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
(4)

araç muayenesi öncesi nelere bakmalı?

konetsu
ağır kusurların sıralı tam listesi yok gibi? gördüklerime göre birkaç şeye baktım ve muayene öncesi frenlere baktıracağım.artık led farla geçmiyormuş genelde, bazıları mercekli farda geçiyor vs. dese de riske gerek yok dedim ucuz nasılsa halojen far aldım uzun ve kısalar için. muayenelik onları taka
ağır kusurların sıralı tam listesi yok gibi? gördüklerime göre birkaç şeye baktım ve muayene öncesi frenlere baktıracağım.

artık led farla geçmiyormuş genelde, bazıları mercekli farda geçiyor vs. dese de riske gerek yok dedim ucuz nasılsa halojen far aldım uzun ve kısalar için. muayenelik onları takarım...

sislere de aldım ama araçtakilere bakmadım, sadece ampul mü değiştirildi yoksa eskisi sökülüp gövdesiyle birlikte modül olarak sis farı mı takıldı bilmiyorum. değişen sadece ampulse halojenleri takarım. aracın orijinalinde sis farı olduğundan büyük ihtimalle sadece ampul değişmiştir. kitapçıkta sis farlarına h3 demiş aldım bi set.

direksiyonda ve akslarda filan boşluk hissetmedim, sorun yok gibi.

sürücü koltuğunu değiştirdim o sorun olmaz umarım? orijinalinde yükseklik ayarı yoktu çıkma koltuk aldım. şuan ileri geri eğim yükseklik vs. tüm ayarları kullanılır durumda. yerinde sabit, sallanma durumu yok.

lastikler kış lastiği muayeneye yazın giriyorum ama yazlık mı kışlık mı 4mevsim mi bakmıyorlar diye biliyorum. sadece diş derinliği ve aynı aksta farklı ölçü olmaması gibi şeyler önemliydi? bunlarda sorun yok.

frenlere baktıracağım, el freni ayarı gerekli gibi. kolçağa dayanana kadar çekmek gerekiyor. 1-2 diş kala bile kaydırıyor. kampana balatalarını değiştirmek de gerekebilir bilemiyorum bakılınca görürüz.

fren hortumlarında dış yüzeyde çatlak olmaması lazımmış, ona da baktıracağım.

yangın tüpü, reflektör, ilk yardım seti gibi şeyler hafif kusurla geçiyor gördüğüm kadarıyla? şart değil gibi ama tanıdıktan bulursam ödünç alırım...

amerikan park, f1 stop gibi zırvalar yok. ön arka tüm lambalar çalışıyor.

abs, airbag ışıkları vs. yanmıyor.

camlarda kırık çatlak vs. yok.

emniyet kemerleri sağlam.

silecek çalışıyor.

korna çalışıyor

yağ benzin hidrolik gaz kaçağı vs. yok

lpg tankı yeni.

mtv 2026 ilk taksiti ödendi.

bunlar dışında bir de emisyon testi olayı var onu kendim bilemem götürüp ölçüm yaptırana kadar. ama bariz bi duman atma veya benzin kokusu filan yok.

aklıma gelmeyen bunlar dışında ağır kusur sayılan bir durum var mı?
0
konetsu
(31.05.26)
bence arabayı illa göstereceksen önce muayeneye sok, ne eksikse tespit edip söylesinler, ondan sonra gösterirsin. şimdi kendi listene göre tamamlayıp gideceksin, abuk bir şeyden ağır kusur yazacaklar, tekrar gideceksin, iki sefer iş olacak.
0
kibritsuyu
(31.05.26)
O kadar şey yapmışsın ki aklıma lastik sibop kapaklarına da bak demekten başka bir şey gelmedi .
Bir de sileceğin çalışmasından ayrı olarak eskimiş durumda olmamalılar .
0
diyecevaplandı
(31.05.26)
@kibritsuyu şehir dışına gideceğim muayene için. güvendiğim bildiğim usta yok daha önce de araç muayene deneyimim olmadı. eski sahibiyle birlikte halledeceğiz. önümüzdeki iki hafta içinde gidip işimi bitirip dönmem lazım ki gitmem de birkaç gün sonra ancak mümkün olacak. bana 1 hafta 10 gün bi süre kalıyor.

tekte geçme ihtimalini maksimize etmek istiyorum. düşün mesela hiç sormadan bakmadan etmeden gittim sadece led fardan kaldım başka sorun yok? böyle saçmalıklar olmasın. yani ufak tefek gözden kaçabilecek veya yeni düzenlemeyle eklenmiş şeyler varsa bilelim işte. 2024 muayenesinde led farla geçiyordu hafif kusurdu değişmiş ağır kusura çevirmişler... bu tarz abuk şeyler nelerdir başka mantıksız ağır kusurlar var mı onu bilmek istiyorum.

şimdi frenler hortumlar şanzıman yağı hidrolikler vs. birkaç şeyi muayeneden geçse de geçmese de yenileyeceğim ilk muayene öncesi mi sonrası mı farketmez haliyle.
0
🌸konetsu
(31.05.26)
@diyecevaplandı aracı aldığımda dört kapağı da yoktu ben eski bisikletten çıkma kapakları taktım. ön sol kapak çatlak üçü sağlam. (en rahat göreceğime çatlak olanı taktım ki kırılır düşerse farketmem kolay olsun)

silecekleri de yeniledim. eskilerde yırtılma vardı. ama silecek yıpranması hafif kusur. 2024 muayene raporunda da diyor silecek süpürgeleri yıpranmış diye. ha o da değişip ağır kusura çevrildiyse bilemem?
+1
🌸konetsu
(31.05.26)
(10)

Neden 2. gezi eylemleri tekrar olmuyor?

mertumursamaz
Neden 2. gezi eylemleri tekrar olmuyor?Gezi parkı olayları 28.05.2013.salı tarihinde başladı 3 ay 2 gün sürdü 30.08.2013.cuma tarihinde bitti.https://tr.wikipedia.org/wiki/Gezi_Park%C4%B1_olaylar%C4%B1Gezi parkı olayları olduğu tarihlerde gene akp iktidardaydı ama o zamanlar bugünkü kadar baskı, bug
Neden 2. gezi eylemleri tekrar olmuyor?

Gezi parkı olayları 28.05.2013.salı tarihinde başladı 3 ay 2 gün sürdü 30.08.2013.cuma tarihinde bitti.

tr.wikipedia.org

Gezi parkı olayları olduğu tarihlerde gene akp iktidardaydı ama o zamanlar bugünkü kadar baskı, bugünkü kadar haksız tutuklamalar, bugünkü kadar ağır bir barınma konut sorunu, bugünkü kadar ağır bir ekonomik kriz yoktu genede eylemler oldu o zamanlar ülkenin durumu şimdikine göre çok daha iyi olduğu halde eylemler oldu da şimdi şartlar o günkünden çok daha kötü olduğu halde neden eylemler olmuyor?

Eğer iktidarın seçimle gideceğine inananlar varsa dolmabahçe saat kulesini ucuza satıyorum alabilirler.

Çözüm atatürk ün bursa nutkudur

tr.wikipedia.org

çünkü bursa nutkunu nepalli gençler
gerçekleştirdiler ve iktidarı devirdiler

tr.wikipedia.org

ama tc gençlerinin bursa nutkunu gerçekleştiremeyecekleri nepalli gençler gibi olamayacakları çok net.
-1
mertumursamaz
(27.05.26)
lahanayı yerken kütür kütür sapına gelince meee'ledikleri için.

şimdi biz nasıl özgür özel'e güveneceğiz ki ? bundan 10-15 yıl önce kemal kılıçdaroğluna da güveniyorduk ?

Misal şimdi: uşak(memleketim olur kendisi) belediye başkanını atayan(?) adama neden güveneyim de canımı malımı tehlikeye atayım ? Çankaya belediye başkanını atayan adama ? neden güveneyim bu adama ?

Bu bir rant aktarımınından, refah aktarımından başka birşey değil. Özgür Özel milletine faydalı olmak istiyorsa gitsin eczacılığını yapsın, kendi sermayesi ile çocuk okutsun, evde yemek pişirip ihtiyaç duyana aş evi açsın. Hiçbir siyasetçi millete faydalı olma derdinde değil; milletin cebinden tam olarak silah zoruyla(bkz: vergi) aldıkları paranın nereye aktarılacağına karar vermenin peşinde. Başka birşey değil.

Artık halklar uyandı, Erdoğan'ın Allah'ıyla halkın Allah'ının aynı olmadığını da anladı; muhalefet denilen kitlenin de aslında muhalefet olmadığını da.

İnsanlık adına size önerebileceğim tek şey: milleti gaza getirerek canına malına zarar gelmesine neden olmamanız olabilir. Hepsi bu.
-5
mete kudur
(27.05.26)
Benim anlamadigim neden butun gosteriler, yuruyusler vs. genel merkezle veya meclisle sinirli kaliyor. Bence hedef direkt Ak Saray olmali. TBMM'yi kimsenin taktigi yok. Gercek bir etki isteniyorsa Ak Saray'a yurunmeli.
+7
Sour
(27.05.26)
bu işler dış güçlerin finansmanı ile olur.
osmanlı zamanı da böyleydi, gezi zamanı da.
halkın kollektif bilinç ile hareket edildiğini sanıyorsan fanusta yaşıyorsundur.

kurtuluş savaşında bile savaştan kaçanların sayısı, tarlasına girilmeden savaşmayan köylüleri unuttunuz sanırım.
-17
plastic_angel
(27.05.26)
Bu bayram günü bile kamu mallarına zarar verilen , kaos dolu günleri mi yad ediyorsun hala?

O gün eylem yapanlar bile su an bu resmi tatilde dinleniyor olabilirler. Dışarıdan fonlanan bir çok organizasyonun Türkiye üstünde bir etkisi yok artık.

Terör bile kendini tasfiye etti.
Batıdan destek yok çünkü. Trump'ta anladı. Onları İran a maşa olarak kullanmak istedi ise de o da olmadı.

Şu bayramda mangal başında eline kuşbaşı ile süslenen şişi al eline, gözünü kapa ve onları tek tek yerken, gelecek seçimleri düşün.
Seçimler varken eyleme ne gerek var?
Oy hakkını kullan . Bir oy bir oydur.

Gerçek ağaç sevgisi , bu düşündüğün kaosa varan şekilde değil. Şu olabilir :
i.hizliresim.com
Olumlama , enjoy, relax ne ararsan var.


Ve bu arada sosyal medyanın da zihinlerde daha neleri törpülediğini anlamalısın. Ben bahsetmeyeyim
-18
diyecevaplandı
(27.05.26)
bu duyuruyu dün gece gördüm. bilhassa yazmadım, çünkü bazılarının sazan.avi gibi gelip yalan yanlış bir şeyler döşeyeceklerini çok iyi biliyordum :))

öncelikle, feto & akp & tarikatlar & siyasal islam; bunların çok belirgin bir ortak noktası vardır: yalan ve iftira.

medya tarafından bütün gezi parkı süreci bu şekilde lanse edildi, hala da ödleri kopuyor, harıl harıl her yere yazılar döşüyorlar ki gerçekler unutturulsun.

onun için, okuduğunuz yazıları bu üstte belirttiğim "yalan ve iftira şebekesi"nin varlığını göz ardı etmeden okuyun, özellikle bugünlere yaşı yetmeyenler..

peki neydi bu iftiralar?

1- "kabataş'ta belden yukarısı çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 70-100 kişilik baş örtülü bacımızı dövdü, üzerine işedi, görüntüleri var bizzat ben izledim"

bakın bunu herhangi bir aktroll medya elemanı, yorumcu, mv'i vs demiyor. bizzat "dönemin başbakanı" kendisi diyor. peki ne oldu? görüntüler tabii ki yok. belirtilen saatte kabataş iskelesi görüntüleri çıktı herkes işinde gücünde. bunu iddia eden kadın da daha sonra bunun iftira olduğnu kabul etti :)

tr.wikipedia.org

2- "cami'de bira içtiler yalanı"

bu feto & akp ortaklığı ustalık eseri bir iftira, .......lik.

yine dönemin başbakanı ortaya böyle bir şey attı. bu arada sosyal medya bütün dünyada yükseliş döneminde, geziyle ilgili onlarca hatta yüzlerce video var. fakat 1 tane bile cami'de içki içildiğine dair görüntü bulamadılar.

peki ne yaptılar sonra?

zaman gazetesi (feto) elinde kola kutusu tutan bir gencin elindeki kolayı photoshopla bira yapıp, üzerine de flu-sansür haline getirip piyasaya sürdü. bütün yandaş medya organlarında "cami'de bira içtiler işte kanıtı" diye bu fotoğraf sürüldü. gencin hayatı alt üst oldu. yolda görenler yüzüne vs tükürdüler, halbuki olay külliyen yalandı.

o zaman daha büyük bir şerefsizlik söylim..

o dönemki dolmabahçe camii müezzinini bu yalana ortak etmeye çalıştılar. adam "din adamıyım, ben yalan söyleyemem, cami'de bira içildiğini görmedim" dedi. sonra ne mi oldu? adamı görev yerinden sürdüler :))

3- "polisimizi şehidd etillerr" yalanı.

olaylarda hayatını kaybeden polis için dönemin başbakanı çıktı anında bu açıklamayı yaptı.

olayın aslı, 20 saat üzeri aralıksız çalıştırılan polis, göstericileri kovalarken inşaatı süren alt geçite düşerek hayatını kaybediyor. "dönemin başbakanı"nın açıklamalarından hemen sonra mesai arkadaşları olayın aslını anlattılar her yere.

bak bunlar ilk anda aklıma gelenler. hepsini detaylarıyla hatırlıyorum. o zaman bütün medyanın nasıl kontrol altında olduğu (eylemler fonlanıyor ya hani çok enteresan ama bütün medya gezi aleyhine çalışıyor :)) ) bariz bir biçimde ortaya çıkmıştı.

sosyal medya aktroll örgütlenmesime ağırlık vermeleri de bu zamanlara denk gelir, çünkü gezi olaylarıyla birlikte tv dönemi resmen bitmişti.

sorunun cevabını da yazacağım tekrar, ama bu mesaj, üstümdeki mesajların gerçekliği hakkında insanlara bir fikir verebilir umarım.. çünkü burada bile seküler bir hayat yaşıyormuş gibi duyurular açıp-cevaplayıp ancak bana özelden "erdoğan adını duyunca bile çıldırıyorsunuz di mi.." diye cevap atan troller var..

ona göre ölçüp biçip tartıp değerlendirin cevapları vs..
+19
makbur
(27.05.26)
Ağzınıza sağlık, sabah yazacaktım ben de yazılanları görüp bir tarafımla gülerek uzaklaşmıştım.
Sizinkilere ek olarak: küçücük bir çocuğun ölümü üzerine meydanda annesini yuhalatan dönemin başbakanı bir de, emri ben verdim beeen diye böğürmüştü. Bakmayın siz burada çok utangaç akpli var, geçen bi güneş kremi sorusunda ifşa olanlar olmuştu bir kaç tane…
+5
ekimoloji
(27.05.26)
Gezi oldu da noldu? Öndersiz ve ideolojisiz ve en önemlisi istediğini alana kadar düşünebileceğin her anlamda pes etmeyecek ve her şeyi göze almış bir kitle olmadan hangi tarih yazılmış? Adamın kendi kitlesi her şeyi göze alıyor, çünkü karşısındakini çözmüş bu göt korkusunu 50 km öteden yayıyor muhaliflerin %70'i. Sanki Özel çağırsa ve oraya ölümü göze alarak gitse arkasından sonuna kadar gidecek milyonlar var... Hatırlayan var mıdır bilmiyorum, gezi zamanı Erdoğan'la görüştükten sonra küçük sembolik bir grup olarak (gönüllülük bağlamında) Gezi'de kalma önerisi gelmişti Taksim Dayanışması'nın bir grubundan. Meali: yem olmak için kalmak isteyen var mı; biz eve gitmek istiyoruz.

Gidip kafasına plastik mermi, suratının tam ortasına biber gazı sıkan adama yaltaklanan kitleyle nerde ne değişmiş? Hala boykot diyen var ya, pesss. Yani yine evden oturacağın bir "eylem" planı yapsın muhalefet.
0
nefertarii
(28.05.26)
Gezi parkından bu yana çok şey değişti. İktidarın gücü çok daha konsolide, gündemi istediği gibi yönlendirme ya da bulandırma kabiliyeti çok daha derin.

O yüzden sokağa çıkmanın maliyeti yüksek, getirisi ise kuşkulu.

Bunun bir kısmı mevcut sistemin hemen herkesi hızlıca içeri atabilecek altyapısının olmasının yanı sıra, bunun çeşitli şekillerde insanların gözüne de sokulmuş olması ile alakalı bence. Bir Youtube videosunda geçen bir sözden ötürü, sosyal medyadaki bir yoruma istinaden gözaltına alınan ve tutuklu yargılanan bir sürü insan oldu. Şarkı sözüne, giydiklerine, fotoğraflarına vb. istinaden tutuklanmaktan dönenler ha keza...

İşin getiri kısmında ise bir protestonun iktidara geri adım attırması için onun üzerinde belli bir maliyet yaratması lazım: ülkede partiler arası oy geçişi çok düşük olduğu için AKP'nin CHPli (Ya da genel olarak muhalif) kalabalığa bakıp "Oy kaybediyoruz, bir oturup düşünelim" demeyeceği aşikar. Ülkenin Avrupa Birliği gibi bir hedefi de yok ve uluslararası iklim de farklı; yani protestolara istinaden demokrasi çağrısı yapacak, iktidara siyasi baskı kuracak bir AB de yok. Benzer şekilde yine iktidar üzerinde etkili olacak bir işveren örgütü (Tüsiad) ya da başka bir sivil toplum kuruluşu da yok.
0
salihdt
(28.05.26)
gezi çok fazla şey öğrettiği gibi karşı tarafta çok fazla şey öğrendi.
zor o işler artık. saraya yürümek falan diyen arkadaş buyur önden..
+1
jamswety
(29.05.26)
Bu sosyologların alanı ama durum çok net. Bizim gibi demokrasinin oturmadığı, cumhuriyeti bile bazı elitler sayesinde almış bir toplumda, kötü travmatik olaylar tekrar tekrar olmaz. Osmanlı döneminden şu zamana kadar, ülke belli elitler tarafından yönetilmiştir. Genelde halk hareketleri sert bir şekilde bastırılıp susturulmuştur. 1980 siyasi olayları askeri darbe olmadan toplum çatışması ile sonuçlansaydı, daha oturmuş bir demokrasi olurduk. Her hareket devlet tarafından sert şekilde bastırılıp kötü propagandayla yönetilince toplum içine kapanmıştır. 2. Gezi olaylarının ana aktörleri x ve y kuşağıydı. Şu an top z kuşağında. Onların karakterleri ve tepkileri daha farklı olacaktır. O sebepten 2. Bir gezi olmaz. Farklı şeyler olur.
+1
mikahakkinen
(29.05.26)
(10)

Çin'deki Uygur sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz?

santimantal
Sosyal medyada hem Uygurlara yönelik hem Çin Komünist Partisi'ne yönelik çok ateşli savunucular gördüm. Bir konu hakkında insanların bu kadar uçlara savrulmalarına şaşırdım. Sizce gerçekten bir Uygur sorunu var mı? Kim haksız, kim haklı?
Sosyal medyada hem Uygurlara yönelik hem Çin Komünist Partisi'ne yönelik çok ateşli savunucular gördüm. Bir konu hakkında insanların bu kadar uçlara savrulmalarına şaşırdım. Sizce gerçekten bir Uygur sorunu var mı? Kim haksız, kim haklı?
0
santimantal
(25.05.26)
Ben hiç görmedim. Türkiye’de gündem bu kadar yoğunken başka ülkelerdeki sorunlar ilgimi çekmiyor.
0
ekimoloji
(25.05.26)
Düşünmüyorum.
Gazze de umurumda değil.
Bizim derdimiz bize yetiyor.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(25.05.26)
Zulüm varsa, sorun vardır.
Zulüm gören uzaklardaki bir hristiyan toplum bile olsa , devlet olarak elimizden geldiği kadar yardım etmeliyiz.
Yapılanma aşamasında olan Türk Devletleri Teşkilatı büyüdükçe Uygur sorunu da kalmayacak ve ikinci çin seddini yapmayı düşünecekler. 90lı yıllarda idam edilen Uygurlar Tv'de sansürsüz gösterilmişdi .

Cebimizdeki parayı , marka ürün almayı , keyfimizi çok düşündük. Tatil planları bile birileri için başladı .
Gazze'nin, Uygur'un sorunu benim de sorunumdur. İnsanlık denen bir şey var.
Onu kaybetmemek lazım
Kurbanımızı da yine yurt dışına bağışlıyoruz .
-6
diyecevaplandı
(25.05.26)
Dünyanın hiçbir yerinde alelade sıradan insanların zarar görmesini istemem. Ama başkalarını düşünecek bir konumda olduğumuza inanmıyorum, her şeyden önce kendi insanımız geliyor, çünkü bu ülkenin insanı da herkes kadar insan. Henüz ülke içinde yapacak çok şey varken ülke dışındaki olaylara istesem de ilgi gösteremiyorum.
+2
akhenaten
(25.05.26)
amerikanın fonladı ve çine karşı kışkırttığı bir grup var. bunlar batıda yaygara çıkartıyorlar. sözde liderleri zaman zaman bize geliyor burada ağlayıp zırlıyorlar. paraları alıp geri dönüyorlar.
aynı şekilde tayvanda böyle. çin güçlendikçe bu maşalar üstünden abd baskı kurmaya çalışıyor.
birde uygur türkü diyorlar tamamen araplaşmış bir toplum var orada. ne türk kültürü ne asya kültürü var.
0
my fault
(25.05.26)
Çin’de büyük bir sorun var. Bir grup insan etnik kimliklerinden ötürü ciddi manada baskı görüyor. Doğrudan gidip görüp şahit olan insanlar var.

Şu kitap bu konuda oldukça ufuk açıcı: www.kitapyurdu.com
0
but that was just a dream
(25.05.26)
Altını kazısan her türlü halk hareketinin, kalkışmanın, isyanın vs. arka planda destekleyicisi, çıkarı için kullanıcısı vardır. Bunun istisnası çok az diye düşünüyorum. Bu nedenle ABD'nin faydası için falan filan muhabbetleri bana çok anlamlı gelmiyor. ABD kendi faydasına kullanıyor da, Çin insanlara ızdırap olmak zorunda mı? Tabii ne seviyede ızdırap olunuyor o da ayrı konu.

Kürt meselesi bizim açımızdan benzer bir örnek olabilir. Tamam onlarda da birilerinin maşası olma durumu falan vardı da, bugün biz orada tek tipçiliğe mi zorlayalım, ızdırap mı olalım insanlara.
0
mbond
(25.05.26)
Uygur sorununun ayni Kurt sorunu gibi oldugunu dusunuyorum. Iki grup da ayrilikci. Iki grup da etnik olarak ulkenin geri kalanindan farkli. Bu problem degil ama ayrilikci olmalari problem, bu sadece isin tuzu biberi oluyor. Iki grup da merkezi hukumetten eziyet gormusler (su an ikisinde de gecmise gore daha az). Burada hakli olarak da gorebilirsiniz haksiz da. Fakat insan once kendi ulkesine, kendine bakmali diyorum. Ozellikle milliyetci, ulkucu tayfa Kurtlerden bu kadar nefret ederken, Uygurlu kardeslerimize, soydaslarimiza zulum ediliyor demelerini komik buluyorum. Tarihleri kurtlerle benzesiyor. ABD kendi faydasi icin kullaniyor denmis hakli olarak, ayni durum Kurtler icin de gecerli.
+2
Sour
(26.05.26)
butun devletler bir kimlik belirleyip buna uymayanlara zulmediyor. turkiye'de de ayni bok, cin'de de.

her toplumun ve sehrin ozgurce kendini yonetebilmesi lazim. devletler mahkeme gorevini asip kimlik insasina girdi mi hep problem cikiyor. zamaninda biz de denemisiz iste turk kimlik insasina girip bunu herkese dayatmayi. olmuyor iste dogu'da turkce konusulmayan koyler var hala. hep beraber aci cekiliyor sonra.
-1
antikadimag
(27.05.26)
Ağır insan hakları ihlalleri, baskı vb var. Ama soykırım, katliam yok.

Sorunun özü ABD'deki yahudi lobileri. Her yıl ABD'de gösteriler düzenliyor, her ay raporlar yayınlıyorlar. Bana yahudi lobisinin uygurların haklarını canhıraş savunup desteklemesi anlamsız geliyor. Sorulduğunda "biz de soykırıma uğradık" diyorlar.

Altı siyonist lobiden "Jewish Movement for Uyghur Freedom (JMUF)" hareketi özellikle dikkat çekici.

Bunlar yüzünden Çin hükümetiyle masaya oturulup sorunların ele alınması imkansız hale geliyor. Zira diğer ülkeler siyonist lobilerle ve ABD 'yle karşı karşıya gelmek istemiyor.

Bu lobiler olayı "ırk" üzerinden ele alıp yorumluyor. Irkçı yaklaşımların sonu her zaman vahşet ve soykırımla bitmiştir. Ama yahudi lobilerinin umurunda mı? Hayır . Birgün oradaki müslümanları pazarlık konusu yapacaklardır.
0
hebanon
(27.05.26)
(6)

700 bin tl'ye hızlı alış satışı olan manuel araba önerisi

Dartagnan
Buradaki araba takipçilerine bir sorum olacak. Açıkçası arabalarla çok haşır neşir değilim ve hem iş hem evlilik sonrası gereklilik oldu artık. Arabalarla alakam olmamasına rağmen manuel ehliyeti tekte aldım 2021 de ve bir daha da manuel araba kullanmadım ehliyet aldıktan sonra. Sırf pratik ve öğre
Buradaki araba takipçilerine bir sorum olacak. Açıkçası arabalarla çok haşır neşir değilim ve hem iş hem evlilik sonrası gereklilik oldu artık. Arabalarla alakam olmamasına rağmen manuel ehliyeti tekte aldım 2021 de ve bir daha da manuel araba kullanmadım ehliyet aldıktan sonra. Sırf pratik ve öğrenmelik bir araba bakıyorum 700 bin tl fiyat bandında. Ve pratik yapıp öğrenip tekrar satmayı düşünüyorum otomatik araba daha üst model ya da kenara birikim koymak için. Yani sırf öğrenmek için kısa süreli elde tutacağım. Bana böyle 1 sene kullanıp hemen satabileceğim piyasası olan bir manuel araba önerir misiniz? 700 bin tl civarında?
0
Dartagnan
(23.05.26)
Opel Astra j kasalara bakın.
Hatchback / sedan kısmı size kalmış. Benim gördüğüm kadarıyla seveni çok .
0
diyecevaplandı
(23.05.26)
Yeni modelleri 700 'ü geçer ama bu iş en iyisi bence Fiat Egea.
+1
creepy
(23.05.26)
Egea
+1
jackyr
(23.05.26)
Egea, clio. Piyasada nakit gibidirler.
+1
ground
(23.05.26)
ne aliyorsan al ama tüm paranla ikinci el arac alma. ariza ve diger sorunlar icin kenarda bi 100binin kalsin.

zaten aldiginda sigorta, bakim, muayene, eksik giderme derken 30-40 binin rahat gidecek. ornegin bidr supriz bi triger bakimi cikarsa 30 bin. o yuzden 700 binlik degil 600 binlik bi arac bakmaya calismanizda fayda var.
0
johnnie w lker
(23.05.26)
Accent blue
0
duster
(24.05.26)
(16)

uluslararasi bir etkinlikte siyaset

sanxis
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden, etkinlik kurallarina aykiri oldugu gerekcesiyle rozetini cikarmasini istiyor. katilimci rozeti cikarmayi reddediyor, salondaki bin kisiden hangisinin uzerinde dini ya da siyasi sembol olup olmadigini bilemeyeceklerini, bu tavrin sadece filistin meselesiyle ilgili oldugunu dusundugunu soyluyor. tartisma buyuyor, sesler yukseliyor. katilimci herkesin icinde organizatore bagirarak "soykirim destekcisi" gibi ithamlarda bulunuyor. bunun uzerine katilimcidan salonu terk etmesini istiyorlar, 10 dk suren bir itis kakis sonunda ucretini iade edip salondan cikartiyorlar.

katilimcinin iddialari: salonda dini ve siyasi sembol sayilabilecek baska bir cok unsur tasiyan kisi olmasi cok muhtemel (taki, tisort, dovme vb), etkinligi tum bunlardan arindirmaya calismak gercekci degil, dogru da degil. bana karsi sergilenen tavrin sebebi filistin meselesiyle ilgili bazi katilimcilarin rahatsizligi ve organizatorun catismadan kacinma istegidir. "amacimiz insanlarin bayraklarini ve kimliklerini kapida birakip burada birbirlerini kucaklamasidir" diyerek aslinda farkliliklarimizi kapida birakmamizi, cunku bazi farkliliklara hosgoru gostermeyebileceklerini ifade etmis oluyorlar.

organizatorun iddialari: bu etkinligi 15 yildir duzenliyorum ve hicbir zaman politik bir rengi olmadi. kisisel olarak filistin halkinin yaninda olsam da, etkinlikte bir rozete izin verirsem hepsine izin vermem lazim ama 5 kitadan insanin geldigi bir etkinlikte bu bircok soruna yol acabilir. katilimcidan rozeti cikarmasini kibarca rica ettim ama sebeplerini aciklamama bile izin vermeden bana hakaret etmeye basladi. etkinlikten cikarilma sebebi rozet degildi, bana bagirdigi ve hakaret ettigi icin etkinlikten atildi.

sizce kim hakli?
0
sanxis
(21.05.26)
Katılımcı filistinli ise haklı yoksa haksız. Filistin vatandaşı kendi rozetini pek tabii taşıyabilir. Siyasi amaç içermez ülkesini temsilen orada. İsrail vatandaşı da taşıyabilir.
Ancak bir Türk filistin rozetiyle katılırsa siyasi propagandadır. ABD'de siyonist biri İsrail rozetiyle katılabilir.
0
croswell
(21.05.26)
organizatör daha haklı.
başkalarında başka semboller de olabilir ama gündemdeki bir konu olması sebebiyle filistin rozetinin tetikleyici bulunması olasılığı daha yüksek haliyle. katılımcının yerinde ben olsaydım, bir duruş segilemek istiyorsam rozeti çıkarmaz ve etkinliği terk ederdim.
organizatöre bağırması falan tatsız ve gereksiz bir şov olmuş.
0
lil siztah
(21.05.26)
bence etkinlik sahibi haksız. en başta şikayet edilmeye geldiğinde kişilerin üstündeki rozet gibi küçük bir sembole karışamayacağını, aynı şekilde israil rozetine de karışamayacağını, çok büyük bayrak açmak, tahrik edici ve organizaysonu bozucu hareketler dışında insanları takılarından dolayı uyaramayacağını söylemeli ve geri püskürtmeliydi. olayı büyüten kendisi olmuş. o zaman iki tarafı da dışarı çıkaracaksın.
+3
awlmi
(21.05.26)
Katilimci hakli, neyi nereye kadar kontrol edeceksin. Biri atiyorum hacli kolye falan taksa, ya da garip bir dovmesi olsa onu da mi cikaracaklar. Tabii bu isler siyah-beyaz ayrilamiyor. Mesela nazi simgesi tasisa ne olacakti, o zaman organizator kesin hakli diyecektik falan filan.
+1
mbond
(21.05.26)
iki tarafın da haklı olduğu konular var.

Organizatörün burada siyaset istemiyoruz argümanı pratikte uygulanamaz. Salonda muhtemelen haç kolye takan, ülkesinin bayrağını taşıyan dövmesi olan, ukrayna renklerinde bileklik takan ya da LGBT+ sembolü taşıyan birileri vardır. burada arkadaş haklı.

organizatör açısından bakacak olursak o saat aralığında mekanın ve etkinliğin sahibi organizatör. Ağa o. 15 yıldır bu işi yapan birinin, 5 kıtadan gelen insanları güvenli ve steril bir alanda tutma çabası anlaşılabilir. Eğer Filistin rozetine izin verilirse, ertesi gün İsrail, Tayvan, Ukrayna veya Rusya sembolleriyle gelecek insanların yaratacağı kaosu öngörmüş ve bunu engellemek istemiş olabilir.

Ha organizatörün ; onu rozet yüzünden değil, hakaret ettiği için attım savunması hukuken ve usulen doğrudur. Hiçbir organizasyon, yöneticisine herkesin içinde 'soykırım destekçisi' diye bağıran bir müşteriyi içeride tutmak zorunda değildir. Parasını iade edip dışarı çıkarmak en doğal hakkıdır.
0
galahad reloaded
(21.05.26)
Organizatörler , uluslararası alanda çalışan faaliyet gösteren firmalar vs. siyonistin ayağına basmamayı tercih ederler. Çünkü para, pazar, yatırım onlarda.
Türkiye'de dahil bütün dünyada sanattan spora , siyasete iş dünyasında, ekonomide eğitimde hatta bilim / felsefe yönüyle öne çıkan ortamlar gibi belli kesimlerde siyonistin belirli büyük bir tekeli vardır.
Dünyada tanınmış bir çok ödül törenlerinde bile siyonist yanlıları yine kendileri gibi siyonist yanlılarına akademik , sanat vs. adı altında ödül verirler.

Nobel barış ödülü :) derler bazen. Sürekli savaş çıkaran sağa sola saldıran siyoniste laf edebilen var mı ? yok .

Neyse konu uzadı . Cevabı basit o organizatörün faaliyet gösterdiği alanlar ve sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında , neyin karşısında sustuğu, neyin tarafında olduğu da anlaşılır.
5 kıtadan 1000 geliyor ve sorun da bir kişinin üstüne taktığı rozet oluyor.
Ama orada belki yüzlerce kişinin zihninde asılı duran siyonist bayrağı dışarıdan görünmediği için bir sorun yok demek.
ABD de bile görüldü Filistin yanlısı üniversite görevlilerinin ne derece mobbing vs siyasi baskılara maruz kaldığı.

Bu arada Netenyahu istediğini hala alamadı . Kazanmak , arkada ABD olmasına rağmen sürekli öldürmekle ele geçen bir şey de değil .
0
diyecevaplandı
(21.05.26)
etkinliğin ortasında durup dururken slogan atmıyorsa siyaset yapmıyor. isteyen filistin bayrağının rozetini takar, isteyen maga yazılı tshirt giyer, isteyen domuz poposu desenli şapka takar, kimseye bi zararı yok, müdahale edilemez. tetiklemekse sorun herkes her şeyden tetiklenebilir, onların sorunu.
0
mezzosprite
(21.05.26)
Organizatör haklı, kural varsa herkes uymalı.
0
ekimoloji
(21.05.26)
diyecevaplandı+1

Organizatör belli ki pragmatist düşünüyor, 3 günlük etkinlik kazasız belasız aksamadan geçip bitsin şeklinde. Bu yüzden biz burada siyaset istemiyoruz gibi steril ve ortayolcu bir duruş, egemenin yanında hizalanmak demektir, hiç siyaset olmasın dediğin, egemenin ağzının tadı kaçmasın diye düşünüp, otokontrolünü uyguladığın yerde tarafını seçmiş oluyorsun. Buna cevap hangi politik kampta olduğuna göre değişir.
+2
grimavi
(21.05.26)
Katilimci hakli ve argumani cok dogru.

@croswell ne alakasi var, filistin'i desteklemek icin filistin vatandasi mi olmak gerek?
+1
baldur2
(21.05.26)
Hakim ideoloji tarafından soykırıma uğratılan bir halkın yanında duran ve sesini çıkaran herkes haklıdır. "x'te siyaset istemiyoruz" diyen herkes 7 Ekim'de İsrail'e destek kampanyaları yaptı. Aynı kişiler Rusya-Ukrayna savaşında Rus'ları bilimsel kongrelerden bile banladı. Aynı şey İsrail vatandaşları için talep edildiğinde "siyasete karışmıyoruz" oluyor. Bu ikiyüzlülük bu kadar görünür haldeyken hiçbir organizatör, kimsenin yakasındaki rozete, omzundaki kefiyyeye karışamaz. Organizatör haksız, katılımcı haklı ve argümanları yerinde. Keşke arbedeyi büyütüp etkinliği yapılamaz hale getirseydi.
+2
evrim halkasi
(21.05.26)
Organizatör haklı, o kadar insan bir etkinlik için toplanmış, farklı iki kutupta insanlar olabilir ve amaç dünya görüşünden bağımsız olarak birlikte eğlenebilmek.

Karşı görüşe sahip birisini tahrik edecek bir sembol takıyorsan sonuçlarına katlanırsın.
-1
kimlanbu
(21.05.26)
öyle kültür sanat etkinliği olmaz bir kere.

hayattaki her şey siyasidir. siyaset insanın nasıl yönetildiğini sorgulaması, gerektiğinde bu yönetici erk'in oluşturduğu yanlışlara mağduriyetlere ve haksızlıklara tepki gösterip ses çıkarmasıdır.

bu saydıklarım kültür sanat etkinliklerinin de önemli bir tarafını oluşturur. e film festivallerini düşünün, gırla siyasi film belgesel vs kaynar. müzik festivallerinde bile ne gruplar çıkıyor sözler full siyasi.

yani şu "sanata siyaset karıştırmayın" cehaleti bir bizim toplumda var. aksine sanatın kendisi zaten bir başkaldırı, siyasetin kendisidir.

kaldı ki burada bahsedilen çetnik selamı, gamalı haç vs gibi bir tarafı gerçekten provoke edeni aşağılayan, taciz eden bir gösteri de değil. bayrak, filistin bayrağı. minicik bir rozet.

aşırı sıkıntılı bir durum. bence gerçek sanatçılar, bu katılımcının engellenmesi yüzünden bu organizsyonu protesto ederlerdi. tabii artık bütün dünya youtuber, fon, clickbait üzerinden yürüdüğü için benim hayalim bir ütopya..
+3
makbur
(21.05.26)
Bagiris, itham ve kargasa hos olmamis. Katilimci burada haksiz. Organizator ise Yahudi'den gelen sikayeti yoksaydiginda organizasyonun ardindan sahsina gelecek tepkilerden korkuyor, belki isinin bozulacagindan ya da seneye ayni organizasyonu yapamayacagindan cekiniyor ve rozet konusunda kaypak davranmis.
-1
osssy
(21.05.26)
Katılımcı her şekilde haklı. Organizatör katile katil, soykırımcıya soykırımcı demekten aciz bir zavallıymış.

Filistin meselesinin siyasi olduğunu düşünen ve iddia eden herkes benim nazarımda zavallıdır.
0
10551037
(22.05.26)
Bir ülkenin bayrağı siyasi simge sayılamaz.

İnsanlar ülkelerinin egemenlik simgesini özgürce taşımakta haklılar. Başka bir ülkenin bayrağından rahatsız olan, sorunu kendinde aramalı.

Amerikan bayrağı rozeti için Irak'ta yaptığı soykırım dolayısıyla tepki gösterilse, aynı reaksiyonu verebilecek mi?

Organizatör net haksız.
0
babilfish
(22.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(1)

fonlabuyusun.com'a girebiliyor musunuz?

Sour
merhaba! ne telefondan ne de laptop'tan girebiliyorum. acaba yurt disina kapali mi? onu gectim, google aramalarinda bile cikmiyor.
merhaba! ne telefondan ne de laptop'tan girebiliyorum. acaba yurt disina kapali mi? onu gectim, google aramalarinda bile cikmiyor.
0
Sour
(19.05.26)
giriliyor. anasayfada isimlerinin taklit edildiği hususunda bazı
sahte hesaplara dair uyarı yazısı da var .
0
diyecevaplandı
(19.05.26)
(4)

Denizli'de 2-3 Günlük Tatilde Neler Yapılabilir?

sislerrr
Merhabalar,Daha önce Denizli'ye gitmedik. 2-3 günlüğüne gitmeyi düşünüyoruz. Neler yapabiliriz, önerilerileriniz vs ?
Merhabalar,

Daha önce Denizli'ye gitmedik. 2-3 günlüğüne gitmeyi düşünüyoruz. Neler yapabiliriz, önerilerileriniz vs ?
0
sislerrr
(19.05.26)
oradaki bir arkadaş şunu diyor : pamukkale gezisi,teleferik ve termal otellerde havuza girilebilir. çivrilde ışıklı göl turunu unutulmamalı. pazar günü sevindikte tren yolu yanında ikinci el pazarı var. nostalji eşyalar için bakılabilir.
0
diyecevaplandı
(19.05.26)
eş dost akraba evinde kalmayacaksanız karahayıt'ta bir termal otele yerleşin. ilk gün dinlenme 2-3. günleri de gezmeye ayırırsınız.

denizli kebabı yemediyseniz bayramyeri'nde muhtarın yeri veya kebapçı enver. kilosu 2 bin tl falan olmuş yalnız, bence değmez ama siz bilirsiniz. (yiyecekseniz öğleden sonraya kalmayın)

pamukkale'ye gidersiniz zaten, müzekart yoksa girişte müzekart çıkartarak girin kazıklanmayın, termal bir otelde kalmıyorsanız kleopatra havuzuna girin (bu kısım ekstra ücrete tabidir) teleferik bence kışın güzel, yukarıda bağbaşı yaylası var. teleferik yakınında bir de horoz heykeli var. (kampüsün biraz yukarısında) gitmişken oraya da uğrayabilirsiniz. denizli horozlarının canlı tanıtıldığı bir alanı vardı ama şimdi ne durumda bilmiyorum. bit pazarı vakit kaybı olur.

yakın ilçelere gelecek olursak buldan'a gidilebilir, buldan bezi, havlu, peştemal falan meşhur ve fiyatlar güzel. buldan simidi yiyebilirsiniz.

sarayköy'de seradan çilek toplayıp topladığınız kadarını satın alabilirsiniz. az ilerde tırkaz gölü var flamingoları görebilirsiniz.

tavas'ta tekstil müzesi var. görülesi bir gümüşdere obruğu var mesela bu sene suyla dolmuş.

ilçelerde illaki bir şeyler bulunur ve keyifli olur ama her yere uğramak da zor ve yorucu olur o yüzden uzatmıyorum. ama aklıma gelmişken serinhisar'dan falan geçerseniz leblebi ve türevleri ile taze kuruyemiş alın.
+2
Improbable
(20.05.26)
denizlide pek bir şey yok. pamukkaleye gidilir. teleferik çalışmıyor. yarım gün buldan gezilebilir. ben denizliliyim denizlide termale gidip otelde takılcan. tipik anadolu şehri.
-2
mikahakkinen
(20.05.26)
Tarihi yerleri severseniz, Laodikeia Antik Kenti, Denizli Hierapolis (Pamukkale) bu ikisi aynı yol üzerinde Pamukkale 'ye mutlaka gidin, havuz yeni açıldı orada takılabilirsiniz, Tripolis Antik Kenti (Buldan) burası da güzel bir tarihi kent, gitmişken Buldan çarşısında alışveriş ve seviyorsanız Süleymanlı yayla gölüne gidilebilir. Afrodisias Antik Kenti de Aydın'a bağlı ama 40 dk uzaklıkta, bence ilginç bir yer.
Şehir için gündüz kaleiçi çarşısı gezilip çıkışında kebap gömebilirsiniz. Akşam üzeri de Çamlık tarafında gidip canlı müzik yapılan mekanlarda veya cafelerde takılabilirsiniz.
Doğa trekking vs seviyorsanız bir çok dağ vs. var. Ama onlar başka bir yazının konusu olsun.
0
creepy
(21.05.26)
(13)

Sürekli borç isteyen arkadaşıma nasıl davranmalıyım?

rojhat
Merhaba ben 35 yaşında tutunamayan biriyim. Epey zamandır işsizim. Liseden samimi olduğum bir arkadaşım vardı. Sonra basit bir sebepten küstük, o haksızdı. Aradan yıllar geçti geçen yıl beni aradı diğer bir ortak arkadaşımızla, numaramı unutmamış. Birkaç defa görüştük, şansa evlerimiz de yakın. Birk
Merhaba ben 35 yaşında tutunamayan biriyim. Epey zamandır işsizim. Liseden samimi olduğum bir arkadaşım vardı. Sonra basit bir sebepten küstük, o haksızdı. Aradan yıllar geçti geçen yıl beni aradı diğer bir ortak arkadaşımızla, numaramı unutmamış. Birkaç defa görüştük, şansa evlerimiz de yakın. Birkaç ay sonra çok sıkışık olduğunu söyledi ardından bana bu ay biraz destek çıkabilir misin dedi. Ben de ilk defa istediği için benim için de yüklü bir miktar sayılabilecek bir parayı gönderdim. O sıra eşi tüp bebek tedavisi görüyordu, 1 ay sonra beni aradı bebek müjdesi verdi. Ben de o sevinçle borcumun ona hediye olmasını söyledim. Kabul etmedi ısrar ettim. Ama ondan sonra neredeyse ayda bir ufak tefek miktarlarda istiyor. Öncesinde girizgah olarak detaylı bir dert yanıp ardından konuyu para istemeye getiriyor. Neredeyse her buluşmamızda da tüm hesapları ben ödüyorum. Benim hiç arkadaşım yok onu da kaybetmek istemediğimden neredeyse her istediğinde para veriyorum. Üstelik kendisinin hayat kalitesi benden çok daha iyi. Evli, evi var, sabit bir işi var. Bense işsizim, aynı yaştayız hiçbir şeyim yok. Öyle ailemin verdiği biraz harçlıklar var. O da biliyor muhtemelen benim hiç arkadaşımın olmadığını ve asosyal biri olduğumu hatta benle yazışırken sanki ödülmüş gibi 'akşam cafede görüşürüz' diyor. Yakında belki ablasının işyerinde onun referansıyla işe girebilirim şimdi o iş girmekten bile korkuyorum iş buldu diye bu sefer sürekli para isteyeceğinden. Sizce ne yapayım?
0
rojhat
(18.05.26)
Ne demek ne yapmalıyım ? telefonlarını açma, mesajlarını görme. İşe de girmeyi ver, arkadaş değil vampir mübarek.
+10
ebeş
(18.05.26)
Yalnızlıktan korkma. Resmen dolandırıcı con-man bu kişi. Ne arkadaşı yahu.
+6
gabe h coud
(18.05.26)
Aniden yüklü miktar borcun içinde olacaksın. Bu kez sen borç isteyeceksin. Oldu bitti
+2
artıküyeolmakistiyorum
(18.05.26)
Bebek müjdesi olayında hediyem olsun demişsin ok, peki daha sonra aldıklarını hiç geri ödedi mi? Bu olay vesilesiyle hayır demeyi öğrenmen gerekiyor ne yazık ki. Kusura bakma ben de sıkışığım bu ay diyeceksin, yavaş yavaş sınır çizeceksin bu arkadaşa
+2
kullanicadi
(18.05.26)
@kullanciadi daha sonra istedikleri borç 1000, 500 lira vs. o yüzden çok borç gibi durmuyor. Ama ben işsizim bu yüzden benim için fazla, ikinci seferdir reddettim. Bugün istediğinde daha GSS borcumu bile ödeyemedim dedim. O borç isterken demişti akşam kahvede bir çay içelim benim bahanemden sonra yazmış akşam eşim rahatsız değilse kahvede buluşalım :)
0
🌸rojhat
(18.05.26)
Bir kez istediği parayı verme bakalım ne kadar arkadaşmış görürsün. Kendini kullandırma dostum.
+6
Zulm
(18.05.26)
Onun haksız olduğu durumda bir kez küsmüşsün, bu da ikinci haksızlığı ve seni sürekli işsiz olmana rağmen eksiye doğru itiyor. daha uyanamadın mı ?
Bu arkadaşlık falan değil yiyicilik . Anlasana . İşsiz olmak, tüyü yolunmaya hazır ördek olmak demek değildir.
Fakiri çok düşünürüm . 500-1000 TL umursamam ama yiyici kimselere 10-20 TL bile harcamak bana zor gelir.

Onun referansını falan da boşver. Bir gün sorun olduğunda yine onun bu kez karanlık referansı işten ayrılmana sebep olmasın .
+2
diyecevaplandı
(18.05.26)
"Benim hiç arkadaşım yok onu da kaybetmek istemediğimden neredeyse her istediğinde para veriyorum."

Eğer para verdiğiniz için arkadaşınız olarak kalıyorsa zaten arkadaşınız değildir ki? Ama bu basit bir etik çıkarım da değil sadece; işsizim diyorsunuz. Sağladığınız bu para akışı sürdürülebilir değil. Yani eninde sonunda kesmeniz gerekecek, ya da paranız bitecek. Bu durumda, bu kişi para için sizin etrafınızdaysa para bitince yine yok olacak. Siz de hem paranızdan hem sosyalliğinizden olmuş olacaksınız. En azından gidecekse şimdiden gitse de paranız size kalsa? Çünkü hali hazırda ortada arkadaş falan yok anlatımınıza göre; sadece bütün parasını arkadaş taklidi yapan birine harcamayı kafaya koymuş siz varsınız. Arada Japonya'da parayla aile taklidi yapan ekipler tutuyorlar falan diye haberler çıkıyor duydunuz mu hiç? Bu da onun gibi biraz. Böyle şeylere para harcamayın.
+1
akhenaten
(18.05.26)
Kumar oynuyor. Ara şimdi, dedeye bulaştım kazandım ama site paramı vermedi de bakalım ne tepki verecek.
+2
nickini vermek istemeyen uye
(18.05.26)
Seni keriz yerine koyuyor.
+3
topkapiaksaray
(18.05.26)
Gönder girsin deyyusu. Sen banka mısın
+2
runaway
(18.05.26)
Aynı frekansta değilsiniz artık. O eski bıraktığın arkadaşın değil, fark etmişsin ama kabul edemiyorsun. Belki verdiğinle dostluk satın almaya çalışıyorsun ama böyle olmaz.
+2
bumbum
(19.05.26)
Sen onu arkadaş olarak görüyorsun ama o seni sağmal inek olarak görüyor. Senden menfaati olmasa buluşmaz, konuşmaz. Menfaatini kes, yani borç vermeyi; hesap ödemeyi bırak. Bak bakalım arkadaşlığı sürüyor mu.
+3
dawsonscreek
(19.05.26)
(10)

Arkadaslarla para yatirim konusulmali mi

Purple life
Sizce?Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
Sizce?

Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.
Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
-1
Purple life
(18.05.26)
ne olursa olsun paylaşmayın. en beklemediğiniz şekilde aranıza girebilir para mevzuları.
+1
shadowfollower
(18.05.26)
Arkadaşlarla yatırım stratejisi konuşulmalı. Birbirimizi egitmeliyiz birçok konuda olduğu gibi.
Genel olarak kimseyle ne kadar paran olduğu çok konuşulmamalı.
+3
logisticsmanager
(18.05.26)
Para ve yatırım işleri konuşulmalı, miktardan bahsedilmemeli.
Borç istemeye teşvik gibi oluyor. Paraya sıkışıldığında ilk akla gelen kişi oluyorsunuz. Sonrası sıkıntılı oluyor ki hiç gerek yok.
Bir de olanın olmayana hava atması görüntüsü verebilmesinin yanında olmayanda varsa bir kıskançlık damarı, tam o noktayı uyarmak, tahrik etmek gibi de sonuçlar doğuruyor.
Gerek yok bence.
+1
Mirket
(18.05.26)
tutar konuşulmamalı +1
+1
awlmi
(18.05.26)
çok yakın arkadaşsa ve ekonomik olarak aynı standartlardaysanız olabilir. Ancak bir süre sonra tek muhabbetin para konularına döndüğü ince bir eşik var oradan kaçınmak lazım. O noktadan sonra adamla artık paradan başka birşey konuşmuyorsun.
0
nuevo
(18.05.26)
Konuşulmamalı.
Çevremizdeki insanlarla uzun zamandır
iç içe olduğumuzdan bazılarının bu gibi hususlarda menfaatimize olduğunu bildikleri hususta adeta içten yanmalı motor gibi kendilerini tükettiklerini ve zamanı geldiğinde aleyhimize hareket edebilecekleri gerçeğini bilmemiz lazım.

Bunu o an belli etmeyebilirler ama zamanla kendi davranışlarına yansır.

- Onun nasibinde , kaderinde kazanmak varmış beni ilgilendirmez... demezler.

Bunun fakir olmakla da çok ilgisi yok. Kalbi bir şeydir.
Zamanında fabrika, şirket yönetimi ortamlarında bulunan biri benzeri şeyler söylemişti :
- Şirket patronlarının buluştuğu ortamlarda bile bu içten içe sezilir.
Onunki (şirket) büyük , benimki küçük.. düşünceleri kafalarında gezinir durur.

Ne de olsa aynı mekanda bir arada bulunmaları konusunda tek etken maddi varlıklardır. Sevgi, empati , misafirperverlikleri değil .

Böyle insanları tanımanın bir yolu,
sürekli zengin, makam sahibi insanların yakınında olma istekleriyle öne çıkarlar.
Ne kadar yakınlıkları varsa o kadar adam satma ihtimalinin fazlalığı söz konusu.

Aslında en zor durumlardan biri de çalışan eşlerin birbirlerinin maaş farklarını dert etmesidir.
Evet , maalesef dile getirilmesi de kimilerinde bu zaaf vardır.
Bu maddiyatla sınırlı zihniyet için " bir aileyiz" kavramı çok anlam ifade etmiyor.
...
Bir de misafirliklerde kadınlar arasında o çok geçen eşlerinin kazancı, imkanları hakkındaki konuşmalar.
Akşam vakti diğer evlerde sorun olur .
Dedik ya üstte içten yanmalı motor, yakıyor işte...
0
diyecevaplandı
(18.05.26)
bilmesinler bence de, yüzde oranlı yüzeysel belirtilebilir belki
0
gadlemler
(18.05.26)
No.
Buradan yaz ama hisse tavsiyesi. Sen yetkili bir abiye benziyorsun
0
benaslindayohum
(19.05.26)
“Malın iyisi, sahibinin gizlisidir.”
“Sırrını açma dostuna, dostunun dostu vardır o da söyler dostuna.”
Yüzyıllar önce hep cevaplanmış bu tür sorular.
+3
dawsonscreek
(19.05.26)
bu bir tabu degil ama neden konusuldugunu anlamis degilim. amac hava atmak mi? tavsiye vermek mi? yoksa bos muhabbet, dedikodu mu?
0
Sour
(19.05.26)
(7)

Aile büyükleri için söz varlığı arşivi yapmak

egerbiryolcu
Anneannem 95 yaşında ve dikkatimi çeken bir özelliği var. Belki çoğu dedelerimizde ninelerimizde vardır bu durum.Bir cümle kelime söylüyoruz sonunu mutlaka kafiyeli bir şeyle bitiriyor. (Tekerleme, deyim, atasözü)Mesela b: ben o:oB: şaka şakaO: şaka şaka beş dakkaB:tamamO: tombalaya devam B: tak diş
Anneannem 95 yaşında ve dikkatimi çeken bir özelliği var. Belki çoğu dedelerimizde ninelerimizde vardır bu durum.

Bir cümle kelime söylüyoruz sonunu mutlaka kafiyeli bir şeyle bitiriyor. (Tekerleme, deyim, atasözü)

Mesela b: ben o:o

B: şaka şaka
O: şaka şaka beş dakka

B:tamam
O: tombalaya devam

B: tak dişi
O : tak dişi bitir işi

B: sen hasta ben de hasta
O: sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa

Gibi gibi....


Ben de bir defter tutup tarihiyle baglamiyla bunları not etmeyi derleme yapmayı düşündüm. Hatta yapay zeka ses kaydı alıp qr ekleyebilecegimi de önerdi. Bu fikir de hoşuma gitti. Bir de farklı cümleler durumlar kullanıp belki daha zengin bir dil hafızasını ortaya çıkarmaya da çalışırım.

Sizin böyle aile büyüklerimiz için anı hikaye vs derleme yaptığınız oldu mu, bu fikir nasıl, farklı öneriniz olur mu?
-1
egerbiryolcu
(18.05.26)
cocukluk arkadasimla aramizda sakasi olan ikonik cumleler ve kelimeleri yazmistim bir deftere yirmi yil kadar once. hatta bir tane de kupa bastirmistim ona hediye olarak bazilarinin yer aldigi. simdi ne defter kaldi, ne de o arkadas. :))
0
arakaali
(18.05.26)
guzel fikir. ben hayattayken soyle yapiyordum. oturup eskileri anlattiriyordum. o esnada ses kaydi aliyordum.
0
buenosdias
(18.05.26)
köy köy dolaşıp böyle derlemeler yapanlar var. sözlü mirası yazıya döküyorlar çok güzel bir şey. ben de şahsen ninemin okuduğu manileri, söylediği deyimleri, ettiği orijinal küfürleri, kullandığı yöresel eşanlamı sözcükleri ezberliyorum. hatta bazen internette aratıyorum orada bile herhangi bir data bulunmuyor.
0
yurtsuz john
(18.05.26)
Not almaya calisiyorum ben de ama senin ornekler cok tırt xd
+1
üğpoıuy
(18.05.26)
Ki sanmiyorum ama oldu ki yaşadık 95 yaşımiza geldiğimizde adımizi söyleyebilecek miyiz acaba? Bazı cevaplar ve kelimeler yersiz şekilde hadsiz geldi.

Değer verdiğim biri ve onemsedigim bir durum hakkinda soru sordum dalga geçilsin diye sormadım.
0
🌸egerbiryolcu
(18.05.26)
Kadinin söylemesinde bi sıkıntı yok zaten. Senin bu standart siradan sohbetleri kitaplastirma istegin ilginc geldi
0
üğpoıuy
(18.05.26)
Önem verilen kişilerden duyulan bazı sözler basitte olsa ona yakın olan kişilerde etkisi daha farklı olabiliyor.
Ne de olsa o kimselerin, bizler için başka alternatifi yok.

Burada bazı cevapların yersiz olması anneanne babaanne kavramlarını ne kadar önemsediğimizle de ilgili .
Büyüklerden duyulan kimi kıssadan hisse yaşantı ve olaylarla hayatın öğrenildiği bir zamandan, yapay zekanın öğretici olduğu bir zamana geldik ne de olsa .

Ara ara ses kaydı alarak bilgisayarda saklayın bir zaman sonra kes ,kopyala. yapıştır gibi işlemlerle düzenler bazı fotoğrafları ile dosyaları slayt video haline getirebilirsiniz.
Bir zaman sonra bize borç takarak alacaklı olduğumuz 3. veya 5.sevgilinin gitmesinin ardından telefonda her an silinmeye hazır, sahte sevgi içerikli videolardan daha değerlidir böyle şeyler .
0
diyecevaplandı
(18.05.26)
(6)

Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

mertumursamaz
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorilerihttps://youtu.be/OHlxkAePurc?si=_A0y1Pz2dKwfqdtUNeden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?https://youtu.be/UC2FDECQ_Mk?si=TWrb5md1d-IM13mPÖlümsüzlük Bir Sinekle Başladıhttps://youtu.be/B2A6_734rGU?si=ugz92kN01PbmYtfRGerçe
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorileri
youtu.be

Neden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?
youtu.be

Ölümsüzlük Bir Sinekle Başladı
youtu.be

Gerçek Beyinli Dijital Sinek
youtu.be

Sinek Beyni Dijital Dünyaya Aktarıldı!
youtu.be

Peki sizler ne diyorsunuz 10 yıl sonra 50 yıl sonra 100 yıl sonra ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?
-1
mertumursamaz
(17.05.26)
Akp dönemi bittikten sonra inşallah.
+8
kizil karga
(17.05.26)
20 mart 2103 tarihinde bulunur diye düşünüyorum.
+1
fobfilm
(17.05.26)
Sadece bir hayal olarak kalacak.
Asla bir çare bulunmayacak.
yaşlanmayı , cilt kırışıklığını önleyici uygulamalar vs ilaçlar ile ölümle araya mesafe koyduğumuz, ölümden uzak kaldığınızı sandığımız bir inançla kozmetiğe cilt ameliyatlarına para harcamaya devam edilecek .

İnançta asla
şüphe olmaz. Olduğu şekilde kabul edilir.
Bilim ise şüphedir . Yer ve zaman değiştiğinde sarsılmaz denen bilimsel kurallar değişebiliyor.

Zaman geçtikçe artan bir iç gerilim ile Ölümsüzlüğü aramak yerine rahat bir şekilde ölmeye hazırlıklı olmak çok daha güzel yol olmalı bizim için .
0
diyecevaplandı
(17.05.26)
içinde yaşadığın evrenin sonu gelecek ne ölümsüzlüğü ya
0
deranzo1
(17.05.26)
hiçbir zaman. daha genetik saç dökülmesinin bile çaresi bulunamadı.
0
ercu cozer
(17.05.26)
aslında ölümsüzlük bulundu ancak makro-ekonomik dengeler, ekolojik sürdürülebilirlik gibi engeller nedeniyle kitlelerin erişimine henüz açılmıyor. yaşamsal kaynaklar sabit kalırken ölüm oranı sıfırlanır, nüfus çok hızlı artarsa küresel ekosistem 5-10 yıl içinde çöker. bu yüzden ölümsüzlük, bazı elitler haricinde kimsenin bilmediği bir sır olarak kalmaya devam edecek.
-1
co2s2
(18.05.26)
(2)

Tüvtürk Muayene sonrası far arızası

solo
Merhaba dostlar,Bugün 2020 model BMW 520i marka aracı rutin 2 yıllık muayenesi geldiği için Tüvtürk şubelerinden birine götürdüm, 2 saatlik bekleme sonrası araç muayeneye girdi 15 dakika da muayene sürdü ve aracı bir köşeye çekin bekleyin dedi muayene sürecini işleten eleman, aracı park edip bekleme
Merhaba dostlar,

Bugün 2020 model BMW 520i marka aracı rutin 2 yıllık muayenesi geldiği için Tüvtürk şubelerinden birine götürdüm, 2 saatlik bekleme sonrası araç muayeneye girdi 15 dakika da muayene sürdü ve aracı bir köşeye çekin bekleyin dedi muayene sürecini işleten eleman, aracı park edip beklemeye başladım, ruhsatı verip hayırlı olsun dededi, buraya kadar her şey normal.

Ancak araca binip çalıştırınca ekranda Adaptif viraj far sistemi arızalı hatası çıktı, muayeneyi yapan elemanı çağırdım böyle bir sorun yoktu muayeneye girene kadar bir şeyi mi kapattınız dedim, yok abi bir şeye dokunmadım dedi, baktım pek bir şey değişmeyecek gibi, çıktım muayeneden bir kaç yere uğradım ama ne yazık ki artık aracı her çalıştırdığımda bu hata çıkıyor, aracı 6 yıldır kullanıyorum daha bir kez buna benzer bir hata vermemişti.

Bu eleman ne yapmış da bu hatayı tetikletmiş olabilir?
-1
solo
(16.05.26)
Tesadüf olabilir yani gerçekten bir arıza olmuştur, tam muayene sonrasına denk gelmiştir. Onun dışında belki aydınlatma testi yaparken kaputu falan açıp aydınlatma orijinal mi diye kontrol ederken soketlere falan dokundularsa gevşemiş olabilir, bir açıp bakın. Yoksa direksiyon açısı, yükseklik, hız falan bi ton sensörle birlikte çalışır o sistem, 15 dakikada bozabilecekleri bir şey değil bence.
0
orient blue
(17.05.26)
Tesadüf olmalı . Arıza, muayeneye denk gelmiş . Kolay kolay çalışanların, iş akışının hızlı olduğu bir yerde böyle şeyleri bozmasını ben de pek düşünmem .
Arıza geçici de olabilir veya ayarda kalibre vs. hatası da olabilir. Sandığımızdan çok basit yöntemlerle de giderilebilir.
0
diyecevaplandı
(17.05.26)
(4)

twitter'ın olayı ne?

lil siztah
ben bunu hiç kullanmadım. eskiden de böyle miydi bilmiyorum ama, x'te hesabınız yoksa, içeriği doğru düzgün göstermiyor zaten. şimdi birini stalklıyorum arada; böyle ulusa sesleniş gibi bişeyler yazıp duruyor. sanırım bunlara insanlardan like/dislike geliyor ve/veya bunlar üzerinden muhabbet yürüyor
ben bunu hiç kullanmadım. eskiden de böyle miydi bilmiyorum ama, x'te hesabınız yoksa, içeriği doğru düzgün göstermiyor zaten.
şimdi birini stalklıyorum arada; böyle ulusa sesleniş gibi bişeyler yazıp duruyor. sanırım bunlara insanlardan like/dislike geliyor ve/veya bunlar üzerinden muhabbet yürüyor.
yani facebook'ta gönderi yapmak gibi; ama kitle arkadaşlar değil, herkes. bu mudur?
0
lil siztah
(16.05.26)
Genelde gerçek veya bot hesaplar üstünden kısa yazılarla gündem, tartışma oluşturma ortamı . Kimisi için de sızlanma, dertlenme, laf atma aşk vs sürüncemeler gibi şeyler için anlık durum bildirimi .
Bazıları da bana veya aileme tarafıma sağlam sövsünler diyerek bir kaç şey yazıp ortaya attığı sonrasında avukatım aracılıyla biraz hukuki yollardan para kazanayım diye düşündüğü bir ortamıdır.
Öyle ki kendi AI si grok bile sövmeye başladı geçen sene içinde .
Sistemi kuranlar için de yapay zeka geliştirmeye yarar bu platform . Bölge bölge toplumların nabzını veya istatistik tutmaya yarar . Seçimlere yakın da algı operasyonları başlar.
Grokta parasızlara eskisi gibi cevap vermiyor .

Öyle eskisi gibi, eniştem bize gelmiş hoş gelmiş gibi samimi paylaşımlar twitter da yok.
0
diyecevaplandı
(16.05.26)
Face'in İntegramın aynısı.
Baştan üye oluyorsun.
İsteyen istediğini takip edebiliyor. (Takip edilen kişi engellemediği sürece)
Birkaç cümlelik kısa metin veya göstel paylaşılabiliyor.
Herkesin kullanım amacı farklı. İsteyen Üniversitedeki hocasını takip ediyor, isteyen siyasetçiyi ya da gazeteciyi, isteyen şarkıcıyı.
Takip ettiklerinin gönderileri önüne düşüyor.
Diğerlerinden daha ciddi bir platform. Ben siyasi ve ekonomik gündemi takip için kullanıyorum, çok işime yarıyor.
Trump'ı takip et. Yazdığını saniyesinde oku.
Bomboş adamları takip edip 'Yaa bomboş platform yaa' diyen adamlar da epey çoktur.
0
Mirket
(16.05.26)
Eskiden güzeldi, Elon alınca boku çıktı. Eskiden her şey açıktı, giriş yapmak gerekmiyordu. Rahatça gezemiyorsun. Eski amacı tweet atmaktı. İnsanlar düşüncelerini yazıyordu. Instagram gibiydi. Fotoğraf paylaşıyordu. Ve fotoğraf kalitesi iyiydi. Instagram gibi çöpe döndürmüyordu. Sonra koca kafa içine etti. Haber sitesi gibi bir şey oldu. Kişisel paylaşım azaldı.
-4
arbre
(16.05.26)
Benim timelineıma düşenlerden hareketle, ortalama insanların yalan ve abartıyla hak ettiklerinden daha fazla etkileşim alıp hypelandığı bir yer. Ayrıca çok fazla manipülasyon dönüyor. Bu sebeple hesabımı silmiştim. İran abd savaşını takip edeyim diye yine bir hesap açtım.

Doğru kaynaklar takip edilirse hem globalde olan bitenleri iyi takip edebiliyosun, hem de mekanlarla, ürünlerle ilgili, ilaç vs. gibi ya da herhangi bir servis hakkında kullanıcı deneyimlerini bulmak kolay oluyor.
0
beyfendi
(17.05.26)
(18)

Hangi mesleği isterdiniz?

yenibirgüzelnick
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
0
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Turist rehberi olmak güzel olurdu
+2
umutt
(14.05.26)
mixologist
0
Hallegadola
(14.05.26)
basketbol antrenörü.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
Marangoz
0
mutekebbir
(14.05.26)
saha biyoloğu
+1
lüzumsuz adam
(14.05.26)
Arkeoloji veyahut tarih alanında çalışmak isterdim.
+3
drako
(14.05.26)
mesleğimden memnunum ama çok iyi bir yönetici sekreteri de olurdum diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(14.05.26)
-yolcu iticiliği (japonyada metroya tıkıştırıyolar ya yolcuları işte o)

-düğün misafiri (japonyada var)

-tatil köyü animatörü
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Uzun mesafe atlet.
0
kumandanim
(14.05.26)
hayvan belgeselleri çekmek isterdim.
0
antihero
(14.05.26)
Çiftçilik ya da hayvancılıkla uğraşmak isterdim.
0
Amaranta ursula
(14.05.26)
Sahhaf
+1
diyecevaplandı
(14.05.26)
ben veteriner olmak isterdim ya ama sadece kedilere bakarım :)
-1
Sadece soruyorum
(14.05.26)
plajda jetski kano kiralayan tiplerden olmak isterdim.
butun yaz deniz kum gunes, suyun icinde olup kayis gibi kararayim yeter.
+1
cooperr
(14.05.26)
Beyazıt devlet kütüphanesi gibi büyük bir kürüphanenin müdürü veya çaycısı.

Gizli müşteri/müfettiş.
+1
yadigar
(14.05.26)
kedi bakicisi (cat sitter). turkiye'de olmadigi icin turkcesi kulaga garip geliyor. seyahat edenlerin evlerine gidip kedilerine bakiyorsunuz.
0
banach
(14.05.26)
Marangoz ya da ressam
0
yuzır
(14.05.26)
Barista
-1
Purple life
(14.05.26)
(6)

Beyaz yaka veya entellektüellere takılan alaycı lakaplar?

mikahakkinen
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
Plaza filozofu, Cihangir solcusu vb. tabirler, lakaplar aklınıza gelenleri yazar mısınız?
0
mikahakkinen
(09.05.26)
Amcam bana "kültür mantarı" diyor.
+3
mutekebbir
(09.05.26)
Ilık g.t
+3
üğpoıuy
(09.05.26)
İçimizdeki irlandalı,
beşinci kol ajanı,
monşer,
komprador burjuva,
uşak ..
Söylenen kişiden kişiye ağırlığı değişse de gerçeklik payları vardır.
özellikle Türkiye gibi bir yerde.
0
diyecevaplandı
(09.05.26)
plaza ortamına "yetişkin kreşi"
+1
siyah gece
(09.05.26)
Pembe g.tlü
Pembe panter
0
yakalayamadığın.ışıklar
(09.05.26)
Yurtdışına cok gidenlere gezen tavuk diyolla
0
mirty
(10.05.26)
(4)

Orijinal telefon bataryası

egerbiryolcu
Telefonum oppo artık şarjı gün içinde aşırı çabuk tükeniyor hayat kalitemi sıfırladı. Normal telefonculardaki ürünler orijinal olmuyor sanırım. En azından bir süre daha idare etmesi için orijinalini nereden bulabilirim
Telefonum oppo artık şarjı gün içinde aşırı çabuk tükeniyor hayat kalitemi sıfırladı. Normal telefonculardaki ürünler orijinal olmuyor sanırım. En azından bir süre daha idare etmesi için orijinalini nereden bulabilirim
0
egerbiryolcu
(01.05.26)
Önce 5g yi kapatmayı bir dene. Fark ediyor
0
kisa
(01.05.26)
Ayarlara derinden bir girin . Biraz da internetten araştırma ile bildirim, reklam, servis ne varsa kapatın. Gereksiz uygulamaları da kaldırın . Fark edecektir.
0
diyecevaplandı
(01.05.26)
Ama benimki bariz bozulma gibi bir durum.
Bu arada 5 g ayarında bende sadece 4.5 g yazıyor onu da kapattim
0
🌸egerbiryolcu
(01.05.26)
Opponun orijinali zor bulursun Xiaomi piyasada zibil gibi varken onun orijinali yok
-1
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
(6)

Devletin, milletin iradesi dışında hareket etmesini nasıl okuyorsunuz ?

izmirduyuru
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altı
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altında kararlar alarak kendi kendini yönettiği bir idare biçimidir. (Yanlış biliyorsam düzeltiniz.)

Halkın özellikle zehirli madenciliğe %80, %90 oranında karşı olduğu bu uygulamaları Meclis kimin adına alıyor ve yürürlüğe koyabiliyor? küçük bir ihale değil ki bir kaç kişi faydalanacak olsun, bütün memlekette maden ihaleleri daha önce hiç görülmediği kadar veriliyor, Bu konu bir noktadan sonra ülkenin üzerinde kapkara bir buluta dönüşüyor. Bu kararı kim veriyor? Vatandaşın razı gelmediği şeyi vekil nasıl onaylıyor?

Evet, bu konu ile alakalı yorumlarınızı duymak isterim

x.com
0
izmirduyuru
(29.04.26)
kapitalizm. kapitalizm. kapitalizm.

bu tür soruların cevabı asla değişmeyecek. bazen bana da "sus amk takmışsın bi kapitalizm" diyorlar ama bokun içinde yüzüyorsak ve herkes sürekli bok kokusundan şikayetçiyse önce bu bok meselesini çözmeden, her şeyi ona bağlamadan nasıl ilerlenir yani bilmiyorum.

atatürk'ün yaptığı devrim çok kıymetliydi ama tamamına varmadı. kapitalizmin ve sağcıların kaçınılmaz sonucu olarak ülke kısa sürede tekrar toprak sahiplerinin, işletmecilerin eline düşüp onların elinde şekillendi. siyaset de tabii ki buna göre dizayn edildi.

2026 türkiyesinde "hepsi aynı hemşehrim" diyerek akp'nin verdiği zararı küçümsemek veya mevcut düzeni meşrulaştırmak istemiyorum ama uzun vadede çalışma prensipleri akp de gelse chp de gelse gerçekten değişmiyor: kapitali elinde tutan, imkânlarını garibanı ezmek için kullanıyor. birinin daha "cömert" ezmesi uzun vadeli gidişatı veya temel prensipleri değiştirmez.

ülkenin her bir yanının zengin şirketlere peşkeş çekilmesi, ülkenin polisinin sadece MAAŞ ALAMADIĞI için sesini çıkaran madenciyi veya öğrencileri coplaması vs. hep aynı hastalığın semptomları.

kısacası bunların hepsi kan emici liberallerin palavrası. bizi başka bir dünya olmadığına, içinde yaşadığımızın en özgür ve ilerici ve adaletli olduğuna inandırdılar. geldiğimiz noktada ise süper güç çocuklara tecavüz edip milyonlarca insanı bombalarken kendi vatandaşı insülin alamadığı için ölüyor, hemen her yerde bir avuç zengin koca ülkeleri kendisi için çalıştırıyor. onların yere düşse almayacakları para için biz ömür veriyoruz, 40-45 yaşında başımızı sokacağımız evimiz varsa şanslı sayılıyoruz.

sosyalizm insanlara saçma, ütopik geliyor ama milyonlarca insanın geceli gündüzlü çalışıp ay sonunu getirememesi veya jeff bezos sıçmaya özel yatıyla giderken amazon çalışanlarının tuvalete bile gidemeyip şişelere işemek zorunda kalması "normal" sayılıyor.

kısacası devletin milletin iradesi dışında hareket etmesini çok "normal" okuyorum. plan tam olarak istendiği ve dizayn edildiği şekilde çalışıyor. insanlar o politik değil, bu politik değil vs. demeye devam ettiği; emeğiyle, alın teriyle kazandığı para için patrona müteşekkir olduğu sürece de hiçbir şey değişmez zaten.
0
der meister
(29.04.26)
Çok karmaşıklaştırmaya gerek yok aslında. Millet oy veriyor. Teoride kendini en iyi temsil edene veriyor. Eğer milletin %90'ının karşı olduğu bir icraat yaparsa bir dahaki seçimde karşı olanlar oy vermez. Aslında bu kadar basit. Seçilen bir vekil ya da parti bir sonraki seçimde tekrar seçilebileceği bir politikas güder. "Millet ne istiyorsa o" diye motamot bir politika olması mümkün değil. O zaman her kararı referanduma götürmek gerekir.
+1
himmet dayi
(29.04.26)
Amerika'da zamanında bir araştırma yapılmıştı. Hangi parti başta olursa olsun, zenginlerin hemen hemen tüm istekleri yasalaşırken, halkın taleplerinin çok kısıtlı bir kısmı yerine geliyordu.

Bu tüm demokrasilerde böyle. Sebebi de gelip gelip insanın açgözlülüğüne, makam, güç ve para arzusuna dayanıyor.

Eğitim şart. Bir toplum birey bazında manevi disiplinini ne kadar yüksek tutabilirse insanlıkla ilgili konularda o kadar ilerleyebilir. İş dönüp dolaşıp bireysel karakter kalitesine dayanıyor. Ben, toplum olarak hali hazırda helak olduğumuzu ama bunun henüz farkında olmadığımızı düşünüyorum.
+2
yadigar
(29.04.26)
bugünlerde 1940'ların meclis tutanaklarını okuyorum. meclis'in çatısının yapılması tartışılırken, bir vekil kalkıp, "fazla para harcatmam! ayağında çarığı olmayan köylünün ineğini satarak ödediği verginin hesabını veremeyiz!" diye bağırıyor; diğer vekiller de bunu destekliyor. şimdi olanı, bunun tam tersi gibi düşünün işte..
+2
lil siztah
(29.04.26)
şu anki iktidar, refah partisinden ayrılırken milli görüş gömleğini çıkarıyoruz dediler. patronlarla görüştüler, patronların şüpheleri vardı giderildi, arada patronlara çatsalarda her daim sermaye ne derse onu yaptılar. sermayenin maşası oldular, cepleri doldu. halkın milletin iradesini geç kendi savundukları her şeyi gömlek gibi çıkarıp değiştirebileceklerini düşünen zihin yapısı halkını ve milletini düşünmez. demirel o zaman bu dönemin devamı olan özal hükümetine "borçlanarak yol yapmayın, yap-işlet-devret ile yabancılara yaptırmayın" demişti. demirel bile bence devletçi olmamasına rağmen bu grubu bunu söylemiştir. aklı çalışan insanlar doğruyu görür cebini ve koltuğunu sevenler parayı görür. ülkenin milletin çıkarı falan düşünülmez.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
Videodaki şahıs (belki kendince) erken seçim çalışmalarını, doğa böcek çicek diyerek madencilik sahaları hususunda başlatmış .
Videonun sonunda da erken seçimden bahsediyor. Parti derdi olmayan veya tercih konusunda kararsız kalmış , doğayı seven seçmen grubunu konsolide etme çabasını görüyorum.

Bu hususta ne kadar samimi bilmiyorum ama özellikle uluslararası alanda nadir toprak elementleri hususunda azami bir yarış oldukça belirgin bir hal almışken bu gibi sosyal medyadaki paylaşımlar, ancak konunun temelinden habersiz kitleyi manüple eder.

Devletler toplumların beklentisi dışında evet hareket edebiliyor.
Genel manada statü farklılığı (yöneten ve yönetilen gibi) aradaki bilgi, tecrübe farklılığını da gösterir.
Ayda bir alınan maaşla kendi hayatına bakan çoğu kişi, devlet bazında uzun süreli kalkınma planlarının, diğer uluslararası projelerinin mahiyetini veya getirisini anlamayabilir.

Şartlarına riayet edildiğinde ise maden çıkarma işlemleri çevreye neden zarar versin?
Yazılacak çok şey var ama Türkiye'de altın çıkarma konusunda özellikle bir araştırma yapmak isteyen Türkiye'de Alman vakıfları ve Bergama Dosyası kitabına da kesinlikle göz atmalıdır.
(Kendim okuyalı 20 yıl kadar olmuştur)

Doğa , hayvan , kadın hakları , maden çıkarma ve diğer insanı ve insan bedenini de ilgilendiren projeler büyütülüp sıradışı tartışma konusu olduğunda arkaplanda olanları asla es geçmemek lazım.
-3
diyecevaplandı
(29.04.26)
(4)

TIP da yeni nesil herkesin alabileceği ağrı kesiciler geliştirilmedi mi?

trablon
arveles den sonrası yok sanırım.kafa yapmayan ama ağrıyı kesen güçlü ağrı kesici yok mu reçetesiz alabileceğimiz?mesela kanser ağrısı için?
arveles den sonrası yok sanırım.kafa yapmayan ama ağrıyı kesen güçlü ağrı kesici yok mu reçetesiz alabileceğimiz?mesela kanser ağrısı için?
-1
trablon
(29.04.26)
Reçetesiz alamazsın. Contramal var. Kanser için opioidler kullanılıyor. Morfin gibi.
-6
arbre
(29.04.26)
Aspirin
-2
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
Ağrısına, ağrıyan yere, ağrının sebebine göre değişiyor. Kişiye göre de değişiyor.

Mesela ibuprofen (advil vs.) bugüne kadar benim hiçbir ağrı/ateş vb. şikayetimi geçirmedi. Baş ağrımı profen grupları (flurbiprofen/majezik, deksketoptofen/arveles, vb.) geçirmezken, milletin nane şekeri muamelesi yaptığı parasetamolden (parol, minoset, calpol vb.) 1000mg alınca geçiyor.

Diş ağrımı genelde diklofenak (dolorex, voltaren, dikloron vb.) geçiriyor.

Yani doğru hastalık ve doğru kişi için doğru ilacı bulmak gerekiyor. Kanser ağrıları, trigeminal nevralji gibi korkunç seviyedeki belalara reçetesiz nsaiileri bırakın, opioid içerenlerin bir kısmı dahi derman olamayabiliyor maalesef. Hekimler siz ısrar etmeseniz reçete etmeyebiliyor. Israr edeceksiniz...

Bazı ilaçlar 2-3 etken madde içeriyor. O tarz kombinasyonlar denenebilir. Migrenim için Avmigran'ı (Parasetamol + Kafein + Ergotamin + Mekloksamin) ekstra 500 mg parasetamolle (parol) alıyorum mesela. Yahut bel ağrılarımda etna combo (nimesulid+tiyokolşikosid) yani ağrı kesici+kas gevşeten ağrı kesici alıyorum. Arkadaşın baş ağrısını sadece majezik duo (flurbiprofen+tiyokolşikosid) geçiriyor.

Özetle, hekim yardımıyla sizde işe yarayanı bulacaksınız.
0
yadigar
(29.04.26)
Batı tıbbına (endüstrisine) göre kesintisiz gelir kazanç için ağrıların rahatsızlıkların tamamen geçmemesi lazımdır.
Kredi olayları da öyle.
öldürmeyecek ama borçla borcu kapamaya giden bir süreçte süründürecek kadar borçlandırır.
Biraz dahi olsun nefes almak hayatın devamı için yeterlidir onlar için.
-3
diyecevaplandı
(29.04.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(4)

Şifalanmak, Hizalanmak, Olumlamak, Dizilim... Bunlar ne olm? Kim bunlar?

brkylmz
Benden habersiz yeni bir din mi cikti? Herkes birinin pesine dusmus, sifalanmak derdinde. Yakin cevremde olmadigi icin farkinda degildim ama baska ortamlarda cokca denk gelmeye basladim artik.Bi kacini inceledim bahsettikleri isimlerin, hic bir egitimleri olmayan, facebook dayisindan hallice genelle
Benden habersiz yeni bir din mi cikti? Herkes birinin pesine dusmus, sifalanmak derdinde. Yakin cevremde olmadigi icin farkinda degildim ama baska ortamlarda cokca denk gelmeye basladim artik.

Bi kacini inceledim bahsettikleri isimlerin, hic bir egitimleri olmayan, facebook dayisindan hallice genellemeleri seksi ses tonuyla okuyan, 1000 yillik ogretileri sanki kendi tespit etmis gibi bunlari yaptiklari kamplarda satan tipler.

Biri beni aydinlatsin rica edicem. Napiyoruz agaca mi sariliyoruz?
+2
brkylmz
(25.04.26)
Burada ağaca sarılmakta birlikte işin özü anlatılmış :
m.youtube.com
Şifalanırken bile borçlandırılmak asla ihmal edilmiyor .
0
diyecevaplandı
(25.04.26)
Siyasete uzandığı için pek bahsetmek istemediğim sebeplerden hak dininden uzaklaşan ve (bkz: chp kadın kolları saçı)lı kadınların başı çektiği bazı insanlar, (din içgüdüsel bir olgu olduğu ve insanoğlu dinsiz yaşayamayacağı için), Hindistan'ın kadim dinlerine yöneldiler. Bu dinler Hindistan'da zaten yüzyıllardır var diye değil de, moda diye bazı öğretilerini alıp benimsediler. Her alıcının da bir satıcısı olur ve konuyu paraya dönüştürmenin bir yolunu bulur.
Olay budur.
0
Mirket
(26.04.26)
@brkyılmz ve @thetruenorthstrongandfree2

Psikologdan haftalarca görüşmedikçe (o da asla garantisi yok), psikyatrdan da 5 dk içinde kendini ifade edebilemedikçe fayda görmeyen insanlar bu noktaya yöneliyorlar. Kaç psikolog işinin ehli bilinmiyor, kaç işinin ehli psikolog ve psikiyatr ise o an gerçekten seni anlamaya çalışıyor gerçekten sağlıklı bir kafayla sana odaklı bilinemez. İnsanlar ana babalarından vakitlice alamadıkları ilgiyi ve manevi desteği alabilmek için bunlara gidiyorlar, o da bilinçsizce. Her şey bozuk yani. Bunlar çok normal.
+1
yaren
(26.04.26)
"yeni" furyalardan biri detaya girilse bile "her" kişiye fayfası olacak şeyler değil kanımca, "he he" deyip geçilmeli
0
ffmff
(09.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.