Giriş
(10)

Bakım için verilen aracın geç teslimi hakkinda

dedeminhirkasi
10.30 da bakım için yetkili servise verilen aracı akşam 16.30 gibi zar zor teslim ettiler. Garantisi oldugu için mecbur geldim de… özel serviste adam 2 saatte verip geçiyordu.Bu normal mi bu ne ya? Motor mu takiyorsun anasını satayim
10.30 da bakım için yetkili servise verilen aracı akşam 16.30 gibi zar zor teslim ettiler.
Garantisi oldugu için mecbur geldim de… özel serviste adam 2 saatte verip geçiyordu.
Bu normal mi bu ne ya? Motor mu takiyorsun anasını satayim
0
dedeminhirkasi
(27.08.25)
O saate kadar orada kaldınız mı?
Orada değilseniz ve araçla ilgili beklenmeyen başka bir şey olma ihtimali bile var .
0
diyecevaplandı
(27.08.25)
yetkili servisler hep kalabalık aradan giren çok oluyor, ben gittiğimde 1 aylık yer yoktu pahalı bir şey yaptıracağım için hemen ertesi güne randevu verdiler büyük ihtimal başka birinin işini kaydırdılar, böyle birşey yüzünden sarkmış olabilir.
0
eja
(27.08.25)
4 kere yetkili servise verdim hep sabah verip öğleden sonra 16:00 gibi çıkardılar, süre normal yoğunluk oluyor cidden. Hatta randevu da 1 hafta öncesinden filan alınıyor dolu oluyor.
0
titanic kemancısı
(27.08.25)
dünden kalmış iş olabilir. bir keresinde bir arıza için sabah 9a randevu verdiler, öğlen 12ye kadar araba aynı yerde durdu. dünden iş kalmış önce onları bitireceklermiş, verin arabamı ben gidiyorum dedim.

başka bir sefer de yazılım güncellemesi yapılacakmış ama sunucu hata veriyormuş. o zaman arabaya ihtiyacım yoktu iki gün bekledi. ona rağmen sunucu hatası düzelmedi, güncelleme olmadan aldım.
0
inheritance
(27.08.25)
Yıkayıp mı verdiler?

Yıkama sırasında uzun kuyruk vardı. Gerek yok dedim yıkamayın alıp giderim dedim. Bu da süreci yavaşlatmış olabilir. Sabah ilk randevuya gitsen bile 2 saatten önce alamazsın.
0
Cesario
(27.08.25)
normal.
0
stay with me
(27.08.25)
Yıkıyorlar bir sürü araç oluyor. Ben ne zaman versem akşam alırım.
0
mikahakkinen
(27.08.25)
geçen cumartesi verdim servise sabah 10da 13de arayıp aracınız hazır gelip alabilirsiniz dediler. yaz döneminden mi bilmiyorum ama baya yoğundu.
0
dedim ben sana
(27.08.25)
8'de birakip 5 gibi aliyorum.
normal prosedur.
0
cooperr
(27.08.25)
gayet normal. sadece iki filtre ve yağ değişikliği diye bakmayın.

1- bir kere oradaki personel hazır ve nazır bir şekilde sizi beklemiyor. bir yandan diğer arabalara bakıyorlar.
2- bildiğim kadarıyla arabalara bilgisayara bağlıyorlar, hata kodları var mı onlara bakıyorlar.
3- arabanın çeşitli parçalarını gözle bile olsa kontrol ediyorlar. bir ara reklamlar vardı "50 noktaya bakıyoruz" diye.
4- çok çok sınırlı olsa da, bazen bazı parçalar hatalı üretim oluyor ama arabaları geri çağıracak kadar da önemli bir hata olmuyor. arabalar servise gelince çaktırmadan bu parçaları değiştiriyorlar(mış)
5- işlemler sırasında bir problem çıksa işlemler söyledikleri sürede bitmese size mahçup olurlar. onun yerine süreyi geniş geniş söylüyorlar.
6- arabayı yıkıyorlar, zaman tutar.
7- sizin arabaya bakan usta sadece sizin arabaya bakmıyor, o arada yandaki arabadaki usta bir şey talep edebilir vs vs vs

yani bence gayet normal

bu arada ben zaten arabamı sabah bırakırım, akşam alırım. usta geniş geniş uğraşsın, aceleye getirmesin. 1030'da araba bırakıp 1630'da teslim almak gayet normal bence. çok da şey etmeyin.
0
co2s2
(28.08.25)
(3)

horlamamız da veri olarak satılıyor mu? sürekli horlama aletleri reklamları

ground
çıkıyor. bu konuyu kimseyle konuşmadım net. kimse de bana konuşmadı. bir yere de yazmadım ilk buraya yazıyorum. zaten 20 yıldır horluyorum. ancak 1 haftadır deli gibi horlama önleyici alet reklamlarına maruz kalıyorum. bunun bir sonrası öksürük, kabızlık, ishal, sayıklamayı tespit edip reklamverenle
çıkıyor. bu konuyu kimseyle konuşmadım net. kimse de bana konuşmadı. bir yere de yazmadım ilk buraya yazıyorum. zaten 20 yıldır horluyorum. ancak 1 haftadır deli gibi horlama önleyici alet reklamlarına maruz kalıyorum. bunun bir sonrası öksürük, kabızlık, ishal, sayıklamayı tespit edip reklamverenlere satılması olabilir mi?
0
ground
(25.08.25)
Telefon uyku sırasında hemen yanınızda ve mikrofon için başka uygulamalara izin verdiyseniz bu söz konusu olabilir.
Horlama sesi belli desibel üstüne çıktıysa artık bizimle empati kuran reklamları görmek olası
Sensör, çip vs içeren akıllı yatak teknolojileri var. Bunlar internete bağlandığı an bizden bir şeyler gider. Teknoloji adı altında bize itelenen her şeye seve seve izin veriyoruz zaten.
(Sinsi ve) Akıllı saatlere de farklı açıdan bakmak lazım.
0
diyecevaplandı
(25.08.25)
neredeyse bir seneden beri huawei health ile uyku takibi yapıyorum, horlama ve uykuda konuşma dahil. hiç bir horlama reklamına denk gelmedim. ublock kullanıyorum, google ayarlarında kişiselleştirilmiş reklamlar kapalı o yüzden de görmemiş olabilirim tabii ki.
0
inheritance
(25.08.25)
Samsung telefonlar/saatlerde uyku kalitesi ayarları var horlamayı ölçen ve yanlış hatırlamıyorsam Samsung Health uygulaması verileri kişiselleştirmiş reklamlar için kullanıyor. Sizin için de benzer bir durum olabilir. Tabi diğer yandan seçici algı olması da muhtemel.
0
salihdt
(25.08.25)
(9)

Fiziksel altinla gramin farki ne?

Kittie
Yani bir suredir bankada ufak ufak gramlar aliyorum.Acaba bu gramlari cekip fiziksel ceyrek mi almaliyim?Fark var mi?
Yani bir suredir bankada ufak ufak gramlar aliyorum.
Acaba bu gramlari cekip fiziksel ceyrek mi almaliyim?
Fark var mi?
0
Kittie
(23.08.25)
Bankada makas daha fazla, satarken karın azalır.
Ev güvenliyse daha mantıklı.
0
Bruce
(23.08.25)
Devlet olmak egemenliktir, sınırlari icerisinde olan hersey devlete aittir.

bankadaki tasarrufun,
Kapındaki araban,
Kendi canın,
Hersey.

Fiziksel olarak yaninda tutabiliyorsan,en sağliklisi.
0
designer
(23.08.25)
iktidara sahip olanlar dürüst olmaz ise herseyine el koyabilir,

senin gelecegini kendi beton mafyasina satabilir,

Mevduatini yandaşına sifir faizle verebilir,

tabi simdi sükür emin ellerdeyiz.
0
designer
(23.08.25)
Pandemiden önce makas farki
binde 2 ila
binde 7 arasindaydi.
0
designer
(23.08.25)
Ticari anlamda arada ne kadar şahıs, kurum varsa maliyet artar kâr azalır.
O nedenle seninle altın arasında banka değil yastık olsun.
0
diyecevaplandı
(24.08.25)
bankadaki gram altin databasedeki bi numaradan ibaret. yarin su kadarini cekebilirsin fazlasi yok, bizim altin 3000 tl falan gibi zorlamalara ugrarsaniz soguk su icersiniz
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(24.08.25)
Bankalara güvenmeyen, evinde altın tutan yaya kalır. Evinde tut diyenlere bakma. Gerçekçi ol. Hırsızlık olur boku yersin. Yazanlara bakma donlarına kadar bankada tutuyorlar.
0
Shepard
(24.08.25)
Bankadan kasa kiralayabilirsin. %100 güvenli değil ama evden güvenli olur.

Ben ata lira altın diyorum. Makası en düşük altın o. Külçeden bile daha az. Darphanenin basma yetkisi var. Tam, çeyrek gibi altınlar daha sıkıntı. Ata altının akarı kokarı yok.
0
Cesario
(24.08.25)
ben fiziki külçe altından şaşmam

Sebepleri ,

stopaj yok, ve bir gecede gelebilecek sürpriz vergiler ve regülasyonlarlardan daha az etkilenir.
Bankadaki gram altın elinize almadığınız sürece gram altın değildir, banka için bir nevi tl mevduattır.
en kötü senaryoda bile nakde anında dönüşür, internet, yazılım, vb. gibi bağımlılığı yoktur.

Özetle saklayabileceğiniz sürece külçe altın
0
Rao
(24.08.25)
(10)

30'dan sonra zihinin görece hantallaşması normal mi erken mi?

AlsterWasser
Selamlar 30+ olan arkadaşlara bir şeyler soracağım.Arkadaşlar benim otuzumdan sonra her yıl git gide zihinsel kıvraklığım azaldı sanki. yani mesela çalışıp kafama yerleştirdiğim hususlar eskiden aylarca yıllarca aklımda kalıyorsa artık çok zor kalıyor. sanki kısa süreli hafıza ile çalışıyorum artık.
Selamlar 30+ olan arkadaşlara bir şeyler soracağım.

Arkadaşlar benim otuzumdan sonra her yıl git gide zihinsel kıvraklığım azaldı sanki. yani mesela çalışıp kafama yerleştirdiğim hususlar eskiden aylarca yıllarca aklımda kalıyorsa artık çok zor kalıyor. sanki kısa süreli hafıza ile çalışıyorum artık. kapsamlı bir hususta genel hat kalsa da detaylar kesinlikle silikleşiyor ertesi günden itibaren.

yani cidden zihinsel fonksiyonlarımda gerileme gibi bir şey hissediyorum. daha hantal çalışan ve depolama kapasitesi azalmış yıllanmış bir laptop gibiyim. ha sanmayın ki beyinini öldüren kullanmayan biriyim. tam tersi bir hayatım var. hala üzerine gidiyorum, araştırma, okuma, merak devam ama performans grafiği düşmeye başladı. en azından stabile çekmek lazım..

şimdi sorum şu 30'dan sonra 40lara yaklaştıkça siz de böyle şeyler deneyimliyor musunuz? Lütfen deneyimleyin siz de yoksa yeme içme vs başka alışkanlıklarımı suçlamak istemiyorum. sorun bana özelse ciddi suçlayacağım özel durumlar var ama sorun genelse en azından kabullenirim gerçeği.

40dan sonra beklerdim erken oluyor sanki
0
AlsterWasser
(20.08.25)
kavrama gucunde sorun yok, ama daha yavaslamaya basladi sanki. yani 0'dan 100'e yine cikiyor ama bazi konularda daha yavas cikiyor artik. beyin de biyolojik bedenin bir parcasi oldugundan onunla yaslanmaya baslamasi olasi. schopenhauer de bu konuda yazmis. 30-35 yasindan sonra zayifliyor zihin diye.

onun disinda zihnimin yapisinin degistigini hissediyorum. daha sezgisel ve derinden bir kavramaya gidiyorum gibi. bu ne kadar yasliliktan, ne kadar yillarca bilgiyle doldurulan ve dusunen zihnin daha oruntusel cikarimlar yapmasindan bilmiyorum. ama ilginctir bircok toplumda 30'lu yaslar 40'a kadar "aydinlanma" yasidir.

yani benim tecrube ettigim kimi mevzularda zayiflama olsa da, kimi konularda guclenme oluyor. farkli noron baglari olusturmayi zihnin yeni fikirlere/bilgilere ulasmasi dersek bunun kesinlikle zayifladigini dusunuyorum. ancak gittikce daha fazla bag kuran, ve daha cok sey ogrenen zihin - daha sezgisel bir kavrama moduna geciyor. ayni bir ise cok fazla zaman ayirinca sezgisel bir kavrayis gelistirmek gibi. bunun daha genis capta olan bir hali.

ama yeterince calistirilmis (dusunmus) ve beslenmis (okumus, izlemis) bir zihin bunu yapmayanlara gore daha zinde kalacaktir.
0
antikadimag
(20.08.25)
20 yaş ve öncesinde çok alkol alıyor muydun?
0
gabe h coud
(20.08.25)
@gabe

20 yaş öncesinde hayır. 20lerimde de hayatımda var ama aşırılık yok. bir iki dönemsel anıda çok olduğu gece olmuş olabilir ama onun dışında herkes kadar herkes gibi denk geldikçe diyebilirim.

Sence anormal mi yani sende hiç mi olmadı?
0
🌸AlsterWasser
(20.08.25)
Bende doğrudan zihinsel değil de bedenselin zihinsele yansıması var diyebilirim. Masabaşında uzun süre odaklanamıyorum mesela.
0
runaway
(20.08.25)
anormal abi. ben zehir gibiyim. odaklanma sorunum da yok. hatta daha da iyi odaklanabiliyorum yaş aldıkça. yaş 40.
0
gabe h coud
(20.08.25)
Yeteri kadar uyuyor musunuz?
Ben şunu fark ettim; 20li yaslarda 5 saat uykuyla geçerken su an 5 saat uyursam beyin fonksiyonlarım çöküyor ve yaşı 50lerde falan kimle konussam en dikkat ettikleri şey uyku misal.
0
logisticsmanager
(20.08.25)
process yavaşlar çok normal.
0
gule gule
(20.08.25)
Oluyor ama uyku yeme içme çok etkiliyor bence. Daha doğrusu 20lerde etkilemeyen şeylere şimdi dikkat etmen gerekiyor vücut artık geriye gittiğini belli ediyor. Cahit sıtkı tarancı şiir yazarken neden yaş 35 diye belirtmiş artık çok daha iyi anlıyorum ben :D
0
nhk ni youkosu
(20.08.25)
Geçici durum da olabilir.
Sürekli internet kullanımı, gıdaların bozulması vs.
30-40 yıl kadar öncesinin yakın temasta veya meşgul olduğu bir çok doğal çevresel etkenlerden uzağız.

Bir de "beyin sisi" kavramını araştırabilirsin
0
diyecevaplandı
(20.08.25)
Ben de benzer durumdayım. Yaşın ilerlemesinin etkisi vardır ama bu durumu daha kötü hale getiren şeyin edmond honda'nın belirttiği şey olduğunu düşünüyorum. Telefona bakmayı alışkanlık haline getirdikten sonra çoğu şey kötüye gitti. Birçok insan da böyle, beyinlerimiz hoşafa döndü.
0
mbond
(20.08.25)
(2)

Docfix firması tamir edemediği cihaz için para istiyor

dizicolleague
Roborock süpürgemin şarj cihazını tamir için gönderdim. Anakart yanmış tamir olmaz yenisini 4100 liraya verelim dediler ben de kabul etmedim. Bozuk cihazı istedim, 800 tl karşılığında gönderirim diyor.Bu 800 lirayı ödemek zorunda olduğumla ilgili bir bilgi bana baştan verilmedi. Tamam adam içini açt
Roborock süpürgemin şarj cihazını tamir için gönderdim. Anakart yanmış tamir olmaz yenisini 4100 liraya verelim dediler ben de kabul etmedim. Bozuk cihazı istedim, 800 tl karşılığında gönderirim diyor.

Bu 800 lirayı ödemek zorunda olduğumla ilgili bir bilgi bana baştan verilmedi. Tamam adam içini açtı baktı, zaman harcadı belki ama sırf bakmak 800 lira mı?
0
dizicolleague
(20.08.25)
Anakart yanmış tamir olmaz konusu yoruma açık.
Facebook ta elektronikçilerin gruplarında bile tamir yapacak birileri çıkabilir.
İstedikleri 800 lira hususunu iyi araştırın.
gerekirse tüketici hakem heyetine başvurun.
0
diyecevaplandı
(20.08.25)
Bunu baştan söylemeleri lazımdı, servis ücreti sonuç ne olursa olsun 800tl demeleri lazımdı. Gene de adamlar haklı, cihaz tamir olmasa da orada harcanan bir mesai var. Anakart yanık demek genel bir terim, piyasada bulunabilecek bir komponent yanmıştır, tamir olur, ama mikro işlemci yanarsa tamir olmuyor çünkü içinde kod var ve kopyalanamaz (kopyalanır da binlerce dolar tutar).

O yüzden adamlar haklı, emeklerinin karşılığı. Değilse de cihazınız donör cihaz olarak kullanılır.

Benim önerim şu olur, cihazı bana gönderin başka yere göndereceğim, eğer tamir olmazsa paranızı ödeyeceğim. Eğer tamir edemezlerse paranızı göndereceğim diyin.
0
kimlanbu
(20.08.25)
(3)

Gelmiş geçmiş en rahat bel lastiği hangisidir?

yadigar
Penye pijama için kullanılacak. Amaç donla geziyormuşça rahatlık sağlaması...
Penye pijama için kullanılacak. Amaç donla geziyormuşça rahatlık sağlaması...
0
yadigar
(18.08.25)
hobilobi.com?

Ölmeden önce satın alınması gereken lastiklerden biri. 80ler 90larda çocuk olan iyi bilir.
0
diyecevaplandı
(18.08.25)
Bunlar sıkıyor ya, daha enli lazım
0
🌸yadigar
(18.08.25)
Onların enlisi de var. Sıkma nedeni aslında bele göre daha dar düğüm atılması. Bu da tabi rahatsızlık verir.
0
diyecevaplandı
(18.08.25)
(5)

İş Ödemesi Hk. Fikir

Nature Works
İşimizin kreatif kısmında bir arkadaşla çalışmaya başladık. Zaten bildiğimiz, yaptığı işleri beğendiğimiz birisiydi. Teklif de ondan gelince koşulları zorlayarak çalışmaya başladık ama aylık ödemeleri önden istiyor. Yurt dışında doğduğu ve daha çok oralarda iş yaptığı için dışarda öyle mi acaba diye
İşimizin kreatif kısmında bir arkadaşla çalışmaya başladık. Zaten bildiğimiz, yaptığı işleri beğendiğimiz birisiydi. Teklif de ondan gelince koşulları zorlayarak çalışmaya başladık ama aylık ödemeleri önden istiyor. Yurt dışında doğduğu ve daha çok oralarda iş yaptığı için dışarda öyle mi acaba diye tereddüte düşüp işleyişi en temelden anlatmak ihtiyacı hissettim. Sigortalı/sözleşmeli çalışmadığı için bu şekilde çalışmak istediğini, güvence olduğunu söyledi. Sigorta yok derken bize fatura kesiyor biz de ödemesini yapıyoruz. Açıkçası benzer iş ilişkisi hiç kurmadım, uzun vadeli anlaştığın ama iş akdi olmayan durumda böyle bir işleyiş normal karşılanan bir şey midir? Diyaloğun son kısmında ekiple görüşeceğimi, bir ayın makul olmadığını ama 2 haftalık ödeme şeklinde ekibe sunacağımı söyledim. Para kısmının gündem olmasından hoşlanmıyorum, o yüzden sağlıklı ve net bir şekilde çözmek için dışardan da fikir almak istedim. Birlikte çalışmak da istiyoruz çünkü işinde iyi. Bu konu yüzünden performans sorunu yaşamak istemem, işini keyifle ve huzurlu kafayla yapsın istiyorum. Ama tavizler veren ve eli zayıflayan olmak da istemiyorum. Sizce doğru yaklaşım nedir?

Teşekkürler
0
Nature Works
(17.08.25)
O aylık ödemeleri önden istiyor, siz sonrasında verelim diyorsunuz.
En mantıklı seçenek, yarısını önce yarısını sonra vermeniz.
0
etna
(17.08.25)
Örnekleri vardır mutlaka ama genel işleyiş bütün dünyada iş bitiminde fatura kesilip ödeme alması.hem sizden güzel bir iş bağlaması onun için zaten güzel bir avantaj .konuştuğunuz şartları bilmediğimiz için tam fikir yürütmek zor ama önden ödeme onu güvene alırken sizin işinizin ileride aksamasına sebep olabilir.birisi bu riski yüklenmek zorunda.buradan maddi anlamda kazançlı olan tarafın bunu yüklenmeside beklenen durum.

Benim bu konuda tecrübem hemen ödeyen iki kere öder şeklinde.dışarıya yaptırdığım tüm işlerde bitip neticesini görmeden ödeme yapmıyorum ve her zaman aynı işi yapan ikinci bir kişiyi,ekibi,ustayı yedekte tutuyorum.düzenli çalıştığım dış tedariklerede eğer para ihtiyacı olursa bunu kişisel hesabımdan borç olarak gönderiyorum,faturasını tahsil edince geriye bana ödemesini yapıyor ama bunun alışkanlık haline gelmesine müsade etmiyorum.
0
duptıs
(17.08.25)
"aylık ödeme" ile iş yapılıyorsa, önce iş yapılır, sonra para verilir.
0
co2s2
(17.08.25)
Abi ben bu tuzağa yakın zamanda düştüm, önceden de çok sık düşerdim. Personel süper çalışıyor, 1-2 ay önden gitti avans olarak. Avansları azalttık ve performans yok oldu. İşin içinden geçti gitti. Önden verirsen onların merhametine kalırsın. Kimse ahlaklı değil. Ufacık bir tartışma bile ödediğin parayı bir başkasına ödemene sebep olabilir(başkasına yaptıracaksın tekrar). Güvence diyor, senin güvencen ne olacak? Parayı aldığı zaman zaten bir motivasyonu da kalmıyor işi yapanın. Bir yararı yok iş bitince çünkü o parayı aldı. İş bitsin, paracıklar verilsin. İşi yapabilecek tek kişi o değil. Verme öndennn para mara.
0
Shepard
(17.08.25)
işini keyifle ve huzurlu kafayla yapmak istiyorsa ödemenin önden değil, zamanı geldiğinde gecikmeden verileceğini bilmesi yeterli.

Eğer kabul eder ama işi gevşetirse anlaşmanın bitmesi de yakındır.
0
diyecevaplandı
(17.08.25)
(9)

Borç isteyen kuzenler

iwillsee
Evli bir çift düşünün karı koca maaşlı çalışan, maaşla ancak geçiniyorlar ev araç kredisi ödüyorlar lüks yaşamları yok ve çocukları var. Koca tarafının kuzenleri keyfi gerekçelerle (evi tamir ettireceğim/ karavan alacağım gibi) borç istiyorlar adamdan düzenli olarak. Mebla karı veya kocanın maaşı
Evli bir çift düşünün karı koca maaşlı çalışan, maaşla ancak geçiniyorlar ev araç kredisi ödüyorlar lüks yaşamları yok ve çocukları var. Koca tarafının kuzenleri keyfi gerekçelerle (evi tamir ettireceğim/ karavan alacağım gibi) borç istiyorlar adamdan düzenli olarak. Mebla karı veya kocanın maaşının 2-3 katı. Geri ödeyip ödemeyecekleri meçhul muhtemelen ödemezler. Sizce bu evlilikte sorun teşkil eder mi etmez mi? Bu kişilere borç verilmese dahi bu kişilerin bunu huy haline getirmesi sorun değil mi?
0
iwillsee
(15.08.25)
bazı insanlar çok rahat borç isteme konusunda. durum öyle bir hale geliyor ki borçlu ben bunu nasıl öderim diye kara kara düşünmesi gerekirken borç veren kara kara düşünmeye başlıyor. bu işlerde hiç hatır falan tanımamak lazım. borç morç yok kardeşim. ben ancak kendime yetiyorum. borcu tek şartla veririm. geri dönmezse bana koymayacak miktarda bir şey olacak ve bu kişi de daha önceki borçlarını zamanında ödemiş olacak.

evlilikte verilen borçlar geri dönmezse sorun yaşanır asıl.
0
lazpalle
(15.08.25)
ev tamiri yada karavan alacagim diye borc isteyene borc vermezdim.Ancak saglik vb. acil bir durumda borc verirdim.Neden bankadan almiyor.Banka kredi faizi alacagi icin degil mi? Peki o borcu verip aylar sonra parasinin degeri azalmis sekilde alacak kisinin gunahi ne?
Sacma sapan isler
0
turkuaz
(15.08.25)
istenen meblağ çok büyük.
ben yüz bulup da isteyemem.

alışkanlıktan korkuyorsanız demek ki birden kez oldu bu.
sadece iki aile arasında değil, borç veren çift arasında da sorun oluşturabilir bu durum. kadın tarafa adama "sen şu kuzenlerine çok yüz veriyorsun, saçma bir ilişkiniz var, bu kadar yüzsüz olmazlardı sen izin vermeseydin" diye çemkirebilir ve işler daha büyük boyuta ulaşabilir.

o kişilerin tavrına pek müdahale edemeyiz ne yazık ki. yüzsüz kişiler de olabilir haklarında düşündüklerinize göre. ama iki kişinin maaşının 2-3 katı diyorsunuz. nereden baksan 300-500 gibi bir borç isteniyor. kim kimden bu devirde böyle borç ister yahu. yok mu banka şu bu.

verirseniz altın verin, altın alın.
ama ben şunu öğrendim, verilen borç bir daha geri gelmeyeceği düşünülerek verilir. ona göre.
0
biseysorcaktim
(15.08.25)
Aileden öyle alışmış olabilirler, kim tarafından kuzen ise anaları babaları, borç istedikleri kişinin anası veya babası ile böyle bir ilişki kurmuştur.

Diğer ihtimal, yumuşak yüzlü biliyorlardır ve/veya krediyle alınmasına rağmen ev araba var diye "ooo bunlarda para vardir" yüzsüzlüğü ile hareket ediyor da olabilirler

Hanımın çocuk üzerinden baskı yapması lazım, geri ödenmesi odenmemesi de sorun değil, para gelecek gelmeyecek bir stresi var. "Çocuğunun rızkını" baskisi yapsın hanım ki gerçek de bu.

Ha koca tarafinda biraz akıl varsa bu yüzsüzlere bir aşamada "y*r**** yiyin" demesi lazım.
0
encokbenisevinnolur
(15.08.25)
Türkiyede artik herkes golddiggerlik pesinde. Mide bulandirici.

Tencere kapak olmus onlar. Aralarinda herhangi bir sorun olmaz. Ikisi de virtuesuz cöp tipler.
0
sonsuz
(15.08.25)
Evlilikte sorun teşkil eder.
Depremler olur.
Düzenli borç isteyen o kuzenler
(kaç taneyse artık? bir tane yetmedi mi :) aldıkları karavanla akşam vakti manzaralı bir yere sandalyesini kurmuş bir şeyler içerken o esnada başkalarına olan borcundan çok aracın yakıtını düşünecektir.
Yapay zekaya,
mantıklı şekilde borç vermeme bahaneleri nelerdir diye soracaktır.

Düzenli borç isteme diye bir şey olmaz. Önemli olan borçlu olmamaktır.
0
diyecevaplandı
(15.08.25)
Bu soruyu soracak halde olmak en büyük sorun. Kuzenlerin yaptıkları şey asalaklık, haraç kesme nerdeyse. Fakat bunu görememek, bu konunun evliliğin şu anki en büyük tehdidi olduğunu anlayamamak çok daha büyük bir sorun. Çok ciddi bir sorun var orada.
0
muhayyer divan
(15.08.25)
Ne yazık ki kendi yağında kavrulan, kimseden borç istemeyen ama malı mülkü de olmayan insanlara hep böyle kancayı takarlar. Bence sorun teşkil eder, keyfi harcamalara hiç borç vermem. Malı, mülkü varsa, benden zenginse de borç vermem. Zaten sen benden zenginsin, şu arsanı sat arabanı yaptır dersen bırak borç istemeyi daha onunla konuşmazlar bile.
0
lamborcini
(16.08.25)
Keyfi gerekçeyle borç isteyen adama asla borç verilmez.

Düzenli borç istenmez, isteyene verilmez. Gerçekten ihtiyacı varsa şartlar zorlanır mümkün olduğunca insan toplanır ve ihtiyaç sahibine yardım edilir.

Olur da şartlar farklı gelişir ve verilmek zorunda kalınırsa, geri ödenmemesi durumunda can acıtmayacak bir miktar verilir, duruma göre geri de istenmez zira bu borcun ödenmemesi nedeniyle borç alan bir daha borç isteyemez ve huzura erilir.

Benden biri karavan alacağı gerekçesiyle borç isterse cevap bile vermem. Güler geçerim.
0
10551037
(16.08.25)
(8)

İnce altın zincir bilekliği hiç çıkarmasam kopar mı?

cambalkon
https://www.atasay.com/tr/sari-altin-renkli-nazar-boncuklu-cocuk-bileklik-1000711593/?gad_source=4&gad_campaignid=18285666374&gbraid=0AAAAADn7Vg1hrCX0Ry2o1mhQNm0NAYTF7&gclid=EAIaIQobChMIhsqFie-MjwMVKEFBAh3elwhqEAQYECABEgKbi_D_BwELinkteki bilekliği çok beğendim. Hiç çıkarma takısı şeklinde kullanmak
www.atasay.com

Linkteki bilekliği çok beğendim. Hiç çıkarma takısı şeklinde kullanmak istiyorum. Ama çok aktif bir hayatım var. Acaba ince zincir olduğu için kopma riski var mı? Kaybolursa üzer. İnce zincir bileklik deneyimim de hiç olmadığı için emin olamıyorum
0
cambalkon
(15.08.25)
kopar
0
gobekliraki
(15.08.25)
kopabilir ama en çok bir şey giyip çıkarırken takılma ihtimali olur. onun dışında ne kadar aktif bir yaşantınız varsa da, şehir hayatında onu koparacak ne yapıyorsunuz ki. ofis çalışanı iseniz kopması zor.
0
biseysorcaktim
(15.08.25)
yapisindan dolayi kopma ihtimali yuksek. zincir cunku hareket ede ede asiniyor veya gevsiyor. ozellikle o acma kapama seysi, klips midir nedir, cok tehlikeli. kaybolursa uzecekse. cunku en erken o yipraniyor. kendi kendine acik kaldigi bile oluyor.
0
arakaali
(15.08.25)
Ürün üretim açısından ortalamanın üzerinde bir ürün - bir sürü detay yazarak konuyu uzatmak istemiyorum -

Halkaların hepsi kaynaklı ve kapalı gibi gözüküyor ki zaten marka bir ürün, öyle olması gerekiyor. Kopma riski kalın sandığınız zincirlerde de var bu arada.
Ha kopabilir mi tabii ki kopabilir ama normal şartlarda bi' şey olmaz.

Uçaklara da bi' şey olmaz diyoruz ama düşeni oluyor - böyle bakmak lazım -

Bu ürün görseldeki gibi gelirse kopma ihtimali düşük, kısace bunu söyleyeyim.
0
kumandanim
(15.08.25)
Kaybolma olasılığı yüksek. Özellikle kalabaklık yerlerde bileğinizden nasıl kayıp gittiğini hiç anlamazsınız. yerlere düşse sesi de kolay duyulmaz.
O çok ince zincir halklarından biri diğerlerine göre daha zayıftır.

Bunun yerine 2 tane çeyrek alın, atın yastık altına kafanız rahat olsun.
0
diyecevaplandı
(15.08.25)
@diyecevaplandı ama hocam takı ayrı yatırım ayrı şimdi
0
🌸cambalkon
(15.08.25)
ince saydam misina geçiriyorlardı çocukların bilekliklerine önceden. zincirlerden biri kopsa bile o misina yine bilekliği bir arada ve kolda tutuyordu. bilmiyorum iyi bir fikir mi
0
biseysorcaktim
(15.08.25)
Bu tarz bi bilekligim vardi yillarca taktim sonra yemek yapmaya baslayinca bir gun arka gozdeki tencereyi karistirirken on gozdeki tenceredeki sicak su buharindan saniyesinde isinip bilegimi yakti bildigin bilegimin cevresine izi cikti. Altin celik cok cabuk isiniyor ne oldugunu anlamiyorsun asil korkmak gereken konu bu bence
0
ceann deas
(16.08.25)
(11)

Kötü çalışan kişinin avans istemesi

Shepard
Performansı kötü, sürekli müşterilerle özür dileriz, hallediyoruz muhabbetlerine giriyoruz. Özel hayatındaki olayları sebep gösteriyor. Ise girmeden önce herkese avansı, maaşın yüzde 30'u kadar verebiliriz diyoruz. Ama vermezsek de darilmaca yok diyoruz. Avans isteyip bizi mahçup eden kişiye avans v
Performansı kötü, sürekli müşterilerle özür dileriz, hallediyoruz muhabbetlerine giriyoruz. Özel hayatındaki olayları sebep gösteriyor. Ise girmeden önce herkese avansı, maaşın yüzde 30'u kadar verebiliriz diyoruz. Ama vermezsek de darilmaca yok diyoruz. Avans isteyip bizi mahçup eden kişiye avans veresim yok. Çöple samanı mı karıştırıyorum siz bana söyleyin, siz ne yapardınız?
0
Shepard
(15.08.25)
Normal kurali uygular gecerdim. Maddi imkanlar musait degilse %30 vermiyorsunuz ve su an vermek istemiyorsunuz sanirim. Maddi imkan varsa %30 verirdim sanirim.
0
mbond
(15.08.25)
Sözümü tutup verirdim, başta söz verilmiş sonuçta. Yoksa maazallah dedikodu gırla gidebilir, sözünü tutmuyor vs diye sonra genel güvensizliğe dönüşebilir bu.
0
encokbenisevinnolur
(15.08.25)
Ne kadar ekmek o kadar köfte. Avans istiyorsa karşılığını da doldurması gerek.
0
anatomik
(15.08.25)
bence biraz karıştırıyorsun. çalışan fazladan bişey istemiyor, hakkı olanı istiyor. ki verip vermemek sana bağlı yine de. ama "vermezsem akıllanır" diye düşünme, farkında bile olmaz. işle duyguları karıştırıyorsun bence biraz.
0
gobekliraki
(15.08.25)
Ama vermezsek de darilmaca yok diyoruz. demişsen sözünü tutmamış olmazsın.
sebebini de açıkça söyle ve verme.
0
bay b
(15.08.25)
Avansı ver performans konusunu ayrıca konuş. Eğer müşterilerden sürekli şikayet alıyorsanız bu çalışanın değil şirketin sorunudur. Ya uygun kişiyi işe almadınız ya çalışana iş tanımını anlatamadınız ya müşteri ilişkileri yönergelerini veremediniz. Bu durum sürekli ise çalışana ne istediğinizi anlatın ve yönerge verin.
0
grimavi
(15.08.25)
grimavi +1

ek olarak. izin, maaş, bonus vb. poltikalar şirket tarafından belirlenir ve herkese şeffaf bir şekilde duyurulur ve uygulanır. aksi taktirde yarın biri gelir şunun gözünün üstünde kaşı var diyip avans vermez. performansını beğenmiyorsan önce sözlü uyarırsın. düezelmezse yazılı uyarırsın. olmadı çıkarırsın.
0
merhum
(15.08.25)
İşindeki sorunlarla ilgili bu
kadar paylaşım yapıyorsun ve bir üst yönetim olarak sizde bir sorun yok mu?
sorusu akla geliyor.
Bu kadar sorunlu iş ve kimse sizde nasıl toplanıyor.
Etkin yaptırımlar yoksa ağlamaya, şikayete devam..

Kötü çalışan için avans ödüldür.
Bu konuda genel kaide şu olmalı: zararın giderilmesi faydadan önce gelir.
O nedenle çalışan önce kendisini düzeltsin.
Özveri sadakat paraya bağlı, parayla gelen şeyler değildir. En başta insanın içinde olmalı bu hisler.

Yıllar önce istanbuldaydık yeni işe başlayıp bir kaç gün üst üste geç gelmeleriyle dikkatleri üstüne çeken iki kişi yaklaşık 1 haftalık çalışmalarının sonunda şirketten avans istedi. Şirket parayı verdi
ve ortadan kayboldular.
Şirketin kendisi, dolandırılmadan önce onlara ödüllerini vermiş oldu.
0
diyecevaplandı
(15.08.25)
Sürekli servisteki kızlara da yürüyor mu peki :d kov.
0
ruhen hastayim ben
(15.08.25)
Zor bir dönemdeyiz, performansı yerinde değilse resmi uyarı verilir veya sözlü olarak uyarılır.

Bir çalışanı avansla, parayla "terbiye" etmeye çalışmak ters teper ve ben olsam ne olursa olsun imkan varsa yardımcı olurdum.
0
kimlanbu
(15.08.25)
Burada yazılanlar sonucu avansı vermedim. Vermiyorum da demedim çalışma arkadaşımıza.
@diyecevaplandı dediği gibi olacaktı havası vardı. Bugün sabah ben ayrılıyorum yazdı. İstediği avans 20k idi. İnsanlar...
0
🌸Shepard
(16.08.25)
(11)

lastik sorusu

charlotte blanc
56bin kilometre oldu hankook 215 45 r18. bir tanesi bombe yaptı böyle. önlerden biri tel kırmış acil değiştirmem lazım.lastik fiyatları da epeyce pahalı. ön iksini değiştirip arkalara dokunmasam mı yoksa 4ünü de değiştireyim mi?
56bin kilometre oldu hankook 215 45 r18. bir tanesi bombe yaptı böyle. önlerden biri tel kırmış acil değiştirmem lazım.

lastik fiyatları da epeyce pahalı. ön iksini değiştirip arkalara dokunmasam mı yoksa 4ünü de değiştireyim mi?
0
charlotte blanc
(14.08.25)
Bridgestone Turanza 6
0
designer
(14.08.25)
On iki yeter
0
kisa
(14.08.25)
Sadece öndekiler de değişebilir.

Arkadakilerin de diş derinlikleri, yanaklarda bozulma, yıpranma, çatlama gibi genel fiziksel durumunlarına üretim tarihine
iyice bakın. Bu kullanımda kabaca bir iki sene daha gidecekler ise durumu zorlayın 4 lastiği birden alın sonraki zamlardan etkilenmeyin.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
4 lastik 56 bin olduysa hepsini değiştir.lastik işi şakaya gelmez. diğer türlü max 1 sene sonra 2 lastik daha alcaksın. şimdiden al.

her sene önle arkanın yerlerini değiştir ki eşit yıpransın.
0
jelly bear
(14.08.25)
ortalama bir lastik max. 75-80bin km gidiyor. Senin lastikler %80 asinmistir tahminen, bir tane bombe yaptiysa hepsini degistirmek lazim artik.
0
cooperr
(14.08.25)
Hiç düşünmeden hepsini değiştirin. 56.000 km'ye gelmiş lastiğin ömrü bitmiştir ya da bitmek üzeredir. Tel kırdıysa lastikler bitmiş demektir.

Performanslı bir araba ise (ebat nedeniyle bana öyle geldi) asla şakaya gelmez lastik meselesi. Performanslı değilse de şakaya gelmez.
0
10551037
(14.08.25)
diego jota lamborgani urusla lastik patladı diye öldü. lastik şakaya gelmez, hepsini birden değiştir. he sadece ön değişir mi değişir ama güvenliğin düşer. lastiğin değişmesi gereken aralık 50 60 bin arası geçmediyse 5 6 sene. bombe yaptıysa veya tel çıktıysa o lastik gitmiştir.
0
mikahakkinen
(15.08.25)
hepsini değiştirin, ömrü tamamlanmış gibi. ben 55bin km'yi geçirmiyorum.
0
awlmi
(15.08.25)
Birinin bombe yapması, birinin tel kırması zaten lastikler diyor benim ömrüm dolmuş. hadi inat ettiniz değiştirmediğiniz diğer 2 lastik de kaç bin km daha dayanacak ki.
0
denizgonen
(15.08.25)
56bin km olduysa tüm lastikleri değiştir.

hankook takma, bir üst premium markaya geç. hankook premiumun bir altı marka.

continental (en iyi tercih bana göre), michelin, goodyear, bridgestone, pirelli kullanabilirsiniz.
0
false pretension
(15.08.25)
Hepsini değiştir
0
basond
(15.08.25)
(12)

Özellikle evlilere bir soru

encokbenisevinnolur
Birkaç ihaleye fesat karıştırma vs haberi okurken aklıma geldi.Şöyle şimdi bu işleri yapanlardan evli barklı olanı da var.Mesela yapan kadınsa kocası, erkekse karısı nasıl oluyor da "hayirdir nereden geliyor bu değirmenin suyu" demiyor eşine, sonuçta aniden mantıksız bir zenginleşme olarak görünür m
Birkaç ihaleye fesat karıştırma vs haberi okurken aklıma geldi.

Şöyle şimdi bu işleri yapanlardan evli barklı olanı da var.

Mesela yapan kadınsa kocası, erkekse karısı nasıl oluyor da "hayirdir nereden geliyor bu değirmenin suyu" demiyor eşine, sonuçta aniden mantıksız bir zenginleşme olarak görünür muhtemelen bu dışarıdan.

Diğer türlüsünü da aklım almıyor, bu işlerin içindeki insanlar evde oturup "hahah nasıl s*ktk ama, şrank, şerefe" yapan karikatür tipler de olamaz gibi geliyor yani.

Bir de insan tedirgin de olmaz mı, yani bu eve gelen para kirli paraysa, yarın bir gün hapsi boylamayalim diye?

Neyse soru şu:
Eşiniz aniden, maaşlı çalışıyor olsun kendi işi olsun, birden ve açıklanamaz bir biçimde çok para kazanır olursa, hayırdır nereden geliyor noluyor demez misiniz?
0
encokbenisevinnolur
(14.08.25)
Haberlerden bağımsız olarak yazacağım tamamen. Kendi tahmini yazacağım; illegal işlere bulaşanların büyük kısmı ''ben bi b*k yedim'' diye direkt aynı gecenin akşamına söylemiyordur bence. Yani filanca iş anlaşması yaptım, biraz kazanacağız gibi hep yumuşatarak ve kendini legalize ederek anlatıyorlardır. İnsanoğlunun doğasında var bu, yanlış yaptığını bilse bile her zaman kendisini haklı çıkaracak bir rasyonelleştirme içindedir, insan beyni kendi yanlışıyla bir kez yüzleşti mi kabullenmekte zorlanır çünkü sorgulamamak ya da legalize etmek bu sürecin ön koşullarından birisi diyebiliriz sanırım.
Herkes ''bedel ödendi'' diye geziyor zaten :D
Çok çalıştım, kazandım bile diyebilir sgfahgd. Eşlerine de birden yansıtmıyorlardır bir gecede villaya taşınalım demiyordur, yavaş yavaş işte akıtıyordur parayı. İnsanoğlu lükse çabuk alışır, e hanımlar da nereden geliyor demek yerine daha çok gelsin diyorsa bir bakmış DP gibi gecekondudan çıkmaların, havuzlu villa rutinlerine dönmüştür hayat :)

Kısacası büyük kısmı sormuyordur, üzümünü ye bağını sorma misali.
0
titanic kemancısı
(14.08.25)
bu isleri yapanlar da esleri de ayni ahlakta muhtemelen. bence direkt umursamiyorlar, zaten herkes yapiyor, biz niye yapmayalim diye bi ahlaki cöküs var bence.
0
mamu
(14.08.25)
Parayla goze batacak birsey almiyorsa gizli tutulabilir. Ben gizli tutuldugunu sanmiyorum da detay verilmemis olabilir tabii. Burada atlanan nokta su, ihaleye fesat karistiranlar, ya da torpille ise girenler falan kendilerine "ne kadar kotu bir insanim haksiz yere para kazandim" demiyor ki. Cevresinin sayesinde kazandigini dusunuyordur, gayet normal goruyordur, gormeyen adam yapmaz zaten. Es icin de olay cok detaylari bilinmeyecek sekilde "is" yapilarak iyi para kazaniyor seklinde gorulebilir.
0
mbond
(14.08.25)
Abi ben şimdi insaatciyim. Sonuçta is yapiyorum.
Hanima diyorum ki efsane bir ihale aldık belediyeden. Hanim diyor Nasil oldu, diyorum işte iş planıni begendiler vs.
Nereden bilecek yani para yedirdigimi falan.

Ya da misal ticaret yapıyorum. Bir anda diyorum çok iyi satış yaptık. Ama naylon fatura çıkıyor ileride.

Bu tarz şeyleri eşin bilmesi imkansiz yani.

Senin dediğin ben bugün belediyede memurken bir anda insaat şirketi sahibi olmamda olur. Yoksa bu isteyken bir anda cosanlarin eşinin anlaması kolay değil. Ve böyle olunca sormayanlar tabiki suça yataklik ediyor biliyoruz. Hiç kimse bugün bulgur yerken yarın havyar yiyip sormamazlik yapmaz.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
yukardakilere ek olarak, ortalama bir turk ailesinde, ozellikle ic anadoluda ya da kucuk yerlerde kadinin yerini, bilgisini ve farkindaligini oldugundan iyi degerlendiriyorsunuz bence. eve giren paradan calismayan bir kadinin yuksek ihtimalle hic haberi yok zaten, mutfak harcamasi ve harclikla yasamini surduren cok ya da maas kartini esine veren. aileler oyle sandiginiz gibi ortak hesaplarla, bu ayki gelirimiz ne kadar neye ne kadar harciyoruz gibi bir muhabbet icinde degiller. benim kuzenlerim ve etraflarindaki insanlar filan mesela esleri kiralarini oduyor, harclik veriyorlar, ama para nereden geliyor neler oluyor bitiyor filan pek haberleri yok, mesela bir dugun falan varsa iste suna altin takilacak, kiyafet alsak iyi olurdan oteye gecmeyebiliyor muhabbet. sozlukte falan atip tutulanlara bakmamak lazim.
0
kassiopeia
(14.08.25)
Bunun homojen cevabı yok. Öylesi de vardır, öbür türlüsü de.
Türk aile yapısının genelinde kadın, erkeğin işinin detayını bilmez, ilgilenmez. Kafa yormaz.
Ayrıca eşlerin kumaşı genelde aynıdır.
Hayatımda bir defa eşin rüşvet aldığını öğrenince valizini hazırlayıp kapının önüne koyanı gördüm.
0
Mirket
(14.08.25)
Bu işleri yapanların eşleri de ahlaksız +1

Para geldiği için sorgulamıyorlar. Aksine ihale alamayan eşine dırdır ediyorlardır.
0
nawar
(14.08.25)
Bu konular helal haramı bilmek anlamak benimsemek ve ahlakla ilgili hususlar.

Genelde tencere kapak misali birbirini buluyor bu kimseler.
Bir de yakın tanıdık ve kimselere kıyasla durumlarının iyi olması işlerine geliyor olsa da kesinlikle ilerleyen zamanda bu tür haksız kazançlar yanlarına kâr kalmaz.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
demezler cunku:

1- tencere kapak
2- kulturumuzde erkeklerin isine pek karisilmaz.
0
cooperr
(14.08.25)
Yazılanlar çok doğru. Bu illegal işleri yapanlar eşleriyle üniversite kütüphanesinde tanışıp evlenmiyor herhalde. Karıları da aynı çevrelerde yaşayan, aynı ahlaksızlığa sahip onların kadın versiyonu olan kişiler. Kocalarının yaptığı işlerle gurur duyar bunlar. Mesela bazen twitter'da kader mahkumlarına af diye sürekli yazan kadınlar görürsünüz. Bunlar işte onların karıları. O yüzden saklamalarına veya bir açıklama yapmalarına pek gerek yok.
0
messor
(14.08.25)
bizim toplum olarak ya da insanlik olarak uzlasmis oldugumuz ortak bir ahlak normu yok ki. ortada tek bir dogru olmayinca esler arasinda uzlasma cok da zor degil.

kendi normunuza gore ihaleye fesat karistirma ahlaksizlik olabilir (bana gore de boyle) ama bunu yapan biri kendini cok basit sekilde rasyonelize eder, "herkes yapiyor", "isler boyle donuyor", "yapiyorum ama bir amac ugruna yapiyorum", "biz yapmayalimda baskalari mi yapsin" "bir sekilde biri bu ihaleyi ayni sekilde alacakti, biz aldik cok mu" "ihaleyi oyle aldim ama kazandigim para ile kac yetime yardim ediyorum biliyor musun" "yaptim allah affetsin" "biz ne acilar cektik, biraz da biz kaymagini yiyelim" "yaptigim ihaleye fesat karistirmak sayilmaz" ... bu cumlelerden herhangi birini kendine, ailene soylediginde temize cikmak cok da zor degil. hele para isin icine girince ahlaksizlik degil, tam tersine taktir bile edilirsin.

bir diger konuda da kendi ahlakimizi mutlak ve herseyden ustun gormek cok buyuk hata. her insanin zaafi var ve o zaaflar uzerinden ahlakimiz test edildiginde ne yapacagimiz, ne hissedecegimiz buyuk bir muamma. cok ahlakli olabilirim ama bunun nedeni cok erdemli olmam da olabilir, ama diger taraftan ahlakim bu gune kadar yeterince test edilmemis de olabilir. bunu zaman gosterir.
0
emrahday
(14.08.25)
genelde geleneksel aile yapısına sahip kişiler bunlar. kadın ekonomik olarak pasif, evi erkek geçindiriyor. hesaplar ayrı, kadın ne kadar paraları olduğunu bilmiyor vs.

ben bir ay normalden %20 fazla kazansam eşim anlar ve bana sorar. ben de aynı şekilde. şeffaf ve ortak hesap kültürü, kadın ve erkeğin eşit ekonomik güce sahip olduğu daha modern ailelerde oluyor.

geleneksel bir aileden geliyorum. benim babam da evi geçindiren kişiydi. ticaretle uğraşırdı ve onlarca banka hesabı ve kredi kartı vardı. ne kadar parası olduğunu ölünce öğrendik.
0
sir gawain
(14.08.25)
(38)

Gerçekten Şekerli ve Gazlı İçecek İçmiyor musunuz?

elektr10
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahve
Geçenlerde bir duyuru görmüştüm. Ne kadar sıklıkla kola içiyorsunuz diye. Duyuru ahalisinin %95'i neredeyse hiç içmiyorum demişti ve bu durum beni en az haftada bir kola içen biri olarak düşündürdü. Yaklaşık 3 haftadır da içmiyorum.

Gerçekten de siz içmiyor musunuz? Neden? Bir tanesi barsakları mahvediyor deyince hakikaten tiksinti geldi ve içmemeye karar verdim.
0
elektr10
(14.08.25)
hiç içmiyor değilim kola çok az içiyorum. asitli olarak cola-schweppes-maden suyu harici içtiğim içecek yok. colayı da çok nadiren içiyorum.

en çok ayran içerim. onun dışında evde yaptığım limonata. onda da şeker var. haftada bir kola çok değil ya. her gün içenler var.

cola her açıdan zararlı hem içeriği hem asidi yüzünden.
0
jelly bear
(14.08.25)
cola zero o da haftada bir kere.
0
administ
(14.08.25)
Yılda 1 tane belki. Şekerli geliyor, ayrıca hiç de güzel değil.
0
mor oje
(14.08.25)
Kalorisiz olanları her gün içiyorum. Ayrıca ben haftanın 5 günü ağırlık çalışıyorum haftanın 7 günü proteini karbonhidratı yağı ölçülüp tartışmış aynı yemekleri yiyorum sigara kullanmıyorum içki içmiyorum, pastayı böreği doğumgününden doğumgününe yiyorum, buna rağmen kola içiyorum diye bağırsaklarım bozulcaksa bozulsun artık ne yapalım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.25)
hiç içmiyorum öyle bir alışkanlığım oluşmadı küçükken eve alınan bişey değildi, galiba en son 7-8 sene önce 1 kere içmiştim kola, ömrü hayatımda toplasan 5i geçmez içmişliğim. gazlı içecek sevmiyorumda en fazla ice tea şeftali o da nadiren, su en iyisi.
0
eja
(14.08.25)
Senede 1 falan heralde, o da kola değil de Fanta. Çok bira içiyorum, haftanın 4-5 günü günde 6 tane fln. O yüxden kola vb. içmiyorum. Bira yoksa ayran, maden suyundan devam.
0
kumandanim
(14.08.25)
Coca cola yıllardır hiç içmedim. Nadiren Niğde gazozu tarzı ürünler tüketirim. 2 hafta önce 1 kutu sprite içmiştim.

Benim hikayem şu şekilde, lise-üniversite civarında günde en az 1 lt kola içerdim. Bir gün midemde aşırı bir ağrı ve yanma hissettim, bu iş böyle olmaz dedim kolayı bıraktım. Bıraktım diyorum çünkü bağımlılık yapan birşey.

Artık asitli olarak sadece sade maden suyu içiyorum. Tek bir marka tüketmemeye özen gösteririm, hepsinin mineral değeri farklı. Beypazarı, Kınık, Sarıkız, Uludağ vs. içiyorum. Özellikle yazın ve bazı yemeklerle iyi gidiyor.
0
Lethe
(14.08.25)
Senede 3-4 kez içiyorumdur, onda da 330ml kutuyu bitiremiyorum. Eskiden ice tea içerdim, aşırı şekerli tadı hoşuma gitmediği için en az 10 yıldır onu da bıraktım. Ayran da çok nadir içiyorum. İçecekleri sağlıklı/sağlıksız olduğu için değil, tadını sevmediğim için içmiyorum :)

Soğuk soft içecek olarak sade maden suyu, buzlu kahve, ara sıra evde yaptığım ice tea/limonata, ara sıra portakal suyundan başka bir şey içmiyorum galiba.
0
kobuzchu kiz
(14.08.25)
Zero olanları içiyorum.
0
gobekliraki
(14.08.25)
haftada 1-2 cola zero
0
gabe h coud
(14.08.25)
Zero olanları neredeyse her gün içerim. Sadece kola bayiyor. O sebepten 1 hafta içsem ikinci hafta başka bir şey içmem lazım.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
Gerçekten içmiyorum.
0
Amaranta ursula
(14.08.25)
Gerçekten içmiyorum. 10 15 yaşlarındayken çok fazla içiyordum, sonra annemler zararlı diye almayı bıraktı. Ben de aramamaya başladım görmeyince canım istemedi. Üniversitede fast food yediğim zamanlar tek tük içerdim. Zincir fast food da sevmez oldum sonra, yani aşağı yukarı 10 senedir falan içmiyorum. Yalnız ben yemeğin yanında da illa içecek arayan birisi değilim. Su, soda, kahve, ayran bunlar bana yetiyor. Nadiren limonata, ev yapımı ice tea gibi şeyler içebiliyorum.
0
kullanicadi
(14.08.25)
Yaklaşık 3 aydan fazla süredir içmiyorum.
Kola yada gazlı içecekler yerine;

Ayran, maden suyu yada kefir içiyorum.
En güzeli kefir.
0
stay with me
(14.08.25)
Arada içiyorum. Uzun süre ara verip bir bardak içince tadı çok şekerli ve ağır geliyor bu sayede tekrar uzun süre içmeye ara verebiliyorum.
0
grimavi
(14.08.25)
Her gün içiyorum.cola light,hastasıyım.günde 4-5 kutu tüketiyorum.
0
duptıs
(14.08.25)
kutu kola, sprite vb atıyorum dolaba. 2 günde 1 kutu kola civarı içebiliyorum çok sıcaklarda
0
kondansator
(14.08.25)
evet içmiyorum ayda yılda 1 içerim.
0
sizofren06
(14.08.25)
30 yaşıma kadar neredeyse her gün içiyordum. Su niyetine icetea içiyordum. Tartıda 100 kiloyu görünce bir sabah kalkıp bütün şekerli gazlı yiyecek,içecekleri kestim. Son 5-6 yıldır hiç birini içmiyorum. Sadece su içiyorum. Tek içtiğim gazlı içecek maden suyu.
0
my fault
(14.08.25)
ortalama ayda 1 litre içiyorum kola/gazoz ya da sarı kola
bazen aylarca almadığım içmediğim oluyor. aramıyorum da.
bazen canım istiyor bir iki bardak.

not: bir şekilde ara verip içmezseniz, sonra hiç aramıyor ve canınız istemiyor.
şekeri çok fazla. uzun süre içmedikten sonra tekrar içince gerçekten nefret ettiriyor kendinden, mide bulandırıcı.
0
biseysorcaktim
(14.08.25)
icmiyorum cunku bos kalori ve sagliksiz. sagliksizligi gazdan oldugunu dusunmuyorum, icindeki katki koruyucu, dandik sekerler vs problem bence. yilda 1 ya da daha seyrek cok canim isteyip gazoz ictigim oluyor.

bira ve soda iciyorum. bir de nadir de olsa sikma portakal suyu vs tarzi seyler.
0
lemmiwinks
(14.08.25)
gerçekten içmiyorum, çocukken çok içerdim ama ne yazık ki.
sonra bir ara uzun süre içmedim, 4-5 ay tekrar düştüm batağa.
ondan sonra hiç içmedim 2012 yıl başından beri olması lazım.
binde bir şekersiz redbull falan içtim, bir ara yine şekersiz monster batağına düştüm. yani şekersiz de olsa bin tür tatlandırıcı vs.
monster batağındayken yine şekersiz mountain dew gördüm çok sıcaktı hava bir kaç kez de ondan içtim. bunların hepsi son 4-5 ay içinde oluyor. sonra dedim bunları içen zero falan da içer kendine gel sonra tekrar kestim. su ve maden suyu içmeye çalışıyorum.
hava ısınınca da limonata eksik olmaz dolapta, yine şekersiz.
0
bay b
(14.08.25)
çocukluğum ve gençliğimin bir dönemi gazlı içecekler, bisküviler, atıştırmalıklar ile geçti. uzun zamandır içmiyorum, çünkü gerçekten hiç bir faydası yok, normal ve sağlıklık beslenmeye alışınca tatları filan da çok kötü geliyor. gerçekten yılda 1 ya da daha az içiyorumdur artık
0
sweetoffice
(14.08.25)
Hiç içmiyorum. Gelmiş geçmiş en saçma içecek olabilir kola gazoz falan, ikamesi olabilecek envai çeşit içecek var gayet lezzetli.
0
encokbenisevinnolur
(14.08.25)
Hiç içmiyorum, en son 4-5 sene içmişimdir tahminim. İçecek olarak şekerli bir şeyi sevmiyorum zaten, onun yerine çikolata/güzel tatlı yerim illa şeker yiyeceksem. içecek için alınan şeker ve kalori boşa bana harcanmış bir kalori hakkı gibi geliyor sfdsd. Kola sevmiyorum, maden suyu içiyorum.
0
titanic kemancısı
(14.08.25)
Hamburger, patates, pizza falan yanında içiyorum. Bunun dışında içmiyorum. Hatta ne canım çekiyor, ne de aklıma geliyor. O da Diet/Zero/Max gibi şekersiz olanlarından.
0
nawar
(14.08.25)
Evet, yıllardır içmiyoruz almıyoruz.
Daha dün markalı olan limonatalardan ikram edildi. aşırı sıcak sebebiyle soğuk olduğu için mecburen bir bardak aldım.
İçeriğindeki kimyasal katkı koruyucu maddelerin (adı her neyse artık) rahatsızlık veren tadı hemen belli oldu.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
yemeğin yanında kola yoksa dünyası kararan iğrenç bir bağımlı olarak hem duyuruyu hem de cevapları acı bir tebessümle okudum. gazlı içeceklere hiç ilgisi olmayan, bir şey içecekse maden suyu ya da ayran vs. tercih edip gazlıları/şekerlileri hiç aramayan insanlara öyle imreniyorum ki...

ben küçük yaştan beri alışığım. bir noktadan sonra zaten "duygusal bağlanma"ya döndü olay. buzdolabımda her zaman kola olmalıdır. mümkünse küçük şişelerde/teneke kutuda veya ağzı çok iyi kapatılmış şişelerde olmalıdır hem de çünkü asidi kaçtığında sevmem. bu konuda hassasiyet geliştirdim, "gurme" de denmez ama "kola keşi" oldum.

zamanında o dönemki sevgilim, verdiğimiz siparişin yanında kola gelince gerçekten oturup ağlamıştı. gidip lavaboya dökmüştüm ama o an çektiğim acıyı ben bilirim. ona söz verdiğim için tam 40 gün (saymıştım) hiç şekerli içecek tüketmedim. sonra kendi aramızda sessiz bir anlaşma oldu bir nevi, "bundan bir bok olmaz" dedi, ben ona "senden geçerim guladan geçmem" dedim, devam ettim.

bak ben iki sene sigara içmedim. daha kısa süreli olsa da farklı denemelerim, "başarılarım" oldu. alkolik oldum - içme şansımın olmadığı günlerde günlük sorumluluklarımı minimum eforla aradan çıkarıp sadece uyurdum. onu da kestim. şimdi ayda sadece belki bir akşam 2-3 tane bira içiyorum, "oturmuşken 9 tane daha içeyim" diye hissetmiyorum.

ama bu kolayı hayatımda sadece KIRK GÜNLÜĞÜNE, o da köpek gibi aşık olduğum kişi hüngür hüngür ağladığı için bırakabildim.

bu kolanın bağımlılık düzeyinden ziyade benim gerizekalılığımın bir göstergesi bence ama yine de kamu spotu şeysi yapmış olayım: içmen guzum. iç organlarım kuru üzüme döndü, ağzımda diş kalmadı, tartılacağım zaman tırlarla beraber en yakın kantara giriyorum ama yok akşam yemeğinin yanında veya bilgisayar başında çalışırken kola içmeyeceksin desen tarlası yanmış emmi gibi çökerim bi duvarın dibine ağlamaya başlarım.
0
der meister
(14.08.25)
Yaz aylarında bazen içiyorum.
0
runaway
(14.08.25)
20 senedir filan
0
mantık
(14.08.25)
Herkesin bu kadar rafine zevklerinin olması çok ilginç yobaz tayfa İsrail malı diye içmiyor buradaki aydınlık tayfa sağlıksız diye içmiyor o zaman kim içiyor bu kadar kolayı üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.
0
kizil karga
(14.08.25)
Çok aramam ama tatile gidince ve konsept herşey dahil olunca aşırı bir tüketim farkettim ki ben de çoğu zaman kendimi içerken buldum.
Bu durum kola tüketiminin oteller sayesinde top yaptığı izlenimini oluşturdu bende.
0
va
(14.08.25)
üretilen kola belli satılan kola belli hepsini ben içiyorum olamam.

geçen seneyle aynı satışı yapmış ciro olarak
enflasyonu hesaba katarsak en az %60 düşüş var
0
mantık
(14.08.25)
hayatim boyunca hic icmedim hazli icecek. 5-6 yasindayken kola denemistim ve o gazliligin agzimda yarattigi histen nefret etmistim. fanta, sprite vs hepsi ayni oldugu icin kendimi bildim bileli icmedim.

bu sebeple cok uzun bi sure bira da icmedim, 22-23 yasindan sonra fln icmeye basladim :D

ice tea ictim ama alternatif olarak ara sira, fast food yerken fln. simdilerde hic icmiyorum denebilir, en son ne zaman ictim hatirlamiyorum. fast food yemeyince onu da icmemis oluyorum.
0
taurina
(14.08.25)
Ayran, su, kefir, elimle sıktığım limon dışında tüketmiyorum

Çay kahve dahil
0
baldan kaymak
(14.08.25)
ben içmiyorum, belki 15 yıl oldu. sıfır diyemem ama ancak bir restorana gidilir içecek birşey olmaz vs. toplamda yılda 2-3 kutu kola. evde zaten bulunmaz. bu arada içince de aşırı şekerli şerbet içer gibi geliyor, zaten içemiyorsun.

dışarıda yemeklerde soda veya bira tercih ediyorum.
0
orpheus
(14.08.25)
Arada içiyorum ben, bazen et yemeklerinin yanında kola içmeyi severim.
0
ekimoloji
(14.08.25)
icmiyorum. les gibi bir seyi zorla, reklamla, algi yonetimiyle hayatimizin icine soktular. ne idugu belirsiz tuhaf bir icecek.

dogal seyler yiyip iciyorum. limonata yapiyorum, ayran, salgam iciyorum.
0
antikadimag
(15.08.25)
(9)

Ketçaplar çok tatlı değil mi??

muhayyer divan
SelamGeçenlerde çooooookkk uzuuuuuuunn zamandan sonra eve ketçap mayonez almıştım, ketçap acaip şekerli geldi bana. Öteden beri biraz tatlımsı olur ama bu epey tatlı geldi bana. Ne diyosunuz?
Selam

Geçenlerde çooooookkk uzuuuuuuunn zamandan sonra eve ketçap mayonez almıştım, ketçap acaip şekerli geldi bana. Öteden beri biraz tatlımsı olur ama bu epey tatlı geldi bana. Ne diyosunuz?
0
muhayyer divan
(14.08.25)
Yıllardır almıyorum.
Hamaratlığına güvenen için elde yapmak veya bazı döner dükkanları da kendileri yapar. onlardan satın almak daha mantıklı.
Üstünde acılı yazan bazı ketçaplar bile yeterli derecede acılı değil.
Ketçap çok tatlı derken büyükleri kandıramadıkları için çocuklara alışkanlık kazandırmak istiyor da olabilirler.

Bir çok üründe içerik, formül yerinde durmuyor sürekli değişiyor.
Bu konuda şampuanlara da anlam veremiyorum. Bazı reklamlarda "yeni, geliştirilmiş formül" ifadesi geçer.
Oysa önceki reklamlarında da parlak, güçlü,kepeksiz saçlar vaad ediliyordu. Şampuanın testleri ve deneyleri yapılmıştı.
Saç aynı saç, insan da aynı insanken içeriği geliştirmeye(!) değiştirmeye gerek var mı?
(Diğer markalarla rekabet konusunu hariç tutarsak) hiç sanmıyorum.
Güven de vermiyorlar.
Ayrıca zararları bazı kaynaklarda geçiyor.
Defne sabunu bizim için yeterli.

Bu çoooook uuzuuuuun arada ketçap & mayonez tarifini öğrenmeniz lazımdı.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
hangi markayı kullandın? genelde karışım yaptığım için farketmedim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(14.08.25)
Markaya göre değişir
0
koela
(14.08.25)
Heinz ın tadı çok şekerli, bunların güven verecek bir yanı yok, dümdüz endüstriyel şeyler
0
grimavi
(14.08.25)
Marka sebebi de şu; şimdi ketçapi sekersiz yapamazsin çünkü şeker belli kısmı domatesten gelir. Üstüne de ek şeker konulur.
Kaliteden kalitesiz markalara inmeye başladığında 100 gr için 160gr domatesten 120gr kadar iniyorsun. Ama şeker aynı. Bu noktada işte ek şeker koyuyorlar. Böyle olunca da domatesi az, fiberi daha az ama şekeri daha fazla yani kalitesiz, ucuz ürün oluyor. Hatta baktım Fransa'da en dandik üründe domates değil domates püresi var diyor.
Edit: enteresan çünkü çoğunda domates diyor bazısında püresi diyor. Proses ile alakalı heralde. Ama misal organik ketçapta 180 gr domates var. Bununla 100 gra 120 gr domates koyani karşılaştırinca anlıyor insan.
0
logisticsmanager
(14.08.25)
Bana da tatlı geliyor o yüzden, farklı klasmanda olsa da, çare dijon hardal demek istiyorum. Tek sevdiğim sos. Mis
0
kullanicadi
(14.08.25)
@diyecevaplandı

Yemek istememiştik. Belki 10 yıldır almadık, arada annem yapmak istedi ama başka şeylerden ona fırsat olmadı. Kusura bakma bir daha almayız. :)

@ruhlardan

Tat aldım, indirimdeydi. Mayonez tam hatırladığım mayonez lezzeti ama ketçap acaip tatlı.

@grimavi

Güvenmekten değil de o an çok canım çekmişti ama ketçabı resmen tadından yiyemiyorum, çok fazla tatlı geliyor. Tekrar almayacam.

@logistic

Evet çok mantıklı, öyle tatlı ki, yerkn gözünü kapasan baklavayı glikoz şurubuyla yapmışlar sanırsın. Demek ondanmış.
0
🌸muhayyer divan
(14.08.25)
Tat Ketçap mı aldın? Şekere domates düşmüş gibi onlar. Bazılarında daha düşük ama evet, çoğunda rahatsız edici.

Ekleme: Cevapların tamamını okumadan yazmıştım. Evet Tat'mış. Olağan şüpheli :)
0
nawar
(14.08.25)
heinz'in az tuzlu az şekerli ketçabı var. dene istersen.
0
tabudeviren
(14.08.25)
(4)

Bellek 8 gb yeterli olur mu?

naksidil
Laptop için soruyorum. Muhasebe programı yükleyince kasar mı rahat kullanabilir miyim?
Laptop için soruyorum. Muhasebe programı yükleyince kasar mı rahat kullanabilir miyim?
0
naksidil
(12.08.25)
Normalde yeter.
Açılışta başlayan bazı gereksiz programları da kapatırsanız bellek tasarrufu olur. Bunu tespit için yanınızda bu konuda bilgili biri olsun.
0
diyecevaplandı
(12.08.25)
Bunu en iyi yükleyeceğiniz programların önerilen sistem gereksinimlerine bakarak anlarsınız.
0
kesmekes laleler
(12.08.25)
Yeter veya programa göre değişir diyen bilmiyordur bu işi. Sakın tuzağa düşme. 16 en az olması gereken. Varsa yükseltme şansın 32 yap geç. Bende 32, masaüstü ama chrome'da 30 sikme açınca çıldırıyor, ama ram yüksekse kafan rahat oluyor allah kimseyi düşürmesin ramsiz günlere. Program kullanıyoruz yanına da 50 ayrı şey açıyoruz iş güç oyun vs. iyi ki çok cigolaytım var remde diyorum.
0
Shepard
(13.08.25)
az. bir kaç ekran açınca veya fiş çok uzun olunca kasma yapar, birde muhasebe programları sürekli güncelleniyor veya ek özellikleri oluyor demirbaş programı gibi onları eklersen kısa sürede bilgisayarı tekrar değiştirmek zorunda kalabilirsin 8 cidden az, işlemcide önemli
0
eja
(13.08.25)
(4)

Rus Edebiyatı

old possum
Rus edebiyatı ( bildiğimiz klasik Rus edebiyatı, Tolstoy, Puşkin vb) batı edebiyatı başlığı altında geçiyormuş kitaplarda öyle mi? Tuhaf geldi de bana. Bilenler kaynak gösterirse sevinirim. Doğru mu bu?
Rus edebiyatı ( bildiğimiz klasik Rus edebiyatı, Tolstoy, Puşkin vb) batı edebiyatı başlığı altında geçiyormuş kitaplarda öyle mi? Tuhaf geldi de bana. Bilenler kaynak gösterirse sevinirim. Doğru mu bu?
0
old possum
(12.08.25)
bunu sizin için söylemiyorum, dünyayı sadece son 10 yıllık gelişmelerden ibaret zanneden ve dünya görüşü de 2-3 amerikan firmasının tekelindeki sosyal medyayla oluşan bir nesil türedi.

rus edebiyatında özellikle fransız etkisi çok fazladır ve adına rus edebiyatı dediğimiz şeyin çekirdeği zaten büyük ölçüde rusya'nın batısında, kıta avrupasında, batısında ülkeleriyle temaslandoğmuş ve gelişmiştir. rusya "doğusu da olan" bir ülke, doğu ülkesi değil.
0
der meister
(12.08.25)
Evet, Rus edebiyatı olarak geçtiğini düşünüyordum. Batı edebiyatı külliyatı içinde olduğunu bilmiyordum.
0
🌸old possum
(12.08.25)
Şimdi araları gerilimli olsa da Rusya'nın batılılaşması süreci içinde yine batı tarafından Rus yazar ve eserleri meşhur edilmiş deniyordu bir haberde.
Kısacası ürün Ruslara ait olsa da tanıtım reklam batılılara ait.

Ama aynı batı, siyasi kriz veya ambargo söz konusu olduğunda ne puşkin ne Tolstoy ne de Rus kedisi tanıyor:

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(12.08.25)
Türkiye'nin Batı'nın bir parçası olup olmaması gibi bir konu bu.
0
Sour
(13.08.25)
(12)

Bu şey neden evlerde var ve moda?

tuborg yesili
Sadece toz tutan bu anlamsız alçıpan asma tavanımsı şeyler neden ve niçin moda oldu? Ne kaçırdım?https://hizliresim.com/18khb39
Sadece toz tutan bu anlamsız alçıpan asma tavanımsı şeyler neden ve niçin moda oldu? Ne kaçırdım?

hizliresim.com
0
tuborg yesili
(11.08.25)
led koyuyorlar içine tüm salonu kaplayan
0
jelly bear
(11.08.25)
Aydınlatmayı gizlemek için ama toz tutabilir doğru, sıkça silmek gerekir
0
grimavi
(11.08.25)
Işık havuzu, ışık bandı diye adlandırılır. O bölmelere ışığı tavana vuracak şekilde aydınlatma yapılarak, ortam yansıyan ışık ile aydınlatılır. İndirekt aydınlatma göz sağlığı için en ideal aydınlatma şeklidir.
0
Mirket
(11.08.25)
yeni moda değil. annemlerin evi 25 yıllık, orada da var. içlerinde ayarlanabilir gizli spot lambalar var, kısık açınca güzel görünüyor ama manyak gibi toz tuttuğu kesin .
0
sir gawain
(11.08.25)
Evet indirekt aydınlatmaya katılıyorum bence de öyle ama bunun yolu bu olmamalı ya, bu sadece toz yuvası tavan yüksekliğinden yiyen saçma salak bişey değil mi? Herkes beğeniyor ama ben bişeyi kaçırıyor gibi hissettiğimden soruyorum, bana bok gibi geliyor çünkü.
0
🌸tuborg yesili
(11.08.25)
bok gibi evet :') tüm müteahhitlerdeki bu ısrarı da anlamıyorum. yeni olup olmayan ev yok
0
pide
(11.08.25)
kekoluk ve vizyonsuzluk.
0
gabe h coud
(11.08.25)
kartonpiyerden daha minimal ve şık.
0
archmeister8
(11.08.25)
bu kadar gomulmesini anlamiyorum. bence guzel ve estetik. isiklandirma kismini gectim tavana ve odaya derinlik katiyor. toz tutuyor, kekoluk, bok gibi falan gibi tabirler bence koyluluge isaret. avrupa'da amerika'da bircok evde gayet estetik sekilde kullaniliyor.
0
buenosdias
(11.08.25)
@buenosdias

Türkiye demek ki avrupa amerikaya göre daha tozlu bir ilimiz
0
grimavi
(11.08.25)
Işığın kendi kaynağından çok yaydığı ışık daha cazip veya duygusal geliyor biz insanlara. Çünkü çoğu zaman bir şeyi bir şeyi algı sınırlarımızın içinde anlamlandırabilmeye ihtiyacımız var.

Romantizm de burada başlıyor.
Bu nedenle ay ışığının yansımasına mehtap, gün batımına grup, gün doğumuna yakın yayılan ışığa şafak dedik ve şiirler yazdık.
Buna karşın tabi güneş tam tepedeyken yandık, şikayet ettik, terledik.
0
diyecevaplandı
(11.08.25)
Tozun kirin böceğin de köylülüğü olmaz sanıyorum ama köylüyüm de :)
0
🌸tuborg yesili
(11.08.25)
(2)

Köpeğim, çocuğum yüzünden bir zincirleme kaza olsa

ananiyimioguz
Tüm arabaların masraflarını benim mi karşılamam gerekiyor yoksa bununla ilgili bir sigorta falan var mı?
Tüm arabaların masraflarını benim mi karşılamam gerekiyor yoksa bununla ilgili bir sigorta falan var mı?
0
ananiyimioguz
(10.08.25)
Yani ne kadar sebep çocuk veya köpekte olsa kazada net olarak yer almadığınız için pek bir sorumluluk olmayabilir. Yani trafiğe çıkmak zaten bir kusurken, araçların dikkat etmesi gerekir. Ahlaki ve vicdanen olan durum size kalmış.
0
mikahakkinen
(10.08.25)
Duruma göre değişiyor tazminat hususu. Bazen kaza ile ilgili sorumluluk, bölgede trafikle ilgili önlemleri almayan kurumlara da ait olabiliyor.
Temelde bir işin sonucuna bakmadan (spontane) hareket etmek hayvan, çocuk veya ruhen rahatsız olanlarda görülür. İlgili önlemleri en başta almak veli vasi veya sahibe ait.
0
diyecevaplandı
(11.08.25)
(5)

Iste Nasıl yeni pozisyona aday olayim

optimistbakunin
Merhaba arkadaslar olayi soyle anlatayim. Iste bir pozisyonda bosluk var ve iki aydir neredeyse vekaleten ben bakiyorum. Bu pozisyon mevcut halimden daha iyi yan haklar vs bakimindan. Isteyen de 5 6 kisi var. Ben de bu iki aydir idare edebildigimi dusunuyorum, biraz isler de bana kaldi gibi zaten. A
Merhaba arkadaslar olayi soyle anlatayim. Iste bir pozisyonda bosluk var ve iki aydir neredeyse vekaleten ben bakiyorum. Bu pozisyon mevcut halimden daha iyi yan haklar vs bakimindan. Isteyen de 5 6 kisi var. Ben de bu iki aydir idare edebildigimi dusunuyorum, biraz isler de bana kaldi gibi zaten. Ama daha yeniyim burada ve yasca tecrubece de kucugum rakiplere gore. Ama yine de istiyorum bu pozisyonu ve cok surpriz olmayacagimi dusunuyorum. Bunu mudurume nasil soylemeliyim? Daha da beklemeli miyim ne yapmaliyim
0
optimistbakunin
(07.08.25)
Müdürle önce konuşan kapar pozisyonu bence.
Git müdüre, pozisyonu çok benimsediğini, burada daha verimli ve faydalı olacağını söyle. Yeni eleman almaktansa seni kaydırır, ki zaten vekaleten yapıyormuşsun.
0
gobekliraki
(07.08.25)
Müdürün senin hakkında bilgi alacağı kişiyle de aran iyiyse sorun olmaz.

seviyorsan...yok öyle değildi istiyorsan git konuş bence
0
diyecevaplandı
(07.08.25)
müdürle aranda ekstra bir sorun yoksa git konuş hemen pozisyonu kap derim. yoksa başkası kapar.
0
messina123
(07.08.25)
Daha fazla beklemeden yöneticinle konuşup işe talip olduğunu söylemelisin. Yapacağın şey şu;

Yöneticin seni o pozisyona kaydırırsa senin şu anki pozisyonuna da birini bulmak, oradaki işlerin bozulmamasını sağlamak zorunda kalacak. Bu durum, pozisyona talip olan diğer kişiler için de geçerli. O yüzden pozisyonu hızlıca almak istiyorsan, kendi yerine senin işini aksamadan yapabilecek birini bul ve önerini bununla birlikte yap.

" Ben şu pozisyona geçmek istiyorum ama bilmemkim de benim pozisyonuma geçmeye hazır" şeklinde gidersen, ya da "ben bu pozisyona geçmek istiyorum, benim yerime de birileri bulunana kadar iki tarafı da idare edebilirim, zaten halihazırda bunu yapıyorum" şeklinde yaklaşırsan hemen diğerlerinin önüne geçersin. Eğer yerine birini bulamıyorsan önce pozisyonu al, şimdiki pozisyonunu sırtından atmayı bu adımı geçtikten sonra planla. Ama mutlaka ya yerine birini bularak ya da iki tarafı idare edebileceğini taahhüt ederek git.

Yöneticine öyle ya yerime birini bulun ya da işi bana verin falan diye gidersen çözümün değil sorunun bir parçası olarak görülürsün benden söylemesi.
0
thracia
(07.08.25)
sakin bir günde konuş. müdürün seni dinleyecek zamanı olsun, yorgun olmasın.

"2-3 aydır bu pozisyonun şu şu şu gereklilikleri olduğunu gördüm, bu sebeple ben de şu şu şu katkıları yaptım, şunları öğrendim, kendime bu pozisyon ile ilgili olarak şöyle bir yol haritası çizdim, şunları daha iyi hale getireceğim...." gibi bir konuşma yap. "bu pozisyon tam bana göre, benden iyisi mi var" demen antipatik olur. istediğini göster.
0
co2s2
(07.08.25)
(11)

meditasyon enerji olumlama manifest vs vs

yuvarlanantencereninkapagi
bunlara inanıyor musunuz? manifeste falan inanmıyorum ama insanın kendine odaklanması ve kendiyle ilgilenmesinin verdiği olumlu auraya ve olumsuz durumları kendine çekmediğine inanıyorum.hayatımın en kötü 2 yılını yaşıyor olabilirim.( umarım) başıma asla gelmeyeceğini düşündüğüm seyler geldi. biri
bunlara inanıyor musunuz? manifeste falan inanmıyorum ama insanın kendine odaklanması ve kendiyle ilgilenmesinin verdiği olumlu auraya ve olumsuz durumları kendine çekmediğine inanıyorum.

hayatımın en kötü 2 yılını yaşıyor olabilirim.( umarım) başıma asla gelmeyeceğini düşündüğüm seyler geldi. biri bana sunları sunları yapacaksın, sunları yasayacaksın dese inanmayacagım seyler. ekside yazsam unutulmaz entrylerden olur. artık benden kaynaklı herhalde diye düşünmeye başladım ve bu tip şeylere sarmak üzereyim. insanın kendine odaklanmasının kendiyle ilgilenmesinin psikolojik bir temeli var elbette, " önce kendin iyi ol" gibi.

özsevgi ve özdeğer eksikliği olan biriyim. yaklasık 2 yıldır her hafta terapiye gidiyorum. spor yapıyorum. seramik yapıyorum. çok sosyal biri değilim, arkadaş çevrem evli çocuklu bu aktivitelerimi kısıtlıyor bir miktar. daha başka ne yapayım? meditasyon olumlama nefes egzersizi falan artık ne derseniz deyin, önerdiğiniz bir şey mı? takip edilecek biri, video.....

kendime odaklı olmadığım doğru. ilişki konularında cok sorun oluyor bu. kendimi kaptırıyorum. ilişkim olsun diye delirmiyorum ama yaş ilerledikçe yalnızlık dürtüsüyle böyle saçma davrandığımı düşünüyorum. her zaman aşksal mevzularda yüksek duygulu, durağan olmayan biri olmusumdur ama bu artık zarar vermeye başladı.

kısaca böyle, tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.08.25)
Böyle şeylere inanmıyorum bunlara inanan ve hayatlarını yönetirken bunların etkisinde kalan insanlarla cinlere büyülere fala inanıp düz dünya teorisini ve aşı karşıtlığını savunan insanları aynı kategoriye koyuyorum, bahsettiğin sıkıntılar yaşamını olumsuz yönde etkiliyorsa bunun çözümü nedir ben bilemem tabii ama bunlar olmadığına eminim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.08.25)
Manifeste inanmıyorum ama odaklanma ile hedefe giden çabaya inanıyorum. Manifest eğer kişinin odaklanmasına yardımcı oluyorsa bir yöntemdir ama çabasız işe yaramaz. Mesela aynı şey dua etmek gibi de düşünebilir yani kişinin içsel motivasyonunu besleyen yöntemler gibi düşünebiliriz. Ama beyin kimyası bozulmuşsa manifestle, meditasyonla düzelmez elbette. Dopamin dengesi gibi şeyler bozulmuşsa istediğin kadar o adama olumlama yaptır düzelmez, profesyonel destek alması gerekebiliyor bunun detayını doktorlar daha iyi bilir elbette. Ya da bakıyorsun hormon dengesi bozulmuş; beynine ciddi anlamda enerji/oksijen az gidiyor. Yani vücudun önce fiziksel olarak iyi çalışacak ki mentali de düzeltebilsin. Ancak olumlu bakış açısının işe yaradığını, “coping skills” denilen baş etmeye yöntemlerini desteklediğini düşünüyorum. Bir kitapta okudum hoşuma gitmişti” sürekli iyi hissetme ihtiyacımız, çektiğimiz acı, öfke ve korkuyu bastırma ihtiyacımızdan doğar” diye. Kötü duygulardan korkmamayı, bastırmamayı öğrenmek ve bunlar ile yüzleşip yönetmeyi öğrenmek gerekiyor. Bunları kimse öğretmiyor doğuştan çünkü ebeveynler de öğrenmemiş oluyor; aslında onlar da genelde ne yapacağını bilmeyen insanların çocuk sahibi olmuş versiyonu. Budistlerin acı çemberinden geçmek dedikleri olaya benziyor biraz; tüm kötü duyguları tanıyıp, yüzleşmek, tüm tepkilerinin sebebini fark etmek ve iyileşmeye başladığında da onlara selam verip gidebilmek. Bence terapistinizle ilerleme sağlamadığınızı düşünüyorsanız bunu söyleyin ya da terapist değiştirebilirsiniz; çünkü her terapi yöntemi herkeste işlemiyor çeşitleri oluyor. Psikologlar daha iyi bilir detayını, yönlendirirler. Bir de bu tarz şeyler kötü psikolojik dönemlerde daha tehlikeli; hali hazırda şizofrenik duygulara yatkın bir bireyse ciddi anlamda psikoza sokabilir. Meditasyonun bir zararı olduğunu düşünmüyorum ama gerçek hayattan çok fazla soyutlanma ihtiyacı duyuluyorsa orada sıkıntı olabilir, örneğin eve gelir gelmez sürekli meditatif halde an’dan soyutlanmak gibi. Bu tarz şeylerde dengeyi kurmakta zorlanıyorsanız çakra filan gibi yönlendirmelere girmeyen yoga videoları, meditasyon videoları yardımıyla yapabilirsiniz. Telkin içermeyen sadece nefes egzersizleri gibi. Bir de 4k yürüyüş videoları çok güzel oluyor, ormanda yürüyüş videoları filan sıkıldığınızda iyi gelebilir.
0
titanic kemancısı
(06.08.25)
iyi hissetmek için tabi ki denenebilir ama bu gibi uygulamaların çözüm olduğuna inanmıyorum. ben de çok uzun zamandır bir keşmekeşin içerisinde gibiyim, kötü hissediyorum. çözüm galiba kendini tanımak ve yaşananları kabullenmek; hayatı da sonrası için bu şekilde kurmak. geç kalmışlık hissi çok sinir bozucu ama hayatın kısa ve tek olması da iyi bir gaza getirici.
0
lüzumsuz adam
(06.08.25)
hocam bu sordugunuz tum seylerin temelinde yatan ve sizi donup dolasip getirecegi sey su, kendi icinize bakmak zorundasiniz. neden? jung cok guzel aciklamis, omrumuzun ilk 40 yili (ortalama farkindaligi olan bir insan icin) bir iluzyon icinde geciyor, cocukluktan gelen travmalarin yarattigi 'gozluklerle' ve inanclar ile ya da sosyal sartlanmalardan gelen inanclar ile kendinize bir hayat yaratiyorsunuz. Bu inanclar hem kendinize iliskin hem de yasamin nasil olmasi gerektigine iliskin. Bakin kendiniz de soylemissiniz, degersizlik hissim var demissiniz. Siz kabul etseniz de etmeseniz de bu 'inanclarinizin' ne kadar guclu olduguna bagli olarak, butun hayatiniz bu 'gozlukler'/inancla sekilleniyor. Cunku bilincaltimiz ve egomuz (burada kastedilen ego kisinin gerceklikle basa cikma, dengeleme ve uyum saglama islevini yerine getiren kismi) manyak bir sekilde calisiyor. Bunlarin tek amaci hayatta kalmaniz icin kendilerini dogrulamak. Dolayisiyla tum yasam deneyiminiz ornegin, siz kabul etmeseniz de, bu inanclarinizi dogrulamak uzerine kuruluyor. Ayrica, asla unutmayin ki yasaminizdaki tek degismez degisken sizsiniz, yani 'basiniza gelen insanlarin/olaylarin' ortak noktasi sizsiniz. Dolayisiyla kendi sorumlulugunuzu almak zorundasiniz. Siz bunu fark edene kadar da bu boyle gidiyor. Cunku yasamda olan her sey, ama her sey, notr, olan biten her seye anlamini biz yukluyoruz. Ve sizin "gozlukleriniz" neyse, siz o olayi oyle yasiyorsunuz, insanlarin dediklerini de o gozluklerle algiliyorsunuz, alinganlik falan hep bundan geliyor.
Jung buna 'shadow' golge yanlarimiz diyor. Hatta muhtesem bir sozu var, duymussunuzdur "Until you make the unconscious conscious, it will direct your life and you will call it fate". Ancak tum bu sartlanmalarin ve inanclarin altinda yatan kisi, oz aslinda farkli biri. Ve yapmaniz gereken bu golge yanlarinizi fark edip (ki bu cok kolay bir sey degil, cunku sogan kabugu gibi, soydukca soyuluyor) bunlarin sadece birer inanc oldugunu ve dogru olmadiklarini icsellestirmek. Size ait olmayan inanclarinizdan kurtulmaya basladikca, ic huzuru bulmaya, yasama farkli bir gozle bakmaya ve farkli bir yerden yasamaya basliyorsunuz. Sevgi cicegi olmak demek degil bu, kendini bilip, kendi merkezinden yasamak ve insanlara (ve topluma) gerektigi yerde sinir koymak, toplumun dayattigi 'isteklerle' 'yasam standartlari' ile degil kendi merkezinizden gelen isteklerle yasamak.

Bu oze donus yolculuguna da, kimisi bir yas sureci ile basliyor, kimisi agir bir depresyon ile basliyor, kimisi bir seyi 'manifest' etmek istedigi icin basliyor. Istediginiz kadar olumlama yapin, cok agir ve kirilmaz bir degersizlik inanciniz varsa, hayalinizdeki insanla tanissaniz ve iliskiye baslasaniz bile onu sabote edeceksiniz, ya da mutsuz olacaksiniz, cunku o degersizlik hissini yaratan sizsiniz, hayalinizdeki isi bulsaniz bile mutsuz olacaksiniz. Insanlar anlamiyor bile ama hepsi donup dolasip sizi ayni yere getiriyor. Hatta ileri gidip diyebilirim ki, yasamin tum amaci dunyayi gercek benligimiz ile deneyimlemek ve oze donmek. Gercekten kim oldugunuzu hatirlamak.
0
kassiopeia
(06.08.25)
ve eklemek isterim, bu golge yanlar/inanclar, sadece kendimiz ile sinirli degil,
mesela paraya iliskin inanclariniz neler? cok para kazanmak icin cok calismak gerekir, cok parasi olanlar hirsizdir, cok parasi olanlar yalancidir, kaynaklar sinirlidir, para sinirlidir, para sadece belli insanlara gider, hicbir zaman guvende degilim, sadece cok param olursa guvende olurum vs. bunlar tanidik mi?
ya da iliskilere olan inanclariniz neler? sevilmek icin cok caba gostermem gerekir, herkes aldatir, kadinlar/erkekler paragozdur, kendim olursam sevilmem vs.
saglik ile ilgili inanclar? bedeniniz ile ilgili inanclariniz? aile iliskileri ile ilgili inanclariniz?
yani her konuda ama her konuda inanclarimiz var, internette cok guzel kaynaklar bulabilirsiniz.
0
kassiopeia
(06.08.25)
@kassiopeia bunların cok farkındayım. psikanalitik psikoterapiye başlama sürecim de bu sebepleydi. terapistim cok profesyonel biri ve işinde iyi, eğitimli biri oldugunu düşünüyorum. bu anlamda fayda göreceğimi düşünmüştüm, elbette sadece terapiyle olmaz ama ne sekilde olacağını da bilmiyorum. o şablonları nasıl değiştireceğimi bilmiyorum. yanlışların farkındayım aslında fakat çözümü bulamıyorum.


gerçek çözüm bu değil ama aslında bu soruyu sorarken de merak ettiğim şuydu,bu tip şeyleri ( olumlama manifes vs herneyse) destekleyen kişiler beynimiz ne söylersek ona inanır'dan yola cıkıyor hep. acaba bu durumu, bu değişimi kolaylastırır ve hızlandırır mı?
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(06.08.25)
bir de son olarak, meditasyona inanip inanmamak diye bir sey yok. meditasyon binlerce yildir kullanilan bir arac. 'batili' medeniyetler uzun yillar boyunca kendilerini daha medeni ve gelismis gordukleri icin, meditasyonu gormezden geldiler. kapitalist sistem insanlari bunlarin sacmalik olduguna inandirdi. simdi bu sistemin ve yasantinin surdurulebilir olmadigi cok sukur ki milyonlarca insan tarafindan fark edildigi icin, bizler haberdar olduk. hatta Isa'nin yasaminin bir bolumunu hindistan'da gecirdigine ve oradaki yogik ogretileri ile birlikte incil'i yazdigina dair teoriler var, onlar baska bir tartismanin konusu. meditasyonun da b.kunu cikarmaya calisiyorlar ve bir tuketim olgusu haline getirmeye calisiyorlar.

meditasyonun amaci uyudugunuzda bile hic susmayan ic sesinizden sizi biraz olsun uzaklastiracak bir alan yaratip, o sesin size ait olmadigini, sadece gelip gecen bulutlar gibi dusunceler oldugunu ve neye inanip neye inanmayip, neyi yesertip neyi yesertmeyeceginizi secebileceginizi gosteren, sizi rahatlatan, odaginizi nereye yonlendirebileceginizi gosteren bir arac. gunumuzde ise yaradigi tartismasiz. farkli teknikler var, yeterince derinlere inerseniz satori deneyimleri vs. de yasayabiliyorsunuz.

sorunuza iliskin olarak, evet kolaylastirir ancak elbette once o inancinizin farkina varmaniz lazim ve odaginiz, dusunce sarmaliniz oraya gittigi anda fark edip kendinizi telkin etmeniz gerekiyor. ben - kendi adima - oturup 100 kere ben degerliyim demenin bir seyi degistirecegini dusunmmuyorum, bu da bir inanc, ancak mesela ayna calismasi ile cok ilerleyen var. Ancak basiniza bir sey geldigi anda tepki vermeden once kendinize sormaniz gerekiyor, ne oldu, buna iliskin ne hissediyorum, bedenimin neresinde hissediyorum (gogsumde, karin boslugumda), bu dogru mu (self inquiry) ve kendinizi yakalayip somatik olarak, ornegin elinizi gogsunuze digerini karin boslugunuza koyarak, guvendeyim, degerliyim vs. gibi telkinler verebilirsiniz. dusunceleri ve inanclari degistirmek her zaman mumkun, ancak somatik calismanin cok onemli olduguna inaniyorum, zira sinir sistemimiz de inanilmaz etkili. sinir sistemini de somatik calismalarla regule ediyoruz. ki bu da bir tur meditasyon. duygular dusunceler inanclar ve sinir sistemi birbirinden kopuk degil. Bir anlamda "Beyin yikamanin" da mumkun oldugunu dusunuyorum, ne dinleyip ne izleyebilecegimizi secebiliyoruz, dikkatinizi nereye verirseniz enerjinizi de oraya veriyosunuz. neuroplasticity de zaten kasitli olarak degisebilecegimizi gosteriyor.
0
kassiopeia
(06.08.25)
Bunlar bir inanç sistemi değil. Yoga yapıyorum ve yoga bittikten sonra 10 dakika süren bir meditasyon oluyor. Gözünü kapatiyorsun, uzanıyorsun yere,gündelik sıkıntılarını düşünmemeye çalışıyorsun, kendine dönüyorsun. Bu faydalı bir şey. Bir öz bakım aslında. Kendine zaman ayırmak, kendini dinlemek, rahatlamak.

Diğerleri de güzel şeyler. Kendini iyi hissetmek için, kendini telkin etmek güzel bir şey. Düşüncelerimiz olumlu olursa daha güçlü hissederiz, moralimiz yüksek olur. Bunların zararı yok.
0
rock n roll
(06.08.25)
Kassiopeia çok iyi ifade etmiş +1

Hayatımın en kötü yılı benim için dönüm noktası oldu. Kötü deneyimler iyi bir şekilde idare edilebilirse hayat dönüştürücü etkiye sahip oluyor. "the wound is the place where the light enters you" bu alıntı benim için geçerli oldu, umarım sende de benzer değişim ve dönüşümler yaşanır bundan sonra.

Her zaman kendine odaklanmalısın zaten ama kendine odaklandığında auran güçlenecek olumsuz durumlar başına gelmeyecek diye bişi yok. Her zaman her şey olabilir garantisi yok. Ama sen bunlardan etkilenmeyecek, aynı duruma düşmeyecek, idare edebilecek kuvvette olacaksın. Sen kendini sevmeyi öğrenince aşksal mevzular sana zarar veremiyor. Kendini ön plana koyuyorsun, senin değerini başkası belirlemiyor.


Bu arada yoga benim için bir spor, ötesi değil. Ve özellikle ashtanga için konuşuyorum, vücudu çok iyi çalıştıran bir disiplin. Yin yoga da muazzam bir esneklik sağlıyor, fasyal rahatlama veriyor. Bu gerçeklerin ötesinde anlamlar aramıyorum. Bir süre bu new age akımlara fazla dahil oldum. Kimilerinin aşırılığı beni bunalttı resmen tiksindim , hiçbir ekole hiçbir sosyal medya figürüne takılmadan ilgilenmeyi tercih ediyorum artık. Aç YouTube dan ashtanga yoga primary series, yap evde kendin mis gibi. Olumlu düşünmekten de zarar gelmez, karalar mı bağlayalım yani illa? Sen yine olumlu düşün ama nolur hiçbir yere 777 vs sayılar yazma:p
0
kullanicadi
(06.08.25)
İnanmıyorum. Kendini modern diye tanımlayan insanın bedevi inancı saydığı İslam'dan uzaklaşması için batı temalı ama doğu/hint kökenli rahatlama ritüelleri.
New religion movements diye adlandırılırlar.
Yoga, Reiki ve daha bir çoğu bunların içindedir.
Esasen kürselcilerin bu uygulamaları destekleme ihtimali de çok yüksek.
Parçala böl yönet kuralı sadece devletler için değil toplum ve halklar için de geçerli. Bu manada
"Bireysel tercihler"imiz önümüze sunulanlarla sınırlı.

Herkes takip ediyor diye hiç tanımadığınız birilerini takip ediyoruz. Bize gösterilen taraf sanattan ibaret ama ünlü kişinin neyi temsil ettiğini sonraki zamanlarda ifadesi ile tanıyor olduk.
Dünyada genel durum böyledir.
Çok tanınan kimseler aniden piyasadan çekildi ise arka taraftaki kimselerle anlaşamaması sebebiyledir.
Herkes yapıyor diye spor,kişisel gelişim, iç dengeyi sağlama adına reklamlarla bir şeyler yapmaya başlar olduk.
Toplum dokumuza asla uymayan şeyler.
Bu gibi uygulamaların önce tarihsel seyri, kimler tarafından temsil edildiğini incelemek lazım.
0
diyecevaplandı
(06.08.25)
Ben böyle zamanlarda çok basic ihtiyaçlara cevap vermeye çalışıyorum. İyi besleniyor muyum, yeterince hareket ediyor muyum, temiz uyuyor muyum? Önce bunları halletmeye uğraşırım. Yoga, meditasyonla ilgilenmek bana da her zaman çok iyi gelir. Manifesto konusunu bilemiyorum yani diyelim binlerce insan aynı anda binlerce farklı manifest yaptığında benim manifestimle başkasının manifesti mutlaka celisecek. O durumda evren kimin manifestini gerçekleştirecek, e bence kendine ve topluma en az zarar veren kolektif olarak herkesin faydasına olanı diye akıl yürüttüm. Dolayısıyla benim yaşayışım da kendimle ve başka insanlarla, canlılarla, hayatla herkesin ve her şeyin iyiliğine mutlak bir uyum içinde olmalı, herkesi ve her şeyi sağaltmali. İstediğim o çok para ve zenginlik başkasını yoksullastiracaksa ya da benim başarım, aynı başarıyı benden daha çok hak eden birini safdisi edecekse bütün bunları istememeliyim.
0
sekizdokuzon
(06.08.25)
(5)

Uzak şehirde ev tutmak

sorucu
İstanbuldayım. İzmirde kiralık daire bakıyorum. Belli ölçütlerim var işte ona sahibinden.com'da ona göre filtreleme yapıyorum. Yani İstanbuldan yapabileceklerin internette araştırma yapmak. Ev sahibini arayıp konuşmak. Ama atlayıp evi göremiyorum tabi. İzmir'de bir arkadaşım var o sağ olsun arada bi
İstanbuldayım. İzmirde kiralık daire bakıyorum. Belli ölçütlerim var işte ona sahibinden.com'da ona göre filtreleme yapıyorum. Yani İstanbuldan yapabileceklerin internette araştırma yapmak. Ev sahibini arayıp konuşmak. Ama atlayıp evi göremiyorum tabi. İzmir'de bir arkadaşım var o sağ olsun arada bir zaman ayırabiliyor bana daireleri benim için ziyaret etti bir iki kere falan ama onu da fazla darlamak istemiyorum açıkçası. Ben İstanbulda iken sözleşmeyi imzalayayım, Cumartesi arabayla yola çıkıp evime varayım istiyorum.

Ne kadar videolu görüntü, görüntülü arama falan yapılabilse de daireyi ziyaret etmeden tutmanın kumar tarafı var.

Ne tavsiye edersiniz?
0
sorucu
(05.08.25)
Bir tane ofisi böyle tuttum. 2 ay sonra çıktık. Personele söyledim bak şöyle lazım böyle olmalı diye, ama ilanları ben kovaladım. Bak şöyle değilse sakın tutma dedim. Çoh iyi, böyle güzel büyük geniş dedi. Tut lan dedim 3-5 gün sonra gittim. Dükkan sahibi dükkanı anlatmaya başladı ancak 5 adımda ofisi bitirdik. Bu da böyle bir anımdır. Ne resime ne de videoya benzemiyordu. BÜYÜK GÖRÜNÜYORDU. küçük çıktı.
0
Shepard
(05.08.25)
Depreme dayanıklılığı konusuna dikkat et.
Rantı daha az olduğu için olsa gerek, İstanbul gibi gündemde tutulmuyorsa da İzmir İstanbuldan daha risklidir gözümde.
0
Mirket
(05.08.25)
ben olsam birkac daire begenip evleri gormek icin randevu alirim 2-3 gunluk bir araliga, o sirada izmir'e gider evleri gezer birine karar vermeye calisirim. otelde veya arkadasta kalinabilir bu birkac gun. hem de o sirada baska ilanlar bulunup bakilabilir.
0
lemmiwinks
(05.08.25)
Ayakkabının giysinin iade edildiği alışverillerde ev konut işleri zanna tahmine hislere bırakılmamalı.

Bizzat evi gidip görmelisiniz.
Evin her şeyi tamam olsa da üstte anlayışsız bir komşu baş ağrısı yapmaya yeter.
O nedenle kattaki diğer kalanlarla da görüşmüş olursunuz.
0
diyecevaplandı
(05.08.25)
ne kadar kalacaksınız?
o eve yuva demeyecek, geçici görevlendirme gibi bir sebeple gidip bir sene kalacaksanız ve o zaman dilimini gelip geçici bir periyot olarak görüyorsanız evet kamera, online şu gibi şekillerde bulabilirsiniz.

belirsiz bir süre boyunca yaşayacaksanız, iki güne sığdırın bir çok ilanı, gidin görün ve tutun. istanbul - izmir o kadar da uzak değil -kumar oynamaktan daha iyi en azından-
0
biseysorcaktim
(05.08.25)
(7)

Bilgisayar işlerinden anlatanlara sorum

naksidil
Laptop’um bozuldu. Yenisine ihtiyacım var. Sadece internete gitiyorum film dizi izliyorum şimdilik. Ancak iş için de kullanmam gerekebilir. (Muhasebe/tablolar vs) kaç gb kaç çekirdek vs bilgisayar bakmalıyım teknik olarak. Ya da direkt link paylaşırsanız sevinirim. HP olabilir bikaç modeline baktım.
Laptop’um bozuldu. Yenisine ihtiyacım var. Sadece internete gitiyorum film dizi izliyorum şimdilik. Ancak iş için de kullanmam gerekebilir. (Muhasebe/tablolar vs) kaç gb kaç çekirdek vs bilgisayar bakmalıyım teknik olarak. Ya da direkt link paylaşırsanız sevinirim. HP olabilir bikaç modeline baktım. Mac baktım ama hiç kullanmadığım için zorlanırım gibi geldi. Teşekkürler…
0
naksidil
(05.08.25)
Bütçesini söylemeyen derman bulamaz.
Bazı muhasebe programları mac de çalışmıyor o yüzden mac önermiyorum.
www.akakce.com
0
duyuruuser
(05.08.25)
arbre +1

2 aydır kullanıyorum hiç üzmedi.
0
matilda
(05.08.25)
ekran kartı olmasa da olur derseniz www.hepsiburada.com

ekran kartı da olsun derseniz www.hepsiburada.com

yalnız windowsu sizin yüklemeniz gerekir.
0
bravoteam
(05.08.25)
Belirttiğiniz kullanım amacına göre verilen örnek linklerin hepsinde fiyat yüksek. Lenovo modelleri arasında
10-15bin TL bandında bir şeye bakın.
Kalan parayla çevre birimleri bile alabilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(05.08.25)
Peki bu nasıl?


www.google.com
0
🌸naksidil
(05.08.25)
Yeterli . Win10 2019ltsc yükleyin. Metalik renk olsun.
0
diyecevaplandı
(05.08.25)
Mac bilgisayarlar işletim sistemi gereği muhasebe proğramları için genelde uygun değil.
Windows bir sistem seçmelisiniz
Ayrıca gece veya uzun süre çalışacaksanız mutlaka flicker free özellikli bir ekran olursa çok rahat edersiniz
0
Rao
(06.08.25)
(6)

Paslanmaz çelik meyve bıçağı

fildirfildir
Karacadan ve pirgeden aldıklarım paslandı. victorinox zwilling de meyve bıçağı için fazla pahalı gibi. Bana marka önerir misiniz?
Karacadan ve pirgeden aldıklarım paslandı.
victorinox zwilling de meyve bıçağı için fazla pahalı gibi. Bana marka önerir misiniz?
0
fildirfildir
(04.08.25)
Önereceğim markalar (Akif usta, sürbısa vs.) sizin örnek verdiğiniz baremdeymiş fiyat olarak. Solingenleri deneyin derim, 6’Lısı 250 tl civarı fiyatı. Bizimkiler yıllardır paslanmadı.
0
yadigar
(04.08.25)
solinger demeye geldim. hem keskin hem paslanmıyor. ben mutfakta çoğu şeyi bunlarla kesiyorum.
0
sir gawain
(04.08.25)
bulaşık makinesinde yıkarsan hepsinin üstünde pas oluşuyor, çözüm bıçakları elde yıkamak.
0
adivar
(04.08.25)
Ikea Vörda serisinin çelik kalitesinin iyi olduğunu duymuştum.
0
lamborcini
(04.08.25)
victorinox kesinlikle parasina degiyor, cok uzun yillar kullanirsiniz. 13 senedir kullandigim bir bicak var, körelmedi. tirtikli gibi olanlardan olacak ama. bir de makinada yikamamak lazim.
0
mamu
(04.08.25)
Marob
0
diyecevaplandı
(04.08.25)
(8)

tweet şikayeti

hknty
şu tweeti şikayet eder misiniz?https://x.com/_elif_han_/status/1951016247891730550
şu tweeti şikayet eder misiniz?

x.com
0
hknty
(01.08.25)
neden?
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(01.08.25)
neden olduğu çok açık, gerçekten sinir bozucu bir tweet. ben görmezden gelirdim belki ama sen işaret edince şikayet etmiş oldum. teşekkürler.
0
ruhlardan esinlenen karga
(01.08.25)
Hayır etmem.

Kendi dünyasından, duruma uygun güzel bulduğu bir şeyi söylemiş.

O zaman doktoru da şikayet edelim, o da aynı şeyi demiş sonuçta.

Gidin siyasi kavgalarınizi insanların ölümü hastalığı dışında yerlerde yapın.
0
encokbenisevinnolur
(01.08.25)
Bir sorun yok ki tweette.
Ölüm bize çok yakın

Dünyada kiracı gibi ol.. demişler.
Eğer ev sahibi gibi olursan ayrılması zor olur.

Alışma meselesi.
0
diyecevaplandı
(01.08.25)
X küfür hakaret edenleri bile kaldırmıyor ki.
0
ekimoloji
(01.08.25)
sikayet edenler olumsuzluk iksirine ulasti mi? ona gore sikayet edelim.
0
warrior princess
(01.08.25)
Ettim.

Herkesi kendi dininden ya da inanç seviyesinden görmek cidden büyük bir sorun. Karşısında kanserden ölmek üzere olan biri var. Dinini, inancını hiç bilmiyorum (ki bilememe de gerek yok bana ne) Neden ona din ve allah üzerinden demoralize edici böyle bir yorum yapılır ? Neden allahtan gelene sabır göstermesi beklenir ? neden sabır göstermesi gerekir ?

'Öldüğünü düşün vs.' demiş bir de. Ya zaten ölecek olan bir insana öldüğünü düşün 'VS.' denmez arkadaşlar. Bunu da normalleştirmeyin çok rica edicem ya. ölmek, öldüğü düşünmek 'VESAİRE' diye küçümsenecek bir şey değildir. Hele hele o kadın için hiç değildir.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(01.08.25)
cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir gibi olmuş bu. ya da "biri senden iyilik talep etmediyse, durduk yere akıl verme". twit kişisi kendince ve inancına göre iyi şeyler demiş ama bazı insanlar içim ölüm kabullenilecek bir gerçek değil, tüm çıplaklığıyla düşünmesi bile korkunç bir şey. bu kişinin bir ahiret inancı olduğu için ölümüm kabullenilmesini kaçış olmadığı için huzurla beklenilmesini söylüyor.

ama karşı tarafın bunu duymaya ihtiyacı var mı ya da senin bunu ona duyurmaya yetkin var mı? kimisi için bu söz bile ciddi bir sınır ihlali. ahlaki bir soru. tam cevabını bilmiyorum. bence sınır ihlali. tanımadığın insana söylemezsin. sanane.

bence böyle şeylere (millletin ağzı torba değil ki meselesi) hazırlıklı olmak lazım. bu twiti şikayet etsek ne olacak? 1- kaldırılmayacak, 2-gören zaten gördü, 3-size göre kötü ama diğerlerine göre normal ve iyi niyetli.


edit: fikrimi değiştirdim ve rapolardım. ama neyin seçilmesi gerektiğinden emin değilim.

duygusal varlıklar olduğumuzdan böyle şeylerin ahlakiliğini ve doğruluğunu sorgulamak zor. yapay zeka bu konuda daha mantıklı yanıtlar üretiyor bence.
grok.com

diyor ki; bu doğrudan bir nefret söylemi ya da kurallara aykırı değilse bile, gerek durumun hassasiyeti gerek zamanlaması bakımından topluluk kurallarına göre rahatsız edici ve zarar verici bulunabilir.
0
biseysorcaktim
(01.08.25)
(3)

Java yükleme sorunu

tururo
İyi günler duyuru ahalisi,java ve w10 ile ilgili bir sorunum var. burada bunu bilen bir arkadaş vardır. yanıt yazarsa beni büyük bir dertten kurtarır.elimizde monster tulpar t7 namlı bir makine var. w10 çalıştırıyor ve javayı kesinlikle yüklemiyor. kuruluma başlama ekranı geliyor. başla deyince ekra
İyi günler duyuru ahalisi,
java ve w10 ile ilgili bir sorunum var. burada bunu bilen bir arkadaş vardır. yanıt yazarsa beni büyük bir dertten kurtarır.
elimizde monster tulpar t7 namlı bir makine var. w10 çalıştırıyor ve javayı kesinlikle yüklemiyor. kuruluma başlama ekranı geliyor. başla deyince ekran kapanıyor (kurulum filan başlamıyor elbette)
1- java official siteden indirip kurulması denendi, tçık,
2-sistem yeniden yüklenip denendi, tçık,
3-c sürücüsüne format atıldı, tçık,
4- program compatibility ile w7 olarak yüklenmeye denendi, tçık.
ne ayar istiyor bu program? ne yapılsı lazım bir bilen varsa lütfen söylesin.
not: adoptium versiyonu tübitak programlarıyla uyumsuz olduğu için olmuyormuş.
0
tururo
(31.07.25)
Eski versiyonlardan birini kurmayı deneyin ve kurulum dosyasını indirip yönetici olarak çalıştırın.
0
diyecevaplandı
(31.07.25)
Java'nın hangi versiyonunu yüklemeye çalışıyorsun?

Bilgisayar şirket bilgisayarı falan değilse temiz imaj ile kurabilmen lazım.

Başka program yüklerken de sorun yaşanıyor mu mesela? Adobe Acrobat kur bakalım kurabilecek misin?
0
chicha_v2
(31.07.25)
diyecevaplandı
jre8u461 sürümü. eski versiyon diye biliyorum. administrator olarak çalıştırmayı bu dört yöntemde de banko kullandım zaten

chicha_v2
jre8u461.bununla alakalı mıdır bilmiyorum, canon printer sürücüsünü de sitesinden alınan çalıştırılabilir zip dosyasından çıkaramıyor. ama aynı java sürümü evdeki bilgisayarda problemsiz kuruldu.
0
🌸tururo
(31.07.25)
(2)

Yapay zeka ile ilgili korku filmi tarzı haberler

encokbenisevinnolur
Son zamanlarda epey sık rastlıyorum.Neden boyle bir sey yapılıyor, hep yapay zeka canavar şeytan öcü tonunda şeyler.Bazıları clickbait biliyorum da, ne alaka yani?Mesela:https://www.milliyet.com.tr/dunya/son-dakika-openai-ceosundan-skandal-itiraf-kendi-gelistirdigi-yapay-zekadan-korktu-nefes-nefese-
Son zamanlarda epey sık rastlıyorum.

Neden boyle bir sey yapılıyor, hep yapay zeka canavar şeytan öcü tonunda şeyler.
Bazıları clickbait biliyorum da, ne alaka yani?

Mesela:
www.milliyet.com.tr

Bana hep abartılı geliyor, ne düşünüyorsunuz?
0
encokbenisevinnolur
(29.07.25)
terminator filmindeki skynet'ten günümüze kadar gelen bir kehanet, travma ne derseniz. bir şekilde pazarlanması lazım bunun, "yediğim yemeği chatgpt'ye gönderiyoyum kaloyimi hesaplıyo ihihihi" saflığıyla globalde iş yapmayacağı için temel güdülere yöneliyorlar, zaten toplumda organik korku altyapısı da var.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(30.07.25)
Haber bir yönden saçma ama bu konuda kavramlar bir arada düşünülmeli.
Yapay zeka, blockchain, singularity.. bunlarla birlikte şimdiki devletlerin yerini alabilecek yeni yönetim modeli düşünülüyor.
İklim ve sağlık ve yeni iş modelleri sanal para , dijital vatandaşlık hususlarını da dahil edebiliriz.

Bu tür gelişmeler ise belli ideolojilere sahip teknoloji şirketleri vasıtası ile yürütülüyor.
İnsanlar birbirinden uzaklaştıkça o boşluğu akıllı cihazlar, robotlar doldurur oldu.

Bu zihniyet, 2045 yılına ayrı bir önem veriyor.

i.hizliresim.com
0
diyecevaplandı
(30.07.25)
(15)

Benzini en iyi olan akaryakıt istasyonu hangisi?

avatar is back
Shell mi? Opetten bi defa aldım niyeyse garip hissettirdi motoru %5 -10 fazla sesli çalıştı anlamadım, shell’e döndüm daha iyi sanki. Aytemiz, bp, petrol ofisi vs. Hangisinin benzini en iyi?
Shell mi? Opetten bi defa aldım niyeyse garip hissettirdi motoru %5 -10 fazla sesli çalıştı anlamadım, shell’e döndüm daha iyi sanki. Aytemiz, bp, petrol ofisi vs.

Hangisinin benzini en iyi?
0
avatar is back
(29.07.25)
Bence shell ve opet. Neden diye sorarsan inan bilmiyorum :)
0
gobekliraki
(29.07.25)
özellikle dizel araç varsa kesinlikle Shell motor daha sessiz çalışıyor
0
Rao
(29.07.25)
Bence bu şubeden şubeye değişiyordur. Her ne kadar Opet yazsa da tabelada bilmem ne petrol falan yazıyor. Franchise olan da var. Yani bence her opet ve her shell istasyonu aynı kalite ve hizmeti vermiyordur diye düşünüyorum.
0
Cesario
(29.07.25)
Hocam birçok konuda olduğu gibi halkımız buna da çok inanmıyor ama hepsi aynı yerden alıyor yakıtı hiçbir fark yok, eğer gerçekten kaçak yakıt satmıyorlarsa satılan ürünlerin hepsi aynı, markalar fark yaratıyormuş gibi gözükmek için kendi katkı maddesini katıyor ama o da 20 bin litreye 1 litre gibi (farklı da olabilir bunu salladım) bir şey, ben Opet'ten alıyorum ama tuvaleti temiz diye oradan alıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.07.25)
aytemiz ve PO markalarını olabildiğince es geçiyorum. BP'yi de es geçebilirsin çünkü onu da PO işletiyor.

Opet ve Shell gönül rahatlığıyla alabilirsin.
0
false pretension
(29.07.25)
Markadan ayrı olarak şehir merkezinden uzakta bir istasyondan almak daha iyi.
Çünkü yer altındaki su, kanalizasyon hattı gibi alt yapılar yakıtın bulunduğu depo içindeki akaryakıtın nemlenmesine ve kalitenin düşmesine sebep olduğu söylenir.
0
diyecevaplandı
(29.07.25)
akaryakıt nemlenmez. akaryakıt ve suyun özgül ağırlıkları çok farklı olduğu için su tankın altında birikecektir. Pompa yakıtı en dipten çekmediği için de su yakıta karışmaz. Yakıt tanklarında su gibi zamanla tortu da oluşabilir ve dibe çöker. Bu yüzden istasyonlarda mevcut yeraltı yakıt tankları periyodik olarak temizlenir.
Tüketici olarak bakacağımız husus bu temizlik ile denetimlerin düzenli ve ciddi yapılıp yapılmadığının tespiti. Bu da pek mümkün değil.

Ben bari Silahlı Kuvvetler personelimiz kazansın diye TOTAL'den alıyorum. Bugüne kadar bir kötülüğünü görmedim.
0
Mirket
(29.07.25)
çook uzun anlatacaktım ama aslına bakarsan gereksiz laf kalabalığı olacaktı. özetle şunu diyeyim, bilindik markanın bilindik şubesinden almanız yeterli olur. hatta aracınız dizel ise katkılı dizelden alın. gerisi çok etkilemez çünkü mesela istanbul avrupa yakasındaki büyük markaların hepsi aynı dolum tesisinden yakıtını alır. eskiden yakıt sektöründeydim.
0
bravoteam
(29.07.25)
shell ve total. bazen opet. nadiren bp.
benzin azalmışsa hiç ayırt etmem.
0
tabudeviren
(29.07.25)
Bilimsel bir verim yok ama opet bana güven veriyor
0
yuvarlanantencereninkapagi
(29.07.25)
-Sirkülasyon çok olan,
-tuvaletleri temiz olan,
-Puan kampanyasi yapan,
- ve kredi kartı pos cihazı uyumlu olan işletmeler tercihimdir.


bu ara petrol ofisi, shell bayileri.
0
designer
(29.07.25)
Geçenlerde yine burada sorulmuştu böyle bir soru. Cevaplar arasında çok iddialı bir Petrol Ofisi cevabı vardı. ben ikna oldum hep oradan alıyorum.
0
Godless
(30.07.25)
turkiye'de etanol koyuyorlar mi bilgim yok, kuzey amerika'da %10 civari etanol koyuluyor.
etanol koymayan tek marka Shell, o yuzden ben mumkun oldugunca Shell'den alirim.

etanol benzinli araclarda uzun vadede eger motor etanole gore yapilmamissa sikinti yaratiyor.
0
cooperr
(30.07.25)
shell tabii ki. 10 tane motor ustasına sorun hepsi shell der.
0
ground
(30.07.25)
20 sene kadar tuprasta calışmış biri olarak uzatmadan söyleyeyim, aracını uzun yıllar kullanacaksan opet (+10 sene) 3-5 sene kullanıp arac değiştiriyorsan shell. (ben shellden alıyorum)
0
cptxxx
(30.07.25)
(13)

Asansörcüye parayı nasıl atayım?

chicha_v2
Apartman yöneticisi oldum.Adama bakım ücretini gönderdim açıklamaya da Haziran bakım ücreti yazdım. İşlem türünü ne seçtim hatırlamıyorum.Whatsapp'tan bana şöyle yazdı:Para gönderirken açıklama kısmını boş bırakırsanız sevinirim resmi hesap değil çünkü bu.Makbuz var bu arada ama fatura kesmiyor deme
Apartman yöneticisi oldum.

Adama bakım ücretini gönderdim açıklamaya da Haziran bakım ücreti yazdım. İşlem türünü ne seçtim hatırlamıyorum.

Whatsapp'tan bana şöyle yazdı:

Para gönderirken açıklama kısmını boş bırakırsanız sevinirim resmi hesap değil çünkü bu.

Makbuz var bu arada ama fatura kesmiyor demek ki değil mi?

İstediği gibi mi göndereyim? Bir enayi biz miyiz ulen ver vergini mi diyeyim?
0
chicha_v2
(29.07.25)
resmi hesap ve fatura isteyin
0
jülsezar
(29.07.25)
Bildiğim kadarıyla küçük işletmelerde resmi hesap şudur şeklinde tanımlanmış bir hesap olması şart değil.

Ayak yapmış.

Bir de o faturaların apartman evraginda da olması gerekiyor.
0
encokbenisevinnolur
(29.07.25)
Ek: Konu sadece vergi değil, apartman yöneticisi olduğunuz için bu işlemin tek resmi kaydı fatura.
0
encokbenisevinnolur
(29.07.25)
makbuz nasıl bir şey? tahsilat makbuzu mu? bir anlamı yok onun. fatura isteyin.

şimdi fatura istiyorsan kdv ödemen lazım diyecek. sorun yaşayacaksın.
0
gabe h coud
(29.07.25)
@gabe Para makbuzu yazıyor kağıtta. Aynı şey herhalde tahsilat makbuzu ile bilmiyorum.

Tarih var, tutar var, imza var, ay ismi ve asansör yazıyor üzerinde de :)
0
🌸chicha_v2
(29.07.25)
evet. bu kağıdın bir anlamı yok. kayıt dışı yani. %20 kdv isteyecek şimdi.
0
gabe h coud
(29.07.25)
makbuz sadece paranın alındığına dair belgedir, fatura yerine geçmez. bankadan ödeme yapılıyorsa makbuza bile gerek yok, ancak çoğu kişi makbuzu fatura gibi sanıyor
0
sweetoffice
(29.07.25)
Vekil veya idareci olduğunuz bir işte işi belgeli yapın sağlama alın.
Diğer türlü araya bir sürü şaibe şüphe girer. Her apartmanda muhakkak kıl/dandik bir sakin de olduğundan böyle işler olumsuz farklı anlamlara, noktalara getirilebilir.
0
diyecevaplandı
(29.07.25)
aciklamayı muhakkak yaz. yöneticinin görevi falan gibi bir şeyle başından savarsın
0
runaway
(29.07.25)
bu işler sakat işler. ben olsam firmayı değiştirir, faturalı ve her geldiğinde servis/bakım formu düzenleyen bir yer ile çalışırım. belki fazla para ödenir ama allah korusun bir kazada kimse gelip size ücreti az öderdik olsun bir şey olmaz demez.
0
bravoteam
(29.07.25)
Yine dünyadan uzak acemiler yardırmış. Faturasız iş yapılır, tediye makbuzu ile yapılır geçilir. Şaibeli diyen arkadaşlar uyuyorlar, şaibeli iş yapacak adamı fatura mı durduruyormuş, sayesinde öğrendik. Yok ben borcumu karşılık aldım ha ha diyerek sıyrılamaz, bu adam asansörcü, arıza olunca arıyorsun bakıma geliyor. Biliniyor kısaca.
0
Shepard
(29.07.25)
@şipard
2 yıllık apartman yöneticiliği
1. Sınıftan terk.
sen bence öğrenimin esnasında stajını bir sitede yap. Anlarsın o zaman.

Apartman girişlerindeki panolara o faturaları boşuna asıyorlar o zaman.
yada çevrendekilere hiç hata kusur yapmadıklarıdan çok güveniyorsun.
aidat toplama ve harcamalar konusunda bile bazı site yönetiminde ne dolaplar dönüyor haberin yok.
Site yönetiminin iş işlemlerini denetleyenlerden haberin var mı yok.

Önemli olan kötü ihtimalleri en aza indirmektir.
0
diyecevaplandı
(30.07.25)
Ankara'da varis için özel bir profesörün muayenehanesine gittim.

Muayene ücreti nakit olarak elden öderseniz 5000.

Kart kullanırsanız 5500.

Muayene sonrası ameliyat için fiyat bilgisi yazdı bir kağıda.

Kağıdın arkasına not düşmüş; :Kartla öderseniz KDV farkı için ekstradan %10 daha isterim." diye.

Namı koca şehri sarmış koskoca profesörün böyle bir şerefsizlik yaptığını görünce hiç kimseye şaşırmıyorum artık.

2 gündür cimere şikayet etsem mi diye düşünüyorum.
0
anaphylacticshock
(30.07.25)
(9)

Zorunlu kimlik taşımak

kizil karga
Bu çağda artık varlığımızı ispat etmek için kimlik taşımak saçma değil mi? Yani hepimizin zaten bi numarası var polis yaya olarak ya da trafikte çevirdiğinde onu sorup kontrol yapıyor, yani kimliği taşımadan da bizim biiz olduğunuzun teyidi yapılabiliyor ama buna rağmen kimlik taşımanın zorunlu tutu
Bu çağda artık varlığımızı ispat etmek için kimlik taşımak saçma değil mi? Yani hepimizin zaten bi numarası var polis yaya olarak ya da trafikte çevirdiğinde onu sorup kontrol yapıyor, yani kimliği taşımadan da bizim biiz olduğunuzun teyidi yapılabiliyor ama buna rağmen kimlik taşımanın zorunlu tutulması bana tuhaf geliyor, ha isteyen yine taşısın ama zorunluluk olarak ne gerek var böyle şeylere? Ha şüpheli bir durum olursa kimlik varsa da yoksa da zaten gözaltı yapılıyor, güvenlik gerekçesi de bir neden değil gibi.
0
kizil karga
(28.07.25)
polis tc kimlik numarani sorup kontrol yapiyorsa mevzuata aykiri islem yapiyor demektir.

sence herkesin agzindan cikan numaraya inanip mi kontrol etmeli yoksa devletin basmis oldugu ve imzaladigi belgeye gore mi kontrol etmeli?

Parmak izi, yuz tanima gibi bir teknolojisi komple emniyete entegre olsa katiliyorum. Ancak oneriniz tc kimlik numarasindan baksinlar o yuzden bana biraz garip geldi acikcasi.
0
nuevo
(28.07.25)
kimlik taşımak zorunlu değil. kimliğini ispat edemeyenin gözaltına alınma ihtimali var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.07.25)
Saçma da saçmalık sadece kimlik taşıma zorunluluğunda değil.

Buna benzer birçok kural "ya biri devleti kandırmaya çalışırsa, dolandiricilik yaparsa..." diye var asıl. Nuevo'nun dediği gibi başka birinin numarasını versen yürür geçersin.
0
encokbenisevinnolur
(28.07.25)
Abi başka birinin numarasını nasıl veriyorsunuz gbt yapıldığında verdiğiniz numarayla kayıtlı numara eşleştiğinde fotoğraf cinsiyet falan çıkmıyor mu?
0
🌸kizil karga
(28.07.25)
baskasinin kimlik numarasini verecek adam yaninda sahte kimlikle de gezer. kizil karga'nin dedigi gibi adam zaten kontrol yaptiginda elindeki cihazda senin fotografini goruyor neyin kimligi?
0
bay b
(28.07.25)
Sana benzeyen birisinin tc sini ogrenip soylemek ile sana benzeyen birisinin tc kimligini calip gostermek arasinda fark yok mu?

Esasinda bu isin cozumu parmak izi okutma ama daha yok ne yazik ki
0
nuevo
(28.07.25)
Yakında yüz tanımlamalı internete giriş zorunluluğu olursa ki (Avrupa'da düşünülüyor) bu bile çok hafif kalır yanında.
Kimlik sorulmasını istemeyen, sınırda kendisine pasaport sorulmasına da karşı çıksın o halde.
0
diyecevaplandı
(28.07.25)
Pasaportta gittiği ülkelerin damgasıyla şov yapan manyakları üzebilir ama o da mümkün bence.
0
🌸kizil karga
(28.07.25)
kimlik tasima zorunlulugu yok. kimlik ispat etme zorunlulugu var.

sorun su ki, bunu ben biliyorum ama karsimdaki polisin hicbir sey olamayip polis yapilmis biri olmasi da mumkun. bunla ugrasmak istemedigim icin tasiyorum.
0
aguen
(28.07.25)
(9)

Bu klima nasıldır?

Rondak
https://www.mediamarkt.com.tr/tr/product/_daikin-ftxf35frxf35f-sensira-12000-btu-klima-1244815.htmlOnu alma şunu al diyeceğiniz var mı?
www.mediamarkt.com.tr

Onu alma şunu al diyeceğiniz var mı?
0
Rondak
(25.07.25)
benim ofisteki odamda bundan var ve memnunum.
bir de bir klimacımız klima alıyorsanız mutlaka daikin veya mitsubishi alın demişti. kullandıkları boruların materyali daha kaliteliymiş böylece enerji kaybı vs olmuyormuş.

arçelik, beko, vestel vs hiç önermedi o döşedikleri boruların materyali dandik oluyormuş ve zamanla problem çıkartabiliyormuş.
0
elektr10
(25.07.25)
klimada daikin tek geçerim. en iyisi, m2 hesabına göre btu nu düzgün seç yeter.
0
erty_ksk
(25.07.25)
en sıkıntısız markalar mitsubishi daikin fujitsu. gerisi ortalama. düşünme al geç.
0
mikahakkinen
(25.07.25)
Geçen konuştuğum bir klima tamircisi de Mitsubishi için olumlu konuşmuştu.
İnverter ile klima nedir diye sordum.
İnverterlar için de daha tasarrufu demişti ama elektronik kart aksam bozulduğunda tamir masrafı daha çok olur demişti.
0
diyecevaplandı
(25.07.25)
ben geçen ay Sigma marka klima aldım mitsubishinin alt segmentiymiş baya iyi 12.000 ilk tavsiye ederim
0
asilceren
(25.07.25)
ben iki evimde de vestel nova ve flora kullanıyorum. fena değil. fiyat performans olarak da iyi gibi geldi bana alırken. wifi özelliği de olmazsa olmaz bu arada.

ama bilseydim daikin alıp denerdim, iyi olduğunu duyarım hep.
0
picassoishere
(25.07.25)
soğutma amaçlı alınacaksa marka falan pek önemli olmuyor. ısınma için alacaksanız o zaman kalitesine bakmak lazım diye biliyorum.
0
bigcaptain
(25.07.25)
Hocam klima ikiye ayrılır
Daikin veya mitsubishi ve diğerleri.
Bütçen yetiyorsa bu iki markayı rahatlıkla alabilirsin yıllarca da kullanırsın. Sektörün babaları. Servis ağı çok önemli bu işte ve en iyi servis bunlarda.
Bütçem kısıtlı veya bir büyük btuya yetmiyor dersen tam bir fiyat performans canavarı Airfel öneririm. Kendisi daikinin markasıdır ve Daikin yetkili servisi ilgilenir montajı tamiri ve her şeyiyle.
0
biseysorucam
(25.07.25)
direk yapıştır daha iyisi sadece mitsubishi.
0
jamswety
(26.07.25)
(6)

Bilgisayarda bu mümkün mü

her giriste sifresini unutan adam
Bugün bana ait usb’nin takılı olduğu bir bilgisayarda tahmin ediyorum ki birisi USB’deki bilgilerimi ben bilgisayar başında değilken kopyaladı.Bunu anlamanın bir yolu var mıdır? Bilgisayar kopyalama veya usb log kayıtlarını tutuyor mu? (Windows)
Bugün bana ait usb’nin takılı olduğu bir bilgisayarda tahmin ediyorum ki birisi USB’deki bilgilerimi ben bilgisayar başında değilken kopyaladı.
Bunu anlamanın bir yolu var mıdır? Bilgisayar kopyalama veya usb log kayıtlarını tutuyor mu? (Windows)
0
her giriste sifresini unutan adam
(24.07.25)
Kendi bilgisayarınız mı ortak bilgisayar mı? Kendi bilgisayarınız ise kullanmıyorsanız şifre kullanın, bilgisayar başından ayrılırken bilgisayarı kilitleyin. (Win + L)
0
inheritance
(24.07.25)
Teşekkürler ama sorum bu değil, geçmişe dönük bir tespit mümkün mü diye araştırıyorum
0
🌸her giriste sifresini unutan adam
(24.07.25)
event viewera baktım sadece takılıp çıkarılmayı gösteriyor, varsayılan ayarlarda kopyala yapıştırı göremiyorsun ancak bilgisayarda denetim ilkeleri aktifse klasöre sağ tık > özellikler > güvenlik > gelişmiş > denetim sekmesinden kullanıcı ve erişim türü kısımlarını bi kurcala. ya da bu üçüncü parti yazılımlar görmeni sağlayabilir ama geçmişi görmeni sağlıyor mu onu bilmiyorum belki kurduktan sonraki hareketleri izliyordur: USBDeview, USBLogView (Nirsoft), EventSentry, GFI LanGuard

not: chatgptden yararlandım
0
tabii lan manyak mısın
(24.07.25)
@tabii
Event viewer’da nereden görebilirim aktifse usb takılıp çıkarılmasına ait kayıtları?
0
🌸her giriste sifresini unutan adam
(24.07.25)
Okuma (Read) Event ID 4663 (Kullanıcı dosyayı açtı veya görüntüledi.)
Yazma (Write) Event ID 4663 (Dosyada değişiklik yapıldı.)
Silme (Delete) Event ID 4663 (Dosya silindi.)
Erişim reddi Event ID 4656 / 4663 (Kullanıcının yetkisi yoksa ve işlem başarısız olursa.)

event viewerda sol taraftan windows logs > security kısmına gidin sağdan filter current loga tıklayıp yukarıdaki IDleri yazın

ya da direkt find'a girip ReadData, WriteData, Delete, USB gibi keywordleri arayıp sonuçları inceleyin ama dediğim gibi buradan hiçbir şey bulamayabilirsiniz
0
tabii lan manyak mısın
(24.07.25)
İnternete bağlantı varsa başka yere dosyaların upload yapılma ihtimali de var .
0
diyecevaplandı
(25.07.25)
(2)

Kim bu Cizvitler? Çok mu güçlüler?

mikahakkinen
hristiyan alemi ilgili bir şeyler okurken etkili olduklarını ve bir çok sistemi değiştirdiklerini okudum.Gerçekten bu kadar etkililer mi? Katolikliğine en güçlü cemaati bunlar mı?
hristiyan alemi ilgili bir şeyler okurken etkili olduklarını ve bir çok sistemi değiştirdiklerini okudum.
Gerçekten bu kadar etkililer mi?

Katolikliğine en güçlü cemaati bunlar mı?
0
mikahakkinen
(24.07.25)
Paranın tarihinde adlarından söz ettiriyorlar.
0
diyecevaplandı
(24.07.25)
eğitimde ve misyonerlik faaliyetlerinde bayağı iyi olduklarını okumuştum. yanlış hatırlamıyorsam protestanlığa karşı katolik kilisesi karşı bir reformasyon yapıyor, (emin olmamak ile birlikte) bu çizvit tarikatının kuruluşu da bunun bir parçası.
0
lostinway91
(24.07.25)
(10)

insanlari duzeltme kriteriniz nedir?

buenosdias
disarida kimin neyi neden yaptigini anlamak zor. ahlaki, vicdani, kulturel, medeni, psikolojik vs.. hatalar yapan insanlara sahit oldugunuzda onlari duzeltmeye calisirken ki kistaslariniz nedir? sonucta bilmiyoruz karakteri mi bozuk, dalginlikla mi yapmis, travmadan mi, uykusuzlugundan mi, aliskanl
disarida kimin neyi neden yaptigini anlamak zor.

ahlaki, vicdani, kulturel, medeni, psikolojik vs.. hatalar yapan insanlara sahit oldugunuzda onlari duzeltmeye calisirken ki kistaslariniz nedir? sonucta bilmiyoruz karakteri mi bozuk, dalginlikla mi yapmis, travmadan mi, uykusuzlugundan mi, aliskanligindan mi yoksa cahilliginden mi?
0
buenosdias
(24.07.25)
cok az. haddim degil diye düsünüyorum.
0
sonsuz
(24.07.25)
Abi kimse aaa sağol demiyor, sanane ben böyleyim işine bak diyor. O "aaaa tişikkirlir" diyecek azınlığı yakalayabilmek için değmez. Karakteri mi bozuk? 40 yılda düzelmemiş 4 saniyede sen mi düzelteceksin? Nein! Travmaymış, abi bize ne? Hele kültürel, pSİKolojik vs demişsin. Ya herkes kendi hayatına baksın abi derim, sonra sana patlıyor bir şekilde ve gününü tatsızlaştırma ihtimali var.
0
Shepard
(24.07.25)
uzun zaman önce bıraktım. haddim değil, zaten o enerjim de kalmadı artık. kimse de beni düzeltsin istemiyorum. "bu da böyle biri demek" deyip hayatımda ona göre konumlandırıyorum.
0
gobekliraki
(24.07.25)
integrity önemli.

integrity'si az kaçmışsa, eklerim.
0
gabe h coud
(24.07.25)
Düzeltmek çok üstten bir bakış gibi geliyor bana, sen de söylemişsin kimin neyi neden yaptığını bilemezsin. Kafa patlatmak da işe yaramaz o iş kurguya döner çünkü, aklini okuyormuşsun gibi. Beni etkileyen tarafini torpuleyecek şeyler yapar ya da söylerim. Sonra zamanla berraklasiyor zaten.
0
encokbenisevinnolur
(24.07.25)
benimle yakınlığı önemli.

uzaktan tanıdığım birisinin ilişkisindeki yanlış bir karar için "bence şöyle yap, bak bu böyle böyle" diyecek halim yok. zaten çok yüzeysel biliyorumdur.

yakın dostum, yakın ailem olmalı ki bunları söyleyeyim, konuşalım, düzeltelim.

benim yakınım beni düzeltmezse de sinirlenirim biraz açıkçası. boşuna mı dost olduk?
0
gitdaddy
(24.07.25)
Düzeltme ihtiyacı düşündüğüm kimseyle yakınlaşmamayı kriter olarak belirlersek böyle şeylerle karşılaşmayız. Ama yakınımdaki biriyse az çok çabalarım
0
olaylar olaylar
(24.07.25)
Hepsi "önce güzellikle söylemek, karşılık olarak yavşaklık veya çirkeflik gördüğüm takdirde" parantezinde olmak üzere;

Yere çöp atana tebelleş oluyorum, al onu oradan çöpe at diyorum.

Otobüs durağında veya sıra olmuş beklenilen yerde sigara içene bildiğin çatıyorum uzakta iç sigaranı diye. Bu uğurda şerefsizlerle çatır çatır kavga etmişliğim var, halk da beni desteklemişti.

Girdiğim çoğu yemeli içmeli dış mekanı olan işletmelere çatarım, çünkü yazın da kışın da sigarasız bir ortam sunmuyorlar. Muhakkak o dumanı solumak durumunda kalıyoruz, yazın dışarıda otururken de dip dibe oturulduğu ve herkes sigara içtiği için o dumanı solumamak imkansız. Neden sigarasız alan yapmıyorsunuz sizi şikayet edicem diyordum eskiden ama devlet bundan bence para kazandığı için hiç sesini çıkarmıyor, ben de moral bozuyorum anca. Çünkü onlsrın yüzünden arkadaşımla dışarıda oturmak imkansız.

Bazen küçük bir çocuğu sıkıştıran başka büyükçe bir çocuk görüyorum, o zaman araya giriyorum hop şşş noluyo sen çekil diyorum. Falan.

Teşekkür beklemiyorum, aklıma bile gelmiyor, motivasyon motivasyondur müdahale müdahaledir ikaz ikazdır.

Erkek olsaymışım çok güzel kabadayı olurmuş benden. Kendimce çete de kurardım sağa sola salça olurdum ne güzel. Kadın cinayeti kalır mıydı acaba...
0
muhayyer divan
(24.07.25)
Yakınlık, kişinin niteliği (kadın erkek çocuk olmadı) ve ortam uyarı noktasında önemli.
Bazı şeyler (diğerlerinin de mesajı alması için) herkesin yanında, bazı şeyler o şahısla yalnızken söylenir.
0
diyecevaplandı
(24.07.25)
Benim sorumluluğumda olan çocuk olmaları.
0
(24.07.25)
(6)

Avrupa için en büyük tehdit kim sizce

messina123
3. Dünya savaşı çıktığında avrupa aman bizden uzak durun demeyecek ve birileri avrupa’ya saldırmak isteyecek. Avrupa için en büyük tehlike kim sizce? Rusya ve çin?Abd ve israil?Türkiye?
3. Dünya savaşı çıktığında avrupa aman bizden uzak durun demeyecek ve birileri avrupa’ya saldırmak isteyecek. Avrupa için en büyük tehlike kim sizce?

Rusya ve çin?
Abd ve israil?
Türkiye?
0
messina123
(23.07.25)
Hiç biri. Avrupa için en büyük risk kontrolsüz göç.
0
mikahakkinen
(23.07.25)
Birbirleri arasında ve Rusya.

Birisi kontrolsüz göç demiş ama Avrupa'nın böyle bir sorunu yok. Çünkü bizdeki gibi kontrolsüz göç yok. İhtiyacı kadar kabul eder barınma, iş gereklerini karşılar. Kimi kabul edip etmeyeceklerini bilirler.
0
hebanon
(23.07.25)
Önce ve görünen itibariyle belki Rusya ama bu Ukrayna ile yaptığı savaşya onu yoruldu.
Görünmeyen itibariyle de ABD, Avrupa'ya düşman.
ABD , Çin'e karşı Avrupa'nın her an kendi yanında olmasını istiyor ama Avrupa'nın çinle mevcut ekonomik ilişkileri buna engel.
Zamanında Merkel de, Çin ve ABD arasındaki gerilimler için dengeli açıklamalar yaptı. Aksi halde kendileri olumsuz etkilenecek.

Yine de ABD ve Avrupa NATO ile bir denge sağlamaya çalıştılar ama yetersiz/güvensiz görünüyor ki yakın zamanda bu oldu:
www.bbc.com
Tuhaf bir durum.

ABD nin Ukrayna'ya kısıtlı yardımı ve Rusya ile başta ekonomik yönden iletişime geçmesi ve batıdan çekilme ihtimali bunda etken olabilir. Almanya'nın şu an hızla silahlanması da gündemde.
Her türlü bir savaş çıkarsa
2. dünya Savaşı'ndan sonra kapatılan defterler yeniden açılacaktır.


Türkiye mecbur kalmadıkça bir yere saldırmaz.( Ama şu sıralar ilk hedef, güneyimizdeki çocuk katilleri olabilir. Çünkü resmi açıklamaların şekli ve dozu değişti)

Avrupa açısından tehlike olarak görülmemiz ve bizi önemsenmeleri işimize yarar. Çeşitli anlaşmalar ve iş birliği söz konusu olur.
0
diyecevaplandı
(23.07.25)
Göç +1
0
HellKeePer
(24.07.25)
@hebanon birisi der ki. parisi bir gezin, güney ispanyaya afrikadan gelen göçleri bir araştırın bence. kontrolsüz göç dünyanın en büyük sorunu. ezbere konuşmayın lütfen.
0
mikahakkinen
(24.07.25)
Kontrolsuz goc yuzunden Ingiltere sallaniyor. Asiri sag gucleniyor, olmayacak yerlerde yonetimi almaya basladilar. Bana gore de kontrolsuz goc en buyuk sikinti olacak.
0
quaker
(24.07.25)
(2)

Bu misradaki "hadilik" ne demek

encokbenisevinnolur
Tavsayan bir rüzgârdaki hadilikSudaki buğulanıma direniş ...Burada hadilik hadi hadi diyen biri bir şeyin aceleciligi miKabalık, vulgarlık mi bir çeşit.Hâdil-ik miNe dersiniz? Yoksa şiir bu ne anlarsan mı?
Tavsayan bir rüzgârdaki hadilik
Sudaki buğulanıma direniş
...

Burada hadilik hadi hadi diyen biri bir şeyin aceleciligi mi
Kabalık, vulgarlık mi bir çeşit.

Hâdil-ik mi

Ne dersiniz? Yoksa şiir bu ne anlarsan mı?
0
encokbenisevinnolur
(23.07.25)
Seslendirme itibariyle 3 farklı anlamı var hadi kelimesinin bendeki uygulamada. Bu daha uygun gibi :

HÂDÎ: Hidayete ermiş. Mürşid. Rehber, delil. Hidayet yolunu gösteren. Hidayete, doğruluğa eriştiren. Önde giden.
0
diyecevaplandı
(23.07.25)
ruzgar hadi gidelim diyor bence. ruzgara sapka koyan hadi'ye de koyardi sanki. ya hak.
0
antikadimag
(24.07.25)
(9)

3 yaş çocuk ve ingilizce, mahalle baskıları, gelecek kaygıları...

gezer
3 yaşında bi kızımız var. 4 aydır kreşe gidiyor.kreşte mutlu. ne yaptığını, ne yediğini vs anlatmıyor, öyle bir huyu var. ama isteyerek gidiyor. öğretmenini seviyor. diğer öğretmenleri tanıyor, onlar da ilgileniyor bahçe saatinde vs. olumsuz bi durum gözlemlemedik şimdiye kadar. ha mükemmel bi kreş
3 yaşında bi kızımız var. 4 aydır kreşe gidiyor.

kreşte mutlu. ne yaptığını, ne yediğini vs anlatmıyor, öyle bir huyu var. ama isteyerek gidiyor. öğretmenini seviyor. diğer öğretmenleri tanıyor, onlar da ilgileniyor bahçe saatinde vs. olumsuz bi durum gözlemlemedik şimdiye kadar. ha mükemmel bi kreş mi derseniz, değildir bence. ama mükemmel nedir, zaten onu bilemiyoruz.

annelerin olduğu bi yazışma grubundayım. malum kreş araştırma dönemi şu an. herkesin kreşi ingilizce odaklı. biri çocuğunu kültür etkileşimli bi ortamda yetişmesini istediği için bilmemne british kolejine vermiş. ingilizce yanında ispanyolca ya da almanca eğitim de verebiliyorlarmış. kimisinin kreşinde sadece ingilizce konuşuluyormuş, türkçe yasakmış. birinin 3 yaşında çocuğu kreş sayesinde kendisinden iyi ingilizce konuşabiliyormuş. örnekler çoğaltılabilir.

bu kreşlerin hemen hepsi zaten bizim yaşadığımız bölgede değil, olanlar da bizim bütçemizi aşıyor. hani zorlasak olabilir mi derseniz belki bütçe açısından evet ama mesafe açısından zorlayamayız.

bizim kreşte ise durum şu. haftada her gün ingilizce dersi var ama gözlemlediğim kadarı ile bu ders ingilizce şarkı söylemekten ibaret gibi. kızımın şu an ingilizcesi yes-no düzeyinde. arada i love you filan diyor anlamını bilmeden :D

geçen eşimle durumun kritiğini yapıyoruz. kendisinin ingilizcesi gayet iyi. benimki ise yurtdışında süründürmeyecek kadar :D yetişkinlikte ingilizce öğrenmek bana göre çok zor. ben bu grupta konuşulanları aktardım. acaba imkanları zorlamamakla çocuğumuza yanlış mı yapıyoruz, zorlamalı mıyız diye çelişkilerdeyim. eşim de o zaten şu an oyun çağında, bırakalım oyun oynasın diyor. ben de aslında öyle düşünüyordum. kreş araştırırken de ilk koşulum güvenilir bir yer olmasıydı. akademik bir beklentim yoktu. ama genele baktığımda herkes analitik düşünmeye sevk eden, akademik açıdan ufuk açan, kodlama filan öğreten, ingilizce odaklı kreşler arıyor. biz onların yanında pervasız ebeveynler gibi kalıyoruz.

ne düşünüyorsunuz? benzer durumda anne baba varsa eğer aramızda, bu konudaki yaklaşımınız neydi, ne oldu?
0
gezer
(23.07.25)
benim velet 4 yaşında, tek önem verdiğim istediği kadar oyun oynayabilmesi. şu an bütçeden kısacağıma ileride kısarım ydışına yollarım dil öğrensin diye. ama şu an bırakın dil kısmını, kreşin öğrettiklerinden daha fazlasını öğretmeye çalışmıyorum ki ilkokulda bu sefer sıkılmasın. zaten her sene aynı şeyleri görecekler :)
0
pide
(23.07.25)
çocuğum yok olsaydı muhtemelen seninle aynı kaygıları yaşardım. sadece fikrimi beyan edeyim ben de. sen bu şekilde kendini birileri ile kıyaslayacak olsan sonu gelmez. ilkokulda da normal bi özel okula göndersen bile fransız kolejlerine gönderenleri görüp üzüleceksin. ben 3-4-5 yaşında çocuğunu kreşe göndermeyi çok isteyip 17-18 bin TL olan yerlere bile gönderemeyen, belediyenin kreşi 20 dk araba mesafesinde olduğu için götüremeyen imkanları el vermeyen insanları da tanıyorum. veya parası olan ama kültürsüzlükten dolayı göndermeyen fanusta yaşayan insanları da tanıyorum. sen bir ebeveyn olarak yine de elinden geleni yapmışsın, ingilizcesini de evde ilerletmeyi deneyin derim. veya ilkokula başladında ek bi kursa götürürsün vs.
0
turuncu tonlarda
(23.07.25)
Çevreden hemen etkilenmeyin. Onlar öyle yaptı ben de yap"ma"lıyım diye bir şey yok .

Asıl sıkıntı şurada:
kimisinin kreşinde sadece ingilizce konuşuluyormuş, türkçe yasakmış...

Çocukta olsa bir kimse yabancı dil, el becerileri öğrensin ama İngiliz, Fransız vs. aslında kim? tarihte bize etkileri ne oldu? diye de tarihi iyi öğrenmeli.
Onları da bu toprakların insanı gibi benimserse o zaman sorun olur.

Olay sadece yaşadığımız çevrede bitmiyor
Yakında twitterin de çocuklar için bir sürümü çıkacak deniyordu bir paylaşımda. Temkinli olmak gerek.
0
diyecevaplandı
(23.07.25)
Kodlama, yazılım gibi işlere herkes girmeye başladığı için trafik sıkışık. O yoldan hayır gelmez.

Herkesin gittiği yöne gidersen şu an çoğu kişide olan eğitimli-işsiz durumu olur. Direkt iş bulduracak soft skillere odaklanmak daha mantıklı. TÜrkiye'de 82 şehirden kaçında ciddi yazlımcı istihdamı var veya dünyanın geneline bakarsak bir suburban bölge yazılımcıya mı yoksa marangoza mı ihtiyaç duyuyor buna bakmak lazım.

Bu yazılımcı çocuk yetiştirme olayı özel üniversiteye gidip de birşey olacağım kafasının farklı versiyonu. Sonuçta kızlar zengin kocaya kaçtı erkekler baba işini yapıyor.
0
runaway
(23.07.25)
2 farklı senaryodan geçmiş şu anda 12 yaşında 2 yeğeni olan biri olarak gözlemlerimi anlatayim;

İlki eşi yabancı, tr'de yaşıyorlardi ama İlkokula baslarken yurtdışına çıkma olasılıkları olduğundan çocuğu sürekli yabancı dil kafasında buyuttuler hazır olsun diye. Small hands diye bir anaokuluna gitti (türkçe konuşmuyorlar ama baya laylaylom bir yerdi) esas eve Filipinli bakıcı geliyordu onun ingilizcesi çok iyiydi, bence o çok etkili oldu. 5-6 yaşında iken yurtdışına gittiler, basit ama baya ingilizce konuşur bir haldeydi -ki tekrar edeyim bakıcı çok etkiliydi-.

Su anda Yurtdışında international school a gidiyor ve ingilizcesi tahmin edeceğiniz üzere çok iyi.

2. Yeğenim sizin gibi normal yeri çift :) ikisinin de ingilizcesi iyi iyi okullardan mezunlar. Bu çocuk meşe palamudu diye bir anaokuluna gitti. Ben o okulun çok büyük hayranıydim, her gün bir proje yaptiriyorlar, hava müsade ettikçe yıldız parkına çıkıyorlar, parkta ağaçları falan var :) ve inanılmaz her şeyi sorgulayorlar tartisiyorlar öyle ogreniyorlar (öğretmenleri hep buna yönlendiriyor), tr'de böyle eğitim kurumları da mı var şeklinde baya gurur verici bir durum aslında.

Tabii ingizce var mıydı yok muydu bilmiyorum ama annesi ingilizce ara ara konuşuyor ediyordu (Tabii diğer yeğenimle karsilastirilamazdi o dönem )

Sonra bu çocuğu ışık lisesine yazdırdılar ilkokulda. Okulu biliyorsanız baya yogun bir ingilizce eğitim programı var.

Ve bu çocuk da 8-9 yaşından itibaren baya ingilizce konuşmaya başladı. Diğer Yeğenimin yanına gittiler defalarca, onun arkadaşlarıyla çok iyi arkadaş oldul. Zaten internetten hep oyun oynuyorlar ve tum bu eylemleri ingilizce konuşarak yapıyorlar.

Özetle bagkayacagim yer şurası, 0-6 yaş arası herhangi bir şeyi beceriyi vs öğrenmesi için önemli bir yaş ama karakter gelişimi vs için de bir o kadar mühim bir dönem. Yani çocuk mutlu, keyif alıyorsa çok da bozmayin ufaklığın keyfini.

İlkokulda zaten iyi ing eğitim veren bir okula yollarsaniz o fark her turlu kapanıyor.

(Yurtdışındaki Yeğenimin okuluna 9 yaşındayken Meksika'dan bir çocuk gelmişti 0 ingilizce ile, uzuluyorlardi bu çocuk nasıl alisacak vs diye. O çocuk şimdi o okulun en başarılı öğrencilerinden :))
0
makbur
(23.07.25)
ingilizce kreşe gitmeyenler nasıl öğrendiyse o da öğrenir merak etmeyin.
0
duyuruuser
(23.07.25)
Paran varsa gonder. Yoksa, yani zorlanacaksan hic gerek yok diye dusunuyorum.

Hayatimda hic devlet okulunda okumadim ama su an hem egitim kalitesi dusuk hem fiyatlar tam bir sacmalik.

Su devirde ozel okul icin maddiyat zorlanmaz.
0
Kittie
(23.07.25)
türkler ingilizce bilmiyor. burada biliyorum diyenler de doğru düzgün bilmiyordur. anne babalarımızın döneminde aman üniversite okusun denilmiş, hepimiz üni mezunu olduk. şimdi de ingilizce bilmeyen ebeveynler aman İngilizce öğrensin diyorlar ki bence çok doğru bir tutum. bir sonraki nesilde ingilizce bilmemek tuhaf karşılanacak. eğer koleje falan gönderecekseniz yaşıtlarından geri kalmaması önemli, tek bilmeyen o olur.
0
deartheodosia
(23.07.25)
bunlar ortadogu insani kaygilari, biz de bu kaygilarla buyuduk.
sonra yillar geciyor, ogeriye donup bakiyorsun, ne kadar sacma sapan seylere zaman harcadigini anliyorsun.

egitim sistemleri genel olarak kohne, zamani 50 sene geriden takip ediyorlar. okullarin amaci musteriyi yani ogrenciyi mumkun oldugunca okulda tutmak, cunku birakirsa musteri kaybediyorlar.

okullar para nasil kazanilacak ogretmiyor, iyi bir "eleman" nasil olunur, onun pesindeler, piyasaya kole pompalaniyor.

benim takip ettigim yol soyle:

- cocugun yeteneklerine dikkat ediyorum, istemedigi bir seyi zorla yapmasini istemiyorum.
- kendi yapmak isteyip yapamadiklarimi cocuga baski kurmak icin kullanmiyorum
- moda meslekler umrumda degil, o yuzden "aman oglum mutlaka coding ogren yoksa ac kalirsin" gibi bir fikir asilamiyorum. benim icin coding yerine bir ensturman calmayi ogrenmesi daha onemli.
- herkes universite okumak, doktor muhendis avukat olmak zorunda degil, bugun isini iyi yapan bir ahci da gayet guzel para kazaniyor.
- herkes polygot degil, dil ogrenmek de bir yetenek isi.
- finansal okuryazarlik bilsin istiyorum
- "patronluk" ve "liderlik" gibi kavranlari ogrensin, iyi bir "eleman" olmayi degil.
- sanat sepet islerini de bilsin istiyorum, cunku hayat sadece matematik ve fizikten ibaret degil.
0
cooperr
(23.07.25)
(5)

Barbaros Şansal neden sürekli gözaltına alınıyor?

michael_knight
Barbaros Şansal’ı Twitter’da görüyorum. Neredeyse her ay birkaç defa havaalanına indiğinde gözaltına alınıyor. Belki yanlış biliyorumdur gözaltı değil de başka bir ismi vardır. Neden böyle bu durum?Anlayamadığım kısım şu ki adamı bir cezaevine atıp çürütmek istese onu da yapabilecek güçler var, o ol
Barbaros Şansal’ı Twitter’da görüyorum.
Neredeyse her ay birkaç defa havaalanına indiğinde gözaltına alınıyor. Belki yanlış biliyorumdur gözaltı değil de başka bir ismi vardır.

Neden böyle bu durum?
Anlayamadığım kısım şu ki adamı bir cezaevine atıp çürütmek istese onu da yapabilecek güçler var, o olmuyor da süreki bu oluyor.
0
michael_knight
(22.07.25)
sosyal medyadan çok kışkırtıcı paylaşımlar yapıyordu, bunlar da iktidara değil, genellikle toplumun geneline söylediği şeylerden oluyordu. ha tutuklanması gerekir mi, hayır. ama efendi bir insan olmadığı çok belli. o yüzden pek umurumda değil.
0
malheiros
(22.07.25)
her ay gozaltina alindigi bilgisi dogru olmayabilir. aliniyorsa da paylasimlari ve uslubu yuzunden psikolojik baski olarak yapiliyordur. kendisi kibris'ta yasiyor.
0
buenosdias
(22.07.25)
Yurtdışında olmanın verdiği
rahatlık içinde kışkırtıcı paylaşımlar yapanlardan.
2017 sene başındaki paylaşımıyla ilk hit ve beğeni alma denemesi olmuştu.
Kıbrıs, Türkiye'ye iade etti.
0
diyecevaplandı
(22.07.25)
2017'de söyledikleri nokta atisiydi ve bugünler, o günlerden çok daha beter.

Barbaros Sansal adam gibi adam olmanin bedelini ödüyor. Benim anlamadigimsa neden mütemadiyen TR'ye geldigi...istedigi ülkede kral gibi yasayabilecek birisi halbuki.
0
feastofthedamned
(22.07.25)
feastofthedamned +1
0
blatta hiberna
(22.07.25)
(14)

İnsan doğası hakkında söyleyeceğiniz en net sey

sekizdokuzon
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını
Bence hayatı kendi istediğimiz gibi yaşamak, şartları buna uydurmak konusunda yüzsüzlük derecesinde bir direncimiz var. En bedbaht, hayattan umudunu kesmiş insan bile bir köşede şartların olgunlaşacagı, oyuna gireceği zamanı bekliyor. Kimse "Ben de bu kadarım" demiyor. Hayalindeki hayat için canını dişine takıyor. Bayağı şiddetli, zararlı varlıklarız bakınca. Acı çeke çeke, yırtınarak feryat figan hayattan istediğimizi koparıyoruz. Daha büyük bir kuvvet bizi hayattan koparana kadar.

Siz insan doğası hakkında tek bir şey söyleseniz ne olurdu?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.07.25)
İnsanın bencil bir tür olduğunu düşünüyorum ama böyle olmayanlar da var. Dediğin gibi şiddetli ve zararlı varlıklarız. Hayvana, ağaca, çiçeğe tahammül yok. Yaşama hakkına sadece kendinin sahip olduğunu düşünüyor insanlar. Hatta öyle ki; kendi gibi düşünmeyen insana da tahammül yok, kadına tahammül yok.
0
rock n roll
(21.07.25)
Güvensen de yetki de versen, çok sevsen de denetle.

Bazen çok sakin görünse de, adeta virüs gibi uygun yeri buldukça bir salgına da dönüşebiliyor insan.
0
diyecevaplandı
(21.07.25)
tek soylemek zor.

- insan ozunde celiskilerle doludur. zihin birbirine rakip bircok fikrin catistigi bir oyun alanidir. yani insan zihni tutarli ve stabil bir yer degildir.

- insana dogustan verilen zeka ve ahlak (huy) gibi ozellikler vardir. bunlar ayni fiziksel ozelliklerimiz gibi genetiktir, ancak boy gibi kolay gorulemediklerinden sabit olmalari hemen anlasilamaz. yani zekayi veya ahlaki gelistirmek mumkun degil. sadece ufak rotuslar yapilabilir. ayni boyunu uzatamayacagin ama kilo alip verebilecegin gibi. alttaki yapi degismez. can cikar huy cikmaz.

- insan cok bencil bir varliktir. kendi kosullarini iyilestirmeye calisir ve toplumsal konulari onemsemez. kendi kicini kurtardiginda onun icin oyun bitmistir. partilerde kicini sallamayi, herkesin huzura erecegi bir toplum saglamaya tercih eder.

- insanin kotulugu, insanin iyiligini gecer. dunyada net olarak toplasak acik ara insan kaynakli kotuluk, insan kaynakli iyiligin otesindedir. bunlara ragmen dunyada ve varolusta gordugumuz cogu seyi insan yaratmistir. guzeli, dogruyu, aski insan bulabilir. bence evrimsel surecini henuz tamamlayamamis bir canli. ona biraz sans vermemiz gerekiyor ama cok da serbest birakmaya gelmez. hemen sehvete, acgozluluge, kisisel zevk ve refah icin etrafina zarar vermeye meyleder. o yuzden devletle kontrol etmek ve kulturle, sanatla yol gostermek gerek.
0
antikadimag
(21.07.25)
ben insanin default bencil ve kotu olarak dogdugunu dusunuyorum.
iyilik ve paylasim sonradan ogrenilen birsey.
0
cooperr
(21.07.25)
tabudeviren
(21.07.25)
Gelişime açık
0
pembediken
(21.07.25)
Hainler, habisler, tamahkarlar. Mesela yardım ister yaparsın veya yapmak istersin, düşman olur. Yapmaya devam edersin, mola verirsin selamı sabahı keser.

diyecevaplandı +1
0
Shepard
(21.07.25)
Yumuşak başlı, anlayışlı, terbiyeli, kibar insanlar sömürülmeye çalışılıyor. Herkes böyle değil ama büyük bir çoğunluk sessiz, sakin, kendi halinde insanları potansiyel enayi yerine koyuyor.
0
kullanicadi
(21.07.25)
gürültülüler. ne yapacakları kestirilemiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.07.25)
İnsan her zaman aşırılaşır, aşırıya gider, aşırılık gösterir. Öğrenmesi gereken şey dengedir.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
iddia edildiği kadar gelişmiş canlılar değiliz. hala çok ama çoooookkk fazla primitif yönümüz var.
0
Phoebe
(22.07.25)
umut ediyoruz.
0
gobekliraki
(22.07.25)
@Shepard: Kardeş sen de çok yetkin bir abi sayılmazsin, millete giydirmeden önce dön bir kendine bak ben neyi ne kadar doğru konuşuyorum diye.
0
🌸sekizdokuzon
(22.07.25)
@sekizdokuzon yazdığım şey yüzde yüz doğru. Tersini kanıtlayabiliyorsanız yazın görelim. Yoksa ağlamak çözüm değil, sel basmasın oraları.
0
Shepard
(22.07.25)
(2)

Ehliyet yenileme

Trafalgar
Benim ehliyet eskisinden değil ama süresi 2026 yılında süresi bitiyor. O gün yenilemek için de 7 bin küsür lira para mı ödeyeceğim?
Benim ehliyet eskisinden değil ama süresi 2026 yılında süresi bitiyor. O gün yenilemek için de 7 bin küsür lira para mı ödeyeceğim?
0
Trafalgar
(20.07.25)
hayır yenileme ücreti ayrı. bu sene 1750₺ gibi bir şey. seneye ne kadar zamlanırsa onu ödersin. bir de sağlık raporu ücreti ödenecek.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.07.25)
Şimdiden değiştirin. İleti zamana göre masraf fiyatı daha uygun olur ve süresi de uzar.
0
diyecevaplandı
(20.07.25)
(5)

araba camını sigorta karşılar mı?

summerjam0306
park halindeydi. bir baktım ön cam baya boydan boya çatlamış. dün bir tırdan çok sert bi taş sıçramıştı akşam. ondan oldu sanırım. çünkü bir şey düşmüş gibi vs değil.kaskom yok. bunu sigorta karşılıyor mu acaba?
park halindeydi. bir baktım ön cam baya boydan boya çatlamış. dün bir tırdan çok sert bi taş sıçramıştı akşam. ondan oldu sanırım. çünkü bir şey düşmüş gibi vs değil.

kaskom yok. bunu sigorta karşılıyor mu acaba?
0
summerjam0306
(18.07.25)
Karşılamaz. Sigorta senin dışarıya karşı koruman.
0
mikahakkinen
(18.07.25)
Sigortadan sigortaya durum değişebilir.
Kloz maddelerine bakın.
bazılarında cam için senede bir kez olmak şartıyla değişim yapılabildiğini okumuştum zamanında.
0
diyecevaplandı
(18.07.25)
aynısı başıma gelmişti. Ön cam orjinal olmadığı için yetkili servis değişim yapmadı kasko dan. Sanayiden kasko şirketi ile anlaşmalı olan bi yerden yan sanayi ürün taktırmıştım.
0
atcapar
(18.07.25)
bırak sigortayı kaskoda beyan hakkın yoksa o bile karşılmaz.
0
gercekdunya
(18.07.25)
Sigorta karşılamaz, kasko gibi düşünme. Sigorta kaza sonrası karşı tarafın masraflarını karşılamak için var.
0
himmet dayi
(18.07.25)
(5)

Zamanında çok abartılmış ama şimdi dönüp bakınca

dunyatuhaf
Soru başlıkta .
Soru başlıkta .
0
dunyatuhaf
(17.07.25)
Emin misin?
0
kisa
(17.07.25)
Emin konuşmamak gerekiyormuş .
@kisa
0
🌸dunyatuhaf
(17.07.25)
Soru başlıkta değil de havada kalmış sanki
0
diyecevaplandı
(17.07.25)
Kurgusal olarak eksiklikler olsa da senaryonun akıcılığı bizi içine çekiyor ve yönetmenin hayal dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Tarantinist ezgiler olsa da tamamen illüstrasyon bir yapım. 10/10
0
duster
(17.07.25)
Segway.
Beklenen etkiyi yapmadı, beklenti ve pazarlama çok büyüktü. Ama belki de elektrikli scooter’ların yolunu açmıştır.
0
michael_knight
(18.07.25)
(7)

chatgpt yoğurt yaparken süt tozu ekleyebilirsin diyor, ne dersiniz?

panamera
kıvamı artırması için süt tozu önerdi. hiç duymamıştım. bu şekilde yapan var mı?
kıvamı artırması için süt tozu önerdi. hiç duymamıştım. bu şekilde yapan var mı?
0
panamera
(17.07.25)
10 yıldır kendi yoğurdumu kendim yaparım. Kıvam konusunda hiç sıkıntı yaşamadım.

Sütcünüz süte su karıştırmadıysa, mayalama süt sıcaklığı ve mayalanma ortam sıcaklığı konusunda hata yapmıyorsanız kıvam konusunda sorun yaşamamanız lazım.

Hazır yoğurda itibar etmeyip kıvam konusunda bir başka endüstriyel üründen medet ummak da bambaşka bir bakış açısı.
0
Mirket
(17.07.25)
labne ile yapanda var denemedim ama kıvam attırıyor muhtemelen süt tozuda kıvam arttırır ama süt tozu ev yoğurdu için fazla kimyasal kaçmıyor mu amaç zaten katkısız yoğurt yemekse

denemediyseniz jersey sütü öneririm onur marketteki inanılmaz iyi
0
eja
(17.07.25)
Kullandığın maya yeterli.
Mayanın kendisi peynir gibiyse bundan oluşan yoğurtta adeta peynir kalıbı gibi olur.
Maya ekşiyse oluşan yoğurtta ekşi olur (tabi ki yine güzel olur tadı)

Chatgpt ye kalırsak emülgatör vs kimyasal katmayı da normal karşılar sanırım.

Doğal bir şey istiyorsak tozu yoğurda... dumana katmayalım.
0
diyecevaplandı
(17.07.25)
Endüstriyel yoğurtlar bu şekilde yapılır içerik olarak kuru madde oranı/tayini diye geçer, ev yoğurduna da kıvam vermek için katılabilir ya da katmayabilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.07.25)
süt tozu dediğimiz şey kurutulmuş süttür, öyle kimyasal bir süreçten geçmiş vs. değildir. Sütün kuru maddesini arttırmak için tabiki kullanılabilir. Besin olarak en büyük farkı suda çözünen vitaminlerde olur, bunlar da zaten sütte çok azdır. Kaldı ki yoğurt olma sürecinde de suda çözünen vitaminler azalır. Ayrıca evde süt yoğunlaşsın diye uzun süre kaynatınca daha fazla besin kaybı oluşması daha olasıdır.

Kısacası kullanabilirsiniz ama artık küçük boylarda süt tozu bulmak çok zorlaştı. Eskiden pınarın marketlerde yarım kiloluk paketlerle satışı vardı ama artık büyük paketler dışında bir satış görmüyorum, marketlere hiç gelmiyor zaten.
0
yeninesiltupcu
(17.07.25)
kıvamlı yoğurt için sütü normalden 15-20 dk fazla kaynatın.
sütün içerisindeki su buharlaşınca daha yoğun bir süt oluyor. yoğurdu da bence daha lezzetli oluyor.
0
duyuruuser
(17.07.25)
Kıvam da kıvam diyen, değil yoğunlaştırılmış süt, süt tozu, nişasta bile koyabilir.

Katkısız bir şekilde kıvamlı yoğurt için,

1. Sütü ağzı açık uzun müddet kaynatın. (Süt taşı işinizi kolaylaştırır eğer başında kepçeyle beklemek istemiyorsanız)

2. Mayalayıp bekledikten (mayalandıktan) sonra ağzını kağıt ile kapatıp buzdolabında en az 2 gün bekletin, sonra tüketmeye başlayın.
0
yadigar
(18.07.25)
(14)

Bok yiyeceğim bok daha sağlıklı

tahirkemalbozoglu
Yeter artık yeter burama kadar geldi ya, Nedir be illallah ettik Tatlı yemeyim diyorum meyveyle geçiştiriyorum yok onda fruktoz var daha sagliksiz,Makarna yemeyim et yeyim diyorum yok onda bilmem ne var kolestrol yapar daha kötü Günde iki ogun yapayım diyorum sabah açlığı iyi değildir azar azar çok
Yeter artık yeter burama kadar geldi ya, Nedir be illallah ettik

Tatlı yemeyim diyorum meyveyle geçiştiriyorum yok onda fruktoz var daha sagliksiz,
Makarna yemeyim et yeyim diyorum yok onda bilmem ne var kolestrol yapar daha kötü
Günde iki ogun yapayım diyorum sabah açlığı iyi değildir azar azar çok ye diyorlar
Sonunda bok yemeye karar verdim kimsenin bir fikri de yok zaten en iyisi
0
tahirkemalbozoglu
(17.07.25)
afiyet olsun.

(bkz: 30 gunde 10 yil)
0
gule gule
(17.07.25)
İnsanlar ne yazık ki tatlı makarna ya da meyve yemeyip günde 1-2 öğün beslenerek sağlıklı yaşayacaklarını düşündüklerinden, kolesterolün ne işe yaradığını bilmediklerinden, korka korka yaşayıp kendilerini anlamsız kısıtlamalara soktuklarından önünde sonunda bok yemeye karar veriyorlar ne yazık ki, halbuki bunların hiçbirinden kendinizi kısıtlamadan (bok hariç) genel toplamın %80'inden daha sağlıklı beslenenilirsiniz ama bunu kabul etmek çok zor geliyor insanlara, "hayır makarna yemek sağlıksız" demek çok daha kolay çünkü.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.07.25)
bok ye
0
koela
(17.07.25)
Ayıp ayıp .
Açken sen, sen değilsin .
0
diyecevaplandı
(17.07.25)
akdeniz diyeti iyidir.

et balık sebze meyve karışık.

işlenmiş gıda çok az. un ekmek az. karbonhidratı da kıs.

2 öğün akşam yeme patlaması yaşamicaksan güzel ama yaşıcaksan bi boka yaramıyor.
0
kveldulv
(17.07.25)
Hocam ona bakarsan aldığımız her nefes yanma nedeniyle bizi bir adım daha ölüme yaklaştırıyor

Aşırı kızartma aşırı hamurişi abur cubur, fazla tuzlu şeylerden uzak duruyorum

Onun dışında yediğim domates biber limonda meyvelerde pestisit olduğunu bilerek tüketiyorum, çünkü elimden bir şey gelmez daha fazla, bu kadar kafayı takmak da delirtir insanı
0
grimavi
(17.07.25)
kalori acigi olusturdugun sürece bok yemek cok yemekten daha faydali olabilir.
0
sonsuz
(17.07.25)
problem acligin veya saglik degil. problem psikoloji ve aliskanliklar. kimseyi dinlemeden arada hafif kacamaklar yaparak beslenmeni hafif yiyecekler uzerine kurup cebinde kuruyemislerle dolastin mi bitti gitti ya.
0
buenosdias
(17.07.25)
Seker hastasi degilsen,

hareketsiz yasamiyorsan

ve de bilumum abur cubur, sekerli unlu mamüle abanmiyorsan nasil beslendiginin bir önemi yok ;)

Ben normal insanlarin tükettigi sekerin(her türlüsü) 85%'ini tüketmedigim hâlde metabolizmam y**k gibi ve isin içinden beslenmeyle çikamiyorum.
0
feastofthedamned
(17.07.25)
Amaaan bu kadar kasmaya gerek yok, Türkiye’de yaşıyoruz zaten yeme içmeden önce stres bizi mahvediyor. O yüzden canım ne isterse aşırıya kaçmamak kaydıyla yiyorum, şeker fazla kullanmıyorum yapı gereği hep minyon ve zayıftım zaten, sağlıksız şeyler yediğimde vicdan azabı hissediyordum artık saldım.
0
ekimoloji
(17.07.25)
spor yap canın ne çekiyorsa onu ye. paketli gıdalar hariç. onları da haftada 1 gün gömebilirsin.
0
archmeister8
(17.07.25)
kim diyor, herkesi dinleme sen de.
0
king lizard
(17.07.25)
valla bana da geliyolar bazen haklısın delirmekte :D
0
turuncu tonlarda
(17.07.25)
simdi yedigin her sey aslinda vucudunda bir iz birakiyor. sen yasam enerjini ve yapitaslarini almak icin yiyorsun ama karsiliginda her seyin bir handikapi var. cok detaylara bakarsan dogru her seyin ayri bir problemi ve faydasi vardir.

benim diyet noktasinda kendime belirledigim kistaslar sunlar;
- islenmis urunleri tuketmemek veya az tuketmek. cunku o islemde ne yapildigina dair cok bilgin ve kontrolun yok. yani jambon yemiyorum ama duz tavuk ok.
- karbonhidrat agirlikli besinlerin tamami toplumlari beslemek icin yayginlastirilmis (ki staple food denir cunku ucuz oldugundan cok yaygindir), hizli enerji veren kalitesiz gidalardir. yani makarna, pilav, her turlu tahil isinden mumkun oldugunca uzak duruyorum. pilavi yemeklerin yanina katik olsun, enerji versin diye yapiyorum ama cok yemiyorum.
- virt, zirt markalarinin ne idugu belirsiz atistirmaliklari yerine duz meyve veya kuruyemis yiyorum.
- sabah 6 gibi kalkmama ragmen ogleden once hicbir sey yemiyorum. sadece cay iciyorum. bunu da saglikli olsun diye yapmiyorum, sabah yemek en sevmedigim sey. oglen yemegini karbonhidratsiz ve protein agirlikli yiyorum ki gun icinde aciktirmasin. bir ara pilav agirlikli besleniyordum ve yemekten sonra 1-2 saat kan sekerini ziplatip dusurdugunden bayiliyorsun. sonra da tekrar acikiyorsun. o nedenle yavas sindirilen protein agirlikli gidalar onemli. yumurta, peynir, zeytin, salatalik veya et agirlikli yiyorum yani oglen.
- pisirirken kizartma gibi lezzet veren ama asiri sicakla besinin yuzeyini yakan yontemlerden uzak duruyorum. haslama gibi saglikli ama yemegin lezzetini kaciran yontemleri de sevmiyorum. airfryer burada cok pratik basit bir yontem hem sicak havayla hizlica pisiriyor, hem de mangalin komur temasi yok. hem de firinin isinmasini bekleme derdi yok.

benim prensiplerim bunlar.
0
antikadimag
(17.07.25)
(11)

Tenis neden zengin sporu?

i wanna go back
Neden böyle bir algı var ve zenginler neden bu sporu izliyor ? sponsorlar neden pahalı saat markaları oluyor?
Neden böyle bir algı var ve zenginler neden bu sporu izliyor ? sponsorlar neden pahalı saat markaları oluyor?
0
i wanna go back
(15.07.25)
zengin sporu golftür. tenis bence zengin sporu değil. takipçi kitlesi niş sadece. herkes izlemiyor.
0
jelly bear
(15.07.25)
Malzemeleri de biraz pahalı galiba diger bircok spora göre (güncel bilgi değil).
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
golfü oynayanlar, tenisi izleyenler zengin :)
0
sonsuz
(15.07.25)
Golfle tenis neredeyse aynı bu arada masraf olarak. Kurs olarak aynı, kiralama olarak 30% falan fark var.

Futbol için iki taş kale, bir top yeter.

Basketbol için her yer pota zaten.

Tenis için kort lazım, ve Türkiyede kort yok. Ücretsiz olan 3 5 taneyi zaten boş bulmak imkansız.

Saati 800 liradan kort kiralıyoruz biz. Fakir biri nasıl oynasın
0
aguen
(15.07.25)
kort kirası kurs parası malzeme parası bir dünya para. her yerden ulaşım da yok köy kasabayı geçtim ilçelerde bile oynanacak kort bulmak zor.

işin pro olma kısmındaysa aşırı yetenekli değilsen boku yedin. sponsor bulmak zorundasın otel yol masraflarını karşılamak için. daha bireysel antrenör fizyo tutmak için para lazım olduğunu söylemiyorum bile. o yüzden top 150'den sonra açlık savaşları başlar. şikenin en çok döndüğü spordur. ne yapsın adamlar taş mı yesin?
0
deranzo1
(15.07.25)
Bazı spor dalları bazı ülkelere hitap etmiyor.
Tenis de böyle bir spor dalı.
Yığınlardan ayrışmak isteyenlerce tercih edilen bir spor dalı olmuş ülkemizde.
Kitlelere hitap edememiş.
Spordan ziyade cümle kurarken kelimenin Türkçesini denk getiremeyip İngilizcesini sıkıştırmak gibi farklı bir haz veriyor olmalı.
Gerçi tüm genellemeler yanlıştır ama bana verdiği algı bu.
Kort parasından bahsedilmiş de, bizim az ileride belediye parkında tenis kortu da basket sahası da var. Biri hep dolu, biri hep boş. Hangisi belediyeye daha pahalıya malolmuştur? Kort bulamayana adres vereyim. Parkımız şenlensin.
0
Mirket
(15.07.25)
Golf ve tenniste yükselmek para kazanmak uzun zaman alıyor. Çok iyi olmadığınız sürece para kazanma ihtimaliniz bile yok. Bu süreçte giderleri kendiniz karşılamalısınız. Ayrıca golf ve tennis yurt dışında daha yaygın olduğu için kendi cebinizden harcayıp gitmeniz gerekir. Parası olmayanda pek yönelmez bu sebepten.
0
mikahakkinen
(15.07.25)
sanirim olay oynayabilmek icin zaman ayirmanizin gerekmesinde. barrier to entry futbolda, basketbolda dusuk. topa vurmak, firlatmak basit ama raketi o kadar hizli gelen topta kullanmak kolay degil. yani teniste karsilikli 5 vurus yapabilmek baya zor.

dolayisiyla surekli zaman ayirabilecek vaktinizin olmasi lazim. raket almaniz lazim. herkes yapamiyor.
0
antikadimag
(15.07.25)
Golf/tenis yalnızların spordur
Zenginler de yalnızdır.

Zenginler için o deliğin sabit yerinde durması olması lazım.
Yoksa delik hareket ettiğinde spor olmaktan da çıkar sanırım.
0
diyecevaplandı
(15.07.25)
çünkü saha, ekipman ve eğitmen açısından kişi başına düşen maliyet takım sporlarına göre fazla. halı saha tutsan ücreti 12-14 kişiye bölersin mesela.
0
merhum
(16.07.25)
Bu söz, tenisi profesyonel seviyede oynayanlar, bunu kariyer edinenler için söylenmiş bir söz. Yoksa malzeme parasıymış kortmuş şu bu alakası yok. Gayet amatör düzeyde herkesin oynayabileceği, hem de her yaşta oynayabileceği çok da güzel bir spor.

Ama iş bunu kariyere çevirmekse işte orada çarşı karışıyor. Öncelikle bu işten para kazanabilmeniz için atp ilk 100'e girmeniz lazım. Çünkü ancak o seviyeye geldiğinizde turnuvalardan para kazanmaya başlayabiliyorsunuz. O seviyeye gelebilmek için de sürekli turnuvalara katılmanız gerek. Turnuvalar dünyanın her yerinde oynanıyor ve tüm masraflarını cebinizden karşılamak zorunda kalıyorsunuz. Bunun ekibi var, fizyoterapisti var şusu var busu var. Dünya kazan siz kepçe ekip halinde turnuvadan turnavaya gideceksiniz, oteli uçağı zartı zurtu inanılmaz paralar ve elit seviyeye çıkana kadar hepsi sizin cebinize bakıyor.

Özetle çok zengin değilseniz ya da zengin sponsorlarınız yoksa ilerlemek pek mümkün değil. Ama amatör seviyede, hobi olarak hiç de pahalı bir spor değil.
0
thracia
(16.07.25)
(8)

Yeni anayasa

WithWorth
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?Özet geçen bi kaynak var mı ?Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?Baska bir sey var mi
Yeni anayasa ile tam ne hedefleniyor ?
Özet geçen bi kaynak var mı ?

Tek amaç erdoganin bir kez daha secilmesi mi ?
Baska bir sey var mi
0
WithWorth
(12.07.25)
Özellikle daha "sivil" anayasa hedefleniyor.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
Özellikle daha "sevr" anayasa hedefleniyor.

Bence
0
Mirket
(12.07.25)
Mirket +1

Uzun yazacaktım ama kendisi özetledi.
0
yurtsuz john
(12.07.25)
Cumhuriyeti ortadan kaldirmak ve ülkeyi Suriye-iran benzeri bir ülke yapmak.
0
feastofthedamned
(12.07.25)
Türk varlığını önemsemeyen, ülkenin kurucu ve aslî unsuru olarak görmeyen, Türk varlığını azınlıklaştırmaya yönelik bir anayasa tasarısı. Çünkü ilk 4 maddeyi, 66.maddeyi değiştirmedikçe buna "yeni anayasa" demiyorlar.
0
muhayyer divan
(12.07.25)
AKP'nin Türkiyenin sorunlarıni çözmek gibi gayesi olsaydı bunu 23 yıldır yapardı. Her türlü çoğunluk, halk desteği arkadasindaydi. Adamlar sorun çözmek istemiyor, sorunlarla boğuşan bir ülkede zihniyetleri sonsuza dek iktidar olsun istiyorlar.

Dolayısıyla tek amacı CB seçimi kisitini kaldirmak vb
0
sanguine
(12.07.25)
temel amaçları ulus devlet ve üniter yapıyı çökertmek.
akp arapları, mhp türkleri, hdp kürtleri temsil edecek. aynı ırak gibi.
zaten bop un amacı suriye, ırak, iran ve türkiyeyi barçalayıp mehsep temelli bir yönetim oluşturmak.
ilk ırakta uygulandı, 10 yıl gecikmeli olarak suriyede uygulanmaya başlandı. geriye iran ve türkiye kaldı. iranı şuan için tam kontrol edemiyolar. ama türkiyede ise tamamen kontrollerinde bir iktidar var. dün itibariyle bunun başlangıcı verildi.

bundan sonrası bu dört ülkeden toprak alıp israil ve abd kontrolünde büyük kürdistan planını hayata geçirmek.

erdoğan kendini seçtirmek için yapıyormuş kısmı tamamen göstermelik, kendi kitlesini konsolide edebileceği tek dayanak bu. ayrıca yanında ümmet, millet laflarınıda sıkıştıracak.
aynısı bahçelide devlet aklı, yüz yıllık milli akıl laflarıyla yapacak.
halkı en kolay kandıracağın iki şey din ve milliyetçi söylemler.

peki chp bunun neresinde, şuan sadece bu sürecin dışında kaldıkları için hayıflanacaklar. erdoğan çok akıllı bir hamle yaparak bu süreci sonuna kadar destekleyen adaylarını içeri atıp süreçten pay çıkarmasının önünü kesti.
bu süreçte istemem ama yan cebime koy muhalefeti yapacaklar. zaten 2009 dan beri chp bu yıkım sürecinin bir parçası.
0
my fault
(12.07.25)
Bence yaşanan süreç temelde daha basit sebeplere dayanıyor: Öyle ya da böyle RTE açısından "Eh seçilmek de var seçilmemek de, halkımınızın takdiri" safhası ya da diğer bir tabirle "Point of no return" geçildi. CHP ve muhalif kitle bu kadar dayak yemişken, bunca acılar çekmişken, bunca baskı altındayken seçimi şansa bırakıp RTE'nin seçimi kaybettiği bir denklemde "Eh biz kaybettik, köşemize çekilelim, devr-i sabık olmasın" diye anlaşma zemini bulunması çok zor. Bu bağlamda anayasa değişikliği bence başkanlık sisteminin RTE'nin tekrar seçilebilmesini olabildiğince garanti edebilecek minvalde şekillenecek. Bu noktada HDP tabi ki çeşitli yasal düzenlemeler isteyecektir zira onlar açısından her bir değişiklik kazanım ve muhtemelen RTE sonrasında da orada olacak.

Ancak işin "Ülke bölünüyor" kısmına çok katılmıyorum zira bence halkta öyle bir dinamik yok. Yani ülkede öyle bir iktidar gücü olabilecek Arap da yok, Türklerle Kürtler arasında "Bu böyle yönetilemiyor" denebilecek, ne bileyim Güney Afrika'daki siyahlarla beyazlar arasındaki gibi bir hak ya da mülk uçurumu da yok.
0
salihdt
(13.07.25)
(6)

delinin biri size yumruk atsa

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ona kızabilir misiniz?
ona kızabilir misiniz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
Deli olduğunu anlayana kadar muhtemelen ağzını burnunu kırmış olurum.
0
kimlanbu
(12.07.25)
Hayir
0
sonsuz
(12.07.25)
Kavga ettiğimiz açık olmayan bir durumdan bahsediyorsak atamaz, savusturmus olurum.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
bir gün yolda yürürken biri bana yapmıştı.
önce öfkeleniyor insan, bu refleksif bir şey sanırım.
hemen karşılık vermek istiyor insan.
ama karşılık vermek de sorunu daha da büyütebiliyor.
sakinleşip defetmek lazım başından.

Asabiyim Ben filmi geldi aklıma. yolda setrederken birbirini taciz eden adamların sonunda yaşadıkları korkunç son...
0
santimantal
(12.07.25)
Çocuğa deliye kızmak akıllı işi değildir der eskiler.

Ben daha çok o kadar ihtimal varken bir delinin yumruğuna denk gelmeyi, önceden yaptığımız kasıtlı bir yanlışımız ile bağlantılı olduğunu düşünürdüm .
Öyle ya deliye/çocuğa/hayvana dava da açılmaz . Dosya anında kapanır.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
kızarım.

adamın deli olması kendisi ile ilgili, benim yediğim yumruk sonrası sinirlenmem benimle alakalı.

aksiyon alır mısın ise soru hayır ne yapacaksın deli işte dersin.
0
gurur
(12.07.25)
(18)

Yanınızda ne kadar nakit taşıyorsunuz?

put it in your appropriate place
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
Şahsen 300 ile 500 lira arası nakitle dolanıyorum. Normal harcamalarım hep kredi kartıyla.
0
put it in your appropriate place
(12.07.25)
2-3k.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.07.25)
hiç
0
koela
(12.07.25)
5k. Ulan elektrik gitti, poslar da gidiyor. Nakit çalışıyor adam, amele gibi ateme arayacaksın. Ama 99'u karttan yapıyorum. Kayıt kuyut kolay oluyor.
0
Shepard
(12.07.25)
Pazaryeri alışverişi ve bahşişler hariç asla nakit kullanmam. Yine de daima yanımda 500 ila 1000 lira arası nakit vardır. 500 ün altına düşersem hemen gider 500 çekerim.
0
Mirket
(12.07.25)
0-200 TL. Minibüse binmek için gerekiyor en fazla.
0
sekizdokuzon
(12.07.25)
bazen 0tl ama genelde maksimum 500tl. Nakit taşınacak gibi değil, alışverişe çıkınca yanımda 2 deste parayla gezmem gerekir.
0
kimlanbu
(12.07.25)
200-300 genelde
0
mor oje
(12.07.25)
500-1000, genelde bahşiş için kullanıyorum.
0
kojonotsuki
(12.07.25)
Birkaç bin. Nakit alışveriş yapıyorum hep.
0
encokbenisevinnolur
(12.07.25)
300 lei

hemen hemen 3 haftada bitiyor

bazı mekanlar nakit kabul ediyor

5 bira içsen bir gecede 50 lei gitti zaten

konsere gitsen 30 lei minimum
0
rain when i die
(12.07.25)
500-600 civarı, bittikçe cüzdana 1000-1500 eklerim. bir de ne olur ne olmaz diye bir 100-150 dolar bozuk para olarak durur.

normal market - gündelik harcamalar için nakit tutsak 5-6k ile gezmek lazım, çok yer tutar.
0
orpheus
(12.07.25)
300- 500 TL.
0
diyecevaplandı
(12.07.25)
0
0
antikadimag
(12.07.25)
500-1000 civarında.
Nadir de olsa peşin para ile çalışan dükkanlar ve taksiler için.
0
pro9it9is9
(12.07.25)
kredi kartı ile ödeme kabul ediyor gittiğim geldiğim neredeyse her yer.
etmezlerse zaten taşıdığım nakitle ödeyemem de hesabı.
sokak satıcısından simit alırım, kağıt mendil satan teyzeye veririm. hesabı ödedikten sonra bahşiş bırakmak istersem onu yaparım diye nakit taşıyorum.

20 - 200 arası banknotlar yanımda olunca rahat hissediyorum.
500 civarı yetiyor.

haftalarca nakitsiz dolaştığım da oluyor ama.
0
biseysorcaktim
(12.07.25)
Sıfır.
Bugün bakkala nakit ödiyim dedim, para üstü derdi yüzünden uğraştım durdum.
Dansöz ya da gırnatacıya takacak bir durum yoksa bulundurmuyorum.
0
Bruce
(13.07.25)
pazar alışverişi yapacağım gün hariç 500 den fazla nakit taşımam , pazar alışverişi içinde aynı gün parayı çeker varsa kalanıda hesaba tekrar atarım.

Kısaca , yüksek enflasyonu olan bir para birimini mümkün olduğunda az miktarda yanımda taşımaya çalışıyorum
0
Rao
(13.07.25)
Şu an cüzdanımda 10 lira para var. Normalde 750 tl civarı bulunduruyorum. Su simit vs dışında Nakit alışveriş yapmıyorum.

36 E İstanbul
0
lazor
(13.07.25)
(9)

Mülteci sayısı azaldı mı sizce de?

messina123
6 sene önce antepte yaşarken Türk’ten fazlalarmış gibi geliyordu. Sonra üsküdara taşındım. Sanki ilk zamanlar istanbulda da suriyeliler çok gibiydi ama son dönemde pek suriyeli görmez oldum. Bu belki iş hayatına atılmış olup daha kısıtlı sosyal çevrem olmasından, yaşadığım semtten ve artık toplu taş
6 sene önce antepte yaşarken Türk’ten fazlalarmış gibi geliyordu. Sonra üsküdara taşındım. Sanki ilk zamanlar istanbulda da suriyeliler çok gibiydi ama son dönemde pek suriyeli görmez oldum. Bu belki iş hayatına atılmış olup daha kısıtlı sosyal çevrem olmasından, yaşadığım semtten ve artık toplu taşımayı eskisi gibi kullanmıyor olmamdan da kaynaklanıyor olabilir tabi.
0
messina123
(11.07.25)
Gaziantep'te benim gördüğüm tek tük Suriye'ye dönüyorlar.Burda doğan veya büyüyen nesil gitmek istemiyor. Türkmen olanlar gitmek istemiyor. Burda düzen tutturanlar gitmek istemiyor. Korkanlar gitmek istemiyor. Antep'te hala sayıları çok fazla.
0
rodeocu
(11.07.25)
Genetik mutasyona uğradılar. Fenotipleri değişti.
0
runaway
(11.07.25)
antep'i bilmiyorum ama istanbul şişli için yaklaşık 5 sene önce buralarda çok fazlalardı. avm'lerde onlardan başkasını görmüyordum. cevahir avm'de onlardan başkası yoktu. etrafta da onların dükkanları, burgerci, kafe, berber vs açılıyordu. sadece gelip geçici değil, yaşıyorlardı da. pencereyi açınca bağırarak telefonda konuşan bir ortadoğulunun sesi geliyordu (arap ya da acem)

şimdilerde bu oran epey azaldı. yaklaşık 1 yıldır dikkatimi çekiyor bu.
avm'de hala çoklar ama eskisi kadar değiller.

kirada oturanlar yavaş yavaş taşındı. bazı dükkanları duruyor ama kimisi kapandı.

bir de ilk zamanlardaki kadar rahatsız edici ya da aşırı tavırları yok ve adapte oldular gibi geliyor (ya da biz kanıksadık)
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Gidenler oluyor ve azalıyorlar. Bizzat tanıdıklarım da ailece gitti. Esed rejimi en fazla zararı Türkiye'ye yakın bölgelerdeki Türkmen köylerine verdiğinden ve evler yerle bir olduğundan gidemeyenler de var.
Gitseler de evi yeniden yapmaları, tarla bahçeye yapılacak harcamalar derken zaten elde olmayan paranjn da çok daha fazlası gidecek.
0
diyecevaplandı
(11.07.25)
Yani gittikleri falan yok aslında.

Sadece eskiden daha homojen dagilmislardi, şimdi esenyurt vs gibi yerleri kendilerine merkez belirlediler.

Ekonomik şartlar, yaşam koşulları, çevreleri vs zamanla belirli merkezlerde toplanmalarina sebep oldu.

Yoksa azaldiklari falan yok.
0
makbur
(11.07.25)
ankara'dayım, benim yaşadığım mahallede arttı. bu krizin zirve zamanlarında bile sokaklarda tektük suriyeli görürdüm. şimdi her gece onların sesine uyanıyorum. öyle zengin muhitte filan da yaşamıyorum bu arada, merkezdeiym ama üç kuruşa duvarları dökülen bir evdeyim.
0
der meister
(11.07.25)
Azalmadilar. En son yilbasinda Taksim bunlarla doluydu.

Bu arada paki ve afganlar surileri yakaladi sayi olarak.
0
feastofthedamned
(11.07.25)
beylikdüzü için konuşuyorum pek giden yok en azından 9 bloklu 15 katlı sitede.
0
eja
(11.07.25)
kisisel tecrubelerden bunu anlamak zor olsa gerek. ama bircogunun dondugunu dusunuyorum. neden derseniz turkiye yasamasi cok zor bir ulke. su anda suriye stabiliteye kavustu ve sifirdan insa ediliyor. cok fazla firsat oldugunu dusunuyorum.
0
antikadimag
(12.07.25)
(15)

Pkk gerçekten silah bırakır mı?

messina123
Terörün olmadığı insanların pisi pisine ölmediği Türkiye hayali muazzam bir hayal ancak gerçekten pkknın silah bıraktığına inanıyor musunuz? Ayrıca bıraktılarsa bile ne karşılığında bıraktı bunlar?
Terörün olmadığı insanların pisi pisine ölmediği Türkiye hayali muazzam bir hayal ancak gerçekten pkknın silah bıraktığına inanıyor musunuz? Ayrıca bıraktılarsa bile ne karşılığında bıraktı bunlar?
0
messina123
(11.07.25)
Bırakmadı. Öyle ya da böyle dünya tarafından terör örgütü kabul edilen bir örgüt kendini tasfiye etti ve o örgütle bağlantılı olan özünde terör örgütü olan diğer örgütlerin önü açıldı.
Tarihimiz için kara bir gün.
0
denizgonen
(11.07.25)
Irak’ın kuzeyinde Barzani PKK’yı istemiyordu. Barzani İsrail’den güç alıp PKK’nın üstüne yürüyordu. İran’a sürülen PKK orada biraz yer bulsa da mollalarla ters düştü. Rotayı Suriye’nin kuzeyine çevirdi ve yeni bir kanat oluştu. Silah bırakma sonrası İran ve Irak da nelerin olacağı önemli değil Suriye’de nelerin olacağı önemli. İzleyip göreceğiz.
0
iddaaci
(11.07.25)
Bu kadar tiyatronun tek nedeni var: Erdoğan'ın bir saltanat kurmak isteyişi. Yani seçimleri kaldırmak ve oğlunu varis bırakmak istiyor (yeni anayasa). Bunun için 400 vekile ihtiyacı var.

Dem ve Pkk terör örgütü de bu fırsattan istifade federasyon ve yerel özerklik, terörist başını serbest bıraktırmak istiyor. Senelerdir akp, dem ve pkk'yı çok sert eleştirdiği için de, böyle bir tiyatro oynanıyor.

pkk, asla silah bırakmaz. Bölücülükten asla vazgeçmez.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
Ben barıştan yanayım kürt düşmanı değilim öncelikle belirteyim

Fakat bu silah bırakma meselesi pkk ile ilgili değil. Ortadoğunun şu haline bakınca suriye iran israil lübnan, en küçük aşiret grupları bile silah bırakmaz niye bıraksın
0
grimavi
(11.07.25)
Yıllarca yardım aldıkları devletler kendi derdinde şu an. Türkiye, bir çok kötü plan ve uygulamaya rağmen adından söz ettirdi. Dışarı ile ilişkilerimiz bir çok alanda yoğun şu sıralar.

pkk burada Türkiye'yi her tür zarara uğratmak için kurulan taşeron bir örgüttü. Yıllarca bu örgüte destek olanların başka planları vardır.
pkk silah bırakmadı diye düşünmek yerine yerine rahatlığa çok girmeden, rehavet yapmadan dikkati aleyhimize kullanılabilecek daha farklı noktalara yoğunlaştırmak gerek.
Genel olarak dünya ve dünya
siyaseti değişiyor.
Bir bölgede kaos adına kullanılan
aparatlar da değişecektir.

Batı Türkiye ile iyi geçinmeye çalışıyor,çalışacaktır.
Öyle eskisi gibi her sene ABD kongresinde Ermeni soykırımı yasa tasarısının konuşulması, yok Türkiye'ye başka yaptırımlar uygulama, sürekli aleyhimize olan AİHM kararları, dışarıdan
gelip Türkiye'deki resmi kurumları denetlemek, Yunanistan Ege'de bizi taciz ediyormuş falan.. geçti o günler.

Tabi ara ara rahat durmayacaklardır.
Hazırlıklı olmak şart.
Bölge halkıyla yakınlaşma ve iş olanaklarının artması gerek. Aslında kaynak çok bölgede ama terör engel oldu.
Dünyada ise bize her daim belgesellerle bize fakirlik, açlık, aslan, timsah, kaplandan ibaret bir yer diye gösterilen Afrika da şu bir çok devletin menfaati için karşılaşma alanı olmuş durumda.
Tarım arazilerinden çok bir çok kaynaklara sahip bölge.
Bunu şu an anlıyoruz ve eskiden beri medyanın kendisi doğru şekilde bölgede olan biteni yanlış veya eksik veya her daim problem olarak gösterdi

@kartallar yuksek ucar
irtifayı düşür biraz olaylara biraz daha geniş açıyla bak bir zahmet. dışarı çık gez dolaş.
0
diyecevaplandı
(11.07.25)
Fahrettin Altun un stajyerleri her ne kadar bunu mucizevi bir olay olarak lans etse de öyle değil.

Öncelikle türkler 2500 yıldır tarih sahnesinde yer alıp karşılarina türlü düşmanlar çıkmıştır, örneğin Moğollar, Ruslar, İranlılar, PKKlilar, irticacilar etc.

Bütün bu düşmanlari bir kenara koyduğumuzda ülkemizin başına gelen en büyük bela ak parti adlı oluşum ve içindeki sahislardir. Ak Parti'nin türk milletinin lehine bir iş yapması mümkün değildir. Zira bu eşyanin tabiatına aykırı mesela bir Rus a alkolü yasaklayamazsin, bir dinciye hoşgörüyu, toleransı anlatamazsin, yapamaz tabiatında yok çünkü.

Dolayısıyla geçen 23 yıla baktığımızda, samimi dusuncelerle türk insanınin menfaati için yapılan hiçbir şey olmadığı gibi her birinin altında rant amaçlı çeşitli emeller vardır. Zaten bunları saklamiyolar; hasta garantili hastaneler, araç garantili yollar, savunma sanayini Erdoğan'ın ailesinin yönlendirmesi, en basitinden e devlet e vergi gibi sistemlerin yaygınlasmasi iyi bir şey gibi görünüyor ama aslında bunun amacı insanları daha kolay kategorize etmek, listelemek, daha çabuk parasına konmak. Mesela artık o kadar ileri gittiler ki Türkiye'yi terk etmenin cezası olarak 700 kusur lira ödediğimiz harç için pul bile vermiyorlar. Sözde dijitallesme. Prim borcunu ödemeyene şak diye elektronik haciz. Kurulan radar tuzaklarından toplanan paralar. Sorsan Avrupada e devlet gibi sistem yok, türk bankacılık sistemi çok iyi diye zirvalarlar. İran vurulur türk borsası çöker. Çünkü ülkenin altını oymuslar.

Adalet sistemi tamamen parti örgütunun içinde hakimler mahkemeler günlük kararlarla değiştiriliyor. 50 bin kisibin sogrudan ölümüne sebep olmuş örgüt lideri video konferans yapıyor adeta. Ama belediye başkanının görüntüsü, afişi sesi bile yasak.

Böyle bir ülkede PKK silah bırakması tamamen tiyatro zaten, Türkiye Cumhuriyeti için irtica daima bölücü örgütten daha tehlikelidir. Şu anda da öyle, akp pkkdan daha tehlikeli bir örgüt.

Bunu artık zihinsel engelli bireylere sorsan ucunda Erdoğan'ın yeniden başkan seçilmesi veya kendisinin verasetini sağlamak olduğunu söyler, tereddüt etmez.

Katiyen silah birakacagina inanmıyorum. Altında ne olduğunu yakında öğreniriz.

Bunlar 15 temmuzda cuma günü darbe yapılıp ertesi pazartesi günü 5000 tane hakim savcıyı terör örgütü üyesi diye işten atan adamlar. Yani komediye bakar mısın 5000 tane hakim savcının fetocu olduğunu biliyorsun ad soyadına kadar, çünkü kendin elinle koydun, bu adamlar cuma günü işe gidiyorlar karar veriyorlar, pazartesi de işten atıyorsun bunlari :D neden daha önce yapmadın?

Şimdi esas örgüt guzellemeleri dinleyecegiz yandaş medya ve propana bakanlığımız başlamış bile, örgüt üyelerinin topluma kazandırılması diye. Yani biz orda burda bomba patlatan , toplumu terörize eden adamlari kucaklayacağız bu rezilliklere geldi sıra :)

Akp süper Türkiye ucuyor. Ayrıca lütfen biraz geniş pencereden bakalım Goebbels in de dediği gibi.
0
sanguine
(11.07.25)
İstediğini alırsa, yeni istekleri oluşana (daha doğrusu yeni istekleri reddedilene) kadar bırakır.
0
nawar
(11.07.25)
hayır operasyonlarını iran'a yoğunlaştıracaklar. iran düştüğünde de sıra bize gelecek.

abd kucağındaki bir türk hükümeti pkk'yı zaten bitiremezdi. 30-40 senedir böyle milliyetçi damarı beslediler. şimdi kendi kuklaları güç kaybettirdiği için ona meşruiyet kazandırmak adına "pkk silah bırakıyor" dümeni yapıyorlar.

3-5 sene sonra görürüz ne olduğunu.
0
der meister
(11.07.25)
Irakta Saddam degisim,yeni Irak sloganiyla hükümete geldi,

Sonra sam amcasi irana saldirtti,
Ardindan pkk nin oldugu bölgeye kimyasal bomba attirdi, hikayesi ile sam amcasina bahane ürettiler,

36.ve 32. Paralel bölgede ucus yasagi getirildi,

Bolge pkk ile kontrol edildi,

pkk artik kurumsallasiyor,

Tank,helikopter ve en önemlisi topraga kavusuyor,

ama pkk ismi ile degil,
kuzey suriye pkksi olarak yeni bir isim lanse edecekler,

bizimkilerede bunu ya yaparsiniz yada gidersiniz dediler,

onlarda bunu sözde zafere gibi lanse edip bak nasilda neler yaptik diye deli deli isler yapiyorlar,

sonraki gelen yönetimlerin isi daha da zor olacak,

Tabiki bunun ceremesini halk cekecek.

Hatirlayin,
Ahmet Davutoğlu ile komsularla sifir sorun dediler,
Suan sifir sorunla komsu ulke insanlari ile apartman komsusu olduk..

Yak parti yapar..
Yaptiklari yapacaklarinin teminati..
0
designer
(11.07.25)
Dibe sürüklenen ve çırpınışlarda olan bir rte ile karşı karşıyayız; en baştan bunu unutmamak lazım. Bu haldeyken Atatürk'ü canlandırıp reisicumhur yaptım dese oradan bile bu ülkeye millete faydalı bir şey çıkacağına inanmam.

Pratikte silah bırakılması, teoride silahlı kalmalarından yüzde yüz daha hayırsız bir hal getirecek. Silahlı örgütle mücadele etmek, politik bir örgütle uğraşmaktan daha zor değil.
Buradaki tek hümanist nosyon insan hayatı. Yani evet, terörist ya da değil, ölümler azalacaksa buna sevinelim. Ama bunun ne zaman gerçekleştiğini gördük?
Ölüm gerekiyorsa öldürürler, bunun için pkk'ya ihtiyaçları yok.
0
Bruce
(11.07.25)
%15-20 kürt oyu için yapılan bir tiyatro.
0
runaway
(11.07.25)
Aklı başında olan birisi bu soruyu sormamali.

Yaktıkları silahların sayısı 8
2 tanesinin namlusu egriydi birisinij kabzası parçalanmış.

Yani yaktıkları silahlar bile kenarda duran iskarta
0
topkapiaksaray
(11.07.25)
PKK zaten 2002'de bitmisti. Bil bakalim nasil ve neden dirildi..
0
feastofthedamned
(11.07.25)
Malesef mevcut hükümetin ve liderlerin ülke yararına bir hamle yapmalari imkansız. 20 yıldır ne haberlere sevinildi de sonra "aaa" oldu herkes. Goebbelslerini saldılar işte, chp=pkk yaptılar. Şimdi gene saldılar "baris geldi" diyorlar.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
Uzun kaybettiği oy açığını kürt seçmenden oy alarak kapatmak istiyor. Gördüğüm kadarıyla samimi bir ortam yok, Habur-2 loading... Bu ülkede kalıcı barışı getirecek tek parti chp gözüküyor.
0
HellKeePer
(12.07.25)
(4)

çok sayıda pdf yazdırma

kibritsuyu
yazdırmam gereken 130 tane pdf dosyası var.hepsini seçip sağ yık yazdır diyince olmuyor. pdf programı (foxit) aynı anda en fazla 15 tane falan dosya açtığı için hepsini seçip açarak tümünü yazdır diyemiyorum, 15 15 seçip açarak yazdırmak da zorluyor açıkçası. bunları indirdiğim yer ada olup 130 sayf
yazdırmam gereken 130 tane pdf dosyası var.

hepsini seçip sağ yık yazdır diyince olmuyor. pdf programı (foxit) aynı anda en fazla 15 tane falan dosya açtığı için hepsini seçip açarak tümünü yazdır diyemiyorum, 15 15 seçip açarak yazdırmak da zorluyor açıkçası. bunları indirdiğim yer ada olup 130 sayfadan oluşan tek bir pdf yapmak yerine hepsini ayrı ayrı dosya olarak hazırladığı için böyle beni uğraşmam gerekiyor.

kolayca hepsini yazıcıya göndermenin bir yolu var mı?
0
kibritsuyu
(10.07.25)
Yazıdan anladığım kadarıyla 130 tane, birbirinden ayrı ve tek sayfadan ibaret PDF dosyaları var sanırım .
Hepsi tek seferde PDF merge programı ile birleştirilip yazıcıya gönderilebilir.
Freeware versiyon bir programa bakın.
0
diyecevaplandı
(10.07.25)
Hepsini aşağıdaki siteye atıp birleştirin, tek PDF olarak indirip yazdır dersiniz

www.ilovepdf.com
0
pislick0
(10.07.25)
ücretsiz programlar bir seferde 130 pdf'i birleştirmeyebilir. eğer özel dosyalar değilse wetransfere falan yükleyip bana atabilirsiniz bende ücretli olarak ilovepdf var orada birleştirir atarım size çıktı alırsınız.
0
matilda
(10.07.25)
@matilda

ilovepdf 80 sayfaya kadar izin verdi ama pdf merge diye aratınca çıkan ikinci siteden birleştirdim. Teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.