Giriş
(15)

Dünya'nın sonu nasıl gelsin?

ermanen
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
📊 dünya'nın veya insanlığın sonu nasıl gelsin?

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
ermanen
(26.02.26)
Gerçek manada kıyamet koptuğunda üstteki seçenekler hafif kalacak .
-11
diyecevaplandı
(26.02.26)
goktasi abi, en temizi.
bir anda siyah ekran..
+6
cooperr
(26.02.26)
Bir şey olsunda hemen şimdi olsun hiç farketmez. Valla çok sıkıcı oldu yaşamak
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
yakın bir mesafedeki (30 ışık yılı) süpernovaya oy verdim. ışık hızında ölürüz. göktaşının gelişini gözlemlemek, beklemek stres yaratır.
+3
eileengray
(26.02.26)
Uzaylı saldırısı. O kadar oyun oynadım. Tecrübeliyim. Savaşmadan ölmek yok. Çocuk parkı mı burası.
0
arbre
(26.02.26)
Nükleer savaş olsun isterim ben de madem yok olacağız buharlaşmadan saniyeler önce bombanın patlamasını seyretmek istiyorum.
-1
Hallegadola
(26.02.26)
İçinde en romantik seçenek göktaşı çarpması.
0
rakicandir
(26.02.26)
göktaşıyla nükleer arasında kaldım ama oyumu göktaşından yana kullandım.

süpernova hakikaten acayip bir şey ama farkında bile olmadan fiup diye anlık koskoca gezegenin poşete dönmesi fikri hoşuma gitmedi. ayıp gibi yani biraz. eğer tümüyle yok olacaksak ben çok kısa süreli de olsa kaosunu yaşamak, o psikolojiyi tecrübe etmek isterim. bu açıdan nükleer daha uzun soluklu ve acılı olabilir çünkü bildiğim kadarıyla mevcut tüm bombalar aynı anda atılsa bile hepimizin buharlaşması mümkün değil. bazılarımız çok acı çeker, sürünür.

göktaşı hem yok oluş öncesinde biraz sindirme fırsatı verir hem de vurunca çok kısa sürede siler atar. kafayı "deneyim" ile bozmuş beyaz yakalılar var ya hani adama burada üç saat sıra bekle sonra 1000 liranı alıp sana tokat atacağım diyorsun da bayılıyorlar... ben de onların manevi versiyonuyum. yiğit özgür karikatüründeki gibi, dayımlar filan komple tükeneceksek bile "deneyim" istiyorum, göreyim ve kendi içimde bir süreç yaşayayım istiyorum. dünyayı dışarıdan gözlemleyebilecek olsam süpernova olurdu ama BİLİNÇSİZ VATANDAŞ sıfatıyla göktaşı kardeşimin yanındayım.
+1
der meister
(26.02.26)
Nükleer diyen arkadaşlara Nevil Shute'un Kumsalda romanını önermeye geldim. Tam öyle bir olayın romanı.
+1
kobuzchu kiz
(26.02.26)
mümkünse uykumuzda ama şıklardan süpernova bir anda olsun bitsin pandemiyi zaten yaşadık yok savaşı, yok istilası daha da uğraşamayız, kimsenin mecali kalmadı bence hayatı o kadar sevecek kadar
0
darthvader
(26.02.26)
diyecevaplandı +1

Arkadaşlar hiç öyle büyük prodüksiyonlara gerek yok, firavunun kişisel kıyameti bir ufak sinekten kopmuştu. Gerisi sizin kendi tahayyülünüze bırakıyorum.
-5
love and trust
(26.02.26)
hiç biri. bu dünyanın acısını ve derdini biz insanoğlu fazlasıyla çektik. dünyanın çok hızlı bir şekilde gelsin, göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde her şey bitsin. birde dünyanın sonunun derdini çekmeyelim.
0
scudman1
(26.02.26)
Göktaşı. Çünkü en hızlı sonuca giden o.
0
etna
(26.02.26)
Uzaylı görsek iyi olurdu bence ya.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
Bir anda gidelim toptan.
0
kumandanim
(27.02.26)
(10)

Yabancı dilde eğitim çok saçma değil mi?

michael_knight
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi. Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay. Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?
Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi.

Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay.
Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir yılda öğretemeyiz ki.

Neden böyle yapıyoruz?
Diğer ülkeler de böyle mi yapıyor?
-3
michael_knight
(26.02.26)
Nası soru bu hocam :)

İngilizce, küresel internetin de bilimin de baskın dilidir. Bilimsel yayınlar, teknik dokümantasyon, akademik içerikler hepsi ingilizce. İnternetin %60’ı ingilizce iken türkçe %1-1,5 civarında. Ortalamanın biraz üstüne gidecek bi proje çalışma vs yapmak isteyen türkçe kaynak bulamıyor çaresi İngilizce oluyor. Daha bu öğle bi kurulum ve entegrasyon işinde, ki dünyada çok yaygın bir sistemdi, türkçe video sıfırdı youtube’da, yabancılardan izleyip yaptım mesela.
+7
avatar is back
(26.02.26)
Haklısın ve bu gibi konulara bütün olarak bakmak lazım .
Zorunlu eğitimin süresi , hazırlık sınıfları, ve yabancı dilde eğitim hepsi bir arada düşüldüğünde ülke için büyük kayıp.
Kalifiye iş gücü, istihdam konusunda büyük oranda kayba ve gecikmelere sebep oluyorlar. Beyin göçü de hızlanıyor . Konu bu kadar tartışmalıyken o halde yapılması gereken zorunlu eğitimin tarihine inmek ve sürecini anlamaktır.

İngilizce dünya dili falan değil , sömürgeci emparyalistlerin dilidir. Bir şeyin dünyada kabul edilmesi kapsamı ve temelinde iyilik niyeti ve insani fayda taşıması gerekir .
Dayatmalarla, siyasi zorlama ve entrikalarla sadece bir kaç yüzyıllık kombine edilmiş bir dil dünya dili olamaz.

Yabancı dil öğrenirken neredeyse hiç dile getirilmeyen sorunlardan bazısı , öğrenilen yabancı dilin ana yurtdunun da bizle olan tarihinin göz ardının edilmesi .
Mesela Fransızca öğrenen biri , Fransa'nın da ne olduğunu, tarihte bizle olan siyasi ilişkilerini veya bizi bölmeye çalışan terör örgütlerine yardım yapmalarını, Afrika'daki onlarca yıl çevirdiği dolapları ve oranın fakir insanına yıllardır nasıl kan kusturduğunu da bilmelidir.
Yoksa sadece demir yığını olan eiffel kulesiyle romantik empatiler kurmakla yetinilir.

Bu manada ABD yi de zaten uzun uzun söylemeye pek gerek yok. Günümüzden örnek verecek olursak İngilizcesini geliştirmek isteyen , sözde dünyadaki kimi elitlerin(!) ne karanlık işler çevirdiklerini biraz olsun anlamak 3 milyon civarındaki epstein belgelerine göz atabilir.

Kısacası sadece yabancı dil öğrenmekle, öğrenim ve o dili geliştirme sürecinde zihnen onlardan biri olmak arasındaki fark iyi anlaşılmalı. Yoksa yabancı dili sadece iş ve para kazanma için değil, "kendimizi kaptırmadan " onları da tanıma anlama açısından öğrenmek gerekir diye düşünüyorum.
-2
diyecevaplandı
(26.02.26)
köşede bakkallık yapıp sadece gelen geçene ekmek sigara satacaksanız yabancı dil öğrenmeye gerek yok.

ama örnek veriyorum. cep telefonu tamirciliği yapıyorsunuz. öğreneceğiniz, takip edeceğiniz tüm kaynaklar ingilizce.

ticaret, bilim, sanayi vs -> bunları yabancı dil olmadan yapmayı düşünmemek lazım.
0
co2s2
(26.02.26)
Bence eğitimin türkçe verilmesi saçma. Türkçeyi seçmeli dil yapsınlar yeter. En azından fen bilimleri böyle olmalı. Üretmediğin şeyin tercümesini yaparak işi daha da zorlaştırıyorsun, orjinalinden öğret ve bu alanları okuyabilmek için her üniversite bölümünde dil bilme şartı/hazırlık sınıfı koy. Tüm dersler de ingilizce olsun, akademisyenler de bu noktada kaliteli hale gelmeye başlar.
0
Unde bach canim
(26.02.26)
dezavantajli taraflari var ama avantajli taraflari da cok. ozellikle bazi alanlarda litaratur (kitaplar, tezler vs.) hep ingilizce. bu iceriklerin turkceye cevrilme orani cok dusuk. ornegin bilgisayar muhendisligi veya tip alaninda kitaplara baktigimizda ancak cok populer olmus kitaplar turkceye ceviriliyor, cevriler de birkac yil geriden geliyor. boyle olunca da bir meslegi sadece turkce kaynaklardan takip eden bir kisi cok geriden takip ediyor, neyin guncel neyin artik gecersiz oldugu tamamen karisiyor. Ayrica egitim alan kisiler kuresel rekabete girecek kisiler ayni zamanda, bu da buyuk dezavantaj olusturuyor.

1 yillik hazirlik egitimi de sifirdan baslayan biri icin cogu zaman yeterli oluyor, ama elbette bu ekstra caba gerektiriyor. zaten egitim sirasinda ya da mezun olduktan sonra da bu caba devam ediyor.

Bunun disinda bilgi akisi farkli ulkelerle entegre olundugunda verimli oluyor. Bu konuda hindistani iyi bir ornek olarak gosterebiliriz. hindistanda ingilizce egitim yaygin, bu nedenle yurt disinda bircok yetismis kisi gonderiyorlar. ama bu kisiler is gucunun yurt disinda kacmasi olarak dusunmemek gerek. ayni zamanda bu kisiler yurt disinda ulkeleri ve kulturleri icin bir temsilci oluyor. uygun pozisyonlarda yatirimlari kendi ulkelerine tasiyorlar, bilgi ve birikimi de yine kendi ulkelerine tasiyorlar. yani iki ulke arasinda karsilikli entegrasyon o ulkeleri diger ulkelere karsi avantajli hale getiriyor. ornegin buyuk IT firmalari ucuz is gucu icin hindistana ofis aciyorlar, ayni zamanda hindistan da elindeki is gucunu yatirim cekme araci olarak kullaniyor.

Turkiye olarak bizim elimizde de iyi egitimli, buyuk bir is gucu var. eksik olan ulkede yatirim ve is yok. yani yabanci dil egitimi almis kisilerin bir kismi yurt disina gidip oradan bilgi ve yatirim transferi yapacak ki turkiyede bir ekosistem olusacak.

kendi icine kapandiginda is gucu kaynagini kendine saklamis oluyorsun ama peki bu is gucunu yeterince verimli kullanabiliyor musun? gencler issiz.
+1
emrahday
(26.02.26)
Siyasi içerikli birçok şey söylenmiş.

Ama bir iş yapılacaksa bunların etkisi 0. Neticede ne kadar yetkin olabileceğiniz o alandaki çalışmaları ne kadar güncelden takip edebildiğinizle, ne kadar içinde yer alabildiğinizle ilgili. Dünyada sürekli bir şeyler oluyor, elinizde bugün için tam bir veri seti olsa bile yarın bu set artık tam olmayacak.

Bu açıdan eğitimde ingilizceye ihtiyaç duymamak için önce ingilizceye ihtiyacınız var. Çünkü önce güncele yetişmelisiniz. Ancak sonra o alanda atılım yapıp odak haline gelebilirsiniz.

Bakın sizin önerdiğiniz şey gelişim değil, yutdışına çıkışı engellemek için bir yetenek edinmenin önüne geçilmesini öneriyorsunuz. Bu yurtdışına çıkışı engellemez, aksine daha iyi bir eğitim için daha temelden yurtdışına çıkışı artırır. Beyin göçü bağlamında, insanlar ingilizce bildikleri için yurtdışına gitmiyor, insanlar yeterli yetkinlikte olabildiği için yurtdışına gidebiliyor. İngilizce bilen herkesi almıyorlar değil mi? Bu yetkinliği kazanamayan insana sizin de gereksiniminiz olmaz, önemli olan yetkinleşen insanı elinizde tutabilmek.
+2
akhenaten
(26.02.26)
Daha cok ing bolumler ozellerde var. Bence goz boyamak icin. Daha fazla para almak icin belki de. Ingilizce bolum mezunuyum, hazirligi atladim. Birinci sinifta millet dehsetle bakiyordu bana nasi atlamis diye. Ve hazirlik okumalarina ragmen sinifin yuzde 90i okudugu bolumden bi sey anlamiyordu, ezberleyip geciyordu. Aslinda yabanci dilde hazirlik sinifi kadar sacma bir sey yok. Cok gereksiz bir sey. Isteyen kursa gitsin ama iste bu da yine ekstra egitim ucreti kazanmanin bir yolu okul acisindan.
Universite disinda ise mantikli bir sey. Sonucta ingilizce global bir dil. Babamin zamaninda da fr ogretilirmis mesela. Bu zamanin dili de ing.
0
Kittie
(26.02.26)
bizim insanimiz yabanci dil ogrenmek ile yabanci dilde egitim gormek arasindaki farki ya bilmiyor ya da kaciriyor.

egitim turkce olmali, ingilizce olmasinin bence avantaji yok dezavantaji cok. kendi dilini iyi kullanamayan zaten yabanci dil falan ogrenemez.
ingilizce yabanci dil olarak ogretilmeli, ama o bambaska bir mufredat.
0
cooperr
(26.02.26)
@diyecevaplandı, ne demek istediğini anlayamadım. Fransa ve ABD kötü ülkelermiş ama dil öğrenmekle ilgisini tam kuramadım ben.
Bir dili öğrenirken o dili üretmiş olan topluluğun tarihini, alışkanlıklarını ve bakış açısını bilmek elbette önemli bir farkındalık.

Dünya’da en çok ilerleyenler diğer milletleri en çok dövenler, sömürenler oluyor ve bu çok doğal değil mi?

Ülke, il, mahalle, sülale, aile şeklinde topluluğu küçülttüğümüzde en refah içinde yaşayanlar genelde diğerlerine baskın gelenler değil mi?
Sülalede birisi vardır, birçok mala çökmüştür ve en refah içinde yaşayan odur. Hangi sülale veya sosyal sınıf güçlüyse diğerlerini sindirip ülke kurar.
Kibarlık ve nezaketle kurulup büyümüş bir imparatorluk gelmiyor aklıma.
-1
🌸michael_knight
(26.02.26)
yabancı dilde öğretim programları arttırılmalı. hatta ilkokuldan başlayarak 3 4 yabancı dil, ağır edebiyat ve stem dersleri, yoğun yaşam becerileri, vergisi algısı odası şusu busu her şeye değmeli. eğitim öğretim yılı 10 aya çıkarılıp günde 4 saat ders, geri kalanı yaşam becerisi / iş öğrenme şeklinde planlanmalı.

dünyalıların ne kadar aptal, türk halkının ne kadar zeki olduğunu görürsünüz. bir de kuyu kazma işini bitirirsek viyana'yı bile fethederiz.
+1
klassno
(26.02.26)
(11)

Özel okullar para mı basıyor?

michael_knight
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında. Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim. Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor. E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, prin
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında.
Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim.
Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor.

E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, printer desek, ikisi de bina kirası diyelim halen 13 öğrenci parası kaldı cepte.
Böyle 20 sınıfımız varsa 200 milyon tl gibi bir para kalıyor.


Unuttuğum veya yanlış bildiğim bir şeyler vardır mutlaka ama halen çok fazla para kaldı elimizde ama öyle değildir herhalde.
Daha servis, yemek, kitap, kıyafet, ek aktivite gibi gelir kalemlerini de hesaba katmadım.

Neyi yanlış biliyorum?
-1
michael_knight
(24.02.26)
"Kanayan yaramız 'gelir dağılımı adaletsizliği' nedir" konulu bir çalışma olmuş sorduğun soru.
0
Mirket
(24.02.26)
Eskiden eğitim sektörü diğer bazı sektörlere göre fazla kazandırmıyordu.
Son beş altı yılda enflansyon dalgaları gelince markette, pazarda, emlakta oluşan fiyat belirsizliği eğitimde de oluştu. hani markete her gittiğimizde ürünlerin fiyatı değişiyordu, hani fiyat algımız bozulmuştu: bir şeyin pahalı mı, ucuz mu olduğunu kestiremiyorduk. işte o ara eğitim sektöründe de öyle bir algı bozulması oldu ve okullar fahiş fiyatlarda denediler, baktılar ki milletin eli mahkum, öyle devam ettiler ve gerçekten para basıyorlar.
+2
santimantal
(24.02.26)
Evet öyle :
eksisozluk.com

Yaz tatilinde de aynı kazığı sahil yerlerindeki kimi esnaflar yapıyor.
Bu duruma sadece " arz talep" demek durumu çok hafifletmek mi olur? pek sanmıyorum.
0
diyecevaplandı
(24.02.26)
Hangi öğretmen, idari kadro hatta temizlikçi asgari ücret seviyelerinde maaş alıyor? Ya da aylık 100bin liraya 3+1 okul mu tutacaksın?
0
osssy
(24.02.26)
tahminen toplanan paranin 1/3u maaslara, 1/3 kira vs gibi masraflara, 1/3 de kar olarak kaliyordur. ozel okullar kar amaci guden birer kurulus, para yapmak icin varlar. bunda sasiracak birsey yok.
-1
cooperr
(24.02.26)
herhangi bir kurs bile 10 15 öğtenciyle deli gibi para kazanabiliyor.
0
klassno
(24.02.26)
iyice sapıttılar bu konuda anaokuluna neredeyse 800 bin isteyen var, üstelik o paralar öğretmenlere bile gitmiyor , kesinlikle denetlenmesi gerekiyor özel okullarında
+2
darthvader
(24.02.26)
Öğretmenler asgari ücretten hallice alıyor. Bu sebeple giderler az.

İyi bir devlet okulu dışında size sundukları hizmetler ise şunlar: İngilizce(bu işi harbiden çözdüler son 7-8 yıldır), temiz tuvaletler ve temiz okul, güvenlik, yemek. Gerisi aynı.

İnanılmaz paralar dönüyor.
+2
jackyr
(24.02.26)
egitim ve saglik bir sekilde devletin icinde olmasi ve ciddi kontrol etmesi gereken sektorler. ikisi de insanlarin temel ihtiyaclarini suistimal ediyor. gerci saglik daha kotu ozellikle can havliyle sana gelmis insani somurmek cok kolay. tr'de bana seni gozden ameliyat etmemiz lazim demislerdi, hatta hemen gun verme sevdasindaydi hiyar herif. sonra killandim tanidik bir yerde baktirdim hicbir sey yok dedi adam 15 sene oldu. abd'yi zaten hic anlatmaya gerek yok.

egitim de ailelerin cocuklarina en iyi imkani sunmak istemesi suistimal ediliyor gibi. cunku parayi kissan icin rahat etmiyor. cocugunu mahrum ve eksik birakmis gibi hissediyorsun. milyon milyon alip ne yapiyorlar o paraya akil alir gibi degil.
+1
antikadimag
(25.02.26)
20 Sınıflık okulda en az 30 öğretmen, 8-10 işçi, güvenlik vs, en az 4-5 kişi de yönetim kadrosu olacaktır. Yani maliyet biraz fazla olacak. Kızımın kreşinde sabah çocukları ellerinden tutup götürmek için bile 3-4 kişi kapıda bekliyor mesela.

Okul franchise ise azımsanmayacak bir kısmı oraya gidiyor.
Yemek ücreti genelde 720binin içinde oluyor.

Okulun amortismanı var. Başta yapılan yatırım masrafını yaklaşık 8-10 sene ayakta kalabilirse bir okul ancak çıkarıyor.

Daha bir çok ilave masraf var okullar için. Bu fiyatları kesinlikle savunmuyorum. Ancak yine, ana sınıfına giden kızımın okulunda öğretmen dayanmıyor, çünkü okul fiyatlarına rağmen maaşlar ödenemiyor, enflasyon çok yüksek. Ödemeler peşin alınıyor ama alınan para enflasyonda ezilip hiç oluyor, vs vs.

Bilfen, alman lisesi, robert koleji vs gibi 1,5-2 milyonluk okullarda da zaten öğretmenler 60bine çalışmıyor bu arada.
+3
artci sarsinti
(25.02.26)
parayı döndürüyorlar. daha ocak ayından gelecek senenin ödemelerini başlatanlar var. arada güncelleme yapanlar var. genelde özel okul sahiplerinin tek işi bu olmuyor. 2 3 firması oluyor ve aldığı parayı döndürüyor. bu adamlar işletmeci kalite malite en son baktığı şey, amaç parayı alıp döndürmek. sıcak para varsa işletme döner. öğretmenlere iyi maaş veren okullar anca izmir ankara istanbuldadır. anadoluda asgari ücret ve biraz üstü.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(2)

İkinci el video kamera

kisa
Video çekmek için telefon olmayan bir cihaza ihtiyacım var. 3-6 bin gibi (belki biraz daha çıkarım) ikinci el. Alabileceğim bir şey var mıdır. Lise öğrencisi arkadaşlarını çekecek yıl sonunda kolaj yapacak vs.Dediğim gibi telefon istemiyorum.Teşekkürler.
Video çekmek için telefon olmayan bir cihaza ihtiyacım var. 3-6 bin gibi (belki biraz daha çıkarım) ikinci el. Alabileceğim bir şey var mıdır. Lise öğrencisi arkadaşlarını çekecek yıl sonunda kolaj yapacak vs.
Dediğim gibi telefon istemiyorum.
Teşekkürler.
0
kisa
(24.02.26)
Face gruplarında Sony handycam olarak aramaya başlayabilirsin. Samsung, Canon, Panasonic gibi markaların da 2000lerin başında bu türden ürünleri vardı.

Bataryanın ömrüne , dijital zoom değil de gerçek zoom özelliğine dikkat et. Bazısında sanırım tek tuşla anında kayıt özelliği de var. Bazısı mini CD ye kayıt yapıyordu.
0
diyecevaplandı
(24.02.26)
eski bir aynasız makina mesela canon eos M olabilir. hatta magic lantern yüklersen çok daha detay kontrollere sahip olursun.
0
orpheus
(24.02.26)
(4)

araç muayenesi çevirme

anlamsiz geliyor
ilk araç muayenesi geçirdik, baya geçirdik hem de. söylemeye utanıyorum. hemen randevu aldım fakat 2 haftam var. bu süreçte yolda sıkıntı olur mu?
ilk araç muayenesi geçirdik, baya geçirdik hem de. söylemeye utanıyorum. hemen randevu aldım fakat 2 haftam var. bu süreçte yolda sıkıntı olur mu?
0
anlamsiz geliyor
(24.02.26)
Çevirmeye denk gelirsen ceza yersin, randevun olması cezayı engellemez, ilk cezayı yediğinde sana "kardeş al şu kağıdı bu seni 1 hafta idare eder" derler, o esnada tekrar çevirmeye denk gelirsen sorun yaşamazsın ama izin süresinin dolmasıyla randevu tarihi arasında ikinci kez çevrilirsen araç bağlanır. Ha ama ben 1 sene muayenesiz araçla dolaştım hiç çevrilmedim arabayı bir kez biradere verdim onu çevirdiler, biraz şans işi, sonra ben bi 6 ay daha öyle dolaştım yine çevrilmedim ama ben çevrilmedim diye sen de çevrilmeyeceksin diye bir şey yok tabii ben bu konularda gevşek takılıp çok sakınmadığım için çöp batmamış olabilir.
+1
kizil karga
(24.02.26)
Çevirmeye girdiğinizde çok hızlı şekilde, senin plakayı sisteme girmelerinden önce “memur bey muayene zamanı geçti ama randevu aldım” derseniz çok aşırı yüksek ihtimalle sorun olmaz.

Birinci yakalanma çok yüksek bir ceza değil de ikincisi fena.
0
michael_knight
(24.02.26)
Hiç belli olmaz.
2 hafta boyunca aracı
o güne dek kullanmamaya çalışın.
Bu arada araçla ilgili eksik hatalı bir şey olabilir diyerek muayenede ayrı bir sorun çıkmaması adına sinyal ışıkları vs dahil kendiniz de kontrol edin.
Mesela şuan, yangın tüpünün olmaması cam sileceklerinin eski olması , üçgen ikaz reflektörünün olmaması hafif kusur olarak geçiyor. (Tabi bu sorunların giderilmesi istenmekle birlikte muayeneden yine de geçiliyor)

Aracınız yeniyse kolay kolay bir sorun olmaz.
+1
diyecevaplandı
(24.02.26)
+1 diyecevaplandı

yanınızda randevuyu gösterir çıktı da olsun. plaka girilmeden polise izah edin
0
renegade
(25.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+1
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+2
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-5
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(7)

depozitomdan vazgeçeyim mi

turk kizi
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını f
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını full salona taşımak zorunda kaldığımız ve tekrar ağır yağmur riskini alamayacağımız için kabul etmedik. bu süreçte baya bi eşyamız ve belgemiz de zarar gördü.
neyse çıktık ve depozitoyu alamadık, 50bin kaldı içerde. noterden haklı fesih ve icra takibi falan yaptım da bi yere varmadı. avukat diyo ki attığın taş ürküttüğün kuşa değmeyecek muhtemelen ve davayı kazanamama ihtimali de var.
siz olsanız salar mıydınız bu konuyu? parasında da değilim, o adamdan o para çıksın istiyorum sadece, benim cebime girmesine gerek yok. uğraşılır mı?
📊 uğraşır mıydınız?

Bu anket sona erdi. 39 oy kullanıldı.

0
turk kizi
(24.02.26)
sonuna kadar kovalarım. donunaaa kadar (geldim aşkın) alırım. avukata veririm, gelen parayı avukat alsın.
0
gabe h coud
(24.02.26)
adamın evini su basıyor, sizin eşyalarınız zarar görüyor ve çıkıp "depozitonuzu vermem" diyor. gerçekten bazen insanların nasıl bu kadar kolay katil olabildiğini anlıyorum.

ben olsam sonuna kadar kovalardım ama şıklara let it goo falan yazdığına göre "relax" bir insansın sanırım. o zaman boş ver 2 güne unutursun zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
benim kardeşim kendi cebinden onardığı halde ev sahibi evime zarar verdiniz diye depozitoyu vermemişti. biz de dedik ki boş ver istanbulda katili var manyağı var uğraşma şeklinde öğütledik bıraktık parayı.

gerçekten uğraşabilecek direncin vs varsa uğraş da yoksa boş ver haram olsun
-1
Hallegadola
(24.02.26)
İmkanınız varsa vazgeçmeyin .
Sonuçta depozitoyu 15 yerden
patlayan ve su akan bir ev için
vermediniz .
Ev sahibi kurnazlık yapıyor.
Biraz mantıklı biri olsa :
- siz zarar gördünüz , çıkacağınız zamana kadar kiradan da ... miktar düşeyim diyebilirdi.
Depozitoyu geri vermesi için duvarların yarısına kadar su gelmesi , odaların göl olması, TV kumandasının ev içinde yüzmesi mi gerekiyordu ?
Yok sözleşme /kural /hukuk yanlısı birisi ise bu su basması konusunda evinin daha önceden de ne mal olduğunu bilmiyor mu ?
Aslında imkan varsa o evde uzun süre önceki oturan önceki kiracılara ulaşmak sormak lazım bazı şeyleri.

Siz sözleme bitimine bir ay kala çıkıyorsunuz, ev sahibi ise 2 ay daha kalın diyor.
Taze sulanmış evi(!) sanki ikram gibi sunuyor.
Can sıkmak için de olsa biraz uğraşın derim.
Bu arada evde problem başladıktan sonra evde haftalarca kalmaya devam ettiyseniz ( yeni kiralık ev arama işleri hariç ) o kalan bir ay için de çıkmakta acele etmişsiniz .
+1
diyecevaplandı
(24.02.26)
Ev sahibi senin eşyalarına gelen zarardan da sorumlu.

Edit: ortak yerse, tüm yönetim.
0
Kahvedesu
(24.02.26)
bir kiracı olarak ev sahibinin neden bu kadar gömüldüğünü anlamadım cidden. her ne kadar eldeki veriler değerlendirme için yeterli olmasa da ev sahibi haklı gibi görünüyor.

öncelikle evi su basmasının sebebi ne? çatı katındasınız da çok yağmur yüzünden çatıdan mı geldi su? böyle bir durum varsa durumu raporlatacaksınız, çatıdan sorumlu olan apartman olduğu için zararınızı apartman karşılayacak. çatıdan gelen suyun sorumlusu ev sahibi olmaz bu durumda.

evin bir odasını su basması çok büyük bir olasılıkla kira sözleşmesinin haklı feshi için neden olmaz. böyle bir durumda da siz sözleşmeyi haksız feshetmiş oluyorsunuz ki bu durumda da ev sahibi sözleşmenin sonuna kadarki kirayı istemekte haklı.

avukatınız bunları gözeterek uğraşma demiştir. çünkü siz kendinizi haklı görseniz de hukuken ev sahibi haklı gibi. hatta vicdanen de bence ev sahibi haklı görünüyor.
0
shadowfollower
(24.02.26)
Konuştuğun Avukat (eğer kendisine beleşe iş yaptırmaya çalışmıyorsan) “bişey çıkmaz” dediyse bir şey çıkmaz. Normalde “ooo hallederiz anasını bile ağlatırız!” diye yüksekten atarlar. Ama bu avukat muhtemelen “ulan alıp alacağı 50.000 lira, ondan da ben hakkımı istesem uğraşmaktan vazgeçer bana da yamyam der, para verecek olsa kuş kadar bişey verecek. Ne başımı ağrıtıcam” demiş olabilir.

Sen paradan vazgeçmekle sarsılmayacaksın belli ki. Ama o yamyamın yanına kalmasın sinir olsun uğraşsın istiyorsun. Öncelikle avukatlık hizmetlerinin asgari ücret tarifeşeri var ona bir bak senin konu için asgaride ne yazıyor. Sonra Bu ya da başka bir avukatla görüş, “bu paranın alınacak yolu varsa al, bana yarısını ver yarısı senin olsun, üstüne karşıdan alacağın paralar da yanına kar. Benden başka bişey almadan yapar mısın” diye bir sor bakalım.
0
lazor
(28.02.26)
(2)

İnstegram hesabı açmak için

Mirket
Selfie çekip yüklememi istedi. Doğru mudur?Savcılıktan iyi hal kağıdı falan da isteyecek mi?
Selfie çekip yüklememi istedi. Doğru mudur?
Savcılıktan iyi hal kağıdı falan da isteyecek mi?
-2
Mirket
(23.02.26)
Küreselleşme dedikleri şey bunu da gerektiriyor. Seni /beni dijital olarak tanımlayacaklar, üstüne parmak izi de gerekebilir. Üstüne bir de IBAN veya ISBN gibisinden İnternational Standart Human Number ile ID miz olur bununla yapay zekaya da tanımlanırız ve dahası bizleri nesnelerin interneti projesinin ufak bir parçası haline getirecekler. Şunu iyi anlamak lazım devlet - vatandaş ilişkisi gittikçe zayıfladı ve bir devlet gibi sınırları olmayan teknoloji şirketleri ile insan ilişkisi gittikçe ağırlık gösterir hale geldi .
Sağlık verilerimize ve hatta onlar üstünden alış veriş yapmamıza, ekonomik faaliyet göstermemize bile ihtiyaçları var .
Salgın gibi bir şey olduğunda 12 doz vurdurmak (aşağısı kurtarmaz) için de ısrar edebilirler.
Dozlardan biri eksik olursa hesaba erişim sağlayamayabilirsin veya onlara bağlı yürütülen bazı hizmetlere ulaşamayabilirsin.
(Bunlar gibi bazı açılardan Facebook'un yaptıklarını hala hatırlıyoruz. Trump yönetimi geldikten sonra da, Biden yönetimin kendilerini bu konuda tehdit ettiklerini zuckerberg söylemişti)

Çok yıllar önce uygulamasını yükledim.
O da ne ?
Telefon rehberinde instagramı olan kim varsa tavsiye etmeye başladı .
Yok gizlilik, yok kişisel verilerin korunması falan dinledikleri yok.
İki gün sürmedi uygulamayı kaldırdım .
İhtyacım da yok .
+2
diyecevaplandı
(23.02.26)
@diye cevaplandil; gizlilik, kisisel veri falan amerika'da tamamen hikayedir.

global (her gun urunlerini kullandiginiz) bir amerikan sirketinde milletin kredi karti bilgilerini bile gorebiliyordum ben. guya enkripte olmasi lazimdi. abd menseli hicbir seye guvenilmez.
0
antikadimag
(23.02.26)
(18)

Kaç kişiyi engellediniz anketi

Bruce
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?
Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
📊 Kaç kişiyi engellediniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

+2
Bruce
(22.02.26)
en son su kizlarin hep hasta oldugu dansci casanovayi engelledim.
4 kisi tarafindan da engellendigimi biliyorum. engelleyen sayisi 9 falan aslinda ama bazisi 3.-4. hesaplariyla gelip engelliyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.02.26)
0 .

Beni engelleyenler evden çıktıkları anda benim gibi düşünen yüzlerce kişi ile iş yerinde, bir dükkanda , ziyaretlerde , bindikleri toplu taşımada veya internetin diğer mecralarında karşılaşacaklar zaten. Engelleme bir çözüm değil , gerçeklerden kaçmak için kafayı kuma gömmek gibi bir şey sadece.
Birini sevmesek bile en az bir cümlesini/sözünü bile önemseyeceğimiz kimseler her an olacaktır.
0
diyecevaplandı
(22.02.26)
Genel olarak hayatımda istemediğim tipleri engelleyebildigim için burada da engelliyorum. Mecburiyet dışındaki alanlarda huzurumu koruma lüksümü kullanıyorum
+6
kisa
(22.02.26)
Bi 10 kişi vardır, normalde hümanist gibi takılıp kimseyi engellemiyordum ama baktım benim hümanizmim insanların aptallığıyla başedemiyor en ufak salaklıkta basmaya başladım engeli dünya bana güzel.
+2
kizil karga
(22.02.26)
5-10 kişinin girdiği yerde 3-4 kişi engellemek anlamsız. Ben gün içinde kimin yazdigina bakmadan duyuruları da cevapları da okuyorum o yüzden 0.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.02.26)
İki kişiyi engellemişim, üzerinden epey de zaman geçmiş, kim olduklarını ya da niye engellediğimi hatırlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
10 kişiyi engellemiş, 19 kişi tarafından engellenmişim.
0
sekizdokuzon
(22.02.26)
9
bir çok kişi tarafından engellenen insanlar onlar da.
eksiduyuru standart istenmeyenler listesi gibi bir şey.

4 kişi de beni engellemiş.
bir kaç ay önce 1'di. neden engellemişler anlamadım. "togg hala akp'li arabası sayılıyor mu" diye bir soru sormuştum. o yüzden diye tahmin ediyorum.
+1
biseysorcaktim
(22.02.26)
sıfır 0 kişi. kimseyi engellemedim. ama beni 13 kişi engellemiş. 13'ünü de tanımam. kimseye de özel mesaj atmam. neden engellemişler bilmiyorum. burada kafası kırık çok hem mesaj atarlar hem söverler hem engellerler. bura sana göre değilse girme. engellenice kurtulunmuyor.
+1
koela
(22.02.26)
20 kişiyi engelledim.
0
rock n roll
(22.02.26)
engellemiyorum ben. burada aslinda engellenebilecek 2-3 tane ciddi ruh hastasi var, ama yine de nerede neler oluyor, insanlik nereye kadar dusebilir vs sorulara cevap olarak tutuyorum. hic oyle kendi konforumu arttirmak icin birini engellemedim.
0
antikadimag
(23.02.26)
9 kisiyi engellemisim.
Aslinda engellememeye calisiyorum ama mal mal şeyler yazanlari da engellememek cok zor.

4 kisi de beni engellemis :( ben olsam beni engellemezdim fkfkfk
-2
Purple life
(23.02.26)
0

yukarda bir arkadaşın da dediğin gibi gerçek hayatta aynı kişiler karşına çıkacak zaten. birde bence engellemek egositlik ve bencillikten başka bir şey değil. sonuç itibariyle gerçeklerden kaçamazsınız.
0
gercekdunya
(23.02.26)
birsıcak dm’den hakaret ettiğinde onu ve tüm nicklerini engellemiştim. yine birsıcak sandığım birkaç farklı kişiyi de yanlışlıkla engelledim bu süreçte, onlardan özür diliyorum :D

Ek olarak, egosuyla sorun yaşayan ve insanlara sırf yargı dağıtmak için soru açan —ama aslında bayağı loser— bir iki kişiyi de yeni engelledim.
+3
eileengray
(23.02.26)
temizlikçiye ne kadar veriyorsunuz diye duyuru açmış birisi. 3+1 için 3500 dedim.
- neden evin 3+1 ? Sen zengin değil miydin? Ben bekarken bile 3+1 oturuyordum ve zengin değilim.

direkt engel. ne gibi bir cevap bekliyor ki? insan gibi konuşmayanla, böyle içinden çekememezlik ya da kötülük akan insanla ne işimiz olabilir?

37 kişi engelli.
+2
gabe h coud
(23.02.26)
hiç huyum değildir ama 2 kişi engelledim.

ilki, duyurudaki bir soruya verdiği cevabı referans alarak ben de aynı soruya farklı bir cevap verdiğim ve başka hiçbir şekilde irtibat kurmadığım halde özelden "salça olma bana" , "bana salça olmana gerek yok" , "salça olman beni rahatsız ediyor bıdı bıdı" gibi kendi kendine belli aralıklarla mesajlar atan, akıl hastası olduğunu tahmin ettiğim bir kadındı. cevap vermedim ve engelledim.

ikincisi ise her soruya radikal politik doğrucu, "hööhffff artık" dedirten cevaplar veren biriydi. bu kaynaktan işime yarar bir cevap göremeyeceğimi düşünüp onu da engelledim.
0
loch ness
(23.02.26)
Beş. Üçü aynı kişi.
Beni kimse engellemediği için kendimi saksı gibi hissediyorum. :(
0
auroraaurora
(23.02.26)
Ne burada ne de başka herhangi bir platformda hiç kimseyi engellemedim.
Bana çok komik geliyor hep oldum olası bu durum. Bunu takıntı haline getirenlerde Muhakkak narsizm ile bir bağlantısı vardır, İsmi özgür olan bir rolex tutkunu herifte olduğu gibi.
0
ezkaza
(24.02.26)
(3)

ankara'da meyan koku serbeti icebilecegimiz bir yer var mi?

mavicorap
veya buna benzer ozellikle evyapimi olsa daha iyi olur ama olmasa da olur degisik icecek icebilecegimiz nereler var?mesela bir cafede ev yapimi reyhan erbeti vardi cok guzeldi.baska bir restoranda tarhun gazozu vardi o da cok hostu. bunun gibi bisiyler. mesela horchata yapan bir yer var mi?
veya buna benzer ozellikle evyapimi olsa daha iyi olur ama olmasa da olur degisik icecek icebilecegimiz nereler var?
mesela bir cafede ev yapimi reyhan erbeti vardi cok guzeldi.
baska bir restoranda tarhun gazozu vardi o da cok hostu.
bunun gibi bisiyler.
mesela horchata yapan bir yer var mi?
+1
mavicorap
(21.02.26)
Ankara'yı bilmiyorum ama meyan kökü şerbeti evde de kolayca yapılabilir.
Bazı satıcıların şerbeti yapım yöntemi farklı olabildiğinden biraz tat farkı da olabiliyor.
Özellikle Ramazan ayı dolayısıyla göçmenler arasında da şerbetin satışı yaygın .
0
diyecevaplandı
(21.02.26)
Ankara'yı az çok biliyorum ama meyan kökü şerbetine (biz "boyan" deriz) hiç denk gelmedim. Hatta artık memleketimde bile pek denk gelmiyorum, tek tük seyyar satıcılar dışında. Ben evde yapıyorum yazın, sen de dene bence.
+1
prole
(21.02.26)
gitmedim ama la taqueria’da horchata var görünüyor. genel olarak restoranın puanı yüksek gibi, denenebilir.
0
eileengray
(21.02.26)
(2)

amerika iran i vurarsa ekonomik sonuclari ne olur?

mavicorap
mesela su hisseler cikar sunlarduser altin artar.mesela bu silah sektorunun bir hissesi var mi?bu arada allah belalarini versin bu amerikalilarin tabii.
mesela su hisseler cikar sunlarduser altin artar.
mesela bu silah sektorunun bir hissesi var mi?
bu arada allah belalarini versin bu amerikalilarin tabii.
-1
mavicorap
(21.02.26)
petrol icin %30 diyorlar. petrol daha fıyatlamadı.
0
paudi
(21.02.26)
Hürmüz boğazını İran kapatırsa petrol fiyatları ve buna bağlı çeşitli alanlarda yükselişler görmek mümkün.
Boğazın kapatılması ABD den ayrı olarak İran'ın diplomatik olarak sorun yaşamadığı , kedisine yakın olan diğer devletleri bile etkiler. Çin de dahil .
Silah sektörü için hisse konusunu bilmiyorum ama devletler uzun zamandır silahlanma içerisinde şu an .

Bir de Rusya için Avrupa'da :
- Ukrayna'dan sonra bize saldıracak... söylemleri var.
siyasiler işte... halklarını çeşitli bahanelerle yönlendirme adına ellerine kimin düdüğünü sıkıştırdılar ise onu çalıyorlar mecburen .

Ek olarak ilaç sektörü de hastalıklar, salgın yanında savaşı da sever.
-1
diyecevaplandı
(21.02.26)
(4)

zincir marketlerde kasiyer maaşı hk.

tabudeviren
bim, a101, şok, hakmar vs..hangi marketlerde ne kadar, bilen var mi? düz asgari ücretle mi başlanıyor?bir de mesela hiç on yıllık kasiyer gördünüz mü? yoksa çok fazla zaman geçmeden çıkarıyorlar mı veya çalışanlar mı ayrılıyor?
bim, a101, şok, hakmar vs..
hangi marketlerde ne kadar, bilen var mi? düz asgari ücretle mi başlanıyor?

bir de mesela hiç on yıllık kasiyer gördünüz mü? yoksa çok fazla zaman geçmeden çıkarıyorlar mı veya çalışanlar mı ayrılıyor?
0
tabudeviren
(20.02.26)
Bu işlerin içinde olan bir arkadaş şunları söyledi. 3 aylık deneme süresinden sonra kadrolu olunuyor .
44 bin civarında maaş alıyorlar.
Nüfus yoğunluğu olan yerlerde terfi (market sorumlusu gibi) biraz daha hızlı oluyor. Kişinin çalışma şekli belirleyici burada .

Benim gördüğüm bazı yerlerde uzun zamandır çalışan , duruma göre kasiyerlik yapan bir personel raflardaki ürünlerle de ilgilenebiliyor.
Markette belli bir yerde kalmak yok sanırım . Belki küçülme gitme haricînde sebepler dışında işten çıkarılmak personelin ne yaptığı ile ilgili oluyor.

Sabreden için ayrı konu ama cidden yoruculuğu var. Yine zamanında görüştüğüm biri bayanların ağırlık kaldırma gibi nedenlerle daha çok zorlandığını söylemişti.
Bazı yerlerde kasiyerlerin ayakta durma zorunluluğu varmış ki hiç anlaşılabilecek bir husus değil.
bir de hayatta başka işi olmayan, müşteri gibi görünen bazı avanakların kasiyerlerle tartışmaları da ayrı husus .
+1
diyecevaplandı
(20.02.26)
asgari * 1.2 olarak tahmin ediyorum. herkes mesai ücretlerini alamamaktan, fazla iş yaptırılmaktan, ürün satmaya zorlanmaktan şikayetçi.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
10 yıl değilse de 5 yıldan uzun süre çalışan kasiyerler gördüm o marketlerde.
Biz farketmiyoruz ama onlar bir süre sonra rütbe atlıyor. Mağaza sorumulusu, vardiya şefi gibi ünvanlar alıyorlar ama o ünvanları olanlar da halen kasaya bakmaya, ürün yerleştirmeye, kamyondan malları taşımak gibi görevleri yapıyorlar.
Zaten aynı anda en fazla 2-3 çalışan oluyor çoğunda.

Maaşları eminim tiktok videolarında söyleyen çalışanlar vardır, isterseniz bakın.
0
michael_knight
(20.02.26)
Bir arkadaşım yaklaşık 10 senedir BİM mağazasında çalışıyor, kasiyer olarak başlamıştı şimdi mağaza sorumlusu gibi bir şeydi, tabi orda da yükselmeler mevcut.
Asgari maaştan daha fazla alıyorlar, ve çalışma saatleri farklıydı hatırladığım kadarıyla.
0
purplee
(20.02.26)
(6)

Aşiretlere yazılım üretmek

michael_knight
Aşiretlerin ihtiyaç duyabileceği bir yazılım var mıdır? Ne gibi özellikler gerekebilir?
Aşiretlerin ihtiyaç duyabileceği bir yazılım var mıdır?
Ne gibi özellikler gerekebilir?
-2
michael_knight
(20.02.26)
Düğünde takılan altın ve paraları sayma uygulaması image and face detection. Türkiye'de kasıp kavurur ortalığı.
+7
anon1m
(20.02.26)
hangi isim hangi aşiretten.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
Aşiretlerin networkü sosyal medya veya üstünden değil , kan bağı ve hısımlık üstünden liderlerine ( kanaat önderleri) yle yürür. belki farklı özelliklere sahip aile soyağacı uygulamaları işe yarayabilir.
töre , teamül kanun ve kuralları veya tarihi niteliklerine özgü araştırma yapılarak uygulama fikri geliştirebilir ama ama aile meclisi son kullanıcı olarak bu noktada sürdürülebilir ne karar alır bilemeyiz.

Yazılım noktasında bir.şey söylemek zor ama bir millyetçi veya solcu için nasıl ki belli bir yazılım yoksa (ama site çok) bu aşiret hususu da benzer nitelik gösteriyor. Çünkü temelinde kalben bir bağ ve inanç duygusu hakim .
Kitleye sahip kimselerle kurulan yakınlık ise çok zaman büyük bir krizden kurtulma veya yine maddi sebeplerle oluyor.
Geçmişte krallıklar arası evlenmeler de buna benzer özellikteydi. Günümüzde Avrupa'da bir çok ülkedeki tanınmış isimler birbirleri ile akrabadır.

Belki aşiretler özellikle sosyal medya sayesinde bireyselleşme eğilimi gösteren ve topluluktan uzaklaşan kendi Z kuşağının davranışlarını analiz etme ve yorumlama için bir şeyler düşünülebilir.
Bunu düşünmemdeki asıl sebep ise büyük şehirlerde artan yalnızlaşma, akrabalık veya komşuluk ilişkisinin iyice zayıflamasıyla gittikçe kökenine bağlı grup ve kesimlerin de bundan etkilenmesi riskini beraberinde getirmesi .
+1
diyecevaplandı
(20.02.26)
passatmatik olabilir.
+3
klassno
(20.02.26)
bir kamyon adam yığma hizmeti.
" oglim aşiretiz biz" diyip uygulamanın düğmesine basıyoruz çiğ etle beslediğimiz bir kamyon adam lokasyonunuza intikal ediyor.
+1
anon1m
(20.02.26)
soyagaci
0
oscar
(21.02.26)
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(3)

Daktilo şeridi ?

sahlanankoc
İstanbul Anadolu yakasında daktilo şeridi satan yer arıyor ve fakat bulamıyorum. Karşıda, Cağaloğlu tarafında vardır muhtemelen ama bu tarafta hiçbir daktilo tamircisi, sarf malzeme toptancısı veya bu malzemeleri tek tek satan bir kırtasiye bile bulamadım. Bırak şeridini, haniyse daktilonun bile ne
İstanbul Anadolu yakasında daktilo şeridi satan yer arıyor ve fakat bulamıyorum. Karşıda, Cağaloğlu tarafında vardır muhtemelen ama bu tarafta hiçbir daktilo tamircisi, sarf malzeme toptancısı veya bu malzemeleri tek tek satan bir kırtasiye bile bulamadım. Bırak şeridini, haniyse daktilonun bile ne olduğunu hatırlayan kimse kalmamış...

Bilenler varsa, memnun olurum.
Yoksa mecbur Amazon'dan falan bakacağım.
0
sahlanankoc
(19.02.26)
internette şuna rastladım, belki faydası olur: kartus.com
maps.app.goo.gl
0
gkhncnzdgn
(19.02.26)
Tavsiye için teşekkürler. Fakat maalesef bu firmada aradığım ürün yok. Klasik daktilo şeridi arıyorum. Bu dostlarımız daha modern, elektronik cihazlar üzerine çalışıyor.
+1
🌸sahlanankoc
(19.02.26)
Facebook'ta bir çok bazısı 80lerden 90lardan kalma eski kırtasiye ürünleri satan gruplar var . Bir şansını dene .
0
diyecevaplandı
(19.02.26)
(4)

Sacmalik Boyutuna Gelen Elektronik Harcamasi

pasaklıpepee
Selamlar, artik icimde bir boslugu mu kapatmaya calisiyorum yoksa sikintidan mi bu hale geldim bilmiyorum ama durmadan birseyler almaya basladim. Son 6 ayda aldiklarim: ipad pro (hic kullanmiyorum), olabilecek en ust seviye desktop pc, steamdeck, ps5 pro, oled tv, oled monitor. sorun su ki oynayacak
Selamlar, artik icimde bir boslugu mu kapatmaya calisiyorum yoksa sikintidan mi bu hale geldim bilmiyorum ama durmadan birseyler almaya basladim. Son 6 ayda aldiklarim: ipad pro (hic kullanmiyorum), olabilecek en ust seviye desktop pc, steamdeck, ps5 pro, oled tv, oled monitor.

sorun su ki oynayacak pek zamanim yok. cocuk var, tam zamanli isim var. tek olmayan sey sosyallik. genelde aksamlari evdeyiz ve yorgun olmazsam arada oyun oynuyorum. simdi de yine bir gaming laptop mu alsam diyorum ancak ihtiyacim bile yok.

ayrica aldiktan sonra ne gerek vardi seklinde olusan sucluluk duygusunu da saymiyorum bile. bir de bunun uzerine zamanim olmadigi icin kullanamamanin vermis oldugu sucluluk duygusu var. Haftasonlari gece oglan uyuyunca bakiyorum biraz, isim geregi hafta ici seyahat ediyorum evde de pek olmuyorum.

gereksiz harcama yapmanin onune nasil gecerim? ya da durumumum psikolojik bir problem haline mi geliyor?
0
pasaklıpepee
(18.02.26)
Mezarlıkları gezin .
+4
diyecevaplandı
(18.02.26)
Siz bunları almak için araştırma yaparken örneğin youtube'da falan bir sürü teknolojik inceleme videosu çıkıyordur karşınıza artık. Onları izlemeyi bırakın. Bilgisayarların özelliklerine vs. bakıyorsanız bakmayı bırakın. İlgi alanınızı başka yöne kaydırın. Detay öğrendikçe çıkamazsınız o döngüden.

Ben de aynı sebeple bir mac almış bulundum. Halbuki elzem değildi. Ama iyi ki de almışım gerçi, baya işime yaradı olunca. Size önermiyorum ama swh.
+1
akhenaten
(18.02.26)
buna impulsive buying - spending deniyor. yani dürtüsel harcama.
neyin bu fikri tetiklediğine bakman lazım. muhtemelen birşey oluyor bir uyaran alıyorsun ve dürtü kafana bir girdi mi seni sürekli oraya itiyor. özellikle birşeyler hemen olsun bitsin sonuca varsın insanıysan bu dürtü daha da tehlikeli hal alıyor.

iş stresi ve çocuk nedeniyle bir kaçış, ufak mutluluk, rahatlama arıyor olabilirsin, yaş nedeniyle gençlikteki heyecanları arıyor olabilirsin vs.

ihtiyacın olmayanları acilen sat, spor yaparsan ve sosyalleşebilirsen iyi gelir.
+1
orpheus
(18.02.26)
iş, çocuk ve evlilikten kendine zaman kalmıyor. yoruluyorsun, bunalıyorsun. kendin için bir şeyler alıyorsun ki biraz mutlu olasın. onlara zaman ayırabilecek olma ihtimali bile bir nebze seni rahatlatıp, stresini azaltıyor.

bence durum bu.

planlama yapman lazım. her hafta belli bir ya da iki günde, belli 1-2 saatini kendine ayır ve diğer şeylerle ilgilenme. eşinle konuş anlaş, o da kendisi için böyle bir zaman planlasın ki alınmaca gücenmece olmasın. ikinize de iyi gelir.
+2
art cat chocolate
(18.02.26)
(12)

Doktorlara ne söylemek isterdiniz?

suicmeyenadam
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı? ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı
selam. aile hekiminizden tutun, bir üniversite hastanesinin yan dal uzmanı hekimine kadar. gözden kaçan, sağlıkta hekim-hasta ilişkisini güçlendireceğine inandığınız önerileriniz var mı?

ilgilisine bonus: bugün itibariyle pek ekonomik olmayan, bu yüzden yaygın rutinde kullanılmayan ama über duyarlı laboratuvar testler önerilmesi sizi rahatsız eder mi yoksa sar ordan bir paket mi?

teşekkürler.
+1
suicmeyenadam
(17.02.26)
Hasta ve hasta yakınlarına karşı nazik olmaları gerektiğini söylemek isterim
-1
rock n roll
(17.02.26)
hekim,
tanrınin yeryüzündeki elleri gibi diyor,
öyle davranin,
paraci olmayin.
0
designer
(17.02.26)
sizli bizli konuşalım.

gereksizse pahalı testler istemeyin lütfennnnn.
+1
art cat chocolate
(17.02.26)
Doktor hasta ilişkisi yoksa veya sadece hastane /muayenehane ile sınırlı ise, bunun yerini ilaç şirketleri ile doktor ilişkisi alma ihtimali yüksektir .
Doktor ile hasta ilişkini olumlu yönde geliştirecek bir şey varsa doktorun hastasını tedavi sürecinde takip etmesidir.
Gözden kaçan şeylerden biri de batı tıbbı ile doğu tıbbı arasındaki farkı bir türlü göremememiz ve yanı başımızdaki bitkilerin faydalarından etkilerinden kesinlikle bi-haber olmamız .
Bir de önleyici hekimlik konusunda büyük eksiliğimiz var . Çoğunlukla hastalık/ rahatsızlık yaşandıktan sonra tedaviye başlanıyor . Oysa hastalık riskini arttıran etkileri azaltıcı nedenlere yönelmek lazım .
Doktara / hastaneye giden eve geldikten sonra adeta hastalığını unutmuş halde artık yaptığı masrafı konuşur oldu. yıllar yılı ilaç kullanmayı " tedavi olmak " zannettik.
-1
diyecevaplandı
(17.02.26)
bizi müşteri olarak görmeseler iyi olur.
0
erty_ksk
(17.02.26)
üniversite hastanesi hekimlerine:
- bölümler arası kavgayı bitirin
- dönem V ve üstüne jürilerde acımayın, iyice öğrensinler
- her bölümün daha çok yatağı olsun

edit: @nundu’nun düzeltmesiyle dönem IV demek istiyormuşum, not düşelim.

sosyal medyada ve çevrede tıp eğitimi almadan uzmanlık taslayan insanların daha iyi denetlenmesini talep ediyorum. 2 yıllık program mezunları teşhis için hekimlerden önce kendilerine yönlendiriyorlar. denetleme mekanizmaları gelişmeli.

tüm hekimler özellikle muayenehanelerinde ve bu çakma uzmanlar hizmetlerinde fatura kesmeli, vergi kaçırmamalı.

tüm hekimler hastasına holistic yaklaşmalı. yaşam şekli, beslenme, alışkanlıklar, semptomlar hepsi bir arada. eğer plasebo sorunu çözüyorsa bırakın çözsün. illa ki ilaç dayamayın.

ilk çözüm her zaman ameliyat olmayabilir, ameliyat o kadar basit olmamalı. özellikle ortopedistlere bu cümlem.
0
eileengray
(17.02.26)
Ödediğim ücret veya aldığınız maaş karşılığı, bana, ihtisasınıza ilişkin hizmet üretmekle görevli bireysiniz. Bana yaklaşımınız ve tavrınız bu minvalde olmalı.

Raporlu ilacımın üç aylık dozunu reçete etsin diye gittiğim en az on yaş küçüğüm edepsiz, bana 'sen' dediydi de içimden, birkaç kez ona kadar saymam gerekmişti.
-6
Mirket
(18.02.26)
olabildiğince sekreter vs filan kullansınlar, fazla yorulmasınlar.

ben doktorların bana açıklama yapmasını seviyorum. mesela ciğerimi dinliyorsa ciğerimi dinlediğini söylesin, kalbini dinliyorum, ritmi iyi filan gibi.

dişimi yapan doktorum var, bana diyor ki şimdi minedeyim, sinire geldik, burada şöyle bir dolgu uyguluyorum...

geçen aylarda kan tahlili yaptırdım, doktor demir eksikliği konusunda bir şey yok dedi, tahlil sonucunu arkadaşıma gönderdim, hemen karbonhidratı azalt, diyabetle ilgili değer ortayı geçmiş dedi. mesela normalde tahlili alan doktor değer aralığında normal gözüyle baktı.
+1
hoot
(18.02.26)
Özellikle belli bir yaşın üstündekilerin güncel çalışmaları ve araştırmaları takip etmesini / edebilmesini istiyorum.
0
auroraaurora
(18.02.26)
bence doktorlar aslında kibar insanlar, en azından genç asistan olanları öyle. ama muhtemeln iş yoğunluğundan biraz tepeleri atıyo. bana hep kibar davranıldı ama sekreterlerin inanılmaz burnu havada. sekreter ve hemşireleri uyarmalarını isterdim. doktorun bile girmediği havaya onlar giriyo. pahalı test ise gerekliyse tabi ki önerilsin.
+2
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Kesinlik yoksa yapilan akil yurutmedir ve akil yurutmelerini gizli degil danisanla paylasarak yapmalarini tercih ederim. Bu danisanin katki saglamasina olanak tanir, danisanin kararini daha saglikli almasini saglar ve baska bir yerde, baska bir zaman, baska bir doktorla daha hizli surecler yaratir. Ayrica sistemin dislisi olmamalarini umarim.
0
osssy
(18.02.26)
üniversite ve devlet hastanesinde henüz yüzüme bakıp da konuşan bi doktora denk gelmedim. yaşım da epey var.

geçen hafta özel hastanede bi ameliyat oldum burnumdan, ameliyat sonrası kanamam durmadı. üç hemşire başımda nöbet tuttu resmen doktor gelene kadar. doktor geldi, inceledi ve tekrar ameliyata alındım. devlet hastanesinde olsam neyle karşılaşırdım bilmiyorum.

ben ilk önce devlet hastanesine gidiyorum bi şey olduğunda. bi işlem gerekiyorsa da neyse parası verip özele. işin garip tarafı en son gittiğim devlet hastanesindeki doktor daha yeni özelden devlete geçmiş, ve inanır mısınız o da konuşurken artık insanların yüzlerine bakmıyor. çok tuhaf.
0
antihero
(22.02.26)
(6)

Vietnam savasi hakkinda

Purple life
Amerikalilar ne düsünüyor?Türkler ne düsünüyor?Siz ne düşünüyorsunuz?
Amerikalilar ne düsünüyor?
Türkler ne düsünüyor?
Siz ne düşünüyorsunuz?
0
Purple life
(17.02.26)
türk olarak ve ben olarak hiç bir şey düşünmüyorum, vietnamlı arkadaşlarım var onlar da düşünmüyor hatta 2 gün önce benzeri bi muhabbet oldu konusu bile açılmadı, olmuş bitmiş. amerikalı tanıdığım yok
0
nahtoderfahrung
(17.02.26)
holywood dışında kimsenin umrunda değil.
0
orpheus
(17.02.26)
Amerikalılar için siyasi ve ekonomik sonuçları olan kaybettikleri bir savaş. Diğer ülkelerden bilenler (siyasi bilimciler dışında) herhalde yalnızca insani sonuçları ile değerlendirecektir.
0
osssy
(17.02.26)
Amerika'nın "Hemen bir girip düzeltiverelim" diye dalıp çıkamadığı bir batalık, hatta sanırım o bataklıkların ilki. Tam anlamıyla bir rezillik ve yaşananlar açısından insanlık dramı.
+1
salihdt
(17.02.26)
Vietnam, ABD için hezimet olmuştur . Afganistan da öyle ..
Ama Hollywood desteği ile Batman Superman Rambo gibi serilerle sahada değil beyaz perde de olsa karizmayı biraz düzeltmeye çalışmıştır .
ABD , sadece teknolojik gücüne bakarak bölge yerli insanın direnç ve gücünü hafife alıyor ve hata yapıyor .

Irak Savaşı'ndan sonra da bir çok ABD askeri hala Irak'ta gömülüdür. Kendi halkından önemli şeyleri saklaması lazım.

ABD' nin kendilerine uşak olmuş olan (bazısı dini görünümlüdür) çeşitli terör grupları ile dünyanın çeşitli yerlerinde etkinlik sağlama çabası hala var .
0
diyecevaplandı
(17.02.26)
Vietnam gazisi akrabalari olan tanidiklarim var, onlar akrabalarini aniyorlar, ulkemiz icin savasti tadinda ama asiri tehlike altindaydik da bizi kurtardilar degil elbette, yine de ordu ile ABD askeri olarak gitmis insanlar ve ne olursa olsun 'ulkeleri' icin/adina, ne derseniz artik, savasmis insanlar ve gaziler, gereken saygiyi ve anmayi gosteriyorlar.
Ben ne dusunuyorum, ABD ve Cin ve Fransa guzelim ulkeyi darmadagin edip defolup gitmis, cok guzel insanlar Vietnamlilar, cok uzucu. Muzeyi benim icim kaldirmadi zaten.
Bugun de kendi sacmaliklari devam ediyor, sozde sosyalist/komunist ama sosyalizmin hicbir guvencesinin olmadigi kapitalizmin dibine kadar yasandigi bir yonetim. Bati'nin doguyu darmadagin edip birakmasinin orneklerinden biri daha.
+1
kassiopeia
(17.02.26)
(9)

Naabıyonuz

sehpa fx350
La işe yaramazlar?Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
La işe yaramazlar?
Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
-18
sehpa fx350
(14.02.26)
Sevgililer günün kutlu olsun.

Ne olsun işte vizem bitti vize almaya çalışıyorum. Temmuz’da Maastricht’te Andre Rieu konseri var.

İstediğim bir şey yok, önüme ne gelirse sevinçle karşılıyorum. Yaşamak çok güzel şey.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
gitmiyor ama gidecek.
ben işten çıkartılır mıyım diye düşünürken o olay iptal oldu yolunda ama eşimi işten çıkartmışlar. benden çok daha zor iş buluyor kurumsal iletişimci olduğu için (ben ön muhasebeciyim). canımız bayağı sıkkın bu duruma.
ama düzelecek.. inanıyorum.
+1
matilda
(14.02.26)
Mubi üyeliği aldım. Varoluşsal sancılar geçiyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
Hayırlısı da bu ise istediğimiz gibi gitmemeye devam etsin .
0
diyecevaplandı
(14.02.26)
Büyük bir prog grubuna iki Türk eleman seçildi iki gün önce, adamların adına sevinip duruyorum. Nisan’da İstanbul’da konser verecekler ama iptal olmazsa bakalım. Yunan arkadaşla konuştum, geçende onlarda da kilise konser iptal ettirmiş. Şaka gibi işler..
0
lil siztah
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
@lil siztah ile nevermore heyecanını paylaşıyorum. O kısım pozitif.
+1
cay koy geliyorum
(14.02.26)
Hoi An, vietnam‘da okyanusa karsi coconut ice coffee iciyorum. Bekledigim bir haber var. O da olumlu sonuclanirsa hayat mükemmel gibi bir sey benim icin.
-2
Purple life
(14.02.26)
Beş para etmez, deprem riskli yerlerde açlıktan ve depremden ölmeden aile evine döndüm. Annemler kendi odalarını bana tahsis ettiler, istediğin gibi düzenle dediler. Absürt kira, depozito, fatura yükünden kurtuldum, o parayla Balı, Gürcistan, vizesiz ne kadar Balkan ülkesi varsa teker teker gidip gezmeye gitmisken de haftalarca kalmaya karar verdim. Bir daha İstanbul'da eve çıkmak istemeyeceğimi umut ediyorum. Cidden zor zamanlardan geçtik.
-1
sekizdokuzon
(14.02.26)
Bazen istediğim gibi gitmez tamam da hep mi gitmez
0
yakalayamadığın.ışıklar
(14.02.26)
(6)

Anında avukat nasıl bulunuyor?

michael_knight
Allah göstermesin de gecenin bir vakti bir şekilde karakolluk olursanız ve ne sizin ne çevrenizin kriminal konularla hiç işi olmuyorsa sabah karşı 2’de filan nasıl avukat bulunuyor?Bulunuyor mu?
Allah göstermesin de gecenin bir vakti bir şekilde karakolluk olursanız ve ne sizin ne çevrenizin kriminal konularla hiç işi olmuyorsa sabah karşı 2’de filan nasıl avukat bulunuyor?
Bulunuyor mu?
0
michael_knight
(12.02.26)
Caddede aradığın doktoru yakındaki eczaneye sorarsın .
Avukat içinse rehberde uygun biri yoksa yakınında olan polislere sorarsın artık .
Oto sanayide ise her kaportacının bir boyacısı vardır .
Çay ve şeker misali bir çok meslek birbirine benzemez ama birbiri ile bağlantılıdır .
-2
diyecevaplandı
(12.02.26)
hiç böyle bir ihtimal düşünmemiştim. türkiye'de herkesin en az 5 avukat arkadaşı yok mu ya, elini sallasan avukat.
0
gitdaddy
(12.02.26)
@gitdaddy, ben biraz daha yaşlıyım herhalde. Ben üniversite öğrencisiyken çok az hukuk öğrencisi vardı. Onlar da gece 2’de kimsenin telefonu açmayacak kadar zengin avukatların patronlarının patronları olmuştur.
0
🌸michael_knight
(12.02.26)
Kaynak aradım bulamadım ama yanlış hatırlamıyorsam barolarda bir tür nöbet sistemi oluyordu. Nöbetçi olduğu zaman gecenin bir vakti telefon gelince karakola/savcılığa gitmesi gereken avukat arkadaşlarım vardı yıllar önce. Duyurunun hukukçuları daha iyi bilir tabii.
+2
kobuzchu kiz
(13.02.26)
@kobuzchu o galiba baronun ücretsiz avukat sağlamak zorunda olduğu kişiler için olan sistem. Bende de pek hukuk bilgisi yok ama twitterda anlattıkları anılardan ben öyle anlamıştım.
0
🌸michael_knight
(13.02.26)
baronun atadığı avukat ile özel avukat arasında dağlar kadar fark var. ocas sistemi atıyor otomatik olarak. sisteme genelde yeni avukatlar kayıtlı. cmk avukatlığı görevi savunma ağırlıklı değildir. hatt asavunma yapmak zorunda da değiller. siz ifade verirken, eviniz aranırken işlemler usule uygyn yapılıyor mu, işkence ile mi ifadeniz alınıyor, kötü muamele görüyor musunuz ve ifadeleriniz tutanağa birebir geçiyor mu gibi konularda bir nevi şahitlik etmek, kontrol etmek diyebiliriz. diğer türlü olan ise özel avukatlıktır. tanıdığınız, bildiğiniz veya bir tanıdığınızın referans olduğu bir avukattır. ifadenizde neleri söylemeniz gerektiğini size dikte eder, yönlendirir. bazı konulara hiç girmememizi söyler. daha da detay vermeyeyim. bir ya da bir kaç avukat tanıdığınız olsa iyi olur. en azından telefonları bile olsa işe yarar. kendisi gelemese de müsait bir arkadaşını yönlendireblir, suçlamayı öğrenip telefonda bile sizi yönlendirebilir.
+1
ground
(13.02.26)
(3)

Microsoft 365 soruları

arbre
1 ay ücretsiz olanda bilgisayarda değil, internette mi kullanılıyor? 1 yıllık ücretli alırsam bilgisayarda kullanabiliyor muyum? Ben bilgisayarda kullanmak istiyorum. Microsoft sitesinde 3 bin TL. Daha uygunu bulunabilir mi?
1 ay ücretsiz olanda bilgisayarda değil, internette mi kullanılıyor? 1 yıllık ücretli alırsam bilgisayarda kullanabiliyor muyum? Ben bilgisayarda kullanmak istiyorum. Microsoft sitesinde 3 bin TL. Daha uygunu bulunabilir mi?
-3
arbre
(12.02.26)
365 in kendine has formül vs. özellikleri için para vermek yerine VB makroları ile çözüm veya diğer geliştiricilere ait Office eklentilerini araştır istersen.
Excelde kullanılacak sadece 2-3 şey için yeni Office paketi almak çokta mantıklı değil .
0
diyecevaplandı
(12.02.26)
diyecevaplandı, almak istiyorum
-1
🌸arbre
(12.02.26)
trendyolda 1 yıllığı 44 lira xd
0
hold the door
(12.02.26)
(1)

meclis dilekçe komisyonu niçin var

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kanunda değişiklik yapılmasını gerektiren ya da yeni kanun yapılmasını gerektiren konular bu arkadaşların görev alanına girmiyormuş, doğal olarak dilekçelere cevap veremiyormuşlar. öyleyse bu komisyon tam olarak hangi maksada hizmet etmesi için var?
kanunda değişiklik yapılmasını gerektiren ya da yeni kanun yapılmasını gerektiren konular bu arkadaşların görev alanına girmiyormuş, doğal olarak dilekçelere cevap veremiyormuşlar. öyleyse bu komisyon tam olarak hangi maksada hizmet etmesi için var?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Dilek ve şikayet için dilekçe verilir.
Normal vatandaşlar kanun teklifi veremez . Kanun yapma ve kanunda değişiklik işini milletvekilleri zaten yürütüyor.
Bir çoğunun da hukuk eğitimi buna yarıyor .
-1
diyecevaplandı
(11.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(6)

Batıda " susma hakkı "

diyecevaplandı
Bu haberden dolayı sormak istedim (Niteliği itibariyle bu olaylar zinciri zamanla iyice sulandırılacak gibi de duruyor.)https://i.hizliresim.com/tidw6eu.jpgABD filmlerinde de polis, "susma hakkına sahipsin" diye zanlıya haklarını belirtiyor.Bizim kültürümüzde zaruret halinde dahi birinin susması ge
Bu haberden dolayı sormak istedim
(Niteliği itibariyle bu olaylar zinciri zamanla iyice sulandırılacak gibi de duruyor.)
i.hizliresim.com
ABD filmlerinde de polis, "susma hakkına sahipsin" diye zanlıya haklarını belirtiyor.

Bizim kültürümüzde zaruret halinde dahi birinin susması genel manada , "evet " veya kabul etmek demektir.
Genel olarak batıda ( veya ABD özelinde) kendi halk kültürlerinde, hukuki manada (kovuşturma veya soruşturmada ) susmak ne demek oluyor, nasıl yorumlanıyor ?
Pişman olma manasına da geliyor mu ?
0
diyecevaplandı
(10.02.26)
Hukuk ile kültürü karıştırmışsın. Batıda, savcıların gücünü kötüye kullanmasının önüne geçebilmek için konulmuş bir kural. Hani fıkrada diğerleri suçluyu hızlı şekilde bulurken Temel döve döve suçlu çıkarmış ya, o hesap.
+2
osssy
(10.02.26)
@osssy hukuk ile kültürü karıştırmadım.
Hukukta , hem kültür, hem anane hem de inanıştan etkilenir. Onlardan pay alır .
-3
🌸diyecevaplandı
(10.02.26)
Pişman olma manasında falan anlaşıldığını zannetmiyorum.

Bu dizilerde filmlerde duyduğunuz "sessiz kalma hakkına sahipsin" ile başlayan şeyin adı miranda rights. Bu haklar ve sessiz kalma hikayesi de fifth amendment'tan geliyor. Mesela bir mahkeme sahnesinde soru sorulan şahsın "i plead the fifth" dediğini de duyabilirsiniz. Bu fifth amendment ile herkese verilen "sessiz kalma hakkı" aslında şu, hiçkimse polis veya herhangi bir otoriteye kendisini suçlu hale getirecek bir şey söylemek zorunda bırakılamaz. Susma, hiçbir şey söylememe hakkı vardır. Sorulan soru her neyse, cevap vermek zorunda bırakılamaz.
Burden of proof yani kanıtlama yükümlülüğü kolluk kuvvetindedir. Sanık herhangi bir soruya cevap vermeye zorlanıp, kendi aleyhine ifade vermek zorunda bırakılamaz yani.

Nasıl yorumlandığı kişisel bir düşünce ve bir kovuşturma bağlamında hiçbir önemi yok. Çünkü istediği kadar negatif yorumlansın, bu tarz bir senaryoda kişinin suçlu bulunabilmesi için proof beyond a reasonable doubt gerekiyor. Yani makul bir şüphenin ötesinde ispat edilmesi gerekiyor suçun. Bunu da sanığın kendisini kullanarak yapamıyorsunuz. O itiraf oluyor çünkü. Savcılık tarafı elindeki kanıtlarla kişinin şüphenin ötesinde suçluluğunu ispatlamakla ve jüriyi ikna etmekle yükümlüdür.
+1
cay koy geliyorum
(10.02.26)
Hukuken aleyhte ya da lehte bir etkisi yok.
Ama savcı veya jüri karşısındaysan, tabi ki hakkında olumsuz algı oluşur.
0
parka
(10.02.26)
Çay Koy Geliyorum +1

Ortada yorumlanacak bir şey yok. Kolluk kuvvetinin ya da savcının, sanığın susması üzerinden bir yorumu (Ya da daha doğrusu kendi şahsi yorumunun bir anlamı) ya da yaptırımı olamaz.
Hatta asıl suçsuz insanın konuşmaması daha mantıklı zira yine yukarda bahsedildiği gibi bir suç varsa bunu kanıtlaması gereken iddia makamı. Bunu da delilleri bularak yapması lazım. Hukuk sistemini, iddia makamının ya da kolluğun soruşturmasının detaylarını bilmeyen sanığın konuşarak sağlayacağı bir fayda yok. Tam tersi kendini aklamaya çalışırken söyleyeceği bir şey gereksiz yere daha çok başına sorun açabilir. O yüzden en iyisi susup avukata danışmak.
0
salihdt
(10.02.26)
Konuları birbirine karıştırmışsın, karıştırdığını söyleyene de karıştırmadım deyip alakasız şeylerden bahsetmişsin.

Bizim kültürde “sükut ikrardan gelir” denir. Dediğin gibi susmak kabul etmek anlamı taşır. Ama bir bak bakalım bizim hukukta konuşamama hakkı neymiş. Nasıl yorumlanabilir nasıl yorumlanamazmış.

Sorunu dayandırdığın yer yanlış en başta.
0
lazor
(15.02.26)
(8)

Türkiye ile İsrail'in arası gerçekten kötü mü?

michael_knight
Eskiden de Türkiye ile İsrail'in arasının çok kötüymüş gibi göründüğü ama aslında o kadar da kötü olmadığı veya birkaç karşılıklı jest ile düzelebilecek halde olduğu zamanlar vardı.Ama bu defa iki ülkenin arası gerçekten düzelmesi kolay olmayacak şekilde kötü mü? Nereden belli?
Eskiden de Türkiye ile İsrail'in arasının çok kötüymüş gibi göründüğü ama aslında o kadar da kötü olmadığı veya birkaç karşılıklı jest ile düzelebilecek halde olduğu zamanlar vardı.

Ama bu defa iki ülkenin arası gerçekten düzelmesi kolay olmayacak şekilde kötü mü? Nereden belli?
+1
michael_knight
(04.02.26)
iki ülkenin uzun vadeli hedefleri birbirine zıt bağlamda olduğu için aralarında belli bir rekabet olması normal geliyor. Fakat bence kamuoyunda iç siyasete oynamak için iktidar olandan daha da kötü yansıtıyor. Tom Barrack geçenlerde şöyle demişti:

"Netanyahu–Erdoğan hattındaki gerilim söylem düzeyinde. Ticaret ve refah, coğrafyadan daha belirleyici olacak" bence bu tespit doğru.
+3
biravekahve
(04.02.26)
hükümetin en sıkı oldugu ülkeler,
israil,amerika,ingiltere..
+8
designer
(04.02.26)
Ticari faaliyetlere bakmak lazım en son hayvan gibi alışveriş dönüyordu resmi olarak.
+3
kizil karga
(04.02.26)
dunyadaki parayi yonetenler yahudiler. bu herkesin bildigi bir gercek.
bunu goz onunde bulundurursak, sence bir ulkenin yahudiler ile arasinin kotu olmasi mumkun mu? bu esyanin tabiatina aykiri.

oyley"mis" gibi yapilip toplumun, oy verenlerin gazi alinir. o kadar.
+3
cooperr
(04.02.26)
ben kotu oldugunu dusunmuyorum. ozellikle turkiye tarafi israil'i ve yahudileri ic siyaset malzemesi yapiyor oy toplamak icin. fakat baktigimizda hicbir zaman kotu olmadi ki? tarihin hangi doneminde kotu olduk? mesela tarihimiz ermeniler ve kurtlerle olan kotu olaylarla dolu.

osmanli doneminde yahudilerle iliskiler cok iyiydi. avrupa'dan kacanlar osmanli'ya siginirdi. yuz yillar boyunca hicbir sikinti yasanmadi. cumhuriyet doneminde ise ilk taniyan ulkelerden olduk. secim donemlerindeki oy kaygisiyla tansiyon yaratmak ve oy devsirmek disinda ticaret ve ikili iliskiler hic durmadi, arka planda hep devam etti. ak parti doneminde tayyip erdogan, israil tarafindan odullendirildi. bu odul anti semitik ve yahudi dostu oldugu icin verildi. zaten ak parti ve recep tayyip erdogan'in siyaseti budur. iktidara gelene kadar demokratsin, liberalsin, akilcisin vs. bu politika turkiye'nin aydinlik yuzu dedigimiz kisileri cezbetti. kemik kitle ise zaten hep muhafazakarlara veriyordu. bu aydinlik yuzu birkac donem arkalarina aldilar, fakat is isten gecti. artik kontrol tamamen onlara gecti.
+1
Sour
(04.02.26)
Kötü ve her daim kötü olacaktır .
Yürütülen siyasi, ekonomik vs ilişkiler anlaşmalar dostluk değil geçici siyasi rollerin icabıdır. doğrudan siyonizm ile bağlantılı fetö, pkk, işid vs diğer terör faaliyetlerini de görmek lazım.
Kürdistan dedikleri sözde devlet bile belirledikleri o toprakları doğrudan Türkiye'den değil , Kürtler üstünden almanın bir projesidir.
yahudilerin dini kaynak ve inanışları ayrıntılı incelenirse hiç bir uluslararası kural , anlaşmalara uymadıkları asla uymayacakları da görünür. Kendi tarihlerinde de her daim bir yerlerden kovulmak vardır.
İnanışlarında kendilerini diğer ırklardan üstün oldukları düşüncesi açıkça görünür . Böyle bir zihniyet, ister Filistin'de veya şimdi yine kontrollü şekilde gündemde olan Epstein adasında da olsa çocuklara asla acımaz .
-7
diyecevaplandı
(04.02.26)
İsrail rafları bizden giden ürünlerle dolu. Her gün gemi yanaşıyor, petrol desen bizden. Ne kötüsü? Düşün İsrail'e uçuş yasagimiz var ama İsrail'e giden tüm uçaklar bizim hava sahamizi kullanıyor. Azerbaycan'da kalkan ucak Kars-kayseri Antalya uzerinden gidiyor.

İsrail istemedi diye petrol arama gemisi Kıbrıs'a yanaşmıyor


Yani her şey gostermelik
+3
topkapiaksaray
(04.02.26)
iç siyasette kötü dışarıda nötr. bu ara süper değil sadece. israile ticaretimiz hiç durmadı.
+3
mikahakkinen
(05.02.26)
(4)

karbon ayak izi

love and trust
bu karbon ayak izi dedikleri şey nedir? mesela epstein'in 2004 yılından kayıtlarının halen tutuluyor olması, "karbon ayak izi" dedikleri şey mi oluyor mesela?
bu karbon ayak izi dedikleri şey nedir? mesela epstein'in 2004 yılından kayıtlarının halen tutuluyor olması, "karbon ayak izi" dedikleri şey mi oluyor mesela?
0
love and trust
(01.02.26)
karbon ayak izi daha geniş bir tanım. doğaya verdiğimiz her türlü zarar aslında. işe toplu taşıma yerine kişisel aracınla gidiyorsan daha çok karbon ayak izin oluyor. ya da arabanda kullandığın yakıt, elektronik eşyalarını şarj etmen falan.
sizin sorduğunuz daha çok dijital ayak iziyle ilgili. elektronik ortamda bıraktığınız verinin takip edilebilirliğiyle alakalı. tabi bunların saklanması da doğaya zarar verdiğinden karbon ayak izi kapsamına girmekte.
0
black holes in the sky
(01.02.26)
Pek alakası yok genel temayla.

Sera gazları: CO2(karbondioksit), CH4(metan) bunlar karbonlu bileşikler.

Küresel Isınma: Atmosferde sera gazlarının birikimiyle ortaya çıkıyor.

Çözüm önerisi: O halde zorunlu olmayan sebeplerle insan faaliyetlerinden kaynaklı karbon salınımını durduralım. Zorunlu sebeple olan salınımlara da mümkünse alternatif geliştirelim veya kısıtlayalım.

Karbon ayakizi: İnsan olarak sizin bir faaliyetiniz sonucu gerçekleşen karbon salınımı veya doğaya karbon salınmasına yol açan üretim faaliyetinden yaptığınız tüketim sizin karbon ayak izinizdir.

Örneğin atmosferdeki karbonun büyük bir kısmı zamanla kömür ve petrol olarak toprak altında hapsolmuş vaziyette. Siz kömür ve petrol ürünleri kullandığınızda ya da bunlara dayalı üretim yaptığınızda yerine göre milyar, yerine göre milyonlarca yıl önce denklemden çıkan karbonu günümüz ekosisteminde atmosfere geri salmış oluyorsunuz. Bunlar da çevresiyle etkileşime girerek co2 ve ch4 olarak atmosferde birikiyor vs. vs.
+1
akhenaten
(01.02.26)
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.02.26)
Küreselci takımın belirlediği bir standart .
Bir tür gıda karnesinin daha geniş hali gibi düşün.
Sen şu kadar şey kullandın, yaktın, enerji sarfettin ve limiti aştın. Belli bir süre geçene kadar veya süresiz olarak bu tür şeyleri kullanmaktan tüketmekten vs. haklardan mahrumsun demenin projesi.
Ülke adını unuttum ama avrupa'da bir yerde alış veriş için kullanılan kredi kartı benzeri bir kartla denemeler yapılıyor.
Şöyle ki , kişi için belirledikleri günlük kalori değeri kartta tanımlanan kotaya göre günlük tanımlanan kalori limitinin üstünde yeniden benzeri bir gıda alındığında kart harcama yapmaya izin vermiyor.

Öyle görünüyor ki dünya nüfusunu kontrol etmeye çalışan ve şimdi bir çok devletin sorunu olan doğum artış oranın düşmesi yine bu zihniyete dayanıyor olmalı .

Bu zihniyet tek tek şahısları olumsuz etkileyen bir çok projenin hazırlayıcısı ama doğayı koruma karbon azaltımı hususunda büyük işletme fabrikalara hatta kullandıkları jetlere neden kısıtlama getirmezler ? bu da ayrı bir konu .
Benzin mazot gibi petrole dayanan fosil yakıtların kullanımının sınırlandırılması ve yenilenebilir enerji adı altında hazırlanıp bize oldukça şirin gösterilen uygulamalar da yine bu zihniyete dayanır.
-1
diyecevaplandı
(01.02.26)
(8)

epstein ve justice.gov

WithWorth
abd'nin resmi adalet bakanlığı justice.gov nasıl geçmiş ve şuanki iktidarı sarsabilecek, halkta infial yaratabilecek, skandalın da skandalı belgeleri resmi kanaldan tüm dünya ile paylaşabiliyor ?bir ortadoğulu olarak, olayı hayal edemiyorum. bu abd'nin yasatma-yürütme-yargı kurumlarının ideal seviye
abd'nin resmi adalet bakanlığı justice.gov nasıl geçmiş ve şuanki iktidarı sarsabilecek, halkta infial yaratabilecek, skandalın da skandalı belgeleri resmi kanaldan tüm dünya ile paylaşabiliyor ?

bir ortadoğulu olarak, olayı hayal edemiyorum. bu abd'nin yasatma-yürütme-yargı kurumlarının ideal seviyede bağımsız olduğunu ve başkan bile olsa kimsenin gözünün yaşına bakmayacak bir bağımsızlığa ve ahlaki prensiplere sahip olduğunu falan mı gösteriyor ?
0
WithWorth
(01.02.26)
israil ve silah lobisi yargıya baskı yapıp belgeleri parça parça bıraktırıyorlar. trump da kuyrugu kıstırıp iran a girmek zorunda kalıyor.
0
paudi
(01.02.26)
Hukuki süreç bu şekilde, aslında baya bir ayak dirediler ama zamanında bizzat cumhuriyetçiler bu Epstein konusunu dillerine doladıkları, şu anda üst düzey görevde olan Trumpçı elemanlar, mesela FBI direktörü vb. göreve gelmeden önce "Epstein belgeleri açıklansın" diye yaygara kopardıkları için de çok geri adım atacak yerleri kalmadı. Gerçi gelinen noktada Trump ortalığı o kadar karıştırdı ki tam olarak neye ne kadar etki ettiği de belli değil. Herkes şok olmuş gibi gözüküyor ama gerçekte ne gibi bir etkisi olacağı belli değil. Sonuçta uzun uzun sosyal medyada tartışılıp sonrasında meme haline gelip herhangi bir skandal olarak unutulması da mümkün.
0
salihdt
(01.02.26)
Aslında konu yargı sistemindeki yozlaşmadan hortluyor zaten. Hatırlamıyor olabilirsiniz ama "Epstein Files" olaylarının esas orta yere düştüğü süreç 2018 yılında bir gazetecinin 2008'deki (ilk olaylar o dönemdeydi) mahkeme kayıtlarını kurcalayıp o davanın peşinden hala koşturan mağdurlar ve fazlasını bulup olayların daha farklı bir boyutu olduğunu ve epstein'ın savcıyla anlaşma yaptığını belgeleyen haberlerden sonra patlamıştı. O dönemde zaten me too akımı falan da vardı kamuoyunda zengin yaşlı erkek figürlerine tepki baya yüksekti, bu da o ortamın üstüne tuz biber oldu.

Yani bu zaten 2008lerde üstü kapatılmış bir olaydı.
Sonra bundan kısa süre sonra epstein tutuklanıp hapiste ölünce artık işler çığırından çıktı. Olayları sümenaltı etmeye çalışanlar da insan, malum. Bunlar da tanrısal varlıklar değil. İşler bu kadar çığırından çıkmışken birçok kere bazı şeylerden feragat etmeleri gerekir heralde.

Şu an iş sadece ABD içinde de değil, her yere ulaştı. Şu an hala daha 6 milyon belgeden neden 3,5 milyonu açıklandı diye itiraz ediyor millet

Edit: Bahsettiğim yazı dizisini buldum Miami Herald diye bir gazetede çıkmış. Gazeteci Julie K. Brown, haber dizisinin adı Perversion of Justice: The Jeffrey Epstein Story. Sonradan ayrıbasımı da yapılmış sanırım. Belki Türkçeye de çevrilmiştir.
0
akhenaten
(01.02.26)
hiçbirşey çıkmaz. neler sızdı bugüne kadar.
belge sızdırarak kimsenin hayatını değiştiremezsin, dünyayı hiç değiştiremezsin.
olayın sadece magazinsel kısmını merak ettiğimiz için takip ediyoruz.
twitterdan sil tüm içerikleri, yarın kimse hatırlayıp sormaz.
insan doğası.
0
plastic_angel
(01.02.26)
Her ne kadar Epstein diyerek olaylar güya bir kişinin etrafında dönse de bir Temelde mossadın projesi olduğu ortada. Bir kişi bu kadar dolap üst üste çeviremez. Organize olduğu ortada.
Ölen biri kendini de savunamayacağı için sürüyle haber ara ara pompalanıyor ve Trump'ın İsrail'e olan tavrına göre onu sıkıştırma amaçlı zamana yayılarak parça parça veriliyor .
ABD de bile olsa yargının tümüyle
bağımsız olduğunu düşünmek imkansız. Yargıda karar verme noktasında olanların bile bağlı oldukları bir parti vardır.

ABD de şu an ulusalcı Trump tarafı ile küreselci bıden tarafı arasında artık ideolojik noktada (partilerin de üstünde) bir çekişme söz konusu .
0
diyecevaplandı
(01.02.26)
@plastik; mideniz de baya genişmiş yani öeh, güle güle kullanın
balık hafızalar unutur ama devletler unutmaz. robert kolejinin epsteinden fon istediği mail unutulacak gibi değil mesela.
0
love and trust
(01.02.26)
unutmasan da bir şey olmuyor. trump'ın epstein'ın ayarladığı küçük kızlardan birini hamile bıraktığı ve doğan çocuğun öldürüldüğüne dair belgeler çıkalı haftalar oluyor mesela. ne oldu? hiç. unutmazsın hafızanda kalır ama pratikte bir şey olmaz.
-1
robokot
(01.02.26)
Prensipler konusuna evet diyorum. Ülkemizden çok çok farklılar. Trump'ın değiştirmeye çalıştığı şey de bir parça bu.

Avrupa'ya diyor ki "normları siz koyuyorsunuz, parayı biz veriyoruz" . Bu ahlaka savaş açmış durumda ama başarması çok zor çünkü insanlar da normlarını benimsemiş ve tavizsizler.

Bizde bir eleştiri ya da suçlamaya bünye hemen savunma ve karşı saldırı reaksiyonu verirken orada "bunu böyle düşünmekte ve söylemekte özgür" algısı öne çıkıyor.

ABD'de gizli ajandası olan etkili ırkçı israil lobisi de mahkemeleri bypass edemiyor. Ama mossad ,medyadaki etkisi vb yoluyla siyaseti etkileyebiliyor.

Önceki dönemde bu lobilere karşı atak olarak NewYork'taki tünellerden baskınla yahudileri çıkarıp medyada ifşa etmişlerdi. Kanlı yatak, bebek arabası vb medyaya yansımıştı.
0
hebanon
(01.02.26)
(1)

Yazıcı IP sorunu

the guy from batman
Yeni aldığım yazıcıyı bilgisayara bağladım. Belgeleri yazdırıp taratabiliyorum. Fakat yazıcı özellikleri kısmına girdiğim vakit IP no, üretici, model numarası vs. bilgilerin karşısında “kullanılamıyor” yazısı çıkıyor. Sıkıntı ne? Sürücüyü yüklerken ne hata yapmış olabilirim?
Yeni aldığım yazıcıyı bilgisayara bağladım. Belgeleri yazdırıp taratabiliyorum. Fakat yazıcı özellikleri kısmına girdiğim vakit IP no, üretici, model numarası vs. bilgilerin karşısında “kullanılamıyor” yazısı çıkıyor. Sıkıntı ne? Sürücüyü yüklerken ne hata yapmış olabilirim?
0
the guy from batman
(31.01.26)
Tek başına bir bilgisayara bağlı ise sorun yok bir bilgisayar ağı veya internete bağlı ise lazım kısımlar . Önemsemeyin.
+2
diyecevaplandı
(31.01.26)
(5)

işverenler, ücret ödemekten hazzetmediğiniz en büyük şey hangisi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.01.26)
konu ücret ödemekten hazzetmediğim 'şey' ise; damga vergisine gıcık oluyorum.
+4
galahad reloaded
(31.01.26)
kiranın stopajından özellikle nefret ediyorum.

yıllardır vergi ödüyorum ve vergi borcum asla ama asla bitmiyor.
+3
scudman1
(31.01.26)
mali müşavirlik: faturamı gelirimi giderimi zaten gerçek neyse onun üzerinden kesiyorum ediyorum. üzerine bir de ayda sadece 2 saat bunları gib'e girip bana beyannameleri tahakkukları yollayan adama 10 bin lira vermek zorundayım. bu koyuyor. kuzenler de mali müşavir ve biri zaten sorunlu mükellefler yüzünden işi bıraktı, diğeri de yapmıyor. yani mali müşavirler de şikayetçi, neden bu iş artık otomasyon gibi yürümüyor anlamıyorum. hatta kestiğim fatura bile elektronik, ben hiçbir şey girmeden vergimin bana tahakkuk etmesi gerekli. ama birileri suyun başını tutuyor...
+4
malheiros
(31.01.26)
Maaş vermek istemiyorlar sanırım.
Neyseki asgari ücret denen bir durum var . Yoksa bu ekonomik zorlukta sadece 10bin TL'ye sigortasız insan çalıştırmak isteyen patron(!) sayısı da az değil.
+1
diyecevaplandı
(31.01.26)
Stopaj +1
+1
benim bir gizli bildiğim var
(31.01.26)
(5)

YouTube'da içerik üreten sevimli bir tarihçi var mı?

sekizdokuzon
Şöyle güzel güzel kasmadan, aşırı okuma yapmadan, didaktik olmadan tarih anlatan kimse var mı YouTube'da? Teşekkürler.
Şöyle güzel güzel kasmadan, aşırı okuma yapmadan, didaktik olmadan tarih anlatan kimse var mı YouTube'da?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(30.01.26)
Söylediğin tanıma uyar mı bilmiyorum ama konuları ana hatları ile açıklamakla birlikte arada pek bilinmeyen hususları da belirten Ekrem Buğra Ekinci ilk aklıma gelen.
+1
diyecevaplandı
(30.01.26)
Akademik degil de daha genel kultur havasinda tarih icin Halil İbrahim Göker aklima geldi.
0
sertac akin
(30.01.26)
Mustafa B. Bozkurt (Lex Historiae), tarihteki enteresan olayları, dönüm noktalarını araştırıp hikayeleştirerek anlatıyor.

www.youtube.com
+3
orpheus
(30.01.26)
Ceren Sungur var, tarih obasi kanaliyla.
www.youtube.com
0
chihirovekohaku
(30.01.26)
biliyorsundur ama emrah safa gürkan en ağır konuları bile aşırı ve kahve ağzında anlatıyor.
-2
dirildimde geldim
(31.01.26)
(7)

Çeyrek altın saklama önerisi

beni tedavi et
Merhaba elimde çok değil 11 adet çeyrek altın var fiziki olarak. Bunları saklayacak bir konumda değilim. Satmakta istemiyorum. sanırım bankaların çeyrek altın hesabı oluyormuş ve bankalara teslim edebiliyormuşuz öyle durumda değer kaybı olur mu? Ve sanırım belli şuberler alıyormuş. Bu çeyrek altınla
Merhaba elimde çok değil 11 adet çeyrek altın var fiziki olarak. Bunları saklayacak bir konumda değilim. Satmakta istemiyorum. sanırım bankaların çeyrek altın hesabı oluyormuş ve bankalara teslim edebiliyormuşuz öyle durumda değer kaybı olur mu? Ve sanırım belli şuberler alıyormuş. Bu çeyrek altınları nasıl bir yerde saklayabilirim.
-1
beni tedavi et
(29.01.26)
Kiralik kasadan mı bahsediyorsunuz? Bunun kiralik ücreti vardır herhalde.

Eğer altınları “banka altını”na çevirmek istiyorsanız, mümkün tabii. Bankaların belirli günlerde şubelerinde experler oluyor, altınları onlara ver,yorsunuz, altın olarak hesabınıza geçiyor. Ek ücret yok. Ama sadece altın olarak geçiyor. Mesela 1 gram %95 saflıkta ise, 0.95gr olarak geçiyor.

Sanırım bazı bankaların çeyrek bankamatikleri varmış ama onlar nasıl bilmiyorum.
0
substituent
(29.01.26)
HellKeePer
(29.01.26)
Kuveyt Turk'te bir ara çeyrek altın hesabı vardı. Çeyrek altın olarak hesaba yatırıp daha sonra istediğinde ATM'den çeyrek altın olarak çekebiliyordun, 100 lira civarı bir bedeli vardı çekim başı, bir şubesine gidip danışın isterseniz halen var mı?
0
koskoca kirpi
(29.01.26)
Altı üstü 11 tane çeyrek altını da evde saklayamamak diye bir şey söz konusu olmamalı.
İki veya üç taksim yap farklı yerlere sakla.
Az biraz altına yatırma yapalım derken bile bankları zengin etmeye çalışmaya gerek yok.

Salgın döneminde yeterince kâr yaptılar zaten . Her sene sonu da millet dibe çökerken, kâr açıklarlar.
Yanı başımızdaki ATM bile kafasına göre para veriyor veya vermiyor.
+1
diyecevaplandı
(30.01.26)
11 ceyrek icin kasa mi kiralanır? Toprağa gömsen, kömürlüğe saklasan yine saklanır. Banka altin hesabina yatırayım diyorsan geçmiş olsun. O altınları sana geri vermezler. Piyasalar allak bullak olursa da kendi belirledikleri fiyattan sana tl öderler.
-2
onepointzero
(30.01.26)
11 çeyrek için kiralık kasa kiralamaya gerek yok. zaten altın piyasası yükselince bankalar herkese kasa kiralamıyor. evinize bir kasa alıp oraya koyabilirsiniz. küçük portatif kasalar var.
0
mikahakkinen
(30.01.26)
kasa kiralamak için ciddi meblağın olmalı yoksa değmiyor. devlet bankalarının yıllık kasa ücretleri uygun ama onlarda da yer bulamıyosun. özel bankaların ücretleri de yüksek. o yüzden kasa işi olmaz.
0
Sadece soruyorum
(30.01.26)
(9)

Ameliyat korkusu

arbre
Olmak istediğim bir ameliyat var. Günü de belli. Ama korkuyorum hafif. Ameliyat olanlar nasıl aştınız bu korkuyu? Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
Olmak istediğim bir ameliyat var. Günü de belli. Ama korkuyorum hafif. Ameliyat olanlar nasıl aştınız bu korkuyu? Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
-7
arbre
(29.01.26)
Stres olman normal bende olmuştu aynısı. Yapacak birşey yok.
Olman gereken bir ameliyatsa olacaksın. Optional birşeyse eğer çok korkuyorsan olmayacaksın. Yani genelde insanlar böyle karar veriyor. Ne ameliyatı olacağınızı bilmiyorum ama gerilmek-korkmak bunlar tamamen normal şeyler.
0
nuevo
(29.01.26)
sonra gülerek anlatıyorsun o anları. Allah büyük korkma, sonunda rahata ereceğin günleri düşün. çok geçmiş olsun.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
3 ameliyat oldum. Üç tane de sırada var ki biri açık kalp ameliyatı. Gram endişe yok.
Birkaç güne Doktorumla görüşeceğim, sırama yap da aradan çıkaralım şunları diye.

Rahat ol. Bişey olmaz.
-2
Mirket
(29.01.26)
bir tane büyük ameliyat(omurga ameliyatı) bir de tane de sezaryen geçirmiş biri olarak diyorum ki olman gerekiyorsa hiçbir şey hatırlamayacak olmana odaklan. anesteziyi verdikleri an küt diye gidiyorsun ve sanki aynı anda uyanıyorsun. uyku gibi değil anlık gidip gelme gibi. e sonrasında zaten ağrı kesiciyi basıyorlar, yanında da destek olacak birileri varsa mis. genel anestezi olacaksan ilk gün ayılsan da uykulu ve leyla gibi oluyosun.
hiç korkma. ya da neyden korkuyorsun tam olarak onu düşün. yolunda gitmemesinden mi? çekilecek ağrı sancı falan mı? ona göre korkuna çözüm bulabilirsin.
+1
rayde
(29.01.26)
Gozunu kapiyorsun ve aciyorsun. Senin icin 1 salise surecek. Benim korkum tamamen ya komplikasyon yasarsamdi. Yani olum de degil. Ki bence en guzel olum sekli olabilir narkoz halindeyken olmek :)
Korkun olum korkusuysa burada soylenenlerle asamazsin. Ama soyle dusun her gun olum tehlikesi geciriyoruz veya trafige cikiyoruz ama onlemimizi aliyoruz. Iste onlemini alicaksin. Komplikasyon korkum icin bunu dusundum. Onlemini alicaksin. Yani iyi bir hastane, iyi bir anestezi ekibi, iyi bir doktor. Icine sinen bir ekip ve mekan olsun yani. Seni rahatlatacaktir. Biraz gozun tutmadi doktoru mesela isterse dunyanin en iyi cerrahi olsun rahat edemezsin bu korku oldukca.
Agri sanciysa korkun onu direkt bosver. Ilac diyr bi sey var agri duymazsin.
+1
Kittie
(29.01.26)
bir kaç ameliyat oldum en kötüsü sedye ile ameliyathane kapısında sıra beklemekti .
diğerinde odamda koldan sakinleştirici vermişlerdi asansöre gidene kadar uyumuştum. anestezi uykusu güzeldir , korkmayın .
teknoloji çok ilerledi en çok tıp alanında hızlı gelişme yaşanıyor . ne ameliyatı olacağınızı bilmiyorum ama kapalı ameliyatlar var ve dikiş ağrısı falan olmuyor artık .
* bu arada ben de kadınım ve burun ameliyatı oldum korkmadan : )
0
devilone
(29.01.26)
geçmiş olsun. korkman normal. neden korktuğunu yazsana, belki de korkmana gerek olmayan bir şeydir.

ben apandisit ameliyatı olmuştum. ani gelişmişti. çok korkmuştum ama oldum bitti. gözümü kapatmamla açmam bir oldu. hiç anlamadım.

bir de bu yıl sonunda çift çene ameliyatı olacağım. deli gibi korkuyorum. zorunda değilim ama istiyorum. ameliyattan önceki 1 ay ve sonraki 2 ay hayatım çok zor olacak. çok acı çekmekten ve sinir hasarı yaşamaktan korkuyorum. yüzümü bozmasından korkuyorum bir de. umarım her şey iyi gider. benden daha küçük kişilerin bu ameliyatı olduklarını instagram ve tiktok'ta izleyince rahatlıyorum.
0
art cat chocolate
(29.01.26)
Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
-
Çünkü ortamlarda atacakları havanın getirisi o korkunun üstünde .

Korku için diyeceğim ise işi oluruna bırak . Kaderinden başkasını da yaşamıyorsun zaten.
-6
diyecevaplandı
(29.01.26)
ben de ilk ameliyat olduğumda baya tedirgindim. o narkoz hissi nasıl olacak acaba, uyanabilecek miyim korkusu vardı bende ama hiç korkulduğu gibi bir şey değil içiniz rahat olsun ve geçmiş olsun şimdiden.
0
elektr10
(30.01.26)
(6)

Trump'ın İranlılara "Devam edin, yardım geliyor." demesini nasıl değerlendiryorsunuz?

santimantal
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılac
ABD İran'ı vurursa İran'ın da geçen seferki gibi İsrail'i vuracağından dolayı ABD'nin İran'ı vurmadığı söyleniyor. Fakat bu, Trump'ın söz vermesinden sonra mı ortaya çıktı? ABD neden vurmadı? Trump'ın yaptığı büyük bir sorumsuzluk değil mi? Trump öyle demese belki protestolar o kadar katliam yapılacak seviyeye çıkmayabilir miydi? Yoksa Trump bunu bilerek, bir şeyleri ölçmek için mi yaptı?
0
santimantal
(24.01.26)
Her zaman ki Amerika, halkı birbirine düşür istediğini başa getir.
0
mirty
(24.01.26)
Kullanıp attı. Abd'de bedava-karşılıksız hiçbir şey yok. Ya para verirsin ya kendinden verirsin.
0
michael harddd
(24.01.26)
iran'da halk yönetimden memnun değil ama esnafın protestolarının üç bin ölümle sonuçlanacak noktaya gelmesi kesinlikle dış müdahalenin sonucu. starlink sayesinde kabak gibi ortaya çıktı zaten. iran bombalayarak yok edebileceğin bir ülke değil ama sahaya asker sürerek ele geçirebileceğin bir coğrafya da değil. o yüzden abd-israil iç karışıklık kartını oynayıp işi içeriden halletmeye çalışıyor.

abd'nin allah bir dediğine bile inanmaması lazım kimsenin. türkiye'de özellikle insanların korkunç bir akıl tutulması yaşadığını görüyorum ki birkaç sene öncesine kadar ben de aynı fikirdeydim zaten bunu reddetmeyeceğim. mevcut koşullardan dolayı batıyı allah bellemek, onu doğru ve geri kalanı yanlış saymak vs...

gerçekte dünyada israil'den daha dinci, daha yobaz bir devlet yok. abd desen tüm servetini sömürüye ve savaşlara borçlu korkunç bir oluşum. bizim kafayı maddiyatla bozmuş aptallarımız viyana'da kahve içip stori atabilmek için sabah akşam batı yalıyor. bunların nasıl haydutlar olduğunu görmek için çok eskiye gitmeye gerek yok suriye, libya ve hatta iran bile bizim neslimizin gördüğü travmalar. ırak'ı bile katabiliriz 30 yaş üstü için.

daha sonra gazze ve ukrayna zaten tüy dikti. şimdi grönland. ergenliğimi avrupa'da iyi para kazanıp düzgün yaşama umuduyla yaşamıştım. şu an bu soytarılardan ölümüne nefret ediyorum. kendimi kurtarmak için milyonların bombalanmasına göz yumma, her şey doğal akışındaymış gibi davranma fikrini kesinlikle reddediyorum. bunlar insan değil. sadece gücü elde etmiş, tüm dünyayı kendine köle etmiş köpek sürüsü.

biz ülkedeki siyasal islam yüzünden çok savrulduk diye düşünüyorum, yani bizi "batı iyidir" algısına iten biraz buydu. halbuki siyasal islam ve mevcut sistem de tam olarak şu anki batılı ağa babalarının bize enjekte ettiği zehirden fazlası değil. bugün türkiye'deki koşullardan rahatsız olan, siyasal islamdan ve yolsuzluktan şikayet eden bir gencin abd & batı hayranı olması benim gözümde dünyanın en saçma şeyi. filistin'de soykırım yapıp "we stand with israel" diyenler aynı insanlar çünkü. uluslararası hukukmuş, şuymuş buymuş hepsinin dümen olduğunu da defalarca gördük.

kısacası iran konusunda mollalara zerre sempati duymamakla beraber iran'ın "özgürleştirilmesini" isteyenlerden nefret ediyorum. abd'yle israil'in kime huzur sağladığı görülmüş? trump'ı ayrı, abd'yi ayrı, israil'i ayrı, koalisyonu ayrı ayrı seveyim.

bizim aptal sekülerler "aaaağbi teokrasi yaaa demokrasi yaaa" deyip iran'ın parçalanmasını destekleyecek, 90 milyonluk ülke paramparça olunca da "mülteci istemiyoruz" diye kuduracak görürsün. aynı numarayı senelerdir yiyorlar.
+3
der meister
(24.01.26)
Suriye ve Irak'ta devlet kuracağız diye terör örgütünün arkasından gidenlere Trump nasıl bakıyorsa, bunların da arada telef olması için Trump gaza getiriyor.
İran'ın da geçmişten böyle olaylara karşı dayanımı var. İşler saha da büyüse kan daha çok akacaktı.
Ama İran'da esas dengeleri Türklerin ayaklanması değiştirir. değiştirmese de rejimi çok zorlar .
0
diyecevaplandı
(24.01.26)
Trump, sonuçları her ne olursa olsun herhangi bir sözünden dolayı sorumluluk yüklenmiyor. Halklara, ülkelere, Avrupa ülkeleri dahil liderlere normalde söylenmeyecek laflar ediyor.

İran'la ilgili İsrail lobilerinin büyük baskısı altında onları bir şekilde oyalamaya çalışıyor. Sürekli elinden geleni yaptığını anlatıyor.

Fanatik siyonistler ABD'nin etkisi kırılsa ya da tamamen kaybetse bile kendilerine bir şey olmayacağı gibi bir inanca sahip. Kendisi deli olsa da kendisinden daha deli olanların arasında sınırlı hamlelerle geçiştirmeye çalışıyor.
+1
hebanon
(25.01.26)
Bu arada, Murat Yetkin bu konuyu irdelediği bir video yayımladı YT kanalında.
0
🌸santimantal
(25.01.26)
(3)

Acilen uzaya gitmem gerekiyor

michael_knight
desem ve neredeyse sınırsız bütçem olsa (roket yaptıracak kadar sınırsız değil. 100 milyon dolar civarı diyelim) alabileceğim ilk bilet ne zaman? Hangi şirketten?
desem ve neredeyse sınırsız bütçem olsa (roket yaptıracak kadar sınırsız değil. 100 milyon dolar civarı diyelim) alabileceğim ilk bilet ne zaman? Hangi şirketten?
0
michael_knight
(24.01.26)
Blue origin 6-7 aya yollar o paraya.
+2
Bruce
(24.01.26)
Spin Launch
0
diyecevaplandı
(24.01.26)
spinlaunch uzaya insan göndermiyor. test aşamasında bir proje. santrafüjde döndürüp döndürüp salıyorlar sapan gibi. insan dayanmaz ona

blue origin gönderiyor. 100m dolar değil, çok daha az. ama turlar kısa. çok yukarı çıkmıyorlar. sanırım 3-4 dk yerçekimsiz kalıyorsun sonra aşağı iniyor.

axiom var, spacex'in altyapısını kullanıp uzaya insan gönderiyor. paran varsa özel turlar yapıyorlar. çok paraya çok uzağa götürürler.

bir de virgin galactic var. onlar çok insan taşıyacaklar sanırım.
+3
biseysorcaktim
(24.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(14)

Bu Amerikalilar ICE polisine niye tepki gosteriyorlar?

tantamount_to_equivalent
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah,
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah, fatura olur ne bileyim, banka kartini, ogrenci kimligini goster. Bir sekilde halledersin gecersin. Ulan bunlarda gbt'ye bakma falan da yoktur simdi, suclu icin kacak icin ne kebap ulke. Trump icraat yapiyor, senin yararina iste. Woke medyanin, demokratlarin toksikligi resmen. Kacirdigim bir sey mi var?
-10
tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
kimlik taşıma kültürü yok galiba, üstüne kimliğe bile bakmadan ters kelepçeyi takıp bir yere götürüyorlar (kaç tane ABD vatandaşını almışlar).

Legal bir birim olmayabilir, yüzü maskeli garip bi organizasyon.

Ek olarak, ABD'de milletin "devlete karşı silahlanma hakkı" var. Orası o kadar özgür bi ülke öyle düşün. Böyle polismiş ice'mış falan öttürürler ve öttürmeliler.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
Özetle ABD ve "eski dünyanın" devlet ve vatandaşlık algıları çok farklı. ABD tarihi çok bilinmiyor ülkemizde. O yüzden cidden kısa bir cevabı yok bunun. Konuya ilginiz varsa Halil İnalcık'ın çevirdiği Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var. Bunu okursanız iyi bir temel olur, ABD nasıl kuruldu ve nasıl farklılar sorusuna cevap olur. Bunun üstüne modern politikalara göz atarsanız durumu anlarsınız.

Çok kabaca özetlersek bildiğiniz gibi ABD karma göçlerle kurulmuş bir devlet. Bu açıdan göçmenlik kavramı bu insanların tarihsel farkındalığının bir parçası. Meseleye salt olgusal olarak bakamıyorlar. Hikayeleri, tarihleri, varlıklarının her yerinde göç temalı şeyler var. Buna ek olarak köleliği çözme biçimleri (abd iç savaşı vs.) gibi çok girift bir takım süreçler var. Neticede "diversity" politikaları bu ülkede doğuyor.

Biz ve yaşadığımız dünyanın geneli soya dayalı bir tarihsel zincire sahip. O yüzden birçok şey anlamlı gelmiyor. Örneğin dünyada az ülkede vatandaşlık kan bağıyla değil doğumla kazanılıyor ve abd bunlardan biri.

ABD'nin bir yarısı (çoğu demokratlar) bütün bu tarihsel süreci günümüze uyarlayarak "biz göçlerle var olduk, hala yeni göçmenlere yer var" anlayışı içinde. Diğer yarısı ise (çoğu cumhuriyetçiler) günümüzle geçmiş arasında net ayrım yaparak "bizim uluslaşma aşamamız sonlandı, yeni göçe yer yok" ayrımını yaşıyor.
+8
akhenaten
(19.01.26)
Olayların esas sebebini bilmiyorum ama
üstteki ilk yorum için diyeceğim ,
ABD'de de milletin "devlete karşı" silahlanması herhalde bir ilüzyondan ibaret olmalı.
Trum bir kaç gün önce isyan yasasını devreye koyacağını belirtti :
t24.com.tr

Sanırım isyan yasası işlerse, demokrasi , insan hakları, seçimler, özgürlük heykelinin anlamı vs bir süreliğine
hatta kanlı şekilde rafa kalkar.
Saddamdan sonra Irak'a getirdikleri(!) daha sonra da İran'a havale ettikleri özgürlüğün 10'da birini bulmaları zor.
2021' deki kongre binası baskınını hatırlayın. Sonrasında protestoculardan evinde bir şekilde ölenler de oldu.

Önceki Biden yönetimiyle de hala çekişme halinde Trump.
+1
diyecevaplandı
(19.01.26)
"Devletin polisi senin icin calisiyor"luk bir durum yok. Herkes vergi veriyor, devlet topladigi vergilerle ne dogru duzgun egitime ne sagliga yatirim yapiyor, para bunlara gidiyor seklinde bir arguman var. Bir de mesela 25 senedir orada yasiyan kimseye bulasmayan gocmenin kime ne zarari var, niye bunlarin hayatini karartiyorsunuz zevk icin gibi bir mantik da soz konusu.

Buna "icraat" demek garip bir mentalite.

Onun haricinde zaten batida besin zincirinin direkt en dibindeki turk/ortadogulu/musluman gruba mensup birinin "woke" gibi terimleri kullanmasi ise hepten sac bas yoldurucu. Arkadasim o woke hakareti senin kullanman icin degil, zaten hedefinde sen varsin.
+3
hot potato
(19.01.26)
ABD polisinin en küçük olumsuzlukta öldürme mantığı akıl işi değil. Yarış arabasıyla polisten dakikalarca kaçıp terör estiren white'ların roketle vurulması gerekiyor o zaman. Bu tipleri helikopter kovalıyor, canlı yayında tüm ülkeye izletiyorlar. Normal bir göçmen neden 1 saniyede öldürülüyor? Bu ikiyüzlülük sorgulanması gereken bir şey.
0
arbre
(19.01.26)
@hot potato
besin zincirinin en altindaymisiz, woke kelimesini kullanamazmisiz falan bu derece assagilik kompleksine girmeye gerek yok. Siz hic Tr disina cikmadiniz diger gocmenleri hic gormediniz galiba? Burka giyenlere, bebege bas ortusu takan 8 cocuklu ortadogululara kadin sunneti, akraba evliligi seminerleri duzenlemekle mesgul AB sehirlerinin belediyeleri. Pakistan, Hindistan, Banglades, Afrikalilar temizlik nedir bilmiyor, adamlar bakkal, restoran aciyor, pislikten adamin dukkanina giremiyorsun. Ne eti yedikleri belli degil, gidanin saklama kosullari falan hicbir sey bildikleri yok. Ulkesindeki ic savastan mi kacmis, suclu mu katil mi tecavuzcu mu ne oldugu belli degil cogunun. Bati Turk gocmeni bulsun, opsun basina koysun. Tamam ulkede isler yolunda gitmiyor ama kendinizi bu kadar kucumsemeyin ayrica son donemde deli beyin gocu oldu. Imajimiz daha da iyilesiyor.
Kaldi ki cok sukur dis gorunus avantajimiz da var. Zenci degiliz, kahverengi degiliz, batili gibi giyinip, batili gibi yiyip iciyoruz. Diger gocmenlerden ulkesindeki Yerel kiyafetiyle dolasan var, salvar giyen var, kabileyi birakip gelen var, adam daha yerlesik hayata gecmemis, mizrak falan tasiyor, ustsuz dolasiyor:)

x.com
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
ABD'yi Türkiye'den hatta avrupa'dan anlamak çok zor.

ABD adı üstünde Birleşik Devletler. Bir federasyon. Aslında Avrupa Birliği'nin hadi biz artık tek bir devlet olalım dese ortaya çıkacak şey gibi düşünün.

ABD'de şu an eyalet dediğiniz yapılar aslında bir zamanlar bağımsız devletlerdi. ABD'nin mantığının anlaşılması için bu kadar detaylı anlatıyorum. O yüzden eyalet valileri merkezden atanmıyor. Her eyalet kendi valisini kendi seçiyor. Hatta valiler aslında teknik olarak devlet başkanı gibi neredeyse. Bazı alanlarda valilerin yetkileri başkandan daha fazla. Başkanın verdiği bazı kararları uygulamama yetkisi var. Her eyaletin polisi kendisine ait.kendi atamalarını yapıyorlar. Yani fransa polisi ingiltere'de neyse, abd'de eyaletler arası durum o.

O yüzden FBI var, eyaletler üstü yani federal polis. Interpol gibi, her eyalette çalışabiliyorlar.

Bir diğer konu da ABD özel mülkiyetin, bireysel hakların çok çok ön planda olduğu bir memleket. Bu Türkiye'de çok kolay anlaşılabilecek bir şey değil bizim kültürümüzde özel mülkiyet olayı çok yeni daha. ABD'nin kuruluş felsefesi bunun üzerine.

Bu yüzden hesap sorulabilirlik çok fazla. Bu sebeple de ABD kamu görevlileri çok sert. Böyle bir sistemi ancak çok net kurallarla döndürebilirsin. Ve bu kadar büyük ve karmaşık bir sistemde taş kağıt makas durumu var. her birim başka bir birimden güçlü, başka bir birimden güçsüz.

Bunların tamamını aklınızda tutun.

Şimdi gelelim ICE'ye. ICE dediğin göçmenlik ve gümrük bürosu. Yani aslında evrak işleriyle dönen bir kamu kurumu. ama son dönemde ICE memurları özel harekatçılar gibi ağır silahlarla sokaklarda gezip önüne geleni gözaltına alıyor, insanları kovalıyor vs. Evlere girme yetkileri yok ama manipülasyonlarla insanları evlerden çıkarmaya çalışıyor ki gözaltına alabilsin.

Çünkü seçim vaadi olan kaçak göçmenleri gönderiyoruz propagandası yüzünden sokaktan adam topluyorlar. Gönderdikleri adamları da şöyle yolluyorlar. Mesela adam legal olarak amerika'da öğrenci. Ama ice yakaladı. Merkeze aldı. Manipule ediyorlar, avukatıyla görüştürmüyorlar ya da oyalıyorlar. Arada diyorlar ki bu kağıtları imzalayacaksın. Bazıları korkup imzalıyor. İmzaladıkları kağıtlardan bazılarında ABD'yi terk etme sözü vermiş oluyorlar. Aslında legal olarak orada bulunan birini böyle deport ediyorlar. Sırf kotalarını doldurabilmek için.

Ama asıl sorun bu yönetimsel baskıyla, ICE memurları legal sınırları epey zorluyor şu anda. Bir de bizdeki bekçiler gibi işsiz gençleri toplayıp sen artık ICE memurusun, al silahın al yetkilerin gibi bir durum da oldu.

Bunlar yüzlerini kapatıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, kameralarını kapatıyorlar, sokaklarda kafalarına göre takılıyorlar ve ellerinde de epey ağır silahlar var. Tipleri görsen özel harekatçı gibiler. Ve bunun yasal zemini ciddi ciddi tartışılıyor. Şimdi yukardaki örnekleri şundan anlattım, ABD'de polisin bile sokakta herkesi durdurup rastgele kimlik kontrolü yapması çok reaksiyon alır. Ortada bir şüphe olması lazım. Şimdi bu adamların sokakta insanları durdurma şüpheleri de ten rengi genelde. Bu da ayrı bir tepki sebebi.

Bir de bu adamlar federal yetkili. Ee şimdi sen bir eyalete gidiyorsun, o eyaletin düzenini sağlayan polisleri var. Ama 2 tane ice arabası geliyor bir anda şehir meydanında insan kovalamaya başlıyor ee bu da bir kaos.

Ama son olay hastaneye giden bir kadını çekip vuran bir ice memuru yüzünden büyüdü. Kadını geçirmiyorlar, kadın arabayla gitmesi gerektiğini acil bir hastane işi olduğunu söylüyor. Kadın memurların arasından geçip gidiyor. Bir tanesi aracın arkasından ateş ederek kadını öldürüyor. Kendini "beni öldürecekti" diye savunuyor ama videosu çıktı kadın uzaklaşıp gitmesine rağmen direkt kafadan vuruyorlar.

Kadın bir de ABD vatandaşı doğma büyüme. Haliyle kıyamet kopuyor.
+3
anten
(19.01.26)
@tantamount_to_equivalent
tam olarak demek istedigim bu iste. batili sagcinin gozunde pakistanli'dan ustun oldugun varsayimin tamamiyle yanlis.
0
hot potato
(19.01.26)
"trump'in polisi" algisi var anladigim kadariyla ki polislere bala sovuyorlar hatta engel oluyorlar adamlar pek bisey yapmiyor..anladigim kadariyla bu arkadaslarin etki alani ve gucu limitli, trump defacto olarak kendi gerillasini yaratip sinirdan iceri surmus gibi bir durum var ortada. yoksa normal polise boyle bir tavir oldugunu gormedim, cunku kim vurduya gidersin.

olay sari okuzu vermemek, buna eyvallah cekerlerse trump kendisine oy vermeyen %50nin ustunden gececek, gocmen olayi bir "deneme" (bence)
+1
cooperr
(19.01.26)
@hot potato:
Orasi dogru, asiri sagci irkcinin gozunde tum yabanci aynidir. Kacak Somaliliyi deport edelim, kacak Turk kalsin diye bir sey olmaz zaten. Demek istedigim biz epey elit kaliyoruz gocmenler arasinda cunku seviye cok dusuk, tum ucuncu dunyayi almis Avrupa, ABD. Ama dili bildikten sonra, topluma karistiktan sonra kolay kolay irkcilik gormeyiz, farkedilmeyiz, blend in oluruz. Maalesef hintlinin, zencinin oyle bir sansi yok. Manyagin biri durup dururken yoldan cevirip ofkesini kusabilir. Biz bu acidan epey sansli ve ilerdeyiz diger gocmenlere gore. O yuzden asagilik kompleksine gerek yok.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
@tantamount

seninki biraz wishful thinking, adamlarin gozunde hepimiz "fuckin immigrant"iz..
biz blend olamiyoruz zaten, gocmenlik ne onu bilmiyoruz. bavulu alip cikan gocmenim diyor, gocmenlik tek basina cikip kicini kurtarmak degil.
adamlar yakin akrabalarla beraber uzuyor, geride hicbirsey hickimse birakmiyor.
bizim bir ayagimiz orda biri burda. boyle gocmenlik falan olmaz.
0
cooperr
(20.01.26)
ileride ülkemizdeki göçmenler deport edilmeye başlanırsa (in my dreams), bizdeki göçmen seviciler de polis gördüğü yerde zorluk çıkartıp bağıracak. her toplumda var böyleleri.
+1
parka
(20.01.26)
- oncelikle olaya herkes politik bakıyor. su an nasil polis akp nin polisi algısı varsa ( kismen doğru ) ice da trump'in adamları olarak bakıyor demokrat taraftarları ve o yüzden karsi da cikiyorlar.

- Amerika da birine nerelisin diye sorsan sana German - American ya da Irish - American / Italian - American fln der. Yani adamların göçmen algısı ile bizim tr deki göçmen algısı bambaşka. adamlar göçmenlik konusuna cok aliskin zaten herkes göçmen olarak gelmiş. göçmen karsitligi asla bizdeki gibi degil bu yüzden sert müdahalelere karsi cikiyorlar.

- 8 yildir Amerikaayim ve gördüğüm eger göçmenler olmasa bu ülkede herseyin fiyati artar ve ayak islerinde calistiracak adam bulamazsın. su an NYC de tum yemek dagitanlar göçmen ( bir cogu kaçaktır ) ve NYC de hava - 10 fln adamlar bisikletle yemek dagitiyor. sen bunu hic bir beyaz amerikaliya yaptiramazsin ya da saatine $40 $50 verirsen bir ihtimal 3 gun yapar. zaten tum tarımda calisanlar fln latin. bilincli insanlar bunun farkında.
+1
oscar
(20.01.26)
Bugün ona yarın sana. Ev baskını, işyerine girip adam toplama, uzun süreli gözaltılar , orantısız güç kullanma . Bunlar normalleşirse sonradan herkes bundan zarar görür. Devleti de yöneten insanlar ve bunu pekala kendi menfaatlerine kullanabilirler.

Amerika'da temel insan hakları konusunda yüksek bilinç var. İce sadece sıradan vatandaşlar tarafından eleştirilmiyor. Trump yargıyla da kavga ediyor.
+1
hebanon
(20.01.26)
(5)

Akünün ömrü için belli bir km var mı?

mikahakkinen
önceki aracımda 60 bin km de akü bitti. şu anki aracım clio 5 otomatik. 2022 martan beri kullanıyorum. sabah hava soğuktu marş alırken zorlanmış.araç şu an 62 bin km de. eşim kullanıyor o sebepten marş basmama problemini tam tarif edemiyorum. internette akü ömrü 4 5 sene deniyor. belli bir km de değ
önceki aracımda 60 bin km de akü bitti. şu anki aracım clio 5 otomatik. 2022 martan beri kullanıyorum. sabah hava soğuktu marş alırken zorlanmış.
araç şu an 62 bin km de. eşim kullanıyor o sebepten marş basmama problemini tam tarif edemiyorum. internette akü ömrü 4 5 sene deniyor.
belli bir km de değişir gibi bir değişken var mı?
0
mikahakkinen
(15.01.26)
hayır yok kullanıma bağlı. bi ölçüm yaptırın yolda kalmayın
soğuktan da olmuş olabilir ya da uzun süre beklediyse vs
+1
jelly bear
(15.01.26)
4 sene diyorlar bana, ben 5 sene kullanıyorum hep ve eninde sonunda saçma sapan bir yerde bitip kalıyorum zart diye
+2
eja
(15.01.26)
Belirli net bir şey söylemek imkansız . Akünün imalatında kullanılan malzemeler, alınmadan önce rafta kalma süresi (bazı markalar için en fazla 6 ay deniyor) , araçtaki kullanımı ve ondan güç sağlayan diğer tesisatlar akünün ömrü konusunda doğrudan etken sebepler.

Kullanım olarak belli sayısı veya süresi olan malzeme, aksam ve parçalar sarf malzemesidir. Araç periyodik bakımında filtreler ve motor yağı değişimi buna örnek gösterilebilir.
2022 marttan beri 0 alınan kullanılan araç için akü bittiyse durum tabi ki biraz tuhaf. Eğer araç ikinci el ise önceki sahibinin aküyü ne zaman değiştiğini bilmek gerekir.

Akü konusunda değişimin yaklaştığını gösteren asıl nokta oto elektrikcide akünün ölçümünü yaptırmaktır. Elektrik işlerinden anlayan bir arkadaşınız da bakabilir. Hatırladığım kadarı akünün 12.2v ile 11.5 v arası bir değerde olması gerekiyor.

Bu arada benim de bir ara aldığım varta marka akülerin üstündeki kod ile sitesinden o akü hakkındaki diğer çeşitli bilgilere ulaşılabiliyor.
+1
diyecevaplandı
(15.01.26)
akünün net bi kmsi veya yılı yok. sen sıfır akü alsan bi kere boşaltıp öyle bir süre boş bıraksan o akü kısa sürede de ölebilir. sülfatlaşma oluyor tam şarjda değilken... (uzun süre 12.6v altında olmaması lazım, daha düşük voltajlarda geri dönüşü olmayacak hasar alma süresi de kısalır)
aracın şarj sistemi sorunluysa yetersiz şarj ediyorsa da sülfatlaşma olur, fazla voltaj veriyorsa kaynama olabilir su eksiltebilir vs. araçta kaçak varsa aküyü boşaltıyorsa yine akü ömrünü kısaltır

havalar iyiyken hem akünün verebileceği akım fazla hem aracın çalışmak için ihtiyacı olan akım az olduğundan hissedilmiyor genelde kışın ortaya çıkıyor akü sorunları böyle.

akünün beklenen kullanım ömrü sağlıklı bir şarj sistemi olan araçta uzun süre yatmadan düzenli kullanıldığında geçerli. yani aynı şartlarda aynı sürede daha fazla km yapan araçtaki akü muhtemelen daha bile uzun ömürlü olacaktır.

benim aracın eski sahibi 5 yılda 3 akü değiştirmiş mesela. ben aldığımda üstündeki akü de bitikti, 5 yılda 4. akü değişimi oldu yani, yeni değiştirdim. sıkıntı araçtan mı kullanımdan mı yoksa aldığı akülerden miydi bilemiyorum. yani kullanan kişi farı vs. açık unutup aküyü boşaltsa da akü kısa ömürlü olur, eski yatmış akü alsa da, aracın elektrik sisteminde bir sorun olsa da...

birkaç ölçüm yaptım şarj sisteminde bir sıkıntı yok gibi, ilk çalıştırmada 14.5v, yarım saat kadar kullanım sonrası araç rölantide çalışır farlar vs. açıkken 14.2v, farlar kalorifer teyp vs. kapalı 14v ölçtüm normal değerler. bu durumda araçta olabilecek tek olası sıkıntı park halinde tüketimin yüksek olması. onu da havalar iyiyken zaman ayırabilirsem bi ara ölçerim.

bana en olası gelen ihtimal yatmış zaten sülfatlaşma başlamış eski akü almış olabileceği.
sen de değişim yapacağında bunlara dikkat et derim, akü ne kadar yeniyse o kadar iyi. 3 ay civarı ideal, 6 aya kadar gideri var, daha eskisini mecbur değilsen alma bence. üretim tarihi önemlidir.
biraz ucuza gelsin diye herhangi bi yerden almak da mantıklı gelmiyor normal şartlarda yıllarca gidecek bir şey, günlük/aylık maliyete vurunca aradaki fark bişey değil. yetkili bayiden almak en sağlıklısı. aküde hile çok. bitik aküyü su ekleyip/yenileyip şarj edip yarı sağlıklı hale getirip satanlar var, eski akünün etiketini yenisiyle değiştiren var, hiç anlamayana direkt eski aküyü satan var... ucuz aküye pahalı markanın etiketi yapıştırıp satan var...

bayiden yeni tarihli ürün alıyorsun, paketi önünde açılsın sıfır ürün olduğuna emin ol(ha bi shrink wrap atmak zor değil ama yetkili bayide daha düşük ihtimaldir) ve açıldığında daha montajdan önce bi yüzey voltajını ölç, en az 12.6v olduğuna emin ol.
bayide varsa veya bi yerden bulabilir ödünç alabilirsen akü test aletiyle ölçmek daha sağlıklı sonuç verir ama o imkan yoksa dinlenmiş haldeki yüzey voltajına bakmak hiç yoktan iyidir.

alırken doğru akü tipini seçtiğine de emin ol. araçta start stop vs. varsa agm akü kullanılması gerekiyorsa ona normal akü takarsan o da kısa ömürlü olur, hatta start stop sistemi çalışmayabilir de... normal akü yerine sfb efb agm vs. takabilirsin onda sakınca yok ama start stop olmayan araca agm almak gereksiz masraf olur biraz. ben 3 ay önce üretilmiş yüzey voltajı da 12.71 çıkan sfb aldım mesela. araçta bahsettiğim gibi park halinde yüksek bir tüketim sorunu yoksa uzun ömürlü olmaması için bi sebep yok artık.
+1
konetsu
(15.01.26)
km, hava kosullari, vs gibi faktorlerden bagimsiz minimum 4 sene derim.
sizinki neredeyse 4 seen dayanmis. arac da renault, normal bence.
max. ise 7 sene gittigini gordum, alman araclarda.
iyi kalite birsey takin, varta ve turevleri iyidir.
+1
cooperr
(15.01.26)
(5)

elbiselerinizin tüyünü nasıl alıyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
yapışkan rulolarla
+1
jelly bear
(13.01.26)
tüy toplayıcı rulolarla. haznelilerden değil ama. yapışkanlı ucuz olanlardan
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Rulo olmadığında koli bandı etkili çözüm .
+1
diyecevaplandı
(14.01.26)
tras bicagi..
+1
cooperr
(14.01.26)
yapışkanlı toz toplama rulosunu ikea dan alın derim. marketlerdekinin performansı çok iyi değil bence. ha ikea da mükemmel değil ama diğerlerinden iyidir.
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(5)

Motor Yağı seçimi

somon sosu
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
0
somon sosu
(13.01.26)
bosch servisçilere sor başkan.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Araç modelinin ilgili face gruplarında arama yap. Daha içi dolu bilgiler olabiliyor .
0
diyecevaplandı
(13.01.26)
reddit üyelik varsa soruyu kopyalıyorsun ve şu sub'da yayınlıyorsun. tam motor yağı sormalık mekan. bekleriz :)

www.reddit.com
0
unvergesslich
(13.01.26)
Clio 5 için 5w30 daha iyidir. Tamirci her zaman işine geleni koyar. Castrolun de aynı numaralı yağlarının farklı çeşitleri var. Ben po sevemedim kısa zamanda gürültülü çalışıyor.

Tam sentetik olsun. İkisi arasında castrol.
0
hebanon
(14.01.26)
motul'un sitesindeki yağ seçici kullanılabilir. reno için rn17 onay kodlu ürünler kullanılabilir. 5w30 önerdi motul.

www.motul.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
(11)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(8)

Macbook pro para israfı mı?

hold the door
bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim, günde 10-12 saatim pc başında geçiyor. masaüstü bilgisayar ve m4 pro işlemcili macbook pro sahibiyim.programlama için aman aman işlevsel bulmuyorum. bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok. xcode hantal, vscode hataları da saç baş
bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim, günde 10-12 saatim pc başında geçiyor. masaüstü bilgisayar ve m4 pro işlemcili macbook pro sahibiyim.

programlama için aman aman işlevsel bulmuyorum. bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok. xcode hantal, vscode hataları da saç baş yolduruyor. diğer işler için de çok verim alamıyorum.

ben bu alete neden 100k para verdim diye sorgulayıp duruyorum. Tek artısı pili iyi gidiyor, ona da çok gerek yok okulda her masada priz var.

macbook air f/p olabilir 30-40 bine macbook air alıyor da bendekş 48 gb ramli m4 pro işlemcili mbp, geçen sene 104k verdim öğrenci indirimi ile şu an 130k falan bence para israfı.

siz ne düşünüyorsunuz?
0
hold the door
(10.01.26)
kodlama yapılacak bir şeye bu meblağ verilmez. İhtiyacın kendisine değil de popülariteye gittti o para .
Kodlama da hata vs olmasa , işlerin yolunda gitse bile o tutarın çok altında normal şekilde bu tür işleri yürütecek başka sistemler de var.

Aldığın Ferrari köy yolunda, köy işlerine bakacaksa burada hız yapmanın pahalılığın hiç bir anlamı yok .
+1
diyecevaplandı
(10.01.26)
sadece kodlama değil AI/ML işleri için güçlü bir pc lazımdı web sitesi yazmıyorum neticede ama yine de bu paraya değmez gibi. pc teknoloji cahili değilim hatta bunlar benim hobimdir ama bu sefer fena tuzağa düştüm. neyse giren şemsiye açılmazmış. en azından min. 5 sene götürür bu beni.
0
🌸hold the door
(10.01.26)
macOS pişmanlıktır. tarz görüncem diye birçok rahatlıktan vazgeçmek zorunda kalacaksın. sakın alma. hele ki yazılımcı için windowstan şaşma. bazı kritik uygulamalar masOS'de desteklenmiyor.
-1
plastic_angel
(10.01.26)
zaten aldım hocam 1 senelik kullanıcı olarak memnun kalmadım
0
🌸hold the door
(10.01.26)
yazilimci icin windows'tan sasma gibi oneriler sacmalik. microsoft ekosistemi icin yazilim gelistirmek disinda kod yazan birinin windows kullanmasi icin hicbir sebep yok. unix-like bir sistemden sasmamak gerek, macos olmasa bile linux distrolarindan birini kullanmak cok faydali.

> bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok.
c ya da c++ programlamada problem toollarin diger diller kadar (ornegin rust) developer friendly olmamasi. visual studio gibi bir sey kullanmak gorunuste cozuyor olabilir ama visual studio'nun gizledigi detaylar gercek hayatta onemli. ama yine de c++ gelistirmede macos yine de ilk tercihim olmazdi tabii. ama ide sebebiyle degil. valgrind, perf aracinin olmamasi vs sebebiyle olurdu, alternatif olarak linux kullanirdim ama ide setupim degismezdi.

sonucta profesyonel olarak yazilim gelistiren birinin macbook kullanmasi gayet makul. ama zaten profesyonel olarak yazilim gelistirirken kendi bilgisayarini kullanmiyorsun. sirket 3-5 bilgisayar secenegi sunuyor en fazla onlardan birini seciyorsun. bazen linux ya da mac secenegi bile olmuyor. muhendislik ogrencisi olarak o kadar pahali bir sey kullanmak sart degil ama kotu bir satin alma karari da degil eger oglen yemeginden kisip almadiysan.
+1
ghilleinthemist
(10.01.26)
ben 4 yıldır macos kullanıyorum. çok memnunum.
iphone kullanmak istemiyorum, ama bilgisayarla olan ortaklığı sebebiyle telefonumu da değiştirmiyorum.

macos işletim sistemi güzel.
windows'tan ilk geçtiğimde bazı şeyleri can sıkıcı gelmişti. hala bile windows'ta bazı şeyleri özlediğimi farkediyorum ama ciddi bir eksiklik de yok açıkçası. bazı şeyler alışkanlık sadece.

batarya ömrü, malzeme kalitesi, ekran canlılığı ve en çok da touchpad'in kullanışlılığı sayesinde macbook bundan sonra da kullanacağım ürün. ben 4 yıldır mouse kullanmıyorum.

apple politikaları, bazı uygulamaların ücretli ve fahiş oluşu eleştirilebilir ama yazılımla az-çok ilgili kişi için bu çok sorun olmasa gerek çünkü ben bir çok ücretli yazılımın açık kaynak alternatifini kullanıyorum. hatta swift bilmediğim halde ai ile ufak bir kaç tool yazdım kendime.

ben mobile/web işleri yapıyorum. o yüzden windows bağımlılığım yok.
ama zaten dotnet core'dan sonra artık microsoft ürünlerinin de windows bağımlılığı pek kalmadı.

kurumsal ihtiyaçlar dışında macos çoğu kişiyi tatmin edecek yelpazeye sahip.

bende iki macbook var. biri işten verilen m3, diğeri kendime ait 2019 i9. günlük kullanım için performans farkı hissetmiyorum şarj ve ısınma dışında.

bir kaç ufak build alırken bile m işlemci farkını hissettiriyor. az-çok güç gerektiren işlerde kendini belli ediyor.

bunca para verdik, boşuna aldık olaylarına girme hiç
istersen ver bana :) ben işten kovuldum, bir kaç gün sonra m3'ü iade edeceğim. i9'u kullanmam gerekecek build gibi güç gerektiren işlerde de.

ha bi de, muhtemelen mezun olana dek bunu kullanırsın ve mezun olduğunda bile hala işini görmeye devam eder. sonra zaten iş yerinden bilgisayar verirler, bunu kişisel kullanımında ve deneysel işlerde tercih edersin.

jetbrains'in xcode alternatifi bir ürünü var.
xcode gerçekten hantal ve swift'te ya da ios/macos uygulamalarında ona muhtacız. benim öğrenci lisansım olmadığı için denemedim. deneyebilirsiniz. vscode hataları pek olmuyor onu anlamadım. dotnet kullanan arkadaşlar da sorunsuz kullanıyorlardı debug ve diğer feature'larını.
+2
biseysorcaktim
(10.01.26)
Bana kardeşimden air i3 kaldı.lk macOS deneyimimdi.

6-7 aydan sonra şunu söyleyebilirim, her işimi halledebileceğim bir bilgisayar değil.

En basitinden, daha doğru düzgün bir zip yöneticisi yok! Elimde çok yüksek boyutlu zip dosyaları var, unzip yapmadan istediğim dosyayı çıkarmam gerekiyor. Terminalden oluyor ama hiç pratik değil. Ayrıca dosyaların ismi çok uzun ve Korece karakterler var.

Buna en yakın peazip buldum ama Windows’taki gibi değil. İç içe geçmiş zip olunca, içteki zipi unzip yapıyor falan.

Pi pico için kodlama da çok başımı ağrıttı.

Ama bunlara ek; taşınabilirliği harika. Kuş gibi. Buna ek ekranı ve hoparlörü çok iyi.

Ben şahsen macbooku an bilgisayar gibi görmüyorum, sadece böyle ek işleri dışarıdayken yapmalık bilgisayar benim için.
0
substituent
(10.01.26)
yılların windowscusu olarak gaza gelip macbook aldım 4 yıl önce M1 işlemcili.
telefonum iphone, tablet ipad, saat i watch, bunların konfigürasyonunu seviyorum ama hala mac'a alışamadım.
Sorun benlik diye düşünüyordum ama galiba sarj süresi ve ekran kalitesi hariç mac pek iyi bir bilgisayar değil.
+1
kuzey li
(10.01.26)
(16)

ekşi duyuru soru cevap sirkülasyonun azalması hakkında

denef
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime yarardı. herkes nereye gitti, artık alternatif bir mecra mı kullanılıyor ya da buraya ilgi/güven mi azaldı. siz neler düşünüyorsunuz ?
0
denef
(09.01.26)
moderatörler geçimişe göre daha aktif ve gereksiz hamleler yapmaya başlayınca bir de üstüne trol üyeler çoğalınca geçmişte çok kullananlar yani bizler de okuyup gider olduk.
+7
erty_ksk
(09.01.26)
galiba artık burası daha çok sosyal medya mantığında kullanılıyor. azalma elbette var.
+1
gobekliraki
(09.01.26)
chatgpt falan cikti, duyurular azaldi.
+4
lemmiwinks
(09.01.26)
Buranın günlük hayatta karşılaşılan olay veya problemlerden, akademik konulara oradan da dış olay ve gündeme kadar uzanan bir içeriğe sahip olması lazım.
Dış basındaki bir haber veya bir kitaptan alıntı burada çeşitli yorumlarla analiz edilebilmeli.
Konsept/yapı buna da uygun ama sonuçta katılımcıların niteliği asıl durumu belirliyor.
Bizde de aklı çalışan beyinler var aslında
Reddit vs gitmeye gerek yok.

Şimdilik aşk, şehvet , ihtiras, stalk, pembişli storyler , iş yerinde fetişizm şimdilik daha çok ilgi görüyor maalesef.
Belki bir zaman sonra bu husuzursuzlukta meyvesini verir.
Bekleyelim .
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
burası güzin ablalara kaldı.
+5
mikahakkinen
(09.01.26)
engel yiyen troller etkileşim göremeyince yazmayı bıraktı asdfhs
+9
gabe h coud
(09.01.26)
Engelleme gelince ve bu sebeple troller etkileşim göremeyince ugraşmayı bıraktılar. Artı olarak yapay zeka çok gelişti. Millet artık ona sorup anında cevap alıyor
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
Hoşgeldin denef,
0
duptıs
(09.01.26)
hoş buldum duptıs :)
0
🌸denef
(09.01.26)
uzun yıllar sert bir moderayon uyguladılar. biri mesela şarkı soruyor, birisi de cevaplıyor. soru sahibi "evet budur teşekkürler" diye cevap yazıyor bunu siliyorlardı. sebep; cevap değilmiş. bir soruya cevaplardan birine x +1 demek de siliniyordu. en ufak eleştirel cevap siliniyordu. bunların haricinde yine uzun süre compu bey hiç yenilik yapmadı. oo kadar alıştık ki şu anki arayüze hala alışamadım ben mesela.
yine ekşi sözlük zaten gittikçe popülerliğini kaybetti bundan duyuru da nasibini aldı.
en büyük sebebi de yapay zeka elbet.
+3
ground
(09.01.26)
@ground +1
eskiden çok aktif kullandığım bir duyuru hesabım vardı. sorduğum ve yeterli yanıt alamadığım konularda anlamlı ve faydalı bir sonuca ulaşırsam, kendime cevap olrak yazıyordum; başka insanların da işine yarasın diye. fakat özenle tek tek tespit edip kaç yıllık cevapları silmeye başladılar; diyaloğa giriyormuşum diye.. buna uyuz olup, uzun yıllar girmedim duyuruya.
+2
lil siztah
(09.01.26)
Kalitesizleşti. Ama engelleme sonrası çok daha iyi. Akıl hastaları ele geçirmişti en son.
-5
arbre
(09.01.26)
troller küstürdü, ai iyice ayağımızı kesti.

bir de sorulan sorulara ya da cevaplara laf atıp da bu da sorulur mu, git google'da ara, git ai'ya sor gibi bir sürü yanıtlar gelince pek keyfi de kalmadı insanların.
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
Burada en çok cevap veren kullanıcı benim aslında. Silinen cevaplarla birlikte 18 bin üzerinde cevap vermişim. Zamanında çok vakit geçiriyordum. Artık haftada bir aklıma gelirse giriyorum. Bir 2-3 sene de hiç girmediğim dönem oldu. Sebebini eğip bükmeye gerek yok. Okuduğunu anlamaktan aciz bir moderatör vardı. Onun yüzünden bir çok kullanıcı burayı terk etti. Havası zaten söneli uzun zaman oldu. Benim girmediğim o 2-3 yıllık dönemde de ortam iyice cıvımış. Sürekli birbirine laf sokmaya çalışan, birbirini trolleyen tipler iyice bokunu çıkardı. O yüzden asıl soru sormak isteyenler de artık sormaz oldu.
+2
himmet dayi
(09.01.26)
eskiden "bok" yazinca kufur diye siliyorlardi.
simdi ana avrat sovuyorlar ozelden, moderasyon 3 maymunu oynuyor.
sogudu herhalde insanlar, ki normal. benim de ne cevap veresim var artik ne de bakasim.
ciddi anlamda 46lik olan 3-5 kisi ve onlara canak tutan modlar sitenin icine ettiler.
+3
cooperr
(09.01.26)
Moderasyon siteye düşman gibi davrandı. Giden bi daha gelmedi. Başka bi sebebi yok.
0
luluki
(10.01.26)
(14)

ev sahipleri neden böyle?

art cat chocolate
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş.
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.

emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş. dedim o eve aile sığmaz ki???!!! devlet memuru kefil göstereyim, 10 yıldır aynı evdeyim hiç kira aksatmadım ev sahibimle konuşsun dedim vs ama... emlakçı, ben de laf geçiremiyorum işte ikna olmuyor dedi.

alsın evini başına çalsın.

böyle durumlarda yapılabilecek bir şey yok mu? bu ev sahipleri böyle kiracı seçiyorken biz bekarlar ne yapalım? başka bir arkadaşım da aynı sebepten bulduğu evlere çıkamadı.

baktığımız konum da kadıköy yani... ümraniye'den bina alsaymış.
-2
art cat chocolate
(09.01.26)
O zihniyeti aşmak zor. Kirayı kendi başınıza resen arttırmak bir çözüm olabilir yoksa evlenmeniz gerek .
1.09 - 1.24 arası :
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
@diyecevaplandı zaten daha fazla verebilecek olsam o eve çıkmam :((
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
konunun cevabı belki değil ama bir örnek vermek istiyorum.

oturduğum evin alt katı çok büyük bir dükkan. vitrini bekli de bölgenin en iyi görüşe sahip. deposu vs herkesi cezbedebilecek türden. ama önceki kiracısı maalesef hakkını veremiyordu ve iş yapamıyordu. hal böyle olunca dükkan sahibiyle de anlaşamadı ve çıkmak zorunda kaldı.

böyle bir dükkanın bölgedeki en iyi fiyattan yeni kiracısına verileceğini düşünebilirsiniz ama dükkan sahibi bunun yerine ederinden çok uygun bir fiyata bölgenin en güvenilir esnaflarından birisine vermeyi tercih etti. eminim ki kafasındaki düşünce şu yönde, x kişiye 100 binden vereceğim ama kirayı öder mi, şöyle zorluk çıkarır mı, diğer kiracılara laf atar mı, anlaşamaz mı derdiyle uğraşacağına bildiğin kişiye 50 bine ver, her ay veya yıllık neyse paran gelsin, kimseyle uğraşma herkes iyi geçinsin sen de rahat et.

bu arada bizim ev sahibinin de hatrı sayılır miktarda mülkü var. çeyreği bende olsa çok farklı bir hayat yaşardım muhtemelen.
+1
bravoteam
(09.01.26)
Kiraci secmede sarti olabilir. Fiyati uygun da tutmus. Sorun nerede?
+3
osssy
(09.01.26)
hayat işte ben de kendi şansımı anlatayım
ev sahibim tüm binanın sahibi. Evi tutarken konuşurken 2 şartım var dedi; evli olmaması ve hayvan sever olması. :D
apartman da böyle giriş katında ünlü bir lgbt cafesi var tüm apartman bekar ve köpekli kedili.
+2
croswell
(09.01.26)
Bende karşıt görüş sunayım; bizim duvar bitisigimiz bekar adam, gecenin 3 ünde hayvan gibi 4-5 kişi gülüp eğleniyorlar. Lavuk gece yaşıyor, apartmanın çoğu yaşlı veya gündüz işe gidip gece uyuyan insanlar.

Adam apartmanın düzenini bozulma riskini en aza indirmek istiyor olabilir. Siz sakin bir yapıda olabilirsiniz ancak ev sahibi bunu bilemez.
+7
mirty
(09.01.26)
Bekar adam eve karı kız atar partiler yapar gürültü yapıp huzursuzluk çıkarır kafası bu.
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
ya evet bekar evi batırma konusunda daha potansiyelli ev sahiplerini de anlıyorum. Arkadaşım aynı apartmanda bir üst kattaki eve çıktı ki inşaat bittiğinden beri oturuyor. 0 daireydi. Kendi oturduğu eve çok temiz baktı. Bir üst katta ise diyetisyen bir kız yaşıyordu. Evden 1 ayda sigara kokusu çıkmadı duvarlar sapsarı, beyaz kapılar bile sararmıştı. Sürekli partileyen bir tipmiş. Bu kirlenen evin sahipleri de yurt dışında yaşayan yaşlı çok tatlı bir çift. Bir de böyle durumlar var tabii
0
croswell
(09.01.26)
uğraşırım derseniz bu konuda daha önce ceza almış ev sahipleri var.

(bkz: bekara ev vermeyen ev sahibine ve emlakçıya ceza)
www.hurriyet.com.tr
+1
inheritance
(09.01.26)
herkes kendince haklı çıkar.
adamınsa ve komple aile apartmanı ise sosyal bekar düzeni bozabilir diye düşünmüş.
altıntepe taraflarına gel gayet güzel evler var bekar arkadaşlar mis gibi yaşıyor.
0
jamswety
(09.01.26)
ev sahibi o kafadaysa o eve çıksan bile rahat rahat oturamazdın emin ol. başka kurtulmuş oluyorsun böylelerinden.
+3
jelly bear
(09.01.26)
açıkçası ben ev sahibinin kiracı seçmesine karşı değilim :) durun vurmayın dfgdfjghj

yani şöyler herkesin kendine göre bir yaşam tarzı var ve buna uygun insanlara ev kiralamak istemeleri normal bence. diğer türlü evi kiralayıp sonra da o kişinin yaşam tarzından şikayetlenmek bundan rahatsız olmak ve bu rahatsızlığı o kişiye de yansıtmaktansa böyle baştan kabul etmemek daha iyi gibi geliyor.

muhtemeln bu ilanı veren kişi daha önce bekara vermiştir bir takım sıkıntılar yaşamıştır ondan sonra artık vermemeye karar vermiştir. bence herkes kiracısını seçmekte titiz davransın çünkü yasalar 10+ yıldan önce kiracıyı çıkaramayacağını düzenliyor. 10 küsür yıl muhatap olacağın kişiyi de seçmek istemek hak bence.
+2
Sadece soruyorum
(09.01.26)
kiracı seçme hakları tabii ki olamaz. o zaman marketler ve mağazalar da müşteri seçsin. olur mu öyle şey? o zaman ben de bir bina alayım ve vejetaryen veya vegan olmayan ya da kedisi olmayan kimseyi kiracı yapmayayım. hatta sigara içenlere ev vermeyeyim var ya ağlayan, söven ne kadar çok olur bak o zaman. hem siz taksiciler müşteri seçiyor diye kızıyorsunuzdur mesela.

cemaat evi midir nedir, nasıl saçma bir kafaysa...

ben kadınım. bu evde onuncu yılımdayım. içkim sigaram vs. hiçbir şeyim yok. eve zarar vermedim. gürültü yapmadım. evi kerhaneye de çevirmedim. bir gün bile kiramı geciktirmedim. evde yüksek sesle müzik bile dinlemem. diğer ev arayan arkadaşım da kadın ve o da benim gibi. sessiz sakin insanlarız. ayılar yüzünden neden olan bize oluyor?
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
Ev sahibinin kiracı seçme hakkı elbette var. Manav değil ki bu patatesi verdim, yolladım gibi bir alışveriş olmayacak. Her şey yolunda giderse yıllarca bu insana ait bir evin kullanımını verecek size.

Bununla birlikte, aynı rezil durumu bikaç sene önce ben de yaşadım. Kadıköyde tek başıma yaşamak için ev ararken bulduğum, kafama yatan aşağı yukarı 10 tane evi bekar olduğum için vermediler. İnsanı gerçekten çıldırtan bir durum. Sanki bekar adamlar akşam eve gelip duvarları kemiriyormuş gibi bir muamele. Bir tanesi şey demişti hatta "ilgilenen çok tatlı çiftler var" ??? Yani amk?
Sanki çiftler kirayı parayla öderken, bekarlar öpücük veriyormuş gibi salak saçma bir durum. Maalesef bunlar var.
Sonra yanlışlıkla ev buldum 4 sene kadar yaşadım. 2 ay önce kadıköyde başka bir yere taşındım, yine tek başıma ve bu seferki ev sahibi zerre umursamadı mesela. Herhangi bir şey sormadı bile konuyla alakalı. Marji bir tip. Sevdim.


edit: bu arada bu meselenin etrafından dönmek için arkadaşlarımın uygulayıp sonuç aldığı bir taktik var. Eş dost bir arkadaşınızı yanınızda götürün eve bakmaya giderken, nişanlım diye tanıştırın. Olur da 1-2 sene sonra yanlışlıkla "baba sen naptın evlenmedin mi hala ya" diye sorarlarsa da "abi yürümedi be" dersiniz. Bitti gitti. Net çalışıyor bu arada bu taktik şakasız.
0
cay koy geliyorum
(09.01.26)
(3)

Çekme karavan

brnbrs
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum. Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum.
Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
0
brnbrs
(07.01.26)
Zararın defi, faidenin celbinden önce gelir kaidesine göre önce bu işin
içinden birini dinle . Karavanım yok ama dinlemiştim geçen haftalarda:
m.youtube.com
+1
diyecevaplandı
(07.01.26)
Arkadasımın karavanı vardı ve sadece 2 gün mutlu oldu. Aldığı gün ve sattığı gün. Deprem dışında kullanışlı değil. Türkiye de başa bela bi iş.
+2
luluki
(07.01.26)
çekme karavan biraz sıkıntılı iş. çekerken epey dikkat etmek lazım. aracın buna uygun mu, daha önce herhangi bir aracın arkasında 500-600 kg yük çektin mi. aracın hem sürüş hem de frenleme karakteristikleri çok değişecek. genel olarak bence en önemli konu bu.

yoksa tavadanki havalandırma, güneş paneli, sineklik vs. bunları zaten çözersin.
+1
orpheus
(08.01.26)
(5)

Şu arabanın olayi nedir?

ceann deas
Tamir yapilmadigi halde tramer nasil giriyor? 1.344.900 neredeyse arabanin ucreti aracin perte cikmis olmasi gerekmez mi? Son fotograflarda sudaki hali var gordugum kadariyla icine sugirmeyecek yukseklikte arac. Bir cesit kasko dolandiriciligi falan mi oluyor bu?https://www.sahibinden.com/ilan/vasit
Tamir yapilmadigi halde tramer nasil giriyor? 1.344.900 neredeyse arabanin ucreti aracin perte cikmis olmasi gerekmez mi? Son fotograflarda sudaki hali var gordugum kadariyla icine sugirmeyecek yukseklikte arac. Bir cesit kasko dolandiriciligi falan mi oluyor bu?

www.sahibinden.com
-1
ceann deas
(06.01.26)
Marşpiyel hizası dediği taban halısının altına yani içeriye su girmiş, girmeseydi kaskoyu olaya karıştırmaz yoluna devam ederdi. Her araçta taban halısının altından arka kapıya ve bagaja giden elektrik kabloları vardır. Galerici bu arabayı VW bayisinden uygun fiyata aldıktan sonra taban halısını sökrütüp zemindeki ıslaklığı detaylı temizlik yaptırarak ortadan kaldırmıştır ancak sorun burada başlıyor; Elektriksel arızalar 1 yıl sonra da ortaya çıkabilir veya çıkmaz.. cevabını kimse bilemez. Bu araca tam sel hasarlı demek yanlış olur, vaka yazdıkları gibiyse sel suyu beyine veya sigorta tablasına kadar gitmemiş. Ancak zemindeki kablolar ile suyun temas ettiği gerçeği var. Kablo sonundaki soketler su geçirmez özelliğe sahip mi değil mi bilmem. Sonuç olarak ilk satıcı olay sonrasında kaskodan veya garantiden parasını almış ve aracı elinden çıkarmış. Şu an piyasada kasko ve garantisi olmayıp ve sel suyuna maruz kalan binlerce araç var... Ekspertiz yaptırırken mutlaka sel hasarı olup olmadığını kontrol ettirin.

Bu aracın perte çıkmama sebeni hala sorunsuz şekilde çalışıyor olması. Kişisel görüşüm %99 sorun çıkarmaz ama ben aracı satın almazdım.
0
HellKeePer
(06.01.26)
Peki dongu nasil isliyor mesela sahibi su hasari icin kaskoya basvurdu arac perte cikmadi bi islem yapilmadan arac sahibine 1.344 verdi. Araci bu durumda kasko sirketi alip bayiye vs satabiliyor mu? Pert olmadigi icin arac sahibinde kaliyor diye biliyorum ben. Bu durumda bayiye satip hem arac parasini hem kasko parasini mi aliyor?
0
🌸ceann deas
(06.01.26)
Bu kadar büyük masraf varsa araç ağır hasar kayıtlıdır, perte çıkmıştır. Galerici laf oyunu yapmış muhtemelen, açıp sorun derim.
0
mirty
(06.01.26)
@ceann deas
Kasko firmasından bir ihtimal parayı almıştır ancak garanti(vw) yardımcı olmaz, kullanıcı hatası derler kapıyı kapatırlar. Araç ağır kasıtlı zaten. ilanı (bilerek) yanlış yazmışlar. Bayi ile kasko firması arasındaki net döngüyü bilmiyorum. Araç pert ise kullanıcıdan alırlar, sahibinde kalmaz.
0
HellKeePer
(06.01.26)
Reklam olmasın ama Sami Tarcanın incelemesi gereken araçlardan biri bence. Orada yazılı olan başka bir şey varsa onu ortaya dökerler .
0
diyecevaplandı
(06.01.26)
(5)

Borsa, Altın, Tahvil vs.

uykulu
Selamlar, borsayı nasıl görüyorsunuz, bu sene borsadan hayır gelir mi ?Parayı nerede korumak gerekiyor ?Ev alacak para olsa kafa rahat edecek 3 yılda %100 yapıyor Allah bereket versin.Altından bu sene %85 gibi bir şey kazandık, aslında ev almanın mantığı kalmadı.
Selamlar, borsayı nasıl görüyorsunuz, bu sene borsadan hayır gelir mi ?

Parayı nerede korumak gerekiyor ?

Ev alacak para olsa kafa rahat edecek 3 yılda %100 yapıyor Allah bereket versin.

Altından bu sene %85 gibi bir şey kazandık, aslında ev almanın mantığı kalmadı.
+1
uykulu
(05.01.26)
Gerçek alt yapısından haberi olmayanların kazanma uğruna bir şeyler
alıp sattığı , defter, muhasebe, vergi , ruhsat derdi olmayan sadece kasaya girenle ilgilendikleri, normal ticaret yaptıklarını 'sandıkları" yer olarak görüyorum.

Sistemi kuran ve onlara bağlı olanlar köpek balıkları gibi avdan büyük büyük parçaları koparırken, alttaki küçük balıklardan ibaret takım ise bu avdan küçük parçalarla veya sağda solda gördükleri planktonlarla beslenmeye çalışıyor. hatta aç kaldıkları ( zarar ettikleri) oluyor .

Esas yatırım , altındır. Dünya tarihinden beri önemi değişmedi. Savaş , afet ekonomik krizlerde altın kurtarıcı olur.
Yapay yatırım araçları değil .
Altına yatırım yaptım zarar ettim diyen görmedik hiç.
Sadece biraz sabır gerekiyor.
Ayrıca altının önemini anlamak için kripto para firmalarının yatırımlarına bakmak lazım.

Altın ve gümüşün neden değerli olduğunun sebebi de ayrı bir mevzu.
0
diyecevaplandı
(05.01.26)
uzun vadede altın ve gümüş ama fiziki, kısa vadede btc'yi tercih ederdim. uzun vade anlayışım min 2 yıl. kısa vadedeki senaryoda ise 3. aydan sonra kar almak veya düşerse zararı minimize etmek için düşerken ekleme yapmak mantıklı bir tercih olabilir.

eviniz yoksa önce ev alın derim. şu an nakitin bir kısmını kullanıp kalanıyla yatırım yapıp düşük faizli kredi bulup ev almak mantıklı(örn 2.2 altı faiz şu an düşük, seçime doğru yapılandırılabilir). eğer sihirli değneğe denk gelmezsek, önümüzdeki 4 sene yüzde 20'nin altında enflasyon beklentim yok.
0
cisimcik golgi
(06.01.26)
Borsaya şu an baktığımda tepeden %25 düşmüş, dibi görmüş, oradan tekrar çıkmış ve yeni zirvelere giden bir grafik görüyorum. Yan tahtalarda macera aramadan, seçici olmak kaydıyla neden para getirmesin diyorum.

Parayı nereye koyma konusu senin gelirin, risk algın, elindeki nakitle de alakalı. Yatırım tavsiyesi olmamakla beraber kendi adıma 2025'te altın ve gümüş biriktirmiştim, 2026'da altın ve bitcoin ile devam ediyorum.

Ev almanın mantığı şurada, senin için çok büyük bir para vardır, hergün artan ya da düşen bir varlığa yatırmak istemiyorsundur alırsın. Hesapta ya da gözünün önünde fiziki varlık olunca insanın illa ki ihtiyacı oluyor, satıp yerine koyarım diye düşünüyor. Konut öyle değil %1-2'sini satamıyorsun. Kafan rahat oluyor, 2 senede dahi %100 getiren bölgeler var.

Gram altının TL bazında son 15 yıl içinde %30-40 düşüşlü dönemleri var evet ama son birkaç yıldır TL ve USD bazında güven veriyor. Son 2 senedir inanılmaz primli. Bu sene %85 olmasa da yine ciddi bir getiri sağlayacağını düşünüyorum.
+1
Lethe
(06.01.26)
Piyasa çok düştü diye gidip hisseye girilmez bir anda. Hisse 6 ay sonra yükselmeye başlar olan 6 ayınıza olur.
Temkinli yaklaşın.

Kazandıran yatırım fonları var, proların yönettiği fonlar kararsızsanız onları deneyin hiç olmazsa mevduattan çok kazandırır.
0
laf salatasi
(06.01.26)
esas yatırım altın diye bir şey denmiş hiç katılmıyorum. esas yatırım değerli olduğuna inandığınız şeyi düzenli biriktirmektir, hatta çok düştüğü zamanlarda daha çok biriktirmektir. bu altın da olur hisse senedi de.

2000 yıından bu yana ons altın 15 kat prim yapmışken 50-100-1000 kat yapan hisseler var. ha altın daha güvenilir liman derseniz orası doğru. yatırım işi de böyledir zaten. paranın çoğunu güvenilir olanlara azını riskli olanlara yatırırsınız.
+1
lazpalle
(06.01.26)
(8)

Susuzlukla nasıl baş ediyorsunuz?

muhayyer divan
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet... Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet...

Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
0
muhayyer divan
(05.01.26)
normalde su akınca 5 litrelik şişelerde zula yapılır bizim evde onlar kullanılır, saydıkların kesintinin yapıldığı günde yapılması gerekiyorsa kuaföre veya suyu akan arkadaşa gidilir
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
evimde her zaman yedekte beş altı bidon su olur. sular kesilirse onları kullanırım.

eğer o da yoksa;

youtu.be
+2
yurtsuz john
(05.01.26)
Duruma, kesintinin sıklığına göre plastik musluklu bidon alınmalıdır . Bir ya da 2 tane 30 litrelik olanlardan almak iyi olur.

Uzun süre içinde su kaldıysa, kişisel değil , evin genel temizliği için kullanılır yeniden doldurulur .
+1
diyecevaplandı
(05.01.26)
Bursa, Ankara, İzmir? :) Su kesintisi sürekli olacak gibiyse ve yeriniz varsa su deposu öneririm. 50ltlik aldım, banyoya koydum. Daha büyükleri de var.
+1
gnosis
(05.01.26)
62 daireli toki apartmanının deposu ne kadarsa o kadar işte. Banyoya ayrıca yaptırın mı demek istedin?
-1
🌸muhayyer divan
(05.01.26)
@muhayyer divan Su deposu/tankı diye geçiyor ama vanalı kocaman bir plastik silindir ya da prizma aslında. Şöyle bir şey: www.trendyol.com
+1
gnosis
(05.01.26)
2 litre bana yetiyor. adam olana fazla bile.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
www.instagram.com

Hahahahahahh 😁😁😁😁
+2
🌸muhayyer divan
(06.01.26)
(7)

Canınız sıkıldığında ne yapıyorsunuz?

stejerners
Bir sürü film izledim, müzik dinledim. Kar tatilinden dolayı bir haftadır evdeyim. Sosyal yaşantının sıfır olduğu, kardan dolayı mağduriyetin yaşandığı bir yerdeyim. Ne yapsam bu yalnızlık hissiyatı geçer? Arkadaşların evi uzak ve her yer kar kaplı ve yağmaya devam ediyor.
Bir sürü film izledim, müzik dinledim. Kar tatilinden dolayı bir haftadır evdeyim. Sosyal yaşantının sıfır olduğu, kardan dolayı mağduriyetin yaşandığı bir yerdeyim. Ne yapsam bu yalnızlık hissiyatı geçer? Arkadaşların evi uzak ve her yer kar kaplı ve yağmaya devam ediyor.
0
stejerners
(01.01.26)
Spor yapıyorum. Dumbbell aldım, mat aldım, yer olsa koşu bandı alırım. Bunları alabilirsin. Dil öğrenebilirsin. Bir hafta neden evdesin. Bin uçağa git bir yere.
-5
arbre
(01.01.26)
çok canım sıkıldığında antik mısır'la ilgili youtube videoları açıyorum genelde. bi ara da diamond tema'nın videolarını izliyordum. değişiyor. bir ara da uçak kazası raporunu çok izliyordum...
0
naksidil
(01.01.26)
Gerçek Kesit izliyorum
+1
yurtsuz john
(01.01.26)
Sana en yakın kitabın 76.sayfasını aç .
Maksat etkinlik olsun .

Yalnızlık hissiyatının geçmesinin bir yolu yeni faydalı kimseleri tanımakla , onlardan yeni şeyler öğrenmekle olur.Bana kalırsa ayrıca herkesin iş haricinde bir hobi edinmesi lazım.
Küçük çapta dahi olsa üretime dayalı olması daha iyi. Diğer yandan tüketim toplumu olduk çıktık zaten .
+2
diyecevaplandı
(01.01.26)
koleksiyon isleriyle ilgileniyorum.
ucuza yeni parcalar bulmaya calisiyorum, bir bakmissin 2-3 saat gecmis.
0
cooperr
(01.01.26)
Ai yardımıyla içerik üretmeye başladım. Abone olursanız sevinirim :d

youtube.com
0
messina123
(01.01.26)
@messina123,
Abone oldum ama, hiçbi video ilgimi çekmedi Abi.
Bakarım bir ara.
0
Mirket
(02.01.26)
(5)

Böyle bi dükkan alınır mı? (Devir)

avatar is back
Tavuk dünyası formatında bi yer var. 3,5 kağıda devrediyorlar. Cirosu aylık 1 küsür milyon neti 150-200k, başında durursan neti artar diyor. Araştırdım yemeksepeti google yorumları falan puanı düşük sebebi, sipariş geç çıkıyor/geliyor etler yanmış/pişmemiş, sebzeler tam yıkanmamış, garsondan kola is
Tavuk dünyası formatında bi yer var. 3,5 kağıda devrediyorlar. Cirosu aylık 1 küsür milyon neti 150-200k, başında durursan neti artar diyor. Araştırdım yemeksepeti google yorumları falan puanı düşük sebebi, sipariş geç çıkıyor/geliyor etler yanmış/pişmemiş, sebzeler tam yıkanmamış, garsondan kola istedik 6-7 dk sonra tekrar hatırlattık anca getirdi tarzında genel olarak. Bariz şekilde yönetim olarak sıkıntılı bir yerde. Çalışanlara ayar çekilmesi gerekiyor ama burası yatırımlık alınacağı için başında durulması çok zor. Fp olarak süper ama bu kafayla da giderse batışa yakın duruyor.

Yoksa anadolu irfanı misali “bilmediğin işe girme yeğenim” mi dersiniz?

He bu arada bu tip devredilen mekanları nerden bulurum? Sahibinden de var mıdır
0
avatar is back
(31.12.25)
Restoranların alım satımının ayrı bir network alanı varmış.
Sıradan ilanlar veya cama satılık yazmayla değil.
Bu işlere yakın olanlarla konuş .

Çalışanlar dan ayrı olarak, hizmet verilecek bölge çok çok önemli diyor bu işin erbabları
0
diyecevaplandı
(31.12.25)
Bilmedigin sektore asla girme.
0
die fetten jahre sind vorbei
(01.01.26)
Restorancılık öğrenilmeden girilmemesi gereken işlerden.

Başında duramayacaksanız yine iyi düşünün. Türkiye'de 20 masa, günde 500 kişi gelse ooooh temiz para diye girişilir bu işlere ama kazın ayağı öyle değil.

Bir de tavuk dünyası gibi dediğinize göre nereden baksan 15-20 personelli bir işletmedir bu, sirkülasyon yüksek, tempolu bir iş. Haliyle iyi yönetilmesi gerekir.

İlla bu işlere girecekseniz, msa'da falan çok güzel eğitimler var restoran işletmeciliği üzerine. Bir onlara bakın. Restoran işlerinin çok teknik ve lojistik konusu var ve bunlar karlılığınızı aşırı etkileyecek.

Hiç bir şey yapamıyorsanız en azından bunlara bir gidin bakın.

Bir de dükkan devralmadan önce gidin mali müşavirinden defteri bir alın tanıdığınız güvendiğiniz bir muhasebeciye bir inceletin. Öyle bakkal hesabıyla anlaşılmaz cirosu karı.
0
anten
(01.01.26)
Bu aralar lokantacılık iflasın eşiğine. Maliyetler çok yüksek. Sakın ola uzak dur
0
bluemoon22
(02.01.26)
hem isi bilmiyorsun hem de basinda durmayacaksin oyle mi? :D
kibris'a bir bilet al, 3.5 ile rulet oyna, daha mantikli.
0
cooperr
(02.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.