Giriş
(5)

Gözlük cam kalınlığı numara değişimiyle artar mı?

mikahakkinen
yaklaşık 5 senedir, sağ sol göz 0,25 astigmat ve 1,5 miyop. netlikte problem yaşadım ve sol gözümde 1,5 hipermetrop çıktı. doktor yakında problem olduğunu bu sebepten cama bunu ekletmemi iletti.eğer camı değiştirirsem cam kalınlaşır mı?
yaklaşık 5 senedir, sağ sol göz 0,25 astigmat ve 1,5 miyop. netlikte problem yaşadım ve sol gözümde 1,5 hipermetrop çıktı. doktor yakında problem olduğunu bu sebepten cama bunu ekletmemi iletti.
eğer camı değiştirirsem cam kalınlaşır mı?
0
mikahakkinen
(08.10.26)
biraz daha kalınlaşır ama artık inceltmek için teknoloji ilerledi sizin fark edeceğiniz derecede bir kalınlık öngörmüyorum
+5
kablelvuku
(08.10.26)
Ayrıntılar için çok bir şey diyemeyeceğim ama kalın camlar belirgin seviyede inceltilebilir. İnceltme seviyesi arttıkça ücreti de artar.
+1
diyecevaplandı
(08.10.26)
çok düşük numaralar, hiç fark edilir bir değişim olmaz bence. benimki 4,75 ve yine de baya ince.
+4
art cat chocolate
(08.10.26)
$i$e dibi gozluk cami olayi biteli cok oldu, birsey degismez.
kaliteli cam alin, cok fark yaratiyor.
+2
cooperr
(08.10.26)
optikçiyim. 1.5 numara hipermetrop veya 1.5 numara miyopta cam 1-2 mm hariç kalınlaşmaz.miyop camlarda kenarı kalın, hipermetrop camlarda ortası kalın cam kullanırsınız ama ağırlıkları hemen hemen aynıdır. 1.5 miyop ve 1.5 hipermetrop arasında kalınlık farkı çok çok azdır.
0
ayağiniza gelen overlokçu
(09.10.26)
(10)

Kiracı iseniz ortalama bir evde kaç yıl oturuyorsunuz?

sonhakan
Benim ki 3 yıl Çok az geldi de..
Benim ki 3 yıl Çok az geldi de..
0
sonhakan
(04.10.26)
11. yılım bitmek üzere :d ev sahibim çıkmamı bekliyor. ben de çıkmak istiyorum ama çıkamıyorum
0
art cat chocolate
(04.10.26)
ilk evime 6 sene once ciktim, acikcasi memnunum. yeni yapilmis bir binaydi, ev sahibiyle de bi muhabbetim yok; zam donemi ikimiz de makul davraniyoruz ortada bulusuyoruz.

seneye evimi alana kadar burada devam. 3 senede bir ev degistiremezdim ben ngl
0
aguen
(04.10.26)
Son yüzyılda en uzun süre oturan kimse sanırım . Ardından çıkan olaylar da daha yeni :
www.yenialanya.com
0
diyecevaplandı
(05.10.26)
saydim son 10 yilda 6 farkli evde oturmusum. daha gecen ay tasindim, bu da 7. oluyor.
0
banach
(05.10.26)
kiraci olarak ortalama 1 sene (22 ay, 2.5 ay, 24 ay, 1.5 ay)
ev sahibi olarak ortalama 3.5 sene yaklasik (53 ay, 33 ay)

cok kisa olanlar biraz ozel durumlardi, yoksa ortalama 2 sene olurdu sanirim.
-1
lemmiwinks
(05.10.26)
2023'te oturduğum evimi aldım. Ev sahibi olarak 3 sene oldu.

Ondan önce 16 senelik kiracılık hayatım var. 6 ev değiştirmişim. son 3 evimde 4'er sene kalmıştım.
0
gabe h coud
(05.10.26)
6.5 yıl aynı evde oturdum ben romanya'da.
ülke değiştirmesem hala aynı evde oturmayı düşünürdüm.
-1
rain when i die
(05.10.26)
25 senedir İstanbul' dayım. Şu anda kiracı olarak oturduğum 8. ev. Bundan bir öncekinde 12 sene oturdum, ortalamayı o yükseltmiş :)
+1
kumandanim
(05.10.26)
Öğrencilikle Ankara geldikten sonra ilk yıl yurt sonra kiraya başladım. 26 sene olmuş toplam 11 ev değişikliği. Arada 1 sene askerlik var birde.
Kısaca 24 sene—> 11 ev
Ayrıca kiraya devam
0
FT5
(05.10.26)
İlkinde 2, 10 ikincisinde sonuncu da 8yıl oturup evlendim
0
cccbehzatccc
(05.10.26)
(3)

ChatGPT Reklamları

auroraaurora
Tesisatla ilgili bir şey sordum, bilmemne sitesinin reklamını gösterdi en altta. Çok sinir bozucu değil mi? Sözümona cevapları etkilemeyecekmiş. Belli bir abonelik türünde bile reklam gösterecekmiş. Artık abonelik almak da yetmiyor reklamsız içerik için. En bir premium'unu almak zorunda mı kalacağız
Tesisatla ilgili bir şey sordum, bilmemne sitesinin reklamını gösterdi en altta. Çok sinir bozucu değil mi? Sözümona cevapları etkilemeyecekmiş. Belli bir abonelik türünde bile reklam gösterecekmiş. Artık abonelik almak da yetmiyor reklamsız içerik için. En bir premium'unu almak zorunda mı kalacağız? Amazon Prime'da da aynı şey oldu.
0
auroraaurora
(02.10.26)
milyar dolarlık şirketleri savunmak istediğimden değil de, adamlar ya abonelik ücretini arttıracak, ya reklam alacak ya da datanızı satacak.
+1
archmage mahmut
(02.10.26)
Suyun parayla satildigi dunyada cok sey istiyorsun reis.
+3
baldur2
(02.10.26)
Evet , paramızla sinir bozuyorlar.
İnsanları bağımlı hale getirdikten böyle şeylerin de zamanla umursanmayacağını biliyorlar. okumadan onayladığımız sürekli tek taraflı olarak güncelledikleri EULA üstünde bir etkimiz var mı ? yok .
Canlı, hareket eden, düşünen, onlara kendi kişiliğimiz hakkında tahlil yapacak seviyede özgürce veri akışı sağlayan birer item'leriz onların yanında.
0
diyecevaplandı
(02.10.26)
(7)

acik ofiste kendi kendine konusan is arkadasi

make a wish
ofiste 7 kisiyiz, zaten yeterince kaos var ve benim tam karsimdaki kisi butun gun kendi kendine konusuyor. mesela mail yazarken yazdigi seyi miril miril soyleyerek yaziyor. ya da bir seye sinirlenirse aniden bagiriyor. ofisteki ilk gunlerimde irkilerek saskinlik icinde ne oldu diye soruyordum, birka
ofiste 7 kisiyiz, zaten yeterince kaos var ve benim tam karsimdaki kisi butun gun kendi kendine konusuyor. mesela mail yazarken yazdigi seyi miril miril soyleyerek yaziyor. ya da bir seye sinirlenirse aniden bagiriyor. ofisteki ilk gunlerimde irkilerek saskinlik icinde ne oldu diye soruyordum, birkac gun sonra anladim ki sacma sapan seylere asiri sinirleniyor ve buyuk tepkiler veriyor. ornegin birisi ona mail atmis ve bir fatura numarasi sormus, "ben nerden bileyim be!!! muhasebe mi burasi!! elli kere soyledim bunu bana sorma diye!!! yeter artik ya, sizinle mi ugrasicam ben aksama kadar" seklinde baslayip yaklasik 2-3 dk soylenmeye devam ediyor.

ya da biriyle teams'te yazisirken kafasinin icindeki sesleri duyuyoruz. ornegin:
"hmm mmm hmm seklinde yapabilir miyiz" (gelen mesaji okuyor)
"yapamayiz, bu simdi mi soylenir" (sesli dusunuyor)
"maale-sef bu asa-mada hmmm mmm ol-dugu icin hmmm yapa-miyoruz" (cevap yaziyor)
"bi dahakine boyle seyleri zamaninda sormayi ogrenirsin, hadi simdi kolay gelsin"

kendisine sadece bir kere, cok nazik bir dille, konsantre olmakta cok zorlandigimi soyledim. o da bana "ben de bu sekilde konsantre olabiliyorum, kusura bakma" dedi.

ofiste kimse bu durumdan benim kadar rahatsiz degil. sanirim alismislar, hicbir tepki vermiyorlar. hatta sakaya vuruyorlar "o kendi kendine konusur ehehe". aniden bagirmalardan bile etkilenmiyorlar. bense durumdan o kadar rahatsizim ki butun gun kulaklikla oturuyorum, arka plandaki ugultuyu bastirabilmek icin muzik dinliyorum. mesai bittiginde dayak yemis gibi cikiyorum ofisten.

bu durum normal mi? ofisinizde var mi boyle insanlar? bana bi akil verin ne yapayim?
+2
make a wish
(28.09.26)
aynı şekilde taklit et. kısasa kısas
+1
jelly bear
(28.09.26)
malesef açık ofis böyle bir şey günde 7-8 saatimizi bir yerde geçirince ciddiyet maskesini de takmakta zorlanıyoruz. ben de bir devlet dairesinde bir odada 6 kişiyle oturuyordum.

odadaki 2 kişi direkt kokuyordu, kokanlardan biri direkt pisliğini de dışarı vuruyor arada osuruyor geğiriyordu falan, masasını pislik götürüyordu. sürekli de telefonla basbas bağırarak konuşuyordu ve konuştuğunda kimse iş yapamıyordu.

biri ise sinirlendiğinde direkt dışarı vuruyordu sürekli bırbırbırbır kafa ütülüyordu.

uğraştım ettim odamı değiştirdim, artık ufacık bir odada 4 kişi ile birlikteyim biri sürekli kendi kendine konuşuyor, diğeri bilgisayardan müzik açıyor gıygıygıy keman vesaire bıktım diğeri de çok dağınık sağa sola yığdığı evraklardan masama zor gidiyorum.

özetle son derece normal bir ortam bence.
+2
denizgonen
(28.09.26)
klimayı, hava şartlarını, havasızlığı vs bahane ederek yerini değiştirmeye çalış.
+1
HellKeePer
(28.09.26)
Kendisi rahatsızlık veriyor gibi görünebilir ama " işiyle ilgili " sinirlenen biri , sanırım işinde daha iyi olmaya çalışan biridir.
Çevresindekiler işinde dikkat , özen hususunda ortalamanın altında ise bu sinirini daha da arttırıyor olabilir.
Zaten iş yerinde kaos olduğunu söylüyorsunuz.
Normalde 7 kişinin olduğu yerde görev tanımı ve yetkiler belliyse kaos olmaz düzen olur. İş yerinde üst olan kimse onunda kaosta payı vardır.

İşi , adeta gösterildiği ilk haliyle çok düşünmeden, yorumlamadan kapalı şekilde adeta koyun gibi yapmak yerine şüpheci ve sezgisel yaklaşan biri diye düşünüyorum o kişi hakkında .
Sonuçta içinde işle ilgili ne varsa
dışarıya da (mırıldanmalarında olduğu gibi) o sızıyor.

Aynı işi farklı zamanlarda bir kaç kişi yaptığında kaos çıkar.
Herkes düzenli yapsa bile birisi dikkat eksikliği ya da işin kendisinden habersiz usule uymadan yapsa yine kaos çıkar.
Aynı işi aynı anda 4-5 kaç kişi yaptığında yine kaos çıkar. Şöyle ki o iş , bir zaman sonra diğerlerine göre işi daha iyi yapan birinin üstüne kalır.

Geçmişte bazı yaşadığım bir örneklerden,
Elinden telefon düşmeyen (tiktoktan çıkmayan , kısa videolarla adeta beyni sulanmış ) işle zerre ilgisi olmayan kimseler de tanıdım.
Bazen (ellerinde telefon varken )
- bugün ayın kaçı ? diyerek tarih
veya saat soruyorlar etrafındakilere .
Gel de çıldırma .
Sanki telefonda android OSun, içinde tarih saat uygulaması olmayan özel sürümünü kullanıyorlar.
Bir diğeri alış veriş sitelerinden çıkmaz.
Bir diğeri kafayı çay / kahve (yanında muhakkak çikolata olmalı) içmekle bozmuştur.
Bir kaç kişi her daim standart olarak borçludur bir yerlere.
Bir diğeri , herkesle menfaat yönlü olarak iyi geçinir ve belli bir duruşu olmaz .
Bir diğerine yapması gereken işi öğretirsin not almaz. Güya hafızasına güvenir ama unutur bir kaç güne aynı meseleyi tekrar sorar.

Böyle şeyleri topladığımızda aslında çalışmıyoruz. Ama bir şekilde aynı iş yerinde toplanmışız. Birbirimize karşı faydasız iş arkadaşı olmuşuz ki zaman için ayrılmalar, yer değiştirmeler söz konusu olduğunda telefon rehberinden silinecek kadar da uzağız birbirimizden.
-1
diyecevaplandı
(28.09.26)
hareketlerinin benzerlerini yap odağı falan kalmaz.

Birde bacağını titrek sürekli sonrada kanka ben koyle çalışabiliyorum yoksa odaklamam de.

Saka değil mühtiş dağıtır dikkatini.
0
kuzey li
(28.09.26)
Allah kurtarsın, bence çok sinir bozucu bir durum.
çok güzel gürültü engelleme özellikli kulaklıklar var, onlardan önermekten başka çare göremiyorum. İşini iyi yapıyor demek ki diye romantik romantik konuşulmuş ama çekmeyen bilmez..
+3
lil siztah
(28.09.26)
ofiste senin gibi rahatsız olmayan biriyle masaları yer değiştir ama bunu yönetimle konuşarak talep et. hatta mail at ki ellerinde yazılı bir şey olsun. yarın öbür gün istediğin şey yapılmadığı için performansın düşerse seni direkt suçlayamazlar.
adamın yaptıklarının aynını yapmak onu rahatsız etmeyeceği gibi seni daha da sinir hastası eder. ayrıca çok gereksiz bir davranış. rahatsız oluyorum o zaman ben de rahatsız edeyim e haklıyken haksız konuma düşmek bu ve hatta çocukça bir davranış. inat ile yapılan bir davranışa ben olsam karşılık olarak "aa kardeş anlamamışım pardon" demem. o da demeyecektir.
+3
neira
(29.09.26)
(4)

Arabada bu çizikler nasıl olmuştur?

rodeocu
Kardeşim arabayı yıkamaya veriyor. Akşam gelip evin önüne park ediyor. Ertesi gün bunları fark ediyor. Hem şoför kapısı hem yolcu kapısdiında. Yıkamada olmuş olabilir mi?https://ibb.co/DPNC412fhttps://ibb.co/YByZ6BG7
Kardeşim arabayı yıkamaya veriyor. Akşam gelip evin önüne park ediyor. Ertesi gün bunları fark ediyor. Hem şoför kapısı hem yolcu kapısdiında. Yıkamada olmuş olabilir mi?

ibb.co
ibb.co
0
rodeocu
(26.09.26)
bu yıkamada olacak bir şeye benzemiyor. özellikle yapılmış gibi.
0
mikahakkinen
(26.09.26)
Bu izlerin oto yıkamada olma ihtimali var .
Özellikle benzer yapıda sıralı dört çizgi olan yerdeki izler, tazyikli suyun çok yakın şekilde temas ederek aşındırmasına benziyor .
Olayı şöyle düşünün. Çok güçlü çıkan tazyikli su , çok yakından, kısa sürede yine kısa aralıklı zikzaklı hareketle temas etmiş .
İlk anda yıkama yapacak işçinin elindeki hortumu araca nasıl yaklaştırdığını bir hayal edin.

Tabi ben kasıt aramam ama buna en fazla dikkatsizlik/ihmal denebilir.( İşe yeni başladıysa acemidir) .
Benzerini yine böyle cam kenarında başka araçta da görmüştüm. Aracın dışarıda kalan en esnek yeri sonuçta .
0
diyecevaplandı
(27.09.26)
bence sevimli dostlarımız yapmış
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.09.26)
Yıkamacı pale plastik bölgelere tazyikli su sıkmış.
0
HellKeePer
(27.09.26)
(3)

imei attirmak

baldur2
elimde cok eski olan ve imei'i halen aktif olan bir telefon ile yurtdisindan satin alinmis bir telefon var. eski telefonun imei numarasi bu yeni telefona atanabilir mi? telefoncular yapar mi bunu? ve nedir ucreti ortalama eger yapabiliyorlarsa?
elimde cok eski olan ve imei'i halen aktif olan bir telefon ile yurtdisindan satin alinmis bir telefon var. eski telefonun imei numarasi bu yeni telefona atanabilir mi? telefoncular yapar mi bunu? ve nedir ucreti ortalama eger yapabiliyorlarsa?
0
baldur2
(26.09.26)
androidse yapar
0
jelly bear
(26.09.26)
Yapılır .En fazla 400-500 e de yapılır.
Tanıdıksa bedava da yapabilirler.
Hala imei aktif ise zaten ayrıca imei kaydına da gerek yok .
+1
diyecevaplandı
(26.09.26)
Her telefona imei repair işlemi yapılamıyor. İmei atılabilen bir modelse yapılır tabii, 1-2bin lira arası değişir diye tahmin ediyorum.
0
hakmut
(27.09.26)
(6)

belediye vergi borcu hakkinda destekleriniz lazim

nibba
arkadaslar biz uc kardesiz. anne baba yok. babadan kalan bazi arsalar vs var.kardesime bir kagit gelmis. taaa 2022'den beri odemedigimiz vergiler var. isin kotu tarafi toplam borc kadar bir de ceza yazmislar. yani borcumuz 18 ama adamlar 36 istiyor..isin sacma tarafi uc kardes oldugumuz ve esit pay
arkadaslar biz uc kardesiz. anne baba yok. babadan kalan bazi arsalar vs var.

kardesime bir kagit gelmis. taaa 2022'den beri odemedigimiz vergiler var. isin kotu tarafi toplam borc kadar bir de ceza yazmislar. yani borcumuz 18 ama adamlar 36 istiyor..

isin sacma tarafi uc kardes oldugumuz ve esit pay sahibi oldugumuz halde bildirim sadece kardesime gelmis. ben belediye sisteminden bakiyorum mesela borc yoktur diyor.

simdi bunu nasil yapmali arkadaslar? vergi borcunu odeyelim ama ceza cok fazla. bir de ucumuze de bildiri gelecek seklinde nasil yapilir? belediyeye mi gitmek lazim ama gidip ne denecek onu da bilmuyorum.

tikler gelecek..
0
nibba
(26.09.26)
Beş yılı doldurmuşların üzerini çiz öncelikle.

Sonra. Bunlar arsa mı tarla mı, üzerinde metruk da olsa ev var mı? Tapu kaydında ne diyor?

Çok yeni başıma geldi. Konuya epey vakıf oldum.
0
Mirket
(26.09.26)
ustunu ciz derken? anlamadim hocam

bu borc sadece bir tasinmaz icin, o da arsa.
0
🌸nibba
(26.09.26)
5 yılını doldurmuş olan vergi zamanaşımına uğruyor. Borç olarak görünüyor ama ödenmesi istenemiyor. Kalanını ödeme günü geçmiş olanların faiziyle birlikte ödeyeceksiniz. Aksi taktirde icra işlemi yapılabilir. Ödeme yazısı gelmeyen kardeşler gecikme faizine razı ise icra bildirimi ya da ödeme yazısı gelene kadar kulağının üzerine yatabilir. E devlette arsa payınız görünüyordur. Belediyenin sitesinde görünmesi şart değil.
0
Mirket
(26.09.26)
Çok bilgim yok ama 2027 yılı da yaklaşıyor. Bazı vergiler daha da katlanabilir. Bu sene içinde bu işleri kapatın .
0
diyecevaplandı
(26.09.26)
gönderen icra mahkemesi mi, belediyenin kendisi mi? işletilen şey ceza mı yoksa borç faizi mi? mal beyanı isteniyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.09.26)
gonderen belediye, ceza kesmisler direkt "vergi ziyai" diye. mal beyani istenmiyor.

itiraz merci istanbul vergi mahkemeleri diyor.
+1
🌸nibba
(26.09.26)
(13)

Günümüz çocuklarını sevmemek

kiriko
Ya arkadaşlar ben günümüz çocuklarını sevemiyorum.Sizce bende bir gariplik var mı?6 yaş altını severim hele bebekleri çok çok severim.Ama 6 yaş üstü bi acayip ukala yaramaz saygısız.İşin garibi çoğu böyle.Var mı bi sıkıntı yoksa psikologluk muyum?
Ya arkadaşlar ben günümüz çocuklarını sevemiyorum.Sizce bende bir gariplik var mı?6 yaş altını severim hele bebekleri çok çok severim.Ama 6 yaş üstü bi acayip ukala yaramaz saygısız.İşin garibi çoğu böyle.Var mı bi sıkıntı yoksa psikologluk muyum?
+3
kiriko
(25.09.26)
Ben de normalde sevmediğimi düşünüyordum ama ben bok gibi yetiştirilmiş şımarık veletleri sevmiyormuşum onu fark ettim çünkü bazı çocuklar gördüm bu sene acayip efendi ve aklıbaşındalardı yaşıtlarına göre, hepsi öyle olsa süper olurdu.
+1
kizil karga
(25.09.26)
çocuklar şımarık. annenin babanın lafını sözünü dinlemeyen çocuktan hayır gelmez.
0
jelly bear
(25.09.26)
Bazı çocuklar çok şımarık ama bazıları çok komik. Mesela bazen kalabalık gruplarda denk geliyorum +7 yaş çocuklu ailelerde aşırı komik ve eğlenceli geçiyor çocuklar aşırı şımarık değilse. Ben aşırı antipati duymuyorum normalde çocuk öyle sevmem ama bizim jenerasyona göre kendilerini çok iyi ifade ediyorlar, duygularını da iyi ifade ediyorlar ben şaşırıyorum. Bu tabi kendilerine özgür alan tanınması ile alakalı ipin ucu kaçıyor ve çoğu şımarık oluyor haliyle ama şımarık olmayanlar ile oturup bir yarım saat esprili vs sohbet edersin rahat kelime hazneleri çok geniş bence öyle çok da çocuk gibi değiller.
0
titanic kemancısı
(25.09.26)
Bütün çocuklar bir olamaz. Her istediği olan, biraz ağlayınca telefondan tablete susması için pek çok şey önüne serilen, elaleme güzellemeler yapılır başbaşa kalınca ilgi gösterilmeyen çocuklar doğal olarak sosyal olarak problemli oluyorlar. Ve evet bu zamanda bu örnekten çok mevcut. Ama onların bir suçu yok. Aileleri onları bu şekilde yetiştiriyor. Bilinçli veya bilinçsiz.

Pek çok çocukta uyaran eksikliği var. İlgileneni yok yani. Pek çoğunda da aşırı uyaran söz konusu. Tv+tablet+telefon+youtube+instagram
Bütün gün tüm interneti tüketiyor çocuk.

Şimdi bu durumların ikisi de ciddi sorun. Ama emin olun aynı şey değil. Bir de haylaz, yaramaz tipler var. Bunların karakteri yetiştirmeden başımsız bu şekilde oluyor ve çevresi için hakikaten yorucu, epey efor harcatan cinsten.

Dolayısıyla günümüz çocukları derken homojen bir gerçeklikten söz edemeyiz. Dün için de bugün için de durum hep aynı aslında. Sadece bugün araçlar değişti. İnsan hep aynıydı.
+1
ezkaza
(26.09.26)
özellikle küçük yaştaki çocukların zamandan bağımsız olarak benzer niteliklere sahip olduklarını düşünüyorum şahsen. mevcut durumunuz sizin algılarınızla, sinir-stres düzeyinizle vs. ilgili olabilir. bunu kötü anlamda söylemiyorum. yani eskiden "tahammül edilebilir" bulduğunuz bir şey bugün sinir bozucu geliyor olabilir. bu sizin kendi kişisel gelişiminizin bir parçasıdır.

ben küçük çocukları çok seviyorum. müthiş beyinleri var çünkü. oyunlarından tutun yargılarına kadar her şeyleri aşırı komik. ama bunun başka bir yetişkin insanı açmamasını da rahatlıkla anlarım açıkçası, herkesin sevimli bulabileceği bir şey değil çünkü.

ben çocuğum olsun isterdim. yeğenim doğduğunda bu isteğim zirve yaptı. yeğenim 2-3 yaşına geldiğinde "iyi ki çocuğum yok" diye evrildi. yani çocuklar bence aynı çocuklar ama bizim bakışımız değişiyor. şu an dayı olarak muhatap olmaktan müthiş keyif alıyor muyum? alıyorum. 7/24 sorumluluğunu üstlenmek ister miyim? hayır.

bi de "günümüz çocukları" ifadesi dikkatimi çekti. benim gördüğüm kadarıyla bugünün çocuklarıyla 30 sene öncekilerin arasında fark yok. yani tabletçi, dopamin bağımlısı manyaklar biraz daha ileri yaşlarda ortaya çıkıyor... ben kendi etrafımdaki bebelere bakıyorum bunlar taş toprak yiyip birbirine dalan, parkta kafa üstü düşen garibanlar yani. biz nasıl denyoysak bunlar da aynı öyle, bi fark yok :)
0
der meister
(26.09.26)
Şimdiki kadar şımarık, terbiyesiz, saygısız, bencil, rahatsız edici, sinir bozucu çocuk yoğunluğunu görmedim.

Arada çok iyi aile terbiyesi almış, yaşının ötesinde olgunluğa sahip olan çocuklar var ama azınlıkta.

Kendi oğluma belli sınırlar geçilmediğinde medeni, saygılı kalmayı öğretmeye çalışıyorum ama sosyal medya yüzünden devamlı takipte kalmak gerekiyor.


Çok uzun konu aslında ama çocukta sıkıntı varsa genellikle ailelerinde en az 1 ebeveyn sıkıntılı oluyor. Çocuğa bak, ya anasının ya babasının kopyası, hatta bazen daha kötüsü.
0
kimlanbu
(26.09.26)
Çocuklar sevilir .
Sevmemek demeyelim de sevimsiz geliyorlar sanırım belli bir yaş üstü .
Beli
Anne babanın nasıl eğitim verdikleri burada önemli . Tabi konu her zaman fakirlikle ilgili değil anne baba varlıklı, iyi eğitim görmüş, kendi hallerinde olsa da bu halleri her zaman çocuğa olumlu yansımaya da biliyor.

Nasıl ki kimi ergen ve gençlerde okullarda da görmüş olduğumuz üzere saldırganlık bazen bilgisayar oyunlarına bağlanıyor ise daha küçük olan çocuklarda da olumsuz hal ve hareketlerinde izledikleri reklam çizgi filmlerin etkili olduğunu düşünüyorum.
Görüntüler arasında karakterlerin hızlı hareketleri, hızlı geçişe sahip görüntü efektleri ve hızla değişen renkler çocukları olumsuz etkiliyor olmalı .
Ve ne insana ne hayvana benzeyen karakterlerin de yaygınlaşması popüler hale gelmesi de ayrı konu .
0
diyecevaplandı
(26.09.26)
çocukları severim ama bazı çocuklar çocuğum olmadığına şükrettiriyor cidden.
0
nothing in my way
(26.09.26)
Kücükken neden kötü oldugunu anlayamadigimiz yetiskinler olur ya ondan olmussun fkfkfkf

Bi tane haber vardi bin yillik mi me bi tas bulmuslar üstünde civi yazisi varmis. Ne yaziyor diye bakmislar su yaziyormus“simdiki gencler cok saygisiz“ fkfkfkfkf
-1
Purple life
(26.09.26)
benim ve çevremdeki yakın birkaç arkadaşımın çocukları söylediğiniz gibi değil. anne babayla alakalı çocuğun “terbiye”si.
0
deartheodosia
(26.09.26)
normal, sorun sizde değil.

tabi ki düzgün çocuk var ama çoğu sevilecek gibi değil. aileler yüzünden hep.
0
biseysorcaktim
(26.09.26)
bence çocukların ailelerinde (arkadaşlarınızda) sorun var. Saygısız olmayan çocuklar da var çünkü. Ama tahammül etmek zorunda değilsiniz yani onlarla aynı ortamda bulunmak istemiyorsanız bulunmayın bence.
0
nhk ni youkosu
(26.09.26)
Yaşıtımız boktan ebevenyliğin sonucu çoğu.
Uzmanların aman höt demeyin aman kızmayın psikolojisi bozulmasın vs gibi yönlendirmeleri tembel ve salak ebeyveynlikle birleşip fırsat kapısı olması sonucu böyle çocukların sayısı arttı. Birbirlerini gördükçede kudurdular.

Hak veriyorum sana her çocuk olmasada katlanılmaz çocuk sayısı arttı
0
basond
(27.09.26)
(37)

Üzüntüden uyuyamadım kocam abartma diyor

Gradient_tabanlı_mor
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim geri dönüp almayı teklif etti ama git gel 12 saat sürüyor diye istemedim.

Abartıyorsun tekrar alırız elbise diyor. 1 gün içinde her şeyi tekrar alıp tadilat yaptırıp nasıl yetişeceğim ayrıca bir sürü para verdim boşa gitti onbinlerce yani. Hamilesin diye hormonlardan bu kadar abarttın diyor. Tüm gece ağlamakta haklı değil miyim? Kendisi unuttuğu için suçu benim hormonlarıma atıyor gibi hissediyorum.
📊 Sizce?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

-9
Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
tanımadan söylemek bize düşmez ama anlattığınız olay dahilinde kocanız haklı. hormonal durumları olayın boyutunu arttırmış gibi. nasip deyip devam edin. üzücüden ziyade can sıkıcı, sinir bozucu.

adam telafi etmek için gidip alayım bile demiş. bir günü yolda geçecek. o bir günde yenisi de alınır. ama iki seçeneği de sunmuş size. daha napsın.

bir dahakine unutma demekten başka bir şey denemez bu saatten sonra.
+2
biseysorcaktim
(25.09.26)
Evinizin anahtari kimsede yok mu. Otobuse versin
+5
üğpoıuy
(25.09.26)
@üğpoıuy, yok maalesef:(
Çilingirle açtıralım dedik ama yakın arkadaşlarımız şehir dışında hep
-1
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Eşinizin anası babası kardeşi vs. Baksa eve girip diyecektim,herhalde onlar da müsait değil sanırım.sizin akrabalar zaten düğünde,arkadaşlarınız da şehir dışında diyorsunuz. Zor olsa da nasip deyin artık.ama küsüp de gözükmeyeyim resim video çekilmeyeyim falan demeyin sakın.emin olun ilerde gülüp geçeceğiniz hoş anılara dönüşecek bunlar.ortalama rahat edeceğiniz bir kıyafet seçip alıp devam edin sadece
+1
denizciman
(25.09.26)
Elbiseye ne kadar para verdiğime göre değişir. yol masrafından pahalıysa gitsin alsın, değilse senisini alayım.

Üzülmekten ziyade üzerdim, burnundan getirirdim insan valizi nasıl unutur?
-7
kuzey li
(25.09.26)
Valiziniz kaybolmamış sonuçta, evde kalmış. O abiyeyi başka bir davete giyersiniz. Gidip kendinize güzel 3-5 parça kıyafet alın. Bir de tatlı yiyin keyfiniz yerine gelsin.
+10
anaphylacticshock
(25.09.26)
dünyanın sonu değil. bi seçim yapın yenisi mi alınacak yoksa geri gidip elbise mi alınacak diye. bence yenisini alın ama siz bilirsiniz. üzülüp dövünmenin alemi yok artık
0
jelly bear
(25.09.26)
uçakla gitsin gelsin eşiniz bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Maalesef böyle şeyleri ben de çok büyük yaşarım, başıma gelse öfkeden delirirdim herhalde.

Ama artık yapacak bir şey yok, gidin güzel bir alışveriş yapın evdeki de başka bir zaman kullanılmak üzere kalsın.
Hem kendinizi hem etrafınızdakileri strese sokmayın, yakınınız için özel bir zamanda böyle dertlerle bunalmaya ve bunaltmaya gerek yok.

Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(25.09.26)
Bana her şey olmuyor bunun tadilatı da yetişmez ben kocamı yollardım herhalde. Adam gitmek istemezse de haklı. Ama kocama da güvenmez kendi bavulumu teyit ederdim.
0
kestane gürgen palamut
(25.09.26)
uçak veya arabayla, kaç saat sürerse sürsün gitsin alsın. kardeşinizin düğünüymüş, özenle o elbiseyi seçip hazırlatmışsınızdır. başka bir akraba olsa neyse...

hamile halinizle aldığınız kıyafeti başka zaman giyemezsiniz. ek tadilat gerekir. belki normalde zevkinize çok uymayan ama hamileliğinize uygun diye aldığınız bir elbisedir. hem doğum süreci ve sonrası kişiliğiniz ve zevkleriniz bile değişebilir. insan zaten o elbiseyi gördükçe sinirlenir giymek istemez.

her şeyi tekrar almaya çalışmak 20 binden aşağı tutmaz zaten. hatta belki daha fazla, sizin maddi durumunuza göre yani bilemem. vakit de yok, 1 günde ne alacaksınız, nasıl tadilat yapılacak? imkansız.

ben olsam ben de çok sinirlenirdim ve üzüntüden değil sinirden ağlardım :d hamilesiniz bir de yani çok haklısınız bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Adam unutmuş tamam ama telafi etmeyi tekli etmiş, kabul etmemişsiniz. sizin için tek çözüm kocanızın zamanda geri gitmesi mi nedir :) Nasıl çözsün adam :)
+10
kumandanim
(25.09.26)
kocaniz esseklik etmis, esim bavullari yerlestirirken benim bavulumu da koydu mu diye teyit etmem valla, o kadar da guvenemeyeceksek her isini kontrol edeceksem ne alaka yani. yani uzulurdum ama yasinizi bilemiyorum, sunu da unutmamak lazim, hakkaten ilerde kim ne giymis, resimde nasil cikmis bi anlami olmuyor, orada gecirdigimiz vakit ve sevdiklerimizle anilarimiz bize baki kaliyor, sonra insan kendini uzuyor neden tadini cikarmadim, hem kendimin hem etrafimdakilerin burnundan getirdim diye. hayatta sagliktan baska her seye care var. cok takilmamaya calisin.
tum gece aglamakta hakli degil miyim demissiniz, yani bunun hakli olup olmakla alakasi yok hocam, deger mi diye dusuneceksiniz, dunya donmeye devam ediyor - dunyamin durmasina sebep olacak baska olaylar yasadim kendi adima, tum bir gece agladiginiza kendinizi hirpaladiginiza bir elbise icin deger mi, bence soru bu. bana degmez gibi geldi.
+5
kassiopeia
(25.09.26)
Gece boyu ağlamakta haksızsınız .
Aile içinde olan geçici bir zaman sonra önemi olmayacak bir meseleyi buraya yansıtmakta normal değil .
Burada kocanıza söylenen kimi olumsuz sözleri onaylayıp tik atmakta hiç normal değil.
Referandum anket oluşturmakta hiç normal değil .

Eşiniz haklı. bir yerden sonra abartmışsınız. Dünyevi çoğu işler böylece aklımızı esir alıyor .
0
diyecevaplandı
(25.09.26)
o valiz gidip alınmazsa o kocanın yıllarca çekeceği laf tahmin edilemez. çok yanlış bir tercih. o valiz gidip alınıp gelinmeli.
+3
mikahakkinen
(25.09.26)
Canınızı sıkmayın, sağlık olsun; gerisi hallolur. Şimdi işin oluruna bakmak lazım. Gidip alması, şu aşamada teklif edebileceği tek şeydi; onu da siz kabul etmemişsiniz. Ben olsam, bunu güzel bir alışveriş fırsatı olarak değerlendirir, eşime güzel bir fatura çıkarırdım.
+4
lil siztah
(25.09.26)
Kiyafetin basina bi sey gelmemis. Baska yere giyersin artik. Tadilat gerekmeyecek bir seyler arardim. Illa bulunur. Bilemedim ben cok da onemsemedigim icin boyle bakardim. Ama aglamak falan abarti olmus. Bi ölene care yok derler ya oyle aslinda. Ne kendini ne esini uz bence
0
Kittie
(25.09.26)
Ben karimin esyalarini unutsam gider alir gelirim ya da bir sekilde organize eder getirtirim.

Uzulmekte ziyadrsiyle haklisiniz, ama madem bu kadar uzuluyorsunuz adamin gidip alayim teklifini geri cevirmeyecektiniz. Ama tabii yeterince icten teklif etmedigini dusunup reddetmiste olabilirsiniz.

Neyse, yine de butun gece aglamak biraz fazla bir duygusal tepki olmus, bavul unutuldu, esinizi gondermediniz, ne yapacaginizi dusunup onunuze bakmaniz gerekir. Es zamanli biraz uzulmeye devam edersiniz, bundan bes on yil sonra bu da boyle bir aniydi diye ese dosta anlatirsiniz.
+1
lumpen proletarian
(25.09.26)
Ben olsam önce eşimin bavulunu koyardım. Çünkü eşim hamile ve onun konforu benim için öncelikli olmalı.

Hamile bir insanın kıyafet bulması onu tadilat yaptırması zahmetli işler. Kıyafetle düğün boyunca rahat etmesi lazım, sıkmayacak, fazla bol olmayacak. Sonra ayakkabı meselesi de var. Hamile bir insanın ayakkabı bulabilmesi de kolay değil. Ayağın şişer, ayak bileklerin şişer ona göre ayakkabı bulacaksın, çok yüksek topuklu ve çok alçak topuklu giyemezsin, kıyafetine de uyduracaksın. İç çamaşırın hamilelere göre olacak falan. Gerçekten zor işler, şimdi alışveriş yapmak istesen yorulmadan bu işi halletmen lazım.

Bu arada eşine de kızma o da belki gerçekten boş bulundu, aklına gelmedi. Ama erkekler de bazen hatalarını kabul etmek yerine yok hamilelik hormonları yok regl mi olacaksın, ruh halin değişken diyebiliyorlar buna da gerek yok.
+1
rock n roll
(25.09.26)
@ mikahakkinen +1
+1
Mirket
(25.09.26)
İnsanlık halidir. Olabilir. Ben geçen düğünde kim ne giydi hatırlamıyorum bile. Ama kim geldiyse onu hatırlarım. Sima ve varlığınızla orada bulunmanız yeterlidir.
Kocanızı geri yollamamanız takdire şayan. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var.
+2
Leonardo~Da~Vinci
(25.09.26)
Ay hallettik çok şükür bir çilingir kapıcı eşliğinde girecek otogara bırakacak ücreti mukabilinde :)))
+2
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
derdini seveyim butonu olsaydı da bassaydık keşke. kolayca halledilebilecek bir şey sonuçta bu kadar büyütmeye gerek yok. nitekim halletmişsiniz de

neyse allah başka dert vermesin.
+4
gercekdunya
(25.09.26)
dert var.. dert var..
başka türlü dertleriniz olmasın. ölümlü dünya kıyafet işte altı üstü. çözmüşsünüz neyse ki ama her insan hata yapar. kızarsın geçer biter. bkz. şemsiye
ancak kızmanı yetmemiş tüm gece ağlamışsınız o da yetmemiş kızgınlığına bir de gelip forumlarda başlık açmışınız. umarım cocuk doğduğunda adamın hatası hiç olmaz böyle sıfır hata gezer yanınızda.
0
denizmaniaherif
(25.09.26)
Esim bavullari yerlestirirlen benimkini unutmus ne demek?

Mesela 3 valiz kapinin önüne geldi ve 2sini aldi sizinkini mi birakti. Yoksa siz valizi yatak odasinda biraktiniz ve o asagiya indirir nasilsa mi dediniz? Bu iki olay baya farkli. Ikinci gibi bir sey varsa siz haksizsiniz sonucta cocuk degilsiniz esiniz de hamilesiniz diye usaginiz degil. Ama birinci gibi bir durum varsa ben gönderirdim valla eve fkfkf

Sorun oldugunda sorunu kücümsemegi de hic anlamiyorum. Cözüm bulmak yerine sorunu yok saymaya calisiyor.
+1
Purple life
(25.09.26)
bence o kadar çok sinirlenin ki, hem kocanıza hem de kendinize düğünü zehir edin. ne demek sizin bavulunuzu unutmak? ben sinirlendim burada adama. boşasanız yeridir. kardeşiniz kaç kere evlenecek? oldu olacak kendini de unutsaydı adam. derhal binsin arabaya bavulu alsın gelsin. 12 saat gitsin gelsin. akılsız başın cezası. zaten ayağınızın altında dolaşsa sizi daha çok sinir edecek. ortalıkta fazlalık da yaratmamış olur. bu arada, siz yine de işinizi şansa bırakmayın, gidin kendinize kıyafet alın düğünde giyecek. sizin bavulunuzu bir kere unutan adam, bir kere daha unutabilir. eğer bu seferde de unutursa, kesin boşayın.
0
co2s2
(25.09.26)
koca haksız, ayrıca kalpsiz ve hödük.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.26)
Çözüldüğüne samimiyetle çok sevindim. İyi eğlenceler. Abi de vicdan azabından kurtulmuştur ( samimi söylüyorum, kinaye yok )
+2
kumandanim
(25.09.26)
adamin yerinde olsam gidip bavulu alir gelirim.
cunku bu tarz hatalar evliliklerde tekrar onune konur, kacarin yok
geberene kadar bununla ugrasacagima bir gece uykusuz kalir cozerim.
ustune bir de hanim hamile, abbbooovv diyorum :D
+2
cooperr
(25.09.26)
Ömür törpüsüsün.
0
anon1m
(25.09.26)
Benim eşim yapsa parçalar, o bavulu getirttiririm. :) Kadınlar için 1 günde bavul düzmek çok zor bence, kolaylıklar diliyorum, eşinizle de bol sabır
-2
cccbehzatccc
(25.09.26)
çözülmüş konu hayırlı olsun iyi eğlenceler dilerim öncelikle,
ancak kocanız istemeden hata yapmış telafi etmek de istemiş siz olmaz demişsiniz sonra sabaha kadar ağladım vs demişsiniz adamın neler yaşadığını düşündünüz mü peki? Hatasını bu şekilde gözüne sokup gözyaşı döküp aman çözmeni istemem demeniz olayı nereye getiriyor? yani ne olsun istediniz acaba adam ışınlansın mı?
özetle hata yapan kocanıza çok acımasızca hatası yüzünden acı çektirmişsiniz sonra haksız mıyım diye bize soruyorsunuz.
haksızsınız.
0
basond
(25.09.26)
@basond, kocam üzülsün acı çeksin diye ağladığımı mı düşündün :D sadece kendi üzüntümden dolayı ağladım tabi ki. Tutamadım kendimi yani. Ama gitmesini de istemedim 12 saat çok geldi.
@purple life, benim bavul yatak odasında kalmış diğerleri koridordaydı o yüzden unutmuş ama benim bavulumu da görmüştü daha önce yani haberi vardı unutmasa alırdı :/
@kumandanim, teşekkürler :) benden çok o sevindi zaten hallolmasına
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Hadi geçmiş olsun, bir şekilde hallolmuş işiniz...

Friends dizisinin bir bölümü var. Arkadaşı phobe'nin düğününde nikahını kıyacak olan joey türlü aksaklıklardan ötürü kıyafetini getiremiyor. Otelin hediyelik eşya dükkanından aldığı şort ve tişörtle düğünde gitmek zorunda kalıyordu.

Sizin için de bu aksaklığın ileride komik bir hatıra olarak kalması gerekirdi aslında. Hayatta aksaklıklar olur. Rabbim ciddi dertler vermesin. Bazen gülüp geçmeyi öğrenmek lazım. İleride fotolara bakılır ve "ahahah, gradient da elbisesini unutmuştu, di mi?" denirdi en fazla...

Hayatı kendinize zorlaştırmayın, zaten yeterince zor. Gözyaşlarınıza değmez yani...

Neyse, sorunun bir şekilde üstesinden gelinmiş. Gençlere mutluluklar...
+2
dilemma of subscribtionability
(26.09.26)
başka derdiniz mi yok gerçekten ya. gider güzelce yeni alışveriş yapardım, daha keyifli.
0
deartheodosia
(26.09.26)
@gradient bacim sen kendi valizimi takip etmemissin Fkfkfkf sorry ama adama kizamayiz
0
Purple life
(26.09.26)
ne güzel işte bu vesileyle alışveriş yapın bol bol :)
0
gurur
(26.09.26)
(7)

yurt dışına gidip türkiyedekinden daha yüksek maaş alıp çalışma imkanım var. ev almak için beş yıllığına gitsem parayı nasıl biriktirebilirim (mevduat, altın vs.)?

gijilti
Paranın değerini korumak ve o şekilde biriktirmek anladığım bir konu değil.Sepet yapmak belki mantıklı olabilir.Ama daha farklı yollar var mı önerebileceğiniz?
Paranın değerini korumak ve o şekilde biriktirmek anladığım bir konu değil.
Sepet yapmak belki mantıklı olabilir.

Ama daha farklı yollar var mı önerebileceğiniz?
0
gijilti
(22.09.26)
kanka tly diye bir fon varmış alıyorsun 5 e katlıyor paranı
0
gercekdunya
(22.09.26)
Altın... altın... altın
Sormaya gerek yok : altın .
Başka bir yolu da yok. Yapay üretilmiş değerlerle ve şişirilmiş hisselerle bu işler olmuyor. Dünya kurulduğunda altın vardı.
Dolar, kripto, hisse, ve şimdi geriye bir don bırakan fonlar yoktu.

ABD ye kafa tutan Çin, altın alıyor sürekli . İnsanları kendisine çağıran bir kaç kişinin ağzına bağlı değer kazanan kripto para kurumları da altın alıyor. Savaş zamanları yine altın önemli derecededir. Borsada inişine çıkışına bakmayın. Altın aldım zarar ettim diyem kimse yok. Kısa vadeli değer inişine bağlı sızlanmaların da manası yok .

Genel manada bu finans düzenini kuranlar söylüyor: kapitalizm yamayla da kurtulmaz.

....
Ek olarak altın yatırımında arada olabildiğince komisyoncu banker danışman vs. kimse olmasın.
Altın için arada banka bile değil sadece gözünüzle iş yerinde fiziki olarak gördüğünüz kuyumcunuz ve altına odaklanın.
-1
diyecevaplandı
(22.09.26)
Altın parayı katlamaz ama güncel değerini korur. Uzun vadede zarar etmezsiniz.

Ben de altıncıyım.
+2
anaphylacticshock
(22.09.26)
1980-2004 arasi altin dolar karsisinda pek deger kazanamamis. Yasimiz geregi cogumuzun bildiği yıllara bakarsak tabii ki 2004-gunumuz arasinda buyuk artis var. Ancak hep boyle gitmiyor. Mesela 2011 Haziran ayinda altin alan biri, dolar karsisinda hep daha az paraya sahip olmus, 2020 yilina kadar boyle devam etmis, tam 9 sene. Gene ayni seyin olmayacaginin garantisi yok.

Bu arada yuksek maas ve ulke neresi? Tek misiniz? Maasiniza gore daha ucuz bir hayat yasamaya acik misiniz? Bunlar onemli, para biriktirmek dusundugunuz kadar kolay olmayabilir.
0
mbond
(22.09.26)
her seyi benligini kisiligini ruhunu sat altin al kanka.
0
baldur2
(22.09.26)
bu forumda bana da altın önerdiler. Ocakta tüm paramı altına ve gümüşe yatırdım ve hala eksideyim. yaklaşık 2M içerdeyim.
+5
plastic_angel
(23.09.26)
seninle beraber merkez bankları da içeride o zaman . Bir tuhaflık yok mu ?
-3
diyecevaplandı
(23.09.26)
(3)

Böyle konserlere katılan oldu mu?

mertumursamaz
Böyle konserlere katılan oldu mu? Boney M Daddy Cool ♫ Club Mix 2026 ♫https://youtu.be/qq2fXrpC2sE?si=4cf5fCsj9LxzGCR8Onlar orada onları yaşıyorlarsa biz burada ne yaşıyoruz sahi ne diyeyim simülasyonumu yazanlara lanetler olsun.
Böyle konserlere katılan oldu mu?

Boney M Daddy Cool ♫ Club Mix 2026 ♫
youtu.be

Onlar orada onları yaşıyorlarsa biz burada ne yaşıyoruz sahi ne diyeyim simülasyonumu yazanlara lanetler olsun.
-7
mertumursamaz
(21.09.26)
Gerçeğin çölüne hoşgeldin .
0
diyecevaplandı
(21.09.26)
Hoş bulmadım
-2
🌸mertumursamaz
(22.09.26)
doğduğumuz ülkeyi belirleyemiyoruz maalesef.
afganistan'da da doğabilirdik.

ben isveç'te bir opera evinin kuruluş yıl dönümü konserine katılmıştım. kral ve kraliçe de katılmıştı. inanılmaz bir coşku ve heyecan vardı. sahne performansları inanılmazdı. Tanıştığım insanlar çok hoştu. Kendini geliştirmiş, espritüel, yaşamın keyfini çıkaran, yetenekli ve çalışkan... Eğer güzel bir yaşam istiyorsak potansiyelimiz ölçüsünde çalışmalıyız.
-1
santimantal
(22.09.26)
(18)

Anne olmak için 41 yaş çok mu geç?

Moonpie
Soru başlıkta. Bugüne kadar hiç çocuk istemiyordum ama sanırım şu anda istiyor gibiyim. Çok mu bencilce bir fikir?
Soru başlıkta. Bugüne kadar hiç çocuk istemiyordum ama sanırım şu anda istiyor gibiyim. Çok mu bencilce bir fikir?
0
Moonpie
(21.09.26)
Günümüzde bence değil. 40+ çocuk yapan çok. Kişi duydum.
Ha erkek olursa çocuğun peşinden koşturmak ayrı zorluk. Çok bencilce değil
+1
kisa
(21.09.26)
Çok geç değil ama ilk doğum için çok fazla beklememek gerekiyor.

Yani daha önce çocuk yapmış olan için 45 bile geç olmayabiliyorken, ilk doğum için son şans 40'lı yaşların ilk yarısı...
0
dilemma of subscribtionability
(21.09.26)
Kadınlarda kromozomal anomali riskinin belirgin şekilde artmaya başladığı yaş sınırı genel olarak 35 yaş olarak kabul edilir. Tıpta bu durum genellikle "ileri anne yaşı" olarak adlandırılır.
+1
elite crew
(21.09.26)
Benim hanım 43 yaşında anne oldu.
Şu an 3,5 yaşında.
Risk var tabi ama onu da doktorun talimatlarıyla aşacaksın.
0
etna
(21.09.26)
hayatta hiç bir şey için geç değildir.
zamanı gelmemiştir.
şimdi zamanı diyorsanız, doğru zamandır.
istiyorsanız durmayın.
-1
stay with me
(21.09.26)
Bir arkadaşım 42 yaşında anne oldu.
Doktorun yönlendirmesiyle tarama testleri yapılır.
Tek sorun enerjinin azalması.
+1
pro9it9is9
(21.09.26)
Değil. Bir iş arkadaşım o yaslarda oldu hatta ikinciyi yaptı.
Hanımın annesi de galiba 45 falanmış, ikiz bir de.
0
logisticsmanager
(21.09.26)
geç değil ama ilerde çocuk 18 yaşına geldiğinde siz neredeyse 60 yaşında olacaksınız. arada 2 kuşak olacak. bunları da tekrar düşünün bence.
0
gercekdunya
(21.09.26)
ideali bence 35ten önce anne olmak. duruma göre o bile geç olabiliyor. ama bu yaşlarda anne olan bir sürü kadın var tabi. tabi geciktirmemekte fayda var bence. hem riskler artıyor hem de enerji kalmıyor.
-2
elorelia
(21.09.26)
Çok zor bir karar gerçekten. Yanıtlarınız için teşekkürler
+2
🌸Moonpie
(21.09.26)
şimdi o hesap şöyle;

siz kaç yaşında ailenizden bağımsız oldunuz? diyelim 27. doğacak çocuk da 41+27=68 yaşınıza gelene kadar size bağımlı olacak. yok okulu, yok üniversitesi, yok düğünü yok bilmemesi uğraşıp duracaksınız.

68 sizin için çoksa, çok. değilse, değil. kararınızı böyle verin derim ben.

yatırım tavsiyesi değildir :)
+3
babilfish
(21.09.26)
Geç değil .
Sizin için küçük, insanlık için büyük bir adım bu.
0
diyecevaplandı
(21.09.26)
Anne ya da baba olmak icin hicbir yas gec degildir bana göre.
Su an cocuga vereceginiz zaman, bilgi 20li yaslardaki birine göre daha fazla olabilir.
+1
Purple life
(21.09.26)
bu konuda işin tıbbi, bilimsel ve hatta psikolojik yönlerinden ayrı olarak en büyük soru işareti çocuğun ileride çok genç sayılacak yaşta annesiz - babasız kalma ya da onların bakımlarını üstlenmek zorunda kalma durumu bence.
35 yaşındayım annem 75 babam 80 yaşında. yaşıtlarım aileleriyle mutlu mutlu torun tombalak büyütürken bir onda bile sıkıntı yaşıyoruz.
velhasıl tabii ki anne olmak isteyen herkesin hakkı ama etraflıca düşünmekte fayda var.
+1
wild honey suckle
(21.09.26)
hayatta her seyden maksimum fayda saglamak zorunda degilsin, hayat herkes icin de tamamen ayni dogrultuda olmak zorunda degil. bencillik diyenlere bakma. ona bencillik buna bencillik, sonuc: kedi kopek ile kafayi yemek.
+5
baldur2
(21.09.26)
@baldur2 +1

Bir insanin hayattaki mutlulugunu belirleyen, hayata güvenmesini sağlayan en önemli yaslar cocukluk dönemli. 20 yasindan sonra kus yuvadan ucuyor zaten ❤️ önemli olan cocuklukta ne kadar onunlaydin. 20li ve 30lu yaslar kariyerle ve insanin kendi travmalarini düzeltmesiyle geçiyor. 40 en güzel yas belki de. Tanri belli ki o tohumu senin kalbine koymus. Biraz cesaret gerisi kendiliginden olur.
+2
Purple life
(21.09.26)
Anneliğin bencil tarafı yoktur. Hiç istemeden anne olmak o çocuğu çok daha kötü etkilerdi, öyle düşün. İstenmeyen evlat olmayı kim ister kim beğenir ki? Bence asıl şimdi istiyorsan olmasına niyet etmelisin. Belki olur belki olmaz, bu her yaş için geçerli bu arada, yaşı düşünme. Sağlıkla huzurla güvenle olsun.
+2
yaren
(21.09.26)
Ayrıca araştırmalar otizm gibi gebelikte saptanamayan nörolojik durumların riskinde anne yaşından ziyade baba yaşının (35-40 üstü) spermlerde biriken rastlantısal DNA mutasyonları nedeniyle daha belirgin bir rol oynayabileceğini göstermektedir.
+1
elite crew
(21.09.26)
(22)

sünnet

Purple life
ne düsünüyorsunuz? sünnet yapilmali mi?din disi fikirleriniz neler?
ne düsünüyorsunuz? sünnet yapilmali mi?

din disi fikirleriniz neler?
-1
Purple life
(16.09.26)
Oğlum bir buçuk yaşında iken tekrarlı idrar yolu enfeksiyonu sebebiyle çocuk doktorumuzun önerisi üzerine yaptırdık. Bir daha tekrarlamadı.
+1
Aydan Dustum
(16.09.26)
(git: 1619547)
0
awlmi
(16.09.26)
yapilmali.
+1
baldur2
(16.09.26)
Tıbbi zorunluluk yoksa yapılmamalı.
Çocuğun vücut bütünlüğüne bir saldırı esas olarak. Kadın sünneti gibi.
+1
pro9it9is9
(16.09.26)
Kiz çocuk sunneti desek herkes woaa der ama erkek cocukta normallesiyor niyeyse. Savunmasiz bi cocugun ureme organini eksiltmenin geregi yok. Tibbi olarak gerekli oldugu soylenmediyse (devlet hast. ya da cok guvendigin bir dr tarafindan) vicud butunlugunu bozmayalim.
-1
üğpoıuy
(16.09.26)
- şu kitabı okumanızı öneririm: Nil GÜN - sünnet: sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler
- sünnetin sağlık açısından faydalı olduğuna dair bilgiler var ama islamcıları bilirsiniz, şeyh uçmaz mürit uçurur...
- ben ailemin ihmalinden dolayı ergenlikten sonra sünnet edildim. (bazı ihmallerin faydası da olabiliyor.) o yüzden iki durumun farkını biliyorum. deri, organın alt kısmında daralarak deliğe yakın bir noktada birleşir/bağlanır. İşte o alt kısımdaki deri inanılmaz duyarlı bir deri idi oraya dokunarak duyulan zevk farklı bir zevkti. sünnetle birlikte o deri yok edildi. :( zaten sünnetin amacı cinsel zevki azaltarak insanın cinselliğini kontrol altına almaktır. Nil Gün'ün kitabında sünnetle birlikte erkeğin cinsel hazzının yüzde 80 düşürüldüğü yazıyordu.
- Tavsiyem bedeli ne olursa olsun sünnet yaptırmayın kimseye. bırakın insanlar kendi iradesiyle karar versin. çocuğa sünnet yaptırmak insan haklarına bile aykırı.
-2
santimantal
(16.09.26)
Arkadaşımın ilkokula giden oğlu arkadaşlarının art arda sünnet olmasıyla bundan etkilenip kendi de sünnet olmak istedi ve çocuğun isteğiyle yaptırdılar. Bu konu toplumda hala norm fakat benim çocuğum olsa sünnet ettirmem. Düzgün çalışan bir organı durup dururken sakatlamaya giriyor bence
-2
grimavi
(16.09.26)
sünnet eskiden sağlık açısından daha önemliymiş. temizlik ve hijyen pek bilinmezken falan. erkeklerin bile yarıdan çoğu sünnetin nasıl yapıldığını ne yapıldığını bilmez. ömrü boyunca gördüğü tek penis kendisininkidir. ya da küçükken falan köyde derede çıplak yüzmüşse arkadaşlarınıkini falan görmüştür. ki o da sünnetli olduğu için aradaki farkı yine anlamaz. pornolar da zaten erekte penis gördüğümüz için sünnetli sünnetsiz penis ayrımını yine çoğu sünnetli erkek bilmez. penisin erekte olup şişip uzaması ile her iki tür penis de aynı şekildedir bu arada. şimdi sünnetsiz penisin dış derisi nedense biraz fazlalık gibi durur. hatta penisin kafa kısmını da komple kapatıp daha da aşağı doğru uzayıp gidebiliyor. bu uzayan kısımın içinde nemden sidik artığından, sperm artığından falan bakteri oluşturup yara ya da bazı rahatsızlıklar yaratabiliyor. hele hele çocuklukta bu daha çok görülür. zamanında bu fazlalık deriyi kısaltarak bunun önüne geçmişler. zamanla da bazı topluluk veya dinkerin kuralı haline gelmiş. mesela sadece yara da değildir. bir yara ya da kanama olması ve bunların kuruması durumunda uzayan fazlalık deri penis başını da kapladığından isemeri geçici de olsa imkansız hale getirebilir. bu şekilde acile kaldırılıp derinin ameliyatla alınması da gerekir. ancak tüm bu anlattıklarım milyonda bir olan şeyler. buradan yola çıkarak bu durumu kural hatta dini bir kural haline getirmek bana göre yanlış.
+1
ground
(16.09.26)
hicbir turlu mutilasyonu onaylamiyorum. cocuklarin rizasi yok sonucta. sacmasapan adetler bitmeli artik. 21. yy'dayiz.

simdi ne kadar yararli oldugunu soyleyecek olanlar damlar. o zaman kisi resit olunca gidip yaptirabilir, sunnet yasaklansin demiyoruz sonucta.
+2
antikadimag
(16.09.26)
Önceki soruya da yorum yapmışım. Zevk azalıyor diyorlar sünnet yaptırmak istemiyoruz normalde ama toplumdan dışlanmasın ve oluşabilecek sağlık sorunları nedeniyle 4-5 aylıkken yaptırcam oğlumu.

Sünnet islam adeti değildir esasen de neyse
-1
Hallegadola
(16.09.26)
benim vucudumda bana sorulmadan niye degisiklik yapildi? bizimkiler tibbi olarak yapilmasi gerekiyordu acilen yaptirdik falan diyorlar ama yalan bence.

daha cocugumuz yok ama bu konuda cok netim simdiden esimle de konustum. erkek cocugumuz olursa kendi kararini verecek yasa gelene kadar hayir.

sonra isterse yapabilir.
-2
aguen
(16.09.26)
Din dışı düşünmek imkansız.
Tıp uzmanlarının vardığı kanaat faydasının olduğu yönünde.
Sünnet, çocuğun vücut bütünlüğü bozulsun, sakat kalsın diye yapılmıyor.

www.drenginyilmaz.com.tr
-5
diyecevaplandı
(16.09.26)
Tıp uzmanları derken, çocuk cerrahları faydalı olduğunu söyler her zaman. Çünkü toplumun hassas bir noktasını avanta için kullanıyorlar. Çocuğun eline bir de "erkeklik sertifikası" tutuşturuyorlar.
Öte yandan, tıp uzmanı psikiyatristler ise karşı çıkıyor.
+4
pro9it9is9
(16.09.26)
Bunun bir Yahudi adeti oldugunu da soyleyebilmeliyiz diye dusunuyorum.
0
osssy
(16.09.26)
Dinden bağımsız yorumlayabilirim de, kültürden bağımsız yorumlayamam mevzuyu. Günümüzde toplum ultra hedonist ve inanılmaz bencil bir hal almaya başladı. İnsan daha bir zevklerinin esiri, bağımlılığa çok daha yatkın bir noktaya geldi…

Erkek sünneti hiçbir şekilde bir insanı “eksik”, “arızalı” vs. yapmıyor. Bazısı “sünnetli penis sünnetsiz kadar zevk alamıyor” diyor. Ben 9 aylıkken bölge tıkanıp enfeksiyon olunca erkenden sünnet etmek zorunda kalmışlar. Yoksa muhtemelen 6-10 yaş arası bir dönemde yaparlardı. Yani kendimi bildim bileli sünnetliyim. Okul öncesi yaşlarda arkadaşlarla mahallede duvar arkasına işerken falan bendeki fark dikkatimi çekmişti. Utandım sormadım da kimseye o zamanlar. Sonra kafamda parçaları birleştirip doğru çıkarımı yaptım. O yaşlarda biz pipinin komple belli bir kısmını ucundan kısaltıyorlar sanıyorduk. Ve her erkeğin başına geldiği için durumu kanıksamıştık da. Yani “benimkini kesmesinler” değil de, “biraz büyüyeyim öyle” veya “iyi uyuştursunlar”, “keşke aklım ermeden yapsalardı” gibi şeyler söylüyorlardı. Kimse “sünnetsiz” olmak istemiyordu.

Ben zevk meselesine döneyim. Yani sünnetli uzvumla cinsellikten gayet maksimum ölçüde haz aldım ve almaya devam edebiliyorum. Tabii mesela ilk ergenlik döneminde bölgedeki uyarılmalar çok daha yoğun hissediliyor, malum. Ama ben sanmıyorum günümüzde kimse tıbben “bana 12 yaşımdaki 31’lerimi geri verin” diye uğraşsın. Uğraşsa işte, hayatta çok da doğru bir yerde durmuyordur. Cinsellik ve üreme yaşamın temel ihtiyaçlarından. Ancak “hep, herkes tüm ömrünce en üst seviyede cinsel haz yaşamalı” diyip bunu yaşamın temel gailesi haline getirmemek lazım. Aynı şekilde mesela “anti-aging” gibi şeylerin takıntı haline getirilmesini yahut estetik manyaklığını da mantıksız buluyorum. İnsan eğer bir anomali söz konusu değilse, kendi fiziksel özellikleriyle de barışık olup, bunu takıntı haline getirmeden yaşama odaklanabilmeli. Ben 40’lı yaşlarımdayım şu an. Neden 20’li yaşlarda görünmek isteyeyim ki… Gibi düşüncelerim var.

Şahsımca hayatta çok daha önemli şeyler var. “Sünnet ve vücut bütünlüğü” mevzusu ise detayın detayı lüzumsuz bir ayrıntı bana göre. Eğer ben Türk toplumundan geliyorsam ve gayrimüslim azınlık bir kültüre ait değilsem, sünnet olurum, oldururum arkadaş. Bu benim kültürel kodlarımdan. Mesela italyan, yahut türkiye ermenisi olsaydım, bu kez de sünnetsiz olmamı takmazdım kafaya.

Sünnet karşıtlığının temellerinin de çıkış noktasının ideolojik olduğunu, kendi çıktığı toplumun değerlerine düşmanlaşmanın bir tezahürü olduğunu düşünüyorum.
-2
yadigar
(17.09.26)
oncelikle sunnete karsiyim, kardesimi bekledigim icin benim ki de biraz gecikmisti, sagolsunlar. iliklerimize kadar hissettik, acisini hala hatirlarim.

AMA

yadigar +1
oglan ilerde muslumanla evlenecekse, kiz da sunnet olmadan olmaz derse, 30'dan sonra da sunnet olunmaz baba..
turkiye'de erkek cocugu sahibi olacaksan bence en temizi dogar dogmaz isi bitirmek. hastaneden cikmadan, aninda goruntu. bitti gitti.
-1
cooperr
(17.09.26)
Dini hassasiyetlerimiz yok farklı bir ülkede yaşasam yaptırmazdım. Maalesef çoğunluğa uyma, çocuğun dışlanma çekincesi ve hijyen gibi sebeplerle yaptırmış bulunduk. Bir tık pişman gibiyim.
0
ekimoloji
(17.09.26)
@ekimoloji, nedek pismansiniz?
-1
🌸Purple life
(17.09.26)
@santimantal +1000

tecrübeli olanlar aradaki haz ve zevk farkı anlatsın. sünnet büyük bir haz kaybına neden oluyor.

faydalı diyenlerin savunduğu arguman temizlik, enfeksiyon noktasında genellikle ve bu konuda haksız değiller.

onun için artıları ve eksilerini organın işemek dışındaki işlevinin idrak edildiği yaştan sonra sünnet olanlara sorun öyle karar verin.
-1
joooper
(17.09.26)
Bir komplikasyon olmadı ama sonrasında çok ağladı benimki, zaten çok kararlı değilken böyle olunca ben de çok mu lazımdı diye kendime kızdım.
+1
ekimoloji
(17.09.26)
cocugumuzun olacagini ögrendigimde sirf bu sünnet meselesi yüzünden erkek cocugum olmasin istedim. neyse ki kizimiz oldu.

saglik acisindan kanitlanmis kaydadeger bir faydasi yok. penis ucunda iltihap riskini bir derece azalttigi gercek. ama bu da hijyenle önlenebilen ya da ilacla gecebilen basit bir enfeksiyon. sirf binde bir ihtimalle enfeksiyon olurum diye sünnet olmak, kolum enfeksiyon kapmasin diye kolumu kestirmek kadar sacma bir aksiyon.

beni geren asil sey, isin sosyal boyutuydu. sünnetli versiyonda da sünnetsiz versiyonda da cocugun zorbalanacagi ya da garipsenecegi senaryolar olusabiliyor. isin etik kisminda da akli ermeyen bir cocugun bedensel bütünlügüne müdahale var, ki en rahatsiz edici nokta burasi. aman neyse, oglum yok kafam rahat.
-1
sir gawain
(17.09.26)
Erkek çocuğum olursa yapılmamasını isteyeceğim. Eşim bu konuda ne düşünür şu an bilmiyorum ama yapılmaması için elimden geleni yaparım.
Oğlum isterse yetişkin biri olarak gider yaptırır yaptırırsa. Dışlanma vs. de umrumda değil açıkçası. Evleceği kızın ailesi çocuğumun penisini nereden görecek. Kulaklarına giderse ve aile buna tepki gösterecek türden insanlarsa da hiç sorun değil. Sizin kızınız kaç tane penis görmüş, sünnetli sünnetsiz ayrımını nasıl yapabilmiş diye yıkarım ortalığı. Sonrasını kızın ailesi düşünsün.
-2
asue
(18.09.26)
(9)

kiracı seçerken neye dikkat ediyorsunuz?

mavicorap
üniversite hastanesinde asistan bir kiracı adayı var. bana fikir olarak çok iyi geliyor. üçün beşin hesabını yapmadan kendisini kaçrımak istemiyorum doğru mu düşünüyorum.
üniversite hastanesinde asistan bir kiracı adayı var. bana fikir olarak çok iyi geliyor. üçün beşin hesabını yapmadan kendisini kaçrımak istemiyorum doğru mu düşünüyorum.
-1
mavicorap
(14.09.26)
Bir önceki ev sahibinin telefonunu iste. Hemen de ara, sor, nasıl biri diye.
0
Mirket
(14.09.26)
İşi gücü ayrı konu ama kiracı dediğin evlenemeyeceğin birisi olsun .
-3
diyecevaplandı
(14.09.26)
Doğru düşünüyorsunuz.
Zaten bir süre sonra uzman olup gidecek.
Türk ise sabit maaşı var. Yabancı uyruklu ise bilemem. Genellikle maddi durumu iyi olanlar geliyor eğitim için.
0
pro9it9is9
(14.09.26)
Findeks kredi notuna bakın. Bankaya borcunu ödemeyen size hiç ödemez.
Onun haricinde diğer şeylerin çok bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Biraz da şans işi bu işler.
+2
nuevo
(14.09.26)
her durumda meslek maddı duruma ve ödeme düzeni ile ilgili fikir vermeyebilir.
Piyasaya borç takip giden bir çok doktor biliyorum mesela.
+1
Rao
(14.09.26)
Kim olursa olsun basitçe Findeks kredi notunu isteyin. Ne doktorlar tanıyorum ne borçlar altında
0
hakmut
(14.09.26)
1o yila yakin kiracilarim oldu ogrenci, emekli, hepsi iyi insanlardi. en son yabanci sirkette calisan kurumsal tipli birine denk geldik, emlakci cok ovmustu, iki senede zor cikardik. daha kiraya vermiyorum, ihtiyaci olan yakinlarim oturuyor. en iyi profil en fazla yoran oldu. butun apartmani cileden cikarmis, agzi bozuk sonuncu sinif bir kadin ve zavalli esi.
0
camussar
(14.09.26)
Yıllar önce kumarbaz bir doktor kiracımız vardı, babamdan çekindiği için kira borcu takamadı ama uçan kuşa borcu vardı yüzünü yumuşak bulsa bize de takardı ayrıca inanılmaz pis bir adamdı. Bu adam askeriyede doktordu bir de.
0
ekimoloji
(15.09.26)
sececegim kiraci 2, 3 yila evden cikma ihtimali olan bir kiraci olmali. mesela evlilik olabilir, cocuk olabilir, memur atamasi olabilir, ogrenci olabilir vs.
0
Sour
(16.09.26)
(14)

100 bin km'de 2012 Golf 6’ya 250 Bin TL Bakım Masrafı Yapmak Mantıklı mı?

mahmuttt
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.

Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı temizlik ve bazı küçük eksikler yapılıyor. Toplam **250 bin TL** fiyat çıktı.

Sizce bu yaşta ve değerde bir araca 250 bin TL harcamak, 10 yıl daha kullanacağımız düşünülürse mantıklı mı yoksa gereksiz israf mı?

Ayrıca bu işlemleri yetkili serviste yaptırmak yerine sanayide ve başka bir özel serviste yaptırsam çok daha mı mantıklı olurdu? Siz olsanız ne yapardınız?
0
mahmuttt
(14.09.26)
ben olsam dışarıda yaptırırdım. dışarıda çok iyi vag grubu ustaları var. bir de işçilik ve malzeme ücreti fiyatlarını yazarsanız daha detaylı cevaplar gelecektir. sandık motor alıp koysak bu kadar masraf çıkmaz(gti ve R hariç).
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.09.26)
ben olsam özel serviste yaptırırdım. güvenilir bir usta bulup. çok çok daha ucuza gelir bu rakam. ankaradaysanız rakam almak için bir ustaya yönlendirebilirim.

ek olarak kesinlikle kullanırdım 10 sene daha
+1
kablelvuku
(14.09.26)
Kullanma niyetiniz varsa bakimini yaptirmakta bir sikinti yok ama yetkili servis takintiniz yoksa yetkili servis olmasa da biraz eli yuzu duzgun yerde ayni islemleri yaptirsaniz daha iyi olmaz mi? Yazdiginiz listede, bilgim yok ama belki su pompasi degisimi biraz cetrefilli olabilir, gerisi iscilik anlaminda cok birsey degildir.
0
mbond
(14.09.26)
saydıklarınız için bu rakam aşırı fazla.
dışarıda çok uyguna yapılır, sadece usta seçerken dikkat edilmesi gerekir.
+1
duyuruuser
(14.09.26)
nasıl 250 bin oluyor bir yanlışlık olmalı. usta'nın pavyon masrafıda içinde herhalde. 2012 model araç şu an 14 yaşında 10 sene sonra 24 yaşında bir hurda olacak. emin misiniz 10 sene daha kullanacağınıza?
0
xu
(14.09.26)
muhtemelen yürüyende bir çok şeyi değiştirecekler, devirdaim , 4 disk 4 balata değişecek, triger değişimi de olabilir. fiyat 250 bin şu yaştaki araba için çok olsa bile orjinal parça ve yetkili servis fiyatlarını göz önünde bulundurunca yüksek değil. malum orjinal serviste herşey 2 3 katı.
0
omer460
(14.09.26)
Mantıksız . Çok para bu. Üstüne 100bin TL koyduğunda yine idare edecek seviyede başka bir araç alınabilir.

Dışarıda yaptırın ama kendi paraya satmamış namuslu usta bulun bu işleri iyi bilen tanıdık aracılığıyla.
0
diyecevaplandı
(14.09.26)
arabanın piyasa değeri ne kadar? bence çok fazla. sanayide lastikler hariç 30-40k bile tutmaz bunlar.
0
scudman1
(14.09.26)
Ağır bakımdan kasıt triger kayışı değişimi diye tahmin ediyorum. Su pompası değişimi de beraberinde yapılıyor genelde, onu da yazmışsınız.

Bu ikisi dışındakiler sanayide çok daha ucuza yaptırılabilecek basit şeyler. Triger de dışarıda değişir ama güvenmiyorsanız bir tek bunu yetkili serviste yaptırıp diğerlerini sanayide yaptırabilirsiniz.
0
burfak
(14.09.26)
Bakım yapılmasına yapılmalı da, servisin 250 bin çıkardığı yerde, sanayide en fazla yarı fiyatına yaparsın. Fiyat çok uçuk geldi bana.
Wv servisinden ayrılıp kendi tamirhanesini kuran iyi bir usta bulursan en kralını çok daha ucuza yaparsın. Ben olsam öyle yaparım, ki ayda 5 bin km yapan biri olarak öyle yaptırıyorum.
0
etna
(14.09.26)
Ben 10 sene daha kullanmam, satarim oncelikle onu soyliyeyim. Hele otomatikse hic dusunmem.
Fakat siz kullanma taraftariysaniz, 10 senelik arabayi yetkili servise goturmenin hic bir mantigi yok. Yetkili servise, garanti kapsaminda ya da iyi niyet garantisini devam ettirmek isteyen araba gider. Bence tabi.
Guvenilir bir usta ve orjinal parcalarla yola devam ederdim kullanacak olsam.
0
narod
(14.09.26)
2012 passat'ım vardı, ilk sahibiydim. Dsg'den ötürü tonla uğraştırmıştı, halletmiştik şanzıman problemlerini (aşamalı olarak kavrama, volan, mekatronik değişti zamanla) Onun dışında problemi yoktu.

Km'si de sizinki kadar olmasa da düşüktü. 135bin. Geçen yıl, dediğinizi yaptım. O zamanın parasıyla 150 bin liradan fazla masraf ettim. Doğuş'ta enjektör, triger, devridaim, klima motoru, akü, şarj dinamosu vs. şimdi hatırlamadığım baya bir şeyi değişti. Ama arabanın neresini toplasak başka yeri gidiyordu. Ustalar "hocam, alman arabalarında belli bir yaştan sonra doğal. Sanayiyi sever alman arabaları" dediler

Bakın bu araba sıfır alınmış, tek sahipli, hor kullanılmamış, kazasız, kapalı garaj arabası. Süreç bıktırınca beni, hazır sıfırlamışken ve sorunsuz kullanılabiliyorken satayım dedim. Sattım. Alan kişi şehrine dönerken, yolda daha önce arıza vermediği bir sebeple arızalanmış. Etik olarak sorumlu hissettim. Halbuki gizlediğim bir ayıbı da yoktu. Adamın 28bin tl tamir masrafını ödedim ve aracı geri almayı teklif ettim. Teşekkür edip reddetti. Dedim bir daha arıza çıkarırsa bana haber verme, üzülmeyeyim. Helalleşip vedalaştık.

Yaptığım en doğru şeydi satmak.

Vag grubu araçlarınızı belli bir yaştan sonra tutmak çok mantıksız. Her gün başka yeri patlıyor.

Ekleme:
Şayet çok namuslu, dürüst, becerikli ve uygun fiyatlı tanıdık/akraba vs. bir ustanız varsa ve bazı ufak tefek aksaklıkları da problem etmeyecekseniz vw kullanmaya devam edilebilir. Ben şu kadarını söyleyeyim:

-Bu yaptıracağınız komple bakım aracı sıfırlamayacak. Araç diğer yerlerinden ama küçük ama büyük yeni problemler çıkarmaya daha sık bir şekilde devam edecek. Yetkili servis tüm indirimlere ve garanti vermelerine rağmen kazık gelecek. Ustalarla dost olacaksınız...

Benim sattığım insanlar sanayi esnafıydı. Onlar için çok mantıklı oldu. Kelepir fiyata hasarsız, diri ve konforlu bir passatları oldu.
+2
yadigar
(14.09.26)
doğru düzgün özel serviste tüm eksiklerini giderin.
not: 2005 model golf 5 kullandım 2023'te.
1.6 atmosferikti araba.
otobanda sıkıntısızca 160'la gidebilmişti.
ben de şaşırdım.
golf 5, 6, 7, bu yaştaki golf'ler romanya'da çatır çatır gidiyor ve insanlar at niyetine biniyor.
0
rain when i die
(14.09.26)
çıkan masraf bahsedilen işler için 5 kat kadar fazla. bir gariplik var.
0
orpheus
(15.09.26)
(12)

Anket- odada sivrisinek varken uyur musunuz

üğpoıuy
Yoksa öldürmeden gözünüze uyku girmez mi
Yoksa öldürmeden gözünüze uyku girmez mi
+2
üğpoıuy
(11.09.26)
Asla öldürmem.

Kendimi çarşafa komple sarıyorum, kafam da dahil, bu sefer sıcaktan ve nefes alamamaktan kaynaklı fenalık geçiriyorum ve başka odaya gidiyorum. Orada da bir süre sonra tepemde vızzz sesi.
0
rock n roll
(11.09.26)
öldürmeden uyumam
+4
my fault
(11.09.26)
eskiden bu şerolar ses çıkartıyodu. galiba update geldi çok sessizler.

Geçen kaç kere bekledim sesini duyayım öldüreyim diye, yok anam yok. yordu beni pes ettim uyudum. Normalde asla uyumazdım
0
Rondak
(11.09.26)
Çok uykum varsa pikeyi kafama kadar çeker uyurum.
0
ekimoloji
(11.09.26)
Pencereyi açar, Esem Mat tablet takar, uyurum.
Canlıları öldürmeyi sevmiyorum.
Biz onların yaşam alanlarını işgal ettik lafını sokak hayvanları dışında kullanırım ben.
-3
Mirket
(11.09.26)
eskiden hiç öldürmezdim, battaniyeyi kafama geçirir uyumayı beklerdim. çocuk olduktan sonra uykularım kıymetlendi şimdi ilk gün battaniyeyi yine kafama geçirip uyumayı bekliyorum, ertesi gün sinek kovucuyu prize takıyorum. ama yine uyandırırsa o gün içinde öldürüyorum.
0
pide
(11.09.26)
Çok sorun etmem ama " babası öjenik kendisi küreselci olan " Bill Gates bu işlerin içine girince insanı bir şüphe sarıyor .
.....
-2 yapanlar ve sonraki eksiseverler için editledim . Kafayı önce kumdan , Instagram ve tiktoktan çıkarıp biraz araştırsınlar dünyada olan biteni .
-2
diyecevaplandı
(11.09.26)
Yakalasam öldürürüm ama genelde göremiyorum. Uyku çokluğuna bağlı
0
kisa
(11.09.26)
once onun ebedi istirahata yatmasi lazim.
+2
cooperr
(11.09.26)
Ben ses cikarmadan daha olduruyorum :) Evim studyo tipi ve artik nereye konuslandiklarini cok iyi biliyorum, deneyim kazandim :) Yatmadan once mesken tuttuklari yerleri geziyorum yoksa o tiz sesle uyuyabilmemin imkani yok, sese asiri duyarliyim cunku.
+1
truf
(12.09.26)
Öldürmeden uyumam.
+1
logisticsmanager
(12.09.26)
bir kez sokup giderse sesimi çıkarmam. nasiplensin diye düşünürüm. ama ısrarla sesli sorti yapıp beni tedirgin ederse ve uykumu kaçırırsa onu bulana kadar arar içini dışına çıkartırım.
+1
exlibris
(12.09.26)
(12)

niye hintli mültecimiz yok

plastic_angel
sb
sb
0
plastic_angel
(11.09.26)
hintliler genellikle gelişmiş ülkeleri tercih ediyor. ingilterede çok fazlalar.
+4
duyuruuser
(11.09.26)
bizde de epey var turizm sektöründe bolca bulabilirsiniz. Housekeeping firmaları var. otellere hintli, flipino çalışanlar sağlıyorlar kontratlı olarak.
0
croswell
(11.09.26)
Mülteciler, dindaşı olmasa bile dinini rahat yaşamasına müsamaha göreceği ülke seçiyorlar genelde.
Gittikleri ülkeye sempati duyuyor olmalı gerek ki Türkiye'nin yıllardır Pakistan lehine tavır koyması nedenli ve sempati duyduklarını sanmıyorum.
Mültecilik, önce gidenin, Burası iyi, buraya gelin şeklinde, önceden gidenin telkiniyle olduğu için, (İstanbulda, aynı şehirlilerin aynı semtlere yoğunlaşması gibi) belirli ülkelere yoğunlaşıyorlar.
0
Mirket
(11.09.26)
Hindistan zaten yoğun olarak mülteci veren bir ülke değil. Türkiye de Avrupa dışından gelenlere mülteci statüsü vermiyor yanlış bilmiyorsam. Dolayısıyla, Türkiye'de yoğun bir Hintli mülteci nüfusu olmaması doğal.

Kastettiğiniz iltica değil de düzenli veya düzensiz göç olabilir mi?
-2
auroraaurora
(11.09.26)
nasıl yok. çingene şopar var ya. mesele conolar var.
-5
mikahakkinen
(11.09.26)
Bu Hint göçünün gelişmiş ülke olmayla ilgisi yok .
Böyle meseleleri tarihi açıdan ele almak lazım .
Hind toprakları uzun yıllardır (misyonerlik faaliyetleri de dahil ) İngiltere sömürgesi altındaydı . Haliyle hintlilerin gördüğü ilk bayrakta İngiliz bayrağı oldu .
İnsan ve toplumların genel özelliklerinden biri güç kimdeyse o taraftan yana olurlar.
Şimdiki manada Hintlilerde milliyetçilik anlayışı İngiliz sömürgesi zamanında yoktu diye belirtiliyor kaynaklarda .

Zamanla daha çok müslüman karşıtı bir akım olarak gördüğümüz milliyetçilik anlayışı olan hindutva anlayışı ortaya çıktı .
İngilizler ise hintlileri uysal ve çok iyi bir
uşak olarak görürler.
İngiltere'de diğer ülkelerden gelen müslüman göçmenlere ve hatta yahudilere karşı yapılan bazı taciz ,şiddet gibi şeyler, Hintliler açısından sosyal medyada neredeyse hiç görülmez nedense .
...
Ayrıca tarihte Doğu Hindistan Şirketi adıyla meşhur İngiltere menşeili şirketin rolünü de burada iyi anlamak laızm
-1
diyecevaplandı
(11.09.26)
neden türkiye'de yok sorusunun cevabı bence aramızda kültürel, sosyal veya lojistik bir link olmaması. az göç verdiği ya da sadece gelişmiş ülkelere verdiği yönündeki görüşlere katılmıyorum. bütün arap coğrafyası özellikle BAE'de en çok bulunan göçmen hintli ve çok ağır şartlarda inşaatlarda vs sıcağın altında çok düşük paralara çalışıyorlar. dubai nüfusunun yarısından fazlası, yanlış bilmiyorsam 3 milyon'a yakın sadece hintlisi var.

diyecevaplandı'ya katılıyorum. ingiltere sömürgesi olduklarından kanada ve ingiltere'de çoklar, zaten ingilizce de biliyorlar.
+1
awlmi
(11.09.26)
Hint mülteci zaten çoğu yerde yok. Cevaplarda bahsedilenler ise ya göçmen ya da diaspora. Göçme ile mülteci arasında fark var. Kanada'ya İngiltere'ye gidenler göçmen olarak gidiyor, ülkelerinden ayrılmak zorunda oldukları için değil.
0
himmet dayi
(11.09.26)
genelleme yapmak istemiyorum; ama bence alik olmalariyla alakali. pakistanlilar, afganlar falan kolay idrak edebiliyor. hintlilere burdan 100.kata merdivenle cik, in de aksama kadar cikar. neden diye sormaz. bu mindset avrupa'linin cok isine geliyor. cunku avrupali'da hizmet, biat kulturu diye bisey yok. o yuzden cogu avrupa'da. bizde cirak yada garson olsalar 2 haftada kapi onune koyulurlar. tabi bu benim fikrim.
0
buenosdias
(11.09.26)
müslümanları sevmiyorlar. türklerden üstün olduklarını düşünüyorlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.09.26)
hintliler, hatta guney asyanin alayi, britanyanin kolesidir, o yuzden.
commonwealth icinde gezinirler, bizimle alakalari pek yok.
adamlarin ayrica cingenelerle de bir alakasi yok, onlar bambaska bir guruh.
0
cooperr
(11.09.26)
Tavuk sektöründe çoklar. Merak etme yakında sayıları artar.
0
jackyr
(12.09.26)
(12)

Çok ağır bir psikolojik baskıya maruz kaldım ve mahvolmuş durumdayım. Böyle bir zamanda ayakta kalabilmek için ne yapabilirim?

santimantal
Ben çok çekingen ve silik bir çocuktum.Abilerimden biri ise aşırı dışa dönük ve hareketli biri idi.Anne-babam ihtiyaçlarımızı karşılamaya sahip değildi.Abim 20-26 yaş arasında çalışırken eve de katkısı oluyordu.Ama daha çok gezip tozup kendisi yiyordu.26 yaşında evlenip uzaklara gitti ve iç güveyi o
Ben çok çekingen ve silik bir çocuktum.
Abilerimden biri ise aşırı dışa dönük ve hareketli biri idi.
Anne-babam ihtiyaçlarımızı karşılamaya sahip değildi.
Abim 20-26 yaş arasında çalışırken eve de katkısı oluyordu.
Ama daha çok gezip tozup kendisi yiyordu.
26 yaşında evlenip uzaklara gitti ve iç güveyi oldu.
Artık ailesini unuttu ve ihmal etti.
Büyük işlere girişti ve pandemi zamanında işleri bozuldu.
Bu arada ben kendi mütevazı yaşamımda kendimi iyileştirmeye çalıştım.
Ve tesadüf eseri enflasyon patlamadan evvel bir ev aldım.
Abim ailesiyle birlikte tatile geldi ve evimi gördüler.
4 kişi bir hafta kalıp evimi ahıra çevirip gittiler.
Ve çocuklarının okumak için benim şehrime gelmesini,
bende kalmasını istiyorlar.
Çocuklar çok saygısız, aşırı şımartılmışlar.
Şans eseri sürekli kalmalarından kurtuldum,
Ama onların işlerini hep ben yapmak durumundayım.
Lisanüstü eğitimim yarıda kaldı.
Sinirlerim yıprandı.
Çocukların zevk sefa ve arzuları sürekli artıyor ve
faturası bana çıkıyor.
En sonunda mesafe koymak zorunda kaldım.
Abim evlenmeden önce aileye yaptıklarını sürekli
abartarak beni manipüle etmeye çalışıyordu.
Mesafe koyunca çıldırdı ve beni telefonda inanılmaz şekilde tahrik etti.
Üzerimden kamyon geçmiş gibiydi.
Sonra akrabasını bana yollamak istedi.
Çocuğu ve akrabası evimi otel gibi kullanmak istiyorlar.
Zaten iş yerinde ciddi sorunlar var: Tükenmişlik yaşıyorum.
Reddetmek zorunda kaldım ve buna da üzüldüm.
Yine de maddi olarak yardımcı olmaya çalışacağım.
Ama o kadar zorlanıyorum ki...
Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.
0
santimantal
(10.09.26)
siz onlarla zor şartlarda büyüdünüz. bir de çekingen bir çocukmuşsunuz ve hala öylesiniz. onların baskıcılığı, sizin sessizliğinizi daha da artırmış. sizin açınızdan bakıldığında durum çok yorucu, çok bunaltıcı, çok can sıkıcı, çok sinir bozucu...

ancak ben buradan baktığımda korkunç bir durum görmüyorum. kimseden korkmanıza, çekinmenize gerek yok. reddettiğiniz durumlarda haklısınız ve daha fazla reddetmelisiniz. evinize almayın. sağlıklı ve düzgün insanlar olsaydı, aileden biri birkaç gün kalabilir diyebilirdik ama değiller. evi ahıra çevirmek nedir? abimin akrabası dediğinize göre yengenizin akrabası aslında. o neden sizin evinizde kalsın ki zaten?

abinizi çalışmaya zorlayan siz değildiniz. üstünüzde hak iddia edemez. onun derdi anne babanızla, gitsin birikmiş sinirini ve şımarıklığını onlardan çıkartsın.

onun çocuklarının masraflarını neden siz karşılıyorsunuz? ne demek faturası size çıkıyor? ben ödeyemem deyin geçin. madem bakamayacaklardı, çocuk yapmasalardı. bir de bu durumun zorluğunu bu kadar iyi bilen abin, hiç düşünmeden çocuk yaptı ve masrafları size karşılaşıyor yani he? pes.

buradan söylemek bana kolay, fakat yapmanız gereken iletişimi minimumda tutmak. açık ve net olun. kırılırlar, darılırlar, gücenirler, zora düşerler, küserler diye düşünmeyin. çünkü onlar sizi düşünmüyorlar gayet açıkça görülüyor. siz darda mısınız, psikolojiniz nasıl, eviniz müsait mi vs diye sorgulamadan zoraki şekilde evinizi kullanıyorlar.

"onların işlerini hep ben yapmak durumunda kaldım" derken? kimin? çocukların mı? yapmayın ya. sizin çocuğunuz olsa eminim abiniz ve yengeniz elini kıpırdatmazlar.

madem telefonda arayıp sizi manipüle edip tahrik ediyor, telefonu açmayın.

aman abimdir, kardeşimdir, canımdır, ciğerimdir diye düşünmeyin. onlar aman kardeşim canım kardeşim diyor mu? demiyor. sizi düşünmeyeni düşünmeyin, sizi sevmeyeni sevmeyin, size değer vermeyene değer vermeyin.

aşırı bunalmış durumda olduğunuz için benim öncelikli tavsiyem aslında bir psikoloğa gitmeniz. psikaytr değil, psikolog. ilaçsız terapi. mesafe koymanızı ve sınır çizmenizi sağlayacak o özgüveni psikoloğa giderek kazanabilirsiniz. atıp tutmuyorum, bende işe yaradı.
+5
art cat chocolate
(10.09.26)
durumun korkunç değil sen öğrenilmiş korkularından dolayı böyle yorumluyorsun. şimdi en kötü durumu düşünelim abin bağırdı, çağırdı, küstü gitti. hayatında ne değişecek, ne eksilecek ? diğer durumda alttan alarak, sabrederek çok daha fazla tükeneceksin. kendin için doğru olanı seçmek bir lüks değil zorunluluktur.

manipülatif insanların en büyük kozu sana kendini kötü, çaresiz, hatalı hisettirerek birşeyleri elde etmektir. bu tuzağa düşme.
+7
orpheus
(10.09.26)
Evi sat 1+1 kiraya geç.
Hatta istersen evi satmadan sattım de, 1+1 kiralık eve çık. O süre boyunca da kendinden uzaklaştırabildiğin kadar uzaklaştır
-7
etna
(10.09.26)
Abini hayatından çıkar hocam, kendi iyiliğin için.

Benim için bunu söylemek çok kolay tabi, bunun da farkındayım.
+8
kumandanim
(10.09.26)
hocam o sınırı çizmediğin için psikolojik olarak mahvolmuş hissediyorsun.

geçmişte yaptıkları için ona teşekkür et ve artık başka hayatlar yaşadığınızı söyle, canının istemediği bir şeye evet demek zorunda değilsin.
+1
duyuruuser
(10.09.26)
Aile denen şey senin mutluluğunu isteyen, sevincinle sevinen, derdinle dertlenen, her daim yanında ve seni destekleyen insanlara denir ve bunun kan bağıyla bir ilgisi yoktur. Sırf kan bağınız var diye hayat boyu sizi aşağı çekecek, sizin duygusal durumunuzdan faydalanıp manipüle ederek kendi çıkarı kullanmaya çalışan insanlara katlanmak, destek olmak zorunda değilsiniz. Bu abiniz olur babanız olur önemli değil, içine doğduğunuz evi, ebeveynlerinizi seçemezsiniz ama kime "aile" diyebileceğinizi pekala kendiniz seçebilirsiniz.

Abi dediğiniz kişiyle ilişkinizi hiçbir karşılıklı çıkar içermeyecek şekilde sınırlayın. Sizin sorununuz hayır diyememek gibi görünüyor. Hayır demeyi ve arkasında durmayı öğrenmelisiniz. Bunu yapmazsanız bugün abiniz olur yarın bir başka asalak olur sürekli mutsuz bir şekilde bunları hayat boyu sırtınızda taşımak zorunda kalırsınız. İstediğiniz bu mu? Mutsuz bir hayat mı yaşamak istiyorsunuz? Bunu kaçarak, ev değiştirerek saklanarak falan çözemezsiniz. Sizi ne kadar zorlarlarsa zorlasınlar bu insanları hayatınızdan net bir şekilde çıkarın ve biran önce bir psikolog desteği alın. Belki bu insanları hayatınızdan çıkarmak size çok zor geliyor ama emin olun geri kalan hayatınız ve iç huzurunuz için bu gerekli. Tekrar söylüyorum, aileni seçebilirsin, kendi çıkarından başkasını düşünmeyen insanlara sırf arada bir kan bağı var diye iltimas göstermekten bir an önce vazgeçin.
+2
thracia
(10.09.26)
hic kimse icin malini mülkünü satma tabii ki. ne alaka yani?
ev senin, mal mülk senin. kimseyle paylasmak zorunda degilsin. kendi evinde kimin kalmasina izin vereceginin sinirini evi satmadan koyabilmen gerek.
abin ne yaptiysa yapti, o kismi onu baglar. sen mi söyledin ailenize bakmasini sanki? kendisi etmis yapmis, simdi senin basina kakamaz. baktiysa da kendi anasina babasina bakti sonucta.
artik baska hayatlar yasadiginizi söyle ve uzaklas. kapina mi dayanacak sanki? olsa olsa 2-3 küfür eder sonra mecbur boyun eger.
abi kisisi tam asalak. icgüveyligini kabul etmesinden belli. evine bir sokarsan bir daha bunun gibi tipleri sittin sene cikaramazsin. hayir demeyi ögrendin ögrendin...
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.09.26)
evinizi satmayın. maddi ve manevi bu kişiye bağlı olmadığınıza göre şükredip önünüze bakın. kariyerinize ve akademik hayatınıza odaklanın. ama durumu anlatış tarzınızdan psikolojik desteğe ihtiyacınız olduğu da çok açık; bunu da ihmal etmeyin.
+3
lil siztah
(10.09.26)
size düşmana gerek yok en büyük düşmanınız kendinizsiniz. abiye mesafe şart.
+1
denizmaniaherif
(10.09.26)
Yazının özeti: (sözde) aileden birinin sesi çıkmayan kardeşi üstünde estirdiği terör diyebiliriz .
Ne hakkı var?

Tamamen isteklerini reddet. şikayetçi ol. tüm delillerle birlikte mahkemeye ver.
Ailede miras vs. gibi hususlar hakkında da önlemni al ki her şeyin üstüne yatmasın .

90lardaki TV de herkeste travma yaşatan Küçük emrahın amcası gibi sürekli maddi manevi her şeyi tüketmesi aklıma geldi.
+1
diyecevaplandı
(10.09.26)
Terapi kesinlikle. Yapamıyorsan, gücün yoksa charcptt ile psikolojin üzerine konuş, açabiliyor
+2
gadlemler
(10.09.26)
Cevap yazan ve destek olan herkese çok teşekkür ederim. Bana çok iyi geldi ve zihnimde bazı şeyler biraz daha berraklaştı.

Travmatik bir çocukluktan sonra her şeye rağmen hayata tutunmaya çalıştım. Haftanın beş günü depresyonda olsam kalan iki günde çaba gösterdim hep. Bana hayatta kalmanın bedeli o kadar ağırken kuş kadar kalan canımın üzerine vahşi bir kartal gibi çullandı. Yirmi yıl önce o gittikten sonra 6 ay terapiye gidip öz güvenimi yükseltmiştim biraz. Dönüp durumumu gördüğünde buna ve maddi olarak bağımsız olmama katlanamadı. Bende olan ancak ki ona verilirse saldırmazdı. Fakat öyle bir saldırdı ki... Telefonda... O ara aklım başımdan gitti... Konuşulanları hatırlamıyorum... Akşam karanlıkta dışardaydım. Deli gibi sokaklarda yürüyerek cevap veriyordum... Bir yerde artık dayanamadım... Çok ağır bir konuyu söyleyip telefonu kapattım. Bundan sonra böyle bir insanla bir araya gelebileceğimi sanmıyorum. Beni hiç düşünmedi: İnanılmaz bir bencillik.
+4
🌸santimantal
(10.09.26)
(6)

Kpss nasıl geçti hanımlar beyler

havadakarada
Bana genel kültürün tamamı kolay geldi belki coğrafya bir tık zor olabilir. Türkçe de kolay geldi ama sözel mantık kısmını yani 4 soruyu bos bıraktım. Matematik ise çok zor geldi 11 soru işaretledim bazıları tahmin. Sizde ne var ne yok
Bana genel kültürün tamamı kolay geldi belki coğrafya bir tık zor olabilir. Türkçe de kolay geldi ama sözel mantık kısmını yani 4 soruyu bos bıraktım. Matematik ise çok zor geldi 11 soru işaretledim bazıları tahmin. Sizde ne var ne yok
0
havadakarada
(06.09.26)
paragraf yorumlama soruları biraz zordu. sözel mantığın tablosunu yanlış kurduğum için afalladım ama ikincide çözdüm.
tarihte de türkmenler ve uçak sorusu zor, gerisi kolay geldi.
coğrafya kolay gibi, güncel-vat da kolaydı.
matematiğe bakayım dedim kesiri çevir çevir bitmedi ehh deyip bıraktım.
0
herzan
(06.09.26)
Hayatımda ilk kez girdim ve çalışmadım.

Şunu fark ettim ki, üniversite sınavına göre kat ve kat kolaymış. Matematik özellikle.

Genel kültürde yarısını anca işaretledim. Diğerleri saf bilgi olduğu için yapamadım haliyle.

O dediğiniz kitap okuma sıralama sorusunda 2 tanesini işaretleyebildim.

Türkçede biraz paslanmışım onu fark ettim. Ses olaylarını hep unutmuşum.

edit: aklıma gelmişken, sanırım kpss dünyası biraz farklı işliyor ya da okuduğumu iyi anlayamıyorum. Matematikte şu bilyeli soruda önce 1/7 si arkadaşına, sonra 2/7 sini diğer arkadaşına veriyor, böyle bir soru vardı.

Ben önce 7x dedim. Sonra 6x kalıyor. 6x’in 2/7 sini hesaplamaya kalkıştım. Ama yine 7x’in 2/7 sini hesaplamam lazımmış. 3 kere baştan çözdüm herhalde. Sonunda fark ettim ve öyle çıktı cevap
0
substituent
(06.09.26)
Çalışanla çalışmayanın ayırt edilemeyeceği türdendi. Matematik hariç kolaydı bence, matematik ölüm gibiydi.
Son yıllardaki sınavlara kıyasla daha kolaydı genel olarak.
0
ekimoloji
(06.09.26)
giren tüm duyuruculara basarilar dilerim. umarim istediginizden daha iyi sonuclar gelir.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.09.26)
hayatımda ilk defa girdim, berbat geçti, coğrafya falan garip geldi, bayağı böyle masanın başına oturup çalışmak gerekiyormuş, ben farklı düşünüyordum bu sınavı, adamlar hangi şehirde mermer yatağı yoktur diye soru soruyor, "ne bileyim olum, ölçmedim ki" diye tepki verdim açıkçası.

sözel mantık sorusu bana hatalı gibi geldi de neyse, daha önce ales'ten falan alışığım o tür sorulara, bütün olasılıkları denedim ama ali ile ceren'in okudukları kitaplar tam oturmuyordu. neyse öyle işte, bir beklentim yok. ama şunu anladım, oturup çalışsam çok rahat yaparmışım ben bunu. matematik kısmı hariç.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(06.09.26)
Sayısalcı tanıdığımı sınav yerine götürdüm. Matematiğin zor olduğunu söyledi .
0
diyecevaplandı
(06.09.26)
(20)

AI Sonrası Duyurunun İşlevi

kendimefotograflarim
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
0
kendimefotograflarim
(02.09.26)
insan deneyimi?
+21
lil siztah
(02.09.26)
insan deneyimi +1

yapay zeka bazı konularda hala çok saçmalıyor. mesela x mahallesiyle ilgili bir şey soracağım yapay zeka nerden bilsin onu. ayrıca iletişim sadece bilgi alma maksadıyla kurulmaz, millet burdan sevgili bile buluyo.
+3
der meister
(02.09.26)
Llm'ler hâlâ gerçek bilgiyle kendi halüsinasyonlarını karıştırıp cevap verebiliyor, bilgi ihtiyacını karşıladığını emin misiniz?
+1
kobuzchu kiz
(02.09.26)
Ai herhangi bir mahalle hakkında internette yer alan bilgileri özetleyebilir veya sizin yönettiğiniz offline kaynaklar içerisinden istediğiniz bilgiyi çekip verebilir.

Anladığım kadarıyla herkes network için burada
-6
🌸kendimefotograflarim
(02.09.26)
Gerçek insanla etkileşim oluyor. Bir de burada kavga edebiliyorsun, o ise hep seni haklı bulduğu için kavga zevkli olmuyor, ayar yapmak lazım falan 😂

Tabii kavga işin şakası. En önemlisi gerçek bir insanın tecrübesi oluyor burada. Karşındaki insan sana cevap verirken , onun duygusunu da hissediyorsun, sen de duygunu katiyorsun.
+1
rock n roll
(02.09.26)
insan deneyimine bagli niche bilgi icin burayi kullaniyorum.
bunlar internetten AI'yin kolaylikla araklayip ozet gececegi bilgiler degil.
0
cooperr
(02.09.26)
zaten toplasan 10-15 kisi kendi aralarinda geyik ceviriyor.
+5
baldur2
(02.09.26)
soracağım her şeyin cevabını basit bir google araması ile zaten bulabiliyorum. o yüzden ai kullanımım çok kısıtlı.
burayı halen takip etmemin asıl amacı tamamen insan deneyimleri.
+2
my fault
(02.09.26)
Tamamen aynı cevabı bile verse karşımda insan olmasını tercih ederim. Ai beni tatmin etmiyor o konuda.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(02.09.26)
Ai de kime sovecez, burda compu'ye kaynayip rahatliyoruz.
+2
duster
(02.09.26)
cok nis bilgiler oluyo burada.

bi de 3-5 soytari var onlari izleyip egleniyorum. etik bir hayvanat bahcesi gibi.
+3
aguen
(02.09.26)
yahu mahallenin datasını ne yapacağım. güvenli midir, nasıl insanlar yaşar, kiralar nasıldır vs. desem ne kadar yardımcı olacak? yazmasına yazıyor da bazen üfürüyor. kendi çalıştığım alanda bazen destek olsun diye deniyorum mesela. HİÇBİR ŞEY BİLMİYOR. google'dan rahatlıkla çekebileceği basit bilgileri bile alamıyor muhtemelen nereye bakacağını çözemediği için.
+3
der meister
(02.09.26)
İnsan insana her zaman lazım.

Böyle giderse Ai'ler insanlığa çok sağlam kazık atacak.
Önce bizleri onlarsız bir iş yapamamaya alıştıracaklar. Sonra paralı daha pahalı üyeliklere zorluyacaklar. Amerikadaki gençler şu an Ai lerle romantik konuşmalar yapıyorlar.
Topladıkları kitapları ile yapay zekayı geliştiren ve son da o kitapları yakan şirketleri basit bir aramayla görebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(02.09.26)
Ai sebebiyle eskisi kadar çok kullanmıyorum ben de duyuruyu. Ama net bilgiler, güvenilir kullanıcı deneyimleri için duyuru vazgeçilmez. Mesela sözlük reklam dolu. Eskiden bir şeyi merak ettiğimde sözlüğe girer yorumları okur karar verirdim. Artık sözlüğe bakmıyorum.
0
jackyr
(02.09.26)
ai standart sorulara hala cevap veremiyor, ai'ın cevapları hala daha internetteki çeşitli sitelerdeki basic bilgiler ve diğer kullanıcıların onaylanmış cevaplarından oluşuyor.

yani ai'dan alınan bilgiler toplumun normalleştirdiği bilgiler. örnek veriyorum melemen nasıl yapılır diye sorarsanız cevap verir. michelin kalitesinde melemen yap derseniz yumurtayı biraz beklet diyecektir.

duyuru gibi ortamlar hala daha insanların günlük alışkanlıklarını test/analiz ettiği ve bu alışkanlıkların denendiği yerlerdir.

dolayısı ile duyuru kullanımı azalabilir ama kalitesi korunacaktır.

haaaa compü buraya bi ai bot koyarsa ne olur?
onu compüye sormak lazım.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.26)
El alışkanlığı, ekşi duyuru'ya duygusal bağım var :)
+1
kimlanbu
(03.09.26)
İnsan deneyimi +1

El alışkanlığı olmuş, bilgisayarımı açar açmaz whatsapp web, sözlük ve duyuru açılıyor sonra diğerlerine geçiyorum. Bir de soru cevaplamayı severim ben buradaki anket ricalarını falan asla kırmam hepsine bakarım.
Bu yüzden hala seviyorum burayı.
Kendi soru sorma durumum azaldı ama çoğu işimi chatle çözüyorum artık.
0
mutekebbir
(03.09.26)
Burayı AI ile bir tutamam. Ayrıca AI yanılıyor
0
pembediken
(03.09.26)
yapay zekâ insan deneyimine hâkim değil. o yüzden buranın yeri çok ayrı. ayrıca cevap verenin insan olması, canlı olması, duyguları olan bir varlık olması da başka bir şey. bu siteyi korumalıyız.
0
santimantal
(04.09.26)
İşimde zorunlu olarak kullandığım zamanlar dışında yapay zeka kullanmıyorum o nedenle duyuruya giriş sıklığıma bir etkisi yok.
0
peki madem
(04.09.26)
(12)

Soruyu tersten soralım: avrupa da yasamak

mimikikili
Ön şart koyarak...Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.Kimden cevap bekliyorum...Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama ara
Ön şart koyarak...
Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.
Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.

Kimden cevap bekliyorum...
Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama aradığını bulamayanlar.
Ne sizi tatmin etmedi? Para / yaşantı / gönül işleri...

Ya da çalışkan ve donanımlı olup memlekette yaşamayı seçenler. Avrupa gitmekte sizi ne durdurdu?

Peki hadi karşı tez de olsun. Tatmin olanlar da cevaplasın. Çok memnunum hayatta türkiye ye dönmem diyenler. Yaşadıklarınızı anlatın.

Merakla dinliyorum. Hepinize sevgiler...
Dombracılar hariç.
-3
mimikikili
(31.08.26)
En iyi üniversitelerde okuyup üstüne abd'de master yapıp orada işe giren arkadaşlarım var. Aile ilişkileri iyi olanlar yapamıyor, bu kadar uzaktan eksikliği giderilemiyor. Aile ilişkileri iyi olmayan ama aile isteyen de yapamıyor. Daha yüzeysel, maddiyat ile tatmin olabilenler çok başarılı. Genellemek istemem şimdi, orada kalmayı seçen herkes maddiyatçı değil elbette, oranın kültürünü benimsemiş ve orada aile ve arkadaş ortamı olmuş insan mutludur.

Ülke farkı da var. Ronald Reagan ne demiş:

"You can go to live in France, but you cannot become a Frenchman. You can go to live in Germany or Turkey or Japan, but you cannot become a German, a Turk, or a Japanese. But anyone, from any corner of the Earth, can come to live in America and become an American."

Amerika'da kültüre adapte olmak, melting pot içinde kavrulmak daha mümkün ama kahrolası ab'de her ülke neredeyse ırkçı, burada utanarak genelleme yapacağım, maalesef.

Ben vatanımı seviyorum. İnsanımı seviyorum. Ailemi, özellikle kardeşlerimi çok seviyorum. İstediğim zaman arabaya atlayıp görebileceğim kadar yakında (6 saat en fazla) olmak isterim. Almanya, İngiltere ve Körfez ülkelerine yerleşme fırsatım oldu, çok düşündüm, gidip kısa süreli yaşadım ve çalıştım ama azalan verimler geçerli, ötv'siz telefon almak güzel de parayı ne yapacaksın aile yoksa. Umudum hala tükenmedi. Seçimlerde İstanbul'da ücra yerlerde görev yaptım, çevremi ve geniş ailemi ikna etmeye çalıştım, beyaz yakalı olarak yapabileceğimi yaptım ve seçimle çeviremedik yönümüzü batıya. Hayatımı sırf bu yüzden kökten değiştirip gurbete gitmek istemem. Zaten beş on sene sonra kimsenin işi olmayacak ai nedeniyle. Bu kadar olumsuz ortama rağmen varlık edinebildim. Toprak alıp işlerim, hayvancılık yaparım. Çocuk da istemiyorum. Tüm tersanelerine gericiler girerse de benlik bir şey yok. Toplum bunu istiyorsa, yaşayarak görecek.
-2
gabe h coud
(31.08.26)
yurtdisindayim, simdilik donmuyoruz ama aklimizin bir kenarinda var, ya da belki baska ulkelere gitme ihtimalimiz olabilir. aradigini bulamamak degil benim ama bulduklarim kalmak icin yeterli mi emin degilim. 3 sebep var geri donmeyi dusunduren; aile - arkadaslar vs, hava, yemekler. onun disinda aradiklarimi buldum aslinda, ama bunlarin eksikligi kotu etkiliyor. 3 ayda 1 falan gelip gidiyoruz birkac haftaligina, bu da simdilik idare ediyor ama ozellikle gunes gormemek ve anne babamin yaslanmasi geri donmeyi de dusunduruyor.

not: giderken donmek isteyecegimi hic dusunmezdim, donenlere de gerizekali derdim, ama simdi anliyorum, gerizekali benmisim. ha gittigime pisman degilim, donmeme ihtimalim de var, ama turkiye'de de yurtdisinda da gercekten mutlu ve kafam rahat olamaz, onu anladim. belki ileride olur, ama simdilik durum boyle.
0
lemmiwinks
(31.08.26)
Soruna bu kadar kibirli değil de sağ köşeden bakalım :
Senin o kahvecide siyonist aleyhine yaptığın bir şey , bir ifaden var mı ?

ABD gibi bir yerde bile "şu an" bazı siyasilerinin seçilmek için siyonizm aleyhtarı söylemleri var. Sanırım biri de belediye başkan adayıydı. Son 3 yılda siyonist karşıtlığı ABD de arttı.
Netenyahu bile sadece Trump ile görüşmeye mi gidiyor sanıyorsun ?
Asıl maksatlardan biri de orada influencer denen sosyal medya yayıncılarından kimilerine para karşılığı (harcanacak toplam meblağ 700 milyon dolar civarında diye hatırlıyorum) siyonist uşaklığı yaptırmak, topluma siyonist sevgisi aşılayan içerikler oluşturtmak .

Soruna cevap değil bunlar. O nedenle çok önemseme .
-6
diyecevaplandı
(31.08.26)
Avrupa'da yaşayıp memnun olmayan arkadaşım yok çünkü alayı donanımlı mühendisler. zorlu süreçlerden geçenler var ama şu an keyifleri yerinde, topluma adapte oldular, gelir düzeyleri ortalamanın üzerinde.

Aradığını bulamayanların büyük kısmı gittiği gibi baba bir iş bulup o dakika itibariyle refaha kavuşacağını düşünenler ve yetkinliği olmayanlar.

Rağbet görmeyen bir meslekle boş hayaller kurarak gidenler üzülür.
-5
kimlanbu
(31.08.26)
18 yasima girmeme birkac ay vardi tasindigimda. üniversite okumak icin geldim. önce avusturya'da üniversiteyi bitirdim, iki üc sene calistim, sonra ingiltere'de master yaptim ve avusturya'ya geri döndüm. avusturya'ya geri dönmemdeki en büyük etken alismis olmamdi. avusturya vatandasligini falan o asamada zaten almistim ama arkadas cevrem buradaydi, sevdigim seyler buradaydi, vatandasi olarak avusturya'nin tadini cikarmak istedim vs. yani kendimi ingiltere'de hayat kurabilirim gibi hissedemedim. avusturya'ya aidiyet duygum oldugunu ve buranin aslinda evim oldugunu pasaportu alinca degil, ingiltere'den dönmeye karar verince anladim. ilginc bicimde avusturya'ya ilk tasindigimda türkiye'ye dönme ihtiyaci hissetmemistim. bunun yasla alakali oldugunu düsünüyorum. avusturya'ya ilk tasinirken 18 yasindaydim, kemiklesmis aliskanliklarim yoktu, hayati tanimiyordum, ev nasil tutulur, banka hesabi nasil acilir, yetiskin olarak sosyal normlar nasil olmali bilmiyordum, o sebeple avusturya'da bana ne sunulursa sorgusuz sualsiz kabul ediyordum; avusturya'ya ikinci tasinisimda 28 yasindaydim ve hayati ögrenmistim, yeni bir yere gittigimde, yeni bir kültürle karsilastigimda kiyasladigim, baz aldigim temel avusturya'ydi.

dönünce esimle tanisip evlendim. belki bir türkle evlenmis olsaydim farkli olurdu ama su an bir yanim hep burada. bazisi, ev aldik ondan ait hissediyorum, diyor mesela ama bu sebep bana cok sallantili geliyor. biz de ev aldik ama olay kurulu düzenimiz var meselesi degil, cünkü mal mülk istenirse satilir ama 35 yasindan sonra yeni arkadasliklar kurmak, esimi alip türkiye'ye getirmek, onun ailesini geride birakmak, onun dil bariyerini asmasi, türkiye'nin uzaktan izledigim son 18 senesine dahil olmak falan mümkün degil. o kadar materyalist degil yani sorun. en basitinden artik türkiye icin oy bile veremiyorum ve söz hakkimin olmadigi bir ülkede yasamak istemiyorum. eksi sözlük ve eksi duyuru da olmasa türkce konusup yazabilecegim ortam olmayacak, günde 10 dk annem babamla sohbetlerim haric.

ekonomik durum meselesi de benim durumumda insanlari ters köse yapiyor genelde. ben türkiye'de hic calismadim ama ekonomik zorluk yasayan bir aileden de gelmiyorum. ne bileyim, her sene yurtdisi tatilleri, kayak tatilleri, iki kardes olarak özel okulda okumamiz, istedigimiz her seyin gercekten önümüze serilmesi falan cok normaldi ben büyürken. disneyland'e gitmek istiyordum, sak diye götürüyorlardi. yani, türkiye'de ekonomik dardaydim, avrupa'da rahat ettim, diye bir durumum da yok. en basitinden avusturya'ya okumaya geldigimde senelerce tüm parami babam verdi. yani belli bir ekonomik standartin baya bir üstündeydik ama türkiye'de yasamayi cocukken de sevmiyordum.

erkek kardesim yakin zamanda ispanya'ya tasindi. simdi amacimiz annemi ve babami yanimiza getirmek. yatirimimizi senelerdir buna uygun olarak yaptik, onlara ev alma islemleri vs. halloldu, istenen gelir düzeyinin üstüne rahat cikiyorlar. basvuru da tamamlaninca olay cözülecek. yazlari türkiye'de yazlikta, kislari burada bizimle gecirecekler. isterlerse vize derdi olmadan kardesimin yanina gidecekler. allah esirgesin bir sey olsa ben yanlarinda olacagim.

iki kuzenim var halamin kizlari, sirasiyla freiburg ve basel'de yasiyorlar, halamlar da oraya tasinmaya hazirlaniyor. amcam avustralya'da. halamlarin basel'e tasinmasi babamlar icin de iyi olacak. kendi kök ailem de yanima gelince ve halamlar isvicre'ye tasininca türkiye'de kimsem kalmamis olacak. tüm arkadaslarim baska baska yerlerde, bazisi seattle'da, bazisi göteborg'da, bazisi utrecht'te, bazisi bath'da.
böyle yani. hayat gercekten benim ailemi de, arkadas cevremi de dört bir köseye dagitti.

giderken 18 yasima henüz basmamistim, hayatin beni buralara getirecegini sahiden bilmiyordum ama aklimda tek bir sey vardi, geri dönmemek üzere gidiyorum, demistim. simdi anliyorum ki o zaman cocukluktan öyle diyormusum ama bugün bakinca da yetiskin halimle dönmem icin bir sebep de kalmadigini ve dönsem de yabanci olacagimi biliyorum.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
toplanıp asml'e gidenler benden az maaş alıyor, benden kötü yemekler yiyor, benden küçük evlerde yaşıyorlar.

tabii ki türkiyenin boktan bir ülke olduğu gerçeği var, ama belli bir ekonomik standardın üstünde olunca (aslında orta üst sınıf), tr yaşanabilir bir ülke.

haber izlemesem, kişiliğim apolitik olmaya elverse çok mutlu yaşarım bu ülkede.
+3
aguen
(31.08.26)
işim gereği özellikle avrupa'ya kariyerimin başından beri çok sayıda ve sıklıkla seyahat ettim. ilk başlarda keşke buralara taşınsam dedim yalan yok. ama zaman geçirdikçe ve avrupa'nın olumsuz taraflarını gördükçe istanbul'da yaşama olan bağım daha da güçlendi. tabi gelir seviyemi beklentilerim dahilinde (uçmadık ama eh yani) artırabildiğim için de böyle hissediyor olabilirim. arkadaşlarımdan çok giden oldu hepsinde aynı burukluğu görebiliyorum. benim nedenlerime gelecek olursak:

halen burada arkadaşlarım var, kardeşimle 15 dakika yürüme mesafesinde oturuyoruz. annem babam başka şehirde olmasına rağmen atlayıp geliyorlar ya da ben istediğimde görebiliyorum. her işimi istediğim gibi halletirebiliyorum. bir telefonla buluşup derin derin sohbet edebileceğim yakın arkadaşlarım var. çok çok yakın dostlarım var. iş ve network anlamında bir problem çekmiyorum. avrupa'ya yerleşsem - ki bir iş çevrem de var sayılır- bunlar olmaz. istanbul'un havası gayet güzel, çok trafik güzergahında yaşamıyorum. sahile marinaya yürüyebiliyorum. yazımı istanbul'da güzel geçirebiliyorum. her özel sağlık sigortalı gibi iyi bir sağlık hizmeti alabiliyorum. gönlümce güzel yemek bulabiliyorum, müdavimcilik yapabildiğim mekanlarım var. tuttuğum takım burada. yelkene meraklıyım, ister burada, ister güneyde zaman ayarladığımda harika günler geçiriyorum. kafam attığında haftasonluğuna basıp aşağılara inebiliyorum. vizem var, istediğimde avrupa'ya gidiyorum. ayrıca avrupa'nın belirli ülkelerine gitmekten zaten hoşlanmıyorum bile. almanya'ya, belçika'ya hatta belki hollanda'ya, çekya'ya adım atmasam da olur, bir olayı yok bence. buralarda yaşamak da istemem. havası kötü, hayat depresif, insanlar soğuk, hatta bence bazı yerler pis, sağlık sistemi, servis sektörü kötü. ama ispanya, italya'yı yani akdeniz ve adriyatik kıyılarını seviyorum. ülkemizde problem yok mu tabii ki var, siyaset, eğitim, adalet vs. ama bunları bilerek elimden geldiğince sisteme uygun giderek burada yaşamak beni çok daha mutlu hissetiriyor. sonuçta avrupa da çiçek bahçeşi vaat etmiyor, rezalet bir bürokrasi var. aidiyet güzel bir olay ve ben bunu ülkeme ve istanbul'a duyuyorum.
0
awlmi
(31.08.26)
17 yaşımda dil bilmeden oralarda üni kazanıp hayat kurmaya diye gittim ancak o yaş için dil bilmeden olmayacağını anlayıp geri döndüm. şu an 40'lı yaşlarımda evli ve 1 çocuk babasıyım. eşimde zamanında zorlasa gidebilirdik ancak o cesareti bulup gidemedik. bu yaşa kadar hayıflandık durduk, gitsek oralarda yapabilir miyiz diye? bizi kabul etmeyen gruplarla zorlanır mıyız? diye.
halen ülkemizde orta sınıfken bile kendimizi bazı ortamlarda yabancı hissediyoruz. evet ülkemizin insanı gerçekten bilinçsiz, bencil, adamcılık diz boyu vb.... gidip bu ülkenin kahrını çekmemek var, ama anadan babadan kardeşten uzak kalıp onun suçluluğunu yaşamak istemedik. kolayını seçti. buna ruhende hazır olmak lazım. evet içimizde bir avrupa şehrinde yaşamak oralı olmak uktesi kaldı. oralara gidip bir alman gibi bir fransız gibi yaşamayacak olmak ve 2. sınıf vatandaş olmak bizi zorlardı.
0
mikahakkinen
(31.08.26)
Ben gittim.

6 yil oldu cok mutluyum. Emeklilikte dönerim. O da deniz icin.

Okuldayken abdye gitmeyi planliyordum aslinda. Bi hocamla konustum. Abdye giden herkes geri dönüyor dedi. Saat farki mesafe cok izole oluyorsun. Avrupaya giden daha zor dönüyor dedi. Cok hakliymis.

Almanyada dönerim künefem her sey var. Buranin türkü de ayri bir kendine özgü ayri bir güzelligi var. Memleketim antalyaya her gün bircok direkt ucus var.

Trde kalsam ne su ana kadar biriktirdigim parayi (~200k€) ne de tatillerimi yapabilirdim. En güzel cafeler restoranlar benim yasadigim sehirde. Bos zamanim var. 9da ise baslayip 2de cikabilirim. Kimseye aciklama yapmak zorunda degilim. Pasaportumu da alsam benden keyiflisi yok.

Su an hamileyim ve cocuk olunca 1 yil parali izne cikacagim. Parasiz 3 yila kadar cikabilirim.

Bunlar benim deneyimim. Mtv izlemeye basladigimdan beri büyüyünce hep yurt disinda yasamak istiyordum. Seyahat etmek dil ögrenmek en sevdigim sey. Emeklilikte de dil kursuna oraya buraya gezmek isterim ben. Tr bana kesinlikle uygun degil. Baska biri de yurt disiyla ilgili aynisini düsünüyordur valla haklisin derim. Herkes kendine göre.
0
Purple life
(31.08.26)
İngilteredeyiz. Eşim Türkiye'deki işini arıyor (daha kurumsal daha büyük yerlerde çalışmıştı. Burada çalıştığı 2 yer de daha rahat ama daha az kurumsal yerler. Türkiye'deki işkolikliği ve iş arkadaşlığını arıyor :)

Ben de vize olaylarından sıkıldım(bir şirkete bağlıyım ve süresiz oturum olmadan internetten para bile kazanamıyorum, başka iş yapamıyorum), 5 yılda süresiz oturma izni alabileceğiz diye geldik 10-15 yıla çıkma tehlikesi var ve öyle olursa döneriz. Ama ben buradaki kafa rahatlığını çok seviyorum (Brighton'dayız, Londra değil) dönsek İstanbul'a dönmek istemem, ama iş için mecbur da kalabiliriz.

Aileler yaşlanıyor, sağlık sıkıntıları oluyor ve eşim yanlarında olmak istiyor. Benimkilere olsa ben de yanlarında olmak isterim.

Çocuk yapacaksak birkaç yıla yaptık yaptık (yaş sebebiyle), ama nerede kalıcı olacağımız ve dünyanın nereye gideceği belli değil. Kimi için Türkiye hala daha net bilindik kapı.(+aile desteği) İngilterenin gençleri de fena bu arada. Çocuğu liseye geçerken Türkiye'ye dönen bi çiftle tanışmıştık, yani bu konularda da "kafan şurada daha rahat" işi bitti galiba. AB ülkeleri nasıl emin değilim ama oralarda da sağcılığın ve ırkçılığın yükseldiğini görebiliyorum.

Yani covid sonrası dönem dünyanın da boka battığı bi dönem oldu ve her yer yokuş aşağı gidiyor sanırım. Tabii Türkiyeye dönme fikri benim içimi sıkıştırıyor istemiyorum. Ama 5-10 yıla gerçekten 3.Dünya Savaşı falan görürsek (illa silahlı olmasına gerek yok, sistemlerin çökmesi, işlerin bitmesi herkesin işsiz kalması vs) bu durumda Türkiye'de ailem ve dostlarımla olmak isterim sanırım.

edit: mesela üstteki arkadaş doğum izni vs. bişeyler demiş, İngiltere'de onlar yok mesela. Vatandaşı değilsen (veya süresiz oturma izni) neredeyse hiçbir şey yok, vatandaşına bile öyle Fransadaki Almanyadaki gibi işsizlik maaşı doğum izni/maaşı vs yok. Bu konularda ABD'ye daha yakın. Ha ama yine de İngilizlerin arasında yaşamayı tercih ederim. Buradaki genel kibarlık ve kafa rahatlığı beni mutlu ediyor, göçmenlere de çok alışıklar (özellikle Brighton ve Londra çevresinden bahsediyorum tabii)
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
kuzey amerika icin:
lezzet yok lezzet. yemeklerde yok, insan iliskilerinde yok, isyerinde yok.
hersey robotlasmis. insanlar rolu neyse onu oynuyor sadece. tiyatro.
evler de dekor. kocaman 300-400m2 evler, $ato gibi.
icine giriyorsun bos. icerde esya yok, duvarda resim falan yok. kucuk yemek masasi, zira giden gelen yok. mutfak tertemiz, cunku kullanilmiyor, surekli disarda yeniyor.
+1
cooperr
(31.08.26)
Yaklaşık 3 yıldır yurt dışındayız eşimle. Umduğumu bulamadım diyemem. Çünkü büyük beklentiler içinde gelmiş ya da Türkiye'deki hayatımdan memnuniyetsiz bir halde değildim. Memnunum çünkü yurt dışına "kaçmak" isteyen birçok kişinin beklentileriyle benim beklentilerim hiç örtüşmüyordu zaten. Yani örneğin "Almanya'ya yerleşmek istiyorum, bulaşıkçılık bile yaparım" tayfaya asla anlam veremedim. Çünkü Türkiye'de bulaşıkçılık yaparak yaşamaktan memnun olmayacak biri bunu Almanya'da asla yapamaz. Çünkü Avrupa'da yaşamanın avantajları olduğu kadar zorlukları da fazla.

Genel olarak çoğu kişi bahsetmiş zaten bürokrasi, sağlık sektörü vs. gibi şeylerden. Tekrar etmeye gerek yok. Ben önce yurt dışına yerleşme öncesi/sonrası ile ilgili biraz bahsedeyim. Öncesinde İstanbul'da Kozyatağı'nda yaşıyordum (evli değildim) ve Mercedes'te ortalamanın üstünde bir maaşla çalışıyordum (bunu da artistlik olsun diye söylemiyorum; Mercedes'ten iş teklifi aldığımda önceki çalıştığım yine büyük kurumsal şirketten aldığım maaşın %60 fazlasını aldım ve önceki yöneticim bana teklifteki maaşın kendi maaşından yüksek olduğunu söylemişti, hatta Mercedes'te çalışan arkadaşlar da var, onlar da ortalamanın üstünde olduğunu söylemişti, neyse.)

Taşındıktan sonra benzer ölçekte (hatta büyüklük sıralamasında daha üstte) bir şirkette işe başladım. Yani bu iş için geldik eşimle (tam taşınırken evlendik). Buradaki gelirim Türkiye'ye göre daha düşük. Ev kiraları da hayvan gibi yüksek (Avrupa'nın en pahalı 3 şehrinden biri diye istatistik gördüm geçenlerde). Haliyle gelir/gider dengesi bakımından geriye gitmiş olduk. Ancak İstanbul'un kaosu (ki İstanbul'u çok severim), o trafik, ekonomik dengesizlik, politik olaylar (bundan da tam kurtulamadık sonuçta takip ediyoruz hala), deprem riski ve en önemlisi güvenlik bakımından şu an Türkiye'de yaşamayı cazip görmüyorum. Eşim Türkiye'de yaşama sıcak bakıyor. Hadi dönelim desem koşarak döner yani. Çünkü aile bağları çok güçlü ve kendisi biraz apolitik. Ama şu an dönmek gibi bir çabamız ya da planımız yok.

Açıkçası şahsen burada kalmaya isteğine sıkı sıkı bağlanmış değilim. Ama halimden/halimizden memnunum. Daha iyi şartlar için ileride bir değişiklik yapmak isteyebiliriz (belki başka ülke ya da şehirden biraz uzak müstakil ev vs.). Ama şu aşamada Türkiye'ye dönme ihtimalimiz %0 (eşime sorsam %90 der :D).

Neyse, çok uzattım. Özetle "aradığımızı bulamadık" hiç demem ama "oo harika burakar müthüş" de demem. Türkiye'ye kıyasla avantajları ve dezavantajları var buradaki hayatın. Hepsini teraziye koyduğumuzda burası ağır bastığı için şu an buradayız.

edit: Son olarak şunu da ekleyeyim: Eğer Türkiye'de orta ya da ileri kalite bir yaşamınız varsa Avrupa'ya yerleşmek yaşam kalitesini asla marjinal olarak değiştirmez. Benzer ya da belki biraz daha iyi yaşam şartlarınız olur. Ama atıyorum gece gündüz mesai ücreti almadan çalışıyorsunuzdur, iş/özel yaşam dengesi tamamen işe odaklıysa ve kalan zamandan hiçbir şey anlamıyorsanız o zaman işler çok değişir. Her gün 3-4 saatiniz ev ile iş arasındaki yola gidiyorsa işler çok değişir. Çünkü genel olarak Avrupa'da iş/yaşam dengesine çok önem veriliyor. Benim zorunlu mesaim haftalık 40 saat mesela, kaçta başlayıp kaçta bitireceğimi ben belirliyorum. Öğlen 14:00'ten sonra işi bırakıp dışarı çıkabilyorum. Ama mesela Türkiye'deki çalışma hayatı da benim için 180° farklı değildi. 1/2 gün ofise gidiyordum, rahattım. Öyle olmasaydım bu cevabın tamamı "benim canım Avrupa'm" minvalinde de olabilirdi.
+1
himmet dayi
(31.08.26)
(25)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
+1
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(9)

Beni gaza getirip denize sokalım

yadigar
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…Yaz bitiyor. Bir ş
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…
1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…

Yaz bitiyor. Bir şekilde gaz/motivasyon lazım. Yoksa örüntü belli. Eylül gelecek (geldi bile) ve “güzelçamlı zaten en güzel eylülde” diyeceğim. Sonra duyuruya “ekimde mağusa’da deniz suyu sıcaklığı nasıldır?”, “bugünlerde iğneada’da denize girilir mi?” türü sorular soracağım. Bakacağım kış gelmiş. “Maldivlerde tam sezon”, “brezilya’yı görme vakti geldi” vs. deyip, bir yılı daha şile’ye bile gitmemiş halde geçireceğim…

Azıcık gaz verin, yahut motivasyon, akıl fikir, öneri, ultimatom…

17 eylül 26 edit: giremedi.
-13
yadigar
(27.08.26)
Bir kaç yakın kimse ile birlikte olur. Tek başına pek anlamı olmaz. Karpuz peynir ekmekte lazım .

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(27.08.26)
Ne alaka deniz kültürdür şimdi ya. Allah Allah. Denize girmek isteyene varsın öyle olsun denir mi, hayret ya. Hevesleri kursaklarda bırakmak ata sporumuz.

Gidiniz, denizin tuzunun iyotunu yiyiniz. Her derde devadır. Her bütçeye uygun deniz tatili yapılabilir. Ege özellikle tavsiyedir. Önce bütçeyi belirleyin sonra onun yarısına plan yapın, çünkü mutlaka aşılacak bütçe.

Ben olsam Çeşme’de Airbnb yapar ve plajlara giderim. Flyin-Nautical birer gün bunlara ayırın. Alaçatı’da yemekler yiyin, konser falan etkinlik ayarlayın bütçeye uyarsa. Hayatı yaşayın.
0
gabe h coud
(27.08.26)
ne kadar tavsiye verirsek verilem sizin bunu yapabileceginizi sanmiyorum. karakteriniz buna musait degil.

edit: bir kisi de anlamamis su yazdigimin gaz oldugunu! :) x'e gidin, fiyatlari uygun ve cok guzel diye gaz mi olur? :)
-5
Sour
(27.08.26)
hayatında kaç yaz kaldığını, daha kaç kere tuzlu sulara kendini bırakmanın tadını yaşama fırsatın olacağını hesapla.

bundan iyi motivasyon olmaz.
0
babilfish
(27.08.26)
her sene an az 1 kere denize fırsat buldukça da havuza giderdim. son 3 yıldır havuzlu bir evim var. ancak 3 ay önce lösemi (kll) teşhisi kondu. şu an kemoterapi görüyorum. doktorlar deniz havuz da dahil bir çok yasak koydu. şimdi hemen her gün rüyamda deniz ve göl görüyorum. lanet olsun ki orada da giremiyorum. hep bir teknede veya sandaldayım. ama nasıl güzel o sular kelimenin tam anlamı ile rüya gibi. bu arada pek iyi yüzemem denizde kıyıdan kıyıdan yavaş yavaş yüzerim. havuzum zaten 1,5 metre. bahaneye gaza gerek yok. atla git gir şu denize. en azından benim için.
0
ground
(27.08.26)
osssy
(27.08.26)
Ben soruyu anlamadım. Denize girmek istiyorsan git gir. Nicin gaza getirilmen gerekiyor ki. Çok zor bir şey değil ki, tek ihtiyacin olan şey havlu
0
abelardo
(27.08.26)
çantaya havlu ayağına terlik al. en yakın denize git.
motivasyon konuşması: büyük yolculuklar küçük adımlarla başlar.
umarım istediğin olmuştur. saygılar.
0
duyuruuser
(27.08.26)
bol güneş ve d vitamini aldığınız (güneş gözlüğü takmak yok) yazların kışı hasta oldunuz mu?

tuzlu su topraklar ama bozkırda gözlüksüz ve çıplak ayak dolanıyorsanız akdeniz zaten girilecek durumda değil.
0
janderzel zartanyan
(28.08.26)
(13)

Hakkı olmayan parayı isteyen galerici hakkım deyip tehdit ediyorsa ne yapalım?

psmstc
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık. Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık. Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin. İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş. Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri ge
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık.

Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık.

Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin.

İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş.

Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri geri konuşuyor.

Ne yapalım?
+2
psmstc
(25.08.26)
engel, blok.
+4
antikadimag
(25.08.26)
Sözleşme yapmadınız ama yine şifahen :
- 160bin lirası satılsa da satılmasa da senindir. dedin ise (tehdit hususu hariç) haklı olabilir.

Böylelerini aracı yapmak yerine, alıcıya 160bin TL'lik indirim yapmak çok daha iyi olur ama kimin ne olduğu çıkar çatışması olduğunda belli oluyor
+3
diyecevaplandı
(25.08.26)
yazili bisey yoksa babayi alir.
yazili bisey varsa, sozlesmeye ne diyorsa o.
+4
cooperr
(25.08.26)
İlan parasını ver başka 5 kuruş verme. Sakın gidip görüşme. Bu adamlara güven olmaz. Telefonda konuşma, WhatsApp üzerinden yazışma yap.
0
Topalordek
(25.08.26)
selamlar, ne konuştunuz ne ettiniz bilmem ama 160 binliralık masraf yapcak ne yapmış? araba satıcam diye pavyona mı gitmiş?

hani dese kardeşim bak bu kadar zamanımı aldın hadi onu sineye çekiyorum, ben 3 binlira ilan parası verdim bari bunu öde tamam. atarsın 5 10 lira konu kapanır. 160binlira nedir?

ben sizin yerinizde olsam bu elemana para vereceğime avukat tutarım ve kendisi ile görüştürürüm. derdi neymiş avukata anlatsın. sanki maybach sattınız 35 milyona da 160 binlik masraf yapacak.

ha şunu da diyebilir ben arabana detaylı temizlik yaptırdım 10 lira ona verdim. boya koruma yaptırdım ona da şu kdar verdim, şu kadar da ilan param var. bunları yaptırırken de size sorması lazım. sonuçta
+2
omer460
(25.08.26)
Gorusmeye kesinlikle gitme. Ne yapar eder ya para alır ya bela çıkarır. Bu saatten sonra yapılacak şey engellemek ve geri çekilmesini beklemek.

Ama anlamadığım şu, araba satarken ya kendin alıcı bulup satarsın ya da satmakla uğraşmaz galericiye daha düşük fiyattan verirsin. O da üzerine kar koyup satar başkasına.
Emlakci gibi ilana koyması için galericiyle anlaşmak bana saçma geldi. Galerici zaten komisyon alacak ve senin eline yine kesilmiş para geçecek.
0
abelardo
(25.08.26)
Jsjsj
Abi Türkiye gibi her gün adam öldürülen, dövülen ülkede galerici gibi mafya olduğu her yerde duyulmuş adamlarla görüşmeye gitme yani.
+1
logisticsmanager
(26.08.26)
Şu ülkede hala galericiler ile iş yapanları görmek üzücü.
-görüşmeye gitme
-galericinin kapısın çaldığın için suçlusun. sırf bu yüzden 5-10 bin tl eft yapabilirsin.

cimer'e yazı yazabilirsin. başın belaya girerse öneden kanıtın olur.
+1
HellKeePer
(26.08.26)
@hacirotti, "bizim disimizda evi satarsaniz gene parayi ödemelisiniz" dedi ve bunu kabul ettiniz öyle mi? cok afedersiniz ama siz enayi misiniz?
emlakci o halde her gelenle sözlesme yapsin, kilini kipirdatmasin, siz aylardir satilmayan evi ama paraya sikisarak ama is bitmedigi icin can sikintisindan kendiniz satinca da emlakciya parasini kendi elinizle gidip verin?
resmen "sen calisma, sen yat, isini ben yapip sana parani ödeyecegim" demis oluyorsunuz.
neden bunu herkesten bekleyip bir de hak yemek falan diye rasyonalize etmeye, insanlar üstünde ahlaki baski kurmaya calisiyorsunuz ki? böyle bir enayilik yapsam ortamlarda anlatmaya utanirdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
galerici tabi ki para kopartmak için atıp tutacaktır.

evi kiraya verirken önce ben ilana koymuştum, sonra emlakçıya vermiştim.
benim ilanımdan beni arayip evi kiraladılar. emlakçıya da teşekkür ettik para vermedik.

çok üstünüze giderse tehdit edildiğim için polise gideceğim diyebilirsin.
0
duyuruuser
(26.08.26)
160bin lira iyi para. galerici 5 dk ileri geri konuşup, "benim hakkım var bu parada" diyip 160bin lira kazanacak. uğraşsız tertemiz para.

3-5 bin lira ilan parası istese anlarım. avukat bir arkadaşınızdan rica edin, galerici bir daha sizi ararsa "avukatım XXX bey/hanım, kendisiyle irtibata geçebilirsiniz" diyin, kapatın telefonu.
0
co2s2
(26.08.26)
ilan parasını ver
hocam de kusura bakma de ben kendi tanıdıgıma verdim de
senin arkandan bir iş yapmadım de
daha da bir şey derse avukatla konustur bir daha da muhattap olma
0
kingcyrax
(26.08.26)
merhaba , olan biteni, ne karar verdiğinizi ve neler olduğunu merak ediyoruz. saygılar.

ediyoruz diyorum da ben ediyorum, muhtemelen diğer arkadaşlar da ediyordur.
+2
omer460
(27.08.26)
(5)

En yakın arkadaşa hediye

chanandler bong
Selamlar. Neredeyse 20 senelik bir arkadaşım var. En yakın arkadaşım, dostum yani. Kimse hediye almasa biz kesin her sene birbirimize hediye alırız. Öyle ucuzundan da değil yani fiyat olarak vs. abartı değil ama öyle herkese aldığımız hediyelerden pahalı :) Arkadaşım artık yurtdışında yaşıyor ve bi
Selamlar.

Neredeyse 20 senelik bir arkadaşım var. En yakın arkadaşım, dostum yani. Kimse hediye almasa biz kesin her sene birbirimize hediye alırız. Öyle ucuzundan da değil yani fiyat olarak vs. abartı değil ama öyle herkese aldığımız hediyelerden pahalı :) Arkadaşım artık yurtdışında yaşıyor ve bi ara TR ye gelecek. Doğum günlerimiz yakın diye birlikte buradayken kutlamak istedik.

Ama ne hediye alabilirim hiç bilmiyorum. Klasik parfüm, çanta, saat vs hediyeler dışında şöyle bir şey var güzel diyebileceğiniz bir hediye var mı? Senelerdir bunlar alındı hep bu sefer farklı bir şey olsun istiyorum. İlla pahalı olsun değil, ama güzel farklı olsun amacım.

Bütçe: max 7-8k
cinsiyet: kadın/evli
yaş: 31
-1
chanandler bong
(24.08.26)
eger yoksa su popüler stanley termoslardan alin?

fiyatini bilemiyorum. ama hosuna gidebilir diye düsündüm.
0
Purple life
(24.08.26)
Dekoratif olsun bu kez.
nixieshop.com
Fiyata bakmayın örnek sadece.
Bunlardan Türkiye'de de kendi bilgisi çalışmasıyla yapanlar oluyor diye biliyorum.
Benzer olarak yine masa veya vitrinde ışıklı , hareket eden yapıya sahip başka türden hediyeler de olabilir.
0
diyecevaplandı
(24.08.26)
Güvendiğin bir yardım derneğine bağış yapamaz mısın? Çok anlamlı olur. Parfüm, çanta vs. bunlardan almışsın zaten. Bir hayvanın ne bileyim bir insanın hayatında güzel bir şey olsun mesela ya da ağaç dikebilirsin.
0
rock n roll
(24.08.26)
Deri seviyorsa şurada güzel şeyler var:
roarcraft.com.tr
0
Amaranta ursula
(24.08.26)
Yurt dışında yaşıyorsa bu hediyeyi yanında taşıması da var, çok büyük/ağır bir şey ya da kırılabilecek bir şey alamazsınız. Türkiye'den dekoratif obje falan da taşıtmayın bence.

Bağış, ağaç dikmece vs +1
Ya da beraber yapabileceğiniz bir şey hediye edin. Spa günü olur, doğa yürüyüşü olur, fine dining olur artık beraber ne yapmaktan keyif alacaksanız.
0
kobuzchu kiz
(24.08.26)
(10)

Robot süpürge gerekli mi?

chanandler bong
Selamlar, tek yaşıyorum. Genelde işe gidip geliyorum, arada evden çalışıyorum. Kablosuz süpürgem var ama bazen o kadar üşeniyorum ki, acaba robot süpürge en azından genel tozu kılı toplasa hafta bikaç da ben süpürsem iş görür mü? Bazı arkadaşlar gereksiz diyo ama ikna olmadım. süpürgeleri uzaktan da
Selamlar, tek yaşıyorum. Genelde işe gidip geliyorum, arada evden çalışıyorum. Kablosuz süpürgem var ama bazen o kadar üşeniyorum ki, acaba robot süpürge en azından genel tozu kılı toplasa hafta bikaç da ben süpürsem iş görür mü? Bazı arkadaşlar gereksiz diyo ama ikna olmadım. süpürgeleri uzaktan da çalıştırıyosun sanırım eve gelmeden en azından kendi kendine iş görüyo :D Düşünceleriniz nedir
0
chanandler bong
(24.08.26)
Çeyizimde vardı 10 kere kullanmışımdır...elimle süpürmek gibi olmadı. Burda önemli olan eviniz ve eşyalarınız uygun mu? Ben öncesinde hazırlık yapıyordum sandalyeleri kaldır yok efendim bir halıda takılı kalıyor onu çek vs. Benim için pratik olmadı
+1
cccbehzatccc
(24.08.26)
Gelmeden çalıştırma olayını ben yalnız kalırken çok kullandım gerçekten iyi oluyordu.
Yerde eşya bırakmadığıma vs. emin olduğum için işten çıkmadan çalıştırırdım.

Bence gereksiz değil ama böyle şeyler biraz kişiyle alakalı.
Benim çevremde herkes airfryer aldığına pişman oldu ama bizde hala aktif kullanılıyor. Robot süpürgeyi annem kullanmıyor mesela sevmedi ama ben yalnız kaldıkça kullanıyorum.
+1
mutekebbir
(24.08.26)
Benim de eşyalarım uygun değil bu yüzden kullanmıyorum artık
0
gadlemler
(24.08.26)
Gerekli değil . Gün içinde dakikalık videoları kaydırma, TV karşısında çakılı kalma, dış gezmeler gibi gereksiz o kadar uğraşılarımız var ki artık ev temizliği , yemek gibi işlere zaman yetmiyor.
hal böyle olduğundan işleri toplum sözleşmesine benzer şekilde tembellik kökenli vakitsizlikten yapamadığımız işleri robotlara devrediyoruz.
.....
Ek olarak, böyle sözde akıllı, programlı cihazlar normal insan görünümlü robotları evimize almaya giden yolda döşenen taşlardır. Onları cazip , alınabilir hale getirmek için bir çok fonksiyona sahip hale getirilecekler.
-2
diyecevaplandı
(24.08.26)
kedi ya da köpek olduğunda bir demirbaş. özellikle hem süpüren hem paspas atan bir de temizlik istasyonu olan bir cihaz bambaşka. sizin durumunuzda çok gerekli değil gibi ama temizlik konusunda hassassanız durumunuz da varsa alın. Bizde her sabah 9'da otomatik olarak başlıyor bir kaç saatte ev mis gibi oluyor (daha doğrusu düzenli temizlendiği için hiç pis olmuyor)
0
redlinetheturk
(24.08.26)
eşyalar uygun. yeteri kadar yüksek. isteğim sadece her gün süpürmek gerekmesin, robot genel tozu kılı toplasın. zaten çok pahalı bir şey de bakmadım açıkcası. herkese teşekkür ederim
0
🌸chanandler bong
(24.08.26)
kullanmaya başlayınca sürekli kullanıyorsun
yerde eşya bırakma bir de geçebilsin her yerden gayet güzel temizliyor
0
OgutucuRecep
(24.08.26)
4 sene oldu sanırım, aldığım günden bu yana aralıksız kullanıyorum. Bence imkanı olan her evde bir klasik ve bir de robot süpürge olmalı.
+1
Mirket
(24.08.26)
evdeki en işe yarar eşyalardan biri. ben sadece robotla süpüyorum evi.
0
jelly bear
(24.08.26)
%1000 gerekli. Bekarken almıştım ilk sürümden xiaomi. Evlendim hala deliler gibi kullanıyoruz. her gün çalışıyor.
0
jackyr
(24.08.26)
(15)

Sorum özellikle y ve x jenerasyonuna: üzerinizde travma bırakan şarkı ve klipler

cccbehzatccc
Neler? :) Şuan bir yerde duyduğum için çocukluk travmatik klibini hatırladım: ayna - gelincik...sözlükte de çok yorum var. Bu klibi ve şarkıyı bilenlerde travma bıraktı mı? 9 yaşında idim :) Sizin travmalarınız neler merak ediyorum....
Neler? :) Şuan bir yerde duyduğum için çocukluk travmatik klibini hatırladım: ayna - gelincik...sözlükte de çok yorum var.
Bu klibi ve şarkıyı bilenlerde travma bıraktı mı? 9 yaşında idim :)
Sizin travmalarınız neler merak ediyorum....
0
cccbehzatccc
(23.08.26)
tuana :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Travma değil de aslında iz bıraktı o dönem toplumda. Klip yaşadığın çevre ve bu dönem için şu an biraz farklı gelebilir
Köyden kente göçen ama ortama tam adapte olamayan kentleşememiş varoşlar veya kırsal kesim için hit bir parçadır.

Hafiften benzerlik içeren biraz mizahi bir ifade , absürt versiyonu için
Grup raptiye - Hello Malatya (1991) parçasına bakabilirsin.

Evet, bir dönem ünlü olmak için istanbula gidenler ve beklediğini bulamayanlar, başlarına kötülük gelenler vardı.

90 'larda şu an yayınlanması bile düşünülemeyen travma oluşturacak o kadar yayın, (bazısı canlı yayınlara bir denk gelirdi) vardı ki ekranlarda hangisini saysam bilemedim. Gelincik parçası bunların arasında hiç yer almaz bile .
+1
diyecevaplandı
(23.08.26)
Bende süper tuhaf bir şey var. Travma olarak niteleyebilir miyiz bilmiyorum.

Ay inanmıyorum şarkısını ve hatta Aşkın Nur Yengi'nin ismini duyduğum an aklıma sadece ve sadece bezelye geliyor. Her taraftan kasa kasa bezelyeler üzerime fırlatılıyormuş gibi oluyor.
+2
cay koy geliyorum
(23.08.26)
5 6 yaşlarındaydım, Sibel Alaş - Adam klibi beni çok korkuturdu:)
+2
kullanicadi
(23.08.26)
sertap erener tanrı unutmuş olsa da. her duyduğumda 99 depremi aklıma gelir.
+1
mikahakkinen
(23.08.26)
demet sağıroğlu - arnavut kaldırımı. klibi travmatik.
+1
eileengray
(23.08.26)
Seçil - Uhde
Şükrüye Tutkun - Arda Boyları

Ayna kliplerinde hep bi tecavüz... Gelincik olsun, bari sen unutma beni olsun... Saçma ve travmatik. Erol köse işte... Gerçi Ayna'nın (erhan-cemil) şamdan dergisine soyunması daha da travmatikti. Gelincik demişken, yatılı okulda sözlükten samanliktaki zuhtulerin koğuşunun kapısına permanent marker ile "vizite 4milyon" yazmıştım. Olaylar olmuştu :) hey gidi günler...
+1
yadigar
(23.08.26)
Candan Erçetin-YALAN
+3
melpomeneman
(24.08.26)
Çocuk değildim ama internele ve yabanci muziklerle tanistigim ilk zamanlarda hikayesi( birkac hikaye teorisi var ama tecavuzlu olani) çok etkilemisti. O zamandan beridir dinleyemedim sanırim. Neyse etkisi geçti artık açıp dinleyeyim. falco-- (bkz: jeanny)
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
kurşuni renkler. sözleri falan yaşlılığı ve ölüme yaklaşmayı anlatıyor. ilk dinlediğimden beri ürpertir.
+1
ground
(24.08.26)
Oksuzler filmi 1973 sakın kucuk çocuklara izletmeyin. (Spoiler) bir sahnesinde hasta olan kucuk kızın kafasına uvey annesi terlikle vuruyor kalk temizlik yap diyordu. Hala içim parçalanıyor. Cocuk aklımla inanilmaz etkilenmiştim. 39 yaşındayım simdi bile açıp da izleyemem.

Fatma girik in bos beşik filminde taşı alip bebek gibi bağrına basması...

Ay yarabbim hepsi travmatik.

Ve tabi ki

Gulyabani.

Soru klipmis simdi fark ettim. Ayna gelincik +1
+1
buzbebek
(24.08.26)
Suat Suna - O Lelli
+2
kablelvuku
(24.08.26)
elorelia
(24.08.26)
Murat Kekili - Çılgın
Kıraç - Senden Başka

Edit: Gelincik bildiğim sevdiğim bir şarkıydı ama klibini bilmiyordum hiç denk gelmedim izlesem kesin benim de travmam olurdu daha yeni izledim :D
+1
ananiyimioguz
(24.08.26)
+ 1 ayna gelincik...
Bekaret travması
+1
gadlemler
(24.08.26)
(13)

ozellikle sevdiginiz ve sevmediginiz janrlar

antikadimag
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.ote yandan adi sani duyulmamis western filmine
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?

ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.
ote yandan adi sani duyulmamis western filmine denk gelsem oturur keyifle izlerim.
0
antikadimag
(23.08.26)
kıyamet temalı, insanların bir araya gelip hayatta kalmaya çalışmalarını konu alan filmleri kötü olsa da izliyorum. hep ortalamalarından daha yüksek puanlamışımdır.

kuzey avrupa dram filmlerini de ne kadar iyi olursa olsun sevemiyorum. şımarık avrupalıların hayatın gerçekliğinden uzak dertleri beni boğuyor.
0
beatbox yapan metalci
(23.08.26)
çok duygusal filmleri, aşk filmlerini sevemiyorum. polisiye ve gizem de her türlü izlerim.
0
art cat chocolate
(23.08.26)
cin carpmali seytan cikarmali korku filmlerini sevmiyorum.
0
baldur2
(23.08.26)
fantastik hiçbir şeyi izleyemiyorum. got, yüzüklerin efendisi vs. sarmıyor. korku filmleri de komik geliyor bana.
uçak arızası veya uçak korsan temalı filme denk gelirsem kötü de olsa izlerim.
clint eastwood filmine denk gelirsem 100. kez de olsa izlerim.
onun haricinde yorumları iyi olan her filmi izlemeye çalışırım.
0
lazpalle
(23.08.26)
Bilim kurgu hiç sevmem ancak canavarlar uzay gemileri bilmemneden fazla normal insan sahnesine denk gelirsem yine de izlemeye çalışırım
+1
cccbehzatccc
(23.08.26)
genel olarak sevmedigim turler olsa da iyi bir ornegi varsa izlerim. ayni sekilde sevdigim bir turden begenmedigim filmler de olur. yani sirf o turu seviyorum diye kotu de olsa bir filmi izlemem. veya tam tersi.
0
Sour
(23.08.26)
Korku filmlerini izleyemiyorum. Bir de saçma buluyorum izlenilmesini.

Marvel filmleri de nedense saçma geliyor hiç izlemedim. İzlemeyi pek düşünmüyorum.

Sanat filmleri, genel olarak bir derdi olan yapımları izlemeyi seviyorum.
0
Amaranta ursula
(23.08.26)
Karanlık bir gecede batmak üzere olan gemiden veya şehri bir şekilde ıslanmaları sürekli ve her yönüyle karanlık ve ıslaklığın bir arada olduğu frameler nedense bana hep rahatsızlık verir.

Bir de müzikal filmler. Sahnenin bir yerinde her an dans etmeye hazır bir
ekibin olması bana göre değil.
0
diyecevaplandı
(23.08.26)
Süper kahraman, korku ve dünyanın sonu geliyor insanlık nasıl kurtulacak tarzı filmleri izlemiyorum.
0
cay koy geliyorum
(23.08.26)
Fantastik kurgu ve korku filmi izlemiyorum hiç ilgimi çekmiyor
0
niyazi mısri
(23.08.26)
Zaman yolculuğu ve paralel evrenler temalı filmleri ne kadar dandik olursa olsun izlerim.
+1
abelardo
(24.08.26)
film olarak romantik, romantik komedi, süper kahraman filmleri marvel-dc vb, paranormal saçmalıklar izlemeyi sevmem izlememde.
dizi olarak son dönemde en çok izlediğim medical drama, ingiliz polisiye, suç ve genel olarak her bölüm bir konu çözülen diziler. öyle 10 sezonluk tüm sezonların birbiriyle bağlantılı olduğu 8ci sezonda senden 2ci sezon bilmem kaçıncı bölümünde olan bir şeyi hatırlamanı bekleyen dizileri hiç sevmem.
ayrıca sezonu 3 bölüm olup 3 yılda bir yeni sezonu gelen dizileride takip etmem. anime vb saçmalıkları izlemem.
bir dizi-film netflix yapımıysa izlemem. çok çok nadir merak edeceğim bir konusu varsa anca.
0
my fault
(24.08.26)
Fantastik kurgunun hiç bir turlusune tahammulum yok. İsterse onlarca ödül, Oscar vs alsın.

Bir de uzay şu hayatta en az ilgimi ceken şeylerden biri olduğundan uzay temalı herhangi bir film, dizi vs ilgimi cekmez.
0
wilhelmwasmuss
(25.08.26)
(17)

Otuzların ortasına gelen ve aç kalacağını bile bile çalışmayan birisine tavsiyeniz nolur?

fearlesswarrior98
Akrabalarımdan birisi böyle.
Akrabalarımdan birisi böyle.
-1
fearlesswarrior98
(22.08.26)
Ne kadar razı olduklarını bilmiyoruz ama bazı destekçilerine güveniyor olmalı .

Ona tavsiye değil de cezai olarak, burnunun adeta yokluktan yere sürtünüp pişmanlığı kesinleşinceye ve hayatında 180 derece bir dönüş yapana kadar kendisine yardım edilmemesi taraftarıyım.
+2
diyecevaplandı
(22.08.26)
maalesef çok kişi var,
tavsiyede işe yaramiyor,
ulu hükümet politikalari,
ev genci sayisini artirdi,
evlenme oranini azaltti.
-2
designer
(22.08.26)
Çopu insan aç kalacağını bile bile çalışmamazlık yapmaz. O işte bir iş var.
Ben anlamaya çalışırdım.
Onu komuşturmaya çalışırdım niye çalışmıyor. Belki özgüveniyle ilgili sıkıntısı vardır. Bende uUnca bir dönem oldu.
Cesaretsizdir.
İçine atmıştır bazı şeyleri.
Anlamaya ve şevklendirmeye çalışın derim
+6
cccbehzatccc
(22.08.26)
Benim de etrafımda var benzer bir profil. Laf anlatamıyoruz.
0
kendimefotograflarim
(23.08.26)
Sokağa düşene kadar kafalarına girmez. Kime güveniyorlarsa.
-1
kimlanbu
(23.08.26)
birine güvenme degil,
özgüven eksikligi, takintilar, tembellik vs.
0
designer
(23.08.26)
bizim boyle bir arkadas vardi, arabalari severdi. lise mezunu.
bunu zorla bir araba bayisini soktuk. 7-8 senedir orda, araba satiyor. hatta gecen sene en cok arac satanlardan biri oldu. herhalde ordan emekli olur.

cok sevdigi birseyi bulup ordan yurumek lazim.
+3
cooperr
(23.08.26)
sigara içen bir insana zorla sigarayı bıraktıramazsınız, kendi isterse bırakı, çalışmak istemeyen bir insanı da zorla çalıştıramazsınız. ne yaparsanız yapın olmayacaktır.

bir arkadaşım vardı, ailesi oldukça varlıklı, iş güç hak getire. buna birinci iş yerini açtılar başında durmadı eşe dosta bıraktı batırdı, sonra evlendirdiler, çok güzel bir eşi vardı, derken çocuğu oldu, eşi memur falan, ikinci işyerini açtılar, onu da batırdı, eşi de ayrılmak zorunda kaldı. 2 3 senede yaklaşık 2m dolar yedi. üstelik kumar değil uyuşturucu değil, fantastik derece saçma sapan şeylerle. pavyondur eğlencedir vb.

diğer arkadaşım benden 4 5 yaş büyüktür. ömrü hayatı boyunca hiç çalışmadı, bi kız arkadaşı vardı, evlenecekler derken, kız bizimkinden ayrıldı, uzun bi depresyon süreci derken, yıllar sonra kafasına göre birini buldu, 40 küsür yaşında ilk işine girdi, inanılmaz derece ağır şartlarda çalışmasına rağmen sorsanız hiç bi şikayeti yok.

bazen harakete geçmek için yumurtanın kapıya gelmesi gerekiyor.
bi 6 7 sene önce, arkadaşın çocuğuyla takılıyoruz, ailesi şehir dışına gidip bana emanet etmişti. oyunlar yemekler falan derken, ya dedim olm orta okula gidiyorsun, onda bile ilk derse gitmiyorsun, derslerin zayıf, niye böyle yapıyorsun.

abi dedi ben 12 yaşındayım, bak bana şu kadar harçlık veriyolar, ben bununla şunu bunu bile alamıyorum, çalış çalış bak dedi üni mezunları 3 harfli marketlerde asgari ücrete çalışıyor, ben zaten baştan kaybetmişim. dünya batsa ağzımı bile açmam demişti. çok şaşırmıştım.

şimdi işinde gücünde, güzel bir mesleği var. hayatından da son derece memnun. o da babası okumayacağını anlayınca çıraklık eğitim vb kendi tamircilik mesleğine başlattı.

bu örneklerin dışında 45 yaşına gelip, 50 küsür yaşına gelip. cebinde 5 kuruş olmamasına rağmen inatla çalışmayan. çalışmayı reddeden ve bulunduğu durumdan şikayet eden 2 arkadaşım daha var. adamlar çalışmamak için ant içmişler. analarının babalarının emekli maaşı evleri olmasa ekmek bile alamazlar kaldı ki bunun 45 50 yaşında insanlar için ne kadar aşağılayıcı olabileeğini düşünün.

bu sorunun altında yatan asıl şey psikolojik sorunlar, ha tedavisi var mıdır? insanların alışkanlıkları değişir mi nasıl olur nasıl biter bilmiyorum ama bu tür insanların yakınlarına sabır diliyorum.
+4
omer460
(23.08.26)
terapi alsin.
+3
banach
(23.08.26)
bende böyle bir kuzen var. 71 dogumlu, hayatinda bir gün calismadi. hep hazir yedi. sekiz tane daireleri, bes tane dükkanlari vardi, hep onlari sattilar. bir yazlik evleri vardi, o da gitti. en son kendi yasadiklari daire kalmisti sadece. bu esnada pasam mercedesler, cadillaclar üstünden inmedi. gidip kendine 4 bin euro verip balenciaga ayakkabi alan bir tip. kumar da var, metres de var. terapi falan hikaye, bazisini düzeltmek mümkün degil. böyle bir insanla karsilasmamis olanlar asla anlayamazlar bunlarin cevrelerine verdikleri zarari. anca bol keseden tavsiye dagitirlar.
sahsen ben hicbir sey yapmiyorum. 18-19 sene oldu görüsmüyoruz. telefonu bile yok bende. benim numara da onda yoktur. ailem de asla görüsmüyor cok sükür. ne dügünümüze ne cenazemize cagrilan biri. teyzem falan da vefat etti. umrumda da degil. bu soruyu okuyana kadar herhalde bir 5-6 sene olmustur adam aklima gelmeyeli. sonucta yetiskin insan. benden 19 yas büyük. benden ve ailemden borc istemedikce istedigini yapabilir, istedigine salca olabilir. bizi hic alakadar etmiyor. öyle bir akrabam yok benim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Çocuk yapınca dünyanın en yapılamaz şeyi yaptıkları zannına kapılan ve dünyanın en prenses çocuğunu yetiştirmeyi amaç edinen zamane anne babalarının, bu gayretteki doz aşımı böyle bir şeye sebep oluyor.
Bir şeyi elde etmek için çalışmak gerektiği bilinci gelişmeden büyüyen çocuklar böyle asalak oluyor. Paranın harcama tarafına kendilerini konumlandırıyorlar. Kazanma tarafında hiç yoklar.
Böyle birkaç aile tanıyorum da biri çok dikkatimi çekiyor. Anne baba çocuk için yaşıyor ve yaşları epey geçtiği halde emekli olamıyorlar. Çünkü çocuğa para lazım.
Anne baba ölünce o adamın ne olacağını çok merak ediyorum.
İnstegramda dolanıp duran bir video var. Baba ile çocuk yürürlerken önlerine bir engel çıkıyor. Baba engeli aşıp geçiyor ve çocuğun kendi başına becermesini bekliyor. Cevap o videoda gizli.
0
Mirket
(23.08.26)
O insanların iş bulamama ihtimali olduğunu da hesaba katsanız keşke. Burada yazan çoğu kişinin işi rahat. Sıcacık ofisinde oturup kahveni yudumlarken konuşmak kolay tabi. Burada sayıp dökenler asgari ücrete haftanın altı günü çalışsınlar bakalım ne kadar dayanacaklar. Herkes sizin gibi şanslı olamıyor maalesef.
+1
nothing in my way
(23.08.26)
tavsiye vermezdim.

çünkü iş hayatında neler nelerle karşılaştım ki maddi durumum olsa bir gün bile çalışmazdım.
+1
rain when i die
(23.08.26)
gerçekten aç kalınca çalışır merak etmeyin.
0
orpheus
(23.08.26)
turkiye'de boyle insan cok. turkiye'de anne baba koruyuculugu gereksiz duzeyde.
0
baldur2
(23.08.26)
Terapi alsın cevabı geldiyse dağılabiliriz.
+2
gabe h coud
(24.08.26)
Bu zihniyet ile konuşarak bir şeyler çözülmez diye düşünüyorum.
0
kondansator
(25.08.26)
(3)

Windows 10'dan Windows 11'e geçtim. Bilgisayarım ısınmaya başladı. Ben de Win. 11'i sıfırdan kurdum. Isınma ve yavaşlama sorunu devam ediyor.

santimantal
Windows 10'a geri mi dönsem?Daha bir hafta oldu sıfırdan kuralı.Bilgisayar belki bir düzene girer mi dersiniz?Ne kadar bekleyeyim?Windows 10'a dönersem güncellemeler olmayacak, bu büyük bir risk ve sorun mu bilgisayar açısından?
Windows 10'a geri mi dönsem?
Daha bir hafta oldu sıfırdan kuralı.
Bilgisayar belki bir düzene girer mi dersiniz?
Ne kadar bekleyeyim?

Windows 10'a dönersem güncellemeler olmayacak, bu büyük bir risk ve sorun mu bilgisayar açısından?
0
santimantal
(18.08.26)
er ya da geç win11'e geçeceğiz, bence win11 i 3-4 gün kullanın ısınma devam ederse sebebini araştırın.
gereksiz programları kaldırın
otomatik başlayan programları sınırlandırın
0
duyuruuser
(18.08.26)
Her güncelleme gerekli değil .
Çok çok Ağustos 2026 güncellemeli
win 10 ISO su bulursunuz bir yerden onu indirip kurarsınız.
....
Bir de bunun ilk 2 dakikasını dinleyin. Sadece bir program için tam kullanımı böyleyse diğerlerini siz düşünün.

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(18.08.26)
windows özellikle win11 çok fazla gereksiz şey içeriyor. ben uzun süre 7'de kalanlardandım win10 geçişini de ertelemiştim yine benzer sebeplerle. yedek pcde daha insider sürümünü hatta o bile yayınlanmadan leak versiyonu denedim ama asıl pcde 7 ile devam ettim temiz ve stabil sistem istediğimden. ama bi yerde mecbur kalıyorsun oyun-program uyumluluğu parça uyumluluğu vs. derken.

laptop ise eskiyse bunda donanım da güncellemeyeceksin muhtemelen çok oyun da oynamıyorsun bunlar problem değil. win 10'da kalmak genel olarak çok sorun çıkarmaz uyumsuzluk açısından. temel çekincen güvenlik ise ltsc sürümü 2032'ye kadar güncelleme almaya devam edecek

learn.microsoft.com
şirket bilgisayarı değilse korsan yazılım denetimi vs. yapılacak durumlar kurumsal kullanım vs. yoksa düşünebilirsin. ben "etik olarak" problem görmüyorum zaten windows lisansın varsa. ha bu korsanı önerme amaçlı bir cevap değil moderasyon için belirteyim. genel olarak normal sürümlerde olduğu gibi yükleyip aktive etmeden deneme sürümü olarak da kullanabiliyorsun yine. alt köşede uyarı duruyor vs. ben korsan olarak aktive et veya etme demiyorum memnun olduğum versiyonu öneriyorum.

aynı şekilde win11'in de ltsc sürümü var.

ltsc bu gereksiz çöplerin çoğundan arındırılmış saf hali windowsun. eski windows 7 dönemindeki gibi kurunca bi ton bloatware temizlemeye uğraşman gerekmeyen her yerinden reklam fırlamayan hali. win7'den 10'a ilk geçişimde pro sürümü debloat ederek kullanmıştım sonra win10 ltsc'ye geçmiştim yıllardır da win11 ltsc kullanıyorum. resmi debloatlı hali gibi işte ^^ üçüncü partilerin kurcaladığı temizlediği ama temizlerken içine bişeyler de katıp katmadığına emin olamadığın custom isolardansa daha güvenli bir seçenek. ben hiç custom iso kullanmadım önermedim, kendim manual olarak debloat ediyordum o da çok işti. her güncellemede geri gelen bloatware derdi de yok. büyük versiyon güncellemeleri de yok. stabilite ön planda bu sürümde.

daha güncel yazılım lazım win10'u desteklemeyi bırakan şeyler kullanıyorum diyorsan win11 ltsc, win10 bana yeter tek derdim güvenlikti dersen win10 ltsc öneririm.
+2
konetsu
(19.08.26)
(5)

Hintli mavi yaka ile calisan var mi daha once?

tantamount_to_equivalent
Yer: IngiltereInanilmaz uyusuk, tembeller, is ahlaki, is disiplini sifir adamlarda. Kameranin, yoneticinin olmadigi yerde kilini dahi kipirdatmaz, calismazlar. Baslarinda surekli bir coban olmasi lazim. Bizim firma ozellikle en mallarini bulup mu istihdam ediyor yoksa hepsi mi boyleler? Bilginiz, te
Yer: Ingiltere

Inanilmaz uyusuk, tembeller, is ahlaki, is disiplini sifir adamlarda. Kameranin, yoneticinin olmadigi yerde kilini dahi kipirdatmaz, calismazlar. Baslarinda surekli bir coban olmasi lazim. Bizim firma ozellikle en mallarini bulup mu istihdam ediyor yoksa hepsi mi boyleler? Bilginiz, tecrubeniz var mi sizin?
+2
tantamount_to_equivalent
(16.08.26)
Benim çalıştıklarım tam tersiydi. Aşırı çalışıyorlardı. Mesai bitimi 3-4 saat daha çalışırlardı hatta. (2006 yılı)
Edit: Pardon, beyaz yakaydı onlar.
0
yadigar
(16.08.26)
Hintli diyoruzda Hindistan kendi basina bir kita aslinda. Sayisiz etnik ve kulturel gruplar var icinde.

Ben her tarzdan insan tanidim acikcasi. On yargili olmamakta fayda var. Tabiki sizin sansiniza kotu olan denk gelmis olabilir.

Edit: bende simdi fark ettim Mavi yakadan bahsedildigini.
+1
inte17
(16.08.26)
Hitnli nin ne işi var orada ben ona takıldım
-5
genki
(16.08.26)
hindistan'da 250 tane etnik koken olmasiyla alakasi yok. adamlarin hepsi ayni.
0
baldur2
(16.08.26)
Bır tanıdığımın tecrübelerini dinledim:
Saçları için kullandıkları coconat yagına kadar tiksinti veriyorlar.
İş aktarımı konusunda oldukça kurnazlar. Bahsedildiği gibi başlarında mutlaka bir çoban olmalı. Özellıkle 3-4 kişi olduklarında kavga ve gruplaşmaları oluyor. Müslüman hintlilerle asla samimi degiller. İngilizceleri , Hint aksanlı oldukların hiç birşey anlasılmıyor. Tamamen kurnaz bir millet.
0
diyecevaplandı
(17.08.26)
(18)

İstemeden "frikik" veren kadını uyarma yolu

thunder thunder thunder thundercats
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşır
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşırı gözüküyor diyelim. Bu tarz bir olay denk geldiğinde, yanımda eşim, ablam filan varsa söylerim, çaktırmadan kulağına söyler. Karşı taraf da teşekkür eder, toparlanır...

Ancak geçen havaalanında böyle bir olay oldu. Kadın, giyimi mazbut, kendi halinde bir anne. (Türk, muhtemelen doğulu) Ayaktayken dizden iki karış alt hizada duran eteği yanlış oturunca toplanmış, karşıda oturanların göz hizasında hiç istemeyeceği kadar görüntü veriyor. Ben de karşıda oturuyorum. Yanımda iki hödük çaktırmadan birbirlerine söylediler ve dikizlemeye başladılar. Kadıncağaz da habersiz, çocuğuyla ilgileniyor. Zoruma gitti. Tek başımayım. Adamlara bir şey demedim. Tekerlekli kabin bavulumu da alıp gidip aralarında durup (sırtım kadına dönük) yolda giderken telefonda bir şeye bakmam gerekmiş gibi aralarında dikilip telefonumla uğraşmaya başladım ayakta. Perdeleme yaptım yani bildiğin...

Şimdi olay ahlak bekçiliği falan değil. Empati yaptım. Ben böyle bir durumda biri beni uyarsın isterim. Ama gidip erkek halimle kadına da "çamaşırınız gözüküyor" diyemem. Uygunsuz kaçar, rencide olur zannımca.

Bu tarz bir durumda doğru olan nasıl davranmaktır? Görmezden gelmeye, işime bakmaya içim el vermedi. Ben mi haddimi bilmiyorum? Yahut daha münasip bir yöntem var mı?

Önemli edit: Ben erkek olduğum için soruyu kadınlarla alakalı sordum. Benzer durumdaki erkekleri uyarmanın yolu kolay. Bir de erkek kıyafetleri açılmaya çok müsait değil. En fazla çatal/göbek gözükür. Ses etmiyorum ona. Ama fermuar açıksa yahut şort paçasından +18 görüntü oluyorsa uyarıyorum, haberleri olsun...
0
thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
bir erkek olarak, en yakındaki başka bir bayana durumu söyleyip, kadını uyarmasını sağlardım. erkek olarak bu işler çok tehlikeli.
+6
omer460
(14.08.26)
Hareket halindeyken uyarıyı yapıp hiç durmadan devam etmek, kadınla yüzleşmemek az hasarlı oluyor ama durağan haldeyken yakındaki bir kadına söylemek akıllıca.
0
beyfendi
(14.08.26)
@omer460
İşte ben ona bile cesaret edemedim.
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
Boşverin
+1
anon1m
(14.08.26)
İstemeden olduğu ne malum? Niyet okuyabilme becerimiz mi var? Mazbuttur da genelde, bir an için teşhirci damarı kabarmıştır.
Bu gündüz kuşağı yayınlarına konu olan kadınlar mazbut görünümlü değil mi?
Konu benim dışımda ve çoook uzağımda.
Hiç işim olmaz.
-14
Mirket
(14.08.26)
bunun istemeden oldugunu dusunmek cok naif. kadinlar her seyin farkinda. nerede ne kadar ne gozuktugunun, risk faktorlerinin falan farkindalar.

yoluna bakacaksin. ama atiyorum pantolonu, tayti yirtilmistir fark etmemistir. o zaman da omerin dedigi gibi baska bir kadina soylersin.
-16
antikadimag
(14.08.26)
Tabii canım, üstünde tişört, altında maksi etek, yol telaşı çocuğuyla ilgilenirken bir taraftan beyaz donunu gençler görsün istemiştir. Kesin teşhircidir, ben salağım.
+10
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
teshirci olmasina gerek yok. herkes senin deger yargilarina gore yasamak zorunda degil. donunun gozukmesi herkes icin ayni olcekte bir problem degil.

ekside bununla ilgili baslik var ikna olmadiysan oradan devam edebilirsin.
eksisozluk.com
-8
antikadimag
(14.08.26)
Kimse benim değer yargılarıma göre yaşamak zorunda değil. Bir insan 100 tl'sini düşürse ve uyarırsanız, "sanane, bilerek attım" diye terslese, ben yine parasını düşüreni uyarırım.

Bahsettiğim durumlardaki kadınların bile isteye o durumda olma ihtimali yüzde bir bile değil... Dediğim gibi, benzer durumda eşim, ablam vs. uyarınca hep teşekkür ettiler. Her insan uyarılmaz zaten. Çok alakasız durumlardan bahsediyorum.

Anlamak istemeyenler için belirteyim: Görüntü beni rahatsız etmiyor. Görüntüyü genel ahlaka aykırı bulmam da değil sözkonusu olan. O kişi farkında olmadan istemediği bir pozisyondaysa, en azından bunu bilmek hakkı diye düşünüyorum.
+4
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
İlkinde yine kadın aracılığı ile uyarmak olmazsa, uygun olmayan halinin düzelmesine sebep olacak bir bahane uydurmak . Mesela ayağa kalkmasına veya biraz yürümesine sebep olacak şekilde ondan yardım istemek.
+5
diyecevaplandı
(14.08.26)
geçen carfurda başıma geldi, şubenin müdürü gibi bi bayan kilosu falan var bayağı. kasanın orda eğilmiş sakızlara bişey yapıyordu, çatalından çok daha fazlası gözüküyordu. ya dedim söylesem terslemese bile rencide olur. etrafta da kimse yoktu. hadi dedim boşver kaldı öyle.
0
omer460
(14.08.26)
yıllar önce bir kere başıma geldi, oğlumu emzirdikten sonra düğmem kapanmamış. ve karşımdaki adamın bakışlarını fark edince bir yanlışlık olduğunu fark ettim. aklıma geldikçe hala utancımdan yerin dibine giriyorum. keşke biri uyarsaydı.
+4
deartheodosia
(14.08.26)
Istemeden verilen frikik die bir sey yok. Tuvaletten cikmistir, etegi kivrik kalmistir ok. Umarmt. Ama türbanli olup da frikik veriyorsa hele, o bil ki isteyerek oluyordur. Frikik vermeye müssait mutaassip kiyafet diye bir sey yok. Mutaassip kiyafette gögüs dekoltesi ne ariyor yoksa?
-20
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.26)
Biri yanımdan geçerken kibarca yaklaşıp bu durumla ilgili beni uyarsa kendisine sadece minnet duyarım. Ama uyarmaktan çekineni de anlayabiliyorum, herhalde önemli olan yaklaşım, nazikçe uyarıp geçip girmek en olması gereken gibi.
+4
mutekebbir
(14.08.26)
Bir erkek arkadaşımla Kadıköy Osmanağa’da direkt sokak üstünde karşılıklı masalarda oturuyoruz, bilen bilir kafelerin olduğu yer hanı gibi işlek insanların geçtiği bir yerde.
Neyse kadının biri usulca yaklaşıp arkadaşıma arkanız çok kötü görünüyor tarzında bir şey dedi, kadın gittikten sonra bir küfretmediği kaldı arkadaşımın. Uzun yıllardır tanıdığım biri olduğu ve ondan hiç beklemediğim bir tavır gösterdiği için bir şey diyemedim ancak hala hatırladıkça sinir olurum kendisine.

Sayesinde öyle bir şey görsem de banane diyip geçiyorum. Siz yine de empati yaparak doğru olanı yapmışsınız, kadının niyeti kendisini bağlar.
0
ekimoloji
(14.08.26)
Bir erkek olarak ne kadar kibarca, iyi niyetli bir sekilde uyarsam bile bence azarlanma, sapik muamelesi gorme ihtimalim daha fazla. Mudahale etmem ve zaten kadin da akli tamamen ucmamissa onu 5-10 dakikaya fark eder, 2 saattir oyle oturmuyordur, insan herkesin kendisine baktigini fark eder.
0
baldur2
(14.08.26)
Bence erkekleri uyarmanız da iyi olabilirdi, “önünüze bakın işinize bakın ayıptır bee yazıklar olsun bu kadar basit olmayın” demekten zarar gelmezdi.
Kadını uyaramazsınız bence zaten bilerek de yapmıyor muhtemelen anlık bişey… siz görene kadar başka bir kadın da görür zaten bikaç dakikaya hallolur. Uyarıp utandırmak daha kötü hissettirirdi.
+3
megalomaniac
(15.08.26)
Bazı kadınlar mecbur kaldıklarında topluluk içinde çocuklarını emziriyorlar, yapacak bir şey yok modunda takılıyorlar. Hatta ekşi aleminde bir kadın yazar “bizim bebek üstüne bir şey örtünce çığılığı basıyor, mecburen örtüsüz emziriyorum diyordu. Mesela bunu çok dindar biri çocuğu ölse yapmaz. Özetle herkesin değer yargıları var ve bunu net olarak bilemeyiz. Bence karışmamak lazım.

Teşhircilik manasında söylemiyorum, bunu umursamıyor olabilir diye diyorum.
0
filipis
(15.08.26)
(4)

Öğretmenlere yeni yönetmelik

funl
Merhaba, 17 agustosta gorevlendirme iptallerinden etkilenmis bir kadrolu ogretmen arkadasim icin soruyorum. Bu kisi istanbulda gorev yeri halkalidayken kisisel sebeplerden dolayi pendik e tasindi. Bu durumdan dolayi gorevlendirme talebinde bulunacakti ancak gorevlendirmelerle ilgili yeni yonetmelik
Merhaba, 17 agustosta gorevlendirme iptallerinden etkilenmis bir kadrolu ogretmen arkadasim icin soruyorum. Bu kisi istanbulda gorev yeri halkalidayken kisisel sebeplerden dolayi pendik e tasindi. Bu durumdan dolayi gorevlendirme talebinde bulunacakti ancak gorevlendirmelerle ilgili yeni yonetmelik onu olumsuz etkiledi. Bu durumda magdur olmamak icin nasil bi cozum uretebilir ?
0
funl
(13.08.26)
Durum biraz zor pendikten Halkalı ya becayiş yapacak birilerini aramaya başlasın en hızlı çözüm budur ama bulunur mu işte orası mechul...
0
apocalipy
(13.08.26)
Milli eğitimde becayiş uygulanmıyor. Görevlendirmelerim personel genel müdürlüğü tarafından onaylanacağı söyleniyor. Eğer nazının geçtiği yetkili bir tandığı varsa mutlaka işini çözer. Yoksa Halkalıya geri dönmesi en temiz çözüm
0
roookie
(13.08.26)
Görevlendirme için gerekçe sağlam ise (tezli yüksek lisans veya sağlık gibi durumlar ) müdürlükler veya valilik görevlendirme verebilir.
Bakanlıkların görevlendirme yapması pek söz konusu bir şey değil.
dedi izne gelen öğretmen bir tanıdığım.
0
diyecevaplandı
(13.08.26)
Eğer mazereti gecerliyse ya da arasinin iyi oldugu bir dayisi varsa ek olarak sistemden gorevlendirme izni istenebiliyo kriterleri es gecerek
0
üğpoıuy
(14.08.26)
(13)

kuzenimin kezbanliginin sebebi ne

Purple life
kuzenimi anlamaya calisiyorum. kendisi 25 yaslarinda ve kadin. 2 tane uzun süreli iliskisi oldu. ikisi de bana göre comar comar tipler. kuzenim normalde mini etek giyen, alkol icen, ögrenciyken single oldugu zamanlarda yurt disina tek basina gezmeye giden bir tip. acik giyinmek, alkol kullanmak aile
kuzenimi anlamaya calisiyorum.

kendisi 25 yaslarinda ve kadin. 2 tane uzun süreli iliskisi oldu. ikisi de bana göre comar comar tipler. kuzenim normalde mini etek giyen, alkol icen, ögrenciyken single oldugu zamanlarda yurt disina tek basina gezmeye giden bir tip. acik giyinmek, alkol kullanmak aile tarafindan empoze edilmez ama cok karisilmaz da. maddi acidan cok rahat büyümüs de birisi.

hoslandigi tipler: ataerkil, dindar, yetisme tarzi maddi olanaksizliklarla gecmis (yargilamiyorum, benim de öyle gecti), kuzenimin kiyafetlerine karisan ve asiri anneci tipler. bizim ailemizde arabaya hic önem verilmez mesela. hatta yüksek kalite araba potansiyel masraf gözüyle bakilir. bu cocuklar sonradan görmelik mi yoksa genc erkek olduklari icin midir nedir hep gelirlerine göre asiri pahali araba aliyorlar. buna mi tav oluyor nedir anlamadim.

kuzenim saf saf bu cocuklardan cok etkileniyor. alkol icmiyor. instagramda islami seyleri takibe aliyor ve likeliyor falan. kaynanasiyla oturuyor sosyallesiyor falan ben sok icindeyim.

bu kiz bunlarda ne buluyor? gercekten anlamak istiyorum.
-2
Purple life
(13.08.26)
Meseleye tek açıdan yaklaşıyor olabilir misiniz acaba,tam bilemedim.
Adamların tam olarak nesine kapılıyor bilemiyorum,belki sadece " kontrol altına alınmış olmak" onu cezbeden.
İslami gönderi vs ye gelince,soyut ve aslını ispatı zor meseleler,göstermelik olabilir.öyle de muhtemelen.
0
denizciman
(13.08.26)
@deniz, kontrol altina alinmayi neden seviyor? dizilerden, tiktoktan falan mi görüyordur?

göstermelik yaptigini sanmiyorum. bence beyni yikaniyor. duygularinda samimi bence ama bir derinligi yok. simdi yine ayrilsa hop eski hayatina döner.
-2
🌸Purple life
(13.08.26)
Rabbim onu islamla şereflendirdi belki de biliyorsun
-1
Hallegadola
(13.08.26)
@halle, oha hic bu acidan düsünmemistim.
-2
🌸Purple life
(13.08.26)
Kuzenini net kıskanıyorsun. Çekemiyorsun. Sadece sosyal medya paylaşımlarına göre çomar tipler diyorsun tanımadığın adamlar hakkında. Önyargıların var. Burada da bizden kuzenin şöyle böyle dememizi bekliyorsun.
-8
Cezcez
(13.08.26)
@cez, cevabin ne yani
-1
🌸Purple life
(13.08.26)
Kalp kelimesi köken olarak "kalebe" den gelir. Döner durur. İnsanın iradesine göre döner durur bir hal içinde değişir. Son noktada doğru yerde durması ümidiyle diyelim .
Sevgi işlerinde kişiler kendileri gibi olmayan birine ilgi duyabilir. Örneğin dağınık kadın, hali tarzı düzenli bir erkeğe bağlanabilir.

Zamanında İzmir'den, yurt dışı görmüş , iş gereği sürekli hareket halinde olan bir bayan tanıdım. Osmanlı devletine kültürüne de ilgisi vardı.
-2
diyecevaplandı
(14.08.26)
Tamamen varsayımsal konuşacağım: Bence kuzeniniz orta-alt zekâ seviyesine yakın, dümdüz bir yurdum insanı. Muhtemelen çok da kaliteli olmayan bir eğitim almış, kendini geliştirmek için de pek zahmete girmemiş. Hayatı magazinel yaşıyor; ünlüleri, sosyal medya akımlarını takip ediyor. Yurt dışı gezilerini dakika dakika instada yayınladığına da eminim. Gittiği yerlerin neresi olduğuyla pek ilgilenmeyip bol bol fotoğraf çektirmiştir muhtemelen.

Pek kitap okumadığını, okusa da sosyal medyada popüler olan tırışka şeyleri okuduğunu tahmin ediyorum. İlişkilerinde mantıksal düşünmüyor; zaten genel olarak da duygularını mantığının önüne koyuyor gibi geliyor. Partner seçiminde önceliğinin fiziksel görünüm olduğunu düşünüyorum. Dışarıdan çift olarak nasıl göründükleri muhtemelen onun için her şeyden önemli. Bu yüzden karşı tarafın beyninin içinde ne olduğuyla da pek ilgilenmiyordur.

Bunları eleştirmek ya da küçümsemek için söylemiyorum. Belki de hiç böyle biri değildir ve ben tamamen sallıyor olabilirim. Ama dünyaya bir daha gelecek olsam böyle gelmek isterdim. Kuzeniniz için endişeleniyorsanız hiç endişelenmeyin; muhtemelen hayattan sizin aldığınızdan çok daha fazla keyif alıyordur...
+3
fatihdr
(14.08.26)
Kuzeninin bu tiplere olan hoşlantısı devam edegelen bişeyse eğer, ki yazım şeklinden o anlaşılıyor, kaynanasının olmaması lazım. Ya da ona kaynama dememen lazım.

Kuzenin bence aile profiline uygun hareket ediyor.
0
beyfendi
(14.08.26)
başka bir forumda da erkek tarafının kuzeni de 'kuzenim bu kızlarda ne buluyor?' diye sorguluyodur belki.

size ve bize saçma gelebilir ama demek ki hoşlandığı şey bu.
-1
elorelia
(14.08.26)
hep bunlardan hoşlanıyor derken kaç kişiden hoşlandı böyle? 2-3 kişiyse belki denk gelmiştir.
0
co2s2
(14.08.26)
25 yasinda kac tane iliskisi olmus olabilir? Benim bildigim iki uzun iliskisi var iste.
Sonuncusuyla da evleniyor.
-1
🌸Purple life
(14.08.26)
@purple bu şekilde bir psiko bozukluk olacaktı,ama üşendiğimden bulup yazamıyorum şu an. Anormal bir durum zaten.
0
denizciman
(14.08.26)
(14)

Tartıştım

spherical
Arkadaşlar,Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeni
Arkadaşlar,
Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.

Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeniyim bu eski). Çık dedim çıkmadı, rahatsız etme ve tacizden şikayet edeceğim dedim, etmezsen şerefsizsin dedi. Baya tartıştık. Bunu ağzından kaçırdıktan sonra hakaret olarak çok sınırını aşamadı, Aptalca davranıyorsun dedi. Bir de tehdit etti.
Bu arada ben sürekli odamda çalışıyorum bu adamı görmüşlüğüm yok yani aptalca davranıyorsun demesi o anlar için.

Ama işte kanıt yok. Odada ki kadın ben asla şahit olmam dedi.
Bunu nasıl şikayet edeceğim kurum içinde, süreç nasıl olur bilmiyorum. Tavsiyesi veya Tecrübesi olan arkadaşlar varsa sevinirim.
0
spherical
(11.08.26)
İlk amire gidip, şöyle bir olay yaşandı, kanıtlayamam, bilmemkim hanım da şahit olmayacağını belirtti. Bu durumda şikayetçi değilim ama bilginiz olsun diye geldi de ki olayın devamı gelirse adamın önbilgilendirmesi yapılmış olsun.

Onun dışında bir şey çıkmaz. Kamuda mesai arkadaşıyla da didişilmez. İş büyürse birinin yeri değiştirilir ki bil bakalım kiminki değiştirilir.

Ben yeniyim derken, daha asaletin tastik edilmediyse, Müdüre gitme, çiçek alıp affet diye o elemana git.
+3
Mirket
(11.08.26)
bence en baştan yanlış bi üslup kullanmışsınız, tehdit etmek yerine nazikçe uyarabilirdiniz odaklanamıyorum falan diye. o açıdan haklı çıkabilir tahrik etti diye.
+6
mezzosprite
(11.08.26)
siz tutanak tutup kayda sokacaksınız. şahit olup olmaması şu aşamada çok önemli değil. amir ciddiye alırsa muhakkik atanır muhtemelen; o gereken kişilerle konuşacaktır. tabi bu noktada, amirin tutanağı kayıt altına alması, sümenaltı etmemesi gibi konular önemli (sorunlar dışa yansımasın diye öyle yapılıyor genelde).

yalnız müzik sesi gibi konuşularak çözülebilecek bir konudan, bu kadar nasıl yükseldi iki taraf da, ona pek anlam veremedim. aday süreniz devam ediyorsa böyle durumlarda daha temkinli davranmanız faydalı olur.
+5
lil siztah
(11.08.26)
Kamu kurumunda müzik falan neresiymiş orası valla düz memur olmak varmış neyse. Başta ipler gerilmiş. Onun anladığı dilden konuşman lazım. Sen de ses bombasını konuştur en basitinden :) Ben de devlet memuruyum ama amir olsam böyle sikko meseleler ile uğraşmak istemem. İşi yazıya dökmeden önce şihafen görüşmek en iyisi. Bir şikayet sonucu kendimi de yakmış ve memurluktan atılmış, tekrar SINAVLA geri dönmüş biri olarak söylüyorum bunu.
+3
katafalk2
(11.08.26)
- Şu kadar yıllık memurum beni uyaramazsın... diyenlerin ortalığı daha çok kokuttuğu ortada. Ortalık kokmasın diye de yerine konum veya kuruma göre personelin 3-5 yılda bir tayin sistemi var.

Özelde de bu böyledir. Bazısı bulunduğu yerde neredeyse 15-18 yılı devirmiş, kök salmıştır. Sürekli muhatap oldukları üst yönetimin gözlerini bağlamışlardır adeta.
Gerçekte çalışmazlar , kendi menfaatlerine dayalı bir süreç yönetirler oldukları yerde.
Maaştan ayrı olarak farklı , karanlık türden kazanç yolları da olabiliyor böylelerinin .
Bunlara pek yeni kurallar işlemez.
- Ben olmazsam burada işler durur, yönetim zaten arkamda... diyerek bir
tür zırh taşıdıklarını düşünürler.
Bazı zamanlar yeni gelenlerin nabzını yoklamak için :
- yakında istifa edeceğim.. demeyi de ihmal etmezler ama def olup gitmezler de .

Sen şimdilik sessiz kal, işini düzgün yapmaya bak. O kadından da uzak dur.
Çalışanlarla ilgili bir şey konuşma yanında.
Şahit olmak istemese bile senin haklı olduğunu o kimse yokken söyleyebilirdi en azından. İnsanlar kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen meselede güçlünün yanında olur . Birilerinin iş yerinde sadece "eski çalışan " olması güçlü olduğu algısı için yeterlidir.

3. şahısların tümüyle suskun kalması böyle anlarda kimin ne mal olduğunun da habercisidir. Benzerini yaşadım geçmişte.
Haksıza, haksız diyemeyenlerin arasında yaşıyoruz

Bilmezsin, böyle anlarda yeri değişen, bazen çok daha güzel çalışma ortamına da kavuşabilir. Zamanla ortamın dinamiklerine göre bir sorun olduğunda kararı yine sen vereceksin. Bazen sessiz kalmakta işe yarar ve müdahale hiç beklemediğin anda da gelebilir.
Çünkü bu arızalı kimse haksızlıkla kotasını doldurmuştur .
Benzer tür hususlar akşam haberlerinde medyada görülüyor .
0
diyecevaplandı
(11.08.26)
Arkadaslar simdi bunlar hakkinda cok sey yazardim ama kisaca mikrop olduklarini soyliyim, hicbir is yaptiklari yok. benim amirim izinli. ona ulasamadim, bir sorup onun ustuyle konusacagim. tutanak hic aklima gelmemisti, tesekkur ederim.
proje falan yazdigim icin ustlerin islerine yariyorum, beni atmazlar ama paylarlar.



özgüvensizliğinin duyurudaki yankısına tik yok.
+1
🌸spherical
(11.08.26)
En büyük sorunlu şahit olmam diyen abla yalnız da bir şey olmaz endişelenme sen işine bak.
0
Hallegadola
(11.08.26)
Bir memur olarak söylüyorum bunu iyi yapmışsın tek hatan devam edersen amire söylerim demek ama boş ver ağzından çıkmış bir kere.

İşe sarıl şimdi laf etmelerine izin verme asla zamanla su akar yolunu bulur merak etme.

Ya ben tek kişilik odadayım ona rağmen kulaklıklayım gün boyu millet hanzo ya
+1
Hallegadola
(11.08.26)
özür dile diyenler nasıl bi kafada ya çiçek alacakmış da bilmem ne.. bize çocukken hep böyle ezik alttan alan ve people pleaser lık öğretildi. nefret ediyorum. kimse kimsenin müzik sesini dinlemek zorunda değil hele ki odaklanma gereken çalışma ortamında.. neyse senin hatan şu olmuş direkt tehdit yerine önce ya başım ağrıyor falan diye biraz daha sakin uyarabilirdin. devam ederse de amire ona söylemedne şikayet edebilirdin. neyse olan olmuş.
+6
iwillsee
(11.08.26)
kamu ya da özel fark etmez, biri odama gelip daha ilk seferden tehdit vari atar gider yaparsa önce bsg cekerim, sonra bu calisan mal herhalde diye amire ben sikayet ederim. hakli oldugunuz olayda haksiz tarafa gecmeyi basarmissiniz. tebrikler. böylece, olayda hakli kimse kalmamis.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.08.26)
o kisi ben olayim:

- merhaba, odandan cok muzik sesi geliyor. dikkat edebilir misin?
x: dikkat edecegim, ozur dilerim.

vs
- Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim.
x: istersen papa'ya sikayet et. etmezsen insan degilsin. *muzik sesini acar*


olay bu kadar basit aslinda. 100% hakliliktan haksizliga nasil gecilir guzel gostermissiniz
+4
aguen
(12.08.26)
ben asla kendisi ile muhattap olmazdım. odanın önünden geçer müdürüne/üstüne sözlü şikayet ederdim. o da geldiğinde müzik sesini duyar uyarırdı.

böyle şeyler için elini kirletmeye değmez.
0
naksidil
(12.08.26)
hocam bu tip durumlarda dikkatli olun. Kimin kimin neyi olduğunu bilemezsiniz. Daha eski memursa muhtmelen amirlerle vb arası iyidir.

İş hayatında kamu/özel fark etmez kurallar kaideler kişiye göre değişir. Sevilen biriyse amirler tarafından "hoş gör sen de" diye konu geçiştirilebilir. Sonra siz başka sefer de ısrarcı olursanız bir anda kuralları çiğneyen değil, siz uyumsuz ilan edilirsiniz.
0
anten
(12.08.26)
Aguen+1
+1
wilhelmwasmuss
(12.08.26)
(8)

Mekke anlassmasini nasil yorumlamaliyiz

lapaz
Ukrayndaki gibi issiz erkek populasyonu tehlikede mi?
Ukrayndaki gibi issiz erkek populasyonu tehlikede mi?
0
lapaz
(09.08.26)
Yıllar ABD ye yer sağladığı üslerin İran tarafından vurulmasıyla ABD nin daha kendisini bile koruyamadığını gören Suudi Arabistan'dan bir halt olmaz normalde ama para gücü onda .
Pakistan da nükleer güç olarak önemli.
Türkiye'nin de bu ittifakta kendi askeri ve operasyonel gücüyle birlikte düşünüldüğünde uluslararası dengeleri değiştirme açısından da önemli bir anlaşma.
Olması gereken ise bu ittifaka bizim yön vermemiz lazım .

İşsiz ama kalbinde vatan ,millet diyen nitelikli erkekler için bir sorun olmaz.
-3
diyecevaplandı
(09.08.26)
duyuru'nun kadrolu aktroll'ü olumlu bulmuş. var sen hesap et.

abd ve israil'in uşaklığını yapmak için kurulmuş bir şey. zaten ayrı ayrı hepimiz yapıyorduk da böyle daha "organize" olacak. vatan millet sevgisi olan gençler epstein yamyamları için kalkan edilecek, bir grup akıl hastası da savaş türkün düğünüdür filan diye coşacak işte. bin yıllık hikaye.

ha temelde çok önemli bi şey olduğuna inanmıyorum, o ayrı. sözleşme imzalayıp şunu yapacağız bunu yapacağız demek ayrı şey, onları uygulamak bambaşka bi şey.
+3
der meister
(09.08.26)
iranı yok etme amaçlı kuruldu daha çok. önümüzdeki zamanlarda bir şekilde iranla çatışma/savaş çıkacak. anlaşma gereği 3 lü kıskaçla yıpratılacak. abd ve israil destekli büyük bir operasyonla bop tamamlanacak. israilin bulunduğu bir coğrafyada böyle bir ittifakın itirazsız kurulması mümkün değil.
+4
ground
(09.08.26)
Taşere etmeyi mi sordun?
Anlamı şuymuş.

Taşere etmek, bir işi veya görevi kendi üzerindeyken başka bir kişiye, kuruma ya da alt yükleniciye (taşerona) devretmek veya havale etmek anlamına gelir.
0
Mirket
(09.08.26)
duyurunun yurtdışını arşınlamış, çok şey görmüş sözde ve çakma muhalif trolü , bir yandan trol derken arka tarafta yazdıklarımı yakip edemeden duramamakla birlikte beni ne derece önemsediğini aslında göstermiş olduğunu görüyoruz.

Sen yurtdışı ortam görmüş biri olarak (! , :) yine onların basın, medyasına baksana Türkiye'nin artık ne derece bölgede önemli aktör olduğunu Ankara ile batının diplomasi trafiğinin ne derece arttığını hiç okumuyor musun ? Onlar da mı trol ?
Senin sadece Ortadoğu, "Arap" veya göçmen diye baktıklarına Batı, iş ,anlaşma, para akışı, kazanç olarak bakıyor. Batı asıllı teknoloji markalarının veri merkezleri bile orada.
Son aylarda biraz zarar gördüler tabi .

Senin gibi trol kelimesi sevdalısı olup niteliğini ise pek anlayamadığımız solculuk taslayan tipler yüzünden , ciddi manada Türkiye milliyetçisi olan solcular da arka planda kaldı.
Duyurunun kadrolu, çok sert muhalifi anlaşmayı olumsuz bulmuş mu diyelim şimdi ?

Askerlik yapmak kavramı bile kimisi için hizmet değil sanki bir tür yara.
Ben yaptığım için öyle bir yaram da yok.

Sen burada diğeri arasında 6. Belki 7. sıradasın sanırım. Agresif ve gizli takipçilerim var biliyorum .
-2
diyecevaplandı
(09.08.26)
aynı şekilde koreyede vatan millet sevgisiyle gidildi değil mi?
kendi üstlerini koruyamayan abdye kalkan olma antlaşması.
birde israil antlaşmadan rahatsız diye pazarlamıyorlar mı.
+2
my fault
(09.08.26)
@my fault
siyasetin gerçekleri ile sokaktaki sadece cebini düşünen kimsenin gerçekleri farklı şeyler haliyle. Yerel seviyede böyle saçmalayan değil, siyasi manada karar alıcı seviyesinde biri olsan herhalde böyle düşünmeyeceksin.
Bu askerimizi çok düşündüğün manasına da gelmez. Askerlik her an bedelli yapılan bir şey değil, temelinde ise
fiilen yapılır.
Ben yabancı basına medyaya bak diyorum en azından sen kıymeti kendinden menkul sızlanmalar yapıyorsun.

Bu anlaşma böyle her zaman kalmaz farklı anlaşmalara, dengelere de dönüşme özelliğine sahip.
Devletler arası sürekli dostluk sürekli düşlamlık olmaz .
Hazır Kore'ye gitmişken, Japonya tarafına da uğra ABD askeri orada ne arıyor diye bak .
-3
diyecevaplandı
(09.08.26)
Zaten aciklandi:

1) "Türk yetkililer, Pakistan'ın Hindistan'la ve Suudi Arabistan'ın İran destekli Husiler'le yaşadığı çatışmalara atıfta bulundu."

2) "Türkiye, anlaşmanın üçüncü bir tarafa karşı olmadığını da kayda geçirerek İsrail'in hedef olarak görülmediğinin altını çizdi."

Sorsaniz, bu uc ulkenin de bolgedeki bas dusmani Israil'dir. Fakat aciklama yaparken Iran'i hedef gosteriyorlar, Israil'e karsi degil diyorlar. Belki de Israil'e karsi ama gizleme ihtiyaci duyuyorlar. Fakat bunu yaparken Iran'i neden hedef gosteriyorsun? Veya neden gizleme ihtyiaci duyuyorsun? Kimden cekiniyorsun, Israil'den mi yoksa ABD'den mi? Madem boyle bir anlasma imzaladiniz, o zaman aciklamayi da hedef gostermeden, tahriklere ve saldirilara karsi falan deyip gecersin. Boylelikle kimse Israil'i, Iran'dan koruma anlasmasi demez.

Orta Dogu'da su an pek cok ulkeye saldirmis olan, pek cok ulke tarafindan kara listeye alinan ve uluslararasi mahkemelerde mahkum edilen, savas sucu isleyen ve soykirim yapan Israil mi problem yoksa Israil'in saldirmis oldugu Iran mi?

Bu nedenlerle cok acik ki anlasma, Amerikan gudumunde gizli bir Israil'i koruma anlasmasi gibi duruyor. Bunun da nedeni Turk makamlarinin yaptigi Iran vurgusu. Bu olmasaymis gayet iyi bir anlasma.
+2
Sour
(09.08.26)
(11)

Hayatınızda iyi giden şeyler

arbre
Bunları çevrenizle ya da internette paylaşıyor musunuz? Bozulmaması için gizli mi tutuyorsunuz? Sevgili olur, eşinizin hamile olması olur, ev araba olur...
Bunları çevrenizle ya da internette paylaşıyor musunuz? Bozulmaması için gizli mi tutuyorsunuz? Sevgili olur, eşinizin hamile olması olur, ev araba olur...
-11
arbre
(05.08.26)
Eskiden çok yakın sandığım kişilerle paylaşırdım. Artık paylaşmıyorum.
Bozulacağına inanıyorum.
İnternette hemen hiç paylaşım yapmıyorum zaten.
+2
pro9it9is9
(05.08.26)
bir şeyler tamamlanana kadar anlatmamaya dikkat ediyorum. aile dışında kimseye ev alıyoruz demem mesela ama aldıktan sonra da özel çabayla gizlemem. ne çok herkese her şeyi yaymak lazım ne de aşırı gizlemek. İlişkiyi gizleyip çat diye evlendiğini duyuranlar var mesela. O kadarı art niyet gibi. Hayatında iyi giden şeyler bir şekilde görünüyor zaten dışarıdan. özel günlerde seyahatlerde vs birkaç paylaşımdan zarar gelmez. ama oturup da iyi giden bir evliliği ya da kariyeri detaylı detaylı anlatmaya gerek yok bence de
+4
dfn4
(05.08.26)
Ne sevincimi ne de üzüntümü detaylı paylaşıyorum. Derdimle keyiflenen, mutluluğuma haset eden insanlar var. Tanıdıkça mimliyorum bunları ve yanlarında ketumlaşıyorum.
+4
auroraaurora
(05.08.26)
Gizli kalması iyi olur .
Eşler arası kavgalar, küslükler de güven
ve samimiyet olduğu sürece gizlenmeli.
Güven kalmadığında artık o olması gereken gizliliğin yerini otomatikman ifşalar alıyor malum.
Eşler arası uyumlu giden bir hayatta çevreden olabildiğince gizli kalmalı.
İnsanın insanı fikren manen oyduğu, birbirlerlerine kaeşı haset etmek için bir çok nedenlerinin olduğu bir zamandayız.
Gençliğmizde sınavdan alınan güzel not bile kıskançlık için yeterli.
Düğünde başkasının üstünde görülen altınlar kıskançlık için yeterli .
Aynı ünvana , aynı çalışma süresine sahip kişiler arasındaki 200 TL lik maaş farkı bile (bir döner parası belki ) kıskançlık için yeterli .
Verilen kilolar bile kıskançlık için yeterli.
Nasibimizde olmayan belki hayır getirmeyecek şeylerin peşinde koşarak bir hayat tüketiyoruz .

Rakip olarak içselleştidiğimiz kimi tanıdıklarımızın bir şekilde yerin dibine geçmesi ve ellerindeki imkanlarının gitmesi için iç dünyamızda zaman harcıyabiliyoruz .
İş yerlerinde bu ayak kaydırmalar açıkça görülür.

Maddi imkanlar da çoğunlukla saklı kalmalı . Yoksa borç isteyen adaylarla karşılama olasılığı çok yüksek. Maaşı aldığının ertesi günü borç isteyenler
bile var.

Bazı sorunlara çözüm için sorunlar/konular anonim olarak internette sorulabilir ki örneklerini
kimi sosyal gruplarda görüyoruz.
+1
diyecevaplandı
(05.08.26)
Eğer gerçekleşeceğine dair beklenti / işaret varsa bunu çok kısıtlı çevreme (2-3 kişi) paylaşırım. Olursa da konusu geçtiği takdirde paylaşırım. herkesin bilmesi için özel çabaya girmem.
0
kurmalifare
(05.08.26)
Hemen hemen hicbir seyi paylasmam. Bir felsefe hocamin sosyal medyasinin biyografisinde yazdigi sey cok hosuma gitmisti: Paylasimlarinda kamu yarari gozetir. Yani araba almaniz, tatile gitmeniz vs'nin kamu (takipciler) icin hicbir yarari yok. Bunun arkasindaki motivasyon da aslinda hava atmak, kendizi bu anlamta tatmin etmek. Bir sey paylasiyorsam mutlaka altina bilgilendirici, anlamli bir seyler yazmaya calisiyorum, paylasimlarimi buna gore yapiyorum. "Bozulmamasi" gibi seylere de zaten inanmiyorum.
+3
Sour
(05.08.26)
evet gizli tutuyorum.. bu konuda hepten takıntılı hale geldim.. çünkü inanılmaz etkilendiğimi düşünüyorum.. beni boşver objektif gözlemim: bizim toplum aşırı fesat.. bir standart avrupalı ya da japon senin hayatını aşırı umursamaz bireysellik ve mesafeden dolayı.. o yüzden bir norveçte japonyada nazar değmiyor ama anadolu nazarın başkenti..bizim toplum ise tam tersi..hatta şöyle söyleyeyim.. mesela senin hayatında güzel bir olay oldu işte herhangi bir olay kariyer ailede vs.. en yakın dediğin kişiler bile buna içten içe hasetleniyor çünkü sende olan şey onda yoksa o sende eksikliğini görüp tetikleniyor.. buna o kadar çok ama o kadar çok şahit oldum ki.. hiç beklemediğin insanlardan..tabi bu kişiler biz hasetlendik demiyor ama davranış ve sözleriyle belli ediyor.. hatta daha da beteri mesela bi kişi sana haset etmiyor ama sende olan bir nimeti çok beğendi ve çok övdü diyelim..keisnlikle nazar değiyor ve mutlaka o nimetle ilgili bir olumsuzluk yaşıyorsun.. o kada rçok şahit oldum ki.. orantısız övüldükten sonra çok tatsız hadiseler başıma geldi. tabi her şeyini saklayamıyorsun bi noktada ortaya çıkıyor..yapacak bişi yok.. en azından tavsiyem herkese her şeyi anlatayın sosyal medyada paylaşmayın.
+1
iwillsee
(05.08.26)
Yok ki
+1
Rondak
(05.08.26)
ben berbere bile bütün hayatımı anlatıyorum.
+2
antihero
(05.08.26)
hiç bişeyi eşime dostuma bile söylemiyorum. bırakın interneti. herşeyi herkesin bilmesine gerek yok. gereken kişiler bilsin yeterli. zaten öyle millete bişeyler gösterme derdinde de değilim.
+2
omer460
(05.08.26)
Güzel şeyler yazmışsınız teşekkür ederim
-7
🌸arbre
(05.08.26)
(8)

Geri dönüşüme insanlar çuval çuval pet şişeyi nasıl topluyor?

Cesario
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olm
Esenyurt Marmara park'ın içindeki Carrefour'un içinde gördüm. Onlarca insan kuyrukta çuval çuval pet şişelerle geliyorlar.

Bu kadar atık bir evden çıkıyor mu gerçekten yoksa insanlar çöpten falan mı topluyor ya da sokaktan yerde gördükleri şişeleri mi topluyorlar?

DİĞER SORU: 0.5 litre sular 20 tl olmuş. geri dönüşümden sonra zam yaptılar muhabbeti doğru mu yoksa enflasyon, üretim arzından vs mi?
0
Cesario
(03.08.26)
Restoran, kafe gibi yerlerin şişeleridir o çuval çuval olanlar bence.
0
rock n roll
(03.08.26)
evet çöpten topluyorlar. sahilde elinde eldiven çöpleri karıştıran düzgün giyimli kadınlı erkekli tipler topluyor.
0
my fault
(03.08.26)
Suya zam konusu geri dönüşüm meselesinden sonra gerçekleşti.

Bu serbest piyasa isteyen istediğini yapar diyenlerin varsa işletmesinin muhasebe kayıtlarını derinden ele almak lazım ki işletmesinin de içinde bulunduğu devlete vergi olarak ne katkısı var herkes bilmeli.
Öyle ya daha çok kazanan daha çok vermeli
0
diyecevaplandı
(03.08.26)
makineler çalışmıyor ki... çalışınca da çok kısa sürede doluyor ve düzenli boşaltılmıyor.
ben defalarca kez gittim cam haznesi boşken ağırlık uygun değil diye hata veriyor kabul etmiyor ki farklı farklı bir çok şişe denedim.

gözümün önünde boşaltıldı, önümde 2 kişi biraz pet şişe attı toplasan 100-120 tane anca vardır, ben 80 küsür tane pet atabildim doldu diye hata verdi kalanı atamadım. önümdekiler genelde büyük şişe attı ama benim hepsi 500ml idi. bir tane bile cam atılmamıştı makineye ben de atamadım :D

sistem başladığından beri ilk kez pet şişe atabildiğim boşaltıldığı sırada kuyruğa girdiğim gün oldu işte daha cam atamadım... birikti ev çöplüğe döndü rahat 1000 taneyi geçik şişe olmuştur. araba bagajında 200 cam şişeyle geziyorum bi gün oralardan geçerken boş ve çalışır denk gelirse bari o kadarını atayım diye. özellikle o iş için kalkıp gitmiyorum çünkü açık görünse de çalışmayabiliyor. çalışsa da dolabilir sıra olabilir vs. her şey tamam olsa yaktığım yakıta yine yazık. arada açık görününce bisikletle pet şişe taşıyorum sırt çantasına da biraz cam alıyorum o kadar.

toplam attığım daha 1 günlük hak tanınan adede bile ulaşamadı ama makine düzgün çalışsa ben de çuvalla gidebilirim :D öyle o günün çöpü değil yani.

3+1 evde tek yaşamasam çekilecek dert değil çöpe atardım muhtemelen. yerim var da biraz sabrediyorum biriktirebiliyorum. belki birkaç makine daha konur biraz daha düzenli boşaltılır ileride diye.
0
konetsu
(03.08.26)
@konetsu

Toplu teslim olacak merkezi yerlere diye haberler çıktı daha ucuz fiyata ama. Onu araştırın, makine ile boşuna uğraşmayın derim.
0
🌸Cesario
(04.08.26)
yaw turkiye plastik copunun cok yogun oldugu bir ulke, nemrut'un zirvesine cik, orda da bol miktarda plastik teneke vs bulacagina eminim.

bu kanun cikinca aha cingeneler simdi zengin oldu dedim.
oldukca da secindim artik millet saga sola ya atmayacak, ya da atarsa birileri toplayip nakite cevirecek, yurtdisinda oldugu gibi.
0
cooperr
(04.08.26)
gözlemlediğim çoğu kiş 1.5 veya 5lt litrelik su tüketiyor evde, apartmanda bizim katta damacana kullanan yok bende haftada en az 12 şişe 1.5 lt tüketiyorum sadece evde, ayda 50 tane kafadan şişe biriktirebilirim istesem..
0
eja
(04.08.26)
"0.5 litre sular 20 tl olmuş." nerede oyle olmus? Benzinlikler mi? Neyse merak edip baktim Migros'da 6,95 TL, yalan olmasin en fazla gecen seneye kadar 3,75 TL dip fiyatti marketlerde, bu artis depozito isiyle ayni anda mi bilmiyorum.
0
mbond
(04.08.26)
(7)

Üniversite hocaları nasıl oluyor

substituent
Boğaziçi’ndeki hocalara bakıyorum; makine, elektrik, fizik de. Alayı caltech, mit, Von karman, Texas Austin, yale, Berkeley, ucla da ya yüksek lisans yapmış da doktora. Makine de bir hoca var, 1950lerde Robert kolejinden mezun olmuş, daha Boğaziçi olmadan önce…Manyak öz geçmişleri var. Merak ettiğim
Boğaziçi’ndeki hocalara bakıyorum; makine, elektrik, fizik de. Alayı caltech, mit, Von karman, Texas Austin, yale, Berkeley, ucla da ya yüksek lisans yapmış da doktora. Makine de bir hoca var, 1950lerde Robert kolejinden mezun olmuş, daha Boğaziçi olmadan önce…

Manyak öz geçmişleri var.

Merak ettiğim iki şey var.

1-Lisans ortalamaları sizce kaçtır? Alayının rahat 3.5+ var mıdır?

2-yurt dışında lisansüstü eğitim, ek bir maddi kaynağa ihtiyaç olmadan mümkün olan bir şey mi? Elbet 4 ortalama sağlam referans ile mümkündür de, ortalamaya vurduğumuzda sonuç ne olur?
0
substituent
(02.08.26)
Lisans ortalamaları yüksektir. Yüksek olmasa zaten o dediğin üniversitelerde yükseköğrenim yapamazlar.

Ek maddi kaynağa çoğu zaman ihtiyaç olmuyor. İyi üniversiteler (ABD'de) doktora öğrencilerine 5-6bin dolara kadar maaş + her türlü imkanı veriyor zaten.

Ama senden çok büyük beklentileri oluyor (Türkiye'deki çok iyi üniversiteler de öyle). Haftada 600-700 sayfa makale/kitap okumanı, bunları tartışmanı, ders alıp derslerin proje ve ödevlerini yapmanı, projelere ve konuşmalara katılmanı istiyorlar (en azından bizim bölümde öyle; 3,90 ortalamam olduğunu da şuralara bir yerlere iliştireyim). E bunları yapan 3,50+ ortalamayı rahat tutturuyor zaten. Yapamadığın takdirde ödeneği kesiyorlar ve şutlanıyorsun.
+2
lesmiserables
(02.08.26)
bi tane tanidik var bogazicinde hoca.
beyaz turk'un dibidir, atadan ultra zengindir. soforle gezer.
80lerde ilk kez mikrodalga firini onlarin evinde gormustum. ev dedigim de iste anadolu yakasinda komple mustakil binaydi.
bende hicbir zaman "cok akilli" intibasi birakmadi.
cash is king ya, bu dunyada paran varsa bir yolu bulunur.
ismini verdigin okullarin hepsine olmasada bazilarina zaten zengin degilsen almazlar ya, sira var derler red yersin. ortalama falan bunlar normal nufus icin gecerli seyler, bunlara islemez. buna yurtdisinda bizzat sahit olmuslugum da var.
+2
cooperr
(03.08.26)
Bazı şeylerde , ünvan veya kadroya alımlarında ortalamaya bakılmaz. İlgili ortam ile maddi olarak güçlü ve onlarla aynı zihniyette olmak yeterlidir.
Öz geçmiş konusu da yerine göre hikaye. O sayfaya prosedür olarak yazılacak bir şeyler lazım sadece.
İç işlerinde serbest olan yerlerde pek öyle adalet , şeffaflık olmaz.

Köyden sonra akrabaların en fazla görüldüğü yer neresidir diye sorulsa
bu tür yerler denebilir sanırım.
0
diyecevaplandı
(03.08.26)
1 o dönemki gpa ile şimdikini karşılaştırmak doğru olmaz. Çoğunun 3 bile yoktur.
2 maddi destek tabii ki lazım. bir kısmı başarılı doğulu otantik öğrenci kontenjanını kullanıyordu eskiden. şimdi bizden daha otantik milletlerden de akıllı çocuklar oralara erişebiliyor, kendin fonlamazsan daha zor.
-1
klassno
(03.08.26)
Benim eski patron bahsettiginiz kisilerden biriydi. Anlatilan hikayeye gore butun sulale varini yogunu ortaya koymus ABD'ye gonderebilmek icin, o da muhtemelen parayi bulunca onlari gormustur. Not ortalamasini bilmiyorum ama muhtemelen yuksektir.
0
mbond
(03.08.26)
iyte makina'da doktor öğretim görevlisi birini dönemimden tanıyorum.
3+ ortalaması kesin vardır lisansta.
Dr. Araş. Gör. olan birini daha tanıyorum yine lisans ve yüksek lisanstan.
lisans ortalaması düşük bence fakat yüksek lisans / doktorada beraber çalıştığı insanların desteğini çok aldı.
0
rain when i die
(03.08.26)
Boğaziçi'nin eski hocaları böyledi, şimdikilerde cv koyamayanlar var. Neyse soruya cevap, hepsinin ortalaması çok yüksek olmak zorunda değil. Genelde eğitime yatırım yapan ailelerden geliyorlar, sadece parası değil, vizyonu da olan aile lazım. Sosyal etkinlikleri, başvuru için gereken sınavlarda aldıkları notlar, özellikle bazı branşlarda çalışılan konular, niyet mektubu, referans gibi birçok şey etkili. Maddi durumu iyi olmayan birinin buralara erişmesi çok daha zor ama birebir tanıdığım ve bunu başarmış insanlar da var.
0
asteriks
(03.08.26)
(21)

eşimin telefonundaki eski kız arkadaşlarının nudeları

hakyememyemekyerim
eşimin telefonunda gizli klasörde eski sevgililerinin ya da ona daha önce nude gönderen kızların fotoğraflarını ve videolarını buldum, ve onları silmesini istedim ama moralim çok bozuldu çünkü aralarında şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı, ben o klasörü unuttum bakmıyo
eşimin telefonunda gizli klasörde eski sevgililerinin ya da ona daha önce nude gönderen kızların fotoğraflarını ve videolarını buldum, ve onları silmesini istedim ama moralim çok bozuldu çünkü aralarında şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı, ben o klasörü unuttum bakmıyorum varlığını bile unutmuşum vs dedi ona inanmadığımı söyledim siz olsanız ne yapardınız
-5
hakyememyemekyerim
(28.07.26)
Kız olsam şöyle düşünürdüm

Bu adam bu fotolarla ne yapıyor, muhtemelen masturbasyon.

Neden yapıyor
Eski manitalarının fotolarına bakıp asılmak, benimle gercek ilişkiden daha fazla keyif veriyor demek ki.

Yoksa mastorbasyon bagimlisi mı,
Öyle olsa süper modellerin fotoları ya da zevkine göre belki buruşuk ihtiyar hatunlar, fetişine göre ayak, koltuklaltı fotosu falan olmalıydı ama düpedüz eski manitalar.

Böyle sorular olurdu kafamda
+1
covered
(28.07.26)
bu fotolarin gizli klasörde saklanmasi baya red üstüne red flag. güvenim sarsilirdi.

genel olarak mutlu muyum vs onlara bakarak bir degerlendirme yapardim.
0
Purple life
(28.07.26)
Son yazışmaları ne zaman kiminle yaptığını bilmek lazım .
Görselleri silmesi çözüm değil . Buluta, görmediğiniz bir flash belleğe yükleme denen bir şey var sonuçta .

Malum günümüz insanlarının aşırı aydınlanmış kafalarında şu zihniyet hakim :
- evli olsam bile neden kendimi bir tek kimseye bağlı/mahkum edeyim ?
Film ve reklamlar ile bu gibi hususlar topluma yedirildiğini de görüyoruz .

Özel hayata ilişkin kimi yasakları kırmak birilerine eğlenceli cazip gelebiliyor.
Özel hayat kavramını eşimizden bile daha gizli hale getirmek ilerideki yaşanacak bazı krizlerin başlangıcı .
Boşanma avukatlarında kitap yazacak hatta filmi çekilecek ölçüde benzer çok hikaye olay vardır.

bir süre sonra artık deliller de sağlam ise: - ya onlar ya ben... diye karşısına çıkmak gerek.
-2
diyecevaplandı
(28.07.26)
Aldatmayan erkek yoktur aga artık şunu açık açık konuşalım. Aldatmayan erkeğim diye gezmesin.
Bu arada ne düşüneceğiz adam arşivci der geçeriz. Bayansa geçmiş olsun hayır gelmez.
-25
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Hayatından çıkmış gitmiş kadınların fotoğraflarını saklayan biri ne eş ne baba ne herhangi bir şey olmamalı. Hatta direkt kendisi olmamalı.
+8
asue
(28.07.26)
bunu yaparken ne niyetlediği önemli. önemsiz bir oyun gibi gömüş de olabilir. yarın öbür gün lazım olur diye saklamış da olabilir ya da trophy olarak saklamıştır. geçmişi anıp bir tatmin elde ediyordur.
-2
orpheus
(29.07.26)
Burada anormal olan silmemesi mi ya?
Bir adamın sevgilisinin nude fotoğrafına sahip olması bile başlı başına anormal değil mi? Yani bu devirde nude almak göndermek talep etmek bence çok yanlış ve anormal.
+2
Cezcez
(29.07.26)
Burada garip olan çok şey var. Evli adamın telinde herhangi bir kadının normal bir fotosunun olması sorun olmalıyken, nudesi falan neden var? Nasıl bir olay lan bu.
+5
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu ergenlikte takılı kalmış nerd adam ile hayat geçmez
+2
grimavi
(29.07.26)
Böyle bir şey yakalasam ilk aklıma gelen şey bunun suç olduğu ve o kızlara yapılan saygısızlık olurdu. Sonra bu sapıkla ne yapıyorum ben derdim. Twitter’da sayısız porno var aç onu izle yani
+6
Hallegadola
(29.07.26)
Başlık kurgu.
+2
HellKeePer
(29.07.26)
"şu an arkadaşız ya dediği eski sevgilisinin de fotoğrafları vardı"
Bu çok iğrenç, eski sevgililerinin özel fotoğraflarını saklaması zaten çok iğrenç ama hayatında arkadaş olarak tuttuğu birininkileri saklaması çok çok daha iğrenç.
Korkunç bir sapıklık ya ne diyeceğimi bilemedim.

Bunlar öyle kolay kolay yok edilecek şeyler değil ama erişebildiğiniz her yerden silindiğine emin olun, kadınlara yazık ne kadar üzücü kötü bir şey.

Bu aldatmadır ve ilişkiyi bitirmek için gayet yeterli bir sebeptir ama böyle şeyleri uzaktan söylemek kolay yaşarken zordur, oturup düşünüp bir yola varmanız gerek.
Çok geçmiş olsun.
+3
mutekebbir
(29.07.26)
ne işiniz vardı eşinizin gizli klasöründe :) deyip konuyu alevlendireyim.
+1
gabe h coud
(29.07.26)
Anısı vardır deyip geçmek lazım
-2
yakalayamadığın.ışıklar
(29.07.26)
Çok kurcalıyorsunuz bazı şeyleri. Herkesin ufak tefek karanlık alanları olabilir.
Aldatmadıktan sonra çok bir sorun olmaması lazım.
Fotoğraf tutmayabilir ama p*rno izleyebilir,
Bunları yapmaz ama stalk yapabilir,
Hiç bir şey yapmaz ama dışarıda, iş yerinde rahat durmayabilir,
Tüm bunları yapmaz ama masturbasyon yaparken başkalarını düşünebilir.

Bunun bir sınırı yok her şeyi bilemezsiniz.
Ama nude tutmak hoş mu, değil tabi. Ben ayrıldıktan sonra fotoğraf / video varsa siliyordum etik açıdan doğru gelmiyordu. Ama benim bulutta da liseden beri fotoğraflarım olduğu için geçmişteki 3-5 kız arkadaşımla da fotoğraflarım duruyordu. Kasıtlı yaptığım bir şey değildi, yine de sorun olmuştu. Bazen gereksiz yoruyor kadınlar. Bir güvensizliğin varsa ayrılabilirsin mesela.

Hatta bazen -şahsi gözlemim- sorun olmasa bile çıldırıyor kadınlar ulan kesin bir şey var bu kadar düzgün adam mı olur diye didik didik arıyorlar sorun istiyorlar sanki :')
-6
ananiyimioguz
(29.07.26)
Gizli klasör değil de; “1 daha bakılmamak üzere mazide kalan fotoğraflar“ klasöründe olsaydı sıkıntı olmazdı.
0
ground
(29.07.26)
Tüm soruların kocanla ilgili ve hoşuna gitmeyen cevapları tiklemiyorsun, sen nolacak ya her erkek yapar sorun etme cevabını istiyorsun. Tencere kapaksınız ayrılma da başka kadının başı ağrımasın.
+5
ekimoloji
(29.07.26)
Varlığını bile unutmuşum olayı yalan. Sizle birlikteyken de öyle bir klasörün olduğu aklına geldi. Silmeye kıyamadı sadece, ama sizi aldatmak gibi düşünmeyin bunu. Nasıl ki futbolu bırakıp basketbola başladınız diye futbolda kazandığınız kupaları çöpe atmazsınız onun gibi :) Sileyim mi diye düşünmüştür muhtelemen ama "Amaaan noalcak canım şurada gizli klasörün içinde duruyor kime ne zararı var" demiştir.

Bu olay aldatma ile falan kesinlikle aynı kefeye koyulamaz, porno izlemenin bir tık kötüsü gibi.
-3
bobinhoo
(29.07.26)
Kocanın nicki ne abla hakyemembokyerim mi
0
kullaniciadimvar
(29.07.26)
kullaniciadimvar ahahahaha çok güldüm allah da seni güldürsün xd bence bi nick alsaydı bu uygun olurdu
0
🌸hakyememyemekyerim
(29.07.26)
neden tik koymadığını anlayamadım, yani kişinin rızası olmadan birinin çıplak fotoğraflarını saklamanın suç olmadığını mı düşünüyorsun

affedeceksen hiç sormayacaktın bu soruyu
+1
Hallegadola
(29.07.26)
(3)

Hayatımda ilk defa şarkı sözü yazdım, nasıl olmuş?

sekizdokuzon
Suno'da da şarkı haline getirdim. https://www.instagram.com/reel/DbWQ3PeTEWn/?igsh=MWk5MDIzeHZsdDliZA==Nasıl olmuş?Teşekkürler.
Suno'da da şarkı haline getirdim. www.instagram.com

Nasıl olmuş?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(28.07.26)
Aranjör değilim ama solist söylerken bazı çalgı sesleri biraz daha arkaplanda kalabilirdi . ft. yapan zenciler biraz daha hareketlilik kazandırmış parçaya . Yabancı dilim de yeterli olmadığından sözler için bir şey diyemeyeceğim .
0
diyecevaplandı
(28.07.26)
güzel olmuş eline sağlık. yapılmış yapılmıştır. ilki kötü olur ikincisi daha güzel olur. önemli olan uğraş vermek çabalamak. ben de kendi bestelerimi yapıp kaydediyorum evde ama henüz söz yazım olayına başlamadım.
0
omer460
(28.07.26)
fena degil de neden ilk sarkini ingilizce yazdin ki?
bizim gibi ESL tayfanin bu tarz islere girmesi bence biraz egreti duruyor, sozler fena degil de vibratolar falan ortadogu, gereksiz bir kafiye arayisi.
everyway that i cannnn :D
0
cooperr
(30.07.26)
(8)

Uzun ilişkiden sonra ne yapılıyordu?

msb
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.Ne yapsam iyi gelir?
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?

Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.

Ne yapsam iyi gelir?
0
msb
(28.07.26)
aktivite hobi falan. 16 yıllık ilişki fenaymış. kolay gelsin cidden. kendinle çok baş başa kalmamaya çalış.
+1
jelly bear
(28.07.26)
Yılmaz Erdoğan 'Yağdıkça' şiirinde

Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden

der.
0
Mirket
(28.07.26)
Hakan Taşıyan da Eskici adlı parçasında
eskiciye hitaben :
- onundu şu masa , şu kalem, kağıt...
ister sat istersen hayrına dağıt.. demişti

Uzun ilişkiyi yanlış tanımlıyoruz aslında.
Evlilik olmadan yaşanan uzun ilişki evliliğin içini boşaltmaktır .
Geçen günlere zamana üzülmek gerek.

Yine de evlilik için hazırsan kesin olarak başkasıyla yeni sayfa açmak için çok beklememek lazım .
Ama "onu unutmak için evlendim " diyenlerin hatasına düşmemelisin.
-1
diyecevaplandı
(28.07.26)
Geçmiş olsun en aşağı 3 sene iptalsin. Bunun ön kabulüyle yaşarsan daha kolay olur
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Önce kendinizle yeniden tanışın.
16 sene önceki siz değilsiniz artık, beraberlikte olduğunuz kişi de değilsiniz. Kendinize vakit ayırın, kendinizi yeniden tanımaya çalışın. Acı acıyı keser mantığıyla gidip bulacağınız bir ilişkide yüksek ihtimalle karşı tarafı mutsuz edersiniz. (bunu bilerek yapmazsınız tabii ancak kendiniz olamadan başlayan bir ilişkide bir süre sonra kişi karışıp dolaşıyor.)

Ben bunu çevremdeki boşanmış arkadaşlarıma da söylüyorum. Önce bir süre yalnız kalıp düzeninizi kurun. Yalnız kalmayı, "ben" olmayı hatırlayın ki karşınızdaki insana sağlıklı bir zihinle gidebilesiniz. (muhabiriniz 45 yaştan bildirdi.)
+2
strawberry first
(29.07.26)
Kendine zaman ayırmak. Bol bol spor. Sonra sosyal çevre geliştirme idmanları.
+2
gabe h coud
(29.07.26)
Öncelikle iş vakti dışında telefona bakmak, açmak zorunda değilsin, bunun rahatlığının tadını çıkarıyoruz ilk önce.

Ondan sonra buluşmanın sıkıntı olduğu arkadaşların hepsiyle tek tek görüşüyoruz.

Gitmenin yasak olduğu mekanlar varsa hepsini tek tek ziyaret ediyoruz.

Arkadaşlık uygulamalarından bir süre uzak kalıp kafamızı dinliyoruz.

Bu esnada bir muhasebe yapıyoruz, kim haklı, kim haksız, içimizde kalan bir şey varsa alkol vs olmadan bir güzel dökülüyoruz ki içimizde zerre bir şey kalmasın.

İçimizde bir şey kalmadığında yeni ciddi ilişkiye açık davranışlar sergiliyoruz.
+1
kimlanbu
(29.07.26)
4 hafta üst üste düzenli spora git, yürü, koş çiçek gibi olursun. aklın berraklaşır, mutluluk hormonu salgılar rahatlarsın.
+1
denizmaniaherif
(30.07.26)
(8)

Direksiyonda ama araba kullanmazken alkollü yakalanmak

kibritsuyu
Merak ettiğim bir durum var.Diyelim arabayla bir mekana gittim, yasak olmayan bir yere park ettim, gittim yoğun promil içtim, sarhoşum.Araba kullanacak durumda değilim, zaten yasal sınırın da üstündeyim. Lakin arabayı bırakmak, taksiye binip eve gitmek, ertesi gün geri gelmek istemiyorum.Arabanın di
Merak ettiğim bir durum var.

Diyelim arabayla bir mekana gittim, yasak olmayan bir yere park ettim, gittim yoğun promil içtim, sarhoşum.

Araba kullanacak durumda değilim, zaten yasal sınırın da üstündeyim. Lakin arabayı bırakmak, taksiye binip eve gitmek, ertesi gün geri gelmek istemiyorum.

Arabanın direksiyonuna oturdum, motor kapalı, araç park halinde, kapıları kilitledim, içinde uyuyacağım, sabah da ayılıp promil düşünce çalıştırıp gideceğim.

Gece vakti ben sarhoş halde park halindeki arabamın direksiyonunda uyurken polis gelip ceza yazabilir mi?
0
kibritsuyu
(28.07.26)
Kanuna bakamayacağım şimdi ama aklımda kaldığı şekliyle alkollü olarak sürücü koltuğuna oturmak suç. Yani evet.
Edit: gemini ile konuştum, sevk ve idare diyor ancak kontak açık gibi bir durumda sürüş hazırlığında olduğunu düşünerek ceza yazabikirmis ama uyumak suç değilmiş.
vatandaş tecrübesi, yazarsa kime anlatırsın derdini bilemiyorum
+1
kisa
(28.07.26)
Polis istedikten sonra her turlu ceza yazar, size de "gerekli yerlere itiraz edin" der.

Riski dusurmek icin yolcu koltugunda ya da arka koltukta uyuyun.
+1
sertac akin
(28.07.26)
Çok ince yorumlamalara açık aleyhte olacabilecek durumlardan da kaçınmak gerek.
Her türlü o noktaya alkollü olarak geldiğin veya az sonra içinde bulunduğun aracı süreceğin düşünülür.
Arafta kalmamak lazım .
+1
diyecevaplandı
(28.07.26)
teorik olarak yazamaz pratikte de trafik polisi sokak sokak gezip araçları kontrol etmez. bu ceza vs işleri çevirmelerde olur.
+1
orpheus
(28.07.26)
tr'deki kanuna bakmak lazim ama tahminim benzerdir, bir arkadas ayni sekilde yurtdisinda ehliyetini kaptirdi.

polis aracin icinde uyurken bunu uyandiriyor, neden aracta uyuyorsun diyorlar o da alkolluyum sabahi bekliyorum diyor, alip gotiuruyorlar karakolda ufletiyorlar.

kanun "alkollu sekilde aracin icinde olman yasak" diyormus.
+1
cooperr
(28.07.26)
Yazamaz.
+1
HellKeePer
(29.07.26)
Kanun sadece alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmayı yasaklıyor, kontağı kapalı park halindeki araç için bir yaptırım yok, ha polis denk gelirse ve yazmak isterse yazar mı yazar o ayrı ama o da mahkemeden döner.
+1
kizil karga
(29.07.26)
Yazamaz değil yazmaz ama madem öyle neden sürücü koltuğundasın, yana veya arkaya geçsen daha rahat zaten.
+1
gabe h coud
(29.07.26)
(13)

arkadaşıma para yönetimi tavsiyesi

adwokat
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.öncelikle ön bilgiyaş: 30 - bekarşehir: istanbulaylık 50.000 TL kira ödüyormaaş: 200.000malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araçşimdi sorum
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.

öncelikle ön bilgi
yaş: 30 - bekar
şehir: istanbul
aylık 50.000 TL kira ödüyor
maaş: 200.000
malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araç

şimdi sorumuza gelelim;
elemanın elinde 8 milyon var (yarısı altın yarısı döviz)

A ŞIKKI
bu parayla 2 tane 1+1 alıp 25'er binden kiraya vermek mi? (daireler istanbul dışında ve seçilmiş vaziyette hazır kiracılı)

B ŞIKKI
bu parayla istanbulda güzel bir konumda site içinden 1+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

C ŞIKKI
Ortalama bir konumdan 2+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

D ŞIKKI
Altını tutmaya devam edip 2.5 milyona çocukluğundan beri hayalinde olan motosikleti almak mı?

E ŞIKKI
25 bin lira getirili 1 adet 1+1 alıp, kalanla da hayalindeki motosikleti almak mı?
📊 cevapları alalım

Bu anket sona erdi. 25 oy kullanıldı.

0
adwokat
(28.07.26)
Bu arkadaş kendisi kirada otururken neden ev alıp kiraya vermeye takılmış?
+2
malheiros
(28.07.26)
yakın zamanda evlenmeyi planlamıyorsa, kendine ev alsın.
0
co2s2
(28.07.26)
kiradaki evine kendi geçsin veya o evi satıp kendine ev alsın öncelikle. madem parayı betona gömecek kendine gömmüş olur en azından.

8 milyonun yarısını dövizde cayır cayır eritmiş zaten. anladığım kadarıyla risk toleransı 0 olan bir insan. dövizi de altına çevirsin hiç olmazsa. ama yine de para erimeye devam edecek bu şekilde.

motor konusu mevzubahis bile olmamalı.
-6
televole0
(28.07.26)
kendisinin şu an kirada oturduğu yere sıfırdan girse kiralar 70-80 bin, satılık fiyatına bütçesi yetmiyor. satılık fiyatına bütçesinin yettiği yerlerde de oturmak istemiyor....
-1
🌸adwokat
(28.07.26)
bu kişinin ölmeden önce 500 milyon lirasını tskya bağışlayan amcalarla bi akrabalığı var sanıyorum.

ben olsam motoru alır keyfime bakarım ne kiracısı ya.
-2
elorelia
(28.07.26)
halihazirda 1 tane evim var ve kendime ev alamayacak durumda isem, ev almazdim. aldigi diger ev de oturabilecegi bir sey olmayacak cunku.
dovizdeki paranin yarisini bozar, TL yatirim fonuna yatirirdim. dovizden daha cok getirme olasiligi yuksek. boylelikle oradaki para kirayi oder, ben de biraz daha fazla biriktirebilirim diye dusunurdum. (memur kafasindayim ben)

motoru da gercekten cok istiyorsam alirdim.
0
65 derece
(28.07.26)
arkadaşın ev alarak kiracılarla uğraşmak istiyor sanırım, ev fiyatları son 1 senede reel olarak %6-7 oranında düşüşte, kira getirisi de çok düşük kalıyor. bugün 8 milyonu aptal bir yatırımcı gibi faize yatırsa aylık 250bin tl civarı faiz alır. 4 ayda kiradan gelecek olan getiriyi 1 ayda faizden alıyor.

2.5 milyona da motor almazdım, türkiye'de artık yatırım araçları değişmeye başladı. eve, arabaya(motorlu araçlara) para gömme devri bitiyor. enflasyonist ortam kiracıların da ahlakını bozdu. uzun zamandır problem yaşamadığımız kiracı ile bu sene problem yaşıyoruz artık.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.07.26)
Size çok basit bir finansal veri sunayım. Bu sevdadan vazgeçin.

2016'da Bostancı gibi bir bölgede ortalama bir 2+1 ev fiyatı 550.000 TL, gram altın fiyatı ortalama 120 TL. Yani bir evin altın bazında ederi 4.583 gram altın kadarmış.

Şu an ise ortalama bir 2+1 ev yaklaşık 15.000.000 TL civarında ve gram altın an itibariyle 6.171 TL. Yani bu evin altın bazında ederi 2.430 gram altın.

Özetle 10 yıl önce gidip bostancıdan bir ev alsaydı bu arkadaş mesela, 2.153 gram altını çöpe atmış olacaktı. Üstelik altın iyi bir yatırım aracı bile değil.

Betona para gömme işi asla yatırım olarak düşünülecek bir şey değil. Nedense bizim ülkede ev almak akıllı bir yatırımmış gibi her orta sınıf bireyin hayalini süslüyor. O kadar parayı bir depremde yerle bir olabilecek bir şeye gömmek mantıklı değil.

İkinci olarak, ekşi duyuru gibi bir yerden yatırım tavsiyesi beklemek de mantıklı değil. O yüzden "paranızı şurada değerlendirin" gibi bir tavsiye vermeyeceğim. O kadar parası var adamın, bir tane finansal danışmana 3 kuruş vermiyor olması komik.

Son olarak, motor sevdasından da vazgeçin. 2,5 milyona motor nedir?

edit: 2016'da alınan evin kira gelirini de hesaba katalım da akıllarda soru işareti kalmasın.
Bir evin aylık kira bedelini [Ev Fiyatı]/250 olarak hesaplarsak 2016'da aylık kira 2.200 TL, yıllık kirası da 26.400 TL yapar. Bu tutarı gerçekçi olmayan bir şekilde her yıl evin fiyatının 1/250'si olacak şekilde artırsak bile toplam kira geliri 3.7 milyon yapar. Bu olabilecek en iyi senaryo kira ile ilgili. Buna rağmen kira geliriyle birlikte evin şu anki fiyatı 3 bin gram altın ediyor. Hala 1.583 gram içerdeyiz.

Bir de gerçekçi kira senaryosuna bakalım: 2016'da 2.200 TL olan aylık kirayı her yıl TEFE/TÜFE ve (ve 2019 itibariyle TÜFE 12 aylık ortalaması) oranlarına göre hesaplarsak toplam kira geliri 10 yılda 920.000 TL yapıyor. Bu da 10 yıl boyunca kiracının değişmediği ve yasal maksimum orana göre zam yapıldığı kötümser senaryo. Covid dönemindeki %25'lik üst limiti hesaba katmıyorum bile. Onu da katarsak iyice felaket.

Sonuç olarak kira geliriyle birlikte bu evin güncel ederi 16M ila 19M arası değişiyor. Altın hesabına göre yine büyük zarar var.
0
himmet dayi
(28.07.26)
Yaş 50 deseydiniz motor diyebilirdim ama yaşı daha genç motoru her zaman alır. Ben a şıkkını işaretledim.

Ev kirası da yaptığınız açıklamaya göre makul, o evde kirada oturmaya devam, kira gelirlerini arttırmaya devam, finansal emekliliğe yaklaştıkça motor her zaman alınır düşüncesindeyim.
0
kumandanim
(28.07.26)
Eğer yaptığı işi seviyorsa, ben emekli olana kadar seve seve çalışırım diyorsa motoru alsın direkt. Maaşı falan iyi, yaşlandıkça artacaktır da zaten. Nispeten rahat bir hayat var önünde, gençliğinde binsin bari motora ileride 60 yaşında bineceğine.

Tersi durumda, bir an önce finansal olarak emekli olmak istiyorsa, motoru siktir etsin.

Ayrıca 30 yaşında, burada akıl vereceklerin %95inden fazla birikim yapmıştır muhtemelen, buradan akıl alacağına yatırım konusunda bildiğini yapsın :)
-1
bobinhoo
(28.07.26)
parayı eve vermek bence yapılacak en büyük hata. %42-44 faiz varken parayı betona gömüp 50 bin kira almak enayilik. 3 kuruş kira için kiracıyla uğraşmaya değmez.
evin varken kirada oturmakta ayrıca saçma.
eğer 2,5 milyona alacağı motor goldwingse değer bence alsın.
0
my fault
(28.07.26)
En başta 50.000 TL kira vermeyi bıraksın.
Çocukluğundan beri 2,5 milyona motor alma hayalıni bıraksın .
Onunla bir Köy yoluna girdği an doğan veya şahin seviyesinde ilerleyecek.
Arkadaş grubum/çevrem bunları yapıyor ben de yapmalıyım türünden hırsları bıraksın .
Duyuruda durumu zayıf bir kaç üye
kimse vardır muhakkak. onlara da
yardım etmeyi düşünsün .
0
diyecevaplandı
(28.07.26)
2.5 milyon yerine 250 bine motor alıp hevesini alsın
0
mirty
(28.07.26)
(3)

Peynirde bakteri olayı

Rondak
https://ibb.co/ynCdtVSmBizim buradaki market çiftlikten getirdiği peynirleri bu paketlerde satıyor. Çok da lezzetli. Bunlar tehlikeli mi?
ibb.co

Bizim buradaki market çiftlikten getirdiği peynirleri bu paketlerde satıyor. Çok da lezzetli. Bunlar tehlikeli mi?
0
Rondak
(27.07.26)
Peynirin kendi suyu içinde olsa veya vakumlu ambalajda olsa daha iyi olur sanırım.
Bu şekilde kurumaya da başlar .
0
diyecevaplandı
(27.07.26)
Üzerinde x marka charge nr falan yazinca sirketin denetimden geçtiğini hangi batchten üretildigini görüp ürünü takip edebilirsin. Bunlar belli bir standarda tabii olmali.

Su anki pakette bunlarin hicbiri yok. Süt pastörize bile edilmemis olabilir. Bilemeyiz. Takip edilemez.
0
Purple life
(27.07.26)
Bunlar teneke peyniri olarak adlandırılırdı eskiden. Şu şekilde teneke kutularda olgunlaştırılır. Sonra teneke kutular açılır, bu şekilde günlük ambalaja koyup kalıp kalıp satılır. O ambalaja değil de poşete de koyabilirdi. Ambalajın ya da poşetin gıda ile teması uygun mu dersen bence değil. İnsanı mikroplastiğe maruz bırakır ama söylediğin şekilde bir bakteri konusuyla alakası yoktur.
Bakteri konusu apayrı bir konu ve o ambalajlarla alakalı değil yani.

www.yukselogullari.com
0
Mirket
(27.07.26)
(7)

Çalıştığım yerden para alamıyorum

metal69
4 buçuk seneden beri çalıştığım firmada son 2 aydır tam maaş alamıyorum, bu ay 2 hafta geçmesine hiç maaş alamadım. Yol yakınken mi tüyeyim, yoksa işler yoluna girdiğinde mi, zor zamanda da bırakamıyor insan açıkcası.
4 buçuk seneden beri çalıştığım firmada son 2 aydır tam maaş alamıyorum, bu ay 2 hafta geçmesine hiç maaş alamadım.

Yol yakınken mi tüyeyim, yoksa işler yoluna girdiğinde mi, zor zamanda da bırakamıyor insan açıkcası.
0
metal69
(24.07.26)
Yol yakınken farklı bir iş bulup ayrıl, 2 ay geciktiren firmadan maalesef uzun vadede iyilik gelmez.
+2
bloodymoon
(24.07.26)
Fevri davranmayın iş araştırın ve tabi maaşınızın eksik yattığını belgeleyin.
+1
anon1m
(24.07.26)
kesinlikle haklı fesih sebebidir. firmanın durumunu sorun bir açıklama isteyin gerekirse dilekçe yazın. eğer pek iç açıcı görünmüyorsa durum daha fazla içeride maaşınız birikmeden tazminatınızı alıp ayrılın. ama mutlaka tazminatınızı almadan kendi isteğimle ayrılıyorum diye istifa dilekçesi felan imzalamayın. Gerekirse bir işçi avukatıyla görüşün. bırakın 2 ayı 3 gün sebep belirtmeden işe gelmesiniz tazminatsız götünüze tekmeyi basacak firmalara acımayın. durumu kişiselleştirmeyin.
+4
Jazz
(24.07.26)
Acımayın, gerekeni yapın .
Çalışanını düşünmeyen bir yerden hiç bir şekilde hayır gelmez. Samimiyetlerine inanıyorsan veya mali anlamda hiç beklenmedik şeyler olduysa bu ayrı konu.

İş yerini ayakta tutan patron vs. değil çalışandır. Göçmenler bile ülkelerine geri döndüğünde anlaşıldı bu durum artık .
+3
diyecevaplandı
(24.07.26)
Valla hocam işi direkt bırak ama öyle belirttiğin gibi tüyme şeklinde değil açık açık bırak. Sonuçta yaşamak, gelir için çalışıyorsun babanın hayrına yapmıyorsun bu işi. 2 aydır maaşını alamadığın işte çalışmak da saçma bu yönden, şirket nasıl ki kâr elde ettiğinde sana ettiği kâr ölçüsünde pay vermiyorsa zarar ettiğinde de seni alakadar etmemeli.

O yüzden, tüymek yerine açık açık 'ben bu işte yokum' deyip ayrıl derim.
0
j r r tolkien hayrani
(24.07.26)
tamam da niye ödeyemiyorlar? her şey açık net ve 3 ay ödeme yapamayacağız şu sebeplerden dolayı ve sonrasında ufak bir ikramla ödemeleri şu tarihte yapacağız diyorlarsa bekle. salla patiyse tüy ortamdan yeni iş bul
0
avatar is back
(24.07.26)
sanki kar ettiginde kar payi veriyormus gibi isler yolunda gitmediginde fedakarlik bekleyip biz bir aileyiz moduna gecer bunlar. calisanin maasini yatirmayan is yerine herhangi bir baglilik duyma. is ara.
+2
antikadimag
(25.07.26)
(5)

Hersene en az bir müşteri genel merkeze şikayet ediyor, nasıl yaklaşayım?

psmstc
Özel sektörde 9.yılım. Sene boyu ilgilenmeme rağmen yıl sonu en az bir kişi genel merkeze şikayet ediyor. Mesleki motivasyonum da artık azaldı bu gibi durumlar nedeniyle. komple bir Kariyer değişimini 10.yılıma girerken yavaştan düşünmeli miyim? İnsanlar çok vefasız değil mi gerçektenÇok teşekkürler
Özel sektörde 9.yılım. Sene boyu ilgilenmeme rağmen yıl sonu en az bir kişi genel merkeze şikayet ediyor. Mesleki motivasyonum da artık azaldı bu gibi durumlar nedeniyle.

komple bir Kariyer değişimini 10.yılıma girerken yavaştan düşünmeli miyim?

İnsanlar çok vefasız değil mi gerçekten

Çok teşekkürler..
-1
psmstc
(24.07.26)
kariyer değişimi ile şikayet edenleri yok etmiş olmayacaksınız. Yeni kariyerinizde daha fazla şikayet edenle de karşılaşabilirsiniz en nihayetinde. Bence siz insanlardan sıkılmışsınız. İnsanlarla muhattap olmayacağınız bir iş yapabiliyorsanız yapın.
0
Jazz
(24.07.26)
İşiniz nedir ve şikayetler neler bilmiyoruz tabi ama müşteri bazen sırf kendisi olayları kabullenemiyor diye de şikayet edebilir. Yani ortada sizden kaynaklı bir sorun yoktur, hatta yapabileceğiniz bir şey de yoktur ancak müşteri yaşadığı tüm bu şeylerden bezmiştir falan... Bunlar illa ki olacak.

Yukarıda dendiği gibi, şikayetler yersizse ve bu şikayetleri inceleyenler de bunun farkındaysa neden bu bir sorun olsun ki? İnsan bu neticede, sorunsuzu yok veya görece sorunsuz biri olduğu halde hayatının her anını sıfır sorunla geçiren de yok. Normalde makul biri olup hayatının saçma bir döneminde size denk gelen de olmuştur. İlla ki olacak.

Bazen insanlara insan olarak yaklaşmak lazım. Yani, belgesel anlatanlar nasıl kertenkeleleri falan doğal ortamında izliyor, öyle. Bunlar da insan.
+1
akhenaten
(24.07.26)
yeterli gerekçe değil ama daha iyi imkanlar mümkünse fırsatları kollayın tabi..
0
anon1m
(24.07.26)
Genel merkeze şikayet edenlerin ortak noktaları neler ?
Şikayet sebepleri genel olarak nedir ?
Şikayet edenler silsilede üstünde veya iş yerinde rakibin olacak kimselerle birlikte anlaşmalı mı hareket ediyorlar ?
Önce bunları düşün.

İkna için yeterli delillerin varsa da bu durumu çok önemseme .
0
diyecevaplandı
(24.07.26)
Valla işi bilmiyorum ama koskoca bir senede yapılan bir şikayet bile gözüne büyük gözüküyorsa bence sorun sendedir.

Yanlış anlama, bu sorun direkt iş ile ilgilidir demiyorum. Daha çok psikolojik ya da karakteristik bir özelliktir bence. Her şeyi en iyi şekilde yapma, herkesi memnun etme takıntısı vs gibi. Ne bileyim insan herkesi her zaman memnun edemeyebileğini bisekil kabullenmeli. Bunun dışında bir de iş arkadaşların da sıkıntı olabilir. Senin stresli olduğunu, panik yaptığını ve sanki sürekli birşeyleri yanlış yaptığını düşünürlerse bir sıkıntıyı ellerinden geldiğince sana yüklemeye de çalışabilirler.

Kısacası, hatasız olmaya çalışma, herkes yanlış yapabilir. Sadece görev tanımını bil ve buna göre davranmaya çalış. 'Müşteri her zaman haklıdır' en büyük yalanlardan biri.
-1
j r r tolkien hayrani
(25.07.26)
(22)

Bu teklifi kabul eder misiniz?

bobinhoo
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.Kendisi batum'daki
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.

Kendisi batum'daki casinoların bazılarında bir oyun bulmuş ve bunun doğru oyun ve strateji ile yenilebileceğini farketmiş (şu 21 filmindekine benzer şekilde). Arkasındaki matematiği kendim doğrulamadım ama bu konuda hata yapacak biri değil kolay kolay.

Yani "bu kupon kesin tutar yeğenim" diyen dayılarla aynı kefeye koymayın diye anlatıyorum.

Size teklifi şu, gel sana oyunu ve stratejiyi güzelce öğreteyim, benim adıma oyna diyor. Tüm parayı o koyacak ortaya, kar da onun, zarar da tamamen onun. Size oynadığınız süre boyunca sabit bir miktar verecek kar da olsa zarar da olsa (oynadığınız saat başına 100 dolar mesela). Kar olması durumda da %1 pay.

Tüm ulaşım, konaklama masrafları da ona ait, yani sizin aldığınız hiç bir risk yok maddi olarak; maaşlı eleman gibi.

Ha tabi akla ilk gelen soru "kendisi niye oynamıyor?" olacaktır. Zaten uzun süre oynamış ve casinolar belli bir yerden sonra bunun o oyunda kaybetmediğini fark edip, onu o oyundan blacklist etmişler. Oyuna oturmaya çalıştığında oradaki çalışanlar gelip, bu oyunu oynamanızı istemiyoruz diyorlar kibarca.

Belli bir yerden sonra siz de blacklist olacaksınız muhtemelen, ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.

Malum kumar insanları en çok korkutan kötü alışkanlıklardan biri son zamanlarda, sırf işin içinde kumar var diye çekinip kabul etmez misiniz? Yoksa bu şartları baba oğluna sunmaz deyip kabul eder misiniz?
📊 Teklifi kabul eder misiniz?

Bu anket sona erdi. 66 oy kullanıldı.

-1
bobinhoo
(24.07.26)
Kabul etmem, bu yaştan sonra oturup ders çalışır gibi kafama bir şeyler dolduramam.
Birisi için de kendimi blackliste aldırmak istemem.
Sadece masraflarımı değil kardan da pay verecek olsa biraz daha düşünürdüm üzerine ama değmez.
0
mutekebbir
(24.07.26)
hocam bu şekilde kolay yoldan para kazanmanın tadını alırsanız, maaşlı işle para kazanmak zor gelir size. kolay yoldan para kazanma peşine düşüp kumar/sanal kumar bağımlılığına düşebilirsiniz. bence hiç bulaşmayın, zira bir noktada psikolojiniz bozulabilir.
+7
shadowfollower
(24.07.26)
"ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun."

Bunlar hiçbir şeyin garantisi değil. Tam tersine böyle insanlar kendi zekalarının her şeye uzandığını zannedip egolarına yenik düşerek çok pis tornaya gelebiliyorlar.
+8
peki madem
(24.07.26)
beyin her daim üşengeç ve kolaycı bir organdır. büyük paraları kolay yolla kazanır ve buna alışırsanız. ekonomik zorlukta kaldığınızda mantıksız hareket eder ve hata yaparsınız. bağımlılıkla ilgili yapılan çalışmalarda bağımlılığın tamamen sönümlenmediği ve yok olmadığı belirtiliyor. bağımlılık konusunda yani 1 kereden bir şey olmaz denilen söylem yanlış bir söylem. eğer bağımlılıkla ilgili bir gen var ve sizdeki bu gen bağımlılığa yatkın değilse bu teklifi değerlendirin.
0
mikahakkinen
(24.07.26)
'İlerde kumar bağımlısı olacağım ama o zamana kadar iyi para kazanacağım bir fırsat geçti elime.' diyorsunuz yani?

Bir de;
'ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.' demişsiniz de, bu kesin bilgiden nasıl emin oldunuz öyle? Adamlar eninde sonunda uyanınacaklar ve finalde dayakla kurtarabilir misiniz acaba?
+3
Mirket
(24.07.26)
Madem bu kadar garanti bir yol bulmus Batum'da degil dunyanin geri kalanindaki casinolarda da geze geze ayni taktigi uygulayabilir. Ya da arada kucuk kucuk kaybedip en sonda buyuk kazanip gider taktik farkedilmesin diye.

Bir casino mudurunun videosu vardi, kendini en zeki zannedip sistemi yenebilecegi dusunenler egolari sebebiyle en cok kaybedenlerdir diye.
+6
sertac akin
(24.07.26)
Eğer ortada cidden çözülmüş bir algoritma varsa bu kumar olmuyor ki zaten? Ancak kumar olmadığı için iyi bir durum da oluşmuyor çünkü yapılan iş çok büyük ihtimalle legal değildir. Tutup da Gürcistan'ın casino mevzuatını bilemem tabi ancak tarif ettiğiniz şey en hafif tanımıyla gri bir alanda kalıyor. Çünkü o makinalar şans oyunu amaçlı tasarlandı, siz bunun etrafından dolaşırsanız ve risksiz fayda sağlarsanız bu objektif şekilde "hortumlama" oluyor. Elbet bir yasal yaptırımı vardır eğer yaptığınız ispatlanabilirse.

Ben düz adamım, tutup "ya bir şey olmaz olum ya" düsturuyla sırf başkasına bir şey olmadı diye bir kumarhanenin sistemindeki açıktan faydalanmak üzere yurt dışına çıkmam :D Çok fantastik bir şey bu.

Bu seçimimde "kumar kötü bir şey" gibi genel geçer bir ahlaki tutumun zerre alakası yok. Çünkü zaten ortada kumar yok. Mesele bundan çok da riskli bir şey.
+1
akhenaten
(24.07.26)
ben oynarım arkadaşınıza iletebilirsiniz 2009 öss sıralamam 10907
0
rajkoothrapali
(24.07.26)
arkadaşınız sizin ulaşım, konaklama, yeme içme gibi masraflarınızı karşılayacak. maaş verecek. kar ederseniz pay verecek. dayak yeme şansınız da yok.

kabul etmemek için ne sebebiniz var ki?
-1
co2s2
(24.07.26)
Arkadaşlar benzer işi binlerce insan Blackjack oyununda ABD'de yapıyor zaten, dayak mayak gibi şeyler söz konusu değil. Ortada yasal olmayan da bir şey yok (hile vb.). Zaten random sokaktan çevirdiğiniz herkesin yapabileceği bir şey de değil, biraz sayısal zeka ve bol bol pratik gerektiriyor. Bu yüzden adam herkese teklif edemiyor bu işi, altından kalkabileceğine inandığı ve güvendiği insanlara ediyor.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
Eee Yap o zaman. Bize ne sordun?
0
Mirket
(24.07.26)
@Mirket

Sorunun neresine bana böyle bir teklif geldi, lütfen akıl verin arkadaşlar dedim acaba?
Bu konuya çevremdeki insanların tepkilerinden sonra random başka insanlar böyle bir teklife nasıl bakar diye kamuoyu araştırması yapıyorum sadece.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
bir kaç haftalığına yapılabilecek bir şey, zaten sürekli kazanırsanız çok uzun ömürlü olmayacaktır oyununuz. kendinizde kumar bağımlısı olma potansiyeli görmüyor, rasyonel düşünebiliyorsanız güzel teklif, ben kabul ederdim.
0
atom karincanin torunu
(24.07.26)
Yeterli vaktim varsa yapardım muhtemelen.
0
kumandanim
(24.07.26)
macera arıyorsanız ne duruyorsunuz?

ama biz çok makine çözen adamlar gördük. dikkat edin size kredi çektirmesin orada. para hazır göndereceğim paranın çözülmesini bekliyorum diye :)
0
Jazz
(24.07.26)
Bitik durumda ve beni gözüne kestirdi diye düşünürüm. Kumar bağımlılığı zeki insanları daha çok içine çekiyor. Karakterini de değiştirdiği malum olduğuna göre amaç beni bir şekilde Romanya'ya çekmek ve bir planın içinde yok etmek olabilir.

Kumara alıştırmak, kumarhaneden komisyon koparmak, orada tanıştığı kişilere yem etmek dahil herşey aklıma gelirdi. Terslerdim
+1
hebanon
(24.07.26)
Valla açıkcası kumar ile ilgili hiçbir şeyi kabul etmem, olanları görüyoruz işte tekrar açıklamaya gerek yok. Ama gene de sorunuza bir yanıt verecek olursam bunu detaylandırayım:

1. Güvenilir arkadaş kısmı çok önemli. Sizin anlattığınızdan da kendisinin zeki biri olduğu izlenimini alıyoruz. Bu arkadaşınızın mevcut ekonomik, iş/kariyer, ailevi durumunu iyice bir gözden geçirin. Hiç ummayacağınız şeyler ile karşılaşmamak adına ilk test bu, insanların zamanla nasıl değiştiğini bilemeyiz.

2. Arkadaşınız paraya, servete önem veren birisi mi? Ne kadar büyük kazançlardan, paralardan söz ediyoruz ki kendisi bu dümeni sürdürmek istiyor? Neden daha fazlasının peşinde olduğunu iyice bir anlamaya çalışın, olasılıkları tartın. Belli ki daha önce hiç bilmediğiniz bir dünya bu kumarhane dünyası, karar vermeden önce 2 kere düşünün.

3. Size sunulan teklif "Gerçek olamayacak kadar güzel". Tüm masraflar arkadaşınıza ait, zararı da o üsteleniyor. Üstüne size maaş ödüyor ve kazançtan da % veriyor. Burada ya para çok tatlı ya da başka riskler var. Ayrıca arkadaşlığınızın içine para, hele de böyle bir ortaklık ilişkisi girerse istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Bunu göze alabilecek misiniz onun da yanıtını vermelisiniz. Bir de; sizin bu paraya ihtiyacınız var mı bu da önemli. Çok sıkıntıda olan bir insan için eğer gerçek ise büyük bir fırsat olabilir. Öte yandan işin bir de kumar bağımlılığı, hayatın alt üst olma olasılığı var. Her şey bir yana; riske atılacak şey çok büyük.

Ben "Duruma göre değişir" diye yanıtladım ama kuvvetle muhtemel bu teklifi kabul etmezdim.
+2
burka
(24.07.26)
Kafası zehir gibi olan biri kumarla kafayı zehirlemiş görünüyor .
Güç zehirlenmesi de böyle bir şey .
Hiç bu işlere girmeyin .
+1
diyecevaplandı
(24.07.26)
kendim kumara meyilli oldugum icin kabul etmezdim, cunku harbiden dogru cikarsa - ki bence dogru cikma olasiligi, 6/49 tutturmandan daha dusuk- isi gucu birakip butun mesaiyi kara listeye girene kadar ona harcarim.

ama yok kumar bana cekici gelmiyor diyorsan, bir de macera pesinde isen, denenebilir.

bir oneri, baslamak icin kesinlikle retainer alirim, yani hesaba bir $5000 attiririm, ordan harcarim. diyelim ki $500 kaldi ve pek kazanamadiniz, bir $5000 daha koymadan devam etmem, donerim. eksiye dusmem hicbir sekilde.

bir de %1 bence komik bir komisyon. ilk etapta saat ucreti OK ama harbiden kazanma durumu varsa komple komisyona ceviririm, 50/50 gibi.
0
cooperr
(24.07.26)
Hayatta kabul etmezdim. Bu teklif sonrasında da direkt uzaklaşır ve görüşmezdim sözde arkadaşımla.
0
j r r tolkien hayrani
(25.07.26)
Oyunda büyük bir tasarım hatası yoksa ya da arkadaşınız Laplace'ın Şeytanı falan değilse en iyi ihtimalle ağır kolpa sıkıyor ya da daha kötü bir niyeti var. Bedava peynir fare kapanında olur
0
fatihdr
(25.07.26)
Kibarca(şüpheli).
Adamlar bir şekilde aranızda bağlantı kurarsa sıkıntı olur. Neticede kumarhane,kasa kazanır.bir oyun kaybettirmeye başlarsa adamlar bunu inceler bence.dertsiz başıjıza dert almayın
0
denizciman
(25.07.26)
(16)

Bunun karşılığında sizce ücret istemeli miyim?

seni tanıdığım güne lanet olsun
İki yıl önce Twitter’da tanıştığım, hiç yüz yüze gelmesek de sürekli iletişimde olduğumuz yakın bir arkadaşım var. Aramızdaki bağa ve samimiyete güvenerek normalde 1.500–2.000 TL değerindeki bir işi kendisine tamamen ücretsiz yaptım. Ara sıra da piyasa değeri 300–500 TL olan ufak tefek ricalarını ge
İki yıl önce Twitter’da tanıştığım, hiç yüz yüze gelmesek de sürekli iletişimde olduğumuz yakın bir arkadaşım var. Aramızdaki bağa ve samimiyete güvenerek normalde 1.500–2.000 TL değerindeki bir işi kendisine tamamen ücretsiz yaptım. Ara sıra da piyasa değeri 300–500 TL olan ufak tefek ricalarını geri çevirmiyorum.

Arkadaşımın sosyal medyada ciddi bir takipçi kitlesi ve yüksek etkileşimi var. Paylaşımlarında benden bir arkadaşım şeklinde sık sık övgüyle bahsediyor, zaten benim doğrudan bu iş için kullandığım bir sosyal medya hesabım yok. Son zamanlarda onun arkadaşları ve takipçileri de benden aynı işleri ücretsiz yapmamı onun aracılığıyla talep etmeye başladı "Bize de yapar mı?" şeklinde. Bu benim inanılmaz vaktimi alan ya da beni yoran bir şey değil. Ama hiç tanımadığım insanlar için de normalde ücret aldığım bir şeyi yapmak istemiyorum.

Şimdi bu insanlardan ücret talep etsem arkadaşıma veya diğerlerine karşı yanlış anlaşılır mıyım emin değilim. Ufak bir iş için 100-150 TL gibi sembolik bir ücret mi istesem ona da değmez gibi geliyor. Sizce nasıl bir yol izlemeliyim? Hiç bu topa girmeyip senin dışında kimseye yapmak istemiyorum mu desem?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(22.07.26)
tabii ki ücret talep etmelisiniz. diğer insanlar tanıdığınız değil, bir şey değil. sonuçta zaman harcıyorsunuz. belki tanıdık aracılığıyla gelenlere indirim kodu tanımlayabilirsiniz.

ücretsiz yaparak aslında bu işi yapan diğer insanlara zarar veriyorsunuz, piyasayı düşürüyorsunuz bir bakıma. emekçi açısından hoş bir durum değil.
+9
eileengray
(22.07.26)
Ücret istememek mantıksız, kesinlikle isteyin:)
+6
kendimefotograflarim
(22.07.26)
tam olarak (bkz: yapılan iyiliğin görev haline gelmesi) durumu. sizi tanıtmış olması güzel karşılıklı kazan kazan olmuş siz bu işi hobi olarak mı yapıyorsunuz gelir elde etme maksadınız yok mu bilmiyorum ama en değerli şey vaktiniz.

Cüzi de olsa bir karşılık talep etmeniz sınırınızı çizmeniz iyi olacaktır.
+5
anon1m
(22.07.26)
"Yanlış anlaşılır mıyım?" Demişsiniz. Sorunuzun kökü burada aslında. Bence ücret almazsanız yanlış anlaşılmış olursunuz, siz hayır kurumu musunuz? Siz bu işi yapan birisiniz ve tam olarak böyle anlaşılmanız gerekiyor.
+4
akhenaten
(22.07.26)
Ortağım var, bu işleri onunla beraber yapıyoruz, ben ücret almasam bile ortağım profesyonel olarak yapıyor bu işi ve ondan ücretsiz bir şey yapmasını isteyemem
Dersin, hem sen sıyrılmış olursun hem de yaptığın işin karşılığını almış olursun.
+1
etna
(22.07.26)
Ortağım olmadığını biliyor açıkçası :) zaten işten ziyade uzun zamandır hobi olarak kendi çok yakın çevreme nadiren yaptığım bir şey bu, 4-5 yıl önce bunun üzerinden para kazanmayı bırakmıştım.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(22.07.26)
Bağış karşılığı yapabilirsiniz para kazanma amacınız yoksa. Ama bedava yapmayın derim.
+1
elorelia
(22.07.26)
arkadaşınıza bu işi para ile yapacağınızı, kendisi tanıtım yaptığı için de ona komisyon verebileceğinizi, hatta bazı takipçilere etkinlik, kura vs. adı altında bedava ürün verebielceğinizi söyleyin. iki taraf için de kazançlı olur gibi. lafa giriş olarak da "bunlar az da olsa vakit alan işler, açıkçası ücretiz ürün vererek emeğimin küçümsenmesini/yok sayılmasını istemem. ben bu işler için x miktar para almayı düşünüyorum, hatta senin aracılığınla geldikleri için sana da komisyon verebilirim. sen ne düşünüyorsun?" diye sorabilirsiniz bence.
0
shadowfollower
(22.07.26)
Fakir bir kaç aile belirle onlara versinler ücreti. sonrasında işi yap .
Böyle şeyler suistimal edilmeye de açıktır

Onlardan hiç para istememek olmaz .
0
diyecevaplandı
(22.07.26)
Senden baskasina yapmiyorum de. 100 tl ucret istemek sana iyi hissettirmicek
0
üğpoıuy
(22.07.26)
barter yap, ücretsiz yaptığın işler kaşılığı senin reklamını yapsın-sana iş getirsin.
böylece ondan 2000tl tahsil etmeyerek 20.000 tl değerinde reklam yaptırabilirsin.
0
orpheus
(23.07.26)
Rondak
(23.07.26)
para istemen beklenen ve normal bir hareket.
+2
duyuruuser
(23.07.26)
if you are good at something never do it for free.
0
kumandanim
(23.07.26)
emek ve ayırdığınız zaman için ücret talep etmelisiniz. emeğinizi ücretlendirmediğiniz takdirde karşı taraf işinizi küçümseyecektir ve bu da istenmeyen sonuçlar doğurur. sembolik de olsa bir fiyat verin.
0
kurmalifare
(24.07.26)
takipçisi var diyorsun. bu işi resmiyete döküp para kazanmaya baksana? site şirket neyse kur işte yap.
0
avatar is back
(24.07.26)
(4)

Homepod 2 kendi kendine açılıyor

tchuck
yav hacklendim mi noldu onu da anlamadım.bi süredir salonda kendi kendime otururken bir anda homepod 2 kendi kendine başlıyor. homepod'un içine yüklediğim bi müzik vardı (ac dc nin) otomatik onu çalıştırıyor. kendi kendine oluyor bu. nasıl olabilir?yani apple tv'de de bi sorun var bu da bazen oluyor
yav hacklendim mi noldu onu da anlamadım.

bi süredir salonda kendi kendime otururken bir anda homepod 2 kendi kendine başlıyor. homepod'un içine yüklediğim bi müzik vardı (ac dc nin) otomatik onu çalıştırıyor. kendi kendine oluyor bu. nasıl olabilir?

yani apple tv'de de bi sorun var bu da bazen oluyor. film/dizi izliyorken bir anda kendi kendine sesi kısıyor. sanki dışardan biri bağlanıyor da kapatıyormuş gibi. sinirimi bozuyor.

ben bile dışarıdan erişemezken dışarıdan biri erişiyor olabilr mi?
veya cihazlarda başka bozukluk olabilir mi?

aklıma acaba kumandada takılı kalan tuş mu var vs. diye düşünce de geliyor ama. var mı buna benzer sorun yaşayan?
0
tchuck
(22.07.26)
kumanda teorisi doğru deği. çünkü kumandayı forget dedim ve yine homepod kendi kendine çalmaya devam ediyor.
0
🌸tchuck
(22.07.26)
Sizin sounun çözümünü bilmiyorum
Buna benzer sorunu şu an win10 yüklü DVD-ROM u olan notebookta yaşıyorum.
DVD okuyucu çıt diye açılıyor. Kapatıyorum tekrar açılıyor. Kapağın nadiren açılmadığı da oluyor.
Sanki okuması için vermem gereken bir CD yi bekliyor benden.
200 TL sıkıştırıp kapağı tekrar kapasam susar mı bilmiyorum .
0
diyecevaplandı
(22.07.26)
Belki çok alakasız bir cevap olabilir ama ben de TV'nin arada bir kendi kendine açılmasından kaynaklı bir sorun yaşıyorum. Muhtemel sebebi de HDMI ayarının TV'yi otomatik başlatacak şekilde olması. Yani örneğin HDMI'a bağlı bir cihazı (mesela PS5) çalıştırırsan TV bunu fark edip otomatik açılıyor. Ben gece TV'yi kapatıyorum, sabah uyanınca açık buluyorum mesela. Bu açılmayı tetikleyecek şey de muhtemelen Xiaomi Stick. Sürekli HDMI'da aktif olarak beklediği için arada bir TV'yi tetikliyor olabilir.

Bu anlattığımın Homepod ile alakası yok aslında doğrudan ama onu da bu şekilde tetikleyecek bir bağlantı ayarı olabilir. Kendi kendine açıldığı anlar için belli bir 'pattern' var mı? Örneğin tam saatte ya da kapattıktan X saat sonra gibi?
0
himmet dayi
(22.07.26)
Kontrol edilebilecek/yapılabilecek şeyler;

Tüm cihazlara update ve reset, Apple id’den silip tekrar kurmak, ev uygulamasında evi paylaştığınız birisi varsa silmek, tekrar eklemek, tv’nin hdmi cec ayarını kapatmak ya da kapatıp açmak, ev uygulamasındaki otomasyonları kontrol etmek/silmek. Aklıma başka bir şey gelmiyor. Cihaz(lar) bozuk olabilir ama düşük olasılık, başkasının bağlanması da öyle.
0
orient blue
(22.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.