Giriş
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(14)

Bu Amerikalilar ICE polisine niye tepki gosteriyorlar?

tantamount_to_equivalent
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah,
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah, fatura olur ne bileyim, banka kartini, ogrenci kimligini goster. Bir sekilde halledersin gecersin. Ulan bunlarda gbt'ye bakma falan da yoktur simdi, suclu icin kacak icin ne kebap ulke. Trump icraat yapiyor, senin yararina iste. Woke medyanin, demokratlarin toksikligi resmen. Kacirdigim bir sey mi var?
-10
tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
kimlik taşıma kültürü yok galiba, üstüne kimliğe bile bakmadan ters kelepçeyi takıp bir yere götürüyorlar (kaç tane ABD vatandaşını almışlar).

Legal bir birim olmayabilir, yüzü maskeli garip bi organizasyon.

Ek olarak, ABD'de milletin "devlete karşı silahlanma hakkı" var. Orası o kadar özgür bi ülke öyle düşün. Böyle polismiş ice'mış falan öttürürler ve öttürmeliler.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
Özetle ABD ve "eski dünyanın" devlet ve vatandaşlık algıları çok farklı. ABD tarihi çok bilinmiyor ülkemizde. O yüzden cidden kısa bir cevabı yok bunun. Konuya ilginiz varsa Halil İnalcık'ın çevirdiği Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var. Bunu okursanız iyi bir temel olur, ABD nasıl kuruldu ve nasıl farklılar sorusuna cevap olur. Bunun üstüne modern politikalara göz atarsanız durumu anlarsınız.

Çok kabaca özetlersek bildiğiniz gibi ABD karma göçlerle kurulmuş bir devlet. Bu açıdan göçmenlik kavramı bu insanların tarihsel farkındalığının bir parçası. Meseleye salt olgusal olarak bakamıyorlar. Hikayeleri, tarihleri, varlıklarının her yerinde göç temalı şeyler var. Buna ek olarak köleliği çözme biçimleri (abd iç savaşı vs.) gibi çok girift bir takım süreçler var. Neticede "diversity" politikaları bu ülkede doğuyor.

Biz ve yaşadığımız dünyanın geneli soya dayalı bir tarihsel zincire sahip. O yüzden birçok şey anlamlı gelmiyor. Örneğin dünyada az ülkede vatandaşlık kan bağıyla değil doğumla kazanılıyor ve abd bunlardan biri.

ABD'nin bir yarısı (çoğu demokratlar) bütün bu tarihsel süreci günümüze uyarlayarak "biz göçlerle var olduk, hala yeni göçmenlere yer var" anlayışı içinde. Diğer yarısı ise (çoğu cumhuriyetçiler) günümüzle geçmiş arasında net ayrım yaparak "bizim uluslaşma aşamamız sonlandı, yeni göçe yer yok" ayrımını yaşıyor.
+8
akhenaten
(19.01.26)
Olayların esas sebebini bilmiyorum ama
üstteki ilk yorum için diyeceğim ,
ABD'de de milletin "devlete karşı" silahlanması herhalde bir ilüzyondan ibaret olmalı.
Trum bir kaç gün önce isyan yasasını devreye koyacağını belirtti :
t24.com.tr

Sanırım isyan yasası işlerse, demokrasi , insan hakları, seçimler, özgürlük heykelinin anlamı vs bir süreliğine
hatta kanlı şekilde rafa kalkar.
Saddamdan sonra Irak'a getirdikleri(!) daha sonra da İran'a havale ettikleri özgürlüğün 10'da birini bulmaları zor.
2021' deki kongre binası baskınını hatırlayın. Sonrasında protestoculardan evinde bir şekilde ölenler de oldu.

Önceki Biden yönetimiyle de hala çekişme halinde Trump.
+1
diyecevaplandı
(19.01.26)
"Devletin polisi senin icin calisiyor"luk bir durum yok. Herkes vergi veriyor, devlet topladigi vergilerle ne dogru duzgun egitime ne sagliga yatirim yapiyor, para bunlara gidiyor seklinde bir arguman var. Bir de mesela 25 senedir orada yasiyan kimseye bulasmayan gocmenin kime ne zarari var, niye bunlarin hayatini karartiyorsunuz zevk icin gibi bir mantik da soz konusu.

Buna "icraat" demek garip bir mentalite.

Onun haricinde zaten batida besin zincirinin direkt en dibindeki turk/ortadogulu/musluman gruba mensup birinin "woke" gibi terimleri kullanmasi ise hepten sac bas yoldurucu. Arkadasim o woke hakareti senin kullanman icin degil, zaten hedefinde sen varsin.
+3
hot potato
(19.01.26)
ABD polisinin en küçük olumsuzlukta öldürme mantığı akıl işi değil. Yarış arabasıyla polisten dakikalarca kaçıp terör estiren white'ların roketle vurulması gerekiyor o zaman. Bu tipleri helikopter kovalıyor, canlı yayında tüm ülkeye izletiyorlar. Normal bir göçmen neden 1 saniyede öldürülüyor? Bu ikiyüzlülük sorgulanması gereken bir şey.
0
arbre
(19.01.26)
@hot potato
besin zincirinin en altindaymisiz, woke kelimesini kullanamazmisiz falan bu derece assagilik kompleksine girmeye gerek yok. Siz hic Tr disina cikmadiniz diger gocmenleri hic gormediniz galiba? Burka giyenlere, bebege bas ortusu takan 8 cocuklu ortadogululara kadin sunneti, akraba evliligi seminerleri duzenlemekle mesgul AB sehirlerinin belediyeleri. Pakistan, Hindistan, Banglades, Afrikalilar temizlik nedir bilmiyor, adamlar bakkal, restoran aciyor, pislikten adamin dukkanina giremiyorsun. Ne eti yedikleri belli degil, gidanin saklama kosullari falan hicbir sey bildikleri yok. Ulkesindeki ic savastan mi kacmis, suclu mu katil mi tecavuzcu mu ne oldugu belli degil cogunun. Bati Turk gocmeni bulsun, opsun basina koysun. Tamam ulkede isler yolunda gitmiyor ama kendinizi bu kadar kucumsemeyin ayrica son donemde deli beyin gocu oldu. Imajimiz daha da iyilesiyor.
Kaldi ki cok sukur dis gorunus avantajimiz da var. Zenci degiliz, kahverengi degiliz, batili gibi giyinip, batili gibi yiyip iciyoruz. Diger gocmenlerden ulkesindeki Yerel kiyafetiyle dolasan var, salvar giyen var, kabileyi birakip gelen var, adam daha yerlesik hayata gecmemis, mizrak falan tasiyor, ustsuz dolasiyor:)

x.com
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
ABD'yi Türkiye'den hatta avrupa'dan anlamak çok zor.

ABD adı üstünde Birleşik Devletler. Bir federasyon. Aslında Avrupa Birliği'nin hadi biz artık tek bir devlet olalım dese ortaya çıkacak şey gibi düşünün.

ABD'de şu an eyalet dediğiniz yapılar aslında bir zamanlar bağımsız devletlerdi. ABD'nin mantığının anlaşılması için bu kadar detaylı anlatıyorum. O yüzden eyalet valileri merkezden atanmıyor. Her eyalet kendi valisini kendi seçiyor. Hatta valiler aslında teknik olarak devlet başkanı gibi neredeyse. Bazı alanlarda valilerin yetkileri başkandan daha fazla. Başkanın verdiği bazı kararları uygulamama yetkisi var. Her eyaletin polisi kendisine ait.kendi atamalarını yapıyorlar. Yani fransa polisi ingiltere'de neyse, abd'de eyaletler arası durum o.

O yüzden FBI var, eyaletler üstü yani federal polis. Interpol gibi, her eyalette çalışabiliyorlar.

Bir diğer konu da ABD özel mülkiyetin, bireysel hakların çok çok ön planda olduğu bir memleket. Bu Türkiye'de çok kolay anlaşılabilecek bir şey değil bizim kültürümüzde özel mülkiyet olayı çok yeni daha. ABD'nin kuruluş felsefesi bunun üzerine.

Bu yüzden hesap sorulabilirlik çok fazla. Bu sebeple de ABD kamu görevlileri çok sert. Böyle bir sistemi ancak çok net kurallarla döndürebilirsin. Ve bu kadar büyük ve karmaşık bir sistemde taş kağıt makas durumu var. her birim başka bir birimden güçlü, başka bir birimden güçsüz.

Bunların tamamını aklınızda tutun.

Şimdi gelelim ICE'ye. ICE dediğin göçmenlik ve gümrük bürosu. Yani aslında evrak işleriyle dönen bir kamu kurumu. ama son dönemde ICE memurları özel harekatçılar gibi ağır silahlarla sokaklarda gezip önüne geleni gözaltına alıyor, insanları kovalıyor vs. Evlere girme yetkileri yok ama manipülasyonlarla insanları evlerden çıkarmaya çalışıyor ki gözaltına alabilsin.

Çünkü seçim vaadi olan kaçak göçmenleri gönderiyoruz propagandası yüzünden sokaktan adam topluyorlar. Gönderdikleri adamları da şöyle yolluyorlar. Mesela adam legal olarak amerika'da öğrenci. Ama ice yakaladı. Merkeze aldı. Manipule ediyorlar, avukatıyla görüştürmüyorlar ya da oyalıyorlar. Arada diyorlar ki bu kağıtları imzalayacaksın. Bazıları korkup imzalıyor. İmzaladıkları kağıtlardan bazılarında ABD'yi terk etme sözü vermiş oluyorlar. Aslında legal olarak orada bulunan birini böyle deport ediyorlar. Sırf kotalarını doldurabilmek için.

Ama asıl sorun bu yönetimsel baskıyla, ICE memurları legal sınırları epey zorluyor şu anda. Bir de bizdeki bekçiler gibi işsiz gençleri toplayıp sen artık ICE memurusun, al silahın al yetkilerin gibi bir durum da oldu.

Bunlar yüzlerini kapatıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, kameralarını kapatıyorlar, sokaklarda kafalarına göre takılıyorlar ve ellerinde de epey ağır silahlar var. Tipleri görsen özel harekatçı gibiler. Ve bunun yasal zemini ciddi ciddi tartışılıyor. Şimdi yukardaki örnekleri şundan anlattım, ABD'de polisin bile sokakta herkesi durdurup rastgele kimlik kontrolü yapması çok reaksiyon alır. Ortada bir şüphe olması lazım. Şimdi bu adamların sokakta insanları durdurma şüpheleri de ten rengi genelde. Bu da ayrı bir tepki sebebi.

Bir de bu adamlar federal yetkili. Ee şimdi sen bir eyalete gidiyorsun, o eyaletin düzenini sağlayan polisleri var. Ama 2 tane ice arabası geliyor bir anda şehir meydanında insan kovalamaya başlıyor ee bu da bir kaos.

Ama son olay hastaneye giden bir kadını çekip vuran bir ice memuru yüzünden büyüdü. Kadını geçirmiyorlar, kadın arabayla gitmesi gerektiğini acil bir hastane işi olduğunu söylüyor. Kadın memurların arasından geçip gidiyor. Bir tanesi aracın arkasından ateş ederek kadını öldürüyor. Kendini "beni öldürecekti" diye savunuyor ama videosu çıktı kadın uzaklaşıp gitmesine rağmen direkt kafadan vuruyorlar.

Kadın bir de ABD vatandaşı doğma büyüme. Haliyle kıyamet kopuyor.
+3
anten
(19.01.26)
@tantamount_to_equivalent
tam olarak demek istedigim bu iste. batili sagcinin gozunde pakistanli'dan ustun oldugun varsayimin tamamiyle yanlis.
0
hot potato
(19.01.26)
"trump'in polisi" algisi var anladigim kadariyla ki polislere bala sovuyorlar hatta engel oluyorlar adamlar pek bisey yapmiyor..anladigim kadariyla bu arkadaslarin etki alani ve gucu limitli, trump defacto olarak kendi gerillasini yaratip sinirdan iceri surmus gibi bir durum var ortada. yoksa normal polise boyle bir tavir oldugunu gormedim, cunku kim vurduya gidersin.

olay sari okuzu vermemek, buna eyvallah cekerlerse trump kendisine oy vermeyen %50nin ustunden gececek, gocmen olayi bir "deneme" (bence)
+1
cooperr
(19.01.26)
@hot potato:
Orasi dogru, asiri sagci irkcinin gozunde tum yabanci aynidir. Kacak Somaliliyi deport edelim, kacak Turk kalsin diye bir sey olmaz zaten. Demek istedigim biz epey elit kaliyoruz gocmenler arasinda cunku seviye cok dusuk, tum ucuncu dunyayi almis Avrupa, ABD. Ama dili bildikten sonra, topluma karistiktan sonra kolay kolay irkcilik gormeyiz, farkedilmeyiz, blend in oluruz. Maalesef hintlinin, zencinin oyle bir sansi yok. Manyagin biri durup dururken yoldan cevirip ofkesini kusabilir. Biz bu acidan epey sansli ve ilerdeyiz diger gocmenlere gore. O yuzden asagilik kompleksine gerek yok.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
@tantamount

seninki biraz wishful thinking, adamlarin gozunde hepimiz "fuckin immigrant"iz..
biz blend olamiyoruz zaten, gocmenlik ne onu bilmiyoruz. bavulu alip cikan gocmenim diyor, gocmenlik tek basina cikip kicini kurtarmak degil.
adamlar yakin akrabalarla beraber uzuyor, geride hicbirsey hickimse birakmiyor.
bizim bir ayagimiz orda biri burda. boyle gocmenlik falan olmaz.
0
cooperr
(20.01.26)
ileride ülkemizdeki göçmenler deport edilmeye başlanırsa (in my dreams), bizdeki göçmen seviciler de polis gördüğü yerde zorluk çıkartıp bağıracak. her toplumda var böyleleri.
+1
parka
(20.01.26)
- oncelikle olaya herkes politik bakıyor. su an nasil polis akp nin polisi algısı varsa ( kismen doğru ) ice da trump'in adamları olarak bakıyor demokrat taraftarları ve o yüzden karsi da cikiyorlar.

- Amerika da birine nerelisin diye sorsan sana German - American ya da Irish - American / Italian - American fln der. Yani adamların göçmen algısı ile bizim tr deki göçmen algısı bambaşka. adamlar göçmenlik konusuna cok aliskin zaten herkes göçmen olarak gelmiş. göçmen karsitligi asla bizdeki gibi degil bu yüzden sert müdahalelere karsi cikiyorlar.

- 8 yildir Amerikaayim ve gördüğüm eger göçmenler olmasa bu ülkede herseyin fiyati artar ve ayak islerinde calistiracak adam bulamazsın. su an NYC de tum yemek dagitanlar göçmen ( bir cogu kaçaktır ) ve NYC de hava - 10 fln adamlar bisikletle yemek dagitiyor. sen bunu hic bir beyaz amerikaliya yaptiramazsin ya da saatine $40 $50 verirsen bir ihtimal 3 gun yapar. zaten tum tarımda calisanlar fln latin. bilincli insanlar bunun farkında.
+1
oscar
(20.01.26)
Bugün ona yarın sana. Ev baskını, işyerine girip adam toplama, uzun süreli gözaltılar , orantısız güç kullanma . Bunlar normalleşirse sonradan herkes bundan zarar görür. Devleti de yöneten insanlar ve bunu pekala kendi menfaatlerine kullanabilirler.

Amerika'da temel insan hakları konusunda yüksek bilinç var. İce sadece sıradan vatandaşlar tarafından eleştirilmiyor. Trump yargıyla da kavga ediyor.
+1
hebanon
(20.01.26)
(5)

Akünün ömrü için belli bir km var mı?

mikahakkinen
önceki aracımda 60 bin km de akü bitti. şu anki aracım clio 5 otomatik. 2022 martan beri kullanıyorum. sabah hava soğuktu marş alırken zorlanmış.araç şu an 62 bin km de. eşim kullanıyor o sebepten marş basmama problemini tam tarif edemiyorum. internette akü ömrü 4 5 sene deniyor. belli bir km de değ
önceki aracımda 60 bin km de akü bitti. şu anki aracım clio 5 otomatik. 2022 martan beri kullanıyorum. sabah hava soğuktu marş alırken zorlanmış.
araç şu an 62 bin km de. eşim kullanıyor o sebepten marş basmama problemini tam tarif edemiyorum. internette akü ömrü 4 5 sene deniyor.
belli bir km de değişir gibi bir değişken var mı?
0
mikahakkinen
(15.01.26)
hayır yok kullanıma bağlı. bi ölçüm yaptırın yolda kalmayın
soğuktan da olmuş olabilir ya da uzun süre beklediyse vs
+1
jelly bear
(15.01.26)
4 sene diyorlar bana, ben 5 sene kullanıyorum hep ve eninde sonunda saçma sapan bir yerde bitip kalıyorum zart diye
+2
eja
(15.01.26)
Belirli net bir şey söylemek imkansız . Akünün imalatında kullanılan malzemeler, alınmadan önce rafta kalma süresi (bazı markalar için en fazla 6 ay deniyor) , araçtaki kullanımı ve ondan güç sağlayan diğer tesisatlar akünün ömrü konusunda doğrudan etken sebepler.

Kullanım olarak belli sayısı veya süresi olan malzeme, aksam ve parçalar sarf malzemesidir. Araç periyodik bakımında filtreler ve motor yağı değişimi buna örnek gösterilebilir.
2022 marttan beri 0 alınan kullanılan araç için akü bittiyse durum tabi ki biraz tuhaf. Eğer araç ikinci el ise önceki sahibinin aküyü ne zaman değiştiğini bilmek gerekir.

Akü konusunda değişimin yaklaştığını gösteren asıl nokta oto elektrikcide akünün ölçümünü yaptırmaktır. Elektrik işlerinden anlayan bir arkadaşınız da bakabilir. Hatırladığım kadarı akünün 12.2v ile 11.5 v arası bir değerde olması gerekiyor.

Bu arada benim de bir ara aldığım varta marka akülerin üstündeki kod ile sitesinden o akü hakkındaki diğer çeşitli bilgilere ulaşılabiliyor.
+1
diyecevaplandı
(15.01.26)
akünün net bi kmsi veya yılı yok. sen sıfır akü alsan bi kere boşaltıp öyle bir süre boş bıraksan o akü kısa sürede de ölebilir. sülfatlaşma oluyor tam şarjda değilken... (uzun süre 12.6v altında olmaması lazım, daha düşük voltajlarda geri dönüşü olmayacak hasar alma süresi de kısalır)
aracın şarj sistemi sorunluysa yetersiz şarj ediyorsa da sülfatlaşma olur, fazla voltaj veriyorsa kaynama olabilir su eksiltebilir vs. araçta kaçak varsa aküyü boşaltıyorsa yine akü ömrünü kısaltır

havalar iyiyken hem akünün verebileceği akım fazla hem aracın çalışmak için ihtiyacı olan akım az olduğundan hissedilmiyor genelde kışın ortaya çıkıyor akü sorunları böyle.

akünün beklenen kullanım ömrü sağlıklı bir şarj sistemi olan araçta uzun süre yatmadan düzenli kullanıldığında geçerli. yani aynı şartlarda aynı sürede daha fazla km yapan araçtaki akü muhtemelen daha bile uzun ömürlü olacaktır.

benim aracın eski sahibi 5 yılda 3 akü değiştirmiş mesela. ben aldığımda üstündeki akü de bitikti, 5 yılda 4. akü değişimi oldu yani, yeni değiştirdim. sıkıntı araçtan mı kullanımdan mı yoksa aldığı akülerden miydi bilemiyorum. yani kullanan kişi farı vs. açık unutup aküyü boşaltsa da akü kısa ömürlü olur, eski yatmış akü alsa da, aracın elektrik sisteminde bir sorun olsa da...

birkaç ölçüm yaptım şarj sisteminde bir sıkıntı yok gibi, ilk çalıştırmada 14.5v, yarım saat kadar kullanım sonrası araç rölantide çalışır farlar vs. açıkken 14.2v, farlar kalorifer teyp vs. kapalı 14v ölçtüm normal değerler. bu durumda araçta olabilecek tek olası sıkıntı park halinde tüketimin yüksek olması. onu da havalar iyiyken zaman ayırabilirsem bi ara ölçerim.

bana en olası gelen ihtimal yatmış zaten sülfatlaşma başlamış eski akü almış olabileceği.
sen de değişim yapacağında bunlara dikkat et derim, akü ne kadar yeniyse o kadar iyi. 3 ay civarı ideal, 6 aya kadar gideri var, daha eskisini mecbur değilsen alma bence. üretim tarihi önemlidir.
biraz ucuza gelsin diye herhangi bi yerden almak da mantıklı gelmiyor normal şartlarda yıllarca gidecek bir şey, günlük/aylık maliyete vurunca aradaki fark bişey değil. yetkili bayiden almak en sağlıklısı. aküde hile çok. bitik aküyü su ekleyip/yenileyip şarj edip yarı sağlıklı hale getirip satanlar var, eski akünün etiketini yenisiyle değiştiren var, hiç anlamayana direkt eski aküyü satan var... ucuz aküye pahalı markanın etiketi yapıştırıp satan var...

bayiden yeni tarihli ürün alıyorsun, paketi önünde açılsın sıfır ürün olduğuna emin ol(ha bi shrink wrap atmak zor değil ama yetkili bayide daha düşük ihtimaldir) ve açıldığında daha montajdan önce bi yüzey voltajını ölç, en az 12.6v olduğuna emin ol.
bayide varsa veya bi yerden bulabilir ödünç alabilirsen akü test aletiyle ölçmek daha sağlıklı sonuç verir ama o imkan yoksa dinlenmiş haldeki yüzey voltajına bakmak hiç yoktan iyidir.

alırken doğru akü tipini seçtiğine de emin ol. araçta start stop vs. varsa agm akü kullanılması gerekiyorsa ona normal akü takarsan o da kısa ömürlü olur, hatta start stop sistemi çalışmayabilir de... normal akü yerine sfb efb agm vs. takabilirsin onda sakınca yok ama start stop olmayan araca agm almak gereksiz masraf olur biraz. ben 3 ay önce üretilmiş yüzey voltajı da 12.71 çıkan sfb aldım mesela. araçta bahsettiğim gibi park halinde yüksek bir tüketim sorunu yoksa uzun ömürlü olmaması için bi sebep yok artık.
+1
konetsu
(15.01.26)
km, hava kosullari, vs gibi faktorlerden bagimsiz minimum 4 sene derim.
sizinki neredeyse 4 seen dayanmis. arac da renault, normal bence.
max. ise 7 sene gittigini gordum, alman araclarda.
iyi kalite birsey takin, varta ve turevleri iyidir.
+1
cooperr
(15.01.26)
(5)

elbiselerinizin tüyünü nasıl alıyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
yapışkan rulolarla
+1
jelly bear
(13.01.26)
tüy toplayıcı rulolarla. haznelilerden değil ama. yapışkanlı ucuz olanlardan
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Rulo olmadığında koli bandı etkili çözüm .
+1
diyecevaplandı
(14.01.26)
tras bicagi..
+1
cooperr
(14.01.26)
yapışkanlı toz toplama rulosunu ikea dan alın derim. marketlerdekinin performansı çok iyi değil bence. ha ikea da mükemmel değil ama diğerlerinden iyidir.
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(5)

Motor Yağı seçimi

somon sosu
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
Renault Clio 5 sce aracım var, servis geçmişinde motor yağı değişimini 5w40 rn710 yağı kullanmışlar.Şimdi ben petrol ofisi 5w40 rn710 onaylı ya da Castrol arasında kaldım.Petrol ofisi yağ nasıldır kalite olarak ? castrol'un sahtesi çok o yüzden tereddütlüyüm
0
somon sosu
(13.01.26)
bosch servisçilere sor başkan.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Araç modelinin ilgili face gruplarında arama yap. Daha içi dolu bilgiler olabiliyor .
0
diyecevaplandı
(13.01.26)
reddit üyelik varsa soruyu kopyalıyorsun ve şu sub'da yayınlıyorsun. tam motor yağı sormalık mekan. bekleriz :)

www.reddit.com
0
unvergesslich
(13.01.26)
Clio 5 için 5w30 daha iyidir. Tamirci her zaman işine geleni koyar. Castrolun de aynı numaralı yağlarının farklı çeşitleri var. Ben po sevemedim kısa zamanda gürültülü çalışıyor.

Tam sentetik olsun. İkisi arasında castrol.
0
hebanon
(14.01.26)
motul'un sitesindeki yağ seçici kullanılabilir. reno için rn17 onay kodlu ürünler kullanılabilir. 5w30 önerdi motul.

www.motul.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
(11)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(8)

Macbook pro para israfı mı?

hold the door
bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim, günde 10-12 saatim pc başında geçiyor. masaüstü bilgisayar ve m4 pro işlemcili macbook pro sahibiyim.programlama için aman aman işlevsel bulmuyorum. bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok. xcode hantal, vscode hataları da saç baş
bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim, günde 10-12 saatim pc başında geçiyor. masaüstü bilgisayar ve m4 pro işlemcili macbook pro sahibiyim.

programlama için aman aman işlevsel bulmuyorum. bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok. xcode hantal, vscode hataları da saç baş yolduruyor. diğer işler için de çok verim alamıyorum.

ben bu alete neden 100k para verdim diye sorgulayıp duruyorum. Tek artısı pili iyi gidiyor, ona da çok gerek yok okulda her masada priz var.

macbook air f/p olabilir 30-40 bine macbook air alıyor da bendekş 48 gb ramli m4 pro işlemcili mbp, geçen sene 104k verdim öğrenci indirimi ile şu an 130k falan bence para israfı.

siz ne düşünüyorsunuz?
0
hold the door
(10.01.26)
kodlama yapılacak bir şeye bu meblağ verilmez. İhtiyacın kendisine değil de popülariteye gittti o para .
Kodlama da hata vs olmasa , işlerin yolunda gitse bile o tutarın çok altında normal şekilde bu tür işleri yürütecek başka sistemler de var.

Aldığın Ferrari köy yolunda, köy işlerine bakacaksa burada hız yapmanın pahalılığın hiç bir anlamı yok .
+1
diyecevaplandı
(10.01.26)
sadece kodlama değil AI/ML işleri için güçlü bir pc lazımdı web sitesi yazmıyorum neticede ama yine de bu paraya değmez gibi. pc teknoloji cahili değilim hatta bunlar benim hobimdir ama bu sefer fena tuzağa düştüm. neyse giren şemsiye açılmazmış. en azından min. 5 sene götürür bu beni.
0
🌸hold the door
(10.01.26)
macOS pişmanlıktır. tarz görüncem diye birçok rahatlıktan vazgeçmek zorunda kalacaksın. sakın alma. hele ki yazılımcı için windowstan şaşma. bazı kritik uygulamalar masOS'de desteklenmiyor.
-1
plastic_angel
(10.01.26)
zaten aldım hocam 1 senelik kullanıcı olarak memnun kalmadım
0
🌸hold the door
(10.01.26)
yazilimci icin windows'tan sasma gibi oneriler sacmalik. microsoft ekosistemi icin yazilim gelistirmek disinda kod yazan birinin windows kullanmasi icin hicbir sebep yok. unix-like bir sistemden sasmamak gerek, macos olmasa bile linux distrolarindan birini kullanmak cok faydali.

> bu aralar C programlama ile bir şey geliştiriyorum doğru düzgün IDE yok.
c ya da c++ programlamada problem toollarin diger diller kadar (ornegin rust) developer friendly olmamasi. visual studio gibi bir sey kullanmak gorunuste cozuyor olabilir ama visual studio'nun gizledigi detaylar gercek hayatta onemli. ama yine de c++ gelistirmede macos yine de ilk tercihim olmazdi tabii. ama ide sebebiyle degil. valgrind, perf aracinin olmamasi vs sebebiyle olurdu, alternatif olarak linux kullanirdim ama ide setupim degismezdi.

sonucta profesyonel olarak yazilim gelistiren birinin macbook kullanmasi gayet makul. ama zaten profesyonel olarak yazilim gelistirirken kendi bilgisayarini kullanmiyorsun. sirket 3-5 bilgisayar secenegi sunuyor en fazla onlardan birini seciyorsun. bazen linux ya da mac secenegi bile olmuyor. muhendislik ogrencisi olarak o kadar pahali bir sey kullanmak sart degil ama kotu bir satin alma karari da degil eger oglen yemeginden kisip almadiysan.
+1
ghilleinthemist
(10.01.26)
ben 4 yıldır macos kullanıyorum. çok memnunum.
iphone kullanmak istemiyorum, ama bilgisayarla olan ortaklığı sebebiyle telefonumu da değiştirmiyorum.

macos işletim sistemi güzel.
windows'tan ilk geçtiğimde bazı şeyleri can sıkıcı gelmişti. hala bile windows'ta bazı şeyleri özlediğimi farkediyorum ama ciddi bir eksiklik de yok açıkçası. bazı şeyler alışkanlık sadece.

batarya ömrü, malzeme kalitesi, ekran canlılığı ve en çok da touchpad'in kullanışlılığı sayesinde macbook bundan sonra da kullanacağım ürün. ben 4 yıldır mouse kullanmıyorum.

apple politikaları, bazı uygulamaların ücretli ve fahiş oluşu eleştirilebilir ama yazılımla az-çok ilgili kişi için bu çok sorun olmasa gerek çünkü ben bir çok ücretli yazılımın açık kaynak alternatifini kullanıyorum. hatta swift bilmediğim halde ai ile ufak bir kaç tool yazdım kendime.

ben mobile/web işleri yapıyorum. o yüzden windows bağımlılığım yok.
ama zaten dotnet core'dan sonra artık microsoft ürünlerinin de windows bağımlılığı pek kalmadı.

kurumsal ihtiyaçlar dışında macos çoğu kişiyi tatmin edecek yelpazeye sahip.

bende iki macbook var. biri işten verilen m3, diğeri kendime ait 2019 i9. günlük kullanım için performans farkı hissetmiyorum şarj ve ısınma dışında.

bir kaç ufak build alırken bile m işlemci farkını hissettiriyor. az-çok güç gerektiren işlerde kendini belli ediyor.

bunca para verdik, boşuna aldık olaylarına girme hiç
istersen ver bana :) ben işten kovuldum, bir kaç gün sonra m3'ü iade edeceğim. i9'u kullanmam gerekecek build gibi güç gerektiren işlerde de.

ha bi de, muhtemelen mezun olana dek bunu kullanırsın ve mezun olduğunda bile hala işini görmeye devam eder. sonra zaten iş yerinden bilgisayar verirler, bunu kişisel kullanımında ve deneysel işlerde tercih edersin.

jetbrains'in xcode alternatifi bir ürünü var.
xcode gerçekten hantal ve swift'te ya da ios/macos uygulamalarında ona muhtacız. benim öğrenci lisansım olmadığı için denemedim. deneyebilirsiniz. vscode hataları pek olmuyor onu anlamadım. dotnet kullanan arkadaşlar da sorunsuz kullanıyorlardı debug ve diğer feature'larını.
+2
biseysorcaktim
(10.01.26)
Bana kardeşimden air i3 kaldı.lk macOS deneyimimdi.

6-7 aydan sonra şunu söyleyebilirim, her işimi halledebileceğim bir bilgisayar değil.

En basitinden, daha doğru düzgün bir zip yöneticisi yok! Elimde çok yüksek boyutlu zip dosyaları var, unzip yapmadan istediğim dosyayı çıkarmam gerekiyor. Terminalden oluyor ama hiç pratik değil. Ayrıca dosyaların ismi çok uzun ve Korece karakterler var.

Buna en yakın peazip buldum ama Windows’taki gibi değil. İç içe geçmiş zip olunca, içteki zipi unzip yapıyor falan.

Pi pico için kodlama da çok başımı ağrıttı.

Ama bunlara ek; taşınabilirliği harika. Kuş gibi. Buna ek ekranı ve hoparlörü çok iyi.

Ben şahsen macbooku an bilgisayar gibi görmüyorum, sadece böyle ek işleri dışarıdayken yapmalık bilgisayar benim için.
0
substituent
(10.01.26)
yılların windowscusu olarak gaza gelip macbook aldım 4 yıl önce M1 işlemcili.
telefonum iphone, tablet ipad, saat i watch, bunların konfigürasyonunu seviyorum ama hala mac'a alışamadım.
Sorun benlik diye düşünüyordum ama galiba sarj süresi ve ekran kalitesi hariç mac pek iyi bir bilgisayar değil.
+1
kuzey li
(10.01.26)
(16)

ekşi duyuru soru cevap sirkülasyonun azalması hakkında

denef
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime yarardı. herkes nereye gitti, artık alternatif bir mecra mı kullanılıyor ya da buraya ilgi/güven mi azaldı. siz neler düşünüyorsunuz ?
0
denef
(09.01.26)
moderatörler geçimişe göre daha aktif ve gereksiz hamleler yapmaya başlayınca bir de üstüne trol üyeler çoğalınca geçmişte çok kullananlar yani bizler de okuyup gider olduk.
+7
erty_ksk
(09.01.26)
galiba artık burası daha çok sosyal medya mantığında kullanılıyor. azalma elbette var.
+1
gobekliraki
(09.01.26)
chatgpt falan cikti, duyurular azaldi.
+4
lemmiwinks
(09.01.26)
Buranın günlük hayatta karşılaşılan olay veya problemlerden, akademik konulara oradan da dış olay ve gündeme kadar uzanan bir içeriğe sahip olması lazım.
Dış basındaki bir haber veya bir kitaptan alıntı burada çeşitli yorumlarla analiz edilebilmeli.
Konsept/yapı buna da uygun ama sonuçta katılımcıların niteliği asıl durumu belirliyor.
Bizde de aklı çalışan beyinler var aslında
Reddit vs gitmeye gerek yok.

Şimdilik aşk, şehvet , ihtiras, stalk, pembişli storyler , iş yerinde fetişizm şimdilik daha çok ilgi görüyor maalesef.
Belki bir zaman sonra bu husuzursuzlukta meyvesini verir.
Bekleyelim .
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
burası güzin ablalara kaldı.
+5
mikahakkinen
(09.01.26)
engel yiyen troller etkileşim göremeyince yazmayı bıraktı asdfhs
+9
gabe h coud
(09.01.26)
Engelleme gelince ve bu sebeple troller etkileşim göremeyince ugraşmayı bıraktılar. Artı olarak yapay zeka çok gelişti. Millet artık ona sorup anında cevap alıyor
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
Hoşgeldin denef,
0
duptıs
(09.01.26)
hoş buldum duptıs :)
0
🌸denef
(09.01.26)
uzun yıllar sert bir moderayon uyguladılar. biri mesela şarkı soruyor, birisi de cevaplıyor. soru sahibi "evet budur teşekkürler" diye cevap yazıyor bunu siliyorlardı. sebep; cevap değilmiş. bir soruya cevaplardan birine x +1 demek de siliniyordu. en ufak eleştirel cevap siliniyordu. bunların haricinde yine uzun süre compu bey hiç yenilik yapmadı. oo kadar alıştık ki şu anki arayüze hala alışamadım ben mesela.
yine ekşi sözlük zaten gittikçe popülerliğini kaybetti bundan duyuru da nasibini aldı.
en büyük sebebi de yapay zeka elbet.
+3
ground
(09.01.26)
@ground +1
eskiden çok aktif kullandığım bir duyuru hesabım vardı. sorduğum ve yeterli yanıt alamadığım konularda anlamlı ve faydalı bir sonuca ulaşırsam, kendime cevap olrak yazıyordum; başka insanların da işine yarasın diye. fakat özenle tek tek tespit edip kaç yıllık cevapları silmeye başladılar; diyaloğa giriyormuşum diye.. buna uyuz olup, uzun yıllar girmedim duyuruya.
+2
lil siztah
(09.01.26)
Kalitesizleşti. Ama engelleme sonrası çok daha iyi. Akıl hastaları ele geçirmişti en son.
-5
arbre
(09.01.26)
troller küstürdü, ai iyice ayağımızı kesti.

bir de sorulan sorulara ya da cevaplara laf atıp da bu da sorulur mu, git google'da ara, git ai'ya sor gibi bir sürü yanıtlar gelince pek keyfi de kalmadı insanların.
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
Burada en çok cevap veren kullanıcı benim aslında. Silinen cevaplarla birlikte 18 bin üzerinde cevap vermişim. Zamanında çok vakit geçiriyordum. Artık haftada bir aklıma gelirse giriyorum. Bir 2-3 sene de hiç girmediğim dönem oldu. Sebebini eğip bükmeye gerek yok. Okuduğunu anlamaktan aciz bir moderatör vardı. Onun yüzünden bir çok kullanıcı burayı terk etti. Havası zaten söneli uzun zaman oldu. Benim girmediğim o 2-3 yıllık dönemde de ortam iyice cıvımış. Sürekli birbirine laf sokmaya çalışan, birbirini trolleyen tipler iyice bokunu çıkardı. O yüzden asıl soru sormak isteyenler de artık sormaz oldu.
+2
himmet dayi
(09.01.26)
eskiden "bok" yazinca kufur diye siliyorlardi.
simdi ana avrat sovuyorlar ozelden, moderasyon 3 maymunu oynuyor.
sogudu herhalde insanlar, ki normal. benim de ne cevap veresim var artik ne de bakasim.
ciddi anlamda 46lik olan 3-5 kisi ve onlara canak tutan modlar sitenin icine ettiler.
+3
cooperr
(09.01.26)
Moderasyon siteye düşman gibi davrandı. Giden bi daha gelmedi. Başka bi sebebi yok.
0
luluki
(10.01.26)
(14)

ev sahipleri neden böyle?

art cat chocolate
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş.
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.

emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş. dedim o eve aile sığmaz ki???!!! devlet memuru kefil göstereyim, 10 yıldır aynı evdeyim hiç kira aksatmadım ev sahibimle konuşsun dedim vs ama... emlakçı, ben de laf geçiremiyorum işte ikna olmuyor dedi.

alsın evini başına çalsın.

böyle durumlarda yapılabilecek bir şey yok mu? bu ev sahipleri böyle kiracı seçiyorken biz bekarlar ne yapalım? başka bir arkadaşım da aynı sebepten bulduğu evlere çıkamadı.

baktığımız konum da kadıköy yani... ümraniye'den bina alsaymış.
-2
art cat chocolate
(09.01.26)
O zihniyeti aşmak zor. Kirayı kendi başınıza resen arttırmak bir çözüm olabilir yoksa evlenmeniz gerek .
1.09 - 1.24 arası :
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
@diyecevaplandı zaten daha fazla verebilecek olsam o eve çıkmam :((
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
konunun cevabı belki değil ama bir örnek vermek istiyorum.

oturduğum evin alt katı çok büyük bir dükkan. vitrini bekli de bölgenin en iyi görüşe sahip. deposu vs herkesi cezbedebilecek türden. ama önceki kiracısı maalesef hakkını veremiyordu ve iş yapamıyordu. hal böyle olunca dükkan sahibiyle de anlaşamadı ve çıkmak zorunda kaldı.

böyle bir dükkanın bölgedeki en iyi fiyattan yeni kiracısına verileceğini düşünebilirsiniz ama dükkan sahibi bunun yerine ederinden çok uygun bir fiyata bölgenin en güvenilir esnaflarından birisine vermeyi tercih etti. eminim ki kafasındaki düşünce şu yönde, x kişiye 100 binden vereceğim ama kirayı öder mi, şöyle zorluk çıkarır mı, diğer kiracılara laf atar mı, anlaşamaz mı derdiyle uğraşacağına bildiğin kişiye 50 bine ver, her ay veya yıllık neyse paran gelsin, kimseyle uğraşma herkes iyi geçinsin sen de rahat et.

bu arada bizim ev sahibinin de hatrı sayılır miktarda mülkü var. çeyreği bende olsa çok farklı bir hayat yaşardım muhtemelen.
+1
bravoteam
(09.01.26)
Kiraci secmede sarti olabilir. Fiyati uygun da tutmus. Sorun nerede?
+3
osssy
(09.01.26)
hayat işte ben de kendi şansımı anlatayım
ev sahibim tüm binanın sahibi. Evi tutarken konuşurken 2 şartım var dedi; evli olmaması ve hayvan sever olması. :D
apartman da böyle giriş katında ünlü bir lgbt cafesi var tüm apartman bekar ve köpekli kedili.
+2
croswell
(09.01.26)
Bende karşıt görüş sunayım; bizim duvar bitisigimiz bekar adam, gecenin 3 ünde hayvan gibi 4-5 kişi gülüp eğleniyorlar. Lavuk gece yaşıyor, apartmanın çoğu yaşlı veya gündüz işe gidip gece uyuyan insanlar.

Adam apartmanın düzenini bozulma riskini en aza indirmek istiyor olabilir. Siz sakin bir yapıda olabilirsiniz ancak ev sahibi bunu bilemez.
+7
mirty
(09.01.26)
Bekar adam eve karı kız atar partiler yapar gürültü yapıp huzursuzluk çıkarır kafası bu.
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
ya evet bekar evi batırma konusunda daha potansiyelli ev sahiplerini de anlıyorum. Arkadaşım aynı apartmanda bir üst kattaki eve çıktı ki inşaat bittiğinden beri oturuyor. 0 daireydi. Kendi oturduğu eve çok temiz baktı. Bir üst katta ise diyetisyen bir kız yaşıyordu. Evden 1 ayda sigara kokusu çıkmadı duvarlar sapsarı, beyaz kapılar bile sararmıştı. Sürekli partileyen bir tipmiş. Bu kirlenen evin sahipleri de yurt dışında yaşayan yaşlı çok tatlı bir çift. Bir de böyle durumlar var tabii
0
croswell
(09.01.26)
uğraşırım derseniz bu konuda daha önce ceza almış ev sahipleri var.

(bkz: bekara ev vermeyen ev sahibine ve emlakçıya ceza)
www.hurriyet.com.tr
+1
inheritance
(09.01.26)
herkes kendince haklı çıkar.
adamınsa ve komple aile apartmanı ise sosyal bekar düzeni bozabilir diye düşünmüş.
altıntepe taraflarına gel gayet güzel evler var bekar arkadaşlar mis gibi yaşıyor.
0
jamswety
(09.01.26)
ev sahibi o kafadaysa o eve çıksan bile rahat rahat oturamazdın emin ol. başka kurtulmuş oluyorsun böylelerinden.
+3
jelly bear
(09.01.26)
açıkçası ben ev sahibinin kiracı seçmesine karşı değilim :) durun vurmayın dfgdfjghj

yani şöyler herkesin kendine göre bir yaşam tarzı var ve buna uygun insanlara ev kiralamak istemeleri normal bence. diğer türlü evi kiralayıp sonra da o kişinin yaşam tarzından şikayetlenmek bundan rahatsız olmak ve bu rahatsızlığı o kişiye de yansıtmaktansa böyle baştan kabul etmemek daha iyi gibi geliyor.

muhtemeln bu ilanı veren kişi daha önce bekara vermiştir bir takım sıkıntılar yaşamıştır ondan sonra artık vermemeye karar vermiştir. bence herkes kiracısını seçmekte titiz davransın çünkü yasalar 10+ yıldan önce kiracıyı çıkaramayacağını düzenliyor. 10 küsür yıl muhatap olacağın kişiyi de seçmek istemek hak bence.
+2
Sadece soruyorum
(09.01.26)
kiracı seçme hakları tabii ki olamaz. o zaman marketler ve mağazalar da müşteri seçsin. olur mu öyle şey? o zaman ben de bir bina alayım ve vejetaryen veya vegan olmayan ya da kedisi olmayan kimseyi kiracı yapmayayım. hatta sigara içenlere ev vermeyeyim var ya ağlayan, söven ne kadar çok olur bak o zaman. hem siz taksiciler müşteri seçiyor diye kızıyorsunuzdur mesela.

cemaat evi midir nedir, nasıl saçma bir kafaysa...

ben kadınım. bu evde onuncu yılımdayım. içkim sigaram vs. hiçbir şeyim yok. eve zarar vermedim. gürültü yapmadım. evi kerhaneye de çevirmedim. bir gün bile kiramı geciktirmedim. evde yüksek sesle müzik bile dinlemem. diğer ev arayan arkadaşım da kadın ve o da benim gibi. sessiz sakin insanlarız. ayılar yüzünden neden olan bize oluyor?
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
Ev sahibinin kiracı seçme hakkı elbette var. Manav değil ki bu patatesi verdim, yolladım gibi bir alışveriş olmayacak. Her şey yolunda giderse yıllarca bu insana ait bir evin kullanımını verecek size.

Bununla birlikte, aynı rezil durumu bikaç sene önce ben de yaşadım. Kadıköyde tek başıma yaşamak için ev ararken bulduğum, kafama yatan aşağı yukarı 10 tane evi bekar olduğum için vermediler. İnsanı gerçekten çıldırtan bir durum. Sanki bekar adamlar akşam eve gelip duvarları kemiriyormuş gibi bir muamele. Bir tanesi şey demişti hatta "ilgilenen çok tatlı çiftler var" ??? Yani amk?
Sanki çiftler kirayı parayla öderken, bekarlar öpücük veriyormuş gibi salak saçma bir durum. Maalesef bunlar var.
Sonra yanlışlıkla ev buldum 4 sene kadar yaşadım. 2 ay önce kadıköyde başka bir yere taşındım, yine tek başıma ve bu seferki ev sahibi zerre umursamadı mesela. Herhangi bir şey sormadı bile konuyla alakalı. Marji bir tip. Sevdim.


edit: bu arada bu meselenin etrafından dönmek için arkadaşlarımın uygulayıp sonuç aldığı bir taktik var. Eş dost bir arkadaşınızı yanınızda götürün eve bakmaya giderken, nişanlım diye tanıştırın. Olur da 1-2 sene sonra yanlışlıkla "baba sen naptın evlenmedin mi hala ya" diye sorarlarsa da "abi yürümedi be" dersiniz. Bitti gitti. Net çalışıyor bu arada bu taktik şakasız.
0
cay koy geliyorum
(09.01.26)
(3)

Çekme karavan

brnbrs
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum. Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum.
Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
0
brnbrs
(07.01.26)
Zararın defi, faidenin celbinden önce gelir kaidesine göre önce bu işin
içinden birini dinle . Karavanım yok ama dinlemiştim geçen haftalarda:
m.youtube.com
+1
diyecevaplandı
(07.01.26)
Arkadasımın karavanı vardı ve sadece 2 gün mutlu oldu. Aldığı gün ve sattığı gün. Deprem dışında kullanışlı değil. Türkiye de başa bela bi iş.
+2
luluki
(07.01.26)
çekme karavan biraz sıkıntılı iş. çekerken epey dikkat etmek lazım. aracın buna uygun mu, daha önce herhangi bir aracın arkasında 500-600 kg yük çektin mi. aracın hem sürüş hem de frenleme karakteristikleri çok değişecek. genel olarak bence en önemli konu bu.

yoksa tavadanki havalandırma, güneş paneli, sineklik vs. bunları zaten çözersin.
+1
orpheus
(08.01.26)
(5)

Şu arabanın olayi nedir?

ceann deas
Tamir yapilmadigi halde tramer nasil giriyor? 1.344.900 neredeyse arabanin ucreti aracin perte cikmis olmasi gerekmez mi? Son fotograflarda sudaki hali var gordugum kadariyla icine sugirmeyecek yukseklikte arac. Bir cesit kasko dolandiriciligi falan mi oluyor bu?https://www.sahibinden.com/ilan/vasit
Tamir yapilmadigi halde tramer nasil giriyor? 1.344.900 neredeyse arabanin ucreti aracin perte cikmis olmasi gerekmez mi? Son fotograflarda sudaki hali var gordugum kadariyla icine sugirmeyecek yukseklikte arac. Bir cesit kasko dolandiriciligi falan mi oluyor bu?

www.sahibinden.com
-1
ceann deas
(06.01.26)
Marşpiyel hizası dediği taban halısının altına yani içeriye su girmiş, girmeseydi kaskoyu olaya karıştırmaz yoluna devam ederdi. Her araçta taban halısının altından arka kapıya ve bagaja giden elektrik kabloları vardır. Galerici bu arabayı VW bayisinden uygun fiyata aldıktan sonra taban halısını sökrütüp zemindeki ıslaklığı detaylı temizlik yaptırarak ortadan kaldırmıştır ancak sorun burada başlıyor; Elektriksel arızalar 1 yıl sonra da ortaya çıkabilir veya çıkmaz.. cevabını kimse bilemez. Bu araca tam sel hasarlı demek yanlış olur, vaka yazdıkları gibiyse sel suyu beyine veya sigorta tablasına kadar gitmemiş. Ancak zemindeki kablolar ile suyun temas ettiği gerçeği var. Kablo sonundaki soketler su geçirmez özelliğe sahip mi değil mi bilmem. Sonuç olarak ilk satıcı olay sonrasında kaskodan veya garantiden parasını almış ve aracı elinden çıkarmış. Şu an piyasada kasko ve garantisi olmayıp ve sel suyuna maruz kalan binlerce araç var... Ekspertiz yaptırırken mutlaka sel hasarı olup olmadığını kontrol ettirin.

Bu aracın perte çıkmama sebeni hala sorunsuz şekilde çalışıyor olması. Kişisel görüşüm %99 sorun çıkarmaz ama ben aracı satın almazdım.
0
HellKeePer
(06.01.26)
Peki dongu nasil isliyor mesela sahibi su hasari icin kaskoya basvurdu arac perte cikmadi bi islem yapilmadan arac sahibine 1.344 verdi. Araci bu durumda kasko sirketi alip bayiye vs satabiliyor mu? Pert olmadigi icin arac sahibinde kaliyor diye biliyorum ben. Bu durumda bayiye satip hem arac parasini hem kasko parasini mi aliyor?
0
🌸ceann deas
(06.01.26)
Bu kadar büyük masraf varsa araç ağır hasar kayıtlıdır, perte çıkmıştır. Galerici laf oyunu yapmış muhtemelen, açıp sorun derim.
0
mirty
(06.01.26)
@ceann deas
Kasko firmasından bir ihtimal parayı almıştır ancak garanti(vw) yardımcı olmaz, kullanıcı hatası derler kapıyı kapatırlar. Araç ağır kasıtlı zaten. ilanı (bilerek) yanlış yazmışlar. Bayi ile kasko firması arasındaki net döngüyü bilmiyorum. Araç pert ise kullanıcıdan alırlar, sahibinde kalmaz.
0
HellKeePer
(06.01.26)
Reklam olmasın ama Sami Tarcanın incelemesi gereken araçlardan biri bence. Orada yazılı olan başka bir şey varsa onu ortaya dökerler .
0
diyecevaplandı
(06.01.26)
(5)

Borsa, Altın, Tahvil vs.

uykulu
Selamlar, borsayı nasıl görüyorsunuz, bu sene borsadan hayır gelir mi ?Parayı nerede korumak gerekiyor ?Ev alacak para olsa kafa rahat edecek 3 yılda %100 yapıyor Allah bereket versin.Altından bu sene %85 gibi bir şey kazandık, aslında ev almanın mantığı kalmadı.
Selamlar, borsayı nasıl görüyorsunuz, bu sene borsadan hayır gelir mi ?

Parayı nerede korumak gerekiyor ?

Ev alacak para olsa kafa rahat edecek 3 yılda %100 yapıyor Allah bereket versin.

Altından bu sene %85 gibi bir şey kazandık, aslında ev almanın mantığı kalmadı.
+1
uykulu
(05.01.26)
Gerçek alt yapısından haberi olmayanların kazanma uğruna bir şeyler
alıp sattığı , defter, muhasebe, vergi , ruhsat derdi olmayan sadece kasaya girenle ilgilendikleri, normal ticaret yaptıklarını 'sandıkları" yer olarak görüyorum.

Sistemi kuran ve onlara bağlı olanlar köpek balıkları gibi avdan büyük büyük parçaları koparırken, alttaki küçük balıklardan ibaret takım ise bu avdan küçük parçalarla veya sağda solda gördükleri planktonlarla beslenmeye çalışıyor. hatta aç kaldıkları ( zarar ettikleri) oluyor .

Esas yatırım , altındır. Dünya tarihinden beri önemi değişmedi. Savaş , afet ekonomik krizlerde altın kurtarıcı olur.
Yapay yatırım araçları değil .
Altına yatırım yaptım zarar ettim diyen görmedik hiç.
Sadece biraz sabır gerekiyor.
Ayrıca altının önemini anlamak için kripto para firmalarının yatırımlarına bakmak lazım.

Altın ve gümüşün neden değerli olduğunun sebebi de ayrı bir mevzu.
0
diyecevaplandı
(05.01.26)
uzun vadede altın ve gümüş ama fiziki, kısa vadede btc'yi tercih ederdim. uzun vade anlayışım min 2 yıl. kısa vadedeki senaryoda ise 3. aydan sonra kar almak veya düşerse zararı minimize etmek için düşerken ekleme yapmak mantıklı bir tercih olabilir.

eviniz yoksa önce ev alın derim. şu an nakitin bir kısmını kullanıp kalanıyla yatırım yapıp düşük faizli kredi bulup ev almak mantıklı(örn 2.2 altı faiz şu an düşük, seçime doğru yapılandırılabilir). eğer sihirli değneğe denk gelmezsek, önümüzdeki 4 sene yüzde 20'nin altında enflasyon beklentim yok.
0
cisimcik golgi
(06.01.26)
Borsaya şu an baktığımda tepeden %25 düşmüş, dibi görmüş, oradan tekrar çıkmış ve yeni zirvelere giden bir grafik görüyorum. Yan tahtalarda macera aramadan, seçici olmak kaydıyla neden para getirmesin diyorum.

Parayı nereye koyma konusu senin gelirin, risk algın, elindeki nakitle de alakalı. Yatırım tavsiyesi olmamakla beraber kendi adıma 2025'te altın ve gümüş biriktirmiştim, 2026'da altın ve bitcoin ile devam ediyorum.

Ev almanın mantığı şurada, senin için çok büyük bir para vardır, hergün artan ya da düşen bir varlığa yatırmak istemiyorsundur alırsın. Hesapta ya da gözünün önünde fiziki varlık olunca insanın illa ki ihtiyacı oluyor, satıp yerine koyarım diye düşünüyor. Konut öyle değil %1-2'sini satamıyorsun. Kafan rahat oluyor, 2 senede dahi %100 getiren bölgeler var.

Gram altının TL bazında son 15 yıl içinde %30-40 düşüşlü dönemleri var evet ama son birkaç yıldır TL ve USD bazında güven veriyor. Son 2 senedir inanılmaz primli. Bu sene %85 olmasa da yine ciddi bir getiri sağlayacağını düşünüyorum.
+1
Lethe
(06.01.26)
Piyasa çok düştü diye gidip hisseye girilmez bir anda. Hisse 6 ay sonra yükselmeye başlar olan 6 ayınıza olur.
Temkinli yaklaşın.

Kazandıran yatırım fonları var, proların yönettiği fonlar kararsızsanız onları deneyin hiç olmazsa mevduattan çok kazandırır.
0
laf salatasi
(06.01.26)
esas yatırım altın diye bir şey denmiş hiç katılmıyorum. esas yatırım değerli olduğuna inandığınız şeyi düzenli biriktirmektir, hatta çok düştüğü zamanlarda daha çok biriktirmektir. bu altın da olur hisse senedi de.

2000 yıından bu yana ons altın 15 kat prim yapmışken 50-100-1000 kat yapan hisseler var. ha altın daha güvenilir liman derseniz orası doğru. yatırım işi de böyledir zaten. paranın çoğunu güvenilir olanlara azını riskli olanlara yatırırsınız.
+1
lazpalle
(06.01.26)
(8)

Susuzlukla nasıl baş ediyorsunuz?

muhayyer divan
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet... Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet...

Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
0
muhayyer divan
(05.01.26)
normalde su akınca 5 litrelik şişelerde zula yapılır bizim evde onlar kullanılır, saydıkların kesintinin yapıldığı günde yapılması gerekiyorsa kuaföre veya suyu akan arkadaşa gidilir
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
evimde her zaman yedekte beş altı bidon su olur. sular kesilirse onları kullanırım.

eğer o da yoksa;

youtu.be
+2
yurtsuz john
(05.01.26)
Duruma, kesintinin sıklığına göre plastik musluklu bidon alınmalıdır . Bir ya da 2 tane 30 litrelik olanlardan almak iyi olur.

Uzun süre içinde su kaldıysa, kişisel değil , evin genel temizliği için kullanılır yeniden doldurulur .
+1
diyecevaplandı
(05.01.26)
Bursa, Ankara, İzmir? :) Su kesintisi sürekli olacak gibiyse ve yeriniz varsa su deposu öneririm. 50ltlik aldım, banyoya koydum. Daha büyükleri de var.
+1
gnosis
(05.01.26)
62 daireli toki apartmanının deposu ne kadarsa o kadar işte. Banyoya ayrıca yaptırın mı demek istedin?
-1
🌸muhayyer divan
(05.01.26)
@muhayyer divan Su deposu/tankı diye geçiyor ama vanalı kocaman bir plastik silindir ya da prizma aslında. Şöyle bir şey: www.trendyol.com
+1
gnosis
(05.01.26)
2 litre bana yetiyor. adam olana fazla bile.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
www.instagram.com

Hahahahahahh 😁😁😁😁
+2
🌸muhayyer divan
(06.01.26)
(7)

Canınız sıkıldığında ne yapıyorsunuz?

stejerners
Bir sürü film izledim, müzik dinledim. Kar tatilinden dolayı bir haftadır evdeyim. Sosyal yaşantının sıfır olduğu, kardan dolayı mağduriyetin yaşandığı bir yerdeyim. Ne yapsam bu yalnızlık hissiyatı geçer? Arkadaşların evi uzak ve her yer kar kaplı ve yağmaya devam ediyor.
Bir sürü film izledim, müzik dinledim. Kar tatilinden dolayı bir haftadır evdeyim. Sosyal yaşantının sıfır olduğu, kardan dolayı mağduriyetin yaşandığı bir yerdeyim. Ne yapsam bu yalnızlık hissiyatı geçer? Arkadaşların evi uzak ve her yer kar kaplı ve yağmaya devam ediyor.
0
stejerners
(01.01.26)
Spor yapıyorum. Dumbbell aldım, mat aldım, yer olsa koşu bandı alırım. Bunları alabilirsin. Dil öğrenebilirsin. Bir hafta neden evdesin. Bin uçağa git bir yere.
-5
arbre
(01.01.26)
çok canım sıkıldığında antik mısır'la ilgili youtube videoları açıyorum genelde. bi ara da diamond tema'nın videolarını izliyordum. değişiyor. bir ara da uçak kazası raporunu çok izliyordum...
0
naksidil
(01.01.26)
Gerçek Kesit izliyorum
+1
yurtsuz john
(01.01.26)
Sana en yakın kitabın 76.sayfasını aç .
Maksat etkinlik olsun .

Yalnızlık hissiyatının geçmesinin bir yolu yeni faydalı kimseleri tanımakla , onlardan yeni şeyler öğrenmekle olur.Bana kalırsa ayrıca herkesin iş haricinde bir hobi edinmesi lazım.
Küçük çapta dahi olsa üretime dayalı olması daha iyi. Diğer yandan tüketim toplumu olduk çıktık zaten .
+2
diyecevaplandı
(01.01.26)
koleksiyon isleriyle ilgileniyorum.
ucuza yeni parcalar bulmaya calisiyorum, bir bakmissin 2-3 saat gecmis.
0
cooperr
(01.01.26)
Ai yardımıyla içerik üretmeye başladım. Abone olursanız sevinirim :d

youtube.com
0
messina123
(01.01.26)
@messina123,
Abone oldum ama, hiçbi video ilgimi çekmedi Abi.
Bakarım bir ara.
0
Mirket
(02.01.26)
(5)

Böyle bi dükkan alınır mı? (Devir)

avatar is back
Tavuk dünyası formatında bi yer var. 3,5 kağıda devrediyorlar. Cirosu aylık 1 küsür milyon neti 150-200k, başında durursan neti artar diyor. Araştırdım yemeksepeti google yorumları falan puanı düşük sebebi, sipariş geç çıkıyor/geliyor etler yanmış/pişmemiş, sebzeler tam yıkanmamış, garsondan kola is
Tavuk dünyası formatında bi yer var. 3,5 kağıda devrediyorlar. Cirosu aylık 1 küsür milyon neti 150-200k, başında durursan neti artar diyor. Araştırdım yemeksepeti google yorumları falan puanı düşük sebebi, sipariş geç çıkıyor/geliyor etler yanmış/pişmemiş, sebzeler tam yıkanmamış, garsondan kola istedik 6-7 dk sonra tekrar hatırlattık anca getirdi tarzında genel olarak. Bariz şekilde yönetim olarak sıkıntılı bir yerde. Çalışanlara ayar çekilmesi gerekiyor ama burası yatırımlık alınacağı için başında durulması çok zor. Fp olarak süper ama bu kafayla da giderse batışa yakın duruyor.

Yoksa anadolu irfanı misali “bilmediğin işe girme yeğenim” mi dersiniz?

He bu arada bu tip devredilen mekanları nerden bulurum? Sahibinden de var mıdır
0
avatar is back
(31.12.25)
Restoranların alım satımının ayrı bir network alanı varmış.
Sıradan ilanlar veya cama satılık yazmayla değil.
Bu işlere yakın olanlarla konuş .

Çalışanlar dan ayrı olarak, hizmet verilecek bölge çok çok önemli diyor bu işin erbabları
0
diyecevaplandı
(31.12.25)
Bilmedigin sektore asla girme.
0
die fetten jahre sind vorbei
(01.01.26)
Restorancılık öğrenilmeden girilmemesi gereken işlerden.

Başında duramayacaksanız yine iyi düşünün. Türkiye'de 20 masa, günde 500 kişi gelse ooooh temiz para diye girişilir bu işlere ama kazın ayağı öyle değil.

Bir de tavuk dünyası gibi dediğinize göre nereden baksan 15-20 personelli bir işletmedir bu, sirkülasyon yüksek, tempolu bir iş. Haliyle iyi yönetilmesi gerekir.

İlla bu işlere girecekseniz, msa'da falan çok güzel eğitimler var restoran işletmeciliği üzerine. Bir onlara bakın. Restoran işlerinin çok teknik ve lojistik konusu var ve bunlar karlılığınızı aşırı etkileyecek.

Hiç bir şey yapamıyorsanız en azından bunlara bir gidin bakın.

Bir de dükkan devralmadan önce gidin mali müşavirinden defteri bir alın tanıdığınız güvendiğiniz bir muhasebeciye bir inceletin. Öyle bakkal hesabıyla anlaşılmaz cirosu karı.
0
anten
(01.01.26)
Bu aralar lokantacılık iflasın eşiğine. Maliyetler çok yüksek. Sakın ola uzak dur
0
bluemoon22
(02.01.26)
hem isi bilmiyorsun hem de basinda durmayacaksin oyle mi? :D
kibris'a bir bilet al, 3.5 ile rulet oyna, daha mantikli.
0
cooperr
(02.01.26)
(2)

1991de emin evim var mıydı?

inheritance
1991den beri ev almanın en kolay yolu diye reklamlarını görüyorum. sözlükteki başlığı 2011de açılmış. ben de en erken 10 yıl önce gördüğümü hatırlıyorum. 1991 ne alaka?
1991den beri ev almanın en kolay yolu diye reklamlarını görüyorum. sözlükteki başlığı 2011de açılmış. ben de en erken 10 yıl önce gördüğümü hatırlıyorum.

1991 ne alaka?
+1
inheritance
(29.12.25)
90 larda benim hatırladığım emin oto olarak vardılar. O zaman ev değil de altın günü gibi her ay bir kişiye araba alıyorlardı.
+2
administ
(29.12.25)
diyecevaplandı
(29.12.25)
(8)

Soğukta çalışmayan araba ne yapabilirim?

avatar is back
6-7 gündür binmemiştim gece de -8 falandı sabah marş dönüyordu ama motor çalışmadı akü de sorun yok ve benzinli. Ne yapabilirim?
6-7 gündür binmemiştim gece de -8 falandı sabah marş dönüyordu ama motor çalışmadı akü de sorun yok ve benzinli. Ne yapabilirim?
0
avatar is back
(29.12.25)
kontağı yarım çevirdikten sonra 20 saniye kadar bekleyin elektrik beyne gitsin ondan tam marş yapın.
0
HellKeePer
(29.12.25)
Kullanıma göre yıpranması değişse de 4-5 yılı aştı ise akü ölçümü yaptırın. Gerekli değeri sağlıyorsa kış boyunca 2-3 günde bir yaklaşık 15 dakika çalıştırın .
Bizim arkadaşta yeni değiştirdi ben geçen kış değiştirdim .
0
diyecevaplandı
(29.12.25)
akü de, marş motoru da bozulmamış gibi durup bozulmuş olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.12.25)
@hellkeeper, onu denedim sanırım ama çok zorlamadım iş çıkışı tekrar deneyeceğim.

@diyecevaplandı, akü 1-1,5 yaşında ya. Acaba gaz kelebeği mi kirlendi de hava mı almıyor bilmiyorum :/
0
🌸avatar is back
(29.12.25)
1 senelik akü ile gece 2 gün kar altında (istanbulda) kalan arabamında aküsü soğuktan sıfırlanmıştı. illa eski olması gerekmiyor. akü ölçüm yapın yada artık uyguna satılan akü şarj cihazları var powerbank gibi
0
eja
(29.12.25)
@eja, kendim nasıl ölçebilirim? Eğer sıfırlanmışsa akücü çağırtacam da emin olayım
0
🌸avatar is back
(29.12.25)
büyük ihtimal akü, ölçüm yaptınız, değerleri normalse hava filtresindeki hortumu sökün, bi kaç fıs balata spreyi sıkın, çalışır.
+1
antihero
(29.12.25)
mars basiyorsa akude sikinti yoktur. gaza bas cek yapiyor musun?
benzin pompasi olabilir. -10 civari sicakliklar cani burnunda olan bazi parcalari oldurebiliyor.
0
cooperr
(29.12.25)
(10)

Buna kırılır mıydınız?

minik patates puresi
Yaklaşık bir yıldır yakın olduğum bir arkadaşım var, hemcinsim. Oldukça uzun bir süredir de gün içinde fırsat bulduğumuz her an yazışırız. Günlük durumlar, haberler, dedikodular vs. aklınıza ne gelirse. Birkaç haftadır kendisi benim yazdıklarımı görüyor ve onlara cevap vermeyip bambaşka bir konuda y
Yaklaşık bir yıldır yakın olduğum bir arkadaşım var, hemcinsim. Oldukça uzun bir süredir de gün içinde fırsat bulduğumuz her an yazışırız. Günlük durumlar, haberler, dedikodular vs. aklınıza ne gelirse. Birkaç haftadır kendisi benim yazdıklarımı görüyor ve onlara cevap vermeyip bambaşka bir konuda yazıyor. Benim yazdığıma veya sorduğuma hiç cevap yok, hiç tepki yok. Yazdığım 10 mesajın 6-7'sinde böyle oluyor. Haliyle beni kullanıyor gibi hissetmeye başladım. Siz olsanız kırılır mıydınız yoksa ben mi hassas düşünüyorum?
0
minik patates puresi
(28.12.25)
Gayet normal bir tepki gibi geldi. Aşırı hassasiyet görmedim
0
kisa
(28.12.25)
ben de onun yazdiklarini sallamam baska konu acarim..
:D
+1
cooperr
(28.12.25)
Açıkca sor bir problem olup olmadığını
+2
tan vakti
(28.12.25)
Sen de onu sallama bi süre, hatta uzun bir süre.

Bazı insanlar dünya onların etrafında dönüyor zannediyor.
+1
tiredofwaiting
(28.12.25)
Geri zekâlı insana tahammülüm yok, bir daha bir şey yazmazdım
-6
arbre
(28.12.25)
Dostluk fedakârlıktır. Karşılıklı vefa konusunda senkronize olmak lazım.
Her daim sen taviz veriyorsan , ilgi alaka hususunda sen çok uğraşıyorsan zarardasın veya o kişi bunları hak etmiyordur.

Buraya yazdığın gibi ona da uygun şekilde yaz neden böyle yaptığıyla ilgili
- ay canım ya farketmemişim.. vb. şeyler diyorsa sanırım yalandır.
Buna da cevap vermiyorsa karşında artık bir arkadaş değil , duvarın olduğunu bil .
Duvarlarla da iletişim sağlanmaz .
+1
diyecevaplandı
(28.12.25)
Kırılırdım. Hatta şu an benzer bir şey yaşıyorum. birebir iletişimde değil ama çok yakın olduğum arkadaş grubunda benim yazdıklarım genelde sallanmıyor ama diğer arkadaşın yazdığı şeylere cevaplar tepkiler daha fazla.

motivasyonumu kaybettim grup içinde pek bir şey yazasım gelmiyor. En az 5 senelik bir arkadaşlık grubu bu arada.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(28.12.25)
"yazdığıma cevap versene lan ne diye başka konuya geçiyorsun" derdim. erkek olmak müko bir şey ya.
0
archmeister8
(28.12.25)
Kırılırdım ama çok da kırılmazdım.
Çünkü o hale gelene kadar bunu net bir şekilde sorardım karşımdakine.

Kendi kendinize kırılmayın, ona sebebini sorun, kırıldığınızı söyleyin.
+1
michael_knight
(28.12.25)
Ben de böyle bir insana dönüştüm maalesef. Yılmışlık bıkmışlık sebepli benimki kendi dünyamdayım bu aralar. Onunki de öyle olabilir kötü niyet aramayın her zaman.
+1
perfectlysplendid
(28.12.25)
(13)

Sizce Iphone 17 Alayım mı ?

ebeş
Selamlar, Telefonumu yenilesem mi yenilemesem mi bilemedim bi size danışayım istedim. 12 pro kullanıyorum, bataryası artık bir gün bile idare etmiyor, onun haricinde telefondan memnunum. Cihazı ikinci el almıştım ancak hiç bir sorunu yok 2 senedir kullanıyorum. 1- Bataryayı yenileyip yola devam mı e
Selamlar,

Telefonumu yenilesem mi yenilemesem mi bilemedim bi size danışayım istedim.

12 pro kullanıyorum, bataryası artık bir gün bile idare etmiyor, onun haricinde telefondan memnunum. Cihazı ikinci el almıştım ancak hiç bir sorunu yok 2 senedir kullanıyorum.

1- Bataryayı yenileyip yola devam mı edeyim ?
2- Değiş tokuş ile bunu verip üstüne 50 bin tl verip 17 mi alayım ?

Ne dersiniz ?
0
ebeş
(26.12.25)
50 bin liranın sizin için ne kadar önemli olduğuna göre değişir. Aynı senaryoda ben değiştirirdim.
0
orient blue
(26.12.25)
bataryayı değiştir. 2 sene daha kullan. 19-20 neyse onu alırsın
0
jelly bear
(26.12.25)
bataryaların türleri var. kaliteli bir batarya ile değiştir. Bir kaç gün sonra cebinde kalan 50bin için kendine kahve ısmarlayacaksın.
0
diyecevaplandı
(26.12.25)
değiştir. 17 hakkında herkes cok olumlu konusuyor. 5 yıl rahat gider sana.
0
koela
(26.12.25)
@diyecevapladı değiştirirsem Apple'dan değiştiricem, daha sağlıklı olsun istiyorum dediğin gibi.
0
🌸ebeş
(26.12.25)
yetkili serviste pil değiştir geç.
0
hold the door
(26.12.25)
Güvendiğim yerde pil değiştirir, geçerim.
0
kumandanim
(26.12.25)
6S Plus'ta hem yetkili serviste hem de herhangi telefon tamircisinde batarya değiştirdim. Yetkili serviste takılan bataryanın ömrü 2 seneyi bulmadı. Yan sanayi batarya ise 1 sene dayandı. Aradaki fiyat farkı önemli ama bence özellikle eski telefonlarda orijinal batarya da çok verimli olmuyor çünkü anladığım kadarıyla orijinal bataryalar yeni üretim değil, genelde eski ve bayat batarya oluyor. Böyle olunca ömrü uzun olmuyor.

Sizin durumunuzda eğer telefonumdan memnunsam kesinlikle batarya değiştirir yoluma devam ederdim. Alacağınız yeni telefon verdiğiniz paraya değmeyecek, bari mevcudun ömrünü biraz daha uzatın, ileride değiştirirken değiştirdiğinize değsin.
+1
10551037
(26.12.25)
Alakasız olacak ama alacaksan 16e al. 2 gün gidiyor rahat şarj.
0
gobekliraki
(26.12.25)
@10551037 çok teşekkür ederim, daha önce bu deneyimi yaşayan birinin görüşü çok önemli. 2 sene idare etmesi benim için çok yerinde. 2 Sene götürsün sonra zaten çöp olcak :)
0
🌸ebeş
(26.12.25)
telefondan memnunsam apple'dan batarya değişimi yaptırıp memnun olmayana kadar yola devam ederdim.
0
kornisch
(26.12.25)
en büyük hatam iphone ve iwatch almak oldu. hiçbir işe yaramıyorlar.
-3
plastic_angel
(26.12.25)
Rica ederim. Yerinizde olsam yan sanayi batarya taktırırım çünkü telefonun bozulmadan ne kadar dayanacağı meçhul, ayrıca yan sanayi batarya orijinalin yarısından daha ucuza gelecektir.

Deji yan sanayiler içinde görece iyi bir marka. Fiyatı orijinal batarya servis ücretinin dörtte biri. Bu bataryayı piyasada 1.500 TL’ye telefona taktırırsınız gibi geliyor bana. Telefon yeni ve garantisi devam ediyor olsaydı düşünmeden orijinal takın derdim ama bence şu aşamada orijinal için fazladan para vermek çok anlamlı değil.

woyax.com.tr

Ben olsam iyi bir yan sanayi batarya taktırır, bataryanın ömrü 1 sene sonra bitince tekrar düşünür, telefonu değiştirmek ya da yeni yan sanayi batarya taktımak arasında yine seçim yapardım.
0
10551037
(26.12.25)
(6)

Yaşlı amca ve halalarımı arayıp sormadığım için çok üzgünüm.

mahmuttt
Özellikle halalarım aranmayı çok hakediyorlar. Fakat benim yapım biraz asosyal, kopuk, mesafeli sanırım. Küçükken benimle özellikle bir tanesi çok ilgilendi. Fakat yılda bir kere anca bayramda zorakiyetten aranırsa öyle arıyorum. Aktif bir iletişim sürdüremiyorum. Biraz da sosyal olarak çabuk tükeni
Özellikle halalarım aranmayı çok hakediyorlar. Fakat benim yapım biraz asosyal, kopuk, mesafeli sanırım.

Küçükken benimle özellikle bir tanesi çok ilgilendi.

Fakat yılda bir kere anca bayramda zorakiyetten aranırsa öyle arıyorum.

Aktif bir iletişim sürdüremiyorum. Biraz da sosyal olarak çabuk tükeniyorum gün içinde. Sosyallik kapasitem çok sınırlı. Bununla da ilgili gibi.

Sizce ne yapayım da istediğim gibi biri olayım
-1
mahmuttt
(26.12.25)
bir hatırlatıcı kurun: "şu tarihte x kişisi aranacak" gibisinden. o tarih ve saatte mutlaka arayın.
sosyal ilişkiler de tıpkı kol, bacak vs kasları gibi bence. çalıştıkça açılıyorlar...
+1
pangea
(26.12.25)
3 aylardayız ara sor bir bahane ile. Bir de bugün hem cuma günü hem de regaib kandilinin gündüzü. Regaib gecesi ise dündü.

Şimdi aramazsan cenazelerinde gidersin belki (!) Hani derler ya:
- yaşarken değerini bilmedik.. diye.
İşte onlar yıllardır hayattayken aklımız neredeydi?

Ayrıca onlara hediyeleri de hazırla yakında yapacağın ziyaret için. (Biliyoruz gideceksin)
Akrabalık için mesafe pek önemli değil . imkan dahilinde iletişim kurmak önemli .

Özellikle senle ilgilenene de uzak kaldıysan bu artık asosyallik falan değil vefasızlıktır
0
diyecevaplandı
(26.12.25)
bu durumun üzerine gitmekten başka çare yok benzer şeyler yaşamış biri olarak söylüyorum bunu..
0
ihsanlı
(26.12.25)
Aynı senin gibiyim. Duyurunu gördüm ve amcamı aradım şimdi. 2 dakika sürmedi ama çocuk gibi mutlu oldu. Ara sebepsiz yere, üşenme çekinme.
0
gobekliraki
(26.12.25)
Hatırlatıcılar gerçekten işe yarıyor. Sadece aile büyükleri değil, arkadaş çevresi için de hatırlatıcılar kuruyorum ben. Mesela bir arkadaşım rahatsızlandığından, sonraki hafta doktora gideceğinden bahsettiyse, 9-10 gün sonrasına "x'i ara, sağlık durumunu sor" diye hatırlatıcı kuruyorum, o güne kadar aklımdan çıktıysa bile telefon hatırlatınca hemen arıyorum.

Bu bahaneyle siz bugün aile büyüklerini arayın hadi. Sonra da tekrar aramak için (ne bileyim, 5-6 hafta sonrasına) hatırlatıcılar kurun.
0
kobuzchu kiz
(26.12.25)
ortak konu olmayınca aramak zor. bir kaç kere aradıktan sonra gündem oluşuyor zaten, 'hastane işini naptın' 'tadilat vardı ne oldu' gibi organik ve sürdürülebilir bir muhabbet başlıyor.

ilk 2 aramayı yapabilirseniz gerisi gelir. arandıkları zaman çok mutlu oluyorlar.
0
brkylmz
(26.12.25)
(22)

en sinir olduğunuz "duyurucu tipi" ne

gobekliraki
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.sizin ne?
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.

sizin ne?
-15
gobekliraki
(25.12.25)
ben hiç sormadım ama yatırım soru ve cevaplarını büyük bir ciddiyetle okuyorum. kişinin niyetini bilemeyiz beni cevaplar ilgilendiriyor. diğer konu da çok çok önemli. zira kısıtlı imkanlarla bir gezi yapıyorsunuz ve en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsunuz.
+7
ground
(25.12.25)
sinir olmak değil de cringe gelenler var.

devamlı ilişki duyurusu açıp ondan sonra başkasına aşk tavsiyesi verenler mesela.
+5
yurtsuz john
(25.12.25)
Troll olduğunu düşündüğüm birkaç kişi var. İkisini engelledim, Allah affetsin. Onlar dışında cinsiyetçi ve hayvan düşmanı cevaplara kızıyorum.
+10
auroraaurora
(25.12.25)
sinir olmak değil, banane de anket tayfaya bayılmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sevgilimin eski sevgilisinin onun da kankisinin sol ayağının ikinci parmağı ....türünden hikayeler

Bir maaşı ile kredi kartına sarılıp avm , online alış veriş derken keyfi harcamalarından dolayı zora girip yakın çevresindekilerin uyarmalarına bakmadan meseleye buradan çözüm arayanlar ..

Ayrıca bir ürün veya hizmetle ilgili sorun yaşanılıp duyuru açıldığında, kullanılan cümlelere bakıyorum da gerçekte ürününün reklamını yapıldığı şüphesine de kapılabiliyorum.
+2
diyecevaplandı
(25.12.25)
akla gelebilecek en sığ fikri sanki ilk kendisi düşünmüşgibi biz aptal cahillere aktaranlar.
-7
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
sb yazanlar
-3
michael_knight
(25.12.25)
burayı güzin abla gibi kullananlara sinir oluyorum. abi buraya bilgi almaya geliyoruz, bakıcılık yapmaya gelmedik.
-4
mikahakkinen
(25.12.25)
arbre kardesimin actıgı tüm baslıklar.
+13
koela
(25.12.25)
Taraflardan biri ya da ikisi evliyken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşamak için buradan fikir almaya çalışanlar.

Yasadışı ya da başkaları için tehlike arz eden durumlar hakkında fikir almaya çalışanlar.
Ne zamandan itibaren alkollü araç kullanırsa ehliyeti kaybetmeyeceğini soran bile oldu.

Bekar olup evlilik gurusu kesilenler.

Çocuksuz olup ya da hiç gebelik yaşamayıp çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, çocuk beslenme uzmanı, emzirme uzmanı, do©ğum uzmanı, ... gibi rollere bürünenler. "Kesinlikle sezaryen istemezdim" diye salak salak yazanlar.

Birden fazla hesaptan çoklu kişilik bozukluğu yaşayanlar.

Yoksa anketleri severim. Güzin abla soruları çok ilgimi çekmez ama okurum. Sağlıkla, bilhassa alanımla (pediatri) ilgili her şeyde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sonuçta burası gayriresmi, gayriciddi bir site. Meclis zabıtı muamelesi yapmaya gerek yok.
+3
alice in potatoland
(25.12.25)
Her konuda bilgisi olanlar. Biri var mesela cevaplarına bakınca hem doktor, hem avukat, hem tercüman, hem yazılımcı, hem modacı, hem müzisyen, hem psikolog gibi. her konuda tek bilgi sahibi oymuş gibi cevaplar veriyor. Her cevabı çok ukala, insanı azarlar gibi yanıt veriyor. En sinir olduğum tip bu hatta onun cevaplarıyla karşılaşmamak için arada bir ara veriyorum:) sanırım tamamen yine bırakacağım.
-2
suicides underground
(25.12.25)
Her fırsatta kendi maddi imkanlarını ve hayat standartlarını öven tipler, adamın milyorları var her dakika burada kendini övüyor, yersen.
+5
mirty
(25.12.25)
Kimseye zerre kadar faydası olmayacak başlık açmanın alemi ne? Sonra da kara kara 'Ben niye eksileniyorum?' diye düşün.

Herkese açık bir platform. Kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değil. Birbirine gıcık olanlar da olabilir. Ama eninde sonunda kişilere laf sokma çiğliğine evrileceği aleni olan bir altyapıyı niye oluşturursun da sorarsın bu soruyu?
+1
Mirket
(25.12.25)
En çok ben para kazanıyorum, en çok ben sevişiyorum, en çok ben kitap okuyorum, en çok ben geziyorum, en çok ben kişisel bakımıma önem veriyorum... insanları. Nickler değişiyor. Kibirli insanlardan nefret ediyorum.
+5
sekizdokuzon
(25.12.25)
Artık sinir olduğum bir duyurucu tipi yok çünkü sevmediğim kişileri engelliyorum ve herkes de sevmediği kişileri engelliyor. Bu engelleme sistemi çok iyi oldu.
+3
rock n roll
(25.12.25)
@mirket niyetimin o olmadığını belirttim zaten.
0
🌸gobekliraki
(25.12.25)
Toplu şekilde eksileyenler.
-3
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
burada gruplaşıp birbirini kollayan (?) ve popüler olmaya kasanlar. sanki lisedeler hala. bir de devamlı kendi ifşasını yapanlar.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Ne kadar saçma olursa olsun, gerçekten çözüm, çare, fikir, eleştiri arayan sorular soran herkesin burada yeri var bence. Bu tarz sebeplerle siteyi kullanan kimseye “niye sormuş, ne işi var burada?” gözüyle bakmıyorum. Yine cevap verirken sorulan şeye çözüm sunmak, olmadı farklı bakış açısı getirmek, yönlendirmek gibi amacı olan tüm cevaplar da baş göz üstüne.

Bununla birlikte, zamanla, kuruluş amacına uymasa da, sitenin kendi alt kültürünün sonucu olan bazı şeyler oldu. Zamanının zirve ve toplaşmaları, yardım kampanyaları, ifşalar, yılbaşı hediyeleşmeleri gibi… Bunların hepsine de okeyim.

Üslubu bozuk duyurucular çok rahatsız ediyor beni. Densizlik hayatın her alanında olduğu gibi Duyuru’da da rahatsız ediyor. Bir de ister saçma sapan, ister gayet mantıklı görünsün, samimi bir ihtiyaçtan ötürü olmadığı on kilometre öteden anlaşılan; gerek trolleme, gerek şov yapma, gerek didişme, gerek tartışma başlatma, gerek ego tatmini gibi amaçlarla açıldığı bariz duyurular rahatsız ediyor.

Engelleme fasilitesi geldikten sonra sitenin kalitesi bariz ölçüde arttı benim için.
+1
dilemma of subscribtionability
(26.12.25)
Ben en çok soruya cevap vermeyip birde üstüne duyar kasanlara gıcık oluyorum.
Örneğin biri hırsızlık nasıl yapılır diye bir duyuru açmış olsun. Altına "hırsızlık kötüdür, ne biçim adamsın, işte bu yüzden bok gibi bir memleketiz" filan gibi yazanlara uyuz oluyorum.
Soruya cevabın varsa ver yoksa ahlak bekçisi olma.
+3
etna
(26.12.25)
en sevmedigim hede hödö diye buraya gelip aglamanin bir anlami yok cünkü sallacompumaster aleyhi ve sellem duyuruya engelleme getirdi. rahatsiz oldugunuz kisiyi engellemiyor ama hala yazdiklarini takip edip kendi kendinize triplere giriyorsaniz o kisiyi takinti yapmissinizdir. allah sifanizi versin.

rock n roll +1
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
ben uzun uzun yazanlara sinir oluyorum.
onun dışında soru konular ile ilgili bir derdim yok. herkes birbirinden farklı hayat yaşıyor, herkesin önceliği, karakteri, hayat görüşü, yaşadığı hayat farklı ve soruları farklı olabilir.
0
abelardo
(27.12.25)
(8)

"kargoyu asansöre bıraksak?" meselesi

nohut
merhaba dalmaçyalılar.uzunca süredir kuryeler bana bu soruyu soruyor ve ben de her seferinde "olur bırakabilirsin" deyip gidip asansörden alıyorum. fakat bu ara bu işin bir suistimal metodu olduğunu düşünmeye başladım.şöyle ki kargo hizmeti için hayvani ücretler ödedikten sonra bir de ekstra emek gö
merhaba dalmaçyalılar.

uzunca süredir kuryeler bana bu soruyu soruyor ve ben de her seferinde "olur bırakabilirsin" deyip gidip asansörden alıyorum. fakat bu ara bu işin bir suistimal metodu olduğunu düşünmeye başladım.

şöyle ki kargo hizmeti için hayvani ücretler ödedikten sonra bir de ekstra emek gösterip, evden çıkıp yürüyüp teslim almak bir miktar enayilik gibi geliyor. yanlış anlaşılmasın burada mesele iki adım yürümek değil, karşılığında orantısız fazla para ödediğin bir hizmeti almak için bir de ekstradan amelelik yapmak. birilerinin "ulan ne hayvan herifsin, azıcık anlayış göstersen ne olur!" dediğini duyar gibiyim ama o anlayışı hep gösterdim zaten ve sonra bu iş standarda bindi. ayrıca o anlayışı müşteri gösterdiğinde bundan asıl faydalanan kişinin gariban kurye değil de fırsatçı patronları olacağı çok açık. ee, müşterinin suçu ne ki bu sistemde o düdüklenmek zorunda kalıyor?

öte yandan evet, kuryelerin zor şartlarda çalıştığının farkındayım ama bence ricada bulunmaları gereken kişiler müşteriler değil, sineğin yağını hesap eden fırsatçı patronları. ben kendi işimde hiç kimseden kolaylık isteyemiyorum. "hakettiğimi kazanmıyorum" diyerek işimi noksan bırakma hakkını kendimde görmüyorum. ayrıca bana hiç kimse "tamam bu sefer biz kolaylık yapalım sorun değil" demiyor.

neyse. yine de kesin fikir beyan ediyor değilim. belki de kuryenin teklifini kabul etmek ve asansöre bırakılmış kargoyu +60 derece sıcakta ya da sibirya soğuğunda çıkıp almak gerekiyordur. duyuru sakinlerinin fikrini merak ettim sadece.

ne diyorsunuz?
-1
nohut
(22.12.25)
Bana hiç bu teklifte bulunan olmadı. Olsa idi de kabul etmezdim. Zira kargolar artık ucuz değil gerçekten pahalı. Yeri geliyor bir ürün alıyorum ama kabul etmiyor min 2 ürün istiyor.

Dolayısıyla eve teslimat isterim. Yine ileride kargoda problem olabilir kırık vs. Bu durumda siz iade etmek istediğinizde ispatta bile sıkıntı yaşarsınız.

Elden almak en mantıklısı.
+2
drako
(22.12.25)
bizde asansor yok. sepet var mı diye soruyolar. yok deyince sanki analarına sövüyormusum gibi bi zahmet yukarı cıkarıyolar.
0
koela
(22.12.25)
bence de kabul etmemek lazım. kabul ettikçe bu olay normalleşiyor ve üstüne daha da ekstra istekler oluyor. veya bir kaç kişi kabul etti diye kabul etmeyenlere kötü muamele ediliyor.
kuryeler veya diğer hizmet sektörü çalışanları zor koşullarda çalışıyorlarsa bunu işverenleri ile çözmeleri gerekiyor. son kullanıcı olarak biz fedakarlık yaptıkça asıl kazançlı olan patron oluyor. patron belki çalışana daha az iş yükleyecekken, daha çok eleman istihdam edecekken, bizim fedakarlıgımız sayesinde daha az çalışan ile iş döndürebiliyor. çalışanlara yardımcı olmak aslında çoğu zaman patronlara yardımcı olmak anlamına geliyor.
şimdi bu duyuru altına kesin şöyle yazanlar olacaktır "ne var kardeşim asansöre kadar yürüdün de ne oldu ne var bunda" bu tür insanlar oldugu müddetçe bu yanlışlar devam eder.
0
abelardo
(22.12.25)
kabul etme. 8. katta otururken 100lerce kargo aldım bir kez bile teklif edilmedi.
0
jelly bear
(22.12.25)
Oturdugum siteye gelen her kargoyu guvenlige birakiyorlardi, cok kargo geliyor evimize, hepsine tek tek cok net sekilde kargo eve gelecek dedim. Buna herkes uyum saglamadi hemen.

Guvenlige birakmaya devam edenlerin kargolari teslim almadim diye kayit acmaya baslayinca mecbur eve getirmeye basladilar.

Cok acil isim var diyen biri olursa, acelem yok, yarin isin olmayinca getir diyorum.

Taviz yok.

Kargocularla cok zit gitme, ben tedbirliyim sert cikislar yapiyorum, cok sabikali kargocu var, sorunlu insanlar cogu.

Esnaf kuryeler ile sorun yasamazsin zaten.

Sorunu subedeki asgari maasli ile yasarsin. Onlar dert
+1
die fetten jahre sind vorbei
(22.12.25)
Hayvani ücretler ödedikten sonra bir kaç adım yürümek asla zor gelmemeli.
Fazladan para ödediysek biraz alış veriş konularında kendimizi sınırlandırmamız gerektiği anlamına da gelebilir.

Bir konu sebebiyle bugün araçla gidebileceğim yere, gidiş geliş toplamda yaklaşık 3 km olan mesafeyi bugün ayrıca "spor olsun" diyerek yürüme gittim geldim.
O nedenle kapı önüne bir şey almak için çıkıp yürümeyi siz kalori yakmak olarak görün . Tabi o anki duruma göre değişen şeyler ama enayilik falan da değil bu .
0
diyecevaplandı
(22.12.25)
Bıraktırsan bile “pakette herhangi bir sorun var mı” diye sormayı ihmal etme. Önemli bir şey geliyorsa da bırakmalarına müsaade etme.

Ben eski mahallemde bundan 10 sene önce sepetle alırdım. Kendim söylerdim çıkma diye. Bir süre sonra kendileri sepet sormaya başladılar. İnsan kendi verdiğiyle, kendisinden istenene aynı gözle bakmıyor :)

Kargoların çok pahalı olmasıyla bunun arasında pek ilgi kurmuyorum ben. Teslimatın bu son adımı Kuryeyle aramdaki mevzu. Firma “kargolarınızın kapıya kadar gelmesi gibi bir taahhüdümüz yok” dese ödenen paranın karşılığını sormak doğru ama bu firmanın değil bireyin mevzusu. Parayı da bireye değil firmaya verdiğim için ben o açıdan bakmıyorum.

Söylendiği gibi, bunu standart kabul edip, yok diyenlere tavır yapmak yahut yarın öbür gün asansör yerine bina kapısına bırakmayı talep etmek gibi şeyler gerçekten de olabilir. Arada bir “hayır çıkamıyorum daire kapısına bırakır mısınız” demek iyi olabilir. Fazla geçimli olmak da eşek yerine konmakla sonuçlanabiliyor.

Hasılı; sorun edeceksen kabul etme. Birkaç kez de şubeyi arayıp şikayet et “her sefer her sefer bunu soruyorlar bu nedir ya” diye.
0
lazor
(23.12.25)
bugune kadar belki 1000 kargo almışımdır hiç kimse "asansöre bırakayım" demedi bugüne kadar, ilginçmiş. hatta 3-5 kere diyafondan ben asansöre bırakabilirsiniz dedim de (saçma ağır ama pahada hafif şeyler için, kedi kumu falan.. asansörle kapımın arası 2 adım yok sonuçta) bırakmadılar hiç. ya duymadılar, ya anlamadılar, ya da bırakmak istemediler.
0
robokot
(23.12.25)
(12)

Genelde idareciler veya üstler ekipleriyle neden tamamen samimi olmazlar. Özellikle herkes birarada iken hep bir mesafeyi korurlar? çalışma ortamında tam samimi neden olunmaz? ego mu incinir? yoksa başka neden mi?

mahmuttt
Soru başlıkta thanks…
Soru başlıkta

thanks…
-3
mahmuttt
(22.12.25)
1 - fazla samimi olurlarsa istedikleri işi istedikleri gibi yaptıramazlar çalışanlara. (kötü yönetici için "yöneticilik" oynayamaz da diyebiliriz.
2- normal samimiyet ile iş ayrımını genelde yapamıyor insanlar. fazla samimiyetten laubalilik çıkıyor genelde. normal zamanda samimi ama iş konusuna gelince ciddiyet bu durumda çok sağlanamayabiliyor. (yönetici değilim)
+3
chanandler bong
(22.12.25)
Samimiyet, zamanla gevşekliği, suistimal ve ihmalleri beraberinde getirir. Kişi, sürekli gördüğü, konuştuğu emir aldığı üstünün huyunu suyunu, zaafiyetlerini ve "açıklarını' bilir. İleride yaşanacak bir gerilimde çalışan bunu üstüne karşı silah olarak kullanabilir. Zaten günlük hayatta yaşanan şeyler. Bulunulan ortam değil bir cadde üstündeki işyeri , çok elit görünen plaza, holding ortamı da olsa durum böyledir.
Çöpçü, amele ile director veya Ceo arasında biyolojik/psikolojik bir fark yok ne de olsa.
İnsan her yerde aynı insan sonuçta.

Kurtlar vadisinden :
Altta sürekli rahatsızlık olmalı ki üsttekilerin kıymeti bilinsin...
Buradan hareketle bir de üsttekiler entrika, trajedi çok severler.
Buradan beslenirler.
(işin uzmanları öyle diyor)
+2
diyecevaplandı
(22.12.25)
Bayağı bilinen bir şirkette üst düzey bir yönetici vardı. Herkesle enseye şaplak modu neredeyse. Adamın arkasından demediklerini bırakmıyorlardı. Üst düzey yönetici de olsan insansın, samimiyete, direktlige ihtiyacın oluyor ama zannedersem herkesle çok da içli dışlı olmamakta fayda var. Kimin içinden ne çıkacağı, seni nereden ne şekilde vuracağını bilemezsin.
+2
sekizdokuzon
(22.12.25)
yukarıdakilere ilaveten bir de x'le çok samimi, bana karşı taraf tutar diye düşünme ihtimalin var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
çok nadir insan yerini ve haddini ve yapmamasaı gereken şeyleri biliyor. kendinden değil karşı taraftan çekindiği için yöneticiler samimi olmuyor, başına gelecekleri biliyorlar çunki.
0
eja
(22.12.25)
bence samimiyet kotu bir durum, bunu ast perspektifinden soyluyorum. samimiyet iyi degil, ekstra isler yuklenebilir, isle ozel hayat birbirine gecebilir.

ingilizceniz varsa suna bir bakabilirsiniz: www.youtube.com demek istedigi bu ozgurluk degil, hatta tam tersi ozgurlugun onunde bir engel, cunku gercek ast-ust iliskisini belirsizlestiriyor.
+1
Sour
(22.12.25)
niye samimi olsunlar? bir de "tamamen samimi" gibi katmerli bir samimiyet beklentisi is ortami icin sacma.
+2
ghilleinthemist
(22.12.25)
Ben kendimi yönetici olarak görmesem de iş yerindeki konumum gereği yönetici pozisyonundayım, bundan dolayı değil de karakterim gereği iş yerinde kimseyle çok samimi olmuyorum, aram herkesle iyidir ama dışarıda program yapmam, iş arkadaşlığını işte bırakırım, bence böyle olması gerekiyor.
Geçenlerde iş dışı bir program yapılması gerekti mesela gittim ama çok kısa kaldım hemen ayrıldım.
O çizgi kaydığında bir daha toparlamanın zor olacağının farkındayım.
0
mutekebbir
(22.12.25)
Bizde çalışma saatleri uzun, insanların hayatlarının uyanık kısımları neredeyse tamamen iş yerinde geçiyor ve iş ve özel hayat sınırları bulanıklaşıyor.
Bu sebeple biraz samimi veya sıcak davrandığında işe dahil veya iş harici bir çok şeyde sınırlar esnetiliyor.
Bir de bizim toplumda samimi arkadaşlıklar haricinde insan ilişkileri iki türden birine ait oluyor. Ya sen birinin üstündesindir, ya da o senin üstündedir.
Yönetici, çalışanın üstünde olduğunu göstermeyince, çalışan yöneticinin üstünde olduğunu zannediyor.
0
burfak
(22.12.25)
Bu birazda kültürel bir durum, ben bizim yurtdışı ofislerin bahar partilerinde, noelde, fuarda vb yaptıklarının onda birini (bakın çeyreği bile demiyorum) buradaki ekiple yapsam ki ekip beni sever sayar, yine de ertesi güne iş yaptıramam, elli tane vukuat yaşarım.

Kültürel normları da göz önünde bulundurarak denge kurmak en doğrusu.
+2
Phoebe
(22.12.25)
Bu bence çalışma ortamına bağlı.
Misal ben mevcut iş yerimde müdürlerle hep yakındım. Müdürün eşini, çocuklarını tanırım, o benim eşimi tanır. Birbirimizin özel hayat sorunlarını biliriz çünkü işi etkiliyor sonuçta benim babam vefat edince ya da onun babası hastaysa vs.
Ama bu yıllar içinde gelişen bir şey. Ne ilk ne ikinci yıldan oldu. 7 yıldır beraberiz ve o aradaki saygı hep olduğu için. Bu arada bunu sadece bizde değil, bizim gibi uzun zamandır çalışan müdür ve calisanlarda da görüyorum. Bunlar hep kişiye bağlı yani.
Ben şahsen hindistan, macaristan, fas'ta çalışanları olan biriyim ve hayatlarını sorarım, genel olarak kendilerine benden aşağı gibi davranmam. Hepimiz iş yapıyoruz sonuçta, savaşta cepheyi savunmuyoruz.

Ama özellikle Türkiye'de yatay büyüme olmadığı ve hayat şartları sadece dikey kariyer ile geliştiği için bir sürü müdür olmamasi, bu yetenekleri sahip olmadığı halde para için oraya gelenler var. Böyle olunca da çok kötü yöneticiler çıkıyor ortaya.
0
logisticsmanager
(22.12.25)
Samimiyet seçtiğiniz insanlarla kurduğunuz bir yakınlıktır. İş yerinde seçmediğiniz, önünüze gelen insanla çalışırsınız.

Samimiyet fedakarlığı, anlayışı, yeri gelince yanlışları görmezden gelmeyi, hatır gönülü içerir. İş yerinde ise asıl olan görev ve pozisyonunuzun gerektirdiği işi yapmanızdır.

Samimiyet keyfidir, iş profesyoneldir.

Samimiyet sizin özel hayatınızdır. Kanınız kaynar konuşursunuz, tepeniz atar bozuşursunuz. İş yeri özel hayat değildir, birlikte çalıştığınız insanı sevmeniz gerekmez. Orası sizin özel alanınız değildir.

Arkadaşlık başka, iş başkadır. Şüphesiz bunun çokça sebebi vardır.
+1
akhenaten
(22.12.25)
(4)

Trump ve Epstein

eisberg
Malum, dosyalarda adı geçiyor ve anladığım kadarı ile bunun Trump'ı yıpratacağı düşünülüyor. Trump cidden Epstein'den korkuyor olabilir mi? Yani bu adam ruh hastası manyağın teki, çıkıp dese ki "gençtim kardeşim yaptım ne var" şaşırır mısınız? ya da Amerikalılar söylendiği gibi siyasetten uzak apoli
Malum, dosyalarda adı geçiyor ve anladığım kadarı ile bunun Trump'ı yıpratacağı düşünülüyor. Trump cidden Epstein'den korkuyor olabilir mi? Yani bu adam ruh hastası manyağın teki, çıkıp dese ki "gençtim kardeşim yaptım ne var" şaşırır mısınız?

ya da Amerikalılar söylendiği gibi siyasetten uzak apolitik adamlarsa kafaya takarlar mı bunu? Nedense Trump ve ABD'nin etik/ahlak da dahil olmak üzere her konuda sınırsız olduğunu düşünüyorum.
0
eisberg
(21.12.25)
Epstein'den korktuğu yok öldü adam zaten ama çekindiği siyonist tayfa var.
Birisi ABD başkanına bunu yapıyorsa kesinlikle siyonizmle bağı vardır .
www.instagram.com

Dikkat edin, Trump İsrail'in istemediği kararlar aldığı veya alacağı zaman hemen ardından epstein dosyalarından onun da adının geçtiğinden bahsediliyor . Tesadüf değil bunlar .

Eskiden olduğu gibi siyonistlerin Ortadoğu'daki entrikaları için askeri yığınak ve yardım yapmak , hatta savaşa girmek istemiyor .
Rusya ile anlaşma , çinle mücadele , Avrupa ile gerilimler ve Güney Amerika'da özellikle Venezuela dan almak istedikleri hesaba katıldığında Ortadoğu'da yeni bir çatışma ABD yi yorar bir çok plandan geri koyar.
Kendi içlerinde de küresel takım ile çekişmeleri de ayrı konu
+3
diyecevaplandı
(21.12.25)
O dosyaların düzenlenip kamuya açıldığı çok belli kimsenin pek korkusu yok.
+1
kizil karga
(21.12.25)
bu saatten sonra , trump gey olsa gene yıkılmaz.
0
mikahakkinen
(21.12.25)
trump'in yaptigi soyledigi seylerin toplum nezdinde bir yanki uyandirma ihtimali yok. adam zaten saka gibi bir karakter. oy verenlerin akli melakeleri, mukayese yetenegi olsa orda olmazdi.
0
buenosdias
(22.12.25)
(15)

Allah'tan uzaklaştım bu aralar

etna
Beni tekrar motive edecek YouTube konuşmacıları veya videoları veya kanalları atabilir misiniz?
Beni tekrar motive edecek YouTube konuşmacıları veya videoları veya kanalları atabilir misiniz?
0
etna
(21.12.25)
biz hep uzaktık. buralarda o işlerle ilgilenen pek olmaz. 1 2 sipritüel falan var.
-1
mikahakkinen
(21.12.25)
Kısası Enbiya (Peygamberler Tarihî'ni ) oku .
-4
diyecevaplandı
(21.12.25)
Prof. Dr. Hasan Onat
Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün

Bu ikisini bul bul dinle.
-6
muhayyer divan
(21.12.25)
benaslindayohum
(21.12.25)
beyin cerrahı ismail hakkı aydın ,
+2
designer
(21.12.25)
@Bir sıcak el uzanır

Neden fişlensin insanlar? Bir şeyi anlamaya çalışmak da mı suç? Bu nasıl bir yaklaşımdır aklım almadı artık.
+3
muhayyer divan
(21.12.25)
Birkaç farklı tefsir okursan kararın netleşir, insanlar daha neye inandığını bilmiyor.
+1
kimlanbu
(21.12.25)
Doğru yoldasın koçero devamm
0
Rondak
(21.12.25)
Youtube caner taslaman videoları bilimsel ve çok derin. Tavsiye ederim.
-2
luluki
(21.12.25)
Birkaç muzaffer ozak videosu yeterli olacaktır
+1
kel aynak kusu
(21.12.25)
Nouman Ali Khan'ın tefsirleri güzel: youtube.com
0
Amaranta ursula
(21.12.25)
aslan hoca, abdullah yolcu, ebu hanzala, othman al-khamis.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
yadigar
(21.12.25)
Böyle devam et doğru yoldasın.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(21.12.25)
8:15-11:26 arası: www.youtube.com
0
yadigar
(22.12.25)
(2)

Buzluktaki pişmiş ama donmuş pizzayı?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Yarınki yürüyüşümün öğle yemeği olarak buzluktaki pişmiş ve dondurulmuş pizzayı götüreceğim. Ancaka) Pizzayı geceden çıkarıp normal buzdolabına koymak sabah alıp sırt çantasına koymak?b)Pizzayı sabah buzluktan çıkarıp sırt çantama koymak Öğlene kadar çözülür mü?c)Pizzayı sabah bu
Merhaba arkadaşlar,

Yarınki yürüyüşümün öğle yemeği olarak buzluktaki pişmiş ve dondurulmuş pizzayı götüreceğim. Ancak
a) Pizzayı geceden çıkarıp normal buzdolabına koymak sabah alıp sırt çantasına koymak?
b)Pizzayı sabah buzluktan çıkarıp sırt çantama koymak Öğlene kadar çözülür mü?
c)Pizzayı sabah buzluktan çıkarıp mikro dalgada çözüp çantaya atmak?

Hangisini yapmam gerek?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.

Edit: Chat gpt, A dedi, gemini b dedi. Annem de uyuyor.
0
Amaranta ursula
(20.12.25)
A.
0
dark and deep
(20.12.25)
C çokta mantıklı bir seçenek değil. Öğlene kadar ki o zaman aralığı pizzayı çözmeye yeter.ama çantada değil masada üstü kapalı dursun
0
diyecevaplandı
(20.12.25)
(10)

Kiraya kefil konusu

tan vakti
Selamlar, sözlük ahalisini, bir konuda görüşünüzü almak isterim. Benim 35 yıllık yakın bir arkadaşım var, orta birden beri arkadaşım ve istediğim zaman arayabileceğim ve sınırsız güvenebileceğim biri. Bu arkadaşımın maddi durumu hep kötü oldu, çocuğunun okul parasını eniştesi veriyor, hep borçta, bo
Selamlar, sözlük ahalisini, bir konuda görüşünüzü almak isterim. Benim 35 yıllık yakın bir arkadaşım var, orta birden beri arkadaşım ve istediğim zaman arayabileceğim ve sınırsız güvenebileceğim biri. Bu arkadaşımın maddi durumu hep kötü oldu, çocuğunun okul parasını eniştesi veriyor, hep borçta, borcu borçla kapatıyor, geçmişte ona iş buldum beğenmedi, birkaç kez nakdi yardımda bulundum. Bu arkadaşımın evi kentsel dönüşüme gireceği için kiralık bir ev bakıyorlar, annesinin suadiye sahilde tek başına yaşadığı evde iki yıl annesi ile oturmak da istemiyorlar. Bu arkadaş aylık 75 bine kiralık bir ev bulmuş, ev kirasını yine enişte verecek. Ev sahibi, beyaz yaka kefil istemiş. Arkadaş bana kefil olur musun diye sordu. Ben de olman dedim ve bana küstü veya konuşmuyor. Yahu bu adam borçlarından dolayı intiharı düşünüyordu, annesinin evine de gitmiyor, aylık 75 bine kiralık ev istiyor. Bana da eniştesinin ödeyeceği kiraya kefil olmak ters geldi. Sözlük ahalisine sorum: ben yanlış mı yaptım? Değilse arkadaşın iletişimi kesmesi beni çıkarına hizmet eden birisi olarak mı gördüğünü gösteriyor? Fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkürler.
+2
tan vakti
(19.12.25)
Tabi ki kefil olmamakla doğru karar vermişsin.
bu durumda seni çıkarına hizmet eden birisi olarak gördüğü sonucu çıkıyor.
+3
duyuruuser
(19.12.25)
ben de böyle birine kefil olmazdım şahsen. o zaman eniştesi kefil olsaymış.
+3
jelly bear
(19.12.25)
hiç uzatmayacağım; doğru yapmışsınız, boşverin ve hayatınıza devam edin.
+2
orient blue
(19.12.25)
Doğru karar. Ondan uzak durun .
Hayatta elinde bir şey olmadığı halde lüksünden vazgeçmeyen başkalarını da kuyunun dibine çeker .
+2
diyecevaplandı
(19.12.25)
evet eniştesi neden kefil olmuyor? günümüzde ekonomi ortada, bu ekonomide kimseye kefil olunmaz, hele anlattığınız gibi birine hiç olunmaz, doğru karar vermişsiniz.
+1
oldtimer
(19.12.25)
prensip olarak kimseye kefil olmam, borç vermem, kefil olmasını istemem, borç almam. verip kötü olmaktansa vermeyerek kötü olurum.
+3
galahad reloaded
(19.12.25)
Enişte bağdat caddesi de lüks emlakcı, ev sahibi özellikle beyaz yakalı kefil istiyormuş. Ondan dolayı benden istedi. İstemesine hadi bir şey demiyorum ama reddetmem sonrasında iletişimi kesmesi beni düşündürdü. Cevaplar için teşekkürler
0
🌸tan vakti
(19.12.25)
dogru yapmissiniz. is buldum begenmedi demissiniz zaten. cocugu olan insan is begenmemezlik yapar mi? gerekirse b*k temizlerim yine de calisirim.
+2
Sour
(20.12.25)
verip kotu olacagina vermeyip kotu ol, mottom budur. iyi yapmissin.
+1
dark and deep
(20.12.25)
Net: siktirsin.

Anlattıklarından anladığım bu ihtiyaç sahibi, zor durumda, mağdur falan birisi değil. Anasının yanında idare etmek istemeyen (bu anlaşılabilir ama) bunun alternatifi olarak da 75.000 liralık kiralık ev tutmaya çalışan adama kefil falan olunmaz. Kendisi günü gününe yaşayan, umursamaz birisi belli ki. Çoookk başın ağrırdı. Çok iyi etmişsin.

Küsmüşse küsmüş, iyi ki küsmüş. Yarın öbür gün başka bir saçmalıkla gelmemiş olur. Geçmiş olsun.
+1
lazor
(20.12.25)
(13)

Saç ektirmeyi çok isteyip de cesaret edememek; Ne yapsam?

norules
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumun
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumundan uyku pozisyonu sıkıntılarına kadar pek çok şey var.

Zahmete, zora çok gelemeyen bir insan tipiyim yani; sizce bu profilde birisi saç ektirme işine girmeli midir? "Nereden girdim ben bu işlere, Allah kahretsin ya" der miyim? Saç ektiren, ekim mevzusuna dair bilgileri olan arkadaşlar ne dersiniz?
0
norules
(18.12.25)
Biraz bekle istersen:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(18.12.25)
Gir. Eziyetsiz lezzet olmaz derler. Bir şey psikolojini olumsuz etkilemeye başladıktan sonra çekeceğin birkaç aylık sıkıntıya değer bence. Zaten ağrılı süreç max ilk aydaymış.
-1
Amaranta ursula
(18.12.25)
Arap turist gibi takilma evresi o kadar uzun degil bir de abi gozunu seveyim sanki o vakte kadar herkes seni norvecli saniyormus gibi yazmissin :D

Psikolojini bozuyorsa ama ektirmek de istemiyorsan belki baska seyleri degistirebilirsin. Kilo verme, giyim kusam, duzgun disler, belki botoks falan. Hos gerci dis de zahmetli ve iyi bir yere yaptirmak lazim dogal durmasi icin.
+1
hot potato
(19.12.25)
o sıkıntıların hepsi ilk 3-5 gün. Sonra 13-15 gün civarında kafandaki kabuklar dökülüyor ve ektirmiş görüntülü ama daha normal oluyorsun. Sonra onlar dökülüyor bir süre kel kalıyorsun. 3-6 ay arası çıkmaya başlıyor. 6.aydan sonrası güzel. (ekim bölgesi için konuşuyorum. Yanlar arkalar falan normal uzar işte normal şekilde)
0
nhk ni youkosu
(19.12.25)
Geçen yıl saç ektirdim. Açık alan genişse, ensedeki saçlar kalitesizse hiç boşuna ektirme.
0
HellKeePer
(19.12.25)
2019'da saç ektirmiştim, İYİ Kİ ektirmişim. Sadece bu kadar söylüyorum.

Yalnız çok iyi bir klinik seçmen lazım. Ya paraya kıyıp üst segment yerde yaptıracaksın, ya da hiç yaptırmayacaksın bu işin arası yok.
0
Lethe
(19.12.25)
tek derdin bu olsa keşke. bence saç ekiminin %90'ının bariz şekilde fiyaskoyla sonuçlanmasını düşün. yıllar sonra tekrar dökülmeye başlıyormuş zaten. çim adam görüntüsü de cabası.

benim de hep aklımın bir köşesinde saç ektirme fikri ama o yapay görüntü ve 1001 şikayetten dolayı sürekli vazgeçiyorum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(19.12.25)
saç ektirip de pişman olan yok. zora gelemiyorum sıkılıyorum falan demen de ergen tripleri. alışmışsınız youtube da 2x izlemeye, sıkıldığında kapatmaya, instagramda kaydırmaya, hiçbirşeye tahammül yok artık.

kalk ve google'dan düzgün biryer bul, ara ve randevu al. ayağa kalktığın an %50si bitmiş olacak sürecin. sen ayağa kalkamıyorsun daha. (motivasyon konuşması)
0
plastic_angel
(19.12.25)
ben erkek değilim ama yakın çevremde çok arkadaşım saç ektirdi . senin gibi titiz bir tanıdığım 2 hafta evden çıkmadı sadece kontrole gitti geldi . düzenli bakım ve doktorun söylediklerini uygulayarak süreci kolay atlattı .
ilk 2 gece zorlandı o kadar .
saç ektiren arkadaşlarım doğal saçlı gibiler hiç anlamazsın .
-1
devilone
(19.12.25)
bi cesaretle şubat 2025'te yaptım. geçen hafta wax satın aldım yıllar sonra :) yaptır.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Kötü saç ekimi insanı dünyanın en aşağılık insanı hissettiririr. Açık alan çoksa hiç girme. Ya da saç çizgini 18 yaşındaki gibi çizme. Daha geriden çiz, alın açık olsun. 15 yıl önce ektirdim. Şuan iğneli epilasyoncu geziyorum aldırmak için.
0
Caletti
(19.12.25)
2 haftalık sıkıntılı süreç için onlarca yıllık "kafa rahatlığı" kenara atılır mı hocam. operasyon sonuçta bu tabi yarın apandisiniz patlar, fıtığınız çıkar mecbur kalır yine bir takım post-op sıkıntılarıyla uğraşırsınız. sizin psikolojinizi ve özgüveninizi etkilemiyorsa boşverin tabi niye boşu boşuna operasyonla uğraşasanız ama etkiliyorsa değer. yalnız aşırı heveslenmeden önce iyi bir doktordan bir görüşme randevusu alın. para göz değilse karşıdaki genelde sana tavsiye veriyor. köklerin alındığı bölgeki saç kökleri çok zayıf, kafa derin hassas falan diyip iyi sonuç alma ihtimalinin düşük olduğunu söylüyorlar öyle bir durum varsa. dürüst doktor bulmak önemli.
0
semaforo de medianoche
(19.12.25)
Gerek duyuruya gelen cevaplar, gerek özelden eksik olmasınlar mesajlaştığımız arkadaşların söyledikleriyle ekim için gerekli motivasyona ulaşmama ramak kaldı diyebilirim.

Bu hayata bir kere geliyoruz, bu yaşlarımızı bir kere yaşıyoruz. Gözü karartıp girmek gerekiyor sanırım. Keşkelerle, eski fotoğraflara bakıp iç çekmekle bu hayat geçmez...
+1
🌸norules
(20.12.25)
(16)

Ünlüler neden uyuşturucudan içeri alınıyor?

bobinhoo
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
-2
bobinhoo
(18.12.25)
Olay bence medyadaki Akp-MHP kavgası, içten içe cadı avı yapılıyor, yoksa kimsenin umrunda değildi bu zamana kadar devlet bilmiyor mu ülkedeki uyuşturucu trafiğinin boyutunu.
+5
olaylar olaylar
(18.12.25)
İnsanların sokaklarda fentanil kullanıp öldüğü ABD'de bile ot taşımak suç.
-12
arbre
(18.12.25)
Asıl gündemi takip edemeyelim diye mi acaba?
+8
Mirket
(18.12.25)
Oha.
uyusturucu kullanmak suc evet. Temin etmek de suc kaninda yani cikmadi ama ustunde var. Baskasiyla paylasmak da suc. Satmak kismini anlamisiz sanirim o da suc.
Bunlarin hepsi suc. Cezalari vs. farkli.
-3
wallcan
(18.12.25)
akpnin devamlı yaptığı gündem değiştirme-gizleme hareketleri. ikinci ihanet süreci, imralı tutanakları, suriye meselesi liste uzun gizlenecek çok konu var.
+6
my fault
(18.12.25)
Medya operasyonları, futbolda bahis , ünlülere uyuşturucu..
Kısa sürede bu konuların ardı ardına birbirini takip etmesi tesadüf olmaz.
Bence de artarak devamı gelmeli bu operasyonların. Satıcı ve kullanıcılarla sınırlı olan bir şey değil .
Hak eden cezasını da çeksin .
Toplumun karşısına sanatıyla çıkan , toplumun takip ettiği, beğendiği her şey
" tertemiz " olmalı .

Özellikle gençleri ve nesli bozan uyuşturucu işinin içinde olan kâr sağlayan herkes mecliste bir yasa düzenlemesiyle vatandaşlıktan çıkarılıp yurt dışına gönderilmeliler.
Batı'da belirli yerler bu konuda daha özgür.Oraya gitsinler(!)
Uyuşturucu, basit bir mesele/suç değil. Ailelerin dağılması ve cinayetleri de hemen arkasından getiren bir şey.
Güney Amerika örneği ortada.

Bu arada Trump bu konuda çalışıyor :
tr.euronews.com
-7
diyecevaplandı
(18.12.25)
amacı gerçekten uyuşturucuyla savaşmak, kullanan/satan herkese cezasını vermekse eyvallah diyeceğim de bunun gündem değiştirme gibi koktuğunu düşünmekle birlikte, sanat dünyasına da ufaktan gözdağı verildiğini düşünüyorum.

yani politikalarımıza karşı sesinizi çıkarmaya kalkmayın yoksa böyle böyle olur gibi. ki sanat camiasında yüzdesi büyüktür kullananların. kullanmayanlarda bile bir korku havası eser şu durumda bence.
+2
Improbable
(18.12.25)
bu bir uyuşturucu savaşı kesinlikle değil.
tonlarca uyuşturucu tüketiliyor ülkede. sadece yakalanan met'ler ve diğer sentetik uyuşturucular tonlarla ifade ediliyor. yakalanmadan piyasada dolaşanlar ne kadardır kim bilir.

keza akp'li kesimde pudra şekeri oldukça yaygın. venezuela'dan peynir ve maske getiren erkam yıldırım'ın ismi sürekli zikrediliyor. kendi çapında kullananları günlerce anons etmek kolay da, erkam yıldırım'dan mehmet ağar ve mahdumlarından ve daha çeşmenin başındaki büyükbaşlara dokunmadıkça bu operasyonlar hiç bir olumlu anlama sahip değil.

laf olsun torba dolsun.

ya da ola ki çok değerli sanatçılarımızdan birileri bir cesaret "hay skym yapacağınız işe, millet aç, az yiyin millete ihanet ettiğiniz yeter" diyecek olursa demesin diye baştan bir ip çekme.
0
biseysorcaktim
(18.12.25)
Magazin dünyası ile IBB hukuksuzluğunu normalleştiriyorlar, unutturuyorlar
fetö borsasından sonra yargının bu borsaları normalleşti. Ünlüleri alıp 3-5m vereni bırakacaklar.
0
croswell
(18.12.25)
Kullanmak suç ama yatarı yok. O nedenle temin etmek, örgüt kurmak gibi yatarı olan suçlamalarla içerdeler.
-1
peki madem
(18.12.25)
Benim iceriden bir bilgim yok ama kendi yorumladigimi soyleyeyim.

Bence şöyle oldu, devlet mafyayı bitirdi ama kendisi mafya oldu. Buyuk ihalelerden falan deli haraç alıyor. Paralar da yurt disina gidiyor artik o tarafta abd mi yonetiyor kim bilmiyorum ama fena halde halkın parası soyuluyor.

Sonra bana sorarsaniz belki kaybedeceklerini anladiklarindan, belki de arsızlıklarından, yonetmenleri, ünlüleri üfürükten sebeplerle içeri almaya başladılar.

Diyorlar ki sizi cikaririz ama su kadar milyon tl vereceksin yoksa cikamazsin.

Veren cikiyor veremeyen cikamiyor. Yani artik unlulerden harac kestiklerini dusunuyorum. Yoksa bu kadar yok gezi parki, yok diploma, yok cumhurbaskanina tehdit, yok efendim uyusturucu... tum tuslara basmazlardi.

Istediklerini yaptirma yani baskilama + gundem degistirme de isin cokomeli olabilir.
+2
ananiyimioguz
(18.12.25)
Latin Amerikalılardan sonra en büyük baronlar bizde. Avrupa'ya kadar gelip burada ticaret yapabiliyorlar ve tonlarla eroinle yakalananlar Avrupa'da bile serbest. O zaman bunun satışı yasal mı oluyor? Bizler uyuşturucu kullanan biriyle whatsaptan konuşsak, başımız derde girer.
0
Kahvedesu
(18.12.25)
Millete sattığın zehir senin çocuklarına gelmeyecek mi sandın?

Haberlerde her yerde görüyoruz zaten bmw direksiyonlarinda pudra şekeri çeken a.. çocuklarını..

Mehmet akif Ersoy, rumeysa Sümeyye vs hepsi kendi çocukları aslında.

Kendi kendilerini bitiriyorlar içlerindeki Savaşla. Ülkeyi de yokusa enkaza sokarak zehirleyerek kutuplasirarak bölerek..
0
makbur
(18.12.25)
yazılmış ama ben de yazayım akapenin halkın yararına bu tarz bir operasyon yapması imkansız bu decallerin tek derdi kendi çıkarları olduğu için amaç kayyumlar, belediye operasyonları enflasyon gibi daha büyük gündemleri gölgelemek.

Mesela şehzadeler belediyesi için aday çıkarmayacaklarmış. bayrampaşada yaptıklarından sonra böyle ponçik düşüncede olmaları şaşırtıyor dimi? çünkü hesap başka. Akepe-mhp toplamı belediye meclisindeki koltuk sayısının yarısı anca yapıyor. Yani çıkartsalar da kaybedecekler. işte böyle ölüye saygılıyız imajından bile çıkar hesabı yapan iğrenç bir güruh bunlar.
+1
Kediyi üzdün
(19.12.25)
burada güzel bir video var.
www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(23.12.25)
gündem değiştirme geyikleri de bitmiyor 20 yıldır aynı terane. sanki gündem değişmeyince bir sik olduğu var.
0
Efoody
(23.12.25)
(11)

çayı şekersiz içicen agaa

Rondak
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.

acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
0
Rondak
(17.12.25)
Yuzyillardir sekersiz iciom, berbat... sekerli cok ii
-1
üğpoıuy
(17.12.25)
Hayatımda duyduğum en boş şeylerden ilk 10'a girer. Çayı şekersiz içebilen ve buna alışan insandan her kötülük beklenir.
-14
arbre
(17.12.25)
Az da olsa şeker lazım.
Bu arada kendin şekersiz çay içerken böyle tabağa sığan küçük yaramazlıklar yapmalısın :
i.hizliresim.com
+2
diyecevaplandı
(17.12.25)
Bence biz yanılıyor olamayız da siz istiyorsanız yine şekerli için
+4
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Çayı şekersiz içip yanında tatlı birşey yersen tadı güzel oluyor.
Ama light kola yanında yağlı börek yemek gibi birşey oluyor.
0
parka
(17.12.25)
olamazsın. yediğin tatlının tadı ağzında kalıyor çay içince çayla birleşiyor ondan daha güzel geliyor.

iyi çay şekersiz içilir gayet. acıysa bayattır ya da fazla demlidir içme zaten. bu arada ben de 4-5 yıldır şekersiz içiyorum ve alışılıyor bi süre sonra çok kolay biçimde. 1-2 ay sonra şekerli çay kötü gelmeye başlıyor. başlangıç olarak açık çay içilebilir.
0
jelly bear
(18.12.25)
kahve şekersiz içilir de çay pek olmuyor sanki ya.
-1
nothing in my way
(18.12.25)
Günün ikinci çay duyurusunu görmek çok hoş :D

Çay net şekilde şekersiz içilmeli, en saf ve lezzetli haline o zaman ulaşılıyor. Şekeri dayayıp şerbet gibi çay içenlerle hiç empati yapamıyorum.
0
jonas
(18.12.25)
Lezetli bir çayın asla şekere ihtiyacı olmaz. 7/10 ve altı çaylarda şekerin faydası olur. Kötü çaya şekersiz hiç katlanılamıyor. İyi çayı şerbet yapar şeker. Şerbet de güzeldir ama çay da güzeldir. Çay şekersiz içilir. (Sütlü ise şekerli daha iyi oluyor sanki)
+1
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
cayin sekerli icilmesi baska, yaninda biskuvi falan yemek baska. karsilastirma sekerli ve sekersiz cay arasinda olmali. yaninda biskuvi vs. yediginizde aldiginiz tat caydan gelmiyor ki, biskuviden geliyor. sonraki yudumlarda da agzinizda kalan tatlidan geliyor. eger hepsini katiyorsak elbette biskuvili, kekli vs cay ilk sirada olur, ama sonrasinda sekerli cay gelmez, sekersiz cay gelir. en son ise sekerli cay gelir.
+1
Sour
(18.12.25)
E, tuzluların yanında da güzel oluyor. İçine kahvaltılıklarımızı atmıyoruz mesela.
+3
auroraaurora
(18.12.25)
(1)

Sultanahmet Camii açılışında dağıtılan tesbihler

kizil sakalli sari
Merhaba,Yabancı bir kanalın İstanbul tanıtım videosunda "Sultanahmet Camii açılışında yetmiş ile camiye gelen cemaate seksen bin arası tesbih dağıtılmış" iddiasına denk geldim. Sonra internette arama yapınca karşıma bir tek şu link çıktı: https://www.instagram.com/reel/DI_gKN_ICp9/?igsh=aG8ybW1tOWVk
Merhaba,

Yabancı bir kanalın İstanbul tanıtım videosunda "Sultanahmet Camii açılışında yetmiş ile camiye gelen cemaate seksen bin arası tesbih dağıtılmış" iddiasına denk geldim. Sonra internette arama yapınca karşıma bir tek şu link çıktı: www.instagram.com

Google Scholar'da falan arama yaptım; ama bulamadım. Bunun gerçek olup olmadığını bilen birisi var mı, kaynak gösterebilir mi?

Açıkçası tesbihlerin akıbetini merak ettim, herhangi bir müzede falan saklanmakta olanları var mıdır diye, o yüzden bu kadar ilgimi çekti.

Teşekkürler.
0
kizil sakalli sari
(16.12.25)
Başta 1. Ahmed dönemi olaylarını kayda alan vakanüvislerin eserlerini gözden geçirmek lazım sanırım.
0
diyecevaplandı
(17.12.25)
(16)

Ülke gündemini takip edebiliyor musunuz?

messina123
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
0
messina123
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum ekşi sözlüğe ne yazarsanız onları biliyorum sadece
+2
devilone
(16.12.25)
Günü gününe. Etmezsem işimi yapamam.
Etmezsen yatırım yapamazsın.
Ayrıca farkındalık bir erdemdir düşüncesindeyim.
0
Mirket
(16.12.25)
2023 seçimlerinden sonra bırakmıştım, 19 mart olaylarından sonra takip edeyim dedim ancak yorucu oldu. artık etmiyorum.
+1
mikahakkinen
(16.12.25)
edip etmemek bilinçli bir tercih değil.
ben sosyal medya kullanmıyorum, arada bir burası ve ekşisözlük sadece.
ister istemez öğreniyorum gündemi.

zaman zaman gündemi takip etmemek adına ciddi efor harcıyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
etmiyorum. sözlükte, instagramda denk gelirsem ya da google'ın haber bildirimleri düşünce dikkatimi çekerse açıp bakıyorum. onun dışında asla açıp takip etmiyorum. bu ülkeden ümidim kesileli çok oldu maalesef. umurumda değil artık açıkçası. yarın şeriat geliyor deseler şaşırmam itiraz da etmem. saldım gitti.
+1
matilda
(16.12.25)
özellikle takip etmiyorum ama maruz kalabiliyoruz.
0
duyuruuser
(16.12.25)
aski memnu bittiginden beri türk televizyonu izlemiyorum. türkiye siyasetini/gündemini 2015 yazindan beri takip etmiyorum. eksi sözlük'te gözüme baslik carpiyor sadece, o da tercihimle olmuyor. sol frame'de yer aldiklari icin görüyorum. mesela bugün "16 aralik 2025 gain medya'ya kayyum atanmasi" basligi carpti gözüme, girip okumuyorum. baslik yeterince aciklayici zaten. "ayni biatci, despot bedevi zihniyeti hala at kosturuyor" diyip geciyorum. gain medya kim onu da bilmiyorum. onun yerine gidip muhabbet kusu basligi falan okuyorum.
bu gözüme carpan basliklari da cok degil en cok bir iki güne unutuyorum. türkiye'de yasamiyorum, dolayisiyla cevremde de konusulmuyor bu konular. böylece inanilmaz uzagim artik bu konulara.
2023 depreminde bir ay boyunca süreci takip ettim. son 10 senede yaptigim tek istisna oydu ama o da zaten cok olaganüstü bir durumdu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.12.25)
Ediyorum kısmen . Bizde siyasi çekişmelerin ve 3. Sayfa haberlerinin, aşk dizilerinin devam etmesinin yanı sıra BM'nin bazı kurumlarının İstanbul'a taşınması söz konusu. Ataşehir tarafının Finans merkezi olmasına yönelik faaliyetler de buna eklenebilir.

Ayrıca doğrudan bizi ilgilendirse de dış haberler bizde oldukça kısıtlı.
Yerel kaynaklara yönelmek gerek.
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
Kaptan +1
Twitterdan alternatif gündemi takip ediyorum
-1
grimavi
(16.12.25)
Meşhur bir laf var ya TR gündemini 1 gün takip etmezsen çok şey kaçırırsın ama 1 yıl takip etmezsen hiçbir şey kaçırmazsın diye. çok haklı buluyorum ve epeydir takip etmiyorum. ara ara önüme düşüyor bir şeyler, bakıyorum her şey gerçekten aynı.
+2
but that was just a dream
(16.12.25)
Ben bayağı ediyorum galiba. Mehmet Akif Ersoy olayı bayağı sıkıntılı bir mevzu mesela, haberlerde görmesem bu kadarını yapacaklarını tek başıma düşünemem. Biraz gözümü açıyor haber izlemek.
0
sekizdokuzon
(16.12.25)
Türkiye'de etmek lazım. Çünkü bak düşünsene bi ara Apo lacoste giymişti, o gün bilmeden işe lacoste giyip gittiğini düşünsene? Veya bi ara başka bi tişört fetöcülerle özdeşleşmişti. Bilmeden başına iş açma veya yanlış anlaşılma ihtimalin çok yüksek. Bu yüzden ben olsam takip ederim.
0
nhk ni youkosu
(16.12.25)
ediyorum ama artık her şeye tepkisizim. hiçbir şey için kesinlikle olmaz diyemiyorum. artık olan hiçbir şeye şaşırmıyorum. zaten görmediğimiz ne kaldı ki?
0
nothing in my way
(16.12.25)
bıraktım.
eskiden bağımsız gazetecileri takip ederdim; artık etmiyorum.
hayat kalitemde artış olmadı dersem, sağlam bir yalan söylemiş olurum.
ek olarak, artık ülkeye dair bir umudum kalmadığına yönelik de okunabilir bu tututmum.
bu memlekette, özgürlükten yana, bireyi önceleyen; devletin biz vatandaşların huzurunu ve mutluluğu sağlayan bir araç olarak yorumlayan politikaların hiç bir zaman kök salamaycağına dair farkındalığın yarattığı bir boş vermişlik hissi.
0
pangea
(16.12.25)
takip etmiyorum.
0
abelardo
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum +1
takip etmiyorum. +1
0
put it in your appropriate place
(16.12.25)
(5)

ChatGpt'ye bir şey öğretilebilir mi?

osssy
Sadece kendi hesabın için değil diğer hesaplara da etki edebilecek şekilde bir şeyler öğretilebiliyor mu? Mesela ben buranın sefiri reistir diye öğretsem, başkası buranın sefirini sorunca reis diyor mu?
Sadece kendi hesabın için değil diğer hesaplara da etki edebilecek şekilde bir şeyler öğretilebiliyor mu? Mesela ben buranın sefiri reistir diye öğretsem, başkası buranın sefirini sorunca reis diyor mu?
0
osssy
(15.12.25)
Zaten çalışma sistemi o değil mi? Yani nette böyle bir bilgi varsa onu çekip başka bir kullanıcıya sunuyor, bu öğrenme mi dersen değil tabii.
0
kizil karga
(15.12.25)
hayır sizinle olan konuşmalar için öğreniyor ama bunu genele yayamıyor.
0
matilda
(15.12.25)
yapay zeka henüz niş bir kavramken microsoft herkesten öğrenen bir yapay zekalı chatbot yapmıştı.

sosyal medya 12 saat gibi bir sürede bu robotu (ismi tay) ırkçı, anti-feminist, nazi, kaba-saba küfürbaz biri haline getirdiler.
aşırı toksik bir şey oldu.

o yüzden yapay zekalar şimdi dışarıdan gelen kontrolsüz input'ları hemen kabul etmiyorlar.

www.youtube.com

---
ama bahsettiğiniz manipülasyon şöyle mümkün;
mesela wikipedia'da istediğiniz manipülasyonu yazıyorsunuz. eğer o hatalı bilgi varolmaya devam ederse, yeni model güncellemesinde ai modelleri onu da bilgi kütüphanesine katıyor. sözde ermeni soykırımı gibi manipülasyonlar bu şekilde yapılıyor. eksisozluk hatta eksiduyuru'dan da öğreniyor yapay zekalar. buraları da okuyorlar. yapay zeka'nın tarafsız olması çok zor ve istenirse kolayca manipüle edebilir kullanıcılarını.

bir de; ai modelleri artık web'ten bir şeyler arayabiliyor. claude mesela arkaplanda brave search'ü kullanıyor.

sen claude ile konuşurken buranın sefiri kimdir ara bul bana söyle dersen, o da internette aradığında "buranın sefiri hasan hüseyindir" yazdığın websitesine girerse o bilgiyi alıp sana verir.
+2
biseysorcaktim
(15.12.25)
onu sen yapamazsın, ai botları web sitelerini gezerek bilgi topluyor.
0
duyuruuser
(16.12.25)
Aylık bilişim haberlerini tavsiyem yurtdışı kaynaklardan forumlardan izle .
Evet benim şu ana kadar anladığım yapay zeka ile hackerlik işini de devralıyor ve internette muhatap olunan kurum uygulama ve diğer kaynaklarından çok gerçekçi sahte mesajlar almaya, oltaya takılmalara sebep olacak türden yeni tuzaklar da kurabiliyor .
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+12
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(7)

Her söyleneni suçlama zannetmek

yaren
Güzel sabahlar diliyorum Bir insan, kendisine her söylenen olumsuz eleştiriyi ona yöneltilmiş suçlama olarak algılıyorsa ve doğrudan öfkeleniyorsa, üzüntüsünü öfke olarak yaşıyorsa bu insan depresyonda mıdır, ne yapsın bu şahıs? Teşhisi ne bunun?
Güzel sabahlar diliyorum

Bir insan, kendisine her söylenen olumsuz eleştiriyi ona yöneltilmiş suçlama olarak algılıyorsa ve doğrudan öfkeleniyorsa, üzüntüsünü öfke olarak yaşıyorsa bu insan depresyonda mıdır, ne yapsın bu şahıs? Teşhisi ne bunun?
-1
yaren
(13.12.25)
Depresyonda değildir ama içi çok doludur. Söylemek isteyip de söyleyemediği birçok şey vardır bence.
+1
gobekliraki
(13.12.25)
Travma tepkisi bence
+1
arbre
(13.12.25)
Çocukluğunda ufak tefek yanlışlar yaptığında çok fazla eleştiri almış ve çok ayıplanmış olarak yorumlanır genelde bu durum.
+3
yakalayamadığın.ışıklar
(13.12.25)
Eleştiri kabul edebilmek kolay bir şey değil ki. Olgunluk gerektiriyor. Yaşı küçükse, işe yeni başlamışsa, ilişkinin başındaysa ve özgüven sorunları yaşıyorsa normal değil mi?
0
gnosis
(13.12.25)
Sosyalleşsin, spor yapsın, müzik dinlesin, resim yapsın, sinemaya gitsin.
0
dolantindr
(13.12.25)
sana devamlı böyle söyleyen insanlar varsa kendi eksikliklerini sana göre tasarlayı söyleyen insanlar. ciddiye almana gerek yok ya yerini değiştir ya da çevreni.
0
evimin paspasi
(13.12.25)
Onları eskiden beri görmüş, tanımış , bilgi seviyelerini, konuları yorumlamada yeteneksizliklerini, telefonlarında izledikleri takip ettikleri şeylerin çokta IQ ya yaramadığını bildiğinden, o kimselerden kendisine daha eleştiri gelmeden çok yıllar önce onlar hakkındaki notunu vermiştir.

Ani öfkelenmesi tüm bunlardan sebep artık refleks halini almıştır.
Etki açısından sanırım yapılacak şey ise ona yakın, sevdiği sözü geçen başka kimseleri araya koymak.
(Uygun driver olmazsa aygıtta bilgisayarda çalışmaz )

Hepimiz bir bakıma öyleyiz aslında.
İyi geçinmeye çalışıyoruz çevremizdekilerle ama zarutten dolayı. Çoğunlukla birbirimizin ne mal olduğu biliyoruz. Gerçek manada sevdiklerimiz saygı gösterdiklerimiz çok azdır.
0
diyecevaplandı
(13.12.25)
(5)

düzgün silinemeyen camda kalıcı iz kalır mı

thinker and thoughtwriter
ev işlerinden pek anlamayan bir kiracıyım. dün gece bir camları sileyim dedim, iz kaldı camlarda, beceremedim yani herhalde kurutmasını. bugün tekrar silsem herhalde geçer diye düşünüyorum ama sildiğim ve zaten tek yaşadığım ve kimse görmeyeceği için tekrar uğraşmak istemiyorum. silmesem ve atıyorum
ev işlerinden pek anlamayan bir kiracıyım. dün gece bir camları sileyim dedim, iz kaldı camlarda, beceremedim yani herhalde kurutmasını. bugün tekrar silsem herhalde geçer diye düşünüyorum ama sildiğim ve zaten tek yaşadığım ve kimse görmeyeceği için tekrar uğraşmak istemiyorum. silmesem ve atıyorum 1 ay sonra tekrar camları silsem, o zamana kadar o izler kalıcı mı olur, geçmez mi yani artık hiçbir şekilde? yani özetle, cam düzgün silinemediğinde iz kaldığını biliyorum ama bu izler artık hiçbir şekilde geçmeyen izler mi, öyleyse ne kadar sürede bu duruma gelir? kiracı olduğum için evin camlarına komple zarar vermek istemiyorum. gelen cevaplara göre bugün tekrar camları silmeye bakarım ya da ertelerim.
0
thinker and thoughtwriter
(12.12.25)
Ev işlerinde benden bile cahilini görmek mutlu etti beni. Gurbet elde hemşehrimi görmüş gibi oldum.

İstediğin zaman silersin. İz falan kalmaz. Bir dahaki sefere şu ikiliyi kullan, rahat edersin.
highgenic.com.tr
www.beyondhijyen.com
+4
Mirket
(12.12.25)
Normalde kalmaz .
Cam sil veya benzeri başka bir yağ çözücü kimyasal kullanıp deneyin . Olmazsa kimyasal çözücüyü biraz sıcak su ile karıştırın az az püskürtün.
Silerken gazete kağıdı kullanın hava da güneşli ve açıksa cam arkasında dış manzara 4k HD formatında karşınızda olur.
Cam üstündeki boya gibi katı kalıntılar için de tek jiletli traş bıçağını yavaşça kullanın
+1
diyecevaplandı
(12.12.25)
camı sert bir çisimle çizmediğiniz sürece iz kalmaz. sert cisim dediğim maket bıçağı vb.


bazı izler çıkmayabilir iki cam arasnda leke kalmış olabilir veya dış cephe boyası sırasında boya damlamış ıslakken silinmiş olabilir ama bu sizi ilgilendiren bir problem değil. camı sert bir cisimle çizmeyin yeterli.
+1
Fodera
(12.12.25)
çok teşekkürler cevaplar için. aile evindeki balkon camının bir bölümünde asla geçmeyen cam lekeleri vardı, o nedendi bilmiyorum ama beni bu denli cehalete o sürüklemiş olabilir. o zaman bir iki ay sonra silerim tekrar artık camı, kalsın öyle. bu arada evdeki gömülü dolabın aynasını da silmeyi deneyip beceremedim ve o da aynı şekilde lekeli lekeli duruyor. umarım cam için geçerli olan durum ayna için de öyledir.

başka "en iyi cam silme yöntemi şu" tavsiyesi olan varsa alabilirim bu arada, yukarıdaki önerilerden birini deneyeceğim kesinlikle.

@Mirket www.trendyol.com silecek olarak şunu aldım daha yeni. herhalde senin gönderdiğin link'tekinin çok süper başka bir olayı yoktur ve bu da birebir aynı işi görür di mi :/
0
🌸thinker and thoughtwriter
(12.12.25)
Hiçbi farkı yok. Hepsi aynı onların.

Ayna temizliğinde işlem sonunda ilaveten @Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz'ın önerdiği bezlerden veya 'sihirli bez' adıyla alabileceğin bir bezle son dokunuş yapmak harika sonuç veriyor.

Aile evindeki lekenin fabrikasyon hata sonucu çift cam arasında kalmış temizlik kusuru olduğuna bahse girebilirim.
0
Mirket
(12.12.25)
(2)

Topraksız tarım uygulamaları

erty_ksk
Topraksız tarım işine ilgiliyim, baktığım okuduğum araştırdığım kadarıyla çevreci olmasının dışında çok özel bir ürün yetiştirilmiyorsa sanırım küçük hacimlerde yapılmasının pek bir numarası yok. ürünün türüne ve piyasa değerine göre belli bir hacimden aşağı üretim kendi kendine oyalanmak gibi geldi
Topraksız tarım işine ilgiliyim, baktığım okuduğum araştırdığım kadarıyla çevreci olmasının dışında çok özel bir ürün yetiştirilmiyorsa sanırım küçük hacimlerde yapılmasının pek bir numarası yok.
ürünün türüne ve piyasa değerine göre belli bir hacimden aşağı üretim kendi kendine oyalanmak gibi geldi bana. yanlış mıyım?
ilk etapta hemen bir ekonomik getiri planlamıyorum elbet ama en efektif ne şekilde başlanmalı bu işe, hobi olarak başlayıp mantığını çözüp sonra mı profesyonelleşmeli yoksa profesyonelliğe gidecek arge yi başta yapıp birden mi büyük kalşılılmalı onu çözemedim.
var mı hobi ya da profesyonel olarak bu işle ilgilenen ya da işin akademik olarak uzmanı aramızda, öğrenmek isterim.
0
erty_ksk
(12.12.25)
Önce bu tür uygulamaların ne kadar gerekli olduğunu, hangi amacı veya ideolojiyi taşıdığını araştırın.

Köyden şehire göç, insanın doğal ortamdan , topraktan uzaklaşması ve sanayileşme vs derken yenilik adı altında yapay çözüm yollarına yöneldiğinde yeni tür rahatsızlık veya problemlerle karşılaşabiliyor.
ponzi tuzağı denilen şeyler bir veya 3-5 kişilik organizasyonlarla hemen veya az bir zaman sonra fark ediliyor ama küresel ölçekteki uygulamaların ileride getirdiği sorunları anlamak için biraz daha fazla zaman geçiyor . Çünkü bu tür oluşumlara uluslararası medya desteği ve algı yönetimi büyük rol oynuyor.
(Altınsız gümüşsüz nakitsiz, kime hizmet ettiği belli olmayan kriptolu bir ticaret hayatımız bile var. Buradan kazançta sağladığınız için bizi de çok ingilendirmiyor alt yapısı
Cüzdanımız da kriptolu.
Elekrik ve İnternet tamamen gittiğinde sap gibi ortada kalırmıyız? diye bir düşünce satıyor insanı )

Videosunu şimdi bulmam imkansız ama bir konuşmada,
güneş paneli ile enerji üretimi ve kullanımı yerine daha farklı çözümler de mevcut ama bu çözümler konuşulmadı algılar bilinçli olarak farklı yönlere kaydırıldı.
Tabiki güneşin ışıklarının engellenmesine yönelik faaliyetler ve genel olarak yapay iklimlendirmenin , bulut tohumlamanın konuşulduğu şu zamanda bu anlatılanlar haliyle düşündürücü.

100 yıl kadar önce sigaranın da sağlığa faydaları(!) konuşuluyordu. Şimdiki önümüze konan yenilikler hususunda ise 20-30-100 yılı beklemek yerine hemen uyanmak gerek.

Yine bazı küresel projelerin hayata uygulanması noktasında dünyada bazı üniversiteler tarafından bilimsel(!) olarak olumlandığını gösteren yayınlar, raporlar hazırlandığını da unutmamak lazım.
Bu ne demek ?
Bilimin adeta silah olarak kullanılması demek .
-4
diyecevaplandı
(12.12.25)
Merhaba

Geçenlerde size DM den yazmıştım. Fakat sitenin güncellenmesi zamanina denk geldiği için mesaj gitmemiş.

Az önce tekrar gönderdim. Bana orada. Ulaşabilirsiniz. Size bu konuda bildiklerimi ve öğrendiklerimi paylaşabilirim
0
kaiserr76
(13.12.25)
(29)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
Bugün de buna sinir oldum :/ bacım adres veriyorum bana kargola hakkını veririm dsfdsdf

Emeğine sağlık çok da güzel olmuş bazı insanlar böyle baltalı ilah gibi. Heves kırmak için fırsat kolluyorlar
+3
kullanicadi
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
nezaketen hiçbir hediyeye laf edilmez birincisi. ayriyeten bu bir el emeği, eşdeğer her seri üretim ürününden kat kat değerli. burun kıvıranlar anladığım kadarıyla öğretmen? eğer böyleyse ülkedeki öğretmenlerin bu kadar temel eğitimden eksik olmalarına çok şaşıracağım. görgüsüz insanlar nasıl bireyler yetiştirecek? ülkede varoş çok var, o yüzden tepkiye şaşırmadım ama bu insanların öğretmen olma olasılıkları beni hayrete düşürdü.

bu arada cevabım emeğinizden bağımsız ancak fotoğraftakiler bence çok tatlı.
+1
eileengray
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(4)

Hata yaptınız mı?

michael_knight
Yaptıysanız anlatın da kendime ders çıkarayım. Siz ders çıkardınız mı?
Yaptıysanız anlatın da kendime ders çıkarayım. Siz ders çıkardınız mı?
0
michael_knight
(11.12.25)
Arabaya antifriz koymamıştım, üşengeçlik etmiştim. Blok çatlattı.
Bundan kendime ders çıkardım. Şimdiki arabaya yine koymadım 8-10 gün sonra servise gidecek diye ama gece kapalı otoparka parkediyorum.
0
🌸michael_knight
(11.12.25)
ohoooo

-fransiz lisesini kazandim, napcan ya fransizcayi diyen aileyi dinledim gitmedim.
-yurtdisina okumak icin ciktim, mal gibi donmedim
-baba meslegidir ordan bir sekilde yururuz diye ayni meslegi sectim
-universite sonrasi kariyer tavsiyesi alirken boomer tayfanin dediklerini dikkate aldim.
-master yaptim
-40 yasina gelmeden evlendim
+2
cooperr
(11.12.25)
hata yapmayan insan yoktur. ben benzer hataları defalarca yaptım ve sonucuna katlanmak zorunda kaldım. böyle böyle bu konularda ders almayı öğrendim.ha ben parlak zekalı bir inasn değilim bi kaç defa sonra ders aldım. kimisi parlak zekalıdır bir kerede ders alır. kimisi de başına geleceğini bildiği halde aynı hataları yapmaya devam eder. herkesin kendi seçimi sonuçta
0
Fodera
(11.12.25)
Maddi yardım mı yapacaksınız?
Özveriden uzak , yardım kelimesinden uzak, fakirliğin mahiyetini bilmeyen kimseler o esnada yanınızda olmasın.
Mümkünse akşam vakti yapın .
0
diyecevaplandı
(11.12.25)
(7)

bilgisayar guruları bir bakın be

OgutucuRecep
bu laptop işinden anlayan bana bir öneride bulunabilir mi acaba rica etsem?30-35k bütçe var.ortaokul öğrencisi için bir laptop lazım.işte ödev işleri var ofis programları vs.oyun vs yükleme olmayacak.ne önerirsiniz? şöyle iyi uzun giden bi 10 sene gitsin yani en azından.mac olmayacak ve 15.6 inç ola
bu laptop işinden anlayan bana bir öneride bulunabilir mi acaba rica etsem?

30-35k bütçe var.

ortaokul öğrencisi için bir laptop lazım.
işte ödev işleri var ofis programları vs.
oyun vs yükleme olmayacak.
ne önerirsiniz? şöyle iyi uzun giden bi 10 sene gitsin yani en azından.

mac olmayacak ve 15.6 inç olacak en az
0
OgutucuRecep
(10.12.25)
30 35'e çok rahat bulunur. i5 en son nesil yapıştır.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
MacBook alın ki hem uzun süre yaşasın hem de oyun oynayamasın :)
+2
michael_knight
(10.12.25)
internet bağlantısı iyiyse herhangi bir bilgisayara geforce yükleyip ayda 200 tl'ye istediği kadar oyun oynar ama.
ben ortaokulda aldığımız dell'i yüksek lisansa kadar kullanmıştım. tabi bir yerden sonra masaüstü bilgisayara dönmüştü, bir kere servise birkaç kere tamire gitti ama dönemine göre orta seviye bir bilgisayardı. son dönemde takip etmedim ama i5 bir modeli iş görebilir.
huawei matebook da iş görebilir.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
10 sene gitmesi daha çok sahibinin cihazı nasıl kullandığına bağlı .
Bendeki hala ilk kurulum win7 ile
12. senesini buldu sanırım.

Siz bütçeyi düşürün 15-20bin TL arasında bir şeye bakın .
0
diyecevaplandı
(10.12.25)
35 bin tl ye geçen gün m4 işlemcili macbook air aldım. sahibinden'de 3-4 aylık garantili cihazlar var.
+1
archmeister8
(10.12.25)
link atarsanız daha iyi olur ama şu işlemci ram vs anlayan birileri var mı:)
0
🌸OgutucuRecep
(10.12.25)
mac air, eğitim indirimli. pt com tr'den.

ama oyun oynamak ister. macte oyun iyi değil.
0
gurur
(11.12.25)
(6)

14 Temmuz 2026 da ons altının 24 bin dolar olacağı iddiası

gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
https://x.com/yatirimci_coder/status/1997893905019175086?t=G2lY_VzOJmBgRmjeDKwYRg&s=19Bu ihtimal olabilir mi sizce sayın diplomalı ve diplomasıZ ehonomisler?
x.com

Bu ihtimal olabilir mi sizce sayın diplomalı ve diplomasıZ ehonomisler?
-1
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(08.12.25)
Takvimime yazdim bekliyorum. :) Neden o tarih, rakami nereden bulmuslar. Normalde olacak sey degil, savas ciksa bile olur mu bilemiyorum. Amerikan dolari mevcut ozelliklerini o veya bu sebepten kaybederse olabilir tabii ama bence ufuruyorlar. Neyse simdi paylastiginiz linki okuyacagim. Belki fikrim degisir.
+1
mbond
(08.12.25)
Altına yatırım önemli ve hiç bir zaman demode bir yatırım olmayacak.
Adliyede yapılan hırsızlıkta bile ne derece önemli olduğu ortaya kondu(!)
Moda olan kripto , borsa , yabancı para vs. uygulamaların yapay ve algoritmaya bağlı olduğunu gözden kaçırıyoruz.
Bunlara kıyasla kimi saadet zinciri veya ponzi denen biraz daha yerel kalmış yatırım türü uygulamaları biz beğenmezken, küresel ölçekteki diğer yatırım araçlarına yönelerek bir tür ekonomik rahatlama çabası içerisine girmeye istekli bir çoğunluk var.

Şimdilerde pek bahsi geçmiyor ama metaverse de bunlardan biri.
Hıım. belki de altına yönelmişlerdir :
www.technopat.net
Bir de bu var :
selcoin.io

Mesele. altının belli bir zamanda yükselmesi değil. çünkü altın her zaman değerli.
Tabiatı gereği bu durum değişmez.
Hayat için su neyse, yatırım için de altın odur diye cevaplayalım diplomasız bir ekonomist olarak.
+1
diyecevaplandı
(08.12.25)
Diplomalı bir iktisatçı olarak cevap veriyorum.

Güzel sallamış. Okumadım gerçi çoğunu.
+1
Mirket
(08.12.25)
euroya 70 dolara 60ta deniyordu. altın patlamaz ancak bir yerden sonra en güvenilir olmaktan çıkar bence.
0
mikahakkinen
(08.12.25)
24bin çok iddialı olmuş ama trump, bizim yaptığımızı yapıp, doların değerini düşürmek istiyor. Bizdeki nebati dönemi gibi: düşük faizli, bol kredili ama sonrasında enflasyonun çok yükseleceği bir dönem.

Bunu yaparsa 7-8 bin $ rahat olur.

Elde dolar tutmamak, dolar cinsi varlıklar tutmak lazım.

.
0
kartallar yuksek ucar
(08.12.25)
Böyle bir şeyin konuşuluyor olması bile olmayacağını garanti ediyor aslında.
0
ezkaza
(09.12.25)
(6)

Antep restoran onerileri

synesthesia
2 gunlugune Antep'i ziyaret edecegim. Yemek icin mekan onerileri alabilir miyim? Asiri turistik ve populerlikten dolayi fiyatta geciren yerlerden hoslanmiyorum. Ama hala oneriliyorsa bilindik mekanlara yine de gidebilirim. Ornek: Imam Cagdas.Tesekkurler
2 gunlugune Antep'i ziyaret edecegim. Yemek icin mekan onerileri alabilir miyim? Asiri turistik ve populerlikten dolayi fiyatta geciren yerlerden hoslanmiyorum. Ama hala oneriliyorsa bilindik mekanlara yine de gidebilirim. Ornek: Imam Cagdas.

Tesekkurler
0
synesthesia
(08.12.25)
Gidemedim ama hala aklımda Baransel Kebap var. Facebook paylaşımlarına bakabilirsiniz. Adamın işine diyecek yok sesi bile Gaziantep'e özgü.
Araştırın isterseniz.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Mutfak sanatları merkezi
Dukat ve metanet- Beyran
Kaburgantep-kebab
Zeki inal- şöbiyet
Öz ikizler künefe+katmer
Kasap Halil
Çelebioğulları- baklava
Elmacı pazarı güllüoğlu- baklava

Edit: aşırı salaş (kağıt üzerinde salata yemek gibi:D) fantezileriniz varsa kasap Selçuk.
+3
Amaranta ursula
(08.12.25)
Önder lahmacun
Ayıntap baklava katmer
0
suicides underground
(08.12.25)
Kebap için lavash ciğer,
Tavuk şiş kebap için halil usta fırınlı et lokantası
Lahmacun için çıtır lahmacun
Küşleme şehri küşleme
Beyran çorba dukat
Yöresel yemekler yesemek, msm
Künefe özikizler,cumba
Baklava koçak
0
rodeocu
(08.12.25)
Şehr-i küşleme. Oy oy oy.
0
tsubasa
(08.12.25)
İstanbulda yaşıyorum
3-4 defa antep e gittik farklı yerlerde yedik.
İstanbuldaki antep sofraları antepdekilerden bence daha kaliteli ve makul.

Baklavalar hariç
+1
basond
(09.12.25)
(11)

Taşkala

michael_knight
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
Taşkala anlamını bildiğiniz bir kelime mi?
Hiç kullanıyor musunuz yoksa en son 20 yıl önce mi kullandınız?
0
michael_knight
(08.12.25)
Gırgır , şamata, argo ve alay etmekle mixlenen boş muhabbet etmek demek. Kullanmadım ama kırsal bölgelerde de çok kaldığımdan çevremdekiler söylerdi bu kelimeyi.
0
diyecevaplandı
(08.12.25)
Gaziantep'te sık kullanılıyor.
0
rodeocu
(08.12.25)
İlk kez duydum :/
0
himmet dayi
(08.12.25)
ilk kez duyuyorum
0
exlibris
(08.12.25)
Malatyalıyım çok sık kullanırız
Telaş taşkala
+1
etna
(08.12.25)
İlk kez duydum ben de
0
nundu
(08.12.25)
Sadece Malatyalılarla konuşurken kullanıyorum. 2003'te İstanbul'da ilk defa kullanmam gerekince "velvele, uğraşı, kargaşa, telaş/telaşe" gibi sözcüklerle yerini doldurmaya çalışmıştım cümledeki anlamına göre...

Antep'te de kullanıldığını öğrenmek güzel oldu. Anarya gibi. Acaba Gaziantepliler köceği de bilir mi? (bkz: köcek/#34054759)
0
yadigar
(08.12.25)
teşkale diye kullanıldığını duydum.
0
ground
(08.12.25)
hic duymadim +1
0
cooperr
(08.12.25)
10 yil once falan dersanede Hatayli bir arkadastan duymustum. Taskala yapmak mi, taskala etmek mi oyle bir sey demisti. Tassak gecme desene suna ne hanimevladisin diye cikismistim. Kufurlu konusmamak icin kelime uydurdu sanmistim. O da oyle bir kullanim var bizim oralarda demisti. Benimki de mallik, yeni bir sey ogrenince google'a yaz arastir, sorgula bari. Duyuruyu gorunce aklima geldi simdi o kelime.
+1
freedonia
(08.12.25)
Kürtçe konuşan kişiler (özellikle erkekler birbirlerine karşı) çok sık kullanılır. Benim gördüğüm.
+1
nefertarii
(08.12.25)
(9)

Tatil fotosu gösteren arkadaş

Mirabel
Arkadaşıma ziyarete gittim. Açıp telefondan japonya fotolarını gösterdi. Neredeyse 40 dk sürdü ve bitmedi. Aşırı sıkıldım ve heykel fotosu, avm fotosu, ışık, çiçek fotosu falan gösterdi. Yarısında işim var deyip çıktım. Gerçi kocasının çektiği fotoları da istedi bi de ordan gösterecekti.Devam etseyd
Arkadaşıma ziyarete gittim. Açıp telefondan japonya fotolarını gösterdi. Neredeyse 40 dk sürdü ve bitmedi. Aşırı sıkıldım ve heykel fotosu, avm fotosu, ışık, çiçek fotosu falan gösterdi. Yarısında işim var deyip çıktım. Gerçi kocasının çektiği fotoları da istedi bi de ordan gösterecekti.
Devam etseydi en az 1.5 saat sürecekti. Başta ilgimi çekti gerçekten sonra çok sıkıldım ve iş bahane edip çıktım. Ayıp oldu mu sizce? Çok sevdiğim bir kişi. Bu devirde kim kime dakikalarca seyahatte çektiği fotoları gösterir anlata anlata?
+3
Mirabel
(08.12.25)
Ayıp olmamıştır da bu tip durumlarda en iyisi çat diye konu değiştirmek veya lavabo bahane edip gitmek sonra telefonla görüşüyor gibi yapmak.
+1
gobekliraki
(08.12.25)
5-10 dk olsa neyse 40 dk uzun sürmüş tadını kaçırmış
+1
HellKeePer
(08.12.25)
Tanıdıklarla iletişimde bazı hususları gözden kaçırıyoruz. Böyle sevincini dakikalarca anlatanlardan çok parasızlığı veya hastalıklarını "uzun uzun" anlatanlara denk geliyorum. uzun uzun konuşmalarla da bu rahatsızlıklar giderilmiş olmuyor. Karşıdakinin de yapacağı çok çok tavsiye vermek
ya da üzülmüş görünmek .

Arkadaşınız anladığım kadarıyla büyük görünen ama hala içinde bir çocuk saklı. Doğrudan kendisini ilgilendiren konularda pek bütünü göremiyor ve zamanı yönetemiyor olmalı. O nedenle bir konudan diğerine geçemediğinden bir fotoğraftan diğer fotoğrafa geçiyor.
O 40 dakika oldukça uzun bir süre.
Benzeri durumda ben olsaydım arada ,
- bir bardak daha çay alabilir miyim?
- kolonya var mı ?
apartmanın temizliği, mantı tarifi gibi şeylerden bahsederdim sanırım.

Soruya cevap :
Ayıp olmadı . Onun Japonya'yı değil de misafirini düşünmesi, anlaması lazım.
Yine de size iade- i ziyaret yaptığında o kalın aile albümünü diğer odadan getirmeyin .
+1
diyecevaplandı
(08.12.25)
Ayıp olmuş. İş bahane edip çıkacağına alternatif konuşulacak konu yapılacak aktivite söyleseydin ya da boş ver fotoğrafları zaten instagram'da paylaşırsın oradan görürüm, gel şunu anlat deseydin.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
20 senedir aynı sorunlardan şikayet ediyorsun sen arkadaşlarına arkadaşların da sana alışmıştır artık ayıp olmaz.
+2
kizil karga
(08.12.25)
tamam ya yeter sıkıldım sonra gosterirsin gel bir şeyler yiyelim ya da sunu yapalım demek cok mu zordu :)
+2
koela
(08.12.25)
Bence ayıp olmamış, ben de yapardım. Hem de işi bahane etmişsin dümdüz sıkıldım da dememişsin. Sözlü olarak istediği kadar anlatsın şurda başımıza şu geldi, şöyle geleneği varmış şaşırdık, şurasına sen bayılırsın vs. gibisinden ama ekrandan o kadar uzun süre kimse katlanamaz (bu yüzden story'ler 15 saniye)
Burda sayıp sövenlere de aldırma, onlar 15 saniyelik story'leri bile sonuna kadar izlemeden kaydırıyolar.
+1
megalomaniac
(08.12.25)
görgüsüzlük bu ya. düğün fotolarını da gösterseydi. empatisiz düşük arkadaşlardan uzak dur. onun yaptığı görgüsüzlük. bir daha ararsa açma.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
Okurken darlandım 40 dk nedir 10 dk bile çok arkadaşın ayıp etmiş
+1
basond
(09.12.25)
(16)

İkinci el kıyafet alıp giyer misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(07.12.25)
Bit pazarı gezen bir insan olarak kaset cd kitap dergi dekoratif obje ıvır zıvır bir çok şey aldığım olmuştur ancak kıyafet ayakkabı asla.
Bunların tutuldukları ve satıldığı şartları görüyorum bu pazarlara boşuna bit pazarı denmiyor... Şimdi diyeceksin ben retro vintage mağazasından alıyorum onların da tanesi 5 liraya çuval çuval buralardan dolduruyorlar. Bazı kıyafet yapısı gereği yıkanmaya ya da yüksek sıcaklıkta yıkanmaya müsait olmayabiliyor ben güvenip almam büyük oranda hijyen kaygısı benimki. Alıp giyen yaklaştıran çok var bir sözüm yok ama bana göre değil.

Edit. Dolap gibi uygulamalar özellikle kadınlar bu tabuyu daha kolay aştılar gibi erkeklerde daha nadir zannediyorum mesela ceket belki alınabilir daha ileri sanmıyorum. Bir de eskiden eş dost akraba arasında özellikle çocuk genç yaşlarimizda böyle değişim olurdu ama tekstil çok daha ulaşılabilir olduktan sonra kalmadı gibi. Mesela bir arkadaşım küçük/ büyük gelen bir kıyafeti giyer misin derse yine az bir ihtimalle kabul ederim.
0
anon1m
(07.12.25)
Evet giyerim ve giyiyorum.
Bir tişört üretebilmek için o kadar çok su harcanıyor ki; kaç canlının içeceği su aslında bu. Dünyamız kaynak bakımından çok zengin değil. Üretim yapılırken ortaya çıkan atıklar, çevre kirliliği, hava kirliliği de cabası.
Bu arada bu insanları da köle haline getiriyor. Daha çok çalışıyorlar, daha az para kazanıyorlar. Birileri de daha çok zengin oluyor.
Benim montum ikinci el. Üç yıldır da giyiyorum. İnsanlara bakma sen. Buna laf eden empati yoksunu, bencil ve cahildir.
+1
rock n roll
(07.12.25)
Temizliğine inandıktan sonra giyerim .
+2
diyecevaplandı
(07.12.25)
mezuniyet kıyafetimi dolap'tan almıştım en fazla kaç kere giyeceğim diyerek. ama günlük ve sürekli giyeceğim bir şey almadım.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
ilk sahibi bildiğim bir insan ise alıp giyerim. Bilmediğim biriyse kolay kolay almam. Hele ayakkabı asla.
0
al basmadan donu var
(07.12.25)
kesinlikle giymem. pahalı diye marka ikinci elde almam onun yerine bütçemin el verdiği bir marka alırım. aynı şekilde çakma bir üründe kesinlikle almam.
elektronikte bile ikinci el tercih etmem.
-1
my fault
(07.12.25)
bizim halkin biliyorsun ki cogu monser. salcali ekmege methiyeler düzerler ama ikinci el kiyafet falan aman allah korusun.
ikinci el ayakkabi, ic camasiri, corap giymem ama temizligine inandigim kazak, polar, sweatshirt, kaban gibi kiyafetleri ikinci el de giyerim. özellikle gercek yün ya da kaz tüyü gibi hayvansal ürünle yapilmissa ikinci el olmasi daha da iyidir.
özellikle bebeklere ve cocuklara ikinci el almak cok mantikli bana kalirsa. bebegime de ikinci el kiyafet temiz olmasi kaydiyla alirim. cocukken de teyzemin kizindan bana cok kiyafet gelirdi.

bunun benim icin durumu olmak ya da olmamakla alakasi yok. kaynaklarin heba edilmesinden rahatsizim, yarattigimiz cöp daglarindan rahatsizim, bu ürünleri almak icin bir ofiste degerli vaktimi skk skk gecirmekten cok rahatsizim.
bir kitap okudum ufkum acildi diyebilecegim bir kitap yok ama bir röportaj var. ikinci ele yönelmemin en büyük sebebi pepe mujica'nin 10 sene önce izledigim su röportajidir: www.youtube.com
bu röportaji izledikten sonra saatlik olarak ne kadar para aldigimi hesapladim.
yeni bir sey almadan önce onu almak icin kac saat calismam gerektigini hesap ediyorum. hayatimdan bu kadar kaybolan saati bunun icin harcamama deger mi diye düsünüyorum. bu tutum, alisveris aliskanliklarimi tamamen degistirdi. ciddi bir yükten kurtuldum. eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
2.el deri ceket alma fantazim var. bunun dışında giymem.
0
michael harddd
(07.12.25)
Giyiyorum.
+1
peki madem
(07.12.25)
her şeyin ikinci elini alırım ama kıyafet almam. eş dost tanıdık giymişse o zaman ikinci sahibi ben olurum ama pazarda satılan ikinci el kıyafeti almayı düşünmüyorum. açıkçası çok bir sebebi yok ama sebepsiz bir prensip belki de.
0
abelardo
(07.12.25)
Ben giyerim.
0
Kahvedesu
(07.12.25)
dolap'tan giyilmemiş ya da etiketli ürün aldığım oluyor. hepsi de tarif edildiği gibi geldi şansıma. giyilmiş şeyi şöyle tercih etmiyorum; ben eşyalarıma çok iyi bakıyorum, kıyafetlerimde ip çekiği, yırtık, sökük gibi şeyler olmamasına dikkat ediyorum. olursa tamir ediyorum; iyi sonuç vermezse o kıyafetten soğuyorum genelde. (bu sebeple eşya ödünç vermeyi de sevmem.) bazı insanlar bunu hiç sallamıyor. bakıyorum kullanılmış çanta koymuş; saplarındaki deri aşınmış, her tarafından ipler sarkıyor vs. bunları incelemekle uğraşmayı göze alamadığımdan tercih etmem. bir de yıkanmayacak şeyleri asla alamam; ayakkabı, deri eşya gibi.
0
lil siztah
(07.12.25)
giyerim. yıkadıktan sonra çok problem etmem.

kendi kızıma daha çok kullanıyorum hatta ikinci el. çocuğa yeni kıyafet almak çok mantıksız gelir. bu 4. kışı daha sıfır montu olmadı, hep dolaptan aldım. iç giyim tarzı ürünler ve ayakkabı tercih etmem sadece. yani şöyle; ikinci el ürünleri alıp bakımını yaptıktan sonra satan mağazalar olsa ayakkabı bile düşünülebilir.
+1
elorelia
(08.12.25)
Para verip alma alışkanlığım yok. Abimin eşinin eskilerini giyerim. Arkadaşlardan da küçüldü, uymadı vb. denip önerilen kıyafetleri alırım. Nerede beleş oraya yerleş insanıyım. :) Genelde aldığım eşyaları tepe tepe kullanırım. Sıkıldığım tek tük şeyi değerlendirebilecek kişilerden rica edip ihtiyacı olanlara göndermeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(08.12.25)
temizliğine kullanımına gore değişir. avm de ya da giyim magazalarında deneyip begendiğimiz tüm ürünler kullanılmıs giyilmiş ürünler zaten.
0
koela
(08.12.25)
kendi aramızda takas grubumuz var, dönem dönem kıyafet, çanta, ayakkabı vb. alıp veriyoruz. küçümsemem, tuhaf da gelmez, ekonomik kaynaklar da dünya kaynakları da sonsuz değil, en azından bunu yapabiliyor olmayı önemsiyorum. ayrıca tüketim çılgınlığına da görece kapılmamış oluyoruz.
0
Phoebe
(08.12.25)
(7)

Bu kadar sahtekarlığa, rezilliğe, siyasete, kara paraya,hileye... rağmen futbol neden bu kadar ilgi görüyor?

luluki
Tek tük türk yıldız futbolcu var, topçu bile bahis oynuyor, maç satıyor....Yanii sıfıra yakın ciddiyet ve samimiyet varken, hâlâ bu ilgi alaka niye?Tuttuğum takım[ yok] bile şampiyon olsa bana sahte bi başarı olduğundan heyecan yaşatmaz.Yanii tek akıllı ben olamam değil mi? Bi yerde mi yanılıyorum?
Tek tük türk yıldız futbolcu var, topçu bile bahis oynuyor, maç satıyor....
Yanii sıfıra yakın ciddiyet ve samimiyet varken, hâlâ bu ilgi alaka niye?
Tuttuğum takım[ yok] bile şampiyon olsa bana sahte bi başarı olduğundan heyecan yaşatmaz.
Yanii tek akıllı ben olamam değil mi?
Bi yerde mi yanılıyorum?
+4
luluki
(06.12.25)
Avcı toplayıcı olarak yaşadığımız binlerce yılda erkeklerin genlerine kazınmış adına aidiyet duygusu denen bir olgu var. Erkek adam tek başına kendini güçsüz hissedip gücüne güven duyduğu bir topluluğa ait olmak istiyor. Ait olmakla övünebileceği bir güç. İçgüdüsel bir şey bu. Bu devirde de bu imkanı erkeklere futbol camiası sunuyor.
Sebep bu.

Ayrıca mesela 12 Eylül öncesi sol sağ çatışması vardı. Aidiyet solcu ve sağcı örgütlere kaymış, bu da devletin başına terör şeklinde bela olmuştu. Böyle olmasın diye devletler Futbolseverliği el altından desteklerler.

Bu konuda "Salazar'ın 3 F'si" diye aratırsanız Google'da detaylı bilgi bulursunuz.
-1
Mirket
(06.12.25)
ben de merak ediyorum buna, sık sık soruyorum bu soruyu kendime.

arada bir maça gidersin, atmosferi yaşarsın.
bazen tv karşısında kalabalık bir ortamda heyecan yaşarsın.
bu koşullarla ve az olmak kaydıyla maçları takip etmeyi anlayabiliyorum.

ancak sabah akşam spor konuşmalar; internette veya gerçek hayatta sürekli buna mesai harcamak, spor haberlerini takip etmek, futbol takımına gönül verip(?) alışverişlerinde buna göre tercihte bulunmak, başka kişilerler sırf takım farklılığı yüzünden kavga etmek akıl alır gibi değil.

alışkanlık diye tahmin ediyorum.
çoğu kişinin iki kelimeyi bir araya getirecek aklı fikri yok; muhabbet bitince ne olacak bu fenerin hali diyorlar. bence en makul açıklaması bu.
+1
biseysorcaktim
(06.12.25)
bile bile kandırılmaktan zevk alan bir topluluğuz ondan galiba. dün fifa dünya kupası kura çekimi var, trumpa barış ödülü verildi. yani tiyatro izleriz ama kral çıplak olan tiyatrolarıda izlemek salaklık. ben türk futbolunu Anelkanın elle konyaya gol atmasından sonra bıraktım.
insanları mutlu eden çok az şey var. bir yerde kazanmak ve üstünlük sağlamak istiyor. türkiye için mutluluğun formülü çok açık. gs tut, akpye oy ver.
0
mikahakkinen
(06.12.25)
Biraz daha konuyu açarsak magazin programları, temeli şehvete ve şiddete dayanan gereksiz onlarca dizi (bazısının senaryo ve kurgusunun İngiltere kaynaklı oldupuna dair yorumlar var) akşama doğru çıkan aile kavgalarını içeren yapımlar vs bir çok şey de dahil olmak üzere aslında izleyici /seyirci/takipçi olarak ne derece kaliteli(!) olduğumuzu bize gösteren hususlar .

Bunları düşündükçe ,hak ettiğimiz gibi yönetiliyoruz kaidesi akla geliyor.

Bu adama tamamen hak veriyorum :
x.com

x.com
0
diyecevaplandı
(06.12.25)
dunyanin her yerinde insanlar belirli spor takimlarina aidiyet hissedip bir community olma hissi yasiyorlar. farkli sehirler, mahalleleler birbirine saldiracagina, sehirlerin takimlari birbirleriyle spor mucadelesi verip zararsiz bir ustunluk mucadelesi kuruyorlar. sporun toplumlarin enerjisini atmasinin bir yolu olarak goruyorum. bu olmasa alternatifi insanlarin birbirine girmesi.

turkiye'de futbol olmus bu spor. amerika'da amerikan futbolu ve basketbol takimlari var. futbol cok eglenceli bir spordur bu arada. sirf populer oldugu icin, avam gorerek futbola burun kiviranlar fanatik holiganlardan cok farkli bir yerde degiller gozumde.
+1
antikadimag
(07.12.25)
hocam insanlar kurgu olduğunu bile bile yarışma programlarını izliyor ve heyecanlanıyor. Kimin kazanacağı önden belli senaryo gibi yazılmış show programlarını "aaaaaa" diyerek şaşırarak izliyorlar.

Futbolda da aynı durum.

daha iyi alternatifleri bilmiyorlar. Türkiye'de alman ligi kalitesinde takım var da millet mi izlemiyor?

ha talep eden var mı? O da yok.
0
anten
(07.12.25)
Şahsen dünya futbolun evirildiği durumdan hiç memnum değilim, hatta şikayetçiyim ama gel gör ki vazgeöiyorum.
0
put it in your appropriate place
(07.12.25)
(3)

LG TV’de ses birden gitti?

hadi ya la
LG televizyonumda bir ses sorunu yaşamaya başladım. TV çalışırken bir anda ses kesildi ve ne yaptıysam geri gelmiyor.Sorunun kaynağını anlamak için şunları tek tek denedim, maalesef sonuç alamadım:- Mute/Ses Seviyesi: Ses kapalı değil, seviye normal.- Kaynak Değişimi: Normalde Android Box ile HDMI ü
LG televizyonumda bir ses sorunu yaşamaya başladım. TV çalışırken bir anda ses kesildi ve ne yaptıysam geri gelmiyor.

Sorunun kaynağını anlamak için şunları tek tek denedim, maalesef sonuç alamadım:

- Mute/Ses Seviyesi: Ses kapalı değil, seviye normal.

- Kaynak Değişimi: Normalde Android Box ile HDMI üzerinden kullanıyorum. HDMI kablosunu söktüm, normal uydu yayınına (TV moduna) geçtim, yine ses yok. Smart TV uygulamalarında da ses yok.

- Sıfırlama: Ses ayarlarını menüden sıfırladım.

- Tüm kabloları söktüm, fişten çekip 1 gün bekleedim tekrar taktım ancak sonuç aynı.

- Menüden Ayarlar > Destek > Ses Testi kısmına girdiğimde TV'den test sesi gelmiyor ve ekranda ekteki uyarı çıkıyor: "Yardım için LG müşteri hizmetleriyle iletişime geçebilirsiniz."

Model: 55LM860V, Sürüm: 04.62.13

Bu durumla daha önce karşılaşan oldu mu? Sorun yazılımsal mıdır yoksa anakart/ses çipi mi yanmıştır? Servise gitmeden (veya yüksek anakart değişim ücreti ödemeden) deneyebileceğim başka bir yöntem (harici hoparlör bağlama vb.) var mıdır?

Tecrübesi olanların yardımını bekliyorum. Teşekkürler.
0
hadi ya la
(06.12.25)
Bir çözüm değil ama kulaklık taktın mı?
0
kisa
(06.12.25)
Yorumlarına bir göz atın:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(06.12.25)
Üç gün sonra kendi kendine düzeldi, çok ilginç.
0
🌸hadi ya la
(06.12.25)
(6)

Türkiyede sıfırdan bir şehir kurulabilir mi?

messina123
Her detayıyla baştan aşağı kurgulanmış sıfırdan bir şehir. Özellikle iç anadolu’da bomboş topraklar var. Hong kong veya singapur gibi tüm yatırımı bu şehire aktaracaksın. Sanayiyi falan komple bu bölgeye taşıyacaksın. Nüfusu ne olursa olsun trafik vs sorunu olmayacak. Bu mümkün mü
Her detayıyla baştan aşağı kurgulanmış sıfırdan bir şehir. Özellikle iç anadolu’da bomboş topraklar var. Hong kong veya singapur gibi tüm yatırımı bu şehire aktaracaksın. Sanayiyi falan komple bu bölgeye taşıyacaksın. Nüfusu ne olursa olsun trafik vs sorunu olmayacak. Bu mümkün mü
0
messina123
(06.12.25)
Artvinin yusufeli ilcesi baraj yapimi dolayisiyla sular altinda kalacagi icin sehri yeni bastan bir tepeye kurdular. Fyi
+2
üğpoıuy
(06.12.25)
Kurulur kurulmasına da tam olarak amaç ne?
Kalkınmaysa devlet dış yatırımı özendirmek için isterse yurtdışından firmalara istediği yerde imtiyaz sağlıyor: Arazi, vergi indirimi, vb. veriyor zaten. Kaldı ki şehir dediğimiz şey bağlantılarıyla var; mesela Sinagpur veya Hong Kong bulundukları nokta itibariyle ticari açıdan avantajlı konumdalar. Denize, hammaddeye, uluslararası ticaret yollarına vb. erişimi olmayan şehrin pek bir kıymeti yok.

Amaç insanların rahatıysa daha da saçma; ülke 80 milyondan fazla vatandaşa sahip, bu şehirde yaşayacakların özelliği ne de diğer şehirlerde çekilen çilelerden azadeler?
0
salihdt
(06.12.25)
Bu kadar boşa giden paraya ve kaynağa bakıldığında her türlü kurulur.
Ancelikle amacı belirlemek lazım.
Bu arada işin uluslararası boyutuna göre dışarıdan da destek gelir.

Bomboş topraklara kurulacak bir şehir yerine biraz hazırdan örnek verecek olursak şu sıralar İstanbul'un ilerleyen zamanlarda finans merkezi olabileceği de konuşuluyor.
Bu ne demek ? Aslında çok şeyin değişmesi demek ama özelde kısmi bir tanım yaparsak,
sadece savaş sebebiyle zor durumda kalan fakirlerin değil zenginlerin de mal varlıklarıyla göç etmesi demek
0
diyecevaplandı
(06.12.25)
Şehir değil, köye de razıyım ben, kurulsun gider otururum valla.
+1
antihero
(06.12.25)
belarus üzerinden örnek vereyim ;-) sen bir ülkenin başkanı olsan, bolluk içinde yaşasan, kapında milyonlar kuyruk olsa bu tarz şeyleri mi düşünürsün yoksa iktidarda kalmak için o milyonları açlık sınırında yaşatıp futbol siyaset gibi şeylerle hayatlarını mesgul edip olan düzeni mi devam ettirirsin?

kurulacaksa da para eden yerlerde %1lik kesimi zengin edecek şekilde kurulur.
+2
plastic_angel
(06.12.25)
para varsa her şey kurulur.
0
mikahakkinen
(06.12.25)
(6)

eyt sizi de çıldırtmıyor mu?

0zlem
yanımda çalışan 46 yaşındaki kişi çift maaş alıyor ve benden daha az iş yapıyor. bu zoruma gidiyor. bu yüzden iş bırakılır mı?
yanımda çalışan 46 yaşındaki kişi çift maaş alıyor ve benden daha az iş yapıyor. bu zoruma gidiyor. bu yüzden iş bırakılır mı?
+1
0zlem
(05.12.25)
bırakılmaz. onun aldığı emekli maaşı seninle ilgisi yok ki, primini doldurmuş hak kazanmış almış emekli maaşı farklı bişey, eyt olayı bambaşka saçmalık.
zoruna gitmesinde haklısın benimde yanımda herşeyi bana soran bi bebe benle aynı maaşı alıyor, cv'si bomboş mesela ön lisans mezunu saysam bitmez. şirketlerde bu gibi durumlar oluyor ama yanındakinin devletten aldığı ek maaş senin sinirini bozmamalı, belki senden düşük maaş veriyordur şirket ?
+1
eja
(05.12.25)
aynı unvandaysanız, aynı görev ve yükümlülüklere sahipseniz sizden daha fazla maaş alması anormal. işverenle konuşacaksanız. ama farklı görevlerde iseniz çok çalışan çok kazanır diye bi kural yok ki iş hayatında. bunun için iş bırakılmaz.

çift maaş alıyor olması da sizinle alakalı bi durum değil.

gereksiz şeyleri kafaya takıyorsunuz. işinizden memnun değilseniz değiştirmeye bakarsınız. yanınızdaki insanın geliri sizi bu şekilde etkilemiyor olmalı. aldığı emekli maaşı da yüksek değildir zaten.
0
elorelia
(05.12.25)
Çift maaş almasının, erken bir yaşta seçim rüşvetiyle rant elde etmesinin birey bazında değil toplumsal açıdan size (ve hepimize) etkisi var. Bu seçim rüşvetinin maliyetini -diğer bir çok saçma şeyle beraber- ülkece fakirleşerek ödüyoruz. Paramızın değeri düşerek ödüyoruz. Enflasyonla ödüyoruz. Emeği geçen ve bundan çıkar sağlayan hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum.
0
mesuta
(05.12.25)
ben de alıyorum çatır çatır yiyorum valla.

başkalarının aldığı maaşa hasetle bakmayıp bu enerjinizi kendi maaşınızı ve gelirinizi arttırmaya yöneltirseniz şirinleri görebiliyorsunuz.
+5
galahad reloaded
(05.12.25)
'Niye bu çukurdayız' demeyip, 'yanımdaki niye benden bir tık yukarıda' konusuna takıldığımız sürece o çukur her geçen gün derinleşecektir.
+5
Mirket
(05.12.25)
Özelde bu şekilde değil ama genel olarak düşündüğümde eyt oldukça gereksiz ve tam anlamıyla devletimize yük olan bir durum. Maalesef buna siyasi çekişmeler neden oldu.

Böyle şey olacağına hazırdaki emeklilere anlamlı bir zam olsaydı daha güzeldi.

İş bırakma sebebi de birilerinin faydalandığı bir durum üstünden değil, daha farklı ve anlamlı sebeplerle olmalı .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.