Giriş
(15)

kuzum ve tatlım hitabı

yenibirgüzelnick
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
çevremdeki eşlerin birbirlerine iki hitabı kullandığını hiç duymadım açıkçası. çoğunlukla 'aşkım' diye diye geziyorlar. örnekteki iki laf da daha çok 50+ teyzelerin genç kızlara hitabı vibe'ı veriyor bana. dolayısıyla oyum cringe'den yana.
bir ex bana arada 'gülüm' diyordu (ismimle falan alakalı değil). o zaman çok komiğime gidiyordu ama çaktırmıyordum. fakat ne yazık ki dilime yapıştı; şimdi yeğenlerime kullanıyorum arada :/
0
lil siztah
(29.04.26)
Cringe.

Basbasayken dersin ama baskalarinin yaninda bu iletisim tarzi cok kötü duruyor.
-2
Purple life
(29.04.26)
@lil siztah, gülüm hitabı kütahyada çok yaygın. hem de erkekler birbirine söyler :D bu sevimli bence kötü değil.
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Güzel sözün kötüsü olmaz.
+2
kizil karga
(29.04.26)
@yenibirgüzelnick, ona bakarsanız kuzum ve tatlım da birilerine sevimli geliyor muhakkak ki söylüyorlar, ama bana kalırsa cringe. gülüm'de de arabesk bir hava var bence :)
ismin suyu mu çıktı yahu :/
+2
lil siztah
(29.04.26)
kuzum cringe

tatlım okey
+1
jülsezar
(29.04.26)
aşkitoşkooo gibi bir şey harici hiçbirini cringe bulmuyorum. her şeye triggerlanmamak lazım öyle. olum bu cümlede neden 2 tane ecnebi kelime var bunları türkçesi ne :D
+2
neira
(29.04.26)
cute bence
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
eski türk filmlerindeki gibi mi kuzum hehehe

bana biraz samimiyetsiz geldiler ama neden olmasın
0
art cat chocolate
(29.04.26)
kullanılan hitaptan çok kullanırkenki samimiyet önemli. kimisinde çok yapmacık durur, kimisine oturur. mesela ben kuzum değil de guzum derim, eşimin de çok hoşuna gidiyor. buna dışarıdan birileri değil, hitabın muhatabı karar vermeli bence.
+1
faberkastelli
(29.04.26)
@faberkastelli +1 aynı şeyi demeye gelmiştim.

Herkes karakterine uygun konuşup role girmediği sürece cringe olacak bir durum yok bence de.
0
akhenaten
(29.04.26)
Cute ikisi de
0
pembediken
(29.04.26)
tatlim daha cute:)
0
acelaacedebela
(30.04.26)
Kuzumu bir arkadaşım kullanır, kendisi çok samimi harbi bir insandır o nedenle o hitabı seviyorum ben. Tatlım nedense dublaj Türkçesi gibi geliyor bana. Ahh tatttlıımm diye orijinal ağız hareketine uygun olsun diye yayarak söylenen şekli ile geliyor kulağıma. Bendeki izlenimler bu şekilde.
0
peki madem
(30.04.26)
very cute. ama kadınların birbirine tatlım demesi genelde pasif öfke taşıdığı için biraz samimiyetsiz geliyor.
+1
buenosdias
(30.04.26)
(10)

binadaki işletmeden gelen yağ kokusu

art cat chocolate
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.

buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız diyor.

ben 10 yıldır bu binadayım. çevrede çok esnaf var yemek yeri var yani. karşımda tostçu var. hiçbiri böyle kokmuyor. yani anlatılmaz yaşanır bir yağ kokusu. evime eşyalarıma sindi yemin ederim. ayrıca astımım da var öksürmekten mahvoldum. taşınabilsem taşınırdım.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
Yönetici sorumluluktan kaçmış resmen. Ne demek belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız? Belediyeden çevreyi kirletme izni mi almış? İşletme izni almış olabilir. Doğru dürüst havalandırma yapacak. Etrafa koku yaymayacak şekilde filtreleyecek. Dev gibi restoranlardan gram yağ kokusu çıkmıyor. El kadar yerden nasıl o kadar koku çıkar diye beldiye gelip inceleme yapacak gerekirse ceza kesecek ama o işletme bu havalandırma sorununu çözecek. Belediyeye şikayet edin direkt.
+2
himmet dayi
(29.04.26)
yönetici şimdi işletmeyle konuşmuş, beni aradı. benden başka şikayet eden sadece 1 kişi olmuş. daire sahiplerinden izin almışlar gıda olduğunu söyleyerek ve ona göre işletme açmışlar. ben kiracıyım, hiç haberim olmadı bu işten. çözülmesi kolay değilmiş, masraf gerekirmiş vs. izinleri de almışlar belediyeden.

valla mahalle yemekçi dolu, dönerciler kebapçılar var, ev yemekçileri var. her gün önlerinden geçiyorum. hiç böyle kokmuyor. 1 odalık bir alan bu işletme gerçekten küçücük ama çok kötü yağ kokusu geliyor.
0
🌸art cat chocolate
(29.04.26)
düşük kalite yağ kullanıyor ya da kullanırken yağı yakıyor belli ki.
ALO 174 Gıda Hattı varmış. Arayın, gelip incelesinler.
0
lil siztah
(29.04.26)
"Çözülmesi kolay değil, masraf gerekir"

Bunu söyleyerek zaten bir usülsüzlük olduğunu da itiraf etmiş oluyorlar. Kusura bakmayacaklar da bu işe girerken onu düşüneceklerdi. Masraf gerekiyorsa o masrafı yapacaklar. Kimse o yağ kokusuna maruz kalmak zorunda değil.
+3
himmet dayi
(29.04.26)
Dükkanın ayrı bacasinin olması lazım eğer yoksa zabıtaya şikayet edin
+1
mirty
(29.04.26)
Chat GPT CEVABI:

Bu durum “katlanmak zorundasın” denilecek bir şey değil. Özellikle sağlık (astım) etkileniyorsa, hukuken de teknik olarak da çözümü var. Ama gerçekçi olalım: bu genelde tek adımda değil, birkaç yoldan aynı anda ilerleyince çözülür.
Şunu net söyleyeyim:
Belediyeden ruhsat almış olmaları = her şeyi doğru yaptıkları anlamına gelmez.
Koku, duman ve filtre konusu ayrıca denetlenir.
🔴 Asıl sorun ne?
Senin tarif ettiğin şey çok büyük ihtimalle:
Yetersiz baca sistemi
Ya da filtre (karbon + elektrostatik) eksikliği
Ya da baca çıkışının yanlış yerde olması
Yani teknik olarak düzeltilebilir bir problem.
Zaten diğer esnafta olmamasının sebebi de bu.
⚖️ Hukuki olarak hakkın var mı?
Evet, hem de güçlü şekilde.
Türk hukukunda:
“Komşuya zarar veren kullanım” yasaktır (kat mülkiyeti + borçlar hukuku)
Koku, duman, gürültü → “rahatsızlık” sayılır
Sağlığı etkiliyorsa (astım) durum daha da ciddileşir
Kiracı olman hiçbir şeyi değiştirmez. Hakların var.
🧭 Ne yapabilirsin? (En etkili yol haritası)
1️⃣ Belediyeye şikayet (en kritik adım)
Bağlı olduğun ilçe belediyesine:
Zabıta
Çevre Koruma Müdürlüğü
şikayet et.
Şunu özellikle söyle:
“Yoğun kızartma kokusu var”
“Filtre/baca yetersiz”
“Evime doluyor, sağlık sorunu yaşıyorum (astım)”
👉 Bu çok önemli:
“koku ölçümü / baca denetimi talep ediyorum” diye özellikle belirt.
2️⃣ CİMER’e yaz
Belediye bazen ağırdan alır.
CİMER’e yazarsan:
Dosya resmi kayda girer
Belediyeye geri yönlendirilir ama daha ciddiye alınır
3️⃣ Sağlık boyutunu vurgula
Astımın olduğunu mutlaka belirt.
Mümkünse:
Devlet hastanesinden “koku tetikliyor” şeklinde bir rapor alırsan
→ Bu iş çok hızlanır
4️⃣ Yöneticiye tekrar baskı (ama doğru şekilde)
Yönetici yanlış söylüyor.
Şunu net söyle:
“Bu durum kat maliklerine zarar veriyor”
“Baca ve filtre uygun değilse müdahale etmek zorundasınız”
Yani konu:
“izin aldılar” değil
“şu an kurallara uygun mu?”
5️⃣ Son çare (ama güçlü): Sulh hukuk / ihtar
Eğer düzelmezse:
Noterden ihtar çekilebilir
“rahatsızlığın giderilmesi” davası açılabilir
Bu noktada genelde işletme geri adım atar çünkü:
Filtre sistemi kurmak, dava ile uğraşmaktan daha ucuz
🧠 Pratik kısa çözümler (geçici)
Bunlar çözüm değil ama seni biraz rahatlatır:
Cam tarafına karbon filtreli hava temizleyici
Kapı altına izolasyon fitili
Aspiratör filtresi takmak (pencereye yakın)
Ama bunlar sadece “idare eder”, sorunu çözmez.
💬 Açık konuşayım
Bu tür küçük işletmeler bazen:
Masraftan kaçmak için filtre takmaz
Ya da “idare eder” diye geçiştirir
Ama seninki normal değil.
Senin söylediğin seviye → denetimlik durum
İstersen
Senin adına:
�⁠Belediyeye yazılacak net bir şikayet metni
�⁠CİMER başvurusu hazır metni
hazırlayayım. Direkt kopyala-yapıştır yaparsın.
Bu iş çözülebilir, yalnız değilsin bu konuda.
-3
anaphylacticshock
(30.04.26)
Kısaca:

Doktordan astım raporu alın.
Belediyeye yazılı olarak şikayet edin ve bu raporu da sunun.
Belediyeye şikayetin hemen ardından cimere de başvurun ki kayıt açılsın.

Bunlar yeterli olacaktır.

Gene de olmazsa noterden ihtar çekin.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
belediyeye e-şikayet ettik(yönetim), gelip havalandırmasını kontrol ettiler ve yükümlülük dışında kullanım var diye hava filtresini mi ne değiştirttiler, belediyeden yazı geldi ilgilendik çözümler tebliğ edildi diye..
0
eja
(30.04.26)
Düzelmedi diye bir daha başvurun o zaman.
Gürültüden falan şikayet etseniz desibel ölçümü yapılır da koku olayı sıkıntı.
Kokuyu objektif olarak değerlendirecek, ölçüm yapacak bir cihaz yok galiba.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
herkese teşekkürler. ben de belediyeye şikayet ettim. genel olarak her şeyleri uygunmuş. sadece aktif karbon filtrelerinin kullanım ömrü dolmuş. tutanak tutup değiştirmeleri için resmi süre vermişler.

umarım zor bir yaz geçirmeyiz apartman olarak. herkes panjurlarını kapatmış resmen binada. bir de tek cephe olunca gerçekten çok zorlanıyoruz.
+2
🌸art cat chocolate
(02.05.26)
(5)

iş başvurusu yaptığınız şirket

plastic_angel
herhangi bir ön görüşme yapmadan doğrudan bir e-posta atsa ve 3 gün içinde bir ödev tamamlamanızı istese ne derdiniz? Bu yaklaşım normal mi?Ödev: Appstoredan ürünü indir. Detaylı şekilde incele. Gelir elde etme sürecindeki en büyük problemi tespit et ve çözüm önerisi geliştir.
herhangi bir ön görüşme yapmadan doğrudan bir e-posta atsa ve 3 gün içinde bir ödev tamamlamanızı istese ne derdiniz? Bu yaklaşım normal mi?

Ödev: Appstoredan ürünü indir. Detaylı şekilde incele. Gelir elde etme sürecindeki en büyük problemi tespit et ve çözüm önerisi geliştir.
0
plastic_angel
(28.04.26)
önceki işime bu şekilde girmiştim. önce test sonra case yolladılar (0 öngörüşme) case yolladıktan sonra beğendikleriyle görüştüler. ama sanırım size kendi işlerini yaptırmak istiyorlar şu an. benimki uydurma veriyle yapılması istenen bir çalışmaydı.
+1
pide
(28.04.26)
Öncelikle birine "Hadi bana bunu yap gönder" demek etik değil zira o kişinin zamanını hiçbir bedel ödemeden talep etmiş oluyorsun.
Diğer yandan bunu yüzlerce binlerce adaya demediklerini varsayıyorum zira birilerinin o çözüm önerilerini değerlendirmesi lazım, eh öyleyse insanlarla 15 - 20 dakika da olsa görüşme ayarlamak daha sağlıklı.
Ha yok "Biz bunu herkese yolluyoruz, sonra AI değerlendiriyor" diyor da olabilirler ancak muhtemelen bu çözüm önerisini getirecek aday da AI kullanacağı için çok da bir şey değişmiyor herhalde. Sıfıra sıfır, elde var sıfır...
+2
salihdt
(28.04.26)
oyun-app-yazılım sektöründe bunu isteyen şirket çok. portfolyon olsa bile istiyorlar.

ben de bu işime case yaparak girmiştim. ancak kısa bir görüşme yapılmıştı en azından öncesinde.

gel zaman git zaman şimdi o caseleri değerlendiren kişi oldum geçenlerde. kendi alanımda yani sadece. benden önce ik değerlendiriyor, onlardan ayrılanları bana atıyorlardı. yoksa tüm caselera bakacak zamanım olamazdı ki bu haliyle bile çok zamanımı yiyordu.
0
art cat chocolate
(28.04.26)
üşenmezsem yapıyorum bu tarz şeyleri.
0
jelly bear
(28.04.26)
normal değil.

muhtemelen acil işe almaları gereken bir durum var. hızlıca yapıp gönderirim ben olsam.
0
babilfish
(28.04.26)
(6)

Çevrenizdeki insanlarla samimiyetinizin azaldığı dönemler oldu mu?

mahmuttt
İşte iş çevreniz ve aile yaşamınızda eşinize karşı samimiyetinizin azaldığı zamanlar oldu mu? daha az konuşma, konuşulacak konu bulamama, uzaklaşma vb. Bu durum normal mi? Ve neden olur sizce?
İşte iş çevreniz ve aile yaşamınızda eşinize karşı samimiyetinizin azaldığı zamanlar oldu mu?

daha az konuşma, konuşulacak konu bulamama, uzaklaşma vb.

Bu durum normal mi? Ve neden olur sizce?
0
mahmuttt
(21.04.26)
ilişki dinamik bir şey bir arkadaşın senden daha yakın, kolay ulaşılabilir ve daha çok vakit geçirebileceği birini bulduğu zaman elbette seninle etkileşimi azalır.
0
duyurukullanıcısı
(21.04.26)
Oldu, kırgınlık, keyifsizlik, normal
-4
arbre
(21.04.26)
hayat yoğunlaşınca oluyor böyle şeyler. kafa dolunca, rutinden sıkılınca, ortam değişince, yeni insanlar tanıyınca...
0
art cat chocolate
(21.04.26)
ben değişip onlar aynı kalıyor ya da onlar değişip ben aynı kaldığımda samimiyet ve iletişim azalıyor ve hatta bitiyor. 20 küsur senelik çok ahbabımı çıkardım hayatımdan.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
Kısmen oldu .
Temel sorun güvensizlikten kaynaklıdır. Özellikle iş yeri gibi her ay bir maaşa veya kariyer, üstlerden destek gibi menfaate dayalı birlikteliklerin olduğu yerlerde.

Mesela bir sorun olur ama kimse başım ağrımasın diye lafını etmez. Bu sorun veya sorunlar rutin olarak tekrarlanır.
Bir şekilde sen, yaşanan olayı sorunları dile getirirsin ama bu kez de olaya bizzat şahit olanlar , bilenler destek vermez susarlar . Çünkü onlar iş arkadaşı görünümlü birer koyundur. Diğer gerçek koyunlardan tek farkları ahırda değil iş yerinde yanı başımızda bulunmalarıdır.
İşte bunlar diğer hakiki koyunlardan farklı olarak suya götürüp susuz getirilecek adına da iş arkadaşı dediğimiz kimselerdir.
İş arkadaşlığı kavramı burada bu tipler için fazla gelir.
Daha kısıtlı bir ifade olarak "iş yerinden tanıdık" demeliyiz.
Bu kesimin iş yerindeki arkadaşlıktan anladığı tek şey : çay kahve içilirken, yemek yenirken çeşitli hobilerden veya maçtan, maddi sıkıntılardan, krediden, alınacak yeni bir eşyadan bahsetmek, bazen çeşitli şakalarla gülüşmekten ibarettir. Mesai sonu da kimse kimseyi kolay kolay aramaz.

İşte böyle anlarda samimiyet azalmakla kalmaz adeta yok olur ve bu zamanlarda kendi kabuğuna çekileceksin.
Ayda bir altın veya paraya dayalı gününüz mü var? Hiç düşünmeden ondan da çıkın.
Sürekli maddi sıkıntısı olan biri mi var ? ondan da uzak durun. Bir süre sonra kesinlikle borç isteyecektir.
+3
diyecevaplandı
(21.04.26)
evet tabi ki.
üniversiteyi farklı şehirlerde okuyunca kafa yapımızın, hayat görüşümüzün, ilgi alanlarımızın iyice uzaklaştığını fark edip görüşmeyi bıraktıklarım oldu.
senede 2-3 defa yüz yüze, birkaç kere mesajlaşıp görüşünce çok zaman birbirimizi hayatlarımızdan haberdar etmekle yetindiklerimiz var.
aynı çevreyi paylaşıp yoğunluklardan, hayat gailesinden dolayı samimiyetin azalarak bittiği kişiler var.
evlenip yuva kuranlar, kurmakta olanlar var onlarla haliyle daha az görüşülüyor ama arayıp saatlerce konuşabiliyoruz.
çok normal. benimkiler biraz bütün çevremden farklı bir şehirde yaşamakla ilgili ama buradaki çevremin çoğunu da o şekilde daralttım maalesef.
0
black holes in the sky
(21.04.26)
(8)

Bebek arabası

rahmi pinkfloydoglu
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Travel sisteme ihtiyacım var galiba.Bütçe max 30000.
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Travel sisteme ihtiyacım var galiba.

Bütçe max 30000.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(19.04.26)
art cat chocolate
(19.04.26)
Önce önerilerimi siralayayim :) sonra kendi kullandigim arabayi linklicem ama milyorluk markalardan degil

* hafif olmasi cok onemli
* tek elle acilip kapanabiliyor olmasi COKK onemli
* kompakt olmasi iyi olur
* iki yone de donebilir olsa iyi olur (ilk 2 ozelligi iptal ediyor sanirim bu)
* sürüş konforu... kolay manevra yapabilmesi iyi olur
*tam yatis pozisyonu iyi olur
* puseti ek aparat olmadan oturtabilmek iyi olur
*iki yone kullanimi yoksa gozetleme penceresi bulunsun (belki hepsinde vardir bilmiyorum)

Benim kullandigim *iki yonlü kullanim haric tum kriterleri sagliyordu. Kabin boy ayrica
www.e-bebek.com

Ek: linkledigim iki yone dondurulemiyor ama ilk 3_4 ay kullanacagin puset ebeveyne donuk sekilde takiliyor tek hamleyle . Sonra zaten bebek buyudugunden cok sorun olmadi yuzunun bize donuk olup olmamasi
+3
üğpoıuy
(19.04.26)
Sağlıkla gelsin inşallah.

Tavsiyem kesinlikle hafif ama dayanıklı olması. Tek ele açılıp kapanması çok önemli. Estetik özellikleri inanın önemsiz. Tavsiyem maxi cosi veya bugaboo. Hele yurtdışından alabilirseniz tadından yenmez
+2
wild honey suckle
(19.04.26)
Soruya kaynak yapabilir miyim müsaadenizle?

Kraft, kanz ve prego markaları iyi midir?
0
Hallegadola
(19.04.26)
Hayırlı olsun. Genel olarak bir heyecanla herkes uçup kaçıyor ama ben Chicco goody plus aldım, 2 senedir kullanıyorum, her ihtiyacımı karşıladı. Temel motivasyon taşıma ve katlama kolaylığı ve hafiflikti. Ayrıca kolay gelsin, kendine araba alacak olsan daha az kafan karışırdı:)

* Bugaboo ile benzer ama daha iyi söylediğim model. İngilizler test yapmıştı. Youtube'da vardır.
** Türklerin yapıp Almanca isim koyup sattığı markalardan uzak durdum.
+1
prole
(19.04.26)
cybex eezy s twist 2. biz memnunuz. öne ve arkaya dönebilmesi çok rahat. kolay acılıp kapanabiliyor. bir de bununla uyumlu puset/ana kucagı da almanız lazım yenidoğan dönemi için.

yolculuk için daha hafif ve küçük tekerli modeli de(libelle?)aldık sonradan. çok sarsıldığı için iade ettik, diğerinden devam ediyoruz iki bucuk yıldır.
0
unalub
(20.04.26)
mamas papas flip xt kullandık biz 9-10 yıl önce. mis gibiydi. kullanması çok pratikti. üstüne de başka bir marka ana kucağı vs almıştık.

bebek arabası hala duruyor, uygun bir fiyata vereyim size. gayet temiz
0
co2s2
(20.04.26)
Chicco One4Ever Lounge
0
rayde
(20.04.26)
(2)

Ev kedimizin derisindeki şu izler nedir, mantar mı ?

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhaba arkadaşlar. British golden cinsi 1.5 yaşında dişi kedimiz var, Badem.6 aylık kızımız Gözünü ayirmiyor Badem'den, kahkaha atıyor onu her gördüğünde. Eşim malum tüy dökülmesi durumundan dolayı sahiplendirelim diyordu ama ben ikisinin iletisimi açısından birlikte büyüsünler istiyorum. Çok dire
Merhaba arkadaşlar.
British golden cinsi 1.5 yaşında dişi kedimiz var, Badem.

6 aylık kızımız Gözünü ayirmiyor Badem'den, kahkaha atıyor onu her gördüğünde. Eşim malum tüy dökülmesi durumundan dolayı sahiplendirelim diyordu ama ben ikisinin iletisimi açısından birlikte büyüsünler istiyorum.

Çok direndim son raddeye kadar ama tüy dökümü çok yogun olunca mecburen kısırlaştırma sonrasında traş da ettirdim 2 hafta önce. İlk günler stresli olduğu belli oluyordu ama çabuk alisti yeni haline.

Bu sabah tesadüfen Bademin kuyruğunda ve üst kısmında şöyle bir şey gördüm ;
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com

Sırt kısmının yakın çekimi bu da;
i.hizliresim.com

İlk başta bir yere sıkışmış olabileceğini düşünmüştüm ama detayli inceleme sonrasında şunu görünce durumun daha farklı bir şey olduğunu anladım;

i.hizliresim.com

Mantara benzettim ben, nedir sizce, öneriniz nedir, ne yapmalıyim ? Bebeğe zararı olur mu bunun ? Şırnak'ın mahrumiyet ilçelerinden birinde yaşıyorum, veteriner imkanlarımiz da kısıtlı. Şu an için ne yapmalıyım sizce ? Bulaşıcı bir şey değildir umarım, tedbir amaçlı yine uzak tutuyorum bebegimizden ama aynı evin içindeyiz sonuçta. Sorun olur mu sizce?

Tecrübeli arkadaşlar yazarsa çok sevinirim.

Not:Aşıları tam .
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.04.26)
dünkü şu duyurudaki bilgiler işinize yarayabilir. özetle doktorun görmesi lazım. anlattığınız durumda, bebeğin gelmesi, traş vd sebeplerle stres reaksiyonu veriyor da olabilir gibi görünüyor. tabi tedavisini yine doktor bilir. geçmiş olsun.

www.eksiduyuru.com
+1
lil siztah
(18.04.26)
doktor değilim. mantara benziyor evet ve mantar insanlara bulaşabilir. acilen veterinere götürün bence.
+2
art cat chocolate
(19.04.26)
(8)

Sürekli ev sahibi para istiyor

messina123
Cidden artık daraldım. Yok diyorum 3 gün sonra yine yazıyor. Sürekli 2-3 yollaya yollaya kiradan düşüyoruz. Mesajına dönmezsem arayıp rahatsız ediyor. Çok sinir bozucu bir durum. Ben bu adama karşı ne yapabilirim?
Cidden artık daraldım. Yok diyorum 3 gün sonra yine yazıyor. Sürekli 2-3 yollaya yollaya kiradan düşüyoruz. Mesajına dönmezsem arayıp rahatsız ediyor. Çok sinir bozucu bir durum. Ben bu adama karşı ne yapabilirim?
0
messina123
(18.04.26)
Param yok diyebilirsin.
Israrlı aramalar ve mesajlardan da engelleyerek kurtulursun. 2-3 gün sonra engeli kaldırırsın.
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.04.26)
Böyle darlayan tiplerde param yok demek = şu an param yok, olduğunda veririm olarak anlaşılıyor.

Sizin yapmanız gereken şöyle bir şey; "Hesabımı kitabımı aylık yapıyorum, bu planda sizin kiranız da var. Bunun dışında sizden gelecek spontane bir masrafı karşılayacak lüksüm yok, bundan sonra 100 kere daha isteseniz 101. kere sorduğunuzda yine olmaz diyeceğim, onun için lütfen artık sormayın. Bu kadar ısrarcı olunmaz."
+5
akhenaten
(18.04.26)
Programını yapıp “Şu zaman şu kadar ödeyebilirim” diyerek tarih verir ve o tarihte söylediğini ödeyebilirsen sakinleşir muhtemelen.

Param yok dediğin zaman sen üstüne su iç diye de anlaşılabilir.

“Şu kadar zaman hiç param olmayacak” desen de olur. Alıyorsa da canını alsın artık.
+1
lazor
(19.04.26)
kirayı geciktirdiniz de onu mu istiyor? yoksa kirayı önden mi istiyor? ne için para istiyor?
0
art cat chocolate
(19.04.26)
Kirayı önden istiyor ama son iki üç aydır böyle
0
🌸messina123
(19.04.26)
birkac sefer iyi niyetle odeme talep ettiniz gonderdim ama bu benim odeme planimi bozuyor bundan sonra boyle bir rica ile gelmeyin kabul etmeyecegimi pesinen soyluyorum kirayi gununde alirsiniz sizde odemelerinizi buna gore planlayin diyip konuyu burada kapattiginizi soyleyin ve kararli olun
+1
tahtakafa
(20.04.26)
vadeyi bozup verebilirim ama 10 verirsem kiradan 9 düşerim de.
Başka türlü anlamaz.
0
burfak
(20.04.26)
para biriktirmeye başlayın, yakında evi satılığa çıkarabilir. Belli ki mali kontrolü zayıf.
0
anten
(20.04.26)
(10)

100 ton elmayı nereye nasıl satalım?

günaha davet
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
0
günaha davet
(15.04.26)
100 ton ürünü zincir markete satabilirsin sanırım en kolay oralarla bi görüşün bi şekilde.
+1
jelly bear
(15.04.26)
hiç anlamam bu işlerden. aklıma dimes, cappy falan geldi.
0
art cat chocolate
(16.04.26)
Çiftçimiz 100 ton ürün üretiyor, ama alıcısı kim; kime, neden üretiyor bilmiyor. Fantastik gerçekten :)
+14
synesthesia
(16.04.26)
Daha önce bir tanıdığım Hatay’daki bahçelerinden 100+ ton nar sattı. Marketlere satmak o kadar kolay değil. Meyve suyu için alanlar da fiyatı öldürüyor. Çevredeki tüccarlarla konuşacaksınız, herkes birbirini tanıyor. Bir bahçeden alan diğer bahçeden de alıyor. Tanıdığım mesela çok iyi fiyattan Zaho’dan gelen tüccara verdi. Irak’a göndermiş oldu. Size tavsiyem dalından vermeniz, kendileri toplayıp kasalasınlar. Siz bu işi yapacaksanız yevmiyesiyle kasasıyla çok masraf çıkıyor. Ürünleri tutmak için soğuk hava deposu da gerekebiliyor. Dalda veya yerde kalan çürükleri de meyve suyu fabrikalarına satabilirsiniz (herkese not: hazır meyve suyu içmeyin :) )
+8
eileengray
(16.04.26)
halcilerle konuşun. onlar ya gelip toplarlar ya da anlaşırsınız kamyonlarla toplarsınız.
+1
ground
(16.04.26)
Facebook'ta meyve sebze, elma alım satım grupları var .

O elmalar dün ekilip hemen anında meyve vermedi . Çiftçi biliyor ama uğraşmak istemiyor ama işi havale ettikleri araştırıyor işte bunda da tuhaf bir şey yok.
+2
diyecevaplandı
(16.04.26)
Batı asya, Asya, kafkaslar , Afrika iş adamları derneklerine sorun talep var mı diye.
Normalde yetkililer yurt dışına pazar aramaya çıkarlar bizimkiler borç aramaya çıkıyor. Arap ülkeleri muhteşem bir pazar AB oraya tarım ürünleri satıyor.
+2
hebanon
(16.04.26)
soğuk hava deposuna kaldırıp sezon sonunda daha karlı satılabilir.
ihracat en güzeli.
+2
rhan
(16.04.26)
çiftçimiz 100 ton üretiyor, nereye satacağını da gayet iyi biliyor. fakat olay o değil arkadaşlar. sizce elma bahçesi olan bir kişi malını hale, toptancıya, markete satabileceğini, üretimden sonraki prosesin ne olduğunu bilmiyor mudur? elma dediğin hıyar gibi her sene yeniden ekilip tek mevsim meyve veren bir ürün değil ki adama ilk defa 100 ton ürün almış da ne yapacağını şaşırmış, bilmiyor muamelesi yapıyorsunuz.

evet halciye toptancıya veriyorsun ama adam kilosuna 5 lira veriyor. ama tezgahtaki elmaya bakıyorsun, 80 lira. çiftçi o kadar üretiyor, topluyor, riske giriyor, parayı halci kazanıyor.

adamcağız da demiş ki çocuklara, al bu elmayı, halciyle toptancıyla beni uğraştırma, toptan veya perakende fiyatına sat, sen de kazan, ben de kazanayım.
+4
kibritsuyu
(16.04.26)
hepinize teşekkür ederim
0
🌸günaha davet
(18.04.26)
(3)

Instagramdaki ai videolar nasil yapiliyor

Kittie
Kolay ve ucretsiz uygulamalar var mi (en azindan bir sure ucretsiz, ama kolay olmasi sart). Hangilerini onerirsiniz.Tek karakter olacak yapmak istedigim sey. Ve konusmayacak. Sadece hareket edecek. Arka planda bir mekan olacak ve o mekanda bi seyler yapan bir karakter gibi dusunebilirsiniz.
Kolay ve ucretsiz uygulamalar var mi (en azindan bir sure ucretsiz, ama kolay olmasi sart). Hangilerini onerirsiniz.
Tek karakter olacak yapmak istedigim sey. Ve konusmayacak. Sadece hareket edecek. Arka planda bir mekan olacak ve o mekanda bi seyler yapan bir karakter gibi dusunebilirsiniz.
0
Kittie
(15.04.26)
CapCut ai tavsiye ederim. Ama ücretli sanırım.
0
jackyr
(16.04.26)
kling ile yapıyorlar. kling 2.6 harika. her yerde onu öneriyorum. :d veo 3 de iyi tabii.

ne yazık ki ücretsiz değil. kaliteli ve kolay olanlar hep ücretli. kaliteli modeller ne istediğinizi daha iyi anlayıp üretiyor.

ayrıca video üretirken önce görselini üretip sonra onu videolaştırmak, istediğinize daha yakın sonuç verebilir.
0
art cat chocolate
(16.04.26)
direkt video yapan yapay zekaya prompt girmek yerine, başka bir llm'e yapmak istediğinizi anlatıp, teknik bir promt alıp öyle ilerleyin.
0
brkylmz
(17.04.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(11)

Is gorusmelerinde yas irkciligi yasiyor musunuz

Kittie
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.35 ustune is yok mu artik?
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.
35 ustune is yok mu artik?
0
Kittie
(14.04.26)
Ben yapıyorum yaş ırkçılığı. Ekibin yaş ortalaması 27-28'ken aralarına abi abla almamayı tercih ediyorum. Ekip çalışmasının önemli olduğu işlerde sosyal uyum önemli.
-24
Bruce
(14.04.26)
35 dediginiz yas daha calisma hayatinin yarisi bile degil. Bircok meslekte daha en verimli senelere ulasilmamis bile. 55 deseniz anlarim da 35 yasta kimseye yas sebebiyle ayrimcilik uygulandigini görmedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
Çoğu durumda belirli bir yaşın üstü görüşmeye dahi çağırılmıyor… 35 de yönetici olmayan pozisyonlar için çok ileri bir yaş.

Kendim, bu hususta mağdur eden değil yaşından ötürü mağdur olmuş birisiyim. Ama gerçek de bu.
-2
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
Ayrımcılık daha doğru bir ifade ve evet sıklıkla karşılaşıyorum. 35 yaşına dek hiç çalışmadım. Bu da garip karşılanıyor. İK uzmanları da neticede birer personel ve kendilerince en güvenilir kişiyi seçmeleri gerekiyor. Üniversiteyi hemen kazanmış ve bitirmiş "normal" birisini arıyorlar. Ayrıca bu "normal" profildeki kişiler daha kolay yönetilebilir çünkü normların içinde kalagelmişler. Piyasa normu fazla mesai yapıp ücret almamak, yıllık izin kullanmamak, sözlü tacizi sineye çekmek ise normallerin bunları kabullenmesi daha muhtemeldir. Yani eğer yaşınıza denk bir deneyiminiz yok ise bu zekanız, sosyal ve/veya analitik kapasiteniz gibi konularda aleyhinize varsayımlar yapılması demek.
+1
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Batuhanolabilir: mezuniyet sonrasi 1,5-2 sene bostum, o ise gir, bu ise gir sonra bir alani sevdim ve araliksiz calistim. Oyle cok fazla sirket de degistirmedim. Ama deneyimi biraz az olsun ama genc olsun deniliyor diye hissediyorum. Linkedinden basvurdugum islere girenlere bakiyorum da oradan bu cikarimi yapiyorum. Parayi bile az tutuyorum mecbur artik. Ama yok. Hayretle bakiyorlar sanki is aramak ayipmis gibi belli bir yas uzeri icin.
0
🌸Kittie
(15.04.26)
Ben yaşıyorum. Senin yine iyi bir geçmişin var. Biz a101 e girsek de a101 tecrübesi var diye bizi istemez. A101 örnek burada. 35 üstüysen çöpsün gibi bakıyorlar.
+1
Kahvedesu
(15.04.26)
is basvurularindan geri dönüs almadiginiz icin bunu yasa vurmak sacma. CV'niz nasil, motivasyon mektubunuz nasil, basvurulara göre adapte ediyor musunuz, egitiminiz nedir (BOUN farkli, Kars Üniversitesi farkli), simdiye kadar tek bir is yerinde uzun calismis olmus cok da aranan bir özellik degil artik, oradan neden ayrildiniz, diger islerden aldiginiz referanslar nasil, CV'niz ATS-friendly mi gibi sebeplere konsantre olun önce.
HR dedigin cogu yerde gerizekali isler yapar, calistigi firmanin isinden anlamaz cogu, o sebeple patrona aptal gibi gözükmemek icin artik cogu yerde CV'leri LLM'e sokuyorlar, ellerine verilen özellikler CV'de yazmiyorsa sizi eliyorlar en bastan. Mesela: Data Manager ariyorlar diyelim, siz Data Analyst olarak calismissiniz ve Data Steward belgeniz var ama "manager" görmedigi icin daha CV'de eliyor sizi cünkü HR amk. cok azi kafasini kullaniyor ama kullanani da sahiden anliyorsun, isinde harika oluyor. neyse belki bunun üstünden prompt injection ile gelmeyi deneyebilirsiniz. kendi icinde riskler barindirsa da.

ayrica piyasa kötü. 100 yere basvurup tek yerden pozitif cevap alirsiniz artik ama 100 ise 1 senede degil, bir ayda basvuracaksiniz. cok kompakt. bir de piyasa phantom job ile dolu. alim yapmiyor ama is ilanini kaldirmamis ya da tek amaci CV toplamak, firmada calisanlari, bakin yerinize yenisini ariyoruz diye korkutmak amacli vs.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
valla ben yaşımdan dolayı iş bulamadığımı kimseye inandıramıyorum:) başvurduğum işler herhangi bir yetenek gerektirmeyen işler ama onlarda bile yaşıma takılıyorlar. neymiş bu yaşa kadar nasıl çalışmamışım. olan olmuş ne yapalım amk. o yaşa kadar çalışmadık diye ömür boyu çalışmayalım mı. böyle diye diye 40 yaşına kadar gidicez sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.04.26)
kesinlikle ayrımcılık var. yakında 30 olacağım. tipim küçük gösterdiği için belki birkaç yıl yırtarım bundan diye umuyorum. gerçi deneyimimi görünce de elerler.

benim sektörüm ve meslek grubumda 35 yaş ve üstü kişiler çok nadir görülüyor. 45 ve üstü hiç yok hatta. o yaşlara geldiğimde ne yapacağım bilmiyorum.

şu an şirketimde 40 yaşında bile kimse yok. ne yazılımcılar, ne tasarımcılar, ne pazarlamacılar, ne proje uzmanları... (finans ekibi hariç)

sebep ise çok maaş vermek istememeleri. yaş arttıkça deneyim artıyor ve haliyle yüksek maaş isteniyor. bir de gençleri daha kolay manipüle edip köle gibi çalıştırabiliyorlar. ben de mesleğe ilk başladığım yıllarda köle gibi çalıştım yıllarca. ayrıca genç çalışan daha enerjik olur, işini hevesle yapar algısı da var tabii.

bankalar ve holdinglerde bu durum geçerli olmayabilir ama çoğu özel sektörde durum bu. çok şirket değiştirdim, hepsinde durum böyleydi.
0
art cat chocolate
(15.04.26)
evet yaş ayrımcılığı var. işe alımlarda da var. başka yerlerde de var.

iş görüşmesi için çağıran o tipler cvlere doğru düzgün bakmıyor bile. sırf görüşmüş olmak için, çalısıyor görünmek için öylesine çağırıyorlar. nasıl olsa çağırılan kişi ayaklarına gelmiş oluyor.
0
abelardo
(15.04.26)
35 erken ya daha. ama 50 uzeri bitik maalesef. ya c suite'e dogru gideceksin ya da evde torun seveceksin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(5)

Nikah+kokteyl organizasyonu (4 saat) için müzik planlaması

duguit
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civ
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civarı olur. İlk 2 saat karşılamaydı nikahtı (takı olayını da halletmek gerekecek) vs bir şekilde geçer, kandaki alkol miktarının artmasıyla birlikte kendi seçtiğimiz şarkılarla 1-2 saat dans etmek gibi bir plan var. Bu durumda canlı müzik yapan bir gruba gerek var mı yoksa dj olsa yeter mi? Bize dj daha mantıklı geliyor şarkıları kendimiz seçeceğimiz için. Ama canlı müzik olursa daha mı eğlenceli olur ya da daha tamamlanmış bir etkinlik gibi hissettirir acaba, bilemiyorum.

Genel olarak ikimiz de ilgi odağı olmayı sevmiyoruz, nikah töreni dışında gözlerin yalnızca bizde olacağı şeyler olmaması için uğraşıyoruz. Ama bir yandan da akmayan, cansız bir organizasyon olmamasını istiyoruz. Nasıl yapalım?
0
duguit
(12.04.26)
ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için 400 kişilik eğlence bana biraz garip geldi :d

sanırım iki tarafın da aile ve akrabaları, kokteyle katılacak kadar modern tayfadan. bunu ben de isterdim. ne iyi aileleriniz var yahu. benim baba tarafı malum...

ben, düğün ve türevlerinden hiç hoşlanmayan, çok kalabalık bir grupta ilgi odağı olmaktan zerre haz etmeyen biri olarak, hiçbirini yapmazdım. :d takı ise asssla yapamayacağım bir şey.

bir öneri: sadece kardeşler, kuzenler ve arkadaşlardan oluşan küçük bir grupla, yatta dj ve alkol eşliğinde eğlenilebilir.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
ekleme: o 400 kişi sanırım takı için isteniyor :d

nikahtan sonra da takı takılabiliyor, belediyenin nikah salonunda yani. kuzenim yapmıştı. hemen ardından sadece gençleri toplayıp daha rahat bir eğlence oluşturabilirsiniz.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
@art cat chocolate, valla bize kalsa 150 kişi yaparız takı umrumuzda değil ama bizim taraf çok kalabalık, babam ve annemin sadece kardeşlerinin toplamı 18. Bu durumda 400 iyimser bile kalıyor.

sade bir nikah ve sonrasında gençlerle eğlence düşündük de onun için de 2 organizasyon gerekiyor ve asıl bu durum takı toplamak için yapılıyor izlenimi veriyor. “Gelin nikahta takı takıp gidin biz gençlerle eğleneceğiz” demek gibi.
0
🌸duguit
(12.04.26)
arkadaşlar ilgi odağı olmayı vs bu kadar abartmayın. normal bi düğün yapın geçin. zaten akraba olmayan insanlar ayıp olmasın diye gelip, ayıp olmasın diye takı takıp gidecekler. emin olun kimsenin umrunda değilsiniz. yakın akrabalarınız da zaten eğlenmesine bakıyor. 3-4 saatlik bi olayı bu kadar abartmayın. ne canlı müziği. düğün yapılan yerin elemanı zaten çiftetelli vs çalıyor sonra halay isteyen olursa halay da çalıyor en son 3-5 dıptıs demet akalın çalıyor bitiyor evli evine köylü köyüne.
0
Sadece soruyorum
(13.04.26)
biz geçen kasım ayında nikah ve sonrasında yeni nesil meyhane tarzı bir yerde 10-15 kişilik arkadaş grubumuzla eğlence tarzı bi şey yaptık, gayet keyifliydi. Yaz aylarında olsa biz de tekne kiralama gibi bi olay düşünmüştük ama kasımda arka tarafımız donar diye ona yanaşmadık xd. Mekan kiralayıp kokteyl yapacak kalabalık da olmayınca daha önce başka bir arkadaşımızın nikah eğlencesinde gördüğümüze benzer bir mekanda kutlayalım dedik. Şarkıları kendimiz seçemedik hâliyle ama oldukça keyifli geçti.

Bizim davetli sayımız azdı, altınını takacak olan nikahtan sonra belediyenin nikah salonunda taktı. Hiç insanlara ayıp mı oldu diye de düşünmedik yani. Çok kalabalık değildi bizim nikah. Düğün yapsak da daha fazla kişi gelmezdi muhtemelen. Düğün olsa gelirdim de nikahta aman kim uğraşacak diyip gelmeyen vardıysa da çok tınlamadık açıkçası :) Bence çok ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için en ideali gün içinde nikahı kıyıp akşam saatlerinde de gerçekten samimi olduğunuz genç ekiple ufak bi kutlama yapmak. Hem herkes eğleniyor ve iyi hatırlıyor hem de çok göz önünde olmayabiliyorsunuz da :D. Çok yakın aile büyüklerine ayıp olur derseniz de onlarla bir akşam yemeği belki organize edilebilir nikahtan önceki ya da sonraki akşam.
0
nundu
(13.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(5)

Kedi Teli/Filesi

crinix
Merhaba, kedim balkondan bakınmayı seviyor ama kuşlara atlayacak diye korkuyorum.Bunun için kiracı olduğum evin balkonuna file/tel yaptırmak istiyorum.Balkonum şuradaki gibi: https://hizliresim.com/110dmcgL şeklinde 190x190. Tırabzandan tavana yüksekliği 165 cm.Bunun için opsiyonlarım ve fiyat aralı
Merhaba, kedim balkondan bakınmayı seviyor ama kuşlara atlayacak diye korkuyorum.

Bunun için kiracı olduğum evin balkonuna file/tel yaptırmak istiyorum.
Balkonum şuradaki gibi: hizliresim.com
L şeklinde 190x190. Tırabzandan tavana yüksekliği 165 cm.

Bunun için opsiyonlarım ve fiyat aralıkları neler bilmiyorum.
Sürgülü/açılır-kapanır olması da gerekmiyor. Kedi olur da kuşlara atlamaya çalışırsa, düşmesini engelleyecek bir şey yeterli olur.
Dolayısıyla güvenlikten ödün vermeden basit ve ekonomik bir çözüm arıyorum.

Ne önerirsiniz? Yaklaşık ne kadar tutar?

Teşekkürler.
0
crinix
(07.04.26)
matkabın var mı? kullanabiliyormusun, toplamda 500 liralık şeyi 3 bin 4 bine yapıyorlar.
trendyoldan kedi filesi al ama şuna dikkat etmen lazım bazıları incecik oluyor yamuk yumuk gönderiyorlar.
şunu 480 tl ye almışım 2023 yılında şimdi 2k olmuş :/ demekki 5-6k civarına takarlar. (resimde dikkat edersen fileler kalın, ince olanlar ip gibi oluyor sağlam olsada takmak çok zor oluyor)
www.trendyol.com

birde şundan alıcaksın ; duvar delip dübelle bunu takıp fileye geçireceksin.
www.trendyol.com

filenin kenarlarındanda aradan kaçmasın diye plastik çamaşır ipleri gibi halat ip geçireceksinki kancaların araları mesafeli olduğu için gergin dursun.

emin ol çok kolay yaparsın erkek gücü olmadan bile kolayca yapılıyor.

geçen gün bizimki cama kuş gelmiş asla atlama huyu yoktur bi baktım laps diye kendini sama vurdu göya kuşu yakalicak camda tel file olmasaydı düşünemiyorum ne olurdu :/

eğer dersen ben bunu yapamam parası neyse vereyim yaptırayım hem fileci hemde pimapenci numarası verebilirim kendi yaptırdığım. pimapenli birşey yaptıracaksan plastik kedi sinekliğinden yaptır baya sağlam bişey
0
eja
(07.04.26)
www.instagram.com

tüm pencerelerime ve balkon kapıma buraya yaptırmıştım. 3-4 yıl oldu hala sağlamlar.

fiyat çok değişmiştir siz bir sorun. hatırlamıyorum zaten.
0
art cat chocolate
(07.04.26)
Bildiğim kadarıyla balkon için en ekonomiği kedi filesi oluyor. Kendin yapabilir misin bilmiyorum ama profesyonellere bu işi bırakırsan onlar çok iyi ve gergin yapacaklardır. Fiyat konusunda bilgim yok. Sadece şunu belirteyim; mümkünse siyah ya da koyu renkli bir iple yapılmış file öneririm. Beyaz olunca özellikle üzerine güneş/ışık vs. düşünce dışarıyı göremiyorsun. siyah filede bu sorun olmuyor.

Bahsettiğim şey şu videoda daha iyi görülüyor: www.instagram.com
0
himmet dayi
(07.04.26)
www.instagram.com

4 sene önce buraya yaptırdım. Hem sizinki gibi bi balkona, hem de birkaç pencereye. Koca adamlar fileye asılıp test ediyorlar zaten gayet sağlam. Hiç de yıpranmadı. Çok memnunum. Balkon için o zaman 1300 TL ödemişim.

Kedi sahibi herkes için kamu spotu: Lütfen file yaptırın, benim kedim sakin, atlamaz falan demeyin. Veterinerler düşme vakaları gelmeye başladı diyor şimdiden.
0
bxgx
(07.04.26)
buradan yaptırdım ben de bugün.

cevap veren herkese teşekkürler.
0
🌸crinix
(16.04.26)
(3)

istanbul eskişehir hızlı tren bilet durumları?

late viper
istanbul eskişehir hızlı tren için bileti önceden mi almak gerek? bir sabah kalkıp gitmeye karar versem, bostancı istasyona inip ilk trene bilet alabilir miyim?
istanbul eskişehir hızlı tren için bileti önceden mi almak gerek? bir sabah kalkıp gitmeye karar versem, bostancı istasyona inip ilk trene bilet alabilir miyim?
0
late viper
(01.04.26)
iş gidiş-dönüş saatlerinde bulamayabilirsiniz. önceden almakta fayda var.
+1
lil siztah
(01.04.26)
biletler 2 hafta önceden açılıyor ve hızlı tükeniyor. hele ki bayramlar ve okul tatilleri zamanları...
+2
art cat chocolate
(01.04.26)
Öyle yaparsanız belki son dk iptal bileti bulabilirsiniz ama çok zor. Bir de çok erken ilk sefer boş olabilir.
-1
duhan
(02.04.26)
(3)

antidepresan, uyku ilaci ve yurtdisi tatili

baldur2
recete ile gitsem ulkelerin genel tutumu nasil oluyor? ulkeye sokabilir miyim? doktordan ekstra yaziya vs gerek var mi?
recete ile gitsem ulkelerin genel tutumu nasil oluyor? ulkeye sokabilir miyim? doktordan ekstra yaziya vs gerek var mi?
0
baldur2
(01.04.26)
ülkeye göre değişir. örneğin japonya için bir aylık ilacı götürebiliyormuşsunuz. bazı ilaçlar haricinde. yasaklı ilaçlar için buradan aldığınız reçete işe yaramıyor, gitmeden en az bir ay önce japonyadan bir belge almanız gerekiyor.

özetle gideceğiniz ülkeye göre araştırın.
0
inheritance
(01.04.26)
havayolu da yazı isteyebilir onu da arayıp sorun
0
art cat chocolate
(01.04.26)
Her ülkenin farklı kuralları var genelde kendi ülkesinde reçeteli satılan ilaçlar için reçete istiyor ülkeler.
Ama şimdiye kadar çevremde veya internette başka bir ülkeye kendi kullanımı için (mesela bir aylık) ilaç getirdiği için başına iş gelen hiç görmedim. Belki de ben bilmiyorumdur.
-1
michael_knight
(01.04.26)
(4)

yağlı saç şampuan önerisi

passione
yağlı saç tipi ince,kırılgan saç tipi için şampuan öneriniz var mı?şampuan serisi de olur, saça iyi gelir dediğiniz bir yöntem, maske,krem varsa o da olur.teşekkürler.
yağlı saç tipi ince,kırılgan saç tipi için şampuan öneriniz var mı?
şampuan serisi de olur, saça iyi gelir dediğiniz bir yöntem, maske,krem varsa o da olur.
teşekkürler.
0
passione
(01.04.26)
chatgpt'ye sordum

• tek ürün alacaksan → Elseve Hydra Pure
• çok hızlı yağlanıyorsa → Yves Rocher
• nazik/doğal içerik istiyorsan → Organicum

www.watsons.com.tr

www.yvesrocher.com.tr

www.dermoeczanem.com
+1
art cat chocolate
(01.04.26)
İlk yıkamada Bıttım gibi bir sabunla deneyin. 2. Kez şampuan kullanın. Geç yağlandırıp dökülmesi azalıyor.
-1
duhan
(01.04.26)
kadın mı erkek mi?

Kerastese ürünlerini tavsiye ederim.

www.kerastase.com.tr
www.kerastase.com.tr

şampuan olarak da
www.kerastase.com.tr
www.kerastase.com.tr
0
gabe h coud
(01.04.26)
benim saçım gün aşırı yağlanırdı, bi vesileyle eliminasyon diyeti yapmam gerekti, gluten ve şekeri kestim 2 ay kadar, saçım artık en az 4-5 gün yağlanmıyor.
0
vaveylababa
(09.04.26)
(4)

Temu durumları ne oldu?

msb
Yakın zamanda sipariş veren oldu mu?Türkiye'de büro açıp siparişleri toplu geçireceklerdi gümrükten, o konu netlendi mi? Sipariş verebiliyor muyuz?
Yakın zamanda sipariş veren oldu mu?

Türkiye'de büro açıp siparişleri toplu geçireceklerdi gümrükten, o konu netlendi mi? Sipariş verebiliyor muyuz?
0
msb
(31.03.26)
o iş iptal. bi deneme yaptılar muhtemelen masrafarı kurtarmadı.

www.youtube.com
+1
orpheus
(31.03.26)
biri yazmıştı geçenlerde, gümrükten geri dönmüş
0
mezzosprite
(31.03.26)
Benimkiler geldi bir hafta kadar önce
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(31.03.26)
iki sipariş verdim ikisi de geldi gayet.
birisi o hafta içinde geldi, diğeri 3-4 hafta sürdü.
0
art cat chocolate
(01.04.26)
(5)

Doğum günü hediyesi

kisa
Merhaba arkadaşlar33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.7-8 bin TL olabilir.Ne dersiniz?
Merhaba arkadaşlar
33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.
kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.
7-8 bin TL olabilir.
Ne dersiniz?
0
kisa
(25.03.26)
bu arkadaş özel bir arkadaş ise parfüm hediyesi alma. parfüm ayrılığı simgeler.

bütçe 7-8 bin ise bence deneyimleyebileceği bir şey alabilirsin. atıyorum spa olur, masaj olur, güzel bir restoran olur.
0
elektr10
(25.03.26)
Birine ancak kullandığı parfüm hediye alınmalı. Parfüm çok bireysel, kişinin kendisinin seçmesi gereken bir ürün bence.
Kitap da aynı şekilde.

Ben olsam şöyle Pandora, Swarovski, So chic tarzı bir yerden bütçeye uygun şık bir aksesuar hediye ederdim.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
kadınlar parfüme bayılır ancak ne sevdiğini bilmiyorsan riske girme asla. @mutekebbir'in dediği gibi bir şey daha uygun olur
0
sweetoffice
(25.03.26)
www.beymen.com

ben arkadaşıma bundan almıştım çok sevmişti. ben de çok sevdim kendime de aldım. yaşlarımız 29.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Kadınlar erkekler kadar saat düşkünü olmuyor genelde mekanizmaya değil şıklığına bakıyor. Eğer öyle ise sade şık bir aksesuar olarak saat güzel olabilir.
Mesela: www.saatvesaat.com.tr

33 yaştan selamlar :)
+1
cilekli pasta
(25.03.26)
(28)

Bucket List'inizde olan 1 şey söyleyin

bloodymoon
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir. Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir.

Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
+3
bloodymoon
(24.03.26)
Antartika Expedition gezisi
güzel bir gezi yol parasi haric 15-20k€. var bi hayalimiz.
+2
Purple life
(24.03.26)
Birkaç sene öncesine kadar tandem yamaç paraşütü büyük hayalimdi.
En yüksek yerden olsun diye Ölüdeniz'de istiyordum, bir de bir zamanlar yaşadığım lokasyonda da yapıldığı için burada da yapmak hayalimdi.
+2
egerbiryolcu
(24.03.26)
Antarktika +1
Ölmeden New York, Manhattan

Sarışın sevgilim hiç olmadı, o olabilir

Yapılacak çok şey var aslında

Yarım akıllılar bunu da eksilemiş asdf sağ ol compu
-16
arbre
(24.03.26)
sayılırsa eğer en başa sosyalist/komünist devrimi koyarım. şu tabloyu canlı yaşamaktan daha büyük bir hayalim yok: prnt.sc

daha ayakları yere sağlam basan hayal olarak,

* geniş ailemi güzel bir tatile çıkarabilmek, çocuk çombalak birkaç gün bile olsa hep beraber güzel vakit geçirebilmek

* portekiz'de atlantik kıyısında bir tepede günbatımını şarap içerek izlemek

* endülüs veya kanarya adaları'nda birkaç gün geçirebilmek.

bireysel anlamda dünyayı tanımak, dağa taşa çıkmak, farklı yerlerde bulunmak gibi şeyler istiyorum. kafamda kemikleşmiş birkaç spesifik senaryo var paylaştığım gibi ama her türlü olur yani atıyorum portekiz'de şarap içmeyiz de vietnam'da oluruz. o da güzel.

sıradan, standart bir hayat yaşayacaksam da sevdiğim insanlara faydam olsun, onların hayatını kolaylaştırayım, onlara hediyeler efendime söyleyeyim tatiller, harçlıklar vs. verebileyim isterim.
+9
der meister
(24.03.26)
La Bombonera stadında bir Boca Juniors maçı izleme hayalim var.
+1
kizil karga
(24.03.26)
canımın istediği yerde canımın istediği şeyleri üretip dünyayı dolaşmak.
+2
klassno
(24.03.26)
atlas okyanusunu ufak bir yelkenliyle geçmek.

bu pek bana bağlı değil ama en azından uzaylılarla iletişim kurulduğunu
görmek isterim.
+1
orpheus
(24.03.26)
beste yapmak.
+1
AlsterWasser
(24.03.26)
Ne güzel bir duyuru bu böyle?

Tek bir şey olsaydı sanırım bir kızım olsun istedirdim. Gerçi bu saatten sonra o da hayal diyebiliriz.

Bunun haricinde
+ Black Hat'te konuşmacı olmak
+ Almak istediğim üç sertifikayı edinmek
+ Son olarak düşündüm de Londra/Edinburgh ikilisinden birinde başımı sokabileceğim küçük bir evim olsun isterdim
+1
rakicandir
(24.03.26)
heidelberg'e gitmek :D
alanın en iyi sempozyumunda keynote speaker olmak
+2
black holes in the sky
(25.03.26)
Depresyon ve uyku ilaclarindan bir an once kurtulmak.
+3
baldur2
(25.03.26)
oo antartika ben de isteriiimm

kuzey ışıklarını görmek istiyorum ben aslında en çok <3

tüm hayvanları doğal ortamlarında canlı kanlı görmek de istiyorum. sanırım ölümüm aslandan kaplandan olabilir. afiyet olsun ne diyelim.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Yazdığım kitabı bastırmak ve çok uzun tren yolculuklari yapmak,
Trans Sibirya, bernina express ve tüm diğer tren yollarini kullanmak.
0
a perfect lie
(25.03.26)
sadece haftasonlari binebilecegim bir 911.
mumkunse manuel, 997 kasa yeter.
cok $atafatli olmasina gerek yok.
vuralim daglara, virajli yollara.
+1
cooperr
(25.03.26)
- antarktika +1
- parasutle ucaktan atlama
- bi sekilde uzaya gidicem eger erken olmezsem. sirf bunu yapmak icin ayri birikimim var kendince degerleniyor. 10 sene olmaz 20 sene olur 25 sene olur ama gidicem 10dk bile olsa
0
aguen
(25.03.26)
Evi boyatmak.
+1
yadigar
(25.03.26)
Küçük kompakt bir karavan ile türkiye'nin batısından başlayıp çin'de bitecek bir asya turu yapmak.
0
beyfendi
(25.03.26)
bi rninet alsam rahatlıycam
+1
duyurukullanıcısı
(25.03.26)
- Belçika' da 3 bira markasının ortak düzenlediği bir maraton var, onu koşmak istiyorum.
- Fenerbahçe Beko' nun 1 sezon boyunca tüm maçlarını ( deplasmanlar dahil ) saha içinden izlemek.
0
kumandanim
(25.03.26)
eşim ve doğacak çocuğumla birlikte tekneyle 6 ay kadar sürecek bir ege-akdeniz turuna çıkmak. rotamız bile hazır. 6 ay işten güçten mümkün mertebe uzaklaşabilmeyi manifestliyorum.
0
awlmi
(25.03.26)
Gemi yolculuğu. 10-15 saatlik olsa bile yeter

Ayrıca 3 şehir gezmek tek seferde
+1
put it in your appropriate place
(25.03.26)
ikiden fazla ülkeyi yürüyerek gezebileceğim bir serüven yaşamak istiyorum yanımda üç arkadaşım ile.

bu vaziyetle yakın gelecekte zor ama olsun bir gün kesinlikle istiyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.03.26)
bahar aylarında Vespa tarzı scooter bir motor üzerinde Sardinya'yı köy köy kasaba kasaba gezmek. önden hiç plan rezervasyon yapmaksızın beğendiğim kasabada kalmak, ılık bir mayıs akşamı sokak aralarından, evlerden duyulan İtalyanca konuşmaları dinleyerek loş sokaklarda sakince yürümek, bulabilirsem kasaba kahvesinde oturup bir şeyler içmek.
+1
phoarbix
(25.03.26)
capetown büyük beyaz köpekbalığı ile kafes dalışı.
0
eurhka
(25.03.26)
Ne kadar çok antarktika varmış, benim de güney ve kuzey kutbunda bulunmuş olmak gibi bir hedefim vardı, artık yok.
şimdi okyanusta bir adada ömrümün kalanını geçirmek var hedef olarak, du bakalım.
0
bartholomew87
(25.03.26)
dalış yapmak ve cruise gemisiyle seyahate çıkmak.
0
koela
(25.03.26)
Asya'da ve Latin America'da yari turist sekilde yasamak.Yari turist dedigim gittigimde en az 3-4 ay donmeden kalmak.
0
turkuaz
(25.03.26)
İsmini yer yüzünde 2 kız arkadaşımla paylaştığım yerde 1 haftalık tatil - tek başıma veya eşimle.

Tokyo ile isviçre arasında gidip gelmeli keyifli ve stressiz bir galeri yöneticisi olmak

Iron Man olana kadar antrenmanları boş geçmemek
0
baldan kaymak
(25.03.26)
(6)

Yapay zeka kullaniminizda azalma oldu mu olduysa neden?

egerbiryolcu
Bir süre önce çok yoğun kullanırken uzun zamandır da aşırı üşeniyorum kullanmaya. Ama sadece usenmekle mi ilgili daha bilimsel bir açıklaması var mı bilemedim. Sürekli her şeyi danışmak konunun bitmemesi uzatması gibi sebeplerden yorgun mu düştük?Sizde durum nasıl?
Bir süre önce çok yoğun kullanırken uzun zamandır da aşırı üşeniyorum kullanmaya. Ama sadece usenmekle mi ilgili daha bilimsel bir açıklaması var mı bilemedim.

Sürekli her şeyi danışmak konunun bitmemesi uzatması gibi sebeplerden yorgun mu düştük?


Sizde durum nasıl?
+1
egerbiryolcu
(24.03.26)
İşim gereği hergün aktif kullanıyorum.
+2
rakicandir
(24.03.26)
işimle ilgili olarak sürekli kullanıyorum, günlük hayatla ilgili olarak direkt hayatımın içinde değil ama işte bazen sağlık konuları ile ilgili, bazen tarih-siyasi şeylerle ilgili merak ettiğim şeyler için kullanıyorum, sizde de ve insanlarda ilk meraklı kullanım sonrası daha çok ihtiyaçlarda kullanacak şekilde düşünce gelişmiştir olağan bir şekilde bence, bir de bir kısım insansa nasıl kullanması gerektiğini anlayabilmiş değil bence.
Özellikle bedava kullanımla bazı noktalarda kısıtlarını belli ediyor, yine şu anki LLM'lerin nasıl çalıştığını anlamayınca insanlar genelde gereksiz uzun ve dağınık konuşmalar yapıyorlar ve verimlilik düşüyor, böyle olunca da bu aptal/beni anlamıyor diyerek de bırakıyorlar.
+1
atom karincanin torunu
(24.03.26)
ben antin kuntin günlük sorular için kullanıyorum. işim yapay zeka gerektirmiyor, vereceği bilgilere güvenebileceğim bir sektörde değilim. benim acayip hoşuma giden bir şey çünkü ben çocukluktan beri AŞIRI soru sorarım, önemli olsun olmasın, aklıma bir şey gelmişse cevabını bulmadan rahat edemem. o yönünü seviyorum.

yine de şu an bir avuç zenginin elinde olan bir teknoloji neticede, yarın bir gün black mirror'ın hated in the nation bölümünde olduğu gibi bızzzz bızzz bizi yok etmek için kullanmayacaklarının garantisi yok... teknolojik olarak saygı duyuyor ve seviyorum ama mümkün olduğunca az kullanmaya, her kullanışımda "allah affetsin" demeye gayret ediyorum açıkçası kendi adıma.
+3
der meister
(24.03.26)
chatgpt bir ay plus verdi. o ara çok kullandım. ondan sonra gerçekten mallaştığını hissediyorum yapay zekânın. antin kuntin şeyler soruyorum o yüzden ya da gpt'lerini kullanıyorum.
gemini pro var bir süredir. görsel ve video üretmek için kullandım bu ara eğlencesine onu da.
0
black holes in the sky
(24.03.26)
İşim gereği her gün aktif kullanıyorum. +1
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Olmadı. Her gün soracak bir şeyler oluyor mutlaka.
0
mikro patlama
(25.03.26)
(11)

Renkli Oje Sürenler

AlsterWasser
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.

ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
0
AlsterWasser
(20.03.26)
Hayır.

İyice kuruyunca bulaşmaz. Tam kuruyana kadar dokunmuyorum hiçbir yere :)
0
rock n roll
(20.03.26)
Çiziliyor ve sinir bozucu. Mutfak dolaplarım artık nasıl bir boya mıdır kaplama mıdır bilmiyorum, çıkma da çıkmıyor. Eve artık kırmızı ojeli kadın sokmayacağım neredeyse.
+1
Bruce
(20.03.26)
Hayır, ojenin üstüne kurutucu katman da sürerim ben belki etkisi oluyordur öneririm.
0
mutekebbir
(20.03.26)
Maalesef, top coat bile sursem oluyor :(
Yasanmislik katiyorum diyerek avuntuluyorum kendimi💅
0
tuborg yesili
(20.03.26)
Evet lol
Evin kapisinda falan aralarda kirmizi cizgiler var. Kan gibi duruyor. Oje kuru olsa bile bir yere sürtünce iz kaliyor.

Kitap sayfalarinin arasinda bile var.
-1
Purple life
(20.03.26)
tam tersi oluyor sadece. eşyalar tırnağımı çizip ojeyi kaldırıyor.
0
eileengray
(20.03.26)
Evet özellikle kırmızı ojede kaçınılmaz oluyor. Kitap, duvar, kapı her yerde iz oluyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
kalıcı ojeye geçtiğimden beri böyle bir sorun yaşamıyorum. önceden oluyordu evet.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
@eileengray+1
0
Amaranta ursula
(20.03.26)
Arabamın kapı kolu rengarenk çiziklerle dolu
0
kaptan maydanoz
(21.03.26)
Oluyor fakat aseton ile kolayca temizleyebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(21.03.26)
(6)

çamaşır makinesi alma rehberi

substituent
Herkese iyi günler/iyi bayramlar30k try civarı bir cihaz düşünüyorum. Annem yıllardır bosch kullanıyordu. ilk makinesini 2006 gibi almıştı ve 2019 yazında bozuldu. İyi dayandı.2019 yazında yine bosch aldık, ama bu sefer 6.5 senede bozuldu.Yine annem bosch istiyordu ama bunları konuşcunda başka marka
Herkese iyi günler/iyi bayramlar


30k try civarı bir cihaz düşünüyorum. Annem yıllardır bosch kullanıyordu. ilk makinesini 2006 gibi almıştı ve 2019 yazında bozuldu. İyi dayandı.

2019 yazında yine bosch aldık, ama bu sefer 6.5 senede bozuldu.

Yine annem bosch istiyordu ama bunları konuşcunda başka marka da olur dedi.

Sizin önerdiğiniz, kullandığınız ve memnun kaldığınız makineler neler?

bosch yerine lg düşünüyordum, sizce mantıklı olur mu?


hepsiburadada şunu kestirdim www.hepsiburada.com

mediamarkt da 36k try. hepsiburada kendisi satmıyor. yetkili satıcı diyor ama... garanti açısından bir problem yaşar mıyız? En iyisi riske atmayıp mediamarkt dan mı almak?

Teşekkürler.
0
substituent
(20.03.26)
annemin 30 yıllık beko'su vardı. nihayet bozuldu da yenisini aldı. ne aldı bilmiyorum.

bende arçelik var 5 yıldır. bir sorunu yok şu an.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Bence seçimi annenize bırakın, hata yapacaksa da o yapsın.

Satın almak içinse; internetten bulduğunuz fiyatı kenara yazın, size en yakın 3 bayiye telefon edin ve şu modelden almak istiyorum diyerek fiyat sorun. Yüksek fiyat söylerse internette şu fiyata satılıyor, aynı fiyata satarsanız sizden alayım deyin. Bayi bin lira pahalı satıyorsa bile birkaç gün içinde getirecekse bayiyi tercih edin. Getirir, eve taşır, yerleştirir, paket çöplerini alır, bağlantıları yapıp çalıştırır. Bir sorun olursa da çözme ihtimali daha yüksek.

Makine 6 yılda bozuldu dediğinizde ilk aklıma gelen sebep küçük bir makineye atılmaması gereken halı, yorgan gibi bir şey atmak. Bütçeniz el veriyor ve size mantıklı geliyorsa alabileceğiniz en büyüğünü alın. Gönderdiğiniz linkteki 11 kg gayet büyük.
0
michael_knight
(20.03.26)
Sonradan aklıma geldi,
ChatGPT aboneliğiniz varsa “deep research” özelliğini kullanarak istediğiniz çamaşır makinesini tarif edin ve donanım haber forumlarında size en uygun en uzun süre sorunsuz çalışan modelleri listelemesini isteyin.
-1
michael_knight
(20.03.26)
yaklaşık 1 sene önce bunu aldık: Siemens WG52A2ZXTR 1200 Devir, 30binden aşağı idi fiyatı. şuan 32civarında sanırım hızlıca baktığımda.

biz memnun kaldık, tavsiye ederim.

gidin gezin, fiyat ve model bilgisini not edin, sonra içinize sinen modeli internette arayın. aynı ürün olsa bile sadece rengi farklı olduğu için ciddi fiyat farkı olabiliyor bazılarında o aklınızda olsun.
0
biseysorcaktim
(20.03.26)
Profilo alın. Aynı yerde üretiliyor Bosch ile. Motor aynı. Hatta çoğu modelde kasa bile aynı. Ve daha ucuz.
0
jackyr
(20.03.26)
iki üç gündür araştırıyorum. marka sadakatinden ötürü (ben değil hanım) arçelik aldım, henüz gelip kurmadılar fakat hatrı sayılır şekilde şikayet okudum, umarım gol yemeyiz. (10120 mx modeli).

bosch ve profilo konusunda jackyr haklı. sadece deterjan çekmecesindeki logo farklı, bir de bazı modellerde lcd panel var bocsh'ta. gerisi aynı.

donanımhaber forumda inanılmaz bir electrolux pohpohlaması var. reklam mı yoksa gerçek yorumlar mı tam kestirecek takatim kalmadığı için siz de bi bakıp kendi kararınızı verirsiniz.

bir de tavsiyem; eski makinemizi 20 sene kullandık taş gibi laflarının artık bi önemi yok çünkü öyle makineler yok artık. olsa gerçekten 2 katı para verip alacaktım ama hangi marka modele baktıysam birinin anakartı kronik problemli, biri yıkamıyor, biri sarsıntı yapıyor falan.... o yüzden arçelik'in servisi iyidir en azından diyip alıp geçtim.

bir de istanbul'da değilseniz electrolux servisi problemliymiş biraz onu öğrendim. profilo ve bosch da genelde kullanıcı hatası diyip geçiyormuş. servis konusunda en iyi arçelik.
0
brkylmz
(22.03.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+6
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+2
yadigar
(21.03.26)
(10)

Kamp & Korku

WithWorth
Bundan 10 yıl kadar önce (delikanlılık vs de var) bireysel ve yakın arkadaşlarla bir dizi kamp serüvenimiz oldu. Şimdi taşınma sebebi ile eşyaların bir kısmını elden çıkarıyorum.Kamp malzemeleri (başta çadır olmak üzere bir dizi eşya) konusunda kararsız kaldım. Her şeyden önce tr simülasyonunda bire
Bundan 10 yıl kadar önce (delikanlılık vs de var) bireysel ve yakın arkadaşlarla bir dizi kamp serüvenimiz oldu. Şimdi taşınma sebebi ile eşyaların bir kısmını elden çıkarıyorum.

Kamp malzemeleri (başta çadır olmak üzere bir dizi eşya) konusunda kararsız kaldım. Her şeyden önce tr simülasyonunda bireysel bir kampa artık cesaretim var mı bilmiyorum;
eksisozluk.com
Şu adamın soğukkanlılığı, sonu gelmeyen suça sürüklenen çocuk hadiseleri, yada deterjan içen kız-böcek ailesi vs. gibi akıllara durgunluk veren ihmaller (kamp alanı versiyonları tabi) beni korkutuyor.

Mangalımı yaparken bir ssç'nin bıçağı takıp gitmesi ihtimalini %0.01 değil, %3 gibi görüyorum.

Bu nedenle kamp malzemelerimi satıp daha güvenli aktivitelere yöneleyim mi dersiniz ?
0
WithWorth
(19.03.26)
o tip insanlar kamp alanlarında olmaz pek.. ama bu kadar takıntı ettiyseniz sahibinden de falan satın isterseniz.
0
jepa
(19.03.26)
Dağın başında saldırgan bir hayvan çıkar mı, sağlık sorunu yaşar mıyım yazsanız anlardım. Bahsettiğiniz olayların neredeyse hepsi şehirde yaşandı. Kamp ortamları daha güvenli olabilir. Gidilen yere ve ortamdaki insan profiline göre elbette. Mutlu ve güvende hissetmiyorsanız kamp yapmak zorunda değilsiniz. Ama ben olsam satmazdım. Deprem, savaş vb durumlarda o malzemeler çok iş görebilir.
+2
?
(19.03.26)
Ağa sadece kamp için düşünmüyorum bunu artık bir erkek olarak kendimi sokakta asla güvende hissetmiyorum. Bayanların durumunu düşünemiyorum bile.
Bu oçssçler her yerde ama kampta risk daha büyük o kesin. Ayrıca gelmez oraya diyorsunuz da bu lavuklar içmek için tam da öyle yerlere tofasi çeker kıçı başı dagitana kadar içerler.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
gereksiz bir anksiyete.
kampta basina gelen tehlikeler dogadan geliyor, insan cok olmaz ki oralarda.
-2
Purple life
(19.03.26)
Bu tür şeyler olmaz yorumlarına katılmıyorum. Kaç insanın canını yaktılar dağlarda orada burada. Haberleri düzenli takip ettiğim dönemlerden gayet de bu tür haberler gördüm ben. Hatta sevgilileri öldürmüşlerdi, sadece kıza değil erkeğe de tecavüz etmişlerdi bir tanesinde.
Ama kamp olayını seviyorsanız satmayın. Depremi vs. zaten var da, bir sürü güzel kamp alanı da var ülkede. Bu tür yerlere gidebilirsiniz.
0
asue
(19.03.26)
risk düşük ama dikkatli olmakta fayda var. bilinen camping alanları, grup gezileri nispeten güvenlidir.
0
orpheus
(19.03.26)
Kampa gitmek artık size ekstra anksiyete ya da korku yükleyecekse oradaki aktiviteden eskisi gibi keyif almamak da sorun olacaktır. Kalabalık trekking grupları için gerekli malzemeleri saklayıp; solo kamp malzemelerini orada tanıştığınız kişilere ya da sahibindende satabilirsiniz belki.
0
titanic kemancısı
(19.03.26)
tamam bir daha kampa gitmeyin ama deprem vs. gibi durumlar için çadırı elinizde tutun bence.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Tamamen birakmaktan ziyade daha iyi yerleri, ucretli kamp alanlarini vs. tercih edebilirsiniz.
0
Sour
(20.03.26)
Av tüfeği alın. Av tüfeği taşıyan insana dağda bayırda ilişmez kimse...
0
yadigar
(21.03.26)
(3)

Diş teli braket düşmesi

passione
Merhaba.14 ocakta üst dişlerime tel takıldı. Daha sonra 25 şubatta alt dişlerime tel taktırdım ama bir gün sonra sol en arka diş braketim düştü. 5 gün kadar sonra tekrar taktırdım. Bugün yani 19 mart sabah dişlerimi fırçalarken bu kez de sağ en arka alt 2 dişimdeki braket düştü. Sizce bu normal mi?
Merhaba.14 ocakta üst dişlerime tel takıldı. Daha sonra 25 şubatta alt dişlerime tel taktırdım ama bir gün sonra sol en arka diş braketim düştü. 5 gün kadar sonra tekrar taktırdım. Bugün yani 19 mart sabah dişlerimi fırçalarken bu kez de sağ en arka alt 2 dişimdeki braket düştü. Sizce bu normal mi? Şöyle bir durum var :
- doktor alt diş braketlerimi takarken bu bahsettiğim sol ve sağ arka dişlerden braket birkaç kez düştü yani daha o takarken düşmüştü bir kerede takamadı.
- buna ek olarak diş gıcırdatan ve sıkan biriyim özellikle geceleri. Bu sabah da dişimden çıt diye bir ses geldi dedim bir şey oldu herhalde sonra diş fırçalarken düştü zaten.
- hiç sert bir şey yemiyorum çok dikkat ediyorum.
Sizce bu koşullarda bu durum doktor kaynaklı mı yoksa diş sıkması kaynaklı mı?
Bir sonraki randevum 1 nisanda ve yarından itibaren yurt dışında olacağım bugün de arife olduğu için kapalı her yer, yani yaklaşık 13 gün 2 braket olmadan idare etmem lazım, sizce bir sorun olur mu?
0
passione
(19.03.26)
Seyahati birkaç gün erteleyip braketi taktırın bence.
0
biravekahve
(19.03.26)
Özellikle ilk zamanlar düşme olabiliyor benim de ilk taktırdığım zaman düşmüştü muhtemelen iyi yapışmadı. Klinik veya asistana ulaşın onlar daha sağlıklı yönlendirirler. Benim doktorum ayda bir geliyordu 15 gün gelmesini beklemiştim sorun olmamıştı.
0
ekimoloji
(19.03.26)
benim de geçen pazartesi sol en arkadaki braketim düştü. randevum 14 nisan'da. doktor bir şey olmaz dedi. sadece o tel çok uzun kaldığı ve yanağımı deldiği için teli kestirmeye gittim. doktor izinliydi asistanı kesti yani. daha önce de sağ en arka braketim düşmüş fark etmemişim. en arka braketler çok aşırı önemli değilmiş, öyle okudum. hatta bazen hiç takmıyorlarmış o arkalara.

tel rahatsız ediyorsa kestirin sadece. yanağınızı delmesin.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
(7)

Macbook neo mu air mi?

duptıs
Eşimin doğum günü yaklaşıyor.neo nun renklerine bayıldım ama teknik kafam air diyor.düz kullanıcı için fikre ihtiyacım var.
Eşimin doğum günü yaklaşıyor.neo nun renklerine bayıldım ama teknik kafam air diyor.düz kullanıcı için fikre ihtiyacım var.
0
duptıs
(19.03.26)
ne için kullanacağı önemli. Macbook Neo da iphone işlemcisi var ve fansız. Performans olarak Air in çok gerisinde çünkü Airda M serisi işlemci var.

webde gezinme ve birşeyler izleme için kullancaksa neo yeterli olabilir.
Ama herhangi bir mesleki işlem yapacaksa neo yeterli olmaz. Ayrıca M serisi daha uzun ömürlü bir işlemci.

Ben olsam Air alırım. Çünkü Neo ilk defa denedikleri bir konsept. ilk defa bu işlemciyi bilgisayara koydular. Kronik sıkıntı yaşanabilir. Öte yandan fiyatı gerçekten uygun ve renkleri güzel. Tercih sizin.
0
nuevo
(19.03.26)
Air abi telefon işlemcili PC olmaz Apple bile uapsa olmaz
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
Ben de kayınvalidem için düşünüyorum da tek endişem 8gb ram yeterli olur mu onu bilemedim
0
aguen
(19.03.26)
air M2 16gb
0
orpheus
(19.03.26)
her şeyden önce neo'da multitouch trackpad var. normalde force trackpad oluyordu. ben macbooklarda en çok trackpadi seviyorum.

multitouch mekanik bir sistem. ipad klavyesinde kullanmıştım, hiiiç hoşuma gitmemişti.

diğer macbooklarda force trackpad var ve mükemmel bir şey. ben sırf bundan bile neo'yu elerim.

macbook benim için konfor cihazı, güç açısından bir şey beklemiyorum. o yüzden trackpad ve klavye öncelikli mac'de benim için.
0
substituent
(19.03.26)
mac bilgisayar pişmanlıktır. halihazırda mac kullanmıyorsa almayın. kullanıyorsa tabiki air. ama ben normal kullanımda bile air ile donmalar yaşıyorum. mükemmel değil.
0
plastic_angel
(20.03.26)
ne için kullanacağı önemli gerçekten.

ben grafik tasarımcı ve motion designerım. şirketin bana verdiği: air, 15 inç, m3, 16 gb. donmalar yapıyor, video yaparken özellikle. evde windows topladım bin basar ona. oyun pcsi olarak topladım.

13 inç ekran çok küçük bence. dizi film izlemek için bile küçük. 27 inç imaclerde çalışmış biri olarak 15'e alışmam zor oldu.

renkleri ise gerçekten aşırı güzel ve tatlıııı. keşke macbook prolara da bu renkler gelseee <3
0
art cat chocolate
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(1)

Çift terapisi alanlar

kitap arasında kalmış silgi tozu
Çift terapisi alanlar var ise olumlu/olumsuz tecrübelerinizi paylaşabilirseniz çok sevinirim.Klinik psikolog olmasını mı tercih edersiniz/ettiniz, psikiyatrist mi? Gerçi bu çok genel bir soru oldu, tüm terapi türleri için geçerli olabilir ama, danışman araştırırken bu ayrıma dair neler dikkate neler
Çift terapisi alanlar var ise olumlu/olumsuz tecrübelerinizi paylaşabilirseniz çok sevinirim.
Klinik psikolog olmasını mı tercih edersiniz/ettiniz, psikiyatrist mi? Gerçi bu çok genel bir soru oldu, tüm terapi türleri için geçerli olabilir ama, danışman araştırırken bu ayrıma dair neler dikkate neler alınmalı?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.03.26)
psikolog olması gerekir bence. psikiyatr ile konuşmak biraz daha doktorla konuşmuş hissi veriyor doğal olarak. ilaç gerektirmeyen konularda çok soğuk, donuk kalıyorlar. psikologlar daha insaniler.

ha bir de önemli olan psikoloğun/psikiyatrın ne kadar harika olması değil. önemli olan size uyumlu birisi olması.

tek seferde doğru kiş bulunamayabilir. tekrar tekrar görüşmekten vazgeçmeyin. "psikolog işi işe yaramıyor ya bu ne böyle?" diye düşündürtebilir eğer uyum yakalayamamışsanız.

ben doğru psikoloğu 3.'de bulmuştum. doğru psikiyatrı 4.'de bulmuştum. doğru olanları bulduğunuzda o kadar anlaşılmış ve desteklenmiş hissettiriyor ki.

aramaktan vazgeçmeyin.

-----

çift terapisini arkadaşım denedi ve memnun kalmışlar. iyi gelmiş onlara.
+1
art cat chocolate
(18.03.26)
(6)

Kokusu alerji tetiklemeyecek ıslak mendil

ananiyimioguz
Şu büyük havlu olanlarından alıyoruz hep ama hepsi böyle deterjanlı, sirkeli falan oluyor.Kullanıp da memnun kaldığınız, keskin kokuları olmayan bir ürün var mı?Not: Genelde el silerken, evin sağını solunu silerken kullanıyoruz ve küçük olanları sevmiyoruz.Bebek için olanlardan mı alsak acaba? Ama o
Şu büyük havlu olanlarından alıyoruz hep ama hepsi böyle deterjanlı, sirkeli falan oluyor.

Kullanıp da memnun kaldığınız, keskin kokuları olmayan bir ürün var mı?

Not: Genelde el silerken, evin sağını solunu silerken kullanıyoruz ve küçük olanları sevmiyoruz.

Bebek için olanlardan mı alsak acaba? Ama onlar da garip kokuyordu sanki.

Eşim mesela köpeğimiz için aldığımız ıslak mendili kullanıyor sürekli. Ama o yeterince kalın ve havlu gibi değil. Ve de o hayvanın ph dengesine göre yani...
0
ananiyimioguz
(17.03.26)
Sleepy portakal çiçeği
-1
artıküyeolmakistiyorum
(17.03.26)
Sleepy boykot listemizde mlsf :(
+3
🌸ananiyimioguz
(17.03.26)
Evin sağını solunu silerken kullandığınız deterjanlı olanları elinizi silmek için kullanmasanız daha iyi. Hatta o mendillerle evin sağını solunu sildikten sonra elinizi yıkayın ki cildi fazla tahriş etmesin.

Rossmann'ın Domol temizlik mendilleri çok güzel, en hafif kokulusu mavi paketteki.

El silmek için de Migros'ta Fibril diye bir marka var, fiyatı uygun, kokusu (bir şey ağacı kokusu, ne olduğunu hatırlayamadım) bizi rahatsız etmedi, ondan alıyoruz.
+1
kobuzchu kiz
(17.03.26)
Temizlik amaçlı ıslak mendil tüketmek hoşuma gitmediği için azaltmaya çalışsam da, Unibaby parfümsüz olanı kullanıyorum ben bu amaç için, 0-6 aylık arası bebekler için olan, parfümsüz olmasına rağmen son zamanlarda onda da hafif bir koku var ama diğerleriyle kıyaslanamaz, bir de yenidoğan ve yetişkin kullanımına uygun xxl vücut temizleme havlusu var Unibaby'nin, o da parfümsüz.
0
(18.03.26)
migros marka mor paketli (75li galiba) olandan alacak ve bana çok dua edeceksiniz. dua işe yaramadığından 3lü paketlerinden 10 paket hediye edebilirsiniz. <3
+1
klassno
(18.03.26)
klassno +1

astım ve alerjik bir insan olarak ben de onu kullanıyorum.

watsons'ın ıslak mendillerinden de mavi ve pembe olan iyi.
0
art cat chocolate
(18.03.26)
(13)

Fikirlerinizi merak ediyorum

darthvader
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme dur
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme durumları git gelli devam ediyor - ki zaten direk aldatmadır bu ve her tür etik ahlaki değil.- ve bunu bize anlattığında kendi dilimiz döndüğünce doğru olmadığını bir abisi / ablası olarak anlatmaya çalıştık- nereden baksanız herkesin kendi hayatı ve müdahaleci de görünmeden zaten bu durum kendisinin de bilebileceği üzere doğru olmadığı ve hoşlandığı kişinin de eşini aldattığına göre güvenilir olmadığını anlattık. daha sonra kadın boşandı, birlikte olmaya başladılar. bu işin sonunun olmadığı ve sonunda üzülecek olanın da bizimki olacağı çok belli zaten ama arada gelip böyle anlatıyor; yargılamak yada başkasının hayatına karışmak için değil ama gerçekten onun için endişeleniyoruz ama nasıl yaklaşacağımızı da bilemiyoruz. durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz, öte yandan çocuğu sırf ben bile kaç yıldır biliyorum , kendini böyle durumlara sokacak biri değildi. bir kere yapan bir daha yapar ve nasıl güvenebileceksin dediğimizde abi öyle biri değil ya ve seviyorum gibi cevaplar duyuyoruz. 1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz? 2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız? bu konudaki fikirleri merak ediyorum.
+1
darthvader
(14.03.26)
Sopranos dizisinde Tony nin oğlu aynı duruma düşüyordu. 1. Güvenilmez 2. Bilemiyorum
0
pembediken
(14.03.26)
Yaşasın görsün abi size ne. Bakış açınız yanlış. Çocuk diyerek, seviyoruz diyerek masum olarak kodlamışsınız ama masum değil.
-2
arbre
(14.03.26)
Ben hep aldatanla suç ortağının aynı kumaştan olduğunu düşünmüşümdür.
+1
Mirket
(14.03.26)
Çocuğunun babasına yapan diğerine de yapar kafasındayım. Arkadaşı yeterince uyarmışsınız ilişkiye başlamış bile. El mahkum, yaşamadan anlamayacak.
0
ekimoloji
(14.03.26)
iki yetişkin insan konuşmuş, anlaşmış. bize yorum yapmak düşmez. bence kuzen haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.03.26)
''durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz'' .

üstad yanlış anlamayın da kimin kimin altında kimin kimin üstünde kalacağına karar verecek insanlar siz değilsiniz. onlar yetişkin insanlar. size göre yanlış olan onlara göre doğru olabilir. bırakın insanlar hayatlarını yaşasınlar. hataları varsa yüzleşsinler, hataları olursa hormonları devreye girsin. hata yapmazlarsa gül gibi yaşasın gitsinler.

sizin uygun gördüğünüz hayatı neden yaşasın koca adam :)
+3
galahad reloaded
(14.03.26)
Sizin ahlak anlayışınızla örtüşüp örtüşmeme durumu bu kardeşinizin seçimlerine etki etmeli diye bir şey yok öncelikle. Siz bunun size uymadığını, sizce yanlış olduğunu belirtmişsiniz, tamam. Çizginiz ve artık durmanız gereken yer burası. Olur da işler yolunda gitmezse sığınacağı, yolunda giderse de sevincini paylaşacağı abisi ve ablası olmaya devam etmekten başka bir şey yapmanız gerekmediği gibi, haddinize de değil. Zira siz bu ilişkinin taraflarından biri değilsiniz, bu onun ilişkisi.

Şimdi gelelim ilişkiye... "Bir kere yapan bir daha yapar" önermesi doğru olabilir evet, ama spesifik olarak bazı ilişkilerde geçerli olmayabilir. Çünkü kadının koşullarını bilmiyoruz (zannederim siz de bilmiyorsunuz). İletişim bile kuramadığı, belki şiddet gördüğü ya da kağıt üzerinde süren bir evlilik de olabilir geride bıraktığı evlilik. Hayat siyah ya da beyazdan ibaret değil. Terminolojik olarak baktığımızda evet, süregelen bir ilişki/evlilik mevcudiyetinde bir başkasına ilgi duyma/bir başkasıyla arkadaşlıktan öte bir diyaloğa girme/sevişme, bunların tümü aldatmadır. Kadının yaptığının aldatma olmadığını söylemiyorum. Sadece bu aldatmanın bir gönül eğlendirmesi olmayabileceğini söylemeye çalışıyorum. İlişkisi olan bir kişi sırf "sıkıldığı" için ya da tatmin olmadığı için başka biriyle ilişkiye giriyorsa, bu kişinin karakteri böyledir ve hangi ilişkiye koyarsanız koyun muhtemelen aynı davranış örüntüsünü sergilemeye devam edecektir. Öte yandan içinden çıkamadığı, çıkmak için çabaladığı ama buna partner tarafından/toplum tarafından izin verilmeyen, belki çocuğu için katlandığı ve onun için formaliteden başka bir anlam ifade etmeyen bir evlilik ya da ilişkiyse bu, durum farklı olabilir. Eylemsel olarak yaptığı hala aldatmadır, ama bu onun kişilik özelliği değildir ya da aynı örüntüyü bir başka ilişkisinde de sergileyecek diye bir şey olmayabilir. Bu şekilde başlayan ve sadakat üzerine kurulu çok mutlu ilişkiler sürdüren insanlar da var, aynı şey kendisine yaşatıldığında perişan olan insanlar da. Bu riski alıp yaşayıp görmek de kardeşinizin kararı.

"Öyle biri değil ya, bana yapmaz" şeklindeki saf ve kuvvetli inancı biraz tehlikeli olabilecek gibi geldi bana. Kadınin mücbir sebepleri olduğunu paylaşmaktansa "yapmaz o" savunmasına sığınmak pek sağlıklı değil. Ama siz zaten uyarınızı yapmışsınız. Kardeşinizi sevmeye devam edin, ve gerisini zamana bırakın.
+4
starbuck
(14.03.26)
Yapacak pek bir şey yok gibi. Kadın da boşanmış zaten. İş kendi temposunda ilerliyor. Ne deseniz boş kalacak gibi. Çünkü sorun prensip sorunu.

Ben şunu anlatmaya çalışırdım, insanlar sırf iyi diye aklıselim olmak zorunda değil. İlişki ciddi bir şey, insanın ayakları yere basmalı. Bir şeyler güzel giderse iyi, ancak gitmezse telafisi çok zor olabilir. Bu durumda prensipler, kıstaslar devreye girer. Evliylen başka biriyle ilgilenip, bu ilgisi üzerine evliliğini bitiren birisi ne kadar "iyi" olursa olsun "güven veren" bir kişi değildir. Bu ikisi ayrı karakter özellikleri. Bir insan iyidir, ama aptal olabilir her türlü belaya girer. İyidir ama manipülasyona açık olabilir, her yere çekilir. Veya bu durumdaki gibi iyidir ama romantiktir, sorumluluk bilinci olmadan hayatını derinden etkileyen kararlar alabilir. Kişinin iyiliği onun sizle ilişkisinde, size vereceği güvenden bağımsız bir şey. Bu iyi insan bu güveni başkası için bir kere kırmış zaten.

Şimdi sorsanız elbette evliliğinde sorunlar vardır boşandığına göre. Ancak bu kişi sorunlar varken habersizce başka biriyle görüşmüş. Şunu anlarım; birini görürsünüz, ilginizi çeker ve mevcut evliliğinizden mutlu olmadığınızı anlayıp bitirmeye karar verebilirsiniz. Bu sürede ilginizi çeken kişiyi yoklamazsınız, flört etmezsiniz... Bitirme sebebiniz "yeni birinin olması" değil bu durumun mevcut evliliğinizin yürümediğine işaret etmesidir. Bu yeni kişi size yüz versin veya vermesin evliliğinizi bitirirsiniz artık. Bitti mi? O zaman kimle olursanız olun. Bence doğrusu bu. Burada bahane üretmek isteyen biri "zaten her türlü ayrılacaktı" diyebilir, ama aynı şey değil. Olay a şeklinde değil, b şeklinde gerçekleşmiş bir kere. Konu kapanmış.

Ancak sizin anlattığınız senaryo da tam bir yeşilçam senaryosu. Hiç insanın arkasını yaslayacağı bir senaryo değil. Yanlış yollardan bir kere geçilmiş artık.

En anlaşılır senaryoda şu olabilir. Kişinin evliliği gerçekten kötüdür, aldatılmıştır, şiddet görüyordur veya izole kalmıştır, kolayca ben boşanıyorum diyememiştir. Yaşanmayan şeyler değil, çok kötü durumda olan insanlar var. Bu durumda yaşanan üzücüdür. Kişinin aldatması da vicdanen kabul edilebilir diyelim. O zaman soru sizin tanıdığınız kişinin, ayrılan kişinin yanında taşıyacağı psikolojik yükü paylaşmaya ne kadar hazır olunacağı ile ilgili. Çünkü belli ki her şey toz pembe olmayacak. Bu senaryo büyük fedakarlık içeriyor. Eğer tanıdığınız kişi bunu somut olarak kabul ediyorsa, durumun ne tür bir sefalete gebe olabileceğini idrak etmişse ve hazır olduğunu söylüyorsa diyecek söz kalmaz.
+2
akhenaten
(14.03.26)
ahlaki degerleriniz sizi baglar+1 terso bi durum goremedim kadin esini sevmiyormus ve bosanmislar mertce. cogu bosanmiyo da
-2
ala09
(14.03.26)
öncelikle çocuk bir "çocuk" değil. masum hiç değil.

ben olsam bu yaptıklarını ahlak dışı bulduğumu, diğer adama kötülük ettiklerini söylerim. bu yüzden bir daha o kadınla ilişkisi hakkında hiçbir şey duymak istemediğimi ve sonucu iyi de olsa kötü de olsa asla destek olmayacağımı, kendi edip kendi bulacağını, umrumda olmadığını söylerim. zorunda kalmadıkça da görüşmem. kırılan kırılsın, darılan darılsın. bana ne diye diye bu kötü insanları utanmaz ve pişkin yaptınız. bence herkes çizgisini çekmeli böyle insanlara karşı.

aşk böyle bir şey değil. başka insanların hayatlarını başına yıkarak mutlu olunmaz. doğru insan sadece bir tane değil. evli birini mi buldu bula bula.

bir benzerini çok eski bir iş yerimdeki iş arkadaşlarımda gördüm. (arkadaşım değiller) o kadın da boşandı ama sonra beraber mutlu falan olmadılar. üçü de başka yollara gittiler.
0
art cat chocolate
(14.03.26)
tamam yanlış başlamış ama yoluna girmeye en yakın olduğu zaman da şu an. o yüzden bence işin ucunu bırakın ve denesinler artık. kadın boşandıktan sonra bir problem kalmamış zaten.
0
enteg
(16.03.26)
İnsanlar ne yaşıyor bilmeden etmeden yargılamak bana hiçbir zaman doğru gelmedi. Kadının belli ki yolunda gitmeyen evliliği varmış ve boşanmış zaten. Bunun üzerinden kötü diye etiketleyip kuzeninizle de öyle olacağını varsaymak yanlış. Bırakın kendi hatasını da doğrusunu da kendi kararlarıyla yapsın. Siz birden fazla kez zaten konuşmuşsunuz dahasına gerek yok.
0
Kediyi üzdün
(23.03.26)
açıkçası bu şekilde başlayıp mutlu devam etmiş, stabil, kaliteli ilişkiler gördüm. konu insan ilişkileri olduğunda dinamikler çok çeşitli. dışarıdan bakanın bilmesi, görmesi, değerlendirmesi pek mümkün değil. onu geçtim isabetli değil. ha bir tanıdığım böyle bir ilişkiye yelken açsa uyarır mıydım? kesinlikle evet. sağlıksız hatta tehlikeli olma ihtimali çok yüksek çünkü. ama özellikle de eşimin yakını olan yetişkin bir adam için bu kadar dil dökmezdim, "onaylamıyorum kardeşim" deyip geçerdim. beni ilgilendirmez. çünkü yarın bir gün bu ilişki sağlam temeller üzerine oturtulur, o zaman sizin dedikodunuzu yaparlar "bu bizi istemedi, kıskandı" filan diye. bu işler böyledir. ben görüşüme başvurulursa fikir belirtir, sevip saydığım biriyse kısmen müdahale olur ama gerisine karışmam.

sorulara cevab,

1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz?

koşullar önemli. temelde aldatmak korkunç bir şey olsa da ne zaman, hangi şartlarda gerçekleştiği göz ardı edilmemeli. "güvenirim" diyemiyorum ama aldatmış bir insanı komple arsız, namussuz, şerefsiz, itovlit diye tümüyle silmek de bana çok sağlıklı gelmiyor. kendi adıma söyleyebileceğim tek şey şu: eşini aldatan çocuklu bir kadınla ASLA birlikte olmazdım. karşı tarafın medeniyetine güvenmiyorsam direkt kaçarım. güveniyorsam da en kısa sürede net sınırların çizilmesini, tüm tarafların mutabakata varmasını, adamın durumu bilmesini isterim. insanlara travma yaşatmanın da sokak ortasında gte mermi yiyip bk yoluna gitmenin de gereği yok.

2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız?

"yolun yol değil" derim, durumun yanlışlığını izah ederim, kenara çekilirim. çocuklu ve evli kadınla ilişki yaşayacak yaşa gelmiş adama odasını toplamayan çocuk muamelesi yapacak değilim. siz sanırım "bu kişiye karşı hisleriniz nasıl değişir" minvalinde soruyorsunuz daha çok. ben açıkçası soğurum. dediğim gibi böyle bir ilişkinin çok sağlıklı zeminlere oturması, bu yeni çiftin 15 sene sonra da bir arada mutlu olması ihtimali sıfır değil. olabiliyor. ama şu gün, şu başlangıcı onaylamadığımı belirtirim. bunu da KENDİSİ İÇİN yaptığımı özellikle belirtirim. mesele şahsi ahlak anlayışım değil.
-1
der meister
(23.03.26)
(12)

"Yaşadım" demek için ne yapmalı?

öylesinebiri
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında ol
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?
Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.

Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında olmanız veya 70 yaşında olmanız bir şeyi değiştirmiyor ama daha çok 40'a merdiven dayayanların görüşlerini merak ediyorum.
+1
öylesinebiri
(13.03.26)
Hiçbir şey bana bunu söyletemez. Söylenen avunuyordur, kendini kandırabiliyordur.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Benim kriterim: olabildigince dunyayi gezmek + sevip sevilmek. Bitdieee 70 yila max bu
+5
üğpoıuy
(13.03.26)
40'ımı az geçtim. hala yaşadım diyemiyorum. ne yapmak lazım?

- kafanda bir kaygı olmadan gezebilmek gerek.
- çok severek yaptığın bir hobin olması gerek.
- birilerine yardım edebilmek gerek. illa maddi olmasına gerek yok.
- zor bir işi başarmak, "evet ben bunu yapabildim" demek gerek.
+2
co2s2
(13.03.26)
olabildigince dunyayi gezmek +1

Güzel restoranlara gitmek
Bira ile Viski tadımları
Kültür sanat sepet işleri
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Anlık karar alabilmek, plansız programsız hareket edebilmek isterdim…
Ben maalesef her şeyi planlayan biriyim, utanmasam tuvalete gitmeyi bile ajandaya yazacağım.
O yüzden geriye dönüp “yaşadım” diyebilmek için biraz daha cesur ve spontane biri olabilmek isterdim.
0
mutekebbir
(13.03.26)
anda kalmalı bence. çok fazla geçmişte boğulmamalı, gelecekle gereğinden fazla meşgul olmamalı
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Her şeyi dolu dolu ve tadında yaşamış bir gençlik
Mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilen bir eş
Düzgün yetişmiş ya da yetişmekte olan iki çocuk,
Menfaatsiz seven, arayan, aradığına sevinilen akrabalar,
Gerektiğinde seni taşıyacak(her anlamda) en az dört arkadaş,
Sonrası için yetecek ve seni asla muhtaç etmeyecek, sana her yıl tatil planları yaptıracak birikim, yatırım ve kariyer

sahibiysen, 40+ yaşında iyi yaşadım diyebilirsin.

'Ulan gezmediğim ülke kalmadı, kırmadığım fındık kalmadı ama daha kırkımda kıçıma giyecek don da yok, başımı sokacak dam da yok' diyenlerden olma bence.

Ek: 'Edinilmiş iyi bir hobi, yaşam tarzı parçası olmuş bir spor dalı ve diktiğin ve gölgesinde çay içebileceğin boya gelmiş en az 40 orman ağacı' nı da ilave edeyim.
-1
Mirket
(13.03.26)
dünya turu yapmak istiyorum. her şehri görmek deneyimlemek istiyorum. tüm doğal güzellikleri görmek istiyorum. tüm tarihi sanatı görmek istiyorum. tüm yemekleri tatlıları (vejetaryen) yemek istiyorum.

olur da bir gün cidden piyango çıkarsa sürekli gezerim. kedilerimle beraber <3
+1
art cat chocolate
(14.03.26)
şahsi düşüncem böyle bir şey deme şansı yok.

insan illa yetersiz hissediyor ve yaşlanmak bok gibi bir şey

şu belki, akademik olarak iyi araştırmalar yapmak

bi taraftan da iyi bir yatırım geçmişi veya kalan para da olabilir, finansal özgürlük

kafaya göre takılabilme şansı, dünyada serbest dolaşım ve harcama yaparken sıfır düşünme

istediğin kişilerle istediğin konularda çalışma

bilemiyorum bunlar da olsa hayat çok kısa.
+1
gurur
(15.03.26)
hayat her ne kadar benzer temaları içerse de hayat deneyimi öznel bir şeydir. Bu sebeple her yaşam bu hayat nasıl yaşanmalıdır sorusuna verilmiş bir cevaptır. Bu sebeple "yaşadım" diyebilmeniz için genel geçer ve herkes tarafından kabul görebilecek bir tanımlama olabileceğini sanmıyorum. Bana göre insanın kendi değerlerini anlama ve kendini geliştirme çabası, bu dünyada tüketerek değilde emeğiyle yaratarak var olması, sevgisi-özeniyle etrafındaki herşeyi beslemesi iyileştirmesi, bazen yalnızca başka bir yaşamın mümkün olduğu göstermesiyle "yaşadım" demeyi hak ettiğini düşünürüm. Bu konuyu en iyi bu şiir anlatabilirdi herhalde:
www.youtube.com
+1
elvan abeyiylegezse
(15.03.26)
Bana kalirsa

Mobilyaci gezmek, cocuk yapmak, misafir agirlamak, yemek yapmak, parka falan gitmek, survivor izlemek, aile kurmak.

Bunlari yapamayanlar da dünyayi geziyor.
-1
Purple life
(15.03.26)
gezmek abi. baska bir sey degil bence.
0
baldur2
(15.03.26)
(14)

delirmiş gibi yemek istediğiniz yiyecekler var mı?

Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(13.03.26)
Yaprak sarma. Oturup bir tencere yiyesim geliyor da kendimi tutuyorum.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Evde baklava varsa (özellikle midye baklava) gece rüyama girer.
0
himmet dayi
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Zeytinyağlı yaprak sarması+1

Patates ve patlıcanla yapılan yemekler, makarna ve çiğ köfte.
+1
rock n roll
(13.03.26)
İçli köfte
Kısır
+1
egerbiryolcu
(13.03.26)
Kısır ve içli köfteye +100
Bir de ıspanaklı börek.
0
orient blue
(13.03.26)
Deniz börülcesi ekşilemesi, gittiğim yerde yapıldıysa artana evsiz gibi yumulurum. Turşusundan bahsetmiyorum ama, haşlanıp ekşili sosla karıştırılan taze tarifi.

Çiğnerken dokusu falan da çok güzel insanın ısırdıkça ısırası geliyor.
0
akhenaten
(13.03.26)
Toksam tüm yemekler aynı olur, açsam da en kolay ulaşabildiğimi seçerim. Bir lokma bir kot ceket felsefesi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
tatlılar:
-bisküvili pasta (bir borcam tatlıyı 2 günde yerim)
-çikolatalı pudingli ve dondurmalı irmik
-un kurabiyesi (çay ile)

yemekler:
-patlıcanlı yemekler (etsiz)
-ıspanaklı gül böreği
-lahana sarması (etsiz)
-biber dolması (etsiz) (özellikle büyük biberlerden alır yerim yoğurtla)

diğer:
-lahana turşusu (şişene kadar yiyebilirim)
-çiğ lahana (çerez gibi gider valla)
-tuzlu yerfıstığı (bir oturuşta bir paket yerim ve bitti diye üzülürüm)
0
art cat chocolate
(13.03.26)
Taze ve fıstıklı baklava
Taze fıstıklı tahin helvası
Cevizli yaz helvası
Kiraz

Bunlar bizde öyle biraz yenip dolaba kaldırılacak şeyler değil tükenip bitene kadar uyuyamam.
0
mutekebbir
(13.03.26)
5 aydır acayip bi kabuklu yer fıstığı bağımlılığım var, hergün yemeden duramıyorum. ilk zamanlar nerdeyse yemek yerine yiyordum, şimdi azalttım ama yine de devam. ve bu süreç başlamadan önce sevmediğim bir yiyecekti
0
mezzosprite
(13.03.26)
ara ara çeşitli yiyeceklere bağlanıyorum. çok küçük yaşta ülker metro ile başlamıştı bu.

son zamanlarda ise kuruyemişlere sardım. bir ara kuru üzüm seviyordum, sonra tuzlu fıstık, şu sıralar ceviz.

ama her zaman sevdiğim bir şey var, o da yaprak döner. :)
0
tabudeviren
(13.03.26)
her zaman favorim fıstıklı baklava...
0
darthvader
(13.03.26)
Findik ezmesi
0
acelaacedebela
(14.03.26)
(14)

sizce kapatarak doğru yaptım mı?

baldan kaymak
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin su
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu aramıyorum ki red flag green flag sorayım, nasıl hayatlarınız var.

Peşin: erkek kişisiyim.

Dün, çalışma arkadaşımın da çağırmasıyla iş yerinde bir arkadaşımın sunum gösterisine katıldım.

Gösteri kadınlara yönelikmiş ama ben bunu oturana kadar bilmiyordum, sonradan fark ettik. Çıkamadım da hemen, gösteriyi sunan arkadaşım da herkesin için de ilgi gösterip gelip desteklediğim için teşekkür etti. %99 kadın gelenlerin, biz sohbete daldığımızdan farketmedik bile.

Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım yani partnerim için aldım bende.

Günü konuşurken akşam telefonda: partnerime anlattım ve paketi ona getireceğimi söylediğimde 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı.

Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim. Böyle diyince de 'sen kadınlarla ilgili şeyleri anlatıp, bak bana da ilgi var' dedirtiyorsun ve egonu tatmin ettirip, bana kendi içimde seni kaybetmemeli havası veriyorsun dedi, bende 'umursamıyorum bile ben bu tür şeyleri, başkası yazsa ben dönmem, yapıma aykırı, bana ters' dedim. Sonra o kelimeye takıldığım 'ılık' kelimesine döndüm. Bana 'böyle bir profille yapamam ben' dedi ve iyice çıldırdım 'Neredeyse 1 yıla yakın bir aradayız, bunu şimdi mi söylüyorsun' dedim. Sonrası kıyamet. Kavga ettik. Küfür falan etmedim elbette ama çok yükseldim, o da yükseldi daha da üstüne basa basa, sonunda da o şiddetli konuşmaya direnemedim. O kadar ki sesleniyorum, duymuyor bile sıfır iletişim. Çok rahatsız oldum, kapatabilir miyiz dediğimi hatırlıyorum. Birkaç sefer, lütfen kapatalım dediğimi hatırlıyorum sonunda ciddi olduğumu ve çok rahatsız olduğumu anlayınca durdu. Bende kapadım.

Kapadım ama çok üzüldüm. O öyle demese yükselmezdim. Dışarı çıktım, içim daraldı ama o kadar üzgündüm ki bi anda titremeye başladım, yok toparlayamıyorum ve içim rahat değil. Aradım 15 sn sürmemiştir belki; özür diledim, hoşçakal dedim.

Sonra bir daha konuşmadık. Siz olsaydınız ne yapardınız, vicdanıma rahat olmasını söyleyeyim mi?

bir kadına yada erkeğe öyle denmemeli. Hayır avcılık yapsam daha az gam yerdim. Böyle söylemesi de dokundu gururuma amk, biz onu düşünelim o da gitsin ne desin. Bak yine sinirlendim. Size partneriniz ılık/oynak (kadınlar arasında bunun karşılığı ne bilmiyorum) dese ne tepki verirdiniz?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
saygısızlığa tahammül edersen daha büyüğünü görürsün mutlaka. benim başıma gelse partnerime anlattıktan sonra güler eğlenirdik bu duruma.
+6
antihero
(12.03.26)
Ne dediğine çok da takılacağımı sanmıyorum. Sorun dediği bir şeyde değil, bunları demesinin altında yatan agresif, suçlayıcı güvensizlikte. Sıradan bir olaya verdiği anlamsız yoğun tepkide.

Ama ılık demesindense avcı demesi daha sorunlu aslında. Kız arkadaşınız var ve erkekseniz eşcinsel değilsinizdir, bu da bunu sadece sinirle söylenmiş boş bir söz yapar. Avcı peki? Bu neden daha az sorun olsun ki? Gerçekten avcı olduğunuza inanıyor olabilir. Sorun bu değil mi?

Sırf iş yerinden bir arkadaşımın sunumuna katıldım diye bu kadar kurduysa nasıl olur bilmiyorum. Bilmeden katılmış olmam da önemli değil, canım istemiştir katılmışımdır. Güler eğlenirdik +1

Not: Bu cevabı olayın geçmişinde yatan ek sebepler olmadığını varsayarak veriyorum. Bu olayı tetikleyen sebepler olabilir, örneğin siz bilerek veya bilmeyerek kız arkadaşınızı sürekli kıyaslayan veya kıskandıran, kaşıyan biri olabilirsiniz; o da nihayet böyle bir tepkiyle patlamış olabilir. Bu onu tek başına haklı yapmaz, ama verdiği tepkiye bir anlam yükler. Şu an çok manasız duruyor. vs. vs.
0
akhenaten
(12.03.26)
fevri hareket ettiğinde haklı bile olsan kaybediyorsun, bunu öğrenmiş oldun. bir krizi-haksızlığı o an çözmek zorunda değilsin.
0
orpheus
(12.03.26)
Tam anlayamadım kız arkadaşınız sizinleydi ve bu dediklerinizi o mu size söyledi? Yoksa çalışma arkadaşınız ile beraber gittiniz siz kız arkadaşınıza vermek üzere hediyeyi aldınız ve bunun üzerine arkadaşınız mı bu lafları söyledi?

Büdüt :şimdi anladım galiba hediyeyi kız arkadaşınıza vermeniz üzerine olmuş.

Konudan bağımsız bana veya başkasına "sen de biraz ılıksın" gibi şeyler söyleyen insanlar ile zorunlu olmadıkça (iş gibi durumlar yani) konuşmam. Benim için kırmızı çizgi diyebiliriz.
0
peki madem
(12.03.26)
öncelikle o kadar kopuk bi anlatım olmuş ki anladığım şeyi doğru mu anladım emin değilim. kıskanmış ve agresif biçimde saldırmış.
0
deartheodosia
(12.03.26)
saka misin böyle biriyle yuva mi kurulur ömür mü gecer. bittigi iyi olmus.

ama sen de sinirini kontrol etmeyi düsünerek tepki vermeyi ögrenmelisin. ben de. herkes. :)
-1
Purple life
(12.03.26)
ben de tam anlayamadım. şu kısımda olay örgüsü kopuyor:

"Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım için aldım bende. 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı."

anladığım kadarıyla bunu kız arkadaş diyor, ama nerde diyor, ne zaman diyor. neyi kapadınız? telefonda mı diyor? neye ithafen diyor? ona ne anlattın da böyle bir tepki verdi?

ama genel olarark iş yerinde bir sunuma (konusu ne olursa olsun) katılmakla avcılık, ılıklık ilişkisi kurulması çok absürd. sevgilim öyle bir şey dese o kadar şaşırırdım ki tepki veremezdim ilk başta ama sonra ayrılırdım heralde. ayrıca ılıklık filan hiç hoş değil, tam bir argo ve kezban ağzı.

yaptığın şey o kadar normal bir şey ki, yani istersen bile isteyerek katıl sunuma, hiçbir şey sevgilinin o düşünce yapısını haklı çıkarmaya yetmez. ben de erkek ve heteroseksüel olduğum halde, kadınlar günü sunumları olsun, lgbt kulübünün sunumları olsun her şeye katılıyorum. maksat çalışmamak ve networking yapmak.
+1
king lizard
(12.03.26)
vicdanınız rahat olsun bence, yaşadığınız durum nereden bakarsanız saygısızlık. sebebi ve konumu ne olursa olsun sizinle bu şekilde konuşan biriyle zaten anlaşmanız pek mümkün görünmüyor zira karşı tarafın konuşma şekli bel altı vurmak ve direk saldırıya geçmek gibi görünüyor, bu sadece basit bir kıskançlık yada öfkeyle açıklanamaz. kabul ettiğiniz / edeceğiniz her böyle durum da bir başka duruma yol açacaktır. anlatımınızdan anladığım kadarıyla kendinize şunu sormanız yardımcı olabilir; eski kız arkadaşlarım/ yada varsa eski eşiniz veya ailem yada arkadaşlarımın kız arkadaşları yada hatta burada yazan kişiler bu duruma böyle bir tepki verir miydi, ben gerçekten bunu mu hak ediyorum ? sadece buradaki cevaplar bile hak etmediğinize kanıt niteliğinde görünüyor. sizi olduğunuz haliyle kabul etmeyen ve sizi anlamayan, anlamak istemeyen insana hoşçakal dışında bir kelime söylememek kendinize borcunuz bence..
+1
darthvader
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Siz haklısınız hocam, bence ayrılmanız sizin faydanıza.
+2
kumandanim
(13.03.26)
Seni tanidigim kadariyla (evet burada okuduklarim) olayin anlattigin gibi olmadigini ve kadinin hakli oldugunu tahmin ediyorum :)
+1
üğpoıuy
(13.03.26)
herkes burayı kaçırmış:

"Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim."

ılık değil de ga... mı deseydi acaba bilemedim. sevgilinin, başka erkek seçeneklerini değerlendirmesine açık birisin. kadın bunu bildiği için sinirli ve güvensiz. ona izin verdiğine göre böyle şeyler senin için normal ve demek ki sen de hala arayışta ve değerlendirme sürecindesin.

sen kendin red flagsin, sevgilin ne olsun?
+4
art cat chocolate
(13.03.26)
Orayı kaçırmadık birkaç kişi anlamadık yazınca sonrada eklenen bilgi.
+1
peki madem
(13.03.26)
Abi boyle kavga nedenleri sadece bizim Turk milletinde oluyor nedense.Soyle iki adim geriye cekilip baksaniz o kadar sacma sapan kavga nedenleri ki bunlar.Sebebin sacmaligi yuzunden mantikli bir ogut vermek de zor.
0
turkuaz
(13.03.26)
(3)

hangi görsel üretim ai'ları kullanıyorsunuz (sosyal medya / grafik tasarım)

steve rogers
nano banana haricinde özellikle ürün görselleri ve sosyal medya hesapları için hangi ai toollarını kullanıyorsunuz?
nano banana haricinde özellikle ürün görselleri ve sosyal medya hesapları için hangi ai toollarını kullanıyorsunuz?
0
steve rogers
(11.03.26)
Freepik içerisinden diğer ai’ları node’lar ile kullanıp çok öven bir arkadaşım var.
0
michael_knight
(11.03.26)
chatgpt, gemini, midjourney. flux da olabilir.
0
art cat chocolate
(12.03.26)
chatgpt, canva, freepik
0
darthvader
(13.03.26)
(20)

Neden seyahat ediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
Ben özgür hissetmek için ediyorum. Siz ne için ediyorsunuz?
-2
sekizdokuzon
(10.03.26)
Özgür hissetmek, keşfetmek
+1
purplee
(10.03.26)
uzaklaşmak için
+3
co2s2
(10.03.26)
Erotik masaj için
(Yurt dışı)
0
HellKeePer
(10.03.26)
en azından özgür hissetmek için gezmiyorum.
-3
Başka
(10.03.26)
çünkü doğru yer ve zaman diye bir şey yok. bu yüzden insan yola düşer,
belki bir şehirde, bir yerde, özel bir ana ve belki de kendine rastlamak için. ama kaybolabilir de...

tabii uçak diye bir şey olmasaydı bu kadar edebiyat kasmazdım :D
0
ermanen
(10.03.26)
Gittiğiniz yerleri nasıl geziyorsunuz? Google maps ten gezilecek yerler listesi yapmak, canınız isteyince dışarı çıkıp çekici gelen yerlerde oturmak, bütün gün bir kafede oturup gelen geçeni izlemek, müze ve tarihsel mekanları gezmek, yerli insanlarla tanışmaya yoğunlaşmak ya da sabah kalkıp akşama kadar gelişigüzel yürümek gibi aktivitelerden hangisi "Ben bu işi bunun için yapıyorum" hissi veriyor ve sizi doyuruyor?
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Iş seyahati ve keyfi seyahat. Yeni yerler gezmek keşfetmek iyi geliyor. Müze, tarihi yerler, plaj, restoranlar için YouTube videolarından, yapay zekâlardan yararlanırım.
0
pembediken
(10.03.26)
kafayi tamamen kapatabiliyorsun. sadece oradasin.
farkli yerler görüyorsun. asya'ya gittim mesela. hayal ettigimin ötesinde farkli bir dünya. asik oldum, bayildim. barda otururken bir adam geliyor telefon ekranini degistiriyor. avrupa'da zaten böyle bir sey olmasi imkansiz ama tr'de de hic olan bir durum degil.

bir macera yasiyorsun gezerken.

harika bir his. daha cok para, daha cok zaman olsa ben hep gezmek isterim.

edit: ben kendi görüsümü paylasiyorum neden eksileniyorum yaw
-2
Purple life
(10.03.26)
Görüşümü tazelemek için
0
love and trust
(10.03.26)
Düşüncelerimi resetlemek için.

Aslında çok üşeniyorum, plan yap, ucuz bilet kolla.. Çoğu yere günübirlik gidiyorum onun için. Bu sebeple daha kargalar bile uyanmadan yollarda oluyorum tüm günden faydalanayım diye. Bazı güzergahlar çok uzun oluyor, o yol git git bitmiyor amaaa varılacak yere son 30dk kalınca tüm o yorgunluk gidiyor. Dönüş yolu nasıl bitiyor anlamıyor insan zaten bayağı yorulunca :)
+1
truf
(10.03.26)
Bir de şehir ya da ülke değiştirdiğinde hayatta kalma içgüdülerin devreye giriyor ve zihnin inanılmaz hızlı, etkili işlemeye başlıyor. Ben o hali de çok seviyorum, canlı hissettiriyor
+1
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
Sonsuz kardeşim resmen kafayı yedi burada. Önce Başka nickiyle gelip yazıyor, sonra yeni nickiyle. edmond h.'yı da devreye sokarsa hattrick yapacak, sonra üçlü çektirecek bize.

Ben canım istediği için geziyorum
Belli bir sebebi yok.
+2
huladancer
(10.03.26)
Burası kafayı yemek için çok uygun bir ortam
0
🌸sekizdokuzon
(10.03.26)
meraktan valla. çok gezdiğim/gezebildiğim söylenemez ama meraktan. keşfetmek ve öğrenmek güzel. farkı deneyimlemek güzel.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Hem yeni bir yer görmeyi seviyorum hem de bir yerle bağ kurduktan sonra aynı yere tekrar gitmeyi seviyorum, hem kendi ortamımdan uzakta hem de güvende hissediyorum böylece.
Bu yüzden çok yer gezmedim çünkü bağ kurduğum yerlere tekrar tekrar gidiyorum.

Kendi programımı kendim yaparım gitmeden elimde görülecek yerler ve yenilecek yemekler listelerim olur.
Çok planlıyımdır güzergahımı ayarlarım nereden başlamalı, nereden sonra nereye gitmeli... Her detayı mutlaka araştırıp not alırım.
(Tur gezisi asla benlik değil hiç yapmadım ama yapmam da bir yere bağlı olmaktan nefret ederim böyle durumlarda.)

Son yıllarda biraz daha plansız gün de bırakmaya başladım, eskiden seyahatin her gününü saati saatine planlarken artık boş gün bırakıyorum o boş günde şehrin insanlarını izleyebileceğim bir yerde oturup kahve içmeyi seviyorum (bunu İstanbul’da da yapmayı seviyorum).
Kulaklığımı takıp bilmediğim yollarda yürümeyi çok seviyorum.
Müzelerini, sergileri gezmeyi seviyorum ama beni daha çok binalar etkiliyor, yapıyı incelerim, manzarasını, duvarını kapısını, penceresini… bu yaşadığım şehir için de böyle sırf Beyoğlu’nun eski binalarını gezebilmek için hiçbir sergiyi kaçırmamaya çalışıyorum.
+2
mutekebbir
(10.03.26)
yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, hiç ayak basmadığın yerlerde dolaşmak aşırı keyifli. bi de kafanda iş vb düşünce olmadan gezmek baya güzel.
+1
jelly bear
(11.03.26)
turist olma fikrini seviyorum. yerli yabancı farketmez. bir de tüm rotaları, yenilecek yemekleri, gezilecek yerleri vs eşim ayarlıyor. ben sıfır bilgiyle gidiyorum. keşfetmesi daha eğlenceli oluyor.
+1
elorelia
(11.03.26)
Gittiğim yerleri önceden hiç araştırmam plan program yapmam, o keşfetme ve turist gibi değil yerli halk gibi dolaşma hissini seviyorum.
+3
iwasbornonamountainside
(11.03.26)
etmiyorum. cok sikici bir sey gezmek. yoruluyorsun, basina beklenmedik isler geliyor, ordan oraya kosturuyorsun, durduk yere basina is aciyorsun. biraktim o yuzden ben gezmeyi. hele boyle iki haftada 5 tane sehir gezeyim maceralarina hic gelemiyorum artik. iki haftada her gun yol gidip gittigin yerde ikiser gun durarak ne kulturu taniyacaksin allasen.
+1
synesthesia
(11.03.26)
Kendi sınırlarımı genişletmek ve olduğum yerde kalmamak için.
+1
put it in your appropriate place
(11.03.26)
(11)

Türkiye'ye ne oluyor sorunsalı ?

RaiseThySword
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene k
İspanya ABD'ye rest çekti diye Türkiye niye günlerdir coşuyor, "kardeşimizsiniz İspanya" diye sağa sola yazıp çiziyor ki ? Bizimkilere ne oluyor ?

Biz ne zamandan beri İran ile müttefik olduk hayrola ? Yoksa şii İran bir anda din kardeşimiz mi oluverdi de biz de elimizde tuzlukla hıyarım var diyene koşuyoruz ?
-3
RaiseThySword
(10.03.26)
Emperyalizme karşıyız. Underdog kadrosunda.
+2
gabe h coud
(10.03.26)
Emperyalizme karşı diye yapılmış olsa dahi TR'de İran rejimini desteklemeyen hatta bu yüzden İsral tarafını tutan yüzbinlerce insan vardır tahminim.
-6
🌸RaiseThySword
(10.03.26)
ooo siyonist uşağı bir mezhepçi daha gelmiş. sizin yuvanızı vurmamışlar mıydı?

mesele iran'ın yanında durmaktan çok abd ve israil'in karşısında olmak. varlık amacı dünyaya kan kusturmak olan, savaşsız günü geçmeyen bu iki haydut devletle savaşıyorsa "şii iran"ın yanında çoğu insan evet.
+2
der meister
(10.03.26)
biz gene de nato üyesiyken abd'nin karsisinda cok durmayalim da sacimiz basimiz dagilmasin.
maksat dostlar alisveriste görsün. bir sey olacagindan degil. yiyorsa incirlik üssü'nü kapamayi teklif etsinler ahsjdl.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
illa ikisinden birini tutmak zorunda değiliz bence. masum insanlar hariç kimseye üzülmüyorum. iki tarafı da desteklemiyorum. hiçbirini sevmiyorum. olan çocuklara, hayvanlara oldu.

iran ile müttefik olunduğundan değil de diğerlerini onaylamamaktan bence de.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
Siyonistler mi şialar mı daha kötü belli değil iki uçlu değnek. Her ikisi de birbirini yıksın beter olsunlar duruşumuz bu
0
Hallegadola
(10.03.26)
İspanya siyoniste uşak olmakta direnen (bu yolda Trump ı da kullanan) ABD ye rest çekti . Geçmişte Gazze konusunda da bazı siyasilerinden tepki gelmişti. Doğrusu İspanya , ( bazı kadın) siyasetçileriyle birlikte Alman siyasetçilere kıyasla daha net bir ifade tarzı kullanıyorlar.
Biz İran'la müttefik falan değiliz. Onlarla Suriyede de hiç anlaşamadık . Sürekli karşımızda oldular.
Biz sadece doğu ile batı arasında önemli bir denge unsuruyuz.
İran'da çıkacak kaosa destek olmamız siyaseten de şu an söz konusu değil . Sınırlarımızdaki ateş bizi de etkiler bu kez olay Suriye konusundan beter olur.
Göçmen karşıtları bile bu kez Suriyeli göçmenleri mumla ararlar.

Arap baharı dedikleri, zaten sağı solu dağıtmak en sonunda hedef olarak Türkiye'yi gösteren bir yalandı ve beklenen sonuç alınamadığında iş bu kez Fars baharı(!) ile yeniden ele alınıyor.

İran'ın yanında değilim ama attıkları hedefini tam isabet vursun derim.
Tarihlerine bakıldığında aslında bu savaşta zulmedenlerin birbirini kırması söz konusu . Zaten bir yerde patlak verecekti.

Böylece Körfezdeki avanaksporlar :
- bu abd üsleri ne işimize yarıyor ?
Hani bizi koruyacaklardı... diye düşünürler en azından .
Yedikleri füzeler ile uyanışa geçen(!) siyonistler de goyyim dediklerine kıyasla öyle üstün falan olmadıklarını saklandıkları sığınaklar içinde tekrar düşünüyor olabilirler.
0
diyecevaplandı
(11.03.26)
son zamanda abd tarafından çok dayak yedik. böyle bi refleks var ülkede.

ayrıca ispanyonllara da sempatisi var tüm ülkenin.
0
gurur
(11.03.26)
"Şii İran" zaten hep din kardeşimizdi. Esas siz nasıl bir gecede dinci oldunuz? JIDF maaşlarınızı erken mi yatırdı?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.03.26)
ne mi oluyor?

son 25 senede bademler eli yuzu duzgun adamlarin alayini mon$erler diyerek piyasadan sildi, sifir liyakat ile endonezya'dan falan dandik diploma almis 3-5 adamin elinde, diplomaside ordan oraya savrulup duruyoruz, malamat olduk.

en son napiyoruz ya diye baktigimda ver papazi al papazi diye ust perdeden atip tutuyorduk, papazi verdik babayi aldik, herif eceliyle geberdi gitti, yirtti.

iran'dan yana durmaktan baska caremiz yok, molla dinci sii sunni vs farketmez artik. zira iran en piskopat gorunen, bolgenin en koklu devletlerinden biri. Herifler duserse bizim ustumuzden silindirle gecerler, son 50 senede yasadiklarimiz fragman olur.
+1
cooperr
(11.03.26)
iran yıllarca ülkemizdeki radikal islamcıları destekledi, siyasal islamı körükledi. aramız her daim limoniydi. şu an bizim tvlerdeki iran aşkı iran tvlerinde yok. sebebide iranın karışmasının bize sıkıntı yaratacak olması. iranlılarla değil ancak iran yönetimiyle sıkıntılarımız olmalı ama şu an değil. iranlıları en iyi biz anlarız iranlılarda en iyi bizi anlar.

bu tarz şeyler içerdeki gündemde din kardeşiyiz gibi görünüp dışarda reislerin ağzına bakmak. hükümette ne yapacağı konuşunda belirsizlik olunca elindekilerle propaganda yapıyor.
+2
mikahakkinen
(11.03.26)
(7)

koltuk takımı alacağım

OgutucuRecep
öneriniz var mı? bu istikbal, bellona, gündoğdu vs aslında hepsinde şikayet var ve çok fazla.acaba alıp memnun kaldığınız başka bir üretici var mı?
öneriniz var mı? bu istikbal, bellona, gündoğdu vs aslında hepsinde şikayet var ve çok fazla.
acaba alıp memnun kaldığınız başka bir üretici var mı?
-1
OgutucuRecep
(10.03.26)
ben enza kullaniyorum 10 yildir cok memnunum. diger koltuk markalarinin kalitesini bilemem ama sanirim sikayetlerin en buyuk sebebi teslimat. onun icin de o donemde hali hazirda uretilmis ve sanirim subelerden birinde bulunan renk secmistim. hic sorun yasamamistim.
0
kassiopeia
(10.03.26)
enza
0
jelly bear
(10.03.26)
benim kanepeciğim mudo. zaman içerisinde biraz hırpalandı belki ama hala çok iyi
0
cay koy geliyorum
(10.03.26)
Ikea, mudo +1.
0
drako
(10.03.26)
Doğtaş kesin olmasın.
0
en bi orijinal
(10.03.26)
özel mobilya yapan yerler. gidip istediğiniz modeli istediğiniz kumaşı kestirin ve yaptırın. ikeadan bilmem nereden dandik ve gereksiz pahalı şeylere dünya para ödemeyin.
-1
Başka
(10.03.26)
ben vivense'den almıştım uygun diye. şansıma çok hızlı geldi ve aşırı kaliteli, sağlam ve rahat çıktı.

arkadaşım normod almış ve memnun. onlar çok güzel ama benim için pahalı. belki siz bakmak istersiniz.
0
art cat chocolate
(10.03.26)
(7)

Çocuğa ekran verip/vermeme konusunda pişmanlık?

mikahakkinen
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bak
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bakınca üzülüp telefonuma oyun indirip verdim.

Doğruyu yapmaktan çok kızımın dışlanmaması için yaptığım hareket yanlış mı? Vermemekte diretmelimiydim?
0
mikahakkinen
(09.03.26)
Çevresinin farkında olsun, ortamdan kopmasın, insanlarla iletişim kurabilsin diye ekran vermiyoruz.

Çevresinin farkında olmayan, ortamdan kopmuş, sosyallikten uzak bir çocuk ,sizi bu güzel kararınızdan caydırmış. Çok ironik değil mi?

Yanlış mı anladım ben?
+3
Mirket
(09.03.26)
diğer çocukların aileleri yanlış yapmış. siz mecbur kalmışsınız. ortada oyuncak falan yokken, misafirlikteyken, çocuk boş boş oturup ne yapacaktı? yetişkinlerle mi sohbet edecekti?

hiç vermemek de bir çözüm değil bence. yaşıtlarının telefonla yaptıklarıyla alakalı sohbetlerinden uzak kalmamalı.
+2
art cat chocolate
(09.03.26)
olabildiğince sıfır ekran savunuyorum ben ama "olabildiğince" olması önemli. başka seçenekleri zorladıysam ve yapacak bi şey kalmadıysa veririm ve pişmanlık duymam. bu durumda önce boyama vs çıkarırdım, işe yaramadıysa ilgisi telefona bakan diğer çocuktaysa o çocuğun yanına oturtup ekranına yandan bakmasına izin verirdim. telefonu almaya çalışırsa falan kendi telefonumu verirdim.
vermemeyi denemişsiniz olmamış vermişsiniz pişman olacak bi şey yok. dışarda bi kere verdiniz diye alışacak da değil, o durumun farklı bir durum olduğunun farkındadır, değilse anlatırsınız.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
3 yaşına gelmiş, yavaş yavaş ekranla tanışmasına bi mahsur yok bence. ama ne izlediği, ne yaptığı önemli tabi. videodan ziyade basit oyunlara vs alıştırırsanız daha iyi olur. video dünyasına girince kopması zor oluyor.

sadece şu kısma takıldım. ortamda çocuk da olmayabilirdi. o zaman ne yapacaktınız? sanki ekran vermenin vicdan yükünü başkalarına yüklemeye çalışıyor gibisiniz. hiç çocuk olmaması durumunda da sizin çocuk sıkılabilirdi? o zaman plan neydi?

ben de ekran veriyorum bu arada. 3 yaştan önce de ara ara renk eşleştirme vs oynuyordu. yaş*10 dk kuralına bile uyamıyoruz bazen. ama sadece hafta sonu veriyoruz mesela, hafta içi vermiyoruz. o şekilde alıştığı için de bazen soruyor ama ısrar etmiyor. hafta sonu ise uyanır uyanmaz çizgi film diye tutturabiliyor tabi :/ ama kreşe gidiyor, çocuklu ortamlara giriyor, yazın sürekli parktayız. e bu hayatın içinde o kadar da ekran olsun yani.
+2
elorelia
(10.03.26)
gayet doğru yapmışsınız.

çocuğa ortama uyum sağlamayı, yeni şartlara göre alışkanlıklarını değiştirmeyi öğretiyorsunuz. çevresine uyum sağlamayı, yeni çevrelerde kuralları esnetmeyi ve uyumlanmayı gösteriyorsunuz.

bu hayatta çok önemli bir yetenek.
+4
babilfish
(10.03.26)
mis gibi havada park çimen her şey varken hatta plajda bile ekran başından kalkmayan çocukları çok gördüm maalesef. oynamayı sevenler yine oynuyor. aynen devam.
0
princess eugenie
(10.03.26)
yanlis yapmissiniz. cocuklara bir kere izin verdiginizde bunu emsal karar olarak aliyorlar. bunu yabanci bir cocuk gelisim uzmanindan duydugumdan beri aklimdadir. emsal karar olmasini istemedigim birseyi yapmiyorum.
+1
warrior princess
(11.03.26)
(9)

İlgi göstermek

arbre
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
-13
arbre
(09.03.26)
Sevgilisi olan kişiye yazacak kadar aşağılık değilim.
+7
Kahvedesu
(09.03.26)
garanti süresi oluyor. o bitince yazmaya başlıyoruz.
bu normal görülebilir mi? sevgilimiz varken de normal karşılayabilecek miyiz? cevap: hayır.
+2
lazpalle
(09.03.26)
Kahvedesu, olayları bilmesem inanacağım. :D
-6
🌸arbre
(09.03.26)
Etmem, birçok nedeni var. Etmeyecek olmamın en pragmatik sebebi henüz sağlam bir duygusal bağım olmayan yabancı biri için böyle bir uğraşa girmek çok gereksiz drama ortamı oluşturur zaten. Karman çorman bir iş. Uğraşmaya değmez.

En duygusal sebep de eğer bu kişi bana olumlu yaklaşırsa bunun kendisi güven kırıcı bir şey zaten. Yarın bana da yapar.

Mantık açısından da dışardan biri için, sırf hoşlandım diye böylesine risk alan biri çok da stabil bir karaktere sahip olmasa gerek. Tam Müge Anlı'daki, o her işini kördüğüm etmiş tipte birilerinin yapacağı işler.

Neresinden tutsam elde kalıyor.
+2
akhenaten
(09.03.26)
Daha geçenlerde bu konuyu bir arkadaşımla konuştuk. İlişkisi olan insanı otomatik olarak seçenekler dahilinde görmem ben. Haliyle de ilgi falan göstermem. Herkes için bu böyle zannediyordum ama değilmiş.
Baya baya hayvan gibi başkasıyla birlikte olan insanlara yürüyenler varmış etrafımızda.
İnsan değilsiniz.
+4
cay koy geliyorum
(09.03.26)
doğru bulmuyorum. kimse bulmamalı. asla yapmam.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
ilişkisi olan, boşanma aşamasında olan, nişanlı/sözlü vb. olan hiç kimseye ilgi göstermem zira bunlar benim için "aday adayı adayı" dahi olamazlar.
+2
Phoebe
(09.03.26)
Değil eşi, sevgilisi kafasında birisi olan birisine bile ilgi duymamak gerek.
+1
rakicandir
(09.03.26)
Yavrum biz ırz düşmanı mıyız?
+1
kullaniciadimvar
(09.03.26)
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
(7)

Invisalign

sezai karesort
Selamlar,Yakın zamanda invisalign tedavisine başlayan fiyat alan oldu mu ?130 bin full paket dendi bana ilk görüştüğüm yer. Farklı yerlerden fiyat almadım ama normal mi sizce bu fiyat ?Bir de invisalign sitesine girdiğimde fiyat aldığım dişçinin ismi cismi çıkıyor. Sanırım dişçilere seviye veriyor
Selamlar,

Yakın zamanda invisalign tedavisine başlayan fiyat alan oldu mu ?

130 bin full paket dendi bana ilk görüştüğüm yer. Farklı yerlerden fiyat almadım ama normal mi sizce bu fiyat ?

Bir de invisalign sitesine girdiğimde fiyat aldığım dişçinin ismi cismi çıkıyor. Sanırım dişçilere seviye veriyor invisalign. Benim görüştüğüm dişci Platin seviyesi gözüküyor. Biraz garip geldi bu durum bana ama :d bunun da bir etkisi var mıdır ki ? yani bunu da göz önünde bulundurmalı mıyım ?
0
sezai karesort
(03.03.26)
geçen haziranda 150 idi ben 100'e tel taktırırken.

baktım şimdi dediğine. hangi dişçiye kaç plak sattığına göre kendince derecelendirmiş işte. hangi dişçi kaç tane plak satın aldıysa o kadar hasta tedavi etmiş diye yazmış. bence bu dikkate almak gereken bir şey değil.
0
art cat chocolate
(03.03.26)
dişin durumuna göre de çok değişiyor. benim dişlerin hayli işi vardı, geçen sene 150 bin fiyat çıkardılar. o yüzden bu sene 130 olabilir gibi geldi bana daha normaldir sizinkiler muhtemelen çünkü. (bende plağa geçmeden önce arka dişleri yukarı çekmek için damağa vida ve yay takıldı epey uğraşmalı bir süreç geçirdim.)
0
pide
(03.03.26)
90 bin ödedim kısa zaman önce. Bayram dönüşü başlayacağım.
Benim çapraşıklık az, 10 günde bir değiştirilecek 16 adet plak olarak planlandı
0
kullanicadi
(04.03.26)
Evet normal bi fiyat gibi.
Tabii plak sayısı& tedavi süresine göre de değişiyor.

Eve/işe en yakın 3-4 yerden fiyat almanız iyi olur.
Ben 18 plaklık yaklaşık 6 ay sürecek tedavi için 80 bin e anlaştım kasım ayında. Ama biraz daha uzun sürecek tedaviye 130 bin TL de fiyat verdi dediğiniz gibi platin diamond vs seviyeli bir dişçi. Başka biri de 110 bin fiyat vermişti. Ben eve en yakın ve en uygun fiyatlı invisalign uygulayanı seçtim. Bu arada 6’ya ya da 3 e bölüyorlar genelde bi kısmı kredi kartı bi kısmı nakit olarak.. Tek seferde peşin ödemeyin derim. Tedavinin memnuniyet durumuna göre bi noktada belki başka dişçiyle devam etmek gerekebilir diye düşünüyorum.

Bu platin vb seviyeli olanlar daha çok uygulamış yani daha deneyimli oluyor. Aldığınız fiyatlar arası uçurum yoksa onu seçmek daha iyi olur bence.
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
10 sene kadar once $5000 vermistim yurtdisinda.
Dolar olarak fiyati degismedi desek, gunluk kurdan 225k yapiyor.
130k guzel fiyat bence.
0
cooperr
(04.03.26)
Arkadaşlar cevaplarınız için teşekkür ederim. Bir kaç sorum daha olacak.

Bugün gittim doktora ama yaşadığım süreçler biraz garip geldi.

- 3D tarayıcı ile dişlerimi taradı, bir takım fotoğraflarımı çekti (ağız için, yan duruş, düz durarak vs. ) ama bana şöyle görünecek, böyle olacak gibi ekranda vs. bir şey göstermedi.

-Onay vermem (ödeme yapmam halinde yani) 1 ay sonra plakların geleceğini ve tedaviye başlayacağımızı söyledi.

-Yani bana da pek ne isetdiğimi vs. sormadı açıkçası.

-Tahmini olarak da 9 ay sürer dedi süreç. her plağı da 2 hafta kullanacaksın dedi. bu da garibime gitti okuduğum sorduğum kim varsa makismum 10 günde bir plağı değiştiriyor. Öyle çok büyük çarpıklık yok yani bazı bölgelerde dişlerimin arası açık o kadar.

Yani bunlar normal süreçler değil değil mi ? bir tek bana garip gelmedi herhalde bu durum.
0
🌸sezai karesort
(04.03.26)
-Dişçiye ilk gittiğinizde evet bi tarama yapıyor, bu görüntü merkeze gönderiliyor, birkaç gün sonra oradan gelen tedavi sonrası tahmini son görünümü gösteriyorlar size, oklerseniz tedaviye başlıyorsunuz. Benim şu anki tedavimi yapan dişçi ile böyle ilerledik. Ama yüksek fiyat veren platin dişçi ilk muayenede çıkarmıştı son hali böyle olacak diye, basıp vermişti hatta. Gittiğiniz yerde mutlaka son halini görebilir miyim diye sorun. Gerçi ortalama bişey çıkıyor sonuçta çarpık olan dişi ve ağız kapanışını olabilecek en iyi seviyeye getiriyor sonuç olarak. Yine de görmek lazım bence.

-İşte neye onay vereceksiniz, onu görmek lazım. Bikaç yere daha gidince karşılaştırırsınız, son halini gösteren olacak illa. Polonya üretimli benim plaklar 3 haftayı buldu gelmesi diye hatırlıyorum. 1 ay da normal, fazla fazla söylemiştir garanti olsun diye, gelince hemen haber ediyorlar zaten.

- Aslında genelde ilk dakkadan soruyorlar tam şikayetiniz/beklentiniz nedir diye. Mesela benim üst dişlerle ilgili hiç sıkıntım yok. Yine de son kapanışı iyi hale getirmek için üste de takıldı. En en iyi hale getirmek için daha uzun takmam gerekiyordu ama benim için yeterli olacak bu şekilde diye karşılıklı anlaştık 6 ayda. Başka dişçi muayenelerinizde siz başlayabilirsiniz hatta, şuradaki dişler düzelsin istiyorum vs diye. Ama genelde sorarlar.

-Evet genç yaştakiler için 7 gün, 30+ yaşlarda da dişlere birden travma yaratmamak için 10 günde bir plak değişsin diyorlar. 2 hafta diyorsa daha yumuşak geçişle tedavi öngörmüş demek ki. Ben kime gittiysem 10 gün demişti. Yine başka diş hekimleriyle karşılaştırma yapabilirsiniz bunu da.

Bahsettikleriniz çok çok da garip gelmedi açıkçası, en güzeli dediğim gibi bikaç kişiye gidip fiyat/tedavi süresi/ ne kadar ilgili olduğu ile ilgili karşılaştırma yapıp en içinize sinene gitmek..
Kolaylıklar şimdiden, bi tedaviye başlayınca çok daha hızlı geçiyor zaten, 11. plağa geldim bile neredeyse bitti sayılır ve o şahane gelişimi görünce iyi ki yapmışım diyorsunuz :)
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
(15)

toplu taşımada en çok neye sinirleniyorsunuz ?

devilone
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ? mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
kalabalık metroda bacak bacak üstüne atarak oturan 20'li yaşlardaki kızlara sadece ben mi sinirleniyorum ?
mesela bir yer boşalıyor kızın biri daha oturduğu saniyede bacak bacak üstüne atıyor . normal oturmayı mı bilmiyor bu tipler ?
ayakkabıları ayakta bekleyen birine değiyor ve hiç umursamıyorlar
0
devilone
(03.03.26)
Evet. Haklısın. Var böyle bir durum.
Çocukerkil ailelerin 'özgüveni yüksek olsun' çocukları bunlar.
+3
Mirket
(03.03.26)
Bacaklarını öküz gibi açıp "en errrrrkekk benim" havalarına giren hemcinslerim daha çok sinirimi bozuyor. Bacak bacak üstüne atan birine hiç sinir olmadım sanırım şu ana kadar demek ki rahatsız etmemiş beni ya da pek denk gelmedim.

Onun dışında, sırt çantanı indir diyenlere sinir oluyorum. Çantam kendi şahsi eşyam yani oraya da bir kişi sığmayıversin o kadar ten tene geçmeyelim. 20 senedir sırt çantamla toplu taşıma kullanırım, bu konuda katıyım, asla elimde taşımam

Bi de ineceği durak olmamasına rağmen kapı önüne kamp kuranlar. Çekilir misiniz diyince de bön bön bakıyorlar yani sanki kendisinin durağı gelene kadar kimse inmeyecek diye anlaşma yapmış da şaşırıyor aa nasıl biri inebilir diye
+2
nundu
(03.03.26)
Bacaklarını açarak oturan erkekler,
İki tarafı da kaplayan yaşlılar,
Metrodan inenler inmeden binmeye çalışan insanlar,
İlk duraktan delirmiş gibi insanları ezip oturduktan iki durak sonra inenler,
Yürüyen merdiven bittiği an sanki arkasından akmaya devam etmiyormuş gibi bekleyip nereye gideceğine karar vermeye çalışanlar,
Yürüyen merdivende önümdeki kişiyle aramda bıraktığım iki basamağın birine geçip sıkıştıranlar, hemen bir basamak arkamda bekleyenler...
+4
mutekebbir
(03.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
çok iyimiş taktikler , yüksek sesle telefonda konuşanlar için ben de deneyeceğim bu fikiri çok sevdim
toplu tasimada sigara içene denk gelmedim hiç
0
🌸devilone
(03.03.26)
parfümle yıkananlara ve küllük gibi kokanlara.
+2
art cat chocolate
(03.03.26)
Telefonla konuşanlara.
+1
arbre
(03.03.26)
Istanbulda metro vagonlarında havalandırmayı çalıştırmıyorlar, kışın içerisi 35 derece falan oluyor. herkes terliyor, en çok bundan nefret ediyorum. bu klimayı çalıştırmama olayı deodoranta alkol olarak bakan bir toplumda yapılmamalı. ayrıca insanlar da soğuk-sıcak-soğuk şoklamasına maruz kalıp hastalanmamalı.

onun dışında yayılarak oturanlara ayar olurum, çantasını da yanına koyar hatta. direkt gidip onları sıkıştıracak şekilde çökerim.

durakta inenlere öncelik vermeden binmeye çalışanlara laf sokarım.
+3
eileengray
(03.03.26)
@eileengray aynen bunlara ben de içimden yaşlı gibi söylenip sinirleniyorum . yalnız olmadığıma sevindim okurken
çantasını yanına koyan ve 1,5 koltuk kaplayanlar yanına biri oturunca bir de ters bakıyorlar neden insanlar bu kadar kaba ?
0
🌸devilone
(03.03.26)
-Ceset gibi kokanlar.
-Ayakta olup oturanlara yaslananlar, bunu genelde orta yaşlı kadınlar yapıyor ağırlığını sana veriyor resmen.
0
ekimoloji
(03.03.26)
@ekimoloji sen yazınca aklıma geldi marmaray ve metroda ortadaki ya da kapı yanlarındaki demirlere sımsıkı sarılanlar var tutunacak yer bırakmıyorlar
0
🌸devilone
(03.03.26)
bindikten sonra içerisi gayet boş, hatta oturacak yerler bile olmasına rağmen kapının ağzında kümelenenler.

eskiden otobüs şoförleri "arkaya ilerleyelim, arka taraf boş, sağlı sollu yanaşalım" falan diye bağırırken kızardım. hakikaten bu milleti koyun güder gibi dürtükleyeceksin ki laftan anlasın. dürtmeyince kendi kendine yapamıyor. ortası boş işte, niye kapının ağzını kalabalık ediyorsun, inenlere ayrı, binenlere ayrı engel oluyorsun.

hoş kapı önlerinde bekleme yapmayınız diye anons da kaydetmişler ama o otomatik olduğu için "arga taraf boş argalara ilerleyelim sağlı sollu yanaşalıım" diyen otobüs şoförü kadar etkili olmuyor. kimse sallamıyor anonsu.

metrodan inmeden binmeye çalışanlara, özellikle ankara'daki "ankaray" isimli raylı taşıma sisteminde pek kızamıyorum. çünkü treni kullanan vatman hıyarı tabakhaneye bok mu yetiştiriyor ne yapıyorsa insanları kapıya sıkıştırmaya çalışıyor. içeride sürekli "inen yolculara öncelik tanıyınız", "kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra trenlere binmeye çalışmayınız" şeklinde anons dönmesine rağmen, vatman hıyarı daha inen yolcular bile bitmeden kapı kapanma sinyaline basıyor. lan mantık olarak benim hiçbir zaman binememem lazım o zaman. hem inen yolculara öncelik verip, hem de kapı kapanma sinyalini duyduktan sonra binmeye çalışmazsam trene binemem. ya adama öncelik tanımadan bineceğim, ya sinyali duyduktan sonra binmeye çalışacağım. çünkü sen o sinyali inenler bitmeden, binenler binmeden veriyorsun. önünde ayna var, kamera var amk, bir bak arkana, bekleyen herkes bindikten sonra kapatırsın. gideceğin yere 30 saniye geç gidiver.
+1
kibritsuyu
(03.03.26)
yaşlıların mesai saatinde beleş diye toplu taşımayı doldurmasına sinir oluyorum.
+2
mikahakkinen
(03.03.26)
Yer isteyen yaslilar
Yemek yiyen insanlar
Bagira bagira telefonla konusan araplar
+5
Purple life
(03.03.26)
Hayır yaptığını sanıp çocuk dilencilere para verenlere.
+2
yurtsuz john
(03.03.26)
çok ağır parfüm kullananlar
sırt çantasını önüne almayanlar
0
hrskrs
(03.03.26)
(17)

kedi alerjisinden en kötü ne olabilir

Sadece soruyorum
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı kullandı falan o arada yaz geldi alerji hafifledi, bir süre hiç ilaç kullanmadı. şimdi yine başladı. bu işi nasıl çözeceğiz bilemiyoruz, en kötü ne olabilir? astıma falan çevirir mi?

(kediyi verebileceğimiz biri yok. alerji olduğunu bilsek hiç almazdık. kedi geldikten 7-8 ay sonra çıktı alerji)
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
hava temizleme cihazı ve sık sık desmont
yapacak bir şey yok
+1
croswell
(02.03.26)
Hayatı hayvanlarla iç içe geçmiş, astım ve alerjik bünyeye sahip olan biri olarak 40 yaşından naçizane tavsiyem eşinizin yaşam alanında alerjen olmaması. Hayvanları çok seviyorum, kedi alerjim olmasına rağmen hala kedimiz var ama bence alerjik insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük alerjenle aynı ortamda yaşamaya çalışması.

Vücudunuz sürekli sinyal veriyor, siz bastırmaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra alerji hapları yetersiz gelmeye başlıyor, kaşınan ve sulanan göz kronik alerjik konjonktivite dönüyor, deride kaşıntı oluyorsa bu egzamaya dönebiliyor. En azından benim deneyimim bu yönde, ki ben kediyi köpeği ağzına yüzüne sokan insanım.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut
kedi gelsin diye ısrar eden bendim, ve olayların bu noktaya geleceğini asla bilemezdim çünkü eşimin kedilerle arası çok iyiydi. ama şu anda kediyi bırakabileceğim hiçbir yer yok mecburuz birlikte yaşamaya. biz de çok seviyoruz bebeğimiz gibi.
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
@sadece soruyorum
Son yirmi senemi hep bir kedi-köpekle geçirdim ve ikisine de alerjim vardı :) Çok iyi anlıyorum, o sevgiyi de biliyorum, o kıyamama halini de. O kadar yerinize koyabiliyorum ki kendimi. Eşiniz bu durumda olduğu için çok kötü de hissediyorsunuz muhtemelen, o da hem sağlığından oluyor hem kediye kıyamıyor, hem sizi üzmek istemiyor.
Sokak-ev alıştırabileceğiniz bir kediyse,eviniz güvenli bir yerdeyse belki bu seçeneği değerlendirebilirsiniz. Biz kedimizi kakasını dışarı yapacak şekilde alıştırdık, küçüklükten beri de sokak-ev birlikte büyüdü, dışarıya çok alışık. eve gir-çık yapıyor,i geziyor, evde hapis gibi yaşamıyor. Böylelikle hayat daha kolay.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut +1

bizim de kedimiz part-time evde takılıyor. daha doğrusu bizim bahçemizde sokak kedisiydi, pandemiyle beraber evimize girip çıkmaya başladı, tuvaletini dışarı yapıyor. sadece akşamları özellikle kışın kapalı balkonumuzu otel olarak kullanıyor :)

ama sizin kediniz eve daha çok alışıktır tabii öyle gördüğü için. o yüzden onun için özel bir alan yaratabilirsiniz. kapalı bir balkon olur, oda olur. arada da dışarı çıksın tabii. eşiniz mümkün olduğunca az etkileşimde bulunsun. bir de hepa filtreli havalandırma cihazları da çok işe yarar. onun dışında aklıma bir şey gelmiyor.

bence sakın birine vermeye kalkmayın. olan olmuş artık yapacak bir şey yok. eşinizin sağlığını minimum etkilemesini sağlayın yeter.

not: bu arada ben de alerjik astımlı biriyim. ben de kedim ve köpeklerle minimum temas halindeyim. arada tabii kedimi mıncırıyorum ondan da bir şey olmuyor zaten.
0
elektr10
(02.03.26)
biz bu sorunu dysonla çözdük. her gün özellikle kedinin yattığı yerleri süpürmek çok işe yaradı.
0
scudman1
(02.03.26)
bahar geldi normal alerjinin azması, bende de kediye %100 alerji çıktı hapşırma göz kızarıklığı oluyor ama 3 sene sonra heralde kedinin tüyüne alıştım artık eskisi gibi ataklar olmuyor veterinerde demişti kedin senin evdeki toz akara bünyesi alıştığında sana alerji yapmayacak 7 uyumlanacaksınız demişti.

+1 atak zamanları desmond hava cihazı ve yoksa kesinlikle hepa filtreli robot süpürge her gün çalıştırısanız alerjiyi inanılmaz azaltıo toz her gün sürüldüğü için
0
eja
(02.03.26)
arkadaşlar öyle böyle değil adam ölü gibi yatıyo evde. hafta içi gündüz dışarıda olduğu için sorun yok ama gece neredeyse hiç uyumuyor sabaha kadar nefes almaya çalışıyor. hali hal değil görseniz bi :( öyle süpürmeyle falan olacak gibi değil
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
Kedi alerjisi ve kedisi olan arkadaşımın yatak odasında hava temizleme cihazı vardı, gece sıkıntınızı çok azaltır.
+2
kobuzchu kiz
(02.03.26)
kedi alerjim yok ama alerjik rinitim ve astımım var. 2 kedim var. 5 yıldır beraber yaşıyoruz. alışılıyor. evi havalandırmak ve düzenli temizlik şart.
0
art cat chocolate
(02.03.26)
'En kötü ne olabilir?' sorusuna 'Bir şey olmaz yaaa.' tadında ve ona yakın cevapları hayretle okudum.
Arkadaşlar bu alerji denen olay böyle homojen, her insanı aynı derecede etkileyen, öyle bir biraz rahatsızlık vermek dışında bir sıkıntı çıkarmayacak bir dert midir?
Emin misiniz?
Kedi alerjisinden anafilaktik şok olabilir mi? Hayati risk gelişebilir mi?
Bir araştırın bence.
+2
Mirket
(02.03.26)
Antihistaminik kullanmak lazım. Doktora sormak şartıyla tabii. Fakat yakın zamanda bir bilgi okumuştum, bebeklikten itibaren yapılan aşıların içinde alüminyum varmış ve bu metal alerji deneylerinde vücudu alerjik hale getirmek için kullanılırmış. Yani vücuttaki alüminyum varlığını giderince alerji tepkisi ortadan kalkabilir. Bunu bir araştırmanızı öneririm, şu ağır metaller meselesiyle de ilgisi olabilir.
-6
muhayyer divan
(02.03.26)
Vay arkadaş evdeki birey acı çekecek kadar alerjik ama kediyi hala evde tutuyolar
0
kullaniciadimvar
(02.03.26)
çözüm belli ama senin o çözüme pek yanaşasın yok gibi görünüyor malesef, biraz içini rahatlatmak, "bak insanlar sorun olmaz dediler" demek için sormuş gibisin. "kediyi verebileceğimiz kimse yok" demek çözüm değil, bir şekilde sahiplendirilir. dünyada çok çeşitli ağrılar acılar vardır belki ama nefes alamamak kadar hayat kalitesini düşüren şey çok azdır. ben de alerjik biri olarak 2 kez eşimin ısrarıyla kedi besledim ki çok da seviyordum kedileri ama sürdürülebilir değil malesef. en kötü ne olabilir derken ölümden bir tık öncesine kadar zorlayacak gibi sormuşsun ama şu an adama işkence ediyorsun.
+1
hrskrs
(02.03.26)
Kedi tam bir haydut, eşşek gibi ısırıyor, birine versem almaz. Kaldı ki dünden beri eşime yalvarıyorum lütfen birilerine soralım belki almak isteyen çıkar diye. Kendisi de kabul etmiyor kediye kıyamıyor. Ben zorlamıyorum onu. Aldık artık bırakamayız diyor. Bi de geçen sene de böyle olmuştu mart sonu nisan gibi hafiflemişti belki yine öyle olur diye bekleyelim diyor.
-1
🌸Sadece soruyorum
(03.03.26)
@Sadece soruyorum

Buralarda beni sevmezler, muhtemelen sen de sevmeyenlerdensin bilmiyorum ama bak yukarıda günlük süpürme konusunu ve söylediğim şeyleri es geçmeyin. Kediye alerji aldığınız gün eşinde mevcut olsaydı en geç 2 saat içinde belirtilerini yaşardı, 7-8 ay sonra ortaya çıkması vücudun aslında kediye alerjiyi sonradan geliştirdiğini gösterir. Bu da eşinin vücudunda bazı biyolojik ve belki de psikosomatik değişiklikler olduğunu gösterir. Belki de sadece bilinçaltı çalışmasıyla geçebilecek bir şey bile olabilir, buradakiler şimdi eksi yağmuruna tutarlar beni, yine de araştırın diye ısrar ediyorum.
-6
muhayyer divan
(03.03.26)
abi alerjiniz varsa evlenip milletin basini belaya sokmayin diye defalarca soyledik.
bo$an coco, kedinle sen birbirinize yetersiniz. :D
0
cooperr
(03.03.26)
(4)

Manikurcu onerisi

narod
Anadolu Yakasinda daha iyi olur. Duzenli manikur ve kalici oje yaptiriyorum. Benim gittigim kiz evlendi ve işi birakti. Memnun kaldiklariniz varsa tavsiyelerinizi bekliyorum
Anadolu Yakasinda daha iyi olur. Duzenli manikur ve kalici oje yaptiriyorum. Benim gittigim kiz evlendi ve işi birakti. Memnun kaldiklariniz varsa tavsiyelerinizi bekliyorum
0
narod
(02.03.26)
Ataşehir - Beauty Time. Dilara vardı orada... hala duruyorsa o şahanedir. Biraz tuzlu ama yaptıkları işe değer. Instagram hesaplarından bakabilirsiniz.
0
charbiel
(02.03.26)
caddede tuğba var
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Atasehirdeki beauty bilmem ne cok pahali

Caddedeki yerlerin cogu da acip acip kapatiyor, bi sogudum onlardan
-1
🌸narod
(02.03.26)
maltepe minibüs caddesinde fornail studio Altın hanım. ankara’da yaşadığım için fiyat karşılaştırması yapamayacağım ancak manikürü çok temiz yapıyor. kişiye özel tek kullanımlık malzemeler vs
0
melodi
(02.03.26)
(19)

Sac kesimine kac para veriyosunuz

Kittie
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.Napsam versem mi bi 1500-2000.Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
Gecen fiyatlara baktim da ne olmus boyle dedim. En uygun 1000 tl gordum o da fonle birlikte 1300. Delirmis bunlar. Kadinim ama erkekler de yazabilir belirterek.
Napsam versem mi bi 1500-2000.

Su anketi de bi kullanicam buna kismetmis hahahah
📊 Kuafor fiyatlari nasil sizce?

Bu anket sona erdi. 35 oy kullanıldı.

0
Kittie
(02.03.26)
500 erkek
-1
grimavi
(02.03.26)
Erkek 900 uzun saç.
-1
anon1m
(02.03.26)
ben fönle 1600 mü ne vermiştim 1,5 ay önce

çok çok çok çok
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Esentepe'de bir pasajda 800 verdim geçen ay.
0
auroraaurora
(02.03.26)
saç-sakal 700 veriyorum. 30 senelik berberim. başkasına 1000 liradan aşağı kesmiyor.
0
my fault
(02.03.26)
son 1.5 yıldır evde kendim hallediyorum. parasını geçtim aptal berber muhabbetinden sıkıldım. ayrıca asla istediğim gibi kesemiyorlar saçımı sakalımı.
0
scudman1
(02.03.26)
Fönle beraber 2500 verdim 2 ay önce

Kesim ücreti çok gözüme batmıyor da röfleye gelen zam üzüyor:')
0
kullanicadi
(02.03.26)
Saç sakal kesme yıkama 1200 oldu geçen ay.


eksileyen berberim galiba :))))))
-1
kumandanim
(02.03.26)
saç, sakal, dandik kil maskesi, omuz kütürdetme, parmak kıtlatma, yüze sıcak havlu basma, hepsi 500. ankara kızılay'da normal berber dükkanı.

edit: 400 imiş, yanlış hatırlamışım.
0
kibritsuyu
(02.03.26)
500 kadin Ankara
0
kassiopeia
(02.03.26)
Türkiye’nin en küçük illerinden birindeyim şu an ve burada da mahalle kuaförü diyemeyeceğimiz iyi bir kadın kuaföründe bin tl dediler.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
Fiyatlar aşırı, tamam emektir, her şey pahalıdır ama biraz da gelinen noktayı mazeret gösterip fiyatları uçuruyorlar gibi.

Ben kaş+manikür+pedikür için perpada bir yere gidiyorum hepsine 2.000 veriyorum çok memnunum, yıllardır aynı yere gittiğim için başka yerde fiyatlar nasıl bilmiyorum.

Saç için Levent'te bir yere gidiyorum;
Genel kesim + fön 3.000 bunu çok sık yaptırmıyorum, düzenli olarak kahkül kesimine gidiyorum 1.000.
Burası mesela bana çok fazla geliyor ama memnun olduğum için mecbur.
+1
mutekebbir
(02.03.26)
450 tl kadın/Ümr-Ist/mahalle kuaförü
kestigi saçı da fönlemeden bırakmıyor zaten o da ücrete dahil.
+1
beetlejuice
(02.03.26)
İzmir, geçen yıl fancy kuaföre 1500 lira vermiştim, 1-2 ay önce mahallemdeki kuaförde 600 liraya kestirdim saçımı.
0
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Erkek 800.
Zaten saçım kısa 3e vurduruyorum. Sakalla birlikte bu fiyatı veriyorum.
-1
anatomik
(02.03.26)
Cevaplar asabımı bozdu.
3 gün önce saç sakal yıkama falan derken 1300 verdim. Öyle şekil şükül bir yer falan değil, dümdüz berber. 15-16 senedir gittiğim adam. Sana laflar hazırladım oğuz abi.
Kadıköy.
-1
cay koy geliyorum
(02.03.26)
750 lira saç+ sakal trim + kil maskesi + yıkama. erkek.
0
elektr10
(02.03.26)
saç kesimi kaş bıyık 1000 tl verdim geçen hafta bugün, mahalle kuaförü sayılır
0
mezzosprite
(02.03.26)
Erkek kişisi 1.300 vermiştim Ocak ayında. Saç sakal
0
put it in your appropriate place
(02.03.26)
(13)

Sosyallik için Airbnb veya Couchsurfing?

hadi ya la
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı alıyorum?
+1
hadi ya la
(02.03.26)
Madde bağımlısı biri gelip ırzına geçerse ne yapacaksın?
-6
runaway
(02.03.26)
Amacının bu olduğunu belirtirsen neden olmasın. Haricinde, sadece kalacak yer arayan insanlara salça olma yeter :p
+1
Bruce
(02.03.26)
çok riskli bence. tanımadığın insanların evinde işi ne? otel mi orası?
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Tek oda kiralayanlar aktarmalı uçuş arası dinlenmek isteyen tek gecelik konaklama yapanlar olur genelde.

Evin ortak kullanımlı hale gelecek. Banyonu mutfağını başkası da kullanacak. Kazanacağın üç beş lira için housekeeperlık yapacaksın. Değer mi?

Couchsurfing kapandı diye biliyorum zaten.
+4
yurtsuz john
(02.03.26)
olur neden olmasın. puanı yüksek yorumları iyi olanları alırsın. madde bağımlısı biri gelip ırzına geçmez bu şekilde yaparsan. swh.
0
gabe h coud
(02.03.26)
ben bunu ankara'da yaptım airbnb olarak cs olarak değil. çok keyifliydi, kurdan dolayı da güzel para kazandım. Farklı kültürler ve insanlarla kaynaşmak için de güzel oluyor. bence denenebilir.
0
summerjam0306
(02.03.26)
couchsurfing eskiden gerçekten amacına uygundu önemli ölçüde ama sonra maalesef gezginlikten uzak tipler keşfetti özellikle türkiye'de. yıllarca kadın, erkek, çift bir sürü kişi ağırladım, kendimde yurtdışında konakladım ve şahane insanlarla tanıştım. büyük çoğunluğu ile iletişimim de devam ediyor ama misal ben izmirdeyim adam manisada istek yollamış, hiç referans vb yok, isteği kabul etmeyince de penis fotoğrafı yollayıp burayı imam hatip mi sandın yazmış :). bu yabancı erkeklerle bir kere bile başıma gelmedi. baktım cozuttu durum, kapattım profili yıllar önce. ezcümle, couchsurfing artık o eski mecra değil ve sanıyorum yurtsuzun söylediği gibi kapandı.

airbnb olabilir belki ama onun da yasal mevzuatı çok değişti, dikkat etmek lazım.
+1
Phoebe
(02.03.26)
btw, ben de 2015'lerde yaptım bunu. evimde çok düzgün insanlar ağırladım ve hala arkadaş olduklarım, görüştüklerim var. Şimdi profil başka olabilir. Sakata gelmeyin yine de :p
+2
gabe h coud
(02.03.26)
Airbnb yapmak resmi olarak mümkün değildir ki herhalde. Vergi cezasıyla, şunla bunla uğraşma.
Airbnb'den yabancı geleceğinin de garantisi yok. Kayıt, evrak yapmadığını anlayan kanun kaçakları da gelebilir herhalde. Kanun kaçağı olmasa da senin amacına hizmet etmez.
Couchsurfing'de güncel durum ne bilmiyorum ama 10-15 yıl önceki hali tam senin amacına uygundu.
+1
michael_knight
(02.03.26)
Soruna cevap değil ama yazayım yine de;

Couchsurfing'i hiç kullanmadım bilmiyorum. Airbnb'de iki defa denedim ve gördüğüm kadarıyla pek mümkün değil sosyalleşmek. Ev sahipleri daha çok kazanç sağlamaya yönelik.

Bence sosyalleşme için en iyi seçenek Hosteller.
-1
put it in your appropriate place
(02.03.26)
böyle sosyalleşilmez ancak kendini kullandırmış olursun. salak saçma insanların gece 3'te çıkardığı kavgalar, halıya kusmaları, evi berbat etmeleri, hırsızlıkları gibi durumlarla uğraşmayı sosyallik sayıyorsan o başka.
0
orpheus
(02.03.26)
duyuru sahibini bu beklentisinden dolayı yargılamak olmaz çünkü bu yönde kazanım sağlamış kişiler sayesinde bu tür uygulamalar yayıldı. hâlâ insanlar eskiden tanıştıkları kişilerden, geçirdikleri eğlenceli zamanlardan bahsediyorlar. duyuru sahibi bence sistemi istismar edebilir miyim diye sormuyor, böyle bir kazanım elde edip edemeyeceğini merak ediyor. en azından bana öyle geldi.
0
superbenoist
(02.03.26)
Sosyallesmekten kastin milletle takilmaksa Airbnb ile bu is olmaz. Airbnb ile gelenler max. 2-3 sohbet edeyim sonra kendim takilayim diye geliyolar. (Cok uzun sure airbnbde evimde oda kiraladim, biliyorum)

Couchsurfing olur ama, baya cikip geziyoduk, gece partiler filan.
0
kuehles blondes
(03.03.26)
(1)

AI ile ürün tanıtım videosu nasıl

plastic_angel
https://img.kitful.ai/cdn/kitful-marketing-v1.mp4bu veya çok basit şekilde buna benzer birşey ai ile veya online bir tool ile nasıl yapılır
img.kitful.ai

bu veya çok basit şekilde buna benzer birşey ai ile veya online bir tool ile nasıl yapılır
0
plastic_angel
(01.03.26)
bu çok basit bir video. ama ai ile yapmak zor olabilir yazılar yüzünden. ürüne dair birden fazla ss alıp hepsini ayrı ayrı hareketlendirip birleştirmek de gerekir ayrıca.

ai ile kırk kere prompt deneyerek ve para vererek uğraşmak yerine after effects ile yapardım ben olsam.

ekranlara o yazı animasyonunu vermeden daha daha basit bir şey istiyorsan hatta canvada sslri arka arkaya koy ve o metni ekle geç.

ai ile yapılan o şeylerin hiçbiri kolayca yapılmıyor. ai şirketindeyim. o güzel şeyleri çıkarmak için çok kez deniyoruz, çok dolar harcıyoruz.
0
art cat chocolate
(01.03.26)
(5)

Memurlukta nasıl ilerleniyor?

michael_knight
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum. Memurlukta nasıl yükseliniliyor?Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü m
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum.
Memurlukta nasıl yükseliniliyor?

Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü mü olacağım neye göre belirleniyor?

30 yıl çalışmış olan hiç yükselmeyen memur 50 bin civarında tapu müdürü 80 bin tl civarında mı alıyor?
-2
michael_knight
(27.02.26)
uzmanlık sınavları falan oluyor
+2
art cat chocolate
(27.02.26)
bakanlığa göre değişir. ancak şu an devlette yükselmek için yüzde 90 torpile ihtiyacın var. anca kurum müdürü olursun. bölge müdürü veya ankarada üst düzey görev için siyaset lazım. 30 yıl çalışmış memur daha fazla alır, en düşük memur maaşı 58 bin tl. 30 senelik memur 1in 4ü derecededir. 1 derece memurlar 60 65 arası alıyor.
ayrıca düz memur b kadro uzmanlık alması içi a kadroya geçmesi gerekir. a kadroya geçerse de ortalam bir memurdan daha fazla alır. evet devlette sınırlar var ancak yükselinebiliyorlarda.
+2
mikahakkinen
(27.02.26)
ilk olarak burada kurum önemli. yani büyümeyen ve rutinini oturtmuş bir kamu kurumunda görevde yükselmek daha zordur örneğin istanbulda tapu dairesinde memur olan biri çok zor yükselir zira istanbul artık istanbul hizmete ihtiyaç var.

ama örneğin bu tapuda memur olarak başlamış kişi gebze il olduğu zaman ya da başka bir şehire taşınıp o şehir büyüdüğü zaman yeni tapu daireleri açılırsa oradaki deneyimli memurlara idari görev yüklemek isteyebilir görevde yükselme sınavları yapılabilir.

şu an için görevde yükselmek için en uygun kurumlar bence üniversiteler. ha müdür olunca maaş çok mu değişiyor hayır, hele ki eski bir memursan.
0
denizgonen
(27.02.26)
Tapu ve Kadastro memuru olarak söyleyeyim. Tapu kısmında yükselme/maaşın artması biraz daha sıkıntılı. Bir tapu memuru en az sekiz yıl çalıştıktan sonra müdür yardımcılığı sınavına girerek müdür yardımcısı olabilir. Bu sınav ortalama 2 yılda bir açılır. Müdür yardımcısı olduktan sonra 2 yıl çalışıp müdürlük sınavına girebilir ve eğer ‘onu önce çıkaracak herhangi bir durumu’ yoksa müdür olarak emekli olur.
Kadastro kısmında mühendislik, kontrol mühendisliği vs olarak çok daha avantajlı tapuya göre. İki yıl teknikerliğin üzerine mühendislik okuyup mühendis kadrosuna geçen çok arkadaşım oldu.
+1
hayalhayal
(27.02.26)
memurlukta ilerleme kademe ve derece sistemiyle oluyor. 3 senede bir derece aliyorsun. yaklasik 24-30 senede max seviyeye ulasiyorsun. sabit yerinde durman yeterli bir sey yapmana gerek yok.
0
antikadimag
(28.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-2
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.