Giriş
(4)

İstanbul veteriner önerisi

kimlanbu
Selamlar, Doğum yapan akrabamın bir Scottish Fold'u vardı, ilgisiz kalmış, küçücük kilere hapsetmişler, hayvanın yüzünden mutsuzluk akıyorduİlk görüşte karşılıklı aşk yaşadık ve sahiplendim. bugün İkinci gün, ilk gün saklandı, bugün alıştı koca kafalı, etrafta dolaşıyor, gelip ilgisini gösteriyor.Ke
Selamlar,

Doğum yapan akrabamın bir Scottish Fold'u vardı, ilgisiz kalmış, küçücük kilere hapsetmişler, hayvanın yüzünden mutsuzluk akıyordu

İlk görüşte karşılıklı aşk yaşadık ve sahiplendim. bugün İkinci gün, ilk gün saklandı, bugün alıştı koca kafalı, etrafta dolaşıyor, gelip ilgisini gösteriyor.

Kedinin cinsi yüzünden eminim ki çoğu veyeriner fiyatta bana çarpan uygulayıp fahiş fiyatlar çekecek.

İşinde dürüst ve liyakatli ömürlük bir veteriner arıyorum

Edit : kocaeli, pendik, tuzla, maltepe, kartal gibi anadolu yakası olursa tadından yenmez
0
kimlanbu
(5 saat)
Açıkçası çok uzakta olmayan bir veteriner bulmanızda fayda var. Çünkü kediler hastalandığında genelde her gün iğne için gitmek gerekiyor; ayrıca sürekli aynı veterinere giderseniz, hekim kediyi tanır, takibini daha iyi yapar ve tedaviyi bu sayede daha başarılı yönetir. O yüzden çok uzağınızda olmayan bir yer seçmek gerek.
​Zaten düzenli dış parazit damlalarına da başlayacağınız için birkaç farklı veteriner gezebilirsiniz; öncelikli olarak bakmanız gerekenlerhijyenMasaların temizliği nasıl? Her hayvan muayeneden çıktıktan sonra masaları dezenfekte ediyorlar mı? İçerisi temiz kokuyor mu?
​İlk gittiğinizde kediyi detaylıca muayene ediyorlar mı, yoksa üstünkörü mü ilgileniyorlar?
​Ben kişisel olarak bir tık daha yaşlı ve deneyimli veterinerleri tercih ediyorum.
+1
eja
(5 saat)
eja +1

evinizin yakınlarında 7/24 açık bir veteriner varsa bir de çok çok daha iyi olur. akşam iş çıkışlarında da rahatça iç dışa, aşıya vs götürebilirsiniz. acil durumlar için de çok iyi olur.

bence asla uzak veteriner bulmayın. ben 5 yıldır aynı veterinere götürüyorum. bir kez sırf tedavi bulma umuduyla çok uzağa götürdüm, çocuğum çok stres oldu ve yolda 2 kez kakasını yaptı. taksi şoförü için de benim için de kedim için de çok zor anlardı :d
0
art cat chocolate
(4 saat)
"Kedinin cinsi yüzünden eminim ki çoğu veteriner fiyatta bana çarpan uygulayıp fahiş fiyatlar çekecek."

ben hiç böyle bir şey ne duydum ne gördüm, mercedesle mekana gitmek gibi algılamışsınız sanırım cins kedi sahibi olmayı.
+1
rentts
(4 saat)
Mükemmel veteriner tavsiyesiyle geldim;
Bostancı: yonca veteriner kliniği
Göztepe: barış veteriner kliniği

Yonca hanım’a çok çok güvenirim. Çok titiz ve detaycıdır. Kızımın hastalığını dikkati sayesinde öğrendim ve yine onun sayesinde kontrol altına aldık. Basit konular için yakın bir veteriner iyidir evet ama özellikle cins kedilerin çok detaylı ve düzenli takip edilmesi gerekiyor, o yüzden veterinerin de özel seçilmesi gerekiyor.
0
mor oje
(3 saat)
(7)

millet nasıl para kazanıyor?

duyurukullanıcısı
ekonomi malum, yatırım yok, dış ülkelerden yatırım yok, içerden de yatırım yok.millet nasıl para kazanıyor çevrenizde?
ekonomi malum, yatırım yok, dış ülkelerden yatırım yok, içerden de yatırım yok.

millet nasıl para kazanıyor çevrenizde?
-1
duyurukullanıcısı
(05.10.26)
herkes 9-6 işe gidiyor benim çevremde.
+6
art cat chocolate
(05.10.26)
Benim çevremde herkes matba reklam işinde, geçiren geçirene
0
cccbehzatccc
(05.10.26)
Maaşlı çalışarak, bekarlığa devam ederek. 37/müh
0
HellKeePer
(06.10.26)
milleti bilmem, ben çalışarak kazanıyorum. ondan elimde avcumda birşey yok. mühim değil; şüphesiz ki insana kendi emeğinden başkası yoktur.
0
banach
(18 saat)
kar marjı yüksek işlerle. gıda sektöründe batanlar temiz iş yapanlar. para kazananlar da maliyetinin kat kat üstüne satanlar. ucuz çin mallarını yüzde bilmem kaç ile değil maliyet fiyatını 3 le 5 le çarpıp satanlar. bunları yaparken vergiyi kuş gibi ödeyenler fazla mesai ödemeyip asgari ücretten şaşmayanlar iyi kazanıyor.
0
ground
(18 saat)
emeğini satarak.
0
tiredofwaiting
(16 saat)
Babadan atadan malı olmayan yeni nesil kölelik tarzıyla çalışıyor. Babadan atadan malı olanda takım elbise giyip genç iş adamları derneği etkinliklerine katılıyor.
0
mikahakkinen
(11 saat)
(12)

Pasif gelir ve isi birakmak

Purple life
Aylik ne kadar pasif gelir ile isinizi birakirdiniz yani maasinizdan vazgecerdiniz?
Aylik ne kadar pasif gelir ile isinizi birakirdiniz yani maasinizdan vazgecerdiniz?
-2
Purple life
(05.10.26)
Selamlar

Şu anki hesaplarıma göre aylık 2000$ gibi bir gelire ulaştığım zaman yeterli oluyor.
+2
burka
(05.10.26)
ben 4000 dolardan aşağısına işi bırakmam. güven problemlerim var. :d risk alamayacak kadar korkak ve fakirim. :')
0
art cat chocolate
(05.10.26)
65 bine bırakırım 20 bin mazot param zaten.
0
mikahakkinen
(05.10.26)
$7500 pasif civarina maasli isi birakirim, serbest takilirim yani calismaya devam ama keyfe keder.

$15000+ pasif ile herseyi birakir, bir sandal alip butun gun balik tutarim.
0
cooperr
(05.10.26)
evim olsa $5k yeter. hatta $4k da yeter.
0
antikadimag
(06.10.26)
Brüt 597bin tl gibi bir pasif gelir...
0
dilemma of subscribtionability
(23 saat)
50.000 TL'ye bırakrıım.
0
bartholomew87
(16 saat)
100-150k'ya calismam.


500-600 diyen salliyordur, garanticidir, suphecidir.
0
baldur2
(15 saat)
2500-3000 USD aylık gelirle çalışmam
0
kuzey li
(15 saat)
6000$ civarı.
0
kumandanim
(13 saat)
Kendi evimde oturuyorsam ve kenarda da oturduğum evden bir tane daha alacak param varsa ayda 3000 dolara çalışmayı bırakırım, bu hesaba eşimi de dahil ediyorum çocuk falan olsa bırakmam.
0
denizgonen
(7 saat)
@deniz, cocuk olsa hic isi birakma, ekstra gelir kapisindan vazgeçmek istemez misiniz yani?
0
🌸Purple life
(3 saat)
(15)

Kedi su pınarı tavsiyesi olan?

mor oje
Benim kedi yetişkin, biraz da huyludur. Bardakta bırakılan sulara salça olmaz, musluktan su aksa ilgilenmez falan. Suyu pek sevmiyor aslında. Ama su içmesi lazım, doktoru da su pınarını deneyin dedi. Bence sevmeyecek ama denemek için alıcam.Sesi çok olmayan (ne kadar az o kadar iyi), çok pahalı olma
Benim kedi yetişkin, biraz da huyludur. Bardakta bırakılan sulara salça olmaz, musluktan su aksa ilgilenmez falan.

Suyu pek sevmiyor aslında. Ama su içmesi lazım, doktoru da su pınarını deneyin dedi. Bence sevmeyecek ama denemek için alıcam.

Sesi çok olmayan (ne kadar az o kadar iyi), çok pahalı olmayan, memnun kaldığınız varsa önerebilir misiniz?
0
mor oje
(05.10.26)
marka model öneremeyeceğim ama sağlık açısından çelik olanları önermeye geldim <3

ben de denedim bir tane ama benimkiler pek kullanamadı, o yüzden öneremedim.
0
art cat chocolate
(05.10.26)
cado pet aldım 3 lt ama yinede büyük inanılmaz su gidiyor(kullanmıyoruz) düzenli değiştirmek gerek suyu o yüzden bulabildiğin en küçük olanı almanı tavsiye ederim filtre olsada su yosun yapıyor kap kaygan gibi oluyor zaten en az haftada 1 kap yıkanmalı
kiwi gördüm sessiz gibiydi, mümkünse en ucuzunu ve en küçüğünü al,
evde her odaya 1 kase ile su koymak inanılmaz işe yarıyor kapı girişine koyuyorum eninde sonunda yanından geçtiğinde ilgisini çekiyor.
0
eja
(05.10.26)
Bizde xiaomi vardı, memnunduk ama düzenli temizlemek ve filtresini değiştirmek gerekiyor tabii.

Daha fazla su içirme önerisi olarak daha fazla su kabı +1
Suyu mamasından uzaklaştırın, yan yana durmasınlar.
Bir de yaş mama veriyorsanız (bizim vet 11 yaşındaki kedimize her gün verebilirsiniz, sorun yok demişti) yaş mamayı sulandırarak verince fark etmeden epey su içiyorlar. (Bir küçük pate konserveyi sabah akşam 1/4 vererek iki günde bitiriyorduk, yoğun çorba kıvamı alacak kadar sıcak suyla karıştırınca hem açık mama buzdolabından çıktığı için ısınıyor hem de mamanın jelatini suda eriyor, çok seviyorlar.)
0
kobuzchu kiz
(05.10.26)
4-5 tane farklı malzemelerde (porselen, seramik, emaye, cam vs) kap koydum ama yok su sevmiyor benimki :( o yüzden mecbur deniycem su pınarını.
@art cat chocolate aa ben de çelik olanını elemiştim başta :)) çelikten su içmek his olarak iyi değildir diye. Onlara da bakayım madem.
@kobuzchu kiz; şırıngayla su takviyesi yapıyorum gün içinde ama o da tatsız bişi sürekli ağzına su dayamak. Islak mamasını 3’e bölüp veriyorum (ilaç kattığım için), o esnada mamayı bayağı bulamaç yapıyorum, o hakikaten iyi oluyor, bayağı içiyor. Ama yine günlük gereken sınır olmuyor tabii.
0
🌸mor oje
(05.10.26)
çelik olanlardan kullaniyoruz ama çok sevdigini düşünmüyorum, bi beceremiyor enteresan bir şekilde kafayi sokuyor, yan odada seramik kabında her gün suyunu degiştirdiğimiz kaptan çok daha fazla su içiyor.
0
sinematikcrop
(05.10.26)
@sinematikcrop ya ben de tam o yüzden çelik olana biraz daha mesafeliyim. Seramik, porselen vb daha iyiymiş gibi geliyor
+1
🌸mor oje
(05.10.26)
kiwi modelini kullanıyoruz gayet severek içiyor temizliğini haftada düzenli yapıyorum suyu çok doldurup aman içsin demiyorum yarım doldurup düzenli değiştirmeye itiyorum kendimi böylelikle.
0
kablelvuku
(05.10.26)
kuzenim xenon smart markalı bir tane aldı.
çok memnun. firmanın müşteri hizmetlerinden de memnun kalmış.
0
stay with me
(05.10.26)
@kablelvuku kiwi’ye ben de bi baktım bugün ama filtreyi bulmak uzun vadede zor olur mu diye emin olamadım
@stay with me: xenon çok aklımda, hatta yakınımdaki avm’de mağazası var yarın gidip bakıcam da. Kuzeninix hangi modelini almış bi sorabilir misiniz rica etsem? :)
0
🌸mor oje
(05.10.26)
Aryuper markalı, çelik su pınarı kullanıyoruz, içiyolar. İçinde filtresi var 6 haftada bir falan değiştiriyoruz. Alırken yedek filtresinden de alın.
Su pınarı alınca normal su kaselerini kaldırmayın bence alternatif gibi olsun. Zamanla sever.
0
megalomaniac
(05.10.26)
@megalomaniac yedek olarak mevcut kaplarını tutmak benim de aklımda evet. Fazla kap göz çıkarmaz :)
Teşekkürler
0
🌸mor oje
(05.10.26)
uzun vadede filtresini bulmakta zorluk çekmemek adına philips'in su pınarından aldım.
0
false pretension
(06.10.26)
bu 2.2 L Su Seviyesi Göstergeli Paslanmaz Çelik Kedi Köpek Için Su Pınarı Su Çeşmesi Su Sebili
app.hb.biz

daha önce başka model denedim ama suyun akış şekli bu tipte olmalı bnc
0
mess
(23 saat)
@mess buna baktım ama suyun çıktığı yer musluk şeklinde, benim kedim de musluk çeşme gibi şeylere hiç meraklı değil. Muhtemelen içmez bundan o yüzden bana biraz daha üst kısmı böyle musluk gibi değildi daha bir delikten çıkıyormuş gibi olanlardan lazım :/
0
🌸mor oje
(16 saat)
ben şundan kullanıyorum
www.trendyol.com

diğerlerine göre artısı, elektrik kesilse bile kendi bataryasıyla uzun süre su verebiliyor, app üzerinden kontrol edilebiliyor, istersen sürekli istersen aralıklı su verme olayları var.

temizlemesi çok kolay, 5 dk da tüm parçaları temizleyip yeni su doldurabiliyorum.

günde kaç kere su içtiğini kaydını vs tutuyor, filtresi bittiğinde ya da suyu azaldığında, temizleme zamanı geldiğinde app üzerinden bildirimle uyarıyor. ha bi de ses vs sıfır.
0
rentts
(4 saat)
(10)

Kiracı iseniz ortalama bir evde kaç yıl oturuyorsunuz?

sonhakan
Benim ki 3 yıl Çok az geldi de..
Benim ki 3 yıl Çok az geldi de..
0
sonhakan
(04.10.26)
11. yılım bitmek üzere :d ev sahibim çıkmamı bekliyor. ben de çıkmak istiyorum ama çıkamıyorum
0
art cat chocolate
(04.10.26)
ilk evime 6 sene once ciktim, acikcasi memnunum. yeni yapilmis bir binaydi, ev sahibiyle de bi muhabbetim yok; zam donemi ikimiz de makul davraniyoruz ortada bulusuyoruz.

seneye evimi alana kadar burada devam. 3 senede bir ev degistiremezdim ben ngl
0
aguen
(04.10.26)
Son yüzyılda en uzun süre oturan kimse sanırım . Ardından çıkan olaylar da daha yeni :
www.yenialanya.com
0
diyecevaplandı
(05.10.26)
saydim son 10 yilda 6 farkli evde oturmusum. daha gecen ay tasindim, bu da 7. oluyor.
0
banach
(05.10.26)
kiraci olarak ortalama 1 sene (22 ay, 2.5 ay, 24 ay, 1.5 ay)
ev sahibi olarak ortalama 3.5 sene yaklasik (53 ay, 33 ay)

cok kisa olanlar biraz ozel durumlardi, yoksa ortalama 2 sene olurdu sanirim.
-1
lemmiwinks
(05.10.26)
2023'te oturduğum evimi aldım. Ev sahibi olarak 3 sene oldu.

Ondan önce 16 senelik kiracılık hayatım var. 6 ev değiştirmişim. son 3 evimde 4'er sene kalmıştım.
0
gabe h coud
(05.10.26)
6.5 yıl aynı evde oturdum ben romanya'da.
ülke değiştirmesem hala aynı evde oturmayı düşünürdüm.
-1
rain when i die
(05.10.26)
25 senedir İstanbul' dayım. Şu anda kiracı olarak oturduğum 8. ev. Bundan bir öncekinde 12 sene oturdum, ortalamayı o yükseltmiş :)
+1
kumandanim
(05.10.26)
Öğrencilikle Ankara geldikten sonra ilk yıl yurt sonra kiraya başladım. 26 sene olmuş toplam 11 ev değişikliği. Arada 1 sene askerlik var birde.
Kısaca 24 sene—> 11 ev
Ayrıca kiraya devam
0
FT5
(05.10.26)
İlkinde 2, 10 ikincisinde sonuncu da 8yıl oturup evlendim
0
cccbehzatccc
(05.10.26)
(12)

Pazarınız..

rakicandir
Selamlar! Pazarınız nasıl geçiyor?
Selamlar! Pazarınız nasıl geçiyor?
0
rakicandir
(04.10.26)
şeker batağına düştüm, dün 3 dilim yaş pasta yedim, göbeem benden ayrıldı ayrılacak, bugün çalışmam lazım ama şeker arzum sebebi ile çalışamıyorum da.

bir de customer journey yapabilen biri lazım.
0
duyurukullanıcısı
(04.10.26)
ders çalışmaya çalışarak. resmen saat doldurma peşindeyim :/
0
lil siztah
(04.10.26)
Bu benim buradaki ilk mesajım. Herkese merhaba.

Doktoraya başladım. Kitap okuyorum. Marksizm, diyalektik, politik ekonomi hakkında bana hızlandırılmış kurs verecek varsa başşşımla beraber...
+2
laksjd hfg
(04.10.26)
Normal.

Sabah uyandım, kahvaltı filan. Kuzenimle kahve içtik. Sonra ben spora gittim. Geldim bilgisayarı açtım, buraya cevap yazıyorum şu an.

Yemek yiyeceğiz ama ne yiyeceğiz karar veremedik biraz erken diye.
0
put it in your appropriate place
(04.10.26)
güzel bir kahvaltı, yürüyüş, çocuklarla, eşimle park keyfi ve eve dönüşle geçen sakin bir pazar...
+1
darthvader
(04.10.26)
hastayım, yalnızım, işe de gidemeyeceğim yarın, yine de buna şükür
0
black holes in the sky
(04.10.26)
Dün kendime holter bağlamıştım. Akşam çıkardığımda 1250 PVC'yi görünce şok oldum. Hala da şoktayım.
Sabah uyku sorunuma ChatGpt ile çözüm aradım.
Tüm gün temizlik yaptım, aralarda çay, kahve eşliğinde kitap okudum.
Birazdan instegramda gördüğüm bi tarife göre soya soslu somon yapacağım. Tarif tavadaydı. Evi kokutmamak için çözüm aramaktayım.
Akşam için karar vermedim. Çıkarım herhalde.
0
Mirket
(04.10.26)
vasat.
0
orpheus
(04.10.26)
brunch ve ardindan resident evil filmine gittik. güzeldi.
-1
Purple life
(04.10.26)
tüm gün uyudum. çoook uzun zamandır plansız programsız bir hafta sonu yaşamamıştım. dün de bugün de hiçbir şey yapmadım. çok iyi dinlendim. tüm yorgunluğum ve stresim gitti.

cidden her hafta sonu hem cumartesi hem pazar bir işim çıkıyordu ve rahatça dinlenemiyordum. haftaya yine bir şeyler var. iyi bi mola oldu bu. :d
0
art cat chocolate
(04.10.26)
Dün blade runner, bugün blade runner 2049 izledim.
Sonrasında spor. Sonra garajı toparladım. Sonra havuzu temizledim, çimleri biçtim. Şimdi bir iki iş bakıyorum. Bir de süpürge yaptım.
Kısacası marabalıktı bugün.
0
logisticsmanager
(04.10.26)
sabah kalktim kahvemi aldim, aracin lastigi hava kaciriyordu soktum, civi girmis. lastigi tamir ettim
sonra cocugu aldim antrenmani vardi ona getirdim, cikmasini bekliyorum.
birazdan arkadaslarla toplu girdigimiz okuzun bana dusen parcalarini almak icin onlarin yanina gidecem.
sonra da eve gecip dinlenirim.
0
cooperr
(04.10.26)
(6)

Merak için okunan bölümde ders muaf ettirmek mantıklı mı?

anaphylacticshock
Merhaba, Sadece merakım ve ilgim olduğu için AÖF ile sosyoloji okumak istiyorum. Daha önce iletişim fakültesinde okuduğum için sosyoloji bölümünden saydırabileceğim yani kendimi muaf ettirebileceğim altı yedi tane ders var. İlgim olduğu için okuyacağım ama yine de daha kısa sürede bitirebilmek için
Merhaba,

Sadece merakım ve ilgim olduğu için AÖF ile sosyoloji okumak istiyorum.

Daha önce iletişim fakültesinde okuduğum için sosyoloji bölümünden saydırabileceğim yani kendimi muaf ettirebileceğim altı yedi tane ders var.

İlgim olduğu için okuyacağım ama yine de daha kısa sürede bitirebilmek için bu derslerden kendimi muaf ettirmeli miyim?

Yoksa zaten merakından okuyorsun, niye muaf ettiresin ki der misiniz?
-1
anaphylacticshock
(03.10.26)
uzmanlık derslerine daha iyi odaklanabilirsiniz. bence mantıklı.
+2
lil siztah
(03.10.26)
aynı derslerse, zaten bildiğin için asıl merak ettiğin şeyler değildir herhalde. keyfin nasıl isterse öyle yap. mantıklı mantıksız veya doğru yanlış bir seçim yok bence bu konuda.
+1
art cat chocolate
(03.10.26)
Muaf olun tabii ki.
0
cosmicstring
(03.10.26)
mantıklı
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.10.26)
ben de aöf sosyoloji mezunuyum. daha önce aldığın dersleri otomatik olarak muaf ediyor diye biliyorum. bunlara atatürk ilke inkılapları ingilizce türkçe gibi derslerdi galiba. özel bir işlem yapmamıştım. gerçi 10 seneyi de geçmiş.
0
ground
(03.10.26)
aöfte muaf olunan dersler ingilizce, türk dili, inkılap tarihi vb yök dersleri diye biliyorum zaten. bölüm derslerinizden muaf olamıyorsunuz. o nedenle olabiliyorsanız olun derim ben. 15 yıldır gördüğünüz dersleri tekrar görmenize gerek yok.
0
f02561
(04.10.26)
(4)

Eskişehir'de Nereden Ev Alınır?

depresif çocuk
En yaşanılır mahalleler neresidir sizce?
En yaşanılır mahalleler neresidir sizce?
0
depresif çocuk
(01.10.26)
sümer
osmangazi
vişnelik
büyükdere (bulvar tarafı)
göztepe
+2
scudman1
(01.10.26)
scudman1'e ek olarak

bağlar, gökmeydan, akarbaşı, kırmızıtoprak
0
art cat chocolate
(01.10.26)
vişnelik
0
mikahakkinen
(01.10.26)
Vişnelik
Sümer
Büyükdere
Kırmızıtoprak
Göztepe

Şehrin biraz dışı ama arabanız varsa Batıkent tarafında da güzel evler var
0
nundu
(02.10.26)
(3)

Acıbadem metro çıkışı

osssy
Acıbadem metrodan Acıbadem caddesine çıkış var mı, varsa rahat bir çıkış mı? Rahat derken, e5'e girmeden doğrudan caddeye çıkılabiliyor mu, bavulla giden birinin tedirgin olmadan kullanabilecegi bir çıkış mı gibi çekinceler var. Teşekkürler.
Acıbadem metrodan Acıbadem caddesine çıkış var mı, varsa rahat bir çıkış mı? Rahat derken, e5'e girmeden doğrudan caddeye çıkılabiliyor mu, bavulla giden birinin tedirgin olmadan kullanabilecegi bir çıkış mı gibi çekinceler var. Teşekkürler.
0
osssy
(30.09.26)
Evet, var. Metrodan cikinca hemen yaninda caddeye tirmanan bir merdiven var. Tedirgin olmayin hic. Fakat bavulla merdiveni cikmak yorabilir. Metrodan cikarken asansor kullanin en azindan orda az yorulursunuz.
0
narod
(01.10.26)
1 ve 2 numaraları çıkışlar
0
put it in your appropriate place
(01.10.26)
metrodan çıkınca caddeye çıkan ayrı bir asansör de var
0
art cat chocolate
(01.10.26)
(11)

kalp doktoruna gitmeli miyim..

iwillsee
yurtdışındayken geçmeyen sol göğüs ağrısı şikayetim vardı sol koluma vuruyordu ve hareketle artıyordu. ben de endişelendim ve bu aprıların şiddetlendiği bir gün acile gittim bir sorun yok ama kolestrol değerlerin aşırı yüksek doktora git tedavi vs verir dediler. gp de yanına bir kaç kez çağırdı ama
yurtdışındayken geçmeyen sol göğüs ağrısı şikayetim vardı sol koluma vuruyordu ve hareketle artıyordu. ben de endişelendim ve bu aprıların şiddetlendiği bir gün acile gittim bir sorun yok ama kolestrol değerlerin aşırı yüksek doktora git tedavi vs verir dediler. gp de yanına bir kaç kez çağırdı ama işlerim çok yoğundu gidemedim. şimdi türkiyeye döndüm. bu şikayetler ara ara oluyor çarpıntı da oluyor. ama türkiyede doktora gitmeye çekiniyorum açıkçası.. doktorlar buna mı geldin bir şeyin yok neden geldin ki vs gibilerinden tepki veriyorar bazen en azından. ben öyleleri ile karşılaştım. yaşım 40. bu tarz bir konuşma beni rahatsız edeceği için gitmeye çekiniyorum. gitmeli miyim. gerek yok mu.. türkiyedeki aile hekimi kesinlikle sallamıyor böyle şeyleri daha önce de oldu aile hekimine gittiğimde daha gençsin sana öyle geliyordur vs diye yolladı beni geri. kalp doktoruna gidersem de ne demelyim? yine yaşın genç bir şey yoktur vs diye geri yollarlarsa boşa mı gitmiş olurum
0
iwillsee
(30.09.26)
Bir kardiyoloğa git, üçüncü kata çıkarken, ikinci katta dinlenmem gerekiyor de.
Gerçekte böyle bir şey yoksa, ben olsam gitmem ama senin içine kurt düşmüş bir kere. Gitmende fayda var.

Ek: Doktora gitmeden önce bir hafta tansiyonunu ölçüp kaydetmende, konusu geçince doktora söylemende de fayda var. Hatta yaş da 40 olmuş madem. Bir tansiyon aleti edin. Evde bulunsun.
+1
Mirket
(30.09.26)
Öncelikle yüksek kolesterol için başvurun. Onlar sizi yönlendirir. Ailenizde kalp rahatsızlığı geçmişi varsa bilhassa ihmale gelmez.
+2
auroraaurora
(30.09.26)
öncelikle aile hekimlik bir durumunuz yok. kolestrol değerlerinizi yüksekse, dahiliye bölümüne gitmelisiniz. kardiyoloji zaten rutin olarak ekg çekiyor daha muayeneye girmeden. duruma göre eko, efor falan da istiyorlar. şikayetiniz neyse onu söyleyin; çok ekstrem bir tip yoksa karşınızda, bunun için mi geldin falan demez.

bende kronik bişeyler olduğu için sıklıkla doktora gidiyorum. şu yaşıma kadar yalnız bir keresinde bir beyin cerrahı rahatsızlığımı hafif bulduğu için sanırım, teşhisi söyleyip gülerek "korkma, bundan ölmezsin" demişti. hayatın her yerinde empati becerisi zayıf ya da kötü espri yapan insanlar olabiliyor; doktorlar da farklı değil işte. sırf kuruntularınız yüzünden ciddi sonuçlanacak işaretleri hafife alıp doktora gitmemezlik etmeyin derim. geçmiş olsun.
0
lil siztah
(30.09.26)
Kalp değilse boyun fıtığı başlangıcı olabilir.
+1
HellKeePer
(30.09.26)
kesinlikle kardiyolojiye görünün. kolesterol yüksekliği varsa mutlaka ekg-efor yapıp bir de boyun damarlarınızda herhangi bir birikme var mı diye ultrasonla bakarlar. eğer şüpheli bir konu varsa tetkikler ilerletilir. 40 yaşında kardiyoloji kontrolü önemlidir, hele de kolesterol yüksekliği varsa.
+2
awlmi
(30.09.26)
direkt kalp hastaneleri var, birisine giderseniz kimse neden geldin demez. en kötü çarpıntım oldu dersiniz, acilden girersiniz.
0
galahad reloaded
(30.09.26)
doktorların öyle demeye hakları yok, derlersede direk şikayet edin, kendisinede çıkışın mümkünse, ne demek ya insan şüphelenirse doktora gider, doktor fiziksel veya ileri tetkikleri yapar ona göre tedavi verir ya da vermez.
cimer gerçekten işe yarıyor bu konuda hiç çekinceniz olmasın, millet ortalıkta peynir ekmek gibi kalp krizinden ölüyor, ailede kalp rahatsızlığı varsa gitmek için yaşınız uygun. ayrıca şikeyetinizde var keza şikayetiniz olmasa bile gidin gösterin doktorların hasta seçmeye veya boşa gelmişsin deme hakları yok. ne özeli ne devleti fark etmez.
ihmal etmeyin doktora gidin.
-1
eja
(30.09.26)
öyle diyeceklerini sanmıyorum. ben 15'imde çarpıntım ve ağrım oluyor diye gitmiştim ve mitral kapak prolapsusu teşhisi almıştım. gayet ciddiye almıştı doktor, gençsin sana öyle geliyordur demedi. ekg çekildi, efor ve holter testleri yapıldı. 18'ime kadar 6 ayda 1 kontrole çağırdı. sonra yılda 1, 2 yılda 1 oldu. bayadır gidemedim.

siz mutlaka doktora gidin.
+1
art cat chocolate
(30.09.26)
Doktor tarafından ciddiyetsiz bulunmak ve geri gönderilmek endişesi mahcubiyetin hangi seviyesidir allasen? Kola vuran göğüs ağrısıyla doktora gitme gereği duymak ne kadar olağan bir şeyse doktorun muhtemel tavrından çekinmek bir o kadar tuhaf.
+1
beyfendi
(30.09.26)
40 yaş türkiye de kalp için riskin başladığı bir yaş ve sen hala öyle der mi falan diye saçmalıyorsun.bahsettiğin durumlar bambaşka bir sebepte olabilir ama özellikle ailende kalp hikayeleri varsa bütün işini gücünü bırak direk hastaneye git.dahiliye ve kardiyoloji ziyaretini yap.imkanın varsa özelde doğru düzgün bir hastaneye,yoksa devletin harika kalp hastaneleri var,aşırı profesyyoneller.ilk adımını at ,kan tahlillerini ver.bu işin şakası yok.iki kalp krizi,5 stentten bildiriyorum.
+1
duptıs
(30.09.26)
Önce kardiyolojiye git. Hiçbir düzgün doktor neden geldin demez.
Zaten tahlil, test yapmak için bahane arıyorlar.
Kolestrol değerlerini de diğer veriler ve göstergeler ile beraber değerlendiriyorlar.
0
burfak
(01.10.26)
(12)

Biriyle tanışma

denizkenarısandalye
Diyelim ki biri var her gün belli bi yerde karşılaşıyorsunuz. İş yeri mola alanı gibi. Büyük bi yer olduğu için ve ortak çalışma alanımız olmadığı için iş ile ilgili temasımın olmadığı biri. Olmayacak da. Sadece aynı saatte aynı yerde bulunuyoruz. Ben k, karşı tarafı beğeniyorum. Bana kalırsa dış gö
Diyelim ki biri var her gün belli bi yerde karşılaşıyorsunuz. İş yeri mola alanı gibi. Büyük bi yer olduğu için ve ortak çalışma alanımız olmadığı için iş ile ilgili temasımın olmadığı biri. Olmayacak da. Sadece aynı saatte aynı yerde bulunuyoruz. Ben k, karşı tarafı beğeniyorum. Bana kalırsa dış görünüş olarak çok hoş biri. Diğerlerinin de rahatlıkla yakışıklı diyebileceği biri. Ben bi bahaneyle tanışmayı düşündüm ama girişemedim bi türlü çünkü kendime bi tık fazla buluyorum :) daha önce bi tane bu “yakışıklılıkta” sevgilim olmuştu. Ben 6-7 isem o 9 diyelim. İşler tabi böyle yürümüyor ama böyle düşünüyor olmam bile beni geride tutuyor. Bu birinci sebep. İkincisi bu kişi de beni hep görüyor demek ki fark etmiyor veya ilgisi yok diye düşünüyorum şimdiye kadar bi etkileşim olurdu. Böyle düşününce boş yere adım atmak istemedim. Sonra karşılaşmaya devam edicez işler kötü giderse sorun olur. Sadece dış görünüş üzerinden değerlendiriyorum tanışınca işler değişebilir ama bu da önemli bi kısım bence. Bu kendimi geri tutmam için yeterli mi sebep mi? Siz olsanız?
-2
denizkenarısandalye
(30.09.26)
ben kendimden üst seviye gördüğüm birine asla adım atmam :d hoşlanmam bile, tipini beğenmekle kalırım

reddedilirseniz sorun olacaksa hiç bulaşmaya gerek yok bence
0
art cat chocolate
(30.09.26)
dış görünüş üzerinden beğenme bence çok mantıklı bir şey. pek çok açıdan bunda bir şey yok.. tabi ki tamamlayıcı unsurlar da önemlionları da tanıdıkça anlarsınız. bence sizin buradaki asıl sorun karşı tarafından dış görünüş açısından avantajlı olması değil..senin farkında olmaması, tanışmıyor oluşunuz, ortak bir olayınızın olmaması vs. seni gördüğü halde herhangi bir yakınlık tanışma vs göstermediyse bu da hayra alamet değil. bir kez şans vermek adına ortak tanıdık vs varsa en azından bir etkileşim başlatılabilri ama karşı taraftan atak gelemzse kesinlikle geri dur sakın ilk adımları ilerlemeleri sen yapma.
0
iwillsee
(30.09.26)
Sevgilisi var onun
0
benaslindayohum
(30.09.26)
Yokmuş :)
-1
🌸denizkenarısandalye
(30.09.26)
İyi huylu ve aklı başında kadınlar bu kadar rümine, bu kadar çekingen, bu kadar kılı kırk yaran bir durumda oldukları sürece, işi gücü kariyeri , tipi , fiziği , karakteri pırlanta gibi olan erkekleri, şeffaf askılı leopar desenli kıyafetleri ve ağzında slim sigaralarıyla karakteri beş para etmez aşifteler kapıp geçecek. Siz de böööyle arkadalarından bu güzelim çocuğun böyle low bir kadınla ne işi olur diye düşünüp duracaksınız.

Ego yapma, git ilgini belli et, yavaş yada hızlı mutlaka bir geri dönüş alırsın karşılığı varsa. Abartmaya gerek yok, seni beğenmez ise yada ilişkiye açık değilse infilak etmiyorsun sonuçta.
+1
loch ness
(30.09.26)
İlla romantik sebeple adım atmanız gerekmiyor ki, gayet sosyal bir sebeple de tanışabilirsiniz. Top ona geçer. Hala yanaşmıyorsa ilgilenmiyor der geçersiniz. Mola yerinde ne sebeple bulunuyorsunuz mesela? O ortama uygun bir şeylerden bahsedin. İlla ki orada bulunan insanlarla iletişime geçiyorsunuzdur, o da onlardan biri.
+1
akhenaten
(30.09.26)
şahsen bana aylarca gayet öküz gibi bakan biriyle sosyal sebeple tanıştım ve karşı bir daha selam dahi vermedi. böylece konu ben yazıyormuşuma döndüğü gibi, sürekli aynı ortamda bulunmamız sebebiyle b*k gibi hissetmeme sebep oldu. bu benim muhatap olduğum tipin acayipliğiyle de yakından ilişkili ama böyle ihtimaller de var yani..
kısacası, ışık yoksa, hiç önermiyorum.
+2
lil siztah
(30.09.26)
iscisin sen isci kal.
0
KafayıYedimAbi
(30.09.26)
kimin neyi niye sevdiği belli olmaz. sizin skala 7-9 sa gene çok iyi. ben şu an biriyle yazışıyorum. tip olarak

ben 3
o 9

kiz manken gibi. bana cantasini bile tasitmaz diyecegim uzaklikta ama bi sekilde match olduk ve sohbet ediyoruz. kisa cevaplar veriyor çok beklentim yok ama hayat ne getirir belli olmaz.

kesin fakedir editi: fake olamaz cunku verified profil.

tabi seninkiyle farkli durumlar farklı. ikimiz de arayistayiz benim profil mesajimi, hayat görüşümü begenmis, kiz yabanci vs..

o yüzden cekinme git yakinlas, kendini tanitmaya calis. zincirlerinden başka kaybedecek neyin var?
0
dokunmakalbime
(30.09.26)
ben de 7-8 varimdir. hic riske atma, bana yuru bence haha.
-1
banach
(30.09.26)
Neden benimle değil,onunla sevgili olmak istiyorsunuz saygıdeğer hanfendi? o da ben de tanımadığınız iki bey neticede.fark onla birkaç kere karşılaşmanız ve görünümünün dikkatinizi çekmesi.sadece dış görünüşü hoş olduğu için mi ? Acaba aklınızda ona uygun olduğunu düşündüğünüz bir ruh ve kişilik de giydirdiniz mi çoktan? Bunlar eros un zehirli okları,dikkat edin,aklınızı başınıza alın.en kötü " hava da bugün ne yağmur yaptı haa" gibi bişey dersiniz,yanyanaysanız, konuşma tavrına göre zaten herşey ortaya çıkar. Bu kadar düşünmeye gerek yok yani.
+1
denizciman
(30.09.26)
Kadın olarak sana ilgisi olup olmadığını anlarsın, kalabalık ortamda, işyerinde birinin bana ilgisi olup olmadığını anlıyorum. Erkekler o kadar karmaşık değil bence. Hoşlanıyorlarsa yaklaşıyor ya da bir şekilde belli ediyorlar. Benim hep öyle olmuştur.
Ben de kendimi tc standartlarında 6/7 bandında görüyorum eğer enerji olarak benden hoşlandığını anlamadıysam 9 luk bi adama yanaşmazdım. İlginin denk olması önemli benim için
+1
kestane gürgen palamut
(01.10.26)
(4)

Bu hangi çizim programı

her giriste sifresini unutan adam
https://www.instagram.com/reel/DOFd5bOkqMG/?stkn=
0
her giriste sifresini unutan adam
(30.09.26)
photoshop muhtemelen ama logo dediğin illustrator'de yapılır ve image içermez
0
art cat chocolate
(30.09.26)
Photoshop gibi de gözükmüyor. Böyle logo yapılmaz +1
-2
kobuzchu kiz
(30.09.26)
Tablet için ve photoshop’tan daha pratik bir program gibi görünüyor
0
🌸her giriste sifresini unutan adam
(30.09.26)
photoshop'un o görüntü ayarları değiştirilebiliyor diye o olabilir demiştim. o değilse canva'dır belki. ben canva hiç kullanmadım, nasıl gözüküyor bilmiyorum.
0
art cat chocolate
(01.10.26)
(2)

Kedi davranışı

omer460
Arkadaşın dükkanında baktığı 2 kedisi var. birisi 2 yaşında ötekisi 1 yaşında. 1 yaşında olan tekir.öteki kedi de 1.5 yaşına kadar evde bakılmış, iran kedisi, scottish fold karışımı gibiı bi kedi. çok nazik çok kibar. mama beğenmez, karnı acıkmadıkça sesini çıkarmaz, kendini sevdirmekten hiç hoşla
Arkadaşın dükkanında baktığı 2 kedisi var. birisi 2 yaşında ötekisi 1 yaşında. 1 yaşında olan tekir.

öteki kedi de 1.5 yaşına kadar evde bakılmış, iran kedisi, scottish fold karışımı gibiı bi kedi. çok nazik çok kibar. mama beğenmez, karnı acıkmadıkça sesini çıkarmaz, kendini sevdirmekten hiç hoşlanmaz , dükkanın etrafında takılır, dükkanı öteki kedilerden korur. kucakta durmaz, bazen gelir iki sürtünür, kafasını okşarsınız gider. öte yandan soğuk bir kedi de değil, hani gelir yanınızda oturur, çalışırken gelir çalıştığınız masaya yatar. sadece sıkıştırılmayı sevmiyor sanırım.

neyse bu kedinin bir özelliğini farkettik, son 2 haftadır. sahibi bir yere yürüyerek giderse köpek gibi peşine takılıyor. 2 defa yemek almaya gittik, ikisinde de peşimize takıldı, kovalıyorsun gidiyor, arkanı dönünce peşinden geliyor, trafik var yakalayıp kucağımıza falan aldık ezilmesin diye. bu takip olayını geçtim, bir de genelde dükkana dönerken, yolda bekleyen insan görürse, karşısına oturup acı acı miyavlıyor. bunu beklerken gördüğü herkese yapıyor, niye böyle yapıyor bir türlü çözemedik. kedi esir değil, istediği zaman dükkanın üst katına, alt katına, mahallede gezmeye gidebiliyor. kimse rahatsız etmez, sıkıştırmaz keyfi de yerinde. bi sıkıntısı da yok, sahibine de iyice alışmaya başladı. bu acı acı miyavlama olayının sebebi ne olabilir acaba? niye böyle yapıyor?

arkadaş ilk zamanlar yakalayıp dükkana kapatmış peşine takılmasın diye, bazı zamanlar eve kadar geliyor benimle bizim evde kaldığı da oldu, dükkana geri döndüğü de oldu diyor.

kedi dişi ve arkadaşa artık bakamıycaz diyerek getirdiklerinde kediyi kısırlaştırmak için veterinere götürdü.
0
omer460
(28.09.26)
peşine takılması normal. benim kedilerim de küçücük evde nereye gitsem peşimde geliyorlar. bağ kurduğu için, insanını gözden kaybetmemek için, onun yanında güvende hissettiği için, onu korumak istediği için... gibi gibi sebepleri olabilir.

aç değilse ilgi istiyor bence. dişi kediler zaten ilgiyi ve iletişimi daha çok seviyor benim deneyimlediğim kadarıyla. kendince iletişim kuruyor ve onları da peşine takmak istiyor olabilir :d

bunu kucağımda oturan dişi kedimle yazıyorum. laptop da var, geldi üstüme tünedi resmen :d
+3
art cat chocolate
(28.09.26)
takip etmesi aşırı normal bir davranış, sizi koruyor takip ederekte, ama dönerken duran tanımadığı insanların karşısına geçip miyavlamasını çok anlamadım onlarada sizde durmayın gelin demek istiyor olabilir, bizim evdekide buna benzer birşey yapıyor birimiz ayaktayken çıkmaya hazırlanıyor giyiniyorken diğeri yatıyorsa gidip miyavlıyor sanki sende kalk der gibi belki böyle birşeydir.
her kedi kendini sevdirmez, benim kedide aynen dediğiniz gibi her kedinin kendi huyu var, bazısı gerçekten soğuk olur bazısı çok titiz olur dokunmanızı istemez bazısı gerçekten kibirden dokundurtmaz
+1
eja
(29.09.26)
(5)

Yarınki İstanbul hava durumuna göre nasıl giyineceğiz?

egerbiryolcu
Hepmizin ortak derdi buymuşçasına sorar gibi oldum ama...Bugün ben evde bile çok üşüdüm. Yarın hava bugünden de soğuk gözüküyor ve yine yağışlı olacak. Tasarladigim kombin şu şekilde, siyah boğazlı body, üstüne gri kalınca bir hirka üstüne de mont. Ama emin olamıyorum çok mu pişirir ideal mi olur di
Hepmizin ortak derdi buymuşçasına sorar gibi oldum ama...

Bugün ben evde bile çok üşüdüm. Yarın hava bugünden de soğuk gözüküyor ve yine yağışlı olacak. Tasarladigim kombin şu şekilde, siyah boğazlı body, üstüne gri kalınca bir hirka üstüne de mont. Ama emin olamıyorum çok mu pişirir ideal mi olur diye. Çünkü yaşadığım yer diğer ilçelere göre ekstra daha soguk. Cumartesi günü montla çıktım evden, bakırköy civarına gelince hep elimde tasidim montu.

Kat kat kalın kazak mont hırka giyme dönemine girdik mi kesin olarak:/
0
egerbiryolcu
(27.09.26)
Girmedik henüz.
Üsküdar’da dışarıda tişörtle takıldım bu saate kadar. Yağmurlu hava ekstra nemli olduğundan mont giymek falan Allah muhafaza.. Bu hava, tişört üstüne ince hırka, ele de rüzgarlık/yağmurluk havası benim için.
+1
lil siztah
(27.09.26)
bot/çizme şart oldu. ince uzun kollu üstüne çok da kalın olmayan bir mont giyerim. yanıma da hırka alırım. tüm gün ofiste olacağım zaten, çok aşırı üşümem bence.

şemsiyeleri unutmayalımmm.
0
art cat chocolate
(28.09.26)
en düşük 17 derece diyor. 17 derece 3 kay giyilecek bi hava değil ya. 2 kat yeter. 17 derecede bunlar giyen biri 0 derecede ne giyer hayal edemedim. ben olsam uzun kol üstüne üstüne yine ince bi montumsu bi şey uygun olur.

tabii kişiye bağlı bu çok üşüyen biriyseniz başka.
+3
jelly bear
(28.09.26)
3 kat giymeyeceğim ya :d hırkayı ofiste üşürsem diye yanıma alıyorum. bazen havalansın diye camları açıyoruz, o sırada giyerim.
0
art cat chocolate
(28.09.26)
ben hala tişörtle geziyorum ama arabamda her daim bir yağmurluk vardır.
0
co2s2
(28.09.26)
(6)

Son zamanlar yapılan videolar hangi yapay zeka ile yapılıyor ?

Murat1407
merhaba son zamanlarda keşfette dolanan birebir gerçekci yapay zeka videolarını nasıl yapıyorlar bilgisi olan yazabilir mi ?örnek : trump , kılıçdaroğlu ve okan buruk videoları
merhaba son zamanlarda keşfette dolanan birebir gerçekci yapay zeka videolarını nasıl yapıyorlar bilgisi olan yazabilir mi ?

örnek : trump , kılıçdaroğlu ve okan buruk videoları
0
Murat1407
(25.09.26)
öncelikle
"higgsfield" higgsfield.ai
bu bir model değil, kendi içinde bir sürü model ve kendi modelleri var. gerçekten kaliteli ve düzgün işler bununla yapılıyor ve çok pahalı. ancak gördüğün tüm trendler en kolay ve en sorunsuz şekilde bununla yapılıyor.

senin söylediklerinde tam olarak hangi modeli kullandıklarını bilmiyorum ama son dönemin en iyi video modelleri:

seedance 2.5 (30 saniye video yapıyor ve çok iyi yapıyor)
kling 3/pro (tercihim bu, bunun motion control'ü ile yapılıyor şu trend dans videoları)
veo 3.1 (iyi güzel ama tercih etmiyorum)
minimax h3 (her zaman çok iyi sonuç vermiyor bence ama hızlı)
runway gen-4.5 (bunu hiç denemedim, pahalı ama iyi diyorlar)
gemini omni 1.1 flash (bu da iyi baya)


edit:

ayrıca bu videolar her zaman sadece video modelleriyle yapılmayabiliyor. bazılarında önce image modeliyle görsel üretiliyor. image için de nano banana 2 veya gpt image 2 bunlar en iyileri. prompttan prompta, trendden trende değişiyor hangisinin en iyi çalışacağı. hatta bazen chatgpt'nin içinde work mode'da sol 5.6 max ile görsel üretiyorum ben :d

ve ve ve... çok karışık workflowlar olabiliyor. yani 1 video için önce 2 farklı görsel üretiliyor, sonra onlarla iki farklı video üretiliyor, sonra onlar birleştiriliyor gibi... trend neyi gerektiriyorsa. zaten genel olarak 15 saniyeden uzun videoların hepsi birleştirme videolar eğer seedance kullanılmadıysa. seedance de zaten 30 saniye çıkarıyor. o uzun reklamlar film gibi dizi gibi olanların hepsi birleştirme.
+1
art cat chocolate
(25.09.26)
seedance 2 ve 2.5 çok çok başarılı olsa da siyasilerin yüzünü görünce yapmıyor (bu bilgiyi nasıl öğrendiğimi sormayın:)

Minimax H3 Max o konuda daha özgür ve bayağı da başarılı.

Kling 3 de güzel işler çıkarıyor ama bu işleri yapıyor mu bilmiyorum.

Google Omni Flash 1.1 de çok başarılı ama en çok sansür uygulayan bu. Ünlü kişiyi geç, azıcık aykırı bi içerik olursa nsfw diyip oluşturmuyor.
0
nhk ni youkosu
(25.09.26)
evet seedance gerçek insan yüzü yapmıyor artık ama higgsfield ile özel anlaşması falan var galiba. çok emin değilim ama onun içinde yapıyor diye biliyorum
0
art cat chocolate
(26.09.26)
yok, yani kendi yüzümü yüklesem yapıyor (arkadaşlarımla vs. çok video yaptım) ama ünlü kişilerin çoğunu eliyor. Higgsfield üyesiyim oradan denedim bunları.
0
nhk ni youkosu
(26.09.26)
ben de geçen kendimi denedim seedance ile ama yapmadı :( ai insanlar da denedim onları da yapmadı. fal'dan deniyorum ben bu arada. higgs çok pahalı diye açmaya korkuyorum :d

ya aslında çok denesek illaki yapar. uygun bir prompt yazmak, kılıfına uydurmak lazım. çünkü yapan yapıyor. bizim şirkette sosyal medya için tüm ünlülerin videoları yapılıyor mesela :d ama tabi sm uzmanımız tüm gün elli kere deniyor.
0
art cat chocolate
(26.09.26)
kendi yüzün olmadıysa orada başka bi sorun vardır bence.(görseli kabul mü etmiyor veya promptta "yüzü @image 1'den al" falan diyince yapmıyor mu? Türkçe bile fena çalışmıyor normalde) Fal vs. fark etmemeli hepsi seedance api'si üzerinden yapıyor olmalı. Higgs biraz daha pahalı ama her yeni modele hatta bazı kendi şeylerine hemen erişebiliyorum diye oraya aylık üye olmuştum ben, arada gerekirse token da yüklüyorum ama mesela sadece seedance kullanacağımı bilsem api ile direkt yapmaya çalışabilirim sanırım daha ucuz olur.

Prompt olayı şöyle, promptu claude veya chatgpt'ye yazdırmak daha iyi oluyor. Ben claude'a seedance 2.5'in guidance'ını yükledim bunu öğren buna göre yaz dedim. Ben istediğim şeyi anlatıyorum o uzun düzgün prompt veriyor, sonra ben gerekli gördüğüm yerleri yine değiştiriyorum.

Sosyal medya uzmanınız bi yöntem bulmuştur bence ya bi model o işte daha iyidir (bence telif konularında kling ve minimax daha "rahat" mesela). Seedance'e yedirme yöntemi varsa merak ettim oyun karakteri yaparken bile telifli diyip reddettiği oldu bende. Referansı biraz bozup değiştirip versem olurdu belki ama denemedim (kling ile yapmıştım ama)
0
nhk ni youkosu
(26.09.26)
(37)

Üzüntüden uyuyamadım kocam abartma diyor

Gradient_tabanlı_mor
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim geri dönüp almayı teklif etti ama git gel 12 saat sürüyor diye istemedim.

Abartıyorsun tekrar alırız elbise diyor. 1 gün içinde her şeyi tekrar alıp tadilat yaptırıp nasıl yetişeceğim ayrıca bir sürü para verdim boşa gitti onbinlerce yani. Hamilesin diye hormonlardan bu kadar abarttın diyor. Tüm gece ağlamakta haklı değil miyim? Kendisi unuttuğu için suçu benim hormonlarıma atıyor gibi hissediyorum.
📊 Sizce?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

-9
Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
tanımadan söylemek bize düşmez ama anlattığınız olay dahilinde kocanız haklı. hormonal durumları olayın boyutunu arttırmış gibi. nasip deyip devam edin. üzücüden ziyade can sıkıcı, sinir bozucu.

adam telafi etmek için gidip alayım bile demiş. bir günü yolda geçecek. o bir günde yenisi de alınır. ama iki seçeneği de sunmuş size. daha napsın.

bir dahakine unutma demekten başka bir şey denemez bu saatten sonra.
+2
biseysorcaktim
(25.09.26)
Evinizin anahtari kimsede yok mu. Otobuse versin
+5
üğpoıuy
(25.09.26)
@üğpoıuy, yok maalesef:(
Çilingirle açtıralım dedik ama yakın arkadaşlarımız şehir dışında hep
-1
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Eşinizin anası babası kardeşi vs. Baksa eve girip diyecektim,herhalde onlar da müsait değil sanırım.sizin akrabalar zaten düğünde,arkadaşlarınız da şehir dışında diyorsunuz. Zor olsa da nasip deyin artık.ama küsüp de gözükmeyeyim resim video çekilmeyeyim falan demeyin sakın.emin olun ilerde gülüp geçeceğiniz hoş anılara dönüşecek bunlar.ortalama rahat edeceğiniz bir kıyafet seçip alıp devam edin sadece
+1
denizciman
(25.09.26)
Elbiseye ne kadar para verdiğime göre değişir. yol masrafından pahalıysa gitsin alsın, değilse senisini alayım.

Üzülmekten ziyade üzerdim, burnundan getirirdim insan valizi nasıl unutur?
-7
kuzey li
(25.09.26)
Valiziniz kaybolmamış sonuçta, evde kalmış. O abiyeyi başka bir davete giyersiniz. Gidip kendinize güzel 3-5 parça kıyafet alın. Bir de tatlı yiyin keyfiniz yerine gelsin.
+10
anaphylacticshock
(25.09.26)
dünyanın sonu değil. bi seçim yapın yenisi mi alınacak yoksa geri gidip elbise mi alınacak diye. bence yenisini alın ama siz bilirsiniz. üzülüp dövünmenin alemi yok artık
0
jelly bear
(25.09.26)
uçakla gitsin gelsin eşiniz bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Maalesef böyle şeyleri ben de çok büyük yaşarım, başıma gelse öfkeden delirirdim herhalde.

Ama artık yapacak bir şey yok, gidin güzel bir alışveriş yapın evdeki de başka bir zaman kullanılmak üzere kalsın.
Hem kendinizi hem etrafınızdakileri strese sokmayın, yakınınız için özel bir zamanda böyle dertlerle bunalmaya ve bunaltmaya gerek yok.

Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(25.09.26)
Bana her şey olmuyor bunun tadilatı da yetişmez ben kocamı yollardım herhalde. Adam gitmek istemezse de haklı. Ama kocama da güvenmez kendi bavulumu teyit ederdim.
0
kestane gürgen palamut
(25.09.26)
uçak veya arabayla, kaç saat sürerse sürsün gitsin alsın. kardeşinizin düğünüymüş, özenle o elbiseyi seçip hazırlatmışsınızdır. başka bir akraba olsa neyse...

hamile halinizle aldığınız kıyafeti başka zaman giyemezsiniz. ek tadilat gerekir. belki normalde zevkinize çok uymayan ama hamileliğinize uygun diye aldığınız bir elbisedir. hem doğum süreci ve sonrası kişiliğiniz ve zevkleriniz bile değişebilir. insan zaten o elbiseyi gördükçe sinirlenir giymek istemez.

her şeyi tekrar almaya çalışmak 20 binden aşağı tutmaz zaten. hatta belki daha fazla, sizin maddi durumunuza göre yani bilemem. vakit de yok, 1 günde ne alacaksınız, nasıl tadilat yapılacak? imkansız.

ben olsam ben de çok sinirlenirdim ve üzüntüden değil sinirden ağlardım :d hamilesiniz bir de yani çok haklısınız bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Adam unutmuş tamam ama telafi etmeyi tekli etmiş, kabul etmemişsiniz. sizin için tek çözüm kocanızın zamanda geri gitmesi mi nedir :) Nasıl çözsün adam :)
+10
kumandanim
(25.09.26)
kocaniz esseklik etmis, esim bavullari yerlestirirken benim bavulumu da koydu mu diye teyit etmem valla, o kadar da guvenemeyeceksek her isini kontrol edeceksem ne alaka yani. yani uzulurdum ama yasinizi bilemiyorum, sunu da unutmamak lazim, hakkaten ilerde kim ne giymis, resimde nasil cikmis bi anlami olmuyor, orada gecirdigimiz vakit ve sevdiklerimizle anilarimiz bize baki kaliyor, sonra insan kendini uzuyor neden tadini cikarmadim, hem kendimin hem etrafimdakilerin burnundan getirdim diye. hayatta sagliktan baska her seye care var. cok takilmamaya calisin.
tum gece aglamakta hakli degil miyim demissiniz, yani bunun hakli olup olmakla alakasi yok hocam, deger mi diye dusuneceksiniz, dunya donmeye devam ediyor - dunyamin durmasina sebep olacak baska olaylar yasadim kendi adima, tum bir gece agladiginiza kendinizi hirpaladiginiza bir elbise icin deger mi, bence soru bu. bana degmez gibi geldi.
+5
kassiopeia
(25.09.26)
Gece boyu ağlamakta haksızsınız .
Aile içinde olan geçici bir zaman sonra önemi olmayacak bir meseleyi buraya yansıtmakta normal değil .
Burada kocanıza söylenen kimi olumsuz sözleri onaylayıp tik atmakta hiç normal değil.
Referandum anket oluşturmakta hiç normal değil .

Eşiniz haklı. bir yerden sonra abartmışsınız. Dünyevi çoğu işler böylece aklımızı esir alıyor .
0
diyecevaplandı
(25.09.26)
o valiz gidip alınmazsa o kocanın yıllarca çekeceği laf tahmin edilemez. çok yanlış bir tercih. o valiz gidip alınıp gelinmeli.
+3
mikahakkinen
(25.09.26)
Canınızı sıkmayın, sağlık olsun; gerisi hallolur. Şimdi işin oluruna bakmak lazım. Gidip alması, şu aşamada teklif edebileceği tek şeydi; onu da siz kabul etmemişsiniz. Ben olsam, bunu güzel bir alışveriş fırsatı olarak değerlendirir, eşime güzel bir fatura çıkarırdım.
+4
lil siztah
(25.09.26)
Kiyafetin basina bi sey gelmemis. Baska yere giyersin artik. Tadilat gerekmeyecek bir seyler arardim. Illa bulunur. Bilemedim ben cok da onemsemedigim icin boyle bakardim. Ama aglamak falan abarti olmus. Bi ölene care yok derler ya oyle aslinda. Ne kendini ne esini uz bence
0
Kittie
(25.09.26)
Ben karimin esyalarini unutsam gider alir gelirim ya da bir sekilde organize eder getirtirim.

Uzulmekte ziyadrsiyle haklisiniz, ama madem bu kadar uzuluyorsunuz adamin gidip alayim teklifini geri cevirmeyecektiniz. Ama tabii yeterince icten teklif etmedigini dusunup reddetmiste olabilirsiniz.

Neyse, yine de butun gece aglamak biraz fazla bir duygusal tepki olmus, bavul unutuldu, esinizi gondermediniz, ne yapacaginizi dusunup onunuze bakmaniz gerekir. Es zamanli biraz uzulmeye devam edersiniz, bundan bes on yil sonra bu da boyle bir aniydi diye ese dosta anlatirsiniz.
+1
lumpen proletarian
(25.09.26)
Ben olsam önce eşimin bavulunu koyardım. Çünkü eşim hamile ve onun konforu benim için öncelikli olmalı.

Hamile bir insanın kıyafet bulması onu tadilat yaptırması zahmetli işler. Kıyafetle düğün boyunca rahat etmesi lazım, sıkmayacak, fazla bol olmayacak. Sonra ayakkabı meselesi de var. Hamile bir insanın ayakkabı bulabilmesi de kolay değil. Ayağın şişer, ayak bileklerin şişer ona göre ayakkabı bulacaksın, çok yüksek topuklu ve çok alçak topuklu giyemezsin, kıyafetine de uyduracaksın. İç çamaşırın hamilelere göre olacak falan. Gerçekten zor işler, şimdi alışveriş yapmak istesen yorulmadan bu işi halletmen lazım.

Bu arada eşine de kızma o da belki gerçekten boş bulundu, aklına gelmedi. Ama erkekler de bazen hatalarını kabul etmek yerine yok hamilelik hormonları yok regl mi olacaksın, ruh halin değişken diyebiliyorlar buna da gerek yok.
+1
rock n roll
(25.09.26)
@ mikahakkinen +1
+1
Mirket
(25.09.26)
İnsanlık halidir. Olabilir. Ben geçen düğünde kim ne giydi hatırlamıyorum bile. Ama kim geldiyse onu hatırlarım. Sima ve varlığınızla orada bulunmanız yeterlidir.
Kocanızı geri yollamamanız takdire şayan. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var.
+2
Leonardo~Da~Vinci
(25.09.26)
Ay hallettik çok şükür bir çilingir kapıcı eşliğinde girecek otogara bırakacak ücreti mukabilinde :)))
+2
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
derdini seveyim butonu olsaydı da bassaydık keşke. kolayca halledilebilecek bir şey sonuçta bu kadar büyütmeye gerek yok. nitekim halletmişsiniz de

neyse allah başka dert vermesin.
+4
gercekdunya
(25.09.26)
dert var.. dert var..
başka türlü dertleriniz olmasın. ölümlü dünya kıyafet işte altı üstü. çözmüşsünüz neyse ki ama her insan hata yapar. kızarsın geçer biter. bkz. şemsiye
ancak kızmanı yetmemiş tüm gece ağlamışsınız o da yetmemiş kızgınlığına bir de gelip forumlarda başlık açmışınız. umarım cocuk doğduğunda adamın hatası hiç olmaz böyle sıfır hata gezer yanınızda.
0
denizmaniaherif
(25.09.26)
Esim bavullari yerlestirirlen benimkini unutmus ne demek?

Mesela 3 valiz kapinin önüne geldi ve 2sini aldi sizinkini mi birakti. Yoksa siz valizi yatak odasinda biraktiniz ve o asagiya indirir nasilsa mi dediniz? Bu iki olay baya farkli. Ikinci gibi bir sey varsa siz haksizsiniz sonucta cocuk degilsiniz esiniz de hamilesiniz diye usaginiz degil. Ama birinci gibi bir durum varsa ben gönderirdim valla eve fkfkf

Sorun oldugunda sorunu kücümsemegi de hic anlamiyorum. Cözüm bulmak yerine sorunu yok saymaya calisiyor.
+1
Purple life
(25.09.26)
bence o kadar çok sinirlenin ki, hem kocanıza hem de kendinize düğünü zehir edin. ne demek sizin bavulunuzu unutmak? ben sinirlendim burada adama. boşasanız yeridir. kardeşiniz kaç kere evlenecek? oldu olacak kendini de unutsaydı adam. derhal binsin arabaya bavulu alsın gelsin. 12 saat gitsin gelsin. akılsız başın cezası. zaten ayağınızın altında dolaşsa sizi daha çok sinir edecek. ortalıkta fazlalık da yaratmamış olur. bu arada, siz yine de işinizi şansa bırakmayın, gidin kendinize kıyafet alın düğünde giyecek. sizin bavulunuzu bir kere unutan adam, bir kere daha unutabilir. eğer bu seferde de unutursa, kesin boşayın.
0
co2s2
(25.09.26)
koca haksız, ayrıca kalpsiz ve hödük.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.26)
Çözüldüğüne samimiyetle çok sevindim. İyi eğlenceler. Abi de vicdan azabından kurtulmuştur ( samimi söylüyorum, kinaye yok )
+2
kumandanim
(25.09.26)
adamin yerinde olsam gidip bavulu alir gelirim.
cunku bu tarz hatalar evliliklerde tekrar onune konur, kacarin yok
geberene kadar bununla ugrasacagima bir gece uykusuz kalir cozerim.
ustune bir de hanim hamile, abbbooovv diyorum :D
+2
cooperr
(25.09.26)
Ömür törpüsüsün.
0
anon1m
(25.09.26)
Benim eşim yapsa parçalar, o bavulu getirttiririm. :) Kadınlar için 1 günde bavul düzmek çok zor bence, kolaylıklar diliyorum, eşinizle de bol sabır
-2
cccbehzatccc
(25.09.26)
çözülmüş konu hayırlı olsun iyi eğlenceler dilerim öncelikle,
ancak kocanız istemeden hata yapmış telafi etmek de istemiş siz olmaz demişsiniz sonra sabaha kadar ağladım vs demişsiniz adamın neler yaşadığını düşündünüz mü peki? Hatasını bu şekilde gözüne sokup gözyaşı döküp aman çözmeni istemem demeniz olayı nereye getiriyor? yani ne olsun istediniz acaba adam ışınlansın mı?
özetle hata yapan kocanıza çok acımasızca hatası yüzünden acı çektirmişsiniz sonra haksız mıyım diye bize soruyorsunuz.
haksızsınız.
0
basond
(25.09.26)
@basond, kocam üzülsün acı çeksin diye ağladığımı mı düşündün :D sadece kendi üzüntümden dolayı ağladım tabi ki. Tutamadım kendimi yani. Ama gitmesini de istemedim 12 saat çok geldi.
@purple life, benim bavul yatak odasında kalmış diğerleri koridordaydı o yüzden unutmuş ama benim bavulumu da görmüştü daha önce yani haberi vardı unutmasa alırdı :/
@kumandanim, teşekkürler :) benden çok o sevindi zaten hallolmasına
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Hadi geçmiş olsun, bir şekilde hallolmuş işiniz...

Friends dizisinin bir bölümü var. Arkadaşı phobe'nin düğününde nikahını kıyacak olan joey türlü aksaklıklardan ötürü kıyafetini getiremiyor. Otelin hediyelik eşya dükkanından aldığı şort ve tişörtle düğünde gitmek zorunda kalıyordu.

Sizin için de bu aksaklığın ileride komik bir hatıra olarak kalması gerekirdi aslında. Hayatta aksaklıklar olur. Rabbim ciddi dertler vermesin. Bazen gülüp geçmeyi öğrenmek lazım. İleride fotolara bakılır ve "ahahah, gradient da elbisesini unutmuştu, di mi?" denirdi en fazla...

Hayatı kendinize zorlaştırmayın, zaten yeterince zor. Gözyaşlarınıza değmez yani...

Neyse, sorunun bir şekilde üstesinden gelinmiş. Gençlere mutluluklar...
+2
dilemma of subscribtionability
(26.09.26)
başka derdiniz mi yok gerçekten ya. gider güzelce yeni alışveriş yapardım, daha keyifli.
0
deartheodosia
(26.09.26)
@gradient bacim sen kendi valizimi takip etmemissin Fkfkfkf sorry ama adama kizamayiz
0
Purple life
(26.09.26)
ne güzel işte bu vesileyle alışveriş yapın bol bol :)
0
gurur
(26.09.26)
(8)

Kiralık ev depozito iadesi hk.

walterwolf
Arkadaşlar selamlarÇok detaya girmeden bir konu hakkındaki bilirkişi görüşlerinizi merak ediyorum.17 haziran'da kiralık eşyasız bir ev tuttuk. 1 depozito + 1 kira bedeli verdik.Ani gelişen iş değişimi sebebiyle 19 ağustos'ta evden çıkma kararı aldık. Çıkacağımızı 17 ağustos gibi ev sahibine bildirdi
Arkadaşlar selamlar
Çok detaya girmeden bir konu hakkındaki bilirkişi görüşlerinizi merak ediyorum.

17 haziran'da kiralık eşyasız bir ev tuttuk. 1 depozito + 1 kira bedeli verdik.
Ani gelişen iş değişimi sebebiyle 19 ağustos'ta evden çıkma kararı aldık. Çıkacağımızı 17 ağustos gibi ev sahibine bildirdik. Hatta iyi niyetimizden ağustos ayının bütün kirasını ödediğimiz için kalan günleri iade istemedik.
Bu arada iş değişimi dediğimiz olay İstanbul'dan Kocaeli'ne taşınmak sebebiyle.

Evde toplam 2 ay kaldığımız için ki bunun 20 günü tatilteydik, evi kiraladığımızdan daha temiz ve hasarsız bıraktık. Zaten eve gelen emlakçıda evi gezerek bunu tasdikledi.

Bize depozitonun ev kiralandıktan sonra verileceği söylendi ve ev 24 eylül itibariyle kiralandı. Fakat ev sahibi 24 günlük sürede zarar ettiğini söyleyip depozitonun yarısını yatıracağını söyledi.

Bu konuda haklarımız nedir? Yani avukat ve mahkeme yoluna başvursak durum ne olur?
Kira kontratı bitmeden çıktığımız için ve taşınmamıza 2-3 gün kala haber verdik diye bir olumsuzluk olur mu?
Değerli görüşlerinizi merak ediyorum.
-1
walterwolf
(25.09.26)
"Kira kontratı bitmeden çıktığımız için ve taşınmamıza 2-3 gün kala haber verdik diye bir olumsuzluk olur mu"
Ev sahibiyle imzaladığınız sözleşmede buna aykırı maddeler varsa, evet olur. Ama ben sizin yerinizde olsam uğraşmazdım. Ev sahibi de haklı, yarısını alın yolunuza bakın.
+2
malheiros
(25.09.26)
Evi kiraya verene kadarki sürenin kirasını sizden talep edebilir Sözleşme 1 yıllık(kiracı bulamasa mahkemeyle o bir yılı tamamlatacak kirayı alabiliyor) ve siz 2. ayda sözleşmeyi bozmuşsunuz.

Ev sahibi kiracı konularında devletin ev sahibinin yanında olduğu tek konu bu.
+4
kuzey li
(25.09.26)
alın yarısını yolunuza bakın en iyisi, uğraşmaya değmez.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(25.09.26)
@kuzey li

Ama iş dolayısıyla ve şehir değişikliği sebebiyle olsa da etkilemiyor mu?
-1
🌸walterwolf
(25.09.26)
Karşılıklı bir sözleşme ve siz sözleşmeyi bozuyorsunuz hem de 3 gün önce soyluyorsunuz. Konu bahane olduktan sonra her bahane bulunur. Dediğim gibi ev sahibini devletin koruduğu nadir konudur. Yine de içinize sinmiyorsa bir avuklata danışın konuyu.
0
kuzey li
(25.09.26)
11 yıllık kiracıyım. ev sahibim pek iyi değil. yine de burada ev sahibini haklı buldum.

2 ay kira vermişsiniz zaten. hem sözleşmeyi çok erken feshediyorsunuz hem de 1 ayı bedavaya getirmeye çalışıyorsunuz. o depozitonun yarısını verecek olması bile mucize.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
'17 haziran'da kiralık eşyasız bir ev tuttuk. 1 depozito + 1 kira bedeli verdik.
Ani gelişen iş değişimi sebebiyle 19 ağustos'ta evden çıkma kararı aldık. Çıkacağımızı 17 ağustos gibi ev sahibine bildirdik. Hatta iyi niyetimizden ağustos ayının bütün kirasını ödediğimiz için kalan günleri iade istemedik.'

Günlük ev tutmuyorsunuz. kira kontratı ayın hangi günü kendini yeniliyorsa o günü geçtiğiniz an tam kira ödemek durumundasınız. '

'Bu arada iş değişimi dediğimiz olay İstanbul'dan Kocaeli'ne taşınmak sebebiyle.

İş değişikliği, hastalık, aile sorunları, bunları ev sahibini bağlamaz.'

'Evde toplam 2 ay kaldığımız için ki bunun 20 günü tatilteydik, evi kiraladığımızdan daha temiz ve hasarsız bıraktık. Zaten eve gelen emlakçıda evi gezerek bunu tasdikledi.

Tatilde olmanız veya oturacağınız için kendi keyfinize göre boya badana, yapmanız bu da ev sahibini bağlamaz Ayrıca Emlakçı ev sahibinin vekili değildir. Düşündüğü şey kendisini bağlar , ev sahibini değil '

'Bize depozitonun ev kiralandıktan sonra verileceği söylendi ve ev 24 eylül itibariyle kiralandı. Fakat ev sahibi 24 günlük sürede zarar ettiğini söyleyip depozitonun yarısını yatıracağını söyledi.

Ben olsam hiç yatırmazdım, bu benim şahsi fikrim., zaten 1 kira bedeli depozito ödemişsiniz. Ayrıca bunun da ev sahibinin kendi söylemi olduğunu düşünmüyorum, Emlakçının beyanı gibi duruyor. Sonuçta siz çıktığınızda yeni gelen kişiden de komisyon alacak.'

'Bu konuda haklarımız nedir? Yani avukat ve mahkeme yoluna başvursak durum ne olur?

Ev sahibinin depozitodan ev boş kaldı diyerek kesinti yapması yasal değil ama zaten yarım depozito alacakmışsınız. sineye çekmek mantıklı. ben avukat değilim ama bir dava açsanız bilmem kaç sene sürer. Bu arada eve yeni kiracı gelmesi bence çok iyi olmuş, örnek 8 ay boş kalsa, 8 aydır kiracı bulamadım diyerek size dava açıp hem bu kira bedelini hem de avukat ve mahkeme masraflarını talep edebilirdi.
+1
omer460
(25.09.26)
en önemli şeyi kaçırmışım, depozito vb konuları kesinlikle ev sahibi ile görüşün. belki tam depozito verecek ev sahibi ama emlakçı yarısını verecek deyip paranın üzerine çöküyor. emlakçı evi size kiralayıp komisyonunu aldığı andan itibaren devre dışıdır. muhattabınız ev sahibidir.

halen süren icra takibim var depozito yüzünden. kiracılar eve kasten zarar verdiler, depozitoyu da biz emlakçıya verdik dediler. emlakçıya soruyorum almadım diyor, kiracıya soruyorum verdim diyor. peki diyorum kirayı bana yatırıyorsun, depozitoyu niye emlakçıya verdin? cevap yok. olabiliyor böyle şeyler.
0
omer460
(25.09.26)
(3)

değersizlik hissi/çözümü?

isimsizbiri
arkadaşlar merhaba, değersizlik duygusu/öz değer eksikliği öz saygı sorunlarıyla başa çıkmaya çalışıyorum. profesyonel psikolojik destek alma imkanına da sahip değilim... sorum şu; bu tarz sorunlar yaşıyor musunuz? yaşıyorsanız önerebileceğiniz neler var? kitap önerileriniz neler?... deneyimlerinizi
arkadaşlar merhaba, değersizlik duygusu/öz değer eksikliği öz saygı sorunlarıyla başa çıkmaya çalışıyorum. profesyonel psikolojik destek alma imkanına da sahip değilim... sorum şu; bu tarz sorunlar yaşıyor musunuz? yaşıyorsanız önerebileceğiniz neler var? kitap önerileriniz neler?... deneyimlerinizi paylaşır mısınız?

açıkçası psikolojiye çok ilgili ve meraklıyım okumalar yapıyorum ve aslında yaşadığım bu problemin kökenini çok iyi anlayabiliyorum (ailem tarafından fiziksel,psikolojik şiddet görmüş olmak, çekingen özgüvensiz bir çocuktum, ailenin "kötü çocuğu" etiketi, sorumluluk almadan yetiştirilmek , sevgisiz büyümek vs.) çocukken kendi duygusal dengemi korumak için aileme sırtımı döndüğüm kendimi kapattığım ,bir dönüm noktası yaşadığımı çok iyi hatırlıyorum...

kendime dair öz benlik algımın ne kadar bozuk olduğunu farkındayım... aynı zamanda bu durum ilişkimi çok zorlaştırıyor...sonuç olarak, psikolojik destek almadan bunları aşabilmemin yolları var mı? nasıl kurtulacağım?
0
isimsizbiri
(25.09.26)
"öz şefkatli farkındalık"

bu kitabı okuyabilirsin. psikoloğumun bana önerisiydi
+1
art cat chocolate
(25.09.26)
bence Türkiye'de yaşayan herhangi biri özdeğer sorunu yaşıyordur. Bu ülkede tanıdığınız herhangi birinin geçmişi sizinkiyle büyük ölçüde paralel olduğundan herkeste az çok var bu sorunlar. Burası normal insanlar için tasarlanmış normal bir ülke değil. İnsanlar özdeğer sorunlarını ya ezik gibi yaşayarak ya da skalanın öbür ucu olan narsisizme teslim olarak çözüyorlar. Bir grup da var ki insanlardan kaçıyor, insanlarla mümkün olduğunca az temas kurarak akıl sağlığını koruyor. O yüzden ülkeyi terk etme imkanınız varsa hayatınızın değişeceğini göreceksiniz, yoksa bu dediğim seçeneklerle devam malesef.
+4
selamun aleykum kitty
(25.09.26)
haklısınız katılıyorum fakat maalesef yurt dışında yaşama imkanım yok...
0
🌸isimsizbiri
(25.09.26)
(8)

Diyelim 10 milyon tl niz bir yıl boşta nasil değerlendirirdiniz?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(24.09.26)
bir ev bir araba alırım. evim ve arabam yok. 10 milyon tl ancak piyangodan gelmiştir.
0
art cat chocolate
(24.09.26)
oturacaksam max 5-6 milyona ev, kalanı dolar altın faiz sepet.
0
yap desem yapmazsin he
(24.09.26)
Borsa dipte. Borsaya girerim. 😊
-5
gabe h coud
(24.09.26)
önce ev. o varsa gerisi kişinin risk anlayışına göre değişir.
kendi adıma üçte ikisini faize koyardım. geri kalanı ile piyasalarda işlem yapardım.
riskli enstrümanlarda işlem yapamam diyen kişi için seçenekler belli. üstte yazıldığı gibi faiz, döviz, belki kıymetli madenler.
0
lazpalle
(24.09.26)
kesinlikle ev...
hem de türkiye'de değil.
179 bin euro'ya romanya'da daire bulunur çok rahat.
0
rain when i die
(24.09.26)
6 milyon ev veya yazlık (yeni bina)
4 milyon faiz
0
HellKeePer
(25.09.26)
1 sene sonra geri mi isteyecekler? ya da bir yere ödeme mi yapılacak? 1 sene boşta ne demek açarsanız cevaplayalım :)
0
kumandanim
(25.09.26)
serbest fona girerim, swh.

1 yıl sonra bu para ödenecekse ya da gidecek yeri varsa ev, arsa almak doğru değil. yapmayınz.

bir kısmı döviz mevduat, bir kısmı tl mevduat en güvenlisi.
bir kısmı ile yabancı borsada hisse ya da enflasyonun biraz üzerinde seyreden fon.

gidecek yeri olan para ile kar yapmaya çalışmak stres kaynağı olur, o yüzden enflasyona karşı erimesin yüzde bir kaç kazandırsın bu yeter.
0
biseysorcaktim
(25.09.26)
(2)

tamamlayici saglik sigortasi

baldur2
istanbul anadolu yakasindayim, dis tasi temizligidiyetisyenpsikologboyun agrisi-fizik tedavikan testigoz kontrolugibi hizmetler icin hangi firmayla, hangi paketle sigortali olmaliyim sizce? su anda herhangi bir saglik sorunum yok.
istanbul anadolu yakasindayim,

dis tasi temizligi
diyetisyen
psikolog
boyun agrisi-fizik tedavi
kan testi
goz kontrolu

gibi hizmetler icin hangi firmayla, hangi paketle sigortali olmaliyim sizce? su anda herhangi bir saglik sorunum yok.
0
baldur2
(24.09.26)
tek tek arayın sorun bence.

axa, bupa acıbadem, allianz, anadolu gibi sigortaları arayın bilgi alın. benim 2 yıldır tamamlayıcı sigortam var ama içinde bunlar var mı yok mu bilmiyorum bile (kan hariç). uygulamalarından ve sitelerinden bilgi almak da hiç kolay değil. bupa, axa, sompo sigortaları deneyimledim ve hepsi bilgiyi özellikle saklıyor gibiler. neyi nasıl karşılıyor anlamak için upuzun metnleri okumak veya aramak gerekiyor.

her ne kadar sigorta olursa olsun kan tahlilindeki her testi karşılamıyorlar. mesela tiroid ve d vitamini testlerini hiçbir özel sigorta karşılamıyor sanırım.

diş konusu da kısıtlı oluyor.
+1
art cat chocolate
(24.09.26)
her birinin sitesinden ben poliçe teklifi istiyorum diyin, yamyam gibi peşinizde olacaklar zaten. sözlü olarak şu var bu var değil, yazılı teklif almak lazım ama. dolandırmayı çok severler. aksigorta, allianz, bupa, sencard olabilirs.
+1
klassno
(24.09.26)
(11)

numaralı gözlük kullananların güneş gözlüğü sorunsalı

iwillsee
naısl çözülüyor? klipsli gözlükler işlevsel mi ? marka. öneriniz var m? hem numaralı gözlük kullanıyorum hem de ışığa aşırı hassasım özellikle araç kullanırken güneş mahvediyor beni. üst üste güneş gözlüğü ve numaralı gözlük takamıyorum.. her türlü önerinize açığım (lens takamıyorum)
naısl çözülüyor? klipsli gözlükler işlevsel mi ? marka. öneriniz var m? hem numaralı gözlük kullanıyorum hem de ışığa aşırı hassasım özellikle araç kullanırken güneş mahvediyor beni. üst üste güneş gözlüğü ve numaralı gözlük takamıyorum.. her türlü önerinize açığım (lens takamıyorum)
0
iwillsee
(23.09.26)
numaralı güneş gözlüğü camları var.
+1
jelly bear
(23.09.26)
numarali gunes gozlugu cami, mumkunse zeiss.
+1
cooperr
(23.09.26)
eski erkek arkadaşım o klipslilerden kullanıyor. kapalı alana geçince güneş gözlüğü klipsini çıkarıyor ve normal şekilde kullanıyor. seviyor ve baya rahat diyor.

numaralı güneş gözlüğü benim için sıkıntı ya. çıkarmam gerekecek illaki ve o zaman göremeyeceğim diye sevmiyorum. benim gözler -5 numara. ben güneş gözlüğü kullanacaksam lens takıyorum.

bence lense alışmaya çalışın. :d
0
art cat chocolate
(23.09.26)
Gözlerim 6 numara civarı. Hayatımda hiç lens takmadım.

Bi tane numaralı normal gözlüğüm, bir tane de numaralı güneş gözlüğüm var. Değiştire değiştire takıyorum. İşe hep sırt çantasıyla gittiğim için zaten sorun yok çantaya koyuyorum gözlük kabında duruyor güneş gözlüğü, takacağım zaman yer değiştiriyorum normal gözlüğümle. Çantasız gideceğim bir yerse de tişörtümün yakasına asıyorum yine o an takmadığımı.
0
nundu
(23.09.26)
Numaralı güneş gözlüğüm var. Araba kullanırken otoparka tünele girince falan değiştirmesi zor oluyor. Ama o şekilde kullanıyorum.
+1
inheritance
(23.09.26)
Güneş gözlüğü alırken onuda numaralı camla değiştirtiyorum.
0
mikahakkinen
(23.09.26)
gözlüksüz hakikaten göremeyen eski sevgilim numaralı güneş gözlüğü kullanıyordu dışarıda yaptığı her aktivitede. buna uzun yolda araba kullanmak da dahil.
0
rain when i die
(23.09.26)
Fotokromik cam kullanıyorum,güneşte kararıyor,içerde şeffaflaşıyor.Kaliteli markalardan (hoya,seiko) yaptırmaya çalışıyorum.Avantajı tek gözlükle işi hallediyorum ama dezavantajları da var.
0
arenas
(24.09.26)
Eskiden numaralı güneş gözlüğü kullanırdım:
www.eksiduyuru.com

Son yıllarda klips kullanarak daha rahat ediyorum. Bir tane evde, birer tane arabalarda, bir tane de çantada oluyor her zaman. İhtiyaç anında geçiriyorum gözlüğe.

Tecrübelerim sonucu en kullanışlısının şu tip olduğuna karar verdim:
www.hepsiburada.com
Linkteki ürünün birebir aynısı değil benimkiler. Ben abd’de walmart’tan almıştım ucuza 5 tane. Ama klips tipi o şekil. Mandalla tutturulup yukarı kalkabilen. Renk siyah.

Şu tip yaylıları çok kullanışlı değil, hem her gözlüğe olmuyor, hem de çabuk kırılıyor tutamaçları:
www.hepsiburada.com
Bu tip olanlardan çok kırdım zamanında. Tavsiye etmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(24.09.26)
Manyetik yapışanları kullandım işe yararlar ama seçenek bulmak zor. Klipsler hem cam ile arasında boşluk bırakıyorlar hem de çok kötü görünüyorlar bence. Bu yüzden artık direk numaralı güneş gözlüğü alıyorum. Atasun veya diğer gözlükçülerde oldukça fazla seçenek var ve artık maliyetleri de geçtiğimiz senelere göre daha uygun.
0
yeninesiltupcu
(24.09.26)
9 yaşından beri gözlüklüyüm, yukarıda sayılanların hepsini kullandım. hatta gözlüğe yukarıdan mandallanıp yukarı doğru menteşeli açılıp kapananları bile kullandım.

var olan bütün teknoloji sayılmış.

numaralı renkli cam içlerinde en konforlu olanı, ama bence iki dezavantajı var. birincisi benim gibi yüksek miyopsanız illa ki iki gözlük sürekli yanınızda olacak, onu çıkar öbürünü tak, çıkar tak çıkar tak. ikincisi de istediğiniz güneş gözlüğü modelini kullanamamak. numaralı güneş gözlüğü denen şey normal optik camın bir teknoloji ile boyanması ile üretiliyor. beğendiğiniz bir çerçeveye uygun optik cam yoksa, ya da optik cam takılabilecek bir çerçeve değilse o modele elveda diyorsunuz. ayrıca güneş gözlüğü firmasının sunduğu teknolojiyi de çöpe atıyorsunuz. kendi orijinal camını çıkarıp yerine başka cam takmanız gerekiyor. model falan umurumda değil, güneşi kıssın yeter, herhangi bir çerçeve olsa da olur diyorsanız bu dezavantajı geçiniz.

ama ben konforu lenste buldum. ben de takamam diyordum, karşımda lens takan kişiyi bile görünce gözlerim akıyordu. ilk denediğimde çok zorlandım. ama taktıktan sonra alıştım. bence bir sağlık probleminiz yoksa lense alışmaya çalışın. sadece güneşte değil, denizde yüzerken falan da etrafınızı görün.
0
kibritsuyu
(24.09.26)
(9)

Kedi sahiplenmek

lazpalle
evde birkaç gündür kriz yaşıyoruz.18 ve 8 yaşında iki kızımız da bina girişindeki kediyi sahiplenmek istiyor daha doğrusu deliriyorlar. kedi çok uysal kucakta yatmaya bayılan tahminen 4-6 aylık arası bir tatlış bir şey. hanımla ben pek cesaret edemiyoruz. ikimizin de boş zamanı fazla yok ve kedi ile
evde birkaç gündür kriz yaşıyoruz.
18 ve 8 yaşında iki kızımız da bina girişindeki kediyi sahiplenmek istiyor daha doğrusu deliriyorlar. kedi çok uysal kucakta yatmaya bayılan tahminen 4-6 aylık arası bir tatlış bir şey.
hanımla ben pek cesaret edemiyoruz. ikimizin de boş zamanı fazla yok ve kedi ile çok ilgilenemeyeceğiz. kızların da okulu var.
bir de dışarıdan alınan kedi eve ne kadar alışır, sağı solu döker mi onu da bilmiyoruz. biblo değil ki hayvancağız köşeye koyunca orada dursun.
öyle deneyelim olmazsa vazgeçeriz denebilecek bir durum da değil. kedi için pek zor olmaz sanırım. sitenin bahçesinde onlarca kediyle yaşıyor. uyum sağlamakta zorluk çekmez de kızları vazgeçirmek hepten imkansız olacak.

şimdiye dek hiç hayvanla yaşamadık. birkaç kere kuş besledik ama onlar kediyle kıyaslanmaz herhalde.

ne yapsak dostlar?
0
lazpalle
(23.09.26)
hocam arkadaşın 2 tip kedisi var birisi tekir, ölmek üzereydi arkadaş bulmuş veteriner tedavi falan derken bulduğumuzda 550 gramdı, yeni gözleri açılmış sandık meğerse 3 aylıkmış hastalıktan beslenip gelişememiş. şu an 2 yaşında falan.

öteki kedi de siyah tekir ile iran kedisi gibi bir cins ile kırma, o evde bakılıp sahipleri artık bakmak istemeyince o da arkadaşın dükkanına geldi.

evde bakılmış kedi arkadşın dükkanına çok alıştı, uzaklaşma bi yerlere gitme gibi huyları pek yok. genelde dükkan yada dükkan etrafında.

tekir olan ise sadece yemek yemeye geliyor. onun dışında sürekli dışarda.

şimdi bu kediği sokağa alıştıysa muhtemelen yine çıkacaktır çıkmak isteyecektir.

belki sizin için avantaj olur işe giderken dışarı bırakırsınız, belki dezavantaj olur. iki günde bir eve gelir falan. dışarı bıraksanız apartman içinden birisi kedinin sizin olduğunu görünce size laf söyleyebilir, kedinizi alın bıdı bıdı diyebilir.

bu arada iki kedi türü arasında bakımı kolay ve çok uysal olan bu cins kedi kırması oluyor. tekire nazaran insan gibi zarif, sessiz sakin bişey. karnı acıkmadıkça miyav demiyor.

bu arada peşinen çocuklarınızla konuşun. kedinin maması, temizliği, bakımı(gözlerinin silinmesi, kumunun temizlenmesi, kum etrafının süpürülmesi vb) kedi istiyolarsa bunlrı da yapmalılar. ayrıca ev kesinlikle kedi tüyü içinde kalacaktır. bu da extra temizlik demek. kaliteli maması, aşısı, hastalantığınında veterineri, parazit ilaçları bunlar cidd kalemler. arkadaşın sokaktan bulduğu kedi 2 defa 15 er gün veterinerde yatt. 50 bin civarı masrafı oldu bu 2 yatışta. dışarı çıkan kedi ise bu hastalıklara çok açık oluyor.

çenesi şiş olan bi sokak kedisi bizim kedinin mama taslarından yedi mesela, hadi yesin falan dedik, iki gün sonra ikisi de aynı şekilde oldu. kedi sokağa çıkarsa bu tür şeyler olacaktır.
+1
omer460
(23.09.26)
muhtemelen sokakta uysal ise evde de uysal olacaktır. eğer şu an güvenli bir bahçede değilse bir gün gelecek ve o kediyi bir daha göremeyeceksiniz, maalesef sokaktaki ömürleri çok uzun değil.
olası sorunlara gelirsek; öncelikle kedi sizden zaten çok ilgi beklemez. günde bir kumunu temizleyip mama ve suyunu vermeniz yeter. belki bir yerleri tırmalayabilir, genelde tırmalama tahtası ile sorun aşılır. ayrıca tüy dökme sorunu olabilir, en büyük sorun adayı tüy olur. ama ailenin bir ferdi gibi olduktan sonra bu sorunlar çok da büyük değil. eğer sahiplenmeyi düşünürseniz öncelikle kediyi bir box a koyarak veterinere götürün, size aşı takvimi çıkartacaktır ve ilk aşı uygulamalarını yapacaktır. alacağınız sorumluluk büyük ancak yaşanacak mutluluk da çok büyük.
+3
surprise
(23.09.26)
kedi çok ciddi bir ilgi gerektirmiyor. mamasını suyunu koy, iki günde bir de olur kumunu temizle, bir de 3-6 ayda bir veterinere götür bitti gitti. evde tırmalayabileceği kumaştan eşyalar varsa zarar verebilir belki koltuk/yatak kenarı gibi. bir de uzun seyahatlerde birine anahtar vermeniz gerekecek. onun haricinde bir eksisi yok hatta artıları hem çocuklarınız hem de sizin için çok yüksek. karşılıksız sevgi, eğlence, mutluluk, huzur, çocuklarınızın sorumluluk ve vicdan sahibi bir insan olmasına vereceği katkı vs. ben alerji yoksa evinize alın derim.
+1
awlmi
(23.09.26)
sakinse sağı solu dökmez 1 haftaya uyum sağlar, pek bir ilgi ihtiyacı yok ama düzenli olarak kumunu temizlemek (otomatik kedi tuvaletleri var) mama ve su verip kaplarını temiz tutmak gerekir. bunların dışında 6 ayda bir iç-dış parazit işi var.
0
orpheus
(23.09.26)
kediler sokakta kalmasın diye, sahiplendirmek için cesaretlendirmeyi anlıyorum.

kediler çok harikalar. bu hayatta en sevdiğim şey kediler. kedilere aşığım ve tapıyorum. kedi sevgisi bambaşka bir şey. evlat gibi. gibi değil evlat benim için. canım yavrularım. her şeyim onlar. o bağ mükemmel. verdikleri his mükemmel. yaşama amacım haline geldiler.

ancak büyük bir sorumluluk.

ben gerçekçi olmaya geldim. çocuklar yavru kedi istiyor diye sahiplenilen kediler en geç 2 yaşında falan sokağa geri bırakılıyor. eve alışmış kedi de sokakta yapamayıp korku ve stres içinde ölüyor. yaşı büyük kedileri kimse sahiplenmek istemiyor.

benim 2 kedim var, 6 yaşındalar. ikisi de 6 aylıklardı eve getirdiğimde. ikisi de tekir. birisini sokaktan aldım, birisini arkadaşım bıraktı gitti. ikisini de deli gibi seviyorum, canımı veririm.

kedi bakmak köpek kadar zor olmasa da sanıldığı kadar kolay değil. kediyi hiç büyümeyen bir çocuk gibi düşünün.

durdan, yapmadan anlamayacak. eşyaları tırmalayabilir, kırabilir, düşürebilir. elbiselerinizi delebilir, kollarınızı ve hatta yüzünüzü bile çizebilir. sadece saldırgan kediler değil, oyuncu kediler de bunları yapabiliyor. hatta sakin minnoş bir kedi bile sırf sizin peşinizden ayrılmamak için, size sırnaşmak için birden sırtınıza atlayabilir. tutunamayıp sırtınızı çizebilir.

her yer tüy olacak ama her şey yani. koltuklar, halılar, sandalyeler... belki gelip yemeğinize salça olacak. geceleri kudurması gelecek çünkü gece avlanan hayvanlar. ansızın evin içinde koşturmaya başlayacak ve uyutmayacak. kapıyı kapatırsanız bağıra bağıra miyavlayacak. tuvalete bile girseniz kapıyı kapatamaz hale geleceksiniz :d

5,5 yılda yaşadığım şeyler bunlar :d kızım çok sakin ve usludur. neredeyse hiçbir şeyi devirmez veya tırmalamaz. ben ayakta çamaşır asarken veya mutfakta bir şeyler hazırlarken sırtıma atlayıverir. bazen omzuma denk getiremeyince tutunamaz ve tırnağını geçirmiş bir şekilde aşağı kayar sırtımdan. pijamalarım delik deşik. :d kızım sadece buzdolabındaki magnetleri yere atar. bir keresinde zıplamak isterken yanlışlıkla tezgahtaki 17 yıllık kupamı düşürüp kırmıştı. :d benim suçum, neden tezgahta bıraktım? malım ben.

oğlum evde değişikliği sevmeyince (yeni kum kabını) kirli çamaşırlarıma ayakkabıma falan her yere işemişti.

"sokakta uysalsa evde de uysaldır" diye bir şey yok. zaman içinde huyları değişiyor. benim oğlum sokakta çok korkaktı. evdeki ilk zamanları da evde çok uysaldı. sonra içinden deccal çıktı. masada tezgahta ne görse yere atıyor. mama isterken çıldırıyor. son zamanlarda dişi kedim kızıma saldırmaya başladı delirdi iyice. her sene başka huyları çıkıyor.

hastalık konusu... kızımda hipotiroid çıktı, tüylerinin yarısı döküldü ve uzamadı. tedavisi 1.5 yıl sürdü. tiroid değerleri normale dönse de tüyleri çıkmadı. mezoterapi, buhar ve lazer tedavileri denedik ve bunlar çok pahalı tedaviler, yine de çıkmadı tüyleri. tahlilleri, muayeneleri, tedavileri çok pahalı. kuzenimin kedisi 3-4 yıl önce 80 bin liradan fazla para verdi tedavisi için. fip'te de kesin kurtulma şansı yok, kız yine de canı ciğeri çocuğu için kredi çekti elinden geleni yaptı ödedi ve kurtuldu kedisi yavrum kıyamam çok çekti. oğlum da eve ilk geldiğinde çok hastaydı, 1 haftada veterinere 1700 tl vermiştim ki o zamanki asgari ücret 2.800 tl falandı.

düzenli iç dış parazit yaptırmaya ve aşıya götürmek gerekiyor.

mama olarak da hill's n&d acana orijen gibi mamalar dışında mama almayın. royal canin bile düşük seviye kalıyor. market mamalarını asla almayın. whiskas falan rezalet mamalar. onu da bir can olarak görüp değer verirseniz zaten kendinizden bile kaliteli bir hayatı olsun diye uğraşırsınız. benimkiler bu 4 mama arasından sadece hill's i yedikleri için mecbur onu veriyorum ama diğerleri daha kaliteli. hepsini denettirdim yemediler. bir de bu huyları var, mama seçiyorlar.

kumu da önemli. tozutmayan ve kokuyu emen, hızlı topaklaşan kum olması lazım. tozutursa hem sizin ciğerlerinize hem kedinin ciğerlerine zararlı. 10 lt ever clean kum 1200 lira falan o da 15 gün gider 1 kedi için anca. daha uyguna kumlar a var tabii ama hiçbiri bir ever clean değil.

her şeyin en ucuzunu alıp kedi bakanlar da var tabii ama kediye eziyet yani. o 2 çocuğunuza her şeyin en iyisini alıyorken, kediyi sadece bir hayvan ve çocuklara eğlence olarak görüp en uyduruk mamayla falan besleyip hastalıklara davetiye çıkarmak hiç hoş olmaz.

bardak, bıçak, vazo, makas vs kırılabilir, kesici ve delici objeleri etrafta bulunduramazsınız. manevi veya maddi değeri yüksek ve hassas eşyalarınızı ortadan kaldırmanız gerekecek. benim tek düşündüğüm ve korktuğum patilerine batar ve zarar görürler oluyor. bir keresinde kitaplığın demir kısmı patisini kesmişti kızımın, eve bir girdim her yer kanlı pati izi. o an bi öldüm dirildim ne olduğunu anlayana kadar. 1 ayda zor iyileşti. canımdan can gitti.

ben 4 yıl önce kar küresi almıştım çok severek. orta sehpanın üstüne koymuştum yerden çok yüksek değil. bir koştular kırdılar. akıllanmadım bir daha aldım, onu da kırdılar.

ortada poşet bırakmamanız lazım. en iyi ihtimalle parçalayıp tükürür. en kötü ihtimalle güzel bir veteriner faturası çıkabilir.

ortalıkla ip de bırakmamanız lazım. ipi yutarsa bağırsakları düğümlenebilir, ameliyat olması gerekebilir.

çamaşır askılığında askılı kıyafetleriniz, kurdeleli ipli kıyafetleriniz eskisi gibi duramaz. ipleri ısırarak ve adeta kemirerek koparabilir. dolabın içine girip de yapabilir bunları tabii.

cidden yaşadım ben bunların neredeyse hepsini. (ip ve poşet yutmaları hariç)

ayrıca dişiyse kısırlaştırması baya masraflı ve tam anlamıyla ameliyat olduğu için iyi bir bakım sürecü gerektiriyor. 2.5 yıl önce dişi kısırlaştırma 9 bin liraydı.

alerji konusu... alerjiler ve astımlar sonradan gelişebilen şeyler. benim kedilere alerjim yok ama başka her şeye alerjim var, sonradan çıktı bu da. iş yerinde uzun süre maruz kaldığım sigara dumanı sebebiyle alerjik astımım çıktı. kedilerle veya tüyleriyle ilgili bir sorun yok ama kumlarını temizlerken artık tıkanabiliyorum. tabii ölsem de kedilerimi asla bırakmam.

bir de tatil konusu var. kediyi 1 geceden fazla yalnız bırakmamalısınız. 1 hafta yalnız bırakan vicdansız insanlar var tabii. ancak kediler bu süreçte çok stres olup korkuyorlar. eve geldiğinizde her yeri çiş ve kaka içinde bulabilirsiniz en iyi ihtimalle. siz tatile gittiğinizde evinize gelip ona bakabilecek birileri lazım. mamasını suyunu verecek ve kumu temizleyecek. arkadaşımın kedisine ben baktım 3-4 gün ama yine de çok yalnız kaldıkları için yerlere işemişlerdi. ben çocuklarımı asla yalnız bırakmıyorum, annem veya teyzem gelip bende kalıp bakıyorlar. kediyi başka eve bırakmak da hem kedi için hem de o evin sahibi için sıkıntı.

içimde bitmeyen bir panik anksiyete de var sayelerinde. çamaşır makinesine girdiler mi diye kontrol etmeden, dışarıda olduklarından emin olmadan makineyi çalıştıramıyorum. evde güvende olduklarından ve bir yere sıkışmamış veya dolabın içinde mahsur kalmamış olduklarından emin olana kadar evden çıkamıyorum. bazen çok iyi saklanıp sessiz kalıyorlar, evin içinde yarım saat onları arıyorum.

ayrıca tüm ama tüm pencere ve balkon kapınıza ve balkonunuza her yere kedi telinden kilitli sineklik yaptırmanız şart. veya ağ da yaptıranlar var. düşüp ölmesin.

kumunu her gün temizlemeniz şart. su kabını her gün yıkamanız şart. evi her gün süpürmeniz şart. tüy toplayıcı rulolara para dökmeniz şart. koltuklardan tüy toplayan gırgır benzeri şeylerden almanız şart. ya da bas parayı dyson'a :d

ben halıları kaldırdım, tüyleri toplanmıyor. zaten öyle çok halı insanı da değilim.

ayakkabıları ayakkabılığa koymanız şart. yoksa bağcıkları kemirebilir.

neye takacağı belli olmuyor bu kedilerin. benim oğlan ekmek ve patates kızartması delisi. yemiyor da he, oynuyor. yerlerde sürüklüyor. rahatça yedirtmiyor. kızımda yok böyle bir huy.

sırt çantalarımı tırnak bileyicisi olarak kullanıyorlar mesela. ben de biraz fazla rahatım ya. eşyanın değeri bende hiç yok, kedilerimin canı sağ olsun kafasındayım. tırmalama tahtaları var, tırmanma evleri var ama onlar çantamı tercih ediyorlar :d kaderime razı geldim. yatağım da parçalandı, çalışma sandalyem de mahvoldu. ama üzülmüyorum, içim de gitmiyor hiç. cidden umrumda değil.

laptop kullanırken dikkatli olmanız lazım. ansızın zıplayıp laptop ekranını 180 derece açılmaya zorlayabilir :d laptopı öyle açık bırakıp tuvalete falan gidemezsiniz. kapı açmaya bile gidemezsiniz. saniyelik bu olaylar. pc etrafında sıvı bulundurma lüksünüz artık yok.

daha çok şey var. yaşandıkça öğreniliyor. tüm bunlar benim için dert değil. hastalıkları hariç, ona çok üzülüyorum.

son bir bilgi, kapı açmayı öğreniyorlar :d

tüm bunları detaylıca düşünün ve ona göre karar verin. maddi manevi hazır olduğunuzdan emin olun.
+5
art cat chocolate
(23.09.26)
Sakin uysal bir kedi ise eve çok daha rahat alışır. Benim kızım tekir ve ben aldığımda beş aylıktı. Sokaktan aldım ama eve alışması çok kolay oldu. Evet kedinin çok fazla bir bakıma ihtiyacı yok diğer arkadaşların söylediği gibi. Gerçekten aşırı zahmetsiz ve aşırı rahat kedi bakımı.
Sadece onunla oyun oynayın kumunu 2-3 günde bir temizleyin, mamasını suyunu eksik etmeyin, bu kadar. İlerleyen yaşlarda evet hastalık vs durumu olabiliyor ama şu an bunları düşünmek için çok erken. Ayrıca çocuklara sorumluluk vermek için de güzel bir fırsat.
0
mor oje
(23.09.26)
Yukarıda destan yazan arkadaş sizin kediler de neymiş=)) her kedinin huyu farklıdır benim Bir kedimin hiç tırmalama huyu yokken diğeri duvarları mahvetti. Ayrıca 1 yaşından sonra genelde uslanıyorlar. Sorumluluğu çok fazla, büyümeyen çocuğunuz olacak, öyle düşünün, sevmek, oynamak, ilgi göstermek hep olmalı=) ama bu gece ikisi de yatağımda uyurken varlıklarına şükrettim. Bazen çok zor zamanınızda yüzünüzü güldüren sadece onlar oluyor. Evim müsait olsa, maddi durumum uygun olsa daha fazlasını da isterdim.
0
mslny
(24.09.26)
Kesinlikle çocuklara sorumluluk, madem o kadar çok istiyorlar.

Yerine getirmedikleri takdire sonuçlarına katlanacakları - gaddarca değil tabi - bir sistem olmalı.

Bu arada hepinize çok iyi geleceğine yemin edebilirim ama ispatlayamam :)
0
kumandanim
(25.09.26)
Öncelikler her kedinin tıpkı insanlar gibi birbirinden apayrı karakterleri vardır. Yani size kediler hakkında detay verenler aslında sadece kendi kedilerinin karakterini anlatıyor demektir. Nasıl ki iki kardeşin bile huyu suyu bambaşka olabiliyorsa kedilerin de karakterleri insan gibi çok çeşitli ve kendine hastır. Bunu bir cebimize koyalım.

Temel olarak ise zaten değinilmiş, bakımı diğer hayvanlarla kıyaslandığında çok daha kolaydır. Evde kedinin varlığı sadece çocuklara değil size de iyi gelecektir. Birlikte getirdiklerinin yanında birkaç eşyanın daha hızlı yıpranması şu bu gibi şeyler gerçekten çok önemsiz.
+1
thracia
(25.09.26)
(3)

Adımsayar

Mirket
Başarılı, ücretsiz, kolay arayüzlü, bir yaşlının kullanabileceği ve onu yürüyüşe heveslendirecek Android bir adımsayar uygulaması arıyorum?Bileniniz var mı?
Başarılı, ücretsiz, kolay arayüzlü, bir yaşlının kullanabileceği ve onu yürüyüşe heveslendirecek Android bir adımsayar uygulaması arıyorum?

Bileniniz var mı?
0
Mirket
(23.09.26)
samsung ise samsung health vardı kendi içinde ve o sayıyordu
+1
art cat chocolate
(23.09.26)
strava
0
kablelvuku
(23.09.26)
google health.
0
kuzey li
(23.09.26)
(1)

Finans sektörü için Chat Gpt mi Claude mu?

silver apple
Finans sektöründe çalışan birisiyim. Excel, Powerpoint ve türevleri kullanıyorum. Şablonlar, sektör analizleri gibi çeşitli işler üretiyorum.
Finans sektöründe çalışan birisiyim. Excel, Powerpoint ve türevleri kullanıyorum. Şablonlar, sektör analizleri gibi çeşitli işler üretiyorum.
📊 Finans sektörü için Chat Gpt mi Claude mu?

Bu anket sona erdi. 13 oy kullanıldı.

-1
silver apple
(23.09.26)
ben finans sektörü için kullanmıyorum ama chatgpt ile google sheets için formüller yazıyorum. sorunsuz.

chatgpt work modunda gpt-6 sol max ile yapılmayacak bir şey yok. astra da var şimdi app'inden kullanabilirsiniz. onu uygulamalarla da bağlayabiliyorsunuz
0
art cat chocolate
(23.09.26)
(3)

bu sitedeki gibi hareketli logoları hangi ai uygulamasında yapabilirim?

xu
https://sonduzluk.com/sans-oyunlari4 banner'da hareketli.. bu tarz hareketli logoları hangi ai uygulaması bana yapabilir?
sonduzluk.com

4 banner'da hareketli.. bu tarz hareketli logoları hangi ai uygulaması bana yapabilir?
0
xu
(23.09.26)
böyle hareketli banner yapmak için önce görselini gpt veya gemini ile yaptrın. aspect ratio konusunda birebir istediğinizi vermeyebilirler ama kader.

sonra da kling, veo, minimax gibi video modelleriyle de animasyon verdireceksiniz.

en son olarak da bu video modelleri mp4 vereceği için onu gif'e çevirmeniz lazım çünkü bu bannerlar gif

-----
2 yıldır her gün en iyi AI modellerini kullanan 8 yıllık bir grafik tasarımcı olarak, ben bunu tamamını after effects'te yaparım. hatta photoshopta bile yaparım o da gif veriyor. AI ile 50 kere deneyip sinir olacağıma kendim tam istediğim gibi yaparım :d
+2
art cat chocolate
(23.09.26)
mesela o zeplini online photoshop’ta farklı pozisyonlarda 4 görsel olarak kaydedin ve bedava sürümde gif yapamıyorsa bir tane online gif converter websitesine sırasıyla yükleyin. aftereffects’e gerek olmadığını düşünüyorum.
+2
eileengray
(23.09.26)
yukarıda yazılmış ama yetersiz kalırsa "gif nasıl yapılır" araması yapabilirsiniz.
+1
duyuruuser
(23.09.26)
(10)

Sağlıklı Yaşam Takıntısı

rock n roll
Bu konuda takıntılı insanları sıkıcı bulur musunuz?Düzenli egzersiz yapan, uyku saati belli olan, yiyecek ve içeceklerini kendi hazırlayan, yediklerinde ve içtiklerinde miktarına dikkat eden ve bu konularda taviz vermeyen. Sizce bu insanlar yorucu mu?
Bu konuda takıntılı insanları sıkıcı bulur musunuz?

Düzenli egzersiz yapan, uyku saati belli olan, yiyecek ve içeceklerini kendi hazırlayan, yediklerinde ve içtiklerinde miktarına dikkat eden ve bu konularda taviz vermeyen. Sizce bu insanlar yorucu mu?
0
rock n roll
(22.09.26)
gözüme sokup bana dayatmadıkları sürece ve benim ne yaptığıma karışmadıkları sürece umrumda değil :d

böyle biriyle sevgili olmak çok zor olur benim için. sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuşum
+3
art cat chocolate
(22.09.26)
hiç kolay değil, irade ve disiplinlerine saygı duyarım. Kendim de bu kadar iradeli olmak isterdim.

Profesyonel sporcu değilsen sporun ve sağlıklı yaşamın hayatın akışına sekte vurmaması gerektiği kanaatindeyim. Arada alkol, tatlı falan tarzı durumlara uyum sağlayamıyorsan hayat da biraz zehir oluyor sanki. Esnek bir sağlıklı yaşam takıntısı kıvamında sanki
+2
kojonotsuki
(22.09.26)
pasta yerim diye dogum gunune gitmiyorsa kafayi yemistir mesela. onun haricinde sorun yok.
+1
baldur2
(22.09.26)
ben de boyle bir insan oldugumdan bulmam. fakat ara ara kacamak da yaparim. zihin sagligi, hayattan zevk alma ve sosyal iliskilerin saglikli olmasi icin ayda bir de olsa buna ihtiyac duyuyorum.
+1
Sour
(22.09.26)
Bu kadar dikkatli insanlarla uzun süreli ilişki sürdüremiyorum birbirimize ayak uyduramadığımız için.
Ama içten içe hep kıskanırım bu iradeyi, yorucu bulmam gittiği yere kadar saygı da duyarım ama ben bu kadar çizgileri olan biri olmadığım için ilerleyemiyoruz.
+1
mutekebbir
(22.09.26)
bu yaptıkları benim hayatımı etkilemiyorsa, ne mutlu onlara...
+1
co2s2
(22.09.26)
bazilari "uzun yasamak" adina hic yasamiyor. onlardan tiksiniyorum.

hani tum gunleri spor, diyet, spor hakkinda muhabbet, spor icin diyet. baska hicbir sey yok. herhangi bir konuda sohbet etmeye calisinca konu saglikli yasama donuyor.

umarim kafana goktasi duser gorursun sagligi diyesim geliyor.


bunun disinda ve bana karismadiklari surece saygi duyarim
0
aguen
(23.09.26)
Takdir ederim.
+1
kumandanim
(23.09.26)
aguen çok sinirlenmiş 😂
0
🌸rock n roll
(23.09.26)
Bana müdahale etmiyorsa sorun etmem ben. Kim nasıl mutluysa öyle. Ama evde falan sürekli birlikte zaman geçirdiğim biriyse ve yemek konusunda kendinden hiç taviz vermiyorsa bu durum sıkıcı olabilirdi.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(23.09.26)
(5)

İstanbul’da straplez giymek

Gradient_tabanlı_mor
Haftasonu katılacağım düğünde straplez elbise giyeceğim. Üşür müyüm? Ankarada hafiften üşümeye başladık ama elbiseyi de almış bulundum vaktim yok değiştirmeye. Haftasonu öğleden sonra 2-6 arası. :(
Haftasonu katılacağım düğünde straplez elbise giyeceğim. Üşür müyüm?
Ankarada hafiften üşümeye başladık ama elbiseyi de almış bulundum vaktim yok değiştirmeye.

Haftasonu öğleden sonra 2-6 arası. :(
0
Gradient_tabanlı_mor
(22.09.26)
Normal şartlarda usuyecegini sanmam ama o gün yağmur vs yağarsa bilemem.
Bugün yağmasına rağmen bence yine giyilirdi
+1
kisa
(22.09.26)
Bugün hava 20 derece civarındaydı o saatlerde ve kapalı alanlarda bile uzun giyinen insan çoktu. Bugün de giyilmezdi bence. Haftasonu da birkaç derece daha sıcak görünüyor, bence üşüyebilirsiniz. Ama üstünüze şal, ceket vs. bir şeyler ayarlamak mümkün tabii.
+2
matlii
(22.09.26)
kapalı salonsa üşümezsiniz. açıksa çok halay çekerseniz de üşümezsiniz :) üzerinize bir şal atıverin

not: bir eskişehirli olarak istanbul şu günlerde bana çok fazla soğuk gelmiyor. siz de ankaralısınız sanırım, daha dayanıklısınızdır bence :d
0
art cat chocolate
(22.09.26)
Gündüz gece arası fark ankara kadar fazla değil. Oradan yırtarsınız. Ama şal lazım kesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(22.09.26)
Giyilir, üşümezsin.
0
gabe h coud
(22.09.26)
(13)

ozel saglik sigortasi veya tamamlayici saglik sigortasi

baldur2
yaptirilir mi sizce arkadaslar? degiyor mu? normal sigortam var. sabit bir saglik sorunum yok yasim 36, erkek bireyim.
yaptirilir mi sizce arkadaslar? degiyor mu? normal sigortam var. sabit bir saglik sorunum yok yasim 36, erkek bireyim.
0
baldur2
(22.09.26)
en azindan ameliyat ve yatarak tedaviyi karsilayacak bir sigorta iyi olur. acil durumda tani icin muayeneyi kendiniz karsilarsiniz ama ameliyat ve yatarak tedavi bel bukebilir. bu da devlet hastanesinde cok uzun zaman sonraya gun verme ihtimalinden oturu, yoksa devlette de ameliyat/tedavi olma sansiniz olur tabi. bir de ozelde hastanede yatis daha konforlu.

sik hasta olmuyorsaniz ayakta tedavi gereksiz olabilir.
+1
lemmiwinks
(22.09.26)
Selamlar,

Sigorta doğası gereği risk oluşmadan önce edinilmesi gereken bir ürün, öncelike bunu belirtmek isterim.

Herhangi bir sağlık sorununuz olduğunda sigorta şirketi o hastalığı karşılamayacaktır.

İkinci olarak en son ne zaman devlet hastanesine gittiniz? Sağlık konusunda beklerek, doktorda muayene süresi beş dakikayı geçmeyecek şekilde hizmet almak sizi memnun eder mi?

Etmezse ÖSS veya TSS Ürününü seçmek sizin daha kaliteli ve huzurlu sağlık hizmeti almanızı sağlayacaktır.

ÖSS VE TSS Farkı nedir?

ÖSS sgk sisteminden bağımsız, tüm risklerinizin sigorta şirketi tarafından üstlenildiği, ve sgk anlaşması olmayan vip segment hastanelerde de geçen bir sigorta türüdür.

TSS İse sizin sgk güvencenizin üzerine yapılır, ve gideceğiniz sgk anlaşmalı özel kurumda devletin sizin için ödediği tedavi masrafına ek arada çıkan farkı da ödeyerek özel hastanelerden masrafsız bir şekilde yararlanabileceğiniz sigorta türüdür.

Tüm sigortalarda 3 seneden fazla zaman geçirmeniz durumunda ise ömür boyu yenileme garantisi hakkı kazanırsınız, bu da o sigorta şirketinin artık riskleriniz ne olursa olsun sizin hastalıklarınızı karşılayacağınıı taahtüt etmesidir.

Yaptırmalı mısınız? Bence kesinlikle, kafanız rahat sağlık hizmeti alabilmek büyük lüks günümüz şartlarında.

Daha detaylı bilgi ve teklif almak için bana dm'den yazabilirsiniz, kafanızdaki soruları karşılayabilceğimiz bir görüşme yapabiliriz. (Allianz adına teklif sunabilirim)
+4
hayaletimsi
(22.09.26)
ailem ve kendim için uzun yıllardır yatarak tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırıyorum.çok sık doktora gitmediğim için ayakta yaptırmayı da düşünmedim hiç.

ne zaman ihtiyaç olacağı belli olmaz. bu yüzden bence imkanın varsa yaptır .
+1
gercekdunya
(22.09.26)
şirket tamamlayıcı yapıyor bize. özel hastanelerde senede 10 kerelik falan para ödemiyorum. senede sadece 2-3 defa kullanıyorum ama kullandığımda işe yarıyor. parasına bağlı. senede 10 kere falan kullancaksan okey ama 2-3 için değmez. ama sağlık meselesini bilemezsin.

bi de sıfırdan yaptırınca geçmiş hastalıkları karşılamıyor genelde o kötü.
+1
jelly bear
(22.09.26)
benimkini işyeri ödüyor, eşiminki için de biz para ödeyip aynı poliçeye dahil ettik.

fiyatına göre değişir ama ben o kadar mutluyum ki. kafam rahat. hastaneyi de hastaneye gitmeyi de sevmem ama gitmem gerekirse de hiç stresim olmuyor.
0
aguen
(22.09.26)
herkese, en azından TSS kesinlikle öneriyorum.
0
co2s2
(22.09.26)
Şu anda kronik hastalığınız yoksa düzenli sigorta yaptırmaya başlamak ilerleyen yıllarda büyük avantaj sağlar. Aynı şirketten birkaç yıl (3? 5? Öyle bir şey) üst üste sigorta yaptırdığınızda ömür boyu yenileme garantisi kazanırsınız. Bu olmazsa iler yaşlarda veya kronik hastalıklar çıkması durumunda sigorta yaptırmanız zorlaşır.
0
kobuzchu kiz
(22.09.26)
Parsm olduğunfa ilk fırsatta yaptıracağım, mutlaka siz de yaptırın.
Hayat bu. Ablam kanser teşhisi aldı, özelde tedavi görüyor. Ameliyat, muayene, testlerin çoğunluğunu sigortası karşıladı
0
cccbehzatccc
(22.09.26)
Gerek olduğunu düşünmesem de 2 sene önce TSS başladım, geçen sene menisküsümü yırttım, devlette minimum 6 ay dedikleri ameliyatı özelde gayet güzel, konforlu bir hastanede 1 hafta sonra oldum. Geçen ay poliçemi yeniledim, 3. senem başladı bu sene bitince ömür boyuna hak kazanıcam.

TSS kesinlikle.
Bu memlekette maalesef lazım, imkan varsa tabi.
0
kumandanim
(22.09.26)
kamuda çalışıyorsanız TSS ÖSS olunca onun gider makbuzunu idareye verirseniz vergi diliminden düşen paradan bir kısım geri iade alıyorsunuz.
Aynı sigorta şirketinden yaparsan araba KASKO düşüyor.
Özel hastaneler her zaman daha kolay ulaşılabilir oluyor.
at ile deve değil bence yaptırılabilir.
0
denizmaniaherif
(22.09.26)
her şey için doktora giden biri olduğumdan bana fayda sağlıyor. bazı tahlilleri karşılamasa da masrafın çoğundan kurtarıyor. benimkini şirket yaptı. geçen aylarda 20 bin tl'lik uyku testini karşıladı medipol'de. çok iyi.
0
art cat chocolate
(22.09.26)
Açılın ben geldim. :) size ÖBYG öneririm!
ÖBYG : Özel Sigortanı Başkasına Yaptırmadan Görüşme

Neden?
Kulaktan dolma bilgi değil, profesyonel destek,
Taraflı kullanıcı deneyimi değil, objektif karşılaştırma,
Tüm şirketlerin alternatiflerini uygulamalı anlatım ve dahası.

Gerçek ÖBYG nedir?
Öbür boyu yenileme garantisi :)
Yani sağlık sigorta sisteminden çıkmadan kazanılan haklarda korunma garantisi. Harika peki nasıl ediniliyor,
Normalde 3 yıl kesintisiz sigortalılık şartı var.
Bizde 1 yılda verebileceğimiz alternatifler var.

Milletin 3 yılda hak ettiğini, ilk yıl sonunda alma hakkı sağlayan poliçeler var.

Tamamlayıcı ya da özel sağlık sigortalarına mutlaka yaş geçmeden başlayın, avantajlarını gelecek yıllarda KESİN göreceksiniz.

www.unionib.com.tr
-2
erty_ksk
(23.09.26)
bence "imkanın varsa" tamamlayıcı yaptır. 40'dan sonra arızalar başlıyor yavaş yavaş. zaten kullanmayınca hasarsızlık indirimi alıyorsun. bir gün kayar ayak bileğini kırarsın (ki eşime oldu) sonra pişman olursun. her sigorta gibi ne zaman lazım olacağı belli olmaz.
+1
merhum
(23.09.26)
(5)

Avize tavsiye

karaden
Basit uygun fiyatli bir avize kullanan tavsiye edebilecek var mi? Alisveris sitelerinde cok fazla secenek var ama emin olamiyorum.
Basit uygun fiyatli bir avize kullanan tavsiye edebilecek var mi? Alisveris sitelerinde cok fazla secenek var ama emin olamiyorum.
0
karaden
(20.09.26)
Model paylaşın beğendiniz varsa, yardımcı olayim
0
topkapiaksaray
(20.09.26)
bence oda ve mobilyanıza göre bir şey seçmelisiniz
0
art cat chocolate
(20.09.26)
Işık şiddeti ayarlanabilir, renk seçeneği olan, ampul değiştirme derdi olmayan led bir şey güzel olurdu.
Ama klasik döşenmiş bir evde babanne halısı üzerindeki ağır ceviz mobilya üzerine uymaz tabii. Salonun nasıl döşenmiş olduğu önemli.

www.trendyol.com
-1
Mirket
(20.09.26)
Ikea'ya bakın, illa bulursunuz bütçenize göre bişeyler.
+1
tiredofwaiting
(20.09.26)
www.n11.com

Mutfağa aldım. Harika değil. Ama f/p iyi.
0
jackyr
(20.09.26)
(7)

Aşırı Saldırgan Kedi Sorunu

african rain
5 yıl önce hafriyatın içinden kurtarıp sahiplendiğimiz aşırı saldırgan kedimizi güvende olabileceği bir yere emanet etmek istiyoruz. Kedide muhtemelen nörolojik bir problem var; çok küçükken aldım kendisini (1 aylık gibi) ve kendim büyüttüm, travmatik bir anısı olmadı. Denemediğim hiçbir yöntem kalm
5 yıl önce hafriyatın içinden kurtarıp sahiplendiğimiz aşırı saldırgan kedimizi güvende olabileceği bir yere emanet etmek istiyoruz. Kedide muhtemelen nörolojik bir problem var; çok küçükken aldım kendisini (1 aylık gibi) ve kendim büyüttüm, travmatik bir anısı olmadı. Denemediğim hiçbir yöntem kalmadı, kedileri çok sevdiğim için her daim ona sevgiyle yaklaşıyorum. Lakin misafirleri geçtim ki zaten eve hiç kimseyi sokmuyor, bizler de saldırganlığından nasipleniyoruz; kol ve bacaklarımız iz içinde. Hayvan bir koku hissetsin doğrudan saldırıyor, bazen de sebepsiz yere saldırıyor -kendine göre mutlaka sebebi vardır gerçi- öyle ki annemin gözaltı torbasını yırtmıştı birkaç sene önce. Başka kedilerle ve sokağa kaçmakla işi yok, asla sosyalleşme yanlısı değil. Zaten başka bir hayvanın kokusu bile çıldırmasına yetiyor, nerde kalmış kardeş kedi almak. Kedili bir evden gelen eşyanın kokusunu aldığı an şuurunu kaybedip anneme saldırıyor; bu akşam ablamın evindeki kedinin kokusunu aldı, annemin her iki bacağını paramparça etti. Açıkçası çokça sokağa bırakma aşamasına geldik ama bırakmadık, biliyoruz ki uzun süre yaşamaz. Gerçekten çaresiz kaldım lakin gece uyurken saldıracak veya günün birinde gözümüzü çıkartacak diye tedirginim. Babam Parkinson hastası, çok çevik değil, hayvan durduk yere saldırabiliyor. Annem zaten sürekli tehdit altında, kendini bir tek anneme sevdiriyor (zorla), annem başını olşayımca da ısırıyor. Sözün özü Şanslı'yı güvende olabileceği bir evin bahçesinde veya bir barınağa bırakmayı düşünüyorum. Başkaca tavsiyeniz olursa açığım.

Not: Veterinerlerin verdiği ilaçlar işe yaramadı. Veterinere gitmek bile ciddi travma yaratıyor hayvanda.
0
african rain
(18.09.26)
lütfen biraz daha deneyin ve sokağa bırakmayın.

www.instagram.com

ankara'da ama online da destek oluyor. linkten form doldurmanız gerekiyor. önce arayın. form biraz uzun ama üşenmeyin doldurun.

form burada:
www.psikovet.com

bu doktorla konuşun lütfen.

ayrıca bunu da deneyin

www.feliway.com
+1
art cat chocolate
(18.09.26)
Kediden sıkılıp bunalmadım. Hatta çok seviyorum çok da güzel bir kız. Lakin aşırı saldırgan, normalin ötesinde saldırganlığı var. Tırmalayınca çok derinden zarar veriyor, yüzümüzü kolluyoruz sürekli, böylesi bir tehdit durumu. Yine de deneyeceğim bakalım yardımcı olabilecekler mi. Teşekkürler
0
🌸african rain
(18.09.26)
Sıkıntılı hayvan ile yaşamayı ancak yaşayan bilir. Ben zamanında köpeğimi bırakmadım ama binlerce euro harcadım, apartmandan bahçeli eve taşındım falan. Ama hayatım buna uygun olmasaydı, gelirim olmasaydı yapamazdım. Bundan sonra da bir daha eve hayvan sokmam, tek köpek ile jübile yaptım.
Bu sebepten sizin hayatınıza en uygun ne olacaksa onu düşünün. Benim köpeğim saldırgan değildi ama sürekli saldıran bir hayvan ile yaşayamazdım. Öyle kedi/köpek ancak uyutulabilir. Doğrusu da bu bence. Sorunu sokağa atmak değil.
-2
logisticsmanager
(18.09.26)
Bu, arkadaşımın kedisi. Ben de 2 gün deneyimledim. O zamanlar o da 5 yaşındaydı. Evde 24 saat vahşi bir hayvanla yaşamak gibi. Her an her yerden çıkıp saldirabilir ve sizi ortadan ikiye yırtabilir. Bir kedi nasıl bu kadar dengesiz olabilir , 10 saniyede 15 tane damar yolu nasıl açabilir insan hayret ediyor.

Arkadaşım çözüm olsun diye değil ama hayatın doğal akışında bir başka kedi sahiplendi (daha genç ve hamur gibi yoğurulabilen kedi). Birbirlerine alışma süreci kırsalda daha geniş alanda geçti. Sonra bir göz odada hep beraber birbirlerini görmezden gelerek kisa bir süre yaşadılar. Sonra da iki kedi birlikte görece kırsalda bahçeli bir eve taşındı. Söylediğine göre yaş da ilerledikçe -şu an 12 yaşındadır- daha az saldırgan ve stressiz hale gelmişti. Tabi insan teması minimumda, çoğunlukla kendi halinde takılabileceği bir ortam sağlandı. Iki kedi de dişi bu arada.
0
beetlejuice
(19.09.26)
Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi, Davranış bölümüne yazınız. Cevap vereceklerdir.

hayvanhastanesi.veterinary.ankara.edu.tr
+1
one minute
(19.09.26)
Bol bol eksileneceğim ama gene de söyleyeceğim.
Dediğiniz gibi kediler ve köpeklerde de muhtemelen başka memelilerde de insanlarda olduğu gibi sebepsiz saldırgan olanları oluyor.

5 sene cidden uzun bir süre ve bu saatten sonra durduk yere saldırmaları bitmediyse, bu kedinin değişeceği yok, muhtemelen dediğiniz gibi akıl hastası bu hayvan. Bazı agresif kediler gibi kendi halinde olduğu sürece bir şeylere bulaşmayan bir şey olsa mamasını ver suyunu ver hayatına devam et diyeceğim de durduk yere saldıran bir canlıdan bahsediyorsunuz.

Ben de bir kedi sahibiyim ve evde sürekli saldırıya uğrama korkusu ile yaşanmaz. Bu saatten sonra da eğitimi vesaire olmaz zaten kediler pek de eğitilir canlılar değil.

Ya sokağa bırakacaksınız ya da uyutacaksınız. Kimsenin öyle bir kediye bakmayacağı ortada, ben uyutulması taraftarıyım zira belli ki hayvan da 7/24 tetikte ve stres altında yazık.
-2
denizgonen
(20.09.26)
Arkadaşımın böyle bir kedisi vardı, mizacının böyle olduğunu düşünüyorduk ama daha sonra beyninde bir tümör çıktı.
0
9kuyruklukedi
(27.09.26)
(11)

İlk yıldönümü için hediye önerisi

Carlito Brigante
20 eylülde ilk evlilik yıldönümümüz olacak. Bugün de doğum günü:) Bugün için çiçek ve akşam yemeği var sadece. 20 eylülde hediye almak istiyorum. Bu yollardan geçen arkadaşların tavsiyelerini bekliyorum. Hanımlar da ne alınsa hoşuna giderdi belirtebilir mi. Teşekkür ederim
20 eylülde ilk evlilik yıldönümümüz olacak. Bugün de doğum günü:)

Bugün için çiçek ve akşam yemeği var sadece. 20 eylülde hediye almak istiyorum. Bu yollardan geçen arkadaşların tavsiyelerini bekliyorum.

Hanımlar da ne alınsa hoşuna giderdi belirtebilir mi.

Teşekkür ederim
0
Carlito Brigante
(18.09.26)
Sokakta yaşayan hasta bir hayvanın tedavisini ya da kısırlaştırma ücretini üstlense çok mutlu olurdum. Dünya malı dünyada kalır, en güzeli bir yaşama dokunmak.
-8
rock n roll
(18.09.26)
bizim de 19 eylül ilk evlilik yıldönümü :)

2 gün kalmış o yüzden çoğu hediye fikri eleniyor. kalanlar:

takı en safe ama masraflısı.
2-3 günlük bi haftasonu kaçamağı tatil olabilir.
kadın kişisinin seveceği şık bir ayakkabı olabilir.

gelecek yıllar için ben de duyuru yaşlılarından öneri almak isterim ama.
-1
aguen
(18.09.26)
Kacamak tatil en güzel hediye
0
mirty
(18.09.26)
takı, ayakkabı , çanta.

eşinin ne sevdiğini ve zevkini biliyorsundur zaten
0
gercekdunya
(18.09.26)
Allahin varsa taki ayakkabi çanta almazsin

Tatil en guzeli +7
guncellicem
0
üğpoıuy
(18.09.26)
Özel günleri hatırlayıp kutlamak istemeniz çok ince çok hoş. Fakat yanlış anlamayın ama hayat arkadaşınızın istek, ihtiyaç ve beğenilerini en iyi sizin bilmeniz gerekmiyor mu? :')

Benim şahsi fikrim bu tabi, takı çanta parfüm ayakkabı bunlar bana inceliksiz, üzerinde düşünülmemiş ve genelgeçer hediyeler gibi geliyor. Hele özel bir gün içinse bu hediye. Ben en çok el emeği ya da zihin mesaisi içeren hediyeleri severim mesela. Çok sevdiğim bir dostum satışı olmayan ama almayı çok istediğim bir film soundtrack cd'sini kendi imkanlarıyla yapmış ve mizahi dokunuşlar da ekleyerek çok mutlu etmişti beni geçen doğum günümde mesela. Bir başka dostum da ilişkimizi başlatan bir grubun konserine bilet almıştı. Siz de belki deneyim içeren bir şeyler bulabilirsiniz, vakit kısıtlı çünkü. Arkadaşların önerdiği gibi küçük bir tatil olabilir, konser ya da festival olabilir, katılmak istediği bir workshop kurs falan varsa o olabilir hem eşlik de edebilirsiniz. Sembolik maddi bir şey alıp (parfüm takı vs) ekstra olarak manevi bir dokunuş da yapabilirsiniz. İlişkinizle ya da birbirinizle ilgili bir quiz night ya da shot game gibi (böyle şeyler sever misiniz çift olarak bilmiyorum ama oyun oynamayı seven çift arkadaşlarım hemen her şeyden bir oyun çıkarıp çok keyifli vakit geçiriyorlar mesela) Aklıma bunlar geldi :)
+3
starbuck
(18.09.26)
Mücevher
-1
Purple life
(18.09.26)
valla ben takı vs. gibi genel hediyeleri de gayet seviyorum. :d yalnız benim zevkime uyacak bir şey olması lazım. belki de eşinizin instagram'da takip ettiği hesaplara bakıp oralardan beğendiği ürünler varsa onları alabilirsiniz
+1
art cat chocolate
(18.09.26)
Deneyim +1
Sacred house'da bir haftasonu geçirecek olsam sevinçten hüngür hüngür ağlayabilirdim. Dante'nin ilahi komedya'sından esinlenilerek cennet ve cehennem temasında tasarlanmış bi otel, özellikle o kanlı yeraltı havuzu aşırı ilgimi çekiyor. Ama hediye işi biraz kişisel de bişi işte, belki başkası ürkütücü bulur o oteli.
+1
kullanicadi
(18.09.26)
Bugün hediye yıl dönümü çiçek ve yemek daha mantıklı olurdu . Ben olsam güzel bir takı alırdım belki beyaz altın, taş! Ve twtlinyemege götürdüm. Çünkü bugün hediye bekleyeceğini düşünüyorum
0
hacirotti
(19.09.26)
Eşim bana beyaz piyano almıştı ömür boyu unutmayacağım :)
0
cccbehzatccc
(20.09.26)
(4)

ingilizcemi bodoslama geliştirmek istiyorum. abd dağlısı iskoçya irlandalılar gibi. kural falan yoruyor beni.

ground
bir a4 kağıdı metnin çeyreğini anlıyorum. genel konuyu da kafamda canlandırabiliyorum. yaşım boomer terk. iş için kullanmayacağım. gönül işleri değil. bir güncel haberi falan daha net anlayayım. konuşmak da önemli değil. was değil de when kullanılmasının gerekliliği ile uğraşmak istemiyorum. umarım
bir a4 kağıdı metnin çeyreğini anlıyorum. genel konuyu da kafamda canlandırabiliyorum. yaşım boomer terk. iş için kullanmayacağım. gönül işleri değil. bir güncel haberi falan daha net anlayayım. konuşmak da önemli değil. was değil de when kullanılmasının gerekliliği ile uğraşmak istemiyorum. umarım türkçem anlatmaya yetmiştir.
-1
ground
(16.09.26)
duolingo deneyebilirsiniz.
0
art cat chocolate
(16.09.26)
amac ciddi yazilari anlamak ise hem temel gramer hem de ciddi vocabulary lazim. zira amerika'da sokak ingilizcesini anlamak ile new york times okuyup anlamak arasinda fark var, ingilizce konusurken basit ama is ciddi yazima geldiginde o kadar kolay degil. zira bu adamlar gunluk konusurken "use" diyor, yazarken "utilize" kullaniyor. bunun gibi binlerce ornek verilebilir.

japonca'da boyle demisti bir arkadas, adamlarda iki alfabe var hatta, biri basitlestirilmis, oburu agdali. bu adamlar ciddi yazi mevzusunu biraz "vekaletname" yazmaya ceviriyorlar, agdali. ona da kelime dagarcigi lazim.
+2
cooperr
(17.09.26)
Bunu yapmanın kısa ve kolay yolu ne yazık ki yok, o dilin konuşulmadığı bir yerde yaşamanın dil öğrenimindeki en büyük eksisi çevrenizde size "basit konuşacak" veya sizi düzeltecek insanlar olmaması. O dili kullanmak zorunda değilsiniz.

Bunu simüle etmenin yolları var. Özellikle de derdiniz okumaya yönelikse bahsettiğiniz haber metinleri arasından ilginizi çekenleri önünüze koyup baştan aşağıya çevirisini yapacaksınız. Ama AI'a tüm metni atıp çevir diyerek değil, online bir sözlük kullanıp kendiniz çevireceksiniz. Seviyenize göre saatler de sürebilir, ama birike birike hızlanacak. İlk aşamada tüm metni değil ama cümlenin anlamını tahmin ettikten sonra sadece o cümleyi AI'a atıp kendinizinkiyle karşılaştırabilirsiniz.

Bu çeviriler sırasında gramer "öğrenmeyeceksiniz" ancak çeviriye devam ettikçe doğru olmayan yapılar gözünüze açıklayamadığınız şekilde yanlış görünmeye başlayacak ve çevirileriniz de hızlanacak. Diğer taraftan birçok yeni sözcük ve kalıp öğreneceksiniz. Neticede okuduğunuzu anlama kabiliyetiniz büyük oranda gelişecek. Bir noktada artık cümle çevirme ihtiyacı hissetmeyip sadece bilmediğiniz sözcüklerin anlamlarını öğrenmeye odaklanacaksınız. Bundan sonrası kolay zaten.

Bu tarz çalılarak kendiniz "yazı yazabilir" konuma gelemezsiniz ancak okuduğunuzu anlayabilirsiniz.

Yazınızı geliştirmek içinse AI daha kullanışlı, size belli seviyelerde metinler vermesini isteyin ve kendiniz ingilizce yazıp ona atarak kontrol etmesini isteyin.
+1
akhenaten
(17.09.26)
work and holiday bas avustralya'nin tarlalarinda avokado topla.
0
baldur2
(17.09.26)
(17)

Alışveriş Tercihleriniz

rock n roll
Selam Alışveriş yaparken bir şeyi ihtiyacınız olmasa bile sırf beğendiğiniz için alır mısınız yoksa ihtiyacım yoksa asla almam mı dersiniz?Bir diğer sorum da ikinci el ürün alır mısınız?
Selam

Alışveriş yaparken bir şeyi ihtiyacınız olmasa bile sırf beğendiğiniz için alır mısınız yoksa ihtiyacım yoksa asla almam mı dersiniz?

Bir diğer sorum da ikinci el ürün alır mısınız?
0
rock n roll
(15.09.26)
bütün alışverişlerim sadece beğeni üzerine kurulu. bu sebeple tonla ihtiyacım olmadığı halde olan ve ihtiyacım olduğu halde olmayan eşyam(?!) mevcut (ya da değil).
ağır okb geçmişim olduğu için ikinci ele çok uzun zaman mesafeli oldum (yıkanabilir şeyler ve nadir kitaplar bunun istisnası) ama şimdilerde daha sıcak bakıyorum.
+1
lil siztah
(15.09.26)
Bazen ihtiyacım olmasa bile alırım. Bunun 2 nedeni var;
1- Çok beğenmişimdir
2- market ürünlerindense; stoklarım. İndirim vs durumu varsa.

İkinci el ürüne biraz mesafeliyim. Öok tercih etmiyorum.
0
mor oje
(15.09.26)
İki sorunun cevabı da ürüne bağlı.

Hiç ihtiyacım yokken sadece beğendim diye binlerce liralık ürün almam. Ama makul fiyatlı bir şeyse alırım.

İkinci elde de fiyattan bağımsız olarak hijyenle ilgili bir şeyse mesafeli yakaşırım. Özellikle ayakkabı ya da kıyafet 1 kere giyilmiş olsa bile almayı düşünmem. Ama örneğin teknoloji ürünlerinden "yeni gibi" olanları değerlendiririm. Dijital bir piyanom var. Gidip asla sıfırını almam mesela. Çünkü online ikinci el pazar yerleri "aldım ama hevesim kaçtı" ya da "çocuğa aldık çalmak istemedi" diyen, neredeyse hiç kullanılmamış piyano sahipleriyle dolu. Tabii bu diğer müzik aletleri için de geçerli.

Aldığım piyanonun sıfırı 1.000 euro civarındayken ben 360 euroya aldım. Sadece kapağında ufacık bir çizik var. Bu tarz cihazlarda sıfır alınmasına karşıyım. O derece.
0
himmet dayi
(15.09.26)
1- o an param varsa alırım
2- ikinci el ürün almam. ancak araba alırsam mecburiyetten ikinci el alırım, sıfıra param yetmez :d
0
art cat chocolate
(15.09.26)
alışverişlerimi genel olarak ihtiyaç üzerine yapıyorum. alışveriş yapmayı hiç sevmem.

ikinci el ürün de (araba ev vs hariç) almam.
0
co2s2
(15.09.26)
Ihtiyaclarimi indirim sezonuna kadar bekletiyorum. İndirim sezonunda fiyata göre ihtiyacimin üzerinde aldigim da oluyor.

Ikinci el ürün görürsem begenirsem alirim o sekilde aldigim oldu ama uygulamalarda arayip da bir sey almam.
0
Purple life
(15.09.26)
sürekli kullandığım bozulmayacak ürünler konusunda stokçuyum evde 10 tane de olsa fiyatı düşükse bir 10 tane daha alırım . örnek duş jeli , şampuan , ıslak mendil , kedi maması , çamaşır deterjanı gibi
ikinci el ürünlere hiç bakmıyorum bile
0
devilone
(15.09.26)
Almam, sonraki maaşa kadar beklerim, halen almak istiyorsan alırım ama genelde almıyorum
0
mirty
(15.09.26)
ihtiyacim olmayan ne varsa aliyorum.
0
baldur2
(15.09.26)
İhtiyacım olsa bile almadığım oluyor arada.
0
kumandanim
(15.09.26)
Artık ihtiyaç durumuna göre alışveriş yapıyorum.
Çok fazla beğendiğim bir şeyse sık kullanacağımı biliyorsam ihtiyacım yoksa da alırım ama (bu genelde kıyafet için geçerli).

Elektronik eşya ve kıyafette ikinci el almam, kitap alabilirim başka aklıma gelen olmadı yazdığım iki şey dışında ikinci ele karşı tavrım katı değil.
0
mutekebbir
(15.09.26)
Alışveriş yapmamaya çalışıyorum. İhtiyacım olsa bile olanla idare ediyorum. Çünkü tece çok pahalı.

İkinci el almam
0
Leonardo~Da~Vinci
(15.09.26)
Dürtüsel satın almadan muzdaribim maalesef. Bir dönem işte bilgisayarı açar açmaz bugün ne alsam diye düşünüyordum. Kargo paketleri gelince ne olduğunu hatırlayamıyordum. Büyük bir borcun altına girince iyileşiverdim. :)
0
auroraaurora
(15.09.26)
ihtiyacim yoksa almiyorum. evde kalabalik sevmiyorum cunku. her yerin tiklim tikis dolu olmasi boguyor. Ikinci el almiyorum. cok iyi kullanilmis bile olsa birinin o urunu benden once kullanmis olmasi tiksindirici geliyor.
0
truf
(15.09.26)
benim için öncelik fiyatı. ne kadar çok beğenmiş olsamda o ürün için ayırdığım fiyatın 1 lira bile üstündeyse almam. indirime girmesini veya ekstra kupon olmasını beklerim. ihtiyacım yoksa zaten almam. bu giyim için geçerli. market alışverişinde bütün marketleri gezerim hangisinde ucuzsa oradan alırım.
ikinci el ürün tercih etmem.
0
my fault
(15.09.26)
1. Almam. İhtiyacım olanı bile düşünerek alıyorum. Yoklukta buyumekten muhtemelen. Ama çok beğenirsem de alırım hemen. Yavaş yavaş değişiyorum galiba bu konuda.

2. Almam. Sadece paranın yetmeyeceği araba, otomatik saat gibi şeyleri ikinci el alırım.
0
antikadimag
(16.09.26)
alisveris yapmaktan nefret ederim. zorunda olmadikca da yapmam. ihtiyacim olmayan hicbir seyi almam. ikinci el urun alirim hic dert etmem. her seyi bozulup kullanilmayacak hale gelinceye kadar kullanirim. esya bana yuk geliyor resmen. tam anlamiyla minimalist, cevreci ve surdurulebilir bir hayat idealindeyim.
0
banach
(16.09.26)
(5)

inci uzmanı var mı? fake vs gerçek

mess
bir yakınım düğününde takmak için inci kolye istedi ama bijuteriden basit bir şey olarak söyledi. benim kalite sevdam buna el veriyor mu emin olamıyorum plastik boncuk gibi bir şey nasıl durur kolye olarak? arada uçurum farklar yok zaten mesela böyle uygun fiyatlı bir kolye örneği daha atayım boncuk
bir yakınım düğününde takmak için inci kolye istedi ama bijuteriden basit bir şey olarak söyledi. benim kalite sevdam buna el veriyor mu emin olamıyorum plastik boncuk gibi bir şey nasıl durur kolye olarak? arada uçurum farklar yok zaten mesela böyle uygun fiyatlı bir kolye örneği daha atayım boncuklarının şeklinin sabit olmadığı belli oluyor kendinden bir deseni var ty.gl
Belki bu işi yapan biri vardır diye sormak istedim. teşekkürler.
-1
mess
(14.09.26)
sırf düğünde takmak için gerçek inciye gerek yok bence. ha gerçi hiçbir zaman için gerek yok bence.

insanların hayvan yemelerini bir nebze anlıyorum ama hayvanları öldürerek giyinmelerini ve süslenmelerini anlayamıyorum.
-2
art cat chocolate
(14.09.26)
Plastik boncuk seyler kotu durur, biraz anlayan biri icin oldukca cirkin bir goruntu olur. Gonderdiginiz linkteki inci ise gayet guzel orta kaliteli ve fiyati da iyi diyebiliriz.
-1
lumpen proletarian
(14.09.26)
gercek inci demisler ama kültür incisi bu, yani gercek gercek inci degiller. gercek inci gramla satilir ve kum incisi diye gecer. kültür incisini havuzda yetistiriyorlar. plastik degil tabii ama kum incisi de degil tabii.
kum ve havuz incisi vücut isisiyla büyürler. tipleri birbirlerinden farkli olur. kültür incisi ya da kum incisinin plastik olmadigini en iyi dis testiyle anlarsiniz. bir inciyi alt disinize degdirip sürtün, eger disiniz üstünde kumumsu bir his yaratiyorsa o inci plastik degildir. kuyumcularda böyle test ederim inciyi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
Aslinda urunun kultur incisi oldugu belirtilmis linkte evet, fakat kultur incisi de zaten gercek incidir. Denizde veya okyanuslarda bulunan inciler gunumuzde cok nadir bulunan, cikartilmasi cesitli sekillerde sinirlandirilan incilerdir, piyasada bulabilmek oldukca zor ve fiyatlari da bir o kadar pahalidir. Kum incisi ise denizde bulunan incilerin piyasada en yaygin bulunan cesididir boyutlar 2-3 mm civarindadir, gramla satisi ise yuksek fiyat politikasinin sonucudur. Cok pahali olmak zorunda degildir.

Bir inci labratuvar uretimi veya plastik olsaydi onun gercek olmamasindan bahsedebilirdik. Ancak bu haliyle gercek inciden bir farki yok, tipki ciftliklerde yetisen balik ve tavuklar gibi dusunebilirsiniz.
0
lumpen proletarian
(15.09.26)
Bir boncuktan vazgeçebilecekseniz orjinal inci kalsiyum karbonattan ibaret olduğu için tuz ruhuna daldırırsanız anında köpürüp çözünür. Plastik ise tepki vermeyecektir, ama en azından iyice temizlenmiş olur.
0
akhenaten
(15.09.26)
(9)

Protein kullanmak

strawberry first
Doktorumla (verdiği listedeki proteini almayı başaramadım için) protein tozu desteği konusunda anlaştık. Ancak...Ben bu tozu (çikolata ve kurabiye aromalı iki çeşit) suya karıştırıp içemiyorum.Sütle denedim. Çok keyifli geldi.Sütle içsem olur mu? Yoksa illa suyla mı karıştıracağım?
Doktorumla (verdiği listedeki proteini almayı başaramadım için) protein tozu desteği konusunda anlaştık. Ancak...
Ben bu tozu (çikolata ve kurabiye aromalı iki çeşit) suya karıştırıp içemiyorum.
Sütle denedim. Çok keyifli geldi.
Sütle içsem olur mu? Yoksa illa suyla mı karıştıracağım?
0
strawberry first
(14.09.26)
sütle gaz yapar demişlerdi bana. çok şişirirmiş. :/ yine de biraz deneyin isterseniz
0
art cat chocolate
(14.09.26)
Illa su ile karıştırmak diye bir zorunluluk yok. Ben misal hiç sevmem suda, süt ile de Çok sevmem. Hangi marka denersem deneyeyim yapay tadı var. Galiba bana ancak tat olmayanlar olabilir.
Ben smoothie yaparak icebilirdim ancak. Misal protein tozu, süt, fıstık ezmesi ya da protein+süt+dondurulmuş kırmızı meyveler+yulaf+tarçın vs gibi.

Laktozsuz süt olması iyi olabilir. Protein gaz yapma sebeplerinden biri whey olması. Size dokunursa başka protein türlerine geçebilirsiniz.
0
logisticsmanager
(14.09.26)
Ben genelde küçük bir kase yoğurda karıştırıyorum.
Herşeyle olur. Unla karıştırıp kurabiye yapıp ye istersen. Isıtılınca besin değerleri ölür goygoyu vardı bir zamanlar. ChatGPT yok öyle bir şey diyor.
0
Mirket
(14.09.26)
Badem sütüyle karıştırıyorum ben. Hatta bazen muz da ekleyip blenderdan çekiyorum güzel oluyor. Badem sütü veya yulaf sütü normal süt gibi olmadığı için şişirmez de
0
mor oje
(14.09.26)
Pınar protein süt içebilirsin. Kakaolu veya vanilyalı soğuk kötü olmuyor. 500 ml 26 g protein.
-9
arbre
(14.09.26)
Yarı yarıya süt ve su karışımı ile karıştırıyorum ama cidden çok şişiriyor.
0
peki madem
(14.09.26)
Eğer kalori olarak bir fark yaratmiyorsa ve süte hassasiyetiniz yoksa neden olmasın.
0
Sattva
(15.09.26)
yoğurt+1 tatlı gibi oluyor güzel oluyor hem ekstra protein de almış olursunuz. hatta kendi mayalama şansınız varsa küçük kavanozlara mayalayıp her gün bir kavanoza protein tozu ekleyip akşam tatlı niyetine de yiyebilirsiniz.
0
bay b
(15.09.26)
Buraya değil de doktorunuza sorsanız daha iyi olur kanımca.
0
nuka cola
(15.09.26)
(12)

Çok ağır bir psikolojik baskıya maruz kaldım ve mahvolmuş durumdayım. Böyle bir zamanda ayakta kalabilmek için ne yapabilirim?

santimantal
Ben çok çekingen ve silik bir çocuktum.Abilerimden biri ise aşırı dışa dönük ve hareketli biri idi.Anne-babam ihtiyaçlarımızı karşılamaya sahip değildi.Abim 20-26 yaş arasında çalışırken eve de katkısı oluyordu.Ama daha çok gezip tozup kendisi yiyordu.26 yaşında evlenip uzaklara gitti ve iç güveyi o
Ben çok çekingen ve silik bir çocuktum.
Abilerimden biri ise aşırı dışa dönük ve hareketli biri idi.
Anne-babam ihtiyaçlarımızı karşılamaya sahip değildi.
Abim 20-26 yaş arasında çalışırken eve de katkısı oluyordu.
Ama daha çok gezip tozup kendisi yiyordu.
26 yaşında evlenip uzaklara gitti ve iç güveyi oldu.
Artık ailesini unuttu ve ihmal etti.
Büyük işlere girişti ve pandemi zamanında işleri bozuldu.
Bu arada ben kendi mütevazı yaşamımda kendimi iyileştirmeye çalıştım.
Ve tesadüf eseri enflasyon patlamadan evvel bir ev aldım.
Abim ailesiyle birlikte tatile geldi ve evimi gördüler.
4 kişi bir hafta kalıp evimi ahıra çevirip gittiler.
Ve çocuklarının okumak için benim şehrime gelmesini,
bende kalmasını istiyorlar.
Çocuklar çok saygısız, aşırı şımartılmışlar.
Şans eseri sürekli kalmalarından kurtuldum,
Ama onların işlerini hep ben yapmak durumundayım.
Lisanüstü eğitimim yarıda kaldı.
Sinirlerim yıprandı.
Çocukların zevk sefa ve arzuları sürekli artıyor ve
faturası bana çıkıyor.
En sonunda mesafe koymak zorunda kaldım.
Abim evlenmeden önce aileye yaptıklarını sürekli
abartarak beni manipüle etmeye çalışıyordu.
Mesafe koyunca çıldırdı ve beni telefonda inanılmaz şekilde tahrik etti.
Üzerimden kamyon geçmiş gibiydi.
Sonra akrabasını bana yollamak istedi.
Çocuğu ve akrabası evimi otel gibi kullanmak istiyorlar.
Zaten iş yerinde ciddi sorunlar var: Tükenmişlik yaşıyorum.
Reddetmek zorunda kaldım ve buna da üzüldüm.
Yine de maddi olarak yardımcı olmaya çalışacağım.
Ama o kadar zorlanıyorum ki...
Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.
0
santimantal
(10.09.26)
siz onlarla zor şartlarda büyüdünüz. bir de çekingen bir çocukmuşsunuz ve hala öylesiniz. onların baskıcılığı, sizin sessizliğinizi daha da artırmış. sizin açınızdan bakıldığında durum çok yorucu, çok bunaltıcı, çok can sıkıcı, çok sinir bozucu...

ancak ben buradan baktığımda korkunç bir durum görmüyorum. kimseden korkmanıza, çekinmenize gerek yok. reddettiğiniz durumlarda haklısınız ve daha fazla reddetmelisiniz. evinize almayın. sağlıklı ve düzgün insanlar olsaydı, aileden biri birkaç gün kalabilir diyebilirdik ama değiller. evi ahıra çevirmek nedir? abimin akrabası dediğinize göre yengenizin akrabası aslında. o neden sizin evinizde kalsın ki zaten?

abinizi çalışmaya zorlayan siz değildiniz. üstünüzde hak iddia edemez. onun derdi anne babanızla, gitsin birikmiş sinirini ve şımarıklığını onlardan çıkartsın.

onun çocuklarının masraflarını neden siz karşılıyorsunuz? ne demek faturası size çıkıyor? ben ödeyemem deyin geçin. madem bakamayacaklardı, çocuk yapmasalardı. bir de bu durumun zorluğunu bu kadar iyi bilen abin, hiç düşünmeden çocuk yaptı ve masrafları size karşılaşıyor yani he? pes.

buradan söylemek bana kolay, fakat yapmanız gereken iletişimi minimumda tutmak. açık ve net olun. kırılırlar, darılırlar, gücenirler, zora düşerler, küserler diye düşünmeyin. çünkü onlar sizi düşünmüyorlar gayet açıkça görülüyor. siz darda mısınız, psikolojiniz nasıl, eviniz müsait mi vs diye sorgulamadan zoraki şekilde evinizi kullanıyorlar.

"onların işlerini hep ben yapmak durumunda kaldım" derken? kimin? çocukların mı? yapmayın ya. sizin çocuğunuz olsa eminim abiniz ve yengeniz elini kıpırdatmazlar.

madem telefonda arayıp sizi manipüle edip tahrik ediyor, telefonu açmayın.

aman abimdir, kardeşimdir, canımdır, ciğerimdir diye düşünmeyin. onlar aman kardeşim canım kardeşim diyor mu? demiyor. sizi düşünmeyeni düşünmeyin, sizi sevmeyeni sevmeyin, size değer vermeyene değer vermeyin.

aşırı bunalmış durumda olduğunuz için benim öncelikli tavsiyem aslında bir psikoloğa gitmeniz. psikaytr değil, psikolog. ilaçsız terapi. mesafe koymanızı ve sınır çizmenizi sağlayacak o özgüveni psikoloğa giderek kazanabilirsiniz. atıp tutmuyorum, bende işe yaradı.
+5
art cat chocolate
(10.09.26)
durumun korkunç değil sen öğrenilmiş korkularından dolayı böyle yorumluyorsun. şimdi en kötü durumu düşünelim abin bağırdı, çağırdı, küstü gitti. hayatında ne değişecek, ne eksilecek ? diğer durumda alttan alarak, sabrederek çok daha fazla tükeneceksin. kendin için doğru olanı seçmek bir lüks değil zorunluluktur.

manipülatif insanların en büyük kozu sana kendini kötü, çaresiz, hatalı hisettirerek birşeyleri elde etmektir. bu tuzağa düşme.
+7
orpheus
(10.09.26)
Evi sat 1+1 kiraya geç.
Hatta istersen evi satmadan sattım de, 1+1 kiralık eve çık. O süre boyunca da kendinden uzaklaştırabildiğin kadar uzaklaştır
-7
etna
(10.09.26)
Abini hayatından çıkar hocam, kendi iyiliğin için.

Benim için bunu söylemek çok kolay tabi, bunun da farkındayım.
+8
kumandanim
(10.09.26)
hocam o sınırı çizmediğin için psikolojik olarak mahvolmuş hissediyorsun.

geçmişte yaptıkları için ona teşekkür et ve artık başka hayatlar yaşadığınızı söyle, canının istemediği bir şeye evet demek zorunda değilsin.
+1
duyuruuser
(10.09.26)
Aile denen şey senin mutluluğunu isteyen, sevincinle sevinen, derdinle dertlenen, her daim yanında ve seni destekleyen insanlara denir ve bunun kan bağıyla bir ilgisi yoktur. Sırf kan bağınız var diye hayat boyu sizi aşağı çekecek, sizin duygusal durumunuzdan faydalanıp manipüle ederek kendi çıkarı kullanmaya çalışan insanlara katlanmak, destek olmak zorunda değilsiniz. Bu abiniz olur babanız olur önemli değil, içine doğduğunuz evi, ebeveynlerinizi seçemezsiniz ama kime "aile" diyebileceğinizi pekala kendiniz seçebilirsiniz.

Abi dediğiniz kişiyle ilişkinizi hiçbir karşılıklı çıkar içermeyecek şekilde sınırlayın. Sizin sorununuz hayır diyememek gibi görünüyor. Hayır demeyi ve arkasında durmayı öğrenmelisiniz. Bunu yapmazsanız bugün abiniz olur yarın bir başka asalak olur sürekli mutsuz bir şekilde bunları hayat boyu sırtınızda taşımak zorunda kalırsınız. İstediğiniz bu mu? Mutsuz bir hayat mı yaşamak istiyorsunuz? Bunu kaçarak, ev değiştirerek saklanarak falan çözemezsiniz. Sizi ne kadar zorlarlarsa zorlasınlar bu insanları hayatınızdan net bir şekilde çıkarın ve biran önce bir psikolog desteği alın. Belki bu insanları hayatınızdan çıkarmak size çok zor geliyor ama emin olun geri kalan hayatınız ve iç huzurunuz için bu gerekli. Tekrar söylüyorum, aileni seçebilirsin, kendi çıkarından başkasını düşünmeyen insanlara sırf arada bir kan bağı var diye iltimas göstermekten bir an önce vazgeçin.
+2
thracia
(10.09.26)
hic kimse icin malini mülkünü satma tabii ki. ne alaka yani?
ev senin, mal mülk senin. kimseyle paylasmak zorunda degilsin. kendi evinde kimin kalmasina izin vereceginin sinirini evi satmadan koyabilmen gerek.
abin ne yaptiysa yapti, o kismi onu baglar. sen mi söyledin ailenize bakmasini sanki? kendisi etmis yapmis, simdi senin basina kakamaz. baktiysa da kendi anasina babasina bakti sonucta.
artik baska hayatlar yasadiginizi söyle ve uzaklas. kapina mi dayanacak sanki? olsa olsa 2-3 küfür eder sonra mecbur boyun eger.
abi kisisi tam asalak. icgüveyligini kabul etmesinden belli. evine bir sokarsan bir daha bunun gibi tipleri sittin sene cikaramazsin. hayir demeyi ögrendin ögrendin...
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.09.26)
evinizi satmayın. maddi ve manevi bu kişiye bağlı olmadığınıza göre şükredip önünüze bakın. kariyerinize ve akademik hayatınıza odaklanın. ama durumu anlatış tarzınızdan psikolojik desteğe ihtiyacınız olduğu da çok açık; bunu da ihmal etmeyin.
+3
lil siztah
(10.09.26)
size düşmana gerek yok en büyük düşmanınız kendinizsiniz. abiye mesafe şart.
+1
denizmaniaherif
(10.09.26)
Yazının özeti: (sözde) aileden birinin sesi çıkmayan kardeşi üstünde estirdiği terör diyebiliriz .
Ne hakkı var?

Tamamen isteklerini reddet. şikayetçi ol. tüm delillerle birlikte mahkemeye ver.
Ailede miras vs. gibi hususlar hakkında da önlemni al ki her şeyin üstüne yatmasın .

90lardaki TV de herkeste travma yaşatan Küçük emrahın amcası gibi sürekli maddi manevi her şeyi tüketmesi aklıma geldi.
+1
diyecevaplandı
(10.09.26)
Terapi kesinlikle. Yapamıyorsan, gücün yoksa charcptt ile psikolojin üzerine konuş, açabiliyor
+2
gadlemler
(10.09.26)
Cevap yazan ve destek olan herkese çok teşekkür ederim. Bana çok iyi geldi ve zihnimde bazı şeyler biraz daha berraklaştı.

Travmatik bir çocukluktan sonra her şeye rağmen hayata tutunmaya çalıştım. Haftanın beş günü depresyonda olsam kalan iki günde çaba gösterdim hep. Bana hayatta kalmanın bedeli o kadar ağırken kuş kadar kalan canımın üzerine vahşi bir kartal gibi çullandı. Yirmi yıl önce o gittikten sonra 6 ay terapiye gidip öz güvenimi yükseltmiştim biraz. Dönüp durumumu gördüğünde buna ve maddi olarak bağımsız olmama katlanamadı. Bende olan ancak ki ona verilirse saldırmazdı. Fakat öyle bir saldırdı ki... Telefonda... O ara aklım başımdan gitti... Konuşulanları hatırlamıyorum... Akşam karanlıkta dışardaydım. Deli gibi sokaklarda yürüyerek cevap veriyordum... Bir yerde artık dayanamadım... Çok ağır bir konuyu söyleyip telefonu kapattım. Bundan sonra böyle bir insanla bir araya gelebileceğimi sanmıyorum. Beni hiç düşünmedi: İnanılmaz bir bencillik.
+4
🌸santimantal
(10.09.26)
(12)

İsyerinde yapilacak kahvaltiya ne gotururdunuz?

narod
Herkes kendi bir seyler getiriyorPeynir, zeytin, yumurta, simit, recel, salatalik secenek disi
Herkes kendi bir seyler getiriyor

Peynir, zeytin, yumurta, simit, recel, salatalik secenek disi
-4
narod
(08.09.26)
börek
0
jelly bear
(08.09.26)
yiyecek olan siz değil misiniz? canınız ne istiyorsa...
+3
malheiros
(08.09.26)
Tahin pekmez
+1
gabe h coud
(08.09.26)
Kuru domates salatası, börek çeşitleri, labneli poğaça, girit ezmesi, tahinli çörek..
+2
cilekli pasta
(08.09.26)
Zeytin ezmesi, kahvaltilik sos ve bulabilirsen tahanli (tahinli) pide.
0
duster
(08.09.26)
Meyve salatası.
+1
Amaranta ursula
(09.09.26)
dereotu poğaça
0
anon1m
(09.09.26)
pankek, pişi, krep, nutella, reçel, sigara böreği, patates kızartması, acuka, milföy, simit, kabak-patlıcan-biber kızartması, yoğurt
0
art cat chocolate
(09.09.26)
Ben son zamanlarda pirinç yufkasından yaptığım böreklerden götürüyorum hem çok basit yapılıyor hem de lezzetli.
0
mutekebbir
(09.09.26)
önceden kararlaştırmadan yapmayın herkes simit poğaça alıp gelmesin.
+1
duyuruuser
(09.09.26)
Küt bööreği ,bol pudra şekerli.
Belki kruvasan,maliyet uyarsa.
Ev yapımı poğaça falan seçeneklerde olabilir,ama buzluğa atın tazeyken. Yoksa ertesi gün bile bayat gibi oluyor
0
denizciman
(10.09.26)
Kaymak, bal, tereyağı
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(10.09.26)
(18)

Görüşülmeyen Kişilerin Telefonu

rock n roll
SelamUzun zamandır görüşmediğiniz kişilerin telefonlarını siliyor musunuz? Bu kişi sizin çok sevdiğiniz bir kişi olsa ve o kişinin hiçbir çabası olmadığı için görüşmüyorsunuz diyelim siler misiniz? Duygusal bir durum yok arada, sadece sevdiğiniz birisi diyelim.
Selam

Uzun zamandır görüşmediğiniz kişilerin telefonlarını siliyor musunuz? Bu kişi sizin çok sevdiğiniz bir kişi olsa ve o kişinin hiçbir çabası olmadığı için görüşmüyorsunuz diyelim siler misiniz? Duygusal bir durum yok arada, sadece sevdiğiniz birisi diyelim.
0
rock n roll
(08.09.26)
son 1-2 senedir görüşmediğim/yazışmadığım, görüşme ihtimalimin de olmadığı insanları silerim.
+4
jelly bear
(08.09.26)
kimseyi silmedigim icin telefonum altin rehber gibi oldu. silmek en iyisi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.26)
Silmiyorum
0
anon1m
(08.09.26)
silmiyorum, özel bir sebebi yok.
0
kisa
(08.09.26)
Uzun zaman sonra birini aradığımda telefonumu silmemişse mutlu oluyorum. Kendim de silmiyorum.
0
auroraaurora
(08.09.26)
Eskiden silmezdim ama son 2-3 yıldan beridir siliyorum. Bir daha konuşma/görüşme ihtimalim yoksa ne gerek var kalmasına diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(08.09.26)
silmem. rehberde durması niye sorun olsun ki.
böyle tipleri hiç anlamıyorum hemen instagramdan bile siliyorlar. kavga etmemişsin bir şey olmamış. sadece uzaklaşmışsınız birbirinizden.
çok ergence hareketler geliyor bana.
+1
my fault
(08.09.26)
Silmem.

Aklimda durmuyor ki rehberda duruyor. Silmek ya da silmemek bir sey degistirmez. Yarin bir gün bir sey sorucak olsam tel numarası bulunmasi benim avantajim olur.
0
Purple life
(08.09.26)
neden sileyim ki? telefon rehberleri artık sınırsız sayıda kişi içerebiliyor.
0
co2s2
(08.09.26)
Telefonum altın rehber gibi +1
0
kobuzchu kiz
(08.09.26)
Telefon rehberlerinin sınırsız sayıda kişi içermesi mevzusu değil aslında. O kişiyle olan bağını koparma isteği, sembolik bir şey.
0
🌸rock n roll
(08.09.26)
Ben de silmiyorum. Bu sebeple 15 senelik numaralar var, hala o kisilere ait oldugunu bile dusunmuyorum. Ama benimki sirf usengeclikten :)

Onun disinda rahmetli anneannem ve dedemin numaralari da var. 4 sene gecti ama onlari silmeye elim gitmiyor henuz.
0
truf
(08.09.26)
kalabalık sevmiyorum. kaydırdıkça sonu gelmeyen rehber benim sinirimi bozar. :d

silmezsem, sırf rehberimde kayıtlılar diye exlerim, eski iş arkadaşlarım veya yöneticilerim whatsapp profil fotoğrafımı falan görürlerrrr. :d bunu şimdi düşündüm ahahha

yani sonuç olarak konuşmadığım veya konuşmayacağım insanın numarası neden dursun ki? rehberin amacı iletişim kurmak.
0
art cat chocolate
(08.09.26)
numara silmem için bi 10 yıl geçmesi lazım ve sıfır bağ.
Görüşmediğim insanların mesajlarını tutmam genelde
0
kestane gürgen palamut
(09.09.26)
silmiyorum. ama üşengeçliğimden. silmek lazım

edit: aklıma geldi de benim yılllllaaaarrrrdır wp konuşmalarım bile duruyo. baktım da 2017 den yazışma kayıtları var fiyuvv
0
chanandler bong
(09.09.26)
isimlerini değiştiriyorum. artık başka bir kişi oluyorlar. eski sevgilim, eski arkadaşım vs olmuyorlar.
0
co2s2
(09.09.26)
uzun zamandır görüşmediysem ve görüşme ihtimalim yoksa siliyorum. akraba vs ise silmemeye çalışıyorum. vefat eden kişileri silemiyorum. rehberimde onlarca vefat eden kişi mevcut (rahmetli babam dahil)
0
exlibris
(09.09.26)
Silmiyorum
0
gadlemler
(09.09.26)
(8)

Mutfak alisverisi

baldur2
Hangi online/telefon uygulamasindan yapiyorsunuz genelde ve neden?
Hangi online/telefon uygulamasindan yapiyorsunuz genelde ve neden?
0
baldur2
(08.09.26)
migros. sürekli indirim oluyor. bim a101den daha ucuza geliyor.
internet kampanyalarından da yararlanıyorum
0
jelly bear
(08.09.26)
migros&carrefour. ikisinde de sürekli indirim (gerçekten indirim) ve hediye kuponları var.
-4
televole0
(08.09.26)
Migros, Yemeksepeti market.
0
kumandanim
(08.09.26)
marketlerin her ürünü online satışa koymadıklarını gördüğümden beri online alışveriş yapmıyorum.
0
co2s2
(08.09.26)
yemeksepeti market. pro üyeliğim de var epey bir avantajlı oluyor. çok da hızlı geliyor.
0
awlmi
(08.09.26)
hiçbir online uygulamayı kullanmıyorum. yok getirme ücreti, yok kargo ücreti, yok kurye ücreti yok şu kadar ücreti geçmeniz gerekiyor diye bir sürü ek ücret kitliyorlar. ayrıca fiyatları da marketlerden pahalı oluyor. bir tek migros sanalmarket ile fiziki markette fiyatlar aynı.
çıkar marketleri gezerim hangi ürün hangi markette ucuzsa oradan alırım.
ayrıca amazonu sürekli takip etmek lazım bazı ürünlerde marketten çok daha ucuza geliyor.
+2
my fault
(08.09.26)
pestisit analizi yaptırdığı için (ve öyle filtrelenebiliyor) sebzeleri gidip alamıyorsam artık getir büyük’ten alırım. onun dışında migros ve macro sanal marketi kullanıyorum. carrefour benim için bitmiştir (zaten tr’de tamamen yasaklı bir pestisit çıktı ürünlerinde, hem a101 hem de carrefourda).
0
eileengray
(08.09.26)
migros hemen, macro sanal

kolay. daha kaliteli ve çeşitli ürünler
0
art cat chocolate
(08.09.26)
(5)

Şu daire kiralanır mı?

walterwolf
https://shbd.io/s/sqkacKPCKonumu ve büyüklüğü itibariyle fiyatı bana uygun geldi sanki fakat bir süredir takip ediyorum ama kiralanıyor hiç.Yaşlılar için asansör olmaması dezavantaj ama gençler veya orta yaş için zorlayıcı olur mu?Ya da başka benim göremediğim hangi dezavantajları olabilir?
shbd.io
Konumu ve büyüklüğü itibariyle fiyatı bana uygun geldi sanki fakat bir süredir takip ediyorum ama kiralanıyor hiç.
Yaşlılar için asansör olmaması dezavantaj ama gençler veya orta yaş için zorlayıcı olur mu?
Ya da başka benim göremediğim hangi dezavantajları olabilir?
0
walterwolf
(07.09.26)
mecidiyeköyde o bölgelerde zenci nufusu çok(duyduğum kadarı ile problemsizler) birde çekik gözlü sınıf var onlar baya sorun gürültü çıkartıyormuş. gülbağ tarafında da çingene nufusu mevcut.
arkadaşım işe yakın ve hızlı evlendi diye oralarda kiraladı 6 aya taşındı.

edit. izzetpaşa ve doğru konum ise biraz daha iyi olabilir en azından o civarda sokak esnaf kültürü var etrafta çokça tekstil atölyesi var ses yapabilir karşı binada varsa(çekik gözlüler burda da var)
0
eja
(07.09.26)
O kadar imar barışına falan rağmen hala Arsa tapu olarak kaldıysa, Neden diye bir sorgulamak lazım.
6. kat gençleri pek zorlamaz ama hastalığı, sakatlığı da düşünmek gerek. Trafik kazası geçirip taburcu olan bir arkadaşı evine çıkarışımız vardı, o geldi aklıma.
Odalardan biri karanlık oda, penceresi tuhaf bir yere açılıyor, nedir diye bakmak gerek.
Odalardan birinin duvarında bir sorun var. Dış cephe rutubetlenmesiyse büyük sorun.
Mutfakta hem davlumbaz yok ve hem de havalanmaya çok müsait değil gibi duruyor. Bakmak lazım.
0
Mirket
(07.09.26)
muhtemelen birkaç ay sonra kentsel dönüşüme girecektir. Bu arada boş kalmasın ufaktan damlasın diye kiraci sokmaya çalışıyorlardır. Tahliye tahahütmanesi imzalatırlar.
0
paudi
(07.09.26)
bence de kentsel dönüşüm sebepli ucuz.

karanlık oda pişmanlıktır. havalandırma boşluğuna doğru sigara içen, parfüm sıkan, yemek kokusu çıkartan bir sürü insan var. 1 kere 2 kere değil her gün oluyor her gün. rutubet kokuyor zaten bunlar kokmasa bile.

karanlık odası olan bir ev tutmayın.
0
art cat chocolate
(07.09.26)
şu yazıyı isteyin ev sahibinden:

Kentsel Dönüşüm ve Tazminat Taahhüdü:

1. İşbu sözleşmeye konu taşınmazın, kiralama tarihinden itibaren 5 (beş) yıl boyunca kentsel dönüşüm, riskli yapı tespiti veya yıkım/yenileme süreçlerine dahil edilmeyeceği kiralayan (ev sahibi) tarafından beyan ve taahhüt edilmiştir.

2. Bu 5 yıllık süre içerisinde taşınmazın kentsel dönüşüm kapsamına girmesi, riskli yapı ilan edilmesi veya kiralayanın iradesi doğrultusunda yenileme sürecine sokulması halinde; kiracının tahliye edilmek zorunda kalması durumunda kiralayan, kiracıya taşınma masraflarını karşılamak üzere güncel aylık kira bedelinin 6 (altı) katı tutarında cezai şart / taşınma tazminatı ödemeyi kabul ve taahhüt eder.

3. Bahsi geçen bu ödeme, kiracının taşınmazı tahliye edeceği tarihten en geç 15 (on beş) gün önce kiracının banka hesabına defaten (tek seferde) yatırılacaktır.
+2
co2s2
(07.09.26)
(5)

Pestisit'e karşı ne önlem alıyorsunuz?

la traviata
Geçen gün büyük marketlerden alınan domateslerin neredeyse tamamına yakınında çıktığı ile ilgili bir haber vardı. Siz evinize aldığınız meyve sebzeler için ne işlem uyguluyorsunuz?Şunu kesinlikle almıyorum/yemiyorum dediğiniz şeyler var mı?
Geçen gün büyük marketlerden alınan domateslerin neredeyse tamamına yakınında çıktığı ile ilgili bir haber vardı. Siz evinize aldığınız meyve sebzeler için ne işlem uyguluyorsunuz?

Şunu kesinlikle almıyorum/yemiyorum dediğiniz şeyler var mı?
0
la traviata
(06.09.26)
pestisitin meyvenin veya sebzenin içine geçip geçmediğini bilmek çok zor.
özellikle çilek almıyorum. sultanhisar ilçesinde çilekçilik yapılıyor ve sürekli ilaç atılıyor. (üreticiyle komuştuğumda çok ilaç attığını belirtmişti)
ailem üzüm yetiştiriyor ona da sürekli tarım ilacı atılıyor. pestisitten korunan meyve sebze bence serada yetiştirilenler.
ziraat mühendisi değilm ancak gözlemlerim böyle. kuzenim ziraat mühendisi,egede organik tarımın zor olduğunu çünkü sürekli tarım ilacı atılıp rüzgarla taşındığını belirtti. yani kabuksuz tüketim en iyi önlem gibi.
+1
mikahakkinen
(06.09.26)
Pestisit, tarımda kullanılması gerekli bir şey.
Ancak kullanırken dozunu çok iyi ayarlamak ve hasattan belirli bir süre önce kesmek gerek. Miktarın ve kullanım zamanı da gerek olgunlaşmaya ve yerekse yağmura göre değişiklik gösteriyor. Hasat da öyle.
Bütün bunları ayarlayacak bilinç ve bilgi seviyesinin bizim çiftçide bulunamayacağı ayrı bir gerçek.
Bu durumda pestisitli ürün kaçınılmaz gibi oluyor.
Karbonatlı suda bekletmek sadece kabuk üstünde olan ilaca çözüm getirebilir ki sosyal medyada kurtuluşmuş gibi lanse ediliyor.
Cildimize sürdüğümüz krem nasıl cilt tarafından emiliyorsa, üzerine sıkılan pestisit de bitki tarafından emiliyor. Kökten amilen kısmını saymıyorum bile.Yıkama suyuna koyduğun karbonat ona ne yapsın.
Bahsettiğin haberde sertifikalara güven konusunu zedeleyecek detaylar da vardı.
Yine de Ben sertifikaya güveneceğim dersen organik tarım ürünlerine yönel. Yoksa ya kaderine razı olacak ya da bahçede saksıda kendin yetiştireceksin.
Ya da karbonatlı suyla avunacaksın.
+3
Mirket
(06.09.26)
hiç. bu konuda çok tembelim. dün getir'de pestisit testleri yapılmış uygun bulunmuş ürünler gördüm, onlardan aldım biraz.
0
art cat chocolate
(06.09.26)
pestisit ne demek bilmiyorum bile. marketler bunu pazarlamak için uyduruyor. yalan dolan. ben inanmıyorum.
-11
Leonardo~Da~Vinci
(06.09.26)
@da vinci

marketlerin bu yüzden satışı düşüyor olmalı. kendi kendilerini baltalamazlar sanırım?
0
🌸la traviata
(07.09.26)
(11)

Az tozlu ve iyi topaklanan kedi kumu markasi (güncel)

chihirovekohaku
Merhaba arkadaslar, Güncel olarak hangi kedi kumlarini kullaniyorsunuz? Annemin kedilere proline aktif karbonlu siparis ediyorduk ama tozdan sikayetci olmaya basladi. Iki gündür kedi kumu arastiriyorum. Tozlanmasi cok olmasin, iyi topaklansin ama 10 litresine 1000 lira da vermeyelim istiyoruz. Hemen
Merhaba arkadaslar,

Güncel olarak hangi kedi kumlarini kullaniyorsunuz?

Annemin kedilere proline aktif karbonlu siparis ediyorduk ama tozdan sikayetci olmaya basladi.

Iki gündür kedi kumu arastiriyorum. Tozlanmasi cok olmasin, iyi topaklansin ama 10 litresine 1000 lira da vermeyelim istiyoruz. Hemen her markayla ilgili kullanici yorumlari cok uclarda. Marka tozsuz kedi kumu üretiyorum diye reklam yapiyor, kullanici yorumlari tam tersini söylüyor. Kimi kum da topaklanmak yerine camur oluyormus.

Var mi önereceginiz bir marka?

Tesekkürler simdiden <3
0
chihirovekohaku
(05.09.26)
6 yıldır ever clean kullanıyorum. evet ne yazık ki çok pahalı. çok memnunum.

1 ay proline denemişliğim var. kokuyu asla emmiyor ve tozutuyor. astımı olan biri olarak memnun kalmadım.

www.amazon.com.tr

ve

www.amazon.com.tr

bunları alıyorum. 2 kedim var.
0
art cat chocolate
(05.09.26)
@art cat chocolate, ayda kac litre kum kullaniyor iki kedi?

Öneri icin tesekkürler. Tozsuzlarin icine topaklanmayi saglamak amacli biraz ever clean mi atsak diye düsündüm ben de.
0
🌸chihirovekohaku
(05.09.26)
rica ederimm <3

2 tane tuvalet var. bir tanesi normal, birisi otomatik. oğlan çocuğum korktu otomatikten de :D beni delirtti, diğerini atamadım mecburen. kullanmıyor korkuyor. alışır diye bekledim evde her yere işedi. sonra diğer tuvaleti geri koydum.

ayda 3-4 paket gidiyor 10 litreliklerden. çok da dikkat etmedim aslında. bazen uyguna denk getirip 5 kutu birden alıyorum evde hep bulunuyor. kumsuz kalma riskini göze alamıyorum :D

ayrıca belki bir de içine aktif karbon da atabilirsiniz kokuyu emsin diye. internette görüyorum insanlar atıyor kumun içine.
0
art cat chocolate
(05.09.26)
Bu işin en iyisi ever clean. Özellikle minicik taneleri olan versiyonu çok iyi ama fiyatlar 1500 civarı. Biz ayda 2 kutu kullanıyorduk 2 kedi için.
Maddi çöküşümle beraber reflex mavi olanına geçtim. Gönlüm ever cleande ama. Umarım yakın bir zamanda görüşürüz yine.
Muadili bence reflex.
0
asue
(05.09.26)
Sandy aktif karbon.
0
auroraaurora
(05.09.26)
F/p olsun derseniz toi moi.
Proline’dan nefret ettim, berbat bir kum
0
mor oje
(05.09.26)
instagramda kedim_mrwalle diye bir kedi sahibi üç markayı kullanarak karşılaştırmıştı videoları kurcalayınca bulabilirsin biraz altta
0
grimavi
(05.09.26)
Signor Gatto markasından çok memnundum ben. Ankara City Gross'tan alıyordum. Uzun zamandır bulamıyorum. Bulursanız kaçırmayın derim.
0
anaphylacticshock
(05.09.26)
Cat's Best kullanıyorum ben. Bitki bazlı ve kesinlikle toz yapmıyor. Talaş gibi biraz o nedenle bi hışımla kum kabından çıkınca etrafa daha kolay dağılıyor düzenli süpürmek lazım :) Suda çözünüyor, o nedenle tuvalete de atabiliyorum direkt. Bayağı memnunum. (git: www.amazon.com.tr
+1
truf
(05.09.26)
proline senelerce "extra" olanını kullandım ne koku nede tozu vardı artık bulamıyorum bulduklarımda tozlu oluyor.
proline diğerleride baya bozdu hem koku hemde toz yapıyor eski ürünlerine göre. bende bulamıyorum artız tozsuz kum her aldığımda başka marka alıyorum en pahalılarını alıyorum yinede full toz, reflex kutulular çöp, şimdi lindo aldım henuz kullanmadım ama umutluyum parasına göre tozsuz çıkacak hissediyorum

kullanıp 1 daha almam dediklerim
Reflex Aktif Karbonlu Süper Hızlı Topaklanan Kedi Kumu 10lt
Reflex Granül Aktif Karbonlu Süper Hızlı Topaklanan Kedi Kumu 10lt
Proline Süper Topaklanan İnce Taneli Parfümsüz Bentonit Kedi Kumu 10lt
Vancat Aktif Karbonlu İnce Taneli Topaklanan Kedi Kumu 10
Dr.Sacchi Aktif Karbonlu Bentonit Kedi Kumu 10 Lt
0
eja
(07.09.26)
Garden mix kokusuz, ince taneli, toplaklanan.
0
kumandanim
(07.09.26)
(11)

Ana de Armas

banach
Bu kizi nasil tavlayabilirim? Nerelerde takiliyor bilen var mi?
Bu kizi nasil tavlayabilirim? Nerelerde takiliyor bilen var mi?
-11
banach
(05.09.26)
Haftasonları Şanzelize Cafe'ye gelir genelde.
+1
kizil karga
(05.09.26)
chatgpt'ye sor kanka.
0
baldur2
(05.09.26)
Arkadaşım kendisi istiyorsan intagramını ileteyim
0
basond
(05.09.26)
ana de armas’ı kimseye bırakmam bro
0
Rondak
(05.09.26)
Çay yolunda takılıyormuş.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
Kusursuz güzelliğin vücut bulmuş hali.
Her filmi de birbirinden güzeldir.
0
Mirket
(05.09.26)
(bkz: six degrees of separation)

Önemli olan doğru kişileri bulmak.
0
mutekebbir
(05.09.26)
bana da eminem'i tavlama yöntemi yazın madem hazır başlamışken :d
-1
art cat chocolate
(05.09.26)
Cinsel tercihini değiştirirse numaramı verin :)
0
ekimoloji
(05.09.26)
Küçük memeli standart kadın. Her yerde var öylesi. O beni tavlasın
0
benaslindayohum
(05.09.26)
inanmiyorsunuz gibi geldi. tavlayinca birlikte fotograf atarim buraya.
-8
🌸banach
(05.09.26)
(7)

Sevdiğiniz birisinin ölümünü beklemek

icimdekipollyannatinerebasladi
Buna nasıl dayandınız? Çok yakın arkadaşımin ailesine arkadasimin artık çok zamanının kalmadığı bilgisi verildi. Haberi aldığımdan beri mahvolmuş durumdayım. Ziyaretine gittim sağlık durumundan dolayı bilinç kaybı yaşıyor ve beni hatırlayamadı. Sonradan hatırlar gibi oldu. Bebeklikten beri beraber
Buna nasıl dayandınız? Çok yakın arkadaşımin ailesine arkadasimin artık çok zamanının kalmadığı bilgisi verildi. Haberi aldığımdan beri mahvolmuş durumdayım. Ziyaretine gittim sağlık durumundan dolayı bilinç kaybı yaşıyor ve beni hatırlayamadı. Sonradan hatırlar gibi oldu. Bebeklikten beri beraber büyüdüğüm insani bu halde gormek ve kaybedecek olmak beni bitiriyor. Bu acıyı yıllar öncede yaşadım ve en sevdiğim arkadaşlarımdan bir tanesini daha kaybettim. Onu hala atlatamamışken şimdi yeni bir acıyla nasıl baş edeceğim? Gözlerimizin önünde eriyip gidiyor ve hicbir şey yapamıyoruz.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(03.09.26)
insan oğlu çoğu şeye alışıyor dense de arada istisnalar var. hayatı kendine zehir eden veya ilaçlarla ayakta durabilen. anahtar kelime kabullenmek olsa gerek. 54 yaşına doğru gidiyorum sevdiğim veya sevmediğim birçok insanla vedalaştım bu yaşıma dek. sıra yavaştan bana da geliyor. onu da kabullendim açıkçası. neticede süreci tersine çevirme imkanımız yok. hatta saçma da bulabilirsiniz. kendimi o kadar da önemli görmüyorum. insan soyunun devamını sağlayan taşlardan biriyim sadece. en iyi ihtimalle 3-4 nesil sonra beni kimse tanımayacak bile. tanısa ne olur zaten. ben artık yokum.
+1
lazpalle
(03.09.26)
Doktorlar ne derse desin inanmak istemiyorsunuz çünkü. İçten içe farkındasınız gidiyor ama umudunuz oluyor iyileşir belki diye. Kendinizi kandırmak sizi rahatlatıyor çünkü
0
meraklitursucu
(03.09.26)
üzücü elbette. dayanması da çok zor ama en azından o çok yakın arkadaşınız için sizin daha dayanıklı olmanız lazım. ben babamı 13 yaşımda kaybetmiştim. insan bir şekilde alışıyor. 6 yaşımda çok sevdiğim dedemi kaybetmiştim. 19 yaşımda da canım anneannemi kaybettim. anneannemin kaybı en ağırı oldu o anki duygu yükü olarak. ancak insan alışıyor zamanla.
0
art cat chocolate
(03.09.26)
şöyle (yalnızca sözleri de yardımcı olur).

youtu.be
0
klassno
(03.09.26)
Kader ve ahiret inancı kabullenmeye bir nebze etkili oluyor. Herkes ne olacağını bilse de kimse dillendiremiyor. Hastane-ev arası mekik dokunuyor. Her şey "Normalmiş" gibi yaşanmaya, espriler yapılıp moraller yüksek tutulmaya çalışılıyor. Görece şanslıysanız palyatif servisinde yanında olup ilgilenebiliyorsunuz. Ağlamak yasak. Kan ağlayıp içinize, dıştan gülümsüyorsunuz. Hatta şebeklikler yapıyorsunuz. Daha şanssızsanız, hastanız yoğun bakım ünitelerinde sürünüp gün be gün sönerken, siz kapılarda nöbet tutup, bazen yalvar yakar, bazen kavga dövüş, bazen hatır gönül, özel kıyafet, bone, maske giyip bir 5 dk onun o perişan halini görebiliyorsunuz. (Her iki durumu da yaşadık)

O malum haber gelince içinizde derinlerde bir yerde bir rahatlama da oluyor hatta. Ölüm de nimet. Yerine göre kurtuluş...

Ölümler de tıpkı diğer her şey gibi bu hayatın parçası. Hatta yaşınız ilerledikçe, pek hazzetmediğiniz ama benimsediğiniz eski bir komşunuz gibi oluyor ölüm. Bakıyorsunuz, hayatınız cenazelerde, taziyelerde geçer olmuş...

Hayat her zaman mutlu, neşeli, zevkli olacak diye bir kaide yok. Acılarımız ve kayıplarımız, çilelerimiz de hayatımızın bir parçası. Alışmak ve kabullenmek zorundayız. Kimi bünyeler çabuk adapte olur, survival yetileri daha gelişkindir. Ben zor adapte olan, tutunamayan taraftayım. Bu tarz durumlarda hastanın durumu neticelenene kadar dişimi sıkıp full kapasite koşturuyorum. Sonrasında şalterler iniyor. Bazen bir yıl kadar uzun süreler bile işlevsiz hale gelebiliyorum.

Böyle zamanlarda insan en çok sevgi ve koşulsuz desteğe ihtiyaç duyuyor. Kim ne derse desin, zaman ne olursa olsun, insan sosyal bir varlık. Gelip sana candan sarılıp öpen, omzunu omzuna yaslayan, kendinle kalmana izin vermeyip zorla sosyal etkinliklere dahil eden, anzısın elinde bir tencereyle yahut hediyeyle gelen, siz hastane bahçesinde kaldırımda oturup sabahı beklerken elinde dürüm, yüzünde tebessümle gelip karnını ve gönlünü doyuran, yarım ağız geçmiş olsun/başın sağolsun demeyip, acını/sıkıntını paylaşan kişiler, eş, dost, arkadaş en büyük destekçin oluyor. Bir de zaman tabii. O da büyük nimet.

Şahsi olarak, kuvvetli bir Allah inancı da bana çok faydalı oluyor ama inançlar kişisel ve mahrem mevzular. İnsana "acını hafifletmek için kuvvetli bir tanrı inancın olsun" diyemezsin. Ama rabbi ile hemhal olan bünye, dünyanın sıkıntılarını daha kolay göğüsleyebiliyor. İster afyon deyin, ister pansuman, ister cehaletin mutluluğu, ister hakikatin huzuru... Benim için böyle bir gerçek de var.

Bir de en zoru evlat acısı. Rabbim yaşatmasın.
+1
yadigar
(03.09.26)
sorunuz acikcasi son zamanlarda üstüne düsündügüm bir iki seyden sonra cok manidar geldi.
bir tanidigimin babasina haziran ayinda kanser teshisi kondu. karacigere ve kemiklere yayilmis dendi. agustos'un 14'ünde bu tanidigimizin halasi cok cok ani bicimde, bir kaza sonucu vefat etti. babasi o esnada hastanede yatiyordu. tanidigimiz avusturya'dan kalkip cenazeye gitti, babami da görürüm hem, dedi. o dönemde doktorlar babasinin da birkac haftasi kaldigini söylemisler. ben, türkiye'de kisitli zamani olan (en cok iki hafta) ve üstelik babasinin da bu dünyada kisitli vakti kalan birinin tüm o vaktini babasinin yaninda gecirmesini beklerdim acikcasi ama halasinin cenazesinin üstünden sadece bir hafta gecer gecmez, babasi onkoloji servisinde son günlerini yasarken kalkip antalya'ya tatile gittiler. ayin 31'inde de babasi vefat etti. antalya'dan kalkip cenazeye geldiler. bugün de avusturya'ya döndü. annesinin yaninda biraz kalmak, annesine yardimci olmak falan gibi kaygilari da olmadi.
agzim saskinliktan acik izledim her seyi. baba-kiz arasinda da hicbir problem yoktu.
tatili önceden almissan bile, sokayim afedersin 5-6 bin euro paraya, halasinin topragi cökmemis, babasi hastanede can cekisiyor, son günlerini yasiyor, kendisi tatile gidiyor. inanilmaz. sahiden inanilmaz. dedim yani, demek milletin böyle kaygilari yok yani, ay son günlerinde sevdigim insanin yaninda olayim gibi.
hala cok saskinim acikcasi.
hayat sizin gibi hassas kalpler icin cok zor.
baksaniza millet babasini umursamiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.09.26)
dayanamadık, hasta olduk.

bir de cünort vefat etmiş. yeni öğrendim. sinirim bozuldu. hastalık sürecini instadan paylaşıyordu. herkes sizin durumunuzdaydı. cidden sizi rahatlatacak bir şey bulmalısınız. bunda utanılacak bir şey yok.

özellikle kanser hastası yakınlarının psikolojik destek alması şart. bağınız kuvvetliyse siz de o grupta sayılırsınız. size bu durumla baş etmek için ne lazımsa yapın. lütfen.
0
janderzel zartanyan
(04.09.26)
(16)

Bu ayakkabı alınır mı?

naksidil
https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-pembe-ayakkabi-751sfa0200-010/Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
www.lacoste.com.tr


Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
+1
naksidil
(29.08.26)
Sürekli giydiğinizde dağılacak gibi narin ve hassas yani bu arada sırada pembe kombin yapıp da giyilip rafa kaldırılacak bir ayakkabı gibi. Sürekli kullanmak için bakıyorsanız yani bütçeniz gereği böyle bir ihtiyaç varsa; ihtiyacınızı karşılamaz. Bir de yaz bitti zaten çok giyilmez artık bence bu gece yatıp uyuyun yarına geçer heves.
0
titanic kemancısı
(29.08.26)
bu ayakkabının maliyeti taş çatlasın 200 lira falandır. alacaksanız da bunu böyle bilip alın.
+1
omer460
(29.08.26)
Bir fetiş olarak ben hayır diyorum :)
0
Rondak
(29.08.26)
çok çirkin yahu.
+1
anon1m
(29.08.26)
ben olsam almam bunu tasarimdan bagimsiz olarak, cunku lacoste bir ayakkabi markasi degil, kaliteden ortopediden cok markaya para veriyorsun burda.

obur taraftan "bunun maliyeti max. sudur" kafasiyla bakarsak zaten hicbirsey almamak lazim, deliririz.
0
cooperr
(29.08.26)
adidas ve nike’in sneaker babetleri daha güzel. bir de cooperr+1
0
eileengray
(29.08.26)
Şu ayakkabı abd’de max 25-30 dolar. Japonya’ya denk geldim, 1.500 tl civarı www.instagram.com

Alınmasına alınır fena değil ama türkiyede her nasılsa ayakkabı işi çok kazık, itiraz eden de yok demek ki 5 bin herkese normal gelmiş.
+2
yap desem yapmazsin he
(29.08.26)
O fiyatı haketmez. Logo para ediyor.
0
mikahakkinen
(29.08.26)
Ayrıca bu tip eksantrik şeyleri giyip görmek uygun olur.
Kendisi çok fotojenik olabilir de ayakla bütünleşince çok kötü görüntü verebilir.
0
Mirket
(29.08.26)
hayatımda gördüğüm en kötü şey olabilir.
+3
neira
(29.08.26)
bunlara mary jane deniliyor sanırım. başta puma olmak üzere bir çok spor markada buna benzer, deri olan alternatifler var; vereceğiniz paraya değmesiyse konu.
beğendiyseniz alın gitsin yaa, kime ne? ben arkanızdayım^^
0
lil siztah
(29.08.26)
giyimde vegan biri olarak haliyle deriye tercih edeceğim bir ayakkabı. rengi de tatlıymış. daha dikkatli inceleyip ben alabilirim şimdi hatta. teşekkürler :d

gerçek deri olmaması bir ürünü değersiz ve kalitesiz yapmıyor <3
0
art cat chocolate
(29.08.26)
paran cebinde kalsın mümkünse.
0
jamswety
(29.08.26)
@art cat, deri olmaması tabii ki kalitesiz yapmaz, ama deri gibi nispeten para eden bir malzemeden üretilmiş ayakkabı ile dönüştürülmüş plastikten olanı aynı fiyata satmaları da anlamlı değil. sanırım yazar buna dikkat çekiyor.
+1
lil siztah
(29.08.26)
lacoste bana 5 bin lira verecekse alirim.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.26)
Sana alışveriş yapmayı yasaklıyorum.
-9
arbre
(29.08.26)
(16)

Yaşını göstermeyenler?

egerbiryolcu
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?

Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
-2
egerbiryolcu
(25.08.26)
erkeğim. 30'dan önce ben de göstermiyordum. iyi bir şey değildi, adamdan saymıyorlar sanki gibi geliyordu.

şimdi 41'im ve gösteriyorum :)) genç gözükmek isteyenler, güneşten kaçabildiğiniz kadar kaçın. swh. benim öyle bir derdim olmadığı için her fırsatta güneşteyim.
+1
gabe h coud
(25.08.26)
erkegim. 30'dan oncesi icin kotu bir durumdu cunku ciddiye alinmama gibi durumlarla karsilasiyordum. 30'dan sonrasi icin ise genc sanip ciddiye alinmadigimda cok hosuma gidiyor. e yaslandik artik ve birinin beni 25 yasinda sanmasi hosuma gidiyor. hatta bundan iki yil once bir marketten alkol aldim, adam kimliginizi gorebilir miyim dedi, adama direkt tesekkur ettim.
+4
Sour
(25.08.26)
Ben de 37. Ben mutlu oluyorum. Birkaç sene çncesine kadar bozuluyordum ben de, çocuk gibi görünüyorum acaba diye...
Yaş aldıkça insan mutlu oluyormuş
+1
gadlemler
(25.08.26)
42 yaşındayım. Ben de yaşımdan genç görünüyorum. Kendim de farkındayım ve başkaları da yirmili yaşlarımda göründüğümü söylüyor.

Herhangi bir şey hissetmiyorum böyle dediklerinde. Fakat ageizm mevzusu canımı sıkıyor. Çünkü sanki gençsen değerlisin gibi bir algı bu. Özellikle, kadınlara karşı daha çok yapılan bir şey. Ekşi sözlükte, ekşi duyuruda çok örneği var bunun. Şu an bu iki yerden örnek vermek daha kolay oldu.
+1
rock n roll
(25.08.26)
32 yaşındayım. mutfakta çalışırken sakala izin yoktu. mecbur saçı kısalttım sakalı kestim ama kendimi o kadar çirkin hissediyorum ki anlatamam... kiloluyum çünkü. kocaman surat patates gibi. gençlerden bir kız inanmamıştı, bayağı diretmişti hatta dedim dalga filan mı geçiyor acaba. tutturdu en fazla 23-24 diye.

çok hoşuma gitmişti açıkçası. olduğumdan yaşlı hissetmiyorum ama yıkık bi herifim yani, genç görülmeyi sevmiştim. hayatımın geri kalanında da hoşuma gider herhalde.

23-24 yaşındayken 16 gibi görünmek çeşitli konularda olumsuz olabilir de bence 30'dan sonra genç sanılmak iyi. çok ekstrem bi şey yoksa.
+1
der meister
(25.08.26)
22 yaşındayken bir keresinde iddaa bayiğine gittiğimde adam yaşımı sormuştu. Şimdi 33 yaşındayım, saçlarda çok beyaz var. Heralde şimdi gösteriyorumdur:)
0
nothing in my way
(25.08.26)
Zaten hiç yaşında gösteren yok maşş sitede herkes max 18

Is akadasimla cevirmeye denk gelmistik. Bana ehliyetiniz var mi resit misiniz deyip, arkadasimi gostererek anneniz mi demisti polis

Bi kere de gumrukten gecerken 18i gectiniz mi aileniz yaninizda mi fln demislerdi.

Iyi hissettiriyordu genc olmak mük bişi 25e donmek icin 1m dolares veririm

Ps.Simdi de yasimdan buyuk gosteriyorum galiba, kotu hissettiriyor
+1
üğpoıuy
(25.08.26)
Üniversitedeydim evimizi satıyorduk o ara makyajsızdım ev hali işte. Eve bakmaya gelenler beni orta okullu sandılar

İşe başladım yaş 25. Mekanlara girerken kimlik soruyorlardı

Hamileyim yaş 32. Birkaç hemşire vs 20 küsür sandı beni çocuk gelin de oldum

Ha bence o kadar da küçük göstermiyorum. Yaşımdan max 2-3 yaş küçük gösteriyorum bence bazı insanlar abartıyor

Kısa boyluyum ama minyon bir ifadem yok aslında.

Eskiden çok rahatsız oluyordum şimdi alıştım işte. Annem babam da aynı özellikle maşallah babam 67 yaşında 55 gösterir yani genetik
-4
Hallegadola
(25.08.26)
mutlu oluyorum ama işte vs dezavantajı olmuyor değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.08.26)
18-20 iken rüştümü ispat için hep kimlik göstermem gerekiyordu, hoşuma gitmiyordu. 25'ime kadar da hep en fazla 20 sanıldım. bu yüzden yaşça büyükler ve hatta yaşıtlarım hep çocukmuşum gibi davrandı. buna kızıyordum o zamanlar. :d dolmuşta liseli sanıp öğrenci ücreti alıyorlardı.

şimdi 30 yaşındayım. 23-24 falan sanıyorlar. buna da gülüyorum. mutlu etmiyor değil :d ama yine yaşımı bilmeyenlerin küçükmüşüm gibi üstten davrandıkları olmuyor değil. buna sinir oluyorum hala.

bugün 5-6 yaşlarında bir çocuk bana abla dedi ve buna da güldüm. abla değil teyzeyim ben dedim ahahsjdkdkd

halim tavrım çocuksu olduğu için onun da etkisi oluyor tabii. hiç ağırbaşlı değilim, güleryüzlü ve neşeliyim.

minyon da değilim, 1.70 boy 63 kilo. ha gerçi 15-20 yaşlarım arası aynı boy ve 48 kiloydum. kilom yüzünden küçük sanıyorlardı evet. 20'den sonra kilolar aldım tabii ajkskskd iyi de oldu çok zayıftım. :d

sesim de çocuksu. geçen telefonda bir çiçek fiyatı sordum, sesiniz küçük geliyor öğrenciye şu kadar olur dedi :d

ehliyetimi yeni almaya çalışıyorum, hocalar beni 22-23 sanmış.

hiç makyaj yapmıyorum ben, bunun da etkisi olabilir.
0
art cat chocolate
(25.08.26)
Çok mutlu oluyorum, çok hoşuma gidiyor. Biraz kilo versem daha bile küçük duracağım da işte son yıllarda kendi yaşımla gösterdiğim yaş arasındaki fark azaldı bu biraz üzücü olmaya başlayınca insanlara "kaç gösteriyorum" demeyi bıraktım.
Direkt yaşımı söylüyorum her duyan şoka giriyor o tepki beni bu hayatta en mutlu eden şey.
+1
mutekebbir
(25.08.26)
43 - e

sınıf arkadaşlarımla hala görüşüyoruz. eşleri, çocukları aynı yaşta olduğumuza asla inanmıyor. kendime bakınca o kadar genç göründüğümü düşünmüyorum ama saç dökülmedi, çok beyazlamadı diye mi acaba bilemedim.
+1
duster
(25.08.26)
37 yaşında erkek kişisi;

İş yerindeki 2 kadın personel arkadaş inanmadı 37 olduğuma.
+1
put it in your appropriate place
(25.08.26)
benim boyum 1.55 dolayısıyla minyon olduğum için hep küçük gösterdiğim söylenir.
bi de anne tarafım benim yaşlanmıyor. anneannem 88 yaşında vefat etti, yüzü çok kırışık değildi yaşına göre.
bundan yılllaaaaaar önce benden 5 yaş küçük kuzenimle sinemaya gittiğimizde ki o 8 yaşında falandı gişedeki kız onun 11 yaşında olduğuna inanmıştı ama benim 13 yaşında olduğuma inanmamıştı falan. o zamanlardan alıştım bu duruma.
şimdi soran 28-30 arası gösteriyorsun ama 25 desen de yerler diyorlar ama 36'yım.
son yıllarda kilo aldım 63 kilo oldum daha zayıfken çok daha küçük gösteriyordum.
0
matilda
(26.08.26)
20-21 yaşlarındayken beni diğer arkadaşlarımdan daha yaşlı sanıyorlardı, hoşuma gidiyordu. şimdi içim ağlıyor.
0
co2s2
(26.08.26)
40+ olarak gayet de memnunum. Standart 4-5 yaş küçük sanıyorlar. Farklı ırklardan insanlar, özellikle Doğu Asyalılar için yaşımı tahmin etmesi daha da zor. Onlar 10 yaş filan daha genç sanıyor. Kimlikten kontrol etmek isteyen cok oldu. Tek hayal kırıklığı insanlar gerçek yaşımı ogrenince oluyor. Yalancı Tosun Paşa' nın ortaya çıktığı an gibi. Bırak genç sansınlar diyorsun.

Hatta bi gün ofiste bana ilgi duyduğunu tahmin ettiğim 16 yas küçük Çinli bi hatun gerçek yaşımı öğrenince hayal kırıklığına uğramıştı. Ehliyeti gösterdiğimde e burda ... yazıyor demişti. O ehliyeti aldığım yıl dedim. Kız sonra yaş farkından ötürü soğudu benden.

Bir ara mahkemede filan yasi küçültmeyi düşündüm de meşakkatli işlermiş.
0
trixi
(26.08.26)
(14)

ozellikle sevdiginiz ve sevmediginiz janrlar

antikadimag
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.ote yandan adi sani duyulmamis western filmine
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?

ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.
ote yandan adi sani duyulmamis western filmine denk gelsem oturur keyifle izlerim.
0
antikadimag
(23.08.26)
kıyamet temalı, insanların bir araya gelip hayatta kalmaya çalışmalarını konu alan filmleri kötü olsa da izliyorum. hep ortalamalarından daha yüksek puanlamışımdır.

kuzey avrupa dram filmlerini de ne kadar iyi olursa olsun sevemiyorum. şımarık avrupalıların hayatın gerçekliğinden uzak dertleri beni boğuyor.
0
beatbox yapan metalci
(23.08.26)
Ağız komedisi. Karadeniz, Ege sevmiyorum. Köy dizilerini sevmiyorum.
-8
arbre
(23.08.26)
çok duygusal filmleri, aşk filmlerini sevemiyorum. polisiye ve gizem de her türlü izlerim.
0
art cat chocolate
(23.08.26)
cin carpmali seytan cikarmali korku filmlerini sevmiyorum.
0
baldur2
(23.08.26)
fantastik hiçbir şeyi izleyemiyorum. got, yüzüklerin efendisi vs. sarmıyor. korku filmleri de komik geliyor bana.
uçak arızası veya uçak korsan temalı filme denk gelirsem kötü de olsa izlerim.
clint eastwood filmine denk gelirsem 100. kez de olsa izlerim.
onun haricinde yorumları iyi olan her filmi izlemeye çalışırım.
0
lazpalle
(23.08.26)
Bilim kurgu hiç sevmem ancak canavarlar uzay gemileri bilmemneden fazla normal insan sahnesine denk gelirsem yine de izlemeye çalışırım
+1
cccbehzatccc
(23.08.26)
genel olarak sevmedigim turler olsa da iyi bir ornegi varsa izlerim. ayni sekilde sevdigim bir turden begenmedigim filmler de olur. yani sirf o turu seviyorum diye kotu de olsa bir filmi izlemem. veya tam tersi.
0
Sour
(23.08.26)
Korku filmlerini izleyemiyorum. Bir de saçma buluyorum izlenilmesini.

Marvel filmleri de nedense saçma geliyor hiç izlemedim. İzlemeyi pek düşünmüyorum.

Sanat filmleri, genel olarak bir derdi olan yapımları izlemeyi seviyorum.
0
Amaranta ursula
(23.08.26)
Karanlık bir gecede batmak üzere olan gemiden veya şehri bir şekilde ıslanmaları sürekli ve her yönüyle karanlık ve ıslaklığın bir arada olduğu frameler nedense bana hep rahatsızlık verir.

Bir de müzikal filmler. Sahnenin bir yerinde her an dans etmeye hazır bir
ekibin olması bana göre değil.
0
diyecevaplandı
(23.08.26)
Süper kahraman, korku ve dünyanın sonu geliyor insanlık nasıl kurtulacak tarzı filmleri izlemiyorum.
0
cay koy geliyorum
(23.08.26)
Fantastik kurgu ve korku filmi izlemiyorum hiç ilgimi çekmiyor
0
niyazi mısri
(23.08.26)
Zaman yolculuğu ve paralel evrenler temalı filmleri ne kadar dandik olursa olsun izlerim.
+1
abelardo
(24.08.26)
film olarak romantik, romantik komedi, süper kahraman filmleri marvel-dc vb, paranormal saçmalıklar izlemeyi sevmem izlememde.
dizi olarak son dönemde en çok izlediğim medical drama, ingiliz polisiye, suç ve genel olarak her bölüm bir konu çözülen diziler. öyle 10 sezonluk tüm sezonların birbiriyle bağlantılı olduğu 8ci sezonda senden 2ci sezon bilmem kaçıncı bölümünde olan bir şeyi hatırlamanı bekleyen dizileri hiç sevmem.
ayrıca sezonu 3 bölüm olup 3 yılda bir yeni sezonu gelen dizileride takip etmem. anime vb saçmalıkları izlemem.
bir dizi-film netflix yapımıysa izlemem. çok çok nadir merak edeceğim bir konusu varsa anca.
0
my fault
(24.08.26)
Fantastik kurgunun hiç bir turlusune tahammulum yok. İsterse onlarca ödül, Oscar vs alsın.

Bir de uzay şu hayatta en az ilgimi ceken şeylerden biri olduğundan uzay temalı herhangi bir film, dizi vs ilgimi cekmez.
0
wilhelmwasmuss
(25.08.26)
(6)

fazla mı tepki verdim

euteamo
yakın bi arkadaşım var. çok severim. iyi de anlaşırız genelde. doğum günümden bi gün önce bi yere davet etti. ben de sandım doğum günümü kutlamak istiyor. hazırlandım çıktım. buluştuk. bi konser, konseri doğru düzgün dinlemeden çıkmak istedi. bi yerde oturalım dedim, sallamadı. ben de yolda indim ar
yakın bi arkadaşım var. çok severim. iyi de anlaşırız genelde. doğum günümden bi gün önce bi yere davet etti. ben de sandım doğum günümü kutlamak istiyor. hazırlandım çıktım. buluştuk. bi konser, konseri doğru düzgün dinlemeden çıkmak istedi. bi yerde oturalım dedim, sallamadı. ben de yolda indim araçtan evime geldim. anksiyetesi varmış. bayaa canım sıkıldı. bir şey demedim ona. o da bu kadar yapabiliyor diye düşündüm. neyse sabah mesaj atmış özür dilerim gününü berbat ettim vs diye, yaptığunın da farkında aslında. işte anksiyetem var falan yazmış. 25 yıllık arkadaşım bu yeni çıktı. olabilir. sonra da doğum günümü kutlamış. geçmiş olsun dedim ve teşekkür ettim. öğlen de arıyor, işte kusura bakma vs vs bugün bulaşım. ben de "aynı hatayı tekrar yapmam" dedim. bozuldu bu. hastaydım kendimi iyi hissetmiyordum vs dedi. neyse kapattık, kendimi kötü hissettim. okay hastasın, o zaman beni neden çağırıyorsun. hade çağırdın, saçma sapan zaman geçirttin bana neden tekrar mesajla sabahın köründe yine canımı sıkıyorsun, hakkaten ben yaşadım oldum. neden gittim, keşke gitmeseydim. ben de zor bir dönemden geçiyorum. kimse için hayat mükemmel değil. bi de öğlen arıyor aynı mevzu. ne demem gerekiyordu, hiç önemli değil, sen iyi ol yeter mi. her zaman böyle diyorum zaten ama doğum günümde demek istemedim. ve şimdi bu şekilde davrandığım için kendimi kötü hissediyorum. beni teselli edin pls, ya da vurun bilemedim
-1
euteamo
(19.08.26)
yani aslında haklısınız. zaten aynı kişiyle arka arkaya buluşmanın ne anlamı var? o telafi etmek istedi muhtemelen.

"aynı hatayı tekrar yapmam" demeniz biraz sert olmuş. denmez mi? denir aslında ama deyiş şekli de önemli.

herkesin sorunları, sıkıntıları var. bu yüzden kimsede kimseye anlayış ve tahammül kalmadı. bir akşamımız dahi boşa gitmesin istiyoruz çünkü zaten her gün ev-iş-ev-iş şeklinde geçiyor.

yine de çok sevdiğiniz bir arkadaşınızsa arayıp ya da yazıp "biraz sert çıkıştım ancak ben de stresliyim ve her zaman iyi tepkiler veremeyebiliyorum" falan diyebilirsiniz.

çok kötü hissetmenize gerek yok. doğum gününüze denk gelmesi ve buluşma esnasında kutlamaması sizi kırmış olabilir. ekstra alınganlık ve sinir oluşmuş olabilir. zaten hep böyle her şey üst üste gelir.
+1
art cat chocolate
(19.08.26)
Anksiyetesi olan insana geçmiş olsun denmez ya. Grip mi bu? Bence darılması gereken kişi arkadaşınız, siz değilsiniz.
0
auroraaurora
(19.08.26)
aklıma ilk senden ilgi beklediği geldi, ilgi çekmek üzerine düşmen için yapıyor olabilir mi?
şimdi kendini kötü hissetmeni sağlayarak(sürekli arayarak) birde drama yatarsa ilgi beklediğinden emin olabilirsiniz, bazıları böyle malesef bir anda kafası atıp beklenti içine girebiliyor.. karşı tarafın cinsiyet nedir merak ettim kadındır kesin?
bence doğru olanı yapmışsın, anksiyetesi olan adam konserden çıkıp araba kullanamaz ya?
0
eja
(19.08.26)
bulusmamak konusunda haklısın ama "aynı hatayı yapmam" demene gerek varmıydı?
bugün başka planım var desen zaten anlaması gerekeni anlamayacak mı? bu kadar açık sözlü olmak yetişkin insanlara yakışmıyor bence
+1
abelardo
(19.08.26)
Başka planım olduğunu biliyordu zaten @abelardo

Bu arada genelde o ilgiyi veririm ama bu sefer vermek istemedim bugün de benimle ilgili olsun istedim

Ve evet @eja kadın
0
🌸euteamo
(19.08.26)
Neyse “bana aldırma ben de zor bir dönemden geçiyorum. Seni seviyorum” dedim, tatlıya bagladik. Hayatta sıfıra yakın beklentiyle yaşamaya çalışıyorum ama yine de kırılıyorum, inanılmaz yaa
+3
🌸euteamo
(19.08.26)
(16)

Mahalle baskısı

denizkenarısandalye
Bu dert hepimizin derdi de bir de ben içimi dökeyim dedim…30, k. Bundan üç sene önce iş yerinde kalabalık bi ekipte dört beş bekar vardık. Bu sene hepsi evlendi ve nişanlandı. Hepsi benden 2-3 yaş büyüktü. Yani bu sene aralarından bi ben bi de bi bekar daha kaldı. Geçenlerde kıdemlilerden biri deniz
Bu dert hepimizin derdi de bir de ben içimi dökeyim dedim…
30, k. Bundan üç sene önce iş yerinde kalabalık bi ekipte dört beş bekar vardık. Bu sene hepsi evlendi ve nişanlandı. Hepsi benden 2-3 yaş büyüktü. Yani bu sene aralarından bi ben bi de bi bekar daha kaldı.
Geçenlerde kıdemlilerden biri deniz ya o bekar ekipten ilk sen gidersin sanıyorduk sen nasıl kaldın ya kimse yok mu ehehehehe filan dedi. Ben şu an büyük dert etmiyorum ama bunlar hep böyle densiz konuşacak mı? Şimdi keyifliyim de 35ime geldiğimde aile kurma çocuk isteği falan ağır basabilir o zaman böyle densiz laflar duyarsam herkesle arayı bozarım. Bu en basit laflardan biri bu arada. Yakınlarımdan gelenler çok sıkmaya başladı. Süslenip hazırlanıyorum mesela, sen süsleniyorsun da n’oluyo. Bak görüyorsun elalemi dimi filanlar sjdhsjsjdj. Bana tuhaf ve komik geliyor şu an ama büyük ihtimalle ben çirkinleşirim. E sen memnun değilsin ya kocandan filan derim çatçat söylerim yüzlerine. Yakınlarla aram bozulmasın da iş yeri çok önemli değil. Nasıl baş ediyoruz bununla? Çatışmak mı lazım sessiz mi kalalım?


Bir de unutmuşum ekleyeyim. Herkesin bi beğeni algısı vardır. Tanımak istemek için önce bir beğenmek de gerekiyor. Yakınlardan da ya aslında bizim Ahmet var sana ama diye göstermeye başladılar :D Ahmet hiç tipim değil. Asla beğenmeyeceğim bi tip yani. Ben 7ysem Ahmet 4 filan. Noluyoruz ya :) ters tepki versem bi dert vermesem içimde kalacak. hayatında biri olmayınca ilgilenen de yok sanıyorlar sanırım. Evlenmekse olay yarın evlenelim ama bu basit hayatların baskılarıyla uğraşamayız.
+2
denizkenarısandalye
(17.08.26)
Bekar kaldığın sürece bu davranışlara maruz kalacaksın malesef. Herhangi bir meziyete sahip olmadıkları için o boktan hayatlarının nispetini yapıyor zavallılar. Ben halimden memnunun de geç, bir süre sonra sönecek bu davranış.
+8
Simrug
(17.08.26)
bence şimdiden kötü etkilemeye ve kırmaya başlamış bu durum sizi.

böyle şeyler söylediklerinde gülmek yerine "özel hayatım ve ne zaman evleneceğim beni ilgilendirir. evlenmiş olmak için evlenmek isteseydim birini bulurdum. acele etmeye gerek yok. mutlu olmak için bir erkeğe ihtiyacım yok." diyip ağızlarının payını verin susturun. ortam gerilirse gerilsin. bir kere gerilir geçer. elli kere canınız sıkılacağına bir kere gerilin.

eğer şimdi sessiz kalıp durursanız bu sinir ve alınma içinizde birikir. ciddi anlamda kafaya takmaya başladığınız anda da biri bu lafı ederse, tüm bu birikmişle aniden patlayabilirsiniz. daha kötü olur yani.

-----

ben de 30 yaşında bir kadınım. evlenmek istemiyorum. 2 kedim var. sevgilim de var ama evlenmek istemiyorum. beraber yaşamak dahi istemiyorum. sadece yılda 1 bile görmediğim babam tarafı akrabalar söyler böyle şeyleri, "istemiyorum evlenmeyeceğim" diyorum direkt. bir de dayım şakayla karışık takılır, ona da aynı şeyi söylüyorum. bir kez de iş arkadaşım demişti, evliliği gereksiz buluyorum demiştim. çocuk istemiyorum, evlenip ne yapacağım? başıma bela mı arıyorum? aramıyorum. :d
+7
art cat chocolate
(17.08.26)
Insanlar ne kadar densiz. Tepkinizi kibar bir sekilde belli edin bence. Kötü niyetten değil de mal olduklari icin yapiyorlar büyük ihtimalle.
+4
Purple life
(17.08.26)
Yaş 33 erkek.
Yeni başladığım iş yerinde kısa sürede çokça duydum benzeri şeyler.açıkçası "üzülmek,sıkıntı yapmak" manasında takmıyorum ama neticede sözün bir manası var.zaman geçiyor,gençlik geçiyor ve her şey zamanında yaşanmalı,bu sözleri de bu bağlamda bir hatırlatma olarak alıyorum şahsen. Ha canım isterse punduna getirip ters laf da söylerim,o anki halime göre artık.
Kısa özet;kırılmayın,bu lafları boşlamayın da. düzeninizi kurmaya/devam ettirmeye çalışın.
+3
denizciman
(17.08.26)
Sizinle aynı durumdayken sürekli annemden ve teyzemden benzer şeyler duyuyordum. Kendi ailem yine neyse de teyzemin bomboş ve aşırı huzursuz, gergin, son derece gereksiz bir evliliği vardı. Sonunda bir gün 'siz evlendiniz de ne oldu?' deyiverdim. Sonra bir daha bu lafları duymadım. Bazen gerçekten tepki vermek gerekiyor ne yazık ki insanlar sınır bilmiyor.
+4
amelie poulain
(17.08.26)
Niye sinirleniyorsun ki, gul gec. Bakiyorum de, olabilir de, insallah de, benim de aklimda de. Bu tip sorulari duymak istemiyorsan odandan cikma.
0
baldur2
(17.08.26)
Ablacım evlen bence sen 35 i bekleme.
+5
Cezcez
(18.08.26)
istediğiniz zaman evlenin isterseniz hiç evlenmeyin ancak 35 yaşında evlenmeyi planlıyorsanız o biraz riskli. bugün 4/10 luk 35 yaş erkek arkadaşa 7/10’luk 37 yaş kadını tanışmaları için önerdik sırf yaştan olmaz dedi. başka bir arkadaşta aynı durumda idi her neyse maalesef günümüzde hala da kadının yaşı çok önemseniyor 35 geç
olabilir.
-4
homohominilupus
(18.08.26)
haddini bilmeyen insanları zaten uzaklaştırın etrafınızdan. hiçbir faydası olmayacak eminim. ayrıca şu an bu kadar takıyorsanız ilerde bunun sıkıntısını çok çekersiniz. yılanın başını küçükken ezin derim. yoksa anksiyeteye bağlar bu ileride.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(18.08.26)
Geçenlerde aynı konuda Çinli bir kadının videosu viral olmuştu. Kadın 35 yaşında iyi eğitimli genel olarak hayattan ne istediğini bilen ve yalnızlığı kötü ilişkiye tercih eden birisi olarak tanımlıyor kendisini. Çevresi evlenmesi konusunda baskı yapıyormuş ve ailesi de dahilmiş bu baskıya. Hatta ailesi 50 yaşında birisi ile tanışmasını önermiş, çevresinden ziyade ailesinin böyle bir teklifle gelmesine ne kadar içerlediğinden bahsediyordu.
30+ kadınlar olarak bu baskıyı dünyanın birçok yerinde hissedeceğiz, sadece yaşadığımız yer değişecek yaşadıklarımız aynı kalacak. İşte bu noktada sizin kendi sınırlarınızı korumanız gerekiyor.
Gerekirse bazı insanlarla aranızın bozulmasını önemsemeden ‘bu benim hayatım, benim tercihlerim, doğru veya yanlış bildiğim yoldan yürüyorum-yürüyeceğim’ deyip bunu gösterebilmeniz de gerekiyor davranışlarınızla.
Şu an duyuruda bile, hatta cevaplarda dahi kendinizi kötü hissettirecek söylemler var. Ben senin iyiliğini düşünüyorum demek sınırlara dokunmak anlamına gelmiyor, öneri/deneyim adı altında alttan alttan ‘bak geç kalıyorsun, yaşın gecikince olacaklar ortada’ demek mahalle baskısının bir başka çeşididir bana göre.
Sorunuza cevap bazıları ile çatışmak gerekiyor, birkaç defa -hatta çoğu zaman bir defa yeterli oluyor- net bir şekilde sınırınızı korursanız geri adım atacaklardır.
Sadece arkanızdan konuşmalar daha artacaktır, zaten yüzünüze diye arkanızdan konuşuyordur, dozu artar.
+1
umutt
(18.08.26)
35 yaşıma basmak üzereyim 33 yaşımın sonuna doğru evlendim. genelde bu tarz patavatsız yaklaşımlara agresif tepkiler sergilediğimden ötürü genel olarak evlen tarzı bir baskı ile karşılaşmadım.

arkadaş çevresinde genel olarak evlilik meselesi arkadaşlığı korumak amaçlı açılıyor. neden bilmiyorum kişiler evlenince istisnaları haricinde toplum bekarları dışlamaya başlıyor, genel olarak her şeye çift olarak katılmaya meraklı olmaya başlıyorlar. ben de mesela evli olmama rağmen çift olarak etkinliklerden çok rahatsız oluyorum sırf arkadaşımın eşi diye ya da eşimin arkadaşı diye birlikte sosyalleşmek zorunda değiliz. bu şekilde de çok fazla evli arkadaşımı kaybettim, özellikle eşleri benimle takılmalarına anlamsız bozuluyorlardı.

ben 7'liğim bana 4'lük önerdiler meselesine gelince; burası türkiye, istisnaları haricinde 8-10'luk tiplerin saf olanları eğitim hayatları bittiği gibi daha 20'lerinin ortasında kapatıldı. geriye kalan istisna olanlar ve ortalama tipler de 30'larına doğru yavaş yavaş evlenmeye başladı, ciddi ilişkilere girdi. gerçekten 7'likseniz ve görünüş olarak kendi seviyenizde ve üstünde bir erkek arıyorsanız ve üstüne de o erkek yaşının gerektirdiği gibi ekonomik bağımsızlığını da kazanmışsa beni istediğiniz kadar eksileyin ama burada da hipergami devreye girer zaten o erkeğin tanıştırılması gerekmez, bir şekilde tanışırlar :) bir hayat kurmak aile kurmak için ilgilenmekle sosyal olarak, cinsel olarak ilgilenmek bambaşka kategorilere kayıyor.
0
denizgonen
(18.08.26)
Avrupa'da bile bu baskı var.. Evli ve çocuklu değilsen kör topal gibi bir şeysin.
+1
Kahvedesu
(18.08.26)
Kuaförüm elli yaşlarında ve hiç evlenmemiş biri. Müşterileri bile bizim bir tanıdık var sana yapalım tarzında konuşuyor, düşünün bir de kendi çevresi neler söylüyordur.
Herkes bi çöpçatanlık, müdahale etme peşinde. Keza bu çocuk için de geçerli yarın bir gün evlenirsiniz çocuk ne zaman? Çocuğu yaparsınız ikinci ne zaman? Vs vs milletin başkasının hayatına burnuna sokma merakı bitmez. Ya tersleyeceksiniz çeneleri kapanacak ya da he he diyip geçeceksiniz.
+2
ekimoloji
(18.08.26)
40 k olarak söylüyorum, aynı şeyleri yaşadım. bunlar 2-3 seneye ya çocuktan şikayet etmeye başlarlar ya da abi en iyisini sen yaptın bekar kalmak lazımmış diyip patır patır boşanmaya başlıyorlar:) sen yine evlenmiş olmak için evleniyim, bulun birini geyiğini yap ama biraz dayan 2-3 seneye zaten muhabbet eskiyecek.
+1
sirkelimon
(18.08.26)
mahalle baskısı tarafı da var ama insanımızın kıroluğu, kasabalılık zihniyeti. onlara ne başkalarının hayatından? ülke enerji vampirleriyle dolu. hadleri olmayan şeyleri konuşmalarına asla izin vermeyin. tavrınızı koyun. hiç acımayın. özel hayatınızın yalnızca sizi ilgilendirdiğini söyleyin. haddini bilmemekte ısrar edenlerle iletişimi kesin, kesmek mümkün değilse en aza indirgeyin. görgüsüz insanlara pirim vermeyin.
benim yaşım 43. akrabalarım bana, evlenmiyorsun, demek ki birtakım sorunların var, imasında dahi bulundular. iletişimi en aza indirgedim. beni hak etmiyorlar demek ki. iyi ki el alem ne der diye evlenmemişim. hâlimden çok memnunum. evliliğe ihtiyaç duymuyorum. olur da bir gün hazır hissedersem ve canım isterse evlenirim. kimseyi ilgilendirmez.
+1
santimantal
(18.08.26)
Bazı insanlar istemiyorum dan anlamıyorlar. Herkes evlenmeli zihniyeti. Evlenmemiş arkadaşım böyle soranlara sponsor olun evleneyim diyordu
0
pembediken
(18.08.26)
(9)

Popüler kültürdeki Van Gogh hayranlığı inanılmaz iki yüzlü değil mi?

aloha snackbar 3
Gerçek Van Gogh:- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu- duş alma
Gerçek Van Gogh:
- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi
- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu
- duş almazdı, kişisel hijyeni, dişleri berbat durumdaydı, parasını tütüne ve boyalara verirdi
- tütün ve alkolü ciddi şekilde tüketiyordu
- beslenme sorunları ve hastalıklar yüzünden genelde berbat gözüküyordu
- duygudurumu ciddi derecede dengesizdi, manik ve paranoyak takıntılara sahipti, etrafındakilerle sık sık tartışmaya girerdi
- yaşarken hiçbir zaman ünlü olmadı

Bugün resimleri ünlü oldu diye kendisini romantize eden kadınların yüzde kaçı karşısına bugün böyle bir tip çıksa severdi peki?
-6
aloha snackbar 3
(15.08.26)
O dönemde sanatla uğraşanlara zaten deli gözüyle bakılırdı. Yanii yakışıklı havalı sağlıklı bi adam olsa yine kadınlar o kadar sallamazdı.
Para ve güç gerekiyor kadın ilgisi için. Sanatçı kişiliğine aşık olmak falan tamamen masal.
0
Lh12
(15.08.26)
birincisi van gogh'un soylediginiz kadar romantize edildigini bilmiyordum. van gogh'u romantize edenler de buyuk ihtimalle sanatini ve yaraticiligini ediyordur, bunlara hayrandir, kisiligine degil. zaten cogu kisi de eger populer kulturun etkisi altinda bunu yapiyorsa yasamini, bu saydiklarinizi belki de bilmiyordur bile. dolayisiyla karsilarina boyle bir tip ciksa (romantik iliski yasamak anlaminda sormussunuz gibi algilaniyor) sevmezlerdi, ilgilenmezlerdi. benim de herkes gibi hayrani oldugum, romantize ettigim cok kisi var, ama bu demek degil ki onlarla bir (romantik) iliski kurmak isterim.
+7
Sour
(15.08.26)
kendisini romantize eden, onunla birlikte olmayı hayal eden kadın tanımıyorum.
+8
eileengray
(15.08.26)
ikili ilişki anlamında romantize edilmiyor ki. hayatına aşırı vah vah edilip, belki ayarsız ve bilgisizce övülüyor ve kıymetini bilmeyenler yeriliyor olabilir. sadece bu.

van gogh ile sevişmek isteyen ben de duymadım. gsf öğrencileri olarak onun sanatına hayrandık. aşkından ölüyorum durumu yok kimsede.
+2
art cat chocolate
(15.08.26)
Ortalama 150 yıl önce yaşamış birinin davranışlarını bugünün ölçüleriyle birebir değerlendirmek doğru olmaz. O zamanın koşullarıyla bugünün koşulları çok farklı, aynı ruhsal bunalımları bugünün dünyasında farklı şartlarda yaşayan insanlar vardır ama çevre, tedavi imkanları vs. aynı değil.

Birini sevmek için bütün özelliklerinin kusursuz olmasını bekleyemeyiz.
Ben bu adamla aynı zamanda yaşamış ve tanıyan biri olsam kendisine duygusal olarak hislerimin olacağına emin gibiyim mesela ama bu kusursuz biri olduğu için değil de daha çok kendimi tanıdığım için.
"Çok iyi bir ilişkimiz olurdu" da değil bahsettiğim, belki ilişki bile olmazdı ama ben düşerdim eminim buna.
Bugünün dünyasında da karakteriyle, yaşam tarzıyla, ruhsal bunalımlarıyla beni kendisine çeken ama asla ilişki yaşamayacağıma emin olduğum insanlar tanıdım.
0
mutekebbir
(15.08.26)
Dediğiniz şey çoğu kişi bilim insanı için de geçerli.

Einstein berbat bir insandı. Karısına az çektirmedi. Kendisi odasında çalışırken karısının yapması gereken şeyleri evlilik sözleşmesinde belirtmişti (big bang deki sözleşmede buradan geliyor). Kuantum teorisinde de Niels Bohr az aşağılamaya çalışmadı. Fazlasıyla bencil, hayatının bir yerinden sonra iyice ırkçı olmuştu. Kadınları da ihtiyaçlarını giderecek insanlar olarak bakardı.

Hele newton yok muuu. Robert Hooke be leibnizın iyi ahını aldı.

Lakin bu kişilerin dünyayı değiştirdiğini söylüyoruz. Yani Bu pencereden bakarsak geriye kimse kalmaz.
+1
substituent
(15.08.26)
Zaman faktörünü bir kenara koysak dahi ben bizzat bugün yaşayan ve sevdiğim şarkıları söyleyen hiçkimsenin hayatını bilmiyorum örneğin. Belki çok kötü insanlar belki tanısam nefret ederim. Ama bilmiyorum, ekstra bir araştırma gereği duymadım. Ama bu o şarkıları sevmememi gerektirmiyor ya da o şarkılarıı söyleyenler için "valla on numara şarkı yapmış" diye övmemin önünde bir engel değil.

Resim için de çok farklı olmasa gerek durum. Kaldı ki çoğu insan resme dinlediği şarkı kadar da önem vermiyor özellikle bugün.

Çok bağımsız konular.
0
akhenaten
(15.08.26)
sabah 9 akşam 5 eve giden sanatçı mı olur zaten. sanatçı pistir, alkoliktir, kumarbazdır, kavgacıdır, geçimsiz sıkıntılı bir tiptir. bu arada van gogha hayran bir kadın ne gördüm ne duydum. yaşadığı dönemde de ipleyen yoktu.
+5
ground
(15.08.26)
Parasini boyalara mi verirdi? Allah Allah bak sen su allah'in isine. Arnold Schwarzenegger de zamaninda protein tozuna cok para harcamis.
0
baldur2
(16.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.