Giriş
(9)

Macbook pro için mouse tavsiyesi

titanic kemancısı
Apple magic mouse hakkında yorumlar çok iyi değil ve fiyatını hak etmediğine dair yorumlar var. Özellikle şarj edilirken kullanılamaması gibi bir şeyler de okudum. Logitech in Mac için özel bir mouse u varmış ama o da çok pahalı; illa 5-7 k bandında bir mouse mu almak gerekiyor? Ne almam gerekiyor y
Apple magic mouse hakkında yorumlar çok iyi değil ve fiyatını hak etmediğine dair yorumlar var. Özellikle şarj edilirken kullanılamaması gibi bir şeyler de okudum. Logitech in Mac için özel bir mouse u varmış ama o da çok pahalı; illa 5-7 k bandında bir mouse mu almak gerekiyor? Ne almam gerekiyor ya da tavsiyeniz ne yönde olur? İlk defa Mac kullanıyorum detay kırpma vs işler için lazım oldu. Yardım ve yorumlarınız için teşekkür ederim şimdiden.
0
titanic kemancısı
(20.05.26)
Magic Mouse’un pili bitmiyor, trackpad’in de öyle. O yüzden şarj olurken kullanamamak problem olmaz bence. Bu arada MacBook’un kendi trackpadi zaten mükemmel olduğu için bence haricen mouse’a gerek yok ama sizin bileceğiniz iş tabii.
Bence Apple’dan şaşmamak lazım. Pahalı derseniz logitech falan klasik bir mouse, kırpma isleri için yeterli bana kalırsa.
+1
orient blue
(20.05.26)
Trackpad varken mouse gereksiz +1 ama illa oyun yazılım için vs gerek varsa logitech'in mx serisi Mac ile uyumlu olanlardan seçin.
+2
Mcfly
(20.05.26)
f/p: A4 tech
kalite ve uzun ömür: Logitech mx master

ek olarak şunu söylemeye geldim: ücretsiz indirebileceğiniz 'mac mouse fix' uygulaması ile mac'te mouse verimi inanılmaz artıyor.
+1
suicmeyenadam
(23 saat)
Logitech MX Master 3S

UI&UX designer arkadaşım bunu kullanıyor.

Logitech MX Anywhere 3S

bu da daha minik, kolay taşınır.

ben grafik&motion designerım; photoshop, illustrator, after effects, figma, rive vs. kullanıyorum ve mouse kullanmıyorum. macbook'un trackpad'i gayet yeterli oluyor.
+1
art cat chocolate
(14 saat)
windowslu bilgisayarlarda kullandığınız farelerin %99.99'u Mac'te de aynı şekilde çalışır. mac'e özel fare diye bir şey yok. sol tık sağ tık ortada tekerlek. 150 liralık fareyle de aynı işi yaparsınız. Windows'ta kaç liralık fare alıyorsanız, gidin o fareyi alın. bluetoothlu alsanız sanki daha iyi. mesela benim macbook'ta toplam 2 usb portu var. birine şarj bağlıyorum. bir tane usb portumu da fareye vermeyeyim.
+2
co2s2
(14 saat)
philips spk7448 kullanıyorum, 400 lira falan bluetooth üzerinden bağlantı olması yeterliydi benim için.
+1
prezarlatif
(13 saat)
Logitech bu işin en iyilerinden tabii, bunu asla göz ardı edemeyiz. Ben microsoft donanımlarını da çok beğeniyorum. Ancak Logi MX serisine kıyasla daha bütçe dostu ve bir o kadar da kaliteli bir mouse önermeye geldim:
HP 480 Comfort Bluetooth

Hem ergonomi açısından çok iyi, ele tam oturuyor, hem de bluetooth ile bağlandığın için macbook'un sınırlı sayıda olan USB girişlerini bir dongle ile kapatmamış oluyorsun. Ayrıca 3 farklı cihaza bluetooth ile bağlanabildiğin için ben iş bilgisayarı, şahsi PC'm ve macbookta tek mouse kullanıyorum. Altındaki tuşla da cihazlar arası geçiş yapabiliyorsun ve anında geçiyor. Tekrar bağlantı vs. yok yani.

Sevdiğim iki ek özelliği daha var:
1- Scroll tekerini sağa sola tıklayarak yatayda da scroll yapabiliyorsun. Özellikle Excel'de bulunmaz nimet.
2- Tabii ki olmazsa olmaz ileri/geri tuşları. Bunlarla web sayfasında ya da windows gezgininde ya da mac os Finder'da önceki/sonraki sayfaya gidebiliyorsun.
+1
himmet dayi
(9 saat)
yine kimse kullanmadığı mouseları önermiş.

Logitech MX Master 3S alırsan hayatının hatasını yaparsın.
0
plastic_angel
(7 saat)
Magic mouse için fare kullanım alışkanlığınızı değiştirmeniz lazım. Farklı şekilde tutmanız gerekiyor, eliniz terleyince fare üzerindeki cam alanda kaymıyor vs.

Ben sürekli scroll tekerleğini bozuyordum, o yüzden Magic Mouse edindim ama kullanamıyorum. Tutuş ergonomisi çok kötü. Yoksa kırk yılın başı şarjı bitiyor, kısa bir süre şarja takıyorsunuz kullanmaya devam ediyorsunuz. Şarjla ilgili bir sorun yaşamazsınız.

Ama tutuşu, kavrayışı tam bir felaket. Aynı paraya 200 liralık 15 tane fare scrollu bozardım daha iyiydi. Mac'te farenin ekrandaki hareketi de bir saçma, Windows'taki kadar akıcı hissettirmiyor bir türlü. Tamamen trackpad'e göre ayarlamışlar gibi. Ücretsiz araçları denemekte fayda var. Ben mos kullanıyorum.

Bluetooth fareler deneyebilirsiniz. Ben ucuza Microsoft'un faresini almıştım, 2-3 ay sonra scroll tekeri bozuldu ama onun dışında çok iyi iş gördü. (Makale vs. derken çok sayfa kaydırıyorum ondan bozuluyor tekerler.)
0
throw down the sword
(4 saat)
(11)

Bayram planlarınız neler?

darthvader
Sb.
Sb.
0
darthvader
(20.05.26)
Bir ay önce sorsan Balkanlar turu derdim, bu ay muhtemelen fazla mesai diyeceğim.
0
sekizdokuzon
(20.05.26)
İlk iki günü Madrid'de olacağım. Üçüncü günü döneceğim inşallah.
0
put it in your appropriate place
(20.05.26)
Aileyle yazlık, arada bir gün Yunan adası.

3 gün Didim, 3 gün Bodrum.
+4
gabe h coud
(20.05.26)
birinci gün şöyle: youtu.be

diğer günler hava açarsa güneşlenmeye sahile inerim.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
Bayramda yurtiçi tatil yerleri hep kalabalık olduğu için yurtiçindeysem evde dinlenerek geçiririm hep. Tatillerimi de bayram sonrasındaki birkaç haftalara denk getiririm çok daha sakin oluyor. Bu bayram yağışlı ve havalar da aşırı ısınmadı zaten evde dinlenerek iyi bir tercih yaptım, doğa yürüyüşüne filan çıkarım bol bol.
0
titanic kemancısı
(20.05.26)
evdeyim. tamamlamam gereken projelerimi tamamlayacağım ve ehliyet sınavıma çalışacağım.
0
art cat chocolate
(21 saat)
krakow, varşova, sofya
0
HellKeePer
(15 saat)
antalya otel tatili
0
chanandler bong
(12 saat)
tam bir boomer gibi aileyle qaplıca qeyfi :)
şimdiden iyi bayramlar!
-1
lil siztah
(12 saat)
Grip oldum evdeyiz. Bir yazlık olsa oradan çıkmazdım sanırım iyi olurdu
0
Hallegadola
(12 saat)
rio’ya gectik; hava surekli firtina, gunes acmadi ama 4-5 kokteylli yemeklere 2bin tl odemenin tadi baska :)

ibb.co
0
eileengray
(11 saat)
(10)

Hangi şampuanı kullanıyorsunuz memnun musunuz?

ekimoloji
Bir sürü şampuan denemişimdir hala sürekli kullanabileceğim şampuanı bulamadım. Saç derim kaşınıyor sürekli.(Dermatitim yok)En son Yves Rocherden memnun kaldığımı düşünüyordum onun da ambalajı değişince formülü mü değiştirdiler neyse market şampuanlarından farkı kalmadı.
Bir sürü şampuan denemişimdir hala sürekli kullanabileceğim şampuanı bulamadım. Saç derim kaşınıyor sürekli.(Dermatitim yok)
En son Yves Rocherden memnun kaldığımı düşünüyordum onun da ambalajı değişince formülü mü değiştirdiler neyse market şampuanlarından farkı kalmadı.
0
ekimoloji
(20.05.26)
ogx coconut kullanıyordum ve memnundum (kokusundan).

olaplex denedim, portakallı calpol gibi koktuğu için çok rahatsız oldum ve bir daha almadım.

şimdi keratin bakımı yaptırdığım için aveda (pembe) kullanıyorum. bunun da kokusunu beğenmedim.

herkes saçımın yumuşak olduğunu söyler. hiç maşa-fön yapmıyor olmam ve boyamıyor olmam da çokça etkili bence bunda. şampuanların farkını hissetmedim açıkçası. keratin bakımından önce saç kremi kullanmıyordum.
-1
art cat chocolate
(20.05.26)
Kuaf tuzsuz şampuan içine vitamin döküp kullanıyorum.
Saç kremi değişiyor, çok uzun bir süre yves rocher kullandım çok memnundum ama ben de bozduğunu düşünüyorum.
0
mutekebbir
(20.05.26)
Çoğunlukla head & shoulders dermaXPRO kepek ile haftada bir Vichy nin kepek için olanı
0
biravekahve
(20.05.26)
Vichy Dercos Kepek Karşıtı Şampuan. ilk kullanımda bile kaşıntıyı kesiyor kepeği gözle görülür azaltıyor.
0
gencfb
(20.05.26)
Vichy Dercos kepek şampuanının hassas saç derisi için olanı (haftada 1-2) ve Vichy Dercos Energy+ şampuanını (günlük) kullanıyorum.

www.dermoeczanem.com

www.dermoeczanem.com
0
sealth
(20.05.26)
Pantene kullanıyorum, ama yıllardır o kadar yıkanmışlığın hatrına bırakamıyorum da. Dalgalı gür kalın telli saçlar için çok iyi bir şampuan önerisi olan varsa hemen değiştirebilirim:/
Saç kremi olarak da Elseve, mucizevi yağ saç güzelleştiren krem diye geçen altın sarısı tüpten kullanıyorum. Kremden memnunum saçı yumuşatıyor bence zira yaşadığım şehrin suyu epey kireçli.
0
Amaranta ursula
(20.05.26)
Dercos’u çok kişiden duyup denememiştim bir de onu deneyeyim.
0
🌸ekimoloji
(20.05.26)
Yves Rocher'nin pirinçli bir şampuanı var, lissage. kokusuna hasta olduğumdan onu kullanıyorum. Memnunum, bir soruna yol açmadı en azından.
0
akhenaten
(20.05.26)
Kerastase ürünlerini kullanıyorum.
0
gabe h coud
(20.05.26)
Dermatit seviyesinde değil ama kepek sorunum var. Uzun arayış ve denemeler sonunda 2 yıldır Davines kullanıyorum. Çok memnunum.
0
matematisyen
(13 saat)
(16)

Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

mertumursamaz
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalıBugün Ahmet Arslan'ı dinlerkenİslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslanhttps://youtu.be/LMDAxTm_REo?si=LVQHbkmDSDKYEN92Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

Bugün Ahmet Arslan'ı dinlerken

İslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslan
youtu.be

Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok büyük ihtimalle eğer olmasın diye vasiyeti yoksa ölüsü tabuta konacak, tabut camide musalla taşına konacak ve bir imam ceneza namazı kıldıracak çünkü maalesef daha önce birçok ateistin ölüsüne de bu ilkel uygulama uygulandı.

Doğrusu ateist olanların camiye götürülmeden, cenaze namazı kılınmadan, cenazenin morgtan direkt mezarlığa götürülüp gömülmesidir. Apateist olarak böyle düşünüyorum ben çünkü öteki türlü adeta bir gövde gösterisi oluyor ve bir şekilde ateistlere, bak sen ateist olarak yaşadın, öldün, yaşarken seni müslüman yapamadık, ibadet ettiremedik, bir müslüman gibi davranmanı sağlayamadık ama bak şimdi öldün ve ölünü müslüman adetlerine göre gömüyoruz, sana bir son dakika golü attık, son sözü biz söyledik demek oluyor.

Bu çok adice, kalleşçe, kahpece çünkü ölen ateist zaten ölmüş itiraz edecek durumda değil ve onuru aşağılanarak gömülüyor çünkü müslüman olmadığı halde müslümanmış gibi cenaze namazı kılınıyor. Bugün tanınmış bir sağcı müslüman siyasetçi ex olsa tabutuna Yunan bayrağı örtülse arkadaşları ortalığı birbirine katar o türktü neden tabutuna yunan bayrağı örttünüz ölü olduğundan itirazda edemiyor derler tabuttan bayrağı kaldırırlar madem öyle neden Tarık Akan'ın Genco Erkal'ın (Evet, usta tiyatrocu Genco Erkal ateistti. Yaşamı boyunca inançsızlığını açıkça ifade etmiş, hatta cenaze törenine Ateizm Derneği tarafından da çelenk gönderilmiştir.) ve daha birçok ölen ateistin arkadaşları yahu bizim ölen arkadaşımız ateistti nedir bu saçma tiyatro, kıldırmıyoruz cenaze namazını, müslüman şovu yaptırmıyoruz diyemediler. Gerçi ölenlerde de hata var ölmeden önce açıkça müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorum, cenazem camiye götürülmesin, morgtan direkt mezara götürülüp gömülsün diye vasiyet bırakmalıydılar.

İşte sorum bu özellikle ateist bir avukat cevaplarsa cevap daha da anlamlı olacaktır. Ölen ateistin, cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti varsa cenazesi camiye götürülmez mi demokrasi varsa götürülmemeli eğer cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti olduğu halde cenazesi camiye götürülürse zaten o faşistliktir. Gerçi iyice diktatörlüğe evrilen ülkede vasiyette bir işe yaramıyor. Usta tiyatrocu Yıldız Kenter, sağlığında verdiği röportajlarda mezarlıkların dolması nedeniyle ölümünden sonra cesedinin yakılmasını vasiyet etmişti. Ancak Türkiye'deki hukuki prosedürler ve defin gelenekleri nedeniyle bu vasiyeti gerçekleştirilemedi. 2019 yılındaki vefatının ardından, cenaze namazı kılınarak Kilyos Mezarlığı'nda toprağa verildi.

www.google.com

Olayın iki boyutu var bir ateist öldüğünde cenazesi camiye götürülüp cenaze namazı kılındığında, müslüman olmadığı halde müslüman adetleri ile gömüldüğü için kişilik hakları ihlal ediliyor, onuru aşağılanıyor, yaşam tarzına karışılıyor daha doğrusu yaşarken yaşam tarzına karışılamadığından ölüm tarzına karışılıyor, yaşarken dayatılamayan müslümanlık savunmasız ölüsüne dayatılıyor. Diğer cephede ise müslümanlarda haklı olarak bu ölen ateistti camide ne işi var diyorlar hele dini sert eleştirmiş ölen ateistler için, din hakkında kötü eleştirileri olan bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar ki onlarda kendilerince haklı ama haksız oldukları konu o ölü bir an için dirilse, ona sorsalar camide olmak ister miydin diye, tabii ki asla istemezdim direkt mezarlığa götürselerdi derdi.

Sonuç ilkel ülkede her şey çok zor ateist olmakta çok zor, her ateiste düşen görev eğer müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorlarsa, ölülerinin camiye götürülmelerini istemiyorlarsa, mutlaka cenazem camiye götürülmesin asla camide ya da mezarlıkta cenaze namazı kılınmasın, cenazem morgtan alınıp direkt mezarlığa gömülsün diye noter onaylı vasiyetlerini avukatlarına bırakmalarıdır.

Bu günlük bu kadar. Yazımın tamamını okumayan talihsiz okurlarım arasında çekiliş yapacağım allahın hakkı üçtür derler, çekilişi kazanan üç talihsiz okuruma, eğer öldükten sonra yakılmaları için vasiyetleri olduğundan, öldükten sonra yakılacaklarına inanıyorlarsa, krematoryum hediye edeceğim, kargo masrafları kendilerine ait olacak hahaha. Bir sonraki soruda görüşmek üzere eyvallah. İyi günler.
-8
mertumursamaz
(19.05.26)
Abi çok uzun yazmışsın, bu kadar uzun yazıyı okuyacak kadar saygım yok kimseye ama özetlemem gerekirse benden sonrasının amk şeklinde düşünüyorum ben, yani çok unurumda değil benden sonrası ben ölmüşüm amk zaten kendi sorunlarım bana yeter ama ardımda kalanlar öyle mutlu olacaksa öyle yapsınlar. Mesela ben ateistim ama annem namazında niyazında bir kadın, ben önce ölsem annem istediği dini ritüeli uygulasın ne olacak, bu şekilde mutlu edeceksem böyle mutlu olsun. Ha illa istemeyen varsa kendince tedbirini alsın napalım.
+8
kizil karga
(19.05.26)
ateistim. öldükten sonra bana ne yapıldığı umrumda değil.

mümkün olsaydı, uzaklarda bir yerlerde bir ormanda, kedilerimle beraber gömülmek isterdim. üstümüze de bir ağaç dikilsin. o ağaca gübre olalım. mutlu bir son.

bunun olması sanırım mümkün değil. bu yüzden ne yapılsa yapılsın sorun değil.

gömülmeye de müslüman stili gözüyle bakmıyorum. benim için sorun değil, çiçek ekecekler üstüme o da olumlu.

---

ölen kişinin yakılması ateistlerin ritüeli değil ayrıca. ateistlerin ritüeli yok zaten amaç o. ateistler için öldükten sonrasının önemli olmaması gerekmiyor mu? apateistsen hele bu konulara zaten hiç kafa yormuyor olman ve umursamıyor olman gerekiyor.

hinduizm, budizm dinlerinde insanlar yakıyor ölülerini. hristiyanlar da gömüyor, yahudiler de gömüyor. sadece müslümanlara özgü bir şey değil.

evet, ülkemizde ölüm sonrası çeşitli dini ritüellere izin verilmeli, isteyenler yakılmalı ama bu ayrı bir konu. hiçbir ritüel ateistler için değil. ateistler ritüel gerektirecek konulara inanmıyorlar çünkü. bir ateist ve hele ki apateist bunları umursamıyor olmalı bence.

---

benim istediğim gibi bir gömülme şekli de toplum düzeni vs. açısından uygun değil. ölümler de kayıt altında tutulmalı. o zaman katiller öldürüp öldürüp ormana gömer ve rahmetli öyle arzulamıştı der işin içinden çıkar. herkesi istediği yere gömemeyiz. bu topraklar hepimizin ve bir düzen olmak zorunda.
+1
art cat chocolate
(19.05.26)
Ateistin müslüman mezarlığına gömülmesine okeysin gibi geldi.
0
duyuruuser
(19.05.26)
Şöyle bir yöntem uygulanabilir.

anatomy.hacettepe.edu.tr
0
Mirket
(19.05.26)
Hepsini okumadım ama cenaze geride kalanlar içindir. Zaten ölmüşsün yoksun artık. Bunları düşünmeye gerek yok bence.
+3
peki madem
(19.05.26)
ben ateist olarak bunu umursamıyorum. ben öldükten sonra istedikleri kadar camide namazımı kılsınlar isterlerse mekkeye muhammedin yanına gömsünler ben yine ateist olarak ölmüş olacağım. ben tüm bunlara karşı dimdik ateist olarak öldüm bunu hiç kimse değiştiremez. asıl onların zoruna gitmesi lazım. onların dinini peygamberini tümden reddeden birinin cenazesini kıldırmak aslında onlar için utanç olmalı.
bana kalsa yakılmak isterim. tek bir parçamın bile bu dünyada kalmamasını isterim.
+1
my fault
(19.05.26)
cenaze vb diğer toplumsal ritüellerin ateizmle alakası yok bence. ateistim ve cenazem camiden kalkabilir, cenaze namazım kılınabilir. zaten esnafla selamlaşırken selamün aleyküm diyorum yerine göre. hanginiz konusurken allah kahretsin, allah allah gibi şeyler söylemiyorsunuz. bunlar sosyal şeyler. ateizmle falan alakası yok.
+1
abelardo
(19.05.26)
ben 26 sene ara ile iki ateist gomdum, ve ceyrek asir gecmesine ragmen surecte hicbir sey degismemis biraz sinir oldum.

yazili ve imzali vasiyetiniz olsa dahi sallamiyorlar, saygisizliktan ote kimse ne yapmasi gerektigini bilmiyor. hem morg hem imam hem de belediye ne yapilacagini bilemiyor afalliyorlar.

dava acsaniz ne olacak, ya sonuclanana dek morgda beklenecek, ki buna kimse yanasmiyor, ya da mezar kazilip baska bir defin olacak. ikinci secenekte de "nereye gomecegiz" sorunu doguyor. kimsesizler mezarligi dahi "uzerinde pasaport/hac/davut yildizi vb yoksa" herkesi musluman usulu gomuyor..

ozetle suruden ayrilana yasasa da olse de asla saygi duyulmuyor.
+1
adrianapole
(19.05.26)
ateistseniz neden gomulmeyi talep ediyorsunuz ki? gomulmek, yakilmak, mumyalanmak, hatta eskiden orta asya turklerinde oldugu gibi agaca asilmak vs. bunlarin hepsi bir inancin urunu. oluye ne olacagi sorusu her zaman icin dinlerin konusu olmus. bundan yuzlerce, binlerce yil once bunlarin hicbiri ateist dusunce ve(ya) pratik vasitasiyla ortaya cikmadi. nedense ateizmin (bu arada ben de ateistim) bilimle ic ice gecmis gibi bir algisi var. bilimsel method ayni zamanda ateist methodmus gibi sacma bir dusunce. bir de sunlari corba yapanlari goruyorum: ateizm, bilimsel method, ekoloji ve bu nedenle yakilmayi talep etme. ama ne alaka? krematoryum ekolojik acidan gomulmekten daha kotu (karbon salinimi ve harcanan enerji acisindan). gomulmek iyilerden biri ama bilimsel degil cunku bunlarin hicbiri bilimsel olamaz. cunku bu ateizmin sorunu/konusu hic olmamis. ama bilimsel ve ekolojik methodla birlikte ele alacaksiniz ki dedigim gibi bence sacma bir dusunce, komposto yapilmayi talep etmelisiniz (besin degeri olarak topraga gitme, ekolojik ama bilimsel degil cunku bu pek bilimin konusu degil). bu kadar uzun yazmamin nedeni ateistlere ozel bir oluye ne yapilacagi dusuncesi olmamasi, cunku inanmayan insan icin bu ontolojik bir mesele degil, o nedenle ekolojik, efendime soyleyeyim topluma faydali olma (bagis vasitasiyla) gibi alternatiflere yoneliyorlar. fakat her ateist neden dogaya veya topluma faydali olmak istesin ki? bu paket olarak gelmiyor nihayetinde. en az dindarlar kadar kotu olan ateistler de var.
+2
Sour
(19.05.26)
Bir hukukçu olarak, bizdeki bu tür durumların hatta kişi yakılmasını vs diye resmi vasiyet yapsa dahi vasiyetlerin bir anlamı yok. Murisler ne derse o. Fekat onlar da her hangi bir şey diyemiyorlar çünkü yasal olarak kısıtlı seçenekleri var. En fazla kadavra olarak verebilirler bir tıp fakültesine.
0
ground
(19.05.26)
öldükten sonra bana ne olduğu umrumda değil. sağlıklı olsam organlarımı bağışlardım, kalanı da tıp fakültesine verin derdim. ne diriyken, ne de ölüyken faydalı olamadığım bir hayat.
0
late viper
(20.05.26)
Bu konu bir kaç yönden ele alınmalı.

1. Müslümanlar da bir ateistin namazını kılmaktan hoşnut değiller

2. Ateistin noterden vasiyetinin olması da sorunu tam olarak çözemiyor

3. Cenaze işlemleri için son vasiyetinin bilinmesi gerekiyor, nihai durumda belki bir ihtimal fikir değişimi varsa, yani noter kesinliğinde küçük bir değişim ihtimali varsa bu durum geride kalan tüm Müslümanları ilgilendiren bir soruna dönüşüyor

4. Yani bir kişinin cenaze namazını bir kaç kişi kılarsa tüm Müslümanların üzerinden sorumluluk kalkıyor, ancak cenazesi kılınmayan biri olduğu durumda onun günahı tanısın tanımasın tüm Müslümanları üzerine oluyor. Dolayısıyla bir kaç kişinin dini usulde cenazeyi kaldırması gerekiyor.

Dolayısıyla böyle bir sorun var. Aileler de belki kalbinde inanç vardır falan diye istiyor sanırım.

Hasılı Müslümanlar da ateistlere cenaze kılmaktan hoşnut değil ki zaten, konuyu bilen bilinçli bir müslüman o cenazeyi kılmaz. Çünkü Allah’a karşı gelen birine şahitlik edip dua etmesi uygun değil.

Yukardaki cevaplarda genelde ateistler açısından bakılmış, ben de Müslümanlar tarafını açıklamış olayım.

Güya maddeledik kısa yazalım diye, yine uzun olmuş istemsizce..:(
-2
epitaf
(20.05.26)
sana hangi hoca el verdi?
0
mikahakkinen
(20.05.26)
DÜŞÜNCE

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?

İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok

En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.
Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

"Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki, doğrudur
"Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,
Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.

Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

Yahya Kemal BEYATLI
-1
🌸mertumursamaz
(23 saat)
bu ülkede cami ve cemevi dışında cenaze merasimi yapılacak bir yer yok. eğer alevi değilsen camiden cenazen kaldırılıyor. bir tür resmi uygulama gibi bir şey olmuş. bir tane video çekip intihar eden adam vardı.. cenazemi tıp fakültesine bağışlayın demişti sanırım ailesi yine camiden kaldırdı. metin uca yaşarken bedenimin yakılmasını istiyorum dedi.. yine camide namazı kılındı.

camimizi kirletiyorsun diyen müslümanlar da biraz sakin olsun çünkü camiler bu ülke vatandaşlarına ait yapılardır.. günü gelir bir savaş sırasında başka amaçla da kullanılabilir. sen cebinden ödemedin sonuçta. ya da devletin cami dışında bir cenaze töreni düzenleme yeri için bütçe ayırmasına okey misin yoksa ona da saldıracak mısın?

kısacası vasiyet etsen bile vasiyetine uyulmuyor ki?
0
jepa
(21 saat)
Yeniden cevap verme ihtiyacı hissettim ateist birisi olarak çünkü:

"bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar"

Çok iyi ya verdiğimiz vergiler ile imamların maaşı ödenirken camiler yapılırken tamir edilirken iyi o zaten müslümanların hakkı, ama ölümüz camiye girince kirletiyoruz hadi oradan. Benden para almayın o zaman.
0
peki madem
(13 saat)
(4)

Kaç saat uyuyorsunuz?

artıküyeolmakistiyorum
Ben 8 saati göremiyorum. En az 800-900 kalori açık birakarak diyet sürecine girdim, 62 gün oldu. Spor, yürüyüş derken yoruluyorum da ama olmuyor. Gece 00:30 civarı uyuyorum 5:30-6:30 en geç 7:30 gibi kendi kendime uyanıyorum. Son 62 gündeki maksimum uyku sürem 7.5 saat. Bana asla yetmiyor. Bugün 5 s
Ben 8 saati göremiyorum.
En az 800-900 kalori açık birakarak diyet sürecine girdim, 62 gün oldu. Spor, yürüyüş derken yoruluyorum da ama olmuyor.

Gece 00:30 civarı uyuyorum 5:30-6:30 en geç 7:30 gibi kendi kendime uyanıyorum. Son 62 gündeki maksimum uyku sürem 7.5 saat. Bana asla yetmiyor. Bugün 5 saat 50 dk uyudum mesela şu an gözlerim zor açılıyor. Birazdan kestirebilirim.

Denemediğim şey de kalmadı. Uyumadan 1 saat önce magnezyum bisglisinat, L Teanin hatta Gaba takviyesi alıyorum. Gaba sabah uyandığımda beni sersemletiyor o yüzden her gün almıyorum ama uyku sürem uzamiyor. Glisin aldım bir işe yaramadı. Sleep-good Night temalı bitkisel takviyelerden aldım yok yine aynı.

İlla ki benzer bir sorunu yaşayan ve çözen vardır, vardır değil mi?
Tek sorun kalori açığı olamaz diye düşünüyorum çünkü uykuya dalmakta sorun yaşamıyorum. Aşırı açlık hissetmiyorum.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(17.05.26)
7-9 saat arasi degisiyor.
10'da yataga giriyorum. erken uyaniyorum.
daha cok uyumak istiyorsan daha erken uyuman lazim.
12:30da mi yataktasin yoksa 9da bile girsen uyuyamiyor musun anlayamadim.
-3
Purple life
(17.05.26)
En az 800-900 kalori açıkla ya platoya girersin ya da bir yerlerden sağlık sorunları çıkmaya başlar. 500 kalori açığını aşmamanı, makrolara aşırı dikkat etmeni öneririm.

Uykudan ani uyanıp bir daha uyuyamamayı karaciğer fonksiyonlarına bağlayan birkaç video seyretmiştim. Ne derece doğrudur bilemem.

Uykuya çekilme saatini öne alman da bir çözüm olabilir.

Benzer sorunlar yaşıyorum. Beyaz gürültü ya da sesli kitap dinlemek, uyuyamama stresine çözüm oluyor, işe yarıyor bende.
0
Mirket
(17.05.26)
900 kalori eksikle besleniyorsan ciddi bir enerji dengesizliği yaşaman normal, uyuduğun süre az değil. Bu kadar agresif kalori açığı bırakmanın olumlu anlamda çalışma ihtimali çok az.
0
kizil karga
(17.05.26)
dün gece 23 gibi uyuyakaldım, 2 gibi uyandım. 3 gibi uyudum ve sabah 8 gibi de uyandım. sonra da 13 gibi tekrar uyuyup 15 civarında uyandım.

rezalet uyuyorum ya.
0
art cat chocolate
(17.05.26)
(7)

Kronik ağrılarınız var, üzgün mutsuzsunuz eşiniz/partnerinizin size böyle yaklaşması normal mi sizce?

mahmuttt
Sürekli üzgünsün, depresifsin modum düşüyor senden etkileniyorum diyor. Surat asıyor. Sinirli öfkeli davranıyor. Siz iyi merhametli şefkatli davransın empati göstersin diye bekliyorsunuz ama o böyle. Sizce bu normal midir? Dipnot: 3-4 aydır bu sıkıntıları yaşıyorsunuz. Tedavi arayışındasınız.
Sürekli üzgünsün, depresifsin modum düşüyor senden etkileniyorum diyor. Surat asıyor. Sinirli öfkeli davranıyor.

Siz iyi merhametli şefkatli davransın empati göstersin diye bekliyorsunuz ama o böyle.

Sizce bu normal midir?

Dipnot: 3-4 aydır bu sıkıntıları yaşıyorsunuz. Tedavi arayışındasınız.
-4
mahmuttt
(13.05.26)
yanlış okumuşum. tekrar cevaplıyorum.

bence daha destekleyici ve anlayışlı olması lazım. evlilik söz konusuysa hele... hastalıkta ve sağlıkta diye imza atılıyor. hastalık zamanı yardımcı olacağına bir de eleştirmesi hoş değil.

onun açısından da bakalım...
tedavi arayışını hızlandırıp bir şeyleri denemelisiniz bir an önce. eğer çok sızlanıp hiçbir şey yapmıyorsanız bıkmış olabilir.
0
art cat chocolate
(13.05.26)
Herkes once kendinden ardindan baskasindan sorumlu. Kendini depresif tutan hem birinci dereceden kendisi icin, hem cevresine negatiflik yayarak ikinci dereceden sorumlu. Uzgun birine empatik yaklasmak arti olur fakat bu temel bir sorumluluk degil. Depresif olan taraf, karsidan bir de bunu bekleyerek iyice cozumsuzluk yaratiyor.
+1
osssy
(13.05.26)
Bende aynı sıkıntı olsa çok daha hızlı çözmeye çalışırdım. Eşiniz kısmen haklı kısmen biraz ilgisiz gibi ama belki onun da dermanı yoktur. Psikiyatrist öneririm
0
gadlemler
(13.05.26)
Sen malesef biraz fazla negatifsin. Sorry.
Sürekli bir seyler bulup pesimist olmayi becerebilirsin gibi bir izlenime kapildim.
0
Purple life
(13.05.26)
İyi bir arkadaş ve eş olarak tedavi için uzman araştırıp öneriyle gitmek gerekir.
0
burfak
(14.05.26)
Negatif insanla sürekli görüşmek zorunda olmak berbat bir şey bence. Eşin haklı.
0
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
ben de genelde depresif bi ruh halindeyim ve zaman zaman kendimden bile sıkıldığım oluyor. bence her şeye rağmen hayat arkadaşına karşı biraz daha güler yüzlü olmalı insan. o da bi insan sonuçta hep hasta biri ile uğraşmak muhtemelen çok zordur. ben de bazen kendimi çok iyi hissetmesem de eşime onun izlemek istediği bir şey açtırıp onunla izliyorum veya ilgimi çekmese de kendimi iyi hissetmesem de onun konuşmak istediği bi konuyu dinliyorum. çünkü o benim hayat arkadaşım en yakınım ve mutlu olmasını en çok istediğim kişi. benim yüzümden üzülmesini hiç istemem.
0
Sadece soruyorum
(14.05.26)
(4)

Seyahat saglik sigortasi

optimistbakunin
Merhaba arkadaslar 10 gun civari balkanlarda olacagim bu seyahat saglik sigortasi yaptirmali miyim? Oyleyse nerede nasil yaptiriyorum, pdfini telefona mi indiriyorum sureci nasil? Ucretler vs nedir
Merhaba arkadaslar 10 gun civari balkanlarda olacagim bu seyahat saglik sigortasi yaptirmali miyim? Oyleyse nerede nasil yaptiriyorum, pdfini telefona mi indiriyorum sureci nasil? Ucretler vs nedir
0
optimistbakunin
(13.05.26)
hepiyide kampanya var yıllık tüm dünya 15 euro.
yaptır bence.
0
jelly bear
(13.05.26)
Fazla düşünecek, kampanya kovalayacak kadar pahalı bir şey değil. Mobil uygulamasını kullandığın bankanın anlaşmalı olduğu bir sigorta şirketi vardır. Banka mobil uygulamasından yaptır, olsun bitsin.
0
Mirket
(13.05.26)
ingiltere için axa sigortadan 1 haftalık yaptırmıştım. aşırı uygundu. 300 tl mi neydi geçen aralık'ta.
0
art cat chocolate
(13.05.26)
erty_ksk
(13.05.26)
(5)

İstanbul'a gezmeye gelecek vejetaryen ingiliz arkadaşa öneriler?

The colors of my sea perfect color me
Merhaba Bir arkadaşım mayis sonu İstanbul'a geliyor. Ona guzel yemekler yiyebileceği restoran/kahvaltı/tatlıcı olarak nereleri önerirsiniz? Kahvaltı için aklıma Sütiş geldi. Bir de Zennup ve Dan Bakery önerileri aldım. Bunlara ek olarak nereleri önerirsiniz?Bir de tarihi turistik yerler olarak nerel
Merhaba
Bir arkadaşım mayis sonu İstanbul'a geliyor. Ona guzel yemekler yiyebileceği restoran/kahvaltı/tatlıcı olarak nereleri önerirsiniz? Kahvaltı için aklıma Sütiş geldi. Bir de Zennup ve Dan Bakery önerileri aldım. Bunlara ek olarak nereleri önerirsiniz?

Bir de tarihi turistik yerler olarak nerelere önereyim ona? 10 gün kadar kalacak arada Imroz'a gidecek bu arada.

Teşekkürler.
0
The colors of my sea perfect color me
(13.05.26)
Moda Kadıköy'de birçok mekan bulunabilir, ulaşım da kolay
0
gadlemler
(13.05.26)
Pişiköy Kadıköy’ün vegan seçenekleri çok güzel.
Beyoğlu Halvetia sebze yemeği, salata, meze seçenekleri mükemmel.
Kadıköy Rulo olabilir uzun zamandır gitmiyorum ama güzeldir herhalde hala.

Tarihi turistik olarak benim en sevdiğim;
Topkapı Sarayı ve Yerebatan Sarnıcı.
Bir Kuzguncuk günü yapabilir kafeleri fena değil, bostanı çok güzel, sokaklarında yürümek keyifli.
Bir gün Beyoğlu’nda sergi günü yapılabilir eski binaların yapılarını ve manzaralarını görmek çok keyifli.
Galata’nın orada kedi müzesi var hem mükemmel kedilerle tanışabileceği hem de kahve içip dinlenebileceği tatlı bir yer buraya uğrayabilir.
0
mutekebbir
(13.05.26)
Turp Vegan Sokak Lezzetleri
Veganarsist
Kem Küm
Ethique Patisserie & Boulangerie (farklı lezzetler)
Kimyon (vegan lahmacunu çok güzel)
Vegan Masa
Mr. Hamza (vegan burgerler)
PAUL’S (Lasagna) (sebzeli lazanyası var çok güzel)
Boden (buranın da sebzeli lazanyası güzel)
Bodrum Mantı & Cafe (ıspanaklı mantısı güzel)
Pita Mantı (patatesli mantısı güzel)
0
art cat chocolate
(13.05.26)
Fine dining denemek isterseniz Koç Korusu'nun içinde Telezzüz var.
0
auroraaurora
(13.05.26)
Vegan ama kardeşim Bi Nevi Deli'yi çok öneriyor.

Onun dışında mesela bir balıkçıya gitse rakı + meze yapsa yine vejetaryen olarak rahatlıkla doyabilir diye düşünüyorum.
0
peki madem
(13.05.26)
(4)

İstanbul’da likörlü çikolata nerde bulunur

nefertarii
Alkollü olanlardan bahsediyorum, nerden alabiliriz?
Alkollü olanlardan bahsediyorum, nerden alabiliriz?
0
nefertarii
(12.05.26)
macrocenter'da

www.macrocenter.com.tr
+1
art cat chocolate
(12.05.26)
Fiyatı yüksek ama çok lezzetli: www.ucyildizsekerleme.com

(Dükkandan taneyle alınabiliyor.)
+3
fotrsapka
(12.05.26)
istiklal'de j'adore'da güzel çikolatalar var. geçende hatuna viskili ve likörlü olanlardan aldım, bayıldı. ben pek sevmedim, alkol çikolatanın içinde sıvı olarak duruyor, hissiyatı hoşuma gitmedi. gâvurlar bunu kuru olarak yapıyor, o daha güzel. böyle bir sıkıntın yoksa ordaki çikolatalar güzel.

maps.app.goo.gl
+2
deniz kiyisi ve papatyalar
(12.05.26)
mis sokakta inci profiterol var ya orda vişne likörlü vardı bi ara hala var mı bilmiyorum
+1
Sadece soruyorum
(13.05.26)
(7)

Instagram sayfamı büyütmeme yardımcı olur musunuz?

sekizdokuzon
https://www.instagram.com/sevenatenineedu/Sayfadaki soruları kendim yazıyorum ve sayfayı bugün açtım. Sayfamı iyileştirmem için fikir ve tavsiyelerinizi rica ediyorum.Teşekkürler.
www.instagram.com

Sayfadaki soruları kendim yazıyorum ve sayfayı bugün açtım. Sayfamı iyileştirmem için fikir ve tavsiyelerinizi rica ediyorum.

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(12.05.26)
Postlardaki sorulara çözümleri eklemek gerekir diye düşünüyorum. Belki posta girdiğimizde ilk önce soruyu (zaten var olan post) görürüz sonra da bir sağa kaydırıp çözümü ve cevabı görürüz. Carousel formatı gibi yani.

Storyler daha interaktif olabilir. Soruyu story şeklinde atıp interaktif şıklar koyulabilir. takipçiler de soruyu çözüp işaretleyip mutlu olur.
+3
eileengray
(12.05.26)
Bakalım hiç ortak çıkacak mı
0
kisa
(12.05.26)
ben de matematik öğretmeniyim. bazen ders notlarımı paylaşıyorum öğretmen gruplarında. ilk gelen tepki: "çözümleri var mı?"

çözüm koymanız şart hocam
0
fatihdr
(12.05.26)
Instagramda insanlar surekli en gorsel olarak hareketli seylere baktiklari icin, ve instagram algoritmasi "insan yüzü"nü one cikarmak icin programladigi icin, belki senin suratinin da oldugu (en azindan basinda) bir video ile soruyu anlatsan belki daha ilgi cekici olabilir. Bu tur sadece soru instagram icin ne kadar uygun bilemedim, ben daha cok web sitesi'nde gormek isterdim ogrenci olsaydim belki, ama ogrenci degilim o yuzden umursama beni :D
+3
compumaster
(12.05.26)
Matematik öğretmeniyim ben de. Açıkçası gereksiz görüyorum bunu. İlginç bir soru, farklı bi çözüm, ilgi çekici bi anlatım falan olmadıktan sonra dikkat çekmek zor. Instagrama bakıp kağıt kalem alıp soru çözeyim diyen çok olmaz gibi. Yurtdışı piyasasında da yerli piyasada da sorudan bol şey yok zaten. Sağlam sorularınız varsa yaz boyu uğraşıp kitap veya fasikül haline getirip bi yayınevine gidilebilir.
+2
bumbum
(12.05.26)
Sayfanın genel görünümünü çok beğendim, renk uyumu çok güzel.
Göz yormayan, ilgi çekici, çok düzenli.

Yukarıda söylendiği gibi kaydırmalara cevapları belki birden farklı çözüm yollarıyla yazıp ekleyebilirsin.

Belki sorudan sonra cevaplara kaydırırken araya ilgi çekici farklı bir şeyler ekleyebilirsin bu konuda yapay zekadan yardım alınabilir.

Destek için takip ettim keşke matematikten anlasaydım da daha fazla fikir verebilseydim hoşuma gitti bu fikir, başarılar.
0
mutekebbir
(13.05.26)
"Seven Ate Nine"

bunu her postun en üstüne en büyük puntoyla yazmak tasarımsal olarak hata olmuş. göz önce onu okuyor. önemli olan soru ve konusu olmasına rağmen onların önüne geçmiş.

önce logo hazırlayın ve daha küçük şekilde post tasarımına yerleştirin.

-

ayrıca konu metinlerinin harf aralıkları çok fazla. daha uzun konu isimlerinde sorun yaratır ve okumayı da zorlaştırıyor.

not: grafik tasarımcıyım :))
+1
art cat chocolate
(13.05.26)
(7)

Bagajda kedi maması koku yapar mı

dolantindr
Merhabalar. Sokak kedilerine mama vermek için mama almıştım, bagajda uzun süredir duruyor. Bu mama paketi kapalı olsa da koku yapar mı. Biraz öyle bir koku aldim da. Teşekkürler.
Merhabalar. Sokak kedilerine mama vermek için mama almıştım, bagajda uzun süredir duruyor. Bu mama paketi kapalı olsa da koku yapar mı. Biraz öyle bir koku aldim da. Teşekkürler.
0
dolantindr
(12.05.26)
yapar. benimkiler mutfak dolabımda duruyorlar ve dolap kokuyor haliyle. zipli paket olmasına rağmen bunu yaşıyorum.

belki iki kat poşete koyabilirsiniz.
0
art cat chocolate
(12.05.26)
yapar ama 2 kat poşet minimuma indirir.
0
surprise
(12.05.26)
Ben plastik erzak kabinda sakliyorum. Arabada hep olur. Koku şikayetim hic olmadi
0
narod
(12.05.26)
Yapar. Bir süre sonra burnunuz alışır, duymaz olur, kokmadığını bile iddia edebilirsiniz.
0
Mirket
(12.05.26)
Yapar. Fermuarlı/kilitli paket yahut paket mandalı kullandığınız poşeti bir kilitli saklama kutusuna koyacaksınız. O zaman yapmıyor. Biz öyle yapıyoruz.

Yani önce kilitli/fermuarlı paketinde. O paket de kilitli saklama kabında.
0
yadigar
(12.05.26)
Turşu bidonu en iyisi. 15 kiloluk bir tane var bende. İçine de minicik bir kepçe gibi bir şey koydum. Ağzını iyice kapatırsanız koku falan olmuyor. Poşetin yırtılması etrafa saçılması vs de yok.
Tertemiz.
Diğerlerini de denedim ama en iyisi bence bu.
0
asue
(13.05.26)
parça parça çift fermuarlı poşete koyup onu da büyük plastik kaplara koyarsanız iyi olur. mama dışarı koku veriyorsa zaten hava alıyodur, bayatlıyodur. bu da iyi bi şey değil.
-1
elorelia
(13.05.26)
(9)

tahliye taahhütnamesi üzerine

sorucu
geçen sene bir ev tuttum. tahliye taahhütnamesini koydular önüme. daha önce hiç kirada oturmadığım için afalladım. oraya buraya danıştım. o günün tarihini attım. öyle olunca kafasına göre çıkartamıyormuş falan bir şey demişlerdi ama. neyse iş gereği şimdi yeni bir yere geçeceğim kiralık.yani ben kir
geçen sene bir ev tuttum. tahliye taahhütnamesini koydular önüme. daha önce hiç kirada oturmadığım için afalladım. oraya buraya danıştım. o günün tarihini attım. öyle olunca kafasına göre çıkartamıyormuş falan bir şey demişlerdi ama. neyse iş gereği şimdi yeni bir yere geçeceğim kiralık.

yani ben kirayı hiçbir zaman geciktirmem zaten tutup değeri 60000 lira olmuş binada 12000 lira ile kalmaya devam edeceğim gibi bir durum yaşamaz ev sahibi de. herkes bunu imzalatıyor mu? geçen bir daire baktım. 3 sene sonraya tahliye taahhütnamesi imzalatıyor dediler. yani 3 sene boyunca günü gününe kirayı yatırdıysam, hiçbir olumsuz bir şey yapmadıysam ev sahibi kafasına göre çıkartabilir mi beni? yani öyle bir şey gönderse bile uzun sürüyor sonuçlanmıyor diyorlar.

neyse sonuçta ekşisözlükteki tahliye taahhütnamesi başlığını okuyabildiğim kadarıyla okuyacağım. ama benim sormak istediğim şu. bir kiracı olarak tahliye taahhütnamesi konusunda nasıl davranmalıyım. neye dikkat etmeliyim. haklarım nelerdir? çok karışık bilgi var çünkü.

yol gösterebilirseniz çok sevinirim.
0
sorucu
(06.05.26)
Kira sozlesmesiyle aynı gün imzalandiysa yalan oluyor bende öyle biliyorum. Artık imzalatmayan kalmadığı için davası falan derken çok bir anlamı da kalmadı senelerce uğraşır çıkarmak için
-1
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
böyle bir ev tutmanı tavsiye etmem. ben de ev arama aşamasındayım ilk kriterim böyle bir kağıt istenmemesi oluyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(06.05.26)
olay günü gününe ödemek değil sadece. hazırdaki kiracıya çok fazla zam yapamıyorlar ya ondan. seni çıkarıp iki katına kiraya verebilir.
+2
art cat chocolate
(06.05.26)
imzalama. aynı gün olursa butlan oluyor ama sonrasında geçerli olabilir. yani, orada da bunu neden imzalasın der hakim. öyle karar verir. yanında biriyle imzala. şahit olsun. video çek. bir şekilde önlemini al, zor durumda kalırsan. yoksa, bunu isteyenden uzak durmalı her kiracı.
0
gabe h coud
(06.05.26)
teoride tahliye taahhutnamesi "ev sahibi cik deyince cikacagim, soz veriyorum" anlami tasiyor fakat pratikte oyle degil. internette okuyoruz evden cikmayan kiracilari. eh adalet olmayan bir ulkede normal denilebilir.

ben ev sahibiyim ve boyle kasarliklar kesinlikle yapmiyorum. ama kotu niyetli kiraciya rastlarsam da ne olacagini bilmiyorum. :)) benim gibi baska ev sahipleri de muhakkak vardir. bence bu belgeyi imzalamak son care olmali cunku yaralayici bir olay.
+1
arakaali
(06.05.26)
artık neredeyse her ev sahibi tahliye taahhütnamesi imzalatıyor. imzalamazsan da evi vermiyor. insanı çok zor durumda bırakıyor. emlakçıyla falan konuşmuştum onun dediğine göre haklı bir gerekçesi olması lazımmış yine de. kirayı zamanında ödememe, apartmanda huzursuzluk çıkarma veya eve zarar verme gibi. %100 doğruluğu nedir bilmiyorum.
0
chanandler bong
(06.05.26)
bizim ev sahibi almıştı, hatta noterden almıştı ama tarihlerden dolayı geçersiz oldu. kanuna göre kiralama yapılan tarihten makul bir süre sonra tahliye taahhütnemesi verilmesi gerekiyor yani kiralama şartı olarak sunmak yasak aslında.

kanun diyorki sen kiraladın konuta girdin anahtarı da aldın artık. 1 hafta sonra tamam ben şu tarihte çıkacağım diyebilirsin. ama daha o konuta girmeden bunu diyorsan bu geçersiz.
0
orpheus
(07.05.26)
kira başlangıcından 1 ay sonra en erken imzalanmalı. bu yüzden imza tarihini boş bırakırlar.
+1
liberal
(07.05.26)
kiminle konuşsam boş tarihli tahliye taahhütnamesi istiyor. emlakçı da böyle ağzını bükerek "efendim korkmanıza gerek yok ev sahibimizin hali vakti yerinde zaten kızına gelir olsun diye şey yapmış". ulan istediği zaman ev sahibi beni kapı dışarı edebilir diye imza vereceğim de tanımadığım adamın insafına mı güveneceğim?

sadece çok nadiren 3 sene sonrasına tahliye taahhütnamesi isteyen ev sahibi çıkıyor o gayet mantıklı. ama buna denk gelmek zor.

korkunç bir halde emlak piyasası.
0
🌸sorucu
(08.05.26)
(6)

Duştan sonra saç düzleştirmek

egerbiryolcu
Bir yere gideceksem duş aldıktan sonra saçımı asla duzlestiremiyorum. Dakikalarca saçimi kurutsam da o nemlilik hissi kalıyor. Saçlarim dalgali ince telli elektriklenmeye müsait. Bu şekilde duzlesirsem de gün içinde dışarı çıkar çıkmaz hele de rüzgar varsa hemen bozuluyor zaten. Hatta duş aldıktan i
Bir yere gideceksem duş aldıktan sonra saçımı asla duzlestiremiyorum. Dakikalarca saçimi kurutsam da o nemlilik hissi kalıyor. Saçlarim dalgali ince telli elektriklenmeye müsait. Bu şekilde duzlesirsem de gün içinde dışarı çıkar çıkmaz hele de rüzgar varsa hemen bozuluyor zaten. Hatta duş aldıktan iki üç gün sonra (yani saçımı hiç yikamamissam) anca tamamen duzlesmeye uygun duruma geliyor.

Mesela bir saat sonra evden çıkmam gerekiyor diyelim. Saçımı da düzleştirmek zorundayım. En etkili yöntemler ne olabilir?
0
egerbiryolcu
(02.05.26)
Daha erken duş almak, saça tamamen kuruyacağı kadar zaman tanımak.
0
you and me in paradise
(02.05.26)
benim de saçlarım çok ince telli, kabarıp elektrikleniyor. kolay kurumuyor. bu yüzden saçım maşa bile tutmuyor. topuz yapıp çıkıyordum hep...

sonra...

keratin bakımı yaptırdım.

fönlemeden fönlüymüş kadar düzleşti saçım. ilk hafta ayrı bir muhteşemdi sonra etkisi azaldı ama yine de iyi. uygun şampuan ve saç kremiyle saçımı yıkıyorum, fön ucu bile olmayan saç kurutma makinemle saçımı kurutuyorum vee saçım düz. biraz dediğim gibi ilk haftasına göre biraz etkisi azaldı, bu yüzden kuruturken de durulanmayan saç kreminden sıkıp bi de o şekilde tarıyorum. oldu bitti. valla çok iyi. tavsiye ederim. şampuan ve saç kremleri seti aveda aldım.
0
art cat chocolate
(02.05.26)
Özellikle düzleştirmek değil de elektriklenmesini önleyip daha derli toplu olmasını istiyorsanız dalgalı saça uygun ürünler kullanıp dalgalarınızdan faydalanın?
Durulanmayan krem, jöle, köpük vs, sonra saç kurutma makinesi + difüzörle kurutmak daha kolay olabilir.
0
kobuzchu kiz
(02.05.26)
"Mesela bir saat sonra evden çıkmam gerekiyor diyelim. Saçımı da düzleştirmek zorundayım. En etkili yöntemler ne olabilir?"

Kuaföre gidip fön çektirmekten başka çözümü yok gibi.

Benim de saçlarım ince telli ve yıkayıp kurutup düzleştirme şansım olmuyor, kabarıyor bozuluyor, berbat oluyor bu yüzden sabah saçımı düzleştireceksem saçımı akşam yıkayıp sabah saçı kapatıp duş alıyorum.

Sabah duş alıyorsam o saç ya topuz oluyor ya örülüyor bir şekilde toplanıp yok ediliyor başka çare yok :/

Keratin bende işe yaramadı birkaç gün etkisi sürdü sonra gitti değmedi o parayı vermeme, kendim yağlarla, kremlerle sakinleştirip yukarıda yazdığım gibi kullanıyorum saçlarımı.
+1
mutekebbir
(02.05.26)
duştan sonra saçını iyice kurut ve düzleştiriciyi iki üç kez geçir saçından. tek kat düzleştirici yapıyorsan dışarda hemen bozulur.
0
oyokbuyoknevar
(02.05.26)
ıslakken düzleştiren aletler vardı sanki, detay bilmiyorum ama duymuştum bi araştırın isterseniz
0
mezzosprite
(03.05.26)
(15)

kuzum ve tatlım hitabı

yenibirgüzelnick
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
çevremdeki eşlerin birbirlerine iki hitabı kullandığını hiç duymadım açıkçası. çoğunlukla 'aşkım' diye diye geziyorlar. örnekteki iki laf da daha çok 50+ teyzelerin genç kızlara hitabı vibe'ı veriyor bana. dolayısıyla oyum cringe'den yana.
bir ex bana arada 'gülüm' diyordu (ismimle falan alakalı değil). o zaman çok komiğime gidiyordu ama çaktırmıyordum. fakat ne yazık ki dilime yapıştı; şimdi yeğenlerime kullanıyorum arada :/
0
lil siztah
(29.04.26)
Cringe.

Basbasayken dersin ama baskalarinin yaninda bu iletisim tarzi cok kötü duruyor.
-2
Purple life
(29.04.26)
@lil siztah, gülüm hitabı kütahyada çok yaygın. hem de erkekler birbirine söyler :D bu sevimli bence kötü değil.
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Güzel sözün kötüsü olmaz.
+2
kizil karga
(29.04.26)
@yenibirgüzelnick, ona bakarsanız kuzum ve tatlım da birilerine sevimli geliyor muhakkak ki söylüyorlar, ama bana kalırsa cringe. gülüm'de de arabesk bir hava var bence :)
ismin suyu mu çıktı yahu :/
+2
lil siztah
(29.04.26)
kuzum cringe

tatlım okey
+1
jülsezar
(29.04.26)
aşkitoşkooo gibi bir şey harici hiçbirini cringe bulmuyorum. her şeye triggerlanmamak lazım öyle. olum bu cümlede neden 2 tane ecnebi kelime var bunları türkçesi ne :D
+2
neira
(29.04.26)
cute bence
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
eski türk filmlerindeki gibi mi kuzum hehehe

bana biraz samimiyetsiz geldiler ama neden olmasın
0
art cat chocolate
(29.04.26)
kullanılan hitaptan çok kullanırkenki samimiyet önemli. kimisinde çok yapmacık durur, kimisine oturur. mesela ben kuzum değil de guzum derim, eşimin de çok hoşuna gidiyor. buna dışarıdan birileri değil, hitabın muhatabı karar vermeli bence.
+1
faberkastelli
(29.04.26)
@faberkastelli +1 aynı şeyi demeye gelmiştim.

Herkes karakterine uygun konuşup role girmediği sürece cringe olacak bir durum yok bence de.
0
akhenaten
(29.04.26)
Cute ikisi de
0
pembediken
(29.04.26)
tatlim daha cute:)
0
acelaacedebela
(30.04.26)
Kuzumu bir arkadaşım kullanır, kendisi çok samimi harbi bir insandır o nedenle o hitabı seviyorum ben. Tatlım nedense dublaj Türkçesi gibi geliyor bana. Ahh tatttlıımm diye orijinal ağız hareketine uygun olsun diye yayarak söylenen şekli ile geliyor kulağıma. Bendeki izlenimler bu şekilde.
0
peki madem
(30.04.26)
very cute. ama kadınların birbirine tatlım demesi genelde pasif öfke taşıdığı için biraz samimiyetsiz geliyor.
+1
buenosdias
(30.04.26)
(11)

binadaki işletmeden gelen yağ kokusu

art cat chocolate
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.

buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız diyor.

ben 10 yıldır bu binadayım. çevrede çok esnaf var yemek yeri var yani. karşımda tostçu var. hiçbiri böyle kokmuyor. yani anlatılmaz yaşanır bir yağ kokusu. evime eşyalarıma sindi yemin ederim. ayrıca astımım da var öksürmekten mahvoldum. taşınabilsem taşınırdım.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
Yönetici sorumluluktan kaçmış resmen. Ne demek belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız? Belediyeden çevreyi kirletme izni mi almış? İşletme izni almış olabilir. Doğru dürüst havalandırma yapacak. Etrafa koku yaymayacak şekilde filtreleyecek. Dev gibi restoranlardan gram yağ kokusu çıkmıyor. El kadar yerden nasıl o kadar koku çıkar diye beldiye gelip inceleme yapacak gerekirse ceza kesecek ama o işletme bu havalandırma sorununu çözecek. Belediyeye şikayet edin direkt.
+1
himmet dayi
(29.04.26)
yönetici şimdi işletmeyle konuşmuş, beni aradı. benden başka şikayet eden sadece 1 kişi olmuş. daire sahiplerinden izin almışlar gıda olduğunu söyleyerek ve ona göre işletme açmışlar. ben kiracıyım, hiç haberim olmadı bu işten. çözülmesi kolay değilmiş, masraf gerekirmiş vs. izinleri de almışlar belediyeden.

valla mahalle yemekçi dolu, dönerciler kebapçılar var, ev yemekçileri var. her gün önlerinden geçiyorum. hiç böyle kokmuyor. 1 odalık bir alan bu işletme gerçekten küçücük ama çok kötü yağ kokusu geliyor.
0
🌸art cat chocolate
(29.04.26)
düşük kalite yağ kullanıyor ya da kullanırken yağı yakıyor belli ki.
ALO 174 Gıda Hattı varmış. Arayın, gelip incelesinler.
0
lil siztah
(29.04.26)
"Çözülmesi kolay değil, masraf gerekir"

Bunu söyleyerek zaten bir usülsüzlük olduğunu da itiraf etmiş oluyorlar. Kusura bakmayacaklar da bu işe girerken onu düşüneceklerdi. Masraf gerekiyorsa o masrafı yapacaklar. Kimse o yağ kokusuna maruz kalmak zorunda değil.
+3
himmet dayi
(29.04.26)
bacanın yönetmeliğe ve yaydığı kokunun sağlığınıza uygun olup olmadığını bildiğim kadarıyla bulunduğunuz belediyenin zabıtası değerlendiriyor. ek olarak çevre ve şehircilik bakanlığına da şikayet iletilebilir.
+1
tnz
(29.04.26)
Dükkanın ayrı bacasinin olması lazım eğer yoksa zabıtaya şikayet edin
+1
mirty
(29.04.26)
Chat GPT CEVABI:

Bu durum “katlanmak zorundasın” denilecek bir şey değil. Özellikle sağlık (astım) etkileniyorsa, hukuken de teknik olarak da çözümü var. Ama gerçekçi olalım: bu genelde tek adımda değil, birkaç yoldan aynı anda ilerleyince çözülür.
Şunu net söyleyeyim:
Belediyeden ruhsat almış olmaları = her şeyi doğru yaptıkları anlamına gelmez.
Koku, duman ve filtre konusu ayrıca denetlenir.
🔴 Asıl sorun ne?
Senin tarif ettiğin şey çok büyük ihtimalle:
Yetersiz baca sistemi
Ya da filtre (karbon + elektrostatik) eksikliği
Ya da baca çıkışının yanlış yerde olması
Yani teknik olarak düzeltilebilir bir problem.
Zaten diğer esnafta olmamasının sebebi de bu.
⚖️ Hukuki olarak hakkın var mı?
Evet, hem de güçlü şekilde.
Türk hukukunda:
“Komşuya zarar veren kullanım” yasaktır (kat mülkiyeti + borçlar hukuku)
Koku, duman, gürültü → “rahatsızlık” sayılır
Sağlığı etkiliyorsa (astım) durum daha da ciddileşir
Kiracı olman hiçbir şeyi değiştirmez. Hakların var.
🧭 Ne yapabilirsin? (En etkili yol haritası)
1️⃣ Belediyeye şikayet (en kritik adım)
Bağlı olduğun ilçe belediyesine:
Zabıta
Çevre Koruma Müdürlüğü
şikayet et.
Şunu özellikle söyle:
“Yoğun kızartma kokusu var”
“Filtre/baca yetersiz”
“Evime doluyor, sağlık sorunu yaşıyorum (astım)”
👉 Bu çok önemli:
“koku ölçümü / baca denetimi talep ediyorum” diye özellikle belirt.
2️⃣ CİMER’e yaz
Belediye bazen ağırdan alır.
CİMER’e yazarsan:
Dosya resmi kayda girer
Belediyeye geri yönlendirilir ama daha ciddiye alınır
3️⃣ Sağlık boyutunu vurgula
Astımın olduğunu mutlaka belirt.
Mümkünse:
Devlet hastanesinden “koku tetikliyor” şeklinde bir rapor alırsan
→ Bu iş çok hızlanır
4️⃣ Yöneticiye tekrar baskı (ama doğru şekilde)
Yönetici yanlış söylüyor.
Şunu net söyle:
“Bu durum kat maliklerine zarar veriyor”
“Baca ve filtre uygun değilse müdahale etmek zorundasınız”
Yani konu:
“izin aldılar” değil
“şu an kurallara uygun mu?”
5️⃣ Son çare (ama güçlü): Sulh hukuk / ihtar
Eğer düzelmezse:
Noterden ihtar çekilebilir
“rahatsızlığın giderilmesi” davası açılabilir
Bu noktada genelde işletme geri adım atar çünkü:
Filtre sistemi kurmak, dava ile uğraşmaktan daha ucuz
🧠 Pratik kısa çözümler (geçici)
Bunlar çözüm değil ama seni biraz rahatlatır:
Cam tarafına karbon filtreli hava temizleyici
Kapı altına izolasyon fitili
Aspiratör filtresi takmak (pencereye yakın)
Ama bunlar sadece “idare eder”, sorunu çözmez.
💬 Açık konuşayım
Bu tür küçük işletmeler bazen:
Masraftan kaçmak için filtre takmaz
Ya da “idare eder” diye geçiştirir
Ama seninki normal değil.
Senin söylediğin seviye → denetimlik durum
İstersen
Senin adına:
�⁠Belediyeye yazılacak net bir şikayet metni
�⁠CİMER başvurusu hazır metni
hazırlayayım. Direkt kopyala-yapıştır yaparsın.
Bu iş çözülebilir, yalnız değilsin bu konuda.
-3
anaphylacticshock
(30.04.26)
Kısaca:

Doktordan astım raporu alın.
Belediyeye yazılı olarak şikayet edin ve bu raporu da sunun.
Belediyeye şikayetin hemen ardından cimere de başvurun ki kayıt açılsın.

Bunlar yeterli olacaktır.

Gene de olmazsa noterden ihtar çekin.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
belediyeye e-şikayet ettik(yönetim), gelip havalandırmasını kontrol ettiler ve yükümlülük dışında kullanım var diye hava filtresini mi ne değiştirttiler, belediyeden yazı geldi ilgilendik çözümler tebliğ edildi diye..
0
eja
(30.04.26)
Düzelmedi diye bir daha başvurun o zaman.
Gürültüden falan şikayet etseniz desibel ölçümü yapılır da koku olayı sıkıntı.
Kokuyu objektif olarak değerlendirecek, ölçüm yapacak bir cihaz yok galiba.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
herkese teşekkürler. ben de belediyeye şikayet ettim. genel olarak her şeyleri uygunmuş. sadece aktif karbon filtrelerinin kullanım ömrü dolmuş. tutanak tutup değiştirmeleri için resmi süre vermişler.

umarım zor bir yaz geçirmeyiz apartman olarak. herkes panjurlarını kapatmış resmen binada. bir de tek cephe olunca gerçekten çok zorlanıyoruz.
+2
🌸art cat chocolate
(02.05.26)
(14)

Camasirlarinizi, giysilerinizi diger yikanacak seyleri vs... nasil yikiyorsunuz?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Butun beyaz camasirlarimi ve evde giydigim beyaz kiyafetlerimi carsaflari falan 60 derecede yikiyorum tamam guzel aciliyor yikaniyor ama ayni seyi renkli kiyafetlerime ve disarda giydigim adamlik kaliteli giysilere yapamiyorum. Renkleri gider ceker solar vb diye 40 derecede yikiyorum ama busefer de
Butun beyaz camasirlarimi ve evde giydigim beyaz kiyafetlerimi carsaflari falan 60 derecede yikiyorum tamam guzel aciliyor yikaniyor ama ayni seyi renkli kiyafetlerime ve disarda giydigim adamlik kaliteli giysilere yapamiyorum. Renkleri gider ceker solar vb diye 40 derecede yikiyorum ama busefer de temizlenmemis gibi oluyor. Deterjani da ariel kullaniyorum. Bunun baska bir cozumu yok mu? Siz hangi yontemleri yapiyorsunuz?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(28.04.26)
Beyazları da renklileri de ortalama bir makinede 40 derecede normal programda yıkıyoruz. Deterjan da yerli menşeli bir marka normal bir deterjan. Gayet temiz oluyor.
+1
yadigar
(28.04.26)
Kıyafetleri 30 derecede yıkıyorum.
+2
peki madem
(28.04.26)
Günlük kıyafetleri falan 30 derecede kısa programda yıkıyorum. Muhakkak toz deterjan kullanıyorum. Yetiyor.

Çok kirliyse ya da lekeliyse gene 30 derecede ama uzun programda yıkıyorum.
+1
anaphylacticshock
(28.04.26)
beyaz giysiler hepsi beraber, ariel ile. 40 derecede genelde. yer yer 50 yaptığım da oluyor. giyside 60'a çıkmıyorum.

renkliler 30 derecede, makinenin koyu renkliler programında, perwoll ile.

hassas kot pantolon ve bir tane çok sevdiğim kazağı teker teker yıkıyorum. koyu renkliler modunda, mini load modunu açıyorum, 40dk da yıkıyor. ayrıca kot pantolonları çok yıkmamaya çalışıyorum, 2 haftada bir dönüşümlü giderek idare etmeye çalışıyorum. çünkü mahvoluyorlar.

ayrıca kot pantolonlara çok deterjan eklemeyin. iyi durulamayınca matlaşıyor. bu durumda ise suda bekletin. rengi dönüyor. chatgpt sirke de ekleyebilirsin deterjanı çözmek için demişti. ama evde üzüm sirkesi olmadığından daha deneyemedim.

nevresimler ise 60 derece çoğu zaman

havlular: 90 derece + ön yıkama
+1
substituent
(28.04.26)
Spor kıyafetlerini 40 derecede, antibakteriyel deterjan ile ve ekstra su ile 1400 devirde sıkarak yıkıyorum sonra kurutma makinesinde kurutuyorum. Renklileri ve siyahları narin ayarında soğuk suyla ya da 20 derecede yıkıyorum ve askıya asıyorum. Beyazları 30 derecede, nevresimleri ve havluları da 40 derecede, ekstra su ile, antibakteriyel deterjan ekleyerek yıkıyor ve kurutma makinesi ile kurutuyorum.
+1
gabe h coud
(28.04.26)
Ben yıllardır 30 dereceden şaşmıyorum, her kıyafetin dayanıklılığı farklı oluyor. 30 hepsine uyuyor, başlarda temizlenir mi ki falan demiştim ama hiç sorun yaşamadım. Lekeyse leke çıkıyor, kirse gidiyor, temiz kokuysa temiz kokuyor. Bilemeyeceğim.

Bu kafaya ulaşmamda kıyafetlerin durmadan eskimesinden yılmamın payı büyük. Artık bariz şekilde daha az eskiyorlar.
+7
akhenaten
(28.04.26)
Siyahlar için mutlaka ayrı deterjan alıyorum.
Çarşaflarla kıyafetleri aynı anda yıkamam.
Havlular da öyle ayrı 60 da yıkarım.
Dışarıda giydiğim özel kıyafetleri de hassas programda çok yüksek olmayan devirde yıkıyorum.
Aslında en güzeli çorabı iç çamaşırı aynı anda yıkamamak ama çok israf olacak diye günlük kullanılan giysileri renklerine göre ayırıp mix de 40 da 1000 devirde yıkıyorum.
-1
duhan
(28.04.26)
Beyaz ve renklileri 30, havlular 60, iç çamaşırları 60da yıkarım. Ayak havlularını ayrı, lifleri ayrı yıkarım kısa programda 60da. Haftada en az 5-6 defa makine çalıştırıyorum :(
+1
Hallegadola
(28.04.26)
Bir de eşimle her şeyi günlük giyeriz sürekli çamaşır oluyor bizde o yüzden pantolonlar dahil her şeyi günlük değiştiririz
+1
Hallegadola
(28.04.26)
Renkliler icin ayri deterjan var ve spor icin, renklileri ve beyazlari ayiriyorum ama havlulari filan ayrica ayirmiyorum, onlar beyazlarla. Ortalama 30/40 derecede yikiyorum, hicbir kiyafetimi 60 derecede yikamam. Ofiste calisiyorum, dolayisiyla 60 derecelik bir kirlenme olmasi mumkun degil. Surekli disarda ya da kokan filan bir yerde calissaydim belki.
+1
kassiopeia
(28.04.26)
kıyafetleri renk ayırmadan 30 derecede. havlu ve çarşaf nevresim 40 derece eko programda. renk koruyucu mendil (kıyafetler için) ve renkli deterjanı kullanıyorum ama yumuşatıcı kullanmıyorum. sadece havlularda yumuşatıcı yerine beyaz sirke koyuyorum.

normal kıyafetleri önce kurutucuda ütü kuruluğunda kurutup ütülenecekleri astıktan sonra kalanları normal pamuklu programında kurutuyorum. havlu ve nevresimleri pamuklu ekstra kuru programında.
0
inheritance
(29.04.26)
siyahlar
beyazlar
kırmızılar
diğer renkler

şeklinde ayırıp 30 derecede yıkıyorum.

havlular
çamaşırlar
çarşaflar

bunları da bu şekilde ayırıp 60 derecede yıkıyorum.

1 saatlik programda 800 devir ile yıkıyorum hepsini. 1 saati geçiyor tabii. pamuklu vs. şeklinde ayırmıyorum.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
dere kenarına gidip çitiliyorum.

şaka şaka renkliler ayrı beyazlar ayrı yıkıyorum. hepsini 80 derecede yıkıyorum. makinenin bölmesini ağzına kadar sabunla dolduruyorum.
0
yurtsuz john
(29.04.26)
60a 90a hiç gerek yok. renklere dikkat ediyorum. onun dışında dikkat edecek bir şey de yok. çok da takmayın kafaya
0
jülsezar
(29.04.26)
(5)

iş başvurusu yaptığınız şirket

plastic_angel
herhangi bir ön görüşme yapmadan doğrudan bir e-posta atsa ve 3 gün içinde bir ödev tamamlamanızı istese ne derdiniz? Bu yaklaşım normal mi?Ödev: Appstoredan ürünü indir. Detaylı şekilde incele. Gelir elde etme sürecindeki en büyük problemi tespit et ve çözüm önerisi geliştir.
herhangi bir ön görüşme yapmadan doğrudan bir e-posta atsa ve 3 gün içinde bir ödev tamamlamanızı istese ne derdiniz? Bu yaklaşım normal mi?

Ödev: Appstoredan ürünü indir. Detaylı şekilde incele. Gelir elde etme sürecindeki en büyük problemi tespit et ve çözüm önerisi geliştir.
0
plastic_angel
(28.04.26)
önceki işime bu şekilde girmiştim. önce test sonra case yolladılar (0 öngörüşme) case yolladıktan sonra beğendikleriyle görüştüler. ama sanırım size kendi işlerini yaptırmak istiyorlar şu an. benimki uydurma veriyle yapılması istenen bir çalışmaydı.
+1
pide
(28.04.26)
Öncelikle birine "Hadi bana bunu yap gönder" demek etik değil zira o kişinin zamanını hiçbir bedel ödemeden talep etmiş oluyorsun.
Diğer yandan bunu yüzlerce binlerce adaya demediklerini varsayıyorum zira birilerinin o çözüm önerilerini değerlendirmesi lazım, eh öyleyse insanlarla 15 - 20 dakika da olsa görüşme ayarlamak daha sağlıklı.
Ha yok "Biz bunu herkese yolluyoruz, sonra AI değerlendiriyor" diyor da olabilirler ancak muhtemelen bu çözüm önerisini getirecek aday da AI kullanacağı için çok da bir şey değişmiyor herhalde. Sıfıra sıfır, elde var sıfır...
+2
salihdt
(28.04.26)
oyun-app-yazılım sektöründe bunu isteyen şirket çok. portfolyon olsa bile istiyorlar.

ben de bu işime case yaparak girmiştim. ancak kısa bir görüşme yapılmıştı en azından öncesinde.

gel zaman git zaman şimdi o caseleri değerlendiren kişi oldum geçenlerde. kendi alanımda yani sadece. benden önce ik değerlendiriyor, onlardan ayrılanları bana atıyorlardı. yoksa tüm caselera bakacak zamanım olamazdı ki bu haliyle bile çok zamanımı yiyordu.
0
art cat chocolate
(28.04.26)
üşenmezsem yapıyorum bu tarz şeyleri.
0
jelly bear
(28.04.26)
normal değil.

muhtemelen acil işe almaları gereken bir durum var. hızlıca yapıp gönderirim ben olsam.
0
babilfish
(28.04.26)
(6)

Çevrenizdeki insanlarla samimiyetinizin azaldığı dönemler oldu mu?

mahmuttt
İşte iş çevreniz ve aile yaşamınızda eşinize karşı samimiyetinizin azaldığı zamanlar oldu mu? daha az konuşma, konuşulacak konu bulamama, uzaklaşma vb. Bu durum normal mi? Ve neden olur sizce?
İşte iş çevreniz ve aile yaşamınızda eşinize karşı samimiyetinizin azaldığı zamanlar oldu mu?

daha az konuşma, konuşulacak konu bulamama, uzaklaşma vb.

Bu durum normal mi? Ve neden olur sizce?
0
mahmuttt
(21.04.26)
ilişki dinamik bir şey bir arkadaşın senden daha yakın, kolay ulaşılabilir ve daha çok vakit geçirebileceği birini bulduğu zaman elbette seninle etkileşimi azalır.
0
duyurukullanıcısı
(21.04.26)
Oldu, kırgınlık, keyifsizlik, normal
-4
arbre
(21.04.26)
hayat yoğunlaşınca oluyor böyle şeyler. kafa dolunca, rutinden sıkılınca, ortam değişince, yeni insanlar tanıyınca...
0
art cat chocolate
(21.04.26)
ben değişip onlar aynı kalıyor ya da onlar değişip ben aynı kaldığımda samimiyet ve iletişim azalıyor ve hatta bitiyor. 20 küsur senelik çok ahbabımı çıkardım hayatımdan.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
Kısmen oldu .
Temel sorun güvensizlikten kaynaklıdır. Özellikle iş yeri gibi her ay bir maaşa veya kariyer, üstlerden destek gibi menfaate dayalı birlikteliklerin olduğu yerlerde.

Mesela bir sorun olur ama kimse başım ağrımasın diye lafını etmez. Bu sorun veya sorunlar rutin olarak tekrarlanır.
Bir şekilde sen, yaşanan olayı sorunları dile getirirsin ama bu kez de olaya bizzat şahit olanlar , bilenler destek vermez susarlar . Çünkü onlar iş arkadaşı görünümlü birer koyundur. Diğer gerçek koyunlardan tek farkları ahırda değil iş yerinde yanı başımızda bulunmalarıdır.
İşte bunlar diğer hakiki koyunlardan farklı olarak suya götürüp susuz getirilecek adına da iş arkadaşı dediğimiz kimselerdir.
İş arkadaşlığı kavramı burada bu tipler için fazla gelir.
Daha kısıtlı bir ifade olarak "iş yerinden tanıdık" demeliyiz.
Bu kesimin iş yerindeki arkadaşlıktan anladığı tek şey : çay kahve içilirken, yemek yenirken çeşitli hobilerden veya maçtan, maddi sıkıntılardan, krediden, alınacak yeni bir eşyadan bahsetmek, bazen çeşitli şakalarla gülüşmekten ibarettir. Mesai sonu da kimse kimseyi kolay kolay aramaz.

İşte böyle anlarda samimiyet azalmakla kalmaz adeta yok olur ve bu zamanlarda kendi kabuğuna çekileceksin.
Ayda bir altın veya paraya dayalı gününüz mü var? Hiç düşünmeden ondan da çıkın.
Sürekli maddi sıkıntısı olan biri mi var ? ondan da uzak durun. Bir süre sonra kesinlikle borç isteyecektir.
+3
diyecevaplandı
(21.04.26)
evet tabi ki.
üniversiteyi farklı şehirlerde okuyunca kafa yapımızın, hayat görüşümüzün, ilgi alanlarımızın iyice uzaklaştığını fark edip görüşmeyi bıraktıklarım oldu.
senede 2-3 defa yüz yüze, birkaç kere mesajlaşıp görüşünce çok zaman birbirimizi hayatlarımızdan haberdar etmekle yetindiklerimiz var.
aynı çevreyi paylaşıp yoğunluklardan, hayat gailesinden dolayı samimiyetin azalarak bittiği kişiler var.
evlenip yuva kuranlar, kurmakta olanlar var onlarla haliyle daha az görüşülüyor ama arayıp saatlerce konuşabiliyoruz.
çok normal. benimkiler biraz bütün çevremden farklı bir şehirde yaşamakla ilgili ama buradaki çevremin çoğunu da o şekilde daralttım maalesef.
0
black holes in the sky
(21.04.26)
(8)

Bebek arabası

rahmi pinkfloydoglu
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Travel sisteme ihtiyacım var galiba.Bütçe max 30000.
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Travel sisteme ihtiyacım var galiba.

Bütçe max 30000.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(19.04.26)
art cat chocolate
(19.04.26)
Önce önerilerimi siralayayim :) sonra kendi kullandigim arabayi linklicem ama milyorluk markalardan degil

* hafif olmasi cok onemli
* tek elle acilip kapanabiliyor olmasi COKK onemli
* kompakt olmasi iyi olur
* iki yone de donebilir olsa iyi olur (ilk 2 ozelligi iptal ediyor sanirim bu)
* sürüş konforu... kolay manevra yapabilmesi iyi olur
*tam yatis pozisyonu iyi olur
* puseti ek aparat olmadan oturtabilmek iyi olur
*iki yone kullanimi yoksa gozetleme penceresi bulunsun (belki hepsinde vardir bilmiyorum)

Benim kullandigim *iki yonlü kullanim haric tum kriterleri sagliyordu. Kabin boy ayrica
www.e-bebek.com

Ek: linkledigim iki yone dondurulemiyor ama ilk 3_4 ay kullanacagin puset ebeveyne donuk sekilde takiliyor tek hamleyle . Sonra zaten bebek buyudugunden cok sorun olmadi yuzunun bize donuk olup olmamasi
+3
üğpoıuy
(19.04.26)
Sağlıkla gelsin inşallah.

Tavsiyem kesinlikle hafif ama dayanıklı olması. Tek ele açılıp kapanması çok önemli. Estetik özellikleri inanın önemsiz. Tavsiyem maxi cosi veya bugaboo. Hele yurtdışından alabilirseniz tadından yenmez
+2
wild honey suckle
(19.04.26)
Soruya kaynak yapabilir miyim müsaadenizle?

Kraft, kanz ve prego markaları iyi midir?
0
Hallegadola
(19.04.26)
Hayırlı olsun. Genel olarak bir heyecanla herkes uçup kaçıyor ama ben Chicco goody plus aldım, 2 senedir kullanıyorum, her ihtiyacımı karşıladı. Temel motivasyon taşıma ve katlama kolaylığı ve hafiflikti. Ayrıca kolay gelsin, kendine araba alacak olsan daha az kafan karışırdı:)

* Bugaboo ile benzer ama daha iyi söylediğim model. İngilizler test yapmıştı. Youtube'da vardır.
** Türklerin yapıp Almanca isim koyup sattığı markalardan uzak durdum.
+1
prole
(19.04.26)
cybex eezy s twist 2. biz memnunuz. öne ve arkaya dönebilmesi çok rahat. kolay acılıp kapanabiliyor. bir de bununla uyumlu puset/ana kucagı da almanız lazım yenidoğan dönemi için.

yolculuk için daha hafif ve küçük tekerli modeli de(libelle?)aldık sonradan. çok sarsıldığı için iade ettik, diğerinden devam ediyoruz iki bucuk yıldır.
0
unalub
(20.04.26)
mamas papas flip xt kullandık biz 9-10 yıl önce. mis gibiydi. kullanması çok pratikti. üstüne de başka bir marka ana kucağı vs almıştık.

bebek arabası hala duruyor, uygun bir fiyata vereyim size. gayet temiz
0
co2s2
(20.04.26)
Chicco One4Ever Lounge
0
rayde
(20.04.26)
(2)

Ev kedimizin derisindeki şu izler nedir, mantar mı ?

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhaba arkadaşlar. British golden cinsi 1.5 yaşında dişi kedimiz var, Badem.6 aylık kızımız Gözünü ayirmiyor Badem'den, kahkaha atıyor onu her gördüğünde. Eşim malum tüy dökülmesi durumundan dolayı sahiplendirelim diyordu ama ben ikisinin iletisimi açısından birlikte büyüsünler istiyorum. Çok dire
Merhaba arkadaşlar.
British golden cinsi 1.5 yaşında dişi kedimiz var, Badem.

6 aylık kızımız Gözünü ayirmiyor Badem'den, kahkaha atıyor onu her gördüğünde. Eşim malum tüy dökülmesi durumundan dolayı sahiplendirelim diyordu ama ben ikisinin iletisimi açısından birlikte büyüsünler istiyorum.

Çok direndim son raddeye kadar ama tüy dökümü çok yogun olunca mecburen kısırlaştırma sonrasında traş da ettirdim 2 hafta önce. İlk günler stresli olduğu belli oluyordu ama çabuk alisti yeni haline.

Bu sabah tesadüfen Bademin kuyruğunda ve üst kısmında şöyle bir şey gördüm ;
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com

Sırt kısmının yakın çekimi bu da;
i.hizliresim.com

İlk başta bir yere sıkışmış olabileceğini düşünmüştüm ama detayli inceleme sonrasında şunu görünce durumun daha farklı bir şey olduğunu anladım;

i.hizliresim.com

Mantara benzettim ben, nedir sizce, öneriniz nedir, ne yapmalıyim ? Bebeğe zararı olur mu bunun ? Şırnak'ın mahrumiyet ilçelerinden birinde yaşıyorum, veteriner imkanlarımiz da kısıtlı. Şu an için ne yapmalıyım sizce ? Bulaşıcı bir şey değildir umarım, tedbir amaçlı yine uzak tutuyorum bebegimizden ama aynı evin içindeyiz sonuçta. Sorun olur mu sizce?

Tecrübeli arkadaşlar yazarsa çok sevinirim.

Not:Aşıları tam .
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.04.26)
dünkü şu duyurudaki bilgiler işinize yarayabilir. özetle doktorun görmesi lazım. anlattığınız durumda, bebeğin gelmesi, traş vd sebeplerle stres reaksiyonu veriyor da olabilir gibi görünüyor. tabi tedavisini yine doktor bilir. geçmiş olsun.

www.eksiduyuru.com
+1
lil siztah
(18.04.26)
doktor değilim. mantara benziyor evet ve mantar insanlara bulaşabilir. acilen veterinere götürün bence.
+2
art cat chocolate
(19.04.26)
(8)

Sürekli ev sahibi para istiyor

messina123
Cidden artık daraldım. Yok diyorum 3 gün sonra yine yazıyor. Sürekli 2-3 yollaya yollaya kiradan düşüyoruz. Mesajına dönmezsem arayıp rahatsız ediyor. Çok sinir bozucu bir durum. Ben bu adama karşı ne yapabilirim?
Cidden artık daraldım. Yok diyorum 3 gün sonra yine yazıyor. Sürekli 2-3 yollaya yollaya kiradan düşüyoruz. Mesajına dönmezsem arayıp rahatsız ediyor. Çok sinir bozucu bir durum. Ben bu adama karşı ne yapabilirim?
0
messina123
(18.04.26)
Param yok diyebilirsin.
Israrlı aramalar ve mesajlardan da engelleyerek kurtulursun. 2-3 gün sonra engeli kaldırırsın.
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.04.26)
Böyle darlayan tiplerde param yok demek = şu an param yok, olduğunda veririm olarak anlaşılıyor.

Sizin yapmanız gereken şöyle bir şey; "Hesabımı kitabımı aylık yapıyorum, bu planda sizin kiranız da var. Bunun dışında sizden gelecek spontane bir masrafı karşılayacak lüksüm yok, bundan sonra 100 kere daha isteseniz 101. kere sorduğunuzda yine olmaz diyeceğim, onun için lütfen artık sormayın. Bu kadar ısrarcı olunmaz."
+5
akhenaten
(18.04.26)
Programını yapıp “Şu zaman şu kadar ödeyebilirim” diyerek tarih verir ve o tarihte söylediğini ödeyebilirsen sakinleşir muhtemelen.

Param yok dediğin zaman sen üstüne su iç diye de anlaşılabilir.

“Şu kadar zaman hiç param olmayacak” desen de olur. Alıyorsa da canını alsın artık.
+1
lazor
(19.04.26)
kirayı geciktirdiniz de onu mu istiyor? yoksa kirayı önden mi istiyor? ne için para istiyor?
0
art cat chocolate
(19.04.26)
Kirayı önden istiyor ama son iki üç aydır böyle
0
🌸messina123
(19.04.26)
birkac sefer iyi niyetle odeme talep ettiniz gonderdim ama bu benim odeme planimi bozuyor bundan sonra boyle bir rica ile gelmeyin kabul etmeyecegimi pesinen soyluyorum kirayi gununde alirsiniz sizde odemelerinizi buna gore planlayin diyip konuyu burada kapattiginizi soyleyin ve kararli olun
+1
tahtakafa
(20.04.26)
vadeyi bozup verebilirim ama 10 verirsem kiradan 9 düşerim de.
Başka türlü anlamaz.
0
burfak
(20.04.26)
para biriktirmeye başlayın, yakında evi satılığa çıkarabilir. Belli ki mali kontrolü zayıf.
0
anten
(20.04.26)
(10)

100 ton elmayı nereye nasıl satalım?

günaha davet
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
0
günaha davet
(15.04.26)
100 ton ürünü zincir markete satabilirsin sanırım en kolay oralarla bi görüşün bi şekilde.
+1
jelly bear
(15.04.26)
hiç anlamam bu işlerden. aklıma dimes, cappy falan geldi.
0
art cat chocolate
(16.04.26)
Çiftçimiz 100 ton ürün üretiyor, ama alıcısı kim; kime, neden üretiyor bilmiyor. Fantastik gerçekten :)
+14
synesthesia
(16.04.26)
Daha önce bir tanıdığım Hatay’daki bahçelerinden 100+ ton nar sattı. Marketlere satmak o kadar kolay değil. Meyve suyu için alanlar da fiyatı öldürüyor. Çevredeki tüccarlarla konuşacaksınız, herkes birbirini tanıyor. Bir bahçeden alan diğer bahçeden de alıyor. Tanıdığım mesela çok iyi fiyattan Zaho’dan gelen tüccara verdi. Irak’a göndermiş oldu. Size tavsiyem dalından vermeniz, kendileri toplayıp kasalasınlar. Siz bu işi yapacaksanız yevmiyesiyle kasasıyla çok masraf çıkıyor. Ürünleri tutmak için soğuk hava deposu da gerekebiliyor. Dalda veya yerde kalan çürükleri de meyve suyu fabrikalarına satabilirsiniz (herkese not: hazır meyve suyu içmeyin :) )
+8
eileengray
(16.04.26)
halcilerle konuşun. onlar ya gelip toplarlar ya da anlaşırsınız kamyonlarla toplarsınız.
+1
ground
(16.04.26)
Facebook'ta meyve sebze, elma alım satım grupları var .

O elmalar dün ekilip hemen anında meyve vermedi . Çiftçi biliyor ama uğraşmak istemiyor ama işi havale ettikleri araştırıyor işte bunda da tuhaf bir şey yok.
+2
diyecevaplandı
(16.04.26)
Batı asya, Asya, kafkaslar , Afrika iş adamları derneklerine sorun talep var mı diye.
Normalde yetkililer yurt dışına pazar aramaya çıkarlar bizimkiler borç aramaya çıkıyor. Arap ülkeleri muhteşem bir pazar AB oraya tarım ürünleri satıyor.
+2
hebanon
(16.04.26)
soğuk hava deposuna kaldırıp sezon sonunda daha karlı satılabilir.
ihracat en güzeli.
+2
rhan
(16.04.26)
çiftçimiz 100 ton üretiyor, nereye satacağını da gayet iyi biliyor. fakat olay o değil arkadaşlar. sizce elma bahçesi olan bir kişi malını hale, toptancıya, markete satabileceğini, üretimden sonraki prosesin ne olduğunu bilmiyor mudur? elma dediğin hıyar gibi her sene yeniden ekilip tek mevsim meyve veren bir ürün değil ki adama ilk defa 100 ton ürün almış da ne yapacağını şaşırmış, bilmiyor muamelesi yapıyorsunuz.

evet halciye toptancıya veriyorsun ama adam kilosuna 5 lira veriyor. ama tezgahtaki elmaya bakıyorsun, 80 lira. çiftçi o kadar üretiyor, topluyor, riske giriyor, parayı halci kazanıyor.

adamcağız da demiş ki çocuklara, al bu elmayı, halciyle toptancıyla beni uğraştırma, toptan veya perakende fiyatına sat, sen de kazan, ben de kazanayım.
+4
kibritsuyu
(16.04.26)
hepinize teşekkür ederim
0
🌸günaha davet
(18.04.26)
(3)

Instagramdaki ai videolar nasil yapiliyor

Kittie
Kolay ve ucretsiz uygulamalar var mi (en azindan bir sure ucretsiz, ama kolay olmasi sart). Hangilerini onerirsiniz.Tek karakter olacak yapmak istedigim sey. Ve konusmayacak. Sadece hareket edecek. Arka planda bir mekan olacak ve o mekanda bi seyler yapan bir karakter gibi dusunebilirsiniz.
Kolay ve ucretsiz uygulamalar var mi (en azindan bir sure ucretsiz, ama kolay olmasi sart). Hangilerini onerirsiniz.
Tek karakter olacak yapmak istedigim sey. Ve konusmayacak. Sadece hareket edecek. Arka planda bir mekan olacak ve o mekanda bi seyler yapan bir karakter gibi dusunebilirsiniz.
0
Kittie
(15.04.26)
CapCut ai tavsiye ederim. Ama ücretli sanırım.
0
jackyr
(16.04.26)
kling ile yapıyorlar. kling 2.6 harika. her yerde onu öneriyorum. :d veo 3 de iyi tabii.

ne yazık ki ücretsiz değil. kaliteli ve kolay olanlar hep ücretli. kaliteli modeller ne istediğinizi daha iyi anlayıp üretiyor.

ayrıca video üretirken önce görselini üretip sonra onu videolaştırmak, istediğinize daha yakın sonuç verebilir.
0
art cat chocolate
(16.04.26)
direkt video yapan yapay zekaya prompt girmek yerine, başka bir llm'e yapmak istediğinizi anlatıp, teknik bir promt alıp öyle ilerleyin.
0
brkylmz
(17.04.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(11)

Is gorusmelerinde yas irkciligi yasiyor musunuz

Kittie
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.35 ustune is yok mu artik?
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.
35 ustune is yok mu artik?
0
Kittie
(14.04.26)
Ben yapıyorum yaş ırkçılığı. Ekibin yaş ortalaması 27-28'ken aralarına abi abla almamayı tercih ediyorum. Ekip çalışmasının önemli olduğu işlerde sosyal uyum önemli.
-24
Bruce
(14.04.26)
35 dediginiz yas daha calisma hayatinin yarisi bile degil. Bircok meslekte daha en verimli senelere ulasilmamis bile. 55 deseniz anlarim da 35 yasta kimseye yas sebebiyle ayrimcilik uygulandigini görmedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
Çoğu durumda belirli bir yaşın üstü görüşmeye dahi çağırılmıyor… 35 de yönetici olmayan pozisyonlar için çok ileri bir yaş.

Kendim, bu hususta mağdur eden değil yaşından ötürü mağdur olmuş birisiyim. Ama gerçek de bu.
-2
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
Ayrımcılık daha doğru bir ifade ve evet sıklıkla karşılaşıyorum. 35 yaşına dek hiç çalışmadım. Bu da garip karşılanıyor. İK uzmanları da neticede birer personel ve kendilerince en güvenilir kişiyi seçmeleri gerekiyor. Üniversiteyi hemen kazanmış ve bitirmiş "normal" birisini arıyorlar. Ayrıca bu "normal" profildeki kişiler daha kolay yönetilebilir çünkü normların içinde kalagelmişler. Piyasa normu fazla mesai yapıp ücret almamak, yıllık izin kullanmamak, sözlü tacizi sineye çekmek ise normallerin bunları kabullenmesi daha muhtemeldir. Yani eğer yaşınıza denk bir deneyiminiz yok ise bu zekanız, sosyal ve/veya analitik kapasiteniz gibi konularda aleyhinize varsayımlar yapılması demek.
+1
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Batuhanolabilir: mezuniyet sonrasi 1,5-2 sene bostum, o ise gir, bu ise gir sonra bir alani sevdim ve araliksiz calistim. Oyle cok fazla sirket de degistirmedim. Ama deneyimi biraz az olsun ama genc olsun deniliyor diye hissediyorum. Linkedinden basvurdugum islere girenlere bakiyorum da oradan bu cikarimi yapiyorum. Parayi bile az tutuyorum mecbur artik. Ama yok. Hayretle bakiyorlar sanki is aramak ayipmis gibi belli bir yas uzeri icin.
0
🌸Kittie
(15.04.26)
Ben yaşıyorum. Senin yine iyi bir geçmişin var. Biz a101 e girsek de a101 tecrübesi var diye bizi istemez. A101 örnek burada. 35 üstüysen çöpsün gibi bakıyorlar.
+1
Kahvedesu
(15.04.26)
is basvurularindan geri dönüs almadiginiz icin bunu yasa vurmak sacma. CV'niz nasil, motivasyon mektubunuz nasil, basvurulara göre adapte ediyor musunuz, egitiminiz nedir (BOUN farkli, Kars Üniversitesi farkli), simdiye kadar tek bir is yerinde uzun calismis olmus cok da aranan bir özellik degil artik, oradan neden ayrildiniz, diger islerden aldiginiz referanslar nasil, CV'niz ATS-friendly mi gibi sebeplere konsantre olun önce.
HR dedigin cogu yerde gerizekali isler yapar, calistigi firmanin isinden anlamaz cogu, o sebeple patrona aptal gibi gözükmemek icin artik cogu yerde CV'leri LLM'e sokuyorlar, ellerine verilen özellikler CV'de yazmiyorsa sizi eliyorlar en bastan. Mesela: Data Manager ariyorlar diyelim, siz Data Analyst olarak calismissiniz ve Data Steward belgeniz var ama "manager" görmedigi icin daha CV'de eliyor sizi cünkü HR amk. cok azi kafasini kullaniyor ama kullanani da sahiden anliyorsun, isinde harika oluyor. neyse belki bunun üstünden prompt injection ile gelmeyi deneyebilirsiniz. kendi icinde riskler barindirsa da.

ayrica piyasa kötü. 100 yere basvurup tek yerden pozitif cevap alirsiniz artik ama 100 ise 1 senede degil, bir ayda basvuracaksiniz. cok kompakt. bir de piyasa phantom job ile dolu. alim yapmiyor ama is ilanini kaldirmamis ya da tek amaci CV toplamak, firmada calisanlari, bakin yerinize yenisini ariyoruz diye korkutmak amacli vs.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
valla ben yaşımdan dolayı iş bulamadığımı kimseye inandıramıyorum:) başvurduğum işler herhangi bir yetenek gerektirmeyen işler ama onlarda bile yaşıma takılıyorlar. neymiş bu yaşa kadar nasıl çalışmamışım. olan olmuş ne yapalım amk. o yaşa kadar çalışmadık diye ömür boyu çalışmayalım mı. böyle diye diye 40 yaşına kadar gidicez sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.04.26)
kesinlikle ayrımcılık var. yakında 30 olacağım. tipim küçük gösterdiği için belki birkaç yıl yırtarım bundan diye umuyorum. gerçi deneyimimi görünce de elerler.

benim sektörüm ve meslek grubumda 35 yaş ve üstü kişiler çok nadir görülüyor. 45 ve üstü hiç yok hatta. o yaşlara geldiğimde ne yapacağım bilmiyorum.

şu an şirketimde 40 yaşında bile kimse yok. ne yazılımcılar, ne tasarımcılar, ne pazarlamacılar, ne proje uzmanları... (finans ekibi hariç)

sebep ise çok maaş vermek istememeleri. yaş arttıkça deneyim artıyor ve haliyle yüksek maaş isteniyor. bir de gençleri daha kolay manipüle edip köle gibi çalıştırabiliyorlar. ben de mesleğe ilk başladığım yıllarda köle gibi çalıştım yıllarca. ayrıca genç çalışan daha enerjik olur, işini hevesle yapar algısı da var tabii.

bankalar ve holdinglerde bu durum geçerli olmayabilir ama çoğu özel sektörde durum bu. çok şirket değiştirdim, hepsinde durum böyleydi.
0
art cat chocolate
(15.04.26)
evet yaş ayrımcılığı var. işe alımlarda da var. başka yerlerde de var.

iş görüşmesi için çağıran o tipler cvlere doğru düzgün bakmıyor bile. sırf görüşmüş olmak için, çalısıyor görünmek için öylesine çağırıyorlar. nasıl olsa çağırılan kişi ayaklarına gelmiş oluyor.
0
abelardo
(15.04.26)
35 erken ya daha. ama 50 uzeri bitik maalesef. ya c suite'e dogru gideceksin ya da evde torun seveceksin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(5)

Nikah+kokteyl organizasyonu (4 saat) için müzik planlaması

duguit
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civ
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civarı olur. İlk 2 saat karşılamaydı nikahtı (takı olayını da halletmek gerekecek) vs bir şekilde geçer, kandaki alkol miktarının artmasıyla birlikte kendi seçtiğimiz şarkılarla 1-2 saat dans etmek gibi bir plan var. Bu durumda canlı müzik yapan bir gruba gerek var mı yoksa dj olsa yeter mi? Bize dj daha mantıklı geliyor şarkıları kendimiz seçeceğimiz için. Ama canlı müzik olursa daha mı eğlenceli olur ya da daha tamamlanmış bir etkinlik gibi hissettirir acaba, bilemiyorum.

Genel olarak ikimiz de ilgi odağı olmayı sevmiyoruz, nikah töreni dışında gözlerin yalnızca bizde olacağı şeyler olmaması için uğraşıyoruz. Ama bir yandan da akmayan, cansız bir organizasyon olmamasını istiyoruz. Nasıl yapalım?
0
duguit
(12.04.26)
ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için 400 kişilik eğlence bana biraz garip geldi :d

sanırım iki tarafın da aile ve akrabaları, kokteyle katılacak kadar modern tayfadan. bunu ben de isterdim. ne iyi aileleriniz var yahu. benim baba tarafı malum...

ben, düğün ve türevlerinden hiç hoşlanmayan, çok kalabalık bir grupta ilgi odağı olmaktan zerre haz etmeyen biri olarak, hiçbirini yapmazdım. :d takı ise asssla yapamayacağım bir şey.

bir öneri: sadece kardeşler, kuzenler ve arkadaşlardan oluşan küçük bir grupla, yatta dj ve alkol eşliğinde eğlenilebilir.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
ekleme: o 400 kişi sanırım takı için isteniyor :d

nikahtan sonra da takı takılabiliyor, belediyenin nikah salonunda yani. kuzenim yapmıştı. hemen ardından sadece gençleri toplayıp daha rahat bir eğlence oluşturabilirsiniz.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
@art cat chocolate, valla bize kalsa 150 kişi yaparız takı umrumuzda değil ama bizim taraf çok kalabalık, babam ve annemin sadece kardeşlerinin toplamı 18. Bu durumda 400 iyimser bile kalıyor.

sade bir nikah ve sonrasında gençlerle eğlence düşündük de onun için de 2 organizasyon gerekiyor ve asıl bu durum takı toplamak için yapılıyor izlenimi veriyor. “Gelin nikahta takı takıp gidin biz gençlerle eğleneceğiz” demek gibi.
0
🌸duguit
(12.04.26)
arkadaşlar ilgi odağı olmayı vs bu kadar abartmayın. normal bi düğün yapın geçin. zaten akraba olmayan insanlar ayıp olmasın diye gelip, ayıp olmasın diye takı takıp gidecekler. emin olun kimsenin umrunda değilsiniz. yakın akrabalarınız da zaten eğlenmesine bakıyor. 3-4 saatlik bi olayı bu kadar abartmayın. ne canlı müziği. düğün yapılan yerin elemanı zaten çiftetelli vs çalıyor sonra halay isteyen olursa halay da çalıyor en son 3-5 dıptıs demet akalın çalıyor bitiyor evli evine köylü köyüne.
0
Sadece soruyorum
(13.04.26)
biz geçen kasım ayında nikah ve sonrasında yeni nesil meyhane tarzı bir yerde 10-15 kişilik arkadaş grubumuzla eğlence tarzı bi şey yaptık, gayet keyifliydi. Yaz aylarında olsa biz de tekne kiralama gibi bi olay düşünmüştük ama kasımda arka tarafımız donar diye ona yanaşmadık xd. Mekan kiralayıp kokteyl yapacak kalabalık da olmayınca daha önce başka bir arkadaşımızın nikah eğlencesinde gördüğümüze benzer bir mekanda kutlayalım dedik. Şarkıları kendimiz seçemedik hâliyle ama oldukça keyifli geçti.

Bizim davetli sayımız azdı, altınını takacak olan nikahtan sonra belediyenin nikah salonunda taktı. Hiç insanlara ayıp mı oldu diye de düşünmedik yani. Çok kalabalık değildi bizim nikah. Düğün yapsak da daha fazla kişi gelmezdi muhtemelen. Düğün olsa gelirdim de nikahta aman kim uğraşacak diyip gelmeyen vardıysa da çok tınlamadık açıkçası :) Bence çok ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için en ideali gün içinde nikahı kıyıp akşam saatlerinde de gerçekten samimi olduğunuz genç ekiple ufak bi kutlama yapmak. Hem herkes eğleniyor ve iyi hatırlıyor hem de çok göz önünde olmayabiliyorsunuz da :D. Çok yakın aile büyüklerine ayıp olur derseniz de onlarla bir akşam yemeği belki organize edilebilir nikahtan önceki ya da sonraki akşam.
0
nundu
(13.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(5)

Kedi Teli/Filesi

crinix
Merhaba, kedim balkondan bakınmayı seviyor ama kuşlara atlayacak diye korkuyorum.Bunun için kiracı olduğum evin balkonuna file/tel yaptırmak istiyorum.Balkonum şuradaki gibi: https://hizliresim.com/110dmcgL şeklinde 190x190. Tırabzandan tavana yüksekliği 165 cm.Bunun için opsiyonlarım ve fiyat aralı
Merhaba, kedim balkondan bakınmayı seviyor ama kuşlara atlayacak diye korkuyorum.

Bunun için kiracı olduğum evin balkonuna file/tel yaptırmak istiyorum.
Balkonum şuradaki gibi: hizliresim.com
L şeklinde 190x190. Tırabzandan tavana yüksekliği 165 cm.

Bunun için opsiyonlarım ve fiyat aralıkları neler bilmiyorum.
Sürgülü/açılır-kapanır olması da gerekmiyor. Kedi olur da kuşlara atlamaya çalışırsa, düşmesini engelleyecek bir şey yeterli olur.
Dolayısıyla güvenlikten ödün vermeden basit ve ekonomik bir çözüm arıyorum.

Ne önerirsiniz? Yaklaşık ne kadar tutar?

Teşekkürler.
0
crinix
(07.04.26)
matkabın var mı? kullanabiliyormusun, toplamda 500 liralık şeyi 3 bin 4 bine yapıyorlar.
trendyoldan kedi filesi al ama şuna dikkat etmen lazım bazıları incecik oluyor yamuk yumuk gönderiyorlar.
şunu 480 tl ye almışım 2023 yılında şimdi 2k olmuş :/ demekki 5-6k civarına takarlar. (resimde dikkat edersen fileler kalın, ince olanlar ip gibi oluyor sağlam olsada takmak çok zor oluyor)
www.trendyol.com

birde şundan alıcaksın ; duvar delip dübelle bunu takıp fileye geçireceksin.
www.trendyol.com

filenin kenarlarındanda aradan kaçmasın diye plastik çamaşır ipleri gibi halat ip geçireceksinki kancaların araları mesafeli olduğu için gergin dursun.

emin ol çok kolay yaparsın erkek gücü olmadan bile kolayca yapılıyor.

geçen gün bizimki cama kuş gelmiş asla atlama huyu yoktur bi baktım laps diye kendini sama vurdu göya kuşu yakalicak camda tel file olmasaydı düşünemiyorum ne olurdu :/

eğer dersen ben bunu yapamam parası neyse vereyim yaptırayım hem fileci hemde pimapenci numarası verebilirim kendi yaptırdığım. pimapenli birşey yaptıracaksan plastik kedi sinekliğinden yaptır baya sağlam bişey
0
eja
(07.04.26)
www.instagram.com

tüm pencerelerime ve balkon kapıma buraya yaptırmıştım. 3-4 yıl oldu hala sağlamlar.

fiyat çok değişmiştir siz bir sorun. hatırlamıyorum zaten.
0
art cat chocolate
(07.04.26)
Bildiğim kadarıyla balkon için en ekonomiği kedi filesi oluyor. Kendin yapabilir misin bilmiyorum ama profesyonellere bu işi bırakırsan onlar çok iyi ve gergin yapacaklardır. Fiyat konusunda bilgim yok. Sadece şunu belirteyim; mümkünse siyah ya da koyu renkli bir iple yapılmış file öneririm. Beyaz olunca özellikle üzerine güneş/ışık vs. düşünce dışarıyı göremiyorsun. siyah filede bu sorun olmuyor.

Bahsettiğim şey şu videoda daha iyi görülüyor: www.instagram.com
0
himmet dayi
(07.04.26)
www.instagram.com

4 sene önce buraya yaptırdım. Hem sizinki gibi bi balkona, hem de birkaç pencereye. Koca adamlar fileye asılıp test ediyorlar zaten gayet sağlam. Hiç de yıpranmadı. Çok memnunum. Balkon için o zaman 1300 TL ödemişim.

Kedi sahibi herkes için kamu spotu: Lütfen file yaptırın, benim kedim sakin, atlamaz falan demeyin. Veterinerler düşme vakaları gelmeye başladı diyor şimdiden.
0
bxgx
(07.04.26)
buradan yaptırdım ben de bugün.

cevap veren herkese teşekkürler.
0
🌸crinix
(16.04.26)
(3)

istanbul eskişehir hızlı tren bilet durumları?

late viper
istanbul eskişehir hızlı tren için bileti önceden mi almak gerek? bir sabah kalkıp gitmeye karar versem, bostancı istasyona inip ilk trene bilet alabilir miyim?
istanbul eskişehir hızlı tren için bileti önceden mi almak gerek? bir sabah kalkıp gitmeye karar versem, bostancı istasyona inip ilk trene bilet alabilir miyim?
0
late viper
(01.04.26)
iş gidiş-dönüş saatlerinde bulamayabilirsiniz. önceden almakta fayda var.
+1
lil siztah
(01.04.26)
biletler 2 hafta önceden açılıyor ve hızlı tükeniyor. hele ki bayramlar ve okul tatilleri zamanları...
+2
art cat chocolate
(01.04.26)
Öyle yaparsanız belki son dk iptal bileti bulabilirsiniz ama çok zor. Bir de çok erken ilk sefer boş olabilir.
-1
duhan
(02.04.26)
(3)

antidepresan, uyku ilaci ve yurtdisi tatili

baldur2
recete ile gitsem ulkelerin genel tutumu nasil oluyor? ulkeye sokabilir miyim? doktordan ekstra yaziya vs gerek var mi?
recete ile gitsem ulkelerin genel tutumu nasil oluyor? ulkeye sokabilir miyim? doktordan ekstra yaziya vs gerek var mi?
0
baldur2
(01.04.26)
ülkeye göre değişir. örneğin japonya için bir aylık ilacı götürebiliyormuşsunuz. bazı ilaçlar haricinde. yasaklı ilaçlar için buradan aldığınız reçete işe yaramıyor, gitmeden en az bir ay önce japonyadan bir belge almanız gerekiyor.

özetle gideceğiniz ülkeye göre araştırın.
0
inheritance
(01.04.26)
havayolu da yazı isteyebilir onu da arayıp sorun
0
art cat chocolate
(01.04.26)
Her ülkenin farklı kuralları var genelde kendi ülkesinde reçeteli satılan ilaçlar için reçete istiyor ülkeler.
Ama şimdiye kadar çevremde veya internette başka bir ülkeye kendi kullanımı için (mesela bir aylık) ilaç getirdiği için başına iş gelen hiç görmedim. Belki de ben bilmiyorumdur.
-1
michael_knight
(01.04.26)
(4)

yağlı saç şampuan önerisi

passione
yağlı saç tipi ince,kırılgan saç tipi için şampuan öneriniz var mı?şampuan serisi de olur, saça iyi gelir dediğiniz bir yöntem, maske,krem varsa o da olur.teşekkürler.
yağlı saç tipi ince,kırılgan saç tipi için şampuan öneriniz var mı?
şampuan serisi de olur, saça iyi gelir dediğiniz bir yöntem, maske,krem varsa o da olur.
teşekkürler.
0
passione
(01.04.26)
chatgpt'ye sordum

• tek ürün alacaksan → Elseve Hydra Pure
• çok hızlı yağlanıyorsa → Yves Rocher
• nazik/doğal içerik istiyorsan → Organicum

www.watsons.com.tr

www.yvesrocher.com.tr

www.dermoeczanem.com
+1
art cat chocolate
(01.04.26)
İlk yıkamada Bıttım gibi bir sabunla deneyin. 2. Kez şampuan kullanın. Geç yağlandırıp dökülmesi azalıyor.
-1
duhan
(01.04.26)
kadın mı erkek mi?

Kerastese ürünlerini tavsiye ederim.

www.kerastase.com.tr
www.kerastase.com.tr

şampuan olarak da
www.kerastase.com.tr
www.kerastase.com.tr
0
gabe h coud
(01.04.26)
benim saçım gün aşırı yağlanırdı, bi vesileyle eliminasyon diyeti yapmam gerekti, gluten ve şekeri kestim 2 ay kadar, saçım artık en az 4-5 gün yağlanmıyor.
0
vaveylababa
(09.04.26)
(4)

Temu durumları ne oldu?

msb
Yakın zamanda sipariş veren oldu mu?Türkiye'de büro açıp siparişleri toplu geçireceklerdi gümrükten, o konu netlendi mi? Sipariş verebiliyor muyuz?
Yakın zamanda sipariş veren oldu mu?

Türkiye'de büro açıp siparişleri toplu geçireceklerdi gümrükten, o konu netlendi mi? Sipariş verebiliyor muyuz?
0
msb
(31.03.26)
o iş iptal. bi deneme yaptılar muhtemelen masrafarı kurtarmadı.

www.youtube.com
+1
orpheus
(31.03.26)
biri yazmıştı geçenlerde, gümrükten geri dönmüş
0
mezzosprite
(31.03.26)
Benimkiler geldi bir hafta kadar önce
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(31.03.26)
iki sipariş verdim ikisi de geldi gayet.
birisi o hafta içinde geldi, diğeri 3-4 hafta sürdü.
0
art cat chocolate
(01.04.26)
(5)

Doğum günü hediyesi

kisa
Merhaba arkadaşlar33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.7-8 bin TL olabilir.Ne dersiniz?
Merhaba arkadaşlar
33 kadın arkadaşa doğum günü hediyesi fikrinizi alırım.
kısa sürede almak istiyorum o yüzden parfüm tavsiyesi daha iyi olur diye düşündüm ama her fıkra açığım.
7-8 bin TL olabilir.
Ne dersiniz?
0
kisa
(25.03.26)
bu arkadaş özel bir arkadaş ise parfüm hediyesi alma. parfüm ayrılığı simgeler.

bütçe 7-8 bin ise bence deneyimleyebileceği bir şey alabilirsin. atıyorum spa olur, masaj olur, güzel bir restoran olur.
0
elektr10
(25.03.26)
Birine ancak kullandığı parfüm hediye alınmalı. Parfüm çok bireysel, kişinin kendisinin seçmesi gereken bir ürün bence.
Kitap da aynı şekilde.

Ben olsam şöyle Pandora, Swarovski, So chic tarzı bir yerden bütçeye uygun şık bir aksesuar hediye ederdim.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
kadınlar parfüme bayılır ancak ne sevdiğini bilmiyorsan riske girme asla. @mutekebbir'in dediği gibi bir şey daha uygun olur
0
sweetoffice
(25.03.26)
www.beymen.com

ben arkadaşıma bundan almıştım çok sevmişti. ben de çok sevdim kendime de aldım. yaşlarımız 29.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Kadınlar erkekler kadar saat düşkünü olmuyor genelde mekanizmaya değil şıklığına bakıyor. Eğer öyle ise sade şık bir aksesuar olarak saat güzel olabilir.
Mesela: www.saatvesaat.com.tr

33 yaştan selamlar :)
+1
cilekli pasta
(25.03.26)
(28)

Bucket List'inizde olan 1 şey söyleyin

bloodymoon
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir. Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir.

Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
+3
bloodymoon
(24.03.26)
Antartika Expedition gezisi
güzel bir gezi yol parasi haric 15-20k€. var bi hayalimiz.
+2
Purple life
(24.03.26)
Birkaç sene öncesine kadar tandem yamaç paraşütü büyük hayalimdi.
En yüksek yerden olsun diye Ölüdeniz'de istiyordum, bir de bir zamanlar yaşadığım lokasyonda da yapıldığı için burada da yapmak hayalimdi.
+2
egerbiryolcu
(24.03.26)
Antarktika +1
Ölmeden New York, Manhattan

Sarışın sevgilim hiç olmadı, o olabilir

Yapılacak çok şey var aslında

Yarım akıllılar bunu da eksilemiş asdf sağ ol compu
-16
arbre
(24.03.26)
sayılırsa eğer en başa sosyalist/komünist devrimi koyarım. şu tabloyu canlı yaşamaktan daha büyük bir hayalim yok: prnt.sc

daha ayakları yere sağlam basan hayal olarak,

* geniş ailemi güzel bir tatile çıkarabilmek, çocuk çombalak birkaç gün bile olsa hep beraber güzel vakit geçirebilmek

* portekiz'de atlantik kıyısında bir tepede günbatımını şarap içerek izlemek

* endülüs veya kanarya adaları'nda birkaç gün geçirebilmek.

bireysel anlamda dünyayı tanımak, dağa taşa çıkmak, farklı yerlerde bulunmak gibi şeyler istiyorum. kafamda kemikleşmiş birkaç spesifik senaryo var paylaştığım gibi ama her türlü olur yani atıyorum portekiz'de şarap içmeyiz de vietnam'da oluruz. o da güzel.

sıradan, standart bir hayat yaşayacaksam da sevdiğim insanlara faydam olsun, onların hayatını kolaylaştırayım, onlara hediyeler efendime söyleyeyim tatiller, harçlıklar vs. verebileyim isterim.
+9
der meister
(24.03.26)
La Bombonera stadında bir Boca Juniors maçı izleme hayalim var.
+1
kizil karga
(24.03.26)
canımın istediği yerde canımın istediği şeyleri üretip dünyayı dolaşmak.
+2
klassno
(24.03.26)
atlas okyanusunu ufak bir yelkenliyle geçmek.

bu pek bana bağlı değil ama en azından uzaylılarla iletişim kurulduğunu
görmek isterim.
+1
orpheus
(24.03.26)
beste yapmak.
+1
AlsterWasser
(24.03.26)
Ne güzel bir duyuru bu böyle?

Tek bir şey olsaydı sanırım bir kızım olsun istedirdim. Gerçi bu saatten sonra o da hayal diyebiliriz.

Bunun haricinde
+ Black Hat'te konuşmacı olmak
+ Almak istediğim üç sertifikayı edinmek
+ Son olarak düşündüm de Londra/Edinburgh ikilisinden birinde başımı sokabileceğim küçük bir evim olsun isterdim
+1
rakicandir
(24.03.26)
heidelberg'e gitmek :D
alanın en iyi sempozyumunda keynote speaker olmak
+2
black holes in the sky
(25.03.26)
Depresyon ve uyku ilaclarindan bir an once kurtulmak.
+3
baldur2
(25.03.26)
oo antartika ben de isteriiimm

kuzey ışıklarını görmek istiyorum ben aslında en çok <3

tüm hayvanları doğal ortamlarında canlı kanlı görmek de istiyorum. sanırım ölümüm aslandan kaplandan olabilir. afiyet olsun ne diyelim.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Yazdığım kitabı bastırmak ve çok uzun tren yolculuklari yapmak,
Trans Sibirya, bernina express ve tüm diğer tren yollarini kullanmak.
0
a perfect lie
(25.03.26)
sadece haftasonlari binebilecegim bir 911.
mumkunse manuel, 997 kasa yeter.
cok $atafatli olmasina gerek yok.
vuralim daglara, virajli yollara.
+1
cooperr
(25.03.26)
- antarktika +1
- parasutle ucaktan atlama
- bi sekilde uzaya gidicem eger erken olmezsem. sirf bunu yapmak icin ayri birikimim var kendince degerleniyor. 10 sene olmaz 20 sene olur 25 sene olur ama gidicem 10dk bile olsa
0
aguen
(25.03.26)
Evi boyatmak.
+1
yadigar
(25.03.26)
Küçük kompakt bir karavan ile türkiye'nin batısından başlayıp çin'de bitecek bir asya turu yapmak.
0
beyfendi
(25.03.26)
bi rninet alsam rahatlıycam
+1
duyurukullanıcısı
(25.03.26)
- Belçika' da 3 bira markasının ortak düzenlediği bir maraton var, onu koşmak istiyorum.
- Fenerbahçe Beko' nun 1 sezon boyunca tüm maçlarını ( deplasmanlar dahil ) saha içinden izlemek.
0
kumandanim
(25.03.26)
eşim ve doğacak çocuğumla birlikte tekneyle 6 ay kadar sürecek bir ege-akdeniz turuna çıkmak. rotamız bile hazır. 6 ay işten güçten mümkün mertebe uzaklaşabilmeyi manifestliyorum.
0
awlmi
(25.03.26)
Gemi yolculuğu. 10-15 saatlik olsa bile yeter

Ayrıca 3 şehir gezmek tek seferde
+1
put it in your appropriate place
(25.03.26)
ikiden fazla ülkeyi yürüyerek gezebileceğim bir serüven yaşamak istiyorum yanımda üç arkadaşım ile.

bu vaziyetle yakın gelecekte zor ama olsun bir gün kesinlikle istiyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.03.26)
bahar aylarında Vespa tarzı scooter bir motor üzerinde Sardinya'yı köy köy kasaba kasaba gezmek. önden hiç plan rezervasyon yapmaksızın beğendiğim kasabada kalmak, ılık bir mayıs akşamı sokak aralarından, evlerden duyulan İtalyanca konuşmaları dinleyerek loş sokaklarda sakince yürümek, bulabilirsem kasaba kahvesinde oturup bir şeyler içmek.
+1
phoarbix
(25.03.26)
capetown büyük beyaz köpekbalığı ile kafes dalışı.
0
eurhka
(25.03.26)
Ne kadar çok antarktika varmış, benim de güney ve kuzey kutbunda bulunmuş olmak gibi bir hedefim vardı, artık yok.
şimdi okyanusta bir adada ömrümün kalanını geçirmek var hedef olarak, du bakalım.
0
bartholomew87
(25.03.26)
dalış yapmak ve cruise gemisiyle seyahate çıkmak.
0
koela
(25.03.26)
Asya'da ve Latin America'da yari turist sekilde yasamak.Yari turist dedigim gittigimde en az 3-4 ay donmeden kalmak.
0
turkuaz
(25.03.26)
İsmini yer yüzünde 2 kız arkadaşımla paylaştığım yerde 1 haftalık tatil - tek başıma veya eşimle.

Tokyo ile isviçre arasında gidip gelmeli keyifli ve stressiz bir galeri yöneticisi olmak

Iron Man olana kadar antrenmanları boş geçmemek
0
baldan kaymak
(25.03.26)
(6)

Yapay zeka kullaniminizda azalma oldu mu olduysa neden?

egerbiryolcu
Bir süre önce çok yoğun kullanırken uzun zamandır da aşırı üşeniyorum kullanmaya. Ama sadece usenmekle mi ilgili daha bilimsel bir açıklaması var mı bilemedim. Sürekli her şeyi danışmak konunun bitmemesi uzatması gibi sebeplerden yorgun mu düştük?Sizde durum nasıl?
Bir süre önce çok yoğun kullanırken uzun zamandır da aşırı üşeniyorum kullanmaya. Ama sadece usenmekle mi ilgili daha bilimsel bir açıklaması var mı bilemedim.

Sürekli her şeyi danışmak konunun bitmemesi uzatması gibi sebeplerden yorgun mu düştük?


Sizde durum nasıl?
+1
egerbiryolcu
(24.03.26)
İşim gereği hergün aktif kullanıyorum.
+2
rakicandir
(24.03.26)
işimle ilgili olarak sürekli kullanıyorum, günlük hayatla ilgili olarak direkt hayatımın içinde değil ama işte bazen sağlık konuları ile ilgili, bazen tarih-siyasi şeylerle ilgili merak ettiğim şeyler için kullanıyorum, sizde de ve insanlarda ilk meraklı kullanım sonrası daha çok ihtiyaçlarda kullanacak şekilde düşünce gelişmiştir olağan bir şekilde bence, bir de bir kısım insansa nasıl kullanması gerektiğini anlayabilmiş değil bence.
Özellikle bedava kullanımla bazı noktalarda kısıtlarını belli ediyor, yine şu anki LLM'lerin nasıl çalıştığını anlamayınca insanlar genelde gereksiz uzun ve dağınık konuşmalar yapıyorlar ve verimlilik düşüyor, böyle olunca da bu aptal/beni anlamıyor diyerek de bırakıyorlar.
+1
atom karincanin torunu
(24.03.26)
ben antin kuntin günlük sorular için kullanıyorum. işim yapay zeka gerektirmiyor, vereceği bilgilere güvenebileceğim bir sektörde değilim. benim acayip hoşuma giden bir şey çünkü ben çocukluktan beri AŞIRI soru sorarım, önemli olsun olmasın, aklıma bir şey gelmişse cevabını bulmadan rahat edemem. o yönünü seviyorum.

yine de şu an bir avuç zenginin elinde olan bir teknoloji neticede, yarın bir gün black mirror'ın hated in the nation bölümünde olduğu gibi bızzzz bızzz bizi yok etmek için kullanmayacaklarının garantisi yok... teknolojik olarak saygı duyuyor ve seviyorum ama mümkün olduğunca az kullanmaya, her kullanışımda "allah affetsin" demeye gayret ediyorum açıkçası kendi adıma.
+3
der meister
(24.03.26)
chatgpt bir ay plus verdi. o ara çok kullandım. ondan sonra gerçekten mallaştığını hissediyorum yapay zekânın. antin kuntin şeyler soruyorum o yüzden ya da gpt'lerini kullanıyorum.
gemini pro var bir süredir. görsel ve video üretmek için kullandım bu ara eğlencesine onu da.
0
black holes in the sky
(24.03.26)
İşim gereği her gün aktif kullanıyorum. +1
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Olmadı. Her gün soracak bir şeyler oluyor mutlaka.
0
mikro patlama
(25.03.26)
(11)

Renkli Oje Sürenler

AlsterWasser
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
renkli oje süren arkadaşlar erkek/kadın/diğer farkmaz.

ojeli iken evinizde beyaz veya açık renkşi renkli beyaz eşya, dolap, çekmeceleriniz falan oje renginden çiziliyor mu? böyle izler bırakıyor musunuz arkanızda?
0
AlsterWasser
(20.03.26)
Hayır.

İyice kuruyunca bulaşmaz. Tam kuruyana kadar dokunmuyorum hiçbir yere :)
0
rock n roll
(20.03.26)
Çiziliyor ve sinir bozucu. Mutfak dolaplarım artık nasıl bir boya mıdır kaplama mıdır bilmiyorum, çıkma da çıkmıyor. Eve artık kırmızı ojeli kadın sokmayacağım neredeyse.
+1
Bruce
(20.03.26)
Hayır, ojenin üstüne kurutucu katman da sürerim ben belki etkisi oluyordur öneririm.
0
mutekebbir
(20.03.26)
Maalesef, top coat bile sursem oluyor :(
Yasanmislik katiyorum diyerek avuntuluyorum kendimi💅
0
tuborg yesili
(20.03.26)
Evet lol
Evin kapisinda falan aralarda kirmizi cizgiler var. Kan gibi duruyor. Oje kuru olsa bile bir yere sürtünce iz kaliyor.

Kitap sayfalarinin arasinda bile var.
-1
Purple life
(20.03.26)
tam tersi oluyor sadece. eşyalar tırnağımı çizip ojeyi kaldırıyor.
0
eileengray
(20.03.26)
Evet özellikle kırmızı ojede kaçınılmaz oluyor. Kitap, duvar, kapı her yerde iz oluyor.
0
ekimoloji
(20.03.26)
kalıcı ojeye geçtiğimden beri böyle bir sorun yaşamıyorum. önceden oluyordu evet.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
@eileengray+1
0
Amaranta ursula
(20.03.26)
Arabamın kapı kolu rengarenk çiziklerle dolu
0
kaptan maydanoz
(21.03.26)
Oluyor fakat aseton ile kolayca temizleyebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(21.03.26)
(6)

çamaşır makinesi alma rehberi

substituent
Herkese iyi günler/iyi bayramlar30k try civarı bir cihaz düşünüyorum. Annem yıllardır bosch kullanıyordu. ilk makinesini 2006 gibi almıştı ve 2019 yazında bozuldu. İyi dayandı.2019 yazında yine bosch aldık, ama bu sefer 6.5 senede bozuldu.Yine annem bosch istiyordu ama bunları konuşcunda başka marka
Herkese iyi günler/iyi bayramlar


30k try civarı bir cihaz düşünüyorum. Annem yıllardır bosch kullanıyordu. ilk makinesini 2006 gibi almıştı ve 2019 yazında bozuldu. İyi dayandı.

2019 yazında yine bosch aldık, ama bu sefer 6.5 senede bozuldu.

Yine annem bosch istiyordu ama bunları konuşcunda başka marka da olur dedi.

Sizin önerdiğiniz, kullandığınız ve memnun kaldığınız makineler neler?

bosch yerine lg düşünüyordum, sizce mantıklı olur mu?


hepsiburadada şunu kestirdim www.hepsiburada.com

mediamarkt da 36k try. hepsiburada kendisi satmıyor. yetkili satıcı diyor ama... garanti açısından bir problem yaşar mıyız? En iyisi riske atmayıp mediamarkt dan mı almak?

Teşekkürler.
0
substituent
(20.03.26)
annemin 30 yıllık beko'su vardı. nihayet bozuldu da yenisini aldı. ne aldı bilmiyorum.

bende arçelik var 5 yıldır. bir sorunu yok şu an.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Bence seçimi annenize bırakın, hata yapacaksa da o yapsın.

Satın almak içinse; internetten bulduğunuz fiyatı kenara yazın, size en yakın 3 bayiye telefon edin ve şu modelden almak istiyorum diyerek fiyat sorun. Yüksek fiyat söylerse internette şu fiyata satılıyor, aynı fiyata satarsanız sizden alayım deyin. Bayi bin lira pahalı satıyorsa bile birkaç gün içinde getirecekse bayiyi tercih edin. Getirir, eve taşır, yerleştirir, paket çöplerini alır, bağlantıları yapıp çalıştırır. Bir sorun olursa da çözme ihtimali daha yüksek.

Makine 6 yılda bozuldu dediğinizde ilk aklıma gelen sebep küçük bir makineye atılmaması gereken halı, yorgan gibi bir şey atmak. Bütçeniz el veriyor ve size mantıklı geliyorsa alabileceğiniz en büyüğünü alın. Gönderdiğiniz linkteki 11 kg gayet büyük.
0
michael_knight
(20.03.26)
Sonradan aklıma geldi,
ChatGPT aboneliğiniz varsa “deep research” özelliğini kullanarak istediğiniz çamaşır makinesini tarif edin ve donanım haber forumlarında size en uygun en uzun süre sorunsuz çalışan modelleri listelemesini isteyin.
-1
michael_knight
(20.03.26)
yaklaşık 1 sene önce bunu aldık: Siemens WG52A2ZXTR 1200 Devir, 30binden aşağı idi fiyatı. şuan 32civarında sanırım hızlıca baktığımda.

biz memnun kaldık, tavsiye ederim.

gidin gezin, fiyat ve model bilgisini not edin, sonra içinize sinen modeli internette arayın. aynı ürün olsa bile sadece rengi farklı olduğu için ciddi fiyat farkı olabiliyor bazılarında o aklınızda olsun.
0
biseysorcaktim
(20.03.26)
Profilo alın. Aynı yerde üretiliyor Bosch ile. Motor aynı. Hatta çoğu modelde kasa bile aynı. Ve daha ucuz.
0
jackyr
(20.03.26)
iki üç gündür araştırıyorum. marka sadakatinden ötürü (ben değil hanım) arçelik aldım, henüz gelip kurmadılar fakat hatrı sayılır şekilde şikayet okudum, umarım gol yemeyiz. (10120 mx modeli).

bosch ve profilo konusunda jackyr haklı. sadece deterjan çekmecesindeki logo farklı, bir de bazı modellerde lcd panel var bocsh'ta. gerisi aynı.

donanımhaber forumda inanılmaz bir electrolux pohpohlaması var. reklam mı yoksa gerçek yorumlar mı tam kestirecek takatim kalmadığı için siz de bi bakıp kendi kararınızı verirsiniz.

bir de tavsiyem; eski makinemizi 20 sene kullandık taş gibi laflarının artık bi önemi yok çünkü öyle makineler yok artık. olsa gerçekten 2 katı para verip alacaktım ama hangi marka modele baktıysam birinin anakartı kronik problemli, biri yıkamıyor, biri sarsıntı yapıyor falan.... o yüzden arçelik'in servisi iyidir en azından diyip alıp geçtim.

bir de istanbul'da değilseniz electrolux servisi problemliymiş biraz onu öğrendim. profilo ve bosch da genelde kullanıcı hatası diyip geçiyormuş. servis konusunda en iyi arçelik.
0
brkylmz
(22.03.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+6
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+2
yadigar
(21.03.26)
(10)

Kamp & Korku

WithWorth
Bundan 10 yıl kadar önce (delikanlılık vs de var) bireysel ve yakın arkadaşlarla bir dizi kamp serüvenimiz oldu. Şimdi taşınma sebebi ile eşyaların bir kısmını elden çıkarıyorum.Kamp malzemeleri (başta çadır olmak üzere bir dizi eşya) konusunda kararsız kaldım. Her şeyden önce tr simülasyonunda bire
Bundan 10 yıl kadar önce (delikanlılık vs de var) bireysel ve yakın arkadaşlarla bir dizi kamp serüvenimiz oldu. Şimdi taşınma sebebi ile eşyaların bir kısmını elden çıkarıyorum.

Kamp malzemeleri (başta çadır olmak üzere bir dizi eşya) konusunda kararsız kaldım. Her şeyden önce tr simülasyonunda bireysel bir kampa artık cesaretim var mı bilmiyorum;
eksisozluk.com
Şu adamın soğukkanlılığı, sonu gelmeyen suça sürüklenen çocuk hadiseleri, yada deterjan içen kız-böcek ailesi vs. gibi akıllara durgunluk veren ihmaller (kamp alanı versiyonları tabi) beni korkutuyor.

Mangalımı yaparken bir ssç'nin bıçağı takıp gitmesi ihtimalini %0.01 değil, %3 gibi görüyorum.

Bu nedenle kamp malzemelerimi satıp daha güvenli aktivitelere yöneleyim mi dersiniz ?
0
WithWorth
(19.03.26)
o tip insanlar kamp alanlarında olmaz pek.. ama bu kadar takıntı ettiyseniz sahibinden de falan satın isterseniz.
0
jepa
(19.03.26)
Dağın başında saldırgan bir hayvan çıkar mı, sağlık sorunu yaşar mıyım yazsanız anlardım. Bahsettiğiniz olayların neredeyse hepsi şehirde yaşandı. Kamp ortamları daha güvenli olabilir. Gidilen yere ve ortamdaki insan profiline göre elbette. Mutlu ve güvende hissetmiyorsanız kamp yapmak zorunda değilsiniz. Ama ben olsam satmazdım. Deprem, savaş vb durumlarda o malzemeler çok iş görebilir.
+2
?
(19.03.26)
Ağa sadece kamp için düşünmüyorum bunu artık bir erkek olarak kendimi sokakta asla güvende hissetmiyorum. Bayanların durumunu düşünemiyorum bile.
Bu oçssçler her yerde ama kampta risk daha büyük o kesin. Ayrıca gelmez oraya diyorsunuz da bu lavuklar içmek için tam da öyle yerlere tofasi çeker kıçı başı dagitana kadar içerler.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
gereksiz bir anksiyete.
kampta basina gelen tehlikeler dogadan geliyor, insan cok olmaz ki oralarda.
-2
Purple life
(19.03.26)
Bu tür şeyler olmaz yorumlarına katılmıyorum. Kaç insanın canını yaktılar dağlarda orada burada. Haberleri düzenli takip ettiğim dönemlerden gayet de bu tür haberler gördüm ben. Hatta sevgilileri öldürmüşlerdi, sadece kıza değil erkeğe de tecavüz etmişlerdi bir tanesinde.
Ama kamp olayını seviyorsanız satmayın. Depremi vs. zaten var da, bir sürü güzel kamp alanı da var ülkede. Bu tür yerlere gidebilirsiniz.
0
asue
(19.03.26)
risk düşük ama dikkatli olmakta fayda var. bilinen camping alanları, grup gezileri nispeten güvenlidir.
0
orpheus
(19.03.26)
Kampa gitmek artık size ekstra anksiyete ya da korku yükleyecekse oradaki aktiviteden eskisi gibi keyif almamak da sorun olacaktır. Kalabalık trekking grupları için gerekli malzemeleri saklayıp; solo kamp malzemelerini orada tanıştığınız kişilere ya da sahibindende satabilirsiniz belki.
0
titanic kemancısı
(19.03.26)
tamam bir daha kampa gitmeyin ama deprem vs. gibi durumlar için çadırı elinizde tutun bence.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Tamamen birakmaktan ziyade daha iyi yerleri, ucretli kamp alanlarini vs. tercih edebilirsiniz.
0
Sour
(20.03.26)
Av tüfeği alın. Av tüfeği taşıyan insana dağda bayırda ilişmez kimse...
0
yadigar
(21.03.26)
(3)

Diş teli braket düşmesi

passione
Merhaba.14 ocakta üst dişlerime tel takıldı. Daha sonra 25 şubatta alt dişlerime tel taktırdım ama bir gün sonra sol en arka diş braketim düştü. 5 gün kadar sonra tekrar taktırdım. Bugün yani 19 mart sabah dişlerimi fırçalarken bu kez de sağ en arka alt 2 dişimdeki braket düştü. Sizce bu normal mi?
Merhaba.14 ocakta üst dişlerime tel takıldı. Daha sonra 25 şubatta alt dişlerime tel taktırdım ama bir gün sonra sol en arka diş braketim düştü. 5 gün kadar sonra tekrar taktırdım. Bugün yani 19 mart sabah dişlerimi fırçalarken bu kez de sağ en arka alt 2 dişimdeki braket düştü. Sizce bu normal mi? Şöyle bir durum var :
- doktor alt diş braketlerimi takarken bu bahsettiğim sol ve sağ arka dişlerden braket birkaç kez düştü yani daha o takarken düşmüştü bir kerede takamadı.
- buna ek olarak diş gıcırdatan ve sıkan biriyim özellikle geceleri. Bu sabah da dişimden çıt diye bir ses geldi dedim bir şey oldu herhalde sonra diş fırçalarken düştü zaten.
- hiç sert bir şey yemiyorum çok dikkat ediyorum.
Sizce bu koşullarda bu durum doktor kaynaklı mı yoksa diş sıkması kaynaklı mı?
Bir sonraki randevum 1 nisanda ve yarından itibaren yurt dışında olacağım bugün de arife olduğu için kapalı her yer, yani yaklaşık 13 gün 2 braket olmadan idare etmem lazım, sizce bir sorun olur mu?
0
passione
(19.03.26)
Seyahati birkaç gün erteleyip braketi taktırın bence.
0
biravekahve
(19.03.26)
Özellikle ilk zamanlar düşme olabiliyor benim de ilk taktırdığım zaman düşmüştü muhtemelen iyi yapışmadı. Klinik veya asistana ulaşın onlar daha sağlıklı yönlendirirler. Benim doktorum ayda bir geliyordu 15 gün gelmesini beklemiştim sorun olmamıştı.
0
ekimoloji
(19.03.26)
benim de geçen pazartesi sol en arkadaki braketim düştü. randevum 14 nisan'da. doktor bir şey olmaz dedi. sadece o tel çok uzun kaldığı ve yanağımı deldiği için teli kestirmeye gittim. doktor izinliydi asistanı kesti yani. daha önce de sağ en arka braketim düşmüş fark etmemişim. en arka braketler çok aşırı önemli değilmiş, öyle okudum. hatta bazen hiç takmıyorlarmış o arkalara.

tel rahatsız ediyorsa kestirin sadece. yanağınızı delmesin.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
(7)

Macbook neo mu air mi?

duptıs
Eşimin doğum günü yaklaşıyor.neo nun renklerine bayıldım ama teknik kafam air diyor.düz kullanıcı için fikre ihtiyacım var.
Eşimin doğum günü yaklaşıyor.neo nun renklerine bayıldım ama teknik kafam air diyor.düz kullanıcı için fikre ihtiyacım var.
0
duptıs
(19.03.26)
ne için kullanacağı önemli. Macbook Neo da iphone işlemcisi var ve fansız. Performans olarak Air in çok gerisinde çünkü Airda M serisi işlemci var.

webde gezinme ve birşeyler izleme için kullancaksa neo yeterli olabilir.
Ama herhangi bir mesleki işlem yapacaksa neo yeterli olmaz. Ayrıca M serisi daha uzun ömürlü bir işlemci.

Ben olsam Air alırım. Çünkü Neo ilk defa denedikleri bir konsept. ilk defa bu işlemciyi bilgisayara koydular. Kronik sıkıntı yaşanabilir. Öte yandan fiyatı gerçekten uygun ve renkleri güzel. Tercih sizin.
0
nuevo
(19.03.26)
Air abi telefon işlemcili PC olmaz Apple bile uapsa olmaz
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
Ben de kayınvalidem için düşünüyorum da tek endişem 8gb ram yeterli olur mu onu bilemedim
0
aguen
(19.03.26)
air M2 16gb
0
orpheus
(19.03.26)
her şeyden önce neo'da multitouch trackpad var. normalde force trackpad oluyordu. ben macbooklarda en çok trackpadi seviyorum.

multitouch mekanik bir sistem. ipad klavyesinde kullanmıştım, hiiiç hoşuma gitmemişti.

diğer macbooklarda force trackpad var ve mükemmel bir şey. ben sırf bundan bile neo'yu elerim.

macbook benim için konfor cihazı, güç açısından bir şey beklemiyorum. o yüzden trackpad ve klavye öncelikli mac'de benim için.
0
substituent
(19.03.26)
mac bilgisayar pişmanlıktır. halihazırda mac kullanmıyorsa almayın. kullanıyorsa tabiki air. ama ben normal kullanımda bile air ile donmalar yaşıyorum. mükemmel değil.
0
plastic_angel
(20.03.26)
ne için kullanacağı önemli gerçekten.

ben grafik tasarımcı ve motion designerım. şirketin bana verdiği: air, 15 inç, m3, 16 gb. donmalar yapıyor, video yaparken özellikle. evde windows topladım bin basar ona. oyun pcsi olarak topladım.

13 inç ekran çok küçük bence. dizi film izlemek için bile küçük. 27 inç imaclerde çalışmış biri olarak 15'e alışmam zor oldu.

renkleri ise gerçekten aşırı güzel ve tatlıııı. keşke macbook prolara da bu renkler gelseee <3
0
art cat chocolate
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(1)

Çift terapisi alanlar

kitap arasında kalmış silgi tozu
Çift terapisi alanlar var ise olumlu/olumsuz tecrübelerinizi paylaşabilirseniz çok sevinirim.Klinik psikolog olmasını mı tercih edersiniz/ettiniz, psikiyatrist mi? Gerçi bu çok genel bir soru oldu, tüm terapi türleri için geçerli olabilir ama, danışman araştırırken bu ayrıma dair neler dikkate neler
Çift terapisi alanlar var ise olumlu/olumsuz tecrübelerinizi paylaşabilirseniz çok sevinirim.
Klinik psikolog olmasını mı tercih edersiniz/ettiniz, psikiyatrist mi? Gerçi bu çok genel bir soru oldu, tüm terapi türleri için geçerli olabilir ama, danışman araştırırken bu ayrıma dair neler dikkate neler alınmalı?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.03.26)
psikolog olması gerekir bence. psikiyatr ile konuşmak biraz daha doktorla konuşmuş hissi veriyor doğal olarak. ilaç gerektirmeyen konularda çok soğuk, donuk kalıyorlar. psikologlar daha insaniler.

ha bir de önemli olan psikoloğun/psikiyatrın ne kadar harika olması değil. önemli olan size uyumlu birisi olması.

tek seferde doğru kiş bulunamayabilir. tekrar tekrar görüşmekten vazgeçmeyin. "psikolog işi işe yaramıyor ya bu ne böyle?" diye düşündürtebilir eğer uyum yakalayamamışsanız.

ben doğru psikoloğu 3.'de bulmuştum. doğru psikiyatrı 4.'de bulmuştum. doğru olanları bulduğunuzda o kadar anlaşılmış ve desteklenmiş hissettiriyor ki.

aramaktan vazgeçmeyin.

-----

çift terapisini arkadaşım denedi ve memnun kalmışlar. iyi gelmiş onlara.
+1
art cat chocolate
(18.03.26)
(6)

Kokusu alerji tetiklemeyecek ıslak mendil

ananiyimioguz
Şu büyük havlu olanlarından alıyoruz hep ama hepsi böyle deterjanlı, sirkeli falan oluyor.Kullanıp da memnun kaldığınız, keskin kokuları olmayan bir ürün var mı?Not: Genelde el silerken, evin sağını solunu silerken kullanıyoruz ve küçük olanları sevmiyoruz.Bebek için olanlardan mı alsak acaba? Ama o
Şu büyük havlu olanlarından alıyoruz hep ama hepsi böyle deterjanlı, sirkeli falan oluyor.

Kullanıp da memnun kaldığınız, keskin kokuları olmayan bir ürün var mı?

Not: Genelde el silerken, evin sağını solunu silerken kullanıyoruz ve küçük olanları sevmiyoruz.

Bebek için olanlardan mı alsak acaba? Ama onlar da garip kokuyordu sanki.

Eşim mesela köpeğimiz için aldığımız ıslak mendili kullanıyor sürekli. Ama o yeterince kalın ve havlu gibi değil. Ve de o hayvanın ph dengesine göre yani...
0
ananiyimioguz
(17.03.26)
Sleepy portakal çiçeği
-1
artıküyeolmakistiyorum
(17.03.26)
Sleepy boykot listemizde mlsf :(
+3
🌸ananiyimioguz
(17.03.26)
Evin sağını solunu silerken kullandığınız deterjanlı olanları elinizi silmek için kullanmasanız daha iyi. Hatta o mendillerle evin sağını solunu sildikten sonra elinizi yıkayın ki cildi fazla tahriş etmesin.

Rossmann'ın Domol temizlik mendilleri çok güzel, en hafif kokulusu mavi paketteki.

El silmek için de Migros'ta Fibril diye bir marka var, fiyatı uygun, kokusu (bir şey ağacı kokusu, ne olduğunu hatırlayamadım) bizi rahatsız etmedi, ondan alıyoruz.
+1
kobuzchu kiz
(17.03.26)
Temizlik amaçlı ıslak mendil tüketmek hoşuma gitmediği için azaltmaya çalışsam da, Unibaby parfümsüz olanı kullanıyorum ben bu amaç için, 0-6 aylık arası bebekler için olan, parfümsüz olmasına rağmen son zamanlarda onda da hafif bir koku var ama diğerleriyle kıyaslanamaz, bir de yenidoğan ve yetişkin kullanımına uygun xxl vücut temizleme havlusu var Unibaby'nin, o da parfümsüz.
0
(18.03.26)
migros marka mor paketli (75li galiba) olandan alacak ve bana çok dua edeceksiniz. dua işe yaramadığından 3lü paketlerinden 10 paket hediye edebilirsiniz. <3
+1
klassno
(18.03.26)
klassno +1

astım ve alerjik bir insan olarak ben de onu kullanıyorum.

watsons'ın ıslak mendillerinden de mavi ve pembe olan iyi.
0
art cat chocolate
(18.03.26)
(12)

35'ten sonra sıfırdan bir lisans okumak...

öylesinebiri
Oturmuş bir hayat biçimi var ama artık memnun olmadığım, yeterli gelmeyen bir noktadayım. Bu yaştan sonra yeni bir kariyer yolculuğuna girişmek nasıl olur? Okunacak bölüm mühendislik, halihazırda yaptığım işle ilintili, sonrasında maaş artışı olacak, motivasyonum bu.(Sorun sadece yaş, başkaca düşünd
Oturmuş bir hayat biçimi var ama artık memnun olmadığım, yeterli gelmeyen bir noktadayım. Bu yaştan sonra yeni bir kariyer yolculuğuna girişmek nasıl olur? Okunacak bölüm mühendislik, halihazırda yaptığım işle ilintili, sonrasında maaş artışı olacak, motivasyonum bu.
(Sorun sadece yaş, başkaca düşündüren bir etmen yok)

Edit: İşi bırakmadan okuma şansım var
📊 Mühendislik okumak mantıklı mı?

Bu anket sona erdi. 35 oy kullanıldı.

0
öylesinebiri
(14.03.26)
muhendislik okuldan cok saha deneyimi gerektiren bir meslek, o da zamanla oluyor.
35'den sonra hic tavsiye etmem, mezun olman 40 zaten.

tavsiyem, MBA falan yapip yukselmeye calisman.
+2
cooperr
(14.03.26)
İşini bırakmadan okuyabileceksen okunur. Devlet üniversitelerinde zor olur ama özellerde bir şekilde bitirirler.

Kısaca hali hazırda işin var ve yükselmek için okuyacaksan okunur. Sıfırdan bir maceraya girmek mantıklı değil
+1
stefano
(14.03.26)
babamın fabrikaları olsaydı, kira fatura market ödeme dertlerim olmasaydı, babamın kredi kartını rahatça kullanabilecek olsaydım, yani maddi hiçbir sorunum olmasaydı ben de veterinerlik okurdum. yaşım 30.

şimdi üniversite okumaya kalksam benim zorunlu giderlerimi kim ödeyecek?

senin öyle bir sorunun yoksa git oku. bir kere geliyoruz şu hayata. aksi halde işini gücünü bırakma, işler tersi giderse orijinal mesleğine dönüşün de 5 yıl aradan sonra sıkıntılı olabilir.
0
art cat chocolate
(14.03.26)
33 yaşinda ikinci lisansı okudum. Ben de hep yaş faktöründen çekiniyordum ama sonra boş yere beklemiştim pişmanlığı oluştu. Artıları sizi omrunuz boyu çok daha mutlu edecekse okuyun bence.
+1
egerbiryolcu
(14.03.26)
Mühendislik okunmaz. Mühendisim.
-2
arbre
(14.03.26)
sekiz dönem onca derse maruz kalacaksın. takip et, çalış, sınavlara hazırlan falan. kimi hocalar derse devamlılık isteyecek büyük çaba gerektiriyor. bunu sürdürebilecek misin?

ben olsam sürdüremezdim. bir başkasının kazanabileceği kontenjanı hiç etmek istemezdim.
-1
tabudeviren
(14.03.26)
Yıl 2050 hala okumak diyenler var.
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.03.26)
41 yaşında ikinci üniversite olarak bir devlet üniversitesinde harita mühendisliği okuyorum. Öğrenci profili çok değişmiş kendi zamanımdaki kadar zor değil dersler, ama haftanın en az 4 günü derse gitmem gerekiyor. Şirkette sözüm geçecek kıdemdeyim de derse gidip gelecek süreç için sorun yaşamıyorum. Ama normal şartlarda haftanın en az 4 günü derse gitmeye imkan yok. Yaşım şu ana kadar pek problem olmadı.
+2
koskoca kirpi
(14.03.26)
35ten sonra okul yıllarını çıksan en az 26 sene daha çalışacaksın. Motivasyon para ise tek yıllık bir şeyler okunur ama 4 yıl - 5 yıl okunmaz. Motivasyon yukarda dendiği gibi şu anki işten nefret etmekse okunur. 26 sene yanında 4 senenin sözü olmaz.
+1
huladancer
(14.03.26)
35'den sonra pilotluk okurdum
0
turkuaz
(14.03.26)
Bu yaştan sonra ciddi sektör değişikliği ekonomiyi oldukça sarsar, hele ki mühendislik çekilmez, sadece bölüm dersleri görmeyeceksiniz, devamsızlık yapıp derslere aktif katılmazsanız okul zamanında bitmez, sınıf arkadaşlarınızın annesi/babası yaşında olacaksınız. Yani tam bir ızdırap olur.

Benim maaşımı ikiye katlasalar gene de gidip okumam, bunun yerine freelance işler yapacak bir online eğitim planı yapardım kendime, bu sayede gereksiz ders yükünü oldukça hafifletmiş olurum.

Örneğin elektrik elektronik mühendisiyim ve okulda aldığım derslerin %70'i iş hayatımda hiçbir işe yaramadı, yaramıyor, yaramayacak.
0
kimlanbu
(16.03.26)
yani 40 yasina muhendislik mezunu olmadan girmek var bir de muhendislik mezunu olup girmek var. hayat ozellikle turkiye'de zor malesef en azindan sonradan yas gecince pisman olmamak icin denemek lazim. ben onlisans okudum 28 yasinda bitirmistim. en buyukle aramda 8 yas vardi oyle dusun. genclerle konusurken sana iyi anlamda farkli davraniyorlar. hocalarla iletisimin daha guclu oluyor cunku coguyla yasit oluyorsun. ben gercekten herhangi bir zararini gormedim.

hatta hala aof okuyorum son iki dersim kaldi. :)) tamamen mecburiyetten. yas 33 benim de. muhendislik kazanabilecek kadar kafam calissa muhakkak ozel okula parasini verip rahat rahat mezun olmaya bakardim kesinlikle.
+1
arakaali
(16.03.26)
(13)

Fikirlerinizi merak ediyorum

darthvader
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme dur
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme durumları git gelli devam ediyor - ki zaten direk aldatmadır bu ve her tür etik ahlaki değil.- ve bunu bize anlattığında kendi dilimiz döndüğünce doğru olmadığını bir abisi / ablası olarak anlatmaya çalıştık- nereden baksanız herkesin kendi hayatı ve müdahaleci de görünmeden zaten bu durum kendisinin de bilebileceği üzere doğru olmadığı ve hoşlandığı kişinin de eşini aldattığına göre güvenilir olmadığını anlattık. daha sonra kadın boşandı, birlikte olmaya başladılar. bu işin sonunun olmadığı ve sonunda üzülecek olanın da bizimki olacağı çok belli zaten ama arada gelip böyle anlatıyor; yargılamak yada başkasının hayatına karışmak için değil ama gerçekten onun için endişeleniyoruz ama nasıl yaklaşacağımızı da bilemiyoruz. durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz, öte yandan çocuğu sırf ben bile kaç yıldır biliyorum , kendini böyle durumlara sokacak biri değildi. bir kere yapan bir daha yapar ve nasıl güvenebileceksin dediğimizde abi öyle biri değil ya ve seviyorum gibi cevaplar duyuyoruz. 1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz? 2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız? bu konudaki fikirleri merak ediyorum.
+1
darthvader
(14.03.26)
Sopranos dizisinde Tony nin oğlu aynı duruma düşüyordu. 1. Güvenilmez 2. Bilemiyorum
0
pembediken
(14.03.26)
Yaşasın görsün abi size ne. Bakış açınız yanlış. Çocuk diyerek, seviyoruz diyerek masum olarak kodlamışsınız ama masum değil.
-2
arbre
(14.03.26)
Ben hep aldatanla suç ortağının aynı kumaştan olduğunu düşünmüşümdür.
+1
Mirket
(14.03.26)
Çocuğunun babasına yapan diğerine de yapar kafasındayım. Arkadaşı yeterince uyarmışsınız ilişkiye başlamış bile. El mahkum, yaşamadan anlamayacak.
0
ekimoloji
(14.03.26)
iki yetişkin insan konuşmuş, anlaşmış. bize yorum yapmak düşmez. bence kuzen haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.03.26)
''durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz'' .

üstad yanlış anlamayın da kimin kimin altında kimin kimin üstünde kalacağına karar verecek insanlar siz değilsiniz. onlar yetişkin insanlar. size göre yanlış olan onlara göre doğru olabilir. bırakın insanlar hayatlarını yaşasınlar. hataları varsa yüzleşsinler, hataları olursa hormonları devreye girsin. hata yapmazlarsa gül gibi yaşasın gitsinler.

sizin uygun gördüğünüz hayatı neden yaşasın koca adam :)
+3
galahad reloaded
(14.03.26)
Sizin ahlak anlayışınızla örtüşüp örtüşmeme durumu bu kardeşinizin seçimlerine etki etmeli diye bir şey yok öncelikle. Siz bunun size uymadığını, sizce yanlış olduğunu belirtmişsiniz, tamam. Çizginiz ve artık durmanız gereken yer burası. Olur da işler yolunda gitmezse sığınacağı, yolunda giderse de sevincini paylaşacağı abisi ve ablası olmaya devam etmekten başka bir şey yapmanız gerekmediği gibi, haddinize de değil. Zira siz bu ilişkinin taraflarından biri değilsiniz, bu onun ilişkisi.

Şimdi gelelim ilişkiye... "Bir kere yapan bir daha yapar" önermesi doğru olabilir evet, ama spesifik olarak bazı ilişkilerde geçerli olmayabilir. Çünkü kadının koşullarını bilmiyoruz (zannederim siz de bilmiyorsunuz). İletişim bile kuramadığı, belki şiddet gördüğü ya da kağıt üzerinde süren bir evlilik de olabilir geride bıraktığı evlilik. Hayat siyah ya da beyazdan ibaret değil. Terminolojik olarak baktığımızda evet, süregelen bir ilişki/evlilik mevcudiyetinde bir başkasına ilgi duyma/bir başkasıyla arkadaşlıktan öte bir diyaloğa girme/sevişme, bunların tümü aldatmadır. Kadının yaptığının aldatma olmadığını söylemiyorum. Sadece bu aldatmanın bir gönül eğlendirmesi olmayabileceğini söylemeye çalışıyorum. İlişkisi olan bir kişi sırf "sıkıldığı" için ya da tatmin olmadığı için başka biriyle ilişkiye giriyorsa, bu kişinin karakteri böyledir ve hangi ilişkiye koyarsanız koyun muhtemelen aynı davranış örüntüsünü sergilemeye devam edecektir. Öte yandan içinden çıkamadığı, çıkmak için çabaladığı ama buna partner tarafından/toplum tarafından izin verilmeyen, belki çocuğu için katlandığı ve onun için formaliteden başka bir anlam ifade etmeyen bir evlilik ya da ilişkiyse bu, durum farklı olabilir. Eylemsel olarak yaptığı hala aldatmadır, ama bu onun kişilik özelliği değildir ya da aynı örüntüyü bir başka ilişkisinde de sergileyecek diye bir şey olmayabilir. Bu şekilde başlayan ve sadakat üzerine kurulu çok mutlu ilişkiler sürdüren insanlar da var, aynı şey kendisine yaşatıldığında perişan olan insanlar da. Bu riski alıp yaşayıp görmek de kardeşinizin kararı.

"Öyle biri değil ya, bana yapmaz" şeklindeki saf ve kuvvetli inancı biraz tehlikeli olabilecek gibi geldi bana. Kadınin mücbir sebepleri olduğunu paylaşmaktansa "yapmaz o" savunmasına sığınmak pek sağlıklı değil. Ama siz zaten uyarınızı yapmışsınız. Kardeşinizi sevmeye devam edin, ve gerisini zamana bırakın.
+4
starbuck
(14.03.26)
Yapacak pek bir şey yok gibi. Kadın da boşanmış zaten. İş kendi temposunda ilerliyor. Ne deseniz boş kalacak gibi. Çünkü sorun prensip sorunu.

Ben şunu anlatmaya çalışırdım, insanlar sırf iyi diye aklıselim olmak zorunda değil. İlişki ciddi bir şey, insanın ayakları yere basmalı. Bir şeyler güzel giderse iyi, ancak gitmezse telafisi çok zor olabilir. Bu durumda prensipler, kıstaslar devreye girer. Evliylen başka biriyle ilgilenip, bu ilgisi üzerine evliliğini bitiren birisi ne kadar "iyi" olursa olsun "güven veren" bir kişi değildir. Bu ikisi ayrı karakter özellikleri. Bir insan iyidir, ama aptal olabilir her türlü belaya girer. İyidir ama manipülasyona açık olabilir, her yere çekilir. Veya bu durumdaki gibi iyidir ama romantiktir, sorumluluk bilinci olmadan hayatını derinden etkileyen kararlar alabilir. Kişinin iyiliği onun sizle ilişkisinde, size vereceği güvenden bağımsız bir şey. Bu iyi insan bu güveni başkası için bir kere kırmış zaten.

Şimdi sorsanız elbette evliliğinde sorunlar vardır boşandığına göre. Ancak bu kişi sorunlar varken habersizce başka biriyle görüşmüş. Şunu anlarım; birini görürsünüz, ilginizi çeker ve mevcut evliliğinizden mutlu olmadığınızı anlayıp bitirmeye karar verebilirsiniz. Bu sürede ilginizi çeken kişiyi yoklamazsınız, flört etmezsiniz... Bitirme sebebiniz "yeni birinin olması" değil bu durumun mevcut evliliğinizin yürümediğine işaret etmesidir. Bu yeni kişi size yüz versin veya vermesin evliliğinizi bitirirsiniz artık. Bitti mi? O zaman kimle olursanız olun. Bence doğrusu bu. Burada bahane üretmek isteyen biri "zaten her türlü ayrılacaktı" diyebilir, ama aynı şey değil. Olay a şeklinde değil, b şeklinde gerçekleşmiş bir kere. Konu kapanmış.

Ancak sizin anlattığınız senaryo da tam bir yeşilçam senaryosu. Hiç insanın arkasını yaslayacağı bir senaryo değil. Yanlış yollardan bir kere geçilmiş artık.

En anlaşılır senaryoda şu olabilir. Kişinin evliliği gerçekten kötüdür, aldatılmıştır, şiddet görüyordur veya izole kalmıştır, kolayca ben boşanıyorum diyememiştir. Yaşanmayan şeyler değil, çok kötü durumda olan insanlar var. Bu durumda yaşanan üzücüdür. Kişinin aldatması da vicdanen kabul edilebilir diyelim. O zaman soru sizin tanıdığınız kişinin, ayrılan kişinin yanında taşıyacağı psikolojik yükü paylaşmaya ne kadar hazır olunacağı ile ilgili. Çünkü belli ki her şey toz pembe olmayacak. Bu senaryo büyük fedakarlık içeriyor. Eğer tanıdığınız kişi bunu somut olarak kabul ediyorsa, durumun ne tür bir sefalete gebe olabileceğini idrak etmişse ve hazır olduğunu söylüyorsa diyecek söz kalmaz.
+2
akhenaten
(14.03.26)
ahlaki degerleriniz sizi baglar+1 terso bi durum goremedim kadin esini sevmiyormus ve bosanmislar mertce. cogu bosanmiyo da
-2
ala09
(14.03.26)
öncelikle çocuk bir "çocuk" değil. masum hiç değil.

ben olsam bu yaptıklarını ahlak dışı bulduğumu, diğer adama kötülük ettiklerini söylerim. bu yüzden bir daha o kadınla ilişkisi hakkında hiçbir şey duymak istemediğimi ve sonucu iyi de olsa kötü de olsa asla destek olmayacağımı, kendi edip kendi bulacağını, umrumda olmadığını söylerim. zorunda kalmadıkça da görüşmem. kırılan kırılsın, darılan darılsın. bana ne diye diye bu kötü insanları utanmaz ve pişkin yaptınız. bence herkes çizgisini çekmeli böyle insanlara karşı.

aşk böyle bir şey değil. başka insanların hayatlarını başına yıkarak mutlu olunmaz. doğru insan sadece bir tane değil. evli birini mi buldu bula bula.

bir benzerini çok eski bir iş yerimdeki iş arkadaşlarımda gördüm. (arkadaşım değiller) o kadın da boşandı ama sonra beraber mutlu falan olmadılar. üçü de başka yollara gittiler.
0
art cat chocolate
(14.03.26)
tamam yanlış başlamış ama yoluna girmeye en yakın olduğu zaman da şu an. o yüzden bence işin ucunu bırakın ve denesinler artık. kadın boşandıktan sonra bir problem kalmamış zaten.
0
enteg
(16.03.26)
İnsanlar ne yaşıyor bilmeden etmeden yargılamak bana hiçbir zaman doğru gelmedi. Kadının belli ki yolunda gitmeyen evliliği varmış ve boşanmış zaten. Bunun üzerinden kötü diye etiketleyip kuzeninizle de öyle olacağını varsaymak yanlış. Bırakın kendi hatasını da doğrusunu da kendi kararlarıyla yapsın. Siz birden fazla kez zaten konuşmuşsunuz dahasına gerek yok.
0
Kediyi üzdün
(23.03.26)
açıkçası bu şekilde başlayıp mutlu devam etmiş, stabil, kaliteli ilişkiler gördüm. konu insan ilişkileri olduğunda dinamikler çok çeşitli. dışarıdan bakanın bilmesi, görmesi, değerlendirmesi pek mümkün değil. onu geçtim isabetli değil. ha bir tanıdığım böyle bir ilişkiye yelken açsa uyarır mıydım? kesinlikle evet. sağlıksız hatta tehlikeli olma ihtimali çok yüksek çünkü. ama özellikle de eşimin yakını olan yetişkin bir adam için bu kadar dil dökmezdim, "onaylamıyorum kardeşim" deyip geçerdim. beni ilgilendirmez. çünkü yarın bir gün bu ilişki sağlam temeller üzerine oturtulur, o zaman sizin dedikodunuzu yaparlar "bu bizi istemedi, kıskandı" filan diye. bu işler böyledir. ben görüşüme başvurulursa fikir belirtir, sevip saydığım biriyse kısmen müdahale olur ama gerisine karışmam.

sorulara cevab,

1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz?

koşullar önemli. temelde aldatmak korkunç bir şey olsa da ne zaman, hangi şartlarda gerçekleştiği göz ardı edilmemeli. "güvenirim" diyemiyorum ama aldatmış bir insanı komple arsız, namussuz, şerefsiz, itovlit diye tümüyle silmek de bana çok sağlıklı gelmiyor. kendi adıma söyleyebileceğim tek şey şu: eşini aldatan çocuklu bir kadınla ASLA birlikte olmazdım. karşı tarafın medeniyetine güvenmiyorsam direkt kaçarım. güveniyorsam da en kısa sürede net sınırların çizilmesini, tüm tarafların mutabakata varmasını, adamın durumu bilmesini isterim. insanlara travma yaşatmanın da sokak ortasında gte mermi yiyip bk yoluna gitmenin de gereği yok.

2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız?

"yolun yol değil" derim, durumun yanlışlığını izah ederim, kenara çekilirim. çocuklu ve evli kadınla ilişki yaşayacak yaşa gelmiş adama odasını toplamayan çocuk muamelesi yapacak değilim. siz sanırım "bu kişiye karşı hisleriniz nasıl değişir" minvalinde soruyorsunuz daha çok. ben açıkçası soğurum. dediğim gibi böyle bir ilişkinin çok sağlıklı zeminlere oturması, bu yeni çiftin 15 sene sonra da bir arada mutlu olması ihtimali sıfır değil. olabiliyor. ama şu gün, şu başlangıcı onaylamadığımı belirtirim. bunu da KENDİSİ İÇİN yaptığımı özellikle belirtirim. mesele şahsi ahlak anlayışım değil.
-1
der meister
(23.03.26)
(12)

"Yaşadım" demek için ne yapmalı?

öylesinebiri
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında ol
Geçmişe dönüp baktığınızda "ya, güzel bir hayat yaşadım" diyebilmeniz için neleri yapmış olmak gerekir sizin gözünüzden?
Yapılacaklar listesine atılan tikler gibi değil daha çok size hayattan memnun olmanızı sağlayan şeyleri duymak istiyorum aslında.

Soruyu yaştan bağımsız olarak sordum, 17 yaşında olmanız veya 70 yaşında olmanız bir şeyi değiştirmiyor ama daha çok 40'a merdiven dayayanların görüşlerini merak ediyorum.
+1
öylesinebiri
(13.03.26)
Hiçbir şey bana bunu söyletemez. Söylenen avunuyordur, kendini kandırabiliyordur.
-3
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
Benim kriterim: olabildigince dunyayi gezmek + sevip sevilmek. Bitdieee 70 yila max bu
+5
üğpoıuy
(13.03.26)
40'ımı az geçtim. hala yaşadım diyemiyorum. ne yapmak lazım?

- kafanda bir kaygı olmadan gezebilmek gerek.
- çok severek yaptığın bir hobin olması gerek.
- birilerine yardım edebilmek gerek. illa maddi olmasına gerek yok.
- zor bir işi başarmak, "evet ben bunu yapabildim" demek gerek.
+2
co2s2
(13.03.26)
olabildigince dunyayi gezmek +1

Güzel restoranlara gitmek
Bira ile Viski tadımları
Kültür sanat sepet işleri
+1
put it in your appropriate place
(13.03.26)
Anlık karar alabilmek, plansız programsız hareket edebilmek isterdim…
Ben maalesef her şeyi planlayan biriyim, utanmasam tuvalete gitmeyi bile ajandaya yazacağım.
O yüzden geriye dönüp “yaşadım” diyebilmek için biraz daha cesur ve spontane biri olabilmek isterdim.
0
mutekebbir
(13.03.26)
anda kalmalı bence. çok fazla geçmişte boğulmamalı, gelecekle gereğinden fazla meşgul olmamalı
+2
mezzosprite
(13.03.26)
Her şeyi dolu dolu ve tadında yaşamış bir gençlik
Mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilen bir eş
Düzgün yetişmiş ya da yetişmekte olan iki çocuk,
Menfaatsiz seven, arayan, aradığına sevinilen akrabalar,
Gerektiğinde seni taşıyacak(her anlamda) en az dört arkadaş,
Sonrası için yetecek ve seni asla muhtaç etmeyecek, sana her yıl tatil planları yaptıracak birikim, yatırım ve kariyer

sahibiysen, 40+ yaşında iyi yaşadım diyebilirsin.

'Ulan gezmediğim ülke kalmadı, kırmadığım fındık kalmadı ama daha kırkımda kıçıma giyecek don da yok, başımı sokacak dam da yok' diyenlerden olma bence.

Ek: 'Edinilmiş iyi bir hobi, yaşam tarzı parçası olmuş bir spor dalı ve diktiğin ve gölgesinde çay içebileceğin boya gelmiş en az 40 orman ağacı' nı da ilave edeyim.
-1
Mirket
(13.03.26)
dünya turu yapmak istiyorum. her şehri görmek deneyimlemek istiyorum. tüm doğal güzellikleri görmek istiyorum. tüm tarihi sanatı görmek istiyorum. tüm yemekleri tatlıları (vejetaryen) yemek istiyorum.

olur da bir gün cidden piyango çıkarsa sürekli gezerim. kedilerimle beraber <3
+1
art cat chocolate
(14.03.26)
şahsi düşüncem böyle bir şey deme şansı yok.

insan illa yetersiz hissediyor ve yaşlanmak bok gibi bir şey

şu belki, akademik olarak iyi araştırmalar yapmak

bi taraftan da iyi bir yatırım geçmişi veya kalan para da olabilir, finansal özgürlük

kafaya göre takılabilme şansı, dünyada serbest dolaşım ve harcama yaparken sıfır düşünme

istediğin kişilerle istediğin konularda çalışma

bilemiyorum bunlar da olsa hayat çok kısa.
+1
gurur
(15.03.26)
hayat her ne kadar benzer temaları içerse de hayat deneyimi öznel bir şeydir. Bu sebeple her yaşam bu hayat nasıl yaşanmalıdır sorusuna verilmiş bir cevaptır. Bu sebeple "yaşadım" diyebilmeniz için genel geçer ve herkes tarafından kabul görebilecek bir tanımlama olabileceğini sanmıyorum. Bana göre insanın kendi değerlerini anlama ve kendini geliştirme çabası, bu dünyada tüketerek değilde emeğiyle yaratarak var olması, sevgisi-özeniyle etrafındaki herşeyi beslemesi iyileştirmesi, bazen yalnızca başka bir yaşamın mümkün olduğu göstermesiyle "yaşadım" demeyi hak ettiğini düşünürüm. Bu konuyu en iyi bu şiir anlatabilirdi herhalde:
www.youtube.com
+1
elvan abeyiylegezse
(15.03.26)
Bana kalirsa

Mobilyaci gezmek, cocuk yapmak, misafir agirlamak, yemek yapmak, parka falan gitmek, survivor izlemek, aile kurmak.

Bunlari yapamayanlar da dünyayi geziyor.
-1
Purple life
(15.03.26)
gezmek abi. baska bir sey degil bence.
0
baldur2
(15.03.26)
(14)

delirmiş gibi yemek istediğiniz yiyecekler var mı?

Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
Ben sütlü tatlılara karşı böyleyim. Yaptıktan sonra biraz dolapta bekletin deniliyor ya, o beklemeye bile tahammül edemiyorum bazen.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(13.03.26)
Yaprak sarma. Oturup bir tencere yiyesim geliyor da kendimi tutuyorum.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Evde baklava varsa (özellikle midye baklava) gece rüyama girer.
0
himmet dayi
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Zeytinyağlı yaprak sarması+1

Patates ve patlıcanla yapılan yemekler, makarna ve çiğ köfte.
+1
rock n roll
(13.03.26)
İçli köfte
Kısır
+1
egerbiryolcu
(13.03.26)
Kısır ve içli köfteye +100
Bir de ıspanaklı börek.
0
orient blue
(13.03.26)
Deniz börülcesi ekşilemesi, gittiğim yerde yapıldıysa artana evsiz gibi yumulurum. Turşusundan bahsetmiyorum ama, haşlanıp ekşili sosla karıştırılan taze tarifi.

Çiğnerken dokusu falan da çok güzel insanın ısırdıkça ısırası geliyor.
0
akhenaten
(13.03.26)
Toksam tüm yemekler aynı olur, açsam da en kolay ulaşabildiğimi seçerim. Bir lokma bir kot ceket felsefesi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
tatlılar:
-bisküvili pasta (bir borcam tatlıyı 2 günde yerim)
-çikolatalı pudingli ve dondurmalı irmik
-un kurabiyesi (çay ile)

yemekler:
-patlıcanlı yemekler (etsiz)
-ıspanaklı gül böreği
-lahana sarması (etsiz)
-biber dolması (etsiz) (özellikle büyük biberlerden alır yerim yoğurtla)

diğer:
-lahana turşusu (şişene kadar yiyebilirim)
-çiğ lahana (çerez gibi gider valla)
-tuzlu yerfıstığı (bir oturuşta bir paket yerim ve bitti diye üzülürüm)
0
art cat chocolate
(13.03.26)
Taze ve fıstıklı baklava
Taze fıstıklı tahin helvası
Cevizli yaz helvası
Kiraz

Bunlar bizde öyle biraz yenip dolaba kaldırılacak şeyler değil tükenip bitene kadar uyuyamam.
0
mutekebbir
(13.03.26)
5 aydır acayip bi kabuklu yer fıstığı bağımlılığım var, hergün yemeden duramıyorum. ilk zamanlar nerdeyse yemek yerine yiyordum, şimdi azalttım ama yine de devam. ve bu süreç başlamadan önce sevmediğim bir yiyecekti
0
mezzosprite
(13.03.26)
ara ara çeşitli yiyeceklere bağlanıyorum. çok küçük yaşta ülker metro ile başlamıştı bu.

son zamanlarda ise kuruyemişlere sardım. bir ara kuru üzüm seviyordum, sonra tuzlu fıstık, şu sıralar ceviz.

ama her zaman sevdiğim bir şey var, o da yaprak döner. :)
0
tabudeviren
(13.03.26)
her zaman favorim fıstıklı baklava...
0
darthvader
(13.03.26)
Findik ezmesi
0
acelaacedebela
(14.03.26)
(14)

sizce kapatarak doğru yaptım mı?

baldan kaymak
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin su
Ön edit: burada kimseyi tanımıyorum, başlıkları birleştirip benimle ilgili fikir yürütmeyin zaten bunun önemi ne anlamıyorum. Arkadaşlarım için de başlık açıyorum. Bu benim içindi, dışında kalanlar değil. Yine soru gelince detaylandırdım bazı kısımları, bu sebeple üst alt karmaşası olmasın. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu aramıyorum ki red flag green flag sorayım, nasıl hayatlarınız var.

Peşin: erkek kişisiyim.

Dün, çalışma arkadaşımın da çağırmasıyla iş yerinde bir arkadaşımın sunum gösterisine katıldım.

Gösteri kadınlara yönelikmiş ama ben bunu oturana kadar bilmiyordum, sonradan fark ettik. Çıkamadım da hemen, gösteriyi sunan arkadaşım da herkesin için de ilgi gösterip gelip desteklediğim için teşekkür etti. %99 kadın gelenlerin, biz sohbete daldığımızdan farketmedik bile.

Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım yani partnerim için aldım bende.

Günü konuşurken akşam telefonda: partnerime anlattım ve paketi ona getireceğimi söylediğimde 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı.

Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim. Böyle diyince de 'sen kadınlarla ilgili şeyleri anlatıp, bak bana da ilgi var' dedirtiyorsun ve egonu tatmin ettirip, bana kendi içimde seni kaybetmemeli havası veriyorsun dedi, bende 'umursamıyorum bile ben bu tür şeyleri, başkası yazsa ben dönmem, yapıma aykırı, bana ters' dedim. Sonra o kelimeye takıldığım 'ılık' kelimesine döndüm. Bana 'böyle bir profille yapamam ben' dedi ve iyice çıldırdım 'Neredeyse 1 yıla yakın bir aradayız, bunu şimdi mi söylüyorsun' dedim. Sonrası kıyamet. Kavga ettik. Küfür falan etmedim elbette ama çok yükseldim, o da yükseldi daha da üstüne basa basa, sonunda da o şiddetli konuşmaya direnemedim. O kadar ki sesleniyorum, duymuyor bile sıfır iletişim. Çok rahatsız oldum, kapatabilir miyiz dediğimi hatırlıyorum. Birkaç sefer, lütfen kapatalım dediğimi hatırlıyorum sonunda ciddi olduğumu ve çok rahatsız olduğumu anlayınca durdu. Bende kapadım.

Kapadım ama çok üzüldüm. O öyle demese yükselmezdim. Dışarı çıktım, içim daraldı ama o kadar üzgündüm ki bi anda titremeye başladım, yok toparlayamıyorum ve içim rahat değil. Aradım 15 sn sürmemiştir belki; özür diledim, hoşçakal dedim.

Sonra bir daha konuşmadık. Siz olsaydınız ne yapardınız, vicdanıma rahat olmasını söyleyeyim mi?

bir kadına yada erkeğe öyle denmemeli. Hayır avcılık yapsam daha az gam yerdim. Böyle söylemesi de dokundu gururuma amk, biz onu düşünelim o da gitsin ne desin. Bak yine sinirlendim. Size partneriniz ılık/oynak (kadınlar arasında bunun karşılığı ne bilmiyorum) dese ne tepki verirdiniz?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
saygısızlığa tahammül edersen daha büyüğünü görürsün mutlaka. benim başıma gelse partnerime anlattıktan sonra güler eğlenirdik bu duruma.
+6
antihero
(12.03.26)
Ne dediğine çok da takılacağımı sanmıyorum. Sorun dediği bir şeyde değil, bunları demesinin altında yatan agresif, suçlayıcı güvensizlikte. Sıradan bir olaya verdiği anlamsız yoğun tepkide.

Ama ılık demesindense avcı demesi daha sorunlu aslında. Kız arkadaşınız var ve erkekseniz eşcinsel değilsinizdir, bu da bunu sadece sinirle söylenmiş boş bir söz yapar. Avcı peki? Bu neden daha az sorun olsun ki? Gerçekten avcı olduğunuza inanıyor olabilir. Sorun bu değil mi?

Sırf iş yerinden bir arkadaşımın sunumuna katıldım diye bu kadar kurduysa nasıl olur bilmiyorum. Bilmeden katılmış olmam da önemli değil, canım istemiştir katılmışımdır. Güler eğlenirdik +1

Not: Bu cevabı olayın geçmişinde yatan ek sebepler olmadığını varsayarak veriyorum. Bu olayı tetikleyen sebepler olabilir, örneğin siz bilerek veya bilmeyerek kız arkadaşınızı sürekli kıyaslayan veya kıskandıran, kaşıyan biri olabilirsiniz; o da nihayet böyle bir tepkiyle patlamış olabilir. Bu onu tek başına haklı yapmaz, ama verdiği tepkiye bir anlam yükler. Şu an çok manasız duruyor. vs. vs.
0
akhenaten
(12.03.26)
fevri hareket ettiğinde haklı bile olsan kaybediyorsun, bunu öğrenmiş oldun. bir krizi-haksızlığı o an çözmek zorunda değilsin.
0
orpheus
(12.03.26)
Tam anlayamadım kız arkadaşınız sizinleydi ve bu dediklerinizi o mu size söyledi? Yoksa çalışma arkadaşınız ile beraber gittiniz siz kız arkadaşınıza vermek üzere hediyeyi aldınız ve bunun üzerine arkadaşınız mı bu lafları söyledi?

Büdüt :şimdi anladım galiba hediyeyi kız arkadaşınıza vermeniz üzerine olmuş.

Konudan bağımsız bana veya başkasına "sen de biraz ılıksın" gibi şeyler söyleyen insanlar ile zorunlu olmadıkça (iş gibi durumlar yani) konuşmam. Benim için kırmızı çizgi diyebiliriz.
0
peki madem
(12.03.26)
öncelikle o kadar kopuk bi anlatım olmuş ki anladığım şeyi doğru mu anladım emin değilim. kıskanmış ve agresif biçimde saldırmış.
0
deartheodosia
(12.03.26)
saka misin böyle biriyle yuva mi kurulur ömür mü gecer. bittigi iyi olmus.

ama sen de sinirini kontrol etmeyi düsünerek tepki vermeyi ögrenmelisin. ben de. herkes. :)
-1
Purple life
(12.03.26)
ben de tam anlayamadım. şu kısımda olay örgüsü kopuyor:

"Sonunda da gösteriye ithafen bir paket verildi tüm katılımcılara. Kız arkadaşım için aldım bende. 'Vay efendim sen ilgi istiyormuşsun' mu dersiniz 'Avcılık' mı dersiniz sonunda da 'Ilık birisin herhalde' diyince benim şartel attı."

anladığım kadarıyla bunu kız arkadaş diyor, ama nerde diyor, ne zaman diyor. neyi kapadınız? telefonda mı diyor? neye ithafen diyor? ona ne anlattın da böyle bir tepki verdi?

ama genel olarark iş yerinde bir sunuma (konusu ne olursa olsun) katılmakla avcılık, ılıklık ilişkisi kurulması çok absürd. sevgilim öyle bir şey dese o kadar şaşırırdım ki tepki veremezdim ilk başta ama sonra ayrılırdım heralde. ayrıca ılıklık filan hiç hoş değil, tam bir argo ve kezban ağzı.

yaptığın şey o kadar normal bir şey ki, yani istersen bile isteyerek katıl sunuma, hiçbir şey sevgilinin o düşünce yapısını haklı çıkarmaya yetmez. ben de erkek ve heteroseksüel olduğum halde, kadınlar günü sunumları olsun, lgbt kulübünün sunumları olsun her şeye katılıyorum. maksat çalışmamak ve networking yapmak.
+1
king lizard
(12.03.26)
vicdanınız rahat olsun bence, yaşadığınız durum nereden bakarsanız saygısızlık. sebebi ve konumu ne olursa olsun sizinle bu şekilde konuşan biriyle zaten anlaşmanız pek mümkün görünmüyor zira karşı tarafın konuşma şekli bel altı vurmak ve direk saldırıya geçmek gibi görünüyor, bu sadece basit bir kıskançlık yada öfkeyle açıklanamaz. kabul ettiğiniz / edeceğiniz her böyle durum da bir başka duruma yol açacaktır. anlatımınızdan anladığım kadarıyla kendinize şunu sormanız yardımcı olabilir; eski kız arkadaşlarım/ yada varsa eski eşiniz veya ailem yada arkadaşlarımın kız arkadaşları yada hatta burada yazan kişiler bu duruma böyle bir tepki verir miydi, ben gerçekten bunu mu hak ediyorum ? sadece buradaki cevaplar bile hak etmediğinize kanıt niteliğinde görünüyor. sizi olduğunuz haliyle kabul etmeyen ve sizi anlamayan, anlamak istemeyen insana hoşçakal dışında bir kelime söylememek kendinize borcunuz bence..
+1
darthvader
(13.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.03.26)
Siz haklısınız hocam, bence ayrılmanız sizin faydanıza.
+2
kumandanim
(13.03.26)
Seni tanidigim kadariyla (evet burada okuduklarim) olayin anlattigin gibi olmadigini ve kadinin hakli oldugunu tahmin ediyorum :)
+1
üğpoıuy
(13.03.26)
herkes burayı kaçırmış:

"Arada o bana: 'sana göre biri bana yazsa ben yanıt vermeliyim' dedi, bende 'en iyi seçeneği elbette seçmeli, kıyas istiyorsan yapmalısın ama ben bu sebepten ötürü etkinliğe gitmedim, bilmiyordum bile içeriğini' dedim."

ılık değil de ga... mı deseydi acaba bilemedim. sevgilinin, başka erkek seçeneklerini değerlendirmesine açık birisin. kadın bunu bildiği için sinirli ve güvensiz. ona izin verdiğine göre böyle şeyler senin için normal ve demek ki sen de hala arayışta ve değerlendirme sürecindesin.

sen kendin red flagsin, sevgilin ne olsun?
+4
art cat chocolate
(13.03.26)
Orayı kaçırmadık birkaç kişi anlamadık yazınca sonrada eklenen bilgi.
+1
peki madem
(13.03.26)
Abi boyle kavga nedenleri sadece bizim Turk milletinde oluyor nedense.Soyle iki adim geriye cekilip baksaniz o kadar sacma sapan kavga nedenleri ki bunlar.Sebebin sacmaligi yuzunden mantikli bir ogut vermek de zor.
0
turkuaz
(13.03.26)
(3)

hangi görsel üretim ai'ları kullanıyorsunuz (sosyal medya / grafik tasarım)

steve rogers
nano banana haricinde özellikle ürün görselleri ve sosyal medya hesapları için hangi ai toollarını kullanıyorsunuz?
nano banana haricinde özellikle ürün görselleri ve sosyal medya hesapları için hangi ai toollarını kullanıyorsunuz?
0
steve rogers
(11.03.26)
Freepik içerisinden diğer ai’ları node’lar ile kullanıp çok öven bir arkadaşım var.
0
michael_knight
(11.03.26)
chatgpt, gemini, midjourney. flux da olabilir.
0
art cat chocolate
(12.03.26)
chatgpt, canva, freepik
0
darthvader
(13.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.