Giriş
(14)

Yeni yıldan beklentilerimizi yazıyoruz

baldan kaymak
Ben başlayayım:Toyota Hilux veya Corolla Cross
Ben başlayayım:

Toyota Hilux veya Corolla Cross
0
baldan kaymak
(23.12.25)
Para, akıl sağlığı, vücut sağlığı, para
+2
sekizdokuzon
(23.12.25)
İstiklal Mahkemeleri
+9
redlinetheturk
(23.12.25)
sağlık
istediğim yerde istediğim işi yapabilmek
+1
black holes in the sky
(23.12.25)
yeni şirket kuruluşu ve bir teknokente kapağı atmak. yeni siparişleri yetiştirip. bir tübitak projesi ile hibe almak. edge ai teknolojileri geliştirecek ekibi toplayıp tükiyede en az 2 firma ile teknik işbirliği sağlamak ve 2 yeni uzun vadeli kurumsal müşteri kazanmak.
0
orpheus
(23.12.25)
Sağlık tabii. Her şeyin başı sağlık.

Paso yurtdışı gezisi. Bir bakmışım Amsterdam'dayım, hoop bir bakmışım Madrid'deyim. Oradan hoop Roma'ya gidip gelmişim. Vücumda kandan çok, viskiler, biralar, romlar olsa. Uçaktan inip, uçağa binsem. Komple dolaşsam dursam.
+1
put it in your appropriate place
(23.12.25)
Sadece sağlık, kendim ve yakınlarım için.
Gelecek yıl hastane koridorlarını arşınlamasam yeter.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
sağlık
+1
exlibris
(23.12.25)
Yeni bir iş, para, huzur.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
para istiyorum. param olursa diğer sorunlarımı düzeltebilirim. yılbaşı piyangosu bana çıksın.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
yurt dışına geziye gidecek kadar para biriktirebilmek ve işe gidecek kadar bir araba alabilmek.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Sevdiğim ve sevildiğim bir ilişki
+1
umutt
(23.12.25)
sağlık ve para
0
inheritance
(24.12.25)
Sandığın bir an önce önüme gelmesi.
Maserati Levante (az kaldı biraz daha alkolü kesip para ayırmam gerekiyor sanırım)
Şuan iş-sağlık-ortam rutinimden memnunum, bu şekilde devam etsem olur.
Belki şehir değişikliği ama olmasada olur.
0
IcedFlames
(24.12.25)
Bir villa + bir yazlık daha :P

Uyku düzeni.

Hibrit iş.
0
gabe h coud
(24.12.25)
(8)

Bir bebeğin ilk ayakkabıları kaç numara/ cm olur?

Bartebly
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım? Teşekkürler
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım?

Teşekkürler
0
Bartebly
(23.12.25)
illa ilk adım ayakkabısı alayım diyorsanız kaç numara alacağınızı bilmek biraz zor. bebeğin hangi ayda yürümeye başladığına göre değişir. marka kalıpları da biraz farklı oluyor. 18. ay civarı yürümeye başladığını varsayarsak 20-21 numara olabilir.
0
elorelia
(23.12.25)
O değişiyor. Erken alırsanız ellerinde kalma olasılığı çok yüksek. Bana bebek için gelen bisürü hediye zamanı tutmadığı için giyilmeden elimde kaldı. Değişim kartı bile makbule geçmeyebiliyor. Zaten çocuğun hareketli yorucu zamanı gelen hediyeyi al götür doğru bedenle değiştir bu bi mesai. Değişim zamanını geçirdiğim için elimde kalan giysiler de var. İşte dertlerim böyle. Yardımı olursa diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.12.25)
her bebegin yürüme zamanı ve gelişimi farklı. Ve bunlar her bebekte farklı oldugu için ayak numarası da belirsiz oluyor. Bebegin ilk ayakkabısı yürümeye başladıgında magazaya götürülüp ölçülüp öyle alınır . bazı bebekler 15.ayda yürümeye başlıyor 20-21 numara alırsanız o bebege o ayakkabılar çok büyük gelecek. veya 18 ayda yürüdü diyelim. ayak yapısı biraz uzun diyelim 20-21 numara olmayacak 22 olacak.

Yukarıda dedigim gibi, bebek ne zaman yürümeye başladı o zaman götürüp magazadan ölçtürüp o an alın ayakkabısını
0
limonlu eksi
(23.12.25)
Almayın.
Kimin hangi yaşta yürümeye başlayacağı belli olmuyor. O yaşta ayağının kaç numara olacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla o zamanın hangi mevsime denk geleceği de belli olmuyor. Zaten yürümeyi ilk öğrenmeye başladıkları zamanlarda ayakkabı yürümelerini zorlaştırıyor.

Heves ettiyseniz 24 numara güzel bir ayakkabı alın, zamanı gelip ayağı o numaraya geldiğinde kullansınlar.
+1
michael_knight
(23.12.25)
benim oğlum 10 aylık yürüdü 19 numara giyiyordu. şimdi 16 aylık 21 numara giyiyor.

ama ayakkabı riskli bence. aynı numara bile farklı markalarda denk gelmiyor deneyerek almak lazım.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
Benim oğlum iri bir bebekti 20 numara idi ilkadım ayakkabısı. Numarayı tutturamazsınız ama ilk ayakkabısını almaya heveslendim diyorsanız sokağa çıkan çocuğa yürüsün yürümesin ayakkabı giydiriliyor ayağı üşümesin diye. Vicco’nun bu modelini doktorumuz önermişti. Oğlum da dahil çevremdeki tüm çocukların ilk yürürken giydiği ayakkabı bu model idi. İlk adım olur mu kısmı piyango.

www.vicco.com.tr
0
cilekli pasta
(23.12.25)
biz de çilekli pastanın attığı modeli kullandık ilk adım ayakkabısı olarak ama yürümeye başladıktan bir süre sonra. tek başına 10 adım atmadan ayakkabı alınmaz derler. bir de spor ayakkabı olmaz, yumuşak olacak altı, tek elle kıvırabilmeniz lazım
0
mezzosprite
(23.12.25)
ne zaman yürüyeceği belli değilken önceden alamazsınız. büyük veya küçük gelebilir. ben 9 aylıkken yürümüşüm mesela ama daha geç yürüyenler de var.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
(8)

Kedinize mamasını nereden alıyorsunuz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, kedinizin mamasını nereden alıyorsunuz? Internetten alıyorsanız hangi siteden alıyorsunuz? Orijinal olduğuna nasıl emin oluyorsunuz?Ben gittiğim veterinerden alıyorum. Bugün 2 kg' lik bir mamayi netteki fiyatlardan yüksek fiyata aldım.Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
Merhaba, kedinizin mamasını nereden alıyorsunuz? Internetten alıyorsanız hangi siteden alıyorsunuz? Orijinal olduğuna nasıl emin oluyorsunuz?

Ben gittiğim veterinerden alıyorum. Bugün 2 kg' lik bir mamayi netteki fiyatlardan yüksek fiyata aldım.

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(22.12.25)
amazondan kapıma sipariş veriyorum genelde, satıcısının amazon olmasına dikkat ediyorum
+1
hakmut
(22.12.25)
Amazon +1
+1
kobuzchu kiz
(22.12.25)
genellikle amazon
bunun dışında indirim kodu olan pazaryerlerinde mavi reyon, kuzey pazarlama ilk baktığım satıcılar.
petshop ve veteriner klinikleride eczaneler gibi geçirebildiğine geçirmece.
0
my fault
(22.12.25)
Bizim kedi kısırlaştıktan sonra RC veteriner serisi bir mamaya başladık, internet satışı yok. Normalde sadece vette satılıyor 12 kiloluk olanını alıyoruz 5-6 ay gidiyor. Ama şimdi bir vetle anlaşmalı olan petshop bulduk. Aynı mamayı 1000 tl daha ucuza getirtiyor bize. RC ile görüştük verdiği mama nın orijinal olduğunu teyit ettirdik. Bu bahsettiğim pet shop ist cevizlibağda.

Sizin kedi daha küçük olduğu için kısırlaştırana kadar vetten de alsanız bişey olmaz bu geçici bi süre. Kısırlaştıktan sonra hep aynı mamayı kullanacağınız için direkt 12 kiloluk olanlardan alırsınız ve o zaman uyguna gelir.
0
Sadece soruyorum
(22.12.25)
veterinerlerde falan hep daha pahalı oluyor. alma zamanı geldiğinde akakçede falan aratıp alacağım mama o gün / o an en kampanyalı - ucuz neredeyse oradan alıyorum. bir önce aldığım yer 2-3 ay sonra tekrar aldığımda en ucuz yer olmayabiliyor (günlük / haftalık bir kampanya olmuş olabiliyor). aynı mama, aynı kg için farklı yerlerde kilosuna göre 1000-2000 lira fark olabiliyor o yüzden az çaba büyük getiri - böyle mantıklı geliyor. almadan önce yorumlara kısa bir bakıyorum, açıklamada SKT var mı diye bakıyorum. ama bazen SKT yoksa da alıyorum, en kötü geri yollarım ama hiç başıma gelmedi. en ismi bilinmez tuhaf yerlerden bile sipariş verdim 15 - 20 sene içinde en ucuzu diye, sıkıntı yaşamadım. (sadece kapalı mama alıyorum)

edit: bildigim mama tabii sahte olursa hemen anlarım. huyunu suyunu bilmediğim mamayı ilk emin olduğum bir yerden alırım.
0
robokot
(23.12.25)
veteriner kliniğinden alıyorum ben de. hill's urinary stress metabolic c/d.

denemeleri için farklı mama da vermek istediğimde amazon'dan aldım. açık mama hiç almıyorum. arada bir de schesir marka yaş mama alıyorum. ambalajlarını inceliyorum skt'sine bakıyorum. eskiden schesir'i e vetimizden alıyordum ama artık satmıyor :/
0
art cat chocolate
(23.12.25)
Satıcı kendisi olmak kaydıyla Amazon ve nadiren KolayMama.
0
auroraaurora
(23.12.25)
sahte mama piyasası inanılmaz boyutta hills alıyorum sitesinde yetkili satıcılar yazıyor en çok petlebi ve markamama dan alıyorum fiyatını +-250 tl ye kadar umursamıyorum asla trendyol ve amazondan almam açıkçası
0
eja
(23.12.25)
(8)

Geriye dönük yetim aylığı

egerbiryolcu
Merhaba babamın vefatından sonra anneme ve bana maaş bağlanmıştı. Ben bir ise girince otomatik kesildi. İşten çikinca da otomatik geri bağlanacak zannettmistim. Sonra hayat telaşından bu durumun üstünde durmadım otomatik benim hakkım da anneme yatıyor sandım. Ama anneme yatan 12 bin maaş var. En düş
Merhaba babamın vefatından sonra anneme ve bana maaş bağlanmıştı. Ben bir ise girince otomatik kesildi. İşten çikinca da otomatik geri bağlanacak zannettmistim. Sonra hayat telaşından bu durumun üstünde durmadım otomatik benim hakkım da anneme yatıyor sandım. Ama anneme yatan 12 bin maaş var. En düşük maaş 16 bin.

Ben SSK ya dilekçe versem işten çıktığım andan itibaren altı aylık bir zaman geçmiş. O ayların ödemesini verirler mi?

İlçe veya ana merkez SSK ya gitmek fark eder mi?
Nasıl bir yol izlemeliyim?
0
egerbiryolcu
(22.12.25)
Bir anne ve kız çocuğuna maaş kaldı değil mi?
En düşük emekli maaşı 16 bin.
Anne ve kız birlikte maaş alsa %50 + %25'ten 12 bin alacaklar
Sadece anne alırsa %75 alır. O da 12 bin
Aslında sizin payı da anneniz almış oluyor. Size tek eksisi o süre boyunca GSS'den yararlanamamak olabilir.
Sizin durumda devlet zaten emekli maaşının %100'ünü vermiyor yani.
0
gnosis
(22.12.25)
@gnosis
Evet anne ve bir kız
Bundan da emin olamamistim. Kesinti oluyordu çünkü yani zaten ikimize de yatması gereken 12 mi 15 mi vs diye.
GSS prim borcu ile ilgili bir mesaj gelmişti bu konuyla ilgili muhtemelen borç birikti sanırım.
0
🌸egerbiryolcu
(22.12.25)
SGK'ya gidip durumu anlatın, GSS meselesini halledin.
Ayrıca şunu yazayım. Annenizin e-devletine girin. Emekli maaşı 4A, 4B ya da 4C hangisi ise "4x emekli aylık bilgisi" diye aratın. Emekli aylık bilgisi sayfasında "Haksahibi Aylık/Gelir Hissesi Yüzde" kısmı var. Orada 75 yazıyor olmalı.
0
gnosis
(22.12.25)
@gnosis çok teşekkür ederim şimdi annemin maaşına baktım da tam 12260 yani en düşük emekli maaşım yüzde 75 i oluyormuş dediğiniz gibi. O halde benim geriye dönük bir alacağım yok. GSS yi halletmem yeterli olacak🙏
0
🌸egerbiryolcu
(22.12.25)
ben de kadınım ve babamdan yetim aylığı alıyorum. ben 7 yıldır çalışıyorum ve hiç kesilmedi. kadınlarda evlenene kadar kesilmiyor çalışsa dahi.

ve evet para diğer bir kişiye devretmiyor. annenin ve çocukların kendi ayrı yüzdesi var.

erkek kardeşiminki kesildi. onun hakkı bize verilmedi ya da çok az bir kısmı verildi sanırım fark edilecek bir miktar değildi.

sizinki neden kesildi anlamadım.
0
art cat chocolate
(22.12.25)
@art çat chocolate ben önceden de kesiliyor diye duymuştum ve gerçekten işe girdikten bir ay sonra falan maaşım yatmadı direkt kesildi. Eski mesajlara da bakarım bu konuda mesaj gelmiş mi diye.

Bekarım ve ücretli öğretmenlik yapmıştım. İlginç o zaman böyle bir şey varsa.
0
🌸egerbiryolcu
(22.12.25)
@art Yeni kanunda (5510) ölüm aylığı (dul ve yetim aylığı) almak için çalışmama+evli olmama şartı birlikte aranıyor. Sizin istisnai bir durum vardır. Emekli sandığı, bankaların sandıkları vs.
0
gnosis
(22.12.25)
@gnosis hmm... benim babam öleli 15 sene oldu. o zamandan beri yatıyor. bu sebeple olabilir mi?
0
art cat chocolate
(22.12.25)
(4)

5-6 yaş için balık yağı

dunyatuhaf
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .
Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
0
dunyatuhaf
(22.12.25)
yani bir kesim ebeveyn 1 yaşından itibaren balık yemediği dönemlerde veriyor, bizim doktorumuz da kendisi söylememişti ama ben sorunca verebilirsin dedi, 2 yaşa doğru sormuştum. bence doktora sorun siz de, rahatsızlıkları da var diyorsunuz burdan aldığınız tavsiye ile ilerlemeyin
0
mezzosprite
(22.12.25)
Balık yagı öyle kafanıza göre bonibon alır gibi alınıp çocuga verilecek bir şey degil. çocuk dogal yolla balık yiyorsa ve Omega-3 içeren gıdalar alıyorsa zaten hiç gerek yok.

Eger çocuk balık eti yemiyorsa tiksiniyorsa doktor tavsiyesiyle alınabilir.
Yine de çogu doktor önermez. eger balık yediremiyorsanız çocuga Ceviz
Chia tohumu yedirin onlarda da omega-3 var derler.
ayrıca reklamlarda gördügünüz ürünler sizi müşteri olarak görür saglıgınız umurlarında degil.
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Üretim aşamasına dair videolar var, kaçarsınız kusa kusa.
+1
antihero
(22.12.25)
ben ve kardeşim küçükken aşırı zayıftık. baya çok zayıftık. kilo alalım diye arı sütü poleni vs ve bu balık yağını bize veriyorlardı. zararı oldu mu bilmem ama faydası da olmadı. 21 yaşıma kadar boyuma göre olmam gerekenden hep 10 kilo zayıf oldum hatta bir ara 15 kilo bile...
-1
art cat chocolate
(22.12.25)
(12)

1+1, halısız dümdüz bekar evi için en iyi süpürge çözümü?

hadi ya la
Siz olsanız ne alırsınız? Normal kablolu, kablolu dikey, kablosuz dikey, robot? Ne alayım?Robot + dip köşe için ucuz bir kablolu dikey düşündüm ama emin olamadım.
Siz olsanız ne alırsınız? Normal kablolu, kablolu dikey, kablosuz dikey, robot? Ne alayım?

Robot + dip köşe için ucuz bir kablolu dikey düşündüm ama emin olamadım.
0
hadi ya la
(13.12.25)
benim kablosuz dikey süpürgem var. kafam çok rahat. tek şarjla 2 kere evi full süpürebiliyorum. haznesi çok kolay boşaltılıyor vs. dyson da değil nispeten ucuz bi philips falnadı.

bence 1+1'de, kedi köpek de yoksa robota gerek yok ya. haftada bir kere 1 saat süpürdüğünüzde bile bayağı iyi kurtarıyor.
-1
gitdaddy
(13.12.25)
Bende kablolu var, torbasız olanlardan. Ucuz, emiş gücü iyi ve benim sakarlıklarıma rağmen hala çalışıyor. Kedim var ama yattığı ve takılmayı sevdiği bir-iki yer dışında pek tüy sorunu olmuyor.
0
gnosis
(13.12.25)
dogru dusunmussun. robot sert zemini halledecek sen haliyi supureceksin.

olur da hali performansi iyi bir urun alirsan irobot gibi, ona da pek gerek kalmayacak. ben irobot ve roborock kullandim. roborockun en pahali modeli. irobot varken haliyi da supurmeye gerek kalmiyor.
0
holy biblo
(13.12.25)
10+ yıl 1+1 evlerde yaşadım; 1+1 eve robot süpürge ve büyük süpürgelere hiç ihtiyaç yok. 40-50 m2 evlerden bahsediyoruz, kapladığı yer dahi göze batıyor.

Dikey bir süpürge fazlasıyla yeter ve az yer kaplar. Şarjlı, kablolu fark etmez. Ortalama bir cihaz sana uzun yıllar yetecektir.
0
Lethe
(13.12.25)
Normal kablolu az ses çıkaran philips modellerinden
0
grimavi
(13.12.25)
Sadece dikey, mümkünse dyson yeter de artar.
0
physcos physcos
(13.12.25)
kablolu, siklonlu, torbasız, yıkamasız.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
kablosuz dikey. indirimden samsung jet60 almıştık 1+1 eve aşırı yetiyor. kablosuz ve hafif olduğu için her kullanışımda iyiki almışım diyorum.
0
nolmus yani
(13.12.25)
Kablosuz dikey+1
+1
antihero
(13.12.25)
hiçbiri. kuru temizlik için toz toplayıcı mendil ile mendillerin takılabileceği saplı aparat yeterli. ör: www.rossmann.com.tr
0
tnz
(13.12.25)
erkek arkadaşımda moplu robot var gayet iyi hallediyor.
0
art cat chocolate
(13.12.25)
robot + ucuz dikey.

ben sadece robot kullanıyordum başka süpürge hiç çalıştırmıyodum. ama acil durumlar için kenarda bi süpürge bulunmalı cam kırılır bi şey dökülür falan.

3+1 eve geçtim yine sadece robot kullanıyorum.
0
jelly bear
(13.12.25)
(4)

Kusan kedide iştahsızlık normal mı?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Yaklaşık beş aylık bir kedim var. Ilk kez kedi bakıyorum. Daha önce bir kere yediği yaş mamayı kusmuştu. Haftasonu aynı günün sabahında ve akşamında iki kere daha kustu. O günden beri bir iştahsızlık var. Sebebi ne olabilir? Kedi bakma tecrübem olmadığı sizlere danışmak istedim.Teşekkürler
Merhaba,

Yaklaşık beş aylık bir kedim var. Ilk kez kedi bakıyorum. Daha önce bir kere yediği yaş mamayı kusmuştu. Haftasonu aynı günün sabahında ve akşamında iki kere daha kustu. O günden beri bir iştahsızlık var. Sebebi ne olabilir? Kedi bakma tecrübem olmadığı sizlere danışmak istedim.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(08.12.25)
Kliniğe götürmeniz lazım. Birçok ihtimal var.
0
auroraaurora
(08.12.25)
auroraaurora +1
Yabancı cisim yutmuş olabilir mi? Lastik tokalarla oynamayı seviyorlar. Belki de böyle bir şey oldu ve önemli. Hemen bir veteriner hekimin görmesi iyi olur.
0
rock n roll
(08.12.25)
acil veteriner +1
0
art cat chocolate
(08.12.25)
korkutmak gibi olmasın ama o yaşlarda kusup ve iştahsız olan kediyi acilen kliniğe götürmen gerek.
0
gobekliraki
(08.12.25)
(8)

Neye/ kime/ nasıl/ hayır dersiniz?

egerbiryolcu
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?Mesela;Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gid
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?

Mesela;
Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gidelim.
İş yerinde müdür işiniz olmayan bir şey yaptırdı. Hayır dediniz. Bu benim görevim değil.
Toplu taşımada otururken kadının biri geldi ben ters oturamiyorum midem bulaniyor yer degiselim mi/ hayır dediniz.
Çok emek verdiğiniz bir ödevi yakın arkadaşıniz rica etti seneye kendi odevi diye kullanmak için. Ben çok emek verdim. Hazira konulsun istemem dediniz.

Bunun gibi somut şeyler. Çok basit bir şey de olabilir çok büyük bir şey de. Fark etmiyor.
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
iş yerinde yasal olmayan durumlara hayır derim. rüşvet, kayıt dışı işler, vergiden kaçmak gibi. onun dışında işim değil diye hayır hiç demedim.

uzun bir sıra varsa önüme geçmek isteyen birine hayır derim. market değil de konser sırası gibi ya da devlet dairesi sırası gibi. herkesin zamanı önemli, benden sonrakilerin hakkına girmem. (trafik kuyruğu hariç. orada ciddi bir boşluk varken önüne geçilmesine kızmam, diğer insanların hayatında bir değişiklik yaratmadıysa)

yakın arkadaşlarımla emek verdiğim bir şeyi paylaşırım, istemese bile paylaşmaya açık olduğumu belirtirim.

dedikoduya hayır derim. bir başkasını bana çekiştireni kibarca uzaklaştırırım.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
Merhametli ve ters tarafım var. Hangisine denk gelirse. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
-1
arbre
(08.12.25)
İşte de özel hayatımda da eskiye nazaran çok daha rahat hayır diyorum. İçime sinmeden, kendimden ödün vererek dediğim her evet iç huzurumu kaçırıyor. Varsın uyumsuz, geçimsiz, bencil desinler. Ben kendimden memnunsam ötesine pek fazla kafa yormuyorum. Bu demek değil ki nezaketi, yardımseverliği elden bırakacağım. Ama bu tercihi kendim yapmak istiyorum. Başkalarını hoşnut etmeye çalışmıyorum ve bol keseden 'iyi niyet' dağıtmıyorum. Zaten daha çok saygı gördüğümü fark ediyorum her şeye evet demedikçe.
+1
auroraaurora
(08.12.25)
hafta içi akşam buluşmalar bana uygun değil. buna hep hayır derim.

o ödev olayına da hayır demiştim zamanında.

iş konusunda... benim işim olmayan 3-5 iş geldi yaptım, baktım daha da geliyor yöneticimle konuştum o da bu işleri kabul etme dedi. artık kabul etmiyorum. yardımcı olayım deyip birkaç kez yapınca işler üstüne kalıyor.

sevgilimle hep evde buluşmuşsak son zamanlarda, yine eve çağırırsa hayır derim.

annemin benden istediği bir şey bana uymuyorsa ona da hayır derim.

birisi bir filmin veya şarkının güzel olduğunu söyleyip ısrar ediyorsa, ben sevmemişsem bence değil derim.
+1
art cat chocolate
(08.12.25)
iş hayatında çılgın fikirlere genel yaklaşımım;
youtu.be

Ne zaman bir satışçı falan böyle fantastik lojistik fikirleri ile geldiğinde "olmaz canım çünkü şu bu" ya da birinin fantastik bir SAP fikri olduğunda "olmaz çünkü şu bu" demenin hastasıyım. iş hayatında anladığım gate keeping yapmazsan millet kafayi yiyor.

Onun dışında günlük hayatımda böyle biri değilim.
0
logisticsmanager
(08.12.25)
borç isteyen herkese hayır derim. kefil olmamı isteyenlere, arabamı isteyenlere, sinsi sinsi sohbete başlayıp bir şey satmaya çalışan herkese, son anda çağrıldığım her yere ya da sana geliyoruz yoldayız vs diyenlere hayır diyorum. bir de kendince bir şeyler anlatırken ikide bir bana dönüp "değil mi" diye onay isteyenlere de hayır derim.
0
ground
(08.12.25)
eskiden 20 30 yaş arasında hayır demekte zorlanan, bana fark etmez diyen bir insandım. insanları kırmamaya çalışıyordum. ancak bunun beni yorduğunu ve strese soktuğunu fark ettim. en sevdiğim insanlara, aileme, dostlarıma da gayet hayır diyorum. iyi insan olmasam da olur, bana bir katkısı olmadı.
ısrarcı insanlara ne kadar ısrar ederlerse etsin, hayır derim devam ederse geçiştirir ve kaçınırım. iş arkadaşım ve arkadaşlarımla da net olarak sınırlarımı belirlerim. bazen gerçekten gereksiz bir sertlik olsa da hayır derim.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
- bir arkadas bana yalandan referans ol dedi, 10 sene once beraber calismisiz, ben onun ekip lideriy misim falan gibi bir hikaye salladi, red - eleman bana kustu hahaha.
- hanim yilbasinda tatile gidelim dedi, para yok dedim, red.
- patron "cam mukavemeti" uzerine ders al dedi, isim olmaz ugrasamam dedim, red.
0
cooperr
(08.12.25)
(19)

ağızla içilen termostan içecek paylaşma

lil siztah
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım. geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (https://amzn.eu/d/iTNqxdA) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım.
geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (amzn.eu) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş biraz; kalanını bana vermiş oldu :s hoşuma gitmedi ama bozmadım ve içtim.
bir süre sonra, başka birinin de bu şekilde kahvesini paylaştığını görünce, "öyle hijyenik olmuyor" falan dememe kalmadı, millet üstüme çullandı! anlaşılan bunu tuhaf karşılayan bir benmişim.
diyorlar ki; o termosta geleni içiyormuşsun, geri gitmiyormuş ki içecek..
görüşleriniz?
0
lil siztah
(25.11.25)
birine bu şekilde ikram etmem.
ikram eden olursa içerim, sorun etmem.
+1
brkylmz
(25.11.25)
iğrenene saygı duyarım ama iğrenmeyene de garip bakanı garipserim.

şahsen sevdiğim kişilerin bardağından, termosundan, tabağından, çatalından vs midem bulanmaz, önemsemem. öyle hassasiyeti olan arkadaşlarıma da ona göre yaklaşıyorum. diyelim su içeceğim veya benim içeceğimin tadına bakacaksa ben başlamadan önce denemesine müsaade eder, sonra ben devam ederim içmeye.

çok cahilce gelebilir ama sanki 7/24 steril bir ortamdaymışız da tek sorun arkadaşımın termosundaki sıcak çayından aldığım yudumla hasta olacakmışım gibi bir hisse gerek yok bence.
+1
m e b
(25.11.25)
İçtiği yerle döktüğü yer aynı değil sanırım kapağı açıp döktü demişsiniz.
Çok yakınım değilse biraz takılırım belki ama zaten yakınım olmayan birinden de böyle bir şey istemem.
Sanırım çok sorun olmazdı benim için.

Ben termosumdan birine bir şey ikram edeceksem kendim içmeden sorarım bence olması gereken budur.
0
mutekebbir
(25.11.25)
asla içmem ya, içemem. içmek isteyen olursa veririm ama, onun problemi. çoğu insan rahatsız olmuyor ama beni çocukluğumdan beri çok rahatsız eder bu tür şeyler.
0
deartheodosia
(25.11.25)
bir kere çok ayıp bir şey kendi termosundan birine bir içecek ikram etmek. hadi diyelim vermek istedin. öncesinde belirt bari termostan vericem ama iğrenmezsen vs diyip.

brkylmz +1
+1
elektr10
(25.11.25)
yukarıya ekledim; ben demlikten ikram edecek sandım, meğer elindeki termostan söz ediyormuş (ben elindekiyle kahve içiyor diye düşünmüştüm).
içme yerinden dökerek değil, içme yerini de içeren kapağı çıkarıp dökerek ikram etti.
iddia şu: bu termoslarda gelen sıvı içiliyormuş; geri gitmiyormuş. bence gayet de gidiyor. beni şaşırtan, aynı bardaktan içmekten farklı birşeymiş muamelesi yapıyorlar buna..
0
🌸lil siztah
(25.11.25)
asla öyle bir ikramı kabul etmezdim. ağzını sokmuş kim bilir kaç tane çay kahve içmiş öyle. şimdi kokular birbirine karışmıştır. metalse içinde metal bir tat da kalıyor. belki ne zamandır yıkamadı o termosu bittikçe içiyor. sevgilim ya da çok yakınım olmadıgı sürece öyle bir şey birinden asla içmem.

öyle de ikram edilmez zaten.
0
koela
(25.11.25)
Ben de asla içmem. Böyle termosum yok ama olsaydı da isteyen dahil kimseye ikram etmezdim. Ağzına girmiş çıkmış içecek o benim gözümde. Geri gitmediğine ikna olamam.
0
a perfect lie
(25.11.25)
maalesef, her anlamda sağlıksız bir paylaşım ve herkes yapıyor genelde, çok rahatlar :) ben asla kabul etmem, içmem ve de paylaşmam
+1
sweetoffice
(25.11.25)
o şekilde içmem ve paylaşmam da. geri gitmiyor da değil bu arada. (bkz: backwash) csi'ın bir bölümünde birisinin içtiği su şişesinde kalan sudan içen kişiye dair ipucu elde ediyorlardı.
+1
inheritance
(25.11.25)
ne içerim ne ikram ederim. okuyunca bile midem bulandı dkfjgdk
+1
black holes in the sky
(25.11.25)
iğrenebilirsin hakkındır ama yeni nesil çok abartıyor böyle şeyleri.

eskiden sokaktaki çeşmede bir tane metal bardak olurdu zincirli gelen geçen onunla içerdi. misafirliğe gittiğinde ev sahibi bir bardak ve sürahi gezip herkese aynı bardak ile teker teker su verirdi. yani merak etmeyin bişi olmaz o hazır gıdalar ile beslenen bünyenize.
0
gercekdunya
(25.11.25)
kendi termosumdan başkasına ikramda bulunmam, bana bu şekilde ikram ediliyorsa kabul ederim ama içmem, çaktırmadan dökerim/atarım.

@gerçekdünya yeni nesil değilim. çocukken mahalle çeşmelerinden ortak tasla su içmişliğim vardır, hatta askerde tanımadığım 1500 kişiyle aynı çelik bardaktan su da içtim ama bunlar yeterli artık içmiyorum.
0
exlibris
(25.11.25)
kisiye gore degisir diyorum. ben sizin kadar hassas degilim. eger yabanci degilse, icten ice hijyeninden rahatsiz oldugum biri degilse icerim, rahatsiz olmam. ha eger ikram eder misiniz diye soruyorsaniz etmem, cunku karsidaki kisinin bundan rahatsiz olabilecegini dusunurum.
0
Sour
(25.11.25)
sevgilim hariç kimsenin ağzının değdiği bardak vs. ürünleri kullanmam, yemem, içmem.

kimseye teklif etmem, teklifleri de reddederim. bozmak olarak düşünmem bunu ve direkt "hayıır ben öyle içmem yememm sevmem" derim.
0
art cat chocolate
(25.11.25)
yakın arkadaş, sevdiğim kişilerle aynı bardaktan, termostan vs içerim iğrenmem. aynı yiyeceği ısırıp ısırıp bölüşürüm de sorun etmem :D ama başkasına bu gibi bi şeyi teklif de etmem, içmem de muhtemelen
0
chanandler bong
(25.11.25)
İçen içer, içmeyen içmez. Ben de hayatımda bir dönem problem etmiyordum. Muhtemelen şu an içemem. Ancak bundan bağımsız, İster pipet kullanın, ister bu termoslardan kullanın, içindeki sıvı ağzınıza değmiş oluyor fiziksel olarak. Olmadığını iddia eden de fizik bilmiyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(25.11.25)
İlk kez gördüğüm birisi değilse ya da ağız hijyeninden şüphe ettiğim/emin olduğum biri değilse dert etmem. Karşımdaki sorun etmiyorsa da o şekilde ikram ederim.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(25.11.25)
Ben içmem iğrenirim. Ne gerek var kahve komasına mı girdik içmeyiverelim :D

Ayrıca geri gitmiyor diyenlere inanma. Benim oğlum 1 yaşında ve öyle şişeden içince şişede illaki kırıntı oluyor çünkü ağzındaki yiyeceği yutmadan içer. Yetişkinlerde de kesin geri gidiyordur ağıza gelen su ya ama ağzında lokmayla içilmediği için belli olmuyor. :D
0
kaptan maydanoz
(25.11.25)
(5)

Speaker i acip online takilanlar

duyurukullanıcısı
Laptop veya telefonunun speakerini cafede acip online 1-2 saat konusan arkadaslara tutumunuz nedir?Olabilir mi?Kulaklik taksana abi mi?
Laptop veya telefonunun speakerini cafede acip online 1-2 saat konusan arkadaslara tutumunuz nedir?

Olabilir mi?
Kulaklik taksana abi mi?
0
duyurukullanıcısı
(24.11.25)
olamaz böyle bir şey ama gidip uyarmam da. ya garsona söyletirim ya da çıkar giderim.

insanlarla iletişime geçip bıçaklanmak istemiyorum.
+4
art cat chocolate
(24.11.25)
Tabi ki saçmalığın daniskası ancak kafe gibi bir yerde bu tür bir davranışta bulunmaması gerektiğini bilmeyen ya da başkalarını bu derece umursamayan biriyle girilecek tartışmadan hayır gelmez. O yüzden art cat chocolate +1
0
salihdt
(24.11.25)
Ben pandemide metroda maske takmadığı için uyarılınca sinirlenip karşısındakini bıçaklayan adamın haberinden sonra böyle durumlarda sessiz kalmayı tercih ediyorum.
Hiçbir şey canımızdan kıymetli değil.

Ama tabii ki çok rahatsız edici, insanlarımız toplum içinde nasıl davranmaları gerektiğini bilmiyorlar maalesef.
0
mutekebbir
(24.11.25)
Beni çok rahatsız ederse muhabbet edilen konuya ben de karışırım.
Konu hakkında fikirlerimi söylemeye başlarım o arkadaşa.

Sana ne dedirtmeye çalışırım.
0
michael_knight
(24.11.25)
ben %98 uyarıyorum.
teyze, amca tipinde biriyse, mesela "ammcaaa, kıs şunu yahu! millet dinlemek zorunda mı?", gençse "şunu kısar mısaann?!", orta yaşlıysa "kulaklığınız yok mu? :/", tiki bir tipse "kulaklığınızın bağlantısı kesildi galiba, dışarıya ses veriyor.." gibi şeyler diyorum.
uyarmanın kendi keyfimin yanı sıra, toplumsal fayda için de önemli oluğunu düşünüyorum. henüz bıçaklanmadım ama gidişatım iyi de değil; tepkiler onu gösteriyor.
bu saygısız ayılar gözümün önünde düşüp ölse, acımam.
+1
lil siztah
(25.11.25)
(5)

Blender tavsiye

f02561
Daha çok evde çilek muz süt filan karıştırıp kullanıcam yani sıvı ağırlıklı olacak. 1500 2000 tl bandında öneriniz var mı
Daha çok evde çilek muz süt filan karıştırıp kullanıcam yani sıvı ağırlıklı olacak. 1500 2000 tl bandında öneriniz var mı
0
f02561
(21.11.25)
Arzum Shake'N Take

www.carrefoursa.com
0
kablelvuku
(21.11.25)
6-7 senedir arzum shaken take kullanıyorum. Belki farklı markaların da vardır benzer cihazı. Memnunum. Bir parçası arızalanırsa piyasada yedek parçası da bol. Gövde kapağına bağlı bıçak sıvı sızdırmaya başlayınca internetten alıp değiştirmiştim. İnternette 2000 lira civarına bulunabiliyor.
0
iustitia omnibus
(21.11.25)
bizdeki arzum 1 yıl içinde 2 defa motor yaktı, phillipsin bir modelini aldık şimdi. Alet mi sıkıntılıydı yoksa hanım mı yanlış kullandı bilemedim valla.
0
bobinhoo
(21.11.25)
www.amazon.com.tr

ben bundan almıştım zamanında. 3 yıl önce aldığımda 1000 liraydı.

çok iyi, güçlü, sağlam. ben çok memnunum.
0
art cat chocolate
(21.11.25)
Iki ay once 2bin liraya tefal’in basic blendeo modelini aldim cok memnunum. Meyve smoothieleri yapmak icin aldim, cig badem findik kirma aparati da var, buz da kiriyor, benim beklentimi karsiladi.
0
lallala
(22.11.25)
(12)

hastalıklar, zorluklar...

art cat chocolate
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?benimkiler:mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışmasıbir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağı
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?

benimkiler:

mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışması

bir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağım seneye :')

11 yıl önce de apandist ameliyatı olmuştum. anksiyete, panik atak ve depresyon kombosunu atlattım geçtiğimiz yıllarda da...

her şey 5 yaşımdaki romatizma teşhisimle başladı. 29 yaşındayım şu an. şu mitral yetmezlik yüzünden lisede her ay penisilin/deposilin vurulmuştum. şu sıralar astım beni öldürmeye ant içti. pcos yüzünden regl olamıyorum bazı aylar ve ilaçla ancak olabiliyorum. falan filan. yani tabii beterinden korunalım buna da şükür. sadece sinir bozuyor arada :')
+3
art cat chocolate
(20.11.25)
2022'de insomnia olmuştum. doktorlar, ilaçlar, psikoterapiler işe yaramadı. ancak bu sene başında kendim çözdüm.
0
gabe h coud
(20.11.25)
hipertriodi, ilaç tedavisini bıraktık sonra tekrar nüksetti tekrar ilaç tedavisine başladık ama düzeleceğini sanmıyorum. atom tedavisi kesin çözüm olacak da doktor erteliyor, ilacı tekrar deneyelim diyor. diyemiyorum ki stressiz bir yaşama geçersek belki düzelir.

geçmiş olsun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.11.25)
Yüksek tansiyonum var, küçüğü 8 yerine bende 10 standart, dikkat etmeye çalışıyorum, hayatımdan tuzlu şeyleri çıkardım, turşu zeytin cips aynı şekilde şekerli şeylerle kan şekerimi de dalgalandırmamaya çalışıyorum
0
grimavi
(20.11.25)
migren teşhisim 2001 yılında konuldu. o gün bugündür hayat kalitemi bazı dönemler çok ama çok ciddi şekilde düşürüyor. istediğim kadar önleyici şeyler yapayım, hava durumundan dahi tetiklenebildiği için o veya bu nedenle atak geçiriyorum. ben gündelik yaşam pratiklerimden kopmamak için direniyorum ama mesela yaş aldıkça bu direncim ve dayanıklılığım düşüşe geçti, psikolojik ve fiziksel olarak eskisine göre daha hızlı/fazla çöküyorum atak geldiyse. hele auralı bir atak geçiriyorsam kafadan 10 günümü kilitliyor. amerikada yapılan araştırmalar işsizlik oranının migren hastalarında 3 katı daha fazla olduğunu gösteriyor. migren ilaçları devletin uyguladığı bu kur sabitlemeleri nedeniyle dönem dönem bulunamıyor, korkumdan evde, laptop çantamda, ofiste, arabada, her yerde relpax vb. stokluyorum. bir ara 1,5 yıl bulunamadı, o süreyi nasıl geçirdim hatırlamak dahi istemiyorum. bu ilaçları yazdırmak da maalesef oldukça meşakkatli, o nedenle reçetesiz alıyorum, bu da ciddi bir maddi külfet demek. ha bu ilaçların da ayrıca handikapları var, mesela dün holter takıldı çünkü bu ilaçlar çarpıntı, taşikardi vb. yapıyor. bulantı, kısmi görme ve işitme kaybı vb. başka ilave sorunlarda yaşıyorum ataklar esnasında.

başka ufak tefek kronik sorunlarım da var ama hiç biri migren gibi majör bir sorun değil.
0
Phoebe
(20.11.25)
had safhada kedi, polen, toz alerjisi. çiftçi bir ailenin evladı olarak yuvadan uçmadan önce ilkbahar ve yazları bağda geçirmek çok zordu. astıma dönmeye de başladı. hayat kalitesini bir hayli düşürüyor. yeni nesil antihistaminiklerle idare ediyorum ama ciddi alerjene maruz kaldığımda fayda etmiyor.

şeytanla falan anlaşma yapma fırsatım olsa ömrümden 2-3 yılımı verip bu sinir bozucu durumdan kurtulmak isterdim galiba. acizlik ve kısıtlanmışlık hissi çok can sıkıcı.
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Bende senin gibi pcos'tan muzdaribim. Ayrıca şeker hastasıyım ve aileden gelen mide problemlerinden dolayı çok ufak yaşlardan beri ülserim var. Arada ülser atağı yaşıyorum 2 ay suya hasret yaşıyorum resmen.
Başta sen olmak üzere burada hastalıklarını paylaşan tüm duyuru arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
+1
mermaidd
(20.11.25)
herkese çok geçmiş olsunnn... daha kötülerini görmeyiz umarım
+2
🌸art cat chocolate
(20.11.25)
skolyoz, kifoz. skolyozu gören doktor ameliyat gerekebilir diyor, profesörüne gidiyorum ameliyata gerek yok diyor. skolyozdan dolayı kalça ve omuzlarda yamukluk var, sağdaki ve soldaki aynı seviyede değil.

en alttaki bel omuru (l5) ile kuyruk sokumu (s1) doğuştan birbirine kaynakmış. (sakralizasyon)

sinüste osteom ve retansiyon kisti de varmış yeni öğrendim.

boyun ve bel fıtığı da varmış. bir ay önce kadar gece uyuyamaz durumdaydım. şimdi fizik tedavi ve egzersiz ile daha iyiyim.
0
inheritance
(20.11.25)
Von Willebrand hastalığı ve faktör 8 eksikliği, sonucunda da kolay kolay durmayan kanamalar ve demir eksikliği. Ben de 29 yaşındayım ve yaşlandıkça çıkmasını beklediğim başka genetik rahatsızlıklar da var.
0
gnosis
(20.11.25)
sol bacakta siyatik, 10 senedir cekiyorum. spor yaptirmiyor, surekli rahatsiz ediyor.
norolojik sikintilarda tip caresiz neredeyse, ilac deniyorlar uzerinde sadece.
6-7 defa MR cekildi, nerde sinir sikismasi var hala bulamadilar.
0
cooperr
(20.11.25)
Gastrit ve böbrek taşı, geçen yıl 12mm taş yüzünden ameliyat oldum hatta.
0
devorgilla the gunslinger
(20.11.25)
6 yıldır MS hastasıyım. Allah kimseye vermesin.. bazen MS olacağıma ölseydim daha iyiydi diye düşünüyorum. Anlatılmaz yaşanır bir hastalık.
+1
suicides underground
(20.11.25)
(4)

Kavuşulamayan aşkla bir ilişki sürdürülür mü?

dolantindr
Aşklarımıza kavuşabiliyoruz, ama sonu genelde hep hüsran değil mi. Çok sevdiği ya da aşık olduğu insanla bir şeyler yine bitecek korkusuyla çok yakın olmak istemeyen, ya da ilişkiyi hep bu flört aşamasında sürdüren var mı. Hani böyle aranızdaki çekim evrenden bile güçlü, belki evren bile kavuşmanızı
Aşklarımıza kavuşabiliyoruz, ama sonu genelde hep hüsran değil mi. Çok sevdiği ya da aşık olduğu insanla bir şeyler yine bitecek korkusuyla çok yakın olmak istemeyen, ya da ilişkiyi hep bu flört aşamasında sürdüren var mı. Hani böyle aranızdaki çekim evrenden bile güçlü, belki evren bile kavuşmanızı istiyor ama siz daha fazlasına gidersem yine ayrılabiliriz diye ileriye çok gitmek istemiyorsunuz. Böyle bir ilişki bu şekilde sürdürülebilir mi? iki mıknatısın birbine çok yakın durup, biribirini çekmesi gibi, ama mıknatıslar birbirine hiç yapışmıyor.
-1
dolantindr
(19.11.25)
tersten beni anlatmışsın valla. aşık olduğum bir kız var. tam kafa dengim. birbirimizle de çok iyi anlaşıyorduk. sanki benim diğer yarım gibiydi. ilk teşebbüs başarısız olunca aylar sonra geçen hafta tekrar şansımı denedim. kız "seninle çok iyi vakit geçireceğimize, anlaşacağımıza eminim. ama daha çok zaman geçirip denedikçe benim sevgim daha romantik bir hal almayacak. sonunu bildiğim bir maceraya atılmak istemiyorum" diye yine reddetti. :( anlaşılan bir kalp yarası almış. bu durumda ilişkiyi sürdürmek zor sanki.
-1
efreet sultan
(19.11.25)
seviyosan git konuş bence
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
Başka bir mıknatıs yapıştırınca aklın başına gelir. Hayat böyle fanteziler için çok kısa. Seviyorsan konuşacaksın. Korkarak yaşayamazsın.
0
arbre
(19.11.25)
bunu 1,5 yıl yaptık ama bol kavgalı. ben adı konsun istedim. sonra sabrımın nihayet sonuna geldim ve bıraktım kendisini. 4 ay falan konuşmadık. sonra o geldi sevgili olmak için.

adı konmayınca aşık mıyız, fb miyiz fwb miyiz ne bok olduğu belli olmuyor. çok rahatsız edici strese sokucu bir şey.

tavsiyem bizim gibi 1,5 yıl süründürmeyin. zira duygularımı baya sömürdü azalttı bu belirsizlik ve güvensizlik. o eski aşık değilim. tek istediğim adının konmasıydı, bu kadar zor olmamalıydı. şimdi ise eskisi gibi değilim işte ve bu beni mutsuz ediyor. hevesim geçtikten sonra gelmiş oldu resmen. anlamı kalmadı.

nasılsa bu da terk edecek bitecek gidecek kafasından çıkın. eski sevgililerinizle aranızda geçenleri yeni kişiye yükleyemezsiniz. belki önceki 10 kişi aynı haltı yedi ama bu 11. kiş yapmayacak belki???

bu yeni kişinin terk edeceğini düşünüyorsunuz, yine biteceğini vs. düşünüyorsunuz ve ister istemez de ona göre davranıyorsunuz. (bkz: kendini gerçekleştiren kehanet) Pygmalion etkisi

siz mesafeli soğuk itici ilgisiz ve sorumsuz davranınca karşıdaki de e bir süre sonra cidden gidiyor çünkü bağınızı hissetmiyor bu ilişkiden bana fayda yok diyor ve gidiyor. sonra siz de bak biliyordum gideceğini diye kendinizce üste çıkıyorsunuz. ama ilgili davransaydınız o kişiyle sağlam bağlar kurabilirdiniz belki de.

benimkine ben deli gibi aşıktım. bana baştan bağlı davransaydı adını koysaydı kimsenin hiçbir şeyin bizi bozamayacağı güçlü bir ilişkimiz olurdu. şimdi ise bolca kalp kırıklığı, hayal kırıklığı yaşadığım bir şeyin adını koyduk ve devam ediyorum ama hevesim kalmadı. adını koyabilmemiz için ila terk etmem mi gerekiyordu? illa kalbimin defalarca kırılması mı gerekiyordu? bu nasıl bir sabır ve bağlılık testi? günlerce ağladım, defalarca... istemiyorum dediği için kendimi soğutmaya çalıştım ve soğuttum, şimdi onsuz da yaşayabilirim derken yanına geri istemesi... ben kendimi ısıtmaya çalışıyorum. o aşkımın alevi tamamen sönmüş değil. onun da çabasıyla kendim de çabalayarak o eski aşık beni geri getirmeye çalışıyorum. ancak herkes bunu yapamayabilir, yapmak istemeyebilir.

saçmalık arkadaşlar. yapmayın. ıssız adamcılık oynamayın. cool değil, avrupai değil, modernlik bu değil. böyle davranırsanız yalnızlığa ve güvensiz ilişkilere mahkum kalırsınız.
0
art cat chocolate
(19.11.25)
(2)

Ingiltere Vizesi Yillik izin belgesi

Novice
MerhabaIngiltere vizesine basvuracagim. Sirket belgeleri calisma belgesi vs her sey mevcut sadece “su tarihlerde yillik izinlidir” gibi bir belge yok. Koyulmasini onermisler internette bu evrak gerekli midir?
Merhaba

Ingiltere vizesine basvuracagim. Sirket belgeleri calisma belgesi vs her sey mevcut sadece “su tarihlerde yillik izinlidir” gibi bir belge yok. Koyulmasini onermisler internette bu evrak gerekli midir?
0
Novice
(17.11.25)
biz koyduk... önemli bence.
0
art cat chocolate
(18.11.25)
koymalısın. şirketinin seyahatinden haberi var demek bu. yani gizli gizli gitmiyorsun demek. kesinlikle koy.
0
elektr10
(18.11.25)
(5)

Kedi sahiplenme hakkında kafadaki deli sorular…

yankee jumping
Merhaba. Kedileri seven bir insanım. Sokakta gördüğüm kedileri eğer acelem, işim, vb. yoksa durup severim. Daha önce (git: https://eksisozluk.com/entry/175370439) şöyle bir şey yazmıştım.Geçen 2-3 hafta önce sokakta dolaşırken 4 tane kedi yavrusu gördüm. Biraz onlara sokulunca anneleri çıktı geldi k
Merhaba. Kedileri seven bir insanım. Sokakta gördüğüm kedileri eğer acelem, işim, vb. yoksa durup severim. Daha önce (git: eksisozluk.com) şöyle bir şey yazmıştım.

Geçen 2-3 hafta önce sokakta dolaşırken 4 tane kedi yavrusu gördüm. Biraz onlara sokulunca anneleri çıktı geldi karşıma koruma içgüdüsüyle. Ben de korkmasınlar diye hamle yapmadım. Dışarda besleniyor bu kediler ve muhtemelen sokak kedisi. Bu 4 yavrudan birisi tortoiseshell cat dedikleri bir tip :) şerefsize bayıldım..

Şimdi öğrenmek istediğim bazı şeyler var.. hayvanları seven birisiyim ama büyük sorumluluk gerektiren bir durum var ortada. Sahiplenip sonra bakamamaktan da tırsıyorum… vicdan azabı çekmekten korkuyorum.

1- eğer ben o kediyi sahiplenmek istesem ne zaman annesinden ayrılmalı? Nedir bunun zamanı? Emzirme olayı bitmiş gibi görünüyor çünkü önlerinde mama vardı.

2- genel olarak ev içinde beslemeye uygunlar mı yoksa tamamen rastlantısal bir durum mu söz konusu?

3- sokak kedisi olduğundan ev içindeki hayata nasıl adapte edebilirim?
0
yankee jumping
(17.11.25)
bende sokaktan aldım, sokak hastası sürekli kaçmak istiyen bir kediydi hala arada kaçma niyetleri oluyor,(asla bırakmıyorum dışarı) ben durupta sevemeyen bir insandım(çocukken karından kuduz yedikten sonra bıraktım sevmeyi), hiç bir zorluğu yok evde kumu ve otomatik mama kabı varsa suyunuda verdin mi kendi halinde yaşıyor.
tek sorun 1 haftalık tatiller, bıraksam evde yalnız durur ama içim el vermediğinden bakacak biri bulmak sorun oluyor biraz. her kedinin huyu farklı bazısı 1 gün bile yanlız duramıyor, bazısı çok korkak oluyor çeştli problemler illa çıkacak ama bir sorun olacak diye böyle bir güzelliği hayatınıza sokmamazlık etmeyin, kedi çok çok çok güzel bir bağlılık.
+4
eja
(17.11.25)
1,5 yıllık kedi bakıcısıyım. kedi bakmak bayağ zor iş. öncelikle ilk 1 yıl epey masraflıydı. 2 karma 2 lösemi aşısı 1 kuduz ve çip işlemi yapıldı, 1 defa da hasta oldu tahlil ve özel gastro mama alınması şu bu baya paramız gitti. ksırlaştrma işine falan da baya paramız gitti. şu anda 2 yaşına yakın masrafımız aşırı değil ama yine de bir bütçe istiyor. maddi durumunuzu değerlendirip uygunsa bu işe girmeniz lazım diğer türlüsü zorlar.

ben sokaktan almadım bakamayan birinin kedisini aldım ama sokaktan alan komşum var zor değil. kum kabı ve kum alıyosun pet shoptan. kutunun içine kumu koy. kediyi de kum kabının içine koy o zaten oranın tuvalet olduğunu anlıyo. eve ilk geldiğinde ürkek oluyo da sonra alışıyo birkaç gün içinde. pet shoptan olta oyuncağı alırsan zaten bebek kediler oyun delisi olduğu için kolaysa sevdirirsin kendini.

youtube da volipet diye bi kanal var, o adam kumu nasıl kullanacaksın, kediyi ısırmamaya falan nasıl alıştıracaksın vs hepsini anlatmış ben kedi aldığımda onun videollarını izlemiştim aynı onun dediği gibi yapıyorum kum kullanımını falan. bi de bir şey olduğunda buraya soruyorum herkes yardımcı oluyo.

emme işi bittiyse istediğin zaman alıp eve götürebilirsin 2-3 aylık olmuştur. dediğim gibi ev yaşamına adapte etmene gerek yok kendisi adepte oluyo, hatta o ev onunmuş da sen misafirsin gibi oluyo.

ENNN ZOR TARAFI BIRAKIP BİR YERE GİDEMEMEK. BU SENE 6 GÜNLÜĞÜNE TATİLE GİTTİM VE KEDİYE KOMŞU BAKTI. AMA AKLIM HEP EVDEYDİ. siz tatile veya birkaç günlüğüne bir yerlere gittiğinizde kediye bakabilecek çevreniz aileniz akrabanız vs yoksa bu işe hiç girmeyin diğer türlüsü hem size zor hem kediye zor.
+1
Sadece soruyorum
(17.11.25)
2 kedim var, ikisi de 5 yaşındalar. hiç kolay değil. köpek kadar zor değil evet ama kolay değil.

şimdi ben oğlumu sokaktan aldım. ha öyle tutup eve getirmekle olmuyor o iş. öncesinden ben kedi sahiplenmeye hazır mıyım diye 4-5 ay düşündüm, maddiyatımı düşündüm... sonra karar verdim ve evi hazırlamaya başladım. kırılabilecek ve kesici olabilecek her şeyi ortadan kaldırdım. kedi tuvaletini satın aldım getirdim eve koydum. sonra kumunu aldım. sonra mama aldım. sonra tırmanma evini aldım. sonra birkaç oyuncak aldım. bunlar da maddi yük olacaktı, önceden halletmek istemiştim. sonra da gittim kediyi almaya, istediğim kediyi başası almış ben de ne bulduysam onu alırım dedim ve gittim oğluşumu aldım.

ilk önce veterinere götürdüm. 6 aylık olduğunu öğrendim. sokakta çok pislenmiş, yıkadılar. ilk ve tek tıkanışı oldu bugüne dek bak 4,5 yıl geçmiş. kediler yıkanmaz çünkü.

eve geldik ve baktım hayvan hırıltılı nefes alıyor, hapşırıp duruyor sürekli. hemen ertesi gün veterinere geri götürdüm. 1 haftalık veteriner serüvenimiz başladı. 7 gün boyunca her gün götürdüm, iğnelerini ve serumunu bekledim 1 saat. neyse ki iyileşti.

ondan 3 hafta sonra da ilk önce misafir olarak gelen kızım geldi. sonra benim kızım oldu. bu sefer de o hastalandı, onunkiyle uğraştım. sonraki sene ise tiroid hastalığı çıktı. tüylerinin yarısı döküldü (hala geri uzamadı) veteriner veteriner gezdim. aylarca ilaç kullandı...

yıllar içinde oğluşumun sırtı yaralandı ufak bir şeydi ama gecenin 2sinde veterinere götürdüm. kızım yaptı sanırım. kalbin dayanmıyor korkuyorsun ya ciddi bir şeyse diye. sonra kızımın patisi kesilmiş yırtılmış, eve bir geldim her yer kan. 10 gün uğraştım var ya pansumanıyla.

gözleri enfeksiyon oldu damlalar kullandım. kabız oldular probiyotik kullandım.

en kaliteli mamaları yediriyorum. sokaktan gelmemiş gibi seçiciler bir de. sokakta da korkuyorlar.

ha bir de... tüm pencerelere ve balkon kapısına dahi kedi telinden kilitli sineklik taktırdım. bu çok önemli.

bir ara kızım apartmana kaçmış kapı aralığından da yarım saat ağlaya ağlaya onu aradım.

bazen çok derin uyuyorlar ve nefes aldıklarından şüphe edip korkup uyandırıyorum.

insan gerçekten çok endişeleniyor, korkuyor.

eve bebek kamerası aldım. kameralı otomatik mama kabı aldım. bin tane oyuncak aldım ama pipetle oynuyorlar. klasik kedi işte :)

düzenli aşıları iç dış parazitleri konusu var...

1 geceden fazla yalnız bırakılmamaları gerekiyor. yoksa strese giriyorlar ve evi dağıtıp kum harici yerlere işeyebiliyorlar. ben bırakmadım ama bırakan arkadaşımın kedisi aynen bunları yaptı. zaten bırakılmaz ya insanın aklı kalıyor.

ayrıca bir başka önemli konu. sigara içmiyor olmanız lazım. sigara partikülleri kedilerin tülerine yapışabiliyor. bu hayvanlar tüylerini yalıyor bu yüzden de dil kanserine varana kadar birçok hastalığa yakalanabiliyorlar.

asla insan yemeği verilmemeli. uyduruk ucuz mama verilmemeli.

şarj aletlerinin kablolarını kemirebiliyorlar. elbiselerin askılarını kemirip koparabiliyorlar...

poşetleri ısıp parçalayabiliyorlar, çok tehlikeli ortada poşet kalmaması lazım.

ortada makas, bıçak, iğne ve iplik bırakmamanız lazım asla. ve bardak da...

klozet kapağını zaten hep kapatıyor olmanız lazım da kapatmıyorsanız kapatmanız lazım.

dişiyse kısırlaştırması gerçek bir ameliyat süreci. zorlu, acılı, ağrılı... benim canımdan can gitti.

vitaminleri var, maltları var...

kapıları açmayı öğreniyorlar...

kilolarıı takip etmek gerekiyor...

asla kızıp bağıramazsınız, nedenini anlamaz sadece korkar...

çocukluğunuzdan beri sizinle duran kupanızı aniden kırar ve canı sağ olsun patisi zarar görmesin diye hemen çöpe atıp yerleri süpürürsünüz (bir de gecenin bir vaktiyse yandınız)

sırtınıza atlarlar, tişörtlerinizi delerler, kollarınızı çizerler...

astımım ve alerjik rinitim olduğunu öğrendim. öksürüp duruyorum. ancak onlardan beni hiçbir şey ayıramaz. çok seviyorum.
+3
art cat chocolate
(18.11.25)
Verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ederim. Muhtemelen kedileri uzaktan seveceğim… :)
+2
🌸yankee jumping
(18.11.25)
Bu soruyu sormuştum ama yaklaşık 1 ay önce kedi sahiplendim. İsmi “güllü” ve kendisi 2 aylık. Sabahları uyanınca aşırı hareketli fakat gün içinde sakinleşiyor, kucağa geliyor ve dokunmazsanız saatlerce uyuyabilir :) sahiplendiğimizde tuvalet eğitimi olduğundan çok sıkıntı yaşamadık. Veteriner bir dostum var, o da her konuda yardımcı oluyor :)
+4
🌸yankee jumping
(22.02.26)
(11)

Liseden tanışılan kıza yürünür mü

arbre
Sınıf arkadaşı. Çok muhabbetimiz yoktu ama güzelleşmiş. Takipleştik Insta'da. Story'ye like attım. Selam falan yazsam mı? Taktik please.
Sınıf arkadaşı. Çok muhabbetimiz yoktu ama güzelleşmiş. Takipleştik Insta'da. Story'ye like attım. Selam falan yazsam mı? Taktik please.
-11
arbre
(14.11.25)
Ben üniversitedeyken ilkokul arkadaşıma yürümüştüm flört kısmı iyi gibiydi dışarıda da oturduk konuştuk ama açılınca kabul etmedi. Kısmet bu işler :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
Mezun olduğum liseden on yıllar sonra zamanında birbiriyle alakasız bir sürü kisi evlenip çoluk çocuğa karıştı. Yani garip değil bence.
+1
egerbiryolcu
(14.11.25)
Yürünür ya ne olacak.
0
mutekebbir
(14.11.25)
Arkadaşım liseden sonra hiç görüşmediği arkadaşıyla üniversite sonrası görüşüp evlendi, 1 çocukları var, olmayacak şey deği
0
purplee
(14.11.25)
ben lisedeki tüm kızlara yazdım adım sapığa çıktı. ama 3 sene önce bitti lise.
-4
hold the door
(14.11.25)
yürünür ama dün bir bugün iki. ekler eklemez hemen yürüme. biraz havadan sudan konuş ama hemen değil.

önüne gelene yürüme derdindesin arbre. az sakin ol ya. herkese atlama. biraz seçici ol. önce bir kişiyle tanış, arkadaşlık et, tart biraz. "hmm bu güzelmiş, hmm bu bana güldü, hmm bu bana selam verdi, hmm bu bana yürüdü" diye diye elli tane kadına lafta aşık geziyorsun.

ben de lise arkadaşlarımı, ilkokul arkadaşlarımı bulup insta'dan ekliyorum. ancak nostaljik geldiği için... sohbet de kurmuyoruz hiç. belki o kadın da o amaçla eklemiştir.
+6
art cat chocolate
(15.11.25)
Nefes aliyor diye cevrenizdeki her kiza yazarsaniz adiniz sapiga cikar tabii ya hahaha ne güldüm.

Kismet meselesi arbre ya. Yazarsin ama ne olacak bir sey demek zor.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.11.25)
cooperr, karıştırma yok ya, karşıma çıktı, durum vahim o ayrı konu :D
-3
🌸arbre
(15.11.25)
Hemen yürümeye başlarsan playboy izlenimi verirsin, birazdan ağırdan almak daha iyi. Fotoğraflardan gezdiği gördüğü yerlerden ya da hobisi falan varsa merak ettim diyip giriş yapabilirsin. Sonrası kısmet.
0
onyx
(15.11.25)
selam yaz.
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
endüstri meslek lisesi mobilya bölümünden mezun değilsen bence bir sıkıntı yok. ha erkek erkeğe ilişkiyi onaylamıyorum hani sen okeysen beni de çok ilginlendiren bişey değil.
0
Fodera
(15.11.25)
(12)

Kendinizi nasıl ödüllendirirsiniz?

rabitelli
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
0
rabitelli
(14.11.25)
Sevdiğim bir şehir, güzel bir otel
+1
arbre
(14.11.25)
Benim kendimi şımartma stilim karbonhidrat üzerine kurulu. Sağlık problemleriniz dolayısıyla aynını tavsiye etmem (çok geçmiş olsun). Hatta tam tersi bir süre belki sağlıklı bir diyete geçip vakitli uyuyup uyanmak, mümkünse ufak tefek egzersizler yapmak hastalıktan sonra moral verebilir.
+2
sekizdokuzon
(14.11.25)
Güzel bir etkinlik insanın havasını değiştirebiliyor..mesela iyi bir tiyatro oyunu. O sahne, ışıklar, atmosfer, seyircideki enerji vs hemen havami degistirir.
+1
egerbiryolcu
(14.11.25)
Viski ve güzel bir restoranda yemek.
0
put it in your appropriate place
(14.11.25)
-Güzel bir restoranda yemek +1
-Uzun zamandır almayı ertelediğin bir şey varsa onu alabilirsin kendine.
-Masaj.

Benim kendim için yaptıklarım bunlar, iyi geliyor.
+1
mutekebbir
(14.11.25)
spa merkezine giderim
+1
yurtsuz john
(14.11.25)
mümkünse yemek ama sizin durumunuza pek uygun olmayabilir
yormayacak bir mesafede olan yaşadığım şehrin dışında bir yere gitmek
uzun süredir görmediğim birini görebilme şansım varsa onu görmek
geçmiş olsun...
+1
black holes in the sky
(14.11.25)
alışveriş, sevdigin bir mekan, arkadaşla date, içki, seks
+2
ala09
(14.11.25)
Güzel bir Burger.
0
Amaranta ursula
(14.11.25)
pc oyunu
dizi
film
0
hold the door
(14.11.25)
Alışveriş ve tatil.
Doğa yürüyüşü. İğneada mesela.
Boğazda tekneyle gezi.
0
gabe h coud
(14.11.25)
tatlı yerim. çikolatalı.
+1
art cat chocolate
(15.11.25)
(20)

uzun yolda surus yaparken biri yaninizda uyusa uyuz olur musunuz?

buenosdias
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
-2
buenosdias
(11.11.25)
Arabayı kullanmayan kişi neden uyumasın ki. Arabayı kullanan uyumayacak. Bunun için uyuz olunmaz. Uyuz oluyorsa kullanmasın arabayı.
-1
rock n roll
(11.11.25)
Yoo hiçte olmuyor. Hatta herkes uyuyunca kulaklığımı takıp öyle müzik dinlemeye devam ediyorum.
-2
substituent
(11.11.25)
Ben uzun yolda uyumayı tercih etmem. Yolu yaşamak isterim çünkü deşarj oluyorum uzun yolculuklarda ama şoför ben olsam ve araçtaki diğer kişiler uyusa asla rahatsız olmam aksine muhabbet etme gereksinimim olmadığı için daha rahat şekilde araç kullanırım.
Çok rahatsız oluyorsa tek başına yolculuk yapsın arabaya başka birini almasın.
0
mermaidd
(11.11.25)
arabada 2 kişiysek ben olsam uyumam ve uyunmasını da istemem. özel şoförüm değil ya da ben kimsenin özel şoförü değilim. sohbet ederek daha hızlı geçer zaman.
+2
art cat chocolate
(11.11.25)
olmam. esim hep uyur uzun yolda. hatta kisa yolda bile uyur. ben muzigimi dinler takilirim.
+1
lemmiwinks
(11.11.25)
rahatsız olmam aksine kesinlikle daha rahat olurum. onlar tedirginlikle yola bakınca rahatsız oluyorum. herkes uyuyunca istediğim gibi gidebiliyorum.
+1
gercekdunya
(11.11.25)
bu soru adamına göre değişir, yorgun bi şoförün yanında hayvanlık yapıp horluya horluya uyunmaz
+2
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Ben uyursa sevinirim. Uyusun güzel güzel.
Edit: ya uzun yola çıkacağım kişi zaten eşim dostumdur. Uyusun tabi. Kendimi şoför gibi hissetmem.
0
kisa
(11.11.25)
Bana güvendiği için hoşuma gider.
-1
arbre
(11.11.25)
süren ben değilsem uzun uyuyuşlar yapmamaya çalışırım. şoför de zamanla yorulur, gözü dalar, uyur vs gibi bi durum olmasın onu da daha dinç tutayım diye.
sürücü bensem öyle fosur fosur saatlerce uyunmasını istemem çünkü aynı şekilde ben o kadar fazla sessizlikte uykum geliyo. ama yani bikaç saat uyunuyosa o kadar da olur insanlık.
0
chanandler bong
(11.11.25)
cok stresli bir durum yoksa, mesela asiri yagmur yagiyor, goz gozu gormuyor sis mis, hic rahatsiz olmam. ama bu bahsettigim halde arkadasim uyumustu, baya horluyordu, o zaman hakkaten bi yoldas istemistim yani elbette surmeyen kisinin yapacagi bir sey yok ama iste insan bi yaninda iki laf edecek 'ay ne kotu hava, goz gozu gormuyor' vs. diyecek birini ariyor sanirim. bir de iki kisi de yorgunsa/uykusuzsa, (elbette ideal olan hic yola cikmamak ama cikildiysa) yanindaki kisi prensip olarak uyunmamali, yoldaslik boyle bir sey yani, surucuye de yardimci olmak lazim konusarak, yemek vererek vs.
+1
kassiopeia
(11.11.25)
Araba kullanırken biri uyuyorsa uyuz olanlar oruç tutarken biri yemek yiyorsa sinir krizi geçirenler hep aynı modeller.
-6
kizil karga
(11.11.25)
Uyumam ve uyutmam.
0
Mirket
(11.11.25)
yol boyunca uyanık kalmasına gerek yok, arada bir uyuyabilir.
ama arada bir kısmı önemli.

başkasının arabasında hiç uyumadım. uyumam. ayıbı ayrı, tehlikesi ayrı.
uzun yol ve dönüşümlü sürmemiz gerekiyorsa birazcık kestirdiğim olur.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
Valla ben ne kadar uykum gelse de uyumamaya hatta sohbetle ya da müzikle arabayı kullananı da uyanık tutmaya çalışıyorum. Bu bence şoför koltuğunun yanında oturanın co-pilot olarak otomatik görevi. Burada oturan uyusa bile arkada olsam da uyanık kalıp şoförün de uyanık kalabildiğinden emin olmaya çaışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(11.11.25)
bilerek gaz-fren yapiyor kismi en kotu kismi bence. onceden bir beklentin olabilir ve yanindaki kisi uyudu diye rahatsiz olabilirsin (kim olduguna ve duruma bagli olarak), fakat gaz-fren yapmak cok cocukca.

dedigim gibi, kisi ve durum burada onemli.
0
Sour
(11.11.25)
şoför iyi insan değil, ya da ergen bir arkadaş.
0
ebabil curnatasi
(11.11.25)
ben kullanıyorsam uykum yoksa milletin uyuması işime geliyor daha rahat kullanıyorum. eğer uykum varsa uyumalarını istemem.
0
mikahakkinen
(11.11.25)
Uyuz olmak demeyelim. İstemem, izin vermem.
Ön koltukta oturan kişinin uyumasını istemem. Arka koltuktakiler uyuyabilir. Öndeki arka koltuğa geçip uyuyabilir ön koltuk boş kalabilir.
Ama ön koltuktakinin uyuması uykumu getiriyor.
Önceden söylerim ama bunu, sonradan gaz fren veya uyuzluk yaparak değil.
0
michael_knight
(12.11.25)
benim hanim uzun yolda genelde uyur. beni hic etkilemez.
kamyoncu ruhluyum, rekorum sadece benzin icin durarak 18 saat.
yanimda biri olsun olmasin ben yola bakarim.
0
cooperr
(12.11.25)
(12)

Deri ceket sorusu

arbre
Deri ceket almak istiyorum. Bir sürü mağaza gezdim. Doğru düzgün bulamadım. Nereden alınır deri ceket? Mavi'de beğendiğim deri ceketin kolu çok uzundu. Elimin dışını kapatıyor. Bu normal mi? Derimod çok pahalı. O kadar vermek istemiyorum. Max 3 4 bin. Sağ olun.
Deri ceket almak istiyorum. Bir sürü mağaza gezdim. Doğru düzgün bulamadım. Nereden alınır deri ceket? Mavi'de beğendiğim deri ceketin kolu çok uzundu. Elimin dışını kapatıyor. Bu normal mi? Derimod çok pahalı. O kadar vermek istemiyorum. Max 3 4 bin. Sağ olun.
-4
arbre
(10.11.25)
Maalesef ki 3-4 bin lira verip alacağınız deri görünümlü ceketleri maksimum 2 sezon giyebilirsiniz. Ardından soyulma yapıyor. Bir kaç kere o tarzda bir ceket beğenip alma gafletinde bulundum hepsi çöpü boyladılar.
Eğer alayım yıllarca benimle beraber kalsın derseniz en az 10k yı gözden çıkartmanız lazım. Tabii gerçek deri ceketin de belirli bakımları oluyor onu da eklemeden geçemeyeceğim.

3-4k bandında trendyol'dan butiklerden bulabilirsiniz. Yorumlardan faydalanarak alabilirsiniz.
+3
mermaidd
(10.11.25)
mermaidd, gerçek istemiyorum, aynı şeyi 1 yıldan uzun süre giyince sıkılıyorum. Değişiklik olması daha iyi. Butiklerden hiç alışveriş yapmadım. Çok güvenemiyorum.
-3
🌸arbre
(10.11.25)
Mirket
(10.11.25)
www.trendyol.com örneğin bu. Trendyoldaki yorumlara bakarak alabilirsin. Olmazsa iade etmekte çok kolay. Ben topluca alışveriş yapıyorum ardından olmayanları iade ediyorum. Gayet uygun fiyatlı deri ceketler varmış bu kadar uygun alternatifler olduğunu bende tahmin etmemiştim.
0
mermaidd
(10.11.25)
mermaidd, tam aradığım ceket
-1
🌸arbre
(10.11.25)
www.derimont.gen.tr

buradan iki tane aldım. güzel iş yapıyorlar. fiyatlar uygun.

(mermaid'in verdiği linkteki ceket gerçek deri değil)
-1
yurtsuz john
(10.11.25)
@yurtsuz john ben zaten kendisine yukarıda söyledim istediği fiyatlara gerçek deri ceket bulamayacağını. İstediği fiyatlara deri görünümlü ceketler bulabileceğini de ekledim. Ona istinaden yolladım o linki.
Yolladığınız linktekiler gerçek deriyse şayet gayet uygunmuş. Ben derimod'dan 2 sezon önce 6 bine yakın bi fiyattan almıştım
0
mermaidd
(10.11.25)
2. el düşünürsen kadıköy'de çok iyi deri ceket satan yerler var.
0
ruhlardan esinlenen karga
(11.11.25)
ruhlardan esinlenen karga, 0 alırım
-1
🌸arbre
(11.11.25)
kaliteli suni deriler de var. hem daha uygun olur, hem de hayvanları kıyafet için öldürmemiş olursun. :)) kesinlikle zorlamıyorum veya eleştirmiyorum. sadece öneri... ben hep suni deri kullanıyorum, sorun yaşamıyorum. beymen'den bakabilirsin.

tr.calvinklein.com

www.zara.com

www.jackjones.com.tr

www.zara.com
+1
art cat chocolate
(11.11.25)
Chocolate, gerçek alamam, oradan zengin gibi mi duruyorum :)
-2
🌸arbre
(11.11.25)
o fiyatlara markalarda bir ürün bulma imkanın yok, yerel üretici lokal bir markete bakman lazım.
0
erty_ksk
(11.11.25)
(3)

Semt resmi bir şey mi?

messina123
Ben değil diye biliyorum ama e devlette bile semt adı girmemizi istiyor. İl, ilçe, mahalle, sokak, apartman değil mi bu sıralama büyükten küçüğe doğru, semt bunun neresinde kalıyor?
Ben değil diye biliyorum ama e devlette bile semt adı girmemizi istiyor. İl, ilçe, mahalle, sokak, apartman değil mi bu sıralama büyükten küçüğe doğru, semt bunun neresinde kalıyor?
+2
messina123
(10.11.25)
ilçe ve mahalle arasında kalıyor ama semt yazmadım hiç. resmi olduğunu ve yazılması gerektiğini düşünmüyorum. halk arasındaki isimlendirme gibi daha çok bence.
0
art cat chocolate
(10.11.25)
500 bin konut başvurusunda semt adı da istiyor e devlette
0
🌸messina123
(10.11.25)
Sanırsam bazı yerler semt olarak geçiyor, mahalle olarak değil. Kadıköy'e bağlı olan Moda semt. Mesela benim mahallemin bir semti yok, varsa ben cahilim.

İstanbul - Üsküdar - Acıbadem Mahallesi - Acibadem Caddesi. Gerçi caddesinin yarısı ve haliyle mahallenin yarısı Kadıköy'e bağlı. Bence komple bir ilçeye bağlasınlar.
0
put it in your appropriate place
(10.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(9)

Kafa Karışıklığı

sezai karesort
Selamlar,Direkt konuya girizgah yapıyorum.Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.Beraber çalışmamız gereken süreler
Selamlar,

Direkt konuya girizgah yapıyorum.

Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.

Beraber çalışmamız gereken sürelerde iletişimimiz esprili, enerjik özetle samimi bir iletişim şeklinde gerçekleşti. Hatta bu durum benim dikkatimi çekti sanki bir frekans yakalamışız gibi bir durum oldu, diğer çalıştığım ekip arkadaşlarımla yaşadığım gibi bir iletişim değildi. Fakat iş dışında herhangi bir şekilde iletişimimiz olmuyordu açıkçası. Bazen 1 ay iş sebebiyle bile olsa iletişime geçmediğimiz oluyordu.

Ve bu Hanımefendi benimle iletişim kurması gerektiği zamanlarda mail veya teamste yazması kafi olacakken genellikle direkt cepten arayarak iletişim kuruyordu. Bu durumdan da bir kıllandım açıkçası.

Bir konuşmamızda sanırım ben samimiyet boyutunu biraz ileri götürünce sanki ona karşı bir ilgim varmış gibi algıladı sanırım bana "biz seninle bu kadar çok iş yapmazdık ne oldu sürekli yazıyorsun :) " gibi sanki üstü kapalı şekilde bana amacın ne kardeşim mesajı çaktı. Bu soru karşısında afallayan ben "ne diyeceğim lan ben" moduna girip gayet ciddileşip çünkü bu işin bu kısmı senin sorumluluğunda öteki kısmı da benim haliyle sana yazıyorum dedim.

Neyse sonra bir şey daha fark ettim ki -biraz avelim, laglı çalışıyor algılarım- son konuşmalarımızda beni telefonla aradıktan sonra konu daha kişisel özel hayata kapsayacak kısımlara kayıyordu, yani sohbet etmeye çalışıyordu. İşte kurumsal hayat bana uygun değil, şöyle planlarım var vs. gibi sen ne planlıyorsun kendin için vs. gibi. Yani işi konuştuk hallettik fakat telefon kapanmadı farklı bir konu açıldı ama ben her zamanki gibi hımm anladım geri dönüşleriyle neyse o zaman görüşürüz deyip telefonu kapattım genellikle.

Neyse son bölüme geçiyorum.

Geçen Cuma günü pat diye "Bugün benim son iş günüm" diye yazdı.
Şaka yapıyor sandım "ciddi misin ?" diye dönüş yaptım.
"Evet, sizleri tanımak güzeldi :) instagramdan ekle :)" diye geri döndü bana.
Ben de; "Seni tanımak da güzeldi fakat instafram kullanmıyorum, söz açtığım gibi ilk seni ekleyeceğim :) dedim.
"hahaha mantıklı, tamamdır. Kendinize iyi bakın" diye dönüş yaptı.

Lan kafamda deli sorular oluştu sonra dedim "lan kafayı mı yedi bu sanki daha şimdi tanışmışız gibi sizli bizli konuşuyor" tak diye gideceğini söylüyor ve şimdi bana instagramdan ekle vs. diyor. Telefon numaram da var halbuki instagram ne alaka mk diyorum.

Sonra vakit geçtikçe acaba kendisine yalan söylediğimi mi düşündü instagramım yok diye vs. kuruntu yaptım. Sonra dedim bir arayayım sonra dedim bu iş farklı yerlere de gidebilir amacı ne çözemedim şehirler de farklı falan fistan kafam karışık yani anlayacağınız.

Belki söylemedi bana ama benim bulunduğum şehire de geliyor olabilir. İletişimimin kesilmesini de pek istemiyorum ama durum da ciddileşirse diye de korkuyorum. Sanki benim hissettiğim o ikimizin arasındaki freakansı o da hissetti ve "lan belki ?" oldu veya ben kuruntu yapıyorum.

Yardım edin ya :( napayım ben :(
0
sezai karesort
(08.11.25)
ne kaybedersin ki? ara konuş. aniden çıktın gitti ne oldu nereye geçeceksin bir yer buldun mu merak ettim de. cesur ol konuş. gönlü varsa uzar gider muhabbet. gerçekten instagram'ın olmadığını açıkla ama yaş 50 değilse bence aç o instagram'ı. instagram kullanmamak havalı değil. kullanmak da değil. ama günümüzde gerekli bir sosyal medya ve iletişim aracı bence.
+2
art cat chocolate
(08.11.25)
@art cat chocolate +1 bence de instagramı açmalısın. Hatta bunu yaparsan bi taşla iki kuş vurmuş olursun. Onun için instagram hesabı açtığını anlayıp eğer gerçekten aranızda bahsettiğiniz gibi bir frekans varsa ve bunu o da hissettiyse sana kendini daha da açıkça ifade etmesine vesile olacaktır bu hareketin.
Ama yok hala arkadaş gibi davranıyor o zaman da "ya acaba iletişim kursa mıydım?" ikileminden çıkmış olursun ve "en azından denedim." dersin.
+1
mermaidd
(08.11.25)
Bir iş arkadaşınla ilk defa özel konulara girdin sanırım. Bu kadar panik yapacağın bir şey yok. Bunlar normal şeyler. Bunlar ilişki için sinyal değil. Bu arkadaşlık başlangıcı olabilir. Instagram tavsiye etmem. Ona bir sürü erkek mesaj atıyordur. Whatsapp'tan ya da arayıp kahve içelim mi de. O zaman hoşlandığını belli edebilirsin.
0
arbre
(09.11.25)
kimin lafı hatırlamıyorum.

erkekler, kadınların tüm nazik hareketlerini flört çabası zanneder. kadınlar, erkeklerin tüm flört çabalarını nazik hareket zannederler.
+2
co2s2
(09.11.25)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.

İlk olarak ilk defa iş arkadaşlarımla özel konulara girmedim açıkçası özellikle karşı cinsle. Oturup mekana gidip, içip dertleştiğimiz çok oldu fakat herkesin mesafesi gayet netti yani anlayabiliyorsun onu.

Nazik davranış konusunda da katılmıyorum açıkçası. Nazik davranış veda niyetinde olur iyi temennide bulunma olur kalkıp instagramdan ekle diyorsan bu artık nazik davranışın dışına çıkmış oluyor. Bilmiyorum ben mi yanlış yorumluyorum.

Burada asıl sorun asılında benim gibi duruyor.

İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam ama adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir işte ben bunu istiyor muyum ondan tam emin değilim ki şu açık belli gibi duruyor bence; eğer iletişimi devam ettirir hatta hafif meyilli konuşmalar yaparsam yüksek ihtimal karşılık alacağım gibi hissediyorum bu sefer olay ciddiye binip farklı bir boyuta geçecek.

İşte ben bunu istiyor muyum ? bilemiyorum. İletişimim kopmasın da istiyorum ama bir sonraki evreye (Sevgililik) de hemen geçmek de istemiyorum.
+1
🌸sezai karesort
(09.11.25)
Tabii ki instagram açmak zorunda değilsiniz. Kullanmıyorsanız kullanmamaya devam edin bence.

Bir buçuk yıldır iletişim halinde olduğunuz birisi için hâlâ "acaba" diyorsanız, hiç zorlamayın derim. Aksi bir durum olsa ve "keşke sevgili olsak" tarzı bir temenniniz olsaydı, farklı konuşurdum.

İkinizin de yolu açık olsun.
0
yadigar
(09.11.25)
Sen erkeksin. Yani hem başlatıcı hem de ilişkiye yön verici sensin. Kadın tarafı aklına yatarsa, uygun bulursa devam eden taraf, beğenen kişiyi beğenirse uyan taraf. Sen bağı kuracaksın ve yöneteceksin. Dolayısıyla hemen sevgili olmak istemiyorsan olmazsın, hiçbir kadın seni istemediğin şekle sokamaz ki, yani senin kadınlar karşısında bu tarz bir iradenin olması lazım. Kendine güvenmeyen bir erkek kaçar evet ama kadınlar da özgüvensiz erkeği ya istemezler ya da elde edip yönetirler, bence kendini iyi bir incele.
-2
muhayyer divan
(09.11.25)
iş için, iş sırasında yapılan muhabbete bence fazla anlam yüklemişsiniz. size özel hissettiğiniz, kıllandığınız davranışların tamamı pekala karşı tarafın doğal hali olabilir.

"İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam..." demişsiniz de kadın zaten "instagramdan ekle :)" diyerek iletişimin kopmaması adına bir girişimde bulunmuş. siz ise reddetmişsiniz.

"adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir" kısmındaki "farklı noktalar" ile kastettiğiniz nedir? yani bu noktada kendinize fazla güveniyorsunuz gibi geldi. iş arkadaşlığı dışında muhabbetinizin olmadığı bir kişiyle ilk defa karşılıksız sohbet edeceksiniz ve konuşunca hemen sevgili olacağınızı zannediyorsunuz. karşı taraf da sizi bir arkadaşı gibi görüyor olamaz mı, illa sizden hoşlanmış mı olmalı? hadi hoşlanmış diyelim, belki sohbet sarmayacak ve sürdürmek istemeyecek(siniz). fazla anlam yüklüyorsunuz. biraz rahat olun.

son olarak instagram tanımadığınız bir kişiyi tanıyabilmek için de kullanılan bir araç. yeni açacağınız -yani hiç geçmişi olmayan- hesap saklayacak bir şeyleriniz olduğu şüphesini uyandırabilir. sizin yerinizde olsam instagram hesabı açmamaya devam eder, ama bir şekilde sohbeti farklı kanaldan devam ettirip buluşmaya çalışırdım.
0
tnz
(09.11.25)
instadan eklersin mevzusu özel bir anlam ifade etmiyor bana göre. Ara, de ki merak ettim yaa nereye gidiyorsun nasıl oldu vs. sonra son mesajlarında siz'li biz'li konuştun şirketle beraber bizi de mi geçmişte bıraktın cart curt derken verdiği cevaplar ve tonlardan olay bir yere gidiyor mu gitmiyor mu anlarsın. arkadaşça aramış olursun yani bir şey yok bunda.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.11.25)
(12)

Ev sorunsali

alibaba06
Ankara ikamet ediyorum. Kendi evim var. Çalıştığım yer üstünde eskisehir yolu ekseninde ve trafikten artık bıktım. Ev ile iş yeri arası mesafe 18 kilometre ancak 1 saatten önce gitmek artık mümkün olmuyor. Beytepe ve bilkent tarafındaki ev fiyatlarını düşününce de kendi evimi satıp ordan ev alabilme
Ankara ikamet ediyorum. Kendi evim var. Çalıştığım yer üstünde eskisehir yolu ekseninde ve trafikten artık bıktım. Ev ile iş yeri arası mesafe 18 kilometre ancak 1 saatten önce gitmek artık mümkün olmuyor. Beytepe ve bilkent tarafındaki ev fiyatlarını düşününce de kendi evimi satıp ordan ev alabilmem de mümkün olmuyor. Onun yerine kendi evimi kiralayip o tarafta da kendim kiraya mi çıksam diye dusunuyorum. Ama açıkçası ne kiracı olmaya isteğim var ne de kiraciyla uğraşmaya. Böyle bir durumda öneriniz ne olurdu?
0
alibaba06
(07.11.25)
bazen bilkentten eskişehir yoluna çıkmak bile 20-25 dk sürebiliyor :) trafik konusunda malesef ankara bitmiş durumda. çevre yolu bile yetmiyor sabah ve akşam trafiğinde.

eğer işiniz metroya yakın bir konumdaysa benim tercihim evi metro olan bir yere taşımak olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(07.11.25)
her gün bir saat yol git kendine bin tane iş açmandan iyidir. gittiğin evde rahat etmezsin. evinde de kalan evini senin bıraktıgın gibi bırakmayabilir. her sözleşme dönemi sen kiracınla, ev sahibin de seninle gerginlik yaratacak sürece gireceksin her sene.. ben ce bir daha düşün
+2
denizmaniaherif
(07.11.25)
İstanbul'da benzer durumdayım. Sabah 45 dakika, akşam 1,5 saat civarı trafikteyim.
Ara ara yılıp taşınmayı düşünsem de insanın kendi evi gibisi yok. Üstelik kiracıyla uğraşmak zorunda kalacağım ve evime geri dönmek istesem hem kiracı hem ben zor durumda kalacağız. Artısını eksisini değerlendirince ben evimde kalmayı tercih ediyorum.
+2
auroraaurora
(07.11.25)
her gün toplu taşıma ile toplam 3 saat yol gidiyorum, araba ile gitsem 4 saat falan sürcek, yakın ev alsam oda sayısı falan düşecek şehir merkezinde oturmak istemiyorum ve yolu çekiyorum sırf kiracı olmamak için. bence 1 saat büyük şehirler için ortalamanın altı bir süre
0
eja
(07.11.25)
Ev ile işyerim trafik yokken 4dk. 40dkda gittiğim oluyor. Bilerek isteyerek yapıldığını düşünüyorum ben, bu kadar vizyonsuzluk olamaz. Sağcılar herkesin evde tıkılı kalmasını çok sever.

Kurtarıyorsa ben de metro diyorum.
+1
aguen
(07.11.25)
valla otur evinde, elindekinin değerinin farkına var. haline şükret diyenler gibi oldu ama cidden şu an sahip olduğun şeyler çok iyi.

ben kiracıyım, ben de ofise 1 saat toplu taşımayla gidiyorum. arkadaşım taa tuzla'dan geliyor 2 saatte.

keşke benim de 1 evim 1 arabam olsaydı da rahat etseydim. bazen yorgun hasta gibiysem taksiye biniyorum, öyle de 1 saat sürüyor yani. keşke arabam olsaydı da 1 saat trafiği kendi arabamda çekseydim. metrobüste milletin pis kokusuna maruz kalmadan, oturarak giderdim ne güzel. sırtımda pc çantasıyla her gün 1 saat git 1 saat gel yapıyorum.
+2
art cat chocolate
(07.11.25)
yani kiracıyla uğraşmam ben olsam. taşınmak ayrı zor bi olay.

kiracı olmak da ayrı zordur. gidiş geliş saatlerini değiştirebilirsin belki esnekse. ya da mümkünse metro ekleyebilirsin ulaşıma. bi yere kadar arabayla gidip sonrası metro vs.
+1
jelly bear
(07.11.25)
başka bir büyükşehirde benzer durumdayım. ne kadar yol çeksem de günün sonunda kendi evime girmek gibisi yok. 2 kez kiracı oldum. en iyi ev sahibi bile çıkarı söz konusu olunca kiracısını çabucak harcıyor bizzat yaşadım. şimdi arabam var ama günde 5 toplu taşıma kullanıp eve geldiğim zamanlar da oldu yine de işe yakın kiraya çıkmayı düşünmedim. bunu da bildiğimden arabada ne kadar trafikte de kalsam o günleri hatırlayıp halime şükrediyorum. ikisi de ayrı büyük konfor şu dönemde bizim ülkemizde çünkü. o yüzden ben kiraya çıkma taraftarı değilim.
0
dedim ben sana
(07.11.25)
Berkant nere yav? Bulamadım, bulsam sana daha net cevap verirdim.

İş yerine metro yakınsa metro civarında bir ev bul derim ben de. Muhit temiz olsun elbette ama kiraya çıkma. Evin varken kirada oturmak büyük rezillik çıkarabilir, bence yapma. Turkuaz tokileri var o civarda oturuyorum, işim evime 35 km uzak ve Ankara bulvarından gidersem anca 45 dakikada ulaşıyorum, Ankara bulvarı şans. Ama yaya gitsem gidiş geliş 4,5 saat sürüyor. Buna göre düşün farklı yollarla ulaşabileceğin bir yerden ev belki daha iyi olur.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
beytepe bilkent kastediliyor diye tahmin ediyorum.
ben çevreyoluna çok yakın oturuyorum işimin saatleride normalden biraz farklı sabah trafiğiyle pek muhatap olmuyorum ama akşam trafiğinden ben de etkileniyorum ama genel olarak taşındığımızdan yerden çok memnunum. çevreyolu bağlantısı dibinde olmak çok bğyğk rahatlık.
incek tulumtaş çıkışındayız. burası tatil yeri gibi ağaçlar temizhava az bina bol bol müstakil ev gerçekten iyi ki taşınmışız diyorum.
bu taraflarda hala uygun evler var ev bakanlara tavsiye ediyorum ben.
0
mavicorap
(07.11.25)
hayret kimse dememiş motor ya da scooter hayat kurtarabilir.
0
koela
(07.11.25)
Bilkent olacak. Sorun aslında gidip gelme değil. Cocugu krese bırakınca ise yetişemiyorum. Metro ile de olmaz. Çünkü bilkent metrodan sonra yine yukariya dogru cıkmam gerekiyor.
0
🌸alibaba06
(07.11.25)
(7)

Kelebek'ten asla gelmeyen mobilya

aguen
Merhaba duyuru :( evet biliyorum keşke araştırsaydım. Kurumsal diye gittik evi dizdik, 3 ay oldu. Köşe takımı ve dolap hızlı geldi 1.5 aya ama diğer şeyler parça parça yeni yeni geliyorlar. Masa hala yok ve çok gelecek gibi de durmuyor bu hafta.Alabileceğim bir aksiyon var mıdır? Alırken 45 iş günü
Merhaba duyuru :( evet biliyorum keşke araştırsaydım. Kurumsal diye gittik evi dizdik, 3 ay oldu. Köşe takımı ve dolap hızlı geldi 1.5 aya ama diğer şeyler parça parça yeni yeni geliyorlar. Masa hala yok ve çok gelecek gibi de durmuyor bu hafta.

Alabileceğim bir aksiyon var mıdır? Alırken 45 iş günü demişlerdi çoktan geçti.
0
aguen
(07.11.25)
kelebekle alakası yok, her firma aynı. yatsandan yatak aldım 3 hafta dediler, 1.5 ayda geldi. artık tüketici şikayetleri ciddiye alınmıyor alınsa da yaptırımı uygulayan yok. türkiyede her alanda esnaf sözünde durmuyor, hiç bir yaptırım yok.

Yani ben tercih etmem ama satan bayiye gidip tehdit etmek işi çözüyor.
+1
mikahakkinen
(07.11.25)
şans işi işte böyle şeyler. evlilik gibi durumlarda çok çok öncesinden ayarlamak lazım.

başka yerden de alsanız öyle olurdu sanırım. gerçekten artık müşteri memnuniyetini umursayan tek bir sektör kalmadı, sırf mobilya da değil. üzmeyin kendinizi boş yere. tüketici haklarına şikayet etseniz onlar bile o kadar geç dönüyorlar ki. baya aylar sonra yani. şikayetvar a yazarsanız belki bir ihtimal ilgilenirler. son zamanlarda da linkedin'e yazmak moda oldu ama kelebek'in orayı sallayacağını düşünmüyorum.

bu konuda hayattaki tüm şansımı kullandım ben. vivense'den koltuk aldım, 1 gün sonra geldi resmen. ve koltuk aşırı iyi, sağlam, kaliteli. benim acelem de yoktu yani, evlenmedim, kendi evime yeni eşya aldım. 2 ay sürmesini bile göze almıştım.
0
art cat chocolate
(07.11.25)
teslim alırken dikkat edin başkasından gelen defolu mobilyayı iteleyebiliyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(07.11.25)
kelebek eskinin çok iyi firması yeninin en leş firmalarından biri.problem yaşamayan bir Allah ın kulunu görmedim.
son anda DOĞTAŞ a kırdım ben dümeni.söyledikleri gün ve saatte malları teslim ettiler.
0
jamswety
(07.11.25)
kelebek/doğtaş aynı grup zaten. sikayetvar vs. bakın. çok yanlış bir tercih yapmışsınız. bu gruptan alışverişte en az 3 ayı göze almalısınız.
0
adivar
(07.11.25)
bence firmadan ziyade bayi de etkili bu işte. İşini takip eden dolandırıcı olmayan bayii lazım.
0
biravekahve
(07.11.25)
İlginç bir tesadüf. Arkadaşımız Anadolu’da bir yerlerde kelebek bayisi açtı. Normalde bayilik almak çok zormuş ve açtığı ilçede zaten bayi de yokmuş. Ama en yakın bayiler bayağı uzak olduğu için müşteriler de siparişlerini epey geç alıyormuş. Onlar için de zaten buraya yeni bir bayilik açılması önemli değilmiş. O yüzden zorluk çıkarmamışlar. Yani lojistik marka değerini bile önüne geçmiş durumda.
0
ground
(07.11.25)
(9)

Kadın cinayeti söylemi düşmanlığı

cemallamec
Öncelikle entry şu: https://eksisozluk.com/entry/179631669Özet: Son zamanlarda belki incel ve kadın düşmanı kesim tarafından alttan alta aşılanan “erkek cinayeti de var, kadın cinayeti diye bir şey yoktur” söylemi sizce neden bu kadar destek görüyor? Ben bu entry’de alttan alta kadın düşmanlığı okuy
Öncelikle entry şu: eksisozluk.com

Özet: Son zamanlarda belki incel ve kadın düşmanı kesim tarafından alttan alta aşılanan “erkek cinayeti de var, kadın cinayeti diye bir şey yoktur” söylemi sizce neden bu kadar destek görüyor? Ben bu entry’de alttan alta kadın düşmanlığı okuyorum. Düz okumaya yapınca “ayy canım” oluyor ama öyle değil işte. “Kadın cinayeti” ifadesi sizce sorunlu mu cidden? Bir erkeğin kadını öldürmesi sizce normal cinayetle eş değer mi?


Uzun:

Arkadaşlar, kadın cinayeti söyleminden rahatsız olan abidik gubidik bir kesim var farkında mısınız, bilmiyorum.

Bu entry’yi giren arkadaşa mesaj çektim, tane tane anlattım. Bana “yazdıklarını okumadım bile ön yargılısın” deyip durdu :) Ona yazdıklarımı okumamış ama bana ön yargılı diyor. Uzun uzun, tane tane yazınca da “ben telden uzun mesaj yazmam, okumam da üşenirim” deyip durdu. Ona siz demeyip sen dediğim için üslubuma laf söyledi ama ağzından “oç” kelimesi maşallah eksik olmuyor.

Eskiden sözlükte böyle sığ, b*ktan ifadeler değer görmezken gerçekten alttan gelen kesim bu kadar cahil olabilir mi?

Bir kadının öldürülmesi toplumsal yapıyken bir erkeğin öldürülmesi böyle bir neden bağlanamaz. Kadın sırf cinsiyetinden öldürülür mesela. Giyiminsen öldürülür. Örfünden öldürülür. Baskıdan öldürülür. İstismar edilir öldürülür.

Ama bir kadının erkeği giyiminden, inancından, namusundan, örften adetten öldürdüğü görülmez “neredeyse”.

Şimdi “bakın hep erkekler kadınları öldürüyor diyorsunuz alın size kadınlar da erkekleri öldürüyor. Bunun cinsiyetle alakası yok” demek sizce de kadın cinayetlerini kasıtlı olarak erkek cinayetleriyle aynı bağlama getirmek değil mi? Erkek, erkeği öldürüyor. Öküzün biri neden “erkek cinayeti” yazılmıyor, diyor. Kadının biri sebebi nedendir bilmiyoruz ama okumamışın teki başka şekilde saçmalıyor.

Kadın cinayeti ifadesi sizce sorunlu mu cidden?

Yahu sözlükteki troller bile “şu kadını beğeniyorum ama çok sevişmiş istemiyorum” diye yazıyorlar. Erkekler kendileri kadınlarla yatsın kalksın istiyor ama kadına gelince namus, helal süt, edepli arıyor. Bu olmayınca mesela namus cinayeti çıkıyor. Burada kadının öldürülmesi kadın cinayetine girmiyor mu? Yazacak örnekleyecek çok şey var da alttan gelen nesil cidden b-k gibi.
0
cemallamec
(07.11.25)
uzun zamandir ulke erkekleri olaraktan dayak eksikliginden muzdaribiz.

not: sinirlenip sovecegim icin entryi okumadim.
+1
klassno
(07.11.25)
Kadın cinayeti ifadesi faili örtüyor bir yandan, ortada bir erkek şiddeti sorunu var, erkekleri de öldürüyorlardaki erkekleri de başka erkekler öldürüyor, fakat bununla yüzleşmek yerine sadece kadınlar mı öldürülüyor diye salağa yatmayı tercih ediyorlar. En doğru kavramı kullansak da yüzleşmek istemeyen içn faydasız.
+3
grimavi
(07.11.25)
Kadın cinayetlerini başlık olarak sunmak yetersiz. Bu sosyolojik bir problem.
Deli yürek, kurtlar vadisi gibi dizilerle başlayan, sıfır bir ile zirveyi gören yeni nesil 'erkek' problemi aşikar. Bunun yanına bir de kadını eşya gibi gören ve memlekette önlenemez şekilde yükselen siyasal İslam var.

Tüm bunlar nihayetinde bu erkekleri tercih eden bayanlarda var tabii. Kurunun yaninda yanan yaşlar için üzgünüm ama o dizileri de bu siyasi iklimi de biz seçtik. Efendi adamlar kılıbık oldu, en okuyanı kültürlüsü bile yeri geldi 'maço erkek' istedi. Kıssadan hisse evet kadın cinayetleri vardır fakat gökten inmemiştir. Almanya gibi devlet isteyen Almanlar gibi millet olacak.

Ayrıca ülkede bir şiddet problemi var ve bunun kadını erkeği de yok. Ben entryden onu anladim. Bende öyle düşünüyorum ve kendimi sokakta asla güvende hissetmiyorum. Kadın cinayetleri yeni nesil 'erkek' problemi fakat şiddet hepimiz için var ve apaçık tehlikedeyiz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
ilgi görmek isteyen ve üstün olmak isteyen erkeklerin saçma sapan tavırları. neden kadın cinayeti dediğimizi anlayacak zekanın kırıntısını taşımıyorlar. aldatma veya boşanma gibi şeylerden eşlerini öldüren erkekler hapse girince de kader mahkumu diyorlar onlara. kafa bu şekilde. gördüğümüz yerde engelleyelim. sayılarının fazla olması çok rahatsız edici.
+1
art cat chocolate
(07.11.25)
"Kadın cinayeti" kavramında bir sorun yok, bunun kullanılması normal, çünkü böyle bir sorun var. "Çocuk istismarı" gibi bir kavrama "Çocuk diye belirtmeye gerek yok, istismar istismardır, yetişkinler de istismara uğruyor" demiyoruz mesela. Buradaki "Kadın" ya da "Çocuk" o durumlardaki güç asimetrisi, sosyolojik süreçler, toplumsal yapı gibi kavramlardan kaynaklanan özel durumlara atıfta bulunuyor.

Örnek verdiğiniz entrynin kavramsal olarak belli hataları var, arkadaş bunları es geçip safsata yapmış. İlk olarak her cinayet aynı değil ve cinayetin işlendiği koşullar ile cinayetin işleyen kişinin motivasyonu alınacak cezayı belirliyor. Zaten o yüzden "Mahkeme" diye bir şey ve bir çok cinayet çeşidi var. Diğer türlü her cinayette aynı cezayı yapıştırıp geçerdik.

Diğer yandan insanların kendi önyargılarına istinaden farklı olaylara farklı tepkiler vermeleri; mesela bir kadın, bir erkek tarafından öldürüldüğünde erkeği lanetlerken bir erkek, bir kadın tarafından öldürüldüğünde kadının cinayeti işlemesine haklı neden bulmaya çalışmaları "Kadın Cinayeti" diye toplumsal bir olgu olmadığı anlamına gelmez. Tıpkı herhangi bir münferit olayda bir kadının bir erkeği tamamen sadistçe bir dürtüyle öldürmüş olmasının "Erkek Cinayeti" diye bir kavram yaratamaması ya da benzer şekilde "Kadın Cinayeti" kavramını ortadan kaldıramaması gibi.
+3
salihdt
(07.11.25)
Kadın cinayeti ifadesinde bana göre sorun yok ama kadın cinayeti ifadesiyle erkeklerin kadınlar tarafından öldürülebildikleri gerçeği örtülüyor sanılıyor, bence yanlış olan bu sanrı, ifadelere ezbere anlamlar yüklemek. Düşünmemek yani.

Burada "erkek cinayeti de var" diye ortaya çıkanların önemli bir kısmı erkeklerin olumsuz ve yıkıcı olduklarını görmeye tahammül edemeyenler, erkeklerle ilgili her zaman ve her türlü ifadeyi mutlaka kendi üzerlerine alınıp sorun çıkaranlar. Evet erkek cinayetleri de var ama bu kadar çok erkek şiddeti yaşanan bir toplumda erkeklerin öldürülmesi bu bahsettiğim tayfanın beklediği canhıraş tepkiyi yaratmıyor. Çünkü ülkemizde çok uzun yüzyıllardır kadınlar erkeklerden hem bedenen hem psikolojik şiddet görerek yaşadılar, kadınlık fikri buna göre evrim geçirdi, erkeklik fikri de böyle. Kolay kolay kurtulabileceğimiz bir halde de değiliz ve bahsettiğim tayfa bunu görmek şöyle dursun, bunu konuşmak yahut öğrenmek dahi istemiyor, gayet iyi biliyorlar çünkü.

Erkek şiddeti de var diyenlerde bu açıdan bakınca belki bir kadın düşmanlığı var gibi, bana göre yok çünkü onların düşmanlık güttüğü şey kadınlar değil, yüzyılların değiştirdiği kadın erkek algısı doğrultusunda saçma sapan bir yere gelen aile terbiyesi. Kadının oğlunun her işine koşması mesela, arkasından elinde kaşıkla yemek koşturması, 10 yaşındaki oğlunun ayakkabısını bağlaması, ödevini yapması vs... kadının oğluna erkek olduğunu hissettirecek başarma duygusunu asla vermemesi, sorumluluk hissini yüklememesi, oğlunun hayatını kolaylaştırmayı onun yerine yaşamak zannetmesi. Ve o annenin bunları bilinçsiz yapması... kadınlar farkında değiller ama oğullarının hayatını da onun hayatına girecek kadınların hayatını da bu tür anneler mahvediyor.

Suç sadece annelerde değil, işin içine bu davranışları bekleyen babalar da giriyor kimse kusura bakmasın. Kadından hizmet görmeyi erkeklik zanneden bir düzen var şu anda. Hizmetçisi değilim diyen kadınlar çok ayıplanıyor çok dışlanıyor hâlâ. Neden? Erkeğe kendisini erkek gibi hissettirmek istemediği için. Halbuki erkeğin kendini erkek gibi hissetme alanı sadece kadınlar değil ki. Hiçbir alanda kendini erkek gibi hissetmeyen erkek elbette kadına ve kadının güçsüzlüğüne de gücüne de muhtaç olur. Kaos da buradan çıkar.

Bu bahsettiğim tayfanın neye düşman olduklarının bilincinde olduklarını da hiç hiç hiç sanmıyorum. Ülkede müthiş bir bilinçsizlik hakim.
-2
muhayyer divan
(07.11.25)
Bir şey daha eklemek istiyorum: çocuk istismarına “çocuk” ekliyoruz, “çocuk gelin” diyoruz ya da “kadın hakları”, “işçi hakları” vb. deniyor da cinayete gelince neden kadın cinayetleri sorun olsun ki? İşin ciddiyetini kaçırıyor filan söylemleri bana boş geliyor. Bence bu söylemlerin altında ataerkil düşünce ya da kadın düşmanlığı yine önde. İnsanlar kabul etmese de bilinçaltlarında bir şekilde görünmeyen düşünceler ortaya kendini çıkarıyor.

Belki de kadın cinayetlerine kadın cinayeti dediğimizde sorun çözülecek. Kadının sırtında sopayı, karnında sıpayı eksik etme/kızını dövmeyen dizini döver tarzı atasözleriyle büyüdük, okuduk, duyduk. O düşünce belki bir yerde tohumunu bırakmıştır.

Bilemiyorum ama sözlükte de instagram’da da twitter’da da böyle tonla böyle tonla malca yorumlar entryler postlar var.
-1
🌸cemallamec
(07.11.25)
yani burada adam kadını dövüyormuş o yüzden kadın kızgın yağla adamı öldürdüğü için burada ''ama kadın da neler çekmiş garibim'' diye bakacaksak olaya, yani cinayet cinayettir demeyip bahanelere ve gerekçelere bakacaksak o zaman da bir adam aldatıldığında karısını öldürdüğünde buna da ''ama adamın namusuna zarar vermiş adam da namusunu temizlemiş aslanlar gibi yatar çıkar'' diyebilmeliyiz o zaman? neticede birini öldürmenin meşru yollarının neler olduğuna kim karar veriyor? bana şiddet uyguladı o zaman öldürebilriim. e ben de belki şöyle bi insanım: bana şiddet falan uygula fark etmez önemli değil ama beni aldatma. ben de aldatmayı şiddetten daha büyük bi hakaret olarak görüyorum onurum zedeleniyor. insan sadece fiziki bir varlık değil ki gururu, onuru da var dokunulmaz olan... o zaman beni aldatırsan seni öldürürüm? sen bana fiziksel değil ama onuruma zarar verdin mesela? benim kafamda da evet aldatılmak onurun zedelenmesi, ben geri kafalıyım diyelim ki... veya farklı ahlaki normları benimsiyorum senden... e gayet mantıklı o kişinin penceresinden baktığında. katil kadınla empati yapacaksak katil erkekle de empati yapacağız madem? neticede ikisi de insan. yaptıklarından sorumlular. hayvan insanı öldürürse mesela sıkıntı yok çünkü sorumlu değil neticede aklı yok iradesi yok. ya da mesela benim ayakkabıma basıldığında delleniyorum , adam öldürüyorum mesela ? ayakkabılarıma çok değer verdiğim bi gün adamın biri yanlışlıkla ayağıma bastı ben de çektim vurdum.. araştıralım bunun da gerekçelerini... yani bunun sonu yok.
beni fikrim: cinayet cinayettir. yapan cezalandırılmalıdır. kadın da olsa erkek de olsa.. adam kadını öldürdüğünde kadın cinayeti tü pis kaka diyorsak, ama o da onu aldatmış hak etmiş diyenleri linçliyorsak... kadın bir erkeği öldürdüğünde de aynısını yapmalıyız. cinayeti hafifleştirmemeliyiz. empatiye başlamamalıyız
-1
f02561
(07.11.25)
şiddet şiddettir. kadına, öğretmene, doktora diyerek bir çözüme kavuşması imkansız. doktora şiddet ile mağaza personeline şiddet arasında gündeme gelme açısından büyük bir fark varsa şiddetin azalması mümkün değil bana göre. eğitim, ekonomik sıkıntılar, geleneksel yasaklar vs. gibi şiddete meyleden sorunlar üzerine düşünülmeli.

neden çocuk istismarı diyoruz da kadına şiddet olmuyor... demiş birisi. çünkü kız çocuğuna istismar diye ayrılmıyor. hepsi çocuk istismarı olarak adlandırılıyor.
0
jepa
(07.11.25)
(12)

İşyerine bağlılık hissediyor musunuz?

Sadece soruyorum
Beni bugün işten atsalar sanki hiç üzülmezmişim gibime geliyo, oh bana da değişiklik oldu derim, 1 ay boş durup sonra yine iş bulurum gibi hissediyorum. siz de böyle misiniz yoksa işimi kaybedersem üzülürüm zira zaten zor elde ettim, gibi mi düşünüyorsunuz?
Beni bugün işten atsalar sanki hiç üzülmezmişim gibime geliyo, oh bana da değişiklik oldu derim, 1 ay boş durup sonra yine iş bulurum gibi hissediyorum.

siz de böyle misiniz yoksa işimi kaybedersem üzülürüm zira zaten zor elde ettim, gibi mi düşünüyorsunuz?
0
Sadece soruyorum
(04.11.25)
inanılmaz niş bir iş yapıyorum. türkiye'de bu işi yapan 2 firma var. birinden çıktım, şimdi diğerindeyim. buradan çıkarsam işsiz kalırım.
0
co2s2
(04.11.25)
baglilik hissetmiyorum ama isten cikarilsam uzulurum. hem yeni is bulmam zor olur, hem vizemin devam etmesi icin is bulmam gerektiginden baski olur (turkiye'ye zorunlu donus riski), hem de istenmedigim icin zaten uzulurum.
0
lemmiwinks
(04.11.25)
Pek baglilik hissetmiyorum. Isten cikarilsam finansal olarak sikinti olur ve hayat degistirecek tarzda degisikliklere mecbur kalabilirim. Ancak bir yandan da icten ice "oh bana da değişiklik oldu" da derim.

Gecmiste farkli sirketlerde kismen daha fazla baglilik hissettim. Bana verilen degerin durumuna bagli olarak degisti bu hisler. Su an calistigim yeri ozellikle sevmedigim icin boyle biraz.
0
mbond
(04.11.25)
bulunduğum yerlere, yanında vakit geçirdiğim kişilere aptalca insani bir aidiyet duygusu besliyorum, buna çalıştığım yerler de dahil. ama işimi/iş yerini çok sevdiğimden değil bu. bundan önceki iki yerde de ayrılıyorum diye üzülmüşlerdi ama sebebi "semer vuracak başka birini zor bulacağız, keşke gitmesen"di muhtemelen. beni çıkarsalar "oh be, buradan ayrılmam kolaylaştı" derim ve ayrılık öncesi konuşmalar, ikna edilme gibi psikolojik manipülatif sahnelere yaşanmadığı için sevinirim bile.
0
m e b
(04.11.25)
Evet. Şirketle ilişkim win-win oldu, çalıştığım ofisteki insanlar oldukça iyi. Ek olarak sektörü seviyorum (data centerlar ile alakali).
Ama bazen canım yeni üretim, yeni sektör, yeni şirket kültürü görmek istiyor.
0
logisticsmanager
(04.11.25)
Normalde işine bağlı bir tipim ama şu an çalıştığım yere bağlılık duyuyor muyum çıktığımda üzüntüden çok rahatlama mı hissederim bilmiyorum.
Bazen kovun beni diye ayrı ayrı tüm ortakları darlıyorum ama hiçbir konuda anlaşamayan üç ortağın anlaştığı tek nokta benim burada olmam gerektiği.
İki tanesine istifa da sundum onu da görmemezlikten geldiler böyle de profesyonel bir ortam :)
0
mutekebbir
(04.11.25)
1 aydir issizim. 11 yildir ayni yerde iyi paraya iyi bir sirkette calisiyordum. ama su an o gunlere baktigimda kusasim geliyor. birdaha hicbir isyerinde hicbir guc beni calistiramaz. biz aileyiz, dostuz vs.. hepsi hikaye insan cikinca anliyor nasil sacmaliklara katlandigini.
0
buenosdias
(04.11.25)
Bağlılık hissetmek istiyorum.

İlk kez çalıştığım firma ve sene sonunda 11.senem bitecek. Çok iyi ve güzel insanlar tanıdım. Bugün geldiğim, evirildiğim ve gelişimimde katkıları çoktur. Kendilerine vefa borcumu ödemeyemem.

Diğer taraftan pandemi sonrası şirketteki personel kalitesi çok düştü. O kadar kafasızlar ki simülasyondayım sanıyorum ara ara.

Sırf pandemi öncesinindeki halin hatrına bağlılık hissetmek istiyorum.
0
put it in your appropriate place
(04.11.25)
Bağlılık hissi yok. Doğrudan bir mesleğim olmadığından yani bir şey olursa kolay iş bulamam. Farklı birçok etkeni göz önünde bulundurarak işimi devam ettiriyorum.
0
pembediken
(05.11.25)
zorunlu bir bağlılık. iş bulmak zor ve maaşsız kalmak zor. zengin değilim. ailem de değil.
0
art cat chocolate
(05.11.25)
işyerine değil de ekip arkadaşlarıma bağlılık hissediyorum, toksik bir ortamımız yok çok, 5 yıl oldu birlikte işe girdik neredeyse o zamandan beri birlikte çalışıyoruz muhtemelen aramızdaki kimse işten ayrılmaya da pek bu sebeple cesaret edemiyor, aslında buna müdürümüz de dahildi severdik kendisini ama kovuldu maalesef (alkol sorunu vardı bilmediğimiz bir ortamda işe yansıtmış), şimdi yeni müdürümüz biraz kalas biri o sebeple ortam soğudu yalan yok. yani şimdi kovulsam yeni başlayacağım yerde mobbing yer miyim, zorlarlar mı gibi konular baş ağrıtıcı. işimi de yıllardır öğrendiğim için gözüm kapalı yapıyorum mesela.
0
barisa
(05.11.25)
10-15 senelik elemanlari gozumun onunde 10dk icinde kapi disina koyduklarini gordum.
aidiyet sifir o yuzden..
0
cooperr
(05.11.25)
(17)

Telefonunuzun kapasitesi kaç gb ve yetiyor mu?

messina123
128gbYetiyor
128gb
Yetiyor
0
messina123
(03.11.25)
128 gb
Yaklaşık altı yıllık telefon
Artık asla yetmiyor, sürekli uygulama kaldır sil yükle yapmak zorundayım
0
egerbiryolcu
(03.11.25)
256 gb, yetiyor.

telefon kullanmadığım uygulamaların hepsini silmiş bir ara kendi kendine.
0
co2s2
(03.11.25)
256 gb ve yetmiyor. şu an 255,5 gb dolu durumda.

1 tb almak istiyorum. oyun oynamayı ve uygulama kullanmayı seven biriyim. 759837593 tane fotoğraf ve video çekmeyi de severim. silmek istemem hiçbir şeyi.
0
art cat chocolate
(03.11.25)
128 yetmediği için 512ye geçtim. icloud kullanmıyorum.
241 gb dolu. 256 gb alsaydım o da yetmeyecekti demek.
0
jelly bear
(03.11.25)
256 gb yarisi dolu.
+ 200gb icloud var
0
cooperr
(03.11.25)
128, yetiyor.
istifçiliği bıraktım whatsapp geçmişlerimi düzenli temizliyorum, eski video, fotoğraf vs. pek tutmuyorum.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Makineden çok telefonu kullanmaya başladığımdan beri 256'yı dolduruyordum, hem yedek hem de ek alan yüzünden 100gb bulutum var, oraya yedekliyorum çektiğim fotoları.
Sonraki telefonumda 512ye geçtim, şu an 203 gb dolu diyor.
0
Bruce
(03.11.25)
16. yetiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.11.25)
256 GB ilginc bir sekilde yarisi dolu, daha bos olmasini beklerdim. Yetiyor.
0
mbond
(03.11.25)
16 gb ile yaşam savaşı veriyorum:)
0
nothing in my way
(03.11.25)
256 ve 200 cloud.
0
gabe h coud
(03.11.25)
256 gb kendi hafızası. Daha bir sene doldu ya da dolmadı hafıza uyarısı vermeye başlayınca el mahkum 200 GB iCloud üyeliği almak zorunda kaldım :(

Sene olmuş 2026, hala 128-256 GB telefon üretiyor aç köpekler. Zaten 8-10 GB işletim sistemine, 10-20 GB da varsayılan uygulamalara gidiyor.
-1
m e b
(03.11.25)
128gb, yetiyor. seneye yenilerim ama telefonu.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
512 gb olsa da icloud 2 tb aldım çünkü hem bilgisayar hem tablet ile senkronize olmasını istiyorum tüm içeriklerimin :)
0
cemallamec
(03.11.25)
256 yetiyor. Hatta 195 gb’si boş.
0
yadigar
(04.11.25)
64 bile yeter google photos kullanıyorum.

ama 512gb telefonum, yetiyor tabii ki.
0
ananiyimioguz
(04.11.25)
1tb, fazla fazla yetiyor.
0
inheritance
(04.11.25)
(8)

Sorum kadınlara: Yaş aldıkça PMS psikolojik ve duydusal yoğunluğunuz arttı mı? Nasıl başa çıkıyorsunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar;Yaş aldıkça sizde de PMS'in psikolojik ve duygusal yoğunluğu arttı mı? Üniversite yıllarında PMS'i hissetmezdim bile. Sadece takvimime göre geciktiysem niye gecikti bu ya stresi olurdu bir tek. Ama şimdilerde en az 1 hafta Kafka'nın böceği gibi hissettiğim yetmezmiş gibi hayatımla
Merhaba arkadaşlar;

Yaş aldıkça sizde de PMS'in psikolojik ve duygusal yoğunluğu arttı mı? Üniversite yıllarında PMS'i hissetmezdim bile. Sadece takvimime göre geciktiysem niye gecikti bu ya stresi olurdu bir tek. Ama şimdilerde en az 1 hafta Kafka'nın böceği gibi hissettiğim yetmezmiş gibi hayatımla/hayatımdakilerle (benimle olan ilişkilerine dair) ilgili kıyamet senaryoları yazıyorum. Bu durum artık hepten yormaya ve canımı sıkmaya başladı.

PMS'in bu etkilerine karşı neler yapıyorsunuz? Deneyip iyi geldiğini düşündüğünüz şeyler neler acaba? Yürüyüş, sosyalleşme vs dışında.

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(03.11.25)
Yoğunluğu covidden sonra yoğunlaştı yaştan bağımsız.
Ruh hali değişimleri ve sancılar yaş ilerledikçe seyrekleşti.

Ayda yılda bir bel ağrısı çekerim ona ısı bandı iyi geliyor, bitkisel çay iyi geliyor. Yatıp dinlenmekten başka bir şey de iyi gelmiyor o süreçte açıkçası.
0
mutekebbir
(03.11.25)
yasinizi bilemiyorum ancak 35'ten itibaren filan biliyorsunuzdur belki perimenopoz dedigimiz surece giriyoruz, bu demek degil ki menopoz kapida, ancak bu yillar suren bir surec ve kadinlarin yasaminin buyuk kismi peri-menopoz-post doneminde geciyor. sizde de bu anlamda bir degisiklik olusmaya baslamis olabilir. bu nedenle oncelikle yasiniza bagli olarak kan degerlerinize ancak ozellikle bu sureci dikkate alan bir doktorla birlikte hormon degerlerinize baktirmanizi tavsiye ederim, bazen kucucuk bir hormon destegi vs epey ise yarayabiliyor. 30lu yaslarda insanlar bunu kisisel algilayip, ne menopozu triplerine girebiliyor ancak bu konuda ne kadar erken bilgilenirseniz o kadar iyi atlatirsiniz. forumlarda vs. cok guzel paylasimlar var. hatta bazen 'ya bu enteresan bir sey yeni cikti' dedigimiz bazi fiziksel/duygusal belirtiler aa perimenopozmus diyorsunuz. permenopoz/menopoz o hep duydugumuz sicak basmasi,gece terlemesinden filan cok daha kompleks ve uzun bir surec. yani benim anladigim sicak basmasina geldiginizde zaten is isten gecmis oluyor.
ozellikle pms oncesi yogun 'depresyon' icin, L-tryptophan ve 5-HTP gibi takviyeleri de doktorunuzla konusabilirsiniz. yine butuncul tip ve kadin sagligi calisan iyi doktorlar yumurta ve rahim sagliginizi destekleyecek cok guzel dogal takviyeler verebiliyorlar.

pms oncesi duygu durum degisikliginin epey yogun yasanmasi PMDD olarak geciyor literaturde, bana bu taniyi 20li yaslarimda filan doktorum soylemisti, acikcasi benim icin ise yarayan en kolay yontem, cok basit ama 'farkindalik'. yillardir bu sekilde epey yol kat ettim, 5-7gunden 1-2gune indi diyebilirim. felaket senaryolari ve inanilmaz depresif dusuncelerin girdabina girdigim anda iste farkli farkindalik teknikleri vs. kendime gore atlatiyorum, yani isin ozu benim icin farkindalikli yasamak ve meditatif yonunuzu gelistirip zihninizin sacmaliklarin sacmalik oldugunu o girdaba dustugunuz anda yakalamak ve buna kapilmamak. simdi diyebilirsiniz ki zaten kapilmamayi becersem pms olmaz, ama iste kendinizi egitmek mumkun. pratik yapa yapa gelisiyor. son olarak, eger bilginiz yoksa, hormon dongunuze gore beslenmeyi ogrenmenizi tavsiy ederim, her ay 4 farkli hormon dongumuz var, o da epey ise yariyor. mesela menstruasyon donemi ile luteal fazda ayni sekilde beslenmek de ayni sekilde spor yapmak da dogru degil, kucuk degisikliklerle kendinizi epey rahatlatabilirsiniz.
+3
kassiopeia
(03.11.25)
@kassiopeia,
Çok faydalı şeyler demişsiniz. Yaşım 31 ama erken menapoz konusuna ben de son günlerde aşinayım. Bu sebeple ilk doktor kontrolümde yumurta rezervlerime baktırmayı düşünüyorum. Bunun yanında bu depresif duygularla baş edebilmek için farkındalığı deneyeceğim muhakkak doktor gerekli görürse de dediğiniz takviyeleri yazdırmayı deneyeceğim.
0
🌸Amaranta ursula
(03.11.25)
(yanıtları okumadım) evet!!! ama anne olmama bağlıyorum ben bu durumu, beynimin kimyası değişti. 20lerimin başlangıcında ne oluyor, ne hissediyorum pek farkındalığım da yoktu kendime dair, şimdi hemen tanıyı koyabiliyorum. bunun da bi etkisi vardır mutlaka.
0
deartheodosia
(03.11.25)
ilk reglimi 14 yaşında oldum. o zamanlar ruhsal etkileri oluyor muydu hatırlamıyorum. zaten ergenliğin verdiği duygu değişiklikleriyle karışmış olabilir.

reglim ve ağları hafiflese de duygusal dalgalanmalar gitgide arttı sanırım. artık 29 yaşındayım.

2 güne regl olacağım ve bugün yine ağladım. bir de kolay sinirleniyorum. depresif düşünceler çabuk doluşuyor. tatlı yeme isteğim çok fazla.

gerçi psikolojim yıllardır çok bozuktu, bol travmalı bir hayatım oldu. bu yüzden çok da emin olmadan yazdım bunları. şimdi daha özgüvenliyim ve hayatım daha yolunda ama hala regl yüzünden ağlıyorum işte :D
0
art cat chocolate
(03.11.25)
kassiopeia+1

perimenopoz maalesef ülkemizde nerdeyse yok sayılan, doktorların dahi doğru düzgün izah etmediği bir süreç. detaylıca araştırmanızı öneririm. etrafımda kim varsa anlatmaya çalışıyorum okuyup, araştırıp, öğrendikçe ve anladım ki yaşadığımız beyin sisi, duygu durum değişiklikleri, migren artışı/perimenepoz dönemi baş ağrıları, reglin süre ve yoğunluğunun değişmesi, depresif ruh hali vb. her şey bu süreçle, hormonal değişikliklerle ilintili.

illa erken menopoz gibi düşünmeyin, okuduklarımdan anladığım menopoza kadar uzanan yaklaşık 10 yıllık bir süreçten bahsediliyor.

ben duruma nöroloğumun migren sıklık ve şiddettiniz çok arttı değil mi perimenopozda dediğinde, doktorla detaylı bir sohbet edince uyandım.

kassiopanın takviye önerilerine primrose oil içeren takviyeleri de ekleyebilirim, yaşam kalitem değişti. magnezyum zaten migrenden dolayı kullanıyordum, onu da araştırabilirsiniz.

çok güzel dayanışma grupları var facebook ve instagramda, ben yabancı olanları daha verimli buluyorum, türk olanlarında maalesef çoğunlukla her regli geciken ayyyy menopoz mu çığlıklarıyla mesaj atıyor.
+1
Phoebe
(03.11.25)
Benim en sancılı regl dönemlerim 10'lu yaşlardaydı. Pms hissetmiyorum sanırım ama Mittelschmerz sağ olsun son 2 senedir yumurtlama günümü biliyorum. Annem çok erken yaşta 41 yaşında menopoza girdi. Muhtemelen ben de o yaşlarda bu illetten kurtulacağım diye seviniyordum ama peri ve menopoz hakkında olduklarım beni daha da mutsuz yaptı. Sağlığımız, duygu durumumuz, mental yetilerimiz bile hormonlara bağlı. Şimdiden HRT falan araştırıyorum. Kadın vücudunda yaşamak çok zor. Kadınlığı terk edebilsek keşke.
0
gnosis
(03.11.25)
Yaşla birlikte çok daha iyi hissediyorum bu anlamda. Sadece birkaç gün önce ağlak oluyorum. Ama döngümü farkindalikli bir şekile yaşıyorum o hoşuma gidiyor. Ovulasyonda olduğumu fark ediyorum mesela, kendimi ve bedenimi hissediyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.25)
(6)

Pegasus kampanyaları

HellKeePer
Hiç ucuza uçak bileti denk getiremedim. Çevremde ucuz bilet alıp yurtdışında gidenler var. Mail geldiği an siteyi açıyorum ancak fiyatlar normal zaman ki gibi. Neyi eksik yapıyorum?
Hiç ucuza uçak bileti denk getiremedim. Çevremde ucuz bilet alıp yurtdışında gidenler var. Mail geldiği an siteyi açıyorum ancak fiyatlar normal zaman ki gibi. Neyi eksik yapıyorum?
0
HellKeePer
(03.11.25)
Pegasus kampanyalarından her zaman bilet alıyorum . acaba uçuş tarih aralığını mı gözden kaçırıyorsunuz ?
mesela geçen hafta 29 Mart 2026-29 Ekim 2026 tarihleri arasında Yurtdışı kampanyası vardı . Haziran - Temmuz - Ağustos tüm ucuz biletler satılmıştı Mayıs ayına buldum çok ucuza aldım
0
devilone
(03.11.25)
valla arkadaş ingiltere'ye hem de christmas dönemi gidiş dönüş toplam 3 bine aldı. ben ise çok daha pahalıya. millet denk getiriyor.

ama şöyle bir durum var, ben aylar öncesinden planlamıştım çünkü 1-2 ay öncesinden plan yapabilecek kadar zengin değilim. bu ucuz biletler de uçuş tarihine çok az kala çıkıyor sanırım.
0
art cat chocolate
(03.11.25)
bagaj olmuyor, bagaj eklediğimde normal biletten farkı kalmıyor. ben de anlamıyorum. ayrıca uçuş sabiha’dan oluyor yani oraya gitmek ayrı bi olay zaten.
+1
deartheodosia
(03.11.25)
mobil uygulamalarına bakın. İnternet sitelerine göre çok daha ucuz oluyor. Kampanyalı dönemde bile
0
messina123
(03.11.25)
Eposta bana da millet dibini sıyırdıktan sonra düşüyor.

Mobil uygulamadan kovala, bildirimlerini aç. Giriş yapmış, önceden adres, gidecek kişilerin pasaport numarası, tckn, doğum tarihi gibi bilgileri kaydedebiliyorsan kaydet veya hazır tut.

Bu şekilde epey bilet aldım. Kimisi de arkadaşların dediği gibi gidiş ucuz dönüş bir miktar pahalı oldu ama yine Türkiye içi uçuştan uyguna geldi her türlü.
0
chicha_v2
(04.11.25)
@deartheodosia +1 bagaj işin içine girince fiyat artıyor.
pegasus app'ini indirdiniz mi telefonunuza? indirdiyseniz ve bildirimler açıksa 1 gün öncesinden haber veriyor "yarın sürprizimiz var kaçırma" diye. o zaman daha hızlı oluyorsunuz önceden de plan yapabiliyorsunuz.
0
elektr10
(04.11.25)
(11)

Boyun agrisi ve elde uyusma

kaputt
Selamlar, benim bir aydir süren ara ara artan boyun agrim vardi. Masa basi calisma filan iyice sertlesmisti boynum. Sariyordum, kas acici, arada egzersiz filan devam ederken dün sabah bir anda sag el bas parmagim tamamen uyusmus sekilde uyandim, hala da öyle. Bilegime kadar uyusma var. Agri ya da gü
Selamlar, benim bir aydir süren ara ara artan boyun agrim vardi. Masa basi calisma filan iyice sertlesmisti boynum. Sariyordum, kas acici, arada egzersiz filan devam ederken dün sabah bir anda sag el bas parmagim tamamen uyusmus sekilde uyandim, hala da öyle. Bilegime kadar uyusma var. Agri ya da güc kaybi yok. Karincalanip kalmis gibi parmak. Chatgpt boyunda sinir sikismasi dedi. Su an doktora gitme sansim yok, daha kötüsü bir hafta sonraya planlanmis alakasiz bir ameliyatim var.
Dün hemen egzersiz yapmaya basladim, boynu dik tutmaya calisiyorum filan ama bu gecer mi? Kendi kendine mi gecer, ameliyat yüzünden gecikirsem ilerleme olur mu? Fitik midir, ben ne yapayim?
Simdiden tesekkürler
0
kaputt
(03.11.25)
Ne olduğunu bilmeden egzersiz yapma. Sorunu daha da büyütebilirsin. Sinire hasar verirsen tedavisi, çaresi olmaz. Bir uzmana görünmenin bir yolunu bul. Öbür ameliyata engel bir durum olacağını sanmıyorum.
+2
Mirket
(03.11.25)
boyun fıtığı muhtelemen. bende de oldu iki hafta önce ama sizinki kadar şiddetli değildi. kendi kendine geçmez, doktora gitmeye çalışın. mr çekip, ağrı kesici, fizik tedavi, egzersiz verecektir muhtelemen. bu şekilde benim şikayetlerim iki haftada oldukça azaldı.
+2
inheritance
(03.11.25)
geçmiş olsun. ameliyatınızın içeriğini bilmemekle birlikte, böyle bir gelişme ameliyatın ertelenmesine bile sebep olabilir. bence ihmal etmeyin ve ne olduğunu bilmeden kafanıza göre egzersiz yapmayın. doktora gitmeniz bence şart.
+2
co2s2
(03.11.25)
Doktor olarak nörolog mu ortopedi mi olmali?
Nörologlara baktim bir aydan önce randevu yok, Türkiye‘de degilim.
Ameliyatim da ayagimdan ve 6 hafta gibi yürüyemeyecegim. Yani en azindan ikinci haftamda belki koltuk degnegi ile ayaga kalkarim. Haftaya ayagim icin ortopedi kontrolüm olacakti, o doktora sorsam olur mu? Yoksa nörolog mu sart?
0
🌸kaputt
(03.11.25)
Beyin cerrahi daha iyi bence ama randevu durumuna göre fizik tedavi de olabilir
+1
Mirket
(03.11.25)
benimde ellerim uyusuyurdo mouse tutmaktan spor hocam o yumusak sıkılan toplardan onermişti gercekten cok faydası var.
+1
koela
(03.11.25)
beyin cerrahiye gitmiştim ben. beyin cerrahiye bulamazsanız, nörolog, fizik tedavi, ortopedi de olur. onlar da muhtemelen fizik tedaviye yönlendirir zaten.
+2
inheritance
(03.11.25)
devlette randevu bulamazsanız özelde bile olsa ameliyattan önce mutlaka doktora görünün ve ameliyatınızı yapacak cerrahınıza da bu durumu bildirin.

boyun fıtığı da sinir sıkışması da olabilir. ters bir hareket sakat kalmanıza bile sebep olabilir. kafanıza göre bir şey yapmayın.

hemen bugüne bile randevu bulabilirsiniz, acilen gidin bence.

şöyle söyleyeyim; benim sağ dirseğimde sinir sıkışması var ve hiç öyle parmağım tamamen uyuşmuş hale gelmedi yıllardır. ağrı ve çok hafif uyuşmalar yaşıyorum ara ara.
+1
art cat chocolate
(03.11.25)
ayrıca aklıma kalp krizini de getirdi bu belirtiler ama ben doktor değilim tabii.
+1
art cat chocolate
(03.11.25)
yüzme + pilates (aletli olursa daha iyi, ama diğer türlü de olur)

bir de evde yapabileceğiniz egzersizler.

boyundaki ödemi de bir şekilde aşmak gerekiyor.

doktor olarak beyin sinir cerrahi ya da fizik tedavi rehabilitasyon.

tek başına fizik tedavi yeterli olmayabilir, mutlaka sporla destekleyin. sonuç alamazsanız farklı metodlar var, cerrahisi zor olduğu için çok tercih edilmiyor.
+1
kveldulv
(03.11.25)
Tamam kendi bildigime yapmak istemedim. Sansima ameliyat görüsmem icin gittigim klinigin yaninda omurga klinigi varmis, gittim biraz yalvardim, ameliyatim var parmagim uyustu diye yarina randevu alabildim. muhtemelen röntgen mr isteyecek ama en azindan ameliyatta sorun olup olmayacagini söyler de icim rahat eder.
Biraz toparlayinca da muhtemelen ztn fizik tedaviye baslarim, umarim daha ciddi bir durum degildir tabii.

Cok tesekkürler
+1
🌸kaputt
(03.11.25)
(8)

Zihnimin ayıkken stresle çok da baş edememesi

sekizdokuzon
Alkol ve sigarayla arama mesafe koydum, çoğunlukla ayık ve tertemiz geziyorum fakat fark ettim ki benim zihnimin strese toleransı epey düşmüş. Stresle baş etmenin alternatif yollarını siz değerli duyuru kullanıcılarından öğrenmek isterim. Selam ve dua ile.Teşekkürler.
Alkol ve sigarayla arama mesafe koydum, çoğunlukla ayık ve tertemiz geziyorum fakat fark ettim ki benim zihnimin strese toleransı epey düşmüş. Stresle baş etmenin alternatif yollarını siz değerli duyuru kullanıcılarından öğrenmek isterim. Selam ve dua ile.

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(30.10.25)
Spor, çünkü hem kasları çalıştırmakla enerji harcar ve enerji metabolizmasının "işleyen demir ışıldar" vecizesindeki gibi ışılmamasına sebep olur hem de stres hormonları zaten "ya kaç ya savaş" emri vererek sana enerji harcatmak için salgılanır, enerjiyi harcadığın zaman stres hormonları seviyeleri düşer, serotonin ve dopamin yükselir. Bu bedensel çözüm.

Stresi aşağı çeken en iyi yöntem bence gece uykusunu vaktinde, yeterli ve sağlıklı alabilmek. Bizzat yaşadığım için söylüyorum, bende depresyon da anksiyete de kalmamıştı 6 günde. Tatlı krizi yok oldu, iştah dengesizliği falan hiç kalmamıştı o dönemde. Sadece gece en geç 11.30'da uykuya dalmıştım, sabah güneş doğmadan uyanıp güneşin doğuşunu çıplak gözle izlemiştim her gün. Yaz mevsimi olduğu için camı açıp temiz hava alarak izliyordum. Günün geri kalanında çok daha sakin, çok daha huzurlu yaşar olmuştum.

Biraz da yogadır meditasyondur, ne bileyim, iyi gelen zihinsel inançsal uygulamalar da faydalı olur, belki psikoterapiler etkili olur eğer çok bunalıyorsan. Belki psikiyatriye gidip bu sıkıntıyı biraz rahatlatabilmek adına bilgi almak veya hafif ufak minik destekler almak mümkün... ama bu yaptığın şey muazzam bir şey, gerçekten merakla ve sevinçle takip ediyorum, çok seviniyorum senin adına 🥰🥰 helal olsun, tebrik ederim. Destek olabilmeyi çok isterim her zaman 🤗🌷🐞🩷
+1
muhayyer divan
(30.10.25)
spor +1

güzel oyalar hem. nefesin de açılır.

üstteki arkadaşın dediklerine katılıyorum.

ek olarak kitap okumak ve dizi film izlemek de bir süreliğine rahatlatan aktiviteler olur.

bir kursa da yazılabilirsin. dans? seramik? tenis? piyano? şan? keman?

resim yapmak ve yazı yazmak da stresi azaltır.
0
art cat chocolate
(30.10.25)
www.instagram.com

Güzel bir teknik buldum, bu kadın psikologdur ve çok sağlam paylaşımları vardır tavsiye ederim. Belki çok işine yarayabilir bu teknik.
+1
muhayyer divan
(30.10.25)
Spora yazıldım, iki ay bitti sanırım. Yalnız ayın 17'sinde yazıldığım ve ayın ortasında ödeme yapamadığım için ayın yarısı spora gidebiliyorum. Bu ay 17 de 17 yapicam. Cidden doğal yollardan rahatlamayı öğretmem lazım beyin organına. Yıllardır yalnızca alkol, sigara, antidepresanla rahatlayan bir kütle, onu da anlıyorum tabii.
+1
🌸sekizdokuzon
(30.10.25)
belki toleransın azalmış değildir de alkol ve sigarayı bırakmak ekstra stres yükü getirmiştir, o yüzden böyle hissediyosundur.

benim de toleransım çok düşük, dediğin gibi ilaç ile bir yere kadar. bu akşam kendime mi manifesto hazırlayıp her sabah onu okuyacağım :) bakalım böyle işe yarayacak mı.

örnek; bugün kimsenin kalbini kırmayacağım, kimseye yüksek sesle veya gerginlikle bir şey söylemeyeceğim, birine bir şey söylemeden önce daha ılımlı olabileceğim bir cümle bulabilir miyim diye düşüneceğim, ... vsvs
+2
Sadece soruyorum
(30.10.25)
Yürümek ve su içmek.
Çok gerildiğim anlarda bardak bardak su içiyorum içtikçe sakinleşiyorum sanki arkasından da bir yürüyüş, gayet iyi geliyor.
+1
mutekebbir
(30.10.25)
stres yapacağınız şeyi düşünmediğiniz kaliteli vakit geçirmeniz lazım. bol bol hareket. spor olur, başka bir şey olur. film dizi , başka bir hobi olmaz gibi gibi. kafanızı gerçekten meşgul edecek bir şey olması lazım.
0
co2s2
(31.10.25)
@sekizdokuzon

Senin için yapabileceğim bir şey varsa yapmaktan zevk duyarım. Konuşmak iyi gelecekse konuşmak, sadece dinlememi istersen dinlemek, ne bileyim aklıma gelmiyor şimdi, sen daha iyi bilirsin.
0
muhayyer divan
(31.10.25)
(24)

Ekşi Duyuru'da Yeni Özellik: Kullanıcı Tagleme

fraise
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz. Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz.

Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.

Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
+11
fraise
(30.10.25)
Hayırlı tagler
Benim mesaja da cevap verirseniz sevinirim

Düzenleme: mesajıma cevap ricasını mod arkadaşa yazdım. Özel mesaja cevap vermedi yanlış anlaşılmış
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
Hayırlı olsun :) Biri compu'yu durdursun... (Biri de beni etiketlesin, böyle tagleye tagleye gidelim mi bu duyuruda?)
+4
yadigar
(30.10.25)
tag'lenince uyarı mı gidiyor?
0
co2s2
(30.10.25)
ben de merak ediyorum. geldi mi bir uyarı?
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
Tag’lemek güzel fakat bi de duyuru yorumlarına cevap özelliği gelse mük olur.
0
olaylar olaylar
(30.10.25)
sağ taraftaki bildirimlerde başında etiket işareti ile birlikte çıkıyor.
0
kibritsuyu
(30.10.25)
Boş işlerde bugün :)

bknz aylak bakkal
-14
Rondak
(30.10.25)
deneme 1-2
0
art cat chocolate
(30.10.25)
hmm sağ altta bildirimler kısmında gözüküyormuş ve taglendiğimiz cevap sarı oluyor.

bu hayal ettiğim şey değildi. yine de iyi. teşekkürlerrr.

bir de lütfen bildirimler ve son cevaplar sekmeleri otomatik kapanmasın, hep açık kalsın ya. bir duyuruyu okuyorum cevaplıyorum, başka şeylere bakmak için her seferinde onları açmam gerekiyor. saniyelik bir iş de olsa sinir bozucu :')
+1
batlegolas
(30.10.25)
Madem sözlük hesaplarımızla ikinci cevabı giriyoruz, ben de öyle yapmış olayım.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Bunu ben talep etmiştim, teşekkürler.

Bir talep hakkım daha var mı? Eğer varsa bir talebim daha var.

Karanlık mod kullanıyorum ve etiketin rengi ile etiket içindeki fontun rengi birbirine çok yakın, okumak çok zor. Etiketin rengi böyle kalacaksa, etiket içindeki fontun rengini koyulaştırmak mümkün mü acaba?
0
10551037
(31.10.25)
Etiketlenecek yazar sayısına bir sınır mı getirilse? Biraz suistimale açık bir uygulama olmuş sanki...
+4
yadigar
(31.10.25)
Allam yarabbim
+8
compumaster
(31.10.25)
bastim eksiyi compu, $ikayet yok :D
0
cooperr
(31.10.25)
çıkarın beni bu mentiondan :))
0
false pretension
(31.10.25)
şu günleri göreceğim aklıma gelmezdi 18 yıl olmuş oldlar... boomerlar..compu kalp sözlük
+1
eja
(31.10.25)
insan insanı hiç tagler mi yeaö...
0
Fodera
(31.10.25)
deneme 1-2-3 deneme
0
rakicandir
(01.11.25)
Elinize sağlık! Karanlık moddaki etiketleme renklerine de bir el atabilir miyiz?
0
nawar
(01.11.25)
bu durumda bir cevap silinme gerekçesi olan iki kişi arasında diyalogun da kaldırılması gerekmez mi?
0
Whily
(01.11.25)
çoktan kaldırdık bile. artık "teşekkür ederim, iki kişi arasında diyalog" diye bir entry silinme gerekçesi yok. hakaret, aşağılama, küfür, kısacası saygı sınırları dışında kalan diyaloglar dışında istediğiniz gibi teşekkür edebilir, diyaloğa girebilirsiniz.
+3
kibritsuyu
(01.11.25)
olmuyor rakı hocam. bahsettiğim sıkıntı o. zaten duyuruya cevap vermişsem bildirimlerde çıkıyor. etiketleyince ayrı bir bildirimi yok, bildirimlerde de etiketlendin diye çıkmıyor. deneme deneme diye etiketlediğini gözümle etiketi görmesem anlamazdım mesela. çünkü zaten altına yazılanlardan dolayı bildirimlere girmiş. etiketlendiğime dair bir bilgi yok.
+1
kibritsuyu
(01.11.25)
Su özellikler bizim Prime zamanda gelseydi ya… o zirveleri yaptigimiz zamanlar… herkesin birbirini tanidigi zamanlar…

Yine de Yetmez ama evet ile devam ediyoruz 🍻👍🏼
+3
c1b2k3
(01.11.25)
Çok iyi olmuş ama görsel ekleme de gelsin mobil için
+1
cemallamec
(01.11.25)
(9)

Bahane bulmam gerekiyor

dedeminhirkasi
Bazen işyerinde araç yetersiz kaldığında, arkadaşlardan ya da yöneticilerden şahsi aracımı kullanmam yönünde talepler geliyor. Bu durumu onların yaptığı gibi ben de salağa yatar şekilde ne gibi bahane söyleyebilirim
Bazen işyerinde araç yetersiz kaldığında, arkadaşlardan ya da yöneticilerden şahsi aracımı kullanmam yönünde talepler geliyor. Bu durumu onların yaptığı gibi ben de salağa yatar şekilde ne gibi bahane söyleyebilirim
0
dedeminhirkasi
(30.10.25)
Hanımın arabasında sorun çıktı ona verdim, kayınpedere lazımmış aldı, serviste; köpekler ön kaportayı parçalamış onu yaptırıyorum.
+1
tiredofwaiting
(30.10.25)
hanım yoksa kardeşe verdim, o da yoksa anneme babama verdim, o da yoksa kuzenime verdim, o da yoksa arkadaşımın eşi hamile onlara verdim... uydur uydur ipe diz.

arabalardan hiç anlamam, her hafta bir parçası bozulsun :d lastikleri kesmişler falan de
0
art cat chocolate
(30.10.25)
Bahaneye gerek var mı cidden açıkça veremem demelisin
+1
messina123
(30.10.25)
Bunun bir formülü olması gerekiyor. Gidilen km başına bir ücret olacak şekilde.
Bunu öner, bir kurala bağlayalım de.
Bu tabii ki yalnızca yakıt gideri değil.
Bildiğim bir şirkette 100km için 15 litre benzin maliyet gibi hesaplanıyor tüm amortisman dahil.

Bu arada iş için gittiğiniz bir yoldu kaza olması durumunda hukuki olarak da oldukça karışıklık çıkacaktır. Bence önerilen durumun yasal olarak da bir çerçeveye oturtulması gerekli.
0
burfak
(30.10.25)
arabada artık hanımda.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
Direkt söylemek en iyisi
0
suicides underground
(30.10.25)
benzin yok, motor bitik, arabanın bağlama emri var, trafik sigortası yok. her seferinde başka bişey söyle zaten eşek değllerse anlarlar.
0
Fodera
(30.10.25)
eğer doğru anlıyorsam şahsi arabanızla işe gidiyorsunuz ama gün içinde sağa sola gitmeniz gerektiğinde "kendi arabanla gidiver işte" gibi bir şey diyorlar. durum buysa, diğer arkadaşların söylediği gibi arabanın bozulduğunu söylemeniz, ya da başka birisine verdiğiniz gibi bahaneler işe yaramayacaktır.

dimdirek söylemeniz lazım.
0
co2s2
(30.10.25)
depoyu fulleyip fişini şirkete ver. Onlar ödemezse sen de sorun var de.
0
liberal
(13.11.25)
(11)

Hangi hayvan olmak isterdiniz

arbre
Bu soruyu eskiden çok saçma bulurdum ama belgesel izledikçe bazı hayvanların çok güçlü, zeki olduğunu fark etmem sonucu soru ilgimi çekti.Ben katil balina olmak isterdim. Kendimi çok yakın hissediyorum. Kutup ayısı, moose, kaplan, piton bence çok asil hayvanlar.Siz hangi hayvan olmak isterdiniz, ned
Bu soruyu eskiden çok saçma bulurdum ama belgesel izledikçe bazı hayvanların çok güçlü, zeki olduğunu fark etmem sonucu soru ilgimi çekti.

Ben katil balina olmak isterdim. Kendimi çok yakın hissediyorum. Kutup ayısı, moose, kaplan, piton bence çok asil hayvanlar.

Siz hangi hayvan olmak isterdiniz, neden?

Sağ olun.
0
arbre
(30.10.25)
Boz ayıları hem çok seviyorum hem de insanlardan uzak Kuzey Amerika ya da Avrupa'da sakin sakin takılıp somon avlamak, bal kovalamak falan keyifli bir yaşam. Kışı da full uyuyarak geçiriyorlar daha ne olsun
0
nundu
(30.10.25)
Kelebek, az yaşadığı için.

Ya da panda. Zaten koruma altındalar. Yemek elden su gölden. Hasta olunca hemen bakıyorlar. Vahşi doğada değiller, düşmanları yok. Rekabet etmelerine bile gerek yok. Öyle sakince yaşayıp gidiyorlar.
0
substituent
(30.10.25)
Karga
Bir kere uçuyorsun. Her şeye yukarıdan bakabilirsin. Her yere kısa yoldan gidebilirsin.Kimseye av olmuyorsun.
Üstelik ömrün diğer hayvanlara göre daha uzun. Ayrıca hayvanlar içinde en zekilerden birisin.
Daha ne istenir
0
etna
(30.10.25)
At.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
istanbul'da kedi olmak isterdim.
0
makarnavodka
(30.10.25)
besin piramidinin en tepesindeki kuşlardan biri olmak isterdim, mesela kartal olabilir. uçmak harika bir olay. av değil avcı olması da önemli. evet, kartal iyidir.

not : bjk'li değilim
0
faberkastelli
(30.10.25)
Tavus kuşu olmak isterdim sırf estetik bir hayvan diye

Karadul veya peygamber devesi de takdir ettiğim badass hayvanlar. Dişi olanları çiftleştikten sonra erkeğin kafasını koparıp yiyor <3 çok tatlııığ

Daha mantık odaklı düşünürsem bal porsuğu olmak isterdim. "the meanest creature" olarak biliniyorlar daha ne? Kimse bana bulaşamazdı
0
kullanicadi
(30.10.25)
kedi tabii ki. (entry nick uyumu)

tavus kuşu da olur ama erkek olanı tabii. bir ödevimde onu seçip oyuncağını yapmıştım.

üçüncü seçenek olarak da aslan.
0
art cat chocolate
(30.10.25)
Okyanusun derinlerinde yaşayan ve henüz türü keşfedilmemiş balıklardan olmak isterdim.
0
peki madem
(30.10.25)
kartal.
16-20 yaş aralığındayken rüyalarımda sıkça uçtuğumu görürdüm. Nasıl bir gerçeklikse uyandığımda kollarım ağrırdı. Soruyu görünce bu rüyaları çok özlediğimi farkettim.
0
adivar
(30.10.25)
baykuş

bence çok şey biliyor bu hayvanlar ancak anlatamıyorlar.
0
yurtsuz john
(30.10.25)
(4)

Kanser tanısı konan kedimiz için....

lazarus
... benzer bir süreçten geçmiş, aynı deneyimi yaşamış kimselere + veteriner hekim dostlara ihtiyacımız var. Bazı sorularımız olacak. kur*c*y@gm*il.comLütfen...
... benzer bir süreçten geçmiş, aynı deneyimi yaşamış kimselere + veteriner hekim dostlara ihtiyacımız var. Bazı sorularımız olacak. kur*c*y@gm*il.com

Lütfen...
0
lazarus
(27.10.25)
çok geçmiş olsun. umarım kısa sürede iyileşebilir.

benim öyle bir deneyimim olmadı inşallah da olmaz.

takip ettiğim bir prof veteriner var:

www.instagram.com

kendisinin kanserli hayvanlarla çalıştığını ve iyileştirdiğini görmüştüm paylaşımlarından. belki danışmak istersiniz.
0
art cat chocolate
(27.10.25)
teşekkür ederim.
0
🌸lazarus
(28.10.25)
size de çok geçmiş olsun. zahmet olmayacaksa süreci özetlerseniz içinde bulunduğumuz panik durum belki biraz sükunet bulur, memnuniyet duyarım.
0
🌸lazarus
(28.10.25)
tekrar geçmiş olsun, sağlıkla birlikte yaşı da uzun olsun.
0
🌸lazarus
(28.10.25)
(11)

eşyalardan kurtulma sanatı

turk kizi
nasıl elden çıkarıyosunuz eşyalarınızı? bi tık daha ufak bi eve geçiyoruz ama beni zorluyor eşya azaltmak, hep ıvır zıvır tutasım geliyor, asla kullanmadığım piknik sepeti, içini dolduramadığım şaraplık, koyacak yerimin olmadığı bar falan. Bana bu süreçte bir şeyleri düşünmeden attıracak bi mindseti
nasıl elden çıkarıyosunuz eşyalarınızı? bi tık daha ufak bi eve geçiyoruz ama beni zorluyor eşya azaltmak, hep ıvır zıvır tutasım geliyor, asla kullanmadığım piknik sepeti, içini dolduramadığım şaraplık, koyacak yerimin olmadığı bar falan. Bana bu süreçte bir şeyleri düşünmeden attıracak bi mindsetin vahiy olarak inmesi lazım. Satacak vaktim yok, atınca çok acıyorum o eşyaya.
Satacak vaktim yok demişken mesela asla atmaya kıyamadığım the office ve dunder mifflin tabelaları var büyük baya. Onları satayım bugün yarın kadıköyden teslim alabilecek varsa. Çözelim benim şu hoarding problemimi.
+1
turk kizi
(27.10.25)
Eşya fazlalığı hayat kaliteni düşüren bir olay o eşyaya yılda 1 kez bile ihtiyacın olmuyor ama hergğn kaliteni düşürüyor bu şekilde düşün at biz attık çok rahat ettik.
+1
basond
(27.10.25)
konmari metodu diye aratıp güzel anlatılan birkaç videosunu izlerseniz bu konuda gerçekten çok fayda görürsünüz. pandemi zamanı uygulamıştım şimdi yeniden yapacağım ev taşacak noktaya geldi çünkü
0
ofelia
(27.10.25)
foto falan olsa buradan çıkar belki? Örneğin hiç aklımda yok ama arkadaşım piknik sepeti demişti bir ara şimdi görünce aklıma geldi.
+1
kisa
(27.10.25)
Ben piyasasi olan urunleri kullanmiyorsam satmayi deniyorum. Piyasasi olmayanlari vermek bitik fiyata satmaktansa daha iyi geliyor. Simdi bir cocuk bisikleti var neredeyse hic kullanilmamis, ve zamaninda cok sacma bir fiyata alinmis. Satsam 1/10 fiyatina zor gider. Vermek daha iyi.
0
mbond
(27.10.25)
Bizim arkadaş grubumuz gelmişti eve 6-7 kişi. Evdeki gereksiz her şeyi attılar.
Çöpe gidecek diye ayırdıklarına en son bir bakıp onay verdim. Ev hafifledi ama yine de çok eşya ile yaşamaya devam ettik.
0
michael_knight
(27.10.25)
Özellille kiyafette şoyle yapiyorum, "son 6 ay icinde bunu hic giydim mi" diye soruyorum. Sezona göre 1 yil olarak da guncelleyebiliriz. Cevabim hayirsa atiyorum o esyayi.

"En son ne zaman kullandim" sorusu islevsel oluyo. Yakin zamanda kullanmamissam demek ki ihtiyacim olan bir sey degil. Hatira olarak saklamak istediklerimi tutup digerlerini atiyorum
+2
abuzer
(27.10.25)
farkli teknikler var ancak oncelikle hayat kalitenizi azalttigini fark etmeniz lazim. surekli ivir zivirla ugrasmak, surekli bir seyleri yerlestirmek, yer bulmaya calismak, ne neredeydi vs. bunlar siz fark etmeseniz de beyninizi bosa yoruyor.
vaktiniz yok sanirim ama ilerisi icin her gun 1+1 sey atma teknigini deneyebilirsiniz, ilk gun 1, ikinci gun 2, ucuncu gun 3 otuzuncu gun 30 vs. diye gidiyor. Ay sonunda epey bir seyden kurtulmus oluyorsunuz. bir anda atmaktan daha iyi gelebilir.
eger kadinsaniz ve kardesiniz/arkadaslariniz varsa, bir gun rica edip tum gardrobu birlikte bosaltmak hem keyifli hem kolay. biz duzenli olarak bunu yapiyoruz mesela.
bir de su var, sizin hic kullanmadiginiz evde bosu bosuna tuttugunuz bir sey ya da giysi aslinda birinin ihtiyacini karsilayacak, bence bu cok guzel bir duygu, o nedenle durustlukle ise yaramayan her seyi bir araya getirip kadin siginma evlerine ya da ogrencilere bagislamak acayip bir duygusal tatmin de sagliyor.
son olarak sivri sinek onemli bir noktaya parmak basmis, ya almayi birakacaksiniz ya da aldiginiz her esyanin yerine bir sey atacaksiniz yoksa surdurulebilir olmaz.
+1
kassiopeia
(27.10.25)
biz kendi aramızda takas yapmaya gayret ediyoruz, wp grubuna foto atıyoruz şuna ihtiyacı olan var mı diye. olan varsa doğrudan o geliyor alıyor. ordan kimse çıkmazsa ofiste birbirimize soruyoruz. ordan da çıkmazsa eve temizliğe gelen ablaya veya apartman görevlisine soruyoruz. illa çıkıyor ihtiyacı olan biri.

eşya ile neden bu kadar bağ kurduğumun üstüne çok düşündüm ben, ordan çıkan sonuçlarla anladım ki mevzu orda eşya değil, o eşyanın bende neyi, hangi duyguyu, anıyı vb. ifade ettiği. bu yöntemle o kadar çok eşya çıkardım ki evden, inanamadım. bu fikri de bir deneyebilirsiniz.
+1
Phoebe
(27.10.25)
ev taşırken acelem vardı fazla eşyaları spotçuya yok pahasına vermiştim.
0
inheritance
(27.10.25)
benim için de sıkıntılı bir durum olduğundan yanıtları tek tek okudum . 4+2 dublex 250 m2 evden 100m2 eve geçtik ve ister istemez ilk taşınma telaşıyla sevdiğimiz kullandığımız eşyaları atmak vermek zorunda kaldık ama hala sıkış tepiş ev .
facebook atmaver grubundan çok eşya verdim .
keşke ekşi duyuru da fotoğraf ekleyerek birşeyleri gerçekten ihtiyacı olan birileri ile paylaşabilsek .
@kassiopeia her gun 1+1 sey atma teknigini deneyeceğim çok mantıklı güzel bir fikir .
0
devilone
(27.10.25)
ben de eşya tutmayı seven biriyim. ama bazen fenalık basıyor ve ıvır zıvır ne varsa toplayıp çöpe atıyorum.
0
art cat chocolate
(28.10.25)
(3)

Eve misafir gelen 2.kedi

fakyoras
Selam,Elimizde 2 kedi var. 1-benim kedim, 8 aylik disi ve tam bir canavar (zarar vermiyor ama cok hareketli oldugu icin dedim) . Otomatik mama makinesi var, mama dokuldugunde biraz yer, sonra kafasina istediginde gider tekrar yer. 2-eski kedim. 6yaslarinda disi. Tam bir prenses ama kendi otomatik ma
Selam,

Elimizde 2 kedi var.

1-benim kedim, 8 aylik disi ve tam bir canavar (zarar vermiyor ama cok hareketli oldugu icin dedim) . Otomatik mama makinesi var, mama dokuldugunde biraz yer, sonra kafasina istediginde gider tekrar yer.

2-eski kedim. 6yaslarinda disi. Tam bir prenses ama kendi otomatik mama makinesi calistigi anda ne yapiyorsa hemen birakip kosarak mamasini bitirir, sonra saga sola daha yok mu diye bakar.

3 haftaligina 2.kedi bana gelecek. Ikisinin mamasini nasil yapacagimi dusunuyorum. Otomatik mamayi iptal etmek gerekecek sanirim. Yoksa 2.kedi 1.nin mamasini yer, ac kalir yavrucak. Mamalari kendim versem bu sefer 1.kedi tekrar birakacak ve 2.kedi onun mamasini yiyecek.

Aklimda 2 cozum yolu var:

A) 1.nin mamasini yuksek bir yere koysam 2.kedi cikamaz muhtemelen ve 1.kedi rahat rahat mamasini yiyebilir.

B) çip okuyan mama makinesi varmis, 1.kedi icin onu kullanabilirim: amzn.eu boylelikle sadece kendisi yer. Pahaliymis ama gerekliyse ne yapalim.

2kedisi olanlar yavas yiyeni hizli yiyenden nasil koruyor? Bu 2 yontemden hangisini onerirsiniz?
+1
fakyoras
(26.10.25)
tam olarak aynı değilse de benzer bir durumla karşı karşıyayım.
ben gözetmen gibi davranıyorum yemek yerken onlar. bazen ayrı yerlere koyuyorum yemeklerini ayrı yesinler diye. bazen elimle ayırıyorum sen oradan yemeyeceksin çok yedin diyorum, alıp başka yere götürüyorum. otomatik mama makinesi bende de var onu artık kullanmıyorum. eski usül kaba döküyorum.

geçici bir süre ise, ayrı bir makine almaya gerek duymazdım ben olsam.
alışana alıştırana kadar zaten zaman geçer ve kesin çözüm olduğunu düşünmüyorum.

farklı yerlere koysanız bile neden birinin çıktığı yere diğeri çıkamasın ki. 6 yaşında kedi kapıya bile atlar durduğu yerden.
+1
biseysorcaktim
(26.10.25)
Bende tek kedi var ama arkadaşım sık sık tatile gittiği için evdeki 2 kedisini bana emanet ediyor, o gittiğinde ben bakıyorum. Biri erkek diğeri dişi iki kardeş. Erkek olan tüm mamaları yiyiyiyor. Tam bi çöp öğütücüsü. Dişi olan birazcık yiyip geri çekiliyor sonra erkek olan gidip onunkileri de yiyiyor.

Ben şöyle bi çözüm bulmuştum, ikisine de mama koyup erkek olanı ödül çubuğuyla biraz uzakta oyalıyorken diğeri yemeğini yiyiyordu. Ama kesinlikle başında beklemek lazım :)
+1
truf
(26.10.25)
2.nin yüksek yerlere çıkamayacağından eminseniz o taktik işe yarıyor. ben de uygulamıştım. arkadaşım da şu an uyguluyor. 3 hafta için o aleti almaya gerek yok bence.
0
art cat chocolate
(27.10.25)
(4)

dogum izninde saglik sigortasi

la mort heureuse
dogum iznine cikacagim icin merak ediyorum, ucretli ve ucretsiz izin sureclerinde ozel saglik sigortalariniz devam etti mi? yasal haklarimiz nedir tam olarak
dogum iznine cikacagim icin merak ediyorum, ucretli ve ucretsiz izin sureclerinde ozel saglik sigortalariniz devam etti mi? yasal haklarimiz nedir tam olarak
0
la mort heureuse
(26.10.25)
ücretli olan kısımda arkadaşımınki devam etmişti. bence ücretsiz kısımda da devam eder. bağımsız olduğunu düşünüyorum. çünkü eski şirketimden çıkmış olmama rağmen hala sigortam devam ediyordu ve kullanabilmiştim.
0
art cat chocolate
(26.10.25)
Özel ss diyorsunuz. Tamamlayıcı değil de özel ise sgk şartı yok.
Poliçenizde yazıyordur bu hususlar.
-2
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(26.10.25)
öss zorunlu değil tamamen şirket insiyatifinde. Eğer priminiz ödenirse devam eder. Poliçenizde bunun cevabını göremezsiniz doğru cevabı size ik verebilir.

Örnek isterseniz benim devam etmişti, doğduğu gibi bebek bile sigortalandı ama başka bir arkadaşıma ücretsiz izin alırsanız poliçe primlerinizi siz ödemek zorundasınız diyen şirket de biliyorum.
Bu poliçe ücretleri bizim dışarıdan yaptırmamıza göre çok çok ucuz. Sineğin yağını çıkaracak seviyede değillerse devam ettirirler.
+1
cilekli pasta
(26.10.25)
özel sigorta - ücretli ücretsiz izin dinlemeden devam eder. ama çok küçük bir ihtimal de olsa, ücretsiz izin döneminde işyerinizin poliçeyi durdurma ihtimali olabilir. en güzeli insan kaynaklarına sormak.
0
co2s2
(26.10.25)
(3)

Yaramaz dişi yavru kör kedi

biseysorcaktim
3 ay kadar önce sokakta bulduk, gözleri iltihaplıydı. kardeşleri iriceydi ama bu zayıftı. yakalayıp veterinere götürdük. gözlerinin tamamen yok olduğunu öğrendik, evde bakım yaptık. sonra dışarı salmadık, evde yaşıyor. tahminimce 5 aylık kadar.bir tane daha kedi var evde. 7-8 yaşlarında. oldukça usl
3 ay kadar önce sokakta bulduk, gözleri iltihaplıydı. kardeşleri iriceydi ama bu zayıftı. yakalayıp veterinere götürdük. gözlerinin tamamen yok olduğunu öğrendik, evde bakım yaptık. sonra dışarı salmadık, evde yaşıyor. tahminimce 5 aylık kadar.

bir tane daha kedi var evde. 7-8 yaşlarında. oldukça uslu, sakin.
iyi arkadaş da oldular.

ancak bu yavru kör dişi kedi çok yaramaz, çok yaramaz.

sürekli temas istiyor. öbür kediyi taciz ediyor. hayvana bir dakika rahat vermiyor. çok kıskanç. diğerini okşasam hemen geliyor kucağıma çıkıyor. otururken ayrı temas, yatarken ayrı temas.

gece uyutmuyor. başka odaya koysam ilgi istiyor. ilgi istemese yaramazlık yapıyor. sevimli ve mutlu. yaramazlık derken çiçekleri devirmesi dışında ciddi bir problemi yok. diğer kedi ile tartışmaları da oyun kapsamında, yara-berelik bir durum yok. oyun oynuyor, perdelere asılıyor, mobilyaları tırmalıyor, ne bulsa yemeye kalkıyor. yaramazlık dediğim kedi sevimlilikleri. tabi geceleyin ayaklarımı ısırması, üzerimi tırmalama tahtası gibi kullanması ayrı boyut.

bu hayvan biraz daha büyüyünce bu yaramazlığı ve ilgi isteği azalır mı? zamanı gelince kısırlaştırılacak.
0
biseysorcaktim
(26.10.25)
en az 1 yaşına kadar böyle kuduruk bir şekilde takılır. sonra yavaş yavaş sakinleşir.

benim 2 kuzum 5 yaşındalar ama hala arada bir kuduruyorlar.
+1
art cat chocolate
(26.10.25)
Normal. Bizimki 1.5 yaşında duruldu. Üstelik çok hırçın bir kediydi. Tam bir minnoş oldu.
+1
gnosis
(26.10.25)
Büyüyünce geçer :)
0
yenibirgüzelnick
(26.10.25)
(3)

kullanici ismi yanindaki cicek

klassno
Bazi kullanicilarin isimleri yaninda cicek goruyorum, siz de goruyor musunuz? Kimde neye gore goruyoruz bunu?
Bazi kullanicilarin isimleri yaninda cicek goruyorum, siz de goruyor musunuz? Kimde neye gore goruyoruz bunu?
0
klassno
(26.10.25)
duyuru sahibi kendi duyurusuna cevap verirse yanında çiçek oluyor
+1
art cat chocolate
(26.10.25)
Kendi duyuruna cevap verdiğinde çıkıyor, deneyebilirsin :)
0
chicha_v2
(26.10.25)
OP (yani gönderi sahibi) gibi bir yazı yerine çiçek eklenmiş. Aslında Reddit’teki gibi OP yöntemi daha iyi.
0
cemallamec
(26.10.25)
(3)

Ev sahibi işleri

turk kizi
Bugün su baskını konusundaki üçüncü duyurumu açıyorum, sabah bi sürü yerden su akmaya başlayınca gidip yeni ev aradık bulduk ve tuttuk. Kontratın bitmesine 1,5 ay var burda. Kontratta iki ay önceden yazılı haber vermeli diyor.Ben bu insanlardan bu tavrı beklemiyordum lakin direkt kontratı gündeme ge
Bugün su baskını konusundaki üçüncü duyurumu açıyorum, sabah bi sürü yerden su akmaya başlayınca gidip yeni ev aradık bulduk ve tuttuk. Kontratın bitmesine 1,5 ay var burda. Kontratta iki ay önceden yazılı haber vermeli diyor.
Ben bu insanlardan bu tavrı beklemiyordum lakin direkt kontratı gündeme getirip nasıl olcak falan dediler. 2 ay bahsini söylediler vs.
Bizim eşyalarımız zarar gördü, psikolojimiz de alt üst oldu. Uyduruk bişeyler yaptırıyorlar tamiri için de ama yine de güvende hissetmediğimiz çıkacağız. Kanunen bize neler olur dersiniz?
0
turk kizi
(25.10.25)
bence artık iş avukatlık duruma gelmiş. hemen bir avukatla görüşün. yoksa bu ev sahibi sizi borçlu çıkaracak. ev sağlam olsaydı, siz çıkmak istemeseydiniz o sizi çıkarırdı daha fazla zam için.
0
art cat chocolate
(25.10.25)
İhtar çekin. Bu sebeple evden çıktığınızı söyleyin. Zarar gören rşyalarınızın fotosunu çekin.

Ev sahibi kalan kiraları da alabilir. Sebebi neymiş?
0
Kahvedesu
(25.10.25)
sözleşmenin sona ermesinden en az 15 gün önce ev sahibine bildirerek evden ayrılabilirsiniz. kanun maddesi bu şekilde ve sözleşmede kanuna aykırı madde varsa ve bu madde kiracı aleyhine ise sözleşmedeki o madde zaten geçersiz. 2 ay öncesinden ihtar yollamak gibi zorunluluğunuz yok, herhangi bir sebep göstermenize dahi gerek yok, 15 gün önceden bildirin yeter.
0
de jure
(26.10.25)
(2)

Bu ojeyi bulabilir miyiz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, pek umudum olmasada bu ojeyi bulabilir miyiz? 😊https://hizliresim.com/tb0ijotTeşekkürler
Merhaba, pek umudum olmasada bu ojeyi bulabilir miyiz? 😊

hizliresim.com


Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(25.10.25)
Bence bu hafif rose tonlarda bi ojenin üzerine chrome toz ya da inci tozu uygulanmış bir tırnak. Şunun gibi

cosskozmetik.com

Kalıcı oje yapan birisine gösterirsen sana nokta atışı ne olduğunu söylerler
0
kullanicadi
(25.10.25)
bence bu nude jel oje üstüne inci tozu
0
art cat chocolate
(25.10.25)
(17)

Ayrılsak da beraberiz

kendinikertenkelebek
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyoru
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyorum, şımartılmak istiyorum, gezip tozmak istiyorum. bana bu kadarı da yeter mutlu olmam için” demesi. Erkeğin bunu kabul etmesi…

Ya tabii ki alan razı satan razı pek bir şey kalmıyor geriye ama. Cidden psikolojik açıdan da sağlıklı ilişki açısından da bir gariplik, sorun yok mu? Yani bir tek ben mi anlamakta zorluk çekiyorum bu durumu?

Şöyle güzelinden az açalım bu konuyu istedim. Şimdiden vakit ayıranlara teşekkürler.
0
kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Aynı evde kalmayıp sevgili kalmaları normal. Ama arada sevgi aşk olmadan devam ediyorlarsa leş bi ilişki.
-1
luluki
(25.10.25)
Evlilik dediğin sorumluklar pakediyle birlikte geliyor, bu sorumlulukların yürütülememesi karşılıklı ilgiyi ve çekimi düşürmüş

Çift de bu sorumlulukları aradan çıkarıp, herkesin kendi hayatını derleyip topladığı, evleri ayırıp sevgililik moduna dönmüş, gayet güzel bir durum

Edit: arkaşlar niye eksiliyorsunuz herkes bizim standart evlilik pratiklerimizi de standart sevgililik pratiklerimizi uygulamak zorunda değil. İnsanlar kendilerine uygun daha farklı bir ilişkilenme pratiği seçmiş.
-2
grimavi
(25.10.25)
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle bitiriyorlarsa neden sevgili kalıyorlar? Sevgiliyken de aynı sorunlar devam eder sonuçta. Bu biraz şey gibi olmuş evliyken ensemde boza pişiriyorsun istediğim şeyleri açık açık yapamıyorum sevgili kalalım arada seninle olayım arada başkalarıyla gibi bir şey. @edmond honda'ya katılıyorum açık ilişki yaşamak istemişler gibi.
+5
mermaidd
(25.10.25)
yani etrafımda çok fazla boşandık ve sevgili kaldık artık çok daha mutluyuz diyen pek görmüyorum. bunun uzun sürebilecek bir ilişki turu olduğunu da düşünmüyorum çünkü evlilikte yaşanan sorunların bir şekilde tekrar edeceği, insanların tartışmalarına sebebiyet verecektir diye düşünüyorum.
+3
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Evlilikten sevgililiğe geçiş fikri zekâ geriliği belirtisi bence ya. Üremesinler de napıyorlarsa yapsınlar.
+1
arbre
(25.10.25)
kız toksik biri erkekte pasif tencere kapak işte. bir süre böyle devam eder, şımarık sevgili baskasını bulursa pasiften ayrılır yeni sevgilisine hayatı dar eder böyle giderler işte.
+6
koela
(25.10.25)
Duygusal anlamda olgun olmadıklarını düşünmekle beraber tarafların her ikisinin de psikolojik olarak iyi olmadıklarını düşünürüm. Yakın arkadaşı olsam taraflardan herhangi birisinin psikoloğa gitmesini öneririm.
+1
ulukayin
(25.10.25)
son zamanlarda okuduğum en saçma şey.

muhtemelen erkek iktidarsız
+1
Algorix
(25.10.25)
Her ikisi de ' anlaşmalı yedekte kalma' tarafında olmuş olur.
Benzerleriyle işim biterse veya umduğum çıkmazsa arada bunu kullanırım düşüncesi var. Aile kavramı , sorumluluk vs çoğu şeyden uzak şekilde .
+2
diyecevaplandı
(25.10.25)
Elbette bir gariplik var. Bence de var. Evliyken insanların birbirine sevgisini saygısını ilgisini değiştiren şey imza mı oluyor yani anlayamadım. Sorumluluk yokken daha mı bağlılar yani? İstedikleri an başkasıyla birlikte olma yetkisi yok ki ortada, sevgili olmak birbirine bağlı olmaktır, açık ilişki yaşamak değil ki. Çok fazla saçma olmuş.
+1
muhayyer divan
(25.10.25)
Aldatmanın yolunu yapıyor. Grup seks partilerine gider işin sonu.

Edit: Başıma geldi, oradan biliyorum.
0
gabe h coud
(25.10.25)
Okan buruk-Nihan akkuş
0
Hallegadola
(25.10.25)
Kadın kişisi çalışmıyorsa, Babadan yetim maaşı alarak aile bütçesine katkı sağlamayı amaçlıyor olabilir mi?
0
Mirket
(25.10.25)
demek ki evlilik ilişkilerini monotonlaştırmış. nasılsa 7/24 aynı evdeyiz, bakımlı olmaya, dışarı çıkmaya gerek yok diye diye birbirlerine karşı özensiz ve ilgisiz hale gelmişler. nasılsa aynı evdeyiz diye birbirlerine değil başkalarına zaman yaratmışlardır. böyle böyle kopmuşlardır. kendi özel alanları da olmayınca, ev düzeninde de anlaşamadılarsa bu da huzursuzluk yaratmıştır.

sevgili olunca haftada 2 kez görüşürken özenli oluyorsun, heyecanlı oluyorsun. o enerjikliği geri istiyorlardır.

bu kişiler evlenmeden önce aileleriyle mi yaşıyorlardı yalnız mı?
-aileleriyleydilerse: evlenince özgür olacağını sandıklarından aradıklarını bulamamış ve bu durum ilişkilerini bozmuş olabilir.
-yalnızlardıysa: uzun süre yalnız yaşamanın rahatlığını bozunca evi başkasıyla paylaşmak çok zor gelmiş olabilir ve birbirlerine gıcık kapmış olabilirler kendi düzenlerine uyulmayınca.
+2
art cat chocolate
(25.10.25)
@art cat chocolate

peki ne kadar istenilen saglanabilir? ya da ne kadar sürdürülebilir bir ilişki türüdür bu? ya da sağlıklıdır?
0
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
@kendinikertenkelebek

hmm...

böyle sorunca bilemedim :d yani...

araları evli oldukları süreçte ne kadar bozuldu acaba? birbirlerine saygı ve ilgileri azaldıysa çok sürmez bence. birbirlerinden sıkılmış olabilirler, yeni kişiler tanımak isteyebilirler. evliliği de tattık bu ilişkiden bir halt olmaz baydı artık diyebilirler.

ilgileri, saygıları ve sevgileri azalmadıysa bu şekilde de devam edebilirler gayet güzel. çocuk da istemiyorlarsa ve ailenin-toplumun lafına da bakmayacaklarsa sorun yok. uzun bir ilişkinin evlilikle sonlanması şart değil.

bence okay. dedikodusu yapılıp gülünüp geçilebilir bir şey tabii çünkü evlenip boşanıp devam etmek garip geliyor kulağa. alışık değiliz bu tarz şeylere. keşke evlenmeden devam etselermiş. bu yüzden evlenmeden önce beraber yaşamayı denemek lazım. şimdi tüm eşe dosta düşmana bir güzel laf vermiş oldular.

kendimden yola çıkayım.

ben 11 yıldır ailemden uzakta bir şehirde, 7 yıldır yalnız yaşıyorum. 2 de kedim var. çok alıştım yalnızlığa. şu anda bir ilişkim var (2 yıllık gibi ama karışık biraz) ve onunla aynı eve çıkmayı hayal etmek bile beni boğuyor. yalnızlığa, sessizliğe, kendi düzenim olmasına çok alıştım. keza o da o şekilde. evlerimiz yakın ve arada bir görüşmek ve evlerde buluşmak daha rahat. aynı eve geçersem ondan soğuyabilirim. huzurum kaçabilir. ben çocuk istemiyorum, o da istemiyor. bu durumda evlilik oldukça gereksiz. düğünden ve diğer tantanalardan da hiç hoşlanmam. hiçbirine ihtiyaç duymuyorum. bu şekilde 2 yıl geçti ve başka sebepten aramız bozulmazsa, aynı evde yaşamıyoruz ve evlenmedik diye aramız hiç bozulmaz. ölene kadar bile sürebilir. bir noktada kira sebepli aynı eve çıkmak olası gözüküyor tabii :d (ülke ekonomisinin ilişkilere etkisi)
0
art cat chocolate
(25.10.25)
ikisi birbirlerini fazla sıkmış, hayatlarına fazla müdahil olmuşlar ve artık toksikleşmişler, sonra da dayanamayıp ayrılmışlar gibime geldi.

ne seninle ne sensiz durumu benim de bildiğim, tanıdığım bir durum.
bazen yakın olunca, mıknatıs gibi fazla yakın olunuluyor ve nefes alamıyor insanlar, uzakta olmayaysa dayanamıyor. sevgili olmak, sevmek ve aynı ev içinde olmak farklı şeyler. özgür yaşarken aynı evde yaşamanın sınır ve sorumluluklarını bilmiyor bazı insanlar. yadırgamıyorum. olgun değiller, büyüyememişler gibi düşünüyorum ben de bu konuda.

ayrıldık ama arkadaş kaldık aşamasına benzer bir şey olmuş bu.
ayrıldık ama arkadaş kaldık'ı bir noktaya kadar anlayabiliyorum ama "boşandık ama sevgiliyiz" biraz farklı bir trend. bunu garipserim.

bana şey gibi geliyor bu; birbirlerinin hayatına çok girmişlerdi, şimdi boşandıklarında fazla boş oldular, yalnız kaldılar, alışkanlıklarından vazgeçemediler ya da geçmek istemediler. o yüzden vites düşürdüler. bu çift belki de "boşanmadan önce evlerimizi ayırıp bir müddet ayrı kalsak, her şeyi bitirmeden önce bir de böyle denesek belki evliliğimizi kurtarırdık" diye düşünüyor olabilirler.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(22)

Ekşi Duyuru'da tema yaratma özelliği geldi

compumaster
Ekşi Duyurunun arabiriminde yazı boyutları büyük, renkler yeşil, yeni yıl süslemeleri yok diyorsanız müjdemi isterim.Login olduktan sonra Ben'in altındaki Ayarlar sayfasından Tema Yönetimine Git düğmesine, veya https://www.eksiduyuru.com/profil/ayarlar/tema adresine giderek tema yaratma ve kullanma
Ekşi Duyurunun arabiriminde yazı boyutları büyük, renkler yeşil, yeni yıl süslemeleri yok diyorsanız müjdemi isterim.

Login olduktan sonra Ben'in altındaki Ayarlar sayfasından Tema Yönetimine Git düğmesine, veya www.eksiduyuru.com adresine giderek tema yaratma ve kullanma sayfasına geliyorsunuz.

Tema sistemi 2 seviyeden oluşuyor, birincisi sizin sadece kendinizin görebileceği temalar, ikincisi temalarınızdan istediklerinizi moderasyonun onayına gönderdikten sonra o temanın herkes tarafından kullanılabilmesini sağlayabiliyorsunuz.

Paylaştığınız temalarınızı başka kullanıcılar kopyalayıp kendilerine göre modifiye edebiliyorlar, ve onlar da kendi versiyonlarını yayımlayabiliyorlar.

Temalar en kolay :root { } css kök seçicisinde belirlenen rekleri degistirerek modifiye edilebilir. Ama sitenin a-z her css ayarina erisiminiz bulunmaktadir.

Önemli not: yaratiğınız tema .dark { } seçicisini de düzenlemiyorsa sitenin altındaki karanlık mod temayı bozacaktır.

Bundan sonrasını AI'ya yazdırıp kontrol ettim:

# Tema Sayfasına Erişim

Tema yönetim sayfasına **Profil → Ayarlar → Tema** menüsünden erişebilirsiniz.

# Tema Seçimi
## Aktif Tema Değiştirme

Sayfanın üst kısmında bulunan "Aktif Tema" açılır menüsünden aktif olarak kullanmak istediğiniz temayı seçebilirsiniz.

**Kullanılabilir Tema Kategorileri:**
- **Standart Tema**: Sitenin varsayılan görünümü
- **Benim Kişisel Temalarım**: Sizin oluşturduğunuz temalar
- **Benim Onaylı Temalarım**: Sizin oluşturup moderatör tarafından onaylanan temalar
- **Diğer Onaylı Genel Temalar**: Diğer kullanıcılar tarafından oluşturulmuş ve onaylanmış temalar

**Tema Göstergeleri:**
- ⏳ işareti: Tema onay bekliyor
- ✓ işareti: Tema onaylanmış
- (X kullanıcı): Temayı kullanan kullanıcı sayısı

# Yeni Tema Oluşturma

## Adım 1: Tema Editörünü Açma
1. "Yeni Tema Oluştur" butonuna tıklayın
2. Tema editörü açılacaktır

## Adım 2: Tema Bilgilerini Girme

Tema Adı:
- Sadece harf, rakam, tire (-) ve alt çizgi (_) kullanın
- Maksimum 100 karakter
- Örnek: koyu_tema, pastel_renkler, minimalist-tema

CSS Kodu:
- Maksimum 50KB CSS kodu girebilirsiniz
- Sitenin görünümünü değiştirmek için geçerli CSS kodları yazın
- Varsayılan CSS dosyasını görüntüleyerek mevcut sınıfları inceleyebilirsiniz (o sayfada link var)

## Adım 3: Önizleme ve Kaydetme

Önizleme:
1. "Önizle" butonuna tıklayın
2. CSS kodunuz anlık olarak sayfaya uygulanacaktır
3. Tema görünümünü kontrol edin
4. Gerekirse CSS kodunda değişiklik yapıp tekrar önizleyin

Kaydetme:
1. Temanızdan memnun kaldıysanız "Kaydet" butonuna tıklayın
2. Tema kaydedilecek ve tema listenize eklenecektir

İptal Etme:
- Değişikliklerinizi iptal etmek için "İptal" butonuna tıklayın
- Önizleme aktifse CSS değişiklikleri geri alınacaktır

## Kullanıcı Limitleri
- Her kullanıcı maksimum 20 tema oluşturabilir

---

## CSS Örnekleri

Tema editöründe "CSS örnekleri için tıklayın" linkine tıklayarak yaygın CSS özelleştirmelerini görebilirsiniz.


# Tema Yönetimi

## Benim Temalarım

Oluşturduğunuz tüm temalar "Benim Temalarım" bölümünde listelenir.

Tema Durumları:
- Onaylı (✓): Moderatör tarafından onaylanmış, herkese açık
- Beklemede (⏳): Onay için gönderilmiş, moderatör incelemesi bekleniyor
- Kişisel: Henüz onaya gönderilmemiş, sadece sizin kullanabileceğiniz

Her tema için kullanılabilir işlemler:

### 1. Düzenle
- Temanın adını ve CSS kodunu değiştirebilirsiniz
- Tema editörü açılır ve mevcut bilgiler yüklenir
- Değişiklikleri kaydettiğinizde tema güncellenecektir

### 2. Önizle
- Temayı aktif etmeden önce nasıl göründüğünü kontrol edebilirsiniz
- Önizleme geçicidir, sayfayı yenilediğinizde aktif temanız geri gelir

### 3. Onaya Gönder
- Temanızı diğer kullanıcılarla paylaşmak istiyorsanız moderatör onayına gönderebilirsiniz
- Bu buton sadece henüz onaya gönderilmemiş temalarda görünür
- Onaya gönderildikten sonra tema durumu "Beklemede" olarak değişir

> Onaylanmış temalar düzenlenemez. Onaylanan tema ile aynı temanın sizde olan kopyası 2 farklı temadır. Onaylanan temada değişiklik yapmak istediğiniz zaman kendi kopyanızı değiştirip yeniden onaya gönderin.

### 4. Kopyala
- Mevcut bir temayı kopyalayarak yeni bir tema oluşturabilirsiniz
- Yeni tema için bir isim girmeniz istenecektir
- Kopyalanan tema tüm CSS kodlarıyla birlikte yeni isimle kaydedilir

### 5. Sil
- Temanızı kalıcı olarak silebilirsiniz
- Dikkat: Onaylanmış ve başka kullanıcılar tarafından kullanılan temalar silinemez, moderatöre mesaj atınız.
- Silme işlemi geri alınamaz

---

# Onaylı Genel Temalar

"Onaylı Genel Temalar" bölümünde diğer kullanıcılar tarafından oluşturulmuş ve moderatörler tarafından onaylanmış temalar listelenir.

## Bu Temaları Kullanma

Seçenek 1: Doğrudan Kullanma
- Tema seçici açılır menüsünden istediğiniz onaylı temayı seçin
- Tema anında aktif olacaktır

Seçenek 2: Kopyalayıp Özelleştirme
1. Beğendiğiniz temanın yanındaki "Kopyala ve Özelleştir" butonuna tıklayın
2. Yeni tema için bir isim girin
3. Tema sizin tema listenize kopyalanacaktır
4. İstediğiniz değişiklikleri yaparak kişiselleştirebilirsiniz

Önizleme:
- Temayı kopyalamadan önce "Önizle" butonu ile nasıl göründüğünü inceleyebilirsiniz

---

# Tema Onay Süreci

## 1. Tema Oluşturma ve Geliştirme
- Kendi kullanımınız için tema oluşturun
- Önizleyerek test edin ve geliştirin

## 2. Onaya Gönderme
- Temanızdan memnunsanız "Onaya Gönder" butonuna tıklayın
- Tema durumu "Beklemede" olarak değişir

## 3. Moderatör İncelemesi
- Moderatörler temanızı inceler
- Uygunsa onaylanır
- Sorun varsa reddedilir ve size bildirim gönderilir

## 4. Onaylanma
- Onaylanan temalar "Onaylı Genel Temalar" listesine eklenir
- Diğer kullanıcılar temanızı kullanabilir veya kopyalayabilir
- Temanızın yanında kullanım sayısı görüntülenir

## 5. Reddetme
- Reddedilen temaların durumu geri alınır
- Moderatör reddetme nedeni belirtirse size iletilir
- Gerekli düzeltmeleri yapıp tekrar gönderebilirsiniz

---

# Önemli Uyarılar

## ⚠️ Site Güncellemeleri
> Ekşi Duyuru aktif olarak geliştirilmektedir. Site güncellemeleri temanızın CSS yapılandırmalarını bozabilir. Tema oluştururken bu durumu göz önünde bulundurun ve genel CSS sınıflarını kullanın.

## CSS Güvenlik Kontrolleri
Sistem aşağıdaki güvenlik kontrollerini yapar:
- Tehlikeli CSS içerikleri (örn. javascript*, data*) engellenir
- Çok büyük CSS dosyaları (>50KB) reddedilir
- Geçersiz CSS sözdizimi hata verir

## Tema Silme Kuralları
- Başka kullanıcılar tarafından kullanılan onaylı temalar silinemez
- Kişisel temalarınızı istediğiniz zaman silebilirsiniz
- Onay bekleyen temaları geri çekip silebilirsiniz

## Tema Sayısı Limiti
- Her kullanıcı maksimum 20 tema oluşturabilir
- Bu limite ulaştıysanız yeni tema oluşturmak için eski temalarınızdan birini silmeniz gerekir

---

# Sık Sorulan Sorular

## Temanım neden bozuk görünüyor?
- CSS kodunuzda sözdizimi hatası olabilir
- Site güncellemeleri CSS sınıflarını değiştirmiş olabilir

## Onaylanmış temamı düzenleyebilir miyim?
Evet, onaylanmış olan temanın sizdeki kopyasını gene onaya gönderebilirsiniz.

## Diğer kullanıcıların temalarını görebilir miyim?
Evet, moderatör tarafından onaylanmış tüm temaları "Onaylı Genel Temalar" bölümünden görebilir ve kullanabilirsiniz.

## Tema onayı ne kadar sürer?
Moderatörler mümkün olan en kısa sürede temaları inceler. Süre yoğunluğa bağlı olarak değişebilir. 10 dakika ile 2 hafta diyelim.

## Temanın CSS kodunu nereden öğrenebilirim?
- Sayfa üzerinde tarayıcı geliştirici araçlarını (F12) kullanarak CSS sınıflarını inceleyebilirsiniz
- Varsayılan CSS dosyasını tema düzenleme sayfasından linki ile görüntüleyebilirsiniz
- Diğer onaylı temaları kopyalayıp inceleyebilirsiniz

---

# İpuçları

1. Küçük Değişikliklerle Başlayın: İlk temanızda sadece renk veya font değişiklikleri yaparak başlayın.

2. Sık Sık Önizleyin: Her değişiklikten sonra önizleyerek sonucu kontrol edin.

3. Tarayıcı Geliştirici Araçlarını Kullanın: F12 tuşu ile açılan geliştirici araçlarında CSS'i canlı olarak test edebilirsiniz.

4. CSS Değişkenlerini Tercih Edin: Sitenin tüm renklerini değiştirmek için * değişkenlerini kullanın.

5. Diğer Temaları İnceleyin: Onaylı temalardan ilham alın ve kopyalayıp özelleştirin.

6. Yedek Tutun: Önemli CSS kodlarınızı yerel olarak da kaydedin.

İyi temalar oluşturmanızı dileriz! 🎨
+20
compumaster
(24.10.25)
Ellerine sağlık compu. Çok iyi olmuş.

Bir sorum olacak. Biraz da cahilliğimden soruyorum. Sitedeki objelerin css dosyasında hangi değişkenle tanımlandığını görmenin bir yolu var mı?

Örneğin Gönder butonunun rengini değiştirmek istesek bu rengin kodunu bulmak kolay ama CSS dosyasında hangi değişken bu butona atanmış bunu nasıl bulabiliriz?
Bu örneğimde bu butonun hover rengi için --ed-brand-green-hover kullanılmış mesela ama ben bunu renk kodundan tespit edebiliyorum. Direkt görebilmem mümkün mü?

edit: buldum tamam :d incele kısmında Styles bölmünde görebiliyorum.
+1
himmet dayi
(24.10.25)
evet aynen dedigin gibi. css yaratirken yardimci olabilecek bir dolu eklenti var. stylebot.dev mesela bir tanesi, ama ben genelde Chrome'un DevTools'unu developer.chrome.com kullaniyorum. Ayni sey Firefox'da da var firefox-source-docs.mozilla.org bunlarda yaptigin degisiklikleri bir metin editorunde toplayip sonra sitenin temalarinda deneyebilirsin.
0
🌸compumaster
(24.10.25)
elinize sağlık, güncel karanlık mod bana yetse de kullanıcılara alternatif sunulması çok iyi.

biraz bencillik hakkım varsa, bir ek$ibition nostaljisi olarak, logo gönderme seçeneği olsun isterdim.
0
late viper
(24.10.25)
2 tema gönderdim. biri şakacıktandı lütfen banlama :)))))
0
nolmus yani
(24.10.25)
@compumaster bu şekilde @ diye yazınca etiketlendiğimizin bildirimi gelse keşke ya
+4
art cat chocolate
(25.10.25)
eline sağlık, bence güzel oldu.
ai'ın gerçekten ekmeğini yiyoruz bu günlerde :d
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
sanırım ufak bir hata var bu konuda.
oluşturduğumuz temayı tekrar düzenleyip kaydedince, değişikliğin uygulanması için hard-refredh yeterli gelmiyor, logout-login gerekiyor.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
Onayli tema sayisi 11 oldu! Supersiniz valla.
0
🌸compumaster
(26.10.25)
Tema oluşturamam ama oluşturacak kişilere bir öneride bulunabilirim.
Elini hızlı tutan en çok kullanılan tema üreticisi olabilir.

Kolay: Klasik Ekşi Duyuru temasını üretin.
-3
tithousand
(26.10.25)
Yaptığınız temadaki değişiklikleri görmek için önce başka bir tema seçin, ardından kendi temanıza geri dönüp görmek istediğiniz sayfayı (mesela ana sayfa) yenileyin.
+1
himmet dayi
(27.10.25)
@compumaster Abi tema değişimini daha kolay, mümkünse anasayfadan bir yerlerden yapabileceğimiz şekilde düzenleyebilir misin?

Şu an tepedeki duyuru sabit olduğu için o sayfaya kolayca gidip değiştirebiliyorum ama sonrasında pek de kolay yerde değil bence.
0
chicha_v2
(28.10.25)
Header kısmındaki gradient siyah/beyaz bölgeyi nasıl değiştiriyoruz? Onun değişkenini bulamadım.
0
himmet dayi
(28.10.25)
Tepedeki ben menusu'de ayarlar, sonra cikan sayfada temalari yonet. 2 click varmak icin, tema oyle her 2 gunde bir degistirmeyeceginiz bir sey oldugu icin tutup da anasayfaya koyamam ki?
0
🌸compumaster
(28.10.25)
@himmet dayi:
:root 'un icine degil disinda bir yere bunu ekle. bu background'u bu arada istedigin sey yapabilirsin, resim, tek renk, gradient, vs.
.navbar {
background: linear-gradient(180deg,rgb(2, 3, 0) 0px, rgb(2, 3, 0) 45px, rgb(110, 115, 111) 124px, var(--ed-top-menu-background) 124px);
}
+2
🌸compumaster
(28.10.25)
benim tema onaylanmış mı anlamadım bu arada. onaylılar listesinde görünmüyo ama kullanan 6 kişi var gibi gösteriyo.
0
nolmus yani
(28.10.25)
@nolmus yani

synthwave diye bir teman onaylı. "Benim onaylı temalarım" altında görünüyor olması lazım.

Ancak bazı logolar kaybolmuş. cevapla, hamburger menü simgeleri kayıp.

i.imgur.com
0
himmet dayi
(28.10.25)
@himmet dayi

teşekkür ederim, onlar benim de dikkatimi çekti de düzeltmeden önce emin olayım dedim, fonta da bi ayar çekeyim hatta.
0
nolmus yani
(28.10.25)
Oluşturduğumuz CSS'leri onaya sunmadan önce kendi hesabımızda geçici olarak kullanabileceğimiz şekilde kaydedebilir miyiz? Temayı sadece tema oluşturma sayfasında önizlemeye basınca görebiliyorum, diğer kısımlarda nasıl göründüğünü görmem gerek.

Yardımı dokunacaksa, sunucuda tutmak yerine bu özelliği LocalStorage kullanarak halledebiliriz..
www.freecodecamp.org
0
nahtoderfahrung
(29.10.25)
ibb.co bu onaysiz temalar?
0
🌸compumaster
(29.10.25)
Koyu temalarda (default karanlık mode dahil) sağdaki duyuruları kapatma tuşu [-] görünmüyor
edit: "Yenile" tuşu da çalışmıyor şimdi fark ettim
edit 2: Etiketlenen nick'ler de okunmuyor koyuda
+2
herzan
(30.10.25)
ben o açma kapatma düğmeleri için yeni versiyonlar yaptım ama override ettirmeyi beceremedim noob olduğum için. kendi url'mi vererek yapmaya çalıştım ama açınca kapatma düğmesine dönüşemiyor ikon, öyle kalıyor :d
0
nolmus yani
(01.11.25)
Sağ kısım açma-kapama düğmeleri için aşağıdaki kodları kullanabilirsiniz. Görselleri kendi temanızın rengine göre belirleyebilirsiniz.:

#notifyshowimg {
content: url('i.ibb.co ');
}

body:has(#notify:not([style*="display: none"])) #notifyshowimg {
content: url('i.ibb.co ');
}

#soncevshowimg {
content: url('i.ibb.co ');
}

body:has(#soncev:not([style*="display: none"])) #soncevshowimg {
content: url('i.ibb.co ');
}
+3
zaman ilac degil insanlar unutkan
(01.11.25)
(12)

yeşil pasaport vs yüksek maaş.

erdemylcn
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil p
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil pasaport alma hakkından olacağım. fakat sözleşmeli bilişim personelliğinde ise iş tatmin anlamında kendimi yetiştirdiğim alanda çalışmış olacağım. yeşil pasaport almama da min 2.5-3 yıl var. yeşil pasaportu alıp öyle geçeyim dediğimde de yaşım 39-40 olacak gibi. siz olsanız hangisini seçerdiniz ?

not. evli, 1 çocuklu, evi var, arabası var. (borcu yok)
0
erdemylcn
(24.10.25)
Tabii ki yuksek maas, vize alinir, su anki durum sizi yaniltmasin. 3-5 kere ayni yerden alirsiniz artik 2 yil veya 5 yil bile verebilirler o noktadan sonra. Sozlesmeli yerde islerin azalmasi, isten cikarilma gibi durumlarin olmadigini varsayiyorum, tabii hayat bu, memurluktan bile atilabiliyor insan. Neyse tek ekstra notum su, yil sonuna yaklasiyoruz, %42 farkla gidersiniz, bir doviz artisi, bir enflasyon, bir zam derken bir bakmissiniz eski maasla yeni maas arasinda aslinda cok da fark kalmamis.
0
mbond
(24.10.25)
3 yıl çabuk geçer. ben olsam yeşil pasaportu beklerim. ha deyince vize alınamıyor.

özel sektörün hali berbat. yaşınız büyük diye bile kovabiliyorlar. değmez. %42 zam bu enflasyonda birkaç ay sevindirir. hem yıllık iznin de baya azalacakmış. özelde onu baya kırpıyorlar. mesela şimdi 29 ekim tatil ya, 27 28 29 diye birleştirdiler ve zorla yıllık iznimizden düşecekler bunu. 14 gün iznimden hiç kendim kullanmadım 11.5 gün kaldı.

7 yıldır özeldeyim farklı sektörlerde aynı işi yaptım. çok iyi bir yazılım şirketinde bile aniden lay-off oluyor artık. hem bizim şirkette oldu, hem kuzenimin şirketinde, hem rakip firmalarda.

boş zamanlarınızda freelance alın daha iyi.

sözleşme bitince ortada kalma ihtimaliniz de var.

edit: yazıp yollayınca fark ettim yanlış anlaşılabileceğini ama düzeltmeye üşenmiştim.

önceki tatillerde kesilenler yüzünden 11,5 a düştü. şimdi bir de bu eksilecek 1,5 gün daha gidecek. kalacak 10 gün. izin hakkımın neredeyse 3'te birini şirket yemiş olacak.
+1
art cat chocolate
(24.10.25)
Yesil pasaportu gozunuzde cok buyutmeyin. 2-3 kere vize alinca artik uzun vermeye basliyorlar. 5 yillik schengen var bende mesela.
-1
nuevo
(24.10.25)
Gelecek güvencesi olarak da memurluk ile sözleşmeli personel arasındaki farkı göz ardı etmemek gerek
0
Mirket
(24.10.25)
yeşil pasaport gözde büyütülecek bir şey de, neyleyelim para yoksa yeşili :). kamu mühendisleri bence kamuda maaşı en olması gerekenin altında olanlar listesinde 1. sırada. kesinlikle daha fazla olmalı ama artık zor gibi... bence geç hocam, az para kazan.
0
eisberg
(24.10.25)
para olmayınca fosforlu yeşil pasaport olsa ne işe yarar?
0
scudman1
(24.10.25)
Kaç memur yurtdışına paraya acımadan çıkabiliyor buna bakmak lazım. Benim tercihim yüksek maaştan yana olurdu. Para = her şey, huzur dahil.
0
runaway
(24.10.25)
Yeşili almadan kıpırdamazdım. 3 yıl hemen geçer.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.10.25)
Özelde layoff olayı çok arttı cidden. Göz önünde bulundurmak lazım.
+1
hububrad
(24.10.25)
%42 artış 60'dan 90'a çıkış anlamına geliyorsa yeşili almak daha iyi. dikkat etmeniz gereken nokta yeşili aldıktan sonra geçtiğinizde yeşili geri alıyorlar mı alıyorlar mı?

100'den 150'ye çıkar, pasaportla işim olmaz derseniz paraya bakmak daha iyi.
0
klassno
(24.10.25)
Sekiz yılda ekstra bir ilerleme veriyorlar, seçim zamanında da bir ilerleme gelebilir sandığınızdan daha az zamanınız kalmış olabilir dereceniz kaç
0
Hallegadola
(25.10.25)
@hallegadola
4/1
0
🌸erdemylcn
(26.10.25)
(13)

yeni evlenecek çifte mobilya alışverişi tavsiyeleriniz

mazrufsezici
Selam dostlar. 1-2 haftadır nişanlımla ev eşyalarımızı seçmek üzere mobilyacı geziyoruz. Büyük bilindik markaların ve birkaç bağımsız markanın showroomlarını gezdik, az çok beğendiğimiz ürün cinsi ile renk/malzeme kombolarını oturttuk. Birkaç sorumuz var, kesin karar ve sipariş sürecine geçmeden önc
Selam dostlar. 1-2 haftadır nişanlımla ev eşyalarımızı seçmek üzere mobilyacı geziyoruz. Büyük bilindik markaların ve birkaç bağımsız markanın showroomlarını gezdik, az çok beğendiğimiz ürün cinsi ile renk/malzeme kombolarını oturttuk. Birkaç sorumuz var, kesin karar ve sipariş sürecine geçmeden önce bu konularda deneyimi olan duyurucu büyüklerimizin tavsiyelerini alalım dedik. Yanıtlarınız için peşinen çok çok teşekkür ederiz 😊
1. Dolap tarzı ürünlerde suntalam (yonga levha vs) yerine MDF'den mamul mobilya alalım diyoruz. Büyük mağazalarda sunta daha yaygın sanırım, gerekirse bağımsız atölyeden sipariş vermeye meyilliyiz zira işimiz gereği sık taşınma ve sök/tak durumu da muhtemel. Anlatıldığı kadarıyla suntalam hem o açıdan hem de dayanıklılık bakımından kesinlikle uzak durmamız gereken bir malzeme. Bu konuda ne önerirsiniz?
2. Koltuk kumaşı olarak, yazın terletmeyen ama temizliği de rahat olacak bir malzeme önerebilir misiniz? Tezgahtarların ağzına bakarsak sattıkları her üründe "hiçbir sorun yaşamayız" 😄
3. Büyük mağazalardan 3'ünde farklı şubelerden yatak odası, oturma grubu ve yemek odası takımları için toplu fiyat aldık. Hepsi ilginç bir şekilde ortalama 250 bin - 350 bin lira bandında bir toplam fiyat veriyor ve sürekli bir "kampanya bitti bitecek, elinizi çabuk tutun" lafı dillerinde. Bu bir pazarlama taktiği midir, benzer indirimlerin önümüzdeki günlerde de tekrarlanmasını bekleyebilir miyiz?
4. Beğendiğimiz tasarımları veya tarzları (alengirli tasarımları değil adeta en en basit düz tasarımları beğeniyoruz) bağımsız bir atölyede yaptırsak diyoruz. Bu konuda deneyimi olan var mı? Fiyat veya muhtemel kalite avantajı konusunda neler beklemeliyiz? Ankara Siteler'de bu tür bir hizmet alabileceğimiz bir yer önerebilir misiniz?
0
mazrufsezici
(22.10.25)
hocam vereceğim cevaplar muhtemelen sorunuza yönelik olmayacak yalnız. ben de kendi evimi tadile ediyorum. herşeyi atıp yeniden alıyorum öyle geniş bir araştırma sürecindeyim.


birincisi ev sizin değilse ve taşınmak durumunda kalırsanız eşyaların anası ağlayacak. özellikle gardrop komidin vb gibi parça parça kurulan şeyler. ikinciye kurulduğunda sağa sola leyla gibi hareket edecektir. yani ev kendinizin değilse gidip en süperini almayın.


ikinciolarak mdf veya sunta lam muhabbetine geleyim. sunta hafiftir,mdf kadar dayanıklı değildir. mdf dayanıklıdır ama suntaya göre hem çok pahalı hem de ciddi manada ağırdır.

mesela ben kendime cnc de mufak dolabı kestireceğim. 20 binlira. hani niye cnc de kestiriyorsun dersen. adamlar gitmiş ahzır dolap setleri yapmış. çeşitli ölçüler yapmış. direkt kesip paketleyip gönderiyolar. montajını kendin yapıyorsun. fiyat olarak marangoza yaptırmaktan çok daha ucuza geliyor.


geçen senenin fiyatları ile bir örnek vereceğim. bu cnc de kesme dolap alan bir arkadaşım oldu orada gördüm.


ikisi de aynı ölçülerde olan iki tane mutfak düşün. tezgahlar hariç bir arkadaş 13bine cnc de kestirdi yaptırdı suntadan. öteki arkadaş marangoza kaplamalı mdf ile yaptırdı 85 binlira verdi. hani mdfnin üzerine pleksiglas gibi bişey kaplamışlar. tornavidayla kazımaya çalışıyorsun çizillmiyor. şimdi sen kalkıp mutfak dolabını tornavidayla kazımayacaksan böyle zırh gibi bişeye neden fazla para vereceksin. ha parlaklık görüntü falan çok güzel orası ayrı.


öte yandan ikisi de suya karşı dayanıksızdır. ha ben banyo dolabı ihtiyacı dolayısıyla araştırma yaptım. mesela adamlar mutfağa sunta kullanıyor ama banyo dolaplarını mdf den yapıyor. demek ki mdf suntaya göre banyoda oluşabilecek neme daha dayanıklı.


ha para derdiniz yoksa mdf dolap grubu için falan çok güzel malzemedir ama suntaya göre de ciddi pahalı. ayrıca aklınıza gelen herşeyin bir kalitesi var. hani mdf olması illa süper kaliteli olacağı anlamına gelmiyor onun da bir sürü kalitelisi adisi vardır.


ben kendi evime mutfak dolabı sunta, banyo dolabı mdf, gardrop komidin vb sunta, tv ünitesi sunta, kitaplık sunta, ıvır zıvır dolabı sunta şeklinde alacağım.


oturduğum ev yirmi senelik. eski söktüğüm herşey mutfak dolabı , gömme gardrop falan sunta çıktı baktım ki hani bekar olup temiz kullanamamak dışında sağlamlık açısında hiç bir sorun yaşamamışım.


benim için önemli olan yenilediğim şeyleri temiz kullanabilmek ki buna pek inanmıyorum. sizin için önemli olan taşınmamak eğer kiracıysanız da gidip en pahalısını almamak olur.


olur da marangoza falan yaptırırsanız bişeyler, kesinlikle iş bitmeden para vermeyin. çok uğraşırsınız. ben kimsenin parasını iki saniye bile geciktirmek istemeyen adamım. çoğu yerde tanıdık usta da olsa nakit vermişimdir hep. hep de madur oldum. dünyanın en dürüst insanı bile olsa işi yapmadan bir kuruş vermem.

benim ev kombinasyonu da şöyle. duvarlar kirli beyaz, kapı kasaları gri, kapılar duvarlardan bir tık kirli beyaz, yerler gri olacak, fayans döşenecek yerler gri, mutfak duvarları tezgah arkası ve teazgah koyu renk.(kir göstermesin.) mobilya ıvır zıvır tv ünitesi hepsi düz beyaz. sade ve ışığı en etkili alabileceğim şekilde düşündüm.
0
Fodera
(22.10.25)
benim vereceğim tek öneri mobilya beklerken perişan olmamanız için ikea'yı tercih etmeniz olacaktır. ikea'nın belli kaliteli serilerinden ilerleyebilirsiniz. bir de asla sürgülü yatak odası dolabı almayın.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(22.10.25)
bilmeden sunta aldım dolaplarımı, cidden çok dandikmiş.

vivense'den bir koltuk aldım. çok iyi, çok sağlam. ama çok ağır. köşe koltuk ve kocaman. çok taşınacaksanız almayın.

ayrıca yere yakın, ayakları kısa koltuk almayın. altını temizlemek işkence oluyor. ben çektim siz çekmeyin. robot süpürgeler girmiyor. vileda bile sokamıyorum.

benim koltuğum kadife kumaş. yazın mahvediyor. sakın almayın. benim kedilerim olduğu için, kadifeyi yırtamadıkları için aldım.

şu markalara bayılıyorum, eşya yenileyebilecek olsam düşünmeden alırım:

normod (koltuklar harika) (kullanan arkadaşlarım memnun)

woodenworkz (karyolaları çok güzel)

hamm (fiyatlar uçuk ama çok tatlılar)

...

sürgülü dolap almayın +10000
hemen bozuluyor ve kapanmıyor
0
art cat chocolate
(22.10.25)
ev kendinizse dolabı vs marangoza yaptırın hiç uğraşmayın
0
Hallegadola
(22.10.25)
Ev nişanlıma ait, uygun şartlarda uzun yıllar oturabiliriz aslında ama eş durumu vs sebeplerle düşük ihtimal de olsa atamaya tabi olduğumuz için insan çok da emin olamıyor. Ve açıkçası eşya seçiminde de bir yandan "çok taşınmayız" gibi bir varsayımda bulunup sök-tak yapmaya dayanıklı olmayan ama ucuz ve kolay bulunan bir malzeme tercihi de yapabiliriz, aynı sebeple evladiyelik bir şey olsun ve uzun yıllar dayansın diyerek tam tersi bir yola da gidebiliriz. O yüzden öneri almak istedik açıkçası, ödeyeceğimiz meblağlar az değil. Bize mağazalarda anlatılanlarla gerçek hayat tecrübelerini tartmak istedik.
0
🌸mazrufsezici
(22.10.25)
Koltuk kumaşı: tay tüyü
Çok kolay temizleniyor ve kediler ne kadar tırmalamaya çalışsa da zarar veremiyor. Terletme konusunda kadife, deri vs.ye göre daha iyi ama ben yine de yazın koltuk örtüsüyle kullanıyorum çünkü örtüyü sık sık yıkamak daha pratik ve temiz geliyor.
0
kobuzchu kiz
(22.10.25)
yatak odasini yillar once woodenworkz'e yaptirmistik. uzerine 3 kere tasindik hic bir sey olmadi. woodenworkz.com
koltugumuzu da Loda'dan almistik. hala minderlerinin bile degismesine gerek yok, o da 5 yillik.
dolaplar icin bir sey diyemeyecegim ama bence ikea olur. cok tasiniyorsaniz, sadece kasayi degistirmeniz yeterli. zaten pahali kismi kapaklari ve ic bolmeleri. onlar ayni kaldigi surece kasa degisebilir.
dagilmasi, bozan/kuran kisiye de bagli.
ilk tasindigimizdaki kisiler super bir is cikarmislardi ama son tasinmadakiler dagittilar ortaligi resmen.
0
65 derece
(22.10.25)
ben olsan asla takim almam bir kere. cok sakil duruyor. bu elde var bir. yavasyavas begendiginiz parcalari bir araya getirerek odalari dosemek daha mantikli. zaten yeni evlisiniz beraber kurdugunuz hayatin hikayenizin islerini nakis nakis ve islemek daha iyi.
ben sizin yerinizde olsam masif ikea alirim ama az alirim set almam. param oldukca sevdigim bir seyi gordukce bir yere gidip gezip bir ani eve getirmek istedikce evi doserdim yavas yavas.
kotuklar icin de kumasin ne oldsugu cok onemli degil cogunlukla hep artik leke tutmaz oluyor zaten ama en onemlisi cikanip yikanabilir fermuarli olsun alti yuksek olsun rahat temizlensin. ve yine de koltuk ortusu kullanin. dogal renkler her zaman iyidir siyah da beyaz da kir ve toz gosteriyor. ahsapin cesit cessit tonu var herahngi bir ahsap tonu alin guzel masif. sonra istersen siz boyarsiniz. bir parcasinda sorun olursa ikea dan gider alirsiniz seneler sonra. tasinma icin de kendiniz sokup takarsaniz sorun olmuyor. ama noolur takim almayin ya cok cirkin.
0
mavicorap
(22.10.25)
evet takim almayin +1
0
65 derece
(22.10.25)
Mutlaka inegöl'e gidin ve fiyat alın. Gayet iyi fiyatlar veriyor ve gayet kaliteliürünler satılıyor. Koskoca awm yapmışlar bir kaç tane.
0
liberal
(22.10.25)
1+1 de oturuyorum ben şu an, sonra ev aldık 2+1e geçeceğiz ancak yatak odam şimdi daha küçük olduğu için yatak odası takımımı daha 2 senelik olmasına karşın olduğu gibi mevcut evde bırakacağım.

yeni bir dolap mı alsam mevcut dolabı kestirsem mi diye düşünürken dedik ki ev bizim gidelim boydan boya duvar yaptıralım. iyi ki de yaptırmışız.

ancak daha sonra şifonyer de yaptırmak istdim, yapan marangoz dolabı ucuza yaptığını düşünerek kanımca bizi hep erteledi.

o zaman yeter ag dedim ve ikea'dan istediğim ebatlarda dolabımın modeline benzer bir şifonyer sipariş ettim. valla bence ikeanın mobilyası çoğu tanıdık mobilya şirketlerinden daha iyi geldi bana kalite olarak öneririm.

o yüzden bence marangozlarla da bir görüşün dedim uygun fiyat ve kalite seçebilirmek adına. ikea'ya da bakın bence evet bazı modeller pahalı ama zamansız parçalar. tavsiye ederim
0
Hallegadola
(23.10.25)
arkadaşlar araya kaynak yapıyorum kusura bakmayın ama benim de mesela gardrop veya yatak odası takımı, kitaplık, mutfak için kiler rafı, koltuk vb böyle bir sürü ihtiyacım var. yani aslında o kadar yok çünkü internette ve burada acayip geçiriyolar hani uygun olcaksa bulabileceksem inegöle gideyim, bütün eksiği gediği alayım. montaj ve kurulum konusunda sıkıntım yok elimden geliyor.

ben şimdi tekirdağdan kalkıp inegöle gitsem oradan alacaklarımı alsam nasıl gelecek buraya? nakliye nasıl oluyor?

giderim mağaza mağaza dolaşırım beğendiklerimi ayrı ayrı mağazalardan alırım da nakliye olayı korkutuyor işte.
0
Fodera
(24.10.25)
fodera ben gittim inegöl'den aldım, zaten hazır değilse belli süre veriyorlar falan ve kendileri getiriyorlar. inegöl'den istanbul'a 5.000 TL fark istediler sadece nakliyeye. Nakliye öyle abartılacak rakam vermediler ve eşyaları gelip kurdular, (bende masa vardı kurulacak).

İnegöl'e kesin giderim ve yönlendirme yaparım. Ama sabahtan gdiip akşama kadar dolaşıyorsunuz çok fazla seçenek ve çok fazla magaza var.
+1
liberal
(24.10.25)
(2)

bu hangi şarkıya benziyor?

art cat chocolate
https://youtu.be/p64X_5GX0J8?si=AG_iHgy4IESwzm_plindemann - knebelsanki bi country music havası var lotr hobbit müziğiymiş ya da iskoç müziğiymiş gibine olabilir?
youtu.be


lindemann - knebel

sanki bi country music havası var lotr hobbit müziğiymiş ya da iskoç müziğiymiş gibi

ne olabilir?
0
art cat chocolate
(21.10.25)
alakasız belki ama bana bunu anımsatıyor : www.youtube.com
+1
pislick0
(21.10.25)
teşekkürler ancak bu değildi
0
🌸art cat chocolate
(22.10.25)
(11)

eski telefonları ne yapıyorsunuz?

abelardo
4 yıldır aynı telefonu kullanıyorum. daha önceki telefonlarımı da yaklaşık 4 yıl kullanmıştım. iphone 4 vardı. 2 yıl kullanıp sattım. sonraki iki samsung telefonumu sattım. sonraki samsungu babama verdim. şimdiki de samsung.ikinci el piyasası iyi olmayan 4 yıllık bir telefon. verecek kimsem yok. can
4 yıldır aynı telefonu kullanıyorum. daha önceki telefonlarımı da yaklaşık 4 yıl kullanmıştım. iphone 4 vardı. 2 yıl kullanıp sattım. sonraki iki samsung telefonumu sattım. sonraki samsungu babama verdim. şimdiki de samsung.
ikinci el piyasası iyi olmayan 4 yıllık bir telefon. verecek kimsem yok. canavar gibi çalısıyor :) yeni telefon alacağım ama eskisini ne yapacağımı bilmediğimden almıyorum.
hayır bana kalsa patlayana kadar kullanırım da millet fakir zannediyor :)
gerçekten, telefonu uzun süre kullanınca parasız veya cimri oldugumu zannedenler oluyor. bana saçma geliyor ama gençler özellikle soruyor, niçin değişmiyorsun diye :)
neyse ben en iyisi kullanmaya devam edeyim
siz olsanız ne yapardınız
0
abelardo
(21.10.25)
app geliştirmede kullanıyorum eskii androidi
0
messina123
(21.10.25)
Ben bir keresinde (12 almak için iphone 10'u) hepsiburada'ya eskisini getir yenisini al kampanyası ile vermiştim. Ondan önce 7 vardı, değiştirmeyi düşünüyorum dediğimde arkadaş ben almak isterim diye çok ısrarcı oldu ve satışı kolay olduğu için değiştirmiş oldum. 7'yi almadan önce abd'den kendi aldığım 5s vardı. Onu babama verdim. 5s öncesi 4s vardı; yine babama... En başta bahsettiğim 12'yi de babama verip 14 pro aldım (abd'den arkadaş getirdi). Hala 14 pro var.

Annem Fandroid olduğu için ona vermedim hiç telefon.
0
himmet dayi
(21.10.25)
Değişim kampanyasında kullandım ben. 11'i oniki bin'e saydılar. 16'yı alıp onu verdim.
0
va
(21.10.25)
evde yatıyor valla
0
ihsanlı
(21.10.25)
bana ver:) şaka maka 8 senedir samsung galaxy j7 kullanıyorum. ama artık donup kapanmaya başladı. sanırım ömrü bitti, sonuçta 10 yıllık telefon. telefona çok para vermek istemiyorum, bataryası iyi olsun yeter bana.
+1
nothing in my way
(21.10.25)
kullanmasi iskence olana kadar kullaniyorum ben. istesem ben de alirim ama gerek yok. su anki telefonum iphone 11, pili degistirdim yeni, kullanmaya devam. baskasi soruyor diye degistirmeye gerek yok bence. isinizi goruyorsa kime ne. birakin cimri desinler.
+2
lemmiwinks
(21.10.25)
bozulana kadar kullanıyorum, çöp oluyor
0
art cat chocolate
(21.10.25)
içinde ne var diye kırıp bakıyorum. paramparça edip saklıyorum. atmıyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(21.10.25)
3 senede bir yeniliyorum, eskisini satiyorum.
iphone spor
0
cooperr
(21.10.25)
hep sattım eskisini. satmasam da yedek telefon olarak saklardım
0
jelly bear
(22.10.25)
ben de 2019 model S10e kullanıyorum. gençler sorunca samsung s26 bekliyorum diyorum, sonra o çıkınca s27 derim her halde. biraz yeni telefonlarda kulaklık çıkışı olmaması da beni geriyor aslında.

onun dışında telefonları hakkın rahmetine kavuşana kadar kullanıyorum, daha önce telefonu artık kullanmayacaksam rom yüklerdim. değişik yazılımları denemek için kullanırdım. örneğin crackli yazılımları. örneğin bir telefonumla storytel'den kitap kaydediyordum. sonra da onları ekitap gruplarına atıyordum.
0
denemeyanilma
(22.10.25)
(22)

babanızın babası nereli?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(20.10.25)
Biz yüzyıllardır kütahyalıyız.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(20.10.25)
Sohum (Аҟəа)
+1
Mirket
(20.10.25)
aa mirket’le hemşehriymişiz
+2
deartheodosia
(20.10.25)
Köylerinden bile çıkmamışlar yüzyıllardır Mersin. Muhtemelen bizimkiler kurdu şehri
+1
messina123
(20.10.25)
dedem zonguldak babadan bu yana kütahya
+1
basond
(20.10.25)
bozdoğan
+1
a darkness coming
(20.10.25)
edirne
+1
Fodera
(20.10.25)
Tırnova
+1
mirty
(20.10.25)
istanbul
0
cooperr
(20.10.25)
e-devlet'te 200 yıl geçmişe kadar gösteriyor. hep eskişehir.
0
art cat chocolate
(20.10.25)
Benim anne tarafı da Sohumlu.
Baba tarafım arhavi
+1
Hallegadola
(20.10.25)
Izmit City
0
arbre
(20.10.25)
Denizli.
+1
mikahakkinen
(20.10.25)
dedem izmir ama onun babası naoussa, imathia
+2
eileengray
(20.10.25)
e devlete göre 200 yıldır eskişehirde köylerinden ayrılmamışlar.
+1
glamdr1ng
(20.10.25)
Muğla milas.
+1
physcos physcos
(20.10.25)
tüm sülale, tüm geçmiş, sivas.
+2
tabudeviren
(21.10.25)
Kadıköy
+1
cilekli pasta
(21.10.25)
dedemin dedesi filibe, daha sonrası çanakkale.
+1
inheritance
(21.10.25)
1800'lerin başından itibaren hep vezirköprü.
kayıtlar oraya kadar gidiyor ama annemin taraf da babamın taraf da hep vezirköprü.
+1
m e b
(21.10.25)
aşkın ve hüznün şehri Zonguldak
+1
high hopes of the sozluk
(21.10.25)
Of. Dedemin babasından yukarısı görünmüyor ama zaten sülale Oflu yani muhtemelen bi 300-400 yıldır Oflular. Ailenin tarihçesini anlatan kitapta İran'dan geldiğine yönelik araştırmalar var ama başka kaynaklarda da taa Selçuklu döneminde Anadolu'ya gelip doğuda biraz dolaştıktan sonra yine benzer tarihlerde Of'a geldiği yazıyor. Ama muhtemelen atalarım arasında son 300 yılda Of dışında doğan ilk kişi benim
+1
nundu
(21.10.25)
(9)

Her ay 8 saat otobüs yolculuğu git gel zor mudur?

hadi ya la
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki sa
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki saat sonra mesaim başlıyor. Yolculuk sırasında biraz uyumam gerekecek ama çok da önemli değil diye düşünüyorum, çünkü bir günlük uykusuzluğa dayanabileceğimi sanıyorum.

Yalnız, yıl içinde başka bir tatilim olmayacak. Ailemi ve arkadaşlarımı sadece bu şekilde, ayda bir kez görebileceğim. Sizce bu rutin çok zorlar mı? Herkes için farklı bir cevap var tabii, sizin görüşlerinizi merak ediyorum.
0
hadi ya la
(19.10.25)
her hafta olan bir rutin olsaydı sizi zorlayacağını söyleyebilirdim ama ayda 1 kez olacağı için zorlamaz. Zorlasa bile dönüşünüz olan pazartesi günü 1 günlüğüne zorlanma yaşar hemen toparlanırsınız. Konu aile olunca buna değeceğini düşünüyorum.
0
mermaidd
(19.10.25)
Beni zorlar. 8 saatlik otobüs yolculuğu sonrası yatak görmeden işe gitmek kolay değil. Ayrıca 2 gece öncesinde de yatak görmeyeceksiniz. Ben olsam pazar öğleden sonra yola çıkar, en azından pazar gecesini yatağımda geçirir, işe öyle giderdim.
+1
10551037
(19.10.25)
yolculuk esnasinda daglari inip cikmak,
rakim farki,
kulak icini etkiliyor,
Bedenen cok yorulmasan bile zihnen yorulabilirsin.
0
designer
(19.10.25)
ayda 1 de olsa zorlar. ilk birkaç ay yaparsınız, sonra çok zor gelir. çünkü onlardan ayrı kendi düzenini kuracaksın, bir rutinin oluşacak. o rutinin bozulması seni rahatsız edecek.

sülalemin %95'i eskişehir'de. istanbul'a okumaya gelmiştim. burada kimsem yoktu. o zamanlar hızlı tren de yoktu. 6 saatlik bir otobüs yolculuğu yapmam gerekiyordu. ilk 2-3 ay ayda 1 eve gidiyordum. sonra zor gelmeye başladı, yalnızlığa da alıştım ve güzel de geldi. şimdi hızlı trenle 3,5 saat sürüyor ama yılda 1 bile gitmiyorum :d
0
art cat chocolate
(19.10.25)
15 günde bir yap sen onu. kışın günler kısalınca ayda 1.
0
jamswety
(19.10.25)
Arkadasim her hafta bunun 10 saatlik olanini yapiyor, es cocuklar farkli ilde. Mecbur olunca yapiliyor. Yasiniz kac? Ayda 1 yapilir diye dusunuyorum kaldi ki sizinki mecburi degil, cok zorlanirsaniz aralari uzatirsiniz.
0
kassiopeia
(19.10.25)
Bir süre sonra her ay bile zor gelir.
Siz bu konuyu 2-3 ay olarak planlayın .
Arada da belki onlar gelirse bu açık kapanır .
+1
diyecevaplandı
(19.10.25)
8 --> 4+4 mü
0
LeagueOfLegends
(19.10.25)
ik haftada bir 5 saat arabayla oğlumun olduğu şehre gidip geliyorum. beni zorlamıyor. cuma gidip pazar akşam dönmüş oluyorum. sizin planda beğenmediğim yer pazar gece binip pazartesi sabah eve dönmeniz oldu. ben olsam pazar günü biraz daha erken otobüse binerim, gece yarısı gibi evde olup 6-7 saat uyurum. uykusuzluk çok yorar. hem de birike birike yorar.
0
co2s2
(20.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.