Giriş
(3)

tchibo ne kdr sürede yeni ürün getiriyor?

all girls dream
soru yukarda.
soru yukarda.
0
all girls dream
(15.11.11)
yeni ürün derken stoğa mı yoksa yeni katalog teması mı?

Eğer katalog teması soruyorsanız sanırım 2 haftada bir yeni tema geliyor yok spor yok yatak takımları vs diye
0
bonjurkes
(15.11.11)
Haftada bir yeni tema açılıyor. Ellerindeki eski ürünleri ise bitene kadar satmaya devam ediyorlar aynı ürünü tekrar getirmiyorlar,ta ki aynı tema tekrar sunulana dek.

Sanırım almayı planladığınız ürün bitmiş, yenisi gelecekmi diye soruyorsunuz. :)

Tchibo öyle çalışmıyor. Her hafta bir konu seçiyor ve o konu ile ilgili satış yapıyor. Ama şu var, internet sitesinde ellerinmde kalmamış ürünleri mağazalarda bulma imkanınız var. Mağazaları dolaşın.
0
Oguzhang
(15.11.11)
Her çarşamba yeni tema açılıyor diye biliyorum...
0
marcelle
(15.11.11)
(7)

EXCEL' i öğrenmek istiyorum

onyetele
Gerçekten ihtiyacım var. Bana excel' i internetten veya ne biliyim. Ya anladınız ya excel' i yemek istiyorum abi. Böyle nasıl şey yaparım öğrenirim. Yol gösterirseniz sevinirim. Saolun ya.
Gerçekten ihtiyacım var. Bana excel' i internetten veya ne biliyim. Ya anladınız ya excel' i yemek istiyorum abi. Böyle nasıl şey yaparım öğrenirim. Yol gösterirseniz sevinirim. Saolun ya.
0
onyetele
(15.11.11)
ben de istiyorum aynısını. böyle formülleri yazayım şak şak kendi hesaplasın...
0
byzgms
(15.11.11)
youtube da excel tutorial basligi altinda cok nefis videolar var.

birde kitaplar var cok iyi ,bir cok kitapcida,gözünüze hos gelen icerikli olanlardan secerseniz cok verim alabilirsiniz.

ama genelde insanlar videolara bi hevesle baslayip 2-3 saat icinde birakirlar,azimli olmak lazim:)

kolay gelsin
0
serabetan
(15.11.11)
www.cizgi-tagem.org

Uzaktan eğitimler veriliyor sertifika programları mevcut, üstelik ücretsiz.
0
Oguzhang
(15.11.11)
www.excel.web.tr

bugüne kadar açılmış konulara bakarak çok şey kaparsın. zaten formüller başlığı da var. oradaki örnekleri incele.
0
bagcivan
(15.11.11)
kitap = yalan
excel öğrencem deyip öğrenmeye çalışmak = yalan
kurslar = yalan

excel öğrenmek istiyorsanız 1. hevesiniz, 2. ihtiyacınız olacak
ikisinden biri olmadığı zaman zor
ikisi de varsa size eğitim videolarını tavsiye ederim. torrent'ten anlıyorsanız lynda'nın falan var.
0
desdinova
(15.11.11)
kesinlikle desdinova'ya katılıyorum. ihtiyacınız olunca deli gibi araştırın, mutlaka bir şeyler buluyorsunuz. hiç olmadı buradaki duyurularda bile dünya kadar faydalı bilgi var. ihtiyaç en iyi motivasyon oluyor genelde.
0
vito andolini
(15.11.11)
Excel'i hakkını vererek, sömüre sömüre kullanmak için makro da öğrenmen gerekiyor bunun için de programlama bilgin olması gerekiyor.

Excel'in dahili formülleri ile de çılgın işler çıkarabilirsin ama kompleks işlerde tıkanıp kalırsın, dinamik işler için makroya da girişmen gerekiyor.

Bir anda yalayıp yutamazsın, ya senaryolar yaratıp çözüm arayacaksın ya da elindeki mevcut işleri en kısa yoldan nasıl halledebileceğini araştırıp deneye yanıla öğreneceksin.

İstersen bir karış kalınlığında excel kitabını bitir , 1 hafta sonra utursun.

Özet : google
0
kimlanbu
(15.11.11)
(4)

kyk borç sorunsalı ?

tombalabala
üniversitedeyken aldığım kredinin ödemelerinin bir kısmını yapmıştım daha sonra ödemeler aksadı ve torba yasa kapsamında kalan borcumu yapılandırdım.sorun şuki yapılandırma sonrası taksitlerimi (4 taksit ) geciktirmeden ödedim lakin geçen hafta vergi tebliği adı altında bir belge geldi bana vergi da
üniversitedeyken aldığım kredinin ödemelerinin bir kısmını yapmıştım daha sonra ödemeler aksadı ve torba yasa kapsamında kalan borcumu yapılandırdım.

sorun şuki yapılandırma sonrası taksitlerimi (4 taksit ) geciktirmeden ödedim lakin geçen hafta vergi tebliği adı altında bir belge geldi bana vergi dairesinden. zati muhteremler derle ki borcunu ödememişin 7 iş günü içinde ödemezsen haciz gelecek. yanlız evrağın tebliğ tarihi 10/03/2011, düzenlenme tarihi 15/10/2011 :)

vergi dairesini aradığımda internettem kredi kartı ile ödediğimden ödenmedi olarak göründüğüm, kyk ya gidip açıkta kalan ödemelerimi sistemden çektirmem gerektiği söylendi. gittim vergi dairesine ordaki memurda ( sanki aynı yerde çalışmıyoalrmış gibi) ödemelerimde sıkıntı olmadığını bu şekilde geciktirmeden ödersem sorun olmayacağını, gelen tebliğide yırtıp atabileceğimi söyledi.

şimdi ben nedeyim söyleyin bana?
0
tombalabala
(14.11.11)
Geçmiş zamanda son başvuru tarihi ayın 15 i olan bir borç yapılandırmasına başvurup "borç yapılandırmanız için buraya gelmeniz gerekmektedir" mealinde bir yazı almıştım.

Borcun son yapılandırma tarihi ayın 15 i ihbarnamenin düzenleniş tarihi ayın 17 si benim elime ulaşması ile ayın 19 u idi. Borç yapılandırma süresi bittikten sonra davet gönderen, şubeye gidip kağıdı gösterince pişkin pişkin gülüp yapacak bişey yok başvuru tarihi ayın 15 inde bitti diyen insanlarla uğraşıyoruz.

Sorunuzun cevabı: Hiçbirşey söylemeyin sinirlerinizi bozmayın, değmiyor! alabilirseniz yazılı olarak almaya bakın bu söylediklerini.ç İlerde borç çıkarırlarsa yada bir sakatlık olursa gider ödersiniz ama Tüketici mahkemesi olsun,normal mahkeme olsun söke söke geriye alırsınız.
0
Oguzhang
(14.11.11)
bu olayın bir benzeri başıma gelmişti. tavsiyem adamın söylediğini yazılı olarak elinizde bulundurun. o kağıdı yırt at cümlesi elinizde imzalı belge olarak bulunsun. bir şey olursa da bunu siz söylediniz diyebilirsiniz.
0
dulcinea
(14.11.11)
bir devlet memurunun bu tarz bişeyi imzalayabileceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz :)dediğiniz doğru tabi ama :)
0
🌸tombalabala
(14.11.11)
kendisi imzalamayacak kurum imzalayacak.başıma bir iş gelmesin bunu yazılı belge olarak alayım derseniz yardımcı olurlar.
0
dulcinea
(16.11.11)
(7)

iki yuzluluk degil mi?

natnan
En begenilenlere bakiyordum da su dikkatimi cektiTamamen objektif bir bakis acisiyla olaylara bakarsak:Hz. Muhammed'e karsi yorum yapilinca, karikaturlerde dalga gecilince, "kabile sefi" denince alinganlasan, cirkeflesen islam camiasi hakkinda "hemen de aglamaya basliyorlar, bir onlar kutsal amk. ba
En begenilenlere bakiyordum da su dikkatimi cekti
Tamamen objektif bir bakis acisiyla olaylara bakarsak:

Hz. Muhammed'e karsi yorum yapilinca, karikaturlerde dalga gecilince, "kabile sefi" denince alinganlasan, cirkeflesen islam camiasi hakkinda "hemen de aglamaya basliyorlar, bir onlar kutsal amk. bak hristiyanlara/musevilere agizlarini aciyorlar mi.." diyen, dusunce ozgurlugunu savunan insanlar var bir yanda.

Diger yanda da "Ataturk'e boyle dediler, kufrettiler, asagiladilar, alkolik dediler höylöylöylöy, kolaysa yuzumuze soylesin" diye cikisan, islam camiasi kadar sinirlenip ana avrat duz giden insanlar var.
Bu iki grup insan ayni insanlar ve gorunen o ki eksisozlugun buyuk bir kismini kapsiyor.

Simdi iki taraf da kendi adamini bir bakima kutsal biliyor. Bizimki daha kutsal; bizimki daha akilli; onlar kufur etti, biz elestiriyoruz falan diye olayi "ben ona bir kere vurdum, o bana iki kere vurdu" muhabbetine cevirmenin manasi yok. konuyla ilgisi yok yani.

Sonuc: Bana iki yuzluluk gibi geldi, yanlis miyim?

Not: Konu daha cok konusma ozgurlugu ve alinganlik meselesi. Ataturk mu dover, Muhammed mi degil.
0
natnan
(14.11.11)
Kişilerin bakış açılarını genele yaymamak lazım.

Ben Atatürkçüyüm ama aynı zamanda müslümanımda, İnancıma laf edilirse hop deme ihtiyacım olur, öte taraftada Atama laf edilirse onada hop deme ihtiyacım olur varmı bunun ortası?

Biri bir laf atıyor, diğer tarafta bu lafa cevap veriyor,yeni gelen o cevabı okuyor ona cevap yazıyor böyle böyle derken, 5-10 sayfa ilerliyor tartışma, ondan sonra gelenlerde tartışmayı başından sonuna 5 sayfa okumaktansa sondaki birkaç yoruma bakıp bildiğini yazıyor.. Kısacası konu başlığı ne iken içerik ne oluyor.
0
Oguzhang
(14.11.11)
atatürk'ün diktatör olup olmadığını tartışmak bile suç atatürkçü çoğu kesime göre. onu geçtim atatürk bunu yanlış yaptı dediğinde delleniyor adam. atatürk inanılmaz putlaştırılmış. 10 kasımlarda milletin yazdıklarına bakabilirsin. benim kendi teorime göre çok tanrılı dinlerin çıkışları da buna dayanıyor. eski zamanlarda ülkenin kahramanları o kadar benimseniyor ki sözlü anlatım ile aktarılıyor. arada bozulup tanrı oluyor bu insanlar en sonunda.

ya efendi olduktan sonra sorun yok. atatürk alkolikti de dersin, erkeklerden hoşlanıyor da; hz muhammed sübyancıydı da dersin kabile şefiydi de dersin. ama bunu efendi gibi yaparsan sorun olmaz. çıkarsın burda burda şöyle yazıyor, şurda burda böyle yazıyor al sana tarihi gerçek, al sana hadis dersin. ama milletin derdi birbirine bok atmak olduğundan kavga çıkıyor. alayı şovenist bu insanların. hz muhammed de atatürk de bu destekçilerinin suratına tükürürdü emin ol.
0
ayiadam
(14.11.11)
Atatürkün putlaştırılması muhabbetine katılmıyorum. Olaya bu girizgahla başlamakta karşı tarafı alenen kışkırtmaktan başka birşey değil.

Efendi efendi yazınca sorun olmuyor bu konuda hemfikiriz, ama çıkıpta adamın savunduğu teze cevap olarak "sen bu adamı putlaştırdın" diye yaklaşırsan karşı taraf otomatikman savunmaya geçiyor. Karşı tarafı kışkırtınca, hakaret edip küçümseyince olaydan zevk alan tipler mevcut. Birkaç düzgün yazar var efendi terbiyeli oıkuyunca dahası yokmu diyesi geliyor insanın, mantıklı fikirler beyin fırtınaları estiren, bilmediğimiz bazı yönlere temas edenler var, diğerleri ise sırf trollük olsun diye karşı tarafı kışkırtalım kutsalına sövelim diye inadına yapıyor.
0
Oguzhang
(14.11.11)
bak sen bile korkundan muhammed e söylenenleri mantıklı atatürk e olanları mantıksız bulmuşsun. öyle değil arkadaşım o iş bildiğin iki yüzlülük toplumumuzun kanına işlediğinden burdada işler böyle ben herkesin kutsalına küfür ederim. ama kimse benımkine edemez düşüncesi en aşağılık düşünce biçimidir. senın muhammed e veya başka bir kişi hakkındaki fikirlerin sana normal gelebilir. ama aynı düşünceler bir başkası için senı öldürecek kadar kötüdür unutmamalıyız ki özgürlümüz başkalarının özgürlük alanlarına tecavüz ettiği anda özgürlük olmaktan çıkar.
0
genıus
(14.11.11)
@genius baskasi veya bir konu hakkinda fikrini belirtmek baskasinin ozgurlugunu kisitlamaz ki?

ben sana gerizekali deyince sen nasil gerizekali olmuyorsan(lafin gelisi, yanlis anlasilmasin :)), senin kutsalina dunyanin en buyuk dolandiriciligidir demem senin inancini/kutsalini degistirmez veya kisitlamaz. Inanmaya ve tapmaya devam edebilirsin. Alinip sinirlenmek veya alinmayip iplememek senin elinde..
Banane ben sinirleniyorum deyip, sinirlenmek gibi goreceli bir kavrami kural olarak yerlestiremezsin.

Nitekim ayni mantikla, "ben Hitler'in hastasiyim, yaptigi soykirimi destekliyorum ve devaminin getirilmesini dusunuyorum." demek de suc olmamali. Ama insanlik tirsiyor tabi ya basarili olup da yeterli kalabaligi olustururlarsa diye. Ne bileyim arasi zor tabi..

Notu da siliyorum yea, cok abuk bir not olmus :D.
0
🌸natnan
(14.11.11)
şimdi şöyle bir olay var ki, atatürkçülük bir din değil. sanki islama rakipmiş gibi gösteriliyor. atatürk ve destekleyenleri olmasaydı bugün birçoğumuz muhtemelen hristiyan olmaya zorlanmıştık, bu çok büyük bir ihtimaldi. ama aşırı dindar kesimin yobaz görüşleri ve kuran'da tersi yazmasına rağmen başkalarının hayatına zorla müdahale etmeleri yenilikçi düşüncedeki insanları dinden soğutuyor uzun yıllardır. bir anda insanlar farklı taraftaymış gibi oluyor tartışmalar çıkıyor. her taraf tutan ve çok bilgi sahibi olmayan insanda savunmaya geçip karşı tarafı küçültmeye çalışır. aslında hepimiz aynı taraftayız bir görse insanlar, bir olsa falan... imagine all the people...
0
r_u_h
(14.11.11)
valla bence hitleri seven biri varsa çıksın söylesin. sevmeyende çıksın neden sevmediğini söylesin. :D sonuçta yahudileri yaktı diye sevenı çok ülkemizde ekşideki durum çok iğrenç kim ne derse desin ve normal aslında bir o kadar da devlet tarafından yıllarca baskı altında kalan sürekli psikolojik olarak devlettin iyi dediğine iyi kötü dediğine kötü denmesine alışmış bünyeler bir anda muhhammed böyle atatürk söyle dendiğinde çıldırıyorlar. herkes fikrini açıkça söylesin. ama adam gibi söylesin. solcu ,ol sağcı ol , kürt ol ,türk ol ne olursan ol ama başkalarının fikrine saygılı ol (bence) evet bana ne lan iplemiyorum demek bir çözüm ama muhammed için anam babam feda olsun diyen bir insanın yanında lan sübyancıydı o de bakalım ne oluyor. yada atatürk için içkicinin tekiydi o demek delirmek tahamülsüz ve iki yüzlü bir toplumuz sorun bu herkes benım gibi düşünse dünya ne güzel olur kafasındayız.
0
genıus
(14.11.11)
(1)

belediyeler

wessago
belediyeler seçimle başa geliyor. peki bu belediyeler merkez ankaradan ne kadar bağımsız?ankaranın temsilcisi valinin belediyeler üstündeki yaptırımları nelerdir?merkez ankaranın belediyeye bıraktığı yetkiler nelerdir?türkiye'deki ekstrem belediye-başkent(vali-ankara) hakkında bildiğniz örnekler var
belediyeler seçimle başa geliyor. peki bu belediyeler merkez ankaradan ne kadar bağımsız?

ankaranın temsilcisi valinin belediyeler üstündeki yaptırımları nelerdir?

merkez ankaranın belediyeye bıraktığı yetkiler nelerdir?

türkiye'deki ekstrem belediye-başkent(vali-ankara) hakkında bildiğniz örnekler var mı? baydemir midir candemir midir o da örnek sayılabilir.
0
wessago
(14.11.11)
Bağımsız diye birşey yok bence. Hükümet kimdeyse belediyelere yaptırım yapanda ona göre davranıyor. Misal, Onca akp li belediye var,ihalesinden eleman alımına kadar yolsuzluk dizboyu, müfettiş geliyor bakıp gidiyor, ama sırf chp ile sorunları var diye istedikleri zaman müfettiş yolluyor istedikleri şekilde yontuyorlar.
0
Oguzhang
(14.11.11)
(3)

Güvenlik kamerası kayıtlarını alamıyoruz.

diaspora
Selam, Bir olayla ilgili güvenlik kamera kayıtlarını cd ye yazdırıyoruz. cd ye yazıyor. fakat pc ye taktığımızda boş cd gibi çıkıyor. Herhangi bir dosya veya klasör yok. Güvenlik kamera sistemindeki bilgisayar kasası gibi olan cihazın üzerinde 90h stand alone & dwd rw yazıyor. Bu problemi nasıl
Selam,

Bir olayla ilgili güvenlik kamera kayıtlarını cd ye yazdırıyoruz. cd ye yazıyor. fakat pc ye taktığımızda boş cd gibi çıkıyor. Herhangi bir dosya veya klasör yok. Güvenlik kamera sistemindeki bilgisayar kasası gibi olan cihazın üzerinde 90h stand alone & dwd rw yazıyor. Bu problemi nasıl çözebilirim ?
0
diaspora
(14.11.11)
muhtemel ki cd kapatılmadığı için göremiyorsunuzdur. cd'nin kapatılması ile ilgili bir komut olmalı yazdırma ekranında. eğer bu yoksa bunu yapan bir program bulmak gerekli.
0
thebug
(14.11.11)
Cd olmuyorsa flash belleğe alın.

Birde yazdırma formatını kontrol edin.
0
Oguzhang
(14.11.11)
bazen dvd+r dvd-r vs konusu oluyordu eskiden belki onunla alakalidir. farkli bir diskle deneyip nero ile yazin derim.
0
qwertyuo
(14.11.11)
(5)

kıdem tazminatı

baldur
arkadaşlar istifa edince kıdem tazminatı alınabiliyor?bir patron şirketinde bu patronla sizin aranızda kalmış bir şey mi?yani diyelim askere gitmem gerek o yüzden işten çıksam mazeret olur değil mi?
arkadaşlar istifa edince kıdem tazminatı alınabiliyor?
bir patron şirketinde bu patronla sizin aranızda kalmış bir şey mi?
yani diyelim askere gitmem gerek o yüzden işten çıksam mazeret olur değil mi?
0
baldur
(14.11.11)
Askere gitme sebebiyle işi bırakıyorsan kıdem tazminatı hakkın var ancak 30 kasım'a kadar çalışman gerekiyor.

Kimi firmalar askerlik dönüşü yeniden işe alma güvencesi karşılığı kıdem tazminatı vermeme yolunu tercih ediyorlar, aklında olsun.
0
cakabo
(14.11.11)
Keyfiyetle işi bırakırsanız tazminat alamazsınız. Sağlık sorunları,askerlik gibi resmi belgelendirilebilecek mezaretlerle alırsınız. İşverenin iş kanunundaki haklarınızı çiğnediğini iddia ederseniz yine alırsınız, mesela mesai ücretiniiz ödemememesi, sigorta yapmaması maaşınızı geç ödemesi gibi.
0
Oguzhang
(14.11.11)
bana ödenmeyen asgeri geçim indirimimi gerekçe göstererek sözleşmemi tek taraflı fes ettim üstüne kıdem tazminatı aldım aynı şekilde sigorta pirimlerim tam yatırılmazsa da aynı şekilde alacaktım aynı şekilde evlilikte bir sebep askerliği hiç duymadım yada aklımda kalmamış ilgilenmdğm için avukata danış derım...
0
tülay
(14.11.11)
askere sevk belgesini ik ya ver. kanunen tazminatını alırsın ödemek istemzlerse bölge çalışma ofisine başvuracağını söyle kesin öderler :) bu arada askerden gelince 40 gün içinde başvurursan belirli bir süre işsizlik sigortasından maaş alabilirsin.iş ararken ilaç gibi geliyor.
0
delidir yakalayin
(14.11.11)
sevk belgenizi iliştirdiğiniz bir istifa mektubu yazarsanız kıdem tazminatınızı alabilirsiniz.

bunun dışında sigortalı kadının evlenmesi sonrası bir yıl içerisinde istifa etmesi ve emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması nedeniyle istifa halinde kıdem tazminatına işçi hak kazanır.
0
sijwocaq
(14.11.11)
(12)

Dalga geçilmek / Ciddiye alınmamak

haritametoddefter
Selam. baya bir içimi dökücem şimdi.20 yaşındayım, üniversite öğrencisiyim. bir çok arkadaş çevrem var, okul, mahalle vs.sorun şu ki her girdiğim ortamda resmen şamar oğlanı oluyorum. herkes benle dalga geçiyor yani, kimse ciddiye almıyor.15 yıllık arkadaşlarım, en yakın arkadaşım bildiğim adamlarla
Selam. baya bir içimi dökücem şimdi.

20 yaşındayım, üniversite öğrencisiyim. bir çok arkadaş çevrem var, okul, mahalle vs.

sorun şu ki her girdiğim ortamda resmen şamar oğlanı oluyorum. herkes benle dalga geçiyor yani, kimse ciddiye almıyor.

15 yıllık arkadaşlarım, en yakın arkadaşım bildiğim adamlarla oturup 3 kelime konuşamıyorum bazen. yanlarına gittiğimde sadece sinirlerim geriliyor, her lafıma bir laf sokma girişimi falan. mesela birisi bana bir laf sokar, ama öyle zekice falan olmasa da masada herkes sırf laf bana çarptığı için güler katıla katıla. feysbuk'ta çok ciddi bir şey yazarım, bir tespit yaparım vs. hemen altına birisi bitip bir laf sokar, bozar beni. 5 kişi beğenir onun yorumunu da. üç beş her girdiğim ortamda da böyle bu.

hiç bir yaptığımı da takdir etmez arkadaşlarım. tamam her yaptığıma oo süpersin falan demelerini beklemiyorum ama arada bir ''şu yaptığın güzel olmuş'', ''şu esprine çok güldüm'' vs. bir tepki bekliyor insan ayda yılda bir de olsa lan. ne yapsam aşağılama, ne yapsam dalgaya alma. bir de bu rutinden dolayı öyle adamlar benle taşak geçmeye kalkıyor ki, adam hayatında hiç bir şey başarmamış ezik bir tip, ortamdan cesaret alıp onlar bile benle dalga geçebiliyor.

işin garibi öyle dalga geçilen belli bir özelligim de yok. mesela ne bileyim fiziksel olarak ortalama bir görünüşüm var. ne zayıf ne kilolu ne uzun ne kısa ne yakışıklı ne tipsiz öyle bir adamım.

bir aralar tepki vermeye çalıştım, daha çok üstüme gelindi. takmamaya çalıştım, yine değişmedi.

ama o kadar sinirleniyorum ki artık içten içe. bazen hiç gerçek arkadaşım olmadığını hissediyorum. beni mizacım gereği kimseye de ciddi manada gidip atar yapamıyorum, yani sonuçta dışardan bakıldığında basit şeyler. ama üst üste bine bine beni bıktırdı. gidip feys statusuma yorum yapıp beni bozdu diye kimseye bir şey diyemiyorum, abartılı bir tepki olur gibi geliyor.

sizce neden böyle ? ne yapabilirim ben bu durumdan kurtulmak için ?
0
haritametoddefter
(14.11.11)
yeni bir çevre ve daha mesafeli ilişkiler. ama sorun sende bence ya kafana çok takıyorsun, çok alıngansın ya da uyuz bir tipsin, çevrendekiler şakayla karışık içini döküyorlar sana.

tabi bence ile başlayan birçok cümle gibi tahminlerimin yanlış olma olasılığı çok çok yüksek.
0
guest9999
(14.11.11)
ya çok taktığımı düşündüm ben de, ama cidden doğru düzgün bir şey anlatamıyorum ortamda sürekli aynı muhabbet.

uyuz mu oluyor herkes bana diye de düşündüm ama, uyuz olduğun birini mesela bir yere giderken arayıp çağırır mısın gel diye. dediğim gibi nerdeyse 15 yıldır takıldığım adamlar var. sürekli bir yerlere giderken falan ararlar ederler de, ama durum bu. liseden arkadaşlarım da aynı şekilde.
0
🌸haritametoddefter
(14.11.11)
1. Çok taktığın için millet üstüne geliyor eğlenme amaçlı.
2. İnsanlarla aranda mesafe yok, muhtemelen kendinle barışık, kendinle ilgili şakalara da güler biriydin ama insanlar bunu kötüye kullanmaya başladı
3. Çok konuşuyorsun, "amaaan yine konuşuyo boşver" moduna geçiyo insanlar sen konuşunca
0
roket adam
(14.11.11)
Belki de çok sevimlisiniz, ağzınızdan çıkan her cümle "bak bak, neler de bilirmiş" tadında karşılanıyordur? Belki de çok seviliyorsunuz, her cümleniz kabuğu ciddiyetten ma'mûl bir yer fıstığı oluyor da sizi sevenler o kabuğu kırıp içindeki fıstık nezdinde neşenizden nasiplenmeye çalışıyor? Belki de çok konuşuyorsunuz, insanlar da sizi kırmamak için cümlenizi bir espriyle bölüp susmanızı talep ettiklerini îma ediyorlar. Belki de çok takıntılısınız, bu takıntınızı bilenler de üstünüze daha da giderek yaşayabileceğiniz en büyük sinir harbinin yüzünüzde alacağı şekli görmek istiyorlar. Her durumda ya etrafınızdakiler çok acımasız yahut sert bir mizah anlayışları var, ya da siz çok ciddisiniz yahut kolayca kırılan bir yapınız var.
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(14.11.11)
@kmtetrfn olay şu ki, ben dünyanın en süper lafını koysam da o laf ciddiye alınmaz ben söylediğim için. yani yıllarca böyle gelmiş, nasıl başladığını da hatırlamıyorum.

ama evet dediğiniz gibi girdiğim yeni ortamlarda da kısa süre sonra bu oluyor. bende bir sıkıntı olduğu aşikar. ama ben bunu genelde sadece ''ezik'' olmama bağladım. yavşaklıkla nasıl bir bağlantısı olabilir ki ? kişilik olarak da esasen ortalama birisiyim diyebilirim. yani duygusal birisiyim, iyi kalpli bilirim kendimi. kimseye büyük bir kötülüğüm veya aramızda önemli bir kavga gürültü vs. olmamıştır. bilmem ki yavşak birisi miyim ? yani yavşak olsam direk ortamdan dışlanmam vs. gerekmez mi, niye taşak geçilmek ? ortama özellikle şamar oğlanı rolünde davet edilmek ?
0
🌸haritametoddefter
(14.11.11)
gercekten iyi arkadas diyebilecegin adamlari sec, gec karsilarina konus, ben bundan rahatsiz oluyorum, olayin bokunu cikardiniz amk de, once onlar kessin bu olayi. boylelikle onlardan gaz alip sana yuklenen 2. derece mallar surusu de keser seslerini. yok eger arkadasim dedigin adamlar devam ediyorlarsa sen azicik sogut arayi, biraz uzak dur falan, nooldu derlerse olm size ciddi ciddi iki cift laf ettik siklemediniz, madem siz beni hic sallamiyonuz ne takilacam sizinle de. yine adam olmazlarsa zaten iyi arkadas olarak kabul edecegin adamlar degilmis bunlar, bu ortaya cikar. facebook'ta falan da kasma kendini genis gorunmek icin biri ayar veren bi yorum yaptiysa sil gitsin amk. bi kac defa yazar boyle sonra bakar siliniyo hepsi, ugrasmaz daha fazla. yok sagda solda harita benim yorumlarimi siliyo der diye cekiniyosan siktir et olm, senin burdaki amacin o tarz yorumlardan rahatsiz oldugunu gostermek zaten. soylesin millet te ayagini denk alir.
0
jupiterianvibe
(14.11.11)
DOSTUM birine aşık ol sev ona oodaklan hiçbirini iplemezsin sadece bana güven sevdiğine odaklan :) hadi kal sağlıcakla
0
zlatan
(14.11.11)
bir sene süreyle arkadaşsız durmaya dayanamaz mısın? bi kere bunu göze alacaksın. sonra, o seninle dalga geçen, sana laf sokan insan müsveddeleri seni bi yere davet ettiklerinde, "yok abi ben gelmiyorum, siz gidin" diyeceksin. Bir, üç, beş merak edip sorarlarsa, "bana sizin gibi adamlar lazım değil olum, her dakka laf sokup, taşak geçmeye çalışıyosunuz, hadi siz yolunuza, ben yoluma" diyeceksin.

neden biliyo musun? çünkü bu laf sokma, alay etme, dalga geçme işlerinde onlarla aşık atamazsın. onların beyni sadece buna çalışıyor. adamların bütün yapabildiği, bütün eğlence anlayışı bu.

bak ben sana bi şey söyliyeyim: arkadaş ne demek biliyo musun? nasıl meslek-daş aynı meslekten kişi demekse, nasıl karın-daş (kardeş) aynı karında yatmış kişi demekse, arka-daş da, sırt sırta verip her türlü güçlükle mücadele edebilecek adam demek. öyle arka-daş mı olur lan? ben öyle arkadaşın ta' mını sikorsky!

sil abicim hepsini defterden, cepten, feysden. Türkiye gibi insan kaynayan memlekette sana arkadaş mı yok be?

olum arkadaşla neden buluşulur la? iyi vakit geçirmek için, de mi? bu ne la? cehennem azabı! neymiş? adı arkadaşmış. acilen uza abi o ipnelerin yanından.
çağırsalar gitme, yanına gelseler kalk git, kararlı bi şekilde tavrını koy. "meraba meraba". en fazla "naaber yarraaaam?" dersin, olur biter.
"ciddi mânâda gidip atar yapamıyorum" demişsin ya, bundan daha ciddi atar olmaz abicim. gavurun bi lafı var: "action speaks louder than words" diye. senin bu tavrı alman, sokabileceğin en etkili laftır onlara.

merak etme, değişik ortamlar olur, senin gibi insan evladı olan çocuklarla tanışırsın, kültürel ve akademik faaliyetleriniz olur beraber. kurslara gidersiniz, sen yeter ki, altı ay, bir sene arkadaşsız kalmaya karar ver ve bu kararından da asla yumuşama, geri adım atma. ne yani göbeğinizden bağlı mısınız birbirinize? bunun için, kin duymana, nefret hisleri beslemene filan hiç gerek yok. yapacağın şey ne biliyo musun? kendini, hoşlanmadığın ortamlardan uzaklaştırmak. bu kadar basit. o adamların o laflarına tahammül edeceğine, otur evde kitap oku. bi sene yalnız kalmayı göze al, bak nası rahat edeceksin...

zulmün de bi derecesi var. ne bu yaa?
0
compadrito
(14.11.11)
sen de aynı şekilde onlara laf sok. bozulurlarsa noldu lan siz senelerdir bana diyosunuz ben ses ediyomuyum de. arkası kesilir.
0
mahnita
(14.11.11)
Arkadaş çevreni değiştir.

Facedeki çevreni komple değiştir. Yeni arkadaşlar edin ve eskileri ile yaptığın hataları düşün, aynı hataları tekrarlamamaya çalış.
0
Oguzhang
(14.11.11)
biraz yaşla ilgili olabilir. o yaşlarda bi kısım ergenlikten tam çıkamamış ukala genç, başkalarını ezmek, aşağılamak üzerinden kendilerine prim sağlamaya çalışır. bu grupta özellikle lider özellikli birisi varsa ve bunu en çok o yapıyorsa, diğerleri de ona benzemek onun gibi 'havalı' olmak için bu yapılanları taklit eder. yani kendinde sorun aramana gerek yok bence. sadece yanlış arkadaşlar bulmuşsun kendine o kadar. o davranış modelinin hoş görülür bi yanı yok. herkes o yaşlarda öyle gerizekalı gibi olmaz. olmayanları bulman lazım. yok mu okulda gözüne kestirdiğin daha akıllı adamlar?
0
jimicik
(14.11.11)
Arkadaş çevresini ciddi olarak değiştir.

Bunca zaman seni anlamayan kırıldığını düşünmeyen ruh haline yabancı bir arkadaş gurubu ile işin nedir? Birde bunları eğitmek ıslah etmek işin olmamalı.

Yeni arkadaşlar edin, ama bunuda kendi hobilerinle kendi kafa yapınla yakın çevreden bul. Örneğin, benim çevremde de senin gibi asosyal tipler vardı,işlettiğim spor salonuna takılmaya başladılar, spor salonu içerisindeki ortamdan dolayı bu asosyal tipler yeni arkadaşlar edindiler, idman sonrası gezmeler, şu bu derken bu asosyal tip yeni çevresinde oldukça populer oldu çıktı.

Yani kimseye uyum sağlamak zorunda değilsiniz,kimsenin kaprisine diş sıkmak zorunda da değilsiniz. Kendi hayatınızı yaşayın ,kendi ilgi alanlarınız çevresinde yeni arkadaşlıklar kurun.
0
Oguzhang
(14.11.11)
(5)

Vücut Geliştirme-Beslenme

Barki
Vücut Geliştirmeyle uğraşıp beslenmemizi hiç değiştirmezsek kaslarda hiç mi artış olmaz yoksa beslenmesine özen gösteren birine göre daha mı yavaş artış olur?
Vücut Geliştirmeyle uğraşıp beslenmemizi hiç değiştirmezsek kaslarda hiç mi artış olmaz yoksa beslenmesine özen gösteren birine göre daha mı yavaş artış olur?
0
Barki
(13.11.11)
eğer ki beslenme yetersizse kendinizi hırpalamış olursunuz, vucut geliştirme aslında tam olarak spor sayılmıyor.
0
sabor
(13.11.11)
asıl olay beslenmedir.
0
terp
(14.11.11)
olur ama çok yavaş olur. Ekmek pirinç yiyip kas üstüne kas olan ameleler mesela.
0
tatarcik
(14.11.11)
o işte asıl olay beslenme ve uykudur.
beslenmeyi değiştirmezsen önce biraz shape kazanırsın, sonra ölçü kaybetmeye başlarsın, bırak büyümeyi...
0
delikan76
(14.11.11)
Hiç değiştirmememye karar verdiğiniz beslenmenin durumuna bakar. Ama genel olarak kaliteli beslenene oranla daha yavaş gelişme olur.

Beslenmezsen erirsin,kas kaybedersin vs. vs. gibi hurafeleri dert etmeyin.

Vg. Salonuna girer girmezde insanlar kas yapmaya başlamıyor. Kas yapacak kalitede idman yapacak seviyeye gelirseniz zaten beslenmenin yeterli olup olmadığını da kendiniz anlarsınız.

Body e başlayınca ilk 3-4 ay zaten vücudu alıştırma çalışmalara adapte olmakla geçiyor.

Millet pro sporculara bakıyor ve illada beslenme diye takıntı yapıyor. Salona giren herkes pro olamaz, herkeste vücut yapamaz. Yani beslenme takıntısı yapmayın sporunuzu yapmaya odaklanın.
0
Oguzhang
(14.11.11)
(7)

Room Escape: Beni odadan çıkartın

reyals
Selamz,Sağolsun eski ahşap kapımın yaptığı küçük şaka sayesinde odada kilitli kaldım. Zaman zaman kapının dili düşmekteydi ve olan oldu. Kapı kapalıyken o dil düştü ve açılmıyor. Çok fazla zorladım fakat herhangi bir ilerleme sağlamış durumda değilim.Kapı kolunu da sökemiyorum. Kapı kolunun oturduğu
Selamz,

Sağolsun eski ahşap kapımın yaptığı küçük şaka sayesinde odada kilitli kaldım. Zaman zaman kapının dili düşmekteydi ve olan oldu. Kapı kapalıyken o dil düştü ve açılmıyor. Çok fazla zorladım fakat herhangi bir ilerleme sağlamış durumda değilim.

Kapı kolunu da sökemiyorum. Kapı kolunun oturduğu yerdeki 4 vidalı metal zamazingoyu açtım fakat kendisi kilit yuvası için görsel bir şölenden başka bir şey değilmiş.

Kapı doğramada 3 menteşeye oturtulmuş durumda fakat dil, kilit ve kapı arasında kaldığı için menteşelerden söksem bir işe yaramazmış gibi geliyor. Bir de menteşeden nasıl sökülür onu bilmiyorum.

Kırmak dışında ne gibi çözüm üretebiliriz duyuru ahalisi?

Flash room escape oyunlarının ustalarından öneri bekliyorum.
0
reyals
(13.11.11)
kapı kapalı olduğundan menteşelerden yapamazsın, ama çok zorlarsan yukarı kaldırmak için belki olabilir. yine de kapalı olduğu için 1 cm den fazla yukarı-aşağı oynatabileceğini sanmıyorum.

tavsiyem itfaiyeyi ara, seni çıkarsınlar, odanın kolunu da ilk fırsatta tamir et.
0
kisa bisey olsun istemistim
(13.11.11)
Evin konumundan dolayı yandaki odaya camdan geçebiliyorum. Kapının her iki tarafında olabilirim isterseniz.
0
🌸reyals
(13.11.11)
haydaa. dalga mı geçiyorsun? :D

çıkabiliyorsun işte. tamirci çağır halletsin 2 dakikada. paran yoksa bir bilenden yardım al.
0
kisa bisey olsun istemistim
(13.11.11)
Yok canım ne dalgası :) İşte tamirci çağırmadan halledebilir miyim diye sordum.
0
🌸reyals
(13.11.11)
e hacı gerek yok o zaman kapıyı düzeltmeye. camdan girer çıkarsın. ayrıca kapının her iki tarafında olabilirim isterseniz deyince "aynı anda" gibi düşündüm. bayağa bi saygı duydum bi an için.
0
yasakani
(13.11.11)
Dilin egimli yonu hangi taraftaysa oraya dogru sert ama bukulebilen (kredi karti, guzel bir bicimde kesilmis pet sise vb.) bir nesneyle dili yuvasina azcik sokma sansin olabilir. Biraz girse dil kendi yuvasina kapiyi hizlica itip dilin kapi kasasinda bulunan yuvasini deforme edip acabilirsin. Anlatabildim mi?
0
gokriver
(13.11.11)
Bir röntgen filmi bul ve kapı kenarından aşağı doğru kaydırarak kilit dilini oynatmayı dene.

Bunun pratiğini diğer oda kapılarında yapabilirsin.Kilit dilini nasıl oynatacağını diğer kapılarda dene ve sonra kilitli kapıda uygula.
0
Oguzhang
(13.11.11)
(2)

GPS Harita

Oguzhang
Gps ve cep telefonlarında bulunan yol ve adres haritalarından laptopuma yüklemek istiyorum. Bu konuda bir fikri olan varsa çok makbule geçer.Googlemaps demeyin lütfen.Birde, laptop üzerinden gps sisteminin aynısını çalıştırmak mümkünmü acaba? mesela hangi sokaktayım vs. vs. bunu görmek mümkünmüdür?
Gps ve cep telefonlarında bulunan yol ve adres haritalarından laptopuma yüklemek istiyorum. Bu konuda bir fikri olan varsa çok makbule geçer.

Googlemaps demeyin lütfen.

Birde, laptop üzerinden gps sisteminin aynısını çalıştırmak mümkünmü acaba? mesela hangi sokaktayım vs. vs. bunu görmek mümkünmüdür?

Teşekkürler.
0
Oguzhang
(12.11.11)
bu iş için gps alıcısı olması lazım notebook unun yada netbooklardaki gibi sim kart girişi olması lazım lg x130 um de vardı o sistem yapabileceğin en iyisi google earth :(
0
saz@n
(12.11.11)
Hımm...gps alıcısı yok makinede. Peki gps haritalarını pc de açabilirmiyiz? varmı böyle birşey harita indireceğim kullanacağım bir uygulama?
0
🌸Oguzhang
(13.11.11)
(6)

bozulmuş su

zaraeta
olabilir mi ? olursa nasıl olur ?
olabilir mi ? olursa nasıl olur ?
0
zaraeta
(11.11.11)
pütrefikasyon yoluyla olur. yani içinde bakteri üremesi sonucu. mesela yarım litre pet şişe suyu ağzına dik, yarısını iç. sonra sıcak havada bir arabanın içinde bir gün beklet. ertesi gün kapağını açtığında burnuna çarpacak koku bozuk suyun kokusudur. senin ağzındaki bakteriler, o suya karışmış ve sıcakta üremiştir. bakterileri öldürmek için naaparız? suyu kaynatırız.
0
compadrito
(11.11.11)
peki kapalı ve hiç açmadık diyelim. hani sıcakta buharlaşıyor mu ne oluyorsa artık, şişeye buharlar yapışıyor ya. peki onlar basit bir fiziksel değişim midir yoksa o da mı bakteriye delalet ?
0
🌸zaraeta
(11.11.11)
kapalı suyun bozulması, plastiğin bozunumuyla ilgili. ama hiç bozunmyacak bir malzemeden yapılmış kapalı kaptaki saf su hiç bozulmaz sanırım. ama öyle şartları sağlamak da zor.

şu duyuruda da güzel cevaplar var:
(git: 46718)
0
ermanen
(11.11.11)
Direk güneş ışığı altında uzun süre bekleyen sularda da tat bozulması oluyor.
0
Oguzhang
(11.11.11)
bozulmayacak suyu söyleyeyim mi sana?

hani popoya iğne yapmak için içinde toz olan şişecikle karıştırdıkları bir ampulün içindeki su var ya? işte o steril yani içindeki bakteri, virus sayısı sıfır olan, organik, inorganik madde kalıntısı bulunmayan sudur. durduğu yerde bi tek o bozulmaz. yoksa alırsın, pet damacana veya cam damacana memba suyunu, bırakırsın gün ışığında onbeş gün, içi yeşil yosun tutar böyle. yani suyun bozulmaması için, steril edilmiş olması, organik maddelerden arındırılması ve cam kapta saklanması lazım. onu hazırlayan yerler de buna benziyodur:

www.google.com
0
compadrito
(11.11.11)
gunes gorurse bozulur gayet. koku ve tat bazen renkten ayırt edersın
0
bryan fury
(12.11.11)
(5)

[Akademik proje] Görsel algı ve görsel tasarımdan anlayanlar, fikri olanlar

ermanen
Görsel algı ve görsel tasarım başta olmak üzere görsel sanat ve görsel medya, ve hatta görsel algı bozukluklarıyla ile ilgili olan iki tane güzel soru hazırlamak gerekiyor. Akademik ve referanslı olarak cevaplanabilecek sorular olması lazım.Nasıl bir soru sorulabilir? Akademik projede kendimiz sorup
Görsel algı ve görsel tasarım başta olmak üzere görsel sanat ve görsel medya, ve hatta görsel algı bozukluklarıyla ile ilgili olan iki tane güzel soru hazırlamak gerekiyor. Akademik ve referanslı olarak cevaplanabilecek sorular olması lazım.

Nasıl bir soru sorulabilir? Akademik projede kendimiz sorup kendimiz cevaplıyoruz yani. Sadece soru yazsanız olur ama cevap bulabilecek yeri de söyleseniz şukela olur. Konu ile ilgili aklınıza gelen her türlü fikri yazabilirsiniz.

yardımcı olabilecek anahtar kelimeler: görsel algı (derinlik algısı, form algısı, hareket algısı), medya, tasarım, logo, reklam, afiş, algısal bozukluklar vs.

not: konunun daha çok görsel iletişim tasarımına bağlanması gerekiyor. (elxa'nın önemli eklemesi)
0
ermanen
(11.11.11)
Sanırım linkteki tarzlardan bahsediyorsunuz.

www.enteresan.com

Resimleri inceleyip hocanın dersine uygun soruları siz yaratmayı deneseniz daha kolay olabilir. :)
0
Oguzhang
(11.11.11)
compadrito
(11.11.11)
elxa'nın dedikleri de soruya dahil bu arada.
0
🌸ermanen
(11.11.11)
Bazı çalışmalar var, insan beyninin simetriyi ve altın oranı algıladığına ve bunları decision making processta daha çok sevdigimize dair.
Ya da abstract vs. natural resimlerde natural resimlerin daha çok sevildiğine dair. Bunlar kültür ve sosyal beğenilerden bağımsız şeyler. Beyinin aktive yerlerine göre belli sonuçlara ulaşıyorlar.
neuroesthetic, judgment, beauty, fMRI gibi keywordler girersen bulabilirsin.
Zaten neuroeasthetic dediği şey, beynin neyi güzel/estetik bulup bulmadığı. (bkz: Semir Zeki)
Semir Zeki'nin A vision of the Brain kitabını tavsiye ederim.
Bunun dışında; görme bozukluklarının birçoğu beyin hasarı sonucu gerçekleşmiştir. Çünkü görme duyumu beyne belli işlemlerden geçerek ulaşıyor.
V1,---> V4, V5 gibi. V5 mesela renk algısında önemli, burada bir damage adamın siyah beyaz görmesine neden olabilir.
Ya da spatial neglect sydrom var, bu da adamın sağını/solunu görmesini engeller. (nesnelerin yarısını görmemek)
MT damage yerleri algılamasını zorlaştırır. v.b (Bu görme bozuklukları için, epey beyin bilmek gerek)
Tabi görme bozuklukları için;
(bkz: Karısını Şapka Sanan Adam) yani (bkz: Oliver Sacks) a da bakmak gerekir.
Bunun dışında, neuroesthetic aradığın şeyse ve makale bulamıyorsan detaylıca bilgi verebilirim, (ve makale atabilirim) şayet beynin estetitik algısı üzerine çalışmak istiyorum, hayliyle ilgilendiğim bir konu)
bir de bilinç kullanım klavuzu var, metis yayınları adam zeman'ın orada görme diye bir chapter var. görme bozuklukları ve etkileri, gözün nasıl algıladığı renkler v.b anlatılıyor
0
botamaniaensis
(12.11.11)
compadrito
(12.11.11)
(7)

Bu yapılan etik mi?

yatagants
Selamlar;Twitterdan cüneyt özdemire kaçırılan geminin nerede olduğu bildiren web sitesinden gemiyi göstericek şekilde link yolladım. Kendisi görüntüyü anında canlı yayına verdi ancak hiç bir şekilde kaynak belirtmeyip bir teşekkür bile etmedi..http://twitter.com/#!/berkucar/status/135048408162512896
Selamlar;

Twitterdan cüneyt özdemire kaçırılan geminin nerede olduğu bildiren web sitesinden gemiyi göstericek şekilde link yolladım. Kendisi görüntüyü anında canlı yayına verdi ancak hiç bir şekilde kaynak belirtmeyip bir teşekkür bile etmedi..

twitter.com!/berkucar/status/135048408162512896
twitter.com!/berkucar/status/135048814062088192
0
yatagants
(11.11.11)
etik değil diyemezsin de, kibar ve şık değil. ama şaşırmadım.
0
compadrito
(11.11.11)
Adamlar bu işten prim yapıyor. Etiğinimi düşünecekler? haber yaparken kimin canı yamış kim mahcup olmuş vs. vs düşünmeyen adamlar etikmi düşünecekti?

Bu insnalara yardım etmeyin.
0
Oguzhang
(11.11.11)
hızlı bir şekilde iletmeye çalışırken atlamıştır, kendisini sevmem bu arada
0
kimlanbu
(11.11.11)
etik değil, ancak bu tip etik değerlere riayet hiç kalmadı neredeyse, şöyle örnekleyeyim. komşuyla merdivende karşılaşıp selam vermemek 50 sene önce ahlaki açıdan sorunlu bir durumdu, artık normal, ancak toplum arkasına pek bakmadan değişirken meslekler arkasına bakıyor, gazetecilik eğitiminde iş etiği üzerine dersler var. cüneyt özdemir sizin aracılığınızla bilgi edindiyse size atıf yapmalıydı.

muhtemelen "kolay ulaşılabilir bilgi" olarak değerlendirilmiştir ancak yanlış. yahut aceleye gelmiştir kimlanbu'nun dediği gibi. ancak bu da bir hata sonuçta.

cüneyt özdemir iş ahlakı açısından ortalamanın üzerinde bir gazetecidir ayrıca.
0
hewit
(11.11.11)
dipnot.tv/16509/Deniz-otobusunu-canli-takip-edebilirsiniz.aspx

Simdide kendi web sitesine haber yapti.
0
🌸yatagants
(11.11.11)
bu arada www.marinetraffic.com çökmüş! muhtemelen böyle hit almıyordu yüzyıllardır! ayrıca şu var ki siteyi siz vermiş olsanız bile "anında" demiş olduğunuz için belki de aynı sıralarda kendileri bulmuş da olabilir. internette bu şekilde gemilerin takip edilebildiği onlarca site var çünkü. sadece iyi niyet.
0
ben smyrna
(11.11.11)
ben etik olmayan bir şey göremiyorum. sonuçta siz o linki yardımcı olmak için yollamadınız mı ? Neden isminizi anması gerekiyor ki, deniz trafiğini gösteren zaten başka bir site , siz sadece şöyle de bir şey var demişsiniz...
0
sayinseyirciler
(11.11.11)
(4)

nerede bulurum?

kisa bisey olsun istemistim
efenim merabalaar,hani kitaplıkların raflarına koyulan, kitaplara dayanak olan, onları dik tutan dekoratif eşyalar oluyor. şöyle sade, güzellerinden hangi sitede bulurum, nereden alırım, bunun gibi eşyaları satan sitelerden aklınıza gelen varsa yazarsanız sevinirim. şimdiden teşekkürler...edit: mese
efenim merabalaar,

hani kitaplıkların raflarına koyulan, kitaplara dayanak olan, onları dik tutan dekoratif eşyalar oluyor. şöyle sade, güzellerinden hangi sitede bulurum, nereden alırım, bunun gibi eşyaları satan sitelerden aklınıza gelen varsa yazarsanız sevinirim. şimdiden teşekkürler...

edit: mesela şundan bulabileceğim bir yer bilen var mıdır? ;

www.enteresan.com
0
kisa bisey olsun istemistim
(11.11.11)
bunlardanistiyorum.com
0
e1c1e1m
(11.11.11)
barbarella
(11.11.11)
Oguzhang
(11.11.11)
site değil ama boynerde vardı çeşit çeşit.
0
inthechaos
(11.11.11)
(14)

yüksek lisans

baldur
hep çalışıp hem de yüksek lisans yapmak istiyorum. sanırım tezsiz yüksek lisansla bu mümkün? eğer öyleyse nasıl bir yol izlemeliyim? ales'ten mi çok yüksek almalıyım? kpss ve üds'den iyi puanlar mı yapmalıyım? not ortalamasına çok bakılıyor mu?yani istanbul içinde sikko da olsa yüksek lisans yapma y
hep çalışıp hem de yüksek lisans yapmak istiyorum. sanırım tezsiz yüksek lisansla bu mümkün? eğer öyleyse nasıl bir yol izlemeliyim? ales'ten mi çok yüksek almalıyım? kpss ve üds'den iyi puanlar mı yapmalıyım? not ortalamasına çok bakılıyor mu?
yani istanbul içinde sikko da olsa yüksek lisans yapma yollarını merak ediyorum. bitirdiğim bölüm iktisat.
0
baldur
(11.11.11)
girmek istediğin enstitünün web sitesinde şartlara bak; git hocalarla, asistanlarla konuş.
0
gijilti
(11.11.11)
en önce para biriktirmen lazım. 15bin-20küsürbin lira tezsiz yüksek lisans. ales yüksek olursa büyük avantaj.
0
jimicik
(11.11.11)
tezsiz yüksek lisans kalktı artık yok bilgin olsun. her okulun koşul farklı. gop'un alımı var şu an sitesinden bakabilirsin.
0
kutsal bilgi kazani
(11.11.11)
@kutsal bilgi kazanı
ilk defa senden duyuyorum. kaynak gösterir misin?
0
sttc
(11.11.11)
Uzaktan eğitim tezsiz yüksek lisanslar mevcut. Okula doğrudan gitmeden pc üzerinden online hocalarla ders yapılabiliyor. Örneğin Gazi üniversitesinde var.

www.ue.gazi.edu.tr

koşullarda linkte mevcut.Diğer okullarda da benzer programlar mevcut.

Tezsiz yükske lisans kalktı diyen arkadaşlar söyledikleri laflara bir kaynak göstermeli, insanların umutları ile yorum olsun diye oynamak ayıptır.
0
Oguzhang
(11.11.11)
bu uzaktan yüksek lisans askerlik tecilinde işe yarıyor mu?
0
🌸baldur
(11.11.11)
Hiç bilgim yok ama uzaktan eğitim dahi olsa online olarak derslere devam mecburiyeti belli bir oranda var. Yani bence yarayabilir, en sağlıklı bilgiyi linkteki iletişim numaralarını kullanarak öğrenmek lazım.
0
Oguzhang
(11.11.11)
kimsenin umuduyla oynadığımız yok arkadaşım bir şeyi tam öğrenin.
tezsiz yüksek lisans (pedagojik formasyon)öğretmenlik için getirilmişti artık uygulanmıyor.
www.haberler.com
www.memurlar.net

baldur: evet askerlik tecil ediliyor.
0
kutsal bilgi kazani
(11.11.11)
E benim verdiğim link ne diyor o zaman?

Eğitim fakültesi mezunlarını ve öğretmen adaylarını ilgilendiren bir haber o bahsettiğiniz. Genel manada tezsiz yüksek lisans halen mevcut. Pedagojik formasyon için tezsiz y.l. kaldırıldı sadece. Yani diğer bölümleri ve pedagojik beklenti dışındakileri ilgilendiren bir durum yok.

Biraz daha açıklayıcı yorum yapmak lazımki insanlar başlarından kovayla soğuk su dökülmüş gibi moral bozukluğu yaşamasın.
0
Oguzhang
(11.11.11)
bu uzaktan eğitim yüksek lisans programlarının tez durumu ve ücret durumu nasıl oluyor?
0
🌸baldur
(11.11.11)
arkadaşlar Oguzhang arkadaş doğru söylemiş formasyon hükmü yok. uzaktan eğitime çevrilmiş.
yani tezsiz eğitimi uzaktan devam ediyor. şimdi telefonla sordum. belli bölümlere veriyorlar işletmede içinde. tez yerine de bitirme projesi var.
0
kutsal bilgi kazani
(11.11.11)
Baldur mersin üni. için söylüyorum 5 milyara yakınmış net rakam sitede varmış.
0
kutsal bilgi kazani
(11.11.11)
Gazi üniv için. 3 kredilik bir ders 500 tl fiyat verilmiş.

Kredisine göre hesaplanıyor genelde bu programlar. Diğer tanınmış üniversiteleride yoklayın birçok üniversitede uzaktan eğitim şeklinde tezsiz y.l. mevcut.
0
Oguzhang
(11.11.11)
Uzaktan eğitimde vizeleri internet üzerinden finali okulda alıyorsunuz. Dolayısıyla ankara yerine İstanbul'dan çok da sıkmayacak bir okul (mesela Arel üniversitesi areluzem.arel.edu.tr ) tercih etmeniz daha mantıklı. Derslere giremeseniz bile arşivden yapılmış dersleri izleyebiliyorsunuz. (connect.arel.edu.tr Normal öğrenci statüsünde sayılıyorsunuz.
0
licorne
(17.12.11)
(2)

avea'dan kurtarın beni ...

tombalabala
10 yıllık avea kullanıcısıyım, hattım rahmetli dedemin üzerine, hattımı üzerine alıp numaramı taşımak istiyorum, ne yapmam gerekir ey ahali yardım lütfen
10 yıllık avea kullanıcısıyım, hattım rahmetli dedemin üzerine, hattımı üzerine alıp numaramı taşımak istiyorum, ne yapmam gerekir ey ahali yardım lütfen
0
tombalabala
(11.11.11)
Dedenizin imza atması lazımdı ama kendisi rahmetli madem, bu konuyu bir avea bayisine sorun.
0
Oguzhang
(11.11.11)
Oldugune dair bir belge var, adi nedir bilmiyorum ama tum "uzerine gecirme / kapatma" islerinde bu belgeyi goturerek islem yapiyorsunuz.
0
orqan
(11.11.11)
(4)

Mide Hastalıklarına Diyet

calimdor
2 sene önce midemde kanama olduğu için hastaneye gitmiştim. nese endoskopi sonucunda ülser gastrit reflü ve sanrım 3 tane de mide fıtığım olduğunu öğrendim. ilaç falan verdi, bir süre kullandım biyopsiye gitmedim.neyse, özet geçmek gerekirse: bir iki haftadır midem yangın yeri. geceleri katlanılmaya
2 sene önce midemde kanama olduğu için hastaneye gitmiştim. nese endoskopi sonucunda ülser gastrit reflü ve sanrım 3 tane de mide fıtığım olduğunu öğrendim. ilaç falan verdi, bir süre kullandım biyopsiye gitmedim.

neyse, özet geçmek gerekirse: bir iki haftadır midem yangın yeri. geceleri katlanılmayacak boyutlara ulaştığı oluyor yanmaların, geğiriklerin vs. yediğim yemeklerle alakalı tabi.

ne yiyeyim yav ben? midemi şöyle bikaç haftalık diyete sokmak için ne yiyeyim ve özellikle ne yemeyeyim? rahatlasın azıcık.
0
calimdor
(11.11.11)
patates puresi ulserli mideme cok iyi geliyor, hafif kaliteli tereyagi ve tuyla tatlandirin, blenderdan gecirin, muhtesem, istedigim kadar yiyebiliyorum ben.
kabugu soyulmus elma, erik vs. Aslinda her seyi cig degil biraz haslayip yemeniz gerekiyor, hafif haslanmis elma, sonra bunlarin hosaflari.
Su kizarmis etimek ve grissiniler de mide suyunu aliyor, bana hic dokunmuyor.
0
leyla3
(11.11.11)
yağ falan yememek gerekiyor sanırım dimi? ya da mayalı şeyler? dün kalaitesiz bir pizza yedim, gece uyuyamadım mide yanmasından. poğaçaları falan zaten ağzıma süremiyorum sanırım mayayla alakalı bir durum var doğru mu düşünüyorum?
0
🌸calimdor
(11.11.11)
Kefir için, Marketlerde bulabilirsiniz. Ülker marka almayın diğer markalara bakın. Meyveli tatlı vs olmasın sadece kefir alın.Midenizin çok rahatladığını göreceksiniz.

Kefir nedir derseniz, tadı süt ile ayran arası birşey olan geleneksel kafkas içeceğidir çokta besleyicidir.
0
Oguzhang
(11.11.11)
asitli içecekti, soğandı, ağır yağlı yemeklerdi hepsinden uzak durun. sabah kahvaltısında dahi kruvasan falan yeyince tüm gün zorlanıyorum, midem alt üst oluyor. gece yemek yemeyi zaten unutun, en fazla çay falan olabilir. eğer gün içinde mideniz kötü olursa çubuk krakerle ayranla için. bana çok iyi geliyor. kesmiyor tabi de, dışarıda yiyecek hafif bir şeyler bulamaz da çok zorlanırsam onunla geçiştiriyorum.

meyveden zarar gelmez diyorsunuz, bazen o bile yakıyor. her şeyi az az yeyin, zamanla nelerden uzak durmanız gerektiğini kendiniz de ayırt edeceksiniz. bünyeden bünyeye farklılıklar olabilir.

onun dışında gece iki yastıkla yatın ki kafanız yüksekte kalsın. aklıma gelenler bunlar, uzun süredir reflü sorunum var benim de. sormak istediğiniz bir şey olursa sorabilirsiniz.
0
alınmayannick
(11.11.11)
(4)

film önerisine muhtacım...

alss
sürekli dizi izlediğim için pek film kültürüm yok. ama sevdiğim dizilerinde hepsini bitirdim.bu gün hiç öğrencinin olmadığı bi okulda mesaimi bitirmeye çalışıyorum. genel kültür timsali gençler bana derman olur diye düşündüm. allahını seven defansa koşsun
sürekli dizi izlediğim için pek film kültürüm yok. ama sevdiğim dizilerinde hepsini bitirdim.bu gün hiç öğrencinin olmadığı bi okulda mesaimi bitirmeye çalışıyorum. genel kültür timsali gençler bana derman olur diye düşündüm. allahını seven defansa koşsun
0
alss
(11.11.11)
istediğin tarzı söyle yardımcı olayım :)
0
freakme
(11.11.11)
şuan her yol bağdat diyebiliriz:) ama normalde böle maceralı şeyleri severim böle ajanlar fln bi gizemin peşinde koşan tipler... severim öyle insanları:) vampir işleri bi tek bana gelmiyor geri kalan her şeye uyarım
0
🌸alss
(11.11.11)
O zaman 24 isimli 8 sezonluk diziye başlamanızı öneririm.

Birde Fringe.

Film önerisi istediniz dizi tavsiyesi verdim. Ama belki bunları izlememişsinizdir. :) Aksiyonda var macerada. Özellikle 24 ü kaçırmayın.
0
Oguzhang
(11.11.11)
izlemediysen "minority report" keyifli olabilir. "da vinci code" da aradığınız tarzda ya da "source code" komedi severseniz "harold and kumar" (2 film) ve "clerks" bayağı eğlenceli.
dram modundaysanız: "okuribito" veya "the visitor" şiddetle tavsiye.

şuradan film seçebilirsiniz. filmlere verdiğim puanlar mevcut. umarım açılabilir: www.imdb.com
0
freakme
(11.11.11)
(15)

Bundan sonra ne yapmalı?

gereksiz insan
Ekşi duyurunun güzide yaşam koçları.info: yaş 24, boy kısa, saçlar dökülmeye başladı, cinsiyet erkek.6 yıl üniversiteye gittim (Sosyoloji) bitiremedim ama bu süre içerisinde yapmak istediğim birçok şeyi yaptım. Şöyle ki, İletişim Yayınları'nda 5 yıl boyunca çalıştım, Orhan Pamuk'un web sitesini tasa
Ekşi duyurunun güzide yaşam koçları.

info: yaş 24, boy kısa, saçlar dökülmeye başladı, cinsiyet erkek.

6 yıl üniversiteye gittim (Sosyoloji) bitiremedim ama bu süre içerisinde yapmak istediğim birçok şeyi yaptım. Şöyle ki, İletişim Yayınları'nda 5 yıl boyunca çalıştım, Orhan Pamuk'un web sitesini tasarladım, bir sürü yazarla tanıştım, 1 kısa film 2 belgesel çektim (1'i kültür bakanlığı destekli) falan filan. Sonunda da İstanbul'dan sıkılıp (okulu bitirememem de bir etken elbette) her şeyi bırakıp Fransa'ya Avrupa Birliği gönüllüsü olarak geldim. 6 aydır buradayım, fransızca öğreniyorum, bir AB kültür merkezinde görsel direktörlük yapıyorum. 6 ay daha kalacağım garanti.
Yanlış anlaşılmaması için, üniversiteye başladığım zamandan beri kendi paramı kendim kazanırım, zaten yayınevinde çalışmaya başlamam da bu sebepleydi, şimdi de gönüllü olarak geldiğim proje bütün masraflarımı karşılıyor artı bir miktar da para veriyor. Arada eski çalıştığım yerlere de freelance işler yapıp gezecek/görecek paramı iyi kötü çıkarıyorum. Baba parası yiyen bir tip olmadım yani hiç bir zaman.

Şimdi böyle anlatınca her şey güzelmiş gibi görünüyor ancak, okulu bitirmeden buraya geldiğim için lise mezunu statüsündeyim, yamulmuyorsam artık asker kaçağıyım, bir de tabii çevrenin ve ailenin beklentileri var, İstanbul'dayken kendi evim, işim, kız arkadaşım vardı, etrafımdaki bir çok insan okulu bitir - askerlik - evlilik gibi bir yol çiziyordu bana. Tabii ben buraya gelince her şey alt üst oldu, kız arkadaşımla ayrıldık, ailemle doğru dürüst görüşmez oldum vs.

Ailemin kaygısı artık düzenli bir işim, hayatım olması yönünde ama buradaki insanlara bakınca 30'lu yaşlarına kadar gönülülük usulü çalışıp, gezip yaşayabiliyorlar. Açıkçası bu bana daha cazip geliyor, hiç bir zaman iyi bir arabam evim olsun insanı olmadım.

Çok uzattım ama soru şudur ki, ailemin ve çevremin istediği hayatı yaşamam aslında bu kadar kolayken (şu an bile geri dönüp bi iş bulup çalışmaya başlayabilirim) bu şekilde yaşamaya çalışmaktan pişman olur muyum? Maddi olarak bir şeyler biriktirmek, bir temel hazırlamak gibi bir derdim yok ama bir taraftan da 30 yaşından sonra sıfırdan başlamak zorunda kalınca "ne yaptım lan ben" der miyim?
0
gereksiz insan
(11.11.11)
haddim olmayarak bikaç bişi söylemek istiyorum mevzu üstüne;
etrafımda bildiğim tanıdığım gördüğüm konuştuğum herkes mutsuz.
evliler bekarlar, arabası olanlar olmayanlar,çok para kazananlar kazanmayanlar, sevgilisi olanlar olmayanlar, kadınlar erkekler herkes mutsuz...
kimse halihazırda yaşadığı hayatı beğenmiyor.

pişman olur musun onu bilmem ama keyif alıyorsan devam et arkadaşım.

(şimdi annem olsa "emeklilik primini bari ödeseydi" der.)
0
mulkiyeli
(11.11.11)
annem aynı soruyu sordu: "sen şimdi orada gönüllüsün iyi hoş ama sigortan var mı?"

he anne dedim. he var.
0
🌸gereksiz insan
(11.11.11)
size benzer bi hayat yaşayan biri olarak çok farklı şeyler söyleyemem sanırım ama... o bahsettiğiniz beklentilere uygun yaşayan bütün arkadaşlarım da mutsuz benim de. zaman zaman çevrenin, ailenin, arkadaşlarının sözleri insanı yorsa, bıktırsa veya bazen üzse de, ben de mutlu olduğunuz gibi yaşamaya devam etmeye inanıyorum.
0
kompos
(11.11.11)
hacı hiç takma kafana. illa ki herkesin yaşadığı hayatın benzerini yaşayacağız diye bir zorunluluk mu var. mutluysan, huzurluysan, başkasına da muhtaç değilsen daha ne?
0
yetersiz veri
(11.11.11)
Bugüne kadar yaşadıklarından pişman değilsin anlaşılan ve bence de pişman olunacak bişi yok. Bu hayatta önemli olan yapmaktan keyif aldığın şeyleri yapmak değil midir? Bunun için çabalamıyor mu her insan?

Görünen o ki sende hep bu doğrultuda ilerlemişsin.

Yerinde olsam o doğrultuda ilerlemeye de devam ederdim.
0
c0sh_kun
(11.11.11)
hacı evlilik falan değilde düzenli bir hayat kurma konusunda pişman olabilirsin belki.
düzen olsa,
yani bir gidiş yolun olsa iyi olur.
birikim yapmak falan önemli hususlar.
şimdi mutlu huzurlu olabilirsin ama ilerisi için kaygılanıyorsan eğer
bir şeyler yapmaya başla.
0
seyduna6687
(11.11.11)
Başkalarının mutluluğu ve beklentilerini karşılamazsam pişman olurmuyum diye soruyorsunuz. :)

Kerndi mutluluğunuzu kovalayın, geliriniz var,karnınız tok. İstediğinizi yapabiliyorsunuz o zaman sorun yok demektir.

Ama bilinç altınızdan "ilerde ne olacak halim" sorusu kafanızda canlanıyorsa, şu anda yaptıklarınızı yapmaya devam edin, geleceğinizide sağlama alacak iş fırsatlarını kaçırmayın sevdiğiniz işi yaparak geleceğinizi sağlama alın.

Sevdiğiniz birini bulursanız evlenin vs. Yani beklenti bu diye değil zamanı geldi diye yapın herşeyi.
0
Oguzhang
(11.11.11)
@seyduna Birikim yapmak konusunda da, burada kazanacağım deneyim işime yararmış gibi geliyor, çünkü biliyorum türkiye'ye dönsem, bir işe girsem ancak kendime yetecek kadar para kazanacağım, 20 yıl boyunca da benzer işler yapa yapa devam edeceğim, ticaret yapma gibi bir kapasitem de olmadığı için belirli miktarda maaşlarla benzer yerlerde ömrümü geçireceğim... Çelişkim temelde buradan başlıyor sanırım.
0
🌸gereksiz insan
(11.11.11)
boş duran bi tip değilsiniz, 30 yaşına kdar gönüllülük usulu çalışıp o arada da sonrası için planlar yapacagınıza eminim. hem size vakit kalıyor, hem para kazanıyorsunuz,daha ne? yarın bir deprem olup da ölmeyecegimiz ne malum? hayatın tadını gününde çıkarmak gerek? Kaldı ki 30 yaşından sonra da kendinize uygun bişyler bulabileceinizi düşünüyorum.
0
öseleköselek
(11.11.11)
bu soruyu sorabildiğine göre sen kafanda olayı bitirmişsin, destekçi arıyorsun sadece. bence de siktret fransa'yı gel burda deprem olsun, bomba patlasın genç ölürsün. cesedin yakışıklı olur..
0
xibillian
(11.11.11)
ne yaparsan yap ilerde sana "keşke" dedirtmeyecek bir şey olsun.

geçenlerde bir söz duydum, aklımda patlayacağına g.tümde patlasın. g.t acısı geçer ama akıldaki o şey asla geçmez.
0
fakyoras
(11.11.11)
şu yazıyı okudum hayatım değişti. peşin emeklilik süper bişey. okuyun lütfen ve hayatınızın tadını çıkarın...


www.sabah.com.tr
0
kakao
(11.11.11)
hiçbirşeyden pişman olmayacak olsan bile kesin keşke diyeceğin nokta, lise mezunu olarak askerliğini uzun dönem yaparken olacaktır.
tavsiye ederim ki o okulu mutlaka bitir bence, diploma, para, meslek, vs hiç birşey için değil, sırf askerliği uzun dönem yapmamak için bile sonuna kadar değer,
0
acilin ben akrebim
(11.11.11)
Mutlu olduğun şekilde yaşamya bak derim.

yalnız 2 şeyi unutma;

Eğitim çağın putu, mümkünse bir yüksek öğretim bitir, üniversite diploman olsun.

biraz kıyıda köşede paran olsun, kazandığının %10unu biriktir mutlaka
0
efrasiyab87
(11.11.11)
hocam aynı yaştayayız, yaptıklarını okuyunca bu zamana kadar bi b.k yapmamış olduğumu farkettim. ve benim geleceğim de muallak, ben ne yapayım :)

bu şekilde, agh ile bi daha avrupa'ya gidemeyeceksin kural itibariyle. hazır fransa'dayken bi kaç kurumda staj veya iş ayarlamaya çalış yapabiliyorsan, cv'in boş değil. aklıma iki şey geliyor;

- eğer okulu bi kaç dersten uzattıysan agh sonrasında türkiye'ye dönüp okulu bitir, elinde bir diploman olsun. hem iş hayatı hem de askerlik için gerekli bence. sonra da önceden bağlantı yaptığın yerlerle tekrar görüşüp yurtdışına tekrardan gitmeye çalışabilirsin.

- olur mu bilmiyorum ama denklik alıp yurtdışında lisansa devam etme gibi bir şeyler oluyordur belki. bunları bi araştır, böyle bir şey mümkünse avrupa'da devam edersin okula, belki sıfırdan okursun. üniversite harçları çok düşük olan ülkeler varmış, hatta burs bile bulabilirsin belki.

ben başkalarına göre yaşamak zorunda kalan bir adamım, sen bunun tersini yapmayı başarmışsın. insanın hayatta bir amacı olduğunu düşünüyor olabilirsin. bu saatten sonra da kendinden taviz verme ama diplomayı ihmal etme (en azından askerlik için). elin avrupalı'sıyla bizim durumumuz aynı olmuyor malesef, bi kere şartlar farklı. o yüzden sen 30 yaşıan kadar gönüllü olarak görev aldığında farklı sonuçlar elde edebilirsin. kazandığın paranın bir kısmını birktir, hayatın ilerde neler getireceği belli olmuyor, bir b planın olsun. evlilik öyle ailenin isteğiyle, başkalarının talebiyle yapılmaz. kendini hazır hissetmiyorsan niye hemen evlenesin.

unutma bir de, senin yaptıklarını yapmış olmak isteyen bir sürü insan vardır eminim..
0
toshiro
(11.11.11)
(2)

dumbell ve kas

yatagants
Daha onceki duyurularimda 30 kilo vermemden ve deri sarkmasindan bahsetmistim ona istinaden bu soruyu sorma ihtiyaci duyuyorum. 2 adet dumbell alsam vucudumdaki kaslari belli bir miktar gelistirip sikilasabilirmiyim?Ayrics evde ab rocket mekit aleti var gunde 200 tekrar mekik sikilasmaya yarar mi?PS
Daha onceki duyurularimda 30 kilo vermemden ve deri sarkmasindan bahsetmistim ona istinaden bu soruyu sorma ihtiyaci duyuyorum.


2 adet dumbell alsam vucudumdaki kaslari belli bir miktar gelistirip sikilasabilirmiyim?

Ayrics evde ab rocket mekit aleti var gunde 200 tekrar mekik sikilasmaya yarar mi?

PS : mobil baglandigim icinkarakter sorunu yasiyorum affola.
0
yatagants
(11.11.11)
Kesinlikle. Hatta eğer iyi kullanırsan iki dumbell'den neredeyse bir salondan alabileceğin kadar verim alabilirsin. Tabi amacın Arnold'la kapışmak değilse.

Eğer genel olarak güçlenmek ve hafiften şekle girmek istiyorsan küçük ağırlıklarla sık tekrarlı setler; kütle kazanmak, "kas yapmak" istiyorsan yüksek ağırlıklarla az tekrarlı setlere yönel. İkinci şıkta bol bol protein de tüketmen gerek (yumurta, tavuk, balık).

ama internetten mutlaka farklı kas grupları için farklı dumbell egzersizlerini araştır yoksa koca bicepli sıfır tricepli falan olup çıkabilirsin. Bir de mutlaka antremanda ne zaman nefes alman gerektiğine dikkat et. Güç kullanırken nefes vermen, güç boşaltırken nefes alman gerekiyor.

Ab Roketi hiç kullanmadım ama bir süre kullanmayı dene, eğer belinde, boynunda, sırtında hafif bile olsa sıkıntı varsa bırak. Normal mekikten devam edebilirsin. Adonis, üst karın, alt karın vs için ayrı teknikleri internetten araştırabilirsin.
0
in memory of botvinnik
(11.11.11)
2 dumbel ile alınacak verim limitlidir.Ve bu limitleri sonuna kadar kullanabilmek içinde dumbel kullanan kişinin uzun süre bu sporları yapmış deneyimli biri olması gerekir.

Dumbele vereceğiniz para ile bir salona üye olmanızı öneriyorum.Muhtelif makineler ile daha fazla kas gurubunu daha kontrollü çalıştırabilirsiniz.

Not: Bu yorumu yapan kişi uzun süre spor salonu işletmiş bir Vg-Fitnes antrenörüdür.
0
Oguzhang
(11.11.11)
(14)

yeni evli arkadaşlarımıza ev hediyesi

tuchi
Ekşi duyurulu arkadaşlarrrr!!! size danışmakta fayda gördüm ! sorun şu ; yeni ev almış ,yeni evli çift arkadaşlarımıza ev hediyesi almak istiyoruz ama ne alacağımıza karar veremedik birtürlü. Klasik bir şey olmasın diyoruz .Satın alabileceğimiz yerleri ve Fikirlerinizi paylaşırsanız çok memnun olac
Ekşi duyurulu arkadaşlarrrr!!! size danışmakta fayda gördüm ! sorun şu ; yeni ev almış ,yeni evli çift arkadaşlarımıza ev hediyesi almak istiyoruz ama ne alacağımıza karar veremedik birtürlü. Klasik bir şey olmasın diyoruz .Satın alabileceğimiz yerleri ve Fikirlerinizi paylaşırsanız çok memnun olacağım :) çok teşekkürler .
0
tuchi
(10.11.11)
ikea'ya git tonla var aradığınız şeylerden.
0
rentts
(10.11.11)
Ankaradaysanız tunalı hilmide cangıl var. oldukça orjinal şeyler bulabilirsiniz. Arkadaşlarınızın zevkleriyle de alakalı ancak english home da oldukça hoş şeyler var. Hem öyle bir kenarda duracak şeyler değil her daim kullanabilecekleri şeyler. Bir göz atın derim.
0
pelinn.
(10.11.11)
Ağızlarını arayıp neye ihtiyaçları olduğunu öğrenin.
0
edaydin
(10.11.11)
mudo concept'e gidin. güzel güzel biblolar vs. alın.
0
sir gawain
(10.11.11)
bence bi sorun, ihtiyaçları olan bişi alırsanız çok daha makbule geçer. şimdi alacaksınız 1,5 metrelik şamdanı nerelerine sokacaklar di mi?!
0
terp
(10.11.11)
Yeni evli çifte kullanabilecekleri birşeyler alın. Biblo vazo vs. uğraşmayın.

Örnek elektirikli çay makinesi, Meyve sıkacağı gibi kullanılabilir ve pratik aynı zamanda sizin açınızdanda ekonomik.
0
Oguzhang
(10.11.11)
kesinlikle ihtiyaçlarını sorun. kibarlık edip söylemek istemezler. o zaman borcam almakla tehdit edin. işe yarıyor. son iki ayda üç arkadaşı evlenmiş ve bu taktiği uygulayıp başarılı sonuç almış biri olduğumu belirteyim.
0
eli eli lema sevaktani
(10.11.11)
Çok yakınsanız ağızlarını aramanıza gerek yok, doğrudan neye ihtiyaçları olduğunu sorun (hatta şu fiyata kadar diye de belirtebilirsiniz). Bize bu yapıldı, sonra biz de yaptık, sonuç çok da güzel oldu :) Birkaç arkadaş birleşebiliyorsanız daha büyük bir şey alırsınız. Yeterince yakınsanız ve elleri sıkışıksa hediye parasını doğrudan veya altın olarak vermeyi de teklif edebilirsiniz.
0
sourlemonade
(10.11.11)
mutfak önlükleri var üstünde çıplak kadın filan var takınca takan kişi çıplak gibi oluyor fantezik :)

oyun alabilirsiniz monopoly vs gibi hani yarın öbür gün gelicez mesajı verirsiniz :)

ben olsam karınca'dan hediye isterdim tuzlu ama çoook güzel.
0
mahnita
(10.11.11)
Eğer evlerinde yoksa yer lambası alın bence, loş ışık verenlerden.

www.ikea.com.tr
www.ikea.com.tr

gibi.
0
gogu delen adam
(10.11.11)
portakal - nar sıkacağı alın. ama sanayi tipi olanlardan, diğerleri dandik, kırılır yamulur.
0
this is heavy
(10.11.11)
çok teşekkürler arkadaşlar :)) süpersiniz !!! Aklımda bir şeyler oluştu sayenizde sağolun :))
0
🌸tuchi
(10.11.11)
hepsiburada dan tefal in çay makinesini almıştık. çok güzel ve kullanışlı. uygundu da öneririm.
0
girl in a coma
(10.11.11)
(10)

seytanla ilgili soru

keseci
islamiyette seytan allaha karsi cikti diye kötü melek oldu, görevden alindi o yüzden kötü.e peki hristiyanlikta seytan neden kötü, daha öncesi mesela yahudilikte seytan neden kötü.yani seytan allahin ilk isten attigi melek ondan sonra dinler geldi her dinde seytani kötüledi falan mi ?nedir bu? seyta
islamiyette seytan allaha karsi cikti diye kötü melek oldu, görevden alindi o yüzden kötü.

e peki hristiyanlikta seytan neden kötü, daha öncesi mesela yahudilikte seytan neden kötü.

yani seytan allahin ilk isten attigi melek ondan sonra dinler geldi her dinde seytani kötüledi falan mi ?

nedir bu? seytan islamiyetten önce neden ve nasil kötü diye adlandirildi?
0
keseci
(10.11.11)
mantık yürütelim, dediğin gibi ilk din islamiyet değil ama bahsettiğin olayın insanlık tarihinden önce gerçekleştiğine inanılıyor. bu durumda her dinde aynı inanış olması kuvvetle muhtemel gibi duruyor.
0
in vino veritas
(10.11.11)
şeytan dediğin;özgür irade.var gerisini sen düşün.
0
f3n0men
(10.11.11)
Hepsinde aynı hikaye. Allah'a karşı çıktığı ve insana secde etmeyi reddettiği için.
0
enedwaith
(10.11.11)
şeytan ilk insan olan Adem'e karşı çıkıyor, Allah'a isyan ediyor. Yani insanlık islamiyetle başlamıyor. Bildiğimiz bütün ilahi dinlerden önce vardı Adem peygamber...
0
bilmemkacincinick
(10.11.11)
@f3n0men

aslinda soruyu sadece inancli olanlar cevaplasin diye yazacaktim ama...
0
🌸keseci
(10.11.11)
kendi sorduğum soruyla da ilgili bu. sırf yardımcı olabilmek için araştırdım bak yine.

iki türlü şeytan varmış. insani şeytan ve cin şeytanı.

insanı şeytan içimizde olan kötülükler ve kötü insanları kastediyormuş.

bir de mahlukat olarak cin şeytanları varmış. bunların başı iblis imiş. cân da deniyor. ve kötü cinler de şeytan olarak adlandırılabiliyormuş.

peki melek olayı nerden gelmiş?

bu iblis meleklerden farklı olarak yaratılmış ama meleklerle berabermiş önceden. dediklerine göre melekler de bazı kaynaklarda cin olarak adlandırılabiliyormuş. ama farklı görüşler de var bu noktadan sonra.

allah meleklerin secde etmesini istediğin de, iblis de onlarla berabermiş ve itaat etmemiş. ondan sonra kovulmuş melek olara da adlandırılmış kaynaklara göre.
0
ermanen
(10.11.11)
sadece islamiyetle alakali degil ki yaratilis hristiyanlikta ve islamiyette aynidir. Tanri insani yaratir iblis onunde egilmez ve olaylar gelisir.
0
thefin
(10.11.11)
şeytan melek değil cin. wiki'de ayrıntılı açıklamışlar aslında sorularını

tr.wikipedia.org
0
jangbogo
(10.11.11)
belki alakasız olcak ama küçük bir püf noktasını kaçırdın. şeytan melek değil cin. meleklerin iradesi yoktur cinlerin vardır.

ne işime yarıcak amk deme. işlemin en başındaki hata bütün sonucu sıçtırttı.
0
zaraeta
(10.11.11)
Her dinde ayrı bir şeytan çıkıp isyan etmiyor; Yaratıcısına isyan eden 3-5 farklı şeytan yok,

Tek bir isyan olayı söz konusu her din bunu kendi usulünce anlatıyor. Olaya böyle bakın.

Ve tüm dinler aslında aynı, yani tüm dinler Yaratıcının emrini insanoğluna aktaran inançlardır, kendilerine kitap indirilmiş, kitaplarda da yaratıcının emirleri aktarılmıştır zaman içerisinde dinlerde bozulma oluşuyor kendilerine inen kutsal kitaplara kendilerince eklemeler yapıyorlar mesela incil birçok farklı şekilde yazılıyor(matta-markos-luka-yuhanna) Tevrat Hz. Musaya indiği halde içinde Hz. Musanın nasıl gömüldüğü anlatılıyor yahudiler diğer peygamberleri tanımıyor, hristiyanlar bir peygamber olan İsa yı Allahın oğlu ilan ediyor. Bu sebeple "Allah katında hak din islamdır" ibaresi okunur.Son kitap Kuran, son Peygamber Hz. muhammed (SAV) dır.

Kaç bin yıllık dinler tarihini anca bu kadar kısaltarak ifade etmeye çalıştım inşallah başarılı olmuşumdur.
0
Oguzhang
(10.11.11)
(6)

Led Tabela - Şu Maddenin İsmi Nedir?

xxfastboy
http://www.lidareklam.com/FileUpload/bs93603/UrunResim/2403832.jpgtabelalarda özellikle siyah renkte üzerine led dizdikleri maddenin adı nedir?
www.lidareklam.com

tabelalarda özellikle siyah renkte üzerine led dizdikleri maddenin adı nedir?
0
xxfastboy
(09.11.11)
tahta!
0
dogs
(09.11.11)
evet tahta.
0
tohyy
(09.11.11)
Pleksiglas levha.

Led tabela açık havaya asıldığında tahta üzerine yapılırsa yağmurda suyu çeker 1 haftada dağılır. Reklam tabelaları yapılan plastik levhalar var onların 1-2 cm ye kadar kalın olanları mevcut onların üzerine yapılır.
0
Oguzhang
(09.11.11)
@oguzhang illa plexiglass olmak zorunluluğu yok, pvc malzemedir muhtemelen.
0
swallowed arsenic
(09.11.11)
Pleksiglas olmalı. Çünkü led tabelaları bizzat gördüm, alttaki levha siyah renkli pleksiglas cam dır.Reklamcılarda çok sıklıkla kullanılır.

Ha bunu yaptıran kişi isterse T'shirtin üzerine bile yaptırır neticede parayı verenin istediğini aldığı bir olay. Ben arkadaşın bu malzemeyi arıyor olabileceğini düşünüp ona göre cevap yazdım. Arkadaş bir reklamcı-tabelacı ya giderek ordaki alternatif ürünleri bizzat görebilir.
0
Oguzhang
(09.11.11)
sac da olabilir.
0
kibritsuyu
(09.11.11)
(7)

Avusturya'da Avustralya

yvonne
kafayı sıyırmak üzereyim çünkü, ürünleri satan bir market arıyorum. Çıldıracağım, hiç mi olmaz ya? shi aila ve başka yazar arkadaşlar, bileniniz var mı?
kafayı sıyırmak üzereyim çünkü, ürünleri satan bir market arıyorum. Çıldıracağım, hiç mi olmaz ya? shi aila ve başka yazar arkadaşlar, bileniniz var mı?
0
yvonne
(09.11.11)
anlamadim ki tam ne istedigini?avusturyada avustralya ürünleri mi ariyosun?
0
serabetan
(09.11.11)
Avusturya avrupada,avusturalya ise dünyanın öteki ucunda başka bir kıta. İkisi arasında ne bağlantı kurdunuz yada ne bağlantı kuırmaya çalışıyorsunuz? net bir şekilde anlatmayı denerseniz yardımcı olmaya çalışırız.
0
Oguzhang
(09.11.11)
avusturya'da avustralya ürünleri satan market arıyor işte. açık soru. mesela vegemite satan bir yer gibi.

mesela japon marketi, çin marketi farklı ülkelerde daha yaygın iken avustralya marketi veya ürününü satan marketler öyle pek bulunmaz. özellikle ne aradığın da önemli. bazı marketlerde vegemite bulunubilir belki, o da zor ihtimal.

online markette bulmak daha kolay olabilir. neden avusturya gibi bir ülkede avustralya marketi arıyorsun ki :) vegemite mı özledin :)

kanada gibi çok kültürlü bir yerde bile görmedim ben. özellikle araştırmadım tabi.

neyse shi aila cevaplar belki :)
0
ermanen
(09.11.11)
evet, isim benzerliği aklınızı karıştırmasın, arjantin'de türk marketi arıyorum demek gibi ama ben avusturya'dayım ve avustralya marketi arıyorum.
0
🌸yvonne
(09.11.11)
genel anlamda bi pub war diye hatirliyorum sanki,hatta yazarken de aradim buldum

www.crossfield.at

onun disinda aralikli olarak marketlere geliyor avusturalya haftasi filan gibi,kanguru eti filan satiyolar,aklimda o kalmis bi.
0
serabetan
(09.11.11)
evet pub var mariahilferstrasse'de, 1. viyana'Da da restaurant var hatta. artık gidip ürünlerinizi nerden tedarik ediyorsunuz diye onlara soracağım.
0
🌸yvonne
(09.11.11)
ben de araştırdım biraz.

viyana'da avustralya restoranı:
www.downunder.at

viyana'da vegemite satan bar:
www.travelshackvienna.com
0
ermanen
(09.11.11)
(5)

Ogame veya benzeri online oyun

bacardi cola
Tekrar bulaşsam mı diyorum ama var mı hali hazırda oynayan kimse
Tekrar bulaşsam mı diyorum ama var mı hali hazırda oynayan kimse
0
bacardi cola
(08.11.11)
sakın kardeş ogame hele :( 2007 2008 i söz nişan iş ve ogame olarak es geçiyorum aman haa bir senem hayattan kaybolmuştu
0
saz@n
(08.11.11)
(bkz: eveonline)
inanılmaz bir oyun. keşke bol zamanım olsa da oynasam diyorum.
0
sttc
(08.11.11)
skyrama.bigpoint.com

Süper bir oyun ama yüksek derecede bağımlılık yapar. Gerçi ben 1 hafta oynayıp bıraktım. Uçak felan seversen, on numara oyundur.
0
t3hn0
(08.11.11)
Üniversite boyunca ömrümü yedi ogame ama olsun :)
0
🌸bacardi cola
(08.11.11)
Ogame nin yöneticisi asi avcı the ogame diye yeni bir portalda görev yapıyor. Eski versiyon birebir aynı ogame. İsterseniz onu deneyebilirsiniz.
0
Oguzhang
(08.11.11)
(6)

photoshop öğrenmek istiyorum ama?

mor.inek
ders ders videoların olduğu, ilk seviyeden güzelce anlatan site var mı bildiğiniz?
ders ders videoların olduğu, ilk seviyeden güzelce anlatan site var mı bildiğiniz?
0
mor.inek
(07.11.11)
lynda.com

malum yerlerden bulabilirsin. not: ingilizce
0
dasher
(07.11.11)
türkçe daha iyi olur sanki.
0
🌸mor.inek
(07.11.11)
Oguzhang
(07.11.11)
en etkili çözümlerden birisi youtube hocam, youtube da türkçe onlarca video ders var.
0
yoa
(07.11.11)
ben kurcalaya kurcalaya öğrendim. zor bir program değil photoshop, her şekilde öğrenirsin.
0
ruhibirbanyo
(07.11.11)
basçek diye bir site var faydalı
0
kendi halinde bir manyak
(07.11.11)
(2)

Küçük Harici Hard Disk

bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
Merhaba.Şu usb harici hard disklerden almayı düşünüyorum ama bunlar çok büyük geliyor bana. şöyle 200gbnin üzerinde kapasitesi olup pantolonumun cebine sığacak büyüklükte bir hdd var mıdır ?
Merhaba.

Şu usb harici hard disklerden almayı düşünüyorum ama bunlar çok büyük geliyor bana. şöyle 200gbnin üzerinde kapasitesi olup pantolonumun cebine sığacak büyüklükte bir hdd var mıdır ?
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(05.11.11)
rentts
(05.11.11)
Var, cüzdan boyutlarında toshiba ve samsung hdd ler mevcut.

Birçok modeli var.
0
Oguzhang
(05.11.11)
(4)

Asics yuruyus ayakkabisi nerden alalim?

yattara valli
Bir bildiginiz, tavsiyeniz varsa esirgemeyiniz! Bu ayakkqbiyi kullandiysaniz, olumlu-olumsuz dusuncelerinizi de paylasirsaniz daha da makbule gecer. Tesekkurler simdiden:)
Bir bildiginiz, tavsiyeniz varsa esirgemeyiniz!

Bu ayakkqbiyi kullandiysaniz, olumlu-olumsuz dusuncelerinizi de paylasirsaniz daha da makbule gecer.

Tesekkurler simdiden:)
0
yattara valli
(05.11.11)
Sürekli koşan biri olarak ne amaçla ayakkabı almak istediğinizi söylerseniz ona göre tavsiye vermeyi denerim.

Asics koşucularca tutulan bir marka, ancak taklitleri piyasada oldukça fazla.
0
Oguzhang
(05.11.11)
ben markafoniden almıştım, fiyatlar gayet uygundu, şu andan zizigoda satışta var.

ben dışarda gayet giyiyorum, genelde çok gezerim, ayaklarımı unutuyorum resmen asics ile, çok fena tavsiye ederim, ben de yeniden markafoni veya trendyola gelince alacağım bir modelini daha...

ama şunu belirteyim, benim bildiğim bunların üst ve yan kısımları sürekli kumaş şeklinde(tekstil) o yüzden yağmurlu havada dışarıda pek tavsiye edilmez (eğer benim gibi dışarıda kullanacaksanız tabii)
0
nucleon
(05.11.11)
Esim icin, (erkek) kilolu bir insandir, evde yuruyus bandinda tempolu yurumek ya da disarida gezinti yuruyuslari yapmak amaciyla ariyoruz. Zaten bu cakma sorunsalindan biz de tirstik, o nedenle bir bilene soralim dedik. Yardimci oalbilirseniz dua edecez:)) tesekkurler...
0
🌸yattara valli
(05.11.11)
Decathlon da orjinalleri mevcut.
Hatta decathlonda koşu ve yürüyüş reyonunda daha farklı modellerde var.

Kişisel tavsiyem, Markaya bağımlı kalmayın. Kalın tabanlı sağlam bir koşu ayakkabısı alın. Vücut kilolu ise, koşarken eklemlere çok basınç binecektir, kalın taban darbeyi yumuşatır. Alacağınız koşu ayakkabısında kalın tabana dikkat edin. İnce, sandalet gibi ince tabanlardan uzak durun.
0
Oguzhang
(05.11.11)
(6)

şu fani dünyada ilginç bir meslek sahibi olmak istesem?

art vandaley
daha önce de benzeri bir duyuru acmıstım ama pek cevap alamamıstım. iyi oldugu söylenen bir okuldan elekt.elektronik müh. olarak mezun oldum olacagım. diyelim ki bu diploma hariç elimde bir şey yok, eğitim ing. olması sebebiyle ingilizce var bi de. 25'ime de girdim. ama ben böyle ilginç, hayatın içi
daha önce de benzeri bir duyuru acmıstım ama pek cevap alamamıstım. iyi oldugu söylenen bir okuldan elekt.elektronik müh. olarak mezun oldum olacagım. diyelim ki bu diploma hariç elimde bir şey yok, eğitim ing. olması sebebiyle ingilizce var bi de. 25'ime de girdim. ama ben böyle ilginç, hayatın içinde, kilit bir iş yapayım istiyorum. pilot olmayı isterdim ama gözler miyop 5. az önce hava trafik kontrolorlugu ile ilgili duyuruyu okudum o da cok heyecan verici bir meslek. aslında nihai amacımın sinema oldugunu dusunuyordum ama su sıralar o konuda da kafam karısık. var mı ilginç önerisi olan?
0
art vandaley
(05.11.11)
gemi kaptanı ol.
0
toshiro
(05.11.11)
Sanayi dalgıçlığı işinize yarayabilir.Meslek olarak öğrendiğiniz alanında belli bir limite kadar faydasını görebilirsiniz.

Sanayi dalgıçlığıda istanbulda myo da öğreniliyor,sualrı iletişim kablolarından,makine tamirine,gemi bakımı yapmaya kaynağa kadar birçok işi yapıyorlar. Hem ilginç hem de getirisi iş olanakları süper.Dünyanın heryerinde çalışacak iş imkanı var neticede dünyanın çok büyük bir bölümü su.
0
Oguzhang
(05.11.11)
google > dünyanın en ilginç meslekleri > enter yapmayı denedinz mi?
0
9kuyruklukedi
(05.11.11)
yok kuyruklukedi, gerçek insanlardan gerçek tecrubeler duymak istedim. gugıl kullanmayı bilmiyorum ama takılıyorum buralarda işte, idare et.
0
🌸art vandaley
(05.11.11)
oguzhang yazınca aklıma geldi. bi tanıdığımız sanayi dalgıçlığı yapıyor, genelde yurtdışında çalışıyor. en son çalıştığı yerde aylık 9000$ alıyordu, daha fazla kazandığı da olmuştu. ayriyetten ekstra ödemeleri falan da oluyor..
0
toshiro
(05.11.11)
bilgi güvenliği fena değil. istersen dark side istersen beyaz şapka istersen gri gandalf.
0
her kuyuya tas atan deli
(05.11.11)
(4)

nasıl bu kadar çok yazabiliyorsunuz?

hinolma
hödük gibi sordum ama yazmanızdan çok memnunum, yazın siz : )ama nasıl oluyor anlatın. sadece sözlükten bahsetmiyorum. duyuru, twit, blog, facebook... ben de özellikle öğrendiklerimi arşivlemek babında bir blog yazmak istiyorum ama ona bile vakit ayıramıyorum. vaktim yok değil aslında, ayıramıyorum
hödük gibi sordum ama yazmanızdan çok memnunum, yazın siz : )

ama nasıl oluyor anlatın. sadece sözlükten bahsetmiyorum. duyuru, twit, blog, facebook... ben de özellikle öğrendiklerimi arşivlemek babında bir blog yazmak istiyorum ama ona bile vakit ayıramıyorum. vaktim yok değil aslında, ayıramıyorum sadece. siz nasıl yapıyorsunuz?
0
hinolma
(05.11.11)
odaklaniyorsun. insan tuketen olmaya bir kere alisti mi ureten olmak zor gelmeye basliyor. bir yerden basliyorsun, sonrasi bora olmasan bile geliyor.
0
entrapmen
(05.11.11)
sözlüğe bi sararsam yazar dururum diye hiç bi zaman sözlük yazarı olmadım -yaşım duyuru için geçkince olmasına rağmen duyuruda yazıyorum - twitlemiyorum, blog tazmıyorum facebook binde bir. ama bi kadın sitesine de yazıyorum içerik olarak yazdığım şeyler duyurudan çok farklı olmuyor.yakında kopyala yapıştır yaparım sanırım. napiim sorunlar benzeşiyor.evde çay içerken muhabbet ederken ve çeviri yaparken laptopu hiç kapatmamakla oluyo bende.İşyerimde pek bişey yazamam misal.
0
niye ama
(05.11.11)
İşyerinde masa başında iş stresinden ayrı birşeylere odaklanmak için yazıyorum ben. Sözlükte yazar değilim,buraya da yeni geldim sayılır toplasan 2-3 haftalığım.

Blog yazmak iyi bir fikir. Sadece irade istiyor.Burda yazılan yazılar bir nevi muhabbet tarzında olduğu için yazması kolay,sözlükte ise zıt görüşlerden dolayı sinir katsayısı tavan yapabilir, stresten uzak duralım başka şeylere odaklanalım derken bu kezde sözlükte yazılanlara takılır insan.

Muhabbet tarzı duyurulara göz atıp,bildiğimiz yada fikir sahibi olduğumuz yere yazmak en kolayı.
0
Oguzhang
(05.11.11)
öncelikle orada 3 farklı kategori var, duyuru bildiklerini yazdığın, bilmediğini araştırıp öğrenip paylaştığın, yazanlardan öğrendiğin ortam. twitter ve facebook beğendiğin bir sözü, resmi, videoyu paylaştığın, çok fazla birikimin olmasına gerek olmadığı ortam. blog ise (genellikle) tamamen iyi bildiğin bir konu üzerinde yoğunlaşman gereken, hatta bunun için yazmaya başladığında birikiminin yetmediğini düşünüp daha da arttırman gerektiğini düşündüğün, engin bir deniz (ilk parantez içindeki "genellikle", bu şekilde olmayan alelade blogları ayrı tutmak içindi, herhangi bir konuya yoğunlaşmadığında çok kaliteli işler çıkmıyor malesef). soruna cevap olarak duyuru, twitter ve facebook ortamında zaman buldukça yazıyorum, daha da öğrenmeye çalışıyorum, neden bu kadar az yazıyorum, daha çok yazsam ya diye düşünmüyorum.
0
bykush
(05.11.11)
(4)

bir çizgifilm soruyorum

yvonne
selam bir zamanlar çocuk olmuş insanlar, bahsettiğim çizgifilmi yıllardır arıyorum. bir arı vardı, adı hach mıydı neydi, annesini arıyordu, annesi kraliçe arıydı galiba ama bu bizim esas oğlan kaybolmuş bebekken, annesini bulmaya çalışıyordu. başından her bölüm farklı maceralar geçiyordu.
selam bir zamanlar çocuk olmuş insanlar, bahsettiğim çizgifilmi yıllardır arıyorum. bir arı vardı, adı hach mıydı neydi, annesini arıyordu, annesi kraliçe arıydı galiba ama bu bizim esas oğlan kaybolmuş bebekken, annesini bulmaya çalışıyordu. başından her bölüm farklı maceralar geçiyordu.
0
yvonne
(05.11.11)
Minashigo Hatch
www.tatsunoko.co.jp
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(05.11.11)
minashigo hatch diye arattım ama 3 video çıkınca karşıma yazım yanlışı olabilir dedim. teşekkürler.
0
🌸yvonne
(05.11.11)
Arı maya olarak biliyoruz biz bunu.
0
Oguzhang
(05.11.11)
hayır arı maja değil, arı maja ile ilgili yeni entry girdim hem, unutmam imkansız. "honeybee hutch" yani japoncasıyla "minashigo hutch" idi aradığım.
0
🌸yvonne
(05.11.11)
(5)

gittigidiyor sorusu

tebelles
şimdi ben bir ürün alacağım da onun son 15 saati kalmış. bu ne anlama geliyor? şu anda 20 lira ürün. bu 15 saatten sonra eğer ürün alınmazsa fiyatında bir oynama mı olacak ne olacak tam olarak? yani saati dolmadan almam daha mı uygun?
şimdi ben bir ürün alacağım da onun son 15 saati kalmış. bu ne anlama geliyor? şu anda 20 lira ürün. bu 15 saatten sonra eğer ürün alınmazsa fiyatında bir oynama mı olacak ne olacak tam olarak? yani saati dolmadan almam daha mı uygun?
0
tebelles
(05.11.11)
anasayfa ürünleri o süre dolduktan sonra daha pahalı oluyor, yok normal ürünse o süre dolduğunda ilan yürürlükten kalkıyor, olurda satıcı tekrar koymak isterse koyar ki fiyatta değişme olabilir bu durumda gene.
0
trajikomix
(05.11.11)
açık arttırmada mı ürün? ürünün satıştan kalkmasına 15 saat kaldı demek bu. 15 saat içinde kim alırsa onun olur. açık arttırmada bir ürünse, kim en yüksek teklifi verirse süre bittiğinde, onun olur demek.
0
girl in a coma
(05.11.11)
Gittigidiyorda açıkartırma çoktan kaldırıldı.
Senin baktığın ürünün fiyatı hiç değişmeyecek.
15 saat sonra o ürünün satışı biter.Yani satın alacaksan 15 saat içerisinde alman gerekiyor.
0
matsiyah
(05.11.11)
Gg ye ilanlar belli bir ücret karşılığı sergileniyor. Mesela 1 hafta. 1 haftalık sergi ücreti alınıyor bve saat saymaya başlıyor. 15 saat sonra sergi süresi dolacak ilan düşecek. İlan sahibi yine para verip sergilerse aynı ürün yine yayınlanır,yok sergilemezse yayınlanmaz ki zaten önümüzdeki hafta full bayram,yani tekrar sergiye çıkması zaman alabilir. alacaksanız kaçırmayın alın.
0
Oguzhang
(05.11.11)
neeee
açık arttırma kalktı mı
direkt alıyor muyuz yani ürünü artık? oha süper olmuş
0
girl in a coma
(05.11.11)
(6)

Cep telefonuna gelen reklam mesajları

spider03
Evet sayın Duyuru, sürekli collizione, kimlik, çeşitli bankalar..vb yerlerden bana sürekli kampanyalarıyla ilgili mesajlar gelip duruyor. Halbuki hiç oralardan alış-veriş yapmadım, vermedim telefonumu...bunlardan nasıl kurtulurum var mıdır bi yolu?
Evet sayın Duyuru, sürekli collizione, kimlik, çeşitli bankalar..vb yerlerden bana sürekli kampanyalarıyla ilgili mesajlar gelip duruyor. Halbuki hiç oralardan alış-veriş yapmadım, vermedim telefonumu...bunlardan nasıl kurtulurum var mıdır bi yolu?
0
spider03
(04.11.11)
hangi op. aitsen ara müşteri hizmetleriniz kapatırlar..
0
onyetele
(04.11.11)
Üye olduğunuz forum, site vs gibi yerlere cep numaralarınızı kaydediyorsunuz, böylece onlarda bu numaraları reklam amaçlı pazarlayabiliyorlar.Facebookta falanda açık açık numarasını neşredenler var.

Mesela bana gelmiyor böyle reklam çünkü facebookta dahi numaramı yazmıyorum. Tel numaramdan kime ne ki üyelik başvurusunda numara istiyorlar. Vermeyin numaralarınızı her kayıt yaptığınız üye olduğunuz yere.
0
Oguzhang
(04.11.11)
aynı dertten ben de muzdaribim.2780 olayı nedir,avea için geçerli mi?
0
phil_1999
(04.11.11)
operatörün websitesinden online işlemlere girin, orada bununla ilgili bir seçenek oluyor, kapatıp açabiliyorsunuz.

turkcell için online işlem merkezinde kullanıcı işlemleri menüsünün altında tanıtım mesajları olarak geçiyor.
0
ocanal
(04.11.11)
avea için de online işlem merkezinden bu durum hallediliyo. reklam mesajı gonderme diyebiliyosun. %100 calısıyo bana hiç gelmedi onu dedigimden beri bi tek fatura vs bilgileri icin avea mesaj atıyo :)
0
rurouni
(04.11.11)
online işlem merkezinde kapalı zaten :(
0
phil_1999
(04.11.11)
(7)

Öyle bir sistem kurmak lazım ki..

yue
Selam bilgisayardan anlayan duyuru sakinleri,Şimdi bir okulun bilgisayar laboratuvarı için bir kaç sorum olacak.Yaklaşık 30 adet bilgisayarın olduğu bir laboratuvarımız var, teknik lise olduğu için çeşitli çizim programları eğitimleri verilmekte ve sınavlarıda bu çizim programlarında uygulama şeklin
Selam bilgisayardan anlayan duyuru sakinleri,

Şimdi bir okulun bilgisayar laboratuvarı için bir kaç sorum olacak.
Yaklaşık 30 adet bilgisayarın olduğu bir laboratuvarımız var, teknik lise olduğu için çeşitli çizim programları eğitimleri verilmekte ve sınavlarıda bu çizim programlarında uygulama şeklinde olmakta.

1. Böyle internet kafelerdeki gibi bir sistem olsa öğretmen oturduğu bilgisayardan bütün öğrencilerin monitörlerini kontrol edebilse, ne yaptıklarını görebilse, gerektiği zaman kendi ekranını onlara gösterebilse

2. Sınav sonunda öğrencilerin yaptıkları çizim dosyalarını tek tek flashla almaktansa kendi bilgisayarından ağdan filan alabilse,

3. Ne yapmalı ki bütün bilgisayarları virüsten rahatça koruyabilmeli? bilgisayarlarda deepfreeze programı var sanırım ama virüsler cirit atıyor yinede. Takılan flashdiskler kullanılmaz hale geliyor.

Şimdi çözüm önerilerinizi mümkünse benim gibi sadece ağ kurmayı bilen bayanın anlayabileceği dilde anlatabilir misiniz?
0
yue
(04.11.11)
Bunun için firewall yazılımlar var. mono.net.tr

buradan bir fikir alabilirsiniz isterseniz.
0
Rahmetli Baskan
(04.11.11)
internet cafelerin kullandığı akınsoft un programı var.

1,2 no lu maddelerde söylediğiniz her şeyi yapabiliyorsunuz bu programla.
0
ozmania
(04.11.11)
Peki bu internet kafe programlarından yararlanabilmek için internet gerekir mi, ağ kurmak için switch yeterli olur mu? kısacası pc dışında nelere ihtiyacım var?
0
🌸yue
(04.11.11)
internet gerekmez. tüm bilgisayarların tek ağda olmaları yeterli.
(bilgisayarları birbirine switch ile bağlayacaksınız. çalışma grupları aynı (workgroup) olacak. (domain'e gerek yok))
deepfreze aktifse sorun olmamalı. olmadı deepfreze işlevi gören kartlar var (pc'nin içine takılıyor) onlardan kullanabilirsiniz.
0
thebug
(04.11.11)
"radmin" bir bakın derim
0
maresal jedi
(04.11.11)
Enocta isimli yazılım lazım size. BU yazılım sayesinde üniversiteler öğrencilere toplu olarak uzaktan eğitim veriyor.Toplu görüşmeler,dosya paylaşımları yani dosyayı doğrudan yükleme vs yapılıyor. Ama fiyat olayı nedir bilemiyorum.
0
Oguzhang
(04.11.11)
1 tightvnc
2 tightvnc
3 deepfreeze acik unutulmazsa virus kalmaz bilgisayarlar yeniden baslatildiktan sonra eski haline doner.
0
artisnot
(04.11.11)
(8)

Resmi durumlarda/kurumlarda "Bayan" kullanımı

edaydin
"Bayan Değil Kadın" mevzusuyla ilgili bir sorum olacak. Günlük konuşmada falan değil de, resmi durumlardaki kullanımı merak ediyorum. Mesela mimarlıkta "Bay WC" ve "Bayan WC" olarak kullanıyoruz, bu normal.Ama sporla ilgili şöyle bir baktım da, Basketbol ve Futbol Federasyonları "Kadınlar Ligi" olar
"Bayan Değil Kadın" mevzusuyla ilgili bir sorum olacak.
Günlük konuşmada falan değil de, resmi durumlardaki kullanımı merak ediyorum.
Mesela mimarlıkta "Bay WC" ve "Bayan WC" olarak kullanıyoruz, bu normal.
Ama sporla ilgili şöyle bir baktım da, Basketbol ve Futbol Federasyonları "Kadınlar Ligi" olarak kullanıyor, ancak Voleybolda ısrarla "Bayanlar Ligi" deniyor.
Var mı buna benzer sizin aklınıza gelen uygulamalar? Hukuk konusunda olabilir, başka her türlü alanda olabilir.
0
edaydin
(04.11.11)
bence her durumda kullanilabilir bayan kelimesi.

millet bi kroluk,bi görgüsüzlük olarak adlandiriyorlar fakat bu bence kendini sehirli sayan fazla dizi,film izlemis kadin yorumu.

yok öyle bir sey en basta,her kelimenin kendi kullanimi var,sizin verdiginiz örnekler gibi.tabii ki bayan ,kadin,hanimefendi gibi kelimeleri birbiri yerine kullaninca egreti duruyor ama dedigim gibi kendine ait kullanim yerleri var.

bence kadinlar onu kullanan kisiye göre muamele yapiyorlar.

mesela biri geldi sizi görmeye "bayani iceri alalim" dersiniz, "kadini iceri alin" olmuyo gibi.

bayan cantasi mesela aklima ilk gelen.
0
serabetan
(04.11.11)
resmiyette kesinlikle bayan olmalı örneğin bilimsel bir spor maklesinin konusu şöyle olsun;"ilköğretim düzeyinde spor yapan bayan sporcuların.....". "bayanın " yerine "kadın" koyduğunuzu düşünsenize, "kız" da denmez.
0
josephinebrunsvik
(04.11.11)
otobüste bayan yanı diye geçer
0
jimicik
(04.11.11)
Cinsiyetleri Erkek-Kadın diye ayırırız.Kimliklerimizde Erkek veya Kadın yazar.

Bayan ise bir hitap şeklidir.

Kullanılan isimleri tescilleyenlerin hatasıdır yazılanlar.

Federasyonların kullandığı hitaplar branşın cinsiyetini belirtme amaçlıdır. Bazıları cinsiyetten çok hitap şekli kullanmış, kimse de dikkat çekip uyarmamış.

Erkekler futbol ligi-Kadınlar futbol ligi. Dediğimizde ortada kişiye yönelik bir hitap değil ligin cinsiyetini anlıyoruz.

Voleybolcular ise cinsiyet belirtmekten çok hitaba yönelmişler yanlış olan odur.

Her tabela bire bir aynı olmalıdır diye bir yasa yok yani Wc tabelalarında pipo-şapka resimleride olabilir uzun saç,kısa saç sembolleride,ayakkabı resimleride kadın-erkek yazısıda yani burda belli bir kıstas zaten yok.
0
Oguzhang
(04.11.11)
yandım sevket +1
hanım, hanımefendi ne güzel bir kelimedir.
0
SiyamkedisiZorro
(04.11.11)
@evegirmekistemiyorum medeni kanun kadından karı olarak bahsetmez! eski medeni kanunda evlilik birliğindeki tarafları belirtmek için karı ve koca terimleri kullanılmıştır. oradaki karı, kaba biçimde kadın yerine kullanılan sözcük değil tabii ki! evlilik birliğinin tarafı olan, kocanın karşılığı olan sözcüktür söz konusu olan. yeni kanunda ise genel olarak eşler, özel olarak erkek ve kadın olarak geçiyor.

bu arada ben de kadın demeye dili varmayıp bayan diyenleri anlamıyorum. "the male and the mrs." veya "the man and the mrs." kullanımı olmadığı gibi erkek sözcüğü rahatça kullanılan yerde kadın sözcüğünü kullanmaktan sakınmak resmen öküzlük. sanki kadın demek ayıpmış gibi. buna örnek olarak "hey! kadın bakar mısın?" demiyoruz diyorlar ya, resmen sapla samanı karıştırmak. ona bakılırsa "hey! adam/erkek bakar mısın?" da denilmiyor. kimsenin hitaplarla bir derdi yok. mesele "erkek öğretmenler ve bayan öğretmenler" gibi abuk kroluklar.

ÖZÜR: edaydin, sorunuza yanıt değil yukarıda yazdıklarım. lakin yazmadan edemedim, kusura bakmayın.
0
microfiction
(04.11.11)
@microfiction
medeni kanunun bunu kıroluk olsun dıye veya asagılamak ıcın yazmadıgını ben de biliyorum. cok tesekkur ederım acıklama ıcın :) demek ıstedıgım bu kelımelerın baska baska yerlerde farklı olarak anılması. kaldı kı medenı kanun kadın yerıne karı demeyı tercıh etmıstır.
0
evegirmekistemiyorum
(04.11.11)
Yazdıklarımı nasıl okudunuz emin değilim. Ama yeniden açıklayayım. Medeni Kanun (Eski Medeni Kanun, şimdiki değil) karı sözcüğünü kadın yerine değil, eşlerden kadın olanı, yani koca karşılığı olarak kullanmıştır. Yani "Muzaffer beyin karısı doğum yapmış"taki karı gibi. "Karılar koğuşu"ndaki karı gibi değil. Yukarıda da dediğim budur. Bu terimi de yalnızca evlilik faslında kullanmıştır.
0
microfiction
(04.11.11)
(2)

nette hangi haber sitelerini takip etmeli?

fubarr
asparagas haberler yapmayan, tarafsız, gündemi objektif bi sekilde yansıtan haber siteleri?
asparagas haberler yapmayan, tarafsız, gündemi objektif bi sekilde yansıtan haber siteleri?
0
fubarr
(03.11.11)
mahsunkul
(03.11.11)
Hürriyet ve en son haber tarafın dibine vurmuş siteler zaten. Zerre kadar dürüst haber bulamazsınız.Haberlerinin yarısı dikkat çekmek için asparagastır.

Birkaç siteyi birden takip etmek iyidir.

Muhalifgazete.com u da bir inceleyin.
0
Oguzhang
(04.11.11)
(9)

Bir garip dert.Bir garip ikilem.Bir garip saçmalık.Bir garip şaşkınlık.SOS!

dergus
Arkadaşlar son sınıf tarih öğrencisiyim. İstanbul'da, özel bir üniversitede burslu olarak... Gramer çok düzgün olmasa da hızlı bir şekilde ingilizce konuşabiliyorum vs, vs, vs. Toplamda 3 dersim kaldı. Yani haftada 2 gün okulum var. O da hesapta bu dönem bitecek. Gelelim derdimize...Uzun zamandır iş
Arkadaşlar son sınıf tarih öğrencisiyim. İstanbul'da, özel bir üniversitede burslu olarak... Gramer çok düzgün olmasa da hızlı bir şekilde ingilizce konuşabiliyorum vs, vs, vs. Toplamda 3 dersim kaldı. Yani haftada 2 gün okulum var. O da hesapta bu dönem bitecek. Gelelim derdimize...

Uzun zamandır iş arıyordum. 2500(2000'i bankalara) tl borcum vardı ki, babasından harçlık alamayan bir öğrenci için fazlasıyla yüksek bir borçtu bu. Bu borçlanma süreci de şöyle olmuştu, kendi kendimi geçindirmek zorunda olan bir öğrenci olduğum için, binbir tane iş denemiştim. Bit pazarından ıvır, zıvır toplayıp gittigidiyor.com'da satmak, İranlılara Türkiye'yi gezdirmek, Korsan taksi şoförlüğü, hatta araba alıp satmak. Velhasılı yok gittidiyor.com açıkarttırmayı kapattı, yok en son aldığım araba kazalı çıktı, elimde patladı derken bu borç oluştu işte.

Herneyse dedim bende her insan gibi patronlu bir işte çalışayım. Gelirim düzenli olsun. Asgari ücretli garsonlukların hiçbiri içime sinmedi, en sonunda bir bowling salonunda resepsiyonist ol dediler, günde 12 saat 6 gün çalışmaya 800 tl maaş'ı duyunca oradan da kaçtım. Öyle böyle derken, çok alakasız yerden çok saçma bir iş buldum. Ve derdimiz, sizle paylaşmak istediğim de bu iş zaten.

Arkadaşlar, adını vermeyeceğim bir holding varisinin yanında kedi besliyorum. İş bu! Kendisi Türkiye'nin sayılı zenginlerinden. Şimdi kulağınıza çok sevimli geldi ama işin aslı öyle değil. Haftanın 4 günü, (pazar ve 2 gün okulum olan günler hariç) sabah 07:00'den, gece 23:00'e kadar, İstanbul'un çeşitli yerlerinde kedi besliyoruz. Kulağınıza hala sevimli geliyor olabilir. Ama öyle değil. Bu kişi, bu saatlerin tamamında başımızda duruyor ve askeri disiplin, askeri nizam istiyor. Mamaları verme şekli, kedilere yaklaşma biçimi, kedilerin tedavisi, boklarının bilmemneleri, otomobilin nasıl sürüleceği vs, kaybolan kedileri aramak(milletin evinin bahçesine falan girmemiz emredilerek) derken akşama kadar hayatınızda duymayacağınız hakaretleri işitiyorsunuz. Bu hakaretler küfüre varmasa da, genelde özgüven kırıcı çok ağır hakaretler. Şimdi diyeceksiniz ki, e kardeşim böyle bir insanın yanında neden duruyorsun? Duruyorum, çünkü 4 gün çalışmama rağmen ayda 3600 tl maaş veriyor. Ve bunu gündelik olarak, her gittiğim gün masraflarım hariç 200 tl olarak veriyor. Yani öğretmen olmak için formasyon, akademisyen olmak için binbirtürlü yüksek lisans vb'den geçmesi gereken -ben potansiyel işsiz- için korkunç bir para. Hatta beraber çalıştığımız ve kendisini biraz daha sevdirmiş arkadaşlar bu 3600'ün üstüne birde aylık 2000 tl maaş ve 2000 tl'lik sigorta alıyorlar. Yani 5600 tl maaş+2000 tl'lik sigorta+yemek+yol)...

Anlayacağınız gelir bizim şartlarımızdakiler için müthiş. Ama ruhum yıpranıyor arkadaşlar, gururum eziliyor. Kişiliğim eksiliyor günden güne... Yani hayat bu olmamalı, psikolojim bozuldu. İnsan dediğin günde 8 saat çalışmalı falan, ne bileyim. Okul, iş, ıvır zıvır derken -hayata- harcayacak vaktim kalmadı. Evet işe başlayalı daha 2 haftayı yeni geçmesine rağmen borçlarımı vs, erittim. Emektar 85 model aracımı bir 10 yaş gençleştirmeyi, hatta bir honda cbr 125 motor almayı falan düşünebilecek kadar bitim kanlandı bir anda ama? Aması çok uzun işte... Aşırı mutsuzum. Ve bir çıkar yol arıyorum?

Desem ki, sikerim parasını pulunu; borcumu sıfırladıktan sonra çekip gitsem? Sonra yine uzun bir işsizlik periyoduyla tekrar bunalıma girer ve bu altın yumurtlayan kapıyı da kapattığım için pişman olur muyum ki?

Ya da, bir 15000-20000 tl biriktirsem burada bir süre kalarak; bu parayla insan gibi yaşayabileceğim ve yaparken de zevk alabileceğim bir iş kurabilir miyim ki? Ne bileyim, Beyoğlu'nda, Kadıköy'de plak, kitap, retro kültüre dair ıvır zıvır satan bir dükkan vb.. gibi... Ya dükkan tutmazsa? Ya yine buradan çıktığım için mutsuz olursam?

Kısacası bana bir şeyler söyleyin, lütfen! Bu saatten sonra 1500 tl gelir falan da kesmeyecek gibi. Yine aklımın ucunda hep öğretmenlik var, formasyonu vs, alana kadar, kpss'yi kazanana kadar dişimi sıksam desem; bu kişinin yanındayken ders çalışamıyorum ki! Tezi bile yazamıyorum, kaldı ki Ales'e, Kpss'ye girilecek...

Tavsiyelerinizi dinliyorum. Karışık oldu biraz kusura bakmayın.
0
dergus
(03.11.11)
kesinlikle sabretmelisin. sabret abi, biriktir paranı, öğretmen olup gerizekalı velilerle, müdürle, hiyerarşi ile baş edeceğine, sinsi ol, hain ol gerekirse ama sömür o pezevengi.

çok net söylüyorum, bulmuşsun bir hazine, bitene kadar sömür.

kutsalına küfür etmediği, kalıcı yaralar açmadığı sürece sabret. birikim yap, yatırım yap. son sınıf öğrencisi isen en fazla 24 yaşındasın. 2 sene sadece bu salak patronla çalışsan kazanacağın parayı düşünsene bir?

çok fazla fırsatın olacak daha, belki plak dükkanı belki bir cafe açacaksın arkadaşlarınla. ana mesele ne olacak? sermaye.

para biriktir. :)
0
good room beautiful
(03.11.11)
duyduğum en ilginç işlerden biri.
tarih aşina olduğum bir bölüm değil ama sanırım hiç bir işte 4 günde 3.600 alamazsın. öğretmenler ek derssiz 1.700le filan başlıyorlar araştırma görevlisi olursan da o civar alırsın ve tez hocan da sana pekala zengin patronun hissettirdiklerini hissettirebilir.
şimdi çıkarsan pişman olursun ama ne kadar süre daha çalışıp ne kadar biriktirir de öyle çıkarsan olmazsın?? bundan emin değilim. sınav takvimi yap kendine hangi sınava girecen ne kadar süren var ne çalışacan? belki yardımcı olur.
0
niye ama
(03.11.11)
O kadar açık anlatmışsınız ki, kendimi sizin yerinize koymak ve o şekilde düşünmek pek de zor olmadı. Kısa keseceğim, çalışmaya devam edin ama alışmamaya da gayret edin. Yarın öbür gün borçlarınız tamamen bittiğinde, periyodik olarak mecburen ödeme yapmanız gereken yerler olmadığından aldığınız maaş size çok gözükecek, bu da haliyle satın alım şeklinizi değiştirecektir. Alışverişten bahsediyorum, ihtiyacınız olan her şeyin üstüne ihtiyacınız olmayanları da, "ihtiyacımı karşılasın, yeter" dediklerinizden kopup en iyi/pahalı/markalıları da satın almaya başlayacaksınız. Geliriniz giderinizle eşitlenecek, kısacası rahatlığa gönül vereceksiniz. Eğer bir aksilik olur da, tam bu dediklerimin üstüne işsiz kalırsanız attan inip eşeğe binmiş gibi olur, çok büyük bir boşluğa düşersiniz. Lütfen dikkatli olun ve borçlarınız tamamen bitip ihtiyacınız olan şeyleri de edindiğinizde, akıl/ruh sağlığınız için yeni bir iş arayışına başlayın. Karakterinizde ciddi hasarlar bırakmaması ve sizi aşırı düşünceli, hayattan tat almaz bir şahıs haline sokmaması da temennimiz olsun, kolaylıklar diliyorum.
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(03.11.11)
kesinlikle bırakma bence. birikim yap. sonra bırakırsan bırak ama şu an aslaa.
0
Angelismeee
(03.11.11)
sizi anlıyorum ancak ne yazık ki türkiye şartlarında bulacağınız başka bir işin sadece ya maaşı daha az olur ya da çalışma şartları daha kötü olur. Yani aynı şartlarda daha iyi tavır gördüğünüz bir yere bu maaşla asla giremezsiniz, bu maaşa yakın işe girdiğiniz bir yerde ise haftada 4 gün çalışamazsınız, fazla mesaiye kalırsınız, ve belki de yöneticiniz daha kaba davranan biri çıkar.

bence toyluk yapmayın. iş dünyası karşılıklı çıkarlara dayanır. yanında çalıştığınız adam size kötü davranıyor ve sömürüyorsa, siz de bir süre onun yanında çalışmaya tahammül edip para biriktirip kendi hayatınıza yatırım yapın. sonuçta bahsettiğiniz aylık rakam öğretmen olsanız alacağınızın 3 katı.

bir zaman limiti koyun, 1 sene çalışacağım ve xxx miktar para biriktireceğim diye. iş hayatında en azından kendinize nasıl davranılmasını istemediğinizi gördünüz. e girişimci bir kişiliğiniz de var yazdıklarınıza göre. biriktirdiğiniz parayla da kendinize iş kurun. batar mı diye düşünmek de baştan sakat zaten, bakın sokaklar yıllardır açık dükkan kaynıyor, çalışana her daim ekmek mevcut.
0
sayinseyirciler
(03.11.11)
Her işte sıkıntı yaratan,insan ruhunu ve gururunu ezen yanlar vardır. Kendi işinizi yapmıyorsanız çalışacağınız her işte benzer durumlarla karşılaşacaksınız yani her zaman beterin beteri vardır.Burda en azından emeğinizin ve vaktinizin karşılığını maddi olarak alabiliyorsunuz.

Bu kişi ile madem bu kadar çok vakit geçiriyorsunuz,yavaş yavaş sohbet ortamı yaratarak eğitiminizden vs. bahsetmeyi deneyin. Yani akıl almak istiyormuş gibi davranın bir samimiyet yaratmaya çalışın.Kendisinden herhangi bir konuda tavsiye isteyin, Ortada belli bir samimiyet ortamı oluşursa tavır ve davranışları eskisi kadar ezici olmayacaktır.

Borçlarınızı ödeyin,yeni borç altına da girmeyin. Bulunduğunuz ortamda olası bir iş imkanınıda gözetin,yani olurda bir kadro boşalır vs. Ortamdaki diğer kişilerle,hizmetkar,garson vs. samimiyet kurun bilgi alın. Bir işten diğerine atlama imkanı yaratacak veya ileride size referans olabilecek imkanları tarayın.

Sabredin,diş sıkın vs. demiyorum çünkü herkesin sabır eşiği aynı değil, sabredemeyeceğiniz anlar gelebilir, kendinizi kontrol etmeyi öğrenmeniz bazı şeylere kendinizi kapatmanız lazım. İleriye yönelik hayalleriniz gayet güzel ama bu ülkede öğretmenlik şartları taşıdığı halde öğretmen olamayan yüzbinlerce insan var bunuda hatırlayın,yani hemen gel çalış diye bir kesinlik yoksa geleceğe fazlaca bel bağlamayın.
0
Oguzhang
(03.11.11)
son zamanlarda duyduğum en enteresan olay...
o değil de bu işi yapasım geldi:)
açık kadro var mı?
4-5 sene kadar önce bu tarz bir patronun yanında çalışıyordum. mesela sabah 5 dakika geç kaldın diyelim.
resmen küfrediyordu adam... ama durduk yere değil. ortada bir hata varsa. hata yapmadığın
zamanlarda gayet kral bir adam idi. zaten belli bir süre sonra hakaretleri çok koymamaya başlamıştı.
alışmıştık artık. bir anlamda takmıyorduk. ve iyi de para veriyordu piyasaya göre.

belki de senin sorunun, çalıştığın kişinin sürekli aksi olması. tabi zor bi durum...
bilmiyorum şu ana kadar patronunun hiç mi olumlu bir tarafını özelliğini görmedin?
bir de hakaretden kastın nedir? salak bir işi de yapadın gibi şeyler mi?
ya bir de bu hayvan severler böyle sıcakkanlı insanlar falan olmuyorlar mıydı?
0
enkolaykullaniciadi
(03.11.11)
sizi az çok anladığımı sanıyorum. bir kere 3600 lira rakam olarak güzel görünse de, öğretmen maaşıyla yapılan karşılaştırmaları doğru bulmuyorum. günlük çalışma süreniz neredeyse öğretmenin günlük çalışma süresinin üç katı civarında. karşılaştırmak için saatte ne kadar kazanıldığına bakmak gerekir. bu hesaba bakınca, bir saatte kazandığınız para öğretmenin bir saatte kazandığından fazla değil gibi geldi bana.

borcunuz ve okulunuz bittikten sonra işe devam etmeniz, gelirinizin sağladığı rahatlığa alışmanızı sağlayabilir ve bence bu iş sürekli yapılabilecek bir şey değil. bence geçici bir iş olarak bakın, ama okulunuz ve borcunuz bitmeden de ayrılmayın. daha makul saatlerde çalışacağınız, ama sizi zora sokmayacak kadar da kazanacağınız, normal mesaili bir işe girin, böylece gireceğiniz sınavlara hazırlanırken yeterli zamanı bulmuş ve parasız kalmamış olursunuz.

iş kurma konusu ise ayrı bir konu. işin tutmasının garantisi yok. başka bir işe geçtiğinizde, acele etmeden kendi işinizle ilgili kararları verebilirsiniz. iş kurma konusuna kafa yormanın şimdi zamanı diyil gibi.

kolay gelsin,
0
tedirginlik hucresi
(03.11.11)
* kedileri sevmeyi deneyin, adam başınızda durduğuna göre takıntı boyutunda seviyor demek ki ve sizin kedileri sevmeden sırf para için yaptığınızı anlıyor, biraz daha insancıl (pardon kedicil) olmaya çalışın
* adam bir holding varisiyse gözüne girmeye çalışın, holdingde medeni saatlerde çalışacağınız bir işe girme fırsatı olarak görün, sonsuza kadar kedi besleyecek haliniz yok heralde?
* 15-20 bine zevkle yapılacak bir iş gördüğünüz gibi kimsenin aklına gelmemiş, muhtemelen de öyle bir iş yoktur.
* gerçekten okurken komik bir işmiş, emekli olup sardunya yetiştirirken torunlarınıza anlatacak süper bir anı işte. ( hatta düşündüm de o kadar beklemeye gerek yok, kadınlar bayılır kedi hikayelerine, epey hatun kaldırırsınız bu hikayeyi güzel anlatarak)
* gurur kısmına gelince, o kadar kolay kırılmaz merak etmeyin, sizinki sadece can sıkıntısıdır muhtemelen. sonuçta yasaya ve ahlaka aykırı bir iş yapmıyorsunuz ki.
0
aayucel
(03.11.11)
(2)

hayat mana ve hobi

riverside
hayatımda biri yok,uğraştığım bir şey yok hatta beni istanbula bağlayan bir şey yok.tümünden kurtulmanın tek yolunun bir şeylerle uğraşmak olduğunu düşünüyorum.düzenli kitap okuyan biriydim yavaş yavaş kesiliyor oda.bana bir şey söyleyin sevgili duyurucular kendi başıma yapabileceğim,beni bağlayacak
hayatımda biri yok,uğraştığım bir şey yok hatta beni istanbula bağlayan bir şey yok.tümünden kurtulmanın tek yolunun bir şeylerle uğraşmak olduğunu düşünüyorum.düzenli kitap okuyan biriydim yavaş yavaş kesiliyor oda.bana bir şey söyleyin sevgili duyurucular kendi başıma yapabileceğim,beni bağlayacak vs.
0
riverside
(03.11.11)
hazır mana muhabbeti yapmışken rpg falan oyna onlara sar zaten iyi bi tanesi aylarını alır. fm 2012 çıktı.
0
r_u_h
(03.11.11)
Doğa ile iç içe olmayı seviyorsanız sırt çantasını alıp açık arazi yürüyüşleri yapabilirsiniz bu yürüyüşler esnasında doğa resimleri çekebilir ilginç görüntüler yakalayabilirisiniz.Ya da bir kano alıp yakın bölgelerde dereler üzerinden turlar atabilirsiniz. Sıkıntınıza en güzel çözüm güzel bir açık hava aktivitesi.
0
Oguzhang
(03.11.11)
(14)

Devrim

wessago
turk devrimini dunyadaki diger devrimlerden ayiran ozellikler nelerdir?
turk devrimini dunyadaki diger devrimlerden ayiran ozellikler nelerdir?
0
wessago
(02.11.11)
ataturk un yaptigi devrim. osmanlinin kulunden tc yi kurmasi
0
🌸wessago
(02.11.11)
devrim halk hareketidir, atatürkün yapığı iste, üstten halkı yönlendirme, halkı bir yöne sürükleme.

misal halk ayaklanıp biz latin harfleri istiyoruz, biz şapka takmak istiyoruz diyerekten mi aldı bu hak(!)ları.
0
efruz
(02.11.11)
Devrim dediğiniz şey sadece 1 tane değilki,

Türk kadınına seçme seçilme hakkı verilmesi var, şu anda kullandığımız modern harflere geçiş var, saat,tarih ölçü ağırlık birimlerinin düzenlenmesi var var oğlu var. Bunları anlamak için eskiyi bilmeli ve yeni ile karşılaştırmalı, sonra da diğer ülkelerle yine karşılaştırmalısınız. Kısacası soru kısa, ama cevabı o kadar kısa değil tam bir tez konusu.

Ha bu harfleri kullanmak istemeyenne arap ülkelerinin kapısı her daim açık. Tutanmı var? :)
0
Oguzhang
(02.11.11)
türkiyede yapılan bir devrim değildi... üst idari kadronun kararıyla yapılmış bir rejim değişikliği idi...
0
ruhibirbanyo
(02.11.11)
türk tarihinde devrime benzer herhangi bir olay vuku bulmamış benim bildiğim. ha alfabe değişikliği, sigorta primi affı, bazı kisvelerin giyiminin yasaklanması, özel radyo televizyon kanunu, müzikte yeni deneyimler gibi uygulamalara devrim diyorsanız eşi benzeri görülmemiş bir devrim diyebiliriz.
0
suhreverdi
(02.11.11)
Türk Devrimi’nin Sovyet ve Fransız devrimlerinden farklı olan yanı; üçüncü dünyacı, antiemperyalist ve antikapitalist ulusal kurtuluş mücadelelerinin ilk öncüsü olarak, Batılı olmayan yepyeni bir sosyalist devrim modeli yaratmasıdır.

Diğer bir açıdan, Sovyet ve Fransız devrimleri halkın sınıfları veya politik olarak ayrılan kesimleri arasındaki çatışmadan doğar. Türk Devrimi'nde ise, Türk Milleti ulus olarak emperyalist devletlere karşı savaşmıştır. Bunu laiklik veya demokrasi adına yapmadığı açık, ama buna karşı olmadığı da açık. Devrimin her adımı milletin büyük çoğunluğu tarafından kabul görmüşse de benimsenememiş. Bugünkü durum, karşı devrim dedikleri, bu kabul etmeyen kesimin güçlenmesi. ve zaten bu devrimleri özümseyememiş halkın bu durumu engelleyecek bir rejimi yürütememesinden kaynaklanıyor.
0
screamshot
(02.11.11)
:) 90 küsür eskiyi şimdinin aklı ile yorumlarken elbette "benim bildiğim" gibi kalıplar kurulur. :)) Asıl soru "ne biliyorsunuzki" olmalı aslında :)

Mesela bu kelimeleri arap harfleri ile,osmanlıca buraya yazmayı deneyin desem hiçkimse beceremez Şu anda kullandığımız harflerle paşa paşa dertlerini anlatırlar. Ama sonrada "Bumu devrim hıhh.." derler ki işte asıl devrim bunu söyleyebilme özgürlüğüdür. Bunu bile kavrayamamış olmak acı.
0
Oguzhang
(02.11.11)
devrim deyince komik oluyor ama olsun: misal kılık kıyafet devriminin mucidi mahmud ikinci'ydi. sene 1826. harf devrimi denen nanenin geçmişi daha eski. bu devrimin sahibi selim üçüncü'nün kızkardeşi hatice sultan ve antoine ignace melling isimli bir fransız mimar. çok partili serbest seçimler devrimi ilk kez 1908'de yapıldı. 1950'ye kadar bir daha yapılamadı.
0
suhreverdi
(02.11.11)
O mantıkla bakarsanız mikropları ilk bulanda Fatih Sultan Mehmed in hocası Akşemseddin dir ama nedense insanlar ondan 300 sene sonra gelen Pasteur u tanıyor.

Yani neymiş; mimar olmak değil uygulayan olmak önemliymiş.Zaten burda konuşulan devrim kelimesindeki amaçta o değilmi? icat etmekten,yaratmaktan değil uygulamaya koymaktan bahsedilmiyormu? Türk toplumu bu devrimleri benimsemiyorsa biz bugün nasıl latinharfleri ile aslanlar gibi yazıyor sonrada arabın,çinlinin, yahudinin alfabesine "kargacık burgacık" diye yan bakabiliyoruz?

Devrim denen şey halk oylaması ile yapılan,bir referandum değil halkın menfaati için uygulamaya koyulan tedbirlerdir.Uygulamaya koyulduğu dönemde bu ülkenin okuryazar oranı %10-20 lik rakamlarda iken bugün okuryazar oranı %99 u geçiyorsa o uygulama devrimdir başarılı olmuştur.

Vergi barışına atıfta bulunanların düşünmesi gereken şudur, bu uygulama o kadar başarılı olsa her sene vergi affı çıkarma ihtiyacı duymazlardı demekki başarılı olamıyor benimsenemiyor ki insanlar umursamıyor.Birde bu talep üzerine yapılan siyasi bir uygulama zaten,ne ülkeye ne insanlara nede ekonomiye zerrece faydası yok tamamen siyasi amaçlı... Ama öte yandan 90 küsür senedir uygulanan devrimlere bakıyoruz günümüzde arap harfi ile Türkçe okuyan kimse varmı? sokaklarda arapça istiyoruz diye protesto yapan varmı? veya her sene yeni bi,r alfabe getirilmesi ihtiyacı duyuluyormu? yooo...
0
Oguzhang
(02.11.11)
fransız ve sovyet devrimi aşağıdan yukarıya ( kaynağını halktan alan ) devrimlerdi. türk devrimi ise yukardan aşağıya doğru ( asker elitlerden halka ) gerçekleşmiştir. türkiyede kapitalsit araçların gelişememiş olması da devrimin bu şekilde gerçekleşmesine neden olan unsurlardan biridir.

ayrıca cumhuriyetin ilanından sonra yapılan yeniliklere "devrim" demek bence yanlış olur, "reform" ( inkılap ) demek daha doğru olur.

bi de türk devrimi/ yönetim şeklinin cumhuriyet olarak ilan edilmesi sonrasında çeşitli ideolojik araştırmalarda, yönelmelerde sosyalizm kadar faşizm de (bkz: korporatizm) etkili olmuştur, en azından tek partinin ilk dönemlerinde (bkz: recep peker)..
0
toshiro
(02.11.11)
Yahu Murat Belge, Şerif Mardin vb. bile devrim diyor. Bunu da Türk Devrimini olumlayarak falan söylemiyorum. Ama Atatürk tek başına yapmadı her şeyi. Yalnızca üstten halkı yönlendirmeden ibaret değil. Latin harfleriyle ilgili tartışmalar ta Tanzimat sonrasından beri var zaten. Kadın haklarıyla ilgili olarak İletişim ve Metis yayınlarından Osmanlı feminist hareketi ve cumhuriyete uzantısını anlatan güzel kitaplar çıktı. Kongreler, 1. Meclis vb. halkın seçtiği gönderdiği adamlar bunlar. Sonradan Atatürk ipleri eline alıyor, başka mesele. Ama temelde teknik olarak devrim olarak kabul ediliyor. Hatta Murat Belge, "Bizde de devrimi Rus ve Fransız devriminden farklı olarak askerler yapmıştır." demişti.
0
microfiction
(03.11.11)
Ülke savaşlardan kırılmış,bir nesil, lisede, üniversitede okuyan bir nesil,okumuş aydın kişiler, bilim adamları zanaatkarlar,doktorlar vs. gibi önemli bir kesim cephelerde şehit olmuş.Okuryazar, eğitimli kişilerin yüzdesi tek rakamlarda Kim yapacaktı ya devrimleri? Takıntı olmuş habire asker asker denip duruyor, savaş bittikten sonra devrime öncülük yapan askeri ekibin büyük kısmı üniformalarını çıkarıp sivil olmuşlardı bundan bahseden yok sanırım.Savaş bitmiş,adam üniformayı çıkarmış sivil yönetime geçmiş,devrimleri yapmaya başlamış, yok efendim o asker devrimleri askerler yaptı... :) Bu iddiaları pompalayanlarda o askeri kesim tarafından cephelerde püskürtülen ülkelerin sözde aydın yazarları...

Devrim kelimesinin sözlük anlamına bakalım;
Devrim, belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik; ihtilal. Toplumsal değişimlerin insan iradesiyle hızlandırılması devrimleri oluşturur.

İnkılap, devrim kelimesinin farklı bir söylenişidir,Günümüzde, Devrim kelimesini genelde aşırı sol düşüncedeki kesim daha farklı anlamlara gelecek şekilde kullandığı için, İnkılap kelimesi yerleşmiştir dilimize, ortaokul-lise ve hatta üniversite döneminde İnkılap Tarihi dersleri okuya okuya İnkılap kelimesine aşina hale geldik.Yoksa sözlük anlamı olarak her ikiside aynıdır. Atatürk yapılan değişiklikleri Devrim olarak isimlendirmiştir, Bursa Nutkunda görülebilir.

Önemli olanın tartışmak fikir yürütmek değil ülke ve toplum anlayışına yabancı uygulamaları icraata sokabilmek uygulayabilecek iradeyi gösterebilmek olduğunu halen anlayamamışsak, bu konu daha uzar gider. Kimin ne düşündüğü, kimin ne tartıştığı önemli olamaz, düşünüleni,tartışılanı uygulayabilecek cesaret gerekir. Devrim veya İnkılapları uyguladı diye Atatürkü eleştirenler işlerine gelince "ya bunu Atatürk yapmadı başkası düşünmüştü zaten" deme kolaylığına sapıyor. O zaman Neden Atatürkü suçluyorsunuz? madem başkasının bulduğu bir olaydı bu? Sorusuna bir cevap aramak lazım, ama oda konu dışı :)
0
Oguzhang
(03.11.11)
şaşırmamızı gerektiren hususlar var:

kılık kıyafet değişikliği özelinde misal, bir devrim söz konusu olabilirse, bunun sahibi, ilk sahibi, en radikal ve en ucube sahibi mahmud ikincidir. lakin salim kafayla baktığımızda; kemalist terminolojide buna reform dendiğini öğreniyoruz. halbuki sözlük anlamıyla birebir örtüşen çok acayip bir devrimmiş bu. aynı işi daha radikal yapan reformcu padişah olurken, zaten tarihsel zemin üzerinde halka asker zoruyla dayatılan değişiklikleri yapan devrimci lider oluyor.

halbuki bok aynı bok. cari despot tarafından dayatılacak ve adına kılık kıyafette devrim denecek şey insanlığın görüp görebileceği en çukur noktadır. adına devrim dense de böyle, reform dense de.

burada açıklanmaya muhtaç olan şu: neden devrim demekte direniyor kamalistler? görünen o ki sosyalist bir süreç sanıyorlar bu tarihlerde olan biteni. devrim demek hoşlarına gidiyor, böyle bir şey sanıyorlar olan biteni.

batılılık saplantısı mustafa kemalle ortaya çıkmış bir şey değil. biz küfür ederken işte selim üçüncünün kızkardeşinden bile öncesine koyuyoruz alt limiti. onları kayırıp da bütün suçu mustafa kemal e atmak adaletsizlik. bu malak saray ahalisi erkeğiyle kadınıyla öyle bir kilitlenmiş ki batıya küloduna kadar özenmiş. burada herhangi bir bilimsellik falan aranmaz, en temel insan güdülerinden biri bu. kendinden üstün gördüğünü idealize, idolize etmesi insanın. şimdi ortadoğuda arapların türk yerli dizilerini salyalarını akıtarak izlemesine benziyor aşağı yukarı. evde sivri topuklu ayakkabı ile dolaştığında batılı oldum zannediyor kızcağız. nerden baksan ahmakça.

öte taraftan "harf inkılabı ile bugün okuma yazma oranı yüzde doksan dokuz oldu, öyleyse başarılıyız" gibi bir çıkarım, hakaret etmek istemem, yaşla ilgili bir problemin sonucu olsa gerek. bu şekilde ben de bir komiklik yapmak isterim. sarı selimin içtiği içkiler sayesinde bugün artık elsidi televizyon izleyebiliyoruz. demek ki sağlam içmiş, güzel içmiş pezevenk.

konu uzun da benim anlatmamla bitecek gibi değil.
en.wikipedia.org
şurada da bir şeyler yazıyor.
0
suhreverdi
(03.11.11)
:) Okuma oranı %99 oldu öyleyse başarılıyız çıkarımını yapan arkadaşlara da; "hangi yorumla bu çıkarımı yaptınız ki kendi çıkarımınız üzerinden kişileri tahlil etme yetisine sahip olasınız? " diye sormak lazım.

Eski yazı kullanılan dönemde, okuryazar oranları % tek rakamlarda iken Günümüzde %99 lara tırmandı ise o devrimin inkılabın kitlelerce tutulduğunu gösterir.

Öte yandan bu yorumlarda da görüyoruzki,okuryazar olmak okunanı anlamakla eşdeğer değildir, kişinin yazı okurken aklı nerde ise yazıları o mecrada yorumlaması ile alakalıdır. :) Zaten,Okuryazar oranının IQ yu artırabileceği gibi bir yorumda yazılmamıştır. :)

Devrim lafı Bizzat Atatürk tarafından kullanılan bir terimdir, Atatürk döneminde de inkılap vs. değil devrim sözcüğü sıkça kullanılmaktadır. Yapılan icraatların asıl dillendiriliş şekli Devrim dir. Burdan bakınca aslında olay , Türk milliyetçiliğini ön plana çıkaran bir devlet yapısı kuran Atatürk ün sosyalizme özentisinden değil, Türk devrimlerinden sonra hatta Atatürkten sonra oluşan sürece sosyalistlerin "devrim" adını takmalarından kaynaklanmaktadır.

700 Küsür yıllık osmanlı tarihinde hiç ama hiç bir başarı,hiçbir yenilik yapılmamış hiçbir bilimsel çalışmada bulunulmamışki sadece zihinsel özürlü bir sultan üzerinden 700 senenin muhasebesi yapılıyorki oda başka bir mevzu.

Kısacası konu daldan dala atlıyor, konu devrimler iken osmanlı tarihine ordanda sapıklıkları ile meşhur arapların hayatına kayıyor, sahi arapları da amerikalıların tarif ettiği kadar tanıdığımız için hepsini çarşaflı,eğitimsiz cahil cühela sanıp sonra giydikleri topuklu ayakkabılarla vs dalga geçme ihtiyacı doğuyor ama göt kadar iran kendi otomobilini üretiyor hatta bize ihraç ediyor, kendi silahlarını üretiyor,kimseye eyvallahı yok canını sıkana siktiri çekebiliyor,öyle ki Türkiyeden yollanan kalitesiz ürünlerden dolayı Türkiyeye kapı gibi kota koyabilmiş. Türkiyeye tatile gelen basit bir iranlı işçinin altında son model mercedes,toyota cip var karısını çocuklarını sülalesini alıp geliyor, üstüne kendisi ile dalga geçenlere bahşiş veriyor Bizim vatandaşımız ise götünü şahin otodan başkasına oturtabilmek için %180 vergi ödemesini sağlayan bir hükümet için ölüp ölüp bitiyor.Arabın 35.000 dolara aldığı Jeep'i 120.000 EURO ya anca rüyalarında görüyor,pc sine masaüstü yapıp öyle rahatlıyor.

İğne-çuvaldız muhabbeti yapılması gereken durumlardan biri bu.Zaten başkasına iğneyi batırmada bir mantık ta yok, çuvaldız ile biraz fazlaca samimi olmak önemli.İran devrim yapmış,amerikaya siktiri çekmiş kendi işine bakar olmuş,kimselere eyvallahları yok, Türkiyede devrim yaptı kimseye eyvallahımız yoktu Dünya liderleri,başbakanlar,krallar,prensler ülkemize Atanın ayağına gelirdi. Atatürk öldü Sonra ne oldu? Herşeyimiz başkasına bağımlı. Ha sahi biz neyi konuşuyorduk? devrimleri..90 Küsür sene önce yapılmöış devrimleri bugünkü konjoktüre göre yorumlayınca işte konu böyle herkesin herbişeyi bildiği hale gelir :)
0
Oguzhang
(03.11.11)
(1)

Açıkögretim intibak kalktımı?

cincon
arkadaşlar merhabalar2yıllık meslek yüksek okulunu bitirdim ve açık ögretime başvurdumintibak ( hazırlık) sınıfı okudum ilk senemde kaldım şimdi tekrar yani devam edecegim fakat aldıgım bi duyum var açıkögretim hazırlık bölümü kalktı ve direk 3. sınıftan ek ders alma gibi bi olay oldugunu ögrendim.
arkadaşlar merhabalar

2yıllık meslek yüksek okulunu bitirdim ve açık ögretime başvurdum
intibak ( hazırlık) sınıfı okudum ilk senemde kaldım şimdi tekrar yani devam edecegim fakat aldıgım bi duyum var açıkögretim hazırlık bölümü kalktı ve direk 3. sınıftan ek ders alma gibi bi olay oldugunu ögrendim. acaba bu konu hakkında bilgisi olan varmı?
0
cincon
(02.11.11)
İşletme ve iktisat bölümlerine direk 3. sınıftan giriş zaten çok önceden beri vardı. Şu anda kayıtları başlamış durumda.
0
Oguzhang
(02.11.11)
(6)

telefon hattı, internet

poseidon1
Gaydırı guppak duyurucular yeni eve geçtim telefon hattı yok, internet yok, tv kanalları çekmiyor bi halt yok yani. Bu konularda tavsiyenizi alayım istedim.1- internet TTnet olcek sanırım hangi seçenek bana daha uygun olur (limitsiz taahhütsüz ve modemsiz olacek)2- İnterneti yalın alayım dedim baktı
Gaydırı guppak duyurucular yeni eve geçtim telefon hattı yok, internet yok, tv kanalları çekmiyor bi halt yok yani. Bu konularda tavsiyenizi alayım istedim.

1- internet TTnet olcek sanırım hangi seçenek bana daha uygun olur (limitsiz taahhütsüz ve modemsiz olacek)

2- İnterneti yalın alayım dedim baktım daha bi döşüyorlar namussuzlar gibi geldi. Yanlışmıyım?

3- Dreambox filan alayım diyorum her haltı açsın şifreli ne kadar kanal varsa. en fazla 500 TL tutar. Farklı bir tavsiyesi olan varmı yoksa bu iyimidir?

Selam eder gözlerinizden öperim.
0
poseidon1
(02.11.11)
kablo tv yok mu?
0
drip nick i zaten kullanilmakta
(02.11.11)
Kablo tv bulunduğunuz yerde varsa oraya bakın, Kablo tv sinema tv paketleri artı kablo net(telekomun yarı fiyatına)
0
Oguzhang
(02.11.11)
Kablo tv var. 1 Mbit Sınırsız İnternet + Kablo TV + Teledünya 38.50 TL imiş. 24 ay taahhüt lazımmış. 1 Mbit çok yavaş değilmi yahu? Torrent filan indircem.

bunumu alayım diyorsunuz?
Detaylar için: www.kablotv.net
0
🌸poseidon1
(02.11.11)
Kablo net telekomun dandik interneti gibi değildir. Bulunduğunuz yerde varsa kaçırmayın. Bağlantı yavaşlaması hat sıkışıklığı vs. vs bahaneler olmaz. Sanki telekomdan alacakta full kullanabilecekmisiniz? Ekşi sözlükte telekomdan ne alan ama buna rağmen ne bulanlar baya anlatmış durumu. TTnet diye aratın :) Ha uydunetinde zaman zaman sorunları olur ama ttnet kadar değil.
0
Oguzhang
(02.11.11)
3 mb olanı al sende dsl alsan zaten tel ve internet kafadan 70 lira yapacak.

38,5nliraya digital hd yayınlı kutu ve internet veriyor modem veriyor daha ne yapsın adamlar.
0
drip nick i zaten kullanilmakta
(02.11.11)
Şimdi kablo 24 ay taahhüt istiyor. Ama evinize kadar dijital kutu getiriliyor, evinize kadar kablo çekiliyor, yani öyle kapıya çıplak kablo bırakıp gitmek yok,servis geliyor eve, hangi odalarda tv istiyorsanız odalara kabloyu resmen dekorasyon yapar gibi perçinle döşüyorlar.

Fiyat telekomun zaten yarısı Telekomda 1 senede vereceğiniz paraya 2 sene kullanın varsın taahhütlü olsun. Üstellik adil kullanım diye bir sınır yok yani telekomdan sınırsız alıp adil kullanım kotası doldu diye hızınızı yarıya keserler burda o yok. Kablo sinema paketleri var film izleyebiliyorsunuz. Kablotv com dan hangi filmler oynuyor bakın.
0
Oguzhang
(02.11.11)
(3)

dikkat eksikliği-konstrasyon bozukluğu

çin çun
selam duyuru sakinleriuzun mu uzun yıllardır başlıkta bahsettiğim sorunları yaşıyorum. şimdi ben 22 yaşındayım üniversitesi 3. sınıfa gidiyorum o nedenle elimden geleni yapıp notlarımı ortalamamı yükseltmek istiyorum. ne yapmalıyım hangi doktora bölüme gitmeliyim. kim bana bu ilacı verir ya da daha
selam duyuru sakinleri

uzun mu uzun yıllardır başlıkta bahsettiğim sorunları yaşıyorum. şimdi ben 22 yaşındayım üniversitesi 3. sınıfa gidiyorum o nedenle elimden geleni yapıp notlarımı ortalamamı yükseltmek istiyorum. ne yapmalıyım hangi doktora bölüme gitmeliyim. kim bana bu ilacı verir ya da daha doğrusu ilaca ihtiyacım olup olmadığına hangi doktor karar verebilir.

bu arada bazı hastaneler daha iyiymiş galba sözlükte çocuk psikiyatrisi olan hastaneye git ordaki psikiyatrlar daha gelişmiş yazmışlar
0
çin çun
(02.11.11)
psikiyatrist.
0
ben smyrna
(02.11.11)
Benzer birkaç başlık daha var. Bazı arkadaşlar birbirlerien ilaç tavsiye etmiş üstelik.

Yabanvcı ülkelerde insanlar antibiyotiği alırken bile dikkatle düşünür çok ama çok gerekli ise alır. Bize sanal tavsiye ile psikotik ilaçlar öneriliyor.Faydasımı oldu zararımı nasıl tespit edeceksiniz yolu yok.

Konsantrasyon sorunu için bir meşgale bulmak lazım.Yani zihninizi tek bir şeye odaklayabileceğiniz bir hobi, spor vs. İşsiz uğraşsız olunca insanın aklı hep başka şeylere gidiyor aklı dağılıyor buna engel olmanın yolunu arayın. İlaç alıp beyni uyuşturup buna birde "konsantrasyon" diyenlerden olmayın.
0
Oguzhang
(02.11.11)
Tam kan sayımı yaptırın. Konsantransyon bozukluğu B12 vitamin eksikliği ile ilgili olabilir.
0
sebeklik
(03.11.11)
(7)

soğuktan titremek

gorgusuz
bu sene ankaraya geldim. özellikle akşamları çok üşüyorum ve titriyorum. ank.de bundan önce yaşamıştım titreme durumu yoktu. kalın giyiniyorum ama titreme hala var nasıl geçebilir?not:kansızlık vs. gibi bir hastalığım yok.(bildiğim kadarıyla)
bu sene ankaraya geldim. özellikle akşamları çok üşüyorum ve titriyorum. ank.de bundan önce yaşamıştım titreme durumu yoktu. kalın giyiniyorum ama titreme hala var nasıl geçebilir?

not:kansızlık vs. gibi bir hastalığım yok.(bildiğim kadarıyla)
0
gorgusuz
(01.11.11)
sevgili edinin
0
kanadianklap
(01.11.11)
içlik giy. bir de sıcak su torbası yap akşamları.
0
kirmizi gul demet demet
(01.11.11)
ayaklarını sıcak suya koy bir süre dur, sonra çorap bile giymene gerek kalmıcak. ayaklar üşüyünce hiç bir yeri ısınmıyor çünkü insanın.
0
e1c1e1m
(01.11.11)
seks yap, spor yap.

içlik giy.
0
bira sisesi kapagi
(01.11.11)
uykusuz kalmak da insanı çok üşütür.
bir de yaş ilerledikçe fücut nanemollalaıyor.
tahin pekmezin gerçekten faydası var, her sabah yenirse...
0
anonimyususer
(01.11.11)
ayaklarına yün çorap veya kalın patik geçir, bi de dede donu giy.
0
toshiro
(01.11.11)
Balıkyağı tabletleri alın. Günlük birkaç tablet kullanın soğuğa karşı direnciniz artacaktır.
0
Oguzhang
(02.11.11)
(4)

bir konuda araştırma yapma ya da bir inceleme yayınlatma şansınız olsaydı?

çekinti
siyaset ya da toplumla ilgili herhangi bir konuda, ne üzerine çalışmak isterdiniz? önerilerinizi bekliyorum. şimdiden teşekkürler.
siyaset ya da toplumla ilgili herhangi bir konuda, ne üzerine çalışmak isterdiniz? önerilerinizi bekliyorum. şimdiden teşekkürler.
0
çekinti
(01.11.11)
Siyasetin toplumu kutuplaştırması ve siyasetin medya üzerindeki etkisi
0
ermanen
(01.11.11)
annelerinin babalarının "cıvıkça" çektirdiği renkli fotoğrafları, videoları hatta facebook profillerinde yaptıklarını görecek olan yani anne ve babalarının 15-20 küsur yaş arasını naklen izlemiş olacak neslin yaşayacağı psikolojik reröreler.

hep aklıma böyle bir şey. mesela ben hala babamın küçük olmuş olma ihtimalini düşünmüyorum, 3-4 tane siyah beyaz fotoğraf kafamda canlandırmaya yetmiyor. o yüzden babamın daha gizemli bir geçmişi var bana göre. ama yeni nesil böyle olmayacak, arkadaşına eşek şakası yapan babasının videosunu görecek. 17 yaşında arkadaşlarıyla deniz kıyısındaki cıvıklıklarının naklen renkli resimlerini görecek falan filan.

kesin bi etkisi olur aq
0
calimdor
(01.11.11)
Eğitim politikasındaki sorunlar. En önemlisi budur.

Eğitim politikası kusursuz olsaydı insanlar ilkokuldan liseye kadar sürekli okuldan çıkıp birde dersanelere gitme durumunda kalmazdı.
0
Oguzhang
(01.11.11)
medya - siyaset, kadrolaşma, siyasi üslupla toplum beğenileri ilişkisi, siyaset kanalıyla cahilleşen toplum dünden bugüne, apolitik toplum+1, sosyal medya - siyaset, sanatçı-siyaset-toplum
0
jimicik
(01.11.11)
(3)

derdimi söylesem derin dereye

berkecan concon again
Bi arkadaş daha önce hiç duymadığım ve beni uzun vadede obses yapan bi bilgi paylaştı, benim bazen adını söylemeye çekindiğim yaratıcımız; allah'ın adının "el ilah" yani ay tanrısından geliyo olabileceğincen bahsetti, ki bunu duymadan önce de "Allah" isminin (isim olarak) nasıl bulunduğu yada indiri
Bi arkadaş daha önce hiç duymadığım ve beni uzun vadede obses yapan bi bilgi paylaştı, benim bazen adını söylemeye çekindiğim yaratıcımız; allah'ın adının "el ilah" yani ay tanrısından geliyo olabileceğincen bahsetti, ki bunu duymadan önce de "Allah" isminin (isim olarak) nasıl bulunduğu yada indirildiği, kuranda yazıyo olabileceği ve tanrının neden kendine "rtyu", "tyuı" "vbnn" değilde "Allah" ismini seçtiği konusunda düşünceler dolanırdı aklımda. Neden "allah" ? özelliği nedir bu kelimenin? derdim. mutlak gücün sembolu neden bu kelime, çok korkaryodum hala da korkuyorum uygunsuz anmaktan onun ismini, hatta kasdığımızda da avuç ayamızda beliirirdi ya hani :p. Ben inanmaya çalışan inanmak isteyen bir insanım, bir tanrıya ihtiyacım var, ve buda ailemin, atalarımın bana öğrettiği tanrı olsun istiyorum. etiketi sevmem ama muhafazakarım biraz, kim ne derse desin elin gavuru ne icat ederse etsin, öyle inanmalıyım ki ona, başka gerçek muhtemel dahi olamasın. düşünmeden canımı veriyim alah alah edalarıyla düşman ordusuna yıldırım gibin yağayım istiyorumm hep, evet hep bnu istiyorm
ama gelgör ki çok okuyan biriyim kahretsin, çok tarih okurum , hiç gerekmiceği halde bütün mezpotamya uygarlıklarını tanınmış krallarıyla beraber bilirim, mevkilerini, antlaşmalarını falan filan...
bunu niye diyorum çünkü bu bölgede isim geçişleri yani "el ilah" gibi olaylar gerçekten çok karşılaşılan bi hadise, yani okuduğum anda “hadiii yaa” hani ,“buda mı öyle” “yine mi öyle” dersiniz ya, ama bu sefer durum biraz farklıydı, zihinsel depremlerim olmuştu her insan gibi ama bu sonuncusu destekli geldi, böyle kelime biter ya hani o biçim..
boşluktayım şu an, uzay mekiğinde, havada uçuşan su kabarcıklarını yutmaya çalışıyorm”
nasıl sınıyosun beni yarappim??!!
ama çok şükür yinede herşey için :))
0
berkecan concon again
(31.10.11)
çok alakalı bir cevap olmayacak sanırım, bir kaynakta kabe'nin yani kıblenin de kybele den geldiğini okumuştum, bir dönem insanlar kybele ye dönüp ibadet ederlermiş şimdi de kıble'ye dönüyorlar..
0
nedensizce
(31.10.11)
muhammedin babasının isminin abdullah olmasını açıklamak gibi bi şey

burada iki sonuç cıkıyo

bir islam mitolojiden bozma cart curt

iki islam ibrahimi dinlerden gelen eskiye dayanan ve her geldiğinde yanı şeyi anlatan bi din
musevilikten hıristiyanlık oradan ademe kadar dayanan

(bkz: Kuran ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni)

diye bi şey de var

bu tamemen senin inanmana bağlı

diyeceği arabın biri taaa yylar önce bi din atmış söylene söylene gelmiş

ya da

ya aga bi din geliyo gelend din de diyo ki biz hep yanı gönderdik aynı soya gönderdik bak inanmazsan işte allah dı abdullahdı var geliyo ama bozuluyo
0
murtazaaaaaa
(31.10.11)
Esma ül hüsna var Allah ın en güzel isimleri sıralanmış 99 isimden ilki Allah olarak geçiyor. Diğer isimlere de bir göz atmanız iyi olabilir.

www.esmaulhusna.com

Eski toplumların neye inandığını ne isim verdiğini irdelemek için,o toplumların dil yapılarınıda,kültürel yapılarını da yaşam tarzlarını ve aldıkları eğitimleri de ayrıntılı bilmek lazım. Biz modern Türkçe konuşuyoruz,peki çok değil 60-70 sene evvel konuşmalarımız böylemiydi? Cumhuriyet öncesi Türk dili böylemiydi? peki ya bilgi akışı?

Toplumların hitap tarzları neye hitap ettiklerini tanımlıyorsa bu kafidir.Takılan isim o toplumun bilgi dağarcığı ve yorumu ile alakalıdır.
0
Oguzhang
(01.11.11)
(7)

Devlet okullarında din eğitimi ?

RuledBySecrecy
Devlet okullarında din dersleri (İslam propagandası) nin 4.sınıftan itibaren, daha zihinsel olarak yeterince gelişmemiş çocuklara verilmesi açık insan hakları ihlali değil mi? Üstelik bu dersi görmemek için çocuğun velisinin izni olmasının gerekmesi de başka bir açık insan hakları ihlali değil mi? B
Devlet okullarında din dersleri (İslam propagandası) nin 4.sınıftan itibaren, daha zihinsel olarak yeterince gelişmemiş çocuklara verilmesi açık insan hakları ihlali değil mi? Üstelik bu dersi görmemek için çocuğun velisinin izni olmasının gerekmesi de başka bir açık insan hakları ihlali değil mi? Böyle birşey nasıl hala varlığını sürdürebiliyor ? Anayasa'da bunlar belirtilmemiş mi?
0
RuledBySecrecy
(30.10.11)
burası türkiye (:
0
ozzpwnz
(30.10.11)
dostum, 12 eylül darbesini yapanlar artan kominizm tehlikesini bastırmak dengelemek için türk islam sentezine ağırlık verdi. islamı destekledi, islam güçlenince de 28 şubatta islamın önünü kesmeye çalıştı vs vs
0
efruz
(30.10.11)
Dinde zorlama yoktur dedikleri bir din icin , zorunlu din dersi :) memlekette ne düzgün ki bu düzgün olsun
0
kuduz balik
(30.10.11)
haklısın panpa.
0
panina manina
(30.10.11)
din dersi "din kültürü ve ahlak bilgisi" olarak verildiği için, islam dersi olarak konumlandırılmadığı için "legal." müslüman olamayanlara zorunlu değil ama. bu ne perhizbu ne lahana turşusu diyenlere, bir adet meb din kültürü ve ahlak bilgisi kitabına göz atmalarını tavsiye ederim. bayağı da ders yani, mfettişler tarafından sıkı sıkı takip edilen, sınavlı mınavlı.

pekii, siz 4. sınıftan itibaren arapça dersinin verileceğini biliyor musunuz? eylül ayında oklendi. tebliğli mebliğli hem de. seçmeli ama.
0
zkurmus
(30.10.11)
evet, insan haları ihlalidir. evet, dersi görmemek için çocuğun velisinin izni olmasının gerekmesi de başka bir açık insan hakları ihlalidir. böylesi akıldışı bir uygulama sahiden nasıl varlığını sürdürebilir?
ve evet, şarabamız bizimdir; ama tadı da bomboktur.
0
pangea
(31.10.11)
Ülkede eğitim politikası kalmamış ilkokulundan üniversitesine hatta masterine kadar içine edilmiş, gel gör ki hala tek bir dersin ıcığı cıcığı sorgulanıyor. Anketlerde işsiz sayısı düşük görünsün diye üniversite kontenjanları %200 artırıldı ama üniversitelere çakılmış tek bir çivi bile yok, Yeni üniversite açıyoruz ayağına il dışındaki meslek yüksekokullarını üniversite yaptılar. Öğrenciler derse tıklım tıklım giriyor,eğitim ne kadar sağlıklı o tartışılır, üstelikte ilkokuldan liseye kadar okuyup,sonra üniversite tercihini okulda öğrenmediğiniz bir üniversite seçme sınavı ile yapmak zorunda kalıyorsunuz,Bunun içinde dersane eğitimi almak zorundasınız, kısacası eğitimin içine edilmiş, ama bula bula öğrencinin sadece din dersindeki hakkımı aklınıza geliyor?

Yazık!
0
Oguzhang
(31.10.11)
(6)

Laptop Seçimi

Ray
Sürekli okulda orda burda kullanmak üzere laptop alıcam uzun süre idare etsin beni diorum boyut küçük olsun diorum ama netbook işimi görmücek bunun özellikleri süper boyut ağırlıkda iyi ama fiyat çok düşük garibime geldi birazhttp://www.vatanbilgisayar.com/Notebook-Netbook-Tablet/dell-4050-b41b43-in
Sürekli okulda orda burda kullanmak üzere laptop alıcam uzun süre idare etsin beni diorum boyut küçük olsun diorum ama netbook işimi görmücek bunun özellikleri süper boyut ağırlıkda iyi ama fiyat çok düşük garibime geldi biraz

www.vatanbilgisayar.com
0
Ray
(30.10.11)
Fiyat normal.. Makinada güzel ama; Dell marka pc'yi kullananlardan duyduğum kadarıyla, öneremiyeceğim. Toshıba kullananlar çok memnun www.istanbulbilisim.com.tr
0
reddishdreams
(30.10.11)
bunlar iyi güzel daha bugün baktım

ama biraz kalın mobilite için 13,3 14 çok iyi bi 400 lira fazlaya hem iyi hem ince ve şıkları mümkün ama o 400 yok işte
0
murtazaaa
(30.10.11)
surekli tasiyacaksan, disarida kullanacaksan netbook yerine tablet tercih edebilirsin. evde masaustu vs. birsey varsa disarida kullanmak icin tablet en dogrusu gibi. notebook cok hantal oluyor, netbook tasimak icin nispeten iyi ama onlar da pek kullanisli degil. tabletler hem kolay tasiniyor, hem sarjlari cok cok iyi gidiyor laptop'a gore, hem de fonksiyonel.
0
dirigeant
(30.10.11)
anlıyorum ama matlab,c derleyicileri,photoshop gibi programları sürekli kullanıyorum netbook tablet işimi görmeyecek yeni sürümlerde kasıcak sürekli
0
🌸Ray
(03.11.11)
Sony markasını araştırın.

Bütçeniz neyse o aralıklarda bulmanız mümkün.

Bütçeniz sağlamsa, mac alın.Windows ta kurulabiliyor üzerine duyuruda bugün yada dün verilen ilanlarda bir mac vardı.
0
Oguzhang
(03.11.11)
sony biraz pahalı geldi
0
🌸Ray
(05.11.11)
(5)

Bağış takibi

everyone looks so good from here
Sevgili ahali,Şimdi Van depremi ile ilgili olarak yüz milyonlarca lira toplandı. Çok iyi çok hoş. Ama bu toplanan paralar nereye nasıl harcanacak bunun bir planını yapan, açıklayan kurum var mı? Kızılay'a baktım sadece hangi yolla kaç para toplandığı vs. yazıyor. Ya da bu toplanan bağışlar hakkında
Sevgili ahali,

Şimdi Van depremi ile ilgili olarak yüz milyonlarca lira toplandı. Çok iyi çok hoş. Ama bu toplanan paralar nereye nasıl harcanacak bunun bir planını yapan, açıklayan kurum var mı? Kızılay'a baktım sadece hangi yolla kaç para toplandığı vs. yazıyor.

Ya da bu toplanan bağışlar hakkında -hangi kurum topladıysa artık- 3-5 ay sonra bir bağış raporu veremez mi kamuya?
-Mesela atıyorum 50 milyon tl yeni konut yapımına harcandı, 10 milyon tl çadır alındı, 5 milyon gıda-erzak vs.

Bunların gider evrakları vs. olsa sitede ve isteyen de girip bakabilse fln?


Çok mu Pollyannacılıktır bu? Yoksa "daha o kadar şeffaflaşamadık devlet olarak daha bazı kodomanların para yemesi lazım bu yapılamaz" mı diyorsunuz?

Bence yeterli kamu desteğiyle mümkün.
0
everyone looks so good from here
(28.10.11)
şerrrrefsizim benim aklıma gelmişti.

nasıl bir adım atılacağıyla ilgili aklınızda bir şey var mı ?
0
avkatbey
(28.10.11)
Bu ülkenin klasiğidir bu, her depremde yada bir olayda tv ler bağış toplar zenginler tv de göstere göstere bağış yapar hava atar.Amaaa körfez depreminde insanlar 3-4 sene prefabriklerde yaşamak zorunda kalmıştı yani alınan yardımlar nereye gider,nasıl dağıtılır bilen yok.
0
Oguzhang
(28.10.11)
şöyle de bir durum var. diyelim ki liste açıklandı:
50 milyon tl yeni konut yapımı
10 milyon tl çadır
5 milyon gıda-erzak vs.

gerçekten öyle mi oldu?
0
terp
(28.10.11)
@avkatbey;

Burada ilk ve en önemli adım kamuoyu oluşturmak, olabildiğince sosyal medyadan da destek almaktır bence.

Tartışmaya, geliştirmeye açık bir konu
0
🌸everyone looks so good from here
(29.10.11)
@terp;

Yeterince destek ve kamuoyu oluşturulabilirse zaten bu harcamaların maliyet gider belgelerinin kurumun sitesinde paylaşılması için gerekli çalışmalar yapılır. Çok zor olmasa gerek.
0
🌸everyone looks so good from here
(29.10.11)
(4)

doğada ilk yardım eğitimi

letheavendangered
bir havacılık kulübüne doğada il yardım eğitimi verebilecek eğitmen, kurum/kuruluş vs. arıyoruz. bu konuda bildiğiniz bir şey var mı?
bir havacılık kulübüne doğada il yardım eğitimi verebilecek eğitmen, kurum/kuruluş vs. arıyoruz. bu konuda bildiğiniz bir şey var mı?
0
letheavendangered
(28.10.11)
üniversitelerin dağcılık klüplerine sorun onların ya kendi içlerinde elemanları vardır yada yönlendirirler. (googledan x üni dağcılık klübü diye aratın bir bir)
0
darknum
(28.10.11)
Bu konuda akut un sitesinden soru sorun.Bulunduğunuz bölgede temsilcileri varsa sizi oraya yönlendirirler.

Doğada ilkyardım için ekstra özel eğitim gerekmiyor,bildiğimiz bir doktorda eğitim verebilir,kulübünüze üye bir doktor varsa veya tanıdık varsa ondanda rica edebilirsiniz.
0
Oguzhang
(28.10.11)
@darknum, bizim üniversitenin de dağcılık kulübü var, biz de zaten üniversiteye bağlı bir kulübüz ama ne dağcılarda ne de bizde bu konuda yetkili kişi olmadığı için dışarıdan bulmak zorundayız.
@oguzhang, doğada ilk yardım konusunda özel eğitimli biri olmalı bize eğitimi verecek kişi. profesyonel bir eğitim istiyoruz, karşılaşabileceğimiz durumlar çok riskli ve ciddi tehlike boyutları olan durumlar olabileceği için. herhangi bir doktorun ku konuda yetersiz kalabileceğiniz söylediler bize, o yüzden arama kriterlerimizi bu şekilde belirlemek zorunda kaldık. ama akut'u deneyeceğim, teşekkür ederim.
0
🌸letheavendangered
(28.10.11)
Bu konuda bir başka tavsiyemde emekli astsubaylar ve subaylar derneklerini denemeniz. Emekli pilot ve komando subay,astsubaylar size olayı ilk elden aktarabilir.

Hızlıca birde edit yapayım:
İnsan anatomisi de temel bilgilerde standarttır.Yani kol bacak kırılması,darbe alma,yaralanma zehirli yılan,böcek vs durumları standart bilgilerdir. Size illada doğada tecrübesi olsun diyen bunu ne amaçla söylüyor anlayamadım. Kırık,yaralanma,ilkyardım vs heryerde müdahale aynıdır.
0
Oguzhang
(28.10.11)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.