Giriş
(12)

yerleri nasil siliyorsunuz?

bay b
ya bu vileda denen zikkimla bir yerleri silince zerre temizlenmis hissi uyanmiyor bende. sanki bir yerdeki pisligi baska yere transfer etmisim gibi geliyor. sildikten sonra suya sokup bastiriyiruz, sopayi soktugumuz su 10dk icinde les gibi oluyor zaten ben ne anladim bu isten. yillardir kafaya takiy
ya bu vileda denen zikkimla bir yerleri silince zerre temizlenmis hissi uyanmiyor bende. sanki bir yerdeki pisligi baska yere transfer etmisim gibi geliyor. sildikten sonra suya sokup bastiriyiruz, sopayi soktugumuz su 10dk icinde les gibi oluyor zaten ben ne anladim bu isten. yillardir kafaya takiyordum ama bugun artik iyice canima tak etti, siz nasil hallediyorsunuz bu isi? var mi daha pratik ve temiz bir yontemi bunun?
0
bay b
(27.11.24)
Viledayla siliyorum. Aynı suyla bütün evi silmiyorsun ki, pis olsun. Suyunu değiştiriyorsun.
0
rock n roll
(27.11.24)
ty.gl
Çevre dostu değil ama pratik, bunu kullanıyorum.
0
Bruce
(27.11.24)
Suyunu değiştirmek bir çözüm +1 ya da kullan at temizlik bezi takılmış paspas.

Ama ben su haznesi olan spreyli paspasları kullanıyorum. Ola ki çok kirlendi, yedek paspasını takıp devam ediyorum. İşim bitince paspasları yıkanıyor. Şunun gibi;

www.amazon.com.tr
0
orient blue
(27.11.24)
Önce şu

www.trendyol.com

kirli hissettiğinde suyunu değiştirip, her seferinde iki kapak asperoxla

Sonra da şu

www.trendyol.com

Bunlara sleepy nin yer silme ıslak mendilleri var. Onlar da takılabiliyor.

Sonra bal döküp yalayabilirsin.

Tabi bunlar robot işini bitirdikten sonra oluyor.
0
Mirket
(27.11.24)
encrypted-tbn0.gstatic.com

Bu model yeni kovaların temiz su kirli su tankı ayrı ve sopaların ucundaki dikdörtgen mop kısmı saçaklı viledalardan daha kullanışlı

Bir de bu paspas işinden önce elektrik süpürgesiyle kaba tozları saçları vs toplamış oluyoruz, paspasa sadece ince bir yüzey temizliği kalmış oluyor

Uzun süre temizlenmemiş eve doğrudan vileda vurulmaz
0
grimavi
(27.11.24)
robot süpürge ile. süpürge her gün süpürüyor haftada bir de sildirtiyorum.
0
inheritance
(27.11.24)
Annem de vileda tarzı şeyleri sevmez, düzgün temizlemiyor der, Klasik kova + bez yapar. Gerçekten de en güzel temizlik bu şekilde ama en yorucusu da bu. O yüzden belli aralıklarla bezle silme, diğer zamanlarda sleepy, vileda vs. yapma taraftarıyım.
0
candide
(27.11.24)
en iyi çözüm philips aqua serisi
0
my fault
(27.11.24)
Valla benim ev küçük ve halinin olmadığı yerler az. Viledayla ben de temiz hissetmediğim için sleepy'nin bezleriyle ellerimle siliyorum.
0
Amaranta ursula
(27.11.24)
Yani titiz biri olduğunuz belli, ama ne siz ne de diğer cevaplar bahsetmediği için çok önemli olup sözden kaçan bir şey olabileceğinden dolayı parantez açmak istedim.

Silme işini yapmadan önce evin düzgünce süpürülmüş olması gerekiyor. Pisliğin en büyük kısmı süpürme sırasında gidiyor esasen. Silmeye başladığınızda hala süpürgenin çekebileceği büyüklükte gözle görülen döküntüler varsa iyi süpürülmemiş demektir. Bu durumda gerçekten pisliği bir yerden başka yere taşıyor olursunuz.

Bunun dışında, viledadan ziyade tozu tutan moblar kullanmak daha etkili +1
0
akhenaten
(27.11.24)
temizliğe gelen kız yerleri bezle siliyor. her şey var evde ama öyle temiz hissetmiyormuş.
0
gabe h coud
(27.11.24)
Alayı boş iş

Cevap son paragrafta

Ben parke görünümlü Vitra seramik yaptım evi. Foşur foşur fırçalıyorum yerleri sulayip. Bir de gider yapacağım


1-Kovayı duşakabinin yanına koy.

2- 5m2 de bir paspasi tazyikli suyla yıka, ardından kovadaki deterjanlı suya dön

3- bütün ev bittikten sonra bir tür normal suyla durulayın
0
topkapiaksaray
(27.11.24)
(4)

Antrenman sayısı

Bir ben var benden şurada
Haftada kaç gün antrenman yapmak mantıklı benim zaman sorunum yok 7 gün bile gidebilirim.
Haftada kaç gün antrenman yapmak mantıklı benim zaman sorunum yok 7 gün bile gidebilirim.
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
Çok kafa yormadan 4. Çünkü arka planda bu soruya cevap vermek için gereken bir sürü bilgi var. Misal powerlifting yapan adama 6 gun fazlayken split yapan adama fazla olmayabilir.

Ben haftanın 6 günü spor yapıyorum. 3 gün strength training, 2 gün dagda yürüyüş, 1 gün mobility vs evde.

Bunun net bir cevabı yok. Full body yapana misal 3 gün ideal.
0
logisticsmanager
(27.11.24)
4-5 gün ideal ama yapılan antrenman rutinine ve amacına göre de değişkenlik gösterebilir; amaç klasik kas gelişimiyse her kas grubu için toplamda ~20 set, bir çalışma gününde de ~10 set iyidir, bu formüle göre de her kas grubunu haftada 2 kez çalışacak şekilde periyotladığınızda ideal çalışma sıklığını yakalamış olursunuz ama dediğim gibi antrenman geçmişinize amacınıza göre de değişebiliyor bu hedefler, güç programı uygulamak istersen 3 gün de yeter. Ben haftada 1 kez bacak çalıştığım için 5 günlük programla çalışıyorum, bacak için 1 gün ayırıyorum ama istesem bacağı başka bir güne entegre edip haftada 4 gün ama 2 kez de bacak çalışabilirim ama bacak recovery'si bana artık zor geldiği için 1 gün yapıyorum fakat o gün sadece bacak çalışıp geçiyorum yine verim alabiliyorum, bu bir örnek tabii yoksa modifiye edilebilecek pek çok seçenek var ama "bro benim bilgim sıfır kafamı çok karıştırma" dersen push-pull-legs ya da upper-lower gibi programları araştır dümdüz programlar bunlar herkes için de uygun, bunlardan birini yap geç, her şekilde verim alabilirsin ama antrenman kadar dinlenmek de önemli alınan kaloriler de önemli, hepsi önemli. Ben de isterim haftanın 7 günü antrenman yapayım ama antrenman yaparken değil dinlenirken gelişiyoruz; dinlenmeyi ne kadar ihmal edersen gelişimin o kadar yavaş/az olur. Ayrıca biz antrenmanda sadece kasları zorlayarak gelişmeye ve güçlenmeye teşvik ediyoruz, sonrasında gerekli kalorileri (karb. protein, yağ) gelmediğinde ileri değil geri gidersin o nedenle de düzgün bir kalori hesabı yapılması gerekir, bunların hepsi birbirine bağlı birbiriyle ilişkili konular, hangisi eksikse o senin gelişimini engeller.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.11.24)
valla yeterli dinlendikten sonra 7 gun de gidilir ama bir gunu rest ya da cok hafif yuruyus, hafif bisiklet, merdiven, esneme-mobilite olabilir. diger gunleri de 4'u agir 3'u hafif ya da 5'i agir 2'si hafif seklinde de olabilir. zamani olan insan icin bence mahsuru yok tabi vucudu da dinlemek lazim. normalde insanlara soylenen haftada 3-4'tur cunku insanlarin yogun bir yasamlari calisma tempolari falan oldugu dusunuldugu icin ama daha hafif bir tempoda bence mahsuru yok ama 7 gun de basabasa agirlik girilmez tabi ne olursa olsun.
0
bay b
(27.11.24)
Ben konuya farklı bir açıdan yaklaşayım.

Beslenme ve spor konusunda ne yapıyorsanız, bunu, bundan sonraki yaşamınız olarak düşünerek, planlayarak yapmalısınız. Ben bundan sonra spor yapacağım deyip ama sporu yaşamının merkezine koyamayıp, haftanın 6-7 günü spora abanırsan, yaşamındaki öncelikler bu 6-7 günü eninde sonunda tırpanlayacak ve kendi kendine zarar verdiğinle kalacaksın.

Çünkü ne kadar ağır veya yoğun spor yaparsan, beslenmeni de ona göre arttırman, düzenlemen gerekecek. Sporu gevşetmek ya da bırakmak kolay ama o yoğun beslenme alışkanlığını zor bırakacak lömbür lömbür yağlanacaksın.

Bu yüzden spora yeni başlayan biriysen, yaşamındaki en uygun saatleri gözeterek ve boş gün bırakarak haftada 3 gün birer saatle başlayıp, 6 ay sonra, bir sene sonra Aaaa ben sevdim, sporla yaşam tarzını, mesela ilerde baba olunca da hem çocuğuma zaman ayırıp hem daha fazla spor yapma imkanı bulabilirim diyorsan, öyle dedikçe süreyi de günü de arttırabilirsin tabi.
0
Mirket
(27.11.24)
(1)

çaycı açık kalırsa ne olur

flacs
Merhaba, markasını hatırlamıyorum geçen ay bir çaycı almıştım. Ucuzdu ama çokta dandik bişey değildi. 1100 tl civarı. koruması var mıdır bilmiyorum. Bu sabah su ısıttım evden çıkmadan önce araba camlarındaki buzu çözmek için. Sonra suyu şişeye döktüm. Çaycıyı geri yuvasına oturttum mu oturtmadım mı
Merhaba, markasını hatırlamıyorum geçen ay bir çaycı almıştım. Ucuzdu ama çokta dandik bişey değildi. 1100 tl civarı. koruması var mıdır bilmiyorum. Bu sabah su ısıttım evden çıkmadan önce araba camlarındaki buzu çözmek için. Sonra suyu şişeye döktüm. Çaycıyı geri yuvasına oturttum mu oturtmadım mı hatırlamıyorum. Oturttuysam kaynatma modunda mı devam eder acaba direkt ? Ederse yangın çıkarır mı ? Koruması var mıdır yok mudur emin değilim ama eve gitme ya da eve birini gönderme ya da komşuya şarteli indirtme gibi bir seçeneğim yok.
0
flacs
(27.11.24)
Buz tutmuş araba camına sıcak su dökmek camı patlatabilir. Hiç mantıklı bir hareket değil.

Diğer konuda, onların bir çoğusu su bitince otomatik kapanıyor. Ama kapanmayan cinsiyse, aletin mutfak tezgahı üzerinde ve tezgahın da metal veya mermer olduğunu varsayarsak, kablonun da kısa ve ahşap aksama mesafeli olduğunu ve üstteki mutfak dolaplarının mesafeli olduğunu kabul edersek, kendi başına yanar kavrulur ve sigortayı attırır diyebiliriz. Varsayımlar dışı bir durum varsa yangın da çıkabilir tabi.
0
Mirket
(27.11.24)
(8)

sizce ulkede herseyin rahatsiz etmeye baslamasi hissiyati kisisel mi?

buenosdias
uzun suredir idare ediyordum ama artik iyica rahatsiz olmaya basladim. insanlari, sokaklari, ekonomisi, siyaseti, polisi, ahlaksizligi, esnafi hersey rahatsiz etmeye basladi. herkeste ve heryerde bir bosvermislik goruyorum. acaba bu hissiyat, yasadigimiz hayat tarzi, yas, cevre, bolge ile mi alakal
uzun suredir idare ediyordum ama artik iyica rahatsiz olmaya basladim.

insanlari, sokaklari, ekonomisi, siyaseti, polisi, ahlaksizligi, esnafi hersey rahatsiz etmeye basladi. herkeste ve heryerde bir bosvermislik goruyorum.

acaba bu hissiyat, yasadigimiz hayat tarzi, yas, cevre, bolge ile mi alakali? istanbul'da yasayan sekuler icin mi boyle? ne bileyim aydinda sirin bir kasabada yasayan memur olsaydim yine boyle mi olurdum?
0
buenosdias
(27.11.24)
Seninle aynı hissiyattayım ama boşvermişler grubundayım. Onun için de çok etkilenmiyorum sanırım. Bu arada bunların iyi günlerimiz olduğunu da düşünüyorum.
Mevki : İzmir
0
Mirket
(27.11.24)
Ülkenin her yerinde aynı gevşeklik ve boşvermişlik olduğu için başka yerde yaşasan da aynı şekilde gevşek ve boşvermiş olurdun.

İnsan gençken daha samimi ve idealist oluyor, bir şeyler yapmak istiyor ama yaş alıp iş hayatında yoğuruldukça düzene uyuyor. Özellikle de ses çıkardığında o âna kadar onu körükleyenlerden hiçkimseyi yanında bulamayınca, herkesin kaçtığını görünce, hatta kendisini de aşağı çektiklerini, tepesinden dibe bastırdıklarını görünce bir müddet direniyor ama sonunda pes ediyor. Alışıyor, boşveriyor.

Onun için biz ülkece komadayız bence. Birileri fişimizi çekti sanki.
0
muhayyer divan
(27.11.24)
hep ayni seyleri yaziyorum gibi geliyor ama bu duyurularin artmasi bile bir semptom.

hocam birakin turkiye'yi butun dunyada sistem tikandi. topluca gg olacagiz. kitaplarda okursun ya mesela gocler sebebiyle roma imparatorlugu yikildi. 1 satir okuyup geciyorsun ama aslinda onyillarca suren ve yavas yavas izdirap cekilen bir donem o. tarihin neresine geldigimiz sans ve gelecek nesiller tamamen boktan bir yere dusmus olacak. biz yine 2010-15'e kadar iyi bir donemi gorduk. yeni nesil tamamen avuclayacak.

bizim icin en kotusu tayyip denilen herifin yonetiminde bu kaosa girmemiz oldu. adam bilerek veya bilmeyerek yapilabilecek en yanlis isleri yapti ulke icin. hangi konudan girsem cikamam mevzuya. turkiye'nin bu kadar gocmen almasi (sosyal sigorta odememis insanlarin sisteme dahil olup kacak calismasi), bunun getirdigi issizlik, enflasyon vs. korkunc konular bunlar. benim aklim havsalam almiyor kafam ellerimin arasinda izliyorum. tamamen keyfekeder bir yonetim, tamamen bir yagma duzeni olustu ustelik. yani dunyada sistem coktu ama turkiye tamamen mahvoldu.

mesela su anda milyonlarca insan 40 yil boyunca maas garantisi aldi devletten. bu insanlarin sigorta primlerine bak 20 yil prim odeyip 40 yil maas toplayacak sistemden :) matematik tutmuyor. ekonomi cokuyor, ekonomi cokunce ahlak cokuyor vs vs. ben savaslardan, ic karisikliklardan baska bir sonuc goremiyorum.

bu saatten sonra evinizi, arabanizi yapip firtina gecene kadar beklemek gerek. ben dunyanin 20-30 sene daha duzelecegini sanmiyorum. gecti 0 faizli ev, araba donemleri. hatta bizim ebeveynlerin donemi tarihin en iyi donemiydi muhtemelen. benim babam tek maas 1.5 asgari ucretle, ikramiyeyle falan 40-45 yasinda emekli olup iyi kotu ev, yazlik ve araba sahibi olabilmis birisi.

bu saydiklarim benim icin dream :) simdi ben iyi bir araba, 2 ev, 45 yasinda erken emeklilik yapmak istesem yapamam. babamdan farkim yurtdisi yuksek lisans, turkiye'de, amerika'da herkesin calismak istedigi sirketlerde 10 senelik is tecrubesi. ama yetisemiyorum :) cografya kaderdir ama yasadigimiz donem de kader.

ne olacak biliyor musun? bizim nesil hala saf bir umuda sahip ve iyi gunleri hatirliyor ve geri gelecegini dusunuyor. risk alamiyor, agzimizin tadi kacmasin diyor. ama simdi 10-15 yasinda olan nesil tamamen boktan bir zamanda yetisti ve bu insanlar 25 yasina geldiklerinde onlerinde onlara vaat edilen hicbir sey olmadigini anladiklarinda cekecekler emaneti.

kapitalizmin olayi biraz boyle. kapital ayni kutlecekim gibi daha cok para cekiyor. dolayisiyla her gecen gun daha az sayida insan durumunu duzeltirken daha cogu kotuluyor. $1m'den sonra hayata iliskin kaygin cok azaliyor cunku o paranin getirisiyle yasayabiliyorsun. ve surekli artiyor da. yukarida birikmis para da baba parasi yiyenler, miras kavgalari derken dagiliyor, tutabilenler az. nihayetinde bolluk doneminde herkes kupunu doldurdu ancak simdi saadet zinciri patladi ve yeni nesiller faka basti. butun ekonomi maalesef bir saadet zinciri. para denilen rakamlarin ve kagit parcalarinin onemine olan inanc ayakta tutuyor. yine bence 1971'de dolar'in altin karsiligi basildigi altin standardi terk edildikten sonra iyi bile dayandi. bakalim bundan sonra ne olacak sikmeseler bari diyerek izliyoruz biz de.
0
antikadimag
(27.11.24)
antikadimag'a katılıyorum. Türkiye'ye özgü değil ekonomik problem.

Ama senin yakındığın nokta çürümüşlük, yılgınlık gibi konular Türkiye'ye özgü diyebilirim. Yurtdışına sadece para için giden beklediğini bulamıyor. Çürümüşlük türkiye kadar hiçbir yerde yoktur.

Çürümenin en yoğun hissedildiği yerler de büyükşehirler. Türkiye çoğrafyası ve ekonomisiyle kırılgan bir ülke. Bir de kötü yönetim olunca herşey çığrından çıkıyor.
0
wd40
(27.11.24)
Genel bir sorun var ama bence siddeti bolgeye gore degisiyor

Esenyurtta yasan birisi ile nisantasinda yasan bir kisi yada bodrumda yasan ile ankarada yasayan esit etkilenmiyor

Ben cevreninde en az ekonomi kadar etkili oldugunu dusunuyorum

Ben mesela avrupa yakasindayim buradaki insanlar ve ortam ile kadikoy besiktas o taraflar cok farkli sanki ulke degismis gibi

Burada selam vermiyorlar ama karsiya geciyorum herkes selam veriyor

Tabiki genel anlamda tum dunya ve turkiye etkilendi ama bolgesine gore hersey farkli bence
0
Zetnikov
(27.11.24)
Aynı hislere sahibiz. Galiba bunun adı umutsuzluk.
0
durbidakka
(27.11.24)
Bu his sadece sizde yok. Toplum yozlaştıkça ve geriye gittikçe bu durumlar artacak. Ekonomi ve hukuk bu bağlamda en büyük iki etmen. Şahsen ben başıma bir şey gelmesin gelirse de zaten hukuki olarak hakkımı arayamam, arasam da bulamam diye sokağa bile çıkmıyorum iki yıldır. Araba dahi kullanmıyorum, olurda bi kaza falan yaparsak karşı taraf çekip vurmasın diye. Tatile gitmiyorum iki yıldır, kendimi hiçbir yerde hiçbir şekilde güvende hissetmiyorum. Nasipse Alamanya’da bi iş bulup bu ülkeyi terk eyleyeceğim. Orda da bi nazi evimizi yakmazsa.
0
dakota
(27.11.24)
@antikadimag +1 çok iyi özetlemiş. Şu an dünya krizde. Trdeki dinciler bile yoğun krizde, kabenin karşısında burgerking var, imam hatipte okuyan öğrencilerin çoğu neden imam hatipler var kapatılsın diyorlar. Bu küçük bir örnek. Avrupa krizde Abde krizde. Bizim krizimiz yoğun eğitimsizlik ve aşırı lümpen göçü.
0
mikahakkinen
(27.11.24)
(14)

Columbia mı, The North Face mi?

mor oje
Aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi, ben de sorayım; mont alıcam. Ama bu rüzgarlık gibi olan değil de daha mont mont. Boyu bele kadar olanlardan. Aşırı kabarık değil, orta ve az kabarıklardan.Mont için hangi marka sizce ve neden?
Aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi, ben de sorayım; mont alıcam. Ama bu rüzgarlık gibi olan değil de daha mont mont. Boyu bele kadar olanlardan. Aşırı kabarık değil, orta ve az kabarıklardan.

Mont için hangi marka sizce ve neden?
0
mor oje
(26.11.24)
İkisinde de model konusunda tatmin edici bir çeşitlilik yok. Onun için ikisine de bakıp, hangi model içinize sindiyse onu almanızı öneririm. Colombia fiyat konusunda bir tık ilerde ve marka olarak daha havalı. Kalite olarak bir fark olduğunu düşünmüyorum.
0
Mirket
(26.11.24)
@mirket gercekten modeller cok kisitli ya, hele columbia’da kadin modelleri bayagi cirkin :/
Kalite farki bence de yok ama yine bi kamuoyu yoklamasi yapmak istedim :)
0
🌸mor oje
(26.11.24)
tnf > columbia.

columbia dediginiz firma outdoor isine yonelmis bir sapkacidir. urunlerini outlet'lerden yok pahasina alirsiniz.

tnf cadir, mont, canta ureten saglam bir outdoor firmasiydi. columbia ile alakasi bile yoktu. son donemde vf corp diye bir giyim firmasi tarafindan satin alindilar ve kalite olarak siradan sokak giyimine dustuler. hala teknik iyi urunleri var ama odak noktalari dagciliktan siradan kullaniciya kaydi market daha buyuk oldugu icin. columbia kadar dusmez fiyatlari hicbir zaman.

yine de net sekilde tnf > columbia.

biraz daha devam edeyim dayanamadim. su anda outdoor giyimde shell jacket yani yagmur gecirmeyen ust katman konusunda arcteryx bir numaradir. kaz tuyu montlarda ise rab firmasina bakacaksiniz. bunu ingiltere'den birine getirtebilirsiniz. bu markalar en tepede.
0
antikadimag
(26.11.24)
Rab’i biliyorum, ex’imin montu vardi ismiyle dalga gecerdik shshshs. Anilarim canlandi.

Tnf hic bilmiyorum, bakayim
0
🌸mor oje
(26.11.24)
Columbia bence kaliteli bir marka değil. Türkiye'de fiyatı yüksek olduğu için iyidir algısı var. Bu ikisi arasında NF daha iyidir ama bence o da parasına değmiyor.
0
wd40
(26.11.24)
tnf the north face'in kisaltilmisi.

ikisi de urunleri cin veya banglades gibi yerlerde fason yaptiran markalar. bahse girerim cogu urun ayni fabrikalarda uretiliyordur. bu arcelik mi beko mu gibi bir soru. arada kayda deger bir sinif farki yok. yukarida da yazildigi istedigin kullanim icin uygun bir model bulup al. hangi marka oldugu farketmez.
0
hot potato
(26.11.24)
Bende columbia'nin 3 in 1 modellerinden bir tanesi var. Bu senenin ortalarında aldım. Kara kışta giymedim. Aldığıma pişman oldum diyebilirim çünkü istanbul'da yaşamama rağmen o montu giydiğimde donuyorum. Çok yağmur yağmadı giydiğimde ama su geçirmezliği iyiydi. Bu kış henüz kullanmadım. Tnf baktığımda kolları çok uzundu amerikanlara göre yapılıyormuş boyları. O yüzden columbia almıştım.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(26.11.24)
Her iki markanın da piyasada o kadar kullananı var ki belediye dağıtıyor diye düşünüyorum bazen. Sanki benzer sıcaklığı sunan başka daha uygun ve iyi alternatifler bulunabilir gibi. North face'i bilmiyorum ama bende columbia kaz tüyü mont var bir tane uzun olanlardan. Kışın içine kazak giydiğimi hayal edemiyorum boğulurum sanırım sıcaktan. Hep içime tişört giydim.

Montu soranlar oldu: amzn.eu
0
Amaranta ursula
(26.11.24)
@hot potato Amaan hic dusunmedim kisaltmasi diye shshsj, yeni marka cikmis diyorum, eyv :)
0
🌸mor oje
(26.11.24)
(bkz: Patagonia)
0
rentts
(27.11.24)
North Face genel olarak daha kaliteli bir marka, ama columbia nın da ürünleri günlük kullanım için fazlasıyla yeterlidir, (burda alacakların dağcılık için almadığını varsayarak söylüyorum) fiyat konusunda Columbia daha önde, north face de pek indirim olmaz ama Columbia yurtdışında eski modelleri outlet mağazalarda ucuza bulabilirsiniz. Ayrıca iki markanında günlük kullanım ve daha zor koşullarda kullanım için olan modelleri vardır.
0
ravenudon
(27.11.24)
ikisininde iyi olduğu ürünler farklı.
columbia polar, sweatshirt, tişört ve gömleklerde başarılı.
tnf mont, ayakkabı ve teknik giysilerde başarılı.

tnf nin 3in1 modellerine bak. yağmurlu havalarda tek dış katmanı giyersin. daha bahar havalarında içindeki poları, daha soğuk havalarda ikisini birden giyersin.
0
my fault
(27.11.24)
Son 2-3 yılda aldığım Columbia marka ürünlerin tamamı tırt çıktı. The North Face öneriyorum.
0
babilfish
(27.11.24)
kadıköy salıpazarına gidin çakmanın da bokunu çıkarmışlar.üstümde ki mi orjin pazarda ki mi şaşırdım.
iki ürünü de daha almam o kadar para verip.
0
jamswety
(27.11.24)
(4)

Migros türk somonu koyun eti kokuyor

merkep gibi adam
Fırına attık balık kokusundan eser. Bu çok iyi bildiğim koyun eti kokusu.Aranızda pişiren var mı yakın zamanda
Fırına attık balık kokusundan eser. Bu çok iyi bildiğim koyun eti kokusu.
Aranızda pişiren var mı yakın zamanda
0
merkep gibi adam
(26.11.24)
O balıklarda kullanılan yemlerin içeriklerine bakmak lazım. Çiftlik balıklarında genelde tavukla ilgili şeyler kullanılır. Onun için de etleri lezzet olarak benzeşir.
Somonlar için koyun mu kullanılıyor acaba?
0
Mirket
(26.11.24)
Kedilere verdim. Normalde balığa saldıran kedilerimiz buna mesafeli yaklaştilar. Ama resmen koyun paçası işkembesi kaynatılır ya aynı öyle kokuyordu.
0
🌸merkep gibi adam
(26.11.24)
Et, tavuk kasaptan.Balık balıkçıdan alınır.

Ben balığı haftasonu semt pazarındaki balıkçılardan alıyorum. Şimdiye kadar hiç üzmedi.
0
digits
(26.11.24)
Turk somonu = sazan
0
nuisance2
(26.11.24)
(9)

Pandemiden sonra hiç takıntınız oldu mu?

respect
Ben sürekli kolonya kullanmaya başlarım fıs fıs ismail gibi cebimden çıkarıp ellerimi fıslıyorum.Otobüse binersem hiçbir yere tutunmamaya çalışıyorum.Dışarda yemek yiyeceksem adamın ellerini kontrol ediyorum temiz mi vs diye eskiden hiç umursamazdım. Yemeden önce bir süre süzüyorum adam eldiven takı
Ben sürekli kolonya kullanmaya başlarım fıs fıs ismail gibi cebimden çıkarıp ellerimi fıslıyorum.

Otobüse binersem hiçbir yere tutunmamaya çalışıyorum.

Dışarda yemek yiyeceksem adamın ellerini kontrol ediyorum temiz mi vs diye eskiden hiç umursamazdım. Yemeden önce bir süre süzüyorum adam eldiven takıyor mu vs diye

Dünyanın en pis insanıydım ben ya :))
0
respect
(26.11.24)
Kolonya kaldı bende ki hiç sevmezdim kolonyayı şimdi sürekli çantamda, evimde baş ucumda, iş yerimde masamda, hep çevremde tutuyorum ne olur ne olmaz diye.

Bir de grip olunca maske takmaya başladım artık insanlara bulaşmasın diye bu bilinç pandemi dönemi oluştu bende.
0
mutekebbir
(26.11.24)
Kolonya bende de kaldi. Eskiden de toplu taşıma kullanırsam vs el dezenfektani kullanırdım ama şimdi ulaşabileceğim her yerde var.

Uçağa binerken maske takıyorum hala.

Kendim de hasta gibi hissedersem daha dikkatli davranıyorum artık.

Evi havalandırma. Kışın üşüdügum için sabah beş dakika-aksam uyumadan beş dakika habalandirirdim, yeterdi. Artık kar da yağsa belirli zaman dilimlerinde cami açıyorum.

Bir de pandemiyle birlikte vitamin takviyelerime vs daha çok dikkat eder oldum ama bu yaşla da ilgili olabilir.
0
fraise
(26.11.24)
çöp odası var yangın merdiveninin olduğu yerde, kapısını açarken peçete kullanıyorum. alışveriş arabalarını kolonya ile silip kullanıyorum. eskiden de çok temiz ve titiz biriydim ama şimdi daha da dikkatliyim. uzun zamandır hasta olmuyorum, artısı bu.
0
gabe h coud
(26.11.24)
El yıkama alışkanlığım arttı
0
grimavi
(26.11.24)
Aşı yaptırmayanlara baskı uygulayanlara takıntım oluştu. Sokağa çıkma yasaklarına ve aşırı bilimsel maske zorbalığına karşı çıkacağım.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(26.11.24)
- Pandemi neticesinde gün içerisinde elimi aşırı yıkayan biri oldum. Bu el yıkama yoğunluğumdan memnun değilim ama asla değiştiremiyorum. Ellerimi yıkamam gerektiğini düşünüyorsam ve "Bu kez yıkamayayım ya" demeye kalkarsam çok huzursuz olup yine yıkıyorum. Allah'ın belası pandemi, ayarlarımı bozdu resmen.

- Dışarıda bir yerlere temas ettikten sonra taşıdığım kolonyayla ellerimi temizliyorum.

- Hastaneye gittiğimde maske takıyorum. Hastanede kapı kollarına kağıt havlu ile temas ediyorum.
0
jonas
(26.11.24)
Pandemide dışarı çok az çıktım ve her çıktığımda N95 maske + siperlik kullanmama rağmen covid oldum.

Bu saatten sonra kimse bana maske taktiramaz:) (sadece bazı doktor odalarına girerken saygı amaçlı takiyorum)

Ama kolonya ve mümkün olduğunca bir yerlere dokunmama huyu alışkanlık oldu.

Ha bir de dışarda önümde oksuren tiksiran biri olursa saçma bir şekilde nefesimi tutarak geçiyorum yanından :)
0
makbur
(26.11.24)
Dışarıda, yakınımda biri öksürür, tıksırırsa müthiş rahatsız oluyorum.

Koskoca yolda, tam da birinin yanından geçerken öksüren öküzler var.
0
Mirket
(26.11.24)
kolonya +1
maskeye olan önyargım yok oldu. kışın grip vb. kapmamak için toplu taşımada maske kullanmaya başladım.
0
phonex
(26.11.24)
(9)

Ev sahibi ve evin ihtiyacı

metal69
Bizim duşakabinden aşağıya komşuya su gidiyor ve insanlar uzun süredir bize şikayette bulunuyor. 15-20 bin arası masraf tutuyor, komple duşakabinin değişmesi gerekiyor. Nasıl yapılır, bu gider nasıl giderilir, kiracı mı öder ev sahibi mı? Ev sahibi biraz soğuk yapıyor, ben şu an efendiliğimi koruyor
Bizim duşakabinden aşağıya komşuya su gidiyor ve insanlar uzun süredir bize şikayette bulunuyor. 15-20 bin arası masraf tutuyor, komple duşakabinin değişmesi gerekiyor.

Nasıl yapılır, bu gider nasıl giderilir, kiracı mı öder ev sahibi mı?

Ev sahibi biraz soğuk yapıyor, ben şu an efendiliğimi koruyorum fakat yineleyeceğim bu sıkıntıyı ters yaparsa ben de ters yapıp kiraları ödemeyeyim mi bundan sonra, çünkü bu giderin tamamını ben ödemek istemiyorum.
0
metal69
(25.11.24)
ev sahibi ödemeli.
0
jelly bear
(25.11.24)
Kiracının kimseyle muhatap olmasına gerek yok ki ters yapasın.
Alt kattakine ev sahibinin telefonunu vereceksin,
ev sahibine de tamirci gelmeden bi gün önce haber ver de tedbirli olayım diyeceksin.
Tamirciye de kapıyı açacaksın.
Sana biraz tamir sonrası temizlik işi düşer. Hepsi o.

Ek: Ama sen bu seni ilgilendirmeyen olayda 'Yok ben dışarda kalmayayım, olaya mülaki olmak istiyorum, tamiri ben yaptırayım kiradan düşerim.' dersen ve ev sahibi de seni mahkemeye verirse, kanun önünde kirasını ödememiş kiracı olursun. Hepsi bu.
0
Mirket
(25.11.24)
Aşağıdaki adam yaptırıp ev sahibinden parasını tahsil edecek. Bu konuda taraf olmayın dendiği gibi.
0
enteg
(26.11.24)
Duşakabin size sağlam teslim edildiyse ve sızıntı sizin kullandığınız dönemde oluştuysa siz yaptırmalısınız.

Hem ev sahibi, hem kiracıyım.
0
HellKeePer
(26.11.24)
duşakabin demirbaştır tabi ki ev sahibi yaptıracak, kira almayı zam yapmayı bilen ev sahibi bir zahmet kendi evinin sabit malzemelerini yaptırsın. duşakabini balyoz alıp kırmadığınızı varsayarak bu olay ev sahibinin sorumluluğundadır. bizim ülkede herşeyi kiracıya itelemeye alışmış ev sahiplerine bu gibi şeyleri anlatmak maalesef çok zor.
0
gencfb
(26.11.24)
Hem ev sahibi, hem kiracıyım

@Mirket'in dediği doğru. Anlattığınız durum tamamen ev sahibiniz ile alt komşunuz arasında çözülecek. Hiç topa girmeyin.


@HellKeePer, olay duşakabinin (ve muhtemelen tesisatın) kullanımıyla alakalı değil, montajı ve ömürleriyle alakalı. Kiracının bir sorumluluğu yok. Hukuken de bu durum böyle: Borçlar Kanunu 305. madde
0
iustitia omnibus
(26.11.24)
Eski pinti ev sahibim bile aynı durumda masrafları karşıladı.

Duşakabin değişmez bu arada, boruda kaçak varsa kırılır, boru yenilenir. Değilse duşa kabin sökülür, zemin ve duvar izolasyonu yenilenir, duşakabin izolasyonları yenilenir.

Mevcut ev sahibi yaptırmazsa ev sahibine telefonunuzu komşuya veriyorum diyip aradan çekilin.
0
kimlanbu
(26.11.24)
Duşakabin dediğin için ev sahibi kıllanmıştır. Konu duşakabin değil. Fayans arasındaki derzlerden ya da gider borusundan kaynaklanıyor.
0
hebanon
(26.11.24)
size sağlam geldi ama sizden sonra bu oldu diye sizden kaynaklı olmayabilir bu.
benim evimde de aynı problem vardı. alt kata banyodan su gidiyor sigorta geliyor tespit edemedik diyip gidiyor. 2 yıllık uzun uğraşlar sonucunda cepten para verip bütün banyoyu yıkma kararı aldık çünkü bugün kusuru bulsak yarın başka bir kusur çıkabilirdi. hakikaten de öyle oldu. 10 sene önce evi alırken yaptığımız tesisat o kadar rezilmiş ki türlü türlü yerden su gidiyormuş.
kısacası ev sahibin ödeyecek bunu. komşuna "benim yapabileceğim bir şey yok ev sahibiyle görüşün lütfen" diyebilirsin. kendi kafana göre kiradan düşmek gibi bir hata yapma çatır çatır ödetirler. su sorunuyla komşun ev sahibiyle, yöneticiyle artık kim olursa onunla iletişime geçecek ve yaptırmıyorum banane derse de mahkemelik olacaklar sen sakın karışma.
0
neira
(26.11.24)
(11)

ev kiraya verirken dikkat edilecek şeyler neler olmalı

ayseee
sözleşmeye bazı maddeler ekletmeyi düşünüyorum bir önceki kiracıdan tecbüreye dayarak ama unuttuğum şunuda ekle dediğiniz bir madde olabilir mi?- depozito evden çıkarken ödenecektir. depozito ödenen miktar kadar geri dönecektir, kabul etmeyen param değer kaybeder diyen kiracı doviz'le depozito ödeye
sözleşmeye bazı maddeler ekletmeyi düşünüyorum bir önceki kiracıdan tecbüreye dayarak ama unuttuğum şunuda ekle dediğiniz bir madde olabilir mi?

- depozito evden çıkarken ödenecektir. depozito ödenen miktar kadar geri dönecektir, kabul etmeyen param değer kaybeder diyen kiracı doviz'le depozito ödeyebilir.

- tahliye taahhütnamesi

- evde köpek istenmiyor

- 3 kişiden fazla aile ve yabancı istenmiyor.

- evde ve apartman içinde gürültü istenmiyor.

- yıllık zam oranı tüfe'ye göre belirlenecek.

- kiranin odenmemesi durumunda acilacak tum dava ve avukatlik giderlerinin kiraci tarafindan hicbir itiraz olmadan karsilanacagi ve tahliyeyi pesinen kabul eder maddesi.

var mı aklınıza gelen farklı bir madde?
0
ayseee
(25.11.24)
Son maddede tahliye ile ilgili ekstra vurgu yapilmis ama yasal olarak bir anlami olacagini sanmiyorum.

Polis ve avukat olmama niteligini sozlesmede belirtmeye gerek var mi? Kiralayan size yalan soyleyip sonradan avukat oldugu ortaya cikarsa mi bu madde devreye girecek mesela? Yaptirimi ne olacak?

Bonus:
sebeder.org
0
mbond
(25.11.24)
tahliye taahhütnamesi imzalatabilirsiniz onun dışında yukarıda yazdıklarınızın hiçbir önemi yok. siz sözleşmeye ne eklerseniz ekleyin kanunda yazanlar geçerlidir. "polis ve avukat istenmiyor." maddesinden başınız bile ağrıyabilir. kafayı takmış bir avukata bakar. şu an moda olan uyap ve findeks belgesi istemek fakat bunu da kiracı vermek istemezse yapabileceğiniz bir şey yok.

çok korkuyorsanız evinizi kiraya vermemelisiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.11.24)
Ev kira konusunda tek bildigim sey var oda kiracinin zamani gelince sikinti cikarmadan evden cikmasini saglayacak bir maddedir.

Cunku cevremde evden cikmayip davalik olan senelerce kafasina gore takilan insanlar gordum sahsen ev sahibi olmakta kiraci olmakta ayri bir sikinti
0
Zetnikov
(25.11.24)
polis ve avukat mevzusunu emlakçıya sözle ileteceğim ki eve bakmaya dahi getirmesin.
0
🌸ayseee
(25.11.24)
tahliye taahhütnamesi yeterli onu da karı koca olarak imzalamaları gerekiyor yoksa oda geçersiz.
tüfe zaten olması gereken.
diğer maddeler saçmalığın daniskası.
0
jamswety
(25.11.24)
son 3 aylık maaş bordrosu da şart bence. mesleğiyle ilgili yalan söylememsi için.

maaşlı çalışan harici evine kimseyi sokma. yok mobilyacı yok şarküteri bilmem ne esnaf falan filan hayatta kira ödemezler. çok uğraştırırlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.11.24)
Siz bana şimdi 50 bin verin iki sene sonra 50 bin alın mesela. Babamın çocuğu olsanız bile belki kabul edersiniz.

Hakkını korumak ile karşı tarafı salak yerine koymak farklı şeyler. Maaşlı mümkünse bildiğiniz insanlara vermeye çalışın ve tahliye taahhütnamesi alın.
Ödemez, gürültü yapar, eve başkasını doldurursa yasal hakkınız zaten açar dava kazanır tüm giderini de karşı taraftan tahsil edersiniz bunlar için ayrıca imza almanın mantığı yok.
0
cilekli pasta
(25.11.24)
apartman aidatı varsa kiracının ödeme yükümlülüğü olduğunu ekleyebilirsin
0
eja
(25.11.24)
Ben hem kiracı hem de ev sahibi olarak yazıyorum bunları iki tarafı da gözeterek. Daha önce de birkaç postta yazım ailemde gayrimenkul sektöründe de çok insan var onlarla da iş yaptığımda edindiğim deneyimi paylaşmak isterim.

Hatta kiracımızı ev diye tutup iş yeri olarak kullandığı için tahliye etmek için uğraşıyoruz o süreci de anlatayım.

Kanunen bu istediklerinizin birçoğu sözleşmede yazsa bile geçersiz kalabilir. Ben avukat değilim yanlış yönlendirmeyeyim o yüzden bir avukata danışın.

-Depozito evden çıkarken ödenir doğru. Ama depozito ödenen miktar kadar geri ödenecektir konusu tartışmalı. Bu konuyla ilgili yargıtay kararları var, depozito kira bedeli olarak alınıyor. Kira bedeli olarak geri ödeniyor.
www.hukukihaber.net

Bir de aslında depozitonun vadeli mevduata ödenmesi gibi düzenlemeler var:
www.ensonhaber.com

ama aranızdaki bu yönde bir anlaşma ne kadar geçerli olur onu bir avukat söyler. Yine de kiracıdan bir şeyler beklerken bizim de ev sahibi olarak ne kadar uyduğumuzu düşünmemiz lazım.

-Tahliye taahhütnamesi konusuna ben olsam iyi niyet göstermek adına şunu eklerdim, "kira ödenmediği ya da anlaşılan zam oranında ödenmediği takdirde geçerlidir". Sonuçta bunun maksadı kira ödenmediğinde kullanmak, yani teoride öyle. Öbür türlü kiracının üstünde bir tehdit gibi duruyor sürekli ve açıkcası ben öyle evi tutmazdım. Tutmam da:) Sizin pazarlık gücünüz varsa kiracının da var. Hatta kiracının daha fazla ev seçeneği var.

-Evcil hayvan konusuna hiçbir şekilde karışma hakkınız yok kanunen.

-3 kişiden fazla aile konusu da tartışmalı ve geçerliliği olur mu? Teknik olarak evin kullanım hakkını veriyorsunuz. Ve kiracı evdeyken siz eve giremezsiniz bile kiracının izni olmadan (evi satılığa çıkartmışsınızdır, müşteriye göstereceksinizdir onda bile eve giderken izin alıyorsunuz). 3 kişilik aile geldi sonra çocukları oldu ne yapacaksınız? Kayınvalidesi hastalandı yanına aldı? Bekar biri tuttu yabancıyla evlendi? Ya da misafirim dedi. Bir de ayrımcılık kapsamındadır bu para cezasına kadar yolu var.

-Evde ve apartman içinde gürültü istenmiyor, bu zaten genel geçer bir kural. Bu da manasız bir madde. Bir de neye göre kime göre gürültü? Ben komşusuyla "çok öksürüyorsun" diye kavga eden insan duydum:D

-Ben size gerçekci bir yerden geleceğim, bu yıl tüfeye göre zam yapan ev sahiplerinin zorlanacağını düşünüyorum. Çünkü kimse maaşına öyle bir zam almayacak ve o kiralar aksamaya başlayacak. Ve ev sahipleri de uğraşacak. İşi mahkemeye götürseniz bile uzun sürecek bir de mahkemeye gittiği için kira ödemeleri iyice aksak bir halde olacak. Siz sonunda kazansanız bile aylarca zarar edeceksiniz.

Ha bir de şu var, siz sözleşmeye tüfe yazdınız. Devlet de geçen sene yaptığı gibi dedi ki %25 sınırı koydum. Çünkü geçen yıl TUİK'in sitesinde şu yazıyordu:

Tüfe %XX altında not: Konut kira artışları için TÜFE %25 olarak hesaplanacaktır.

Şimdi kanunen devletin istatistik kurumu diyor ki konutta tüfe bu. Kiracı da diyor ki sözleşmede tüfe yazıyor, devlet de konut tüfesi %25 diyor ben sözleşmeye göre zam yaptım. Yani kendinizi korumaya alırken zarar da etme riski var. Ben kendi adıma kendi sözleşmeme öngördüğüm bir enflasyon oranı var ona dair bir oranı net yazmayı düşünüyorum. Ama mülk sizin.

-bu zaten makul bir madde. Ama bunun süresini net belirlemek lazım. Dünyanın binbir türlü hali var, geçici işsizlik vb... Bir buffer koymak lazım. 3 ay ödenmedi vb gibi.


açıkcası naçizane yorumum kiracıyla her zaman ortak bir zeminde buluşmak maddi olarak da daha karlı oluyor.

Bu kadar sert maddeler genelde eve bakmaya geleni kaçırır.

Kiracı daha hızlı ev bulabiliyor ama ev sahibi o kadar hızlı kiracı bulamayabiliyor bu kadar keskin çizgiler çizdiğinde. Ben kendim ev bakarken bu tarz taleplerle gelen ev sahiplerine cevap bile vermeden teşekkürler deyip kapattım telefonu:)

Ev sahibi olarak da şunu düşünüyorum, evin boş kaldığı her an bana zarar.

Ya da görece az ödeyen ama tıkır tıkır sorunsuz ödeyen bir kiracıyı, yüksek anlaştığım ama sorunlu ödeme yapan bir kiracıya tercih ederim.

Kiracıyla mahkeme yoluna gitmek en az 1 senelik bir serüven. Kendi deneyimimizden biliyorum neredeyse 2 yıl olacak ilk tebligatlaşma ve sürecin başlaması.

Ben kiracı-ev sahibi ilişkilerinde zıtlaşıp da karlı çıkana çok rastlamadım. Siz de yaşamışsınız, hep bir maddi kayıp oluyor.

O yüzden orta yol bulmak, iki tarafın da benimseyeceği bir sözleşme hazırlamak en makulu.

Ama mülk sizin, ben sadece kendisi de kiracı olan ama kendi mülkünde de kiracı olan biri olarak yorumumu paylaştım.

Bu arada yukarda maaş bordrosu isteyin vb gibi şeyler yazılmış. KVKK diye bir şey var aman diyeyim:)
0
anten
(25.11.24)
Sözleşmeye istediğinizi yazın. 12 + 5 sene kiracı istemezse, evden zor çıkartırsınız. İşe en yarar belge tahliye taahhütnamesi. Onunda pek çok kriteri var. Yasa, tamamen kiracıdan yana.

2025 çok sıkıntılı bir yıl olacak. Kiracınız bir anda işsiz kalabilir. Kirayı ödemese bile 4-5 sene uğraşırsınız.

İmkanınız varsa, paraya çok ihtiyacınız yoksa, evinizi kiraya vermeyin!

Para mutlaka lazım diyorsanız, kiracıyı çok iyi araştırın. Sözleşmeyi 4-5 bin tl para verip, iyi bir avukat ile hazırlayın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.11.24)
-depozito...: 'Bir kira bedeli olarak alınacak ve tahliye anındaki bir kira bedeli olarak ödenecektir.' denmesi şık olur.

- evde köpek.. : Apartman yönetim planında ne yazıyorsa o. ve konu yöneticiyle kiracı arasında . Sen karışamazsın.

-3 kişi..: Karışamazsın. Boşuna yazma.

-evde gürültü.. : Çok saçma bi madde

- yıllık zam oranı: Kanun ne diyorsa o. Bir şey yazmaya gerek yok.

- kiranın ödenmeme durumu: yazılması çok saçma olur ve gereksiz

- meslek ayrımcılığı konusu, yazmayın ve emlakçıya da söylemeyin. Ayrımcılık suçtur. Başınız belaya girer.

- Şartlı bir tahliye taahhütnamesi önerilmiş. Olmaz o.
0
Mirket
(25.11.24)
(3)

Yemekten sonra başlayan baş ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi

dunyatuhaf
Merhaba ,Baş dönmesi yaşayan biri ( manevra falan yapılınca iyi geliyordu. ) Son bir haftadır ise YEMEKTEN SONRA boyun enseden başlayan baş ağrısı , göz ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi ve halsizlik yaşıyor .Tansiyon evde ölçünlerde 9 6 çıkıyormuş .Tuzlu ayran sonrasın10-6 , 11-6 çıkı
Merhaba ,
Baş dönmesi yaşayan biri ( manevra falan yapılınca iyi geliyordu. )
Son bir haftadır ise YEMEKTEN SONRA boyun enseden başlayan baş ağrısı , göz ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi ve halsizlik yaşıyor .
Tansiyon evde ölçünlerde 9 6 çıkıyormuş .
Tuzlu ayran sonrasın10-6 , 11-6 çıkıyor ,
Hangi branşa gözükmemiz gerekiyor ?
0
dunyatuhaf
(25.11.24)
Dahiliye uzmanıyla görüşsün. Hemen gitmeyecekse, gidene kadar sabah ve akşam tansiyon ölçümü yapıp, saatleriyle kaydedip, doktora göstersin.
0
Mirket
(25.11.24)
tansiyon çok düşük ve yemek sonrası düşmeye devam ediyor. doktora ivedilikle gidin.
ayrıca wc de uzun süre kalmayın. orada da beyne kan gitmesi yavaşlıyor ıkınma ve sabit kalma yüzünden.
0
jamswety
(25.11.24)
senin dedigin o bas dönmesi bu bas dönmesi degil. epley, brandt-daroff gibi manevralardan bahsediyorsun sen ama o vertigo sebepli bas dönmesinde kullanilir.
senin semptomlar kan sekeri, hormonal gibi bir sebepten.
tansiyona su verilerle düsük demek mümkün degil cünkü bazi insanlarin irsi olarak, kullandiklari ilaclara ya da spora bagli olarak düsüktür. normal dönemdeki tansiyonunu bilmen lazim bunun assessmentini yappabilmen icin.
hamileyken bile tansiyonu 6-9 olan kadin biliyorum ben.
0
alice in potatoland
(25.11.24)
(5)

sabah kalkınca yere basamamak

tabudeviren
ayak atlarının ağrıması, yere basmakta zorlanmak.ilerleyen saatlerde azalsa da devam ediyor.sebebi ne olabilir?
ayak atlarının ağrıması, yere basmakta zorlanmak.
ilerleyen saatlerde azalsa da devam ediyor.

sebebi ne olabilir?
0
tabudeviren
(25.11.24)
Bir romotologa, yoksa bir dahiliye uzmanına görünmenizi öneririm.
0
Mirket
(25.11.24)
romatoloğa gittiğimde bana sorduğu sorulardan birisi buydu.
0
kisa
(25.11.24)
Geçmiş olsun, bende de aynı durum oluyordu sabahları, ilk 5-6 adımım canımı yakacak kadar zorluyordu doktora gittiğimde hem belimdeki ağrının hem de bunun fazla kilolarımdan kaynaklandığını öğrendim ve vitamin değerlerime bakıldı onlar da kötü durumdaymış.
Şimdi hem vitamin hem pilates hem spor dört bir yandan saldırdım ve bu sorun yavaş yavaş azalarak bitti.
Bende sadece sabah oluyordu ama gün içinde hiçbir şey olmuyordu, geciktirmeden doktora gidin.
0
mutekebbir
(25.11.24)
selamlar ankilozan spondilitin başlıca etkilerinden biri. bi romatoloğa görünmenizi öneririm.
0
polypropylene
(25.11.24)
Doktor degilim ama bence acma germe tarzi seyleri aliskanlik haline getirmek lazim doye dusunuyorum yada en kotu bi spor aktivitesi olabilir.

Ama sizin durumunuz birseyin ilerlemis asamasi gibi gozukuyor
0
Zetnikov
(25.11.24)
(22)

Çocuklu ailelere ayar olmak

tahirkemalbozoglu
Ayar olmak ama neyine?“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; i
Ayar olmak ama neyine?
“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…
Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; insanları rahatsız etmeye hakkın yok.” demiyor beyefendi, hanımefendi.
Ama yok… Bu basit uyarıyı bile yapmıyorlar. Neden? Çünkü kendileri de yaşamayı bilmiyor. Saygısızlar. Toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmemişler. Çocuklarına da öğretmiyorlar. Aksine bu çocuklu aile bunu kendilerinde bir hak görüyorlar. Diğer insanların kendileriyle beraber bunu anlayışla karşılamaları gerektiğini düşünüyorlar. Sonra o çocuk büyüyor, aynı saygısızlıkla devam ediyor. Çünkü ne görmüş ki ne öğrensin?
Saygıyı, empatiyi ve başkalarının haklarını önemsemeyi aileden öğrenir insan. Ama aile bunu bilmiyorsa? İşte o zaman ortaya, diğer insanları hiçe sayan bencil bir nesil çıkıyor. Ve böyle bireylerden oluşan bir toplumda huzur aramak da hayal oluyor.
Böyle çocuk yapacaksanız yapmayın, hadi yaptınız size benzeyen o sevimsiz evladınızı da alın ötede yaşayın lütfen.
Sizin çevrenizde var mı böyle çevresine saygısız aile? Huzur içinde yaşayan o mutlu ve nadir azgınlıktan mısınız?
0
tahirkemalbozoglu
(25.11.24)
Her çocuk ebeveyninin aynasıdır. Çünkü annesini ve babasını örnek alır, aynen kopyalar ve davranışlarıyla aynısını sergiler.

Anne baba evde bağırarak konuşuyorsa onlar da bağırırlar. Evde kavga çoksa çocuklar da kavgacıdırlar veya çok pısırıktırlar. Çocukların enerjik ve coşkulu anlardaki gürültüleri aileden değil kendi sağlıklı enerjilerinden gelir ama kontrol sorumluluğu çocuklarda değil anne babalardadır, onlar ise bu zamanda çoğunlukla ilgisizler, çünkü onlarla da ilgilenilmedi, onlara insanlara saygılı olmak yaşayarak gösterilmedi. Yani zihinlerinde böyle hatıralar yok, örnek alma klasörü boş.

Ana babanın saygılı ve ölçülü ve hatta dengeli insanlar olduğu aile çok az. Ben o talihli azınlıktanım. Bunu nasıl aşarız diyorsan bence birbirimize yılmadan ve bıkmadan, yumuşaklıkla ve kendimiz örnek olarak destek teşkil etmek çözüm olacak. Çocuklara karşı saygıyı ve nezaketi asla elden bırakmamak lazım, eğer ailelerinde görmüyorlarsa görmeleri ve kaydedip sorgulamaları için. Hatta içlerinin ısınması için. Muhakkak hatırlayacaklardır.

Bizim kendi davranışlarımız istemesek bile herhangi bir anda herhangi bir insana şahane örnek olabiliyor, hiç ummadığımız kadar. Onun için belki de öncelik bizim kendimizi düzeltmemizdir...
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanicadi

Onun derdi sen ve senin gibi ebeveynler değil ki, sen sorumluluğunu bilen, saygılı, insan gibi bir ebeveynsin, onun sıkıntısı sorumsuz saygısız haddini bilmez anne babalar ve onların yetiştirdikleri çocukların zorbalıkları. Ben öyle anladım.

Ben de tam aynı yerden geriliyorum hatta, tam da aynı sebeple anne olmak istemedim, istemiyorum. Çünkü güvenemiyorum, kimseyi güvenilir bulmuyorum ben de. Hepimiz toplumu bir şekilde tecrübe ediyoruz her gün ve benim gördüklerim beni çok huzursuz ediyor. O da sanırım bunun için yazdı buraya. Senle ilgisi yok ki.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanıcıadi
Çocuğun çevreye rahatsızlık veriyorsa ve bunu önleyemiyorsan bu senin suçun olur. Bizim bir günahımız yok ama senin yaptığın çocuğun derdini beraber çekmemizi istemen çok tuhaf.
Keyifsizse senin oğlan bunu sabah kahvaltıya gelen herkese yaşatma. Gelme kahvaltıya.

Çok basit aslında ama çocuğu olanlar sessizliğin lüks olduğunu sanıyorlar.
0
Shepard
(25.11.24)
+1'imle geldim.

Hastayım, yarın işe gitcem dinlenmem lazım diye kapısına gidiyorum çünkü artık mesaj yoluyla uyarmaktan bezdum. Bana diyo ki ben de hastayım nolmuş, şuramdan buramdan ameliyatlıyım. Bu zamana kadar kimse kapımıza şikayete gelmedi diye beni suçlu çıkarmaya çalışıyo üstelik. Apartman hayatında gürültü olurmuş. Ben anlayış gösterecekmişim. Yok erkek çocuğuymuş enerjikmiş, yok muhabbet kuşunu görmüş heyecanlanmış, misafir gelmiş onun çocuğuyla coşmuş, bahaneler bahaneler...

Çocuk napcak, dur diyen sus diyen olmazsa kuduracak tabi. Bana hmm ok diyor ama davranışı asla düzeltmiyolar bi de.

Çok doluyum çoook!
0
beetlejuice
(25.11.24)
aşırı derecede ortadoğulu bir sorun.

şımarık veletler ortadoğulu bir kavram.

anası da babası da gerçek normal insan gibi insan olan veletler zaten çağcıl insanları o kadar da rahatsız etmiyor. 2024 yılında ortadoğulu islamik bi ortamda beklentileri ona göre ayarlamak lazım sanki.

soruya cevap olarak ise evet, huzur içinde yaşıyorum çünkü civarımda pek ortadoğulu yok.
0
fevzi123
(25.11.24)
+1'imle geldim daha dün bu durumu ilk kez aklimdan geçirdim.

İki çok küçük çocuk başta şakalaşıyorlardi, çocuktur dedim. Ama erkek kizi israrla bagirtiyor, diyorsunuz ayni masadalar(!), ana uyaracak herhalde. Hiç bir uyari yok. Ardindan yarim saat belki gaz cikarma sesi yapti cocuklar. Kesintisiz! Cunku uyaran yok. Ve ana baba AYNI restoran masasinda. Geri kalan tum tespitleri siz yapmissiniz zaten.
Buyuyunce normal insanlarin normal cocuklarina zorbalik yapacak cocuklar olacaklar bence. Ana babasinin durdurmadigi cocugu ogretmen nasil durdursun.

Avrupada bu islerin olmadigi ile ilgili cok saglam tespitlerin oldugu bir iki meshur baslik vardi ekside.
0
WithWorth
(25.11.24)
Sizin kadar sert bakmıyorum, ancak bence bu tür durumların ortaya çıkmasının en büyük sebebi bazı ailelerin çocuklarını hiç de çocuklara yönelik olmayan yerlere getirmesi.

Örneğin eşinizle ya da sevgilinizle gayet yetişkinlere yönelik bir tiyatroya, restorana, bir yere gidiyorsunuz. çocuklara yönelik bir şeyler olmadığı besbelli. Ama bir bakıyorsunuz bir çift çocuğunu getirmiş böyle bir ortamı "deneyimlemesini" falan bekliyor. Çocuk ortamı sevmemiş, mızmızlanıyor ancak ailesi hiç oralı olmuyor, gitmeye niyetleri yok. Çocuk sürekli bir şeyler soruyor, konuşulmaması gereken bir ortamda sürekli konuşuyor vs. Bir şey söyleyince de "ama o daha çocuk, ne yapayım?" Deniyor.

Dünyanın en saçma şeylerinden birisi. Çocuklara yönelik, onun yaşına uygun veya genele yönelik birçok yapılacak şey varken hayır; Çocuk illa onu "deneyimleyecek."

Ciddi anlamda sinir bozucu. Hatta bence açık olmak gerekirse çocuğun uygun bir zamanda seveceği varsa bile önüne ket vuruyor o yaşadığı şey. Her şey zamanında güzel.
0
akhenaten
(25.11.24)
Toplumda maalesef aşırı cahil insan var. Sadece çocuk konusu değil konu. İnsanlar birbirine karşı saygı sevgi nedir bilmiyorlar. Kavram karmaşası yaşıyorlar. Bu köpek konusunda da böyle çocuk konusunda da.

Bak neler var. Olayı nasıl da demagoji yapıyor. Dünyadaki en güzel şey çocuk sesi diye. Nasıl da gerçekleri carpitarak eğip büküyor. Bak böyle narsist insanlar gelip çocuk sevgisinden bahseder. Sen bencil bir kişi olarak bireyi önemsemiyorsun ki çocuğu onemseyesin zir cahil, saygısız. İnsanların birbirini rahatsız etmemesi isteğine bile nasıl kudurarak tepki veriyorlar, e nolacak öyle görmüş, öyle öğrenmiş.
0
dedeminhirkasi
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. keşke öyle olsa. tabi ki abartı durumlarda müdahale edilir, özellikle restoranda, toplu taşımada vs. ama onun dışında çok da şey yapmamak lazım. anne baba etkeni önemli tabi de, bir de genetik var. her çocuk evinin aynası olmuyor.
zor konu yani.
anne olana kadar ben de benzer düşünüyordum. ama anne olduktan sonra asla kınayarak bakmıyorum bu tip durumlara.
0
elorelia
(25.11.24)
duyuruyu okur okumaz sebepsiz veya incir çekirdeğini doldurmayan bir nedenden ötürü atılan çocuk sesi belirdi kulaklarımda bir an, başıma ağrı girdi.

şu hayatta artık çocuklardan daha gıcık olduğum bir şey varsa o da yeryüzüne padişah/kral(içe)/prens(es) doğurduğunu sanıp herkesin bu şizofrenik bakış açılarına uymamızı bekleyen ailelerdir. çocuk bu, kukladan veya yontulmamış odundan farksız. o çocuğun hala yontulmamış odun olarak kalmasında bu tip ebeveynlerin payı çok büyük.


artık bir ortamda çocuklu aile varsa mümkün mertebede kaçmaya çalışıyorum. anlamsız bağırış çağırışlar, pis ayaklarıyla koltuğa basmalar, etrafındakileri rahatsız etmeler, koşturmalar, herhangi bir mekanik sisteme parmak sokmaları ve anne-babalarının buna hiçbir şey dememeleri beni o kadar sinirlendiriyor ki anlatamam.


çocukların hiç dahil edilmediği ortamların yaygınlaşmasını o kadar çok istiyorum ki. hatta buna sosyal faaliyetleri geçiyorum, gündelik ve zorunlu alanlar da dahil edilmeli. örneğin toplu taşıma araçları, kafeler, restoranlar, avm'ler de dahil. eğer iki konu hakkında diktatörlük yapma imkanım olsaydı bunlardan biri futbolu yasaklamak, biri de toplumla entegre olmayı başaramamış çocuklu aileleri sosyal çevreden mahrum etmek üzerine olurdu.

kendi çocuklarına tahammül edemeyen tipler gelip senin tahammül etmeni bekliyor, şaka gibi.


ayrıca çok absürt şekilde kendisi çok anlayışlı, nazik ve etrafındakilere daima kibar olan ince bir arkadaşım söz konusu çocuğu olunca etrafta kim var, kim yok asla önemsemeyip ortalığın çocuğu yüzünden savaş alanına dönmesine asla müdahalede bulunmuyor.
0
m e b
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. +1

Cocuklarin toplumsal ortamlarda cevreyi rahatsiz ettigi durumlarda ebeveynler genelde bir ihtiyaci karsilamamis olduklari icin hatalidir. Ancak her zaman, her durum on gorulemeyebiliyor. Cocuk yeri geliyor okulda/kreste yasadigi bir sorundan dolayi da gurultu yapabiliyor. Toplumsal ortamda uyarilir, halledilmeye calisilir falan ama bazen de olmuyor.

Ayrica cocuk her zaman ebeveynlerini yansitmiyor. Biz evde hic bagirmiyoruz, cocuk da genelde bagirmiyor ama bir arkadasi falan gelse bagirarak konusmaya basliyorlar. Arada uyararak bir nebze normallestirilebiliyor. Her hareketine mudahale edilen cocugun ileride topluma etkisinin hic de iyi olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(25.11.24)
sende çocuk yap bırak onlar düşünsün.
0
nuisance2
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil evet çok doğru ama öyle yetiştirirseniz öyle olur ancak.

istisnai örnekleri var tabi ki ama burada gördüğümüz ortadoğu kafası ile yetişirse istisna olması gereken şey genel geçer hale gelir.
kimse de çocuğu suçlamıyor, onu yetiştiren kafayı suçluyor.
0
kisa
(25.11.24)
Nadir de olsa çocuğunu susturmaya çalışan, bir şekilde dikkatini dağıtmaya çalışan ebeveynlere denk geliyorum, ona bir şey diyemezsin mesela, onları anlayabiliyorum çocuk işte durmuyor susmuyor rahatsız ediyor ne yapabilirsin ki.

Ama çoğu zaman çocuğunun yaptığı gürültüye sesini çıkarmayan insanlarla karşılaşıyorum bu çok kötü bir şey. Deliriyorum sinirden, çocuğa değil de onlara kızıyorum, bir çaba ya bir adım bir şey yap susturmaya çalış.
Bir gün otobüste bir çocuk ayağıma kusmuştu ne diyebilirsin mesela çocuk yani maksimum 3 yaşındaydı ama kadın bir özür dile be bir şey söyle yani kusura bakmayın de hay allah çocuk işte de. bir şey yap.
benden özür dilemesini geçtim çocukla bile ilgilenmedi kadın, o an çocuğa daha çok üzüldüm.
0
mutekebbir
(25.11.24)
mbond muazzam özetlemiş.

biz de insanları rahatsız etmemesi konusunda uyarıyoruz ancak çocuğa her ses çıkardığında sus demek de çok yanlış bir yaklaşım. Çocuk sahibi olmayıp her çocuğu ağlayanı cahil sananlar bilsin ki 200 tane kitap okuyoruz doğru yaklaşımı öğrenmek için. benim oğlan mesela 2 yaş bunalımında. olmadık yerde inadından ağlama krizine giriyor. bu hesaba göre sırf sussun diye istediğini yapmalıyım. öyle bir dünya yok tabii ki.

bu durum suistimale açık. her ne olursa çocuktur yapar diyen ve sadece etraftakiler değil kendi çocuğu da aslında umrunda bile olmayan manyaklara da rastlıyoruz.

işin özü hayat bu gibi şeylere kafayı takmak için çok kısa.
0
brakgn
(25.11.24)
hocam duyurularin hep gozume carpiyor. surekli sosyal problemler ve problemlerin kaynagi hep baska insanlar. tamam zor bir cografyada yasiyoruz insan kalitesi cok dusuk ama boyle bir profil cizmeniz de hic saglikli degil. acaba bir durulup benim dusunce, davranis, tepkilerimde hata olabilir mi diye dusundunuz mu hic? bunu yapici bir elestiri olarak degerlendirin. cunku surekli dert yanmak yeni dertler getirmekten baska bir halta yaramiyor. sad but true.
0
buenosdias
(25.11.24)
3 çocuğum oldu. en büyüğü 7 yaşında.

belirli dönemleri var, ağlama krizlerine girerler 2 hafta kadar (büyüme krizi denir). Dışarda, evde nerede olursak olalım en ufak şeye ağlarlar. Örneğin avm'de yürürken benim ayakkabım neden pembe değil diye dakikalarca yırtındığını hatırlarım.

bu durumlarda üstüne gitmek çocuğu daha da sinirlendiriyor, o an ağlaması gerek ve yapacak bir şey yok :) çevresindeki insanlar rahatsız oluyorlar evet, farkındayım. ama insan olarak toplumda beraber yaşıyorsak bazı zaruri şeyler karşısında birbirimize sabretmemiz gerekiyor. örneğin yaşlıların araba kullanmasına ayar oluyorum, yolda yürümesine ayar oluyorum, toplu taşımada şişmanlara ayar oluyorum, engelli insanlara ayar oluyorum gibi bir sürü benzer bahane çıkartabilirim. ama aynı toplumda yaşıyoruz işte, zaruri sebepler dolayısıyla sabredeceğiz birbirimize.
0
xephyr
(25.11.24)
Daha önce anlatmıştım,
Bir hastanenin bekleme salonundayım, kalabalık epey. İki kadın geldi çocuk arabalı ve eteklerine yapışmış ikişer çocukla. Yani en az üç çocuk sözünü buyruk olarak kabul etmişler. Oturdular bir yere, yıllardır görüşememişler gibi koyu bir muhabbete başladılar.
4 çocuk olay yerini ahıra çevirmekte gecikmedi. Rahatsız olan erkekler, Titanyum korkusuyla kadınlara bir şey diyemediler ama birkaç kadın homurdandı. Kadınlar 'Onlar çocuk.' deyip kestirip attı.
Daha sonra kulağı küpeli saçı tokalı 7-8 tel sakallı bir genç, en küçük çocuk yanından geçerken, 'şu ne?' dedi. Çocuk durdu. Yangın dolabının üstündeki tabelalardan ikisi arası bir diyalog başladı. 'Sen renkleri biliyor musun falan derken sohbete diğer üç çocuk da katıldı. Ortam bir anda sükunete kavuştu. Ben oradan ayrılırken o üniversite öğrencisi o 4 çocukla hala sohbet ediyordu.

Çocuğu birey olarak görürsen o da insan gibi davranabiliyor. Bu işi orada o anneler yapmalıydı. Ama onlar enerjisini boşaltsın diye köpeği parka götürme mantığıyla çıkarıyorlar çocuklarını evden.

İzban'da bir anne çocuğa rasladım. Anne 3-4 yaşlarındaki oğluyla yol boyu büyük bir insanla sohbet eder gibi sohbet etti. Çocuğun sorduğu bir soruya cevap veremedi. Bunun cevabını ben de bilmiyorum, akşam babamıza soralım. Ama ben unutabilirim, sen hatırlatır mısın dedi. Eminim o çocuk evde alt kattakinin tepesinde tepinmiyordur.

Şu an bir komşum var. Her akşam iki oğlunu alıp ön bahçeye iniyor. Önce bankta baba oğul muhabbeti oluyor, yaz kış. Sonra 15-20 dakika, sanırım akşam yemeği hazır telefonu gelene kadar futbol oynuyorlar.

İnsanlar insan yetiştirmenin bilinciyle çocuk yapmalı. Saldım çayıra, mevlam kayıra deyince söylediğiniz görüntüler çıkıyor ortaya.
0
Mirket
(25.11.24)
Çocuk sus deyince susan bir canlı değil diyenler olmuş. Kişisel cevabımı vereyim. Bahsettiğim toddler dediğimiz yaş grubu değil, ilkokul çağına gelmiş çocuklar. Toddlerlara zaten her sosyal ortamda anlayış gösteriyoruz mecbur. Ilkokul çocuklarının da evde öğrenmediği saygıyı okulda random bi öğretmenden öğrenmesi hadi bi nebze mümkün de her ortamda istikrarlı şekilde uygulayabilmesi mümkün görünmüyor aile saygısızsa.

Sus demek zaten birinci adım. Onu bile yapmayan var. Yukarıda da bir kaç örnek verildi, sus deyince susmuyorsa dikkatini dağıtmak, çocuğun enerjisini boşaltacak başka yöntemler, aktiviteler bulmak ebeveynin görevi değil mi? Benim çocuğum yok ama arkadaşlarımın üst level haşarı çocuklarında bunu deneyimledim. Çocuklar bu tarz aktivitelere olumlu ve hızlı geri dönüş yapıyorlar. Sonra da millet sanıyo ki ben çocuklarla iyi anlaşıyorum. Biz bunu yaptık ama canımız ilgilenmek istemiyo diyen yok, o anda kendi keyiflerini sürmek varken... ekonomik durumu kötü insanlar da değiller çocuğa sosyal ve fiziksel aktivite alanları açamasınlar.

Hayır yani ben en doğal hakkım olarak evimde, konfor alanımda dinlenebilmek, uyuyabilmek için komşudan icazet mi almalıyım?
0
beetlejuice
(25.11.24)
Çocuklular ve çocuksuzların tatlı seviyede çatışmasına dönmüş :D

Çocuksuz olarak evimde otururken başkasının çocuk sahibi olma kararının beni rahatsız etmesine çok mana veremeyenlerdenim.

Memlekette sokakta çocuk oynayan kalan son sokaklardan birinde oturuyorum özellikle havalar ısınınca okullar tatil olunca çekilmez bir hal alıyor. "Çocuktur oynuyacaklar elbette"nin üzerinde bir bağırış çığırış var. Evebeynlerinin umrunda değil çocuklar ciddi riske girdiklerinde dahi gayet rahatlar.

Bu rahatsızlığıma şehirde yaşıyorsun bunları göze almışsın argümanı ile gelinmesini de bi yere kadar anlayabiliyorum. Zira o argümanı üzerime savuranın 1 hafta benim çalışma odamda yaşamasından sonra rahatsız olmama ihtimalleri yok :D

Maalesef çocuk ayarsız bişey elimden geldiğince kaçınmaya çalıştıkça gelip ağzıma giriyorlar.
0
hedep
(25.11.24)
Bunların %90'ı kalitesiz anne ve babalar yüzünden. Onların da yarısı fındık kadar beyinleri ile 2-3 kitap okuduktan sonra öz güveni yüksek birey yetiştirdiğini sanan kamiller, diğer yarısı da spermle yumurtayı birleştirmek dışında hiçbir fikri olmayan ve çocuğu tehdit ederek ya da milletin ortasında bağırta bağırta büyüyenler. Her şımarık çocuğun arkasında bir vasıfsız aile vardır.

"Çocuktur.." diye bahane olmaz. Bebek dediğin tabii ki ağlar da etrafı da dağıtır 2 yaşına kadar istenmese de anlaşılır ama 4 ve üzeri çocuğun böyle bir lüksü yok. O artık başarısız ebeveyn hikayesi. Açık hava hayvanat bahçesi değil şehirler. O kısımda +1
0
nawar
(25.11.24)
Mirket çok güzel anlatmış.
Saldım çayıra mevlam kayıra zihniyetinin sonuçları bunlar. Çocuk cıvıltısı, çocuk sesi, çocuk sesi... Bunlar farklı şeyler.
Evde çocuğuyla uğraşmak istemediği için eşlik etmeden sokağa bırakıyor. Çocuk sokaktan evdeki anne babasına sesleniyor 10-15 dakika; bakan yok. Uyarsanız kahabatli oluyorsunuz. Beğenmiyorsan taşın noktasına geliniyor illa ki. Geçenlerde komşum gayet nazik dinlenmeye çalıştığını söylediğinde çocuğun babasının tepkisi bu oldu. Ben domates biber diye aralıksız böğüren veledi direkt azarladım. Gerekirse polise şikayet etmek dahil her şeyi yaparım; hiç çekinmem.
Geçtiğimiz yaz yeğenlerimle 2 hafta aynı evde geçirdim. Tabletlerinin sesini kısmalarını söylemekten dilimde tüy bitti. En sonunda pes edip başka odada takılmakta buldum çareyi -ki bu çocuklar normalde çevrelerine rahatsızlık vermemeleri gerektiğini biliyorlar. Evlerinde ellerine tablet tutuşturulup kendi hallerine bırakıldıkları için onlara göre gayet normal yaptıkları.
Kimse çocuklardan biblo gibi oturmalarını bekleyemez; ama oyun oynayan (tablet, telefon vb. ile değil.), sohbet eden çocuk ile gürültücü çocuk aynı şey değil.
Birkaç hafta önce otobüste gecenin ikisinde yüksek sesle sohbet eden 'yetişkinleri' uyarmak zorunda kaldım. Çok şaşırdılar bu tepkime. Işıklar kapanmış, herkes uyumaya çalışır veya sessizce vakit geçirirken yüksek sesle konuşmak çok normal onlar için. Çoğu insan bulaşmamak için müdahale etmiyor; ama ben dayanamıyorum bazen.
Sessizlik gerçekten lüks bu ülkede. Kulaklıksız evden dışarı adım atmamak lazım.
0
auroraaurora
(26.11.24)
(11)

Dağcı ayakkabısı gibi görünmeyen su geçirmez günlük ayakkabı

ekmek
Nike pegasus gore-tex serisi hariç böyle ayakkabı bulamadım onlarda çok sportif kalıyor. önerilere açığım
Nike pegasus gore-tex serisi hariç böyle ayakkabı bulamadım onlarda çok sportif kalıyor. önerilere açığım
0
ekmek
(25.11.24)
www.skechers.com.tr

henüz suya girmedim ama ben bunu çok beğendim.
0
kibritsuyu
(25.11.24)
Benim şundanım var. Çok memnunum da senin kıstaslara uyuyor mu bilemedim.

www.columbia.com.tr
0
Mirket
(25.11.24)
columbiaya bak+1
0
ala09
(25.11.24)
Columbia modelleri bana burada bahsi geçen dağcı ayakkabısı gibi geliyor. Ecco veya Timberland olabilir, Clarks da olur bulunabilirse.
0
mbond
(25.11.24)
Camper'ın goretex membranlı modelleri mevcut. Fiyatları bence aşırı pahalı, bir de tasarımların çoğu oldukça zirzop ama size uyabilir.
0
10551037
(25.11.24)
Keen Anchorage III
0
wallcan
(25.11.24)
asics trabuco veya sonoma
0
my fault
(25.11.24)
Asolo'nun ayakkabıları konforlu epey. Kutupayısı sitesinde var
0
bumbum
(25.11.24)
camper goretex almistim. cok saglam, asla su gecirmiyor falan; ama cok sert ve konforsuz bir ayakkabi bence.
0
buenosdias
(25.11.24)
clarks ın modellerine de bakabilirsin.
0
lüzumsuz adam
(25.11.24)
iki sezon sonbahar kış yürüyüşlerde şunu kullandım, hiç su geçirmedi, deformasyon da olmadı ama bu sene ilginç şekilde su almaya başladı, normal mesh ayakkabı gibi oldu. üstten su alıyor.
www.hepsiburada.com
0
engelbert humperdinck
(25.11.24)
(4)

Nakliyeciler dolapları demonte edip mi taşıyor

regina phalange
30 yıllık ama hala modern bir yapıya sahip bir yataklı dolap var annemlerin evinde. Evden taşıncaklar. Bu yataklı dolabı aldıkları marka çok faal değil şu an. Kentsel dönüşüm yüzünden evden taşınırken bu dolabı evden nasıl çıkaracaklarını düşünüyoruz hepimiz. Aklıma belki nakliyeciler demonte edip y
30 yıllık ama hala modern bir yapıya sahip bir yataklı dolap var annemlerin evinde. Evden taşıncaklar. Bu yataklı dolabı aldıkları marka çok faal değil şu an. Kentsel dönüşüm yüzünden evden taşınırken bu dolabı evden nasıl çıkaracaklarını düşünüyoruz hepimiz. Aklıma belki nakliyeciler demonte edip yeni eve gelince de tekrar monte ederler gibi çok ütopik bir dğünce geldi ama bu dolabı niz nasıl çıkarıp diğer eve gçtüreceğiz fikir verebilecek var mı?
0
regina phalange
(24.11.24)
Nakliye şirketlerinin gelen bir elemanı bu işi biliyor. Modüler mobilyaysa parçalayp taşıyıp yeni evde birleştiriyorlar.

Ancak yine de mobilyacınız var mı diye sormanızda, hatırlatmanızda fayda var.
0
Mirket
(24.11.24)
Bu tarz hizmeti veren nakliyeciler de var ama ücrete tabii. Siz kendiniz de sökebilirsiniz. Biz öyle yapmistik.
0
feastofthedamned
(24.11.24)
tabelasında "eşya taşınır" yazanlar yapmaz herhalde ama "evden eve nakliyat" iddiasıyla gelenler, mobilyaları sökerek götürüyor.
0
co2s2
(24.11.24)
normalde öyle yapıyorlar. gelince bir adam doğrudan bunları söküyor yeni evde de monte ediyor ama tamamen baştan savma. mobilyanın içine ediyor. hemen yapıp gitme derdinde oldukları için rastgele vidalıyorlar. dik duruyorsa oldu bitti. yerinizde olsam kendiniz söküp paketleyin yine kendiniz kurun.
0
my fault
(24.11.24)
(1)

Bu değerlere nerede baktırabiliriz

adwokat
https://www.instagram.com/reel/DCrS77Qs-8T/?igsh=MTE1c3gzeDE2Z3IzYQ==Merhaba, aile hekimine gitsem bu değerlere bakar mı acaba
www.instagram.com

Merhaba, aile hekimine gitsem bu değerlere bakar mı acaba
0
adwokat
(24.11.24)
!. Bakar
2. Bu değerlerin sporla ilintisini anlayamadım. Vitamin takviyesi almadan bakılmalı da, sporla bağımsız bence.
Kardiyolojik muayene dese anlarım da.

Böyle ota .oka, kan değerleri diyorlar ya, böyle devam ederse Aile Hekimlerinin elinden kan değeri alma yetkisi de alınırsa hiç şaşırmayacağım.
0
Mirket
(24.11.24)
(1)

Ankara'dan İstanbula dönmek, yol durumu nedir

denemeyanilma
merhaba, Ankara'dan İstanbula döneceğim, Bolu yolu kapalı mı açık mı?Eskişehir üzerinden mi gideyim yoksa Bolu'dan devam mı?
merhaba, Ankara'dan İstanbula döneceğim, Bolu yolu kapalı mı açık mı?
Eskişehir üzerinden mi gideyim yoksa Bolu'dan devam mı?
0
denemeyanilma
(24.11.24)
0
Mirket
(24.11.24)
(4)

Faizler dusmeye baslarsa emlak piyasasi ne olur

optimistbakunin
Sb. Aralik ya da ocak gibi dusurmeye baslarlarsa ev fiyatlari zamlanir mi? Yani bana hala bile kredi oranlari yuksek geliyor cok etki etmez gibi dusunuyorum ama sizler, piyasa ne der buna
Sb. Aralik ya da ocak gibi dusurmeye baslarlarsa ev fiyatlari zamlanir mi? Yani bana hala bile kredi oranlari yuksek geliyor cok etki etmez gibi dusunuyorum ama sizler, piyasa ne der buna
0
optimistbakunin
(24.11.24)
Bazı yorumcular, faizler birden ve çok aşağılara düşecekmişcesine piyasaların canlanacağı şeklinde bir algı yaratıyorlar. Halbuki ayda 2,5 puanlık düşüşler hiçbir ani değişiklik yapmaz.

Ancak bu algıdan etkilenen ve konut almak için fırsat kollayan az bir miktar yatırımcı, piyasada geçici bir hareketlilik yarata bilir diye düşünmekteyim.
0
Mirket
(24.11.24)
Mirket +1

yani önemli olan şey faizin düşürülüp artırılmasından çok "reel faiz" denilen, enflasyonla faiz (sanırım bileşik faiz) arasındaki fark. enflasyonun 30'lara düştüğü yerde faizi 50'den 40'a "kademeli" olarak indirmenin çok bir etkisi olmaması lazım. faizler düşürülecek denince bizim millet nebati-kavcıoğlu dönemini hatırlıyor, enflasyon 60-70'lerdeyken faiz %10 civarlarındaydı.

bir anda çok büyük indirim olursa paniğe kapılabilir insanlar ama merkez bankası epey temkinli gidiyor, türkiye'de hiçbir şey kesin değil elbette ama yerel seçimden sonraki gibi giderse öyle büyük bir şok olmayacak gibi görünüyor. faiz indiriminin konut fiyatlarına etkisi bu şartlarda sınırlı kalır gibi.

bir de genelde izlediğim ekonomistlerin ortak kanısı şu: içinde oturulacak eve çok fazla yatırım gözüyle bakmamak gerek, kafaya yatan fiyatta ve şartlarda bulunca almak lazım.
0
duguit
(24.11.24)
iki gram aklı olan bir devlet, ev fiyatlarının yükselmemesi için elinden geleni yapar.
0
co2s2
(24.11.24)
ben geçtiğimiz aylarda banka banka dolaşıp konut kredisi aramıştım.
bankalar nasıl kredi verilir bilmiyordu, 2-3 ayda bir kredi veriyorlarmış iyi ihtimalle, hiç kredi vermemiş olan bankacı vardı.

neyse; evler satılmıyor, faizler yüksek, insanlar para bulamıyor, bulsa krediye cesaret edemiyorlar dedi tüm bankacılar. evi satan müteahhit de ev satışını kolaylaştırmak için bana ödemede yardımcı oldu, çünkü satışlar peynir ekmek gibi değildi.

sözün özü, faizler düşmeye başlayınca insanlar kredi çekip ev almaya talep arttırdıkça evlerin fiyatının yükselmesi kaçınılmaz.

ama bu ne kadar etkili olur, ne kadar sürer ya da ne kadarlık bi faizle bu durum tetiklenir bilmiyorum.

şahsi kanaatim fiyatlarda aşırı bi harekete sebep olacak kadar faiz indirimi yapılmaz.
0
biseysorcaktim
(24.11.24)
(21)

bu beslenme kötü mü

robert bosch
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu. bir de size soruyim. bu beslenme nasil? sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersiniöglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli o
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.
chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu.
bir de size soruyim. bu beslenme nasil?

sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersini
öglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 7-8 tane siyah zeytin, 2 ceviz
ögleden sonra - 5 tane mandalina
aksam yemegi - 1 avokado (ezilmis, limonlu ve yagli), bir dilim ekmek, birazcik peynir ve 5-6 tane siyah zeytin, bol yesillikli salata, üstüne bir tane muffin
0
robert bosch
(23.11.24)
Kalori miktarı ve makro dağılımı normal bir insanın sadece sağ bacağı için yeterli olur gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
azıcık da et yeseymişsin :) iyi ama hem yeterli kalori hem de çeşitli kaliteli yiyecekler. bence. keyif almışsındır.
0
gabe h coud
(23.11.24)
@kaleci, nasil yani?

@gabe, her gün et yenmez :P
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
chatgpt hakli. protein yok. gun boyunca kahvalti yapiyorsunuz gibi geldi bana :)
0
antikadimag
(23.11.24)
Omlet kaç yumurtalı? Protein miktarı ona bağlı biraz ama 5-6 yumurtalı değilse (ki öyleyse bile olmayabilir de) protein alımı çok düşük değil mi? Hadi her gün et yenmez diyelim de bari bakliyat olsaydı.

Genel kalori toplamında şeker çok gibi 5 mandalina ile. Onun dışında da hiçbir şey yememişsiniz zaten. Tüm gün yedikleriniz normal kahvaltı olarak geçebilecek bir kalori neredeyse mandalinalar hariç. Hem az hem sağlıksız geldi bana
0
nundu
(23.11.24)
Ha bence her gün et (tavuk ve balık dahil) yenir ayrıca. Protein alımı önemli
0
nundu
(23.11.24)
Yetersiz bir içerik. Yani yanlış anlama ofansif bir cevap değil bu ama instagram'da pazar sabahları paylaşılan "ben çok sağlıklı besleniyorum ve mutluyum" havasında bir menü bu doğru düzgün protein yok karbonhidrat yok, biraz sağlıklı yağdan zengin o kadar. Beslenmesine özel olarak dikkat eden birisi en kötü durumda kilosu kadar protein almıyorsa o beslenme kötüdür. Ha içerik kötü değil ama yetersiz; 2 yumurta dediğin 10-12 gram protein, yumurtadan gelen 10 gram protein ve birkaç dilim ekmekten gelen karbonhidrat hem sürdürülebilir bir rutin değil hem de sağlıklı değil ama dediğim gibi içerik kötü değil ama eksik ve yetersiz, gerçi birkaç kez daha okusam içeriğin de kötü olduğuna ikna olabilirim ama o kadarını yapmıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
Böyle beslenmeye devam edersen yakın zamanda demir eksikliği anemisi yapar bu.
0
Mirket
(23.11.24)
buna kötü diyenler bugün ne yediniz paylasir misiniz?
ben yiyecek yemek bulamiyorum
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
et olur, baklagil olur. 'yemek' diyebilecegimiz bir sey yok sizin menude. ekmegi cikarsak tarim oncesi avci toplayici menusu valla :)

mercimek corbasi yapin, fasulye yapin, pilav yapin. et yiyin.
et icin tercihen yagli ve agir metal orani dusuk baliklar idealdir somon, hamsi, istavrit gibi.
ya da sakatat ciger, kokorec gibi.
0
antikadimag
(23.11.24)
Sabah
100 gr kızarmış ekmek ile iki haşlanmuş yumurta, 10-12 tane yeşil zeytin, çay

Öğlen
Bezelye yemeği
Mercimek çorbası
Yeşil salata
3-4 kaşık zeytinyağlı pırasa

Akşam
80gr mantı
Yeşil salata
Yarım kase yoğurt
Bezelye yemeği

Öğleden sonra da çayla bir mandalina büyüklüğünde kabak tatlısı yemiştim
0
grimavi
(23.11.24)
@grimavi, yemekhanede mi yedin? :) hangi evde normal sartlarda 3-4 cesit course yemek cikiyor please
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Izgara tavuk, fırında balık, köfte vs döndürüp döndürüp yapılabilecek et çeşitleri var. Hadi et olmasın dersen bakliyatla yapilabilecek yine zibilyon çeşit yemek var.

Side dish olarak pilav, makarna, bulgur pilavı yine çeşitleriyle beraber döner.

Salata/haşlanmış sebze/yoğurt/cacık/turşu gibi soğuk kısmı yine alternatif açısından zengin.

Ben çok aramam ama çorba konusunda da çeşit çok. Bazı günler ana yemek, bazı günler side dish tarzı çorba yapılabilir.

Bu yemeklerin çoğu önden yapılıp gün gün tüketilebilir, bir gün yapılıp ikinci gün yenebilir.

3-4 çeşit course'a gerek yok. Sizin menüdeki kahvaltı ve öğle yemeğini tek öğünde birleştirip, akşam da tavuk-makarna-salata ya da bakliyat-pilav-cacık gibi alternatifler yapılarak mis gibi beslenme çıkar.

Hepsini yapmaya üşeniyorsanız, migrostan hazır köfte airfryerda, yayla hazır makarna mikrodalgada pişirip biraz yeşillikle yenir yani ki ben bu son yazdığımı yapıyorum genelde :d yine de yiyecek yemek bulamıyorum denmez pek
0
nundu
(24.11.24)
Hic tavuk et balik fast food bir sey yok mu. Oyuncu manken vs gibi hayatsiz falan degilsen no no. Muhtemelen de 50 55 kilo bir seysin. Biraz protein bakliyat nerede sart
0
optimistbakunin
(24.11.24)
rober sokağa çıkarken cebine taş tuğla falan koy. ben bu kadarcık yesem gece açlıktan uyuyamam aw

yemekleri çok yapıp parçalar halinde buzluğa at, sonra istediğin zaman 10dkda ısıt ye. redditte mailprepsunday subına göz at
0
titanyum22
(24.11.24)
çoğu sağlıklı kaynaktan olsa da şeker oranı yüksek geldi bana. minimum dokunuşla kendime göre ayarlarsam şöyle yapardım ben:

sabah- 200-250 gr yoğurt - 30-35 gr yulaf ezmesi/müsli vb.
öglen - biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 15 tane siyah zeytin, 5 ceviz
ögleden sonra - 3 tane mandalina
aksam yemegi - et içeren herhangi bir gerçek yemek, iki-üç dilim ekmek (ya da pilav/makarna), bol yesillikli salata

bana bu daha dengeli geliyor. evde olduğumda öğle yemeğini kahvaltı gibi yapmayı severim ama sizin akşam yemeği de kahvaltı gibi olmuş.
0
duguit
(24.11.24)
Yemekhanede yemedim valla benim evde çıkıyor kendim yapıyorum :)
r.resimlink.com
r.resimlink.com

3-4 çeşit mevsim sebzesi öğren (ıspanak, brokoli, pırasa, kereviz, karnıbahar)
3-4 tane çorba çeşidi öğren (yayla, domates, mercimek, tarhana, şehriye, tavuk)
3-4 farklı bakliyat yemeği (yeşil mercimek, nohut, fasulye, barbunya )

Yancı olarak pilav bulgur makarna
bazen turşu bazen yeşil salata

Her satırdan bir tane seçip bunları kendi içinde döndürmeye alışınca ne yiyecem derdin azalıyor, her akşam 4 farklı şeye de gerek yok, içlerinden 2 tane seçsen bile düzgün bir döngü tutturabilirsin
0
grimavi
(24.11.24)
şöyle yapsanız bence daha iyi olurdu:

sabah : çay - yumurta - peynir - zeytin - yaban mersini - ekmek
öğlen : bol salata - köfte ya da tavuk göğsü ya da balık - az ekmek
öğleden sonra : meyve - ceviz
akşam : avokado + salata + peynir + çok az ekmek

ben öğlen sucuklu yumurta ve peynir yedim. akşam üzerinde de köfte ve domates yedim. ekmeksiz.
0
co2s2
(24.11.24)
yemek tarifleri bekliyoruz sinem apla.

karnabahar fikri güzelmis.
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Güne hem de 2 bardak kahveyle başlamak seni gergin, endişeli, huzursuz, uykularını da kalitesiz ve az hale getirir. Güne illa sıcak bir sıvıyla başlamak istersen bence siyah çay ile başla, hem antioksidan alırsın hem uyandırır. Kahve kullanımını tehlikeli buldum...
0
muhayyer divan
(24.11.24)
lifli gıdalar, sebzeler, ettavukbalık eksik
0
bir soru sorcam
(24.11.24)
(5)

Geçmeyen omuz ağrısı

eseksudangelinceyekadar
Yaklaşık 6 aydır anlamadığım bir nedenle sol omzumda başlayan ağrı bir türlü geçmiyor. Sol omzum elimi rahat rahat arkama atmama izin vermiyor. Ne fizik tedavi bir sonuç verdi, ne egzersizler ne de kullandığım krem ve ilaçlar. En son seçenek omuzdan enjeksiyon kaldı. Aranızda benzer sorunlar yaşayıp
Yaklaşık 6 aydır anlamadığım bir nedenle sol omzumda başlayan ağrı bir türlü geçmiyor. Sol omzum elimi rahat rahat arkama atmama izin vermiyor. Ne fizik tedavi bir sonuç verdi, ne egzersizler ne de kullandığım krem ve ilaçlar.

En son seçenek omuzdan enjeksiyon kaldı. Aranızda benzer sorunlar yaşayıp bu iğneyi kullanarak rahatlayan varsa beni bilgilendirebilirse çık sevinirim.
0
eseksudangelinceyekadar
(23.11.24)
Teşhis neydi?
Kaç seans fizik tedavi gördün, ev ödevi hareketler verdiler mi? aksatmadan her gün yaptın mı? Hiç mi gelişme olmadı?

Fizik tedavide bir lazer uygulaması var. Bütün fizik tedavi merkezlerinde yok. Onun çok faydasını gördüm ben.
Gösterilen hareketlerin düzenli yapılması çok farkediyor.
0
Mirket
(23.11.24)
o kortizon iğnesi 1-2 hafta ağrıyı kesecek sonra meşhur ızdırab kaldığı yerden tekrar devam edecek. hafif kilolu biriysen hiç bulaşma iğne yüzünden direk kilo almaya başlayacaksın. kök sebebini bulman lazım.

fizik tedavi hareketlerini yanlış- eksik yapıyor olabilirsin
doktor/hastane değiştir
endokrin bölümüne randevu al
gastrit omuz ve sırt ağrısı yapar. alkol, asitli içecekler, şekerli vb gıdaları uzun bir süre bırak o şekilde analiz yap
0
HellKeePer
(23.11.24)
"donuk omuz" bu. Nerde görsem tanırım. Büyük ihtimalle aşılardan oldu. Ben, eşim ve bir kaç akrabam da oldu. Yaklaşık 8 ay çektik. İmkanın varsa yüz. Ayrıca Youtube'daki donuk omuz egzersizlerini uygulamanı tavsiye ederim.
0
bluemax
(24.11.24)
cep telefonunu sol elde çok fazla tutuyorsanız ondan olabilir.
0
walter white kilikli
(24.11.24)
sectalon diye bir iğne oldum ağrıyı kesti ama geçici mi bilmiyorum

röntgende ne çıkıyor, kireçlenme vb. sorunların geri dönüşü yok, yapacak bir şey yokmuş
fizik tedaviyle durumun kötüleşmesini durdurmak dışında
0
bir soru sorcam
(24.11.24)
(4)

Us Polo markasi Hk.

sanguine
Sitesinden bakınca pierre cardinin sahibi Aydınlı grup markası olarak görünüyor. Reklamını hep united States polo association since 1890 diye yapiyorlar. Şimdi bu Pierre Cardin gibi bir şey mi yoksa Amerika'da da var olan bir markanin türk dalı mıIkinci sorum hazır giyim markaları arasında ne konumd
Sitesinden bakınca pierre cardinin sahibi Aydınlı grup markası olarak görünüyor. Reklamını hep united States polo association since 1890 diye yapiyorlar. Şimdi bu Pierre Cardin gibi bir şey mi yoksa Amerika'da da var olan bir markanin türk dalı mı

Ikinci sorum hazır giyim markaları arasında ne konumda kalite olarak; LCW DeFacto koton gibi bir şey mi
0
sanguine
(23.11.24)
Amer,kan markasıdır. İsim hakkı mı alınmıştır yoksa iştirak midir kısmını bilemem.

Saydığın markalardan iki hatta üç tık iyidir. Kendine özgü bir tarzı vardır. Severek giyiyoruz efendim.
0
Mirket
(23.11.24)
Aydınlı Grup tarafından yaratılmış orijinal markaya benzer marka diyebiliriz. Ürün kaliteleri eh işte ama bildiğim kadarıyla firmaya kayyum atandı.
0
en bi orijinal
(23.11.24)
Bir ara ben de merak edip orijinal Polo markasiyla (Ralph Lauren'in olan) bir ilgisi var mi diye bakmistim.

Benim anladigim olay su, orijinal "Ralph Lauren Polo" markasinin bilinirliginden faydalanmak ama bir yandan da telife takilmamak icin bir Turk yatirimci ABD'deki 1890'da kurulmus olan polo derneginin (U.S Polo Association - www.uspolo.org ) isim hakkini tekstil sektoru ozelinde aliyor. Bu dernegin oncesinde tekstille bir alakasi yok, duz polo dernegi, sporla ugrasiyor.

Herhalde birisi gidip tekstil markasinda kullanimi icin para odeyince al kullan dediler. Bu sayede Turk yatirimci Polo degil ama "US Polo Association" markasiyla tekstil dunyasina girdi (uspoloassnglobal.com ).

Simdi iki markaya da kisaca Polo dendigi icin Ralph Lauren Polo mu US Polo Association mu belli olmuyor, ve Ralph Lauren'in yuksek marka algisi sebebiyle "yerli" Polo da sanki ust seviye bir markaymis gibi algilaniyor.
0
sertac akin
(23.11.24)
sertaç +1 orijinal markayla alakaları yok.

üç buçuk sene önce montunu aldım hala giyiyorum, ankara'da idare ediyor. onun dışında sadece gömleklerini aldım. slim fit %100 pamuk olanlar güzel diğerleri polyester karışımlı oluyorlar genelde.

internet mağazasında eski sezon ürünleri bazen çok ucuza geliyor denk getirmek lazım.

lcw, defacto, koton'dan daha iyi ama ürün çeşitliliği onlara göre çok daha az. yine de daha uzun süreli kullanım için polo tercih edilebilir.
0
black holes in the sky
(23.11.24)
(10)

Mukbang'ın doğuş sebebi ne?

muhayyer divan
SelamMukbang denen şey denk geldi birkaç gündür bakıyorum, çok acaip bir his veriyor, neyse konu bu değil. Özellikle Çin ve Uzak Doğu menşeli videolar görüyorum. Hem çok yiyorlar, hem tıkınarak yiyorlar, hem çok sıcak yiyorlar, hem çok acı yiyorlar, bazen baştan aşağı yalnızca yağ yiyorlar, onlarca
Selam

Mukbang denen şey denk geldi birkaç gündür bakıyorum, çok acaip bir his veriyor, neyse konu bu değil.

Özellikle Çin ve Uzak Doğu menşeli videolar görüyorum. Hem çok yiyorlar, hem tıkınarak yiyorlar, hem çok sıcak yiyorlar, hem çok acı yiyorlar, bazen baştan aşağı yalnızca yağ yiyorlar, onlarca yumurtayı üst üste yiyorlar mesela.

Bu uygulama nereden çıkmış, ne yapmaya çalışıyorlar? Hani bir rivayete göre porno videoların amacı aslında üremeyi tetiklemekti, öyle biliyorum. Bu da onun gibi desem değil sanki yahu.

Beni neden makarna balık ve yağlı et videoları mutlu ediyor onu da anlamış değilim.
0
muhayyer divan
(23.11.24)
Amaçsız bir aktivite. Obeziteyi tetikliyor ayrıca
0
wd40
(23.11.24)
bilgim yok ama fikrim söyle. yemek yerken o videoalari izlemek cok iyi geliyor. sanki hep birlikte gömüyormussun gibi. bence yemek yerken izleniyor. o cok aci, cok büyük kismi da isin challenge i.
0
robert bosch
(23.11.24)
www.instagram.com

Şuna bakın ya allaasen bu normal bişey mi şimdi, ne yaptıklarını düşünüyorlar merak ediyorum. Kilo da almıyorlar.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
(bkz: gluttony)
0
Bruce
(23.11.24)
Kilolu insanlar, iştahları için suçluluk duygusu yaşarmış.
Bu tip videolar onlara suç ortağı bulma hazzı yaşatırmış.

Kendi yorumum değil. Bir yerde okumuştum.

Ben sevmiyorum. Özellikle bir haşlanmış yumurtayı tek hamlede gömmeleri iğrenç geliyor.
0
Mirket
(23.11.24)
@Mirket

Ben de epey kilolu bir insanım ama bana suç ortağı bulma değil de kendim yiyormuşum gibi bir haz veriyor. Bırak iştahı, her bir yediğimiz öğün için ayrı ayrı suçluluk duyuyoruz evet. Bazen bana var olmak suçmuş gibi gelir.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
Boş versene.
Yemek beni mutlu ediyorsa yerim ki.
Ne suçluluğu.
Bir daha mı geleceğim dünyaya.
0
Mirket
(23.11.24)
Bedeni arzularını abartılı bir şekilde, yoğun bir haz alarak gideren insanları izlemek... Kulağa pornografik geliyor.
0
salihdt
(23.11.24)
Popüler olmasının birçok farklı sebebi var ama doğuş sebebi insanların yalnız olması. Bizim kültür ve aile yapımıza uzak geliyor böyle şeyler ama her öğününü tek başına yiyen insanlar var. Bunlar kendilerine yemek sırasında eşlik edecek birilerini arıyorlar ve mukbang doğuyor.
0
gnosis
(23.11.24)
Bir de hem kaynar halde yiyolar hem çiğnemeden yutuyolar hem de çok yiyolar. Mideleri yamulmuyor mu bunların??

Makarnaya çok fitim yalnız.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
(10)

bu videodaki ortam kirli değil mi? (tostçu)

avatar is back
https://youtube.com/shorts/DUXW3uqploA?si=9sb69C4DwNiLcql3yorumlar oo mükemmel böyle temiz şöyle temiz hiç böyle temizini görmedimlerden geçilmiyor ama ben izlerken gözüme hem yumurtayı döktüğü yerdeki kapkara tabaka hem de tostun üst tarafındaki katman katman siyah şeylerden başka bişey göremedim.
youtube.com

yorumlar oo mükemmel böyle temiz şöyle temiz hiç böyle temizini görmedimlerden geçilmiyor ama ben izlerken gözüme hem yumurtayı döktüğü yerdeki kapkara tabaka hem de tostun üst tarafındaki katman katman siyah şeylerden başka bişey göremedim. baya kirli yani makine vs. yorumlarda kötü diyen bir kişi de yok.

ben mi bişey kaçırıyorum
0
avatar is back
(23.11.24)
makineler bence de kirli.
0
lemmiwinks
(23.11.24)
Pleytler dışında her taraf pırıl pırıl.
Her tost arası o pleytlere tel fırçayla girişilemeyeceğine göre de dışarıda tost yerken görebileceğin azami temizlik bu kadar olur.

Maalesef böyle.
0
Mirket
(23.11.24)
Girişilir aslında yanmadan, 2 hareketlik iş. Ya da yakmayacak tostu.
0
gabe h coud
(23.11.24)
temiz. daha iyisini bulamazsin.

o metaller kirli degil, surekli kullanilan her metal tezgah kararir. her yemek arasinda temizleyen japon teppanyakiler'den yersen $100'dan basliyor.
0
antikadimag
(23.11.24)
Sen kirli Tostçu görmemişsin.
0
wd40
(23.11.24)
Ben de temiz diyorum. Ekmeğin üstünde siyah katman göremedim, ekmek yanmış da gelmedi bana. Izgara durmadan ısınmaktan renk değiştirmiş gibi sadece, onun dışında bir tostçu ne kadar temiz olabilirse o kadar temiz. Şu videoya bakıp "aa ne kadar kirli" diyen kişi dışarıdan hiç yemek yememeli
0
nundu
(23.11.24)
Huylu biri olmama rağmen temiz diyorum. Ayrıca buna pis diyorsanız gurme bükücü roma ve gurme bacı hesaplarına bakmanızı tavsiye ederim.
0
playing star again
(23.11.24)
Yumurta yaptığı tezgah her yerde ateşten zamanla kararır, orasını her gün siliyordur zaten

Ama tost makinasının üstündeki yanıkları temizlemeyi akıl etmeyecek biri değil bu, wok tavalardaki gibi tost ekmeğinde isli ve hafif yanık bir tat bırakması için çok sık temizlemiyor olabilir
0
grimavi
(23.11.24)
En son 1937 yılında "Atatürk şehrimize ziyarete gelecek" dendiğini duyunca ne olur ne olmaz diye temizlemiş makineleri. O günden beri peçete ile üstünden geçmiş sadece. Yine de sokakta önünde 500 kişi olan büfelerden, sosyal medyada ünlü olan yerlerden ya da restoranların çoğundan 10 kat temiz gözüküyor.
0
nawar
(23.11.24)
buraya kirli diyen dışarıda yemek yemesin, zira fazla yaşamaz.
0
adivar
(23.11.24)
(4)

Şu durumda kredi kartı faiz oranı ne oluyor?

eisberg
100k çektiriyoruz, 134k ödüyoruz 12 taksit olacak şekilde. Aylık faiz oranı ne oluyor? Nasıl hesaplarız?Teşekkürler
100k çektiriyoruz, 134k ödüyoruz 12 taksit olacak şekilde. Aylık faiz oranı ne oluyor? Nasıl hesaplarız?

Teşekkürler
0
eisberg
(22.11.24)
Aylık % 5,66
0
Mirket
(22.11.24)
Hocam nasıl hesapladınız?
0
🌸eisberg
(22.11.24)
Lisede de hocalar hep sorardı 'nasıl hesapladın?' diye, açıklayamazdım, kopya derlerdi, hep papaz olurduk. Hayatımda formül ezberleyemedim ben, Bir geri lik var sanırım ama bir sürü hesapla sonucu buluyorum da izah edemiyorum.

Bileşik faiz hesabı bu, google'da vardır formülü.
0
Mirket
(23.11.24)
siteden hesapladım. %3,66 oluyor yaklaşık
0
efruz
(23.11.24)
(5)

Fitness’ta plato dönemi

don’t panic
Arkadaşlar merhaba,Bir süredir çok yerimde saydığımı düşünüyorum. Kendime plan, program da yapamaz oldum. Alt vücudu da ihmal ettim çünkü squat ve deadlift sonrası bel ağrılarım başladı son zamanlarda. Yanlış formda yaptığıma delalet galiba. Squat ve deadlift olmayınca da alt vücut, bacak çalışasım
Arkadaşlar merhaba,
Bir süredir çok yerimde saydığımı düşünüyorum. Kendime plan, program da yapamaz oldum.
Alt vücudu da ihmal ettim çünkü squat ve deadlift sonrası bel ağrılarım başladı son zamanlarda. Yanlış formda yaptığıma delalet galiba. Squat ve deadlift olmayınca da alt vücut, bacak çalışasım gelmiyor. Her neyse önümde temiz bir 8 gün boşluğum var. 2 dolu 1 off 2 dolu 1 off 2 dolu şeklinde yoğun geçirmeyi düşünüyorum. Nasıl bir plan yapabilirim? İçinde her bölgenin olduğu. Varsa önerileriniz alırım. Teşekkür ederim…
0
don’t panic
(22.11.24)
Yani verilen bilgilerde net olarak ne zamandir yapiyorsunuz vs yok ama plato diyorsaniz ve özellikle strength trainingse iki yöntem var;
7 haftada bir en kötü deload week yapmak. Programınıza göre bunun tipleri vardır.

Ikincisi mevcut ağırlığı yüzde 10-15 düşürup tekrar başlamak.

Programınızı kendiniz mi yaziyorsunuz? Oyleyse bence yazmayin.
0
logisticsmanager
(22.11.24)
@logisticsmanager

2014’ten beri fitness yapıyorum ve programı hep kendim yazıyorum evet. Son 1 yıla kadar hiç supplement kullanmamıştım, son 1 yıldır weider whey kullanıyorum. Bir diğer bilgi de 6-7 aydır boksla birlikte götürmeye çalışıyorum. Teşekkürler.
0
🌸don’t panic
(22.11.24)
Squat ve deadlift sana yaramıyorsa alternatifleri değerlendir leg press ve leg curl yap, burada morali bozacak bir şey yok neticede güç sporcusu değilsin diye tahmin ediyorum bu hareketleri yapmak zorunda değilsin, ha yok ben aşığım bu hareketlere diyorsan zamanının bir kısmını egolift yapmadan düşük ağırlıklarla formunu mükemmelleştirmeye ayır, aslında compound hareketlerde gereğinden fazla ağırlık kaldırmaya çalışmıyorsan insan mekaniğine uyumlu hareketler olduğu için hareketleri yanlış yapmak çok mmükün değil, formlar genelde yüksek ağırlık denemelerinde bozuluyor o da ağrı sızı getiriyor.

İkinci olarak Push-Pull-Legs antrenmanı yapabilirsin: A gününde itiş (Göğüs-omuz-triceps) B gününde çekiş (Sırt-triceps-abs) C gününde bacak 1 gün Off sonra ilk 3 günün tekrarı.

Bunların dışında yerinde sayanların yaptığı en büyük yanlış kalori alımını düzgün yapamamaları oluyor. Gym'de deli gibi çalışan onca insan var, konuşurken kaç kalori alıyorsun diyorum bilmiyorum diyor, diğeri diyor 100 gram karbonhidrat alıyorum öteki diyor ben kalori saymıyorum, halbuki ne kadar yoğun çalışıyorsan o kadar yüksek kalori almak gerekiyor, bu tıpkı 5000 motor arabaya 200 liralık benzin alıp Kuzey Marmara otobanına çıkmaya benziyor fayda alamayacağın bilakis zarar göreceğin bir yanlışlık.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.11.24)
Günde ne kadar whey alıyorsun desem, makroları dengelemek için gerektiği kadar değil de günde şu kadar ölçek diye cevap vereceksin diye korkuyorum.

Eğer ikinci şık doğruysa, sporcu beslenmesi konusunda destek almalısın.

Ve ayrıca 10 yıldır bu işin içinde olup hala tekniğin konusunda şüphelerin varsa bir PT desteği almalısın.
0
Mirket
(22.11.24)
Abi sen bilirsin de plato yasiyorum, ne yapayim diyorsun.
Supplement kullanıp kullanmaman önemsiz detay.
Squat deadlift form sorunu diyorsun.

Ben su veriler ile sorunun senin kendine yazdığın programlar olduğunu söylerim. burada da hep aynısını derim zaten. Ben misal hayatimda kendi programimi yazmadim, 2010dan beri yapıyorum.

Bence sen bir adet reddit fitnesswikide olan ppl yap. Layne norton var galiba ppl onun programi iyi misal.
Isi bu olan adamlar varken kendine yazma, program yazmak özellikle bodybuilding vs için zor iş.
0
logisticsmanager
(22.11.24)
(1)

Bu suç mu?

birmilyonunvarmi
Sahibinden'de bir araç ilanım var. Kuaförün biri numarama WhatsApp'tan mesaj atarak reklamını yaptı. Bu suç mu? Yasal mı?
Sahibinden'de bir araç ilanım var. Kuaförün biri numarama WhatsApp'tan mesaj atarak reklamını yaptı. Bu suç mu? Yasal mı?
0
birmilyonunvarmi
(22.11.24)
TISS a bildirin.
İstenmeyen elektronik ticari iletileri şikayet edebiliyorsunuz.
E devletten giriliyor diye biliyorum ama Google'a TISS yazın. Çıkar.
0
Mirket
(22.11.24)
(3)

Birikim sorusu

dulcinea
Merhaba, maaştan her ay 10 bin kenara atma niyetim var. 1 yıl kadar birikim yapacağım. Bankaların günlük mevduat hesapları mı altın hesapları mı daha avantajlı olur
Merhaba, maaştan her ay 10 bin kenara atma niyetim var. 1 yıl kadar birikim yapacağım. Bankaların günlük mevduat hesapları mı altın hesapları mı daha avantajlı olur
0
dulcinea
(22.11.24)
parayi ne icin kullanacaksin?
bir yil sonra parayi geri cekecekseniz tahvil olabilir.
uzun vaade ise etf ya da bes.
0
robert bosch
(22.11.24)
Öncelikle bir banka veya aracı kuruma hesap açıp, risk analizi yaptırıp, risk profilini belirle.
Sonrasında bu paranın sana ne zamana kadar lazım olmayacağına karar ver.
Ondan sonra bu soruyu sorarsan daha sağlıklı cevap verebiliriz.

Ama paldır küldür bir cevap istiyorsan sepet yap derim. Biraz ondan biraz ondan.
0
Mirket
(22.11.24)
Yılbaşı itibariyle mevduat faizleri düşecek. Savaşlar devam edeceği için altın zarar ettirmez. TEB veya Burgan on hesap altın hesabı.
0
HellKeePer
(22.11.24)
(13)

Takip ettiğiniz finans yorumcuları

mate soul
Merhabalar, uzun zamandır (5-6 yıl) takip ettiğim ekonomi/finans yorumcuları Atilla Yeşilada, Tunç Şatıroğlu, Artunç Kocabalkan, Baki Atılal, Emrah Lafçı ve son bir yıldır da Dede. Dedeyi daha önceden keşfetmiş olmayı dilerdim.Atilla Yeşilada, konut hakkındaki tahminleri yüzünden epey gömülse de ben
Merhabalar, uzun zamandır (5-6 yıl) takip ettiğim ekonomi/finans yorumcuları Atilla Yeşilada, Tunç Şatıroğlu, Artunç Kocabalkan, Baki Atılal, Emrah Lafçı ve son bir yıldır da Dede. Dedeyi daha önceden keşfetmiş olmayı dilerdim.

Atilla Yeşilada, konut hakkındaki tahminleri yüzünden epey gömülse de ben yine de çoğu yorum ve öngürülerinin makul ve isabetli olduğunu düşünüyorum. Makroekonomik görünümü anlamak açısından faydalı. Yanıldığı zamanlar genel olarak varsaydığı önkabullerinin değişmesinden kaynaklı bence.

Tunç Şatıroğlu ise o kadar çok analiz kasmasına rağmen günün sonunda yorumları piyasa düştüğü günlerde sat, piyasanın yükselişe geçtiği zamanlarda da al demekten ve ben demiştim demekten öteye gitmiyor. İki gün önce sat dediğine, iki gün sonra şimdi piyasa al'a döndü al diyor. Paranızı çarçur etmek için daha iyi bir yöntem önerilemez.

Neyse şimdi bütün yazdığım isimler hakkında tek tek görüşlerimi yazmayacağım fakat merak ettiğim sizler hangi finans yorumcularının öngörülerini tutarlı buluyorsunuz ve şimdiye kadar size yatırımlarınızda fayda sağladığını düşünüyorsunuz. Özellikle borsa istanbul fonları konusunda. Dede gibi tutarlı, şeffaf, kıvırmayan başka yorumcular var mı merak ediyorum.

Teşekkürler.
0
mate soul
(22.11.24)
"ünlü" kişileri asla takip etmem. ünsüzlerden mesela youtubeda "yatırım101" var. çok güzel videolar koyuyor bayağı faydalı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(22.11.24)
Hepsi boş yapıyor. Korkak saglamci memurlara hayatta kalmayı öğretiyor. Zengin olmak için yatırım yapılır bunun yolu da temel analiz öğrenmektir. Arkadaşın önerdiği yatirim101 in eski videoları bu konuda iyidir ama bu işlerden gerçekten harçlık çıkarmak değil milyoner olmak istiyorsanız rahmetli Yaşar Erdinç hocanın temel analiz videoları hatmedip birebir disiplinle uygulayacaksiniz. Daha anlaşılır ve nokta atışı eğitim yok. Altınla dolarla bir bok olmayacağını da kafanıza sokacaksiniz. Yok arkadaş ben ogrenemem öğrensek de uygulayacak Sabra sahip değilim dersen o zaman yine disiplinli bir şekilde mac gibi iyi fonlardan şartlarını zorlayıp alacaksın. Gerisi tırı viri
0
alimcgraw
(22.11.24)
Yeşilada'nın özellikle son zamanlarda söylediklerinde hiçbir mesnet bulamamaya başladım. Bazen söylediğine hayret edip fonlanıyor mu acaba diye düşündüğüm oluyor.

Şatıroğlu'nun bir genel yorumları var ve bir de teknik analiz ve yorum yapıyor, gördüğüm kadarıyla her ikisinde de yorumları çok isabetli. Teknik analizde, durum anlık olarak değişebiliyor. Al-sat konusundaki hızlı geçiş Türkiye'nin gündem karmaşasından kaynaklanıyor. Adamın söylediklerinde isabetsizlik yok.
Özellikle son bir kaç aydır BTC hakkında çok isabetli yorumları oldu. Bir tek gümüşte, gümüş lehine bir taraf tutması var izlenimi bıraktı bende.

Dede, kitabın ortasından konuşuyor. Makro açıyı çok güzel yakalamış. Detayda başarılı olacağını sanmıyorum. Gençlere yatırımı aşılama becerisiyle eli öpülesi bir insan.
0
Mirket
(22.11.24)
atilla Yeşilada'yı takip ediyorum. gizli akp li olduğu için ne derse tersini yapıyorum. mevduatımı katlıyorum. tavsiye ederim.
0
paudi
(22.11.24)
ben eksi sozlugu takip ederim, onlar kadar ters indikator yoktur.

mesela hepsi yesiladaya sovmus. son 8 ay boyunca faizler sayesinde millet servetine servet katti. eksi sozluk yazalari ise carryciler kacti kacacak diyip 8 aydir faize sovuyorlar. sonuc ortada.

ayrica bu adamin bir lafi vardi iste savunma sanayi bizim icin ekonomik bir yuk. hemen linclendi. savunma sanayisine laf edemezsin .etc, ertesi ay kredi kartlarina aidat gelecek diyince hepsi limit dusurdu.

o yuzden mutlaka eksisozluk yazarlarini takip edin. bist hakkinda tavsiyelerine bakin. sonra tersini yapin.
0
badcode
(22.11.24)
@alimcgraw söylediklerin mantıklı. yatırım101 kanalını takip etmeye başladım. ama genel olarak ben son yazdığın kategoriye giriyorum. şirketleri tek tek analiz edebilecek donanım ve vaktimin olduğunu sanmıyorum bu yüzden tercihim tekil hisselerden ziyade fonlardan yana.

En büyük sorunlarımdan biri de herkeste olduğu gibi işin psikolojik boyutu. Geçen haftasonu faiz indirim senaryosunun gerçekleşeceğini dikkate alıp hisse senedi yoğun fonlardan ve iş bankası iştirakleri fonlarından almaya karar verdim. Bunun için yüklü miktarda eurobondlarımı bozdum. Gel gelelim pazartesi olduğunda piyasa biraz düşük açılınca elim gitmedi ala ve sonrasında 2 günde %10 giden hisselere bakakaldım.

Neyse buraya da böyle içimi dökmek istedim. Tavsiyeler için teşekkürler.
0
🌸mate soul
(23.11.24)
populer olanların çoğu aracı kurumlar lehine çalışıyor. amaçları o firmaların reklamını yapmak ve sizin üzerinizden komisyon sağlamak. siz al sat yaptıkça borsada kaldıkça daha çok para kazanıyorlar.

en iyisinin kazanç kapısı youtube, adam kendi finans piyasalarında iyi olsa niye gitsin ücretli eğitimler videolar v.s. hazırlasın??

cihat ciçek dışında alayı samimiyetsiz.
macro için e507 ve iris cibre takip edebilirsiniz.
0
nuisance2
(23.11.24)
@nuisance2 katılıyorum kesinlikle. Bakacağım yazdıklarınıza.

Sorumun amacı zaten Cihat Çiçek gibi başka popüler olmayan, yorumları isabetli birileri var mı onu keşfetmek. Dede mükemmel demiyorum, altına biraz fazla kafayı takmış ama önemli değil en azından kendi içinde tutarlı ve ne dediğini biliyor, kıvırmıyor aldığı pozisyonları da kabaca paylaşmaktan çekinmiyor.

Popüler olanlar arasında Emrah Lafçı ve Yeşilada'yı beğeniyorum -yorumlarının isabetliliğinden bağımsız olarak karakter itibarıyla genel olarak sadece.

Bora Özkent diye birini keşfettim yakınlarda ama o da sadece ABD piyasalarına odaklı. Ben bu seviyelerden ABD borsalarına girmeye cesaret edemiyorum.
0
🌸mate soul
(23.11.24)
@mate soul

bence belirli kişilere takılıp kalmayın.
nihayetinde yatırım kararlarınızı kendiniz veriyorsunuz ve sonuçları sizi etkiliyor.

cihat çiçek genel gidişat ve dünyada olup bitenler amacıyla takip etmeye çalışın derim, aynı zamanda piyasa ekonomistlerinden öğrendiğimiz ezberleri bozmak açısından da çok iyi.

onun dışında bist100 içinde şirketleri iyi incelemek ve sabırlı olmak lazım.
abd borsaları konusunda haklısınız, buralar maliyetlenmek için pahalı sayılır.

atilla Yeşilada tunç şatıroğlu bunları önermem.
Emrah lafçı cok başlangıc seviyesi anlatıyor.
diğer saydıkların aracı kurumların adamı zaten (ışık ökte v.b dahil)

eskilerden rahmetli Yaşar Erdinç çok iyidi, yine aklıma geldi çok iyi insandı Allah rahmet eylesin, youtubuta videolarını izleyin mutlaka.

ayrıca şu kısa videoyu da tavsiye ederim.
www.youtube.com
0
nuisance2
(23.11.24)
Yanlış anlaşılma olmasın. Sırf öğrenmek maksadıyla soruyorum. Kendimi geliştireyim diye.

Şatıroğlu'nu önermeyen arkadaşlar, mesela bugünkü videosunu seyredip şu cümlesi yanlış diyebilirler mi?

Yani sizi o kadar emin görünce ben bi şüpheye düştüm kendimden de, neyi kaçırdığımı anlamak istiyorum. Somut bi örnek görmezsem de çok anlıyamıyorum. Bir nevi bir yetersizliğim var da. Bana bir örnek gösterebilir misiniz?
0
Mirket
(23.11.24)
@nuisance2 O videoya daha önce denk gelmiştim, söylenenlere tabi ki katılıyorum yalnız temel analiz hem meşakkatli iş hem de bizim borsa kumarhaneden hallice olduğundan, bana trendi takip edip hisse seçimi işini uzmanlarına -fon yöneticilerine bırakmak daha cazip geliyor.

@Mirket hep yanlış konuşuyor diye bir şey yok bugünkü videosu mantıklı olabilir spesifik bir örnek vermem zor ama bir çok videosunda gözlemlediğim bir şeyden bahsedebilirim. Genelde, bir hisse/emtia/kripto para vs. için yorumda bulunurken diyor ki evet buralar alım için uygun gözüküyor ama kademeli alın, düzeltmelerde tekrar alım fırsatınız olsun vs. İki gün sonra bahsettiği değer düştü diyelim. O zaman çıkıp biz demiştik temkinli olun diye diyor. E birader iki ihtimal var zaten, bu mal ya düşecek ya çıkacak sen iki ihtimale de oynadın öncesinde, yanılma ihtimalin yüzde sıfır.

Düştükten sonra çıkıp sadece temkinli ol dediğine atıfta bulunuyor, kademeli al demiş olmasını es geçiyor. Yani bu tarz yorumları bana hiç birşey katmıyor. Ben hiç bir analiz yapmadan da aynı çıkarıma/hissiyata varabiliyorum zaten bir şey alacaksam veya satacaksam.
0
🌸mate soul
(24.11.24)
@mate soul

Düşüş tamamlanmış, indikatörler al'a dönmeye başlamışsa çok sağlamcıysan beklersin, riski seviyorsan fırsatı kaçırmamak için ama bu arada da düşüşün devam edebileceğini göz ardı etmemek için kademeli alışa geçersin. Bu durumda da kaybı minimize etmek için stop koyarsın. Yükseliş devam ederse analizin gösterdiği noktalardan ikinci ve üçüncü kademe alışı yaparsın. ikinci kademe alışın arkasından stopu yukarı taşırsın ve düşüş başlarsa stopta her iki kademede aldığını da satarsın. İkinci kademenin zararını birinci kademenin karıyla kapatırsın. Üçüncü kademede de aynı mantık işler.
Kademeli alış düşüş trendinin sonunda yükselişin başladığı anda trendi kaçırmamak için yapılan riskli bir faaliyettir. Hiç sağlamcılara göre değildir. Adam bunu bi milyon defa anlattı ve hala anlatıyor olması da beni bayıyor. Ama gördüğüm kadarıyla gerekliymiş.

Teknik analizin alfabesi bu. Adan kahin değil ki, analizci.

Elin analizcisini savunur oldum. Bundan da acaip rahatsızım. Takip ettiğim 20 kadar finansçıdan biri sadece de gelip bilirkişi edasıyla 'tavsiye etmem.' deyip hiçbir argüman ortaya koymamak.

Geçenlerde biri 'Duyuruda da Şatıroğlu'nu takip edenler varmış.' deyip gitti. Sonra kendisinin berber reşit'ten tıraş olurken aldığı tüyolarla iş yaptığı ortaya çıktı.

Paydaları eşitledin mi diyen kaynıyo ortalık.
0
Mirket
(25.11.24)
@Mirket

Stop loss mevzusunu duruma uygun bir şekilde güzel açıklamışsın tebrikler. Senin de takdir edeceğin üzere bu yöntem, piyasayı günlük kovalayan, trader mantığı ile yaklaşanlar için faydalı olur. Ben trende bağlı olarak portföyümü yılda maks 2-3 sefer değiştirme kafasındayım, ve bunu yaparken de dibi bulmasam da malı ucuz almaya çalışıyorum. Günlük al-sat yapmam mümkün değil. Çelişki buradan kaynaklanıyor demek ki.
0
🌸mate soul
(25.11.24)
(15)

Ev sahibi oğlum gelecek diyor.

itsonlyhumannature
Merhaba,Ocak ayında sözleşmemdeki 2. senem doluyor. izmir'de oturuyorum. ev sahibim, oğlum manisa'da okul kazandı, eve o geçecek dedi. oturmak istersen, ocak ayında tüfeye göre zam yaparız, eylül'de de çıkmanı istiyorum dedi. şu anki kiram nispeten uygun. ancak yeni ev kirası, taşınma masrafları vs.
Merhaba,

Ocak ayında sözleşmemdeki 2. senem doluyor. izmir'de oturuyorum. ev sahibim, oğlum manisa'da okul kazandı, eve o geçecek dedi. oturmak istersen, ocak ayında tüfeye göre zam yaparız, eylül'de de çıkmanı istiyorum dedi. şu anki kiram nispeten uygun. ancak yeni ev kirası, taşınma masrafları vs. baya düşündürüyor. sizce ne yapmayalım.

teşekkürler
0
itsonlyhumannature
(21.11.24)
Taşınma masrafları + yeni kira + depozito+komisyon vs karşıla çıkarım , yoksa oturmaya devam edeceğim, hukuki yollara başvurun diyin
0
jülsezar
(21.11.24)
@jülsezar +1

Ya da hiç detaya gitme. 'Ver mahkemeye' de.
0
Mirket
(21.11.24)
bir emlakçıyla konuştuğumda, o da anca dava açması lazım bu da 2-3 sene sürer dedi ancak sonunda da kazanır dedi. bunun sonucunda da avukat, mahkeme masrafları çıkar dedi.
0
🌸itsonlyhumannature
(21.11.24)
Kiram nispeten uygun diyorsun ya, o uygunlukla normali arasındaki farkı 3 sene biriktirirsen mahkeme masraflarını karşılar o para.

Ayrıca ev sahibi mahkemeyi kazanıp seni çıkarırsa eğer, eve oğlunu yerleştirmek ve başkasına kiralamamak zorunda. Kiralarsa eğer, sen onu mahkemeye verirsin ve o bunu bildiği için mahkeme işine yanaşması pek mümkün görünmüyor.
0
Mirket
(21.11.24)
Bence kesinlikle hukuk yoluna başvurun ve bekleyin.
Ama bunu yapmaktan çekinirseniz bile en azından ev sahibinizden oğlunun Manisa'da okul kazandığını gösteren bir ekran resmi göndermesini isteyin.
Yalan söylüyorsa zaten çıkmazsınız.
0
michael_knight
(22.11.24)
manisada okul kazandı diye izmirdeki evi boşaltamaması lazım. tamam izmirdeki binlerce öğrenci bu şekilde okuyor ama dava açılırsa bunu söyleyebilirsiniz.
0
hoot
(22.11.24)
senden gelen kirayla rahat rahat manisada okula yakın ev tutar yahu, ne saçma bir söz. 2 yılda evden insan mı çıkarılırmış.
0
titanyum22
(22.11.24)
Ben olsam iki trafibda gonlu olmasi acisindan soyle derdim

Tasinma masrafim cok karsilayamayacagim icin cikamicam eger masrafimi karsilarsaniz cikarim yoksa davalik olucaz senelerce ugrasirsiniz yaoabilecegim en iyi sey bu
0
Zetnikov
(22.11.24)
Hocam izmir'de durum ne tam bilmiyorum ama tasinma isi nakliyesi, depozitosu, bakimi iviri ziviriyla birlikte 100bine falan patliyor.

Sokaga atacak paraniz varsa tasinin. 2 yillik kiraci evden cikarilmaz.
0
brkylmz
(22.11.24)
ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açabilmesi için evin ihtiyaç duyulan bölgede olması gerekmiyor mu? okul manisa'da, ev izmir'de. hukuken oluyor mu, bunu bi netleştirin derim. eğer olmuyorsa reddedersiniz. tahliye taahhütnamesi imzalamadığınızı varsaydım. onu imzaladıysanız zaten yapacak bir şey yok.
0
elorelia
(22.11.24)
abi şunu bir netleştirelim artık. yazdığınıza göre size tatlı dille, güzelce (en azından normal) ve tehdit içermeyen bir dille söylemiş. 2 yol çizmiş ve her türlü de 2 taraf için olumlu sonuçlanabilecek bir durum. ev sahibi insanca yaklaşmış.
durum böyleyken neden atar gider yapıp, işi kendinizce(?!) zorlaştırmak istiyorsunuz?
adaleti olmayan bir ülkede "git dava aç" demek ne demek?

emlak sektöründe olan birisi olarak yazıyorum. böyle durumlarla çok karşılaştık. istese ev sahibi hem resmi (yersen) hem de gayriresmi yollarla öyle şeyler yapar ki, haklıyken hem haksız duruma düşer hem de kapı önünde kalırsınız.
aynı şekilde, kiracı da öyle şeyler yapar ki ne ev kalır ne huzur.
herkes sidik gibi köpürüyor, nedense böyle olmaya bir merakları var.

bunu okuyan herkes için yazıyor. ev sahibi de olabilirsiniz, kiracı da. hangi taraf olursanız olun, verdiğiniz sözleri tutmakla yükümlüsünüz. kapağı atayım bir daha çıkaramaz, para vermem veya şu fiyata gitsin 2 gün sonra 3 katına çıkarayım, 1 hafta sonra çıkartırım gibi düşüncelerde olmayın. kolay, maddi açıdan da mantıklı ve huzurlu yollar var bu tarz davranışlara gerek yok.
0
MtKrt
(22.11.24)
oğlum manisa'da okul kazandı, eve o geçecek dedi. oturmak istersen, ocak ayında tüfeye göre zam yaparız,

mantık hatası var adam zam istemek için oğlunun okulu yalanını sürmüş piyasaya.

ben olsam Taşınma masrafları + yeni kira + depozito+komisyon vs karşıla derim 200 bini yerleştiririm.
0
kanasla intihar eden adam
(22.11.24)
Mtkrt olayı çok güzel özetlemiş.

bu devirde ev alacaksan boş bırakacaksın kiracıya veremeyeceksin. değerlendimi satacaksın. başka türlü bunlarla uğraşıyorsun.

aynısını biz yaptık insanca konuştuk taşınma yardımı teklif ettik çıkmam dedi. emlakçıdan ev bulduk istediği şekilde yine çıkmam dedi. sonra elden para istedi tamam dedik. sonra 100 bin oldu 200 tamam dedik. devamlı oyaladı bizi. sonra o 200 oldu 300 en sonunda biz iyi bir alıcı bulduk çokta zarar etmeden sattık gitti.
alıcıda sorunlu tiplerden. daha tapuda imzanın mürekkebi kurumadan yeni ev sahibiyle kavga ediyorlardı. şimdi seve seve çıkacaklar. biz söylediğimizde kirasının 1-1,5 katına güzel ev bulabilecekken şimdi en az 3-3,5 katını verecek.
0
my fault
(22.11.24)
Ev kiralamak, evini bir kiracının kullanımına 10 yıllığına vermektir. İlk kirayı sen belirlersin ve o kira her yıl ve yılda bir defa devletin belirlediği miktarda artar.

Kiracı masraf yapar, evi bulur, masraf yapar kiralar, gayret eder komşu, çevre edinir, orada yaşam için her tür alışkanlığını bırakır, yeni alışkanlıklar edinir, çocuğuna okuldan, işine ulaşıma kadar her şeyi yeni baştan belirler.

Sonra sen bakarsın, Aaaa dersin, ben bu süprüntüyü kapının önüne koyarsam daha pahalıya başka bir süprüntü bulabiliyorum. O zaman İNSANCA söyleyeyim, o da yasal haklarından vazgeçip defolup gitsin ki, gelsin paracıklar.

Bunu teklif etmek bile tacizdir, rahatsız etmektir diye düşünüyorum.

Benim de evim, kiracım var ve böyle düşünüyorum.
0
Mirket
(22.11.24)
MtKrt'nin haklılık payı var. Önce ters yapıp sonra size ters yapılınca ağlanıp sızlanma başlıyor.

Ayrıca düzelteyim. Sözleşmeler istenilen sürede yapılır, ister 10 yıl ister 2 gün.
0
osssy
(22.11.24)
(2)

Air Fryer da neler yapılır? Aldığım model nasıl?

andy kaufman
Selamlar,Düzensiz beslenen ve genellikle dışarıda beslenen biri olarak philips 9880/90 airfryer satın aldım. Cumartesi teslim edilecek. Daha çok önceden buzluğa konmuş şeyleri pişirmem için kullanmak istiyorum. Şunu yap, bunu yapma dediğiniz şeyler benim için değerli. Şimdiden teşekkürler.
Selamlar,

Düzensiz beslenen ve genellikle dışarıda beslenen biri olarak philips 9880/90 airfryer satın aldım. Cumartesi teslim edilecek.

Daha çok önceden buzluğa konmuş şeyleri pişirmem için kullanmak istiyorum.

Şunu yap, bunu yapma dediğiniz şeyler benim için değerli.

Şimdiden teşekkürler.
0
andy kaufman
(21.11.24)
İkea'dan donmuş somon dilimi, Metrodan donmuş sebze ve donmuş parmak patates pazardan limon al.

Bir avuç sebzeyi bir tencerede veya buharlı pişiricide haşla.
Bir avuç patatesi ve bir dilim somonu airfryerda 20 dakika kızart.

Hepsini bir tabağa koy. Limon sık.

Afiyet olsun.
0
Mirket
(21.11.24)
köfte
patates kizartmasi
kizarmis sebzeler

donmus aldigin patatesler özellikle cok iyi oluyor. airfyer alinca disaridan yemek yeme istegim epey azaldi.
0
robert bosch
(21.11.24)
(6)

Temu güvenilir mi?

yetkili birine benzeyen abi
Çok fazla reklamını görüyorum ve aşırı ucuz şeyler satan bir Çin alışveriş sitesi.Buradan alışveriş yapan var mı? Güvenilir mi?
Çok fazla reklamını görüyorum ve aşırı ucuz şeyler satan bir Çin alışveriş sitesi.
Buradan alışveriş yapan var mı? Güvenilir mi?
0
yetkili birine benzeyen abi
(21.11.24)
Altıncı siparişimi de teslim aldım. Bir yamuğunu görmedim. Herşey saat gibi çalışıyor.
0
Mirket
(21.11.24)
ben de çok alışveriş yaptım, sıkıntı yaşamadım.
yasal sınırları aşmamaya dikkat edin ama.
0
elorelia
(21.11.24)
yasal sınırlar nedir?
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(21.11.24)
ayda maks 5 alışveriş
her bir sipariş 30 euro geçmeyecek - vergi hariç 30 euro olduğu söyleniyor. yani vergi öncesi sepet miktarınız 1100 tl civarı geçmemeli.
bir üründen birden fazla, çok adetli alınca da sorun oluyormuş.
0
elorelia
(21.11.24)
Kaç günde geliyor?
0
parka
(22.11.24)
belli olmaz. on günde de gelebilir kırk günde de.
0
elorelia
(25.11.24)
(11)

Apartmana yabancıların girişini nasıl tespit ederiz?

psmstc
Apartmana yabancı girişlerini tespit etmek istiyoruz. Kiracıların hepsini yüz olarak da tanımıyoruz. Kalabalık bir apartman.Nasıl bir çözüm olabilir ? Şimdiden çok teşekkürler…
Apartmana yabancı girişlerini tespit etmek istiyoruz.

Kiracıların hepsini yüz olarak da tanımıyoruz. Kalabalık bir apartman.

Nasıl bir çözüm olabilir ?


Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(21.11.24)
Yabancıdan kasıt ne? Dilenci, satıcı vs mi?

Kapıya şifre koyarsınız, şifreyi bilmeyen giremez. Epey basit aslında.
0
sorularimicinfeykhesap
(21.11.24)
Şifre acemi işi. Kartlı sistem yapacaksınız. Kiracı veya evsahibi ve de ev halkından olduğunu tapu sözleşme vs ile kanıtlayanlara kart vereceksiniz. Ucuz ve kolay bir sistem.
0
Shepard
(21.11.24)
shepard +1
şifreyi bir süre sonra kuryelerin hepsi öğreniyor.
0
merhum
(21.11.24)
şu anahtarlığa takılan göstergeçler var, dairelerde kayıtlı yaşayan kişi sayısına göre dağıtılır. +1 de fazla verilir kayıp olursa diye.
0
my fault
(21.11.24)
görevliler fatura kontrol için kapı açtırıyor

kötü niyetli biri bu şekilde tüm daireleri çalarak kapı açtırabilir
0
jülsezar
(21.11.24)
İnternet alışverişi ve yemek paket servisinin bu kadar yaygın olduğu dönemde, kapıda güvenlik görevlisi olması dışında yöntemler sorunu tam olarak çözmez.

Sağlam bir görüntülü diyafon, otomat ve sürekli kilitli tutulan bir dış kapı eğer sakinlerde, kapıyı her gelene açmama bilinci gelişmişse işe yarar yoksa tamamen boşa masraftır.
0
Mirket
(21.11.24)
Kapıya adam koymak +1. anca o. Apartmanda Bizimkiler dizisinin Cemil'i benzeri bir tip varsa kolay aslında. Pencereden gelene-gidene bakar, "Şükrü beylerin hayırsız damadı geldi" falan diye anons yapar.
0
d max
(21.11.24)
Şifresiz, kart ve boncukla açılan sistem yaptrdık da öyle önüne geçtik şifrenin folofoş olmasının.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.11.24)
şifre kart bunlar hikayeden işler neden mi.alt katta avukat bir kız var deli gibi alışveriş yapıyor kapı önü kargo dolu.günün her saati kargocular geliyor. meğer hatun kargocuların hepsine kapı şifresini söylemiş gelen kargocular cart diye şifreyi giriyor içeri giriyorlar.
eski sistem anahtarla açıp gireceksin tanıdığı olmayan zaten anahtar vermez.
0
jamswety
(21.11.24)
jamswety'nin bahsettiği tiplemeler çok var, onlar yüzünden imkansız. sen kendi evine alarm taktır, gerisini boşver
0
titanyum22
(21.11.24)
yüz tanıma ile giriş.

Bizim iş yerinde öyle. hangi saat ve dk da girdiğinizin kaydıda var. o an girenin yüz fotosunu da alıyor anlık.
0
digits
(21.11.24)
(12)

Para toplattığımız kişinin ekstra para isteyip cebe atmaması için neyapmalı

psmstc
Birine farklı tutarlarda diyelim para toplatıyoruz. (Apartman gideri için) komisyon gibi herkesten ek para alıp “cep yapmaması için” nasıl önlem alınabilir? Şimdiden çok teşekkürler…
Birine farklı tutarlarda diyelim para toplatıyoruz. (Apartman gideri için) komisyon gibi herkesten ek para alıp “cep yapmaması için” nasıl önlem alınabilir?

Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(21.11.24)
Apartman için basitçe, önceden kadar para toplanacağıyla ilgili duyuru yaparsınız olur biter. Birçok farklı senaryoda da bu yöntem çalışır. Whatsapp grubu kullanılabilir. Daha tedbirli olmak için apartman panosu ve kapılarda duyuru bir süre asılı kalır.
0
akhenaten
(21.11.24)
Yapacak adam yapar, ruhunuz duymaz ve hiç bir zaman önüne geçemezsiniz. Tek yolu onu tanımayan bir ustayla iş yapmak veya onun ustasından itiraf almak.

@akhenaten 5000lik işe 6000 toplanacağıyla alakalı duyuru yaparlar 1000 gider ve biter.
0
Shepard
(21.11.24)
@shepard ödeyen kişi açısından bakmışsınız sanırım siz, ancak burada parayı toplatacak kişi soruyu soruyor. yani yapılacak iş kadar toplanılıp toplanmadığını bilen kişi bu kişi zaten. haliyle para toplanacak gruba duyuruyu yapıp toplanacak miktarın kaç olduğunun duyulduğuna emin olunca sorun kalmıyor aslında.

Ya da ben yanlış anladım, bilemedim.
0
akhenaten
(21.11.24)
Apartman gideri için para toplanacaksa bu durum karar defterine yazılı olmalıdır.
Kalabalık bir apartmansa yönetimin bir banka hesabı vardır. Bu ek para eft ile gönderilir. Toplanan para karar defterine yazılmalıdır. Harcamalar faturalandırılıp karar defterine işlenmelidir.

Bunlar yasal zorunluluk.
0
Mirket
(21.11.24)
Normalde apartman yöneticisi seçilince karar defteri ile bankaya gidilir ve apartman yonetim hesabı için işlem yetkisi için o isim bankaya bildirilir. Elden ya da kişinin kendi hesabına verilmez. En sağlıklısı bu dur. Hatta bir kez yıllık olarak isim bildirmistik. İkinci yıl yönetici seçimi için gecikme olunca hesaptan ödeme için para çekme konusunda sorun olmuştu. Böyle bir hesap var siz de öyle yapın bence. Daireler aidatlarını buraya EFT yapsınlar. Ekstra gider çıkarsa da WhatsApp tan herkese bildirilir yine daireler parayı hesaba yatırırlar.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(21.11.24)
@mirket dediği gibi dallanıp budaklandırmayın. Bürokrasi girince işin içine işler zorlaşır. Katılım azalır. Toplantıyı usulune göre yapmak işkence. Davetiyeler aynı. Her defasında karar defteri ve toplantı diyerek insanların binaya olan ilgisi azalır. Millet parayı verip işlerin ilerlemesinin peşinde. Bam bam bam ilerlemeyen zorlanır. Fatura bina için zorunluluk değil gider pusulası al geç.

WhatsApp'dan bildirim geçerli bir bildirim, tebliğ türü değil. Yazmış olayım.
0
Shepard
(21.11.24)
Benim şimdi oturduğum apartmanda giderler ile ilgili faturalar apartman girişinde panoya asılıyor böylece herkes ne kadar paranın nereye gittiğini görebiliyor.

Mesela önceden oturduğum apartmanda yönetici tam da bu şekilde hiç fatura vs koymadan kafasına göre para topluyordu. Apartmanda herkes de seziyordu adamın paranın bir kısmını cebine attığını ama kimse de aksiyon almıyordu.
0
peki madem
(21.11.24)
Arkadaşlar faturayı panoya asınca komisyon alınmıyor sanan güzel insanlar var. Komisyonunu da faturaya ekleyip hallederler... Yani bunu düşünemiyor olmanız çok üzücü. Fatura yok 5000 verin diyene oha cebe para indiriyor diyorsunuz.
Fatura var oh be 5000 veriyoruz cebe indirimez artık diyorsanız vay vay diyorum.
0
Shepard
(21.11.24)
@Shephard. Dünyadaki tek akıllı sen değilsin kardeşim. Tabi ki kimsenin cep yapması engellenemez. De insanların uyanması için en azından fatura, fiyat teklifi vs. herkese açık olması bir yoldur.

Eski yöneticimiz o kadar para atıyordu ki cebe ev arkadaşım ben kat maliki olsaydım faturaları isterdim diye komşulara söyleyince kapımıza polis getirip, siz bu eve yabancılar getiriyorsunuz (bekar kadın olmamıza da takıktı) zaten ikametiniz de burada değil sizi attıracağım diye tehdit etmişti bizi ve sonunda evden ayrıldık.
0
peki madem
(21.11.24)
@peki madem önceki yazdığınız mesajda bunun farkında değilmiş havası yaratmıştınız. Siz nasıl diyorsanız öyle yapın. Ben nacizane tecrübemi paylaştım. İstediğiniz kadar açık olsun bu olaylar, yapan yapıyor. Neyin nereye gittiğini işi yaptıranın gösterdiği kadar biliyorsunuz. O yüzden mesajınıza inanıp hee faturaymış yav demesinler diye yazıyoruz.
0
Shepard
(21.11.24)
Mevzu apartman gideri için aidat tahsilatı ise yukarıda belirtildiği gibi banka hesabı en güzeli. Ama, Yönetim kurulunun bunun için karar almış olması lazım. Bu yoksa;
Özelden mesajla vermesi gereken miktarı bildirin, toplayıcıya verirken de teyut mesajı isteyin. Böylece veren '1000 verdim', toplayan '900 verdi' diyemesin.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.11.24)
para toplayan kişiye aldığı para kadar makbuz kesmesini söyleyin (otokopili makbuz defteri. iki nüsha, biri apartman sakinine diğeri size). en sonda gelen parayı ve makbuzları karşılaştırın.
0
inheritance
(21.11.24)
(5)

Fitness ayakkabisi önerisi

yuvarlanantencereninkapagi
Galiba tabanının düz olması gerekiyormuş. Kullanıp memnun kaldığınız var mı? Bütçe 5-6 bin TL ama daha uygun olmasını tercih ederim
Galiba tabanının düz olması gerekiyormuş. Kullanıp memnun kaldığınız var mı? Bütçe 5-6 bin TL ama daha uygun olmasını tercih ederim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(21.11.24)
Ağırlık kaldıracaksan daha önce verdiğim bi cevabı tekrar vereyim:

"Tabanı sert, esnemeyen, hava yastıklaması olmayan ayakkabılardan seç, koşu ayakkabısı gibi olmasın yani ivmelenme yaratmayan stabil bir duruşu olmalı. Eğer bütçen varsa Nike Metcon ya da Adidas Dropset serilerine bakabilirsin ikisi de çok iyidir ben Metcon'ları seviyorum; bütçem yok dersen Futsal ayakkabısı diye aratıp bi bak o ayakkabılar da iyidir, ayrıca Converse'ler de çok iyi antrenman ayakkabılarıdır."
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.11.24)
Nike metcon, ya da reebok nano serilerini tavsiye ederim. Boyner'de nano 4'lerde de metcon'larda da indirim var. Bir bakın derim.
0
thracia
(21.11.24)
Spora yeni başlamış birine özel bir fitness ayakkabısı gerekmez diye düşünüyorum. Kot pantolon altına yakışacak bir ayakkabı uygun olur senin için ve salonda çalışan çocukların hayranlıkla bakmaya başladıkları zamanlar gelene kadar da yeterli olur.
0
Mirket
(21.11.24)
Kot pantolonon altına çok yakıştırıyorum ayrıca çok da rahat diyerek gidip bi koşu ayakkabısı alırsanız, -mesela bir cayano 30- kendinizi sakatlarsınız. Tabanının söylendiği gibi düz olması önemli. eğer bütçe dostu olsun istiyorsanız Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet'in verdiği gibi Converse ayakkabılarla da sakatlanmadan fitness antrenmanları yapabilirsiniz.
0
thracia
(21.11.24)
En iyisi running yazan ayakkabilar hem spor yaparsin hem hava alir hem kosu bandinda yardirabiliyorsun sikinti olmuyor
0
Zetnikov
(21.11.24)
(2)

Kalorifer sorunsalı

kondansator
Yeni taşındığımız binada pay ölçer var ve evdeki petekleri tam olarak kontrol edemiyoruz. Şimdi kapalı olmasına rağmen bazı petekler yanıyor bazısından verim alamıyoruz. Yönetici de komşulardan birisi kaloriferci demiş ama şu kafama takıldı adamın numarası olsa dışardan hizmet alıyor olsak arayalım
Yeni taşındığımız binada pay ölçer var ve evdeki petekleri tam olarak kontrol edemiyoruz. Şimdi kapalı olmasına rağmen bazı petekler yanıyor bazısından verim alamıyoruz. Yönetici de komşulardan birisi kaloriferci demiş ama şu kafama takıldı adamın numarası olsa dışardan hizmet alıyor olsak arayalım gündüz konuşalım ama adamın numarası yok. Akşam da kapısına gitsem rahatsızlık verecekmişim gibi geliyor sizce nasıl bir yol izlemeliyim
0
kondansator
(20.11.24)
Peteklerde hava olmasın. Önce havasına bak.
Yönetimden komşunun telefon numarasını iste. Akşam uygun bir saatte kapısını tıklayıp derdini anlatırsın
0
1917
(20.11.24)
Ben soruyu mu yanlış anlıyorum diye birkaç kez okudum soruyu.

'Komşu kapıyı çaldı, yardım istedi' diye bu ülkede kimse rahatsız olmaz.

Bu iş bittikten sonra da, eline bir fincan al, diğer komşuların kapısını çal. 'Yemek yapacağım da tuz bitmiş.' falan de. Tuz iste, Soğan iste. Öyle öyle tanışılır komşularla. Anadolu adeti öyledir.

Komşu yardım istedi diye rahatsız olunur mu yaa?
0
Mirket
(21.11.24)
(17)

Dünyanın en zor mesleğini kimler icra ediyor?

isiaha
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
Bence maden isçileri. Siz ne dersiniz?
0
isiaha
(20.11.24)
Çok fazla var. Bence veteriner teknikerliği ve veteriner hekimlik de çok zor.
0
rock n roll
(20.11.24)
bence de maden işçileri.
0
kehende
(20.11.24)
Turkiye gibi ulkelerde hakemlik. Tum sulalene sovuyorlar, mac satti, gecen aynisina caldi, buna calmadi, karti es gecti bilmemne, esi x'liymis, kucukken y'liymis mac onu ayri mac sonu ayri bin tane onuruna serefine coluguna cocuguna hakaret, yalan, saibe atiliyor. O degil eskiden VAR da yoktu, neyine guvenip hakem oluyordu bu insanlar cok ilginc
0
speedy
(20.11.24)
+ maden işçileri, elektrik direklerini ve hatlarını tamir edenler belki, infaz ve koruma memurları, çatışma bölgelerindeki askerler ve belediye otobüslerinin şoförleri stresli çalışır ama zorluk yine madenciler de ve belki yangın esnasında itfaiyecilerde
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.11.24)
Açık denizde platformlarda çalışan işçi ve kaynakcilarin, everest gibi dağlardaki yerli rehberlerin işleri gercekten aşırı zor ama yine de maden işçileri hicbiriyle kıyaslanamaz.
0
deer hunter
(20.11.24)
Tabi madencilikle veya tam aksine yerden 300-400 metre mesafede çalışmalarla kıyaslanamaz ama
Hukuk alanında çalışmak daha zor diye düşünüyorum.

Hata yapmadan, menfaat temin etmeden, herhangi baskıya uğramadan, bir davada taraf olan insanlardan özel yakınlık kurmama, yakın çevrenin de özel isteklerini göz ardı edecek şekilde, sadece işin ilmine uygun hareket etmek ve bu yönde akli çaba sarf etmek kolay bir iş değil özellikle bu zamanda.
0
diyecevaplandı
(20.11.24)
Dünyanın en zor işi Denizciliktir.
İnsanoğlu karada yaşamak için dizayn edilmiştir. Ayakları yere basmalıdır. Baktığı zaman sınırları olan yerler görmelidir. Açık denizde günlerce bu konulardaki mahrumiyet psikolojide tarifsiz yaralar açar. Bir de bunun denizaltıcılık ayağı var ki, o zaten akıllara zarar bir iştir.
0
Mirket
(20.11.24)
Petrol platformu işçileri.

www.youtube.com
0
komando kani var bende
(20.11.24)
Beden işçiliğinin her türlüsü zor iş statüsünde. Ama gerekli iş güvenliği şartları sağlandığı sürece "en zor iş" değiller gibi geliyor bana. İş güvenliği şartları sağlanmadığı takdirde de en zor olmaktan ziyade "en tehlikeli" demek daha uygun sanırım. Beden işçiliğinin önemli bir artısı iş tanımlarının tamamen belirli olması ve imza yetkisi olmaması.

Bence en zor meslek paralı askerlik. Canının kıymeti yok, askeri ortamdasın, emir komuta zincirinde diplerdesin. Yaptığın iş pis bir iş. Bir devletin kendi askerlerinin aksine kimsenin kahramanı falan da olamıyorsun, sana bir katkısı yok, kendi savaşında savaşmıyorsun. Somut anlamda bir yetenek edinmiyorsun. Psikoloji berbat, gelecek belirsiz. Sadece para için yapıyorsun.
0
akhenaten
(20.11.24)
bence de maden işçileri.

bu mesleğin zorluğu o kadar net ki, kadınların maden işçiliği yapamayacakları yasa ile sabit.
0
abelardo
(20.11.24)
bence hizmet sektoru de, garsonluk, barmenlik vs..
0
durgunfoton
(21.11.24)
Zor farklı, tehlikeli farklı.

Zor meslek sorusuna çoğu üye tehlikeli işleri göstermiş. Maden işçiliği, sanayi dalgıçlığı, denizciler, petrol platformu çalışanları ve aklıma şu anda gelmeyen gerçekten aşırı tehlikeli meslekler mevcut. Bu ve benzeri mesleklerin aşırı tehlikeli olduğuna şüphe yok. Bu tip mesleklerin zorluğunun daha büyük kısmı içerdiği tehlikeden geliyor.

Zor mesleği tehlikeli meslekten ayırmak gerekirse benim kriterim üstlenilen sorumluluk. Sorumluluk bakımından zor meslekler denildiğinde benim aklıma avukatlık, cerrahlık, finans ve benzeri yüksek meblağlı işlere dair yöneticilik, hava trafik kontrolörlüğü, ticari pilotluk ve benzerleri geliyor. Bu mesleklerin çoğunda yukarıda saydığım tehlikeli meslekler kadar mesleği icra eden kişinin taşıdığı bir hayat kaygısı olmuyor ancak üstlenilen sorumluluk çok büyük oluyor.

Bir de bazı meslekler var ki hem sorumluluk hem de zorluk bakımından büyük riskler barındırıyor. İtfaiyecilik, sıcak bölgelerde askerlik (özellikle denizaltı personeli) ve polislik gibi mesleklerde tüm personel hem kendi hem de başkalarının canının riskini taşırken aşırı tehlikeli ortamlarda görevlerini icra ediyorlar.
0
10551037
(21.11.24)
Su altı kaynağı zor ve tehlikeli. Ölüm riski yüksek bir meslek.
0
wd40
(21.11.24)
masa başı oturmayan herkes bu dünyanın en zor işini yapıyor. madenci inşaat işçisi alçı sıvacı 12 saat ayakta bekleyen kasiyer vb.
0
mikahakkinen
(21.11.24)
maden isciligi dogru cevap.

hem kaza gecirip olme riski var. kaza olmazsa uzun vadeli mesleki komplikasyonlardan olunuyor.

bunun disinda gun icinde de gunes gormeden, fiziki gucle calisiliyor. daha zor dusunemiyorum.
0
antikadimag
(21.11.24)
Çatışmalara, savaşlara giren askerler
0
ananiyimioguz
(21.11.24)
metal ve ametal madenlerde çalışmış bir madenci olarak cevap veriyorum.
erkekler için Türkiye'de kömür madenciliği.
kadınlar için ev kadınlığı + annelik. madenciliği katlar.

bu arada metal madenciliği o kadar ağır değildir. kömür madenciliği korkunç. sırf bu yüzden evde elektrikli aletleri prizde tutmam. elektriği az kullanmaya gayret ederim falan filan. teyzenize sorun size madenleri ve madenciliği anlatsın.
0
janderzel zartanyan
(21.11.24)
(8)

Belirti yokken tansiyonun yüksek çıkması

regina phalange
13-10 civarı cıkıyor birkaç gündür. Birkaç gün önce stresli bir durum vardı ı yüzdendir diyordum ama bugün ve dün yine ölçtüğümde bu değerleri hala görüyorum ama herhangivbir yüksek tansiyon hissi de yok şu an. Bu neden olabilir?
13-10 civarı cıkıyor birkaç gündür. Birkaç gün önce stresli bir durum vardı ı yüzdendir diyordum ama bugün ve dün yine ölçtüğümde bu değerleri hala görüyorum ama herhangivbir yüksek tansiyon hissi de yok şu an. Bu neden olabilir?
0
regina phalange
(20.11.24)
Panikatak olabilir.ben tansiyon aletini görünce direk panikliyorum ve yüksek çıkıyor.aynı şey hemşire,hastane falan içinde geçerli.rahat ol,düşünmeyi bırak.
0
duptıs
(20.11.24)
13-10 yüksek sayılmaz.
Doğru sonuç almak istiyorsanız tansiyonunuzu yemek yedikten en az 30 dk sonra, kahve-çay gibi şeyler tüketmeden ve en az 15 dk dinlendikten sonra ölçün. Aralıklarla 3 kere ölçüm yapın. Sonuçlar arasında uçuk farklar yoksa alet sağlamdır.
0
gnosis
(20.11.24)
tansiyon sinsi hastalik, bazi insanlarda belirti gostermiyor falan derler: www.memorial.com.tr
0
freedonia
(20.11.24)
Yüksek tansiyon, belirti vermeden de tahribat yapabilen bir sağlık problemi.
Büyük tansiyon normal sayılsa da küçük tansiyonun 9 üstü olması hoş bir durum değil.
1 hafta süreyle sabah akşam tansiyonunuzu ölçüp bir çizelgeye işleyin. Mevcut durum devam ediyorsa çizelgeyi de yanınıza alıp bir dahiliye uzmanına görünün.
En az 10 dakika dinlenmiş vaziyette ve dik otururken ölçüm yapın.
0
Mirket
(20.11.24)
Doktora görünmekte fayda var. Bende de hiçbir belirti yokken annemin tansiyonunu ölçerken baktığımızda 18-10 çıkmaya başlayınca dahiliye uzmanına muayene oldum. Benim de stresli bir zamanimdi ve ondandır diyordum çünkü hiç rahatsızlık vermiyordu. Hastanede muayene sırasında ölçüldüğünde 21 di hatta. Görevli ölçerken yüzüme bakıp durmuştu belli etmemeye çalışıyordu ama endiselenmisti. Neticede ilaca başladım şu anda da 14 aslında bir ara tekrar gitmeliyim dozu ayarlamaları için. Doktor yüksek tansiyonla yaşanmayacağını, belli olmasa da vücutta zarar olusturacagini anlattı. Yaş meselesi de var tabi ben elli yaşındayım. Siz genç olsanız bile gidin tahlil yaparlar ve anormal bir şey olup olmadığına bakarlar. İhmal etmeyin çok yüksek değil ama normal mi değil mi bilmeniz gerekiyor bence. Geçmiş olsun.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.11.24)
doktora görüneceksen 1 hafta tansiyon kaydı tut, sabah öğle akşam tansiyonunu yaz bir yere götür doktora
0
eja
(20.11.24)
belirti göstermez ama yüksek tansiyon hastası olabilirsiniz. benim gibi.
2 hafta boyunca ölçüm yapıp ortalamasına bakın. sabah uyandıktan ve dinlendikten sonra da yüksek çıkıyorsa doktora görünmekte fayda var.
ben sabah kalkıp ölçüyordum 12-14 arası çıkıyordu. her gün ilaç alıyorum artık.
0
merhum
(21.11.24)
herkesin normali farklı oluyor, her zaman 13-10 çıkıyorsa normal olabilir.
0
ravenudon
(21.11.24)
(5)

şu vida ne işe yarıyor

bay b
bütün dolap kapaklarında olan şu soldaki ama hiçbir yere de bağlı olmayan bu vidanın burda olmasının bir amacı var mı?https://ibb.co/XYxpSKY
bütün dolap kapaklarında olan şu soldaki ama hiçbir yere de bağlı olmayan bu vidanın burda olmasının bir amacı var mı?

ibb.co
0
bay b
(20.11.24)
Kapağın seviyesini ayar vidası o

Edit: Şurda anlatmış bak.

www.youtube.com
0
Mirket
(20.11.24)
2 kapaklı bir dolap dusunun. Siz bu vida ayarı ile oynadıkca kapanan iki kapak arasındaki boşluk artacak ya da azalacak (hatta çok sikarsanjz kapaklar birbirine değip düzgün kapanmaz)
0
makbur
(20.11.24)
cok sagolun arkadaslar, benim attigim dolabin iki kapaginda da bu vida bosta duruyor resmen hicbir fonksiyon sunmuyor gibi gorunuyor. dolabin icine ekstra bir raf alacagim da bir ihtimal vidalari cikarmam gerekebilir o yuzden sormustum, sanirim cikarsam da bu durumda cok bir sey degismeyecek gibi duruyor.
0
🌸bay b
(20.11.24)
iç tarafta o vidanın ince belli yerini, takarken kızaklı yatağa girdirmek gerekir yoksa o vida işlevini yerine getirmez. onun için de belli bir gevşeklikte pay bırakmak gerekir takarken.
0
ananiyimioguz
(20.11.24)
aslında aşırı gerekli bi vida. çıkarmayın.
0
jelly bear
(20.11.24)
(6)

Geri dönüştürülmüş materyal, çevreye saygı

michael_knight
Çoğu yabancı firma (mesela Apple gibi) ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğu, çevreye saygılı olduğuyla ilgili çeşitli kanıtlar sunuyor.Bu gibi bilgiler satın alma kararınızda bir etkide bulunuyor mu?Size herhangi bir etkisi oluyor mu bu bilgilerin?Yurt dışında insanlar bu konuda Türkiye'den çok da
Çoğu yabancı firma (mesela Apple gibi) ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğu, çevreye saygılı olduğuyla ilgili çeşitli kanıtlar sunuyor.
Bu gibi bilgiler satın alma kararınızda bir etkide bulunuyor mu?
Size herhangi bir etkisi oluyor mu bu bilgilerin?

Yurt dışında insanlar bu konuda Türkiye'den çok daha mı hassas?
0
michael_knight
(19.11.24)
1. Hayır
2. Türkiye'de hayır
3. Evet

tr.euronews.com
0
Mirket
(20.11.24)
geri dönüştürülmüş malzemeden yapılan ürünü, diğerleri ile aynı fiyata sattıkları için şu an hiçbir etkisi yok. fakat 20 sene sonra, bu altyapıyı kuran firmalar, yeni malzemeye bağlı kalmışlardan daha ucuza ürün satmaya başlayabilirler, o zaman satın alan tercihlerini etkiler. bu da özellikle tekstilde hissedilir şekilde olacaktır, teknolojide çok başka etkenler de var.
0
malheiros
(20.11.24)
Batıda daha hassaslar evet. Ben İngiltere'deyim ve bi satış işi yapıyoruz, ürünün paketlemesini plastik içermeyen şeylerle yapıyoruz kağıt-karton ve kağıt bant vs.

Eco-friendly olduğu anda milletin ilgisi artıyor. Fakat bu biraz içlerini rahatlatma olayı. Mesela çöpleri güzel ayrıştırsalar bile o gerçekten geri dönüşüyor mu yoksa Türkiye'ye gönderilip yakılıyor mu takip etmiyorlar :)

bak mesela @malheiros ucuzluk demiş, ekonomik durumumuza göre evet ucuzluk bizi etkiler ama ekonomik durumu düzgün batılının kafasında "biraz daha pahalı olup çevreye zararlı olmayacaksa onu alayım" gibi fikirler de olabilir. Sonuç olarak organik olunca daha çok para veriyorsun, çevreye daha az zararı olunca da çok verebilirsin. Ama son zamanlarda her yerde ekonomi ve enflasyon kötü, işler kötüye gittikçe bu her an "çevreye koyayım ürün bana ucuza gelsin"e dönebilir.

Fakat şu fikrimi ekleyeyim, Apple gibi her yıl belki milyar ürün üretip satan şirketler gerçekten çevreye saygılı işler yaparsa bu büyük bi kazanç. Sen ben iki kağıt pipet kullandık diye dünya iyiye gitmeyecek ama fabrikalarda yıllık %1-2 fark ettiren şey bile olumlu etki yapacak.
0
nhk ni youkosu
(20.11.24)
1. Markalar çevrecilik maskesi altında tüketimi körükleyen hareketler yaptıkları ve çevre zerrede umurlarında olmadığı için kendini çevreci ilan eden markalara zerre itibar etmiyorum.
2. Bu bilgiler bende negatif etki yapıyor çünkü markalar iki yüzlü davranıyor.
3. Avrupa'da sözde yeşil dalga bize göre daha etkili olduğu ve Avrupalılar bu konularda oldukça cahil oldukları için bu zırvalara tüketici tarafında değer veriyor.
0
10551037
(20.11.24)
(bkz: Greenwashing)

Bu sözde hassasiyetin neredeyse tüm örnekleri en nihayetinde pazarlama faaliyeti. Ürünlerinin geri dönüşüme uygun olduğunu iddia eden Apple, diğer yandan ürünler tamir edilemesin ve haliyle de yenisi alınsın diye elinden geleni yapıyor mesela.

Ve tabi ki her pazarlama faaliyeti gibi belli ölçüde işe yarıyor. Burada bir analiz var mesela: www.mckinsey.com
0
salihdt
(20.11.24)
"doğaya saygılıyız" lafı, keten kenevir bitkisinin en az plastikler kadar ucuz ve sağlam malzeme üretilecek şekilde kullanılabileceğini öğrendiğimden beri bana saçma ve yalan geliyor.

Gerçekten doğaya saygılı olsalardı plastik ve benzeri materyallerden uzak dururlardı, doğal çözümleri aslında mevcut bulunduğu halde uzak falan durmuyorlar. Ucuzluk sorunu dahi olmadığı halde.

Onun için benim alışverişimi "doğaya saygılıyız"lar, plastik ve benzeri malzemeler konusunda etkilemiyor.
0
muhayyer divan
(20.11.24)
(1)

Video da ki yay cinsi nedir?

Fritz-X
https://m.youtube.com/shorts/Y8UsyTlni7cŞu malmemeyi ne diye istemeliyim hırdavatçılardan. Baskı yay burma yay? ismi nedir?
m.youtube.com

Şu malmemeyi ne diye istemeliyim hırdavatçılardan.

Baskı yay burma yay? ismi nedir?
0
Fritz-X
(19.11.24)
Şu olur mu acaba?

www.svava.com.tr

asyay.com.tr
0
Mirket
(19.11.24)
(4)

Ev satana kadar kullanmalık geçici kredi?

robokot
Var mı böyle bir şey / düzenek?Bir ev almak istiyorum hemen, almak için eski bir evi satmam lazım. 1-2 ay alabilir satılması. O kadar beklemek istemiyorum. Istiyorum ki banka bana parayı versin, ben yeni evi alayım, eski evi satınca bankaya borcumu direk ödeyeyim, o arada da faiz ödeyeyim aldığım bo
Var mı böyle bir şey / düzenek?

Bir ev almak istiyorum hemen, almak için eski bir evi satmam lazım. 1-2 ay alabilir satılması. O kadar beklemek istemiyorum. Istiyorum ki banka bana parayı versin, ben yeni evi alayım, eski evi satınca bankaya borcumu direk ödeyeyim, o arada da faiz ödeyeyim aldığım borç için. Var mı böyle bir şey?

Tabii banka diyebilir ki sen evi satınca parayı bana ödeyeceğin ne malum... yeni aldığım evi ipotek edebilir isterse. var mı oluru?
0
robokot
(19.11.24)
Krediyi çek. Taksitleri ödemeye başla. Evi satınca git krediyi kapat. Olmuyo mu öyle?
0
Mirket
(19.11.24)
normal konut kredisini düşük vadeli çekeceksiniz aslında. Atıyorum 6 aylık çekin satınca da direkt kapatırsınız faiz işlemez
0
alaimisema
(20.11.24)
evi varken kredi çekecekse ikinci el konut ve 5 milyondan yüksekse sadece 625.000 tl çekebilir.

gerçi evi satınca da yeni kredi için belli bir zaman geçmesi lazım mı bilmiyorum.
0
liberal
(20.11.24)
Hocam 2. ev için normal konut kredisine başvuracaksınız. Orada da limit çıkar mı, ne kadarına kredi verirler gidip konuşmanız lazım. İlk evin satılıp satılmayacağı ile ilgilenmez banka. Normal konut kredisi verip yeni eve ipotek koyar. Kredinin taksitlerini ödeyebilecek aylık geliriniz varsa olabilir.

Eski ev 2 milyon, yeni ev 3 milyon diyelim. Sizin aslında 1 milyona ihtiyacınız var ama krediyi 3 milyon çekmeye çalışacağınız için çok zorlanacaksınız.

Uğraştırıcı olsa da şu olur: Geliri yüksek ve evi olmayan bir yakınınız kredi çekip sizin evi alsın. Sonrasında o satıp kredisini kapatsın. Tabi onun da bir miktar nakiti olması gerekiyor ki kredi çıksın.

Kardeş takas olur mu soruları biraz bu yüzden geliyor aslında.

Satıcı ile anlaşmaya çalışmak en mantıklısı. Satış fiyatının biraz üstünde anlaşın. Bu farkı da kapora olarak gönderin. Sizin ev satılınca da tamamlarsınız. Piyasa durgun, satış fiyatı çok uygun değilse zaten 1-2 ay bekleme süresi normal. Bizim ev sahibi 3'te 1'ini 2 ay sonra almayı kabul etmişti. Senet yapmıştık 2 ay sonra ödemiştik.

Paralar çok büyük. Bugün şirketlere bile milyonluk kredi çıkmıyor. O yüzden satıcı ile anlaşmaya çalışın.
0
nickini vermek istemeyen uye
(20.11.24)
(7)

Şu reyondaki aburcuburların üstü neden bantlı sizce?

ananiyimioguz
Görevliye sordum, bize de böyle geldi dedi. Meraktan etiketi kaldırdım, altında "wheat free" ve "gluten free" yazıyor.Bir firma neden bu kısımları bantlar ki?Aklima sadece yalan olduğu ve sonradan tespit edildiği için böyle kapatmaya calismis olabilecekleri geldi ama cok sacma ve amatorce olurdu her
Görevliye sordum, bize de böyle geldi dedi. Meraktan etiketi kaldırdım, altında "wheat free" ve "gluten free" yazıyor.

Bir firma neden bu kısımları bantlar ki?

Aklima sadece yalan olduğu ve sonradan tespit edildiği için böyle kapatmaya calismis olabilecekleri geldi ama cok sacma ve amatorce olurdu herhalde boyle yapmazlardi yani.

Mantikli bir aciklamasi olan var mi?

ibb.co
ibb.co
0
ananiyimioguz
(19.11.24)
İçeriğiyle karşılaştırdın mı? Belki yanlış basıldı ve sonradan kapadılar
0
grimavi
(19.11.24)
Evet içindekiler kisminin ustune de turkce etiket yapistirilmis o etiket ile ayni. Acaba ingilizce diye mi kapattilar ama ustte kocaman yine yaziyor yabanci yazılar.
0
🌸ananiyimioguz
(19.11.24)
paketi yanlis basip, urunleri paketleyip sonradan duzeltmislerdir. Cope atmalarindan iyidir.
0
bohr atom modeli
(19.11.24)
geçen bim'den bu üründen aldım
www.ppkbjelovar.com

alman bayrağının üzeri siyah sticker ile kapatılmıştı. belki benzer bir şeyse ithalatçı firma boykot etmesinler diye önlem amaçlı yapmış olabilir. malum boykot edilebilir. gavur malı, israile destek veriyor falan diye en azından görünmesin diye önlem alınmış olabilir.
0
exlibris
(19.11.24)
Fikir yürütüyorum doğru olmayabilir.

Her ülkenin gıdaya ilişkin kanunları ayrı.
Bu üründe, menşei ülke -atıyorum- 10.000 de 100 oranında gluten ihtiva eden ürünleri glutensiz sayıyordur da
Türk Gıda Kodeksine göre -yine atıyorum- 10.000 de 25 oranında gluten ihtiva ettiği taktirde gluten free yazmasına müsaade etmiştir.
Ürün de -tekrardan atıyorum- 10.000 de 50 gluten içerebiliyordur.
Kodekse uydurmak maksatlı olarak da free yazıları sansürlenmiştir.
0
Mirket
(19.11.24)
ithal ürünlerde arkadaki etiketin türkçe olması yasal bir zorunluluk. hem içindekileri hem de ithalatçı firmayı türkçe olarak belirtmek mecburi.

diğer yandan kapatılan gluten free kısmı da gıda kodeksiyle alakalı olmalı. benzer şekilde trans yağ yoktur ifadesini düşünün. bu ibareyi koyabilmek için 0.0001 trans yağ içermesi bizim kodekse göre okey iken başka ülke için okey olmayabilir. benzer şeyler. buradaki durum türkiyedeki glutene dair kodeksin tolerans payı italyaya göre daha katı olduğunu gösterir. yani bizdeki gluten free yazısı italyadaki gluten free yazısından evladır.
0
ezkaza
(20.11.24)
İyi bir redaktör, her eve lazım :)
0
Mirket
(20.11.24)
(3)

Yatırım fonları vs. yatırımlık ev almak

hadi ya la
Özellikle Cihat Çiçek takipçisi yatıyat derneği üyelerine soruyorum.Elinizde 1 - 2 milyon TL arası bir para var, kenarda altın, bist ve dövize bağlı yatırım fonlarında duruyor. Diyorum ki 1 milyondan biraz fazla paraya 1+1 evler var. Onlardan alıp güvenilir bir kiracı bulalım. Kredi çekmeden direkt
Özellikle Cihat Çiçek takipçisi yatıyat derneği üyelerine soruyorum.
Elinizde 1 - 2 milyon TL arası bir para var, kenarda altın, bist ve dövize bağlı yatırım fonlarında duruyor. Diyorum ki 1 milyondan biraz fazla paraya 1+1 evler var. Onlardan alıp güvenilir bir kiracı bulalım. Kredi çekmeden direkt bu şekilde bir hareket mantıklı mıdır? İleride başka yatırımlık ev için kredi çekme imkanı olursa ek peşinat yaratıp gelen kirayla da diğer evi alma amacındayım.

Hepinize neşeli, sağlıklı günler.

Not: alacak kişiler emekli memur, 65 üzeri. ne kadar kredi çekebilirler bilmiyorum. bir kışlık ve bir yazlık sahibi insanlar. amaçları çocukları için ev bırakabilmek.
0
hadi ya la
(19.11.24)
Dedemin bugüne kadar bir veya iki videosunu izlemişimdir. Anafikrini anladığımı düşünüyorum ve hemfikirim.
Üzerinde kayıtlı ev tapusu yoksa, ilkevim kredisinden azami miktarda kullanarak ev almak gayet de mantıklı şu anda.

Ama kredisiz ve birikimle oturmak için değil de yatırımlık ev almak için ben şahsen düşünürüm.

Düşündüm.

Almam. Biraz daha beklerim.
0
Mirket
(19.11.24)
Dedeye hakaret olur kredi çekmeden ev alırsan
Mantığına aykırı
Ama orada kalacaksan dede falan dinleme al
0
spacevan
(19.11.24)
Nacizane bir Lesber olarak yorumum mantikli degil seklinde. Cihat Bey'in yatirimlik ev almak olayini insanlar yanlis anliyor cunku zaten kendisi ev alin demiyor, kaldiracli (kredi ile) ev alin diyor. Cunku kredi 2-3 sene icinde eriyor, siz sadece odediginiz pesinat ve 1 senelik kredi odemesi ile ev sahibi oluyorsunuz.

Ev deme sebebi de bankalar kaldiraci (krediyi) sadece ev icin veriyor. Mesela bardak icin 1'e 5 kredi verse bardak alirdik.

Ha oturmak icin alacaksaniz, yani kiradan kurtulacaksaniz o ayri bir konu, o zaman alinir.
0
sertac akin
(19.11.24)
(4)

Bungee Jumping ve tüplü dalış için vücut zindeliği

put it in your appropriate place
Kendimi salmamak için spor salonunu gidiyorum. En köyü kilomu sabit filan tutuyorum. Seneye Bungee Jumping yapmak istiyorum. Tüplü dalışı da düşünüyorum ama yüzme yetim zayıf, pek güvenemiyorum bu açıdan.İkisi için nasıl bir yöntem seçmeliyim?
Kendimi salmamak için spor salonunu gidiyorum. En köyü kilomu sabit filan tutuyorum. Seneye Bungee Jumping yapmak istiyorum. Tüplü dalışı da düşünüyorum ama yüzme yetim zayıf, pek güvenemiyorum bu açıdan.

İkisi için nasıl bir yöntem seçmeliyim?
0
put it in your appropriate place
(19.11.24)
Dayım kiloluydu, spor falan yapmıyordu ve bir dubai gezisinde bodoslama bungee yapmıştı. Dalış için bilmiyorum.
0
prole
(19.11.24)
Tüplü dalış için zindelik gerekmiyor. Yüzme yetisine de pek gerek yok
0
jülsezar
(19.11.24)
Tüplü dalış için bol miktarda nefes egzersizi yap. Ciğer kapasiteni geliştir. Hatta yogaya başla. Faydası olur. Ciğer dışında da bir şey lazım değil diyeceğim de nabzın bu işle alakası var. Uzun mesafe koşularına başla o zaman.

Bugün koşu sorusu diye bir soru vardı. O koşudan yap.

Bir de başlamadan önce çok sağlam bir kulak muayenesinden geç. Bu merakları sonrası kulaklarını ellerine almış iki arkadaşım var. Zarlarda, östaki borunda sorun varsa maceraya hiç gerek yok.

Diğer konudan hiç anlamam. Akıl da erdiremem.
0
Mirket
(19.11.24)
Scuba için genel sağlık durumunuzun iyi olması yeterli. Astım, kalp rahatsızlığı vb. varsa doktorunuzun onay vermesi lazım. Mirket'in bahsettiği serbest dalış sanırım. Nefes tutmamanız gerektiği için akciğer kapasitesi ile bir ilgisi yok tüplü dalışın.
0
auroraaurora
(20.11.24)
(4)

Koşu sorusu

1837837
Yeni başladım. Nabzımı zone 2 o bölgesinde tutmaya çalışıyorum ama epey yavaş koşuyorum. Hızlanınca bu sefer nabız yükseliyor ( allah allah). Zone 2’den devam mı? Haftada 3 kere 1 saat koşuyorum. Zone 2’de kalarak koşmaya devam etsem ne oluyor? Zone 3 30 dakika koşsam daha mı iyi?
Yeni başladım. Nabzımı zone 2 o bölgesinde tutmaya çalışıyorum ama epey yavaş koşuyorum. Hızlanınca bu sefer nabız yükseliyor ( allah allah). Zone 2’den devam mı? Haftada 3 kere 1 saat koşuyorum. Zone 2’de kalarak koşmaya devam etsem ne oluyor? Zone 3 30 dakika koşsam daha mı iyi?
0
1837837
(19.11.24)
Kondisyon içinse

Zone 2 de devam.
Haftalar geçtikçe hızının arttığını göreceksin.
0
Mirket
(19.11.24)
Benim de neredeyse denk geldiğim bütün kaynaklarda bu öneriliyor. Gerekirse yer yer hızlı yürümeye dönmek zorunda kalsanız da Zone 2'de kalın, zamanla kondüsyon yapacaksınız deniyor.
0
salihdt
(19.11.24)
Ben HIIT yapıyorum. Eskiden tutturduğunuz bir performansınız varsa oraya daha hızlı geliyorsunuz. Recovery de önemli.
0
gabe h coud
(19.11.24)
Her bünye her spor dalına uygun değildir. 3 yıllık koşu serüvenim burşit oluşumu sebebiyle son buldu. Daha farklı bir rahatsızlık oluşabilirdi. Kalp veya farklı bir doktor branşından onay alıp hareket etmenizi tavsiye ederim.
0
HellKeePer
(19.11.24)
(8)

yürüyüşten sonraki ayak-bacak ağrısı zamanla geçer mi? ne iyi gelir?

fevzi123
selamlar,yıllardır hiç spor yapmayan, alkol-sigara kullanan bir vatandaş olarak son zamanlarda en azından gece yürüyüşlerine başladım.gün içinde 0 hareket. tüm gün oturuyorum bilgisayar başında iş zamanı da kişisel zamanda da.geceleri 4 km civarı yürüyüş yapıyorum ama eve dönünce alt bacak-ayaklar h
selamlar,

yıllardır hiç spor yapmayan, alkol-sigara kullanan bir vatandaş olarak son zamanlarda en azından gece yürüyüşlerine başladım.

gün içinde 0 hareket. tüm gün oturuyorum bilgisayar başında iş zamanı da kişisel zamanda da.

geceleri 4 km civarı yürüyüş yapıyorum ama eve dönünce alt bacak-ayaklar hafiften ağrıyor. ciddi bir acı değil tabii ki ama hafif bir ağrı var.

pratik yaptıkça bu ağrı azalacak ve hatta geçecek mi?

şu anda eve geldikten sonra ağrıyı azaltacak bir şey yapabilir miyim?

biraz sıcak suda tutuyorum, iyi geliyor.

teşekkürler.
0
fevzi123
(19.11.24)
3 ihtimal var. Biri ya da birkaçı olabilir.

1. Hamsınız. Yürüdükçe ağrınız azalıp yokolacak. Eczaneden bir ağrı kesici, kas gevşeyici krem alın. İyi gelir.

2. 'İyi bir yürüyüş ayakkabısı önerir misiniz?' diye başlık açıp önerileni alıp kullanın. İyi olur.

3. Bir ortopedik bozukluğunuz vardır. Bir ortopedi hekimine görünün. Tabanlık önerecektir. Nispeten iyi gelir ve bu yaşta geçici değildir.
0
Mirket
(19.11.24)
tesekkurler @mirket

hamimdir sadece diye umuyorum.

ayakkabim oldukca iyi bi yuruyus ayakkabisi. ortapedik bozuklugum oldugunu da pek sanmiyorum ama biraz daha duzenli yuruyunce de agrilar azalmazsa bi baktiririm artik.
0
🌸fevzi123
(19.11.24)
yakın zamanda yaşandı, hamsınız diye oluyor. ağrı geçecek ama iyi ayakkabı elzem.
0
ofelia
(19.11.24)
Belki biraz isindirmak lazimdir yola cikmadan once esnetin biraz
0
Zetnikov
(19.11.24)
içeri veya dışarı basıyor musun? hiç bu konuda bir şey diyen oldu mu, abi ördek gibi yürüyorsun falan gibi?
0
titanyum22
(19.11.24)
hocam ne kadar agriyor olabilir ya allah aaskina yazmissin zaten 0 hareket uzun zamandir vs. 3-5 gune vucut alisir toparlarsin bu kadar dert etme :)
0
bay b
(19.11.24)
@tito
sanmam ya. hıc dıyen olmadı.
0
🌸fevzi123
(19.11.24)
içe dışa basmak da baya ağrı yapar, özel tabanlık kullanmanı gerektirir. neyse inş öyle bir şey yoktur da ağrın zamanla geçer
0
titanyum22
(20.11.24)
(21)

En sevdiğiniz tatlı hangisi

benim icin hic boyle suslenmemistin
Benimkisi fıstık sarma ve kaymaklı şöbyet.
Benimkisi fıstık sarma ve kaymaklı şöbyet.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(18.11.24)
Islak kek
Acıbadem kurabiyesi
0
gabe h coud
(18.11.24)
Sufle
0
hain kostokk
(18.11.24)
profiterol
0
freedonia
(19.11.24)
Kabak tatlısı ciddiyim
0
grimavi
(19.11.24)
Lokma ya da un helvasi ya da manda sutunden kazandibi ;(

Bunlar beni heyecanlandiranlar, herhalde daha nadir yedigim icin,
0
a perfect lie
(19.11.24)
poires belle helene
0
kullanicadi
(19.11.24)
profiterol ama kasede olandan, fistikli falan. bir de yas pasta, cikolatali fistikli.
0
lemmiwinks
(19.11.24)
ağzının tadını biliyorsun kardeş, valla benimkiler de aynı. bi de kazandibi
0
titanyum22
(19.11.24)
tavukgogsu
0
deckard
(19.11.24)
Fıstıklı baklava.
0
Amaranta ursula
(19.11.24)
tatlı ayırmam hepsi benim bebeklerim ama gönlümün sultanı laz böreği. başka bir evrene ışınlanıyorum sanki yediğimde
0
Hallegadola
(19.11.24)
ben de nadiren tatlı ayırırım hepsini yerim genelde(maalesef) ama listemin ilk 3'ü tahinli kabak, gerçek bir fırın sütlaç ve fıstıklı midye baklava oluşturuyor.
0
Kediyi üzdün
(19.11.24)
Un helvası, kara orman pastası ve bol tarçınlı havuçlu kek.
0
peki madem
(19.11.24)
keşkül üzeri dondurma.
0
tabudeviren
(19.11.24)
Kabak tatlısı hariç hepsini severek yerim. Favorilerim profiterol, ekler ve çikolatalı yaş pasta.
0
auroraaurora
(19.11.24)
Fırın sütlaç, yanık olacak.
0
kumandanim
(19.11.24)
Choux au Craquelin
0
gabe h coud
(19.11.24)
Ekler

Bir de Kemeraltı'nda Süt Çiçeği'nde Bademli Kazandibi.

Şekeri bırakmış biri olarak bu ikisini bırakamıyorum.

Bir de Afyon Uzunçarşı'da şimdi dükkanın adını unuttum da, orda Kaymaklı Ekmek Kadayıfı yemeden geçmem.
0
Mirket
(19.11.24)
güllaç :)
0
sizofren06
(19.11.24)
Gerçek Tavukgöğsü
Dibi iyi yanmış Kazandibi
Sonbahar mevsiminde bol tahinli Kabak tatlısı

aralarında sıralama yapmadan ilk üçüm bu
0
nundu
(19.11.24)
- Kimse yazmamis ama tiramisu tehlikeli ellerde uranyumdan daha tehlikeli olabiliyor. Kahve miktariyla oynamalar, viski, yesil caylar eklemeler binbir cesit turu, kivami olan cok cok degisik bir tatli. 10 uzerinden 10lukta, 10 uzerinden 1 likte olabiliyor ama.
- Ev baklavasi. Ergenken, 20li yaslarda nefret ederdim, 30+ olunca gercek baklava buymus meger dedim. acquired taste phrase'inin sozluk anlami resmen
- Sarayli. Yunan onu da calmis:) saraglaki or saragli
- Ekler ve profiterol. Fransiz kardeslerimiz sagolsun dunyanin her yerinde bu 2 temel lezzete erisebilmek muhtesem bir luks.
0
speedy
(19.11.24)
(62)

32E 19K Hiç mi oluru yok?

Shepard
Arkadaşlar bu ilişki büyük ihtimal yürümez gibi yaştan dolayı ama yine de yürümeyene kadar iki taraf da mutlu olmaz mı? Denemeyelim mi yani? Ne dersiniz?
Arkadaşlar bu ilişki büyük ihtimal yürümez gibi yaştan dolayı ama yine de yürümeyene kadar iki taraf da mutlu olmaz mı? Denemeyelim mi yani? Ne dersiniz?
0
Shepard
(18.11.24)
19 yasinda kizi nereden buldun?
ben 29 yasindayim ve 25 yasinda biri bile cok cocuksu, kücük, gözleri daha yeni acilmis dünyaya gibi geliyor.
kisa süreli olacagi iki taraf icin de belliyse güzel, duygusal ise... pek duygusal oldugunu sanmiyorum. kücük olan kiz icin recaizade mahmud ekrem'in araba sevdasi romani geliyor aklima :) akli basina geldiginde senden büyük ihtimalle tiksinecek ama sen de sana hayran biriyle birkac sene gecirmis olursun.
0
robert bosch
(18.11.24)
Büyüğün küçüğe yaptığı manipülasyon olarak yürür, biraz çocuk büyütmek gibi, sağlıksız bağımlı bir ilişki
0
grimavi
(19.11.24)
Yani abi şöyle sen 30 yaşındayken yasal olmayacak bir ilişki, kulağa enteresan geliyor. Misal sen 40 olsan o 30 olsa farkli olurdu belki.

Sağlıklı olması zor. Ama sonuçta pasa gonlunuz bilir, eksiduyuruya bakıp karar verme.
0
logisticsmanager
(19.11.24)
Yürür ya niye yürümesin?

Hemen evlenirseniz bi kac yil, evlenmezseniz de yine bi kaç yıl yürür.
Ülkenin batısında yasamiyosaniz da yüksek yürüme olasılığı.
19 k nin frontal korteks tamamlanasıya yürür yani :)
0
hep yorgunum
(19.11.24)
evlatlık alabilirsin.

hiç mi gururuna dokunmuyor birader, neredeyse noel babaya inanacak çocuğu kandırmaya çalışmak? bu kadar mı acizsin? Allah canımı alsın samimi soruyorum, amacım laf sokmak değil. o kızı yanında gören kimse senin ilişkinin samimi olduğuna inanmayacak, sen ezeli bir incel mantalitesine sahip olduğun için sürekli aldatılma korkusu yaşayacaksın. sahiden bu mudur yani?
0
titanyum22
(19.11.24)
dene, tecrübe olur.
0
antihero
(19.11.24)
Gayet normal bence. Bunu 38-25 olarak düşünelim.. ideal olan bu.
0
wd40
(19.11.24)
@titanyum22 valla dokunmuyor gururuma. İki insan beraber mutluysa ne fark eder onun bunun fikri? Çevre, ilişkinin samimiyetine inanmamış diye ayrılak mı? Sen çevrenin inanmasına göre mi ilişkilerine şekil veriyorsun? Bir de kandırmaya çalışmak demişsin. Kafana uymayan her konuda fesatlık aramak tuhaf bence.

İncel diyorsun canın sağolsun ama aldatılma korkusu niye yaşayayım vallahi anlayamadım. Kıskanıyor musunuz lan nedir her sorumda ve cevabımda millet ya duyuruya yazıyor ya da özelden yardırıyor bana.
0
🌸Shepard
(19.11.24)
Bence de yürümez. ama ota boka incel, utanmıyor musun, dokunmuyor mu? tepkisi veren sjw görünümlü çomar gibi tepki verecek bir durum yok.
0
buenosdias
(19.11.24)
Başkalarının ne düşündüğü ne fark eder diyorsan soruyu neden sordun?

Benim düşüncem iğrenç göründüğü yönünde. Oluru yok mu? Var. Mehmet Ali Erbil fln kızı yaşındakilerle birlikte, demek ki oluyo. Ama nasıl olduğu, toplum gözünde nerede olduğu da ortada. Gerisi make yor çoyz
0
abuzer
(19.11.24)
bu yas grubu bilincsizce duygu besleyip yukseklerde yasayabiliyor. sana asiri baglanabilir çok basit seylerden. ben bu sevgiyi gercekci bulmadigim hem kiyamadigim icin yapamadim. karsi tarafa bakis aciniza ve iliskiyi yasayis bicimine gore degisir cevap
0
ala09
(19.11.24)
kılları ağırmış adamda ne buldu acaba kız onu merak ettim. ya saftır ya kekodur ya da gelişmini tamamlayamamış bir kızdır gözümde ki 19 yaşında kız daha küçücüktür.
0
Hallegadola
(19.11.24)
Böyle bir ilişki yaşamış biri olarak cevaplayayım.
Gireceğin her ortamda yaşı geçkin kadınların (nedense sadece onların) çirkin bakışlarıyla (dövecekmiş gibi, sövüyormuş gibi) karşılaşıyorsunuz. Onun dışında kimse umursamıyor. Umursamazsanız bir sorun yok.

İlişki uzun vadede kafa uyuşmazlığından biter diye düşünüyorum. Ama yıllarca her iki taraf içinde yaş farkı sorun teşkil etmiyor.
0
Mirket
(19.11.24)
32 e 19 k'da ortak payda yakalayabildiğini varsayıyorsa şapkasını önüne koyup, yahu ben nerde kişisel gelişimime, karakterimin olgunlaşmasına ara verdim, nerde pauseye bastımda henüz karakter gelişiminin ennnnn başında biriyle anlaştığımı düşünüyorum diye sormalı.

logisticsmanager ilk paragraf+1, 18 yaşını geçince reşit olması o kişiyi büyümüş yapmıyor. kendi 19 yaşındaki halinizi bir düşünün.

grimavi+1, bu şekilde yürütmek isterseniz yürür.

yürümeyene kadar dediğiniz yerde de o yaşta birinde ciddi duygusal hasarlar bırakmış olarak ayrılırsınız.
0
Phoebe
(19.11.24)
olmaz diyecektim ama titanyum olmaz dedigi icin olur diyorum kesinlikle.

sokmadigi laf, etmedigi hakaret de kalmamis bu arada, laf sokmak icin yazmiyorum demis bir de. aushduashdua.
0
baldur2
(19.11.24)
yorumlara aldırma, gayet olur.

ben 33ken 18 yaşında bir kızla tanışmıştım. sevgili olmadık ama harika bir uyum vardı aramızda.
0
tabudeviren
(19.11.24)
19 yaşındaki bir insan daha ergenlik döneminde. Bu dönemdeki insanlar çocukluk dönemi ile yetişkinlik dönemi arasında olan kişilerdir. Ergenlik döneminde, kişiler kendilerinden yaşça büyük kişilere ilgi duyabilirler. 30'lu yaşlarını geçmiş insanlar kendine gelmeli. Bu, ilişki değil.
0
rock n roll
(19.11.24)
Sizin için güzel, kız için büyüdüğünde pişman olacağı bir ilişki olur büyük ihtimalle. Genelde öyle oluyor gözlemleyebildiğim kadarıyla.
0
peki madem
(19.11.24)
bir sene önce 'çocuk' sıfatıyla anılan birinden bahsediyoruz.
0
elorelia
(19.11.24)
32e sugar daddylik yapacaksa bir süre yürür karşılıklı çıkarlar doğrultusunda
0
9kuyruklukedi
(19.11.24)
vay be kitleleri yönlendiriyormuşum haberim yok
0
titanyum22
(19.11.24)
Bu işler biraz eşleşme meselesi bence. Bir şekilde bir araya gelmişler ve olabilir mi diye düşünmeye başlamışlarsa olabilir. Çünkü birçok anlamda benzer seviyede kişiler muhtemelen. Aksi halde denk bile gelmezsin. 32 yaşındaki erkek 19 yaşındaki kızla olabilir gözüyle bakabiliyorsa aşağı yukarı kendisi de birçok bakımdan oralarda seyrediyordur. Aralarında uçurum yoktur yani. kızın da erkeğin de beklentileri birbirini tamamlıyordur.

Başka bir 32 yaşındaki erkek bu yaşta biriyle oturup sohbet bile etmez örneğin. Hatta aynı çevrede bile bulunmaz. O yüzden denk gelmişseniz olur gibi.
0
dfn4
(19.11.24)
Abartilacak birsey yok, muhtemelen iyi gitmez bir noktadan sonra ama yas farkinin kendisinde zaten abartilacak birsey yok. 35 - 22 olsaydi mesela cok daha olumlu olabilirdi. Uzun vadeli dahil olmak uzere opsiyonlar uygulanabilirdi.
0
mbond
(19.11.24)
böyle bir konuda kimse tarafsız olamaz o yüzden kanunlara uygun olduğu sürece paşa gönül +1
9gag.com
0
engelbert humperdinck
(19.11.24)
Yaş itibariyle reşit sayılıyor olabilir ama psikolojisi bence çocuktur onun, hele ki içinde büyüdüğü sosyokültürel yapı onun tarzını iyice etkilemiş durumdadır, henüz kendini bulmuş biri değildir diye düşünüyorum. Çocuk büyütmek gibi olabilir yani. Belki gençliğinden olumlu etkilenirsin ama anlaşmak çok zor olabilir.
0
muhayyer divan
(19.11.24)
tabudeviren
(19.11.24)
@engelbert humperdinck ahaahhaahha
@tabudeviren ahahahahaha
0
🌸Shepard
(19.11.24)
tabudevşren ayıp aw o nine en az 60 yaşında ama ben de hönkürdüm yalan yok
0
titanyum22
(19.11.24)
30 yaşındayken 20 yaşında kız arkadaşım vardı, 3 seneden fazla sürdü, babasıyla rakı içmişliğim vardır. İki tarafın da gönlü varsa olabilir.
0
kimlanbu
(19.11.24)
İnsanların prefrontal korteksleri 25 yaş civarında tam olarak gelişiyormuş. Dolayısıyla 25 yaş altı insanlar benim için "yetişkin" yeteneklerine sahip değil. Hele ki genç kızların o yaşlarda manipülasyona açık olması, toksik ilişkiyi fark edememeleri vs. yüzünden ben iyice yanlış buluyorum bu yaştaki kızların kendilerinden çok büyüklerle birlikte olmasını. Burada "yetişkin" olarak sizin aklı başında karar vermeniz ve kızın iyiliği için kendisiyle iletişimi kesmeniz gerekiyor diye düşünüyorum.
0
inawen
(19.11.24)
Herkes pedagog kesilmis. 18-19 yasindaki kizlari beslenme çantasiyla okula giden velet saniyorlar galiba. Kampüste bu yas araliginda dolu kiz var über seksi vücuda sahip, uzun boylu ve açik giyinen...

Kizin sana bakisi olumluysa yapistir aga, bak keyfine.
0
feastofthedamned
(19.11.24)
Olmaz diyenlerin hepsi kadın, olur diyenlerin de hepsi erkek nedense :) Bana göre olmayacağı üç şart var; en önemlisi kızın ailesinin ilişkiyi bilmemesi veya onaylamaması, etik olarak olmayacağı durumlar ( aynı okul, aynı iş yeri, aynı kurs, hoca-öğrenci, doktor-hasta,vs) ve çıkar ilişkisine dayanması ( iş-para-şan şöhret vaadi, patron-çalışan, sugar daddy-sugar baby, vs). Bunlar dışında 19 yaşındaki bir insan yasal olarak yetişkindir ve verdiği kararlardan tamamen kendisi sorumludur.
0
iwasbornonamountainside
(19.11.24)
çok saçma bi eşleşme ve de phoebe +1

kendi yaş grubuna ait, kendi seviyende bilgisi/görgüsü/hayat tecrübesi/kariyeri vb olan bir kadını etkileyemiyor musun da çoluk çocukla uğraşıyorsun diye düşündüm direkt. 19 hani ne konuşacaksın lys'de hangi konular çıkmıştı, lisede sınıfın hangi karakteriydin falan mı?

ayrıca 19 yaş fiziksel olarak yetişkin gibi görünse de mental ve karakter olarak henüz çocukluğa daha yakın. bilimsel olarak da böyle prefrontal korteks muhabbetini yazmışlar zaten. 25 26 desen neyse diyeceğim.
0
Mossy
(19.11.24)
soruna kendin cevap vermişsin.

"bu ilişki büyük ihtimal yürümez gibi"

32 yaş olarak; Justin Bieber'a mı benziyorsun yoksa George Costanza'ya mı? kız sende ne buldu?
0
Leonardo~Da~Vinci
(19.11.24)
senin gibi ''bütün kadınlar paragöz, kesin beni aldatmıştır diye çocuk için dna testi isterim'' gibi abuk iddiaları olan bir incel olarak bu kadar küçük bir kız çocuğu ile olman senin o harikulade karakterine ters. troll olduğunu düşünmeye başladım, ''inşallah trolldür ya'' dedirten kullanıcılardansın.
0
potasyum bebek
(19.11.24)
kız istiyorsa olur.

deneyin.

benim elime 33 20 fırsatı geçse denerdim mesela.

31 21 flörtü çok güzeldi mesela yaşadığım.
0
rain when i die
(19.11.24)
Kendi yaş grubunun ilgisini haliyle çekemeyen orta yaş incellerinin genç kız tercihi beni her gördüğümde aşırı güldürür. Aynen devam brocum. Ha bir de ne dersiniz deyip insanlar fikrini söyleyince '' ne fark eder onun bunun fikri?'' diyeceksen soru sorma, zaten kadınlara zerre güvenmeyip en çok ilişki hakkında soru soruyorsun.
0
duygusalatasi
(19.11.24)
buna "olmaz" diyen hatunlar karşılarına kıvanç tatlıtuğ'un 19 yaşındaki hali çıksa "dur yaa, sen çocuksun, olmaz" der miydi? demezlerdi.

bi de 19 yaşındaki kişiye çocuk demek nedir yahu? sanki ilkokul bebesi.
0
tabudeviren
(19.11.24)
@tabudeviren

Kıvanç Tatlıtuğ'un 19 yaşındaki hali olsa,' olmaz' derdik, çünkü olmaz. Çok acayip ya sanki yakışıklı ya da güzel olmasına göre çocuk ya da değil diyoruz. Arkadaşlar, 19 yaşındaki bir insan ergenlik donemindedir. Tekrar söylüyorum ergenlik dönemindedir. Yani bu kişi; çocuk ile yetişkin arasında bir dönemde. 32 yaşındaki insan ise çocukluk evresini tamamlayıp yetişkinliğe geçmiş kişidir. Gayet güzel açıklıyor olmamıza rağmen neden anlaşılmıyor acaba? Hâlâ yok Kıvanç Tatlıtuğ yok bilmem ne?

Üretmeye çalıştığınız argümanlar inan bana çok rahatsız edici. Mümkün olduğunca oto sansür uyguluyorum yazdıklarıma çünkü gerçekten bu site benim kafamı biraz olsun dağıtmama yarıyor bu yüzden uçurulmak istemem. Sadece senin cevabın için söylemiyorum ama rica ediyorum lütfen kişi hangi yaşta ise hangi özellikleri taşır biraz okuyun ya.
0
rock n roll
(19.11.24)
reşit olması büyümüş yapmıyor :D yani?
-yani tek ölçünün reşit olması işime gelmiyor ben de yeni bi kavram ortaya attım, büyüklük küçüklük.

subjektif ahlakınızı kendinize saklayın.

"bir sene önce çocuk olan"
1 sene öncesinde mi yaşıyoruz. hayır. oyna devam.

dünyadaki bütün birliktelikler için "x sene önce çocuk olan" denir.
neredeyse bütün ilişkilerde erkekler kadınlardan yaşça büyük.
yoldan çevir 20E-19K çiftini. lan sen 1 sene önce çocuk olan biriyle mi birliktesin diye çocuğu döv. iyi fikir.

beğenmediler ama nasıl ayıp uyduracaklarını da bilemediler özetle
0
lambırcek
(19.11.24)
10 sene sonra mukemmel olur.
su anda cocuk bakiciligi yaparsin.
zamanlama hatan var.
0
cooperr
(20.11.24)
Bir başlık açılsa,
19 yaşında bir kadınım. Ekonomik bağımsızlığım var. Ailemi bırakıp ayrı eve çıkmak istiyorum ama babam 'sen daha büyümedin, ileri ergenlik dönemindesin, daha akıl sağlığın tam gelişmedi, duygularınla hareket eden bir çocuksun.' deyip beni bırakmıyor dese.

Car car carlayıp, Baba kişisine demediğini bırakmayacak ne kadar eleman varsa

Bu başlık altında, kızın daha küçük bir çocuk olduğuna bizi ikna etmeye çalışıyor.

Komiksiniz valla.

İleri yaşta kadınların bu olaya bakışını, -bir önceki cevabımda da söylediğim gibi - ben 'çirkin bakış' olarak bilfiil yaşadım valla.
0
Mirket
(20.11.24)
Neyle neyi kiyasladigimizin farkındayız di mi @mirket? Baktığında 18 yaşın evlenmesi de YASAL ama gelip burada "evleneyim mi" diye sorsa sen dahil herkes "hayır" der normal olarak. Ve maalesef düşündüğün gibi kiskanildigi için değil :( Hani her yaşın özelliği ve yetileri farklı ya... Hani gelişim dönemleri fln? Bildin? Hani bir de işin oluru var ya..

Aynen Almanya sizi kiskaniyo aynen;)
0
abuzer
(20.11.24)
beyler yukarıdaki akepeli lamdikiyançek ile aynı görüşü paylaşmak istediğinize emin misiniz sadece soruyorum
0
titanyum22
(20.11.24)
@tabudeviren ve niceleri

19 yaşında Kıvanç Tatlıtuğ tipli bir delikanlı benimle flört etse gülüp geçerim ve kendi yaşındaki çocuklarla oyna evladım derim. Kadınlar her şeye sekssekseks, güzellik, yakışıklılık, memegötmeme diye bakmadığı için karşımızdaki bize manen ne verebilir, karşımdakinin aklı baliğ mi, ikimiz için de en iyisi bu mu gibi şeyler düşünüyoruz daha çok.

19 yaşında çalışan, parasını kazanan bir kadının baba evinden ayrılıp eve çıkması, (eğer sorumluluk sahibi bir gençse ve bunu doğru motivasyonlarla istiyorsa, yani amacı çılgınca partilemek değilse mesela) tabii ki desteklenecek bir durum. İnsan sorumluluk alarak büyür ve gelişir çünkü. Ama bunun, 19 yaşındaki bir kızın kendinden 13 yaş büyük biriyle olmasıyla alakası nedir? Eve çıkmakla, kocaman yetişkin adamla ilişki yaşamak benzer bile değil.
0
inawen
(20.11.24)
Oluru yok tabii ki yaa daha neler.
38-25 gibi düşün denmiş bir de asla aynı şey değil.
25 yaşında olgun bir insan 40 yaşında biriyle de olabilir buna tamam, 19 yaşında birinin birlikte olacağı kişinin yaşı maksimum 23-24 olabilir.
0
mutekebbir
(20.11.24)
Buradaki erkeklerin de sadece seks için saçma önermelerle onayladığı üzere erkekler bu ilişkilere sıcacık hislerle başlayıp en sonunda ağızlarına edilerek ilişkiyi bitirdiği için oluru yok diyorum. Yaşıtlarının tahammül etmediği bu adamlar küçük çocuklarla takılıp takılıp kadınlara hakaret eder bir de. Komik.
0
morca
(20.11.24)
19 yaşındaki Kıvanç tatlıtuğ çıksa karşıma bir ilişkiye niyetlendiğim evrende annem beni döverdi utanmıyor musun yaşına başına bak diye

ben 19 yaşımdayken kıvanç tatlıtuğ çıksa annem yine beni döverdi başka adam mı yok yaşıtın diye.
0
Hallegadola
(20.11.24)
Yine görmüş olduk ki, duyuru kadınları gerçeklerden kopuk ve taraflı cevaplar veriyorlar. Kıvanç Tatlıtuğ 19'undayken veya kendileri 19 ama Tatlıtuğ 39 yaşındayken reddederlermis...

Amaaaa 19 yaşındaki kadın evini ayirip kendi ayakları üzerinde durunca olurmuş.Ama partilemek istiyorsa olmazmış.

Mirketin örneği süper. Herkes burada kadınlar ozgurrrr kendi ayaklari uzerinde dursunnn, kimse karismasinnnn diye haykiriyor. Konu iliskiye gelince herkes niyetci kesiliyor.

Erkegin genc olduğu diger duyuruda ise götür o erkegi diyen kadin duyurucular ise çoğunlukta. Hep diyorum psikolojisi bozuk kadinlar dolusmus.
0
🌸Shepard
(20.11.24)
@shepard

ne bekliyorsun ki? bu ikiyuzluluk ve cifte standart gunumuzde asiri yaygin bir hal aldi maalesef.
0
baldur2
(20.11.24)
Cevaplardan anladığım kadarıyla burada kızı yargılamıyor kimse zaten sizi yargılıyor. Zira yetişkin olan, olgun olan sizsiniz (ya da siz olmanız gerekiyor). Yani kadınlar istediğini yapabilir demek ile 30 küsür yaşındaki bir adamın 19 yaşında bir kadınla yatması biraz garip demesi birbiri ile çelişkili iki düşünce değil.

Kaldı ki kadın erkek eşitliği yeni yeni oturmaya başlayan bir kavram ve dünyanın çoğu yerinde hala yok. İnsanlık tarihinde mevcut olmuş olan bu eşitsizliğin yükü yokmuş, bu toplumda büyümemişiz gibi konuşamayız. Keşke bembeyaz bir sayfa açılabilse ama bu mümkün değil.

Sonuç olarak istediğinizi yapmakta özgürsünüz. Burada kimsenin elinizi kolunuzu bağlama imkanı yok. Diyorsanız ki ama kendinden büyük adamlarla yatmak isteyen 19 yaşındaki kadınların ihtiyacını kim karşılayacak? Onlar tatminsiz mi kalsın? Kendimi bu kılıcın üstüne atmalıyım! Bunu yapmakta serbestsiniz.
0
peki madem
(20.11.24)
şimdi şöyle ki erkeğin küçük olduğu ilişkideki erkeğin niyeti az çok bellidir bunun aynısını yazdım o duyuruda. çünkü o duyuruda da ilişki yok. birinin diğerinden faydalanma amacı var.

burada ise kızın bilinçsizliği bariz. twitterda kız gruplarında çok tartışıldı bu olay. hatta bu nedenle gerçek olmadığını düşündüm ilk başta duyurunun. bahse konu ilişki yaşansa gelecekte kızın çok pişman olacağı bir hikaye olur. hatta sonradan hayatına girebilecek bir dallamanın onu bu mevzubahis hikayeyle yargılaması muhtemel. tabi ki yine kızın suçu yok böyle bir ihtimalde. kız masumiyetin ve gençliğinin kurbanu sadece
0
Hallegadola
(20.11.24)
bak 29k kardeşim seni anlamış yol vermiş, 19k sana neden yüz veriyor bunu da düşün biraz kendinde ara
0
Hallegadola
(20.11.24)
Beklentinize ve tavrınıza göre değişir. 18k-35e olanını birkaç ay tecrübe ettim. Buna ilişki demek ne kadar doğru bilmiyorum aslında, ilişki denemesi diyelim. İlk tanışmamızda 17 yaşındaydım. Ben üni birinci sınıftayken o 10 yıldan fazla süredir iş hayatındaydı. Ben de ondan hoşlanıyordum, etkileyici buluyordum, biraz da saygı duyuyordum. Benim önümdeki yolun büyük bir kısmını yürümüş, aşmış bir insandı sonuçta. En başından ciddi ilişki istiyorum demişti, ailemle bile "arkadaş"ım olarak tanıştı. Maddi-manevi hep veren taraf o oldu. Konuşmalarımız bile hep tek yönlüydü. O anlatır ben dinlerdim, sürekli akıl verirdi. Ben karşılık verecek olgunlukta değildim zaten. Ayrıca üni ortamında ilk defa kendimi özgür hissediyordum ve paylaşacak pek bir şeyimiz de yoktu. Adamın yanımda olması hayatımı kolaylaştırıyordu ama o zamanlar bile gözüme yaşlı görünüyordu, 5 yıl sonra ise 40 yaşında olacaktı. Neden üni okuyan biri yerine kendi yaşıtı ya da en azından çalışan bir kadınla birlikte olmadığını sordum. Onlarla anlaşamadığını söyledi. Bu cevap bana o kadar garip geldi ki birkaç gün sonra açıklama yapmadan ghostladım.

Şimdi o günleri düşünce başıma bir şey gelmeden kurtulduğum için verilmiş sadakam varmış diyorum.

Cevap vermeyi unutmuşum: İkiniz de biraz takılıp ayrılalım diyorsanız, paylaşabildiğiniz bir şeyler varsa ve bir taraf diğerini manipüle etmiyorsa olur.
0
gnosis
(20.11.24)
@hallegadola lan yok, bilmeden yazdin yine. Açıkça sordum ben 29K hanimefendiye. Ben iş için böyle davrandım dedi. Can sağlığı dedim.
0
🌸Shepard
(20.11.24)
bu arada erkek için "yaşıtlarının ilgisini çekemeyen" gibi şeyler yazılmış.

erkekler belli bir yaştan sonra yaşıtlarıyla hatta kendisine yakın yaşlardaki insanlarla ilgilenmez. böyle bir ilgi erkek için zaten etkisiz elemandır.
0
tabudeviren
(20.11.24)
bari genelleme birader. yaşıtlarıyla takılan bu kadar adam size kalsa rol mü yapıyor yani?

neyse beyler kimse kimsenin kafasına silah dayamıyor neticede. babası 33 yaşında 18lik kızla evlenmiş biri olarak yazıyorum, bak madem niyetiniz bozuk bari evlenip çocuk yapmayın Allah Muhammed Ali Kozmos inandığınız ne varsa onun aşkına. çünkü bu çarpık ilişkiden doğacak kızınız istisnasız benim gibi saçları kendiliğinden mor çıkan azılı feminist oluyor. istisna yok.
0
titanyum22
(20.11.24)
Neyse arkadaşlar, artık uzamasın bu konu. Bazı cevapları okudukça öğürüyoruz çünkü, artık kusacağız.

Buradaki 3-5 cevaba bakıp canımızı sıkmayalım. Bunları istisna kabul edelim. Neyse ki, düşünme biçimi sorunlu olmayan, mantıklı ve muhakeme yeteneği olan insanların sayısı daha fazla.
0
rock n roll
(20.11.24)
O zaman cezai ehliyet yaşı 25 e çıkarılmalı.
25 yaşından küçükler çocuk mahkemelerinde yargılanmalı,
25 yaşına gelmeden evlenmeler yasaklanmalı,
25 yaşına kadar olanlara bekaret kemeri zorunluluğu getirilmeli,
25 yaşından önce zinhar doğurulmamalı

mı diyorsunuz?
Geç ergen ya, kafası basmıyor, bişeyler daha oturmamış

Tamam bu sizin içinize sinmiyor olabilir ama bu durumu içinizde yaşayın. 19 yaşında kadını gömdükçe gömdünüz yahu.
Zaten de birisi şurada öğürüp duruyor :))
0
Mirket
(20.11.24)
@ mirket

Gömdüğümüz kişi 19 yaşındaki çocuk değil :))
0
rock n roll
(20.11.24)
Arkadaşlar 19 yaşındaki birisi sizin 19 yaşınızdaki haliniz gibi aklı havada, dünya gerçeklerinden uzak, bir ergen olmayabilir...
0
🌸Shepard
(20.11.24)
Mevzuyu anlamayanın bacısının kızının başına gelsin ne diyelim bu ferasetli tavrınızı orada da gösterecekseniz ne mutlu
0
Hallegadola
(20.11.24)
(19)

OKB hastası birinin absürd isteklerine uyum sağlanmalı mı?

sweet child o mine
Kardeşim OKB hastası ve durumunun farkında. 2 senedir hastalığı sürekli ilerlemesine rağmen hem beni hem de annemi "Psikiyatra görüneceğim" diyerek oyalıyor ama durumu daha da kötüleşiyor. Takıntılarına örnek vermek gerekirse elini en az 5-6 kere yıkıyor ve banyoda yerleri ıpıslak bırakıyor. Kulland
Kardeşim OKB hastası ve durumunun farkında. 2 senedir hastalığı sürekli ilerlemesine rağmen hem beni hem de annemi "Psikiyatra görüneceğim" diyerek oyalıyor ama durumu daha da kötüleşiyor. Takıntılarına örnek vermek gerekirse elini en az 5-6 kere yıkıyor ve banyoda yerleri ıpıslak bırakıyor. Kullandığı kendine özel sabunu da koridordaki dolaba geri koyarken bütün koridor ıpıslak oluyor. Banyonun ışığını asla kapatmıyor, hep açık bırakıyor. Evden dışarı çıkarsa giydiği kıyafterleri çamaşır makinesinde en az 3 tur yıkıyor. Koridordaki portmantoya montlarımızı asmamıza izin vermiyor çünkü salondan banyoya gidip gelirken montlara değerse pislik kapacağını düşünüyor. Banyoyu ve koridoru ıpıslak bıraktığı bir gün tepki olsun diye montumu koridora astım diye anneme "O montu oradan almazsa intihar ederim" diye tehdit etmiş.

Tedavi olmadığı sürece isteklerinin absürdlüğü daha da şiddetlenecek. Bu durumda limit nedir arkadaşlar? Yani nereye kadar yaptığı anormalliklere uyum sağlanması gerekiyor, hangi noktada artık yeter diye itiraz etmek gerekiyor? Takıntıları sadece kendisini etkiliyor olsa umrumda değil, isterse elini 100 kere yıkasın ama takıntıları artık evde yaşayan başkaları için de eziyet haline geldi. Asıl hasta olan kişi tedavi olmuyor diye sağlam olan annem ve ben akıl sağlığımızı yitirmek üzereyiz.
0
sweet child o mine
(18.11.24)
bu kadar temiz titiz bir okb hastası yerleri nasıl ıslak bırakabiliyor yahu :D
şaka bir yana isteklerine uyum sağlamak yerine doktora götürüp ilaç tedavisine, terapiye vs. başlatmanız gerek. gerekirse zorla. hayat böyle geçmez ve her geçen gün durumu daha da şiddetlenecek. hem size hem ona yazık.
0
candide
(18.11.24)
@candide OKB'si arttıkça etrafı ve başkalarını daha da umursamamaya başladı. Eskiden de benmerkezci biriydi ama OKB ilerledikçe benmerkezciliği daha da şiddetlendi. El yıkama takıntısı olmasına rağmen temiz biri olduğunu söylemek çok zor. Çarşaflarını haftalarca değiştirmiyor, her yemekte tabağında yemek artığı bırakıyor, mutfaktaki çöp hafif dolu gibiyse çöpünü yere ya da tezgaha bırakıyor vs.
0
🌸sweet child o mine
(18.11.24)
OKB hastaları temizdir savı tamamen yanlış. El temizliği takıntısı vardır, günde kırk defa elini yıkar da haftalarca banyo yapmayabilir. Konu temizlik değil yani. Konu takıntı.

Ben 'psikoloğa görüneceğim' sözünün yanlışlığını düzeltmek için geldim. Konunun sahibi psikiyatristtir. Psikiyatriste gitmelisiniz, psikoloğa değil.
0
Mirket
(18.11.24)
okb değil de başka bir şey sanki. psikiyatra falan görünmeli. tolere etmeyin. ettikçe üste çıkar. intiharla tehdit falan bu gücü vermeyin.
0
jelly bear
(18.11.24)
@Mirket Düzeltme için teşekkürler. Ben yanlış yazmışım, doğrusu psikiyatr olacaktı. OKB'lileri ben de aşırı titiz olur diye biliyordum ama böyle olmadığını kendi gözlerimle görüyorum.
0
🌸sweet child o mine
(18.11.24)
Okb'li sevgilimin elleri yıkamaktan yaraydı ama evinde yerlerde tozlar topak topak olmuş uçuşuyordu ondan rahatsız olmazdı.

Psikiyatrist tek çözüm. Uyum sağlanacak gibi olmuyor genelde asla memnun edemezsiniz
0
kullanicadi
(18.11.24)
@kullaniciadi "Asla memnun edemezsiniz" lafı çok doğru gerçekten durumuna göz yumdukça ve isteklerine uyum sağladıkça daha da absürd bir takıntı veya istekle karşımıza çıkıyor.
0
🌸sweet child o mine
(18.11.24)
@arbre Yoğun fiziksel aktiviteyi geçtim, normal fiziksel aktivitesi bile sıfır. Berbere gitme gibi zorunlu durumlar dışında dışarı asla çıkmıyor. Bütün gün salonda televizyon izliyor. Televizyonda da içeriği veya konusu olmayan programları tercih ediyor, spor müsabakaları, olimpiyatlar, koşu yarışı, bisiklet yarışı, yemek programı gibi. Eğer dizi ya da film gibi konusu olan bir şey izlerse oradaki herhangi bir şeyin onu tetikleyeceğinden çekiniyor büyük ihtimalle.
0
🌸sweet child o mine
(18.11.24)
Cevap sorunun içinde zaten. Bur kuyu gibi düşünün. Mesele sadece kendi evinizin içinde kaldıkça alevlenip sizi de batiracak. Takıntılarin psikiyatride en zor tedavi edilen rahatsizlik olduğunu duymuştum. Limit falan yok ya şimdi zorlayacaksiniz ya da asla tedavi olamayacak. Kusura bakmayın da ev garipmis. Çoktan yardım alinmaliydi.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(18.11.24)
@aslagülümseyenbirkediyegüvenme Evin garipliğine şöyle bir açıklık getireyim. Kardeşim yurtdışında yaşıyor. Normalde senede 1-2 kere İstanbul'a eve gelir, takıntılı halleri ortaya çıkar. Takıntılı hallerine evdekiler sesini çıkarmaya başlayınca olay daha da büyümeden yurtdışında geri döner. Eğer sürekli İstanbul'da yaşıyor olsaydı ya tatlı dille ya da zor kullanarak bir şekilde tedaviye götürülürdü ama kısa aralıklarla gelip hemen yurtdışına kaçtığı için süreç uzadı. Bu sefer evi taşımamız gerektiği için normalden daha uzun kalıyor. Kendisine 1 ay maruz kalmak zorundayım yani ve sınırları inanılmaz zorluyor.
0
🌸sweet child o mine
(18.11.24)
@arbre Annem kardeşimin aşırı derecede seratonin eksikliği olduğunu düşünüyor ve araştırdığımız zaman gerçekten de tüm bulgular şu anki durumuyla tutuyor. Kendisi zaten 2 senedir işsiz. Sosyal ortamı sıfır. Yurtdışında kız arkadaşıyla aynı evde yaşıyor ama ilişkileri ev arkadaşlığına dönmüş sadece. Bu durumda pskiyitara gözükmeyen istemeyen birisi nasıl ikna edilir ya da zorla götürülür? Eğer durumu daha da ilerlerse ve hayatı bize daha da zindan eden daha büyük absürd takıntıları çıkarsa artık eve 112'yi çağırıp ruh ve sinir hastalıklarına kapatmalarını istemeyi bile planlıyorum böyle bir şey eğer mümkünse
0
🌸sweet child o mine
(18.11.24)
spora ve terapiye de gitsin

etrafı pis bırakması kendi temiz olduktan sonra başka yerler umrunda değil
çarşafını değiştirmiyor çünkü üstü başı temiz olunca yatağı kirlenmez diye düşünüyor

elini 1 defa, çamaşırı 1 defa yıkatmaya çalışın
normal zamanlarda izin vermiyorsa bayramlarda, seyahatlerde sarılın

ilaç+terapi şart
0
bir soru sorcam
(18.11.24)
psikolog değil de psikiyatra gitsin %100 doğru bir şey değil

doğru psikolog ile psikoterapi ile gayet de çözülebiliyor okb mevzusu.

Türk halkının psikologlara olan güveni çok şaşırtıyor beni.

(psikolog değilim) (psikiyatr mevzuyu çözemez gibi bir iddiam yok o da etkili olabilir elbette)
0
hedep
(18.11.24)
bu seviyede ilaç şart
psikolog+psikiyatri ya da 40 dk terapi yapabilen psikiyatrist
0
bir soru sorcam
(18.11.24)
Bunu bir psikiyatra sorsana delikanlı.
Bence uzmanlık isteyen bir konu.
Bizi aşar.
0
parka
(19.11.24)
Hele intihar falan lafını ediyorsa yukarıda dediğim gibi.
0
parka
(19.11.24)
O cocuk o doktora gidecek nokta
0
Zetnikov
(19.11.24)
Aa yeni gördüm, sadece bir ay beraber kalacakmışsınız. O halde hasta olduğunu göz önüne alıp, hareketlerine katlanmak en iyisi.
0
parka
(20.11.24)
Bu kadar kısa sürede tedavi olmaz.
0
parka
(20.11.24)
(6)

Bekleme olayı

AlsterWasser
Arkadaşlar selamlar direkt konuya gireyim; beklemeyi sevmiyorum. Çoğu kişi sevmez ama bana farklı vuruyor. İşte olsun, evde olsun, sokakta olsun rastgele bekleme durumuna düşmek zaten canımı aşırı sıkıyor ama beklemem gerektiğini önceden bildiğim hususu beklerken de biraz problemli oluyor.Şimdi bu k
Arkadaşlar selamlar direkt konuya gireyim; beklemeyi sevmiyorum. Çoğu kişi sevmez ama bana farklı vuruyor. İşte olsun, evde olsun, sokakta olsun rastgele bekleme durumuna düşmek zaten canımı aşırı sıkıyor ama beklemem gerektiğini önceden bildiğim hususu beklerken de biraz problemli oluyor.

Şimdi bu konuda ciddili bir öneriniz, bakış açınız ya da lifehack tarzı deneyime dayalı yaklaşımlarınız var mı? İhtiyaç duyuyorum.

Davranışsal/duygusal bir problem olarak değerlendirelim.
0
AlsterWasser
(18.11.24)
Birazda yanıt vereceğim.
0
michael_knight
(18.11.24)
Birkaç işim var. Sen oyalan azıcık. Halledip geleyim. Değerlendirelim.
0
Mirket
(18.11.24)
Bazen birileri keyfinden dolayı bizi bekletmiyor. Robot değiliz ve işin içinde insan faktörü olduğu için işler pek tabii aksayabiliyor ve bu da birilerinin beklemesine neden oluyor. Olaya böyle bakınca dünyanın senin merkezinde dönmediğini hatirlayabiliyorsun. Demin mahallede elektrikler gittiği için apartmana giremedim otomatik kapı elektrikle çalışıyor. Apartman wp grubuna biri gelip kapıyı benim için açabilir mi diye yazmak da istemedim. Haliyle birinin gelmesini ya da çıkmasını bekledim. Dolayısıyla aşırıya vurmadığımız sürece bunlar normal.

Ek olarak o anlarda, telefon gorusmelerimi, dönmem gereken mesajları hallediyorum. Ya da telde vakit geçiriyorum.
0
Amaranta ursula
(18.11.24)
Yin yogayı tavsiye ederim. Benim de en sevdiğim yoga bu. Yin yogada bir pozda uzun süre kalıyorsun bu da sabırlı olmayı öğretiyor. Bir de bankada, markette sıramı verirdim ben olsam. Sabırlı olmak hayattaki en önemli şeylerden biri bence.
0
rock n roll
(18.11.24)
böyle durumlar için kaçış aktivitelerin olsun.

birini aramak
tinderdan kaydırmak
instagram youtube falan
dil öğrenme pratiği
video izlemek
vs..
0
buenosdias
(18.11.24)
telefona dizi indir bir de kablosuz kulaklık al beklerken izle zaman cabuk geçer
0
sizofren06
(19.11.24)
(6)

gaz sorunu hk.

gencfb
arkadaşlar merhaba,yaklaşık 1 seneyi aşkındır enteresan bir gaz problemi yaşıyorum, sağ ve sol kaburga üstü olmak üzere belli aralıklarla ama genelde sürekli bir sızlama ve sancı durumu mevcut doktora 2-3 defa gittim ultrason çekildi kan verdim, bir sorun çıkmadı sadece ultrasonda gaz çıktı simflat
arkadaşlar merhaba,
yaklaşık 1 seneyi aşkındır enteresan bir gaz problemi yaşıyorum, sağ ve sol kaburga üstü olmak üzere belli aralıklarla ama genelde sürekli bir sızlama ve sancı durumu mevcut doktora 2-3 defa gittim ultrason çekildi kan verdim, bir sorun çıkmadı sadece ultrasonda gaz çıktı simflat ve dicetel verdiler, kullandım fakat çokta bir faydasını göremedim, bu tarz sorun yaşayan ve ne yapacağım konusunda tavsiye verebilecek olan varmıdır acaba. özel sağlık sigortası yapıldı bu sene şirket tarafından daha yetkin bir hastaneye detaylıca gitmeyi düşünüyorum. bazen bir anda kalp ağrısı gibi sıkıştırıyor bi anda sağ tarafa geçiyor ordan sırtıma geçiyor filan sürekli dolanan bir ağrı gibi. rezene çayı içmeye başladım fix her akşam soda içiyorum. birde ben dahiliye bölümüne randevu alıyorum ama bu sorun için hangi bölüme gitmek daha doğru olur.
teşekkürler,
0
gencfb
(18.11.24)
gastroenteroloji doktoruna gitmeniz lazim ihmal etmeyin.
0
nuevo
(18.11.24)
Dahiliye uygun. Sorunu o bulup ilgili yere sevkeder.
Çaydan çorbadan medet ummayın, iyi bir özel hastaneye gidin. Gastanede de Doktorda da seçici olun.
0
Mirket
(18.11.24)
Sabahları uyandığınızda bir bardak kefir deneyin. Bağırsak floranızla ilgili sıkıntı olabilir. En kötü ihtimalle işe yaramaz bir iki hafta sonra bırakırsınız. Öneririm.

Soda var olan mide gazına ancak anlık iyi gelir. O da yani balona basınç verip boşaltmak gibi. Onun dışında benim doğrudan sindirimime iyi geldiğini görmedim.

Dahiliye doğru tercih, ihtiyaç olursa gastroya onlar yönlendiriyorlar zaten.
0
brdrbrdr
(18.11.24)
birebir aynısı bende de var kalp de mi bişi var diyorum artık.
sadece bir gün 15000 adım attım bi o gece rahat uyudum.
0
jamswety
(18.11.24)
mide ile alakalı olsa gerek.
bahsettiğiniz sıkıştırma heart burn olarak geçiyor ingilizce. türkçesini bilmiyorum. genelde acı yiyenlerde oluyor. bana da nadiren oluyor bir baharat tüketince.

bitkisel bir şey deneyecekseniz akgünlük kürü var kurtuluş orman çiftliği'nin. benim teşhisi ve tedavisi olmayan mide+bağırsak sorunumu giderdi. yan etkisi yok.

yine de doktora gidin. ben doktorlardan sonuç alamamıştım senelerce.
0
janderzel zartanyan
(18.11.24)
Benzer şeyleri yaşıyorum. Endoskopi de kolonoskopi de yapıldı, kronik gastrit çıktı, ama buna bir çözüm bulabilmiş değilim. Çok yememeye, gaz yapıcı şeyler tüketmemeye dikkat etmek gerekiyor. Mesela süt ürünleri fena tetikliyor bunu.
0
gregor samsa ya donusen bocek
(19.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.