Giriş
(3)

Carnivore diet

kullanicadi
Keşfetime sürekli düşen bir kız var tabağında 5 6 köfte, 2 3 de sahanda yumurta. Köfteleri yumurta sarısına bandıra bandıra yiyor. Kaslı ve sağlıklı da duruyor, makrolarına dikkat ederek hiç kas kaybetmediğini söylüyor. Bu beslenmeyi deneyen oldu mu? Aklıma yatmayan şey ürik asit ve ldl yüksekliği.
Keşfetime sürekli düşen bir kız var tabağında 5 6 köfte, 2 3 de sahanda yumurta. Köfteleri yumurta sarısına bandıra bandıra yiyor. Kaslı ve sağlıklı da duruyor, makrolarına dikkat ederek hiç kas kaybetmediğini söylüyor. Bu beslenmeyi deneyen oldu mu? Aklıma yatmayan şey ürik asit ve ldl yüksekliği. Bu ikisini nasıl sağlıklı bir aralıkta tutabilirsin bu beslenmeyle? Ketojenik diyette en azından yeşillik ve sebze de yeniyordu bunda o da yok.

1 senedir böyle besleniyorum diyenler olmuş yorumlarda da. Bana dönemsel vücut şaşırtma amaçlı yapılabilecek, sürdürülebilir olmayan bir diyet gibi geliyor. Bu kadar hayvansal ürünün vücuda zararı olmaz mı?
0
kullanicadi
(04.12.24)
Duyuruda biri vardı bir iki sene önce. Her sorunun altına carnivore diyet yaptığını çok mutlu olduğunu, en sağlıklı diyet olduğunu söylüyordu. Hatta tesadüf ya bugün aklıma geldi kimdi diye ama hatırlayamadım :D

Yani bence diyette fanteziye kaçmaya gerek yok. Makroları tutturan, eti sebzesi tahılı falan dengeli beslenme en iyisi. Carnivore yapıp sağlıklı olabilirsin ama risk almaya gerek var mı yani bilemiyorum
0
nundu
(04.12.24)
@konetsu 2 senedir uyguladığını söylemişti. @nundu'nun bahsettiği arkadaş o ve hala buralarda. Duyurunu görmeyebilir. Mesaj yaz istersen.
0
Mirket
(04.12.24)
aralık 2020 gibi başladım yani 4 yıl doluyor.
sorduğun sorular direkt FAQ kısmında var burada www.reddit.com

ürik asit, gut vs. konusunda et değil fruktoz asıl sıkıntı. ldl'in de herhangi bir zararı olduğuna dair ortada kanıt yok. saf hayvansal gıda tüketip karbonhidrat tüketmediğin sürece yok enazından... karbonhidrat tüketimi ldl'in oksitlenip yapısının bozulmasına sebep oluyor damar tıkayan ldl değil bu bozulmuş ldl.

kırmızı etin zararlı olduğunu gösteren hiçbir çalışma carnivore beslenenler üzerinde yapılmıyor ve diğer etkenler(spor, alkol, sigara tüketimi vs.) dikkate alınmıyor. sen dünyaya kırmızı et zararlı dersen sağlığına dikkat eden insanların ortalamada daha az kırmızı et tüketiyor olduğunu görmek şaşırtmamalı. işin özeti "correlation=/=causation"

carnivore diet üzerine kendi de bu diyeti veya enazından ketojenik diyet uygulayan doktorlar tarafından yapılan açıklamalardan anladığım şu ki en sağlıksız olan "dengeli" beslenmek. yani doymuş yağ ile karbonhidratı birlikte tükettiğin bir beslenme en kötüsü.

daha da detaylı açıklama istersen paul mason'ın videoları vardı ldl/kolesterol konusu: www.youtube.com
lif konusu: www.youtube.com
0
konetsu
(04.12.24)
(2)

Gömme rezervuarın su kaçırması doldurma grubundan kaynaklanabilir mi?

santimantal
Serel marka bir gömme rezervuar var.Boşaltma grubunun contasını orijinal conta ile değiştirdim.Su kaçağı azaldı, artık akar bir şekilde su kaçmıyor ama oldukça yavaş bir şekilde su aşağı iniyor klozet içinde.Kaçağın nedeni başka ne olabilir? Doldurma grubuyla ilgili olabilir mi?
Serel marka bir gömme rezervuar var.
Boşaltma grubunun contasını orijinal conta ile değiştirdim.
Su kaçağı azaldı, artık akar bir şekilde su kaçmıyor ama oldukça yavaş bir şekilde su aşağı iniyor klozet içinde.

Kaçağın nedeni başka ne olabilir? Doldurma grubuyla ilgili olabilir mi?
0
santimantal
(03.12.24)
taharet musluğu olabilir. bi dikkatli bak. benzer mevzuda bende öyle olmuştu
0
jelly bear
(03.12.24)
-Bulunduğunuz bölgenin suyu aşırı kireçli ise rezervuar boşaltma grubunun hareketli aksamını zaman içinde kireç tutuyor. Kireç temizliği yapmak gerekebilir.

-Orijinal diye satılan conta orijinal olmayabilir veya yerine tam oturtulmamış olabilir.

-Rezervuarın dibinde contanın tam oturmasını engelleyen, tortu, pislik, kireç olabilir. El girmiyor şerefsiz hazneye de, flaşlı fotoğraf çekilebiliyor telefonla. Herhangi bir şey var ise, elektrik süpürgesinin ucu (girmediği için) sökülüp, spiral hortumuyla, pislik alınabilir.

-Diğer cevaplarda olduğu gibi taharet musluğu kaçırıyor olabilir. Taharet musluğunu kapadıktan sonra musluk ucunu parmağınızla kapatıp bekleyin. Parmağı çekince musluktan bir işeme oluyorsa arıza taharet musluğundadır. Bu durumda musluk göbeğini söküp contaya bakın, aşınmışsa contayı değiştirin.

-Conta aşınmamış ancak conta üzerinde bir çizgi varsa, musluk deliğinden flaşlı fotoğraf çekin. Conta karşılığı olan parçada aynı çizgiyi görüseniz,(adı salmastra iç gövdesiydi galiba) o parça çatlamış demektir. O parçayı bulup, uygun numara bir alyeniniz varsa siz de değiştirebilirsiniz, ancak zaten çatlak şeyi kırarsanız, başınıza iş açarsınız. Servis çağırın.
0
Mirket
(03.12.24)
(7)

Site yönetiminin trafik cezası kesme yetkisi var mı?

formalite
Selamlar, oturmuş olduğum sitede gelen misafirime yanlış yere park ettigi için 750 tl tutarinda site guvenligi ceza kesmis cezayi da aracin uzerine birakip gitmisler bu ay borclarima baktigimda bu cezanin benim hesabima yansitildigini gordum muhasebeye sordum tebligi kime verdiniz itiraz edicem siz
Selamlar, oturmuş olduğum sitede gelen misafirime yanlış yere park ettigi için 750 tl tutarinda site guvenligi ceza kesmis cezayi da aracin uzerine birakip gitmisler bu ay borclarima baktigimda bu cezanin benim hesabima yansitildigini gordum muhasebeye sordum tebligi kime verdiniz itiraz edicem sizin ceza kesme yetkiniz yok dedim onlarda aracin uzerine birakilmis dedi peki imza alindimi diye sordum ses yok arabanin fotografini attilar yanlis yerde diye.
Simdi sorum şu, site yonetimi bu cezayi benden alabilir mi? ben odeme taraftari degilim icraya giderlerse eger tebligin bana ulasmadigini beyan edebilirim zira ulastirdiklarina dair delilleri yok. Geriye dönük ceza da oluşturamazlar tekrar sonuçta.. internette baya bir baktım site yönetimi araç çekme yapamaz kolluk kuvvetlerini çağırması gerekir diyor peki ceza kesmelerinin hukuki bir dayanağı var mı? Yönetim kurulunun karar alınabilmesi ile kesilebileceği gibi şeyler söylenmiş fakat bu kararın daire sakinlerine iletilmesi de resmi şekilde olması gerektiği söyleniyor öyle birşey de olmadı şindiye kadar. Bir bilen fikir versin lütfen canlar?
0
formalite
(03.12.24)
Öncelikle belirtmek gerekir ki, site yönetimlerinin araç sahiplerine ceza kesme gibi bir yasal yetkisi bulunmamaktadır. Bu tür uygulamalar, hukuki olarak geçersizdir.

Yaşadığınız durumun hukuki boyutlarını şu şekilde değerlendirebiliriz:

Yetkisiz Ceza: Site yönetiminin araç üzerine bıraktığı ceza makbuzu, yasal bir dayanağı olmadığı için geçersizdir.
Tebligatın Önemi: Cezaların geçerli olabilmesi için ilgili kişiye tebligat yapılması gerekir. Araç üzerine bırakılan bir kağıt, yasal bir tebligat sayılmaz. Özellikle imza almadan yapılan bu işlem, cezanın size tebliğ edildiğinin kanıtı olarak kabul edilemez.
İtiraz Hakkınız: Site yönetiminin bu yetkisiz uygulamasına karşı itiraz etme hakkınız bulunmaktadır.
Ne Yapmalısınız?

Yazılı İtiraz: Site yönetimine, cezanın yasal dayanağının olmadığını ve tebligatın eksik olduğunu belirten yazılı bir itiraz dilekçesi gönderin. Dilekçenizde, cezanın iptal edilmesini ve ödediğiniz tutarın iade edilmesini talep edin.
Belgeleri Toplayın: Aracın fotoğrafını, ceza makbuzunu ve diğer tüm ilgili belgeleri saklayın. Bu belgeler, olası bir hukuki süreçte delil olarak kullanılacaktır.
Tüketici Hakem Heyeti'ne Başvurun: Eğer site yönetimi itirazınızı kabul etmezse, Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak şikayetinizi dile getirebilirsiniz.
0
jamswety
(03.12.24)
Yönetim planında veya toplantılarda o yönde karar alınmış ise kesebilir. Site yönetimi geç ödenen aidatlar için faiz alıyor mu, alıyor. Ceza da kesebilir. Fakat bunun size açıkça tebliğ edilmiş olması gerekir. Örneğin benim kiracı olarak oturduğum sitede, yönetim 10-15 sayfa evrak imzalatıyor. Orada yönetimin uygulayacağı her şey var en başta tebliğ ediliyor. Size tebliğ böyle edilmemişse veya apartman panosunda cezalar falan asılı değilse vb. yırtarsınız.
0
malheiros
(03.12.24)
Böyle bir yetkileri yok. Borcu ödemeyip icra takibi yapmalarını bekleyebilirsiniz. İcra takibine itiraz edince de dava açmak zorunda kalırlar. Dava dosyası önüne gelince hâkim kıçıyla güler bunlara. Konu kapanır.
0
bhhs
(03.12.24)
-Yönetim planında yazıyorsa kesebilir. Yasal mıdır, Yasaldır. Ancak yasaların boşlukta kalmış kısmındadır. Bir içtihat var mıdır diye bakmak lazımdır. Hakimin taktirine kalacak bir konudur. Ya mahkeme mahkeme uğraşmak ya da ödemek gerektir diye düşünüyorum. Ama öncelikle site yönetim planı ve varsa değişiklik ekleri okunmalıdır.

-Tebliğ edilme şartı olduğu söylenmiş de, site yönetim planının tebliği gerekir mi bilemedim. Bence gerekmez.
0
Mirket
(03.12.24)
Yönetim kurulu ne karar alırsa alsın, yönetime, ceza kesme yetkisi veren herhangi bir mevzuat yok.
Mesela, polis ve jandarmanın trafik cezası kesme yetkileri var. Ancak, bir jandarma, şehir merkezinde, yeni polis sorumluluk sahasında bile ceza kesemez. Kaldı ki ceza kisme litkisi olan birisi. Yönetime, ceza kisme yetkisi veren bir mevzuat olacak ki yönetim de buna binaen karar alıp uygulayabilsin. Yoksa söyleyin yönetime, ülkenin yönetim biçimini değiştiriversin bi zahmet. Araçlardaki ötv'yi kaldırsın. Site içinde amuda kalkarak gezinsin yayalar.
Tebligat vs kısımlarını dikkate bile almayın.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.12.24)
Mahkeme mahkeme uğraşmam gerekse bile ödemeyeceğim; onların bir ders alması gerekiyor. Masraflar için iki-üç bin lira ödemek benim için çok sorun değil, ama onların kaybetmesi benim için daha tatmin edici bir sonuç olur. Keyfi cezalar kesip her seferinde tehdit etmelerinden bıktım. Bu sefer de tamamen keyfi bir şekilde ceza kestiler. Aracı çekmemiz için arayıp "Tamam, kahvaltıdan sonra çekeriz," dedik, onlar da "Tamam," dediler. Sonra geri döndüğümüzde baktık ki cezayı kesmişler. Saçma sapan bir durum…
0
🌸formalite
(04.12.24)
Bu isler yurtdisinda da boyle, yonetici tayfa zaten cogunlukla kendine toplum icinde bir yer edinmek icin yirtinan garip ezik insanlardan olusur cogunlukla. Bunlar normalde hicbir yerde sozu gecmeyecek silik tipler.

Ben bir tanesine sert cikmak zorunda kalmistim, baktim olmuyor. Aninda geri adim atti ve bir daha bana bulasmadi. Tavsiyem, yonetimin basindaki kimse cezayi al git, cikartip masaya vur. Bir daha bulasmazlar. Malesef bazilari sert seviyor.
0
cooperr
(04.12.24)
(5)

Ekşi’de kısa entryleri dahi okuyamamak (dikkat sorunu)

psmstc
Kısacık yazıları dahi okuyamaz tv’de birşey izleyemez oldum. Herşeyden 1-2 sn bakıp geçiyorum. Dikkatimi veremiyorum 2 saniyeden fazla. Bu sorunu yaşayan var mı? Neyle ilgili ve nasıl aşılır? Şimdiden çok teşekkürler…
Kısacık yazıları dahi okuyamaz tv’de birşey izleyemez oldum. Herşeyden 1-2 sn bakıp geçiyorum. Dikkatimi veremiyorum 2 saniyeden fazla.

Bu sorunu yaşayan var mı? Neyle ilgili ve nasıl aşılır? Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(03.12.24)
Benzer durum vardi

Whatsap haric tum sosyal medyayi sildim ayrica telefonda vakit calan kitleyen herseyi

Pc de fazla vakit gecirmiyorum kendime cocuk gibi sure koydum 1 saat kullanip kalkiyorum

Spora basladim

Sebze agirlikli besleniyorum

Erken engec 10 30 yatip erken kalkiyorum ev isi falan yapiom yada ders hobi falan

Bu sekilde kitap okumaya basladim ama herdey bi anda olmadi

Pc ve telefonu uzaklastir
0
Zetnikov
(03.12.24)
Youtube shorts, tiktok ve benzeri yerlere cok bakmaktan oluyor diye dusunuyorum. Bunlari birakmak disinda bir cozum bilmiyorum.
0
mbond
(03.12.24)
merhaba. az da olsa iyi kitap okurdum, mizah dergisi, kalkmadan film, uzun youtube videoları falan. kahretsin ki 3-4 ay önce gittim reddit yükledim. perişan oldum ya. her seyden sıkılıp bir an önce reddit'i geri açmak istiyorum. diğer tiktok, instagram vs sizin izlediğiniz hap eğlence aplikasyonu neyse onu silin bence. sıkılsanız bile youtube videosu, dizi, film x1.5 hızla dahi olsa bitirmeye başlamayı deneyebilirsiniz. andolsun ki kendi adıma hap bilgi, kısa video'dan uzaklaşacağım.
0
libertine
(03.12.24)
0
titanyum22
(03.12.24)
DEHB konusunu araştırın.
Hayat kalitesini düşürür aşamadaysa bir Psikiyatriste gidin.
O kadar değil ama odaklanma probleminiz yine de sorun yaratıyorsa telefonunuzdan sosyal medyaya ilişkin her şeyi silin. Kısa videoları seyretmekten kaçının.
0
Mirket
(04.12.24)
(8)

Hediye

spherical
Arkadaslar, bana cok yardimci olan bir hocaya hediye almak istiyorum. O olmasaydi bazi seyleri yapamazdim, bana cok yol gosterdi. Yabanci. Kartlik aldim, jest, tesekkur olsun diye. Ama biraz az kaldi, yanina ne ekleyebilirim? ek bilgiler; Yasli, prof zaten, cin gibi zeki ve cok klas biri. zevksiz fa
Arkadaslar, bana cok yardimci olan bir hocaya hediye almak istiyorum.
O olmasaydi bazi seyleri yapamazdim, bana cok yol gosterdi. Yabanci.

Kartlik aldim, jest, tesekkur olsun diye. Ama biraz az kaldi, yanina ne ekleyebilirim?

ek bilgiler; Yasli, prof zaten, cin gibi zeki ve cok klas biri. zevksiz falan biri degil, bu yuzden zorlandim acikcasi.

tesekkurler.
0
spherical
(02.12.24)
pipo?
0
in vino veritas
(03.12.24)
Bütçe belirtmemişsin.

www.markakalem.com
0
Mirket
(03.12.24)
Bütçe belirtmemişsin diyip de 25 bin telelik dolma kalem atmak da ne biliyim… biraz şov bence :)

Beymen’den kol düğmesi alabilirsin.
0
hain kostokk
(03.12.24)
cok guzel bir sarap alabilirsiniz hatta yurtdisinda yasiyorsaniz oyle kutular var icinden sarap acacagi ve bir suru saraba iliskin sey cikan. ya da baska bir icki seviyorsa viski falan guzel bir marka alabilirsiniz. alaninizi bilmiyorum ama edebiyat filan ile ilgileniyorsa yasar kemal'in hocanin diline cevirisini falan alabilirsiniz. bu tarz insanlarin zaten her seyi var, giysi vs olarak da cok spesifik zevkleri oluyor, o nedenle bir bu tarz bir deneyim saglayacak bir sey daha guzel oluyor zaten.
0
kassiopeia
(03.12.24)
köstekli saat. ya da kol saati.
0
jelly bear
(03.12.24)
Beymen’e ve şaraba bakacağım. Çok teşekkür ederim, diğerlerini sonra zengin olunca alırım artık.
0
🌸spherical
(03.12.24)
"Yasli, prof zaten, cin gibi zeki ve cok klas biri. zevksiz falan biri degil" demişsiniz.

tam da bu profilde, türk, 72 yaşındaki bir profesöre bir operasyon sonrası ne alsak diye düşünürken godiva'dan şöyle bir kutu hediye almıştık: www.godiva.com.tr
tabii aldığımda 1500 tl civarındaydı, şimdi iki katına çıkmış.

şöyle bir şey de var, çay seviyorsa eğer: www.godiva.com.tr

illa godiva'dan değil de çay deyince aklıma geldi, çay kutularından da alabilirsiniz. birçok çay markasında görmüştüm hediyelik, fincan/kupası, farklı çeşit çayları falan vardı.
0
birnevibahar
(03.12.24)
casio
0
9kuyruklukedi
(03.12.24)
(6)

Şu spor programı nasıl ve ne tavsiye ederseniz?

put it in your appropriate place
1.KısımGöğüsFly MachineIncline Dumbbell PressPull upOmuzDumbbell ShrugLateral RaiseFace rope pullsBicepsBarbell CurlHammer CurlCable Biceps Curl2.KısımBacakLunges SırtLat PulldownSeated Cable RowPull upTricepsTricep PushdownTriceps KickbackChin Dips'de Pull up 2 güne ekledim genel bir hareket olduğu
1.Kısım
Göğüs
Fly Machine
Incline Dumbbell Press
Pull up

Omuz
Dumbbell Shrug
Lateral Raise
Face rope pulls

Biceps
Barbell Curl
Hammer Curl
Cable Biceps Curl


2.Kısım
Bacak
Lunges

Sırt
Lat Pulldown
Seated Cable Row
Pull up

Triceps
Tricep Pushdown
Triceps Kickback


Chin Dips'de Pull up 2 güne ekledim genel bir hareket olduğu için. Bacak için bir tane lazım ama Lunges her zaman yapıyorum, duruma göre bir tane daha ekliyorum.

Hedef ve amaç;

1) Obez olmamak en başta.
2) Zinde olmak, çevik olmak.
3) 5 km yürüdüğümde yorulmamak

Çıkartığım programla, hedefim ve amaç ne kadar birbirini tutuyor bilmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(02.12.24)
Hareketin adı chin dip değil. O makinede asiste şekilde hem chin up hem dips yapabildiginiz için chin/dip diye ad koyulmus.

O yüzden chin up mi yapiyorsunuz dips mi yapiyorsunuz ikisini mi yapiyorsunuz anlamadim.
Ek olarak ikisi de genel bir hareket değil. Biri pull biri push. Ikisini de sürekli yaparsaniz dirsekleri ele alirsiniz.

Bacak zaten hiç yok, lunges oldukca gereksiz bir seçenek olmus bence.

Ben kendinize neden program yazdığınız hala anlamadim. Obez olmamak, zinde olmak, yürürken yorulmamak ile bu programin alakası yok.

Bu programı haftada iki gün mu yapacaksiniz yoksa 4 mu?

Ben olsam ppl yaparim en azından ve kanitlanmis ppl programlarindan birini kendim bir tane bile değişiklik yapmadan yaparim, sonuçta hareketleri bilmiyorsam program yazmayi da bilmiyorumdur.
Hemen misal efsane program;
www.reddit.com

Onun dışında amaciniz sadece bu ucuyse gider iki kettlbell alırım, evde armor bulding complex yaparim. Bir de ağırlık yeleği alir yürüyüşlere öyle çıkarım. 3 gun abc, iki gün ağırlıklı yürüyüş.

neyse ama burada kime "kendiniz program yazmayin" desek yaziyor, o yuzden kendi bildiginizi yapmaniz oldukca olasi.
0
logisticsmanager
(02.12.24)
Göğüs için bir tane flat press koy, omuz için bir tane press koy, bacak için squat leg press ya da leg ext koy lunges yetersiz ayrıca arka bacak için leg curl ya da stiff leg deadlift koy bir de add-abd bölgelerini ihmal etme. Sırt için bir tane büyük hareket koy ben barbel row ya da makinesi varsa chest supported row öneririm. Biceps için barbell curl yerine incline dumbbell curl öneririm triceps kickback yerine de overhead triceps extension varyasyonlarından birini öneririm fakat bunları nasıl yapacaksın nasıl uygulayacaksın önemli olan o, ben eksiklerini söyledim ama uygun bir programla yapmazsan bir işe yaramaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.12.24)
Öncelikle teşekkür ederim.

@logisticsmanager;

4 gün gideceğim salona ama bir gün kardiyo yapacağım sadece. Bacak için bir tane lazım ama ek olarak bacak makinelerden bir hareket daha yapıyorum. Dediğiniz linke bakarım bi, illa faydası olur.

@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet;

overhead triceps extension bana fazla gelebilir. az çok kendimi tanıyorum, neyi yaparım neyi yapamam biliyorum.
0
🌸put it in your appropriate place
(02.12.24)
4 gün gideceksen onun yerine 3 gün git full body yap bari. Bir gün de kardiyo yaparsin 4 gün olur. Hatta kardiyo gününü cardio + mobility/abs vs gibi yaparsan da iyi olabilir.

Şu program 3 gün ideal olmaz. Full body 3 gün için en optimali diyebiliriz bence.
0
logisticsmanager
(02.12.24)
@logisticsmanager'ın "kendiniz program yazmayin" sözü sayfada bir yerlere sabitlense yeri var. Konu hakkında o kadar kendini paralamasına rağmen, kimsenin de 'Hep söylediğine göre bir bildiği var.' dememesi de gerçekten tuhaf.

Bence o 'hedef ve amaçlar' için, haftada 3 gün ve 45 dakika zone 2'de koşu yapman çok daha uygun.
0
Mirket
(02.12.24)
Açıkcası kendi kendinize program yapmanızı tavsiye etmem.

Eskisi gibi değil internette milyonlarca lisanslı antrenör var.

Çok düzgün onaylanmış programlar var.

Kaliteli, yapabileceğinizi düşündüğünüz başlangıç seviyesi bir programla başlayın. mutlaka başlangıç seviyesi olsun.

Tabii antrenörün sertifikalı olup olmaması da önemli. Sertifikalı, bu işin biliminden anlayan bir antrenör olmalı ki sakatlanmayın.

Bir de seviyenize, yaşınıza, sağlık durumunuza uygun bir kondüsyon çalışması da ekleyin.

Obez olmamak istiyorsanız, beslenme programınız daha önemli.

Spor salonuna gidiyorsunuz diye anladım, o zaman hocanızdan bir program isteyin.
0
anten
(03.12.24)
(11)

Parayı faizde tutmak mı dolara, altına çevirmek mi?

yetkili birine benzeyen abi
100 bin tl ile dolar alsam dolar 2 lira yükselse 6 bin tl kazanıyorum.Ama 2 tl artana kadar sürede diyelim ki 3 ay için parayı vadeliye yatırsam %42 gibi bir faizle9500 tl kazanıyorum.Hangisi mantıklı?Yoksa altın almak mı?
100 bin tl ile dolar alsam dolar 2 lira yükselse 6 bin tl kazanıyorum.
Ama 2 tl artana kadar sürede diyelim ki 3 ay için parayı vadeliye yatırsam %42 gibi bir faizle
9500 tl kazanıyorum.
Hangisi mantıklı?
Yoksa altın almak mı?
0
yetkili birine benzeyen abi
(02.12.24)
şu anda vadeli
0
gabe h coud
(02.12.24)
vadeli tabii ki, dolar altının çıkacağını kim söyledi?
0
ayseee
(02.12.24)
Yatırım fonu varken altın dolar vadeli hepsi sadece Zaman kaybı. En bilinen mac fonu bile 5 yılda 30 kat yapti. Güya vadeli faizler yüksek. Yılda maksimum yüzde 50 veriyor. Bu öğretilmiş yanlışlardan hadi ihtiyarlar kurtulamıyor da gençler hala nasil parasını altına faize yatırıyor. Paranız bu kadar mı değersiz?
0
alimcgraw
(02.12.24)
@alimcgraw şu dönemde 3 ay vadeye Haydar Acun bile vadeli/ppf önerir.
MAC son 3 ayı %1,49; ortalama ppf'ler ise %12 civarı.
0
zakk
(02.12.24)
@alimcgraw bizi mi kandırıyorsun kardeşim :D
0
ayseee
(02.12.24)
Vade 3 aysa evet o zaman vadeli. Fonlar yedi sekiz Aydan sonra cosar
0
alimcgraw
(02.12.24)
Analiz, grafik falan anlamam ama ben bu saatten sonra faizde tutmazdim.
0
mbond
(02.12.24)
faizde tutmam diyen neye göre bunu diyor?

mac fonu, yatırım fonu falan bunlara hiç girmedim. genciz ama bunları biraz araştırmak, takip etmek gerekiyor. öyle bir zamanım olmadığı için bakıyorum ziraat mobil'den vadeliye 45 günde 24 bin faiz getiriyor. tamam güzel diyorum. yola devam ediyorum.

uzun vadede zararlı olabilir, belki düzenli yatırım fonu almak daha iyidir.
ama bunları iyi bir bilenden dinlemek araştırmak gerekiyor.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(02.12.24)
Faiz inmeye başlayınca bile 50den 47ye sonra 45 diye gidecek ay ay, en az 6 ay daha 40 civarı kalır. Garanti kazanç varken risk almaya gerek yok diye düşünüyorum. Avrupa ve ABD merkez bankaları da faiz indiriyor. Döviz bir süre daha sabit kalacak gibi görünüyor.
0
sanguine
(02.12.24)
Risk almakla bu arkadaşlar neyi kastediyor çok merak ediyorum.
0
alimcgraw
(02.12.24)
Aşağıda sayacağım birkaç madde var. O konularda mevcut durumun korunacağını, farklı bir durum asla olmayacağını düşünüyorsanız, elbette ki Para piyasası fonları ve mevduat faizi en iyisi.

Maddeler de şunlar ki, birinden birinde bir durum değişikliği kıymetli maden ve dövize dayalı yatırımlarda ani bir sıçramayla çok büyük kazançlar sağlatır.

- Amerikan seçimleri bir bunak ve bir deli arasında yapıldı. Dere geçerken at değiştirilmez atasözü yok sayıldı falan derken, deli kazandı. Deli, ne yapacağı öngörülemeyen kişi demektir. Şu an düzen, ne yapacağı öngörülüp oluşturuldu. Ama her an her şey olabilir.

-Şu an düzen, trump'ın bizi çok sevdiği varsayımı üzerine kuruluyor. Adamın seçtiği, atadığı herkesin Türk düşmanı olduğu şiddetle gözardı ediliyor.

-Trump'ın, İsrailin önünü açacağını defalarca göstermesine rağmen, İsraili durduracağı sanısı üzerine kurulmuş bir senaryoya inanılıyor.

-Rus-Ukrayna savaşının biteceği ve bu bitişin bize yarayacağı öngörülüyor. Geçen bir yorumcu amca TV de savaşta yıkılan binaları bizin müteahhitler yapacak diyordu. Aynı geyik Suriye iç savaşı esnasında da vardı. Amcaya sormak isterdim, savaştan çıkmış ekonomisi çökmüş ülke müteahhide ödemeyi öpücükle mi yapacak diye. Savaşın bitişi Türkiyeyi olumsuz etkiler kanısındayım ben.

-Şu an ülke iki çok yaşlı insan tarafından yönetiliyor. Allah gecinden versin ama Hakkın vacip olması ülkeyi ekonomik kaosa sürükleyecektir.

-Bu iki büyüğümüzden birinin 'Verin misketlerimi ben oynamıyorum, gidiyorum.' demeyeceğinin garantisi var mı?

-Bir sabah kalktığımızda asla, NAAAAS denmeyeceğine kaç kişi inanıyor?

-Son bir yıldır Cary trade'e %50 ye yakın kazanç sağlandığı halde ve bu rakam Dünya ortalamasının çooook üzerinde olduğu halde niye gelen giden yok.

-Suriyede yeni bir kalkışma var. Ucunuz bize dokunmayacağına emin miyiz?

Bir erken seçim lafıdır gidiyor. Ne zaman? Bir seçim ekonomisi uygulanacaktır. Uygulanırsa yıkımı da olacaktır. Telafi süreci nasıl olacaktır?
0
Mirket
(02.12.24)
(2)

Koşu sorusu 2

1837837
Zone 2’de 1 aydır haftada 3 kere sahillerde 1 saat civarı yavaşça koşmalardayım. Son birkaç gündür koşmadığım günler derin nefes alma ihtiyacı hisseder oldum. Yada merdiven falan çıkınca sanki kalbim 1 tık fazla atıyor gibi? Spor geçmişim falan yok. Bunun sebebi ne olabilir? Thanks
Zone 2’de 1 aydır haftada 3 kere sahillerde 1 saat civarı yavaşça koşmalardayım. Son birkaç gündür koşmadığım günler derin nefes alma ihtiyacı hisseder oldum. Yada merdiven falan çıkınca sanki kalbim 1 tık fazla atıyor gibi? Spor geçmişim falan yok. Bunun sebebi ne olabilir? Thanks
0
1837837
(30.11.24)
alerjin mi var, burnun mu tıkalı? koşmadığın günler normalden daha fazla sedanter mi takılıyorsun?
0
gabe h coud
(30.11.24)
Çok yoğun tempoda ve her gün ve hep aynı saatte spor yapıp aniden kesince günün o saatlerinde biyolojik saat ve yoksunluk etkisiyle o tarz bir şeyler ama daha çok da iç sıkıntısı şeklinde terleme şeklinde yaşanıyor, yaşadım da,

senin sistem çok erken tepki vermeye başlamış ki hem yoğunluk yok ve hem de her günlük bir olay yok. Bilemedim sendeki durumu.

Sporda değil de başka şeylerde mi arasan acaba sendeki durumu? Çok alakasız çünkü.
0
Mirket
(30.11.24)
(6)

Yürüyen çamaşır makinesine çözüm

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Kiracısı olduğum evdeki makine çok sarsılarak yürümeye başladı. Tamirci çağırmadan yapabileceğim bir çözüm var mı? Karbonat ya da limon tozu ile yıkamak kireç varsa atmasına yardımcı olur mu? Ek olarak tamir masrafını ben mi ödüyorum ev sahibi mi?Cevaplar için çok teşekkür ederim
Merhaba arkadaşlar,

Kiracısı olduğum evdeki makine çok sarsılarak yürümeye başladı. Tamirci çağırmadan yapabileceğim bir çözüm var mı? Karbonat ya da limon tozu ile yıkamak kireç varsa atmasına yardımcı olur mu? Ek olarak tamir masrafını ben mi ödüyorum ev sahibi mi?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(30.11.24)
makinenin amortisörleri patlamıştır, servis gelip değiştirecek. genellikle çok yükleyip yıkatınca zamanla olan bir durum. siz böyle kullanıp bozduysanız size; yok size böyle teslim edilmiş ise de ev sahibine yazar.
0
malheiros
(30.11.24)
Makineyi bulunduğu yerde yapamazsan biraz öne alarak ve tabii ki fişini çekerek arka iki ayağı üzerine biraz yatırarak ön ayaklarını kontrol edin. Aşınma varsa ev sahibine söyleyin değiştirtsin. Aşınma yoksa onlar vidalıdır, sola sağa döner. vidayı hafif sol hafif sağ döndürerek, ayarlayın ki durduğu yerde topal durmasın.

Genelde ondan yürür.

Eğer ayaklar sorunsuzsa tabi ki @malheiros +1
0
Mirket
(30.11.24)
Makine eski tip mi? 4 ayağı var onun ayarı bozulmuştur 4'ünüde aynı boya getirin.
0
komando kani var bende
(30.11.24)
komando +1
4 ayak aynı boy.
0
sparkle kiddle
(30.11.24)
4 ayak aynı boy derken yeri düz mü önemli olan o. makinenin bir köşesine bastırınca makine sallanıyorsa o ayağı yükseltin, makinenin üstü boşsa, üstüne biraz su dökün, suyun aktığı yönün tersine makineyi yükseltin, makine düz dursun
0
hoot
(30.11.24)
Arkadaşlar makine eski tip, 4 köşeli ve 4 ayağı var. Sallandığını fark etmiştim ondeki ayaklar altına karton koymuştum ama ona rağmen çılgınlar gibi sallandı bugün. Sıkma bitene kadar başında durup tutmak zorunda kaldım.
0
🌸Amaranta ursula
(30.11.24)
(3)

Daha önce sorduğum bir soru sonucu reaktif Hipoglisemi

dunyatuhaf
Merhaba ,Baş dönmesi yaşayan biri ( manevra falan yapılınca iyi geliyordu. ) Son bir haftadır ise YEMEKTEN SONRA boyun enseden başlayan baş ağrısı , göz ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi ve halsizlik yaşıyor .Tansiyon evde ölçünlerde 9 6 çıkıyormuş .Tuzlu ayran sonrasın10-6 , 11-6 çıkı
Merhaba ,
Baş dönmesi yaşayan biri ( manevra falan yapılınca iyi geliyordu. )
Son bir haftadır ise YEMEKTEN SONRA boyun enseden başlayan baş ağrısı , göz ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi ve halsizlik yaşıyor .
Tansiyon evde ölçünlerde 9 6 çıkıyormuş .
Tuzlu ayran sonrasın10-6 , 11-6 çıkıyor ,
Hangi branşa gözükmemiz gerekiyor ?

Bu sorudan sonra dahiliye dr şeker yükleme testi tam adını bilmiyorum yaptı ve
Reaktif hipoglisemi teşhisi koydu .
Fakat anlamadığım hasta ( kadın 35 ) canı hiç tatlı istemeyen birisi ve üstteki belirtilerin çoğu bir ili kaşık bişey yedikten sonra başlıyor .
Acaba ilk yaşadıktan sonra travma gibi bişey mi oldu .
Teşhis doğru mudur .( glicobay 50 mg sabah akşam )
0
dunyatuhaf
(30.11.24)
Bahsettiğiniz tahlil her doktorun ilk aklına gelecek şey değil. Doktora saygı duydum. Hele ki Devlet hastanesi doktoruysa eli öpülesi adammış.

Ama Hekim teşhisine burada teyit araman yanlış değil mi? Tereddütünüz varsa bir başka hekim görüşü daha almanızı öneririm.

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(30.11.24)
Reaktif hipoglisemi şeker hastalığı demek değil zaten. Tatlı yeme isteği olmaz. Şeker hastalığında bile olmayabiliyor.
Ayrıca @Mirket +1
0
pro9it9is9
(30.11.24)
Reaktif hipoglisemiyi tetikleyen yiyeceklere bakın. Orada bolca karbonhidrat göreceksiniz. Karbonhidrat içeren besinler yiyince 1 saate ağırlık basar, halsizlik gibi. Bende başağrısı vs olmuyor ama baya nenem gibi uyuklama ihtiyacım oluyor. İnternetten bir bakın, neler yenmeli diye. Beslenme düzenine dikkat edebilecekse farkı gözlemleyebilirsiniz. Bana o ilacı dikkat edemeyeceğin zamanlarda al demislerdi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(30.11.24)
(4)

Daha çok su kaldırır ne demek?

benim icin hic boyle suslenmemistin
Mesela "bu gelişmeler daha çok su kaldırır" derken ne kastediliyor?
Mesela "bu gelişmeler daha çok su kaldırır" derken ne kastediliyor?
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(30.11.24)
olay cikarir
0
buenosdias
(30.11.24)
Bir nesneyi suya bıraktığında nesnenin kütlesi oranında suyu taşırır; bir gelişme yaşandığında o gelişmenin önemine/büyüklüğüne göre aynı oranda tepki oluşur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.11.24)
O sözün esası "bu pirinç daha çok su kaldırır"dır. Bu sözü hamur kelimesiyle de söylerler. Hani daha çoook konuşulur, bunun hakkında daha pek çok laflar üretilir demektir.
0
muhayyer divan
(30.11.24)
@muhayyer divan +1
0
Mirket
(30.11.24)
(6)

Hedef ile Amaç arasındaki fark

put it in your appropriate place
Aynı şey değil ama bir türlü idrak edemedim.Mesela ben, askerliğini ertelemek için yüksek lisans yaptım. Bu örnekte hangisi amaç, hangisi hedef?
Aynı şey değil ama bir türlü idrak edemedim.

Mesela ben, askerliğini ertelemek için yüksek lisans yaptım. Bu örnekte hangisi amaç, hangisi hedef?
0
put it in your appropriate place
(29.11.24)
Hedef; varilmak istenen nokta,
Amac; varma sebebi.

Boyle gibi geliyor bana :)
0
brkylmz
(29.11.24)
Aynı anlamda da kullanılıyor, yakın anlamda da. Sonuçta net bir kuralı yok. Ancak genel manada hedef amaçtan daha dar anlamlı olur, aşamaları öngörülebilir. Amaç hedeften daha soyut ve geniş kapsamlıdır, ulaşmak için yapılması gerekenler içinde bulunulan ana göre daha çok değişebilir.

Sizin örneğinizde arkerliğinizi ertelemek amacıyla yüksek lisans yapmışsınız. "Askerliğimi ertelemek hedefiyle" derseniz bu çok plaza diline kayıyor. Sanki iş görüşmesinde konuşuyormuş gibi olursunuz, tuhaf olur. Hedef zaten amaçla yakın olan anlamıyla günlük dilde çok kullanılan bir sözcük değil. Birincil anlamıyla; hedef almak, hedef tahtası derken kullanılıyor. Zaten amaç sözcüğüyle yakın olan kullanımı da bu anlamından türetilmiş durumda.
0
akhenaten
(29.11.24)
Hedef yok bu verdiğin örnekte, amaç askerliği ertelemek.

Hedef, daha nihai ve somut şeyler için kullanılıyor olsa gerek. Niye yüksek lisanstasın? Hedefim Profesör olmak. Daha somut bir kazanım var ve son nokta o.

Ben öyle anlıyorum.
0
Mirket
(29.11.24)
hedef hayatta kalmak
amaç askerliği ertelemek
0
titanyum22
(29.11.24)
Amaç : Türkiye nin en iyi üniversitelerinde eğitim almak.
Hedef : üniversite sınavında ilk 500 e girmek.


Amaç soyut hedef somut gibi düşünebilirsin.
Amaç varılması istenen son nokta , hedef ise bu Amaç doğrultusunda geçilen ara duraklar.

Proje yazarken hep bu mantığa göre hazırlıyorum metni.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(30.11.24)
Amaç strateji
Hedef taktik
0
hebanon
(30.11.24)
(6)

para piyasası fonu salağa anlatır gibi anlatabilir misiniz?

adivar
her an lazım olabilecek bir para var araç almayı düşündüğümüzden.bir aydır günlük faizdeydi kampanyalı, fakat kampanya bitti. para piyasası fonuna yatırayım diyorum. yapı kredi bankasında hesabım. kurcaladım YFBL7 fonu var. Arkadaşlar bunlar hakkında sorularım olacak:1-Ertesi gün çekebiliyor muyuz
her an lazım olabilecek bir para var araç almayı düşündüğümüzden.

bir aydır günlük faizdeydi kampanyalı, fakat kampanya bitti.

para piyasası fonuna yatırayım diyorum. yapı kredi bankasında hesabım.

kurcaladım YFBL7 fonu var. Arkadaşlar bunlar hakkında sorularım olacak:

1-Ertesi gün çekebiliyor muyuz haftasonu dışında?

2- Haftasonu da getirisi oluyor değil mi?

3- Günlük faize göre avantajlı mı?

4- Stopaj dışında kesinti var mı?

5- Saat kaça kadar alabilirim günlük getiriden yararlanmak için ve getiriler ertesi gün saat kaçta yatıyor?

6- Sat dediğimde para hemen hesaba geçer mi?
0
adivar
(29.11.24)
1. YFBL bankanın kendi ppf'si olduğu için hafta sonu da dahil anında çekebilirsin.
2. evet oluyor.
3. evet avantajlı
4. yok
5. sabah 9.30'da yatmış olur.
6. hemen geçer.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.11.24)
YFBL7'nin geçmiş dönem performansına bakayım dedim. TEFAS fonu değilmiş. Bir yanlışım yoksa bankanın kendi sitesinde bile veriler güncel değil. Teee Mayıs ayının verileri duruyor.

Paranın lazım olma durumu haddinden fazla acil değilse, TEFAS'ın sayfasına bakıp geçmiş performansı iyi bir fon almanı öneririm.

Eğer öyle yaparsan, Sabah SAT dersen öğleden sonra 3 falan gibi, para hesabında olur. Öğleden sonra SAT dersen, ertesi günü öğleden sonra hesabında olur ve tatil günleri bu işlemi yapamazsın.
0
Mirket
(29.11.24)
YFBL7 muhtemelen B tipi likit fonken ismidir , oyle kalmistir. YVD Tefas ismi. Tipki is bankasinin b tipi likit fon isminin 801 olup tefas karsiliginin TI1 olmasi gibi.
0
wallcan
(29.11.24)
YFBL7'nin TEFAS'taki kodu YVD olarak görünüyor neden bilmiyorum.
www.tefas.gov.tr

Yapı Kredinin diğer likit fonu kodu YLB olarak görünüyor Tefas sitesinde (YFBL1 sanırım bu)

www.tefas.gov.tr

Haftasonu getirisi var ama bozmak için Pazartesi'yi beklemek lazım diye biliyorum

Bu arada likit fonların getirileri birbirine çok yakın zaten.
en iyi ile en kötüsü arasında %0.1-0.2 oynuyor bir ayda maximum.
Bu da 100 bin TL için ayda 10-15 TL yapar
0
murdock
(29.11.24)
rota portföy para piyasaları fonuna koy arkana yaslan.
www.rotaportfoy.com.tr

fon tantım kartından inceleyebilirsin
0
jamswety
(29.11.24)
YVD'yi TEFAS'da işlem görmeyen diye aratınca çıkıyor. Yani TEFAS'da işlem görmüyor.

Getiri aşağı yukarı eşit denmiş ama mesela

KPP'nin son 1 aylık getirisi 4,08
YVD'nin son 1 aylık getirisi 3,98
0
Mirket
(29.11.24)
(1)

ağaç için gübre?

sizofren06
ağaçlar için gübre alacağım en iyisi hangisi acaba?18 46 dap gübre dediler en iyisi bu mu?not: meyve ağacı karışık her tür var.
ağaçlar için gübre alacağım en iyisi hangisi acaba?
18 46 dap gübre dediler en iyisi bu mu?
not: meyve ağacı karışık her tür var.
0
sizofren06
(29.11.24)
Elma yetiştiriciliğine mi başladık Abi? Ne ağacı bu?

Öncesinde bir toprak analizi yaptırıp toprağın neye ihtiyacı olduğunu belirlemek bence daha uygun.
Ama amatör yetiştiricilik için söylediğin gübre iyi.
0
Mirket
(29.11.24)
(23)

Para ve imkan varken gezmek mi yoksa biriktirmek mi?

tahirkemalbozoglu
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber. Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farkl
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber.
Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farklı bir medeniyet, kültür görmemişiz. Hal böyle olunca vakit ve imkan varken gezmek istiyoruz açıkçası fakat bir yanımızda hep "ulan oğlum biriktirsene paranı" diyor.
Ancak vakit geçince de işte şimdiki gibi gezmek görmek isteği olacak mı? Sağlık yerinde duracak mı? Örneğin çocukken her çocuk gibi sabahlara kadar oyun oynardım fakat her oyunu alamazdık, şimdi Bi heves ediyorum yarım saat sonra atıyorum elimden joysticki, yani her şey zamanında diyorlar ya o doğru, bu heves kaçtıktan sonra para olması da çok önemi kalmıyor açıkçası, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
tahirkemalbozoglu
(29.11.24)
bence gezmek ya. zaman geri gelmiyor. keşke çocuk olmadan biraz daha gezseymişiz diyorum bazen.

tabi ki insanın kenarda kara gün parası olmalı da. 50 attınız diyelim onu 100-150 yapacaksınız diye de hayatı kaçırmanın bi manası yok.
0
elorelia
(29.11.24)
bu konuyu gezmek vs. para biriktirmek olarak değil de deneyim kazanmak vs. emtia almak olarak değerlendirebilirsiniz. önemli olan 1-3-5 yıl sonra sizi ev-araba almak mı mutlu edecek yoksa 1-3-5 yıl sonra gezmekten edineceğiniz yeni deneyimlerin hayatınıza getireceği mutluluk mu? ben ikisini de biraz yapmaktan yanayım, biraz kenara para ayıralım ama biraz da yeni tecrübelere yelken açalım. insanız, bu hayata bir kere geliyoruz ama iyi günler olduğu kadar kötü günler de var.
0
benaslinda
(29.11.24)
Bir insanın işsizlik durumunda kendisini 4-5 ay idare edebilecek parası olması yeterli bence birikim için.
Sonrasında çok kasmamak lazım ve gezebildiğimiz kadar gezip görebildiğimiz kadar çok şey görmeliyiz, sonrasında bunun pişmanlığı daha büyük oluyor bence.
0
mutekebbir
(29.11.24)
Biriktirmek. Çevremde iki genç aile 10-12 yıl dolarla kazandı. Yedi içti gezdi. Sonra işler bir iki yıl ters gitti, kaliteye alıştıkları için harcamaları hemen azalmadı. Bir sürü borçları var kapıya icra geldikçe ,bankalar aradıkça keşke gezeceğimize köşeye 3 kuruş atsaydık diyorlar şimdi.
0
ercu cozer
(29.11.24)
ikisinin de bütcesi vec planı farklı olmalı ki insan ilerde birinden pişman olmasın. Kazancın bir kısmı ile birikim ve uzun vadeli plan yapılmalı, bir kısmı ile de tatil ve gezi planı. Kazançlar elbette yeterli gelmeyebiliyor özellikle günümüzde ancak burada da öyle düşünüyorum ki hedefler zamanında belirlenirse ve doğru planlamalar yapılırsa, uygun teklifler kovalanırsa mümkün.
0
va
(29.11.24)
Cocuk yokken gezmis ve biriktirmis biri olarak soyluyorum.
Kesinlikle gezin. Gezmeye "gezmek" diye degil, tecrube edinmek diye, dunya gorusu edinmek diye bakin. Bakis aciniz ne kadar degisirse hayattan o kadar zevk alirsiniz.
Parayi yine kazanacaksiniz, zaten cocuk yapma plani gelince gotunuzu oyle bir sikacaksiniz ki, aile buyukleri "ehe ehe cocuk rizkiyla gelirmis bak sans iste" diyecek bilip bilmeden. Siz isin bilincinde insanlar olarak calisiyor olacaksiniz zaten.
Diger arkadaslarin da soyledigi gibi, 6 ay- 1 yil kendinizi sikinti etmeden yasatacak parayi koyun kenara, sonra kalanla kendi capinizda gezin ve tecrube edinin.
0
quaker
(29.11.24)
denge diyorum.
para biriktirmek sart. cocugu birak, emeklilik sistemlerini de görüyorsun.
ama gezmek de sart. yoksa mezarliktaki en zengin adam olmanin tadini cikarirsin anca.
0
robert bosch
(29.11.24)
3 kazanıyorsak eğer 2 / 1 iyi bir oran. 2 yiyelim, içelim, gezelim ama 1 de biriktirelim. Yaş aldıkça insanın hayata bakış açısı değişiyor ama bir yandan da enerji bitiyor. Bana birisi şimdi kalk Ugandayı gezelim dese amaaan otur oturduğun yerde derim. Hant hant yürünecek yaşı geçtim daha fazla konfor arayışındayım.
0
charbiel
(29.11.24)
Çocuk varken gezilmiyor, yokken çok rahat ancak şu ekonomik koşullarda zor. 2 memur maaşıyla aynı yıl ingiltereye gidip araba almıştım, şu an bu mümkün değil. Hem enflasyon hem kur hem de hükümet 2023te yurt dışı harcamalarını taksitlendirmeme kararı aldı. Gezmek için zor bir dönem ama mal içinde 10 yılını kitlemeye gerek yok. En kral arabaya binsen ne en güzel evi alsan ne. Bu ülke böyle haldeyken gezcen yoksa psikolojin bozulur.
0
mikahakkinen
(29.11.24)
yillik butce yapin. gelirin %20si birikim %20si tatil %60i harcama %10u worst case scenario butcesi olsun. boylelikle ne yarin ne olacak endiseniz olur ne de tatile gidecek paramiz yok endisesi. ha oyle bir gelir yoksa ortada realist olacaksin. tek basina olmadigin icin esine, ailelerinize karsi sorumluluklariniz var. gelecek kaygisi varken tatil yapmayacak evde oturacaksin.
0
buenosdias
(29.11.24)
gezin. paranın tamamını gezmeye gömün demiyorum ama gezin. gezmediğim her sene için pişmanım arayı kapatmaya çalışıyorum.
0
jelly bear
(29.11.24)
Normalde "lamı cimi yok, şu devirde parayı harcamak mantıksız" derdim ama sizin açıklamayı görünce fikrim değişti. Ben; durumlar iyiyken çok gezdim, hevesimi aldım. Benim olduğum yerden böyle demek kolay.
Yine de gezmeyi tozmayı dahi tutumlu şekilde yapmanızı önermek istiyorum.
Önce vizesiyle şusuyla uğraştırmayacak, nispeten daha yakın yerlere gidip gezginliği deneyimlemenizi tavsiye ederim. Gezginliği deneyimlemek de önemli. Nelere ne kadar harcanıyor, ne konularda sıkıntı yaşanıyor... vs gibi konuları bi kafada oturtup sonradan açılmaya başlayabilirsiniz.
0
norek
(29.11.24)
cocuklar dogmadan gezebildiginiz kadar gezin. Biz Turkler cocuklarla birlikte gezmeyi yuksek cogunluka beceremiyoruz
0
turkuaz
(29.11.24)
2 hafta yıllık izinle ne kadar gezilebilir ki
bence ortada bir sorun yok
önemli olan güzel vakit geçirmek
ev ve araba varsa istediğinizi yapın helalinden
0
bir soru sorcam
(29.11.24)
gezip görmek. hayatı deneyimlemek güzel. ama biraz yatırım da yapılabilir.
dediğin gibi sağlık açısından yapamayacak duruma gelebilir insan, ve göçüp gidebilir de...
0
ermanen
(29.11.24)
offf çok çok zor soru.

bence 40a kadar birikim yapın, vücudunuzu sağlıklı tutun. 40tan sonra gezin. o zamana kadar kitap okuyun bol bol. gezip görmeyle eşdeğer olmaz tabii ama gözle görülür açıklığını kapatır bahsettiğin görmemişliğin
0
titanyum22
(29.11.24)
bu sorunun cevabı çok ucu açık ya. Hayattan ne beklediğinizle ilgili.

Ama birinden birini seçmek zorunda da değilsiniz.

-Akıllı bir bütçe yönetimiyle hem birikim yapıp hem de gönlünüzce gezebilirsiniz.

Gelecek güvencesi sağlamak önemli. Şimdi 34 yaşındasınız, muhtemelen özel sektördesiniz.

45 yaşından sonra ciddi bir yönetici pozisyonda değilseniz ya da kendi işinizi vb kurmadıysasnız özel sektörde şu anki kadar kazancınız olamayabilir. Çünkü o yaşlarda birçok işveren için "yüksek maaşlı, yaşlı, yatırım yapılamaz" statüsünde olacaksınız.
Daha küçük şirketlerde daha düşük ücretlere yönelmeye başlayacaksınız. Kariyer eğrisi böyledir maalesef özel sektörde.

O zaman hayatınızda çocuk da olacak belki. Masraflarınız artacak, ama geliriniz en iyi ihtimalle yerinde sayacak. Zam alacaksınız tabii ama enflasyona oranlayınca muhtemelen aynı yerde kalacaksınız yani.

O yüzden bence birikim işini ihmal etmeyin. Mesela eviniz var mı? Kiranız var mı?
Şimdi belki dert etmiyorsunuz ama o yaşlarda bunlar daha sorun olacak.

Bütçe planlaması önemli. Yıllık bütçe yapmak lazım.

Türk insanı buna alışık değil ama yılbaşında oturun eşinizle yıl boyu cebinize girecek toplam parayı hesaplayın. Bunun bir miktarını seyahate bir miktarını birikim ve yatırıma ayırın.

Ve bu limitlere uygun hareket edin.

İnanın yıllık planlamayla aylık planlamanın farkı hayatınızı çok değiştirecek.

atıyorum 50+50 ayda 100bin mi kazanıyorsunuz?

Yılda 1.2 milyon.

500'ü atıyorum kira, masraflar vs.

geriye kaldı mesela 750000.

Bunun 500000'ünü iyi bir yatırım olarak değerlendirin.

Kalan 250.000'yi seyahatler, yeme içme, eğlence vs için ayırın. Gibi.

50-30-20 diye bir model var.

%50 ihtiyaçlar zorunlu harcamalar.

%30 istekler, eğlence vs.

%20 yatırım

ama bu amerikada yaygın bir model. Bence türkiye'de %30 yatırım olmalı min.
0
anten
(29.11.24)
Medeniyeti, kültürü 3-5 günde göremezsin. 3-5 ay da eh anca birşeylerin tadına varırsın. Finansal stabilite çok önemli.
0
wd40
(29.11.24)
Gezmek +156165465
0
put it in your appropriate place
(29.11.24)
denge kurmak onemli. ikisini de abartmamak lazim ama paranin bir arac oldugunu bilmeniz gerek. bu aracla deneyimler elde etmek yeni araclar almaktan daha onemli bence cunku muhtemelen bir gun geriye donup bakacaksiniz. o zaman gordugunuz sadece sey farkli model arabalar, farkli esyalar falan olursa uzulebilirsiniz.
0
bohr atom modeli
(30.11.24)
Cebine giren her kuruşun (buna yolda bulduğun para dahil) %30'unu ev ve emeklilik fonu olarak ayıracaksın.
Bunu en iyi şekilde değerlendirebilmek için finansal okur yazarlık öğreneceksin.

Kalan %70 ile ister evlen, barklan, çoluk çocuğa karış, istersen gez, toz.
0
Mirket
(30.11.24)
ikisi de.

imkaniniz varken tabii ki de gezin, gorun, deneyim biriktiniz, anilar yaratin, dunyaya bakis acinizi genisletin.

ama bu demek degil ki elinize gecen her kurusu harcayin. hayatta yarin ne olacagi belli olmaz, isinizi kaybedebilir, kaza gecirebilir, engelli kalabilirsiniz. mali olarak sorumluluk sahibi olun, 2 bina gormek ugurna sacma sapan borca girmeyin.

bence butce yapin size uygun olacak sekilde. atiyorum elinize gecen paranin %60i zorunlu harcamalara gidiyor olsun (kira, kredi, borc, benzin, gida vs). kalan %40i'nin yarisini gezmeye tozmaya ya da zorunlu olmayan alisverise, diger yarisini da birikime yatirima ayirin.

boylece hem harcadiginiz para icin sucluluk duymaz, hem de birikiminizi yapmis olursunuz.
0
taurina
(30.11.24)
denge denge denge.

biraz kariyeri saglamlastirmak ve o sirada belki ev arsa alabilmek veya pasif geliri yarattiktan sonra kafa gezmek icin daha rahat oluyor.

bir de cocuk olunca isler komple degisir. ona gore icinizde kalmasin bazi yasanmisliklar hayatinizi bir cocuga adamadan once. sonra hep pismanlik, kavgalar, burukluklar vs.
0
baldur2
(30.11.24)
(9)

Develer tellal iken, pireler berber iken

krmzbvl
Selam, bu gece cocuklarima okumak icin guzel bi masal atabilir misiniz? Cok bilinen klasik masallar disinda.
Selam, bu gece cocuklarima okumak icin guzel bi masal atabilir misiniz? Cok bilinen klasik masallar disinda.
0
krmzbvl
(28.11.24)
Sanemkk, Tavsiye icin tesekkurler. Mutlaka degerlemdirecegim. Yalniz cocuklarin anneleri yok bu aksam. Ikisini de bizom yataga alip yaklasik yarim saat sonra masal okuyacagim cocuklarima. Yani hemen lazim. Google'da masal diye aratinca resmen linkler copluge donmus. Bir cogunu tukettik zaten.
0
🌸krmzbvl
(28.11.24)
Mirket
(28.11.24)
Mirket, cok incesin yalniz 4-5 defa okuduk bu masali. Cok mu sey istiyorum bilmiyorum ama bana yazi olarak lazim. Okumali yani.
0
🌸krmzbvl
(28.11.24)
Bu cok guzeldi sanemkk. Cok tesekkurler. Cocuklar da sevdi baya. Ama simdi agliyorlar.
0
🌸krmzbvl
(28.11.24)
ömer seyfettin'den herhangi bir şey olabilir.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(28.11.24)
sakın benim içinin dediğini yapma. bir nesil ömer seyfettin hikayeleri yüzünden travmaya gark oldu
0
titanyum22
(28.11.24)
Titanyum22 gokten yere kadar haklisin. Omer Seyfettin'in bazi hikayeleri cok uc noktada sapiklik ve manyaklik urunu. Cocukken nasil okumusuz hayret ediyorum.
0
🌸krmzbvl
(28.11.24)
Tam isteğinize cevap olmasa da, akıl vermek gibi de olmazsa;
Ben olsaydım "keloğlan" karakterine biraz sık yer verirdim. Unutulmaya yüz tutması çok can sıkıcı öncelikle. Direkt olarak Altay mitolojisinin bir çıktısı olması yönüyle tarihimizin bir parçası olması yanında çok eğlenceli masalları da var.
Ayrıca her meseleyi zekasıyla çözen eğlenceli bir karakter olması da çocuklar için çok uygun diyebilirim.
0
norek
(29.11.24)
Ah norek tavsiyen icin cok tesekkur ederim ama daha sipesifik cevaplar beklemistim.

Bu arada cok severim keloglan masallarini. Ilkokuldayken bayilirdim okumaya. Ama simdi elime gecenler cok yavan. Sanki suyunun suyu gibi. Bi keresinde arabada radyoda denk gelmistim bi keloglan masalina. Gercekten cok iyiydi. Ne internette, ne de kitaplarda oyle oyle guzel yazilmislarina denk gelemedim. Hani bulmak icin cok fazla caba sarf ettim diyemem ama sumdiye kadar denk geldiklerim fos cikti.

Bu gece cocuklara kirmizikedi cocul yayinlarindan cikmis evvel zaman icinde kitabindan bi masal okudum. Yarisinda ikiside uyudu. Burdaki masallar tam istedigim gibi. Tavsiye ederim.

Cok kucukken teyzem anlatirdi bize masallar. Hic bir yerde kaydi olmayan, hic yazilmamis sadece anlatilarak zaman icinde yasatilan cok fazla hayal gucu ve mizah barindiran muthis ornekler. Eteginin etrafina toplanip pur dikkat dinledigimiz o zamanlar ne kadar da guzeldi. Sadece bazilari boluk borcuk aklimda. Maalesef cocuklarima anlatacak butunlukte degiller. Benim neslim olunce o masallardan geriye hic bir sey kalmayacak. Ne aci.
0
🌸krmzbvl
(29.11.24)
(10)

Farklı Sosyokültürel Yapıdaki Ailelerin Çocukları Evlenebilir Mi?

depresif çocuk
Şunu merak ediyorum.Diyelim ki ben ve hoşlandığım kız aynı seviyede eğitime sahibiz, gelir seviyemiz de aynı. İkimiz de mühendisiz ve durumumuz iyi, kendi başımıza geçinebilecek seviyedeyiz.Fakat onun ailesi tahsilli ve beyaz yakalı iken benimkiler köylü. Yaşam biçimi, alışkanlıklar ve ebeveyn-çocuk
Şunu merak ediyorum.

Diyelim ki ben ve hoşlandığım kız aynı seviyede eğitime sahibiz, gelir seviyemiz de aynı. İkimiz de mühendisiz ve durumumuz iyi, kendi başımıza geçinebilecek seviyedeyiz.

Fakat onun ailesi tahsilli ve beyaz yakalı iken benimkiler köylü. Yaşam biçimi, alışkanlıklar ve ebeveyn-çocuk ilişkileri anlamında ciddi farklılıklar var. Köyde yaşamıyorlar, şehirliler ama cahiller maalesef.

Bir de şu da var, ailemin beni yaşamda geri çektiğini düşünüyorum ve pek fazla görüşmüyorum. Aramız bozuk değil ama genel anlamda hayatıma çok etkileri yok ve aile bağlarımız kuvvetli değil.

Hal böyle iken, ailelerin tanışma faslı konusu aklıma gelince kendimi ezik ve yetersiz hissedecekmişim gibi geliyor. Bu işin oluru yokmuş gibi düşünüyorum. Yani aileler bir araya geldiğinde benim için ciddi bir imaj kaybı olacak. Sıkıntılı bir birey olarak görüneceğim. Bu sebeple sevgili konularında çok umutsuzluğa düşüyorum. Sanki ailem ile olan bu kopukluğum ortaya çıktığında karşı tarafın ailesi rasyonel ve katı bir duruş yapacakmış gibi bir önyargım var.

Kızına iyi bakmış, maddi imkanları görece daha iyi bir aile kolay kolay benim durumumdaki birine kızını vermeye ikna olmaz gibi geliyor.

Oluru var mıdır? Fazla mı karamsar bakıyorum?
0
depresif çocuk
(28.11.24)
aileler müdahale olmaya yatkinsa her türlü oluyor. senin ailen, kendin öyle söyledigin icin söylüyorum, köylü, onun ailesi karadenizli, adamin boyu kisa vs bir türlü bahane bulabilirler.

kivanc tatlitug ve basak dizerin dügünene kivanc tatlitug'un ailesi katilmamistir. sebep ne? basak dizerin evlenip bosanmis olmasi..

önemli olan cocugun aileye ben bunu sevdim, bizi böyle kabul edeceksinizi hissetirecek kararli bir durus. yoksa aileler dügüne kadar kiz isteme bilmem ne diye görüsüyorlar, evlenince görüsmeyen de var.

kendinize ve iliskinize güvenmeniz lazim.
0
robert bosch
(28.11.24)
Bu karamsar düşüncelerle iyi anlaştığı kişiden uzaklaşanlar sonra daha kötü seçimler yapıyorlar. Siz de aileleriniz de iyi niyetli yaklaşırsanız hiçbir sorun yaşanmaz.
0
?
(28.11.24)
bu sorduğun soru, kız arkadaşın, onun ailesinin buna verdiği anlam, onların bir araya gelmesi vs hepsinin bağlamında değerlendirilmesi gereken bir konu.sana baktığımızda sen aileni beğenmiyorsun gibi sanki ?:( bence böyle yaşamak, kariyerinde de, aile hayatında da, kişisel hayatında da zorlar seni.

ailemizin bizi geri çektiğini düşünebiliriz, onların cahil olması bizi negatif anlamda etkileyebilir elbette ama çıktığımız kabuğu tanımadığımızda ve onlarla barışmadığımızda bana göre ''depresif çocuk'' olabiliyoruz :( bunu yargılayıcı bir yerden söylemiyorum, aksine bence bu sorduğun soru seni başka yerlere götürmeli, bence bu konuyu bir terapist bulup konuşmalısın. yazık değil mi sana? @? haklı bence.

bu arada soruna cevap, sen böyle düşündükçe, onların yaptığı yargılamaları içselleştireceksin, muhtemelen bu da seni, senin gözünde eşini, eşinin gözünde seni, onun ailesinin gözünde senin algını etkiler, somut olarak nasıl diyemem ama bilinçaltında bir şeyler değiştirime ve etkileme ihtimalin var dezavantaj olarak.

bu konunun üzerine düşün... ailenle ilgili böyle düşünmen, hayatının bir yerlerinde seni geriye çekmiş olmalı, onlar bir şey yapmasa bile?
0
damba
(28.11.24)
Kızın ya da kızın ailesinin bir şey demesine gerek yok ki. Sen kendi ailenden utanıyorsun ve öyle bir aileden gelmiş olmanın -nedense- utancını duyuyorsun.

Bugün İsmail Saymaz twitter'da babaannesiyle birlikte fotoğrafını paylaşmış Babaanne tam köylü. Yusuf Dikeçin annesiyle fotoğrafı vardı. Aziz Sancar'ın da o tarz fotoğrafları vardı. Söylediklerinden çıkardığım kadarıyla sen bir yerlere gelsen, ailenle fotoğraf çektirmek istemezsin.

Bence ayrıl o kızdan. Kız da ailesi de bu konuda ne kadar sorunsuz olursa olsun, senin içindeki kurt hep kemirecek seni.
0
Mirket
(28.11.24)
Bu konuda esas olan ailelerin anlaşabiliyor olması. Bu tarz genellemeler olmasının sebebi bu. Yoksa hiç fark etmez. Ancak işin gerçeği aynı yaşam tarzlarına sahip insanların birbirini kabul edip uyumlu yaşaması daha kolay. Ancak bu demek değil ki aynı tipte aileler her zaman anlaşabilecek... Çiftlerin ailevi geçmişleri birbirine yakın oldukça aksilik çıkma riski de azalıyor, ancak kaybolmuyor.

Mutlu evliliğin azımsanmayacak bir bölümünü o ilişkinin aileler tarafından kabul görmesi ve sevilmesi durumu oluşturuyor. Ne yazık ki böyle. Yani aileniz sizler için önemliyse, onları geride bırakmak gibi bir arzunuz yoksa ancak aileniz ilişkinize sıcak bakmıyorsa aileleri kendilerini ve karşı aileyi çok seven çiftlere göre daha farklı sorunlarınız olacağı kesin. Bunu söylemek için çok derin düşünmeye gerek yok. Bu iki tip çiftin hayat kalitesi bir olamaz.

Neticede ailelerinizin anlaşacağını düşünüyorsanız sorun yok. Ancak anlaşamayacakları belliyse iki kere düşünmekte fayda var.
0
akhenaten
(28.11.24)
Sınırlar ve itibarın korunmasına bağlı. Ayirararak ya da bu ayrık/farklılık yaratan durumu merkeze alarak bakılırsa alinganliklar olur.
0
encokbenisevinnolur
(29.11.24)
Türkiye'de olmaz. Aileler görüşmek ister ve sorun çıkar.
0
wd40
(29.11.24)
zorlukları var ama olmaz değil, olan örnekler var çevremde.
zaten söylemişler ama önce siz ailenizden utanmayı bırakmalısınız bu karakterin gelişmemesi ile ilgili bir sorun.

tarkan ne demişti zamanında başkası olma kendin ol.
0
nuisance2
(29.11.24)
Türkiye' de olmaz -1. Olduğu vaki. Kendimden biliyorum.

Hocam muhtemelen az da olsa bi' kompleksiniz var bu konuda ki bu normal bi' şey. Eğer partnerinizle iyi anlaşıyorsanız, aileler hayatlarınıza çok fazla müdahale etmiyorsa veya buna izin vermiyorsanız; olur, olabilir.
Önemli olan iki tarafın ailelerinin eğitim durumlarından ziyade; karakterleri.
0
kumandanim
(29.11.24)
aileler meraba meraba bayramınız kutlu olsun mesajı dışında pek görüşmeyecekse sıkıntı olmaz ama illa beraber bişeyler yapalım moduna gireceklerse biraz sancılı olabilir ama o da geçer.

sonuç sorun her türlü çözülür.
0
basond
(29.11.24)
(7)

Fast food calisanina gerek kalmayacak muhabbeti

tantamount_to_equivalent
Oxford Universitesi arastirma yapmis: 2030 yılından sonra yok olması beklenen mesleklere Fast food calisanini da koymus. Fast food calisani ne alaka ya? Tamam siparis alma, odeme alma neyse de surda 2030'a kalmis 5-6 sene siparisimizi kim hazirlayacak? Mutfakta pizza, hamburger yapan robotlar mi gel
Oxford Universitesi arastirma yapmis: 2030 yılından sonra yok olması beklenen mesleklere Fast food calisanini da koymus. Fast food calisani ne alaka ya? Tamam siparis alma, odeme alma neyse de surda 2030'a kalmis 5-6 sene siparisimizi kim hazirlayacak? Mutfakta pizza, hamburger yapan robotlar mi gelecek yani? t24.com.tr
0
tantamount_to_equivalent
(28.11.24)
şu robotlar anda zaten yapıyorlar. fast food sektöründe çalışanların maliyeti hala robotlardan düşük, robot maliyeti düştüğünde bu tarz çalışanlar yok olacak. www.youtube.com
0
elvan abeyiylegezse
(28.11.24)
@elvan abeyiylegezse sozde surucusuz otomobilde var ama onun topluma yayilmasi 30 yili bulur minimum
0
🌸tantamount_to_equivalent
(28.11.24)
www.youtube.com

pizza var, türkiye'de hem de. youtube'da çıkıyo.
0
WithWorth
(28.11.24)
burger king ve mc donaldslarda çalışanların yaptığı otomasyon sistemine az bir müdahale gibi şuan. şaşırtıcı olmaz.
0
wd40
(28.11.24)
Bazı fast foodlarda ekrandan tık tık dokunuyorsun sipariş veriyorsun. Ödemeyi de ekrandan yapıyorsun. Çalışan sayısını azaltan bir faktör. Gerisini bilemem ama.
0
Shepard
(28.11.24)
cesitli arastirma kuruluslarinda, universitelerde arastirma yapiliyor, arastirma sonucunda "x gorevinde fast food calisanina ihtiyac kalmayacak", "calisan sayisi %x oraninda dusecek" gibi bir sonuc cikiyor. basin bunu abartip "artik fast food calisani kalmayacak" seklinde duyuruyor. sonra da cik isin icinden.

gercek su ki, nerdeyse her meslek dalinda belli gorevler dijitallesme, sanayilesme, robotik teknolojiler ile daha az insanla yapilir oluyor. bu zaten cok bariz sekilde yasamin icinde. bundan 30 yil once istanbulda bir banka subesinde 50 kisi calisiyordu, atm kullanimi ile ilk once vezne sayisi dustu, sonra internet bankaciligi ile diger gorevlerdeki kisiler de azaldi. simdi cogu subede 5-10 kisi ile is yapiliyor.

bu klasik bildigimiz her is alaninda oluyor, ama bir taraftan bazi yeni alanlar acilip bazi alanlarda da daha fazla is gucune ihtiyac oluyor. ornegin artik daha fazla motorlu kurye ihtiyaci var.

degisim gecmisten beri hep var, sorun bu degisimi sanki ilk defa oluyor da dunya bir anda cok kokten degisecekmis gibi sunmak aslinda.
0
emrahday
(28.11.24)
Kahve otomatını biraz değiştirirsen, hamburger otomatı olmaz mı?
0
Mirket
(28.11.24)
(11)

Sözlenmek ne demek ?

dakota
Benim bildiğim sevgilin olur sonra nişan sonra da nikah bitti gitti. Bu sözlü, sözlenmek tabirleri biraz muhafazakar gerici varoş köylü tabiri gibi geliyor bana. Anlamını bilen eyyorlasın lütfen. Not: geçen yeni bir şey daha duydum. “ Tatlısı yendi” bunu da bi eyyorlayınız. Şey gibi değil mi? Küfür.
Benim bildiğim sevgilin olur sonra nişan sonra da nikah bitti gitti. Bu sözlü, sözlenmek tabirleri biraz muhafazakar gerici varoş köylü tabiri gibi geliyor bana. Anlamını bilen eyyorlasın lütfen.

Not: geçen yeni bir şey daha duydum. “ Tatlısı yendi” bunu da bi eyyorlayınız.
Şey gibi değil mi? Küfür. Ebesi ….kildi gibi.
0
dakota
(28.11.24)
aileler de tanışmış anlaşmış, kız isteme töreni yapılmış demek. tatlısı yendi de yanı anlamdadır bence.
0
elorelia
(28.11.24)
"anamız babamız tanıştı, artık kızın babasına yalan söylemeye gerek kalmadan buluşabiliyoruz" demek sözlenmek. e bir yerde muhafazakarlık ürünü tabii.

tatlısı yendiyi ilk kez duydum. kahvesi içildi gibi bişey mi acaba? bak bu tatlı olayı sosyal medya uydurması olabilir.
0
titanyum22
(28.11.24)
Teknik olarak eskide kaldı evet, gelenek olarak sürüyor.

En kaba haliyle şöyle düşünün; sözlenme sırasında ilişki ailelerce tanınmış, tarafların evleneceği beklentisi aile ve aileye çok yakın kişilere ilan edilmiş olur. Bonus olarak aileler sözlenmeyi merasime çevirip yüzük falan takabilirler, ama zorunlu değil. Söz en çekirdek haliyle evlilik teklifi yapıldığında başlar. Ailelerin muhafazakarlığık durumuna göre evlilik niyetinin ailelerce tanınmasıyla başladığı da kabul edilir bunlar birbiriyle çok iç içe veya ayrı ayrı vakitlerde olabilir.

Nişan sırasında ilişki aileleri ilgilendiren herkese ilan edilmiş olur.

Nikah da zaten evlilik oluyor.

Uygulamada çeşitlilik çok, hepsi ayrı ayrı yapıldığı gibi kimileri söz ve nişanı birlikte yapabiliyor. Kimileri bir veya birkaç basamağı atlayabiliyor. Artık keyfe bağlı bir durum.
0
akhenaten
(28.11.24)
nişan ve sözün farkını ben de bilmiyorum.

söz yani adı üzerinde söz alacam seni diye yapılan çiftler arasındaki bi durum olması lazım sanki. söz kesildi denilince aileler tanışmış oluyor. e o nişan? aileler tanışıp meşrulaşınca nişan olmuş oluyor.

söz kesildi artık nişanlıyız gibi bi durum mı var bilmiyorum.

evet yaşım ileri, evet aşırı bekarım :D
0
hedep
(28.11.24)
herkes yapiyor. herkesin yaptigi sey gerici degil trenddir. :)
türkiye böyle bir yer.
0
robert bosch
(28.11.24)
nişan hukuken 2 tarafın da evlenmeyi kabul etmesi ile olur. nişan merasimi de bu nişanı eşe dosta herkese duyurmak için yapılır. bazen nişan aileler arasında evde yapılır bu yüzden. söz ile nişan aynı şey. nişan töreni diğer kişilerle yapılana denir. kız isteme ise erkek tarafın talebi kız tarafının da kabul veya reddi ile yapılır. çok bir fonksiyonu kalmadı artık. instagram falan olmasa unutulur giderdi.
0
ground
(28.11.24)
İsteme ve söz>nişan>nikah. Eskiden sıralama bu idi. Şimdi çoğunlukla isteme ve nişan> nikah şeklinde ilerleniyor. Toplum ihtiyaçlarına göre bu tip gelenekler yıllar içinde yeniden şekilleniyor.

Yalnız, toplumda o ya da bu sebeple var olmuş bir etkinlik veya geleneği "varoş" olarak nitelendirmek bana enteresan geliyor. Neden illa her şey bir den çok steril veya "şehirli" (köylü dediğini içşn diyorum) formda var olmak zorunda?
0
playing star again
(28.11.24)
isteme = ailelerin tanışma kısmı = söz = tatlı bunlar genelde birbirine denktir
0
jülsezar
(28.11.24)
Kıza evlenelim dersin, Kız OK ama ailen ailemden istesin der. İki kişi arasındadır.
Kızı istemeye gidersin, Kızın babası OK derse söz kesilmiş olur. Aileler arasındadır.
Nişan tarihi belirlenir, salonda ya da evde nişan yapılır. Akraba, eş ve dost, mutluluğa dahil edilmiş olur.
Nikah ve Düğün olur. İş resmiyet kazanır.

Gelenek ve göreneklere varoşluk demek gericilikle itham etmek yanlıştır. Muhafazakarlık denebilir.
0
Mirket
(28.11.24)
Bir malı almak üzere rezerve ederek temel şartlar üzerinde anlaşmak, nakit karşılığı teminat senedi vererek kendi deposuna çekmeden üretici deposunda tutmak demektir. Taraflar arasında memorandum of understanding yapılmış, nda imzalanmış, malın fiyatı (başlık parası) vs. konuşulmuş, işlemin finalize edeceği tarih ve ödeme şartları netleştirilmiş demektir.

Şimdi siz bunu daha nazik ifade edin, kimse üzülmesin.
0
babilfish
(29.11.24)
ne yapacaksanız bari bizim gözümüzün önünde yapın gibi bir şey oluyor.
0
my fault
(04.12.24)
(12)

Sahte dolar sorusu

Mirket
Piyasada bol miktarda sahte dolar olduğu söyleniyor. İfade edilen meblağ çok fazla. Bu sahtecilik tüm dünyanın konusu olmalı diye düşünüyorum. Yurt dışında yaşayan ve yabancı medyayı takip eden arkadaşlar, oralarda da var mı böyle haberler ya da tedbirler yoksa bu olay bize mi özgü?
Piyasada bol miktarda sahte dolar olduğu söyleniyor. İfade edilen meblağ çok fazla. Bu sahtecilik tüm dünyanın konusu olmalı diye düşünüyorum.

Yurt dışında yaşayan ve yabancı medyayı takip eden arkadaşlar, oralarda da var mı böyle haberler ya da tedbirler yoksa bu olay bize mi özgü?
0
Mirket
(28.11.24)
amerika'dayim, duymadim. en son ne zaman cash kullandigimi hatirlamiyorum.
0
antikadimag
(28.11.24)
ortadogu taraflarında üretilip birilerinin Türkiyeye getirdigi tahmin ediliyor.o kadar orjinaliyle birebir ki para sayma makineleri dahi tespit edemiyor.onun için bu işle ugraşanlar daha güncel para sayma makinesi arayışında. belli başlı güncel modellerin bu sahteleri tespit edebildigi söylenmekte. yani bu avrupada abd'de olan bir durum degil.
Tüm dünyanın konusu olamaz. ortadogu çöplügüne batmış bir ülkenin sorunu neden tüm dünyanın sorunu olsun ki? bu tür olaylar her birkaç senede bir tekrarlanır. alışıldık durum yani
0
limonlu eksi
(28.11.24)
Bankalarda cihazlar taniyamiyor mu bunlari. Bana dolar gelince bankaya dolar hesabima atiyorum direk
0
Zetnikov
(28.11.24)
bankalar 50 dolar almıyor diye bilgi geldi bizede bugun. 50likler sıkıntılı
0
eja
(28.11.24)
@eja, Hangi ülke?
0
🌸Mirket
(28.11.24)
o kadar abarttılar ki sanki amerikayızda her alışverişimizi amerikan dolarıyla yapıyoruz. dün haberde adamın 100 dolarını bozmamışlar cebimde minibüse verecek param bile yok diye ağlıyordu.
0
my fault
(28.11.24)
600 milyon dolar'dan bahsediliyor. bu tutar nasıl hesaplanmış bilmiyorum. bunun da üzerinde, milyar dolarlık bir sahtekarlık olması da olasıymış.

amma yaygara yapıyorlar diye bir şey yok, sahte para anlaşılıyor. döviz bürosunda değilse bankada, banka gişesinde değilse bankanın daha iç mekanizmalarında. bir şekilde fark ediliyor.

saatli bomba gibi, bi kaç gün içinde hangisi sahte hangisi değil anlaşılacak. kimse elinde kalsın istemiyor.

yabancı medya'da olup olmadığını ben de merak ediyorum. bi kaç haber sitesine baktım görmedim. ancak interpol'ün sitesinde rekor boyuttaki yakalamalardan (5bin kişi) bahsediliyor. 5 kıtada ve onlarca ülkede bir sürü insan yakalanmış yakın tarihli bir haberde belirtildiğine göre.
0
biseysorcaktim
(28.11.24)
Geçen hafta 50 dolarları kabul etmediler, makineye koymadan reddettiler. Öyle talimat geldi dediler, diğerlerini kabul etmişlerdi.
0
hayalhayal
(28.11.24)
Ben bu konuda şunlar gibi düşünüyorum.

x.com

x.com

www.youtube.com
0
🌸Mirket
(28.11.24)
mirket incel olmasan on numara adamsın seviyorum seni

bence de millet dolar bozdursun diye algı yapılıyor. iki gün sonra da sahte altın muhabbeti çıkarsa şaşırmam. yarın dolar bozdurmaya çalışcam yazarım buraya
0
titanyum22
(28.11.24)
Arkadaslar istanbulda 20 lik 50lik ve 100luk dolar bozdurduk doviz burosunda cok ve bankayada attik bi sikinti olmadi bilginize yer taksim
0
Zetnikov
(09.12.24)
mavileri kabul ediyorlar evet ama eski sarıları almıyorlar
0
titanyum22
(09.12.24)
(4)

Kampçılara soru: Çadır ve uyku tulumu

?
3 mevsim çadır kış şartlarında kullanılır mı? Zirvelere çıkacağımız yok, ama kar yağarsa da pişman etmesin. 4 kişilik olsun, min 1.60 yüksekliğinde olsun istiyorum. 5 mevsim olanlar 1.20 cm yüksekliğinde genelde. Bütçe 15.000 TL. Ferrino tenere 4 hakkında yorum yapabilecek olan var mı? Kış aylarinda
3 mevsim çadır kış şartlarında kullanılır mı? Zirvelere çıkacağımız yok, ama kar yağarsa da pişman etmesin. 4 kişilik olsun, min 1.60 yüksekliğinde olsun istiyorum. 5 mevsim olanlar 1.20 cm yüksekliğinde genelde. Bütçe 15.000 TL. Ferrino tenere 4 hakkında yorum yapabilecek olan var mı? Kış aylarinda kullanılır mı, baca girişi var mı anlamadım.

Uyku tulumu f/p tavsiniz var mı? Sentetikler çok yer kaplıyor gibi, kaz tüyü olanlar da çok pahalı. Yok mu Türk markası? Ya da avcılık mağazaları siparişle birkaç kat elyaftan dikip hazırlamaz mı bunu? 4 adet alınca cadir parasını geçiyor.
0
?
(27.11.24)
3 mevsim çadır, tipi falan gibi çok ağır şartlar olmadığı taktirde idare eder. Hatta efsane bir uyku tulumun varsa sadece yağmuru kessin yeter de diyebiliriz.

Sadece yatmak için içine gideceğim demediğin sürece çadırın yüksek olması lazım. Eskilerde yorgancılar vardı. Hala bazen tek tük görüyorum. Onlardan birini bulursan uyku tulumu dikebilir.

Uyku tulumları derece derece, gideceğin yerin şartlarına göre bakmalısın. En hesaplı dechatlon'da olur diye düşünüyorum. Derece yetersiz gelirse diye evden alta üste takviye için polar battaniye alabilirsin. Özellikle yere oluklu mukavva sermek, zemin soğuğunu kesecektir. Hatta kaç kat serersen o kadar iyi.

Şişme yatak ya da şişme mat kullanırsan içindeki hava dışardakiyle aynı soğuklukta olacaktır. Onun için o durumda üstünü örtmek kadar altını örtmeyi de düşünmelisin.

Kırsalda kuru derelerin coşması çok olur. rüzgarsız diye kuru da olsa çevreye nazaran çukur olan yerlerden kaçın. Yağmurda çadır altına su girmemeli. Onun için çadır etrafına çepeçevre drenaj kanalı kazmalısın.

Çadır konaklayacak kişi sayısından en az bir fazla olmalıdır biliyorsundur zaten. Ayakkabınızı dışarda bırakmayın. Ayakkabı kokusu vahşi hayvan çeker. Sabah kalktığınızda bulamazsınız.

Biber gazı mutlaka alın. Ani ses çıkarıcı bir şey ayı kaçırmak için iyidir. Asla çadır yakınında yemek yapmayın ve yemek artığı bulundurmayın. Fazla yemeklerinizi uzağınızda bir ağaca asın.

Markalardan anlamam. Aklıma gelenler bunlar.
0
Mirket
(27.11.24)
Ek olarak ben yanımda iki tane sıcak su torbası götürüyorum, biri tulumun dibine ayaklarıma doğru, biri karnıma. Nefis bi uyku oluyor.
0
antihero
(27.11.24)
Bence çadırdan ziyade uyku tulumu ve mata/şişme yatağa odaklan. bütçeyi bunlara doğru kaydır. -5'de kamp yapacaksan tulumu -15'lik al, -5'lik değil.
0
merhum
(28.11.24)
www.evolite.com.tr bende şu var, hiç üzmedi şimdiye kadar, benim için önemli olan paketli halinin ne kadar küçülebildiği.

daha önce sentetik tulum kullanıyordum, bir ilk bahar zamanı bir yere gittik ve bokum dondu, 5 litrelik su şişesini tepesine kadar doldurup ateşin içine attık, 15 dakika sonra alıp bir kazağın içine sarıp tulumun içine attım, ayağımı da dayadım sabaha kadar o dandik tulum ile terledim tulum içinde.

sıcak su torbası da düşünebilirsin
mat önemli, mat'ı da iyi araştır.
0
selam
(28.11.24)
(31)

AKP yönetiminin vatandaşın iyiliği için

Bir ben var benden şurada
yaptığı herhangi bir icraat var mı? Yani gerçekten kendi seçmeni vs demeden topyekün tüm ülke vatandaşlarının hayrına dokunan bir icraatı oldu mu 20 senede, var mı böyle bir şey?
yaptığı herhangi bir icraat var mı? Yani gerçekten kendi seçmeni vs demeden topyekün tüm ülke vatandaşlarının hayrına dokunan bir icraatı oldu mu 20 senede, var mı böyle bir şey?
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
demokrasilerde yanındaki, karşındaki, mahallendeki, ülkendeki insanlardan da sen sorumlusun. öyle yok ben oyumu verdim kardeşim daha ne yapayım ile demokrasi yürümez anlayışını öğretti bize sağolsunlar.
0
duyurukullanıcısı
(27.11.24)
Sigara içme konusunda kısıtlamalar AKP'ye maledilir ama bu konuda Dünya'da eş zamanlı bir hareket oldu. Bir yerlerden global bir emir gelmiş gibi. Ben Sigara ile ilintili küresel devlerin, Amerika merkezli olarak diğer devlere mevzi kaptırması olarak yorumladım bu sigara yasağını. Türkiye'ye özgü bir hareket değildi çünkü.
0
Mirket
(27.11.24)
Paradan altı sıfır atmak diyebilirim. Cesur ve yerinde bir karardı.
0
etna
(27.11.24)
sigara kisitlamalari.
posetleri parali yapmak.
c-sectiondan caydirma propagandasi
bes

her yaptiklari kötü degil ama iyi bir sey yapsalar bile akp kafasiyla baskici, dikte eden bir tutumlari var.
0
robert bosch
(27.11.24)
AKP'nin icraati olmasından çok onun dönemine denk geldi diyebiliriz, ama veri sızıntılarını saymazsak e-devlet. Birçok ülkede göbeğiniz çatlayarak yapacağız bürokratik işlerinizi birkaç tıkla hallediyorsunuz.
0
auroraaurora
(27.11.24)
bes tek başına iyi dursa da aslında insanlara "sgk sizin emekliliğinizle mi uğraşacak, gidin kendi başınızın çaresine bakın" demenin kibarcası.

c-sectiondan caydırma politikası tartışmalı. Normal doğumun avantajları olduğu kadar dezavantajları da var. Yapılış şekli de c-section olmak zorunda kalan insanları rahatsız edecek şekilde.

sigara yasakları da biraz akp'den önce cep telefonu mu vardı demek gibi. Yani dünya zaten oraya gidiyordu. akp değil bkp olsa en fazla birkaç yıl sonra yine benzer yasaklar gelirdi
0
nundu
(27.11.24)
Yukarıda "her yaptıkları kötü değil" diyen laleye hatırlatmak isterim bugün taze çıkan kararnameyi;

"30 Euro'luk alışveriş limitine kargo gönderim bedeli de eklendi"
0
feastofthedamned
(27.11.24)
E Devleti de ben gömeyim.

Diğer devletler bu işe girmiyorlarsa bu onların beceriksizliğini mi gösterir, yoksa
bir bildikleri mi var acaba denir?
0
Mirket
(27.11.24)
E-Devlet olayında ben de Mirket gibiyim galiba, e-nabız sızıntısı gibi bir sızıntının E-devlet'te olmayacağının ve milyonlarca insana ait verinin açık hale gelmeyeceği nasıl garanti edilebilir ki? Bence Almanlarının tüm bürokratik işlemleri posta yoluyla yapmasının da bir nedeni var gibi.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
pratikte artik nerdeyse uygulanmayan kapali alanlarda sigara icme yasagi, ozellikle alkollu mekanlarda istinasi falan yok. pasaj, carsi vb yerlerde de cayir cayir iciliyor. bi kahveciler ve kafeler kaldi sanirim. kahvenaleri bilmiyorum.

paradan 6 sifir atma denmis de yanilmiyorsam 57nci hukumet zamaninda calisilmaya baslanmis ve yol haritasi asagi yukari ortaya cikmisti yaniliyor da olabilirm.
0
bay b
(27.11.24)
@feastofthedamned, soru akp nin yaptigi yararli seyler.
sen yaptiklari iyi bir sey olmadigini düsünüyorsan, bence yok de gec. ama bana saldiriyorsun.

sen ve senin gibiler akp'nin iktidarda olmasinin sebebisiniz. agzindakileri köpükleri sil de öyle konus.
0
robert bosch
(27.11.24)
sence öyle bir düşüncesi var mı? sadece o partinin değil, tüm partilerin ve kişilerin sence memlekete ve vatandaşa hizmet etmek gibi bir derdi var mı? hangisi vatandaşa hizmet aşkı ile yanıp tutuşuyor acaba? Allah ıslah etsin hepsini.
0
since1907
(27.11.24)
akepe ve halkin yararina diye iki farkli ifadeyi ayni cümlede kullanmak bile buradakilerin akliyla alenen dalga geçmektir.
0
feastofthedamned
(27.11.24)
Olması gereken şeyleri olumlu sayılmış, ilişki ufak tefek iyi şeyler vardır ama bence yapılan o kadar büyük usulsüzlükler var ki, küçücük olumlu şeyi yok ediyor gözümde
0
olaylar olaylar
(27.11.24)
Cimer.

Bir de devlet denetleme kurumuna bazı görevler yeni verilmiş hayrımıza olacak şekilde. İleride haberleri gelir.
0
diyecevaplandı
(27.11.24)
harp okullarının kapatılması, başörtüsü yasağının kaldırılması.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(27.11.24)
@benim icin harp okullarinin kapatılması nasıl iyi bir şey açıklayabilir misin?
0
unabomber
(27.11.24)
Akp kaostan beslenen bir parti. ben faydalı icraatlarını görmedim. atatürk ve laiklik düşmanlığı ile Türkiye'yi sömürüp duruyorlar. Aynı osmanlı'daki gibi halk fakirleşti ve cahilleşti. Benzerini yaparak kontrol mekanizması oluşturmaya çalışıyorlar. İktidara geldikleri günden itibaren özgürlükler kademeli olarak azaldı.
0
wd40
(27.11.24)
kılıçlı terör örgütünün kimin subay olup kimin olmayacağına karar verememesine yaradı. ayrıca yeni askerlik kanunu da akp'nin yaptığı faydalı icraatlerden bir tanesidir.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(27.11.24)
20 küsür senede halkın yararına bir şeyler olmuştur muhakkak.

benim aklıma gelenler sadece yukarıda söylenenler. hatta sadece sigara yasağı, diğerleri bile değil.

ancak;
sigara yasağı şimdi uygulanmıyor, her yerde cayır cayır sigara içiliyor.
tüm dünyada öyle bi trend vardı +1 ve doğal bir şeydi belki +1
ayrıca sigara yüzünden çok fazla sağlık harcaması oluyor. belki bu sağlık harcamalarını biraz daha kontrol altına almak için böyle şeyler yapmaya kalktılar.

yani tek argüman da suya düşmüş oluyor.

en başta söylediğim "20 yılda muhakkak iyi şeyler yapmışlardır" bunun arkasındayım, ama bir şey daha var, kendilerine iyi geleceği için yapmışlardır, vatandaşa da faydası olmuştur az ya da çok.

imar barışı vs gibi şeyler sadece kendi tabanını değil tüm ülkeyi etkileyen şeylerdi. kimi insanlarca iyi şeylerdi. ama imar barışını bu haliyle mantıklı kimse savunmaz herhalde. ruhsatsız evi olana, tarlaya kulübe yapmış olana, kaçak kat çıkmış olana iyiydi onlar.
0
biseysorcaktim
(27.11.24)
AKP ne yaparsa kendisi için yapar.

1. Eğer yapılacak şey iktidarlarının devamı için şart ise kesinlikle yaparlar. Gerekirse Apo için af çıkartılar ama yaparlar.
2. Yapılacak şey iktidarın devamı için şart değilse, para kazanılıp kazanılmadığına bakarlar. Önce kendilerine, sonra etrafındakilere para kazandırırlar. Kaldı ki bu para da iktidarın devamı için bir yerde şart.
3. İlk 2 maddeden halkın yararına görünen şeyleri de “Bak halkın için bir şeyler yapıyoruz” diye gözümüze sokarlar.

Bunun haricinde sigara yasağı falan denmiş. Alkol yasakları ile benzer bir şey sigara yasağı. Bizim hayrımıza yapmadılar.

Yaptıkları tek iyi şeyin edevlet olduğunu düşünüyorum ama edevlet’le alakalı olmasa da sürekli bilgilerimizin çalınmasını engelleyememeleri ayrı bir konu.
0
co2s2
(27.11.24)
Sigara kısıtlamaları.
Sadece bu.
Başka da hiçbir şey yok. İlk bakışta var gibi görünüyorsa da arkasında rant ya başka hesap vardır, sonucuna bakınca keşke yapmasalarmış dersin. Demen lazım. Demedikleri için bu haldeyiz.
0
Bruce
(27.11.24)
Ne düşünsem aklıma sonra rezillik geliyor hep. Misal hastanelerdeki sıra muhabbeti biterken bu sefer de devlet hastanelerinin komple bitik halde olmasi, şehir hastaneleri gibi devletmis gibi özel halde olan hastaneler geliyor.

Bruce+1000
Ekonomi, eğitim, hukuk vs sürekli daha geriye daha geriye.
0
logisticsmanager
(27.11.24)
illaki vardır ama vatandaşa faydası olsun diye yaptıklarına inanmıyorum. aklıma gelen tek şey sigara yasağı.

plastik poşetin paralı olmasına güldüm. tam batılı libtard yaklaşımı. taylor swift sçmaya bile özel jetiyle gitsin ama bizim market alışverişimizden 50 kuruş alan akp hükümeti iyi bir şey yapmış olsun haha. gerçekten bu küreselciler yok edilmeden dünyaya huzur yok, ben buna inanıyorum artık.
0
mark greg sputnik
(27.11.24)
Ak Parti'nin yaptigi pek cok seyi zamanin ruhuna atfetmek daha dogru olur. Bir de bu yapilanlarin motivasyonuna bakmak lazim. Yollar, kopruler vatandas icin mi yapiliyor yoksa birileri zengin olsun diye mi? En buyuk kaymagi bu akraba, arkadas zenginler yiyor. Bu koprulerin ve yollarin parasini biz zaten vergilerimizle veriyoruz. Hatta gecis garantisi gibi seylerle gelecekte calisip vergi verecegimize dair bile sozlesmeye imza atiyoruz.
0
Sour
(27.11.24)
edevlet keşke hiç olmasaydı da devlet dairelerinde sürünseydik. gün aşırı yaşlı anne babama adıyla soyadıyla mesajlar telefonlar geliyor olmayan kargolar, icra takipleri için. sigara yasağı da bir işe yaramadı, dallama müptezeller karşı inatlarından sokakta yürünecek yer bırakmadı. her yer dumanaltı.
0
titanyum22
(28.11.24)
ücretsiz kitap dağıtımı. ne sıkıntılar çekerdik ders kitaplarını alabilmek adına yaz tatillerinde çalış parasını çıkartmaya, 2. el kitapçılar gez, sıfır dahi olsa kitapları bulamamak.
0
odiyus
(28.11.24)
@benim için

kılıçlı terör örgütünün kimin subay olup kimin olmayacağına karar verememesine yaradı. ayrıca yeni askerlik kanunu da akp'nin yaptığı faydalı icraatlerden bir tanesidir.

kimin subay olup kimin olamayacağına tabi ki görev başındaki askerler karar verecek. takunyalı imamlar değil. bunda sorun nedir? ordunun içine sokulan çürük yumurtaları sokup ayıklamayı becerememek veya ayıklamak istememek beceriksizlik, ordumuza sızmış 3-5 hain yüzünden silahlı kuvvetlerimize kılıçlı terör örgütü demek ayıp, yüzlerce yıllık kültürü olan harp okullarını yönetemeyip de kapatmak ise en hafif tabiri ile kolaycılığa kaçmaktır.
0
unabomber
(28.11.24)
"akp'nin yaptığı güzel bir şey yok, salaksınız" demekle "ak parti her şeyi yaptı, nankörsünüz" demenin hiçbir farkı yok. ikisini söyleyen de aynı mal, renkleri farklı sadece.

aklıma ilk gelen, sağlık hizmetlerini daha "ulaşılabilir" kıldı.

zorunlu eğitimde kullanılan kitapları ücretsiz hale getirdi.

karayollarını geliştirerek ölümlü trafik kazalarını önemli ölçüde azalttı.

pkklı teröristlerin yurtiçindeki faaliyetlerini önemli derecede azalttı.

ancak tüm bunların yanında koca birer "ama" var. bunları yaparken neye rağmen, neye sebep olarak yaptı, onları gözden kaçırmamak lazım.
0
yemrem
(28.11.24)
Kocam beni yıllardır dövüyor, çalışıp kazandığım paraya kafasına göre el koyuyor, dışarı çıkmama izin vermiyor, çocuklarımızı dilendirmeye çalıştığı için evden kaçtılar, ben kenara köşeye ayırarak biriktirdiğim parayla üst baş almaya çalışıyorum,o ise Gucci'den tom ford'dan giyiniyor. Ama allah için iyi tarafları da var. Mesela sigarayı balkonda içiyor.
0
thracia
(28.11.24)
"akp'nin yaptığı güzel bir şey yok, salaksınız" demekle "ak parti her şeyi yaptı, nankörsünüz" demenin hiçbir farkı yok"

Oo aktroller burayi da basmis.

"Akepeli degilim ama" diye cümleye baslasa daha iyiymis.
0
feastofthedamned
(28.11.24)
(7)

Bu dolandırıcılara neden engel olan kimse yok abi? ( tel taahhut mevzusu )

Zetnikov
bu sene abartmıyorum 75 yada 100 tane engelledim telefondan halen arıyorlartaahhutu yapalı 3 ay olmus otomatık arıyorlar rastgele numaralar taahhutunuz bıtıyor fena gecırıcez sıze dıye bı ses gelıyor acınca. ama hep aynı zıkkım dedıgım gıbı 100 tane belkı engelledım.nasıl bu kadar rahatlar sureklı a
bu sene abartmıyorum 75 yada 100 tane engelledim telefondan halen arıyorlar

taahhutu yapalı 3 ay olmus otomatık arıyorlar rastgele numaralar taahhutunuz bıtıyor fena gecırıcez sıze dıye bı ses gelıyor acınca. ama hep aynı zıkkım
dedıgım gıbı 100 tane belkı engelledım.

nasıl bu kadar rahatlar sureklı arıyabılıyorlar acaba kımse sıkayet etmıyor ondan mı boyle arıyorlar dıcem ama dedıgım gıbı sureklı yuzlerce farklı numaradan arıyorlar

numaramı nereden buluyorlar oda merak konusu bu konuda yorumlarınızı merak edıyorum.
0
Zetnikov
(27.11.24)
Nasıl şikayet edildiğini biliyor musun?
Hiç şikayet ettin mi?
0
Mirket
(27.11.24)
Ben de aynı sorunu yaşadım, sonra adına aradıkları operatörün merkez müşteri hizmetlerini arayıp arayan bu numaraları iletip ve açıkça yalan söylüyor olduklarını, kendilerinin bunu nasıl açıkladığını vs. sordum. Baya hararetli bir konuşma geçti. İnsan doğrudan keriz yerine koyulunca sinirleniyor.

Her nasıl olduysa o gün bıçak gibi kesildi bu tarz aramalar. 1-1,5 senedir böyle bir şey için hiç arama olmadı. Büyük ihtimalle şubeler firmaların bilgisi ve izni dahilinde böyle şeyler yapıyorlar. Yine büyük ihtimalle benim numaram bir şekilde o havuzdan çıkarıldığı için ben arama almıyorum. Başka açıklama bulamadım ben.
0
akhenaten
(27.11.24)
@mirket

hocam hattım telekom konustum arayıp e devlette hızmet varmıs "vatandaş iys" diye buradan engelleme olayı varmış. Şuan şu videoyu izliyorum yapacagım video : www.youtube.com

burada fırmalar var ama bu 0850 arayan dolandırıcıları gostermıyor malesef
0
🌸Zetnikov
(27.11.24)
E devlette istenmeyen elektronik şikayet sistemi TİSS var. Arayanı veya mesaj gönderip altında bir daha mesaj almak istemiyorsan kısmı olmayanları buraya şikayet edebiliyorsun ve ne işlem yapıldığını takip edebiliyorsun.
0
Mirket
(27.11.24)
İys den kapatın tabi. Arayanlar yasal bir varlıksa bir daha aramazlar. Ama sizi arayanlar bir kurum değilse bağımsız dolandırıcılarsa etkisi olmaz.

Yine de kapatın iys deki bir çok şirketi.
0
biseysorcaktim
(27.11.24)
Adamlar yıllardır aradılar uyardılar dinlemediniz

Şimdi 24 ay taahhüt yapan bile yok. Fiyatlar 350-400

Bir defa olsun dinleseydiniz 200 liraya 24 ay taahhüt yapmıştıniz bu enflasyonda

Şu an durum nedir bilmiyorum
0
topkapiaksaray
(27.11.24)
samsung kullaniyorsan spam arama engellemeyi ac. cogunu engelliyor. samsung kullanmiyorsan hiya uygulamasi da muhtemelen ayni islevi gorur, altyapi ayni.
0
kesmekes laleler
(28.11.24)
(12)

yerleri nasil siliyorsunuz?

bay b
ya bu vileda denen zikkimla bir yerleri silince zerre temizlenmis hissi uyanmiyor bende. sanki bir yerdeki pisligi baska yere transfer etmisim gibi geliyor. sildikten sonra suya sokup bastiriyiruz, sopayi soktugumuz su 10dk icinde les gibi oluyor zaten ben ne anladim bu isten. yillardir kafaya takiy
ya bu vileda denen zikkimla bir yerleri silince zerre temizlenmis hissi uyanmiyor bende. sanki bir yerdeki pisligi baska yere transfer etmisim gibi geliyor. sildikten sonra suya sokup bastiriyiruz, sopayi soktugumuz su 10dk icinde les gibi oluyor zaten ben ne anladim bu isten. yillardir kafaya takiyordum ama bugun artik iyice canima tak etti, siz nasil hallediyorsunuz bu isi? var mi daha pratik ve temiz bir yontemi bunun?
0
bay b
(27.11.24)
Viledayla siliyorum. Aynı suyla bütün evi silmiyorsun ki, pis olsun. Suyunu değiştiriyorsun.
0
rock n roll
(27.11.24)
ty.gl
Çevre dostu değil ama pratik, bunu kullanıyorum.
0
Bruce
(27.11.24)
Suyunu değiştirmek bir çözüm +1 ya da kullan at temizlik bezi takılmış paspas.

Ama ben su haznesi olan spreyli paspasları kullanıyorum. Ola ki çok kirlendi, yedek paspasını takıp devam ediyorum. İşim bitince paspasları yıkanıyor. Şunun gibi;

www.amazon.com.tr
0
orient blue
(27.11.24)
Önce şu

www.trendyol.com

kirli hissettiğinde suyunu değiştirip, her seferinde iki kapak asperoxla

Sonra da şu

www.trendyol.com

Bunlara sleepy nin yer silme ıslak mendilleri var. Onlar da takılabiliyor.

Sonra bal döküp yalayabilirsin.

Tabi bunlar robot işini bitirdikten sonra oluyor.
0
Mirket
(27.11.24)
encrypted-tbn0.gstatic.com

Bu model yeni kovaların temiz su kirli su tankı ayrı ve sopaların ucundaki dikdörtgen mop kısmı saçaklı viledalardan daha kullanışlı

Bir de bu paspas işinden önce elektrik süpürgesiyle kaba tozları saçları vs toplamış oluyoruz, paspasa sadece ince bir yüzey temizliği kalmış oluyor

Uzun süre temizlenmemiş eve doğrudan vileda vurulmaz
0
grimavi
(27.11.24)
robot süpürge ile. süpürge her gün süpürüyor haftada bir de sildirtiyorum.
0
inheritance
(27.11.24)
Annem de vileda tarzı şeyleri sevmez, düzgün temizlemiyor der, Klasik kova + bez yapar. Gerçekten de en güzel temizlik bu şekilde ama en yorucusu da bu. O yüzden belli aralıklarla bezle silme, diğer zamanlarda sleepy, vileda vs. yapma taraftarıyım.
0
candide
(27.11.24)
en iyi çözüm philips aqua serisi
0
my fault
(27.11.24)
Valla benim ev küçük ve halinin olmadığı yerler az. Viledayla ben de temiz hissetmediğim için sleepy'nin bezleriyle ellerimle siliyorum.
0
Amaranta ursula
(27.11.24)
Yani titiz biri olduğunuz belli, ama ne siz ne de diğer cevaplar bahsetmediği için çok önemli olup sözden kaçan bir şey olabileceğinden dolayı parantez açmak istedim.

Silme işini yapmadan önce evin düzgünce süpürülmüş olması gerekiyor. Pisliğin en büyük kısmı süpürme sırasında gidiyor esasen. Silmeye başladığınızda hala süpürgenin çekebileceği büyüklükte gözle görülen döküntüler varsa iyi süpürülmemiş demektir. Bu durumda gerçekten pisliği bir yerden başka yere taşıyor olursunuz.

Bunun dışında, viledadan ziyade tozu tutan moblar kullanmak daha etkili +1
0
akhenaten
(27.11.24)
temizliğe gelen kız yerleri bezle siliyor. her şey var evde ama öyle temiz hissetmiyormuş.
0
gabe h coud
(27.11.24)
Alayı boş iş

Cevap son paragrafta

Ben parke görünümlü Vitra seramik yaptım evi. Foşur foşur fırçalıyorum yerleri sulayip. Bir de gider yapacağım


1-Kovayı duşakabinin yanına koy.

2- 5m2 de bir paspasi tazyikli suyla yıka, ardından kovadaki deterjanlı suya dön

3- bütün ev bittikten sonra bir tür normal suyla durulayın
0
topkapiaksaray
(27.11.24)
(4)

Antrenman sayısı

Bir ben var benden şurada
Haftada kaç gün antrenman yapmak mantıklı benim zaman sorunum yok 7 gün bile gidebilirim.
Haftada kaç gün antrenman yapmak mantıklı benim zaman sorunum yok 7 gün bile gidebilirim.
0
Bir ben var benden şurada
(27.11.24)
Çok kafa yormadan 4. Çünkü arka planda bu soruya cevap vermek için gereken bir sürü bilgi var. Misal powerlifting yapan adama 6 gun fazlayken split yapan adama fazla olmayabilir.

Ben haftanın 6 günü spor yapıyorum. 3 gün strength training, 2 gün dagda yürüyüş, 1 gün mobility vs evde.

Bunun net bir cevabı yok. Full body yapana misal 3 gün ideal.
0
logisticsmanager
(27.11.24)
4-5 gün ideal ama yapılan antrenman rutinine ve amacına göre de değişkenlik gösterebilir; amaç klasik kas gelişimiyse her kas grubu için toplamda ~20 set, bir çalışma gününde de ~10 set iyidir, bu formüle göre de her kas grubunu haftada 2 kez çalışacak şekilde periyotladığınızda ideal çalışma sıklığını yakalamış olursunuz ama dediğim gibi antrenman geçmişinize amacınıza göre de değişebiliyor bu hedefler, güç programı uygulamak istersen 3 gün de yeter. Ben haftada 1 kez bacak çalıştığım için 5 günlük programla çalışıyorum, bacak için 1 gün ayırıyorum ama istesem bacağı başka bir güne entegre edip haftada 4 gün ama 2 kez de bacak çalışabilirim ama bacak recovery'si bana artık zor geldiği için 1 gün yapıyorum fakat o gün sadece bacak çalışıp geçiyorum yine verim alabiliyorum, bu bir örnek tabii yoksa modifiye edilebilecek pek çok seçenek var ama "bro benim bilgim sıfır kafamı çok karıştırma" dersen push-pull-legs ya da upper-lower gibi programları araştır dümdüz programlar bunlar herkes için de uygun, bunlardan birini yap geç, her şekilde verim alabilirsin ama antrenman kadar dinlenmek de önemli alınan kaloriler de önemli, hepsi önemli. Ben de isterim haftanın 7 günü antrenman yapayım ama antrenman yaparken değil dinlenirken gelişiyoruz; dinlenmeyi ne kadar ihmal edersen gelişimin o kadar yavaş/az olur. Ayrıca biz antrenmanda sadece kasları zorlayarak gelişmeye ve güçlenmeye teşvik ediyoruz, sonrasında gerekli kalorileri (karb. protein, yağ) gelmediğinde ileri değil geri gidersin o nedenle de düzgün bir kalori hesabı yapılması gerekir, bunların hepsi birbirine bağlı birbiriyle ilişkili konular, hangisi eksikse o senin gelişimini engeller.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.11.24)
valla yeterli dinlendikten sonra 7 gun de gidilir ama bir gunu rest ya da cok hafif yuruyus, hafif bisiklet, merdiven, esneme-mobilite olabilir. diger gunleri de 4'u agir 3'u hafif ya da 5'i agir 2'si hafif seklinde de olabilir. zamani olan insan icin bence mahsuru yok tabi vucudu da dinlemek lazim. normalde insanlara soylenen haftada 3-4'tur cunku insanlarin yogun bir yasamlari calisma tempolari falan oldugu dusunuldugu icin ama daha hafif bir tempoda bence mahsuru yok ama 7 gun de basabasa agirlik girilmez tabi ne olursa olsun.
0
bay b
(27.11.24)
Ben konuya farklı bir açıdan yaklaşayım.

Beslenme ve spor konusunda ne yapıyorsanız, bunu, bundan sonraki yaşamınız olarak düşünerek, planlayarak yapmalısınız. Ben bundan sonra spor yapacağım deyip ama sporu yaşamının merkezine koyamayıp, haftanın 6-7 günü spora abanırsan, yaşamındaki öncelikler bu 6-7 günü eninde sonunda tırpanlayacak ve kendi kendine zarar verdiğinle kalacaksın.

Çünkü ne kadar ağır veya yoğun spor yaparsan, beslenmeni de ona göre arttırman, düzenlemen gerekecek. Sporu gevşetmek ya da bırakmak kolay ama o yoğun beslenme alışkanlığını zor bırakacak lömbür lömbür yağlanacaksın.

Bu yüzden spora yeni başlayan biriysen, yaşamındaki en uygun saatleri gözeterek ve boş gün bırakarak haftada 3 gün birer saatle başlayıp, 6 ay sonra, bir sene sonra Aaaa ben sevdim, sporla yaşam tarzını, mesela ilerde baba olunca da hem çocuğuma zaman ayırıp hem daha fazla spor yapma imkanı bulabilirim diyorsan, öyle dedikçe süreyi de günü de arttırabilirsin tabi.
0
Mirket
(27.11.24)
(1)

çaycı açık kalırsa ne olur

flacs
Merhaba, markasını hatırlamıyorum geçen ay bir çaycı almıştım. Ucuzdu ama çokta dandik bişey değildi. 1100 tl civarı. koruması var mıdır bilmiyorum. Bu sabah su ısıttım evden çıkmadan önce araba camlarındaki buzu çözmek için. Sonra suyu şişeye döktüm. Çaycıyı geri yuvasına oturttum mu oturtmadım mı
Merhaba, markasını hatırlamıyorum geçen ay bir çaycı almıştım. Ucuzdu ama çokta dandik bişey değildi. 1100 tl civarı. koruması var mıdır bilmiyorum. Bu sabah su ısıttım evden çıkmadan önce araba camlarındaki buzu çözmek için. Sonra suyu şişeye döktüm. Çaycıyı geri yuvasına oturttum mu oturtmadım mı hatırlamıyorum. Oturttuysam kaynatma modunda mı devam eder acaba direkt ? Ederse yangın çıkarır mı ? Koruması var mıdır yok mudur emin değilim ama eve gitme ya da eve birini gönderme ya da komşuya şarteli indirtme gibi bir seçeneğim yok.
0
flacs
(27.11.24)
Buz tutmuş araba camına sıcak su dökmek camı patlatabilir. Hiç mantıklı bir hareket değil.

Diğer konuda, onların bir çoğusu su bitince otomatik kapanıyor. Ama kapanmayan cinsiyse, aletin mutfak tezgahı üzerinde ve tezgahın da metal veya mermer olduğunu varsayarsak, kablonun da kısa ve ahşap aksama mesafeli olduğunu ve üstteki mutfak dolaplarının mesafeli olduğunu kabul edersek, kendi başına yanar kavrulur ve sigortayı attırır diyebiliriz. Varsayımlar dışı bir durum varsa yangın da çıkabilir tabi.
0
Mirket
(27.11.24)
(8)

sizce ulkede herseyin rahatsiz etmeye baslamasi hissiyati kisisel mi?

buenosdias
uzun suredir idare ediyordum ama artik iyica rahatsiz olmaya basladim. insanlari, sokaklari, ekonomisi, siyaseti, polisi, ahlaksizligi, esnafi hersey rahatsiz etmeye basladi. herkeste ve heryerde bir bosvermislik goruyorum. acaba bu hissiyat, yasadigimiz hayat tarzi, yas, cevre, bolge ile mi alakal
uzun suredir idare ediyordum ama artik iyica rahatsiz olmaya basladim.

insanlari, sokaklari, ekonomisi, siyaseti, polisi, ahlaksizligi, esnafi hersey rahatsiz etmeye basladi. herkeste ve heryerde bir bosvermislik goruyorum.

acaba bu hissiyat, yasadigimiz hayat tarzi, yas, cevre, bolge ile mi alakali? istanbul'da yasayan sekuler icin mi boyle? ne bileyim aydinda sirin bir kasabada yasayan memur olsaydim yine boyle mi olurdum?
0
buenosdias
(27.11.24)
Seninle aynı hissiyattayım ama boşvermişler grubundayım. Onun için de çok etkilenmiyorum sanırım. Bu arada bunların iyi günlerimiz olduğunu da düşünüyorum.
Mevki : İzmir
0
Mirket
(27.11.24)
Ülkenin her yerinde aynı gevşeklik ve boşvermişlik olduğu için başka yerde yaşasan da aynı şekilde gevşek ve boşvermiş olurdun.

İnsan gençken daha samimi ve idealist oluyor, bir şeyler yapmak istiyor ama yaş alıp iş hayatında yoğuruldukça düzene uyuyor. Özellikle de ses çıkardığında o âna kadar onu körükleyenlerden hiçkimseyi yanında bulamayınca, herkesin kaçtığını görünce, hatta kendisini de aşağı çektiklerini, tepesinden dibe bastırdıklarını görünce bir müddet direniyor ama sonunda pes ediyor. Alışıyor, boşveriyor.

Onun için biz ülkece komadayız bence. Birileri fişimizi çekti sanki.
0
muhayyer divan
(27.11.24)
hep ayni seyleri yaziyorum gibi geliyor ama bu duyurularin artmasi bile bir semptom.

hocam birakin turkiye'yi butun dunyada sistem tikandi. topluca gg olacagiz. kitaplarda okursun ya mesela gocler sebebiyle roma imparatorlugu yikildi. 1 satir okuyup geciyorsun ama aslinda onyillarca suren ve yavas yavas izdirap cekilen bir donem o. tarihin neresine geldigimiz sans ve gelecek nesiller tamamen boktan bir yere dusmus olacak. biz yine 2010-15'e kadar iyi bir donemi gorduk. yeni nesil tamamen avuclayacak.

bizim icin en kotusu tayyip denilen herifin yonetiminde bu kaosa girmemiz oldu. adam bilerek veya bilmeyerek yapilabilecek en yanlis isleri yapti ulke icin. hangi konudan girsem cikamam mevzuya. turkiye'nin bu kadar gocmen almasi (sosyal sigorta odememis insanlarin sisteme dahil olup kacak calismasi), bunun getirdigi issizlik, enflasyon vs. korkunc konular bunlar. benim aklim havsalam almiyor kafam ellerimin arasinda izliyorum. tamamen keyfekeder bir yonetim, tamamen bir yagma duzeni olustu ustelik. yani dunyada sistem coktu ama turkiye tamamen mahvoldu.

mesela su anda milyonlarca insan 40 yil boyunca maas garantisi aldi devletten. bu insanlarin sigorta primlerine bak 20 yil prim odeyip 40 yil maas toplayacak sistemden :) matematik tutmuyor. ekonomi cokuyor, ekonomi cokunce ahlak cokuyor vs vs. ben savaslardan, ic karisikliklardan baska bir sonuc goremiyorum.

bu saatten sonra evinizi, arabanizi yapip firtina gecene kadar beklemek gerek. ben dunyanin 20-30 sene daha duzelecegini sanmiyorum. gecti 0 faizli ev, araba donemleri. hatta bizim ebeveynlerin donemi tarihin en iyi donemiydi muhtemelen. benim babam tek maas 1.5 asgari ucretle, ikramiyeyle falan 40-45 yasinda emekli olup iyi kotu ev, yazlik ve araba sahibi olabilmis birisi.

bu saydiklarim benim icin dream :) simdi ben iyi bir araba, 2 ev, 45 yasinda erken emeklilik yapmak istesem yapamam. babamdan farkim yurtdisi yuksek lisans, turkiye'de, amerika'da herkesin calismak istedigi sirketlerde 10 senelik is tecrubesi. ama yetisemiyorum :) cografya kaderdir ama yasadigimiz donem de kader.

ne olacak biliyor musun? bizim nesil hala saf bir umuda sahip ve iyi gunleri hatirliyor ve geri gelecegini dusunuyor. risk alamiyor, agzimizin tadi kacmasin diyor. ama simdi 10-15 yasinda olan nesil tamamen boktan bir zamanda yetisti ve bu insanlar 25 yasina geldiklerinde onlerinde onlara vaat edilen hicbir sey olmadigini anladiklarinda cekecekler emaneti.

kapitalizmin olayi biraz boyle. kapital ayni kutlecekim gibi daha cok para cekiyor. dolayisiyla her gecen gun daha az sayida insan durumunu duzeltirken daha cogu kotuluyor. $1m'den sonra hayata iliskin kaygin cok azaliyor cunku o paranin getirisiyle yasayabiliyorsun. ve surekli artiyor da. yukarida birikmis para da baba parasi yiyenler, miras kavgalari derken dagiliyor, tutabilenler az. nihayetinde bolluk doneminde herkes kupunu doldurdu ancak simdi saadet zinciri patladi ve yeni nesiller faka basti. butun ekonomi maalesef bir saadet zinciri. para denilen rakamlarin ve kagit parcalarinin onemine olan inanc ayakta tutuyor. yine bence 1971'de dolar'in altin karsiligi basildigi altin standardi terk edildikten sonra iyi bile dayandi. bakalim bundan sonra ne olacak sikmeseler bari diyerek izliyoruz biz de.
0
antikadimag
(27.11.24)
antikadimag'a katılıyorum. Türkiye'ye özgü değil ekonomik problem.

Ama senin yakındığın nokta çürümüşlük, yılgınlık gibi konular Türkiye'ye özgü diyebilirim. Yurtdışına sadece para için giden beklediğini bulamıyor. Çürümüşlük türkiye kadar hiçbir yerde yoktur.

Çürümenin en yoğun hissedildiği yerler de büyükşehirler. Türkiye çoğrafyası ve ekonomisiyle kırılgan bir ülke. Bir de kötü yönetim olunca herşey çığrından çıkıyor.
0
wd40
(27.11.24)
Genel bir sorun var ama bence siddeti bolgeye gore degisiyor

Esenyurtta yasan birisi ile nisantasinda yasan bir kisi yada bodrumda yasan ile ankarada yasayan esit etkilenmiyor

Ben cevreninde en az ekonomi kadar etkili oldugunu dusunuyorum

Ben mesela avrupa yakasindayim buradaki insanlar ve ortam ile kadikoy besiktas o taraflar cok farkli sanki ulke degismis gibi

Burada selam vermiyorlar ama karsiya geciyorum herkes selam veriyor

Tabiki genel anlamda tum dunya ve turkiye etkilendi ama bolgesine gore hersey farkli bence
0
Zetnikov
(27.11.24)
Aynı hislere sahibiz. Galiba bunun adı umutsuzluk.
0
durbidakka
(27.11.24)
Bu his sadece sizde yok. Toplum yozlaştıkça ve geriye gittikçe bu durumlar artacak. Ekonomi ve hukuk bu bağlamda en büyük iki etmen. Şahsen ben başıma bir şey gelmesin gelirse de zaten hukuki olarak hakkımı arayamam, arasam da bulamam diye sokağa bile çıkmıyorum iki yıldır. Araba dahi kullanmıyorum, olurda bi kaza falan yaparsak karşı taraf çekip vurmasın diye. Tatile gitmiyorum iki yıldır, kendimi hiçbir yerde hiçbir şekilde güvende hissetmiyorum. Nasipse Alamanya’da bi iş bulup bu ülkeyi terk eyleyeceğim. Orda da bi nazi evimizi yakmazsa.
0
dakota
(27.11.24)
@antikadimag +1 çok iyi özetlemiş. Şu an dünya krizde. Trdeki dinciler bile yoğun krizde, kabenin karşısında burgerking var, imam hatipte okuyan öğrencilerin çoğu neden imam hatipler var kapatılsın diyorlar. Bu küçük bir örnek. Avrupa krizde Abde krizde. Bizim krizimiz yoğun eğitimsizlik ve aşırı lümpen göçü.
0
mikahakkinen
(27.11.24)
(14)

Columbia mı, The North Face mi?

mor oje
Aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi, ben de sorayım; mont alıcam. Ama bu rüzgarlık gibi olan değil de daha mont mont. Boyu bele kadar olanlardan. Aşırı kabarık değil, orta ve az kabarıklardan.Mont için hangi marka sizce ve neden?
Aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi, ben de sorayım; mont alıcam. Ama bu rüzgarlık gibi olan değil de daha mont mont. Boyu bele kadar olanlardan. Aşırı kabarık değil, orta ve az kabarıklardan.

Mont için hangi marka sizce ve neden?
0
mor oje
(26.11.24)
İkisinde de model konusunda tatmin edici bir çeşitlilik yok. Onun için ikisine de bakıp, hangi model içinize sindiyse onu almanızı öneririm. Colombia fiyat konusunda bir tık ilerde ve marka olarak daha havalı. Kalite olarak bir fark olduğunu düşünmüyorum.
0
Mirket
(26.11.24)
@mirket gercekten modeller cok kisitli ya, hele columbia’da kadin modelleri bayagi cirkin :/
Kalite farki bence de yok ama yine bi kamuoyu yoklamasi yapmak istedim :)
0
🌸mor oje
(26.11.24)
tnf > columbia.

columbia dediginiz firma outdoor isine yonelmis bir sapkacidir. urunlerini outlet'lerden yok pahasina alirsiniz.

tnf cadir, mont, canta ureten saglam bir outdoor firmasiydi. columbia ile alakasi bile yoktu. son donemde vf corp diye bir giyim firmasi tarafindan satin alindilar ve kalite olarak siradan sokak giyimine dustuler. hala teknik iyi urunleri var ama odak noktalari dagciliktan siradan kullaniciya kaydi market daha buyuk oldugu icin. columbia kadar dusmez fiyatlari hicbir zaman.

yine de net sekilde tnf > columbia.

biraz daha devam edeyim dayanamadim. su anda outdoor giyimde shell jacket yani yagmur gecirmeyen ust katman konusunda arcteryx bir numaradir. kaz tuyu montlarda ise rab firmasina bakacaksiniz. bunu ingiltere'den birine getirtebilirsiniz. bu markalar en tepede.
0
antikadimag
(26.11.24)
Rab’i biliyorum, ex’imin montu vardi ismiyle dalga gecerdik shshshs. Anilarim canlandi.

Tnf hic bilmiyorum, bakayim
0
🌸mor oje
(26.11.24)
Columbia bence kaliteli bir marka değil. Türkiye'de fiyatı yüksek olduğu için iyidir algısı var. Bu ikisi arasında NF daha iyidir ama bence o da parasına değmiyor.
0
wd40
(26.11.24)
tnf the north face'in kisaltilmisi.

ikisi de urunleri cin veya banglades gibi yerlerde fason yaptiran markalar. bahse girerim cogu urun ayni fabrikalarda uretiliyordur. bu arcelik mi beko mu gibi bir soru. arada kayda deger bir sinif farki yok. yukarida da yazildigi istedigin kullanim icin uygun bir model bulup al. hangi marka oldugu farketmez.
0
hot potato
(26.11.24)
Bende columbia'nin 3 in 1 modellerinden bir tanesi var. Bu senenin ortalarında aldım. Kara kışta giymedim. Aldığıma pişman oldum diyebilirim çünkü istanbul'da yaşamama rağmen o montu giydiğimde donuyorum. Çok yağmur yağmadı giydiğimde ama su geçirmezliği iyiydi. Bu kış henüz kullanmadım. Tnf baktığımda kolları çok uzundu amerikanlara göre yapılıyormuş boyları. O yüzden columbia almıştım.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(26.11.24)
Her iki markanın da piyasada o kadar kullananı var ki belediye dağıtıyor diye düşünüyorum bazen. Sanki benzer sıcaklığı sunan başka daha uygun ve iyi alternatifler bulunabilir gibi. North face'i bilmiyorum ama bende columbia kaz tüyü mont var bir tane uzun olanlardan. Kışın içine kazak giydiğimi hayal edemiyorum boğulurum sanırım sıcaktan. Hep içime tişört giydim.

Montu soranlar oldu: amzn.eu
0
Amaranta ursula
(26.11.24)
@hot potato Amaan hic dusunmedim kisaltmasi diye shshsj, yeni marka cikmis diyorum, eyv :)
0
🌸mor oje
(26.11.24)
(bkz: Patagonia)
0
rentts
(27.11.24)
North Face genel olarak daha kaliteli bir marka, ama columbia nın da ürünleri günlük kullanım için fazlasıyla yeterlidir, (burda alacakların dağcılık için almadığını varsayarak söylüyorum) fiyat konusunda Columbia daha önde, north face de pek indirim olmaz ama Columbia yurtdışında eski modelleri outlet mağazalarda ucuza bulabilirsiniz. Ayrıca iki markanında günlük kullanım ve daha zor koşullarda kullanım için olan modelleri vardır.
0
ravenudon
(27.11.24)
ikisininde iyi olduğu ürünler farklı.
columbia polar, sweatshirt, tişört ve gömleklerde başarılı.
tnf mont, ayakkabı ve teknik giysilerde başarılı.

tnf nin 3in1 modellerine bak. yağmurlu havalarda tek dış katmanı giyersin. daha bahar havalarında içindeki poları, daha soğuk havalarda ikisini birden giyersin.
0
my fault
(27.11.24)
Son 2-3 yılda aldığım Columbia marka ürünlerin tamamı tırt çıktı. The North Face öneriyorum.
0
babilfish
(27.11.24)
kadıköy salıpazarına gidin çakmanın da bokunu çıkarmışlar.üstümde ki mi orjin pazarda ki mi şaşırdım.
iki ürünü de daha almam o kadar para verip.
0
jamswety
(27.11.24)
(4)

Migros türk somonu koyun eti kokuyor

merkep gibi adam
Fırına attık balık kokusundan eser. Bu çok iyi bildiğim koyun eti kokusu.Aranızda pişiren var mı yakın zamanda
Fırına attık balık kokusundan eser. Bu çok iyi bildiğim koyun eti kokusu.
Aranızda pişiren var mı yakın zamanda
0
merkep gibi adam
(26.11.24)
O balıklarda kullanılan yemlerin içeriklerine bakmak lazım. Çiftlik balıklarında genelde tavukla ilgili şeyler kullanılır. Onun için de etleri lezzet olarak benzeşir.
Somonlar için koyun mu kullanılıyor acaba?
0
Mirket
(26.11.24)
Kedilere verdim. Normalde balığa saldıran kedilerimiz buna mesafeli yaklaştilar. Ama resmen koyun paçası işkembesi kaynatılır ya aynı öyle kokuyordu.
0
🌸merkep gibi adam
(26.11.24)
Et, tavuk kasaptan.Balık balıkçıdan alınır.

Ben balığı haftasonu semt pazarındaki balıkçılardan alıyorum. Şimdiye kadar hiç üzmedi.
0
digits
(26.11.24)
Turk somonu = sazan
0
nuisance2
(26.11.24)
(9)

Pandemiden sonra hiç takıntınız oldu mu?

respect
Ben sürekli kolonya kullanmaya başlarım fıs fıs ismail gibi cebimden çıkarıp ellerimi fıslıyorum.Otobüse binersem hiçbir yere tutunmamaya çalışıyorum.Dışarda yemek yiyeceksem adamın ellerini kontrol ediyorum temiz mi vs diye eskiden hiç umursamazdım. Yemeden önce bir süre süzüyorum adam eldiven takı
Ben sürekli kolonya kullanmaya başlarım fıs fıs ismail gibi cebimden çıkarıp ellerimi fıslıyorum.

Otobüse binersem hiçbir yere tutunmamaya çalışıyorum.

Dışarda yemek yiyeceksem adamın ellerini kontrol ediyorum temiz mi vs diye eskiden hiç umursamazdım. Yemeden önce bir süre süzüyorum adam eldiven takıyor mu vs diye

Dünyanın en pis insanıydım ben ya :))
0
respect
(26.11.24)
Kolonya kaldı bende ki hiç sevmezdim kolonyayı şimdi sürekli çantamda, evimde baş ucumda, iş yerimde masamda, hep çevremde tutuyorum ne olur ne olmaz diye.

Bir de grip olunca maske takmaya başladım artık insanlara bulaşmasın diye bu bilinç pandemi dönemi oluştu bende.
0
mutekebbir
(26.11.24)
Kolonya bende de kaldi. Eskiden de toplu taşıma kullanırsam vs el dezenfektani kullanırdım ama şimdi ulaşabileceğim her yerde var.

Uçağa binerken maske takıyorum hala.

Kendim de hasta gibi hissedersem daha dikkatli davranıyorum artık.

Evi havalandırma. Kışın üşüdügum için sabah beş dakika-aksam uyumadan beş dakika habalandirirdim, yeterdi. Artık kar da yağsa belirli zaman dilimlerinde cami açıyorum.

Bir de pandemiyle birlikte vitamin takviyelerime vs daha çok dikkat eder oldum ama bu yaşla da ilgili olabilir.
0
fraise
(26.11.24)
çöp odası var yangın merdiveninin olduğu yerde, kapısını açarken peçete kullanıyorum. alışveriş arabalarını kolonya ile silip kullanıyorum. eskiden de çok temiz ve titiz biriydim ama şimdi daha da dikkatliyim. uzun zamandır hasta olmuyorum, artısı bu.
0
gabe h coud
(26.11.24)
El yıkama alışkanlığım arttı
0
grimavi
(26.11.24)
Aşı yaptırmayanlara baskı uygulayanlara takıntım oluştu. Sokağa çıkma yasaklarına ve aşırı bilimsel maske zorbalığına karşı çıkacağım.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(26.11.24)
- Pandemi neticesinde gün içerisinde elimi aşırı yıkayan biri oldum. Bu el yıkama yoğunluğumdan memnun değilim ama asla değiştiremiyorum. Ellerimi yıkamam gerektiğini düşünüyorsam ve "Bu kez yıkamayayım ya" demeye kalkarsam çok huzursuz olup yine yıkıyorum. Allah'ın belası pandemi, ayarlarımı bozdu resmen.

- Dışarıda bir yerlere temas ettikten sonra taşıdığım kolonyayla ellerimi temizliyorum.

- Hastaneye gittiğimde maske takıyorum. Hastanede kapı kollarına kağıt havlu ile temas ediyorum.
0
jonas
(26.11.24)
Pandemide dışarı çok az çıktım ve her çıktığımda N95 maske + siperlik kullanmama rağmen covid oldum.

Bu saatten sonra kimse bana maske taktiramaz:) (sadece bazı doktor odalarına girerken saygı amaçlı takiyorum)

Ama kolonya ve mümkün olduğunca bir yerlere dokunmama huyu alışkanlık oldu.

Ha bir de dışarda önümde oksuren tiksiran biri olursa saçma bir şekilde nefesimi tutarak geçiyorum yanından :)
0
makbur
(26.11.24)
Dışarıda, yakınımda biri öksürür, tıksırırsa müthiş rahatsız oluyorum.

Koskoca yolda, tam da birinin yanından geçerken öksüren öküzler var.
0
Mirket
(26.11.24)
kolonya +1
maskeye olan önyargım yok oldu. kışın grip vb. kapmamak için toplu taşımada maske kullanmaya başladım.
0
phonex
(26.11.24)
(11)

ev kiraya verirken dikkat edilecek şeyler neler olmalı

ayseee
sözleşmeye bazı maddeler ekletmeyi düşünüyorum bir önceki kiracıdan tecbüreye dayarak ama unuttuğum şunuda ekle dediğiniz bir madde olabilir mi?- depozito evden çıkarken ödenecektir. depozito ödenen miktar kadar geri dönecektir, kabul etmeyen param değer kaybeder diyen kiracı doviz'le depozito ödeye
sözleşmeye bazı maddeler ekletmeyi düşünüyorum bir önceki kiracıdan tecbüreye dayarak ama unuttuğum şunuda ekle dediğiniz bir madde olabilir mi?

- depozito evden çıkarken ödenecektir. depozito ödenen miktar kadar geri dönecektir, kabul etmeyen param değer kaybeder diyen kiracı doviz'le depozito ödeyebilir.

- tahliye taahhütnamesi

- evde köpek istenmiyor

- 3 kişiden fazla aile ve yabancı istenmiyor.

- evde ve apartman içinde gürültü istenmiyor.

- yıllık zam oranı tüfe'ye göre belirlenecek.

- kiranin odenmemesi durumunda acilacak tum dava ve avukatlik giderlerinin kiraci tarafindan hicbir itiraz olmadan karsilanacagi ve tahliyeyi pesinen kabul eder maddesi.

var mı aklınıza gelen farklı bir madde?
0
ayseee
(25.11.24)
Son maddede tahliye ile ilgili ekstra vurgu yapilmis ama yasal olarak bir anlami olacagini sanmiyorum.

Polis ve avukat olmama niteligini sozlesmede belirtmeye gerek var mi? Kiralayan size yalan soyleyip sonradan avukat oldugu ortaya cikarsa mi bu madde devreye girecek mesela? Yaptirimi ne olacak?

Bonus:
sebeder.org
0
mbond
(25.11.24)
tahliye taahhütnamesi imzalatabilirsiniz onun dışında yukarıda yazdıklarınızın hiçbir önemi yok. siz sözleşmeye ne eklerseniz ekleyin kanunda yazanlar geçerlidir. "polis ve avukat istenmiyor." maddesinden başınız bile ağrıyabilir. kafayı takmış bir avukata bakar. şu an moda olan uyap ve findeks belgesi istemek fakat bunu da kiracı vermek istemezse yapabileceğiniz bir şey yok.

çok korkuyorsanız evinizi kiraya vermemelisiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.11.24)
Ev kira konusunda tek bildigim sey var oda kiracinin zamani gelince sikinti cikarmadan evden cikmasini saglayacak bir maddedir.

Cunku cevremde evden cikmayip davalik olan senelerce kafasina gore takilan insanlar gordum sahsen ev sahibi olmakta kiraci olmakta ayri bir sikinti
0
Zetnikov
(25.11.24)
polis ve avukat mevzusunu emlakçıya sözle ileteceğim ki eve bakmaya dahi getirmesin.
0
🌸ayseee
(25.11.24)
tahliye taahhütnamesi yeterli onu da karı koca olarak imzalamaları gerekiyor yoksa oda geçersiz.
tüfe zaten olması gereken.
diğer maddeler saçmalığın daniskası.
0
jamswety
(25.11.24)
son 3 aylık maaş bordrosu da şart bence. mesleğiyle ilgili yalan söylememsi için.

maaşlı çalışan harici evine kimseyi sokma. yok mobilyacı yok şarküteri bilmem ne esnaf falan filan hayatta kira ödemezler. çok uğraştırırlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.11.24)
Siz bana şimdi 50 bin verin iki sene sonra 50 bin alın mesela. Babamın çocuğu olsanız bile belki kabul edersiniz.

Hakkını korumak ile karşı tarafı salak yerine koymak farklı şeyler. Maaşlı mümkünse bildiğiniz insanlara vermeye çalışın ve tahliye taahhütnamesi alın.
Ödemez, gürültü yapar, eve başkasını doldurursa yasal hakkınız zaten açar dava kazanır tüm giderini de karşı taraftan tahsil edersiniz bunlar için ayrıca imza almanın mantığı yok.
0
cilekli pasta
(25.11.24)
apartman aidatı varsa kiracının ödeme yükümlülüğü olduğunu ekleyebilirsin
0
eja
(25.11.24)
Ben hem kiracı hem de ev sahibi olarak yazıyorum bunları iki tarafı da gözeterek. Daha önce de birkaç postta yazım ailemde gayrimenkul sektöründe de çok insan var onlarla da iş yaptığımda edindiğim deneyimi paylaşmak isterim.

Hatta kiracımızı ev diye tutup iş yeri olarak kullandığı için tahliye etmek için uğraşıyoruz o süreci de anlatayım.

Kanunen bu istediklerinizin birçoğu sözleşmede yazsa bile geçersiz kalabilir. Ben avukat değilim yanlış yönlendirmeyeyim o yüzden bir avukata danışın.

-Depozito evden çıkarken ödenir doğru. Ama depozito ödenen miktar kadar geri ödenecektir konusu tartışmalı. Bu konuyla ilgili yargıtay kararları var, depozito kira bedeli olarak alınıyor. Kira bedeli olarak geri ödeniyor.
www.hukukihaber.net

Bir de aslında depozitonun vadeli mevduata ödenmesi gibi düzenlemeler var:
www.ensonhaber.com

ama aranızdaki bu yönde bir anlaşma ne kadar geçerli olur onu bir avukat söyler. Yine de kiracıdan bir şeyler beklerken bizim de ev sahibi olarak ne kadar uyduğumuzu düşünmemiz lazım.

-Tahliye taahhütnamesi konusuna ben olsam iyi niyet göstermek adına şunu eklerdim, "kira ödenmediği ya da anlaşılan zam oranında ödenmediği takdirde geçerlidir". Sonuçta bunun maksadı kira ödenmediğinde kullanmak, yani teoride öyle. Öbür türlü kiracının üstünde bir tehdit gibi duruyor sürekli ve açıkcası ben öyle evi tutmazdım. Tutmam da:) Sizin pazarlık gücünüz varsa kiracının da var. Hatta kiracının daha fazla ev seçeneği var.

-Evcil hayvan konusuna hiçbir şekilde karışma hakkınız yok kanunen.

-3 kişiden fazla aile konusu da tartışmalı ve geçerliliği olur mu? Teknik olarak evin kullanım hakkını veriyorsunuz. Ve kiracı evdeyken siz eve giremezsiniz bile kiracının izni olmadan (evi satılığa çıkartmışsınızdır, müşteriye göstereceksinizdir onda bile eve giderken izin alıyorsunuz). 3 kişilik aile geldi sonra çocukları oldu ne yapacaksınız? Kayınvalidesi hastalandı yanına aldı? Bekar biri tuttu yabancıyla evlendi? Ya da misafirim dedi. Bir de ayrımcılık kapsamındadır bu para cezasına kadar yolu var.

-Evde ve apartman içinde gürültü istenmiyor, bu zaten genel geçer bir kural. Bu da manasız bir madde. Bir de neye göre kime göre gürültü? Ben komşusuyla "çok öksürüyorsun" diye kavga eden insan duydum:D

-Ben size gerçekci bir yerden geleceğim, bu yıl tüfeye göre zam yapan ev sahiplerinin zorlanacağını düşünüyorum. Çünkü kimse maaşına öyle bir zam almayacak ve o kiralar aksamaya başlayacak. Ve ev sahipleri de uğraşacak. İşi mahkemeye götürseniz bile uzun sürecek bir de mahkemeye gittiği için kira ödemeleri iyice aksak bir halde olacak. Siz sonunda kazansanız bile aylarca zarar edeceksiniz.

Ha bir de şu var, siz sözleşmeye tüfe yazdınız. Devlet de geçen sene yaptığı gibi dedi ki %25 sınırı koydum. Çünkü geçen yıl TUİK'in sitesinde şu yazıyordu:

Tüfe %XX altında not: Konut kira artışları için TÜFE %25 olarak hesaplanacaktır.

Şimdi kanunen devletin istatistik kurumu diyor ki konutta tüfe bu. Kiracı da diyor ki sözleşmede tüfe yazıyor, devlet de konut tüfesi %25 diyor ben sözleşmeye göre zam yaptım. Yani kendinizi korumaya alırken zarar da etme riski var. Ben kendi adıma kendi sözleşmeme öngördüğüm bir enflasyon oranı var ona dair bir oranı net yazmayı düşünüyorum. Ama mülk sizin.

-bu zaten makul bir madde. Ama bunun süresini net belirlemek lazım. Dünyanın binbir türlü hali var, geçici işsizlik vb... Bir buffer koymak lazım. 3 ay ödenmedi vb gibi.


açıkcası naçizane yorumum kiracıyla her zaman ortak bir zeminde buluşmak maddi olarak da daha karlı oluyor.

Bu kadar sert maddeler genelde eve bakmaya geleni kaçırır.

Kiracı daha hızlı ev bulabiliyor ama ev sahibi o kadar hızlı kiracı bulamayabiliyor bu kadar keskin çizgiler çizdiğinde. Ben kendim ev bakarken bu tarz taleplerle gelen ev sahiplerine cevap bile vermeden teşekkürler deyip kapattım telefonu:)

Ev sahibi olarak da şunu düşünüyorum, evin boş kaldığı her an bana zarar.

Ya da görece az ödeyen ama tıkır tıkır sorunsuz ödeyen bir kiracıyı, yüksek anlaştığım ama sorunlu ödeme yapan bir kiracıya tercih ederim.

Kiracıyla mahkeme yoluna gitmek en az 1 senelik bir serüven. Kendi deneyimimizden biliyorum neredeyse 2 yıl olacak ilk tebligatlaşma ve sürecin başlaması.

Ben kiracı-ev sahibi ilişkilerinde zıtlaşıp da karlı çıkana çok rastlamadım. Siz de yaşamışsınız, hep bir maddi kayıp oluyor.

O yüzden orta yol bulmak, iki tarafın da benimseyeceği bir sözleşme hazırlamak en makulu.

Ama mülk sizin, ben sadece kendisi de kiracı olan ama kendi mülkünde de kiracı olan biri olarak yorumumu paylaştım.

Bu arada yukarda maaş bordrosu isteyin vb gibi şeyler yazılmış. KVKK diye bir şey var aman diyeyim:)
0
anten
(25.11.24)
Sözleşmeye istediğinizi yazın. 12 + 5 sene kiracı istemezse, evden zor çıkartırsınız. İşe en yarar belge tahliye taahhütnamesi. Onunda pek çok kriteri var. Yasa, tamamen kiracıdan yana.

2025 çok sıkıntılı bir yıl olacak. Kiracınız bir anda işsiz kalabilir. Kirayı ödemese bile 4-5 sene uğraşırsınız.

İmkanınız varsa, paraya çok ihtiyacınız yoksa, evinizi kiraya vermeyin!

Para mutlaka lazım diyorsanız, kiracıyı çok iyi araştırın. Sözleşmeyi 4-5 bin tl para verip, iyi bir avukat ile hazırlayın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.11.24)
-depozito...: 'Bir kira bedeli olarak alınacak ve tahliye anındaki bir kira bedeli olarak ödenecektir.' denmesi şık olur.

- evde köpek.. : Apartman yönetim planında ne yazıyorsa o. ve konu yöneticiyle kiracı arasında . Sen karışamazsın.

-3 kişi..: Karışamazsın. Boşuna yazma.

-evde gürültü.. : Çok saçma bi madde

- yıllık zam oranı: Kanun ne diyorsa o. Bir şey yazmaya gerek yok.

- kiranın ödenmeme durumu: yazılması çok saçma olur ve gereksiz

- meslek ayrımcılığı konusu, yazmayın ve emlakçıya da söylemeyin. Ayrımcılık suçtur. Başınız belaya girer.

- Şartlı bir tahliye taahhütnamesi önerilmiş. Olmaz o.
0
Mirket
(25.11.24)
(3)

Yemekten sonra başlayan baş ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi

dunyatuhaf
Merhaba ,Baş dönmesi yaşayan biri ( manevra falan yapılınca iyi geliyordu. ) Son bir haftadır ise YEMEKTEN SONRA boyun enseden başlayan baş ağrısı , göz ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi ve halsizlik yaşıyor .Tansiyon evde ölçünlerde 9 6 çıkıyormuş .Tuzlu ayran sonrasın10-6 , 11-6 çıkı
Merhaba ,
Baş dönmesi yaşayan biri ( manevra falan yapılınca iyi geliyordu. )
Son bir haftadır ise YEMEKTEN SONRA boyun enseden başlayan baş ağrısı , göz ağrısı , baş dönmesi, bayılacak gibi olma hissi ve halsizlik yaşıyor .
Tansiyon evde ölçünlerde 9 6 çıkıyormuş .
Tuzlu ayran sonrasın10-6 , 11-6 çıkıyor ,
Hangi branşa gözükmemiz gerekiyor ?
0
dunyatuhaf
(25.11.24)
Dahiliye uzmanıyla görüşsün. Hemen gitmeyecekse, gidene kadar sabah ve akşam tansiyon ölçümü yapıp, saatleriyle kaydedip, doktora göstersin.
0
Mirket
(25.11.24)
tansiyon çok düşük ve yemek sonrası düşmeye devam ediyor. doktora ivedilikle gidin.
ayrıca wc de uzun süre kalmayın. orada da beyne kan gitmesi yavaşlıyor ıkınma ve sabit kalma yüzünden.
0
jamswety
(25.11.24)
senin dedigin o bas dönmesi bu bas dönmesi degil. epley, brandt-daroff gibi manevralardan bahsediyorsun sen ama o vertigo sebepli bas dönmesinde kullanilir.
senin semptomlar kan sekeri, hormonal gibi bir sebepten.
tansiyona su verilerle düsük demek mümkün degil cünkü bazi insanlarin irsi olarak, kullandiklari ilaclara ya da spora bagli olarak düsüktür. normal dönemdeki tansiyonunu bilmen lazim bunun assessmentini yappabilmen icin.
hamileyken bile tansiyonu 6-9 olan kadin biliyorum ben.
0
alice in potatoland
(25.11.24)
(5)

sabah kalkınca yere basamamak

tabudeviren
ayak atlarının ağrıması, yere basmakta zorlanmak.ilerleyen saatlerde azalsa da devam ediyor.sebebi ne olabilir?
ayak atlarının ağrıması, yere basmakta zorlanmak.
ilerleyen saatlerde azalsa da devam ediyor.

sebebi ne olabilir?
0
tabudeviren
(25.11.24)
Bir romotologa, yoksa bir dahiliye uzmanına görünmenizi öneririm.
0
Mirket
(25.11.24)
romatoloğa gittiğimde bana sorduğu sorulardan birisi buydu.
0
kisa
(25.11.24)
Geçmiş olsun, bende de aynı durum oluyordu sabahları, ilk 5-6 adımım canımı yakacak kadar zorluyordu doktora gittiğimde hem belimdeki ağrının hem de bunun fazla kilolarımdan kaynaklandığını öğrendim ve vitamin değerlerime bakıldı onlar da kötü durumdaymış.
Şimdi hem vitamin hem pilates hem spor dört bir yandan saldırdım ve bu sorun yavaş yavaş azalarak bitti.
Bende sadece sabah oluyordu ama gün içinde hiçbir şey olmuyordu, geciktirmeden doktora gidin.
0
mutekebbir
(25.11.24)
selamlar ankilozan spondilitin başlıca etkilerinden biri. bi romatoloğa görünmenizi öneririm.
0
polypropylene
(25.11.24)
Doktor degilim ama bence acma germe tarzi seyleri aliskanlik haline getirmek lazim doye dusunuyorum yada en kotu bi spor aktivitesi olabilir.

Ama sizin durumunuz birseyin ilerlemis asamasi gibi gozukuyor
0
Zetnikov
(25.11.24)
(22)

Çocuklu ailelere ayar olmak

tahirkemalbozoglu
Ayar olmak ama neyine?“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; i
Ayar olmak ama neyine?
“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…
Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; insanları rahatsız etmeye hakkın yok.” demiyor beyefendi, hanımefendi.
Ama yok… Bu basit uyarıyı bile yapmıyorlar. Neden? Çünkü kendileri de yaşamayı bilmiyor. Saygısızlar. Toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmemişler. Çocuklarına da öğretmiyorlar. Aksine bu çocuklu aile bunu kendilerinde bir hak görüyorlar. Diğer insanların kendileriyle beraber bunu anlayışla karşılamaları gerektiğini düşünüyorlar. Sonra o çocuk büyüyor, aynı saygısızlıkla devam ediyor. Çünkü ne görmüş ki ne öğrensin?
Saygıyı, empatiyi ve başkalarının haklarını önemsemeyi aileden öğrenir insan. Ama aile bunu bilmiyorsa? İşte o zaman ortaya, diğer insanları hiçe sayan bencil bir nesil çıkıyor. Ve böyle bireylerden oluşan bir toplumda huzur aramak da hayal oluyor.
Böyle çocuk yapacaksanız yapmayın, hadi yaptınız size benzeyen o sevimsiz evladınızı da alın ötede yaşayın lütfen.
Sizin çevrenizde var mı böyle çevresine saygısız aile? Huzur içinde yaşayan o mutlu ve nadir azgınlıktan mısınız?
0
tahirkemalbozoglu
(25.11.24)
Her çocuk ebeveyninin aynasıdır. Çünkü annesini ve babasını örnek alır, aynen kopyalar ve davranışlarıyla aynısını sergiler.

Anne baba evde bağırarak konuşuyorsa onlar da bağırırlar. Evde kavga çoksa çocuklar da kavgacıdırlar veya çok pısırıktırlar. Çocukların enerjik ve coşkulu anlardaki gürültüleri aileden değil kendi sağlıklı enerjilerinden gelir ama kontrol sorumluluğu çocuklarda değil anne babalardadır, onlar ise bu zamanda çoğunlukla ilgisizler, çünkü onlarla da ilgilenilmedi, onlara insanlara saygılı olmak yaşayarak gösterilmedi. Yani zihinlerinde böyle hatıralar yok, örnek alma klasörü boş.

Ana babanın saygılı ve ölçülü ve hatta dengeli insanlar olduğu aile çok az. Ben o talihli azınlıktanım. Bunu nasıl aşarız diyorsan bence birbirimize yılmadan ve bıkmadan, yumuşaklıkla ve kendimiz örnek olarak destek teşkil etmek çözüm olacak. Çocuklara karşı saygıyı ve nezaketi asla elden bırakmamak lazım, eğer ailelerinde görmüyorlarsa görmeleri ve kaydedip sorgulamaları için. Hatta içlerinin ısınması için. Muhakkak hatırlayacaklardır.

Bizim kendi davranışlarımız istemesek bile herhangi bir anda herhangi bir insana şahane örnek olabiliyor, hiç ummadığımız kadar. Onun için belki de öncelik bizim kendimizi düzeltmemizdir...
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanicadi

Onun derdi sen ve senin gibi ebeveynler değil ki, sen sorumluluğunu bilen, saygılı, insan gibi bir ebeveynsin, onun sıkıntısı sorumsuz saygısız haddini bilmez anne babalar ve onların yetiştirdikleri çocukların zorbalıkları. Ben öyle anladım.

Ben de tam aynı yerden geriliyorum hatta, tam da aynı sebeple anne olmak istemedim, istemiyorum. Çünkü güvenemiyorum, kimseyi güvenilir bulmuyorum ben de. Hepimiz toplumu bir şekilde tecrübe ediyoruz her gün ve benim gördüklerim beni çok huzursuz ediyor. O da sanırım bunun için yazdı buraya. Senle ilgisi yok ki.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanıcıadi
Çocuğun çevreye rahatsızlık veriyorsa ve bunu önleyemiyorsan bu senin suçun olur. Bizim bir günahımız yok ama senin yaptığın çocuğun derdini beraber çekmemizi istemen çok tuhaf.
Keyifsizse senin oğlan bunu sabah kahvaltıya gelen herkese yaşatma. Gelme kahvaltıya.

Çok basit aslında ama çocuğu olanlar sessizliğin lüks olduğunu sanıyorlar.
0
Shepard
(25.11.24)
+1'imle geldim.

Hastayım, yarın işe gitcem dinlenmem lazım diye kapısına gidiyorum çünkü artık mesaj yoluyla uyarmaktan bezdum. Bana diyo ki ben de hastayım nolmuş, şuramdan buramdan ameliyatlıyım. Bu zamana kadar kimse kapımıza şikayete gelmedi diye beni suçlu çıkarmaya çalışıyo üstelik. Apartman hayatında gürültü olurmuş. Ben anlayış gösterecekmişim. Yok erkek çocuğuymuş enerjikmiş, yok muhabbet kuşunu görmüş heyecanlanmış, misafir gelmiş onun çocuğuyla coşmuş, bahaneler bahaneler...

Çocuk napcak, dur diyen sus diyen olmazsa kuduracak tabi. Bana hmm ok diyor ama davranışı asla düzeltmiyolar bi de.

Çok doluyum çoook!
0
beetlejuice
(25.11.24)
aşırı derecede ortadoğulu bir sorun.

şımarık veletler ortadoğulu bir kavram.

anası da babası da gerçek normal insan gibi insan olan veletler zaten çağcıl insanları o kadar da rahatsız etmiyor. 2024 yılında ortadoğulu islamik bi ortamda beklentileri ona göre ayarlamak lazım sanki.

soruya cevap olarak ise evet, huzur içinde yaşıyorum çünkü civarımda pek ortadoğulu yok.
0
fevzi123
(25.11.24)
+1'imle geldim daha dün bu durumu ilk kez aklimdan geçirdim.

İki çok küçük çocuk başta şakalaşıyorlardi, çocuktur dedim. Ama erkek kizi israrla bagirtiyor, diyorsunuz ayni masadalar(!), ana uyaracak herhalde. Hiç bir uyari yok. Ardindan yarim saat belki gaz cikarma sesi yapti cocuklar. Kesintisiz! Cunku uyaran yok. Ve ana baba AYNI restoran masasinda. Geri kalan tum tespitleri siz yapmissiniz zaten.
Buyuyunce normal insanlarin normal cocuklarina zorbalik yapacak cocuklar olacaklar bence. Ana babasinin durdurmadigi cocugu ogretmen nasil durdursun.

Avrupada bu islerin olmadigi ile ilgili cok saglam tespitlerin oldugu bir iki meshur baslik vardi ekside.
0
WithWorth
(25.11.24)
Sizin kadar sert bakmıyorum, ancak bence bu tür durumların ortaya çıkmasının en büyük sebebi bazı ailelerin çocuklarını hiç de çocuklara yönelik olmayan yerlere getirmesi.

Örneğin eşinizle ya da sevgilinizle gayet yetişkinlere yönelik bir tiyatroya, restorana, bir yere gidiyorsunuz. çocuklara yönelik bir şeyler olmadığı besbelli. Ama bir bakıyorsunuz bir çift çocuğunu getirmiş böyle bir ortamı "deneyimlemesini" falan bekliyor. Çocuk ortamı sevmemiş, mızmızlanıyor ancak ailesi hiç oralı olmuyor, gitmeye niyetleri yok. Çocuk sürekli bir şeyler soruyor, konuşulmaması gereken bir ortamda sürekli konuşuyor vs. Bir şey söyleyince de "ama o daha çocuk, ne yapayım?" Deniyor.

Dünyanın en saçma şeylerinden birisi. Çocuklara yönelik, onun yaşına uygun veya genele yönelik birçok yapılacak şey varken hayır; Çocuk illa onu "deneyimleyecek."

Ciddi anlamda sinir bozucu. Hatta bence açık olmak gerekirse çocuğun uygun bir zamanda seveceği varsa bile önüne ket vuruyor o yaşadığı şey. Her şey zamanında güzel.
0
akhenaten
(25.11.24)
Toplumda maalesef aşırı cahil insan var. Sadece çocuk konusu değil konu. İnsanlar birbirine karşı saygı sevgi nedir bilmiyorlar. Kavram karmaşası yaşıyorlar. Bu köpek konusunda da böyle çocuk konusunda da.

Bak neler var. Olayı nasıl da demagoji yapıyor. Dünyadaki en güzel şey çocuk sesi diye. Nasıl da gerçekleri carpitarak eğip büküyor. Bak böyle narsist insanlar gelip çocuk sevgisinden bahseder. Sen bencil bir kişi olarak bireyi önemsemiyorsun ki çocuğu onemseyesin zir cahil, saygısız. İnsanların birbirini rahatsız etmemesi isteğine bile nasıl kudurarak tepki veriyorlar, e nolacak öyle görmüş, öyle öğrenmiş.
0
dedeminhirkasi
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. keşke öyle olsa. tabi ki abartı durumlarda müdahale edilir, özellikle restoranda, toplu taşımada vs. ama onun dışında çok da şey yapmamak lazım. anne baba etkeni önemli tabi de, bir de genetik var. her çocuk evinin aynası olmuyor.
zor konu yani.
anne olana kadar ben de benzer düşünüyordum. ama anne olduktan sonra asla kınayarak bakmıyorum bu tip durumlara.
0
elorelia
(25.11.24)
duyuruyu okur okumaz sebepsiz veya incir çekirdeğini doldurmayan bir nedenden ötürü atılan çocuk sesi belirdi kulaklarımda bir an, başıma ağrı girdi.

şu hayatta artık çocuklardan daha gıcık olduğum bir şey varsa o da yeryüzüne padişah/kral(içe)/prens(es) doğurduğunu sanıp herkesin bu şizofrenik bakış açılarına uymamızı bekleyen ailelerdir. çocuk bu, kukladan veya yontulmamış odundan farksız. o çocuğun hala yontulmamış odun olarak kalmasında bu tip ebeveynlerin payı çok büyük.


artık bir ortamda çocuklu aile varsa mümkün mertebede kaçmaya çalışıyorum. anlamsız bağırış çağırışlar, pis ayaklarıyla koltuğa basmalar, etrafındakileri rahatsız etmeler, koşturmalar, herhangi bir mekanik sisteme parmak sokmaları ve anne-babalarının buna hiçbir şey dememeleri beni o kadar sinirlendiriyor ki anlatamam.


çocukların hiç dahil edilmediği ortamların yaygınlaşmasını o kadar çok istiyorum ki. hatta buna sosyal faaliyetleri geçiyorum, gündelik ve zorunlu alanlar da dahil edilmeli. örneğin toplu taşıma araçları, kafeler, restoranlar, avm'ler de dahil. eğer iki konu hakkında diktatörlük yapma imkanım olsaydı bunlardan biri futbolu yasaklamak, biri de toplumla entegre olmayı başaramamış çocuklu aileleri sosyal çevreden mahrum etmek üzerine olurdu.

kendi çocuklarına tahammül edemeyen tipler gelip senin tahammül etmeni bekliyor, şaka gibi.


ayrıca çok absürt şekilde kendisi çok anlayışlı, nazik ve etrafındakilere daima kibar olan ince bir arkadaşım söz konusu çocuğu olunca etrafta kim var, kim yok asla önemsemeyip ortalığın çocuğu yüzünden savaş alanına dönmesine asla müdahalede bulunmuyor.
0
m e b
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. +1

Cocuklarin toplumsal ortamlarda cevreyi rahatsiz ettigi durumlarda ebeveynler genelde bir ihtiyaci karsilamamis olduklari icin hatalidir. Ancak her zaman, her durum on gorulemeyebiliyor. Cocuk yeri geliyor okulda/kreste yasadigi bir sorundan dolayi da gurultu yapabiliyor. Toplumsal ortamda uyarilir, halledilmeye calisilir falan ama bazen de olmuyor.

Ayrica cocuk her zaman ebeveynlerini yansitmiyor. Biz evde hic bagirmiyoruz, cocuk da genelde bagirmiyor ama bir arkadasi falan gelse bagirarak konusmaya basliyorlar. Arada uyararak bir nebze normallestirilebiliyor. Her hareketine mudahale edilen cocugun ileride topluma etkisinin hic de iyi olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(25.11.24)
sende çocuk yap bırak onlar düşünsün.
0
nuisance2
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil evet çok doğru ama öyle yetiştirirseniz öyle olur ancak.

istisnai örnekleri var tabi ki ama burada gördüğümüz ortadoğu kafası ile yetişirse istisna olması gereken şey genel geçer hale gelir.
kimse de çocuğu suçlamıyor, onu yetiştiren kafayı suçluyor.
0
kisa
(25.11.24)
Nadir de olsa çocuğunu susturmaya çalışan, bir şekilde dikkatini dağıtmaya çalışan ebeveynlere denk geliyorum, ona bir şey diyemezsin mesela, onları anlayabiliyorum çocuk işte durmuyor susmuyor rahatsız ediyor ne yapabilirsin ki.

Ama çoğu zaman çocuğunun yaptığı gürültüye sesini çıkarmayan insanlarla karşılaşıyorum bu çok kötü bir şey. Deliriyorum sinirden, çocuğa değil de onlara kızıyorum, bir çaba ya bir adım bir şey yap susturmaya çalış.
Bir gün otobüste bir çocuk ayağıma kusmuştu ne diyebilirsin mesela çocuk yani maksimum 3 yaşındaydı ama kadın bir özür dile be bir şey söyle yani kusura bakmayın de hay allah çocuk işte de. bir şey yap.
benden özür dilemesini geçtim çocukla bile ilgilenmedi kadın, o an çocuğa daha çok üzüldüm.
0
mutekebbir
(25.11.24)
mbond muazzam özetlemiş.

biz de insanları rahatsız etmemesi konusunda uyarıyoruz ancak çocuğa her ses çıkardığında sus demek de çok yanlış bir yaklaşım. Çocuk sahibi olmayıp her çocuğu ağlayanı cahil sananlar bilsin ki 200 tane kitap okuyoruz doğru yaklaşımı öğrenmek için. benim oğlan mesela 2 yaş bunalımında. olmadık yerde inadından ağlama krizine giriyor. bu hesaba göre sırf sussun diye istediğini yapmalıyım. öyle bir dünya yok tabii ki.

bu durum suistimale açık. her ne olursa çocuktur yapar diyen ve sadece etraftakiler değil kendi çocuğu da aslında umrunda bile olmayan manyaklara da rastlıyoruz.

işin özü hayat bu gibi şeylere kafayı takmak için çok kısa.
0
brakgn
(25.11.24)
hocam duyurularin hep gozume carpiyor. surekli sosyal problemler ve problemlerin kaynagi hep baska insanlar. tamam zor bir cografyada yasiyoruz insan kalitesi cok dusuk ama boyle bir profil cizmeniz de hic saglikli degil. acaba bir durulup benim dusunce, davranis, tepkilerimde hata olabilir mi diye dusundunuz mu hic? bunu yapici bir elestiri olarak degerlendirin. cunku surekli dert yanmak yeni dertler getirmekten baska bir halta yaramiyor. sad but true.
0
buenosdias
(25.11.24)
3 çocuğum oldu. en büyüğü 7 yaşında.

belirli dönemleri var, ağlama krizlerine girerler 2 hafta kadar (büyüme krizi denir). Dışarda, evde nerede olursak olalım en ufak şeye ağlarlar. Örneğin avm'de yürürken benim ayakkabım neden pembe değil diye dakikalarca yırtındığını hatırlarım.

bu durumlarda üstüne gitmek çocuğu daha da sinirlendiriyor, o an ağlaması gerek ve yapacak bir şey yok :) çevresindeki insanlar rahatsız oluyorlar evet, farkındayım. ama insan olarak toplumda beraber yaşıyorsak bazı zaruri şeyler karşısında birbirimize sabretmemiz gerekiyor. örneğin yaşlıların araba kullanmasına ayar oluyorum, yolda yürümesine ayar oluyorum, toplu taşımada şişmanlara ayar oluyorum, engelli insanlara ayar oluyorum gibi bir sürü benzer bahane çıkartabilirim. ama aynı toplumda yaşıyoruz işte, zaruri sebepler dolayısıyla sabredeceğiz birbirimize.
0
xephyr
(25.11.24)
Daha önce anlatmıştım,
Bir hastanenin bekleme salonundayım, kalabalık epey. İki kadın geldi çocuk arabalı ve eteklerine yapışmış ikişer çocukla. Yani en az üç çocuk sözünü buyruk olarak kabul etmişler. Oturdular bir yere, yıllardır görüşememişler gibi koyu bir muhabbete başladılar.
4 çocuk olay yerini ahıra çevirmekte gecikmedi. Rahatsız olan erkekler, Titanyum korkusuyla kadınlara bir şey diyemediler ama birkaç kadın homurdandı. Kadınlar 'Onlar çocuk.' deyip kestirip attı.
Daha sonra kulağı küpeli saçı tokalı 7-8 tel sakallı bir genç, en küçük çocuk yanından geçerken, 'şu ne?' dedi. Çocuk durdu. Yangın dolabının üstündeki tabelalardan ikisi arası bir diyalog başladı. 'Sen renkleri biliyor musun falan derken sohbete diğer üç çocuk da katıldı. Ortam bir anda sükunete kavuştu. Ben oradan ayrılırken o üniversite öğrencisi o 4 çocukla hala sohbet ediyordu.

Çocuğu birey olarak görürsen o da insan gibi davranabiliyor. Bu işi orada o anneler yapmalıydı. Ama onlar enerjisini boşaltsın diye köpeği parka götürme mantığıyla çıkarıyorlar çocuklarını evden.

İzban'da bir anne çocuğa rasladım. Anne 3-4 yaşlarındaki oğluyla yol boyu büyük bir insanla sohbet eder gibi sohbet etti. Çocuğun sorduğu bir soruya cevap veremedi. Bunun cevabını ben de bilmiyorum, akşam babamıza soralım. Ama ben unutabilirim, sen hatırlatır mısın dedi. Eminim o çocuk evde alt kattakinin tepesinde tepinmiyordur.

Şu an bir komşum var. Her akşam iki oğlunu alıp ön bahçeye iniyor. Önce bankta baba oğul muhabbeti oluyor, yaz kış. Sonra 15-20 dakika, sanırım akşam yemeği hazır telefonu gelene kadar futbol oynuyorlar.

İnsanlar insan yetiştirmenin bilinciyle çocuk yapmalı. Saldım çayıra, mevlam kayıra deyince söylediğiniz görüntüler çıkıyor ortaya.
0
Mirket
(25.11.24)
Çocuk sus deyince susan bir canlı değil diyenler olmuş. Kişisel cevabımı vereyim. Bahsettiğim toddler dediğimiz yaş grubu değil, ilkokul çağına gelmiş çocuklar. Toddlerlara zaten her sosyal ortamda anlayış gösteriyoruz mecbur. Ilkokul çocuklarının da evde öğrenmediği saygıyı okulda random bi öğretmenden öğrenmesi hadi bi nebze mümkün de her ortamda istikrarlı şekilde uygulayabilmesi mümkün görünmüyor aile saygısızsa.

Sus demek zaten birinci adım. Onu bile yapmayan var. Yukarıda da bir kaç örnek verildi, sus deyince susmuyorsa dikkatini dağıtmak, çocuğun enerjisini boşaltacak başka yöntemler, aktiviteler bulmak ebeveynin görevi değil mi? Benim çocuğum yok ama arkadaşlarımın üst level haşarı çocuklarında bunu deneyimledim. Çocuklar bu tarz aktivitelere olumlu ve hızlı geri dönüş yapıyorlar. Sonra da millet sanıyo ki ben çocuklarla iyi anlaşıyorum. Biz bunu yaptık ama canımız ilgilenmek istemiyo diyen yok, o anda kendi keyiflerini sürmek varken... ekonomik durumu kötü insanlar da değiller çocuğa sosyal ve fiziksel aktivite alanları açamasınlar.

Hayır yani ben en doğal hakkım olarak evimde, konfor alanımda dinlenebilmek, uyuyabilmek için komşudan icazet mi almalıyım?
0
beetlejuice
(25.11.24)
Çocuklular ve çocuksuzların tatlı seviyede çatışmasına dönmüş :D

Çocuksuz olarak evimde otururken başkasının çocuk sahibi olma kararının beni rahatsız etmesine çok mana veremeyenlerdenim.

Memlekette sokakta çocuk oynayan kalan son sokaklardan birinde oturuyorum özellikle havalar ısınınca okullar tatil olunca çekilmez bir hal alıyor. "Çocuktur oynuyacaklar elbette"nin üzerinde bir bağırış çığırış var. Evebeynlerinin umrunda değil çocuklar ciddi riske girdiklerinde dahi gayet rahatlar.

Bu rahatsızlığıma şehirde yaşıyorsun bunları göze almışsın argümanı ile gelinmesini de bi yere kadar anlayabiliyorum. Zira o argümanı üzerime savuranın 1 hafta benim çalışma odamda yaşamasından sonra rahatsız olmama ihtimalleri yok :D

Maalesef çocuk ayarsız bişey elimden geldiğince kaçınmaya çalıştıkça gelip ağzıma giriyorlar.
0
hedep
(25.11.24)
Bunların %90'ı kalitesiz anne ve babalar yüzünden. Onların da yarısı fındık kadar beyinleri ile 2-3 kitap okuduktan sonra öz güveni yüksek birey yetiştirdiğini sanan kamiller, diğer yarısı da spermle yumurtayı birleştirmek dışında hiçbir fikri olmayan ve çocuğu tehdit ederek ya da milletin ortasında bağırta bağırta büyüyenler. Her şımarık çocuğun arkasında bir vasıfsız aile vardır.

"Çocuktur.." diye bahane olmaz. Bebek dediğin tabii ki ağlar da etrafı da dağıtır 2 yaşına kadar istenmese de anlaşılır ama 4 ve üzeri çocuğun böyle bir lüksü yok. O artık başarısız ebeveyn hikayesi. Açık hava hayvanat bahçesi değil şehirler. O kısımda +1
0
nawar
(25.11.24)
Mirket çok güzel anlatmış.
Saldım çayıra mevlam kayıra zihniyetinin sonuçları bunlar. Çocuk cıvıltısı, çocuk sesi, çocuk sesi... Bunlar farklı şeyler.
Evde çocuğuyla uğraşmak istemediği için eşlik etmeden sokağa bırakıyor. Çocuk sokaktan evdeki anne babasına sesleniyor 10-15 dakika; bakan yok. Uyarsanız kahabatli oluyorsunuz. Beğenmiyorsan taşın noktasına geliniyor illa ki. Geçenlerde komşum gayet nazik dinlenmeye çalıştığını söylediğinde çocuğun babasının tepkisi bu oldu. Ben domates biber diye aralıksız böğüren veledi direkt azarladım. Gerekirse polise şikayet etmek dahil her şeyi yaparım; hiç çekinmem.
Geçtiğimiz yaz yeğenlerimle 2 hafta aynı evde geçirdim. Tabletlerinin sesini kısmalarını söylemekten dilimde tüy bitti. En sonunda pes edip başka odada takılmakta buldum çareyi -ki bu çocuklar normalde çevrelerine rahatsızlık vermemeleri gerektiğini biliyorlar. Evlerinde ellerine tablet tutuşturulup kendi hallerine bırakıldıkları için onlara göre gayet normal yaptıkları.
Kimse çocuklardan biblo gibi oturmalarını bekleyemez; ama oyun oynayan (tablet, telefon vb. ile değil.), sohbet eden çocuk ile gürültücü çocuk aynı şey değil.
Birkaç hafta önce otobüste gecenin ikisinde yüksek sesle sohbet eden 'yetişkinleri' uyarmak zorunda kaldım. Çok şaşırdılar bu tepkime. Işıklar kapanmış, herkes uyumaya çalışır veya sessizce vakit geçirirken yüksek sesle konuşmak çok normal onlar için. Çoğu insan bulaşmamak için müdahale etmiyor; ama ben dayanamıyorum bazen.
Sessizlik gerçekten lüks bu ülkede. Kulaklıksız evden dışarı adım atmamak lazım.
0
auroraaurora
(26.11.24)
(11)

Dağcı ayakkabısı gibi görünmeyen su geçirmez günlük ayakkabı

ekmek
Nike pegasus gore-tex serisi hariç böyle ayakkabı bulamadım onlarda çok sportif kalıyor. önerilere açığım
Nike pegasus gore-tex serisi hariç böyle ayakkabı bulamadım onlarda çok sportif kalıyor. önerilere açığım
0
ekmek
(25.11.24)
www.skechers.com.tr

henüz suya girmedim ama ben bunu çok beğendim.
0
kibritsuyu
(25.11.24)
Benim şundanım var. Çok memnunum da senin kıstaslara uyuyor mu bilemedim.

www.columbia.com.tr
0
Mirket
(25.11.24)
columbiaya bak+1
0
ala09
(25.11.24)
Columbia modelleri bana burada bahsi geçen dağcı ayakkabısı gibi geliyor. Ecco veya Timberland olabilir, Clarks da olur bulunabilirse.
0
mbond
(25.11.24)
Camper'ın goretex membranlı modelleri mevcut. Fiyatları bence aşırı pahalı, bir de tasarımların çoğu oldukça zirzop ama size uyabilir.
0
10551037
(25.11.24)
Keen Anchorage III
0
wallcan
(25.11.24)
asics trabuco veya sonoma
0
my fault
(25.11.24)
Asolo'nun ayakkabıları konforlu epey. Kutupayısı sitesinde var
0
bumbum
(25.11.24)
camper goretex almistim. cok saglam, asla su gecirmiyor falan; ama cok sert ve konforsuz bir ayakkabi bence.
0
buenosdias
(25.11.24)
clarks ın modellerine de bakabilirsin.
0
lüzumsuz adam
(25.11.24)
iki sezon sonbahar kış yürüyüşlerde şunu kullandım, hiç su geçirmedi, deformasyon da olmadı ama bu sene ilginç şekilde su almaya başladı, normal mesh ayakkabı gibi oldu. üstten su alıyor.
www.hepsiburada.com
0
engelbert humperdinck
(25.11.24)
(4)

Nakliyeciler dolapları demonte edip mi taşıyor

regina phalange
30 yıllık ama hala modern bir yapıya sahip bir yataklı dolap var annemlerin evinde. Evden taşıncaklar. Bu yataklı dolabı aldıkları marka çok faal değil şu an. Kentsel dönüşüm yüzünden evden taşınırken bu dolabı evden nasıl çıkaracaklarını düşünüyoruz hepimiz. Aklıma belki nakliyeciler demonte edip y
30 yıllık ama hala modern bir yapıya sahip bir yataklı dolap var annemlerin evinde. Evden taşıncaklar. Bu yataklı dolabı aldıkları marka çok faal değil şu an. Kentsel dönüşüm yüzünden evden taşınırken bu dolabı evden nasıl çıkaracaklarını düşünüyoruz hepimiz. Aklıma belki nakliyeciler demonte edip yeni eve gelince de tekrar monte ederler gibi çok ütopik bir dğünce geldi ama bu dolabı niz nasıl çıkarıp diğer eve gçtüreceğiz fikir verebilecek var mı?
0
regina phalange
(24.11.24)
Nakliye şirketlerinin gelen bir elemanı bu işi biliyor. Modüler mobilyaysa parçalayp taşıyıp yeni evde birleştiriyorlar.

Ancak yine de mobilyacınız var mı diye sormanızda, hatırlatmanızda fayda var.
0
Mirket
(24.11.24)
Bu tarz hizmeti veren nakliyeciler de var ama ücrete tabii. Siz kendiniz de sökebilirsiniz. Biz öyle yapmistik.
0
feastofthedamned
(24.11.24)
tabelasında "eşya taşınır" yazanlar yapmaz herhalde ama "evden eve nakliyat" iddiasıyla gelenler, mobilyaları sökerek götürüyor.
0
co2s2
(24.11.24)
normalde öyle yapıyorlar. gelince bir adam doğrudan bunları söküyor yeni evde de monte ediyor ama tamamen baştan savma. mobilyanın içine ediyor. hemen yapıp gitme derdinde oldukları için rastgele vidalıyorlar. dik duruyorsa oldu bitti. yerinizde olsam kendiniz söküp paketleyin yine kendiniz kurun.
0
my fault
(24.11.24)
(1)

Bu değerlere nerede baktırabiliriz

adwokat
https://www.instagram.com/reel/DCrS77Qs-8T/?igsh=MTE1c3gzeDE2Z3IzYQ==Merhaba, aile hekimine gitsem bu değerlere bakar mı acaba
www.instagram.com

Merhaba, aile hekimine gitsem bu değerlere bakar mı acaba
0
adwokat
(24.11.24)
!. Bakar
2. Bu değerlerin sporla ilintisini anlayamadım. Vitamin takviyesi almadan bakılmalı da, sporla bağımsız bence.
Kardiyolojik muayene dese anlarım da.

Böyle ota .oka, kan değerleri diyorlar ya, böyle devam ederse Aile Hekimlerinin elinden kan değeri alma yetkisi de alınırsa hiç şaşırmayacağım.
0
Mirket
(24.11.24)
(1)

Ankara'dan İstanbula dönmek, yol durumu nedir

denemeyanilma
merhaba, Ankara'dan İstanbula döneceğim, Bolu yolu kapalı mı açık mı?Eskişehir üzerinden mi gideyim yoksa Bolu'dan devam mı?
merhaba, Ankara'dan İstanbula döneceğim, Bolu yolu kapalı mı açık mı?
Eskişehir üzerinden mi gideyim yoksa Bolu'dan devam mı?
0
denemeyanilma
(24.11.24)
0
Mirket
(24.11.24)
(4)

Faizler dusmeye baslarsa emlak piyasasi ne olur

optimistbakunin
Sb. Aralik ya da ocak gibi dusurmeye baslarlarsa ev fiyatlari zamlanir mi? Yani bana hala bile kredi oranlari yuksek geliyor cok etki etmez gibi dusunuyorum ama sizler, piyasa ne der buna
Sb. Aralik ya da ocak gibi dusurmeye baslarlarsa ev fiyatlari zamlanir mi? Yani bana hala bile kredi oranlari yuksek geliyor cok etki etmez gibi dusunuyorum ama sizler, piyasa ne der buna
0
optimistbakunin
(24.11.24)
Bazı yorumcular, faizler birden ve çok aşağılara düşecekmişcesine piyasaların canlanacağı şeklinde bir algı yaratıyorlar. Halbuki ayda 2,5 puanlık düşüşler hiçbir ani değişiklik yapmaz.

Ancak bu algıdan etkilenen ve konut almak için fırsat kollayan az bir miktar yatırımcı, piyasada geçici bir hareketlilik yarata bilir diye düşünmekteyim.
0
Mirket
(24.11.24)
Mirket +1

yani önemli olan şey faizin düşürülüp artırılmasından çok "reel faiz" denilen, enflasyonla faiz (sanırım bileşik faiz) arasındaki fark. enflasyonun 30'lara düştüğü yerde faizi 50'den 40'a "kademeli" olarak indirmenin çok bir etkisi olmaması lazım. faizler düşürülecek denince bizim millet nebati-kavcıoğlu dönemini hatırlıyor, enflasyon 60-70'lerdeyken faiz %10 civarlarındaydı.

bir anda çok büyük indirim olursa paniğe kapılabilir insanlar ama merkez bankası epey temkinli gidiyor, türkiye'de hiçbir şey kesin değil elbette ama yerel seçimden sonraki gibi giderse öyle büyük bir şok olmayacak gibi görünüyor. faiz indiriminin konut fiyatlarına etkisi bu şartlarda sınırlı kalır gibi.

bir de genelde izlediğim ekonomistlerin ortak kanısı şu: içinde oturulacak eve çok fazla yatırım gözüyle bakmamak gerek, kafaya yatan fiyatta ve şartlarda bulunca almak lazım.
0
duguit
(24.11.24)
iki gram aklı olan bir devlet, ev fiyatlarının yükselmemesi için elinden geleni yapar.
0
co2s2
(24.11.24)
ben geçtiğimiz aylarda banka banka dolaşıp konut kredisi aramıştım.
bankalar nasıl kredi verilir bilmiyordu, 2-3 ayda bir kredi veriyorlarmış iyi ihtimalle, hiç kredi vermemiş olan bankacı vardı.

neyse; evler satılmıyor, faizler yüksek, insanlar para bulamıyor, bulsa krediye cesaret edemiyorlar dedi tüm bankacılar. evi satan müteahhit de ev satışını kolaylaştırmak için bana ödemede yardımcı oldu, çünkü satışlar peynir ekmek gibi değildi.

sözün özü, faizler düşmeye başlayınca insanlar kredi çekip ev almaya talep arttırdıkça evlerin fiyatının yükselmesi kaçınılmaz.

ama bu ne kadar etkili olur, ne kadar sürer ya da ne kadarlık bi faizle bu durum tetiklenir bilmiyorum.

şahsi kanaatim fiyatlarda aşırı bi harekete sebep olacak kadar faiz indirimi yapılmaz.
0
biseysorcaktim
(24.11.24)
(21)

bu beslenme kötü mü

robert bosch
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu. bir de size soruyim. bu beslenme nasil? sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersiniöglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli o
bugün iyi beslendigimi düsünüyorum. boyum 1.62, 29K, düzensiz ve kardiyo agirlikli egzersiz yapan biriyim.
chatgpt'ye sordum gicik gicik konustu.
bir de size soruyim. bu beslenme nasil?

sabah- 2 bardak sade filtre kahve ve bir avuc yaban mersini
öglen - 1 bardak sade filtre kahve, biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 7-8 tane siyah zeytin, 2 ceviz
ögleden sonra - 5 tane mandalina
aksam yemegi - 1 avokado (ezilmis, limonlu ve yagli), bir dilim ekmek, birazcik peynir ve 5-6 tane siyah zeytin, bol yesillikli salata, üstüne bir tane muffin
0
robert bosch
(23.11.24)
Kalori miktarı ve makro dağılımı normal bir insanın sadece sağ bacağı için yeterli olur gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
azıcık da et yeseymişsin :) iyi ama hem yeterli kalori hem de çeşitli kaliteli yiyecekler. bence. keyif almışsındır.
0
gabe h coud
(23.11.24)
@kaleci, nasil yani?

@gabe, her gün et yenmez :P
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
chatgpt hakli. protein yok. gun boyunca kahvalti yapiyorsunuz gibi geldi bana :)
0
antikadimag
(23.11.24)
Omlet kaç yumurtalı? Protein miktarı ona bağlı biraz ama 5-6 yumurtalı değilse (ki öyleyse bile olmayabilir de) protein alımı çok düşük değil mi? Hadi her gün et yenmez diyelim de bari bakliyat olsaydı.

Genel kalori toplamında şeker çok gibi 5 mandalina ile. Onun dışında da hiçbir şey yememişsiniz zaten. Tüm gün yedikleriniz normal kahvaltı olarak geçebilecek bir kalori neredeyse mandalinalar hariç. Hem az hem sağlıksız geldi bana
0
nundu
(23.11.24)
Ha bence her gün et (tavuk ve balık dahil) yenir ayrıca. Protein alımı önemli
0
nundu
(23.11.24)
Yetersiz bir içerik. Yani yanlış anlama ofansif bir cevap değil bu ama instagram'da pazar sabahları paylaşılan "ben çok sağlıklı besleniyorum ve mutluyum" havasında bir menü bu doğru düzgün protein yok karbonhidrat yok, biraz sağlıklı yağdan zengin o kadar. Beslenmesine özel olarak dikkat eden birisi en kötü durumda kilosu kadar protein almıyorsa o beslenme kötüdür. Ha içerik kötü değil ama yetersiz; 2 yumurta dediğin 10-12 gram protein, yumurtadan gelen 10 gram protein ve birkaç dilim ekmekten gelen karbonhidrat hem sürdürülebilir bir rutin değil hem de sağlıklı değil ama dediğim gibi içerik kötü değil ama eksik ve yetersiz, gerçi birkaç kez daha okusam içeriğin de kötü olduğuna ikna olabilirim ama o kadarını yapmıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.11.24)
Böyle beslenmeye devam edersen yakın zamanda demir eksikliği anemisi yapar bu.
0
Mirket
(23.11.24)
buna kötü diyenler bugün ne yediniz paylasir misiniz?
ben yiyecek yemek bulamiyorum
0
🌸robert bosch
(23.11.24)
et olur, baklagil olur. 'yemek' diyebilecegimiz bir sey yok sizin menude. ekmegi cikarsak tarim oncesi avci toplayici menusu valla :)

mercimek corbasi yapin, fasulye yapin, pilav yapin. et yiyin.
et icin tercihen yagli ve agir metal orani dusuk baliklar idealdir somon, hamsi, istavrit gibi.
ya da sakatat ciger, kokorec gibi.
0
antikadimag
(23.11.24)
Sabah
100 gr kızarmış ekmek ile iki haşlanmuş yumurta, 10-12 tane yeşil zeytin, çay

Öğlen
Bezelye yemeği
Mercimek çorbası
Yeşil salata
3-4 kaşık zeytinyağlı pırasa

Akşam
80gr mantı
Yeşil salata
Yarım kase yoğurt
Bezelye yemeği

Öğleden sonra da çayla bir mandalina büyüklüğünde kabak tatlısı yemiştim
0
grimavi
(23.11.24)
@grimavi, yemekhanede mi yedin? :) hangi evde normal sartlarda 3-4 cesit course yemek cikiyor please
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Izgara tavuk, fırında balık, köfte vs döndürüp döndürüp yapılabilecek et çeşitleri var. Hadi et olmasın dersen bakliyatla yapilabilecek yine zibilyon çeşit yemek var.

Side dish olarak pilav, makarna, bulgur pilavı yine çeşitleriyle beraber döner.

Salata/haşlanmış sebze/yoğurt/cacık/turşu gibi soğuk kısmı yine alternatif açısından zengin.

Ben çok aramam ama çorba konusunda da çeşit çok. Bazı günler ana yemek, bazı günler side dish tarzı çorba yapılabilir.

Bu yemeklerin çoğu önden yapılıp gün gün tüketilebilir, bir gün yapılıp ikinci gün yenebilir.

3-4 çeşit course'a gerek yok. Sizin menüdeki kahvaltı ve öğle yemeğini tek öğünde birleştirip, akşam da tavuk-makarna-salata ya da bakliyat-pilav-cacık gibi alternatifler yapılarak mis gibi beslenme çıkar.

Hepsini yapmaya üşeniyorsanız, migrostan hazır köfte airfryerda, yayla hazır makarna mikrodalgada pişirip biraz yeşillikle yenir yani ki ben bu son yazdığımı yapıyorum genelde :d yine de yiyecek yemek bulamıyorum denmez pek
0
nundu
(24.11.24)
Hic tavuk et balik fast food bir sey yok mu. Oyuncu manken vs gibi hayatsiz falan degilsen no no. Muhtemelen de 50 55 kilo bir seysin. Biraz protein bakliyat nerede sart
0
optimistbakunin
(24.11.24)
rober sokağa çıkarken cebine taş tuğla falan koy. ben bu kadarcık yesem gece açlıktan uyuyamam aw

yemekleri çok yapıp parçalar halinde buzluğa at, sonra istediğin zaman 10dkda ısıt ye. redditte mailprepsunday subına göz at
0
titanyum22
(24.11.24)
çoğu sağlıklı kaynaktan olsa da şeker oranı yüksek geldi bana. minimum dokunuşla kendime göre ayarlarsam şöyle yapardım ben:

sabah- 200-250 gr yoğurt - 30-35 gr yulaf ezmesi/müsli vb.
öglen - biberli domatesli omlet, iki dilim ekmek, biraz peynir 15 tane siyah zeytin, 5 ceviz
ögleden sonra - 3 tane mandalina
aksam yemegi - et içeren herhangi bir gerçek yemek, iki-üç dilim ekmek (ya da pilav/makarna), bol yesillikli salata

bana bu daha dengeli geliyor. evde olduğumda öğle yemeğini kahvaltı gibi yapmayı severim ama sizin akşam yemeği de kahvaltı gibi olmuş.
0
duguit
(24.11.24)
Yemekhanede yemedim valla benim evde çıkıyor kendim yapıyorum :)
r.resimlink.com
r.resimlink.com

3-4 çeşit mevsim sebzesi öğren (ıspanak, brokoli, pırasa, kereviz, karnıbahar)
3-4 tane çorba çeşidi öğren (yayla, domates, mercimek, tarhana, şehriye, tavuk)
3-4 farklı bakliyat yemeği (yeşil mercimek, nohut, fasulye, barbunya )

Yancı olarak pilav bulgur makarna
bazen turşu bazen yeşil salata

Her satırdan bir tane seçip bunları kendi içinde döndürmeye alışınca ne yiyecem derdin azalıyor, her akşam 4 farklı şeye de gerek yok, içlerinden 2 tane seçsen bile düzgün bir döngü tutturabilirsin
0
grimavi
(24.11.24)
şöyle yapsanız bence daha iyi olurdu:

sabah : çay - yumurta - peynir - zeytin - yaban mersini - ekmek
öğlen : bol salata - köfte ya da tavuk göğsü ya da balık - az ekmek
öğleden sonra : meyve - ceviz
akşam : avokado + salata + peynir + çok az ekmek

ben öğlen sucuklu yumurta ve peynir yedim. akşam üzerinde de köfte ve domates yedim. ekmeksiz.
0
co2s2
(24.11.24)
yemek tarifleri bekliyoruz sinem apla.

karnabahar fikri güzelmis.
0
🌸robert bosch
(24.11.24)
Güne hem de 2 bardak kahveyle başlamak seni gergin, endişeli, huzursuz, uykularını da kalitesiz ve az hale getirir. Güne illa sıcak bir sıvıyla başlamak istersen bence siyah çay ile başla, hem antioksidan alırsın hem uyandırır. Kahve kullanımını tehlikeli buldum...
0
muhayyer divan
(24.11.24)
lifli gıdalar, sebzeler, ettavukbalık eksik
0
bir soru sorcam
(24.11.24)
(5)

Geçmeyen omuz ağrısı

eseksudangelinceyekadar
Yaklaşık 6 aydır anlamadığım bir nedenle sol omzumda başlayan ağrı bir türlü geçmiyor. Sol omzum elimi rahat rahat arkama atmama izin vermiyor. Ne fizik tedavi bir sonuç verdi, ne egzersizler ne de kullandığım krem ve ilaçlar. En son seçenek omuzdan enjeksiyon kaldı. Aranızda benzer sorunlar yaşayıp
Yaklaşık 6 aydır anlamadığım bir nedenle sol omzumda başlayan ağrı bir türlü geçmiyor. Sol omzum elimi rahat rahat arkama atmama izin vermiyor. Ne fizik tedavi bir sonuç verdi, ne egzersizler ne de kullandığım krem ve ilaçlar.

En son seçenek omuzdan enjeksiyon kaldı. Aranızda benzer sorunlar yaşayıp bu iğneyi kullanarak rahatlayan varsa beni bilgilendirebilirse çık sevinirim.
0
eseksudangelinceyekadar
(23.11.24)
Teşhis neydi?
Kaç seans fizik tedavi gördün, ev ödevi hareketler verdiler mi? aksatmadan her gün yaptın mı? Hiç mi gelişme olmadı?

Fizik tedavide bir lazer uygulaması var. Bütün fizik tedavi merkezlerinde yok. Onun çok faydasını gördüm ben.
Gösterilen hareketlerin düzenli yapılması çok farkediyor.
0
Mirket
(23.11.24)
o kortizon iğnesi 1-2 hafta ağrıyı kesecek sonra meşhur ızdırab kaldığı yerden tekrar devam edecek. hafif kilolu biriysen hiç bulaşma iğne yüzünden direk kilo almaya başlayacaksın. kök sebebini bulman lazım.

fizik tedavi hareketlerini yanlış- eksik yapıyor olabilirsin
doktor/hastane değiştir
endokrin bölümüne randevu al
gastrit omuz ve sırt ağrısı yapar. alkol, asitli içecekler, şekerli vb gıdaları uzun bir süre bırak o şekilde analiz yap
0
HellKeePer
(23.11.24)
"donuk omuz" bu. Nerde görsem tanırım. Büyük ihtimalle aşılardan oldu. Ben, eşim ve bir kaç akrabam da oldu. Yaklaşık 8 ay çektik. İmkanın varsa yüz. Ayrıca Youtube'daki donuk omuz egzersizlerini uygulamanı tavsiye ederim.
0
bluemax
(24.11.24)
cep telefonunu sol elde çok fazla tutuyorsanız ondan olabilir.
0
walter white kilikli
(24.11.24)
sectalon diye bir iğne oldum ağrıyı kesti ama geçici mi bilmiyorum

röntgende ne çıkıyor, kireçlenme vb. sorunların geri dönüşü yok, yapacak bir şey yokmuş
fizik tedaviyle durumun kötüleşmesini durdurmak dışında
0
bir soru sorcam
(24.11.24)
(4)

Us Polo markasi Hk.

sanguine
Sitesinden bakınca pierre cardinin sahibi Aydınlı grup markası olarak görünüyor. Reklamını hep united States polo association since 1890 diye yapiyorlar. Şimdi bu Pierre Cardin gibi bir şey mi yoksa Amerika'da da var olan bir markanin türk dalı mıIkinci sorum hazır giyim markaları arasında ne konumd
Sitesinden bakınca pierre cardinin sahibi Aydınlı grup markası olarak görünüyor. Reklamını hep united States polo association since 1890 diye yapiyorlar. Şimdi bu Pierre Cardin gibi bir şey mi yoksa Amerika'da da var olan bir markanin türk dalı mı

Ikinci sorum hazır giyim markaları arasında ne konumda kalite olarak; LCW DeFacto koton gibi bir şey mi
0
sanguine
(23.11.24)
Amer,kan markasıdır. İsim hakkı mı alınmıştır yoksa iştirak midir kısmını bilemem.

Saydığın markalardan iki hatta üç tık iyidir. Kendine özgü bir tarzı vardır. Severek giyiyoruz efendim.
0
Mirket
(23.11.24)
Aydınlı Grup tarafından yaratılmış orijinal markaya benzer marka diyebiliriz. Ürün kaliteleri eh işte ama bildiğim kadarıyla firmaya kayyum atandı.
0
en bi orijinal
(23.11.24)
Bir ara ben de merak edip orijinal Polo markasiyla (Ralph Lauren'in olan) bir ilgisi var mi diye bakmistim.

Benim anladigim olay su, orijinal "Ralph Lauren Polo" markasinin bilinirliginden faydalanmak ama bir yandan da telife takilmamak icin bir Turk yatirimci ABD'deki 1890'da kurulmus olan polo derneginin (U.S Polo Association - www.uspolo.org ) isim hakkini tekstil sektoru ozelinde aliyor. Bu dernegin oncesinde tekstille bir alakasi yok, duz polo dernegi, sporla ugrasiyor.

Herhalde birisi gidip tekstil markasinda kullanimi icin para odeyince al kullan dediler. Bu sayede Turk yatirimci Polo degil ama "US Polo Association" markasiyla tekstil dunyasina girdi (uspoloassnglobal.com ).

Simdi iki markaya da kisaca Polo dendigi icin Ralph Lauren Polo mu US Polo Association mu belli olmuyor, ve Ralph Lauren'in yuksek marka algisi sebebiyle "yerli" Polo da sanki ust seviye bir markaymis gibi algilaniyor.
0
sertac akin
(23.11.24)
sertaç +1 orijinal markayla alakaları yok.

üç buçuk sene önce montunu aldım hala giyiyorum, ankara'da idare ediyor. onun dışında sadece gömleklerini aldım. slim fit %100 pamuk olanlar güzel diğerleri polyester karışımlı oluyorlar genelde.

internet mağazasında eski sezon ürünleri bazen çok ucuza geliyor denk getirmek lazım.

lcw, defacto, koton'dan daha iyi ama ürün çeşitliliği onlara göre çok daha az. yine de daha uzun süreli kullanım için polo tercih edilebilir.
0
black holes in the sky
(23.11.24)
(10)

Mukbang'ın doğuş sebebi ne?

muhayyer divan
SelamMukbang denen şey denk geldi birkaç gündür bakıyorum, çok acaip bir his veriyor, neyse konu bu değil. Özellikle Çin ve Uzak Doğu menşeli videolar görüyorum. Hem çok yiyorlar, hem tıkınarak yiyorlar, hem çok sıcak yiyorlar, hem çok acı yiyorlar, bazen baştan aşağı yalnızca yağ yiyorlar, onlarca
Selam

Mukbang denen şey denk geldi birkaç gündür bakıyorum, çok acaip bir his veriyor, neyse konu bu değil.

Özellikle Çin ve Uzak Doğu menşeli videolar görüyorum. Hem çok yiyorlar, hem tıkınarak yiyorlar, hem çok sıcak yiyorlar, hem çok acı yiyorlar, bazen baştan aşağı yalnızca yağ yiyorlar, onlarca yumurtayı üst üste yiyorlar mesela.

Bu uygulama nereden çıkmış, ne yapmaya çalışıyorlar? Hani bir rivayete göre porno videoların amacı aslında üremeyi tetiklemekti, öyle biliyorum. Bu da onun gibi desem değil sanki yahu.

Beni neden makarna balık ve yağlı et videoları mutlu ediyor onu da anlamış değilim.
0
muhayyer divan
(23.11.24)
Amaçsız bir aktivite. Obeziteyi tetikliyor ayrıca
0
wd40
(23.11.24)
bilgim yok ama fikrim söyle. yemek yerken o videoalari izlemek cok iyi geliyor. sanki hep birlikte gömüyormussun gibi. bence yemek yerken izleniyor. o cok aci, cok büyük kismi da isin challenge i.
0
robert bosch
(23.11.24)
www.instagram.com

Şuna bakın ya allaasen bu normal bişey mi şimdi, ne yaptıklarını düşünüyorlar merak ediyorum. Kilo da almıyorlar.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
(bkz: gluttony)
0
Bruce
(23.11.24)
Kilolu insanlar, iştahları için suçluluk duygusu yaşarmış.
Bu tip videolar onlara suç ortağı bulma hazzı yaşatırmış.

Kendi yorumum değil. Bir yerde okumuştum.

Ben sevmiyorum. Özellikle bir haşlanmış yumurtayı tek hamlede gömmeleri iğrenç geliyor.
0
Mirket
(23.11.24)
@Mirket

Ben de epey kilolu bir insanım ama bana suç ortağı bulma değil de kendim yiyormuşum gibi bir haz veriyor. Bırak iştahı, her bir yediğimiz öğün için ayrı ayrı suçluluk duyuyoruz evet. Bazen bana var olmak suçmuş gibi gelir.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
Boş versene.
Yemek beni mutlu ediyorsa yerim ki.
Ne suçluluğu.
Bir daha mı geleceğim dünyaya.
0
Mirket
(23.11.24)
Bedeni arzularını abartılı bir şekilde, yoğun bir haz alarak gideren insanları izlemek... Kulağa pornografik geliyor.
0
salihdt
(23.11.24)
Popüler olmasının birçok farklı sebebi var ama doğuş sebebi insanların yalnız olması. Bizim kültür ve aile yapımıza uzak geliyor böyle şeyler ama her öğününü tek başına yiyen insanlar var. Bunlar kendilerine yemek sırasında eşlik edecek birilerini arıyorlar ve mukbang doğuyor.
0
gnosis
(23.11.24)
Bir de hem kaynar halde yiyolar hem çiğnemeden yutuyolar hem de çok yiyolar. Mideleri yamulmuyor mu bunların??

Makarnaya çok fitim yalnız.
0
🌸muhayyer divan
(23.11.24)
(10)

bu videodaki ortam kirli değil mi? (tostçu)

avatar is back
https://youtube.com/shorts/DUXW3uqploA?si=9sb69C4DwNiLcql3yorumlar oo mükemmel böyle temiz şöyle temiz hiç böyle temizini görmedimlerden geçilmiyor ama ben izlerken gözüme hem yumurtayı döktüğü yerdeki kapkara tabaka hem de tostun üst tarafındaki katman katman siyah şeylerden başka bişey göremedim.
youtube.com

yorumlar oo mükemmel böyle temiz şöyle temiz hiç böyle temizini görmedimlerden geçilmiyor ama ben izlerken gözüme hem yumurtayı döktüğü yerdeki kapkara tabaka hem de tostun üst tarafındaki katman katman siyah şeylerden başka bişey göremedim. baya kirli yani makine vs. yorumlarda kötü diyen bir kişi de yok.

ben mi bişey kaçırıyorum
0
avatar is back
(23.11.24)
makineler bence de kirli.
0
lemmiwinks
(23.11.24)
Pleytler dışında her taraf pırıl pırıl.
Her tost arası o pleytlere tel fırçayla girişilemeyeceğine göre de dışarıda tost yerken görebileceğin azami temizlik bu kadar olur.

Maalesef böyle.
0
Mirket
(23.11.24)
Girişilir aslında yanmadan, 2 hareketlik iş. Ya da yakmayacak tostu.
0
gabe h coud
(23.11.24)
temiz. daha iyisini bulamazsin.

o metaller kirli degil, surekli kullanilan her metal tezgah kararir. her yemek arasinda temizleyen japon teppanyakiler'den yersen $100'dan basliyor.
0
antikadimag
(23.11.24)
Sen kirli Tostçu görmemişsin.
0
wd40
(23.11.24)
Ben de temiz diyorum. Ekmeğin üstünde siyah katman göremedim, ekmek yanmış da gelmedi bana. Izgara durmadan ısınmaktan renk değiştirmiş gibi sadece, onun dışında bir tostçu ne kadar temiz olabilirse o kadar temiz. Şu videoya bakıp "aa ne kadar kirli" diyen kişi dışarıdan hiç yemek yememeli
0
nundu
(23.11.24)
Huylu biri olmama rağmen temiz diyorum. Ayrıca buna pis diyorsanız gurme bükücü roma ve gurme bacı hesaplarına bakmanızı tavsiye ederim.
0
playing star again
(23.11.24)
Yumurta yaptığı tezgah her yerde ateşten zamanla kararır, orasını her gün siliyordur zaten

Ama tost makinasının üstündeki yanıkları temizlemeyi akıl etmeyecek biri değil bu, wok tavalardaki gibi tost ekmeğinde isli ve hafif yanık bir tat bırakması için çok sık temizlemiyor olabilir
0
grimavi
(23.11.24)
En son 1937 yılında "Atatürk şehrimize ziyarete gelecek" dendiğini duyunca ne olur ne olmaz diye temizlemiş makineleri. O günden beri peçete ile üstünden geçmiş sadece. Yine de sokakta önünde 500 kişi olan büfelerden, sosyal medyada ünlü olan yerlerden ya da restoranların çoğundan 10 kat temiz gözüküyor.
0
nawar
(23.11.24)
buraya kirli diyen dışarıda yemek yemesin, zira fazla yaşamaz.
0
adivar
(23.11.24)
(4)

Şu durumda kredi kartı faiz oranı ne oluyor?

eisberg
100k çektiriyoruz, 134k ödüyoruz 12 taksit olacak şekilde. Aylık faiz oranı ne oluyor? Nasıl hesaplarız?Teşekkürler
100k çektiriyoruz, 134k ödüyoruz 12 taksit olacak şekilde. Aylık faiz oranı ne oluyor? Nasıl hesaplarız?

Teşekkürler
0
eisberg
(22.11.24)
Aylık % 5,66
0
Mirket
(22.11.24)
Hocam nasıl hesapladınız?
0
🌸eisberg
(22.11.24)
Lisede de hocalar hep sorardı 'nasıl hesapladın?' diye, açıklayamazdım, kopya derlerdi, hep papaz olurduk. Hayatımda formül ezberleyemedim ben, Bir geri lik var sanırım ama bir sürü hesapla sonucu buluyorum da izah edemiyorum.

Bileşik faiz hesabı bu, google'da vardır formülü.
0
Mirket
(23.11.24)
siteden hesapladım. %3,66 oluyor yaklaşık
0
efruz
(23.11.24)
(5)

Fitness’ta plato dönemi

don’t panic
Arkadaşlar merhaba,Bir süredir çok yerimde saydığımı düşünüyorum. Kendime plan, program da yapamaz oldum. Alt vücudu da ihmal ettim çünkü squat ve deadlift sonrası bel ağrılarım başladı son zamanlarda. Yanlış formda yaptığıma delalet galiba. Squat ve deadlift olmayınca da alt vücut, bacak çalışasım
Arkadaşlar merhaba,
Bir süredir çok yerimde saydığımı düşünüyorum. Kendime plan, program da yapamaz oldum.
Alt vücudu da ihmal ettim çünkü squat ve deadlift sonrası bel ağrılarım başladı son zamanlarda. Yanlış formda yaptığıma delalet galiba. Squat ve deadlift olmayınca da alt vücut, bacak çalışasım gelmiyor. Her neyse önümde temiz bir 8 gün boşluğum var. 2 dolu 1 off 2 dolu 1 off 2 dolu şeklinde yoğun geçirmeyi düşünüyorum. Nasıl bir plan yapabilirim? İçinde her bölgenin olduğu. Varsa önerileriniz alırım. Teşekkür ederim…
0
don’t panic
(22.11.24)
Yani verilen bilgilerde net olarak ne zamandir yapiyorsunuz vs yok ama plato diyorsaniz ve özellikle strength trainingse iki yöntem var;
7 haftada bir en kötü deload week yapmak. Programınıza göre bunun tipleri vardır.

Ikincisi mevcut ağırlığı yüzde 10-15 düşürup tekrar başlamak.

Programınızı kendiniz mi yaziyorsunuz? Oyleyse bence yazmayin.
0
logisticsmanager
(22.11.24)
@logisticsmanager

2014’ten beri fitness yapıyorum ve programı hep kendim yazıyorum evet. Son 1 yıla kadar hiç supplement kullanmamıştım, son 1 yıldır weider whey kullanıyorum. Bir diğer bilgi de 6-7 aydır boksla birlikte götürmeye çalışıyorum. Teşekkürler.
0
🌸don’t panic
(22.11.24)
Squat ve deadlift sana yaramıyorsa alternatifleri değerlendir leg press ve leg curl yap, burada morali bozacak bir şey yok neticede güç sporcusu değilsin diye tahmin ediyorum bu hareketleri yapmak zorunda değilsin, ha yok ben aşığım bu hareketlere diyorsan zamanının bir kısmını egolift yapmadan düşük ağırlıklarla formunu mükemmelleştirmeye ayır, aslında compound hareketlerde gereğinden fazla ağırlık kaldırmaya çalışmıyorsan insan mekaniğine uyumlu hareketler olduğu için hareketleri yanlış yapmak çok mmükün değil, formlar genelde yüksek ağırlık denemelerinde bozuluyor o da ağrı sızı getiriyor.

İkinci olarak Push-Pull-Legs antrenmanı yapabilirsin: A gününde itiş (Göğüs-omuz-triceps) B gününde çekiş (Sırt-triceps-abs) C gününde bacak 1 gün Off sonra ilk 3 günün tekrarı.

Bunların dışında yerinde sayanların yaptığı en büyük yanlış kalori alımını düzgün yapamamaları oluyor. Gym'de deli gibi çalışan onca insan var, konuşurken kaç kalori alıyorsun diyorum bilmiyorum diyor, diğeri diyor 100 gram karbonhidrat alıyorum öteki diyor ben kalori saymıyorum, halbuki ne kadar yoğun çalışıyorsan o kadar yüksek kalori almak gerekiyor, bu tıpkı 5000 motor arabaya 200 liralık benzin alıp Kuzey Marmara otobanına çıkmaya benziyor fayda alamayacağın bilakis zarar göreceğin bir yanlışlık.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.11.24)
Günde ne kadar whey alıyorsun desem, makroları dengelemek için gerektiği kadar değil de günde şu kadar ölçek diye cevap vereceksin diye korkuyorum.

Eğer ikinci şık doğruysa, sporcu beslenmesi konusunda destek almalısın.

Ve ayrıca 10 yıldır bu işin içinde olup hala tekniğin konusunda şüphelerin varsa bir PT desteği almalısın.
0
Mirket
(22.11.24)
Abi sen bilirsin de plato yasiyorum, ne yapayim diyorsun.
Supplement kullanıp kullanmaman önemsiz detay.
Squat deadlift form sorunu diyorsun.

Ben su veriler ile sorunun senin kendine yazdığın programlar olduğunu söylerim. burada da hep aynısını derim zaten. Ben misal hayatimda kendi programimi yazmadim, 2010dan beri yapıyorum.

Bence sen bir adet reddit fitnesswikide olan ppl yap. Layne norton var galiba ppl onun programi iyi misal.
Isi bu olan adamlar varken kendine yazma, program yazmak özellikle bodybuilding vs için zor iş.
0
logisticsmanager
(22.11.24)
(1)

Bu suç mu?

birmilyonunvarmi
Sahibinden'de bir araç ilanım var. Kuaförün biri numarama WhatsApp'tan mesaj atarak reklamını yaptı. Bu suç mu? Yasal mı?
Sahibinden'de bir araç ilanım var. Kuaförün biri numarama WhatsApp'tan mesaj atarak reklamını yaptı. Bu suç mu? Yasal mı?
0
birmilyonunvarmi
(22.11.24)
TISS a bildirin.
İstenmeyen elektronik ticari iletileri şikayet edebiliyorsunuz.
E devletten giriliyor diye biliyorum ama Google'a TISS yazın. Çıkar.
0
Mirket
(22.11.24)
(3)

Birikim sorusu

dulcinea
Merhaba, maaştan her ay 10 bin kenara atma niyetim var. 1 yıl kadar birikim yapacağım. Bankaların günlük mevduat hesapları mı altın hesapları mı daha avantajlı olur
Merhaba, maaştan her ay 10 bin kenara atma niyetim var. 1 yıl kadar birikim yapacağım. Bankaların günlük mevduat hesapları mı altın hesapları mı daha avantajlı olur
0
dulcinea
(22.11.24)
parayi ne icin kullanacaksin?
bir yil sonra parayi geri cekecekseniz tahvil olabilir.
uzun vaade ise etf ya da bes.
0
robert bosch
(22.11.24)
Öncelikle bir banka veya aracı kuruma hesap açıp, risk analizi yaptırıp, risk profilini belirle.
Sonrasında bu paranın sana ne zamana kadar lazım olmayacağına karar ver.
Ondan sonra bu soruyu sorarsan daha sağlıklı cevap verebiliriz.

Ama paldır küldür bir cevap istiyorsan sepet yap derim. Biraz ondan biraz ondan.
0
Mirket
(22.11.24)
Yılbaşı itibariyle mevduat faizleri düşecek. Savaşlar devam edeceği için altın zarar ettirmez. TEB veya Burgan on hesap altın hesabı.
0
HellKeePer
(22.11.24)
(13)

Takip ettiğiniz finans yorumcuları

mate soul
Merhabalar, uzun zamandır (5-6 yıl) takip ettiğim ekonomi/finans yorumcuları Atilla Yeşilada, Tunç Şatıroğlu, Artunç Kocabalkan, Baki Atılal, Emrah Lafçı ve son bir yıldır da Dede. Dedeyi daha önceden keşfetmiş olmayı dilerdim.Atilla Yeşilada, konut hakkındaki tahminleri yüzünden epey gömülse de ben
Merhabalar, uzun zamandır (5-6 yıl) takip ettiğim ekonomi/finans yorumcuları Atilla Yeşilada, Tunç Şatıroğlu, Artunç Kocabalkan, Baki Atılal, Emrah Lafçı ve son bir yıldır da Dede. Dedeyi daha önceden keşfetmiş olmayı dilerdim.

Atilla Yeşilada, konut hakkındaki tahminleri yüzünden epey gömülse de ben yine de çoğu yorum ve öngürülerinin makul ve isabetli olduğunu düşünüyorum. Makroekonomik görünümü anlamak açısından faydalı. Yanıldığı zamanlar genel olarak varsaydığı önkabullerinin değişmesinden kaynaklı bence.

Tunç Şatıroğlu ise o kadar çok analiz kasmasına rağmen günün sonunda yorumları piyasa düştüğü günlerde sat, piyasanın yükselişe geçtiği zamanlarda da al demekten ve ben demiştim demekten öteye gitmiyor. İki gün önce sat dediğine, iki gün sonra şimdi piyasa al'a döndü al diyor. Paranızı çarçur etmek için daha iyi bir yöntem önerilemez.

Neyse şimdi bütün yazdığım isimler hakkında tek tek görüşlerimi yazmayacağım fakat merak ettiğim sizler hangi finans yorumcularının öngörülerini tutarlı buluyorsunuz ve şimdiye kadar size yatırımlarınızda fayda sağladığını düşünüyorsunuz. Özellikle borsa istanbul fonları konusunda. Dede gibi tutarlı, şeffaf, kıvırmayan başka yorumcular var mı merak ediyorum.

Teşekkürler.
0
mate soul
(22.11.24)
"ünlü" kişileri asla takip etmem. ünsüzlerden mesela youtubeda "yatırım101" var. çok güzel videolar koyuyor bayağı faydalı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(22.11.24)
Hepsi boş yapıyor. Korkak saglamci memurlara hayatta kalmayı öğretiyor. Zengin olmak için yatırım yapılır bunun yolu da temel analiz öğrenmektir. Arkadaşın önerdiği yatirim101 in eski videoları bu konuda iyidir ama bu işlerden gerçekten harçlık çıkarmak değil milyoner olmak istiyorsanız rahmetli Yaşar Erdinç hocanın temel analiz videoları hatmedip birebir disiplinle uygulayacaksiniz. Daha anlaşılır ve nokta atışı eğitim yok. Altınla dolarla bir bok olmayacağını da kafanıza sokacaksiniz. Yok arkadaş ben ogrenemem öğrensek de uygulayacak Sabra sahip değilim dersen o zaman yine disiplinli bir şekilde mac gibi iyi fonlardan şartlarını zorlayıp alacaksın. Gerisi tırı viri
0
alimcgraw
(22.11.24)
Yeşilada'nın özellikle son zamanlarda söylediklerinde hiçbir mesnet bulamamaya başladım. Bazen söylediğine hayret edip fonlanıyor mu acaba diye düşündüğüm oluyor.

Şatıroğlu'nun bir genel yorumları var ve bir de teknik analiz ve yorum yapıyor, gördüğüm kadarıyla her ikisinde de yorumları çok isabetli. Teknik analizde, durum anlık olarak değişebiliyor. Al-sat konusundaki hızlı geçiş Türkiye'nin gündem karmaşasından kaynaklanıyor. Adamın söylediklerinde isabetsizlik yok.
Özellikle son bir kaç aydır BTC hakkında çok isabetli yorumları oldu. Bir tek gümüşte, gümüş lehine bir taraf tutması var izlenimi bıraktı bende.

Dede, kitabın ortasından konuşuyor. Makro açıyı çok güzel yakalamış. Detayda başarılı olacağını sanmıyorum. Gençlere yatırımı aşılama becerisiyle eli öpülesi bir insan.
0
Mirket
(22.11.24)
atilla Yeşilada'yı takip ediyorum. gizli akp li olduğu için ne derse tersini yapıyorum. mevduatımı katlıyorum. tavsiye ederim.
0
paudi
(22.11.24)
ben eksi sozlugu takip ederim, onlar kadar ters indikator yoktur.

mesela hepsi yesiladaya sovmus. son 8 ay boyunca faizler sayesinde millet servetine servet katti. eksi sozluk yazalari ise carryciler kacti kacacak diyip 8 aydir faize sovuyorlar. sonuc ortada.

ayrica bu adamin bir lafi vardi iste savunma sanayi bizim icin ekonomik bir yuk. hemen linclendi. savunma sanayisine laf edemezsin .etc, ertesi ay kredi kartlarina aidat gelecek diyince hepsi limit dusurdu.

o yuzden mutlaka eksisozluk yazarlarini takip edin. bist hakkinda tavsiyelerine bakin. sonra tersini yapin.
0
badcode
(22.11.24)
@alimcgraw söylediklerin mantıklı. yatırım101 kanalını takip etmeye başladım. ama genel olarak ben son yazdığın kategoriye giriyorum. şirketleri tek tek analiz edebilecek donanım ve vaktimin olduğunu sanmıyorum bu yüzden tercihim tekil hisselerden ziyade fonlardan yana.

En büyük sorunlarımdan biri de herkeste olduğu gibi işin psikolojik boyutu. Geçen haftasonu faiz indirim senaryosunun gerçekleşeceğini dikkate alıp hisse senedi yoğun fonlardan ve iş bankası iştirakleri fonlarından almaya karar verdim. Bunun için yüklü miktarda eurobondlarımı bozdum. Gel gelelim pazartesi olduğunda piyasa biraz düşük açılınca elim gitmedi ala ve sonrasında 2 günde %10 giden hisselere bakakaldım.

Neyse buraya da böyle içimi dökmek istedim. Tavsiyeler için teşekkürler.
0
🌸mate soul
(23.11.24)
populer olanların çoğu aracı kurumlar lehine çalışıyor. amaçları o firmaların reklamını yapmak ve sizin üzerinizden komisyon sağlamak. siz al sat yaptıkça borsada kaldıkça daha çok para kazanıyorlar.

en iyisinin kazanç kapısı youtube, adam kendi finans piyasalarında iyi olsa niye gitsin ücretli eğitimler videolar v.s. hazırlasın??

cihat ciçek dışında alayı samimiyetsiz.
macro için e507 ve iris cibre takip edebilirsiniz.
0
nuisance2
(23.11.24)
@nuisance2 katılıyorum kesinlikle. Bakacağım yazdıklarınıza.

Sorumun amacı zaten Cihat Çiçek gibi başka popüler olmayan, yorumları isabetli birileri var mı onu keşfetmek. Dede mükemmel demiyorum, altına biraz fazla kafayı takmış ama önemli değil en azından kendi içinde tutarlı ve ne dediğini biliyor, kıvırmıyor aldığı pozisyonları da kabaca paylaşmaktan çekinmiyor.

Popüler olanlar arasında Emrah Lafçı ve Yeşilada'yı beğeniyorum -yorumlarının isabetliliğinden bağımsız olarak karakter itibarıyla genel olarak sadece.

Bora Özkent diye birini keşfettim yakınlarda ama o da sadece ABD piyasalarına odaklı. Ben bu seviyelerden ABD borsalarına girmeye cesaret edemiyorum.
0
🌸mate soul
(23.11.24)
@mate soul

bence belirli kişilere takılıp kalmayın.
nihayetinde yatırım kararlarınızı kendiniz veriyorsunuz ve sonuçları sizi etkiliyor.

cihat çiçek genel gidişat ve dünyada olup bitenler amacıyla takip etmeye çalışın derim, aynı zamanda piyasa ekonomistlerinden öğrendiğimiz ezberleri bozmak açısından da çok iyi.

onun dışında bist100 içinde şirketleri iyi incelemek ve sabırlı olmak lazım.
abd borsaları konusunda haklısınız, buralar maliyetlenmek için pahalı sayılır.

atilla Yeşilada tunç şatıroğlu bunları önermem.
Emrah lafçı cok başlangıc seviyesi anlatıyor.
diğer saydıkların aracı kurumların adamı zaten (ışık ökte v.b dahil)

eskilerden rahmetli Yaşar Erdinç çok iyidi, yine aklıma geldi çok iyi insandı Allah rahmet eylesin, youtubuta videolarını izleyin mutlaka.

ayrıca şu kısa videoyu da tavsiye ederim.
www.youtube.com
0
nuisance2
(23.11.24)
Yanlış anlaşılma olmasın. Sırf öğrenmek maksadıyla soruyorum. Kendimi geliştireyim diye.

Şatıroğlu'nu önermeyen arkadaşlar, mesela bugünkü videosunu seyredip şu cümlesi yanlış diyebilirler mi?

Yani sizi o kadar emin görünce ben bi şüpheye düştüm kendimden de, neyi kaçırdığımı anlamak istiyorum. Somut bi örnek görmezsem de çok anlıyamıyorum. Bir nevi bir yetersizliğim var da. Bana bir örnek gösterebilir misiniz?
0
Mirket
(23.11.24)
@nuisance2 O videoya daha önce denk gelmiştim, söylenenlere tabi ki katılıyorum yalnız temel analiz hem meşakkatli iş hem de bizim borsa kumarhaneden hallice olduğundan, bana trendi takip edip hisse seçimi işini uzmanlarına -fon yöneticilerine bırakmak daha cazip geliyor.

@Mirket hep yanlış konuşuyor diye bir şey yok bugünkü videosu mantıklı olabilir spesifik bir örnek vermem zor ama bir çok videosunda gözlemlediğim bir şeyden bahsedebilirim. Genelde, bir hisse/emtia/kripto para vs. için yorumda bulunurken diyor ki evet buralar alım için uygun gözüküyor ama kademeli alın, düzeltmelerde tekrar alım fırsatınız olsun vs. İki gün sonra bahsettiği değer düştü diyelim. O zaman çıkıp biz demiştik temkinli olun diye diyor. E birader iki ihtimal var zaten, bu mal ya düşecek ya çıkacak sen iki ihtimale de oynadın öncesinde, yanılma ihtimalin yüzde sıfır.

Düştükten sonra çıkıp sadece temkinli ol dediğine atıfta bulunuyor, kademeli al demiş olmasını es geçiyor. Yani bu tarz yorumları bana hiç birşey katmıyor. Ben hiç bir analiz yapmadan da aynı çıkarıma/hissiyata varabiliyorum zaten bir şey alacaksam veya satacaksam.
0
🌸mate soul
(24.11.24)
@mate soul

Düşüş tamamlanmış, indikatörler al'a dönmeye başlamışsa çok sağlamcıysan beklersin, riski seviyorsan fırsatı kaçırmamak için ama bu arada da düşüşün devam edebileceğini göz ardı etmemek için kademeli alışa geçersin. Bu durumda da kaybı minimize etmek için stop koyarsın. Yükseliş devam ederse analizin gösterdiği noktalardan ikinci ve üçüncü kademe alışı yaparsın. ikinci kademe alışın arkasından stopu yukarı taşırsın ve düşüş başlarsa stopta her iki kademede aldığını da satarsın. İkinci kademenin zararını birinci kademenin karıyla kapatırsın. Üçüncü kademede de aynı mantık işler.
Kademeli alış düşüş trendinin sonunda yükselişin başladığı anda trendi kaçırmamak için yapılan riskli bir faaliyettir. Hiç sağlamcılara göre değildir. Adam bunu bi milyon defa anlattı ve hala anlatıyor olması da beni bayıyor. Ama gördüğüm kadarıyla gerekliymiş.

Teknik analizin alfabesi bu. Adan kahin değil ki, analizci.

Elin analizcisini savunur oldum. Bundan da acaip rahatsızım. Takip ettiğim 20 kadar finansçıdan biri sadece de gelip bilirkişi edasıyla 'tavsiye etmem.' deyip hiçbir argüman ortaya koymamak.

Geçenlerde biri 'Duyuruda da Şatıroğlu'nu takip edenler varmış.' deyip gitti. Sonra kendisinin berber reşit'ten tıraş olurken aldığı tüyolarla iş yaptığı ortaya çıktı.

Paydaları eşitledin mi diyen kaynıyo ortalık.
0
Mirket
(25.11.24)
@Mirket

Stop loss mevzusunu duruma uygun bir şekilde güzel açıklamışsın tebrikler. Senin de takdir edeceğin üzere bu yöntem, piyasayı günlük kovalayan, trader mantığı ile yaklaşanlar için faydalı olur. Ben trende bağlı olarak portföyümü yılda maks 2-3 sefer değiştirme kafasındayım, ve bunu yaparken de dibi bulmasam da malı ucuz almaya çalışıyorum. Günlük al-sat yapmam mümkün değil. Çelişki buradan kaynaklanıyor demek ki.
0
🌸mate soul
(25.11.24)
(15)

Ev sahibi oğlum gelecek diyor.

itsonlyhumannature
Merhaba,Ocak ayında sözleşmemdeki 2. senem doluyor. izmir'de oturuyorum. ev sahibim, oğlum manisa'da okul kazandı, eve o geçecek dedi. oturmak istersen, ocak ayında tüfeye göre zam yaparız, eylül'de de çıkmanı istiyorum dedi. şu anki kiram nispeten uygun. ancak yeni ev kirası, taşınma masrafları vs.
Merhaba,

Ocak ayında sözleşmemdeki 2. senem doluyor. izmir'de oturuyorum. ev sahibim, oğlum manisa'da okul kazandı, eve o geçecek dedi. oturmak istersen, ocak ayında tüfeye göre zam yaparız, eylül'de de çıkmanı istiyorum dedi. şu anki kiram nispeten uygun. ancak yeni ev kirası, taşınma masrafları vs. baya düşündürüyor. sizce ne yapmayalım.

teşekkürler
0
itsonlyhumannature
(21.11.24)
Taşınma masrafları + yeni kira + depozito+komisyon vs karşıla çıkarım , yoksa oturmaya devam edeceğim, hukuki yollara başvurun diyin
0
jülsezar
(21.11.24)
@jülsezar +1

Ya da hiç detaya gitme. 'Ver mahkemeye' de.
0
Mirket
(21.11.24)
bir emlakçıyla konuştuğumda, o da anca dava açması lazım bu da 2-3 sene sürer dedi ancak sonunda da kazanır dedi. bunun sonucunda da avukat, mahkeme masrafları çıkar dedi.
0
🌸itsonlyhumannature
(21.11.24)
Kiram nispeten uygun diyorsun ya, o uygunlukla normali arasındaki farkı 3 sene biriktirirsen mahkeme masraflarını karşılar o para.

Ayrıca ev sahibi mahkemeyi kazanıp seni çıkarırsa eğer, eve oğlunu yerleştirmek ve başkasına kiralamamak zorunda. Kiralarsa eğer, sen onu mahkemeye verirsin ve o bunu bildiği için mahkeme işine yanaşması pek mümkün görünmüyor.
0
Mirket
(21.11.24)
Bence kesinlikle hukuk yoluna başvurun ve bekleyin.
Ama bunu yapmaktan çekinirseniz bile en azından ev sahibinizden oğlunun Manisa'da okul kazandığını gösteren bir ekran resmi göndermesini isteyin.
Yalan söylüyorsa zaten çıkmazsınız.
0
michael_knight
(22.11.24)
manisada okul kazandı diye izmirdeki evi boşaltamaması lazım. tamam izmirdeki binlerce öğrenci bu şekilde okuyor ama dava açılırsa bunu söyleyebilirsiniz.
0
hoot
(22.11.24)
senden gelen kirayla rahat rahat manisada okula yakın ev tutar yahu, ne saçma bir söz. 2 yılda evden insan mı çıkarılırmış.
0
titanyum22
(22.11.24)
Ben olsam iki trafibda gonlu olmasi acisindan soyle derdim

Tasinma masrafim cok karsilayamayacagim icin cikamicam eger masrafimi karsilarsaniz cikarim yoksa davalik olucaz senelerce ugrasirsiniz yaoabilecegim en iyi sey bu
0
Zetnikov
(22.11.24)
Hocam izmir'de durum ne tam bilmiyorum ama tasinma isi nakliyesi, depozitosu, bakimi iviri ziviriyla birlikte 100bine falan patliyor.

Sokaga atacak paraniz varsa tasinin. 2 yillik kiraci evden cikarilmaz.
0
brkylmz
(22.11.24)
ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açabilmesi için evin ihtiyaç duyulan bölgede olması gerekmiyor mu? okul manisa'da, ev izmir'de. hukuken oluyor mu, bunu bi netleştirin derim. eğer olmuyorsa reddedersiniz. tahliye taahhütnamesi imzalamadığınızı varsaydım. onu imzaladıysanız zaten yapacak bir şey yok.
0
elorelia
(22.11.24)
abi şunu bir netleştirelim artık. yazdığınıza göre size tatlı dille, güzelce (en azından normal) ve tehdit içermeyen bir dille söylemiş. 2 yol çizmiş ve her türlü de 2 taraf için olumlu sonuçlanabilecek bir durum. ev sahibi insanca yaklaşmış.
durum böyleyken neden atar gider yapıp, işi kendinizce(?!) zorlaştırmak istiyorsunuz?
adaleti olmayan bir ülkede "git dava aç" demek ne demek?

emlak sektöründe olan birisi olarak yazıyorum. böyle durumlarla çok karşılaştık. istese ev sahibi hem resmi (yersen) hem de gayriresmi yollarla öyle şeyler yapar ki, haklıyken hem haksız duruma düşer hem de kapı önünde kalırsınız.
aynı şekilde, kiracı da öyle şeyler yapar ki ne ev kalır ne huzur.
herkes sidik gibi köpürüyor, nedense böyle olmaya bir merakları var.

bunu okuyan herkes için yazıyor. ev sahibi de olabilirsiniz, kiracı da. hangi taraf olursanız olun, verdiğiniz sözleri tutmakla yükümlüsünüz. kapağı atayım bir daha çıkaramaz, para vermem veya şu fiyata gitsin 2 gün sonra 3 katına çıkarayım, 1 hafta sonra çıkartırım gibi düşüncelerde olmayın. kolay, maddi açıdan da mantıklı ve huzurlu yollar var bu tarz davranışlara gerek yok.
0
MtKrt
(22.11.24)
oğlum manisa'da okul kazandı, eve o geçecek dedi. oturmak istersen, ocak ayında tüfeye göre zam yaparız,

mantık hatası var adam zam istemek için oğlunun okulu yalanını sürmüş piyasaya.

ben olsam Taşınma masrafları + yeni kira + depozito+komisyon vs karşıla derim 200 bini yerleştiririm.
0
kanasla intihar eden adam
(22.11.24)
Mtkrt olayı çok güzel özetlemiş.

bu devirde ev alacaksan boş bırakacaksın kiracıya veremeyeceksin. değerlendimi satacaksın. başka türlü bunlarla uğraşıyorsun.

aynısını biz yaptık insanca konuştuk taşınma yardımı teklif ettik çıkmam dedi. emlakçıdan ev bulduk istediği şekilde yine çıkmam dedi. sonra elden para istedi tamam dedik. sonra 100 bin oldu 200 tamam dedik. devamlı oyaladı bizi. sonra o 200 oldu 300 en sonunda biz iyi bir alıcı bulduk çokta zarar etmeden sattık gitti.
alıcıda sorunlu tiplerden. daha tapuda imzanın mürekkebi kurumadan yeni ev sahibiyle kavga ediyorlardı. şimdi seve seve çıkacaklar. biz söylediğimizde kirasının 1-1,5 katına güzel ev bulabilecekken şimdi en az 3-3,5 katını verecek.
0
my fault
(22.11.24)
Ev kiralamak, evini bir kiracının kullanımına 10 yıllığına vermektir. İlk kirayı sen belirlersin ve o kira her yıl ve yılda bir defa devletin belirlediği miktarda artar.

Kiracı masraf yapar, evi bulur, masraf yapar kiralar, gayret eder komşu, çevre edinir, orada yaşam için her tür alışkanlığını bırakır, yeni alışkanlıklar edinir, çocuğuna okuldan, işine ulaşıma kadar her şeyi yeni baştan belirler.

Sonra sen bakarsın, Aaaa dersin, ben bu süprüntüyü kapının önüne koyarsam daha pahalıya başka bir süprüntü bulabiliyorum. O zaman İNSANCA söyleyeyim, o da yasal haklarından vazgeçip defolup gitsin ki, gelsin paracıklar.

Bunu teklif etmek bile tacizdir, rahatsız etmektir diye düşünüyorum.

Benim de evim, kiracım var ve böyle düşünüyorum.
0
Mirket
(22.11.24)
MtKrt'nin haklılık payı var. Önce ters yapıp sonra size ters yapılınca ağlanıp sızlanma başlıyor.

Ayrıca düzelteyim. Sözleşmeler istenilen sürede yapılır, ister 10 yıl ister 2 gün.
0
osssy
(22.11.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.