[]

Oda kokusu

Ürünlerinden memnun kaldığınız oda kokusu markası var mı? Sprey olursa daha iyi olur. Okyanus kokusu arıyorum ama memnun kaldığınız kokular varsa da söyleyebilirsiniz. Teşekkür ederim.




 
Fenreze - lavanta. Herkes beğeniyor.


  • ruhen hastayim ben  (18.01.21 15:08:23 ~ 15:08:37) 
chakra genelde beğeniliyor kullanmadım ama yorumlar güzeldi


  • ala09  (18.01.21 20:30:31) 
febreze okyanus esintisi güzel.

english home'un da vardı güzel kokulu bir oda kokusu ama sprey değil, sıvı şekilde.
yeriniz varsa o da fresh bir koku
  • ananotherlife  (19.01.21 13:44:26) 
english home - beyaz çiçekler ve pure favorim oldu. spreyi de var diye biliyorum ama benim kullandığım koku çubukları şeklinde.


  • amelie poulain  (19.01.21 14:14:51) 
[]

İngilizce çeviri sorusu

"Electric eels' habitats and ecosystems are under immense pressure from climate change, fires and deforestation," he said.

Şu cümlede immense pressure ifadesini Google Çeviri yoğun baskı olarak çeviriyor. Ama immense kelimesinin Google Çeviri ve Tureng sitesinde yoğun çevirisi yok. Sadece Tureng sitesinde immense anxiety için yoğun anksiyete yazılmış. Oxford sitesinde de yoğun çevirisi yok.

Yabancı film, dizi izleyen biriyim. Bu şekilde farklı çevirilerin yapılabileceğini ya da yapıldığını biliyorum. Benim sormak istediğim şey şu. Immense kelimesini yoğun olarak çevirenlerin dayanağı nedir? Anlama göre bu kelime uygun olur deyip o kelimeyi mi seçiyorlar? Immense pressure ifadesi için çok büyük baskı dense daha yerinde bir çeviri olmaz mıydı? Özellikle çeviri ile uğraşan kişiler varsa görüşlerini duymak isterim. Teşekkür ederim.

 
Yogun baski daha guzel bir kavram gibi geliyor kulaga. En azindan bu icerikte.


  • baldur2  (17.01.21 15:03:29) 
baskı/basınç kelimelerinin doğasından dolayı yoğun sıfatı ile güçlendirilmeleri kulağa daha doğru geliyor.


  • sinek kral  (17.01.21 17:55:58) 
Anlama ve bağlama göre Türkçe kelimeyi seçmek gerekiyor. Bazen çeviri doğrudur ama kelimenin anlamını tam vermez sadece yaklaşır. Bu çeviriyi hatalı yapmaz elbette ama vakit varsa veya %100’e daha yakın bir anlam istiyorsak biraz uğraşabiliriz.
Sizin örneğinizde böyle yapmaya çalşsaydım ben şu yolu izlerdim. ‘immense’ burada Türkçedeki ‘muazzam’ anlamında kullanılmış diye düşünürüm. Ama çeviride muazzam yazarsam daha doğru olsa da eğreti durabilir (nispeten eski Türkçe ya da daha az terim anlamı taşıması vb. nedenlerden). İki seçeneğim var ya böyle bırakacağım eğreti kalacak ama accurate olacak ya da bağlama göre anlamı törpüleyeceğim ve ‘çok büyük’ veya ‘yoğun’ gibi daha az karşılayan bir kelimeyle/ifadeyle değiştireceğim
‘Yoğun’ yanlış olmaz bu yüzden. Hatta daha bile şık dururabilir:)
  • sevenay  (17.01.21 22:34:59 ~ 22:36:08) 
[]

Türkçe konuşan yabancı sayısı

YouTube'da, Instagram'da gördüğüm kadarıyla son yıllarda Türkçe konuşan insan sayısında bir artış var. Gördüğüm kişiler arasında İngiliz de var, Alman da var, Rus da var. Bu kişiler bayağı iyi bir şekilde Türkçe konuşuyorlar. Kırgızistan vatandaşı birini izledim. O da bayağı iyi konuşuyordu. Şimdi ona zaten Türk ülkesi diyebilirsiniz ama o zaman bizim de rahatça Kırgızca konuşabilmemiz gerekirdi. Ama kolay bir şekilde Kırgızca konuşabileceğimi düşünmüyorum. Bir videoda bir Türk YouTuber İran'a gitti. İran'da bile az da olsa insanlar Türkçe anlıyorlar, konuşabiliyorlar birkaç kelime de olsa. Türkçe nasıl bu kadar kolay öğrenilebiliyor?




 
İran olayı dizilerden dolayı olabilir. Türkiye'de Kore dizisi izleyip Korece öğrenmeye başlamış gençler var mesela :D Aynı şey bazı ülkelerde Türk dizisi izleyenlere oluyordur. Güzel kültür transferi aslında.

diğer yabancılar, gördüğüm kadarıyla gelip burada yaşayan tipler. Hiç dilini bilmediğin bi ülkeye gidip birkaç yıl kalsan yine az çok öğrenirsin. (konuşmayı) Yine de özellikle batılılar için hiç kolay değil. Aynı bizim onların dilini öğrenmemizin zor oluşu gibi. Mantığı farklı.

Ama Japon biriyle tanışmıştım, benim bilmediğim deyimleri esprileri kullanıyordu :D Japoncayla Türkçe cümle yapısı benzer olduğu için çok rahat öğrenmiş mesela.
  • rodriguez2  (15.01.21 21:14:24 ~ 21:15:29) 
Hocam bence algıda seçicilik yapıyor olabilirsiniz. Nasıl bir istatistiğiniz var ?

İranın kuzeyinde Azeriler var onlar olabilir bahsettiğiniz Türkçe konuşanlar.
  • fezagezgini_4  (15.01.21 21:15:37) 
türkçe kolay öğrenilmiyor.

4 yıldır burada yaşayan ruslar tanıdım, basit cümle kurmaktan acizler. öğrenemiyorlar, salmışlar artık kendilerini.

yeni zelandalı bir arkadaş var ingilizce öğretmeni, eşi türk olduğu halde "bir demli çay" dan öteye geçtiğini görmedim.

"gelemeyebileceğinizi düşündüm" diye bize basit gelen bir cümleyi kurmak ingilizce, almanca filan konuşan biri için ölüm gibi bir şey. epey zorlanıyorlar.
  • filteria  (15.01.21 21:19:21 ~ 21:22:12) 
@fezagezgini_4, istatistik yok. Artışı şu anlamda kullandım. Bundan 5 yıl önce YouTube'da, Instagram'da Türkçe konuşan yabancı çok görmüyordum. Son 1, 2 yılda bu insanlar bahsettiğim uygulamalarda karşıma çıkmaya başladı. Seçicilik de olabilir.

Aslında bahsettiğim şey konuşan kişi sayısının çok olması değil. Nasıl bu kadar iyi konuşabiliyorlar, bu kısmı merak ediyorum.
  • dissendium  (15.01.21 21:24:16) 
bize okullarda yabancı dil öğretilmiyor, ingilizce öğretmenleri ingilizce bilmiyor mesela. bu yüzden dil öğrenmeyi mesele zannediyoruz. elin adamında öyle bir sorun yok, kafasında bariyerler ve sakarya ve pasarofça anlaşması yok. 1 tane öğrenince diğer yabancı dilleri öğrenebilmek zor değil. bu yüzden şaşırtıcı değil. türkçe veya çince de zor değil. her dil öğrenilebilir. bize yabancı dili bırak bir şey öğrenmeyi bile öğretmedikleri için okulda şeyler öğrenilemez zannediyoruz.


  • ala09  (15.01.21 21:33:52 ~ 21:34:28) 
Sirp arkadaslarim dizilerden turkce ogrenmisler, cok sasirmistim.
Bence Turkce baslangic seviyesinde kolay, sonradan zorlasiyor.
Kursa gidenlerden duydugum,
+unlu uyumu konuşurken
-siz cok imali konusuyorsunuz
-yapma(fiil mi? yapmama mi?) Tam hatirlayamadim ama bunu anlayamadiklarini soylemislerdi
  • durgunfoton  (15.01.21 22:06:02) 
Tamamen hükümetin soft power politikasından dolayı dünyada Türkçe öğrenme trendi var. 2010 yılında kurulan Yunus Emre Enstitüsü dünya çapında adı sanı duyulmamış ülkelerde bile Türkçe eğitimi veriyor benzer şekilde Maarif vakfı dünya genelinde Türk liseleri olarak eğitim faaliyetinde bulunuyor bunların dışında TİKA, İHH, Türk kızılayı, diyanet gibi kurum ve vakıfların dünya çapında Türkçe öğretimi ilgili faaliyetleri var. Bir çok ülkede Türk dilinde üniversite eğitimi mevcut artık. Ayrıca Türk sineması ve diziler bu işin pazarlamasını yapıyor. Bu tamamen devlet politikası. Bkz. Yumuşak güç bkz. Soft power

Türkiye Türkçesi diğer Türk lehçeleri içinde en kolay konuşulanı ve en yaygını, Türkiye Türkçesi'nde bilimsel kaynaklar ve 100 yıllık birikim var Türk televizyonları dünya çapında faaliyet gösteriyor ve çok başarılıyız bu konuda ayrıca Türkiye Türkçei siyasi bir dil bütün Türk halkları Türkiye Türkçesi ile anlaşabilir ama Kırgız Türkcesi yukarıdaki saydıklarımı kapsamıyor ki Kırgızistan'da Kırgız Türkçesi daha yeni yeni yaygınlaşıyor ayrıca hala latin alfabesine geçemediler.

İran'a gelirsek İran'ın yarısının ana dili Türkçe zaten. Türkçe ile İran ve yakın cografyanın tamamını gezmek mümkün.
  • acebi  (15.01.21 22:39:41) 
Iran´da anadili Türkce olan cok sayida insan var. Büyük sehirlerde ciddi Türkce konusan nüfus var. Ayrica diziler sayesinde catir catir ogrenen bir kesim de var, ama bu yeni degil, 5 sene oncesinden de Türkce ogrencim vardi Iranli, simdi de var.

Türkce, Türkiye´nin itibarinin daha iyi oldugu vakitlerde cok daha ilgi goren ve ogrenilen bir dildi. En azindan Avrupa´da bu ilginin azaldigini, üniversitelerde Türkce ogreten hocalarimdan siklikla duydum.

Türkiye Türkcesi, diger Türk devletlerinde hala iyi bir itibara sahip. Uygur arkadaslarim, hayatlarinda hic Türkiye´ye gitmemelerine ragmen gitmis ogrenmis mesela. Kirgiz bir Türkce ogretmeni taniyorum, Türkiye Türkcesi ogretiyor bir Alman okulunda. Ancak cabasiz olacak isler degil, kolay degil.

Türkce kolay ogrenilmiyor: www.openculture.com

Ozellikle farkli dil ailerine mensup ise anadiliniz, zor. Bu kulture ve dile ilgisi olan insanlar yine de var. Turkce hakimiyeti gercekten iyi ve saglam bir muzik bilgisine sahip Japon tanidigim var. Anadolu türkülerini iyi bilir, muzik prof. alani olmamasina ragmen! Avrupa´daki Türkiye kökenli nüfus da, bu dile ilginin artmasinda elbette etkili.

Ancak gozlemledigim ya da akademik cevreden duydugum bir artis yok. Aksine bir inise gecti ki, tehlikeli! Avrupa´daki üniversitelerde Türkce dil kürsüleri kapatiliyor.

Dil egitimi bizde berbat oldugundan, baska insanlarin yabanci dil ogrenmesine sasiyor olabiliriz. Cok dilli olmak, yeni dil ogrenmek; bir baska dilde hakimiyet saglamak bircok insan icin normaliteye dahil. Türkce kolay ogrenilmiyor, ancak dildeki duzenli, isleyen kurallar, nadir istisnalar Türkce´nin ogrenilmesini kolaylastiriyor.

Duzeltme: Link.
  • buf-e kür  (15.01.21 22:58:23 ~ 23:12:16) 
Merak ettim hangi avrupa üniversitelerinde Türk kürsüleri kapatıldı? Kapatıldı ise muhtemelen politik sebeplerledir doğu avrupada eğitim dili Türkçe olan üniversiteler mevcut.


  • acebi  (15.01.21 23:05:30) 
Kırgızistan'da kırgız türk manas üniversitesi var; hocaların maaşını türkiye ödüyor ve türkçe hazırlık görüyor öğrenciler. dolayısıyla türkçe bilmeleri normal.


  • marla is in my head  (16.01.21 12:34:12) 
[]

Yazılım öğrenmek

Yazılım öğrenmek istiyorum. Amacım Ekşi Duyuru gibi bir soru cevap sitesi yapmak. Bu amaca göre sırayla neler öğrenmek gerekir? Teşekkür ederim.




 
html, css, javascript, nodejs (onyuz icin zaten javascript ogreneceginden arka tarafta da javascript kullanmak ogrenme surecini kisaltacaktir), sql veya nosql veritabani, cloud veya hosting teknolojileri.

minimum bunlar.ilk ucunden baslamak daha kolay ve eglenceli olacaktir. onyuz gelistirme icin react gibi bir kutuphane ogrenmek daha hizli ve duzenli is cikarmana yardimci olacaktir ayrica.

bunlarin hepsini ogrenip uygulaman cok uzun zaman alacaktir. minumum 6 ay (hayvan gibi calisarak), maximum yok. :) birilerinin yol gostermesine veya bir kursa ihtiyacin olabilir.
  • lemmiwinks  (13.01.21 15:49:49) 
[]

Program deneme süresi

30 gün deneme süresi veren bir programı deneme süresi bittikten sonra kaldırıp tekrar yüklediğimizde yine 30 gün deneme süresi vermesini sağlayacak bir yöntem var mı? IP adresini değiştirince böyle bir şey olabiliyordu diye hatırlıyorum. Yanlış da olabilir. Bir yöntem varsa öğrenmek istiyorum. Teşekkür ederim.




 
kontrolu nasil yaptiklarina bagli. kimi uygulamalar bilgisayarda bir yere kayit girerler sadece, onu silmek yeterli olur. kimi uygulamalar bilgisayari tekil olarak ifade edecek bir bilgiyi sunucuya gonderir ve sunucu kontrolu yapar. bu durumda bu tekil bilgiye gore Windows'u bastan yuklemek yada islemci/anakarti degistirmek gerekebilir.


  • crucio  (12.01.21 19:48:08) 
Programdan programa degisir.

Deneme sureli programlari suresiz kullanmak = Crack
  • idexo  (12.01.21 20:08:09) 
[]

Güneş gözlüğü

Yaz kış demeden güneş gözlüğü kullanan var mı? Bir tane güneş gözlüğü almak istiyorum. Güneş gözlüğü bana havalı geliyor. Alışırsam yazın her dışarı çıktığımda kullanım diye düşünüyorum. Ama fiyatlar da az değil. O paraya koyun alınır diyor içimdeki ses. Sizce bu bir heves mi yoksa bir kere güneş gözlüğü kullanınca hep kullanılıyor mu? Daha önce güneş gözlüğü kullanmadım. Aldıktan 2, 3 gün sonra bir yere atmak istemediğim için yorumları merak ettim. Teşekkür ederim.




 
Işığa hassasiyeti olanlar için heves değil yaz kış kullanılır aksesuardan çok zaruri ihtiyaç


  • berkan11  (10.01.21 19:24:14) 
1000 lira verirsen kullanırsın boşa gitmesin diye.


  • Tochinoshin  (10.01.21 19:25:36) 
Gunes gozlugu super bir icat.
Bir suru fiyat araliginda var, illa rayban olmasina gerek yok. Iyi, guvenilir biz gozlukcuden alindiktab sonra sorun yok.
Bir kere surekli kas catmaktan kurtuluyor insan. Sirf gunes gozlugu sebepli lens takmaya gecmistim 2007de :D
  • kuehles blondes  (10.01.21 19:25:45) 
Yazın neredeyse markete giderken bile takıyorum. Işık hassasiyetim var. Utanmasam bilgisayara bakarken bile takardım. Bi ihtiyac olduğunu düşünüyorum. Ama tutup da raybana bin tele vermem şu dönemde.


  • elorelia  (10.01.21 19:28:47 ~ 19:29:15) 
Benim gözlerim çok hassas güneşe karşı. Yazın zaten gözlüksüz evden dışarı adım atmıyorum ve kışın da hava çok kapalı olmadığı sürece kullanıyorum.


  • ms brownstone  (10.01.21 19:43:54) 
Gunes gozlugu sebepli lense gecmeye benden de +1 :D


  • invictae  (10.01.21 19:56:12) 
@invictae, güneş gözlüğü ve lens ilişkisi nedir? Olaya bayağı yabancıyım.


  • dissendium  (10.01.21 20:03:44) 
Gozluk takarken ustune bir de ekstra gunes gozlugu takamiyorsun.

Numarali gunes gozlugu yaptirsan tek gozluge bagimlisin. Ama gunes gozlukleri bir ihtiyac olmasinin yanisira (bence ihtiyac yani) ayni zamanda bir aksesuar da. Benim bircok gunes gozlugum var, e lens takinca gozlukten kurtulunuyor ve istedigin gunes gozlugunu takabiliyorsun.
  • kuehles blondes  (10.01.21 21:25:12) 
Ilk defa kullanir miyim diye bakiyorsaniz dogrudan 600-1000 tl bandina cikmamanizi oneririm. atasunun ucuz modellerinden veya bilmedigim diger gozluk markalarindan 150-200tlye bir gunes gozlugu alin. deneyin kullanin. su aralar cok disari cikiyor musunuz bilmiyorum bunu test etmek icin gunesli havalar, bahar ve yaz mevsiminde disarda vakit gecirdiginiz zamanlar deneyin hani mesela yaniniza almayi cokca unutur musunuz yoksa cuzdan kadar gerekli mi?
sonra kis aylari da kusur kalsin diye dusunuyorum. severseniz iyi bi markaya yatirim yapabilirsiniz ^.^

  • ala09  (10.01.21 21:37:30) 
[]

Kitap tavsiyesi

Franz Kafka Dönüşüm gibi kısa (benim okuduğum 100 sayfadan azdı) kitap tavsiyesi verir misiniz? Teşekkür ederim.




 
zweig - satranç


  • westblack  (08.01.21 21:37:53) 
Albert Camus Yabancı


  • silver apple  (08.01.21 21:56:29) 
Kırmızı pazartesi


  • 1917  (08.01.21 22:07:08) 
Yaşar Kemal'in kısa romanları var Yılanı Öldürseler, Ağrı Dağı Efsanesi, Kuşlarda Gitti gibi.


  • skywalker.anakinn  (08.01.21 22:32:14 ~ 22:32:27) 
dolaptan temaşe


  • alt4y  (08.01.21 23:29:55) 
marti, kucuk prens


  • alttaraf  (08.01.21 23:37:42) 
Moskova’da Yanlış Anlama
Benim Hüzünlü Orospularım

  • ms brownstone  (08.01.21 23:51:31) 
gogol-palto, burun
kafka-bir köy doktoru
tahsin yücel-haney yaşamalı
adalet ağaoğlu-evcilik oyunu
tüm tragedyalar
  • lesmiserables  (09.01.21 00:06:54) 
Jakob von gunten


  • nickimin hakkini veremedim  (09.01.21 00:10:09) 
bir idam mahkumunun son günü


  • gilly  (09.01.21 01:01:21) 
Uyuyan Adam - Georges Perec


  • huçi kuçi  (09.01.21 01:04:33) 
Doğunun"Kafka"sı diye anılan Sadık Hidayet kitaplarını inceleyin isterseniz


  • yazdonumu  (09.01.21 01:18:21) 
Katip bartleby


  • adivar  (09.01.21 09:24:50) 
Yaşlı adam ve deniz
Yabancı +1
Açlık- Knut Hamsun
  • the coon  (09.01.21 11:52:06) 
Sait Faik bütün hikayeleri


  • lüzumsuz adam  (09.01.21 11:59:07) 
[]

Lisans kaydı varken yüksek lisans yapmak

İkinci üniversite olarak kayıt yaptırmak istediğim bir lisans bölümü var. Lisans kaydım varken yüksek lisans yapabilir miyim? Bilgisi olan var mı?




 
evet yapabilirsiniz öyle bir kısıtlama yok.


  • kullanıcı adını aktif edemeyen insan  (08.01.21 17:57:25) 
[]

İngilizce sorusu

Sixteen people were injured.

Şu cümledeki injured V3 mü? were injured ifadesinin Past Simple Tense'in passive biçimi olduğunu düşünüyorum ama injured sıfat olabilir mi diye kafam karıştı. Teşekkür ederim.


 
sıfat.


  • sulidin  (07.01.21 14:14:52) 
@sulidin, neden verb 3 değil, sıfat, onu açıklar mısınız?


  • dissendium  (07.01.21 14:16:11) 
Isim fiil gibi dusun. Burada da sifat fiil iste.

Injured=sakatlanmis, sakat anlamina geliyor. Injured people will be taken to the hospital.

Promised lands, vaadedilmis topraklar. V3 olarak dusun. Bunlar da ingilizcedeki eylemsiler
  • baldur2  (07.01.21 14:41:34) 
Timeli zaten v3 olmasi.


  • baldur2  (07.01.21 14:42:05) 
@baldur2, yani v3 diyorsunuz, doğru mu anladım? Burada sıfat mı dediğim sıfat-fiil değil, adjective mi demek istiyorum.


  • dissendium  (07.01.21 14:47:22) 
Sixteen people were injured by the car accident. Cumlenin tamami budur, ama nasil yaralandiklarindan ziyade yarali olup olmadiklari vurgulandigindan oradaki injured da boylece sifata donusmus oluyor. Simdi anlamissindir neden v3 oldugunu.


  • baldur2  (07.01.21 14:53:14) 
[]

Savaş kitabı tavsiyesi

Yakın zamanda 1917 filmini izledik. Birinci Dünya Savaşı ilgimi çekti. Birinci Dünya Savaşı'nda Türk olsun, Alman olsun, yüksek rütbeli komutanların savaşı, anılarını anlattığı kitaplar tavsiye eder misiniz? Kurtuluş Savaşı'nda Türk komutanların savaşı anlattığı kitaplar da olur. Teşekkür ederim.




 
Batı cephesinde yeni bir şey yok- Erich Maria Remarque
Gecenin Sonuna Yolculuk- Louis-Ferdinand Céline
Drina Köprüsü- Ivo Andrić (sıcak savaştan ziyade bir dönemin resmini çiziyor Osmanlı'nın çöküşü ve I. Dünya Savaşı)
Barbarları Beklerken- John Maxwell Coetzee(politik yönü ağır basan bir kitap. Hayali bir imparatorluk, zorbalık, zulüm vs temalı)
  • Amaranta ursula  (30.12.20 18:12:23 ~ 18:13:08) 
Edward J Erickson'un "Birinci dünya savaşında osmanlı ordusu" kitabı iyidir ama şu anda satışı yokmuş :

www.babil.com

Diğer kitapları da bu kalitedeyse özellikle tercih edilebilir :

m.kitapyurdu.com
  • qaram  (30.12.20 19:17:16) 
Osmanlı İmparatorluğu özelinde:

Michael A. Reynolds, Shattering Empires: The Clash and Collapse of the Ottoman and Russian Empires (1908-1918) (Cambridge: Cambridge University Press, 2011)

Eugene Rogan, The Fall of the Ottomans (New York: Basic Books, 2015)

David Fromkin, A Peace to End All Peace (New York: Henry Holt and Co., 1989)

*Erik Jan Zürcher, “Between Death and Desertion: The Experience of the Ottoman Soldier in World War I,” Turcica vol. 28 (1996)

Yücel Yanıkdağ, “Educating the Peasants: The Ottoman Army and Enlisted Men in Uniform,” Middle Eastern Studies vol. 40 no. 6: 92-108

Peter Hart, The Great War: A Combat History of the First World War, (Oxford: Oxford University Press, 2013)

Aviel Roshwald, Ethnic Nationalism and the Fall of Empires (New York: Routledge, 2001)

Ryan Gingeras, Fall of the Sultanate: The Great War and the End of the Ottoman Empire, 1908-1922 (New York: Oxford University Press, 2016)

*bu makale özellikle sorduğunuz konuyla alakalı; aslında osmanlının cephedeki askerinin neden batı askerleri gibi savaşı not etmediğini ve report etmediğini anlatıyor.
  • eileengray  (30.12.20 20:07:00 ~ 20:15:28) 
filistin cephesi için falih rıfkı atay'ın zeytindağı


  • siyah gece  (31.12.20 02:12:50) 
[]

Öğrenim kredisi almış mıydınız? (Anket)

Öğrenim kredisi borcundan yakınanları görünce merak ettim. Üniversitede öğrenim kredisi almış mıydınız? Eğer aldıysanız gerçekten ihtiyacınız var mıydı? Yani o para olmasa üniversite okuyamayacak durumda mıydınız? Paranızı gerçekten ihtiyaçlarınıza mı harcadınız? Bunları merak ediyorum.

İnternet'te 10 bin, 20 bin TL borcum var diyenleri görünce bayağı şaşırıyorum. Ben öğrenim kredisi almadan okudum. Doğal olarak hiç borcum yok. Kendimi biraz şanslı sayıyorum. Yeni mezun olup 10 bin TL borcumun olması beni çok rahatsız ederdi. İhtiyacı olmayıp da öğrenim kredisi alan öğrencilerin motivasyonu ne?


 
evet aldım. almasam okuyamazdım kesinlikle. hatta aldıktan sonra bile okurken maddi sıkıntılar çektim. okul bittikten sonra 2 sene müddet veriyorlar yanlış hatırlamıyorsam. bir de enflasyon farkını da ekliyorlar tabi.


  • gizemli dede  (28.12.20 22:57:55) 
kredi almadım. burs aldım. çok ihtiyacım vardı, olmasa okuyamazdım evet. burs bulamasam kredi alacaktım mecbur.


  • pati  (28.12.20 22:58:03) 
aldım.
ihtiyacım vardı.
hayır, yine de okurdum ama para o zaman lazım. keşke daha çok verselerdi daha rahat okusaydım.
yeri geldi ihtiyaca yeri geldi gezmeye harcadım.

bu kadar rahatsız olma, benim 8bin, eşimin 12bin borcu vardı, 5 yıldır ödemiyorduk, bu ay peşin ödeyip kapattık. yukarıda da belirttiğim gibi okurken daha çok verseler daha çok alırdım. o zaman harcayacak ve yaşayacak vaktim vardı çünkü.
  • trajikomix  (28.12.20 23:00:05) 
Aldım, almasam da olurdu aslında çünkü ailemle yaşıyordum. Öğrenim kredisinin ne olduğunu bile bilmeyen 17 yaşında bir lise mezunuyken arkadaşlarım "aa o formu da doldur, başvur mutlaka" dediler, ben de "ha peki" deyip başvurdum. Sonra da "oo para" diye harcadım.

Gerçi ben aldığımda geri ödeme faizi o kadar yüksek değildi, çok zorlamadı.
  • kobuzchu kiz  (28.12.20 23:00:39) 
10 sene önce 1 yıl aldım 5bin lira falandı daha geçen sene ödedim 6 bin tl olarak, o zaman 220 lira yatıyodu aylık, ihtiyacım yoktu ama ailenin üstündeki çocuk okutma yükünü almak için aldım krediyi. iş bulurum illaki azar azar öderim diye düşünmüştüm.


  • nahtoderfahrung  (28.12.20 23:00:59) 
Kredi aldım. İlk başlarda ihtiyacım vardı Daha sonra ise başlayınca pek ihtiyacım kalmamıştı. Iptal ettirmekte istemedim. Ayrıca 27. taksidi daaha bugün ödedim Kaldı son 17:)


  • spacevan  (28.12.20 23:03:37) 
Aileye yük olmamak için aldım. Ailem rahatça karşılardı masraflarımı. 5 yıllık imza attım 17bin lira için. Artışlarla beraber 21-22bin lira harcadım. Şimdi 33bin borcum var. Yeni mezun olacaklara çok daha fena hesaplar çıkıyor


  • avatar is back  (28.12.20 23:04:26) 
burs aldım. burs çıkmasaydı kredi almazdım, dediğiniz gibi borçlu olmaktan nefret ederim ve bu yüzden asla borç almam bir yerlerden. ne kadar param varsa o kadar harcarım. cebimde 2 kuruş varsa 2 kuruşluk yaşarım. banka kredisi, kredi kartı vs. hiç bana göre değil.


  • candide  (28.12.20 23:06:35) 
Aldım.
İhtiyacım vardı.
Almasam da okurdum ama bu sefer de çalışmak zorunda kalırdım. Çalıştığım için kendimi geliştirmeye daha az zamanım kalırdı.

Lisans 12 k + Y.L.+ 22=34 k tl borcum vardı. Ödedim çok şükür.
  • Anthony McCarten  (28.12.20 23:08:28 ~ 23:10:43) 
ben iyi bi sıralamaya ragmen kredi almistim. cok gerilerde olup burs alan vardi. o iste de bi haksizliklar dönüyor da neyse. sorumuza gelirsek, evet ihtiyaclarim icin kullandım. okuldan da burs aliyordum ama yeterli degildi. kredi olmasa da okurdum ama zor olurdu. kredi bir nebze rahatlatiyordu. calisirken odedim gitti. ben odedim diye herkes odesin falan da demiyorum. herkes surunsun kafasindakilere sinir oluyorum. umarim her ogrencinin aldigi kredi bursa çevrilir de azıcık yüzleri güler.


  • hazen  (28.12.20 23:10:16) 
burs kazanmıştım. ilk sene sonunda bölüm değiştirdiğim için krediye döndü. böylelikle üç sene kredi almış oldum.

o dönem krediden biraz daha fazla gelirim vardı. annem de destek oluyordu. arada burs falan da çıkıyordu ufak tefek. sanırım kredi olmadan da okuyabilirdim ama ailem bu konuda yanımda durdu açıkçası, durumları iyi olmadığı için "bize çok güvenme, böyle şansın varken al" dediler.

dört yıllık burs/kredi ödemem 2016 yılında bitti. ben şu an üçüncü sınıftayım. çok verimli ve doğru (!) kullandığımı düşünüyorum o yüzden.

borcumun olması şu an hayattaki en son derdim diyebilirim... ben en iyi ihtimalle 28, en gerçekçi ihtimalle 29 yaşında mezun olacağım. şanslıysam hadımköy'de 2800 liraya kölelik yaparım işte. yine ev arkadaşıyla yaşarım, yine tek bir çift ayakkabım olur, yine akşam makarna yerim. türkiye'de bunun ötesini beklemiyorum. böyle yaşayınca da borcu ödemek veya maaşımın 1/4'üne haciz gelmesi çok koymaz. o para benim olsa yatırım mı yapacağım, daha güzel mi yaşayacağım? türk lirasını biriktirsem ne olur ayda 300-400 lira? ne yapacak devlet, canımı mı alacak? almazsa ayıp eder.

özetle ben türkiye'de kalırsam zaten paranın benim için geçerli bir meta olacağını düşünmüyorum. kazanacağım paranın 3/4'ü köpek gibi yaşamama yeterli olur, kalanıyla da borç ödenir. 3-4 sene sonra da kazandığım paranın 4/4'üyle köpek gibi yaşarım.

yurtdışına çıkabilirsem de zaten 2-3 aylık maaşımla bütün borcu kapatma şansım olur, dert edilecek bir meblağ değil.

o yüzden umrumda değil şu an. "ödemem" demiyorum, "silinsin" demiyorum kesinlikle. zamanında aldık, yedik. veririz eyvallah. sadece önemsemiyorum. cebinde para olan adam düşünsün borcu, bana ne.
  • der meister  (28.12.20 23:10:33 ~ 23:11:03) 
Aldım, ihtiyacım vardı. Kira-faturalar-ders notları-yemek derken epey masrafım oluyordu kendi harçlığım yetmiyordu. Zaten yetmediğini farkedince başvurdum ve aldım. Sürekli gezip tozup alışveriş yapan bir öğrenci olmadım hiç.


  • megalomaniac  (28.12.20 23:10:43) 
Aldım ve geri ödedim.
Para gönderenim olmadığı için ihtiyacım vardı. İlk aylar cepten yedik sonra iş buldum. kyk kredisi + kendi kazançlarımla okudum.

  • battal gemalmaz  (28.12.20 23:12:45) 
Şaşıracak bir şey yok ki. Tamamen kobuzchu kız gibi oldu benim durumum. Bi baktım para geliyor, o dönem alkole sigaraya yemeğe gömdüm tüm parayı ve yetiyordu da. Şimdi büyüdük bulgur emcüklüyoruz evde. Ödüyorum işte bir yandan sorun yok rahatsız değilim.


  • vedatchilipeppers  (28.12.20 23:31:25) 
Aldim.
Vallaha okuldan 400 falan, bir de bir dernekten başarı bursu aliyordum 350 civarı. Kısacası 2011-2015 arası kredisiz zaten 750 lira kazaniyordum. Üstüne kredi de aldim, annemlere yük olmadim.
Ihtiyacim var miydi? Vallaha parayi ezdim ben, ihtiyac denemez.
O yüzden kendi ödememe zerre lafim yok ama harbiden burs kazanmasi gerekip kredi alan, kredi alması gerekip burs kazananlari gördükçe insanlara hak veriyorum.
  • logisticsmanager  (28.12.20 23:33:42) 
aldım, almasam zorlanırdım. ailem de biraz gönderiyordu ancak yetiyordu. kredi borcumun olması beni iş bulma konusunda motive eden faktörlerden biriydi çünkü ailem ödemekte zorlanabilirdi kendim halletmek istedim. zamanı gelince geri ödedim, ödemeye itiraz etmek de hiç aklıma gelmemişti, edeni de duymamıştım. 10 sene önceki hadise..


  • evanka  (28.12.20 23:35:22) 
aldım. almasam okuyamazdım. ailemden ayrı şehirdeydim ve okul seçimi benim tercihim olduğu için maddi yardım isteme hakkını göremedim kendimde. aldığım parayı da eğitime harcadım zaten ancak yetiyordu part time iş geliriyle beraber.
işe başlayınca ödeniyor her türlü.

  • pink cadillac  (28.12.20 23:37:53) 
aldım. okurken ilaç gibi geliyordu. öderken de pek zorlanmadım düzenli gelirim olunca ödedim bitti.

şuan ihtiyacım olmasa yine alırdım. düşük faizli hatta ileride ödenecek her türlü kredi alınmalı bence.
  • entropik  (28.12.20 23:47:33) 
Off ailemin beni en çok sinir ettiği şeylerden birisi bu. Kredi aldım ve kesinlikle ihtiyacım yoktu. Annemin eski bir öğrencisi girdi akıllarına “alsın, çok rahat eder” vs diye ama bu öğrenci zaten babasıyla görüşmeyen ve ailesinden bir kuruş yardım almadan okuyan biriydi. Yani tabii ki onun işine yaramıştı. Ama bence benim asla ihtiyacım yoktu ama ailem sağ olsun her zamanki gibi milletin lafıyla başıma iş açtı. Özellikle aylık ödemesi büyük bir para değil tabii ki ama sırf böyle milletin lafıyla saçma sapan uğraştığım için çok sinir oluyorum bu kredi meselesine.


  • ms brownstone  (28.12.20 23:51:29) 
Kredi aldım. Hali hazırda üniversitemden burs alıyordum ve hatta üniversite yurdunda ücretsiz kalıyordum (vakıf üniversitesi). Ailemden para almadan rahat bir öğrencilik geçirmek istedim, o yüzden krediyi aldım. Aynı zamanda part time çalışıyordum da. Ama çok güzel öğrencilik geçirdim, yedim içtim gezdim. Tadını çıkardım yani. Aileme de günlük masraflar yerine yurtdışında staj, work and travel vb. gibi konularda iş düştü. Şimdi de hiç şikayet etmeden düzenli olarak ödüyorum.


  • tss  (29.12.20 00:05:11) 
evet vardı, aldım. okula gidemeyecek durumda farklı bir şehirde ve zor bir durumdaydım. özel bir şirketten o dönemki kredi miktarını yarısı kadar burs kazanmıştım onunla birlikte ancak okuyabildim. hala borç ödüyorum. oç çocukları alakasız kişilere burs verdi, bana çıkmadı. zor zamanlar geçiriyordum hala geçiriyorum. durduk yere sinirlendim tekrar.


  • anarsika  (29.12.20 00:11:55) 
Yurtdisi yuksek lisans kredisi aldim 2 yillik, almasam okuyamazdim gibi. 45 bin felan toplam borc. Odemesi bitti sayilir da tek canimi sikan sey, alirken yuksek lisanstan sonra direkt doktoraya baslarsaniz doktora suresince ertelenir diyorlardi. Ben de mezuniyetten 6 ay sonra doktoraya basladigim icin basvurdum, direkt (!) olmadigi icin reddettiler. Ondan dolayi gicik olmustum. Bir de dilekceme verdikleri cevapta "Yurtdisinda oldugunuz icin issizlik sebebi ile 1 yil erteleyebilirsiniz" demislerdi. Baktim, eger issizlik sebebi ile ertelersem yillik 11 bin lira faiz ekliyorlar, o da ayri bir kazik. Kendimi biraz zorlayarak da olsa odedim eninde sonunda.


  • Haldamir  (29.12.20 00:56:38) 
Ben de aldım ve almadan İstanbul'da pek tutunamazdım. Hatta almama rağmen hep kısmak, bir şeylerden feragat etmek zorunda kaldım.

Birkaç sene önce yapılandırdım, birkaç taksit kaldı şükür bitiyor. 12-13 bin tl gibi bir şeydi benim aldığım toplam para.
  • chicha_v2  (29.12.20 01:04:59) 
kredi aldım. çok ihtiyacım yoktu aslında ama daha rahat okudum, istediklerimi daha çok yapma fırsatı buldum. 10 ya da 11 taksidim kalmış olmalı, ödüyorum.


  • a darkness coming  (29.12.20 01:07:42) 
Aldım ama almasam da olurdu. Ailemle yaşıyordum paranın bir kısmı eve de harcanıyordu. Eve destek gibi bir şey oldu aslında arada gezmeye, içmeye da harcadım tabii. Bir de krediye güvenip kredi kartı da çıkartmıştım çok zekiymişim.

Şimdi ki aklım olsa almazdım. Ödeyemediğim için hesaplarıma e-haciz falan geldi ama ödedim sonunda.
  • red morning  (29.12.20 01:39:36) 
aldim cunku okurken ailemden para almak istemedim.
odemeyi bitirmem 10 sene surdu, bu sene bitirdim..

  • cooperr  (29.12.20 01:43:13) 
almadım.

ihtiyacım yoktu. (gerçi kimin fazladan paraya ihtiyacı olmaz ki.)

burs muhabbetlerini duyunca alsam mı diye sordum bizimkilere. babam memur, ve tam bir "devlet memuru" olduğu için "devletin parası ihtiyacı olana gitsin, bizim almamız doğru olmaz." dedi.

yaaa işte biz böyle naif naif 3 kuruşların hesabını yapalım, hükümet bizim o emek emek tasarruf ettiğimiz paraların kaç katıyla olaylar olaylar.

neyse. iyi ki almamışım. devlete ne borcum olsun, ne de alacağım.
  • istanbul kanatlarimin altinda  (29.12.20 08:29:28 ~ 08:33:27) 
aldım, yine de biraz zorlandik. babam hayatta olmamasina ragmen burs cikmadi.

ben alkol alan, barlarda takilan biri degilim. surekli malzeme almam gereken bir okul okudum, guzel sanatlar fakultesi. o yuzden bu para hep okula gitti.

simdi maasimla kirami ve faturalarimi anca oduyorum, istanbul'da. bunu odemee baslayamadim henuz. maasim artinca baslarim diye dusunuyorum. faizini silseler keske.
  • batlegolas  (29.12.20 10:45:22) 
aldım , ihtiyaç vardı.
daha sonra lisansüstü eğitim sebebiyle borcu geri ödemede erteleme talep ettim. 2014 gibi geri ödemeye başlamıştım 12 bi tl yi. 4 senede az az ödeyerek bitirmiş oldum.

  • emcekare olmadi einstein olsun bari  (29.12.20 11:15:01) 
Aldım, çünkü başka çarem yoktu. 2011 yılında mezun olup 2013 itibari ile ödemeye başlayarak 2019 tarihinde bitirdim. Nakış nakış ödeyerek kıt kanaat azıcık kazancımdan kısarak hiç aksatmadan ödedim. Bu yüzden bazen ödemeyen ya da burs alan arkadaşlarıma kızarım, elimde değil.

Bir de hiç bir zaman bitmeyeceğini düşünürdüm ödemelerin, hayat çok enteresan...
  • va  (29.12.20 13:18:19) 
Calişarak okudum ama aldığım maaş gecinmeme yetmiyordu, kredi destegiyle ucu ucuna geciniyordum, o yuzden almam mantıklıydı.

Odemesine gelince bu sene yeni cikan yasayla yapilandirdim. 2 ayda 1 900 tl odeyerek 18 taksitte bitirmeyi düşünüyorum, zor olacak benim için ama bir yerden başlamak lazim.

Okurken okul bitip hayata atilinca bitecek bu sefalet diyorduk ama hayat oyle olmuyor ne yazik ki.

Şimdi üniversite okuyan 3 kardeşim var..
  • eylul  (29.12.20 17:02:45) 
[]

Excel sorusu

Basit olduğunu düşündüğüm bir Excel sorusu var.

A sütununda şu değerler olsun.

A
A
B
B
B
C
C
C
C

Görüldüğü gibi iki tane A, üç tane B, dört tane C değeri var.

Burada A, B, C olarak üç farklı değer var.

Bu farklı değerlerin sayısını (bu yazıya göre üç tane olduğunu) formülle nasıl bulabilirim? Teşekkür ederim.

 
count unique entries :

m.youtube.com

frequency table for categorical data (lazım olacaktır) :

m.youtube.com
  • qaram  (27.12.20 19:32:01) 
direk formül de bu;

=TOPLA(EĞER(A1:A10<>"",1/EĞERSAY(A1:A10,A1:A10),0))

=SUM(IF(A1:A10<>"",1/COUNTIF(A1:A10,A1:A10),0))
  • savidan  (27.12.20 19:34:43) 
[]

Yeterli birikiminiz olsa hangi işi kurardınız?

Soru başlıkta. Hangi işi kurmayı tercih ederdiniz ve neden?

Seçenek çok. İmalat sektörü olabilir, hizmet sektörü olabilir.

Teşekkür ederim cevaplar için.

 
Legal sekilde online kumar, bahis vb. Cunku cok karli ve garanti kazanc.


  • sertac akin  (23.12.20 18:23:06) 
Aşırı birikimim de olsa hiç bir tecrübemin olmadığı işe girmem. Kendi yaptığım işi şirketleştirirdim yine.

Edit: it sektörü, daha özel olarak siber güvenlik üzerine çalışıyorum. bu alanda gördüğüm problemlere derman olacak bi startup kurulabilir.
  • roket adam  (23.12.20 18:27:51 ~ 18:37:41) 
@roket adam, en az bir tane iş fikri söylerseniz ya da kendi işinizin alanını söylerseniz cevap olarak işime yarar.


  • dissendium  (23.12.20 18:29:35) 
Çok sağlam sermaye olsa lojistik sektörüne girerdim. Nakliye ve ambalaj ihtiyacı artacağı gibi bu sektörlerde iyi olmanın önemi de zamanla çok artacak. Ayrıca risk olarak çoğu sektörden daha az riskli.


  • istege bagli sigortasiz  (23.12.20 18:42:44 ~ 18:54:01) 
En son transportcuma sinirlenip tir isine girmistim,hala buyuyerek devam ediyor.simdide enjeksiyonculara sinirlenip plastik enjeksiyon tesisi kurmaya basladim,yine sifir bilgi sifir alaka bir sektorun icine girdim.


  • duptıs  (23.12.20 18:46:55) 
Oyun ya da BTES içerikleri.


  • heritage  (23.12.20 19:05:41) 
Hocam buradaki yazilara gore olmaz. Ben yemekten anlarim restaurant kurarim digeri arabadan anlar sanayi dukkani açar. Bence bildiginiz yapabileceginiz is olabilir. Kosgeb tubitak tarim kredi vb hibelere desteklere kredilere bakın. Ab desteklerine bakin. Ithalat ihracat verilerine gore neyi yapmak ic pazarda neyi yapmak dis pazarda rekabet ettirir ekmek yedirir diye bakin. Şahsı goruslerim.


  • optimistbakunin  (23.12.20 19:08:16) 
Direkt iş kurmak değil ama pasif gelir yaratabilecek şeyler yapardım. Yani çok büyümeyeceği belli olan, ama küçük bir kesimin sürekli kullanacağı tool'lar kasardım. pinboard.in gibi.


  • plutongezegendegilmi  (23.12.20 19:30:02) 
@r evolution, bu soruda iş fikirlerini öğrenmek istedim. O parayla yapacağınız işin ne olduğunu soruyorum.


  • dissendium  (23.12.20 20:40:34) 
Hırdavat ithalatı.
İlgilenirsen haber ver

  • etna  (23.12.20 21:19:04) 
[]

Google Maps

Google Maps'te Street View özelliğindeki görüntüleri bilgisayara indirme şansımız var mı?




 
Çevrimdışı çalışması gibi mi?


  • Unde bach canim  (23.12.20 03:11:02) 
ekran kaydı yapın


  • co2s2  (23.12.20 11:03:39) 
@Unde bach canim, çevrim dışı da olur ama JPG olarak ya da başka bir fotoğraf biçiminde kaydederse daha iyi olur.

@co2s2, pratik olmuyor.
  • dissendium  (23.12.20 15:43:27) 
[]

Meksika, uyuşturucu, kartel

Meksika, uyuşturucu, kartel konulu film, dizi, belgesel, kitap tavsiyesinde bulunur musunuz? Sicario filmini izledik yakın zamanda. Bayağı beğendim filmin tarzını. Bu tarzda filmler olabilir. Teşekkür ederim.




 
Sin nombre film
Tanrikent film

  • optimistbakunin  (21.12.20 21:29:32) 
El Chapo


  • megalomaniac  (21.12.20 21:31:54) 
Brezilya versek olur mu?
Tropa de Elite (2007)
www.imdb.com
  • Amaranta ursula  (21.12.20 21:36:18) 
No country for old men


  • Uncle Sam  (21.12.20 21:39:00) 
narcos olabilir ama bence sicario'yu beğendiyseniz prisoners izleyebilirsiniz. meksika'da karteller arasında geçmiyor ama olay örgüsü vs. benziyor. yönetmenleri aynı zaten.

edit: yine meksika değil ama gomorrah da olay örgüsüyle sürprizlerle dolu bir dizi.
  • eileengray  (21.12.20 21:55:02 ~ 22:02:56) 
meksika değil de kolombiya olacak ama narcos'un ilk iki sezonunu (gerisini izlemedim) önerebilirim dizi olarak. ben müthiş keyif almıştım, çok hoşuma gitmişti. yalnız sigarayı yeni bıraktıysan falan uzak dur derim, zalımlar her bölümde öyle güzel tüttürüyor ki ben o ara günde bir paket sigara içerken ikiye çıkmıştım bu dizi yüzünden.

"sktir lan meksika sorduk" deme ve şans ver bence, güney amerika'nın hikayeleri çok daha güzel bu konuda.
  • der meister  (21.12.20 21:57:26) 
Tropa de Elite çok tırt bi film, bence vaktini bununla öldürme.


  • killerbee  (21.12.20 22:26:20) 
sicario gibisi yoktur yalnız hele başındaki gerginlik ders niteliğinde. narcos var izlemediyseniz hala sonra narcos mexico diye devam etti. netflix dizisi


  • argent dawn  (21.12.20 23:00:59) 
traffic


  • filteria  (21.12.20 23:04:34) 
bu olayı çözüceksen önce narcos sonra narcos meksika sonra el chapo en son da ozarkı izleyip kafanda tüm şemayı oluşturucaksın.


  • mikahakkinen  (22.12.20 01:13:40) 
Meksika değil ama bu konuda yapılmış en iyi film Brezilya yapımı City of God bence, onu izle.


  • iwasbornonamountainside  (22.12.20 14:16:32) 
[]

Küs kalmak

Sevgilinizle, eşinizle en fazla kaç gün küs kaldınız? Aranızın bozuk olması değil de karşılıklı çok konuşmama biçiminde soruyorum. Soruyu birkaç gün sonra silebilirim. Teşekkür ederim cevaplar için.




 
Bazen sinirleniyorum bir süre konuşmayalım diye atarlanıyorum ama bir günü geçmiyor hiç asfdsas. Sinirim biraz azalınca özlemeye başlıyorum. Özlemesem merak ediyorum iyi mi çok üzüldü mü diye.


  • love my way  (18.12.20 22:41:06) 
Ben çok fevriyim galiba, genelde barışmamak üzere ayrılıyorum :D


  • mantarsevmem  (18.12.20 22:45:59) 
Bizim iliski restart uzerine kurulu.gerilim basladiginda susuyoruz.konusulsada cevaplama olmuyor.bir baska sorulmasi,soylenmesi gereken olaya kadar susuyoruz.sonra yeni soruyla bastan basliyoruz.eski konu tekrar acilmiyor.

Bu sorunu tartismamak degil.sorun varsa soyluyoruz,iki tarafta gorusunu beyan ediyor.ortak nokta bulursak islem tamam oluyor,ayni dusunmuyorsak bi ileriki asamaya birakiyoruz.

En uzun kusluk isten eve gelene kadar suruyor bu durumda.cocukluk yapip uzatmaya gerek duymuyoruz.
  • duptıs  (18.12.20 22:47:37) 
Hiç, böyle devam eder umarım.


  • ruhen hastayim ben  (18.12.20 22:55:05) 
Açıkçası soruyu tam anlamadım, sevgiliyle küs kalmak diyorsunuz sonra aranızın bozuk olması değil diyorsunuz? Küsmek değil de incindiğimde bunu söyler hissettirir susarım, 1 günü geçmedi o. Ama iletişim sıkıntısı çektiğimiz onun içine kapandığı bir dönem yapıcı konuşup tepki almayınca 12 gün hiçbi şey dememiştim, ayrılmak için sonunda görüşmüş evlenme teklifi almıştım. Kabul etmemiştim o ayrı konu.


  • mslny  (18.12.20 23:02:36) 
[]

Telefondaki yan tuşlar

Telefonumun yan tarafındaki ses açma tuşu kırıldı. Fiyat sorduğumda bir yer tuşların tanesi 20, 30 TL arası dedi, başka bir yer de 10 dolar dedi. İki yer de tümünün değişimi için 150 TL dedi. Daha önce aynı sorunu yaşayan varsa fiyatlar gerçekten bu seviyede mi?




 
Hangi telefon? Modeli ne yani?


  • himmet dayi  (14.12.20 16:56:01) 
Samsung J7


  • dissendium  (14.12.20 16:57:55) 
Aslında tuşların takım fiyatı 1 2 dolardan fazla değil ama tuş fiyatından hariç ekranın yapıştırıcısının değişmesi gerekecek, işçilik ile birlikte sizden talep edecekleri para 100-200 arası bir şey olur.


  • battal gemalmaz  (14.12.20 17:04:11) 
J7 arkadan normal tornavida ile açılıyor. Tuşların tanesi 5 TL. 25 de işçilik alsa toplamda 30TL tuş başına.


  • excespeace  (14.12.20 23:46:14) 
[]

ABD hukuku

ABD'de bazı suçlar nedeniyle zaten hapiste olan kişileri belli bir süre sonra idam ediyorlar.

Bunun bilinen bir örneği şu.

www.bbc.com

Suç 2004 yılında işlenmiş. Daha sonra ölüm cezası verilmiş. 2021 yılının ocak ayında idam edilecek. Bu kadın tutuksuz yargılanamayacağını düşünürsek zaten 16 yıldır hapiste. 16 yıl hapis yattıktan sonra idam edilmesinin mantığı ne? Madem idam kararı veriliyor, bu karar neden hemen uygulanmıyor?

 
Hapiste olan kişiler için 10 yıl sonra hadi bunu idam edelim denilmiyor. O kişiler zaten yargı süreçleri sonunda idam cezası almışlar ama ceza alındıktan sonraki yasal ve politik süreçleri geçmesi on yıllar sürüyor. Bu sadece abd'ye özgü bir durum değil, idam cezasının kamuoyu tarafından fazla destek görmediği pek çok ülkede ceza fiilen uygulanmıyor ve bir şekilde sürüncemede kalıyor. Türkiye'de de ceza kaldırılmadan önce cezanın fiilen uygulanmadığı uzun bir dönem yaşandı.


  • mikro patlama  (12.12.20 03:07:10) 
Hizli idamlarda sonradan suçsuz cikma durumlari olabiliyor. Devletin haksi, yere birini oldurmesi gibi bir senaryodan kacinmak icin uzun bir burokrasi var.


  • pofudukayi  (12.12.20 08:59:54) 
yıllardır idamını bekleyen (ve biri edilen) iki mahkum ve maktullerin aileleriyle yapılan bir dizi röportajın belgeselini izleyebilirsin. olayın hukuki gerekçeleriyle ilgili ne kadar bilgi vardı hatırlayamıyorum ama çok etkilenmiştim.

www.imdb.com
  • filteria  (12.12.20 12:52:42) 
[]

Yüksek lisans

Mühendis arkadaşlara bir sorum var. Yüksek lisans daha iyi yerlerde iş bulmanızı sağladı mı? Aklıma yüksek lisans yapma düşüncesi geliyor bazen. Sonra kim uğraşacak o kadar şeyle deyip vazgeçiyorum. Yüksek lisans bana biraz boş geliyor. Yazdığı yüksek lisans tezinin gerçekten kaliteli olduğunu, ilgili alana önemli bir şey kattığını düşünen var mı? Mühendislik dışı olanlar bölüm belirtirse sevinirim. Teşekkür ederim.




 
benim zamanımda işe alımlarda yüksek lisans farkı ödeniyordu. atıyorum maaş 1000 ise yüksek lisansı varsa 1100 verilirdi. ama zaten yüksek lisansın lisanslı ile ilgili ise sana ayrı bir kapı açmıyor bence.


  • sttc  (11.12.20 18:31:24 ~ 18:31:45) 
oldu, çünkü doktora ve akademi geldi arkasından :D

yüksek lisans teziyle öyle alana büyük katkı beklenmez, nasıl araştırma yapılır, nasıl sonuca ulaşılır, bakın bu eleman analiz yapabiliyor minvalinde bir şeydir genelde...

haa bölüm sosyal bilim benim. mühendislerde pratikte daha fazla işe yarıyor olabilir.
  • passion rules the game  (11.12.20 18:31:29 ~ 18:34:04) 
Aselsan ilanlarında doktora tercih sebebidir diyor artık yüksek lisans yetmiyor bile spesifik alanlara. Çok iyi bir okul ve ortalama yoksa lisans sonrası bu savunma sanayi şirketlerine girmek zor. Yüksek lisans şart gibi bir şey.
Tamamen sizin kariyer yolunuzda nasıl ilerlemek istediğinize bağlı. Şirkete, işe, sektöre göre değişecek bir cevap.

  • bahoho  (11.12.20 18:35:07) 
bahoho +1

Ancak bu şekilde düşünüyorsanız, bence bulaşmayın. Direk işe başlayıp tecrübe kasmak daha önemli olabiliyor.
Diğer seçenek çalışırken, çalıştığınız iş ile ilgili yapmak, bazı firmalar şu konuyu çalış bize lazım gibi gibi söyleyebiliyor. Ama sizin hevesiniz yok gibi anlıyorum o yüzden bulaşmayın dedim.
  • fezagezgini  (11.12.20 18:38:50) 
master elbette sana bir network katar ama her masterlı lisanslıdan daha iyi iş bulur diye bir dünya yok. kaldı ki lisanstan başlayanlar deneyim sayesinde daha önde oluyor genelde.

masterın sana ne katacağı ile alakalı.
  • duyurukullanıcısı  (11.12.20 18:47:22) 
Oncelikle Elektronik Muhendisi (Alt alan mikroelektronik)

Lisanstan mezun oldugumda (2006) sektorde cilgin maaslar donuyor ve az sayida mezun havada kapiliyordu, bunlarin buyuk kismi bikac sene icinde yurt ici ve disinda iyi pozisyonlara geldiler.

Master bittiginde (2009) 2008 krizi ortami cok kotu vurmustu. Piyasanin altinda maasla zar zor is bulabildim. Sektorde yillar icerisinde 2008 oncesi ve sonrasi baslayanlar arasindaki maas farklarindan kavga dovus cikan sirketler oldu.

Bu benim deneyimim idi, simdi genele geceyim. (Muhendislik genel)

Her ne kadar sirketler yuksek lisansi is deneyiminden saydiklarini soyleseler de cogu zihinsel olarak ve pratikte bunu cok yapmiyor. O yuzden lisans sonrasi is hayatina atlamak bana daha pratik geliyor.
  • cleric  (11.12.20 18:58:25) 
türkiye'de lisans diye bir şey olmadığı için yüksek lisansın da bir önemi yok bu konuda haklısınız (belli ünilerin belli bölümlerini hariç tutuyorum). ancak işe alımı yapanlar ne bilsinler neye göre seçeceklerini? biraz daha fazla çabalamış olanı işe alalım diyorlar çünkü lisansta hiçbir şey öğrenilmediği için yüksek lisans da belki üç beş katmıştır bir alanda çalışmanın bir projeyi sahiplenmenin önemini anlamıştır diye varsayıp iş ilanlarında yüksek lisanslılara öncelik veriyor özellikle kurumsal firmalar. bu yüzden imkanlar dahilindeyse yapın derim.

not: ikcı değilim. yukarda yazdıklarım tamamen bana ait varsayımlardır.
  • ala09  (11.12.20 19:05:50) 
ben türkiye'de olsaydım yapmazdım, yurtdışında yapıyorum ki o ülkede en azıdnan bir diplomam olsun iş ararken diye. artı bu dilde mesleki terimlere aşinalık kazanmak da güzel bir artısı yüksek lisansın.


  • bohr atom modeli  (11.12.20 19:34:45) 
Yurtdisinda insaat muh. yuksek lisansi yaptim. Tez arastirmam yalan dolan degildi, tier 1 journal paperim var.

10 sene once ilk isimi ararken sirf yuksek yaptigim icin beni ise almayacaklarini soyleyenler oldu. Maas olarak ise hicbir avantajini gormedim, tersine is ararken zorlanmama sebep oldu. cevremdeki muhendislerin ezici cogunlugunun masteri falan yok.
gordugum tek avantaji kartvizitte guzel duruyor.

simdiki aklim olsa yuksek falan yapmam, bosuna amelelik. okuldan sonra direk calismaya baslarim, 5 sene sonra falan ustune bir MBA cakarim eger cok istekliysem ki bence o bile sart degil. SImdiye kadar 2-3 farkli firmada calsitim, hepsinin CEO'lari duz muhendisti.
  • cooperr  (11.12.20 20:35:35) 
[]

En sevdiğiniz mevsim hangisi?

En sevdiğiniz mevsim hangisi ve neden?

Ben kasım ve aralık aylarında yazı özlemeye başlıyorum. Yazın çok sıcak havalarda yaz bitse de kurtulsak dediğim oluyor ama yine de en sevdiğim mevsim yaz.


 
Gençken kışcıydım yaşlandıkça yazcılığa kaydım.


  • angelus  (09.12.20 00:12:37) 
ilkbahar.

ama o beni pek sevmez.

not. bahar alerjisi
  • AlsterWasser  (09.12.20 00:14:30) 
Bahardan yaza geçiş. Akşam üşümediğim ama nemden nefes alamama dönemi öncesindeki o mucizevi birkaç hafta. Ama illa bir mevsim olacaksa yaz <3


  • kobuzchu kiz  (09.12.20 00:15:53) 
kış.
sonbahar da iyi sayılır.
yağmurlu havalar dışında güneşli ve soğuk havayı da çok severim.
  • blatta hiberna  (09.12.20 00:20:39) 
25-30 derece arası güneşli nemsiz hava severim. haziranda yağmur yağıyor temmuz çok sıcak oluyor o yüzden mevsim adı veremiyorum


  • owaki  (09.12.20 00:20:53) 
etik sebeplerle yaz (bir sürü insan aç, kışın şartlar zor, yolda işte güçte bir sürü insan var), bitki böcek seven insan olarak bahar ama içten içe sonbahar kış. son bir kaç yıl doğru dürüst kış göremedikçe özlemim arttı galiba. pc'de kardan kıştan kırılan karakterleri oynuyorum, novy urengoy'da yaşayan bir arkadaşım var arada havayı soruyorum resim istiyorum. bir de geceleri severim, çıplak gözle yıldız gözlemi yaparım, kış gökyüzündeki takımyıldızlar daha ilginç geliyor bana.


  • engelbert humperdinck  (09.12.20 00:26:27) 
ilkbahar. kendime geliyorum. güzel anılarımın çoğu ilkbahar aylarından.


  • black holes in the sky  (09.12.20 00:28:15) 
yaz çünkü hava güneşli, aydınlık ve sıcacık. günler uzun, hava geç kararıyor. akşamları sıcak havada elini koluna sallaya sallaya istediğinizi yapmak, dondurma yemek falan çok güzel ve rahatlatıcı. yaz insana yaşam enerjisi veriyor.


  • rose parks  (09.12.20 00:52:15) 
Aslında yaz dışındaki üç mevsimi de ayrı ayrı seviyorum. Her sonbahara ve kışa girişte pinterest kurcalayıp bu iki mevsime hayran kalma huyum var senelerdir. Ama tabii kış hiçbir zaman pinterest’teki gibi geçmiyor ve kışın sürekli aklım sokakta yaşayan hayvanlarda oluyor. Son birkaç senedir doğanın da en güzel renklere büründüğü sonbahar bir adım önde diyebilirim bu yüzden.


  • ms brownstone  (09.12.20 00:56:01) 
Ben direkt Mayıs ayını seviyorum. Ne soğuk ne de çok sıcak.


  • himmet dayi  (09.12.20 01:11:04) 
yaz. cunku fakirim.


  • misterturist  (09.12.20 01:34:13) 
sonbahar. benim için hep yeni başlangıçların habercisidir.


  • theseachange  (09.12.20 01:54:01) 
en sevdiğim mevsim açık ara kış.
en sevmediğim mevsim yaz.
ilkbahar ve sonbahar aynı seviyede.
sıcak havalarda dışarı çıkmak bile istemiyorum.
ekim-kasım-ocak-şubat-nisan-mayıs en sevdiğim aylar.
  • seyduna6687  (09.12.20 03:01:45) 
soguk ve karli geciyorsa kis.


  • der meister  (09.12.20 03:53:07) 
ilkbahar mayıs <3


  • hazen  (09.12.20 08:59:16) 
Yaz <3 <3 <3


  • pati  (09.12.20 08:59:50) 
Daha önce benim açtığım ankette kış kazanmıştı. Ben sonbaharcıyım.

www.eksiduyuru.com
  • rahip janick  (09.12.20 09:19:18) 
artık olmasalar da ilk ve son baharlar


  • naksidil  (09.12.20 09:50:32) 
ilkbahar


  • battal gemalmaz  (09.12.20 09:56:16) 
Sonbahar


  • Hallegadola  (09.12.20 10:27:51) 
Yaz hariç tüm mevsimleri seviyorum.


  • fotrsapka  (09.12.20 10:31:51) 
ilkbahar ve mayıs ayı.

önceden müzik festivalleri ve akşamları caddebostan sahili oturmaları başlardı mayıs ayı sonlarında. özledim valla :(
  • violetsky  (09.12.20 12:40:39) 
kış, kış bir deeeeeeeeeeeeee aa evet yine kış ^^


  • the guy from batman  (09.12.20 13:09:39) 
Yaz. Parlak mavi bir gökyüzü ve tek tük bembeyaz bulutlar ya da sıcak bir yaz akşamı kadar güzel hiçbir şey yoktur benim için.

Kapalı, yağışlı, ıslak ve gri havalardan nefret ederim.
  • catch the arrow  (09.12.20 13:47:21) 
yaz

tabiiki!
  • jimjim  (09.12.20 13:51:01) 
kesinlikle ilkbahar


  • daisyy  (14.12.20 00:47:37) 
yaz baba. resmen yasama sevinci veriyor.


  • baldur2  (14.12.20 00:53:43) 
[]

Yabancı televizyon kanalları

Yabancı televizyon kanallarını İnternet'ten nasıl izliyorsunuz? Özellikle ABD ve İngiltere kanallarını İnternet'ten izleme şansımız var mı?




 
IP TV kullanyorum. Afganistan kanalları bile var. Öyle diyeyim.


  • himmet dayi  (06.12.20 08:10:35) 
youtube'da haber kanallarinin cogu canli yayin yapiyor


  • neverletyougodown  (06.12.20 11:25:35 ~ 11:26:15) 
@neverletyougodown, Youtube'daki haber kanallarını biliyorum. Benim aradığım gün boyunca yayın yapan kanallar. Sadece haberlerle sınırlı olmamalı, reklamları bile göstermeli.


  • dissendium  (06.12.20 14:20:41) 
[]

Maden suyunun zararı var mı?

Üç, dört günde bir meyveli maden suyu içiyorum. Bu şekilde tüketince mideye bir zararı olur mu? Teşekkür ederim.




 
Ben bir kere sadesi icin sormustum Dr a , günde 3 tane içiyorum diye. Birşey olmaz olursa da böbrek taşı olur demişti.


  • primetime  (04.12.20 15:42:39) 
meyveli maden suyu diye bir şey var mı yav, ben onları meyveli soda diye biliyorum? eğer bu bildiğimiz her markette satılan limonlu soda, elmalı soda tarzı içeceklerden bahsediyorsan onların koladan, fantadan pek farkı yok. asitli şeker deposu. baktığın zaman aslında meyve suyu bile zararlı vücuda, fayda için içilecek ya da sağlıklı olduğu düşünülecek bir şey değil.

meyvelilerin şişesi küçük oluyor genelde, genç adamsın 3-4 günde 200ml içtin diye çok bi şey olmaz herhalde ama sonuç itibariyle vücuda zararlı bi şey olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. maden suyu alıp içine kendin limon sıkabilirsin, o da gayet güzel oluyor.
  • der meister  (04.12.20 15:50:38) 
asit vucudun ph degerini dusurüyor diye biliyorum. Hastalik anlaminda asiri zarari olmaz ama performans ve iyi hissetme anlaminda zarari olabilir.


  • VIPCH  (04.12.20 16:10:42) 
ben doktoruma günde 1 litre kola içiyorum dedim. onu içeceğine günde 2-3 tane soda iç dedi


  • co2s2  (04.12.20 16:15:59) 
İçtiğin zararlı fakat maden suyu böbrek prıblemin yoksa faydalı diye biliyorum


  • high hopes of the sozluk  (04.12.20 16:20:33) 
Bobrek tasina yol acabilir


  • all girls dream  (04.12.20 16:36:51) 
maden suyu diye ictigin sey aslinda gazoz.


  • alperz  (04.12.20 18:40:11) 
Annemin eniştesi mide kanseri oldu geçen yıl, bir yılda öldü. Sürekli ama sürekli maden suyu içerdi, mide artık asitten delinmiş. Doktorları hep öyle demiş.


  • Hallegadola  (04.12.20 20:41:04) 
O maden suyu değil yapış yapış şekerli bi şey


  • owaki  (04.12.20 20:41:31) 
[]

Ticaret verileri

Türkiye'deki firmaların yıllık ihracat, ithalat verilerine nereden ulaşabilirim? Ticaret konusunda takip ettiğiniz siteler hangileri?




 
firma firma mı arıyorsunuz bu verileri bilmiyorum ama www.trademap.org burada ülkelerin toplam ve ürün bazında yaptığı ihracat-ithalat verileri mevcut.


  • meiyisi  (04.12.20 09:04:49) 
[]

İngilizce fonetik alfabe

İngilizce fonetik alfabeyi baştan sona anlatan beğendiğiniz kaynaklar varsa paylaşır mısınız? Video da olabilir.




 
  • neverletyougodown  (29.11.20 18:42:20) 
[]

Banka/kredi kartı kapatmak

Kullanmadığım banka/kredi kartları var. Bazıları üniversite zamanından kalma. Bazıları başka şehirde açılmış hesaplar. Bazılarını da ben açmadım. Bir bankanın kartını o bankanın herhangi bir şubesinden kapatabiliyor muyum?




 
Bir kere halbankı kapatmak için gittiğimde kendi şubenize gitmeniz lazım demişlerdi, çoğunda böyledir herhalde.


  • candide  (29.11.20 16:35:21) 
internet şubelerinden kapanıyor çoğu çalıntı olarak işaretleme olmalı


  • atom karincanin torunu  (29.11.20 16:37:51) 
Kredi kartları çağrı merkezinden kapatılır. Sırf buysa şubeye gitmene gerek yok.

Banka (debit) kart kapatmanın farklı prosedürleri olabilir tek hesabın varsa ve ona bağlı debit kart ise aslında müşteriliğini de sonlandırmış olursun. İmza gerekebiliyor kimi zaman. Onu evet istediğin şubeden yaparsın. Prosedürler bankadan bankaya değişebilir.
  • Lethe  (29.11.20 17:03:25) 
iyi de o şehirle bağlantımız kalmamıssa ne yapmak lazım:/
sırf kapatmak icin gidemeyiz malum
öneriniz nedir
  • blackgirl00  (29.11.20 17:10:47) 
Hiç uğraşmayın şube internet vs.

Hemen müşteri hizmetlerini arayın, kayıp çalıntıyı tuşlayın, en hızlı cevap veren menu bu zaten.

"Kaybettim, yenisini istemiyorum" de yeter
  • John Bloor  (30.11.20 11:57:49) 
[]

YKS YDT

2019 YKS İngilizce testini çözdüm. 80 soruda 54 doğru 9 yanlış çıktı. Doğrularımı nasıl artırabilirim?




 
Benim şu ana kadar gördüğüm YDSde yanlışların %70'i dikkatsizlikten %20'si çeldirici şıklardan %10'u da kelimenin anlamının ya da yapının hiç bilinmemesinden kaynaklı (yüzdeler kabaca). İşin dikkat kısmındaki sorunları çözebilmek için süreyi dikkate almadan bir kaç test çözmek gerekli ilk aşamada


  • roookie  (26.11.20 00:37:03) 
[]

Batman okumak

Batman filmlerini bitirdim. Joker de bitti. Orijinalinin çizgi roman olduğunu biliyorum ama hikâyesi çok eski. Günümüzdeki biçimiyle nasıl Batman okuyabilirim? D&R'da var mıdır? Bir de filmlerin senaryolarının basılmış hâli var mıdır?




 
Benim bildiğim kadarıyla her sene ya da bikaç senede bir çizgi roman evrenleri yenileniyor. O yüzden çizgi romanının da tek versiyonu yok. Ben the new 52 serisindekileri okumuştum öbür karakterlerinkiyle birlikte beğenmiştim. D&R'da bulunur mu bilmem. Beyoğlu'nda GON'dan alıyordum. Kadıköy'de tansaş otoparkının orda bir comic shop var orada oluyor, aynı şekilde moda'ya doğru giderken gerekli şeylerde de bulunabilir. Ya da beşiktaş çarşı'nın içinde bir yer vardı. Tabi eğer istanbul'daysan, bir de bunlar benim 7-8 sene önceki tecrübelerim saydığım 3 yer de kapanmış olabilir.


  • mirafiori  (23.11.20 02:51:40) 
[]

Grammar sorusu

Archaeologists in Spain find 400 tombs in ancient Islamic necropolis

Şu ifadede neden found dememiş ya da have found dememiş?

Haber başlığındaki ifade bu. Bunun mantığı ne?

Haber linki: edition.cnn.com

 
Haberler böyle yazılır.


  • catch the arrow  (21.11.20 21:06:34) 
[]

İngilizce kelime öğrenme

İngilizce kelime öğrenme konusunda merak ettiğim bir şey var. İnternet'te hep kelime tekrarı şeklinde çalışanları görüyorum. Böyle kart falan hazırlayıp o kelimeleri tekrar ediyorlar. Uygulamalar da varmış. Diyelim gather kelimesi. Şimdi bu fiilin toplamak çevirisi de var, toplanmak çevirisi de var. Crowd gathered da dersin, researchers gathered information da dersin. İkisi bambaşka şey. Kelimeyi gather=toplamak şeklinde ezberleyen kişiler yazı okuyunca cümleleri nasıl anlıyorlar? Benim kaçırdığım bir şey mi var?

Bir de kelime öğrenmede doğal seçilim yok mu? Bir insan her gün celery (kereviz) kelimesini unutmamak için tekrar etse ne kazanacak ki?


 
Bu nedenle kolay metinler okuma, anlaşılabilir dizileri altyazıyla izleme şeklinde tekrar etmeniz lazım. Bu sayfadaki videoları izleyin, kelimeler karşınıza mutlaka bir yerde çıkacak, geri dönüp tekrar tekrar izlemeniz lazım. www.youtube.com


  • kaset  (17.11.20 02:35:01) 
bu kartlarla tekrar sisteminin (spaced repetition diye arat) mantiginda kelimeleri her gun tekrar etmek yok. yani kart uretip o kartlarin hepsini her gun aman tekrar etmeyesin, yetisemezsin zaten. spaced repetitionda bir karti dogru bildigin anda o karti bir daha gorme araligin uzar. Mesela ilk bakarsin, bilirsen cevabi ertesi gun bir daha bakarsin. yine bilirsan, misal 3 gun sonra, yine bilirsen 10 gun sonra, yine bilirsen 1 ay sonra falan diye gider. Bu arada bir kere bilemezsen en basa doner, yani dedigin dogal secilim otomatik olarak olusur ve gunluk kart yukun sen ogrendikce azalir. kartlarin takibini senin icin yapan programlar var, en populeri Anki isimli program. Ogrenmek icin biraz vakit harcarsan sonra cok faydasini gorursun.


  • robokot  (17.11.20 05:43:50) 
[]

Strava

Bu uygulamayı yeni yükledim. Yürüyüş sonunda haritada bazı noktalarda hatalar var. Bu herkeste oluyor mu? Hatalar nasıl azaltılabilir?




 
uygulama benim saatime bağlı. ben koşu için kullanıyorum. şöyle saçma hatalar var, saatte 15 km tamamlıyorsun strava 14.8 km gösteriyor. saatte ortalama tempon 5 iken strava 4.2 gösterebiliyor ve doğal olarak saatte 75 dk iken stravda süre daha az oluyor.

uygulamanın kendi içini açıp start diyerek kullanmıyorum. nike run club var onu kullanabilirsin, daha doğru sonuçlar veriyor
  • kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili  (13.11.20 23:07:04) 
[]

Konum takibi

Telefonda konumumuzu takip edecek, gittiğimiz yolları haritada gösterecek bir uygulama var mı Android için?

Şuradan şuraya şu kadar km yürümüşsünüz gibi bilgiler veren bir uygulama da olur. Harita olursa daha güzel olur.


 
(bkz: google konum geçmişi) bunu yapıyor zaten.


  • inheritance  (12.11.20 16:09:27) 
google konum paylaşmayı açarsanız dediğiniz olur.


  • emcekare olmadi einstein olsun bari  (12.11.20 16:11:05) 
siz böyle bir şey istediğinizi bilmeden google bunu sizin adınıza yapıyor zaten:D


  • co2s2  (12.11.20 16:18:47) 
Peki İnternet'in açık olması gerekiyor mu kaydedilmesi için? İnternet kapalı olsa da kaydeder mi?


  • dissendium  (12.11.20 17:36:04) 
[]

İngilizcenizi nasıl geliştiriyorsunuz?

İngilizcenizi geliştirmek için her gün yaptığınız şeyler neler?




 
İngilizce öğretmeniyim. Lisede kendi kendime İngilizce konuşurdum, benle konuşacak kimse yok diye. O zamanlar sadece CNBC-e vardı gece gündüz onu izlerdim. Şimdi kaynak çok daha fazla. Ne üzerine yoğunlaşmak istediğinize bağlı olarak aradığınız her şey internette mevcut, aramak ve bulmak önemli. Daha fazla detay isterseniz özelden de yardımcı olmaya çalışırım.


  • south park in kapusonlu uyesi  (09.11.20 20:41:49) 
Makale okuyorum, bilmediğim kelime çıkarsa eğer onları memrise’da oluşturduğum listelere kaydedip tekrar ediyorum. Ek olarak youtube çok faydalı, sürekli ilgilenebileceğim konularda video önerileri geliyor ve onları izliyorum. Önceden ing altyazılı izlerdim, şimdi alt yazıya çok şükür ihtiyaç kalmadı çoğu videoda.


  • but that was just a dream  (09.11.20 21:02:43) 
en onemli sey her seyden biraz yapmak ve istikrar. haftada 3 gun ilgilenmekle haftada 7 gun ustune gitmek arasinda belki 10 kat fark vardir.


  • hot potato  (09.11.20 21:31:22) 
[]

Monosodyum glutamat

Monosodyum glutamat gerçekten zararlı mı? İnternet'te konu bir sonuca bağlanmış değil okuduğum kadarıyla. Zararlı değil diyen de var. Buna Çin tuzu deniyormuş. Çin'i duyunca şüphelenmedim değil. Gıda sektöründe zaten bir sürü şerefsizlik yapılıyor. Bu da o tip bir şeyse uzak durmak istiyorum. 4, 5 günde bir cips alıyorum ve cipslerde monosodyum glutamat olabiliyormuş. Lays, Patito yiyerek kendimi zehirlemek istemiyorum. Bir de restoranlarda da kullanılıyormuş sanırım. Bu doğru mu?




 
aromalı cipslerde var, düz lays ruffles gibi şeylerde yok. Ama msg olmasa bile aşırı derecede yağ ve tuz da gayet zararlı deniyor.

ama evet aroma artırıcı olarak falan restoranlar da kullanıyormuş hatta geçenlerde bi yemek programında şef kullanın demişti de olay olmuştu.
  • nhk ni youkosu  (08.11.20 02:26:20) 
sodyum içeriyor sadece, bu açıdan zararlı değil. ama bağımlılık yapıp msg olmayan yemekleri yiyememe noktasına getirirse o yünden sıkıntı olur, psikolojik açıdan yani. aynı şekilde daha fazla yemeye sebep oluyor.


  • Tochinoshin  (08.11.20 02:32:52) 
msg zararlı filan değil, daha doğrusu zararlı olduğuna dair bir kanıt yok. gdo gibi işte bilinçsiz ve önyargılı yaklaşanlar yüzünden zararlı algısı yayıldı. kanıtlanan bir zararı ortaya çıkarsa tamam ama o kadar msg düşmanlığı yüzünden detaylıca incelendiği halde bir zararı kanıtlanamadığına göre muhtemelen zararsız.


  • konetsu  (08.11.20 02:35:00 ~ 02:35:48) 
msg kondugu her seye lezzet katan bir sey. asiriya kacilmamasi oneriliyor. e her seyin fazlasi zarar zaten.


  • yoggi  (08.11.20 02:46:42) 
msg için bazı kaynaklarda zararlarını öğrenmek için yeterli süre henüz geçmedi deniyor.


  • bisorumvargaliba  (08.11.20 03:17:39) 
MSG zararli degil. Sadece bir baharat, zaten icinde bulunan glutamat bir amino asit ve dogal olarak pek cok gidada bulunuyor, domates gibi. Lezzet arttirma olayi da abartilan bir durum, mutfagimda MSG var, eger bir yemege fazla koyarsam tadi gayet kotu oluyor.

Tuz gibi dusunun bunu. Hic tuz olmayan bir yemek ile tuz atilmis bir yemegi karsilastirin, nasil lezzet olarak arasinda buyuk bir ucurum olur. Ama asiriya kacilirsa da yenilmez olur. MSG de ayni sekilde. Ayarinda kullanilinca yemege lezzet katar, fazlasi zaten guzel olmaz.
  • Haldamir  (08.11.20 04:13:31) 
Evlerimizde anne lezzeti yeaaa diye yıllardır pilavların baş tacı bulyonlarda paket paket yediğimiz yedirdiğimiz şey zaten. İnternet goy goyu sayesinde herkesin bir ara msg uzmanı olduğu acı yıllarımız oldu ama kimse bulyonlardan vazgeçemedi :)


  • synax  (08.11.20 12:38:20) 
[]

Faydalandığınız kütüphaneler

Bulunduğunuz şehirde hangi kütüphanelerden faydalanıyorsunuz? Üniversiteden mezun olduktan sonra üniversite kütüphanesinden faydalanma şansımız var mı? Kitap okuma işini nasıl çözüyorsunuz? Her kitabı satın mı alıyorsunuz?




 
Sehir kütüphanesine, sehrimdeki üniversitenin ve mezun oldugum üniversitenin kütüphanesine de uyeligim var. Corona oncesinde sikca gidiyordum kutuphanelere.

Yemek kitabindan; haftalik ve aylik dergilerine kadar somurdugum, surekli kullandigim kutuphane sehir kutuphanesi. Cunku yuruyerek 5 dakikada ulasabiliyorum. Ancak bulundugu ag cok genis degil, universite ya da diger kurumlarin kutuphaneleriyle baglantilari yok.

Sehir universitesinden alanimla ilgili yayinlari takip ediyorum. Mezun oldugum universiteden de cok cuzi bir miktara, ülkedeki tum kitaplari 15 günlügüne ismarlayabiliyorum.

Kurmaca romanlari aliyorum parasini verip.

"Cozulecek bir is" degil benim icin. Okuyorum, ihtiyac duyuyorum.
  • buf-e kür  (07.11.20 16:24:19) 
Şehir kütüphanelerinde yabancı dil kaynaklar oluyor mu acaba?


  • panzerkampfwagen iv  (07.11.20 16:25:21 ~ 16:25:41) 
çocukluk semtimdeki, sonra da üniversiteye ait kütüphaneleri yıllarca kullandım.
ama bir kütüphaneden kitap ödünç almayalı de üç yılı geçti.

bir şekilde e-book okumaya alıştım, birçok şeyi e-book olarak bulabiliyorum da. bulamıyorsam ya da elimde basılı olarak bulunmasını isteyeceğim bir kitapsa satın da alırım.

eskisinden az okuyabiliyorum, yine de her okuduğum kitabı alsaydım çok para harcamış olurdum. satın almayalı da bir yıldan çok olmuştur.
  • filteria  (07.11.20 16:52:13) 
[]

Dizi tavsiyesi

30, 35 dakika süren, konuşmaların bol olduğu İngilizce dizi tavsiye eder misiniz?




 
(bkz: in treatment)


  • ezeriko  (03.11.20 15:59:52) 
peep show


  • duster  (03.11.20 16:25:18) 
Fleabag


  • kanlakarisikyagmur  (03.11.20 16:40:51) 
lillyhammer


  • koela  (03.11.20 16:56:26) 
Atypical.


  • put it in your appropriate place  (03.11.20 17:27:04) 
20 dk ama the office diyorum.


  • lesfeuxdartifice  (03.11.20 19:11:21) 
[]

Toplu fotoğraf indirme

Bir sitede listelenmiş fotoğraflar var diyelim. 20 tane olsun. Bu fotoğrafları tek tek indirmek yerine toplu olarak indirmemi sağlayacak bir program, yöntem var mı?

İkinci sorum da şu. Bir klasördeki bir dosyanın oluşturma tarihinde saat ve dakika yazıyor. Buna saniye ekleme şansımız var mı?


 
internet sayfasının tamamını indirme programlarını kullanabilirsiniz. Ben bu iş için HTtrack kullanmıştım zamanında


  • delicevat  (01.11.20 16:18:57) 
[]

Hukuk fakültesi devam zorunluluğu

Hukuk fakültelerinde devam zorunluluğu ne durumda? Her ders imza alınıyor mu?




 
Değişir okuldan okula, hatta hocadan hocaya.


  • elorelia  (31.10.20 20:22:31) 
istanbul üniversitesinde devam zorunluluğu olmadığını kesin olarak biliyorum.


  • bluewhale  (31.10.20 21:01:00) 
Marmara'da devam zorunluluğu yok.


  • vedatchilipeppers  (01.11.20 08:59:15) 
[]

İş sorusu

Yeni mezun bir mühendisim. Bir CNC işine başvurmuştum. Kabul edersem çalışma şansım var. Başvurduğum işte makineyle ilgili kodlama yapılıyor. Bu mühendislikle ilgili bir iş ama tam olarak mühendis işi değil. Tecrübe kazanmak için çalışmayı kabul etsem mi? Aslında ilgili olduğum bir konu ama iş seviyemin biraz altında kaldığı için kararsız kaldım.




 
Abi garsonluk veya satis degil ki mis gibi uzmanliginla alakali is. Her turlu issiz kalmaktan iyidir ben olsam topuklarim gotume vurarak kosardim


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (27.10.20 14:32:25) 
tasarım mühendisi pozisyonunda çalışmıştım. cnc'yi genelde lise mezunu arkadaşlar ya da teknikerler yapıyordu. bilme ihtiyacı hiç hissetmedim. solidworks'ten çizip sisteme yüklüyorduk onlar aşağıdan çekip frezeyi programlıyorlardı. yine de bir parçanın nasıl işlenmesi gerektiğini, ya da işlenebilirliğini öğrenmek açısından çok iyi bir fırsat olur. cnc tezgahlarını çok iyi öğrenirsiniz. ileride mühendis olarak çalışırken kimse size burası böyle işlenemez demez. mantığını iyi kavrarsınız. ama birkaç aydan fazla çalışmayın derim. dediğiniz gibi biraz seviyenin altında kalıyor.


  • bohr atom modeli  (27.10.20 14:35:23 ~ 14:36:06) 
@bohr +1


  • onemoremile  (27.10.20 14:36:58) 
@bohr, ben de aynı şekilde düşünüyorum ama birkaç ay çalışıp sonra bırakmak da çalışılan yere haksızlık oluyor biraz. O yüzden kararsız kaldım.

Teşekkür ederim cevaplar için.
  • dissendium  (27.10.20 14:40:20) 
O iş yerinde kariyer hedefliyorsan devam et. Müh. olduğun için bir gün o tezgahtan alınıp masa başına geçersin, imalattan geldiğin için o iş yeri için altın bilezik olursun.


  • kanlakarisikyagmur  (27.10.20 15:00:03) 
bu senin ana işin olmasın. senin işin bu değil. iki-üç ay çalış sonra mühendis olarak devam et.(edebiliyorsan)

mühendisin detaylıca bilmesi güzel ama şart değil.
  • tabudeviren  (27.10.20 15:38:07 ~ 15:39:25) 
Bence güzel bir fırsat fabrikanın durumunada bağlı olarak.
İlk başta parça değiştirme işlerine bakarsın sonra gelen parçaya göre kod girme işini öğrenirsin hem malzemeleri tanırsın hem ölçü almayı işleme sürecini öğrenirsin.
Kendini geliştirip çizimi ve cam i öğrenirsin.
Denk gelen firmalara bağlı oluyor çoğu mühendislik işi daha teknik işler dönüyor talaşlı imalatta seve seve yapardım ben olsam. Boryağ kokusu ve talaş temizleme işin diğer tarafları.
Mühendis diye alıp tüm ayak işlerinede koşturabilirlerdi :)
  • kararsızataletfilozofu  (28.10.20 15:02:16) 
[]

Kamu kurumları ve kâr

Kamu kurumları kâr ederse o para ne yapılıyor? Sadece KPSS GY GK oturumuna 1,5 milyon kişi giriyor. Sınav ücreti 80 TL. İnanılmaz bir para çıkıyor ortaya. ÖSYM'nin giderinin o paradan fazla olması mümkün değil, kaldı ki sadece tek bir oturumdan bahsediyoruz. Bunun YKS'si, ALES'i, YDS'si, TUS'u falan var. O paraya fabrika kurulur. Bunun bir düzenlemesi var mı?




 
her şeyin düzenlemesi var müdür. hazineye gidiyordur.


  • glamdr1ng  (26.10.20 15:05:47) 
aslında çok da para kalmıyor olabilir.

her sınıfta 2 gözetmen var. bu 2 gözetmenler 200 lira alıyorlar. Bunların bir de görev almasalar bile yedek gözetmeni oluyor, 150 lira onlar alıyor. Bina yöneticileri oluyor 300 alıyorlar, bina sınav sorumlusu oluyor 400 alıyorlar. Bir de bunların yardımcıları da oluyor bir tık az alıyorlar.

Bunların dışında soruları araçla teslim alıp taşıyan şoförler var, o soruları/dosyaları salonlara taşıyanlar da var.

Mesela son KPSS'ye girdiğimde salonda 20 kişi vardı. 1600 lira yatırmıştı bu 20 kişi sınav için. Sadece o salondaki görevliler 500 lirasını alıyor. Diğer görevlilerin de aldığını oranlayarak eklersek 1000 lirası gidiyordur. Kalan 600 liranın da bir kısmı matbaa, diğer kısmı da kuruma kalandır.

Tabii 1 lira kalıyorsa bile, hazineye gidiyordur her şekilde.
  • akatreil  (26.10.20 15:34:56) 
kar etmeden yana bütçede bazen fazla para kalıyor, bunu tahmin ederek ay sonu saçma harcamalar yaptıklarını gördüm, eğitim çıkarıyorlar birden otelde vs.


  • yeahbutso  (26.10.20 15:59:38) 
Her zaman hazineye gitmiyor. Eğer kurumun döner sermaye işletmesi hesabı varsa oraya gidebiliyor. Bu da o kurumun çalışanlarına yol, su, elektrik olarak geri dönüyor.


  • nickini degistiren yazar  (26.10.20 18:05:56) 
[]

İngilizce sorusu

This is the highest level of nationwide coronavirus hospitalizations since August 20.

Şu cümlede this subject, is verb. Onlar zaten belli. Burada object "the highest level of nationwide coronavirus hospitalizations" ifadesi mi yoksa "the highest level of nationwide coronavirus hospitalizations since August 20" ifadesi mi? Basit bir soru olabilir ama kafa karışıklığı oldu. Since gibi zaman ifadeleri öge dışı olarak ayrı değerlendiriliyor mu?


 
türkçe düşünerek the highest level of nationwide coronavirus hospitalizations since August 20 diyorum.

edit: öğretmen değilim, dil çıkışlı da değilim. ytd.
edit 2: bu arada "is" verb değil, isim cümlesi bu.
  • bos dusunce balonu  (24.10.20 18:26:21 ~ 18:31:13) 
since kalıbı niteliyor, o yüzden dahil. ama since'ten sonra yeni bir cümle gelseydi o zaman since bağlaç gibi olurdu ve dahil edilmezdi. sallıyorum: This is the highest level of nationwide coronavirus hospitalizations since the government is not doing its job very effectively.

not: ben de öğretmen değilim.
  • do you remember me  (24.10.20 19:01:16) 
[]

Doymamak

Akşam yemeğinde iki, üç tabak yemek yesem de tam doymuyorum. Tam doyana kadar yemek yemek iyi bir şey değil ama bu böyle hafif aç olmak gibi bir şey. Bu neden olabilir? Gece 1, 2 gibi geç saatlerde iştahım artıyor. Buna nasıl çözüm bulabilirim?

Bir de yetişkin bir insanın (27 yaşındayım) alması gereken günlük kalori kaç? O kaloriyi alacak şekilde beslensem, yemeklerin kalorisini hesaplasam, günlük kalori hedefine ulaşmaya çalışsam işe yarar mı?


 
Daha fazla yag veya protein tuketmeyi deneyebilirsiniz. Mesela salataniza daha bol bol zeytinyagi, avokado ve ceviz ekleyebilirsiniz aksam yemeginizle birlikte.


  • taurina  (24.10.20 01:53:47) 
Ben günün ilk öğününü 6-7 saat geciktirince o gün uyuyana kadar doymak bilmiyorum. Öğünleri makul saatlerde yiyince olmuyor bu sorun.


  • pass  (24.10.20 01:57:26) 
@taurina+1 Ben karbonhidrat tükettiğimde böyle oluyor. Bugün baya çok makarna yedim ama hiç doymadım.


  • coca cola  (24.10.20 02:33:21) 
Çok dert değil bu. Bana da oluyordu, ben de doyana kadar yiyordum. Sonra bayağı kilo aldım. Kilo vermek için alışkanlığımı değiştirdim. Şöyle: tam doyana, yani artık daha bir şey yiyemeyene kadar değil, iştahım kesilene kadar yedim. 1,5 tabak mesela. Sonuçta onda da doyuyorsun. Ardından gece 1-2 gibi karnım guruldamaya başladığı için (o saatlerde de 3/4 kokoreç gömerdim) erken yatmaya başladım. Açıkırsam bir bardak süt falan içip yatardım. Bu kadar.


  • prole  (24.10.20 08:46:06) 
Dışkı kültürü verin, parazit baktırın. Toplumumuzda çok sık, malesef dışarda yemek yediğiniz bir lokantadan dahi kolaylıkla bulaşabilir.

Ya da metabolizmanız hızlıdır.
  • mobydick  (24.10.20 10:06:32) 
[]

2020 KPSS net ve puan

P3 88, 89, 90 olan varsa netini söyleyebilir mi?




 
42D 6Y - 56D 4Y / 91,7


  • pegi  (22.10.20 19:52:00) 
46d 6y - 49d 8y / 89,8 puan


  • banusa  (22.10.20 20:35:05 ~ 20:35:23) 
48-8 46-12 88.97 puan.


  • westblack  (22.10.20 21:28:10) 
[]

İlkokul dersleri

İlkokulda neden toplu yaşam adında bir ders yok?

Böyle bir ders olsa ve öğrencilere toplu yaşam kuralları anlatılsa bunun faydası olmaz mı? Çocukların dışarıda birine bir soru sorup cevap aldıktan sonra teşekkür etmesinden, kasa kuyruğunda insanlarla arasında mesafe bırakmasına kadar birçok şey anlatılabilir ya da akşam geç bir saatten sonra yüksek sesle müzik dinlememeleri gerektiği söylenebilir. Önemli kanunlar tanıtılabilir. Çevre Kanunu, Hayvanları Koruma Kanunu basitçe anlatılabilir. Çocuklara o yaşta suç ve cezayı anlatmak iyi olmaz mı? İlkokul derslerinin büyük bir kısmı yıllardır aynı. Ülkenin durumu ortada. Neden sistemde önemli değişiklikler yapılmıyor?


 
Bunların temelde aileden gelecek eğitimler, ilkokulda verilecek olanlar pekiştirme olur, aileden gelmiyorsa okuldan gelenin çok işe yarayacağını düşünmüyorum ama koymayanlar bu nedenle koymamazlık yapmıyordur muhtemelen.


  • angelus  (19.10.20 14:36:22) 
Hayat bilgisi var. Ayrıca nezaket kuralları ortaokulda Türkçe dersinde de işleniyor da çocuklar öğretmeni değil ailelerini dinler her zaman. Otobüse binince “başkasına yerini verme” diye bol bol tembihlenirler. Bence dediğiniz bilgileri içeren kamu spotları televizyonlarda sürekli yayımlanmalı. Müge Anlı gibi annelerin çokça izlediği programlarda bol bol anlatılmalı. Yoksa başka yolu yok.


  • cemallamec  (19.10.20 14:37:45) 
Eskiden ortaokulda vatandaşlık dersi vardı. Müfredatı aşağı yukarı sizin saydığınız şeylerdi. Hâlâ var mı bilmiyorum.


  • kalifiye balta sapi  (19.10.20 14:41:40) 
hayat bilgisi dersi tam bunun için yok mu? spesifik şeyler için örnek veriyorsunuz. bazı şeyler ailede öğrenilir. ilkokul bunun için çok geç. hayvan hakları, insan hakları, çocuk hakları belirli gün ve haftalarda detaylıca işleniyor. kuyrukta bekleme, başkasının önüne geçmeme, yürürken başkasına çok yakın yürümeme vs şeyler aileden kazanılır okuldan değil. bu bahsettikleriniz okul içinde pekiştiriliyor şayet aileden görmediyse o an için doğru davranışı gösteriyor çocuk asla içselleştirmiyor. benim gözlemim bu yönde bir öğretmen olarak.


  • dedim ben sana  (19.10.20 14:42:53) 
Akla gelen ilk şey aile ama şöyle bir sorun var. Aileler de eğitimsiz olabiliyor. Neden eğitim aileden bekleniyor, ben bunu anlamıyorum. Koskoca bakanlık varken, eğitim işi neden ailelere bırakılıyor? Çocuk belki babasından köpeğe taş atmayı öğrenecek, hayatı boyunca köpek görünce taş atacak bu çocuk. Belki de babası trafikte giderken pet şişeyi yol kenarında fırlatacak, çocuk bunu görecek, ileride aynısını yapacak. Benim sorduğum asıl soru neden bu tarz eğitim ülke politikası hâline gelmiyor? Topu aileye atmak zaten yapılabilecek en kolay şey.

Ekleme. Vatandaşlık dersi gördüm ortaokulda. Bahsettiğim şeylerin hiçbiri yoktu. Zaten ortaokul bu bilgilerin verilmesi için bana göre geç bir dönem. Çocuk o yaşa gelene kadar topluma katılmış oluyor zaten.

İkinci ekleme. İnsan aklı sabit değil. Öğrendikçe, düşündükçe gelişen bir yapıda akıl. Bir yanlışın doğrusu öğrenilebilir. Çocuk ailesinden yanlış bir davranış öğrendi diye hayatı boyunca o yanlışı sürdürecek değil. Çocuk iyi bir eğitimle o yanlışı düzeltebilir.
  • dissendium  (19.10.20 14:46:43 ~ 14:52:59) 
dedim ben sana söylemiş zaten; bu kodların yerleşmesi daha erken yaşlarda oluyor, köpeğe taş atmanın sorun olmadığını babasından öğrenmiş birisi için sen ilkokulda bundan vazgeçirecek eğitimi veremezsin. Zaten bu dediklerinin aksi davranış sergileyen insanlar en azından bi ilkokul okumuştur, bunların bir kısmının da eğitimini almıştır ama bir işe yaramamış belli ki zira toplumun büyük bir kısmında bunların sorun olmadığını düşünüp uygulayan insanlar var. Neden? Çünkü aileden gelmiyor.


  • angelus  (19.10.20 14:49:50 ~ 14:54:16) 
Hayat bilgisi ve turkce dersinde yok mu bunlar? Olmasi lazimdi sanki...


  • invictae  (19.10.20 15:09:55) 
Eskiden varmış öyle dersler, hatta sanırım adab-ı muaşeret dersi olarak da varmış.

Bizim dönem de az biraz derslerde görmüştük ancak şimdiki sistemde yok maalesef, test odaklı ve yarış atı tabiri cidden geçerli. Ayrıca bilenle bilmeyenin birlikte sınıf geçtiği ve bilenlerin de o zaman niye zorluyorum kendimi dediği bir dönemdeyiz. Biraz müfredatla ilgilenince herkesin görebileceği durumlar bunlar.

Haklısınız kesinlikle böyle dersler olmalı. Masanın üzerinde ayakkabıyla gezilen sonra o masada silinmeden yemek yenilen çağdayız.
  • epitaf  (19.10.20 16:29:10) 
İlkokulda öğretim yapılır eğitim ailede verilir çoğunlukla. Ayrıca ilkokullarda toplu yaşam hakkında hayat bilgisi, vatandaşlık ve insan hakları gibi dersler bulunmaktadır.


  • acebi  (19.10.20 16:57:14) 
[]

İkinci görüşmeye çağrılma ihtimali

Merhaba arkadaşlar. Bir iş görüşmesine gittim. Bir zekâ testi, bir de matematik testi çözdüm. İkisinden de birer yanlışım çıktı. İK da birkaç test yaptı. Onların da sonuçları iyi çıktı. Sonra mühendis geldi. Üç tane matematik ağırlıklı mantık sorusu sordu. Soruları doğru çözemedim ama yorumlarımı onayladı genel olarak. 5 dakikada çözülecek soru değildi hiçbiri. Sonra Almanca kendimi tanıttım. Burada hatalarım, eksiklerim oldu. Sonra bitirme çalışmamı İngilizce anlattım. Burada da çok akıcı konuşamadım maalesef. Maske vardı. Bir de bitirdiğim bölümle ilgili teknik sorular sordu. Onun dışında teknik başka sorular da vardı. Onları da cevapladım. İkinci görüşmede genel müdürle görüşeceksin dedi ama bir hafta içinde aramazlarsa aramazlar dedi. Bu bilgilere bakılarak ikinci görüşme ihtimali hakkında bir şey söylenebilir mi? İşe alımda kimin kararı daha etkili?




 
arayıp aramayacakları sadece senin performansına bağlı bir durum değil bence. o yüzden aramasalar bile kendini üzmenin bir anlamı yok. diğer adaylar, kim daha ucuza çalışır, kimin karakteri şirket yapısına daha uygun bunlar çok çok önemli kriterler.

yapabildiğinin en iyisini yaptığını düşünüyorsan ve seni çağırmadıysa şirket, orası zaten sana uygun değildir diye düşünüyorum.
  • barabas  (15.10.20 08:55:06) 
genel mudurlerin takvimi oynakdir, yarina randevu veriri randevu saatine 10 dakka kala iptal eder,acil seyahat cikar 1 hafta ofise ugramaz... bir hafta kismina pek takilmayin...


  • cairo  (15.10.20 09:18:10) 
[]

Üniversite ikinci öğretim

Okumak istediğim bir bölüm var ama gündüz okula iş durumları nedeniyle gidemem. İkinci öğretim olsa çok iyi olur. Önceden varmış sanırım. Sitede sayfası var. İkinci öğretimin açılması nasıl mümkün olabilir? Gelecekte açılma şansı olabilir mi?




 
öğrenci yetersizliğinden yök çok fazla ikinci öğretim programını kapattı. aradığınız bölüm varsa uzaktan eğitim üniversitelerine bakabilirsiniz (istanbul, atatürk, eskişehir anadolu)


  • rosencruz  (13.10.20 17:12:01) 
@rosencruz, istediğim bölüm değil ama ona yakın bir bölüm Ankara Üniversitesi'nde var uzaktan eğitim olarak. Ama uzaktan eğitimde de sonuçta canlı derse katılmak gerekmiyor mu? Canlı dersler gündüz olursa yine sorun.


  • dissendium  (13.10.20 17:20:04) 
örgün bölümlerde şu an covid nedeniyle uygulanan uzaktan eğitimle uzaktan eğitim fakülteleri farklı şeyler. bildiğin açıköğretim aslında. youtube'a ya da kendi portallarına yüklüyorlar videoları, kitapları vs. ne zaman istersen açıp bakıyorsun. hatta hiç açmasan da olur. anadolu aöf videoları rezaletti mesela.


  • hadsafhada  (13.10.20 17:32:51) 
[]

İngilizce yazma geliştirme

Çeşitli konularda giriş, gelişme, sonuç şeklinde yazı yazabileceğim, kullanıcıların okuyunca "kardeş şunu yanlış demişsin" deyip hatamı gösterebileceği bir site var mı? Yazma geliştirmek için tavsiyeleriniz neler? Siz nasıl geliştiriyorsunuz? Teşekkür ederim.




 
İlgilendiğim konularda İngilizce forumlarda ve Facebook gruplarında görüşlerimi yazıyorum, yazarken insan düşündüğü için gelişiyor.
Bunu yaparken grammarly kullanıyorum, grammarlyde otomatik önerinin ne olduğunu kendim takip etmeye çalışıyor.
Pandemi nedeniyle iş arayanlar çok, dersler uygun fiyatlı önerim özel hoca ile yalnızca yazma üzerine çalışabilirsiniz.
  • kaset  (11.10.20 03:12:19) 
italki'de yazma kontrolü diye bir seçenek vardı diye hatırlıyorum..


  • tabudeviren  (11.10.20 08:36:01) 
gramamerly diye bişey var. tam ihtiyacınıza yönelik mi bilmiyorum bir bakın.


  • jimjim  (11.10.20 11:41:24) 
[]

İkinci yabancı dil

Şu ikinci yabancı dil olayını çözemedim. Mühendisim. Almanca temelim var ama Almancayı hiç sevmiyorum. Bana zor geliyor. Almanca çalışıp ilerletsem bile ileri düzeyde yazıp konuşacak kadar öğrenme isteğim yok. Sevmediğim bir dilde B2 seviyesinde olmaktansa sevdiğim bir dilde C1 seviyesinde olmayı tercih ederim. İspanyolca öğrenme isteğim var. İş için ileride satış gibi konularda fırsat sunabilir diye düşünüyorum. Bu mantıklı bir karar mı? İkinci yabancı dil öğrenen varsa hangi dili ne için öğrendiğini ve iş hayatında işe yarayıp yaramadığını yazabilir mi?




 
almancayı üniversitede öğrendim alman yazılımı satan bir şirkette yazılımcıyım, arada işe yarıyor ama çok kullanmıyorum mezun olduğumda B2.1 idim şuan zorlarsam anca b1.1 çıkar


  • nahtoderfahrung  (08.10.20 17:24:20) 
İkinci yabancı dilim yok ama Almanca bilseydim iş hayatında bir çok kapıyı açacağından eminim. Mühendisim, otomotiv sektöründe çalışıyorum.


  • himmet dayi  (08.10.20 17:25:19) 
Sevmediğin bir dili, ilgin olmayan bir kültürü öğrenemezsin.

Hele almancaysa hiç öğrenemezsin.bir yere kadar gelirsin o da işe yarayacak kadar olmaz.

Merak duyduğun dili öğren.

Ben de ispanyolca sevmiyorum mesela hiç öğrenöe isteğim de yok. Almanca ikinci yabancı dilim.
  • AlsterWasser  (08.10.20 17:30:13 ~ 17:31:44) 
İkinci yabancı dilim yok, işimde ihtiyacım da yok, sadece ingilizce yetiyor.
Dil öğrenmeyi sevdiğim için başlayıp kimi aksilikler yüzünden yarım bıraktığım diller var (italyanca ve yunanca b1, fransızca ve ispanyolcada o kadar ilerleme fırsatım olmadı ama ilerlemek isterdim). Üniversitedeyken mühendis olacağım işime yarar düşüncesiyle almancaya başlamıştım ama hiç sevmediğim için bırakmıştım. Şimdi almanya'da iş bulma düşüncem ve/veya fırsatım olsa almanca öğrenirim ama.

Senin yerinde olsam ispanyolcadan yürürdüm.
  • pati  (08.10.20 17:42:02 ~ 17:42:39) 
ben sana acayip bir şey söyleyeceğim.

kakao'ya sor, (bkz: kakao seremonisi)ne katılarak :)
  • janderzel zartanyan  (08.10.20 20:58:39) 
Turkiye’de muhendislik acisindan ispanyollarla/anadili ispanyolca olanlarla ne kadar is yapiliyor? Ben ispanyolcayi cok sevmeme ragmen ogrendigim icin pismanim.
Is dunyasina daha once girseydim italyanca ya da fransizca ogrenirdim. (Almanca zaten biliyorum)

Bu arada “aaabi herkes ispanyolca konusuyo, bilmemkac milyar insanla konusabiliyoruz, uff potansiyele bak” diye de aldanmisligim oldu bu arada :)
Tabi ki direkt ispanyollarla is yapilacak bir firmada calismak istiyorsaniz ya da hedef ispanyolca konusulan bir yere yerlesmek istiyorsaniz kesinlikle SART. baska yolu yok:)
Bunlr benim kisisel gorusum ve tecrubelerim tabi ki.

Almanca konusulan bir ulkede yasiyorum, su anki ve bir onceki sirkette ispanyollarla hicbir isimiz olmadi, italyan ve fransizlarla baglanti cok ama.
  • kuehles blondes  (09.10.20 00:30:55) 
üniversitede fransızca hazırlık okudum. ingilizce ve fransızca derslerimiz vardı.
fransızcam B2 civarındaydı.

iş hayatına girdiğimden beri hiç lazım olmadı Fransızca. yazılım geliştiriciyim.

istanbul'da bir iki kez fransızca yol ya da bir şey soran oldu. fransızca anlamasaydım da cevap verebilirdim onlara.

ama bugünlerde fransızcamın üzerine düşmeyi düşünüyorum. nerede nasıl lazım olacağı belli değil.

bunun yanında, mesleki açıdan değil ama genel kültür ya da hayattan ufacık daha keyif alma noktasında ikinci yabancı dil büyük etkiye sahip.
  • biseysorcaktim  (09.10.20 02:36:26) 
ispanyolca ikinci dilim. erasmusta temelini attım, dili ve kültürü sevdim, bir şekilde devam ettirdim. şu an hayatımı idame ettirmemi sağlıyor. ağır sanayide satış pozisyonundayım. mühendis değilim.

ek olarak bu temelle italyanca belli bir seviyeye geldim.
  • barabas  (09.10.20 08:55:51) 
[]

Mesleğinizi seviyor musunuz?

Mesleğinizi tutkuyla seviyor musunuz? 2020 Nobel ödülleri açıklandı. 2020 Nobel Fizik Ödülü'nü kazananlardan biri neredeyse 90 yaşında. O yaşa kadar mesleğini yapmış ve sonunda çok saygın bir ödül kazanmış. Siz mesleğinizi hayatınızın sonuna kadar yapmayı düşünüyor musunuz? Kendi adıma konuşayım. Mühendisim. İsteyerek tercih ettim, okudum ama çok seviyorum da diyemem. Türkiye'de bilim yapmanın zor olduğunu düşünüyorum. Belki kimya okusaydım araştırma isteğim daha fazla olabilirdi. Sizin de şu anki mesleğiniz dışında hayatınızın sonuna kadar yapabileceğinizi düşündüğünüz bir meslek var mı?

İkinci sorum da şu. Emekli olduktan sonra üniversite okumak ister miydiniz? 60 yaşında emekli olduğunuzu düşünün. Gidip de ilginizin olduğu bir bölümü okur musunuz? Yine kendi adıma konuşayım. Ben arkeoloji okumak isterdim. Şansımız olduğu sürece istediklerimizi hayatımıza sıkıştırabileceğimizi düşünüyorum.


 
Doktor olabilirdim ve çok başarılı olurdum. Şu anki mesleğimde 15. yılım, işimi yaparken çok rahatım ve insanları yönetirken zorlanmıyorum. Başka bir iş olsaydı yine başarılı olurdum. Mesleğimi seviyor muyum? Seviyorum, evet.

60 yaşından sonra okul çekilmez. Sıfırdan bir meslek ya da bilim alanına girmezdim. Teknemle koy koy gezerim. Dünyaya bir kere geliyorsun. 60 bitti tekrar 60 yaşında olmayacaksın.
  • stewie  (07.10.20 02:08:40 ~ 08:50:30) 
@stewie, mallık ne alaka?


  • dissendium  (07.10.20 02:12:43) 
muhendisim, meslegi seviyorum ama simdiki aklim olsa kesin tip okurdum zira maddi olarak kesinlikle tatmin etmiyor. olene kadar farkli sekillerde sektorde devam ederim herhalde, erken emeklilik gibi bir planim yok zaten lotoyu vurmazsam imkani da yok.

okul dedigin bir noktadan sonra hamallik, tezin savunmasindan sonra kalemi kirdim, okul bittikten sonra senelerce kabus gordum. donmeyi hicbir sekilde dusunmuyorum.
  • cooperr  (07.10.20 02:17:57) 
memnun değilim. mesleğimden nefret etmiyorum ama sevmiyorum da. zaten ömür boyu aynı mesleğe devam etmeyip bir noktada değişiklik yapmayı hedefliyorum.

o yaştan sonra okumak istemezdim. uysal birisi olduğumdan zamanında mühendislik isteğimde diretememiştim. hoş alanından bağımsız tanıdığım tüm mühendisler şikayetçi ama işte içinde kalıyor insanın. o yüzden yaştan bağımsız okumak isteyeni de anlayabiliyorum.
  • pink cadillac  (07.10.20 03:26:26) 
60 ı geçtim ben normal üniversite okduğuma pişmanım. Bu ülkede okunmaz.


  • insomniac  (07.10.20 04:26:51) 
Bu ülkede en zor şey okumak ve çalışmak. Paran varsa yaşamak güzel.

Bilen bilir iti mimarlık terkim. Şu ve elektrik ustalığı yapıyorum. Iyi para kazanıyorum. O kadar is geliyor ki telefonumu çoğu kez açmıyorum.

Yani çözüm okumakta değil. Uygu işi bulmakta. Mesela bizim mahalleye lastik tamircisi açıldı. Ne alana dedik. Adam hiç boş kalmıyor. Kısaca vizyon lazım.
  • luluki  (07.10.20 06:46:07) 
Kimya mühendisiyim, mesleğimi çok seviyorum. Yine olsa yine seçerdim. Zaten istediğim tek bölümdü, öyle üniversite sınavına girip de puana göre seçmedim, çok önceden karar vermiştim. Çok bilim yapıyorum, ilim irfan yuvasında molekül tasarlıyorum fln değil kesinlikle, ama argeciyim ve az da olsa bilimle uğraşıyorum.

Ama, mesleğimi ne kadar sevsem de, @tolkien tam benim düşündüklerimi yazmış, +1 diyorum.
  • pati  (07.10.20 06:55:23) 
mesleğimi çok seviyorum, akademideyim. hakkını tam olarak veremiyorum yine de galiba. emeritus olduktan sonra da (umarım) aynı mesleğe devam ederim. bir de çalıştığım alanın yeterince esnek olduğunu düşünüyorum; farklı alanlarla kesişimlerine gidebileceğim bir konumdayım. ayrıca bizim meslek çok sosyal bir meslek; tüm sosyalleşmeler mutlaka içki ve yemek üzerinden gidiyor, bu yüzden hiç sıkılmam gibi geliyor. yalnız türkiye için oldukça lükse kaçan bir alan. maddi çekinceleri olan bir insanın tercih edeceğini düşünmüyorum. istediğim entelektüel uğraşı seçme lüksünü ve güvencesini bana ailem sağlamasaydı şu an muhtemelen kendimi garantiye alabileceğim bir alanda olurdum. bir de yurt dışında bulunduğum yerde gerçekten hakkının verilerek yapıldığını düşünüyorum, bu yüzden de seviyor olabilirim. türkiye'de olsam aynı duyguları hissetmeyebilirdim.


  • eileengray  (07.10.20 07:06:11 ~ 07:29:15) 
Mesleğimi seviyorum. Ama para için zorunlu olarak yapınca işin tadı bazen biraz kaçıyor. Dolayısıyla hayatımın bir noktasında olur da param olur ve çalışmak zorunda kalmazsam mesleğimi daha keyifle yaparım diye düşünüyorum.

60'tan sonra üniversite okumam. Yani şu anki aklım olsa 10 sene önce de üniversite okumazdım, çünkü bir şey öğrenmekle üniversitenin çok bir alakası yok. Biraz network sağlıyor, biraz ilginç bir tecrübe, ama o kadar. Bir şey öğrenmek için üniversitenin faydadan çok zararı var şu an bence.
  • plutongezegendegilmi  (07.10.20 08:35:11) 
Ben işimi seviyorum ama sonsuza kadar başkası için çalıştığım bir hayat düşünemiyorum. Hedefim hep kendimle alakalı, kendim için bir şeyler yapmak.

Okuldan nefret ediyorum ben. Gittim bir de yüksek lisans okudum tez döneminde dondurdum okulu nasıl bitecek bilmiyorum. Zaten kendimi bildim bileli tembel öğrenciyim okumak bana yaramıyor.
  • jazzabel  (07.10.20 08:49:05) 
dün nobel fizik haberini görünce bu soruyu ben de kendime sordum.

ben de mühendisim ve mesleğimi seviyorum ancak bu tür bilimsel ödül almış kişileri vs. görünce yaptığım işin biraz fizik matematik bilen beyaz yakalıdan öteye geçemediğini de düşünmeden edemiyorum.

bu arada bu konu sadece türkiye ile sınırlı değil bence. yani görüyorum avrupa'daki mühendis arkadaşlarım da hemen hemen bizlerle aynı şekilde çalışıyorlar. buradaki esas neden, bilimin akademide yapılması ve ancak orada aktif şekilde gelişmesi.
  • makarnavodka  (07.10.20 09:35:30) 
Ben işimi sevmiyorum, hiç de sevmedim. Avukatım, adliye gibi bir ortamda her gün söve söve iş yapmaya ve yaptırmaya çalışıyorum. Her gün iğrenç ötesi olaylara şahit oluyorum. Maddi bakımdan da kötü bir durumdayım. Kimseden emir ve talimat almadan serbest çalışacağım dedim, şimdi görüyorum ki tamamen bir yanılsamadan ibaretmiş bu düşüncem. Doğrudan veya dolaylı olarak yine birilerinden talimat alıyorsun her türlü; bu sistemin içinde böyle ilerliyor işler.

60 yaşında olsam, asla ama asla üniversite okumam. Öyle bir enerji ve motivasyon kalmadı bende. Gider bir ağacın altında kitap okurum kedi köpek severim.
  • vedatchilipeppers  (07.10.20 09:38:34) 
Mesleğimi seviyorum. Hayat ne getirir bilinmez ama işimi severek yapıyorum. 60’ımdan sonra üniversite okumazdım. Bir konuya ilgi duymak ile o konuda akademik olarak bilgi edinmek farklı şeyler.


  • ruhen hastayim ben  (07.10.20 09:47:51 ~ 09:48:06) 
Okuduğum bölümü (kimya müh + kimya) severek okumuştum ama yaptığım iş o değil. Biraz alakalı, o temelimi kullanıyorum ama aslında başka bir alan. Açıkçası işe aldılar diye girmiştim öyle gidiyorum yıllardır ama sevmiyorum işimi. Benim kafamın çalışma şekline uygun değil işin kendisi. Hayatımın sonuna kadar bu işi yaptığımı düşününce uykum kaçıyor. Benim için tek artısı fena para kazanmıyor olmam. Sonra diyorum ki vay arkadaş ne lüksün varmış da istediğin sevdiğin işi yapmak istiyorsun. Şu dünyada insanların ne kadarı bunu düşününebiliyor? Bilmem ki düşünmeli misin? Yoksa şükür edip işine mi bakmalısın?

Dünyanın şu düzeninde zaten hayatın sonuna kadar çalışacak meslek artık yok gibi görünüyor (ama ölene kadar çalışmak zorunda kalacağımız kesin). Her şey o kadar hızlı değişiyor ki.

60'ımdan sonra okur muydum bilmiyorum. Açıkçası okula gidersem öğrenmek için değil de bir iki insan göreyim, dışarı çıkmak için nedenim olsun diye olur. Yoksa içinde öğrenme isteği ve boş zaman varsa bir şekilde öğrenirsin diye düşünüyorum.
  • peki madem  (07.10.20 09:52:42 ~ 10:08:31) 
İşi sevmiyorum ama iş dışı hayat standardımı da başka bir meslekle daha zor sağlardım. O açıdan çok şikayetim yok.


  • arnold schwarzeneger  (07.10.20 11:11:58) 
Tutkuyla diyemem belki ama seviyorum mesleğimi. nefret ettiğim zamanlar da oluyor ama her alanda böyledir herhalde. Hayatımın sonuna kadar bu mesleği yapmayı geçtim hayatımın sonuna kadar çalışmak istemem zaten. ama çalışabildiğim sürece bu işi yapardım. İsteyerek okudum, yine olsa yine aynı bölümü okurdum. aklım bir yerde kalmadı. ama 60 yaşından sonra yeniden okula falan başlamam. okul pek sevdiğim bir şey değil.


  • aquarium  (07.10.20 11:35:32) 
Bircok farkli bolum okudum ve bircok farkli firma ve sektörde calistim. Mevcut sistemde üniversite okumak da herhangi bir sirket bunyesinde meslek diye onume konan pozisyonlarda calismak da bana hicbir haz vermiyor artik. Zevkle yaptigimi kesfettigim bir aktivitede kendimi ilerletmek icin yeni bir diplomaya ihtiyacım olursa universiteye kayit olurum ama zaten o isi hakkiyla yapabilir hale geldiysem diplomaya da ihtiyac duymam muhtemelen.


  • passive aggressive  (07.10.20 11:42:27 ~ 11:51:24) 
Evet seviyorum.
Şuan zevk alarak yapamıyor olsam da doktora bitince kadro bulabilirsem bir nebze olsun feraha kavuşacağımı düşünüyorum (umuyorum).
mühendislikte araştırma görevlisiyim.
  • emcekare olmadi einstein olsun bari  (07.10.20 11:48:10) 
ben sorunun ikinci kısmına cevap vereceğim, açıkçası şuan 60 yaşından sonra bana okul okutacak tutkularım yok. O iş ancak şöyle olur bence; misal burada yazıldığı gibi kişinin tutkusu arkeoloji, uzay, deniz bilimi vs vs olur ve o alana içine girmek için adam gider bir klube üye olur gibi akademiye kayıt olur, sonra orada network yapar.
Bunlar dışında şuan günümüzdeki mühendislik ve benzer bölümlerı sadece çarka dişli yani üretim bandına teknik eleman yetiştirmekten başka birşey yapmıyor.
Benim işletme/işletme yönetimi yüksek lisansım var iyi bir üniversiteden, bir ara doktora yapar mıyım diye düşündüm ama saçma geldi, her ne kadar akademiyi sevsem de işletme gibi bir alanda ilerlemenin tek amacı para kazanmak olurdu, ben zannetmiyorum ki normal bir insanın "iş/business" tutkusu olsun. şuan 20 yaşında olsam gider sanat tarihi yada deniz biyolojisi gibidir bölüm okuyup akademide kalırdım. Hele bir de yurt dışına kapağı atsan mükemmel keyifli olur sonra yapıştır kitap yaz makale yaz vs :)
  • bluewhale  (07.10.20 12:37:50) 
İşimden nefret ediyorum. 60 yaşında emekli olabileceğimi de sanmıyorum sovyet eskisi ülkelerin yaşlıları gibi bizim nesil de o yaşlarda bimde kasiyerlik falan yapmak zorunda kalabilir emekli maaşı kuş kadar olacağı için.


  • nickimin hakkini veremedim  (07.10.20 13:42:05) 
O yaşta kasiyerlik işi bile vermiyorlarki ülkemizde. Amerika bu konuda iyi ama bizde yaş ayrımcılığı var, hele 40 yaşından sonra işsiz kalın da görün gerçekleri, çoğu işyeri yaştan oturu sizi almıyor, çoğu ilan otuzbeş yaşı tavan yapmış, 35 yaşını asmamış diye sınır koyuyor ilanda.


  • rumpleteazer  (08.10.20 01:37:40) 
[]

İngiliz dili ve edebiyatı

İngiliz dili ve edebiyatı mezunları pedagojik formasyon alabiliyor mu? Atamalarda İngilizce öğretmenlerine öncelik mi veriliyor? Araştırdım ama son durumu öğrenemedim.




 
Son durumu bilmiyorum formasyon ile ilgili ama kpssde bir öncelik durumu söz konusu değil. Herkes ne puan alırsa eşit değerlendiriliyor.


  • kucukne  (04.10.20 21:39:04) 
pedagojik formasyon kalktı.


  • Techsavvy  (04.10.20 22:00:33) 
formasyon bir var bir yok. şu an yok diye biliyorum.
Kpss sınavına girildiği için atama için öncelik yok.

  • bugisme  (04.10.20 23:53:27) 
[]

YKS ve İngilizce

Merhaba arkadaşlar. Sorularımı kısaca yazayım.

İngilizce öğretmenliği kazanmak istiyorum. Buna yönelik YKS ve İngilizce için kaynak önerileri istiyorum. İngilizce öğretmenliği bitirmiş ya da İngilizce öğretmenliği kazanmak için çalışan arkadaşlar varsa YKS ve İngilizce için kullandıkları kaynakları, çalışma yöntemlerini, hangi derslere ağırlık verdiklerini yazabilirler mi? Şunu merak ediyorum. Benim lisedeki alanım fen bilimleriydi. Mühendisim. Benim YKS'de matematik, geometri, fizik, kimya, biyoloji çözmem dil alanındaki sıralamama nasıl etki eder? İşe yaramaz mı yoksa öne mi geçirir? Tavsiyeleriniz ya da görüşleriniz varsa da duymak isterim. Teşekkür ederim.


 
Dilde ilk on-on beş bin içindeki öğrenciler dil testi kısmının neredeyse tamamını doğru yapıyor ya da birkaç yanlışı oluyor. Dilde mantık şu, dil testini zaten mükemmele yakın yapmak zorundasın asıl çalışman gereken şey TYT.

TYT'de 40 matematik toplamda 20 tane fen bilimleri sorusu var. Bunlardan iyi net yapmanız sizi çok öne geçirir.

YKS'de her alanda paraf ve limit yayınlarını tavsiye ederim.

Kardeşim dilden sınava girdi, ELS yayıncılıkın kitaplarından büyük fayda gördü. Bir de son zamanlarda her gün İngilizce makale okuyordu. Başarılar.
  • black holes in the sky  (30.09.20 14:28:06) 
123   « Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.