[]

prag'da ne yenmeli?

selam! 10 gun sonra birkac gun prag'da olacagim. burada yemeden donme denebilecek bir sey var mi, yoksa kafama gore mi takilayim?

bunun disindaki turist dostu onerilere de acigim. simdiden tesekkurler!


 
kantyna.


  • atacaksinfinke  (08.05.24 21:26:48) 
Geleneksel değil fakat Subway tarzı sandviç seviyorsanız mutlaka bageterie boulevard deneyin. Yanında soğuk çayıyla ben çok beğeniyorum. Tavuklu menüleri iyidir.


  • Depik  (08.05.24 21:30:32) 
trdelnik. cok sekerli duruyor ama dondurmali meyveli falan baya guzel oluyor


  • Zima Blue  (08.05.24 21:37:18) 
Pork knee kesinlikle, koleno galiba adi. Her gittiğimde yerim.
Trdelnik+1

  • logisticsmanager  (08.05.24 22:02:50) 
Tredelnik aşırı şekerli bayabilir.

Yiyecekseniz dondurmalı yiyin. Defaultu dondurmalı değil.

Kızılcık soslu et yemeği var üstünde ekmekli falan geliyor o güzel
  • jülsezar  (08.05.24 22:03:04) 
slovak ve çek mutfağına özgü en meşhur ve sevilen yemek haluşkidir. eğer güzel yapan bir yer bulursanız bence kesinlikle yiyin.
ayrıca daha detaylı bilgi için youtube'da honest guide'ın videolarını tavsiye ederim. videoları hem uyarı niteliğinde hem tavsiye.
haluşki yemek için bratislava'ya gidiyor olsaydınız çok güzel bir mekan önerirdim ama prag'da bilmiyorum sahiden.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (09.05.24 02:26:59) 
jülsezar'ın dediği yemek svičkova, güzel bence de. Çek muftağının çok fazla yemeği yok ama bramborak severdim ben, bir yerlerde bulursunuz. Bir de ızgara peynirleri var, hermelin. Başta tadı çok garip geliyor ama farklı peynirlere açıksanız sevebilirsiniz. Bu daha bar food tarzı.


  • evrim halkasi  (09.05.24 06:06:14) 
wine o'clock.
bi' bakın güzel bi yer.

  • kumandanim  (09.05.24 09:04:01) 
Lokal Dlouhaaa çok hoşuma gitmişti. Biraları çok güzel, yerel mutfağa dair seçenek çok.

Cafe Louvre ‘daki peynirli kişi de gönül rahatlığıyla önerebilirim.
  • lüzumsuz adam  (09.05.24 13:39:06) 
[]

her ay kenarda 40 bin lira kalsa ne yapardiniz?

birincil derecede ihtiyaclariniz icin (kira yeme icme gezme araba) kullanmaniza gerek olmayan bu aylik miktari nasil degerlendirirdiniz?

gorusleriniz icin simdiden tesekkurler.


 
%10-15 kripto, geri kalani altin.


  • gule gule  (25.02.24 19:57:43) 
Hocam elime her ay hiçbir yere harcamam gerekmeyen 40 bin lira geçiyor olsa, kinayeli olarak söylemiyorum, ilk yapacağım işlerden birisi bunlara kafa yoracak bir yatırım danışmanlığı hizmeti almak olurdu.


  • akhenaten  (25.02.24 19:58:04 ~ 19:58:52) 
4 e böler, çeyreğine fiziki altın, çeyreğine ALTINS1, kalanına vade sonuna yakın EUROBOND alırdım.


  • Mirket  (25.02.24 19:59:42) 
Fon da güzel seçenek. Tek tek hisse seçmek zor, ayrıca fonlar sadece hisse değil kıymetli maden fonu falan da olabiliyor. Uzun vadeli iyi bir yatırım olacağını düşünüyorum.

Yüksek risk yüksek getiri olarak da spesifik hisseler ve kriptoparalar(ama marketin genel halini gözeterek)
  • nhk ni youkosu  (25.02.24 20:04:57 ~ 20:05:21) 
hep altın, hepsi altın, her zaman altın olurdu.


  • diyecevaplandı  (25.02.24 20:05:27) 
10 bin dolar. 30 bin borsa.


  • dissendium  (25.02.24 20:44:09) 
Çocuğunuz varsa Nasdaq borsa indeksli bir fonda biriktirip, üniversiteyi bitirdiğinde çocugunuza verin, ne istiyorsa yapsın karışmayın.

Çocuğunuz yoksa kuyumcudan gram (yani külçe) altın alın. Dunya genelinde her an her şey olabilir gibi görünüyor.

Bu iki yaklaşım da aklınıza yatmadıysa, Youtube'da Tunç Şatıroğlu veya Işık Ökte'yi izleyin ve kendi kararinızı kendiniz verin. En doğrusu budur.
  • alfired  (25.02.24 21:15:31) 
bu şekilde bir soruya cevap vermek doğru olmaz. Risk ve getiri beklentiniz, vadeniz , yaşınız , psikolojiniz vb bilmek gerek.


  • Rao  (25.02.24 21:38:02) 
Borsa


  • gabe h coud  (25.02.24 22:05:19) 
altın, fon ve borsa. her birinin getirisi ve dolayısıyla riski farklı. ağırlığın nasıl dağıtılacağına kişi kendisi karar vermeli.


  • estranged  (26.02.24 00:57:39) 
Tamamına hisse senedi alırdım.


  • doharkoman  (26.02.24 01:30:37) 
Altın dolar borsa faiz. Hiçbiri enflasyon kadar yüksek değil. Yani para durduğu yerde nerde duruyorsa orda eriyecek.


  • gece abisi  (26.02.24 06:38:47) 
Fiziki altın.

Borsa diyenler dikkatli olsun. Borsa bir anda çakılabilir! En azından paranızın yarısını başka şekilde yatırım olarak kullanın. Ya da 100bin yatırdınız diyelim, paranız 300bin oldu. 100bin TL'nizi çekip, fiziksel altına yatırın. 200bin borsada kalsın. Batsa da, çıksa da paranızı korumuş olursunuz.


NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
  • kartallar yuksek ucar  (26.02.24 08:37:19) 
eğer bu parayı hemen likite çevirmeniz gerekmiyorsa eurobond ya da hisse alırdım.


  • false pretension  (26.02.24 11:12:18) 
[]

bademcik, dil ve yanak ucgenindeki garip olusumlar

selam, bir suredir bogaz agrisi cekiyorum da. oyle telefonun isigiyla bakarken fark ettim, onceden var miydi yoksa yeni mi gordum tam bilmiyorum. buralarda boyle ufak 1-2 mm capinda kurecikler sizde de var mi?




 
Bademcik taşi olabilir enfeksiyon ilerleyince cikiyor doktor kazir yada ilac verir


  • eja  (14.02.24 21:41:33) 
yok oyle degil. bu derinin bir parcasi gibi. ayni renkte.


  • bohr atom modeli  (14.02.24 22:09:51) 
polip ya da farenjit olabilir?! tabi doktora görünmek lazım.


  • silver apple  (15.02.24 10:36:35) 
[]

yurtdisindan turkiye'deki aileye market alisverisi vs.

yabanci kredi karti ya da paypal gibi bir yontem ile boyle bir sey mumkun mu?




 
Bir kere lazim olmustu denemistik, online odemede yabanci kredi ya da banka karti kabul etmiyorlardi. Muhtemelen guvenlik sebebiyle yabanci kartlari online sistemlerde engellemis oluyorlar. PayPal zaten Turkiye'de yasakli, o yuzden marketler de kullanamaz.

Ailenin yakinlarinda mahalle marketi/bakkali gibi bir yer varsa oraya ulasip hesaplarina SWIFT uzerinden doviz gondermeyi teklif edebiliriniz eger Turk bankalarindan bir kartiniz yoksa. Ya da baska bir akraba/arkadasa rica edeceksiniz, siparisi onlar verecek siz onlarin hesabina gondereceksiniz.
  • sertac akin  (22.01.24 15:24:25) 
Papara hesabi acip sanal kart olusturabilirsiniz. Hem banka hesabi acmamis oluyorsunuz hem de aylik bir gideri yok. Ben yillardir kullaniyorum ve yabanci kart kabul etmeyen her yerde kullanabiliyorum.


  • VIPCH  (22.01.24 15:26:34) 
[]

istifa dilekcesi yazdim, zarfin uzerine letter of resignation mi?

yazmaliyim?

ne yazilir buna bilen var mi? yurtdisinda ilk defa istifa ediyorum da.

hepinize sevgiler.

 
zarfin uzerine bisey yazmana gerek yok elden vereceksen.
mektuba da istifa ettigini belirtmen yeterli. en onemlisi de tarih. ulkeye bagli olarak kac gun daha calisman gerektigin bu gun uzerinden dikkate alinacak.
ardindan toplanti olur, izin gunlerini nasil kullanacagini konusursunuz. tr nin aksine muhtemelen izin gunlerin pro rata olarak birikecegi icin ilk ayinda bile izin gunu biriktirmis olacaksin.
  • sttc  (08.01.24 00:29:37 ~ 00:30:00) 
Dear [Manager's Name],

I am writing to inform you that I have decided to resign from my position as [Your Position] at [Company Name]. My last day of work will be [Date].

I would like to thank you for the opportunities and experiences I have gained while working at [Company Name]. I have enjoyed working with my colleagues and have learned a lot from them.

Please let me know if there is anything I can do to help make the transition process as smooth as possible.

Sincerely,

[Your Name]
  • thetruenorthstrongandfree  (08.01.24 03:51:47) 
Hadi bu da benden;

Başlığa gerek yok

Dear [Supervisor's Name],

I am writing to formally resign from my position at [Company Name], effective [last working day, typically two weeks from the current date]. I have appreciated the opportunities for growth and learning during my time here.

I have thoroughly enjoyed working with the team and contributing to the projects we've undertaken. However, after careful consideration, I believe it is time for me to explore new challenges and opportunities.

I am committed to ensuring a smooth transition during my notice period. I am more than willing to assist in training a replacement or provide any necessary documentation to ensure a seamless handover.

I want to express my gratitude for the support and camaraderie I've experienced during my tenure at [Company Name]. I look forward to maintaining professional connections in the future.

Thank you for understanding, and I wish the company continued success.

Sincerely,

[Your Full Name]
  • adwokat  (08.01.24 09:40:09) 
Zarfın üzerine de bir şey yazma


  • adwokat  (08.01.24 09:40:56) 
[]

fenerbahçe şükrü saraçoğlu stadyumu

merhaba, yıllar sonra maça gitmek istiyorum. aslında babamı götürmek istiyorum biraz da. 22'sindeki hatay maçı için bilet bakıyordum.

birinden buldum ama kale arkasında yan yana bulamam karışık oturuyor herkes dedi.
eskiden öyleydi ama şimdi de dediği gibi mi gerçekten? alsak yan yana izleyebiliriz değil mi?

yanıtlar için teşekkürler şimdiden.

 
kale arkasında karışık oturuluyor. hatta çoğunluk oturmuyor ayakta seyrediyor. sorun olmaz koltuk numarasına riayet edilmez orada. stada bir tık erken girin ki istediğiniz yere geçin.


  • ezkaza  (16.10.23 13:39:49) 
Kombineliysem o yeri özel seçmişimdir, hatta arkadaşlarla yanyanayımdır. Büyük ihtimal kaldırırım yerime oturanı.


  • ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar  (16.10.23 15:06:27) 
fenerium yada maraton tribünlerinden alsanız? orada her koltuk numaralı.


  • nuisance  (16.10.23 16:12:39) 
[]

iş ararken görüşme ayarlayan şirketin şu hatasına nasıl yanıt verirdiniz?

merhaba.

almanya'da yaşayan bir mühendisim ve bu sıralar yeni bir iş bakıyorum. yarın için bir şirketle bir görüşme ayarlamıştık ve bunun için şu an çalıştığım yerden izin aldım.

tam son gün öğleden sonra bana yönetici sekreterinden "sistemde oluşan bir bug dolayısıyla cv'niz ile ilgili yanlış bir bilgi gelmiş o yüzden yarınki görüşmeyi iptal etmek zorundayız" diye bir mail geldi.

haliyle sinirlendim. siz bu durumda tamamdır teşekkürler deyip geçer miydiniz yoksa bir iğneleme yapar mıydınız?

 
Açık kapıyı kapatmamak için tamam derdim.


  • dissendium  (11.10.23 20:29:42) 
kkapı açık değil ki ama reddettiler gibi oldu.


  • bohr atom modeli  (11.10.23 20:48:28) 
diyecek bir şey yok


  • jelly bear  (11.10.23 21:07:13) 
Sistemde oluşan bug güzel bahane olmuş, böyle bug mı olur. Belli ki başta görüşelim dediler sonra muhtemelen başkasını almaya karar verdiler seni çağırmaktan vazgeçtiler.

İğneleme yapılmasına yapılır da sana bir faydası olmaz, sadece içini rahatlatırsın. Salla gitsin.
  • Lethe  (12.10.23 08:46:06) 
Yalan soylediklerini sanmiyoeum. Baskasini begenim vazgecmis olsalar o sekilde derlerdi.

Ama senin durumunda yapacak bi sey yok.
  • zimbirik  (12.10.23 08:54:13) 
[]

chat botlar

selam, bir arkadaşımın android telefonunda bir uygulama var. böyle chatgpt bağlantılı sanırım ama bir diyalog yürütülebiliyor. sadece yazı değil konuşarak da. hatta belli bir konu üzerinde konuşturuyor değişik sorular falan soruyor, diyalog çok doğaçlama başka yönlere falan ilerliyor. dil öğrenmek ya da geliştirmek için çok faydalı buldum.

çok hoşuma gitti. bunun apple store'da olanı var mı bildiğiniz? özellikle almanca opsiyonu olması tercih sebebi.


 
ChatGPT'nin kendi app'i var Apple Store'da:

apps.apple.com

Ama benzer sekilde dil ogrenme amacli 3rd party uygulamalar da var gene ChatGPT, BARD vb kullanan.
  • sertac akin  (15.09.23 16:37:53 ~ 16:38:21) 
[]

ispanya'dan anlayanlar bakabilir mi?

yakında lizbon'a gideceğim. italyan bir arkadaşım var sürekli çağırıyor. oradan da madrid'e geçeyim diyorum.

madrid'de 2-3 gün kalmak mı mantıklı, yoksa 1-2 gün kalıp valencia'yı da görüp oradan dönmek mi mantıklı sizce?

hızlı tren 1-2 saat sürüyormuş.

ikinci bir opsiyon da sevilla. oranın da epey güzel olduğunu duymuştum.

 
ben olsam bu mevsimde Madrid'de az kalip hatta hic kalmayip deniz kenarina akarim Valencia, Barcelona, LLoret vs. Endulus tarafi da iyi olabilir. Hava durumuna bakmakta fayda var, endulus tarafi 40lari gecebiliyor bazen


  • speedy  (17.06.23 21:47:58) 
[]

izmir adnan menderes havalimanı'ndan kuşadası'na

merhaba,

ailem yeni taşındığı için yurtdışından uçakla izmir'e ilk defa gideceğim. havalimanından çıkmadan direkt havaş falan gibi bir şey var mı kuşadası'na? ve mümkünse bilet fiyatını da yazabilir misiniz? 100 tl gibi bir şey var ama yeter mi bilmiyorum.

şimdiden teşekkürler.

 
  • orient blue  (13.06.23 11:42:35) 
150 TL yazıyor bilet fiyatı


  • Soichiro Honda  (13.06.23 12:22:02) 
tamamdır gördüm teşekkür ederim herkese. 145 liram varmış aşırı trajik. haha


  • bohr atom modeli  (13.06.23 12:28:05) 
Ne kadar süredir yurtdışındasın bilmiyorum ama. Bugün gördüğün fiyatı yarın da görebilirsen kendini şanslı sayacağın günler yaşıyoruz biz burada.

Yanında yedek akçe bulundur. Güvenme o 150 TL.ye
  • Mirket  (13.06.23 13:22:38) 
Bir ay önce havaalanı aydın aracını kullandım. Araç içinde pos cihazı vardı karttan ödeme yaptım, büyük ihtimal sizin araçtada bulunur.


  • hayalhayal  (13.06.23 15:12:49) 
@mirket,

bir yıla yakın oldu. ben anneme gerek yok bu kadara demiştim hatta hehe.

@hayal,

teşekkürler, arkadaşta bir yüzlük varmış hallettik :)
  • bohr atom modeli  (14.06.23 11:38:06) 
[]

alkol alınan gecenin sabahı erken uyanma problemi

merhaba sevgili dionysos'lar.

akşam alkolü biraz fazla kaçırınca 4'te uyanma sorunuma nasıl bir çözüm bulabilirim bilen var mı?

sonrasında 2 saat boyunca yatakta dönüyorum belki şanslıysam sonra yeniden uyuyorum. bu ne yav? gölge oyunu'ndaki uyuyamayan teyzeye döndüm.

 
Probleme neden olan sorunu çözmek lazım. Problem ne? Alkol alınca erken uyanıyorsun. Çözüm nedir? Alkol almamak.


  • Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet  (18.04.23 10:27:55) 
bir problemi çözmek için tek çözüm eylemden vazgeçmekse çocuğu olmasını istemeyen herkes seksten vazgeçmeli bu mantıkla.


  • bohr atom modeli  (18.04.23 10:32:25 ~ 10:33:05) 
Birçok insanda oluyor bu. Ben de yaşıyorum o yüzden bakmıştım. Birkaç sebebi var.

Alkol derin uykuya geçişi hızlandırıyor
Vücut dehidrasyon moduna geçiyor ayrıca glutamin dengesizliği oluyor. Ek olarak idrar baskısı oluşabiliyor.

Su konusu en kolay çözüleni, yanınıza büyük bir bardak su koyun. Tuvaletiniz geldiyse yapın ama diğer ikisi için yapılacak çok bir şey yok. Tek seferde çok miktarda alkol tüketmeyin.
  • akhenaten  (18.04.23 10:35:30) 
Alkole bol suyla eşlik edince de aynı şey oluyor mu? Dehidrasyonu engellerseniz belki daha iyi uyursunuz.


  • kobuzchu kiz  (18.04.23 10:37:12) 
Bu sorunu çözen yegane ürün Alka Seltzer'dir. Daha uygun fiyata var talimata uygun şekilde kullanınca alkol sonrası gece uyuyamama/sabah kalkamama/mide bulantısı gibi sorunları çözüyor.

Hepsiburada'da yorum yazan arkadaşa yarıldım ve gerçekten haklı hahah -> "İçtiğimin aksami yatmadan once içiyorum böyle bisey yok arkadaş sabah çakı gibiyim bu ilaci kim urettiyse türbesi yapilmali"

www.hepsiburada.com
  • Lethe  (18.04.23 10:38:41) 
Yani evet mesela çocuk sahibi olmak istemeyen ama tavşan gibi ürüyen insanlar var, bunlar çocuk yapmamayı başaramadıkları için belki de seksi bırakabilirler, mantıklı bence.


  • Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet  (18.04.23 10:41:26) 
@kob oluyor sanırım ya. engelleyemiyorum nedense.

@lethe onu eskiden beri duyuyorum hiç denemedim. bir dahakine deneyeceğim teşekkürler. ayrıca güzel nick. lethe severiz.

@akh teşekkürler.
  • bohr atom modeli  (18.04.23 10:53:07) 
bir ek de ben yapayım. powerade :) hem su kaybı hem de mineral kaybı için çok başarılı. yardımı olacaktır.


  • kisa  (18.04.23 10:57:21) 
@Kaleci Saçlı bu noktada haklı. Sedatif bir etkisi var. Alkol uykudaki döngüleri bozar. REM'de çok daha az süre geçirirsin. Haliyle uyku kaliten de çok düşük olur. Buna bağlı olarak da erken ama tam olarak dinlenmiş ve güne hazır olmadan uyanırsın. Buna yönelik alkolü azaltmak ya da uykudan önce içmemek dışında başka çözüm yok.

Alkolün diüretik etkisi de hem dehidrasyona sebep olur hem de çok içtiysen sık sık tuvalate gitmek için kalkmana. Bununla mücadele için bol su tüketebilirsin içki ile birlikte. Alka seltzer ise uyandıktan sonrası için bir çözüm.

Su içmek vücuttaki alkol oranını (promil hesabında) çok az da olsa azaltacağı için uyku kalitene çok az da olsa etki eder belki ama kaliteli bir uyku için yeterli değil.
  • nawar  (18.04.23 11:01:11) 
[]

audi MMI ve içimdeki varoş

selam. bu arabalarda navigasyon için ille de audi'ye para mı ödememiz gerekiyor? içimde bir şeyler sd karta bi şey indirsek ve onu arabaya taksak olur sanki diyor.

apple carplay için de o kadar parayı veresim gelmedi.


 
yazılımla açılıyor geçen sene 499-599 gibi bir fiyata açıyorlardı şuan 1000 tl vardır herhalde.


  • alp9900  (03.04.23 11:48:49 ~ 11:51:39) 
İlgili arabanın facebook gruplarına bakabilirsiniz.
Geçen Skoda modellerinin birinde, aracın gizli, bilinmeyen bir çok özelliğinin açıldığından da bahsediyordu.

  • diyecevaplandı  (03.04.23 14:25:30) 
Yapiliyor. Az cok anliyorsaniz kendiniz de yaparsiniz. Ben kendim yaptim.

t.me

Discord ve facebook sayfalari da var.

Github da yazilim var. herkes oradan yapiyor. Ingilizcen varsa basit is.
  • bir ileti paylastim  (03.04.23 14:48:41) 
github.com bu da site linki


  • bir ileti paylastim  (05.04.23 13:33:41) 
çok teşekkürler. adam internetten bi şey sipariş etti bunu tak olur dedi ama olmazsa bakacağım.


  • bohr atom modeli  (06.04.23 11:16:53) 
muhtemelen olur. öyle çok komik şekillerde oluyorlar. ben porsche için uğraştım bu yazılımlarla ama mesela mercedes için aliexpress'ten mavi bi şey aldım taktım aleti hoop açıldı. o kadar da basit oldu.


  • bir ileti paylastim  (06.04.23 19:23:30) 
[]

müteahhitlerin ne suçu var?

imzayı atan mühendisin yükümlülüğünde değil mi bu binaların sağlamlığı? ben müteahhiti yatırımcı olarak düşünmüştüm hep. yanlış mı düşünüyorum?




 
galiba mühendisin parasını müteahhit veriyor diye.

edit: prodüksiyonun yönetmenin kararlarına karışıp filmi bok etmesi gibi bir ilişki var yani aralarında.
  • another satisfied lover  (11.02.23 22:50:28 ~ 22:52:24) 
muhendis maasli calisan. tum kari cebe indiren muteahit. sorumlulugu yok diye bir sey olamaz. o riski almak istemiyorsan, muhendisin onay verdigi seyi inceleyecek kadar insaattan anlamiyorsan o isi yapma. oyle sey mi olur.


  • hot potato  (11.02.23 22:57:46) 
Mühendis hesaplar ancak sonrasında sahada kontrol edilmezse o hesaba göre donatı azaltması, taşıyıcı sistem değişikliği yapılması zor değil. Müteahhit olmak için okuma yazma bilmene bile gerek yokken cahil cesareti ile her şey yapılabilir. Türkiye'de yaşadığınızı unutmayın.


  • Take it away honey  (11.02.23 22:57:49) 
imzayi yapi denetim sirketlerinin muhendisi/mimari atiyor. bu sirketler de genelde zaten binayi yaptiranin muteahhitin oluyor. bastan falso bi mekanizma yani. on bes yil kadar once denetimi muhendisler/mimarlar odasi yapiyormus, gercek anlamiyla bi denetim o zaman varmis. yapi denetim sirketlerine gecince de boyle deniz kumundan bina yapan muteahhitlere gun dogmus.


  • aydonno  (11.02.23 22:57:54) 
imara açılmaması gereken yeri açan, gereğinden fazla kat veren belediye suçlu olabilir. (rant meselesi)
projeyi çizen statik mühendisi hesabı doğru yapmazsa suçlu olabilir. (yüksek katlı yapılarda paket programların işe yaramadığı yazılmıştı bi başlıkta)
projeyi kontrol eden yapı denetim ve belediye mühendisi doğru kontrol etmezse suçlu olabilir. (bir öncekiyle aynı sebep)
zemin etüd raporunu yerinde sondaj yapmayıp sabunlayarak yapan zemin etüd firması suçlu olabilir. (piyasayla rekabet edebilmek ve karı artırmak adına - rant)
imalatı kontrol etmeyen şantiye şefi suçlu olabilir. (imza parasına şantiye şefliği yapılıyor.)
imalatı kontrol etmeyen yapı denetim suçlu olabilir. (kar amaçlı yetersiz personel çalıştırılması sebebiyle bu da mümkün)
eksikleri olan binaya ruhsat veren belediye suçlu olabilir. (rant)
bunların hepsine baskı yaptıysa, rüşvet verdiyse müteahhit de suçlu olabilir.
  • b1020  (11.02.23 23:48:18) 
binanın statiği.
demirin betonun laboratuvar sonuçları.
sondaj sonuçları.
imar planı, kat sayısı vs.

müteahhit' in hiçbirşeyin altında imzası yok. hepsi ücreti karşığılığı , yetkilendirilmiş kişilerden satın aldığı hizmetler

ayrıca müteahhit, inşaat süresince:
# X yıl tecrübeli
# inşaat mühendisleri odasına kayıtlı şantiye şefi çalıştırmak zorunda.

özetle. müteahhit tuttuklamaları , vatandaş gazı almak için yapılan şeyler
  • mamadu niang  (12.02.23 00:36:10) 
yukarda bir arkadaşta yazmış.

prodüktör, yönetmenin kararlarına karışıp filmi bok edebilir. mühendis ile müteahhit arasında benzer bir ilişki var.

ama günün sonunda mühendis, bu statik projeyi ben yaptım diyip altına imza atmıştır. bu imza olmadan inşaat başlayamaz.
  • mamadu niang  (12.02.23 00:38:37) 
Deprem bölgesinde bu kadar yüksek katlı bina olmaz. İzmitliyim. Burada evler 3 katı geçmez genelde. Sakarya da aynı şekilde, yüksek bina göremezsin. Birileri bu kadar yüksek katlı bina yapabiliyorsa bu işin içinde yüzde 90 rüşvet vardır. O noktada suçlu olabilirler. Mühendis buna müdahale edemez. Bir de bu evlerde ben mühendislik olduğunu düşünmüyorum. Evlerin büyük bir kısmı en az 20 yıllık duruyor. Bu da 2000'ler demek. O zamanlar bu kadar mühendis yoktu. Bilgisayarın, analizin olmadığı yıllardan bahsediyoruz. İnşaatlarda deniz kumu kullanımı yaygındı.


  • dissendium  (12.02.23 00:39:55) 
Muhendisler kesinlikle suclu ona kesinlikle itiraz etmiyorum. Ama imza atmazlarsa da atiliyorlar, imza atan muhendis bulunuyor yerlerine :)

Ikisi de suclu
  • aguen  (12.02.23 01:02:28) 
deprem bölgesinde yüksek katlı yapı olabilir.
örneğin tokyo, california, İstanbul. buralarda gökdelenler bile var.

rüşvetin belgesi olmaz. rüşvet veren müteahhiti nasıl belgeleyeceğiz?
ama belediyedeki memurun yüksek kat izni verdiğine dair yasal belge olur.


müteahhit %100 şerefsiz bile olsa, yasal olarak %0 suçlu oluyor.
  • mamadu niang  (12.02.23 01:23:57) 
yani mafya babalarının da bir suçu yok böyle bakarsanız. en popüler örneği al capone hikayesi. bugün bile aynı hikaye.
hele miras kaldıysa böyle bir şey muhtemelen bitirim mahalle delikanlısının bile sicili daha bozuk olur mafya babasından. kimsenin gidip malına canına kast etmez. bu emrin delili de yok. şimdi bunlar suçsuz mu? azmettirme diye bir suç boşuna mı var? aynı şey.
kaç mühendis güvenmediği projeye kendisine yönelik bir tehdit yokken imza atar ki? mal mı? yani atmasınlar tabi imza ama o atmasa başkası atar. memleketteki yapı denetim zaten evlere şenlik. olmasa da bir anlamı yok. yapan aynı adam denetleyen aynı adam. kiralı bir emeklinin diplomayı devam et.
  • Efoody  (12.02.23 04:45:59) 
mamadu niang +1

muteahhit bina depremde yikilmaz sorumlulugunu veren kisi degil. O sorumlulugu ustlenen oncelikle muhendisler.

Zaten bina zarar gormeyecek diye birsey de yok. 7.7 bir depremde bina hasar alabilir, ama icinden cikabiliyor olmaniz lazim.

Bir arac aldiniz duvara vurdunuz diyelim, arac sifir ve pert oldu. Firmayi dava edebiliyor musunuz hasar aldi diye?

Sap saman birbirine karismis durumda ama %100 muteahhitler sucludur diyemeyiz. Sucun bir kismi onlarda ama coklu suclu var.

Muhendislik hatasi, devlet kontrolu, denetleyen firmalar, ara yukleniciler, yukleniciler.. liste uzar gider. Zaten orta doguda bunlarin hepsi problemli oldugu icin malesef bu kadar can kaybi yasaniyor. Binalardan once sistem cokmus vaziyette.

Coken rezidansa bakalim:

Oraya neden o kadar kat izni veriliyor. Hadi verildi diyelim.
Zemin etudu falan yapildi mi. Zemin etudunden ne yaziyor, kazik sistemi istiyor mu?
Kazik sistemi istenmiyorsa ve bu bir muhendislik hatasi ise, kazik sistemi yapmayan muteahhitin ne sucu var mesela? Adam muhendis ne dediyse uygulamak zorunda zaten. Belki uygulamada hata yok ortada bir muhendislik hatasi var, bilmiyoruz..
Hadi kazik sistemi istendi diyelim, ama muteahhit yapmadi maliyeti kismak icin. Bunu devlet neden kontrol etmedi?
Hadi kontrol etti diyelim, neden insaat durdurulmadi?
Vs.. liste uzar gider. Agac icerden curumus vaziyette, top yekun bir temizlik yapmak lazim.
  • cooperr  (12.02.23 08:53:45) 
yav iyi de mühendisin inşaat bitene kadar oralarda gezinmesi gerekmiyor mu? inşaat bitince de onayladığına dair imza atmıyor mu?

mühendis şöyle demiş ama böyle yapmışlar diye bir bahane olabilir mi?

denetleme mekanizması ikincil derecede etkili. önce binayı sağlam yapmak gerekir. adam bina sağlam deyip imza atıyor. direkt adam öldürmeye teşebbüs.
  • bohr atom modeli  (12.02.23 12:42:15 ~ 12:50:27) 
başta denetleyenler ve ruhsatlandıranlar olmak üzere herkesin sorumluluğu var.


  • paintov  (12.02.23 12:49:00) 
@ bohr

evet muhendisin rutin kontrol yapmasi lazim.
ayni zamanda belediyenin de kontrol etmesi lazim.
en sonunda belediyenin muhendisten kontrol yaptigina dair belge almasi lazim.
vs.

coklu kontrol lazim ama anladigim kadariyla bu asamalarin hepsinde sikinti var.
muteahhiti yakalayip iceri tikmak isin $ov kismi, halkin gazini almaya calisiyorlar.
  • cooperr  (12.02.23 22:44:13) 
zaten 99 depreminde pek hapse giren müteaahit olmamıştı sanırım.
ki o zamanki hükümet bu kadar beton ve müteahhit aşığı değildi.
hukukla hükümetin ne alası var demezsiniz sanırım.
  • vizivozo  (12.02.23 22:50:52 ~ 13.02.23 00:10:24) 
Mühendisi sorumlu tutabilmek için önce mevcut koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor. Efoody'nin vurguladığı nokta çok haklı bir nokta.

Burada çıkarların çatışması var, oluşturulan bu sistem hatalı. Müteahhit ve mühendis arasındaki işveren - çalışan ilişkisi sağlıklı bir karar mekanizmasının önünde engel.

"Mühendisler daha duyarlı olmalı" diye zorlamayı seçersek bu hiç bir şeye çare olmayacak. Çünkü dünya böyle işlemiyor. Bunun yerine koruma kurulları oluşturulup bu tip kararlarda onlar sorumlu tutulmalı. Arkeolojik kazılar, restorasyon çalışmaları ve tabiat varlıkları için böyle kurullar çalışıyor örneğin.

Maaşlı çalışanlar patronlarını denetleyemez, patronlarla ilişkili kurulmuş denetim şirketlerindeki çalışanlar da patronlarını denetleyemez. Bu gerçekçi olmayan bir beklenti. Bunda ısrar edersek her depremden sonra müteahhit, mühendis linç eder bir sonrakini bekleriz. Bu değişmeli.
  • akhenaten  (13.02.23 08:01:53) 
mühendis bir şey yapmıyor, müeahhit kafasına göre binayı yapıyor, mühendise imzala diyor,

imzalamadın mı? tamam başka mühendis bulurum.

bana gelen 10 işin 8'i böyle salak sulak projeler.
  • duyurukullanıcısı  (13.02.23 08:50:34) 
Bir yerde sorun varsa, %99 yönetim kaynaklıdır.

Müteahhit %99 oranında sorumlu. İşin teknik boyutunu bilmese bile; bileni bulmak, takip etmek ve sağlam yapmak zorunda. Görüldüğü gibi işin şakaya gelecek, savsaklanacak bir tarafı yok.


.
  • kartallar yuksek ucar  (13.02.23 10:04:58) 
@kartallar yuksek ucar

bina depremde cokuyorsa ya muhendislik ya da uygulama hatasi vardir.
uygulamada sikinti yok ise, ki muhendisler ve belediye rutin kontrolleri yapip uygulamada sikinti olmadigini belgelemek zorunda, o zaman sikinti muhendisliktedir.

her ne sekilde olursa olsun %99 muteahhit suclu diye birsey yok, bu problemin ustunu kapatmaktan baska bir ise yaramaz.

sorumluluk yetkinlige gore dagitilir, isin sonunda daha cok para yapan daha cok sorumluluga sahip diye de birsey yok.
  • cooperr  (13.02.23 20:16:14) 
@cooperr, Ben bina yapım süreci için öyle söyledim.

Tabii ki, çürük bina yapan kadar, çürük binaya göz yumanlar da suçlu.


.
  • kartallar yuksek ucar  (14.02.23 09:04:52) 
Arkadaşlar süreci çok güzel anlatmışlar zaten. Bence bütün bu suçluluk silsilesi içerisinde müteahhitin öne çıkmasının sebebi en sonunda paranın onda toplanması. Yani bir binayı usule uygun yapmayıp malzemeden çalarsa para müteahhitin cebine giriyor. Kriminal jargonda "motive" müteahhitte.


  • SiyamkedisiZorro  (14.02.23 12:06:09) 
azmettirme suçu yüklenebilir
mühendis ve kontrolcü, işçi elbette suçlu olur usulsüz yapılmışsa
bu kişiler uyardık ama müteahhit malzemeden çaldı diye ifade verirse ancak
  • bir soru sorcam  (14.02.23 12:20:06) 
ayrıca mütahhit sattığı malden zaten sorumlu
o da en fazla kasıt yoktu çalışanlarım çalmış diyebilir

  • bir soru sorcam  (14.02.23 12:26:23) 
[]

başarılı insan tanımı nedir?

toplum tarafından saygı görülen bir şeyler yapmış olmak mı, yoksa ne yapılıyor olursa olsun iyi şekilde sonlandırmak mı? soruyu soruş şeklimden ikinci şık gibi geliyor olabilir ama objektif değerlendirirseniz sevinirim.

mesela işini iyi yapan bir çöpçü düşünelim, atıyorum yerleri süpürme işlemini yarı zamanda bitirip bir de üstüne çöpleri topluyor ve buna mukabil maaşı diğer çöpçülerden %40 oranında fazla. bu çöpçü toplumda başarılı bir insan olarak görülür mü?

yoksa bazı statüsü yüksek şeyler mi yapmış olmak gerekir? misal aile şirketinin ceosusunuz, ya da uçak pilotusunuz ama parasını aileniz karşıladı falan filan.

belli sınırlar çizmek zor tabii ama toplumdaki algısı ne bunun?

 
Toplum işi nasıl yaptığınla ilgilenmiyor. Kazancına ve yaptığın işteki pozisyonunun/unvanının statüsüne bakıyorlar. O statü de işi yapan kişinin düşündüğü ile veya o işi yapan profesyonellerin kafasındaki ile örtüşmeyebilir.

Toplum genel olarak işini iyi yapan değil, aksine iş yapmayanı daha yüksek statüde buluyor hatta. Somut bir iş yapanlar daha düşük statüde görülüyor, yönetici, emir verici, avantacı, rant vs'den geçinenler daha saygıdeğer bulunuyor. Bu yüzden zanaatkarlar, emekçiler, mühendisler vs pek saygıdeğer bulunmuyor.
  • perferil  (23.01.23 18:04:29) 
kiyaslama toplum duzeyinde degil kendi grubun icinde yapilir. copcunun cevresi diger copculerden olusacagi icin cok kazandigi ve talep gordugu biliniyorsa basirili olarak dusunulup saygi gorur evet. yoksa aile sirketi ceo'suna (isler de normal yolunda gidiyorsa) kimse "sen de bir sey misin bak tim cook mim cook" falan demez.


  • hot potato  (23.01.23 18:13:47 ~ 18:14:16) 
[]

bu insanlar spor salonunda neden eldiven takmıyor?

yav yeri geliyor el başına 50-100 kilogram ağırlık düşüyor. ben spor salonunda eldiven takan %10'un arasındayım. bakıyorum kimsede yok. nasır tutmuyor mu o eller?

eldivenin bir dezavantajı olduğu için mi takılmıyor yoksa erkek adam eldiven takmaz mı?


 
Erkek adam eldiven takmaz olayı salonlarda var ama yalan bi konu tabii o, her konuda olduğu gibi bunda da bilimin söylediği bazı şeyler var: Bir ağırlığı kaldırmanın en önemli noktası barı kavradığın andır. Barı kavrayıp iyice sıktığında sinir sistemin beynine "bro şimdi bu bi ayılıklar yapacak hazırla kendini testosteronu artır growth'u bas yap bi şeyler amk" diye ulak yolunu açar sinyal gönderir, sen de o ağırlığı kaldırırsın ama eldiven takınca o "hissiyat" kesinlikle oluşmuyor, o nedenle de kimse takmaz pek. Ben bi kere deneyeyim dedim normalde 130 kg bench yaparken 80 kiloda set yapamadım eldivenle. Ha elim nasır oluyorsa da oluyor ama çok önemli değil benim için.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (20.01.23 23:44:51) 
Erkek adamin eli nasırlı olur, hatta deadlift yaparken arada onlar kopar...

Ben sevemedim ondan magnezyum sürüyorum. Çok acayip ağırlık olacaksa misal 1rm deneyeceksem wrist strap vs kullanirim.

Misal spor salonunda squatta enseye sünger koyan da çok olur. Ben de gençken koyardım. Simdi 200 kg ile yaparim koymam. Zamanla guclendikce gerek mi olmuyor bilmiyorum.
  • logisticsmanager  (20.01.23 23:51:29) 
Sadece sırt çalıştığım zamanlar eldiven işlevini yerine getiriyor öteki günler gereksiz bana göre. Bi de belli bi yerden sonra eller acımıyor


  • olaylar olaylar  (21.01.23 00:50:34) 
Gereksiz, degmiyor.


  • baldur2  (21.01.23 06:51:39) 
Ben takıyorum da, benimkiler daha çok bilek destekleyici.

Bu eklemler bana ilerde lazım.
  • Mirket  (21.01.23 11:15:02) 
Abi böyle konuşunca yanlış anlaşılmasın %100 "raw" takılıyoruz zannetmeyin bilek için wrist wrap çekme hareketleri için strap ağır squat'larda diz için dizlik falan hepsini kullanıyorum ben kendi adıma ama yukarıda anlattığım nedenlerle eldiven kullanmıyorum, onun dışında da duyuruda sorulduğu gibi eldivendir squat yastığıdır falan bunları çok "pussy" gören azımsanmayacak da bir kitle var.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (21.01.23 11:51:40) 
[]

ilkokul öğrencilerine öğretilen çocuk şarkıları eskisi gibi mi?

duşta öyle aklıma geldi twinkle twinkle little star... dedim gerisi gelmedi. sonra kollarında yaşarken diye devam ederek yaşasın okulumuz adlı güzide eseri icra ettim.

akabinde ne tatlı şarkıymış acaba şimdi de çocuklara öğretiliyor mu diye düşündüm. zira geçenlerde bir noel marketinde alman noel şarkısı "o tannenbaum" söylenirken 5 yaşındaki çocuklar da 80 yaşındaki teyzeler de eşlik ediyordu. mesela 9 aylık adlı oyunun 90'larda henüz internet olmamasına rağmen tüm ülkede aynı kurallarla oynanabilmiş olması beni hep büyülemiştir ama bu başka bir başlığın konusu. yine de ana tema sözlü kültür aktarımı.

90'larda bize öğretilen şarkılar -belki 70'lerde ana-babalarımıza da- halen öğretilmeye devam ediyor mu, yoksa bunların yerini kırmızı balık falan gibi şeyler mi aldı?

 
bir sınıf ya da müzik öğretmeni daha doğrusunu açıklar belki ama kendi tecrübemi aktarayım. çocuğuma spotifydan çocuk şarkı listeleri açıyorum, kırmızı balık gibi yetişkinken duyduklarım da mevcut, bizim zamanımızdaki şarkılar da, bak postacı geliyor, arı vızvız, sar makarayı vs. hepsi de yakın zamanda seslendirilmiş, demek ki hala popi bu şarkılar.


  • pide  (03.01.23 21:20:46) 
iki yaşında kızımla ayı, nane limon kabuğu, domates biber patlıcan söylüyoruz


  • hoot  (03.01.23 22:41:06) 
Merhaba. Buna aslında saatlerce yazabilirim.

Hem meb'e bağlı müzik öğretmeni, hem koro şefiyim.
ilkokuldaki amatör gruplar veya sınıflarda da, dışarıdaki daha profesyonel ekiplerimde de eskilerin bildiği klasikleşmiş şarkıların da seslendirilmesine özen gösteriyorum. En azından hepsini seslendirmeseler bile, bunları mutlaka dinlemiş olmalılar diye düşünüyorum. Bu sizin dediğiniz jenerasyonlar arası iletişim/diyalog için de güzel. Ayrıca o dönemin çocuk şarkılarının bir çoğunun harika armonileri, piyano eşlikleri var.

Saip Egüz, Cenan Akın, Muammer Sun, Yalçın Tura gibi dev bestecilerimizin eserlerinden mutlaka yollarının geçmesi gerek çocukların. Prozodi anlamında da, pedagojik anlamda da, melodik anlamda da çok güzel eserlerimiz var.

Örneğin:
Kırlara Doğru (provamızdan bir kayıt)
www.youtube.com

Annemize Türkü (yine prova) muammer sun
www.youtube.com

Tüm müzik öğretmenleri aynı şeyleri yapmıyor derslerde, aynı repertuarları da kullanmıyorlar. Hepsinin Meb'in belirlediği "kazanımlar" çerçevesinde işlediği dersler, kendi birikimlerine göre şekilleniyor.
İlkokul 1-2-3-4'ün müzik kitapları var ama oradaki şarkılar bu eski şarkıların tamamını kapsamıyor. İçeriklerinin ne kadar kapsamlı olduğu da tartışılır. Zaten malum, sanata değer verilen bir dönemde yaşamıyoruz, şaşırmamalı.

Bu arada, elbette yeni jenerasyondan, son dönem bestecilerden de çok güzel çocuk şarkıları çıkıyor.

Örnek: Yavuz Durak
www.youtube.com


özetle, tamamen öğretmenlerin insiyatifine kalmış bir şey. bir standart yok.
daha da vahim olanı söyleyeyim.

eğer çocuk koleje değil de devlet okuluna gidiyorsa ve ortaokul bölümü yoksa, okula atanmış bir müzik öğretmeni de olmuyor ve müzik derslerini de sınıf öğretmenleri yapıyor. onların da kulağı olacak daaaa (olmak zorunda değil), çocuk şarkıları repertuarını bilecek deeeee...

maalesef şarkılara gelene kadar genel sanat dersleri anlayışında toptan problem var.
  • la traviata  (03.01.23 22:59:53 ~ 23:01:35) 
herkese teşekkür ederim.

@la traviata size detaylı yanıtınız için ayrıca teşekkür ederim. linklerdeki tüm performansları dinledim ve üçü de çok güzeldi.

siz bu işin merkezindesiniz ve size katılmamak mümkün değil. fakat yanlış hatırlamıyorsam bizim 5. sınıfa kadar bir müzik öğretmenimiz yoktu. şimdi nasıl bilmiyorum ama sınıf öğretmeni dışında bir öğretmen hiç derslere girmiyordu. bu en temel çocuk şarkılarını da sınıf öğretmenlerinin en azından nesiller arası bağların kopmaması için öğretmesi gerekmez mi?
  • bohr atom modeli  (04.01.23 12:32:57 ~ 12:34:35) 
evet gerekir.

Ben 80'liyim.
İlkokulda 5 sene benim de müzik öğretmenim yoktu devlette o yıllarda. Ama öğretmenimiz müzik dersinde müzik işliyordu. Ve bize onları da öğretiyordu. (Ama şunu unutmamalı ki, bizim öğretmenimizin kulağı vardı. ve ilgisi. hatta beni de ilk keşfedendir.)
Bazı devlet okullarında müzik saatinde müzik işlenmediğini de bizzat biliyorum

Bu arada her sınıf öğretmeninin çok iyi kulağı olmak zorunda değil. Fakat bir yandan da o müzikleri, o şarkıları çocuklarla tanışmaları için iyi kulakları olmaları da zorunlu değil. Yine de bana sorarsanız bu bir uzmanlık alanıdır ve müzik derslerine müzik eğitimi almış kişi girmelidir.
  • la traviata  (04.01.23 17:44:20) 
[]

Audi A5 soft-top sorunsalı

selam.

epeydir bu araba hoşuma gidiyor. aslında cabrio olanı hoşuma gidiyor ama soft-top olduğu için "garajınız yoksa almayın!!!!" falan diyorlar. coupe'si de güzel aslında o yüzden çok fark etmez ama soft-top neden bu kadar dezavantajlı? herhangi bir soft-top cabrio kullanmış olan var mı?

tecrübesi olanlardan yorumlarını esirgememesini diliyor ve esen kalınız diyorum.

 
soft top kumaş gibi bir malzeme. güneşte-yağmurda kalırsa ömrü çok kısa. bu yüzden kapalı garaj şart.


  • orpheus  (14.11.22 16:30:25) 
bakımı hard-top'a göre daha zordur. garajın yoksa bakılmaz. güvensiz bir yerde yaşıyorsan da alınmaz. hastanın biri gelip bıçakla yırtıp hırsızlık yapabilir vs vs. türkiye gibi bir yerde hard-top'tan vazgeçme bana göre.


  • false pretension  (14.11.22 17:53:31) 
Hard top olmalı. Aksi halde temizliği, güvenliği, hatta gürültüsü gibi bir sürü sorun yaşarsınız.


  • alfired  (14.11.22 18:45:59) 
Alınabilir, açık otoparklarda da kullanılabilir sorun olmaz. Hava şartlarından yıpranma vs olma ihtimali pek yok. Fakat sokaga parkediyorsanız kediler çok seviyor, ayrıca sigara söndürenini bile gördüm. Güvenlikten endişeniz olmanız kimse bıçakla yırtmaya uğraşmaz, aynı mantıkla herhangi bir arabada camı kırıp hırsızlık yapılması daha kolay.


  • deadscream  (14.11.22 21:54:29) 
[]

french press için çekirdek kahve daha mı lezzetli?

yıllardır çekilmiş olarak yarım kiloluk alıyorum. kendim hiç öğütüp demlemedim. öğütücü ve çekirdek kahve alıp denemeye değer mi? kahveden anlayan arkadaşlar yanıtlarsa çok süper olur çünkü biliyorum çok deneyimli olmayınca ufak farklar anlaşılmayabiliyor.

yanıtlar için teşekkürler.


 
marketten alınan paketli kahveyi demlemekle taze çekilmiş kahveyi demlemek arasında çok ciddi fark var.

1- taze oluyor.
2- paketteki kahvenin kalitesi belli değil. genelde çekirdek alırken biraz daha özenme şansınız oluyor.

ancak kahvecide taze çekilmiş kahveyi demlemek ile evde hemen o anda çektiğiniz kahveyi demlemek arasında çok ciddi fark olmuyor. (kahve çekildikten sonra iyi kötü 2-3 hafta içinde demlediğinizi varsayarak)
  • co2s2  (23.06.22 16:01:24) 
nitelikli kahve ve kahve ekipmanları satan bir firmada çalışıyorum. şey gibi düşünebilirsin, toz hazır çorba ile gerçek tarhanadan yapılan çorba arasındaki farka benzer. tabii kahve öğütüldükten hemen sonra bayatlamaya başlayan bir gıda olduğu için sizin çektirdiğiniz yarım kiloluğun kullanım ömrü en azından 2 haftaya kadar kendini korur. tavsiyem öğütücü alıp kendiniz öğütmeniz.


  • stationary traveller  (23.06.22 16:19:21) 
üçüncü nesil kahveciden aldığım 250 gram çekirdek 110 lira (en son 3 ay önce 110 liraydı, şimdi kimbilir kaç olmuştur), daha dün market rafından aldığım tchibo gold filtre kahve 49 lira (jacobs, mehmet efendi ve benzeri paketli filtre kahveler de aynı fiyat. kimi 48, kimi 52).

yani sırf gurmelik yapıcaz diye iki katından fazla veririm diyorsanız çekirdek alın, bi de değirmen alın, kendiniz çekin.

niyet eeah işte kahve içmek ise hiç fark etmez.

aradaki fark da knorr hazır çorbayla ev tarhanası gibi olmaz. olsa olsa sabah aldığın ekmeği akşam yemeğinde yemek ile, akşam yemeğine fırından yeni çıkmış ekmek almak kadar olur. sabah aldığın ekmek de akşama yenmeyecek hale gelmez. çıtır çıtır olmaz ama taze, yumuşak bir kıvamda olur. aradaki keyif farkını ancak böyle açıklayabilirim.

bence damaklı bir gurme değilseniz bu keyfe 2 katından fazla para vermeye değmez.
  • kibritsuyu  (23.06.22 16:44:37 ~ 18:48:23) 
Normalde taze cekilmis kahve her turlu daha iyi ama french presse iyi cekilmis alet lazim yoksa cok tortulu olur ve farkli tatlar cikar ortaya.

Yine daha iyi olur bu arada ama biraz da farkli olur demek istiyorum.

Ben el degirmeniyle ogutuyorum orta kalite bile degil belki ama hazir cekilmisten cok farkli oluyor.

edit: damak tadı kullandıkça gelişen bir şey çoğu kişi için. o yüzden çok da bi olayı yok diyenler olacaktır illa ki.
  • floydian  (23.06.22 18:09:22 ~ 18:40:34) 
Kibritsuyu +1

2 3 defa heves edip fiyatını göz ardı ederek çekirdek kahve alacaksınız sonra bir gün lazım olacak ve en uygun hazır çekilmiş kahveyi alıp eve gideceksiniz. Verdiğim paraya yazık oldu hem öğütücüye hem de çekirdek kahvelere diyip öğütülmüş kahveyle yaptığınız kahveden bir yudum alacaksınız.
  • zoque  (23.06.22 18:24:35) 
hazır öğütülmüş yarım kiloluk taze kahveyi bir iki hafta içerisinde tüketmeyeceksen çekirdek alıp içeceğin kadarını öğütmen lazım her demlemede (her fincan için 17-21 gr aralığı tavsiye edilir.) çünkü kahve öğütüldükten kısa bir süre sonra bayatlıyor. çekirdek kahvenin ömrü daha uzun. tabii uygun saklama koşullarında...

budur, başka bir esprisi yok.
  • motosiklet burclu adam  (24.06.22 00:34:42 ~ 00:35:04) 
aslında ben yanlış anlatmışım. benim aldığım da market kahvesi, gidip çektirmiyorum.

yurtdışındayım ve hesaplarıma göre çekirdeğin kilosu 12-15 birim, şu anda aldığımın ise 9-10 birime denk geliyor.

yanıtlar için teşekkür ederim!
  • bohr atom modeli  (24.06.22 23:02:18 ~ 23:02:45) 
[]

laptop ekranımın kenarları beyazlaşıyor

ekran bir süredir gitmiş durumda, hata kodu da verdi ve lcd failure diyor. ekran hiç açılmazken kapağını eğdiğimde açılıyordu şimdi o da çok olmuyor. bilgisayarı kapatamıyorum ekran açılmayacak diye. böyle eğerek açıldığında bir süre kenarlar beyazlaşıyor. sonra ısındıkça mı artık neyse geri geliyor tüm renkler.

velhasıl ben bir ekran alıp evde kendim değiştireceğim ama problemin ekranın kablosunda olma ihtimali var mı merak ediyorum. bunu önceden deneyimleyen var mı?

şimdiden teşekürler.

 
Filmden de olabilir ekrandan da, ama ısındıkca düzeliyor diyince ekrandan sanki.

Doğrudan model numarası ve arıza tipiyle arasan ingilizce olarak, belki yararlı kaynaklar çıkar.
  • John Bloor  (17.06.22 11:36:48) 
[]

fransa'da şunu yemeden dönme diyebileceğiniz neler vardır?

selam. kişisel deneyimlerinizi merak ediyorum. şimdiden teşekkürler.




 
Creme brulee


  • temasettin  (22.05.22 12:55:20) 
confit canard ve fas restoranlarında herhangi popüler bi yemek


  • sttc  (22.05.22 15:04:44) 
Guvecte salyangoz guzel.


  • sertac akin  (22.05.22 15:47:27) 
Çok şey var, gideceginiz yeri soylerseniz ona göre yerel şeyler söyleyebilirim.

Misal la rochelle/nantes tarafı şarapta pişen midye ve patates kızartması, balık çorbası.

Savoie bölgesinde fondue ve raclette gibi.

Ama gelmişken foie gras yemenizi tavsiye ederim. Feslegenli salyangoz da güzel. Onun dışında bence ünlü bir fırından baguette alıp (tradition) yanına şarküteri (benim tavsiyem rosette, saucisson italien, coppa, speck) yanına peynir (buche herkes sever bence, camembert, hangi bölgedeyse oranın tomme peyniri vs bölge neresiyse ona göre değişir tabi) yanına güzel bir bölgenin şarabı yapmaniz güzel olur.
  • logisticsmanager  (22.05.22 16:27:45) 
paris ve civarı diyebilirim ilk aşamada.


  • bohr atom modeli  (22.05.22 17:28:44) 
Paris içinse kesinlikle baguette, şarküteri, peynir, şarap yapın.

Bunun yanında château chantilly gidip hem gezip hem tatlısını yiyin.

Tatli ya da tuzlu krep.

Steak tartare severmisiniz bilmem ama farklı sonuçta.

Boeuf bourguignon da olur.

Paris'ten 1.5-2 saate hızlı tren ile lyon 'a gidip çok daha güzel şeyler yiyebilirsiniz bu arada. Lyon yemek konusunda çok ünlü.
  • logisticsmanager  (22.05.22 21:57:23) 
[]

türkiye isveç ve nato

sorum isveç'in neden erdoğan'ın bahsettiği terör organizasyonlarına yardım ediyor oluşuyla alakalı. bundan ne tür bir çıkarları var?




 
Avrupanin genel tutumu bizim dusmanlari beslemektir, ab politikasi bu yani.

Miterand vardi eskiden bizzat basiydi bu islerin.

Su an dw ekibi gibi iste. Olaylar bizde kalsin avrupaya gitmesin istiyorlar bizi tampon bolge olarak kullaniyorlar.
  • divit  (14.05.22 12:13:52) 
ama aynı zamanda bunlara iltica hakkı tanıyor ve ülkelerine alıyorlar. almanya'dan biliyorum aynı zamanda. bunun ne mantığı var o zaman?


  • bohr atom modeli  (14.05.22 13:07:19 ~ 13:07:38) 
Yanina cekiyor iste, dusmanimin dusmani dostumdur kafasi.
Sonra geri ulkeye yollayip gazeteci gibi kullaniyor.

  • divit  (14.05.22 14:47:27) 
türkiye'de hukukun işlemediğini ve insanların komik, delilsiz şekilde müebbet bile alabiliği siyasi davaların tutsaklarına tabii ki insan hakkı açısından bakıyorlar ve daha kolay iltica veriyorlar.

iktidar da buna çıldırıyor tabii ki. delil hatta mahkeme olmadan insanları 6-7 yıl tutuklu bırakmayı çok normal görüyor bizimkiler.
  • patronaj1  (14.05.22 15:21:19) 
avrupa hep terör organizasyonlarının yeri oldu ki, bunu popüler kültürde hiç görmedin mi

dan franck'in la separation'unda 68' solcularından bir fransız çiftin aşkını işliyor, bunlar türkiyedeki XXX'lere para yardımında bulunuyor, solculuğun borcu olarak. bak bu kitap 31 sene önce yazılmış.

hatta türkçede de buna dair meşhur şeyler var, isveç hk. özellikle.
kimisinin köyü yakılmış, mesela yakın zamanda bir süryani isveçten temelli dönüş yapmıştı, o dönem çok bunaltmışlar burada duramamış.
kimisi de buna benzer bir yalan uydurup iltica etmiş
zenginsozluk.com

yabancı hükümet, o hükümetin lobisi, vakfı neyse artık başka ülkede siyasete topluma yön vermeye çalışıyor, senin çıkarınla çatışınca o odağın buradaki ayağını hapse atıyorsun, gidip yabancı hükümet ve çevresindekileri hapsedemeyeceğine göre. cezayı ona değil de onun enstrümanına kesiyorsun, her ülkede illa ki olan şeyler bunlar

örneğin, chrest vakfı başkanı lou jensen, 2001'de mardin, hakkari ve kandildeki türk askerinin hareketlerini, konumlarını istiyor, buralara yapacağı ziyaretten sebep güvenlik endişesiyle. tamam bu da türkiyenin kaygı duyacağı bir şey oluyor.

ya da ukrayna, turuncu devrim ve isimler & vakıflar

veya
abd ve sovyet tesirindeki ülkelerde soyut ekspresyonizmin fonlanması
sanat ve sanatçılar soğuk savaşın maskesiydi basbayağı
edit. itiraz gelecek şimdi ekleme yapayım, sanatın kendisiyle manevra vermiyor. ör. yugoslavyada sanatçı, vakıf, dernek, etkinlik, konferans yoluyla liberallik pazarlıyor onlara alan açıyor vs.

ha kimisi bu müdahaleye kurtarıcı gözüyle bakıyor, belki de öyle. ama bir yerden sonra onun dümen suyuna giriyorsun, bedava köfte yok
  • comp  (14.05.22 17:44:12 ~ 18:09:25) 
[]

lacivert (ceket + pantolon) + siyah (kemer + ayakkabı) + beyaz tişört

bu denklemin gideri var mı? gidip kemer almaya üşeniyorum da biraz.




 
Lacivert takım altına siyah ayakkabı + siyah kemer kombini de olur. Olmaz diyen bu işten anlamıyordur.


  • himmet dayi  (07.05.22 10:46:34 ~ 10:46:46) 
siyah ayakkabı türü ne? beyaz tişört burada denklemi ayakkabı seçimiyle bozabilir.

+saat unutmayın
  • baldan kaymak  (07.05.22 11:27:59) 
spor ayakkabı. fitim ve göbek yok.

olur saati unutmam. :)
  • bohr atom modeli  (07.05.22 15:57:41 ~ 15:59:02) 
[]

kuzen ve borç problemi

merhaba, kuzenimle kavga ettik ve farklı görüşler almak için olayı anlatıp sormak istiyorum. şimdiden teşekkürler.

ben almanya'da yaşıyorum, 4 yaş ufak kuzenim(26) ben istanbul'a ziyarete gelmeden bana

"bohr abi arabanın hoparlörü problem yapıyor ama burdan alırsam pahalıya geliyor oradan ikinci el buldum alıp getirir misin, ben sana gelince parasını vereceğim"

dedi. 25 euro tuttu. sonra istanbul'a gittim verdim, yine "ben sana veririm" dedi. dedim ki tamam o zaman anneme verirsin.

aradan 2-3 ay falan geçti, ben anneme söyledim, bana bir şey vermedi dedi. ben bu noktada enayi yerine konduğumu düşündüm, para ciddi olarak umrumda bile değildi (ki aslında 400 lira da az para değil). sonra buna yazdım. bana verdiği yanıt şuydu:

"sen onu hediye edersin diye düşünmüştüm". sonra ben "hediye alsaydım zaten söylerdim ama sen vereceğim demiştin" dediğimde "sen hediye alsaydın da parasını isterdin demek ki" gibi bir yanıt verdi.

sonra "ben sana abd'den x getirdiğimde parasını mı istedim" diye sordum ve o da "ben de seni havalimanından aldım benzin harcadım onu söylüyor muyum" diye çıkıştı. (mesafe maltepe-sabiha gökçen arası bu arada)

sonra diğer kuzenim gelip "25 euro için kavga etmeyin parayı ben veririm" gibi bir şey söyledi. kafayı yiyeceğim çünkü kendisine birkaç yıl önce 50 dolara yakın borç verdim ve adam bunca zaman konusunu bile açmadı gelmiş bana 25 euro verip kuzenimle aramı yapacak :D

neyse, ben bu asalakla iletişimi kestim fakat diğer kuzenimin olayı para sanması beni acaba dışarıdan öyle mi görünüyor diye bir şüpheye düşürdü. yanlış bir şey mi yaptım ben?

edit: kuzenimi tanıtayım biraz daha açık olsun. her sene iphone değiştirir, emekli babasına ödetir. sizi gezdireceğim diye zar zor araba aldırır, teyzesine bile götürmez. 300-400 liralık boxer alacak kadar lüks yaşar ama eve yemek söyleyip kız arkadaşına ödetir. sıfır abartı.

 
tamamen anlattığınız gibiyse herhangi bir yanlışınız yok


  • hadsafhada  (05.05.22 10:44:05) 
Haklı taraf sensin.


  • kisa  (05.05.22 10:51:50) 
Almanyada çalışıp euro kazandığınızı varsayarak, Ben olsam 25 euroluk şeyi hediye ederdim. Kuzeniniz de edersiniz diye beklemiş sonra da salağa yatmış tabi. Onun yaptığı da yanlış, en kötü parayı vereyim diye teklif edip sizin cevabınızı beklemesi lazımdı.


  • bigcaptain  (05.05.22 11:00:26) 
kuzeniniz parasını vericem diyip vermeyerek apaçık ayıp etmiş. o ayrı.

para umrumda değildi diyorsunuz ama parayı konuşuyorsunuz, demek ki bir şekilde umrunuzda. "öyle"den kastınızı tam olarak anlamamakla birlikte konu ettiğiniz miktarların hakikatten çok ufak miktarlar olması sizi dışarıdan "öyle" görünüyor kılıyor olabilir. eyyorlamam bu kadar.
  • evde liyakat kalmamis  (05.05.22 11:03:08) 
Sanırım siz Almanya'da yaşadığınız için halinizin vaktinizin yerinde olduğunu düşünüp böyle yapıyorlar... Öyle bile olsa davranış şekilleri yanlış. Sonrasında benzin parası muhabbeti falan iyice çiğleşmiş.

Onların gözünde şu an "bohr da Almanya'da gül gibi yaşıyor gelip burada 25 Euro'nun hesabını yapıyor" durumu söz konusu. Teknik olarak böyle düşünmeleri normal. Ben olsaydım daha önce bu tarz 'borç takma' durumu gerçekleşmediyse 25 Euro'nun peşinde koşmazdım. Ama tekrarlanmasına da izin vermezdim. Sonuç olarak bu sizin paranız ve sipariş verilirken ödeneceği söylenmiş.
  • pispinti  (05.05.22 11:07:25) 
yahu parayı istemedim zaten sonrasında da. hatta tüm bu tartışmanın hiçbir yerinde para talebim olmadı.

ben bu durumda para konusunu açmasam -ki yaptığım sadece neden üstüne yattın diye sormak oldu- kendimi nasıl ifade edeceğim ki başka türlü? sizin hiç böyle parası önemli olmayan ama ufak çakallığa kurban gittiğinizde aptal yeirne konduğunuz için sitem ettiğiniz bir konu olmadı mı hayatınızda?
  • bohr atom modeli  (05.05.22 11:07:53 ~ 11:30:40) 
sen haklısın da diğer taraf da uyanık belli ki.

ben olsam parayı veririm dediysem kuruşuna kadar verirdim ayıp etmiş. bi daha para mevzularına girmemek en iyisi bu kişilerle. ne alın ne verin. belli ki geri vermiyorlar.

ben seni havaalanından aldım demek baya ezikçe bir laf bu arada.
  • jelly bear  (05.05.22 11:09:35) 
çok haklısın


  • megacracker  (05.05.22 11:28:34) 
Para talebim olmadı demişsiniz de annenize sorduktan sonra kuzeninize yazdığınızda 25 euronun hatrini mi sordunuz? Başta haklıysaniz bile sonrasinda o kadar cirkinlesmis ki muhabbet, haktan hukuktan çıkmış olay. Almanya'da yaşayan birinin 25 birim parayı bu kadar dert etmesi, kuzenin paranın üstüne yatması, diğer kuzenin hadsizligi, arada geçen diyaloglar falan komple rezalet diyorum.


  • jen  (05.05.22 12:03:13) 
Assssiri öteki haklisin. Mevzu tabii ki para değil; güven, aptal yerine konmak vsvsvvsv

Ama asıl sorun şu bu yasa gelinceye kadar bu kadar karaktersiz oldugunu nasıl fark etmedin
  • abuzer  (05.05.22 12:21:51) 
Kuzen bir asalak, sen de 25 euroyu dert edecek kadar pinti.


  • balpolen  (05.05.22 12:29:49) 
tam olarak balpolen +1

euro kazanan insanın 25 euro'nun peşine düşüp bunun tartışmasına girmesi bile çok büyük falso.
zaten kuzeninizi tanıyorsanız, huyunu biliyorsanız bunu ödeyeceğini beklemek de biraz saflık.
ben olsam ödeyeceğini bilsem ve böyle fırsatçı biri olmasaydı bile hediye ederdim.
arada bir insanlara jest yapabilmek lazım.

diğer yandan, konu para değil demişsiniz de, konu güven ya da kullanılmak falan değil, konu para ve 25 euro kavgası.

daha büyük ve hediye edilemeyecek bir meblağ olsaydı da, işin içine hiç girmemeniz gerekirdi.
yani biraz karşıdakini tanıyarak davranabilmek gerek bu tarz olaylarda.
  • blatta hiberna  (05.05.22 12:40:32 ~ 12:43:14) 
valla konu para da olabilirdi. bunun nesi ayıp anlamadım. ben burada öğrenciyim ve kimseden beş kuruş para almadan yaşıyorum ve okulun yanında çalışıyorum da. 25 euroya da bir haftalık market alışverişi yapılıyor burada.

fakat herhalde ben derdimi anlatamadım. sağlık olsun.
  • bohr atom modeli  (05.05.22 13:04:21) 
Kuzenin akrabalık ilişkilerine dayanarak bi güzellik yapmanı beklemiş. Vericem demiş ama verme demeni de beklemiş işte, bunu beklemesini yadırgamam ben senin yerinde olsam. Zaten işgüzar biriymiş, vermeme ihtimalini bile düşünmek gerekirdi.


  • Bruce  (05.05.22 13:08:18) 
Normal şartlar altında 25 Euro'nun lafı edilmeyebilir doğru ancak "ben gelince parasını vereceğim" demiş bir kere. Dediyse verecekti. İşler sonrasında ben bunu yaptım, sen bunu yapmadın vs. kıvamına geldiği için çirkinleşmiş. İlişkinizi kesmeniz en iyisi olmuş. Benzer karakterde insanlar sizden bir şey isterse bir daha, bence önden ödemesini isteyin.


  • south park in kapusonlu uyesi  (05.05.22 13:15:41) 
@balpolen +1


  • rose parks  (05.05.22 14:33:58) 
Butun 1. derece kuzenlerle kusum, kafam rahat. Hele bir tanesinin bana attigi kazik film senaryosu olur.

Zaman icerisinde sunu fark ediyorsunuz. Icine dogdugunuz aile kotuyse, gidip kendi sevdiginiz kaliteli insanlardan kendi "ailenizi" kurmaniz lazim.
  • cleric  (05.05.22 15:22:57) 
kerizlenmişsin abi sıkma canını akraba çok tehlikeli olabilen bir şey.


  • floydian  (05.05.22 15:27:04) 
bu parayi aldigin dersin ücreti olarak say, alabiliyorsan al o ayri. ben de asagi yukari ayni durumdayim. birsey isteyen olursa, para diyorum ilk. cünkü bu almanya ile de ilgili degil Tr' de atiyorum doktor olsaydin, biraz iyi durumda olsaydin mesela gibi, mutlaka birsey isteyen oluyor.
birde siniflandirma yap, su bisey istese getiririm, suna sümügümü vermem.
bana göre senin sucun, dedigin gibi bir asalaksa en azindan bahane bulup basindan atmaliydin.
kuzenin bence, ona göre 25 lira demis en basindan düsünmüstür, yol parasina karsilikta valiz parasini öne at.
  • Ley  (05.05.22 15:40:35) 
ben 25 euronun lafını yapmışsın yorumlarına katılmıyorum. isterseniz beş euronun lafını yapın sonuçta size verilmiş bir söz var. ve sözünde durmayan ve üste çıkmaya çalışan insanlarla iletişimi kesmek en doğru karar olacaktır.


  • pikap  (05.05.22 16:03:48) 
sen haklısın. kuzen şöyle düşünmüş, 25 euro bu adama koymaz nasıl olsa euro kazanıyor. tipik türk bakış açısı yani. üzerine yatmak istemiş. ders alırsın umarım.
fakirlerle mümkün oldugu kadar az iletişim kurmak, parasal hiç bir ilişkiye girmemek en doğrusu.

  • dafuq  (07.05.22 12:05:42) 
[]

coca cola ve çevre

merhaba. birkaç soru sormak istiyorum.

1- sizce coca cola ürettiği plastik şişelerin çevreyi kirletmesinden sorumlu mudur?

2- coca cola mevcut üretimini sadece cam şişeden karşılayabilir mi?

3- coca cola'nın çevreye zararı diğer büyük şirketlere kıyasla hangi noktadadır?

yanıtlar için teşekkürler.

 
1-sadece cola değil hepsi sorumludur. Ama tek sorumlu degildir. Ha hukuken ne kadar sorumlu tutulabilir bilmesem de gelişmis ülkelerde plastik kullanimini azaltma, geri donusturulmus plastik vs gibi olayları var.
2-zor. Çünkü cam zaten üretiminde tedarik sıkıntısı olan bir ürün diye biliyorum. Buna ek olarak lojistiği de bence daha zor plastik ya da alüminyuma göre. Ağır aynı şekilde. Yani maliyetleri artırır. Ki ben cam şişe de sevmem.
3- bunun için bence yıllık çevre raporuna bakmak lazım. Websitelerinde vardır.
  • logisticsmanager  (02.05.22 12:11:33) 
1-Sorumludur, cunku sirketler sonsuz kar hedefler. Serbest birakirsan bastigin topragi bile plastik kaplarlar.

2- cam degil ama depozito olayiyla cozer istese.
90larda 2.5 litre siseler depozitoluydu.
Cami da plastigi de geri topluyordu buyuk oranda.
Muhtemelen lojistik masrafi yuzunden vazgectiler.

Mesela cips kolileri depozitoludur.
Cips firmalari asla kolisini bakkala vermez geri alir.

3- uretim cok buyuk oldugu icin cok fazladir.
Sadece tukettigi suyu elektrigi hesaplasan devasa rakamlar cikar.
  • divit  (02.05.22 12:18:30) 
1 sorumludur
2 yapabilir
3 bence çoktur. su ayak izi diye birşey var. Ürettiği şey insan sağlığı için iyi değil bir kere. Çevre olayı sadece yeşili kirletmek midir?
  • baldan kaymak  (02.05.22 12:25:14) 
Değildir. Çevre kirliliğine neden olan şey plastik üretimi ve kullanımı değil, insanların davranışlarıdır. Zaten çoğu gıda şirketi kendi ambalajını üretmez. Coca Cola plastik üreticisi değil. Plastik üretirken çevreyi kirleten şirketler plastik kirliliğinden sorumlu olabilir.

Teknik olarak karşılayamaz. Plastiğin özelliği esnek olması. 2.5 L şişeyi yere düşürsen hiçbir şey olmaz. Camı düşürdüğün an bir saat temizlik yaparsın.

Maden aramak için orman yok eden şirketleri düşünürsek orta diyebilirim. İçeceğin kendisi zaten su. Ekmek yaparken doğal gaz ya da odun kullandığın için çevreye daha çok zarar veriyorsun.
  • dissendium  (02.05.22 12:48:39) 
1. coca-cola icin tek basina zor ama ulusal bir toplama sistemi olunca ise yariyor. almanya'daki plastik icecek siselerinin nerede ise tamami (ve kucuk su siseleri dahil) depozitolu. bu nedenle büyük cogunlugu geri toplaniyor.

2. karsilar. ama bu en azindan nakliye masraflarini arttiracagi icin fiyata yansir.

3. icecek uretimi o kadar da cevre kirletici bir eylem degildir.
  • helenart  (02.05.22 13:31:21) 
sorumludur.

yapabilir. ama bu coca colayı batırabilir. ayrıca her halükarda endüstriyel bir üretim olacağı için yine çevreye zararı olur.

belki diğer sanayi tesisleri kadar zararı yoktur ancak küresel manada devasa üretim kapasitesi olduğu için çoktur.
  • paintov  (02.05.22 17:00:31) 
[]

linkedin sorusu

merhaba,

linkedin'de önemli pozisyonlardaki insanlarla bağlantı kurmak için onları takip mi etmemiz lazım yoksa direkt arkadaşlık isteği gibi olan şeyden mi yolluyorsunuz?

ben öyle yolladım adam profilime baktı ama kabul etmedi galiba, bağlantılarımın arasına girmedi. denyoluk mu ettim?

 
Otomatok yollanan istek/ekle mesajlarina Ben de iyi gozle bakmiyorum. Zahmet edip 2-3 kelime yazip derdini anlatan birine yardim etmek veya Kabul etmek daha dogru geliyor.


  • parcxerox  (01.05.22 19:56:25) 
denyoluk eden karsidaki. kendini bir halt sanmis baglanti istegini kabul etmemis. takip edersen sadece yazdiklarini gorursun. connect yani senin arkadaslik istegi dediginde ise iki yonlu birbirinizi gorursunuz


  • nibba  (01.05.22 19:59:55) 
ya ben direkt bir şey istemek için eklemedim de, geçen sözlükte okumuştum bu gibi kişiler bazen ihtiyaç olduğunda pozisyonları paylaşıyorlar diye. bu nedenle anasayfada çıkması için eklemiştim.

yoksa adamın kara kaşına kara gözüne eklemedim. hatta ikimiz de aynı okuldan mezun olmuşuz, sonra aynı yabancı ülkeye gelmişiz. falan filan.
bir dahakine takip edeyim o zaman sadece racon öyleyse.

yanıtlar için teşekkürler.
  • bohr atom modeli  (01.05.22 20:33:30 ~ 20:35:20) 
[]

laptop'ım ağır işlerde ısınınca kasmaya başlıyor

tam 6 yıl oldu alalı. içini söküp temizlemiştim geçen yıl. termal macunu mu yenilemek gerekir?




 
fan temizliği + termal macun + gereksiz antivirüs programları vs kullanmamak ve en fark yaratanı da laptop soğutucu kullanmak. iyi bir laptop soğutucu stand gerçekten fark yaratıyor.


  • fucking machine in my head  (17.04.22 22:04:43) 
fakinin dedikleri + ssd yoksa ssd


  • icim urperiyor  (17.04.22 22:20:33) 
+ram upgrade


  • jamiro  (18.04.22 00:06:42) 
[]

sinüziti olanlar bir bakar mısınız

artık her soğuk algınlığında bir hafta hayattan kopuyorum. özellikle pik yaptığı 3-4 gün yaşama sevincim kalmıyor resmen.

şu çift yastıkla yatma muhabbeti biraz yardımcı oldu aslında. siz ne yapıyorsunuz? antibiyotik falan mı almalıyım bir dahakine, yoksa şu deniz suyu falan işe yarar mı? ya da spreyler...

help...

 
Sinus rinse (ya da muadili) baya iş görüyor. Uyumadan önce güzelce temizlersiniz sinüslerinizi. Kronik sinüzit ve geniz akıntısı yaşayan bir doktor olarak tavsiye edebilirim :d


  • nundu  (16.04.22 11:45:40) 
Çok yoğun sinüzitler atlattım. Hepsinin çözümü antibiyotikti maalesef. Ben burun spreyi kullanmıştım. En azından akmasını tetikliyor. Doktor değilim.


  • dissendium  (16.04.22 13:10:47) 
Ben askere kadar hep sinüzit ile uğraştım. Hasta olmamak için bütün camları açıp uyuyordum.

Bere,boyunluk,eldiven ile uyuyordum.Bereyi gözümü kapatacak şekilde giyiyordun.

Sonra geçti bir daha olmadım.Temiz hava ile soğuktan koruma bana yetmişti.
  • aids rakun  (16.04.22 15:17:19) 
sinupret tableti de deneyebilirsiniz, iyi geri dönüşler geliyor. günde 3 tablet.


  • fenoksibenzamin  (17.04.22 14:13:14) 
[]

türkiye'de makine mühendisliği yüksek lisansı yapanlar

genellikle kaç ortalamayla bitiriyor? -çok genel oldu ama- bilginiz dahilinde üniversitelerden bireysel örnekler de verebilirsiniz.

yanıtlar için teşekkürler.


 
Yüksek lisansta notlar şişiriliyor. Lisans gibi değil. Genelde 3 ile 3.50 arası. 3.50 üstü olanlar da var.


  • dissendium  (18.03.22 14:02:25) 
Yüksek lisansta geçme notu yüksek olduğu için ortalama da yüksek oluyor. 4.00le bitirmek de mümkün ama pek işe yaramıyor. Lisans ortalaması her zaman daha önemli ve eleyici oluyor


  • Corpsebridee  (18.03.22 14:24:15) 
[]

koşu ve kalori sorunsalı

saatte 12 kilometre ile koşup nefes nefese kalarak 200 kalori yakmak ile 8 kilometreyle koşup rahat rahat 200 kalori yakmak arasında zaman dışında ne fark var acaba?

yanıtlar için teşekkürler.


 
Hiçbir fark yok. Eğer kilo kaybı için soruyorsan spor esnasında yaktığın kalorinin çok bir önemi yok.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (18.03.22 01:05:32) 
neden yok? kilo kaybı için başka ne yapılıyor ki kalori hesabı ve spor dışında benim bilmediğim?


  • bohr atom modeli  (18.03.22 01:11:56) 
Yok abi 200 kalori yaktın ama bunun ne kadarı CA Fosfattan gitti ne kadarı şekerden gitti ne kadarı yağdan gitti ne kadarında kas proteinini yaktın nerden bileceksin ki, antrenman yaptığında yakılan kalorinin kaynağı muammadır. Hiçbir sporcu antrenmanda harcadığı kaloriyi kalori hesabına koymaz, kilo kaybı toplam aldığın kalori üzerinden verdiğin kalori açığıyla hesaplanır. Misal 500 kalori açık verdiğinde bunun %80'ini yağdan gider, zira dinlenik halde yağdan enerji harcarsın ama nabzın sürekli değiştiği durumlarda çoğunlukla şeker yakar kalanını da yukarıda saydığım kaynaklardan harcarsın. Yaktığın şekeri de sonra yediğin yemekte yerine koyarsın zaten.

Hadi sana bi güzellik yapayım 200 kalori harcasan bunun ancak 50 kalorisi yağdan gider zira koşarken enerji olarak kaslardaki şekeri kullanırsın, 50 kalori de 5,5 gram yağ demek. Hiçbir önemi yok yani.

Kilo kaybı için birinci kural diyet. İkinci üçüncü dördüncü kuralı da diyet. Spor falan dokuzuncu sırada olabilir etki bakımından.
  • Kaleci Saçlı Forvet  (18.03.22 01:17:48 ~ 01:23:10) 
aa anladım. benim koşudaki amacım genel olarak kan dolaşımı ve nefesimi açmak ama merak etmiştim. detaylı yanıt için teşekkürler.


  • bohr atom modeli  (18.03.22 01:22:03) 
Ya ben o konuda da radikalim aslında. Bununla ilgili çok fazla araştırma yaptım ve elde ettiğim sonuçlar genelde kan dolaşımı ve genel kalp sağlığı için ağırlık çalışmanın yarattığı metabolik stresin daha etkili olduğu yönünde. Yani koşmayı seviyorsan koş tabii ben de stres atmak için koşuyorum zaman zaman fakat 12 km nefes nefes koştuğunda ve bunu düzenli yaptığında mesela testosteron seviyesi akut olarak da baya düşüyor, halbuki ağrılık çalışmaları bunun tam tersi olarak yükseltiyor. Bunun gibi pek çok detay var. Kardiyoyu liss tekniğiyle yapmak daha az negatif etkilere sahip.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (18.03.22 01:26:49 ~ 01:29:05) 
ağırlıktan sonra koşuyorum :d ikisi birden yani. nefes nefese kalmayı ve kalbimin hızlı atmasını seviyorum. bana gerçekten spor yapmışım hissiyatını o veriyor.


  • bohr atom modeli  (18.03.22 01:28:10 ~ 01:28:52) 
Abi sana sürekli karşı çıkıyormuşum gibi anlama :) ama aslında bunu ayrı ayrı yapmak kas kazanımları için daha etkili. Yani şöyle düşün ağırlık çalıştın kaslara zarar verdin şimdi kaslar iyileşip güçlenmek için rabbine yalvarır gibi elleri havada karbonhidrat ve protein beklerken sen "dur lan biraz da koşayım" diyorsun ve zaten stresten ölmüş vücudunu koşarak daha da strese sokuyorsun, bu noktada genelde sistem kortizol gibi stres hormonlarını salgıladığı için kas kaybı yaşayabiliyorsun zira kortizol sistemi rahatlatmak için neden olduğu bilinmeyen bir şekilde bazı aminoasitleri şekere çevirip kan şekerini yükseltiyor, o da kas kaybı yapıyor, o nedenle en ideali ayrı günlerde yapmak ya da günün farklı saatlerinde yapmak :)


  • Kaleci Saçlı Forvet  (18.03.22 01:35:10) 
hahaha betimleme komikti. vay canına hayatımda hiç bu kadar hızlı aydınlanmamıştım. çok bilgilisin teşekkür ederim. dediğin gibi yapayım o zaman.


  • bohr atom modeli  (18.03.22 01:43:05) 
[]

bir kemal sunal filmi, bilen var mı?

çocukluğumdan hayal meyal hatırlıyorum. bir fabrikanın atık suları denize mi ne karışıyor, kemal sunal çocukları görüyor sahilde mi neydi. o an sinirleniyor falan.

böyle bir film var mı?


 
Bekçiler kralında benzer bir konu işlenmiş o film olabilir.


"...Fakat Şaban’ın çevreyi kirleten ve çocukları zehirleyen bir fabrikayı kapatmakla tehdit etmesi, işleri karıştırır."

www.tsa.org.tr
  • ceketimi alip cikcam  (09.03.22 22:00:38 ~ 22:00:48) 
google'da ben de gördüm ama yine de sorayım dedim. haklı olabilirsin. bu filmi hiç açıp tamamen izlemedim.


  • bohr atom modeli  (09.03.22 22:03:38 ~ 22:03:57) 
valla benim de zihnimde bir kaç sahne canlandı yazdıkların ile ilgili o yüzden araştırmak istedim.

edit: www.youtube.com 38:02de başlayan sahne
  • ceketimi alip cikcam  (09.03.22 22:04:33 ~ 22:06:38) 
[]

sözlük iki üç haftadır yavaşladı mı? (laptop)

her zaman en hızlı sitelerden biri olmasına rağmen tıklıyorum bazı şeyler açılmıyor falan. yeniliyorum ancak favori şükela kısmı öyle çıkıyor. bazen üç kere yenilemem gerekiyor düzgün açılması için.

başka tarayıcıda da aynısı oluyor, böyle bir sorunu olan var mı?


 
Gündem yoğun zaman zaman ağırlık oluyor ama bahsettiğin şekilde olmuyor; sorun sende olabilir.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (07.03.22 23:38:15) 
bir linke birden fazla tıklamak zorunda kalıyorum ben de bir süredir, sabahın köründe dahi. ama bir sürü ad tracker çalışıyor arkada, onlar yavaşlatıyor olabilir.


  • posthuman  (08.03.22 09:37:24 ~ 09:37:53) 
[]

90'larda orta boy kutu meyve suyu vardı hatırlayan var mı?

şimdi ufak kutular biraz daha genişçeydi, şimdiki gibi uzun değil. bir ya da birden fazla markanın büyükle küçük boy arası boyda kutu meyve suları vardı pipetli.

bunu net hatırlıyorum da şuraya geleceğim.

şu hangi markaydı: beyaz üstüne yeşil çizgili meyve suyu kutusu ama sade bir tasarım. şeftalili mi neydi, yanılmıyorsam mavi çizgili vardı vişne ya da kayısı aynı markanın.

meyöz müydü tamek miydi hatırlayamadım internette de fotoğrafı hiç yok. kafamdan uydurmuyorum di mi ben bunları?

 
aroma


  • freebird5406_2  (03.02.22 01:09:47) 
80-90 arası döneme dair hatırladığım en eski meyve suyu markası Meysu.

Bedford meşrubat kamyonlarını hatırladım ben de sayende. :)
  • junkie  (03.02.22 01:11:19) 
harbi aroma mıydı? hiç görsel yok. abi insan koskoca markanın bi geçmişten günümüze diye fotoğraflarını falan koyar internete ya.

rezalet puanım 10.
  • bohr atom modeli  (03.02.22 01:15:58 ~ 01:16:11) 
yüzde yüz aroma diyemem fakat eski amblemini hatırlıyorum yay şeklinde yine yeşil bant ve beyaz aroma yazısı vardı, bulmak için arattım ama ya şimdiki kutular var ya da eski cam şişeler çıkıyor


  • freebird5406_2  (03.02.22 01:23:01) 
doğru ben de bulamadım. herkesin sürekli bahsettiği cino mino var ancak. hehehe.


  • bohr atom modeli  (03.02.22 01:26:53) 
Muhtemelen aromaydi markasi. Eskiden 200 ml meyve sulari kutusu simdiki gibi uzun degildi. Krema kitusu gibiydi.

www.google.com


Bir de erdu diye bir marka vardi bu arada
  • exlibris  (03.02.22 01:29:02) 
Gold meyve suyu vardı, onun da kutusu öyleydi


  • megalomaniac  (03.02.22 01:31:45) 
*ersu


  • exlibris  (03.02.22 01:33:06) 
hatırladığım kadarıyla tüm meyve suyu kutularının şekli öyleydi. bu yeni furya 2000'lerin başlarında geldi sanırım.


  • bohr atom modeli  (03.02.22 01:34:12) 
Bence meysu dan bahsediyorsun


  • abuzer  (03.02.22 06:33:35) 
Meysu olabilir gibi geldi bana da.


  • kuehles blondes  (03.02.22 09:42:06) 
  • lazpalle  (03.02.22 09:46:57) 
Aromaaa. Aromadan başkasını arama. Sloganı da buydu:) Bencede aroma


  • primetime  (03.02.22 10:30:54) 
Eskiden küçük kutular şimdiki gibi ince uzun değildi. Hepsi dediğiniz şekildeydi.


  • curukturpkokusu  (03.02.22 11:32:33) 
o 24'lü kolilerden biz de alıyorduk @duster


edit: lazpalle orta boy kutu o di mi?
  • bohr atom modeli  (03.02.22 13:00:31 ~ 13:11:29) 
[]

chrome'da renklerin karışması?

şöyle bir şey oldu twitter profil resmim (resim yoktu normalde). başka sitelerde de bazı resimlerin renkleri karışıyor. neden olabilir?




 
teşekkür ederim, ama bende sayfayı yenileyince düzeliyor, bir daha yenileyince bozuluyor. öyle bir şey nedense.


  • bohr atom modeli  (30.01.22 19:40:13) 
masaüstü ise monitör kablosu ile oynamayı deneyin.


  • hayal fazlasi  (31.01.22 00:21:22) 
bilgisayarin ekran kartinin hafizasindaki bir ariza veya genel olarak anakart arizasi buna sebep olabilir. laptop ise asiri isinmadan olur genelde (zaman icinde isina soguya ekran karti cipi / anakarta ekran kartini baglayan lehimler zarar gorur), giderek kotulesir, sonra bilgisayar acilmaz olur.


  • robokot  (31.01.22 04:44:54) 
sadece browserda oluyor ama. normalde ekranda bir şey yok. ayrıca ekranda problem olsa sadece renk değişir. arkaplandaki beyazlık 0'larla dolu bir hale dönmüş. bunun lehimle falan alakası olduğunu sanmıyorum. büyük ihtimal yazılımsal.


  • bohr atom modeli  (02.02.22 12:52:14 ~ 12:53:18) 
chrome://flags/#enable-gpu-rasterization

adres satırına yukarıdakini yapıştırın ve gidin.
gpu rasterization adındaki değeri enabled ve disabled olarak değiştirerek deneyin.
emin değilim ama bununla ilgili olabilir.

değerleri değiştirdikten sonra da çözüm olmazsa default haline getirirsiniz tekrar.

muhtemelen @robokot'un dediğiyle ilgili bir durum bu. yazılımlar görüntüyü render etmek için gpu da kullanabilir cpu da. performans artışı için aynı anda da kullanırlar. o yüzden bir programda çalışıp diğer programda çalışmama olabilir.
  • dahinnotha  (02.02.22 14:09:03) 
teşekkürler arkadaşlar. chrome ayarlarda hardware acceleration açıktı kapayınca düzeldi direkt. internette buldum yanıtı.


  • bohr atom modeli  (02.02.22 19:07:45 ~ 19:08:39) 
[]

mor ve ötesi'nin albümünü niye dinleyemiyorum? [spotify]

sadece iki şarkısı görünüyor, diğerlerine tıklanmıyor. yurtdışından erişim olmaması gibi bir şey olabiliyor mu?




 
Bende tıklanıyor, İst.


  • dreamnesiac  (21.01.22 01:51:31) 
2022 Sirenler dahil hepsi açık. Tr-Bursa.


  • onemoremile  (21.01.22 07:59:20) 
bende de ayni sorun vardi yurtdisinda oldugum icin, yasadiginiz yerin yerel saatiyle geceyarisi gectikten sonra yayinlaniyor.


  • ben de  (21.01.22 09:28:51) 
[]

kefir içilmeli mi?

yahu geçen markette indirime girmiş frambuazlı kefir. hiçbir fikrim yoktu tadı mükemmelmiş bunun. bildiğin meyveli yoğurt gibi.

ben bunu alır her gün tüketirim. bu über faydalı bir şey mi? en fazla kadar içmek lazım?


 
o aromali kefirlerin icinde canli maya olmuyor. pastorize. Hicbir faydasi yok. Hatta seker bombasi.

Piyasada bulabildigim en gercek/dogal kefire yakin urun kefirzadem. Migroslarda var.
  • darkrocq  (20.01.22 22:28:32) 
Kefirleri tarihi geçmiş sütten filan yapmıyorlar tabii ki, kefirin mayalanma şekli farklı bir kere. Evde yapılanlar kadar besin degerleri yüksektir diyemem ama bozuk şeyleri siselemiyorlar, merak etmeyin.

Marketlerde satılan kefirlerdeki asıl problem meyveli olanların içinde yoğun miktarda şeker olması. Sade kefiri alıp içine kendiniz meyve karıştırıp içmeyi tercih ederseniz daha doğal bir karışım elde edersiniz.

Ben evde kendim kefir mayalamaya usendigim için marketten altinkilic ya da kefirzadem kefir alıyorum genelde.

Edit: üstteki cevap silinmiş, benim ilk paragraf da boşa yazılmış gibi olmuş.
  • fraise  (20.01.22 22:31:57 ~ 22:41:52) 
kefir yararlı bir şey ancak sade olanları. genelde tüketim süreleri kısa olur ve hemen tüeketilmelidir.


  • mikahakkinen  (21.01.22 09:55:16) 
[]

python bilen arkadaşlar bir bakar mısınız?

bir database var, buna okulun vpn'i üzerinden bağlanıyoruz.

bu database şu: ite.lde.rub.de

sonra bunun içinde ite.lde.rub.de diye bir kısım var. burada makineler var.

bunu listelediğimde şu çıkıyor:

Welcome to the ITE IoT-Server!
{'count': 100, 'rows': [{'id': 1, 'model': 3, 'age': 18}, {'id': 2, 'model': 4, 'age': 7}, {'id': 3, 'model': 3, 'age': 8}, {'id': 4, 'model': 3, 'age': 7}, {'id': 5, 'model': 3, 'age': 2}, {'id': 6, 'model': 3, 'age': 7}, {'id': 7, 'model': 3, 'age': 20}, {'id': 8, 'model': 3, 'age': 16}, {'id': 9, 'model': 4, 'age': 7}, {'id': 10, 'model': 3, 'age': 10}, {'id': 11, 'model': 2, 'age': 6}, {'id': 12, 'model': 3, 'age': 9}


böyle 100 adet makine.

şimdi ben bunu jupyter kullanarak matplotlib ve numpy ile şöyle bir grafiğe dökmeliyim ibb.co

url_machines = "ite.lde.rub.de"
r= requests.get(url_machines)
print(r.json())

şu kodla listeye ulaşabiliyorum ama grafiği çizmek için nasıl ilerleyebilirim hiçbir fikrim yok. daha doğrusu model tipini bu listeden nasıl çekip değişken olarak grafiğe ekleyebilirim onu bilmiyorum. saçma sapan bir pdf vermişler bi haltı açıkladığı da yok.

aslında basit olduğunu düşünüyorum ama hiç benim alanım olmadığı için bilemedim. yardımcı olabilirseniz çok müteşekkir olurum.

 
r.json() ile dictionary elde ediyorsun. Ondan sonra for loop ile modelleri saydırabilirsin. Mesela aşağıdaki örnekte model_count listesinin elemanlarının indeksleri model noyu temsil ederiyor. Yani model_count[3], 3. modelden kaç adet var onu verecek. Bu kısmı hallettikten sonra matplotlibe geçersin.

d = {
'count': 100,
'rows': [
{'id': 1, 'model': 3, 'age': 18},
{'id': 2, 'model': 4, 'age': 7},
{'id': 3, 'model': 3, 'age': 8},
{'id': 4, 'model': 3, 'age': 7},
{'id': 5, 'model': 3, 'age': 2},
{'id': 6, 'model': 3, 'age': 7},
{'id': 7, 'model': 3, 'age': 20},
{'id': 8, 'model': 3, 'age': 16},
{'id': 9, 'model': 4, 'age': 7},
{'id': 10, 'model': 3, 'age': 10},
{'id': 11, 'model': 2, 'age': 6},
{'id': 12, 'model': 3, 'age': 9}
]
}

model_count = 5*[0]
for row in d["rows"]:
model_count[row["model"]] += 1

print(model_count)
  • reactionic  (05.01.22 23:04:47) 
çok teşekkürler arkadaşlar akşam deneyeceğim.


  • bohr atom modeli  (06.01.22 19:48:48) 
[]

SQL bilen var mı? basit bir şey

Merhaba, bir listede bir değeri şöyle değiştiriyorum:

Update Artikel SET
Lifecycle = 2
Where Lifecycle = 1

sonra veritabanında değişiyor bu ama bu koda select ekleyerek çağırmak istiyorum ama hep hata alıyorum. nasıl yapabilirim bunu? yaptığım şey şu:

Select Artikel.Seriennummer, Artikel.Bezeichnung, Artikel.Lifecycle from Artikel
Update Artikel SET
Lifecycle = 2
Where Lifecycle = 1


beklentim tek kodla Lifecycle'ın 2 olması ve bu yeni listeyi çağırmak.

 
Select ve updatei bi arada kullanamazsin


  • nuisance  (01.12.21 18:58:22) 
postgre kullanıyorsanız RETURNING keyword'üne bakın: www.postgresql.org


  • plutongezegendegilmi  (01.12.21 19:06:27) 
hangi sql'de olduğuna hangi client'ta kullandığına göre değişir.

stored procedure ile filan yapabilirsin veya function ile yapabilirsin.
  • aziz dostum jack  (01.12.21 19:09:34) 
benim mallığım sorunun sonunda virgül varmış ve o ikinci soruya referans veriyormuş. select ile update'i bir arada kullanmam istenmemiş haliyle.

teşekkür ederim üçünüze de arkadaşlar.
  • bohr atom modeli  (01.12.21 19:09:42 ~ 19:09:51) 
[]

sevgili biberim justine'i nasıl koruyup kollayabilirim? [capsli]

merhaba paprika severler derneğinin güzide üyeleri.

çekirdekten ektiğim dolmalık biber (büyük olanlardan) son iki günde tatlı bir çıkış gösterdi fakat ben bunu ne sıklıkta sulamalıyım, ya da güneşin altında çok bıraksam iyi mi kötü mü olur hiç bilmiyorum.

bir de ekerken biri çıkmaz belki diye iki çekirdek atmıştım ikisi de çıkmış. bunlar ileride birbirlerini sönümlerler mi? benim saksı bayağı küçük çünkü.

dolmalık biber dünyasına vereceğiniz ulvi katkıya istinaden size karşı şimdiden müteşekkirim. esenlikler.

 
Henüz çok küçükler ayırmak için erken. Şimdilik doğal akışına bırak ve toprağı kurudukça sula. Fazla su iyi gelmez. Ayrıca aksam vakti sulamak daha iyidir. Günün sıcağında sularsan çiçeğe vermesi zor olur. Güneşten sonra sularsan boya verir ve bir gün sonra sıcağı görünce bitki kendi neslini devam ettirmek için ölme korkusundan çiçek üretir.

Bitki yaklaşık 10cm olunca saksılarını ayır ve büyüt. Kesinlikle bu saksıda bir tane bile olmaz. Daha derin saksı almalısın.
  • burty  (22.08.21 13:02:50) 
biber güneşi seviyor bayağı. pencere kenarında dursa bir problem olmaz yani. ben bahçede ikindiden sonra bile gölge olmayacak yerlere ekerdim.

şöyle parmağını toprağa sokaçlayınca kuru gibi gelirse, yaprakları da azcık düşmeye başlamışsa sulayabilirsin. 3 günde bir gibi böyle. devamlı sulayınca kök sistemi gelişmiyor, anca boya çalışıyor. çiçeklendikten sonra çok sulamak da çiçek döktürüyor. bu arkadaşın hayattaki amacı meyve verip tohumlarını toprağa saçıp soyunu devam ettirmek olduğu için kuraklık stresine girip meyve vermesi lazım. la nasolsa bol su geliyor, boşver meyveyi deyip anca boya gidiyor yoksa.

bu ilk yapraklara kotiledon deniyor. gerçek yaprakları çıksın, azıcık daha büyüsün, kök sistemi gelişsin, seyreltme yaparsın. iki ayrı saksıya almakta fayda var.
  • chezidek  (22.08.21 13:12:28) 
Yukarıdakilere ek olarak:
Kotiledon üstü 2'şer 3'er (toplam 4-6) yaprak yaptığında ayır. Biber milletinin alayı gövdeye değen suyu sevmez. Fide kısmısı tıknaz olmalı, ele avuca gelmeli. O da bol güneş, optimal düzeyde nemle olur. Ne kaa koyu yeşil yaprak, o kaa mutlu bitki. Bu yaşta strese gelemez, ona daha var. Velev ki sulama unutuldu, öğle saati güneşte pörsüdü; evvela gölgeye al bi 15-20 dk, baktın hala pörsük ver dibine suyu. Normalde sabah güneş selamlama, akşam güneş etkisini kaybetti saatlerinde sulama yapılır. Alttan su çıkmasına özen gösterelim lüffen. Hayırlı biberring!

  • beetlejuice  (22.08.21 13:48:31) 
[]

cam şişedeki yosun kokusu

merhaba, su içmek için cam şişe kullanıyorum (1,5 litre) ama dibine yaklaştıkça bir yosun kokusu peydah oluyor. sabunla çalkalasam bile gitmiyor bir türlü. buna ne yapılır?




 
az çamaşır suyu. bol su. iyice çalkala. biraz dursun. sonra durula. ağzı açık kalsın koku tat kalmaz.


  • sutlu nescafe  (28.07.21 18:46:42) 
icine kaya tuzun varsa az bir seg su koy ve kaya tuzunu bir guzel calkala. koku ve renk degisimi normal hocam ben haftada bir yaparim bunu. 1.5 ay ayni seyin ici yikamadan koku da olur dibi de sararabilir yeserebilir.


  • turbo sadık  (28.07.21 19:05:16) 
Krbonat ve sirke koyup biraz bekletip durula temizlenir

Deniz kenarındaysan bir miktar kum ve au koyup iyice calkala kum cam yuzeyinde olusan yosunu parcalar. Sonra yikayip kullanabilirsin
  • exlibris  (28.07.21 20:34:04) 
direkt siseden su iciyorsan agizindaki bakterili suyun bir kismi siseye geri gidiyordur.
www.hepsiburada.com soyle bir firca ile temizlersen sorun cozulur

  • lamartin  (29.07.21 10:39:27) 
şişe fırçası +1
fırça alamıyorsanız bulaşık deterjanlı sıcak suyu çalkalayıp bekletin içinde bir süre.
ya da sirke ve karbonat da olur.
düzenli yıkayıp havalandırmak lazım, normal.
  • blatta hiberna  (29.07.21 11:04:21) 
[]

bi film vardı

doctors without borders ile alakalıydı yanılmıyorsam aklıma gelmedi bi türlü. izleyen var mı?

bi adamın bu harekete öncülük etmesini anlatıyordu galiba.


 
www.doctorswithoutborders.org

Bunlar kendi sitelerinde alakali filmler diye verilmiş.
  • logisticsmanager  (28.07.21 10:31:48) 
buna baktım da tanıdık gelmedi hiçbiri nedense.


  • bohr atom modeli  (28.07.21 11:49:40) 
[]

mimari akımları öğrenmek için kitap önerisi?

merhaba, avrupa şehirlerini gezerken gördüğüm binaların süslemelerinden ya da yapılarından ne döneme ya da hangi akıma ait olduklarını o binayı wikipedia'da aratmadan az çok tahmin edebilmek istiyorum. (ki aslında gotik olanları tahmin etmeye başladım ama belli bir sınıflandırma dayanağım yok)

bununla ilgili yerli ya da yabancı dilde bir öneriniz var mı? şimdiden teşekkür ederim.


 
'Mimarlığın Öyküsü' Yale doktoralı Leland M. Roth'un türkçeye çevrilmiş kitabı. www.kitapyurdu.com
İyi mimarlık okullarında birinci sınıfta bu okutulur genellikle. Çok temel bir kitaptır, ancak epey kalındır. Daha sıkıştırılmış bir kaynak okumak isterseniz Gerard Monnier'in cep kitabı tadında olan 'Mimarlık Tarihi' kitabını okuyabilirsiniz. www.kitapyurdu.com&filter_name=mimarl%C4%B1k%20tarihi

İkisi de tarih öncesinden 1900lerin ortalarına kadar içeriyor, yalnızca ilginizi çeken bölümlerini okuyabilirsiniz.

Bunları haricinde Khan Academy'de de çok iyi anlatımlar var: www.khanacademy.org
  • ladygreen  (26.07.21 13:19:28 ~ 13:43:03) 
www.kitapyurdu.com
bunu tavsiye edebilirim, akademik degil de daha cok dediginiz tarzda bi talebi karsilar bence. khan academy'de mimarlik oldugunu bilmiyordum ona ben de bakacagim, ne yapiyolarsa iyi yapiyolar cunku.

  • hjarteblod  (26.07.21 13:28:51 ~ 13:29:08) 
[]

bir başlık vardı ya

sözlükçülerin en çok ben bilirim dediği şeyler mi neydi... neydi o?

altında bayağı entry vardı ama bi tane buldum o değil.


 
  • neverletyougodown  (20.07.21 20:41:12) 
eksisozluk.com olabilir mi?


  • chezidek  (20.07.21 20:51:56) 
uzman sözlük kadrosuydu galiba aradığım teşekkür ederim ikinize de arkadaşlar.


  • bohr atom modeli  (20.07.21 21:01:37) 
[]

gerçek gurmeler kola hakkında ne düşünüyor?

dünyada sudan sonra en çok sevilen içecektir herhalde ama bu içecek gastronomik olarak da çok başarılı bir içecek mi acaba yemek eleştirmenlerine ya da gurmelere göre?




 
Gastronomide kolanın yeri damak temizleyicisi olarak geçer, zaten içeceklerin temel görevi de budur. Özellikle yağlı ve acılı yiyeceklerle içildiğinde verdiği ferahlık-hacimlilik hissi kaydadeğer; bu anlamda görevini yerine getiren bir damak temizleyicisi. Ama aynı işi yapan binbir içecek var artık, ayırt edici bir özelliği olduğunu söylemek mümkün değil.

Tat ve aroma olarak kendini herkese hitap eden noktasına konumladığı için bu anlamda da bir fark yarattığı söylenemez. Zaten içerdiği şeker oranı yüzünden tadından keyif almak mümkün değilken şekersiz halini üretip onu da şekerli haline benzetmeye çalıştıkları için bir değişim yapamadılar.
  • Jux  (16.07.21 00:32:13 ~ 00:35:00) 
Les gibi glikoz surubu, icseler alisik olmadiklarindan seker krizine girebilirler.

Zaten sevildiginden degil reklami cok yapildigindan satiliyor.
Reklami kessin 1 tane satamaz, bak birayi reklami yasak olmasina ragmen aliyoruz.
Cunku bira kalp insanlik.
  • divit  (16.07.21 00:41:38) 
[]

bizde henüz kurşunsuz benzin yokken

yani 2004'e kadar falan, avrupa'dan falan araçlar geldiğinde kurşunlu benzin onların katalitik konvertörünü mahvetmiyor muydu? bu sorun nasıl aşılıyordu bilen var mı?




 
yanıta bir alman otomobil forumunda ulaştım. insanlığa katkı adına kendi sorumu yanıtlıyorum :D

bu ülkelere gitmeden bu aletleri arabadan söküyorlarmış, ya da o ülkelere ihraç edilecekse hiç takılmıyormuş.

hadi bakalım.
  • bohr atom modeli  (12.07.21 20:10:07) 
Anaa benzin kursunlu mu oluyordu eskiden o yizden mi kursunsuz yaziyor simdi? Kursunlu olunca ne oluyordu simdi ne oluyor?


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (12.07.21 21:15:31) 
evet. eskiden düşük oktanlı benzinler varken benzinin pistonlarda patlama süresini biraz geciktirip optimum verimi almak için benzine kurşun eklenirdi. sonra fark ettiler ki bu kurşun bayağı sağlığa zararlı bir şey. sonra abd'de 70'lerde, almanya'da 88'de olmak üzere yavaş yavaş tüm dünyada yasakladılar. bizde de 2004'e denk geldi.

şimdi benzindeki oktan (8 karbonlu hidrokarbon) değerinin yükseltilmesi için BTEX diye yüksek oktan içerikli bir madde ekleniyor ve böylece kurşunun yerini daha az zararlı bir madde almış oluyor.
  • bohr atom modeli  (12.07.21 21:21:20) 
2 ayri pompa vardi, arabana hangisi uygunsa ondan aliyordun.
Kursunlu daha ucuzdu.
Sonra yavas yavas kursunlu piyasadan cekildi o arabalar da hurda oldu.

Benim arkadasta sifir moblet vardi kursunsuz daha iyi diye ondan alirdi, simdi muhendis oldu gerizekali. Nereden nereye iste.

O fazla pompalari da kazik fiyatli benzin koydular, bosa gitmedi.
  • divit  (12.07.21 22:04:32 ~ 22:05:15) 
[]

su saat nasil sizce?

www.amazon.de

neredeyse 30 yasindayim. bayagi hosuma gitti. siz ne dusunuyorsunuz?


 
Güzel ama biraz fazla yaşlı işi gibi. Günlük giyime uymaz bence. Takım elbiseli kravatlı bi giyimde olabilir.


  • himmet dayi  (26.06.21 15:17:10) 
Valla ben beğendim gayet güzel. Bence günlük de olur, klasik de olur.


  • Amaranta ursula  (26.06.21 15:19:50) 
çok hoş bence de.


  • dnzbrs  (26.06.21 15:48:15) 
Çok güzel, yapıştır.


  • dougsampson  (26.06.21 17:55:16) 
Gayet güzel bir dress watch. Ancak ben olsam yakin bütçeye daha iyi mekanizması olan ve ikinci el değerini koruyan tissot ya da orient saatleri tercih ederdim.


  • aslil  (26.06.21 18:45:33) 
para versen takarım. yoksa takmam. baya kotu.


  • ehti  (26.06.21 21:37:38) 
[]

egzoz gazını arabanın içine verip intihar eden ünlü kimdi?

merhaba, otomobillerdeki katalitik konvertörlerle ilgili bir sunum yapacağım bunu da araya sıkıştırmak istedim ama isim bir türlü aklıma gelmedi.

bilen var mı?

şimdiden teşekkürler.

 
en.wikipedia.org


şurada farklı kişiler de var bir göz atabilirsiniz tam olarak kimi arıyorsanız :

www.ranker.com
  • kucukne  (16.06.21 10:38:10 ~ 10:39:25) 
Sunuma görüntü de lazımsa The Virgin Suicides filminde bu sahne var.


  • suicides underground  (16.06.21 11:41:34) 
kevin carter'ı arıyordum aslında ama emile zola'nın da karbonmonoksitten öldüğünü bilmiyordum. ondan da bahsedeceğim. :D


  • bohr atom modeli  (16.06.21 12:06:57) 
la casa del papel'in profesörünün yeni dizisinde de (tamlamaya bak be, ygs sorusu gibi) egzozla intihar sahnesi var. iskele mi the piar mı öyle bişeydi sanki adı.


  • halanne  (16.06.21 12:19:04) 
House of cards'da da var.
Bir de yanlislikla bunu yapanlar var.

  • divit  (16.06.21 12:54:55) 
[]

alman (f) ev arkadaşlarına istanbul'dan hediye sorusu vol. 2

merhaba,

iki alman ev arkadaşım var. istanbul'a kısa bir süreliğine geleceğim ve onlara bir şey getirmek istedim.

geçen sene başka ev arkadaşlarım vardı, onlardan birine fındık ezmesi aldım -çok sevdi- ve kızlardan biri için bu jokeri kullanacağım.

diğeri için ne alınabilir? yemelik bir şey olmasa daha iyi sanki.

 
www.aydanoner.com
Ben bir grup Amerikalıya şuradaki cam nazarlıklardan aldım renk renk, buraya özgü ama modern tasarım olduğu için çok tatlı hediye oldu.

  • kobuzchu kiz  (15.06.21 11:47:31) 
üzerinde etnik desenleri olan bir bez çanta almıştım alman ev arkadaşıma. çok sevmişti.

m.trendyol.com
  • istanbul kanatlarimin altinda  (15.06.21 12:32:01) 
[]

Gg ne anlama geliyor? (kimya)

merhaba, almanca bir makalede rastladım şöyle geçiyor:

"Einer Berichterstattung des Umweltbundesamtes [103] zufolge sind 1528 Gg Kohlenmonoxid von den insgesamt 4006 Gg, die im Jahr 2006 in Deutschland emitiert
wurden"

bu Gg ne birimi bir türlü anlayamadım. "1528 Gg Karbonmonoksit" şeklinde geçmiş. google'da aradım maamafih bulamadım.

bilgisi olan varsa müteşekkir olurum.

 
  • kobuzchu kiz  (10.06.21 23:38:36) 
@kobuzchu

aklıma gelmedi değil de niye böyle kullansınlar ton cinsinden yazmak varken diye düşündüm. teşekkür ederim tekrar :D
  • bohr atom modeli  (10.06.21 23:40:51) 
Sebebi tonun tanımının net olmaması. İngiliz tonu, amerikan tonu, metrik ton...


  • mikro patlama  (11.06.21 12:59:22 ~ 13:06:09) 
[]

iki kişinin ilk seferde maksimum koşu süresi farkı neye bağlıdır?

bir ay önce falan yeniden düzenli koşmaya başladım. ilk çıktığım gün 12-13 dakika ancak koşabildim.

bir arkadaşım da geçen gün ilk defa çıkmış, sigara içmesine ve benden kilolu olmasına rağmen 40 dakika koşmuş.

ben hayatımda hiç sigara içmedim. bunun nedeni ne olabilir?

 
Kanındaki hemoglobin sayısına, maksimum oksijen taşıma kapasitesine vs bunlar sonradan değiştirilebildiği gibi genetik olarak da yüksek-düşük olabilir ama arkadaşınınki hikaye tabii pece skoru km/13 falan değilse.


  • Kaleci Saçlı Forvet  (03.06.21 14:50:13 ~ 14:55:05) 
Koşma temposu önemli. Belki sen hızlı koştun, o yavaş koştu. Birlikte aynı tempoda koşarsanız karşılaştırmak daha sağlıklı olur. Koşu süresi birçok şeye bağlı. O günkü yorgunluk bile bayağı etkiler.


  • dissendium  (03.06.21 14:51:53) 
Kosma hizina da bagli olabilir de yalan soyleme olasiligi da yuksek gibi. Ne bileyim ilk kez kosmaya cikan kilolu biri kolay kolay 40 dk kosamaz bence.


  • j r r tolkien hayrani  (03.06.21 14:52:56) 
yok ya yalan söylemez. çok kilolu da değil de benden biraz daha kilolu diyeyim. :)


  • bohr atom modeli  (03.06.21 14:55:14) 
Sen az koşmuşsun, o da fazla sallamış. Arkadaş ilk seferde 100kg bench press falan da yapar dikkat etsin.


  • zoghurt  (03.06.21 14:55:35) 
Ciğer kapasitesini arttıracak başka bir şey yapıyordur belki bilmeden.

40 dk yeni başlayan birine göre çok fazlaymış. Ama tempo önemli.

Bu işte motivasyonda çok önemli
spor için koşmaya çıktığımda yarım saat zor dayanıyordum ben. 20 dkdan sonra bırakıyordum. sonra istanbul maratonuna katıldım 15 km de. Aralıksız koştum, 2 saatin altında bitirdim.

O belki daha motive koşmuştur. Ben sıkılıyorum mesela koşarken. Ulaşma istediğim hedef yarım saat olduğu için 25. dk da dayanamayıp bitiriyorum. Ama maratonda yorulsam da koştum.
  • zimbirik  (03.06.21 15:09:53) 
tempo. yurumekten biraz hallice 1 saat kostum gecen. covidden beri hic kosmamistim.

yani tempo onemli. ama saatte 12 km kosacan dersen ance 5 dk kosabilirim simdi.
  • camussar  (03.06.21 15:29:04) 
Ergenliğinde kondisyona dayalı bir spor yaptıysa onun da etkisi olur.


  • arnold schwarzeneger  (03.06.21 15:43:50) 
182 boy 72 kg 25 yasinda ilk kostugumda saatte 8-9 km hizla(apple watch’a gore) tam 35 dk kosmustum bi sure duzenli devam ettim hic 30 dakikanin altina dusmedim ama 35 ustune azar azar ciktim. Sonra sehir degisikligi oldu kosu parkuru olmayan bi yere tasindim kosmayi biraktim.. 4 ay sonra kosu bandinda ilk seferde 32 kostum direk istesem devam ederdimde canim istemedi daha fazla kosmak. Yani bence kisisel bisey olmakla beraber kosuyu sevip sevmemeklede alakasi olabilir bende cok arkadasimi ikna ettim beraber kosalim diye kondisyonlari benim ayarimda olanlarda vazgectiler benden az kosuyorlar genelde. Muzik dinlemessem 15 dk bile kosamam bu da bir etken olabilir.


  • ishak77  (03.06.21 19:12:13) 
[]

ABD'de bulunmuş arkadaşlar (RTE içerir)

ben bundan 10 yıl önce work and travel ile new york eyaletinde bulunmuştum. çok fazla otobüse binmedim ama bir gün albany'de bi yere giderken binmiştim, inerken otobüsün şoför tarafından en arkaya doğru uzayan bir tel vardı ve inmek isteyen onu aşağı çekiyordu.

bunlar hala var mı ve ne derecede yaygın?

bou sorumu rte'nin söylemi üzerine yazıyorum. aslında çok az da olsa haklılık payı var. bu tür şeylerde türkiye birçok ülkeden daha iyi gibi. istanbul metrosu falan gayet modern bence. keza trenler otobüsler.

siz ne düşünüyorsunuz?

 
Sordugun soruyu tam anlamadim ama ABD buyuk bir ulke ve hizli tren diye bir kavram yok.

Cin'den hizli tren satin alsak diyenler var.
  • yenibenyeniden  (02.06.21 00:12:56) 
köprüler ve metrolar abd'den daha iyi türkiye'de. ama metro kavramı vs abd'de 50-80 sene önce başladı bitti. bizde yeni yeni peak noktasını yaşıyoruz son 5-10 senede. aşırı yapılaşma ve betonlaşma konusunda bakınca abd'den önde olduğumuz konular var. eksiğimiz hatalarımız da çok çok fazla.

ancak konu betonlaşma ise karşılaştırılacak ülke abd değil, dubai katar vs olur.
  • avatar is back  (02.06.21 00:33:19) 
Son başlayan ilerler, geçmişten kalanın üzerine yenilik yapmak zordur. Bankacılık sistemi de benzer şekilde bizde ileri çünkü adam akıllı sistem zamanında yoktu, girişirken sıfırdan ileri teknoloji ile kuruldu.

Bu kötü bir şey olmak zorunda değil ama ayrıca övünülecek, onlardan daha iyi başardık denebilecek bir şey değil. Estonya dijitalleşmede birçok ülkenin önünde ama overall bakınca başka da bir olayı yok.
  • Jux  (02.06.21 00:38:37) 
Bankacilik sistemi bizde daha iyi degil, 60 dolar vergi iadem geldi, 10 tane banka gezdim, hicbir eleman cek nasil bozulur bilmiyor, her bankada bir mudurle gorusmek zorunda kaldim, kotu olan su bircok mudur de bilmiyordu.

Bir bankada neyse deneyimli biri vardi, o banka da cekin neredeyse yarisini aliyordu.
  • howfaristhesky  (02.06.21 00:44:49) 
@howfaristhesky, aynen kanka tam olarak işini iyi yapmayan personelden bahsediyordum ben de.


  • Jux  (02.06.21 00:54:55) 
@howfaristhesky, işte neye göre iyi/iyi değil dediğine bağlı. ABD kafası çek bozdurmak burada zor oluyordur doğru. Ama online bankacılık, posta beklemeden şifre almak, belli ayarları webden değiştirebilmek, mobil bankacılık gibi şeylerde Türkiye çok hızlı görünüyor. Mesela ben İngiltere'de yaşarken şaşırdığım bişey her atm'nin para yatırılabilir şekilde olmamasıydı. HSBC Business bankamatikler yatırmaya izin veriyordu :D Biraz nüfus ve hız isteğiyle de ilgili tabii. Ha mesela duyduğum bir örnek, Western Union transferlerini Garanti Cep'ten yapabiliyordun, Avrupa'da kendi kendine yapamazsın saçma demişler parasını geç vermişlerdi birinin. Anlamamışlar sistemi.

Metro vs olaylar biraz geç gelmesiyle ilgili bence de. Ama yine de işletme olarak da iyiyiz bence. İstanbul metrosunda uyuyan evsiz, işeyen birileri, fare vs. görmedim. Dakiklik olarak emin değilim.

ABD'de toplu taşımanın iyi olmadığı hep söylenir fakat yüzölçümü çok büyük, ayrıca araba almak çok daha kolay.(ve gerekli deniyor) Türkiye'de araba alamıyorsun ve alman gerekmesin diye her yere toplu ulaşım var. Ayrıca Avrupa mantığı olduğumuzdan bizdeki şehirler biraz daha derli toplu. ABD'ye gitmedim ama her iki mekanın arası çok uzak ve arabayla gidilebilecek şekilde diyorlar. Ben avrupada çoğu şehri yürüyerek gezdim :D

sonuç olarak, farklı mantıktaki ülkeleri karşılaştırmak biraz elma-armut. Mesela sağlık sistemi, bizde çok iyi? mi? ama orada adam buna vergi vermiyor. Benim maaşımdan her ay o kadar para kesilmese, özel sigortayla daha iyi hizmet alacağım belki? gibi.
  • nhk ni youkosu  (02.06.21 00:56:28 ~ 01:05:09) 
beğenmediğin ny metrosundan, aynı duraktan 8 farklı metro geliyor. bindiğin trenin başı bir yöne gidiyor, kıçı başka yöne gidiyor yolda ayrılıyor. türkiye'deki toplam metro ağı ny'nin 1/50 oranı kadar falandır sanırım.

otobüs hatlarına gelince, abd'de toplu taşımayı otobüs olarak kullanma oranı ile buradaki çok farklı. biz hindistan gibiyiz neredeyse artık insanlar otobüse metrobüse minibüse binmek için kapıdan birbirlerini iterek sıkıştırıyor, içeride winrar gibi duruyorsun. abd'de böyle bir şeye denk geldin mi hiç herhangi bir otobüste vs?

ben 4 ay kaldım ny'ta, çalıştığım restoranda haftada 5 gün ve günde sadece 6-7 saat çalışan 19 yaşındaki garsonlar işe jiple gidip geliyordu. sen şimdi böyle bir ülkede otobüse neden yatırım yapasın ki? öyle bir talep ya da ihtiyaç yok çünkü. burada haklın %70'i fakir olduğu için onlara yatırım yapmak zorundasın.
  • reanarchy  (02.06.21 08:31:58) 
gayet haklısın, zaten ABD'de de tartışılan bir konu bu, sadece ulaşım değil tamamen altyapı konusunda çok ciddi renovasyon ve yatırım yapmaları gerekiyor. usa infrastructure renovation falan diye aratınca yıkılan yollar, eski elektrik dağıtım şebekeleri, su problemleri ile karşılaşıyorsun. tren ise en geri kaldıkları konu, Amtrak diye bir saçmalık var herkes nefret ediyor. yani tespit doğru aslında. şu anda altyapının bir çok noktada yıkılıp baştan yapılması tartışılıyor. dediğim arama kriteri ile araştırırsan bir sürü bu konuda makale çıkacaktır zaten. 5-6 trilyon dolarlık bir yatırım yapılması gerekiyormuş altyapının çağı yakalaması için. toplu taşıma zaten zayıf, bu kasten yapılmış bir şey çünkü adamlar avrupa gibi toplu taşımaya yönelmek yerine daha bireysel, otomobil odaklı bir şehir planlaması yapmışlar zaten.

ama bunun sebebi ABD'nin geri bir ülke olması değil, adamlar bu yatırımları 100 sene önce yapmış, iş gördüğü sürece de bırakmış. biz daha 5 sene önce açmışız bir çok metroyu. e tabii ki bizimki daha yeni olacak. yani bu ABD'nin geri, bizim ileri bir ülke olduğumuzu göstermez, ama evet altyapı konusunda tr kendi klasmanına göre çok iyi durumda diyebiliriz.

araba fiyatları ile ve kişi başına düşen mill gelir ile konunun hiç bir alakası yok, sıfır korelasyon. az buçuk ingilizcesı ve okuduğunu anlama becerisi olan herkes Google'ı kullanarak yukarıda yazdıklarımı doğrulayabilir.
  • roket adam  (02.06.21 09:11:43 ~ 09:23:20) 
Ben Afrika'da bir ulkede yasiyorum. Mobil internet hizi ozellikle Turkiye ziyaretimde anliyorum ki daha hizli burada. Mobil bankacilik var, bir hat sahibi oldugun an saniyesine kullanmaya baslayip aninda para gonderip alabiliyorsun ve en ucra koyde bile bulursun parani cekecek bakkal. simdi bu iki noktayla bulundugum ulke turkiyeden gelismis mi oluyor?

Ulke halklarina sunulan ve alistiklari bir "rahatlik" sistemi var onlarin seviyesi degisiyor sadece. Fakat bunlar genel olarak refah seviyesini belirtmiyor bence.
  • 2oda1salon  (02.06.21 09:29:12) 
Bu sistem evet hala var 2020 Missouri’de aynı sistem vardı. Ne şehir içi ne şehir dışı toplu taşıma doğru düzgün değil. Bir otobüs bir saatte bir geliyor falan. Niye böyle peki? Çünkü herkesin arabası var. Bir ailede yetişkin kişi sayısı kadar araba var ve benzin çok ucuz. Tr’yi Abd ile kıyaslamak çok yanlış zira sahiden toplu taşıma kültürü gelişmemiş. Avrupa ile kıyaslarsak Almanya, Hollanda, İsviçre ve Fransa’da şehir içi/şehirler arAsı çok defa seyahat ettim. Türkiye’de otobüsle eşimi bir yerden bir yere gönderirken çekiniyorum açıkçası. Bu saydığım ülkelerin tamamında toplu taşıma Tr’nin çok ilerisinde, hem konfor hem öngörülebilirlik açısından.


  • but that was just a dream  (02.06.21 09:30:34) 
metroların iyi olması adamların 1900ün başında metroyu kullanmaları olmasın? adamlar sen eşşeğe binerken metroya biniyordu. abd den iyi falan değiliz ya. senin başkentinde maguris dolmuş var ya allahını seversen neren iyi?


  • mikahakkinen  (02.06.21 10:23:21) 
Bu sey gibi degil mi, asgari ucretle gecinen ailenin reisinin, bilmem kac milyon taksitle aldigi iphone ve devasa tv'sini gosterip, zengin ailenin ihtiyaci olmadigi icin tercih etmedigi, ortalama bir android ve ortalama bir tv ile yetindigi durumu, bakin biz onlardan iyiyiz diye gostermesi gibi.

Almanya'da da e-devlet kadar kapsamli bir dijitallesmenin yanina yaklasilmiyor, hala her sey mektupla yuruyor. Bu almanya icin negatif bir durum ama, dijitallesmeden once daha temel sorunlari cozmek gerekmiyor mu? Adamlarin takir takir isleyen bir adalet sistemi var mesela, hayvan gibi sosyal devletleri var, rejimleri demokratik.

Bunlar hep bizim gorgusuzlugumuz. Cok daha temeldeki sorunlari cozmeden, alt yapi sorunlarini halletmeden, yuzeysel seylerle kendimizi avutuyoruz. Neymis metromuz guzelmis, insan gibi yasamadiktan sonra istersen tum ulkeyi altin ile kaplat, adalet olmadiktan sonra neye yarar tum bunlar?
  • bosver nicki  (02.06.21 13:05:18) 
arkadaşlar ben abd bizi kıskanıyor demedim ki. yani abd veya almanya gibi ülkeler bizden iyi diye her konuda bir şekilde onlara haklılık bulmamız gerekmiyor ki.

abd süper güçse, new york'ta bir duraktan 8 metro geçiyorsa bırakın da o metrolar sidik kokmasın, klimaları falan olsun. yazın new york'ta metroya binen varsa bilir ne demek istediğimi. hayır bir de her yerde paylaşılıyor "keanu reeves metroya bindi araba kullanmıyor gelişmiş ülke yea" diye. şimdi burada "niye metroya yatırım yapsın herkesin arabası var" olmuş.

yani bazı şeylerde biz daha iyi olamaz mıyız? bu düşünceyi anlayamıyorum. almanya'da sanayi iyi diye bürokrasideki kağıt fantezisini görmezden mi geleceğiz?
adamlarda telefon uygulamasına kaydoluyorsun size bir fiziksel bir mektup gönderdik şifreniz onun içinde olacak diye mail geliyor, bir uygulamaya giriş yapacağım diye bir hafta mektup bekliyorsun ve bu alt tarafı bir sigorta şirketi.

garip gerçekten.
  • bohr atom modeli  (03.06.21 10:26:20) 
12345  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.