[]

akreditif işlemi-bilal'e anlatır gibi

yine ben.. bu defa basit ve kısa:

akreditif ile bir şirkete ürün satabilmek için vergi mükellefi ya da şirket mi olmak gerekli?


 
evet


  • silent storm  (10.09.14 15:12:44) 
tabi evet. sonuç olarak ihracat bu anladığım kadarıyla. iç piyasada kullanılan bir ödeme şekli değil akreditif. ya da ben olduğunu bilmiyorum diyeyim.


  • gece lampulu  (10.09.14 15:14:57) 
@gece lampulu; akreditif kağıt üzerinde bakıldığında iç piyasada da kullanılabilen bir araçtır. fakat detayı çoktur, masrafı vardır vs. gibi sebeplerden dolayı kullanılmaz. yoksa dediğim gibi kullanılamaması için bir sebep yok. sadece bilgi amaçlı yazmak istedim.


  • silent storm  (10.09.14 15:18:44) 
@silent strom dostum eyvallah. sorun yok. ihracat için genelde zaten ama ben de iç piyasayı bilmiyorum kendi şirketimde gördüğüm hiç olmadığı, açık hesap veya çek ile döner iç piyasa. o sebeple yazdım.
masrafı yurt dışında da var zaten biliyorsun, bir dünya düzeltme ister bankalar ota boka! :)

  • gece lampulu  (10.09.14 15:21:55) 
peki sevgili @gece ampulu ve @silent storm, bir şirket mensubu ya da sahibi olmadan yurt dışına ürün satışı için karşı taraftan akreditif ya da benzeri bir teminat istemenin hiç bir başka yolu yok mudur?


  • shubulubapshubaptishaluva  (10.09.14 16:00:14) 
peşin ödeme dışında yok maalesef :) bpo vs. gibi sistemler var artık, fakat her durumda şirket gerekecek. şahıs adına çek vs. de göndermezler.

daha önemlisi şu, tabii malın durumunu ederini falan bilmiyorum ama, şahıs olarak ticari malın ihracat gümrük çıkışını yapamayacaksınız. karşınızdaki profesyonel bir firma ise bu konuda da sıkıntı olacaktır.

daha detaylı bilgi verebilirseniz ona göre çözümler önerebilirim.
  • silent storm  (10.09.14 16:45:28) 
@silent storm yazmış. kişiye göndermezler.


  • gece lampulu  (11.09.14 10:35:07) 
[]

akreditif işlemi-bilal'e anlatır gibi

merhabalar

bir mevzu var ve benim alanıma öyle uzak ki kimsenin anlattığını anlamadım.

şimdi, ailem bir online satış yapan yurt dışı şirketine ürün satacak, 3 günlük bir kampanyada sergilenecek ürünler. anlaşmamıza göre 3.gün sonu siperişler bize iletilecek, biz de paketleyip göndereceğiz. ödemeyi gönderimden itibaren 30 gün içinde ödeneceği yazıyordu anlaşmada.

exim bank sorgusunda şirketle nakit çalışmamız tavsiye edildi.
şimdi bizim bu şirketten "akreditif" almamız gerekiyormuş.
Allah aşkına bana şu noktadan sonra yapılacakları Bilal'e anlatır gibi anlatsanıza. diyin ki: "banka şubene git, müş.temsilcinin karşısına otur"

 
sizin bankanız, karşı tarafın bankası ile iletişimi sağlayacak. karşı taraf parayı kendi bankasına verecek. sonra sizin bankanıza paranın taahhüdü bildirilecek. siz ürünü göndereceksiniz. sonra ürünün gönderimine ilişkin belgeleri bankanıza sunacaksınız, o da karşı tarafın bankasına ürün gönderildi, parayı gönder diyecek. karşı tarafın bankası, sizin bankanıza ödemeyi gönderecek.

akreditif dediğimiz olay, en basit haliyle böyle çalışıyor. tek banka da olabiliyor bazen.

en rahatı tabi yine sizin gidip banka müşteri temsilcinizle görüşmeniz. diğer işlem, belge vs. onları ondan öğrenmeniz daha doğru olur.
  • pomolilik  (04.09.14 11:34:00) 
exim peşin ödeme yöntemi ile çalışın demek istemiş (30 gün vadesi olmasın yani). akreditifi siz açmayacaksınız ihracatçı olarak, ithalatçı kendi bankasına talimat verecek, sizin çalıştığınız bankaya swift mesajı ile bu detaylar gelecek. bankanız da size haber verecek.

tabi bu akreditif açıldıktan sonra orada yazan şartları bire bir sağlamanız gerekir, yoksa paranızı alamazsınız. bu şartlar yalnızca belgelere dayalıdır. yüklemeyi yaptığınız, fatura üzerinde istenen detayları sağladığınız sürece falan ve dahası olabilir.

bunların da öncesinde, akreditif açılmadan önce sizin ithalatçıya bazı bilgileri teyit etmeniz gerekecektir. mallar hangi taşıma yöntemiyle yüklenecek, nereden ve nereye, hangi tarihler arasında, tutar, vade ne olacak gibi. sonrasında bu bilgiler ile akrditifi açtıracak ithalatçı.
  • givemesomesubstance  (04.09.14 11:35:33 ~ 11:36:14) 
kredi kartıyla alışveriş yapmayı akreditifli bir işlem gibi düşünebilirsiniz. gittiniz boyner'den kredi kartı ile bir mal aldınız. siz işlemi gerçekleştirdiğiniz anda boyner ödemesini bankadan alır. siz de hesap kesim tarihinde gider bankaya bedelini ödersiniz. kısaca sizden direkt boynere para gitmez. sizin kredi kartı borcunuzu ödeyip ödemediğiniz boynerin umrunda olmaz (o parasını bankadan almıştır) aynı şekilde o ürün bedelini bankanın boynere ödeyip ödemediği sizin umrunuzuda olmaz. (siz malı almışsınızdır)
yani siz ve boyner arasındaki alışverişte banka da taraf olmuştur.

akreditif bir ödeme şeklidir. şirket ile bankanın koyduğu kurallar çerçevesinde karşılıklı anlaşırsınız. bunun için bir akreditif metni olacak. (zaten belirli standartları var). bu metin üzerinde malın teslim şeklini, tarihini, ödemenin kaç gün vadeli olacağı vs'nin ve diğer detayları belirttikten sonra bankaya bildireceksiniz. biz bu şekilde anlaştık ben malı gönderince bana parayı öde demek gibi düşünün. daha sonra gerekli evrakları sunduktan sonra ödemenizi alacaksınız. fakat akreditif metnini oluşturmak önemli müzakare edilmesi gfereken bir konudur. sizin ödeme alabilmek için bankaya hangi evrakları sunacağınız çok önemli. bunlardan bir tanesinde eksiklik olması durumunda parayı alamazsınız. ne yazık ki çoğu şirket açalım önemli değil diyerek bu işe girer ve sonrasında parasını tahsil edemez. ama işi bilmeniz durumunda hem siz hem de malı alan taraf için güvenli ve sağlıklı bir yöntemdir.

konuyla ilgili danışmanlık yapan bir arkadaşım var isterseniz yönlendirebilirim :)
  • yimirta  (04.09.14 11:45:34) 
aslında yanlış ifade etmişim. belgeleri eksik ya da hatalı göndermeniz durumunda rezervler oluşur. bu belgeler ithalatçının bankası tarafından incelenir, ithalatçıya rezerv bildirimi yapılır, ithalatçı bu rezervleri kabul etmediği takdirde ise paranızı alamazsınız. yani rezervli evrak sunsanız dahi ithalatçının insafına bağlı olarak paranızı yine de alabilirsiniz.


  • givemesomesubstance  (04.09.14 13:38:28) 
[]

korkulu kısa film

apartmanda komple tadilat var ve benim dışımda kimse kalmıyor şuan binada. bok varmış gibi şunu izledim azönce:

www.facebook.com

nasıl buldunuz?

bana sabahlar olmasın tabi şu noktadan sonra:(

edit: olm tıkırtılar geliyo ya

 
abi video o kadar sıkıcı ve boş ki... bi şey olacak diye nekledim 3 dk borçlandın bana.


  • reavelyn  (03.09.14 00:02:07) 
Kendin ettin kendi buldun :/


  • kadirgali huseyin olmayan adam  (03.09.14 00:02:14) 
videonun amacı paranoya yaratmak başka bi şey değil.
videoyu izlemedim ama resimden çıkarttığım, ışığı kapatınca yaratık görünen video olsa gerek?

  • zebragibi  (03.09.14 00:07:50) 
[]

hangi haber sitelerini takip ediyorsunuz?

şöyle tarafsız, ya da taraflı olacaksa her iki taraftan da site tavsiye edebilir misiniz haber takip etmelik?
haber okuma alışkanlığını daha yeni yeni ediniyorum (27 aralık dönüm noktam diyebilirim). haberturk okuyordum bir dönem. bir baktım taraflılığın Allah'ını yapıyorlarmış. ekşi'ye giriyorum bi yorum oraya bakıyorum bambaşka bir olay. sol,evrensel falan da demeyin gözünüzü seveyim. akit'ten ne farkları var?
ee ne dersiniz?


 
t24


  • bira sisesi kapagi  (02.09.14 14:34:12) 
Hürriyet.com (kötünün iyisi)


  • cankoc  (02.09.14 14:36:53) 
www.korhaber.com ya da gazeteport...


  • otoriter  (02.09.14 14:37:31) 
-t24
-Euronews
-Deutsche Welle
  • candanag  (02.09.14 14:41:43) 
aljazeera turk


  • badamli  (02.09.14 14:59:07) 
eskiden radikal vardi ama herhalde basili yayini durdurup tamamen online hale geldikten sonra kazandiklari para yetmedi, seksi fotograflari icin tiklayiniz gazeteciligine basladilar..

su andaki basliklardan secmeler yapayim hatta:
"iste o serefsiz diyalogu"
"sarigul tarafini acikladi, tam destek verecegim"
"muhtemel rakibe ince'den davet"
"tunceli'de elektrik santraline bombali saldiri 30 kilo patlayiciyla ana kumanda merkezine.."

Haber cok ilginc ama ayrinti vermeyelim ki tiklayin, tikladiktan sonra da ne oldugunu anlayinca bize kufredin..
  • buzzlightyear  (02.09.14 15:02:22) 
[]

office yerine

selamlar duyurunun hackerleri, teknopatları, kodadı kılıçbalıkları

office 365 mi bi nane var bilgisayarda. Hiç bakmamışım, bilgisayar w8'li gelince içinde office vardır sandım. bunun da son kullanma tarihi geçti mi size.. şimdi açıyorum excel'i word'u imleç bile yanıp sönmüyor. hiç bir düzenleme yapılmıyor:((


ben ne yükleyeyim şimdi bilgisayara? malum ortamlardan illegal işlere mi girsem? open office'in gideri var mı?
varsa da indirdiğimi yüklememekte diretti güvenlik duvarı. ben yanlış bişey mi indirdim?

ne dersiniz?

 
open office leştir 365'e aylık üye olun ya da taksitle bir ofis alın rahat edin.

alın office 2010 40 tl:
www.btsony.com
  • bira sisesi kapagi  (01.09.14 15:40:20) 
[]

tatil dönüşü sendromu

ya nasıl dayanıyorsunuz?

vallahi tatile gitmek için evden çıktığım andan beri susmadı yemin ediyorum telefon. amk her boku da benden istediler. bir de sorun şu teli açanlar dayım, babam,annem falan. hepsi de iş mevzu için arıyor. anlamıyorlar mı 3-4 gün tatil yapıyorum. yok. neymiş, evde interneti kapatmış tadilat var diye, benden müşterisine mail atmamı ıstiyor. kafam kadar ekranlı note bilmemkaç ama adamın telefonu.bu ve benzeri on milyon şey. ya ben bunu söylemek zorunda mıyım, tatile çıkan kimse bu denli aranır mı? of:(

dönüşte biriken işlerden gözüme uyku girmiyor bir de. şu saatte uyandım ya. yok böyle bir şey..

 
bu sendromu atlatmak için kısa bir tatile çıkmalısınız. akşamdan kalmayken, sabah erken saatte içilen bira gibi.


  • compadrito  (25.08.14 06:13:30) 
bence tatile çıkınca telefonu falan kapatmak gerek. Hatta evde bırakın mümkünse.


  • safepassage  (25.08.14 08:49:07) 
Tatilden pazar değil perşembe günü döneceksin. Bir gün işe gidip, tekrar hafta sonu tatili yapacaksın.


  • arnold schwarzeneger  (25.08.14 09:09:00) 
valla ben hiç acımam, tatilimde boş yere iş için arayanın bir kere ağzına sçarım bir daha da cesaret edemezler.


  • kimlanbu  (25.08.14 09:32:13) 
[]

buharda pişirme nasıl oluyordu?

ana yemek yanına garnitür koyacağım, -bulabilirsem- havuç, brokoli ve taze fasulye'li garnitür yapmak istedim. buharda pişiyor tahminimce, diri kalmalarını istiyorum çünkü.
e nasıl olacak o? bende sadece tencere ve metal makarna kevgiri var. nasıl yaparız, bi el atın be..



 
Su kaynasın tencerede, üstüne kevgiri koyup sebzeleri atın ona.

Yalnız geçenlerde burada biri tavsiye etmişti, buharda pişirdikten sonra tereyağında çeviriyorlarmış iki. Deneyin isterseniz.
  • burasi ne garip bir yer  (22.08.14 13:37:34) 
tencerenin dibine 2-3 parmak su koy
yine tencerenin icine ortasina cay tabagi koy hafif yukselt. sebzeleri de kevgirin icne koyup kevgiri suya degmeyecek sekilde yerlestir. tencerenin kapagini kapatirsan buharda sebze olur mis gibi

soyle aparatlar da var www.kemalpasatatlisi.com

kacirmayiz.com
  • exlibris  (22.08.14 13:38:30) 
Sadece buhar yerine blanche edebilirsiniz. Kaynar suda 2-3 dakika haşlayıp ardından buzlu suya sokup çıkararak diri ve güzel renkli yaparsınız. Tabii fasulye ve özellikle havucu biraz ince doğramak gerekir.


  • whoosie  (22.08.14 13:40:04 ~ 13:40:35) 
arkadaşlar anlatmış.

buharda pişirme deyince sebzeler kaynayan su ile temas etmiyor. o aparatların içinde duruyor kapalı tencere içinde. kap içinde su kaynadıkça buharı dolaşıyor ve bu buhar sebzeyi haşlıyor.

kevgiri içindekiler su ile temas etmeyecek biçimde tencere içinde bir tabakla filan yükseltirseniz yapabilirsiniz.
  • mea maxima culpa  (22.08.14 13:53:40) 
[]

acil ingilizce kontrakt-anlamadığım yerler!!

selam duyurunun internasyonel hukukçuları,

elimde ingilizce bi anlaşma var. aile şirketinin bir ingiliz şirketiyle alışverişi olacak da üzerinize afiyet, bir anlaşma göndermiş karşı taraf.
şimdi benim kafa iyiden gitti
"supplier name" bizim marka mı, anlaşmayı imzalayacak şahsın adı mı oluyor?

bir de, title'a legal representative yazsak olur mu?
bir de, "UK firmasının adı" credit limit---- bölümüne bilmemkaç euro yazmamızı tavsiye etmişler, buna yazdığımız meblağın çokluğu bizi olumsuz anlamda etkiler mi?
bir de, şu tam olarak ne demek?

- if "gavur şirket" pays supplier within __ days, supplier authorises a __ % early payment deduction from invoice.


çok sağ olun şimdiden..

 
şimdi son yazdığın cümleye bakarsak ''supplier'' sizin marka oluyor. cümlenin geneli ise şöyle çevrilebilir sanırım;

''eğer 'gavur şirket' size şu kadar gün (__) içinde ödeme yaparsa, supplier (yani siz) ön ödemeden %X kadar indirim yaparsınız/yapacağınızı kabul/ taahhüt edersiniz.''

title ve credit limit için bir şey diyemeyeceğim.
  • kisa bisey olsun istemistim  (17.08.14 22:47:30 ~ 22:50:51) 
supplier
"shubulubapoğulları kabap ve kareoke"(markamız) mi olmalı
"fadıl fıdıllı"(yasal temsilcinin adı) mı oluyor yani?
  • shubulubapshubaptishaluva  (17.08.14 22:53:31) 
öncelikle şunu belirteyim internasyonel hukukçu değilim.:D

ancak bariz bir şey var ki; eğer bu anlaşma iki şirket arasında yapılacaksa elbette supplier name yerine markanın adı yazılmalıdır.

hepsi verdiğin son cümleden çıkıyor aslında. gavur şirket kime ödeme yapacak? cümlede ''pays supplier within'' kısmındaki supplier'a. yani anlaşma yaptığı firmaya, tedarikçiye. dolayısıyla supplier name anlaşma yaptığı firmanın adı oluyor. ben çıkarımı böyle yapıyorum. supplier'ın kelime anlamı da tedarik eden, veren kişi/firma vs... yani firma. siz yine de bir hukukçu bulun ona da sorun. yanlış bilgi vermek istemem. ama %97,63 garanti veriyorum firma adı olduğuna.:D
  • kisa bisey olsun istemistim  (17.08.14 23:02:33 ~ 23:04:31) 
1. "Supplier Name" = "Tedarikçi" şirketin tam ve yasal ismi, bundan böyle Tedarikçi diye çağırılabilir.
2. Hayır.
3. Emin olmadığınız hiç bir yere, maktu rakkam yazmayın, veya sizi edim borcu altına alacak bir şey yazmayın.

benimle temasa geçin.
  • ottoschmit  (19.08.14 13:07:57) 
[]

powerpointte format değiştirme

canlar
elime hocanın bir sunumu geçti, açamamış. sunu ppt formatlı kaydedilmiş ama içimden bi ses formatı pptx ama birileri uzantıyla oynamış ppt olmuş, onu da haliyle okuyamıyor powerpoint diyor. ben bu dosyanın adını değiştirmeye çalıştım, .pptx ekledim, mal dosyaadı.pptx.ppt olarak gördü, iyiden kafayı yedi. özelliklere giriyorum, format değişikliğine izin vermiyor. haliyle sürekli error 0x80030109 hatası alıyorum.
ne yapabilirim, bileniniz var mı?


 
önce klasör seçeneklerinden "dosya uzantılarını göster" deyin, sonra deneyin uzantıyı değiştirmeyi.


  • nereye bu gidis  (11.08.14 17:57:27) 
evet, çözdüm o sorunu. ama çözüm düşündüğüm gibi değilmiş, çalıştıramadım hala dosyayı:(


  • shubulubapshubaptishaluva  (11.08.14 18:19:58 ~ 18:20:55) 
[]

wikide cikan kilit isareti

ne ise yara? ne demektir?




 
sayfa edite kapalı demek. kimi sayfalar sadece kayıtlı kullanıcılar tarafından, kimileri de sadece modlar tarafından editlenebiliyor.


  • inheritance  (06.08.14 15:41:33) 
[]

kitaptaki bir tabloyu referans verme

merhaba sözlük camiamızın akademisyenleri, yeni bir referans problemimle karşınızdayım.

diyelim ki bir kitap var ve o kitapta ayrıntılı bir tablo verilmiş. bu tabloyu nasıl referans gösterebiliriz.
standart kalıp diyelim ki şu:
Osman A. (1989) Safiyenin Karyolası (2. Baskı). Perdeler (syf 71-78) Adana: Çukurova Kitabevi

tablomuz da 73. sayfada ve adı "perde değişkenleri"

ne dersiniz?

 
Tabloyu mu koyacaksiniz makaleye yoksa tabloya atifta mi bulunacaksiniz? Eger atifta bulunacaksaniz standard kalip iyidir guzeldir.


  • gel gel sarisinim sag yap gel  (06.08.14 12:04:41) 
her iki durum içinde şartları öğrenebilirsem çok işime yarayacak. şu an için direk tabloyu kullanırsam nasıl yaparım bunu merak etmiştim


  • shubulubapshubaptishaluva  (06.08.14 12:15:40) 
direk tabloyu koyduktan sonra tablonun ustundeki tanimlamanin sonuna kaynaga atif yazarsiniz. sorun cikmaz ama basilmasi icin izin de gerekiyor bazen tabloyu direk aldiginizda.

tabloya atifta bulundugunuzda da standar kalip kullanilir.

referans listesindeki durumda ise dusunmenizi gerektirecek bir durum yok. tablo da olsa resim de olsa standard kalip.
  • gel gel sarisinim sag yap gel  (06.08.14 12:25:50) 
[]

nasıl ekonomik kiralı ev bulurum?

iş yerim şuan mecidiyeköyde ama kağıthane ya da bomontiye taşınacak bizim grup. daha tam belli değil.
bulunduğum yerden çıkmak istiyorum ama eve de ayırabileceğim öyle iyi bir bütçem yok, kaldı ki ailesel destek mevzu bahis değil.

beşiktaş, kabataş, şişli, tünel belki aklıma gelen yerler. tek başıma gece eve dönerken (işte 12 falan öyle çok da gece değil) ödüm elime gelmeden bir yerlerde yaşamak istesem, nasıl ev bulabilirim? metroya yakın olsa, evin orda da otobüs durağı çok uzak olmasa daha ne isterim..
netteki emlak sitelerinde bu kriterlerde olup bir de duvarla örülü pencereleri olmayan evler 1000tlden başlıyor ve bunlar stüdyo falan.
daha kirası 500-600e ev yok mu hiç? nasıl bulabilirim sizce bir yolu bir sırrı var mıdır? emlakçı mı dolaşmalıyım?

 
500-600 zor ya. Hatta imkansız. Yokuşlarına katlanırım derseniz Fulya'da 1000'in altında bulmanız mümkün olabilir. Başkasıyla kalmayı düşünmez misiniz?


  • auroraaurora  (05.08.14 02:36:29) 
gülbağ'da 700 -800e bulunur.500 600'e beylikdüzü gibi uzak yerlerde bulunur anca :(


  • lampetia  (05.08.14 02:48:47) 
var öyle bir düşüncem, hatta bir iş arkadaşımla üstün körü açtık muhabbetini konuştuk falan da.. artık öğrenci değilim, boş eve çıkmanın depozitosu fatura açtırması en önemlisi de eşyası var. tek başıma olsam tek oda, belki bir apart bulurum ayarlarım diyordum. iki kişi olunca 2+1 falan gerekir şimdi ya.. of ne bileyim..


  • shubulubapshubaptishaluva  (05.08.14 03:18:29) 
Tek oda veya stüdyo bütçenize göre zor bulursunuz. 2 kişi olursanız depozitoyu, emlakçı komisyonunu, eşya masraflarının bir kısmını paylaşırsınız. Eşyalı evler de oluyor. Beyaz eşyası olsa yeter size. Diğerlerini de ikinci elden ayarlarsınız. Ev arkadaşı arayanların ilanlarına da bakın isterseniz. Kurulu düzene gitmek daha kolay herhalde.


  • auroraaurora  (05.08.14 03:43:28) 
[]

cheesecake tarifi

elinizde şöyle dibinizi düşüren cheesecake tarifi var mı?
bu kaçıncı denemem her biri birbirinden fena oldu.
varsa bir tarifiniz benimle paylaşabilir misiniz? ya da varsa pişirme,hazırlama tipleri de çok hora geçer..
şimdiden teşekkürler

edit: bu kadar ketum olmayın canlar, özelden yazın gerekirse:)

 
pastaci.blogspot.co.uk

harbiden dip düşüren
  • pisiklet  (01.08.14 15:28:21) 
[]

saç ekimi

siz ya da bir tanıdığınız olabilir, saç ektiren var mı?
kellik derecesi neydi?
ne kadar işe yaradı?
bir de cinsiyet belirtirseniz şükela olur

daha önce de sordum ama hiç cevap alamadım:/

 
Donanimhaberde 500 sayfalik konusu var fotografli falan. Mobildeyim direkt link veremiyorum ama azicik, azicik ugrasirsan bulacagina inaniyorum.


  • icim urperiyor  (23.07.14 20:43:40) 
[]

istanbul'da pazar günü açık kütüphane

var mı bildiğiniz?

laptop için priz+ sessiz + serin olsun. bildiğin kütüphane işte..


 
Eskiden Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş kütüphanesi açıktı. Boğaziçi'ni biliyorum fakat klimasından emin değilim.


  • hematoz  (19.07.14 21:30:33) 
bahçeşehir tatil etmiş şu dönem. en olmadı pazarları kapalı zaten. boğaziçi de çok uzak be:(


  • shubulubapshubaptishaluva  (20.07.14 00:27:07) 
[]

gökçeada vs bozcaada

merhabalar,

sevgiliyle 3-5 günlük bir tatil yapalım diyoruz ağustos sonu. gökçeada bozcaada ikilisinden birinde şöyle mütevazi bir yer ayarlayalım dedik. çok teknolojiye gerek yok ama kliması duşu olsun odada. wifi tabi çok iyi olur da olmazsa ölmeyiz hani..
hangi adayı tavsiye edersiniz? hiç bilmiyorum oraları.. bir de nasıl bir bütçe gözden çıkmalı en az günlük/kişi başı?

 
Herkes söyleyecektir ama tabi ki bozcaada'yı tavsiye ederim.. Bol bol şarap içersiniz.. Biz ada campingde kalmıştık (çok konfor aramıyorsan tabi) gayet güzeldi ve ucuzdu. Plajları da temizdir. Suyu soğuktur vs.


  • wittgenstein  (19.07.14 16:04:36 ~ 16:06:45) 
Bozcaada. Çadırkent var. Baya uygun düşer.


  • and justice erol  (19.07.14 16:10:31) 
denize girmek istiyoruz dağ tepe gezmek değil. bir de bizimki bayılır doğa tatillerine ama ben çadırda kalamam:/ bunun böceği var, duşu var, tuvaleti var..


  • shubulubapshubaptishaluva  (19.07.14 16:18:44) 
gökçeadaya emekli olunca gidersiniz sevgiliyle gökçeada zor olur güzel koyların olduğu yerlere yakın düzgün otel bulmak zor pansiyon sartları da malum ama gökçeadaya giderseniz laz koy çok güzeldir


  • lonelily  (19.07.14 16:28:48) 
[]

referans yazım- apa sıtayla

merhabalar


şimdi kafam karıştı, kitap içi bölüm referansı verirken editör yazar falan her yer birbirine girdi.

diyelim ki kitabımız grey's anatomy, basım 8, yıl 1071, basım yeri malazgirt
yazarlar grey, lippincott,shubul

içindeki chapter 4, "head bone", sayfa 51-83
kitabın içindekiler bölümünde bu bölümün altında da
haydar b., kerim s.
falan yazıyor.
bu bilgiler ışığında şu formattaki referansı nasıl yazarız:

Yazarın soyadı, Yazarın adının baş harfi. Yıl. “Bölüm başlığı” veya sayfa numaraları. Kitabın adı. Editör(ler)/

Hazırlayan(lar): Editör/Hazırlayan soyadı, Editör /Hazırlayan adının baş harfi. Basım Yeri: Yayınevi.



şimdiden teşekkürler

 
bak buradan yap, uğraşma hiç.

www.citationmachine.net
  • klassno  (18.07.14 01:27:01) 
panpa bende de zotero var, mevzu chapter referansı yazabilmek. kim editör kim yazar onu karıştırdım özünde


  • shubulubapshubaptishaluva  (18.07.14 01:36:05) 
referans aldığın bölümü yazan kişiler yazar. diğerleri kitap sahibi/editör/ne dersen de.


  • devilred  (18.07.14 01:37:59) 
www.citationmachine.net

E buradan yapılıyor işte. Bir örnek yapıp, ne olduğunu anlayabilirsiniz..

Temel mantık,

Yazar(lar), (Yıl) "Chapter Adı", içinde "Kitabın Adı", der. Editörler, sayfa.

O "içinde" kısmı değişiyor kimi tez yazım klavuzlarında.. Tez içinse ona bakın. Ders için makale içinse dediği gibi yazarsanız bir sorun olmaz.
  • hayal bilgisi  (18.07.14 01:46:43) 
chaptera değil, sayfa numaralarına referans veriyorsun ya.


  • klassno  (18.07.14 03:12:14) 
[]

taksimden sabiha gökçene havataşla

akşam 19.50'de sabiha'da olabilmek için, akşam trafiği göz önünde bulundurulduğunda taksimden kaç servisine binmeliyim sizce?
sitede o vakitler şu seferler var diyor:
16:30
17:00
17:30
18:00
18:30

 
valla asker izin dönüşü benim de aynı saatde uçağım vardı sanırım 17,30 ile gitmiştim ama yetişememiştim.bence metrobüs ile uzunçayır sonra otobüs yap. o saatlerde illa ki trafik olucak boşuna sterse gitme.


  • high hopes of the sozluk  (09.07.14 20:17:40) 
bu mantıkla kadıköy-kartal metro ordan da "bir yolu bulunur elbet"nolu iett de yapılabilir de işte zaten işten çıkıp mecidiyeköyden ulaşmam lazım sabihaya indi bindi yapmak daha zor. erken çıkıp tek vasıta daha hoş geliyor :/


  • shubulubapshubaptishaluva  (09.07.14 20:21:13) 
yani ben kendi açımdan düşünmüşüm biraz tabi senin mevki önemli olan elinde valizlerle falan haklısın.ama erken çıksan iyi edersin sonun benim gibi olmasın


  • high hopes of the sozluk  (09.07.14 20:23:34) 
kadıköyden direk otobüse bin e11 mi ne idi. metro sonunda götüren otobüs saati az.


  • skayas  (09.07.14 20:54:45) 
Ben olsam 16:30'a binerdim. Cok erken varirsam da kahve icip bi seler okuyip vakit gecirilir yani gecirilmaz değil.


  • nereye bu gidis  (09.07.14 21:23:30) 
genşler işten erken çıkıp gidicem. çok da erken çıkamam ama haliyle. kadıköy e 11 işi en yalanı bu sebeple. taksim servisi sonuçta köprüyü geçtikten sonra kafası rahat bir hat


  • shubulubapshubaptishaluva  (09.07.14 21:48:02) 
Metrobüsle uzunçayır, 15 dk, uzunçayırdan minibüsle kozyatağı havaş 10 dk, havaş sabiha max 1 saat, 1,5 saatte gidilebilir. Tek zayıf halka havaşın takılması olur


  • nightwalkerg  (10.07.14 02:53:44) 
[]

ingilizce deyim

"sickness absence" nedri? türkçe bir karşılığı var mıdır literatürde?




 
Hastalık izni. Hasta olup işe gidemiyosun ya o işte.


  • green knight  (06.07.14 12:39:11) 
Hasta olduğu için işe/okula/bir yere gidememiş. Mazeret izninin bir alt kümesi. Raporlu gibi.


  • aychovsky  (06.07.14 12:39:34 ~ 12:39:56) 
ya öyle diyorsunuz da, bu cümleyi çevirmeye çalıştığımda tam oturmadı mantığı, ben mi anlamadım dedim:
having little control over one's work is particularly strongly related to an increased risk of low back pain, sickness absence and cardivascular disease.

ne diyosunuz?
  • shubulubapshubaptishaluva  (06.07.14 12:45:38 ~ 12:46:11) 
başka bi anlamı yok. hastalık iznini cümlenin sonuna koy, ve dolayısıyla hastalık izni kullanımının artmasıyla yakından ilişkilidir gibi.


  • trachemys scripta elegans  (06.07.14 14:25:21) 
tamam işte aynı mantık. az biraz çalışanlar üzerinde kontrolle, sırt ağrısı, kvs hastalıkları ve hastalık nedenli iş kaybı riski azalır diyo cümlede..


  • szz  (06.07.14 14:25:52) 
szz, öyle değil. bireyin işinin üzerindeki hakimiyetinin az olması özellikle sırt ağrısı ve kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskinin ve hastalık izni kullanımının artmasıyla yakından ilişkilidir.


  • trachemys scripta elegans  (07.07.14 12:34:16) 
@trachemys senin dediğin doğru. zaten çeviriyi yukarıdakilerin gelişinden dolayı öyle yapmıştım.


  • shubulubapshubaptishaluva  (07.07.14 14:08:05) 
[]

istanbul-aktarma istasyonu

metrobüsle çekmeceye doğru giderken aksaray metrosuyla aktarma yaptıkları ortak duraklar var mı?




 
merter var?


  • eksi sozlukte eksiyen adam  (04.07.14 23:23:18) 
merterden baska var mı?


  • shubulubapshubaptishaluva  (04.07.14 23:25:55) 
Merter, zeytinburnu, bahçelievler, şirinevler, yenibosna(burası biraz uzak kalıyor)


  • tohyy  (04.07.14 23:35:38) 
bahçelievlerde metrodan indim diyelim, metrobüse binmek için ne kadar yol yürümem gerekecek? kaç dk/mt?


  • shubulubapshubaptishaluva  (04.07.14 23:45:17) 
Metrodan inip metrobuse binecen o kadar mesafe yok arada


  • theripperknownasjack  (05.07.14 00:15:05) 
Haritaya baksan?


  • fever  (05.07.14 00:27:05) 
[]

önemli! kpss için yola düşücem yardım (istanbul/florya)

selamlar
yarın
florya tevfik ercan and.lisesi şenlikköy mh.derya (altay) sk. no:2 florya bakirköy
açık adresindeki sınav merkezine gitmem gerek. bakırköyle ilgili sıfır bilgim var. ben fatih dedim beni bakırköye gönderdiler ya. neyse..

gençler, eminönü, bilemedin unkapanı'ndan nasıl ulaşılır buraya?
mümkün mertebe kısa sürsün istiyorum. edirnekapıdan metrobüse ordan otobüse ordan minibüse falan derseniz benim evden 6da filan çıkmam gerekecek:/ bilgisi olan?

 
Eminönü'nden bn1 veya bn2'ye binin. Florya tren istasyonunda (durak adını bilmiyorum ama şoföre söylerseniz indirir, 'florya benzinci' de diyebilirsiniz.) inin, sonra 10-15 dk yürümeniz gerekecek, benzincide çalışanlara veya civar büfelere sorabilirsiniz. En kötü taksi, ki 5-6 tl falan yazar.

Harita üzerinde;

maps.google.com

Deniz tarafındaki Kırserdar sokak ile Florya caddesinin kesişiminde bi yerlerde otobüsten ineceksiniz. Yürüyeceğiniz cadde de 'florya caddesi'.
  • orange coffee  (04.07.14 23:29:13 ~ 23:33:37) 
[]

bilgisayardan,ag kurmaktan anlayanlar

ethernet girisi kabloyu tanimiyor,kablo sorunsuz cunku hem kabloyu degistirdim hem de baska bilgisayarda denedim kesin benim laptopun ethernet girisi bozuk.
evde yalnizca kablosuz internet var buarada.bi laptopumuz daha var,onda sorun yok.bilgisayarlarin ikisi de yeni baya vpn bilmemne var.simdi:
-bu vpn tam olarak ne oluyor?
-bilg. no2 kabloyla baglanip (vpn nanesi sanirim kablosuz yayinci bluetooth gibi bisey)bilg.no1in internet saglayicisi olanilir mi
-yani bilg.no2yi wireless modeme donusturup bilg.no2yi internete baglayabilir miyim?
-eger tum bunlar hayirsa bu ag kurma isi gercekte dosya paylasmaktan baska ne ise yarar ki?

 
çok karışık yazmışsın ama anladığım kadarıyla cevap vereyim.

ethernet devre dışı bırakılmış olabilir kabloyu görmüyorsa. tabii kablonun ucu da modeme bağlıysa. iki bilgisayar arasına ethernet kablosu çekildiyse bildiğim kadarıyla kablonun girişiyle çıkışı ters dizilimli olmalı falan. neyse...

diğer dediğiniz iş de kolay. kablosuz bağlantıya sahip bilgisayarı modeme ethernetle bağlıyorsun. connectify programını yüklüyorsun. bilgisayar modemmiş gibi çalışıp kablosuz ağ yaratıyor. diğer bilgisayarlarla kablosuz ağa bağlanıp inernete erişebilirsin.
  • darkredanger  (13.06.14 22:52:59) 
- vpn yi cok yanlıs anlamıssın.

- olur

- cok işe yarar
  • kosun lan mevzu var  (13.06.14 22:56:51) 
vpn konusunda çok yanlış gelmişim, farkettim.
connectify iyi, wi-host yüklemiştim ama sorun çıkardı.
halletim şuan.
  • shubulubapshubaptishaluva  (13.06.14 23:50:46) 
[]

acıyı fazla kaçırmak

üzerinize afiyet, adana dürüm, üzerine acılı şalgam, üzerine bir miktar çiğköfte tükettik. sanırım şu anda miden bunu sindirebilirse, hızını alamayıp kalanımı da sindirecek. evde rennie talcid hiç bir şey kalmamış. antiasit namına bişey yok. kendilerini vücuduma girdikleri yoldan gerisingeri göndermeye çalıştım, bir miktar yararlı olsa da daha fazlası geride kaldı ve tüm üst sindirim sistemim şu an alev alev. evet hayvanım/ız(kardeşim de bana eşlik etti).
süt içsek işe yarar mı? başka tavsiyesi olan ya da.. sabaha yolculuk var hatta sabihagökçene gidebilmek için 3 bilmemkaçta taksime gideceğim. o yüzden biraz önemli şuan bu acının geçmesi. vallahi malım ya.



 
Süt ?


  • indescribable  (05.06.14 23:26:38) 
yarim kilo yogur al, yavas yavas ye. en azindan karin agrisi falan yasamazsin.


  • goo.gl  (06.06.14 00:09:08 ~ 00:09:16) 
çıkışı zor olacak bro :(


  • okuyucu olmak da iyi be  (06.06.14 00:12:30) 
gozum cikisinda degildi be canlar:(
suan taksimdeyim ve midemi nasil tutarim onun hesabini yapiyorum:/
kafama tukuriyim ya..
  • shubulubapshubaptishaluva  (06.06.14 03:36:30) 
bak acıyı yiyince kafan nası çalışmaya başladı! kakanı uçakta yapma, gövdeyi mövdeyi deler, uçağı düşürün maazallah.


  • compadrito  (06.06.14 04:39:06) 
[]

naber? napiyonuz su an?

s.b.




 
sütüm biraz daha ılıklaştı.


  • zlatanibrahimovic11  (04.06.14 00:22:41) 
uykum yok, oturuyorum.


  • rock n roll  (04.06.14 00:25:46) 
Dereotlu kabak çorbası yapıyorum şuan.


  • istenmeyen evlat  (04.06.14 00:26:16) 
iş olmasa şimdi çıkıp sabaha kadar eğlensek falan hayalleri :/


  • angelofdeath  (04.06.14 00:27:18) 
ben uyucam simdi.sabaha ise,cikista spora gitme niyetim var..


  • shubulubapshubaptishaluva  (04.06.14 00:29:24) 
nöbetçiyim.


  • nanelimonportakal  (04.06.14 00:30:34) 
ay film izlicem birazdan, içim kıpır kıpır :))


  • selimhikmetnebulursam  (04.06.14 00:30:42) 
önümüzdeki 3 günü planlamaya çalışıyorum ama kafam yetmiyor. bi de abazan olduğum için, izlediğim bi klipteki hatuna aşık oldum, sürekli onun göründüğü yerlere sarıyorum manyak gibi. ilk kez bir şarkıyı bu kadar derinlemesine dinlediğimi fark ettim. ilginç bir deneyim oldu. 5 dakika boyunca yapılan her hareketi hatırlayabilirim müzikle.


  • pescador  (04.06.14 00:31:41 ~ 00:32:24) 
çayım soğudu.


  • ataturkist  (04.06.14 00:32:50) 
dişlerimi fırçaladım, yüzümü temizledim, kaşıma sarımsak sürdüm kısacası yatmaya hazır hale geldim. son kez ders notlarıma bakıp yatıcam.


  • 1a2b3c4d  (04.06.14 00:34:39) 
@1a2b bosuna bakma ders notlarina, calistigin hic birsey cikmiycak kesin.

benim oldugum yerde saat daha erken. ama yine de birazdan yatiyim diyorum erken kalkmak icin. mail falan atiyorum islerimi hallediyorum.
  • gerard  (04.06.14 00:42:00) 
araba bakıyorum sahibinden'den.


  • jamiro  (04.06.14 00:45:09) 
finaller için sınav sorusu hazırlıyorum.


  • duyond  (04.06.14 00:49:56) 
@gerard, ben de öyle tahmin ediyorum da çok çalışamadım zaten, vicdan azabı çekmekten kurtulmak amacıyla bu eylemi gerçekleştiriyorum.


  • 1a2b3c4d  (04.06.14 00:50:05) 
Ders calisiyorum


  • ne istedigini bilmeden aglayan cocuk  (04.06.14 00:51:05) 
Fransizca çalışıyorum


  • Bysb  (04.06.14 01:16:07) 
Tuvalete gidemiyorum (sular kesik)


  • diss0640  (04.06.14 01:19:45) 
anlayana takılmaca :)


  • hayatkısakuşlaruçuyor  (04.06.14 01:31:54) 
Denemede 101 net yaptım. Sen mi büyüksün ben mi büyüğüm kpss!


  • ehti  (04.06.14 02:00:58) 
uğraştığım bi beat vardı, öğe eklemek için kendimi motive etymeye çalışıyorum ama çok yorgunum. sanırım family guy izleyip kafamı dağıtaraktan uykumun gelmesini bekleyeceğim.


  • reverse engineer  (04.06.14 02:09:23) 
[]

game of thrones serisi kitapları hepsi spoilerli sorular

selams sevgili GOT'a gönül verenler, george abiye hem hayranlık besleyip hem de içten içe gönül koyanlar, red weddingde gözleri dolup, joffrey kahpesinin ölümüne içlerinin yağı eriyen, kızıl rahibeye inceden içi kıpırdayanlar..
kitapları okumamış olanlar için oldukça spoilerin dibi mevzulardır kendileri, haberiniz olsun..

ben kitapların hepsini dün gece bitirdim, halen etkisi altındayım. size sorularım var, beni aydınlatın, bişey yapın..

1- jon snow'um canım içi öldü mü şindi? ah o kılıç darbeleri bana girmiş gibi hissettim soğuk çeliği töbe yarappim. ölmemiştir ya.. dimi?
2-danaerys'i dothrakların çim denizinde khal drogonın ko'su bilmemkim vardı, o ölünce kendi khalassarını alıp çekip giden, o mu buldu yoksa şu theon'un amcasıgilin donanması mı?
3-tyrion şimdi ikinci kardeşler mi ne oldu ya, anlamadım dany'i öldürmeye çalışan güruha mı dahil oldu? noldu o?
4-jon snow sizce de lyanna stark'ın rhaegar tarafından tecavüzünün çocuğu mu? ned onu targeryan kanı taşıdığı için öldürülmesine engel olmak için mi sakladı herkesten?
5-jamie lannister brienne the beauty tarafından çağrıldı gitti ya, briennenin omzunda bandaj mı ne vardı. onu cath astırdıydı da geri getirttiler ateş büyüleriyle onu gizlemek için o demi? yani o aslında jamie'yi öldürsünler diye onu oyunla ardından getirtiyo demi?
7-oha arya oha
8-şimdi aryayı çirkin bi surata büründürdüler de adamı öldürmeye yolladılar ya 7yüzlü tanrının evinde, ben mi bir şeyleri kaçırdım? adamı izledi izledi, onunla ticaret yapacak başka bi adam vardı, onu gözüne kestirdi.sonra gitti onun kesesini delip içine onların sikkelerinden sıkıştırdı geri kaçtı tapınağa. iyi kalpli adam da adamı öldürdün demi dedi, arya parayı keseye koyduğunu söyleyince akıllısın falan dedi. e o tacir adamı öldürmedi ki arya? anlamadım orayı..
9-sam ve gilly nerede kaldı en son? aemon öldü zaten dimi?
10-stannis ölmedi demi aslında. bolton piçi john snow'u ikna edebilmek için öyle dedi. eğer öldüyse nerde öldü? iron banktan gelen braavoslu adam nerden çıktıydı? kırmızı rahibe görmedi mi ateşlerinde?
11-kırmızı rahibe azor ahai stannis sandıydı ama aslında yanıldı demi?
bonus:sizce kırmızı tanrı mı gerçek, ki öyleyse ötekilerin tanrısı da gerçek olmalı, 7 yüzlü tanrı mı eski tanrılar mı? ne diyosunuz? ben bu konuda agnostik takılıyorum misal

 
hepsini tartışmak isterim şu an ama çok tepki alırız. duruma göre bakayım da katılayım :)


  • kerbeee  (03.06.14 17:52:56) 
1- jon snow un akıbeti son sayfada dahi belirsiz , fan forumlarında yazanlar gmm nin süpriz yapmayı sever oldugu .. yani bence gmm jon snow u öldürmeyecek.
2- theon un emmisigil'in donanması buldu
3- hyr tyrion un amacı dany e katılmak .
4- tecavüz değil aşk cocugu jon snow , rhegar ile lyanna stark ın aşk yaşadığı bir gerçek.
5- brienne lady stark a verdiği sözü tutmaya çalışıyor hala.. est sularus oth mithas kafalarında kendisi
6-. 6 yı atlamışsın sanırım heyecandan
7- bence de oha arya oha
8- birine bir kötülük yapacaksan ona son bir şans vermek için evinin kapısına tek kursun koyarsın , aryada benzer bir rajon gösterisi yaptı.
9- hatırlamıyorum.
10- stannis ölmedi .
11- kırmızı rahibe ise stannisin chosen one oldugu konusunda artık tam emin değil.azor ahai büyük ihtimalle jon snow

12- bütün bahsedilen tanrılar gerçek.. yunan mitolojisinde de tanrılar ve titanların savaşları anlatılır.. benzerlik taşıyor..
  • lucifer morning star  (03.06.14 18:19:11) 
[]

azıcık bir miktar fransızca çevirisi

aşağıdaki metinde tam olarak ne deniyor acaba yardımcı olabilir misiniz?Breton aksanıymış sanırım

Une journée à l’école
08:00 ouverture de la garderie
08:50 fermeture de la garderie et entrée en classe
09:00 début des cours
10:15 récréation
10:45 reprise des cours
12:00 fin des cours de la matinée et déjeuner
13:20 reprise des cours
14:45 récréation
16:40 fin des cours
16:45 goûter
17:00 ouverture de la garderie, de l'étude surveillée et des ateliers
18:30 fermeture de la garderie

 
yazıda aksan mı oluyormuş?


  • bir garip melek  (02.06.14 13:49:42) 
ay ben ne bileyim çeviriyi isteyen arkadaşın sözlerini aktardım. haklısın aslında da işte breton ağzı diyeyim o zaman. ben o öyle deyince "napiyorsunuz"u "napaysinuz" yazmışlar herhalde falan diye düşündüm. katalanca ya da ispanyolca farkı gibi ya da, ne bileyim..


  • shubulubapshubaptishaluva  (02.06.14 14:08:56) 
:) teşekkür ederim cevabınız için.

"garderie" de kreş demek, evet. çocuğu okula sabah ders başlangıç saatinden önce getirecek veya akşam ancak ders bitiş saatinden sonra almaya gelebilecek ebeveynler için kreş yapmışlar okula, sabah ders öncesi ve akşam ders sonrası belirtilen saatlerde açıkmış.
  • bir garip melek  (02.06.14 15:13:57) 
[]

tez yazamama

canlar

yük.lis. tezi yazamıyorum. deneyleri biteli yıl oldu. dataları düzenleneli aylar oldu. ben 6. ayın içindeyim ve introda bir kaç sayfanın önüne geçemedim. yazamıyorum arkadaş. rezil bir döngüye girdim. ne zaman heveslensem biri bir iş istiyor, yapmam gereken başka sorumluluklarım çıkıyor. böyle tembel biri de olmadım hiç, lisansı bir dönem erken bitirdim arkadaş ben.vicdan azabımdan yüzüm de yok kimseye bahane dahi üretemez oldum. yalnızca söyleniyor ve yine hiç bir cümle yazmıyorum.
siz böyle bir mallığa sürüklendiniz mi hiç? nasıl çıkarım bu saçma döngüden?

 
şımarıklığı bırakıyorsun.

sabah kalkıp kahvaltını edip, internetmiş, diziymiş, oyunmuş hepsini kapatıp tezinin başına oturuyorsun. başka bir şeyle de ilgilenmiyorsun.

yok evde yazamıyorsan sabah kalkıp ilk işin laptop ile birlikte kütüphaneye, kütüphane yoksa sessiz bir kafeye gidip başından kalkmıyorsun.

başka yolu yok.
  • mea maxima culpa  (26.05.14 13:26:28) 
(bkz: procrastination)

Her gün belirli bir sayfa yazmaya şartla kendini. Yazdıkça toparlanır.

Bugünü de boş geçirme akşam kontrol edicem bak. En az 1 sayfa yazmış ol. Hiç olmadı yeni kaynak bul. O da olmadı atıflarını düzelt. İmla hatalarını düzelt. Bi nokta koy. Gelip sorucam bu duyuruda ne yaptın diye. Ona göre.

edit: imla
  • buzbebek  (26.05.14 13:26:54 ~ 13:27:23) 
Çer çöp ne bulursan yazmaya giriş. Belli ki yazacağın şey kafanda oluşmamış. Taslak çıksın ortaya. Toparlaması kolay. Hatta o kısım bitmiyor, "keşke şunu da ekleseydim" bile diyebilirsin.


  • alperz  (26.05.14 14:06:53) 
e parayla yazan adamlar var, onlara başvur.


  • eksi sozluk e bir daha geldim  (26.05.14 16:28:19) 
Valla geldim. Böyle de sözümün eriyim bak.

Bugün tezin için ne yaptın? Söyle bakalım :)
  • buzbebek  (26.05.14 19:20:42) 
Kütüphane ve kafe bence de mantıklı.

Bir tez planı iyi olabilir. Başlıklar belli olsun, aklına geldikçe başlıkların altına ekle. Bir bölümü bitirip diğerine geçmek zor olabiliyor, şart değil.

Danışman çok etkili olabilir. Benimki "Saat üçe kadar bu chapter bitecek, gelip bakacağım" deyip zorla yazdırdı. Haftalık veya iki haftalık görüşme korku ile motive edebilir.
  • fadetoreality  (26.05.14 19:40:44) 
her şeyi hazır halde olan 3-4 günlük işi yapmamak için 4 ay sürükledim tezi. içimden yazmak gelmedi. o baskı, o rahatsızlık da cabası. hoca mail atmasın diye dua ediyordum. ama artık kaçışın olmadığını fark edince seve seve(!) yazıyorsun. yazdım, bitti bile. geçirdiğim 2 senelik tez döneminin toplamda 3 haftası kadar sürdü üstelik yazması.


  • devilred  (26.05.14 19:56:22) 
aferim qız devilred!

şubapbalupba: devilred bile yazdıysa, senin yazmaman mümkün diil. bile dememin sebebi, buralara gelip nası bitiricem ben bu tezi diye duyurular açması ve bitürlü başına oturamamasıydı. soğna özel mesajdan gırtlak gırtlağa geldik yazma, yazmama konusunda. ama affetti beni kaliba.

basit bir kural koyacan. çok basit! hergün saat 15'e kadar olan zaman, sadece teze ait. feriştahı gelse, öncelik tezde. sabah erken gidecen okula. okula gitmiyosan, evdeysen, sabah erken kalkacan. güpgüzel bi kaavaltı yapacan. masan derli toplu olacak. derli toplu değilse, önce onu hallet hemen.
gendi gendine işler icat etmiycen. mesela o dönemde, devilred buraya, siyah tişörtlerimi nası katlarım ve dolaba nası yerleştiririm ki, bi bakışta hangisinin hangisi olduğunu annayabilirim temalı sorular sormaya kadar vardırdıydı işi.
kafanda tek bi konu olacak. o da tez! sabah hemen oturacan başına ve beyninin en dinlenmiş, kafanın en üretken olduğu saatleri, tezinin en zor kısımlarına harcıyacan. bu, baba makale okuyup özetlemek, anlamak olabilir, ya da sana en zor gelen şey neyse o olabilir. daha az zor olan şeyleri, mesela gugıldan feşmekân arama gibi daha otomatize işleri öğleden sonraya bırakacan.
birinin bi istediği iş, başka sorumluluklar gibi şeyleri de saat 15'ten sonra yapacan.
bu dediğimi üst üste 3 gün sektirmeden yapabilirsen, katettiğin mesafeye sen de şaşırır ve daha bi heveslenirsin. feriştaha da de ki, kusura bakma tez yazıyom. şindi yapamam, ancak saat 15'ten sonra yapabilirim.
  • compadrito  (26.05.14 20:14:28 ~ 20:16:24) 
@buzbebek
işten çıktım, gittim bi spor okulunun fitness ve havuz programlarına kaydoldum. bi saat spor yaptım ve en son öğlen bir kase yeşil salata yediğim için şu an başım döner halde uzanıyorum--"
ah evet ben çalışıyorum bir de. öğretim görevlisiyim.evet, bu tembellikle hell yeah <3
@mea maxima, @buzbebek, @alperz, @fedetoreality, @devilred, @compadrito
canlarım hepinizi okudum, siz haklısınız.
yarın bi daha görüşelim..
  • shubulubapshubaptishaluva  (26.05.14 22:32:37 ~ 22:33:42) 
irtibatı koparmayalım.

bir ara beraber bir yemek yiyelim, muhabbet edelim :)
  • mea maxima culpa  (26.05.14 22:36:58) 
@mea maxima ahah olur bacım yapalım bi gün ^^


  • shubulubapshubaptishaluva  (26.05.14 23:26:56) 
hadi bakalım başlıyorum..


  • shubulubapshubaptishaluva  (27.05.14 11:09:26) 
Ee artık acknowledgements'ta adımızı da yazarsın artık :P


  • alperz  (27.05.14 12:35:33) 
(bkz: pomodoro tekniği) ben uygulamaya çalışıyorum, gerçi şimdilik somut bir gelişme kaydetmedim zamanı daha iyi yönetme bakımından. ama bence bu benim mallığım ve tekniğin aslında etkili olduğu kanısındayım.

bu arada win8 kullanıyorsanız mağazada timemanage.me diye bir app var, tekniğin uygulanmasını kolaylaştırabilecek oldukça sade, gereksiz ayrıntıdan uzak tutulmuş bir uygulama. deneyebilirsiniz.
  • boshi  (27.05.14 12:46:45) 
vay arkadaş ben tezi açayım bir telefon gelsin koş bilmemkim hastaneye kaldırıldı.yok böyle şans..
@alperz benim tez teşekkürü bir hoş olacak gibi geliyor şimdiden kulağa:)
@boshi evet win8 kullanıyorum, indiriyorum şu an programı akşam vakit bulursam otururum başına du bakalım
  • shubulubapshubaptishaluva  (27.05.14 14:58:43) 
öncelikle şunu söyleyeyim: tanıdığım herkesin başına gelen bir şey bu. şu anda bizim masterların hemen hepsi aynı durumda, yanımda yöremde ağlaşıp duruyorlar nihohahahhaa! XD -ben doktoradayım ama merak etme, aynı şeyleri ben de yaşadım :) tuzum kuru derken, bizzat kendim kuruttuğum için kuru-

anladığıma göre sen de sayısal bölümlerden birindesin -deney-data vs- yüksek lisans tezi yazarken dediğim gibi aynı durumda kaldım. aylarca intro'dan öteye geçemedim. genelde yumurta-kapı ilişkisi ile çözülebilecek bir sorun :D bir haftada yazıp bitirmiştim çünkü ehuheuheue :D ama intro'da takılmadım işte orası var. intro önemli intro.. intro... introoooooo.... introintrointro aksdfjşsdf neyse bak: teze intro'dan başlanmaz, yıllarca herkese söyledim! lisans tezi yazarken iki arkadaş kafayı yemiştik, sonrasında introyu atlayıp öyle başlamıştık ama sorunun intro'da olduğunu çözememiştik. yıllar sonra bizzat bendeniz çözdüm bu olayı: tezi "okumaya" intro'dan başlanır, ama "yazmaya" değil. çünkü aslında intro, tüm olaylara giriş niteliğinde, ve sen kitap yazmıyorsun. hele de takıntılıysan -ki herhangi bir şekilde, tez, rapor vs. yazan bir insanda, muhakkak takıntı vardır. yani insan ırkının bir kısmı bildiğin takıntılı- o introdan öteye geçemezsin. roman yazıyor olsan neyse, ama intro olayların girişi kadar toparlandığı bir yerdir de biraz. o yüzden yapacakların şunlar:

- ilk önce literatür çalışması yaptıysan ve yazacaksan -bazı üni.lerde pek istemiyorlar literatürü- onun orta kısımlarını yaz.
- sonra da deney ve sonuçlarını yaz.
- hatta conclusionı bile yaz
- introyu en son yaz.

en temizi budur. ya da toparlayabilirsen introyu ortada yaz. şu zamana kadar bunu kaç öğrenciye tavsiye ettiysem hepsinde de tuttu, ama sende de tutacağını iddia edemem. ama bir sınava çalışmıyorsan ya da öykü, roman yazmıyorsan, tez yazarken en mantıklısı bu. çünkü ana kısımları yazarken, introya -ya da özet kısmına mesela- yapacaklarını beynin arka planda toparlıyor, büyük resmi görmeye başlıyorsun.

bir de şunu öneririm: ayrı bir word dosyası aç -sürekli kaydet ama, sonra kaybolmasın. tecrübeyle sabittir :D - oraya, literatürde okuduklarından ya da diğer bölümleri yazarken "heaa, burası introya olur ya!" diyebileceğin kısımları yaz. böyle not al yani. sonra introda toparlasın.

yani "oyun oynama, dizi izleme" ile olmuyor o işler, çünkü vakit kaybetmek istesen, yani çalışmak istemesen, mal mal tavana bakarak da çalışmazsın, önemli olan içinden gelmesi. muhtemelen neyi nasıl yazacağın konusunda bir tıkanma yaşamışsın, en deneyimli profesörlerin bile başına gelebiliyor bunlar. ve panik de olmuşsun, mantıklı düşünemiyorsun, yoksa şu yukarıda anlattıklarımı kendin de bulurdun zaten :) çünkü arada sakinleşip, ben kendilerine bir şey önermeden bu yöntemlerle çıkıp gelen arkadaşlarım, öğrencilerim de var. önemli olan panik olmamak. ha bir de tabi dizi, film izle demiyorum, izleme de demiyorum, ama masanın başına konsantre ve gaza gelmiş olarak otur. konsantrasyon eksikliğinden de oluyor çünkü bunlar, ki günümüz dünyasında gayet olası şeyler.

aklıma başka bir şey daha gelirse eklerim. iyi çalışmalar, sana ve sınavı, tezi, raporu, sunumu olan herkese :)
  • pasp  (27.05.14 15:17:20 ~ 15:20:35) 
Sen daha sürün. Ben perşembe günü teslim edicem benimkini. Bugün 6 kopya yazdırıyorum. Hadi sana hırs olsun. Savunmaya girene kadar sen anca yazarsın :p

Ayrıca pasp +1 giriş-özet en son yazılır.

Ben şöyle yaptım özetle:

Kabaca içindekiler kısmını sınırladık danışmanımla.
Ben bi sürü bi sürü kaynak topladım.Hepsini grupladım kitap, makale, internet kolaylık oldu bana ve tez yazım kılavuzuna uygun düzenledim. Kaynakçam hoop hazır oldu.
Sonra aldım içindekiler kısmındaki başlıkları. Açtım kaynakları yaz babam yaz. Atıflarını yap. Bölümleri bağlayacak bir kaç satırlık paragraflar yazdım.
Sonra araştırma kısmının verilerini tablo yaptım. Yorumladım.
Tez şekillenmeye başladı. Sonuçları ve girişi kafamda toparlayıp bi özet yazdım. En son da giriş kısmında afili cümlelerle tüm bölümleri anlattım. Bin kere kontrol ettim. Ve inş bitecek.

Şimdi sıra geldi savunmaya... Hoca diyo ki 2-2,5 saat sürer. Ben ne yapayım dostlar 2 saat ne sorarlar ne yaparlar ben ölem ya.
  • buzbebek  (27.05.14 19:31:02) 
lütfen bu soruyu ve pasp özellikle sen cevaplarınızı silmeyin. bu soruyu sözlükte tez yazmak başlığına yabıştudum:

eksisozluk.com
  • compadrito  (28.05.14 01:14:19 ~ 01:18:25) 
[]

hatay havalimanına ulaşım

dörtyol'dayız. iskenderun mu yakın antakya mı? havaş servisine ulaşmak istiyoruz, bu iki bölgeden kalkıyor diyor servisler için internet siteleri.
havaşa alternetif bir şeyler tavsiyeniz varsa da açığız.
not: bölgeye tamamen yabancıyız, ilk gelişimiz, yanımızda bölgeyi tanıyan kimse de yok.


 
iskenderun yakın.


  • dinsiz adam  (24.05.14 22:34:21) 
dörtyol'dan iskenderun'a çok sık minibüs gider. minibüsten indikten sonra 5-10 dakika yürüyerek opet petrole * ulaşırsınız.

dörtyol'dan antakya daha uzak. iskenderun daha yakın.
  • hollowlife  (24.05.14 22:37:30 ~ 22:47:06) 
İskenderun yakın, yarım saat falan. Havaş dışında otobüs yok.


  • benmişim  (24.05.14 22:39:10) 
Antakya'ya gitmeye kalsanız zaten havaalanını geçmeniz lazım.

Konum olarak şu şekildeler (temsili olarak)

(Dörtyol)------(İskenderun)------(Havalimanı)------(Antakya)

Dörtyol - İskenderun (25-30 dk)
İskenderun - Havalimanı(30 dk)

Rotanız bu olmalı.
  • godsparticle  (24.05.14 22:49:42) 
on numarasınız çok teşekkürler..


  • shubulubapshubaptishaluva  (24.05.14 23:05:32) 
[]

vay arkadaş

tüm tüüm doktor arkadaşlarım bi yolunu buldu geldi istanbul'a geri. ankara'da okuyanlar bile. benim sevgilim gelmedi gelemedi. böyle şansın diye başlayıp söylendikçe söyleniyorum. ulan bu ne arkadaş ya daha ne kadr çalışacak çocuk ohy.. çok dertliyim yetti artık oof of..

neyse. sorum yok. sadece içimi dökmek istedim. hadi eyvallah.


 
bok var istanbul'da sanki.


  • baldur  (22.05.14 20:22:57) 
Sen onun yanına git?


  • efrasiyab87  (22.05.14 20:42:39) 
baldur+1

böyle böyle hareket edemez olduk bu şehirde. Ankara'da iş mi yok ne diye geliyorlar! (Ben de içimi döktüm)
  • kaymaktutmayansicaksut  (22.05.14 21:34:41) 
www.eksiduyuru.com

ben bunu demiştim
tek hedefi istanbul diye koyarsanız o ilişki olduğu yerde sayar, sonra bi taraf sıkılır ve bırakır

o değil de benim de tüm arkadaşlarım istanbula toplandılar bu tus :D
  • la noix  (22.05.14 22:45:29) 
sevgili @la noix artık tek hedef istanbul keza ben artık öğretim görevlisiyim istanbul'da. yard. doç. olup onu eş durumundan orda burda süründürmemenin tek yolu buydu. ben de o akademik kadroyu almak için başladım bu işe,yoksa zaten lablardaydım eğitim yerine..
@efrasiyab87 dediğim gibi ben öğretim görevlisiyim ve genetik mühendisiyim. hem bu kadroyu bulamam bir daha kolay kolay, hem de istanbul dışında genetik çalışmak zor

  • shubulubapshubaptishaluva  (23.05.14 01:25:09) 
Benim bi ark.im da istanbula geldi bu tus. Ya cok kasici bir durum o sinav sureci vs. ha bir de o yuksek puanli bolumlerden secmedi de atandi falan. Spesifik bi hedefi mi var yuksek? Amac istanbula gelmekse sadece acil falan yazsa ya diycem de benim haddime degil tabi bu, muhakkak tartmissinizdir durumu. Neyse, kusuruma bakmayin,
Umarim istediginize nail olursunuz tez elden:) kolay gele.

  • elmali kurabiye  (24.05.14 17:13:49) 
istedikleri yüksek maalesef. cerrahi branşları da yapamıyor keza mezuniyeti öncesi okb başladı, yeni yeni iyileşti. yani yeniden giremem diyor kan revan ortamlara.
senin gözün aydın o zaman @elmalı kurabiye:))

  • shubulubapshubaptishaluva  (24.05.14 18:32:47) 
Ya pek sevindim ben de, teey ortaokuldan arkadasimdi, ankarada beraber okuduk falan. Doguda vs. gorev yapti illallah etti, istifasini verip tusa kasti. Iste cerrahpasa anestezi olmus, pek sevindik. Ben de istanbula yeni geldim sayilir 2-3 sene oldu daha, akademisyenlik vs. pesinde. Genetik-cevre karisimi bisiyle ugrasiyorum. Valla insanin dostlarinin da yakininda olmasi guzel sey, kaldi ki sevgili bekliyorsunuz, coook kolay gelsin, ins. Bi an evvel yaniniza atanabilir.


  • elmali kurabiye  (24.05.14 23:46:36) 
[]

komikli isim uydurma

merhaba canlar

sevdiceğimi havalanında karşılamaya gidiyorum birazdan. elimde adını yazacağım bir döviz tutayım demiştim, komikli olur güleriz falan diye. sonra dedim ki bari ismini yabancı biriymiş gibi yazayım. ama şimdi nasıl uyduracağımı bilemedim. bi tavsiye verin be:)
diyelim ki adı da soyadı da osman olsun: Osman OSMAN
Osmanis OSMANYAN gibi misal..

edit:
bir de şöyle deneyelim:
adının sonunda -han
soyadının sonunda -can var
buna kafiye bulabilir misiniz?

 
"Osamanik OSMANİNSKİ"
"sadece Osman"
"Osman Osman Osman Osman Osman Osman Osman Osman" dövize sığdığı kadar
"Osmanski OSMANOVİÇ"
  • loveinaflipbook  (16.05.14 13:02:33) 
Lord Osman Osmanski
Sir Osmanya Osmanski

İsme göre(gerçek ismine göre) daha yaratıcı bir şeyler çıkabilir
  • basond  (16.05.14 13:06:57) 
bence az ünlü bi oyuncunun ya da futbolcunun adını yazın. güzel bi takım elbise giyin, eğer erkekseniz, sonra cool bi şekilde beklemeye başlayın. millete heycan olsun.

ya da;

-oldoviç eki olabilir. osmanold osmanoldoviç.
  • elorelia  (16.05.14 13:08:05) 
Osman OSMANOV


  • rock n roll  (16.05.14 13:08:05) 
Osmanis Osmanyan Yunan anne-Ermeni babadan doğma gibi dikkat et faşistler dövizini yırtmasın :)

Bir sürü isim türetilebilir aslında. Futbolcu isimlerine falan bakabilirsin.

OSMANOV OSMANSEN
OSMANDO OSMANOPOLİDİS

NOT: Haydaaaaa ben yazana kadar millet yazmış :)
  • fatal error  (16.05.14 13:11:34 ~ 13:12:19) 
bir de şöyle deneyelim:
adının sonunda -han
soyadının sonunda -can var
buna kafiye bulabilir misiniz?
  • shubulubapshubaptishaluva  (16.05.14 13:23:54) 
Sir Orhanus Kumcanis
Lord Orhanyan Kumcanova

  • basond  (16.05.14 13:27:03) 
...hanov ...canski

ayrıca anası babası ismi koyarken kafiye bulmuş zaten :D

..hanım
...canım yaparsın aeheahfhaef

oğuz atay aşığı biriyse mesela, selimciğim ışık gibi ....hancığım ...can yazabilirsin.
  • nickimin hakkini veremedim  (16.05.14 13:27:05 ~ 13:28:22) 
[]

ne olacak?

soruya varana kadar biraz iç dökeceğim, kusura bakmayın lütfen.son paragrafa geçebilirsiniz soru için direk.

apolitik yetiştirildim ben. ailem gençliğinde çok çekmiş siyasi olaylara karışan gençliktenmişler, çok zarar görmüşler o dönem karıştıkları olaylardan. bu da onları ben ve kardeşimi apolitik yetiştirmeye itmiş.

neden yaptım bu girişi? çünkü bilmiyorum o vakitler ne olmuştu. o zamanların hükümet karşısı düşünceleri olan gençler neler öngörmüştü? yani dedik ki bu politikalarla, bu olaylarla (17 aralık operasyonu, soruşturma açanların uzaklaştırılması, tapeler, reyhanlı patlaması vb bir dolu facia)dedik 30 mart seçiminde sandıktan çıkamazlar. olmadı, hiç bir şey değişmedi.
etrafımdaki hiç kimse onları desteklemiyor, zannediyorum ki herkes nefret ediyor onlardan. ama hayır, oylara bakınca yanılıyorum belli ki. sonra farkettim ki, bulunduğum sosyal çevre ve yaş dönemindenmiş etrafımdaki düşüncelerin aynı tarafta kutuplaşması. ülkenin yalnızca küçük bir yüzdesine mensupmuşum.

olay şu ki, o dönemlerin gençleri gelişmelere bakıp ne diyordu, ne oldu?
ben şimdi bakıp olmaz böyle daha fazla kalamazlar iktidarda, ülke çalkalanıyor ayaklandı filan diyorum, yine bi seçim %45!
ne olacak sizce?
lütfen gerçekçi yorumlarda bulunun..

 
bir bok olmayacak.

arap dini halka kaderciliği öyle işlemiş ki hangi felaket olursa olsun kabullenip hayatlarına devam ediyorlar.
  • bira sisesi kapagi  (15.05.14 14:39:29) 
Senin anne babanı devlet veya karşıt görüşler hırpalarken oh iyi oluyor anarşiklere diyen halk şimdi de aynı şeyi söylüyor. Ama geçmişte ailen, şu an biz mücadele edip dövülmesek, öldürülmesek hiç bir kazanım elde etmek mümkün olmazdı. Yapacak bir şey yok seçimde on yıllardır aynı zihniyet sandıktan çıkıyor onları referans alarak taleplerimizi belirleyemeyiz.


  • jamalbsf  (15.05.14 14:40:33) 
pek bir şey değişmeyecek. gezi olayları başladığından itibaren babam sürekli 'umutlanma, bunlar daha önce de yaşandı, bu kadar oy almaya devam ettikçe eylem yaparak bir şey değişmez, insanlar da ölmeye devam eder.' demişti. ülkede istifa edecek bir etik anlayışı yok çünkü.

oy almaya da devam edecekler, arkadaş çevremde oy veren yok, çekirdek ailemde oy veren yok, ama çok fazla akrabam var oy veren. mantıklı bir açıklamaları da yok.
  • gmzo  (15.05.14 14:43:00) 
akpye oy veren insanlar şuan hayatlarından memnunlar. ters bi durum olmadıkça akpden vazgeçme sebepleri yok. kriz vs çıkarsa belki. ayrıca akpnin başarılı olması tamamen akpden kaynaklı değil türkiye'de müthiş bi muhalefet boşluğu var. özellikle sağ oyları blok halinde akpye gidiyor. chpnin zaten bu ülkede alacağı maksimum oy %30'dur. ( yıllardır konuşulan %70 sağ, %30 sol seçmen olayı). alternatif sağ partiler çoğalması lazım.

ülke çalkalandı falan diyorsun ya öyle bişi olmuyor. taksimde kızılayda olan oalylar bütün ülkeye mal edilemez. twitterda facebookta olmuyor bu işler. git anadoluyu gez o insanların hiçbirşeyden haberi yok. burda çok büyük bi devlet sorunu var ülkenin bi kısmı tamamen ötekileştirilmiş durumda. tayyipte bunların üstüne yürüdü ve başarılı oldu. bu ötekileştirme daima vardı.
  • veridis quo  (15.05.14 14:49:25 ~ 14:53:08) 
gmzo +1

Aynı yorumu yapıyor babam. Bizim zamanımızda da sokaklara döküldüler, nice gençler öldü hiçbir şey değişmedi diyor.

Ben de senin gibi büyütüldüm. 87liyim. sanırım bizim kuşağın çoğu böyle.

Demek ki teknoloji, ilerleme, ekonomi vs önemli değil. Tek gerçek din. Din üzerinden siyaset. Bu sadece bizim ülkemiz için değil tüm dünya için geçerli. Dinlerin çok büyük etkisi var toplumda. Bunu elinde tutan herkesi her şeyi yönetir. Padişah da olur kendine de taptırır ülkeyi de soyar Allah için yardım da toplar... Benim yorumum bu.
  • buzbebek  (15.05.14 14:49:33) 
Şu an mutlu olan bi parti taraftarı yok, ille de mutlu olan varsa ancak ölü seviciler vardır,


  • essoist  (15.05.14 15:16:52) 
gmzo +1

aynısını babam da dedi ve ne yazık ki haklıydı da. bundan 15-20 sene sonra -o kadar yaşarsam ve çocuk sahibi olursam- sanırım ki ben de çocuğuma aynılarını diyeceğim. acı ama gerçek.
  • devilred  (15.05.14 15:22:07) 
@jamalbsf ne kazanıldı peki o günlerde dövüldüler öldürüldüler de?
ne oldu ali ismail, berkin ve başkaları öldüğünde? deniz ölünce ne değişti?onu geçtim, menderes ölünce de ne değişti? ölüm ne değiştirdi şu ülke tarihinde?

  • shubulubapshubaptishaluva  (15.05.14 15:27:59) 
bu gidişle bir şey değişmez. ben de değişir zannediyordum evet, onca skandal olayın üzerine umutlandık hepimiz ama bu son seçim bize gayet net bir mesaj verdi: akp öyle ya da böyle halkın büyük bir kısmının desteğini ne olursa olsun almasını biliyor. bu adamlar seçmenini oldukça iyi analiz etmiş ve gereken neyse onu yapıyor, başarılı oluyor.

yalanlarla yürüyen bir politika izliyorlar. her yalanından, çelişkili ifadesinden sonra "korku ona bunları yaptırıyor" gibi bir düşünceye kapılıyordum hep. halbuki gördük ki aslında pek de öyle değilmiş. bize çok fantastik, abartı gelen "ötesi yok yahu" dediğimiz türden yalanlar, demeçler halkın büyük bir kısmı açısından önemseniyor. "kardeşim" edebiyatı, seçmenini yücelten konuşma tarzı, bu yüceltici tavrın arkasında saklı olan "lideriniz benim, ben olmasam eski düzene muhtaçsınız" dayatması akp'nin en büyük kozları oldu. özellikle 2010 sonrasında daha da baskın şekilde vurgulanan "recep tayyip erdoğan'ı sevenler vatanseverdir, diğerleri vatan haini" algısı kitlenin daha da kör bir şekilde kendisine sevgi, karşı tarafa ise öfke beslemesini sağladı.

son aylarda yandaş medyanın cemaat gücüne inanarak çark etmesi sonucu çıkmış doğru haberleri duymayan akp seçmeni kalmamıştır. buna rağmen o haberlere fazla kulak asmayıp sadece yüce liderlerinin ağzından çıkacak söze odaklanmış bir kitleden bahsediyoruz. böyle bir ortamda yapılması gereken nedir bilmiyorum tam olarak ama en azından yapılmaması gereken şeyin bu seçim sürecinde biz de dahil olmak üzere tüm muhalefetin uyguladığı doğrucu ve karşı seçmene göre karalayıcı politika olduğunu söyleyebiliriz sanki. tabii akp seçmeni için herhangi bir alternatifin bulunmaması da bir diğer konu.
  • tonoto  (15.05.14 15:41:34 ~ 15:45:13) 
[]

depreme dayanıksız binayı şikayet etmek

merhaba

bir yerlerden aldığımız gizli duyuma göre iş yerimizin bulunduğu bina depreme karşı oldukça dayanıksızmış. yeri de bildiğin mecidiyeköyün göbeğinde. bina 2015de tahliye edilcekmiş ama ne dayanıksızlığından ne tahliyeden hiç bir çalışana haber verilmiyor. yalnızca fısıltı gazetesi by sekreterler.

istiyorum ki bir makam olsun devlette şikayet edeyim binayı ve gelip kontrol etsinler, bina sakinleri olan bizleri de bilgilendirmelerini zorunlu koşsunlar okulun.

var mı "alo depreme dayanıksız bina" gibi bir yer?

 
kaymakamlık, belediye imar müdürlüğü ve savcılık. her birine ayrı ayrı başvurabilirsiniz.


  • dahili meddah  (14.05.14 10:57:54) 
belediyeye başvurun kontrol etsinler. eğer sağlam değilse 3 ay içinde boşalttırıyorlar diye biliyorum.


  • sutlu nescafe  (14.05.14 10:58:27) 
Şimdi bildiğim kadarıyla süreç şöyle işliyor yamulmuyorsam;

Önce binanın sağlam olmadığı ile ilgili rapor alıyorsunuz. Firmalar var bununla ilgili, belli bir ucret karsiliginda etüt yapıyorlar binada.

Alınan raporla Belediyelerin Yapı Kontrol müdürlüklerine şikayet ediyorsunuz, 90 gün içinde binayı boşaltıyorlar.

Biz bu raporu nasıl alıcaz derseniz, bina sahiplerinin ya da yönetimin karar alması gerekiyor.

Dediğim gibi, bildiğim kadarıyla böyle. Bulunduğunuz belediyenin Yapı Kontrol müdürlüğünü arayıp sorun isterseniz.
  • archely  (14.05.14 11:05:52) 
[]

parfum tavsiyesi(kadin)

soyle gunluk
is yerinde kullanilabilecek
30yas alti
kadin parfumu tavsiyesi istesem?
ciceksi ve tatli kokulari seviyorum ama su efsane iyi derseniz baharatlara da acigim.
zevkimi gelistirmeye calisiyorum keza..
yaklasan yaz aylarini da gozonunde bulundurun cok rica ediciim :)

 
Şunu ben cok begenmistim cok hafif ve kalici. Tam yazlik bi parfüm. Ciceksi kokulardan hoslaniyorsan begenirsin buyuk ihtimalle.

www.sevil.com.tr
  • 1a2b3c4d  (13.05.14 17:28:30) 
bence parfüm tavsiye ile alınmaz. git dene, kokla, sık bileğine bi kalsın beğendiğin kokular.

illa öneri istersen de ben burberry beat kullanıyorum bahar yaz aylarında seviyorum. orta kalıcılıkta.
  • tuborg yesili  (13.05.14 17:29:10) 
geçen bi duyuru açmıştım. o duyuruyu yanıtlayan arkadaşlar çok güzel önerilerde bulundular. 1 tanesi hariç hepsini denedim ve (sırasıyla) lancome la vie est belle, jasmin noir, flower by kenzo çok hoşuma gitti. tarif ettiğin gibi kokular.
eksiduyu.ru

  • battal gemalmaz  (13.05.14 17:29:21) 
Şu parfüm kullandığım en güzel kokulu, en hafif parfümdür ama kalıcılık konusunda maalesef sıkıntılı gerçekten: eksisozluk.com


  • barbara herhalde barbara manken olan  (13.05.14 17:29:49) 
lolita lempicka yı tavsiye ederim dediğimniz kriterlere uygun olarak


  • ben eskiden kucuktum  (13.05.14 17:29:55) 
Dolce gabbana-Desire yeni çıktı,süper.


  • Lola90  (13.05.14 17:32:46) 
lolita lempicka cok sekerli daha cok 20 yas alti icin uygun,

benim tavsiyem D&P acik parfumden bvlgari Jasmin Noir al 50cc 16tl(acik olduguna bakma orjinalden cok daha mukemmel kokuyor)

parfumevi'nden online michael kors sexy amber, lady million ve geceleri icin rodriguez narciso for her al hepsi 30tl shipping dahil. www.parfumevi.com.tr

toplamda 46tl harcarsin.
  • angster  (13.05.14 17:42:55) 
marc jacobs daisy


  • elyafiyaffellaffelebelyafelyaf  (13.05.14 17:58:43) 
[]

kpssde hangi sınavlara girmeliyim

merhaba
hayatımda ilk defa kpss'ye gireceğim. hiç bir bilgim olmadığı gibi az önce benim bölümümle alakasız kişilerden aldığım duyumlara göre mesleğine ve başvuruna göre farklı oturumları bilmemneleri varmış. Lütfen anlatın bana nedir bu, anlamadım ösym açıklamalarında kayboldum resmen. hangi oturuma neden başvurucam ben şimdi?



 
Bölümünüz nedir? Söyleyin, yardımcı olmaya çalışalım. Ben sinema tv mezunuyum sadece genel kültür genel yetenek'e gireceğim tek oturum. İşletme iktisat maliye kamu yönetimi bir oturuma daha giriyorlar.


  • tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz  (08.05.14 12:51:09) 
gen mühendisi ve biyomühendisim


  • shubulubapshubaptishaluva  (08.05.14 13:17:15) 
Benim bildiğim kadarıyla genel kültür genel yetenek'e gireceksiniz sadece. Kesin bilgiyi verecek bir arkadaş vardır.


  • tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz  (08.05.14 14:38:31 ~ 14:38:48) 
[]

istanbul'da tez yazmalık mekan

bana bir yer söyleyin yarın yaptığım planlarla ilgili reddedilişlerimi unutup tezime konsantre olabileyim. sakin, manzaralı bir kafe hayal ediyorum temelde.
istanbul/avrupa yakası



 
ortaköy'de deniz tarafındaki starbucks iyidir. üst katları var.


  • mea maxima culpa  (23.04.14 01:45:23) 
(bkz: urban station)


  • MBrain  (23.04.14 01:49:31) 
@Mbrain harika bir şeymiş bu ama saati 8tl açıkcası bana tuzlu geldi. çünkü bildiğin kahvaltı sonrası gidip akşama doğru çıkmayı planlıyorum. starbucks ya da nero da da aynı parayı veririm belki ama istediğim kahveyi, keki ben seçerim:/


  • shubulubapshubaptishaluva  (23.04.14 02:03:01) 
Hisarüstü balkon cafe


  • blossom  (23.04.14 02:03:53) 
[]

yarın ne yapayım? (ist/avrupa yakası)

sevgili başka memlekette, ayarlayamadım, gidemedim yanına.
üni. ekibimle ayrı düştük, aradım labda olacaklarmış tüm gün/gece
lise ekibinden aradığım arkadaş mesaiye kalacakmış
bir diğer lise grubuysa tıpçı, son sınıf adamlar tus var s.ksem çıkartamam dışarı
bunlar hep planlamayı şu saate bıraktım diye oluyor

e benim de tezim var aslında yazacak, mallığımdan oyalanıyorum.
nereye gideyim şöyle güzel havası olan da laptopumu kurayım tez yazayım?

istanbul/avrupa yakası
edit: lokalizasyonu anadolu yazmışım, yanlış oldu. avrupa olucak

 
aklıma ilk gelen çengelköy- çınaraltı çay bahçesi, denize nazır güzel tez yazılır, yan taraftan börekleri de alır başlarsınız sabahtan ;)

ya da çamlıca korusu olabilir, manzaraya dalıp tezi boşlamayın ama :)
  • lambada  (22.04.14 20:32:16) 
Yarın güzel hava + hafta içi tatil nedeni ile popüler/güzel olan yerler dolu olur bence. Tez vs. de yalan olur :)


  • ventruefox  (22.04.14 20:39:05) 
[]

iş yerinde oda değiştirmeli miyim

merhabalar
iş yerinde kafamı meşgul eden bir mevzu var, sizi de fikrinizi almak istedim..

ben daha nisan başında bir üniversitede öğr. gör. olarak işe başladım. odamı 50küsur yaşında bir güzel sanatlar hocasıyla paylaşıyorum, bir boş masa daha var gerçi odada ama orada o hocanın tabak çanak misafir ağırlamalık eşyaları duruyor. msam pencere kenarında ama bir başka iş yerinin penceresine bakıyor, öyle cadde manzaralı falan değil.
bir diğer odaysa benimle aynı gün işe başlayan 3 genç arkadaşın kaldığı oda, benden farklı bir bölüme alındılar. odaları 5 masalık, ön cepheye yani caddeye bakıyor. 3 arkadaş her gün geliyor ama diğer 2 masa(bunlar pencere önü direk) sahipleri arada gelen öğretim üyeleri. biri de geçtiğimiz hafta işten ayrıldı, yani boş kaldı masa. beni davet ettiler odalarına keza yaş döneminden muhtemelen, iyi anlaştık. güler yüzlü, eğitimli,genç insanlar işte.

şimdi benim oda arkadaşı hoca, ilk etapta çok güler yüzlü olmasına rağmen yaşımdan dolayı(25)olacak, bana hak ettiğimi düşündüğüm saygıyı göstermiyor, bir defa bir öğrencisiyle özel bir şey konuştuğu için benim odaya girmeme bile engel olmuşluğu var. odamızın kapısı sürekli açık, ben çalışamıyorum bu nedenle sürekli kalkıp kapatıyorum. bu gün de yine aynı şey oldu hatta, havasız kalıyor oturamıyorum dedi, klimayı açalım o zaman ben de sokakta oturuyormuş gibi hissediyorum dedim. ama ne klimayı açtı, ne kapıyı kapattı. s*klemedi yani dediğimi. odamızda bir de yuvarlak masa var, sürekli her gelen, anlaşmalı olup arada derse gelen, kahveye gelen, bizim odaya giriyor. öğrencilerini de alıştırmış çat kapı dalıyorlar içeri.
yani böyle anlatıyorum ama gün içinde de öyle gergin geziyor değilim. odaya diğer gelen misafir hocaların beni sevmelerini sağladım, genel kültürüm de fena değildir. bilhassa ben pozitif bilimle uğraştığım için ve onlar da sahne sanatlarıdır aşçılıktır tasarımdır, böyle bölümlerden oldukları için merakla dinliyorlar anlattıklarımı ama yaş ortalaması nereden baksan 50. silikonlu kulaklıklardan aldım, çıt duymuyorum konuşmalarında da.
öte yandan diğer arkadaşların odasında haliyle daha fazla muhabbet var. onlar da benle alakasız psikoloji ağırlıklı bir bölümün hocaları. düşüncelerim olumlu onlarla da oldukça ama deneyimlerime göre birini sevdiğimi düşünüyorsam o iş kısa sürede sarpa sarıyor. bana mesafeleri kaldırmak yaramıyor yani.

e ne yapmalı sizce? geçmeli mi diğer odaya, geçmemeli mi?

 
Yazıya sadece göz attım tamamını okumadım.ancak diyeceğim tek şey pabuç bırakma.kimki yaşı buyuk diye havalananlar.saygını göster.aynı saygıyı göremezsen karşılığını ver.bunca yıllık iş tecrübemden net olarak söyleceğim şudur ki çok alttan alırsan kaybedersin.yeri gelince karşılık vermezsen ezik sanarlar.


  • sapkasiz cikmam abi  (21.04.14 23:09:06) 
@sapkasiz
yazıyı bi okusan ya sonuna kadar. alttan alma diye bir şey yapmıyorum artık. ilk hafta şaşkınlıktan bi olmuştu tabi. şimdi net söylüyorum ben şunu istiyorum diye.ama harekete geçip zorla yapmıyorum. ama böyle devam ederse de yaparım hani. kalkıp kapımı kapatabilirim, öğrenci karşısında küçük düşürürse yüzüne karşı tutumunuz hoş değil derim falan. ama odaya gir çıkları nasıl engelleyeyim. her şeyi geçtim p.tesileri odamda gün yapıyorlar. ben olsam da olmasam da masama oturuluyor bi kere yokum yani..

  • shubulubapshubaptishaluva  (21.04.14 23:16:19) 
hiç düşünme değiştir derim. ama önce karşı odadakileri iyi analiz et yağmurdan kaçarken doluya tutulma.


  • delidir yakalayin  (21.04.14 23:20:26) 
yazdıklarınızdan gönlünüzün gitmekten yana olduğu fikrini çıkardım.

bizim yorumumuz değil de, sizin ne istediğiniz daha önemli.
değiştirin derim yine de.
  • terra rossa mia  (21.04.14 23:20:37) 
@delidir

nasıl peki analiz edebilirim o arkadaşları? neye dikkat etmem gerekiyor ki?
  • shubulubapshubaptishaluva  (21.04.14 23:28:29) 
kal ve mücadele et diyorum :)
öbür odanın daha kötü bir ortam çıkma ihtimali de var üstelik 3 kişi olacaksınız orada.
öğrencileri onlar çat diye daldıkça bıkmadan uyar, kapıyı çalıp izin almadan girmeyin diye.
masanı kullanıyorlarsa not bırak lütfen masamı kullanmayın diye.
hoca kapıyı açık bırakıyorsa, kapıyı kapatacağım konsantre olamıyorum isterseniz cam açayım de ve bi yandan kalk kapat kapıyı bunları söylerken.
içeri girme derse kusura bakmayın acil işim var bilgisayarda olmam lazım vs. bişi deyip hiç tınlamadan dal, geç otur. özeli varsa başka yerde konuşsunlar lafa bak hocasın sen.
bunları yaparken de hep kendinden emin ol ve teredüttsüz hareket et. tepkisini beklemeden.
  • lily briscoe  (21.04.14 23:32:40) 
"gelen gideni aratır"


  • brkylmz  (21.04.14 23:37:49) 
[]

internetten uçak bileti alma

bir süredir denk geliyor, ne zaman bir uçuşum 1 ay önceden belli olsa istanbul izmir arası biletleri 100küsurların altında bulamıyorum pek.
ama kaç defa 2 gün kala gitmeye karar versem ve bilet alsam 40 küsurlara 50 bilmemkaçlara alıyorum biletimi. bu thy için neredeyse hiç geçerli olmadı ama atlasjet, onurair filan aynı bu dediğim gibi. nasıl oluyor bu? son dakika tarifesi diye bi şey mi var?



 
boş kalıyor olabilir koltuklar.


  • devilred  (21.04.14 00:27:27) 
ya derdim şu, aynı tarihin bileti 1 ay önce, bugün yani, 126tl misal, uçuştan 2 gün önce yine bakıyorum, 55e düşmüş. nasıl oluyor bu?:/


  • shubulubapshubaptishaluva  (21.04.14 00:34:51) 
yeterli yolcu sayısına ulaşmayınca düşürüyorlar işte fiyatı?

arz-talep meselesi sonuçta.
  • devilred  (21.04.14 00:36:59) 
boşluktan dolayı işte. 1 ay sonraki cuma günüyle, 2 gün sonraki çarşamba günü bir olmayabiliyor. tarihin de önemi var yani. ya da atıyorum hiçbi önem arzetmeyen bi güne herkesin seyahati denk geliyor filan


  • youshookmeallnightlong  (21.04.14 00:46:14) 
[]

şişli/mecidiyeköy'de spor salonu bilen

ey duyurunun body buildingcileri, adeleli vücüdlerine emek vermişleri, tombul ancak öyle olmak istemeyenleri..
dün gece bir ifşa furyasına kapıldı gitti bizim soru:
mecidiyeköy'de iş çıkışı ya da öncesi gidebileceğim bir spor salonu arıyorum.
3 ayla başlarım demiştim ama 6aylık üyelik de düşünülebilir, bu durumda aylığı 100tl'yi çok geçmesin
haftanın her günü sınırsız sayıda gidebileyim
sabah 7 gibi açılıp gece 12ye kadar açık kalanlardan olsun
duşları temiz, havluları mümkünse onlardan(olmasa da olur hadi)
bu spinning, cycling,yoga,pilatez,zumba sınıfları olsun hem de iş çıkış saatlerine uygun olsun, bunlar tabi ödediğim paraya dahil olsun
cihazları zırt pırt arızalanan, 20dk sıra beklenen cinsinden de olmasın
ay bi de havuz! havuzu olsa on numero olur

hatta gelen mesajlardan anladığım kadarıyla baya duyurudan bi 5-6 kişi gidicez böyle bi yer bulursak. aile paketi mi alsak?*

e ne diyorsunuz? bildiğiniz bir yer var mı?

 
trumpta jatomi var
profilo alışveriş merkezinde var bir de
jatomi daha uygun fiyat olarak.
  • sormayın bana sen o musun diye  (18.04.14 13:30:07) 
@sormayın
bir kaç gündür bakınıyorum, jatomi ilk gözüme çarpanlardan ulaşımı falan da kolay diye ama sözlükte olsun şikayetvar da olsun yerin dibine sokmuşlar, kafadan direk eledim öyle olunca
profilo da njoy var. havalandırması çok acayip kötüymüş, bir de fiyat indirdikçe salonu doldurmuşlar, hiç boş yer bulunamıyormuş ne sınıflarda ne aletlerde://
  • shubulubapshubaptishaluva  (18.04.14 13:42:45) 
ben sports international'da memnundum, gerçi şu an evimin yakınında daha küçük bir salona gidiyorum. elysium var bomonti tarafında, iyi diyorlar ona da.


  • gizemlikovboydankacankertenkele  (18.04.14 14:09:56) 
[]

ifşa şeyleri

nereden çıktı bu arkadaş gece gece? bi girdim sözlüğe etraf teşhirciden geçilmiyor. bir de niye bana hep kızlar denk geldi? zorunlu mu bu gece duyurudaki hatunların kendini ifşsı? bileydik bir kuaför yapardık*




 
erkekler çirkin çıktı kızlar ezdi geçti ondan oldu.

genel kanı böyle.
  • kirazıseviyorum  (18.04.14 03:28:36) 
[]

mecidiyeköy'de spor salonu arıyorum

erken açılıp geç kapananlardan olmalı keza iş öncesi(bu kesin yalan da) ya da iş sonrası gitmeyi planlıyorum.
aylık ücreti 100ü çok geçmesin 6aylık filan üyelik alırım diyorum.
havuzu olan, duşları temiz, salonu havadar, dolap kilidi bende kalabilir, cihazları sorunsuz çalışan ve pilatestir yogadır zumbadır cyclingdir ek dersleri olan bir yer istediğim. gerçi bunlar standart zaten herkes böylesini arıyor da.. var mı bildiğiniz, kullandığınız, tavsiye edebileceğiniz bir yerler?


 
şu an soru sormak için çok yanlış bi vakit


  • grimer  (18.04.14 02:12:11) 
tam vakti bence, baya baklalı gençler var bu gece duyuruda, bir bilen vardır aralarında mutlaka.


  • diabolus79  (18.04.14 02:13:36) 
mecidiyeköy'ün iç taraflarında güneş spor salonu mu ne vardı, heralde google edersen çıkar. ama orda pilates falan var mı bilmiyorum, bir de kadınsan gitme.

cevahir'in arka giriş kapısına doğru bir yer var onda pilates vs var, en az 6 aylık üyelik alıyorlar ve 600 gibi bişeydi fiyatı. havuzu yok.

o fiyata havuzlu bulursan lütfen bana da haber ver :(
  • april12th  (18.04.14 02:21:09) 
@april evet kadınım ve orası çok tıkış tıkış diye duymuştum. şimdi bi de sinirim bozulmasın zaten iş çıkışı gidicem, spor salonu dar atletlileriyle başa çıkamam o yorgunlukla


  • shubulubapshubaptishaluva  (18.04.14 03:22:51) 
[]

piyasadaki farklı formatta l-carnitine ve cla farkı nedir?

sb

bir de hangi markayı tavsiye ederisiniz? solgar/gnc?

tonalin, acetyl, maxi
sıvı,kapsül

nedir yani farkları?

 
l-carnitine'in yağ yakımına yardımcı olduğu öne sürülür. cla'nın ise vücudun yağ tutmasını engellediği. yani birisi var olanı yakmaya yönelikken diğeri ilave yağ almamaya odaklıdır.

marka tavsiye edemem. sıvı ile kapsül farkı ise sıvı kana daha çabuk karışır içtikten hemen sonra spora başlayabilirsiniz, kapsül ise kana daha geç karışır kullanımdan yaklaşık 30-45 dk sonra spora başlanması uygundur.
  • 9uncu nesilim ama para bende  (15.04.14 17:41:15) 
[]

DNP- dinitrophenol kullanılabilitesi

duyurunun badicileri, slim fitleri, vücüdüna iyi bakanları

ay ben yiyorrum yiyorum ama kilo almıyorumcular bi zahmet gidin, çay koyun. sorum ince vücutlarına emekle ulaşmışlara..

bu dnp isimli acayip korkulan ama acayip de zayıflatan ilaç var ya. metabolizmayı ets chainde bir noktada bloke adip atp üretimi olmaksızın elektron transferi sağlamasıyla vücudu ısıtıyor, yağı yakıyor ama enerji çıkartmıyor yani yaktıkça insanın daha fazla yağ yakası geliyor. buraya kadar tamam, pathwayi anladım.
insanlar daha da daha da zayıf olmak isteyip bulunması gereken minimal yağ düzeyinin de altına iniyor herhalde, bu da tahin edilebilir ölüm nedeni. ama arkadaş, şimdi ben diyeyim 20, siz diyin en fazla 10 kilo fazlam var.boy 1.70. bu iskeletorluk değil de normal mağaza giyiminde medium beden olabilme kıstası yani, onu da belirteyim.
şimdi ben bunu kullanmak istiyorum, dozunu kime ayarlatayım. vereyim o kiloyu, yüzüne bakarsam bir daha ne olayım. sabah 9 akşam 6 işteyim, bu arada yüksek lisans tezi yazıyorum. eve ölü gidiyorum. spora başliycam ok ama hangi enerjiyle?? boğaz desen her streste daha da genişliyor terbiyesiz. yaza nişan var arkadaş böyle olmaz.
öyle işte.. ne dersiniz?

 
Dinitrofenol'ün tek sorunu aşırı dozdan ölüm değildir. Ufak bir araştırmayla yüksek ateş'in standart olduğunu yüksek ateş sonucu beyinde kalıcı hasarlar oluşabildiğini o olmadı kalıntı maddelerinin depolandığını ve sonucunda çeşitli kan hastalıklarına sebep olduğunu bulabilirsiniz.


  • godless frog  (15.04.14 13:03:03) 
Zehir o, diyet hapları gibi organ iflası da değil direkt öldürür.


  • Lim5  (15.04.14 13:04:23) 
Yağ dokuna yerleşiyor bu zehir. Kalıcı hasar riski yüksek. Kullanım sırasında yapacağın bir hata da canına mal olabilir. Diyet yapmak o kadar zor bir olay değil, az irade göster.


  • arnold schwarzeneger  (15.04.14 13:31:52) 
kısa süreli kullanımda da mı durum böyle? 1 hafta falan?


  • shubulubapshubaptishaluva  (15.04.14 15:43:11) 
Zaten hep kısa kullanılıyor.


  • arnold schwarzeneger  (15.04.14 16:01:29) 
ölümler yüzünden mi böyle diyorsun?:)@arnold


  • shubulubapshubaptishaluva  (15.04.14 17:25:30) 
kaç senelik prolar böyle ilaçları kullanmıyor, yediği içtiği her şeyi hesap ediyor. sen gelmişsin diyet yapmadan kardio yapmadan kilo vermek istiyosun, bişey yapmak istiyosan emek vermelisin. hayatın geneli zaten bu mantık değil mi? yağların senin sağlığından önemli değil.


  • defansif orta saha  (15.04.14 21:01:05) 
Yok, DNP kürleri ölmemek için kısa tutuluyor. Ama ölüp daha erken bitirenler de vardır muhtemelen.


  • arnold schwarzeneger  (15.04.14 21:11:35) 
@defansif orta saha
azar yemek için soru sormuyoruz. tehlikelerinin farkındayım da ne denli göze alınabilecek tehlikeler bunu anlamaya çalışıyorum. saatinde düzgün kullanmazsan doğum kontrol hapları da tehlikeli. doktorlar adamına göre veriyor, ya da uygulamayanlar zararını görüyor.

  • shubulubapshubaptishaluva  (15.04.14 21:34:02) 
ben azar atmak için söylemedim. sadece uyarmak istedim. kullanıp kullanmamak sana kalmış.


  • defansif orta saha  (16.04.14 18:55:54) 
[]

bi an uyandınız ve hastahanede her yerinize cihaz bağlı yatıyorsunuz

sabah, her zamanki sabah. kalkıp giyinip iş için yola çıktınız. akşam sevgilinizle gideceğiniz bir etkinliğe biletiniz var, ve gün bitse de o vakit gelse diye düşünüyorsunuz.
sonra bir anda, nasıl olduğununu anlamadığınız bir şekilde, kendinizi bir hastane odasında buldunuz. cihazlar bipliyor. ağzınızda bir hortum nefes alış verişinizi kontrol ediyor. her yeriniz yorgun ve kırık ama sanki bazı yerlerinizde o yoğun ağrı yok gibi, var da gibi.. bir değişik. gözlerinizi açmanızın üzerinden saniyeler geçmişken bir hemşire koşarak yanınıza geliyor ve uyandığınızı bildiriyor birilerine panikle.

ne zaman sonra, başucunuzda doktorunuz ve sevgiliniz beliriyor.

doktor size ciddi bir kaza geçirdiğinizi, omurunuzda bir bölgenin bu esnada parçalandığını söylüyor.omuzlarınızın altındaki bölgenin vücudunuzun kalanıyla bağlantısını yitirdiğini, günümüz teknolojisiyle iyileşme imkanınızın bulunmadığını, bundan sonra yürüyemeyeceğinizi, kollarınızı hareket ettiremeyeceğinizi, büyük ihtimal makine olmadan nefes alamayacağınızı söylüyor. ancak konuşabiliyorsunuz.

sonra anlıyorsunuz ki doktorun orada bulunmasının, şu anda size bu ayrıntıları ayılır ayılmaz açıklamalarının nedeni sizin kafa karışıklığınızı gidermek değil.
yaşam ünitesiyle bağlantınızın kesilmesini isteyip istemediğinizi, yani ölmek istiyor musunuz diye soruyorlar..


ne dersiniz?

peki ya "ihtimal neredeyse yok ama sinir hücrelerinin regenerasyonuyla ilgili çalışmalar var tabi. size bir hekim olarak imkansız diyemem" diye de bir not düşseler?

 
kendim için fişin çekilmesini isterim.
Ama sevdikleriminden birisi olursa(eşim,annem,babam gibi) fişini çektirmem.

  • basond  (10.04.14 11:09:49) 
çok zor ama ölmeyi seçerdim herhalde.
konuya benzer bir hissimi anlatacağım; birgün gözümü açacağım ve hastane odasındayım ve bana bu zamana kadar yaşadıkların hep rüyaydı diyecekler gibi geliyor bana

  • rock n roll  (10.04.14 11:09:51) 
Ben de çekilmesini isterdim. İnsanlara yük olmak ve onlar tarafından öyle hatırlanmak istemem.

Birkaç ay önce bu konuda bir şey izlemiştim bir kanalda. Orada da dediği gibi, "bunun tedavisinin yarın bulunmayacağı ne malum?" diye de bir olay var tabi. Ama beni bağlamıyor bu ihtimal, ben ölmesem bulunmaz zaten.

Ayrıca bildiğim kadarıyla bu ötenazi kapsamına giriyor ve yasak. Hollanda'ya gidip orada ötenazi yaptırılıyor ama galiba. Ben yine de cevap veriyim dedim sorunuza.
  • aguilas negras  (10.04.14 11:11:23) 
makine olmadan nefes bile alamıyorsam çektiririm fişi. allah korusun böyle bir şeyden herkesi.


  • tescillimarka  (10.04.14 11:14:14) 
tr.wikipedia.org(film) gerçek hikayeden uyarlanmış bu filmde, sorunuza cevap var.


  • ete summer  (10.04.14 11:17:58) 
ben sanırım ölmeyi seçemezdim. (bkz: mar adentro )


  • evandro roncatto  (10.04.14 11:21:42) 
2-3 sene çektirmem hacı. acayip kök hücre çalışmaları yapılıyor, organ nakli yerine mesela salıyorlar kök hücreyi o kendisi organı oluşturuyor falan. bir kaç seneye deneysel tedavilere girme şansım olur.

ayrıca soruda hata var, kendi kendime nefes alamazken nasıl konuşabiliyorum?
  • r_u_h  (10.04.14 11:49:00) 
@r_u_h
solunum cihazına bağlısın ya panpa
konuşman gerekmiyo bi de zaten. boyun hizası altı olduğu için felç, kafanı sallayabilir ya da göz kırpışmak suretiyle evet hayır diyebilirsin
  • shubulubapshubaptishaluva  (10.04.14 11:53:50) 
fişin çekilmesini isterdim. Sonuçta öyle makineye bağlı yaşayınca sırf kendim için etrafımdakilere bencillik yapmış olurum. Sevgilim belki de sırf beni öyle bırakmamak için ömrünü benimle geçirebilir. Ben ona ne sarılabilirim, ne öpebilirim. O beni her gördüğünde acı çekecek. Halbuki ölsem en fazla 1-2 sene sonra bensizliğe alışacak. Hayatına devam edecek. Öyle kalmam demek birilerine muhtaç olmam demek. Bu da benimle ilgilenenlere hep açı çektirmek demek.


  • Dr_Stat  (10.04.14 12:08:31 ~ 12:09:07) 
CEK BABA OLELIM.

ben karaktersiz serefsizim dusene yardim etmem, hastaya bakmam. kimse de bana bakmasin o halde yasayacaksam, yuk olmanin luzumu yok. zaten olecegim kadar olmusum, oyle yasayacagima fisi cektiririm.
  • pescador  (10.04.14 12:23:46) 
o durumu yaşamadan, o ruh haline gelmeden söylemek zor tabi ama ben de çektirirdim diyenlerdenim.


  • xenophobe  (10.04.14 18:17:34) 
[]

sağlık myo'ları için kitap tavsiyesi(doktor/hemşire/sağlık teknikeri)

sözlüğün kutsi'leri, house'daki topal doktorları, florance nightingale'leri, rahibe theresa'ları..
canlarım. bir sağlık meslek yüksekokulu bölümü için kütüphane oluşturmaya çalışıyorum. bu kütüphaneye alacağım kitapların genel olmazsa olmazları ve bir de hedef kitlenin düzeyinde olması gereken bazı parçaları olacak elbet.
misal fizyoloji için guyton, lippincott
anatomi için grey'inki..
ama diğer tıp bölümleri ve temel uygulama/literatür için ne almam gerekiyor bilmiyorum ben size bir liste versem, siz bana yazar tavsiye verseniz acayip hoş olur.

*diyaliz (bölüm diyaliz, her türlü iyi bildiğiniz kaynak kabulümdür, yoksa ben kafama göre alıcam nobeltıp'tan)
*tıbbi terminoloji(bunların resimlileri var, onlar iyi mi)
*hasta bakım ilkeleri
*hasta psikolojisi
*hasta ile iletişim
*tıp etiği
*temel ilkyardım
*mikrobiyoloji,parazitoloji,enfeksiyon hastalıkları(hatırlatma: adamlar 2yıllık okuyacak ve düz lise mezunu olup hiç biyoloji görmemiş dahi olabilirler)
*sterilizasyon
*biyokimya
*biyofizik
*nefroloji
*pediyatrik nefroloji
*biyoistatistik
*farmakoloji
*iç hastalıkları(tekrar uyarı:basit olmalı, okuyacak olanlar düz lise çıkışlı olabilir)
*damar yolu açmadır intraket takmadır bu tür ve benzeri uygulamaları görsel anlatabilen kitap




önemli not: unutmayın öğrenci arkadaşlar meslek lisesi ya da düz lise çıkışlı olacaklar. hepsinin sağlık meslek lisesinden gelmeyeceğinin özellikle bilincinde olmam gerektiği söylendi enstitü müdürü tarafından. bu bölüm 2 yıllık ve amaç tekniker benzeri eleman yetiştirmek.

şimdiden çok sağolun. hepiniz benim bebeklerimsiniz :kalp

 
guyton, lipincot filan ağır olur sanki biraz.


  • algor mortis  (08.04.14 17:25:22) 
lippincot review ağır bir kitap değil bence, ağır olsun bulunsun derseniz lehninger biyokimya'nın ilkeleri. baba kitapları alın kesin bulunsun.

tıbbi terminoloji için resimlileri iyi olabilir.

anatomi için:
www.medikalkitabevi.com (bu güzel bir kitap, yazarı hocam, normalde daha ucuz)

fizyoloji için: vander de ucuz ve anlaşılır bir kitap, guyton ile takım yapabilirsiniz.

şunlar milli eğitim bakanlığının ders modülleri:
www.megep.meb.gov.tr

buradan da sağlıkla ilgili kitapları seçip indirebilirsiniz. sağlık meslek lisesi öğrencileri bunları işliyor.

biyoloji için baba kitap olarak campbell biyoloji'yi alabilirsiniz. herkes anlayabildiği kadarını anlar, basit kısmı da var zor kısmı da.

annemler modül kullanıyor, ek kaynak kitapların adlarını öğrenip editlerim burayı.
  • Lim5  (08.04.14 19:36:28) 
İç hastalıklarında kliniğe giriş olarak kullanılan semiyoloji kitabı var abdulkadir kayısının onu muhakkak almalısınız, stajlara başlamadan her tıp öğrencisi okur çünkü genel bilgiler içerir. Ayrıca guyton falan ağır değil mi? Ya da gidip harrison almak mantıksız olur sağlık meslek lisesindeki öğrenciye. Hem anlamaz hem de hevesi kaçar.


  • lal u ask  (09.04.14 02:14:53) 
[]

börek tarifi

merhaba ekşinin emine. s. beder'leri

yeni işe başladığım güzide okuldaki oda arkadaşım ve bölümdeki hocaların cinsiyeti kadın yoğunlukta ve yaş ortalaması 50:D yaş ortalamasının 25 yaş altındayım. düşünün. p.tesileri gün bile yapıyorlarmış öğle vakti. olay bir de benim odamda dönüyor (o ye). benden de hanım kızımız bir şeyler yap getir bakalım marifetin neymiş tadında bir istekte bulundular:D börek yapayım diyorum.
var mı kolayca güzelce bir börek tavsiyeniz? tabi tarifiyle beraber:)

 
rehber öğretmensiniz sanırım, kolaylıklar;)
patates haşla çatalla ez, tuz biber ince kıyılmış maydanozdan harç hazırla.
yufkayı 4'e böl.
bir bardağa yarı yarıya su yağ hazırla. fırça ile yufkaların harç koyacağın kısmına sür. harcı geniş yere koy, sigara böreği gibi sar, döndür gül olsun.
yağlı kağıt serilmiş tepsiye diz. üstüne de yumurta sarısı.
180 derece (önceden ısıtılmış fırında) pişir, yarım saat kadar, anlarsın zaten.
3 yufkadan 12 adet çıkar, bölebilirsin 2 ye piştikten sonra, büyük oluyor. 4 orta patates yeterli olur zannımca. kolay gele.
  • pinkket  (06.04.14 21:38:13) 
en basit börek:
bir paket üçgen yufka alınır. İç hazırlanır (peynir, patates püresi, kavrulmuş kıyma, artık ne istersen. İstediğin gibi maydonoz, baharat falan ayrıca.)
Eşit ölçüde su ve zey5tinyağı bir kasede karıştırılır. Bir üçgen yufka alınır, üstüne bu karışımdan sürülür (varsa fırça ile, yoksa kaşıkla döküp elinle yay, en iyi öyle oluyor) Üzerine bir yufka daha konur, aynı şekilde yağlanır. Geniş tarafa çizgi şeklinde iç konur. Sonra sarılır ama sigara böreği gibi değil, daha enli fırına girecek börek gibi. İşte yank kenarlar içe kıvrılır, sonra geniş taraftan inceye sarılır. Nette var nasıl yapılacağı, anlatması zor. Ama yayvan olacak, dediğim gibi sigara böreği gibi değil. Bu hesap www.ogrencimutfagi.com
Sonra teker teker yapılır, fırın kağıdı serilmiş tepsiye dizilir. Üzerlerine yine su yağ karışımından sürülür. İstenirse susam, çöreotu falan serpilir. Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında (bi 5-10 dakika ısınmış olsun) 30 dakika kadar pişirilir. Rengi biraz açık oluyor ama çıtır çıtır oluyor. Fırından çıkarıldıktan sonra kesinlikle 10 dakika kadar bekletilir servis etmeden ya da kaba falan koymadan. Kaba koyup götürecekseniz plastik kutuyu kapakla değil alüminyum folyoyla kapatıp 1-2 delik açın.
  • whoosie  (06.04.14 21:45:13 ~ 21:50:30) 
Istediğin iç harcı hazırla. Yufkayi 4 e böl. Içine yağ süt karışımı sür. Ortadan sivri uca doğru büzüştür yandaki iki ucu birleştir. Ortasına harcı koy. Yanları içe kıvırıp katlayarak gel en uca kadar. Ters çevirip tersiye diz üzerine yumurta sarısı sürebilirsin.


  • kakao  (06.04.14 22:18:44) 
[]

unutulmaya yüz tutan skandal: tapeler

şimdi aşağıda göreceğiniz haber linkinde o ünlü dinlemelerin kimler tarafından yapıldığınının soruşturması hakkında haber linki göreceksiniz:
www.hurriyet.com.tr

merak ediyorum, o tapelerin montaj olduğunu iddia eden bir kesim vardı. devlet tarafından da onandığına göre, kimler nasıl hala inanmamakta direniyor?
gerçekten trolleme değil merak bu sorduğum..

 
abi montaj olduğunu iddia eden kesim erdoğan-bilal tape inin montaj olduğunu iddia ediyordu. yani büyük bir çoğunluk böyle. diğer tapelerin gerçek olduğunu zaten hemen hemen herkes kabul ediyor.


  • fuerteventura  (03.04.14 11:47:10) 
dinleme başka, montaj başka.
dış işleri bakanlığı da kayıtlar hakkında tahrif edilerek yayınlandı dedi.
Yani sen bir sesi alıp başka bir sese eklersen ortaya çok farklı anlamlar çıkar. Adamlar zaten bunların hiçbiri yok demedi. Birçok kayıtın tamamını kabul etti.
Kabul etmediklerine montaj dediler.
  • enkolaykullaniciadi  (03.04.14 12:04:07 ~ 12:04:48) 
[]

cümlem doğru mu?

In any part of the manufacturing, there is no petroleum or animal based materials have been used.

üretimin hiç bir basamağında petrol ya da hayvan bazlı materyal kullanılmamaktadır.


 
"no petroleum or animal based materials are used in any parts of the manufacturing." sanki daha uygun gibi gibi.


  • in vino veritas  (02.04.14 16:58:52 ~ 17:31:09) 
her iki de doğru ancak in vino veritas daha güzel yapmış.


  • in search we trust  (02.04.14 17:27:17) 
[]

ingilizce cümle kurulumunda kafam durdu

bir tekstil ürününe tanıtım yazısı yazmaya çalışıyorum.

bunu çok seveceksiniz tadında bir cümleye ulaşmak amacım.

"you'll do love" diyerekten "do"yu mutlaka eklemek istedim ama klasik bir google search yaptım, böyle bir kullanımla karşılaşamadım.
nasıl deriz?

"you'd love it"?

do olsun, vurgulu olsun..

 
do ile pekiştirme daha ziyade simple present ve simple past yapılarda kullanılır, en azından şu zamana kadar future tense ile kullanımına hiç rastlamadım.
i do love you > seni gerçekten seviyorum
i did love you > sevdim ulan seni ben (tarzı bişey)
o pekiştirmeyi nasıl yaparsınız pek emin olamadım ama do ile veya "you'd love it" cümlesi ile olmuyor. pekiştirmeyi yapmanın yolunu bulursam ekleyeceğim.
  • amugochi  (30.03.14 14:20:59) 
"You'll fall in love with this" gibi bir anlam pekiştirmesi de olabilir gibi geldi bana.


  • the scorpion  (30.03.14 14:25:23) 
do ile gelecek zamanda pekiştirme yapamazsın, intensifier kullan.


  • in search we trust  (30.03.14 14:30:57) 
[]

saat kaç?

bugün milyonuncu soru olacak belki tamam ama bilgisayar ve android telefon saatim güncellememe rağmen 13:18i gösteriyor. internetteki şu siteyse türkiye saatinin şu an 12:18 olduğunu söylüyor
www.saatkac.com

ne oluyor arkadaşlar? Saat kaç??

 
12:25 falan şu an.


  • bxgx  (30.03.14 12:25:36) 
12.26 bu gece üçte ileri alınacak


  • 6655321  (30.03.14 12:25:51) 
Sitenin dedigi dogru.

Aslinda saatler bugun ileri alinacakti ama secim sebebiyle yarina ertelendi. Turkiye'deki secimlere ozel olarak da Microsoft ve Google guncelleme yayinlamadi tabi, o yuzden bu cihazlar saati erken degistirdi (aslinda olmasi gereken zamanda degistirdi).
  • crown  (30.03.14 12:26:00) 
12:26


  • yatagants  (30.03.14 12:26:07) 
sitedeki doğru. 12:26 şuan.


  • spirit crusher  (30.03.14 12:26:26) 
1234   « Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.