Giriş
(1)

fransızca çeviri

clones
"Hayat böyle" dedi Chick"Hayır" dedi Colinbunun fransızcası nedir acaba? Boris Vian'ın L'écume des jours kitabında geçiyor.
"Hayat böyle" dedi Chick
"Hayır" dedi Colin

bunun fransızcası nedir acaba? Boris Vian'ın L'écume des jours kitabında geçiyor.
0
clones
(31.08.13)
Chick a dit "C'est la vie"..
Colin a dit "Non"..
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(31.08.13)
(3)

rosetta stone kullananlar, düşünceleriniz nedir ?

sabirstone
hemen hemen herkes program ile alakalı teknik sorunlar için yardım istemiş. ben kullananların görüşlerini ve düşüncelerini merak ediyorum, seviyem intermediate civarlarında.ilk olarak essential grammer in use ile çalıştım ve bitirdim. şu an english grammer in use'a çalışıyorum. bir yandan bu program
hemen hemen herkes program ile alakalı teknik sorunlar için yardım istemiş. ben kullananların görüşlerini ve düşüncelerini merak ediyorum, seviyem intermediate civarlarında.

ilk olarak essential grammer in use ile çalıştım ve bitirdim. şu an english grammer in use'a çalışıyorum. bir yandan bu program ile kitapta gördüklerimi pekiştirmek istiyorum. nedir olayı ? gerçekten işe yarar gibi görünüyor ama ne kadar zaman ayırıldığı zaman ne gibi sonuçlar veriyor merak ettim.

varsa tecrübe edinmiş olan bilgilendirsin lütfen.

teşekkürler
0
sabirstone
(30.08.13)
konuşma kısmını sevmemiştim ben. kelimeyi adamın söylediği gibi söylüyorum ama azcık daha uzatmadığım için algılamıyodu. okay diyorum ama 10 kez tekrarlıyorum mesela algılaması için.
Onun dışında da sıkılmıştım çalışırken. Beklentim yüksekti sanırım.
0
inugard
(30.08.13)
negatif yönleri: tek başına bir işe yaramıyor ve telaffuz kısmı gereksiz sıkıcı.

ancak, güzel bir gramer kitabıyla kombine edince kısa sürede "çat-pat" seviyesine getiriyor.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(30.08.13)
live mocha'yı tercih ederim sanırım.
0
niyebilmiyoruz
(30.08.13)
(1)

çıkmış toefl itp soruları

allahcc
Merhabayın,Daha önceki sınavlarda çıkmış toefl itp sorularına ihtiyacım var. nette bakındım ama bulduğum linkler uff olmuş. aktif link veya dosya olarak elinde olan arkadaşlar hayat kurtarabilirler.Teşekkürler efenim.
Merhabayın,

Daha önceki sınavlarda çıkmış toefl itp sorularına ihtiyacım var. nette bakındım ama bulduğum linkler uff olmuş. aktif link veya dosya olarak elinde olan arkadaşlar hayat kurtarabilirler.

Teşekkürler efenim.
0
allahcc
(30.08.13)
elimde 20-30 tane var bunlardan. daha doğrusu itp denen şey eskinin pbt'si. tobb'un sınavına girilecek herhalde. şu anda elimin altında olmadığından yollamayacağım ama linki, yarın diğer bilgisayardan bulur atarım.

soru tipleri aynı olmamakla birlikte, cambridge'in cbt'ye yönelik kitabı da iyidir ayrıca, 3rd edition olacaktı.

ek: ahan da şurada:

www.mobimas.info
0
sanat guresi
(30.08.13)
(3)

fransızca kursu

moonlight
İstanbulda hangi kurs merkezlerine gitmeli
İstanbulda hangi kurs merkezlerine gitmeli
0
moonlight
(30.08.13)
istanbul'da fransız kültür merkezi var mı bilmiyorum ancak izmir'deki çok güzeldi.
0
protector
(30.08.13)
galatasaray üniversitesinin kurslarını tercih edin bence..
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin
(30.08.13)
Fransız kültür merkezinin bir Taksim'de bir de Moda'da kursları oluyor onlar olabilir. Onun dışında ikinci olarak da Galatasaray Üniversitesi +1 diyorum.
0
godsparticle
(30.08.13)
(3)

Çeviri: "Buying Leads" ne demektir? Türkçesi?

angerona
soru başlıkta
soru başlıkta
0
angerona
(30.08.13)
"Satın alma yönlendirir" anlamı olmakla birlikte "kurşun satın almak" da olabilir.
0
inanmazsan inanma
(30.08.13)
bu yüklem ve öznenin oluşturduğu bir cümle değil de, bir terim veya deyiş gibi geçiyor metinde. Teşekkür ederim ama cevabın için inanmazsan inanma.
0
🌸angerona
(30.08.13)
potansiyel müşterilerin bilgilerini satın alma anlamına geliyor. tek bir kelime ile çeviremedim.
lead pazarlamanın yapılacağı hedef müşteri anlamında ve bu hedeflerle ilgili kontak bilgileri vs emailler listeler halinde satılıyor.
0
kediebesi
(30.08.13)
(5)

Okunmuş X'in ingilizcesi

exordinary
Evet canlar. Mesela okunmuş su, okunmuş pirinç... bunların ingilizcesi nedir?
Evet canlar. Mesela okunmuş su, okunmuş pirinç... bunların ingilizcesi nedir?
0
exordinary
(30.08.13)
blessed denebilir.
0
f_d
(30.08.13)
okunmuş suya holy water diyollaaa :P
0
mutevazi
(30.08.13)
Holly X holly vallance
0
Sskywalkeremre
(30.08.13)
Holy olması için ilk baştan beri holy özelliği taşıması gerekir. Ama pirinç,su gibi şeyler sonradan holy özelliği kazandırılabileceği için İngilizce karşılığı blessed olur. (tam karşılığı kutsanmış demektir, okunmuşu tan çevirmeye kalkarsan ecnebiler anlamaz)
0
Nocturne
(30.08.13)
sanctified
0
sigaraicilmeyenevdekimahzunkultablasi
(03.09.13)
(1)

Videodaki sporcunun konuşmalarını kısaca bana çevirebilecek olan var mı?

kendihalindekiyaratık
http://www.youtube.com/watch?v=EnoE0PQwfu0tşk.
0
kendihalindekiyaratık
(30.08.13)
Motor siklet kazasında kolunu kaybetmiş. İlk başta olanlara çok kızgınmış. 10 yıl boyunca çok saçmalamış alkol falan almış sürekli. Hapisanede olmadığı için ya da ölmediği için çok şanslıymış.

Öteki kır saçlı abi bunu bi arkadaşından duymuş Adam tek koluyla vucüt geliştirme yapıyomış. Bu çocukta rekabet duygusunu görmüş.

2011 yılında ilk vucüt geliştirme şovunu yapmayı planlamış sonra da yapmış.

Karısıyla bi vakıf kurmuş. Tam anlayamadım ama bu vakıf, yaptıklarıyla ve ne olduklarıyla gurur duymalarına yarıyormuş.

Eskiden sadece kendim için yaşardım diyo. Şimdi hayat daha eğlenceliymiş. Başkaları için yaptığı şeyler kendisi için yaptıklarından daha eğlenceliymiş.

Kır saçlı da diyo ki.. bu işin en güzel yanı öteki insanları da motive etmesi falan filan.

Her şey bir sebeple olur, bazen o sebebi bulmak zordur. Benim kolumu o yolda kaybetmem hayatımın benden alınmasıydı ama şimdiyse bu en iyi şey diyor yanlış anlamadıysam. Daha iyi olamazmış. Hayatını değiştirmiş işte.

İngilizcem çok iyi değil, anladığım kadarıyla çevirdim.
0
otonom
(30.08.13)
(2)

İngilizce "ped"

neil manke
kadınların kullandığı molped falan diye türleri olan şeyin ingilizce karşılığı nedir?
kadınların kullandığı molped falan diye türleri olan şeyin ingilizce karşılığı nedir?
0
neil manke
(30.08.13)
hygienic pad
0
el desaparecido
(30.08.13)
pad
0
mutevazi
(30.08.13)
(3)

aci çeviri ihtiyacı

allahinadiylaoku
merhaba arkadaşlar acil ingilizce çeviriye ihtiyacım var."Gvf Almentos firmasında çalışan teknik departman şefi Alfonso Caceres Lock met+30 metal dedektör eğitimini başarıyla tamamlamıştır."
merhaba arkadaşlar acil ingilizce çeviriye ihtiyacım var.

"Gvf Almentos firmasında çalışan teknik departman şefi Alfonso Caceres Lock met+30 metal dedektör eğitimini başarıyla tamamlamıştır."
0
allahinadiylaoku
(29.08.13)
"Technical department chief Alfonso Caceres who works for Gvf Almentos has completed successfully Lock met+30 metal detector training."

aşağı yukarı böyle bir şey sanırım. Başka cevapları da bekleyin yine de.
0
fuzzy olmak istemistim
(29.08.13)
MR. ALFONSO CACERES WHO WORK IN GVF ALMETOS AS TECNICAL DEPARTMENT CHIEF, HAS SUCCESSFULLY COMPLATED TRAINING COURSE ON LOCK MET 30+ METAL DETECTOR.

yazdım ama oldumu bilmiyorum ?
0
🌸allahinadiylaoku
(29.08.13)
"who works" olmalıydı. hem training hem course olmaz, biri olmalıydı :) genel anlamı vermişsiniz ama.
0
fuzzy olmak istemistim
(29.08.13)
(6)

"I can speak US" doğru bir kullanım mı?

ermanen
"Amerikan İngilizcesi konuşabilirim" demek için "I can speak US" kullanılabilir mi?
"Amerikan İngilizcesi konuşabilirim" demek için "I can speak US" kullanılabilir mi?
0
ermanen
(29.08.13)
Nope. I can speak American English.
0
compumaster
(29.08.13)
ya da "i can be a shitty negro nigger." de
0
pain of liberation
(29.08.13)
compu, evet doğrusu öyle de acaba halk dilinde böyle kısaltarak kullanılabilir mi diye merak ettim.
0
🌸ermanen
(29.08.13)
Yillardir Amerika'dayım böyle bir kullanım görmedim
0
compumaster
(29.08.13)
US: United States'in kısaltmasıdır.

"I can speak Turkey" gibi bi kullanım olur
0
facebook
(29.08.13)
doğru olmaz, ama günlük kullanımda ingilizce artık öyle bir tıraş ediliyor ki kullanana şaşırmam. Amerikan ingilizcesi "American, American English veya US English" seklinde gecer.

ha, soyle bir diyalogun parcasi olarak şu durumda olabilir.

+ US or UK english?
- I can speak US. (veya sadece "US" seklinde cevap verilebilir)

konuşma dilinde bu tür bir diyalog duysam şaşırmam, fakat herhangi bir diyalog arkaplani yoksa "I can speak US" çok sırıtır.
0
kuja
(29.08.13)
(1)

Are you limited to working outside of Turkey?

kismisolungac
Selam gençler,bu cümlede ne demeye çalışmış??Teşekkürler,
Selam gençler,
bu cümlede ne demeye çalışmış??
Teşekkürler,
0
kismisolungac
(29.08.13)
yurtdışında çalışma izni almada sorun yaratacak bi durum var mı?
0
kayisili turta
(29.08.13)
(11)

"challenger" yerine ne desek? (çeviri)

xenderoth
anlamı tam olarak "meydan okuyan (kimse)" malum... ama bana tek kelimelik bir türkçe karşılık lazım. kısaca şöyle bir yerde kullanılacak; iki ürün var, birbirleriyle kıyaslanırken boks ringinde kozlarını paylaşıyorlar parodisi yapılıyor.sunum yapılırken,"kırmızı köşede, 10 kiloda Şampiyon (the champ
anlamı tam olarak "meydan okuyan (kimse)" malum... ama bana tek kelimelik bir türkçe karşılık lazım.

kısaca şöyle bir yerde kullanılacak; iki ürün var, birbirleriyle kıyaslanırken boks ringinde kozlarını paylaşıyorlar parodisi yapılıyor.

sunum yapılırken,

"kırmızı köşede, 10 kiloda Şampiyon (the champ)

mavi köşede, 12 kiloda "????" (the challenger) "

gibi bir kullanım var.

şimdi buraya "ve mavi köşede meydan okuyan!!" desek kulağa hoş gelmiyor. tek kelimelik, tam karşılığı olmasa da bu etkiyi hangi tek kelime ile verebiliriz?
0
xenderoth
(28.08.13)
pek o etkiyi vermese de "rakip" geldi aklıma sadece.
0
bxgx
(28.08.13)
hasım o anlamda aslında ama olmaz sanki.
0
crimson king
(28.08.13)
güçlü/zorlu rakibi demek güzel olur bence.
ve bunun dendiğini de duydum, muhtemelen tv çevirisi ama:
ve mavi köşede ona meydan okuyannnn bilmem kiiimmm
ya da
ve karşısında zor bir rakiipp, mavi köşede 12 kiloda x
0
kediebesi
(28.08.13)
"champ" ve "challenger" adamların takma adları değil de onları niteleyen kelimeler olarak kullanıldıysa @kediebesi+1.
0
kül
(28.08.13)
@kediebesi,

güçlü/zorlu rakip güzel evet; ama sorun şu ki challenger'ı direkt isim olarak kullanmışlar.

yani "mavi köşede -the challenger- " demem lazım tam olarak, o yüzden "güçlü rakibi x" diyemiyorum, bana o x lazım :)
0
🌸xenderoth
(28.08.13)
yerine gore "ezberbozan" anlamina da gelir bu soz. iyice bak kendi metnine, uyuyorsa eger ezberbozan da diyebilirsin.
0
eindaclub
(28.08.13)
ım tabi sen kapsamı daha iyi bilirsin ama bana özel isim gibi gelmedi şampiyon ve rakibi derken kullanılan bir kalıp champ and challenger yoksa mesela 'the crusher' gibi bi pankreasçı ismi gibi değil, bahsedilen o tür bişiyse.
0
kediebesi
(28.08.13)
testere falan de o zaman hacı.
0
zazazaraeta
(28.08.13)
Tek kelimelik olacaksa rakipten daha uygun bir kelime yok.
0
Nocturne
(28.08.13)
"meydan okuyan" doğru kullanım gibi. çünkü şampiyona meydan okuyarak daha iyi olduğunu kanıtlayıp ünvanı alma peşinde.
0
r_u_h
(29.08.13)
Dodge :D
0
denizrocket
(29.08.13)
(1)

Goya (Urdu)

skinnerbox
A contemplative “as-if” which nonetheless feels like reality. The transporting suspension of disbelief that can occur, for example, in good storytelling.bu cümlenin çevirisini yapabilecek olan var mıdır? evirdim çevirdim anlayamadım
A contemplative “as-if” which nonetheless feels like reality. The transporting suspension of disbelief that can occur, for example, in good storytelling.

bu cümlenin çevirisini yapabilecek olan var mıdır? evirdim çevirdim anlayamadım
0
skinnerbox
(28.08.13)
Derin düşüncelere dalındığında (transa geçtiğinde) -gerçek olmasa bile- düşünceler gerçekmiş gibi hissedilir. Örneğin iyi bir hikaye anlatımında kuşkulanma yetisi etkinliğini kaybeder.
0
biglord
(29.08.13)
(1)

We're just giving you a little wash

discopolice
scriptten film altyazı çevirisi yapıyorum.filmi göremediğim için sıkıntılı oluyor. diyaloğun geçtiği yer evlilikle ilgili kadehlerin kalktığı bir yer"We're just giving you a little wash" diyerek ne diyor tam olarak bu "wash" kelimesinin anlamını çıkaramadım.
scriptten film altyazı çevirisi yapıyorum.

filmi göremediğim için sıkıntılı oluyor.
diyaloğun geçtiği yer evlilikle ilgili kadehlerin kalktığı bir yer

"We're just giving you a little wash" diyerek ne diyor tam olarak bu "wash" kelimesinin anlamını çıkaramadım.
0
discopolice
(28.08.13)
12. Wash

A drink, a beverage, something wet.
After rolling with my crew. We like to kick back and be base and take an honest wash.
0
safsafinaz
(28.08.13)
(1)

ingilizce bir cümle çeviri

elloweeth
Franchise bir sistem ve markanın imtiyaz hakkı sahibinin, belirli süre, koşul ve sınırlar içinde, işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin sürekli disiplin ve destek sağlayarak, belirli bir bedel karşılığında, bağımsız yatırımcılara sistem ve markasını kullandırmasına dayanan, uzun vadeli ve sürekli
Franchise bir sistem ve markanın imtiyaz hakkı sahibinin, belirli süre, koşul ve sınırlar içinde, işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin sürekli disiplin ve destek sağlayarak, belirli bir bedel karşılığında, bağımsız yatırımcılara sistem ve markasını kullandırmasına dayanan, uzun vadeli ve sürekli bir iş ilişkisidir.
0
elloweeth
(28.08.13)
franchise is a long term and permanent business relation of a franchisee of a brand or system, in which the franchisee gives independent investors the right to use his system or brand in return for a certain price after providing permanent discipline (eğer disiplinden kasıt bir çerçeve çizmekse: framework) and support on (about) the management and the organization of the business.
0
birnick berabernick
(28.08.13)
(19)

Eskiler nasıl dil öğreniyorlarmış?

biglord
Malumunuz dizi, film yok. kurs yok, gramer kitapları var mı? emin değilim. Pratik yapacak imkan çok az. Eski yazarlar, bilim adamları nasıl dil öğreniyorlarmış bir fikriniz var mı?
Malumunuz dizi, film yok. kurs yok, gramer kitapları var mı? emin değilim. Pratik yapacak imkan çok az.

Eski yazarlar, bilim adamları nasıl dil öğreniyorlarmış bir fikriniz var mı?
0
biglord
(28.08.13)
doğrudan. eskiden okumak öğrenmek öyle bugünkü gibi avam işi değildi. tutuyordun bir adet matmazel mösyö, sana dilin ıncığını cıncığını öğretiyor, sizin konakta yiyor içiyor, gurbet elde parasını biriktiriyordu.
0
i ve been mistreated
(28.08.13)
can yücel'in işi gücü yok matmazel, mösyö mü tutmuş?
0
🌸biglord
(28.08.13)
ya da edmond dantes misali denizlere açılıyor, biraz katalan biraz korsikaca, biraz ispanyolca biraz italyanca, artık iskorbüt seviyesinden denizkurdu operasyonu seviyesine kadar, kişisel çabana kalmış.
0
i ve been mistreated
(28.08.13)
kardeş hangi eski devirden bahsediyorsun? o adamı okusun diye cambridge'e gönderdiler yav. al ecnebi memleketlere seyahat etmek de var. can yücel idiyse derdin açıp vikiyi baksaydın.
0
i ve been mistreated
(28.08.13)
hangi eski devir olduğu önemli değil. 15. ya da 19. yüzyılda orta sınıf bir insan dil öğrenmek için ne yapıyormuş. soru bu. şimdi dizi açıp yattığın yerden öğreniyorsun olayı. o zaman böyle imkanlar yok. neler yapıyormuş insanlar, soru bu. süslü cümleler kurmadan mantıklı açıklamalar bekliyorum.
0
🌸biglord
(28.08.13)
gramer icin vs. kitap vardir? cok yeni bir sey degil kitap en nihayetinde. bazi diller icin telaffuz bile ogrenilebilir kitaptan. duydugunu anlama kismi olmaz ama tabi
ilk mesajda dendigi gibi bi hoca tutmak var, yerine gidip ogrenen var tabi..
0
babamasoliimbananickaldirsin
(28.08.13)
az önce vikiden baktım. can yücel ingilizce'yi breaking bad ve seinfeld'den öğrenmiş. american kültür'den de 3 kur almış.

soru: modern teknolojiye sahip olmayan ve kursa gitme imkanı olmayan, günümüz insanlarının kullandığı konvansiyonel metodları kullanma imkanı olmayan insanlar yabancı dili nasıl öğreniyorlarmış?

algı problemi olmayanlardan cevaplar bekliyorum. teşekkürler.
0
🌸biglord
(28.08.13)
pek öğrenemiyorlardı, osmanlı imparatorlu'ğunda daha sadece geçtiğimiz yüzyılın başlarında okuma yazma oranı %5'idi, yabanci dilden bahsetmiyorum, kendi dilleri.

osmanlı çökmekte olan bir imparatrluk olduğundan bu normaldi tabii, ama devrin en büyük imparatorluğu ingiltere'de bile bu oran %40-50 civarindaydi.

neyse, yabancı dil öğrenme oranı uzuuun bir süre sadece belli bir kesime %1-2 maximum mahsustu, onlar da kitaplar ve hocalar yolu ile öğreniyorlardı. matbaa sonrası gramer kitapları da hızla yayıldı, fakat 19. yüzyılda da oran pek farklı değildi. %5 diyebiliriz, gramer kitapları vardı fakat belirli bir kesim zaten kendi dillerini bile zor konuşuyorlardı, üst sınıflara mahsustu okumak.

dizi açıp izleyemiyordun demişsiniz ama cok geriye gitmenize gerek yok, 1980-1990'larda da özel okullarda gramer 17-18. yüzyıl mantığı ile öğretiliyordu, ekstra bir tek biraz daha renkli kitaplar ve kasetler vardı.

eğer daha detaylı bilgi istiyorsanız bir avrupa ülkesinin kütüphanesine gidip bakabilirsiniz 19. yuzyil gramer kitaplarına. fill in the blanks bugün ne ise o zaman da oydu. ali ata bak, smith topu tut vb.
0
kuja
(28.08.13)
@kuja aslında şunu merak ediyorum, çeviri yapan yazarlar mesala. saatlerce odalarına kapanıp sadece kitap okuyarak -anlamasalar bile- öğrenmek istedikleri dili geliştirebiliyorlarmış demek ki. yani bir insan isterse kendi başına da bir dili öğrenebilir gibi geliyor, eski devirlere bakarak.
0
🌸biglord
(28.08.13)
elbette geliştirebiliyorlardı, cok eskiden ülkeye gelen tüccarlarla da pratik yapıyorlardı mesela. tüccarlar da ticaret yaptıkları bölgelerde sevilmek istediklerinden hem istenilen kitapları yurt dışından getirebiliyorlardı hem de konuşuyorlardı. orta sinif ancak bu sekilde ogrenebilirdi...orta sinif da demeyelim, tuccar sinifi, dile ihtiyaci olanlar. %1-2...o da maksimum.

biraz daha ileri gelirsek, daha 20. yuzyilda yaşanan göç dalgasında bile kapak atmak amacı ile bir çok kişi kitap/sozluk kombinasyonu ile dil ogrenmistir. yani dediginiz gayet mumkun, tek bir hikaye kitabında bile orhun anıtları gibi yaklaşıp öğrenebilenler vardı.
0
kuja
(28.08.13)
redhouse nasıl çıkmış ilk araştır bence.
0
zazazaraeta
(28.08.13)
solcu aydınların hatırı sayılır kısmı hapiste öğrendi fransızcayı falan. vakit, konsantrasyon ve özveri. ondan sonra kısıtlı kaynak dinlemiyor gönül.
0
kaufman
(28.08.13)
ortalama bi insanın yaşantısı zaten dil öğrenme hevesi/lüzumu geliştirmesine izin vermiyordu. daha üst düzey ailelerin çocukları da yabancı kişilere, kitaplara ve sözlüklere ve çevirilere erişebiliyordu. zaten osmanlıda üst düzey doğduysan arapça, türkçe ve farsça bilerek 'dil öğrenme' becerini epey geliştiriyodun en başından. karşılaştırmalı çeviri okuyarak bir dili bulmaca gibi çözersin. (bkz. orhun yazıtları) çeviri bir nevi şifre çözme olayı ve dil öğrenmede tabi ki yardımcı olur ve tabi ki bi insan kendi çabasıyla, kaynakları mevcutsa bir dili öğrenebilir. günümüzün ekmek piş ağzıma düş insanı ise kursu kitabı, okulu ile dil öğrenme güzel bir ticaret fırsatı.
0
kediebesi
(28.08.13)
80 sene öncesinin İstanbul'undan bahsedeyim. Annem Arnavutça, Ladino, Ermenice ve Rumca'yı günlük sohbet kıvamında biliyormuş. Şimdi ancak tek-tük birkaç kelime aklında kalmış. Komşun yahudiyse çoluk-çocuk oynarken o türkçe öğreniyordu sen de ladino. Ama Türkçe hariç yazmasını bilmez. Bir de arkadaş, Can Yücel dediğin Türkiye'nin efsane milli eğitim bakanı Hasan Alî Yücel'in oğlu.
0
SiyamkedisiZorro
(28.08.13)
he o zaman ben de osmanlı dönemindeki kandiyanın ileri gelen ailelerinin kızlarını avrupa'da ekonomi okumaya gönderdiğinden bahsedeyim. hatta çikolatacının kızına aşık olup da zatüreden genç yaşında ölen, belçikada okumuş bi büyük dayıdan bahsediliyor. çoğu cumhuriyetin kurulmasında da görev almış kişiler. hasan ali yücel'in babasına da bi bakın hatta eliniz değmişken de can yücel diyince nasıl bir soydan bahsedildiğini anlayın :P
0
kediebesi
(28.08.13)
bence ya varlıklı/köklü ailelerden geldikleri için mürebbiye/ yurt dışı eğitim/ kolej
ya azim (yankı yazgan'ın görme engelli babasının yaşam hikayesi gibi).
0
pinkket
(28.08.13)
biglord öyle bir yazmışsınız ki sanki biz dili seinfeld izleyerek öğrendik..83'lüyüm anadolu lisesinin 7 sene olduğu zamanlarda hazırlıkta dil öğrendim bi tane dizi/film/yabancı müzik dinlemedim. Evimde tv müzikçalar yoktu zaten. köye doğmuş insanım.
bizim bi tane fiil listemiz vardı ezberle derlerdi ezberlerdik...bu kadar basit. ben her dili böyle öğrendim.--ha sonra yurtdışında yaşadım pratik yaptım gelişti o ayrı-
ve tercümanım.
0
niye ama
(28.08.13)
@niye ama ben 93luyum ben de ilkokulda oyle ogrendim :) dediginiz gibi liste vardi bi tane esek gibi ezberledik.
ha dizi film izlemeye baslayana kadar neredeyse hic dogru duzgun ingilizce duymamistik konusmamistik o ayri. dizi film olmadan soyleneni anlamak kismini gelistirmek cok zor etrafta birileri yoksa surekli konusan
0
babamasoliimbananickaldirsin
(28.08.13)
(3)

Yunanca Bilen Var Mı?

denizaya
Bu ne anlama geliyor?"kalinihta kardia mou"
Bu ne anlama geliyor?

"kalinihta kardia mou"
0
denizaya
(28.08.13)
iyi geceler kalbim
0
yarin bos musun
(28.08.13)
kardia? my love?
0
yarin bos musun
(28.08.13)
kali iyi
nihta gece
kardia kalp
mou benim
0
irsh92
(01.09.13)
(1)

acil ingilizce çeviri (birkaç cümle) - yardım !!!1

kugsel adam
aşağıdaki metni çevirebilir misiniz? ''Arkadaşım bu sabah New york ucagını kacırdı ve 1 saat sonraki ucaga bilet alıp uctu. Ancak Biletler birbirine baglı oldugu icin, New york dan Portland a olan bilet de yandı. Bir sekilde sana ulasacak, bu durumu bildirmemi istedi.''
aşağıdaki metni çevirebilir misiniz?

''Arkadaşım bu sabah New york ucagını kacırdı ve 1 saat sonraki ucaga bilet alıp uctu. Ancak Biletler birbirine baglı oldugu icin, New york dan Portland a olan bilet de yandı. Bir sekilde sana ulasacak, bu durumu bildirmemi istedi.''
0
kugsel adam
(27.08.13)
my friend has missed a flight to Newyork early today then he/she bought a ticket for the next flight which departures in 1 hour later. but the tickets have been somehow linked to each other andthe New York to Portland ticket has been canceled. He/she wanted me to contact and let you know about that situation.


not: eğer erkekse he/she leri sadece "he" olarak değiştir kızsa "she" yaparsın.
0
crystalsoul
(27.08.13)
(2)

AS-IF currency

click here to see her naked
bi vergi detay raporunda geçiyor. ne ola ki?
bi vergi detay raporunda geçiyor. ne ola ki?
0
click here to see her naked
(26.08.13)
dövizmişcesine...

(artık ne demekse)
0
Rawkon
(27.08.13)
docs.oracle.com
şöyle bi açıklama buldum ama
Viewing amounts in an "as if" currency allows you to view amounts as if they were stored in a currency other than the domestic or foreign currency in which they are actually stored.
0
kediebesi
(27.08.13)
(2)

bir çalışma raporunda geçen cümle

click here to see her naked
girilmesi gereken bilgilerin altında şöyle bir cümle var anlayamadım (tam çevirisi lazım):Post this Summary page from February 1 to April 30 of the year following the year covered by the form.teşekkürler.
girilmesi gereken bilgilerin altında şöyle bir cümle var anlayamadım (tam çevirisi lazım):

Post this Summary page from February 1 to April 30 of the year following the year covered by the form.

teşekkürler.
0
click here to see her naked
(26.08.13)
Bu Özet sayfasını, formun kapsadığı yılı takip eden yılın 1 Şubat- 30 Nisan tarihleri arasında gönderiniz.
Form 2013 yılı içinse 2014 1 Şubat- 30 Nisan arasında yollamak lazımmış
0
niye ama
(26.08.13)
formun kapsadığı yılı izleyen yılın (bir sonraki) 1 şubat-30 nisan tarihleri arasında bu "özet" sayfasını yollayın.
0
aynshinqaf
(26.08.13)
(5)

cümle çevirisi rica etsem

yuhnts
the functional generalization "Human hearts circulate the blood" is true just if there is a structure type human hearts tend to display and anything having that structure type circulates the blood
the functional generalization "Human hearts circulate the blood" is true just if there is a structure type human hearts tend to display and anything having that structure type circulates the blood
0
yuhnts
(26.08.13)
"insan kalbi kan dolaşımı yapar" fonksiyonel genellemesi doğrudur ama ancak yapısal tipte insan kalbi göstermeye meyilliyse ve bu yapısal tipe sahip şeyler kanı dolaştırıyorsa.- sanırım zira cümle bana bozuk geldi.
0
wild honey suckle
(26.08.13)
ben de ondan çeviremedim ancak cümle bu ve den sonrası ve ama dan öncesi tamam da aradaki şey ne ola
0
🌸yuhnts
(26.08.13)
bu cümlede büyük sıkıntılar var.:/
0
wild honey suckle
(26.08.13)
başında yazayım bari: üstteki biraz açıklar:

He then proposes that (x) (Ax→Bx) is a true functional generalization just if
There is a structure type S such that (1) A's tend to have a structure of that type, and (2) anything having a structure of that type will conform to the generalization (x)(Ax→Bx) just as long as it retains that structure.9
Thus (according to Pollock) the functional generalization Human hearts circulate the blood is true just if there is a structure type human hearts tend to display, and anything having that structure type circulates the blood.
0
🌸yuhnts
(26.08.13)
insan kalbinde gorulebilecegi gibi; belli yapisal ozellikler gosterip, bu yapisal ozellikler sayesinde kan dolasimi saglayan herhangi bir yapi soz konusu ise; "insan kalbi kan dolasimini saglar" fonksiyonel genellemesi dogrudur.
0
felix octavius
(26.08.13)
(1)

miskal

mega idea
miskal adlı müzik aletinin ingilizcesini arıyorum. internette karşıma shekel kelimesi çıkıyor ancak shekel kelimesini aradığımda miskale ulaşamıyorum. bu çeviri kargaşasını sona erdirecek olan var mı? :) şimdiden teşekkürler.
miskal adlı müzik aletinin ingilizcesini arıyorum. internette karşıma shekel kelimesi çıkıyor ancak shekel kelimesini aradığımda miskale ulaşamıyorum. bu çeviri kargaşasını sona erdirecek olan var mı? :) şimdiden teşekkürler.
0
mega idea
(25.08.13)
pan flute
0
neira
(25.08.13)
(9)

ingilizce kelimeler kelimeler kelimeler..

uzunuzunilgi
nasıl ezberliyorsunuz ?var mı bir yöntemi bunun ayrıca ? bir iki kelime değil onlarca kelime önümde duruyo ezberlemek için ama başlayınca sonlara doğru hata vermeye başlıyorum.hani şöyle yapıyorum ,rahat oluyor falan diyen varsa bi yazıverse ya ?sonuçta aklıma gelmeyen ama hıı mantıklı diyebileceğim
nasıl ezberliyorsunuz ?
var mı bir yöntemi bunun ayrıca ? bir iki kelime değil onlarca kelime önümde duruyo ezberlemek için ama başlayınca sonlara doğru hata vermeye başlıyorum.

hani şöyle yapıyorum ,rahat oluyor falan diyen varsa bi yazıverse ya ?
sonuçta aklıma gelmeyen ama hıı mantıklı diyebileceğim bir şey çıkar belki ne malum.

good night !
0
uzunuzunilgi
(25.08.13)
sevdiğiniz yabancı şarkılardan ezberlemeye başlayın bence, akılda kalması daha kolay.
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(25.08.13)
öyküleştirme diye bi şey var, kelimelerin fonetik benzerliğine dayanıyor genelde. başta saçma geliyor fakat işe yarayabilir elbet. ha her kelime için hazırlanmamıştır tabi ama bi seçenek. burda linki de verilmişti de bulamadım şimdi, bulunca paylaşacağım.
0
olanlaolunmaz
(25.08.13)
Ben dizilerden filmlerden ezberledim, öyle öğrenince hayatta unutmuyorum. Mesela terminatör 2 ilk çıktığında alt yazılı seyretmiştim daha ingilizceyi daha pek bilmeden, know kelimesini öyle öğrenmiştim. şimdi sahnesi bile aklımda.
Kelimeleri olaylarla bağdaştırın, yani apple kelimesini mesela bilgisayar markasından ve logosundan aklınıza getirin veya daha zor bir kelimeyi kafanızda bi senaryo yazıp öyle hatırlayın.
0
innerbliss
(25.08.13)
İngilizce öğrenme amacının dışında İngilizce içeriği olan bir şeyi takip ettiğinizde o muhtemelen ilgi alanınız olan bir şeydir.
İlgi alanınıza giren yazıları çok sık okuyup dinlemelisiniz. Bilmediğiniz kelime gelince sözlükten bakabilirsiniz.
Eğer iş İngilizcesi ya da karmaşık konularsa (sıkıcı olur biliyorum ama) dediğim yöntemi uygulamak yararlı olur.

Ekstra olarak ing - ing kelime çevirisi yapan sözlüklere de bakmanız tavsiyemdir, daha iyi akılda kalır.

Bir yerden duyup sözlükten Türkçesine baktığınız ve uzun süre karşılaşmadığınız kelime unutulur.

Reddit, everything2 gibi sitelere takılıyorum. Chrome kullanıyorum, bilmediğim kelime varsa sağ tık > translate ile bir saniye içinde öğrenip okumaya devam ediyorum, zahmetsiz oluyor. Eklenti için link de verebilirim.

Dizi izlemek de listening becerisini inanılmaz geliştiriyor.
Evde televizyon açık kalıyorsa yabancı kanalların açık kalması da kulak dolgunluğu sağlayacaktır. Bilinçaltını da eğitmek lazım, bebek gibi.
0
hadi ya la
(25.08.13)
devamlı çeviri yaptığınızda ezberlemiş oluyorsunuz. aynı kelimeler sıklıkla karşınıza çıkıyor...
0
inanmazsan inanma
(25.08.13)
kelime ezberlenmez. eksisozluk.com
0
aynshinqaf
(25.08.13)
www.eksiduyuru.com link bu, belki duyuru sahibi ile iletişime geçebilirsiniz.
0
olanlaolunmaz
(25.08.13)
kendi dugunune gitmeyen kamber ,deneyeceğim mantıklı gayet.

olanlaolunmaz ,linki paylaşırsan sevinirim.daha önce de duymuştum ama link bulamadım aynen.

innerbliss , çok izlemeye çalışıyorum zaten dublajdan uzağım ama adamlar konuşurken bildiğim kelimeleri algıda seçicilikten olsa gerek anlayıp diğer kelimeleri anlayamıyorum.ingilizce alt yazı izlemek istesem çok yetersiz kalırım.

hadi ya la ,bakacağım buna.hem inşallah bilinçaltım uykuda değildir:)

tüm arkadaşlar çok teşekkür ediyorum hepinize yardımlarınız için.
0
🌸uzunuzunilgi
(25.08.13)
bu konu hakkında en yararlı entry; eksisozluk.com

compadrito reyise selamlar.
0
unalub
(26.08.13)
(2)

iyi bir grammer kitabı

Tazmania
merhabalar, önümüzdeki yıl toefl'a girmeyi düşüyorum. Toefl kursuna da gideceğim ama öncesinde o kurs için yeterlilik sınavı yapılıyormuş hemen hemen tüm kurslarda. İngilizcem iyidir ama 1 senedir grammer çalışmıyorum. Şöyle advanced düzeyde, bol örnekli, geniş kapsamlı bir grammer kitabı kullanmış
merhabalar, önümüzdeki yıl toefl'a girmeyi düşüyorum. Toefl kursuna da gideceğim ama öncesinde o kurs için yeterlilik sınavı yapılıyormuş hemen hemen tüm kurslarda. İngilizcem iyidir ama 1 senedir grammer çalışmıyorum. Şöyle advanced düzeyde, bol örnekli, geniş kapsamlı bir grammer kitabı kullanmış olan var mı? şimdiden teşekkürler.
0
Tazmania
(24.08.13)
english grammer in use - raymond murphy bu iyiydi bence.

advanced grammer in use - martin hewings da varmış ama onu bilmiyorum ben.
0
panthera onca
(24.08.13)
practical english usage - michael swan
0
merlina
(24.08.13)
(1)

telif hakkı gibi bir şey

click here to see her naked
AVPATA programs, including any operating system, integrated software, any programs installed on the hardware, and/or documentation, delivered to U.S. Government end users are "commercial computer software" pursuant to the applicable Federal Acquisition Regulation and agency-specific supplemental reg
AVPATA programs, including any operating system, integrated software, any programs installed on the hardware, and/or documentation, delivered to U.S. Government end users are "commercial computer software" pursuant to the applicable Federal Acquisition Regulation and agency-specific supplemental regulations. As such, use, duplication, disclosure, modification, and adaptation of the programs, including any operating system, integrated software, any programs installed on the hardware, and/or documentation, shall be subject to license terms and license restrictions applicable to the programs. No other rights are granted to the U.S. Government.

şunu hayrına çevirenin kulu kölesi olurum.
0
click here to see her naked
(24.08.13)
A.B.Devletleri tuketicisine ulastirilan herhangi bir isletim sistemi, entegre yazilim, donanimda kurulu herhangi yazilim, ve/veya belgeyi kapsayan AVPATA programlari, "ticari bilgisayar yazilimi" olup, ilgili "Ulusal Edinim Yasalari"na ve bakanliga ozel ek mevzuatlara tabiidir. Buna gore, herhangi bir isletim sistemi, entegre yazilim, donanimda kurulu herhangi yazilim, ve/veya belgenin kullanimi, cogaltilmasi,aciklanmasi, degistirilmesi ve uyarlanmasi, programa ait ilgili lisans maddelerine ve lisans kisitlamalarina tabiidir. A.B.D hukumetine baska haklar verilmemistir.
0
el desaparecido
(24.08.13)
(3)

ingilizce yeterlilik

elloweeth
Sahip olduğum ingilizceyi belgelendirmek istiyorum. Genelde işyerilerinin tercih ettiği belge hangisidir? Toefl'a gireyim dedim 185 dolarmış Çok pahalı geldi bana. Başka hangi sınavlar var ingilizce bildiğimi belgeleyebilmem için?
Sahip olduğum ingilizceyi belgelendirmek istiyorum. Genelde işyerilerinin tercih ettiği belge hangisidir? Toefl'a gireyim dedim 185 dolarmış Çok pahalı geldi bana. Başka hangi sınavlar var ingilizce bildiğimi belgeleyebilmem için?
0
elloweeth
(24.08.13)
YDS
0
timburton
(24.08.13)
YDS ya da IELTS olabilir. Ama IELTS sınav ücreti de tzludur
0
mortingensitrayzee
(24.08.13)
yds amatörce hazırlanmış dandik bir sınav ama ucuz. toefl ielts falan da pahalı ama yds'den düzgün.
0
i ve been mistreated
(24.08.13)
(2)

iş ingilizcesi olan biri var mı

charlotte blanc
Nevertheless, US nearby supply is not substantially in excess of demand, as demonstrated by traders need to pay about $5/st more for prompt versus forward barges earlier in the week.şu ne demektir çözemedim.
Nevertheless, US nearby supply is not substantially in excess of demand, as demonstrated by traders need to pay about $5/st more for prompt versus forward barges earlier in the week.


şu ne demektir çözemedim.
0
charlotte blanc
(23.08.13)
Abd deki arz talebin yeterince üstünde değil. Bunuda traderların ani alımlar için sonraki vadeye nazaran 5 dolar/st fazla ödemeye hazır olmalarından anlıyoruz.
0
spy of soul
(23.08.13)
options ve futures marketleri ile ilgili herhangi bi bilgin var mi? Burada demek istedigi, marketlerde, spotta fiyatlar futures (forward) kontratlardan daha pahali. Bunun anlami market "backwardation"'da oluyo. Yani su an, spot marketlerde arz talepten fazla yuksek degil.

Eger universite icinse, anlaman gereken konseptler, "backwardation ve contango".

Umarim yardimci olmustur.
0
march or die
(23.08.13)
(1)

Yeni Türk Ticaret Kanunu - İngilizce Versiyon

treacherous
Merhabalar,1 Temmuz 2012 de yürürlüğe giren Yeni TTK ingilizce metnine ihtiyacım var. Görenler-bilenler varsa ve iletebilirlerse çok sevinirim. Bir link yeter sayın ahali. Şimdiden teşekkürler.Ekleme: tamamı yoksa da 4. kitap - taşıma işleri metnine ihtiyacım var. Teşekkürler..
Merhabalar,

1 Temmuz 2012 de yürürlüğe giren Yeni TTK ingilizce metnine ihtiyacım var. Görenler-bilenler varsa ve iletebilirlerse çok sevinirim. Bir link yeter sayın ahali. Şimdiden teşekkürler.

Ekleme: tamamı yoksa da 4. kitap - taşıma işleri metnine ihtiyacım var. Teşekkürler..
0
treacherous
(22.08.13)
www.pwc.com.tr

ilgim pek yok ama google'dan bu çıktı olabilitesi var gibi
0
mosquera
(22.08.13)
(2)

ing ceviri

Kamyoncunun vitesi
I loved you once before, you kept me on a stringI'd rather go without than take what you would bringBurada sair ne demek istemis pek anlamadim, deyim gibi bisey mi var burada?
I loved you once before, you kept me on a string
I'd rather go without than take what you would bring

Burada sair ne demek istemis pek anlamadim, deyim gibi bisey mi var burada?
0
Kamyoncunun vitesi
(22.08.13)
seni önceden seviyodum ama beni oyaladın durdun. senden geleni alcağıma sensiz giderim daha iyi diyo. yani diyo ki senden gelcek hayır gelmesin.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(22.08.13)
allah belanı versin, allah seni kahretsin demiş özetle.
0
himmet dayi
(22.08.13)
(3)

Denizcilik terimi soruyorum (tekne parçası)

kül
merhaba,teknelerle ilgili bir program çeviriyorum. lüks bir yatın tanıtımı yapılırken şu cümle kuruluyor: "...has a rollbar with mirrored inserts."bu esnada görüntü çok uzaktan tekneye baktığı için neyden bahsettiğini bilemiyoruz, görüntüden çıkaramadım yani. rollbar denen şeyin ne olduğunu tam anla
merhaba,

teknelerle ilgili bir program çeviriyorum. lüks bir yatın tanıtımı yapılırken şu cümle kuruluyor: "...has a rollbar with mirrored inserts."

bu esnada görüntü çok uzaktan tekneye baktığı için neyden bahsettiğini bilemiyoruz, görüntüden çıkaramadım yani. rollbar denen şeyin ne olduğunu tam anlayamasam da türkçede de rollbar olarak geçtiğini buldum aramalarımda, orada sorun yok. anlamadığım şey, bu mirror insert dediği şey aynalı süsleme gibi işlevsiz bir şey mi, yoksa teknenin seyrinde kullanılan dikiz aynası gibi bir şey mi, yoksa ayna plakası denen şey mi? bilen var mıdır? teşekkür ederim.
0
kül
(21.08.13)
hocam roll bar resimde görülen parça, türkçesini bilmiyorum ben de:
img.nauticexpo.com
img.nauticexpo.com
img.nauticexpo.com
img.nauticexpo.com
www.p-wholesale.com
0
yakuza123
(21.08.13)
çok teşekkür ederim, zahmet etmişsiniz ama dediğim gibi bana asıl lazım olan "mirrored insert" kısmı, rollbar aynen kalabiliyormuş.
0
🌸kül
(21.08.13)
bana kalırsa rollbar'ın yansımalı parçalar içerdiğini söylüyor. dikiz aynası olsaydı ayrıca belirtirdi rear-view mirror vs. şeklinde.

mesela yukarıdaki ilk fotoğrafta iki boruyu birleştiren kare parçaları kastediyor olabilir.
0
merlina
(24.08.13)
(5)

The thought will certainly be conveyed to them.

lahanakafa
Bu ne anlama geliyor acaba? Bir türlü çözemedim
Bu ne anlama geliyor acaba? Bir türlü çözemedim
0
lahanakafa
(21.08.13)
bir fikir varmış ve bu fikir onlara kesinlikle iletilecekmiş.

metin içindeki durumuna göre ufak farklılıklar olabilir tabii.
0
kül
(21.08.13)
(Bu) fikir kesinlikle onlara iletilecektir.
0
whoosie
(21.08.13)
Aslında ilke, motto gibi bir şey bu... Tam olarak bir karşılık arıyorum ama biraz üzerine düşüneyim. Teşekkürler.
0
🌸lahanakafa
(21.08.13)
motto gibiyse ne konuda olduğunu söylerseniz belki güzel bir şeyler çıkar buradan. tek başına bana mistik çağrışımlar yapıyor bu cümle. sanki biri göğe yükseliyor da zihnine bazı bilgiler yükleniyor falan :)
0
kül
(21.08.13)
Yani söyleşide hayatınızda bir ilkeniz var mı diye soruluyor ve cevap bu. Ne hakkında olduğuna dair başka bir bilgi yok maalesef :)Bana da filmden alıntı bir cümle gibi gelmişti.
0
🌸lahanakafa
(22.08.13)
(7)

Dünya Sofrası İngilizcesi?

rebio
Dünya sofralarına sunmak diye bir ifadeyi çevirmek istiyorum da olmuyor bi türlü..
Dünya sofralarına sunmak diye bir ifadeyi çevirmek istiyorum da olmuyor bi türlü..
0
rebio
(21.08.13)
to contribute to the world cuisine ?

tam olmadı gerçi..
0
passion rules the game
(21.08.13)
cümle düşük olmuş... dünya sofralarına sunmak derken tanıtmak mı diyorsun. tam cümleyi söylesen de çevirsek
0
inanmazsan inanma
(21.08.13)
...offers to the world cuisine.
0
[silinmiş]
(21.08.13)
şöyle bir kalıp var.

What rebio has to offer to the world cuisine.
0
[silinmiş]
(21.08.13)
to bring in the world cuisine
0
inanmazsan inanma
(21.08.13)
Douchebag'e +1 veriyorum
0
safsafinaz
(21.08.13)
cümle içinde görmeden kafadan çevrilemez. dolayısıyla öneriler pek olmamış. kimse kusura bakmasın.
0
mea maxima culpa
(21.08.13)
(2)

İngilizce bir cümle

neil manke
Only two Jokers in the deck, and I get dealt youne demek?
Only two Jokers in the deck, and I get dealt you

ne demek?
0
neil manke
(21.08.13)
galiba Only two Jokers in the deck, and It(they) get dealt you demek istemis.
destede 2 joker var, onlar da sana gelmis gibi
0
el desaparecido
(21.08.13)
LoL herosu Twisted Fate in bir sözüdür. ve aynen yazdığınız gibidir "Only two Jokers in the deck, and I get dealt you"

sanırım kahramanımız "bugün şanslı günüm" demek istiyor.
0
mat couthon
(21.08.13)
(1)

İspanyolcası olan? *capsli*

dessy
Türkçesinin ne olduğunu söyleyen güzel insanlara şimdiden çok teşekkür ederim.
Türkçesinin ne olduğunu söyleyen güzel insanlara şimdiden çok teşekkür ederim.
0
dessy
(20.08.13)
Havaya 3 tane para atıyorum ve I Ching'e sonucun nasıl olacağını soruyorum. Artık seni kurtaramayacak olsam bile gel tutun bana, bana.. Belki, belki bir mucize gerçekleşir, belki.. Paralar havaya, ölmeyi bekleyen annesine adanmış tema.
0
cakabo
(20.08.13)
(7)

"Kaybetmek" - Türkçe

long live rock n roll
"Kaybetmek" kelimesini sonradan bulunan bir şey için kullanabilir miyiz? Yani mesela "dün kaybettim ama bugün buldum" olur mu yoksa "dün kaybettiğimi zannettim ama bugün buldum" daha doğru bir kullanım mı olur?Evet bunu çözemedyip dert ettim kendime.
"Kaybetmek" kelimesini sonradan bulunan bir şey için kullanabilir miyiz? Yani mesela "dün kaybettim ama bugün buldum" olur mu yoksa "dün kaybettiğimi zannettim ama bugün buldum" daha doğru bir kullanım mı olur?

Evet bunu çözemedyip dert ettim kendime.
0
long live rock n roll
(20.08.13)
bence birincisi daha mantıklı. şöyle düşün. dün kayıp etmiş, bulana kadar geçen zamanda o nesne kayıp statüsünde kalıyor. bulunca kaybolma durumu ortadan kalkıyor ama önceden yaşanmış oluyor. zannetme gibi bir durum söz konusu değil. amaçık kaybetmiş.

edit: apaçık yazacağıma amaçık yazmışım. tipik bir freud sürçmesi olduğunu söyleyip kısa bir bilgi vereyim.
0
sarhosken alinan hesap
(20.08.13)
Aslında güzel bir düşünüş şekli, semantik olarak vardır kesin bir tartışması.
İlk yanıta katılıyorum, kaybettiğinizi sandığınız anda sizin için kayıp oluyor o nesne, kaybolmadığı bilincine sonradan erişiyorsunuz. Tabii ikincisi de olur ama birincisi hatalı değil.
0
whoosie
(20.08.13)
ikincisinde buldum demen yanlış oluyor, çünkü kaybetmemişsin.
0
baldur
(20.08.13)
bence "kaybettim, ama buldum" kullanımında bir problem yoktur. kaybetme eylemi sonsuza kadar sürecek diye bir durum yoktur. kaybolan şey bulunamadığı sürece kayıptır. bu çerçevede

" kedim 2 gündür kayıptı, komşumuzun bahçesinde buldum." veya " dün paramı otogarda kaybettim, polis sayesinde bugün bulabildim." cümleleri doğrudur bence.
0
discopolice
(20.08.13)
Ben olaya farklı bir boyut katayım. Nerede olduğu bilinen fakat ulaşılamayan şey kayıp mıdır? Örneğin uçup giden bir balon, ya da denizin dibine, spesifik bir noktaya düşen bir eşya.
0
cakabo
(20.08.13)
Uçup giden balon kayıptır, yeri bilinemez ama belli bir yere bırakılan şey ulaşılmazdır bence. Tabii okyanus tabanında sürüklenip gitmesi olasılığı var, o yüzden o da kayıp olabilir.

Soru "kimsenin olmadığı bir ormanda bir ağaç devrilse ses çıkar mı?" sorusuna benziyor :)
0
whoosie
(20.08.13)
bence kaybetmekte bir sorun yok, zaten daha önce kaybolmuş, bulununca kayıplıktan çıkmış. ancak zaman olarak bir sorun var. "dün kaybettim, bugün buldum" değil de "dün kaybetmiştim, bugün buldum" daha doğru olur.
0
aychovsky
(20.08.13)
(1)

Çeviri - sex game of thrones

neil manke
http://youtu.be/i9G0XFVBVuI?t=1m39s şu videoda bıraktığım dakikadan sonrasını türkçeye çevirebilecek var mı?
youtu.be şu videoda bıraktığım dakikadan sonrasını türkçeye çevirebilecek var mı?
0
neil manke
(20.08.13)
Birebir mi istiyorsun?

Genel olarak: Game of Thrones karakterlerinden rol seçip sevişmek istiyor hatun. Adam cüce fikrini beğenmeyince Jamie-Cercei'yi deniyorlar, onlar da kardeş çıkınca "normal karakter yok mu" diyor adam. Kadın da sıralıyor işte "kendi kızlarıyla evlenen adam, duman doğuran büyücü, büyük çocuğunu emziren anne, kadınlara işkence eden kral, ejderhaların anası..." vs diye... Adam beğenmeyince kadın "kış geliyor ama belli ki sen gelmeyeceksin (boşalmak)" diyip gidiyor ki, adam da "senin için bu kadar önemli mi" deyip cüce rolüne bürünüyor.

Tek tek cümleleri çevirmedim ama böyle daha uzun oldu sanırım :/
0
long live rock n roll
(20.08.13)
(4)

Romence bilenden küçük bir çeviri..

la traviata
Romen yazar bir arkadaşımın bir kitabındaki bir şiirinin çevirisi isteyeceğim, çok minik bir şey. Bunu çoksesli bir parça haline getireceğim.Hikaye formatında değil de, biraz daha modern yazılmış sanırım kelime kelime. Fakat yine de bunun anlamlı cümle haline gelebilecek bir çevirisine ihtiyacım var
Romen yazar bir arkadaşımın bir kitabındaki bir şiirinin çevirisi isteyeceğim, çok minik bir şey. Bunu çoksesli bir parça haline getireceğim.

Hikaye formatında değil de, biraz daha modern yazılmış sanırım kelime kelime. Fakat yine de bunun anlamlı cümle haline gelebilecek bir çevirisine ihtiyacım var, google translate ile olmuyor.

se
mai întîmplă
razele printre
frunze și
norii se
zbat în
cenușa
dimineții cînd
sufletul meu
cerșește
lacom
aroma cafelei
cu tine

vine furtuna


Var mı yapabilecek biri?
0
la traviata
(19.08.13)
İngilizceye cevirttirsek bi arkadasa ordan turkce olur mu?
0
fallopian
(20.08.13)
Ben bi arkadaşıma rica ettim. Du bakalım ne gelecek?
0
compadrito
(20.08.13)
it happens, the rays of light among leafs and the clouds are thriving in the morning's dust when my soul lusts for the scent of the coffee with you. storm is coming ... diye çevirdi romen arkadaşım, şiiri çok beğendi yazarını merak ediyor
0
fallopian
(20.08.13)
Bazen gün ışığı, sabahın küllerinde yapraklar ve bulutlar arasından görünür ve ruhum, seninle bir kahve içmek için açgözlüce yalvarır. Fırtına yaklaşıyor.
0
compadrito
(22.08.13)
(1)

İngilixce alt yazılı turkce dublajlı dizi?

esinikaybetmiscorap
İndirmeden internet üzerinden izlemek istiyorum konusu pek önemlı değil yenı baslayabılırım fakat ıngılızce alt yazı olsa enfes olur turkce dublajlı cok daha sahane olur tabı ama ınternetten tavsıye edebılecegınız sayfa var mıdır?
İndirmeden internet üzerinden izlemek istiyorum konusu pek önemlı değil yenı baslayabılırım fakat ıngılızce alt yazı olsa enfes olur turkce dublajlı cok daha sahane olur tabı ama ınternetten tavsıye edebılecegınız sayfa var mıdır?
0
esinikaybetmiscorap
(19.08.13)
herhangi bir ingilizce dizinin altyazısını arıyorsan, www.addic7ed.com

ama sanırım dil yeteneği geliştirmek amaçlı türkçe dublalı ingilizce altyazılı istiyorsun. o zaman türk dizilerinin ingilizce altyazısına bak bence. daha efektif bir çözüm.

veya!

e2de yayınlanmış türkçe dublajları indir. üstüne ingilizce orijinal altyazıyı yapıştır.
0
nonbenda
(19.08.13)
(1)

einstein ın bu sözünün türkçesi ne

tenayzagor
einstein ın bu sözünün türkçesi ne''Triste época! É mais fácil desintegrar um átomo do que um preconceito.'' Albert Einstein
einstein ın bu sözünün türkçesi ne

''Triste época! É mais fácil desintegrar um átomo do que um preconceito.'' Albert Einstein
0
tenayzagor
(19.08.13)
başta da bu ne üzücü bir dönem, çağ diyor.
0
kediebesi
(19.08.13)
(3)

ingilizce çeviri

srkn9191
actually you choose for meno matter :) ne demek bu arkadaşlar ? meno matter'in anlamı nedir ?
actually you choose for meno matter :)

ne demek bu arkadaşlar ? meno matter'in anlamı nedir ?
0
srkn9191
(18.08.13)
me no matter olacak o. yanlış yazmışlar.
0
allanpoe
(18.08.13)
...for me no matter.
Her zaman benim icun seciyorsun nasil olsa.
0
el desaparecido
(18.08.13)
yanlış yazılacağını hiç düşünemedim :D teşekkür ederim :D
0
🌸srkn9191
(18.08.13)
(4)

YDS için hangisi işime daha çok yarar?

pandispanya
1) https://www.maksimumkitap.com/kitap/a-systematic-approach-to-yds-pelikan-yayinlari-2013,154232.asp2) https://www.maksimumkitap.com/kitap/pelikan-yayinlari-one-for-all-yds,160314.aspVeyahut sizin tavsiye edeceğiniz farklı kaynaklar var mıdır?Teşekkürler.
1) www.maksimumkitap.com

2) www.maksimumkitap.com

Veyahut sizin tavsiye edeceğiniz farklı kaynaklar var mıdır?


Teşekkürler.
0
pandispanya
(18.08.13)
ben yargı yayınlarının 40 advanced tests kitabını aldım, bitirdim. tavsiye ederim.

32 tane mini deneme, 8 tane deneme sınavı var içinde.
0
rectoa
(18.08.13)
cesur öztürk - essential academic vocabulary
cesur öztürk building skills for proficiency
pelikan yayınları 16'lı yds deneme sınavı.
0
baldur
(18.08.13)
One for all güzel hazırlanmış gibi duruyor. Ben de kitap bakınıyordum gördüğüm iyi oldu bu arada. Kurslarda İrem yayınlarının kitaplarını kullandıklarını duymuştum, aklında olsun.
0
buzbebek
(18.08.13)
mesajım bulunsun.
0
vicious
(14.08.14)
(1)

İngilizce bir iş insanı ünvanı

kismisolungac
Bu iş pozisyonu müşteri temsilciliği, pazarlama karışımı işleri yapan siparişleri takip eden insanlar için kullanılıyordu sanırım. Meicheser, Maincheser.. (biliyorum böyle kelimeler yok) ama işte buna benzer bişeydi aklıma takıldı gelmiyoor.Bileniniz var mıdır?Teşekkürler
Bu iş pozisyonu müşteri temsilciliği, pazarlama karışımı işleri yapan siparişleri takip eden insanlar için kullanılıyordu sanırım.
Meicheser, Maincheser.. (biliyorum böyle kelimeler yok) ama işte buna benzer bişeydi aklıma takıldı gelmiyoor.
Bileniniz var mıdır?
Teşekkürler
0
kismisolungac
(18.08.13)
merchandiser ?
0
discopolice
(18.08.13)
(1)

İngilizce Gramer Öğreten Youtube Kanalları

sarhosken alinan hesap
merhabalar. livemocha ile ingilizce antremanları falan yaptım ama pek faydası olmadı. az çok metinleri okuyabiliyorum ama gramer konusunda sıkıntım var. youtube'da bir çok kanal var ama hangisi iyidir bilmiyorum. tavsiye edebileceğiniz var mı? illaki youtube kanalları da olması gerekmez faydalı olac
merhabalar. livemocha ile ingilizce antremanları falan yaptım ama pek faydası olmadı.

az çok metinleri okuyabiliyorum ama gramer konusunda sıkıntım var. youtube'da bir çok kanal var ama hangisi iyidir bilmiyorum. tavsiye edebileceğiniz var mı?

illaki youtube kanalları da olması gerekmez faydalı olacak yazılı kaynaklar da işimi görür.
0
sarhosken alinan hesap
(18.08.13)
şu sevimli kadının da değindiği önemli noktalar var, ben çok yararlandım: www.youtube.com
0
aguilas negras
(18.08.13)
(6)

divxplanet'ta altyazı isteği yapamıyorum

banagazozalnuri
beyler selamlar. divxplanet'ın üye alımları kapalı olduğu için maalesef ben istekte bulunamıyorum. üyeliği olan bir arkadaş varsa http://divxplanet.com/sub/m/18220/Semnadtsat-mgnoveniy-vesny.html dizisinin çevrilmesi için istekte bulunabilir mi? gerçekten minnettar olurum. zaten halihazırda ingilizc
beyler selamlar. divxplanet'ın üye alımları kapalı olduğu için maalesef ben istekte bulunamıyorum. üyeliği olan bir arkadaş varsa

divxplanet.com dizisinin çevrilmesi için istekte bulunabilir mi? gerçekten minnettar olurum. zaten halihazırda ingilizce altyazı mevcut, ingilizce bilenler kolaylıkla çevirebilir.
0
banagazozalnuri
(17.08.13)
istekte bulunulduğu için çevrilecek diye bişi yok. yıllardır çevrilmeyi bekleyen onlarca hatta yüzlerce isteğe sahip bir sürü altyazı var hala. çevirecek kişinin isteğine bakıyor iş.
0
rotten head
(17.08.13)
tamam da güzel kardeşim en azından denemek gerek değil mi? duman yakarak istekte bulunacak halim yok ya, ya da zihnimi okumalarını bekleyemem.
0
🌸banagazozalnuri
(17.08.13)
çok ümitlenme diye söyledim sadece, bişi demedim. film olsa yine daha yüksek olurdu çevrilme ihtimali ama hem dizi hem de bu kadar az bilinen bişi olunca çevirmek isteyecek birinin çıkma ihtimali çok çok düşük olur.
0
rotten head
(17.08.13)
istek yaptım.
0
sutlu nescafe
(17.08.13)
Ben de istek yaptım.
0
barky
(17.08.13)
@rotten head

dedim ya dostum, bir deneyeyim dedim şansımı.

@sutlu nescafe @barky

çok teşekkürler arkadaşlar :)
0
🌸banagazozalnuri
(17.08.13)
(1)

which one's Pink ?

trinitrotoluen
anlatmak istediği ne burda?http://www.youtube.com/watch?v=TpH_e0of400
anlatmak istediği ne burda?

www.youtube.com
0
trinitrotoluen
(16.08.13)
"We did have people who would say to us "Which one's Pink" and stuff like that. There were an awful lot of people who thought Pink Floyd was the name of the lead singer and that was Pink himself and the band. That's how it all came about, it was quite genuine."

—David Gilmour, December 1992, In the Studio with Redbeard for "Making of Shine On" and "Making of Wish You Were Here"
0
kta
(16.08.13)
(3)

nasrün minallahi ne demek?

diyojenimtırak
soru->başlık
soru->başlık
0
diyojenimtırak
(16.08.13)
"Allah'tan yardım" gibi görünüyor.
www.kuranmeali.org
0
supergirl
(16.08.13)
'allahım'ın yardımı' demek olsa gerek (bkz: nasr)ün (bkz: min/@kays el mecnun)allahi
bilmiyor ben arapça kürtçe doğru cevap verilmiş meğerse üstte
0
panthera onca
(16.08.13)
نصر yardım
من -den -dan
الله allah

allah'tan yardım. allahımın yardımı olmaz öyle demek için نصر الله ya da نصر اللهم dememiz gerekiyordu.

edit: @panthera ahaha o min o min değil. ayrıca kürtçede de "allahım" demek istersen min allah değil allahe min ya da xwedaye min dersin. bu arapça.
0
aynshinqaf
(16.08.13)
(5)

Guide ile gütmek

adoramer3ku
Arasında bir bağ olabilir mi? Birden çok benzer geldi kelimeler bana.To guide - GütmekGuidance - Güdüm (mesela güdümlü füzelerde)
Arasında bir bağ olabilir mi? Birden çok benzer geldi kelimeler bana.

To guide - Gütmek
Guidance - Güdüm (mesela güdümlü füzelerde)
0
adoramer3ku
(16.08.13)
mantıklı
0
patates baskı
(16.08.13)
nişanyan sözlükte tee uygurcadan geldiğini söylüyor
m.nisanyansozluk.com
0
vincenzo
(16.08.13)
Belki de onlar bizden almıştır? Çok ilginç bir şekilde benziyorlar çünkü.
0
🌸adoramer3ku
(16.08.13)
onlar bizden almıştır o zaman.
0
baldur
(16.08.13)
onlar da bizden almadı:

"guide (v.)
late 14c., "to lead, direct, conduct," from Old French guider "to guide, lead, conduct" (14c.), earlier guier, from Frankish *witan "show the way" or a similar Germanic source, from Proto-Germanic *wit- "to know" (cf. German weisen "to show, point out," Old English witan "to see"), from PIE *weid- "to see" (see vision). The form of the French word influenced by Old Provençal guidar (n.) "guide, leader," or Italian guidare, both from the same source. Related: Guided; guiding."
0
aynshinqaf
(16.08.13)
(5)

Çeviri

olsun
Çeviremedim bi bilene danismak istedim .. 'sen sandığım şey belki benim yüreğimdi..' ingilizce olarak nasil söylenir ??
Çeviremedim bi bilene danismak istedim .. 'sen sandığım şey belki benim yüreğimdi..' ingilizce olarak nasil söylenir ??
0
olsun
(16.08.13)
"Maybe it was my heart that i used to think it was you" gibi ama en sondaki "it was you" kısmında sorun var gibi? :)
0
yarin bos musun
(16.08.13)
may be it's my heart that i assume it was you
olabilir ama bence bunu çevirip bizi ele güne bizi rezil etme :(
0
sipsiyah
(16.08.13)
what I thought to be you was maybe my heart
what I thought to be you was my heart maybe
maybe it was my heart that what I thought to be you
maybe my heart was what I thought to be you

:)
0
kül
(16.08.13)
it was my heart, perhaps, that I supposed it was.

ne biliyim daha lirik.
0
seepferd
(22.08.13)
may be, "you" were my own heart's reflection.
0
[silinmiş]
(22.08.13)
(2)

Kredinin tahsisi, kullandırımı ve tasfiyesi

kakoy
ingilizce nasıl söylenir
ingilizce nasıl söylenir
0
kakoy
(16.08.13)
allocation, allowing the usage, and settlement of the credit
0
el desaparecido
(16.08.13)
Tasfiye default da olabilir. Tahsis kesin allocation. Kullandirimi ben de hala arastiriyorum.
0
esenboga
(16.08.13)
(21)

Yabancı dil bilen kimdir? Kime denir?

biglord
kime sorsam yabancı dil biliyor çevremde. bilmiyorum diyen yok. kimisi diyor ki playstation'dan öğrendim, kimi mmporg mudur nedir o oyunlardan öğrenmiş. kimi dizilerden öğrenmiş. bi insan playstation'dan ne kadar dil öğrenebilir ki? bu iş bu kadar basit mi ya allah aşkına. yetenek önemli elbette am
kime sorsam yabancı dil biliyor çevremde. bilmiyorum diyen yok. kimisi diyor ki playstation'dan öğrendim, kimi mmporg mudur nedir o oyunlardan öğrenmiş. kimi dizilerden öğrenmiş. bi insan playstation'dan ne kadar dil öğrenebilir ki? bu iş bu kadar basit mi ya allah aşkına. yetenek önemli elbette ama bana çok basite indirgeniyormuş gibi geliyor.

tamam iyi güzel öğrendin diyelim. peki reading, speaking, writing, listening yeteneklerinin hangisine bakarak bunu söylüyorsun. adama seviyesini soruyorsun upper-intermediate diyor. belki upper seviyesindeki makaleleri çok iyi anlayabiliyor, çeviriyor ama writing'i çok kötü. 2 cümle essay ya da herhangi bir yazı yazamıyor. speaking'te yok. eee şimdi bu adam nasıl upper-intermediate oluyor?

ya da ingilizce kurslarının yaptığı seviye sınavları. sadece reading'e bakarak senin seviyen şu diyorlar. başlıkta da sorduğum gibi yabancı dil bilmek tam olarak nedir?
0
biglord
(16.08.13)
yabanci dil bilmek bir kitabi alip okurken sözlük kullanmadan algilayabilmek, konusurken anadil seviyesinde muhabbet edebilmek, spontan olabilmektir o dil icin.
0
serabetan
(16.08.13)
iyi güzel de sözlük kullanmadan advanced kitapları okuyabilen ama iki kelime konuşamayanlar var. onlara ne diyeceğiz?
0
🌸biglord
(16.08.13)
yds'den 70 üstü alana denir...
0
inanmazsan inanma
(16.08.13)
ben sorumu anlatabildiğimi sanmıyorum. daha mı uzun yazsam acaba
0
🌸biglord
(16.08.13)
çok çok çok iyi bir reading yeteneğine sahip olmak bir dili bilmek anlamına gelir mi? bana çok saçma geliyor bu mantık.
0
🌸biglord
(16.08.13)
hocam sorunun cevabı gayet basit... Bizim lisede Edebiyatı 80 olup kompozisyonu sıfır olan insanlar vardı. bazıları çok iyi konuşmasına rağmen bazıları iki kelimeyi bir araya getiremezdi. Biz bunlara Türkçe'yi bilmeyen mi diyeceğiz. Hakkıyla yazmak, konuşmak cevaplamak farklı, yabancı dil bilmek farklı...
0
inanmazsan inanma
(16.08.13)
akıcı ya da akıcıya yakın konuşabilen, karşıdakinin söylediğinin en az 10'da 8'ini anlayabilen, ortalama bir konu hakkında 1 sayfaya yakın yazı yazabilen, bir internet sitesinde haberi okuyup ne ile ilgili olduğunu anlayabilen o dili biliyordur.
0
japon askeri
(16.08.13)
biliyorum diyenlerin %80'i beginner seviyesinde biliyordur herhalde. turkiyedeki "ben ingilizce biliyorum"culardan bahsediyorum tabi ki.
0
gec
(16.08.13)
bana gore yabanci dili bilmek sudur; o dille yapilan bir telefon gorusmesini hic sorunsuz gerceklestirebiliyorsan ve karsindaki de her seyi tamamen anliyorsa iste o zaman o dili biliyorsundur.
0
gec
(16.08.13)
öğrendiğin dilin ülke vatandaşı ile oturup konuşabiliyorsan evet orta seviye o dili biliyorsun denir. ha sen bi de televizyonlarını, gazetelerini, dergilerini, kitaplarını okuyabiliyorsan tamam zaten olmuşsun sen. ne yani o dilde içinden düşünmeye başlayınca mı yabancı dili biliyor olacaksın? 100de100 ana dilim gibi biliyorum diyebilmen için zaten o ülkede yaşamış vakit geçirmiş olman gerekir.

almanca öğrendin diyelim az çok. e daha bunun aksanları var. sokak ağzı var. deyimleri terimleri var. kısaltmaları, geyikleri var..

ha son olarak ufak bir tespit; adam gibi telesekretere mesaj bırakabilen adam o dili biliyordur lamı cimi yok.
0
herospower
(16.08.13)
Öncelikle yazdıkların içinde gizli gizli hissedilen "mükemmel yabancı dil bilen demek ona tüm bileşenleriyle -yazmak, konuşmak, anlamak, çevirmek, dinlemek vb.-sahip olmaktı" algısını aş derim..

Misal yukarıda yazılanlardan yola çıkalım listening nedir allah aşkına ne zamandan beri dil için bir kriter oldu? Dinlemeden nasıl anlaşılacak ha buradaki listening dinlemeyi değil duymayı tınılıyorsa ok ona kimse bir şey diyemez.

Memlekette eşşek yüküyle yabancı dil eğitimi verilir. Bu kesinlikle abartı değil eşşek yüküyle verilir bu ama bilen yok demek ki problem sistematik. aynı sistem içinde çözüm ders saati arttır, içeriği yoğunlaştır, dışarıdan destek gerek de kursa gönder, sınavları arttır, sınav başarı notlarını yükselt-düşür sözde başarı sağlat. Yabancı dil öğretemiyoruz zira kişiler problemli -hayır sorun sistem meselesi-

Peki bilenler nasıl biliyor. Açık ve net bilmiyor :) Aslında kimse bir başka yabancı dil bilmiyor -tam ve bütün olarak tabii-

Bak durum şöyledir. Yabancı dilde yazarsın ama konuşamazsın -en azından kafandaki ideal gibi konuşamazsın ama derdini anlatırsın- okursun ama yazamazsı ya da konuşamazsın vb vb. varyasyonlar değişir.

yabancı dilin kullanımının tepe yaptığı kurumlar dış işleri falandır. Orada bile anlık çeviri yapan çeviri yapılan metni metin okuycularına yönlendirir. Okuyan yazan çeviren konuşan dinleyen bir bütün olarak yoktur.

derdini anlat-derdini anla- yazılanları akıcı olarak oku bu yeterlidir.
0
clive
(16.08.13)
(bkz: ingilizce kelime ezberleme yolları/@compadrito)

bu yaziyi okursaniz, bu konuya takintili oldugumu goreceksiniz.

sordugunuz bu mukemmel soru icin tesekkur ederim. ayrica, verilen cevaplardan bazilarini tatminkar bulmadiginiz icin de tebrik ederim.

gec'in cevabini cok begendim cunku, telefonda anlasmak, hele havaalanindaki anonslara ve diger gurultulere ragmen telefonda anlasmak cok guzel bir kriter.

ben size bisey diyim mi? ak got kara got yurtdisinda yasamaya ve calismaya basladiginizda belli oluyor.

belki su size bir fikir verir: bana yurtdisinda yasayan bir arkadasim bir kizdan bahsetti. kiz ona demis ki, "buraya geldikten 14 sene sonra, ingilizce ile artik bir problemim kalmadigina karar verdim".

ote yandan, abd'de 20 sene yasamis ama hala abuk sabuk konusan insanlar gormuslugum de var.

benim katildigim kriterler sunlar:

- bir filmi altyazisiz izleyip, ozellikle espriler dahil olmak uzere, filmin en az %70-80'ini anlayabilmek. ama burada da diyeceksiniz ki, "nasil olculuyor o %70-80"? ben de orada sicacam tabii. o zaman soyle duzeltelim: filmi ve filmdeki esprileri rahat anlayabilmek.

- telefonda, ozellikle; zenci, teksasli, british, hintli, cinli, latino gibi degisik aksanla konusan kisilerle sorunsuz ve takilmadan, tekrar ettirmeden, tekrar etmeden anlasabilmek. tabii ingilizce icin gecerli bu soyledigim.

- TIME gibi bir derginin rastgele ama fotografsiz yani tam sayfa yazi olan bir sayfasinda, 3-5'ten fazla bilinmeyen kelime ile karsilasmamak ve yaziyi ozetleyebilecek kadar iyi anlamak.

- bir tiyatro oyununu, bir romani, bir muzikali anlamak

- telefonda, felsefi, politik bir alanda gorus bildirebilmek. psikoloji, sosyoloji gibi sosyal bilimlerle ilgili bir alanda bir tartismaya katilabilmek.

- radyodaki reklamlari anlayabilmek

- sarki sozlerini anlayabilmek ve duyulan sarkinin sozlerini yaziya dokebilmek

- uluslararasi bir toplantida dinleyiciler arasindayken, ayaga kalkip, konusmaciya kompleks bir soru sorabilmek, orada, yuzlerce kisinin onunde o konusmaciyla fikir alisverisinde bulunabilmek, bir tartismaya girebilmek

- ders anlatabilmek, sunum yapabilmek

- karmasik bir konuyu, yalin ve anlasilir bir sekilde email ya da mektupla anlatabilmek

- sohbet ederken, akla gelen espriyi, hic ikinmadan, cekinmeden pat diye orada yapabilmek

- o dilde ruya gorebilmek

- o dilde dusunebilmek, kendinizi, farkinda olmadan o dilde dusunurken bulmaniz

simdilik aklima gelenler bunlar. bu soruyu silmezseniz sevinirim...

bu soylediklerimi yapamayanlar, "ehh iste, idare eder, ac kalmaz" seviyesinde yabanci dil biliyordur.

isin hazin tarafi ne biliyo musunuz? bu soylediklerimin birini bile yapamayan birisi, kalkip burada soru soruyor. diyor ki "ingilizceyi hallettim, bundan sonra hangi dili ogreneyim?"

cok uzucu bir durum...
0
compadrito
(16.08.13)
compadrito fazla detaylı yazmış.
cem yılmaz'ın son gösterisini izlediniz mi bilmiyorum ama orada yabancı dil bilmek ve konuşmak hakkında söylediklerine katılıyorum.
yani bizim türkler bir filmi altyazısız anlayabiliyorlarsa, ya da telefon görüşmesinde söylediklerini karşı tarafa tam olarak anlatabiliyorlarsa, ya da havaalanında pasaport görevlisiyle tam olarak anlaşabiliyorlarsa yabancı dili öğrenmiş kabul ediyorlar.
halbuki o kadar ağdalı bir dile gerek, gerektiğinde tarzanca anlaşarak da derdinizi anlatabiliyorsanız sorun yok demektir.
elin gavuru buraya gelip size "çultanahmet" dediğinde nasıl ki sultanahmet'e nasıl gidebilirim diye soruduğunu anlayabiliyorsak, bizde "hav maç" dediğimizde bunun fiyatı nedir oluğunu anlatabiliyoruzdur işte.
günlük dil için yeterli. ha iş için derseniz bu seviyeyi baya bi yükseltmek gerekir.
0
etna
(16.08.13)
yds'den almak, yabancı diziyi anlayabilmek falan değil. girersin ielts gibi bir sınava, en az 6.5 alırsın, o zaman belirli bir seviyede biliyorsundur mesela ingilizceyi. zira yabancı diziyi anlamak listening ve sözcük bilgisine dayanırken, writing çok daha ayrı bir klasman. hepsinin iyi olması lazım 'dil bilebilmek' için. writing, listening, speaking, vesaire tüm branşların en az belirli bir ortalamayı bulması lazım.

yabancı dizi anlayıp ingilizce biliyorum, ya da telefonda konuşabiliyorum çat pat deyip ingilizceyi hallettim diyenler de var, normaldir, olsun zaten. ülkedeki işletmelerin %90'ında o derece bir ingilizce bile yeterli, koca koca şirketlerde yapılan uluslararası yazışmaları falan görseniz ağlarsınız. türkiye zira burası. ama 'ingilizce biliyorum' olur mu, bence tam olarak olmuyor genel ortamalayı yakalayamadıysanız.

biglord, senin ikinci paragrafta bahsettiğin adam mesela upper int olamaz. writing'in elementary mi, o zaman senin seviyen odur. en düşüğe göre hesaplanır her zaman. ha yok ben üstünkörü şeyttireyim derseniz, ab yasaları şöyle diyor: en.wikipedia.org
0
roket adam
(16.08.13)
bana gore cogu bilmiyor.
ornek 1: "gramerim iyi ama konusamiyorum"
cevap: bilmiyor.

ornek 2: "catpat anlasiyorum"
cevap: bilmiyor

ornek3: "ingilizcem iyi"
cevap: bilmiyor.

nasil olculecek? muhtemelen uluslarasi kurumlarin yaptigi testlerle. devasa belirleyici olmasalar da, toefl, ielts'in gideri var.

gunluk konusma kaliplarini bilenler ve bunlari konusmalarina dogal yoldan dahil etmis insanlar bilirler o dili. geri kalanina itibar etmemek lazim.

seviyelere gelince, seviyelerden haberim hicbir zaman olmadi. cunku hicbir seviye belirleme sinavinda A'nin altinda not almisligim ve o siniflandirmaya maruz kalmisligim yok. hatta bu da belirleyici kriter. bir insan boyle seviyelerde zaman gecirdiyse, evet hep bir agizdan:
cevap: bilmiyor.

gelelim bolumlere. okuma, dinleme, yazma, konusma gibi alanlarin hepsinin iyi olmasi lazim bir dili bilmek icin.
aksi takdirde: 'konusabiliyorum ama yazamiyorum', 'dinledigimi anliyorum ama okurken aklim kayiyor' demek sacma.
konsantrasyon, duyma, gorme, elini kullanma, disleksi, ve sair sorunlar yasayan insanlari bile dahil edebiliriz bu sartlara. dil farkli bisey. sosyal kosullanmanin dil ogrenebilmede cok etkisi var.
neyse boyleyken boyle.
0
fauxhumanitas
(16.08.13)
öncelikle bu vesileyle compadrito'ya teşekkür etmek istiyorum, bana çok şey kattınız umarım hayatınızda hep siz de sizin gibi güzel insanlarla karşılaşırsınız.

soruya gelirsek de ben de kendimden örnek vereyim. ünide ingilizceyle alakam yoktu ama lise'de iyiydi temelim. sonra dizi- film alışkanlığım başladı ve bu şekilde bir aşinalığım oluştu. tabi ardından ingiltere'de master isteğim ortaya çıkınca 6 ay kursa, 6 ay bir alman'dan ing. dersi yaklaşık 8 ay da türk'ten ing. dersi alarak ve yaklaşık ielts'le ilgili 20 kitap bitirerek sınavdan istediğim sounucu alabildim. denemelerde daha iyi yapıyordum hatta. şu an mükemmel değilim tabi ama çok hevesliyim, okuyorum, araştırıyorum. bazen küsüyorum, sevgilim gibi yani. yakında da zaten ingiltere'ye taşınacağım, öyle işte. şu an istediğim şeyleri söyleyebiliyorum eskisi kadar düşünmeden, mesela vize görüşmesi için konferans diye bir şey varmış artık öğrencilerde. ingiliz kadınla 10 dk. konuştuk ve ben ne duraksadım hiç, ne de anlamadığım bir şey oldu. garipti aslında çünkü hissetmedim bile farklı bir dil konuştuğumu. beynim artık bunun normal bir şey olduğunu kabul ediyor sanki.
0
grimer
(16.08.13)
compadrito'nun yazdıkları derleyici-toparlayıcı olmuş sağolsun.

darknum'un bana hitaben yazdıklarına gelince toefl vb. sınavları kriter olması zaten yazdıklarım türettiği problemlerin ifşaası. Dil bilme ama sınavları geç memleket açısından ne kadar tanıdık bir mantık -özellikle memlekette sınavların nasıl hazırlandığı-sınavlara nasıl hazırlandırıldığı gördükçe-

compadrito'nun yazdıklarına dönecek olursak gerçekte tümünün yapılması demek yeni bir anadile doğru evrimleşme demek. Başka bir dilde yazma, düşünme, rüyalar görme vb. işte bu yüzden pedagoglar bir başka dil öğretmeyi çocukluktan başlayacak bir süreçle açıklamayı değerlendirmeyi gündemlerinde tutuyor.

Neyse compadrito zaten yazmış ama şerhim şudur. bunların gerçekleşmesi durumunda anadil neyse ondan uzaklaşılmış olunur ki normaldir. 20 yıl franızca konuşulan yerde yaşa tabii ki fransızca baskın olur ya da ingilizce konuşulan yerde yaşa ingilizce baskın olur vb vb.

Bir başka konu ise dikkat edilecek olursa cevapların büyük kısmı ingilizce düşünülerek verilmiş cevaplar ama dil başka bir şey. bugün git getir dışişlerinin bm daimi temsilciğinde çalışan çevirmeni-metin yazarını-okuyucusunu toefl-ielts-delf-dalf vb sınavlarında o müthiş notları alamayabilir. Zira sınavlar belli kalıplar üzerinden düşünmekle bağlıdır. Mükemmel dil öğrenimi ancak mükemmel olarak öğrenmek istediğin dilin egemen olduğu yerde yoğrulmakla olur ki bu da mükemmel bir dil için geçerli değildir. Kuramsal olarak lehçe-ağız farklıkların etkisi vb. vb. tartışılabilr

sonuçta sınavlar belirleyici mi? he yav he...
0
clive
(16.08.13)
dil bilmek kişiden kişiye değişen bir kavram anladığım kadarıyla. özellikle ingilizce konusunda çok büyük karmaşa. ben ikiye ayırmayı seviyorum: ingilizce bilenler ve ingilizce anlaşanlar.

ingilizce hakkaten bilenler, türkiye'de ve avrupa'da çok küçük bir azınlık durumunda (ana dil olarak konuşanlar hariç). genelde insanlar ingilizce "anlaşıyor". adam "i am going berlin tomorrow" diye bir cümle kuruyor mesela. ingilizce katliamı, ama anlaşıyor işte. "i went to the germany" diyor. tüm gelecek zamanları "will" ile kuruyor, nereye the koyacağını bilmiyor vs. benim kulağımı korkunç şekilde tırmalıyor, ama adam söylemek istediğini anlatıyor. ama ciddi bir konu konuşulacağı zaman adam orada tıkanıyor. misal, geçen almanya'daki türklerin sosyal hayattan dışlanmasıyla ilgili konuşuyoruz. almanlar ve türkler var masada, almanlar çatır çatır takip ediyor tartışmayı, türkler melül melül bakıyor mesela. adamlar ingilizce biliyor, bizimkiler "anlaşabiliyor" çünkü. "hadi bu gece içelim, off şu kıza bak ne güzel, kakara kikiri" muhabbeti yapabilen "ingilizce biliyorum" diyor işte, ama durum pek öyle değil. gerçi türkler bilmiyor dedim de, avrupa'da da dediğim gibi %80 falan pek bilmiyor. bir espri yapıyorsun anlayan yok, bir deyim kullanıyorsun, bir phrase kullanıyorsun öyle suratına bakıyorlar falan. esasen ingilizce az bilenler aralarında daha iyi anlaşıyor.

neyse konuyu dağıttık. bence dil bilen kişi, o dili gramer hatası yapmadan ve akıcı konuşabilen (meşhur yanlışlar hariç, mesela ana dil olarak türkçe bilen çoğu kişi yazarken -de'leri ayıramıyor, ya da "ne-ne de" kalıbını konuşurken yanlış kullanıyor), o dilde söylenen her şeyi anlayan, altyazı olmadan dizi veya film izlerken espri vs. kaçırmayan, sözlük kullanmadan en azından bir cinayet romanı okuyabilen kişidir. bunları yapamayan kişi anca o dilde "anlaşabiliyordur".

geçen gün facebook status'una "is anyone can reccomend me movie?" yazan bir arkadaşım var mesela. bu adam toefl verip çift diploma programına katılmaya hak kazandı. ama "ingilizce biliyor" dersek shakespeare mezarından kalkıp suratımıza tükürür. öyle.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(16.08.13)
gittim buldum... tartıştığınız durumun özeti biraz şöyle;

fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net
0
herospower
(16.08.13)
grimer ve clive hocalarim, kadirsinas ve yureklendirci sozleriniz icin cok tesekkur ederim. cevabimin eksik kalmis oldugunu farkettim ve geri dondum bu soruya. iyi ki de geri donmusum!



ilk cevabimi edit edersem, gozden kacabilir dusuncesiyle, ilaveleri bu cevapta yazacam.

bir kadin ya hamiledir ya da degildir. ama lisan bilen sifir ve bir gibi kodlanamaz. yabanci lisan, bir omur boyu suren bir yolculuk, bir seruvendir. sifir gibi kodlanir aslinda, 1 gibi de kodlanir ama Yes ile No arasinda uzuuuuuun bir gri bolge var.


ilk cevabimda cok onemli bir olcutu unutmusum. o olmazsa, yabanci dil bilen kime denir? sorusunun cevabi cok eksik kalir.

usage!

Turkcede bi laf vardir hani "Onu oyle demezler, peynir ekmek yemezler" diye...

Bildiginizi zannettiginiz dilde oyle bi laf yumurtlarsiniz ki, anadili o dil olan adamin hissettigi tam da bu olur. "o oyle denmez, dogrusu su" diye duzeltesi gelir. ABD'de, %50'si sahte ama %50'si de samimi kibarliklarindan dolayi pek duzeltmiyolar. Bi de ABD gocmenler tarafindan kurulmus ya, yeni jenerasyon gocmenin veya turistin, 4. kusak gocmene, "ne yani? senin buyuk deden cok mu guzel ingilizce konusuyodu? sen benim kadar falanca dil biliyon mu bakalim?" deme hakki var. bunu cok iyi bildikleri icin, ne zaman ingilizcenizden sikayet edecek, yetersizliginizden dem vuracak olsaniz, hemen "it's better than my ..." lafini yapistirirlar. o bosluga, bazen Turkish gelir, bazen Spanish, French, Portugese, Arabic filan. Her kime hitab ediyolarsa, o anda, onun anadili gelir o bosluga yani.

Lafin basina geri donecek olursak, usage cok onemli sevgili hocalarim. Kullanilis yani. Kelimenin hangi baglamda nasil kullanilacagi ve nasil anlam degistirdigi. Bu cok uzmanlik isteyen bir beceri iste! Ornek, TOMER'de Turkce ogrenmis sevimli bir yabanci kiz dusunelim. Bu kiza, "yanagini sikmak" ve "topuguna sikmak" kavramlarindaki sikmak kelimelerinin farklarini nasil izah edersiniz? Yasar Nuri Ozturk'ten araklamak istedigim mukemmel bir usage ornegi var: Kalp ve yurek kelimeleri esanlamli di mi? Ya kalpsiz ve yureksiz kelimeleri???

Buna benzer cok guzel ornekler gelir arada sirada aklima... simdilik bunnarnan yetinelim.

usage'in bir adim otesinde, idiomatic usage and slang var.

yani deyimlerle konusma ve argo. simdi argo, neredeyse aylarla olculebilecek bir suratte degisen, ve seksen cesit "alt kultur"un kendine ozgu olusturdugu bir konfor alani, bir iletisim kanali. tamamini kapsamak mumkun degil. anadili ingilizce olanlar icin bile mumkun degil. ama gunluk hayatta kullanilan oyle kelimeler ve deyimler var ki, onlar artik argoluktan cikmis, yavastan yavastan dilin "asli" unsurlari haline gelmeye baslamis. onlari bilmek ve "cuk oturacak" sekilde kullanmak, deyimleri de tasi gedigine oturtacak sekilde kullanabilmek, yabanci dil ogrenmedeki en ileri asamalardan biri. TOMER'de Turkce ogrenen sevimli kizimiza, "tasi gedigine oturtma" lafini kolay annatabilir misiniz? o hissi yakalayabilir mi? anlatsaniz bile, yakin bir gelecekte, bu deyimi kendiliginden ve tam yerinde kullanabilir mi?

TOEFL konusuna da deginecektim.

TOEFL'in bir kriter oldugunu soylemis bazi dostlar. Ben o fikirde diilim. Eski puanlama usulune gore, TOEFL esdegerinden 550 puan almistim. Texas Tech 590, Harvard 600 puan istiyordu. Harvard'dan daha yuksek isteyen bir yer de yoktu. Keza TUS'un ingilizcesinden ve ceviri sinavlarindan bi kac defa full cekmisligim, KPDS'den de 92 almisligim vardi. Ama ne oldu? ABD'ye gelince yerlerde surundum, 10 seneden sonra hala da surunmeye ve kendimi amele gibi hissetmeye devam ediyorum.

Birazdan, Manhattan'a gidip, TOEFL'dan bu sene 110 cekmis bi abimizle bulusacam ve Ingilizce konusunda nasil sictigini gozlerimle gorecem ve kulaklarimla duyacam. Cunku ABD'ye ilk gelisi. Ilk cevabimda dedigim gibi: Ak got, kara got, tam manasiyla, ABD'deki isyerinde ve gunluk hayatta belli oluyor.

Benim su anda calistigim isyerinde, 4 ABD'li is arkadasim var. Bir de ABD'ye 4 yasinda gelmis bir arkadasim var. Bunlardan, dogma buyume Brooklynli ve universite mezunu olan arkadasi bi gorseniz, kendinizi Robert De Niro filmi seyrediyomus zannedersiniz. Mukemmel bir Brooklyn aksaniyla konusuyor. Iste bu arkadas, gecenlerde beni "The king of emails" ilan etti. Birine bir sey yazmak istediginde, bana soruyor. Baska bi tanesi gelip, sunu nasil yazarim, nasil derim diye bana soruyor. Durun, hemen atarlanmayin, birazdan annatacam durumu...

Ben hic bi tanesinin yazdigi emaili begenmiyorum. Anlatmak istenen seyi tam olarak ifade edemiyolar. Simdi ben Ingilizce biliyo mu oluyorum? Ehh, ekmek parami kazanacak kadar! Vaziyeti idare edecek kadar. is konusmaya gelince, kendimi onlarin yaninda bayaa bi ezik hissediyorum. Tabii ki, bende akicilik, kelime haznesi, gramer, telaffuz filan onlara gore yerlerde surunuyor ama asil yerlerde surunen, idiomatic usage ve slang. Bi de tabii, KODLAR!

Deyeceksiniz ki, nedir bu kod konusu?

TOMER'de Turkce ogrenmis sevimli kizimiz sokakta birinin, baska birine, "Seni tokat manyagi yaparim!" dedigini duysa, bu sozun kaynagini ve aslinda hangi soze gondermede bulundugunu annayabilir mi? Yani lisan ogrenmek, sadece gramer, telaffuz, kelime haznesi, hatta deyimler, usage ve argo ile bitmiyor. O kodlari da ogrenmek ve anlamak zorunda kaliyosunuz. Zaten cogunu da annayamadiginiz icin, bel bel bakiyosunuz. Siz aralarina girmediginiz zaman, o 3 Amerikali, ya da 4 Amerikali, firsattan istifade, mukemmel geyik ceviriyolar. Konusmaya siz de dalmaya kalkarsaniz, o geyigin sahiciligi bozuluyor, gazi kaciyor. Sirf o geyigin tadi kacmasin diye, siz de uzaktan onlari dinliyor, kulak kabartiyosunuz neler kacirdiginiza...

Dun bunnardan biri, dun bana "it's gonna be a breeze to me" dedi. Assaa yukari tahmin ettim konusmanin baglamindan ama ogrenmek icin ne demek istedigini sordum.

Kutsal bilgi kaynagimizdaki

eksisozluk.com

anlamini kastediyormus. Buradan suser phanaxa selam olsun. Daha da dumani ustunde bi entry!

Mesela,Home run guzel bi ornek sevgili hocalarim. Bilmiyodum abi, naapiyim? Cahilim iste! Herif home run, home run diyo, meger futboldaki golun beyzboldaki karsiligiymis. Ucuz ayakkabi bulmus ona home run diyo herif. Ben de mal mal bakiyorum suratina, o kadar ucuza ayakkabi buldum ki, eve kadar kosacam mi demek istiyo acaba? gibi dusunceler geciyo kafamdan. Home run'in ne oldugunu sordum. Ne kastettigini anlayinca, vaziyeti idare edebilmek icun, haaa, slam dunk gibi bisey, desene! dedim, "slam dunk"i o anlamda kullanmama cok sevindi.

Gunluk hayatta buna benzer onlarca durumla yani kulturel kodla karsilasiyosunuz. Kuvvetle tahmin ediyorum ki, TOEFL'dan baba puan cekmis olan abimiz, iste bu yuzden cuvallayacak. TOEFL tek kriter degil.

Usage dedik, idiomatic usage dedik, slang dedik, kulturel kodlar dedik, gelelim article ve preposition konusuna.

Saint Joseph'te Fransizca ogrenmis sevgili bir dostum, bir gun bana soyle demisti: "Lisani unutmaya ilk olarak prepositionlardan basliyosun."

Su on, in, at, beneath, under, underneath, behind, front gibi yer tarif eden kelimelerin gramerdeki adi her neyse, onlari hatasiz kullanmak bayaa bi zaman aliyo. bi de article'lari hatasiz kullanmak.

Psikolojide ve psikiyatrideki frustration kavramini ele alalim. Eger uluslararasi bir toplantida, ahalinin gozu onunde, is ortaminizda, sokakta, ise dair veya gunluk hayata dair telefon konusmalarinizda, gazete okur, televizyon seyreder, sarki dinler, muzikal dinlerken, frustration hissine kapilmiyosaniz, o dili artik ogreniyorsunuz demektir. bi seyleri ifade etmek istiyor, birinle cata cat fikir munakasasina girmek istiyor ve cok iyi bildiginiz veya cok hakli oldugunuz bir konuda eline vermek istiyosaniz, ama konusmanin sonunda iciniz hala sis olarak kaliyosaniz, daha gitmeniz gereken cok yol, yemeniz gereken cok firin ekmek var demektir.


Ulan ne ezikmisim be!
0
compadrito
(17.08.13)
compadrito'nun entry'si uzerine bir iki sey karalamak istedim.

türkiye'de ingilizce'yi belirli bir seviyenin üzerinde konuşanlar ve pek iyi konuşamayanlar/kendilerini gelistirme çabası içinde olanların arasında anlamsız bir savaş vardır. ingilizce bilenler icin dil bir namus gibidir, altini pek kabul etmezler. bu konuda biraz daha rahat olmakta fayda var :)

kendi dil öğrenme hikayemden kısaca bahsedeyim, daha ilkokuldayken (80ler, 90'larin basi) ingilizce öğrenmek bir gereklilik olmuştu beni için. babam kaptandı, yurt disindan getirdigi her halt ingilizceydi. bilgisayarin kitapçığı, şusu busu..zaten senede bir kaç kez görüuyordum babamı ona da soramıyordum, sozlukten suradan buradan cat pat her kelimeyi cevirerek bir seyler yapmaya calistim kendi kafamdan.

ortaokul'da turkiye'nin ingilizce konusunda zamaninin iyi okullarindan birinde temeli az cok soktukten sonra (derslerim not olarak pek parlak degildi) ogrenimim hiz kazandi, o zamanlar sirf iceriginin kalitesini kesfettigimden cnn'in, bbc'nin teletext'ini okuyordum, sozluk'e ihtiyac duymadim o gunden sonra. 10 kelimeden 5'ini anlamasam da cumleyi anliyordum. sonra internet geldi, the nyt, cnn...aman tanrim, maden!

yine hizli ileri saralim, 20'li yaslarima geldigimde okudugumu anlama, ozellikle de konusma alanlarinda cok iyi bir noktaya geldim. abd'ye gitmeye karar verdigimde dil zaten oturmustu diyebilirim. adapte olmakta hic gucluk cekmedim. orasi zaten tam bir madendi benim icin, periyodik yayinlar, dergiler, kutuphane duzenleri..oradaki yabancılara ingilizce ders veriyordum harcligimi cikarmak icin, bazan ogrenciler kendi dersleri ile ilgili makaleler getiriyordu onları bile meraktan okuyordum. atm'lerin tarihini bile siralayabilirim :)bir noktadan sonra hali ile ülkede yaptığım iş başvurularına seviye olarak native yazacak, hatta native'in de ötesinde iletişimi artı bir varlık olarak sunacak duruma geldim (burada okuduklarimin cok faydasi olmustur, dili native konuşan ülke vatandaşları da türkiye de olduğu gibi belirli bir kelime grubunun dışına pek çıkmıyorlar) . abd'de uzun yillar gecirdikten sonra is icin avrupa'ya döndüm ve aman tanrım, burada cogu kisinin ingilizcesi turkiye'den cok daha geri seviyede ama sorsan herkes advanced, herkes native. turkiye'ye ozgu bir durum degilmis bunu anladim.

özetlemek gerekirse, ne zaman dili tamamen öğrenmiş oldum bilmiyorum. yeteneğim var mıydı onu da bilmiyorum çünkü şu an bulunduğum ülkenin dilini öğrenmek için pek bir itici güç yok içimde, zor da geliyor. ingilizce öğrenmek kendiliğinden gelişen bir zorunluluktu çünkü ilgi duyduğum her şey o dildeydi.

hayatım boyunca yabancı dilimin sorgulandığı tek mecra türkiye, veya daha spesifik olarak eksi sozluk olmustur. sonuna smiley ekledigim bir espri sonrasi "hayirrr yanlissin!, ben ingilizce ogretmeniyim cv'mi gondereyim de gor!" tarzi onlarca mesaj almistim. hepsine "peki haklisiniz" duzleminde verdigim cevaplar da tatmin etmemis olsa gerek ki isi hakarete kadar goturmustu millet.

bir insan, ingilizce seviyesini kendi belirler. o nedenle gidip de şu şu şu şartları yerine getiren ingilizce biliyordur veya tersi maddeler sıralamayacağım. yine de illa ki zorlarsanız, bir gazetede okudugunu anlayan, ve iyi bir sekilde konusabilen biliyordur derim. çat pat anlayan ve kusursuz olmadığının farkında olan da, "bilecektir" derim. hic bir sey bilmeyen, konusamayan fakat "Biliyorum" diyene de "peki" derim.
0
kuja
(19.08.13)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.