Giriş
(1)

ülkere fiziki para nasıl geliyor?

biseysorcaktim
vatandaşın cebinde gelen bi kaç bin dolar'dan değil de, bankalar arasında yapılan yüklü transferlerden bahsediyorum. kasa kasa paralar uçağa doldurulup öyle mi naklediliyor mesela?
vatandaşın cebinde gelen bi kaç bin dolar'dan değil de, bankalar arasında yapılan yüklü transferlerden bahsediyorum. kasa kasa paralar uçağa doldurulup öyle mi naklediliyor mesela?
0
biseysorcaktim
(08.07.24)
Mirket
(08.07.24)
(6)

normal ayakkabı / sandalet çok yoruyor

biseysorcaktim
ömrümün bi kaç senesi hariç, kendimi bildim bileli spor ayakkabı giydim. ayaklarıma dair ciddi bi sıkıntık olmadı asla.ancak spor ayakkabı dışında bir ayakkabı giyince ortopedik tabanlık'lı olsa bile, ayaklarım rahat olmuyor. bir kaç saat sonra ağrımaya başlıyor.bu yaz sandalet ile dolaşıyorum dışar
ömrümün bi kaç senesi hariç, kendimi bildim bileli spor ayakkabı giydim. ayaklarıma dair ciddi bi sıkıntık olmadı asla.

ancak spor ayakkabı dışında bir ayakkabı giyince ortopedik tabanlık'lı olsa bile, ayaklarım rahat olmuyor. bir kaç saat sonra ağrımaya başlıyor.

bu yaz sandalet ile dolaşıyorum dışarıda. kaliteli, bilinen bir marka. ancak ayaklarım bir süre sonra ağrımaya başlıyor. haftasonu bi kaç saat yürüdüm, gezdim. en sonunda sadece ayaklarım değil, belim ağrımaya başladı.

kısaca, yumuşak tabanı olmayan her türlü terlik/ayakkabı ayaklarımın ve hatta belimin ağrımasına sebep oluyor.

bu bir problem midir, ya da yaşlılıkta belirgin olacak bir durumun işaretçisi midir? yoksa "sandaletle 7-8 km yürürsen ağrır tabi, normal" denilecek bir şey mi.
0
biseysorcaktim
(08.07.24)
Uzmanlar hafif topuklu giyilmesini öneriyor. Tamamen düz ya da babet tarzı ayakkabıların uzun süre giyilmesi sakıncalıymış. O yüzden bazen hafif topuklu bazen spor ayakkabı giyebilirsiniz rahat edebilirsiniz. Sorun hala devam ediyorsa tabii ki doktora sorabilirsiniz.
0
gezentikcanlı
(08.07.24)
Sandaletin yorması normal.
Alışkın olmadığın için diğer ayakkabılarda rahat edemiyor olman da normal.
Ama ağrı deyince iş değişiyor. Bacaklarda ağrı deyince benim aklıma kısmi düztabanlık, tarak çökmesi falan geliyor. Bel ağrısı deyince de postür bozukluğu.

Yaşam kaliteni bozan bir şey yoksa yola devam. Ama rahatsızsan, postür bozukluğu varsa reformer pilatesle olayı çözersin. Ayaklar için ise bir ortopediste görünmende fayda var.
Ayakkabıları çok çabuk mu eskitiyorsun hep bir tarafa mı yamulup eskiyorlar soruları da geldi aklıma.
0
Mirket
(08.07.24)
Öncelikle biz ne söylesek boş, bir ortopedi uzmanına görünmekte fayda var.
Spor ayakkabıya çok alışınca ne giyseniz ayağınız -bir süre- yadırgayacak, rahat etmeyecek. Bu bence normal. Yazlıkta bir süre terlikle dolaşmaya alışıyorum, akabinde ofiste stiletto ölüm gibi geliyor.
Bu arada sandalet Birkenstock ise normal, enteresan bir biçimde o mantarımsı taban ayağı mahvediyor.
0
SiyamkedisiZorro
(08.07.24)
Benim ayaklarım taban çökmeli. Bazı doktorlar taban çökmesi yoktur düztabanlıktır o derler, bilmiyorum hafif ya da orta seviyede bir düztabanlık da olabilir, havada karada suda biraz uzun yürüsem biraz fazla ayakta kalsam her türlü ağrıyor. Çocukluktan beri çeşit çeşit tabanlıklar ve çeşit çeşit ortopedik tabanlı ayakkabılar terlikler çare olmadı. Hep ağrıyorlar.

Hatta 3 yaz önce anneme "çok yoruldum diyorsam bil ki ayaklarım çok ağrımıştır" dedikten sonra fark ettim böyle bir gerçeğimin olduğunu.

Onun için olabildiğince spor ayakkabı giyerim, normal günlük ayakkabılar beni paklamaz. Fakat ara ara da klasik hatta abiye ayakkabı giymem gerektiği için en topuksuzundan en yumuşağından bile alsam evet çok rahatsız eder. Sürekli spor ayakkabı giyen ve evde de yumuşak yabanlı terlik giyen bir insan için de normaldir bu.

Fakat ben içe de basarım, düztaban görüntüsü de olur ayağımla iz bırakınca. Sizde bunlar olmadığı halde ayakların ağrıması bana şunları düşündürdü:

1. Yakın zamanda (mesela pandemiden beri) kilo aldınız mı, ayrıca duruş bozukluğunuz var mı. Bunlar etkiler.

2. Magnezyum eksikliği çekiyor olabilirsiniz, ara ara kas krampları yaşıyorsanız, sebepsiz uykusuzluk oluyorsa, migrenimsi ağrılar oluyorsa veya migren varsa... magnezyum omega 3 ve d vitamini çok önemli.

3. Psikolojik ağrılar olabilir. İç dünyanızda itiraz ettiğiniz ama yapmak/olmak/gidip gelmek zorunda olduğunuz şeylere beyniniz bedeniniz üzerinden itiraz ediyor olabilir. Hatta topuk dikeni de böyledir.

Ortopediste gidip, benlik bişey yok derse fizik tedaviciye gidip bu yaşadığınız ayakkabı sıkıntısını ağrıları anlatın. Sorularınızı yöneltin. Elle tutulur bir sebep sonuç ilişkisi cevabı alamazsanız mutlaka psikoloğa gidin derim.
0
muhayyer divan
(08.07.24)
4. Şeker hastalığına yakın mısınız, o da ayakları rahatsız eder. Nöropati diye bir etkisi var diyabetin, şimdi aklıma geldi.

5. Belki nasırınız vardır, yeni oluşmuştur, bazen insan fark etmez, ona da bir bakın.
0
muhayyer divan
(08.07.24)
Ben daha basit birsey soyliyecegim eger ayaklarim agrirsa inatla bi kac hafta oyle giymeye devam edersem ayaklarim adapte olup agri geciyor bende
0
Zetnikov
(08.07.24)

poe vs chatgpt vs phind vs perplexity.ai

biseysorcaktim
aylık 20 dolar karşılığında premium bir ai hizmeti almayı düşünüyorum da. ücretsizleri iş yaparken, para vermeye ne gerek var diyorum, elim geri düşüyor hep.poe.com'da bir sürü farklı model chat bot'larını kullanabiliyoruz, kullanıcılar da bir çok farklı şey yaratmışlar. web arayüzü de gayet güzel,
aylık 20 dolar karşılığında premium bir ai hizmeti almayı düşünüyorum da.
ücretsizleri iş yaparken, para vermeye ne gerek var diyorum, elim geri düşüyor hep.

poe.com'da bir sürü farklı model chat bot'larını kullanabiliyoruz, kullanıcılar da bir çok farklı şey yaratmışlar. web arayüzü de gayet güzel, kullanışlı. chatgpt4o'yu da kullanabiliyoruz.

chatgpt'de ise sadece chatgpt var. bu yüzden poe daha cazip görünüyor.
eklentileri vs vardı, ya da özelleştirilmiş kullanıcı chatbot'ları falan. ama bilmiyorum ne kadar kullanılır.

bir de perplexity.ai var. o da çok iyi. diğerlerinden biraz daha farklı. güncel dataları da getirebiliyor. bir çeşit arama motoru ve chatbot karışımı.

hepsinin ücretsiz sürümü iş görüyorken, para vermeye değer mi bi türlü bilemedim. yani ekstra ne sunuyorlar anlamıyorum.

bir de phind.com var. onu da epey kullandım. o da iyiydi.

---
sorularım çoğunlukla yazılım alanında, mac, xcode, react-native, swift üzerine oluyor.
0
biseysorcaktim
(04.07.24)
(3)

adana - istanbul arası araçla

biseysorcaktim
cumartesi akşam saatlerinde istanbul'a dönüş için adana'dan yola çıkacağım. aşağı yukarı 1000 km ve 12 saate yakın sürüyor yol. bir kısmını geceye denk getirip, yorulduğumda kenara çekip bi kaç saat uyuyarak ve dinlenerek geleceğim.daha önce tek seferde 1000km, sıklıkla da 500+küsür km yapmış olmama
cumartesi akşam saatlerinde istanbul'a dönüş için adana'dan yola çıkacağım. aşağı yukarı 1000 km ve 12 saate yakın sürüyor yol. bir kısmını geceye denk getirip, yorulduğumda kenara çekip bi kaç saat uyuyarak ve dinlenerek geleceğim.

daha önce tek seferde 1000km, sıklıkla da 500+küsür km yapmış olmama karşın "uçak varken ne gerek" diyorum kendi kendime.

ama uçağa yetişmek, erken gitmek, havaalanlarında bavullarda, kontuarlarda beklemek rahatsız ediyor. istanbul'a dönünce de eve ulaşana kadar bir sürü yol var. istanbul'dan uçakla gidip, orada işlerimizi halledip, kız arkadaşımı alıp beraber geleceğiz. uçak biletleri bedeli araç kiralama ve tek yön farkına denk değilse de, ciddi fark yok.

soru: adana - istanbul arasındaki yol nasıl? google maps'ten rastgele noktalara baktığımda gayet güzel ve güvenli geldi.
adanadan bi kaç saat mesafede karanlık yollar varsa gece geç saate denk getirmemeye çalışayım. daha önce oralara hiç gitmedim, gitmişken biraz da gezeyim istiyorum, en azından yola yakın yerleri ziyaret eder hem dinlenmiş olurum.
0
biseysorcaktim
(02.07.24)
adana’dan istanbul’a kadar isterseniz paralı otoyolu kullanabilirsiniz. otoyolun giriş çıkışlarına göre de bir gezi güzergahı belirlenebilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.07.24)
Yol gayet rahat, benzer rotadan geldik bayram dönüşü. Ayrıca 12 saat sürmez, biz daha uzaktan 1 saat molayla 11 saatte döndük
0
pavlis
(02.07.24)
Adana İstanbul arası yol gayet rahat ve keyifli
0
primetime
(02.07.24)
(5)

Youtube'da video kapakları neden bu kadar saçma?

biseysorcaktim
thumbnail'lerde çok saçma yüz fotoğrafları oluyor. hepsi aptalca, çocukça. yazı tipleri ve efektleri de çok çirkin. hatta normal kapakları olan içerik üreticileri bile büyüdükçe bu aptal "cringe youtube face" akımına katılıyorlar. "soy face" de deniyormuş bu tarz yüz ifadelerineaptalca surat ifadesi
thumbnail'lerde çok saçma yüz fotoğrafları oluyor. hepsi aptalca, çocukça. yazı tipleri ve efektleri de çok çirkin. hatta normal kapakları olan içerik üreticileri bile büyüdükçe bu aptal "cringe youtube face" akımına katılıyorlar. "soy face" de deniyormuş bu tarz yüz ifadelerine

aptalca surat ifadesi olan videolar diğerlerinden %20-30 daha fazla görüntüleme alıyormuş. bu kısmen sorunun cevabı ama yine de anlayamıyorum. nasıl ve neden başladı bu akım? yıllardır böyle ama son zamanlarda istinasız bir hal almaya başladı bu.

ya da, fazla görüntüleme alınıyor diye böyle yapılıyorsa bunun sebebi nedir?

örnek:
i.hizliresim.com
0
biseysorcaktim
(01.07.24)
Bir çeşit görsel hashtag işte. Çok acayip kanka yazmak yerine şaşırmış suratını koyuyor herkes. Etkileşim demek ün demek para demek vs
0
hasmetizm 2046
(01.07.24)
zaman ilac degil insanlar unutkan
(01.07.24)
ben şeye de çok sinir oluyorum. Kafaların kocaman ama vücutların normal olduğu kapak görsellerine.

bazen bi de kocaman göz yapıyorlar falan

i.ebayimg.com şunun gibi oluyorlar. 10 yıldır da kullanılan bir şey azalarak biter umarım.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(01.07.24)
Sorunun cevabı çok basit çünkü etkileşimi arttırmak ki çoğu işe yarıyor. Bunu acayip kurumsal haber kanalları bile yapıyor
0
olaylar olaylar
(01.07.24)
mr beast ve onun gibi bir kaç kanal ne yaparsa hepsi aynısını yapıyor işte.
0
brkylmz
(01.07.24)
(1)

bilim çocuk ya da benzeri dergi - 12 yaş için

biseysorcaktim
ben çocukken bu dergiyi takip ederdim bi kaç sene boyunca. çok da severdim.yeğenime de almak istedim yıllar sonra, baktım ki eski halinden eser kalmamış, çok çocuklaşmış, karikatürize olmuş. bu bi kaç sene önceki görüşümdü. ama belki ben yanlış yorumlamışımdır.şimdilerde nasıl bu dergi? içerikleri n
ben çocukken bu dergiyi takip ederdim bi kaç sene boyunca. çok da severdim.

yeğenime de almak istedim yıllar sonra, baktım ki eski halinden eser kalmamış, çok çocuklaşmış, karikatürize olmuş. bu bi kaç sene önceki görüşümdü. ama belki ben yanlış yorumlamışımdır.

şimdilerde nasıl bu dergi? içerikleri nasıl? yeğenime biraz futbol ve playstation/tablet dışında bir şeyler aşılamaya çalışıyoruz ancak o konuda çok başarısısız. kendisi "futbolla ilgili değilse dergi lazım değil" diyen bi çocuk ancak bu tavırdan rahatsızız.

ilgi alanlarını geliştirecek, merak duygusunu ve ilgisini uyandıracak bir dergi/yayın öneriniz var mı?
0
biseysorcaktim
(27.06.24)
olmuyor hocam, aynı yaşta oğlum vari aynı ilgi alanlarına sahip ve biz de başarısızız. başarılı olan da görmedim arkadaşlarında.

yani ilgisi varsa anlarsınız zaten bilime tekniğe. arduino eğitimi aldık, set aldık, başta 1-2 heves etti, ben yaptı o izledi, hop kalktı kenara. puzzle aldım yaydım salona, çerçeveyi yaptı bıraktı, bize dert oldu sonra bozup da koyamadık, yapılan kısma kıyamadık, 5 ayda her gelen misafir parça ekleye ekleye zor bitirdik. arkadaşlarından rübik küpe heves etti, arkadaşları da canavar ha, youtube'da gördüğün şakır şukur çözenlerden. özendi en iyi küpleri aldık, şakır şukur çevirmeyi öğrendi, çözmeyi öğrenemedi. çözen arkadaşları da kankaları ha, en yakın arkadaşları. küçükken legoya bayılırdı, hep lego isterdi 2022 yılına girdiğimiz yılbaşında dayısının aldığı lego 2 yıldır kutusu açılmamış şekilde duruyor, ona hevesi de kalmadı.

bir noktadan sonra olay yine futbol ve telefon/tablete dönüyor. brawl stars'lar ele alınıyor, kankaları da küpü kenara koyuyor, başlıyorlar oyuna.

panini futbol kartı koleksiyonu yapıyor, denk geldikçe kart alıyorum. dünya kupası bitti, geçen sene, şimdi euro 2024 kartlarına dadanacak. neyse tatile denk geldi, annanesinin yanına yolladık, orda kart mart demiyor.

napim futboldan yürüsün bari. zorla olmuyor bilim milim. ama sizi takipteyim, yolunu bulursanız ben de faydalanayım.
0
kibritsuyu
(27.06.24)
(1)

youtube'daki sahte maç yayınları

biseysorcaktim
az önce tr - çekya maçı için youtube'a girdim. dikkat etmedim hiç, bi tanesini açtım. telefon çaldı o sırada telefonda konuşurken dikkat etmedim, ancak bu maç animasyonmuş.https://www.youtube.com/watch?v=HNBO3JFfp2Qbirileri oyun mu oynuyor, yoksa gerçek görüntüyü anında bir şekilde animasyona mı dön
az önce tr - çekya maçı için youtube'a girdim. dikkat etmedim hiç, bi tanesini açtım.
telefon çaldı o sırada telefonda konuşurken dikkat etmedim, ancak bu maç animasyonmuş.
www.youtube.com

birileri oyun mu oynuyor, yoksa gerçek görüntüyü anında bir şekilde animasyona mı döndürüyorlar anlamadım.

40bin küsür kişi izliyor üstelik.

baktım bunun gibi başka kanallar da var.

nedir bu olay?
0
biseysorcaktim
(26.06.24)
efootball 2024 adlı oyun. iki takımı da yapay zeka oynatıyor. kanalın izlenme sayısını artırmak için olsa gerek.
0
inveniam viam
(27.06.24)
(3)

Sakarya - gezilecek yerler - doğa

biseysorcaktim
ben yıllarca sakarya'da yaşadım, ailem akrabalarım da burada. bir kaç doğal güzellik, göl, piknik alanları dışında bence fazla bi albenisi yok buranın.ancak bazen, bilhassa istanbul'dan iki günlük kaçmak isteyenler sakarya'da çok güzel aktivitelerin olduğundan bahsediyor, methediyor. doğal güzellikl
ben yıllarca sakarya'da yaşadım, ailem akrabalarım da burada. bir kaç doğal güzellik, göl, piknik alanları dışında bence fazla bi albenisi yok buranın.

ancak bazen, bilhassa istanbul'dan iki günlük kaçmak isteyenler sakarya'da çok güzel aktivitelerin olduğundan bahsediyor, methediyor. doğal güzellikler ve doğa sporları ile öne çıkmaya çalışıyor. benim de gidip gördüğüm gerçekten güzel yerler var.

ancak sizin duydunuz/gördüğünüz neler var, turistler nereleri geziyorlar, buralı değilmişim ve bir yerli turistmişim gibi bakınca ne yapılır, ne yenir, nerede kalınır?
0
biseysorcaktim
(24.06.24)
Acarlar Longozu, Maden Deresi, Poyrazlar Gölü, Sapanca Gölü, NaturKöy, Sopali Doğal Yaşam Köyü, İl Ormanı, Uzunkum'un tamamı, içinde Uzunkum Park'ı, Taraklı, Kırkpınar, Geyve...

Doğma büyüme Sakarya'lıyım, ağırladığım her misafirim gurbetçi dayılara dönüyor, "burası cennat cennat" diyor. Cidden yeşil ve mavi bir şehir burası. Yukarıda saydığım konumlardan başka yürüyüş için SBB'nin özel programlarını, doğa sporları için SAÜ'nin etkinliklerini biraz takip ederseniz misafirlerinize kısa sürede güzel bir plan oluşturursunuz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(24.06.24)
Sakarya benim için çok gizemli ve hiç bulunmadığım bi yerdi. Yani normalde coğrafyam çok iyi olmasına rağmen Sakarya diyince aklıma bi şey gelmiyordu. İki gün önce Ankara'dan İstanbul'a hızlı trenle giderken Sakarya'dan geçtik ve çok beğendim yemyeşil bi yer. Özellikle Geyve civarı harikaydı.
0
nundu
(24.06.24)
Ben de dogma buyume sakaryaliyim. Acarlar longozu, poyrazlar golu, sopali dogal yasam koyu, tarakli, masukiye(bu izmit de sayilir), esme(bu da izmitin girisi ama sakaryanin sonunda), serdivan golpark, kentpark, ferizli de cok guzel piknik alanlari, maden deresi, kuzuluk kaplicalari, geyve akyazi icin belediyenin duzenledigi trekkingler, dogancay selalesi, istanbuldere, karagol yaylasi(mevsiminde gidilirse cok guzel bi yer birsürü ufak goletler oluyor), ayri gezegen cam teras(izmitin girisi bu da sakaryaya yakin)...
0
Feriyaanim
(24.06.24)
(6)

kokan bardaklar

biseysorcaktim
bulaşık makinesinden çıkınca kokuyor bazen.makinede koku yapacak bir şey yok, arada bi temizliyorum. her bardak kokmuyor. finish quantum üçlü gibi bir şey kullanıyorum. temiz ve parlak oluyorlar.bazen deterjanlı kalmış gibi hissediyorum, bazense kokuyor gibi.açıkçası doğrudan makine ile mi ilgili, y
bulaşık makinesinden çıkınca kokuyor bazen.
makinede koku yapacak bir şey yok, arada bi temizliyorum. her bardak kokmuyor. finish quantum üçlü gibi bir şey kullanıyorum. temiz ve parlak oluyorlar.

bazen deterjanlı kalmış gibi hissediyorum, bazense kokuyor gibi.

açıkçası doğrudan makine ile mi ilgili, yoksa elde yıkayınca da mı oluyor seçemiyorum.

bardakları camlı rafa ağızları yukarı gelecek şekilde diziyorum, hava alsınlar diye.

ne yapmalı böyle durumlarda?
0
biseysorcaktim
(20.06.24)
2-3 ayda bir makine temizleyici kullan.
Filtreyi de sık sık temizle.

www.trendyol.com
0
Mirket
(20.06.24)
Bulaşık makineleri önce bir kısa cycle yapıp kaba yemek artıklarını temizliyor, sonra asıl yıkama kısmına geçiyor. Aslında makinelerde hem ilk aşama için hem de ikinci aşama için deterjan koyma bölümleri var ama artık kapsüller çıktığı için birinci bölümde deterjan kullanılmıyor, bu da bazen bulaşıkların yeterince temizlenmemesine sebep oluyor. Makineyi çalıştırmadan önce içine biraz normal bulaşık deterjanı koyarsanız yıkama performansı artacaktır.

Edit: Bir de yumurta artığı varsa baya kokutuyor, ona dikkat edebilirsiniz.
0
salihdt
(20.06.24)
filtredir muhtemelen.
0
icim urperiyor
(20.06.24)
filtre kesin kirlidir. ayrica su sicakligi dusuk olunca da koku yapabiliyor filtre cok temiz degilse.
0
bohr atom modeli
(20.06.24)
Geçen bardaklarınız yumurta kokuyorsa , şurayı temizleyin diye bir video görmüştüm , ( böyle tanımlıyorlar sanırım kokuyu )
Böyle bir aratırsan işine yarayabilecek sonuç çıkar sanırım .
0
dunyatuhaf
(20.06.24)
normal bulasik deterjanini makineye koyacaksaniz dikkatli olun: normal bulasik deterjani makineye konanlara gore daha cok kopuruyor, makina bu kopugu temizleyemezse suyunu bosaltamiyor, (her modelde olmayabilir). kopugu sonumleyen sey yag, o yuzden bulasiklarinizin epey yagli oldugundan emin olun, basiniza is acilmasin sonra.

alternatif olarak sunalri deneyebilirsiniz:

1 - filtrenizi duzenli temizleyin
2 - makinanizi arada bir yuksek sicakliktaki programda calistirin, ici temizlensin.
3 - icine sirke atip calistirin
4 - program bittikten sonra kapagini acin, bulasiklar icinde havasiz beklemesin.
0
taurina
(20.06.24)
(2)

Trafik cezası - kim yazdı bu cezayı fahri müfettiş mi polis mi

biseysorcaktim
misafirim yurtdışına giderken aracını bana bıraktı, ben de cadde kenarına park ettim. gece gündüz parkediliyor oraya ve ceza yazılmıyor.ama sanırım bu 24 saat ile sınırlı. çünkü iki gün olmamıştı ki, edevletten mail gelerek cezamız olduğu söylendi. daha önce gün boyu ya da gece boyu bıraktığım bi ye
misafirim yurtdışına giderken aracını bana bıraktı, ben de cadde kenarına park ettim. gece gündüz parkediliyor oraya ve ceza yazılmıyor.

ama sanırım bu 24 saat ile sınırlı. çünkü iki gün olmamıştı ki, edevletten mail gelerek cezamız olduğu söylendi. daha önce gün boyu ya da gece boyu bıraktığım bi yer burası.

arabanın üstüne baktım, makbuz-kağıt bir şey yok. ceza yazılınca arabaya kağıt bırakılmıyor mu?
0
biseysorcaktim
(06.06.24)
hayır bırakılmıyor. bizzat ordaysan eline verir sadece
0
jelly bear
(06.06.24)
Genelde bu kadar hızlı bildirim gelmez ceza için. Eski ceza olabilir mi?
0
numlock
(06.06.24)
(9)

"ekonomi iyiye gidiyor" haberleri

biseysorcaktim
ben vatandaş olarak cebime girene, çıkana, kredi kartı taksitlerini öderken çektiğim zorluklara ya da dışarı çıkarken bir sürü düşünüyor olmama bakıyorum ve "çektiğimiz zorluklar ve kamuda tasarruf meyvesini vermeye başladı", "bakın dış ticaret açığı azalıyor, bakın merkez bankası rezervleri artıya
ben vatandaş olarak cebime girene, çıkana, kredi kartı taksitlerini öderken çektiğim zorluklara ya da dışarı çıkarken bir sürü düşünüyor olmama bakıyorum ve "çektiğimiz zorluklar ve kamuda tasarruf meyvesini vermeye başladı", "bakın dış ticaret açığı azalıyor, bakın merkez bankası rezervleri artıya geçti" laflarına pek itibar etmiyorum.

ancak yine de tarafsız şekilde olayı yorumlamak istiyorum.

mesela enflasyon artış hızı azaldı şeklinde bir açıklama yapıldı bugün (enflasyonun kendisi değil, artışı). bu durum önü alınmayacak bir yangının artık kontrol altına alındığı anlamına mı gelir?

ekonomi konusunda az da olsa bi iyileşme var mı? yoksa artık zaten alıştık bu sürece, kanıksadık, o yüzden mi böyle geliyor bize.
0
biseysorcaktim
(03.06.24)
Şu an dövizi baskılayarak ekonominin doğal gidişatına engel olunuyor ve bu çok çok kötü sonuçlar doğrur. Bir anda olur ne olacaksa.
0
numlock
(03.06.24)
2023 Mayıs ayı itibariyle yıllık enflasyon %40 iken 2024 Mayıs itibariyle %75. Bunlar resmi rakamlar olduğu için 2 ile çarparak gerçek enflasyon değerini tahmin edebiliyoruz. İyiye gitmenin tam tersi yani. Ekonomi bakanı bile iyiye gitmenin başlayacağı tarih olarak 2026 ortasını "vadetmişti" zaten.
0
otonomo
(03.06.24)
1.dünyanın en yüksek faizini veriyoruz.
2.belli ki, birileri borcumuzu ödeyeceğimize ve devaluasyon yapmayacağımızın garantisini almış.
3.hal böyle olunca ülkeye sıcak dolar yağıyor. (carry trade)
4.halk fakirleştiği için ithal azaldı, cari açık kapanıuyor.
5)döviz düşük tutulduğu için ihracatta rekor kırıyoruz gözüküyor.
6)reel ekonomide bir iyileşme yok.
7.tefeci faizini biz (halk) ödeyeceğiz.
0
parka
(03.06.24)
Sonuçları henüz hissedilmedi ancak ekonomik program planlandığı gibi devam ediyor. Olumlu etkileri olacaktır, daha kötüye gitmeyiz diye düşünüyorum.
0
abelardo
(03.06.24)
Bakın diğer her şeyi bir kenara bırakın.
Ekonomide bir tane temel kural vardır.
Piyasada bir şey çoğalırsa değeri düşer.
Pazara gittiniz. Bütün tezgahlar domates doluysa domates ucuzdur.
Bakın şurada da ay ay Merkez Bankasının piyasada bulundurduğu TL nin grafiği var.
Para da bir maldır o da ne kadar bollaşırsa o kadar değersizleşir.

x.com
0
Mirket
(03.06.24)
"...dövizi baskılayarak.." , "Bunları yiyorsanız afiyet olsun."

bu kadar cehaletin, ergence konuşmanın olduğu yere cevap verilmez. youtube'da çeşitli ekonomistleri izleyebilirsiniz. atilla yeşilada vs ile başlayarak
0
avatar is back
(03.06.24)
mirty
(03.06.24)
Şimdi bunu size izah etmesi çok zor. Bu bakış açısını kazanıp konuyu kavramanız için en az 6 ay geçmesi lazım. Kısacası evet makro ekonomik veriler iyiye gidiyor zamana ihtiyaç var. vatandaşın hissettikleri bir kriter değildir. Verilen örneklerin çoğuda safsata. Vatandaş olarak yüzyılın felaketini yaşayan 11 şehri yıkılan 50 binden fazla insanı enkaz altında şehit olan bir ülkenin nasıl bu yükün altından kalktığınıda sorgulamanızı tavsiye ederim.
0
doharkoman
(03.06.24)
"Ekonomi iyiye gidiyor" çok genel bir ifade. Çünkü tüketici/vatandaş olarak bizim bir geçim-birikim-iş-sosyal devlet getirileri-belediye ve hükümetin yaptığı şeylerin pozitif dışsallıklarından yararlanma vs gibi bir çok şeyle ölçebileceğimiz (kimisini ölmenin zor olduğu) bir ekonomik faydalarımız var. Bunların bazılarında iyileşmeler, bazılarında kötüleşmeler olabilir. Ayrıca bunlar da yaşımıza, memur-emekli-özel sektör maaşlı çalışanı-esnaf-kobi sahibi-büyük şirket sahibi vb olmamıza, mevcut servet durumumuza, mevcut gelir grubumuza, yaşadığımız şehre vs göre değişiyor. Bir böylesine kompleks bir yapı olarak "vatandaşın ekonomisi" var.

Bunun yanında devletin/hükümetin bütçesi-geliri-ödemesi var. Ödemeler dengesi var. Yaptığı, yapmadığı, yapamadığı yatırımları var. İktidarını sürdürmesi için para harcayabilmesi, yatırım yapabilmesi gereken alanlar var. Dağıtılması gereken rantlar var. Bu rantların oluşabilmesi için yapılabilmesi gereken "projeler" var. Mutlu etmesi gereken çıkar grupları var. Buna da "devletin ekonomisi diyelim".

Sonra yatırımcılar var. Bunun yerlisi yabancısı var. Yerlisinin küçüğü, büyüğü, çok büyüğü, kurumsalı var. Yabancısının kısa dönemli düşüneni (sıcak para/carry trade etc.), orta vade düşünüp biraz daha "derin" alım yapanı ve uzun vade düşünen, direkt yatırım yapmış veya yapmayı düşünen, ülkede fabrikası olan veya almayı-kurmayı düşüneni var. Yatırımcılar yanında yine çıkarları yatırımcılara benzer olan sermaye kesimi/"iş dünyası" var. Buna da "iş dünyası ekonomisi" diyelim.

Son olarak da bu grupların hepsini ilgilendiren. Ülkenin total ekonomisi ile ilgili makro perspektif var. İstihdam-işsizlik, enflasyon, ithalat-ihracat-dış ticaret açığı, merkez bankası rezervleri, para arzı-krediler vb bir sürü makro parametre ile takip ediliyor. Buna da makro ekonomi+ekonomi politikası düzlemi diyebiliriz.

Şimdi, fark ettiğiniz üzere iyi deyince kim için, o kimlerin içindeki hangi alt-kimler için, o alt-kimler içindekilerin hangi vadeyi düşününleri için iyi diyoruz onu tartışmak gerekir. Ve her alt katmanda daha da kompleks bir yere gidiyoruz ama kabaca bazı tarifler yapıp, onlar üzerinden değişimi de konuşabiliriz. Buna göre de totalde iyiye mi kötüye mi gidiyor diye kabaca bir fikre sahip olabiliriz.

2023 seçimleri öncesinde Türkiye düşük faizle piyasaya TL arz eden, yani kabaca sürekli deli gibi para basan bir merkez bankasına sahipti. Merkez bankası Tayyip'in saçma sapan gerekçelendirmeli fikirlerine hiç itiraz edemeden ne derse yapıyordu. Faizin artırılaması ve deli gibi TL basılması döviz kurlarını artırıyordu (aslında TL'nin değerini düşürüyordu). Siyasi rejim sebepli instability, hukuk-demokrasi yokluğu, istihdamdaki bozulma vs vs gibi bir sürü şeyin de etkisiyle tl'nin değeri düşüyordu. Ara ara büyük kur şokları yaşıyorduk. Kuru tutmak için bu sefer merkez bankası rezervlerini yani dolar-euro-altınları "yaktılar". Rezervler eridikçe hem etkisi azaldı hem de kırılganlık daha da arttı.

Yine 2023 öncesi TCMB, ekonomi ve maliye yönetimi tamamen tutarsız, hiçbir bilinen kurala uymayan, şeffaf olmayan, kişilere bağlı, çok temel bilgileri inkar edip, bu bilgilere savaş açan, adeta dünya düz diyen ve buna göre davranan, yerli yabancı tüm paydaşlara tuzaklar kuran, şark kurnazlıkları yapan bir yönetimdi. Yani itibarları yoktu. Ekonomi beklentidir, itibardır. Merkez bankalarının en büyük gücü beklentileri yönetebilmeleridir. Bunu da tutarlı adımlarla, sinyallerle, bağlayıcı planlarla vs yapılır. Bizde bunlar yoktu.

Vatandaş olarak sürekli kur şoku yaşadığımız için fakirleştik. Devlet sürekli bedava, negatif reel faizli kredi dağıttı. Dolayısıyla alabilen ev kredisi, araba kredisi, ihtiyaç kredisi aldı. Alabilen beyaz eşya elektronik, tüketim ürünleri her şeyi aldı. Bunların hepsi savunma mekanizmalarıydı. Yapabilenler yapamayanlara göre daha az fakirleşti. Tabi hepsinin de komplikasyonları oldu. En büyüğü de enflasyon. İşsizlik düzelmedi, kötüleşti. Maaşlar kuş oldu.

Hem vatandaş hem de iş dünyası bu belirsizlik ortamında dolara yüklendi. bu da TL'yi daha da kırılgan yaptı. Daha kırılgan oldulkça daha fazla rezerv yaktılar. DAha fazla rezerv yakınca daha fazla kur şoku yaşadık. Böyle bi faist daireye girdik. Çünkü negatif faiz vererek ekonominin gerçeklerine uymamayı böyle şeylerle kompanse etmeye çalışıyorduk ama olmuyordu. Bu süreç sonunda rezervler eksiye indi. KKM ilan edildi, dövize fahiş faiz verildi. Döviz bulmak için her şey yapıldı. Katar, Suud ve BAE'den döviz dilenildi. Seçimlerde seçim ekonomisi uygulandığı yani maaş artışı, saçma yatırım harcamaları vs yapıldığı için de devlet bütçesi de gittikçe kötüleşmeye devam etti.

Tabi ki kronik problemlerimiz olan vergi adaletsizliği, gelir adaletsizliği, servet adaletsizliği, hukuk sorunları, istihdam-işsizlik-genç işsizliği, emeklilik ve sağlık sigortası sistemi vb gibi her şey düzelmek bi yana da da kötüye gitti.

Sürecin sonunda dış ticaret açığı ve rezerv düşüklüğü çok büyük bir sorun haline geldi. Artık ödemeleri yapamayacak duruma geldik. Katar-Suud vs paraları da geç geliyor veya çok daha büyük şeyler istiyorlardı karşılık olarak. Ve yetmiyordu birkaç milyar dolarlık enjeksiyonlar.

Ekonomide bir şeyleri değiştirmenin gerekliliğine Tayyip'i ikna eden en önemli şey bu döviz sorunu oldu. CDS puanımız zaten çok kötü haldeydi. Artık yukarıdaki fasit daire ile ekonomiyi çevirmenin sonuna geldiğini anladı.

Bu ve diğer etkenlerin de etkisi ile seçimden sonra direksiyonu kırdı ve yeni bir yöne döndü.

Kabaca Mehmet Şimşek'i getiriyorum, TCMB'ye az çok bu işi kitabına göre yapacak kişiler getiriyorum ve bunlara otonomi veriyorum dedi. Mehmet Şimşek ve TCMB de gelir gelmez saçma düşük faiz ısrarını bitireceklerini, artık işi kitabına göre yapacaklarını söyledi. Bunun yanında maliye tarafında da adımlar atacaklarını, vergileri artıracaklarını, kredileri kısacaklarını, bu gibi şeyler sayesinde de ekonomiyi soğutup enflasyonu azaltacaklarını söylediler. Şeffaf olacaklarını söylediler. Vs vs.

Tüm bunların temel amaçları döviz krizini çözmek, enflasyonu düşürmek, kurları stabilleştirmek, yabancı yatırımcı getirmekti. Yabancı yatırımcının geleceği ve kalacağı kurallara dayalı, birkaç ayda bi ters yüz olup bakanların vs değiştiği, Tayyip'in birilerine savaş açtığı vs tarzı bi ekonomi olmayan bir ortam olacağını vadediyorlardı.

İlk yaptıkları faizleri artırmak ve devam edeceklerini sürekli söylemek oldu. 1 yıldan kısa sürece 8'den 50'ye çıktı. Kredi musluklarını kapattılar. Taksit sınırlamaları, nakit avans sınırlamaları, kredi limit sınırlamaları vs gibi şeylerle tüketimi "dizginlemek" isteyen adımlar attılar. Bir sürü ek vergi getirdiler. Kurumlar vergisini artırdılar. Tayyip'i arkaplana çektiler, ekonomiyi biz yönetiyoruz dediler.

Bu süreçte rezervler arttı, kur stabilleşti, enflasyon düşmedi, istihdam düzelmedi, yabancı yatırımcı bekledikleri seviyede olmasa da az buçuk geldi, CDS primleri düştü. Kabaca yabancı yatırımcı ve kuruluşları az çok bir şeylerin değiştiğine ikna ettiler. Ama onlar da her seferinde kazık yedikleri için ve zaten global konjonktür karışık olduğu için hemen alın size milyarca dolar deyip girmediler. Ama 1 yıl içinde peyderpey para soktular. Bazı kuruluşlar not artırdı. Birçok farklı kanaldan olumlu raporlar geldi.

Tekrar söylemek gerekirse ilk amaçları olan döviz krizini engellemeyi başardılar gibi. Enflasyonu düşüremiyorlar.

Şimdi... Vatandaş olarak enflasyon düşmedi. Memurlar ve bi nebze asgari ücretliler hariç maaşlar kuş olmaya devam etti. Gelir adaletsizliği, işsizlik vsde düzelme olmadı. Kredi muslukları kapandı, bu da bizi daha da zor duruma soktu. Yani her zamanki gibi acı reçete vatandaşa kesildi. Enflasyon bi noktada düşerse, kur stabil kalmaya devam ederse faydasını görmeye başlayacağız bi noktada.

Devletin gelirleri bi nebze düzeldi. Kanal istanbul çeşitli sebeplerle yapılmadı. Deli gibi para yiyen KKM sönümlenmeye başladı. Garantili köprü, havalimanı, hastane vsler karadelik gibi para emmeye devam ediyor. Kabaca devlet/hükümet açısından geçen seneye göre daha iyi durumdalar. Tek sıkıntıları bu yerel seçimlerde seçim ekonomisi yapamadılar ve kötü oldu kendileri için. Ayrıca negatif reel faizli beleş kredilerle besledikleri müteahhit, yiyici takım vs ağlıyor ve bu gidişatı değiştirmek istiyorlar. Bir erken genel seçim senaryosu konuşuluyor 2025-26 için. Öyle bi seçimden önce tekrar faiz düşürüp para basma moduna geçebilmek isterler. Hala gidecekleri yol var.

İş dünyası vs açısından genel olarak iyileşme var olarak görülüyor. İşletme sermayesi az olan ve krediye bağlı olan şirketler, ihracatçı şirketler vs sorunlar yaşıyor ama genel olarak olabildiğince az maliyetle kaos ekonomisinden daha düzgün bi ekonomiye geçiyoruz diye düşünüyorlar ve şimdiden alınan meyvelerden -daha fazlasını beklemiş olsalar bile- memnunlar.

Ben kendi adıma genel bir değerleme yapacak olursam, totalde eski kuralsız, ona buna bedava kredi verilen, sürekli para basılan, bunların maliyetini de vatandaşa yükleyen, birkaç ayda bir ekonomi yönetimi değiştiren, en basit ekonomi kurallarına savaş açan yönetime göre bu yeni yönetimi ve gidişatını tercih ederim. Acı reçetenin her zamanki gibi vatandaşa patlaması, kalan çoğu paydaşın pek ırgalanmadan yoluna devam etmesi benim için olumsuz. Eğer AKP gitmezse eninde sonunda bir şekilde eski usule döneceklerini düşünüyorum, bu yüzden eğer sonunda AKP giderse bu 1 yıl ve önümüzdeki 1-2 yıl iyi sonuçlar üretecektir. Eğer AKP gitmezse bu 1-2 yıl krizleri çözmüş olur AKP açısından ama aynı krizleri doğuran yola yine girerler. Kabaca daha iyi bence ama iyi oldu, süper oldu, kurtulduk değil.
0
perferil
(04.06.24)
(11)

Eurovision Türkiye'de yapılsa altından kalabilir miyiz?

biseysorcaktim
Velev ki seneye Türkiye eurovision'a katıldı ve kazandı. 2026'da türkiye'de yapılacak olsun. anlık 150milyon kişinin izlediği, 30 ülkeden katılımcıların olduğu ve bir çok farklı kanalda aynı anda yayınlanan bu organizasyonun altından kalkabilir miyiz? 2004 için bile koşullara uygun iki yer varmış. b
Velev ki seneye Türkiye eurovision'a katıldı ve kazandı. 2026'da türkiye'de yapılacak olsun.

anlık 150milyon kişinin izlediği, 30 ülkeden katılımcıların olduğu ve bir çok farklı kanalda aynı anda yayınlanan bu organizasyonun altından kalkabilir miyiz? 2004 için bile koşullara uygun iki yer varmış. biri 14bin, diğeri 7bin kapasiteli. yarışmanın yapıldığı abdi ipekçi yıllar önce yıkıldı. büyük bir salon bulunur da, ebu'nun koşulları sağlanır mı emin olamadım.

uzun süredir yarışmayı takip etmesem de, 2004'ten beri çok şey değişti. sahneler çok büyük, her yer ekran, yarışmacı ülkeler şarkı değil şov ve sahne tasarımları ile önplana çıkıyor. cevaplar için teşekkürler.

çok büyük bir organizasyon. açıkçası artık bu yarışmayı çok saçma buluyorum. yarışmanın kendisinden ziyade organizasyonun karmaşıklığı daha heyecan verici bence.

olaya teknik açıdan yaklaşıyorum. 2004 yılındaki yarışma öncesi haberlerde bahsedilmişti; abdi ipekçi salonunda "300 km kablo kullanıldı" şeklinde bir haber hatırlıyorum. o zamandan beri şartlar daha da arttı sanırım.


edit: teknik altyapıyı evsahibi ülke sağlar şeklinde düşünmüştüm. yönetim, reji, kamera, zamanlama ve iletişim altyapısı gibi şeyler. muhtemelen hali hazırda organizasyon ekibi var ve onların desteği/yönetimi çerçevesinde ilerliyor. sorumu geri alıyorum.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
Evet çok karmaşık, çok sıkı timing gerektiriyor mesela bu seneki nemo’nun platformu gibi yenilikçi işler de var. Ama altından kalkılır teknik konuların, köklü bir organizasyon sonuçta. Türkiye’deki asıl sıkıntı güvenlik, dostluk ortamını sağlayabilmek olur.
0
sibertenik
(19.05.24)
iste oscar ister Eurovizyon ister nobel ödülleri vs olsun hepsinin altından bir inanç, ideoloji yatar.
Özellikle yahudilikten ve ezoterik yapılardan uzak şeyler de değildir bu verilen ödüller.

Bunların temellerine ve bir de Türkiye'nin Filistin tutumuna bakılırsa bu tür organizasyonları tasarlayanların Türkiye'yi seçmelerine ben ihtimal vermiyorum.
Gerekte yok.

Değil yurt dışı ödülleri Türkiye içinde bile, isim vermeyelim ama bazı verilen ödüller ve alanlar aynı zihniyete sahip ve halkın gerçeklerinden ve kültüründen uzak kişilerdir.

Pahalılıkmış, doğuda asker şehit veriyormuşuz, çeşitli sosyal sorunlarımız varmış vs. asla bu kimselerin umrunda değil.

Hal böyleyken siyonizmin etkisini siyasi alanda oldukça hisettirdiği batı ülkelerinde bile filistin'de yaşanan insani acılara verilen tepki üniversitelerin akademisyenlerini tutuklamaya kadar varmışken,
bizde akademi, sanat, spor, sosyete vs elit kesmin hemen her alanında beklenen ölçüde tepki bir ses yok.

Organizasyon karmaşık değil onlar düzeni bir şekilde kurmuş biz hemen anlayamıyoruz belki..
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Eurovisionu asiri abartmissin bence. Duyuruyu okudugumda ne oldugunu bilmesem olimpiyatlar ayarinda bir sey sanirdim. Dunyada cok kucuk bir kesimin onemsedigi bir sey, kimseninin de mukemmel olmasini bekledigi bir sey degil. Bir de kac kanalda yayinlandiginin falan organizasyonu duzenleyebilmekle ne alakasi var ki? Neyse, Turkiye rahat yapar.
0
hot potato
(19.05.24)
Ne açıdan sorduğunuza bağlı.

Teknik olarak altından kalkılır neden kalkılmasın? Buna kafa yormak bile lüzumsuz bence. Yer de bulunur, organizasyon da yapılır. Sizin sorunuz daha çok bunla ilgiliydi galiba. Hiç sorun olmaz.

Ancak kültürel olarak altından kalkamayız. Farkında mısınız bilmiyorum ama basit konser ve festivaller bile tuhaf gerekçelerle engellendi geçtiğimiz yıl. Sizse Eurovision'dan bahsediyorsunuz. Kaç tane siyasi ve sosyal problem çıkar hiç düşündünüz mü :D Yani nereden başlasam ki... Eurovisiona katılmamamızın tek sebebi bu tür konular zaten. Yoksa siz gerçekten "hep komşular birbirine yüksek oy veriyor hakkımız yeniyor" diye mi katılmadığımıza inanıyorsunuz?
0
akhenaten
(19.05.24)
Yapilamayacak bir şey değil öncelikle ben de kolayca hazirlanabilecegini düşünüyorum her seyin bunda bir sorun yok.

Yarışmanin alt yapısını kaldırabilmek ayrı bir şey tam anlamıyla ev sahibi olmak ayrı bir şey.

Fakat İstanbul buna hiç uygun değil, bir kere cok kalabalık ve tehlikeli bir şehir. Milyonlarca üçüncü dünya ülkesinden gelen mülteci, bir o kadar da kayıtsız insan var. Biz Avrupa'dan gelen insanları doğru düzgün agirlayamayiz, başlarına türlü şey gelir, 20 sene önceki Türkiye değil çünkü. Ayrıca çok çirkin, çok kötü sehirlesmis bir şehir. Geniş caddelerimiz yok, parklarimiz yok, insanların oturup sokaklarda içkisini yudumlamasi mesela imkansız. Çıkacak yaygarayi hayal edemiyorum bile.

Umarım Türkiye akp gidene kadar katılmaz, katılsa bile kazanamaz inşallah. Hoş hicbir Avrupa ülkesinin bu anlattığım sebeplerle Türkiye'nin kazanmasını isteyecegini de sanmıyorum.

Allah'ın küçücük malmosu bile aşırı derecede ferah, yeşil bir şehir.
0
sanguine
(19.05.24)
Eurovision'u yıllardır sene kaçırmadan izlerim. Son 10 seneyi yarışmanın iyice büyüdüğü ve prodüksiyonun arttığı dönem olarak düşünürsek; bu süreçte Kiev ve Lizbon gibi ufak ve ekonomik olarak çok da iyi durumda olmayan şehirler düzenledi. Lizbon'un sahnesi eleştirilmişti mesela ama kendine has bi yapısı vardı. Sonra 2022'de Torino düzenledi ki İtalyanın sanayi başkenti ve muhtemelen en kötü ev sahipliklerinden birini yaptı.

Zaten yarışmayı İsveçli ekip düzenliyor. Hizmet satın alımı gibi dönüyor iş yani sahne tasarımından prodüksiyona, canlı yayın yönetmenliğinden teknik işlere neredeyse tüm organizasyon İsveçlilere veriliyor hemen her sene. Sen parayı verirsen her şekilde yapılır ki bir Eurovision düzenleme parası öyle atla deve de değil.

İsveç'te yarışma çok iyi oluyor çünkü adamlar Eurovision'u çok sevip ciddiye alıyorlar. Kendi Eurovision şarkılarını seçmek için yıllık düzenledikleri melodifestivalen yarışması da neredeyse Eurovision kadar büyük bir olay.

İşin politik, kültürel vs kısımlarını tartışmaya gerek görmüyorum. 2004'te düzenlediğimizde Sertab Erener iki şarkı söyledi. İlki Everyway That I Can'di ve sahnede zenne dansçılar vardı. Sonraki şarkısında da semazenler dans etti. O dönemde kimse de bu ne rezalet demedi. Konjonktür değişirse ülkedeki buna bakış açısı değişir merak etmeyin. Sırbistan, Rusya, Azerbaycan gibi ülkeler çok mu lgbt destekleyen ülkeler? Hepsi Eurovision düzenledi sonuçta. Bence gereksiz tartışılan bir konu bu.

@diyecevapladı büyük resmi görmüş tabii ona diyecek bi şey yok(!)
0
nundu
(19.05.24)
Teknik olarak çok rahat altından kalkarız. Hatta İsrail'de terör tehdidi, Ukrayna'da savaş olduğu için oraları geçiyorum ama kalan her yer altından kalkar. Abartılacak bir şey göremiyorum ben. Zaten şartları ve nasıl ilerleyeceği belli olan bir program. Dijital alt yapısı da ortası. Tamamen bizim ya da ev sahibi ülkenin kontrolünde olan bir konu değil.

Yarışma kısmının altından kalkamayız ama orası kesin.
0
nawar
(19.05.24)
türkiye eurovisiondan kat kat büyük organizasyonları başarıyla yaptı. bunların yanında eurovision neki?
misal türkiye turu bundan daha zorlu bir organizasyon. 25-30 takım, bunların en az 6 bisikletçisi, ayrıca teknikerleri, doktoru, antrenörü. her gün farklı bir şehirde. devamlı hareket halindeki bir organizasyon ekibi. ayrıca son gün izmirden istanbula bütün ekiplerin sevki. uzar gider.
0
my fault
(19.05.24)
Yapar tabi yahu, gayet iyi yapar hem de. Türkiye'yi bu kadar da küçük görmemek lazım. 80 milyonluk ülke, too big to fail derler ya biraz öyle. Yukarıda da denmiş Türkiye'den daha küçük ülkeler İstanbul'dan daha küçük şehirler host etti bu organizasyonu çok defa. Ki biz de ettik zaten. Üstelik EU da bu işin organizasyonu ile ilgileniyor, her işi bizim üstümüze atıp gidecek halleri yok. Sonuçta EU, eminim bu organizasyon için de bin tane standartları vardır yol gösterici. Bu ülkede bir potansiyel var, istesek pek çok şeyi yaparız, genç ve dinamik bir nüfusumuz var.
0
playing star again
(19.05.24)
Daha önce sayısız uluslararası etkinliğe ev sahipliği yaptık her türlü altyapımız var neden altından kalkamayalım ki? Üstelik bu etkinliklerin yapıldığı ülkeler altyapı bakımından bizden çok daha geride.
0
doharkoman
(19.05.24)
Salonla ilgili de, çok desteklemesem de, Baküde düzenleneceği belli olduktan sonra inşaata başladılar 2011'de; 2012 Mayısında yarışmayı orda düzenlediler. İstanbul 2027 Avrupa oyunlarını düzenleyecek, 2036 olimpiyatlarına da aday. Orada da kullanılacak çok amaçlı bir salon yapılır yani gerekirse ki İstanbul'da şu anda da yapacak bi yer bulunur sıkıntı olmaz
0
nundu
(19.05.24)
(2)

Gss ödemezsem ne olur?

biseysorcaktim
Ödenmemiş ve birikmiş gss borcum var. Ödemek istemiyorum. Özel sağlık sigortasından faydalanıyorum, lazım olduğundan ilacı özel sigorta ya da kendi paramla alıyorum. Bu yüzden gss için para vermek istemiyorum. Ödemezsem ne olur?
Ödenmemiş ve birikmiş gss borcum var. Ödemek istemiyorum. Özel sağlık sigortasından faydalanıyorum, lazım olduğundan ilacı özel sigorta ya da kendi paramla alıyorum. Bu yüzden gss için para vermek istemiyorum.

Ödemezsem ne olur?
0
biseysorcaktim
(11.05.24)
bi şey olmaz
0
jelly bear
(11.05.24)
Özel sağlık sigortanın ömür boyu yenileme güvencesi yoksa kronik hasta olmamaya bak.
0
Mirket
(11.05.24)
(2)

taksi plakalarının fiyatları düşüyor mu?

biseysorcaktim
seçimler olduktan sonra sarı sitedeki taksi plaka ilanlarının ilk iki sayfasındaki bir kısım ilanı favoriledim. o günden beri 100'e yakın "fiyat düştü" maili geldi. bazıları her gün ellişer-yüzer düşürüyor. bazılar 6.5'milyondan 5küsüre kadar düştü. ama tabi benim yaptığım bir araştırma değil, kısıt
seçimler olduktan sonra sarı sitedeki taksi plaka ilanlarının ilk iki sayfasındaki bir kısım ilanı favoriledim. o günden beri 100'e yakın "fiyat düştü" maili geldi. bazıları her gün ellişer-yüzer düşürüyor. bazılar 6.5'milyondan 5küsüre kadar düştü.

ama tabi benim yaptığım bir araştırma değil, kısıtlı bir gözlem sadece.

plakacılar tarafında ya da sektörde konuşulanlar nedir bileniniz var mı? benim gözlemlerim ile paralel mi?
0
biseysorcaktim
(02.05.24)
elbette,

ilk ukome toplantısında ilçe belediye başkanları ile birlikte imamoğlu çoğunluğu sağlayacağı için 10.000 plaka çıkartacak. muhtemelen 2-2.5 milyon bandına kadar yolu var düşüşün
0
topkapiaksaray
(02.05.24)
uber, martı vs çok vurmuş antalyada bile fiyatlar yerlerde.
10 milyona alan arkadaş 7.5-8 civarı şimdi diye dert yanıyordu.
0
rhan
(03.05.24)
(2)

2007 öncesinde oynadığım çiftlik oyunu

biseysorcaktim
selamlar,2007 veya bir kaç sene öncesinde oynadığım bi bilgisayar oyununu arıyorum. farmville tarzında bir şeydi ve onların öncüsüydü belki de. arada bir kümese ayı giriyordu. ayıya tıklayarak onu kafese koyuyorduk, belli bi sürede araca yüklemezsek kafesini parçalıyordu. animasyonları yoğun, neşeli
selamlar,
2007 veya bir kaç sene öncesinde oynadığım bi bilgisayar oyununu arıyorum. farmville tarzında bir şeydi ve onların öncüsüydü belki de. arada bir kümese ayı giriyordu. ayıya tıklayarak onu kafese koyuyorduk, belli bi sürede araca yüklemezsek kafesini parçalıyordu. animasyonları yoğun, neşeli, müzikli bi oyundu.

reflect studio gibi bir şeydi o oyunu yapan. ama muhtemelen ismini yanlış hatıyorlıyorum çünkü reflect, reflex gibi kelimelerle bulamadım.

o dönemlerde bilgisayar dergiler vardı, onlar her sayıda cd veriyorlardı. o cd'lerden çıkmış olabilir bu oyun.

bahsettiğim oyunu yapan şirketin başka bir sürü daha oyunu vardı. tüm oyunları efektli, müzikli, kendine özgündü o zamanlar için.

bir diğer ünlü oyunları da bir çeşit brick-breaker tarzda bir oyundu. ancak o yaştayken oyunların isimleri aklımda kalmamış.

bu bilgiler ışığında, oyunu ya da yapan firmayı bulabilir miyiz?

aradığım oyun farm frenzy'ye benziyor ancak o kasım 2007'de çıkmış. ben muhtemelen bu tarihten önce oynadım ve çok muhtemelen zaten çıktan epey sonra haberim olmuştur, çünkü interneti aktif kullanmıyordum.

bir de yapımcı şirketleri alawarmış ki bahsettiğim yapımcı bu değil.
0
biseysorcaktim
(24.04.24)
virtual villagers mı?
youtu.be
0
rentts
(24.04.24)
belki yukarıda verdiğim bilgiler yanlıştır.

sanırım bahsettiğim stüdyo reflexive games, brick-breaker dediğim oyun ise ricochet lost worlds. buna neredeyse eminim. ama bu şirketin çiftlik oyunu yok.

belki de bir kaç sene sonra farm-frenzy'i oynadım ve bir şekilde birden fazla anıyı bağdaştırdım.
0
🌸biseysorcaktim
(24.04.24)
(1)

Şirketlerin ödedikleri vergileri görmek üzerine

biseysorcaktim
Şu web sitesinden https://e-sirket.mkk.com.tr/ şirketlerin vergi numaralarına baktım, https://dijital.gib.gov.tr/portal/eVergiLevhasiSorgulama buradan ise ne kadar ödeme yapmışlar (çoğunlukla yapmamışlar) onu gördüm.* bazı şirketler "matrahsız" yazıyor. bu kar etmedikleri (ya da böyle söyledikleri)
Şu web sitesinden e-sirket.mkk.com.tr şirketlerin vergi numaralarına baktım, dijital.gib.gov.tr buradan ise ne kadar ödeme yapmışlar (çoğunlukla yapmamışlar) onu gördüm.

* bazı şirketler "matrahsız" yazıyor. bu kar etmedikleri (ya da böyle söyledikleri) için hiç vergi vermedikleri anlamına mı geliyor?

* ilk verdiğim linkte 2919 şirket var, her şirketin ismi çıkmıyor. neden sadece bazı şirketlerin bilgileri yer alıyor orada?

* vatandaş olarak her şirketin ne kadar vergi verdiğini (vermediğini) görme hakkım var mı? nasıl?

* küçük esnaflar için kasanın arkasına vergi levhası asılması yasal bir zorunluluk değil mi, çok az yerde görüyorum bunu. gördüklerim de okunmuyor zaten. internetten vs sorgulanıyor mu küçük esnaf?

* küçükler neyse de; amazon, çiçeksepeti, koç holding vs bi kaç aklıma gelen şirkette "matrahsız" yazıyor sonuçlarda. resmen rastgele sorgu yapıp vergi ödeyen şirket var mı diye baktım, pek başarılı olamadım.
0
biseysorcaktim
(22.04.24)
Sadece vergi levhasına bakarak herhangi bir çıkarım yapmak güç. Örneğin bir şirket yıl sonunda 10 lira brüt kar yapmıştır fakat 12 lira da vergiden düşülebilen bir yatırım harcaması vb. yaptıysa matrahsız görünebilir ya da dediğiniz gibi kar etmemiş de olabilir, bunun da yüzlerce sebebi olabilir. Şirket halka açık değilse ne kadar vergi ödediğini göremezsiniz (vergi levhasını paylaşıyordur vesaire, o ayrı konu).

Halka açık şirketlerin mali verileri zaten kap’ta vardır, mali verileri okuyabiliyorsanız tüm detaylar orada mevcuttur.
0
orient blue
(22.04.24)
(5)

patatesi kaç liradan aldınız en son?

biseysorcaktim
geçen markette 64liraydı kilosu. küçük ve özel bi patatesmiş. seçerek aldığım başka bi patates 19tl idi. haşladım ama eskiden olduğu gibi afiyetle yenecek gibi değildi.pazara çıkmadım uzun zamandır, o yüzden pazar fiyatı çok farklı mı merak ediyorum. uzun zamandır lezzetli patates yemedim. muhakkak
geçen markette 64liraydı kilosu. küçük ve özel bi patatesmiş. seçerek aldığım başka bi patates 19tl idi. haşladım ama eskiden olduğu gibi afiyetle yenecek gibi değildi.

pazara çıkmadım uzun zamandır, o yüzden pazar fiyatı çok farklı mı merak ediyorum. uzun zamandır lezzetli patates yemedim. muhakkak acı bi yeri denk geliyor artık, önceden sadece patates yiyerek yaşayabilirdim.

istanbul, avrupa, hal fiyatları 15-25 arasında olduğunu söylüyor. pazarda da 20-30 arasındadır sanırım. migrostan çok farkı yok bu durumda.

siz kaça aldınız, nereden alıyorsunuz, neye dikkat etmeli?
0
biseysorcaktim
(18.04.24)
3 kg. 50-TL. pazardan - konum Çankaya, Ankara
0
ankarakecisi
(18.04.24)
Migros'tan indirimdeyken 19.90'a almıştım ben de. En ucuz Bim'de 9.90'a görmüştüm ama hepsi tomurcuklanmıştı, o nedenle almadım.
0
peki madem
(18.04.24)
su an taze patatesler cikmis olmali fiyatlar bu ara biraz yuksek gidebilir. ankara ortalamasi 15-20 tl arasidir. seyyarlarda fiyat daha dusuk olabiliyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(18.04.24)
Duyulması gerektiği kadar+1

Taze sarı patatesler çıktı, ince kabuklu, pazarda 3 kilo 50
0
grimavi
(18.04.24)
Bugün pazarda 3 kilo 100 gördüm Erenköy /istanbul
0
SiyamkedisiZorro
(18.04.24)
(7)

otomobil sahibi olmak ve sabit giderler üzerine bazı sorular

biseysorcaktim
bugünün piyasası ile 1.2 - 1.5m arası, bir kaç yaşında bir otomobil sahibi olsam, fazla kullanmıyor olsam bile sabit giderleri benim için aşağı yukarı gideri nedir?---otomobil lazım olmuyor genelde. tatillerde de kiralık araç kullanıyorum. bu yüzden borca harca girip bir araç sahibi olmak istemedim
bugünün piyasası ile 1.2 - 1.5m arası, bir kaç yaşında bir otomobil sahibi olsam, fazla kullanmıyor olsam bile sabit giderleri benim için aşağı yukarı gideri nedir?

---
otomobil lazım olmuyor genelde. tatillerde de kiralık araç kullanıyorum. bu yüzden borca harca girip bir araç sahibi olmak istemedim.

ancak zaman zaman ihtiyaç duyuyorum. vergisi, kaskosu, otoparkı, bakımı vs gibi kalemler yüzünden hep öteledim araç sahibi olmayı.

şu linkteki model ederinde/ayarında bir araç sahibi olsam, 30 yaş, erkek, daha önce arabası olmayan biri olarak, kasko/sigorta/vergi gibi bedeller nedir? başka ne gibi maliyetler çıkar bana? otopark yok, bir yere abone olmam lazım.

www.sahibinden.com
(linkteki araç temsili)
0
biseysorcaktim
(13.04.24)
mtv var bu yıl 4 taksit halinde ödedik ne kadar ödediğimi hatırlamıyorum aracın özelliklerini girip mtv'sini öğrenebilirsin internetten.
yazlık kışlık lastik olayı var kışlık yeni lastik almıştım 16 bin civarıydı sanırım.
kaska sigortaya 10 yıllık kazasız bir araç için 17 bin tl ödedim toplamda biraz daha ucuz olsun diye birkaç özellik çıkarttırdım.yoksa 20-21 civarıydı.
iki yılda bir araç muayanesi var bu yıl 1800 tl civarındaymış. sitede otopark ücretimiz yok onu bilmiyorum.
çok kullandığım için yağ değişimi çabuk geliyor. bunlar dışında yılda bir kere ufak tefek sanayii ya da bakım işi çıkıyor.
yukarıda yazdıklarımdan mtv ile kasko sigorta her yıl, muayene iki yılda bir oluyor. lastiklerde uzun süre gidiyor.
0
ercu cozer
(13.04.24)
Benzer rakamda bir araca sahibim geçen ay araç kasko vs yaptım
MTV :2400
Trafik sigortası :4500
Kasko :10000
Bakım 8000
Benzin aylık 2800 tl
Muayene 2200 tl
0
spacevan
(13.04.24)
Benim arabanın masrafını yazayım, emsal olsun.

Bakım: 5.432 Ekimde yaptırmışım. Kötü sanayi tecrübelerim var. Asla sanayiye götürmem. Senede bir servis bakımı iyidir. İki senede bir şu parça deyip. Adamın dişini çekiyorlar, ama olsun. Akü ve lastik, raf ömürlüdür. Onlar da bir gün masrafa dahil olacak.
MTV;654 TL çarpı 2 ama muhtemelen bundan sonra hep çarpı dört olarak kitlenecek.
Kasko: 6233 TL Ekimde ödemişim. Yılların hasarsızlık indirimi ve özel torpil sayesinde az
Zorunlu taşıt sigortası : 3054 TL Ekimde ödemişim.
Araç muayene :533 TL Eylül 22'de vermişim. 2 senede bir.
Egsoz emisyon : ? Aklımda kalmamış ama cezalı ödediydim. Bu da 2 senede bir.
Otopark derdim yok. Buna bir fiyat alamazsın. Bulunduğun yer ve otopark durumları çok değiştirir fiyatları
0
Mirket
(13.04.24)
benim tahminim sizin otoparkla beraber aylik isletme masraflariniz 8-10k civarina gelecektir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.04.24)
Bütçelerken genelde aşağıdaki formülü kullanıyorum. Şimdiye kadar işe yaradı. Deneyin isterseniz.

Yıllık masraflar (kasko dahil) = 0.06 x ( Arabanın kasko değeri)

Tabii yakıt hariç.
0
alfired
(13.04.24)
Bunların yanında pek konuşulmayan arabanın amortismanı var. Her sene %10 değer kaybedecek aracınız sıfırına göre. Yaş ilerledikçe değer kaybı azalacak tabi ama ilk seneler %10dur kabaca.
0
Mcfly
(13.04.24)
benzer bir fiyatta araba için yazıyorum.

mtv en az 3000
sigorta 5-6000
kasko en az 15 bin - ilk araban olacağı için
bakım en az 5-6000
muayene 2200
yakıt kullanıma bağlı. otopark meselesi var o da değişken. yazlık kışlık lastik alma, taktırma, saklama masrafı var.

hangi şehirde kullanacaksın, trafik nasıl, park problemin olur mu bunlar da önemli. arabanın değer kaybına çok takılma. zaten binmek için alıyorsun. tutulan bir model alırsan ciddi bir değer kaybı da olmaz.
0
paintov
(13.04.24)
(5)

kiralık araçta alt muhafaza hasarı

biseysorcaktim
selamlar,bayram tatilinde bir araç kiraladım daha önce de kiraladığım kurumsal bir firmadan. full paket sigortası var. üst segment bir araç.kırsal ama sürtmemesi gereken yolda altı sürekli sürtünce bi yerde kontrol ettim ki, plastik alt muhafaza kapağının vidalarından biri çıkmış ya da kırılmış, bir
selamlar,

bayram tatilinde bir araç kiraladım daha önce de kiraladığım kurumsal bir firmadan. full paket sigortası var. üst segment bir araç.

kırsal ama sürtmemesi gereken yolda altı sürekli sürtünce bi yerde kontrol ettim ki, plastik alt muhafaza kapağının vidalarından biri çıkmış ya da kırılmış, bir kaç cm aşağı sarkığı için hız kesicilerde bile sürtüyor. bayram dolayısıyla kaportacılar kapalıydı, ben de daha dikkatli sürdüm ve can sıkıcı bi durum olmadan seyahatimi tamamladım. buna ben mi sebep oldum, daha önceden var mıydı bilmiyorum. ama önceden var olma ihtimali yüksek. çünkü alırken sağını solunu incelesek de, altına bakmadım. sağında solunda ufak tefek çizik-çarpma vs olduğu için bu da önceden var olabilir diye düşündüm.

yarın sabah teslim edeceğim.


1 - kaportacıya gidip yaptırabilirim miyim ufak bi bedele? bi vida takıp çıktığı yeri taksa, ya da bir şey uydursa olacak. olur mu?

2 - hiç bir şey demeden bırakayım aracı, full paket sigortası var. ihale bana kalırsa bile oradan karşılarlar mı? mini hasar kapsamına giriyorsa bir beyan olmaksızın buradan karşılanıyor ama bu mini hasar mıdır bilmiyorum.

araç mercedes c200. plastik bir kapak bu. aracın altına girebileceğim bir yer bulamadığım için kendim girip bakamadım.

bahsettiğim duruma dair görsel
hizliresim.com
0
biseysorcaktim
(13.04.24)
Aracın altına bakmazlar ve anlamazlar bilene. Sadece tak sök olayıysa bedeli 10 bin altında kalacağı için sigorta kapsamına girer.
0
JackDanielSparroww
(13.04.24)
ön tamponun alt kısmını kasiste kırzıştım, teslim ederken gösterdim, kaskoya sunmak için bir belge imzalatıp 5 kuruş istemeden teslim aldılar arabayı. Saten kaskolu olduğu için usta vb aramayın, açıkça söyleyin burası böyle böyle diye
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.04.24)
Ben punto araçta sürekli yaşıyordum bunu. Sürekli yaşama sebebim de muhafazanın farklı bir araca ait olmasıydı tabi o ayrı. Gidip hemen vidalatıyodum, çok basit bir olaydı. Ben olsam gider vidalatırım, kimseyle uğraşamam. Ama eğer doğrudan aracı götürürseniz bence onlar da sorun etmeyecektir, sadece muhafaza çıktıysa basit bir olay bence. Kapak yani bir esprisi yok, su vs korumak için.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(13.04.24)
1- aracı sakin bir yer de yanlamasına kaldırıma çıkar
2- yere gazete kağıtları koy aracın altına yat
3- japon ile bölgeyi sabitle sonra soğutucu sık
0
HellKeePer
(13.04.24)
Aracın altına bakmazlar teslim alırken oldu ki baktınız tur küçük hasarları umursamıyorlar , zaten full paket sigorta yaptırmışsın niye dert ediyorsun ki ? Ben olsam kesinlikle gitmezdim öncesinde servise falan. Madem bu kadar dert edecektin niye sigorta yaptırdın :)
0
Mcfly
(13.04.24)
(1)

Sabahları daha kolay yorulmak

biseysorcaktim
Sabah kalkıp duştan çıkınca kalp ritmim 90lara dayanıyor. Hani kimi insanlar çok kahve içer ve çarpıntı yaşar ya, öyle oluyor. Ya da aşırı heyecanlanınca ritim değişir ya ona benzer bir şey. Sadece duşla daha doğrusu doğrudan buhar ya da sıcak su ilgili bir durum değil bu, evden çıkıp iki üç kata
Sabah kalkıp duştan çıkınca kalp ritmim 90lara dayanıyor. Hani kimi insanlar çok kahve içer ve çarpıntı yaşar ya, öyle oluyor. Ya da aşırı heyecanlanınca ritim değişir ya ona benzer bir şey.

Sadece duşla daha doğrusu doğrudan buhar ya da sıcak su ilgili bir durum değil bu, evden çıkıp iki üç kata denk gelen yokuş/basamak çıksam da aynısı oluyor.

Bu durumlar sadece uyandıktan sonraki bi kaç saat oluyor.
Açlık, kan şekeri vs gibi durumlarla ilgili olabilir belki, tam olarak bunlar nedir bilmiyorum.

Bi kaç saat sonra her şey yolunda. Sabah 7buçukta spora gittiğimde spor biterken kendime geliyorum tam anlamıyla. O yüzden sabah sporu keyifsiz oluyor.

Velhasıl, ne olabilir bu bahsettiklerimin sebebi? Teşekkürler.
0
biseysorcaktim
(09.04.24)
sabahları nabız ve tansiyon yüksek olur zaten.
ben sabah spor yapılmasını doğru bulmuyorum. kalp sağlığı için riskli. öğleden sonra veya akşam yapmak daha doğru.
0
benarrivo
(09.04.24)
(2)

Seçim bittikten sonra okulun kapatılması

biseysorcaktim
Bugün oyumu kullandıktan sonra başka bir şehre geçtim ve akşam beşte okula sandıkları izlemeye gittim. Beş olunca içerideki tüm vatandaşları polis dışarı çıkardı, müşahitler girebiliyordu ama vatandaş okula yarım saat kadar giremedi. Zarflar sayılırken ya da tasnif edilirken vatandaşlar giremez dedi
Bugün oyumu kullandıktan sonra başka bir şehre geçtim ve akşam beşte okula sandıkları izlemeye gittim. Beş olunca içerideki tüm vatandaşları polis dışarı çıkardı, müşahitler girebiliyordu ama vatandaş okula yarım saat kadar giremedi. Zarflar sayılırken ya da tasnif edilirken vatandaşlar giremez dediler.

Sonra içeri girdik, zarflar daha açılmamıştı, yeni yeni açılıyordu. Sınıflara girip zarfların açılıp tasnif edilmelerini sorunsuz izledik.

Sayımlara gelince müşahitler dışında herkes sınıf dışına çıkarıldı. Engellenmedi kimse, kapıdan izleyebilirsiniz dediler ama kapıda yığılma oldu. Kapıdan pusulalar tam görülmüyor ya da duyulmuyor. Sınıflarda yeterli sayıda müşahit vardı.

Ben hiç bi seçimde bunları yaşamadım. Var mı böyle bir şey?
Bu bahsettiğim yer silme akpli bu arada.
0
biseysorcaktim
(31.03.24)
Olması gereken bu zaten. Sizin orada bulunup bulunmamanız bir şeyi değiştirmez içeride partilerin ve YSK'nın temsilcileri var. Çoğunluğun belli bir partiden olmasıda işleyişi etkilemez.
0
doharkoman
(31.03.24)
O ilk yarım saat, polisin dışarı çıkarma hakkı var mı bilmiyorum ama müşahit/görevli değilseniz ve başkan dediyse kapıdan izlemek durumundasınız.
0
substituent
(01.04.24)
(1)

Geniş aralıklı sineklik - elek

biseysorcaktim
internette nasıl arayacağımı bilemedim, belki yardımcı olan çıkar.ihtiyacım olan şey geniş aralıklı bir elek ya da sineklik. aralıkları yaklaşık 2-3 milimetre civarında olmalı. sinekliklerde "göz aralığı standart olarak 18x16" şeklinde açıklamalar gördüm. eğer bu 1.8 x 1.6 mm anlamına geliyorsa, ben
internette nasıl arayacağımı bilemedim, belki yardımcı olan çıkar.

ihtiyacım olan şey geniş aralıklı bir elek ya da sineklik. aralıkları yaklaşık 2-3 milimetre civarında olmalı. sinekliklerde "göz aralığı standart olarak 18x16" şeklinde açıklamalar gördüm. eğer bu 1.8 x 1.6 mm anlamına geliyorsa, benim daha büyük olanına ihtiyacım var. standart sinekliklerdeki aralığın iki katı genişliğe ihtiyacım var aşağı yukarı.

metal kedi sinekliklik teli de esnek tül gibi de olabilir. elek olarak kullanacağım.

internette ne şekilde arayabilirim?
0
biseysorcaktim
(03.03.24)
Kalbur teli

Elek olarak kullanacağım deyince, direk olarak kalbur da alabilirsin.
0
Mirket
(03.03.24)
(3)

Bu ürünün kumandasını nasıl temin edebilirim?

biseysorcaktim
https://www.hepsiburada.com/osram-uzaktan-kumandali-rgb-led-ampul-gunisigi-pm-HB00000FJ11Vosram uzaktan kumandalı ledli lamba.kumandası çok jenerik. farklı marka ürünlerde de gördüm. muhtemelen aliexpress'te ya da trendyol'da bu kumandalar satılıyordur ama nasıl arayacağımı bilemedim.bu lambadalarda
www.hepsiburada.com

osram uzaktan kumandalı ledli lamba.

kumandası çok jenerik. farklı marka ürünlerde de gördüm. muhtemelen aliexpress'te ya da trendyol'da bu kumandalar satılıyordur ama nasıl arayacağımı bilemedim.

bu lambadalardan bir kaç tane var, kullanıyorum ama kumandaları bozuldu ya da kayboldu. o yüzden bir kaç tane kumanda alacağım, ampülsüz.
0
biseysorcaktim
(28.02.24)
valla bende noname şerit led vardı. kumandası birebir aynıydı ama osram'a uymadı.
0
delidir yakalayin
(28.02.24)
şöyle diyim, aynı ampüllerden bende de var. enteresan bir şekilde perdeme takılı olan yılbaşı ışığının kumandasıyla bile çalışıyor:) perde ışığını açarken bir bakıyorum ampülün rengi değişmiş.
0
wild honey suckle
(29.02.24)
bende de bir led vardı şansa televizyon kumandasının açma kapama düğmesi onu da açıp kapatıyordu.
0
bravoteam
(29.02.24)
(1)

IOS - NameDrop özelliği - NFC - Arkadaş olarak eklemek

biseysorcaktim
İki ios17 cihazı birbirine dokundurunca telefon numaralarını alıp veriyor. Bu özellik ya da benzeri bir özellik, kendi uygulamamda farklı amaçla kullanılabilir mi? örneği iki telefon dokundurulunca, eğer ikisinde de benim uygulamam varsa, birbirlerini arkadaş olarak eklesinler gibi.Alternatif olarak
İki ios17 cihazı birbirine dokundurunca telefon numaralarını alıp veriyor. Bu özellik ya da benzeri bir özellik, kendi uygulamamda farklı amaçla kullanılabilir mi? örneği iki telefon dokundurulunca, eğer ikisinde de benim uygulamam varsa, birbirlerini arkadaş olarak eklesinler gibi.

Alternatif olarak, arkadaşlık özelliği olan bir cep telefonu uygulamasında, insanlar birbirlerine uygulamadan arkadaşlık isteği göndermek dışında nasıl arkadaş ekleyebilirler?

Mesela qr kodumu okut, app yüklüyse arkadaşlık daveti at değilse markete yönlendir. (bunu yapıyorum)

Onun dışında, NFC ya da benzeri bir yöntem bu amaçla kullanılabilir mi? Teknik olarak mümkünse bile, kötü bi fikir mi?

Popüler sosyal medya uygulamalarında arkadaşık isteği göndermek için ne gibi yöntemler kullanılıyor?
0
biseysorcaktim
(28.02.24)
ios’ta nfc üçüncü tarafa kapalı olduğu için yapamazsınız. qr olabilir ama o konuda bilgim yok.
0
orient blue
(28.02.24)
(6)

içecek önerisi - meyve suyu alternatifi

biseysorcaktim
merhaba,kola vs gibi içecekleri pek az tüketiyorum. pek iyi gelmiyor. meyve suyunu özellikle AOÇ nar suyunu severim ama doğası gereği şekerli olduğu için o da iyi gelmiyor. bir bardak ya da biraz fazlasını içince uykum geliyor. çay, kahve ve su dışında, böyle ferah ferah ne önerirsiniz sonrasında ba
merhaba,
kola vs gibi içecekleri pek az tüketiyorum. pek iyi gelmiyor. meyve suyunu özellikle AOÇ nar suyunu severim ama doğası gereği şekerli olduğu için o da iyi gelmiyor. bir bardak ya da biraz fazlasını içince uykum geliyor.

çay, kahve ve su dışında, böyle ferah ferah ne önerirsiniz sonrasında bayıltmayacak?
0
biseysorcaktim
(23.02.24)
Meyve suyu olarak migrosta sekersiz yuzde yuz meyve sulari var ondan iciyorum

Evde elma ve erik kurusundan kompostu yapabilirsin yapimi asiri basit sadece kaynatiyorsun az bisey seker atarsin

Uludag sekersiz limonata var ama cok fazla tuketmesen iyi olur tatlandirici fln var

Migrosta kafeinsiz kahve var nescafe gold tavsiye ederim uyku sorunu falan yasatmaz

Bitki cayi var gene migrosta melisa + papatya cok guzel ve sakinlestiriyir huzur veriyor
0
Zetnikov
(23.02.24)
karadut suyu, karadut ozunu satin alip soguk suyla karistirip icebilirsiniz.
0
gule gule
(23.02.24)
Smoothie makinesi alıp deneyin. Benim favorim ananas, nane, limon smoothiesi. Çok ferah.
0
jazzabel
(23.02.24)
naneli limonata.
soda ayran.
soda limon.
naneli fesleğenli ayran.
0
jelly bear
(23.02.24)
Reyhan şerbeti.
0
Amaranta ursula
(23.02.24)
maden suyu

su dışında en sağlıklı içecek herhâlde
0
ermanen
(23.02.24)
(3)

"kiracım çıkarsa yenisini bulamam" devri ne zaman kapandı?

biseysorcaktim
ya da kapandı mı bu devir?ben öğrenciyken evi tuttuktan kısa süre sonra vazgeçmek zorunda kalmıştık ve ev sahibi "ben yeni kiracı bulamam" deyip cayma bedeli istemişti, vermiştik.şimdilerde ise ev sahipleri kiracıları çıkarmak için fırsat kolluyor. "yerine yenisi iki üç günde gelir, bir iki boş kals
ya da kapandı mı bu devir?

ben öğrenciyken evi tuttuktan kısa süre sonra vazgeçmek zorunda kalmıştık ve ev sahibi "ben yeni kiracı bulamam" deyip cayma bedeli istemişti, vermiştik.

şimdilerde ise ev sahipleri kiracıları çıkarmak için fırsat kolluyor. "yerine yenisi iki üç günde gelir, bir iki boş kalsa bile zarar etmem, yeni kiracıdan yüksek kira alırım" diye düşünüyorlar.

* evlerin kiracısız kaldığı durumlar hala var mı (çok fahiş, aşırı yüksek istenen yerleri görmezden gelelelim)
* ne zamandır bu durum oluştu?
0
biseysorcaktim
(21.02.24)
Pandemi nedeniyle inşaat faaliyetinin yavaşlaması, durması sonucu arzın azalması
Kaçak göçmenler nedeniyle konut talebinin artması,
Türkiye'nin tekrar enflasyonist ortama geçişi,
Tuik'in efsane TEFE, TÜFE tespitleri,
Deprem nedeniyle konut talebinin artması,
Devlet'in %25 kararları.
Faiz oranlarında artış nedeniyle ipotekli satışların durma noktasına gelmesi.
Kentsel dönüşüm süresince kiralık konuta ihtiyaç duyulması

Yukardaki bileşenler bir araya gelince o devir kapandı ve artık hep kapalı olacak.
0
Mirket
(21.02.24)
şu aralar fiyatlar çok yüksek olduğu için sanırım böyle bir durum var, yan dairem 3 aydır boş istenen fiyat beylikdüzü için 21 bin TL 3+1 için bakıyorum 571 tane ilan var bu bölgede, apartman görevlisi evi sorun bile yok diyor.
0
eja
(21.02.24)
İstanbul için 2019'da bitme dönemi başlamıştı. 2017 de başlayıp 2020 ye kadar süren gayrimenkul kriziyle beraber 2018-2019 da yeni ruhsat sayısı düşmüştü. Bu dnemde fiyatlar neredeyse hiç artmıyordu. 2019 eylül ayından itibaren kiralık ev bulmak çok zorlaşmıştı ama insanlar pek farkında değildi. 2020 faiz kampanyasıyla beraber durum hem net anlaşıldı, hem de ekonomi nedeniyle yatırım iştahı arttı. Konut stoğu talebe cevap veremedi
0
iustitia omnibus
(21.02.24)
(4)

Balkan göçmeni olup da vatandaşlık alan var mı

biseysorcaktim
Büyüklerim bulgaristandan geldiler ve hala yaşıyorlar. Bi kısım akrabamız hala orada ama pek bi bağlantımız yok. Zamanında bazı tanıdıklarımız vatandaşlık aldılar. Ancak süreç nedir ben bilmiyorum. Bu süreçten geçenler tecrübelerini aktarabilir mi? Babaannemin buraya gelirken verilen denklik belgesi
Büyüklerim bulgaristandan geldiler ve hala yaşıyorlar. Bi kısım akrabamız hala orada ama pek bi bağlantımız yok. Zamanında bazı tanıdıklarımız vatandaşlık aldılar. Ancak süreç nedir ben bilmiyorum. Bu süreçten geçenler tecrübelerini aktarabilir mi?
Babaannemin buraya gelirken verilen denklik belgesi ya da kimliğini aldık.
0
biseysorcaktim
(18.02.24)
Bir iş arkasım yaklaşık 10 yıl bu bahsettiginiz şey için ugraştı. Durumu aynı sizinki gibiydi. Sonra bu vatandaşlık konusunda bir zaman aşımı konusu varmış. En son orda takılıp kalmışlardı
0
limonlu eksi
(18.02.24)
işten ayrılan bir arkadaşım aldı bulgaristandan annesi sanırım orada doğmuştu kendisi türkiyede doğdu vatandaşlıkla çok uğraştı şuan 3-4 ayda bir 1 hafta oraya gidip kalıyor vatandaşlığın geçerli olması için. çok fazla detay sormamıştım
0
eja
(19.02.24)
sürecin içinde biri olarak bilgi vereyim. eja'nın bahsettiği yılda birkaç kez ülkeye girme zorunluluğu (sanırım yılda 2) ebeveyn üzerinden başvurularda geçerli değil.

babaanneniz haklarından vazgeçmeden Türkiye'ye göçtüyse eğer başvurup kimliğini kısa sürede alacak. bunun üzerine babanız annesi üzerinden vatandaşlık başvurusu yapacak. randevu her zaman kolay bulunmuyor. bulduktan sonra birkaç prosedürü atlatıp sofya'da vatandaşlık için bir mülakata girecek. bu mülakat sonrası 3 yıl kadar bekleyecek. bu başvuruyu yapabilmesi için ciddi bir hastalığı ya da sabıkası olmaması gerekiyor.

(bu mülakata çok yakın zamana kadar tercüman ile girilebiliyordu. yasanın değişmesi söz konusuydu. son durum nedir emin değilim.)

babanızın vatandaşlığı onaylandığında siz randevu alacaksınız. aynı süreçten bir de siz geçeceksiniz.
0
brakgn
(19.02.24)
haklarından vazgeçmediyse sadece konsolosluk üzerinden başvuru yapması yeterli. aslında diyecek ki ben bulgaristan vatandaşıyım zaten ama kimliğim, pasaportum yok. yenisini rica ediyorum. bu konularla ilgilenen aracılar var, destek alabilirsiniz.
0
brakgn
(20.02.24)
(1)

Araç kamerası yapışkanı

biseysorcaktim
Takıp bi daha kullanmayacağız diye dikiz aynasının altına doğru yapıştırdım. Şoför koltuğundan ekranı görünmüyor. Ama bazen ekranı görmek de iyi olabilirmiş. Yapıştırdığım yerden çıkarıp beş altı cm aşağı yapıştırmak istiyorum ama nasıl çıkaracağım yapıştırdığım yerden? Çok güçlü bi şekilde yapıştı.
Takıp bi daha kullanmayacağız diye dikiz aynasının altına doğru yapıştırdım. Şoför koltuğundan ekranı görünmüyor. Ama bazen ekranı görmek de iyi olabilirmiş.

Yapıştırdığım yerden çıkarıp beş altı cm aşağı yapıştırmak istiyorum ama nasıl çıkaracağım yapıştırdığım yerden? Çok güçlü bi şekilde yapıştı. Çıkarıp başka yere yapıştırıken yapışkan özelliği zarar görecek mi?

70 mai s500 pro plus
0
biseysorcaktim
(04.02.24)
Tekrar zor tutabilir ama zaten çift taraflı banttır üstündeki de. Herhangi bir yapı marketten ya da internetten iyi marka bir çift taraflı bant alırsanız işinizi görür. 3M marka bantlara bakabilirsiniz.
İz falan yaparsa da sıcak suya batırılmış bezle silin biraz, çıkar.
0
pianeta
(04.02.24)
(3)

arabadaki çizik ve bedeli

biseysorcaktim
resimde gösterdiğim hasarın bedeli nedir sizce? sağ ön ve sağ arka kapının altında bir tane, sağ arkada kapıda bir tane daha çizikler var. derin değiller. parmağıma belli belirsiz bi pütürcük geliyor gezdirdiğimde.çamurluğun olduğu yerde de iki tane göçük var.pegeout 508, bi kaç bin km'de kiralık ar
resimde gösterdiğim hasarın bedeli nedir sizce?

sağ ön ve sağ arka kapının altında bir tane, sağ arkada kapıda bir tane daha çizikler var. derin değiller. parmağıma belli belirsiz bi pütürcük geliyor gezdirdiğimde.

çamurluğun olduğu yerde de iki tane göçük var.

pegeout 508, bi kaç bin km'de kiralık araç.

i.hizliresim.com

fotoya göre 40 ila 70 arası tutar dediler. o kadar olur mu gerçekten? hangi koşullarda öyle olabilir.

teşekkürler.
0
biseysorcaktim
(29.01.24)
40 ile 70 arası yetkili servis fiyatıdır. parça sayısı arttıkça ve düzeltmenin zorluğuna göre fiyat değişir.

sigortasız kiralık araçsa bir de aracın tamirde yattığı günleri talep edecekler.
0
orpheus
(29.01.24)
40 bin olmasına imkan yok. kapı değişse belki. o da zor.
0
jelly bear
(29.01.24)
çamurluk ve kapı sacı yırtılmışa benziyor. bence de tutar.
siz yapmamıştınız dimi zaten. sabah kalktığınızda yola parkettiğiniz aracı bu şekilde bulmuştunuz. polis çağırıp tutanak tutturun, park halinde çarpma şeklinde kaskodan yapılır. zaten kiralık araç. kaskosu vardır.
0
artci sarsinti
(29.01.24)
(2)

Neden 00.49 seçildi

biseysorcaktim
Axiom 3 görevi dün yapılacaktı, hava şartları ya da muhtelif sebeplerle ertelendi ve 00.49'ta yapılacak, bir kaç dakika sonra.neden 00.49?
Axiom 3 görevi dün yapılacaktı, hava şartları ya da muhtelif sebeplerle ertelendi ve 00.49'ta yapılacak, bir kaç dakika sonra.

neden 00.49?
0
biseysorcaktim
(19.01.24)
genelde yydu yörüngeleri ve fenomenlerden kaynaklanıyor. belirli bir t zamanında x konumuna gönderilebilmesi için planlamalar yapılıyor. bunun yanı sıra, uçuş yörüngesinde risk oluşmaması için de uydu trafikleri de göz önüne alınıyor. mesela starlink'e ait 3500'den fazla uydu var, bunun harici çeşitli amaçlarla binlerce uydu daha var. trafik kısmı da son derece önemli.

en ekonomik ve ideal rota için de belirli gün ve saatler bekleniyor zaten. burda iss'e gidildiği için nispeten daha esnek olsa da hepsi bir arada değerlendirilince tahminim bir gün içinde çok fazla seçenek olmayan farklı dakikalar ortaya çıkıyordur. mesela bugün olmasa, yarına kadar 2-3 seçenek daha vardır, ekip ve kontrolleri de dahil edip sallıyorum, 09,12,15 seçenekleri elenir, 22:17 gibi bir tanesi seçilir.

genelde böyle işliyor. iss'e değil de mars gibi çok daha uzak bir yere gidiliyor olsaydı bu uçuşlar bu kadar esnek olamaz, günler içinde, en geç 1-2 hafta içinde tekrar denenmeye çalışılır, olmazsa da muhtemelen aylar hatta 1-2 yıl sonrasına ertelenirdi. tabi maliyet derdi olmayan bir fırlatma ise (ki artık ticarete döndü bu iş neredeyse ve birinci öncelik maliyet)
0
avatar is back
(19.01.24)
Avatar is back'in söylediklerine ek canlı yayında şu söylendi: herşey saatine kadar belli, oraya gittiklerine o uzay istasyonunun universal bir time'ı var, ona uyabilmeleri için yemek saatleri dahi belli -2 yada 2.5 dedi tam hatırlamıyorum- yani tıpkı uçaklardaki yemek verme saatleri gibi gittiğiniz yere adaptasyonun sağlanabilmesi için herşey zamanlı.
0
baldan kaymak
(19.01.24)
(2)

Cihazdaki online videoyu TV'ye yansıtmak [chromecast]

biseysorcaktim
Telefonumda ya da bilgisayarımda izlediğim online filmlerde, sağ altta, başka cihazlara chromecast yapabileceğim bir buton çıkıyordu.ona basınca, aynı ağda bulunan mibox'ta o filmi açabiliyordum.bir süredir o buton kayboldu. ne telefonumdan ne de bilgisayarımdan cast yapamıyorum. o buton çıksa bile
Telefonumda ya da bilgisayarımda izlediğim online filmlerde, sağ altta, başka cihazlara chromecast yapabileceğim bir buton çıkıyordu.

ona basınca, aynı ağda bulunan mibox'ta o filmi açabiliyordum.

bir süredir o buton kayboldu. ne telefonumdan ne de bilgisayarımdan cast yapamıyorum. o buton çıksa bile asla mibox'a bağlanmıyor.

neden olduğu hakkında fikir sahibi olan var mı?
0
biseysorcaktim
(11.01.24)
Ağın kendisini (router’ı) ve mi box dahil tüm cihazları resetleyip deneyin bakalım.
0
orient blue
(11.01.24)
1) aynı kaynaktan mı deniyorsunuz? bazı video kaynaklarında o buton olmayabiliyor. Yani mesela Netflix'te ve Youtube'da da mı kayboldu?

2) cihazlar aynı network'e mi bağlı? Yeni bazı modemlerde 2 farklı wireless kanalı olabiliyor biri 2.4 ghz diğeri 5 ghz. bunun normalde sorun olmaması lazım ama yine de ilgili cihazları aynı tip network'e bağlayıp bir denenebilir.

3) başka bir olası sebep, modemlerde AP isolation ya da client isolation diye bir seçenek oluyor. Eğer aktif hale getirilirse ağdaki cihazlar birbirini görmüyor. Normalde bu seçenek aktif değil ama yanlışlıkla sizin modemde bir şekilde açıldıysa belki sebebi bu olabilir.

4) mi box'a yazılım güncellemesi vs. geldiyse onu yapmak yararlı olabilir.
0
king lizard
(11.01.24)
(2)

notepad++ karşılığı mac için

biseysorcaktim
windows'ta en sevdiğim şeylerden biri notepad++ adındaki program. mac'te yok. karşılığı ne olabilir?tecrübe ettiklerim arasında en yakını sublime text. daha iyisini bulamadığım sürece sublime text diyeceğim bu sorunu cevabı için---VSCode'u aktif kullanıyorum, text-editör'den ziyade editör benim için
windows'ta en sevdiğim şeylerden biri notepad++ adındaki program. mac'te yok. karşılığı ne olabilir?

tecrübe ettiklerim arasında en yakını sublime text. daha iyisini bulamadığım sürece sublime text diyeceğim bu sorunu cevabı için

---
VSCode'u aktif kullanıyorum, text-editör'den ziyade editör benim için. çok ayarım eklentim var. bi de sürekli projeler açık.

atom, brackets ve ağır bunlar bi not defteri için.
vim for mac var ama alışık değilim vim tarzı kullanımlara.

notepad++ 'ın en büyük artısı büyük dosyaları bile hızla açması, text editing'le işleri çok hızlı yapması idi. boşlukları sil, trim et gibi basit fonksiyonları çok kullanıyordum. ya da not etmem gerekirse bir şeyi, hemen ona yazıyordum.
0
biseysorcaktim
(10.01.24)
ben de sublime text kullanıyorum
0
nuevo
(10.01.24)
sublimetext +100
0
foster
(10.01.24)
(3)

Esnafın fiş kesmemesi üzerine

biseysorcaktim
durumu anlamak istiyorum. aranızda ticaretle uğraşanlar da vardır, tersi durumda olan da. polemik olmadan makul bi tartışma olsun lütfen.esnaftan nakit bir şey aldığım zaman eğer fiş kesmezse yüzde 10-20 gibi bir oranda kdv'sini ödemiyor, bu ona kar kalıyor.kredi kartı ile ödediğimde hem pos kullanı
durumu anlamak istiyorum. aranızda ticaretle uğraşanlar da vardır, tersi durumda olan da. polemik olmadan makul bi tartışma olsun lütfen.

esnaftan nakit bir şey aldığım zaman eğer fiş kesmezse yüzde 10-20 gibi bir oranda kdv'sini ödemiyor, bu ona kar kalıyor.

kredi kartı ile ödediğimde hem pos kullanım bedeli hem de vergisini veriyor. yani 100 liraya satılan ürünü nakit satarsa (ve çoğunun yağptığı gibi fiş kesmezse) 20küsür kadar ekstra kazanç sağlayacak.

ama şunu merak ediyorum, esnaf arada bir vergi vermemeyi gözönünde bulundurarak o ürünü 100e satıyor, eğer vergi kaçıramasa idi o ürünün bedeli 120 olmayacak mı?

yani günün sonunda esnafın ödediği vergi, aslında benim ödediğim vergi ve esnaf aracı yapılarak ondan tahsil ediliyor. günün sonunda onun ödememesi vatandaşın ödememesi anlamına gelmiyor mu?
0
biseysorcaktim
(08.01.24)
Aslında doğru tarafından bakmışsınız, KDV satıcının değil, son alıcının cebinden çıkan bir vergi türüdür, sil sile yoluyla toplanıp devlete ödenir.

Ama tabi bizde hiç bir sistem doğru işlemediği için bu da tam anlamıyla doğru değil.

Her sektör birbirinden farklı, hem kar oranları hem de faturalı mal alıp almama durumları her sektörde farklı.

Aslında tüm fiyatlar fiyat + kdv olarak listelenmeli, böylece bu kavgalar da olmaz. Ama sanırım her sektör yasal olarak buna uygun değil. Eğer +kdv olursa fiyatlar, hemen hemen herkes yani kdv ihtiyacı olmayan sıradan halk "nakit alalım, kdv ödemeyelim" yaklaşımında olur.

Sözlükte okuyoruz kdv/fiş/esnaf başlıklarını hani, orada esnafa çemkirenlerin %90'ı "fiş almazsak kaça olur" kafasındaki senin benim gibi insanlar :)
0
John Bloor
(08.01.24)
artık her yer ciddi şekilde kart kullanımına geçtiği için, tüm fiyatlar kdv eklenmiş, elde edilen karın ona göre belirlendiği yerler durumunda. nakit ödemeyip fiş kesilmediği zaman ise ekstra kar durumuna geçiliyor.
0
avatar is back
(08.01.24)
avatar is back +1

şu zamanda tüm fiyat ayarlamaları pos komisyonu ve artı vergilere göre yapılır. Siz nakit ödediğiniz zaman özel bir indirim almıyorsanız, giydirilmiş vergi ve komisyon ücretini peşin ödeyerek , kredi kartı ile ödeme yapanlara göre daha fazla ödemiş olursunuz.
0
Rao
(08.01.24)
(5)

Kira artış üzerine

biseysorcaktim
3 sene önce girdiğim evde geçen sene neredeyse iki kat artış ile 5000e oturdum. ev sahibi geçen ay aradı ve yeni dönemde 15bin istediğini söyledi. gerçek enflasyona göre hesaplayınca aşağı yukarı 12-13 eder dedim, ben bilmem falan dedi. makul bi noktada buluşuruz dedik ve kapattık.%25 yasası devam e
3 sene önce girdiğim evde geçen sene neredeyse iki kat artış ile 5000e oturdum. ev sahibi geçen ay aradı ve yeni dönemde 15bin istediğini söyledi. gerçek enflasyona göre hesaplayınca aşağı yukarı 12-13 eder dedim, ben bilmem falan dedi. makul bi noktada buluşuruz dedik ve kapattık.

%25 yasası devam ediyor ancak ben bunu doğru bulmuyorum. tüik enflasyonu %50 civarında, bu da gerçekçi gelmiyor. girdiğim zamanki dolar kurunun bugünkü karşılığı ve dolardaki enflasyonu hesaplayınca 11e yakın bir tutar ediyor. enag enflasyonu %125 civarında, bu da (5000 * 1.25)+5000 = ~12bin eder.

ben bu paradan fazlasını vermeyi doğru bulmuyorum.

aynı sokakta evler 17-19 arası, kimisi daha yeni, kimisi eşyalı. bu evin ederi tahminimce 15-17 gibi bir şey olurdu bugün tutacak olsam (diğer ilanlara bakarak bunu söylüyorum).

bir şey demeden 12bin göndereyim diye düşünüyorum. hata yapmış olur muyum?
0
biseysorcaktim
(04.01.24)
Ben de %25 i mantıklı bulmuyorum fakat dolar da mantıklı değil bu noktada. Çünkü türkiyede herşeyin fiyatı dolarla birebir artmıyor iş gücü dolar ile orantılı artmıyor en basitinden. Enag enflasyonu belki piyasadaki enflasyonu gösteren en doğru sonuç fakat yine devlet bunu dikkate almayıp tüik tüfesine baktığı için memur zamları - asgari ücret zamları tüfe baz alınarayak yapılıyor. Dolayısıyla bu noktada bence en mantıklısı tüfe.

Ancak evinizin kirası piyasaya göre çok geri kalmışsa ve sizin de maaşınız geçen seneye göre tüfeden yüksek oranda arttıysa ben olsam biraz daha bonkör olurdum. Sonuçta her ev sahibi zengin değil belki o adam o parayla çocuk okutuyor bilemiyorsun. Mümkünse orta noktada buluşmak hem sizin hem ev sahibinizin huzuru için en mantıklısı.
0
nuevo
(04.01.24)
Anladığım kadarıyla geliriniz Türkiye koşullarında enflasyona karşı korunduğu için ve niyetiniz iyi olduğu için en lehine olacak şekilde hesap yapmışsınız güzel de yapmışsınız, olaya bakınca ev sahibinin niyetinin kötü olması irrite edici ama siz niyeti kötü değil derseniz hesapladığınız tutar vicdanen gayet makul, ben de ev sahibime elimden geldiğince düzgün zamlar yapıyorum ama hiç daha 1 kez aramadı beni kira zammı için.
0
atom karincanin torunu
(04.01.24)
12 veya 13 guzel. 12500de bulusalim. 15 cok ama kavga edecek duruma gelirseniz ona da razi gelin derim
0
ala09
(04.01.24)
Çok güzel düşünmüşsünüz ama ben aynı sokakta yer alan yeni kiralanan diğer evlerle kıyaslamayı doğru bulmuyorum, evin değerini böyle ölçemezsiniz. Onlar şu an 17-19 olabilir ama siz sonuçta eski kiracasınız biraz avantajınız mutlaka olmalı. Bence de 11-12 teklif edin kabul etmezse kendi bilir yasal zamdan devam edin derim,çünkü bu işin sonu gelmez.
0
uzaydan kumanda
(04.01.24)
12 13ten kapı açınca 15 istemiş heralde.

bu konularda adil olmak lazım.

yeni evler 17 falansa, sizden 15 istemesi makul değil. siz yeni kiralamıyorsunuz.

%25 de olmaz, enflasyon oranı %65, bunun karşılığı da neredeyse 9 bin yapıyor.

10 bin makul. 12 çok iyi bence.
0
gurur
(05.01.24)
(2)

VPN Engellemeleri

biseysorcaktim
Geçen haftalarda türkiye'de bi çok vpn engellenmiş ve çalışmaz hale gelmişti. hala engelli mi vpn'ler? sorunsuz olarak kullandıklarınız neler var? expressvpn'i gözüme kestirdim, edinecektim. sorun yaşıyor musunuz?
Geçen haftalarda türkiye'de bi çok vpn engellenmiş ve çalışmaz hale gelmişti. hala engelli mi vpn'ler? sorunsuz olarak kullandıklarınız neler var? expressvpn'i gözüme kestirdim, edinecektim. sorun yaşıyor musunuz?
0
biseysorcaktim
(04.01.24)
Surfshark şu an Superonline ve ttnet de çalışmıyor.

Sözlükteki başlıklarında güncel bilgiler var. Oradan kontrol edebilirsin
0
jackyr
(04.01.24)
oncelikle sunu birakayim bilgisayarda kullanmalik olarak

www.eksiduyuru.com

soruna cevap olarak acikcasi ben hicbir vpn'e guvenmiyorum. teknik olarak aciklamak istersem cok uzun surer. :)) bir ara mozilla vpn cikaracakti baktim hala cikarmamis turkiye icin. aralarinda en alinasi mozilla'ninki.

ben hetzner uzerindeki vps'lerimden birine openvpn server kurdum. kendi hususi profilimle bilgisayardan veya telefondan istedigim gibi almanya ip'si ile gezinebiliyorum.

hetzner uzerinde en ucuz vps sanirim 3 euro falandi. openvpn server icin de hazir script var (github.com) sadece kullanici adi ve sifreni giriyorsun. kuracak olan olursa yardim ederim.
0
arakaali
(04.01.24)
(2)

herkesin az-çok bildiği rap şarkıları

biseysorcaktim
sanırım gansga's paradide, still, smoke weed everyday herkes tarafından en az bir kez duyulmuştur. bu şarkıların ne olduğunu bilmeyenler de muhakkak bi yerde denk gelmiştir.bunlar gibi başka örnekler var mı?
sanırım gansga's paradide, still, smoke weed everyday herkes tarafından en az bir kez duyulmuştur. bu şarkıların ne olduğunu bilmeyenler de muhakkak bi yerde denk gelmiştir.

bunlar gibi başka örnekler var mı?
0
biseysorcaktim
(22.12.23)
lose yourself
without me
still d.r.e
the next episode
rockstar
0
jelly bear
(22.12.23)
rap değil de hip hop olarak sayabilirim belki aklıma gelenlerden, gerçi herkes muhakkak bir yerde denk gelmiştir denebilir mi hepsi için tam bilemedim ama olsun:

snoop dogg/pharrell - beautiful
salt-n-peppa - let's talk about sex
house of pain - jump around
2pac - california love
sir mix-a-lot - baby got back
missy elliot- get ur freak on
outkast - hey ya
50 cent - in da club

birtakım eminem şarkıları da sayılabilir, herkesin kulağına çalınacak kadar meşhur oldu bazıları (jelly'ninkilere ek olarak stan, cleaning up my closet, my name is ve the real slim shady örnek verilebilir belki)
0
nimberjack
(22.12.23)
(5)

IPhone Pil Sağlığı

biseysorcaktim
Yaklaşık bir buçuk yıldır iphone 13 kullanıyorum. yaza kadar pil sağlığı iyiydi, sonra bi ara 96 olduğunu gördüm. bugünlerde tekrar baktığımda 89 olmuş. düzgün düzgün kullanıyordum halbuki.* iphone için bir buçuk yılda 89'a düşmesi normal midir? * iki yıl içinde 80 altına düşerse garantiden yenileri
Yaklaşık bir buçuk yıldır iphone 13 kullanıyorum. yaza kadar pil sağlığı iyiydi, sonra bi ara 96 olduğunu gördüm. bugünlerde tekrar baktığımda 89 olmuş. düzgün düzgün kullanıyordum halbuki.

* iphone için bir buçuk yılda 89'a düşmesi normal midir?
* iki yıl içinde 80 altına düşerse garantiden yenileriz demişler garanti kılavuzunda, öyle mi? böyle kullanmaya devam etsem düşecek o zaman?
* dikkatli kullanırsam da garantisi bitene dek muhtemelen 81-82 civarında olacak. napayım, dikkatsiz kullanayım ve garantisi bitmeden servise mi vereyim 80 ve altına düşürüp de?

teşekkürler.
0
biseysorcaktim
(19.12.23)
Dikkatli/dikkatsiz kullanımın kullanım ömrünü çok etkilediğini düşünmüyorum. Ben hep iyileştirilmiş şarj açık, orijinal şarj cihazı dışında şarj etmeden kullanırım. 2022 Nisan ayında aldığım cihaz şu an %87 pil sağlığı gösteriyor. Muhtemelen ne yaparsam yapayım 2024 Nisan ayına kadar %80'e gelmeyecek ki yaklaşık 5 aydır arabada carplay kullanımı sebebiyle kabloya bağlı geziyorum.

Garanti bitmeden %80 altına düşürebilirsen çok kral hareket yapmış olursun, garantisiz döneme yeni pil ile girersin.
0
en bi orijinal
(19.12.23)
Ekim 2022'den beri (~14 aydir) iPhone 14 Pro Max kullaniyorum, baktim simdi %98'e dusmus pil sagligi. Esimle ayni gun almistik, onunkine baktim onunki hala %100. Yani sizinki biraz hizli dusmus gibi.
0
sertac akin
(19.12.23)
nisan 22 alımlı 13 pro

%88 gece takar sabah çıkarırım, carplay ayda 1-2 kez kullanırım, ayda 4-5 kez gün ortasında şarj ederim.
0
prezarlatif
(19.12.23)
büyük bataryalı telefonların ömrünün daha uzun gittiğini gördüm ben. Yani SE modeli 2 yılda %82'ye düşerken 12 Plus vs. o kadar düşmüyordu. 3 yıllık iPhone 11 de henüz %82'de mesela. Ama orantılı gitmiyor, ilk yıl hiç düşmeyip sonra birden deli gibi düşebiliyor, sonra %80'lerde stabil kalabiliyor. Apple'ın hesaplama yönteminde veya pillerin yapısında bir iş olabilir.

Benzeri Macbook Air ve Pro arasında da oldu. Herhalde şarj ettikçe ölen pil haneleri benzer sayıda ve 3000 mah olanda daha az yüzdeye tekabül ederken 2000 mah olanda daha çok yüzde gitmiş oluyor gibi yorumladım ben.
0
nhk ni youkosu
(19.12.23)
Normal düşmesi. 2 yıl oldu benim de %86. herkesin telefon kullanma alışkanlıkları aynı değil. Doldur boşalt sayısı kapasiteyi etkiler.

Garanti şu durumda geçerli: 500 döngüyü geçmeden %80 altında düşmeli. Bu durumda ücretsiz değişim olur ancak.
0
jelly bear
(19.12.23)
(1)

çamaşır makinesi vs portatif mini yıkama makinesi

biseysorcaktim
2-3 litre hacmi olan, içinde minik bir motoru bulunan kova tarzı makineler var. fiyatı aşağı yukarı 1bin lira bugünlerde. çorap, havlu, iç çamaşırı, tişört gibi şeyler yıkanabiliyor. öyle bi ürün almak istiyorum. tek yaşıyorum ve büyük makine için çamaşır biriktirmeye kalktığımda bi haftayı geçiyor.
2-3 litre hacmi olan, içinde minik bir motoru bulunan kova tarzı makineler var. fiyatı aşağı yukarı 1bin lira bugünlerde. çorap, havlu, iç çamaşırı, tişört gibi şeyler yıkanabiliyor. öyle bi ürün almak istiyorum.

tek yaşıyorum ve büyük makine için çamaşır biriktirmeye kalktığımda bi haftayı geçiyor.

onun yerine ufak bi şey olsun da, bi tişört, iki çorap olsa bile yıkayım diye düşündüm.

günümüz modern çamaşır makineleri, bir çorap da olsa ekonomik olarak yıkayabiliyorlar mı? harcadığı zaman, su ve elektrik için, bir tişört iki çorap yıkamak istemiyorum. eski bi çamaşır makinem var. benim makinemin ekonomik olduğunu ya da içindekini algıladığını sanmıyorum.

bu amacım doğrultusunda, portatif makine kulllandınız mı hiç? tecrübeleriniz var mı?

örnek (daha iyi ya da kullanışlı modelleri de var)
www.amazon.com.tr
0
biseysorcaktim
(30.11.23)
Öyle bir şey yıllar önce vardı bende.
Bir leğene su deterjan ve çamaşırını koy. Parmağını sokup 20-30 defa saat yelkovanında 20-30 defa da tersi tarafta döndür. Sonra çamaşırını çıkar, durula, sık. Ne kadar temizlenirse işte onu yapıyor.
Durulamayı da sıkmayı da kendin yapıyorsan bizahmet yıkamayı da yaparsın zaten. Çok gereksiz bir alet.
0
Mirket
(30.11.23)
(1)

elektrikli araçların çekilememesi üzerine

biseysorcaktim
sözlükteki yolda kalan elektrikli araç başlığında öğrendim, elektrikli araçlar itilemiyormuş. daha doğrusu, boşa alalım, 3-5 adam bi el atalım kenara çekelim deyince bile bir sürü arıza yapıyormuş.bunun sebebi de elektrikli araçlarda vitesi boşa alıp tekerlekler ile motor arasındaki bağlantının kopa
sözlükteki yolda kalan elektrikli araç başlığında öğrendim, elektrikli araçlar itilemiyormuş.

daha doğrusu, boşa alalım, 3-5 adam bi el atalım kenara çekelim deyince bile bir sürü arıza yapıyormuş.

bunun sebebi de elektrikli araçlarda vitesi boşa alıp tekerlekler ile motor arasındaki bağlantının koparılamamasıymış.
çok şaşırdım bunlara.

ittirince motor döneceği için elektrik üretip aküye ve diğer elektrikli aksamlara zarar veriyormuş. soğutma mekanızmalarının çalışması için de aracın çalışıyor olması gerekiyormuş.

1- cidden, yol ortasında kalan aracı yol kenarına çekmek için 15 metre çekince de bozulabiliyor mu araçlar? çekiciye yüklemek için beş metre çekmek bile zarar veriyor demişler ama aklım almıyor. yavaş yavaş 15 metre çekince ne ısınacak, ne elektrik üretecek (teker motor dişli oranı 1e10 gibiymiş, tekerlek 15 defa dönse motor 150 defa dönecek. yine de çok problem değil ki?

2- neden üretim yapılırken bu konuyu gözardı etmişler. opsiyonel olacak bir şey değil ki bu. aracı motor çalışmazken de ittirmek/çekmek gerekebilir.

gerekirse manuel bi yöntemle bile tekerlekler ile motorun bağlantısını kesmek ne kadar zor olur ki araba üreticileri için.
0
biseysorcaktim
(09.11.23)
Bence şehir efsanesidir, mutlaka bu düşünülüp manuel bir yöntem eklenmiştir. Aynı şey otomatik araçlarda da var, araç çalışmıyorken boşa alınamadığı için itmek çekmek imkansız.

Ama genelde vites kolu yanında, ya da vites körüğü/kapağı altında bir manuel basılan zımbırtı olur, ve buna basıp manuel olarak vites boşa alınabilir.
0
John Bloor
(10.11.23)
(5)

Dünyanın En Borçlu ülkeleri

biseysorcaktim
En büyük borcu olan ülkeler arasında ABD, Çin, Japonya gibi büyük ülkeler var. hatta listeye bakınca, bi kaç istisna dışında, ne kadar büyük ve gelişmiş ise o kadar borcu var.bu ülkelerin borcu neden bu kadar yüksek? kime borçları var? nasıl hesaplanıyor bu? sanıyorum ki, abd'nin 32trilyon borcu var
En büyük borcu olan ülkeler arasında ABD, Çin, Japonya gibi büyük ülkeler var. hatta listeye bakınca, bi kaç istisna dışında, ne kadar büyük ve gelişmiş ise o kadar borcu var.

bu ülkelerin borcu neden bu kadar yüksek?
kime borçları var?
nasıl hesaplanıyor bu?
sanıyorum ki, abd'nin 32trilyon borcu var ama bir sürü de alacağı var. bu 32 trilyon net borç değildir

meraklısı için;
www.usdebtclock.org
0
biseysorcaktim
(06.11.23)
Borçlandırmaya dayalı kapitalist sistem böyle gerektiriyor.

Son yüz yılda kurulan ve sözde bağımsız sayılan çoğu ülkelerin gerçekte ekonomik olarak tam bir bağımsızlığı yok. Burada kredi dağıtan İmf ve Dünya bankasını iyi incelemek gerekiyor.

Çoğu devlet, maliye politikalarında dışarıdan yönlendirilir. diğer yandan askeri darbeler de ileriki zamanda alınacak ekonomik kararlar için yön verici nitelikte oluyor.
Yine geçmişte bir ülkedeki yaşanan toplumsal olayların hemen öncesinde hükümetin aldığı/alamayı düşündüğü parasal politikalara da bakmak gerek.
0
diyecevaplandı
(06.11.23)
Abi devletler de sirketler de cash para ile çalışmaz.
Misal Fransa'nın borcu olayını heralde milattan önceden beri duyuyoruz bir şey olduğu yok. Çünkü dönüyor sistem.

Kimse senden çıkıp tefeci gibi "borcunu öde" yapmıyor. Bahsedilen paralardan anlarsın zaten.

Çoğu borç bu arada öyle imf falan değil bondlar ile. Ha tabi ülkeye göre değişir de çoğu sana bana borçlaniyor. Misal Amerika'nın %53ymus 2020 istatistigine göre. Tabi içinde sirketler falan da var ama asıl olay bireyler. Ama Fransa'da misal eu merkez bankası varmış baya.

Misal Fransa örneği gene; kişi başına düşen borç 45 bin euro. Acayip fantastik bir para değil.

Kısacası borç olması normal, ancak küçük ülkeler için sıkıntı borç. Ama kontrol altında olması ve düzenli yatırım alıp odemelerin yapılması önemli.
0
logisticsmanager
(07.11.23)
borclari var ama alacaklari da var. sonucta dunyadaki her ulkenin borcu alacagindan fazla olamaz teknik olarak. dunyada her ulkenin borcu vardir, her ulkenin de alacagi vardir. borc ile alacak birbirine esittir zaten.

kisinin kredi kartiyla iphone alip zengin hissetmesi gibi dusun. sisirme ama ise yariyor, iphone aldigi icin acliktan olmuyor.
0
baldur2
(07.11.23)
Tek başına borç bir şey ifade etmiyor. Ödeme gücün var mı, o önemli.

* 500 milyon borcun var ama cebinde 100 milyon varsa sıkıntı.
* 500 trilyon borcun var ama 5.500 trilyon paran varsa, borcun diğerine göre bin kat daha fazla olsa bile sıkıntı değil.

Öte yandan dünya ekonomisi bir süredir büyük sıkıntıda. Bu durumda ülkeler birbirine sarıyor. ABD-Çin, Abd-Rusya vs. gibi. Bunun sonucu birisi delilik yaparsa, sonu kötü biter.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.11.23)
Para ilk zamanlar altın karşılığı basılırdı , artık para ve alın ilişkisi koparıldı , bu nedenle para borçla yaratılıyor. Yani para =borç demek.
Bankalar aslında parayı borçla çoğaltıyor, yani para sistemini borçla yürüyor.
Borcun büyüklüğünün bir önemi yok, önemli olan borcu ödeyebilme gücü.
Bu haliyle para sistemi aslında sürdürülebilir de değil, o nedenleki krizler , savaşlar oluyor maalesef.
0
Rao
(07.11.23)
(3)

Gün içinde AI Chat araçlarını ne şekilde kullanıyorsunuz?

biseysorcaktim
Benim için bir süredir chatGPT elim ayağım oldu. biraz daha informal şeyler için de bard iyi cevaplar veriyor. gün içinde özellikle iş konusunda (yazılım) çok faydalanıyorum. (şu kodda hata nedir, bunu şu hale getir benim için, böyle böyle yaptım ama daha iyi yolu nedir) şeklinde soruyorum çoğunlukl
Benim için bir süredir chatGPT elim ayağım oldu.
biraz daha informal şeyler için de bard iyi cevaplar veriyor.

gün içinde özellikle iş konusunda (yazılım) çok faydalanıyorum. (şu kodda hata nedir, bunu şu hale getir benim için, böyle böyle yaptım ama daha iyi yolu nedir) şeklinde soruyorum çoğunlukla.

* bu iki araç dışında kullandığınız yerler var mı? chatGPT'nin ücretsiz hali yetiyor şimdi, ücretli özellikleri gözardı edebilir (muhteşemse paylaşabilirsiniz yine de)

* gün içinde işi hızlandıracak, zaman kazandıran başka yöntem ya da pratikleriniz varsa paylaşabilirsiniz.

teşekkürler.
0
biseysorcaktim
(03.11.23)
excel için kullanıyorum ben de arada güzel çözüm üretiyor gerçekten.
0
veritaslibertas
(03.11.23)
dertleşiyorum.

onun pek derdi yok ama benim derdimi onun derdi gibi yapıyorum işte.
0
Lubb
(03.11.23)
kod yazdiriyorum.
0
taurina
(03.11.23)
(2)

THY - 100üncü Yıl Reklam Çalışması

biseysorcaktim
https://www.youtube.com/watch?v=8LmvI8LzFQMcumhuriyet'in 100üncü yılı sebebiyle yukarıda verdiğim linkten görülen çalışmayı yapmışlar. istiklal marşı yaklaşık 80 farklı enstürmanla kaydedilmiş, uçakların anlın konumuna göre melodi değişiyormuş.ben anlamadım tam olarak, uçakların listesi var ekranda,
www.youtube.com

cumhuriyet'in 100üncü yılı sebebiyle yukarıda verdiğim linkten görülen çalışmayı yapmışlar. istiklal marşı yaklaşık 80 farklı enstürmanla kaydedilmiş, uçakların anlın konumuna göre melodi değişiyormuş.

ben anlamadım tam olarak, uçakların listesi var ekranda, hangisine tıklarsa müzik ona göre mi değişiyor? hangi bölge üzerinde en çok hangi uçak varsa o bölgeye dair müzik mi geliyor.

yapılan uğraşa ya da ortaya çıkan işe dair bir eleştirim yok, sadece anlamadım.
0
biseysorcaktim
(03.11.23)
o esnada ekranda gördüğümüz uçak hangi bölgenin üzerindeyse o bölgenin özel enstrümanları veya müzik tarzı ile istiklal marşı çalınıyor diye anlamıştım
0
delidiyorum
(03.11.23)
thy uçaklarının anlık konumuna göre istiklal marşını çalışıyor karışık enstrümanlarla. 190 tane uçağın konumu alınıyor. 81 tane de müzik aleti var. yani 81! (81 faktöriyel) farklı şekilde bu parça çalınabiliyor. çalınma sırasını hangi enstrümanın çalınacağını da uçakların konumu belirliyor.
0
jelly bear
(03.11.23)
(1)

çok kısa kesilen tırnaklar nasıl düzelir

biseysorcaktim
tırnaklardan çok rahatsız oluyorum. birazcık uzayınca hemen kesiyorum, zaman içerisinde, kesilen beyaz kesimin parmaklarımın epey gerisinden başladığını farkettim.kısalta kısalta, kesim noktasını çok geriye taşımışım yani. normal hali bana uzun geliyor beyazlıkları görünce.nasıl düzeltebilirim? mani
tırnaklardan çok rahatsız oluyorum. birazcık uzayınca hemen kesiyorum, zaman içerisinde, kesilen beyaz kesimin parmaklarımın epey gerisinden başladığını farkettim.

kısalta kısalta, kesim noktasını çok geriye taşımışım yani. normal hali bana uzun geliyor beyazlıkları görünce.

nasıl düzeltebilirim? manikür falan bu işe mi yarıyor
(erkeğim, kesmek dışında hiç tırnaklarım üzerine düşünmemiştim)
0
biseysorcaktim
(01.11.23)
Tırnak kesmek güzel.
Sadece burada ölçü biraz fazla kaçmış. Sanırım tırnağın uzarken edindiği o beyazlıkları daha erken göreceksin.
Keserken tırnakları, deriye yakın noktadan az bir pay burakın ve çok hafif törpüleyin.
Normal koşullarda düzeltileceğini sanmıyorum.
0
diyecevaplandı
(01.11.23)
(3)

macbook ve harici klavye

biseysorcaktim
harici klavye kullananlar touchpad'i kullanmıyorlar mı? fare mi kullanmak durumundayız..ben mouse kullanmak istemiyorum (mac'in touchpadiyle mutluyum) ama harici klavye almam gerekiyor. klavye'li touchpad var mı (apple marka olmayan ve aynı mac touchpadini aratmayan)?---- macbook klavyesinden çok şi
harici klavye kullananlar touchpad'i kullanmıyorlar mı? fare mi kullanmak durumundayız..

ben mouse kullanmak istemiyorum (mac'in touchpadiyle mutluyum) ama harici klavye almam gerekiyor. klavye'li touchpad var mı (apple marka olmayan ve aynı mac touchpadini aratmayan)?




----
macbook klavyesinden çok şikayetçi değilim ama bazı tuşlarda sıkıntı yaşıyorum ve fonksiyon tuşlarının olmaması işimi zorlaştırıyor.

mac'e uyumlu istediğim gibi ve makul fiyatlı bir klavye buldum ancak harici klavye kullanırsam mac'teki touchpad'i kullanamayacağım. harici bi mouse kullanmıyorum yıllardır, sadece touchpad'i kullanıyorum ve bundan vazgeçmek istemiyorum.

ne yapabilirim bu konuda? günde 18-20 saat bilgisayar başındayım bir süredir, ve böyle devam edecek. laptopu masadan uzaklaştırıp sadece ek monitörden çalışmak istiyorum. haliyle ve dolayısıyla fareye ihtiyaç duruyorum.
0
biseysorcaktim
(20.10.23)
mac touchpadini aratır aratmaz bilemem:

www.amazon.com.tr
0
inheritance
(20.10.23)
Apple marka olmayan demişsiniz öyle bişey mümkün değil. Touchpad klavye kombinasyonlarındaki touchpad'ler meh at best çalışıyor. Apple olmayan klavye ok apple uyumlu güzel klavyeler var ama apple olmayan trackpad ben rastlamadım.

Magic Trackpad 2 ekstra masraf olmakla birlikte başka çözüm yok.

Ben macbook önümde klavye trackpad + mouse + 2. harici monitör olarak kullanıyordum.

Mac mini geçince trackpad alırım dedim ama magicmouse yetiyor şimdilik.
0
hedep
(20.10.23)
magic trackpad alman lazım. eşi benzeri yok.
0
jelly bear
(20.10.23)
(2)

Neden çok fazla ödeme sistemi var

biseysorcaktim
vodafone pay, turkcell pay, migros pay, papara, ininal, bkm express, colendi, sipay... her bankanın ya da büyük kurumun dijital cüzdan uygulaması var.son bi kaç yılda böyle çok fazla hizmet ortaya çıktı.kullanıcı parasını cüzdana atıyor, firma bu paraları değerlendiriyor ve oradan gelir mi elde ediy
vodafone pay, turkcell pay, migros pay, papara, ininal, bkm express, colendi, sipay... her bankanın ya da büyük kurumun dijital cüzdan uygulaması var.

son bi kaç yılda böyle çok fazla hizmet ortaya çıktı.

kullanıcı parasını cüzdana atıyor, firma bu paraları değerlendiriyor ve oradan gelir mi elde ediyor? bunu yapıyordur da tek olayı bu değildir, sebebi ne bunca yatırımın?
0
biseysorcaktim
(19.10.23)
dijital bankacilik olmasa sen benden aldigin 100 TL ile baska bir yere olan borcunu öderdin, o kisi baska bir yere borcunu öderdi vs. Sonuc olarak o 100 tl hep piyasada dönecekti.

Dijital bankacilik ile kesilen komisyonlardan dolayi o para belli sayida el degistirme sonrasinda sifirlaniyor. Yeni cikan servislerin hepside bir sekilde bu pastadan pay kapma derdindeler.
0
VIPCH
(19.10.23)
O uyguamalardan birinde çalışmış biri olarak cevap vereyim. Çünkü olabildiğinden dolayı... Bunlardan bazıları para kazanıyor. Mesela ininal, Papara... Bazıları da (Özellikle bazı GSM şirketi ve bankaların sunduğu ürünler) başkaları yaptığı için para kazanmamasına hatta kaybetmesine rağmen yapıyor. Bunlar kağıt üstünde "Efendim bizim X milyon müşterimiz var zaten, bunların %Y'si kullansa, onlardan da Z lira komisyon alsak... Zaten bakın onlar da yapıyor, biz yapmazsak ve gelecekte bu alan patlarsa onlar aya giderken biz yaya kalırız" falan diye üst yönetime pazarlanan, sonra sağda solda sektörel ödüller alıp, reklamların gazıyla belli sayıda kullanıcıya ulaşan ancak hiçbir zaman gerçek anlamda kara geçmeyen işler. Bunlara harcanan yazılım, bakım, reklam vb. gideri düşünüldüğünde bunların tamamının kar etmesi imkansız zaten. Zira Türk insanının finansal hizmete para ödeme alışkanlığı sınırlı. Haliyle sürekli kampanyaydı, bedave işlemdi falan diye sübvanse edilmeleri lazım.
0
salihdt
(19.10.23)
(7)

Gazze'den canlı yayınlar

biseysorcaktim
Youtube'da canlı yayın ile gazze'nin bombalanmasını gösteren bir çok yayın var. farklı açılardan, dünden beri devam ediyor bu yayınlar.bir kaç dk'da bir bombalar düşüyor. gece karanlığında ise şehir aydınlanıyor tam anlamıyla. çok korkunç.yorumlar aktif kimi yayınlarda. insanlar zevkten dört köşe, h
Youtube'da canlı yayın ile gazze'nin bombalanmasını gösteren bir çok yayın var. farklı açılardan, dünden beri devam ediyor bu yayınlar.

bir kaç dk'da bir bombalar düşüyor. gece karanlığında ise şehir aydınlanıyor tam anlamıyla. çok korkunç.

yorumlar aktif kimi yayınlarda. insanlar zevkten dört köşe, heyecanla izliyorlar. ama bazı yorumlar insanlıktan çok uzak.

bu insanlık dışı değil mi? savaş suçu olmuyor mu bu? festivalde bir çok insanı öldüren hamas yüzünden filistin'e yapılan bu saldırıya onay verebiliyor muyuz? asıl şunu merak ediyorum, hamas ile filistin farklı kavramlar değil mi? tüm şehrin hamas destekçisi olduğunu düşünmek yanlış sanki?

savaşlar hep korkunçtu, hala korkunç. dünden beri israil yüzlerce sivilin ölümüne sebep oldu. bazı hesaplar ölen insanların, enkaz altında kalanların fotoğraflarını paylaşıyor. israil'e yakınlık duyanlar bu ölüleri görünce mutlu oluyorlar. bu nasıl iş?

sözlükte de filistin bunu haketti diyen entry'ler yüzlerce favori almış. aksini düşünenler ise linçlenmiş.

ben mi yanlışım bu konuda? dediğim gibi, hamas'ın yaptığı terör faaliyetleri, filistin halkının bu denli bombalanmasını, elektrik-su kesintisi ile halkı yok edilmesini haklı çıkarır mı? siviller isterlerse şehri terk edebiliyorlar mı?
0
biseysorcaktim
(10.10.23)
Hiçbir sivilin öldürülmesi sebep ne olursa olsun haklı değildir. Benim kafamda bu olay halen oturmadı, 11 Eylül nasıl ki amerikanın politika ve savaş sıkılaşması için bir bahane olduysa bu durumda bana İsrail'in Filistin'e saldırması için açılan bir yol olarak görünüyor, tabii ki gerçekleri biz asla bilemeyiz.
0
mirty
(10.10.23)
dünya kurulduğundan beri bu böyle. herkes kendi açısından değerlendirir. savaş zaten haklı olanın değil güçlü olanın kazandığı bir durum. teoride israil bombalayacağı yerleri önceden bildiriyor veya hamas'ın roket fırlattığı noktaları bombalıyor. prtikte bu ne kadar doğrudur bilmiyorum.
0
orpheus
(10.10.23)
evet kolektif olarak halka roket atmak, suyunu kesmek, halkın diktiği geçimini sağladığı zeytin ağaçlarını da kesmek savaş suçu fakat bu dediğin sadece kağıt üstünde ve bunu kimin uyguladığına göre değişiyor
0
freebird5406_2
(10.10.23)
tr'de su anda bir arap nefreti var gocten dolayi o yuzden milletin israil tarafinda durmasi normal.

simdi sen kendini adamlarin yerine koy, birisi senin evini bassa, yakin akrabalarini oldurse, kacirsa, eziyet etse vs. Ne yaparsin? Adamlara cicek mi yollarsin yoksa peslerine dusup yok etmeye mi calisirsin? Yok etmeye calismak insanlik sucu mu yoksa nefi mudafa mi?

su anda yasanan olay tamamen "filler tepisir, cimler ezilir" bu arada diger arap ulkeleri nerde, neden izliyorlar? Su anda ustlerine bomba yagdirilanlar arap degil mi?

Yaw bu araplar.. neyse..
0
cooperr
(10.10.23)
Savaşların görünürdeki askeri ekonomik siyasi nedenlerinden daha başka temelinde her zaman inanç/din vardır. Kim, kimi seviyorsa kendisini ona yakın hisseder veya onu destekler.

Devletler arasında hukuka uygunluk genelde menfaat paylaşımı ortak olduğunda oluyor diğer türlü her şey gerçekte güçlü olanın istediğine göre şekil alır. Birinci ve ikinci dünya savaşlarından sonra diğer devletler halsiz ve kendi yatalarını sararlarken uluslararası her tür ilişki, emperyalizm görevini İngiltere'den devralan ABD merkezli şekillendi.

Evet, savaşta çocuk, yaşlı ve silah kullanmayan kimseler öldürülmez. Öldürülmemeli. Müslümanların yanı sıra az da olsa israilin şu an yaptıklarını desteklemeyen ve bunu eleştiren yahudileri de görüyoruz medyada.

Olayları sadece bir anlık, senelik veya 10 yıllık olarak değil, tarihe uzanan yönüyle incelemek lazım.
diğer yandan arzı mevud gerçekleştirmeye yönelik Yahudilerin kitabında yazılı olanlar da bu olayların ana sebeplerindendir. bölgede kendilerinden olmayan ve her tür nefes alana neler yapılacağı kitaplarında yazılıdır.

Dahası, geçmişte İsrailli bakanlardan birinin: bu savaşı bitirmek istiyorsanız Tevrat'ı değiştirin.. türünde açıklaması her şeyi özetliyor.
0
diyecevaplandı
(10.10.23)
Savaş böyle birşey. İki taraf ta insanlıktan çıkıyor.
Bu son olayda sivillere karşı böyle büyük ve pratikte bir kendilerine de yarar sağlamayacak saldırı yapan Filistin tarafı daha suçlu.
0
parka
(10.10.23)
burada birde gazze ile filistin ayrımı yapmak gerekli, gazze filistin'e ait bir yer değilmiş gibi duruyor buradan bakınca, eğer filistin / batı şeria yönetimi gazze'yi sahiplenmiş olsa idi, o kısımdan da saldırılar olur veya şu anda batı şeria'dan roketler israil tarafına ateşlenmiş olurdu, destek gelirdi veya diğer ülkelerden cihatçıların geçişleri için kapılar açılırdı bişiyler olurdu.

sanırım gazze şehri kendi başına biraz, filistin'e ait bir pasaport taşımıyorlar sanki öyle olsa batı şeria'ya taşınırlardı. hamas orada komple devlet gibi olmuş, baksana ordu kurmuş, silah üretmiş, plan yapmış.

filistin derken fisiltin'i bir toprak bütünü olarak mı bir devlet olarak mı ayırdığın önemli.

sanırım gazze'de kendini filistinden ayrı tutuyor, zira batı şeriadan destek gelsin derdi, onun yerine diğer cihatçı müslüman örgütlere çağrı yapıyor.

elektirik yok, su yok, yemek yok, ilaç yok, şehire giriş çıkış yok, bir yandan o yayınlarda gazze'de şehirin kenarından israil'e roketlerin atıldığını da görüyoruz. bir tek sen ben değiliz ki, o videoyu çekende, israilde görüyor, o bölgedeki insanlarda görüyor.

anladığım kadarı ile gazze şehrinde yaşayanlar hamas ile bir fikir ayrılığında görünmüyor.

insanlık suçu mu? bu da tartışılır, kimisi israil'e nazi oldun dedi, kimisi net bişi demedi, UN tam olarak net bişi demedi mesela, zaten zor olan durum daha da zorlaştı, acil ihtiyaçlara izin verilmeli. türkiye de bişi demedi henüz, aman sakin olalım arkadaşlar bi durun yaw zaten ortam gergin dedi.

her iki tarafında birbilerine yıllar içerisinde yaptıkları ayrı ayrı vicdana sığacak şeyler değiller.

edit: gazzedeki halk hamas ile fikir ayrılığında değil gibi dedim ama fikir ayrılığında olsa ne olacak, silahı yok bişiyi yok, nasıl dirensin zaten. hamasa karşı eylem yapsa hamas git buradan diye pankart taşısa vurular onu hemen. gazzeden bağlanan amca haması destekliyor mesela.
0
selam
(11.10.23)

Sürekli dışarı çıkmak isteyen kedi

biseysorcaktim
Önce pencereye, sonra pencere önüne derken, bi iki kez bahçeye kaçtı. dışarısının tadını almış olmalı ki sürekli çıkmak istiyor. dışarıdan eve girerken kaçmaya çalışıyor. apartmanda bi ses olduğunda, zil çaldığında, dışarıdan ayak sesi duyduğunda hemen kapıya koşuyor.bunlar klasik kedi davranışları
Önce pencereye, sonra pencere önüne derken, bi iki kez bahçeye kaçtı. dışarısının tadını almış olmalı ki sürekli çıkmak istiyor.

dışarıdan eve girerken kaçmaya çalışıyor. apartmanda bi ses olduğunda, zil çaldığında, dışarıdan ayak sesi duyduğunda hemen kapıya koşuyor.

bunlar klasik kedi davranışları aslında, problem olduğunu düşünmüyorum.

ancak son günlerde acı acı ses çıkarıyor, ağlıyor gibi, yalvarıyor gibi.
bir şey mi oldu, mama/su vermeye mi unuttum, kumu mu temiz değil diye gidip bakıyorum sonra anlıyorum ki dışarı çıkmak istiyormuş.

en sonunda açıcam pencereyi, ister gel ister gelme diyeceğim.

ne yapmak lazım? duymazdan mı geleyim? üzülüyorum da. arada bi kapıdan kaçıyor. açık bırakıyorum dönsün diye, apartmanda turluyor sonra geri geliyor.
0
biseysorcaktim
(06.10.23)
(1)

Sözlükte arama yapmak

biseysorcaktim
Bir başlıkta yüzlerce entry var ve "en iyi" ifadesini içeren entryleri görmek istiyorum.başlıkta ara dediğim zaman "ben, sen, kendi, evren, uyarıyı, ciddiyim" gibi bir çok kelime içeren entry'leri de getiriyor.google da olduğu gibi "en iyi" ifadesi şeklinde getir diyemiyor muyuz?ya da "en" diye arat
Bir başlıkta yüzlerce entry var ve "en iyi" ifadesini içeren entryleri görmek istiyorum.

başlıkta ara dediğim zaman "ben, sen, kendi, evren, uyarıyı, ciddiyim" gibi bir çok kelime içeren entry'leri de getiriyor.

google da olduğu gibi "en iyi" ifadesi şeklinde getir diyemiyor muyuz?

ya da "en" diye aratıyorsam, başına sonuna boşluk koysam da ben, sen gibi sözcükler gelmeye devam edecek.

nasıl yapıyorsunuz?
0
biseysorcaktim
(06.10.23)
Basina sonuna bosluk koyun. Tirnaksiz sekilde " en iyi " seklinde yani.
0
sertac akin
(06.10.23)
(2)

Macbook'ta ikinci ekran

biseysorcaktim
2019 model intel işlemcili macbook pro cihazım var ortalama kalite eski bi monitörüm var.monitörü takınca fanı çok çalışıyor, çok ısınıyor. bazen can sıkıcı oluyor.kronik bi durummuş bu.* zaten monitör almak istiyordum, iyi kalite bi monitör alsam yine bu kadar ses yapacak mı?* bu sesi kesmenin bi y
2019 model intel işlemcili macbook pro cihazım var ortalama kalite eski bi monitörüm var.
monitörü takınca fanı çok çalışıyor, çok ısınıyor. bazen can sıkıcı oluyor.
kronik bi durummuş bu.

* zaten monitör almak istiyordum, iyi kalite bi monitör alsam yine bu kadar ses yapacak mı?
* bu sesi kesmenin bi yolu var mı?
* geçen sene de kullanmıştım bu monitörü o zaman ses yapmıyordu sanırım. güncellemeyle falan mı oluştu bu sorun?
0
biseysorcaktim
(25.09.23)
bildiğim kadarıyla sıkıntı gpu nun 2. monitor takıldığında full performansta çalışmayı istemesi.

* monitor farketmeksizin yapıyor
* eğer monterey kullanıyorsanız alttaki değişiklik işe yarayabiliyor.
Go to Settings -> Battery => Check the Low power mode both for Battery and Power adapter

apple.stackexchange.com

* hep vardı bildiğim kadarıyla, yazın daha fena hale gelebiliyor.
0
alembic
(25.09.23)
Kronik bi problem olduğuna aşırı eminseniz mac fan control yazlımı ile gpu ile alakalı fanın devrini düşürebilirsiniz.

Fakat kronik bi problem değil de gerçekten ısıntıyla alakalı bir şey ise çok güzel olmaz :D genel sıcaklık seviyelerine en azından ilk etapta kontrol edin sıklıkla.

Bu dediğim bence çok müthiş bi çözüm değil başkaları napmış ona da bakın bence.
0
hedep
(25.09.23)
(1)

Aile hekimliği tetkiki ve tiroid fonksiyon testi

biseysorcaktim
Tiroid fonksiyon testi yaptırmam gerekiyor. aile hekimliği tetkiki adı verilen testlere dahil bir şey mi yoksa farklı kavramlar mı? kandaki t3, t4, tsh gibi değerlere bakılıyormuş. kan tahlili verince bunlara da bakılmış mı oluyor?
Tiroid fonksiyon testi yaptırmam gerekiyor.
aile hekimliği tetkiki adı verilen testlere dahil bir şey mi yoksa farklı kavramlar mı? kandaki t3, t4, tsh gibi değerlere bakılıyormuş. kan tahlili verince bunlara da bakılmış mı oluyor?
0
biseysorcaktim
(20.09.23)
aile hekimliğine gidip tiroid değerlerime baktırmak istiyorum diyeceksiniz (t3-t4-tsh rutin bakılan şeyler değil sizin söylemeniz gerek)

ancak 11 senelik hipotiroidi hastası olarak hiç aile hekimliğinde kan vermedim. aile hekimliğinde kanlar belirli saatte toplanıp laboratuvara gönderiliyor ve geçen sürede az da olsa kan da bozulma oluyormuş. aşağı yukarı aynı değer olur belki ama takipli hastaysanız o riski almayın demişti doktorum.
0
melodi
(20.09.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.