Giriş
(3)

gta 3 ve liberty city

biseysorcaktim
gta 3 bir devrim değil mi? hem gta açısından hem de bilgisayar oyunları açısından. üstten bakmalı atari tarzdaki oyunlardan birden gelişmiş grafikleri ve kameraları olan bir oyuna geçiliyor gta-3 ile.liberty city'i zaten pek bilmiyoruz. ben de oynamadım. sanırım gta vice city'nin devamı gibi olmuş o
gta 3 bir devrim değil mi? hem gta açısından hem de bilgisayar oyunları açısından. üstten bakmalı atari tarzdaki oyunlardan birden gelişmiş grafikleri ve kameraları olan bir oyuna geçiliyor gta-3 ile.

liberty city'i zaten pek bilmiyoruz. ben de oynamadım. sanırım gta vice city'nin devamı gibi olmuş o. ama sonuçta ayrı satılan bir oyun?

gta deyince çoğumuzun aklına ilk gta vice city geliyor. ya da devrim gibi oyunlar deyince gta vice city, san andreas akla geliyor ama 3 gelmiyor.

neden 3 değil?
neden liberty city hiç bahsedilmiyor?
0
biseysorcaktim
(23.07.25)
Liberty City Stories PSP'ye özel yayınlandı ilk olarak. O yüzden pek adı sanı geçmiyor hiçbir yerde. 1 yıl sonra falan PS2'ye uyarladılar. O yüzden tutmadı. Onu aradan çıkarmış olalım.

GTA 3 bir devrim yarattı. Bu doğru. Ancak oyun dünyasını değiştirmekle popülerliği birbiriyle kıyaslamamak lazım. Evet, Vice City, Mafia, Assassin’s Creed gibi 3D açık dünya oyunlarına öncülük etti. Ama Vice city gibi ilgi çekici bir oyun değildi. Vice city'nin hikayesi, renkleri, karakterleri vs. çok daha ilgi çekiciydi ve bir anda çok popüler oldu.
0
himmet dayi
(23.07.25)
Ben 96lıyım, çocukluğum internet kafelerde, k*rsan cd'cilerde cd kovalayarak falan geçti. Vice city ile gta 3 arasında 1 sene var yanlış hatırlamıyorsam ama ben ne bir cd'cide ne de internet kafede gta 3 görmedim. İnternet kafeye gidip saatlerce vice city ve san andreas oynuyordum, iki oyunu da evde oynayıp bitirdim ama gta 3'ün nasıl devrimsel bir oyun olduğunu çoook sonraları, oyun tarihine ilgi duymaya başlayınca öğrendim. GTA 1 ve 2 gibi izometrik sanıyodum onu yıllarca (1 ve 2'yi de oynamadım ama işte serinin önceden izometrik olduğunu biliyodum ordan burdan).

Yani belki 1-2 yaş büyük olsam gta 3'e de denk gelirdim ama benim neslimde gördüğüm kadarıyla gta 3'ün esamesi hiç okunmuyordu. Vice city hem karakterler hem hikaye açısından çok daha tatmin edici bir oyundu, San Andreas da oyundaki aktiviteler ve çete hikayesiyle ayrı bir boyutu. GTA 3 ne anlatıyor onu bile bilmiyorum mesela.

GTA 5'in inanılmaz popülerliği ve herkesin deli gibi gta 6 beklemesine rağmen benim için gta, san andreas'tan sonra bitti. 4'ü steamde alıp hiç oynamadım. 5'e birkaç ay önce ilk kez şans verip 30 dakikada sıkılıp sildim. Rockstar oyunlarını sevmiyorum artık pek, rdr 2'ye de bir saat dayanabilmiştim. Vc-sa-bully dönemi oyunlarını tercih ediyorum sanırım
0
nundu
(23.07.25)
Gta 3 teknik açıdan devrim olabilir ama her açıdan değil. Neden?
- Oyunda karanlık bir tema hakim oyuncuyla yeteri kadar bağlantı kuramıyor.
- Senaryo VC ve SA a göre zayıf.
- Claude çok sessiz. Karakterde kendini hissedemiyorsun.

Ancak GTA Vice City
- 80 ler temasında geçiyor. Renkli ve eğlenceli.
- Tommy nin yerine kendini koyabiliyorsun.
- Bazı noktaları Scarface den arak olan ama oldukça başarılı ve kullanıcıyı çeken bir senaryosu var.

Gta 3 sadece bir alanda devrimken. Gta Vice City birçok alanda üstüne koyuyor ve kullanıcıyı çekiyor. San Andreas ise bambaşka bir konu. Devrim diyebileceğimiz şey o yılda tasarlanan o devasa harita olabilir. Ancak her başarılı oyunun bir devrim olması şart mı değil tabiki.

Aslında 3 ve VC karşılaştırmasını Half Life ve Quake e de benzetebilirsin. Quake devrimin başlangıcı ancak Half Life devrimin kendisiydi. Yazmaktan yoruldum artık mesajımı sona erdiriyorum :)
0
nuevo
(23.07.25)
(4)

Yavru kör kedi - videolu

biseysorcaktim
Sokakta yavru ve gözleri çok iltihaplı bir kedi bulduk. Kardeşleri büyümüş bu ise daha minikti. Aldık veterinere götürdük. Gözlerine yapılacak bir şey yoktu iltihap yüzünden gözlerini kaybetmiş. Antibiyotik ve benzeri tedaviler yapıldı. Alıp tekrar sokağa bırakmadık evde bizimle beraber. Yüzüne bakı
Sokakta yavru ve gözleri çok iltihaplı bir kedi bulduk. Kardeşleri büyümüş bu ise daha minikti. Aldık veterinere götürdük. Gözlerine yapılacak bir şey yoktu iltihap yüzünden gözlerini kaybetmiş. Antibiyotik ve benzeri tedaviler yapıldı. Alıp tekrar sokağa bırakmadık evde bizimle beraber.

Yüzüne bakınca hayvanın gözleri yok, yuvaları boş. Erimiş gözleri. Ama mamasını suyunu kumunu rahatça bulmuş. Hatta elli santim kadar yüksekte bir saksı var nasıl olduysa onun içine girmiş. Sessizce hareket edince bile kafası ile bizi takip ediyor.

Kedinin göz küreleri yok ama görüyor gibi. Hala inanamıyorum. Video çektim. Net göremese bile ışığı algılayabilecek durumda mı

Ek: kör kediye bakım tavsiyeleri verebilirsiniz. Evde yetişkin kedi var, kedi baktık daha önce.

streamable.com
0
biseysorcaktim
(22.07.25)
normal kediden çok da farklı bakmaya gerek yok. gözlerinin ayrı bir bakımı gerekebilir periyodik olarak, bunu vetenire danışabilirsiniz.
0
gobekliraki
(22.07.25)
Eğer göz yuvaları iltihaplanmaya ve sorun çıkarmaya devam edecekse ameliyatla kapatılması gerekebilir, bir uzmana göstermek iyi olur. İstanbul'daysanız eğer göz uzmanı, alanında en iyisi dedikleri bir veteriner vardı, ismini bulabilirsem ekleyeceğim.

Hiç kör kedi bakmadım ama okuduğum/gördüğümden anladığım kadarıyla çok farklı bir şeye gerek yok +1
Belki evdeki büyük mobilyaların eşyaların yerini değiştirmemeye dikkat edebilirsiniz, alıştığı yürüme rotaları boşken bir anda önüne engel çıkmasın :)

Ek: (bkz: veteriner göz merkezi) sanırım burada bahsedilen doktor.
0
kobuzchu kiz
(22.07.25)
valla çok şaşırdım ben bu kedinin haline.
hala inanamıyorum, görüyor gibi. ama görecek bir organı yok.
sokaktayken de kör olduğunu anlamadık. kör gibi değildi çünkü, arabaların altına giriyor çıkıyor, kardeşleri mama yemeye başlayınca o da hemen geliyordu.
evi keşfetti şimdi eşyaların yerlerini öğrendi, hiç bir yere çarpmadan yürüyor. çarpacağı şeye bi cm kala sanırım bıyıklarıyla hissediyor ve yön değiştiriyor.

robot süpürge gibi, önce evin kenarlarını turluyor sonra ortaları.
0
🌸biseysorcaktim
(22.07.25)
Normal kediden hicbir farki yok.

Hatta ekstra yetenekli olacak
Ancak daha kaprisli olur

Eger gozlerinin isiga tepkisi sifirsa goz cukurlask dikilmelidir

Benzer bir kedimiz tamamen kör ve evde bizlerle

Digeri sizin kedi gibi bahcede. Ama Tum mahalleyi geziyor. Cunku isigi goruyor

Once Lazer testi yapin. Kosuyor mu pesinde bakin. Ardindan veterinerlik fakultesine goturun her iki durum icin de
0
topkapiaksaray
(22.07.25)
(4)

mecidiyeköy - beylikdüzü akşam saatinde ne kadar sürer?

biseysorcaktim
mecidiyeköy metrobüs yakınlarından beylikdüzü metrobüs yakınlarına gidilecek.google maps metrobüs ile yaklaşık 70-80 dk gösteriyor.otomobil ile gidersem ne kadar sürer? akşam 19.30 civarı beylikdüzü metrobüste olmayı planlıyorum.google maps 55 ile 120 dakika arasında sürebileceğini söylüyor akşam 5-
mecidiyeköy metrobüs yakınlarından beylikdüzü metrobüs yakınlarına gidilecek.

google maps metrobüs ile yaklaşık 70-80 dk gösteriyor.
otomobil ile gidersem ne kadar sürer?

akşam 19.30 civarı beylikdüzü metrobüste olmayı planlıyorum.

google maps 55 ile 120 dakika arasında sürebileceğini söylüyor akşam 5-6 gibi çıktığımda. doğru mu?
0
biseysorcaktim
(21.07.25)
araçla hafta içi akşam 5-6 gibi çıkarsanız iş çıkış saati olduğu için 1 saat 15 dakika - 1 buçuk saat civarı sürer (ekstra bir kaza ya da şerit daraltma yoksa)

o saatte orada olmanız çok kritikse metrobüsle gidebilirsiniz.
0
brkylmz
(21.07.25)
giderken bir ara "20 dk daha yolu kısaltmak istersen şuradan git" dedi google maps. oradan gitmeyi denedim. hem önerdiği yerde çok ciddi bir trafik vardı (herkese aynısını mı dedi nedir) hem de ben bir ara yanlış sapağa saptım. bana ekstra yarım saat yazdı.

yola çıkarken hedefimi değiştirdim ve beylikdüzü değil esenyurt'ta bir yere gittim. tamı tamına 2buçuk saat sürdü.

bugün ekstra bir yoğunluk vardı belki. haritada bir kaç kaza işareti vardı çünkü.
0
🌸biseysorcaktim
(22.07.25)
o kazalar normal. muhtemelen sizi kuzey marmara'ya soktu, orada bir çıkışı kaçırmanın bedeli ağır malesef :)

siz usul usul tem'den gidecektiniz. keşke yazsaymışım.

neyse geçmiş olsun.
0
brkylmz
(22.07.25)
hiç sormayın.
20 dk kar yapalım derken 50 dk zarar ettik :)
0
🌸biseysorcaktim
(22.07.25)
(2)

geriye dönük bağkur/sigorta ödenir mi?

biseysorcaktim
freelance iş yapıyorum contracter olarak. önceleri ssk girişim yoktu, fatura kesmiyordum.geriye dönük onları telafi edebilir miyim?--daha önce çalıştığım şirketten ayrıldıktan sonra bağımsız çalıştım ve sigortamda boşluk oluştu. son şu kadar sene içinde bu kadar sene sigortalı olmak ve şu alanda çal
freelance iş yapıyorum contracter olarak.
önceleri ssk girişim yoktu, fatura kesmiyordum.

geriye dönük onları telafi edebilir miyim?

--

daha önce çalıştığım şirketten ayrıldıktan sonra bağımsız çalıştım ve sigortamda boşluk oluştu. son şu kadar sene içinde bu kadar sene sigortalı olmak ve şu alanda çalışmak koşulunu zamanında ssk ödemediğim/şirket kurmadığım için karşılamıyorum. geçmişe dönük böyle bir şey yapmak mümkün mü?

vize ve yurtdışı ilişkili bazı konularda bu gerekiyor.
0
biseysorcaktim
(17.07.25)
emeklilik yasi 60-65 arasi oldugu icin,
o zamana kadar coktan sigorta primini yatirmis olursun.(7000 gün)
0
designer
(17.07.25)
Bağımsız çalışırken bağkur baslatip ondan sonra ödemeyi biraktiysaniz yani girişiniz varsa geriye dönük ödeyebilirsiniz.
0
sanguine
(18.07.25)
(10)

Öndeki araca tampona hafifçe surttum

biseysorcaktim
Not yazıp camina mi bırakayım. Ufak bi çizik. Silince geçer belki. Ben not yazıp camina sıkıştıracağım, sebep olduğum şeyden sorumlu olurum da orada başka çizikleri de bana yüklerler mi, fotoğraf çektim bir kaç açıdan. Ne kadar tutar sizce masrafihttps://ibb.co/4gRjRH3Lhttps://ibb.co/1tXstHFDhttps:/
Not yazıp camina mi bırakayım.
Ufak bi çizik. Silince geçer belki.
Ben not yazıp camina sıkıştıracağım, sebep olduğum şeyden sorumlu olurum da orada başka çizikleri de bana yüklerler mi, fotoğraf çektim bir kaç açıdan.
Ne kadar tutar sizce masrafi


ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co

edit:
silince daha belirgin oldu.
biraz canım sıkılacak galiba.

ikinci resimde alt tarafta bir çizik var. onu sonradan farkettim.
boyası kalkmış galiba çünkü o hizada benim arabada beyazlık vardı.
bende belirgin bir şey yok, silince geçer şeklinde.

pasta cila falan bu gibi şeyler için mi?
not bırakmakla hata mı ettim. birine zarar verince not bırakılır diye biliyorum ben. görmezden gelmeye içim el vermez.
benim araba biri böyle sürtse ve not yazsa ben önemsemezdim.
sokağa baktım her araba var böyle şeyler. zaten parkın sorun olduğu yerler buraları.
0
biseysorcaktim
(16.07.25)
iban isteyin 3bin lira gönderin mesele kapanır.
0
house md
(16.07.25)
bir kaç arkadaşa sordum da not yazmasan daha iyiydi falan dediler.
3bin fazla değil mi ya, youtube'da gördüm 150-200 liralık malzemelerle silince geçiyor böyle şeyler. hadi olsun 500-1000 göndereyim ben isterlerse.
0
🌸biseysorcaktim
(16.07.25)
Pek “hafifçe” bir sürtmeye benzemiyor. 3-4k tutabilir.

Not bırakmanız çok yerinde olmuş diğer türlüsü şerefsizlik olurdu çünkü.
0
Gradient_tabanlı_mor
(16.07.25)
Bu hafifçe sürtme içeren ufak bir çizik değil. ₺ 150-200'lik de değil. TikTok izlemeyi azaltın :)

Pasta cila geçmiş. Boya kalkmış. Mini onarım paketlerine ucundan kıyısından sokabilir mi bilmiyorum. Eğer lokal boya yaparsa hasarlı olarak algılanacak her türlü. Arabası pek değerli olmayanlar, eski olanlar ya da satmayı düşünmeyenler ufak çiziklere sanayilerde vs. müdahale ediyorlar tabii. Aynı şekilde araç kiralayan filolar da böyle boya çekip devam ediyorlar.

Bırakılan not ile ulaşsın. Tutanak tunun. Kasko karşılasın. Yolunuza devam edin. Sürtüp gitsen arkadan küfür edip polise tutanak tutturacaktı. Orada tespit edilirse sıkıntı çıkabilir ama polis çok uğraşmıyor, tutanak tutturup kaskoya geçirtiyor. Sigorta şirketleri onu inceliyor merak etme. Her çizikten seni sorumlu tutamaz.

Senin arabana da biri sürtse ve not bıraksa emin ol önemsersin. Önce gününün içine eder, sonra da bembeyaz arabanda o siyah çizgileri her gördüğünde canın sıkılır. İstanbul trafiğinde tampona sürekli sürtüyor birileri ama işte. Olsun not bırakmaları/bırakman sürtüp kaçmalarından/kaçmandan iyidir.
0
nawar
(16.07.25)
teşekkürler.

pasta-cila geçip boyanın kalktığını nasıl anlıyoruz? ilk kez başıma geldi böyle bir şey. bilgim hiç yok ne yazık ki.
3-5 bin ödemek ya da biriyle uğraşmak hiç istemiyorum ama arkamdan küfür/beddua almayı daha da istemiyorum. o yüzden not yazdım.

çekip gitsem farkedilir mi emin değilim. apartmanların kamerası var gerçi ama yine de anlaşılmayabilir.

olay benim sokağımda oluyor. iki üç ev beride. arabam da duruyor bıraktığım yerde.

ilk resimde kırmızı alanın üst kısmında bir grilik var. silince geçti orası. pek müsait değildim o yüzden silmekle uğraşmadım ama diğer yerler de silince geçer belki diye düşündüm.

sadece en alttaki alanı fotoğraflarda farkettim. o an farketmedim. orada boya kalkmıştır belki çünkü benim arabada vardı ufak bir beyazlık.

arabanın sağ kapısının ortası kocaman boyanmış gibiydi. bir de benim iz bıraktığım yerde dikine olan çizgi önceden vardı.
0
🌸biseysorcaktim
(16.07.25)
bence hiçbir şey yok. oraya boya yaptırmasına bile gerek yok. sanayide bir boyacıya gidip, aracın kodundan aynen oje gibi boya şişesinden alıp siyahları kapatacak tamam.

evet, çarpma çizme olmasa iyi olur, ama trafiktesin abicim ve tampon bu olacak o kadar. buna bu kadar kafa yorulmaz, çünkü yarın kırmızı ışıkta gelir başkası daha sert vurur, tampon kırılır, bu sefer gider sigortadan değiştirir sıfır tamponu olur. bu kadar takılacaksan aracı garaja koy otobüsle git.
0
malheiros
(16.07.25)
2-3 bin gider buna, pasta cila ile duzelmez.
arabam iyiyse yeniyse pesine veririm, dokuntu biseyse saginda solunda gocuk cizik varsa onemsemem. aracin sahibine kalmis.
bu "hafif surtme" degil bu arada :)
0
cooperr
(16.07.25)
Çok hafif olmamış, derin çizikler oluşmuş, pasta cila dışında işlem gerektirir. Alan çok büyük değil o yüzden 3-4k gibi tutar diyorum ben de.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(17.07.25)
şimdi dışarısı daha aydınlık, çizikler neredeyse hiç belirgin değil şuan. eklediğim fotoğraflarda belirgin.

notum hala duruyor, sahibi arabasını almamış daha. bakalım arayan soran olacak mı.
0
🌸biseysorcaktim
(17.07.25)
Ararsa buluşup tutanak tutun önce sigortadan yaptırsın, sigorta bunun için var neden cebinizden karşılaşmasını? Yok eğer siz karşılaşacaksınız ya alıp siz yaptırın ya da yaptırdığı işlemin faturasını isteyin. Bu devirde mağdur bile olsa kimseye güven olmuyor bir anda tepenize çıkarlar. Öyle hayati bir hata değil bu siz üstünüze düşeni yapmışsınız tepenize çıkmasına izin vermeyin. Şahsen benim limitim 1000 TL olurdu bu kadar tutarsa cebimden verirdim daha fazla tutarsa sigortadan al derdim.
0
bhhs
(28.07.25)
(10)

yurtdışında yaşamak için eğitim almak

biseysorcaktim
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.daha önce çalıştığım yerlerde anal
fen-edebiyat fakültesinden kıytırık bir lisans mezunuyum. bölümün adı sanı pek az biliniyor. zaten mezun olduğumdan beri yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. backend, db, web falan derken bir kaç yıldır front-end çalışıyorum genelde mobile (react-native) üzerine.

daha önce çalıştığım yerlerde analytics gibi araç gereçlere ufak tefek bakmıştım az çok fikir sahibiyim.

yurtdışına 8-10bin euro para vererek yüksek lisans'a başlayan ve orada yaşayan arkadaşlarım var. çoğu almanya'da. ben de orayı düşünüyorum.

yurtdışından iş bulup gitmek benim için zorlayıcı ama yüksek lisans (ya da benzeri bir eğitim programı) ile gidip orada iş bulup yaşamak daha pratik geliyor. remote çalışıyorum şuanki işimde. oraya gidersem de şuanki işime devam edebilirim ve kazancım minimal olmak kaydıyla orası için yeterli.

açıkçası eğitim almak da istiyorum. lisans eğitimimin kabul edildiği, mesleki bilgimin üstüne biraz da eğitim katarak daha profesyonel olmak ve böylece yurtdışına taşınmak istiyorum. digital studies, digital management, data analytics, business analytics, digital transformation, technology management gibi isimlerle programlar varmış. lisans eğitimi olmasa da alaylı olarak cs alanınca çalışanları kabul ediyorlarmış.


iş ticarete dönmüş durumda. dönemine 10bin euro vereni kabul ediyor çoğu okul. var mı öyle "herhangi bir lisans mezununu kabul eden" programlar? yukarıdaki saydıklarımı chatgpt diyor ancak emin olamadım.

o programlarda "üniversitelerin matematik bölümünden mezun" ya da "cs alanında lisans yapmış" falan gibi şartları varsa beni kabul etmiyorlar. ama mesleki becerimi ve tecrübemi dikkate alıyorlarsa o bir kazanç artı olabilir benim için.

elimde ne var;
ingilizcem var. iş ya da eğitim alabilme yetkinliğinde. fransızca biliyorum b1 ama fransa'ya gitmek istemiyorum.
almanca'm çok temel. a1 değil ama öyle diyelim. eğitim ya da iş için kullanamam.
işim remote. oraya gitsem de şuanki işime devam edebilirim, şirket batmazsa tabi. şuanki gelirim avrupadaki net asgari ücretten daha yüksek.
daha önce hem uzun yaşadım yurtdışında hem turist olarak gittim. zorluklarını az çok biliyorum. can atmıyorum gitmeye ama yaşam standartı istanbul'dan hala yüksek.

yapıcı fikir ve önerilerinizi bekliyorum.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Master = para. Parasını verirsen çok yüksek rankingli üniversiteler dışında her yerde mastera girersin.
0
runaway
(11.07.25)
master bittikten sonra nasıl yaşayacağım?
öğrenci iken çalışma izni veriliyor. tam mı yarım mı bilmiyorum.

giden herkes "buradaki 1.5 - 2 yılımda muhakkak bir yerden iş bulurum" diyerek mi gidiyor.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
mış mişle bu yola girme, bu dediğin 3-4 yıl öncesi için olabilitesi olan bir konuydu şu an çok zor, özellikle IT piyasası yurtdışında da çok durgun ve türk kimliği ile iş bulmak zor çünkü firmaların sana sponsor olması gerekiyor. ben yerinde olsam iş bulamama durumuna göre de a b c planı ile giderdim.
Yurtdışındayımve It sektöründeyim bu fikrim buradan geliyor.
0
tuborg yesili
(11.07.25)
hocam sen almanya'da yüksek lisans'ını bitirdikten sonra yanlış hatırlamıyorsam 2 yıl daha oturum veriyorlar sana. bu 2 yılın içinde çalışma iznin de var tabii. iş bulunca oturumun öğrencilikten çıkıyor artık.

yüksek lisans ile kapağı atmak çok mantıklı hareket. okurken de ufaktan iş başvuruları yaparsın zaten öğrenci oturumunda da haftalık belirli bir çalışma saatin yer alıyor.

almanya'da daha kolay iş bulabilmen için almanca öğrenmeni tavsiye ederim.
0
elektr10
(11.07.25)
batinin gocmenlik yollari belli:

1 - iltica
2 - egitim
3 - evlilik

+ yuksek icin cikip kalan cok.
+ master=para tezsiz yaparsan dogru, ama ben bes parasiz gelip, tezli master ustune doktora yapip oturum alan cok insan gordum.
+para problemi varsa tezli master iyi bir opsiyon, kendine bir tane duzgun prof bulmana bakar. arastirma yapman lazim. insanlarin pek gitmek istemedikleri sehirlerde sansin daha yuksek olur.
+ tavsiyem anadilini bilmedigin ulkelerden uzak durman bu durumda almanya/fransa zaten eleniyor.
+ okuldan sonra olay sponsor bulmaya bakar, yani bir sirkete seni ise almaya ikna edeceksin.
+ diyelim ki is bulamadin, hersey boka sardi vizen bitti donmen lazim, care evlilik. kadinsan zaten bu zor degil. erkek isen o zaman sansin daha dusuk.
+ hicbiri olmuyorsa son care iltica ki tavsiye etmem.
0
cooperr
(11.07.25)
Beş parasız hiçbir yerde master yapamazsın. ABD'de fully funded denilen doktora programlarında bile öğrenciler aylık bir miktar cepten yiyorlar. Bu tip bedavacı hayaller sadece zaman kaybettirir. Avrupa'da bedava master yok. Sadece ucuzu pahalısı var.
0
runaway
(11.07.25)
@runaway, sorumun hiç bir yerinde beş parasız nasıl master yaparım demedim ki? benim zaten orada da geçinebileceğim ve uzaktan çalışabildiğim bir işim var. giderken cebimde biraz param da olacak. iki döneme 20 küsür veririm de, 50bin euro civarında para vermem gerekecekse evet o üzer.

benim kaygım lisansımın edebiyat mesleğimin ise yazılım olması üzerine.
yl için de bu konuda eğitim almak istiyorum, ki orada kaldığım süreçte gerekirse başka iş bulayım.
0
🌸biseysorcaktim
(11.07.25)
@biseysorcaktim

sana demedim onu. yukarıda cooper parasız gelip master yapmak falan demiş ona dedim.
0
runaway
(11.07.25)
Yani yazılım hakkında konuşulanlar çok iç açıcı değil de şunu yazmaya geldim;
Çoğu yerde (benim bildiğim) masteri kazansaniz da hesabinizda bloke para falan lazım.
Ve siz bu ülkelere "ben remote calisacagim" diyemzasiniz çünkü o ülkede yaşarken çalışıyor olacaksiniz. Direkt vize reddi olur.

Bir de benim bildiğim fransa yazılım konusunda gelecek için almanya'ya oranla bir tık daha iyi olabilir şu tarz şeyler sebebiyle;
www.euronews.com

Tabi bilgim yok. Zaten sevmediginiz yere de gitmeyin. Ben de almanya sevmem akdeniz kiyisi yok :(
0
logisticsmanager
(11.07.25)
dunya o eski dunya degil. 2015 ve sonrasi cayir cayir herkes goc etmeye basladi. dolayisiyla surecler de tikanmaya basladi. abd'ye gelenler su anda donmek zorunda kaliyor is yok cunku piyasada.
0
antikadimag
(12.07.25)
(12)

dolar kuru bastırılıyor mu?

biseysorcaktim
doların uzun süredir çok az bir eğri ile yükselmesi herkeste "dolar aslında 40 değil 45" düşüncesini oluşturdu.euro ise 47 lira seviyesine ulaştı.euro - usd dengesi 1.17 gibi bir şey. hep öyleydi sanırım. 1 - o zaman dolar baskılanıyorsa euro da baskılanıyor demektir bu.2 - bu mümkün mü?3 - bir müda
doların uzun süredir çok az bir eğri ile yükselmesi herkeste "dolar aslında 40 değil 45" düşüncesini oluşturdu.

euro ise 47 lira seviyesine ulaştı.

euro - usd dengesi 1.17 gibi bir şey. hep öyleydi sanırım.

1 - o zaman dolar baskılanıyorsa euro da baskılanıyor demektir bu.
2 - bu mümkün mü?
3 - bir müdahale varsa bile dolar baskılanıyor ifadesi aslında hatalı bir ifade bu durumda. tl düştü yükseldi yerine dolar düştü yükseldi ifadesi ile aynı düzlemde.
4 - eğer bir müdahale varsa dolara değil tl'ye mi bu durumda? yani dolar baskılanıyor değil, tl olduğundan yüksek mi fiyatlandırılıyor.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
dolar euroya karsi deger kaybetti.
haliyle euronun daha cok yükselmesi normal.
0
sonsuz
(11.07.25)
dolar 3000 lira'da olsun insanlar "doların hakettiği değer 3050" der o işin sonu yok.

müdahale dünyanın her ülkesinde her saniye var. merkez bankasının işi o zaten. faizden bile daha öndedir o.
0
avatar is back
(11.07.25)
Türkiye'de euro fiyatı dolar üzerinden belirlenir. Evet dolayısıyla euro ve altında baskılanıyor. Aslında dolar bazlı her şeyin fiyatı baskılanıyor.

Bunu şuradan anlayabilirsiniz. Trump, başa geçtiği zaman dolar çok büyük değer kazandı. 1 dolar, neredeyse 1 euro'ya eşitti. Biz de bir değişiklik olmadı. Sonra yavaş yavaş değer kaybetti. 1.17 seviyelerine geldi. Biz de yine sabit kaldı.

Merkez bazen alarak, bazen de düzenlemeler getirerek, bazen de satarak müdahale ediyor.

TL'nin ne kadar değerli olduğunu Türkiye'de göremezsiniz. Yurt dışına çıkmanız lazım.

Bazıları nedense buna inanmakta büyük zorluk çekiyorlar. Siz de inanmıyorsanız, kendi bileceğiniz iş. Paranızı istediğiniz gibi değerlendirebilirsiniz. İstediğinize inanabilirsiniz.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
dolar ucuz olsa onu ilk önce türkler satın alır, yurt dışında satar, gelen parayla daha çok dolar alır, daha çok dolar satar, bedavadan zengin olurlar. bütün bu satışlar sonrasında da dolara talep artacağı için doların fiyatı yurt içiyle yurt dışında aynı olur. dolar baskılanıyor abimciler ile 2023 seçimlerinde kemal kılıçtaroğlu'na oy veren zekiler aynı kişilerdir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.07.25)
Bence bu konu cok net.Mali piyasalarda tum delikleri ayni anda kapatamazsin.Buyume yonunde oynadiginda enflasyon artar veya faizi arttirdiginda ekonomi biraz sogur gibi.

Dolari cildirtmamak icin yuksek faiz vermeyi goze aliyoruz.Buna dolar kuru bastiriliyor yada bastirilmiyor denemez.Dolarin artisi demek yurt disindan gelen sicak paranin kar edemeden cikmasi demek.EKonomi yonetimi gelen sicak paraya muhtac oldugu icin mecburen sicak parayi dolar bazinda kar ettirmekle mukellefler.Yoksa tum ekonomi baslarina cokecek.
0
turkuaz
(11.07.25)
"Dolar alıp, yurt dışına satmak" ne demek bilmiyorum ama Türkler zaten dövize geçip, yurt dışından alım yapıyor. Ne oluyor :

- İnsanlar Türkiye'de tatil yapmak yerine, yurt dışında tatil yapıyor.
- Buradaki evlerini satıp, yurt dışından ev alıyor.
- Alış verişini yurt dışından yapmaya çalışıyor.

vs. vs.

Çünkü TL değerli olsa da, içeride döviz bazlı çok pahalı olduğumuz için, bunu hissedemiyoruz. Biraz kafası çalışan döviz bazlı varlık topluyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
dolar euro paritesi tüm dünyada ne ise türkiyede de aynısı olur. aksi halde anında arbitraj başlar ve bu kuru gene dünya dengesi eşitler.
0
orpheus
(11.07.25)
"Dolar baskılanıyor" ifadesi aslında TL'nin değeri artırılıyor gibi demek. Dolar/Euro paritesi TCMB'nin dolar alıp satmasıyla oynayacak bir şey değil. Dolar TL karşısında değer kaybediyorsa bunun dolarla değil TL'yle ilgisi var. Yani sorudaki 4. madde doğru.
0
himmet dayi
(11.07.25)
1 evet. 2 evet. 4 evet.
0
osssy
(12.07.25)
1 milyon dolar getirdin.
türk lirasına çeivrdin, 40 milyon tl paran oldu.

faize attın, 6 ayda 40 milyon tl paran 50 milyon tl oldu.

dolar anca 40'dan 41-42'ye geldi.

50 milyon tl'yi geri dolara çevirdin. 1.2 milyon doların oldu.
parayı aldın defolup gittin.

dünyadaki herhangi bir ülkede bu parayı dolar faizine atsan, 1 milyon doların 1 yılda ta çatlasın 1.05 milyon dolar olurdu. sen 6 ayda, yıllık faizi n4 katını kazandın.

-----

şimdi sana soru: sence baskılanmıyor mu?
şuan ülkedeki dolar rezervinin tamamı bu "carry trade" için var. herkes 1.5 yıldır bu şekilde dolar bazlı para kazanıyor. hem de çılgınlar gibi kazanıyor. yarın faiz düştüğü gün, parasını alıp çıkacaklar. o zaman sence dolar ne olacak?


-----

normalde piyasa dengesi gereği, dolar aşağı yukarı bizim faiz oranımız kadar artmalı.
1 senede dolar %20 arttı, türk lirasına ise %50 faiz verdik. arada bu makas varken, herkes bedavadan zenginleşiyor.

"dolar baskılanmıyor" demek için, faiz %50 ise, doların da en azından %40 civarında artmış olması gerekir ki, bu yukarıda söylediğim carry trade yapılamıyor olsun.
0
tchuck
(12.07.25)
buna benzer bir konuyu açmıştım. ama buraya kendi görüşlerimi yazayım. Ama ondan önce bazı sorulara cevap vermek gerekiyor bana göre.

1- Her konuda güvenirliğini yitirmiş bir partinin , açıkladığı merkez bankasının rakamlarına inancınız tammı ?
2- rezerv satmadan , tabela fiyatı sabitleyemezler mi ?

Kaldığı Açıklanan rezervler günlük değil aylık, dolayısı ile günlük krizlerde ne olup bittiğini vatandaş olarak biz biliyor muyuz ?

Açıklanan rakamlar aylık olduğu için psikolojik üstünlük merkez bankasında, yani istenirse günlük krizleri yönetmek için günlük istediği kadar satar , piyasa sakınleyince tekrar yerine koyar.

Böylece fiyatın artmadığını gören vatandaşa , tekrar satışa geçebilir veya talebi durdurabilir.

Sonuç olarak ben , açıklanan hiç bir rakama inanmıyor, ve yapılan işlemlerin şeffaf ve doğru olduğunu düşünmüyorum.

Ayrıca Kaldıkı dolar fiyatının bu fiyatta kalması , sadece yüksek faiz ile açıklanamaz bana göre. Yüksek faiz ile yapıldığını kabul etmem için, ekonomiye tam bir güven olması gerekir. Sizce bu koşul geçerli mi ?

Örneğin ben yüksek faiz bile olsa 1 tl bile olsa mevduatta tutmuyorum .
0
Rao
(12.07.25)
Sonuç olarak, bana güvenirliklerini kaybettikleri için.

özellikle önemli siyasi kırılım günleri ağırlıkta olmak üzere bal gibide baskılanıyor.
0
Rao
(12.07.25)
(4)

mutsuzluk ve şarkı dinlemek

biseysorcaktim
hayatımın ve duygularımın yolunda gittiği, yaşam motivasyonumun yüksek olduğu zamanlarda bir sürü şarkı dinlemişim.ancak iyi hissetmediğim zamanlarda hiç dinlememişim.dinlediğim şarkıları last.fm'e otomatik kaydediyorum 10 yıldır (lastfm'e kaydedilmeyen mecralardan dinlediklerim istastiği bozmayacak
hayatımın ve duygularımın yolunda gittiği, yaşam motivasyonumun yüksek olduğu zamanlarda bir sürü şarkı dinlemişim.

ancak iyi hissetmediğim zamanlarda hiç dinlememişim.

dinlediğim şarkıları last.fm'e otomatik kaydediyorum 10 yıldır (lastfm'e kaydedilmeyen mecralardan dinlediklerim istastiği bozmayacak kadar. bir de çalışırken arkaplanda olsun diye asansör müziği, japanese-city pop).

şarkı dinleme sıklığım ile hayatımın enerjisinin yüksekliği arasında doğrudan bir alaka var. 2025'te dinlediklerimin çoğu da yolculukta araba ile bir yerlere giderken. üstelik çoğu benim tarzım bile değil.

sizde durumlar nasıl?
böyle bir şey var mı gerçekten yoksa bendeki bir rastlantı gibi bir şey mi ya da yaşın ilerlemesinin getirdiği bir durum mu.

ya da "e çok normal değil mi, insan keyifsizken müzik dinlemez. thank you captain obvious" gibi bir durum mu
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
Mutsuzken depresif şarkılar dinliyorum, eğlenceli ve hareketli şeyler yoruyor.
0
sekizdokuzon
(11.07.25)
Moralim iyi iken farklı ruh hallerine daha kolay girip çıkabiliyorum, sevgilisinden ayrılmış birini anlatan şarkıyla daha kolay empati kurabiliyorum hüznüne ortak olabiliyorum ama sevgilimden ayrılınca ben zaten o durumun içindeyken o şarkıyı açıp dinlemiyorum.
0
grimavi
(11.07.25)
her an her yerde müzik var benim hayatimda.

careless whisper mesela. aglarken de dinlerim sporda da.
cöp müzik de dinlerim her seyi de.
0
sonsuz
(11.07.25)
her daim müzik var hayatımda. iyi hissetmediğim zamanlarda asla, asla, aslaaaa türkçe sözlü müzik dinlemem. sözsüz, klasik, enstrümental, alfa-beta dalgaları vb. açarım. keyfim yerindeyken her türlü müziğe okeyim ama genel hatlarıyla arabesk, rijit, keko şeyler dinlemem. eskiden playlist vb. yapardım ancak sonra fark ettim ki yeni keşiflerin önüne geçiyor o listeler, aynı şeyler seni de o loopa alıyor. analog radyoya aşığım, cızır cızır. aşırı temiz, high end teknolojilerle dinlenen müzikleri hiç sevmem, aşırı yapay gelir. ezcümle, müziksiz bir hayat düşünemiyorum :).
0
Phoebe
(11.07.25)
(9)

sigarayı bıraktım - bir hafta oldu

biseysorcaktim
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim. genelde ayda 1-2 tane içerdim. sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu. ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya
neredeyse 10 yıldır sosyal içiciyim.
genelde ayda 1-2 tane içerdim.
sonra ortalamam senede 3-4 pakete çıktı.
geçen yıl itibariyle ortalama haftada 1 pakete çıktı. ama son aylarda 3-4 günde bir pakete kadar düştü. sık sık canım istiyordu.

ciddi bir bağımlılığım yoktu ama buna rağmen nefesim bozulmaya başlamıştı.
30 yıldır günde bir paket içen insanlar gibi hırıltı olmaya başladı ve spor yaparken, hızlı yürürken nefes nefese kalmaya başladım.

1- ben çok yoğun sigara içmediğim halde neden bu sorunları yaşadım. benden çok daha fazla içenler böyle şeyler yaşamıyor.
2- ne kadar süre sonra bıraktım diyebileceğim? şimdi ufaktan canım istese de, hiç dayanılmayacak gibi değil. ne zaman nefesim vs düzelecek, ne kadar süre sonra ömrümde hiç sigara içmemiş gibi olacağım.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
2.

ben bu konuyu arastirmistim. bir seye bagimli oldugun zaman iyilesme sansin yok. sen artik bir bagimlisin. sigara icin özellikle cok fazla sigarayla bagdastirilan.

mesela amsterdam'da bir cafede cappucinoyla sigara ictin diyelim. 30 yil sonra tekrar amsterdam'a gidip cappucino ictiginde tekrardan sigara icme isteme potansiyelin var.
0
sonsuz
(09.07.25)
Önemli olan sigara içmenin verdiği zararı fark edip eyleme geçmiş olman. Öncelikle bu iradeyi gösterdiğin için tebrik ederim. Üç hafta içinde sigaranın sebep olduğu olumsuzlukların ortadan kalktığını fark edeceksin. Tekrar başlar mıyım diye korkma, başlasan da tekrar bitirme gücün içinde bir yerde hep var olacak.
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
benim birinin sigarayı bıraktım demesini ciddiye alma eşiğim 6 ay içmemiş olması en az. sigarayı içmemek kolay, beraberinde sürekli sigara içtiğin alışkanlıkları değiştirmesi zor.
0
nahtoderfahrung
(09.07.25)
2-sigara içmek anlamsız geldiğinde. bir şeye bağımlı olduğunda iyileşme şansın kesinlikle var. fizyolojik bağımlılık illa ki bitiyor. önemli olan sigaraya yüklediğin anlamları birer birer çürütmen. hiç sigara içmemiş insanlara bile sigaranın keyifli/kederli zamanlarda bir dayanak olduğu fikri aşılanmış.
0
lazpalle
(09.07.25)
@ sonsuz'un söylediğinde doğruluk payı var. Yaşamış biri olarak anlatayım.

Okulda her tenefüs sigara içerdik. Okul bitti. Sigarayı hayatımdan defettim. Aradan 15 sene geçti. Benim için tamamen tarih oldu derken bir kursa gitmem gerekti. Yine dersler var ve yine teneffüs var. O an işte bir boşluk bir eksiklik hissediyorsun. Ama bu eksiklik hiç kimseyi tekrar sigaraya başlatmamıştır. Nefret ettiğin bir eski sevgilinin zamanında hoşuna gitmiş bir mimiğinin hatırlanması gibi bir his.

İlk bir haftayı devirdiysen işin zor kısmını halletmişsin. Bundan sonra her sabah biraz daha unutmuş olarak uyanacaksın ve sağlığın her geçen gün daha iyi olacak.
0
Mirket
(09.07.25)
2 sene civari senin dedigin gibi dusuk yogunluklu ictim. en az ictigim donemde 2 ayda bir paket, en cok ictigim donemde haftada 1 paket bitirmisimdir.

sigara benim icin stres seviyeme bagli bir olay. stres kaynagim cozuldukten beri 4 aydir agzima surmuyorum. zerre canim cekmiyor, aklima bile gelmiyor. asiri stres olacagim bir konu olmazsa icme ihtimalim yok.
0
antikadimag
(09.07.25)
1. Çünkü daha az sigara içmekle günde bir paket içmek arasında sağlık açısından çok büyük bir fark yok.

2. Ben yaklaşık bir seneden sonra "kullanmıyorum" demeye başlamıştım, on sene oldu. İlk aylarda ara sıra sigara isteği artıyor, öyle ataklar oldukça kendinize "yarım saat beklersem geçecek" diye hatırlatın :)
0
kobuzchu kiz
(09.07.25)
Vuducun kendini koruma refleksi var,
aralikli ictiginde ,vucud bagimli degil ve tepki gösteriyor,öksüruyorsun.
nikotine bagimlilik gelistikce özellikle 30 lu yaslardan sonra elin ayagin titremeye basliyor,

sigara uzun sureli bir intihar bicimi,
ölmüyorsun, ama hayattan zevkte alamaz hale geliyorsun.

nefes,koku,tad alma duyun kayboluyor,
sinirsel bozukluklara zemin hazirliyor..
0
designer
(09.07.25)
Bir süre bir kereden bir şey olmaz veya başkaları içiyor, ben içemiyorumlarla sınanabilirsiniz. Bu sürenin ne kadar olacağı ve nelerin tetikleyeceği kişiden kişiye değişiyor. Sigarayı bırakmasının birinci ayını sigara içerek kutlayan var. :)
Sağlığınız hızla iyileşecek. O hırıltılı solunum, eforla veya eforsuz nefes darlıkları birkaç haftada azalıp 1 ayda tamamen bitiyor. Birkaç hafta özellikle geceleri ciğerlerinizde temizlik olacağı için öksürük olabilir. Giderek tüm fiziksel, kimyasal ve psikolojik yoksunluk semptomları azalacak ve bitecek.
0
auroraaurora
(10.07.25)
(10)

eskinin forumları neye döndü

biseysorcaktim
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için. eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.b
2010-15'lere dek forumlar hala popülerdi.
sanırım facebook grupları ile forumlar birer birer azaldı.

ama artık facebook da eskisi kadar yaygın değil bir çok insan için.
eskiden forumlarda gördüğümüz ihtiyacımızı şimdi nerede karşılıyoruz?

şunu nasıl yaparım, bu nasıl olur gibi sorulardan bahsediyorum.
ben genelde bu amaçla burayı kullanıyorum.
arama motorlarında arıyorum -muhtemelen yerli/yabancı bi yerde bahsi geçmiştir.
bir de AI chatbotlara danışıyorum.

başkaları nerelere danışıyor?

koskoca internet büyük çoğunluk için instagram/twitter oldu gibime geliyor.

çoğunlukla iyi-kötü aradığımı buluyorum
ama kitlesi düzgün bir forum olsa güzel olurdu.


---
gerçi itiraf etmek gerek, forumların popüler olduğu zamanlarda kitle de içerik de çoğunlukla boş beleş şeylerdi. onun güzellemesini yapmak istemiyorum, ama yine de faydalı oluyordu.
0
biseysorcaktim
(09.07.25)
bir çok konuda hatta niş konularda facebook grupları hala en iyi kaynak.
teknoloji forumlarının bazıları yaşıyor, donanımhaber de yaşıyor buralarda da cevaplar geliyor.
0
duyuruuser
(09.07.25)
muhasebe ile ilgili konular için biz hala facebook grubu kullanıyoruz.

ya da şu sıralar epey karşıma çıkıyor, tesisat, tamirat, elektrik, elektronik, arduino, plak, otomobil vs. hepsi facebook grupları üzerinden yürüyor. her marka otomobilin ayrı grubu var mesela, hatta modellere göre birden fazla.
0
kibritsuyu
(09.07.25)
facebook grupları. inanılmaz aktifler. her sorduğunuza anında cevap geliyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.07.25)
Facebook +1
Facebook sahibi olmamın tek sebebi.
0
logisticsmanager
(09.07.25)
Reddit.

Facebook'un hâlâ yasadigina inananiyorum.
0
feastofthedamned
(09.07.25)
Güzel konu +rep. Eskiden wardom r10 iyinet forumtr gibi yerlerde gezinirdik. Şimdi gezdigim bir yer yok. Demek olay Facebook'ta dönüyormuş
0
onheil
(09.07.25)
forum işi 2005'te falan bitti hiç de öyle 2015 lere kadar sürmedi. frmtr gibi forumsiteleri kaldı sadece. r1o da zaten webmaster sitesi. facebook sonrası forum sitesi diye bir şey kalmadı.
0
koela
(09.07.25)
reddit. baska bir foruma ihtiyac yok. her sey derli toplu istedigin kitleyi bulup iletisime geciyorsun. bulamiyorsan sen yaratiyorsun.

quora.
0
antikadimag
(09.07.25)
Yerli icerik olarak facebook gruplari ve telegram gruplari. (Donanimhaber bitti, en azindan teknik konularda)

Yabanci icerik reddit. Muthis bilgili adamlar/kadinlar muthis yardimseverler hala.
0
brkylmz
(09.07.25)
Forum isi 2010 civari bitti
Inci + fb bitirdi. Fbnin sicramaya basladigi yillardi.
2005 forumlarin en iyi zamanlari. 2005te muadil yoktu yanilsam da mantiken bitemez gibi geliyor.
0
help im alive
(11.07.25)
(5)

G95 tipi ampul ama LED

biseysorcaktim
linkteki örnekte görüldüğü gibi, top şeklinde büyük bir ampulum var. G95 tip.kendi yaptığımız seramik abajura taktık kullanıyoruz.bu abajuru kablosuz ya da ince kablolu yapmak istiyorum.klasik abajur kablosu değil de, usb kablolarının içinden çıkanlardan ya da jumper kalınlığında ince olanlardan.bu
linkteki örnekte görüldüğü gibi, top şeklinde büyük bir ampulum var. G95 tip.

kendi yaptığımız seramik abajura taktık kullanıyoruz.
bu abajuru kablosuz ya da ince kablolu yapmak istiyorum.
klasik abajur kablosu değil de, usb kablolarının içinden çıkanlardan ya da jumper kalınlığında ince olanlardan.

bu ince kabloları prize takarsam kablolar ısınır hatta yangın çıkar sanırım. bunu yapamam.
kablonun taşıyabileceği miktarda elektrik de ampülü yakmaz.

powerbank, pil ya da usb'den gelen enerji ile yakabileceğim, şekli şemalı linkteki ampüle benzeyen ampül var mı?

edit:
elimdeki ampul bu
www.koctas.com.tr

şu ürün için led demişler.
ama Voltaj 220-240V.
ince elektrik kablosunu doğrudan prize takamam, bunu usb ile ya da adaptör ile çalıştırabilir miyim

www.cimenelektrik.com
0
biseysorcaktim
(08.07.25)
6w enerji çekecek 0.027 amper 0.5 mm2 bile yeterli
0
topkapiaksaray
(08.07.25)
0.5mm kablo yetiyor zaten ama daha incesini istiyorum ben dekoratif olması için. hatta usb girişi ile çalıştırmak istiyorum.

böyle bir kablo takılı şuan.
www.trendyol.com
0
🌸biseysorcaktim
(08.07.25)
Usb ile çalıştıramazsınız. Ampul e27 duy ile 220v ac akımla çalışıyor, içinde buna uygun sürücü vardır. Usb adaptör 5-9-12v dc verir. Tamamen farklı şeyler.

Usb ile çalışacak led almanız lazım.
0
orient blue
(08.07.25)
Aslında biraz da onu soruyorum. Şekil olarak böyle küre şeklinde USB ile calisacak ampül çeşidi var mı
0
🌸biseysorcaktim
(08.07.25)
O zaman kabloyu unutun. Bir tane atıl durumda powrebank bulun, bit pazarları dolu. Evinizde de vardır. Abajurun altına gizleyin

Elinizdeki ampulün metal kısmını dikkatlice delin, ampulü led akkor vs kısmını çekin. İçine DC akımla çalışan mini LED uzatın. Muhtemelen küçük de bir sürücüsü olur onu da gizleyin
0
topkapiaksaray
(08.07.25)
(1)

samsung android telefon - şifresini unuttuk

biseysorcaktim
iş için ortak kullandığımız android telefonun açılıştaki şifresini unuttuk.simkartı yok. google ya da samsung hesabı bağlı sanıyorduk ama google/samsung web sitelerindeki hesaplarımızda telefonu göremedik.telefon açıldığında faceid çalışmıyor onun yerine şifre istior. dört karakter ve 1 harf olmalı
iş için ortak kullandığımız android telefonun açılıştaki şifresini unuttuk.
simkartı yok. google ya da samsung hesabı bağlı sanıyorduk ama google/samsung web sitelerindeki hesaplarımızda telefonu göremedik.

telefon açıldığında faceid çalışmıyor onun yerine şifre istior. dört karakter ve 1 harf olmalı diyor.

aklımıza gelen şifreleri yazdık ama hatalı girince iki kat daha fazla bekletior. şuan 5dk'dayız.

telefonu sıfırlamamızda mahsur yok.
içinde önemli datalar yok -zaten 0 gibi.

ama şifre isterken sıfırlayabilir miyim?
telefonun açılması yeterli, data kurtarmayacağım.
samsung a4s telefonun modeli.
0
biseysorcaktim
(03.07.25)
hard reset yapacaksınız.

www.youtube.com
0
shadowfollower
(03.07.25)
(10)

eski arabada vites geçiş problemi

biseysorcaktim
kullandığım renault clio dizel manuel araçta vites geçişi ile ilgili bir sorunum var, anlamak istiyorum.başka vitesten 1'e dönerken debrijayı sonuna kadar hatta tüm gücümle basmam gerekiyor. ufak bir boşluk kalırsa geçerken zorlanıyor. bu bahsettiğim gırç gırç yapmak değil. zor geçmesi.diğer vitesle
kullandığım renault clio dizel manuel araçta vites geçişi ile ilgili bir sorunum var, anlamak istiyorum.

başka vitesten 1'e dönerken debrijayı sonuna kadar hatta tüm gücümle basmam gerekiyor. ufak bir boşluk kalırsa geçerken zorlanıyor. bu bahsettiğim gırç gırç yapmak değil. zor geçmesi.

diğer viteslerde bu sorun olmuyor.
debriyaja elbette basıyorum ancak 1'deki kadar sonuna kadar basmak zorunda olmuyorum diğer geçişlerde. diğer vitesler yumuşak yumuşak geçiyor, 1'de ise fiziksel güç uyguluyorum.

ne olabilir bu durum?
0
biseysorcaktim
(02.07.25)
debriyaj teliyle ilgili bir sorun olabilir. normalde abanmadan 1. vitese geçmesi lazım.
0
duyuruuser
(02.07.25)
en çok kullanılan ve en çok güç binen vites o. senkromeç deforme olmuş olabilir. motorun gücünü tamamen kesmeyince hareket etmekte zorluk çıkarıyor olabilir. bizimki amatör yorumu elbette.
0
lazpalle
(02.07.25)
Şanzıman yağını değiştir. Biraz daha rahatlama sağlar. Bir de baskı balatana baktır iyi bir ustaya.
Tel kısa kalıyor da olabilir. O da mantıklı bir seçenek
0
jackyr
(02.07.25)
Son olarak paspasın öne kayıyor olabilir. Öne kaydığı için debriyaja tam basılmıyor olabilir. Paspasına bi bak. Havuzlu paspas falansa yüksektir debriyaj altında kalan yeri. Paspasın sol üst tarafından bıçakla, falçatayla kes dikine kes. Debriyaj ve sol ayak koyma yeti arasından. Paspas yüksek kalıyor ve debriyaja dipten basmayı engelliyor olabilir.
0
jackyr
(02.07.25)
eski arabalarda maalesef böyle bir sorun var. 1. vitese rahat geçiş için neredeyse durman gerekir veya bir süre sonra geçeceği devir ve hıza ayak uydurursun bir rampada geçiş yapman gerekirken o anı yakalayıp vitesi atarsın. hatta bunun ilerlemiş versiyonunda 1. vitese atmadan geri vitese atamadığın seviye başlar.

kesin çözümü bir usta söyler ama ben olsam şöyle yapardım
önce debriyaj balatasını kontrol ederdim. eğer durumu iyiyse vites kutusuna baktırırdım.
0
bravoteam
(02.07.25)
hareket halindeyken 1. vitese geçirmeye çalışırsan dediğin problemi yaşarsın. 1. vitese rahat geçmek için duruyor olman lazım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.07.25)
1. vitese geçmek için tamamen durman gerekir+1
0
adivar
(02.07.25)
"1. vitese geçmek için tamamen durman gerekir"
bunu bilmiyordum. bu bahsettiğim normal davranış mı yani?
güvenlik sebebiyle mi böyle yapılıyor? trafikte 2'den 1'e düşmek gerekiyor zaman zaman. araç durmadan da 1'e geçebilirim ama zor geçmesi normal bir davranış yani, şaşırdım buna
0
🌸biseysorcaktim
(02.07.25)
Benim arabam 2.viteste belli bi hızın altına inince (15km/s gibi) boğulmaya titremeye başlıyor ya hızlanıcam ya 1. vitese geçicem. Fakat bire geçerken de motor freni etkisini hissediyorum, aslında araba bana giderken bire de alma veya debriyaj basılı yavaşla öyle çok yavaşken bire geç diyor. Napmak lazım merak ettim ben de. Fakat vites geçişinin zor olması ayrı konu ona baktır bence.
0
nhk ni youkosu
(02.07.25)
illa 1. vitese geçecekseniz debriyaja bas + gaz verirken geçmeniz gerek ama tavsiye etmem pek. vites dişlileri arasındaki en büyük dişliye geçmeye çalışıyorsunuz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.07.25)
(20)

Pkk'ya gerilla diyen örgüt sempatizanı mıdır

biseysorcaktim
Yakın zamanda Van'a gittim gezmeye, ilk kez o kadar doğuya gittim. Misafir olduğum ve tanıştığım insanlar kürt. Pkk yandaşı olan aşiret ve bireyler de var tam karşıtı da. Sohbet içinde askerle çatışan Pkklılar için gerilla dediler. Pkk için de örgüt kelimesini kullanıyorlar. Bu ifadeleri kullananlar
Yakın zamanda Van'a gittim gezmeye, ilk kez o kadar doğuya gittim. Misafir olduğum ve tanıştığım insanlar kürt.
Pkk yandaşı olan aşiret ve bireyler de var tam karşıtı da.
Sohbet içinde askerle çatışan Pkklılar için gerilla dediler.
Pkk için de örgüt kelimesini kullanıyorlar.

Bu ifadeleri kullananlar pkk yı haklı buluyor be onlara yakın hissediyor demek çok yüzeysel bir düşünce mi. Merak ettim.
0
biseysorcaktim
(29.06.25)
Öyle görüyorlar ve kelimeleri seçerken dikkatli davranıyorlar.
0
olaylar olaylar
(29.06.25)
Benim de Doğulu tanıdıklarımın neredeyse tamamı öyle diyor. Buradan bile bir fikre varılabilir. Hatta biraz daha samimi olursan bilmem kaç kişiyi vurduktan sonra askerden, polisten kaçan cefakar gerillacıkların hazin öykülerini de anlatabilirler sana. Bunların zihniyeti değişmez maalesef.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(29.06.25)
başlıktaki soruya cevap.
tek kelimeyle evet.
0
lazpalle
(29.06.25)
Evet, parçası değilse de sempatizanıdır.
Hayır, en fazla trafikte kırmızı ışık görünce durmak kadar "yüzeysel"

Ekleme yapayım. "Örgüt" demesinde sakınca yok. Duyuruyu da "örgüt" diye açmışsın zaten. Kelimelerin seçilmesi konusunda @yadigar +1 ama "gerilla" hariç. Bir de terör örgütüne "Kürt hareketi" demek de turnusol. Yoksa hümanist, barışçıl, modern, gelişmiş partililer gelip senin evinin adresine kadar X'te ifşa edebilir ya da kamu çalışanıysan bir gün eve dönerken gelip ensene sıkabilir.
0
nawar
(29.06.25)
Bulunduğu yer gereği demek zorunda da kalabilir. Bir dem parti sempatizanıyla tartışırken, konuşurken mesela...

Bazen daha yumuşak tabirler kullanılabiliyor. Öteki türlü diyalog kurulamıyor.

Bu doğrudur, yanlıştır demiyorum ama bu sebeple "gerilla" diyen insanlar biliyorum.
0
yadigar
(29.06.25)
Terör yandaşları işte. Hiç bir türkten böyle bir şey duyamazsın
0
messina123
(29.06.25)
Gerilla demek, onlar için pkkyı terör örgütü görmemek ile eşdeğer.
siyasilerinde de bu kelime dilden düşmez şarkılarında da.

Onlar öldükten sonra toplumuz leş derken, onlara sempati kuranlar da şehit diyor. ne tür bir şehitlikse artık?
Bir zaman yayınlanan örgüt içinde yapılan inanç anketinde bile İslam en son sıralardaydı. Kadın erkek karışık Namazla ile dalga geçen teröristlerin videosu bile aramalarda bulunur sanırım.

abd ve siyonistlerin maşası olandan ahirette kendine bir faydası yoktur.

pkk yı haklı bulmak, onlara yakın olmak demek askerimize kurşun atılmasını , Türkiye'nin bölünmesi çok normal görmekle eş değerdir.

Osmanlı zamanı Türk Kürt ayrımcılığı "hiç " yoktu. Aksine 2. Abdülhamid zamanının doğuda kendilerine , Rusların kışkırtması altındaki ermenilerin yaptıkların dolayı destek verildi.
Şimdi neden bu konuları olayları ne oldu da farklı bir manada yaşıyoruz anlamak imkânsız.
Ve bu yaşananlar kimin işine yarıyor ? diye bir düşünmek lazım.

Bir açıdan bakarsak hainlikten, diğer bir taraftan namazında niyazında olduğu halde cahilliğinden onlara destek veren de var.
Doğu'da bazen yaşı 70 - 80 olan bile konunun özünüden habersiz olduğundan destek verebiliyor.

PKK'nın ne olduğunu, gecenin bir yarısında kapılarına gelen teröristlerce "12-13 " yaşlarındaki çocuklarının örgüte asker lazım diyerek dağa çıkarılmasını kendi halinde doğudaki bir köyde yaşayan ailelere sorun.

Doğu'da giden, duydukları karşısında: hıım öylemiymiş demesin.
Konuya hakim ise üslubu dikkat ederek onlara sempati besleyenler fırsat varsa doğruları anlatmalı.

Darbe teşebbüsü sonrası onların "kucağına kaçan" askerler bile oldu.
Oysa görünürde Türkiye Cumhuriyeti devletimiz için çalışıyorlardı .

aylar öncesinden darbe teşebbüsüne kadar olan zaman içinde pkk, fetö
ile anlaşmalı olunduğundan ve bir şüphe uyanmaması için eylem herhangi yapmadı.
Darbeden sonra işler beklendiği gibi gitmediğinden bir çok (sayı sanırım 100ü aşıyor) Türkiye Cumhuriyeti devletimiz için çalışan istihbarat çalışanları, fetö örgütü tarafından PKKya hedef olarak gösterildi.

Terör örgütleri haricinde de ABD ve Avrupa'nın yardım ettiği fon sağladığı örgüt, yapı, kurum , kuruluş, şahıslardan bize fayda olmadı, fayda gelmedi, gelmesi beklenemez.

Devletimizin doğu meselesini farklı boyutta ele alıp yeniden kaynaşma ve sosyal inşa sürecine girmesi lazım.

Doğu insanının, genel manada onun bunun uşağı olan örgütlere değil ticarete, aşağılanmamaya, olumlu manada bilinmeye, bölgede kalkınmaya ihtiyacı var.

80li yıllardan itibaren, PKK'nın
köy basarak sivil katliam yapmaları,
şehir içinde olay çıkarmaları,
karakol baskınları,
hendek kazmaları,
rehin almaları,
yol kesmeleri,
memur ve öğretmen hatta imam katletmeleri vs.
ellerine geçen kandan başka bir şey olmadı.
0
diyecevaplandı
(29.06.25)
Bu ülkede kelimeleri dikkatli bir şekilde kullanmayan sadece çok aydın, çok eğitimli, ülkenin geleceği parlak kesim var. Bir tek bu arkadaşların kafası basmadı daha.
Diğer herkes kelimeleri gerçekten çok dikkatli kullanır. Bazı kelimeleri de asla kullanmaz.
Kürtajcı dayıyla dalga çok dalga geçildi de, bu konuda birkaç dil bilen adamı suya götürür susuz getirir o insanlar.
0
mrvln
(29.06.25)
evet.
0
gurur
(29.06.25)
Gerilla demeleri net destekci olduklarini gosterir.
0
Kittie
(29.06.25)
daha ne olacaktı
0
owaki
(29.06.25)
PKK'lılara "gerilla" "örgüt" söylemlerinin normalleşmesi yine akp dönemi ile gerçekleşti.

m.haberturk.com

İçişleri Bakanı "gerilla" diyor :))

Yukarda bir aktroll zirvalamis gene bişiler de, ülke 1984 kitabı gibi yani birileri sanki saniyor ki gerçekler yazilmazsa unutulacak.

Adamlar açılım sürecine zarar gelmesin diye PKK'nın asfalt altına dosedigi Mayınlara ses etmiyolardi (bkz: cem kucuk)

Güneydoğu'da herkes örgüt der tabii, senin iç işleri bakanın gerilla dedikten hükümet ortakları Apo'nun heykelini yapacak kıvama geldikten sonra.
0
makbur
(29.06.25)
Açılım Süreci akp açıklamalarını tv kanallarını sosyal medya hesaplarını arastirirsaniz görürsünüz anlatmak istediklerimi.

Bu memlekette feto ile pkk ile ortaklık etmek ve bunun gibi pek çok suç akplilere serbest, diğer vatandaşlara yasaktır.

Sonra bir de utanmadan uzun uzun yazarlar :)
0
makbur
(29.06.25)
Gerilla evet, örgüt diyen net değil ama muhtemelen hayır, dikkat et sen de örgüt demişsin başlığı açarken. Nusaybin'de hendek olayları sırasında askerlik yaptım. Subaylar da bazen örgüt diyor, ağzım zor alışmıştı. Bariz bir durum olmadığı sürece de kimse terörist lafını kullanmaz.

Pkk'lilara ağız arayıp haber uçuran da oluyor, sırf açıkça desteklemiyorlar diye.

Yani gerilla evet, örgüt net değil, içeriği de kısaca bu.
0
encokbenisevinnolur
(29.06.25)
gerilla diyorsa evet

pkk oylarını genel ve yerel seçimde hamuduyla götürüp hala açılım goygoyuyla bunlar pekeke! mast. yapmak 1984te işleniyor.

akepe akepe akepe güya pkkyla ortaklık yaparken selocan seni başkan yaptırmayacağız diye bağırıyordu meydanlarda. akepe yine de ulusalakların 100 senedir yediği boku temizlemeye çalışıyordu. ha kcksı ypgsi chp ittifakı derken ellerinde patladı.

bir oy hdpye bir oy chpye'leri, seçim ortaklıklarını bunlara göstermeden yapıyorlar ya da bunlar mankurt :D
"HDP'de büyükşehirlerde CHP adayının desteklenmesi formülü tartışılıyor" 2018
ww.bbc.com
0
lambırcek
(29.06.25)
@makbur

yazdıklarıma tekrar baksana.
particilikle ilgili bir şey var mı?
belli bir kişiyi savunmak var mı?
Türkiye Cumhuriyeti devletimiz diyorum.
Hain olana da hain diyorum.
Başka ne ?

Yazıda ciddi manada sana özellikle batan bir nokta varsa belirt ki daha iyi anlayalım.
Uzun uzun yazmışım.. demek seni rahatsız eden bir şeyler oldu arada.

1994 te doğudaydım. Sen o tarihte neredeydin ? Dünyaya gelmiş miydin ?
Oradaki olayları yaşadın mı?
Gece vakti güvenlik güçlerine yapılan ve saatlerce süren
taciz atışlarında evin koridor veya salonuna sığındın mı?
Çocukları dağa kaçırılan köylüleri düşündün mü ?

derdin parti olmuş. Blgin varsa aktar anlat.
90ların o kaos içeren gündeminde sevmediğin o parti yoktu.
O nedenle o dönemde o bölgede dünyaya gelmişsen biliyorsan bir şeyler anlat.

Benim yazdıklarım, seni gibi konuyu saptırmaya hazır olanlar için bir mana ifade etmeyebilir.

Parti dediğin de insanlardan müteşekkil ve yanlışlar oluyor.
Her yapılan doğru diye bir şey de yok.

Hangi partiye yakınsan şu an onlarda olan bitene bak. Ekşi'de senin kafanda olanların özeleştiri tadında yazdıklarından bir demet linkte bulmak zor değil.
Ama burada doğru konuşana da "doğru konuştu" demelisin.

Tabi niyetin sorunlu ise hiç bir şey demene de gerek yok ki üstte yazdıklarından da bu anlaşılıyor.
0
diyecevaplandı
(29.06.25)
büyük oranda evet.
0
ya ben lan neyse
(29.06.25)
Dogunun cogu teror sempatizani, istanbulda yasayan bi dogulu olarak belirtiyorum bunu. Tum tr yi fiziken gezmis biri olarak, dogu 500 yil geriden geliyo medeniyet olarak maalesef.
0
die fetten jahre sind vorbei
(29.06.25)
içten içe sempatizan olmayan kürt yoktur. bu çok normal bir şey.
0
mikahakkinen
(30.06.25)
"diyecevaplandı" diye bir arkadaş var.

eğer ortada reis, akp övme olasılığı bir duyuru varsa ekürisi lambırcekle birlikte hemencecik orada bitiveriyorlar.

fakat ne hikmetse akp'nin kepazelikleri olan hiçbir başlıkta kendilerini görmüyorum. itiraf ediyorum, kendilerini "sazan.avi" yapmak için esad'la ilgili bir duyuru açmıştım ve hemen zıplamışlardı :)

gelelim bu duyurudaki sinsi aktrollüklere..

94'te neredeydin demişsin. 93'teki eşref bitlis suikastini çok iyi hatırlıyorum mesela. eşref bitlis kimdir, nedir bilir misin? neden suikaste kurban gitti? www.kaynakyayinlari.com kürt sorununu bizim-kendimizin çözmesine niçin müsade etmediklerini, tr'ye dikta ettirdikleri, pkk'ya yardımları vs mükemmel bir kaynak kitabıdır (okumayacağını biliyorum çünkü reis ve akp için olumlu bir şey yok burada, genelde sizin ekürilerden bahsediliyor çünkü)

"pkk yı haklı bulmak, onlara yakın olmak demek askerimize kurşun atılmasını , Türkiye'nin bölünmesi çok normal görmekle eş değerdir."

"PKK'nın ne olduğunu, gecenin bir yarısında kapılarına gelen teröristlerce "12-13 " yaşlarındaki çocuklarının örgüte asker lazım diyerek dağa çıkarılmasını kendi halinde doğudaki bir köyde yaşayan ailelere sorun."

işine yine gelmez ama 99'da apo paket yapılınca özellikle 2000 başlarında pkk bitme noktasına geldi. bana 94'te neredeydin diyorsun ama 2002 sonrası şova dönüştürülen (müsade edilen) terörist cenazelerini hatırlıyor musun mesela? akp başa geldi ve pkk, açılım sürecine doğru giden dönemde tekrar toparlanma dönemine girdi. öyle ki hükümet "süreç" var diye istihbarat faaliyetlerini sıfırladı. reisin bizzat kendisi diyor "bunlar (pkk) silah yığmış bu süreçte!" çok afedersin ama sen ne yapıyordun? sen nesin? terör örgütüne güvenilir mi? bir millet, terör örgütüne güvenip anlaşma imzalayanlara emanet edilir mi?

bak yukarıda pkk'nın nasıl bir terörist oluşum olduğunu ne güzel yazmışsın. teröristle masaya oturulur mu? Oslo görüşmelerini hatırlıyor musun mesela?

teröristlerin ayağına gidilip çadır mahkemesi kurularak affedildikleri günleri hatırlıyor musun? hani yukarda çok güzel tarif ettiğin o teröristler.

habur karşılamalarını hatırlıyor musun? sınırdan türkiye'ye giren (tek özellikleri türk askerlerini şehit etmek olan o terörist liderler) ve milyonların halay zurna ile karşıladğı habur karşılamasını hatırlıyor musun?

pkk'yı ne güzel tanımlamışsın ama ülke tv'ler, ahaber'ler twitter'lar bütün yandaş basın ve medyada teröristbaşı ve teröristler hükümet kaynaklı ölümüne savunulurken sen neredeydin?

TÜM BUNLAR OLURKEN DAHA DOĞMAMIŞ OLABİLİR MİSİN ACABA?

bak daha dün "1 tanesi 2 yaşında bebek olmak üzere 8 kadını, toplamda 11 vatandaşımızı yakarak öldüren katil"i bıraktılar.

x.com
x.com

en azından bu aralıkta doğmuş olup hayatta olduğunu bilyoruz. buna tepki gösterebildin mi mesela? gösterebilir misin. var mı o yüreğin?

sana neden kızdığımı sen de çok iyi biliyorsun da aslında..

akp'nin bunları türkiye'nin selameti için yapmadığını da çok iyi biliyorsun.

ad hominem'le bana vereceğin cevabı da biliyorum "bu mesele hiç çözülmesin mi o zaman insanlar mı ölsün vs vs"

akp'nin yaptıklarının olayı çözmek için değil, abd'den gelen emirlerle kendi koltuğunu sağlamlaştırmak olduğunu sen de biliyorsun.

kürt sorunu hakkında görüşüm sabittir; kürt'lere -özellikle 80 darbesinde gladyo vs kaynaklı bilinçli olarka- haksızlıklar yapıldı. bunlara isyan edip, devlete başkaldıran kürt'leri bile anlayabiliyorum. ama terör eylemleri yapıp masum insanların öldürmenin hiçbir mantıklı açıklaması, insani alt zemini yok.

işte sen bu eylemlerin başı olan adamı muhattap alıp, onu göklere çıkarıp, daha en başından emir kulu olduğunu belli ediyorsun.

selahattin demirtaş neden içeride mesela hiç düşündün mü? selahattin demirtaş denen adam hdp'yi hard kürtçülerin, pkk'lıların partisi olmaktan çıkarıp gerçekten bütün türkiye'nin partisi haline getirmeye başlamıştı.

tabii bundan parti içindeki pkk'lı-kürtçü klikler rahatsız oldular ve reislerine koştular hemen. reis de gerekeni yaptı. hdp tekrar istenilen istikamete sokuldu.

yani akp abd emirleriyle değil de, hakikatten eşref bitlis ve daha niceleri gibi samimi bir süreç yürütse bu olayı pkk'nın ekseninden çıkartmak için her şeyi yapardı. akp ise tam tersini yaptı. çünkü terör vs gibi araçlar, o ağzından düşürmediğin "siyonist" güçlerin başta kalmaları için en büyük güvencedir.

benim derdim senin aktroll olman. lambırcek gibi açık açık bir aktroll değil, sinsi bir aktroll olman. her şeye her konuya sinsi sinsi akp övgüsü sıkıştırman.
0
makbur
(04.07.25)
(10)

elden para alanlar nasıl alıyor?

biseysorcaktim
bazı iş kollarında maddi yükümlülüğü azaltmak için maaşı asgariden gösterip o kadarını bankaya yatırıyorlar, gerisini elden veriyorlar ya. o iş nasıl oluyor? zarfa mı koyuyorlar? zarfa sığmaz ki. bunu merak ettim çünkü sözgelimi kişinin maaşı 60küsür olsun, 20'sini bankadan 40'ını elden alacak olsun
bazı iş kollarında maddi yükümlülüğü azaltmak için maaşı asgariden gösterip o kadarını bankaya yatırıyorlar, gerisini elden veriyorlar ya. o iş nasıl oluyor? zarfa mı koyuyorlar? zarfa sığmaz ki.

bunu merak ettim çünkü sözgelimi kişinin maaşı 60küsür olsun, 20'sini bankadan 40'ını elden alacak olsun. deste deste para mı almış oluyor.

tutar olarak fazla olmasa da, cebine çantasına iki-üç deste para koymak bana garip geliyor.
0
biseysorcaktim
(27.06.25)
evet, büyükçe bir zarfa konuyor.
0
gabe h coud
(27.06.25)
eski işyerim bu şekilde elden veriyordu. maaş günü muhasebeden birileri herkese kapalı zarf teslim ederdi, bi köşede sayardık eksik fazla var mı diye. ama zarfın içinde bozukluklarına kadar vardı. gerizekalılar bari bozuklukları banka kısmına dahil edin, elden kısım sadece 200'lük olsun. 13628 lirayı elden vereceğine, 13600 lirayı elden ver mesela. :d
0
emfuzi
(27.06.25)
Senin örnekteki 40 bin TL bir şey değil. 2 deste 200 TL sadece. Yukarısı normal karton çantaya koyulur genelde.
0
efreet sultan
(27.06.25)
dublindeki hesabından aktarıyor
0
neira
(27.06.25)
muhasebe açısından merak ediyorsanız eğer,

x ve z muhasebe diye adlandırdıkları iki ayrı kayıt vardı. birisi resmi olmayan kısım tahmin edeceğiniz üzere.

örneğin ihracat yaparken bile beyanname tutarını yüksek göstererek, kayıt dışı kısımdan para aklarlardı.

tekstil sektörü olduğu için elden ödeme faturasız işlem falan çok olurdu.
0
emfuzi
(27.06.25)
zarfa koyanlar var. bir de şirketten ya da şirketin dışından alakasız bir kişinin şahsi banka hesabından tüm çalışanların banka hesaplarına para gönderenler de var.
0
co2s2
(27.06.25)
Off shore vs. yöntemlerle kara paralar aklanırken bu söz konusu mesele de oldukça basit şekillerde hallediliyor.

Genel teamül, kanuni limitin üstünde kalan paraganın ya elden ya da ayrıca maaş dışı olarak hesaba havale edilmesidir.

Salgın döneminde devletin işverene "çalışan için" fazladan verdiği paraların bazı namussuzlar tarafından tekrar zorla çalışandan geri alındığına dair haberler mevcuttur.

Biz burada elden verilen parayı, zarfı, kayıt dışı işleri konuşurken bir arama ile asgarî ücretli
futbolcular konusunu içeren haberleri de okumayı unutmayalım.

Daha neler neler..
90arda da tvde vergi kaçırma ve kara para aklamak için naylon fatura çok konuşulurdu.
0
diyecevaplandı
(27.06.25)
Ajanslar yapar bunu, asgariden gösterir, sonra zarfların içine aradaki fark konur.
Dişçi, güzellik uzmanı, estetik doktorları vs de bu yoldan gidiyor artık
0
mor oje
(27.06.25)
200luklerden oluşan 10 bin lira cüzdana sığıyor. Zarfa da 20 bin lira pekala sığar.
0
encokbenisevinnolur
(27.06.25)
biz maaşın bir kısmını zarfsız direk nakit olarak alıyoruz.
0
duyuruuser
(27.06.25)
(12)

yabancı filmlerde ayakkabıyla evde dolaşıyorlar

biseysorcaktim
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.gerçekte nasıl? eve ayakkabı ile giriyorlar mı?ne zaman çıkarıyorlar?bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?ben
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.
kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.

gerçekte nasıl?
eve ayakkabı ile giriyorlar mı?
ne zaman çıkarıyorlar?

bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?

ben çeşitli avrupa ülkelerinde bulundum. aynı türkiye'de olduğu gibi evlere girerken hep ayakkabı çıkarılıyordu. asya'da ayakkabıların bizde olduğu gibi kapıda çıkarıldığını sanıyorum. abd'de nasıl bu durum?

sorum filmler hakkında değil, gerçekte nasıl durumlar?
ayakkabı ne kadar temiz de olsa, evde dolaşılmaz ya.
hadi pis değil, çok hijyenik olsun. yine de rahatsız eder ayakkabı ayağı. terliyor, sıcak, sıkıyor vs.
0
biseysorcaktim
(26.06.25)
e türkiyede de var bu. aşırı zenginler eve ayakkabıyla girebiliyor. sonuçta ev her gün siliniyor vs
0
jelly bear
(26.06.25)
Avrupa'da benim bildigim normali ayakkabiyla eve girmek seklinde. Ne zaman cikardiklarini bilmiyorum, ya yatarkendir ya da pijamalarini giyecekleri zamanda falan cikariyorlardir. Disarida mutlak bir temizlik oldugu soylenemez ama genel mana da Turkiye'de alisik oldugumuz tarzda tozlu bir pislik yok, kopek boku veya cop vs olabiliyor. Mesela araba saganak yagis yiyor, kapali otoparka girip kuruyor, tekerin tabaninda toz olmuyor. Hollanda'da tozdan ziyade daha cok kumlu bir ortam var, disarda ciplak ayak yuruyup gelsen eve kum taneleri gelir bol bol.
0
mbond
(26.06.25)
cok yagmur yagan yerlerde sokaklar o kadar da kirli olmuyor.
0
sonsuz
(26.06.25)
Fransa'da avrupalılar genellikle ayakkabıyla eve giriyor. Kapı onlerinde bir paspas olur, yalandan silip girerler. Ama arap kokenlilerde de ayakkabı cikartma adetleri var.

Gelelim ayakkabilarini ne zaman cikartiyorlar. Ihtiyac duyduklari zaman cikartip, sonra ayakkabı ile gezdikleri evlerinde CIPLAK ayakla rahatlikla yürüyorlar.

Bu arada kaldirimlar kopek b.kuyla dolu. Oyle avrupa, sokaklar tertemiz olayı tamamen hikaye..
0
funl
(26.06.25)
oyle turk annelerinin hayal ettigi gibi camurlu ayakkabilariyla aksama kadar evde gezme gibi bir durum yok. sadece kisa sureli kalislarda falan gezenleri gordum. onu da disarida paspasla siliyorlar.
0
buenosdias
(26.06.25)
amerikayı bilmiyorum ingilterede çıkarıyorlar. çıplak ayakla dolaşıyorlar. girişe bırakıyorlar.
0
avatar is back
(26.06.25)
amerika'da ayakkabiyla giriyorlar ve sacma. disarinin pisligiyle, tuvalete girdigin ayakkabiyla eve girilmez. temiz falan da degil sokaklar ayrica.
0
antikadimag
(26.06.25)
Ben de Fransa'dan konuşayım; bir eve misafir geliyorsa ayakkabi cikarma istenmiyor genelde.
Ama onun dışında kesinlikle bir genelleme yapılamaz. Eve bağlı yani kültür olarak çıkarılır çıkarılmaz denilemez.
Ha misal gene örnek benim hanım evde de dışarıdaki kiyafetleri ile takiliyordu ta ki Türkiye görene kadar. Ben misal dışarıdan eve gelen kişi nasıl aynı kiyafetle takılıyor onu da anlamam.

Misal benim eşimin ailesi hep çıkarır. Eve girenler de çıkarır. Bunlar düz Fransızlar yani.

Sokaklar da temiz denemez asla. Hele ayakkabı ile evde gezecek kadar temiz asla.
Terlik olayi yok yalnız, o yüzden terliği misal Türkiye'den getiriyoruz genelde.
0
logisticsmanager
(26.06.25)
Kafalarına göre bazen ayakkabıyla girip dolaşıyorlar. Terlik gibi ayakkabı ile gezmiyorlar ama bir kere çıkarınca bu sefer çıplak ayakla/çorapla/terlikle geziyorlar.
0
nawar
(26.06.25)
Bence hâlâ pis ama ABD'nin bir sürü şehrinde bir yerden bir yere yürüme alışkanlığı yok, toplu taşıma zaten zayıf. İnsanlar evlerinin garajındaki arabaya biniyor, gidecekleri yerin garajında arabadan iniyorlar. Parkta bahçede gezip çamura buladıkları ayakkabıyla yine girmezler ama standart beyaz yakalı ABD'linin ayakkabıları çok fazla dışarı pisliği görmeyebiliyor.
0
kobuzchu kiz
(26.06.25)
Yani sokaklar ne kadar temiz olabilir? Yunanistan'da yaşadığım zamanlarda, normalde çok titiz biri olmasam da, o parkeleri günde üç kez silesim geliyordu. Avrupa'nın bu olayı aşması lazım.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Gerçekte durum iyi değil bence. Eve ayakkabıyı çıkarmadan girmek diye bir şey söz konusu olmamalı ama Avrupalılar ve Amerikalılar taharet musluğunun bile farkında değil büyük oranda. Kıçını yıkamaktan aciz insan eve de ayakkabıyla girmekte sakınca görmeyebiliyor.

Sokağın temiz olması diye bir şey söz konusu değil. Sokak hayvanı işer, sarhoş kusar, terbiyesiz tükürür. Mutlaka bir şey olur. Sokağın temiz olmasının kriteri, bence çöp atılmaması. Onun dışında bal dök yala durumunun olması imkansız.
0
10551037
(27.06.25)
(4)

lavaşlar kalınlaştı mı?

biseysorcaktim
son zamanlarda dışarıda yediğim kebap, dürüm vs gibi lavaş ile servis edilen ürünlerde lavaş çok kalın geliyor. ince ve dilimlenmiş lavaş ile servis edenler elbette var ama genel olarak pide gibi oluyor benim denk geldiklerim. dürümü pideye sarmışlar ya da kebapla beraber pide vermişler gibi. algıda
son zamanlarda dışarıda yediğim kebap, dürüm vs gibi lavaş ile servis edilen ürünlerde lavaş çok kalın geliyor. ince ve dilimlenmiş lavaş ile servis edenler elbette var ama genel olarak pide gibi oluyor benim denk geldiklerim. dürümü pideye sarmışlar ya da kebapla beraber pide vermişler gibi.

algıda seçicilik mi bendeki yoksa diğer malzemeleri azaltıp hamuru mu kalınlaştırdılar
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
kebabın yanında veya dürümün sarılmasında lavaş kullanılması yanlıştı zaten. kebap yanında lavaştan daha kalın, etin kıymanın yağını içine çekecek derecede hamur ihtiva eden bir ekmek çeşidi yani kebap pidesi olması gerekirdi. metropollerde yapımının daha kolay olması ve maliyet nedeni ile lavaş klanılsa da adanada falan yediğiniz kebaplara tadını veren etkenlerden biri de zaten budur. tırnak pidesinin bir tık incesi, lavaşın 2 kat gibi kalını olması gerekir.
0
ground
(25.06.25)
eskiden servisi yapanlar yanlış yapıyormuş hocam. kebap pidesi ile yenmeli bence et. ground +1.
0
glamdr1ng
(25.06.25)
porsiyonlar düşük insanların karnı ekmekle doysun şikayet etmesin taktiği olabilir
bence dürümde ince lavaş olmalı
çift lavaşa saranlar bile var
0
bir soru sorcam
(25.06.25)
kalın olanlar hazır lavaş sanırım
0
9kuyruklukedi
(25.06.25)
(12)

dakikalık araba kiralıyor musunuz

biseysorcaktim
çıktığı günden beri hep merak ediyorum, çok niyetlendim ama hiç kullanmadım.mantıklı da gelmiyor, ihtiyacım olduğunda araba kiralıyorum.zaten 3-4 saat lazım olacaksa araba kiralarım.tek yöne gideceksem taksiye biniyorum.zaten şehir içinde araba kullanmak sorun oluyor, dakikasına para yazınca araba s
çıktığı günden beri hep merak ediyorum, çok niyetlendim ama hiç kullanmadım.
mantıklı da gelmiyor, ihtiyacım olduğunda araba kiralıyorum.
zaten 3-4 saat lazım olacaksa araba kiralarım.
tek yöne gideceksem taksiye biniyorum.
zaten şehir içinde araba kullanmak sorun oluyor, dakikasına para yazınca araba sürmenin keyfi de olmaz gibi geliyor.

bu hizmetler ne için kullanılıyor? hangi durumlarda işe yarıyor.
0
biseysorcaktim
(23.06.25)
havaalanina giderken mesela. otopark parasi vermiyorsun, taksiden daha ucuz ve toplu tasimadan daha konforlu.
0
sonsuz
(23.06.25)
tiktak, avis, sixt bunlarda vardı en son. kullandığın dk kadar ödüyordun.
0
koela
(23.06.25)
taksiden daha ucuz, hem de daha konforlu. taksicilerin araba kullanmalarini hic sevmiyorum, korkutucu kullaniyorlar. ayrica taksilerin buyuk cogunlugu cok eski, yolda guven vermiyor, tangur tungur gidiyor. klima da acmiyorlar. yurtdisinda yasadigimdan turkiye'de arabam yok, geldigimde ya gunluk kiraliyorum araba cok lazimsa, ya da az lazimsa dakikaliklardan kiraliyorum.
0
lemmiwinks
(23.06.25)
istanbulda kiraladım baya. taksiden ucuza geliyordu. hatta bazı zamanlar kuponlar sayesinde toplu taşımadan bile ucuza geliyordu. baya mantıklı bence.

1 saat altı kullanımlar için baya mantıklı bence. bi de istediğin yerden alıp istediğin yere bırakmak büyük özgürlük. normal araç kiralamada bunu yapamıyorsun.
0
jelly bear
(23.06.25)
dakikalık kiralama yapmam. taksiye binerim. emanetin canı g*tünde olur derler.

yıllarca kaza yapmadım ama o araçla 2 dk. sonra bir yere bindiririm.
0
yurtsuz john
(23.06.25)
sık sık kullanıyorum trafikte hesaplı olmuyor taksiden ucuza geldigi günler geride kaldı ama yine de araba lazım olunca taksiden kat kat konforlu
0
ala09
(23.06.25)
Kısa mesafede, trafik de çok yoksa avantajlı. Neredeyse her gün kullanıyorum. Altı ay kadar önce kaza da yaptım. Karşı taraf %100 suçlu olunca benlik bir durum olmadı.
0
mesuta
(23.06.25)
pahalı deniyordu en son ama fiyatlara bakmadım uzun süredir.
0
vss
(24.06.25)
bana pahalı geliyor.

Zoe koysalar hemen kiralarım.
0
baldan kaymak
(24.06.25)
tiktak'ı ilk çıktığında çok kullandım. taksiden daha ucuza geliyordu, istediğin yere arabayı bırakabiliyordun, müşteri hizmetleri iyiydi.

üzerinden seneler geçti. hala rekabetçi bir fiyatı var mıdır bilmiyorum ama güzel bir servis.
0
sir gawain
(24.06.25)
park yeri endişesi + park yeri ararken 2 kat para ödemek olmasa mis.
0
patronaj1
(24.06.25)
Pratik yapmak için kullandım bir ara. Ufak tefek sürtmelerim oldu. Herhangi bir dönüş almadım bu konuda. Üzerinde durmuyorlar demek ki.
Arabaların çoğunda sigara içilmiş oluyor. Rahatsız edici.
0
auroraaurora
(24.06.25)
(4)

nohut meselesi - 1inci kalite

biseysorcaktim
migros marka nohut 1kg 55 lirahasata marka nohut 1kg 120 lira (indirimde 90 lira)reis, duru başka markalar da benzer fiyatta.baktım etiketlerine: migros da hasata marka ürün de aynı özelliklere sahip. 1inci kalite yazıyor üzerinde ve koçbaşı nohut. hasatanın üretim yeri kırşehir'miş. geleneksel tohu
migros marka nohut 1kg 55 lira
hasata marka nohut 1kg 120 lira (indirimde 90 lira)
reis, duru başka markalar da benzer fiyatta.

baktım etiketlerine: migros da hasata marka ürün de aynı özelliklere sahip. 1inci kalite yazıyor üzerinde ve koçbaşı nohut. hasatanın üretim yeri kırşehir'miş. geleneksel tohum. migros'unkin de öyle bir şey yazmıyor ya da ben görmedim.

ama 1inci kailte olduğu ve koçbaşı türünde olduğu yazıyor iki pakette de.

migros'unkinde nohut taneleri biraz daha küçük gibi geldi.
ama göz yanılması da olabilir çok belirgin bir küçüklük değildi bu.

edit: (1mm fark bile kaliteyi etkilermiş. 8mm, 9mm gibi farklar varmış. ama bu karşılaştırmada ikisi de aynı ölçüde mi bilmiyorum etiketlerde göremedim. migros'unkine 8, hasataya 9mm diyelim tahmini olarak)

--
kaliteleri farklı mı yine de, ne fark ediyor?
0
biseysorcaktim
(20.06.25)
Büyüğü makbuldür.

Ayrıca kendi adıyla yaptırdığı üretimlerde kar marjını azaltarak ve siparişle üretim yaptırdığı için maliyeti de azaltarak reklamı olsun diye fiyatı düşük tutar.
0
Mirket
(20.06.25)
eşit kalite altında migros marka olanı biraz daha ucuz bekliyorum elbette ama 2katından az biraz daha fazla bir fark var. o kadar da olmaz sanıyorum.
0
🌸biseysorcaktim
(20.06.25)
Boy farkından da bahsettin. Eşit kalite değiller yani. Ayrıca bu enflasyonist ortamda 3-4 ay arayla sipariş edilmiş aynı marka iki ürün arasında bile o kadar fiyat farkı olabilir. Şaşmamak lazım.
0
Mirket
(20.06.25)
migros markalı nohutları yayla agro gıda üretiyor: www.migros.com.tr

yayla bakliyat'ın da migros'ta iki çeşit nohutu var. ikisi de koçbaşı nohut.

biri bu, 50 lira: www.migros.com.tr
biri bu, 115 lira: www.migros.com.tr

yani aynı markanın bile koçbaşı diye sattığı iki ayrı fiyata satılan iki ayrı nohutu olduğuna göre bir boyut farkı var. hatta migros marka olanın eşdeğeri yayla olan daha ucuz.

ben bu durumlarda üreticisine bakıyorum. aynı üretici ise migros olanı alıp geçiyorum. firmalar bazı ürünlerde yüksek kalite olanlar kendi markasıyla, düşük kalite olanları market markasıyla paketliyor olabilir. örneğin dardanel ton balığı parçalamadan kestiği balıkları dardanel diye, keserken biraz dağılıp parçalananları migros, harras, vs diye paketliyor. arada da dünya kadar fark var. aynı balık, aynı fabrika.

bakliyat, süt ürünü vs hepsinde bu yöntemi uygulayabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(21.06.25)
(5)

yunan adalarına kapıda ve 1 yıl geçerli pasaport

biseysorcaktim
pasaportun süresi bitti ve eylül ayından sonra başka bir pasaporta hak kazanıp onun için başvuru yapacağız. ancak yazın yunan adasına gitme durumumu var. maliyeti düşük olsun diye 1 yıl geçerli pasaport alıp başvuru yapmak istedik ancak şartlar arasında şu kafa karıştırdı:"* ..Yunan Adaları’na giriş
pasaportun süresi bitti ve eylül ayından sonra başka bir pasaporta hak kazanıp onun için başvuru yapacağız. ancak yazın yunan adasına gitme durumumu var. maliyeti düşük olsun diye 1 yıl geçerli pasaport alıp başvuru yapmak istedik ancak şartlar arasında şu kafa karıştırdı:

"* ..Yunan Adaları’na girişte, seyahat tarihinden itibaren 1 yıl geçerli pasaport .."

biz umumi pasaportu aldığımızda muhtemelen bir yıldan iki hafta kadar azalmış olacak bu süre. şimdi bir kaç gün ya da en fazla iki haftalık bu fark için, en az 2 yıllık pasaport mu almalıyım?

genelde 6 ay geçerli pasaport isterlerdi, 1 yıl nereden çıktı.
0
biseysorcaktim
(20.06.25)
vize kısmı hali hazırda sıkıntılıyken en ufak bir açık olumsuz sonuç verebilir diye düşünüyorum.
özellikle seyahat tarihinden itibaren 1 sene geçerli pasaport demişlerse 2-3 haftayı keyiflerine göre bahane edip vize vermeyebilirler.(bence)
0
nwnd
(20.06.25)
bunu tur şirketlerine sor bence. en iyi onlar cevaplar sıkça uğraştıkları için.
0
jelly bear
(20.06.25)
@jelly bear; çok haklısınız. ama bu konuda artık ne tur şirketlerine ne de aracılara güven olmuyor. kendisi nasıl olsa parasını alacak diye red gelebilecek evrak teslim edebiliyorlar, veya evrakı hiç teslim etmeyip red geldi diyerek milletin parasını cukka ediyorlar.
0
nwnd
(20.06.25)
tur şirketlerinin birinde 1 yıl, diğerlerinde 6 ay denmiş. dentur'da 3 ay yeterli denmiş hatta.

dış işleri bakanlığının yunanistan sayfasında ise ilk kez yunanistan'a gidiliyorsa 1, ikinci gidişse 6 ay geçerli bir pasaport yeterli denmiş. ama o kapıda vize ile ilgili değil, başka bir konu hakkında. bizim ilk gidişimiz değil. (www.mfa.gov.tr)

ben 1 yıllık (tahmini 11 ay kadar süresi kalmış) pasaportun yeterli olacağını düşünüyorum ama bi tur şirketlerine sorayım en iyisi. tur şirketleri başka başka şey söylediği için daha kesin başvurabileceğim bir kurum var mı acaba?
0
🌸biseysorcaktim
(20.06.25)
Pasaportun süresi 12 ay değil de 11,5 ay kaldı diye sorun çıkaran eminim sorun çıkaracak başka neden de bulur düşüncesindeyim. Bana kalırsa; sorun olmaz.
0
kumandanim
(20.06.25)
(3)

istanbul kart dijital uygulaması

biseysorcaktim
dijital kart ile otobüs/metroda ödeme yaparken her seferinde login olmak mı gerekiyor yoksa var mı bi ayarı?login süresi çok kısa, 2 duraklık aktarma yaparken bile session bitiyor tekrar şifre, sms falan uğraşmak gerekiyor tam otobüse binerken login olunuz diye uygulamadan atıyor.aynı zamanda kredi
dijital kart ile otobüs/metroda ödeme yaparken her seferinde login olmak mı gerekiyor yoksa var mı bi ayarı?

login süresi çok kısa, 2 duraklık aktarma yaparken bile session bitiyor tekrar şifre, sms falan uğraşmak gerekiyor tam otobüse binerken login olunuz diye uygulamadan atıyor.

aynı zamanda kredi kartı uygulaması olduğu için logout etmesini anlıyorum ama her otobüse binerken ya da aktarma yaparken 2fa ile login olmak zorunda mıyım?
0
biseysorcaktim
(17.06.25)
her seferinde login olmak gerekiyor. sacma sapan isler.
0
buenosdias
(17.06.25)
kredi kartının nfc özelliği ile 1500 tl altını harcıyorsun, ama bir bilet binmeye gelince türlü saçmalıklar
0
denemeyanilma
(17.06.25)
ios'da qr ile ödeye basınca; 3-5 defa login olmadan qr gösteriyor.
0
mutlu yillar sana
(17.06.25)
(1)

şirketlerin geri bildirim bağımlılığı

biseysorcaktim
artık aldığım her hizmetin ardından bir sms geliyor "bizi puanlayın, aldığınız hizmetten memnun kaldınız mı" eskiden bu kadar çok değildi, arada bir isteniyordu bu puanlama. çağrı merkezini arasam da, bir yerden alışveriş yapsam da, eve sipariş versem de illa soruyorlar.önceden zaman ayırıp yapıcı e
artık aldığım her hizmetin ardından bir sms geliyor "bizi puanlayın, aldığınız hizmetten memnun kaldınız mı" eskiden bu kadar çok değildi, arada bir isteniyordu bu puanlama. çağrı merkezini arasam da, bir yerden alışveriş yapsam da, eve sipariş versem de illa soruyorlar.

önceden zaman ayırıp yapıcı eleştirilerde bulunuyordum da artık dikkate bile almıyorum çoğu geri bildirim isteğini.

şirketlere bunların faydası var mı?
daha önce bir b2c'de çalışmıştım da kullanıcılardan gelen yorum ve geribildirimlerin çoğunun işe yaramayacak hatta ürünün gelişimini olumsuz etkileyecek nitelikte olduğunu biliyorum.
0
biseysorcaktim
(13.06.25)
Uzun zamandır daha fazla darlandığım bir şey yok.
Markete gidip bir ürün alıyorum ofise girdiğim an mesaj geliyor, kargom teslim ediliyor mesaj geliyor.
Hadi kargoyu anlayabilirim, çağrı merkezini de anlayabilirim seninle ilgilenen kişiyi puanladığın için en azından çalışan kişiye belki bir faydası olur diye yapıyorum. Kargoyu veren adam özellikle rica ediyor belli ki onun için önemli.
Ama mağaza puanlamak vs. darlıyor insanı.
0
mutekebbir
(13.06.25)
(2)

cloudstream uygulaması hakkında

biseysorcaktim
android cihazlarda çalışan böyle bir açık kaynak kodlu uygulama var.bir süredir kullanıyorum ben de.birileri de kaçak dizi/film sitelerini içerik sağlayıcı olarak uygulamaya eklemiş ve uygulama üzerinden izlenebiliyor.kaçak dizi/filmcilerin url'leri sık sık değişiyor, bu kişiler de otomatik olarak d
android cihazlarda çalışan böyle bir açık kaynak kodlu uygulama var.
bir süredir kullanıyorum ben de.

birileri de kaçak dizi/film sitelerini içerik sağlayıcı olarak uygulamaya eklemiş ve uygulama üzerinden izlenebiliyor.

kaçak dizi/filmcilerin url'leri sık sık değişiyor, bu kişiler de otomatik olarak domain değişikliklerini uygulamadaki listelere uyarlıyorlar.

sorum şu:
cloudstream app'inde repo'yu silip tekrar yüklemem mi lazım güncel listeyi almak için yoksa app her açılışta güncel adres listesi kontrolü yapıyor mu?
0
biseysorcaktim
(12.06.25)
öyle uygulamalarda film dizi kaynak araması filmi seçince olur muhtemelen o aşamada sürekli güncel hali geliyodur
0
nahtoderfahrung
(12.06.25)
güncel adresi sen bulup hesap ekleden ekleyeceksin.
diğer hesabı da sil.
0
jamswety
(12.06.25)
(4)

eskiden dinlediğim bir epik music

biseysorcaktim
10 belki 15 sene önce dinlediğim bir epik müzik vardı.bağımsız bazı oyunlarda da kullanıldığını biliyorum.acaba neydi? N ile başladığını biliyorum -grubun adını hatırlamıyorum. o yıllarda çok popülerdi. epic music deyince ilk akla gelirdi, youtube-google'da hemen çıkardı. artık çıkmıyor tabi.fazla d
10 belki 15 sene önce dinlediğim bir epik müzik vardı.
bağımsız bazı oyunlarda da kullanıldığını biliyorum.

acaba neydi? N ile başladığını biliyorum -grubun adını hatırlamıyorum. o yıllarda çok popülerdi. epic music deyince ilk akla gelirdi, youtube-google'da hemen çıkardı. artık çıkmıyor tabi.

fazla data veremedim. ama yine de belki bulmama yardım edersiniz.
0
biseysorcaktim
(07.06.25)
yok ya, haggard, nightwish, epica, within temptaion gibi grupların müzikleri değil. immediate music grubunun ismi aklımda ama onlar da çok fragman yapmışlar. belki o yüzden tanıdıktır.

* aradığım müziği düşündükçe aklıma our solemn hour geliyor. belki bir benzerlik vardır.
* grubun adı N ile değilse bile en çok dinlenen parçası N ile başlıyor olabilir.
0
🌸biseysorcaktim
(07.06.25)
Two steps from hell diye bir grup var oyunlara vs epik müzikler üretiyorlar, onların şarkılarından biri olabilir mi
0
grimavi
(07.06.25)
teşekkürler. ama sanırım değiller.

epik müzik'te fazla çeşitlilik yok sanırım.
ne dinlersem dinleyim, dinledikçe "hah işte buna benzer bir şey vardı" diyorum.
ya bendeki kayıtta sanatçı ismi yanlış yazıyordu ya da two steps from hell değil.
immediate music olabilir grubun ismi çünkü çok tanıdık ama onların diskiografilerini taradım ve aradığım müzik yok.

elimde tek elle tutulur parametre var. o da 15 sene önce dinliyor olmam
ve bazı bağımsız oyunlarda oyunun müziğini görmüş olmam.

ama bu iki parametre ile bulmam neredeyse mümkün değil.

o yüzden siz 15 sene önce de var olan epik müzik'leri paylaşabilirsiniz. teşekkürler.
0
🌸biseysorcaktim
(07.06.25)
gece aklıma geldi.

es posthmus - nara
www.youtube.com

aradığım grup es posthmus
www.youtube.com
0
🌸biseysorcaktim
(07.06.25)

beyaz üstüne siyah boya

biseysorcaktim
mutfak dolaplarını ve tezgahı bianca akrilik boya ile boyadık.sonda tezgahı siyah yapsak daha mı iyi olur diye düşündük.3 kat beyaza boyadıktan sonra (kurudu), siyah boya ile tezgahı boyayabilir miyiz?
mutfak dolaplarını ve tezgahı bianca akrilik boya ile boyadık.
sonda tezgahı siyah yapsak daha mı iyi olur diye düşündük.
3 kat beyaza boyadıktan sonra (kurudu), siyah boya ile tezgahı boyayabilir miyiz?
0
biseysorcaktim
(04.06.25)
(3)

Süzer plaza kaldırılabilir mi

biseysorcaktim
Teknik olarak bu mümkün mü? Etrafında tarihi binalar varken bu ölçekte bir yapı yıkılabilir mi, yıkılırsa kaç yıl sürer ve maliyeti ne olur?Teknik kısmı halledildi diyelim, bu bina kamulaştırılmak istense ne kadar tutar? İçinde otel, rezidans ve iş yerleri var. Bazı rezidansların fiyatı 800milyon tl
Teknik olarak bu mümkün mü?
Etrafında tarihi binalar varken bu ölçekte bir yapı yıkılabilir mi, yıkılırsa kaç yıl sürer ve maliyeti ne olur?

Teknik kısmı halledildi diyelim, bu bina kamulaştırılmak istense ne kadar tutar? İçinde otel, rezidans ve iş yerleri var. Bazı rezidansların fiyatı 800milyon tl gibi rakamlara ulaşıyor (1150m2 10oda)

Tamamı o zaman 100milyar lirayı aşar. Yıkması da çok aşırı maliyetlidir.
0
biseysorcaktim
(04.06.25)
Yani simdi devlet kamu yarari karari alip da burayi yikmaya karar verirse piyasa degerini odemez. Daha az teklif eder.

Buranin yikilmasi icin devletin kamu yarari karari almasi lazim. Mal sahibi de muhtelemen bunu kabul etmez. Durum mahkemelik olur. Mahkeme yillar surer. Sonra mahkemenin karar verdigi piyasa fiyati belirlenir ardindan sonuc olarak yikilir. Ama sahibindendeki fiyatlar seviyesinde bir fiyat hicbir zaman odemez devletimiz :)

Yikimi da maliyetli olur tabiki. Cevresi tarihi yapi dolu ayrica stad da var. Ama arsa sorunu cozulurse bir sekilde yikarlar orayi.

Ama sorun su ki yikilsa yerine ne yapilacak. Yeni bir cami daha yaparlar muhtemelen :)
0
nuevo
(04.06.25)
Süzer plaza zaten hukuki olarak da tartışmalı bir bina. Normal şartlarda 24 metre izni var. Siyasetten arındırılmış bir hukuk sisteminde bu yapının oradan kaldırılması hiç de düşünüldüğü kadar masraflı olmayacaktır. Ancak gerçekçi olmak gerekirse mevcut düzende a partisi gidip b partisi gelse dahi, iş ve para ilişkileri siyaset üstü olduğu için oradan halkın lehine bir sonuç çıkacağını sanmıyorum. Devrim konuşuyorsak o başka ama :)
0
thracia
(04.06.25)
royksopp'un bu konu ile ilgili güzel bir şarkısı var

Röyksopp & Alison Goldfrapp - 'Impossible'
www.youtube.com
0
duyurukullanıcısı
(04.06.25)
(4)

ödem ve karın şişikliği - sigara mı

biseysorcaktim
son günlerde karnım çok şişik. içtiğim su mu, yediğim bir şey mi bilmiyorum. iki-üç aydır hafta 2 paket ortalamasında sigara tüketiyordum geçen haftasonuna dek. bu iki-üç aylık periyottan önce sosyal içiciydim ya da haftada bir-ikiyi pek nadir geçerdi.tuvalet alışkanlığımın değişmesi ve karnımdaki r
son günlerde karnım çok şişik.
içtiğim su mu, yediğim bir şey mi bilmiyorum.

iki-üç aydır hafta 2 paket ortalamasında sigara tüketiyordum geçen haftasonuna dek. bu iki-üç aylık periyottan önce sosyal içiciydim ya da haftada bir-ikiyi pek nadir geçerdi.

tuvalet alışkanlığımın değişmesi ve karnımdaki rahatsız edici şişiklik ve hatta ödem hissi sigarayı birden bırakmamla ilgili olabilir mi?

stres, uyku bozukluğu, soğuk algınlığı tarzı rahatsızlıklar, alerjik rinit gibi bir çok faktör daha var bugünlerde hayatımda onlar da etkilemiş olabilir elbette.

sigarayı bıraktığım içinse, ne zaman düzelir?
0
biseysorcaktim
(29.05.25)
Sindirim sorunu yaşayabileceğin bir ürün tüketmiş olabileceğini daha olası görüyorum, misal lektin ya da belki gluten içeren bir ürün buna neden olmuş olabilir, önceden bu tip etkisi olmayan bir ürün sonradan akut ya da kronik bir şekilde buna neden olabilir, o nedenle gözünden kaçmış olabilir, bunun bence sigarayı bırakman bir ilgisi olmaz. Evet bazı eski çalışmalar nikotinin kafein gibi laksatif etkisi olduğunu gösteriyor ama "bence" senin durumunda çok olası bir ihtimal değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.05.25)
tuzu azalt. bol su iç. stres de ödem yapabilir.

mümkünse fazla fazla terle.
0
yurtsuz john
(29.05.25)
Ne olduğu hakkında bilgim yok ama bana iyi görünmedi genel cerrahiye gitmeni şiddetle tavsiye ederim.
0
rumpleteazer
(29.05.25)
Kimyon iyi gelir diyorlar ama kaynağım yok, bi dene istersen
0
vedatchilipeppers
(29.05.25)
(4)

acemi sürücü / ilk araba mevzusu

biseysorcaktim
yaklaşık 15 yıldır ehliyetim var ancak aracım yok.aile içinde akadaşlar arasında lazım oldukça son bir-iki yıla kadar sadece kırsalda, ilçe içinde, şehir merkezi dışında vs arabayı kullanırdım.son bir kaç yıldır tatillere giderken farklı farklı arabalar kiralayıp kullandım. şehir merkezinde, istanbu
yaklaşık 15 yıldır ehliyetim var ancak aracım yok.
aile içinde akadaşlar arasında lazım oldukça son bir-iki yıla kadar sadece kırsalda, ilçe içinde, şehir merkezi dışında vs arabayı kullanırdım.

son bir kaç yıldır tatillere giderken farklı farklı arabalar kiralayıp kullandım. şehir merkezinde, istanbul'un içinde, esenyurtta mecidiyeköy'de, izmir, antalya gibi tatil yerlerinde hatta yurtdışı dahil izmir'den van'a bir çok şehirde epey kullandım farklı farklı bir çok araçları. istanbul'un merkezi ve trafiğiyle ünlü yerinde yaşıyorum ve sık sık eve farklı ve emanet arabalarla gelip gitmem de gerekti.

şimdi araba alacak olsam ilk araban düşük model bir şey olsun düşüncesiyle mi hareket etmeliyim? acemi sürücü değilim kesinlikle. şoförlük becerim ve trafik becerilerim iyi.

"ilk araban düşük model olsun" düşüncesinin tek nedeni "ufak tefek kazala yaparsın canın yanmaz" değildir diye düşünüyorum. başka sebepleri var mı? mesela kasko, sigorta ilk araba sahipleri için yüksek oluyor sanırım.

arabanın cam suyunu yenileyip, arada bir tekerleklerinin havasını kontrol etmek dışında kullandığım hiç bir arabanın bakımını yapmam gerekmedi.
0
biseysorcaktim
(26.05.25)
ilk araban düşük model olsun sürtüp çarparsan masrafı az olur gibi bi algı var ama onların da mekanik sorunları çıkabiliyor. ayrıca kaporta işlerinde eski yeni araba için fiyat çok fark etmiyor. yedek parçalarında fiyat farkı oluyor ama aradaki fark uçurum değil tabi.

Bir tane yeni model araç alıyorsunuz konu çözülüyor.
0
duyuruuser
(26.05.25)
istediginiz arabayi alin. genelde ilk arabasi olanlarin kaza riski yuksek olur tecrubeleri olmadigi icin, ondan oyle denir. biraz da kisilikle alakali, ben 0 araba almistim. esim acemiydi ama onun kullanmasindan da cekinmedim. ufak tefek surtme vurma da oldu, takmadim. araba bu her sey olabilir. onemli olan isinizi gorecek, guvenli ve seveceginiz bir araba almak.
0
lemmiwinks
(26.05.25)
Yine bulunduğun yerde yoğun trafikten dolayı ilk araban
düşük model olsun.
Her düşük model, seni sanayiye müdavim ettiren model değildir.

Satın alacağın sırada yanında
bu işlerden anlayan biri olsun.
Ekspertiz de ihmal edilmez tabi.
0
diyecevaplandı
(26.05.25)
hocam acemi şöförlere eski araç tavsiye edilmesinin sebebi, olası bir kazada tamir masrafının düşük olması değil aracın daha az değer kaybetmesidir. eski bir araç yaptığınızda, sürtme/çarpma gibi durumlar olduğunda aracı satarken az bir zararla satabilirsiniz. ancak yeni (özellikle kazasız) bir araç alıp ufak bir kaza yaptığınızda bile aracın 2. el satış fiyatı çok düşer. "ben kendime güveniyorum, gerekirse pert olana kadar bunu kullanırım" derseniz daha yeni araç bakabilirsiniz. yoksa da eski bir japon arabası (motorlar sağlam oluyor, fazla masraf çıkarmıyor) daha iyi olur.
0
shadowfollower
(26.05.25)
(6)

çamaşır / bulaşık makinesi alırken nelere dikkat edelim

biseysorcaktim
evde ikisi de var ama eski, benim bekarlık dönemimden kalma ve yenilerini almamız gerekiyor. ev küçük olduğu için kurutma makinesi alamıyoruz ama kurutmalı makine olsa şahane olur. balkon da yok. yatak odasında daimi bir kuruluk var üstünde sürekli kılık kıyafet var. kuruluğu atmak, yoketmek istiyor
evde ikisi de var ama eski, benim bekarlık dönemimden kalma ve yenilerini almamız gerekiyor.

ev küçük olduğu için kurutma makinesi alamıyoruz ama kurutmalı makine olsa şahane olur. balkon da yok. yatak odasında daimi bir kuruluk var üstünde sürekli kılık kıyafet var. kuruluğu atmak, yoketmek istiyorum. o kadar nefret ettim varlığından.

bosch, siemens, electroluk almış müstakbel eşimin arkadaşları memnunlarmış. en iyisi onlarmış. ben böyle şeylere inanmıyorum.

arçelik mağazalarında geçerli yüzde on gibi bir indirimimiz de var. duruma göre değerlendirebiliriz.

eski çamaşır ve bulaşık makinesi bence gayet iyi durumdalar, onları köy evine taşıyacağım. bulaşıkta da çamaşırda da neredeyse sürekli aynı modu kullanıyoruz. full / orta / hızlı gibi üç mod yeter bana her iki makine için de.

bir de benim eskiden kalma alışkanlığım makine dolmadan açmamak.
sırf bu yüzden onlarca iç çamaşırı aldım kendime çünkü iki tane atlet şort için makineyi çalıştıramazdım. ama en büyük arzularımdan biri de, sadece 1 tişörtü atıp sadece 1 tişörtü yıkamak ama makinenin de buna uygun oranda enerji/su/kaynak harcaması. var mı öyle şeyler?

teşekkürler.
0
biseysorcaktim
(23.05.25)
Hiçbir ev tipi çamaşır makinesi 1 tişört için 1 tişörtlük su ve elektrik ve deterjan harcamaz, sadece mesela (tamamen örnek olsun diye söylüyorum) 4 kg çamaşır için ayrı, 5 kg çamaşır için ayrı, 7 kg için ayrı tarife uygular. 1 çamaşır 2 çamaşır diye bir kodlamaları yok onların.

3 program fazla fazla yeter. En azından 12-13 sene önce aldığım Altus marka bulaşık makinesini hâlâ çatır çatır kullanıyoruz her gün, daha bozulmadı. Nazar değmesin tabi de.

Çamaşır makinesini 11 kg olandan alın derim, zira yorgan battaniye yıkamak için kuru temizlemeye göndermek zorunda kalmazsınız.
0
muhayyer divan
(23.05.25)
o kurutma teli kadar lanet bir şey yok. evde kurutmanın yarattığı rutubet de çok çok kötü olay. hem kurutmalı hem yıkamalı olan makineler iyi değil diyorlar ama evde çamaşır kurutacağıma ne kadar kötü olsa da makine alır geçerdim.
çamaşır makinesinde en büyük tavsiyem olabilecek en yüksek hacmi almaya çalışmanız olur. battaniye vs yıkarken çok faydası oluyor. bulaşıkta da otomatik kapı açma özelliği güzel olabilir ama çok ekstra bir şey bence. sadece kapağı açmayı unutup boşaltırken sürekli etrafa su damlaması çok gıcık bir şey :))
0
nolmus yani
(23.05.25)
kurutma makinesini çamaşır makinesinin üstüne koyacak yer de mi yok?

bulaşık makinesi için eko ve kısa program olsa yeterli. ekstra durulama fonksiyonu da olsa iyi olur.

her ikisi için de arçelik'ten memnunum ben.
0
inheritance
(23.05.25)
bulasik mak. arcelik en basitini alin gecin derim, genelde 1 ya da 2 program kullaniliyor zaten, mutlaka 1 saatlik kisa programi olsun. ben en ust rafi catal bicaklik olanlardan (tek tek dizdiginiz) nefret ediyorum ama tercih meselesi.
camasir mak de kesinlikle 11 ya da 8 kilo filan neyse olandan alin, mumkunse kurutmali, artik teknoloji ilerledi. onda da mutlaka yarim saatlik 1 saatlik kisa program olsun, insaatta filan calismiyorsaniz zaten normal isine gucune giden insana yetiyor. kurutumaliktna ben de nefret ediyorum ama makinem o kadar iyi ki (arcelik) bozulana kadar bekleyecegim, bir gun bozulursa o zaman kurutmali alacagim.
0
kassiopeia
(23.05.25)
@ inheritance
çam/bul makineleri ikisi de mutfakta tezgah altında duruyor. o yüzden ayrı bi kurutma makinesi alamam, üstüne koyacak yer yok.

cevaplara teşekkürler.
başka öneriler varsa dikkate alırım.
0
🌸biseysorcaktim
(23.05.25)
Tadilat yaparak banyoya koyabiliriz ama belki bir süre sonra bu evden taşınırız diye o işe girmiyorum

Ama kurutma makineleri su tesisatının olduğu yerde olmak zorunda değilmiş. Başka bir odaya koyabilirim. Isı pompalı olanlar ortamı çok ısıtmıyor dediler.

Kurutmalı çamaşır makinesini eledik şuan.
Çamaşır bulaşık da çok fazla seçenek var ama kat veremedik.
0
🌸biseysorcaktim
(23.05.25)
(5)

Uzaktan çalışma istisnai durum haline mi geldi?

biseysorcaktim
Covid ile başlayan evden çalışma furyası günbegün azalıyor mu?ben o zamandan beri evden çalışıyorum, çok da alıştım yıllardır. başka bir işe geçecek olsam yine uzak ya da hibrit çalışırım diyorum. ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla artık ofise gidiyorlar.az önce başka bir duyuru görünce oradan a
Covid ile başlayan evden çalışma furyası günbegün azalıyor mu?
ben o zamandan beri evden çalışıyorum, çok da alıştım yıllardır. başka bir işe geçecek olsam yine uzak ya da hibrit çalışırım diyorum. ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla artık ofise gidiyorlar.
az önce başka bir duyuru görünce oradan aklıma geldi.

uzaktan yapılabilir işlerde de artık ofis mi aranıyor ve çalışanların ofiste olması mı tercih ediliyor?
0
biseysorcaktim
(23.05.25)
Evet bu durum nispeten yayginlasti. Bildigim sirketlerden biri 2 hafta surekli ofis 4 hafta surekli ev seklinde calisiyordu. Haftada 3 gun ofis modeline donduler. Ayda 6 rastgele is gunu calisan diger bir sirket bu sekilde devam ediyor.
0
mbond
(23.05.25)
Ofise dönüş baskısı olduğu kesin. Banka IT'leri açısından konuşursam %100 ofise gelmeyi kamu bankaları tercih ediyor, çoğunlukla ya hibrit (haftada 1-2 gün ofis) ya da tamamen uzaktan çalışma.

Ofise dönüş zorlaması tepkiyle ve istifalarla karşılanıyor, gidenin yerini doldurmak zor. Bu arada bazı şirketler istese de dönemiyor çünkü ofiste 100 kişilik kapasite varsa, 200-300 çalışanları var. Geçmiş 5 yılda artan çalışan sayısı bu konuyu ayrı bir açmaza sokuyor.
0
Lethe
(23.05.25)
Biz 2 gün ofise gidiyoruz patron 3 günü zorlamak istiyor. Ama bu süreçte şehir dışına taşınanlar vs oldu, yazın zaten olan yazlığına gidip çalışıyor yani hakkaniyetli olmayacak bu karar. Açıkçası ben konu her açıldığında mukavemet gösteriyorum ama nereye varacak bilinmez.
0
peki madem
(23.05.25)
Bizim sektörde hala ilanların yarısı uzaktan is ilanlarında baktığım ilk kriter uzaktan olması
0
mirty
(23.05.25)
ben uzun yıllar uzaktan çalıştıktan sonra "maalesef" bir kurumsal şirkete girdim ve baya 5 tam gün ofise geliyorlar. sakal tıraş zorunlu, ceket gömlek zorunlu. wallah zor iş, en güzeli hybrid idi.

şirketler biraz dönme eğilimi taşıyor ya da hybrid istekleri var gördüğüm kadarıyla.
0
picassoishere
(23.05.25)
(3)

Bir Müslüm gürses şarkısı - Temmuz akşamı

biseysorcaktim
Şarkının sözlerini tam duyamadım. Bir iki kelime yakaladım onlarla da Google’da bulamadım. Temmuz akşamında çekip gittin gibi bir şey dedi. Yanlış da anlamış olabilirim. Temmuz kısmından eminim. Hangisi olabilir
Şarkının sözlerini tam duyamadım. Bir iki kelime yakaladım onlarla da Google’da bulamadım.

Temmuz akşamında çekip gittin gibi bir şey dedi.
Yanlış da anlamış olabilirim. Temmuz kısmından eminim.

Hangisi olabilir
0
biseysorcaktim
(15.05.25)
müslüm değil, temmuz değil

bu olabilir mi? akşam güneşi www.youtube.com

bırakıp gittin falan var, temmuz yok ama güneş var.
0
exlibris
(15.05.25)
nerdeyse tum sarkilarini biliyorum. oyle bir sarkisi yok. varsa da cok sasiririm.

ama bu bilgilere yakin aklima gelen

youtu.be
0
buenosdias
(16.05.25)
müslümün yok. erol budan veya hakan taşıyandan dinlemişsindir muhtemelen.
0
ground
(16.05.25)
(7)

3d dişli yazdırmak

biseysorcaktim
arzum prochop adında bir blender'ım var.dişlisinin kırıldığını farkettim. onu değiştireceğim.elimde 3d yazıcı var. bir denemek istiyorum olacak mı diyeama aynı dişli tasarımını nasıl yaparım bilmiyorum.eminim belli bir standartı vardır ve 3d kütüphanelerinde bulabilirim.bahsi geçen dişli şu:https://
arzum prochop adında bir blender'ım var.
dişlisinin kırıldığını farkettim. onu değiştireceğim.

elimde 3d yazıcı var. bir denemek istiyorum olacak mı diye
ama aynı dişli tasarımını nasıl yaparım bilmiyorum.

eminim belli bir standartı vardır ve 3d kütüphanelerinde bulabilirim.

bahsi geçen dişli şu:
www.hepsiburada.com

ölçüleri çapı 12 ya da 13mm, yüksekliği ise 10mm
12 tane dişi var.


ibb.co
ibb.co
ibb.co

varsa standartı, nedir ismi, nereden bulurum?

edit: buldum sanırım. emin değilim ama deniyorum.
şunu yazdırıyorum.
www.3dfindit.com

edit:
bulamamışım.
bana lazım olan çarkı buldum ama 3-4 katı büyüklüğünde oldu.
doğru ölçeklendiremedim.
0
biseysorcaktim
(14.05.25)
elinde kumpasın var mı? var olan dişliyi dikkatlice ölçmen gerekiyor, bir sürü farklı değer var çünkü dişlide. diş sayısı, diş boyu, diş aralığı, iç çapı, dış çapı, kalınlığı vs. böyle rastgele bir dişlinin uyma ihtimali sıfır gibi bir şey. özellikle o modelin o dişlisinin çizimine denk gelmediğin sürece.

3d gear generator şeklinde bir arama yapıp, istediğin ölçüde dişli tasarımı yapan programlar bulabilirsin.

www.stlgears.com

spur gear olan versiyonu senin aradığın. geriye sadece elindeki dişliyi ölçmek ve bu sitede hangi ölçünün dişlinin neyine denk geldiğini bulmak kalıyor.

bu arada malzeme olarak pla kullanmanı önermem. mümkünse abs, eğer kapalı kabinli yazıcın yoksa en kötü ihtimalle petg öneririm.
0
emfuzi
(14.05.25)
elimde şuan pla var.
bununla deneyim, maksat işin eğlencesi. dişliyi uygun şekilde üretebilirsem dayanıklısını yaparım dediğiniz malzeme ile.

aslında bahsettiğim sitedeki dişli benim aradığıma benziyor ancak çok büyük.
her yeri aynı oranda küçültesem istediğim olacak.

elimde kumpasım yok, metre ile bu kadar ölçebildim.
yükseklik 10mm
çap 13 mm
dişli sayısı 12

verdiğiniz site üzerinden yapınca olacak gibi.
teşekkürler
0
🌸biseysorcaktim
(14.05.25)
genelde böyle dişlilerde kolay olsun diye cetvel yanında foto çekip 3d tasarım programlarına fotoyu importluyorlar. oradan son düzeltme ve ölçeklendirmeyi yapıyorlar.
makerworld gibi sitelerde gear generatorlar da var. parametreleri giriyorsunuz program hallediyor. onlara da bi bak
0
glamdr1ng
(14.05.25)
stlgears üzerinden oluşturdum.
ama bir türlü iç boşluğunu uygun şekilde oluşturamıyorum, güç uygulanınca aks boşta dönüyor.

orjinal parçada aksa girdiği orta noktada çok ufak tırtıklar var. sanırım yuvarlak demirde kaymasını onlar engelliyor.

ben o tırtıkları yapamıyorum. ya da stlgears'te yapılabiliyor mu bu?
kaymasını engellemek için yapabileceğim bir şey var mı?

kaysın istesek yağ süreriz hani, işte onun tam tersi.
0
🌸biseysorcaktim
(14.05.25)
Mcmaster com dan indir 3d modeli
0
lapaz
(14.05.25)
pla olmaz bu tip dişlilerde bir dakikadan kısa sürede erimeye başlar. petg bir ihtimal. tercihen nylon veya asa çok daha iyi olur. sorun sertlikten çok sürtünmeden dolayı oluşan ısı.

www.mcmaster.com
0
orpheus
(14.05.25)
Petg ile oldu arkadaşlar. Teşekkürler herkese.
4-5 tane pla ile yazdım. Kimi bol kimi dar geldi. Fiberon marka petg filament ile bastığım dişli sayesinde blenderda fındık ezmesi yaptım afiyetle yiyorum.
0
🌸biseysorcaktim
(24.05.25)
(6)

kombi sorusu - yeni modeller böylemiş öyle dediler

biseysorcaktim
ailem, evlerindeki kombiyi değiştirdi.yeni kombi eskisinden bazı açılardan farklı. servise sorduğuzda "yeni üretilen tüm kombiler böyle" dediler ki çok rahatsız edici.sorunumuz şu;çeşmeyi açınca su hemen ısınmıyor (kombi hemen devreye girmiyor, eskiden ve benim evimdeki kombide sıcak su vanasını açı
ailem, evlerindeki kombiyi değiştirdi.
yeni kombi eskisinden bazı açılardan farklı. servise sorduğuzda "yeni üretilen tüm kombiler böyle" dediler ki çok rahatsız edici.

sorunumuz şu;
çeşmeyi açınca su hemen ısınmıyor (kombi hemen devreye girmiyor, eskiden ve benim evimdeki kombide sıcak su vanasını açınca anında ateşleniyor)
ancak bu yeni modeller hemen ateşlenmiyor. (ateşlendikten sonra ısınması ve borulardan geçmesi için ekstra bir zaman gerekiyor, bu zaten bilinen bir durum bundan bahsetmiyorum)

suyu kapatınca da, anında kombi sönüyor ve tekrar açınca yine bir süre soğuk akıyor, hemen ateşlenmiyor.

mesela bulaşık yıkarken tabağı köpürtmek ya da banyoda yıkanırken sabunlanmak için çeşmeyi kapatıp on saniye sonra tekrar açınca bile sıcak suyun gelmesi için iki dk su akıtmak gerekiyor.


bir özellikten ziyade bu bir sorun gibi. var mı yapılacak bir bir şey?
bu durum çok rahatsız edici.

----
tam yoğuşmalı, premix, markası dolce vita kombinin.
0
biseysorcaktim
(11.05.25)
Bana göre bu bir sorun ve ben son çıktığım iki evde sıfır kombi takılmıştı böyle bir sorun hatırlamıyorum. Tüm kombiler gibi su açılırdı ve anında kombi çalışmaya başlardı.
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(11.05.25)
Kombide bir eco Mode vardır. O açık kapalı durumuna göre çalışma şekli değişir. Ona bakmak lazım
0
kisa
(11.05.25)
Kombiyi bilmem ama yeni aldığım demirdöküm marka şofben de aynı böyle. İlk çalıştırmaya gelen servis de aynısını söyledi. Hiç suyu kapatmayacaksınız dedi. Banyoda sabunlanırken suyu kapatıp geri açınca bütün boru boyunca tekrar soğuk su geliyor.

Marka ile alakalı ise bilmiyorum. Farklı marka bayilerde bile demirdöküm satıyorlardı, araştırırken bile başka marka bulamadım ben.
0
kibritsuyu
(11.05.25)
Yeni taşındığımız evde Demirdöküm kombi var, tam bahsettiğiniz gibi. Öte yandan Vaillant kombi'de hiçbir zaman böyle bir şey yaşamadım. Yeni bir kombiydi üstelik, bu bayağı dandik marka problemi gibi geliyor bana.
0
montreal
(12.05.25)
baymak bizdeki (baymak'ın ürünüymüş dolce-vita, servis de baymaktı)
iyi kombi demişlerdi. uzun yıllar kullanırsınız ve verimliliği iyi dediler ama bu bahsettiğim mevzu aşırı konforsuz ve hem su hem zaman kaybı
0
🌸biseysorcaktim
(12.05.25)
emintekniksakarya.com.tr Sakarya kombi servisi Olarak hayır bu bir sorun değil bu dediğinizi sağlamak için haricen bir boyler gerekir
0
eminturkyilmaz
(23.08.25)
(10)

araç su eksiltiyor

biseysorcaktim
yaklaşık 20 yaşında renault clio araçta önceki akşam kaputtan hafif duman çıktığını gördüm (yoğun değil, su buharı da olabilir). yolda kaza vardı ve trafik sıkışmıştı. suyuna baktım ki suyu eksilmiş. yarım litre kadar koyduğumda max seviyeye ulaştı. yola çıkmadan önce suyunu kontrol etmiştim ve tamd
yaklaşık 20 yaşında renault clio araçta önceki akşam kaputtan hafif duman çıktığını gördüm (yoğun değil, su buharı da olabilir). yolda kaza vardı ve trafik sıkışmıştı. suyuna baktım ki suyu eksilmiş. yarım litre kadar koyduğumda max seviyeye ulaştı.

yola çıkmadan önce suyunu kontrol etmiştim ve tamdı yaklaşık 200 km'ye yakın yol sonrasında bu arıza oluştu ya da farkettim.

ertesi gün tekrar baktığımda iki litre kadar daha su koyabildim. sanırım dururken azalmadı da ilk koyduğumda hava yaptı ve o yüzden yarım litre yetti sandım.

arabaya yedek su koyup sık sık kontrol edeceğim. toplam 20-30 km yapacağım bugün aralıklı.

sorunun ne kadar büyük ya da tehlikeli olduğunu nasıl anlarım?
* hiç yerinden oynatma,
* dikkatlice sanayiye kadar git
* sık sık kontrol etmek ve trafiğe girmemek kaydıyla kullanabilirsin
diyebilmek için nereleri kontrol edeyim.

hep antifrizli kullanıldı. babam çok dikkat eder buna.
dün sadece antifrizsiz koydum, bugün de öyle olacak.
0
biseysorcaktim
(10.05.25)
Antifriz yerine çeşme suyu koymak araç için felaket.
Kaçağın nereden kaynaklı olduğunu anlamak için sanayiye gitmeniz gerek. Anlattıklarınız radyatörden kaynaklı gibi duruyor.
0
istenmeyen evlat
(10.05.25)
bu havada hala antifriz'e ihtiyacım var mı?

araç babamın şuan farklı şehirdeyiz. bakımı vs o yaptıracak. ben aciliyetini ortadan kaldırıp 200 km götürsem yeter.
0
🌸biseysorcaktim
(10.05.25)
Antifriz motor iç aksamın paslanmamasi için gerekli, sürekli sadece su ile kullandiydaniz içini çürümüş olabilir. Egzozdan beyaz duman atıyorsa yağa su karıştırıyordur ya da blokta çatlak vardır. Olan olmuş zaten çok kullanmadan güvenilir bir ustaya gidin
0
mirty
(10.05.25)
Biryerlerden su kaçıyor. Hortum çatlağı falan var gibi. Tamamlaya tamamlaya giderim dersin, çatlak büyür, su kalmaz, yatak sarar, motor yanar.

Bence arada kontrol ede ede sanayinin yolunu tut.

Antifiriz falan şu anın konusu değil. Sorun çözülünce tamamla antifirizi.
0
Mirket
(10.05.25)
o gördüğünüz duman sıcak motora damlayan su buharı muhtemelen. Yani kaçak var. Su koyup çalıştırın altına için iyice bakın nereden kaçırıyor. Bu su eksiltiyor diye sanayiye giderseniz motoru indirirler :) ön tanıyı siz koyun sonra ustaya buradan su kaçırıyor ne kadara olur diye yolunu yaparsınız
0
administ
(10.05.25)
10 15 dk'dır durduğu yerde çalıştırdım. Henüz damlayan sızdıran bir yer görmedim ya da suyu hiç azalmadı. Bir iki tur atayım bir de.

---
iki tur attım, bir litre kadar daha su koydum tanka.
15 dk, 3-4 km içinde 1 litre eksildi tahminimce. bu büyük bir sorun galiba?

kablolarda, hortumlarda ıslaklık yoktu. radyatörde de sorun görmedim. sızıntı-kırık falan varsa bile benim görmediğim bir noktada olabilir mi? kablolarda olsa anlardım, anlamadığıma göre radyatördedir diye düşündüm.

aracın hararet göstergesi başlangıçta minimumdu. normalde kullanırken yarıda oluyor ibre. 10 dk sonra yarıya çıktı. normaldi yani gösterge.

eğer suyu az ve yetersiz ise, hararet göstergesi hatalı gösterir mi? çünkü göstergeler normal.

not: aşağıda, motor koruma kapağında ıslaklık vardı. ama bugün hava yağmurlu ve yollar falan hep ıslak. ufak bir ihtimal de olsa bu ıslaklık dışarıdan gelmiş olabilir. araç eski olduğu için üstüne yağan yağmur aşağı katmana inmiş olabilir.
0
🌸biseysorcaktim
(10.05.25)
araç su kaçırıyor. 20 yıllık araçta normaldir. sanayiye gidip kaçağı tespit ettirip gerekli parçayı değiştirmelisiniz. zaten bu işlem esnasında koyduğunuz çeşme suyu da boşalacak. tamir işleminden sonra antifiriz ekleyecek usta. ardından eve gelip aracı park edip 1 gün boyunca kımıldatmayın. su seviyesini sürekli kontrol edin, eksilme varsa maalesef başka yerlerde de kaçak var demektir. eksilme yoksa devam edebilirsiniz. geçmiş olsun.
0
ssekk
(10.05.25)
Şunu bir seyretsene. Öyle bir şey olabilir mi?

www.youtube.com
0
Mirket
(10.05.25)
İyi ihtimal : borularda kaçak var

Kötü ihtimal : contada kaçak var, yatak sarmaya kadar yolu var.

Su eksilirse hararet göstermeyebilir, citroen xsara'da başıma geldi. Su seviyesi sensörü arızalanmış, su hortumu kaçırmaya başlamış, seviye düştüğü için uyarı gelmedi, yolda kaldım.
0
kimlanbu
(10.05.25)
teşekkürler herkese.

bi ihtimal daha vamış.
bu araç bana ait değil, babam ve kardeşim de kullanıyor.
geçenlerde bir hararet mevzusu olmuş ve o zaman suyu eksilmiş.
sonra ek su koysak da, sanıyorum ki sisteme girmemiş tek seferde (öyle bir şey yorumladım ben)

ekledikten biraz sonra azalması da aslında bu sebeptenmiş.
bir iki gidip ekledikten sonra nihayet depo doldu ve tekrar eksilmedi.
şuan su kaçırmıyor, conta da henüz yanmamış.

ama conta yanarsa 40bine yakın masraf çıkarmış.

ben içine çeşme suyu koydum. saf su alıp bunu değiştirebilir miyim?
yoksa biraz böyle idare edebilir miyim? araç aktif kullanılmayacak, tahminimce 200-300 km yapılacak iki hafta içinde. sonra sahibine iade edeceğim o bakımını yaptıracak ustasında.
0
🌸biseysorcaktim
(10.05.25)
(9)

yüksek kredi kartı limiti iyi bir şey mi?

biseysorcaktim
bir tane kart kullanıyorum.iki ya da üç tane de kullanmadığım kartım var.özel bir durum olur, bir şey çıkar diye tutuyorum kenarda. sonuçta ha deyince yükseltmiyor bankalar. bazen özel kampanyalar falan oluyor, vadesiz taksit için gerekiyor o gibi şeylerde kullanırım diye tutuyorum. bir de özel bi d
bir tane kart kullanıyorum.

iki ya da üç tane de kullanmadığım kartım var.
özel bir durum olur, bir şey çıkar diye tutuyorum kenarda. sonuçta ha deyince yükseltmiyor bankalar. bazen özel kampanyalar falan oluyor, vadesiz taksit için gerekiyor o gibi şeylerde kullanırım diye tutuyorum. bir de özel bi durum olur, parasız kalırım, acil ihtiyaç olur, eşten dostan istemek yerine başvururum diyorum.

örnek olarak; yüz bin borcum varsa, bir milyon da limitim varsa, borç/kredi oranım 1/10 olması findeks'imi olumlu etkiler diye düşünüyorum.

eğer suyunu çıkarıp hayali limitim olan yüz bini geçmezsem; kredi kartı limitimin yüksek olması avantaj mıdır yoksa görmediğim bir tehlikesi var mı bunun?

sanki bir şeyler yanlış gibi hissediyorum.
ister istemez harcamaya itiyor bu durum.
0
biseysorcaktim
(07.05.25)
Kart aidatı yüksek oluyor onun dışında bi sıkıntısı var mı bilmiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.05.25)
ne anlamda tehlikeyi sordugunuza gore degisir.

Calinma-hirsizlik anlaminda soruyorsaniz, sifrelerinizi mantikli seciyorsaniz, ana kart bilginizi bilmediginiz online sitelere vermiyorsaniz cok bir guvenlik riski yok. Zaten 3d harici sizden habersiz yapilan harcamalari bankalar iade ediyor itiraz ederseniz.

Findeks notu olarak soruyorsaniz kredi limitinizin yuksek olmasi iyi birsey. Limitinizin %50 sinden fazlasinin bosta olmasi kredi notunuzu yukseltir. Ancak devamli limit artisi talebinde bulunmamalisiniz. Eger bankalar otomatik limit artitiriyorsa birakin arttirsin. ama siz kendiniz devamli limit basvurusunda bulunmayin eger notunuzu onemsiyorsaniz.
0
nuevo
(07.05.25)
avantajdır. kart aidatı kart türüne göre değişir limite göre değil.

borç/limit oranın düştükçe puanın artar. tabii bu hiç harcama yapma demek değil. o yüzden arttırabildiğiniz kadar arttırabilirsiniz.
0
jelly bear
(07.05.25)
bol miktarda nakitin yoksa avantajdır dursun.
gecenin bir yarısı sağlık sorunudur vs. acil ihtiyaç olur, yurtdışında acil bir durum olur veya bir ticaret fırsatı çıkar kullanırsın.

farklı bankalardan olması da avantajdır çünkü bazen bir bankanın kartı çalışmıyor diğeri çalışabiliyor.

dezavantajı limiti kendi paran zannedip harcama yapmaya başlarsan kötü olur ya da 2 milyon limitin var gözüne çok gelip 200k borçla dönmeye başlarsan sürekli faiz ödersin. yüksek limit sana yaptığın harcamaların gözüne küçük gelmesini sağlayabilir.
0
orpheus
(07.05.25)
@orpheus,
tam o aşamadayım işte.

2milyon değilse de benzeri bi limit var.
maaşımın iki katı borcum varken "oh iyi limitimin azını kullanıyporum" diyorum.
psikolojik olarak buraya düşünce tehlikesi hissediliyor.
0
🌸biseysorcaktim
(07.05.25)
Yüksek limitli kartım var. Geçen sene banka bir okulla bir anlaşma yaptı, okul taksidini ilave kredi almaksızın kredi kartımdan ödedim. Temel yaklaşım zamanı geldiğinde borcunu tamı tamına ödeyeceksin.
0
SiyamkedisiZorro
(07.05.25)
onu yapmamalısın işte, borcun limitine göre değil gelirine oranla belli bir seviyede kalmalı hatta pratikte hiç içeride borç bırakmamalısın.

aksi halde sürekli avans hesaptan dönen beyaz yakalılar gibi olursun. aynı 100k borcu sürekli ödeyerek farkında olmadan her sene bankaya 60-70k faiz ödersin.
0
orpheus
(07.05.25)
yuksek limit kredibilite icin iyidir, eger kendini kontrol edebilen bir tip isen.

yok kontrolun yoksa o zaman hizli sekilde batirabilir.
0
cooperr
(07.05.25)
tek yaşarken böyle sorunlarım yoktu.üste para artıyordu üstelik.
iki kişi olduk, onun da maaşı var. çocuk yok, sağlığımız yerinde, kiramız toplam gelirin yüzde 15'i falan.

ama nasıl olduysa borcum gelirimi aştı. avans hesapla ayı döndüren beyaz yakalı oldum.

gerçekten "bir kadın bir erkeği milyoner yapabilir, eğer adam milyarderse" fıkrası gerçek galiba. yoksa ben mi bi yerde hata yaptım anlamıyorum.

edit: dertleşme içerir.
0
🌸biseysorcaktim
(07.05.25)
(1)

işlemci ve ekran kartı dünyası ne durumda

biseysorcaktim
farklı işlemci mimarileri var, gpu'lar için de farklı mimariler var mı yoksa yıllardır aynı şekilde mi üretiliyor? keza işlemciler için de aynı sorum geçerli. ısınmayı engellemek adına nanometre bazında mesafeyi kısaltıp duruyorlar sanırım ama bi noktada daha fazla küçülmeyecek duruma gelmeyecek mi?
farklı işlemci mimarileri var, gpu'lar için de farklı mimariler var mı yoksa yıllardır aynı şekilde mi üretiliyor? keza işlemciler için de aynı sorum geçerli. ısınmayı engellemek adına nanometre bazında mesafeyi kısaltıp duruyorlar sanırım ama bi noktada daha fazla küçülmeyecek duruma gelmeyecek mi?

konsept aşaması da olsa bambaşka bir teknoloji var mı gpu'larda?

son çıkan oyunları oynatan ekran kartlar 100bin'in üzerinde fiyatlandırılıyormuş. hiç bilmiyordum bu kadar olduklarını.
0
biseysorcaktim
(06.05.25)
hocam o kadar geniş alanlı bir soru sormuşsunuz ki, makalelerle cevap yazılabilir.

* cpu olsun gpu olsun gittikçe teknoloji gelişiyor. ama şu an 3nm denilenler aslında 7nm gibi bir şey; ölçüm kriterlerini değiştirdiler birkaç sene önce. 18 angstrom, 12 angstrom vs. planlar var ama daha bi 15 20 sene mevcut teknolojiler sıkıntı çıkarmaz. ama o eskisi gibi bir nesilde 2x performans olayı bitti artık.

* cpu'larda chiplet işine geçiliyor; gpu'larda da deniyorlar ama daha başaran olmadı. tek bir monolitik çip yerine farklı farklı parçalardan yapmayı deniyorlar. amd'nin işlemcilerinin bazıları şu an böyle. eğer gpu'larda başarılırsa devrim olur zaten.

* işlemcilerde de gpu'larda da mimariler her nesil değişir aslında. sizin işlemci mimarisi dediğiniz x86_64 tarzı instruction set mimarisi sanırım. cpu'larda şu an çoğu x86_64, arm. RISC-V olsun PowerPC olsun nadir farklı şeyler oluyor. GPU'larda bu mimariler zaten her nesil değişiyor.

* ekran kartlarının fiyatının artması teknolojik devrimlerden kaynaklanmıyor. kripto mine'lamak için faydalı olduğu keşfedilince fiyatları bir tur patladı. hemen ardından pandemi geldi, stok sorunları içinde talep çok olunca fiyatlar yine arttı. insanların bu kadar paralar ödediğini gören üreticiler bir tık artırdı. şimdi de ai işi çıktı, sizin bizim için bir ekran kartı 100000tl etmez; ama ai kullanan firmalar için çok çok ucuza geliyor kişisel gpu'lar.

4 yıl önce 1 adet a100 gpu olan bir sunucu için $50000 verdik. sunucu kısmına çok ihtiyacımız da yoktu. o zaman $1500 olan 3090'a göre vram'i tamam biraz daha fazla; ama performansı aynıydı.

geçen sene gidip h100 vs. almak yerine bir sürü 4090 aldık. oyun oynamak insanlar artık firmalarla rekabete giriyor gpu alabilmek için. ben de evde 4090 kullanıyorum, ikinci el uyguna bulmasam almazdım.


son bir ekleme olarak da, şu an çipler için hep silikon kullanılıyor. madde özellikleri bakımından yetersiz kaldığı yerler oluyor. alternatif önerilen birkaç madde var, onlardan biriyle bir sonuca ulaşılırsa yine devrim olur.
0
aguen
(07.05.25)
(4)

duygusal şarkıları sadece aşk acısı çekenler mi dinler

biseysorcaktim
nostaljik şarkılar olsun, eski plaklar olsun, 2000'ler pop olsun..sözleri ayrılık, aşk acısı gibi olan şarkıları dinleyen, hoşuna giden, dinlerken eşlik eden kişi aşk acısı mı çekiyordur?mesela mutlu bir ilişkisi varsa, bu kişi aklına geldi fikrimin ince gülü, nazende sevgilim şarkılarını açtı dinle
nostaljik şarkılar olsun, eski plaklar olsun, 2000'ler pop olsun..
sözleri ayrılık, aşk acısı gibi olan şarkıları dinleyen, hoşuna giden, dinlerken eşlik eden kişi aşk acısı mı çekiyordur?
mesela mutlu bir ilişkisi varsa, bu kişi aklına geldi fikrimin ince gülü, nazende sevgilim şarkılarını açtı dinledi. problem midir?

özel bi sebebi yok, böyle düşünen insanlar var da oradan aklıma geldi.
bu şarkıların seveni dinleyeni çok. herkes mi aşk acısı çekiyor dedim içimden.

not: aah etmek aşırı duygusallaşmak ya da uzaklara dalıp gitmekten bahsetmiyorum.
0
biseysorcaktim
(06.05.25)
ben çekmeden de dinliyorum. 80's duygusal rock tarzını severim
0
runaway
(06.05.25)
Ben de dinliyorum ama aşk acısı çekmiyorum. Bence bununla bir ilgisi yok.
0
rock n roll
(06.05.25)
hayir ama cogu insan öyle saniyor.
bu kadar aptalca ve sanata saygisizlik olmaz. comar insan itemi.

ayni sekilde onu yazan sanatciyi da ask acisi cekiyor sanmak. ekmeginde halbuki adam/kadin.
0
sonsuz
(06.05.25)
belli olmaz aşk acısı çektiği için dinleyen vardır, ben de bir süre şarkıları kötü bir şekilde kullanmışımdır ama insanların geneli öyle değil sanırım
0
tabii lan manyak mısın
(06.05.25)
(2)

septoplasti ameliyati-operasyonu olan var mı - fiyatı nedir

biseysorcaktim
burnumdaki etler alerji sebebiyle şişmiş ve kıkırdak (ya da kemikte) alınacak ufak parçalar varmış. radyofrekansı (ya da ona benzer bir şey) ile kesiksiz ve yarım saat gibi bir süre tutuyormuş. anestezi olduğu için sanırım bir gece kalmak gerekiyor. ameliyat dedim ama kesik olmuyormuş, yüzeyden bir
burnumdaki etler alerji sebebiyle şişmiş ve kıkırdak (ya da kemikte) alınacak ufak parçalar varmış. radyofrekansı (ya da ona benzer bir şey) ile kesiksiz ve yarım saat gibi bir süre tutuyormuş. anestezi olduğu için sanırım bir gece kalmak gerekiyor. ameliyat dedim ama kesik olmuyormuş, yüzeyden bir yapılıyormuş.

bu bana daha önce de şimdi de önerildi. olmam gerekiyor. özel sağlık sigortam var ama provizyon vermemiş.

yakın zamanda olan var mı? maliyetli bir şeyse öteleyeceğim, karşılanabilirse olacağım.

bugün gittiğim kolan hastenesinden provizyon verilmedi ise, başka bir hastane ya da doktora gitsem onlardan verilebilir mi? yoksa bu tip operasyonu benim sigortam sittin sene karşılamaz mı?
0
biseysorcaktim
(05.05.25)
Kesik içeriden oluyor. Gidip devlet hastanesinde ol geç. Basit ama sonrası biraz sancılı operasyon.
0
prole
(05.05.25)
devlet hastanelerinde oluyor muydu? özel sigorta bunu reddedince belki devlette de yapmazlar diye düşünmüştüm.

kesik olmayacak dedi ama belki içeridendir dediğiniz gibi. bir hafta boyunca kanama olabilir diye deliklere tıkaç koyacaklarmış.
0
🌸biseysorcaktim
(06.05.25)
(11)

neden tas kafa tıraş oluyorlar

biseysorcaktim
son yıllarda özellikle 25 yaş altında bir tas kafa tıraş çılgınlığı var ya, neden?bu çocuklar çoğu zaman eskilerin deyimiyle "it, kopuk, serseri" oluyorlar.toplumun bir kısmının bu tip tıraşlı kişileri potansiyel suçlu gördüğünü bilmiyorlar mı? yoksa biliyorlar da böyle anılmak hoşlarına mı gidiyor.
son yıllarda özellikle 25 yaş altında bir tas kafa tıraş çılgınlığı var ya, neden?

bu çocuklar çoğu zaman eskilerin deyimiyle "it, kopuk, serseri" oluyorlar.

toplumun bir kısmının bu tip tıraşlı kişileri potansiyel suçlu gördüğünü bilmiyorlar mı? yoksa biliyorlar da böyle anılmak hoşlarına mı gidiyor.

berbere gidince ne diyorlar mesela? dızo traşı mı diyorlar, tas kafa mı diyorlar, abi kenarları makine ile al 3 numara olsun üstü bi iki cm bırak mı diyorlar
0
biseysorcaktim
(30.04.25)
Abd hapishanelerinde her çetenin/topluluğun ayrı bir dövmesi çete içinde her üyenin konumuna göre ayrı bir dövmesi yaptığı "icraatlara" göre de ayrı bir dövmesi oluyor, o tipi hapishanede ya da dışarıda gören biri ne bok olduğunu anlayıp ona göre yaklaşıyor yanına, bu kriminal saç tıraşı da böyle bir özentilikle yapılıyordur muhtemelen.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.25)
yakışacağını düşünüyorlar
0
bir soru sorcam
(30.04.25)
amerikan sac tirasi degil mi o ya?
yurt disinda da cok yapiyorlar.

bence berberin isini ortaya koyan bir kesim.
kafa seklin güzelse onu ortaya cikariyor.

potansiyel suclu görünme kismi ten rengine falan da bagli. bence seksi görünüyor.

ayrica suclu gibi görünüyorsa bazi insanlar da suclu gibi görünmek istedigi yani signaling icin bu kesimi yapiyor olabilir. korsanlar da korsan bayragi takiyor gemiye. korsanligin yasak oldugunu bilmiyorlar mi dfgkjfdg
0
sonsuz
(30.04.25)
moda. eskiden enseyi uzun bırakırlardı, çok kötüydü. bu iyi yine.
şimdi hatırladım. herkesin jöleyle saçlarını horoz ibiği gibi diktiği dönem vardı bir de. jölesiz gezen yoktu. o dönem de karanlık bir dönem ahahha...
0
gnosis
(30.04.25)
Güzel model yaş 30 arada yaparım.
0
darkwizard
(30.04.25)
Özentilik. Evet o tiplere özeniyorlar
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(30.04.25)
Kız arkadaşları bayılıyor. Yukarıda birisi yazmış zaten seksi görünüyor diye. Arz talep olayı yani.
0
hebanon
(30.04.25)
tas kafa dediğin ucuz berber tıraşı. yanları makinayla kazıyıp gönderiyor. aslında o tıraş öyle değildi ama zamanla evrildi.
0
runaway
(30.04.25)
Duyurucu keko sever kızları da görmüş olduk. Sonra bize şiddet diye ağlıyorlar. ahahaha. Bu saç tipini seçenler aptal, sevenler de öyle. Bizim için bir kolaylık sağlıyor, bu malları ayırt etmek çok kolay saç sebebiyle.
0
Shepard
(30.04.25)
"toplumun bir kesiminin bu kişileri potansiyel suçlu gördüğünü bilmiyorlar mı?"

Hapse girip çıkmakla veya sanık olduğu dosya sayısıyla övünen insanlar var. Tam olarak bu sebeple özellikle bu tarz stili seçen çok kişi var. Adana'daki conolarla ilgili bir belgesel vardı bir ara, ona bir bakabilirsiniz.

Bizim ülkede ve diğer birçok ülkede bu tarz underground alt-kültürler hoş karşılanmadığı için sanki kimse bunun bir parçası olmak istemez gibi geliyor ancak kendi içinde kendini besleyen, dışa kapalı böyle alanlar mevcut.

Bu açıdan size, bana ve birçok kişiye tuhaf gelse de tam olarak istenmeyen sebepleri istedikleri için böyle tarzlar benimseyen çok insan var.
0
akhenaten
(30.04.25)
Potansiyel suçlu gibi görünmek hoşlarına gidiyor
0
abelardo
(01.05.25)
(3)

ucuz wifi kamera

biseysorcaktim
Robot süpürgenin üstüne yerleştirebileceğim, Wi-Fi destekli, şarjlı ya da pilli bir kameraya ihtiyacım var. Görüntü kalitesi çok yüksek olmasa da olur, 1 MP bile yeterli. Süpürgeyi uzaktan kumandalı araba gibi kullanabiliyorum, bazen bir yerlere takılıyor — onu yönlendirip kurtarmak istiyorum. Bir d
Robot süpürgenin üstüne yerleştirebileceğim, Wi-Fi destekli, şarjlı ya da pilli bir kameraya ihtiyacım var. Görüntü kalitesi çok yüksek olmasa da olur, 1 MP bile yeterli. Süpürgeyi uzaktan kumandalı araba gibi kullanabiliyorum, bazen bir yerlere takılıyor — onu yönlendirip kurtarmak istiyorum. Bir de evde kedi var; ne yapıyor, nerede geziyor diye arada bir göz atmak istiyorum. Kameranın uygun fiyatlı olması önemli.

Var mı öneriniz ya da fikriniz
0
biseysorcaktim
(22.04.25)
Uygun fiyat skalan nedir bilmiyorum ama bunun gibi sayfalari araştirabilirsin.

www.robotsepeti.com
0
designer
(22.04.25)
uygun derken, bin lira altı.
görüntü ve lens kalitesinden ödün vereceğim için bu fiyata vardır belki diye düşündüm.
bir de istediğim gibi olmazsa, çok para vermiş olup da üzülmeyim.

robolinkmarket.com

şöyle bir şey aldım. chatgpt yaparsın bunla diyor, bir yol haritası çıkardı.
0
🌸biseysorcaktim
(22.04.25)
www.hepsiburada.com
şundan almıştım basit bir iş için, idare eder gibi. bir powerbank ile kullanılabilir herhalde.
0
gkhncnzdgn
(22.04.25)
(2)

Claude'dan yeni haberler var mı?

biseysorcaktim
bir süre boyunca claude'u severek kullandım. hatta premium aldım. sonra cursor ide'de pro sürüme geçip kod yardımcısı olarak 3.7 sonnet'yi tercih ettim çoğunlukla.son bir kaç ayda chatgpt çok ileri gitti, grok çıktı ve sanırım şuan en çok kullandığım o, gemine'yı da 1milyon token'lı versiyonunu stüd
bir süre boyunca claude'u severek kullandım. hatta premium aldım. sonra cursor ide'de pro sürüme geçip kod yardımcısı olarak 3.7 sonnet'yi tercih ettim çoğunlukla.

son bir kaç ayda chatgpt çok ileri gitti, grok çıktı ve sanırım şuan en çok kullandığım o, gemine'yı da 1milyon token'lı versiyonunu stüdyo üzerinden kullanıyorum ve çok uzun dökümanlarda bile kafası karışmadan çalışıyor.

claude birden bu yarışta geri kaldı.
kod yardımcısı olarak bence hala 3.7 sonnet diğerlerinden daha iyi ama web arayüzü ya da cep telefonu uygulaması olarak diğerlerine göre çok basit.

sanki yarışta birden geride kaldı gibi, yeni haberler var mı, bir kaç ay içinde yeni model duyuracak sanırım ve iyi olacak diyorlar ama modelden ziyade son kullanıcıya getirecekleri yeni özellikler olacak mı merak ediyorum.

sanırım claude'un önceliği kurumsal firmalar. o yüzden naçar kaldı son kullanıcı
0
biseysorcaktim
(18.04.25)
yakında ses özelliğini duyuracaklar. bununla birlikte yine özellikler de geliştirmelerde getirirler. bu arada güzel bir konuya deyindin bununla ilgili içerikler çalışabilirim. ilgilenirseniz; www.youtube.com
0
asilyis
(18.04.25)
claude hem yazılım da hem de sözel cevaplarda bence en iyisi. geride kaldıklarını düşündüğüm bir noktaları yok. kurumsal firma portföylerinden ziyade akılları fikirleri güvenlik ve gizlilik. kafayı tamamen buna takmış durumdalar
0
avatar is back
(18.04.25)
(9)

park yeri bekleyen kadının hakkını gasp eden adam - yanlarına mı kaldı

biseysorcaktim
avm otoparkındaki kaba davranışı görmüşsünüzdür. https://x.com/ankara_cevirme/status/1910070076142657834yapılan hukuki açıdan suç olmasa gerek. kaba bir davranış deyip geçiyoruz. ama insan yine de ayar oluyor duruma. şimdi gerçekten bunların yanına kar mı kaldı yoksa internette ünlü oldukları için e
avm otoparkındaki kaba davranışı görmüşsünüzdür.
x.com

yapılan hukuki açıdan suç olmasa gerek. kaba bir davranış deyip geçiyoruz. ama insan yine de ayar oluyor duruma. şimdi gerçekten bunların yanına kar mı kaldı yoksa internette ünlü oldukları için eşlerinden-dostlarından utandılar mı?

her gün böyle olaylarla karşılaşıyoruz, çok daha büyük haksızlıklarla da karşılaşıyoruz elbette. ben bu olay özelinde soruyorum.
0
biseysorcaktim
(11.04.25)
utanacak insan bu hareketi yapmaz, aklında bile geçmez. insan öldürülüyor ve yanlarına kar kalıyor bu hareket özelinde elbette yanlarına kar kaldı. hatta bu güruhtan beklenecek davranış, kahveye gidip ulan bugün karının tekini nasıl tersledim, diye anlatmak olacaktır.
0
scudman1
(11.04.25)
O değil de araç kullanan kadınların uğradığı zorbalıklardan birine dikkat çekmek açısından gündem olmasına çok seviniyorum. İfşa olması belki başkaları için caydırıcı olur.
0
auroraaurora
(11.04.25)
Yalnız adam sağlam bir avukat ile Ekşi yazarlarından güzel tazminat alır uğraşsa.
0
Mirket
(11.04.25)
yanlarına mı kaldı? ülkemizde hepimiz her gün bu tarz haksızlıklara maruz kalıyoruz. olayın içinde bir erkek olması çok normal ama arabadan inen diğer bayanın olaya müdahil olmadan bakıp izlemesi. bu ülkede analar kadınlar haksızlığa karşı susarsa çok üzücü olur. benim umudum kadınlar. erkekler zaten susmuş durumda.

en üzücü olan da yanlarına kalması. herkesin yanına kalıyor. artık o kadar örnek gösterecek olay var ki. eşimin arabasına kamera taktım böyle durumlarda suçlu durumuna düşmesin elimizde kanıt olsun diye.
0
mikahakkinen
(11.04.25)
arabada bir kadin degil de kasli, dövmeli, kulaginin hemen üstündeki saclari tepesinden daha kisa olan bir erkek olsa bunu yapabilecekler miydi acaba.
evet yanlarina kaldi.
0
sonsuz
(11.04.25)
İşte böyleleriyle asla uzlaşılmaz bunlara anladığı dil olan "pislik" dilinden konuşmak gerekiyor.

Önüne bırakırdım arabamı 2 saat bekletirdim o ahlaksızları benim günüm zehir olurdu ama onlarınki de olurdu.
0
Kediyi üzdün
(11.04.25)
şimdilik yanına kaldı gibi. bende genel olarak önceki olaylarda hep yanlarına kaldığı için bunda da böyle yaptıklarını düşünüyorum.

Ahlaklı, temiz çocuklar yetiştiriyoru ve bunların karşısında çok dezavantajlı oluyorlar. üzgünüm...
0
eisberg
(11.04.25)
Yapılanın çok büyük terbiyesizlik olduğuna şüphe yok ancak bu hareketin hukuki bir karşılığının olduğunu düşünmüyorum. Suç değil muhtemelen. TCK 109 uyarınca "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçu düşünülebilir ama bence biraz abartılı bir yorum olur.

Zarar yoksa tazminat talep edilemez. Mağdurun maddi zararı varsa delilleriyle ispatlaması gerekir ki böyle bir şey olduğunu sanmıyorum. Manevi zarar için terbiyesizlik yeterli değil, hukuka aykırı bir eylem olmalı. O da yok gibi geliyor bana. Arabayı durduran zat yanlış hatırlamıyorsam küfür hakaret etmiyor, saldırgan davranışlarda da bulunmuyor. Bu nedenle manevi zarar da yok gibi.

Belki trafik cezası kesilebilir eğer Karayolları Trafik Kanunu'nda uygun bir madde varsa.
0
10551037
(11.04.25)
Annesinin mesleğinin ortaya çıkması dışında bir şey olmadı, sonuçta belli mesleğe sahip bir bireyin oğlu olma suçu diye bir şey yok.
0
logisticsmanager
(11.04.25)
(4)

araba park sorusu - düz girmek

biseysorcaktim
resimlerde gördüğünüz bu boşluğa arabayı koymak için önce öndeki arabanın yanına gidiyor, sonra geri geri yanaşıyorum. öyle yapmadan, düz gelirken direkt yanaşsam girebilir miyim? araç için olan boşluk önden de arkadan da bir teker mesafesi, yarım metreden az. normal şartlar altında minimum park içi
resimlerde gördüğünüz bu boşluğa arabayı koymak için önce öndeki arabanın yanına gidiyor, sonra geri geri yanaşıyorum.

öyle yapmadan, düz gelirken direkt yanaşsam girebilir miyim?
araç için olan boşluk önden de arkadan da bir teker mesafesi, yarım metreden az.

normal şartlar altında minimum park için, araç uzunluğundan ne kadar fazla alana ihtiyacımız var?

hizliresim.com
hizliresim.com

ilk resme bakınca boşluk fazla gibi görünüyor ama kaldırımın bir kısmı kavisli olduğu için manevra imkanı fazla olmuyor.
kaldırıma paralel park ettiğimde bir karıştan fazla mesafe kalırsa yol daralıyor, bazen araçlar zor geçiyor. olabildiğince kaldırıma sıfır yanaşmalıyım. şuan araçlar rahat geçiyor ama yine de çok iyi değil.

ek soru:
ileri geri yaparak kaldırıma daha yakın olmak için ne kadar mesafem olmalı. ön ve arkanın toplam boşluğu 1 metreden az şuan. göz kararı 80 cm diyelim. tek hamlede geri geri iyi giremediysem, sola daha fazla yanaşmak pek kolay olmuyor. var mı bunun bir rakamsal değeri? (1.5 metre boşluk lazım bulunduğun yerde kenara yanaşabilmek için vs)
0
biseysorcaktim
(07.04.25)
soldan kaldırıma çıkıp lakk diye parkedebilirsin tek harekette.
0
ground
(07.04.25)
kaldırım yüksek, çıkmak seçenek değil. ön tampon çarpmasa (ki çarpar) inerken altı çarpar.
0
🌸biseysorcaktim
(07.04.25)
düz giderek böyle yanaşamazsın. geri geri girmek şart.
0
jelly bear
(07.04.25)
Hangi boşluk? Buraya park ederseniz aracınıza çarparlar, hiç geçilebilecek mesafe var ama diye düşünmeyin. Döndüğünüzde bir farınızı kırık görmek üzer. Zaten millet araba kullanmayı bilmiyor, buraya park edince haklı da olamazsınız gibi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(07.04.25)
(6)

kedimin cinsini nasıl öğrenebilirim

biseysorcaktim
geçen veterinere götürdüğümde "maşallah çok büyük, maine coon gibi. hatta olabilir" dedi. resimlere baktım benziyor ama o kadar büyük değil. maine coon değildir. uzun tüylü, sarman. ben sokaktan aldım yavruyken. sokakta pek görmüyorum o türleri. resimlere baktığımda norveç orman, sibirya ve maine co
geçen veterinere götürdüğümde "maşallah çok büyük, maine coon gibi. hatta olabilir" dedi. resimlere baktım benziyor ama o kadar büyük değil. maine coon değildir.


uzun tüylü, sarman. ben sokaktan aldım yavruyken. sokakta pek görmüyorum o türleri. resimlere baktığımda norveç orman, sibirya ve maine coon karışımı bir tür olduğunu anlıyorum.

sadece merak ettiğim için soruyorum; türünü öğrenmemin bir yöntemi var mı?
0
biseysorcaktim
(03.04.25)
ben olsam ilk chat gptye fotosunu koyup olculerini verip sorardim. veterinerin ne dedigini ve nereden buldugumu da soylerdim.
0
oliviedo
(03.04.25)
google play'de bir program var fotoğrafını çekiyorsun cinsini gösteriyor.
0
komando kani var bende
(03.04.25)
Sokaktan aldığınız kedinin safkan olma olasılığı sıfıra yakın. Hem söylediğiniz türlerin hem de başka kimbilir kaç türün karışımı bir genetiği vardır. O kadar detay öğrenmenin yolu genetik test yaptırmak ama anladığım kadarıyla zaten kedilerde köpekler gibi net bir tür ayrımı yok.

www.reddit.com
0
kobuzchu kiz
(03.04.25)
fotoğrafını çekip google'da resim arayarak sonuç çıkabilir.
0
tabudeviren
(03.04.25)
Eublepharis macularius
0
mikahakkinen
(03.04.25)
bazı veterinerler hiç anlamıyor benim düz tekir kedime siyam yazmışlar çipe işlenirken, kedi bildiğin smokin siyah beyaz kedi adsada, norveç orman olma ihtimali var istanbulda sokakta çok var bu cinsten, iş yerim şişlide sokakta baktığım kedi norveç orman kedisi(1 veteriner 1 veteriner teknikeri onaylı ) mesela annesi tekir sokak kedisiydi
0
eja
(04.04.25)
(12)

büyük boykot ve hükümete olan etkisi

biseysorcaktim
peşi sıra bir sürü açıklama geliyor bu konu üzerine. belli ki tutuştular biraz ve beklenen rahatsızlık oluştu.ancak merak ediyorum; bu boykotun onlar için hiç olumlu tarafı yok mu? tamam vergi alamayacaklar ve halkın kitlesel hareket etme bilincine sahip olması onlar açısından korkunç bir şey. ama m
peşi sıra bir sürü açıklama geliyor bu konu üzerine.
belli ki tutuştular biraz ve beklenen rahatsızlık oluştu.

ancak merak ediyorum; bu boykotun onlar için hiç olumlu tarafı yok mu? tamam vergi alamayacaklar ve halkın kitlesel hareket etme bilincine sahip olması onlar açısından korkunç bir şey.

ama mesela; satışlar azalırsa enflasyon da azalır.
0
biseysorcaktim
(02.04.25)
Sürekli aynı muhabbet demek ki korkuyorlar demek ki tutuştular. CHP kitlesi de bu gazla iki sene daha gider sonra bir yüzde 25 ile rahatlar. Boykot saçmalığı tamamen akp kitlesine ve Mehmet Şimşek e yaradı.
0
benaslindayohum
(02.04.25)
Boykotların işe yaraması yani şirketleri hükümete karşı tutum almaya zorlaması gibi bir işlev görmesi aşırı zor bana kalırsa. “Açıklama yapıyorlar demek ki tutuştular” çok iyimser bir yaklaşım.

Sebepler:
1- sermaye güç yerine güçsüz çoğunlukları tercih etmez, ekonomik olarak zararı çok olacağı için zira ülkede işlerin nasıl yürüdüğü ortada
2- şirketler bilir ki olası bir hükümet karşıtı açıklamada bu sefer toplumun diğer yarısı boykot edecek ki bu grup insan boykot fikrine çok daha alışık
0
but that was just a dream
(02.04.25)
toplu hareket edebilme ve bizde varız diyebilmek bile yeterli.
0
scudman1
(02.04.25)
Bir günlük boykot enflasyonda anlamlı bir düşüşe sebep olur mu bilmiyorum ama vergi açısından çok anlamlı. Devletler vergiyi dolaylı ve direkt olarak alıyor. Gelişmiş memleketlerde yarı yarıya yakın olan bu oran bizde dolaylı vergi lehine çok daha fazla. Yani devlet vergileri dolaylı olarak almayı tercih ediyor (KDV, ÖTV vs.). Boykot olunca vergi geliri de düşüyor. Kaldı ki halkın böyle bir konuda farkındalığının olması bile büyük olay.

@benaslindayohum’un dediği gibi olsaydı bütün tv kanalları, bakanlar ve başdanışmanlar, cem küçük vb. kişiler boykot aleyhine açıklama yapmazlardı.
0
eisberg
(02.04.25)
@benaslindayohum boykot tamamen akp kitlesine ve Mehmet Şimşek'e yaradıysa akpliler de boykota katılsın, sen de katılarak başlayabilirsin :)
0
ted
(02.04.25)
her şeyi ekonomik istatistik veri olarak düşünmeyin. dün dinlediğim bir siyaset bilimci boykottan daha çok boykotu kitselleştiren iradeden rahatsız olunduğunu söylüyordu. son seçimde ülkede 1. çıkmış partinin bu çağrıda bulunması, milyonların sosyal medyada buna uyacağını söylemesi ve gerçekten de bu boykotu uygulaması her açıdan büyük bir şey. akp bu zamana kadar aldığı her kararı halka bir şekilde kabul ettirdi ama cb adayını hapse attırma kararının toplumda kabul görmemesi, ciklet bile almayacağını bağıra çağıra duyurması ve bunu kitleselleştirmesi olası ileriki hukuksuzlukların -ibb'ye kayyum, chp'ye kayyum, altaylı'nın vb. gazetecilerin tutuklanması- engellenmesine sebep oluyor.

ekonomik sonuçları ayrıca konuşulur -ki bundan korkmasalar gece yarısı apar topar bakanları canlı yayına dizmezlerdi- ama şu anda gündemi belirleyen, psikolojik ve ahlaki üstünlüğü elinde tutan muhalefet.
0
beatbox yapan metalci
(02.04.25)
@benaslindayohum

i.imgur.com

aynen kanka %25 :d

Cevap:

Tüketimin azaldığı ortamda ya da teorik tabirle talebin daraldığı ortamda kısa vadede enflasyonun düşmesi mümkün. Ancak orta/uzun vadede değerlendirirsek düşük talep, üretim giderlerinin artmasına (sabit maliyetlerin daha düşük arz paydasına bölünmesine) sebep olur. Bu da arz üzerinde daralma baskısına, maliyet düşürmek amacıyla işten çıkarmalara, hatta iflaslara sebep olacaktır. Artan maliyetler haliyle fiyatlara da yansıyacağından enflasyonda dalgalanmalara sebep olur.
0
himmet dayi
(02.04.25)
bu arada üstteki cevabıma ek olarak şunu da yazayım. bu zamana kadar akp'nin başvurduğu hukuksuzluklar çoğu zaman ters tepti;


1) akşener'in mhp kurultayını engellediler, iyi parti kuruldu. millet itifakı istanbul ve ankara'yı iyi parti sayesinde kazandı.

2) iyi parti'nin genel seçimlere girmesini engellemek için 2018'de apar topar erken seçim kararı alındı. bunun sonucunda akp meclis çoğunluğunu kaybetti ve mhp'yle koalisyona muhtaç kaldı. çöküş hızlandı.

3) imamoğlu'nun kazandığı 2019 istanbul seçimini ysk darbesiyle iptal ettiler, 8 bin fark 800bin oldu.

bu maddeler çoğaltılabilir. ben akp'ye karşı girdiği 4 seçimi de kazanmış, ön seçimde 15 milyon oyla cb adayı seçilmiş popüler bir bir figürü hapse tıkmanın sonuçlarının çok ağır olacağını düşünüyorum. eğer bu tür bir sonuç ortaya çıkacaksa muhalefetin birliğiyle çıkacak. bu boykot süreci de o aranan birliği sağlıyor.
0
beatbox yapan metalci
(02.04.25)
bakanların yandaş kanallara çıkması, istanbul savcılığının soruşturma açacağız açıklaması, türkiye ekonomisinin şu anda iç taleple ayakta kaldığının ilanı bence. ekonomideki çarkların işlemesi için insanların harcama yapması lazım. bir de bu boykota katılan esnaflar, tüccarlar da var onu da göz ardı etmemek lazım. bugün çok sayıda işletme kepenklerini açmadı. gidişat her ayın belirli günleri bu şekilde bir boykot yapılacağı yönünde, genel bir boykotun uzun süreli devam etmesi baya can yakacak gibi duruyor.

enflasyon konusuna da gelirsek bizim millet yüksek enflasyonla yaşama konusunda master yapmış. cumhuriyet tarihimizin yarısı çift haneli enflasyonla geçti.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.04.25)
boykot adamların en önem verdiği şeye zarar verdi. dincilerin parası gitti mi hayatı kayar. boykotun tek anlamlı yanı kendi kitlesi biraz para harcar bi de kutuplaşmayı seven kitle gaza gelirler.
0
mikahakkinen
(02.04.25)
Geçenlerde demiştim; akp kitlesinin ilk yapacağı şeyler sosyal medyadan "yaaa boş işler yaaa" demel olacak.

Görüyoruz işte, tutustular. Bu arada önemli olan 1 haftalık tüketimi önceden yapmak değil. Misal git pazardan al, git ufak marketten al. Kiyafet alma, dışarı çıkma. Alacağın ürünleri belli markalardan al.

Türkiye'yi döndüren şey aynı denildiği gibi iç pazar ve vergiler. Tutusmus olmasalar böyle dava acariz falan demezlerdi, trollerini salmazlardi.
0
logisticsmanager
(02.04.25)
(2)

böyle bir durumun hukuki yaptırımı nedir

biseysorcaktim
"Mardin’de 20 milyon TL borcu nedeniyle 5 kez elektriği kesilen şantiye, borcu ödemek yerine 5 kez kaçak elektrik bağlamaya çalıştı.İhbar sonrası bölgeye gelen Dicle Elektrik teknisyeni, kaçak elektrik nedeniyle oluşan akıma kapıldı. Ağır yaralanan teknisyen, ameliyata alınarak hayati tehlikeyi atla
"Mardin’de 20 milyon TL borcu nedeniyle 5 kez elektriği kesilen şantiye, borcu ödemek yerine 5 kez kaçak elektrik bağlamaya çalıştı.

İhbar sonrası bölgeye gelen Dicle Elektrik teknisyeni, kaçak elektrik nedeniyle oluşan akıma kapıldı. Ağır yaralanan teknisyen, ameliyata alınarak hayati tehlikeyi atlattı."

x.com

----
teknisyen kaçak elektrik kaynaklı akıma kapılmış (ne demek bilmiyorum)
iş kuralına uygun olsaydı teknisyen böyle bir sorunla karşılaşmayacaktı belki. iş güvenliği alındı mı bilmiyorum ama onun temas ettiği aygıtlara dışarıdan bir müdahale var. belki öngörülmez bir değişiklik var.

teknisyenin yaralanması ya da ölmesi sebebiyle, kaçak elektrik kullananlara taksirle adam öldürme/yaralama gibi bir suç isnat edilir mi?
0
biseysorcaktim
(27.03.25)
onbinlerce kisiye taksirle adam oldurme isnati mi? yoh artik daha neler. muhtemelen bilir kisi atanir. sonrasi icin de tipik turk onlemleri devreye girer.

bu dava emsal teskil edebilir.
yada
cezalar daha da artar.

edit: sanirim bireysel vakalardan bahsediyorsunuz. eger oyleyse cevabini bilmiyorum.
0
buenosdias
(27.03.25)
olay anladığım kadarıyla şöyle oluyor; borçtan dolayı trafo binası hatbaşı hücresinden kesiciyi açıp, elektriği kesiyorlar. Sonrasında şantiye personeli binaya girip hattı tekrar besliyor(videoda ki şantiye personeli) kesici kapatılınca bunun bilgisi scada birimine gitmiş, tekrar kesmek için ekip yönlendirmişler, muhtemelen direk tarafından hattı ayıracaklardı, bu esnada hattın besli olduğunu bilmeyen işletme personeli akıma yapılmış. (birkaç alternatif daha var aklıma gelen ancak haberde detay verilmemiş)

Burada ki soru işareti şu direğe çıkmadan önce hattın açık mı kapalı mı olduğu kontrol edilmedi mi? Scada birimi tarafından uzaktan veya işletme personeli tarafından yerinde bakılması gerekirdi. Müdahale etmeden önce direkt tarafında da ıstaka ile de kontrol edilmesi gerekirdi.

Şantiye dediği de muhtemelen bir taş ocağı veya beton santrali, konkasör olmasından belli. Olaya karışan şantiye personelleri ve yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunurlar.
0
sealth
(27.03.25)
(8)

trafik cezası - sarı ışık - kırmızıya yakalanmak

biseysorcaktim
edit: kırmızıda geçmişim, hatalıyım. başka cevaba gerek yok. az önce ceza geldi. sebep olduğum ikinci, kendi adıma aldığım ilk trafik cezası yıllardır. hayırlı olsun.pazar sabahı dokuz'da fatih'te saraçhane yakınlarında sarı ışıkta geçtim. tam taralı alandayken kırmızıya dönmüş ışık. buna dair ceza
edit: kırmızıda geçmişim, hatalıyım. başka cevaba gerek yok.

az önce ceza geldi. sebep olduğum ikinci, kendi adıma aldığım ilk trafik cezası yıllardır. hayırlı olsun.

pazar sabahı dokuz'da fatih'te saraçhane yakınlarında sarı ışıkta geçtim. tam taralı alandayken kırmızıya dönmüş ışık.

buna dair ceza geldi.

itiraz etmelik bi durum var mı? yoksa hakettim mi diyeyim?

prnt.sc

soldaki resimde sarıda geçtiğim görünüyor. hızım durmak için müsait değilse ve yol müsaitse genelde sarıda geçerim, aksi durumda dururum.
böyle durumda kaldığım halde şuana dek hiç ceza gelmemişti.

bu cezaya itiraz edilir mi? yoksa ikinci resimde kırmızıda taralı olduğum görünüyor ve paşa paşa kabul edeyim mi?

edit: soldaki da kırmızı. sarı görününce öyle sandım, pozisyonuna dikkat etmemiştim.
0
biseysorcaktim
(27.03.25)
bu ofsayt mı değil mi gibi olmuş. soldaki görselde sarı değil kırmızı ışık yanıyor. sarı ışıkta geçmek tam olarak nasıl oluyor acaba? oradaki kırmızı şeridi geçene dek kırmızı yanmamalı mıdır nedir?
0
lazpalle
(27.03.25)
siz deyince dikkat ettim, soldaki da kırmızıymış zaten ışığın pozisyonundan anlıyoruz. rengi sarı görünce öyle sandım.
o zaman itirazlık bir hakkım yok.

ama kendimi biliyorum, değil 1 yarım saniye önce sarıydı o.
0
🌸biseysorcaktim
(27.03.25)
soldaki ışık da kırmızı değil mi? rengi sarı gibi duruyor ama en üstteki ışık yanıyor. sarı ışık ortada olmuyor mu?
0
inheritance
(27.03.25)
Foto varsa hiç uğraşma bir şey çıkmaz ondan
0
respect
(27.03.25)
basbayağı kırmızıda geçmişsin.
yol boşsa sarıda geçilir diye bir kural yok.
ancak sarı yanıp sönüyorsa dikkatli geçilir.
0
my fault
(27.03.25)
itiraz etsen de karar değişmez, kırmızıda geçmişsin.
0
durbidakka
(27.03.25)
sandıydım olduydu vb. geçerli bir sebep değildir. kural kuraldır. ancak burası türkiye herkes kendine göre haklı.
0
mikahakkinen
(27.03.25)
Soldaki de kırmızı zaten. Kırmızıda geçmişsin. Şu "ama sarıdan kırmızıya geçerken" savunmasını anlamıyorum mesela. Sarı ışık "bas gaza kırmızı geliyor, dal trafiğe" demek değil ki ahahah.

Bence her trafik lambasına geri sayım gelmeli bu arada. Benim de gerildiğim birkaç konum var. Ne olur ne olmaz diye hız düşürüyorum.
0
nawar
(27.03.25)
(6)

protestolar nasıl olmalı?

biseysorcaktim
saraçhane'deki "mitingin" ardından yaşı büyükler alandan ayrılıyor. öğrenciler ve gençler kemer altına doğru gidip barikatı yıkmaya çalışıyor. sonra polis alanı daraltmaya çalışıyor, gaz bombası hatta plastik mermilerle gençleri kovalayıp alanı daraltıyor. sonra eylem o şekilde azalarak son buluyor.
saraçhane'deki "mitingin" ardından yaşı büyükler alandan ayrılıyor. öğrenciler ve gençler kemer altına doğru gidip barikatı yıkmaya çalışıyor. sonra polis alanı daraltmaya çalışıyor, gaz bombası hatta plastik mermilerle gençleri kovalayıp alanı daraltıyor. sonra eylem o şekilde azalarak son buluyor.

iki gündür saraçhane'de olan bu.

taksim'i istiyoruz diyor halk. polisler ise geçit vermiyor. ısrar olunca arbede çıkıyor.

halk yürümek istiyor, valilik ve emniyet buna izin vermeyince öyle ya da böyle bir şiddet kaçınılmaz.

ne olacak, ne olabilir başka?

taksim kapalıysa başka yere yürüsek mesela? o zaman ne olur? her yolu kapatamazlar ya?

özgür özel "mitinginde" güzel konuşuyor, ama hepsi bu. başka ne yapabilir muhalefet, halk ne yapabilir?
0
biseysorcaktim
(22.03.25)
Maalesef döngü yıllardır aynı. Bu eylemlerin tek farkı ise Gezi'den sonra ilk defa bu çapta bir protesto olması. Ayrıca gençler dediğin de ufak bir azınlık aslında(üniversite grupları). Onları da toplasan sayısı 40 bin bile etmez.

Z kuşağının yaklaşık 40%'ı sandığa gitmemiş son genel seçimde, yani o tren kaçtı maalesef şimdi sadece gazını atıyorlar.
0
feastofthedamned
(22.03.25)
bence bicimden ziyade eylemin kendisi onemli. her insan kendine gore bir yol secip bu durumu protesto etmeli. en kotusu hicbir tepki gostermemek. sonra sosyal medyayi bir tepki gosterme bicimi olarak kullanmak. cunku bu yontem bence aktif/etkili bir yontem degil. protestoya katilmak, en on sirada olmak zorunda degil kimse, fakat sosyal medyaya da mahkum degil. sosyal medyayi kotulemiyorum bu arada, sadece yeterince etkili oldugunu dusunmuyorum, haberlesme acisindan, organizasyon acisindan onemli bir arac. kisacasi daha cok kisinin aktif bir sekilde katilmasindan baska bir secenek goremiyorum.
0
Sour
(22.03.25)
bugün ortalık yıkılacak gibime geliyor. gezi'de de böyle olmuştu. ilk başta minik minik başlamıştı, 3-5 gün ufak tefek gösteriler olmuştu ama ilk hafta sonu ortalık karışmıştı. bir de gezi'de hava daha güzeldi.

ancak o günden bugüne çok şey değişti. akp dersler aldı:

1- kürtler'le araları iyi. kürtler'in saha tecrübesi chp tayfasından çok yukarıda.
2- ıvır zıvır soruşturma vs derken CHP'yi kitlediler.
3- baroyu da kitlediler.
4- Ayşe barım vs derken, sanatçıların sahaya inmesini de, sosyal medyada paylaşım yapmalarını da engellediler.
5- gezi'deki tayfanın büyük bir kısmı, "gerekirse biz de geliriz" rehavetinde.
6- gezi'deki tayfa iyi kötü sokakta büyümüş bir kadroydu. (özellikle üniversite öğrencilerinden bahsediyorum) sokakta daha mahirlerdi herhalde. mevcut kadro biraz daha internet ve eve sıkışmış bir kadro gibi geliyor bana.
0
co2s2
(22.03.25)
1. yalnızca protestolar ile bir yere varılamayacağını düşünüyorum. başka güçler tarafından desteklenmesi lazım.
2. protestoların faydalı olması için herhangi bir siyasi partiden gelecek yönergeleri umursamaması gerekiyor. türkiyedeki hiç bir siyasi parti lideri (erdoğan hariç) sokağın nabzını bilmiyor, yönlendiremiyor, risk almak istemiyor. sokak hareketi başka bir şey.
0
abelardo
(22.03.25)
eğer amaç belediye başkanının tutuklanmasına tepki ise belediye önünde protesto yapılır ama iş taksime çıkmaya getirilirse o zaman bu protesto olmaktan çıkar provokasyona girer.
zaten valilik belediye önünde müdahale etmeyerek örtülü olarak eylemine izin vermiş oluyor. bunu suistimal ederek işi başka boyutlara taşımak müdahaleyi haklı çıkartır.
aynısı gezide de oldu eylemlere sonradan katılan gruplar olayı farklı yere çektiler.
0
my fault
(22.03.25)
Yine ezbere, gerçeklikten kopmuş, sağdan soldan duyulmuş laflarla aneliz şelaleri akmış. Arkadaşım kürtler dediğin şey bir kişi değil. Kürtler şunu yapar, bunu yapmaz, kürtler ha sattı ha satıyor falan diye sanki tek bir kişiden bahseder gibi yorumlar. Ne kürtleri ne de dem seçmenini zerre tanımadığınız o kadar belli ki. Televizyondan ya da internetteki kanzi kanaat önderlerinden duyduğunuz lafları papağan gibi tekrar etmeyi bırakın, kafanızı kullanın artık.

Peki ne yapmak gerek? Örgütleneceksiniz arkadaş. Örgütlü olacaksanız. Sap gibi tek başınıza olduğunuzda ordan oraya savrulursunuz. Sizi çil yavurusu gibi dağıtırlar. Örgütlü olmak, tıpkı büyütecin gün ışığını tek bir noktaya toplaması gibi bir güç üretmeyi sağlar. Nereye yürüyeceğinizi bilirsiniz, düştüğünüzde sizi kaldırırlar, arayanınız soranınız olur.

Ali ismail örgütlü olsaydı ölmezdi. Çünkü örgütlü olsa arkadaşları hastanede gelir bulur, o doktoru başına diker, ilgilenmeyen doktorun götünden de kan alırlardı. ama maalesef örgütlü değildi. Gidin, kendinize yakın bir siyasi partiye üye olun, görev alın, fikrinizi söyleyin. Tek başımıza bir bok yapamayız. Ama örgütlü olursak hepsinin karşımızda kakası gelmiş köpek gibi titreyeceklerine emin olun.

Şimdiki gençler ev kuşu, sokakta zayıf falan zannediyorsunuz ama değiller. sokağa çıkmadığınız çok belli. Geziye gelenler çok daha nahiflerdi. Hepsi 90'ların apolotik kuşağından geliyordu. Kaybecek şeyleri vardı, canları çok sıkkın da olsa hayata daha umutlu bakıyorları, işleri vardı. Ama onların da büyük çoğunluğu ilk gazı yediklerinde başı kesik tauk gibi ne yapacağını bilemedi. Bilenler kimdi biliyor musunuz? örgütlü olanlar. Kürtler, sol görüşlü öğrenciler, travestiler, devletin şiddetiyle daha önce ilk elden kim karşılaştıysa onlar. Ama içlerinde benim de olduğum büyük çoğunluk daha önce bu denli bir şiddet görmemiştik. Ama gördük, devletimizle orada tanıştık. Neler yapabileceğini bize hiç unutmayacağımız şekilde öğretti sağolsun.

Şimdiki gençlerin ise kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Gözlerinde görüyorum. Dün saraçhanede 19-20 yaşında çocuklar, öğrenciler gördüm. İlk kez böyle bir eyleme katıldıkları çok belli olan çocuklar. Hiçbirinde tedirginlik, korku, çekingenlik görmedim. Tam tersi, öfkeyle karışık korkutucu bir heves vardı hepsinde. Sakince dağılmak falan istemiyorlar, barikatı yıkmak istiyorlar hepsi. Bu öfkenin yönlendirilmeye ihtiyacı var. Bu öfkenin ve gücün doğru zamanda doğru yerde patlamasına ihtiyaç var. Yoksa ali ismail gibi, ethem gibi, abdocan gibi öldürülürsünüz arkadaşlar. Sizi öldürmekten çekinmeyeceklerine emin olabilirsiniz.

Çok uzattım ama şunu da söylemem gerek. Burada da şöyle olmaz böyle olmaz diye yazanlar var. Olur arkadaşım, neler olur. Bak, orda topçu kışlası görebiliyor musun? Olmaz denen her şey olur. Erdoğanın sokağı tanıdığı falan da yok arkadaşım. Sokak nere erdoğan nere. Bambaşka gezegenlerde yaşıyoruz artık onunla. İnsanların cebinde para yok. Para yoksa o düdüğü çalamazsın.
0
thracia
(22.03.25)
(2)

grok su mu yakıyor?

biseysorcaktim
ne zaman geldi bilmiyorum ama bugün @grok diyerek twitleri yorumlatabiliyoruz. bir sürü böyle tweet gördüm. videolar, resimler, uzun yazılar hepsini yanıtlar. yazıları anlamak neyse de, videoları da yorumlamasına şaşırdım.yapay zeka araçları çok pahalı. gerek eğitmesi gerek kullanılırken oluştuğu ka
ne zaman geldi bilmiyorum ama bugün @grok diyerek twitleri yorumlatabiliyoruz. bir sürü böyle tweet gördüm. videolar, resimler, uzun yazılar hepsini yanıtlar. yazıları anlamak neyse de, videoları da yorumlamasına şaşırdım.

yapay zeka araçları çok pahalı. gerek eğitmesi gerek kullanılırken oluştuğu kaynak gereksinimi sebebiyle.

var mı bir açıklama ne kadar istek geliyor günlük, ne kadar harcaması var diye.

işin mali ve teknik durumunu merak ediyorum data varsa.
0
biseysorcaktim
(11.03.25)
Bir yandan promosyon yapmış oluyor. İlerde seni ücretli versiyonuna geçişe heveslendirip hazırlıyor.
Bir insanların neyi merak edip neyi sorduğu, ne tür cevaplarla tatmin olduğu hakkında veri topluyor.
Böylece kendini geliştirirken, yetersiz kaldığı yerler için ücretsiz olduğundan hoşgörü devşiriyor.

Maliyet de bir ArGe gideri oluyor.
0
Mirket
(11.03.25)
muhtemelen bir sonraki versiyon icin twitter verileri uzerinden daha fazla egitmeyi planliyorlar, tabi milyarlarca twit icinde etkilesim almis, degrlendirmeye deger olanlari ayiklamak icin boyle bir ozellik ucretsiz sunuluyor. cunku egitim icin her twit degil, insanlar icin bir sey ifade eden, belirsizlik iceren twittler daha degerli. ucretsiz olunca da bu ilk filtreleme isini biz insanlar yapiyoruz.
0
emrahday
(11.03.25)
(3)

arabalar hakkında bir kaç soru

biseysorcaktim
1 - sokağımda yürürken yol boyu park etmiş araçların içlerine bir göz attım, büyük çoğunluğunda multimedya ekran var. ortalama araçlar bunlar. üst segment de var, renault-fiat'ların düşük modelleri de, dolu ya da boş paketler de.bu araçlar için genel manada, 2020 sonrası diyebilir miyiz? ekran bilgi
1 - sokağımda yürürken yol boyu park etmiş araçların içlerine bir göz attım, büyük çoğunluğunda multimedya ekran var. ortalama araçlar bunlar. üst segment de var, renault-fiat'ların düşük modelleri de, dolu ya da boş paketler de.

bu araçlar için genel manada, 2020 sonrası diyebilir miyiz? ekran bilgisayarı varsa, muhtemelen en fazla 5 yaşındadır şeklinde bi genelleme.

2 - istanbul trafiği çok mu hızlı? trafik olmadığı ve yolların aktığı zamanları diyorum yanlış anlaşılmasın. dün kemerburgaz-taksim istikametinde gelirken, sanırım 5 levent civarlarında araçlar çok hızlıydı. genelde navigasyon kullanırım ve hangi şeritte olmam gerektiğini bilirim hiç zorluk çekmem, ancak dün navigasyon kullanmadan sadece tabelalara bakarak ilerlemek istedim. o yolu hiç bimiyorum. tabelada aradığım kelimeyi görmek için hızlı gitmiyorum (100e yakın gidiyorum yavaş dediğim), arkadan arabalar hemen selektöre basıyorlar hızlı git diye. yol ortasında birden frene falan basıp aniden yavaşlıyor da değilim. hızlı gidersem de yanlış yola saparım ya da aniden şerit değiştirmem gerekir. ee herkes yolu biliyor mu burada? ilk kez gelen ya da şehir dışından gelen zorbalanacak mı böyle.

3 - ben sık sık farklı araçlar kullanıyorum kiralamak suretiyle, orta-üst segment bir araçta bilmediğim bir yere giderken sigorta yapmak mantıklı geliyor. ama şehir içinde bir kaç gün kullanacağım zaman premium sigorta gereksiz bir hamle mi? günlüğü ortalama 500e geliyor. beyana dayalı mini hasar kapsamı 6-10bin arası oluyor sigortasız. araba çizilse zaten o kadar tutacak diye premium yaptırıyorum.
0
biseysorcaktim
(10.03.25)
2- cevreyolu hizli akiyor bossa. eger yavas gidiyorsaniz en sag seritte gitmek en iyisi. ben genelde 130-140 gibi bir hizla gidiyorum yol bossa.

3- ben buyuk cogunlukla sigorta yaptirmiyorum, ama sigorta yaptirilacaksa esas sehir ici icin yapilmasi lazim, en cok sehir icinde surtme carpma oluyor.
0
lemmiwinks
(10.03.25)
1: Multimedya ekranlar sonradan da takılabiliyor, yani dediğin gibi yeni araçların düşük modellerinde zaten var ama daha eskiler de sonradan buekranları taktırabiliyor.

2: İstanbul böyle evet terörist gibi araç kullanılıyor ama alışınca normal geliyor, ben de mesela Ankara ya da İzmir'de araç kullanınca çok şaşırıyorum evrensel trafik kurallarından bağımsız kendi özel kuralları var ve bunlara uymayınca trafiği tehlikeye sokuyormuşum gibi geliyor ama İstanbul'da kullanınca 25 şeritli yolda üç beş araba varmış gibi geliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.03.25)
2- herkes yolu iyi biliyordur. oradan geçenlerin çoğunluğu oradan her gün geçiyordur.

arkadan gelip çıppıdı çıppıdı selektör yapanlara çok da aldırış etmeyin. siz kendi bildiğiniz gibi, kendi istediğiniz gibi gidin. yollara çok hakim olmadığınızı söylüyorsunuz ve şerit değiştirme konusunda minik de olsa bir yavaşlığınız var gibi anladım. çoooooooooook hızlı gitmek için sizden yol isteyenlere yol vermeye çalışmaya hiç gerek yok. kazaya davet. güvenli sürün.

3- bu sigortalar kazayı sizin yaptığınız durumlar için geçerli. çok dikkatli sürün, bir yere sürtmeyin. başkası gelip sizin arabanıza bir şey yaparsa, karşı tarafın sigortası ödeyecek zaten. sizin yaptıracağınız sigorta ödemeyecek.
0
co2s2
(10.03.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.