Giriş
(6)

Bacaklarda Sebepsiz Morluklar

mondayboredom
Merhaba. Bacaklarımda sebepsiz yere ağrısız morluklar oluşuyor, hatta çoğunlukla aynı yerlerde oluyor. Annemde de babamda da diyabet var bu arada. Onunla ilgili olabileceği aklıma geldi. Doktora gideceğim ama benzer durum yaşayan oldu mu hiç sebebi ne olabilir?
Merhaba. Bacaklarımda sebepsiz yere ağrısız morluklar oluşuyor, hatta çoğunlukla aynı yerlerde oluyor. Annemde de babamda da diyabet var bu arada. Onunla ilgili olabileceği aklıma geldi. Doktora gideceğim ama benzer durum yaşayan oldu mu hiç sebebi ne olabilir?
0
mondayboredom
(22.03.24)
Kadınsan genelde kadınlarda sebepsiz morluk olabiliyor. Bende de çok oluyor bir sürü doktora gittim bir şey çıkmadı kadınlatda oluyor dediler.
0
yenibirgüzelnick
(22.03.24)
Kardeşimde var aynı durum. Aynı durum derken morluklardan bahsediyorum ama morluğun kırk ayrı sebebi olabilir bilemem tabi. Ayrıca ağrı da oluyor. Varis dedi doktorlar hatta ameliyat oldu.
0
pianeta
(22.03.24)
eşimde bazen oluyor dolaşım sorunları diyorlar kendiliğinden geçiyor
0
basond
(22.03.24)
siz doktora görünün düzenli çıkıyorsa ihmal etmeyin, eğer el üzerinde de çıkıyorsa bu morluklar bugün doktora gidin.
0
eja
(22.03.24)
Bende de oluyordu zaman zaman. Doktora da gittim ama bir sey cikmadi. Benical vb soguk alginligi ilaclari yapabiliyor demisti bir doktor. Dogrulugunu bilemem tabii ama siz yine de doktora gidip bir baktirin.
0
mor oje
(22.03.24)
Ben çok açık tenliyim, derim de yapısal olarak kanamaya yol açacak denli ince. Belki sizde de öyle bir durum olabilir. Antidepresan ilaçlar, doğum kontrol hapları kılcal damar çatlaklarına sebep olabilir demişti doktorum. fark etmeden pantolon, kalın çorap üzerinden sert kaşımış olabilirsiniz. Ama bunlar sadece doktorculuk oynamak. Muhakkak iç hastalıkları uzmanına muayene olun. Gerekli tetkikler yapılsın içiniz de rahat etmiş olur
0
Sakinolmamlazim
(22.03.24)
(39)

Evlilik ve tükenmişlik hissi, boşanma düşünceleri, tavsiye..

ustapasta
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş ki
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş kişiler (özellikle kadın) özelden yazarsa ne güzel olur.

Yaş 33, 5 yıllık evliyim. Eşimle severek evlendik, hala da seviyorum. Güvenilir, merhametli, iyi kalpli bir insan. Neşeli çocuk ruhlu biri, ailem de onu kendi çocuğu gibi sever. Sorun ne diyecek olursanız, sorun 5 yıl geçmesine rağmen hala oturmayan bazı şeylerin beni artık tüketmiş olması. Her şey ama her şeyin benim ittirmemle, benim iknamla yapılması. En basitinden, ikimiz de çalışıyoruz ve haftasonları 1 gün temizlik yapılması gerekli. Bunun için hala her haftasonu mutlaka bir gerginlik olur. “Ben bugün yapmayacağım sen kendi payına düşeni yap. Ben yarın yaparım. Şu zaman yaparım bu zaman yaparım.” İşten geliyorum o içerde yatarken ben yemek yapıyorum yiyoruz (yemek bende, bulaşık onda). Mutfakta bulaşıklar gece saat 10 11’e kadar bekler kokar. “Biraz yatayım yapıcam, yoruldum, maça gideyim gelince toplicam.” Her şey bir savaş evde. En basic rutinler bile devamlı gerginlik sebebi. Haftasonu temizliğimizi iki üç saatte halledip güle oynaya bir yere çıkamıyoruz. Kavga edip bozuşuyoruz ve tüm haftasonu evde küs geçiyor bazen. Böyle günlerde kendimi camdan atasım geliyor ruhum daralıyor. Onun çok da umrunda olmuyor. Karşımda 36 yaşında bir erkek değil de, annesi tarafından devamlı dürtülen 15 yaşında bir ergen var gibi hissediyorum. Bunlar basit örnekler ama demek istediğimi anlamışsınızdır. Hiç bir iş yapmadan yatarsak ondan iyisi yok, o zaman kavga etmeyiz. Sarılıp yatmak ister bütün gün.


Eşim çocukları çok seviyor, ben de istiyorum 10 aydır çocuk deniyoruz ancak henüz olmadı. Her ne kadar temas bağımlısı olsak da bu biraz şefkat ağırlıklı olmaya başladı, cinsellik çok çok seyrekleşti. Ovulasyon günleri dışında nadiren beraber oluyoruz. Belli günlerde olunca vazife gibi oluyor, kendimi çok kötü hissediyorum, istek duyamıyorum. Bunu onunla birkaç kez konuştum, bari şu ovulasyon günlerinde biraz beraber zaman geçirsek, biraz romantik bir ortam olsa da ben kuluçka makinesi gibi hissetmesem. Ama bir türlü aşamadık, tamamen tatsız isteksiz, çocuk yapmak üzerine yaşanan bir eyleme döndü. Açık açık ona cinsel yaşamımızdan inanılmaz mutsuz olduğumu söyledim. Güzellikle söyledim olmadı, kavga ettim olmadı. 60 yaşında bir çiftin yaşamı bizden iyidir, inanın artık uğraşmıyorum ve geçtim bu konudan.


Gelelim bugün kopan kavganın sebebine. Bu ay doktora gittim ve birkaç gün ovulasyon takibi yapıldı. Pazartesi yumurtlama gördü ve üç gün birliktelik olmasını önerdi doktor. Pazartesi yaptık iyi hoş. Salı yani dün akşam eve geldik, yemek faslı. Sonra aslında haftasonu yapması gereken fakat yine ertelediği bazı ev işlerini yaptı. Sonra dışarı terziye gitti, çıkmışken biraz arkadaşlarının yanına uğradı ve 22.30 civarı eve geldi.


Ben bu arada haftasonu memleketten topladığımız bazı taze otları ayıklayıp haşlayıp buzluğa atmakla meşguldüm. Amk otları tam gününü buldu fakat ertesi güne kalsa artık bozulacaktı. Uzun da bir iş. Neyse benim saat 00.30 gibi işim bitti. Bu arada salonda yatıyor, asla gelip yardım teklif etmiyor. Ovulasyon var değerlendirmemiz lazım, zaten saat geç olmuş. Yardımın dokunmasa bile gel, napıyosun canım de, bi ilgilen. İşim bitti salona geçtim yatıyor, eline sağlık dedi yanıma gelsene dedi. Gerçekten o kadar istemedim ki o an, duşa girip yatıcam dedim ve gittim, çıktığımda uyumuştu. O gece bir şeyler yaşanacaksa o akşam biraz daha ilgili olunmasını, moda girilmesini istiyorum, çok mu abes bir şey istiyorum ki?


Bu sabah kalktık, modum düşüktü. En değerli gün boşa geçmişti çünkü. Noldu diye sorduğunda kavga koptu. Beni suçluyor, bütün sorun akşam sana mutfakta yardım etmemem mi diyor. Bendeki birikmişliği asla ama asla anlamıyor, kaç kez anlatmama rağmen. Gece seni yanıma çağırdım gelmedin diyor. Artık vazife gereği yapılan randevulu ilişkilerden de sıkıldığımı söyledim. Ovulasyon zamanında da biraz isteksiz yapıverelim idare et diyor. Sanki o günler dışında yapıyormuşuz gibi. İnanılmaz kötü kavga ettik, birkaç kez ayrıl benden o zaman dedi, bana çok ağır bir cümle kurdu hatırladıkça gözlerim doluyor. Benden ayrıl o zaman, kendini yaptırtacak birini bulursun çok meraklısın ya zaten dedi (elbette bu kelimelerle değil). İnanamadım, hiç bu kadar ağır cümleler kurmazdık kavga ederken.


Bu lafı yutamıyorum. Her ay aynı günlerde, her haftasonu aynı günlerde aynı konulardan kavga etmekten artık tükendim. Dışardan bakıldığında iyi bir çiftiz, ayrı ayrı bakıldığında belki de iyi insanlarız. Ne desem yapar, ama kendisi asla bir şey planlamaz. Kendi kendine bir fikir ortaya atmaz. Bütün erkekler mi böyle? Ne istedin de yapmadım diyor, çok basit, ben o da bir şeyler istesin istiyorum. Her şeyi düşünmek zorunda kalmak istemiyorum, biraz ipleri eline alan, bu kadar edilgen olmayan bir eş istiyorum. Gerek güzellikle gerek kavga ile kaç kere konuştuk. Hep dikkat edeceğim diyor ama olmuyor.


Bu akşam eve gitmeyi düşünmüyorum o ağır lafın üzerine. Boşanmak istiyor muyum? Bilmiyorum, ama eşimi artık bu haliyle istemediğimi biliyorum. Eskisi gibi olsun istiyorum. Ben hiçbir kavgada ayrılık kelimesini kullanmam ama o bugün birkaç kez söyledi. Ayrılmak öyle zor geliyor ki. Yeniden bir hayat kurmak, bütün rutinlerinden vazgeçmek, hayatın tepetaklak olması. Bu ruh haliyle bunlarla başa çıkamayacak gibi hissediyorum. Çift terapisi işe yarar mı bilmiyorum.


Her akşam evde boş boş yatarak geçirdiğimiz bir hayat, ben talimat verdikçe sorunsuz olan, duygusal olarak çok bir şey beklemediğim evliliğim. Bütün evliliklerin sonu bu mu? Erkekler bu rutin yaşamı sorun etmiyor biz mi ediyoruz? Şiddet yoksa aldatma yoksa her şey okey midir? Artık intihar eden insanların ruh halini bile anlayabiliyorum. Eskiden çok şaşırırdım, madem hayatından vazgeçecek duruma geldin, bari her yolu dene, ölümden kötü ne olabilir evden ayrıl aç kal sürün, olmazsa yine intihar edersin derdim içimden. Şimdi anlıyorum, insan bunlarla uğraşmayı göze alamayacak, savaşamayacak kadar tükenmiş oluyormuş. Uğraşmak istemiyormuş sadece bitsin istiyormuş. Ayrılmak istemiyorum, tüm bunlarla uğraşacak, aileme laf anlatacak, yeni bir hayata başlayacak gücüm yok. Tüm bunları göğüslesem bile boşanınca hayat daha mı iyi olacak, bunun garantisi yok. Ama böyle de o kadar mutsuzum ki.
0
ustapasta
(13.03.24)
hocam şöyle bir şey var, evliliklerin çok azı aradaki sevgi ve aşkın azalmasından dolayı bitiyor, daha çok böyle sorumsuzluklar ve hayatı paylaşmamak yüzünden bitiyor ve bir taraf tükeniyor

sizin kafanızı karıştıran şey "ama çok iyi bir insan, aileme ve çevreye çok iyi"

bu düşünce karar vermenizi zorlaştırıyor, ben böyle bir insanın değiştiğini görmedim, 50-60 yaşına gelip hayatının çoğu böyle angaryalarla harcanmış, tükenmiş çok kadın var

hocam bir de korunun bu çocuk konusunu hemen araya sıkıştırmayın, çocuğunuz olursa bu sorunlarınızın üstünü bir süre daha örtecek, çocuk büyürken zamandan da yemiş olacaksınız, çocuk bir adet sorumsuz ebeveyn ve bundan dolayı sürekli gergin ve öfkeli ebeveynin olduğu çok huzursuz bir evde büyüyecek, çocuk olunca eşiniz değişmeyecek, siz yine ev işleri, ev dışı sorumluluklar, çocuk bakım sorumluluğu hepsiyle tek başına uğraşmak durumunda olacaksınız

33 yaş çok genç daha, siz içinde bulunduğunuz koşullar yüzünden enerjisiz ve karamsar hissediyorsunuz, 40ındaki kadınlar hayatı yeniden yaşamaya başlıyorlar daha mutlu daha enerjik
0
grimavi
(13.03.24)
Öncelikle şunu söylemeliyim,

Bu olanları maalesef çoğu evli çift yaşıyor. Erkek ve Kadın versiyonu olarak azıcık farklılıklarla çoğu yerde duyuyorum bunları. Yaşayanlardan birisi de benim. Bu yaşadığınızın erkek tarafındayım.

Her şeyi denedim, profesyonel ve geleneksel olarak tüm tavsiyeleri yumuşak başla uyguladım. Olmuyor.

7 yıl sonra Bebek oldu, onun hikayesi de çok başka ama; takibi ve tedaviyi de ben kontrol ediyorum tabi ki. Yani size şunu desem anlarsınız, eşim ne zaman regl olacak bilmiyor ve takip etmiyor. Kendisi de mühendis bu arada. Makina sahasında imkansızı ürettirmeyi başaran kadın. Demekki böyle, evilik başka bir yetenek.

Boşanmak, bana da yorucu geldi. Tam ciddi kararlar evresinde bir sürü major değişiklik ve kayıplarım oldu. Saldım.

Amatörce ama çok doğru; olmayınca gerçekten olmuyor.
0
achilles
(13.03.24)
@edmond honda aslında hiçbir iş yapmıyor değil. Her şeyi yarı yarıya yapıyoruz, ama sorun bunu bir rutin olarak kabullenememesi. Hep benim söylemek zorunda kalmam. Herkesin işi belli, o yapmazsa ben elimi bile sürmem onun işine.

Dünyanın en sevgi dolu insanı bu arada, yeğenim bile ona bayılıyor çok güzel anlaşıyorlar. çocuk yaparsak sevgisiz asla kalmaz ama ev işleri büyük sorun olur. Bu beni de çok düşündürüyor. Sevmekle olmuyor, sevgi dolu ama tembel.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
en doğrusu minik darılmaları biriktirmemek. az önce bulaşık nedeniyle kavga ettiğin insanla sevişmek istemiyorsun. istediği kadar seksi olsun. bunu aklından çıkarma. senin için de öyle değil mi? güzel güzel konuşun. ikiniz de adım atın. birbirinizi yıpratmamak için elinizden geleni yapın. umarım düzelirsiniz ama ayrılmak dünyanın sonu değil. bazı kalıplara girmek zorunda değilsin. evlilik kutsal değil.

edit: imkanınız varsa haftada bir iki kez yardımcı tutun. öncesindeki gün bulaşık temizlik yapmayın, onları da yapar. haftada 2 gün dışarıdan söyleyip bulaşık çıkarmadan işinizi halledin. bir gün arkadaş aile ziyareti yapın. bir gün de dışarıda yiyin :) haftada bir iki günden fazla evde yemek yapmayın. o kadar büyük dert olmaz. eşin bu ve bunu değiştiremezsin. belki orta yolu bulabilirsin. istiyorsan.
0
gabe h coud
(13.03.24)
evli değilim hiç olmadım. o yüzden evlilikle ilgili yerlere girmicem, yaşayanlar daha iyi bilir. ama şunu görmek zor olmasa gerek, şimdiden böyle olan bir adam çocuk olunca sizce kendiliğinden sorumluluk üstlenip de çocukla ilgilenir mi? sizi rahat ettirir mi? yoksa siz 'iki' çocukla uğraşırken heder mi olursunuz? bence cevap ortada. bu senaryoda evet çocuğa da yazık olur ama bence yazığın en büyüğünü kendinize etmiş olursunuz. 33 yaşında böyle hissetmek normal değil, bunu ömrünüzün geri kalanına da yaymayın, bu adamdan çocuk yapmayın.

bu ruh haline girmek mutlak son değil, normal değil, doğal değil, herkes böyle olur evlilik böyledir vs diye bir şey yok, yaşadıklarınız düzeltmeniz gereken şeyleri gösteriyor, kabullenmeniz gerekenleri değil. çocuk fikrinden vazgeçip ilişkinizi değerlendirip iyileştirmeyi deneyebilirsiniz, bunun için çift terapisi iyi olabilir. ama işe yaramazsa da gencecik bi insansınız ayrılıp çok da güzel fıstık gibi yaşarsınız, hem de büyük küçük kimseye annelik veya hizmetçilik etmeden.. savaşacak da bir şey yok. düzgün bi insansa zaten ayrılırken sorun yaşamazsınız. çevreniz dar kafalı değilse sonrası da sorun olmamalı. milyonlarca bekar var, nasıl yaşıyorlarsa öyle yaşayacaksınız. maaşınız varsa kendinize göre evinizi tutuyorsunuz ve sadece kendi mutluluğunuzu dert ederek keyifle yaşamaya başlıyorsunuz. çok güzel oluyor valla, istediğinizde istediğinizi yapıyorsunuz, kimseye hesap vermiyorsunuz, rica minnet iş yaptırmıyorsunuz, laf anlatmıyorsunuz, caz trip çekmiyorsunuz, başkasının derdiyle hantallığıyla uğraşmıyorsunuz, sadece kendinizi düşünüyorsunuz falan şahane bi hayat. daha heyecanlı ilişkiler de yaşayabilirsiniz, size kalmış, istemeseniz de yaşamazsınız, kafanız rahat oh mis. teknik ve halledilebilecek zorluklara takılıp hayatı kaçırmayın, içinde bulunduğunuz ruh halinde olumsuzluklara odaklanmanız normal, ama yaşayınca ya niye daha önce yapmamışım diyeceksiniz sadece. kendinizi sonunu bildiğiniz bu yorucu hayata hapsetmeyin. kendiniz için yaşıyorsunuz, iyileştikçe bunu daha iyi görür insan, iyileşmeye odaklanın.

hiçbirini yapmıyorsanız bile kendinizi seviyorsanız şu an katiyen çocuk yapmayın derim naçizane, denemelere son verin. (30k)

ek: söylediği lafı unutmuşum, direkt o kısım bile ayrılık sebebi ama neyse.. hak etmediğiniz lafları yutmayın. iyi insan falan filan diye onur kırıcı sözlerini alttan almayın. o kısma takılmışsınız diye açasım geldi ama hocam zaten ortalama insan iyi insan oluyor. bariz kötülük yapmadığı sürece herkes iyi valla. sıradan bi şey bence. tek başına tutunulacak bi özellik değil.
0
nic cage
(13.03.24)
İnsanların evliliklerini yürütmemelerindeki temel sebeplerden en önemlilerini saymissiniz. Kadınların çalışma hayatındaki sorumlulukları yetmiyormuş gibi eve gelince de sorumlulukların devam etmesi, erkeklerin anne evinden sonra eşlerini de evin işlerini yapmak zorunda olan kişi olarak mimlemeleri kültürel olarak bizde zaten çok yaygın. Bunu kavga ederek, kuserek de tamir edemezsiniz. Anlaması gerekir. Önemli nokta şu, anlamaya gönlü var mı?


İkinci nokta aslında evliliklerde çok çok önemli fakat bizde kültürel olarak konuşulmaz. Biten evliliklerin çoğunda cinsel problemler vardır. İnsanlar bunu yok sayamazsa boşanır, yoksa da hayatları boyunca evlilik doyumundaki en önemli noktalardan biri eksik olarak hayatına devam eder. Zaten kadının cinsel doyum bekledigini söylemesi de genelde abes karsilanir. Eşinizin söylediği söz karşısında kirilmissiniz ve bu gayet anlasilir. Ama o da zaten sorunun kendinden kaynaklı olduğunu düşündüğü için ve bunu kabullenmekte zorlandığı için agresif bir tutum takinmis.

Yukaridakilere katılıyorum, bence böyle bir durumda çocuk yapmayı bir süre erteleyin ve eşiniz de kabul ederse birlikte çift terapisine gidin. Çözülmeyecek noktadaysa boşanmak dünyanın sonu değil ama en azından çaba sarf etmiş olursunuz. Çözülecek bir sorun varsa da karşılıklı iletişimle cozebilirsiniz. Sevgi ve aşk ise çok farklı olgular. Aşk yıllar içinde elbette şekil değiştirir ama sevginin baki olması gerekir. Birbirinize vakit ayırın, rutinlerim dışına çıkmaya çalışın.

İlişkilerimize duygusal yatırım yapıyoruz, emek veriyoruz. Bu yüzden bittiğini kabullenmekte zorlanıyoruz bazen ama şunu aklimizdan cikarmamak gerekir; "her iyi insan ve iyi baba, iyi bir eş olacak diye bir kaide yok".

Not: ben de evli ve çocuksuz bir kadın olarak yazdım bunları.
0
fraise
(13.03.24)
hepsini okudum.

bence bu sorunu çözebilirsiniz. adam kötü bir adam değil anladığım kadarıyla.
bence çocuk için acele etmeyin. yani şu an çocuk için yeterince enerjiniz yok.
ev işlerini tekrar bir bölüştürün ya da konuşun.
kendinize çok vakit ayırın.
amk otunu bırak bozulursa bozulsun yani.
birbirinze güzel şeyler söyleyin. film izleyin falan.
yani birbirinze vakit bulamamanızın bütün sebebi bu ev işleri mi.
erkekler biraz daha vurdumduymaz oluyor ama bence eşiniz de elinden geldiğini yapıyor.

burada ayrıl falan diyenleri ciddiye almayın. bekara karı boşamak da kolay diye bir laf var.
bence bu evlilik kurtarılır.

ama söylediği o laf biraz ayıp etmiş bence ciddi değil sinirlenince ağzından çıkmış.
0
OgutucuRecep
(13.03.24)
Erkek tarafıyım. Harekete geçme konusunda çok benzer durumlar yaşadım. Zamanla ortada buluştuk.
Her ikinizin de birbirinize doğru adımlar atmanız gerektiğini düşünüyorum. Bulaşıkları yıkamaması değil sizin sorununuz, sizin uygun gördüğünüz saatte yıkamaması.
Siz her konuda onu harekete geçirmek zorunda hissettikçe dürtükleyen bir insan oldunuz, o da dürtüklenme olmadan hareket etmeyen bir insan oldu. Sorun, sorunu doğurdu.
Çift terapisinin işe yarayacağını düşünüyorum.

Akşam eve gitmeme kararınızı bence gözden geçirin çünkü orası sizin eviniz. Zaten iyi bir durumda değilken bir de rahat etmediğiniz bir ortamda uyumakla uğraşmayın.

Çok şanslısınız ki çocuk konusunda acele etmenize gerek yok, henüz 33 yaşındasınız. İlişkiniz istediğiniz hale gelene kadar o işi biraz duraklatabilirsiniz.

Burada okuduğumuz birkaç satırla "bu evlilik devam etmemeli" gibi bir sonuca varan olursa asla kulak asmayın. Yapıcı tüm tavsiyeleri dikkate alıp yıkıcı tüm tavsiyeleri göz ardı etmenizi öneririm.
0
michael_knight
(13.03.24)
bence adamın pasif rol almasından zaten bunalmışken bu çocuk meselesi tuz biber olmuş. bence çocuk konusunu erteleyip diğer sorunları çözmeye odaklanın ve gündeminizden ovulasyonu vs. çıkarın.

gördüğüm kadarıyla ve eşimi de düşünürsem çoğu erkek kendisinden bir şey istenmeden bir şey yapmamaya plan program yapmamaya eğilimliler, bu doğru.

edit: bu arada ettiği laf konusunu unutmuşum ciddi anlamda özür dilemesi gerekiyor. telafi etmesini beklerdim ve eve gitmeyebilirdim ben de.
0
sanguine mcqaer
(13.03.24)
okudum hepsini
çocuk yapma işini durdurun öncelikle böyle bir ilişkiniz varken. bu sağlıksız bir karar, bence. sonrasında da mutlaka iyi bir terapist bulup terapiye gidin birlikte. iki taraf da çözmek istiyorsa halledersiniz. kavga etmeden konuşma ortamı yaratıp oturup konuşun bir de. belli ki bir şeyler yaşandıkça kavga ederek konuşuyorsunuz. sorun çıkmadığı bir anda oturun konuşun, randevulaşın hatta dışarı çıkın bir yerde oturup bir şeyler içerken konuşun.
0
veritaslibertas
(13.03.24)
Genel olarak bu düşüncede misiniz yoksa bir an için sinirlendiğinizde mi böyle hissediyorsunuz?

Bence sıkıntınız büyük. Eşiniz sizin söylediklerinize rağmen konfor alanından vazgeçmiyor. Ben de evlenmeden önce elimi sürmezdim işe. Ailem sağolsun yapardı.

Şimdi evlilikten sonra işbölümümüz var ve uyuyorum buna. Ama buna eşim zorlamadı.Ben kendim uymak zorunda olduğumu idrak ettim. Kimse çocuk değil.

Hatta işleri bir an önce bitirelim de rahat rahat oturalım diyorum eşime de. Bir de bu kadar iş yapmıyor diye söylenirken çocuk düşünüyorsunuz. Çok ilginç.
0
drako
(13.03.24)
bu akşam eve gitmeyeceksen de haber ver yüzünü göresim yok, şuradayım vs gibi. habersiz eve gitmemek büyük hata olur.

ev işi olayı dışında nasılsınız? eğleniyor musunuz? mutlu musun? beraber vakit geçirmekten hoşlanıyor musun? birbirinize hala değer veriyor musunuz? bunların cevabını düşün. olumlu ise kurtarmaya bak. sen boşanmak istemiyorsun çünkü bence.

temizlikçi tutun imkan varsa. yani belli bu adam temizlik yapmak istemiyor. ve iki yetişkinin yaşadığı evde de her hafta detaylı temizlik yapmak gerekmiyordur bence. bizde 1,5 yaşında bebek ve kedi var mesela. bazen sadece süpürge yapıp geçiyoruz. tozu gördüğüm halde toz almadığım hafta sonları oluyor. onun yerine ailemle vakit geçirmeyi tercih ediyorum. gerçekten kılı kırk yaracak kadar önemli mi bu temizlik meselesi? yapmayın evi bok götürsün demiyorum da bazı haftalarda da olduğu kadar yapıverin. inan sen kafana taktığın için bu mesele bu kadar büyük görünüyor gözüne. akşam yemeğinden sonra 10-11e kadar bekler bulaşıklar demişsin. beklesin. ne kadar kokabilir ki? sonuçta 11de de olsa kaldırıyor. yani sen onun öğretmeni, annesi, ev arkadaşı değilsin. senin sınavından 100 almak zorunda değil. 5 sene kavga etmişsin, konuşmuşsun olmamış. demek ki başka bir yol bakılmalı.

ipleri eline alsın diyorsun, edilgen olmasın diyorsun ya. bu adamın karakteri. sen adamdan A değil B olsun istiyorsun. sen zaten A ile evlenmişsin. değişmesini beklemen saçma değil mi? hani farklı bi durum olur değişmesini beklersin ama adam karakter olarak pasif demek ki. şimdi şöyle düşün. sen çok planlı, programlı, her şeyin kendi istediği gibi yapılmasını isteyen birisin diyelim. eşin de 5 sene sonra gelsin desin ki ben bu kadar dominant bir kadın istemiyorum, pasif olsun istiyorum. sence olur mu öyle bir şey? insanın karakteri neyse odur ya, değişmez. hele otuzlardan sonra hiç değişmez. törpülersin, dikkat edersin ama bir yere kadar.

cinsellik konusuna gelirsek. bazı insanlar isteksizdir. bunu kabul edelim. bir de adam yanıma gelsene demiş. kendisine göre gayet hoş bi davet. sen de reddetmişsin. suçu kendinde görmüyor doğal olarak. o güne otları bırakmak, buzluğa atmak filan senin kafanda yarattığın, çok da gerekli olmayan bir iş. iki saatini harcayıp yoruldun ve hırsını ondan çıkardın. hayatımda ot haşlayıp dolaba attığımı hatırlamıyorum bu arada. neyse. sonuç olarak çok da istekli biri değil belli ki ve hamilelik takvimi işi iyice rutine bindirmiş iki taraf için de.

bence çocuk işini erteleyin. zaten bu temizlik durumu çocuktan sonra seni daha da delirtir. hele taze otu buzluğa atan bi insanın bebek ek gıdaya geçince yapacağı şeyleri düşünemedim bile. sen kendini yorarsın eşin sadece güle oynaya ilgileneceği kadar ilgilenir. gelsin daha büyük kavgalar.

çocuk işini erteleyin. evlilik terapisi alın. ama gerçekten boşanma isteği varsa bir süre belirle. değişim görmek istediğini net bi şekilde belirt. baktın değişim yok o zaman boşanırsın.
0
elorelia
(13.03.24)
5 yıllık evli ve 20 aylık çocuk sahibi er birey olarak yazıyorum;

Sizin probleminiz çözülmeyecek bir problem değil ancak ikinizin de gönüllü olması ve psikolog desteği almanız gerekiyor. Buradan ya da cevrenizden alacağınız tavsiye ile çözemezsiniz.
Şunun kararını vermen lazım gerçekten bu kişi ile evliliğini devam ettirmek istiyor musun?

Eğer devam ettirmek istiyorsan eşini karşına alıp de ki "Ben seninle hayatıma devam etmek istiyorum ancak bu şartlarda değil psikolog desteği alalım" de o da eğer seninle devam etmek istiyorsa zaten kabul edecektir.

Eşimle iletişimimiz çok güçlü ve paylaşımcıyızdır ona rağmen çocuk olduktan sonra çok kez tartıştık çok zorlandık çünkü hem yorgun hem de tahammül azaldığı için sürekli gerginlik oluyor, çocuğun uykuları yeni oturmaya başladı ve ancak kendimize gelebildik bu problemleri aşmadan sakın çocuk yapmayın.
0
mirty
(13.03.24)
elorelia +1

1. çocuk işini erteleyin
2. genel temizlik için birini alın, haftalık ya da iki haftada bir mesela
3. mükemmeliyetçi tavrınızı törpülemeye çalışın, her hafta ev süper tertemiz olmak zorunda değil. bulaşıklar da 11 gibi makineye konsun, idare edilir bunlar

bu arada evli biri olarak yazıyorum, diğer şeyler bir yana, eşinizin itiraz etmeyip her programa katılması o kadar güzel bir şey ki. varsın program yapmasın, hepsine uyması bile güzel.
0
noxie
(13.03.24)
yazdıklarınız boşanmayı gerektirecek bir durum değil gibi, düzeltilebilir şeyler. eşiniz ev işleriyle çok istekli olmayabilir. peki boşanıp yeni birini bulduğunuzda istediğiniz gibi biri olacağından emin misiniz ve hatta birini bulabilecek misiniz?

erkeklerin büyük çoğunluğu eşiniz gibi. bence bi orta yol bulmaya çalışın.

bu arada eşiniz kötü konustuysa ayıp etmiş.
0
tabudeviren
(13.03.24)
teşekkür ederim fikirlerinizi okumak iyi oluyor öyle dolmuştum ki. Ot konusuna bu kadar takılmayın evet zamanlaması biraz saçma olsa da:) ot olmaz b.k olur, mesele yetişkin bir insana 5 yıldır hala devamlı ne yapması gerektiğini söylüyor olmak. Cevabın birinde dediği gibi bulaşık için tartıştıktan sonra kimse kimseyi arzulamaz. Birbirinden alakasız gibi görünen bu konular tamamen iç içe geçti ve birbirini etkilemeye başladı.

@eloreila ve diğer herkes, normalde (yani sorumluluklarımız söz konusu olmadığında) gayet iyiyiz. Beni hiç kırmaz hayır dediğini kolay kolay hatırlamam, ben de aynı şekilde ona değer veriyorum, mesela bu akşam eve gitmek istemiyorum ama ailemin evine de gitmek istemiyorum anlarlar onun hakkında kötü düşünürler diye:/ Sanırım gerçekten bizim en sık kavga nedenimiz ev işleri, haftada bir temizlikçi işini düşünebilirim. İkinci sorun bana göre cinsel yaşam, çocuk konusu zaten kötü olan şeyi daha kötü hale getirdi. Bunu bir süre erteleyeceğim. Eşime boşanmanın tüm zorluklarını göze alacak kadar katlanamıyor değilim, sadece bu döngüyü tekrar tekrar tartışmak ve çözememek beni yordu. Tükenmiş ve kendimi anlatamıyormuş gibi hissediyorum. O kadar laf anlatmama rağmen dün mutfakta yardım etmemem mi tüm sorun demesi mesela. Bunların beni ne kadar yıprattığını anlayamıyor, kendisi benim kadar etkilenmediği için.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Selamlar henüz 2 yıllık evliyim (29E). Hepsini okudum bir şeyler karalamaya geldim.

Ben de ilişki anlatmayı veya okumayı çok severim o yüzden paylaştığınız için ve net, uzun yazınız için teşekkürler.

Biz de bu tarz olmasa da çok kavgalar ettik. Öncelikle şunu anlamak gerekiyor. Kadınların sorun ettiği şeyler bizim beynimizde "bu niye sorun şimdi ya", "bunu niye tartışıyoruz şimdi", "ben nerdeyim zaman dursa keşke uçsam gitsem şuan" gibi şekillerde yorumlanıyor. Yani önce bunu kabul etmek lazım. Ben de şu açıdan eşinize benziyorum, sorun sevmem, gerginlik sevmem. Evde yapılması gereken bir iş varsa o hemen yapılmayabilir yarın yaparım öbür gün yaparım haftaya yaparım. Evlenince tabi bu ertelemeleri biraz kısalttım. Ben biraz kısalttım, hanım biraz rahatlaştı derken ortada buluşmaya çalışıyoruz.

Bazen kadınların tepkileri o kadar anlamsız geliyor ki güne "bugün ne olsa da sorun yapıp büyütsem ve günü, seksi, hafta sonunu, geceyi mahvetsem..." diyerek başladıklarını düşünüyorum. Çünkü yaşanıyor bunlar yani.

Ne oldu diyorum hayatı sorguluyorum. Ne oldu yine yani çöpü mü atmadım gece film izlemedim ve odama mı gittim, belli bir gün geçti de çiçek veya hediye almayı mı unuttum, bulaşıkları mı dizmedim ne oldu??

Çünkü yetişkin bir kadın bunların herhangi biri yüzünden hem kendi hayatını hem partneri için hayatı zindana çevirebilir.

Ve sorun şi ki tam da sizin anlattığınız gibi bir şey anlatmadan bozuluyorsunuz ve neye bozulduğunuzu anlamamız gerekiyor. Bazen 50 kere de olsa söylemeniz gerekiyorsa söyleyin lütfen.

Gelin yardım et deyin. Ben şuna bozuldum deyin. Konuşun biraz iletişim lazım susarak, içten içe kurularak, içerlere gidip ağlayarak bize bir şey anlatamıyorsunuz bunu anlayın artık.

Biraz dümdüzüzdür ama anlarız yani. Ve de ne olsa da bozulsam diye değil de, ne olsa da ben bunu bir güzelliğe çevirebilirim, huzursuzluğa değil de huzura yorarım diye düşünmek lazım.

Siz bizden ince düşünüyorsunuz. Evi, kendinizi, bizi. Biraz salmanız gerekiyor eve de bişey olmaz ota da bişey olmaz. Yani olsa da bişey olmaz yani 3 günlük dünyada ot çöp yüzünden geri gelmeyecek zamanlar bir hiç uğrana gitmemeli ya.

Gidin sırnaşın onun yerine. Veya çok acilse iki ses edin yardım gelmiyorsa onu mutlu mutlu isteyerek yapın. Yok yapmak istemiyorsanız da salın gitsin. Bizim evde mesela bazen 2-3 günlük bulaşık duruyor, kim denk geliyorsa o hallediyor.

Ben hep evdeyim, bazen hanım gelmeden her yeri süpürüyorum, toparlıyorum, çamaşırları bulaşıkları yıkıyorum, yemek hazırlıyorum. Ama bazen de evde olmama rağmen tezgahın üstü bulaşık kaynıyor. Hanım da yorgun geliyor zaten bazen yapıyor bazen yapamıyor. Ama hiç bir zaman sorun etmiyoruz. En azından bu konuda çözdük bir şeyleri. Bizde de başka konular var.

Neyse, bunlar erkek gözünden bir yorum olsun diye yazdıklarım. Objektif bakarsam da şu çıkarımı yapıyorum. Evet bazen anlamıyoruz, dümdüzüz falan diyorum ama işin şu boyutu da var,

Kadın mutsuzsa yerde gördüğü çoraba bile bozuluyor. Ama mutluysa senin coraplarını yerim essek diyor icinden. Kadın mutluysa evin ortasına da sıcsan der ki "yalnız şu ortalıga sıcma olaylarını bir kaç bin yıl önce bırakmıştık hatırlatırım" der kaldırır yıkar.

Tam beyninizin çalışma yapısını anlamasam da mutsuzken pireyi deve yapıyorsunuz gibime geliyor. O yüzden sizin mutlu olduğunuz şeylere odaklanmalı, sizi üzecek şeylere takılmamanız lazım. Sorun ottan çöpten ziyada başka şeyler olabilir, biraz daha derine inip onları çözmeniz lazım.

Çocuk konusuna gelince, bence de sakın kalkışmayın. Mutsuz bir kadın olarak mutluluğu çocuk üzerinden bulmaya çalışmayın. Bir çocuğun en son isteyeceği şey kendisi mutsuz, ilişkisi kötü bir anne tarafından dünyaya getirilmektir.

Ben de bu sorunlarınızın çözülebileceğine inanıyorum ancak, baktınız çözülmüyor. Evliliğin kutsal olduğuna da inanmıyorum. Mutsuzsan ayrılacaksın. Hayata 1 kere geliyorsak öncelik kendi mutluluğunuz olmalı. Eşinizin veya çocuğunuzunki değil.

Siz mutlu olasınız ki eşinize, ailenize, arkadaşlarınıza veya ileride olursa eğer çocuğunuza verecek mutluluğunuz kalsın.

Netflix de "Kuvvetli bir alkış" ı izlemediyseniz birlikte izleyin belki çocuk yapmaktan biraz vazgeçersiniz :D

Teyzem geçen 60 yaşında boşandı. Çocuklar için katlandım yıllarca dedi. Katlanmak zorunda değilsiniz. Yani başından çözebilirsiniz. Bunu siz veya eşiniz kötü olduğu için değil, birbirinize uymadığınız için yapmalısınız. Uymak zorunda da değilsiniz ama zıtlığın uyumunu bile yakalayamıyorsanız o ilişkiyi sürdürmenin hiç bir anlamı yok.

Sanki ayrılsam başkası daha mı iyi olacak düşüncesi yanlış. Sorun daha iyi veya kötü olması değil zaten. "Daha uyumlu" olması. ki bu da vardır.

Ama bazen eşin 6 tane özelliği çok iyidir, 4 tanesiyle baş etmeye alışırsın, devam edersin. Bu da kafidir. Bazen de 9 özelliği çok iyidir, kim gelse eşinizi havada kapar, o kadar iyidir. Oma o kötü 1 tane özelliği size o kadar batar ki koşarak uzaklaşırsınız. Benim daha önce böyle bıraktığım uzun ilişkilerim oldu. Gram pişman değilim. Herkes dengini bulmalı. Zihnen, bedenen, ruhen, mantıken.. artık nereden bakıyorsanız.

İlla %100 anlaşılacak diye bir şey yok ama birbirinizi idare etmeyi, sorunları idare etmeyi öğrenmeniz lazım. Bakın katlanın demiyorum. Baş etmeyi öğrenmek lazım. Baktınız sizi çok zorluyor, olmuyor, ümitsiz vaka. O zaman bitirmek yanlış bir seçenek değil bana göre.
0
ananiyimioguz
(13.03.24)
Hepsini okudum o iş olmaz çocuk sahibi olmayın erteleyin önce aranızı düzeltin derim.
Eşiniz yanlış yapmış
40e 15 yıllık evliyiz
0
basond
(13.03.24)
Evli bir kadın olarak yorum yapmak istiyorum burayı okuyup gaza gelme. Bu saydığın sebepler boşanma sebebi değil.
Sadece sen yönetmeye yatkınsın, eşin de tembelliğe. Tıpkı benim evliliğim gibi :)
Başlarda bizim de böyle problemlerimiz oluyordu çünkü ben tembelim ev işi sevmiyorum yapmak da istemiyorum. Eşim de sizin gibi her şey tam düzenli ve muntazam olmalı diye düşüyordu.
Tezgahta patates soyarken neden altına bir şey sermemişim, neden salatalıkların kabuğunu orda kurutmuşum filan. Dedim bunun sana ne zararı var? Patatesi soyunca en son tezgahı siliyorum o yüzden altına bir şey koymak istemiyorum. Bu sadece bir örnek. Böyle onlarca olay vardı. Bir süre düşündü ve bana hak verdi. Haklısın aslında onun kimseye zararı yok ama ben alışmadığım için yanlış bir şey yapıyorsun gibi geliyor dedi. Dedim yanlış filan değil bu benim tarzım. Benim hayatım. Kimseye zararım yok.
Demem o ki bulaşığın 9 da değil de 11 de yıkanması kimseye zarar etmez. Hatta erkesi güne kalsın. Ne olabilir ki huzurdan önemli mi.
Kocam bu huylarını bıraktı valla 2 senedir cennette yaşıyorum. Kendisi için de öyle büyük bir stres kaynaği kalkmış oldu. Skeym tezgahı da bulaşığı da yani. Takıntı bunlar hep.
0
yenibirgüzelnick
(13.03.24)
yazacak çok şey var ama öncelik olarak çocuktan net olarak vazgeçin.
ondan sonra sağlıklı bir şekilde düşünüp karar verin.
çocuk sonrası boşanmak çok zor hele kadın için.
0
nuisance2
(13.03.24)
sorun sadece ev işleri meselesi ise bu konuda sorumluluğu daha fazla almanız gerektiğini düşünüyorum.
evet bencilce, fakat ev arkadaşı gibi iş bölümü yapmak erkeğin doğasına uymuyor.
modern yaşam erkekleri kadınlaştırıyor sonra da kadınların erkeğin bu şekilde olmasından rahatsız oluyor.

diğer konularda bir sorun olmadığından eminseniz kocanızı ev işlerine hiç bulaştırmayıp bir süre gözlemleyin(gerekirse yardımcı v.s.), bence işler değişecektir.

planlı çocuk yapma konusuna gelirsek, yumurtlama dönemi v.s. takip etmek bunları tamamen çöpe atın. aklınıze bile getirmeyin.
biz bu şekilde 1 yıla yakın uğraştık sonra ara verip normal sürece girdiğimizde çocuk olmuştu.
bu işlerde psikoloji > fizyoloji.
ayrıca kendinize eziyet etmenize gerek yok.
0
nuisance2
(13.03.24)
@ananiyimioguz teşekkürler kendi açından anlattığın için. Meşhur bir kitap var ya Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten, bana onu hatırlattı söylediklerin. İçeriği günümüze göre artık biraz seksist kalıyor ama bakış açımı bayağı değiştirmişti okuduğumda. Erkeklerin bizim gibi olmadığını ve olamayacağını kabul edersek ve bu ön kabule göre davranırsak mutlu olabileceğimizi anlamıştım. Orada da yazıyordu mesela, "Erkeklerin kadınların aklından geçenleri tahmin etme gibi bir sorumluluğu yok": Yalan yok buna çok içerliyorum ama dikkat etmeye çalışıyorum. Mesela ilk çocuk düşünmeye başladığımızda ayın o belli günlerine neden hiç dikkat etmiyor diye sinir olmuştum. Sonra gittim söyledim, her ay şu şu günler önemli, o günlerde lütfen biraz daha birbirimizle ilgilenelim ortam yaratalım, vazife gibi olunca kendimi kötü hissediyorum diye. Şimdi bunu bir iki kere söylemiş olmam ve tamam demiş olması yetmiyor mu? Her ay da söylenmez diye düşünüyorum, her ay gerekliyse pes.
Bir de ben bu kitabı okumuş ve biraz da olsa kendimi düzeltmeye çalışmıştım, ondan da okumasını rica ettim ama okumadı. Aklıma geldi şimdi :|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Sizin biraz bosvermeniz biraz da kabullenmeniz lazim. Is sizin istediginiz gibi yapildi mi kismina değil is en sonunda yapildi mi kismina odaklanip sukretmek lazim, erkeklerin en beceriklisi bile bu kadar oluyor max, bunun otesi instagramda evin her tarafini fosur fosur yikayan adam.

Ovulasyon gunlerine bağlı seks yapmak sıkıcı ama garanti bir yontem. Ovulasyon takip ederken hamile kalamiyosam takip etmesem hic kalamam diye dusunmustum (kaldim). Ilk gun neyse de sonra ovulasyon donemi diye görev gibi 3 gun arka arkaya yapmak canimi sikiyordu mesela. Artik 3. gun naparsan yap gorev oluyor o.

Benzer yollardan gecmis biri olarak (35 k, 5 yil evlilik) duzelmeyecek şeyler değil ama iki tarafın da kendinden odun vermesi lazim biraz. Bence takmamayi ogrenmenin yollarini gelistirerek mutlu bir evlilige kavusabilirsiniz.
0
instant crush
(13.03.24)
@nuisance2 buna katılmıyorum ya, ev işleri erkeği kadınlaştırıyor diye hem dışarda çalışıp hem evin çoğu yükünü alırsak bizim suçumuz ne? O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de. Çünkü bu kadar yükle ben de kadın olmaktan çıkarım.

çocuk konusunda da, evet yumurtlama takibi nefrettt bir şey. Ama işte dediğim gibi sık sık yapan bir çift olsak zaten denk gelir diye düşünerek özellikle o günleri kovalamam. Ama sık yapmayınca bari o günlerde olsun diye dikkat etmeye başlıyorsun ister istemez:|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
temizlik-yemek işinin kadının vazifesi olması bi şekilde insan örfüne yerleşmiş.

siz rolleri değişmişsiniz, kentli modern çift filan. kocanız yeni rolü pek de kabullenemediği ama söylemeye çekindiği için işi ağırdan alıyor bence.

"O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de." evet. yapabiliyorsanız yapın. geçim de erkeğin yüküydü. roller değişti. insanlığın son birkaç yüzyılının macerası bu.

çocuk yapamama meselesi evlilikleri sarsıyor. bu normal.

çocuk yapamadığı için erkekliği incinmiş olabilir onun da. diğer ihtimaller de var, evlilik değil bekarlık istiyor olabilir ama bunlar spekülasyon olur.

boşanma lafzı hoş değil ama konuşulabilir

burada afedersiniz d*yy*sluk ettiği şey, gidip başkasından yaparsın demesi. çüş. karı koca birbirine böyle derse, hukuklarını büyük yaralar. o yara özürle bile tamamen kapanmayabilir.

bu sonuncu konuyu bi irdeleyin. meselenin ayıbını tane tane anlatın. pişmanlıkla af dilerse, gafletse söylediğini derse, bi şans verebilirsiniz. size kalmış.
0
lambırcek
(14.03.24)
bi twit vardı, evlilikte kadının en büyük sorunu yemeği kim yapacak değil bugün yemekte ne yapsak ne yesek sorunu. ben de bunu yaşıyorum. yemek işi bende ama cidden bugün napacağım olayı beni yoruyor mesela.

diğer konuda da kimi zaman benim kimi zaman eşimin motivasyonu veya enerjisi olmuyor. darılmamamızın sebebinin birbirimize açık olmak olduğunu düşünüyorum. her şeyimizi açık açık o an söyleyip bitiriyoruz. sonu kavga da olsa seks de olsa bunu yapıyorum ben
0
Hallegadola
(14.03.24)
12 yil evli erkek olarak yazayim.
Sizin durumunuzdaki ciftler bosansa evliliklerin yarisi falan biterdi.
Bence esinizin tabiatinda mutfakda zaman harcamak yok.Is bolumlerini tekrar kontrol edin.Gerekirse alisveris, temizlik vb. esinizin yapabilecegi isleri yapsin.
Esiniz muhtemelen sizin gecimsiz, yuzu gulmeyen, surekli dirdir eden sorun cikartan biri oldugunuzu dusunuyor.Ettigi gereksiz kufurden de bir seyleri yerli yerine oturtmaktan, huzurluzluktan biktigini gosteriyor.bence overthinking yapmayi birakip guler yuzlu biri olmaya calisin. Erkekler icin evin bal dok yala olmasi yada evde guzel yemek yapilmasi degil guler yuzlu ve anlayisli bir es daha onemlidir.Esinizin cocuk ruhlu oldugunu yazmissiniz.Bilmem farkinda misiniz ama cocuk ruhlu birine karsi despot anne rolunu oynuyorsunuz.Bu sekilde gecimsizlik olursa yatakta da sorun olmasi cok normal.Ben sizi daha haksiz buldum.Biliyorum bu yazdiklarim hosunuza gitmeyecek bana kizacaksiniz ama dusunmeye deger bence.Yangina korukle gitmeyin.
0
turkuaz
(14.03.24)
yani mutsuz bir evlilik evet ama toksik bir evlilik değil. sadece rutine ve tekdüzeliğe hapis olmuş gibisiniz. tutku, arzu ne bileyim heyecan kalmamış pek. çocuk yapsanız da eşinizden ekstra destek, anlayış göremeyebilirsiniz. bu sizi daha çok üzebilir. çok çocuk heveslisi olsa eşiniz kendisi zaten bu süreçte takip eder, elinden geleni yapardı.
bu arada şeyi anlıyorum özellikle uzun süreli denemelerde bir noktada neden olmuyor stresi ile beraber insan darlanıyor ve zul gelmeye başlıyor. ama bu başka bir bıkkınlık boyutu gibi. gençsiniz, bence hayatınızı mutlu olmadığınız bir ilişkide feda etmeyin, çocuğu da mutsuz ve anlamsız bir birlikteliğin içine doğurmayın.
anlıyorum anne olmak istiyorsunuz, ama sizin anne olma hakkınız, çocuğunuzun mutlu ve sağlıklı bir ailede büyüme hakkından daha öncelikli değil maalesef.
0
wild honey suckle
(14.03.24)
erkekler gene bildiğimiz gibi... "ne var canım daha fazla fedakarlık yapsan" noktasından bakmışlar.
eşinin sana ettiği laftan sonra diğer şeylerin konuşulmasını çok saçma buluyorum. o sebeple kısa kestim.
0
suyin
(14.03.24)
Benim düsüncem senden beklenen; tipik ev kadınlığı ama adama rahat da vermemişsin o da küfür etmiş. Mutlu değilsen yaşın gençken ayrıl.
0
Coma
(14.03.24)
tüm evlilik ile ilgili sorunların temel sebebi, farkında olmadan yükselen stres seviyemiz. Hızlı yaşam, strese, stres huzursuzluk ve tahammülsüzlüğe , ve bunlarda insan ilişkilerine olumsuz olarak yansıyor, diğer her şey bahane ve teferruattan başka bir şey değildir.

Bunun imkan elverdiğinde doğa içinde küçük bir köy ve ilçede yaşamak için plan yapın , hayatınız yavaşladıkta , toprak ve doğra ile temas ettikçe her şeyin yavaş yavaş düzeldiğini göreceksiniz.

Belki inanmayacaksınız ama deneyin, yoğun şehir hayatı insanın doğasına en baştan uygun değildir .Ne varki bu şekilde yaşamayı farkında olmadan zorlanıyoruz.
0
Rao
(14.03.24)
@Rao, başta kulağa mantıklı gibi gelse de benden 2 önceki kuşak köyde yaşamışlar ve köy ortamında da gayet kavga, atışma, küslükler, cinayetler, adam kaçırma, tecavüz, adam vurma.. biraz daha doğuya gidersek töreler falan...

Ya komşu komşuya bahçesine ağaç sarktı ve bişey yapmadı diye 3 yıl küs kalır mı?

Kalır, onların dünyası da o çünkü.

Babaannem alzheimer olmasaydı da anlatsaydı size neler çektiğini. Kırsalda yaşayan bir kaç nesil öncemizde katlanma diye bir şey vardı. Artık kadınlar 1900lerden sonra iş hayatlarına girdiğinden beri bu pek kalmadı. Kimse birinin kahrını çekmek istemiyor veya sesini çıkarıyor artık.

Yani ben kendi dünyamızı büyültmenin veya küçültmenin sorunu değiştireceğini düşünmüyorum. İnsanın olduğu her yerde huzursuzluk, kavga, atışma olurmuş gibime geliyor. Doğamızda var yani. İstediğiniz kadar küçültük, heidi gibi yaşayın, artık o dünya sizin için yine normal olacak.

Ama şehrin, işlerin, kalabalığın vb. bir dünya etkenin bizi aşağı çektiği konusunda haksız değilsiniz.

@ustapasta, tekrar gelmişken şeyi demeyi unuttum, evet yukarıda da yazmışlar, kadınlar mesela eleştirirler annen miyim ben senin diye ama anne gibi davranmaktan da alıkoymazlar kendilerini. Burada bir çelişki yok mu.

İlişkinin başlarında eşim biraz evhamlı ve biraz kontrolcüydü. Yemek yedim mi, camı kapattım mı, üstüme bişey aldım mı, üşüttüm mü, kurulandım mı vs vs saymakla bitmez. ya kontrol eder ya da arar sorardı sürekli.

Anlam veremeyeceğim şekilde strese girer, meraklanırdı. Huzursuz olurdu. Bazen bir şeyi yapmadıysam sinirlenirdi, küçük çocuğa yapar gibi söylenirdi.

Ben de aşırı sülalem rahat bir insanım. Onu gördükçe iyice heyheyleri geliyordu.

Sonra ne olduysa bir ara aydınlanma geldi. Ya ben niye strese giriyorum koca adam gece yemek yiyemedi mi, dolapta bişey yoktu aç mı kaldı falan diye, huzursuz oluyorum. Gider en kötü makarna yapar, hiç bişey olmazsa yemek söyler açlıktan ölecek hali yok ya.

Diye bir ara gelince söylenmişti. Ondan sonra da böyle kontrolcülük yaptığını görmedim.

Ben onun beni yine düşündüğünü başka şeylerde anlayıp hissedebiliyorum ama bu tarz konularda "annelik taslama" huylarından erkenden uzaklaşmasına ben çok sevindim.

Yani bazen kızdığınız şeyi siz kendiniz yapıyorsunuz, çok takılmamak lazım. Hem siz rahatlarsınız hem eşiniz.
0
ananiyimioguz
(14.03.24)
@ananiyimioguz

Her türlü senaryoda negatif örnekle her zaman vardır, buna şans vb artık ne derseniz.
Ancak şöyle bir durum var ki ,yaşanılan yere bölge insanına , vb. göre çok değişkenlik gösteren bir durum.
Kal di ki, bundan insanlar ve nesiller değişiyor, bundan 50 sene önceki ve bugün ki toplum yapısı aynı değil.

Tüm olumsuzluklara rağmen ,doğanın, sessizliğin, temiz havanın , türlü kirlilikten uzaktan durmanın ve yavaş hayatın insana katacağı pozitif etki gerçeğini değiştirmez.
0
Rao
(15.03.24)
@ananiyimioguz aslında hiç anaç biri değilimdir. Mesela dışarda bir planım varsa onun evde ne yediğini ne yiyeceğini sormuyorum, kadınlar olarak erkeklerin beslenmesinden sorumlu olmamalıyız diye düşünüyorum. Hani tepki anlamında sormamak değil, bunu sormak ya da düşünmek aklıma gelmiyor. Birçok kişi böyle değil. Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız. Bence bu durum erkeklerin de hoşuna gitmiyor zaten. Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım, bunun baya baya yaygın olduğunu fark edince de şok yaşamıştım:D


Eşimin şahsi konularında müdahaleci değilim rahatım, kendi tercihleri sonuçta. Ama ev düzeni beni de etkilediği için her şeye de bana ne diyemiyorum işte. Biraz aşmaya çalışıyorum, bahsettiğim kitaptan sonra oldu bu hatta. Mesela eşimin annesi yemek konusunda çok kendini yoran biri değil, o da öyle alışmış. Önüne bir çeşit koysan ya da kahvaltı gibi geçiştirsen okeydir. Bizde ise yemek çok çok önemliydi, ben de öyle alışmışım öyle devam ettirmem gerekiyor gibi davranıyordum hep. İşten gelip üç çeşit yemek yapmak, ya da uğraştırıcı güzel yemekler yapmak için iki saat uğraşıyordum, haliyle çok yorulup hırçın oluyordum eşime kızıyordum. Ben iki saat ayakta yemek yapayım, o gelsin 10 dkda bulaşıkları toplayıp geçsin oh ne ala diye. Sonra kitapta okudum, sizden talep edilmeyen fedakarlıklar yapıyor ama karşılığını göremeyip üzülüyorsanız, belki de o fedakarlığı yapmamalısınız diye. O anda bir aydınlanma geldi, adamın benden üç çeşit yemek beklediği yok, ben kendime bu işi çıkarıyorum, hem yoruluyorum hem haksızlığa uğradığımı düşünüp kızıyorum. Üstelik annem çalışmıyordu, ben işten gelip neden bunu yapıyorum diye düşündüm ve bıraktım. Basit şeyler yapıyorum, yalnızca yemek konusunda değil diğer konularda da rahatladım.

Ama işte dışardan baktığında mesela iş paylaşımımız var. Etrafımda birçok kadın da "söylediğinde yapıyorsa ona da şükür" modunda. Fakat ben 36 yaşında bir insana devamlı ne yapılması gerektiğini söylemeyi kabullenemiyorum. Erkekler böyledir diyip geçmeyi de öyle, acaba böyle midir yoksa böyle mi alıştırıldılar? Dm'den bu "zihinsel yük" ile ilgili güzel bi çizim gelmiş onu da paylaşayım: ekmekvegul.net
Mesela ben de kahvaltı sonrası çayımı içerken yalnızca çayımı içiyor olmayı isterdim. Çay içerken akşam yemeğinin malzemelerinden neler eksik, dışarı çıkıp ne almak lazım diye düşünmek yerine. O zaman sen de düşünme diyip geçilemiyor, saat akşam 7 olunca o malzemeler bir anda belirmeyecek çünkü. Eşim olsa akşam yemeği saatine kadar bir şey düşünmez, saat 7 olunca duruma ayıkır. Bu kafa rahatlığı acaba nasıl bir şey, biz de bayılmıyoruz bir şey yaparken başka şey düşünmeye. Düşünen olmayınca ev işleri aksadığından mecbur kalıyoruz. Yahu mesela yemeği ocağa ısıtmaya koymuşum bir iş çıkmış beş dk içeri geçmişim, eşim mutfakta sigara içiyor telefonda bir şeyler izliyor. Mutfağa giriyorum ki cazır cuzur ses geliyor yanacak yemek nerdeyse. Mutfakta ama onu fark etmiyor mesela, çünkü kendisine söylenmemiş. Hani bu kadar obvious bir şeyin söylenmesi de biraz insanın zekasına hakaret sayılmaz mı? Bu kadarının da yapısal olduğu bence biz kadınlara yutturulmuş bir yalan.

Eşimle konuştuk bu arada. Ettiği kötü söz ile ilgili, sigarayı bıraktığı için bazen anlamsız bir öfke yaşadığını söyledi, bunun mazeret sayılmadığını biliyorum dedi ve özür diledi. Doktor sperm analizini görünce sigarayı bırakmasını istemişti, çocuk sahibi olmayı çok istediği için hemen bıraktı (oversharing reis online).

Temizlik konusunda da, temizlik günleri yaşadığımız gereksiz gerginlikler için şunu dedi, "ben sana sinir olmuyorum, temizlik yapma eylemine sinirli oluyorum. Yani temizlik yaptığım için gergin oluyorum." Ama bunu yapmak zorunda olduğumuzu, benim de bayılarak yapmadığımı, bu gerginliği bana yansıtmasının saçma olduğunu anlattım dikkat edicem dedi bakalım ne olacak. Çocuk gelince sorumluluğumuzun daha fazla olacağını, şimdi böyleysek ileride daha çok sorun yaşayacağımızı, o yüzden çocuk düşüncesini ertelemek istediğimi söylediğimde üzüldü. Artık daha düzenli olalım ben de dikkat edicem dedi. Temizlik için birini ayarlamayı düşünüyorum, en azından yüzeysel şeyler kalsın bize. Durumlar şimdilik böyle.
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
". Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım,"

amacım laf söylemek değil ama böyle düşünüyorsanız aile olmanız zor.
çok bencilce bir düşünce bence.
siz ev arkadaşı olarak görüyorsunuz bence.
0
nuisance2
(15.03.24)
@nuisance2 herkesin “kendi” valizini hazırlaması nasıl bencilce oluyor anlamadım. Tam tersi senaryo olsaydı ne diyecektiniz? Eşim benim valizimi hazırlasın o zaman öyle aile olalım, o olmuyor ama dimi? Çocuklar bile 3-4 yaşından sonra ne giyeceğini kendi seçmek istiyorken bu durum bana komik gelmişti ama görüyorum ki burada bile varmış:D
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
"Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız"

komiklikten ziyade mevzu şu aslında, adam(kadın) üşümüyor olabilir. ama eşi tarafından en azından kendisini düşündüğüne yönelik jesttir, iyi hissettirir. adam(kadın) evde açlıktan ölmez belki, ama dışardaki eşin onu da düşünerek belki yemek hazırlayıp
bırakması da aynı şekilde jesttir. adam(kadın) valiz hazırlamayacak kadar yorgun olabilir. eşin valizi hazırlaması jesttir. adam(kadın) ilaçlarını takip etmeyi unutabilir. eşin bunu bilip onun yerine hatırlaması hoştur. bu tip ufak gibi görünen davranışlarla zaten bir aile ortamı oluyor. nuisance +1 ev arkadaşlığı konusunda.
0
sarahkerrigan
(16.03.24)
Parantez içinde hep kadın da yazmışsınız ama, pratikte bu tür “jest”leri yapanların genelde erkek olmadığını hepimiz biliyoruz.

Daha bugün twitterda bir video gördüm, erkek işten eve kadından önce geliyor ve yemeği hazırlamış oluyor, kadın bunu videoya almış ve gayet mutlular. Yorumları görmeliydiniz, aşağılama ritüeli demişler, kadın erkeği s.kiyor demişler, bir adam bunu nasıl kabul eder demişler:D mesele beraber yenecek yemeği erkeğin hazırlamış olması.

Tam tersini düşünelim, kadın işten eve erkekten önce geliyorsa yemeği hazırlamaması söz konusu bile olabilir miydi? Sanmıyorum. Gerçek hayatta neyin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. “Jest” yapan da, aman nolcak canım seviyorsa yapmalı, bunların hesabını yapıyorsa sevmiyordur denilen de kadın oluyor.

Konu benim konumdan çıktı şu an, şaşkınlıktan eşime şükrederek feminist manifesto yazıcam az kaldı:D
0
🌸ustapasta
(16.03.24)
okumaya bile dayanamıyorum bazı yorumları. sen bildiğin gibi devam et pasta bence...
0
suyin
(16.03.24)
(14)

Antep fıstığını nasıl açalım?

gabe h coud
Aldığım Antep fıstığının yarısı tırnaklarla çok zor açılıyor. Tırnaklarım kırıklar çatlaklar içinde kalıyor, dipleri acıyor. Ne yapsak, nasıl açsak bunları maniküre zarar vermeden? :)https://soz.lk/i/f1fkvbmw
Aldığım Antep fıstığının yarısı tırnaklarla çok zor açılıyor. Tırnaklarım kırıklar çatlaklar içinde kalıyor, dipleri acıyor. Ne yapsak, nasıl açsak bunları maniküre zarar vermeden? :)

soz.lk
0
gabe h coud
(09.03.24)
Dişinle kır.
0
rock n roll
(09.03.24)
Bıçak
0
birmilyonunvarmi
(09.03.24)
Dişlerim parçalıyor, minik sert parçalar halinde hiç olmuyor.

Aleti yok mudur bunun, ceviz kırma aleti gibi. Bıçak tehlikeli.

Böyle bir şey varmış. ama işe yaramaz.
www.trendyol.com
0
🌸gabe h coud
(09.03.24)
Ceviz kırma aleti için Antep fıstığı küçük kalır, kıramaz. Ya da deneme yap ceviz kiracaginin içine Antep fıstığı doldur, denk gelebilir birkaç tane. Bir de hazır Antep fıstığı içi satılıyor bir daha ondan alırsın
0
rock n roll
(09.03.24)
üstüne bez örtüp oklavayla vurun demişler. iç fıstık almayı ben de biliyorum rock n roll, aça aça yemek ayrı zevkli. belki bir tekniği vardır bu işin diye sordum aslında.
0
🌸gabe h coud
(09.03.24)
Mutlaka biliyorsundur, senin bir şeyi bilmeme ihtimalin yok. Neyse, en olmadı taş bul onunla kır.
0
rock n roll
(09.03.24)
onun da ayrı kıracağı var daha küçük. geçenlerde antep bakırcılar çarşısından almıştım. şöyle bir alet: amzn.eu
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(09.03.24)
Pense ağzındaki ara boşluklu kısımla kırın
0
diyecevaplandı
(09.03.24)
Antep fistiginin acik kismi alt kesici dislerin oraya gecirilir ve ust kesici dislerde bastirarak ikiye ayrilir. Elle acarak antep fistigi yemek amelelik bence
0
floydian
(09.03.24)
dikkat ederek pense ile, veya özel tasarlanan fıstık kıracakları ile
0
Rao
(09.03.24)
İlk önce ağzı en açık antep fıstığını fedai olarak seçip elinle açıyorsun.
Sonrasında ikiye ayrılan o kabuklardan birini alıp diğer az açık fıstıkların arasına sokup çeviriyorsun. Bir nevi basit makine görevi gördüğü için hiç zorlanmadan açılıyor.
Kendimi bildim bileli antep fıstığını bu yöntemle açarım. Tırnaklarımın bozulduğu olmadı henüz.
0
juliette
(09.03.24)
pense / kargaburun ile hafifçe bastırarak.
veya üzerinde soğan domates dilimlediğimiz kesme tahtasını dik olarak vurarak.
0
tabudeviren
(09.03.24)
juliette +1

Bir tane kabukla diğer kabukların içine sokup çevir direk açılır
0
yenibirgüzelnick
(09.03.24)
diger antep fistiklarinin kabuklariyla acabilirsiniz. kabugu sokup ince aciklik kisminda dondurunce aciliyor. :D
0
supergirl
(10.03.24)
(9)

Kırmadan dökmeden ayrılmak

eternal_soul
Selamlar,Aralık başında tanışıp aralık sonuna doğru sevgili olduk. Sevgili olmadan önce o beni instagram'dan ekledi, sonrasında görüşmeye başladık. Uzun süredir öğlenleri gittiğim bir yerde zaten birbirimiz görüyorduk.Tüm bu süreçte geçtiğimiz hafta başına kadar hiç yaş konusu açılmadı. Her şey o ka
Selamlar,
Aralık başında tanışıp aralık sonuna doğru sevgili olduk. Sevgili olmadan önce o beni instagram'dan ekledi, sonrasında görüşmeye başladık. Uzun süredir öğlenleri gittiğim bir yerde zaten birbirimiz görüyorduk.

Tüm bu süreçte geçtiğimiz hafta başına kadar hiç yaş konusu açılmadı. Her şey o kadar güzeldi ki ne o ne de ben yaşlarımızı sormadık bile. Kendi çevremdekiler, bende olumlu bir değişiklik sezince konusu açıldı anlattım. Kaç yaşında diye sorduklarında cevap veremedim ki o anda içime bir kurt düştü. Onların da gördüğü birisiydi. Yaklaşık 24-25 yaşında düşünmüştüm.

Kendisine yaş konusunu açınca ilk o sordu, 35 yaşında olduğumu söyledim. Yaklaşık 28 yaşındayım gibi düşünmüş. Kendisine sorduğumda 18 dedi. evet 18. O anda kafamda yüzlerce soru işareti oluştu. Kendime çok kızdım nasıl daha önce yaşını sormam diye. Birisiyle tanışıldığında ilk sorulacak soruların başında geliyor... Yapım gereği de hiç bir zaman laylaylom ilişki içinde olmadım olamıyorum. Dolayısıyla nedense çok fazla vicdan yapıyorum.

Aslında yaşa takılan biri değilim, fakat 17 yaş gerçekten çok fazla. Özellikle evlilik vs düşündüğümde (Her ne kadar daha 1 -1.5 ay olsa da insan ilerisini düşünüyor, ne olacağını bilemese bile). En temelinde ben 50yaşına geldiğimde o 33 olacak, 60ımdayken 43 olaacak vs.. Onun arkadaş çevresinde yaş konusu geçtiğinde garip olacak vs. bilemiyorum.

Muhabbeti gayet sarıyor. O yönden hiç bir sıkıntı yok. Yaşlıyla yaşlı, küçükle küçük olabiliyorum. Fakat dediğim gibi ilerisini ciddi anlamda düşündüğümde kendisiyle bu durumun içinde olmak beni çok düşündürüyor. Sebebi de aşırı derecede bağlanmış durumda bana. Geçtiğimiz hafta 3 kez görüştük ve hepsinde de nutkum tutuldu açamadım konuyu.

Ona durumu nasıl anlatmam gerekiyor? Üzülmesini istemiyorum, ancak illa üzülecek. Üzüldüğünü görmekte beni çok üzecek. Yüz yüze mi yoksa telefonla konuşarak mı anlatmam uygun olur?
0
eternal_soul
(21.01.24)
Ben de bunu bu kadar düşünmene çok şaşırdım, sen 18 yaşında çocukla ne konuşuyorsun ki muhabbeti sarıyor diyorsun? Ben 28 yaşındayım ve ofiste 22 yaşındaki stajyelerin muhabbeti bile bayıyor beni. 18 yaşında çocuk nesine bağlanacak 1 aylık ilişkinin. Abartılı bi şekilde 2 gün babası ölmüş gibi ağlar sonra unutur ne kasıyosun. Birbirinizi acilen salın.
0
turuncu tonlarda
(21.01.24)
Üzülmeden ayrılık olmuyor ancak gerçek sebebi söylerseniz en azından karşınızdaki kişiye anlayıp zamanla sindirebileceği bir imkan vermiş olursunuz. Önür türlü sorularla boğuşur durur, süreç daha uzun geçer.

Arkadaş çevreniz muhtemelen uyuşmayacak, büyük ihtimalle çocuk vs. gibi konularda aynı zamanda aynı hevesi hissetmiyor olacaksınız. Onun mesleki açıdan şu an potansiyeli çok fazla ilerleyen yıllarda çok başka pozisyonlara doğru yolu açılıp çok başka yerlere gidebilme ihtimali var. Henüz çok genç ve hayattan beklentileri marjinal şekilde değişebilir. Şu anda hayatına birini alıp sonuna kadar onla mutlu kalmak gibi bir isteği vardır, bunda samimidir ancak o yaşta birisi böyle sözler veremez, bence vermemeli de zaten. Verse de güvenebilecek misiniz? Siz 18 yaşınızdaki gibi misiniz?

Çok fazla potansiyel sorun var.

Yani bu ayrılık kararını açıklarken bence sadece "ben seni düşünüyorum" gibi ıssız adam rolüne girmemelisiniz. Somut, gerçek sebepleri göstermelisiniz. Yaşı dolayısıyla yine de anlamayabilir ancak anlayacaktır.
0
akhenaten
(21.01.24)
Turuncu+1
Bir de 35 yasinda biri ile 18 yasinda biri ayni ortamda nasil bu kadar uzun sure birlikte olur anlamadim, lise terk filan mi? Mantiken kizin universitede filan okuyor olmasi lazim, sizin de isinizde gucunuzde olmaniz lazim. Yani hic mi hayatlariniza iliskin muhabbet gecmedi? Bir de nasil 17 yas kucuk biri ile, ki bu yaslarda bu kadar yas farki kesinlikle bir 20 sene sonrakinden cok daha acik hissediliyor, ayni muhabbet yapabiliyorsunuz? 33-50arasi, 35-18gibi hissedilmiyor.
18 yasindaki birinin cok uzulecegini sanmiyorum acikcasi, daha herhangi bir iliski bile dusunmeden deneyimleyecegi muazzam bir hayat var onunde, siz kafanizda buyutuyorsunuz sanki ama boyle diyince daha cok kucuk bir yerde liseyi bitirmis evlenmek isteyen bir kiz geldi gozumun onune, oyle ise uzulebilir tabii.
0
kassiopeia
(21.01.24)
Ya tamamen kendi fesatlığım da olabilir ama bana 1 aydır 18 yaşında olduğunu farketmemeniz çok inandırıcı gelmedi.

Hiç mi ne mezunusun diye sormadın? Hiç mi nerde okudun üniyi muhabbeti olmadı? Ne bileyim ne iş yapıyorsun demedin mi mesela? 35 yaşındaki birisi 25 im diyebilir ama 18 yaş ile 22 arasında bile uçurum var. Lütfen yani ya. Çocuk daha o geçen sene reşit değildi.
0
yenibirgüzelnick
(22.01.24)
yaşını bilmediğin biriyle nasıl sevgili oluyorsun yahu.

yaş farkı de geç. uzun uzun anlatılcak bi şey yok. onun için de iyi olur. yüz yüze yap.
0
jelly bear
(22.01.24)
3 görüşmede size bağlanması bile yeterince olgun olmadığının bir göstergesi; Sizin de bunu mantıklı bulup, kabullenmiş olmanız de fena. Yaşı kaç olursa olsun 1 ayda size birinin bağlanabilmesi size çok mantıklı geliyor mu gerçekten?
Eğer gerçek bir yetişkinse hayal kırıklıkları ile başedebilme becerisini kazanmıştır. Burada yılların emeğinden değil, 1 ayda yapılan bir kaç görüşmeden bahsediyoruz.
Dramatize etmeye, olayı arabesk melodram haline getirmeye gerek yok. Ne siz böyle davranın, ne de karşı tarafın davranmasına izin verin. Anlaşıldığını umuyorum ama aksi bir durum olmasın diye altını çizeyim. Sadece olayı drama çevirmeyin. Tabii ki kızla yapacağınız konuşma nezaket içermeli.
Bu arada yaş farkını farketmemiş olmanız benim de dikkatimi çekti. Mahremiyet çizgisini aşıp çok kişisel sorulara girmeye gerek yok ama o kadar saat konuşurken nasıl Farketmezsiniz?
0
strawberry first
(23.01.24)
Uzun uzun cevap vermek isterim tabii, verdiğiniz cevaplar ve fikirleriniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

Bu sefer nasıl olduysa hep ondan soru bekledim, nedense o sormayınca ben de bir şey sormadım. Yakın arkadaşlarım kaç yaşında diye sorana kadar da aklımın ucuna gelmedi. 24-25 gibi düşünüp hayal edip kabul ettim belki de. Birisiyle tanışıldığında en temel soruların başında gelir, nasıl böyle bir amatörlük yaptım inanın fikrim yok. Belki de yıllardır sevgi duygusunun sarhoşluğunda olmamdan ötürü olabilir. Yıllardır duymadığım cümleleri duyduğumdandır. Çok uzatmak istemiyorum, lakin kendimi savunmak istedim.

Sonuç; 1ay önce telefonda güzelce konuşarak ve sebebini de belirterek ayrılmak istediğimi söyledim ve ayrıldık. Kendisi de beni haklı buldu ya da bulmak zorunda kaldı bilmiyorum. Geçen sürede arada bir yazdı, bazen de aradı. Normal şekilde konuştuk hep, ama en sonuncusunda bunun bir sonu olması gerektiğini belirttim.
0
🌸eternal_soul
(24.02.24)
sadece gelecek varsayımlarıyla vazgeçirmişler. şöyle olur da böyle olur.
şu anki BÜYÜK sakıncaya dair tek geçerli söz yok
tam aksini varsaymak kimsenin aklına gelmemiş nedense. ki sahada örnekleri var, çalışıyor, bu yaş farkıyla evli barklı insanlar var. eskiden sorulan benzer sorulara verilen örnekler var bu sitede bile.
görseydim yazardım
0
lambırcek
(25.02.24)
kardeşim sen nasıl 35 yaşındasın ya :)
kızın yaşını anlayamamış olman, bu zamana kadar sormamış olman, nasıl anlatacağım demen garip ve yaşına göre çocuksu oldugunu gösteriyor. o yüzden iyi anlaştınız bence
"ya ben seni daha büyük sanıyordum :)" diye giriş yapacaksın.
korkma üzülmez :) kendini bu kadar vazgeçilmez sanman da yine çocukça
0
benarrivo
(25.02.24)
(12)

işyerinde kahvaltı alternatifleri

tabudeviren
uzunca bir süre dilim ekmek arasına kaşar peynir koyup götürdüm.sonra yine uzunca bir süre açma/poğaça ve üçgen peynir götürdüm.ikisinden de sıkıldım. simit sevmiyorum.alternatif ne önerirsiniz, siz neler götürüyorsunuz?
uzunca bir süre dilim ekmek arasına kaşar peynir koyup götürdüm.
sonra yine uzunca bir süre açma/poğaça ve üçgen peynir götürdüm.
ikisinden de sıkıldım. simit sevmiyorum.

alternatif ne önerirsiniz, siz neler götürüyorsunuz?
0
tabudeviren
(24.12.23)
Ben bazen pirinç patlağı disklerinin arasına fıstık ezmesi + bal/reçel sürüp sandviç yapıyordum, taşıması da kolaydı.
0
kobuzchu kiz
(24.12.23)
Ben ekmeğin arasına zeytin ezmesi sürüyorum haşlanmış yumurta ve biraz da beyaz peynir. Ezme yerine zeytin de yediğim oluyor ama bu üçlüye tapıyorum hdjfjfjf ama yumurta olayı sıkıntı tabi bizim ortamda başka yiyenler de olduğu için kimse rahatsız olmuyor:)
0
Kediyi üzdün
(24.12.23)
yumurtalı omlet yerine nohut unlu omlet, hem bozulmaz hem kokmaz, hem tok tutar, hem besleyici, internette tarifler var, yanına da domates salatalık, peynir, zeytin
youtu.be

ikinci öneri hazır yufkadan ıspanaklı (ya da neyli seviyorsan) gözleme
youtu.be

hazır lavaş alıp ister mantarlı ister karışık sebzeli dürümler olabilir
youtube.com

mercimek köftesi, patates salatası gibi şeyler yanına yine kahvaltılıklar


hocam sen biraz çeşit biriktir, hep aynı şeyleri yemek kısa zamanda bıkkınlık yaratır
0
freebird5406_2
(24.12.23)
Bir kenarından yarılmış somun ekmek arasına soğumuş 2 haşlanmış yumurtayı dilimle ve parça parça yerleştir.sebzeleri ufak doğranmış salatayı da ekmeğin içinde dağıt.
Tabi salataya pul biber ve tuzu tabi baştan eklemek lazım.
7-8 siyah zeytini de ekmek içinde yaydıktan sonra dilimlediğimiz beyaz peyniri de ekleyelim ve ekmeğimizi kapatalım.

Bu tarif 2 şekerli çaysız asla gitmez. İş yerinde fast food olmadan, mideye yaşatılacak yegane varoşluk ve neşe kaynağı işte bu.

İş yerine daha götüremedim ama evde fırsat olduğunda yaptığım bir şeydir.
0
diyecevaplandı
(24.12.23)
Ben olsam sandviç ekmeğinin içine koyduğum şeyleri değiştirirdim. Dana jambon, hindi füme, eski kaşar, ezine peyniri vs.

Bir de her sandviç ekmeğinin tadı aynı olmuyor onu da arada değiştirmek faydalı olabilir.
0
pispinti
(24.12.23)
Allah aşkına haşlanmış yumurtalı bişeyi ofiste yemeyin.kokudan kusacak gibi oluyorum.
0
morfeus emmi
(24.12.23)
@morfeus emmi

evet, yumurtayı sevmiyorum zaten, bundan sonrası için belirtmiş olayım :)
0
🌸tabudeviren
(24.12.23)
benim için alternatif kahvaltı etmemek olmuştu, zaten 12 gibi öğle yemeği olunca hiç eksikliğini hissetmemiştim. keşke daha önce bıraksaydım kahvaltı etmeyi diye düşünmüştüm :)
0
king lizard
(24.12.23)
Wasa üstüne krem peynir sürüp yemiştim bir dönem.
Bir dönem de tüm kahvaltılıkları ufak bir kaba doldurun ofiste yiyordum. Ekmek simit vb gerekmesen doyuruyordu
0
kondansator
(24.12.23)
@morfeus emmi +1 kahvaltı veya öğle yemeğinde kokan bir şey getirmeyin ya. Lütfen.
0
yenibirgüzelnick
(24.12.23)
-füme somon dilimli kruvasan sandviç ve tarçınlı matcha çayı
-sade poğaça ve vişne suyu
-fıstık ezmeli yulaf unundan krep ve limonlu zencefilli detoks içecek
-çikolatalı açma ve soğuk çay
0
joooper
(24.12.23)
overnight oats
0
bay b
(25.12.23)
(22)

Kayinvalidenin pilot ogluyla yatilarda gidip gezmek istemesi

screwedup2
Merhaba,Ben ve esim pilotuz. Cesitli yerlere yatiya gidiyoruz. Kayinvalidem gezemeyi seven biri. Oglunun ucus programi aciklandiginda onunla bir yerlere gitmek istiyor. Kayinvalidem oglu ise girdiginde bosandi. Yani kendisi bekar ve ve maddi olarak biz yardimci oluyoruz. Onunla gittiginde ayni otel
Merhaba,

Ben ve esim pilotuz. Cesitli yerlere yatiya gidiyoruz. Kayinvalidem gezemeyi seven biri. Oglunun ucus programi aciklandiginda onunla bir yerlere gitmek istiyor. Kayinvalidem oglu ise girdiginde bosandi. Yani kendisi bekar ve ve maddi olarak biz yardimci oluyoruz. Onunla gittiginde ayni otel odasinda kalarak en azindan otel parasindan kurtarma gibi bir durum var ortada.

Gezmeyi gercekten cok seviyor ve ben bu durumdan rahatsiz olarak engel olmasam gidebildigi her yatiya esimle gitmek ister.
Ben gelin olarak bu durumdan rahatsizlik duyuyorum. Olabildigince nesnel anlatiyorum ki olabildigince nesnel yorum almak istiyorum. Bir gelinin bu durumdan rahatsiz olmasi sizce normal midir?

Bu arada meslege yeni basladigimiz icin borc icindeyiz ve maddi durumumuz o kadar da iyi degil. Neden ayri otel odasinda kalmiyor diye soranlari icin soyluyorum. Daha yeni ikimizin ilk arabasini alabildigimiz icin elimizde para bile yok. Ki olsa bile ben deli gibi gunde 13 saat calisip kendi paramin sefasini suremezken bizim paramizla tatillere cikmasi gezmesi bana batiyor.

Ilk evlenecegimizi soyledigimizde evlenmemizi istememisti tek ogluna biraz duskun.

Bu gezme olayindan rahatsizligimi esim anlamiyor. Sizce durum normal mi?
0
screwedup2
(18.12.23)
Bence çok haklısın. İzaha bile gerek duymadım her yatıya gitmek çok manitacılık işi evli oğlunu salabilmeli. Bütün enerjisini oğluyla atması kötü fikir
0
ala09
(18.12.23)
her şeyin bir ölçüsü var. sürekli sürekli olacak iş değil. insanlar anlayışsız ve vurdumduymaz olunca böyle sonuçlar ortaya çıkıyor. yaşanan durum normal değil. buna bir şekilde çözüm bulunması gerekiyor.
0
dedeminhirkasi
(18.12.23)
Maddi boyut haricinde ve sizin de bu seyahatlerde onlarla birlikte olmadığınızı varsayarak büyük bir problem göremedim ben.
0
elorelia
(18.12.23)
bence bu durum eşinizle alakalı, iki tarafın da gönlünü alıp orta yolu bulması gerekir
0
babemsi
(18.12.23)
Her seferinde değil de yüzde elli olduğu durumda bence normal. Hatta çok zorlarsam her seferinde bile normal karşılayacak sebepler bulabilirim.

Niye rahatsız olduğunuzu anlamadım. Ana oğul gezsin işte sizinle ne alakası var bu durumun? Kaynanam kocamla takılınca be güzel ana oğul hasret gideriyor diye düşünüyorum ben aklıma bile gelmez kıskanmak.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.23)
Pilot oğlunun pilot gelinle evlenmesine itiraz eden annede ben bir çentik ararım.
0
onepointzero
(18.12.23)
Maddi durumunuza etkisi tam olarak nasıl oluyor, ben o kısmını anlayamadım. Sonuç itibariyle eşiniz otel ücretini tek de kalsa, annesiyle de kalsa ödemiş olmayacak mı? Uçak biletini mi siz alıyorsunuz? Yoksa komple tatildeki her şeyi mi siz ödüyorsunuz?

Bu durum haricinde birlikte gidiyor olmalarından eşiniz bir rahatsızlik duymuyorsa, siz de orada olmadığınız için ben de bir sorun göremedim. Eşiniz ile annesi arasındaki bir mesele bu bence.
0
fraise
(18.12.23)
siz bu yatılarda yanlarında değilseniz ve arkanızdan eşinizi size karşı doldurma gibi olaylar yoksa, yani siz eşinizle baş başayken her şey yolundaysa bırakın takılsınlar ana oğul derim normal şartlarda ama eşiniz bu durumdan kendisi hiç rahatsız olmuyorsa uzun vadede rahatsız olmakta haklısınız. böyle anneci adamlar ilişkilerinde dengeyi sağlayamıyor çünkü. eninde sonunda bir yerde ilişkiyi etkiliyor bu durum mutlaka.

üçünüz aynı odada kalıyorsanız çarşı karışır tabi.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(18.12.23)
Burada ne sorun var anlayamadım. Oğlu normalde tek gidecekken anne olarak oğluna eşlik etmesi, eşinden yeni ayrılmış bir kadın için güzel bir kafa dağıtma yöntemi.

Bu durumdan rahatsız olup engel olmak iyi niyetli birisinin yapacağı bir hareket değil bence. Bence gereksiz yere sorun çıkarıyorsunuz.
0
but that was just a dream
(18.12.23)
but that was just a dream +1

oyle bir yazmissiniz ki sanki ikisi birden surekli tatile gidiyor, sizi ozellikle yanlarina almiyorlar :D

Hatun bosanmis, dunyayi gezmek istiyor. Bu sirada oteli bedavaya getirmek istiyor, eger kocaniz bunu dert etmiyorsa problem ne anlamadim. Kocaniz zaten tahminen sabah annenizden once kalkip ucaga gidiyordur. Adam calisiyor yani, tatilde degil :)
0
cooperr
(18.12.23)
Şimdi öncelikle sebebini bilmesek de istenmeyen gelin olarak bi kalp kırıklığınız var. Bu, kayinvalideye karşı negatiflik tohumu atmış. Bu yüzden onların beraber bu kadar çok vakit geçirmesi sizi korkutmuş olabilir. Çok vakit geçirdikçe sizin çekirdek aileniz içindeki olumlu-olumsuz bilgiye sahip olacak validanım, eşiniz ne kadarına izin verirse tabi. Bu kaygı anlaşılabilir.

Diğer bir konu da eşini kaybetmiş ya da boşanmış annelerin koca misyonunu oğullarına yükleme eğilimi var eskilerde. Çoğunlukla bağımsız bir hayat yasayamadiklari icin olsa gerek. (aslan gibi oğlum var benim!) Zaten maddi anlamda böyle olduğunu söylediniz. Aile içi dengeyi bozan bi şey bu. Bu da kaygı verici.

Kadınların eşlerinin aile bağını koparması da doğumda annelerin oğullarıyla kesemediği göbek bağını gelinin kesmesi aslında. Duygusal olgunluğa erişmiş erkeklerde bu zaten yaşanmıyor, gayet güzel yönetiyorlar durumu.

Mesela bu söylediklerim soz konusu olmasaydı, borcunuza harcınıza rağmen rahatsız olur muydunuz aynı durumda?
0
beetlejuice
(19.12.23)
Ne kadin ne erkek hic kimsenin annesiyle bahsettiginiz siklikta ve yakinlikta vakit gecirmesini normal bulmam. Ustelik is seyahatinde surekli annesiyle beraber koca adam... Belki ben esimle bir sey konusacak, planlayacak, yapacagim, ergen gibi annen yaninda mi diye mi soracagim kocama hep? Yilda birkac kez normal. Fazlasi garip.
0
nic cage
(19.12.23)
Ailenin geçmişine ve gelişim sürecine bakmak gerekir. Ben pilot olsam annem istediği her yatıya benimle gelebilirdi. Bu konuda eşime karşı bir ihmalim olmazdı ama maddi olarak hiçbir şeyden kaçınmazdım.

Ama her insan pekala aynı değil, anne olmak kişinin kötü yönlerini alıp götürmüyor. Karşı taraftan bakıldığında tasvip edilmeyecek tavır ve tutumlar, çıkarcılık, fırsatçılık, işgüzarlık vb. çoğaltılabilecek durumlar varsa ben de hazzetmezdim.
0
Nature Works
(19.12.23)
Anne evliliği istememiş.

İşleri maddi olarak rayına oturtmaya çalıştığınız bir dönemdeymişsiniz.

Eşinizle yeni evli olduğunuz için ve annesinin de bu davranışı eskiden beri süregelen bir şey olmayıp görece yeni başlayan bir şey olduğu için eşinizle ilişkinizi nasıl etkileyeceğini anlamamışsınız.

Bu üç konu bu meselede canınızı sıkıyor anladığım kadarıyla.

Ben yerinizde olsam gözlemlerdim olayı. Annenin davranışı normal değil evet, sonuçta gezmeyi çok seviyor diye oğluyla "ayda yılda bir" sıklığından daha fazla seyahat etmesi absürt. Orası iş ortamı sonuçta. Anne-oğul hayatı bu denli iç içe geçmemeli. Bazı sınırlar var.

Diğer taraftan anladığım kadarıyla ortada zaten ailevi bir sorun var. Anne boşanmış. Bu birçok açıdan insanları etkiler. Siz böyle bir aileye girmişsiniz. Yani evde yangın varken gelip her şey normal gibi yaşamayı beklememelisiniz. Önce bu sıkıntılar atlatılmalı.

Ben yerinizde olsam bu durumu anneyle aramı düzeltmek için fırsata çeviririm. Hatta anneyi bir kere de siz yanınıza alın mesela?

Sonra bu olaylar yatıştıktan sonra eşim hala bunu sürdürmeye devam ediyorsa oturur konuşurum nasıl iş bu böyle diye.
0
akhenaten
(19.12.23)
ben anlayamadım sıkıntının ne oldugunu. anladıgım kadarıyla oğlu zaten yalnız oluyor bu seyahatlerde. annesi de onunla aynı odada kalıyor. annesi olsa da olmasa da sen bu zaten olmayacaksın. o zaman annesinin olmasında sıkıntı nerede anlayamadım.
sen eşinle beraber gitmek istiyorsan anlarım ancak oğlu tek olacak ise anne oğul neden bir olamasınlar.
maddi olarak da bir yük olmuyor anladıgım kadarıyla. uçak bileti ve otel parası da ekstra yük olmuyorsa sorun nedir?
sizin paranızla nasıl tatile çıkıyor? yemek yiyor en fazla. annenin yediği yemeği mi sorun ediyorsun
0
abelardo
(19.12.23)
Annesine aylik bazda ne kadarlik masraf yapiyor bu seyahatler dolayisiyla?

Iyi tarafindan bakin. EN azindan kiminle ne yaptigini biliyorsunuz.
0
turkuaz
(19.12.23)
Bu duruma bakılacak birden çok taraf var.

Maddi açıdan başlarsak,
- Bildiğim kadarıyla kayınvalideniz pas uçacak, pas uçarken pilotlara ek bir farklılık yok ise sadece vergiler ödenerek uçuyor yolcular. Bu ödenen ücret mi sizi rahatsız ediyor?
- Eşiniz otelde double kaldığı zaman ikinci kişi farkı oluyor ve onu da sizin bütçeden ödüyor ise bu mu sizi rahatsız ediyor?
- Sonuçta eşinizin yaptığı seyahat bir iş seyahati. Şirketin yatı sırasında çalışanlardan belirli beklentileri var ve kayınvalideniz olunca eşiniz bu beklentileri yerine getiremediği için iş kaygısı mı yaşıyorsunuz?

Manevi olarak:
- Eşiniz annesiyle fazla zaman geçirince sizden uzaklaşıyor mu? Kayınvalidenin düzenli bir eşi doldurma durumu mu var?
- Eşiniz ailesiyle sık görüşmeye devam ettiği için kıskançlık yapıyor olabilir misiniz?

Tüm bu soruları kendinize sormanız gerçek sebebi bulmanıza yardımcı olabilir.

Ha ben olsam belki bazı yatılara annemi götürürdüm ama artık benim de bir hayatım var, yalnız olmam gereken zamanlar var mesajını da verirdim.
0
en bi orijinal
(19.12.23)
bir iki kere merak ettigi yere gider de, ben hic normal bulmadim, koca adam niye annesiyle ayni odada kaliyor, bence rahatsiz edici, anne sonradan görme heralde.
sen de kendi anneni götür, ama kaynanan varken biz sonradan görme degiliz ayri odalarda kaliriz diye laf sok. masraflari da ortak hesaptan düs.
0
durgunfoton
(20.12.23)
Durumun normal olup olmaması işin sıklığına bağlı. Senede 2 veya 3 defadan fazla böylesi beraber seyahatler ilişkileri bozar. Şöyle söyleyeyim (ki olayın sadece maddi boyutu olmadığını gösterebileyim) kvalide sizden maddi destek almasa bile eşinizle senede 20 geziye çıkması sizi mutsuz eder miydi? Beni ederdi, çünkü yoğun iş temposu içinde muhtemelen ben bu kadar eşimle beraber olmazken onların birlikte olması bizim evlilik birliğini kurmamızı (evliliğin erken dönemlerinde) etkilerdi.
Bir de seyahat muhtemelen sadece konaklama ve uçak bileti masrafından ibaret değil. Orada gezecek, yemek yiyecek, ıvır zıvır bir şeyler alacak, günün sonunda geçimi için biz destek oluyorsak gözüme batar benim de. Bütün bu olayların üstüne bir de evlenmemi baştan istememişse... Neyse sakin...
Eşinizle annenin bu gezi çerçevesini çizin ama konuşmayı eşinizin yapması lazım, bunun için de ikna olması lazım. Yoksa bir seyahat sonunda eşinizle yollarınız ayrılabilir.
0
SiyamkedisiZorro
(20.12.23)
ufukta boşanma var maalesef.
0
tantunisultansuleyman
(21.12.23)
anne oğluna aşırı düşkün hastalıklı bir kadınsa ayrı, oğlunu tüm bu geziler için maddi manevi bir araç olarak kullanıyorsa ayrı.
ilki zaten evlerden ırak bir durum. yorum bile yapmama gerek yok, ama ikincinin neden rahatsızlık verebileceğini anlıyorum. sonuçta maddi olarak siz de sıkıntıda olduğunuzdan bahsetmişsiniz, geçimine yardım sağladığınız birinin sürekli olarak gezmesi herkesi huzursuz eder. ben mesela evladım dahi olsa, destek aldığım biri varken kendim kişisel harcamalarımı kısmaya özen gösteririm.
ayrıca yeni evli eşek kadar bir insanın kendi annesiyle bu denli çok zaman geçirmesi de sıkıntı. emin olun kadın tarafı olsa da aynısını derdim. insanların ailelerinden uzaklaşıp biraz kendi ailelerinin bilincinde olmaya başlaması gerekiyor.

uzun lafın kısası. madem geçinemeyecek derecede sıkıntısı var, yeni evli çiftin her şeyinden yararlanıp gezmeyiversin.

tşk
0
wild honey suckle
(21.12.23)
merhaba,

bir psikolog ve bir evin bir oğlu ile evli bir kadın olarak cevap vermek istiyorum:

''annenin ilk başlarda kafa dağıtmak için böyle seyahatlere çıkması normal'' diye yorumlar gelmiş, buraya bir nebzeye kadar hak verebiliriz, diyelim ki bu durum geçici, diyelim ki her seyahatine değil de bazı seyahatlere gidiyor anne.

yine de, başta evlenmenizi istemeyen ve sizin maddi gücünüzden alıp, başkasına ''keyfi'' olarak verilen paranın, sizi rahatsız etmesi bence çok normal. burada hissettiğiniz kıskançlık olabilir, öfke olabilir, değersizlik olabilir sizinle alakalı. ama dikkat, sizinle alakalı diye eşinizle alakalı değil, diyemeyiz. siz bir çiftsiniz, evlisiniz, sizinle ilgili olanlar eşinizi de ilgilendirir.

ben eminim ki tüm bu zor şartlar altında, kayınvalideniz zor durumda olsa, Allah korusun bir sağlık gideriz olsa ve yüklü miktarda ona para ayırmanız gerekse, bundan o kadar da rahatsız olmazsınız. ama söz konusu gezmek, tozmak ve ekstra olan bir şey. bunun yanında eğer başta evlenmenizi istemediyse ve oğlu işe girdiğinde kocasından boşandıysa, orada oğlu ile kurduğu sıkıntılı bir bağ olabilir, bunu eşiniz de kayınvalideniz de fark etmiyor olabilir. mesela, tamam artık oğlum güçlü, bana bakar diye bile boşandıysa, bu durum sıkıntılı. sizi de rahatsız eder. valideyi suçmalak doğru değil, bilerek yaptığını hiç düşünmüyorum, Anadolu'da erkekler sınır koymasa bir çok kayınvalidede bunu yapma potansiyeli ne yazık ki var, özellikle kocasıyla sağlıklı bir ilişkisi olmayan kayınvalidelerde.

eşinizin sizi anlamadığını düşünüyorsanız, ona duygularınızdan bahsedin, ve onu suçlamadan kendinizi ifade etmeye çalışın, sizin için de zordur eminim. ''kendimi şu şu duygular içinde buluyorum, ve ancak senin yardım edeceğini düşünüyorum. benim için evlilik birlik beraberlik ve huzur demek; bu yaşananlar benim huzurumu etkiliyor, acaba bana destek olmaya çalışsan, biraz daha empati kurmaya çalışsan, gerçekten buna çok ihtiyacım var.'' gibi cümlelerle yaklaşabilirsiniz.

ve bence mutlaka, evlilik terapisine gidin. ve sakın siz, annen seninle sağlıklı bir ilişki kuramıyor vs demeyin, dememeye çalışın. sizi anlamayacaktır, anlamadığı gibi size tepki de verir. siz üzülürsünüz. bunu uygun bir yolla evlilik terapistinden duyar zaten. ve aslında sizin neden ve ne için rahatsız olduğunuzu, yine aranızdaki hakem, yani terapist anlatır sağlıklıca diye umut ediyorum.

çok geçmiş olsun, sıkıntılı bir durum herkes için bence. ama hayat biraz böyle bir yer, ve evlilik de bazen strateji gerektiren bir ilişki süreci. kolaylıklar.
0
damba
(21.12.23)
(7)

İki kedi- kilo problemi

sacrilegious
Merhaba,İki kedim var 5 yaşında olan norveç orman kedisi 6.5 kilo erkek. Kilosu boyuna göre normal ve hep kontrollü yiyor. Dişi kedim smokin, 1 yaşına girdi. 4 ay önce 4.5 kiloydu ancak şimdi 6.5 olmuş boyu da kısa kaldı ve sürekli mama yiyor. Ben çalışıyorum. Gündüzleri evde olmadığım şimdiye kadar
Merhaba,
İki kedim var 5 yaşında olan norveç orman kedisi 6.5 kilo erkek. Kilosu boyuna göre normal ve hep kontrollü yiyor. Dişi kedim smokin, 1 yaşına girdi. 4 ay önce 4.5 kiloydu ancak şimdi 6.5 olmuş boyu da kısa kaldı ve sürekli mama yiyor. Ben çalışıyorum. Gündüzleri evde olmadığım şimdiye kadar hep dolu kap bırakıyordum gün boyu yiyorlardı. Ama küçüğün kontrolü yok kilosu git gide artıyor. mama kontrolünü nasıl yapacağımı bilmiyorum. Otomatik besleme yapan cihazlardan alsam bile biliyorum ki büyük kedimin hakkını da küçük yer bu sefer büyük aç kalır gün boyunca.

Ne yapacağım ben? Daha önce böyle bir şey yaşayan var mı?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(18.12.23)
Ağırlıklarının en fazla %5'i kadar yemeliler. Yani günde en fazla 300g kedi başı. Evde oldukları için kedi başına günde 200g fazlasıyla yeter.

Sabah 100g akşam 100g mama verin.
Mama kabı sürekli dolu olmasın.
0
alfired
(18.12.23)
Bunu ben de bilmek isterdim. Bende de şimdi iki kedi var. Eskiden tek kedi kilosunu çok rahat kontrol altında tutuyordum. Ben de gün içinde çalışıyorum, eve gelince ayrı ayrı beslesem ne olur diye düşünüyorum. Akşam ve sabah iki öğün olacak şekilde. Ama ben de benim smokinden korkuyorum. Beni yiyebilir, ya da uyutmayabilir.
0
SiyamkedisiZorro
(18.12.23)
Dolu kap olayını 7-8 aydan sonra bırakmak lazım zaten. Sabah akşam iki öğün olacak şekilde besleme yapacaksınız. Miktarı deneme yanılma yoluyla da oturtabilirsiniz.
0
FAtE
(18.12.23)
Otomatik mama kaplarının kediye göre tanıma sistemli olanları vardı yurtdışında. Önünde kamerası var gelen kediye göre mama düşüyor. Buna bütçe ayırabilirsiniz ancak o şekilde çözülür. Yoksa ayrı ayrı elle beslemek zorundasınız.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.23)
bazı otomatik mama kapları 2 tane hazneye mama veriyor. kameralıda oluyor izlersiniz kim yedi kim yemedi porsiyon ayarlayıp verirsiniz zaten aç olduklarında mama sesi duyup koşarak gidip mamayı hemen yiyorlar bu sayede ikisi aynı anda yerse diğeri diğerinin mamasına sulanmaz.
günde 2 öğün yaparsanız birbirinin mamalarına sulanmazlar aynı anda yiyecekleri için.

www.amazon.com.tr
0
eja
(18.12.23)
Ben 7.3 kg atletik uzun boylu sarman kedime gramajlı veriyorum, kafası kücücük ama göbeği var. Şişman gözükmese de göbekte yağ var sonucta. Mama paketinde günde 85 gr yazıyor, her markada değişebiliyor verdikleri gram bilgisi, ben şuan sabah 30 gr akşam 6 gibi 30 gr veriyorum kendi ayarlamak zorunda kaldı, önceden 20×4 şeklinde veriyordum sürekli mama istiyordu. Şu an böyle daha iyi gidiyoruz, ve mutlaka senede 1 check-up yaptırın mutlaka.
0
Semi
(21.12.23)
Evden çalışan arkadaşım bile bu sorunu otomatik mama kabı alarak ancak çözebildi. Sürekli evde olmasına rağmen ve mama üzerinde tam kontrolü vardı. Ama bu insanı eve çok daha fazla bağlıyor ve dışarıda olmayı zorlaştırıyor. Çare ölçülü, zaman ayarlı mama kabı. Bahsettiğim arkadaşımın kedisi bu şekilde çaktırmadan kilo verebildi...
0
silverleaf
(22.12.23)
(3)

Fotoğraftaki şey ne olabilir? (İğrenç olabilir, ölü bişey gibi)

nhk ni youkosu
Bulaşık/Çamaşır makinesi koyulacak bir yer var üstü tezgah yanı dolap, o kısım boştu borulara vs. bakarken öbür açıklıkta şöyle bir şey gördüm, çok organik görünüyor ama ne ola ki bu? Ölen bir hayvan desem değil, böyle bişey deri değiştirmiş desem çok acayip. Bi dolgu malzemesi falan olsa neden orad
Bulaşık/Çamaşır makinesi koyulacak bir yer var üstü tezgah yanı dolap, o kısım boştu borulara vs. bakarken öbür açıklıkta şöyle bir şey gördüm, çok organik görünüyor ama ne ola ki bu? Ölen bir hayvan desem değil, böyle bişey deri değiştirmiş desem çok acayip. Bi dolgu malzemesi falan olsa neden orada olsun? Bozulmuş bir yiyecek falan mı veya acaba, fikri olan var mı?

drive.google.com

Eve yeni taşındık, bi yer kaplaması mevzuları vardı onunla ilgili mi acaba.
0
nhk ni youkosu
(12.10.23)
kazandibi gibi de diil gibi de bu ne be
0
neira
(12.10.23)
Mantar gibi sanki
0
yenibirgüzelnick
(12.10.23)
lavaş veya krep gibi yağlıca bir unlu gıda bence. altındaki ambalaj malzemesinden ötürü hazır alındığını düşündüm, koruyucu maddeler küflenmesini önlemiş böyle yanmış bir görüntüye neden olmuş olabilir.
0
engelbert humperdinck
(13.10.23)
(9)

kadınlara soru: bir erkek sizin yanınızda heyecanlanıyorsa

sorusoranadam
eli ayağına dolaşıyor, saçmalıyor, kızarıyor bozarıyor..dolayısıyla hoşlanma olduğunu anladınız. bu durumda ona bakışınız nasıl olur?hoşunuza gider mi, acınacak bir durum olarak mı görürsünüz?
eli ayağına dolaşıyor, saçmalıyor, kızarıyor bozarıyor..
dolayısıyla hoşlanma olduğunu anladınız. bu durumda ona bakışınız nasıl olur?

hoşunuza gider mi, acınacak bir durum olarak mı görürsünüz?
0
sorusoranadam
(10.10.23)
Niye aciyayim ki? Cok tatli bi duygu. Acimam icin sevilecek biri olmadigima inanmam gerekir benim bakis acima gore
0
mor oje
(10.10.23)
Yakışıklıysa hoşuma gider
0
personaa
(10.10.23)
Hoşlanıyorsam hoşuma gider hoşlanmıyorsam Allah’ın eziği derim.
0
yenibirgüzelnick
(10.10.23)
Hoslaniyorsam hosuma gider. Hoslanmiyorsam herhangi bir his belirmez, fikir olusmaz, en fazla gulumser gecerim.
0
nic cage
(10.10.23)
bana hitap etmez hayirdir kardes ilk defa mi bayan goruyorsun diye dusunurum malesefkk
0
mess
(10.10.23)
Güzel bir şey, kaldı mı öyle erkekler.
0
babemsi
(10.10.23)
hoşlanıyorsam hoşuma gider ama çok da şapşaloza bağlamasın
0
Mossy
(11.10.23)
çok insanca bulurum, sempatik gelir.
0
elma
(12.10.23)
duygum nolursa olsun, hoşuma gider. acımak ne kelime!? :)
0
cccbehzatccc
(12.10.23)
(12)

araba, kedi ve karadeniz turu?

ikiicidisibirkisi
sizce bu kombinasyon çalışır mı?sadece iki kişi önde olacak arkası tamamen kediye ait olacak. arka koltukları katladığımızda ise bagaja doğrudan geçişle birlikte kediye geniş bir alan kalacak.bagaja kapalı tuvaletini vs. koyarız diye düşündük. samsunda uyku molası için 5-6 saat durmamız gerecek. Bir
sizce bu kombinasyon çalışır mı?

sadece iki kişi önde olacak arkası tamamen kediye ait olacak. arka koltukları katladığımızda ise bagaja doğrudan geçişle birlikte kediye geniş bir alan kalacak.

bagaja kapalı tuvaletini vs. koyarız diye düşündük.

samsunda uyku molası için 5-6 saat durmamız gerecek. Birimiz otelde kalırken diğerimiz kediyle arabada uyur diye düşündük.

gündüz gezilerinde taşıma çantasıyla yanımızda olur, ortama göre de kısa süre camlar aralı arabada kalır diyoruz.

2. gece rize'de evde kalacağız zaten. Ama dönüş yolunda yine aynı şeyler yaşanacak.

kediyi kimseye bırakma şansımız yok. Evde ise sıcak havada kesinlikle yalnız bırakmak istemiyoruz.

yaşı itibariyle kedi oteli vs. düşünmüyoruz. Zaten turda da bizimle olsun çok istiyoruz.

özetle ya bu koşullarda gideceğiz yada gitmeyeceğiz.

sizce kedinin konfor alanını bu şartlarda koruyarak çıkabilir miyiz bu tura?
0
ikiicidisibirkisi
(11.08.23)
bence çalışmaz. malum kediler bölgeci hayvanlar, alıştıkları yerden uzaklaşmak istemezler. hem evinden ayrılacak, küçücük arabaya sıkışacak hem de bir yandan hareket halinde olacak. tuvaletini arabada yapıp yemeğini suyunu da orada içecek. hatta gün içinde de çantaya sıkışmış vaziyette sizinle gezip sürekli stres hissedecek. hiç olacak gibi değil bence, hayvana yazık olur. kopek olsa hiç sorun değil ama kediyle olmaz diyorum ben.

kedi otelde sizinle kalsa bile olmaz.

tur kaç gün bilmiyorum ama maks 4-5 gün ise ve evde klima varsa yalnız bile kalabilir. daha uzun ise gün aşırı birisi gelip 10 dakika bile uğrasa daha iyi kediyi taşımaktan.
0
orient blue
(11.08.23)
Kesinlikle olmaz, hiç ihtimali yok. Hem kediye hem size eziyet.
0
yenibirgüzelnick
(11.08.23)
başka bir konuda ek yapayım, uyku için samsunun içine girip çıkmak yerine doğramacı otel var tosya da. konaklamak için daha rahat olabilir.
0
kisa
(11.08.23)
Kedinin yaşı kaç ki kedi oteli düşünülmüyor anlayamadım. Kedi daha önce arabayla çok yolculuk yapmış olsa bile çok sevdikleri bir aktivite değil. Bu sıcak havada hem yolculuk eziyet olur hemde çantayla taşınması.

En temizi güzel bir kedi oteline ayrı bir odada kalacak şekilde misafir ettirmek.
0
FAtE
(11.08.23)
www.reddit.com

şurada uzun yol yapan kediler var ama ev kedisi alışık olmadığı ortamda rahat edemez sanırım.
0
inheritance
(11.08.23)
Böyle tatil olmaz. Arabada uyuyacak kişiye eziyet.
0
dissendium
(11.08.23)
Olmaz malesef. Dalgınlığınıza gelip, arabayı güneş gören bir yere park etseniz, kedi 45 dakika içinde ölür (veya kalıcı sağlık sorunu).

Vücut sıcaklıkları bizden yüksek zaten. Vücut sıcaklığı 40 dereceyi geçince büyük problem. Normalde 38.5 derecedeler, çok çabuk 40 dereceyi geçerler.
0
alfired
(11.08.23)
Youtube'da karavanda kedileriyle yaşayan bir çift var. Kediyi nasıl alıştırdıklarını anlatmışlar, baya uzun bir süreç:

youtube.com
0
peki madem
(11.08.23)
2 kedimle izmir sinop arası yolculuk yaptım 1100 km. biri 12 saat boyunca kutusunda gıkını çıkarmadı, diğeri kutunun içinde susmadı. eziyet gibiydi. bu yapacağınız yolculukta kedinin sorun çıkarıp çıkartmaması kedinin davranışına bağlı. her kedi araba yolculuğunu sevmiyor.

size tavsiyem kutusuna koyun ve arabayla 1 saatlik yolculuk yapın. tepkisini ölçün. hem bu sayede alışık değilse alışmış olur.
0
false pretension
(11.08.23)
benimki araba yolculuğunda hastalanıyor kusuyor sürekli, 2 metre cam filesi tahta ince çıta alıp evde 1 cama sabitleyin youtubeda yapma videoları var, 1 hafta bırakan var ben 4 gün bıraktım yem su koyduktan sonra kamera ile takip ettikten sonra sorun olmuyor.

www.trendyol.com

illa goturcem derseniz bu çadır içine kumunu koyup hem arabada hem otelde kullanırsınız kediyi dışarı çıkartmadan

ama planladığını zşey hem kediye hem size eziyet gibi.
0
eja
(11.08.23)
ufak bir yarım günlük, yakın bölge turu yaparak bu fikrinizi deneyin. ben olmayacağına inanıyorum. hele yaşlı bir kedi ise kolay strese girecek. o hareket esnasında yemek yemeyecektir. ayrıca kedi kumu kokusu sıcak arabada çekilmez.

en temizi gğnde biri sizin eve gelip mam-su tazeleyecek birini bulmanız.
0
orpheus
(12.08.23)
arabada kediyi serbest bırakmak çok riskli. birçok arkadaşım çeşitli sorunlar yaşadı. pedalın altına girmesi, şoförün üzerine atlaması vesaire. söylemek istedim.
0
sparkle kiddle
(12.08.23)
(11)

Stalk konusu

kraltaci
Merhaba, nişanlınızın 3-4 yıl önce hoşlandığı ancakelemanın pek yüz vermeyerek başlatmadığı bir ilişkisinin (veya tanışıklık vs.) olduğunu bilseniz ve nişanlınızın aradan geçen 3-4 seneye rağmenhala instagramdan o elemanı stalkladığını (haftada bir, iki haftada bir) görseniz evlilik düşünmeye devam
Merhaba, nişanlınızın 3-4 yıl önce hoşlandığı ancak
elemanın pek yüz vermeyerek başlatmadığı bir ilişkisinin (veya tanışıklık vs.)
olduğunu bilseniz ve nişanlınızın aradan geçen 3-4 seneye rağmen
hala instagramdan o elemanı stalkladığını (haftada bir, iki haftada bir)
görseniz evlilik düşünmeye devam eder misiniz?
0
kraltaci
(21.07.23)
lamı cimi olmadan hayır benlik değil, 3-4 sene önce yüz alamadığı elemana da gerek yok. herhangi bir kişiyi stalklayan birisine diyeceğim tek şey güle güle.
0
gule gule
(21.07.23)
1 gram duygu hissetmediğim eski sevgililerimi bile zaman zaman stalklıyorum, ne yapıyorlar merak ediyorum. Bunu yapan da bence oldukça fazla insan var. Çok sinir olurdum görsem ama fevri karar da vermezdim. Haftada 1 pek normal gelmedi yalnız
0
personaa
(21.07.23)
düşünmezdim ben de. hatta genel olarak evlilik düşünmezdim bu devirde ama siz bilirsiniz.
0
orient blue
(21.07.23)
Ya zamanında elde edemediği birini sırf meraktan stalklıyor da olabilir. Yani belki elemanın battığını vs görse, çok kötü duruma düştüğünü vs görse rahatlayacak ve tekrar stalklamayacak.

Yani bu romantik anlamda bir merak olmayabilir. Bu öyle bir his ki aynı hislerle sevgiliniz bir hemcinsini de stalklıyor olabilirdi.

Bu biraz takıklık evet ama romantik anlamda olmayabilir.

Ben çok büyük kararlar vermezdim. Önemli olan onun nasıl bir duygu ile stalkladığı, sizinle iletişiminin nasıl olduğu ve birbirinize verdiğiniz güven.

Evet haftada 1 baya yüksek bi oran. O çocuk şimdi gelse sevgilinize “hadi sevgili olalım ben aşığım sana bitiyorum dese” bence sevgiliniz yüz vermez. Böyle bir istek ile stalkladığını sanmıyorum. Dediğim gibi önceden olan bir kuyruk acısı zamanla takıntıya dönmüştür.

Ama işte sizin şuan sevgilinizle çok açık iletişiminiz olmalı. Herkes ne olduğunu, neden olduğunu, ne hissettiğini açık yüreklilikle ortaya koymalı, siz de bu konuda beklemtinizi açık açık gerginlik çıkarmadan belirtmelisiniz vs. çözebilirsiniz de sorunu.
0
zimbirik
(21.07.23)
Sevgilin de benim gibi midir değil midir bilmiyorum ama ben de hiç bir duygu beslemediğim seneler önce kısa süre görüştüğüm insanları bile stalklarım arada. Sadece merak.
Komşu kızını bile stalklarım yani normal diye düşünüyorum.
0
yenibirgüzelnick
(21.07.23)
Eskiden bir şeyler hissedilmiş biri olmasına gerek yok, herhangi bir karşı cinsi sürekli stalklamanın altında bir şeyler aramak normal. Ayda yılda bir öylesine bakılmış olsa anlaşılabilir ama düzenli ve sık stalklıyorsa bi durup düşünürdüm ben. Açıkça konuşun bence, konuşurken halinden tavrından anlarsınız az çok.
0
dfn4
(21.07.23)
Biraz soğumuşsunuz sanki, ben olsam bende soğurdum. Ama böyle durumlarda açık iletişim gerekiyor, bende harekete geçmeden önce mutlaka konuşun derim.
0
olimpia
(21.07.23)
haftada bir/iki haftada bir itici geldi. sorun ederdim. ayda yilda bir olsa herkes stalklanabilir hic takilmam.

kiz arkadasin takintili bir insan olabilir. birkac saatini ayirip herkesi haftada bir stalkluyor da olabilir yani. ona da bakmak lazim.
0
Kittie
(21.07.23)
Kanka ona bakıp senle kıyas yapıyor doğru tercih yapmış mıyım diye. Bunu kaldırabilirsen devam et keke
0
olaylar olaylar
(21.07.23)
Haftada bir iki bana da çok fazla geldi. Yani evleneceğim kişi geçmişte sevdiği birini sürekli takip ediyor olsun istemem. Bu durumun tek başına rahatsız edici olmasının yanında, bu kişi bir göz kırpsa beni bırakıp gitmesi kesin falan heralde. Böyle bir risk alamam. Nişanı iptal ederim.

Ayrılır mıyım? Bilmiyorum açıkçası... Aniden ayrılmam ama sanırım eninde sonunda ayrılıkla biter sonu.
0
akhenaten
(21.07.23)
Öyle birisini nereden biliyorsun, yani sana neden anlattı. Haftada bir bilgisine nasıl ulaştı? Haftada bir bakmak Stalk olmuyor, takip etmek oluyor. Takip etmesindeki amaç ne onu öğrenmek gerekiyor.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(22.07.23)
(15)

faiz + risksiz kazanç + din sorusu

avatar is back
bir arkadaşımla bu konuyu çok sert tartıştık hiç anlaşamadık sizin fikrinizi merak ettim. ikimizin bir ortak arkadaşımız var ve faize vs tamamen günah gözüyle baktığı için hiç bulaşmıyor. hayatı boyunca k.kartı bile kullanmadı. şimdi bu ortak arkadaşımız bankadaki yıllık %x faize bile "haksız ve eme
bir arkadaşımla bu konuyu çok sert tartıştık hiç anlaşamadık sizin fikrinizi merak ettim.

ikimizin bir ortak arkadaşımız var ve faize vs tamamen günah gözüyle baktığı için hiç bulaşmıyor. hayatı boyunca k.kartı bile kullanmadı. şimdi bu ortak arkadaşımız bankadaki yıllık %x faize bile "haksız ve emeksiz kesin kazanç" gözüyle baktığı için haram olarak görüyor. buraya kadar ok, kendi hayat tarzıdır.

geçenlerde kocaelide bir bayideki tanıdığı nakit vermesi durumunda 840k sıfır bir aracı direkt teslim edeceğini söylemiş, bu çocuk da eşinin altınlarını, kendi altınlarını bozmuş, ailesinden borç harç etmiş gidip arabayı almış, ailesinin durumu pek olmasa da 150k civarı parayı hemen alma sebebi de kesin olarak kar edeceklerini bilmeleri falan. kendi aracı var ve bunu tamamen kar etmek için girişmiş. bu arada bu olaylar seçimden bir kaç hafta önce gerçekleşiyor. çünkü düşüncesi seçimden sonra doların çok artacağı, araba fiyatlarının uçacağından emin olması. sonuç olarak aracı bir kaç gün önce 1.150 milyona satıyor. merak edenler için araç crossland paketi bilmiyorum

şimdi asıl arkadaşımızla tartıştığımız şey de buydu, ben yıllık %8 faize (bankalardaki %30-40 mevduata dahi) bile günah-haram gözüyle bakan, kesin ve risksiz kazanç olduğu için tamamen haram olduğunu söyleyen birinin bu şekilde tanıdık vasıtasıyla sıra beklemeden araç alan "alsam en az 100-150 kazanırım" deyip 300 civarı kazanan birinin yaptığının dinen de ahlaken de çok saçma ve çelişkili olduğunu söylerken arkadaşım bunun çok olağan olduğunu söylemesi oldu.

ben kar eden arkadaşım gibi bakmıyorum hayata, hatta benim tanıdığım biri olacak bir bayide tüm arabaları ondan alıp kendim piyasada bu şekilde sata sata hem kendim kazanır hem de bayide bana aracı ayarlayacak kişiye pay verirdim, bunun kuralı budur benim için. ama faizin yıllık getirdiğine çok sert karşı çıkıp kesin para gözüyle görüp haram demek ve yıllık faizin neredeyse 2 katı bir kazancı çok kısa bir sürede kazanmak nasıl helal oluyor o zaman?

tekrar ediyorum, ben yaptığı yanlış falan demiyorum ama bu yapılan dinen de haram olmuyor mu o zaman? neye dayanarak buna çok normalmiş gibi bakıp yıllık faize zebanilik günah olarak bakıyorlar? şimdi baktım benim banka aynı paraya 12 aylık süre için 240k para verirken bu arkadaş 300 civarı parayı 2 ayda kazanmış :D tek riski 300 yerine 200 falan kazanmasıydı. yani bu insanların bakış açısını anlamaya çalışıyorum.
0
avatar is back
(07.07.23)
yani aynı soruyu kredi ve "Kâr Payı Oranı" mevzusunda da var. şu an tüm ihtiyaç kredileri aylık %2.5 falan ama bu tip arkadaşlarımın gittiği bankalarda %2.5 civarına kar payı alıp karşılığı borç veriliyor :D aynı hesap değil mi yahu? bu insanlar kendilerini mi kandırıyor cidden anlayamıyorum
0
🌸avatar is back
(07.07.23)
Tanıdık sayesinde başkalarının önüne geçip arabayı alma kısmı hak yemek oluyor, onda problem var. Onun dışında dini bir problem yok. Ucuza alıp pahalıya satmış. Ticaret yapmış.
0
michael_knight
(07.07.23)
bunu ticaret yapıyorum düşüncesi ile yapmıştır diye düşünüyorum, kendisine de sormak isterdim açıkçası arkadaşım olsa
0
freebird5406_2
(07.07.23)
faizle ticaret bambaşka şeyler. ikisinin kazanç riski aynı değil tl bazında faiz yüzde 100 kazanç vereceğini söylüyor, araba aynı değil sonuçta bir emtia artacağını öngörmüş zor bir şey olmasa da.

tanıdık vasıtası konusundaysa satan devlet değilse satan kurumun böyle bir zorunluluğu yoksa kimseye eşit davranmak zorunda değil, alan ile satanın arasında olan bir durum. eşe dosta 100'e satar diğerine 150 burada da bir problem yok. dediğim gibi iki taraf da özel ise bu şekilde, gidip devletten ihale alınması vb. şeylerden bahsetmiyorum. burada bir hak yeme durumu mevzusu görmüyorum.
0
gule gule
(07.07.23)
Dinen bir sakınca yok. Malı ucuza alıp pahalıya satma işine ticaret diyoruz. Peygamber mesleğidir hatta.

Sırada öne geçmek de kesinlikle hak yemek değildir. Bayii tüm insanlığa eşit davranma yemini mi etti sanki, devlet kurumu değil orası adam peşin para varsa hemen satarım demiş kendi malıdır. İsterse sadece yozgatlılara satış yapacağım diye şart bile koyabilir.
0
yenibirgüzelnick
(07.07.23)
Dünya senin gibiler yüzü suyu hürmetine dönüyor.. yenibir+1
0
primetime
(07.07.23)
bu tür insanlar ekonomiyi tam bilmiyor ama ekonomiyi bizden daha iyi kokluyorlar :D sonuçta kazanan o bak.

Haram olan faiz haksız elde edilen gelir. Enflasyon yıllık %30'dan fazlaysa banka %30 veriyorsa o kâr değil. Paranı korumak. Ama dindarlar bunu anlamak istemiyor.
Ona sorsan arabayı yarın 1.150m'a satmak helal çünkü o günkü değeri bu. E paranın da değeri düştüğü için bugün 840k tl'n yıl içinde %30+ eridiği için ve bankaya kullanması için kaynak sağladığın için banka o parayı veriyor. Tefeci faizi olsa ayrı.

Ticaret helal ama sırada öne geçmek veya yakınını öne geçirmek bence kul hakkı olmalı. Ama Türkiye'deki dinciler veya dindarlar öyle olmadığını düşündüğü için her yer akraba kaynıyor işte. (bir de enflasyon garanti olduğundan sonraki partiye attığın insanlar daha çok TL ödeyecek, resmen onlara zarar veriyorsun)

not: askerdeyken katılım bankasında çalışan bir arkadaşla konuşmuştuk, oradaki kar payı ile faiz bayağı aynı şey ama kabul etmiyor dediğin gibi. Dinen faiz almak haram olduğu için ne olduğuna bakmadan reddediyor. Ama bugün 1 liranla 1 ekmek alıyorsun seneye 2 liraya ekmek satılacak, al sana 2 lira desen okey diyecek :D
0
nhk ni youkosu
(07.07.23)
nasıl ticaretle faizi kıyaslayıp "ticaret nasıl haram değil" diyorsun ki? orasını bağlayamamışsın anlatımında.

senin yaklaşımınla diyelim ki ticaret de haramsa, geriye bir tek hizmet sektörü kalıyor.

"kesin ve risksiz kazanç olduğu için" ticarette risk var diğerine kıyasla farkettiysen.

meselenin yüzdeyle miktarla ne alakası var ki
sattığından %100 200 kar edenler var
sağlık sektörü ne yapacak, 1'e maledip 5'e satıyor
faiz haram, o kadar, bitti. haram oluşunun faydası, hikmeti ayrıca konuşulur.
0
mimo
(07.07.23)
Doğru anladıysam, burada mesele faiz değil, normal bir ticaret dolayısıyla para karşılığı bir alış veriş var. (Araç piyasasının uçması ayrı konu.)

Faiz ise bir ticaret değil. belli bir süre içinde "aynı türden olan iki şey arasında zamanla oluşan bir farkla" birlikte bunların taraflar arasında el değiştirmesi söz konusu.

İslam fıkhı kaynaklarında incelenirse faizin bir çok çeşidinden bahsedilir.
Faizin en çok oluşma ihtimali yerlerinden biri de kuyumculuktur.

Faizin toplum hayatına bir çok yönden zararının olamasının yanı sıra neden yasak olduğu hususunda geçen zamanda okuduğum bir kaynakta şöyle yazıyordu: Eğer faiz serbest olsaydı kimse kimseye karşılıksız bir şey vermezdi.
0
diyecevaplandı
(07.07.23)
şu soruyu kendine sorarsan doğru cevabı bulursun
parayı paradan mı kazanmış ticari bir nesneden mi?
paradan para kazanmak haram evet ticari bir nesneyi alıp satarak faiz yemiş olmaz. ticaret olur. bu hesapla bütün galericiler günahkar olurdu.
0
etna
(07.07.23)
arkadaşının aracı o fiyata bulabilrip iyi bir karla satabilmesinin temel nedeni faize bulaşmaması ve helal kazanç arayışı

zaten %36 gibi kar yapmış
bunun yerine dolar ya da altın alsaydı %25 gibi bir şey kazanacaktı
fazladan %11 kazanmış ki o araba garajda bile dursa biri çizer biri sürter
risk sonuçta

bu arada 6ay 6bin km nerede_?
0
bir soru sorcam
(08.07.23)
Hızlı okudum umarım atladığım bir şey yoktur.
Cevaba gelirsek öncelikle senin ve bir çok insanın faizin haram olması konusunda ciddi bilgi eksikliği mevcut.

Faiz ile alışveriş olayı farklı, haram olan ticaret yapmak, bundan kazanç elde etmek değil; ki isterse yüksek olsun.

İslam hukukuna göre alışverişin bir takım şartları var, bu şartları karşılayan her tür alışveriş, ticaret helaldir. Ticaret ekonomiyi çeviren bir sistem. Ekonomist değilim şimdi kavramların kaşını gözünü yarmayım :)
Faiz ise piyasayı bozan, ticareti ifsad eden uzun vadede birileri çok kazanırken birilerinin hakkını alan vs vs bir sürü sorun ortaya çıkaran bir sistem. Bu konuda Necmettin Erbakan’ın baya detaylı açıklamalı videoları vardı, dediğim gibi ekonomik şeyleri çok anlamam, kendi anlayabileceğim kadarını dinledim. Detaylarını meraklısı varsa bakabilir.

Dolayısıyla faiz de bir tür ticaret gibi ancak İslam hukukunun kurallarına uymadığı için haram. Verilen örnekteki kişi islamın tam da hukuki şartlarına uygun alışveriş yapmış, gitmiş arabayı almış her tür risk var bu işte ama işi yaver gitmiş. Araba zarar görebilir, beklediği dolar durumu olmayabilir, araç elinden gidebilir vs bir dolu risk var. Bankadan faize girdiğinde daha en başında biliyorsun şu kadar faiz oranıyla şu kadar getirecek diye.

Katılım bankalarının da durumu bu şekil yani aynı piyasada iş yaptıkları için kar payı oranları benzer oluyor ancak işleyişte bazı farklar var. Mesela kredi kartında asgari ödeme yoktu, mesela Kuveytturk’ten ihtiyaç kartı aldığımda bankadan arayıp islam hukukunda bey akdi denilen alışveriş şartlarına uygun cümlelerle vekalet alınmıştı vs.

Hasılı alışveriş ile ticaret ile faiz kazancı aynı değil hükümleri farklı.
0
epitaf
(08.07.23)
bu arada bankaların verdiği faiz değil
zarar etmiş oluyorsun
bankalar mb daha ucuza kredi verdiği için aradaki farkla kar edebiliyor
o da işletme masrafı + paranın değer kaybı zaten

faiz x verip x+1 almak
bizim ekonomide faizle borç alan geri öderken kar ediyor, yani faiz yemiş oluyor tersten

bu maliyeti de faize bulaşmayan vatandaş finanse ediyor

o yüzden
kredi çekerken 1.6 milyon 1 kg altın ediyor
10 sene sonra bankaya 1 kg altın geri ödemiş miyim diye sorgulamak gerekir
x=x denklemi için

hiçbir banka da bunu finanse edemez neden borç verip 10 sene geri almak için beklesin?
0
bir soru sorcam
(08.07.23)
Dini kurallar çok genel, faizin haram olması da bir çıkmaz bence. Faiz paranın kirasıdır, eğer faiz olmasa kimse borç bulamaz. Para da alınıp satılan bir meta, ben birine borç verdiğimde o paranın alım gücünü kiralamış oluyorum, para geri döndüğünde alım gücü düşüyorsa neden borç vereyim? Her neyse bu dini kural sonuçta sorgulamak manasız.

Ama bazı ruhu kurnaz tipler "ticaret helal" diyerek ticarette her türlü manipülatif hareketi de helal görüyor. Dinde de bunla ilgili faizde olduğu gibi bir kural yok zaten. Onun için "ticaret helal yaa" diye yaptıkları her şeyde vicdanlarını rahatlatıyorlar.
0
akhenaten
(08.07.23)
faiz haramdır, bu ayetlerle hadislerle çok net bir kural. ama arkadaşınızın yaptığı ticaret. kesin gözüyle baksa da doların, araba fiyatlarının düşme riski var mı? evet var.
arabayı alırken yukarıda söylendiği gibi alan-satan razı olduktan sonra sıra vs durumu çok bağlayıcı değil. her satıcının müşteri seçme hakkı vardır.
ettiği ya da edeceği karın yüksek olmasında da sıkıntı yok. İslâmiyette kâr haddi yoktur. Yalnız, sıkışık durumda olanlara, yiyecek, giyecek ve barınacak lüzumlu eşyayı yüksek fiyatla satmak haramdır.
dolayısıyla arkadaşınızın inancı ile yaptıkları arasında bence tutarsızlık yok.
0
mustafakesekci
(08.07.23)
(15)

Evlilik sürecinde ailenizden maddi beklentiniz oldu/olur mu?

her seye atarlanan adam
Yakın zamanda nişanlandım. Seneye de düğün planımız var. Nişan sürecinde takılar dahil olmak üzere her şeyi kendi birikimimle yaptım. Borçlu olmayalım diye beyaz eşya ve elektronik tüm aletlerimi şimdiden alıp taksitlerini ödedim. Şu ana kadar yaklaşık 150 bin TL civarında bir harcamam oldu ve ailem
Yakın zamanda nişanlandım. Seneye de düğün planımız var. Nişan sürecinde takılar dahil olmak üzere her şeyi kendi birikimimle yaptım. Borçlu olmayalım diye beyaz eşya ve elektronik tüm aletlerimi şimdiden alıp taksitlerini ödedim. Şu ana kadar yaklaşık 150 bin TL civarında bir harcamam oldu ve ailem 1 TL bile yardım etmedi sağ olsunlar. Halbuki oturdukları evi bile ben aldım onlara. Hâlâ kredisini ödüyorum hatta. Ben evlenirsem kiraya çıkacağım. Aileme bu konuyu da dile getirdim. Arabamızı ve bir miktar altını bozdurup benim için bir ev alalım kiralar çok yüksek dedim. Araba lazım olur satamayız dediler. Düğünden gelen takıları falan bozdurup evlendikten sonra evinizi alırsınız dediler. Ben hiç böyle hayal etmemiştim bu süreci. Ailem maddi olarak her şeyimi halleder ben de paramı biriktiririm diye düşünmüştüm. Sizce bende mi bir problem var? Ailemin evlilik sürecinde bana maddi olarak yardım etmemesi garip değil mi? Nişanlımı ve ailesini de çok seviyorlar. Kesinlikle onaylamama gibi bir durum da olmadı. Aileme neden böyle yaptıklarını da soramıyorum yanlış anlamasınlar diye. Ne yapayım be sözlük?
0
her seye atarlanan adam
(10.06.23)
evlenmeyi düşünmüyorum ama evlensem de beklentim olmazdı. bu biraz aile yapısı ile alakalı. kimininki söylemeden bile destek oluyor, kimi kuruş koklatmıyor. aile desteği gerekli evet ama evlenme gibi sorumluluk alınıyorsa ana baba ölmüş gibi düşünülmeli.
0
candide
(10.06.23)
şöyle bakarsanız rahatlarsınız: bir aile de olsanız para sizin değil. para anne ve babanızın ve kendi emekleriyle çalışarak kazandılar onu. çocuklarına vermek ya da çocukları için kendi hayat standartlarını değiştirmek zorunda değiller. maldivlere gidip yiyebilirler de, size verebilirler de. bu ikisi de onlara kalmış.

evleniyorsanız maddi sorumluluklarınızı ölçüp biçmiş olmanız gerekir. ya da hayat standartınızı ona göre belirlemiş olmanız daha doğru olur.

ben evli değilim. evlensem bizimkiler yardımcı olmak ister tahminen ama ev almaz. alabilecekler durumları var mı? var. ancak ben onlardan böyle bir şey istemem. kendi emeklilikleri için harcayacakları parayı isteyemem, istemem. lafını da etmem. benim bakış açım budur.

ufak bir not: ailenize ev almak zorunda değildiniz. ev aldıysanız da onların size benzer bir şey yapmasını beklemek sadece bir beklenti. bu doğru bir beklenti değil. aileniz o zaman gidip kredi çekebilirdi. bu bir alışveriş değil.
0
parcaliham
(10.06.23)
Normalde destek çıkmamalarına şaşırmazdım. Çünkü ben de yıllardır her şeyimi kendim hallettim babam evime bir bardak almamıştır. (4 kardeşiz hepimize böyleler bana özel değil) Fakat siz ailenize ev almışsınız. Bu durumda dengeler değişiyor.

Kendileri kiraya çıkıp evi boşaltsınlar madem öyle. Ayrıca düğünde takılan altınlarla nasıl ev alınacak düğün urfa’da mı geçiyor?
0
ruhen hastayim ben
(10.06.23)
Olmaması en iyisi. Kimseye borçlu olmamak = özgürlük. Kendi ailen dahil.
0
socially awkward
(10.06.23)
Teknik olarak aldığınız ev geleceğe yatırım olarak düşünülebilir. Yarın bir gün size veya çocuğunuza kalacak.

Araba konusu da anne babanızın eli ayağıdır. Arabaya alıştıktan sonra dolmuş otobüs rahatsız eder. Hele ki pandemi gibi bir süreç yaşandıktan sonra arabanın bir lüks değil ihtiyaç olduğu anlaşıldı.


Siz çeyizi hazırlayarak güzel ve akıllıca bir hareket yapmışsınız bunda bir sorun yok. Fakat düğünde takılan altın , döviz, TL ye güvenip bununla ev alırız veya kiraya çıkarız düşüncesi yanlış bir yaklaşım. Kız tarafı belki saklamak isteyecek. Yarın bir gün ne olacağı belli değil.

Burada asıl soru siz bu kadar külfetin altına girerken kız tarafı ne yapıyor ? Ev alacak olsanız 300-500 destek çıkacaklar mı ?

Sen ailene kız tarafı şunları yapıyor falan diye anlattınız mı ?

yoksa kız tarafı hazıra geliyor ve ailen içten içe, bu duruma rahatsız ve oğullarını salak yerine koydurmak istemiyor olabilir mi ?

Anne-baba bir ömür biriktirmiş bir şeyler yapmış (seni okutmuş, bakmış) 2 yıl sonra boşanacağın bir kıza bütün birikimlerini bırakmak istemiyorlardır belki.
0
janavarorion
(10.06.23)
cinsiyet nedir?

ailenin oturdugu ev kimin üstüne?
0
sonsuz
(10.06.23)
Öncelikle evli değilim. Ailemizden beklentimiz olmamalı diye de düşünüyorum ki siz de bir çok şeyi kendiniz halletmiş anne babanıza ev bile almışsınız. Bu şartlarda durum bana garip gelirdi.
Evet kimse kimseye yardımcı olmak zorunda değil. Ama bu şekilde yaklaşmaya kalkarsak sonu gelmez herhalde.
Bizim ailede böyle şeylerin hesabı yapılmaz. Ama kim zorda kalsa ya da bir talebi olsa herkesin ona destek olacağını hepimiz biliriz. Aileyiz sonuçta. Kendi dinamikleriniz her zaman böyleyse bilemem tabii ama bence gene de garipmiş.
0
a perfect lie
(10.06.23)
Evli değilim evlenirken de beklentim olur bu benim evlat olarak hakkım babanız ayıp etmiş bence.
0
yalniz kizkulesi
(10.06.23)
@janavarorion, kız tarafı bizimkilerden daha çok düşünüyor beni. İzmir'de birkaç tane daireleri var. Gidip orada istediğimiz gibi oturabileceğimizi söylediler. Fakat ben şehir değiştirmek istemiyorum. Hatta baldızımın evi var bize yakın bir yerde. Orda kira vermeden oturabileceğimizi teklif etti. Ben gurur yaptığım için henüz tamam diyemedim bu teklife.

@sonsuz, erkeğim. Ev kredi ile alındığı için mecburen benim üzerime yapıldı. Çünkü kredi benim üzerimden çekildi.
0
🌸her seye atarlanan adam
(11.06.23)
Bu para havadan gelmiyor ki. Bu aldıklarını yine başkalarına takacaksın, ya da takmişsındir. Tek makul yanı, o kadar paraya bir anda kavuşman.
0
summerof69
(11.06.23)
Evliyim, ev eşyalarını ve bir çok şeyi eşimle ortak yaptık. Ailelerden istemedik. Aileler zaten bu yaşa kadar destek oldu okuttu diye düşündük.

Ama senin durum farklı. Ev almışsın ailene ki bu baya büyük bir fedakarlık, karşılığında sana destek olmaları gerekirdi. Düğünde takılan altınlara hiç güvenme artık öyle çok çok takılmıyor düğünlerde ekonomi malum.
0
yenibirgüzelnick
(11.06.23)
bu beklentiye girmekte cok haklisin destek olmamalari buyuk ayip. sanki biraz ailene verici tarafta kalmissin onlar da sana vermeyi unutmus
0
ala09
(11.06.23)
Ben kız tarafıyım ama ne benim taraftan ne de eşimin tarafından bir talebimiz olmadı. Her şeyimizi kendimiz yaptık. Düğünün parasını da yarı yarıya bölüşmüştük, benim taraf biraz daha fazla davetli çağırmak istediği için farkı üstlendi o kadar. Ama ben aileme ev almamıştım, hele kredisini hala ödüyorsanız o durumda ben ailenizin durumu yokmuş işte diye düşünüyorum.

Öte yandan - kusura bakmayın ama ailenizin durumu olmasa bile arabayı satalım ve altın bozduralım kısmına verdikleri cevabı bencilce buldum. Yapacak bir şey yok, ne deseniz "evlendin de bizi beğenmiyorsun, gelin girdi araya vs." durumu olur. Aileniz parayı geline kaptırmak istemiyor açıkçası. Surat yapsanız ayrı kabahat, benciller işte...
0
SiyamkedisiZorro
(13.06.23)
Ev almışsınız bence haklısınız. Arabayı satın doğru olmamış ama hiç destek olmamaları da bana göre hoş değil. Aile olarak değil ama sizin zamanındaki desteğinize karşılık bence de destek olmalılar.
0
drako
(13.06.23)
araba satılması çok normal değil fakat en azından yardım etmiyorlarsa konut kredisi taksitlerini onların ödemesini isteyin.
0
nuisance
(13.06.23)
(7)

Tanidiginiz en alfa insan?

lapaz
.
.
0
lapaz
(09.06.23)
Atatürk.
0
dissendium
(09.06.23)
seyfi dursunoglu aka huysuz virjin
0
hot potato
(09.06.23)
babam
0
nibba
(09.06.23)
Ezel akay
0
mimikikili
(10.06.23)
Ben bizzat kendim beybisi
0
balpolen
(10.06.23)
Dedem.
Tam bir alfa olarak hayatını geçirdi. Şimdi 85 yaşında devam ediyor alfalığa.
0
yenibirgüzelnick
(11.06.23)
Zlatan İbrahimoviç
0
halitkin
(11.06.23)
(4)

Trendyol mağazamı kapıyorum, satacak ürün bulamadım

havadakarada
Aklımdaki birkaç proje sebebiyle şirket kurdum. Projeler iptal oldu. Trendyol üzerinden devam edeyim henüz şirket varken diye düşündüm ama satacak bir şey bulamadım, sirketi kapatıyorum. Kapama şuradan şunu al sat diye bir öneriniz varsa kapamadan denersem memnun olurum.
Aklımdaki birkaç proje sebebiyle şirket kurdum. Projeler iptal oldu. Trendyol üzerinden devam edeyim henüz şirket varken diye düşündüm ama satacak bir şey bulamadım, sirketi kapatıyorum. Kapama şuradan şunu al sat diye bir öneriniz varsa kapamadan denersem memnun olurum.
0
havadakarada
(08.06.23)
Benim gördüğüm şöyle 1 milyoncu tarzı, pratik ürünler diye geçen şeyler çok satılıyor. Kalorifer temizleme fırçası, makyaj süngeri, kedi tüyü toplama aleti vs. gibi. Sadece bunlar çok kar bırakır mı emin değilim belki sürümden kazanırsın.

Bebekle ilgili her şey deli dehşet satılıyor. Oyuncak, bez, ıslak mendil, kıyafet ne olursa...

Bir de kedi, köpek vs. hayvan ürünleri. Fiyat farkları nedeniyle tüm arkadaşlarım pet ürünlerini netten alır.
0
hiçmiyok
(08.06.23)
Bütün Avrupa ve ABD tahtakaleden ürün alıp dünyanın her yerine ürün satıyor. Tahtakale varken satacak bişey bulamamak imkansız diye düşünüyorum. Binlerce kategoride milyonlarca ürün var.
0
deer hunter
(08.06.23)
Pet ürünleri+
Petshoplar çok pahalı satıyor hep internetten alırım. En ufak şeyi bile.
0
yenibirgüzelnick
(08.06.23)
@deerhunter oraya gidip gezince pek bir şey bulamamıştım. Ürün başı 3-5 TL bırakan sürümden kazanılacak seyler satmak istemiyorum. İnternet üzerinde ürünlere bakabileceğim bir yer var mı?
0
🌸havadakarada
(08.06.23)
(5)

Düğün takı mevzuları

sacrilegious
Merhaba,Sade bi nikah yapıp geçince problem olmuyor da düğünde acaba takılar takıldıktan/sandığa atıldıktan sonra ne oluyor? Sandık müşahiti mi atıyoruz gece boyunca başında beklemesi için?:)Takı merasimi bitti diyelim düğün devam ederken açılıp sayılma/listeleme gibi bir usul var mı? Ya da düğün bi
Merhaba,

Sade bi nikah yapıp geçince problem olmuyor da düğünde acaba takılar takıldıktan/sandığa atıldıktan sonra ne oluyor? Sandık müşahiti mi atıyoruz gece boyunca başında beklemesi için?:)

Takı merasimi bitti diyelim düğün devam ederken açılıp sayılma/listeleme gibi bir usul var mı? Ya da düğün bittikten sonra gelinle damat takıların sayılmasını mı bekliyor misafirler gittikten sonra djdjd

Düğün gecesi takılar kimde kalıyor mesela?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(06.06.23)
Düğünde takı sayan duymadım ben.

Sandık güvenilir bir masaya emanet edilir, oynamaya devam edilir.

Düğünden sonea gelin ve damatın canı ne zaman isterse, gözü alırsa açar sayar.
0
zimbirik
(06.06.23)
dugunde sayilmaz, bitince evde falan toplanir anne, teyze meyze sayar sonra guvenilir kim varsa onda muhafaza edilir bankaya vs yatirmadan onceki surecte. altinlarin sahibi gelin ile damattir ama bazi ailelerde ailelerinin yaptigi masrafi bu takilardan karsilarlar. ornegin dugun masrafini erkek karsilar sonra takilari alip "biz masraf yapmistik" dieeer. ama bunlar dugunden once konusulur. oncesinde konusulmazsa o dugun show habere cikar
0
ala09
(06.06.23)
Düğünden sonra bir teyze yenge kayınvalide vs çantasına atıyor altınları. Düğün komple bitip dağılırken geline damada veriyor.

Gelin benim gibiyse daha arabada başlıyor saymaya Ahskshsks.
0
yenibirgüzelnick
(06.06.23)
Anladığım kadarıyla isteyen düğünde sayıyor isteyen sonrasında bir uygulama birliği yok fmfkf
0
🌸sacrilegious
(06.06.23)
düğünde sayılmaz +1
0
enteg
(08.06.23)
(15)

Tutumluluk mu pintilik mi

yalniz kizkulesi
Dün first date’e çıktım. Sosyal medyadan tanışmıştık. Önce kahve içelim diye konuşmuştuk ama mekan belli değildi. Buluşunca gözümüze kestirdiğimiz bir cafeye oturduk. Menüye bakarken kahve fiyatlarına söylendi soğuk kahve içelim demiştik ama galiba fiyattan dolayı seçimini değiştirip filtre kahve is
Dün first date’e çıktım. Sosyal medyadan tanışmıştık. Önce kahve içelim diye konuşmuştuk ama mekan belli değildi. Buluşunca gözümüze kestirdiğimiz bir cafeye oturduk. Menüye bakarken kahve fiyatlarına söylendi soğuk kahve içelim demiştik ama galiba fiyattan dolayı seçimini değiştirip filtre kahve istedi. Tatlı falan söylemedik. Bu arada tek kahve diye sözleşmiştik ama birkaç saat oturduktan sonra “bir şeyler mi atıştırsak” diye konuştuk ve burda oturmayalım kalkıp bakalım etrafa dedi. Bingo kampanya dönerci gördü ve oraya girmek istedi. Bu durum itici geldi çünkü herşeyin yolu yordamı var. Seçim yaparken sadece fiyata bakması beni soğuttu. Bu tutumlu normal bir davranış mı yoksa cimrilik mi
0
yalniz kizkulesi
(23.05.23)
Kosarak uzaklas
0
ala09
(23.05.23)
Kac kac kac
0
mor oje
(23.05.23)
Yaşlar kaç acaba?

Yani harçlıkla yaşanılan bir yaş değilse itici
0
kisa
(23.05.23)
Tutumluluk ve gayet de normal. İnsanlar tek kişilik maaş alıyorlar. Aynı evde yaşamadığınız için ihtiyaçlar kişisel.

Sosyal medya datelarinde çok oluyor bu. Adam hesabı ödese hadi eyvallah çekilmeyeceğini nereden bilecek.

Bir de kişisel gözlemim şu; iş arkadaşınla hayat pahalı şöyle böyle diye yakınan tanımadığı kişiden büyük beklentilere giriyor. Bu tip beklentileri yakın çevreden tanışılan kişiye yansıtmak en temizi.
0
roe
(23.05.23)
Eğer hesabı o ödediyse ve bu triplere girdiyse o zaman kahve içerken anladın madem karşı tarafın maddi durumunun öyle bol bol yiyip içmeye ve hesabı ödemeye yetmeyeceğini, o zaman herkesin kendi hesabını ödemesini teklif etmeliydin.

Ama hesabı zaten ayrı ayrı ödediyseniz veya sen ödediysen, ona rağmen bu ucuzluğa girdiyse o zaman pinti diyebilirim.
Çünkü madem paran yok o saman ortamdaki enerjiyi bozmakyerine ortama tok gelirsin, ben tokum dersin içecekle eşlik edersin vs. Kimse açlıktan ölmez yani 2 saat daha fazla aç dursa.
İlk buluşmada param yok diyip en ucuz mekana gitmek istiyorsa o bence pintilik.

Ama sen eğer hesaba katkı yapmadıysan onun pinti olduğu tespitini yapma şansın yok
0
zimbirik
(23.05.23)
Cimrilikle falan alakasi yok. Erkek kisisi datein amacina uygun hareket etmis, gücenecek bir durum yok.
0
Yourcousinmarvinberry
(23.05.23)
Belki de canı sadece döner çekmişti diyeceğim ama ilk buluşmada ekmek arası döner de hoş durmaz ki isterse çok pahalı olsun. Her açıdan fiyasko bence. Keşke “burası değil, şurası olsun” deseydiniz. Hesabı da öderdiniz yanlış anlaşılmazdı.
0
ruhen hastayim ben
(23.05.23)
Ne olursa olsun, kim öderse ödesin ilk kez buluştuğun ve romantik bir anlamda görüştüğün insanın yanında kahvenin fiyatına söylenmezsin. Mesele ödemek değil, neyi nerde konuşacağını bilmemek. Sırf kampanyalı diye dönerciyi seçmek de ilk buluşma için şık olmamış. Öğrenci falan değilseniz normal ve görgülü davranışlar değil bunlar. Yol yordam meselesi. Uzaklaş bence de.
0
dfn4
(23.05.23)
Pintilik var da daha çok yol yordam bilmemek. İlk buluşmada menü fiyatı konuşulmaz. Bana itici gelirdi.
0
asteriks
(23.05.23)
İkimiz de çalışıyoruz. Gelirini bilmiyorum 28 yaşında.
0
🌸yalniz kizkulesi
(23.05.23)
detaylar yetersiz.
sosyal medyadan tanıstınız ama ne kadar süredir tanısıyorsunuz? sosyal medyadan yapılan tanısmalarda ilk bulusmanın bol harcamalı olması doğru değil. belki hiç begenilmeyecek veya o seni beğenmeyecek, bu yüzden çok harcamaya girilmez. kahveleri o mu ısmarladı? eğer fiyattan dolayı seçimi değiştiriyorsa sen niçin kendininkini ödemedin? eğer kahveleri o ısmarladıysa bu durumda cimri kim oluyor?
yemek fikrini kim ortaya attı? fiyatı sorun ediyorsa yemek fikrini ortaya atmış olamaz. muhtemelen sen ortaya attın, o da ayıp olmasın diye, mahcup olmamak için kabul etti. yine çok harcamamak için dönerci seçti.
her şeyin yolu yordamı var evet ama bu bulusmada ikinizin niyeti farklı olabilir mi acaba? eğer öyle ise yol yordam değişiyor
0
abelardo
(23.05.23)
Parası yoksa date’e çıkmasın. Çok itici ya. Hele kahve fiyatına söylenmek filan 28 yaşınca kocaman işi gücü olan insanlara yakışmıyor.
0
yenibirgüzelnick
(24.05.23)
Rezillik ya. Deseydin sen soguk kahveni iç, ben oderim diye. Paket direkt.
0
balpolen
(24.05.23)
pinti + itici
0
olimpia
(24.05.23)
Valla adamı hesaplılığı konusunda taktir etsem ve muhtemelen benim de tamamen aynısını yapacağımı söylesem de yol yordam konusunda katılıyorum. Fiyat bazlı yemek seçimi yapsan da çaktırmayacaksın.
0
d max
(25.05.23)
(5)

iş görüşmesi için bir kaç saat kala randevuyu ertlemek olur mu?

ezkaza
acil bir durum var. mail ile planlanan görüşmeyi aynı gün 2 saat önceden ertelemek nasıl yorumlanır?nasıl bir dil ile mail atılmalı?
acil bir durum var. mail ile planlanan görüşmeyi aynı gün 2 saat önceden ertelemek nasıl yorumlanır?
nasıl bir dil ile mail atılmalı?
0
ezkaza
(23.05.23)
durum acil ise sorun olmaz.
0
surprise
(23.05.23)
durumunu güzelce anlatıp aynı gün içerisinde 2 saat gecikmeli katılabileceğini veya kendilerinin önereceği farklı bir gün ve saate uymayı kabul edeceğini belirt. anlayışla karşılarlarsa çalışılacak şirkettir, sıkıntı çıkarırlarsa da zaten çalışılmayacak bir şirket olduğunu çalışmaya başlamadan anlamış olursun.
0
hrskrs
(23.05.23)
dedem öldüğünde ertelemiştim 1 saat kala gayet anlayışla karşıladılar.
0
atacaksinfinke
(23.05.23)
herhangi bir sıkıntı olmaz
0
mysql34
(23.05.23)
Her zaman yaptığım şey. Ben önce mail atarım sonra maili gördünüz mü diye ararım.

Acil toplantım çıktı daha sonraya erteleyelim diyorum sorun olmuyor.
0
yenibirgüzelnick
(24.05.23)
(3)

Kireçli su kedilere dokunur mu?

anaphylacticshock
Merhaba,Evimize artezyen su bağlı, yani kuyu suyu. Özellikle son zamanlarda bu su çok kireçlendi maalesef. Mesela çaydanlığın içinde 2-3 gün su beklese dibi hemen beyaz kireç tutmaya başladı. Yemeklere, çaya falan bu kuyu suyunu kullanıyoruz sadece içmek için şişe su alıyoruz. Ayrıca 2 tane kedim va
Merhaba,

Evimize artezyen su bağlı, yani kuyu suyu. Özellikle son zamanlarda bu su çok kireçlendi maalesef. Mesela çaydanlığın içinde 2-3 gün su beklese dibi hemen beyaz kireç tutmaya başladı.

Yemeklere, çaya falan bu kuyu suyunu kullanıyoruz sadece içmek için şişe su alıyoruz.

Ayrıca 2 tane kedim var. Normalde onlara bu kuyu suyundan veriyordum ama su aşırı kireç yapmaya başlayınca korktum.

Bu kireçli su kedilere dokunur mu? Böbreklerinde,idrar yollarında taş falan yapar mı?
0
anaphylacticshock
(21.05.23)
Eğer bu konuda bir kere farkındalığınız oluştuysa artık kuyu suyu vermeme zamanınız gelmiş demektir.

(bkz: kedisine içme suyu içiren insan)
0
Jazz
(21.05.23)
ben de avusturya'da yasiyorum ve brita kullaniyorum. Kedime de kendi ictigim sudan veriyorum. bobrekleri fasulye tanesi kadar olan bir canli, bu nedenle risk almiyorum :)
0
65 derece
(21.05.23)
Kedinin içtiği zaten günlük bir bardak bile değildir, neden içme suyu vermiyorsunuz ki?
Evdeki içme suyu bitmeye yakınsa kendim musluktan içerim kedime içme suyundan koyarım. Zaten minicik bedenleri var yazık :/
0
yenibirgüzelnick
(21.05.23)
(3)

Kedimin dudagina ne oldu? :(

burcujk
Arkadaslar soyle bir sislik gordum dudaginda. Yanagini kaldirinca belli oluyor neden olabilir fikri olan var mi? :(Gorsel de ekliyorum [https://www.hizliresim.com/gqppcq6 görsel]
Arkadaslar soyle bir sislik gordum dudaginda. Yanagini kaldirinca belli oluyor neden olabilir fikri olan var mi? :(
Gorsel de ekliyorum

görsel
0
burcujk
(26.03.23)
dişi apse yapmış gibi duruyor veteriner şart.
0
yenibirgüzelnick
(26.03.23)
Ben de dişte apse gördüm gibi. Veteriner+1
0
logisticsmanager
(26.03.23)
apse, vet +1 antibiyotiklik basit bir şey panik yapmayın. geçmiş olsun.
0
montakristokondu
(27.03.23)
(5)

yüzyıllık yalnızlık

mark greg sputnik
iyi akşamlar,uzun süredir okumaya niyetlendiğim bu romanı edinmiş bulunmaktayım fakat çok karışık olduğu, karakterlerin birbirine karıştığı yazılmış hep. o yüzden ürktüm biraz. esasında hikayeyi bile bilmiyorum. sırf garcia marquez dedem yazmış diye okumak istedim, doğu avrupa'da yolculuk'u çok beğe
iyi akşamlar,

uzun süredir okumaya niyetlendiğim bu romanı edinmiş bulunmaktayım fakat çok karışık olduğu, karakterlerin birbirine karıştığı yazılmış hep. o yüzden ürktüm biraz. esasında hikayeyi bile bilmiyorum. sırf garcia marquez dedem yazmış diye okumak istedim, doğu avrupa'da yolculuk'u çok beğenmiştim.

spoiler olmadan, "okumadan önce bilsen iyi olur" diyebileceğiniz bir detay veya okurken kafam karıştıkça bakabileceğim bir yer var mı acaba? yoksa iq testinde maymunu az farkla tokatlayan üst düzey şahsım bunu da okuyup anlar mı yardımsız?
0
mark greg sputnik
(09.02.23)
Ailenin soyağacı var kitabın başında veya sonunda sürekli ona bakmalısın. Kitabı ara vermeden bitirmelisin.
0
robernarkha
(09.02.23)
Marquez'in en güzel kitabı bu.
Diğer kitaplarını sevdiysen buna bayılırsın.

Ben soyağacını açıp açıp bakmaktan yorulup, fotokopisini çekip karşıma koymuştum. İşe yarıyor. Tavsiye ederim.
0
Mirket
(09.02.23)
Nickimin ilhamı:D
Soyağacına sürekli bak+1
En fazla 3 gün içinde bitirsen iyi olur.
0
Amaranta ursula
(09.02.23)
Okuduğum en güzel kitaplardan biri. Bana karışık gelmemişti. Okumayan pişman olur.
0
yenibirgüzelnick
(09.02.23)
bana da karmaşık gelmemiştir. ya da bir süre sonra boş vermiştim :)
0
paintov
(10.02.23)
(8)

lenslerimi nereden alayim? -yilbasi zammindan once-

damba
arkadaslar atasun gayet uygun gibi, 3 al bir ode ile 4 kutu 750 tl’ye geliyor/ baska yere bakmama gerek var mi?
arkadaslar atasun gayet uygun gibi, 3 al bir ode ile 4 kutu 750 tl’ye geliyor/ baska yere bakmama gerek var mi?
0
damba
(27.12.22)
Hangi marka aliyorsunuz
0
sekerler diyarinda bir ruya
(27.12.22)
@sekerler acuvue aliyordum hocam ama biofinity de onerilmis cok. atasun’da biofinity yok
0
🌸damba
(27.12.22)
lensmarket'te 400 tl olmuş:(
0
nothing in my way
(27.12.22)
Atasun internette satmıyor mu? 750 çok uygun gibi. Link varsa verebilir misin?
0
yenibirgüzelnick
(27.12.22)
@yenibir merhaba, ben direkt atasun’da sordum internetten bakmadim hocam, magazada bana bu fiyati verdiler
0
🌸damba
(27.12.22)
bugun gözlükçü şuan lens fiyatı alamadığını diyordu.

herkes zamma odaklanmış.
0
qobel
(27.12.22)
lensci.com'un fiyatları uygun oluyor ora ile kıyaslama yapman iyi olabilir.

Bir de lens alırken yanında solüsyon hediye ediyor mu veya indirimli veriyor mu ona da dikkat etmeni öneririm.
0
Lethe
(27.12.22)
Lensdunyasindan 4 kutu aldim recetesiz bugun. 2 kutu solusyon hediye, 4 taksit. 1100 kusur tl idi.

Biofinity.

Atasun recetesiz vermiyodu sanirim.
0
sekerler diyarinda bir ruya
(29.12.22)
(12)

Sevgilinizin/Flörtünüzün okuyacağını bilerek duyuru açıyor musunuz?

jonas
Sevgiliniz veya flörtünüz olan birisi de sizin gibi bir duyuru kullanıcısı veya burayı takip eden biri olabilir, böyle bir durum mevcutken yazdıklarınızın kendisi tarafından okunacağını da bilerek "gönül işleri" kategorisinde duyurular açıyor musunuz?
Sevgiliniz veya flörtünüz olan birisi de sizin gibi bir duyuru kullanıcısı veya burayı takip eden biri olabilir, böyle bir durum mevcutken yazdıklarınızın kendisi tarafından okunacağını da bilerek "gönül işleri" kategorisinde duyurular açıyor musunuz?
0
jonas
(02.12.22)
açıyorum. okuyabilir.
0
deartheodosia
(02.12.22)
hatırladığım kadarıyla gönül işlerinde duyuru pek açmadım bugüne kadar ama duyuru kullanıcısı olan biriyle haşır neşirken açacağım varsa da açmazdım.
onun açması da beni rahatsız ederdi.
böyle şeyleri ayıp ve samimiyetsiz buluyorum biraz.

genel bir soru sorulabilir tabii ki, gönül işleri özelinde cevapladım.
0
blatta hiberna
(02.12.22)
Tanıştığım insanlarla sözlük muhabbeti bile kurmamışızdır, kaldı ki nickimi söyleyeyim. Eskaza biliyorsa soracağım varsa da sormam +1
0
ruhen hastayim ben
(02.12.22)
@blatta hiberna, @ruhen hastayim ben ve benzerini yazacaklar +1

Böyle durumlar Sözlük, Duyuru, Twitter gibi yerlerde rahat yorum yapmayı engeller sanırım istemesen de. İkincil bir anonim hesabı var sanırım o yüzden bazı kişilerin.
0
nawar
(02.12.22)
sözlük'te yazdığımı bilmiyor. sözlük de okumaz. duyuru diye bir şey olduğundan haberi yok :) başka bir hayat yaşıyor.

downtown abbey'de vardı ya. hafta içi diyorlar, o ne diyor kadın. onun gibi bir şey :))
0
gabe h coud
(02.12.22)
duyuruda birbirlerinin nicklerini bilen aktif kullanıcı sayısı toplasan 30-40 kişi etmez. (ifşa ve etkinlik dönemlerinde bu sayının 1500-2500'e çıkmasını bi kenara bırakıyorum) dışarıdan tanışılan kişinin de ekşiduyuru kullanma ihtimali yok denecek kadar az. bu yüzden öncelikle buradan tanışmış olmaları gerekiyor bence.

dolayısıyla "buradan kimseyle tanışıp flört ettiniz mi?" gibi bir soru aslında daha kapsayıcı, daha keyifli bir soru olurdu.

cevap: hayır öyle şeyler yapmazdım.
0
IncredibleMau
(02.12.22)
@IncredibleMau Duyuru vasıtasıyla tanışıp sevgili olan, flört eden insanlar olduğunu duymuştum, aslında daha ziyade bu o kişilere yönelik bir soru ve meraktı.
0
🌸jonas
(02.12.22)
hesabimi acan manitamla yanyanayken gonul isleri duyurusu aciyordum xd
0
ala09
(02.12.22)
Açanları biliyorum. Birbirlerine destek bulmak için yazıyorlar. Aradıklarını bulamayınca duyuruyu siliyorlar. İfşa olmadıklarını sanıyorlar.
0
Kahvedesu
(02.12.22)
Evet okuma ihtimalini göze alıp yazıyorum ama hiç bir zaman okumuyor. En son dayanamayıp duyuru açtım okumadın mı diye darlıyorum. :(
0
yenibirgüzelnick
(02.12.22)
Okuması amacıyla duyuru açmadım hiç ama görürse de dert etmem hatta açıyorum diye haber veriyorum. Genelde okumuyor ve duyuru açmamdan hoşlanmıyor.
0
kaptan maydanoz
(02.12.22)
duyuru açmıyorum, yorum/fikirlerimi yazıyorum, bir bilgiye yada konu ile ilgili farklı görüşlere ihtiyacım olduğunda ilgili kategoride başlık/konu açabilirim, benzer şekilde gönül işleri'de de ancak kendi ilişkimiz için açmam, farazi bir durumda ki fikir/görüşleri duymak için açarım.
0
selam
(03.12.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.