Giriş
(16)

işe başlar başlamaz izin istemek

yenibirgüzelnick
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti. iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin istey
şimdiye kadar 4 bakıcı değiştirdim hepsi de işe başlar başlamaz o hafta izin istediler. neden sizce? artık bunun bir anlamı olmalı tesadüf olamaz diyorum. hatta bir önceki bakıcım ikinci haftadan yıllık izne tatile gitmişti.
iki gün önce yeni bir bakıcı başladı. diyor ki hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim? yani izin vermediğim olmadı şimdiye kadar kimseye. ama bu kıza izin versem ben çok zor durumda kalacağım ve oryantasyon için iş yerinden izin almıştım o boşa gidecek. ne düşünüyorsunuz? normal mi bunlar?
0
yenibirgüzelnick
(9 saat)
"Hafta içi bir gün izin isteyebilir miyim?" Kurcuğu cümle tam olarak bu mu? Eğer buysa 7 gün 24 saat çalışması üzerinden anlaşmışsınız gibi anlaşılıyor, haftalık izni yokmuş gibi. Eğer hafta sonları izinli de bir gün de hafta içi için istiyorsa ve bunu her hafta için istiyorsa bu iyi bir ley değil, önce işi bağlayıp sonra kendi istediği şekle çevirmeye çalışmak bu. Hepsi de çakal demek ki, belli bir kurumdan filan seçiyorsan o camiada bu bir alışkanlık olmuş olabilir.
+1
muhayyer divan
(9 saat)
bence hiç normal değil. ilk haftadan izin istenmez. siz çok yumuşak başlı bir insansınız, saf görmüşler kullanıyorlar. hadlerini bilsinler. siz hiç istediniz mi ilk haftadan izin? ben 10 farklı şirkette çalıştım hiçbirinden ilk 2 ay izin istemedim. giderse de gitsin.

evden çalışmalı bir iş bulmanız mümkün değil mi? siz veya eşiniz için?


--------
çocuğun tam bir eziyet olduğunu ve çocuk yapmama kararımın ne kadar doğru olduğunu bu tarz olaylarla daha bir anlıyorum. doğurması dert, büyütmesi dert, parası dert, baktırması dert...
+3
art cat chocolate
(9 saat)
@muhayyer divan, yok canım haftada 5 gün çalışıyor işte bugün ikinci günüydü ama cuma günü için gelmesem olur mu işim var dedi. ben zaten 5 günlük yıllık iznimi harcamıştım çocukla alıştırayım haftaiçi diye. boşa gitti şimdi.

@art cat chocolate, ben zaten evden çalışıyorum ama çocukla birlikte çalışmak mümkün değil. sanırım evde olduğum için nasıl olsa evde diye kimseyi çalıştığıma inandıramıyorum sürekli izin istiyorlar.
+4
🌸yenibirgüzelnick
(8 saat)
Pek bildiğim bir konu değil ama işe başlamadan önce ayarladığı ev temizleme işi olabileceği geldi aklıma. O işte bir günde güzel bir para kazanılıyor, sizden maaşı almasına da daha bir ay var, diğerleri de bu kişi de o yüzden ilk haftadan izin istemiş olabilir.
+1
michael_knight
(8 saat)
sinirlarinizi test ediyorlar. benim de kardesim otizmli. bir suru bakiciyla calistim. cogu beni suya goturup susuz getirir. ben de yumusak basli bir insandim. izin istedikleri zaman hayir diyemiyordum haliyle.

asagida yazdigi gibi, siz melek de olsaniz bakicilarin cogu 3 kurus fazlasini veren bir yer buldular mi gitme egiliminde olacaklar. maalesef onlarin bize degil bizim onlara ihtiyacimiz var ve bunu da cok iyi biliyorlar.

valla su an calistigim bir isim ve kardesimin bana ihtiyaci olmasa bakicilik yapmayi dusunurdum. herkesten de guzel yaparim.

allah iyi insanlarla karsilastirsin.
+5
trixi
(8 saat)
bu hiç normal değil, siz net bir şekilde acil bir durum olmadıkça izin veremeyeceğinizi belirtin. evden çalışsanız dahi çocukla ilgilenemeyeceğinizi ayrıca daha çocuğun alışma sürecinde sürece ket vuracağını bu sebeple kabul edemeyeceğinizi söyleyin.
+2
wendyangelamoiradarling
(8 saat)
Hayır diyeceksiniz, siz melaike de olsanız habersiz işi bırakabiliyorlar zaten hiç utanmadan. O yüzden en başta konuştuğunuz şartların dışına çıkmayın. Çünkü bu haftaki cuma gününün iznini verirseniz gelecek günlerde de izin vermiş olacaksınız. Baştan sert durun.

Yemin ediyorum insanlar çalışanların elinde oyuncak oldu ya.
+4
antihero
(8 saat)
Herkesin işi çıkabilir ama ilk haftadan izin veya alışkanlığa dönüşmüş izin mantıklı bir şey değil.

Ben sizin yerinizde olsam zaten kendim vakit bulamadığım için kendisine ihtiyaç duyduğumu ve daha ilk haftadan böyle bir talebi beklemediğimi söyler durumun absürtlüğüne vurgu yapardım. O hafta için izin verir, ancak sonrası için söz veremeyeceğimi belirtirdim. Kısa süre sonra tekrar izin isterse o kişiyle o iş olmaz zaten.
+2
akhenaten
(8 saat)
@akhenaten aslında bu hafta imkansız sonra istese yine ayarlardım ama mümkün değil izin veremem. ama şimdi de çocuğu nasıl bırakıp gideyim kadın sinirlenir izin vermedik diye. of ya nefret ettim bakıcılardan.
+1
🌸yenibirgüzelnick
(7 saat)
başka iş görşmesine gidiyorlar, izin verme, ilk haftadan izin mi istenir ya insan utanır, demekki utanmasıda yok. birde denemek için yapıyorlar resmen senin iyi niyetini baştan sıkı tutun.
+2
eja
(7 saat)
normal değil bence de. ben çalışan olarak işe girdiğim ilk haftalarda izin alacağım durumlar olursa baştan belirtiyorum. son girdiğim işyerinde doktor kontrollerim olacaktı mesela. işe başladığım hafta 2-3 defa gitmem gerekeceğini 1-2 saat geç kalacağımı belirtmiştim iş görüşmesi olumlu geçince. siz bence bir daha bakıcı görüşmesi olursa, yıllık izin ve hastalık hariç izin istenmesi durumunu kabul edemeyeceğinizi belirtip baştan önünü kapatın derim.
0
Sadece soruyorum
(7 saat)
@Sadece soruyorum, halbuki görüşme sırasında bir önceki bakıcı ile izin konusunda sıkıntı yaşadığımızı söylemiştim. önceki bakıcı da emrivaki şekilde çocuğu uyuttum çıkıyorum işim var diyip çıkıp giderdi. böyle şeyler yaşamak istemiyoruz demiştim.
ama geldiğimiz nokta yine ilk haftadan izin istemekler filan.
0
🌸yenibirgüzelnick
(7 saat)
Ya gelenlerle bir kaşın kalkık konuşamaz mısın, mesela kız geldi sana cuma izin alabilir miyim işim var dediğinde dümdüz hiç düşünmeden ve gayet net bir tavırla ve hafif yüksek sesle sadece HAYIR diyemez misin? Hiç lafı dolaştırmadan, sesinle yüzünle konuşamaz mısın? Bunu yapman lazım artık. Hatta her bakıcıyla baştan anlaş bence, ilk 6 ay kesinlikle izin yok de. Ha, gözün tutmadığı anda yine şutla. Hatta bence gözlerini de korkut, evin çeşitli yerlerinde hepsi bilgisayarıma bağlı olan 20 gizli kamera mevcut de mesela. Biraz tepeden konuş, konuşmazsan böyle oluyor. Kızmayı bil şu insanlara. İleride çocuk okulda sıkıntı yaşasa, mecbur kalıp da öfke dili kullanman gerekse ama kullanamasan kimi nasıl caydıracaksın ki. İnsan bunları öğrenmeli, hayat pamuk helvası gibi bir şey değil maalesef.
+1
muhayyer divan
(3 saat)
belki çok extrem bir durum olmuştur da o yüzden izin istemek zorunda kalmıştır. biraz bekle bakalım.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(3 saat)
kimsenin günahını almak istemem ama istatiksel olarka baktığımda net olarak şunu görüyorum.

yeaa tamam buraya başladım ama daha iyi bi yerden çağırıyolar bi gidip görüşeyim, anlaşırsam bırakırım. anlaşamazsam daha iyi bir iş bulana kadar burada takılırım.

dediğim gibi gerçekten izne ihtiyaç olan bir durum da olabilir ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
+1
omer460
(1 saat)
Muhtemelen birkaç hafta/ay gibi kısa bir süre çalışmayı düşünüyorlar. Daha iyi bir yer bulunca oraya sıçramak için. Girer girmez de izinleri kullanıp çalışmadan paraya çevirmiş oluyor.
0
msb
(12 dk)
(3)

Vegan Makarna Salatası

rock n roll
Selam arkadaşlar Makarna salatası yapacağım ama sizden de öneri almak istiyorum. Közlenmiş kırmızı biber, kurutulmuş domates, mısır, yeşil ve siyah zeytin, brokoli ( az haşlanmış ve küçük olarak ekleyeceğim), vegan rus salatası ( kaju yoğurdu ile karıştıracağım), kornişon turşu, sarımsak. Bir de po
Selam arkadaşlar
Makarna salatası yapacağım ama sizden de öneri almak istiyorum.

Közlenmiş kırmızı biber, kurutulmuş domates, mısır, yeşil ve siyah zeytin, brokoli ( az haşlanmış ve küçük olarak ekleyeceğim), vegan rus salatası ( kaju yoğurdu ile karıştıracağım), kornişon turşu, sarımsak. Bir de portakal dilimleri ince ve küçük dilimler, nar taneleri, dereotu. Sosuna limon suyu, zeytinyağı, çok az portakal kabuğu rendesi.

Fazla mı meyve baskın olur? İçine ekle ya da çıkart dediğiniz neler var? Ne bulduysa salataya koymuş gibi mi olur bu malzemelerle?
0
rock n roll
(05.01.26)
taze soğan çok yakışır,ince ince doğrayabilirsiniz, portakal dilimlerini gereksiz buldum. refika gibi o da bir seyler yapıyor, sonra içine alakasız bir şey ekliyor. tüm dengeyi bozuyor.
0
exlibris
(05.01.26)
Makarna salatasıyla meyvenin alakasını çözemedim. Sebze koysanıza.
0
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
Genel olarak bana çok karışık geldi ama ana görünüşü korumak istiyorsanız bence sadece nar kalsın.

Ama bence;

Yoğurdu hiç işin içine sokmayın, rus salatalı makarna salatası kendi başına baştan sona bir tam yemek zaten.

Meyveler de bence közlenmiş biber ve kurutulmuş domates gibi eklentilerle çok uygun düşmüyor sanki.

Bu arada her şey var sizin bu tarifte :D şaşkınım ben. Çok dolu bu, çok fazla şey dönüyor. Sizce de öyle değil mi? En az 4 farklı tarif çıkar bu malzemeden.

Bence siz;

1- Köz biber, kuru domates, zeytin üçlüsünü kullanın. Bunu uzun uzun pişmiş bir taze domates sosuyla renklendirin. Bu bir.

2- Kaju yoğurtlu Rus Salatalı makarna tarifi ayrı bir menü olsun, dilerseniz mısır da ekleyin. Bu iki.

3- Brokoli, sarımsak ve bonus olarak fırınlanmış brüksel lahanasıyla başka bir makarna yapın. Napoliten sosla karıştırın, hatta fırından sonra lahanayı sosla pişirin. Bol karabiber. Salata sayılmaz ama, bu üç.

4- Turşu, sarımsak ve dereotlu başka bir tane yapın, buna nar da ekleyebilirsiniz. Sos olarak da pesto hazırlayın. Bu da dört.

Hafta boyu yemek düşünmezsiniz :D
0
akhenaten
(05.01.26)
(21)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
80-90larda da 3. dunya ulkesiydik, hala oyleyiz. eskiden kemalist/laik olmaya zorlanan bir ulkeydik, simdi dinci olmaya zorlanan bir ulkeyiz. ortasini henuz tutturamadik. :D

pop muzik - tarkan ilk ciktiginda bu ne lan dendigini net hatirliyorum, zira millet trt'de turk sanat muzigi falan dinliyordu cogunlukla. pop olarak kayahan ve nilufer vardi, bunlarin kasetleri cikinca yok satardi, kaset bozulana kadar dinlerdik. "kil oldum abi" baya ters bir sarkiydi o donem icin. sonra sezen aksu/onno tunc madeninden birsuru adam cikti, o madeni tepe tepe kullandik diyebiliriz. 3-5 sarki var demek dogru degil, baya iyi bir donemdi.

ekonomi - berbatti, enflasyon %100 uzerindeydi, surekli yeni para basilirdi. trilyonlar katrilyonlar.

bankalar - saglam bankalarda sikinti yok. ama 1 koyup 3 almaya calisan tayfa dandik bankalarin vaad ettigi uber failere kapilip batti.

kontrgerilla - susurluk ile belgelendi. devlet isine gelmeyi temizlerdi.

terorizm - kotuydu, kalabaliklara pek girmezdik. doguda surekli operasyon olurdu. her ay biryerlerde patlama olurdu. kapali carsiya falan korkarak gittigimizi net hatirliyorum.

siyasiler - yolsuzluk vardi ama bugunki gibi apacik yapilmazdi. ozal'in oglu baya zenginlesti, suleyman'in da kardesi koseyi dondu. ciller de nemalanmistir. birbirlerini aklayarak devam ettiler. ecevit ve erdal inonu disinda yemeyen oldugunu sanmiyorum.

rusvet asiri yaygindi ve dogaldi, polis cevirince para verip gecerdin.

istanbul'da altyapi berbatti. dogalgaz hatlarinin dosendigi donemler, heryer cukur ve camurdu. camur ve pislik icinde bir 10 sene gecirdik diyebiliriz, arabalar cukura falan dusuyordu.

artilar:
+ siyasilerle girgir gecilirdi, hakaret edilmezdi ama dalga gecilirdi. kimse bisey demezdi.
+ siyasi liderler bir tik daha kalifiyeydi, yabanci dil falan bilirlerdi, diplomalari vardi, diploma tartismasi falan cikmazdi.
+ kalabalik yoktu, sokakta park yeri kolaylikla bulabilirdin mesela. yazlik mekanlar tenhaydi. butun sahiller kusatilmamisti, gidip havluyu acip 5 kurus vermeden denize girebiliyordun.
+1
cooperr
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
+1
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(23 saat)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(22 saat)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+2
antikadimag
(19 saat)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
0
mbond
(9 saat)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
0
plastic_angel
(6 saat)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(6 saat)
(20)

5 Yaş Çocuk Gece Korkusu

delusione
Merhaba Arkadaşlar,Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an
Merhaba Arkadaşlar,

Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an 20 Aralık itibari ile her gece korkarak uyanıyor ve garip garip konuşuyor el ayak buz gibi oluyor. Gece terörü ihtimali de elendi kafamızda çünkü ertesi gün hatırlıyor. Akşama doğru iyice huzursuzlanıyor. O mutlu keyifli hali gitti çocuğun.İşi çok metafiziğe vurmak istemiyorum ama konu ile ilgili düşünceniz nedir? Çocukken bende buna benzer bir durum yaşadım ve tıp çaresiz kalıp bir hoca çözmüştü işi ama malum ortalık üç kağıtçı dolu danışabileceğim kimse yok. Lütfen ciddi cevaplar verirseniz sevinirim çok gerginiz bu sebepten dolayı.
-4
delusione
(05.01.26)
öncelikle geçmiş olsun. hastalık dışında aile veya çocuğunuzun yaşamında önemli bir değişiklik oldu mu? Anne baba kavgası, boşanma, dede, anneanne vefatı, ayrılması vb. Bunları düşünün. Lütfen fizyolojik bir rahatsızlığı yoksa bir pedagoga gidin. Hocayla falan olmaz. Ters bir şey söyler daha da kötü olabilir çocuk.Ayrıca burada birisi deneyimini paylaşırsa ihtimal olarak değerlendirin ama tamamen buna odaklanmayın. Her vaka farklıdır.

Bu arada akşama doğru huzursuzlanması gece iyi uyuyamadığından ve yorgunluktan kaynaklanıyordur muhtemelen.
+3
merhum
(05.01.26)
izlediği/duyduğu bir şeyden korkmuş olabilir. o hastalığın verdiği acıdan dolayı da böyle davranıyor olabilir. hastalığı anlamlandıramıyordur ve korkuyordur. geçeceğini ve iyileşeceğini anlatın.

cin diye bir şey yok. şeytan diye bir şey yok. hayalet diye bir şey yok. ruh diye bir şey yok. yıl 2026 ve hepimiz 30 yaş ve üstü insanlarız artık. mantıklı düşünelim. bilime yönelelim.

siz çocukken de muhtemelen ya placebo etkisiyle çözüldü ya da çözüleceği vardı hocaya denk geldi.

çocukla düzgünce oturup konuşun. seni korkutan ne? bir şey mi gördün/duydun? korktuğu zaman ben yanındayım diyin sarılın. sakinleştirici konuşun. uyumadan önce de sakinleştirecek şekilde konuşun, masal okuyun. gerekirse birkaç gece yanında uyuyun vs.

pedagog ile görüşebilirsiniz. en iyi tavsiyeleri o verir ve konuyu çözer.
+17
art cat chocolate
(05.01.26)
ateşten halüsinasyon gördü muhtemelen.

bu arada ben metafiziğin de bu tarz durumlarda gayet işe yaradığına şahit oldum. benim elimdeki egzama da okuyunca geçmişti normalde 1 senedir gitmediğim doktor kalmamıştı ama okuttum ve ertesi gün bitti. her şeyin de ilacı tıp değil.
-12
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
Travmaya sebep olacak bir şey yaşamadı. Zaten inanın sevgi ile büyüyen bir çocuk. Rutin dışında bir şey yaşamadık yaşamadı. Çok uzun süre bir ateşli olma durumu da söz konusu olmadı. İlk etapta el ayak hastalığına bağladık. Sonra buna bağlı gece terörü olabilir diye düşündük. İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim. Okula gidiyor yeme içme de bir problem yok ama dediğim gibi çocuğun gözünün feri gitti resmen.
-8
🌸delusione
(05.01.26)
Zaten size parayla din satanlardan uzak durun. Korkuyla ilgili birçok dualar var yorumları okuyun işe yarayanları dinletin ya da okuyun kendiniz. Burda bir ablamız 80 yaşında benden enerjik. Duaların sayesinde ayaktayım kızım der hep. Psikolojik etki de olabilir teyzemizin yaşadığı. 80 yaşındaki kadının psikolojisine böyle güzel etki eden şey her neyse ben ona sımsıkı sarılırım.
Tabi siz önce mantıksal sebebi bulup onu da deneyin.
Böyle düşündüm diye de akpli ilan edenleri de Allah a havale ediyorum.
-5
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(05.01.26)
art cat + 1

bir de çocuk tablet veya telefonda bir şeyler izliyor mu? oyun oynuyor mu? izlediği, oynadığı içerikler sizin denetiminiz altında mı? bu tarz bir şeyden etkileniyor olabilir mi?

çocuğum yok ama bazen çocukların izledikleri, oynadıkları içerikleri denk gelip görünce aklım çıkıyor, çok ürkütücü figürler ve kurgular var. çocukların olumsuz etkilenmemesine imkan yok.
+3
Phoebe
(05.01.26)
Tüm ihtimalleri arkadaslar guzelce belirtmis. Ben cin diye bir sey yok +1 demeye geldim. Çocugun belli ki ya fiziksel ya psikolojik bir derdi var. Okulda arkadaslari korkunc hikayeler anlatmis bile olabilir. Boyle safsatalarla daha kötüye gitmesine sebep olmayin. Deneyimli bir uzman yardimi cozum olacaktir
+12
üğpoıuy
(05.01.26)
cevabınızın bir kısmında sanki gereksiz bir detaymış gibi "okula gidiyor" diye bahsetmişsiniz ama bence bu çok önemli bir detay. okulda bir şey oluyor mu diye araştırdınız mı? öğretmenleriyle davranış değişikliğini konuştunuz mu? onlar da gözlemlemiş mi? okuluyla da iletişime geçip pedagogla görüştürebilirsiniz. gerekirse de üniversite hastanesine gidebilirsiniz. açıkçası sizin bir cevabınız da çok endişe verici:

"İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim."

batıl inancınızla çocuğu etkiliyorsunuz muhtemelen. hatta ona farklı biri gibi bile davranıyor olabilirsiniz. sizin de profesyonel destek almanız hem size hem de çocuğa faydalı olur. belli ki çocuğunuzu çok seviyorsunuz ama yöntemleriniz yanlış olabilir.
+12
eileengray
(05.01.26)
inançlı bir insanım lakin işi hemen cine toniğe bağlamanın mantığını anlayamadım.


cinin işi yok da gelecek size musallat olacak. doğru düzgün bir doktora götürün çocuğu. tablette telefonda bir şey görmüştür arkadaşları anlatmıştır. karşınıza alıp sormadan kafanızda kurmanız şaşırttı.

böyle şeyler bu tip şeyleri çok düşünenin başına gelir derler. aklınıza gelen ilk ihtimal neden metafizik? tıp çok gelişti
+2
Hallegadola
(05.01.26)
evde sürekli inşirah suresi açık kalsın youtube üzerinden birkaç gün. allah şifa versin.
-6
summerjam0306
(05.01.26)
dua olayı aslında tamamen placebo etkisi.

dünya üzerinde bir sürü din var. herkes kendi dini inancına göre dua ediyor ve duasının karşılık bulduğunu söylüyor, buna inanıyor. herkes kendi tanrısının "tek" doğru olan olduğunu söylüyor ama herkesin de duası işe yarıyor ne hikmetse. :)

çocuğa geçmiş olsun demeyi unutmuşum. geçmiş olsun.
+7
art cat chocolate
(05.01.26)
odası çok sıcak mı?
sıcaklık yorgan bunalmada bu tip şeyler yapıyor, bir kaç gün peteği kapasanız çok sıkı giyinmeden serin yatsa, birazda sizin çocuğu ferahlatmanız önemli mesela bak bu akşam peteği kapatıcaz çok rahat yatıcaksın derseniz koşullanması gider.
0
eja
(05.01.26)
Ateşli hastalıklardan sonra böyle şeyler olabilir tıpta bunun örnekleri var. Epstein barr virüsü sonrası Alice in wonderland sendromu diye bir rahatsızlık oluşabiliyor mesela, okuyun bakalım bir sizin duruma uyuyor mu

pmc.ncbi.nlm.nih.gov

2 3 hafta belki 1 ay sonra geçiyor diye biliyorum. Bence ateşliyken gördüğü rüyalar etkilemiş olabilir, bir süre gözlemleyin geçmezse yine değerlendirir siniz bir pedagog ile
0
kullanicadi
(05.01.26)
tibba caresiz kalabilecegi kadar sans vermemissiniz sanki, bir pedagogdan destek alsaniz metafizige kaymadan once, cocuk icin daha faydali olur sanirim. arkadaslarin dedigi gibi okulda arkadaslarindan (ya da ekran saati varsa izledigi seylerden) duydugu bir seylerden etkilenmistir bence de. madem hatirliyor geceleri yasananlari, gunduz normal bir ruh halindeyken de konusup dertlesmeyi deneyebilirsiniz bir de. ne hissediyor ne yasiyor anlatir belki?

edit: cok gecmis olsun yavruya, umarim en kisa zamanda normal hayatiniza donersiniz.
+4
in vino veritas
(05.01.26)
cok gecmis olsun. oncelikle gitmediyseniz noroloji poliklinigine gidin, bu sikayetleri anlatin. yardimci olmalari lazim.
+1
tahtakafa
(05.01.26)
geçmiş olsun.travma yaşayıp yaşamadığına siz değil psikolog veya psikiyatrist karar versin. 5 yaş çocuğu okulda yaşadığını evde farklı şekilde anlatabilir. etkilenip etkilnemediği de belli durumlarda belli olur.
+2
mikahakkinen
(05.01.26)
çok geçmiş olsun
metafizikle alakası yok +1
siz arapça dua okumaya başlayınca çocuk iyice korkmuştur o yüzden okumanı istememiştir çok normal değil mi annesinin hiç anlamadığı dilde bir şeyler söylemesinden korkması.
+7
Sadece soruyorum
(05.01.26)
gerçekçi olmayan korkularınızı (cin-peri) içselleştirerek çocuğa yansıtmanız işleri daha da çıkmaza sokar.
+8
orpheus
(05.01.26)
Geçenlerde birisi de evinde tuhaf şeyler olduğunu yazmıştı. Herkes hava kalitesini ölçtür demişti. Carbondioksit çoğalınca inananlar tuhaf şeyler yaşayabilir dendi. Gece yatmadan bir havalandırın olmadi. Hava sirkülasyonu mu yok?
0
bir varmis bir yokmus
(05.01.26)
Arkadaşlar hepinize teşekkür ederim. Dün gece çok şükür yaşamadık. Bir arkadaş özelden belirtmiş benzer bir durumu. Bu arada çocuğu doktora götürüyoruz tabi ki. İlk defa böyle bir durum ile karşılaştığımız için her ihtimal aklınıza gelebiliyor. Son ihtimali de elemiş olduk. Süreci takip edeceğiz.
0
🌸delusione
(14 saat)
(24)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
uzun yıllar takı takmıyorum ben almam. ama sen bildiğim kadarıyla çalışıyorsun neden almayasın, parmağında görmek seni iyi hissettirecekse 3700 çok bir para değil.

birde Allah bana nasip etmedi diyorsun ya, o cümleyi kurmazdım yerinde olsam. hep nasip edeceğinin hayaliyle yaşardım.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
parmağın dolma olsun daha iyi işte, türkler zaten balık seviyor diyorlar.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
+1
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(4)

Adı Uras/Uraz olanlar yurt dışında zorlandınız mı?

mor bembombom
Veya tanıdığınız birileri de olabilir, fark etmez. Adınızla dalga geçildi mi? Geçildiyse yaş fark etti mi? Deneyim paylaşırsanız sevinirim.
Veya tanıdığınız birileri de olabilir, fark etmez. Adınızla dalga geçildi mi? Geçildiyse yaş fark etti mi? Deneyim paylaşırsanız sevinirim.
0
mor bembombom
(01.01.26)
hahaha çok iyiymiş kesin fena dalga konusu olunur yani. nigar ismi de öyle,
0
neira
(01.01.26)
O kadar komik o kadar saçma dalga geçirecek isimler var ki. Onlardan bu 2 isime sıra bile gelmez. Uras/Uraz'ın hiç bir dalga geçilecek bir anlamı yok. Hiç de rastlamadım
0
limonlu eksi
(01.01.26)
Şimdi Uras your ass gibi bi sese sahip Uraz da zenci İngilizcesinde öyle illa ki dalga geçilir ama benim Tugay diye bi arkadaşım var bizim geçtiğimiz dalganın çeyreğini bile geçmediler dedi bize, biz inanmadık gerçi ama bir yandan da politik doğruculuk popülerdi bi ara o dönem insanlar dalga geçmemek için kendini tutmuştur şeklinde yorumladık.
0
kizil karga
(01.01.26)
Şu sıralar popüler bir isim ve her duyduğumda aklıma ass geliyor maalesef :/
+1
yenibirgüzelnick
(02.01.26)
(19)

Bu Red Flag Mi?

lapetitemort
Diyelim ki 1 yıldır sevgilisiniz. Şu iki durumu ayrı ayrı değerlendirdiğinizde, canınız sıkılır ve red flag olarak görür müsünüz? Sevgili kişisi neden bu davranışı yapar?1. Sevgiliniz instagram/whatsapp durum güncellemelerinde yalnızca kendi göründüğü fotoları paylaşıyor. Bir yere gittiniz diyelim k
Diyelim ki 1 yıldır sevgilisiniz. Şu iki durumu ayrı ayrı değerlendirdiğinizde, canınız sıkılır ve red flag olarak görür müsünüz? Sevgili kişisi neden bu davranışı yapar?

1. Sevgiliniz instagram/whatsapp durum güncellemelerinde yalnızca kendi göründüğü fotoları paylaşıyor. Bir yere gittiniz diyelim ki ama paylaşımda siz görünmüyorsunuz. Bu paylaşımları eş, dost, akrabalar görüyor. Sık sık paylaşım yapan birisi.

2. Sevgiliniz sizin anılarınızdan oluşan bir foto montaj hazırladı ve size gönderdi. Siz de bunu kendi instagramınızda paylaşabilir misiniz diye sordunuz. İsteksiz göründü, istemedi. Sizin instagram'ınızda onun akrabaları kayıtlı değil.
0
lapetitemort
(30.12.25)
1-tabi ki canım sıkılmaz.
2-normal karşılarım, böyle şeyler bana da cringe geliyor çünkü.
0
yenibirgüzelnick
(30.12.25)
Eş dost akrabadan saklayacagi cekinecegi bir şey yoksa kendi durumunda sadece kendisini paylaşmasını ben garip karşılardım. Ama sürekli böyleyse hiçbir şekilde seni paylasmyorsa. Mesela nadiren de sizli paylaşımlar yapiyorsa garip değil bence. Çünkü sürekli çift olarak gosterilen psylasimlar da itici geliyor.

Kendi instagraminizda sizin paylasiminiza karışması daha garip. Kendi hesabinda tek kendisini paylaşması hadi tarzından öyle sizinkine neden karışıyor.
0
egerbiryolcu
(30.12.25)
evlensem bile karımı sosyal medyaya atmam. paylaşımcı bi insan değilim özel hayatım sonuçta. kendimi de paylaşmıyorum.
ben red flag olarak görmem.
0
jelly bear
(30.12.25)
Burada en red flag konu "sık sık paylaşım yapan birisi" olması.
İki maddenin de altında "özel hayatımızı, ilişkimizi dünyanın gözüne sokmayalım" düşüncesi yatıyorsa, ki olabilir hiçbir sorun yok. Green flag olur hatta.
+2
cay koy geliyorum
(30.12.25)
Bahsettiin tarafın cinsiyetine göre değişir, erkekse paylaşmayan başka kız vardır, kızsa seni beğenmiyor veya akrabaları görsün istemiyordur.
birbirinizin arkadaşlarını tanıyormusunuz?
+3
eja
(30.12.25)
Muhafazakar bir çevresi varsa ve sizinle ciddi düşünmüyorsa gizleyecektir. Çiçek böcek aşkım bitanem paylaşımlarını herkes sevmek zorunda değil ama sizi insanlardan gizliyor ise red flag. Beni terkeden adam bir aya kalmadan evlenmişti bazen saf olabiyoruz.
+1
cilekli pasta
(30.12.25)
İlişkiyi sonraki aşamaya taşımadan olmamalı
0
baldan kaymak
(30.12.25)
pek hikaye paylaşmam. evlilik yıldönümümüzde bir fotoğraf çekinmiştik hikaye olarak paylaştım. eşime de dedim sen de paylaşsana diye. yok, paylaştıramadım :D misilleme olarak ben de paylaşmıyorum hiçbir şey :D şaka bir yana ben de çok hoşlanmıyorum, o da. bazı insanlar çok sevmiyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(30.12.25)
bir insanın sevgilisi ile olan fotolarını instagrama koymayı olması gereken bir şey olarak kodlamışsın. sanki olmazsa olmaz bir şeymiş gibi düşünüyorsun. bence sevgili ile olan fotoyu instagrama koymamak daha normal. dolayısıyla sana hak veremiyorum
0
abelardo
(30.12.25)
Sevgilim oldu paylasmadim, Evlendim paylasmadim, çocuğum oldu paylasmadim.

Şu instagrama fazla anlam yüklüyorsunuz.

Kardeşim seviyor mu? Seviyor. Bitti gitti.
+1
blue eyes white dragon
(30.12.25)
Sosyal medya kullananlar ikiye ayrılıyor. Her şeyini paylaşanlar, bir zımbırtı paylaşmayanlar.
Burada ben şunu paylaşmıyorum bunu paylaşmıyorum gibi şeylerin bi anlamı yok ya. Ben de sosyal medyamda hiçbir şeyi paylaşmıyorum. Etrafımda da bu konuda sosyal medya kullanmayan insanlar var. Kimse gidip de bu tür insanlara beni paylaş baskısı yapamaz. Yapmamalı da.
Ama sosyal medyayı aktif olarak kullanıp her bir zımbırtıyı paylaşıp da sevgiliyi paylaşmıyorsa bu direkt ciddi değilim demek, niye bunu evirip çeviriyoruz ki?
Akrabalar görsün istemez çünkü evlenme perileri geldiğinde oralardan ne kısmetler çıkar. Arkadaşlar tanıdıklar o kadar da görsün istemez çünkü belki daha iyisine vesile olurlar. Başka kadınlar görsün istemez çünküsünü yazmayacağım bile.
Kızın hesabı da aynı şekilde. Kızın ailesine akrabalarına niye kendini göstersin? Kız gelip diyecek ki artık adını koyalım. Ne gerek var?
Gerçek bu. Tecrübeyle de konuşuyorum ne yazık ki. Çevremde de gördüm. Arkadaş grubumda da oldu. Çok karşılaştım yani ben bu olayla.
Yani sosyal medya kullanmıyorsa normal ve doğru. Hatta yarı ünlü gibi her bir şeyini paylaşan biri de gereksiz. Ama aktif olarak kullanıp da hayatındaki insanı paylaşmıyorsa, arkadaşa şimdiden hayırlı olsun. Yaşı da gelmişse olası bir ayrılığın üçüncü ayı profilinde bir kalp ve kızın sinüslerine kadar net görünen bi fotosuyla karşılaşırsınız. Şaşmaz.
+2
asue
(30.12.25)
paylaşımlarında sevgili kişisi hiç yer almıyorsa , ya o ilişkinin yargılanmasından korkuyordur, (örneğin; patron-çalışan ilişkisi , çok fazla yaş farkı olan ilişki , ciddi statü ve yaşam tarzı olan ilişki , ex'ten next olmuş ilişki vs.) , yada yedek adaylar veya bu adayların yakın çevresi o instagram hesabını görebiliyor durumdadır, yedek adayların kadrodan çıkmasını istemeyebilir.
+1
loch ness
(30.12.25)
Red flag evet. Ayrılırım.
-1
arbre
(30.12.25)
red flag değil, ama ayrılın, böyle şeylere takılan insanlarla ömür geçmez.
+2
nahtoderfahrung
(30.12.25)
dobrovsky; sizinle ciddi düşünmüyor, daha alternatif seçeneklere kapıyı aralık bırakıyor. ilişkiler detaylı değil genel olarak düz hatta dümdüzdür. (kadındır ve erkek arkadaşı olduğunu ailesinden gizliyordur. o zaman başka)
0
ground
(31.12.25)
Sık sık paylaşım yapması red flag.
0
kumandanim
(31.12.25)
Değil
0
mirty
(31.12.25)
sosyal hayatta da böyle mi? mesela sizinle hep çevrenizin pek takılmadığı alanlarda mı plan yapıyor, yakın arkadaşlarıyla tanıştırdı mı, çevresi sizi ismen cismen biliyor mu?

bunlarda da ekstra ekstra temkinli davranıyorsa doğrudan red flag.

ilişkinin ve kendinin mahremini korumak, ortaya saçmamakla sır olarak tutmaya, gizlemeye, meşrulaştırmamaya çalışmak aynı şey değil. ince bir çizgi var arada.
0
Phoebe
(31.12.25)
bu tip durumlarda her zaman yazdığım bir şey var.
senin fotoğrafını paylaşmayabilir.
ama hayatında birinin var olduğuna dair bir paylaşım yapıyor mu?
senin fotoğrafın yoktur ama bir kalp emojisi, bir yazı, ima, bir şeyler var mı, yok mu?
yani hayatında birinin olduğuna dair herhangi bir işaret var mı?
eğer yoksa, red flag.
0
tabudeviren
(02.01.26)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(7)

Evlilik konusu

arbre
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?Eşinizle nerede tanıştınız?
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?

Eşinizle nerede tanıştınız?
-2
arbre
(25.12.25)
İş yerinde
+2
mirty
(25.12.25)
is yerinde
0
lemmiwinks
(25.12.25)
Duyuruda
-1
yenibirgüzelnick
(25.12.25)
Mesleki bir eğitimde
0
dfn4
(25.12.25)
9 yıl önce Tinderda tanıştık.
-3
suicides underground
(25.12.25)
iş.
0
Hallegadola
(26.12.25)
ekşisözlükte tanıştık, sonra aynı mahallede oturduğumuzu fark ettik ve pandemi zamanında parkta buluşup neden tanışmayalım dedik. bu kadar yakınlarda oturmasaydık muhtemelen tanışmaya üşenecektik.
0
denizgonen
(26.12.25)
(8)

Arkadaşıma iş/meslek/kariyer önerisi

candide
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lis
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.

Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lisans mı yapsam, yeni bir bölüm mü okusam diye soruyor aylardır. Ne diyeceğimi bilemiyorum, onun için hangisi en iyisi olur sizin de fikirlerinizi almak istedim.

Bu arada kpss'ye de girdi ve yüksek bir puan aldı. Ancak bölümünden alım yapmıyor devlet, anca düz memurluklar oluyor. Kendisi de düz memurluk istemiyor çünkü bir gelecek göremiyor ki haklı bence. 10 sene sonra bir şey olsa, istifa etsem nerede iş bulacağım bulursam da asgari teklif ederler diyor. Haklı çünkü vasıfsız ofis işleri yapacak memurlukta.

Yüksek yapsa hangi alanda yapsa iyi olur bilmiyorum. Yeni bölüm de çok vaktini çalar gibime geliyor. Yani özetle benim de fikrim yok ama memurluğa başlayıp bir yandan da dil, lisans, yüksek vs. yapabilir diye düşünüyorum en iyi seçenek olarak. Sizce bu kişi için en iyi seçenek nedir?
0
candide
(23.12.25)
En temel bilgi eksik: lisans mezuniyeti.
+2
merhum
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun. bahsettiği çekinceleri saçma. 29 yaşında bir de.
+1
elorelia
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
düz memur olsun, yüksek lisans asla diyorum.
0
liberal
(23.12.25)
şu an kpss den düz memur olacak puanı alsam mesleğimi anında bırakırdım :) çünkü çok fazla mezunu olan bir bölümden mezunsan özel sektörde hiçbir zaman devletin düz memuru kadar bile maaş alamazsın (dilin olması vs hariç).
benimle aynı bölümden mezun bi arkadaşım bu sene kpssden atandı düz memur olarak. gayet memnun. izin alması vs çok kolay, sorumluluğu çok az.
0
Sadece soruyorum
(23.12.25)
Memurlukta bişey olsa istifa etsem naparım gibi bir durum yok. Yaş 30’a dayanmış basit bi memurluk işine girer gündüz takılır akşam da dertsiz tasasız keyfine bakar. Memurlukta gelecek göremiyor demesini anlamadım. 20 yaşında olsa anlarım da bu yaşta onları düşünmek için pek doğru değil. Yüksek lisans yaparsa bire bir aynı başlığı 32 yaşında da açmış olur başka bir şey değişmez.
+1
avatar is back
(23.12.25)
Kendini dert etmeyeni siz niye dert ediyorsunuz? Memur olabilme şansı var ve yapmıyorsa bunu seçmeme lüksü var demektir.
İş tecrübesi olmayan 30 yaşında birine özel sektörde kapılar açılacak mı sanıyor ki devlet imkanlarını beğenmiyor Yüksek lisans yüzde 95 hiç bir işe yaramaz..
Yeni ön lisans ya da 3 yıla düşmesi planlanan lisans diyelim çok talep olduğu düşünülen sağlık bölümlerinden çıkanlar bile boşta...
Yeni dil öğrenmek kolay mı ne seviyeye ne kadar sürede gelecek de onun üzerinden para kazanacak hayal bile değil bunlar zevzeklik...

Koca bulsun otursun.
+2
anon1m
(23.12.25)
lisans bölümünü bilmeden bir şey söylemek zor. dili varsa dış ticaret, lojistik, gümrük vs gibi bir alanda eğitim alarak özel sektörde iş kovalayabilir. sektörde biraz açık var.

ingilizce de yoksa acı gerçeklerle yüzleşmeli. iyi bir bölüm değilse, akademisyenlik kasamıyorsan memuriyet iyi bir seçenek.
0
awlmi
(23.12.25)
(8)

Bir bebeğin ilk ayakkabıları kaç numara/ cm olur?

Bartebly
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım? Teşekkürler
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım?

Teşekkürler
0
Bartebly
(23.12.25)
illa ilk adım ayakkabısı alayım diyorsanız kaç numara alacağınızı bilmek biraz zor. bebeğin hangi ayda yürümeye başladığına göre değişir. marka kalıpları da biraz farklı oluyor. 18. ay civarı yürümeye başladığını varsayarsak 20-21 numara olabilir.
0
elorelia
(23.12.25)
O değişiyor. Erken alırsanız ellerinde kalma olasılığı çok yüksek. Bana bebek için gelen bisürü hediye zamanı tutmadığı için giyilmeden elimde kaldı. Değişim kartı bile makbule geçmeyebiliyor. Zaten çocuğun hareketli yorucu zamanı gelen hediyeyi al götür doğru bedenle değiştir bu bi mesai. Değişim zamanını geçirdiğim için elimde kalan giysiler de var. İşte dertlerim böyle. Yardımı olursa diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.12.25)
her bebegin yürüme zamanı ve gelişimi farklı. Ve bunlar her bebekte farklı oldugu için ayak numarası da belirsiz oluyor. Bebegin ilk ayakkabısı yürümeye başladıgında magazaya götürülüp ölçülüp öyle alınır . bazı bebekler 15.ayda yürümeye başlıyor 20-21 numara alırsanız o bebege o ayakkabılar çok büyük gelecek. veya 18 ayda yürüdü diyelim. ayak yapısı biraz uzun diyelim 20-21 numara olmayacak 22 olacak.

Yukarıda dedigim gibi, bebek ne zaman yürümeye başladı o zaman götürüp magazadan ölçtürüp o an alın ayakkabısını
0
limonlu eksi
(23.12.25)
Almayın.
Kimin hangi yaşta yürümeye başlayacağı belli olmuyor. O yaşta ayağının kaç numara olacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla o zamanın hangi mevsime denk geleceği de belli olmuyor. Zaten yürümeyi ilk öğrenmeye başladıkları zamanlarda ayakkabı yürümelerini zorlaştırıyor.

Heves ettiyseniz 24 numara güzel bir ayakkabı alın, zamanı gelip ayağı o numaraya geldiğinde kullansınlar.
+1
michael_knight
(23.12.25)
benim oğlum 10 aylık yürüdü 19 numara giyiyordu. şimdi 16 aylık 21 numara giyiyor.

ama ayakkabı riskli bence. aynı numara bile farklı markalarda denk gelmiyor deneyerek almak lazım.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
Benim oğlum iri bir bebekti 20 numara idi ilkadım ayakkabısı. Numarayı tutturamazsınız ama ilk ayakkabısını almaya heveslendim diyorsanız sokağa çıkan çocuğa yürüsün yürümesin ayakkabı giydiriliyor ayağı üşümesin diye. Vicco’nun bu modelini doktorumuz önermişti. Oğlum da dahil çevremdeki tüm çocukların ilk yürürken giydiği ayakkabı bu model idi. İlk adım olur mu kısmı piyango.

www.vicco.com.tr
0
cilekli pasta
(23.12.25)
biz de çilekli pastanın attığı modeli kullandık ilk adım ayakkabısı olarak ama yürümeye başladıktan bir süre sonra. tek başına 10 adım atmadan ayakkabı alınmaz derler. bir de spor ayakkabı olmaz, yumuşak olacak altı, tek elle kıvırabilmeniz lazım
0
mezzosprite
(23.12.25)
ne zaman yürüyeceği belli değilken önceden alamazsınız. büyük veya küçük gelebilir. ben 9 aylıkken yürümüşüm mesela ama daha geç yürüyenler de var.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
(16)

Ankara'da yaşanası yer?

ansya
Merhaba,Ayrancı taraflarında yaşıyoruz günlük ofis ve kreş için gop tarafına gidip 3-5 km çapında geziyoruz. Fakaaat benim bu çember üstüme üstüme geliyor artık gerçekten araba yoğunluğu, insan yoğunluğu gündelik hayatta yoruyor. Ha arada bir yere gidilir trafik olur kalabalık olur ama bu günlük hay
Merhaba,
Ayrancı taraflarında yaşıyoruz günlük ofis ve kreş için gop tarafına gidip 3-5 km çapında geziyoruz. Fakaaat benim bu çember üstüme üstüme geliyor artık gerçekten araba yoğunluğu, insan yoğunluğu gündelik hayatta yoruyor. Ha arada bir yere gidilir trafik olur kalabalık olur ama bu günlük hayatta cidden yordu. Bir de buralarda sokaklar dar, labirent gibi, tek yön ama sağlı sollu kesintisiz park da var, kaldırım filan hak getire. Benim ful uzaktan çalışma durumum var eşim de zaten normal mesai saatlerini izlemiyor. bir de 4 yaş çocuk var. tamamen sakin yer elbette kalmamıştır ama bir tık daha geniş yollu-kaldırımlı filan nereler vardır? Nerelerden ev bakalım? Ankarayı bu çember dışında cidden bilmiyorum neredeyse. Bi kaldırımdan yürüyeyim arabayla bir yere saat 2de filan normal gidebileyim istiyorum çok mu?

Edit: Incek'te yaşayan var mı? Kapalı bir devre kursak rahat eder miyiz o tarafta?
0
ansya
(19.12.25)
yildiz. hem evden cok uzaklasmamis olursunuz. atakule'nin oldugu yukari ayranci taraflari da olur, daha sakindir.

cayyolu civarinda kaldirimdan yurumek durumu yok.
0
antikadimag
(19.12.25)
şehir merkezi olsun istiyosan belki çayyolu ümitköy. diğer ferah yerler şehre bir tık uzak kalır. bilkent olabilir belki. ama kaldırım isteğin karşılanmaz gibi.

dediğin ferahlık eryamanda vardı güzeldi.
0
jelly bear
(19.12.25)
@antikadimag aslında dotting yapmak istemem ama tam o bahsettiğiniz atakule'nin o taraflardayız :/ ya yıldız da çok karışık geliyor bana ama yıldız'ın yanlış yerlerini mi düşünüyorum acaba?
0
🌸ansya
(19.12.25)
yok ya şehir merkezi olmasına gerek yok insan kalitesi düzgün olsun ferah olsun, eryaman artık öyle değil mi?
0
🌸ansya
(19.12.25)
-seğmenler parkı çevresi
-gaziosmanpaşa
-koru sitesi ve çevresi (çayyolu)
-ümitköy
-beysukent
-bilkent
-zirvekent (yıldız)
-angora evleri

edit: Yazdığım yerlerin insan profili de iyidir. etimesgut, eryaman, çukurambar, mamak gibi yerlere bakmazdım ben olsam.
0
eileengray
(19.12.25)
teşekkürler, angora evleri ya da zirvekent için yeterli refah düzeyinde değiliz ama koru sitesi çevresine bakabilirim. orayı hiç bilmiyorum
0
🌸ansya
(19.12.25)
Bağlıcadan bahsediyorsun resmen. Yeni bağlıca özellikle tam aradığın mahalle.
0
yenibirgüzelnick
(19.12.25)
Doğru olabilir mi bu, lütfen olsun çünkü. hemen bakıyorum şu an
0
🌸ansya
(19.12.25)
incek hala çamur içinde çorak sitelerden oluşuyor. bence tam kentleşmedi orası. bir yerden bir yere yuruyemezsininz bile. incek’te villa hayatı yaşayacaksanız yaşayın ama onun dışında çayyolu’nu ve mesa koru’yu tercih ederim (gençliğim mesa koru-cayyolu-umitkoy-angora dörtgeninde gecti).
0
eileengray
(19.12.25)
birlik mahallesi. yıldız dikmen'i bağlayan köprünün oralar çok güzel ve sakin.
0
summerjam0306
(19.12.25)
koru, arcadium tarafları gerçekten güzel. ileri tarafları daha sakin ama toplu taşıma zorlaşıyor orada ama sanırım çok ihtiyaç duymayacaksınız. ümitköy, çayyolu, koru tarafları olur gibi.
0
black holes in the sky
(19.12.25)
incek çok sessiz orası çok sapa. eryaman daha iyi, memur çok. göksü parkı çevresi güzel.
0
mikahakkinen
(19.12.25)
Ankara'da yaşadığım zamanlarda benim için Bahçelievler'di. Ancak 3.cadde tarafından ziyade Beştepe'ye yakın olan muhit, AOÇ'nin karşı tarafındaki bahçeli evler tam olarak kastettiğim.
0
Amaranta ursula
(19.12.25)
Ne zaman yaşadınız Ankara'da bilmiyorum, ben bu tarafa taşındığımda, 10 yıldan fazlası var, burası da hem sakin hem nezih hem her yere yürüdüğüm bir yerdi. Artık pek öyle değil maalesef..
0
🌸ansya
(19.12.25)
Ben doğma büyüme ayrancı'lıyım. Bir şekilde öyle böyle derken 40 yaşında yine ayrancı ya dönmek kısmet oldu. Ben oldukça seviyorum bence halen yaşanılası yer ayrancıdır. Annem Angora da oturuyor bende 10 küsür sene orada yaşadım. Su an Çayyolu sonradan görme dolu hem trafiği hem de insanı çok kötü durumda. Gölbaşı tarafında kurulan siteler var arkadaşımın annesi elit sitesinde oturuyor mesele uzak demezseniz orasını tavsiye ederim.
0
mirty
(19.12.25)
neden böyle düşündüğünüzü anlayabiliyorum, ama hayatımın biraz farklı bir noktasındayım. fiziksel çevre de biraz üstüme geliyor. teşekkürler tavsiye için.
0
🌸ansya
(20.12.25)
(5)

Somon bozulmuş mudur?

The colors of my sea perfect color me
Merhaba 5 Aralıkta son kullanma tarihi 9 Aralık olan somon alıp dondurucuya koydum. 3 gün önce dondurucu kısmından çıkarıp buzdolabının normal kısmına taşıdım. Bugun pişirmek için fırına koydum soslayıp ama emin de degilim bozulmuş mudur diye. Paketi vakumlu jelatinliydi. Bugüne kadar açılmadı.Teşek
Merhaba
5 Aralıkta son kullanma tarihi 9 Aralık olan somon alıp dondurucuya koydum. 3 gün önce dondurucu kısmından çıkarıp buzdolabının normal kısmına taşıdım. Bugun pişirmek için fırına koydum soslayıp ama emin de degilim bozulmuş mudur diye. Paketi vakumlu jelatinliydi. Bugüne kadar açılmadı.

Teşekkürler
0
The colors of my sea perfect color me
(18.12.25)
Bugün 18 Aralık yani 9 gün geçmiş skt üstünden. Üstüne bir de çözülmüş şekilde beklemiş. Ben olsam yemem büyük risk bozuk balık.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Balık 3gün dayanmaz. Yallah çöpe.
0
Mcfly
(18.12.25)
Dondurucuya koydugunuzda son kullanim tarihine 4 gün kalmıș oluyor. 3 gün önce çıkardıysanız zaten en az 12 saatte cozulme islemi var. Bu hesaba göre son kullanım tarihine 1.5 gün kala tüketmiş oluyorsunuz. Sorun yok.
0
funl
(19.12.25)
Yedim arkadaşlar bana bir şey olmadı, tadı da iyiydi gayet.
0
🌸The colors of my sea perfect color me
(19.12.25)
derin dondurucuda zaman işlemiyor. o süreyi düşebilirsin.
0
duyuruuser
(19.12.25)
(25)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli hep kurulur, ev kırmızı aksesuarlarla süslenir, bahçe ışıklandırılır. hatta çocukken 24u gecesi salona kurabiye ve süt de bırakırdım. anneannemler ve teyzemlerde de ağaç kurulur. ailemde süslenmeyen ev bilmiyorum.
0
eileengray
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
agaca yazik la, niye kesip eve aliyorsunuz. mantigi ne ola ki?
0
banach
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(24)

Arada kalmak

camlicagazoz
Merhabalar,15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama
Merhabalar,

15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.

Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama ben anneme söyleseme annem beni bastiracak. Bir sey olmaz gibisinden. Çekiniyorum da annemden. Ama eşim de hakli. Ne yapacagim ben?
-2
camlicagazoz
(03.11.25)
Öncelikle annenizden çekinmeniz yanlış çünkü sizin bir aileniz var.
Kaldı ki eşiniz o dönem 38 haftalık hamile olcakmış ve düğün de oturduğunuz yere 1.5 saat mesafedeymiş allah muhafaza doğum gerçekleşse yada olmamasını temenni ederim ama aksi bir durum olsa eşinizin yanına gitmeniz 1.5 saatinizi alacak. O dönemde olmanız gereken yer düğün değil eşinizin yanı bence. Bu şekilde açıklama yapabilirsiniz annenize.
+4
mermaidd
(04.11.25)
ben aileye bir butun olarak bakiyorum, kendi annem/babam/kardesler ve hanimin annesi/babasi/kardesleri..

annem beni al bu dugune gotur getir derse, yaparim. bu iki kez yaptim, hanim gicirdadi, cok da fifi dedim gectim. yine gotur derse yine gotururum.

senin hanim 38 haftalik hamile olabilir ama bu cocugun o gun dogacagi anlamina gelmiyor, bunun onceden bazi belirtileri var. Tavsiyem birkac gun onceden doktora gotur, dogumla ilgili bir gelirme var mi baktir. Eger hersey sakin ise o zaman 1.5 saat cok bir yol degil, acil bir durumda erken cikar donersin. Yok eger doktor eli kulaginda heran gelmeniz gerekir derse ayri mesele. Biz mesela son kontrolden sonra ayni gun hastaneye gittik dogumu baslattilar, 48 saat sonra dogum gerceklesti.
-19
cooperr
(04.11.25)
Bence bu tip soruları burada sormayın.
Burada 'Bir ilişki sorusu sorulsa da kadını haklı görsem.' diye bekleşen büyük bir güruh var. Anne kutsaldır, ne derse yapılır.
cooperr +1 diyorum.
-14
Mirket
(04.11.25)
Ben anlamadim anneniz istiyor diye 38 haftalik hamile esiniz dugune mi gitmek zorunda? Yoksa siz mi gitmek zorundasiniz? Ikisi de yetiskin olmus kendi ailesini kurmus (ya da olamamis/kuramamis) bir insan icin fazlasiyla absurt de, esiniz gitmeyecegini soyleyemiyorsaniz bir tik daha enteresan geldi. Yani ne yapacagim ben diye sormaniz da enteresan, esimi yalniz birakmayacagim demek yeterli olmali. Siz annenizin kocasi degilsiniz.
+7
kassiopeia
(04.11.25)
18 yıllık evliyim. Ailem de klasik anadolu (hatta doğu) ailesi. Anneme de inanılmaz düşkünüm. Tüm kardeşler arasında anne-babamla en çok ilgilenen, rızalarını alan da benim. Bunları belirtmiş olayım önce.

Eşiniz hamile olmasa ve düğüne gitmek istemese yine haklı. Zorlamamak lazım. Annenizin de böyle bir hakkı yok. Ama 38 haftalık hamile bir insanın değil 100 km, yan mahalledeki düğüne dahi katılmaması anlayışla karşılanmalı normalde. Kaldı ki, aileden birinin düğünü bile değil… (Yazdığınız tam net anlaşılmıyor. Bunları “eşimin gelmek istememesini anneme nasıl söyleyeceğim” demiş olma ihtimaliniz üzerine yazdım.

Yok eğer mevzu sizin eşinizi bırakıp gitmek istememeniz ise, haklısınız. En iyisi, annenizden rica edip, 17:30-18:00 gibi çıkarsınız. Düğünde yarım-bir saat görünür, hediyenizi verir, dönersiniz. Eşinizin doğumunun yakın olduğunu bilen herkes de anlayış göstermek zorunda. Göstermezlerse onların ayıbı. Sizin yanlışınız olmaz.

Yahut annenizi götürme ihtimali olan akraba vs. varsa ve anneniz uzun kalmak istiyorsa onlarla gider, siz bir görünür, tebrik eder dönersiniz.

Bu tarz konularda mutlak tavsiyem, eşinizi üzmemeniz. Anneler daha affedici oluyor, eşler olumsuzlukları yıllar içinde daha da büyütebiliyor. Üstelik doğum yakın, lohusa depresyonu kapıda. Ailenizden önemlisi olmamalı hayatınızda. Elalem umurunuzda olmasın. Anne-Baba da anlayış göstermeli. Göstermiyorlarsa da, saygı çerçevesinde tatlıya bağlanacak şekilde dik durulabilmeli. Evliliğin sağlığı için bağımsızlık şart. Zamanla öğreniliyor bu…
+2
yadigar
(04.11.25)
Ya bu erkekler bir konu hakkında da fikir sahibi olmazsa çatlayacaklar herhalde. Bak neymiş doğum öyle hemen başlamazmış belirtisi olurmuş. Beyefendi kaçıncı doğumunu gerçekleştirdi de konuşuyor çok merak ettim.

Doğum öyle belirti melirti demeden şak diye başlayabilen bir şey. 38.haftada şak diye doğurmuş bir birey olarak konuşuyorum.

Anne kutsaldır filan saçma sapan kendinizi şartlamayın. Ben de anneyim gelinimi karnı burnunda düğüne çağırmam bile en başta zaten. Anneyse bunu düşünmeli. Ayrıca annenden korkarak hiç bir zaman sağlıklı ve mutlu bir aile hayatı yaşayamacaksın gerçek sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi böyle bir şey değil.
+7
yenibirgüzelnick
(04.11.25)
Cevaplara gözlerim kanadı. Annenizin doğurdu doğuracak karınızı uzak bir yerdeki düğüne götürme düşüncesi, sizin annenizden çekinip bu durumu açıklayamamamız falan sizce de çok garip değil mi? Anneniz istiyorsa kendisi gitsin. Annenize ne karınız ne de siz eşlik etmek zorunda değilsiniz. Çoluk çocuk sahibi olmak üzeresiniz annenizden çekindiğiniz konuya bakar mısınız? Allah kocanın da hayırlısını versin diyorum :d
+12
sadakatsiz
(04.11.25)
38 hafta demek full term demek. yani dogum artık her saniye gerceklesebilir demek. ilk dogumuysa öyle hemen yirmi dakikada dogurma ihtimali az olsa da yok degil. o haftalarda beni en cok korkutan sey abruptio placentae olmasi ki bu durumda 1 dk fark bile hayat kurtarir. sahsen yanimda hep biri olsun isterim o haftalarda.

anneniz dügüne gitmek istiyorsa götürün. esinizin kendi annesi, kardesi, kuzeni, arkadasi kimi ayarlayabilirseniz o gün sizin evde esinizle olsun. gebelik hastalik degil, esasen her yere gidebilir ama full term gebelikle bir dügünde esiniz cok rahatsiz olacaktir cünkü yüksek sesli müzik sebebiyle anne karninda bebek korkudan sürekli takla atar. anneyi cok tekmeler. kendini kordona dolandirma riski yükselir. ayrica rahatsiz sandalyelerde saatlerce oturmak o haftalarda sahiden korkunc.

bence buradaki sorun anneden bu kadar cekinmeniz. annenize, ben seni götüremem, deseniz bile bu kadar anlayissiz ve kötü bir insan mi sizi ve esinizi anlamayacagini düsünüyorsunuz? o haftalarda esinizin rahat edemeyecegini anneniz de biliyor, kendisi de dogurmus. ayrica biraz simariklik yapmiyor mu anneniz? 38 haftalik hamile kadini dügünün 19'da basladigi yere taa ögle vaktinden sürüklemeye calisiyor? hani dügüne 19'da gidelim iki saat sonra kalkariz da demiyor. öglen gidelim dügünden sonra döneriz diyor; yani yolu da hesaba katarsaniz gece birde falan anca dönmüs oluyorsunuz. anneniz dügün sahibi mi, ne sacmalik! bebek de gelecegi icin sizin öncelik siranizin degismesinden rahatsiz, gelini ile güc savasina girmis gibi. bence asil üstüne egilmeniz sorun ve dengeyi bulmaniz gereken sey annenizin bu tavri olmali.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.11.25)
Şöyle bir şey ekleyeyim. Annemi ben götürmeyecegim. Yani babamla gidecekler. Beni düsündüren şeylerden birisi de şu. Dügünü olan cocuk benim düğüne gelmişti.
-9
🌸camlicagazoz
(04.11.25)
ya bu kadinlarin kayinvalide ile ilgili olan takintisini anlamasi guc..guc savasi vs. garip ya, sanki her ailede micro taht kavgalari yasaniyor :)

sunu idrak etmeniz lazim, erkeklerin anneleri ile arasinda farkli bir bag var, o bizim hayatimizdaki ilk kadin. erkegin annesiyle olan iliskisinin sizinle olan iliskisi ile alakasi yok.

birisi sak diye dogurdum demis, ikinci ucuncu cocuk degilse o biraz zor kardesim. benim de cocugum var, cevrede de birden fazla cocuk sahibi olan insan sayisi oldukca fazla, ilk dogumlarin hic sak diye oldugunu duymadim.

ayrica doguma da girdim, yaw normal bir dogumda ters gidebilecek o kadar cok sey var ki, olay zaten bir mucize, hastaneye yetisememe olasiligi tersliklerin icinde ilk 5'de bile degildir. en kotu cagirirsin bir ambulans gotururler. zaten erkek eger doktor degilse ne yapacak hatunu kuvete sokup dogum yaptirtacak degiliz, arabaya atip hastaneye goturuyoruz sonra da doktor ne derse o yapiliyor zaten. olay bir hastalik degil ve dogal kendi halinde bir sureci var bu ve surec oyle 1-2 saatlik bir mevzu da degil.

adam zaten zorla esini goturmeye calismiyor ki ben de olsam zaten goturmem 38 haftalik hamile esimi. gerekli onlemleri alirsin, a/b/c plani yaparsin, saat basi kontrol edersin, binbir turlu cozumu var.

annesi istiyorsa kendi gitsin falan, bunlari kadinlar gitsin kendi anasina soylesin, beni baglamaz. ama bana 5 tane cocuk dogursa da, bana cikip anana soyle kendi gitsin falan gibi bisey soylese esim, kotu bozarim. erkek cocugu olan hanimlar, yarin oburgun oglunuz gidip sizin gibi birini bulursa, o hatun da size "gitsin kendi isini kendi halletsin" diye mesaj yollarsa, ne dedigimi daha iyi anlayacaksiniz. umarim boyle bisey basiniza gelmez.
-17
cooperr
(04.11.25)
Evet anneniz düğüne gitmek istiyorsa a b c planları yapar eşinizi birilerine bırakırsınız, onlar da arar ambulansı doğuma götürürler nedir yani. Anne önemli. Anne düğüne gitmek istiyorsa iki eliniz kanda da olsa düğüne gideceksiniz. Karınız bir şekilde doğurur önemli olan anacığınızla ilişkiniz.... :d
+8
sadakatsiz
(04.11.25)
anneler biz kadinlarin da hayatlarindaki ilk kadin ama annelerimiz biz kizlarina annelik yaparken, sizin anneleriniz ogullarina annelik yapiyorlar, gelinlerine degil. annemin önceligi benim, benim sagligim, benim mutlulugum, benim evliligimin iyi gitmesi... kaynanamin önceligi önce oglunun rahati, sonra kendisi, sonra kocasi falan. kendi kizi olsaydi bu durumda, kocasinin 38. haftada tüm gün kendi annesi pesinde kosup kizini birakmasina agzini birakip kiciyla laf ederdi.

gazoz, dedigim gibi, annenle dügüne gideceksen karinin yaninda biri olmali. kendi annesi, kardesi, kuzeni, arkadasi ama yalniz kalmayacak.
sen gitmeyeceksen sayet annenle altinini yollayacaksin, soran olunca da annen, gelinin dogumu eli kulaginda, yalniz birakamadi, diyecek. zor bir sey degil. bu duruma anlayis göstermeyen de ne bileyim...
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.11.25)
kadın doğum doktoru bile her doğum kendine özeldir derken bazıları çevresindeki doğumlardan örnek vererek senin karın da şak diye doğurmazz yhaaaa diye güvence veriyor. adamın gördüğü doğum sayısı benim kadın doktorumun gördüğü doğum sayısından fazla heralde.

ben 8 haftalık doğum iznine çıktığımda evde tek iken kafada kurup duruyordum acaba şu an suyum mu geliyor, acaba bu hissettiğim sancı mı vs diye. mesela su gelmesi öyle dizilerde olduğu gibi bardaktan su boşalması gibi de olmuyormuş vs vs.

yani ayrıca illa kadının o an doğurma ihtimalinin olmasına gerek yok. işin biraz psikolojik tarafı var.

zaten anneniz yolda kalmış değil, babanızla gidecek. sizin de bu durumda heidyeyi göndermeniz yeterli. yani hangisi önemli. karnı burnunda eşiniz mi yoksa diğerleri mi? evet bazı durumlarda bu kadar nettir her şey.

ha bu arada eşiniz yüzde doksan dokuz ihtimalle o gün doğum yapmayacak. ama siz onun isteğini geri çevirip düğüne giderseniz doğurmamış olmasının bi önemi yok, size kırılmış olacak.
+6
elorelia
(04.11.25)
düğün günü sabahtan anne hanımın ağrısı var de. gelemiyecek de, erkenden ananı uyarma.
+2
mikahakkinen
(04.11.25)
doğuma bir ay kala rutin doktor kontrolüne gittik. doktor akşama doğuracaksın, dedi. biz eşimle birbirimize bakıp şaka yapıyor dedik. ama şaka değilmiş. yani çokta öyle önceden belirti veren bişey değil.

38 haftalık eşini evde bırakıp düğüne anneni götürme. saçmalama. annende saçmalamasın.
+2
scudman1
(04.11.25)
hocam öncelikle umarım tüm süreciniz sağlık sıhhat içinde gerçekleşir. yengeye de hürmetler :)

sizin de gönlünüz gitmek istemiyor besbelli. tabi ki eşinizin yanında kalacaksınız. annenize 'gece çok ağrısı oldu gelemiyorum' dersin olur biter. hatta düğünde dedikodunuz bile yapılır..
+2
galahad reloaded
(04.11.25)
Merhaba, eşinizi yalnız bırakmayın, bunu 2 kız çocuğu babası olarak yazıyorum.
+6
devorgilla the gunslinger
(04.11.25)
yani bunu buraya soracak kadar sıkışmış olmanız bile çok enteresan. gitmemek zaten çok makul ama en uçta yapılacak şey şu: o gün gelsin bakıcam anne siz planınızı yapın, ben öğlen gelip akşam dönemem ama bir şekilde sizden sonra gelip yarım saatliğine görünmeye çalışırım tabi eşim iyiyse. söylenecek şey bu. o gün de illaki gitmek istiyorsanız, yani evlenen arkadaşınız sizinkine gelidiği için orda olmak gibi bir derdiniz varsa ve eşiniz de o gün rahatsa 6-7 gibi çıkar, 15 dak-30dak görünür, 9:30-10 gibi dönersiniz.

edit: çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim
+5
awlmi
(04.11.25)
her şeyi geçtim, insan kendi doğacak çocuğu için sorumluluk hissetmeli, doğumla ilgili farkındalığa sahip olmalı. hiç mi heyecan duymuyorsunuz bebeğinizin gelecek olmasıyla ilgili? hiç mi endişeniz yok eşinizin sağlığıyla ilgili? başka hangi hissiyat bunların önüne geçebilir? yemişim tanıdığın düğününü, sizi böyle bir durumda arada bırakan ebeveyni vesaire. bebeğiniz ve eşiniz hariç her şey "şu aşamada" fasa fiso, fındık fıstık. gündelik rutin bir süreçten bahsetmiyoruz ki.
+8
Phoebe
(04.11.25)
hocam onceki duyurulariniza soyle bir baktim, yardim alin, ciddi olarak soyluyorum, cok icten sekilde. gobek bagi kesilmemis insanlari ciddiye almayin, yetiskin ve saglikli bir birey olmak boyle bir sey degil.

Baba olacaksiniz, aile kurmussunuz, ayri bir yasam kurmussunuz ve su anda yasaminizin merkezine bir bebek geliyor, tum yasami size bagli bir can, ebeveyn olmak demek insanin kalbinin disarda atmasi demek, kadin olarak hamilelik sureci zaman zaman 'lan bi tik fazla yemek yedim bebise bir sey olur mu' diye manyaklik derecesinde endise duyma, baba olmak da 'ailemin nasil guvenligini saglarim, nasil bakim veririm' gibi bir delilik hali, bunu hissetmiyorsunuz ve hala 'insanlar ne der' diyorsunuz, 'anama 38 haftalik hamile esimi ve bebegimi birakamam diyemiyorum' diyorsunuz. Phobe cok guzel yazmis, icinizde bir yerde cekirdek ailenize duydugunuz sorumluluktan fazla bir sorumluluk duyuyorsunuz. Esime, bebegime ne olursa olsun, didinin didisinin dugunune gitmem gerek diyorsunuz. Ha hicbir sey de olmayabilir evet, ama yani bir baba olarak yerim kocasiyla dugune giden anamin yani degil de kendi esimin ve bebegimin yani demiyor musunuz? evet tarlada da doguruyor millet evet, bebek dogumu 48 saat da surebilir ama bi tik evrilmedik mi yahu, bi tik insanlik ogrenmedik mi, bi tik gelismedik mi.
Ve isin daha da manyakcasi annenizin kocasi olan kisi yani babaniz annenizi goturecekmis, ve ne anneniz ne babaniz olum manyak misin esinle birlikte kal, senin bir ailen var demiyor ve siz de manyak mi bu insanlar benim su donemde yerim esimin yani, demiyorsunuz. Altininizi gonderirsiniz olur biter. Bana cok cok garip geldi acikcasi.

Ayrica hormon eksikligine bakmanizi da tavsiye ederim. Yani bu sordugunuz sorudan bagimsiz olarak bu konuda calismanizi tavsiye ederim, elalem ne der diye diye cekirdek ailenizi kaybederseniz bir gun buradaki kimse ne yaninizda ne de sizin yerinizde olacak.
+8
kassiopeia
(04.11.25)
Hocam, verdiğiniz ek bilgiye binanen şöyle diyorum: hediyenizi babanız ile gönderin. Damadı da arayıp, durumunuzu (doğum her an olabilir) samimi bir şekilde anlatın. Mutluluk dileyin. Anlayış göstermek zorundalar. Göstermezlerse de kendi problemleri. Çocuk bir aylık, 40 günlük falan olunca da eşiniz ve çocukla beraber hayırlı olsuna gidebilirsiniz isterseniz.

Çekirdek aileniz sizin birinci sorumluluğunuz. Elalemi takmayın. Ailenizi asla arka plana atmayın.

Çok önemliyse gitmek sizin için (ki olmamalı), atlar gider 10 dk görünür dönersiniz.
+1
yadigar
(04.11.25)
sorun bence sizin bir isteginizin olmamasi. yani once buna odaklanin, siz hangisini istiyorsunuz, esinizle kalmak mi yoksa annenizi goturmek mi?
+1
Sour
(04.11.25)
Anne kutsaldır, ne isterse yapılır diye bir şey yok.
Düşüncesiz annelerin her istediği yapılmaz. Ya da bencil ve narsist annelerin...
+5
pro9it9is9
(04.11.25)
1,5 saatlik mesafe pek uzak değil, bence siz anneniz ve babanızla beraber katılın düğüne, sanki karısı 38 haftalık hamile olanlar sürekli evde mi oturuyor, örneğin istanbulda insanların evi ile işin arası ortalama 1 saat mesafede. trafiğe göre artıyor bile. bu hesapta karısı hamile olan kimsenin işe bile gitmemesi lazım.

karın gelmek istememekte haklı oldukça ağırlaşmış olmalı, ödem vs. kaldı ki kocaman karnıyla giyecek kıyafet bulması bile zor.
-6
Sadece soruyorum
(04.11.25)
(9)

Geçmiş hatalar

camlicagazoz
Merhabalar,Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta. Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu. Asıl sorun şu. Bu
Merhabalar,

Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta.

Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu.

Asıl sorun şu. Bunu paranoya yaptım. Girdiğim kalabalık ortamlarda bu konu açılacak diye aklım çıkıyor. İnanılmaz geriliyorum. Yok mudur bunu unutmanın ya da gerilmemenin çaresi?
0
camlicagazoz
(29.10.25)
hocam insanız, kararlar alırız, veririz değiştiririz. konuyu açan olursa da bir kitap kadar sessiz kalın ve mottonuz da bu olsun: insanların derdi ben olmuşum demek ki zamanında iyi koymuşum.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(29.10.25)
ben de 4 ay sonra dönmüştüm. iş görüşmelerinde soruyorlar ben de bensiz yapamadılar geri çağırdılar duygusal davrandım dönmek zorunda kaldım diyorum her seferinde konu kapanıyor.
0
administ
(29.10.25)
açılsın, ne olacak.

birincisi hata falan değil, tecrübe.

şu an çalıştığın yerin değerini bu sayede öğreniyorsun.

ikincisi iş vs. çok da umursanacak şeyler değil. etrafındakiler de sallamıyor emin ol. biri konusunu açarsa espri yap geç veya duymazdan gel..

para karşılığı işçiyiz hepimiz. abartmaya gerek yok.
0
gurur
(30.10.25)
Bu mallık değil tecrübedir. konusu açılırsa gururla anlatabilirsin.
0
duyuruuser
(30.10.25)
millet evleniyor 2 çocuk yapıyor ve ayrılıyor. sonra hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. bu kadar kafaya takarsanız genç yaşta derdinizle ölürsünüz.
0
limonlu eksi
(30.10.25)
Bu neden utanılacak bir şey anlamadım ki. Ben olsam istifa ettiğim yere geri dönebiliyorum demek ki bensiz yapamıyorlar diye kendimle gurur duyardım
0
yenibirgüzelnick
(30.10.25)
ben de yıllar önce bi yerde çalışırken bir olaya kafam takıldı, çıkıcam işten dedim hatta ben iş görüşmesine gidiyorum ddiye açıkça söyleyip görüşmelere gittiğim oldu, sonra baktım diğer yerler daha kötü, sessizce çalışmaya devam ettim.

sonra ordan çıktım daha yüksek maaşlı bi işe girdim hatta şehir değiştirdim çok pişman olduğum olaylar yaşandı vs ama günün sonunda bunlar hep tecrübedir yapıcak bi şeyok yok. insn bazen yaşamadıklarına değil yaşadıklarına pişman olmalı.

ben hatırlıyorum eski iş yerimde hep önceden çalışıp ayrılmış olan kişiler gelip tekrar çalışıyodu, gayet de normal bi durumdu. şimdi de yine işsiz kalsam iş arasam vs tekrar gidip orda çalışırım yani oluyor böyle şeyler, siz sadece sizin başınıza geldiği için kendinizi apayrı bi yere koymuşsunuz. bunun birçok iş yerinde olan bişey olduğunu düşünürseniz normalleştirirsiniz bence.

konusu açılırsa da burdan daha kötü yerler de varmış diye goygoy yapabilirsiniz bence.
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
bunda kafaya takılacak ne var? insanlar kız arkadaşlarıyla defalarca kez ayrılıp barışıyor. mesela ben 6 ay önce ayrıldığım kıza yeniden yazmamak için zor tutuyorum kendimi. olur öyle şeyler
0
messina123
(30.10.25)
Bunda bir şey yok ki. Çok normal. Daha iyi bir işe gittiniz, anlatıldığı gibi olmadığını farkedip tekrar buraya döndünüz. Ne var bunda. Şey mi düşünüyorlar diye düşünüyorsun: “bu adam gitmeye meyyal, daha iyi iş bulursa gidecek” evet öyle zaten. İş dünyası böyle bir şey, profesyonel olmak da böyle bir şey. Yasal ve ahlaki sınırlar çerçevesinde başka şirketlerle görüşebilir ve daha iyi imkan sağlarlarsa giderim.

Yok öyle düşünmüyor da başarısızlık gibi düşünüyorsan yine sorun yok. İş yapıp para alıyoruz. İş bizim için hayatın anlamı değil, olmamalı. Kira fatura kredi vs ödemek için bir araç sadece.
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
(6)

aktif kac kisi

kiyiya vuran dildolar
hohoho. yillar sonra geri dondum. naber? duyuruyu su an aktif kullanan bi 63 kisi var midir? anlatalim
hohoho. yillar sonra geri dondum. naber? duyuruyu su an aktif kullanan bi 63 kisi var midir? anlatalim
0
kiyiya vuran dildolar
(26.10.25)
Ben de yıllar sonra bir şey sormak için geri geldim. Moderasyon ne sorsan siliyor ya da uçuruyor diye kullanmayı bırakmıştım. Umarım bir şeyler düzelmiştir. Hayırlısı:)
+1
suicides underground
(26.10.25)
ben varım. bir süre gerçekten çekilmez bir yere dönüşmüştü açıkçası ama compu güzel ayar çekti. varlık amacı safi millete rahatsızlık vermek olan birkaç aptal troll göz önünde olmayınca zaten sorun yok. eskisi kadar büyük ve aktif bir camia değil açıkçası ama olsun hojdur.
+2
der meister
(26.10.25)
ben bir kaç aydır uzaktım. ondan önceleri haftada 1-2 de olsa girip ne var ne yok bakıyordum ama gerçekten çekilmez bir haldeydi.
son günlerde yeni sürümdü, mallara eklemeydi, temaydı gibi yeni şeyler gelince buraya da bir kan-can geldi. bi ben mi öyle düşünüyorum bilmem de, sorulan sorularda ve cevaplarda da olumlu bir değişim var. soru ya da cevapların kalitesiyle değil, atmosferiyle ilgili söylüyorum bunu - toksik değil artık.

silinenlerle birlikte 4bin yanıt, bin de duyurum varmış benim.
10 cevap, 15 de duyuru silmiş moderasyon 2012'den beri.
bir kaç duyumun haksız yere silindiğini düşünüyorum ama izahı yapılmıştı. ben bu amaçla sormadıysam da; korsan içerik, kumar ve uyuşturucu kapsamında değerlendirilebilecek şeylerdi bunlar. google ads gibi reklam servislerine açık olması bazen onların kurallarını kullanmak gerektirebiliyor demişlerdi.
onun dışında, teşekkür ve polemik oluşturan cevapların silinmesini de anlıyorum.
kendi adıma zaman zaman "neden böyle oldu ya, alla alla. silinecek bir şey yoktu" gibi problemler yaşadığım olduysa da moderasyonda büyük bir adaletsizlik olduğunu söyleyemem.
+1
biseysorcaktim
(26.10.25)
@biseysorcaktim

"Google reklamları kullanıyoruz, onların kurallarına göre davranıyoruz." söylemi bu işin başlangıcıydı. Sonra bazı saçma moderasyon kararlarında da bu bahanenin arkasına sığınıldı. En büyük örneği de "teşekkür ederim" kuralıdır. Böyle bir cevabın hangi reklam verici şirketin kuralına aykırı olduğunu açıklayabilecek biri var mı? Yok.

İsim vermeyeceğim ama duyuruda biraz vakit geçiren herkes bu saçma kararların hangi moderatör tarafından verildiğini de bilir.

Kumar, alkol vs. gibi şeylerin silinmesiyle ilgili en ufak bir sorunum yok. Ama belli bir standart yoktu. "Tartışma başlatıcı içerik" diye istediğin her yere çekebileceğin bir kural var ve ilgili moderatör bu kuralı kafasına göre eğip büküp kullanıyordu.

Şöyle birkaç örneğim var; bir duyurunun başlığında SWIFT kısaltmasını büyük harflerle yazdığım için duyuruyu sildi (ya da başlığı değiştirdi tam hatırlamıyorum). Açıkladım, bu bir kısaltmadır, kısaltmalar Swift şeklinde yazılmaz, tümü büyük harflerle yazılır diye. Neymiş, kural varmış, büyük harflerle kelime yazamazmışım. Sonra bu kurala uymayan binlerce duyuru olduğunu fark edip onları ispiyonladım (çünkü çifte standarda tahammülüm yok). 5-6 taneden sonra mesaj geldi, ispiyonlamaya devam edersen uçururum diye tehdit etti :) Neden? Duyurunun fonksiyonunu kullanmak ne zamandan beri uçma sebebi oldu?

Biri soru sormuş "İstanbul'da metroya yakın ev önerir misiniz?" diye. "Hangi metroya?" diye konuyu netleştirmeye çalıştığım cevabım "Soruya cevap değil" gerekçesiyle silindi. Bu mu Google Adsense kuralı?

Neyse, artık o şekilde modere edilmediği için insan biraz daha az sinirleniyor burada.

Ben de bir süre girmemiştim 1-2 yıl kadar. Şimdi eskisi kadar olmasa da arada bakıyorum, soru cevaplıyorum. @der meister'in dediği gibi birkaç troll'ü görmezden gelirsen fena değil.
+3
himmet dayi
(27.10.25)
Valla ben de daha cok girmeye calisiyorum. Yeni özellikleri cok uzun zaman bekledik. Cok güzel olmus her sey.
0
c1b2k3
(27.10.25)
Himmet dayı çok güzel açıklamış. Duyuru çok daha popüler olacakken belki ekşi seviyesine çıkacakken böyle saçma standartlar ve moderasyon yüzünden güdük kaldı.
Ben de çoooook eski kullanıcılardanım. Defalarca yeni hesap aldık sildik filan.
0
yenibirgüzelnick
(27.10.25)
(3)

Yaramaz dişi yavru kör kedi

biseysorcaktim
3 ay kadar önce sokakta bulduk, gözleri iltihaplıydı. kardeşleri iriceydi ama bu zayıftı. yakalayıp veterinere götürdük. gözlerinin tamamen yok olduğunu öğrendik, evde bakım yaptık. sonra dışarı salmadık, evde yaşıyor. tahminimce 5 aylık kadar.bir tane daha kedi var evde. 7-8 yaşlarında. oldukça usl
3 ay kadar önce sokakta bulduk, gözleri iltihaplıydı. kardeşleri iriceydi ama bu zayıftı. yakalayıp veterinere götürdük. gözlerinin tamamen yok olduğunu öğrendik, evde bakım yaptık. sonra dışarı salmadık, evde yaşıyor. tahminimce 5 aylık kadar.

bir tane daha kedi var evde. 7-8 yaşlarında. oldukça uslu, sakin.
iyi arkadaş da oldular.

ancak bu yavru kör dişi kedi çok yaramaz, çok yaramaz.

sürekli temas istiyor. öbür kediyi taciz ediyor. hayvana bir dakika rahat vermiyor. çok kıskanç. diğerini okşasam hemen geliyor kucağıma çıkıyor. otururken ayrı temas, yatarken ayrı temas.

gece uyutmuyor. başka odaya koysam ilgi istiyor. ilgi istemese yaramazlık yapıyor. sevimli ve mutlu. yaramazlık derken çiçekleri devirmesi dışında ciddi bir problemi yok. diğer kedi ile tartışmaları da oyun kapsamında, yara-berelik bir durum yok. oyun oynuyor, perdelere asılıyor, mobilyaları tırmalıyor, ne bulsa yemeye kalkıyor. yaramazlık dediğim kedi sevimlilikleri. tabi geceleyin ayaklarımı ısırması, üzerimi tırmalama tahtası gibi kullanması ayrı boyut.

bu hayvan biraz daha büyüyünce bu yaramazlığı ve ilgi isteği azalır mı? zamanı gelince kısırlaştırılacak.
0
biseysorcaktim
(26.10.25)
en az 1 yaşına kadar böyle kuduruk bir şekilde takılır. sonra yavaş yavaş sakinleşir.

benim 2 kuzum 5 yaşındalar ama hala arada bir kuduruyorlar.
+1
art cat chocolate
(26.10.25)
Normal. Bizimki 1.5 yaşında duruldu. Üstelik çok hırçın bir kediydi. Tam bir minnoş oldu.
+1
gnosis
(26.10.25)
Büyüyünce geçer :)
0
yenibirgüzelnick
(26.10.25)
(17)

Babanızın bir lafı var mı?

michael_knight
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı?Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
Babanızın, size söylediği, aklınızda kalan böyle slogan gibi ibret alınacak hikaye gibi bir lafı var mı?
Baba veya anne olsanız sizin lafınız ne olurdu?
0
michael_knight
(26.10.25)
“Gelir gelmez huzurumuzu kaçırdın” demişti bir kez.
0
mutekebbir
(26.10.25)
"Şimdi taksi tutalım, 250 milyon verelim." Acil veya maddi bir şey istediğinde verdiği sarkastik cevap.
"Dünya üzerinde benden daha çok kitap okuyan kimse yoktur. Dünya'da benden daha bilgili kimse yoktur. Her şeyin en iyisini ben bilirim." Herhangi bir tartışmada sığındığı laflar.
nursuz pç
0
gabe h coud
(26.10.25)
rahmetlinin ısrarla yanlış telaffuz ettiği kelimeler.
çok fazla vardı hepsini yazamam da "barbüke"nin yeri ayrıdır.
+3
late viper
(26.10.25)
Babam: Kırk kere ölç, bir kere biç.
Sırrınızı hanımınız dahil kimseye söylemeyin.
Bu da geçer, her şey geçiyor.
Parasızlığınızı kimseye belli etmeyin, millet durumunuzu hep iyi bilsin. Yoksa yardımcı olmazlar.

Babaannem: Elalemi eşek yapıp üstüne bineceğine it yapıp kendine saldırtıyorsun.

Annem: Evladım hiçbir arkadaşınla yarışma, güreşe tutuşma, gururunu kırma. Kaybeder, gurur yapar. Yüzüne güler, arkandan kin tutar, zarar verir.

Dedem: Kalın ki göresiniz...
Sizin aranıza düşeceğime moskofun (bazen 'urusun' ) eline esir düşeydim... (İstiklâl gazisiydi)

Halam: Her yanlış birer nakış. (Bir yanlış bir nakış)

Ben (Evlatlarıma): En çirkin hakikat en güzel yalandan iyidir.
Güveni hiçbir parayla elde edemezsiniz.
Yitireceğiniz en değerli varlığınız imanınız, gırtlağınıza kadar günaha batsanız bile rabbinizden yüz çevirmeyin.
Merak etmeyenden bir halt olmaz.
+3
yadigar
(26.10.25)
Ne guzel duyuru olmus. Bissuru var denk geldikce not aliyorum farkli olanlari xd

Ama en boyle yasam mottosu tarzinda ve benim yasamima da etkisi olan "kimseye gebe kalamam" sık duyulur ;)
0
abuzer
(26.10.25)
En aklımda kalanı küfürlü buraya yazamam
0
basond
(26.10.25)
En sevdiğim anneanne sözüm: her zaman en önde koşan atın peşinde olacaksın. Siyaset tartışması sırasında söylemişti anlarsınız kimi kastettiğini ahahahahha.


Avkurma bilmeyen köpek kurdu kapıya getirir.
Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.
İmam osurursa cemaat sıçar.
Acıma acınacak hale düşersin.
Kimseye çok yüz verme.
Dayak bulunca kaç, yemek bulunca ye.
Babamın sözleri bunlar daha var da hatırlayamadım şimdi.

Babamdan Tavsiyeler de var,
Her zaman dönüş paranı ayır, geri kalanı harca.
Kakanı yaptıktan sonra bile kontrol et, evden çıkarken her şeyimi kontrol etmem gerektiği için söylenen bir söz.
Bir şeyi sakatlıktan kırdım mesela yanlışlıkla oldu bilerek yapmadım dedim, Bilerek yapmadım deme zaten hiçbir şey bilerek yapılmaz dikkatli ol.

Vs vs aklıma bunlar geldi şimdi

Benim sözlerimse şu:
Maç 90 dakika artı uzatmalar var daha hiçbir şey bitmedi.
Her zaman bir çıkış kapısı vardır. Onu bul.
Her şerde bir hayır vardır.
İnsan doğası kötüdür, herkes kişisel çıkarları peşindedir kimseye güvenme.
Ben iyi bir insan olduğumu söylemem ama kendine ben iyi bir insanım diyen herkesten iyiyimdir.
+1
Hallegadola
(26.10.25)
Babamın küfürü var. Ciğerini .... çocuğu.
Anamında her yerde reklamı var büyük oğlum bahisçi küçük oğlum pavyoncu diye.
Şu an babayım ama nasihat vericek insanın bir yeterliliği ve zorluğu aşması gerektiğini düşünüyorum. Bizim y kuşağı genelde zorlandığında ana baba yardım etti, apartman dairelerine doğduk. Analarımız babalarımız 0 dan geldi onlarınki nasihat bizimki boş laf olur. Şu an bir babayım çocuğuma nasihatım mutlu olacağı ve seveceği işi yapması.
+2
mikahakkinen
(26.10.25)
dedemden: "sıçan sidiğinin bile değirmene faydası vardır."
bizi ufak tefek işleri yapmaya motive ederken kullanırdı.
+2
hrskrs
(26.10.25)
“Kuzular koyunları emer”
Kendisine çocukları tarafından hediye alındığında ya da para maddi bir şey verilmek istendiğinde söyler. Biz vermeliyiz siz değil anlamında.

“Düven öküzünün ağzı bağlanmaz”
İş yaptırdığın insana karşı cimrilik yapma manasında.

Çok eli açık bir insandır kendisi de canım babam.
+1
yenibirgüzelnick
(26.10.25)
''Akıllı hesabını yapana kadar deli suyu geçer.''

Babaannemin lafıdır. Ne zaman tereddütte kalsam uygularım. Pişman etmedi.
+1
yurtsuz john
(26.10.25)
"Gün geçer kin geçer"

Çoğu yerde işime yarıyor.

Benim kendi lafım var, "temizlik olmadan temizlik olmaz" hani kirli malzemeyle kirli yer temizlenmez anlamında. Bunu hem somut hem soyut anlamlarda kullanırım. Ama anne değilim ve olmayacağım 🙂
+1
muhayyer divan
(26.10.25)
kışın araba dinlenmez.

arabadan gelen takır tukur seslerin sebebini düşünüp araştırırken böyle bir şey demişti ve mevzuyu kapatmıştım.
+1
eisberg
(26.10.25)
dik dur dik otur. zamanında dinlemedim şimdi acısını çekiyorum.
0
inheritance
(26.10.25)
hahaha şahane duyuru.

rahmetliyle aramız pek iyi değildi, öyle hayat dersi vermişliği yoktur en azından bilinçli olarak ama bir keresinde "lord musun pezevenk, sen ara" demişti asla unutmuyorum.

lisedeyim, yaz tatili. bilgisayar başında pinekliyordum. hiç huyu değildir ama yanıma gelip niye bilgisayarda oturduğumu, dışarı çıkmadığımı sormuştu. ben de sitem edip "bütün arkadaşlar yazlıkta baba ya, buralarda olan varsa da kimse arayıp gel bir şeyler yapalım demiyor ki" demiştim.

inisiyatif almaktan çekinen bir çocuktum, şimdi bile insanlara rahatsızlık vereceğimi düşünürüm ve kimseye yazıp çizmeyi sevmem ama babamın bu lafı çok hoşuma gitmişti. o yüzden artık bir şey istersem, birileriyle görüşmek istersem vs. karşıdan beklemeyip ben iletişim kurmaya çalışıyorum. olmazsa yine olmaz ama kendim çaba göstermiş oluyorum en azından.

babam bu lafı söyleyene kadar yaptığımda hiçbir yanlışlık görmemiştim bile. bir şeyler olacaksa ben otururken onun gelmesi, beni bulması lazımdı. tek cümleyle hayata bakış açımı değiştirmişti filozof.

bir de favori lafıdır sadece bana değil herkese "analitik düşünemiyosun" diye kızardı. analitik ne demek diye sorsan bilmez.
+1
der meister
(26.10.25)
göt öpmekle ağız kirlenmez :')
+1
since1907
(26.10.25)
$api kaynatsan olur mu seker
cinsine yandigim (sictigim) cinsine ceker
0
cooperr
(26.10.25)
(10)

partnerinizle yeniden tanışmış olsanız ve o boşanmış ama çocuklu olsa

baldan kaymak
yine de onunla birlikte olmayı düşünür müydünüz?
yine de onunla birlikte olmayı düşünür müydünüz?
-4
baldan kaymak
(22.10.25)
İstemezdim. Ergenleşme sürecinde öz anne babasına bile tahammül ve tolerans konusunda sıkıntı yaşayan çocuk seni çok da mutlu etmeyecektir.

Ayrıca ayrılmış ebevenler çocuk için bir şekilde iletişimlerini sürdürmek zorundalar. Yaşamak zaten yeterince zorken niye böyle bir derde de katlanayım?
+2
Mirket
(22.10.25)
asla.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(22.10.25)
çocuk ossuruk gibidir sadece kendininkine katlanırsın.
+2
mikahakkinen
(22.10.25)
çocuk olması benim için red flag. olmazdı.
0
elektr10
(22.10.25)
evli çocukluyum, bekarken çocuklu adama çok aşık bile olsam asssla olmazdı.

şimdi de boşanmış olsam çocuksuz biriyle asssla olmaz. öyle bir denklem yani :D
0
yenibirgüzelnick
(22.10.25)
çocuk çok büyük değilse olabilirdi diyorum.
0
Improbable
(22.10.25)
Hayır tabii ki
0
arbre
(22.10.25)
ben çok yakın çevremde böyle bir kaç evli çift gördüm. kimisi çok mutlu mesut yaşayabiliyor ama kimisi hep çocuk yüzünden kavga ediyor. senin çocuğun şöyle senin çocuğun böyle vb. dönüp baktığında aslında çocuğun çocuk olmaktan başka hiç bişey yapmadığını ama erkek adamın bir sebebpten içten içe bu durumu sindiremediğini görüyorsun. kaldı ki çok sever o çocuğu mesela küçüklükten beri. yani biraz olay sende bitiyor.

bu yukarıda verdiğim örnek kadın ve erkek tarafının ikinci evliliği, zaten çocukluktan arkadaşlar, 2019dan beri evliler. bu zamandan beri kadın , erkek ve kadının çocuğu aynı evde yaşıyolar. çocuk ergenliğe girmeye başladığından beri erkek olan çeşitli triplere giriyor. kaldı ki çocuk çok uyumlu süper bişey.
0
Fodera
(22.10.25)
Pek mantikli bir hareket degil, yapmam demiyorum ama baskasinin cocugunu benimsemek cok zor diye dusunuyorum. Ozellikle erkek tarafiysan ve cocuk da erkekse, muhtemelen oncesinde simartilmis olacak bir miktar, bazi kararlari bile aliyor olacak vs. yeni iktidar ortagini cok iyi karsilamayabilir. Ergenlik konusu da belirtilmis, yetistirilme sekliyle de alakali ama kendi babasina soven sayan hakaret edenler bile var. Uvey evladin agresifligini kim ne kadar cekebilir?
0
mbond
(22.10.25)
şu anki yaşında istemezdim ama yaşım ileri ise değişir.

mesela ben 45 yaşındaysam, kendi yaşlarımda 45-50 aralığında biri ile 2.evliliğimi yapacaksam o yaşta çocuksuz birini bulmam zor olduğu için kabul ederdim.

bir akrabam 41 yaşında 2.evliliğini yaptı, eşi 50 yaşında falandı diye biliyorum ve üniversiteye giden kızı vardı. bunu kabul etti doğal olarak.
+1
Sadece soruyorum
(22.10.25)
(17)

Bakıcıyı göndereyim mi?

rayde
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın beğenmedi. İşte 22 günden hesaplaman lazımdı da ben 9 gün geldim ona göre vermen lazım diye söylendi biraz. Halbuki 22 günden hesaplarsam 7 gün geldi bu sefer 7 günlük vermem lazım. Neyse baya bi karşılıklı konuştuk tartışma olmadı ama sonuçta hesabı yanlış. Onun hesabıyla maaş verirsem 9 gün için yarım ay maaşına denk geliyor.

Daha sonra eşiyle telefonda konuşurken annem duymuş "alamıyosak madem bu ay da avokado yemeyiveririz" falan demiş. Sabah kahvaltıda avokado yedirmiştim çocuğa onda mı gözü kaldı öylesine mi söyledi anlamadım.
Bir de sürekli önceki işverenim kutu kutu sevdiğim çikolatadan alırdı, vay efendim yol parasını bazen bin lira fazla verirdi e bu fazla derdim olsun derlerdi gibi şeyler anlatıp duruyor. Ay ödemelerim var, kızımın yurt taksidi var, borçlarım var diye aralara da serpiştiriyor.

Bu konular beni çok rahatsız etti. Yolun başındayken baybay mı desem acaba? Henüz işe başlamadım başlamama 3 hafta var başka birini bulurum belki :/
En başta anlaşırken pazarlık bile etmedim ne maaş ne yol istediyse tamam dedik.

Her sabah kahvaltı sofrası öğle yemeği hazırlayıp koyuyorum aslında o yapacak diye anlaşmıştık ama henüz çalışmadığım için ben yapıyorum. Yine çalışmıyorum diye çocuk uyuyosa erken çık sorun olmaz falan diyorum. Yüz mü verdim noldu?
0
rayde
(02.10.25)
evet uğraşılmaz. kov gitsin.
0
jelly bear
(02.10.25)
yolla gitsin şimdi sorun cıkaran ilerde daha cok sorun cıkarır
0
koela
(02.10.25)
yol verin bence de uzun süreli bir ilişki olmayacak gibi görünüyor. hesabı yanlış bu arada. anlaştığınız maaş/30*9 olması doğru.

siz işe başladıktan sonra anlaşmazlıklar büyürse o zaman daha çok sıkıntı olur. ayrıca eski iş yeri bu kadar iyiyse çıkmasaymış :)
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
Bu tip isleri yapanların kafasi basmiyor. O yüzden işinden memnunsaniz konuşun, anlatın, orta yolu bulun.

Bunlar beni tutuyorsa para bok
Yolu da isteyem nolcak ki, önceki vermedi belki bu verir
Cukulat pizza vs isteyeyim alirlar onlara koymaz
Masraflarimi soyleyem acıyıp para versinler para coktur

Mesela sizin maas hesabiniz daha cok para veriyor olsaydi hep oyle hesaplardi. Hakkaniyet yok cogunda. Ama yuzde 99unun matematigi yok. Mesela ayin 5 maas diyorsun. Ayin 5inde 5 gunluk para eksik yatti diyorlar...

Ne kadar güzellik yaparsan o kadar iyi, sonucta cocuk emanet. Ama hepsi gorev olacak bir yerden sonra. Memnunsan konus duzelt degilsen next
0
Shepard
(02.10.25)
Şu tarafı var bence, eğer o 9 gün tartışması uzlaşmayla sonuclansaymis bir bakilabilirmis de, o kendini haklı gördüğü halde istediğini alamamis. Telefon konuşması buna işaret etmiyor olsa bile, gözü kalabilir evet ve çocukla ilgilenen biri sozkonusu olunca riske girmeye değmez.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
Duyuruda bakıcıdan benim kadar çeken yoktur. :D

Ben böyle şeylerde hep fazladan verme taraftarıyım, sonuçta çocuğuna bakıyor yani çikolata da alınır yol parası ekstra da verilir sorun etmem ama bunu dile getirip durması yüzsüzlük yapması çok itici.

Ayıptır sorması ne kadar veriyorsunuz?
0
yenibirgüzelnick
(02.10.25)
40+yol+ sigorta seklinde veriyoruz.

Ya yaptigi isten memnun kalsam soyle uc bes ay gecse mesela hem guzel zam yaparim hem arada biseyler veririm bayramlarda seyranlarda sonucta cocugu emanet ediyoruz ama ise girer girmez olunca bilemedim.
Referanslari da iyiydi hatta tanidik referans da var. O sebeple kafam karisti baska birini arama konusunda.
0
🌸rayde
(02.10.25)
o iş daha iyiye gitmez. konu sadece para mevzsusu değil. etrafında sürekli negatif, talepkar ve dırdırcı bir insan olması senin hayat kaliteni de etkiler.

hiç uzatmaya gerek yok.
0
orpheus
(02.10.25)
bu tiple uğraşılmaz gerçekten, bulmak çok zor değilse böyle kıyaslama yapan sürekli fazla para isteyenle çalışmamanı tavsiye ederim çünlü isteklerinin sonu gelmiyor, izinde de para istemeye başlıyorlar sonra evden yemek götürme isteği geliyor sonra kızıma şunu alırmısın diyor.. diyorda diyor.

lütfen onun yükümlü olduğu hiç birşeyi yapma ve görevini hatırlatmaktan çekinme. iş veren gibi davran arkadaş gibi değil yolun başındayken böyle davranırsan sonrasında üzülmezsin
0
eja
(02.10.25)
sigorta ödediginiz icin 30 gün bazindan hesaplamaniz normal. sigortali calisan bu, gündelikci ya da parca basi is yapan birisi degil. siz sigortasini sonucta cumartesi pazar icin de yatiriyorsunuz. sigortayi yatirirken 30 günden, maasi alirken 22 günden, yok ya!
kadin haksiz. ugrasamam diyorsaniz yol verin gitsin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.10.25)
sadece sunu demek icin yaziyorum, bu onceki isverenin alip verdikleri, ekstra paralar falan filan, bunu annemin 20 yillik temizlikci kadini da yapiyor inanin, yani sorsaniz annem disinda herkes birlik olmus kadina binlerce lira veriyorlar ekstradan ve bu hep boyleydi. annem hic takmaz, aa ne guzel diyip gecer. zira hem verebilecek durumu yok emekli zaten hem de sonu yok yani, elbette bayramda seyranda unutmayiz, aile gibi olduk artik ama muhtemelen digerlerine de annem icin ayni hikayeyi anlatiyor. kendisinin de de inekleri, tavuklari, ekstra evi tarlasi, her cocugunun birer evi filan var yani. herkes bir turlu oluyor iste, aliskanlik mi diyeyim, ne koparirsam mi diyeyim. en azindan bu konuya sanirim fazla takilmamak gerekiyor.
0
kassiopeia
(02.10.25)
Kesin @yenibirguzelnick bacım sormuştur diyerek tıkladım ama ters köşe oldum:p

Neyse soruya cevap: bakıcı bulmak kolay değil. Referansı da varmış, biraz beklentileriniz hakkında konuşun bir de "şartlar ve haklar bunlar" diyerek sınır çizin net olun diyorum. Bir süre deneyin öyle karar verin. isterseniz bir yandan başka bir bakıcı daha bulmaya çalışırsınız. Önemli olan çocuğa nasıl baktığı
0
kullanicadi
(02.10.25)
söz konuus bebek. uzatmadan yol verin lütfen.
0
summerjam0306
(02.10.25)
orpheus +1

dırdırcı ve kıyaslayan birine iş vermek istemem, çocuğuma bakması için evime ücretsiz almam. çocuğun yediği avokadoda bile gözü kalmışsa korkarım.
0
deartheodosia
(02.10.25)
Çok yüz vermişsin. Hem pazarlık yapma hem de onun iş tanımı olan şeyi sen yap, elbette yüz bulur, biraz da yapı olarak fazla bencil biriyse tamam. Bence sal gitsin. Gider birisi gelir daha iyisi.
0
muhayyer divan
(02.10.25)
6 bakıcı değiştirmiş biri olarak fazla yüz vermişsiniz diyebilirim. En baştan en ince detayına kadar konuşulması gerekirdi. Bu kişiler rahatlıkla iş değiştirebiliyorlar ve benim gördüklerimde en azından çok iş ahlakı olmadığından önceden haber verme gibi huyları da yok. ben bugün bırakıyorum deyip gidebilirler. çocuğu emanet ettiğiniz için hoş tutmaya çalışırsınız ancak tepenize çıkma potansiyelleri yüksek olur genellikle.
içiniz rahat değilse çok alışmadan teşekkür edilip başka birine bakılabilir. Tabi bakıcı bulma işi kolay değil ama içinize sinmesi gerekir.
0
ucurulmamak umidiyle
(02.10.25)
öncelikle kızınızın ömrü anasıyla babasıyla mutlu huzurlu sağlıklı uzun olsun.

işin doğası gereği, moral motivasyonu yukarıda tutmak için işveren ne kadar sert olması gerektiğini, ne kadar müsamaha göstermesi gerektiğini çoğunlukla ayarlayamıyor. bakıcılar da bu iyi niyeti suistimal edebiliyor. hatalı olduğunuzu söylemek mümkün değil.

şunu unutmamak lazım. bu sonuçta bir iş sözleşmesi. bakıcı sizin için bir şey yapıyor, siz de para veriyorsunuz. biraz kurallı olmakta fayda var. bu bakıcı ile ya da başka bir bakıcı ile her şeyi önceden konuşun. çok taviz vermeyin. hatta siz taviz / yüz verdikçe tepenize çıkacağını unutmayın.

biz her ayın son günü para veriyoruz. çok fazla hesap kitap yapmaya gerek yok 9/30 ya da 7/22 verin geçin. pazarlık vs en baştan yapın. insan yavaş yavaş öğreniyor. hiç hediye, çikolata vs kulak asmayın. isterseniz verirsiniz. ekstra para vermenize gerek yok.

ama baybay demek için de, kızınıza nasıl davrandığına, nasıl baktığına bir bakın. eğer iyi bakıyorsa, saydığınız dertlerin, soru işaretlerinin hepsini zaman içinde çözersiniz. işini iyi yapan bakıcı bulmak kolay değil.
0
co2s2
(02.10.25)
(32)

Anneniz eve çocuğa bakmaya geliyor, eşiniz şu cümleyi kuruyor ne dersiniz?

mahmuttt
Önceden eşiniz (kadın) gribal hasta. çocuğuna da hastalığa bulaştırmış sonra size de bulaştırıyor ve ailece hasta oluyorsunuz. Sonra çocuktan bakıcı olan babaanneye hastalık geçiyor babaanne sabah kalktığında durumu fark ediyor, ve size geliyor. her zamanki gibi çocuğa bakmak için. Sabah siz de karı
Önceden eşiniz (kadın) gribal hasta. çocuğuna da hastalığa bulaştırmış sonra size de bulaştırıyor ve ailece hasta oluyorsunuz. Sonra çocuktan bakıcı olan babaanneye hastalık geçiyor babaanne sabah kalktığında durumu fark ediyor, ve size geliyor. her zamanki gibi çocuğa bakmak için.

Sabah siz de karı koca iş için evden çıkarken eşiniz annenize gayet normal sakin bir ton üslupla diyor ki:

“ Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta (hastalık bulaşmasın vs kastederek) sonra sen de yorulmazdın ”

Bu cümle normal bir cümle mi? 65 yaş üstü evdekilerden dolayı grip bulaşmış yine de sabah gelip torununa bakmaya gelen bir kadına sabah çocuğu teslim ederken söylenecek bir cümle mi sizce tamamen objektif fikrinizi ve yorumlarınızı merak ediyorum.

ve bu cümle karşısında annem kırılarak gideyim o zaman ben diyor.


Çok teşekkürler.
0
mahmuttt
(25.09.25)
ben er kişiyim. eşiniz gayet normal bir cümle kurmuş. annenizin hastalığını fark ettikten sonra sizi arayıp gelmiyim çocuğu hasta ederim demeliydi. 65 yaş üstü insanlardan artık çok sıkıldım, hepsi çocuk gibi. anam babam kaynanam kayınpederim sürekli salak salak işler yapıyorlar. bir tane de tepemizde var 20 senedir anamızı ağlattı.
0
mikahakkinen
(25.09.25)
@mikahakkinen Hocam yanlış anlama ama eşin senin yanında annene keşke söyleseydin çocuğu başkasına bırakırdık bu da çocuk sonuçta Diyerek Suçlu hissettirecek şekilde cümle kuruyorsa bir de kadincagiz hastalığı eşinden kapmış yani ona rağmen sabahın köründe gelip çocuğa bakmaya geliyor. Bir erkek, bir oğul da orada Eşinin bu cümlesinden rahatsızlık duymuyorsa hanımcıdan çok hanım olmuştur bence.
0
🌸mahmuttt
(25.09.25)
yorumlar kafayı kıracak cinsten maalesef. Noktasız virgülsüz haksız eşiniz. Ayıp ya kadının ne mecburiyeti var çocuklara bakmaya yaşlı kadın kendinden vererek yapıyor bunu çok zor bir şey çocuk bakmak o yaşta. Ayriyeten ilk bulaştıran da kendisi. Anenniz bir daha gelmesin kendisi baksın o halde.
0
biravekahve
(25.09.25)
Burada çoğunlukla hayatı sadece kedi bakmak olan insanlar var. O yüzden sağlıklı yorum beklemek yanlış olur bu arkadaşlardan.
Anneniz sizin sorumluluğunuzda olan çocuğunuz için zahmet edip geliyor, ne olursa olsun insan bu şekilde bir yaklaşımda bulunmaz. Bir sözü söylemenin 40 yolu vardır. Eminim ki eşiniz bunu sakin bir tonla söylemiş ise de pek iyi niyetle söylediğini düşünmüyorum. “E bu da çocuk sınıfta” bu söz iyi niyetle söylenen bir şey değil… karşındaki kadın aptal mı? Bilmiyor mu neyin ne olduğunu da sanki çocuğuymuş gibi insanı kırıcı ve rencide edici şekilde konuşuyor.

Sakin konuşması önemli değil ki kadınlar çok iyi bir manipulasyon ustası. Sakin sakin giydirir lafi. O yüzden annenize de söyleyin bir daha gelip emek vermesin. Değmez çünkü, gerçekten kıymet bilinmiyor. Yazık kadına.
0
dedeminhirkasi
(25.09.25)
hastalığı yayan eşiniz. bir de utanmadan annenizi suçluyor. eşiniz haksız.
0
archmeister8
(25.09.25)
bu cümle aklıma gelse bile söyleyemzdim sanırım. eğer kayınvalideme böyle bir şey söylesem kendi annem gelir beni döverdi.

bağışıklık geliştirmiştir zaten tekrar aynı hastalığı geçireceğini düşünmüyorum bebeğin.

eşiniz haksız üzgünüm
0
Hallegadola
(25.09.25)
İkisi de haklı ikisi de haksız.
Annen hasta hasta çocuğa bakmaya gelmemeliydi en azından hastayım diye haber vermeliydi. Çocuğa tekrar bulaşabilir.
Karın da annen gelse bile bir şey söylememeli kadın gelmiş artık sonuçta. Bir de sizin çocuğunuza bakmaya geliyor.
İkisi de haksız ya. Bu yüzden çocuğuma bakıcı bakıyor işte kaynanaya baktırınca sorun oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(25.09.25)
@mahmutt görüş sormuşsun cevap vermişim. sana katılmak zorunda mıyım? neden beni yargılayıp hanımcı diyorsun? altına not olarak sadece benim görüşüme katılanlar yazsın diye not düş seni haksız bulanlar yazmasın. ayrıca hanımcı falan değilim. eğer çocuk hastalık kapacaksa anamı da kırarım eşimi de. artık toplum olarak şu duygusallığı bırakalım. analarımız alınacaksa alınsın gençler, olay eşinizi korumak değil. türk toplumunda analar oğullarının bir aile kurduğunu ve farklı bir birey olduğunu anlayamıyor. benim yorumlarım hoşuna gitmediyse benim hanımcılığıma değil kendi ana kuzuluğuna bak. hiç bir şey küçük bir çocuğun ateşlenip rahatsızlanmasından önemli değil. benim için.
+1
mikahakkinen
(25.09.25)
biravekahve & archmeister8 +1

tamamen bu. üstüne bir şey söylenmez.
0
MtKrt
(25.09.25)
Gelinin kaynanaya bu söylediği laf pek masum degil. Ancak bence bir erkek gelin kaynana arasındaki her lafa karışmamali. Senin eşin ve annen arasında artık her ne sorun varsa senin bu işin altından kalkacak bir olgunlukta olduğunu zannetmiyorum.

Ayrıca soru sormuşsun, cevap veren ilk adamın verdiği cevap senin düşündüğünden farklı diye bir de ona sataşıyorsun.
Öyle yapacaksan baştan söyle "sadece bu şekil düşünenler cevap versin" diye
0
abelardo
(25.09.25)
eşiniz saçmalamış. hem kendisinden bulaşıyor hem de bunu söylüyor. öteki türlü olsa yani anneniz başka yerden taşıyıp gelse anlaşılır ama bu olmamış.
0
elektr10
(25.09.25)
İkinci cevaptan aslında milletin görüşünü merak etmediğin, kendi fikrine katılacak fikir ortakları aradığın anlaşılıyor. Aksi yönde fikir veren birine de aklın sıra hakaret ediyorsun (hanımcıdan çok hanım olmuştur). Yani o da hakaret değil de işte (kadın olmak niye hakaret olsun), neyse.

Evet, eşin annene ayıp etmiş. Umarım mutlusundur bunu duyduğun için.
0
himmet dayi
(25.09.25)
kadının kurduğu cümlede bi anormallik göremedim. annenin kırılası gelmiş.
0
elorelia
(25.09.25)
Bu duyuruya @dedemin dediği gibi kedici kadınlar toplanır birazdan…
@dedem ve Mahmut +10
0
tahirkemalbozoglu
(25.09.25)
ne dediğinden çok nasıl dediği de önemli. yanlış üslup doğru sözün celladıdır.
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(25.09.25)
gayet normal bir cümle. bunu bu kadar büyütmek çok ama çok gereksiz.
0
biergarten
(25.09.25)
Eşin çocuk için endişelenmis. Anan çocuğu düşünüyorum derken çocuğun sağlığını değil yemesini, bokunu temizlemesini düşünmüş. Eşin çocuğa hastalik gecirdi diye bir sey yok cahil misin nesin? Ayni evdesiniz ne bekliyonuz? Cocunna sonra banna bulastiriyor demissin... Karantina odaniz vardi da karin bu odadan kacip yuzunuze mu tükürdü hasta olun diye? Eşin hakli, evin erkegi ana kuzusu ezik gibi davraniyor. Anan alingan. Çocuğu düşündüğü yok. Çocuğun sağlığı büyüktür yemesi icmesi tuvaletinin temizlenmesinden.
+1
Shepard
(25.09.25)
yanıtları okumadım, nazik bir şekilde konuşmuş eşiniz ve hiç sorun yok söylediğinde.
0
deartheodosia
(25.09.25)
yanıtları şimdi okudum, inanılmaz cidden. benim anladığım yorulmasını istememiş annenizin ve kibarca keşke siz de dinlenseydiniz, yorulmazdınız anlamı oldu.
+1
deartheodosia
(25.09.25)
Bunları evlenmeden önce düşünmek, gözlemlemek lazımdı. Hatta kendisinden hoşlanmadan önce. Yoksa sırf güzellikse kriter ohoooo neler var. Ama aile kurmak için kişinin değer yargılarını gözlemlemek lazım, benim kurmak istediğim aile yapısına uygun bir kişiliğe sahip mi değil mi diye düşünmek lazım. Lazım da lazım. Çok kıllı tüylü işler ya. Yaşasın bekarlık.
0
Batuhanolabilir
(25.09.25)
Bence eşin bebek için endişelenerek anne içgüdüsü ile söylemiş, senin kendini annenin yerine koyup fazla empati yapıp annen adına eşinle tartışman doğru değil. Bence eşine "sen anneme ayıp ettin" diye yüklenmen doğru değil, o da bir anne sonuçta. Senin annen de keşke haber verseydi çünkü kendisine de yazık, hasta hasta nasıl çocukla uğraşcak. Ama bu hikayede kimsenin kötü niyetli olmadığı belli.

Yorumlarda millete hanımcı/hanım diye hakaret etmen zaten senin eşine karşı nazik olmayan biri olduğunu gösteriyor. Biz sana ne desek boş. Burda sana eşin şöyle haksız böyle haksız diyenler olmuş, bu sana ne kazandırıyor ki? Evlilik haklı-haksız davası ile yürümüyor bence.
0
Sadece soruyorum
(25.09.25)
İyi niyetli söylediğini düşünmüyorum. Sadece çocuğa hastalık bulaştıracaksın diyemediği için sen de yorulmazdın kısmını ekliyor. Hata eşinle sende. Evde hasta varken +65 kadını çocuğa baktırmak için çağırmışsınız. Hastalığın babaanneye bulaşması sorun değilken çocuğuna bulaşması sorun olmuş. Çocuk da yaşlı da hastalıklara karşı korunmalı.
+1
boyalı kuş
(25.09.25)
çocuğa zaten bulaşmışsa neden bir daha çocuğa hastalık bulaşmasın diyor? acaba burayı yanlış mı aktardın?

çocuk hasta değilse ve annen hasta hasta geldiyse kusura bakma eşin haklı. kimse canından bir parçanın zarar görmesini istemez ve gerekirse başkalarını da kırar. ki kırıcı da davranmadı diyorsun.

çocuk hali hazırda hasta ise haksız, durduk yere çatası ve durumdan kendine hak çıkarası gelmiş. daha ne hasta olacak zaten, olmuş olan. okları annene çekmeye çalışmış gibi. hele bir de kendisinden bulaşmışsa.
0
nolmus yani
(25.09.25)
Eşin haklı, annen tipik türk yaşlısı, sen haksızsın.

Annene haksızlık bulamıyorum çünkü kendi gördüğü o yani gençliğinden beri. Gereksiz ve muhtemelen bilinçdışı bir altruistik şov yapmaya çalıştığı. Yani bilerek şov yapmıyor ama yetiştiği dönem itibariyle "Bakın hasta hasta çocuğa bakmaya geldim" bir güç gösterisi. Eşiniz haklı bir şekilde bunu engelleyince de kırılmış. Sen de burda ataerkil düzeni temsilen bulunan ve haksız olan tarafsın.

Çocuk iyileşmiş de olsa, şu an hasta da olsa viral yük sebebiyle annenin uzak durması gerekir. Eşini haksız bulanlar şaşırtmadı zaten.

Not: Erkeğim, hanımcıyım, bunun utanılacak bir durum olduğunu düşünmüyorum.
+2
nundu
(25.09.25)
öncelikle "Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta (hastalık bulaşmasın vs kastederek) sonra sen de yorulmazdın" cümlesindeki parantez içi sizin kendi yorumunuz.

esasında cümle şu şekilde: "Anne Keşke söyleseydin başka birini bulur bulurduk çocuğu ablama bırakırdık, hani bu da çocuk sonuçta sonra sen de yorulmazdın"
burada eşiniz "çocuk sonuçta" diyerek çocuğun karşısındakinin hasta olup olmadığına bakmaksızın merhamet etmeyeceğini ve hareketliliğine, koşturmasına, oyun oynamasına devam edeceğini kastetmiş olamaz mı?

ikinci olarak anneniz ve eşiniz yetişkin insanlar. ikisinin iletişim kurmak için size ihtiyacı yok. bu iletişimdeki üçüncü kişi olarak kendi kendinize rol biçmeyin. başkası adına konuşmayın, "bir erkek, bir oğul" olarak laf taşımayın. bırakın alınan alındıysa, alındığını ifade etsin. alınmasına sebep olan da ona göre tavır alsın.
0
tnz
(25.09.25)
eileengray +1

Shepard +1 (evet aynı evin içerisinde illaki bulaşır, bu bir suç değil)

mikahakkinen +1

deartheodosia +1

Sadece soruyorum +1

boyalı kuş +1

ay ne çok haklı var...

gayet normal bir cümle. gayet de kibarca söylemiş. alınmaya, kırılmaya, mağduriyet çıkarmaya yer arıyor bu erkek anaları.

eşinizden önce sizin söylemeniz lazımdı annenizi çok seviyorsanız. kaç yaşında kadın hasta hasta çocuk mu bakacak? utanmıyor musunuz bunu istemeye? hem çocuk için sorun hem de anneniz için.

eşiniz söyleyerek iyi etmiş. bir dahaki sefer hasta olduğunda gelmez. şimdi hastalık eşinizden bulaşmış olabilir ama yarın öbür gün anneniz başka yerden hastalık kapıp geldiğinde bu sefer o bulaştırmış olacak. hastayken hiçbir şekilde gelmemesi lazım. kimin bulaştırdığı önemli değil burada. çocuğu mümkün olduğunca korumanız lazım.

zeus bizi ana kuzusu erkeklerden korusun.
0
art cat chocolate
(25.09.25)
Bu cümleye kadın yazarlar normal , erkekler ise normal değil diyecektir.

Ben de normal olduğunu düşünmüyorum. Kırıcı şekilde söylenmese de babaanne hasta hasta gelmiş , gelir gelmez de bana göre söylenmesi hoş olmamış. Şöyle söylenebilirdi anne zahmet ettin keşke hastayım deseydin biz hallederdik, hasta hasta yorduk seni de şeklinde olabilirdi.Daha ilerisi sanki hoş olmamış. İşte çocuk da hasta vs.

Biraz bana kalırsa hesap sorma gibi olmuş.
0
drako
(25.09.25)
Tüm aileye grip bulaştıran kendisi iken, bence anneni bozmak için fırsat kollamış ve aradığı fırsat eline geçince yapıştırmış.
Annen bir daha çocuğa bakmaya gelmesin, karın da tüm maaşını bakıcıya verince aklı başına gelsin.
İyilikten maraz doğar.
0
dawsonscreek
(25.09.25)
Siz bu kadar elestirel yaklasacaginiz insanlarla niye evlenip bir de cocuk yapiyorsunuz? Kadin gayet normal bir sey soylemis.
0
ghilleinthemist
(25.09.25)
@tnz +1

Ben de okuduğumda "hasta hasta niye zahmet ettiniz, neticede çocuk bu, sizi yoracak" olarak anladım.

Ancak sonra yazdıklarını okuyunca eşinle bu konuda tartıştığını, hırsını alamayıp buraya olayı manipüle ederek yazdığını ve aklınca taraftar toplamaya çalıştığını anladım. Ne yapacaktın, verilen cevapları eşine gösterip "bak herkes seni haksız buldu" mu diyecektin. Böyle basit bir meseleyi bile çekişme haline getirip sosyal medyadan onay dilenmek, beklediği onay gelmeyince de agresifleşmek gerçekten acıklı bir durum.
+1
thracia
(25.09.25)
Çocuğa bakmaya gelen anneniz değil de bakıcı olsaydı, karınızı haklı bulacaktınız.
Çocuğa bakmaya gelen anneniz değil de bakıcı olsaydı, anneniz başka bir işe girişseydi (evi temizlemek gibi), karınızı haklı bulacaktınız.

Çocuğunuza artık lütfen kendiniz bakın ya da bakıcı tutun.
0
tiredofwaiting
(25.09.25)
eşiniz haksız. hastalık zaten sizden bulaşmış, kadıncağız hasta hasta gelmiş. muhtemelen çok da hasta değilmiş ki gelebilmiş. (ayakta atlatabilecek durumdaydı sanırım) bence yeniden bir bulaş olmazdı zaten herkes yeni atlatmış hastalığı. anneniz ben hastayım gelmeyim diyebilirdi ama dememiş. babaanne kırılmış. ben babaanneye üzüldüm şimdi.
0
exlibris
(25.09.25)
(10)

İçki bütün kötülüklerin anasıdır

sekizdokuzon
sözünün hadis olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum açıkçası, deyim & özdeyiş gibi bir şey sanıyordum. Günlük hayatta kullandığımız ve hadisi şerif olan başka ne var? Ona göre ayık olalım; kimsenin dinine, örfüne, ananesine bilmeden dil uzatmayalım.Teşekkürler.
sözünün hadis olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum açıkçası, deyim & özdeyiş gibi bir şey sanıyordum. Günlük hayatta kullandığımız ve hadisi şerif olan başka ne var? Ona göre ayık olalım; kimsenin dinine, örfüne, ananesine bilmeden dil uzatmayalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.09.25)
cennet annelerin ayagi altindadir, var. cokca tehlikeli unsur iceriyor.
0
gule gule
(24.09.25)
Ottur günahı yoktur diye bir laf duymuştum, ama dini temeli var mı kim soylemis bilmiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(24.09.25)
dindar psikopatiden kaçamazsın. bi şekilde linç edicek bir şey bulurlar.
0
potsdamer
(24.09.25)
Ben biliyordum. Sahih Buhari'yi okuyabilirsiniz.
0
Batuhanolabilir
(24.09.25)
Reis tahminen bu educatedear'in (Boğaç bilmemne) yaptığı "uzun adam" remix ini dinledi, cok kızdı kafası attı ve "tiz vurun kellesini" dedi :)

Savcılar da didik didik ettiler en sonunda böyle bir şey uydurdular.

Yani hadismis dini hassasiyetmis vs hikaye bence.
0
makbur
(24.09.25)
Ya az once dandik bi kokteyle verdigim paradan sonra ickinin kotulugun hem anasi hem babasi olduguna kanaat getirdim. Bu da benim ozlu sozum olsun. Hadis yok bende ama mesajim sana da ullassin:)
0
sey mi dostum
(24.09.25)
75cl Gordon's 1500 TL, içki değil mekancilik öldürür. Bu da benim özlü sözüm
0
🌸sekizdokuzon
(24.09.25)
Biliyordum. Senin bilmemen normal çünkü sen haber jargonunu da anlamıyordun.
0
yenibirgüzelnick
(25.09.25)
Ben bu lafın hadis olduğunu bilmiyordum. Güya din bilgim de fena değildir hani. Öyle çok duyduğumuz bir laf ki atasözü falan saniyordum
0
abelardo
(25.09.25)
evet biliyordum, yani kocaman tabelalara yazıyor yeşilay, okulda da öğretiyorlar haliyle
0
hoot
(27.09.25)
(7)

Mankenler niye gülmüyor?

yenibirgüzelnick
Siz de farketmişsinizdir mankenler poz verirken hep böyle kibirli, cool, soğuk bir hava ile fotoğraf çektiriyorlar. Arada nadiren gülerek poz vermiş olanlar var ama büyük çoğunluk suratsız diyebileceğimiz pozlar veriyor. Benim bir arkadaşım var o da hiç bir fotoda gülmez, gülümsemez bile yani güzel
Siz de farketmişsinizdir mankenler poz verirken hep böyle kibirli, cool, soğuk bir hava ile fotoğraf çektiriyorlar. Arada nadiren gülerek poz vermiş olanlar var ama büyük çoğunluk suratsız diyebileceğimiz pozlar veriyor.

Benim bir arkadaşım var o da hiç bir fotoda gülmez, gülümsemez bile yani güzel olduğunu düşündüğü bir ciddi bir ifadesi var öyle çekinir. Zaten çok güzel bir kız ve gülse daha sempatik ama gülmez. Bana da hep gülerek foto çekilme ciddi dur der. Benim bütün fotolarda ağzımda kocaman bir gülümseme.

Siz ne düşünüyorsunuz? Mankenler ve diğer kadınlar ciddi poz verince daha mı hoş görünüyor? Arkadaşımı dinleyip ben de mi öyle yapmalıyım? ( bu şekilde cool olmuyorsun diyor)

Ergen yaşlarda değiliz, arkadaşım da çok bilindik bir yerde yönetici.
0
yenibirgüzelnick
(17.09.25)
ne kadar fluent bir yüzün varsa o kadar iyi defilelerde yer alirsin. gülmemeleri kendilerini degil, kiyafetleri ön planda tutmalari gerektiginden.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.09.25)
@konusma,
Ama kişisel fotolarında da gülmüyor bu kadınlar. Instagrama koydukları hani özel fotoğrafçılar tarafından çekilmiş olan fotolarda.
0
🌸yenibirgüzelnick
(17.09.25)
kişisel fotoğrafları bilmem de moda çekimlerinde iki ekol var. triangle of sadness'da bununla ilgili güzel bir sahne vardı:

www.youtube.com
0
sir gawain
(17.09.25)
Suratsızlık veya ciddiyet değil o, cinsellik anlamında sergilenen vahşi cazibe :) ben öyle anlıyorum yani.
0
muhayyer divan
(17.09.25)
picture me diye bir belgesel var, eger bulabilirseniz onu izleyin. sektörleri asiri les, tacizin her türlüsüne cok acik, poker face standartini hayatlarinin her anina yaymak zorundalar, anlastiklari markalari sadece podyumda degil hayatlarinin her aninda temsil ediyorlar bazen. yani cok katmanli sebepleri var.
aliskanlik, marka degerini korumak, isin podyumdan inice dedevam etmesi, disariya dayanikli kadin imaji vermek...
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.09.25)
ben yaptım bu işi bir kaç sene. ajans senden albenili olmanı, seksi olmanı bekliyor doğal olarak. gülersen bunu yapmak zor. mesela kate moss'un gülerken poz verdiğini düşünebiliyor musun?
0
yurtsuz john
(17.09.25)
çekimlerde asıl amaç ürünü öne çıkarmaktır. o yüzden dikkat dağıtacak, odağı başka yönlere çekecek hiç bir şey kullanılmaz. ancak ürünle(veya konuyla) ilgili tamamlayıcı nesneler kullanılır.
bu yüzden modelin gülmesi, mimik yapması istenmez. tabi modelinde belli bir güzellik normlarında olması gerekiyor konu ürünse modelin nasıl kim olduğunun hiç anlamı yok gibi bir çıkarım da yapmamak lazım. burada mimikten çok verdiği pozla ürünü öne çıkartıyorlar.
0
my fault
(17.09.25)
(16)

Bu ailenin olayı ne sizce?

yenibirgüzelnick
Çok garip bir aile tanıyorum. Anne baba 45 yaşında ve çocukları 1.5 yaşında. Anne baba çok iyi kazanıyor yönetici olarak çalışıyorlar. Villada oturuyorlar iki tane lüks araçları var. Durumları çok iyi. Yardımcıları filan var. Gariplik ise çocuğa hiç harcama yapılmıyor. Evde bir sürü boş oda varken b
Çok garip bir aile tanıyorum. Anne baba 45 yaşında ve çocukları 1.5 yaşında. Anne baba çok iyi kazanıyor yönetici olarak çalışıyorlar. Villada oturuyorlar iki tane lüks araçları var. Durumları çok iyi. Yardımcıları filan var.

Gariplik ise çocuğa hiç harcama yapılmıyor. Evde bir sürü boş oda varken bebeğe oda yapılmamış. Bebeğin tüm eşyaları bir bavula sığar. Çünkü 3 zıbın ve 4 takım haricinde kıyafeti yok. Haftada bir kıyafetleri yıkanıyor üstünü değiştirmiyorlar. Çiş yaparsa elde durulayıp kurutuyorlar. Dışarısı için sadece 1 takım kıyafeti var 6 aydır her dışarı çıktığında onu giyiyor ve yıkanmıyor o kıyafet.

Kıyafetleri ve oyuncakların tamamını annenin ablasının çocuğundan kalmış yeni almamışlar. Toplam oyuncak sayısı 6. Başka oyuncağı yok.
En kalitesiz bez kullanılıyor ve çok bez harcanınca, sızdırınca üzülüyorlar.

Anne emzirdiği için üvey çocuk olamaz. Aynı zamanda anne bebeğini çok uzun zaman beklediklerini söyleyip gözleri doluyor ama hiç çok beklenmiş gibi davranmıyorlar bu çocuğa.

Çok garipsiyor ve çok merak ediyorum. Bu ailenin olayı ne acaba. Neden çok bekledikleri bebeğe karşı hevessizler ?
0
yenibirgüzelnick
(20.08.25)
hali vakti iyi olanlar ev araba alıyor dışarıya iyi gözükmek için ama normalde inanılmaz cimri oluyorlar, yaklaşık 30 kirada iyi yerde dairesi olan yüzmilyonluk nakit parası olan çok yakın çalışmayan bir tanıdığım bir yere gidecekse başkasının arabası ile falan gidiyor benzin yakmamak için birde kaçak benzin mi ne öyle bişey varmış çok pahalı arabasına ucuz benzin koyuyor adsasd, diğerleride bu kadar olmasada kendilerine inanılmaz cimriler, aldıkları şeyler çoğunluk etrafa iyi gözükmek için oluyor.
0
eja
(20.08.25)
cimrilik +1

alıdkları şeyler hemen küçülüp gidecek ziyan olacak gözüyle bakıyorlar.

şu hayatta 1 evin 1 araban olsun yeter, belki birde emeklilik için kira getiren bir mülkün. gerisi için boşuna eziyet. harcayamadığın, keyfini çıkaramadığın parayı ne yapacaksın.
0
gercekdunya
(20.08.25)
kendisi için gözü doluyordur bebeğe sevgisinden değil. ben ne çok bekledim bir bebek için, ah zavallı ben diye ağlıyordur :d
0
deartheodosia
(20.08.25)
tanidigim ne kadar "cok" zengin varsa abartmiyorum 1 liranin bile hesabini yapan insanlar. o yuzden bu tip hikayelere sasirmiyorum hic
0
sweetoffice
(20.08.25)
zaten iki üç ay sonra küçülecek, giyilmeyecek gibi şeyleri anlarım ama bu çiftin olayı bunu aşmış. cimrilik denir buna.

belki değildir, çocuk şımarık yetişmesin diye büyütmeye çalışıyorlardır. öyle davrananlar da var. ama her halükarda fazla abartmışlar gibi.
0
biseysorcaktim
(20.08.25)
Kalitesiz beze gelene kadar, tüketimi sevmiyorlar, eşya fazlalığından hoşlanmıyorlar demek ki diyecektim ama burada durum farklı gibi, bir tanıdığım yıkanabilir bez kullanıyordu mesela, cimrilikle hiç ilgisi yoktu. Mesela 6 oyuncak bana garip gelmedi küçücük bebek doğru dürüst algılamıyor bile oyuncağı,niye bir sürü ıvır zıvır alınsın ki, ya da bebek yanlarında yatıyodur onun için henüz oda hazırlamamışlardır ama kalitesiz bez kısmını çözemedim, cimrilikten başka açıklama yok sanki.
0
(20.08.25)
Türkiyede psikotik ve sıkıntılı çok aile var. Bunlarda zeki ama o manyak ailelerde büyüdükleri için aynı örüntüyü devam ettiriyorlar. Anadoluda halen daha köylerde ilçelerde manyakça çocuk yetiştiren ve bu düzene devam eden aileler mevcut. Bu aile öyle olmayabilir ama ailelerinden aldıkları bilgilerin birazıyla çocuk bakıyor olabilirler. Çocuğun bağlayan mı ararsın halen döven mi ararsın... değer yazdıkların doğruysa bu cimrilik. Evet yeni nesil insta anneleri gibi olmak zorunda değiller ama biraz daha özenli olabilirler. Bakıcı tutan adamın çok bez gitmesine üzülmesi garip geldi bana. Yazdıklarınızdan yüzde yüz emin misiniz?
0
mikahakkinen
(20.08.25)
Bu dışarıdan görünen, belki çocuğa ayırdıkları yatırımları var, ayrıca bir şeye para harcamiyorlar o yüzden ya da başka bir şey.

Yani genele göre farklı diyebilirim ama garip demem, "tum bu zenginlige ragmen çocuğu ihmal ediyor olabilirler" fikrini vermedi çünkü bu tablo bana.

Ayrıca oturup çocuğun eşyalarını oyuncaklarını sayan ve size aktaran kişiyle aralarındaki yakınlık ne bilmiyorum ama, asıl o kişide bir acayiplik var.
0
encokbenisevinnolur
(20.08.25)
Ya senin ya da sana bunları anlatan kişinin hüsnükuruntusuna benziyor.
0
beyfendi
(20.08.25)
beyfendi +1

Aile bebeğinin bütün eşyalarını göstermiyordur; toplu don sayımı mı yapılıyor evde anlamadım bana bu inandırıcı gelmedi ya da kıskanan birileri iftira atıyordur kesin. Kıskanan bir annenin “ben daha iyi bebek bakıyorum” uydurması/ tesellisi gibi geldi.
0
titanic kemancısı
(20.08.25)
adamlar luks arabaya biniyor cimri diyorsunuz, binmeseler yine cimri diyeceksiniz uahsduasduha
0
baldur2
(20.08.25)
Belki de tr gerçeklerini bilen her anne babanın yapması gerekeni yapıyorlar. Sik sok şeylere para harcamak yerine çocukları için birikim yapıyorlarsa eğer çok rasyonel bir davranış. Ultra prima çocuk bezi o kadar da önemli bişey değil.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.08.25)
Ailenin bakıcı tarafından iletildi bana. Bilgiler yüzde yüz doğru. Bebek ihmal mi ediliyor sence birilerine haber vermeli miyiz diye konuyu açtı. Ben de ihmal değil daha çok obsesyon gibi gördüm. Bilemedim yani. Kadın da kime neyi söyleyecek zaten. Üzülüyormuş çocuğa sidikli donu yıkamadan giydiriyoruz bazen diyor.
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.08.25)
Çocuğun yediklerine de çok karışıyorlarmış. Bir tam meyve yemesi yasakmış mesela ağlasa bile yarım yeme hakkı varmış.
Ama ailenin bir kiler odası var market gibi. Hani yoklukta değiller de başka bir olay var. Bebeğe niye meyve yasak mesela? Annesi kilo alır diye izin vermiyormuş çocuk zaten zayıf.
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.08.25)
cidden cok cok üzüldüm şimdiden bebek icin, ergenliği cok zor gececek belli. bence aile büyükleri tarafından aile ile konuşabilirler. elinizden ne gelirse yapin
0
oscar
(20.08.25)
Olay kontrolden çıkarsa alo 183'ten alo asp var onlar olaya dahil olur. Ama ailenin durumu iyiyse pek müdahale etmezler. Ama anlattıklarınız doğruysa anormal bir durum var.
0
mikahakkinen
(21.08.25)
(7)

Boy farkının çok olduğu ilişkilerin avantaj ve dezavantajları

64654942
Sadece boyla ilgili olarak soruyorum. Mesela erkek 1.95 üstüyken kadının 1.60-1.65 olduğu ilişkiler. Uzun boylu erkeklerin çoğu çok memnun konuşuyor ama özellikle bunu bizzat yaşayan ya da yakından yaşandığını gözlemleyen kadınların yorumunu merak ediyorum.
Sadece boyla ilgili olarak soruyorum. Mesela erkek 1.95 üstüyken kadının 1.60-1.65 olduğu ilişkiler. Uzun boylu erkeklerin çoğu çok memnun konuşuyor ama özellikle bunu bizzat yaşayan ya da yakından yaşandığını gözlemleyen kadınların yorumunu merak ediyorum.
0
64654942
(19.08.25)
1.62-1.87 ilişkisinden yazıyorum. Yüksek tabanlı spor ayakkabı aramaktan ciğer soldu :ss
0
selamun aleykum kitty
(19.08.25)
bir eski sevgilim vardı adamın boyu 2ye yakındı. tek dezavantajı yürürken konuşamıyorduk. duyulmuyordu 35 cm mesafeden. özellikle kalabalık caddelerde konuşucaz diye adam kambur olmuştu eğilmekten.
0
yenibirgüzelnick
(19.08.25)
168 im 190 üzeri sevgililerim oldu boyla alakalı sorunumuz hiç olmamıştı.
0
kullanicadi
(19.08.25)
162yim.
188 ve 191 oldu. Boydan fotograflarda kötü cikiyor.

Baska bir dezavantaji yok. Uzun boylu kisiler asagiya egilip kambur olmamaya dikkat etmeli.
0
sonsuz
(19.08.25)
Benim birlikte yürürken boynum ağrıyor. Bir de sürekli sana aşağıdan bakan biriyle yakın olmak rahatsız edici. Karsi taraftan hic sikayet duymadim su ana kadar. Benim boy 1.89.
0
encokbenisevinnolur
(19.08.25)
190-156 olur mu?
0
nawar
(19.08.25)
Bende tersi durum var, ben 178im hanım 185. Boy farkı çok değil ama kadın tarafı uzun olunca yazayım dedim. Ben başlarda kendi içimde problem ettim bir seneye yakın sonra bi şekilde aştım. Bazen geyiği dönüyor aramızda o kadar.
0
mirty
(19.08.25)
(9)

istanbulu gezmek istemek ama depremden korkmak

yenibirgüzelnick
ankarada yaşıyorum ve istanbulu gezmeyi çok istiyorum. bundan 5 sene öncesine kadar sık sık gidip gezerdim sonra bir deprem korkusu geldi 5 senedir gitmiyorum. bana bir tavsiyeniz var mı? şu taraflarda bir otelde kal bir şey olmaz filan der misiniz? veya hep açık havada olsam güvende olur muyum? dep
ankarada yaşıyorum ve istanbulu gezmeyi çok istiyorum. bundan 5 sene öncesine kadar sık sık gidip gezerdim sonra bir deprem korkusu geldi 5 senedir gitmiyorum.

bana bir tavsiyeniz var mı? şu taraflarda bir otelde kal bir şey olmaz filan der misiniz? veya hep açık havada olsam güvende olur muyum? deprem bölgesinde olmayan güvenli otel nasıl bulurum?
0
yenibirgüzelnick
(24.07.25)
kimse öyle bir garanti veremez. sadece istanbul değil dünyanın hiçbir yeri için böyle bir şey mümkün değil. korkunuz takıntı seviyesindeyse üzerine çalışılması gerekir.

ayrıca istanbulu gezerken korkulması gereken şeyler listesinde ilk 3'e bile girmez deprem.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.07.25)
zekeriyakoy, sile tarzi yerlere gitmedigin surece her yerde ayni risk var. airbnb'de mustakil veya bahceli yerler daha mantikli bu senaryoda.
0
buenosdias
(24.07.25)
buenosdias +1 ama şöyle bir durum var:
depremin ne zaman olacağı belli değil belki çok sağlam bir yerde kalacaksınız ama 2 dakikalığına su almaya girdiğiniz marketteyken deprem olacak ve yıkılacak. bunun önünü alamazsınız. evet sağlam evlerde oturmaya gayret ediyoruz ama gideceğimiz her yerin de çok sağlam olmasına dikkat etmeye kalksak hiçbir yere gidemeyiz.
0
matilda
(24.07.25)
bir şehirde deprem riski var diye oraya gitmekten imtina etmek biraz patolojik seviyedir :( yardım alabilirsiniz. deprem konusunda bazı irrasyonel takıntılar oluşmuş.

tarih içerisinde tam da sizin istanbul'u ziyaret ettiğiniz 4-5 güne büyük bir depremin denk gelmesi ve o sırada yıkılacak veya ağır hasar görecek bir binada kaçamayacak bir durumda olmanız olasılığı, bugün markete giderken başınıza gelebilecek bir sürü şeyin olasılığından daha düşüktür.
0
gitdaddy
(24.07.25)
ölmü seni her türlü bulur. sabah mutlu mutlu fırına giderken kontrolden çıkan otobüsün altında kıymaya dönüşmen, bahçe hortumuyla yıkanıp fırçayla asfalttan kazınman da olası. kafana saksı düşebilir, elektrik çarpmasıyla tanışabilir, kendi kendine heimlich yapamayabilirsin. bir kayıp düşüp kafayı zemine vurup bir daha gözlerini açamayabilirsin. insan hayatı pamuk ipliğine bağlı. depremden boşuna endişe ediyorsun. bence psikokoğa görün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.07.25)
arkadaslar belli ki travmatik bir durum var. kendisi farkinda degil mi saniyorsunuz? akil vererek veya mantiksizligini irdeleyerek duzelecek bir sey degil.
0
buenosdias
(24.07.25)
vallahi bence kalacağın yerden çok, gideceğin gezeceğin yerlerden kork deprem korkun varsa.
0
gobekliraki
(24.07.25)
@buenosdias,

valla farkında değildim cevapları şok içinde okuyorum :D
0
🌸yenibirgüzelnick
(24.07.25)
bence öncelikle psikolojik yardım al böyle yaşanmaz.
ayrıca istanbula gelirken trafik kazası geçirme veya uçak düşmesi veya tren kazası geçirme olasılığın depreme yakalanma olasılığından daha yüksek.
0
my fault
(24.07.25)
(9)

"Kadın hastalıkları" diye ayrı bir birimin varlık gerekçesi ne?

osuran imam
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
0
osuran imam
(25.06.25)
İsimlendirme hatalı bence.
“Kadın üreme organları sistemi ve hastalıkları” gibi bir isim daha doğru olurdu herhalde.

Üroloji de genelde erkek hastalara hizmet veriyor. Böbrek taşı işlerine bakıyor sanırım kadınlarda sadece.

Şimdi bilen biri gelip aydınlatır, onlar gelene kadar birkaç cümle kurayım dedim.
0
michael_knight
(25.06.25)
Abi Üroloji var %90 erkeklere bakıyor, kadın hastalıkları diye bir bölüm de yok aslında onun ismi Jinekoloji, varlık sebebi de erkeklerde olmayan sadece kadınlarda olan sistemler için ayrı bir uzmanlık alanı işte neden garip geldi ki sana, diş de öyle mesela onlar da bir adım ileri götürüp ayrı bir bölüm olmuş.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Üroloji var.
Kadin idrar yollarina bile bakmiyor cogu uzmanlastigim alan bu degil diye
0
sonsuz
(25.06.25)
Çünkü kadinlar surekli kanayip, ölmeyen tek canlıdır dermisim. Demedim dikkat ederseniz. Yoksa kadın düşmanı ilan edersiniz.
0
Shepard
(25.06.25)
Cunku kadin bedeni ve dogurganligi uzerinde hakimiyet ve kontrol kurmak iktidarlarin ana meselesi olmustur, tip bilimi de buna gore olusmustur. Foucault ve Elizabeth Grosz okuyalim.
0
deckard
(25.06.25)
Arz talep meselesi. Kadınlar, kadın oluslarini hastalık olarak deneyimlemek istiyorlar, tip camiasi da oturup düşünmüş böyle bir birim açalım demişler.

Bir diğer tarafı tarihsel, viktoryen dönemden başlayan hem insan bedenini, spesifik olarak kadın bedenini tibbilestirmeye yönelik bir eğilim var. Tıbbi faaliyetlerin bir nesnesi haline getirmek, gibi düşünebiliriz.

@deckard'ın söylediği de bunun bir diğer boyutu.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Rahmimizde yumurtalığımızda sorun olunca bir doktorun bize bakması gerekiyor da o yüzden böyle bir bölüm var. Erkekler için de aynısı ürolojide var.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
Abi isim olarak bu kadar kafaya taktın heralde ama gynecology bu yani. Erkeklere üroloji bakıyor kadınlara gynecology.
Bence bu kadar acayip kafa yorulacak bir şey yok ortalıkta. Bir erkek olarak ne doğum, ne adet, ne doğum sonrası ne menopoz dönemi yaşıyoruz. Sence de bu kadar kompleks yapıya sahip bir cinsiyette uzmanlaşmak mantıklı değil mi?
Misal babam ürolojide yattı, hastaların yüzde 99u erkekti. Buraya kadın doktor olmayacağına göre erkek ve kadın üreme organlarına vs ayrı alanlar bakıyor.
0
logisticsmanager
(25.06.25)
Gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara bakıyor. Rahim, yumurtalıklar, döl yolu sadece kadında var olduğu için. Sadece kadınlar doğurabildiği için. Bu yapıların her birinin ayrı ayrı devasa hastalıkları var, iyi ya da kötü huylu. Üreme bozuklukları var ayrıca. Hiç de garip değil. Kadınlar şişme yaratıklar olsaydı, o zaman garip diyebilirdik.
"sadece erkeklere özgü hastalıklar" da var tabi. Prostat, testis, penis hastalıkları diye gidiyor.
Birileri sahiplenmiş işte. Garibanlar akıl edememişler erkek hastalıkları anabilim dalı kurmayı.
0
pro9it9is9
(26.06.25)
(39)

Ev işleri paylaşımı?

bobinhoo
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.

Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.


Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri:

1) Nadiren evin Dyson ile çekilmesi veya robot süpürgenin çalıştırılması. Robot süpürge rahat süpürsün diye belki bir iki eşyanın yerinin değiştirilmesi.

2) Çamaşırların yıkanması ve asılması (kurutma makinesi de var ama ütü yapılmadığı için bazı şeyler askıya asarak kurutuluyor daha az kırışsın diye)

3) Kuruyan çamaşırların dolaba kaldırılması

4) Yemek

5) Yemekten sonra bulaşıkların makineye kaldırılması, sığmayanların elde yıkanması

6) Yemekten sonra masanın/tezgahın silinmesi

7) Bulaşık makinesinin boşaltılması

5 numarayı erkek yapıyor, kalanları kadın yapıyor. Aklıma gelmeyen bir iki ufak tefek iş daha olabilir belki, onları da kadın yapıyor gibi düşünebilirsiniz.

Kadın bu iş dağılımının adil olmadığını, işin çoğunu kendisinin yaptığını düşünüyor. Çok şikayet gibi değil de arada laf sokma gibisinden. Erkek ise 5 numarayı bile yapmaması gerektiğini düşünüyor. Tatlı atışma gibi düşünebilirsiniz bunu.

Kadın zaten düz bakıyor olaya, ortada 10 iş varsa 9unu ben yapıyorum demek ki eşit dağılım yok diyor. Direkt baktığınız zaman haklı gibi duruyor ama erkeğin bakış açısına göre de o zaten kadına göre çok daha fazla çalışıyor ve eve geldiğinde ev işiyle ekstradan uğraşması saçma.

Erkeğe göre zaten ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koymuş ortaya, krediyi tek başına ödüyor. Aidat, elektrik, su, internet vb. hepsini erkek ödüyor. Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi almış. Bunlar maddi şeyler olabilir ama sonuçta o parayı kazanmak için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürsen toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşünüyor. Yani 10 yıl çalışıp biriktirdiği tüm parayı eve gömmüş zaten, üstüne aylık kazancının yüzde 30u evin temel harcamalarına gidiyor. Ayda bir hafta mesaide "ev işi" yapıyor aslında gibi düşünüyor.

Bu arada kadına ben de şöyle para harcadım vb. gibi düşüncesini söylememiş hiç, çünkü böyle şeylerin söylenmesinin ayıp olduğunu düşünüyor ama içinden geçen bu. Ayrıca maddi olarak harcamanın hepsini üstlenirken, hepsini ben ödüyorum hiç adil değil bu diye düşünmemiş hiç. Bende maddi imkan var, onda yoksa ben karşılarım tabi ki diye bakmış olaya. Konu ev işine gelince de aynı bakış açısını (ben de zaman var, onda yok) kadın tarafından bekliyor. Ama kendi gösterdiği anlayış/düşünceliliği kadın tarafının göstermediğini düşünüp, bozuluyor içinden.

Sizce hangisi haklı, kim daha fazla "ev işi" yapıyor?
0
bobinhoo
(25.06.25)
erkek 5 kadin 1.5 gün mü calisiyor?
evlilik sözlesmesi gibi gelirlerin ayrildigi bir durum yoksa kadin az calistigi icin bos zamaninda daha cok is yapmali.

kadin niye full time calismiyor? 5x yapar. o zaman da o sadece bulasiklari halleder :) hem ev hanimi gibi bir sey olayim ama hem de ev isi esit yapilsin diye bir olamaz.
0
sonsuz
(25.06.25)
adam ben para kazanıyorum, eşyaları ben aldım o yüzden evin rutin işleriyle ilgilenmem gerekmiyor diye düşünüyor. kadına üzüldüm. bu kadar maddiyatçı biriyle hayat paylaşmak zor olsa gerek.

hayat müşterek. kazanılan para da müşterek, ev işleri de müşterek. ben böyle bakıyorum.
0
benaslinda
(25.06.25)
kadın tam zamanlı çalışsın, işler ortak olsun.
kadın az çalışıyorsa daha çok ev işi yapsın.

para muhabbeti mide bulandırıcı.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
@sonsuz

kadın aslında haftada 4 gün falan çalışmak istiyor ama yaptığı işi diğer günlerde bulamıyor gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Yalnız şu da var, erkek iş yerinde daha çok kazanıp daha çok çalıştığını söylerken aslında bir yandan da orada "kariyerini" inşaa ediyor, bu avantajı yaratıyor kendine

Ev işi yapmanın kariyere bir etkisi olmuyor maalesef

Bu işler oturulur konuşulur, hakkaniyet gözetilir, koşullara göre işbölümü zaman zaman güncellenir
0
grimavi
(25.06.25)
@grimavi, cok haklisin. ama kadin da normalde bunun karsiliginda cocuk büyütüyor. adam bu kisimda daha rahat, böylece kendi isine odaklaniyor.

durum böyleyken bosanma durumlarinda kadinin iyi bir nafaka, tazminat vs almasi lazim.

burada cocuk olmadigi icin durum biraz garip aslinda. kadinin hem dogru düzgün isi yok hem de daha fazla ev isi yapmak istemiyor.
0
sonsuz
(25.06.25)
Adam konuyu büyütmüş ama kadın da ortalığı fistekliyor bence. Ya da adam kadının laf sokmalarıni fazla ciddiye almış olabilir.
Ev işi tartışması yapacaklarına birkaç özel şey yapsalar biraz de sevisseler bir şeyleri kalmayacak gibi duruyor.

Kadın da bir yol bulup iş gunlerini artırsın, adam da mümkünse yardım edebilir. Ev işleri konusu da yeniden güncellenir.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
ortada bir ayrılma durumu yoksa para muhabbeti anlamsız. adam yalnız başına yaşıyor olsa paranın tamamını ben kazanıyorum ev işleri sende diye kiminle atışacak? o yüzden ev işlerini yapmak istememe sebebiniz hatalı. eve geldiğimde yorgun oluyorum, içimden gelmiyor, yapmak istemiyorum, üşeniyorum, seninle vakit geçirmek istiyorum falan diyin daha anlaşılır.
0
tnz
(25.06.25)
Adam ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koyduğunu , krediyi faturaları tek başına ödediğini, Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi aldığını ve karşılığında . Bunları almak için kazandığı para için için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürerek toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşündüğünü eşine açıkça anlatsın. Gerisi kadına kalmış, yapmasaydın da diyebilir haklısın ben yapmaya başlıyorum diyebilir.

Erkek bunu gidip eşine söyleyemiyorsa kendi aklından da çıkarsın, evliliğin nasıl bir şey olduğunu ve onu bu yola sokan süreçleri bir daha düşünsün.
0
Bruce
(25.06.25)
Sorun ev işi yapmaksa erkek haklı ama sorun hayatı paylaşmaksa kadın haklı çünkü bir gün kadın daha fazla çalışabilir daha fazla kazanabilir evdeki işleri yapacak kimse kalmamalı o zaman. Çünkü herkes yorgun. Her gün çalışacak hizmetçi tutmak da pek kolay olmasa gerek. Ayrıca kadın eğer anne olursa uzun bir süre sadece bebeğe odaklanması gerekecek, bu durumda ev işleri çoğunlukla erkeğe kalacak, kalmak zorunda. O zaman erkek ne yapacak mesela. Alışkın olmadığı şeyleri yapmak acı vermeyecek mi.

Olay kazanılıp harcanan paraya göre ise kadın da ortaya "ben de sana ömrümü adıyorum çocuk doğuruyorum ev başka iş başka" diyebilir, haklı olarak. Çünkü erkek evi otel gibi kullanmamalı, eşiyle ilgilenmeli, onunla hatıralar biriktirmeli, hayatı paylaşmak sadece ev işlerini paylaşmak da değil yani.

Bilemiyorum, kadının ev düzenini biraz daha sahiplenmesi iyi olur ama bu erkeğin her şeyden elini eteğini çekmesi anlamına gelmez. Gelmemeli. Çok sağlıksız nir yapı oluşur, kadına kendisini hizmetçi ve geyşa olarak hissettirir, cinsel hayatları bile bozulur. Bence yeniden düşünmek hatta karşılıklı oturup konuşup anlaşmak lazım.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
kadın evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

yine az çalışıp az kazanıyordu ama annesiyle ev işini paylaşıyorlardı.

şimdi evlendi, yine aynı şekilde çalışıyor ama tüm ev işi ona kaldı.

---

erkek de evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

aynı şekilde çalışıyordu ve hiç ev işi yapmıyordu.

şimdi yine aynı şekilde çalışıyor ve 1 adet ev işi yapıyor o da aşırı basit bir şey, 3 dklık iş.

---

bu evlilik kadına zarar olmuş. 2 katı yoruluyor şimdi.
adam kendine eş değil, "parasını verip" yeni anne aldığını ve haklı olduğunu düşünüyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
kadın evde ise tabi ki çamaşırları makineye atmak için kocasını beklemesinin bi manası yok. bu tabloda ev işleriniin çoğu kadına ait olmalı mantıken. ama bu böyle ben daha fazla kazanıyorum, en basit işi bile benim yapmamam lazım noktasında bi tavırla olacak iş değil. adam davasında haklı ama yöntemi yanlış. kaldı ki almış olduğu eşyaları karısına almamış, kendisine de almış aynı zamanda. karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için.
0
elorelia
(25.06.25)
evlilik/birlikte yaşam bu süreçleri birlikte idare edebilmek değil mi? sorun yaşıyorlarsa bile konuşulabiliyor olması lazım. hatalı aramak ilişkiyi daha fazla zedelemekten başka işe yaramayacaktır. bu konu, bu nokta kilitleniyorsa, bir arada olmaları yanlış karar gibi.
0
lüzumsuz adam
(25.06.25)
elorelia +1

adam ayrı eve çıkmış ve temizlikçi tutmuş gibi hesaplamış her şeyi. hatta adam karda, bu temizlikçiyle bir de sevişebiliyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
parayı ben verdim çalış köle kafaya bak .
kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin tayfası bu.

kadınlarda yanıp tutuşuyorlar böyle ayılara.
0
my fault
(25.06.25)
erkek kadına bi asgari ücret ateşleyip sigortasını yapsın, kadın da ev işlerini
0
mantık
(25.06.25)
Adamın bakış açısını tam yansıtamadım galiba.

Adam ben daha çok kazanıyorum, ben daha çok harcıyorum gibi üstünlük taslama amacı yok, dediğim gibi bunları asla kadına söylememiş bile zaten.

Ama sadece ev işlerine bakarak kadın daha çok ev işi yaptığını sanki o eve daha fazla emek harcadığını iddia edince, adam dolaylı yoldan da olsa aslında daha fazla emeği harcayanın kendisi olduğunu düşünüyor.

yani şöyle örnek vereyim. Diyelim ki kadın 09:00-17:00 ev işi yaptı, erkek de 09:00-17:00 inşaatta amelelik yaptı ve kazandığı tüm parayla eve dolap aldı. İkisi de aynı süre emek harcayıp, evin ortak bir ihtiyacını gidermiş olmuyor mu? birini diğerinden üstün kılan nedir? erkek bu duruma ikimizde evimize aynı emeği gösterdik diye bakarken, kadına sorsan ev işlerini hep ben yapıyorum diyecek.

@ elorelia

"karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için." böyle demişsin ama tam tersini düşününce de karısı da adamın emek gücünden faydalanmıyor mu. o da kira ödesin o zaman gibi bir şey demezsin herhalde?
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
yuh bedavaya mı oturuyor kocasının evinde?
daha neler göreceğiz
0
mantık
(25.06.25)
Grimavi cok guzel anlatmis. Gorunmez emek diye bir kavram var. Erkek biraz arastirsin, sartlar ayni kalmak kosulu ile kadinla yer degistirdigini dusunsun. Hepiniz durdugumuz yerden dunyayi anliyoruz, bu bir yere kadar dogal, ama baskasinin gozunden kendimizi gorebiliyorsak o zaman adil bir iliski kurabiliyoruz.
0
deckard
(25.06.25)
bu muhabbetler yapılıyorsa ayrılık yakındır. yanlış evliliktir.

"happy wife, happy life" diye bir şey var.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Ah ah, yine kadınlar yine problem. Sonra kadın düşmanı diyorlar.

Abicim adam 50 saat, kadın ise en fazla 15 saat çalışıyor iş için. Adam 5 gün iptal, kadın 1.5 gün. Ama 2 gün iptal diyelim. Kadın 3 günlük mesaiye denk gelecek kadar ev işini yapabilir. Bu evlilikte parayı erkek koymuş ortaya evi almış. Masrafları karşılamış ve karşılıyor. Biraz minnet etmeli kadın. Utanır insan söylemeye. Adam para lafı etmiyorsa kadın da ev işi lafı etmemeli. Ya da gidip masraflara ortak olsun masaya öyle otursun. Ben olsam temizlikçi kadını daha sık getirtir parayla çözerim bu olayı.

Düşünsene ayda 100k eve ve halkına harcıyorsun. Kalk bulaşık yıka ben yıkayamam deniyor ve bir kuruş da katkın yok... Özete bakınca bile utanç verici. Bu arada çocuğu adam doğursun o baksın. Bu şekilde olay eşitlenir.
0
Shepard
(25.06.25)
iliskilerde sorunlara kim daha hakli diye bakarsaniz, hakli olmak mutlu olmaktan oteye gecer. iliskilerde sorunlara bir takim olarak soruna karsi bakilir ve sorun cozulmeye calisilir. derdiniz hakli olmak mi mutlu olmak mi?

buradaki erkegin sorunu para, satir aralarindan bu anlasiliyor, gerci paragrafin birinde kabul etmissiniz de. icten ice icerlendiginiz sey bu kabul edersiniz etmezsiniz. eger bu beklentiyi silebilirseniz ortak yasama farkli bir sekilde bakabilirsiniz. yoksa, tum yasaminiz sidik yaristirmakla gecer. bugun bunun adina sadece 1.5 gun calisiyor dersiniz, yarin benim isim cok agir ve stresli onunki degil dersiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
bu ev işleri muhabbeti modern dönem ilişkilerinde gerçekten problem olmaya başladı. ben de etrafımdan gördüklerimle ve biraz da kendi yaşadıklarımla soru sahibinin yaşadığı sorunlara onunla benzer pencereden bakıyorum.

sözüm meclisten dışarı, bu konuda kadınlar biraz saldırgan bir üslupla olaya yaklaşıyorlar.

iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor. çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, iyi bir şarjlı süpürge ya da robot süpürge derken ev işleri zaten çok kısa sürüyor.
yemek yapmak biraz zaman alıcı olabiliyor bazı durumlarda.

akşamleyin eve gelen (ya da evde olsa bile akşama kadar çalışan) adamla neredeyse hiç iş yapmayan ya da zamanının tümünü kendine ayıran kadın kıyaslanınca kadına biraz daha ev işi düşüyor. bunun mağaralı olmakla, modern dünyadan uzak olmakla ilgisi yok.

temiz bir evde yaşamak herkesin isteyeceği bir şey.
sen evde olan ve çalışmayan kişi olarak (kadın erkek ayırmadım) ev işlerini yapma, boş boş otur, gez-toz, saçınla başınla uğraş, evi bok götürsün, çalışan kişi (çoğu örnekte erkek) eve geldiğinde lezzetsiz ve özensiz bir yemek, yerlerde toz-toprak, sağda solda çamaşırlar, toplamanın 10 dk sürmeyeceği yerlerinde edilmiş eşyalarla karşılaş ve bu sıradan bir hal halsın.

lafa gelince hayat müşterek, her şey ortak. lafa gelince bağımsız kadın, ayaklarının üzerinde durabilen özgür kadın. öyleyse aile bütçesine katkıda bulunacak (eğer imkanı varsa), yoksa da ev işlerini yaparak katkıda bulunacak.

bu örnekte kadının kazandığı para zaten eve gelen temizlikçiye gidiyor. bahsedilen ev işleri de (yemek dışında) yarım saat bile tutmayacak şeyler.

kadınlar 20-25'li yaşlarda bu konuda agresif ve feveran olabiliyorlar. 30'ları geçtikten sonra da piyasada adam kalmamış diye geziyorlar.

benim adam beni şuraya götürsün, buradan alsın getirsin. şoförlük yapsın. evde bir arıza olursa o ilgilensin. ben iki poşet taşıyamıyorum sen şu yirmi tane poşeti taşır mısın, pazar iki sokak aşağıda gitmek zor geldi, onun yerine iki kat fazla ödeyerek marketten neden almıyoruz...

genelleme yapmaktan kaçınıyorum ama etrafımdan gördüklerimi söylüyorum. evlenmek birçok kadın için hayatındaki konforu arttıran bir etmen. çünkü gerek maddi gerek fiziksel bir çok işi erkeğe yüklüyorlar. bir de çok güzel manipüle ediyorlar. isteklerini bir kez reddedince de dünyanın en kötüsü haline getiriyorlar karşılarındaki adamı.


hayat müşterek lafını kadınlar sadece kendi açılarından ele alıyorlar.

annelerimizin döneminde değiliz, onlar full-time mesai gibi ev işi yapıyorlardı. şimdi ise yemek ve alışverişle bile iki saat sürmüyor bir çok iş. kaldı ki evli çiftler çoğunlukla birbirine yardım eder -ve etmeli de-. erkek adam ev işi yapmaz, ev işi kadının işidir demiyorum, erkek de yapar.

ancak birinin kısıtlı zamanı, diğerinin bol zamanı varken; bir de üstüne kazanç noktasında ciddi bir dengesizlik varken, kadının da biraz evdeki emekle aile bütçesine katkı sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

doğduğum yerde mağara yok, her yer düz ve ova.

genelleme yapmaktan imtina ediyorum ve hassas yaklaşıyorum; sayıları azımsanmayacak ölçüde bazı modern kadınlar "en iyi kariyer, erkek çalışır karı yer" lafının ne kadar iğrenç ve çağ dışı olduğunu söyler öyle de düşünür. ama ilişkilerine objektif baksalar bu kafada olduklarını görecekler.

edit: robot süpürge ve şarjlı süpürge var. evde iki kişi yaşıyor. çamaşır makinesine bir kaç şey at, bulaşık makinesini günde bir kez doldur/boşalt, 10-15 günde bir gelen temizlikçi evin diğer işlerini halletsin daha detaylı silsin süpürsün, banyoyu lavaboyu yıkasın. yemek ve alışveriş dışında yarım saat sürer bu evin işleri bazen daha uzun olur bazen kısa. öğrenci evi standartına gerek yok. yemek dışında diye daha net belirtmem gerekirmiş, polemik olmasın.
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
iki taraf içinde sıkıntılar var, umarım yanılırım ama bu evlilik uzun sürmez pek
0
sweetoffice
(25.06.25)
Hayat acımasız. Piyasada haftada 1.5 günden fazla iş yapamayan birisinin ev işleri gelince de laf etmesi manasız. Benzer yoğunluk olur, herkes 5 gün çalışır, maaşlar 1-5 olur böyle bir durumda erkekte benzer düzeyde katkı sunması gerekirdi belki ama hem ev işi yapmam hem para katamam filan falan gereksiz modernizm. Bir de 3*1 dairelerden bahsediyor, konak idaresi yok, iki kişinin çamaşırı yemeği o kadar zorluyorsa hanımefendi kendi çalışsın komple, bir hizmetçi ayarlasın emek harcamasın.

Hem ayranım dökülmesin hem şey olmasınla gitmez bu mevzular
0
MonteKristoKontu
(25.06.25)
"iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor"

diyen kişi hala öğrenci evi standardında yaşıyordur
0
grimavi
(25.06.25)
ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs.

Siz fark etseniz de etmeseniz de icinizde bir yerde kimin ne kadar para getirdigine dair bir icerlemeniz var. Bence ilk temel sorun bu. Burada kendinize durust olmaniz lazim. Az kazandigi icin ya da evin alinmasina katki yapmadigi icin esiniz size ev islerinde borclu mu olmali? bu borcu takriben ne zaman bitecek?

ancak bunu kendi icinizde cozumledikten sonra, yukaridaki cevabimin ikinci asamasi geliyor. sorun ne? yapilmasi gereken ev isleri var. bu sorunu nasil cozebiliriz? derdimiz kim hakli kim haksiz olmamali. evliliginizin su asamasinda esinizin daha cok vakti var, mantikli olan onun daha fazla seyi ustlenmesi gibi. ilerde o da daha fazla saat calismaya baslarsa is bolumu tekrar gozden gecirilmeli. ama ilk paragrafta yazdigim konuyu gercekten kendi icinizde halletmezseniz, o zaman tekrar o x saat calisiyor ama su kadar para getiriyor'a donebilirsiniz.

ayrica birakin 2 kisi yasamayi, tek kisi yasadiginizda bile ne kadar ev isi ciktigina inanamazsiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
sadece yazdıklarınızdan yola çıkarak erkek tarafı burada biraz haklı. kadına yardımcı olması için 2 haftada 1 yardımcı kadın da geliyormuş. süpürme işi robotta, paylaşamadıkları işler çamaşır, yemek ve bulaşık. çamaşır ve yemek kadın da kalsın erkek tarafı da yemek masasını toplayıp, makineye dizip-boşaltsın. hafta sonları erkek yemek yaparsa bulaşık diğer tarafa geçsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.06.25)
ben şunu merak ediyorum, kadın öyle bir iş buldu ki erkekten daha fazla çalışıyor ve daha fazla kazanıyor.

bu durumda erkeğimiz kurduğu mantığa göre evin işlerini erkek daha çok olacak şekilde yapacak mıydı? hiç sanmıyorum.

yani erkeğin burada hayata ve kadına bakış açısı ilkel.

kadın belki paraya, eve falan kandı sonra da ulan bu beni hizmetçi olarak almış resmen dedi ufak bir buhran yaşıyor o yüzden erkeğin ev işi yapmamasına takmış durumda. çocuk olsa çocuğa bakacak...

çevremdeki paralı erkeklerin hepsi eşleri mümkünse çalışmasın ve güzel olsun, ev işi yapsın, çocuk baksın derdinde.

kadınlarımız da dışarıdan imreniyor yaaaağğğ merve zengin koca buldu hep geziyorlar... diye dedikodu yapıyorlar. arkadaşlar öyle bir evlilik yapıp da ben severek evlendim kadınım çalışmasın, çocuk istemiyorsa yapmasın, bakmak istemiyorsa da bakıcı tutarız diyen erkek milyonda birdir yani maalesef çocukluk aşkları dışında aşka çıkarlar karışmış durumda.

erkeğin böyle bir beklentin vardıysa, baştan konuştuysanız, kimsenin bir şey demeye hakkı yok. kadın böyle bir hayatı kabul edecek.

etmiyorsa da ya işe girecek benzer düzeyde hayata maddi olarak ortak olacak.

hiç biri olmuyorsa da ayrılsın gitsin.

yazıldığı gibi iki tarafta da sıkıntılar var.

ben çalışıyorum, eşim çalışıyor, ev işlerini ortak yapıyoruz. eşim çalışmasaydı ben de eşimin daha çok ev işi yapmasını beklerdim tabii ki yani ne hemen celalleniyorsunuz?

buna kızan kadınlara siz çalışın kirayı ödeyin, ev alın, araba alın, erkek evde takılsın ev işlerini o yapsın deseniz kaçı kabul eder acaba?
0
ananiyimioguz
(25.06.25)
@kassiopeia

"ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs."

diye yazmışsınız. X saat çalışarak kazandığım parayı nereye harcadığımı belirtme sebebimi göremiyor musunuz cidden?

Ben X saat işte geçiriyor olsaydım ama eve bir kuruş maddi katkım olmasaydı ben nasıl işte geçirdiğim zamanı aslında evimiz için, bizim için geçiriyorum diyecektim? Bunları söylememin sebebi, iş yerinde geçirdiğim zamanın ev işi yapılan zamana benzer şekilde bizim için, evimiz için harcandığını gösterebilmek.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Erkek 0 yapmali
0
lapaz
(25.06.25)
bir de şunu düşünelim.

diyelim ki kadın o 1.5 günde 5x kazanıyor. adamla eşit yani. ama işte daha az çalışıyor.

bu durumda yine kadına mı yüklenirdiniz? o ev işi daha fazla yapsın çünkü evde der miydiniz? diyebilir miydiniz?

yani sorun tamamen kazanılan para miktarı kaynaklı...
0
art cat chocolate
(25.06.25)
evlilik bir tarafın para kazanıp, diğer tarafın temizlikçilik yapması değildir.

evlenmeden önce herkes birbirinin işini maaşını biliyor. evlilik hayat birleştirmektir. tüm sorumlulukları paylaşmaktır.

daha az kazanan daha çok ev işi yapsın köleee diyecekseniz hiç evlenmeyin.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Bence şu hali ile ev işi dağılımı normal gibi. Haftada 1,5 gün çalışıyor kadın, detay için de dışarıdan biri geliyor. Kadın bu kadar saat çalışmıyorken haftada 45 saat çalışıp gece gelen adam bir de evde ev işi mi yapsın? Bu arada ev harcamalarına, gider kalemlerine katkı da tabii ki ev işi bölüşümü. Ev işi dağılımında çalışma günü yokmuş gibi 5-5 ayrım planlayıp bunun müşterek olduğunu sanan düz mantık arkadaşın matematik dersine bedenci girmiş olabilir.

Ayrıca para hesabı neden katılmasın? İkisi de 45 saat çalışıp ikisi de 19:30'da eve geliyorken para muhabbeti yapılsa başka konu.
0
nawar
(25.06.25)
evlilik böyle denklemlerin kurulduğu bir kurum değil.

burada tavsiye verecek değilim çünkü bizde toz alma ve süpürgeyi eşim yapıyor geriye kalan her ev işini ben yapıyorum.

rahatsız değilim bu durumdan. evimizin tüm gelir ve gideri de ortak. biz de yeni ev aldık krediyi de ortak ödüyoruz. anamızdan babamızdan böyle gördük biz.

eşiniz zaten az çalışıyor, neden eve temizlik için biri geliyor anlamadım. maaşından da bir şey vermiyor eşiniz saksıdaki süs bitkisi mi?

bence eve temizlikçi çağırmayı kaldırın. faturaları da kadın ödesin adam ödemesin.

erkek eve para getirmeli kazanmalı kafası muhafazakar kesimde var diyorduk sadece hani hepimiz moderndik bir bireydik? kadınlar özgürleşmişti demişlerdi.

adaletse her anlamda adalet.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(25.06.25)
Bu işin detaylarına, matematiğine, zaman hesaplamasına girmemek lazım.

Çoğu şikayetimizde aslında tek istediğimiz sıkıntımızın duyulması, anlaşılması.

Erkek, karısına güzel bir konuşma yapsın, gerekirse tüm ev işlerini kendisinin yapabileceğini, kadının çok yorulduğunun farkında olduğunu söylesin.

Bu hafta hiç iş yapma, temizlikçiye söyleyelim bu hafta 2 gün gelsin, yemeklerin bazısını dışarıdan yeriz, bulaşıkları da ben hallederim desin.

Kadın büyük ihtimalle sadece anlaşılmak, duyulmak veya nefes alacak küçük bir mola istiyor.
0
michael_knight
(25.06.25)
Para hesabı falan denilmiş de bence kadının bakış açısı adama bunu düşündürtmeye başlamış.
0
eagofant
(25.06.25)
biraz ezildigini düşünüp altı boş bi dertleşme olarak görüyorum bu duyuruyu. biraz daha kendini ifade etsen arada pasif agresyonun onune gecebilirsin. temizlikci gelmesin karilar sus esyasi mi diyen hayatsizlara bakma. ornekte adalet deyip pesinden ikimiz de calisiyoruz ama esim sadece toz alir gerisi bende diyerek ambale etti. ne modernlige ne muhafazakarliga uydu anlayan varsa anlatsin pls.

gabe'in dedigi gibi happy wife happy life mottosuyla hanimi incitmeden devam. bu arada es ne is yapiyor meraktan catladikxd keske daha cok calissa belli ki ev isi onu cok bunaltmis eve tikili kalmis her sey batmaya baslamis. calismamanin calismak kadar zor oldugunu unutmamak lazim
0
ala09
(25.06.25)
michael_knight ve ala9 +1

calismamaktan yorulmus es, biraz duyulmak istiyor, kendini ev kadini gibi hissediyor ama olmak istemiyor.
aynisini gecen yil ben yasadim :D ev idare etmek zor, ustelik bir sureden sonra haftalik yarim gun temizlik almaya da basladim bir takim fiziksel sorunlardan dolayi. ev idare etmek, her seyi dusunmek, evi temiz tutmak zor ve yorucu. es biraz duyulmak istiyor.
ha bu arada ben calistigim zaman esimden daha fazla kazandigim durumlar da oldu, ayni kazandigimiz da oldu. parayla alakasi yok yani. calismiyorsam yaparim, calisiyorsam da genelde yaparim ama haftalik temizlige destek alir, gunluk temizligi yapmaya da devam ederim.
0
65 derece
(26.06.25)
(23)

Yaptığım Taze Börülce Yemeğinin Çok Ama Çok Kötü Olması Sorunsalı

rock n roll
Selam herkese Taze börülceyi 3-4 parçaya bölüp kaynar suda haşladım. 3 tane pembe domates rendeledim kaynatıp börülceleri domatesle pişirdim. Tuz ve biber koydum. Görüntüden bile kötü olduğu anlaşılıyordu yine de tadına baktım yok yani kötü. Siz yeseniz nezaketen bile güzel olmuş demezsiniz :))Bunu
Selam herkese

Taze börülceyi 3-4 parçaya bölüp kaynar suda haşladım. 3 tane pembe domates rendeledim kaynatıp börülceleri domatesle pişirdim. Tuz ve biber koydum.

Görüntüden bile kötü olduğu anlaşılıyordu yine de tadına baktım yok yani kötü. Siz yeseniz nezaketen bile güzel olmuş demezsiniz :))

Bunu nasıl güzelleştirebilirim? İlave edeceğim şeyler hayvansal olmasın lütfen. Açlıktan çikolata yiyorum :))
0
rock n roll
(29.05.25)
Yağ ve soğan?
0
pro9it9is9
(29.05.25)
bahçelerde börülce oynar gelin görümce türküsü geldi aklıma :)

madem hayvansal takviye yok, bu durumda tek eksik soğan görünüyor. güzel olursa beni de çağır.
0
yurtsuz john
(29.05.25)
Hocam çiğden, haşlamadan zeytinyağlı taze fasulye gibi pişirecektin niye öyle yaptın
0
grimavi
(29.05.25)
@ grimavi

Yağ ihtiyacımı artık sadece avokado, zeytinin kendisi, kuruyemiş gibi besinlerden sağlamaya karar verdim o yüzden yağ koymadım, haşlayarak yaptım.
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
niye haşladın ki
0
yenibirgüzelnick
(29.05.25)
Kötü olması için her şeyi yapmışsın çünkü. Zeytinyağlı şeklinde kavurup pişirmen lazımdı. Zeytinyağı zararlı bişi değil ki bu arada?
0
mor oje
(29.05.25)
@teyze

O dediğin deniz börülcesi, çok severim ama benim bugün yaptığım taze fasulyeye benziyor. Taze fasulye daha yassı oluyor, börülce daha bombeli.
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
Zeytinyağı ve soğan olmadan muhtemelen tatsız olacaktır, ayrıca zeytinyağı kararında kullanıldığında oldukça faydalı. Kavurarak yapmak gerekiyor yemeği.

Sanırım ek olarak domatesiniz de tatsız, yoksa en azından domates tat verirdi.
0
fraise
(29.05.25)
@ teyze

Yumurta olmaz.
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
Börülceleri ayıklayıp 3-4 parçaya bölelim. Kenarında varsa kılçıkları temizleyelim, yıkayıp süzelim.
Soğanı rendeleyip zeytin yağında kavuralım.
Biraz rengi dönünce rendelediğimiz domates, tuz, şeker ve 2 diş sarımsağı ekleyelim. Düdüklü tencerede yarım saat civarı pişirelim.
Normal tencerede de yapabilirsiniz ancak börülcenin pişmesi biraz uzun sürüyor.
Ilık ya da soğuk servis yapabilirsiniz.
0
adivar
(29.05.25)
dendiği gibi muhtemelen haşlamanın da olumsuz etkisi olmuş olabilir, haşlanarak yapılan bir yemek değil. biber vs. gibi şeyleri doluşturmanıza da gerek yok, hatta olmaması lazım diyebiliriz. zeytinyağı, tuz, domates yeterli. kısık ateşte ve çok az su koyarak tencerede yapılırsa çok güzel olur. ama börülcenin bombeli olduğunu söylemenizden dolayı sizin aslında börülce yemediğiniz fikrine ulaştım. hele ege bölgesinde değilseniz muhtemelen yediğiniz şey taze fasulyenin bir çeşidi. istanbul'da börülce diye satılan şeylerin hemen hemen hepsi dediğiniz gibi bombeli, yani taze fasulyenin bir çeşidi. börülce ince olur, tanesinin ortası siyah olur (zaten o yüzden ingilizcesi black eyed pea). bir de taneli börülce vardır, o bombeli olur diyebiliriz belki ama onun da yemeği olmaz zaten, taneleri büyük olur. o hiç olmaz zaten ege'nin dışında.

özetle üzgünüm ama börülce yemediniz zaten muhtemelen ama börülceyi de bu şekilde yapsanız kötü olurdu. börülcenin kırmızı çizgim olduğu anlaşılmıştır sanırım ahsh.
0
tepedeki psychedelic adam
(29.05.25)
Bu arada tepedeki saykedelik adamın dediği gibi

Bombeli sizin aldığınız bakla olabilir mi acaba ?
0
grimavi
(29.05.25)
Zeytinyağı, soğan, haşlamamanın gerektiği yazılmış.
Bir de satın alırken beyaz börülce almak gerekiyor.
Yeşil börülceler pek lezzetsiz
0
squidward
(29.05.25)
Aslında, kuru börülceyi biliyorum haşlayarak salatalara koyuyorum ama tazesini bilmiyordum. Taze fasulyeye benziyor ince, uzun ve yuvarlak hatlı, bombeli gibi. Taze fasulye ince, uzun ve yassı oluyor.

Bulunduğu sebze kasasında, şeker fasulye yazıyordu. Kasadan geçerken börülce diye geçti hatta kasiyer baktı börülce dedi. Yani bu ya şeker fasulye ya börülce.

Konu iyiden iyiye esrarengiz bir hal almaya başladı :))
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
Börülceyi haşlarsan turşu yapman lazım. Börülce çiğden pişer. Sen nerelisin? Egeli değilsen yaptığın normal, egeliysen kimseye deme bunu.
0
mikahakkinen
(29.05.25)
Ben olsam tatlı bir şey koyardım.

Nar, portakal, ananas gibi
0
gabe h coud
(29.05.25)
Şarap da eklersen, mis gibi olur.
0
gabe h coud
(29.05.25)
@mikahakkinen

Egeli değilim :)

@gabe h coud

Sen de trollemelere doyamadın. Ne işi var börülcenin içinde meyvenin, şarabın? Börülceden çok iyi anlarım :))
0
🌸rock n roll
(29.05.25)
Sen ne anlarsın beee :))
0
gabe h coud
(30.05.25)
Direkt haşladığınızda sarımsaklı yoğurtla veya (madem yağ kullanmayacaksınız) limon+sarımsak+tuz sosu ile tüketmenizi öneririm.
Ama önceliğiniz soğanlı domatesli fadülye gibi yemeğini pişirmek olsun. Anlattığınız tarif fena :/
0
strawberry first
(30.05.25)
Börülceyi domatessiz yaparız biz o nedenle domates nasıl olur bilemedim ama soğansız zeytinyağsız olmaz diyenlere katılıyorum. 1-2 yemek kaşık zeytinyağını kendinize çok görmeyin neden yaşıyoruz yoksa. Hayvansal olduğu için sarımsaklı yoğurt +1 bin ayıbı örter de diyemiyorum tıkandım valla.
0
peki madem
(30.05.25)
Sarımsaklı yulaf yoğurdu eklemeyi düşünüyorum üzerine. Yulaf yoğurdunu üzerine boca edersem gideri olur herhalde yemeğin :))
0
🌸rock n roll
(30.05.25)
Hocam bir yerden sonra yemeği kurtarmaya çalışmak yemeğin kendisinden hem emek hem maliyet olarak daha fazla oluyor

Bu seferlik böyle oldu deyip vazgeç artık

Çöpe yemek atmayı sevmem, bu düzenli hale gelmez benim evimde ama yılda 1 istisna olabilir
0
grimavi
(30.05.25)
(11)

bebeği düşmeden korumak için ne yapılabilir?

administ
7.5 aylık emekliyor ve kalkmaya çalışıyor. Yani nasıl oluyor anlamıyorum kaşla göz arasında oraya buraya tutunup kalkıyo sonra da düşüyor. Bugün kafasını vurdu. Zeminde bu bebeğin kafasını vurmasını engellemek için ne yapalım. Halı da sert. Var mı sizlerin kullandığı ürünler
7.5 aylık emekliyor ve kalkmaya çalışıyor. Yani nasıl oluyor anlamıyorum kaşla göz arasında oraya buraya tutunup kalkıyo sonra da düşüyor. Bugün kafasını vurdu. Zeminde bu bebeğin kafasını vurmasını engellemek için ne yapalım. Halı da sert. Var mı sizlerin kullandığı ürünler
0
administ
(29.05.25)
biz küçükken bebek yürüteç (örümcek) diye bir şey vardı 90'larda. sonra ortadan kalktı bir anda bayağı işlevsel aletti. bütün 90 neslinin o zımbırtıyla bebeklik fotoğrafı vardır. piyasada ise hala değerlendirilebilir
0
ssekk
(29.05.25)
benim bebeğim de 9 aylık, 7.ayından beri ayağa kalkıyor sayısız kez kafasını vurdu. umarım salak olmaz bu kadar düşmeye ya. ben de korkuyorum :D

şaka bir yana ben evde şu kafa korumalık giydiriyorum hiç hoşuna gitmiyor ama bir nebze koruyor.
www.trendyol.com
0
yenibirgüzelnick
(29.05.25)
yürüteçi hiçbir doktor önermiyor artık. aksine zararlıymış. yürüme arkadaşı daha doğru bi tercih olabilir ama onu da alsanız yine peşinden dolanacaksınız.

onun dışında evdeki keskin köşeler için önlem alıp halılı alan miktarını artırabilirsiniz.

bunlar dışında mucize bi çözüm yok. bebek bu. düşe kalka büyüyecek.
0
elorelia
(29.05.25)
oyun matı denilen cok yumusak halılar var cocuk için. unigo marka en ünlüsü sanırım.
yataktan düşmesin diye korkuluk var. amzn.eu
sivri köşelere plastik koruyucular oluyor.
0
unalub
(29.05.25)
Bizim sıpa 2 yaşında oldu, ama biz düşmesini hiç sorun etmedik. Düşe kalka öğrenecek diye. Yinede bebek oyun matlari barz onlardan kullanıp etrafta köşeli şeyleri kaldırırsanız yeterli olur. Zaten genelde popo üstü oturarak düşüyorlar. Poposunu yumuşak tutun
0
etna
(29.05.25)
düşe kalka öğrenecek + 1

çok korursanız daha kötü olur.
0
parka
(29.05.25)
düşe kalka öğrenecek + 1
sivri yerler için köşe koruyucu alın.
0
duyuruuser
(29.05.25)
Temu'da şöyle bir şeyler var. Tavsiye ederim.
Köşe koruyucu diye aratın.

img.kwcdn.com

Bebek erkek mi? kafasını çarpıyor deyince. Bizim oralardan erkek bebekler kafa üstü kızdar popo üstü düşer derler.
0
Mirket
(29.05.25)
Düştüğünde sessiz kalın, sadece gidip kaldırın, kucaklayın. Ay vb bağırarak tepki vermeyin. O da düşmeyi normalleştirir böylece. Yoksa her düştüğünde ağlama krizleri yaşarsınız.
Çocuk düşe kalka büyür +1
0
strawberry first
(30.05.25)
bebeklerin sırtına pelus bir şey takiyorlar sırt çantası gibi. düşünce onun ustune duruyor. sirt ustu düşünce tabi, yine de ne kurtarılsa kardir
0
oscar
(30.05.25)
o sırt cantası vari peluştan aldık biz hiç kullanamadık hiç olmadı.

Yastıkları timingli arkasına fırlatmak gibi bir skill geliştirdim ben. Çocuk düşerken tutturup kafasını kurtarıyordum. Şaka bir yana düşe kalka net. Zaten bu kendi kendine düşme süreci baya uzun. şu an misal ben masalara çıkmamasını öğretme fazındayım. Bitmiyor.
0
wallcan
(30.05.25)
(16)

Ben nasıl ev alabilirim?

yenibirgüzelnick
Ev alanlar nasıl alabiliyor ya ben de almak istiyorum ama yok yani mümkün görünmüyor. Aylık 70-80 taksit ödeyebilirim. Ankara’da üç kişilik ailemle oturacağım düzgün bir ev ve düzgün bir mahalle yok bu fiyatlara. 5-6-7 milyona ihtiyacım var. Evler o civarda. Elimde bir araba var 1.6 milyona satılır
Ev alanlar nasıl alabiliyor ya ben de almak istiyorum ama yok yani mümkün görünmüyor.
Aylık 70-80 taksit ödeyebilirim. Ankara’da üç kişilik ailemle oturacağım düzgün bir ev ve düzgün bir mahalle yok bu fiyatlara.
5-6-7 milyona ihtiyacım var. Evler o civarda. Elimde bir araba var 1.6 milyona satılır max.

Nasıl alırım? Kredi çıkmıyor sanırım bu fiyatlara?
0
yenibirgüzelnick
(13.05.25)
aynı anda kira da ödeyebilecek durumdaysanız arabayı satıp proje lansmanından alıp 2-3 yıl zorlamanız lazım. ya da önce 2-3 milyon arası bir ev alacaksınız sonra onu satıp istediğiniz klasmanda bir eve yöneleceksiniz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.05.25)
Konut almak neredeyse imkansız hale geldi. Öte yandan insan tabi semtiyle, evin içiyle, ulaşımıyla, sosyal imkanı ile en iyisini istiyor ancak ilk evi alırken bütçe yeterli değilse "bir yerden başlamak" en iyisi. Sıfırdan "iyi" bir ev almak imkansız veya çok zor ancak elinde bir konut olduğunda satıp "iyi" eve geçmek daha kolay oluyor.

Bu bütçeyle nasıl konut alınabilir? Konum olarak çok beğenilen bir yer değil ama örnek olarak Yapracık, Turkuaz tarafı gelişiyor. Konut fiyatları makul. 1.6M peşinatın olursa üzerini kredi ile tamamlayabilirsin, birkaç yıl sonra satıp o bahsettiğin 5-6M seviyelerindeki evleri almak en azından şimdiki gibi imkansız olmaz.

Kredi çıkıyor ancak şartlar biraz karmaşık hale getirildi. Yani üzerine ev olup olmamasına göre, evin değerine göre, enerji sınıfına göre çıkabilecek maksimum konut kredisi değişkenlik gösteriyor. Bunu internet araştırması veya bir banka şubesi ile görüşerek öğrenebilirsin. Hatta öncelikle bunu yapıp, aylık taksitlere göre bütçeni neleştirip öyle arayışa geçersen sağlıklı olur.
0
Lethe
(13.05.25)
Konudan bağımsız olacak ozur dilerim,
Zamanında millet bilmiş gibi ev alanlara 10 senemi ipotek ettiremem diyerek kredi ile ev alanlarla dalga geçiyorlardı. Sanki 10 senesini ultra verimli geçiriyormuş gibi üstten üstten milletle alay ediyorlardı.

Ortahalli vatandaşın peşin parayla ev almasının mümkün olmadigi, kredi ile ev sahibi olunan zamanlarda maalesef bu tip insanlar ve onları yönlendiren kişiler yüzünden artık tren kaçtı.

Şimdi ki krediler ve oranlarla ev almak mümkün değil.
0
tahirkemalbozoglu
(13.05.25)
Elinizde biraz da birikmiş olması lazım 1-2 milyon kadar. Ya da aileler yardım edecek.
0
playing star again
(13.05.25)
banka kredisi ile olmaz ancak yeni projelerde finansmanı firmanın kendisi yaptığı için oralardan yapabilirsiniz. yani sahibinden değil de sıfır ev projelerine bakmanız lazım.
0
kisa
(13.05.25)
@tahirkemalbozoglu %100 katılıyorum. Özellikle beyaz yaka bu propagandaya çok maruz kaldı. 10 sene borçlanılır mı (gelişmiş ülkelerde mortgage'lar 30 yıla uzanıyor), dört duvara o kadar para mı verilir (şu anki şartlara göre hiç zor değilmiş diyoruz), müteahhitleri zengin mi edelim, ömür boyu kirada kalırım daha iyi vs vs.

"Orada oturmam, burayı beğenmem" diye diye insanlar evsiz kaldı ve şu an almak imkansızlaştı veya çok zorlaştı. O nedenle "bir yerden başlamak lazım" diye önerdim. 70-80 bin taksit ödenebiliyorsa 10 yıl vadede yaklaşık 2.5M çekilebiliyor. TL her zaman değer kaybeden bir para birimi, emin olun bu ödemeler 2-3 sene sonra çok makul seviyelere düşecek. 1-1,5M peşinat varsa sıfır proje de olur, ikinci el de alınır. Sıfır konutlara kredi oranları daha yüksek. Ara ödemelerle vadeyi kısaltma veya taksit tutarını azaltma imkanı her zaman var. Ankara'da ev bakmak da avantaj, İstanbul daha sorunlu.

Yarın kiranı düzgün ödesen bile ev sahibin ekstra zam & çıkma baskısı yaptığında, evine sürekli müşteri ve emlakçı geldiğinde pişmanlık çok büyük oluyor. O nedenle özellikle evli ve çocuklu çiftler imkan varsa mutlaka kendi evlerinde oturmalı.
0
Lethe
(13.05.25)
kriterlerinizi düşürün. daha düşük bütçeyle başlayın kademeli olarak ilerlersinizç.
0
iwillsee
(13.05.25)
Ev fiyatları düşmüşken alınır bence. Araştırırsanız uygun fiyatlı bir ev düşebilir, evler kolay sstılmıyor çünkü.

Bir miktar banka kredisi de gözünüzü kotkutmasın, 2-3 yıldan sonra ödeyeceğiniz taksit enflasyon karşısında eriyeceği için sonraki yıllarda çok küçük kalıyor.
0
hebanon
(13.05.25)
Üzerinize ilk ev olacak ise ve ayrıca 2 milyon civarında paran varsa nakit+araba+kredi ile şu an alabiliyorsun. Onun dışında söylemek istediğim maddi durumuna göre pahalı bir araba kullanıyor gibisin, yani az birikim yapıyor gibisin. Kolay gelsin.
0
osssy
(13.05.25)
@tahir, @lethe +1

aylık 70 biriktirebiliyorsan -2bin dolara yakın bir para eder- bir iki sene boyunca peşinat yapmak alacağın evin yarı parasını hazırlar. bir yandan kira ödeyip bir yandan peşinat biriktirmek her yiğidin harcı değil ama bu mümkünse, arabayı da satarak büyük kısmı tamamlanır. görünüşe göre geliriniz iyi.

kredi oranı alacağınız evin özelliklerinden sizin daha önce ev sahibi olup olmamanıza göre değişiyor.

sigortalı çalışansanız, ilk evinizse, findeksiniz iyiyse, alacağınız ev 0 ise yüzde seksen'e kadar kredi çıkıyor.

bir sene para biriktirseniz (enflasyona ezdirmeden, hatta fon-hisse vs alarak arttırabilirseniz (piyasa kötü bu günlerde ama yine de fırsatlar var), üstüne bir de arabayı satarak 1-1buçuk senede 3milyondan fazla para birikir. aradaki farkı kredi ile kapatabilirsiniz.

gençler ev alma, arabayı satma gez-toz diyorlar da, o iş öyle değil.
şimdi kira ödeyemiyor insanlar, eski de olsa bir ev sahibi olmak kirada olmaktan iyi. önceden ben de aptalca düşünüyordum "eve para bağlamaktansa kirada otur, beğenmezsen semti değiştirirsin, istediğin yere taşınırsın, oh ne ala" derdim. bu fikir neredeyse herkesin durumu için aptalca. belki binde birlik bir kesim için makuldur sadece.
0
biseysorcaktim
(13.05.25)
tapu harcı, emlakçı komisyonu dahil etmeden düz hesapla 3.5 milyona ihtiyacınız var. 10 yıllık kredinin aylık ödemesi 110.000 çıkıyor şu an. zaten ödeyemiyorsunuz şu an. daha düşük fiyatlı evlere bakmanız lazım.
0
elorelia
(13.05.25)
@elorelia, yani maaşım 110 ödemeye de yeter ama ucu ucuna yaşamış oluruz rahat harcayamayız.
bilmiyorum ya ev alanlar üç beş sene böyle tasarruflu mu yaşıyorlar cidden? ne tatile gidebilirim ne rahatça harcayabilirim 100ün üstüne çıkınca.
0
🌸yenibirgüzelnick
(13.05.25)
zam oranını öngörebiliyor musun? senin net gelirini bilmiyorum ama ocakta alacağın zam biraz daha rahatlatır diyorsan risk alınabilir. ya da dediğim gibi evde standartları düşüreceksiniz. biz öyle yaptık. yoksa başka türlü olmuyor.

bir de siz ödeyebiliyoruz deseniz bile banka kabul edecek mi o var.

bu arada bizim iş bankasında süreç şöyle oldu. fikir vermesi açısından anlatayım. önce elimizdeki birikmişi hesapladık. sonra çıkabileceğimiz maksimum rakamı belirledik evde. bankaya gittik biz şu kadarlık bi ev almayı planlıyoruz dedik. ben evi bulduktan sonra tapu vs ile bankaya gidiyoruz sanıyordum ama öyle olmadı. biz evi bulmuştuk da belgeleri vs almadık sadece eşim bankaya başvurdu şu kadar kredi istiyoruz diye. benden bi belge de istenmedi mesela gelir konusunda. bankadan onay geldi kredi tutarına. bu sefer tapuyu verdik, bu ev olacak diye. eksper gitti. eksper değer biçti. evin enerji sınıfına göre eksper değerinin yüzde kaçına kredi veriliyor, bunu öğrendik. krediye başvurduk.

evin eksper değeri 5 ama enerji sınıfı d ise sanıyorum yüzde ellisine kredi çıkıyor. bu durumda sizin çekebileceğiniz maks kredi 2,5 milyon. e yine yetmiyor.

yani bir sürü şartın bi araya gelmesi lazım bi yandan da. üstüne bir de emlakçı komisyonu, tapu harcı var. 1,6 milyon peşinatınızın ucundan bu ikisini kesmeniz lazım mesela. yani sizin 5 milyonluk evde bile 3,5 milyondan daha fazla krediye ihtiyacınız var.

ama kredi ödemesi olarak o tutarlara çıkabiliyorsanız ben olsam iyi kötü demem bir ev alırım.
0
elorelia
(13.05.25)
aylık 100bine kadar kredi ödeyebilecek durumdaysanız ev alabilirsiniz. hem de istediğiniz evi alırsınız, bahsettiğiniz 6milyon civarındakileri.

kredi oranı yüzde elli olsa, sizin üç milyona ihtiyacınız var.
bir buçuk sene kredi ödercesine para biriktirseniz sadece bir buçuk milyon olacak aşağı yukarı.
sonra arabanızı satsanız 3 milyon peşinat olacak.

(bi buçuk sene sonra evler artacaksa, sizin aracın değeri de artacak. parayı tl'de tutmadığınız sürece onun da alım gücü bugüne yakın olacak)

dikkat etmeniz nokta para biriktirirken tl olarak biriktirmemek, bir şekilde yatırıma yönlendirmek (yatırıma yönlendirecek bilginiz yoksa en azından altın/dolar gibi birimde tutarak az değer kaybına maruz kalırsınız, gerçi altın ya da diğer mevduatların gelecek durumunu bilmiyoruz ama karma bir şekilde biriktirirsiniz)

geliriniz piyasanın üstündeyse ve enflasyona rağmen alım gücünüzü muhafaza edebiliyorsanın, en fazla iki-üç sene sonra kredi ödemeleri düşük gelecek. yani krediniz yüksekse bile bu bahsettiğiniz ucu ucuna yaşama 2-3 sene sürer en kötü ihtimalle.

bir tanıdığım 2bin beş lira ev kredisi ödüyor. Bin küsür lira ödeyen arkadaşlarım vardı. zamanında bu paralar da büyüktü kredi için.


bu arada dediğim gibi, şartlar uygunsa yüzde 80e kadar kredi çıkıyor.
olmaz diye kestirip atmayın. uydurmaya çalışınca oluyor bi şekilde.
0
biseysorcaktim
(13.05.25)
ayda 70-80 bin kenara koyabilen biri de ev alamam diye üzülüyorsa asgari ücretle geçinmeye çalışanlar ne yapsın. gayet de alırsınız, ben şunu anlamadım neden araba dışında birikmiş paranız yok şu an tüm kazancınızı harcıyorsunuz demek ki. öncelikle yatırım yapmayı ve para biriktirmeyi, paradan para kazanmayı öğrenmelisiniz.
1 hazirandan itibaren vadeli hesaba koysan şöyle olur;
1 haziran: 70 bin
1 temmuz: 70+70+önceki aydan gelen 2 bin tl faiz = 142 bin
1 ağustos: 142 bin + önceki aydan gelen 4 bin TL faiz + 70 birikim= 216 bin küsür

yani böylece sen 1 sene sonunda 1 milyon civarı para biriktirmiş oluyorsun. sadece vadeye bile koysan. ki bunun dışında başka yatırım araçları da var.

neyse öncelikle peşinat için bu yöntemle para biriktirmen lazım. hatta kendiniz zorlayıp ayda 70 binden fazla biriktirmen lazım. bu arada maaşına zam alırsan zaten biraz daha fazla biriktirmen kolaylaşır.

onun dışında da bu kadar yüksek fiyata bakmazdım ben olsam, 4 milyon civarı bir yere bakardım. ilk evin sonuçta. biraz daha biriktirirsen sonra istediğin muhitten alırsın.
0
turuncu tonlarda
(13.05.25)
@yenibirgüzelnick Türkiye'deki enflasyonun neredeyse tek avantajı konut kredilerinde yaşanıyor. Çok değil 3 sene önce çekilen ve 1 kıdemli mühendis maaşı seviyesinde olan ödeme tutarı, bugün asgari ücretin altında kalıyor. İnanılması güç ama öyle arkadaşım var ki 2020'de aldığı konuta şu an 1400 TL taksit ödüyor. Bunlar tabi pandemi dönemi ve sonrası enflasyonun aşırı hızlı olduğu dönemler. Şimdi bu süreç yavaşlamış olmakla beraber bitti diyemeyiz.

Krediyi aldığın ilk sene daha doğrusu ilk maaş zammına kadar harcamanı dikkatli yapman gerekecektir ancak sonrasında şirketin enflasyon üstü zam veriyorsa epey rahatlarsın. 2. yıldan sonra ödemek daha da kolaylaşıyor.
0
Lethe
(13.05.25)
(5)

bu kalori hesabında bir yanlışlık var mı?

inheritance
günde 2000 kalori civarı almaya çalışıyorum. bugün neredeyse öküz gibi yedim ama 2000 kalori olmadı bile. bu hesapta bir yanlışlık var mı?öğle:ramazan pidesi 50 gr 115 cal30 gr yulaf + 10 gr chia 160 cal10 gr fıstık ezmesi 75 cal225 gr haşlanmış yumurta (4 adet) 350 cal40 gr yeşil zeytin 60 vcalakşa
günde 2000 kalori civarı almaya çalışıyorum. bugün neredeyse öküz gibi yedim ama 2000 kalori olmadı bile. bu hesapta bir yanlışlık var mı?

öğle:
ramazan pidesi 50 gr 115 cal
30 gr yulaf + 10 gr chia 160 cal
10 gr fıstık ezmesi 75 cal
225 gr haşlanmış yumurta (4 adet) 350 cal
40 gr yeşil zeytin 60 vcal

akşam:
300 gr bulgur pilavı 400 cal
300 gr hindi göğüs haşlanmış 400 cal
40 gr ramazan pidesi 90 cal
20 gr fıstık ezmesi 140 cal

yazmadığım diğer ıvır zıvırlarla (salatalık vs.) beraber 1900 kalori anca yapıyor fatsecret hesaplamasına göre. akşamki pideyle fıstık ezmesini sırf kalori dolsun diye yedim. yoksa 1600 kalori yapıyordu. süt ürünü yok çünkü laktoz duyarlığından şüphelendiğim için kendimi test ediyorum.
0
inheritance
(30.04.25)
Yanlışlık yoktur hocam 2000 kaloriyi abur cubura ya da aşırı yağlı ürünlere bulaşılmadığın sürece doldurman kolay değil zaten, kerteriz olarak fıstık ezmesini al o doğruysa hepsi doğrudur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.25)
Öküz gibi yediğim dediğiniz bu mu hocam? Sayılara bakılırsa doğru gözüküyor. Bulgur pilavını öyle ölçmeyin ama bence. Çiğ bulgurdan ölçmek daha doğru olur. Bulgurunuz ne kadar Kuru, ne kadar su çekiyor bilemeyiz.
0
glamdr1ng
(01.05.25)
öküz gibi yemek bu değil :)
0
yenibirgüzelnick
(01.05.25)
bana göre öyle :) çiğden ölçmek en doğrusu tabi de, o zaman da her gün ayrı ayrı pişirmek gerekiyor. ben tek seferde 5-6 porsiyon pişirip yiyeceğim zaman ısıtıyorum.
0
🌸inheritance
(01.05.25)
Bu kadar hesap yapıyorsanız bulguru pişirmeden önce tartın, tencerenin darasını not edin, piştikten sonra yine tartın. Porsiyona bölünce minik bir içler dışlar çarpımıyla kaç gr kuru bulgura denk geldiğini hesaplarsınız:)
0
kobuzchu kiz
(01.05.25)
(14)

Pembe Elbise

rock n roll
Pembe konseptli bir doğum gününe gideceğim. Bana, beğendiğiniz pembe elbise modelleri gönderebilir misiniz?Elbise çok mini ya da çok uzun olmasın ve abartılı dekolte olmasın. Komple pembe olmasa da olur, pembe detaylar da olabilir.
Pembe konseptli bir doğum gününe gideceğim. Bana, beğendiğiniz pembe elbise modelleri gönderebilir misiniz?

Elbise çok mini ya da çok uzun olmasın ve abartılı dekolte olmasın. Komple pembe olmasa da olur, pembe detaylar da olabilir.
0
rock n roll
(30.04.25)
Şunun pembesi.

img.kwcdn.com

Ya da şunun

img.kwcdn.com
0
Mirket
(30.04.25)
kullanicadi
(30.04.25)
gabe h coud
(30.04.25)
gabe h coud
(30.04.25)
gabe h coud
(30.04.25)
GAbe, sence doğum günü konseptine biri verir mi 15 bin, 25 bin?
0
Kahvedesu
(30.04.25)
İyi ki belirtmişim çok uzun olmasın diye, yoksa çok uzun elbise önerisi gelecekti :))
0
🌸rock n roll
(01.05.25)
@gabe h coud

O kadar yüksek fiyatlı bir şeye gerek yok gerçekten. Daha mütevazi önerilerin olursa yolla.
0
🌸rock n roll
(01.05.25)
Belki elbiseler pahalı değil siz fakirsiniz :))))
0
parka
(01.05.25)
@parka

Evet olabilir dediğin gibi fakir olabilirim ama beni daha çok ilgilendiren bulunacağın mekan ve o doğum gününe birlikte katılacağın insanlara uyum sağlamak.
0
🌸rock n roll
(01.05.25)
cooperr
(01.05.25)
ne kadar zevksiz insanlar var şu dünyada ya. erkolar fikir belirtmesin bence asdfg.

@teyze +1 güzelmiş
0
yenibirgüzelnick
(01.05.25)
@teyze

Aslında öneri veren herkese çok teşekkür ederim. Benim için zaman ayırdınız hepiniz. Çok önem verdiğim bir organizasyon bu, o yüzden ekstra özen gösteriyorum. Hepinize tekrar tekrar teşekkürler.
0
🌸rock n roll
(01.05.25)
yadigar
(01.05.25)
(10)

Araba sorusu

yuvarlanantencereninkapagi
1.6- 1.7 milyona alınacak en mantıklı sıfır araba hangisi? İç donanımı iyi olsun istiyorum. Suv tercih etmem ama hoşuma giderse düşünürüm. Aile kullanmayacak
1.6- 1.7 milyona alınacak en mantıklı sıfır araba hangisi? İç donanımı iyi olsun istiyorum. Suv tercih etmem ama hoşuma giderse düşünürüm. Aile kullanmayacak
0
yuvarlanantencereninkapagi
(16.04.25)
golf alacak para cikmiyorsa clio.
0
antikadimag
(16.04.25)
Yaris. Sağlam, kafan rahat eder.
0
luluki
(16.04.25)
1.763.900 TL

Opel Astra
0
liberal
(16.04.25)
alemin en yakşıklısı pejo 308
0
mikahakkinen
(16.04.25)
Ford Puma. Bayiye gidin
0
HellKeePer
(16.04.25)
c4x
0
yenibirgüzelnick
(16.04.25)
seçenek olsun diye yazıyorum, megane e-tech

220 beygir, 0-100 7 saniye falan.

ama komple elektrikli tabi. uzun yol can sıkabilir. genellikle şehir içi kullanılacak ise yakıta pek paranız gitmez.
0
ananiyimioguz
(16.04.25)
Golf ama 2 milyonu gecti artik, polo alirim ben
0
narod
(16.04.25)
1.6- 1.7 milyona clio veya polo alma. 2020 ve üzeri az km herhangi bir araba.
0
paintov
(16.04.25)
Skoda fabia, biraz daha yüksek bütçeyle octavia da olur.
0
iwasbornonamountainside
(16.04.25)
(21)

Nasıl uyuyorsunuz?

kizil karga
Gözünüzü kapatıp sabah mı açıyorsunuz yoksa ara ara uyanıklıkla uyku arasında hafiften bir uyanıyor musunuz, nasıl?
Gözünüzü kapatıp sabah mı açıyorsunuz yoksa ara ara uyanıklıkla uyku arasında hafiften bir uyanıyor musunuz, nasıl?
0
kizil karga
(15.04.25)
Ara ara uyanıp uyku salaklığıyla sağa sola dönerek uyuyorum hayatımın hiçbir döneminde gözümü gece kapatıp sabah açtığımı hatırlamıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.04.25)
Ara ara uyanirim. Deliksiz uyudugumu hic hatirlamiyorum.
0
matilda
(15.04.25)
Akilli saate gore,.cok.hafif.uyuyorum, ara ara da uyaniyorum. Bana sorarsan osura.osura sabahi ediyorum.
0
deckard
(15.04.25)
Gece yatiyorum ve sabah kalkiyorum.
Ama apple watcha göre aralarda uyaniyorum
0
sonsuz
(15.04.25)
Saçma sapan rüyalar görüp uyanıyorum sonra geri uyuyorum. Aralıksız uyku uyumam çoook nadir
0
nundu
(15.04.25)
Eskiden gece külçe gibi yatar sabaha kadar da hiç uyanmazdım en azından hatırlamazdım.

Şimdi delik deşik bölük pörçük uyuyorum:/
0
kullanicadi
(15.04.25)
Gözü kapatıyorum.
Sabah açıyorum. Işık varmış koltukta uyumusum falan zerre umrumda değil.

Hanımsa akşam yatmadan bilmemneli supplement alıyor.
Odasında ışık olmamalı.
Uyurken kulakliktan dalga neyse onlari dinliyor.
Uyurken kesinlikle ses olmamali yoksa uyanıyor.
Gece iyi uyumussa max iki kere uyanmış demektir.
0
logisticsmanager
(15.04.25)
Kapatıp açıyorum. Bazen aynı pozisyonda uyumaktan kulağım kolum falan uyuşmuş oluyor.
0
Kediyi üzdün
(15.04.25)
Keyfim yerindeyse bi koyuyorum kafayı müthiş, sabah açıyorum. Acayip rüyalar görüyorum.
Aksi takdirde defalarca uynıyorum.
0
put it in your appropriate place
(15.04.25)
uyanma durumu pek olmuyor artık ama hemen her gece çok gerçekçi/yoğun rüya görüyorum. o kısım mental olarak yorduğu gibi uyku kalitesini de etkiliyor. gece boyunca her detayını hatırlayacak şekilde çatışmaya filan giriyorum mesela, sabah maymun gibi kalkıyorum. dinlenmiş olmam lazım, ben tam tersi GECELERİN YARGICI gibi uykuda her türlü itlik serserilik yapıp sabah yorgun uyanıyorum.
0
mark greg sputnik
(15.04.25)
Saatle takip ettiğim için çok detaylı veriye erişebiliyorum.

Deliksiz uyudum diyen adam bile her gece birden fazla uyku döngüsüne giriyor. Hafif uyku, derin uyku, rem ve uyanık olarak özetlersek hafta sonu dana gibi uyudum dediğimde bile 5 uyku döngüsünden geçmişim, gece 4 te yatıp 12'de uyanmışım. Bu süreçte sadece 2dk uyanık kalmışım. Uykunun büyük bölümünü hafif uyku kaplıyor.

İş yüzünden sık seyehat ediyorum, uyku düzenim bu yüzden yoğun dönemlerde pert ama evimdeysem uyku sorunu çekmiyorum. Uçak, otobüs, araba, gemi, bot, düğün demeden uyuyabilen birisi olarak şanslıyım sanırım :)
0
kimlanbu
(15.04.25)
Haydut kedi bıraksa uyuyacağız da bırakmıyo ki
0
turuncu tonlarda
(15.04.25)
Çok dönüyorum. Özellikle uyanmam gereken saat yaklaştıkça, son 1 veya 1.5 saat içinde epeyce dönüyorum ve döndükçe uyanıyorum.
0
muhayyer divan
(15.04.25)
Bölünmeden uyuduğum tek bi gecem olmadı. Çocukken de geç uyurmuşum zaten. Büyüdükçe geç uyumanın yanına bi de bölüntülü uyumak eklendi. Gece birkaç defa sürekli uyanırım. En kötü 1 defa tuvalete kalkarım. Doktor stres diyor ama kimse düzgün bir çözüm önermiyor :) Gözlerini yattığı gibi kapatıp bölünmeden taa sabah açanları hep kıskandım :)
0
truf
(15.04.25)
6-7 gibi etin suyunu sıkmaya uyanırım genelde, sonra bir daha uyurum. Haricinde deliksiz.
0
Bruce
(16.04.25)
Normalde yatar sabah uyanırım, bugünlerde dertten yasadan 4-5 gibi uyanıp bir süre uyanık kaliyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(16.04.25)
deliksiz uyurum ve sabah erken kalkarim.
0
antikadimag
(16.04.25)
eskiden de sürekli uyanırdım ama bebekten sonra 2 saatte bir uyanmaya başladım. ki bebeğim artık büyüdü 8 aylık ama yine de fix 2 saat deliksiz uyku :)
0
yenibirgüzelnick
(16.04.25)
çok uyanırım gece.
yorgun ve uyanırım.

kalkana kadar bir-iki saat kaybediyorum her sabah.

miband ile uyku takibimi yapıyorum bazen
yaşıtlarına göre şunlardan iyi uyudun diyor, yüzde elliden iyi uyuduysam mutlu oluyorum.
0
biseysorcaktim
(16.04.25)
akşam kafamı yastığa koyar uyur sabah kalkarım.
0
sizofren06
(16.04.25)
güney doğuda yaptığım rezalet askerlikten sonra.uyku düzenim yok devamlı uyanıp uyuyorum.
0
jamswety
(16.04.25)
(7)

Ultrasondan cinsiyet tahmini hakkında

su eve bi peynir alamadin diyen fare
13+4 haftalığız. Bugün doktora gittiğimizde kız gibi duruyor ama 3 hafta sonra daha belirgin olur dedi. Klinikte su fotoğrafı çekmiştim;https://eksiup.com/p/39675223zubmÇok istiyorum bir kız çocuğum olmasını, ama önceliğimiz sağlıklı olması tabiki.Tecrübeli ablalar, Ne diyorsunuz sizce kız çocuğu mu
13+4 haftalığız. Bugün doktora gittiğimizde kız gibi duruyor ama 3 hafta sonra daha belirgin olur dedi. Klinikte su fotoğrafı çekmiştim;

eksiup.com

Çok istiyorum bir kız çocuğum olmasını, ama önceliğimiz sağlıklı olması tabiki.

Tecrübeli ablalar, Ne diyorsunuz sizce kız çocuğu mudur, anlaşılıyor mu bu fotoğraftan ?Eve gelince defaaten baktım, Sanki ayakların ve göbeciğin birleştiği kısımda ufaktan bir seyler görüyorum gibi ama bilemedim. Ödem mi acaba o, yoksa başka bir şey mi :)
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(07.04.25)
Annemin komşusuna kız deyip sonrada erkek dediler. Ama detay hatırlamıyorum.
0
1917
(07.04.25)
bizim cinsiyet öğrenme muayenemize daha 1 ay arken çat diye söyledi herif ben burda pipi görüyorum ama gelecek ay daha net anlaşılır diye. o zamanlar cinsiyet öğrenme partisi, balona renkli kağıt doldurup patlatma, sürpriz falan yok tabi, görür görmez söyleyiverdi, cinsiyet öğrenme haftamızdan erken olmasına rağmen.

yani "erkek gibi duruyor" denilen erkek çıkıyor, çünkü o haftada çok belirgin olmasa bile görünüyor :)

"kız gibi duruyor" denen sonradan değişebilir.

sağlıkla kucağınıza alın.

"pipi görüyorum, erkek gibi duruyor, gelecek ay daha net anlaşılır" demesinin üstüne gelecek aylarda tekrar hiçbir şey söylemedi. çocuk 6-7 aylık oldu, benim aklıma geldi. dedim hocam aylar önce pipi gibi görünüyor dedin, tekrar bir şey demedin, artık odasını falan yapıcaz kesin erkek mi diye, probu zaart diye yukarı kaydırdı, ekranda gösterdi affedersiniz evet dedi al sana pipi, kesinlikle erkek. hatta ekran görüntüsünü alıp yanına pipi diye yazdı verdi elime. komik adamdı.
0
kibritsuyu
(08.04.25)
Çok güzel bir oglunuz olacak. İnşallah saglıklı kucagınıza almak nasip olur.
0
limonlu eksi
(08.04.25)
Son zamanlarda prenatal tarama/fetal dna testi istemeyen doktora denk gelmemiştim çok şaşırdım. İlk gebeliğimde çok yaygın değildi ama ikincide nipt yaptırdım ve 11 haftalıkken oğlum olacağını biliyordum %100. Onun dışında böyle kesinlik veren bir test sonucu ortada yoksa 16 haftadan önce söylememesi taraftarıyım iyice net olsun her şey diyorum:) bunun dışında kibritsuyu+1 diyorum erkek dedilerse çok değişeceğini sanmam ama kız gibi duruyor çok güvenilir değil, pipi daha sonradan görünebiliyor

Sağlıkla kucağınıza alın <3
0
kullanicadi
(08.04.25)
cinsiyet ne olursa olsun doğunca aşık olacaksınız zaten o yüzden kız istiyordum deyip moral bozmayın.
yüzde yüz erkek görüyorum. nub teorisi deniyor alt kısmı çıkıntılı yani erkek.

benim de oğlan bebeğim var, dünyanın en güzel şeyi. eskiden ben de kızım olsun diyordum ama erkek bebek güzelliği diye bir şey var bunu yaşadıktan sonra ikincisi de erko olsun istiyorum. o kadar müthiş bir şey, sağlıkla doğsun.
0
yenibirgüzelnick
(08.04.25)
Merak ettim, fetal dna siz mi yaptırmadınız tercihen, dr mu önermedi?
0
turuncu tonlarda
(08.04.25)
@turuncu tonlarda Dr da önermedi, biz de yaptirmadik açıkçası. Sirnagin küçük bir ilçesinde yaşıyoruz.
0
🌸su eve bi peynir alamadin diyen fare
(09.04.25)
(4)

Elektrikli araç - otojet sorunu

yenibirgüzelnick
Yeni elektrikli araba aldım. Otojette şarj ederken pompayı bırakmıyor 20 dk filan bekletiyor. Normal mi bu?Citroen c4x arabam
Yeni elektrikli araba aldım. Otojette şarj ederken pompayı bırakmıyor 20 dk filan bekletiyor. Normal mi bu?

Citroen c4x arabam
0
yenibirgüzelnick
(05.04.25)
şarj olurken pompayı(?) bırakmaz zaten, normal.

şarjı siz sonlandırdığınızda soket kilidinin açılması lazım. kısa bir süre içinde şarj aletini çıkarmazsanız yine kilitleyebilir. arabanın kilidini açtığınızda soket kilidi de açılır.

şarjı sonlandırmanıza rağmen açılmıyorsa bir sorun olabilir. detaylı anlatmanız lazım ama.
0
orient blue
(05.04.25)
Şarjı sonlandırmama rağmen pompayı bırakmıyor kilitliyor. Müşteri hizmetleri de güvenlik için 10 dk bekleme normal diyor ama sadece bizim araba böyle galiba diğer araçlarda görmedim
0
🌸yenibirgüzelnick
(05.04.25)
Hmm o istasyonda sıkıntı olabilir çünkü şarjı bitirdiğinizde hemen açması lazım. Başka Otojet ve başka şirket istasyonunda da deneyin bence. Ben birkaç kez Otojet kullandım, direkt açıyordu kilidi. Belki ödemeyi almaya çalışıyordur, varsa başka bir kredi kartı ile de denenebilir.
0
orient blue
(05.04.25)
Selamlar bende de tesla var ilk kullanmaya başladığım zaman bir kez başıma gelmişti ama ben biraz nazik davranmışım sanırım ondan olmuş, yine de bir daha başıma gelirse ne yaparım diye bakmıştım

youtu.be

Bu videodaki gibi bir kez aracı kapatıp açmayı denediniz mi? Ya da var mı bagaj içinde charge port release butonu?
0
kullanicadi
(05.04.25)
(10)

Yengeye hediye

yurtsuz john
2 senede bir ziyaretine gittiğim arkadaşımın eşine (kadın) ne hediye götürebilirim?Çocuğu için oyuncak falan zor değil ama kadın için baklava, lokum falan olmuyor. Bana yardım edin. Cahil biriyim ben.
2 senede bir ziyaretine gittiğim arkadaşımın eşine (kadın) ne hediye götürebilirim?

Çocuğu için oyuncak falan zor değil ama kadın için baklava, lokum falan olmuyor. Bana yardım edin. Cahil biriyim ben.
0
yurtsuz john
(01.04.25)
Ayakkabı? Kadınlar sever
0
etna
(01.04.25)
arkadaşın eşine hediye alınmaz, hele 2 yılda bir görülen gidilen. ev hediyesi alınabilir. varsa evlerine, güzel bir tablo da siz alın
0
avatar is back
(01.04.25)
Saksıda canlı çiçek?
0
kobuzchu kiz
(01.04.25)
Avatar +1 eve hediye alınır
0
yenibirgüzelnick
(01.04.25)
avatar +1
0
cooperr
(01.04.25)
sunum tabagi alinabilir. katiteli, sik bir sey.
baklava da cok güzel fikir. el acmasi yapan güzel bir yer varsa bildigin cok sahane olur :)
0
sonsuz
(01.04.25)
pasabahce gibi guzel bir yerden cerceve al.
0
Coma
(01.04.25)
Güzel bi' eşarp olur, kullanıyorsa yelpaze olur, kitap seviyorsa kitap olur, kitap ayracı olur
0
kumandanim
(02.04.25)
2 yılda bir görülen arkadaşın eşine hediye alınmaz +1
cicek, tatli falan alin giderken. cocuga da hediye, yeter.
0
65 derece
(02.04.25)
@ 65

yok arkadas illa adamin karisina hediye almak istiyor gibi...
artik hayirlisi :)
0
cooperr
(02.04.25)
(6)

Evlilikte seks sıklığı?

bobinhoo
Ortalamanın neresinde kalıyoruz diye merak ediyorum, utanan sıkılan özelden de yazabilir isterse. Evlilik süresi ve yaşlar da belirtilirse daha sağlıklı olur sanki. İlk taşı ben atayım, 3+ yıl evlilik, yaşlar 32k-34e, ayda 3-4.
Ortalamanın neresinde kalıyoruz diye merak ediyorum, utanan sıkılan özelden de yazabilir isterse. Evlilik süresi ve yaşlar da belirtilirse daha sağlıklı olur sanki.

İlk taşı ben atayım, 3+ yıl evlilik, yaşlar 32k-34e, ayda 3-4.
0
bobinhoo
(03.03.25)
3+yıl, 32K-35e, çocuk olana kadar ayda 20, çocuk sonrası ayda 1-2
0
administ
(03.03.25)
@administ evet gerçi çocuk varlığı büyük etken, orayı atlamışım.
0
🌸bobinhoo
(03.03.25)
Konudan bağımsız olarak ayda 5'in altında yapan arkadaşlara soruyorum; mastürbasyon yapıyor musunuz?
0
HellKeePer
(03.03.25)
8+ 33-33 ayda 2
0
tahirkemalbozoglu
(03.03.25)
6+, 38-38,1 cocuk, ayda 5 civarı. Çocuk öncesini yazmayım :')
0
mirty
(03.03.25)
3+ yaşlar 30 üstü.
ayda 3-4 olursa süper diyoruz, küçük bebeğimiz var :D

bebik öncesi haftada 3-4
0
yenibirgüzelnick
(04.03.25)
(17)

Evlenmeyi Düşündüğünüz Kişinin Çocuk Yapamadığını Öğrenseniz?

onkiloversemtamamım
Ne düşünürsünüz?Evlenmeyi planladığım kişi ile 1 senedir birlikteyiz. Dün bana çocuk yapmaya elverişli olmadığını söyledi. Çocuk yapmak ise benim en büyük hayallerimden birisiydi, ve bunu başındam beri biliyordu. İlişkimiz konusunda bir miktar zamana ihtiyacım olduğunu söyledim ve böyle söylediğim i
Ne düşünürsünüz?

Evlenmeyi planladığım kişi ile 1 senedir birlikteyiz. Dün bana çocuk yapmaya elverişli olmadığını söyledi. Çocuk yapmak ise benim en büyük hayallerimden birisiydi, ve bunu başındam beri biliyordu. İlişkimiz konusunda bir miktar zamana ihtiyacım olduğunu söyledim ve böyle söylediğim için, eğer gerçekten seviyor olsaydın böyle bir durumda düşünmez, yanımda olurdun diyerek bana çok sinirlendi. Öğrendiğim durum benim için de şok edici oldu, ne yapacağımı bilemedim.

Böyle bir durumla karşılaşan oldu mu, veya siz ne yapardınız?
0
onkiloversemtamamım
(02.02.25)
elveris derken saglik durumu mu?
eger öyleyse ve bunu basindan beri biliyorsa karsi taraf manipülatif, korkunc biri demektir.
bastan söylemesi gerekiyordu. söylemek icin senin ona baglanmani beklemis.

sagliksal degil de secim olarak bunu istiyorsa sonradan fikri degismis olabilir.
ya da senin cocuk sevdan onu korkutuyor olabilir. yani belki cocugu olamiyor karsi tarafin?? ona ragmen de benimle devam eder mi diye olta atiyor olabilir.
cocuk istemeyeceksem de benimle olur mu diye de olta atiyor olabilir.
0
sonsuz
(02.02.25)
@sonsuz cevap için teşekkürler, durum sağlıksal ve önceden biliyormuş.
0
🌸onkiloversemtamamım
(02.02.25)
Çocuk istemediğim için çok sevinirdim.

Sizin durumunuzda, 1 sene içinde çocuk muhabbeti geçti mi? Yani siz çocuk yaparız dediniz o da tabii ki dedi mi mesela? Bu konu konuşulmadıysa bence manipülatif bir durum yok çünkü 1 sene zaten ideal bir zaman için ilişkide çocuk vs konuşmak için. Yeni başlamış her ilişkide bunu belirtmek gereksiz diye düşünüyorum.

Ayrıca çocuk yapmak istiyor ama biyolojik engel varsa onun da çözümü bulunur yani. Tüp bebek, taşıyıcı annelik vs bin türlü yol var. Çocuk sahibi olmak istemiyorsa ayrılabilirsiniz de şimdilik ikinizin de verdiği tepki abartı bence
0
nundu
(02.02.25)
Bu niyetle bir araya gelindiyse önceden söylememiş olması sıkıntılı.

Düşünme kararına bile sinirlenip tepki göstermesi manipülasyon gibi geldi.

Böyle bir insanla evlenmek gerçekten ister misiniz? Bunun kararını ancak siz verebilirsiniz.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(02.02.25)
çocuk istiyorsan ayrılman gerekir evlatlığa okey değilsen. düşünülecek bir şey yok. bunu sana başında söylememesi de hata çocuk istediğini biliyorsa.
0
jelly bear
(02.02.25)
hayatını birlikte geçireceğin kişiyi bulmak çok zor, bulduysan çok önemli bir karar. Bu kişi gerçekten çok sevdiğin biri miydi yoksa yaş geldi evlenelim çocuk yapalım mı diyordun onu bi sorgulaman lazım.

çocuk en büyük hayalinse bu da çok önemli.

çocuğu gerçekten seveceğin ömrünü geçireceğin birinden yapabilecek misin bulabilecek misin belirsiz.

en kötü durumda şöyle böyle anlaştığın biriyle birlikte olup çocuk yapıp ayrılsan buna okey misin, çocuk bu kadar mı önemli sen karar vereceksin.
0
nhk ni youkosu
(02.02.25)
Uzun sure beklemis, daha erken konusmaliydi.
0
mor oje
(02.02.25)
Hiç kimse böylesi bir konuyu hemencecik söyleyemez. 1 sene normal.
0
cakmayazar
(02.02.25)
Öyle bir şey öğrensem kendim de çocuk istemediğim için aşşırı mutlu olurdum ama böyle şeylerin 100% garantisi olmadığı için tedbiri elden bırakamazdım.

Böyle bir konuda aynı fikirde olmadığım biriyle de devam edemezdim. Karşımdaki kişinin çocuk istediğini bile bile ilişkiye devam edemezdim.

Her şey en baştan konuşulmalı.
0
cilacı ökkeş usta
(02.02.25)
Sey mi dostum +1
0
die fetten jahre sind vorbei
(03.02.25)
Çocuk senin en büyük hayalin ve bu insan kendi durumunu gizliyorsa burada çok ciddi bir ayıp var. Yok seni kaybetmek istemiyordum vs. basma kalıp sözler söyledi muhtemelen. Ben yalana, kandırmaya gelemeyen bir insanım aşırı çirkinleşirdim kesinlikle.
0
cilekli pasta
(03.02.25)
Tanışma/tanistirilma hadi biz evlenmek için tanışıyoruz şeklinde olduysa bunu sonradan söylemiş olması evet sıkıntı. Ama biraz onun adına da düşünelim arada ortak tanıdık vs olsa bile tanışır tanışmaz da pat diye söylenecek şey değil yani ben hayal edemiyorum "merhaba ya biz bugün tanıştık da benim çocuğum olamıyor ona göre" denilebildigini.

Ha ama şu da var, 1 yıl olmuş, mesela 6. ayda da soylenebilirdi bu. Ben şöyle düşündüm, dur kendimi duygusal olarak kendime bağladım, söylerim bir de üzerine trip atar suçlarim (sanki sizmissiniz gibi bunun müsebbibi) böyle devam ederim.

Sözün özü, bir bağ hissediyorsunuzdur ancak sizle hiç tanışmadan önce başına gelen bir şeyin sorumlusu siz değilsiniz, ve de bunun için fedakarlık yapmak zorunda da değilsiniz. Konu sadece evlilik çocuk da değil, kendisiyle ilgili olan bir şeyle ilgili sizi suçlayan biriyle ne ilişkisi kurulabilir hiç bilmiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(03.02.25)
Hayatta her sey o kadar da karisik degil.Sen cocuk sahibi olmayi cok istiyorsun o ise bilmesine ragmen seninle bu kadar onemli bir bilgiyi paylasmamis.Direk ayrilacaksin.Cok karmasik analizlere gerek yok
0
turkuaz
(03.02.25)
Çok ciddi kötü kalpli bir insan karşındaki. Senin çocuk istediğini bile bile 1 sene oyalamış. Olacak şey değil yani sakın devam etme bu kişiyle sinsi ve manipülatif.

Benim de sağlık açısından sıkıntım vardı ve doktorlar olmama ihtimali yüksek diyordu. Her flörtüme çaktırmadan bahsediyordum öyle bir konuda bahsini geçiriyordum.
Eşimle de tanıştıktan 2 hafta sonra filan söylemiştim. Sorun etmedi devam ettik ve benim çocuğum oldu zaten sonrasında.
0
yenibirgüzelnick
(03.02.25)
İlişkinin hemen başında bunu söylemesini beklemezdim ben. Sonuçta daha yeni başlamış ilişki, belki takılalım kafasında taraflardan biri, ciddi bir şey düşünmüyor olabilecekken birinin çocuk yapma konusunda bir şey söylemesi absürd olurdu. Ancak gel gelelim bunu söyledikten sonraki tavra. Aşırı bencil davranmış. Böyle bir şey varsa ve çocuk yapmak isteyen partner bu yüzden ayrılmak bile istese karara saygı duyulmalı. İlişkide partnerlerden biri çocuk istiyorsa bu hayali onun elinden alınması bencilliktir. Tabii 1 yıl sonra bunu söylemesi de normal değili. Baktınız ilişki ciddiye gidiyor ve iki taraf da ciddi düşünüyor o zaman mutlaka söylenmeliydi ve karşı tarafın da kararına saygı duyulmalıydı.

"Gerçekten seviyor olsan yanımda olurdun" demek de aşırı saçma. Oldu, o zaman seviyoruz diye bütün hayatımızı sana göre dizayn edip senin doğrularını yaşayalım. Biz insan değiliz...

Özetle hem söylemekte geç kalmış hem de sinirlenmesi gereken kişi senken seni bastırabilmek adına saçma sapan bir argüman sunmuş.
0
himmet dayi
(03.02.25)
hemen soylememesi normal degil mi ya? kim karsilastigi anda karsisindaki kisiyle nasil bir sey yasayacagini hemen bilebilir. ama evet bu konular bir noktada konusuldu ve buna ragmen saklanildi ise, ciddi soru isareti.
ayrica, zamana ihtiyaciniz oldugunu soyledikten sonraki tavri enteresan, yetiskin iliskileri ne yazik ki boyle bir sey degil. bu demek degil ki ilk zorlukta yollari ayiralim ama zaman istemek, sizin icin boyle onemli bir olayi duydugunuzda bir oturup dusunmeyi secmek, sok olmak ve ihtiyaclarinizi gozden gecirmek cok normal. tepkisi de ciddi soru isareti. boyle bir durumla karsilasmadim ama tekrar etraflica konusup ne yapmak istedigime karar verirdim sanirim.
0
kassiopeia
(03.02.25)
sizin durumunuzda net ayrılırdım. ben erkek arkadaşımla böyle şeyleri tanıştığımızın ikinci haftası konuştum, birbirimizden hoşlandığımız belliydi, "benim kendi geleceğimle ilgili fikirlerim şunlar şunlar eğer ortak yönde değilsek hiç ilişkiye başlamaya gerek yok" dedim. onun da fikirleri uyuşuyordu devam ettik. koskoca 1 yıl, sizin çocuk yapma konusundaki fikirlerinizi bile bile söylemiyorsa bu kötü niyetli bir şey. şimdi ilişki ilerlemiş, kendisinden ayrılmayacağınıza kendince emin olmuş sizi cebe atmış bu saatten sonra söylüyor. bir de üzerine manipüle etmeye çalışıyor. gerçekten seviyor olsaydı o size alan açardı rahat kafayla düşünüp kendinizi iyi hissedeceğiniz kararı alabilmeniz için.

siz başka birinin sağlık sorunu sebebiyle çocuk sahibi olmak gibi bir şeyden feragat etmek zorunda değilsiniz. hadi olsa da olur olmasa da olur diyen biri olsanız neyse. ben olsam manipülasyonu sebebiyle soğurdum ve ayrılırdım.
0
Mossy
(03.02.25)
(24)

Sizce en iyi bisküvi nedir?

silverleaf
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
0
silverleaf
(20.01.25)
www.godiva.com.tr


Budur. Çünkü inanılmaz lezzetli
0
ırene adler
(20.01.25)
sizde neler çıktı merak ettim

Seçenek çok açıkçası. Çok standardı bu işin hoşbeş.

Şu içi çikolata dolgulu biskolatalar da çok güzel. Haylayf gibi boş düz bisküvü soruyorsak da petibör
0
baldan kaymak
(20.01.25)
Çikolatalı, kaymaklı vesaireli olanlar hariç, sade bisküvi soruyorsanız, Ülker Pötibör derim ben.
0
Mirket
(20.01.25)
Mulina bianco.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
Herkesin ağız tadı farklı ben mesela içi dolgulu bisküvi sevmem

Sevenler için hanımellerin tarçın ve zencefillisini önerebilirim
encrypted-tbn0.gstatic.com

Hem çayla hem sıcak şarapla iyi gidiyor :)
0
grimavi
(20.01.25)
eti kakaolu bisküvi. inanılmaz iyi bence. ülker'inki mesela keyif vermiyor ama eti'ninki harika.
0
semaforo de medianoche
(20.01.25)
Walker’s
St. Michel
Asolo Dolce
Lotus
Leibniz Minis
0
gabe h coud
(20.01.25)
Klasik Çizi
Nero
Klasik Burçak

"En iyi" gibi bir iddiada bulunamam ama bu üçü karşıma çıkınca çok mutlu olurum.

Pötibörde de çifte kavrulmuş favorimdir.
0
mutekebbir
(20.01.25)
gofredo
0
neira
(20.01.25)
Eti kakaolu, tadı değişmediyse eti finger, nero.
0
asteriks
(20.01.25)
eti ne(g)ro
0
sonsuz
(20.01.25)
tabii ki cicibebe
0
co2s2
(20.01.25)
nussknacker kırmızı almancı çikolatası. işte vizyon işte feraset.
0
biravekahve
(20.01.25)
@baldan kaymak Ya bizim kişisel tercihler çok farklı, kardeşim ısrarla kırmızı İkram diyor, o mu bu mu yaptığımız bütün bisküvilerde İkram'a tutundu. Ben Le Petit Ecolier gibi bir bisküvi vardı Fransa'da, onun kakaolu kapmalı olanı diyorum. :)
0
🌸silverleaf
(20.01.25)
Bu aralar kakaolu eti kurabi benim için.
0
peki madem
(20.01.25)
Çizinin dolgulu olanları bence.
0
yenibirgüzelnick
(20.01.25)
bakın abartmıyorum. bazen marketten çaya bandırmalık bisküvi alırım ama bunu yeni keşfettim. galaksimizdeki en lezzetli en iyi bisküvi olabilir.
eti sultani sütlü çikolata kaplı bisküvi.
www.etietieti.com
0
exlibris
(21.01.25)
@co2o2

Eti cicibebelerin artık çok şekerli bir tadı var insanın ağzını yakıyor şekerden
0
grimavi
(21.01.25)
On sene kadar önce ikram çok iyi bisküviydi. Hele kırmızı paketteki açık ara fark atardı diğerlerine. Her gün severek yerdim. Artık öyle değil. On değil, yirmi yıldır belki çok kötü.

İyisi hangisi bilmiyorum. Takipteyim. Ama kesinlikle ikram değil, Ülker değil.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
Tam çaya banmalık fındıklı hanımeller diyorum
0
respect
(21.01.25)
wasa'nın tüm krakerleri güzel. tercihim wasa mild cheese.
0
orpheus
(21.01.25)
2 saattir konuşuyoruz bi' Biskrem demedik.
0
kumandanim
(21.01.25)
Turkiye'de Eti Yulafli bence. Ama o da bozdu tabii. Arada bir yiyesim geliyor. 3'lu pakette her paketin tadi ayni olmayabiliyor bi de. Yillar once biskuviler daha iyiydi.

Yurtdisinda da yine daha iyiler var tabii. Proteinli sekersiz glutensiz vs. Guzel seyler yiyorum bazen. Markalarini unuttum.
0
ermanen
(21.01.25)
şekerli -> eti sultani (kuru üzümlü olan)
tuzlu -> taç kraker
0
inheritance
(21.01.25)
(3)

Teknokent hakemlik görevi şirkete bildirilmeli mi?

yenibirgüzelnick
Teknokentler için hakemlik yapıyorum. Özel bir firmada çalışıyorum ve şirkete bildirmedim bu görevi. Söylemem gerekir mi? Mesai saatleri içinde de oluyor ama zaten çok kısa bir vaktimi alıyor. Cüzi bir ücret alıyorum(sembolik) Ek iş veya sigortalı bir şey değil sadece akademik bir görev gibi düşüneb
Teknokentler için hakemlik yapıyorum. Özel bir firmada çalışıyorum ve şirkete bildirmedim bu görevi. Söylemem gerekir mi?
Mesai saatleri içinde de oluyor ama zaten çok kısa bir vaktimi alıyor. Cüzi bir ücret alıyorum(sembolik)

Ek iş veya sigortalı bir şey değil sadece akademik bir görev gibi düşünebiliriz.
0
yenibirgüzelnick
(17.01.25)
bence bildirmelisiniz, çıkar çatışması (conflict of interest) söz konusu olabilir. iş sözleşmenizde bununla ilgili bir madde olabilir.
0
nop
(17.01.25)
ayrıca akademi dışında bir özel firmada çalışıyorsanız, denetlediğiniz firmalara bunu bildirmeniz gerekmiyor mu?

X yazılım firması olarak bir ürün geliştirmek için teknokentte çalışıyor olsam, beni potansiyel rakibim Y firmasından birisi denetlemeye gelse bilmek isterim.

aynı ürün çalışmıyor olsak bile, yarın Y firmasında bu ürüne benzer bir şey çıkarsa sizinle hiç alakalı bir durum olmasa bile başınız ağrıyabilir.
0
nop
(17.01.25)
@nop, Teknokent jürisi 3 kişiden oluşur. 2 akademisyen 1 sektörden uzman şeklinde.

Ama yine de çalıştığım şirkete bildirdim ileride sorun olabilirdi.
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.01.25)
(12)

iş hk

baldan kaymak
1) günün kaç saati dolu geçiyor?2) haftada kaç gün mesai saatinde çıkabiliyorsunuz?3) stres seviyesi nedir? Ayda 1-2 gün ya da yılda 1 hafta gibi.ben başlayayım:1) neredeyse tamamı böyle geçiyor.2) belki 1-2 gün, yaklaşık 6-8 aydır mesaili.3) ne olacak diye kriz geçiyor. Koşuşturmaca bitmiyor. Bi iş
1) günün kaç saati dolu geçiyor?
2) haftada kaç gün mesai saatinde çıkabiliyorsunuz?
3) stres seviyesi nedir? Ayda 1-2 gün ya da yılda 1 hafta gibi.

ben başlayayım:
1) neredeyse tamamı böyle geçiyor.
2) belki 1-2 gün, yaklaşık 6-8 aydır mesaili.
3) ne olacak diye kriz geçiyor. Koşuşturmaca bitmiyor. Bi işin ortasındayken "onu bırak bunu önceliklendirelim" diye daha büyük bir iş geliyor. Haliyle takvimler atlıyor.

Açıkçası zamanla yığıldı birşeyler gibi geliyor. Konuştum da ama birşey değişmedi. Şu saat oldu mesaiye kalınca iş mi değiştirsem diye düşünmeye başladım. Yaşıtım bir arkadaşım da "ben youtube yayınına giriyorum, gelirsin sende" diyince "ne yapıyorum lan ben" dedim kendime. Dolayısıyla ortalamayı merak ettim. Biraz iç döker gibi oldu. Cevaplar için teşekkürler.
0
baldan kaymak
(14.01.25)
Yeni işimde 12. günüm, normali bu değildir umarım.
1- 7-8 saat
2- 12 günde bir kere akşam kaldım.
3- Stres sıfır.
0
gabe h coud
(14.01.25)
son saate enerji kalmıyor geri kalanı dolu (toplam net çalışma süresi 7,5 saat)
ya seve seve ya da işsizlik
0
bir soru sorcam
(14.01.25)
Sektöre çok bağlı sanırım ben daha temel bilimler alanındayım, yakın bir arkadaşım finans alanında ikimizin programı komple zıt. Onun programı sizinki gibi. Benim doluluğum projelerin gidişatına göre değişiyor. Bazen tam gün dolu bazen neredeyse hiçbir şey yok, bu döngü her ay yaşanıyor. Mesaim yok, stres seviyesi de ne az ne fazla.
0
akhenaten
(14.01.25)
Öğle arası, tuvalet, iki dk kalkıp çay kahve alma dışında tamamen dolu geçiyor.
Mesai saatinde çıksam bile haftada en az 1-2 gün PC ile eve gelip aksam çalışıyorum yoksa yetişmiyor. Fazla mesai ücreti yok üstelik:(
Stres düzeyi 7/10.
0
Amaranta ursula
(14.01.25)
şu anda çalışmıyorum ama çalıştığım son dönemlerdeki ortalamamı ve yorumlarımı aktarayım.

1- 4 saat kadar. yönetici olduğum için geri kalanı da ofis içi toplantı ve konuşmalarla geçiyordu.
2- neredeyse her gün istediğim saatte çıkabiliyordum ama eve gittiğimde de iş bir yandan devam ediyordu. ayda 1-2 kere de kalmalı iş seyahati oluyordu. yılda 2-3 kere de gece gece evden fırlayıp ofise gitmeli krizler oluyordu.
3- sektör gereği, stresi sıfırlamak mümkün değildi. hatta biraz stres olmazsa, rehavet sizi geriye götürüyordu. yine sektör gereği, iş kazaları ve iş yerindeki işle alakasız kazalar sıfırlanabilir değildi. 4 yılda 2 kişi beyin kanaması geçirdi (kesinlikle iş yeri kaynaklı değil) bunlardan birisi vefat etti. bu ve benzeri durumlar inanılmaz stres yaratıyor.
0
co2s2
(14.01.25)
1) 3-4
2) Her gün (sahada çalışıyorum)
3) Üç ayda iki hafta.
0
soft
(15.01.25)
Bazen 3-4 bazen 8. Bazen saatlerce toplanti oluyor normal is yapamıyorum bile.

Bilmem. Mesai saatim yok pek. Gün içinde işim varsa 1 saat gidip yapabilirim falan, önemsiz yani.

Sürekli ama yani böyle hani beni etkileyen bir stres değil. Yani calismaktan çok mutluyum, tedarik zincirini çok seviyorum ama kesinlikle herkese göre değil. Misal bundan önceki işimde gece zor uyurdum stresten. Ondan mutluyum yani.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
abd'de big five denilen tech sirketlerinden birindeyim.

1) 10 gibi gidip 3 gibi cikiyorum. arada 1 saatlik ogle arasi oluyor. ben proje yoneticisi olarak calisiyorum ama bircok yazilimci gunde 2-3 saat calisiyor.
2) her gun.
3) ben burada yeni basladigim icin su an cok yuksek degil ama gecen vp'lerin de oldugu toplantida 100'den fazla kisiye sunum yaptim. o stresliydi.
0
antikadimag
(15.01.25)
bazı haftalar ekstrem zorlu geçse de genelde şöyle;

1-günde 3 4 saat doluluk.
2-mesaiye 2 senedir en fazla 15 gün kalmışımdır hepsinde de kendi isteğimle kaldım.
3-stres yok sayılır.
0
yenibirgüzelnick
(15.01.25)
1- günde 1 saat
2- istediğim saatte çıkabilirim
3- stres sıfır gibi
benden önceki yönetici ablamız iyi çalıştığı için işler tıkırında
0
rahmi pinkfloydoglu
(15.01.25)
1) Ortalama 2-3 saat (maalesef)
2) Neredeyse her zaman, hatta normalden bir tik erken cikiyorum bazen.
3) Gorece yuksek ama isin coklugundan degil, azligindan, vicdan muhasebesi, faydali olamama hissi vs stres yaratiyor.
0
mbond
(15.01.25)
patrona son 2 saat çalışmayorum, gözüm başım ağrıyor maaşımdan kes erken çıkayım desem kovulur muyum
0
bir soru sorcam
(25.01.25)
(5)

gaz sancısı

günaha davet
karnınız gaz birikiminden acımaya başladığında, balon gibi olduğunuzda uygulayıp verim aldığınız size özel bir yöntem var mı?
karnınız gaz birikiminden acımaya başladığında, balon gibi olduğunuzda uygulayıp verim aldığınız size özel bir yöntem var mı?
0
günaha davet
(09.01.25)
Kök sebebini bulman lazım. Gluten mi, asitli içecekler mi, şekerli gıdalar mı gaz yapıyor? Teşhis ettikten sonra o gıdaları hattından çıkaracaksın. Diğer türlü hayat konforun alt üst olur ilaç bağımlısı olursun.

Simflat isimli ilaç gazı sönümlemeye yardımcı olur.
0
HellKeePer
(09.01.25)
ülser kaynaklı bir sorun bendeki, yani midede sıkıntı var. mucize bir çözüm arıyorum, kısa vadeli.
0
🌸günaha davet
(09.01.25)
aynı problem vardı, kusmaya çalışır gibi boğazımı parmaklıyordum. sonra garrk diye midemdeki gazı çıkartıyordum öğürerek hafif de kusarak. anında rahatlıyordum.

bir keresinde benzer yöntemler işe yaramadı, ne yaptıysam geçmedi. 2 ayrı hastaneye gittim. ikincisinde nöbetçi genel cerraha denk geldim. safra kesesine baktı ultrasonla kendisi aramızdan ayrılmış, çamurlaşmış. hemen acil bir ameliyatla safra kesemi aldılar, aradan birkaç yıl geçti hiçbir şekilde gaz sancısı çekmedim bir daha. şimdi arada ekşime falan oluyor ya da hafif yanma, bir renniduo falan anında çözüyor onu da. ohbe dedim rahatladım.
0
emfuzi
(09.01.25)
4 aylık oğlum gaz sancısı çekince bacaklarına bisiklet hareketi yaptırıyorum hemen geçiyor :D yetişkinlerde işe yarar mı bilemedim.
0
yenibirgüzelnick
(10.01.25)
Gaviscon, Rennie vb. işe yaramıyor mu?
0
auroraaurora
(10.01.25)
(21)

Kaçıncı birliktelikten sonra çocuk oldu?

tahirkemalbozoglu
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
0
tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Nokta atisi yapabilmek için yumurtlama zamanlarini seçmelisin.
0
feastofthedamned
(06.01.25)
Daha önce cocuk olmadiysa bunu bilemezsin. Belki hic olmayacak?

Bildigim 2 tane ilk denemede.
Bir arkadas 1 yilda falan ama onun polikistik overi vardi.
Deneyip deneyip olmayanlar ama söylemek istemeyenler de vardir kesin.
0
sonsuz
(06.01.25)
@sanem, kac yasindasin ayiptir sormasi?
0
sonsuz
(06.01.25)
Biz 33 uz. Geç kaldığımız söyleniyor ve yavaş yavaş korku duymaya başladık, ilk denemerdeyiz.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Abi 33 yaş geç diyen kimse biraz okusun, araştırsın Allah aşkına ya. Geç değil abi 33 falan. Google yaparsan zamanlaması, sperm kalitesini artırmak için yapılması gerekenler falan bulursun.

Yaptığınız stres bile etkiler. Fransa'da etrafımda bir sürü çocuğu 35+ yapanlar var, kimse de "35 geç kalmış" demiyor. Türkiye'nin baskısı biraz o. Kulak asmayın, 33 güzel yaş.

Baktınız her şeyi yaptiniz, olmuyor. O zaman bir sperm kalitesi vs baktırirsin.
0
logisticsmanager
(06.01.25)
2-3 ay tavsan modu on olarak calismak gerekebiliyor.
bir de erkekler bir ise yaramiyor derler :)
33 gec falan degil..
0
cooperr
(06.01.25)
Ben 23’te evlenmiştim, 29’da tüp bebek ile oldu.
0
deartheodosia
(06.01.25)
Geç veya erken derdine düşmeyin. Tıbben '6 ay korunmasız ilişkiye rağmen' gebelik olmuyorsa kısırlık düşünülmeye başlanır.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(06.01.25)
bir kadının hamile kalma günü ayda 4 gündür.

boşalma sonrasında kadın bir süre yatar konumda kalsın. kalkmasın. bu çok klasik bir yöntemdir.

ovülasyonu takip eden uygulamaları kullanmıyorsanız tavsiye.

ek olarak sperm sayı ve kalitesi artırıcı ile kadının folik asit oranının yükseltilmesi için bitkisel yardımcılar araştırabilirsiniz.

Allah'ın adını veriyorum, yok bilimsel yok tıbbi vs gelmeyin. ilaçlar zaten bitkileri temele alarak üretiliyordu ve şu an sadece semptom tedavisinde kullanılıyor.
farma lobisi bir gerçek.
neyse.

para varsa bol bol istiridye, mavi yengeç, mavi midye vs yiyebileceğiniz bir boracay tatili tavsiye ediyorum.


ek:
sevişme amacınız yavrulama olmasın. o biraz hedef şaşırtır. amaç o olsa da bunu hedef yapmayın yani.
0
mathilda.may
(06.01.25)
olayı akışına bırakmazsanız inadına olmaz.
normal korunmasız o meseleyi "gerçekten" hiç düşünmeden devam etmeniz lazım.
insan psikolojisi biyolojiyi çok etkiliyor.

tabi şu var; yumurtlama dönemleri daha aktif olmaya bakın, genellikle adetin 10-14. günleri.
mesela adete yakınken yaptıklarınız bir işe yaramaz.
0
nuisance2
(06.01.25)
Tek attik ;)

Modern tıbba laf edenleri ömür boyu modern tıp hizmetinden mahrum bırakma sisteminin de gelmesi lazim
0
abuzer
(06.01.25)
@ Abuzer, sen her alanda müstesnasin hustad.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
yaş konusunda erken veya geç diye bir şey yok arkadaşlar. Her bünye farklı. Kimi için 25 geç, kimi için 45 erkendir. Panik yapmayın.

Döllenme olasılığını arttırmak için teknik takip ve araçlar var, onları önermişler. Bunları deneyebilirsiniz.

Bunun dışında isterseniz sperm sayımı, sperm kalitesi incelemesi, yumurta kalitesi incelemesi gibi tıbbi araştırmalar da yaptırabilir, doktorlardan tavsiye alabilirsiniz.

Bir arkadaşımın yaptığı model de şu, bir yıl boyunca kadın hemen hemen her ay yumurtlama döneminde, yumurtasını aldırıp, dondurdu. Erkek de toplamda 5-10 kere falan sperm verdi ve dondurdu. Sonra laboratuvarda bunların her birinin kalitesini incelediler. En kaliteli yumurtayı ve en kaliteli spermi seçip, onları tüp bebek yöntemiyle rahme yerleştirdiler. Sonuçta da güzel ve sağlıklı bir çocukları oldu. Ama tabi zenginlerdi toplamda 15.000 dolar falan harcamışlardı sırf bu işe.

Hatta bence döllenme öncesinde doktora gidip, biyolojik durumlarınızı incelettirmek daha da faydalı olabilir. Alkol, sigara kalıntısı, kanserli hücre olasılığı, kalıtsal hastalıklar, bulaşıcı hastalıklar... gibi bir çok olasılığa karşı ortada çocuk yokken hazırlık yapmak veya önlem almak belki de çocuğunuzun hayatını kurtarır.
0
sinematematikci
(07.01.25)
çevremdeki çoğu kişi ben dahil 2-3 ay zamanları takip ederek çocuk sahibi oldu.

Zamanında sevgilimiz hamile kalacak diye kafayı yiyorduk, meğer zor olan şey hamile kalmasıymış.
0
kimlanbu
(07.01.25)
ilk denemede de olabilir, 1 yıl sonra da olabilir. erken yaşlarda bir yıldan önce araştırmaya bile gerek görmüyor sanırım doktorlar. çünkü sebepsiz de olabiliyor. ama 33 yaş için o kadar beklenmez. ben olsam 6 ay sonra doktorun kapısını çalmıştım. 33 geç bi yaş değil ama erken de değil.
0
elorelia
(07.01.25)
bu o kadar nasip işi ki yani matematiği filan yok bence. boşuna kendinizi strese sokmayın olacağı varsa olur zaten.

32 yaşındayım, tek yumurtalığım yok, diğerinde de kist vardı. gittiğim her doktor çocuğun olmaz böyle tüp bebek şart diyordu. amh düşüktü. hormonlar kötüydü. yumurtlama günü haricinde bir günde, doğum kontrol hapına rağmen bebişim oldu.
bebeğimin gelesi vardı geldi, allah isteyen herkese versin inşallah.

o yüzden bir şeyleri eksik mi yapıyoruz stresine giren herkese bunu diyorum tamamen salın yani olacağı varsa böyle de oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(07.01.25)
33 yaş artık "gecikmeye başladın" yaşı bence. işi sıkı tutmakta fayda var. 3 denemede çocuk olmadıysa sıkıntı var demektir. en yakın laboratuvara sperm testine gidersin. değerlerine göre hareket edersin.

eksisozluk.com

direkt bu yazımı oku hatta.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.01.25)
ya ek yapmak istiyorum, bizde başka durumlarda sıkıntı vardı; doktor takibinde elverişli günleri söylerdim, bugün annemde konuşkan değildin diyerek cezalandırırdı falan. yani olmuyor gibi bir durum yoktu.
0
deartheodosia
(07.01.25)
periyod takibi yapmadan 6 ay falan oldu, daha fazla hatta.
0
kondansator
(07.01.25)
Biz akışına bıraktık 4 ay içinde oldu yaşlar 35 idi.

Ablamlar yillarca denedi, 9 kez tüp bebek denediler, alternatif tedavilere gittiler neredeyse denemedikleri şey kalmadı sonra İngiltere'ye taşındılar 2 ay içinde oldu, yaşı 40 bu arada. Kafa rahatlığı çok önemli.
0
mirty
(07.01.25)
1

sigara içenlerin işi zor.
0
jamswety
(07.01.25)
(28)

Sevgiliden şöyle bir mesajla ayrılmak

potasyum bebek
Mesajı yorumlayalım, üzerine konuşalım.Kişi derdini gayet net ifade etmiş mi, yoksa "Ne saçmalıyor bu?"luk bir mesaj mı?Gerçekten ben değil, bir arkadaşım. :d"Karanlık cisimler ışığı absorbe ettikleri için, ışıma yapmadıkları için siyah ya da karanlık olarak adlandırılıyor. Gökkuşağına ulaşabilmek i
Mesajı yorumlayalım, üzerine konuşalım.

Kişi derdini gayet net ifade etmiş mi, yoksa "Ne saçmalıyor bu?"luk bir mesaj mı?

Gerçekten ben değil, bir arkadaşım. :d

"Karanlık cisimler ışığı absorbe ettikleri için, ışıma yapmadıkları için siyah ya da karanlık olarak adlandırılıyor. Gökkuşağına ulaşabilmek için bir ışığın kendi yoğunlunda bir cisimle kırılması ve renk portföyüne ayrılması gerekiyor. Demem o ki ilerleme mevcut oldukça karanlıklar aydınlığa çıkıyor ya da belki aydınlıklar sönebiliyor. Bu yüzden ilerlemem lazım. Hoşça kal."
0
potasyum bebek
(06.01.25)
ghostlasa daha iyiymis. millet ne yasiyor ya.

ghostlanmayi aratan bir mesaj.
0
sonsuz
(06.01.25)
Allahım yarabbim gördüğüm en kötü ayrılık mesajı. Ben ki kendini ifade eden, duygusal mesajlara önem veren biriyim... Daha saçma bir mesaj görmedim. Yani “arkadaşının” böyle minicik kendine saygısı varsa, şöyle bir mesaj atmayı düşündüğü için kendinden utansın. Yani mesaj o kadar kötü ki, ne kadar kötü olduğunu yeterince ifade edebildiğimden şüpheliyim.
0
irene
(06.01.25)
of bu da ne kafa açıyor ya neyse ki ayrıldık da bitti güle güle trt 2 gibi kadın
0
Hallegadola
(06.01.25)
Eğer bir kişi bunu yazıp senden ayrıldı ise, şükretmelisin.
0
sorularimicinfeykhesap
(06.01.25)
Arkadaşım dün gece bu mesajı alan taraf. Şükür namazı kılacakmış. :)
0
🌸potasyum bebek
(06.01.25)
yazmış tamam ama sor bi niye yazmış :) ilk yazdığı ile devamı tutarlı değil. karanlık cisimler ışığı absorbe etmiyorlar, bunun ilerlemekle ne alakası var.

ilerleme mevcut oldukça nedir, "mevcut" kelimesi anlatım bozukluğu. ilerledikçe karanlıklar aydınlığa çıkıyor, tüm yazıdaki en saçma ifade bu. sonra da bu yüzden ilerlemem lazım demiş, ışığı absorbe mi ediyorsun ilerleyince? olmamış. 1 verdim.
0
gabe h coud
(06.01.25)
Bu mesajı yazan kadın mı erkek mi?
0
irene
(06.01.25)
ben lgbt bireyim mi demek istemiş acaba inceden :)
0
denizmaniaherif
(06.01.25)
Mesajı yazan, erkek. Mühendis olduğu için sayısalcı kafası herhalde, Türkçeden de bihaber olarak yorumladım.
0
🌸potasyum bebek
(06.01.25)
Offf okurken yüzüm buruştu, benim buna cevabım "ne anlatıyon birader tamam hadi ayrıl ulan 2 kelimelik şeyi dandanakan destanı olarak yazmışsın " olurdu.

Ne insanlar var vallaha. Arkadaşın çok şanslı.
0
logisticsmanager
(06.01.25)
yargıdan kaçarım ancak bu manyakça olmuş.

kopyalayıp taslaklara kaydedeyim. geri dönmesinden ürktüğüm ekslerime yazarım asejrkejre
0
mathilda.may
(06.01.25)
Şahıs bu mesajı yazacak kafaya anlık ulaşmış olamaz.

Arkadaşın böyle bir elemanda bir şeyler bulup 'ayrılık' lafı edilecek kıvama kadar ilerleyebildiyse bence sen arkadaşınla arkadaşlığını bir sorgula.

Düşünsene. Bu mesajı yazan biri hakkında 'Ama çok normal biri gibi görünüyordu.' diyen birine kim inanır? terkedilene kadar da durumun farkında olmayan birine kim itibar eder?
0
Mirket
(06.01.25)
Ay çok güldüm Allah affetsin. Arkadaşın bir çocuk sevindirsin bundan kurtulduğu için. Eğer 16 yaşında filan değilse bu kişi (ki o yaştaki bile yapmaz bunu da neyse) karşısındakinin aklıyla dalga geçiyor demektir ya da salaktır. Ikisinden biri.
0
old possum
(06.01.25)
Umarım bundan sonra hayatına girenler de aynı bu kafayla ilerlerler desin uzatmasın mal mk
0
ananiyimioguz
(06.01.25)
Ne diyo ya bu.
0
grimavi
(06.01.25)
Ben okurken çok utandım valla ne yalan söyleyeyim :D Birisi benden böyle ayrılsa kolay atlatırdım, o açıdan olumlu.
0
akhenaten
(06.01.25)
Şu mesajı okuduktan sonra insan sadece karşı taraf için üzülür. Ayrılık falan umrunda olmaz sdfgsdf

Ghostlasa bu kadar konuşulmazdı ama. Şu "şey" bizim arkadaş grubundan birine atılsa sağlam dalga geçilir yüzyılın geyiği olurdu
0
kullanicadi
(06.01.25)
komik :) yani rezil ayrılık mesajları içinde utanılacak ya da kaçılacak, şükredilecek bir durum görmedim ben, çocuksu kalmış. alay ediyor da olabilir.
0
deartheodosia
(06.01.25)
cevap olarak ya bi git çay koy derim, hatta görüldü atarım.
0
kimlanbu
(06.01.25)
Türkçesi kötü ama bence temel fizik bilgisinde de sıkıntı var.

"Ulan ne mesaj yazdım be" diye düşünüyodur şimdi o daha da komik ahdhsh
0
nundu
(06.01.25)
Bence bu duyuruyu silmeyin, arada birileri "birini kırmadan ondan nasıl ayrılırım" falan diye sorunca bunu yollarız.
0
akhenaten
(06.01.25)
sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.. şeklinde bitecek sandım. Ayrılık mesajı çıktı.
0
Kahvedesu
(06.01.25)
Baya kötü ya. Karşı taraf kolay atlatır +1
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(06.01.25)
yazın bence.

karşı taraf kolay atlatır +1
0
yenibirgüzelnick
(07.01.25)
Ayrılınan kişi yatsın kalksın dua etsin bence
0
mirty
(07.01.25)
"Işığımı söndürüyordun" demek istemiş, ama düzgün anlatamamış. Şükür namazı iyi fikir.
0
SiyamkedisiZorro
(07.01.25)
Konu erkek gömmece olunca elinde tuzlukla gelmiş bazıları. Adam kendince meramını anlatmaya çalışmış. Ha saçma mı bence de saçma. Ama ülkedeki kezbanların ayrılık triplerini bilmesek elitliklerine belki inanırız.
0
sir william jones
(08.01.25)
Hayatımda gördüğüm en bilim gibi başlayıp öyle devam etmeyen cümle. Sonu da hoşça kal... alakaya çay demleyelim.

Çok kötü çok.
0
loch ness
(09.01.25)
(10)

yatılı misafir adabı

yenibirgüzelnick
evinize yatılı bir misafir geldi diyelim ki. en az 2 hafta kalacak. bir odayı ona tahsis ettiniz ama içinde sizin kullanmanız gereken bir dolap var. havlu çarşaf dolabı örneğin. odaya girip çıkmak için ve orayı kullanmak için misafirden izin ister misiniz yoksa odada değilken girip alıp çıkar mısını
evinize yatılı bir misafir geldi diyelim ki. en az 2 hafta kalacak. bir odayı ona tahsis ettiniz ama içinde sizin kullanmanız gereken bir dolap var. havlu çarşaf dolabı örneğin.

odaya girip çıkmak için ve orayı kullanmak için misafirden izin ister misiniz yoksa odada değilken girip alıp çıkar mısınız?
0
yenibirgüzelnick
(26.12.24)
odada değilken girip alırım
0
nolmus yani
(26.12.24)
evimde 2 hafta kalacak kadar samimiysek ve odadaysa geliyom der aksi bir şey demezse girerim. odada değilse ve bir şey almam gerekiyorsa alır çıkarım.
0
unabomber
(26.12.24)
2 gün için gelmemiş, 2 hafta için gelmiş. Doğrusu izin istemek. Denk gelmediysem ya da acilse o yokken alabilirim ama.
0
nawar
(26.12.24)
Yani en başta kendiniz için kapıyı tıklatmakta fayda var. Evinizdeki misafir kendi için ayırdığınız alana geçip kapıyı kapattıysa bir sebebi vardır diye düşünüyorum. İki tarafın da kendini tuhaf bir durumun içinde bulmaması için en kolay yol bu olsa gerek.

Kapı açıksa girersiniz ne olacak.
0
akhenaten
(26.12.24)
kapı kapalıysa ve o kişi içerdeyse tabi ki izin istenir
o kişi o anda odada değilse ve kapı da açıksa girip alırım ne alacaksam
o kişi odada değilse, kapı da kapalı ise samimiyet durumuna göre değişir ama yine de odadan bişi alıcam giriyorum bak he haberin olsun derim sanırım.
0
turuncu tonlarda
(26.12.24)
@akhenaten ahaha yok bahsettiğim şey içeride misaifr varken değil. misafir odada yok ve sen odaya girmelisin bu senaryoda :D
0
🌸yenibirgüzelnick
(26.12.24)
@yenibirgüzelnick ha anladım :D jetonum düşmemiş, ama sanırım bu durum bana biraz yabancı diye pek düşemezmiş de.
Arkadaşlarım bende ya da ben onlarda uzun dönemler kalmışımdır ama hiç bunun üstüne düşünmedim açıkçası. Bu süre aralığında kalabileceğim ya da bende kalabilen arkadaşlarımla böyle bir sorunum olmazdı açıkçası. Ben odada değilken odama girmiş, çıkmış hiçbir önem göremedim düşününce :D

Ancak bir şekilde böyle bir samimiyetim olmayan birisi olsaydı girmeye çekinirdim büyük ihtimalle. Gireceğim zaman "şu senin odadan birkaç şey alıp geleyim" diye haberli giderdim.
0
akhenaten
(26.12.24)
mümkünse boşaltırım dolabı. ona tahsis ederim. havlusunu, ayak havlusuna kadar yatağın ayak ucuna bırakırım geldiğinde hazır halde. evde iki banyo varsa bir banyoyu ona ayırırım. yedek tuvalet kağıdına kadar.

bu mümkün değilse, öncelikle geldiğinde veya öncesinde ona ayırdığım odada çarşaf vs olduğu için arada girmem gerekeceğini belirtirim.

ve peki bu kadar düşünüyorsun bunu yaptığın erkek arkadaşların hayatında mı?
hayır serkehrker
0
mathilda.may
(26.12.24)
O yokken odaya rahatça girebilirsiniz.
Siz ona bir yaşam alanı sunmadınız, yatacak yer gösterdiniz sadece.
Size kira vermiyorsa evin o kısmı halen sizin evinizdir, misafiri rahatsız etmemeye özen göstererek istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
0
michael_knight
(27.12.24)
misafir evde değilken girin işinizi görün çıkın. mümkünse 2-3 tekrar girmeyecek şekilde ıvır zıvırı alın çıkın.
0
co2s2
(27.12.24)
(13)

sizce siz zor biri misiniz kolay mi

robert bosch
sbedit: ve neden?
sb

edit: ve neden?
0
robert bosch
(13.11.24)
zor. insanlardan beklentim yüksek.
0
gabe h coud
(13.11.24)
Karışık diyelim. Cevap vermesi basit bir soru değil

Sevdiğime kolay, sevmediğime zor
Damarıma basılana kadar kolay, tepem atarsa zor
Çıkarıma uyuyorsa kolay, uymuyorsa zor
Kişisine göre kolay ya da zor

Duruma, kişiye, olaya göre her şey değişir
0
kullanicadi
(13.11.24)
Bana göre zor birisi değilim, sadece sınırlarıma saygı gösterilmesi gerek, birden fazla kez ihlal olursa karşı tarafın içinden geçebiliyorum.
0
kimlanbu
(13.11.24)
Ikisi de. Bu, kisiye, duruma, ortama, niyete gore degisir. Tek bir sey soylemek cok zor hepimiz icin. Kimine zor, kimi ortama da kolayizdir.
0
mor oje
(13.11.24)
Genel geçer iletişim kurallarını yerine getirdiği zaman herkese karşı kolay hatta epeyce de kolaylaştırıcı bir insanım. Ama samimiyetsizlik, yalancılık, saygısızlık, menfaatperestlik, omurgasızlık... Bunlara gelemem, bana dokunduğu anda aynıyla iade ederim ve bu çok can yakıcı olur, ayna tutarım çünkü. Bana dokunmadığı halde gördüm ise de, bu olumsuzluklardan dolayı da insanları kendime bir yerden sonra yaklaştırmam zaten.

Ama hassasiyetlerim çoktur, dikkatim ve titizliğim çoktur, benden beklendiğini düşündüğüm erdemleri dikkatle ve titizlikle yerine getirir ve aynısını beklerim, bir nezaketle konuşmayı olsun beklerim. Bir erkek her ne olursa olsun hiçbir kadını aşağılayarak konuşmamalı mesela, saygısızlık etmemeli. Bir kafede kasa görevlisi, kirli halde verdiği çatal bıçağın değiştirilmesini isteyen müşteriye eliyle kışkış işareti yapmamalı mesela, yapamamalı. Orada onu rezil edebilirim, diklenirse o müesseseyi birbirine katabilirim. İster miyim, istemem, mutlu olur muyum, olmam ama bunları yaparım, çünkü benden görmediği hakareti görmüş gibi davranamaz. Az önce rezil ettim mesela.

Zor muyum? 42 yaşındayım, bugünün gençlerine göre çok zorum. Kendi çağdaşlarıma göre zorum, büyükler arasında da zorum, epey yaşlıların kalemiyim. Böyle 80-90 civarının. O dönemin terbiyesiyle yetiştim çünkü. Kimse benden gevşememi bekleyemez, suyuma gitmedikçe.
0
muhayyer divan
(13.11.24)
Kolayım. Uyumlu ve anlayışlı biriyim.
0
Amaranta ursula
(13.11.24)
kolay biriyim girişte.

tanıdıkça zorlaştırırım don biçmek için. don büyükse bb, don ufaksa standart konuşurum. büyük don egosuyla uğraşamam.

hayat beni boktan biri yapmasa bari.
0
baldan kaymak
(13.11.24)
basta sevimli ve enerjik gorundugu icin kolay sonrasinda bencil ve dik basliligim ortaya cikiyor bu da zor
0
ala09
(13.11.24)
Easyim
0
abuzer
(14.11.24)
Toplumun %5'i ile anlaşabilen insanlar için anlaşılır ve pek zor değil, ama genelle iyi anlaşan, sorunu derdi olmayanlar için oldukça zor biri sayılırım.
0
thracia
(14.11.24)
Cidden hiçbir fikrim yok. Kolay mıyım, zor muyum, kimine kolay kimine zor muyum, hiç bilmiyorum. Yeterli geribildirim verilmedi bana bu konuda.
0
sekizdokuzon
(14.11.24)
Çok içine kapanık birisiyim, yalnız yaşayıp kendime yettikçe de arttı. O nedenle zor birisiyim diye düşünüyorum. Hayatımdaki bir avuç insana bile yeterli ilgiyi gösteremiyorum. Ya da belki göstermiyorum da benim doğamda yok deyip sıyrılıyorum.
0
peki madem
(14.11.24)
Kendimi çok kolay birisi zannediyorum ama bazen eşim öyle bir konuşuyor ki diyorum ben de zor kadınım ha.
0
yenibirgüzelnick
(14.11.24)
(16)

32 yasinda bir insanin simdiye kadar hic curuk disinin olmamasi

bohr atom modeli
az rastlanan bir sey mi? biri cok sasirinca merak ettim.
az rastlanan bir sey mi? biri cok sasirinca merak ettim.
0
bohr atom modeli
(30.10.24)
İyi bir genetik miras ve bilinçli bir aile elinde yetişmenin verdiği avantaj sayesinde iyi bakımla olabilir bir şey.

Şaşıracak kadar az değil ama çok da değildir diye düşünüyorum.
0
Mirket
(30.10.24)
Son 10 yılda 2 kişi gördüm buna benzer, biri 41 yaş ilk dolgusunu yaptırmış, diğeri de 32 sıfır dolgu.

Ama ben çok insan görüyorum yani ayda 2000 insan görüyorum öyle düşün.
0
buluty
(30.10.24)
ben normal bir sey saniyordum, biri bana nasil curugun olmaz deyince tepkisini abartili bulmustum simdi tum yasitlarima sordum hepsi var dedi. aydinlandim.
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.24)
o kisi benim, ispartali degil istanbulluyum.
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.24)
45 yasindayim, hic curugum ya da dolgum yok. Az rastlanan bir sey evet, bir dis hekimi tanidigim ogrenince cok sasirmisti.
0
sertac akin
(30.10.24)
babana tesekkür et.
0
robert bosch
(30.10.24)
az once sordum kendisi 30lu yaslarda tek disini cektirmis, amcasi 80 yasinda ve agzindaki dislerin tamami kendininmis, dedemin de orta yaslara kadar hic curugu olmamis.

genetik demek ki.
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.24)
@bohr
Çok mu iyi bakıyorsun? Mutlaka farklı bir şey olması lazım hocam ya. Yani yemek yeyip hemen dişini mi fırçalıyorsun?
0
benaslindayohum
(30.10.24)
Sadece iyi dış bakımı yetmiyor. Çocukken çok hasta olup fazla antibiyotik kullanmissaniz bir şekilde dişlere olumsuz etkisi oluyor.
0
makbur
(30.10.24)
ilkokuldan beri gunde iki kez aksatmadan fircaliyorum. 3-5 gunde bir de dis ipi ama duzenli degil. yemekten hemen sonra fircalamiyorum yatarken ancak.

bunun bana olaganustu bi sey oldugunu soyleyen kisi benden daha iyi bakiyordur dislerine ama onun da iki curugu mu ne varmis.
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.24)
baya az rastlanan bisey, saglam gen habercisidir.
karim 40i devirdi hala curugu yok.
anneannesi 90 yasinda hala geziyor.
0
cooperr
(30.10.24)
Az rastlanır. Askerde çürüğü olmayan tek kişi bendim. 40 yaşındayım hala yok.
0
gabe h coud
(30.10.24)
Bende de çürük yok hiç. Hatta diş taşı bile yok. Diş hekimim çok şaşırmıştı çünkü benim dişim çapraşık. "Çapraşık dişlerde, diş taşı olur sizde yok" dedi.

Ben çok iyi bakıyorum dişlerime. Fırçalama, diş ipi, dil temizliği, ağız suyu.
0
rock n roll
(30.10.24)
Benim dişçime göre bu tamamen genetik bakmakla en fazla çürümeyi geciktirirsin ya da dişi kısmen kurtarırsın. ciddi diş bakımı yapmadığı halde hiç çürüğü olmayan bir arkadaşım var
0
kestane gürgen palamut
(30.10.24)
32 yaş sıfır dolgu sıfır çürük benim de.
Çevremde az çok herkeste dolgu köprü filan var bence azınlıktayız
0
yenibirgüzelnick
(31.10.24)
Dişleri sağlam olan kişilerin belki de en genel ortak özelliği gece uyurken nefes alma esnasında ağızlarının kapalı olmasıdır, burundan rahat nefes alamayıp ağzı açmak diş sağlığını ciddi etkiliyor
0
apocalipy
(31.10.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.