Giriş
(13)

Almanya'ya göçün geçmişi ve bugünü

les yeux blanches
Selamlar dostlarUzun zamandır aklımı kurcalayan bir durum var.Zamanında Almanya bize kapılarını açtığında giden tayfa genelde Anadolu'da yaşayan işsiz, vasıfsız kişilerdi. Tuzu kuru olan, işi olan kimse gitmek istemiyordu. Doktorları söylemiyorum bile, akıllarından bile gecmiyordu gitmek sanırım.Fak
Selamlar dostlar

Uzun zamandır aklımı kurcalayan bir durum var.
Zamanında Almanya bize kapılarını açtığında giden tayfa genelde Anadolu'da yaşayan işsiz, vasıfsız kişilerdi. Tuzu kuru olan, işi olan kimse gitmek istemiyordu. Doktorları söylemiyorum bile, akıllarından bile gecmiyordu gitmek sanırım.

Fakat şimdi görüyoruz ki herkes kaçmak istiyor memleketten, en okumuş en başarılı kişiler bile?
Almanya geçmişteki gibi kapılarını açsa memlekette insan kalmaz.

Bu neden böyle oldu?
O yıllarda sanki ülkenin durumu şimdiye göre çok daha mı iyiydi?
Şimdi o kadar berbat durumda miyiz cidden?
0
les yeux blanches
(17.06.23)
Uçakla üç saatte ailenin yanındasin.
Canin isterse ara, konuş.
Sürekli haber alabilirsin.
Türk marketi, türk konsolosluğu vs var hepsi.
Yani bir insanın Avrupa'da yapabilmesi o yıllara göre çok çok çok daha kolay.
E bu noktada sosyal medya ile insanlarin güzel yaşadığını, mutlu olduğunu görüp Türkiye'de 3te biri maaş alıp aynı şeylere 3 katı vermek çoğu insana koyuyor, o yüzden gitmek isteyen daha fazla.

Ama su ani birak o yillaria 20 sene öncesi ile bile kiyaslamak zor, çok hızlı gelişiyor her şey, o zaman çok süperdi şimdi çok kötüydü denemez ama insanlarin haberi yoktu denilebilir.
0
logisticsmanager
(17.06.23)
Doğrusu bu gidişin tersine dönmesi söz konusu. Ne zaman olur net bir şey söylenmez tabi. Bu yönde bazı emarelerden de bahsediliyor yorumlarda.
En etkili sebepler arasında Türkiye'nin biraz daha dış siyasette etkili olması bir de Avrupa'nın ekonomik olarak zora girmesi.

Rusya Savaşı'nda bile yaptırım resmen var ama fiiliyatta ise yok mesela. Çünkü enerji konusunda Avrupa Rusya'ya bağımlı.

Gidenlerin genel kısmı ekonomi ve siyasi anlayışına göre hareket ediyor. Evet, ekonomi bizde de çok iyi değil tabi. Bu kesin.

Bir de internetle birlikte dünyanın küçülmesi söz konusu ve herkes dünyanın bir diğer yerlerinden haberdar olması hususu var.
0
diyecevaplandı
(17.06.23)
logistic'e katiliyorum. o zamanlar kaybedecek hic bir seyi olmayanlar gidiyordu. gitmekten baska hic bir caresi olmayanlar. almanya icin aci vatan yakistirmasi yapilmis o zamanlar. Gidince neyle karsilasilacagi mechul. ne buyuk trajediler yasamis gidenler. orada kimse kopek yerine bile koymamis.

bi film seyretmistim. ismi sanirim otobus idi. 70lerde almanya'ya giden turklerin yasadiklarini butun ciplakligiyla anlatiyordu film. bu kadari da olmaz dedirten hepsi yasanmis manzaralar.

simdiyse ise memleketle, aile ile her turlu iletisim kurmak mumkun. ulasim cok kolay. cok zorlanirsan donmek her zaman kolay. arada cok buyuk fark var. su an ekonomik sikinti varsa o zaman kelimenin tek anlamaiyla kitlik vardi. demek istedigim o zamanin sartlari cok daha zordu. tabi vasifsizlar icin. doktor, muhendis o zamanlar lorddu memlekette. simdi kiymeti olmadigi gibi keyfine mensuplarini dovebilecegin meslekler oldular.
0
Kirmizibavul
(17.06.23)
bence bugünkü göç isteğinin tek nedeni insanların internetten avrupa'daki yaşamı az çok görebiliyor oluşu.

türkiye'deki her bireyin müreffeh bir ülkede 6 ay yaşama imkanı olmuş olsa hükümeti 10 kere devirirlerdi. insanlar yüksek alım gücünün nasıl bir şey olduğunu bilmiyor. bilenler de azınlıkta olduğu için sesleri çıkmıyor pek.
0
bohr atom modeli
(17.06.23)
tuzu kuru olanlar yine gitmek istemiyor. Çok başarılı birkaç doktor tanıdığım düşündüler ama Türkiye'de kalmak daha cazip geldi. Ekşiduyuruda da özellikle maddi durum açısından bakanlar gitmekten vazgeçiyor.

Fakat maddi durumu çok iyi olanlar bile "gelecekten umutları olmadığı için" (özellikle çocuklu olanlar) gitmeyi düşünebiliyor. Bence o eski göç zamanında okumuşların umudu vardı ki gerçekten çoğu çok iyi yerlere gelip iyi hayatlar yaşadılar. Bu git gide çok kötüleşti. 80'de doğanla 90'da doğanın hatta 2000'de doğup şimdi iş dünyasına atılanın şartlarına bak, git gide alım gücü ve ülkenin kültürel durumu kötüye gitti. Fakat dünyada da çok farklı değil Amerikanlar veya Avrupalılar da şikayet ediyor.

Ben global bir kavimler göçü yaşadığımıza inanıyorum. Kitaplarda okuduğumuz şey şu an oluyor, iklim göçleri vs de buna eklenecek ileride tarih kitaplarında bunları anlatacaklar. İnternet sayesinde herkes her yeri görüyor. ABD'den sıkılıp gelip Türkiye'de keyifle yaşayan da var. Buradan bıkıp Avrupaya gitmeye çalışan da. Tam tersi Avrupa'dan yakınıp (Almanya İngiltere vs.) ABD'ye göçmek lazım diyen Avrupa gençliği de var. Keşke herkes kendine göre olduğunu düşündüğü yere gidip şansını deneyebilse.
0
nhk ni youkosu
(17.06.23)
şimdilerde almanya'ya gitmekle 50'lerde 60'larda gitmek çok farklı.

yol bilmiyorsun, iz bilmiyorsun. beyaz yaka değilsin, amelelik yapmaya gidiyorsun. tek kelime almancan yok. google translate, google maps yok. alman halkı sana alışkın değil, sana bizim surilere baktığımız gibi bakıyorlar. anca gettolarda ev veriyorlar. kısacası bok gibi şartlarda yaşamaya gidiyorsun. çünkü ülkende öyle tutturamamışsın ki almanya kötünün iyisi gibi geliyor. bu yüzden bu gastarbeiter tayfası genellikle türkiye'de bir baltaya sahip olamamış şehirliler ve fakir fukara köylülerden oluşuyor. halihazırda mesleği olan, hali vakti yerinde biri durduk yere neden huzurunu bozup başka ülkede ikinci sınıf insan muamelesi görmeye gitsin? bunun için gerçekten de çaresiz olmak gerek.

günümüzde yurt dışına taşınan kesim eğitimsiz kas gücü işçileri değil, eğitimli beyaz yakalılar. çünkü batı ülkelerinin onlara ihtiyacı var. kas gücü ihtiyacı azaldı ve ülkendeki nüfus buna yetiyorken başka ülkeden kas gücü transfer etmenin ekonomik olarak artısı kalmadı.

ayrıca internetin etkisiyle farkındalık arttı. dünya küçülünce gurbet kavramı ortadan kalktı. ülkede devlete küskün on milyonlarca insan var, kendilerine daha demokratik ve adil bir ülkede yaşamayı layık görüyorlar. saysan bunun gibi onlarca neden sayabilirsin.
0
sir gawain
(18.06.23)
İnternet çağının etkisi büyük. Ek olarak bence O zamanlarda doktor akademisyen olmak daha nitelikli ve idealistti. Ve fazla olmamaları nedeniyle “siz çok kıymetlisiniz” şeklinde el üstünde tutuluyorlardı ve kalbur üstü yaşıyorlardı.
Mesela şu an inşaat müh.leri asgariye çalışıyor ama eski mühendislerden fakir olanı görmedim. Eğitime ulaşım zor olduğu için bu adamlar kalbur üstü yaşıyordu. Şimdi bu adamlar nasıl gidip basit işlerde çalışsın? Zira almanyaya alınan hedef kitle çoğunlukla vasıfsız işleri yapacak adam eksikliği. Zira mühendisin, doktorun en kalifiyesini zaten yetiştiriyırlar.
0
Unde bach canim
(18.06.23)
"burada yaşanmaz ağbii" muhabbeti maalesef ülkede virüs gibi yayıldı internet üstünden. buradan gitmek isteyen çoğu kişinin enine boyuna bu konunun artılarını eksilerini adam akıllı düşünmediğini, o ülkeleri sanki cennetmiş gibi kafasında idealize ettiği ve burayı da olmadığı kadar cehennemleştirdiğini görüyorum internette. tabii ki o gidilmek istenen ülkeler bizden ekonomik ve de sosyal açıdan oldukça ilerde o ayrı ama sürü psikolojisi oldu artık "buradan gitmek" kimse oturup gerçekten artısını eksisini düşünmüyor dediğim gibi. gidişin artılarının eksilerinden fazla olduğu insan sayısı gitmek isteyen sayısından çok daha az aslında.

ülke insanımız çok duygusal dolayısıyla overreactionda üstümüze yok. evet ülke kötüye gidiyor ve ekonomik anlamda belli olmaz ama sosyal/toplumsal açıdan bu iktidar olduğu sürece daha da kötüye gitme ihtimali yüksek. ancak hemen yok şeriat geliyor, yok son seçimdi falan muhabbetlerini ciddi ciddi yapanlar var. yavaş gelsin şeriat ya 25 milyon muhalifi geçiyorum malum parti seçmeni içinde bile çok küçük, marjinal bir kesim o kadar ileri gitmeyi düşünür. bizim yaşam süremizde o kadar geriye gidilmeyeceği kesin yani. ama işte toplum psikolojisi bozuldu. 17 yaşında çocuk erasmusla gittiği avrupa'da iltica talebi bulunmuş mesela yani buradan ölçmek lazım durumu. iltica dediğin şey çaresizlerin son kurşunu gibi bir şey sen daha lise öğrencisisin erasmus falan yapacak kadar da bir başarın var, belki de ülkenin kaymak tabakasından olacaksın ilerde ama ona rağmen kendini insanlığın en alt en zavallı sınıfına atabiliyorsun bir anda. garip gerçekten bu toplumsal histeri hali.
0
semaforo de medianoche
(18.06.23)
Bu arada benim bahsettigim otobus isimli film 1974 yapimi ve almanya degil, isvec-stoxkholmde geciyormus.

Thetruenorth'un sonraki yazaklarini merakla bekliyorum.
0
Kirmizibavul
(18.06.23)
Herkese değerli yorumları için çok teşekkürler
0
🌸les yeux blanches
(18.06.23)
"...ailesini, cocuklarini arkalarinda birakip, mecburiyetten ve 2 sene kalmak, calisip para biriktirmek icin gidiyordu. Yukarida yazildigi gibi kaybedecek bir seyi olmadiklarindan degil."

iyi de geçinebilen/hali vakti yerinde biri ailesini bırakıp gider mi? Kaybedecek şeyden kastedilene göre değişir tabii ama Türkiye'de hayatını düzgün idame ettiremiyor ki gidip para biriktirip dönmek istemiş. Yani gidiş sebebi zaten doğduğu ülkede iyi bir yere gelememesi "giderse kaybedeceği" bir işi varlığı olmaması. Giderse daha çoğunu elde etmeyi bekliyor.

Şimdiki durumu değerlendirmenizi bekliyorum, bence yine fakirleşen ve orta sınıf olmaktan çıkanlar göç etmek istiyor. Eskiden direkt fakir olan giderken şimdi büyük hayallerle üniversite bitirip fakirleşen gitmek istiyor tabii öyle bir fark var. Eskiden gidenler dönmek isteyerek gitmişken şimdikiler bir daha Türkiyeyle pek muhatap olmak istemiyor küsmüş vaziyetteler. Türkiye batıdan uzaklaştığı için böyle olduğunu düşünüyorum ama bir yandan da ekonomi iyi olsa çoğu kişinin bunu umursamayacağını düşünüyorum.
0
nhk ni youkosu
(18.06.23)
hocam sen tr de degilsin sanirim
0
abi bi dizi buldum on numara
(18.06.23)
sir gawain soyle demis "günümüzde yurt dışına taşınan kesim eğitimsiz kas gücü işçileri değil, eğitimli beyaz yakalılar. çünkü batı ülkelerinin onlara ihtiyacı var. kas gücü ihtiyacı azaldı ve ülkendeki nüfus buna yetiyorken başka ülkeden kas gücü transfer etmenin ekonomik olarak artısı kalmadı."

malesef buna o kadar katilmiyorum ki....

adamlar sadece bahcesinde tavuk falan beslemeye kalkmayacak, oturup kalkmasini bilen, az da olsa yabanci dil bilen, bilgisayara asina, tekniker falan olarak da kullanabilecekleri egitimli mavi yaka pesindeler. mesela bizde mimarlik egitimi almis olan adam oraya gidip cizim elemani oluyor. ayni sekilde doktorlar hemsirelik falan yapiyor, ornekler cogaltilabilir.

meslegini yapip hakettigi konuma gelenler vardir elbette, ama yuzdeye vurunca pek elle tutulur bir rakam cikacagini sanmiyorum.
0
cooperr
(18.06.23)
(3)

Almanya’dan xbox series s nereden alınır?

Weeze3r
Selamlar, arkadaşım 1 haftalığına gidecek dönüşte series s aldıracağım. En uygun fiyat nereden almasını önerirsiniz?
Selamlar, arkadaşım 1 haftalığına gidecek dönüşte series s aldıracağım. En uygun fiyat nereden almasını önerirsiniz?
0
Weeze3r
(06.06.23)
saturn
0
birmilyonunvarmi
(06.06.23)
Fiyat pek fark etmiyor nerede bulursa alsın.

Mediamarkt'ta da var.

Eğer 1 hafta sabit bir otelde kalıyorsa amazon.de'den direkt otele de sipariş verilebilir.
0
chicha_v2
(06.06.23)
arkadaşın idealo.de'ye girsin. en ucuz bulduğu siteden alıp kaldigi yere söylesin.

mağazadan alacaksa ya satürn ya medimarkt, fark etmez.
0
sir gawain
(06.06.23)
(5)

Bu korku filmini hatırlayan var mı?

akatreil
Klasik korku filmi evi tipinde büyük bir evde geçiyor. Sanırım bir kız bir erkek çocukları olan aile bu eve taşınıyor. Evde çeşitli varlıklar aileyi rahatsız ediyor. Bu varlıklar ışıktan hiç hoşlanmıyorlar. Tek bir ışık huzmesi bile olmaması lazım. Sürekli söndürmeye çalışıyorlar. Çaresizlikten mutf
Klasik korku filmi evi tipinde büyük bir evde geçiyor. Sanırım bir kız bir erkek çocukları olan aile bu eve taşınıyor.

Evde çeşitli varlıklar aileyi rahatsız ediyor. Bu varlıklar ışıktan hiç hoşlanmıyorlar. Tek bir ışık huzmesi bile olmaması lazım. Sürekli söndürmeye çalışıyorlar. Çaresizlikten mutfaktaki ocağın ışığını bile kullanmaya çalışıyorlar kurtulmaya uğraşırken. Filmin sonuna doğru evde kilitli kalıyorlar ve sabaha karşı kaçmayı başarıyorlar. Birisi araba ile onları alıp kurtarıyor. Fakat bu kurtaran kişi de aslında kötücül varlıklardan. Bu arada evden ailenin tamamı kurtulamamış olabilir.

Umarım bu bilgiler yeterli olur. Uzun zamandır bulamadım. 'Karanlıktan Korkma' filmini söyleyen olmuştu. Benzer özellikleri var fakat o da değil.
0
akatreil
(31.05.23)
lights out olabilir mi?
0
sir gawain
(31.05.23)
cloudybloody
(31.05.23)
Lights out değil ama diğerinden emin olamadım. Akşam izlicem bir:D
0
🌸akatreil
(31.05.23)
the others değil mi bu?
0
nothing in my way
(31.05.23)
cloudybloody

Evet bu filmmiş teşekkürler.
0
🌸akatreil
(31.05.23)
(5)

viyana budapeşte prag berlin

andlee
bu şehirler arasında ulaşımı nasıl sağlayabilirim? yeşil pasaport ile ilk viyanaya ya da budapeşteye gitsem dönüşü berlinden yapmayı planlıyorum şehir arasında geçişleri yeşil pasaport ile sağlayabilir miyim sorun yaşar mıyım?
bu şehirler arasında ulaşımı nasıl sağlayabilirim? yeşil pasaport ile ilk viyanaya ya da budapeşteye gitsem dönüşü berlinden yapmayı planlıyorum şehir arasında geçişleri yeşil pasaport ile sağlayabilir miyim sorun yaşar mıyım?
0
andlee
(27.05.23)
Bunların hepsinin arasında tren ya da otobüsle ulaşım sağlayabilirsiniz.
0
nawar
(27.05.23)
Berlin kısmını bilmemekle birlikte Viyana-Prag-Budapeşte üçgeninde çalışan otobüs hatları ve trenler mevcut. Otobüsleri zamanında sık kullanmıştım. Viyana, Prag otobüsleri ana tren istasyonundan kalkıyorlardı ve oldukça pratiklerdi. Zaten tahmini 3-4 saat filan sürüyor.Pasaport kısmını bilmiyorum.
0
burka
(27.05.23)
Shengen bölgesinden çıkmadıkça sorun yok, pasaporta bakarlarsa ancak kimlik kontrolü için bakarlar.
0
kobuzchu kiz
(27.05.23)
flixbus, flixtrain ya da regiojet ile bu şehirler arasında ulaşım sağlayabilirsin. fiyatlar güne ve saate göre çok değişken olabiliyor.
0
sir gawain
(28.05.23)
donusu berlin'den planliyorsaniz oncelikle budapeste'ye gidin. oradan viyana'ya, oradan prag'a ve son olarak berlin'e. ilk viyana'ya giderseniz budapeste guneyde kaliyor. prag'a gecmek icin tekrar viyana'ya gitmek veya viyana'dan gecmek zorunda kalirsiniz. gereksiz bir sekilde yolu uzatmis olursunuz. tren veya otobus (flix bus) kullanabilirsiniz.

sengen bolgesinde oldugunuz icin kimse pasaportunuza bakmaz sanirim. ben macaristan'dan slovakya ve avusturya'ya yuruyerek bile gectim. sinirda kimse yoktu, daha dogrusu sinir yoktu. yesil pasaportum yok, nasil isliyor bilmiyorum.
0
Sour
(28.05.23)
(10)

Ticari başarı filmi

dakota
Merhaba. Yokluktan gelip, asla vazgeçmeyen başarılı bir ticaret hayatı anlatan film veya dizi var mı bildiğiniz. Biyografik film de olabilir. Ama Türk yapımı pek tercih etmiyorum. Hepsini biliyoruz genelde.
Merhaba. Yokluktan gelip, asla vazgeçmeyen başarılı bir ticaret hayatı anlatan film veya dizi var mı bildiğiniz. Biyografik film de olabilir. Ama Türk yapımı pek tercih etmiyorum. Hepsini biliyoruz genelde.
0
dakota
(25.05.23)
film degilde storybox var youtube kanali. oyle videolarla dolu.
0
buenosdias
(25.05.23)
the founder
0
sir gawain
(25.05.23)
Mirket
(25.05.23)
hem de hint fakiri :)

youtu.be

6,8 imbd puanı aldatmasın, 7,6 üstü hakeden bir film.
0
onemoremile
(25.05.23)
Will Smith filmi vardı bir tane, çocuğuyla tıbbi cihaz satışı yapan bir adamın hikayesiydi.
0
John Bloor
(25.05.23)
(bkz: the pursuit of happyness) John Bloor'unki, güzeldir.
0
hrskrs
(25.05.23)
yokluktan değil ama jerry maguire var.
0
nothing in my way
(25.05.23)
the intern
www.imdb.com

tam sordugun tarzda degil ama internetten islerini buyutmus bir hanim kizimizin hikayesi, robert de niro'yu ise alir ve olaylar gelişir
0
exlibris
(25.05.23)
www.youtube.com

Beni storybox kanalında en çok bu kadın etkilemişti.

Filmlerde de , girişimcilerin izlemesi gereken filmleri izle sırasıyla.

Dizi istersen bence silicon valley dizisi gayet iyi bu konuda.
0
liberal
(25.05.23)
Joy.
0
congratulationsyouwon
(25.05.23)
(4)

2023 yılında hangi yazılım dili öğrenilmeli?

sassot
Java&kotlin diyordum ama javascript daha popüler olmaya başladı galiba. ne diyorsunuz?
Java&kotlin diyordum ama javascript daha popüler olmaya başladı galiba. ne diyorsunuz?
0
sassot
(23.05.23)
javascript + 1

framework olarak angular ve react. superset olarak typescript.

tr'yi bilemem ama yurtdisinda ilanlarda en con bunlari görüyorum.
0
sir gawain
(23.05.23)
cobol olabilir, arayada biraz fortran derim ben, ayarinda bir ADA da isinizi gorebilir ama ayarinda lutfen.
0
badcode
(23.05.23)
golang, typescript
0
nuisance
(23.05.23)
bildiginiz programlama dili hangi alanda calisacaginizi belirler. bu nedenle de ogrenmeye harcayacaginiz zaman, uzmanlasmaya harcayacaginiz zaman ve yontem, diger gelistiriciler ile rekabet hep buna bagli.

javascript: ogrenme zamaniniz kisa, uzmanlasma zamaniniz kisa. cogunlukla calisacaginiz alan web development olur. yazilima yeni giris yapan herkes bu alana yigildigi icin de cok fazla rekabet ortami var. yani bu alanda cok fazla junior varken, senior az oldugu icin is bulmak herkes icin kolay olmayabilir.

java/kotlin: ogrenmek nispeten daha kolay olsa da uzmanlasmak zaman alir. cogunlukla banka gibi buyuk sirketler java kullanir sistemlerinde. ama alternatif olarak android mobil gelistirmede kullanildigi icin kucuk ve orta buyuklukteki ajanslar da kullaniyor. javascript gibi buyuk bir scope icin kullanilmadigi, alternatif olarak c# da yaygin olarak kullanildigi icin is alani javascriptden biraz daha az, ama yine de yaygin.

alternatif olarak python, golang, c++ gibi dillerin hep kendi pazarlari var. yani kendini yetistirmis biri icin hepsinde iyi isler var. burada ana kriter kendini yetistirip uzmanlasmak. belli bir seviyeye gelinceye kadar hangi dil olursa olsun is bulmak zor. sirketler icin katma deger olusturacak seviyeye gelmedikten sonra, yazilan yazilimin degeri oluncaya kadar is bulmak zor. maalesef, kriz zamanlarinda sirketler kisa vadeli dusundukleri icin yetistirmeyi degil, bir an once para kazanmayi hedeflediklerinden junior pozisyonlari tercih etmiyorlar. bu hangi dil olursa olsun ayni.

ben bu gun yazilima yeni giriyor olsam python ve golang ogrenir bunun yaninda cloud, system design ve devops alanlarini hedeflerdim. ozellikle abd ve avrupada bu alanda ihtiyac cok fazla, rekabet az, bilen az, ama ogrenmesi de zaman alacaktir elbette.
0
emrahday
(23.05.23)
(3)

75.000 Türk Lirasını Nasıl Değerlendireyim Akıl Verin

beni boyle sev seveceksen
"Zartzurt coine bas, kriptoya gir dayı" harici tavsiyelerinize açığım.
"Zartzurt coine bas, kriptoya gir dayı" harici tavsiyelerinize açığım.
0
beni boyle sev seveceksen
(23.05.23)
usd al
0
sir gawain
(23.05.23)
ticaret yap. toptan erkek donu al sat mesela.
0
alperz
(23.05.23)
Yatırım fonunda olabilir, eğer parayı yatırıp ne olacağımı düşünmek istemiyorsanız.
0
substituent
(23.05.23)
(4)

Kas'ta Ne Yapilir

14
4 gunlugune geldim. Tek kisi. Arac yok.Tekne turu vs ne onerirsiniz tek biri icin?Kastellorizo adasina gidilir mi mesela?Otobuste birileri safariden bahsediyordu mesela o nasil olur?Tesekkurler.
4 gunlugune geldim. Tek kisi. Arac yok.

Tekne turu vs ne onerirsiniz tek biri icin?

Kastellorizo adasina gidilir mi mesela?

Otobuste birileri safariden bahsediyordu mesela o nasil olur?

Tesekkurler.
0
14
(21.05.23)
Bermuda tekne turu icin.bu onerdigim olmasa da mutlaka tekne turu yapilmali cok cok iyi koylar. yanina ickini meyveni alip patara'ya gidebilirsin merkezden minibusler kalkiyor ben o uzuuun kumsaldan o issizliktan cok hoslaniyorum iyi eglenceler
0
ala09
(21.05.23)
Tekne turu yapılmalı kesinlikle(simena boat tavsiyem yemekleri çok iyiydi).
0
personaa
(21.05.23)
Geçen sene bu dönemde gitmiştim 4 gene, tektim sizin gibi. Yedim, içtim ve denize girdim çıktım. Başka bir şey yapmadım.
0
put it in your appropriate place
(21.05.23)
biz safari denen bir tura katılmıştık bundan çok önce. safari araçlarıyla önce kahvaltı etmek için bir köye, sonra çamur banyosuna, ardından saklıkent'e, oradan xanthos'a ve finalde kaputaş'a gitmiştik. araban yoksa çarşıda bu tür turlar düzenleyen yerler var, onlardan birine katıl. hem bir günde birçok yer gezmiş olursun, hem de ulaşım sorunun olmaz. bir de o araçların arkasında açık havada seyahat etmek epey zevkli oluyor.

tekne turlarının en bilineni kekova turu. bu da tüm gününü alır ve güzel koylar görürsün. bu da olabilir.

son olarak bir gününü de limanağzı'nda tembellik yaparak geçirmeni öneririm.
0
sir gawain
(21.05.23)
(2)

hangi kuzey ülkesi ve neden?

rakicandir
-sadece tecrübe etmiş olanlara soru-hangi kuzey ülkesi ve neden? tecrübelerinizi paylaşabilir misiniz?teşekkürler şimdiden.
-sadece tecrübe etmiş olanlara soru-
hangi kuzey ülkesi ve neden? tecrübelerinizi paylaşabilir misiniz?

teşekkürler şimdiden.
0
rakicandir
(20.05.23)
İrlanda çok güzel bir ülkeydi. Kuzenimden dolayı gidip yaşama şansım oluyor ara ara. Diğer ülkelere hiç gitmedim.
0
yalniz kizkulesi
(20.05.23)
soru çok belirsiz. turist olarak mı yaşamak için mi? devleti mi coğrafyası mı? refah seviyesi mi kültürü mü?

bir turist olarak danimarka ve isveç. yaşamak için UK.
0
sir gawain
(20.05.23)
(4)

chatgpt'den nasıl verim alabilirim?

beatbox yapan metalci
geçen gün chatgpt'ye girdim, haftalardır kaydettiğim anlamını bilmediğim ingilizce kelimeleri ve çevirilerini yolladım, bana bunları kategorilere ayırır mısın dedim. çat diye bağlaç sıfat isim fiil diyip ayırdı. çok hoşuma gitti.ben bu teknolojiden başka ne şekillerde verim alabilirim? yüksek lisans
geçen gün chatgpt'ye girdim, haftalardır kaydettiğim anlamını bilmediğim ingilizce kelimeleri ve çevirilerini yolladım, bana bunları kategorilere ayırır mısın dedim. çat diye bağlaç sıfat isim fiil diyip ayırdı. çok hoşuma gitti.

ben bu teknolojiden başka ne şekillerde verim alabilirim? yüksek lisans fizik öğrencisiyim, datacamp kursu aldım yazılım öğrenmeye başlayacağım, ingilizcemi de ilerletmek hatta belki almancaya başlamak istiyorum. uygulamadan bu gibi alanlarda ne şekilde verim alabilirim, siz neler için kullanıyorsunuz?
0
beatbox yapan metalci
(19.05.23)
Yazılımcıyım. Hiç beklemediğim kadar yardımcı oluyor. Mesele işi ona yaptırmak değil, yapılan işe destek olmasını sağlamak. Herhangi bir hata kodunu yapıştırıp, sonunda "şunu yaparken bu geldi" dersen, sana hem sebebini hem çözümünü verir.

Ya da çok farklı bir konuda bir çözüme ihtiyacın vardır, önce soruyu, elindeki bilgileri verirsin, ardından beklentini ve istemediklerini, üstüne de "daha fazla bilgi gerekiyorsa sor, ben paylaştıktan sonra cevaba odaklan" dersin, ona göre çalışır.
0
quaker
(19.05.23)
limonlu eksi
(19.05.23)
plusa geç yazılım konusunda çok iyi bir öğretmen. anlamadığın her şeyi detaylandırarak sorabilirsin. ne kadar detay o kadar iyi. ingilizce yazmaya çalışırsan ing ne katkıda olur. her zaman double check, check database and verify gibi doğrulayıcı komutlar kullanarak hatalı yazımların önüne geçebilirsin. youtubeda udemyde kullananlar var izlersen kafanda şekillenir
0
abi bi dizi buldum on numara
(19.05.23)
ben direkt kodu ve aldigim hatayi atiyorum. hatanin ne oldugunu söyleyip dogru kodu veriyor. cok iyi bir debug araci. tabi bunu sirket kodunda yapamam, kendi bireysel projelerimde yapiyorum.

kurs alacaksan konu anlatiminda da kullanabilirsin. bana su konuyu (detayli / teknik / genel / on yasinda bir cocukmusun gibi, vs.) bir dille ve örneklerle acikla dersen aciklar. hatta konu anlatimi sonrasinda bana ögrendiklerimi test etmek icin x adet soru sor de, soru da sorar.
0
sir gawain
(19.05.23)
(8)

Sinan Oğan'ın tavrı ne şekilde olacak sizce?

magni
Cumhur İttifakı ile uyuşamayacağı çok keskin konular var. Millet İttifakı ile uyuşamayacağı konular da var. Nasıl olacak? 2. tur için nasıl bir duruş gösterir sizce, çekimser bir tavır mı sergiler?
Cumhur İttifakı ile uyuşamayacağı çok keskin konular var. Millet İttifakı ile uyuşamayacağı konular da var. Nasıl olacak? 2. tur için nasıl bir duruş gösterir sizce, çekimser bir tavır mı sergiler?
0
magni
(17.05.23)
tamamen subjektif bir yorum. bahçeli kesinlikle oğanı istemez en büyük rakibi. diğer tarafta meral istemez ancak bu yolda herkesi yanına alan muhalefet oğanı yanına alabilir. ancak seçmeni kesinlikle gelmez.
0
mikahakkinen
(17.05.23)
Sinan ogan aciktan kimseyi desteklemeyecek. Secmenine size birakiyorum diyecek bence. Hdp var iken millet ittifakini desteklemez.
0
oscar
(17.05.23)
Seçmeni diğer ittifaklara da tepkili yeni bir kitle ve kendisinin çoğunluğunu yönetmesi,yönlendirmesi imkansız. Oylar, çabuk yön değiştirecektir.

Seçmenlerinin daha çok milli güvenlik kaygıları öne çıkacak bu 2.turda ve Erdoğan için de büyük avantaj. Seçim öncesi oğan seçmelerini esas alan anketlerde de genel görüş bu şekildeydi.
0
diyecevaplandı
(17.05.23)
Adam ikinci turda ne yapacağını söyledi zaten önceden.
0
chavezding
(17.05.23)
Kafamda şöyle bir senaryo var.

Millet ittifakı kendisine 'Göç/Göçmen bakanlığı' teklif eder, kendisi de kabul eder ikinci tura kadar bu konuda yoğun bir emek sarfederse Millet ittifakına katkısı olur.

Aksi taktirde, kendisine gelen oylar, küskünlerin oyları. O oy potansiyeli asla ona gitmez. Onun dediğini yapmaz.
0
Mirket
(17.05.23)
1- sagci sagciyi destekler. hayalperest olmamak lazim.
2- kendi cikarini gözeten bir siyasetci su durumda kazanmaya yakin olan tarafi secer.
0
sir gawain
(17.05.23)
Kk kazanmak istiyorsa ata ittifakı ile anlaşmalı. Mhp den Oğan ile ilgili ters açıklamalar geliyor. Millet ittifakına destek verecek bence.
0
mekaniker
(17.05.23)
sinan oğan'ın kendine ait bir tabanı olduğunu düşünmüyorum. kendisine oy veren seçmenin tamamı ona aitmiş gibi bir peşin kabulle temellendirme kurarsak kategorik bir hata yapmış oluruz.
dediğim gibi kendisine gelen oylarının tamamını yönlendirecek bir potansiyeli olduğunu düşünmüyorum. yani ekseriyeti için böyle düşünüyorum ama belki %20-25'lik kesimi gerçekten oğan'a karşı duyarlı olabilir benim tahminime göre. verilen %5'lik oy protest/tepki oylarının bir göstergesi büyük ölçüde. ince çekilmeseydi kuvvetle muhtemel kendisi alırdı bu protest oyların ekseriyetini. başka bir isim olsa yine aynı.
burada keramet kişi de değil esasen. bu sebeple sinan oğan'ın ne yöne göz kırpacağının seçimin sonucuna etki edecek bir önemi olduğunu düşünmüyorum.

varsayalım ki kılıçdaroğlu'na desteğini açıkladı. mevcut denklemde kk'nin kazanabilmesi için sinan oğan'ın oylarının tamamına yakınını alması gerekiyor. bunun gerçeklik payı nedir peki? işte bu sebeple sinan oğan'ın yalnız başına verdiği karar seçim sonucuna doğrudan etki edemiyor. kendisine verilen oylar 3'e bölünecek. x miktar erdoğan'a y miktar kk'ye ve z miktarda da sandığa gitmeme kararına göre 3 farklı kategoriye dağılacak.
0
ezkaza
(17.05.23)
(5)

Temizlik seti öneriniz var mı? (vileda, parex, etc.)

Ranchoddas
merhabalar, eve bi vileda almak istiyorum. ama bunu tableti var püsküllüsü var döneni var püskürtmelisi var hepsinde de iyi yorumlar ve kötü yorumlar var. Siz ne kullanıyorsunuz ve hangi temizlik setini önerirsiniz?
merhabalar, eve bi vileda almak istiyorum. ama bunu tableti var püsküllüsü var döneni var püskürtmelisi var hepsinde de iyi yorumlar ve kötü yorumlar var. Siz ne kullanıyorsunuz ve hangi temizlik setini önerirsiniz?
0
Ranchoddas
(06.05.23)
tablet dikdörtgen şekilde olandan memnunum

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
freebird5406_2
(06.05.23)
İki yıl önce bundan almıştım. gayet memnunum.
www.hepsiburada.com
0
ankarakecisi
(06.05.23)
1.www.trendyol.com

2.www.trendyol.com

Zeminde önce 1, arkasından 2
Duvarlarda 2
0
Mirket
(06.05.23)
vileda turbo
0
sir gawain
(06.05.23)
su donenli berbat bi sey. yillardir sunu kullaniyorum www.bauhaus.com.tr
0
ala09
(06.05.23)
(11)

istanbul'u tercih edecek bir öğretmen adayı için

kolunu bukerim ama
Hangisi en uygun olur? Kira ödeme sıkıntısı söz konusu değil, ulaşım, hayat vs ile ilgili görüşler. Nişanlı olduğum hanımefendi bir 6 ay kadar kendi başına oturacak, daha sonra ben de yanına gideceğim. Şimdiden sevgilerBeykozBeyoğluSarıyerKüçükçekmeceKağıthaneÜmraniyeBahçelievlerAvcılarBağcılarSanca
Hangisi en uygun olur? Kira ödeme sıkıntısı söz konusu değil, ulaşım, hayat vs ile ilgili görüşler. Nişanlı olduğum hanımefendi bir 6 ay kadar kendi başına oturacak, daha sonra ben de yanına gideceğim. Şimdiden sevgiler

Beykoz
Beyoğlu
Sarıyer
Küçükçekmece
Kağıthane
Ümraniye
Bahçelievler
Avcılar
Bağcılar
Sancaktepe
Başakşehir
Güngören
Esenler
0
kolunu bukerim ama
(04.05.23)
Mahalleler önemli. Mesela Beyoğlu muhtemelen sizi zorlayacak bir veli profiline sahiptir.

Sancaktepe, Esenler gibi merkeze fazlasıyla uzak yerlere hiç yanaşmayın. İnsanlar senelerce oralarda çakılı kalıp tayin kovalamaya çalışıyor.

Ümraniye’deki mahallelere bakılabilir, potansiyel var gibi.

Başakşehir’den de uzak dururdum.

Beykoz çok büyük alan. Yine mahalleye göre değişir. Fakat ben tercih etmezdim. Kırsal yerleri çok.

Kağıthane velisi de zorlar gibi geliyor.

Sarıyer’e de bakabilirsiniz.

Diğer yerleri bilmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(04.05.23)
avrupa yakası daha kalabalık, her türlü anadolu yakası derdim.

Beykoz en mantıklısı gözüküyor.
Avrupa yakası için ise Sarıyer
0
nuisance
(04.05.23)
Beyoğlu'nun yarısı çok iyi yarısı çok kötü mahallelerden oluşuyor. Tayin için açık olan yerler büyük ihtimalle kötü taraflarıdır. Tüm ailesi uyuştucu satışıyla, başka kriminal işlerle geçinen çocukların öğretmeni olmak zorunda kalabilirsiniz.

Bu listeden en seçilecek yer Sarıyer, onu Ümraniye, Kağıthane ve Beykoz takip ediyor sırasıyla. Ama yine de hangi mahallede hangi okul olduğu bu ilçelerde bile belirleyici.

Küçükçekmece, Avcılar, Bağcılar, Sancaktepe, Başakşehir, Güngören, Esenler ve Bahçelievler İstanbul'un İstanbul gibi olduğu yerlere uzak semtler. İstanbul dışındaki bir şehirde bu ilçelere göre daha İstanbul bir hayat yasamanız olası.

Sancaktepe'de eğer güzel bir kira verirseniz havuzlu, spor salonlu güzel bir sitede yaşayabilir ve okul nerede olursa olsun okuldan sonra daha temiz, düzenli (belki de sıkıcı) bir hayata kavuşabilirsiniz.

Arabanız olup olmadığı, bekar veya aile olmanız gibi durumlar da tercihiniz üzerinde etkili olabilir. Fikir alırken bunları da belirtmenizi öneririm. Mesela bekar bir insan Beyoğlu'nda kendine daha keyifli bir hayat kurabilir ama çocuklu bir insan için çirkin bir hayat olur Beyoğlu genel olarak. Parkları, oyun alanları diğer semtlere göre daha az. Kafeleri, barları, tarihi yerleri, sosyal hayatı diğer semtlerden daha fazla.
0
michael_knight
(04.05.23)
araba varsa sarıyer ve beykoz güzel

bahçelievler/bakırköy de sakin yerler var toplu taşımaya da yakın
listede olmayan fatih ve üsküdar merkezleri yine canlı, ulaşım sorunu olmayan yerler
tabi düzgün mah. seçmek gerekiyor
0
bir soru sorcam
(04.05.23)
beykoz'dan riva'ya ulaşım nasıl acaba, bilginiz var mı?
0
🌸kolunu bukerim ama
(04.05.23)
bunlar arasında net beykoz. daha sakin ve stressiz bir yaşantın olur. listedeki yerlerin çoğu hem kalabalık, hem insan kalitesi açısından korkunç bölgeler.
0
sir gawain
(04.05.23)
Ben de Beykoz ve Sariyer diyorum. Diger yerlerde akil sagliginizi korumaniz cok zor.
0
balpolen
(04.05.23)
mahalle bazında seçme şansınız varsa bahçelievler ilçesinin bahçelievler mahallesini hem yaşam hem okul öğretmenliği olarak tavsiye ederdim. diğer mahallelerinin esenler'deki, bağcılar'daki mahallelerden farkı yok.
genel ilçe bazında sarıyer ve beykoz diğerlerinin çok önünde.
0
Piyano piyano bacaksız
(04.05.23)
istanbulda ilçe söylemek çok bir şey ifade etmiyor bana göre. şişli'de çalışıyorum 4 okul yan yana bazıları aşırı zengin, bazıları mülteci, bazıları roman. avr yakası geneli böyledir diye düşünüyorum. yine de beyoğlu'na hala sempatik bakıyorum. ist göbeği zaten ulaşım gibi bi dert yok ev ve okul yakın olursa ulaşım tercih etmezsin her saat yürüyerek ulaşım sağlanabilir. sonrasında sarıyer olabilir. sarıyerde ulaşım sağlarsın ama karşısındaki beykoz...ımm beykoz bayağı köy. aile binaları. akşam olunca araç bulamazsın. ancak müstakil evinde araban varsa yaşaman kolay olabilir. aksi halde sabah sokak köpekleri yüzüne yüzüne havlar korkmasan da korkarsın. otobüs bekleme olayı yıpratır. iklim bile değişiyor orada.
listeyi illa ki donatmak lazımsa şişli'deki durumdan bazen şikayetlenmeme rağmen 1. tercihim kesinlikle beyoğlu olurdu. hele kira derdi yoksa miss
2- sarıyer; sarıyer dediysek ayazağa demedik, hacıosman metrosu dolayları
3- ümraniye; burda konum muhim ama geneline ulaşım var. ayaklı akp, öyle bir semt. ama yabancı nufus avr yakasındaki kadar yoktur.
4- bahçelievler; buranın elit bölgesi çok iyi. ulaşım 7/24 vardır. tr gelen göcmenlerin ilk adresi Yenibosna'ya komşu
5- beykoz; sosyal ortam yok. her şeye rağmen yeşillikli ve sakin bir muhit. yazın börtü böcek olur.

ilk atama sanırım bu. iyi okullar açılmış dediler. hakkınızda hayırlısı olsun

not: 3 ve 4 arasında kararsız kaldım. okula göre değerlendirebilirsiniz.
0
ala09
(04.05.23)
Beykoz haricinde geri kalan hiç bir yer bana göre istanbul değil.
Beykoz da merkezi noktalara uzak ama en azından daha huzurlu ve karadenizli mahalle kültürü olan bir bölge.
0
deepex
(04.05.23)
Beykoz ve sarıyer açık ara önde diyorum ben de.
0
invictae
(04.05.23)
(3)

kapalı çarşı dediği yer neresi oluyor?

0zlem
Herhangi bir dükkan mı yoksa tek bir dükkan mı?https://ibb.co/FzDd7Mj
Herhangi bir dükkan mı yoksa tek bir dükkan mı?

ibb.co
0
0zlem
(03.05.23)
bir sürü döviz bürosu var orada ama hepsi birbiriyle dirsek temasında olduğundan ortak bir fiyat oluşuyor. özellikle altıncılar sokak civarı oranın ayaklı borsası.
0
lazpalle
(03.05.23)
kapalıçarşı'nın çemberlitaş'a açılan kapısından çıkarsan orada bir girintide elinde telsiz olan onlarca insan görürdün eskiden. bu insanların tek olayı sözlü olarak döviz bürolarından döviz alıp satmak ve kur farkından para kazanmaktı. oradaki dükkanlara ve şirketlere bağlı çalışırlardı. bu insanlara ayaklı borsa denirdi. yıllardır gitmedim oralara, o adamlar hala orada mıdır bilmiyorum ama kastedilen kapalıçarşı borsası bu borsa işte.
0
sir gawain
(03.05.23)
Kapalıçarşı dediği döviz borsasının adı. Tahtakale diye de bilinir. serbest piyasa da derler.

Kapalıçarşı : istanbuldaki kapalı çarşının adı.
Tahtakale: kapalıçarşı yakınında ufak bir sokak.
Kapalıçarşı(Tahtakale) borsası: kapalıçarşı içinde ve tahtakale civarında sokakta ve ufak dükkancıklarda döviz alıp satan şahısların oluşturduğu borsa.
0
vizivozo
(03.05.23)
(6)

İspanyolca konuşan ülkeler için içerikler nasıl oluyor?

michael_knight
İspanyolca konuşulan farklı ülkeler var. Peki bu ülkelerde konuşulan İspanyolcalar ne kadar birbirlerine benziyor?Mesela İspanya için yapılan bir televizyon programını veya diziyi, filmi Meksika'da, Uruguay'da, ABD'de olduğu şekliyle izliyorlar mı yoksa dublaj/altyazı ekleniyor mu? Kitaplar ve edebi
İspanyolca konuşulan farklı ülkeler var. Peki bu ülkelerde konuşulan İspanyolcalar ne kadar birbirlerine benziyor?

Mesela İspanya için yapılan bir televizyon programını veya diziyi, filmi Meksika'da, Uruguay'da, ABD'de olduğu şekliyle izliyorlar mı yoksa dublaj/altyazı ekleniyor mu? Kitaplar ve edebi eserler için durum nedir?
Hangi ülkede konuşulan İspanyolcanın daha karizmatik, yumuşak, sert, elit, kalitesiz vs. olduğuna dair ortak fikirler var mı?
0
michael_knight
(02.05.23)
Hocam konuyla ilgili çok bilgim yok ama misal biz kendi ülkemizde bile konuşulan Türkçeyi anlayamıyoruz bazen ya da ne bileyim İskoç İngilizcesini İngilizler bile kolay anlamıyordur aynı bölgenin insanı oldukları halde, araya kıtalar ülkeler girince illa ki farklılık oluyordur aynı dil olsa bile ama bence asıl neden Meksika'da mesela 60-70 tane yerel dil var, İspanyolcaları da bundan etkilenip daha farklı bir İspanyolcaya dönüşmüş olabilir, yani İspanyolca bilen biri her türlü adapte olur oraya ya da Meksikalılar dublaj yapılmadan ya da altyazı olmadan illa ki anlıyorlardır ama bu çok da konforlu olmuyordur muhtemelen.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.23)
şu an etrafım ispanyol, arjantinli, şilili, uruguaylı kaynıyor ve birbirleriyle çok iyi anlaşıyorlar. bizim bir azeriyi anlamamızdan çok daha iyi anlıyorlar birbirlerini. arjantinli arkadaşımın dediğine göre sadece dili bozarak ortaya çıkan moda cümle kalıplarını ya da deyimleri vs. ilk seferinde anlamayabiliyorlarmış, ama onları da mantık yürüterek birkaç saniyede kolayca çözebiliyorlarmış. tabii hepsi aksansız konuşuyor, almancadaki hoch deutsch gibi aksansız, nötr bir ispanyolca da var. bence altyazılarda, dublajlarda falan da bu ispanyolca kullanılıyordur.
0
sir gawain
(02.05.23)
İlgili birkaç video:

youtu.be

youtu.be
0
peki madem
(02.05.23)
İngilizcede ingiliz ve amerikan ingilizcesi kelimeleri nasil farkliysa ve biz anliyorsak onlarda birbirlerinin farkli kelimelerini anliyorlar

Eger ispanyolca ogrenecekseniz daha iyi anlamak icin peru ve meksika aksanini tavsiye ederim anlamasi kolay. Ben meksika uzerine yogunlastim cunku nufus populasyon yuksek ve sinemada cok meksika yapimi var
0
Slynmaster
(03.05.23)
@slynmaster aslında niyetim dili öğrenmek değil de konuyu biraz daha iyi anlamak.

Mesela Mehmet Ali Erbil İspanya'da ünlü, tanınan ve komik bulunan bir insansa onu Meksikalılar, Arjantinliler, Kolombiyalılar da İspanyollar kadar olmasa da tanıyor ve izliyor mu diye merak ettim.
Veya İspanya'da başarılı bir komedi dizisi çekince onu sadece 50 milyonluk İspanya'da değil toplam 400 milyon nüfuslu diğer ülkelere de pazarlayabiliyor muyuz diye anlamaya çalıştım.

Bir de mobil veya bilgisayar oyunlarında İspanyolca olarak yerelleştirmek 400 milyonluk bir pazara erişimi sağlıyor mu diye merak ediyorum. Yoksa Meksikalıya, Arjantinliye, Peruluya ayrı ayrı yerelleştirmeler yapmayınca bu pazarla bunu bir hakaret olarak görüp ürüne karşı soğuk oluyor mu vs.
0
🌸michael_knight
(03.05.23)
ilk defa thy'de dikkatimi çekmişti. içeriklerin dili konusunda castellano ve espanol (latin america) vardı yanlış hatırlamıyorsam. ispanyollar latinlerin kullandıkları dili ve telaffuzları pek beğenmiyor benim gördüğüm ve bir miktar aşağılamakla birlikte dalga geçenlerini de gördüm.

kübalıları anlamak en zoru diyorlardı ama neticede aynı dil ikisi de ve gördüğüm kadarıyla bizim azerbeycan türkçesini anlamamızdan daha iyi anlıyorlar. sonradan öğrenenler için durum o kadar kolay değil bence çünkü arjantin mesela büyük oranda brezilya portekizcesi etkisinde kalmış gibi geldi bana ve hem telaffuzları hem bazı kelimeleri ithal etmişler. aynı kelimenin bir sürü farklı anlamını da öğrenmek gerekiyor yani. fakat arjantinlilerle kolombiyalıların veya ispanyolların aynı ortamda olduğu durumda çok sorun yaşadıklarını görmedim.

hatta abartacak olursam arjantinli birinden şunu da duydum, brezilyalı biri portekizce ben ispanyolca konuşuyum karşılıklı olarak bi konuşma sürebiliyor ve birbirimizi anlıyoruz demişti. sanırım bizim azerbaycan türkçesi ile kıyasladığımız şey ispanyolca-portekiz (atıyorum şu an) türkmenistan türkçesi ile kıyasladığımız şey de ispanyolca-italyanca vs gibi bi şey olabilir çünkü hepsi latinceden çıkma ve birbirine yakın.
0
kim mi kardashian
(23.05.23)
(13)

Yurt dışına gitmek

dissendium
Merhabalar. Yasal olarak yurt dışına nasıl gidebilirim? Amacım çalışmak, yaşamak. Makine mühendisiyim ama ABD, Almanya gibi ülkelerde kasiyer olarak da çalışabilirim. Sorun ettiğim bir şey değil. İngilizce biliyorum. Almanca öğreniyorum. Olası planlar neler? Teşekkür ederim.
Merhabalar. Yasal olarak yurt dışına nasıl gidebilirim? Amacım çalışmak, yaşamak. Makine mühendisiyim ama ABD, Almanya gibi ülkelerde kasiyer olarak da çalışabilirim. Sorun ettiğim bir şey değil. İngilizce biliyorum. Almanca öğreniyorum. Olası planlar neler? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(24.04.23)
Yani muhendisseniz ve yaşınız da genç ise ne diye Almanya'da kasiyer olarak calisasiniz ki? İngilizce biliyormussunuz, almancayi B2 seviyesine getirin derim ilk hedef olarak.

Sonrasında Almanya'da yüksek lisans başvuruları ve iş başvuruları yapabilirsiniz. İş bulmak biraz zorlayabilir kanunlar gereği fakat imkansız değil. Kaldı ki Almanca bilirseniz şansınız artar. Yüksek lisans çok daha kolay olur. Sonrasında da orada bir hayat kurarsınız zaten.


İlk hedef almancayi B2 yapmak olsun bence.
0
fraise
(24.04.23)
fraise, yani tabii ki şansım olursa mesleğimi yapmak isterim ama kendimi çok sınırlamadığımı belirtmek için onu ekledim. Sağ olun.
0
🌸dissendium
(24.04.23)
kendini sınırlandırmak istemediğini söylemişsin ama hedefini sınırlandırmalı ve ona göre hareket etmelisin. yani amerika da olur almanya da olur gibi bir yurt dışı planı olamaz.

almanya istiyorsan yemeyip içmeyip almancanı geliştirmeye bak, goethe'den sınava girip belge al ve düzgün bir cv, düzgün bir cover letter'la ölümüne iş başvurusunda bulun. çok daha kısıtlı iş imkanına sahip kişiler bile kafaya koyduklarında avrupa'da iş bulabiliyor. sen bir sanayi ülkesine göçmek isteyen makine mühendisisin, yani almanya'da iş bulma imkanın ortalamanın çok üzerinde.

baktın altı ay-bir yıl geçti hala sonuç yok, birikmiş paran varsa iş bulma vizesiyle gel ve almanya'da iş aramaya devam et. yukarıda dendiği gibi yüksek lisansla da gelebilirsin. tabii tüm bunlar olurken almancanı asla boşlama, b2 düzeyinde konuşacak seviyeye gelmeye çalış.

gerekirse kasiyer olurum kafalarına hiç girme. almanya'da mühendis olarak çalışmak istiyorum de, planını ona göre belirle. gereken çaba ve motivasyonu gösterirsen yüzde doksan dokuz başarırsın zaten. bir mühendis için çok da atla deve bir şey değil.
0
sir gawain
(24.04.23)
genel olarak uc yolu var:

1- egitim
2- (diger bir ulkeden) is teklifi
3- evlilik (aile birlesimi)

"kasiyerlik de yaparim ne olsa yaparim" seklinde bir rota kesinlikle yok. rasgele adam alan tek sistem abd'nin green card'i, onun cikma ihtimali sayisal loto tutturmak gibi.

almanya'da yuksek lisans mantikli. bedava zaten. egitim dili ingilizce olan programlara bak (hayir yeterince almanca bilmiyorsun, B2 de yapamazsin - onu unut ingilizce'ye odaklan). almanya (ve sanirim artik avrupa'da bir cok ulke) yuksek lisans yapanlara 1-2 yil is arama/calisma izni veriyor, bu da sirket sponsorlugu bulma gerekliligini ortadan kaldiriyor genel olarak.
0
hot potato
(24.04.23)
Ilk olarak şunu söylemek lazım;
Avrupa'da nitelikli adam eksiği var. Yani ben her zaman derim; bugün mobilim, İngilizcem iyi ve birazcık deneyimim var diyen herkes tedarik zincirinde iş bulur. Benim kendi yerime adam almam lazım, resmen nasıl bulacagiz lan diyoruz.

O sebepten ne is olsa yaparım diye girme. Ben öyle girdim sonra salak miyim lan her yerde is var dedim.

Onun dışında en mantıklısı yüksek lisans. Çevremde böyle Avrupa'nın çeşitli yerlerine dagilan hintliler var ki biri de yakin arkadaşım. Bütün arkadaslari iki sene master sonrasi iyi yerlerde.

Ha param yok diyorsan orasi sikinti oluyor.

Bu arada edmon honda dediğine biraz katılıyorum. Kafan biraz fazla karışık.
0
logisticsmanager
(24.04.23)
yuksek lisans kabulu ile baslayabilirsin, ogrencilere yari zamanli calisma firsati(haftalik 20 saat galiba) taniyor almanya. almanya'ya gittikten sonra da belki alan disina yonlendirmis gibi olacagim ama software test engineer egitimlerine bakabilirsin. haftalik calisma iznini de bu sektorde bir yer bulabilirsen kalici olma yonunde baya yol almis olursun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(24.04.23)
fraise +1
Makine mühendisisin, kalite alanında çalışmışsın ve almanya gibi sanayisi gelişmiş ve kalite konusunda disiplinli bir ülkeye kasiyer olarak gitmeyi mi hedefliyorsun? Alınma ama neden bu vizyonsuzluk? Madem almancan var otur almanyadaki alanınla ilgili iş ilanlarına bak. Neler bilmeni istiyorlar,hangi yetkinlikleri bekliyorlar. Ona göre eksiklerini tamamla ve iş için başvur

@edmond honda bir de tavuk çiftliği vardı onu unutmuşsun
0
yazdonumu
(24.04.23)
yazdonumu, aslında vizyonsuzluk değil de öz güvensizlik diyelim. Almanya bildiğiniz gibi mühendislerin krallarını yetiştiren bir yer olduğu için Türkiye'den gelmiş mühendisi ne yapsınlar diyerek öyle düşündüm. Haklısınız. Çok iştahlı gözüküyorum ama içimde hep bir şeyler yapma isteği var. Ondan oluyor.

Yüksek lisans için bayağı para harcamam gerekir maalesef. Ben daha maliyetsiz yollar arıyorum.
0
🌸dissendium
(24.04.23)
abi ben senin yerinde olsam ayu gibi kasar para biriktirir ve yüksek lisans için giderdim. bu senin için çok kompleks bir yöntem değil. maddi durumunu bilmiyorum ama imkanın varsa gerekirse bir süre ailenle yaşa. masrafları olabildiğince kıs. evet almanya'dan vize almak için çok para gerekiyor ama sen çalışan adamsın. varını yoğunu euro yap. yerine göre olmadı kredi bile çekersin. almanya'da okullardan kabul almak çok sorun değil de vize alırken istedikleri gelir garantisi problem. şu an ne kadar bilmiyorum ama 10-12 bin euro civarıdır sanırım.

yapacağın şey gerekirse üç sene telsizi kapatıp para biriktirmek, sonra kendi alanında yüksek lisansa başvurup affedersin sktir olup gitmek. olmayacak iş değil. halihazırda üniversite mezunu, meslek sahibi adamsın. e öyle veya böyle para da kazanıyorsun. onu kenara koyup euro'da biriktirmeye çalış. bugün zaten dünyada yüksek lisans, doktora işleri için 30-35 yaş kesinlikle geç değil. o açıdan da sorun yok.

oraya gittikten sonra zaten en kötü dönercide filan çalışır yine bir şekilde kendini finanse edersin. evet kolay şey değil, risk ama anadan babadan çok zengin olmayan herkes zaten kaçarsa böyle kaçıyor. biraz b*ka batmak gerekiyor açıkçası. kaldı ki illa dönercide kaçak göçek 300-400 euro'ya çalışacaksın diye bir kaide yok, daha iyi şeyler bulabilirsin belki.

ingilizcenin çok önemli olduğu konusuna katılıyorum ama almanca bence almanya için manyak bir avantaj. evet ingilizceyi daha iyi hale getirmeye çalış ama bir yandan almancan da olsun bence. zararını görmezsin. bence senin önündeki tek engel maddiyat. onu da iş sahibi biri olarak çözme şansın var. türkiye maaşıyla almanya eğitimi finanse etmek kolay değil evet ama sen üniversite okuyan veya anasından babasından para istemek zorunda kalan birine göre daha şanslısın. en azından ipler senin elinde.

bence macera arama. dişini sık, paranı biriktir, mühendislik alanında yüksek için git. devamında zaten orada kök salarsan baktın olmuyor o zaman kasiyerlik de yaparsın.

almanya'nın mühendislik devi olmasının almanlarla pek alakası yok. baktığın zaman abd de dünyanın açık ara en zengin, saçmasapan varlıklı bir ülkesi ama katma değeri yaratanlar hintli, çinli, vietnamlı dayılar filan. bu ülkeleri dev yapan şey kafası çalışan adamlara imkan sağlamaları. yoksa bira şişesi toplayıp onun depozitolarıyla hayatta kalmaya çalışan alman da var. hepsi mühendis olmuyor, hepsi zeki veya başarılı büyümüyor.
0
mark greg sputnik
(24.04.23)
amac ne?
memur zihniyetli isen, para cok onemli degil tr'ye yakin olayim diyorsan avrupa.
yok vahsi kapitalizmciyim, para pesindeyim diyorsan amerika.
ortaya karisik birsey ariyorsan, britanyanin kopegiyim diyorsan commonwealth.

kesiyerlikten baslarim kafasi olumlu cunku buyuk ihtimal oyle olacak, ama olene kadar kasiyerlik yaparim yeterki cikayim kafasi sakat.

dil konusu cok kafaya takilacak bir mevzu degil, halledilir.
0
cooperr
(24.04.23)
yukarda güzel özetlenmiş. yasal olarak gitmenin 5 yolu var aslında diye bir ek yapayım:

1-Eğitim
2-İş bulmak
3-Evlilik
4-İş kurmak
5-Yatırım yapmak (bazı ülkeler için geçerli)

Her birinin ülkeden ülkeye değişen kırılımları var. Öncelikle "kasiyer olarak da çalışırım" yeter ki gideyim kafasından çıkın. Mühendisseniz ve ortalama üstü kazanan bir mühendisseniz almanya'da vb kasiyer olarak ya da benzeri vasıfsız işlerde çalışamazsınız yaşam kaliteniz ciddi oranda düşer. Türkiye'de işinde gücünde ve ortalamanın biraz üzerinde kazancı olan insanların vasıfsız işçi olarak gitmesi çok manasız. Muhtemelen yurtdışı için tek fırsatınız olacak hayatınızda, onu da böyle boşa harcayacaksınız.

Adım adım üstünden geçelim. yukardaki adımların.

1-Eğitim: bu zaten net. yüksek lisans için başvuru yapabilirsiniz. Birçok ülkede ab dışından gelenlere eğitim paralı. Ama bazı ülkeler ya da üniversiteler mühendislik, ziraat vb niş alanlara yönelik imtiyazlar sunuyor. İş geçmişiniz varsa yüksek lisans başvurusunda büyük avantaj. Burada da 2 kriter var. Almanya gibi ülkelerde yüksek lisans çok ciddiye alınır ve epey sıkı ve zorlu bir kabul süreci sizi bekler. Hollanda, İsveç, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya, Çekya vb ülkelerde çok iddialı olmayan özel okullardan daha kolay kabul alırsınız. Size çok büyük bir artı sağlamaz oradan alacağınız diploma tabii. Ama AB sınırları içinde yasal olarak oturma hakkı sunar. Ayrıca yine o ülkede bir eğitim kurumundan diplomanızın olması yine iyi kötü bir avantajdır iş ararken. Bazı ülkeler mesela polonya, okurken çalışma konusunda epey esneklik sunuyor. Tabi bu çok suistimal edildiğinden, lisans gibi gidip vasıfsız işlerle çalışma izni alıp ülkede kalanlar olunca, vize süreçleri zorlaştı oralarda da. Bu yolla gitmek istiyorsanız, yüksek lisans konusunda ciddi olduğunuzu göstermeniz lazım. Hakikaten sonrasında da bu alanla ilgili işler kovalayacaksınız orada.

2-aİş bulmak. AB özelinde konuşuyorum mühendislik diplomanızla ve iş geçmişiniz de varsa blue-card almanız çok zor değil. Yeter ki "vize sponsorluğu" sunan bir şirketten teklif alın. Türkiye'de uluslararası bir şirketteyseniz zaten türkiye'den oraya zıplamak çok zor değil. Ha AB ülkeleri son zamanlarda türkiye'den daha zor adam alıyor. Onun yerine Türkiye'den Dubai'ye giden çok. Çünkü Dubai Expat bölgesi. Orada 2-3 sene hem para biriktiriyor hem çevre ediniyor. Çünkü dubai'de çalışan avrupalı ve amerikalılar birkaç yıl sonra başka ülkeye geçiyor ya da evlerine dönüyor. Eğer iyi bir network sağladıysa bu bağlantılar da özellikle yönetici seviyesinde ab ülkelerinde iş kapısı açabiliyor. Vasıflı işçiyseniz bu arada almanya'da iş arama vizesi var. 6 ay almanya'da oturma ve iş arama hakkı sunuyor size. Türkiye'dense orada iş aramak daha rahat olabilir. ama tabii 6 ay orada geçinecek paranızın da olması şartı var.

2-bİş bulmanın diğer yolu da mavi yakalı sayılabilecek bir meslek sahibi olmak. Özellikle AB'de beyaz yakalı vasıflı insan çok. Ama daha teknik alanlarda çalışacak tekniker, operatör gibi insanlara ihtiyaç çok. Ya da berber, terzi, aşçı, tesisatçı, vinç operatörü gibi meslek sahibi insanlara... Bu tabii ki elini kolunu sallayarak olmuyor. Ciddi ciddi bir eğitim kurumundan belgenizin ve bu alanda iş geçmişinizin olması lazım. Bir de beyaz yakalı işlerde ingilizce yeterli oluyor genelde ama bu işlerde gidilen ülkenin dilini b1 seviyede bilme şartı oluyor genelde. Yine de Türkiye'den ciddi ciddi bir "mavi yaka" göçü de var. bu konuda çalışan ajanslar var. Aynı zamanda işkur üzerinden de sık sık almanya gibi ülkelerden bu konuda iş ilanları düşüyor. Burada özellikle aşçılık birçok ülkede iş fırsatları açabilen bir alan. Ama çok ciddi eğitiminizin ve iş geçmişinizin olması lazım en azından 2-3 yıllık.

3-Evlilik. Allah mesut etsin, çeşme'de, antalya'da birinin kalbini çalabilirseniz alır götürür sizi de.

4-İş kurmak. Ankara anlaşması çok büyük nimet. Birçok AB ülkesinde şahıs şirketi kurarak oturum hakkı elde edebiliyorsunuz. Tabii ki çok sıkı şartları var. Öncelikle alanınızla ilgili bir iş yapmanız lazım ve o alanda türkiye'de bir iş geçmişiniz olmalı. Yani mühendisim ben şimdi de hollanda'ya restoran açacağım derseniz kimse yemez. Ama şunu yapabilirsiniz, makine mühendisiyim ve hollanda da mühendislik alanında danışmanlık ve ekspertiz hizmeti vereceğim diyebilirsiniz. Mesela bu yöntemle bir firmayla freelance iş anlaşması yapıp normal çalışan gibi oraya iş yapan bir arkadaşım oldu Londra'da (ui designer). Bu yöntemle ya ciddi ciddi şirket kurar çalışırsınız. Ya da freelancer olarak fatura kesip normal bir firmada iş yaparsınız. Şartlar ülkeden ülkeye değişiyor. En kapsamlı bilgi hollanda konsolosluğunun sitesindeydi benim gördüğüm. Ama bu vizenin de bağlayıcılığı var, mesela yıllık belli bir gelir limitini tutturmanız lazım vizenin yenilenmesi için. Başvurularda da iş planınızı çok iyi anlatmanız lazım. Uzun vadede istihdam sağlayabilmeniz de önemli.
Özellikle danışmanlık, freelance vb şekilde çalışabilecek beyaz yakalı iş kolları için çok fırsat sunuyor ve çok da faydalanan oldu. Ya da türkiye'de aşçı, kuaför falan olup dil öğrenip yurtdışında böyle iş kuranlar da oldu. Youtube'a yazın çıkıyor. Ankara anlaşmasıyla kuaför falan açanlar var hollanda'da. Bir de henüz AB'ye girmemiş ama eli kulağında bazı balkan ülkelerinde şirket açmak falan kolay. Şu anda karadağ mesela türk restoranlarıyla, dükkanlarıyla dolu. Onlar heyecanla AB'ye girmeyi bekliyor orada. ABD'de ise 900.000 dolar yatırımla bir iş kurar ya da bir işe ortak olursanız direkt vatandaşlık alabilirsiniz.

5-Yatırım. Bazı ülkelerde gayrimenkul yatırımı yaparak oturum hakkı alabiliyorsunuz. Hepsinin şartları kendi içinde değişiyor. Bazısı vatandaşlık veriyor, bazısı sadece oturum veriyor, bazısı yanında çalışma izni de veriyor gibi gibi... Varsa sermayeniz, gelir de sağlayabilirseniz gayrimenkulle bu da bir yöntem.

bunun dışında umut fakirin ekmeği greencard her zaman bir fırsattır.

Ama sizin manteliteyi bi değiştirmeniz lazım. Niyetiniz ne o bile belli değil.

Yani gidip birkaç yıl para kazanayım sonra döneyim türkiye'de ezeyim mi diyorsunuz? O zaman basın gidin dubai'ye, katar'a...

Yok orta sınıf rahat bir hayatım mı olsun diyorsunuz. O zaman nitelikli göçmen olarak Avrupa'yı zorlayın. Ama burada da seçiçi olun. İnanın almanya'da kasiyer olarak çok daha süper bir hayatınız olmayacak. Bir de AB ciddi ciddi otomasyon yatırımları yapıyor. Çünkü nüfus az, niteliksiz nüfus da az. İşçi maliyetli. Haliyle birkaç yıl sonra vasıfsız işçi statüsü daha da zor olacak AB bünyesinde.

hele ABD'de kasiyerlik falan niyetiniz varsa hiç boşa uğraşmayın. ABD'de türkiye'yi mumla ararsınız. ABD gerçekten orta üst sınıf olarak yaşamayı garantileyen bir gelir ya da iş fırsatı varsa tercih edilebilecek bir ülke. Kasiyerlik, uber sürücülüğü yapmak için ABD'ye gittiğinizde nolur hasta olmayayım da hastaneye düşmeyeyim diye dua edersiniz her gün. Ha ben oraya kapağı atayım, kendime nitelikli işler bulurum diyebiliyorsanız ona bişey diyemem. ABD yükselmenin de, dibe vurmanın da sonunun olmadığı bir ülke.

AB sınırları içinde özellikle kuzey avrupa'da devlet sizin dibe vurmanıza mani olur. sosyal yardım yapar, iş bulur hatta norveç'te falan ev bile bulur. Ama ABD'de sistem çok acımasızdır.
0
anten
(24.04.23)
Alanınızda yetkinliğiniz varsa tr’den başvuru yapıp kabul alıp gidebilirsiniz. Öyle mühendisler var ki almanca, hollandaca bilmese bile oralarda yüksek maaşa iş bulup gidiyorlar. İyi değilseniz para verip kursa fln kaydolun. Bir şekilde kalmanın yolunu bulursunuz zaten oraya gıdince.
0
yalniz kizkulesi
(25.04.23)
ana dilini öğrenmekte zorlanacağın herhangi bir ülkeye gitme.
0
rain when i die
(25.04.23)
(4)

Bunlari seven birine ne tavsiye edersiniz

songforsomeone
Cok severek izledigim ve bayildigim animasyonlarSoul Inside OutEncantoLucaMoanaCocoKlaus Deniz Canavari Hepsi cok anlamli benim icinBunlara ek tavsiyeniz var mi? Tesekkurler, sevgiler
Cok severek izledigim ve bayildigim animasyonlar

Soul
Inside Out
Encanto
Luca
Moana
Coco
Klaus
Deniz Canavari

Hepsi cok anlamli benim icin
Bunlara ek tavsiyeniz var mi?
Tesekkurler, sevgiler
0
songforsomeone
(23.04.23)
Ayrica tum Miyazakileri izledim
0
🌸songforsomeone
(23.04.23)
duygusal animasyonları seviyorsan, kesinlikle:

mary and max
0
sir gawain
(23.04.23)
up
corpse bride
otel transilvanya
0
sanemz
(23.04.23)
Wal-e listede yoktu. İzlemediyseniz kesinlikle. Hatta pixardan izlemediğiniz ne varsa izleyin gitsin. Bir de tüm Miyazaki animelerini izledim demişsiniz. Iizlemediğiniz Isao Takahataanimeleri varsa onları da seversiniz.
0
yazdonumu
(23.04.23)
(15)

kitap tavsiyesi istiyorum?

deartheodosia
dünyanın sonunun geldiği kitap önerilerinizi istiyorum. ithaki bilimkurgu serisinin çoğunu okudum ve biliyorum bu nedenle kategori dışı. stephen king hiç sevmem. en son okuduklarım ling ma, salgın (genelde beğenilmemiş ama ben bayıldım) ve station eleven, emily st. john.
dünyanın sonunun geldiği kitap önerilerinizi istiyorum. ithaki bilimkurgu serisinin çoğunu okudum ve biliyorum bu nedenle kategori dışı. stephen king hiç sevmem. en son okuduklarım ling ma, salgın (genelde beğenilmemiş ama ben bayıldım) ve station eleven, emily st. john.
0
deartheodosia
(18.04.23)
wool serisi var hatta apple tv serinin dizisini çekiyor, ilk kitap silo, bu da dizi fragmanı

youtu.be
0
freebird5406_2
(18.04.23)
freebird, seriyi okudum, teşekkürler :)
0
🌸deartheodosia
(18.04.23)
bu seri de mi ithakidendi ona dikkat etmenişim
0
freebird5406_2
(18.04.23)
Hala okumadıysan "War of the Worlds"
0
Yourcousinmarvinberry
(18.04.23)
marvinberry, okudum :/
0
🌸deartheodosia
(18.04.23)
john wyndham - triffidlerin günü
0
sir gawain
(19.04.23)
Kedi Beşiği -Kurt Vonnegut
Harika Güzel Yarınlar -Cory Doctorow
Antilop ve Flurya -Margaret Atwood

BK klasiklerinden de çıktılar ama belki başkalarının işine yarar diye yine de ekliyorum
Yer Açın! Yer Açın! -Harry Harrison
Bu Ölümsüz -Roger Zelazny
0
kobuzchu kiz
(19.04.23)
Film olur mj?

Knock at the cabin
0
summerof69
(19.04.23)
valla stephen king sevmesen bile mahseri (the stand) okumalisin bence. apokaliptik kurgu sevdalisi olarak cok begenmistim.
0
antikadimag
(19.04.23)
antikadimag, the stand’i okumuştum. diğer stephen king kitaplarına göre daha iyiydi bence de.

goodreads’te arattığımda hep young adult kitap serileri çıkıyor, temiz bir liste de bulamıyorum.
0
🌸deartheodosia
(19.04.23)
Sondan Bir Önceki Gerçek - Dick, Philip K.
0
unalub
(19.04.23)
okumadım, filmini izledim. en kısa zamanda okumayı düşünüyorum: cormac mccarthy-yol
0
nothing in my way
(19.04.23)
nothing in my way, teşekkürler. okudum ve çok severim. tavsiye ederim ben de.
0
🌸deartheodosia
(19.04.23)
@deartheodosia teşekkürler. okuyayım ben de o zaman.
0
nothing in my way
(19.04.23)
İthaki cogunu okudum demişsin ama belki gözden kacmistir;

Arthur c. Clarke - childhood's end
0
makbur
(19.04.23)
(7)

playstation 5 oyun tavsiyesi

kibritsuyu
hayatımda ilk defa evimize oyun konsolu girdi, o yüzden bilgimiz yok ve heyecanlıyız.bilenlerden oyun tavsiyesi istiyoruz. oyunculardan biri 11 yaşında amabakmayın 11 dedim diye bebe oyunlarını sıralamayın.fifa 23 cepte. bize bir araba yarışı lazım, split screen ile karşılıklı kapışalım. kontrolleri
hayatımda ilk defa evimize oyun konsolu girdi, o yüzden bilgimiz yok ve heyecanlıyız.

bilenlerden oyun tavsiyesi istiyoruz. oyunculardan biri 11 yaşında amabakmayın 11 dedim diye bebe oyunlarını sıralamayın.

fifa 23 cepte.

bize bir araba yarışı lazım, split screen ile karşılıklı kapışalım. kontrolleri kolay olsun, her virajda yoldan çıkmayalım. kayınçonun ps3'ünde blur diye bir oyun vardı çok severdik onu. öyle bir şey.

böyle first person shooter tipi elde silah düşmanları vurduğumuz tarz bir şeyler lazım.

bir dövüş oyunu lazım. ucuzdu, mortal kombat 11'i aldım ama çok tat vermedi yani şiddet görüntüsü ekliyecez derken oyunun dövüşme kısmını ikinci plana atmışlar. eski kafalıyım ben, klasik bir dövüş oyunu yok mu?

bunların dışında şu mutlaka olmalı, şunu kesin bulundur diyeceğiniz neler var? sırf çocuk diye düşünmeyin, benim tek başımaoynayabileceğim şeyler de önerebilirsiniz. mesela gta v de aldım, senaryosu pek çocuğa uygun gibi gelmedi en başından, devamı ne olur bilmiyorum.

tabii öyle binlerce lirayı dökecek kadar zengin değiliz. mümkün olduğunca ucuz, indirimli, hatta beleş oyunlar, veya şu fiyat ama kesinlikle değer, ps plus üyesi ol şunları kaçırma diyeceğiniz her tavsiyeye açığız.

teşekkürler.
0
kibritsuyu
(18.04.23)
Playstation demek ekskluujiv demek benim gözümde, çocukları da düşündüğümüz zaman Uncharted serisi baştan sona türkçe dublaj oturulur bitirilir. Gerçi onun da exclusive'liği kalmadı, uncharted 4'ü şu an pc'de oynuyorum. Days gone'ı da oynuyorum hatta. spider man'i de. last of us part 1'i de oynayacağım. Lan? Konsola özel oyun kalmamış şaka maka.
0
onemoremile
(18.04.23)
ilk olarak ps plus alıp playstation klasiklerini oynayın. playstation'ın en büyük artısı kendine ait exclusive oyunları ve hepsi klasikleşmiş, iyi oyunlar. bunların çoğunu ps plus ile oynayabilirsiniz. mesela:

horizon zero dawn
ghost of tsushima
spiderman
god of war
last of us
uncharted
bloodbourne

şu anda bunların hangileri katalogda bilmiyorum. ama bu oyunları oynamadan ps sahibi olmak, konsolun en büyük avantajını kullanmamak olur.

bu arada bu oyunların hepsi single player oyunlar.
0
sir gawain
(18.04.23)
"Last of us" easter indiriminde zombi falan kesiyorsun. Yillardir oyun oynamiyorum ama bu beni sardi. Gerci icinde lezbiyen sevisme sahnesi var. cocuklar icin bu durum nasil olur bilemem.
0
tezek
(18.04.23)
split screen için: team sonic racing, beach baggy racing, crash team racing
ikinizin beraber oynayabilecği ödüllü muhteşem oyun: it takes two

kediyi yönlendirdiğiniz bir başka harika oyun: stray

fps: days gone, far cry primal, far cry 5, red dead redemption 2

klasik dövüş oyunu kansız olsun: ufc

mutlaka oynamalısın: uncharted serisi, bioshock, dishonored, ghost of tsushima, hitman serisi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.04.23)
dövüş oyunu için şunu ekleyeyim. kandan ve şiddetten rahatsız olduğumuz için öyle yazmadım. ben 44 yaşındayım, çocuğumun yaşında ben de oyun oynardım, amiga 500 çocuğuyuz. mortal kombat bizim zamanımızda çıkan bir oyun, street fighter'dan sonra çağ atlatmıştı. ama normal dövüşürdün, en sonda finish him diyince rakibin kalbini sökerdi, ne bileyim omurgasıyla birlikte kafasını koparırdı, biz de heyecanlanırdık ohaa ne yaptı lan diye.

şimdi mortal kombat oynuyoruz, ulan adamın yapmadığı kalmıyor, oyunun ortasında bacağım kadar testereyi saplayıp hatır hutur kesiyor, bi koyuyor gözleri patlıyor, kaburgalarını kırıp kafasına hançer sokuyor, kanlar fışkırıyor. sonra adam kalkıp aynen devam ediyor. lan heyecan nerede? yani finish him'de kalbini sökmek oyuncak kalıyor resmen. bi de bunları yiyen adam kalkıp dövüşmeye devam ediyor anasını satayım. bitince yine finish him diyor. ulan daha ne yapabilirsin ki zaten finish him yapınca heyecanlanalım? şiddet tiyatrosu yapmak için dövüş tarafını yalan etmişler. katır kutur kesip delik deşik ettikten sonra kalkıp dövüşmek neymiş? aduket at, bıçak fırlat, ateş yolla, elektrik çarptır. scorpion kanca atıp çekerdi mesela en şiddetli hareketi buydu. şimdi bin katını yapıyor, karşıdakine bir şey olmuyor. çocuk bile dedi baba bu adam nasıl geri ayağa kalkabildi diye. zerre heyecan duymadı, bırak şiddetten kötü etkilenmeyi. kan çıksın o dert değil.

pek sevmedim bunu.
0
🌸kibritsuyu
(18.04.23)
oyunlar ilginç ya. ölüyorsun tekrar diriliyorsun falan.:) oyunların doğası saçmalık zaten hocam takılma bu kadar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.04.23)
hocam oyunların mantığına takılmıyorum zaten. oyun bu elbette öyle şeyler olacak. yetmiş kurşun yiyip yerde bulduğu sağlık çantasını alınca cillop gibi iyileşmez kimse.

anlatmak istediğim o değil yahu. heyecan yok heyecan. güzelce dövüp finalde mükemmel bir bitiriş yapmak varken bütün oyunca salak salak aşırı abartılı heyecansız şiddet görselleri. o kadar karikatürize ki oynadığın dövüşten bir şey anlamıyorsun. yoksa testereyi soktuğu halde ölmüyor, öyle saçmalık mı olur demiyorum. sok yine testereyi, adam düşsün. hatır hutur kestirmeye ne lüzum var sonunda öldürmeyeceksen?
0
🌸kibritsuyu
(18.04.23)
(3)

Almanya’dan hangi içki getirilir?

arenas
Selam,pek içki kültürüm yok.Almanyadan türkiyeye birisi için hediye içki getirmeyi düşünüyorum.Ne tür içkiden hoşlandığını bilmiyorum,sürpriz olacak.40lı yaşlarında erkek kişi,haftada bir bi kadeh içen birisi.trde bulamadığı/zor bulunan bişey de olabilir.hangi içkiyi önerirsiniz?(tabi çok pahalı ol
Selam,pek içki kültürüm yok.Almanyadan türkiyeye birisi için hediye içki getirmeyi düşünüyorum.Ne tür içkiden hoşlandığını bilmiyorum,sürpriz olacak.40lı yaşlarında erkek kişi,haftada bir bi kadeh içen birisi.trde bulamadığı/zor bulunan bişey de olabilir.hangi içkiyi önerirsiniz?(tabi çok pahalı olmayacak)
0
arenas
(17.04.23)
almanya'nın krauterlikörü meşhur. en bilineni de jagermeister. shot bardaklı özel paketleri oluyor. öyle bir şey olabilir.
0
sir gawain
(18.04.23)
jager herkes içmez viski al
0
abi bi dizi buldum on numara
(18.04.23)
70 Lik Monkey Shoulder Smokey Monkey
getirse arkadaşım bana boynuna sarılır öpücüklere boğarım.
0
deepex
(18.04.23)
(3)

Fantastik Kurgu Romanı Yazmak İstiyorum

bir adam0
Çok hevesliyim, hatta ilk bölümü wattpad'den yayınladım. Önerilere açığım.
Çok hevesliyim, hatta ilk bölümü wattpad'den yayınladım. Önerilere açığım.
0
bir adam0
(16.04.23)
hakkında hiçbir şey bilmeden nasıl bir öneri istiyorsun? linkini at, ona göre yorum yapalım.
0
sir gawain
(16.04.23)
Korkunc olsun mumkunse, kolayliklar...
0
rumpleteazer
(17.04.23)
Özelden linki gönderdim.
0
🌸bir adam0
(17.04.23)
(3)

alerji mi usutme mi?

la mort heureuse
dun aksam bi anda burnum akmaya basladi, burnumun icinde kasintiya benzer bir his var, surekli akiyor ve hapsirik var. hafiften bogazimda da bi akinti hissediyorum. usuttum sanip nurofen ictim ama ise yaramadi. bahar alerjisi olabilir mi sizce alerji ilaci alayim mi?
dun aksam bi anda burnum akmaya basladi, burnumun icinde kasintiya benzer bir his var, surekli akiyor ve hapsirik var. hafiften bogazimda da bi akinti hissediyorum. usuttum sanip nurofen ictim ama ise yaramadi. bahar alerjisi olabilir mi sizce alerji ilaci alayim mi?
0
la mort heureuse
(16.04.23)
Bu belirtileri ben alerjik riniti olan biri olarak yaşıyorum. Ama ben doktor reçete etmeden almazdım alerji ilacını. Nitekim öyle yapıp aldım.
0
Amaranta ursula
(16.04.23)
Ben aradaki farkı kendimi dinleyerek buluyorum. Eğer vücudumda bi kırgınlık yoksa "ulan şimdi salona gitsem bi deadlift atar mıyım acaba" sorusuna "atarsın bro" şeklinde cevap veriyorsam alerjidir diyorum. Yok eğer "git yat uyu olm ne salonu ne deadlift'i deli misin divane misin" diyorsam üşütmüşüm diyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.04.23)
özellikle burnun içinin kaşınması alerjik rinite (saman nezlesi) işaret ediyor.
0
sir gawain
(16.04.23)
(3)

en iyi gorsel uretici AI

antikadimag
hangileri en iyi su anda? kisa bir komut verince ona uygun gorsel ureten AI'lardan bahsediyorum.
hangileri en iyi su anda? kisa bir komut verince ona uygun gorsel ureten AI'lardan bahsediyorum.
0
antikadimag
(15.04.23)
midjourney, ama en son free tier'ı kapatmışlardı
0
plutongezegendegilmi
(15.04.23)
Incelemelere, yorumlara gore (bkz: Stable Diffusion). Ama Midjourney daha fazla kendini duyurmus durumda.
0
sertac akin
(15.04.23)
uğraşırım, vaktim bol diyorsan stable diffusion. az çabayla en iyi sonucu versin diyorsa midjourney.
0
sir gawain
(16.04.23)
(12)

Tansiyon nasıl ölçülür

adminfalcaosandim
Arkadaşlar ben de tansiyon takıntısı var sürekli ölçüyorum kafama takılan bir durum var Tansiyon ölçerken koltukta ayaklarımı uzatıp ölçersem veya koltuğa yayılarak otururken ölçersem tansiyonum 11/7 çıkıyor ama sandalyede dik oturup ölçünce 14 lere çıkıyor hemen bu durumda ne yapmalıyım hangi ölçüm
Arkadaşlar ben de tansiyon takıntısı var sürekli ölçüyorum kafama takılan bir durum var
Tansiyon ölçerken koltukta ayaklarımı uzatıp ölçersem veya koltuğa yayılarak otururken ölçersem tansiyonum 11/7 çıkıyor ama sandalyede dik oturup ölçünce 14 lere çıkıyor hemen bu durumda ne yapmalıyım hangi ölçüm doğru . Boyum 190 cm civarı dik oturunca sanırım kalp bütün vücuda kanın ulaşması için tansiyonu yükseltiyor özellikle boynumu yaslamadan ölçersem yüksel çıkıyor. Bu durum hakkında görüş veya bilgileriniz var mı? hiç bi kaynakta net bilgi alamıyorum.
0
adminfalcaosandim
(06.04.23)
Çok ilginç bir durum.
Tansiyon aletinin markası ne? Koldan mı bilekten mi ölçüyorsunuz?
0
Mirket
(06.04.23)
su arkadas gibi: r.resimlink.com

full link: www.bloodpressureuk.org
0
freedonia
(06.04.23)
onu bilmiyorum ama dinlenmiş olman lazım yani oturduğun pozisyonda en az 20 dk falan oturduktan sonra ölçülür bir de üst üste ölçülmez araya biraz vakit koymak lazım. sol koldan ölçülür. çok da emin olmamakla beraber tüm bildiklerim bunlar.
0
tiny penny
(06.04.23)
sandalyede dik oturarak ölçülür genelde. ama bu kadar farkın çıkması normal değil. yatarken düşük, dik otururken yüksek çıkacağına dair kendinizi şartlandırıyor olabilir misiniz? bir de bileğe takılan dijital aletler genelde doğru sonuç vermiyor ve yüksek gösteriyorlar.
0
sir gawain
(06.04.23)
Üşenmedim her iki durumda da 5 er dakika dinlenip denedim.
İki pozisyon arasında 0,01 fark çıktı.

Sandalyede dik oturacağım diye kendini kasıyor ya da ölçüm yaptığın kolunla masaya abanıyor ya da şişen kısmı koltukaltında kıstırıyor olma ihtimalini değerlendir bence.
0
Mirket
(06.04.23)
Bilekten ölçüyorum arkadaşlar tek tek alıntıl yapıp cevap veremedim kusura bakmayın . Yukarıda ki resimdeki gibi tansiyonumu ölçersem 14/9 çıkıyor ama o sandalyeye yüzde 10 eğimli geri yatırsak 11/7 çıkıyor ben boynumu dik tutmaya zorlamama bağlıyorum
0
🌸adminfalcaosandim
(06.04.23)
@mirket hocam dik otururken efor sarfediyorum onu hissediyorum ama ta izlerken ayakları uzattım koltuğa yarı yatar yarı oturur ölçüyorum düşük çıkıyor
0
🌸adminfalcaosandim
(06.04.23)
Kola baglananlardan Omron vs gibi cihaz edinin ya da eczaneden olcturun
0
freedonia
(06.04.23)
'Bilekten' deyince sorun anlaşıldı. Bilekten öyle yayılarak ölçünce sonuç çok doğru çıkmıyor.

Bilekten ölçmenin tekniği şöyledir.

encrypted-tbn0.gstatic.com

Şurda da anlatıyor.

ahmetalpman.com
0
Mirket
(06.04.23)
@mirket hocam şu pozisyonda azıcık geri yaslansam düşük çıkıyor tam böyle ölçünce yüksek çıkıyor biraz araştırdım yerçekiminin tansiyon üzerine etkisi olduğuna dair bazı yazılar var bilginiz var mı
0
🌸adminfalcaosandim
(06.04.23)
Onun için zaten geri yaslanmayın, dik oturun diyor.

Konu hakkında madem o kadar titizsin sana bir koldan ölçer Omron alalım. Bilekten ölçenler valize, çantaya koymak için iyi de çok o kadar başarılı değil.

Bir de o 14 ler falan doğru sonuçsa bir Dahiliye uzmanına görünmende fayda var.
0
Mirket
(06.04.23)
@mirket hocam panik bozukluk var bende bazen 18/20 leri bulduğu oldu çok tetkik yaptırdım normal sakin zamanımda tansiyon iyi . Bir de benim sorunum tansiyon aleti değil siz yazmışsınız ya yatarak ile oturarak arasında gark yok diye ben fark olduğuna eminim hissediyorum ondan bu konunun üstünde çok durdum
0
🌸adminfalcaosandim
(06.04.23)
(9)

türkiye'de niye sağlıklı noodle yapılmıyor, korelilerin yediklerinden?

sanemz
marketlerde satılanların içindekiler çok zararlı ama mukbangların yediklerine bakıyorum çok daha farklı sanki. mesela şu kızın yedikleri çok leziz görünüyor:https://www.youtube.com/watch?v=y7Dk6khqI1k&t=281s
marketlerde satılanların içindekiler çok zararlı ama mukbangların yediklerine bakıyorum çok daha farklı sanki. mesela şu kızın yedikleri çok leziz görünüyor:

www.youtube.com
0
sanemz
(31.03.23)
3cü dünya ülkesi olduğumuzdan. insan sağlığının değersiz olmasından.
sadece noodle değil ingilterede satılan algida ile burada satılan algida veya knorr çorbalar gibi bir çok örnek var.
0
astronom bey
(31.03.23)
2 yumurta koydu diye bunun yedigi saglikli mi oldu simdi:)
0
freedonia
(31.03.23)
uzak doğu mutfağı kokusu/yağı bütünüyle sağlıksız izlenimi var bende, özellikle streetfood olanlar hiç hijyenik koşullarda hazırlanmıyorlar.
0
deartheodosia
(31.03.23)
@freedonia, 2 yumurtayı üzerine kırdı, ben içeriğinden bahsediyorum. noodle dedim eğer okduğunu anladıysan. sunumdan söz etmedim.

içeriğine neler katıyorlar bilmiyorum tabi. yapılışını hiç izlemedim.
0
🌸sanemz
(31.03.23)
@sanemz normal hazir noodle iste ne kadar saglikli olabilir: www.ramennoodlist.com
0
freedonia
(31.03.23)
bu videodaki noodle'ın sağlıklı olduğu sonucuna nasıl vardın, anlamadım. iştah açıcı da görünmüyor. yağ içinde yüzüyor. gerçi yüzmese bile noodle sağlıklı bir besin değil zaten. alt tarafı makarna.

soruna gelecek olursak, noodle'ın kalitesini artıran şey içindeki soya sosu ve malzemeler. türkiye'de bir kikkoman kaç paradır kim bilir. ya da malzeme eklemek istesen o malzemelerin fiyatı da uçmuş gitmiştir. her şey paraya bakıyor ne yazık ki.
0
sir gawain
(31.03.23)
hazır, paketli, işlenmiş... adına ne dersen de bu gıdalar hiçbir yerde sağlıklı değil. gelişmiş ülkelerdekinin belki besleyicilik oranı, vitamini şusu busu biraz daha yüksektir; yoksa içinde ne idüğü belirsiz kimyasallar var. olmasa zaten o kadar ucuza milyonlarcasını üretemezler.

ramen olayı uzakdoğuluların kültüründe var, belki bundan dolayı daha kaliteli üretiyorlardır ama hazır noodle'ın olsa olsa "daha az zararlı" olacağını düşünüyorum, "sağlıklı noodle" anca temiz ev yapımı, sebzeli filan normal yemek şeklinde hazırlanıp eser miktarda tüketileni olur.

güney kore ve japonya, abd'nin asya'daki uyduları. haliyle onların mısır şuruplu çerçöpü oraya da girmeye başladı. elimde istatistik yok şu an ama biraz arasan muhtemelen son 20-30 yılda obezitenin orada da uçup gittiğini görürsün.
0
mark greg sputnik
(31.03.23)
Korelee gibi mekanların çoğalması sayesinde umuyorum ki Kore mutfağı yeşerecek ve saçılacaktır. Benim bildiğim en meşhur örneği Korelee olduğu için yazdım. Yeşeren Kore mutfağı sektöründe başka firmalar da var elbet.
0
mada
(31.03.23)
arkadaşlar videoda gördüğünüz noodlae a101'de satılan nodüller aynı değil. size göstereceğim kaynak yok ama kore mutfağına ilgim var. nasıl yapıldığını gösteriyorlar. malzemeleri tek tek aklımda tutamasam da zararlı bir madde yok bizdeki erişteyle aynı. marketlerdeki yani bizdeki noodleların içinde 9 tane koruyucu var. birde bunların dokusu çok farklı oluyor.

ayrıca yağ içinde yüzmesi kişinin tercihi yapılışıyla ilgisi yok. aynı senin makarnan gibi.

birde mısır şurubu ne alaka?
0
🌸sanemz
(31.03.23)
(13)

topuklamak kelimesini kaçmak anlamında kullanabilir miyim?

stanhiver
Ben topuklayacağım yarım saate gibi bir kullanım doğru geliyor mu size?edit: gitmek diye anlaşılıyorsa o da olur. Argodaki kaçmaktan bahsediyordum zaten başlıkta.
Ben topuklayacağım yarım saate gibi bir kullanım doğru geliyor mu size?

edit: gitmek diye anlaşılıyorsa o da olur. Argodaki kaçmaktan bahsediyordum zaten başlıkta.
0
stanhiver
(31.03.23)
gelmiyor.
0
dr doofenshmirtz
(31.03.23)
topuklamak gitmek demek. kaçmak demek değil. kaçmak için naşmak diyebilirsin.
0
alperz
(31.03.23)
cümleden anlaşılıyor söylemek istediğiniz yanlış değil. uçacağım, kaçacağım, topuklayacağım, fırlayacağım vs. vs. hepsi aynı anlama çıkıyor. ne kadar doğru orası başka.
0
gule gule
(31.03.23)
Topuklamak "kaçmak" demek diye biliyorum ben, o yüzden olmaz. Kaçmanın ani olması lazım, yarım saat sonrası için "gitmek" kelimesini kullanmak lazım.

He yarım saat sonra "gideceğim" yerine "kaçacağım" diyebiliyorsun gerçi ama o kaçmak bu topuklamaktaki kaçmak değil gibi.

Oyum olumsuz.
0
plutongezegendegilmi
(31.03.23)
topuklamak deyince aklıma kaçmak geliyor benim. olur yani.
0
sir gawain
(31.03.23)
topuklamak hizli bir sekilde kacmak anlaminda bir sozcuk, anlik bir eylemi ifade ediyor. topuklayacagim ileriye donuk bir eylem ifade ettigi icin kelimenin ifade etmek istedigi amacindan uzak oldugunu dusunuyorum. topukla, topukluyorum, topukladik bunlar uygun bence ancak topuklayacagim cok uygun gelmedi. l&m'de yavuz'un "topuk topuk topuk" demesi hep "o anda" polisten ya da uygunsuz bir durumdan kacmak icin kullanildi :)
0
tahtakafa
(31.03.23)
sıvışmak olabilir belki
0
astronom bey
(31.03.23)
kullanabilirsin herhangi bir hata gormuyorum ben.

"mesai biter bitmez ben go brr" da diyebilirsin
0
avatar is back
(31.03.23)
Atın gitmesi için binici onu topuklar.

İnsan da argoda kendine topuklama yapar. Kaçmak manasındadır.
Aslında bu insanın kendisi için yaptığı bilinçli bir şey değildir. Sıkışık anlarda o bölgeden hızla uzaklaşmak gerektiğinden, topuklar basenlere çok kısa sürelerde temas eder.

Şener Şen'in ağa rolündeki o kaçışı hala hafızlarda
0
diyecevaplandı
(31.03.23)
Belki yanlış ama en çok “ uzamak “kullanılıyor .
Sizin cümle için .

Zılmak , sıvışmak , uzamak .
Topuklamak pek yerinde gelmedi bana .
0
dunyatuhaf
(31.03.23)
ben uzayacagim derim oyle bir durumda.

bir seyi batirdiysam, ve oradan sivismaya calisiyorsam o zaman topuklayacam derim..
topuklama bulundugun ortamda bir "sikinti" oldugunu ima ediyor..
0
cooperr
(31.03.23)
topuklamak birinden veya bir şeyden kaçmak anlamına geldiği için doğru gelmiyor.

mesela sevmediğiniz biri ortama intikal etmeden gidecekseniz topuklamak olur ama durduk yerde topuklamak doğru tınlamıyor.

sadece kaçmak için, uzamak yeterli. illa alternatif olacaksa tabanlamak belki...
0
jimjim
(31.03.23)
"Gitmek" sözcüğünün esprili bir alternatifi gibi kabul ediyorum. Tıpkı "topluklamak"ta olduğu gibi "kaçmak" sözcüğünde de, bir beladan veya sıkıntıdan uzaklaşılıyormuş iması taşıyan benzer tarzda şakalı bir anlatım yok mu zaten? Nasıl ki "kaçmak" sözcüğü "gitmek" anlamında kullanılabiliyorsa "topuklamak" da aynı biçimde kullanılabilir pekala. Ben bir yanlışlık görmüyorum.
0
huçi kuçi
(31.03.23)
(8)

Almanya'da Sosyal Yaşama Dair

the feel good
Uzun süredir sürdürdüğüm kendi işimi kurup işletme konusunda Almanya'dan kolay kolay reddedemeyeceğim bir teklif geldi ve teklifin mali komposizyonu oldukça iyi. Beni endişelendiren kısmı ise Almanya'daki sosyal yaşam. Çünkü iş teklifinin gelmiş olduğu bölge Kassel ve Göttingen şehirlerinin ortasınd
Uzun süredir sürdürdüğüm kendi işimi kurup işletme konusunda Almanya'dan kolay kolay reddedemeyeceğim bir teklif geldi ve teklifin mali komposizyonu oldukça iyi. Beni endişelendiren kısmı ise Almanya'daki sosyal yaşam. Çünkü iş teklifinin gelmiş olduğu bölge Kassel ve Göttingen şehirlerinin ortasında ufak bir yerleşim birimi. Daha öncesinde de defalarca ziyaret ettiğim halde tekrardan gidip görmeyi arzuladığım bir yer değil. Olabildiğine sakin ve hareketsiz bir bölge. Bunun yanında Almanya'da yabancı pozisyonunda yer almanın ne ifade ettiğini aşağı-yukarı tahmin edebiliyorum.

Bunun yanında kendi işimi yapabilecek olmamın ve işin mali detaylarının rahatlığı beni cezbediyor. Acaba böyle bir durumda Almanya'da sosyal olarak keyif alacak pozisyon yaratabilmem mümkün müdür?

a/s/l: 31/m/istanbul
0
the feel good
(28.03.23)
haftasonu arabayla hanover'e gider istediğin her şeyi yaparsın.
0
sert siyah krom
(28.03.23)
bence de pek tatmin etmez. sen turkiye'deki arkadas grubuna rasgele turkce bilmeyen yabancilari aliyor musun? hayir. senin de o toplumdaki deneyimin benzer olacak muhtemelen.

mantikli beklentilerle git. kariyer ve maddi acidan faydali olacak, ona odaklan.
0
hot potato
(28.03.23)
dışa dönük biri için zulüm olur orası, 1.5 milyonluk münihin hareketli dedikleri yerde bile in cin top oynuyordu. gideceksen metropol yerlere git, yoksa depresiflikten kediye köpeğe sarmaya başlarsın bi noktadan sonra.
0
wiekannich
(28.03.23)
Almanya’da sosyal hayat yok,
yürüyüş, bira bahçeleri, klasik müzik konseri var.
Güzel konserler de oluyor ama şehir değiştirirsin.
Arkadaşlık kavramı bizdeki gibi değil benim grubum var ama baydılar artık. Espri anlayışları farklı.
Facebook’ta o şehrin expat gruplarına takıl en azından arkadaşın olur.
0
Coma
(28.03.23)
berlin’de hamburg’da aradığın sosyal yaşamı bulursun ama arkadaş çevren muhtemelen senin gibi dışarıdan gelenlerden oluşur. almanların arasına girmek zor, ki haklılar da. biz türkiye’de nasıl yabancı birini aramıza kolay kolay alamıyorsak onlar da almıyor. arkadaşlıkların yüzeysel kalıyor. bence otuzdan sonra yakın arkadaş bulmak zaten normalde de zorlaşıyor. insanlar arkadaş gruplarını lisede, üniversitede ediniyor.

yalnızlığı seviyorsan sorun olmaz, iki üç ekspat bulur, haftasonu iki bira içer sosyal ihtiyacını giderirsin ama zamanının çoğunu yalnız geçirirsin. kendini spora, bisiklete, doğaya verirsin. bunlara ilgin yoksa mutsuz olma ihtimalin yüksek.
0
sir gawain
(28.03.23)
ben almanyanın köyü denilebilecek bir bölgede erasmus yapmıştım fi tarihinde, almancam da çok iyiydi. almanların sosyalleşme anlayışı bizimki gibi değil, derinlemesine arkadaşlıklar kurmak çok zor. merhaba merhaba tadında takılabilirsin, voleybol falan oynarsın ama bu yani. sosyal olarak keyif alma kriterin nedir bilmiyorum ama ispanya, italya, yunanistan, güney fransa gibi ülkeler dışında avrupada bizim tarz "sosyalleşme" pek yok. sosyalleşme beklentin dışında bence insanca yaşanabilecek bir ülke. dolayısıyla evli barklı, huzur arayan insanlara daha uygun ama ben dışa dönük, aktif insanım dersen sıkıntıdan kendini dağa taşa vurursun.
0
roket adam
(28.03.23)
Roket adam gayet güzel özetlemiş. Ayrıca iş ortamı da disiplinli ve rekebetçi olur. Alman bile o ortamdan kaçmak istiyor.
0
OrangeYellow
(28.03.23)
Tr'de durumun iyiyse değmeyebilir. Arkadaşlık çok zor. Her yer bomboş herkes kendi ortamında. Araman lazım. İspanyollar çok arkadaş canlısı.
0
abi bi dizi buldum on numara
(28.03.23)
(10)

Yazılım Geliştiriciliğinin Manevi Tatminsizliği Hakkında

pantepember
17 yıldır yazılımcılık yapıyorum. Bir süredir "sektörden ayrılsam mı?" diye düşünüyorum.Üzerinde kafa yorunca benim için şu nedenler ortaya çıkıyor:- Sürekli "teknik ve sıkıcı" konularda öğrenmeyi gerektirdiği için çok yoğun bir iş hayatına (mesai dışında bile öğrenmek için vakit harcamaya) yol açıy
17 yıldır yazılımcılık yapıyorum. Bir süredir "sektörden ayrılsam mı?" diye düşünüyorum.

Üzerinde kafa yorunca benim için şu nedenler ortaya çıkıyor:

- Sürekli "teknik ve sıkıcı" konularda öğrenmeyi gerektirdiği için çok yoğun bir iş hayatına (mesai dışında bile öğrenmek için vakit harcamaya) yol açıyor.

- Sosyalleşmenin çok sınırlı olduğu (ya kendi başına ya da birbirine benzeyen, sosyal becerileri pek gelişmemiş insanlarla iletişimin olduğu) bir meslek.

- İnsana, gerçekliğe pek dokunmuyor, manevi tatmin vermiyor. Bunun aksi olan alanlar mesela psikoloji, beslenme, sağlık, spor, felsefe, dil. (Belki de bu maddede asıl sorun başkası adına çalışıyor olmak, çalışma alanını, amacını seçemiyor olmak.)

Başka bakış açılarını merak ediyorum.
0
pantepember
(28.03.23)
beni işte en çok tatmin eden şey para. bana göre düzenli yapmak zorunda olduğun her iş kötüdür, it ile en azından ortalamanın üstünde para kazanıyorsun. felsefe dil vs alanında çalışsan şu anda parasızlıktan depresyona girmiştin.
0
sir gawain
(28.03.23)
Bi önceki cevabımı beğenmediğim için sildim.

"Bu yaptığım iş ne işe yarayacak" kısmını boşverip, teknik mükemmelliğe odaklanır, oradan tatmin sağlamaya çalışırsanız sorunlar çözülür. Ama düşünce yapısını bu şekilde değiştirebilmek lazım.

Niye kod yazıyorum? Kod yazmak için. Tertemiz.
0
plutongezegendegilmi
(28.03.23)
- Sürekli "teknik ve sıkıcı" konularda öğrenmeyi gerektirdiği için çok yoğun bir iş hayatına (mesai dışında bile öğrenmek için vakit harcamaya) yol açıyor.

yoo mesai disinda beynimi kapatiyorum hatta yetmezse yine tamami muhendis arkadaslarla shot atiyoruz sagda solda. bana para odenmeyen saatte gidip kod yazmam bir sey de ogrenmem. cok ihtiyacim olan kisisel bir projem vardir onu yaparim en fazla ama o da cok sik olmuyor.


- Sosyalleşmenin çok sınırlı olduğu (ya kendi başına ya da birbirine benzeyen, sosyal becerileri pek gelişmemiş insanlarla iletişimin olduğu) bir meslek.

yine ilk maddeye refer edicem. dunyanin en ciddili olmasi beklenen isyerinde tanistik bu insanlarla. karisik cinsiyetlerden kucuk bir grup, sabah 5te clubdan ciktigimiz da oluyor, sehir disina kultur turuna gittigimiz de.



- İnsana, gerçekliğe pek dokunmuyor, manevi tatmin vermiyor. Bunun aksi olan alanlar mesela psikoloji, beslenme, sağlık, spor, felsefe, dil. (Belki de bu maddede asıl sorun başkası adına çalışıyor olmak, çalışma alanını, amacını seçemiyor olmak.)

Hicbir is ayni degil ki. Beslenme saglik spor dil de bu tatmini bana vermez. Kalan secenek akademi. Ama orada hic hic hic mutlu olamayacagimi bildigim icin kactim gittim. Tum isler kotu su an en azindan gozyasimi paraya silebiliyorum.

Katilmiyorum uc fikrinize de. Ayrica yine ucuncu madde icin kendi isinizi kurup kendi projenizde calisabilirsiniz istediginiz konuda. Cogu meslek dalindan daha cok sansiniz var insanliga faydali olmak icin :)


Ben sektorden ayrilmayi dusunmuyorum ama ulke duzelmezse ulkeden ayrilicam
0
aguen
(28.03.23)
+ iş lineer ilerlemiyor. 1 haftalık dediğin iş, bazen 1 ay sürebiliyor.
+ öğrenme zorunluluğunun hiç bitmemesi.
0
vizivozo
(28.03.23)
yani zevk meselesi ama şu sürekli teknik ve sıkıcı şeyleri öğrenmek benim için çok zevkli. yani işim olmasa da zaten bilgisayarı ve teknolojiyi seviyorum. o yüzden bu işi sırf para var diye seçenlerde böyle bir tatminsizlik oluyor ama ben bunu hiç yaşamadım şu ana kadar.
keza sosyalleşme, manevi tatmin, bunların hepsi seninle ilgili konular. ıvır zıvır bir ton iş arkadaşıyla ve şirket içi politikayla uğraşacağıma, tercih ettiğim arkadaşlarımla sosyalleşme yaşamayı tercih ederim.
0
roket adam
(28.03.23)
- Sıkıcılık konusu: hangi iş sıkıcı değil ki? Mesela spor demişsin benim birlikte çalıştığım spor hocası her gün saat 06:00'da kalkıp salona geliyor, akşam kimi zaman 22:00'de çıkıyor. Ona göre de ben çok şanslıyım ister ofis ister ev ister bir cafe istediğim yerden çalışabiliyorum, mesaim 09:00 dan önce başlamıyor, haftasonu serbest..

- Sosyalleşme konusu: Buna katılmıyorum yazılımcı tayfası genellikle aklı başında, eğlenceli profillerden oluşuyor. Mesleki olarak iletişimin artması yönünde düşüncen varsa iş analistliği veya proje yönetimi daha iletişim odaklı ki biliyorsundur.

- İnsana dokunmama konusu: buna hiç katılmıyorum. Geliştirdiğimiz ürünler kimi zaman binlerce insanın bankacılık işlerini kolaylıkla ve güvenle yürütmesini sağlıyor, kimi zaman bulunduğu ilçe veya bölgede bulunması imkansız ürünlerin insanlara ulaşmasına aracılık ediyor. Hayatımızı birçok yönden kolaylaştıran sayısız uygulama var,, Getir'inden taksi çağırma uygulamalara, sağlık destek uygulamalarından otopark bulduranlara kadar. Yazılımcılar cebimize dünyayı sığdırıyor.

Başkası adına çalışmakla kendi adına çalışmak arasında maddi farklar olabilir ama günün sonunda herkes birilerine hizmet ediyor. Sen yöneticine, yöneticin müşterine.

Şu an yazılımcılar bana göre dünyanın en şanslı mesleğini icra ediyor; birçok yer tamamen uzaktan çalışmaya geçti, bir binanın içine tıkılma ve akşama kadar gün yüzü görmeme dönemi bitti. Gelirleri Türk toplumunun geneline göre daha yüksek. Avrupa/ABD imkanları çok fazla. İstersen dövizle getiri elde et Türkiye'de veya dünyanın neresinde istiyorsan yaşa (dijital göçebe vizeleri). Alan çeşitliliği çok fazla; savunma sanayinden finansa, e-ticaretinden şans oyunlarına, telekom sektöründen mobil oyunlara.. Günümüzde hiçbir meslek bu ayrıcalıklara sahip değil.

Sektörü bırakma değil de, belli ki içinde bulunduğun alan seni biraz sıkmış. Son derece normal. Daha farklı alanlara yönelip yine yazılım geliştirebilir veya daha yönetsel işler de yapabilirsin, iş daha iletişim odaklı oluyor. Kimisi bankacılıktan çok sıkıldığını söyleyip şans oyunları tarafında yazılım yapıyor. Kimisi telekom şirketlerinden sıkılıp mobil oyun geliştirici oluyor. Böyle de esnek bir alan canım sektörüm <3
0
Lethe
(28.03.23)
Mesleğinin insana dokunmadığını düşünüyorsan o zaman mesleğini değil de sektörünü değiştirebilirsin.
E ticaret sana çok yüzeysel geliyosa, telekominikasyona geçebilirsin, ya da sağlık sektöründe it işi yapabilirsin.
Bankacılıkta çalışırken ben de kendimi çok amaçsız hissediyordum. İnsanlığa fayda sağladığımı asla hissetmiyordum, aksine bankacılık sektörünün insanlığı kötü etkilediğini düşünmeye başlamıştım.
Otomotivde çalışıyorum şimdi. Daha rahatım.

İşe iş gibi bakmak lazım. Mesai sonrası seni oyalamayan bi iş bulup hobilerine vakit ayırırsan daha rahat edersin. İşi işte bırakmak lazım.
0
zimbirik
(28.03.23)
"developer burnout" diye oldukça çok bahsedilen bir konu var. Herhangi bir meslek değil özellikle yazılımcılara özgü bir durum. Daha önce araştırmadıysanız bir bakın derim, fikir verici olabilir.
0
mikro patlama
(28.03.23)
Hackerspace kuralim?
0
lapaz
(28.03.23)
@lapaz Hiç duymamıştım. İnceliyorum. Teşekkürler.
0
🌸pantepember
(29.03.23)
(27)

muharrem ince'ye yapılan zorbalık ve millet ittifakına katılma olasılığı

debian
şu sanat sepet tayfası ve kendisini ayrı ve yüksek bir entelejansiyaya ait gören güruh günaşırı adamı linçliyor sürekli. twitter'daki fetö hesapları bile kaset tehditler savuruyor artık o derece! işbu durum beni muharrem ince safına daha da kenetledi son kertede. açıkça seçimlerde ince'ye oy verecek
şu sanat sepet tayfası ve kendisini ayrı ve yüksek bir entelejansiyaya ait gören güruh günaşırı adamı linçliyor sürekli. twitter'daki fetö hesapları bile kaset tehditler savuruyor artık o derece! işbu durum beni muharrem ince safına daha da kenetledi son kertede. açıkça seçimlerde ince'ye oy verecek bir seçmen olarak; muhalif cenahtan muharrem ince'ye yönelik yapılan psikolojik şiddet ve zorbalığı muhalefet kesiminin kendisiyle yüzleşmekten korktuğu ilkel bir çelişki olarak tanımlıyorum. çevremde her siyasi görüşten insan var. hepsiyle siyaset hakkında konuşabiliyorum. ama bu linç sever tayfa hakikaten bambaşka bir seviye değil mi sizce de? onlar gibi olmayana ve düşünmeyene tahammülleri yok. direkt engizisyonu kurmak derdindeler tabiri caizse.

sürekli bir şekilde adaylıktan çekil, kk'ye katıl diye bir zorbalık yapılıyor kitlesel olarak. ben buna karşıyım ciddi manada. muharrem ince yarın öbür gün kılıçdaroğlu'na katılsa dahi ben kesinlikle kk'ye oy vermem mesela bir seçmen olarak ve biliyorum ki benim gibi düşünen çok sayıda muharrem ince'ye oy veren ve bu şekilde düşünen seçmen var. biz zaten kkye oy vermemek için direniyoruz. bizim fikrmizi önemsemeyen bir zihniyete direniyoruz. velev ki kılıçdaroğlu dayatmasına boyun eğerse ve millet ittifakını katılırsa muharrem ince bizlerin olduğu gibi gidip kılıçdaroğlu'na oy vereceğimizi zannetmeleri çok gülünç değil mi? etrafımda daha önce chp'ye ve iyi parti'ye oy vermiş arkadaşlarımın çoğunluğu kılıçdaroğlu dayatması ve saçma sapan ifadeler sebebiyle ince tarafında konuşlandı. yani ince'nin tabanı tepkisel ve refleksel bir taban. böyle bir kararda kendi tabanını kaybetme riski de ortaya çıkmaz mı? siz de ince'nin millet ittifakına katılacağını düşünenlerden misiniz?
0
debian
(27.03.23)
bence de abartıldı adama yapılan bullying ve mobbing. adamın o kadar da karşılığı yoksa zaten alır perinçek gibi 0.20 oturur aşağı. neden bu anti demokratik tavır. adı üstünde ilk tur. tüm dünyada ilk turda en az 10-12 aday oluyor. şu hali bile çok az zaten.
0
tantavizisyon
(27.03.23)
katılıyorum.
m.ince'yi k.kılıçdaroğlu'na oy vermeyecek olan muhalif kitlenin alternatifi olarak gördüğü için bütün bu olup biten. halbuki bilmiyorlar ki m.ince geri çekilse ve m.ittifakına katılsa bile bu seçmen tıpış tıpış gidip k.kılıçdaroğlu ve 7-8 yardımcısına oy vermeyecek. insanların tatava yapmayıp gidip k.kılıçdaroğlu'na o vermesini istiyorlar şaka gibi. bunun o eleştirdikleri akp zihniyetinden hiçbir farkları yok benim fikrimce. ben de senin gibi düşünenlerden birisiyim ve m.ince diyorum. geçmişte k.kılıçdaroğlu'na oy vermiş bir kişi olarak bu kadar başarısızlığa karşı ısrarla aynı şekilde aday olabilen bir kişiye tekrar oy vermem imkan dahilinde değil kimse kusura bakmasın. temellendirme istiyorsanız alın size oldukça rasyonel bir temellendirme. herkes 12. şansı hakediyor deyip kendimi kandıramam. kendimi bu durumun içinde tutamam. benim bir oyum var. kim kazanıyorsa kazansın bakalım kazabilirse. dayatmalara ve tek adamlığa karşı olup bunu kendi tarafı yaptığında polyannacılık oynayamam ben. aynaya bakıyorum her gün...
0
ezkaza
(27.03.23)
Kriterleri sağlayan herkesin aday olma hakkı var elbette. Ama ben İnce'ye yapılan bir zorbalık görmüyorum. Hatta iktidar gayretiyle sürekli olarak görünürlük kazanıyor. Ben İnce'ye bakınca tamamen intikam alma hevesiyle, sosyal medyanın gazına gelerek, RTE'ye benzer ama içi boş bir kibirle kendini dev aynasında gören bir siyasetçi görüyorum.

Kendisinin siyasi görüşü esas olarak CHP ile İyi Parti arası bir yere düşüyor. Yani öyle Millet İttifakı'ndan çok farklı bir şekilde, insanlara muazzam bir perspektif sunan, bambaşka bir vizyon orta koyan biri değil. Hiç olmadı. Geçen Fatih Altaylı'nın programında da ne kadar sığ bir insan olduğunu resmen afişe etti.

İnce'nin bu süreçten kazançlı çıkması gibi seçenek yok.
RTE kazanırsa İnce oyları böldüğü için halkın önemli bir kesimi kendisine nefret kusacak.
KK kazanırsa İnce'nin oyları bölmesine rağmen, siyasette o kadar da ağırlığı olmadığı anlaşılacak.

Ama kendisi bu durumu bile analiz edemeyecek şekilde bilinçsiz bir süreç yönetiyor. Sonra toplumun tepkisi zorbalık olarak adlandırılıyor.
0
sailor
(27.03.23)
ofiste muharrem ince sempatisi yüzünden akpli ilan edildi geçen stajyerler :)))) düşün onlar bile zorbalık görüyor seçmeni olarak adamın kendisinin yaşadığı linci hayal bile edemiyorum. üstelik bugün bu hunharca saldırıyı yapanlar 5 yıl önce muharrem ince'yi idolleştiren insanlardı. bence asıl ironi burada gizli.
insanların kılıçdaroğlu "anti"liğini çok hafife alıyorlar. ince vazcaysa dahi taban ciddi tepki gösterir. belki de kendisi bunu bildiği için katılmıyor ittifaka. bakalım görelim önümüzdeki günler neler olur.
0
pardus
(27.03.23)
ne kadar doğru bilmem şöyle bi şey okudum: ince katılmazsa muhalefetin ilk turda kazanma şansı var, katılırsa ve iş ikinci tura kalırsa rte'nin eli güçleniyor kazanma şansı oluyor. ben ince'nin kk'dan daha çok zorbalığa maruz kaldığına inanmıyorum. sırf şu küfür etme olayı bile benim için yeterliyken 'adam kazandı' var, mengüyle gereksiz bir telefon konuşması var. twitter bot olayı var. akp'nin pek fazla ince'ye yüklenmemesi var. var oğlu var. twitterda zorbalık yapıyorlar dediğiniz şey bot bile olabilir yani. muhalefetin güçlü bir adayı oldukça ince'ye oy vermem, ama nefret etmek için bir nedenim yok kimsenin de öyle bi motivasyonu olacağını düşünmüyorum.
0
curious mind
(27.03.23)
Muharrem İnce'nin 2018 yılında seçmenine yaptığı ayıptan sonra herkesin eleştirmeye hakkı var, kimse kusura bakmasın. O gece bütün bir akşam televizyon önünde bekledik biz, 'adam kazandı' dışında da bir şey göremedik, duyamadık. Beyefendi çıkıp benim oyuma sahip çıkmaya bile tenezzül etmedi. Sinirden hüngür hüngür agladığımi, üç gün başımın ağrısının geçmediğini unutmam. O günden sonra bitti benim için. Çok ciddi gördüğüm an kanal degistiriyorum.

31 Mart seçimlerinde aynı o gece gibi yine televizyon başında bekledik ve Ekrem İmamoğlu her yarım saatte bir çıktı, bizi habersiz bırakmadı. Oyum benim için çok önemli, çok değerli. İmamoğlu benim o değerli oyuma çok güzel sahip çıktı. B

Dolayısıyla o kadar sinirleniyorum ki Muharrem İnce'nin yaptığına. Sonuna kadar da eleştiririm, buna hakkım var. Su anda da sırf egosu yüzünden bu seçimlere katılıyor.
0
fraise
(27.03.23)
İktidar olacağım diyip katıldığın programlarda, attığın tweetlerde erdoğan'a bir laf söylerken muhalefete 100 laf söylersen, %30 oy alıp ikinci tura kalıcam diye hava basıp 100 bin imzaya zar zor ulaşınca "Ben zaten yavaş olsun istedim, yoksa akpliler imza attı derlerdi" diye kimsenin inanmayacağı bahaneler uydurursan, her programda "CHP beni yalnız bıraktı, beni sırtımdan bıçakladı" diye yalanlar atıp, 24 haziran gecesi sandık başında bekleyen milyonlarca seçmenin hakkını yersen üstüne bi de onlara şizofren dersen evet zorbalanmayı hak edersin üzgünüm siyaset böyle bir olay.

İki turlu seçimde 10 küsür aday olmalı diyen arkadaş haklı ama o seçim bu seçim değil. Bu seçim ilk turda bitmeli ki ülkenin siyasi yapısı normale dönsün, sizin istediğiniz gibi 10 adaylı seçimler olsun. İkinci tura kadar olan iki haftada erdoğan'ın koltuğunu korumak için neler yapabileceğini tahmin bile edemeyiz. İlk turda bu işi bitirip ülkeyi normal bir yola sokmamız lazım. Karşı tarafta hizbullahçılar, talibandan halliceler var. Şakası olan bir seçim değil. Yani burda hangi aday en iyi diye oy vermiycez, türkiye'nin geleceğini korumak için oy vereceğiz.

daha önce de söylenmiştir, brezilya seçimlerindeki motto geçerli. Cennetin kapılarını açmamıza gerek yok ama cehennemin kapılarını kapatmamız gerekiyor. O yüzden İnce'nin çekilmesi, seçimin ilk turda bitmesi gerek.
0
nundu
(27.03.23)
çünkü ince'nin de hedefi cumhur ittifakı değil de millet ittifakı olduğu için olabilir mi? her konuşmasında rte ağzıyla muhalefete saldırması, ona 2018'de oy verenlere ve onun için çabalayanlara sürekli hakaret etmesinden dolayı da olabilir mi?

ince'nin bir önce seçimden bir karın ağrısı var. chp yüzünden kazanamadığını düşünüyor. inanılmaz bir intikam hırsıyla hareket ediyor. her konuşmasından bu çok net anlaşılır durumda. halbuki o "adamın kazandığı" seçimden sonra çıkıp aslanlar gibi aldığı oyun arkasında dursa, çabaladığını ve sonrasında "çabalayacağını" gösterseydi muhtemelen şu an chp'den ayrılmamış ve tekrar cumhurbaşkanı adayı olmuştu. ancak iyi ki olmamış çünkü ben şahsen chp'li bir erdoğan görmek istemezdim. muhalefete bütün argümanları rte'nin söylemlerinin aynısı. bir önceki seçimde demirtaş'a imza veren, hdp bayraklanın önünde miting yapan kendisi değilmiş gibi şimdi hdp ile ittifak olunca terörist ilan ediyor muhalefeti. e sen de cumhurbaşkanı adayıyken aynısını yaptın mesela?

ayrıca ben bu "bize aday dayatıyorlar o yüzden ince'ye vereceğim" laflarını da "akp'ye vermem lazım" diye yorumlarım hep. çünkü bunu diyen kişi asla aday beğenmez, beğenmeyecek. bunu diyenin "kime oy vereceğim? bi liderlik vasfı yok" diyen akp'li dedelerden hiçbir farkı yok. mansur olsa başka bahane, imamoğlu olsa başka bahaneleri olurdu. sen yine tepkini göster tabii, cumhur ittifakı öyle bir ittifa dönüştü ki oldukça demokratik (!), vatandaşın seçimlerine önem veren (!) bir yapı. elbette sen yine "tepki oyunu" göster çünkü 20 senede ülke yeterince battı zaten artık senin "tepki" oyunu göstereceğin bir seçim de olmadığında görürsün o "tepki oyunun" nasıl bir "ülkeyi batırdım" oyu olduğunu.

son olarak şunu söyleyebilirim, ince'ye yapılanlar, ince'nin muhalefete söylediği ve verdiği zarardan çok çok daha az. ince'nin çok daha fazla şeyi hak ettiğini düşünüyorum.
0
ilgeru
(27.03.23)
Herkes fikrini beyan ediyor ancak siyaset biraz sabır işi bunu Akşener olayında da gördük çok erken konuşmamak lazım bu kamuoyu bir araya gelmelerini de zorlaşıyor aslında ama bu sanatçı kanat önderi ünlü her neyse söylediklerinin önemi yok sonuçta onlar karar alıcı bir mekanizmada değiller.
İnce nin kendisi de bunu mümkünsüz kılacak çok beyan verdi.
Ayrıca İnce'nin ideolojik bir ayrım içinde değil kişisel bir intikam güttüğü ortada.
Erdoğan gitsin isteyen dostlar iktidarın kendine göre ayarladığı seçim kanunun genelde az oy almalarına karşın meclis aritmetiğini kendi lehlerine çevireceğini görüyor musunuz. İkinci tura taşımanın korkunç sonuçları olabileceğinin ayırdında değil misiniz?
Geldiğimiz noktada kk olmasın demek şimarıklıktan ötesi değil. İnce'ye oy vermek de Erdoğan'a vermekten farklı değil.
Tercih sizin.
0
Ufuk
(27.03.23)
Zorbalığa uğradığını düşünmüyorum. Ne zorbalıklar oldu kimlere kimlere...
Ve kendisine verilen tepkiler de durduk yere değil...
Sorunuza cevaben millet ittifakına katılacağını sanmam
0
cccbehzatccc
(27.03.23)
Chp'nin zorbalik yapmadigi kesim kaldi mi?
0
fatihreis
(27.03.23)
Zorbalığı geç, adama resmen fetö taktikleriyle saldırıyorlar. En son kasedin var elimizde diye tehdit ediyorlardı. Aday konusunda onay vermedi diye Meral Akşener'e, İYİP'e edilen lafların haddi hesabı yok.

Lise çağlarında falan insan şey sanıyor, hani solcular / sosyalistler var, biraz azınlıktalar ya da farklı şeyler söylüyorlar diye özgürlükçü / modern falan zannediyorsun onu. Sonra biraz aklın erince bakıyorsun adamlar RTE'den beter.

CHP'nin olayı da o. İktidarda olmadıkları için adamları demokrat / modern / kibar falan zannediyorlar ama değil, tabanının da AKP tabanına benzer bir zorbalığı var. Hatta belki bi tık daha fazladır, dandik bir üniversite bitirdiği için kendini "aydın" sanan insanlarla dolu ortalık.

Kaldı ki adama saldırmaları mantıklı da değil. Anketlere bakıyorsun, İnce'nin aldığı oyun çoğu Cumhur ittifakından geliyor. E adam karşıdan oy çekebiliyorsa senin faydana bu. Adam aday olmasa daha az oy alacaksın. Buradan yürüyüp olayı ikinci turda nasıl lehine çevirebilirsin onu düşünmek yerine adamı eleyip, ilk turdan seçimi vermeye çalışmanın akılla izah edilebilir bir tarafı yok. Aynı şey Sinan Oğan için de geçerli, milliyetçi adam HDP sevdalısı KK'ya oy vermeyecek, MHP oylarını böleceksen SO'ya destek olman lazım, ama yok. Onun yerine Erbakan'a falan oy veriyorlar, adamın pazarlıkta elini güçlendirdiler, adam istediğini alıp Cumhur'a katıldı :) Durduk yere adamları meclise soktun :)

Aday göstermediğin sürece (başkanlık seçimi açısından) İnce'yi Millet ittifakına çekmenin bir faydası yok, o yüzden davet edileceğini sanmam. Edilse katılırdı gibi hissediyorum ama.
0
plutongezegendegilmi
(27.03.23)
Vay arkadaş yine birileri mağdur olmuş.

Kılıçdaroğlu'na yüz yıllardır zorbalık yapılıyor. Adamın her şeyiyle dalga geçti bizzat RTE, linç ettirdi, Ankara'da olanları falan unuttunuz herhalde.

Benim kızdığım konu bizi bir önceki cb seçiminde göt gibi ortada bırakmasına rağmen günden güne ağzından ve gözlerinden tıpkı yerine geçmeye çalıştığı zata benzer şeyler çıkması ve birbiriyle çok da alakası olmayan partiler bir araya gelip bölüm sonu canavarını yenmek için bir şeyler yapmaya çalışırken bana ne ben aday olacağım ve kazanacağım hayalleri kurması. Doğu Perinçek de aynı şeyi yapıyor ama onun seçimin kaderini etkileyecek bir kitlesi yok. Muharrem İnce ise AKP tarafından net bir şekilde fonlanıyor ve rende binası sosyal medyada inanılmaz bir propaganda yürütüyor.

Kendi isteğiyle İnce'ye verecek varsa da buyursun versin ne diyeyim. Bir sonraki seçim olur mu bilmem ama her şeyin bugünden farklı olacağı bir geleceğe oy verildiğinin farkında olmak lazım.
0
chicha_v2
(27.03.23)
Ulkede olmayan kalmadi, deprem oldu kac sehir yikildi, adamlar hizbullahla ittifak yapti vs tonla sey hala kkye vermem falan pes hakikaten. Ama vermeyin cidden, rteye verin hatta direkt adrese teslim olur. Su durumda bile bu triplere girenler hakikaten kkye vermesin, ayni tarafta degiliz cunku.
0
unidentified floating object
(27.03.23)
İnce'nin aldığı oyların çoğunu Cumhur ittifakından aldığına dair tek bir net araştırma var mı?

Az önce gördüğüm bi araştırma ikinci turda kime verirsiniz diye sormuş ilk turda ince diyenlere;

%55 Kılıçdaroğlu
%20 Erdoğan
%25 boş oy

Gibi sonuç çıkmış. Bu %55 ilk turda Kılıçdaroğlu'na verse zaten hiç dert tasa kalmıycak sorun burda. Ha bence ince aday olsa da ilk turda bitecek de boşuna şamata yaratıyor. Asıl zorbalık yapan kendisi, sözde sanatçılar gibi laflarla. Az önce de tweet atıp R yapmış bu konuda :d
0
nundu
(27.03.23)
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. adam doğruları ve gerçekleri söylüyor.
0
izole
(28.03.23)
Çok yazmaya niyetim yok, 2002den evveli dahil Erdoğan muhalifiyim ve bu adam yargılanmazsa gözüm açık giderim... Şu anki siyasi iklimde akp MHP seçmenleri dahil en saygı duymadığı. ince seçmenleri, tam bir karikatür, Trump gibi...

Bu arada CHP'nin de yetersiz bir parti olduğunun farkındayım...
0
hewit
(28.03.23)
m. ince bu seçim için stratejisini millet ittifakından oy toplamak üzerine kurdu. en başından beri kendisini kk'nin alternatifi olarak konuşlandırdı. katıldığı programlarda 2 dakika akp'yi eleştiriyorsa 22 dakika altılı masayı eleştiriyor. akp'nin adamı olduğu iddiası komik, elbette böyle bir şey söz konusu bile olamaz ama şu anki politikası dolaylı olarak chp'nin değil akp'nin işine geliyor. tayyip bu adamın adaylığından eminim ki memnundur.

aslen seküler ya da akp karşıtı olup m.ince'ye sempati besleyenler önümüzdeki seçimin ne anlama geldiğini ve büyüklüğünü bence kavrayamıyorlar. bu seçim, (akp döneminin bitmesini isteyen bizler için) aday beğenme/beğenmeme lüksünün olmadığı bir seçim. rte'nin karşısında terlik aday olsa terliğe oy basacağız. kk aday oldu, ona oy vereceğiz. bu seçim en basit cümleyle 'tayyip gitsin mi kalsın mı?' seçimi. dolayısıyla akp karşısındaki oyların tek bir adayda birleşmesi gerekiyor.

m.ince olur da akp giderse bir sonraki seçimde istediği koltuğa aday olsun. güle oynaya demokratik seçim yapalım. ama yeri ve zamanı şimdi değil. insanlar kendisine hem 'adam kazandı' gecesi yaşattıkları için hem de bu yüzden öfkeliler, haklı olarak da eleştiriyorlar.
0
sir gawain
(28.03.23)
erdogan'i gondermemiz bu kadar onemliyken egosunu kenara koyamayip aday oldugu icin kk'yi hic affetmeyecegim. ve gorun kaybedecek. kazansa da kil payi kazanir %51-52 falan. millet hayallerde yasiyor.

muharrem ince'ye yapilan zorbalik mi zorbalik. cok net. adamin ne saray icin calismadigi ne baska sey kaldi. su fazil say'in laflari, bu cehap'li kitle inanilmaz soguttu beni. bir sey diyeyim ben kk ve rte ilk tura iki kisi girseler secimi ilk turda erdogan alir. adam yanina yrp, hudapari falan cekti tutusunca. kitlesini buyuttu. bizim masa ne yapiyor? birlestirici kucaklastirici masa niye buyumeye kapali. simdi hdp ile paslasiyorlar gibi bir durum da oldu ki butun bunlara bakinca erdogan yine alacak gibi.

secimden sonra sozlukte kk basligini gorur gibiyim. sizi de beklerim.
0
antikadimag
(28.03.23)
Katılıyorum. Bu davranışların chpye eksi oy yazdıgına da kesinlikle eminim resmen incenin oyunu yükselttiler. Adamı salsalar oyu bu kadar yükselmezdi. Ayan beyan zorbalık bu.
0
personaa
(28.03.23)
sailor +1
fraise +1
nundu +1

hizbullah'tı, erbakan'dı derken bu iş kimsenin kaprisini ve egosantrik hırslarını kaldıramayacak kadar ciddiye bindi artık.
gündemi boşuna meşgul etmesi bile şu süreçte zarar.
üstelik kendisinin kafa yapısı seçmene şizofren dediğinde ortaya çıkmıştı.
şimdi de eleştiriye tahammülü olmayan hırçın çocuklar gibi davranıyor.

bu adam zamanında seçimlere girerken 80 bin avukatla sahada sandıkları koruyacağını falan söyledikten sonra ortadan kaybolmuş biri.
lafına ancak maalesef biraz saf olan, hayat deneyimi yetersiz gençler inanıyor ve insanların da bu saflığa tahammülü yok şu süreçte.
durum bundan ibaret.

millet ittifakına katılacağını düşünmüyorum.
zira, mottosu muhalefete de muhalefet etmek ve bir alternatif oluşturmak ama fatih altaylı'nın programında hakaret edip durduğu insanlardan sandık başında destek isteyebildiği için yine de ne yapacağı belli olmaz tabii.
0
blatta hiberna
(28.03.23)
aday açıklanana kadar muhaliflerin %90'ı "gılışdar aday olmasın" diyor, capsler yapılıyor, chp önünde protestolar falan oluyordu. birden kılıçdaroğlu yüzyılın en birleştirici, en naif, en dürüst, alevi olduğu için zorbalığa maruz kalan muazzam bir aday oluverdi.
demem o ki muhalif kesimin de bir önceki seçimde yere göğe sığdıramadığı ince'yi şimdi yerin dibine sokmasını yadırgamıyorum.
çekirdeğimi aldım, izliyorum. önümüzdeki 47 gün çok eğlenceli geçecek.
0
faberkastelli
(28.03.23)
bana millete katılacak gibi geliyor ya.
0
Hallegadola
(28.03.23)
Muharrem İnce herhangi bir potansiyeli olmayan bir siyasetçi, zaten RTE'nin içki içeni yakıştırması da boşuna yapılmıyor. İçki içeni ve diplomalı olanı, tek farkı bu. Zamanında RTE'yi indirmek için yapılan Ekmeleddin hamlesi gibi bir hamle, o dönem sahip olduğu popülarite kullanılmak istendi ama kendisi kendine inanları yüzüstü bırakıp gidecek kadar da etik yoksunu olduğunu göstermişti ama ben Muharrem İnce'de bi kabahat bulmuyorum tabii ki, biz Muharrem İnce'ye asla olamayacağı bir insan olma hayali verdik zamanında, o da kendini buna inandırdı böyle davranıyor, insanlar da şimdi "sen böyle değilsin birader sana bu hayali biz verdik, gerçekleri gör artık" diyor. Hepsi bu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.03.23)
Özellikle belirtmeliyim ki 'bu seçimin' deneme tahtasıymış gibi görülmesini gülünç ve anlamsız buluyorum.

Muharrem İnce, tabi ki aday olabilir; ancak kendisi yakın zamanda yaşamış biri olarak seçim sürecinin ülkede nasıl ilerlediğinin, sosyal medyanın ne denli acımasız olduğunun gayet de bilincinde olduğunu düşünüyorum. 2018 seçimlerinde benzer propaganda faaliyetlerini, dahil olduğu örgüt ile lehine gayet de iyi sürdürmüştü. Aday olan kişinin bu sataşmaları göze alması gerekiyor.

Şu an ülkede siyaset yapılabilecek bir sistem yok. Gerçekten siyaset yapmak amacı olan biri kanımca bu süreci bekleyip, destek verip akabinde oluşacak uygun ortamda elinden geleni yapmalıdır ki kendi doğru seçmen sayısını böyle bir ortamda çok daha rahat görebilsin. Muharrem İnce üzerinde şu an öyle bir belirsizlik hakim ki, oy oranını tahmin etmek diğer adayların oy oranlarını tahmin etmekten çok daha zor. Bu seçimin böyle bir muğlaklığı kaldıracağını sanmıyorum. Yorulan, yıpranan, zorbalığa maruz kalan biziz, 555 bin 980 tl ödeyip aday olan herhangi biri değil! O yüzden gerçekten değişiklik isteyen adayların, seçmenlerin mantıklı olup, geleceğe dönük aksiyon alması gerekiyor.

Yarın adaylıklar için son gün ama gördük ki saatler içinde dengeler değişebiliyor :)
Görüşme olursa ben Muharrem İnce'nin adaylıktan çekileceğini düşünüyorum.
0
lüzumsuz adam
(28.03.23)
ben sizin gibi düşünenlerin derdini anlamıyorum. kardeşim bırakın bi önce adam kaybetsin. sonra ne yapıyorsanız yapın. bizim normalleşmeye ihtiyacımız var önce. şu an ideooloji falan kalmadı zaten. o kadar kutuplaştık ve sistem o kadar kilitlendi ki bildiğin cumhuriyetçiler-demokratlar gibi kaldık.

ben ciddi anlamda erdoğan ve ali babacan arasında bile olsa gidip ali babacan'a oy veririm ki siyasal islam hayatımda en nefret ettiğim şeydir. sağcı da olsa bi değişim yaşansın ya yeter abi.

oy alma potansiyeli kimin yüksekse o kazansın. bu seçim anormal bir seçim. onu seviyorum bunun kaşı gözü güzel seçimi değil. değişim için ne gerekiyoorsa yapma seçimi.
0
bohr atom modeli
(28.03.23)
Tam tersine inceye yapılan bir pohpohlama var. Oyları böldüğü için aslında çok büyük tepki çekmesi gerekirdi çünkü oyları bölmek şuan yapılması gereken son şey. Cumhur ittifakının hali ortada. Kazanması demek bizler için, çocuklarımız için ölüm demek, hapis demek, eğitimsizlik, cahillik demek.
Şuan oyları böldüğü halde bir grup tarafından çok destekleniyor. Tüm ak parti trolleri inceyi destekliyor şuanda. ne kadar çok oy alırsa cumhur ittifakının o kadar işine geliyor bu durum.
İnceye giden her oy, ak partiye atılmış gibi.
Bunun karşısında inceye yapılan millet ittifakına katıl baskısı çok masum. Gerçekten gerekli. Çünkü ince oyları böldüğü için kk 1 puanla falan kaybederse o zaman ortaya çıkan görüntü çok korkunç olacak.
0
zimbirik
(28.03.23)
(3)

Xbox Series S/X neler oynuyorsunuz?

baldan kaymak
ben başlayayım:forza horizon, far cry 5, fifa 23, gta 5
ben başlayayım:

forza horizon, far cry 5, fifa 23, gta 5
0
baldan kaymak
(25.03.23)
Hi-fi Rush çok iyi!
0
halitkin
(25.03.23)
Hades
0
kuzey li
(25.03.23)
xbox gamepass'te oynadığım en iyi oyunlar hades ve dead cells. artık yoğunluktan bir şey oynayamıyorum ama ayda yılda bir açtığımda bu iki oyundan birinde iki el atıyorum.
0
sir gawain
(25.03.23)
(3)

Almanya hediye

aynose
Merhaba, Berlin'den aile üyelerine hediye getirmek istiyorum. Kişi profillerini bilmeden hediye önermek de zor ama 30-60 yaş arası abime, ablama, anneme, babama, aklınıza gelen hediye fikirleri var mı? Büyük ihtimalle buradan alacağım şeyi Türkiye'de de bulabilirler ama Almanya'da ucuz olan, kullana
Merhaba, Berlin'den aile üyelerine hediye getirmek istiyorum. Kişi profillerini bilmeden hediye önermek de zor ama 30-60 yaş arası abime, ablama, anneme, babama, aklınıza gelen hediye fikirleri var mı? Büyük ihtimalle buradan alacağım şeyi Türkiye'de de bulabilirler ama Almanya'da ucuz olan, kullanabilecekleri ürünler aklınıza geliyorsa memnun olurum
0
aynose
(22.03.23)
abi ablaya spor ayakkabı
ana ya temizlik robotu
babaya kindle
0
deepex
(22.03.23)
adidas, puma ürünleri
biraz pahalı bir hediye ama bavulda yer varsa dyson süpürge
yola çıkmadan önce soğuk tutma şansın varsa şarküteri ürünleri
paskalya ürünleri geldi marketlere. envai çeşit paskalya temalı çikolata falan var her markette. onlardan da götürebilirsin.
bir de güzel bir kräuterlikör. biz sadece jager'i biliyoruz ama almanya'da onlarca çeşidi var. eierlikör de olabilir.

şimdilik aklıma bunlar geldi.
0
sir gawain
(23.03.23)
ayakkabı
0
abi bi dizi buldum on numara
(23.03.23)
(2)

The Godfather film ve kitap

not sure if serious
Kitabı nasıl daha ayrıntılı mı? Yoksa filmlerde güzel iş başarmış ve ayrıntıları güzel ve tama yakın vermeyi başarabilmişler mi?Sonunu ve genel olay örgüsünü bilmem keyif kaçırır mı?Şöyle bir durum var uzun zamandır elime kitap alamıyorum hatta almıyorum. Hepten koptum, içim şişiyor. Biliyorsunuz o
Kitabı nasıl daha ayrıntılı mı? Yoksa filmlerde güzel iş başarmış ve ayrıntıları güzel ve tama yakın vermeyi başarabilmişler mi?

Sonunu ve genel olay örgüsünü bilmem keyif kaçırır mı?

Şöyle bir durum var uzun zamandır elime kitap alamıyorum hatta almıyorum. Hepten koptum, içim şişiyor. Biliyorsunuz o duyguyu. Tekrar bi heveslendim bugünlerde, bu hevesimin kaçmasını istemiyorum.
0
not sure if serious
(20.03.23)
Senaryonun hazirlanmasina katkida bulunan kisi de kitabin yazariyla ayni sonuçta fakat kitap her zaman daha fazla detay içermekte.

Santino'nun cinsel organinin ne kadar büyük oldugu gibi bilgiler bile mevcut sonuçta.

Filmi muhtemelen izlemis olsan dahi kitabi da büyük bir keyifle okuyabilirsin.
0
Yourcousinmarvinberry
(20.03.23)
ben bundan 10 küsur sene önce okumuştum kitabını. ayrıntılarını tam hatırlamıyorum ama kitabını daha çok sevmiştim. ana olay örgüsü aşağı yukarı aynı, filmdekine benzer seyrediyor ama haliyle çok daha detaylı ve karakterlerin psikolojisini çok daha iyi anlıyorsun. karakterlere daha çok bağlanıyorsun. neden-sonuç ilişkileri daha kuvvetli, aile kavramı da daha iyi işleniyor.

----spoiler-----
bir örnekle açıklamam gerekirse, filmde sonny'nin ölümü çok erken gerçekleşiyor ve sonny'yi henüz iyi tanımadığımız için çok da etkilenmiyoruz. ama kitabında gözlerim dolmuştu, çok üzülmüştüm sonny'ye.
----spoiler-----
0
sir gawain
(20.03.23)
(5)

nasıl tarif edeceğimi bilemediğim şarkılar arıyorum

cemiyetin ünlü siması
böyle gitar riff'leri barındırangece show tw'de çıkan amerikan filmlerinde çalan türdenkafa açmayanbalgamlı erkek sesi ya da soft kadın sesiallahım nası tarif edilir ki bu?!belki birkaç örnek gelirse daha netleşirim.tam karşılamasa da: https://www.youtube.com/watch?v=VHuiGljnxTw
böyle gitar riff'leri barındıran
gece show tw'de çıkan amerikan filmlerinde çalan türden
kafa açmayan
balgamlı erkek sesi ya da soft kadın sesi

allahım nası tarif edilir ki bu?!
belki birkaç örnek gelirse daha netleşirim.

tam karşılamasa da: www.youtube.com
0
cemiyetin ünlü siması
(18.03.23)
www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com

Küçük bir test yapalım, yukarıdakilerden hangisi aradığınıza en uygunu?
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(18.03.23)
hiçbiri uymadı ya.

country mi acaba aradığım şey?

sanki bu uygun(bi kere dinledim)
www.youtube.com
0
🌸cemiyetin ünlü siması
(18.03.23)
Evet, bunlar değilse muhtemelen Country müzik arıyorsunuz.

Arka planda çalsın, beğenirseniz bu ayarda gidersiniz:

www.youtube.com
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(18.03.23)
sir gawain
(18.03.23)
Balgam deyince youtu.be

Onun dışında sen ne istediğini bilmiyorsun senin ilacın ac/dc
0
baba553
(18.03.23)
(3)

witcher 3 oynayanlar

pstm
ilk bossta takıldım dövüş esnasında ne yapmalıyım kombo tarzı bir şey var mı?
ilk bossta takıldım dövüş esnasında ne yapmalıyım kombo tarzı bir şey var mı?
0
pstm
(17.03.23)
tılsımları kullan kılıçla olmaz sadece. çok hatırlamıyorum isimlerini ama geri itme ard falan bir şeyler vardı.
0
xrated
(17.03.23)
savaşa girmeden önceki save'ine dön. yan görevleri yapıp güzel item'lar kuşanıp öyle savaş. witcher 3 oyuncuları yan görevler konusunda çok özgür bıraktığından y. görev yapmak gerekmiyormuş gibi direkt savaşa atlamıştım ben de. sonra anladım ki savaştığım boss'un leveli süs olsun diye yazmıyormuş.
0
kernelpanic
(18.03.23)
insanlar için çelik, canavarlar için gümüş kılıç kullanacaksın. belki yanlış kılıç kullanıyorsundur? witcher normal modda baya kolay bir oyun.

kılıcını yağlamayı dene, boost alırsın.
0
sir gawain
(18.03.23)
(8)

İngilizce çeviri lütfen.

kozm
Merhabalar, İngilizce olarak çevrilmesini istediğim cümle;“Yer değiştirmene, yeryüzü şahitlik etsin istedim.” Buradaki yer değiştirme gerçekten fiziki olarak bir adım ilerisi veya iki adım yan gibi somut bir yer değiştirmedir. Bu yer değiştirmeye de bastığım yeryüzü soyut anlamda bilsin istiyorum gi
Merhabalar,

İngilizce olarak çevrilmesini istediğim cümle;

“Yer değiştirmene, yeryüzü şahitlik etsin istedim.” Buradaki yer değiştirme gerçekten fiziki olarak bir adım ilerisi veya iki adım yan gibi somut bir yer değiştirmedir. Bu yer değiştirmeye de bastığım yeryüzü soyut anlamda bilsin istiyorum gibi düşünebiliriz.

Teşekkür ederim.
0
kozm
(15.03.23)
Yanlış anlamazsan hiçbir şey anlamadım. Türkçesini anlamadım ki çevireyim. Son cümlen native turkish için bile zor, kaçıncı seviye harbiden bu. Swh.
0
baldan kaymak
(15.03.23)
Haklısın dostum, örnekle açıklayayım. Başıma gelen bir hadisedir bu aynı zamanda. Ben bir yerde duruyordum ve ardından birisi geldi ve bana yerini vermek istedi.. ikimiz yer değiştirdik.. ben onun bulunduğu yer, o ise benim bulunduğum yere geçti. Ardından translate ile bana.. Senin yer değiştirmene yeryüzü şahitlik etsin istedim.” Dedi.. cümle çok hoşuma gitti. Umarım anlatabilmişimdir.

Örneğin, ben türkiyedeyim, adam beni Arjantin’e gönderiyor ve ardından üzerinde bulunduğum yeryüzünün buna şahitlik etmesini istediği için gönderdiğini söylüyor gibi düşünebilirsin :)))
0
🌸kozm
(15.03.23)
bunu geçende de sormuştun. bu cümleyle ne yapacaksın bilmiyorum ama türkçesi çok kasıntı, ingilizcesi daha da kasıntı ve anlamsız duruyor. bil istedim.

"I wanted the earth to witness your move" denebilir belki.
0
sir gawain
(15.03.23)
Teşekkür ederim fakat your move tam karşılığını vermiyor diye düşündüm.
0
🌸kozm
(15.03.23)
sir gawain +1

Yanıt içinize sinmemiş anlaşılan. Çünkü o çeviride dahi o anlam yatmıyor ben sizi anladım.

Önce zor olan dildeki şiirsel anlamı yakalamak lazım:

"Senin yer değiştirmene yeryüzü şahitlik etsin istedim."

Şöyle olsa:

"Dünyanın, senin varlığına şahit olmasını istedim."

"I wanted the world/earth to witness your presence."

Başka bi tane aklıma şu geldi:
Dünya senin varlığına şahit olmalı.

"The earth should witness your presence."

%100 o duyguyu aktarmanız biraz da mimik bence. Ama tam bu cümleyi çevirin diyorsanız, başta da söyledim sir gawain +1

Güzel cümle ama birşey eksik gibi. Örneğin "o kadar etkileyicisin ki; yer değiştirmene yeryüzünün şahitlik etmesini istedim" gibi gibi. Biraz daha çeviri anlamı oturur.

Tr kasıntı, ing daha da kasıntı.
0
baldan kaymak
(15.03.23)
@anlatamıyorum, ben bunu nasıl akıl edemedim. :D süpersin, sağol.
0
🌸kozm
(16.03.23)
Bence burada atladiginiz detay o kisinin soyledigi seyin muhtemelen o olmadigi.
Konusmadigim bir dilin oldugu bir ulkede yasiyorum. Gecen sene eve gelen temizlikci hanimefendi translate ile bir cumle gosterdi. "Her gun saat kac gibi tuvalete giriyorsunuz?" yaziyor mesajda. Ne?? diye dusundum, sonra bir baska arkadas orijinal dile bakinca "bugunku molaniz saat kacta?" demis megerse.

Yine ayni sekilde biriyle mesajlasmada annesinin oldugunu ogrendik, uzulduk, bassagligi diledik, megerse bir akrabasi yatiya mi gelmis neymis, orijinal cumle bambaska bir seydi.

Demem o ki translate app'leri bazen sacmaliyor. O kisinin size "bu koltuktan daha az gunes parliyor" falan demis olma ihtimali derin bir laf etmis olma ihtimalinden daha yuksek.

Onun disinda sir gawain +1
0
sopiro
(16.03.23)
@sopiro örneklerine saygı duyuyorum fakat buradaki durum farklı. adam gerçekleştirdiği eylemin nedeninden bahsetti, birbiriyle örtüşüyor. çevirisini araştırdım adam aynı zamanda bir hadisten bahsetmiş. Yukarıdaki verdiğim örnekleri misal teşkil ediyor, bire bir yaşadığım farklı birşeydi. Hepimizin deneyimleri farklı bunu gözardı etmemelisin.
0
🌸kozm
(16.03.23)
(9)

kardeşe izletmelik black mirror bölümü önerileriniz (spoiler yok)

mark greg sputnik
ben zamanında yine başka birinin önerisiyle, onunla beraber rastgele izlemiştim. erkek kardeşimin bu tarz işleri sevdiğini fark edince tavsiye ettim, birlikte benim favori bölümüm hated in the nation'ı izledik. çok sevdi. aynı şekilde üst düzey, en sağlam bölümlerden bazılarını izletmek istiyorum am
ben zamanında yine başka birinin önerisiyle, onunla beraber rastgele izlemiştim. erkek kardeşimin bu tarz işleri sevdiğini fark edince tavsiye ettim, birlikte benim favori bölümüm hated in the nation'ı izledik. çok sevdi. aynı şekilde üst düzey, en sağlam bölümlerden bazılarını izletmek istiyorum ama karar veremedim. yarın mesela 2-3 bölüm atarız belki diye düşündüm, sürekli denk gelemiyoruz zaten o yüzden seçim yapmam gerek.

asker, kavga dövüş vs. işleri sevdiği için şu ordulu fire'lı bölüm aklımda. onun dışında sizin önerileriniz ne olur? hani mesela biriyle üç bölüm izleyeceksiniz, o beğenmezse sizi vuracaklar filan deseler jdfjdkf neler seçerdiniz?
0
mark greg sputnik
(15.03.23)
white christmas cunku jon hamm*-*
0
ala09
(15.03.23)
1. white christmas
2. the entire history of you
3. fifteen million merits

en sevdiğim üç bölümü. kardeşin erkek ve ergense 2'yi white bear ile değiştirebilirsin. onu daha çok sever. playtest'i de sever.
0
sir gawain
(15.03.23)
the entire history of you (imdb 8.5) bence en güzeliydi. Çoğunluğun beğenisini soruyorsanız IMDB ye göre top 3:

White Christmas 9.1 puan
Hang the DJ 8.7 puan
San Junipero 8.6 puan almış

Aslında düşününce çoğu bölümün konusunu ve adını hatırlamıyorum, üstünden 10 yıl geçti bazılarının. white c. hangisi diye baktım hatırlamak için, o da baya iyiydi.
0
wct3 org
(15.03.23)
kardeşin kaç yaşında yazmamışsın ama şunları seveceğini düşünüyorum.

Nosedive
Metalhead
0
jepa
(16.03.23)
19 yaşında. men against fire'ı en başa koydum askeri/politik şeyleri sevdiği için. ben her ihtimale karşı bütün bölümleri indirdim ama sanırım MAF'tan sonra fifteen million merits ve nosedive'ı seçeceğim. bunlar hem sindirmesi kolay hem de vurucu bölümler. white christmas'ta sıkılır belki bunları izlemeden direkt oraya dalarsak.
0
🌸mark greg sputnik
(16.03.23)
1-Black Museum
2-White Christmas
3-The Entire History of You
0
beraesad
(16.03.23)
White Christmas zaten net Black Mirror'un en iyi bölümü puanı da en yüksek zaten. Benim ilk üçümü bırakayım şöyle:

1. White Christmas (S2 E4)
2. Playtest (S3 E2)
3. White bear (S2 E2)

Nosedive ve Entire History of You da güzel
0
bitanisanseversin
(17.03.23)
the national anthem'i izlemeyin de naparsanız yapın demeye geldim ama son cümle ilginç geldi benim ilk üçüm şunlar olurdu (sırasız):

- crocodile
- hang the dj (black museum)
- metalhead

hepsi şans eseri 4. sezondan arka arkaya çıkan bölümlermiş. ama şimdi düşündüm de hang the dj yerine black museum daha iyi. o da 4. sezon. zaten büyük ihtimal geri kalanları da izlemek isteyeceksiniz.
0
curious mind
(17.03.23)
bölüm isimlerini bilmiyorum ama;

herkesin birbirine sosyal medya üstünden puan verdiği
başına iş gelen ve korkuyla kaçan kadına yardım etmek yerine herkesin video çektiği
fena fena işlere bulaşmış adamların şantaj yoluyla kötü işler yaptırıldığı

şu üç bölüm benim favorim.

bir de netflix varsa bandersnatch'i mutlaka izleyin.
0
kibritsuyu
(17.03.23)
(9)

Everything Everywhere All at Once

tantavizisyon
Bu filmi anlayan var mi? Netflix'ten Ocak ayinda acip kapamam bir olmustu, cok karisik. Tek hatirladigim camasir makineleri ve kaotik evlerinde yasayan çinlilerin fantastik dunyasi. Nasil Oscar almis anlamadim, Bati Cephesinde Yeni Bir Sey Yok varken...Bu filmi izleyip 2022'nin en iyi filmiydi bence
Bu filmi anlayan var mi? Netflix'ten Ocak ayinda acip kapamam bir olmustu, cok karisik. Tek hatirladigim camasir makineleri ve kaotik evlerinde yasayan çinlilerin fantastik dunyasi. Nasil Oscar almis anlamadim, Bati Cephesinde Yeni Bir Sey Yok varken...

Bu filmi izleyip 2022'nin en iyi filmiydi bence diyen var mi merak ettim?

Iyi haftalar efem.
0
tantavizisyon
(13.03.23)
Bu filmi ciktigindan beri izlemeye calisiyorum hep bir aksilik cikti izleyemedim. Dun gece uyuyamadim actim izledim internete bakayim insanlar ne dusunmus diye dedim ben izlerken 7 oscar almis :D

Izledigim en guzel filmlerden biriydi, 2022'nin kesinlikle en iyisiydi bence.
0
aguen
(13.03.23)
bence de asla oscar alacak nitelikte bir film değil. filmin fikri iyi diyorlar ancak filmde sürekli bir dövüş sahnesi var. dövüş sahnesi izlemekten o kadar yoruldum ki. popodan bir şeye temas edip de zamanda dönüşüme giren karakterlerin olduğu bir filme oscar vermek ilginç gerçekten.
0
the man with no name
(13.03.23)
Bu film en iyi film dahil 7 tane Oscar aldıysa Matrix'in 17 tane falan Oscar alması gerekirdi, hatta sırf Matrix için yeni yeni kategoriler açıp onun Oscar'ları da Matrix'e verilebilirdi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.03.23)
faklı bir film ve farklı olmak çok kıymetli. çağın ruhuna uyuyor, kuantum vs, önemli sorular soruyor ve diğerlerine benzemiyor. pozitif ayrımcılık da var tabi işin içinde.
0
tiny penny
(13.03.23)
bana çok yorucu geldi bu film. tekrar izleme isteği uyandırmadı. tekrar izlesem beğenirim belki.
0
nothing in my way
(13.03.23)
Zamanın ruhuna uygun ama kötü. Bu yıllara bu gidiyor yapacak bişey yok. 7 Oscarlık bişeyi de yok, ama bu da demek ki akademi ödülü dediğimiz şey eski akademi ödülü değil.

www.benizledim.com
0
nhk ni youkosu
(13.03.23)
sonunu getiremediğim nadir filmlerden oldu. ki başladığım filmlerin %95'ini bitiren bir insanım.

film bir kere çok fazla. diyalog fazla, aksiyon fazla, twist fazla, olay fazla. yukarıda biri zamanın ruhuna uygun demiş. tam tersi olduğunu düşünüyorum. sinema (sinema sanatı diyemeyeceğimiz blockbusterları ya da süper kahraman filmlerini saymıyorum) minimalizme ve hikayesini daha azla anlatma uğraşına girmişken şu filme 2023 yılında oscar vermek zamanın ruhundan bihaber olmaktır. aftersun karakterlerine hikayeyle ilgili tek cümle kurdurmadan, sadece footage görüntüyle koca bir olay örgüsü anlatıyor. ki son yıllarda izlediğim çoğu indie avrupa yapımı da böyle. sinemanın sanatsal anlamda gittiği yön bu. bağıra çağıra hikaye anlatmak aşırı lame geliyor bana artık.

gerçi marvel neden kıçından çinli süper kahraman uydurup filmini çektiyse akademi de bu filme o yüzden oscar verdi işte. şaşırmamak lazım.
0
sir gawain
(13.03.23)
Abi oscar alan filmlerin %75'i "oscar alacak nitelikte bir film değil" zaten. Bu film mukemmel mi, hayir ama bahsedilen matrix gibi kendine ozgu bir dunyasi ve epey emek var, dolayisiyla sasirmadim almasina. bundan 10 kat daha tirt filmler oscar aldi.
0
hot potato
(13.03.23)
anlamalık değil mad max fury road gibi eğlenmelik bi film bence bu. bir sürü farklı olasılık kadının kendi seçimlerini anlama süreci. sonra da kendi seçimleri üzerinden kızını anlamaya çalışıyor. böyle hatırlıyorum.

hot potato'nun dediği gibi "kendine ozgu bir dunyasi ve epey emek var" başarılı film olması için yeterli. yoksa en iyi film çok öznel bir şey.
0
curious mind
(13.03.23)
(6)

kadıköy'de şık mekan önerisi?

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
merhaba. doğum günü için güzel bir akşam yemeğine gideceğiz iki kişi. şık, lezzetli ve doyurucu bir mekan arıyoruz. yemeğin türü önemli değil. böyle bildiğiniz bir mekan var mıdır?
merhaba. doğum günü için güzel bir akşam yemeğine gideceğiz iki kişi. şık, lezzetli ve doyurucu bir mekan arıyoruz. yemeğin türü önemli değil. böyle bildiğiniz bir mekan var mıdır?
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(09.03.23)
viktor levi
0
sir gawain
(09.03.23)
Kayikhane
0
ala09
(09.03.23)
atlasmühürdar78
0
since1907
(09.03.23)
Mucha Yeldeğirmeni
0
tiny penny
(09.03.23)
bence de öncelikle kayıkhane, sonra da viktor levi
0
gadlemler
(09.03.23)
aida
0
ir10
(09.03.23)
(3)

Bulamadığım şarkı için yardım

lavinia
şarkının girişinde bir kadının ağıtı var. böyle uzun uzun ağıt yakılıyor gibi. sonra da şarkı tekno devam ediyor.shazamladım ama cafe kalabalık olduğundan algılamadı.teşekkürler.
şarkının girişinde bir kadının ağıtı var. böyle uzun uzun ağıt yakılıyor gibi. sonra da şarkı tekno devam ediyor.

shazamladım ama cafe kalabalık olduğundan algılamadı.

teşekkürler.
0
lavinia
(02.03.23)
a tear in the open olamaz değil mi?

www.youtube.com
0
sir gawain
(02.03.23)
Deep Forest - Marta's Song
0
duster
(02.03.23)
Sting - Desert Rose olabilir mi? Cheb Mami oluyor girişteki tabi, kadınsı sesine rağmen erkek kendisi.

www.youtube.com
0
mada
(07.03.23)
(5)

monitör tavsiyesi - macbook pro

biseysorcaktim
iş için macbook pro kullanıyorum, ikinci monitöre ihtiyacım var. daha önce viewsonic'in standart bir modelini severek kullanıyordum önceki bilgisayarım ile. ancak macbook'a geçtikten sonra o monitörü kullanmak gözlerimi çok yordu.macbook'un ekran yapısı ile monitörün ekranı farklı olduğu için gözler
iş için macbook pro kullanıyorum, ikinci monitöre ihtiyacım var. daha önce viewsonic'in standart bir modelini severek kullanıyordum önceki bilgisayarım ile. ancak macbook'a geçtikten sonra o monitörü kullanmak gözlerimi çok yordu.

macbook'un ekran yapısı ile monitörün ekranı farklı olduğu için gözlerimin ağrıdığını düşündüm. bu mümkün mü yoksa bir şekilde rastlantı mı oldu?

apple'in ürettiği monitörler 30 - 40bin tl civarında. yanlış mı baktım ben yoksa cidden öyle mi? basit, sıradan, ama gözlerimi yormayacak ikinci monitör almak istiyorum. öneriniz var mı?
0
biseysorcaktim
(15.02.23)
Ben olsam Samsung'dan şaşmam :)
27" olanı (32" olanı da vardı yakın zamanda): www.amazon.com.tr
0
alfired
(15.02.23)
dell'in ips monitörlerinden al. gerçek mac monitörlerine en yakın monitörleri üretiyorlar.
0
alperz
(15.02.23)
4k almayın retina scaling için ters 2k scale derken tam integer scale olmuyor.
Retina 1080 ölçekle çalışabiliyor deli saçması 4k monitörü 1080 ölçekle kullanmak 4k 1:1 oranda kullanayım diyosun hiçbişey okunmuyor çok saçma bi durum.

2k retina ölçek ile çalışsın isterseniz 5k ekran alacaksınız (ki dediğiniz gibi anne gözü fiyatlar) ya da ya direkt 2k monitör alın 1:1 piksel kullanmak için.

Ya da 32" ya da daha üzeri devasa bi 4k alın 1:1 belki çalışır.

Ya da yav nolcak 2k tam integer scale olmasın nolur ki diyebilirsiniz o da hoş bi seçenek tabi.


Samsung almayın bu arada senem dolmadan ölü piksel ve salak saçma problemler çıkardı bu hafta arayacağım bakalım neler yumurtlucaklar 5 ölü piksele kadar garanti olmaz vs vs.
0
hedep
(15.02.23)
dell SE2216H var bende, macbook air ile kullanıyorum. gayet memnunum.
0
sir gawain
(16.02.23)
ips alman lazım. 2 sene şirketin verdiği lenova kullandım şimdi de asus aldım 110 euro ips ekran işimi görüyor. macbook ekranı ile kullanıyorum.
0
abi bi dizi buldum on numara
(16.02.23)
(12)

inanç/ruhsal durum konuları

firemanjonny
dün gece kayınpederleri umreye yolladık, mübarek olsun, ben küçük yaşlardan itibaren ailesinde din eğitimi verilmiş 5-6 sene öncesine kadar da 5 vakit namaz kılan biriydim, 35 yaşında erkek bireyim. bi 5-6 senedir fikirlerimde çok değişimler oldu, en son enkazdan çıkarılan bir yavrucak varken biri t
dün gece kayınpederleri umreye yolladık, mübarek olsun, ben küçük yaşlardan itibaren ailesinde din eğitimi verilmiş 5-6 sene öncesine kadar da 5 vakit namaz kılan biriydim, 35 yaşında erkek bireyim. bi 5-6 senedir fikirlerimde çok değişimler oldu, en son enkazdan çıkarılan bir yavrucak varken biri tekbir getirmeye çalıştı orda olsam ağzına vururdum çok sinirim kalktı o anda, sonra acayip bir farkındalık geldi "ne oldum lan ben böyle" dedim, ama şimdi de olsa aynı şekilde gıcık olurdum. bir yanda umreye insan uğurladık, otobüs önünde ağlaşanlar (niyeyse), diğer yanda benim ailem burda seslerini duydum kimse gelmedi artık ses yok diye ağlaşanlar, içimden fuck the system diyip dağ başına yerleşesim geliyor, umre bildiğin turistik ziyaret farz değil bi bok değil, yani şuan bahamalara gidip dönüp götünün fotosunu instagrama atan kızlardan farkın yok orada ihram içinde sırıtp poz vermenin, ver o parayı yardım olarak bitsin gitsin, inancın içinde yine sevap kazan hatta daha çok sevap kazan, umre sevabı bile yazılır ek olarak hayır yapma sevabın bonusun olur, ki bunu yapan da gördüm sosyal medyada çok takdir ettim. tabi bunu kendilerine demedim, lüzum da yok, bişi de değişmez. insanı ateist yapacaksa bu iktidar kadar başarılı başka kuruluş olamazdı. işin garip yanı on sene önce çok daha mutluydum, nispeten konulara cevabım vardı kendimce, şimdi zerre mutlu değilim, farkındalık-sorgulama arttıkça girdap etkisi yapan bir belirsizlik doğuyor. sıkılıyorum daralıyorum çıkamıyorum. dil öğrenmeye olan ilgim aşağı düştü, hiçbir iddialı çıkış yapmaz oldum/faydası yok, konuşmaya bile eriniyorum, hayat kalitem yerlerde, geleceğe olan ümidim/beklentim sıfır. kendi gerçekliğimi yaratıp yalandan mutlu mu olmaya çalışayım, inanç konularını sümen altı mı edeyim, insanların cehaletine gülüp geçeyim mi ne bok yiyim. psikoloğun faydası olur mu, aynı durumda olan, önerisi olan başımın üstünde, akıllı bişeyler işitmeye çok ihtiyacım var.

cevaplar için çok sağolun, bi noktayı yanlış ifade etmiş olabilirim, kişilerden dolayı dinden uzaklaşmıyorum, din kişilere her türden kabahatin saklanabileceği kılıflar bahşediyor, insan beyni de seçici-geçirgen olduğundan kaza/fıtrat/mukadderat/takdir-i ilahi deyip dini anlamda işin içinden çıkıveriyor, garibime giden din denen nesnenin burdan çekince çine kadar uzaması.
0
firemanjonny
(15.02.23)
“Dini olanın vicdanı olmaz” diye bir söz var. Zamanında arama kurtarmaya giden ekipler namaz molası verdiğinde duymuştum ilk defa bunu.

İçinde bulunduğunuz buhranı anlıyorum. Vicdanlı bir insansınız demek ki. Bu düzeni siz değiştiremeyeceksiniz. O yüzden kendinizi bu konularla yıpratmak yerine elinizden gelen yardımı yapabilirsiniz. Herkes kendi yaşadığını biliyor sonuçta.
0
ruhen hastayim ben
(15.02.23)
Müslümanlara kızıp İslam'a küsmeniz mantıklı değil, siz ve biz eğer imanlıysak İslamiyeti daha güzel yaşayalım, yeni nesile daha güzel örnek olalım. Kötü yöneticiler, vicdansız bazı insanlar da müslüman diye biz neden kendi imanımızdan şüphe edelim?

Umreye gitmeyip parasını bağışlasaydı daha mı iyi olurdu? Daha mı iyi olurdu bilmeyiz ama çok güzel olacağı aşikar, peki ama ya bağış da yaptıysa? Ya da çok önceden parasını ödediği için gittiyse?

Ben hiç umre'ye gitmedim, hiç hacca gitmedim. Ama ne zaman buraya giden insanları eleştirip "arap'lara para yedireceğine fakire fukaraya ver" tarzı bir eleştiri görsem şu cevabı veririm;

"siz bu sene tatile gitmeyip o parayı fakir verecek misiniz?"

Gavura kızıp oruç bozulmaz, siz yine de kötü örnekleri baz almayın kendinize.
0
john bloor
(15.02.23)
Benzer durumlardayız hocam. Etrafımda da senin/benim gibi çok insan var konuşuyoruz dertleşiyoruz benzer endişeleri/fikirleri paylaşıyoruz.

Maalesef ben de beş vakit değilse de namaz kılar, kuran okur, cumaları camiye giderdim ancak özellikle 15 temmuz sonrası dinin içine siyaset iyice karışınca hocalardan da vaazlarından da iyice tiksindim. Dedemin cenazesinde hazır kalabalıkken yeni yapılan camisi için para dilenen hocanın orada boğazını sıkmak istedim. Bir tek elimde belli belirsiz inancım ve alışkanlıktan mıdır bilmiyorum tuttuğum orucum kaldı.

Hele son zamanlarda din kisvesi adı altında yapılan kötülükleri, şarlatanlıkları gördükçe iyice uzaklaşıyorum. Dinin bir suçu yok gerçi ama içimden gelmiyor yani.
0
chicha_v2
(15.02.23)
Ateistim ama "akp dinden soguttu" "siyasete din karistiranlar soğuttu" soylemleri bana çok garip geliyor.

Müslüman olmak şu demek değil mi; Allah diye bir şey var, tüm evreni o yarattı, hz muhammed i peygamber olarak gönderdi vs. Benim bu bilgiye inanip inanmamami Akp etkileyemez ya xd çok saçma xd evrim fln okuyup kafanız karismiyo, başkası x davranışı yaptı diye bu bilgiye olan inanciniz sarsılıyor. Bu sebep sonuç ilişkisi çok saçma geliyor bana.

Tamamen dinden uzaklastiginizda kafanız rahatlayacak bence :) Bende öyle olmuştu. Çünkü önceden hep bir yerlerden bir şeyler bekliyordum, dua ediyordum, umuyordum. Gerceklesebilme ihtimali var mı yok mu bakmiyordum. Bedava nasılsa, ümit et :) Dolayisiyla gerçekleşmeyince hayal kırıklığı... Bir de sürekli bir sorumluluğu yerine getirmenin/getirmemenin huzursuzluğu.. yok namazı kaçırdım, çok orucu bozdum

Şimdi gercekciyim. Biliyorum ihtimalleri. Uzun yıllardır mutlu yaşıyorum.
0
abuzer
(15.02.23)
Ben de benzer bir süreçten geçerek dinden uzaklaşmıştım. Kendini "biz müslümanlar" olarak tanımlayan kapalı gruplar var. Bunların ne karakterleri, ne savundukları; kesinlikle hiçbir şeyleri benim inandığım değerlerle örtüşmüyordu. Bu durum tamamen iradem dışında beni buz gibi soğuttu açıkçası. Ben öylece sanki kendime dışardan bakıyormuşum gibi bu uzaklaşma sürecini izledim. Hiçbir aktif rolüm olmadı bu konuda.

Artık son geldiğim noktada eğer gerçekten bir sınav falan varsa bu sınav ancak bu acayipliğin içinde bulunmamakla geçilir heralde noktasındaydım. Şimdiyse çoktandır sadece hiç umursamıyorum bu konuları.
0
akhenaten
(15.02.23)
olur tabi psikoloğun yardımı, olmaz olur mu!
ancak, tecrübelerime dayanarak söyleye bilirim ki bu tür depresif ruh hallerinde ilaç tedavisi çok iyi ve hızlı sonuç veriyor.
doğru ilaç çok önemli olduğundan, doğru psikiyatrist'le görüşmek çok önemli. bunun için de kesenin ağzını biraz açmak lazım; zira özel psikiyatrist ücretleri çok yüksek. yine de uzun vadeli mental sağlık ve mutluluk düşünülecek olursa, iyi bir psikiyatriste görünmek iyi bir yatırım olarak görülebilir.
0
pangea
(15.02.23)
@abuzer'in ilk 2 paragrafı +1

Yani kötü örnekler var diye niye inancınızdan soğuyorsunuz ben de anlamıyorum. Ben inançlı biriyim ama bugüne kadarki sorgulamalarım inananların "inancıma göre" ters eylemlerinden olmadı. Niye onları referans alayım ki? Referans alabileceğim daha nitelikli kaynaklar varken bana ne alkol alan türbanlıdan, sevap yapmak varken umreye gidenden.

Bir de yanlışım varsa düzeltsin biri umre genelde hac kurası çıkmayan, hacca parası yetmeyen ya da hacca gidip geldikten sonra maddi durumu el verdiği için tekrar oraya gitmek isteyenlerce tercih ediliyor. Annem babam da yıllardır kura çıkmasını bekliyor ve kura çıkmazsa en azında umreye gidip oraları görmek istiyorlar yine inançları gereği. Yani adam ya da kadın ister inancına göre umreye gider ister sevap yapar. Bu bana ne ya da bize ne? Herkes de gidip ihramda poz vermiyor. Poz verip paylaşandan bir inançlı olarak da yine bana ne diyorum. Ünlü düşünürün dediği gibi herkesin hayatına kimse karışamaz.

Daha iyi hissettirecekse psikolojik destek alın ama inanç bence kişinin kendi içinde çözebileceği bir şey. Belki psikolog bu süreçte bunu aydınlatmaya eşlik eder.
0
Amaranta ursula
(15.02.23)
dini yanlış uygulayanlar yüzünden dinden soğumayı ben de anlamıyorum. bir insan dinden, din konseptini saçma bulduğu, dinin doğruluğunu sorgulamaya başladığı için uzaklaşır. ya da uzaklaşmalı. yani ülke gerçekten süper vicdanlı dindarlar tarafından yürütülüyor olsaydı dindar kalmaya devam mı edecektin? dini sorgulamak böyle bir şey değil, üzgünüm. dini sorgulamak, dinlerin varlığından şüphe etmeye başlamak, insanın ilk çağlardan itibaren batıla duyduğu ihtiyaç ile örgütlü dinlerin ortaya çıkışı arasındaki ilişkiyi kurabilmek demek. çok daha büyük ve teorik bir düşünme süreci. üç beş salak insanın yaptığıyla dini inancının dengesi bozuluyorsa ya sağlam bir inanca sahip değilsin, ya da bu konuları daha önce hiç düşünmemiş olmanın toyluğunu yaşıyorsun. gerçekten sorgulamaya başladıysan biraz araştır, oku, akepeliler gibi minicik bir bağlamın içinde değil, üzerine gerçekten kafa yorarak düşün. sonunda en azından omuzlarında yük olan gereksiz bir dertten kurtulmuş olursun.
0
sir gawain
(15.02.23)
ben de dindar sayılabilecek bir ailede büyüdüm, özellikle son 7-8 senedir fikir olarak dinden uzaklaştım. uzaklaşma sebebini iyi düşünmek lazım.

dini iyi uygulamayanlar yüzünden soğumak ayrı (bence saçma)
dini kötüye kullananlar yüzünden soğumak ayrı (bence bu da saçma, onların yaptığı onları bağlar)
dinin bazı kısımlarını sorguladığın ve aklına yatmadığı için soğumak, işte bu en çok yaşadığım şey. evet sorguluyorum, bir yaratıcının olması değil, ancak hikayenin geri kalanında benim hiç aklıma yatmayan şeyler hala var. bu yüzden dinden uzaklaşıyorum ama bundan mutsuz değilim, allah akıl vermiş aklı da sorgulamak için vermiş diyorum kısaca.

onun dışında dil öğrenmen, hayat motivasyonun düşmesi, konuşmak istememen, bunların dinle alakası yok sadece kendini kandırıyorsun. seninle alakası var. senin kendi sorununu çözmen lazım.
0
roket adam
(15.02.23)
ben tasavvuf ve felsefeyle de ilgilenen bir imamdan şu cümleyi duymuştum:

"İnsanlar beklentileri için inanıyor. İşi rast gitsin, talihi açık olsun, sağlığı yerinde olsun diye. Ama inanmak bunları sağlamaz. İnanmak hayatını kolaylaştırmaz. Ama zor zamanlarını daha sabırla atlatmanı sağlar.

Basit görünen ama aslında bugün şikayet edilen konular tam da bununla alakalı. Çünkü herkes bir çıkar uğruna inanıyor. Çevre edinmek, kabul görmek...

Bence dindar görünen insanların hataları yüzünden kendinizi yıpratmayın. Herkes kendinden sorumlu bu dünyada.


Bu problemin yanında bir problem daha var. İnsanlar kendileriyle değil, başkalarıyla ilgilendikleri için de bu noktaya geliniyor. İster inançlı olun, ister inançsız, kafanız başkalarıyla meşgul olduğu sürece mutsuz olursunuz. Kendi hayatınızla ilgilenin sadece. Başkalarının inançları sizin meseleniz olduğu sürece işin içinden çıkamazsınız. Bu ateistler için de böyle, dindarlar için de... Herkes kendi düşüncesini dayatma derdinde.

Bundan din eğitiminin sadece şeklen verilmesinin etkisi büyük.

Ben okumayı çok seven bir insanım. O yüzden birçok dinle ilgili araştırma yaparım, tarihe meraklıyım. Dini bir otorite değilim elbet ama kendi fikrimi paylaşayım.

Benim okuduğum islamiyet aslında oldukça rasyonel bir din. birçok inançla kıyaslanınca. Aslında bugünkü protestan hristiyanlığa çok yakın bir çizgide. Çünkü birçok inanç insanı maddiyattan uzaklaşmaya teşvik ederken islam çok dengeli bir noktada duruyor.

Şimdi şöyle bir noktadan bakalım. İslamın altın çağı denen dönemde, matematikten tıp bilimine inanılmaz bir ivmelenme yaşanıyor. Düşünün platon eflatun adıyla bu bölgede kabul görüyor.

Sonra bugün tartışığımız noktaya geliyoruz. Burada işte bakış açısı değişimi söz konusu.

En basit haliyle ibadetleri ele alalım. Mesela hac... Hac bugün uçağa atla, görevleri yerine getir 5 yıldızlı otelde konakla, turistik alışverişini yap ve eve dön şeklinde yorumlanıyor.

Oysa şöyle de düşünebilirsiniz. Bu aslında bir yolculuk. İnsanın kendi içsel dünyasına da yaptığı bir yolculuk. Eski çağlarda insanlar binlerce kilometre kat ediyor, belki köyünden ilk defa bu sebeple çıkıyor. Başka kültürleri görüyor, yolda hac yolunda gidenlerle arkadaşlık ediyor, yemeğini paylaşıyor. Başka köylerde şehirlerde misafir oluyor. Onlarca farklı ırktan, milletten insanla tanışıyor. Dünyanın aslında hem çok büyük hem çok küçük olduğunu öğreniyor. Uzaktan tanımayıp düşmanlık ettiği insanların aslında kendi gibi dertleri olduğunu görüyor. Kaynaşıyor... Belki bugün atladığımız şey budur.

Bugün baktığımızda belli bir yaşa gelince insanlar borç harç gitmek zorunda hissediyor. Oysa paran yoksa, imkanın yoksa gitmemelisin denmiş bu ibadet için. Sadece para da değil konu, mesela başkasının hakkına girmemen gerekiyor giderken. Nedir o? Diyelim ki sen hacca giderken kullandığın para yüzünden çocukların o ay daha az yemek yiyecek.

ya da baban hasta. Sen yokken annene ve kardeşine daha çok iş düşüyor. Onların işleri aksıyor o zaman da senin yaptığın ibadet sıkıntılı. Hacca / umreye gidiyorsan geride sen yokken hayatın sen varmış gibi akması lazım yani.

Ya da çok tartışılan kurban... Kurbanın olayı gidip şov yapmak değil. Eskiden marketten et alamıyosun. Hayvanın varsa kesip yiyorsun. Yoksa yok... O yüzden kendi hayvanından birini ayır, yılda bir kere onu ihtiyacı olana paylaş. Ama bizde kurban = elde ekmek ve piknik tüple kavurma beklemek.

gibi gibi...

Anlatmaya çalıştığım usüllerle kafayı bozmuş herkes. Oruç nasıl tutulmalı, namaz nasıl kılınmalı, iftarda ne yenilir falan...

Ama bunları niye yaptığını düşünmeyi öğrenmemiş kimse.
0
anten
(15.02.23)
bu kadar zor durumda insan varken, tatil/umre benim de çelişkim
ama kimseyi kınamamak gerek
sizin verdiğiniz örnek özelinde değil ama
bazı insanlar ömür boyu kendilerinden kısar, çocuğuna verir başkasına verir
sonra olmadık zamanda kendini hatırlar, kendi için bir şey yapmak ister

burada denge önemli ne bütün birikimi bağışlamak ne de kendine harcamak
2isini de aynı anca yetecek para varsa ne mutlu
0
mantık
(15.02.23)
Ben ney sesi bende gıcık olma hissi yarattığı için Itri dinlemekte zorlanıyorum. Ve bu durum bende bir nefret uyandırıyor şu açıdan: kendi kulturumun en büyük bestekarini zevk alarak dinleyemiyorum ve bunda benim payım yok.

Biraz şey gibi bir durum o kadar sistematik olmasa da, otomatik portakalda alexe Beethoven dinletirken şiddet görüntüleri gösteriyorlar ya, sonra Beethoven duyunca midesi bulanıyor. Tam olarak böyle.


Bahsettiğim sahne şu:
youtu.be
0
encokbenisevinnolur
(15.02.23)
(26)

Türklerin Yunanları Sevmemesi

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Yani ülkenin geneli için söylemiyorum tabii ben seviyorum mesela, ben herkesi seviyorum zaten benim için sorun yok, yani genellemeden konuşmak istiyorum ama bir yandan da genelliyorum tabii. Sorum şu: Abi biz Yunanları neden sevmiyoruz? Misal Yunanların Türkleri sevmemesini anlıyorum, yani İstanbul'
Yani ülkenin geneli için söylemiyorum tabii ben seviyorum mesela, ben herkesi seviyorum zaten benim için sorun yok, yani genellemeden konuşmak istiyorum ama bir yandan da genelliyorum tabii. Sorum şu: Abi biz Yunanları neden sevmiyoruz? Misal Yunanların Türkleri sevmemesini anlıyorum, yani İstanbul'un alınması falan geçiyorum ama gidip 15. yüzyılda Atina'ya girmişiz 19. yüzyılda çıkmışız, yüzlerce yıl adamların ülkesinde kalmışız, bu insanlar asimile de edilmemiş mesela Osmanlı'nın öyle bir politikası da yok, kendi kimliklerini korumuşlar. Bu şartlar altında ben Yunanların Türklere düşman olmasını anlayabiliyorum hak da veriyorum, bi ülke gelip benim ülkemi işgal etse ve 400 sene kalsa ben de düşman olurdum ama biz neden düşman olmuşuz, yani Kurtuluş Savaşı'nda olanlar eşit bir neden yaratıyormuş gibi de gelmiyor bana açıkçası, sanki onlar bizi sevmiyor diye biz de sevmiyormuşuz gibi olmuşuz. Böyle mi oldu acaba yoksa ben başka bir şeyi mi atladım? Teşekkür ederim.

Edit: Sorum genellemeye açık olduğu için sıkıntı yaratıyor olabilir, o nedenle şöyle düzenlemek istedim: Elimizde 10 Yunan ve 10 Türk var, bunlar birbirlerini sevmiyorlar, ben 10 Yunan neden sevmiyor anlayabiliyorum yukarıda saydım ama 10 Türk neden sevmiyor onu çözemiyor. Neden?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
iki millet de birbirini gayet seviyor; Yunanistan'da Türk olduğumu duyan herkes acayip yardımcı oldu bana. Türkiye'de de durum az çok böyle.

Ha iki milletin de ırkçısı aşırı milliyetçisi yok mu? Elbette var. Onlar her millette o kadar var, olur öyle.
0
babilfish
(13.02.23)
Tamam bro işte benim sorduğum da bu zaten. Türkleri sevmeyen Yunanları anlayabiliyorum, bizim bahanemiz ne? Misal Türkiye'de 10 kişi Yunanları sevmiyor diyelim, bu insanlar neden sevmiyor olabilir gibi bir şey benim merak ettiğim.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
o esnada yunan sevmeyenler: çünkü onlar bizim baklavamızı dönerimizi cacığımızı çaldılar. :(
0
theseachange
(13.02.23)
hocam biz batıyı komple sevmiyoruz zaten. israil'i düşmanımız olarak gören milyonlar vardır. sanki biz filistinliyiz:)
0
nothing in my way
(13.02.23)
yunanistana gittiğimde gayet iyi davrandılar ama tarihe bakarsak belli sıkıntılar olmuş. tripoliçe katliamı ve 1. dünya savaşındaki sıkıntılar bu tarz şeyler var. bunları savaş zamanına göre düşünmek lazım.
tarihe şu açıdan hiç bakılmıyor, devşirme denip geçiliyor. adamı anasından babasından ayırıp kendi yanına alıyorsun yıllarca büyütüyorsun. adamlar içten içe kuruluyor sonuç olarak ayaklanma vs oldu. tarihsel böyle bir bakış var.

ama dünya insanı olarak ben iyi insan olduktan sonra herkesi seviyorum. din dil ırk vs. çok da önemli değil.
0
mikahakkinen
(13.02.23)
orta yaşlılarımız doksanlardaki kardak krizini hatırlar. şu anda nasıl dış mihraklar gibi yapay bir düşman algısı oluşturulduysa, o yıllarda da düşman algısı yunanistan üzerinden kuruluyordu. osmanlı, kurtuluş savaşı ve 6-7 eylül olaylarına rağmen (yani eğitimsiz basit halk için birçok gerekçe varken) halk nezdinde böyle bir düşmanlık olmadı hiç. siyasetçilerin goygoyuydu onların hepsi.
0
sir gawain
(13.02.23)
Şimdi buraya Mora katliamı, kurtuluş savaşında yapılan katliamlar, İzmir yangını gibi şeyler yazılabilir, yazanlar da olur. Tabii ki hiçbir katliamı desteklemiyorum ve İzmirli biri olarak İzmir yangınını lanetle anıyorum (hala kimin yaptığı şaibeli aslında dümdüz o kargaşada fırından çıktı diyen de var ama tartışmaya girmiyorum, Yunanlar kaçarken yaktı diye kabul edelim).

Ama bence asıl neden sizin de dediğiniz gibi 400 yıl yönettiğimiz ve "yüce" Osmanlı'nın yanında ufak sayılabilecek bir milletin bağımsız olması ve Osmanlı'nın bunu engelleyememesi. Büyüklük kompleksimize vurulan en önemli darbelerden.

400 yıl yönettiğimiz dönemde işte şöyle hoşgörülüydük böyle karışmadık diye anlatıyoruz ama hoşgörülü olmakla eş vatandaş kabul etmek farklı şeyler. Ha yine Yeni Çağ Avrupasına göre Osmanlı'nın hoşgörü politikası çok daha iyi, o dönem standardında da takdir edilebilecek bir şey insan hakları açısından ama işte klasik Fransız İhtilali sonrası dönemde, Osmanlı da yavaş yavaş çözülme sürecine girerken bu milletlerin bağımsız olma isteğine hak vermek gerekir 2023 yılından baktığımızda. O dönemde hiçbir bağımsızlık mücadelesi de kansız bitmiyordu şimdiki gibi Birleşmiş Milletler gibi uluslarüstü kurumların da olmadığı ortamda sivil katliamları da olmuştur maalesef. Ama bence bu sebepler dediğiniz gibi terazi kefelerini eşit doldurmuyor. 400 yıl boyunca adamların en büyük erkek çocuklarını alıp zorla müslüman yapıp savaştırmış. Hadi çok şanslı bi azınlıktaysa mülki idarede çalışıp sadrazam bile olabilmişler ama Muhteşem Yüzyıl'da da gördüğümüz gibi hala köle gibi bi şeyler. Kapıkulu yani adları padişahın kapısındaki kul. Bu çok büyük bir toplumsal travma. Şimdi bazı tarihçiler(!) "Balkanlardaki aileler çocuklarının alınmasını istiyordu daha iyi şartlarda yaşasınlar diye" diyor ama bu bana çok gerçekçi gelmiyor açıkçası bilmiyorum.

Ha ama Yunanların Anadolu işgali hayali de kendi haklılıklarına çok büyük darbe vuran bir şey. Gerçi İzmir'e çıktıklarında İzmir halkı (sadece Rumlar da değil) çok da üzülmemiş diyenler de var. İzmir Osmanlı döneminde de Gavur İzmir denip devletten hiç destek almayan bir şehirmiş. Ama tabii ki İngiltere'nin gazıyla biz burdan Ankara'ya kadar gideriz mevzusu yanlış ve gereksiz bir hamle. Bunun Anadolu halkında yarattığı travmayı da anlayabiliyorum.

Neyse bence haklısın. Ama senin de dediğin gibi iki tarafta da sevenler daha fazla sevmeyenlerden. Son yüzyılda yaşanan onlarca soruna rağmen (kurtuluş savaşı, nüfus mübadelesi, 6-7 eylül olayları, kıbrıs sorunu, kardak kayalıkları, kıta sahanlığı, adalar vs vs) yine bir sıkıntıda ilk gelen devlet oluyoruz karşılıklı. Halkın da birbirine olan sevgisi pek değişmiyor gördüğüm kadarıyla.
0
nundu
(13.02.23)
Nundu ben de böyle düşünüyorum tamı tamamına, benim ne anlatmak istediğimi sen daha net açıklamışsın.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Yunanlılar Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi'ndeki düşmanımız. Başarılı olsalardı bugün Türkiye olmayacaktı. Bunun dışında Kıbrıs için terör faaliyeti söz konusuydu. Yunanca şarkıları severim. Hep gitmek istediğim bir yer. Anadolu'ya, dünyaya olan kültürel katkılarını severim. Ama günümüzde dikkat edilmesi gereken bir ülke. Düşman uyumaz.
0
dissendium
(13.02.23)
hala devam eden siyasi problemler var. bunlar ülkelerin bağımsızlığını ilgilendiren şeyler. kıbrısı var, adaları var, kıta sahanlığı meselesi var.

bunlar sadece devlet sorunu değil halkların da sorunu maalesef. iki taraf da doğal olarak geri adım atmak istemiyor. yunan halkı ile türk halkı tabii ki dost olabilir. bir ateist de bir muhafazakarla dost olabilir. o muhafazakarın bulunduğu cemaat "camilerin yanında meyhane istemiyoruz" diyebilir. senin bulunduğun cemaat ise "ezan okunurken hoparlör kullanılmasın" diyebilir. bu bazı ateistlerde ve mütedeyyinlerde sana olan etkisinden farklı bir şekilde tezahür edip düşmanlığa yol açabilir.

olay geniş açıdan bakınca biraz kompleksleşiyor. beraber rakı içelim meze yiyelim dostça yaşayalım değil sadece. yoksa tabii herkes birbirini seviyor. israil'de de filistinlilere karşı öyle bir düşmanlık yok gayet yaşıyorlar orada. hatta meclislerinde milletvekilleri var yanılmıyorsam. fakat öyle ya da böyle halkın bir kısmı bu gelişmelerden etkilenip düşmanlık yapıyor. bu çok doğal.
0
bohr atom modeli
(13.02.23)
Biz onların topraklarını işgal etmemişiz. Onu düzeltelim. Biz aldığımızı Doğu Roma İmparatorluğundan almışız. Yunanistandan değil.

Google'a 'Yunanistan milli marşının Türkçe sözler yazıp' o marşı bir okumakta fayda var.

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş savaşında olanlar, bizim açımızdan yeterince nefret kaynağı teşkil eder ama okumak lazım.

Son olarak da geçmişi geçmişte bırakıp tüm insanların birbirini kardeş olarak gördüğü bir Dünya'ya evriliyoruz. Ama gerek emperyalizm ve gerekse 'Dış düşman'lıklardan beslenen siyasi iktidarlar buna müsaade etmiyor.
0
Mirket
(13.02.23)
Benim anne tarafı 1960’ta türk vatandaşlığı almışlar. Öncesinde İskeçe’de yaşıyorlarmış. Dedem, anneannem, dayım Yunanları pek sevmezler. Özellikle dedem hiç hoşlanmazdı. Bulabildiği ilk fırsatta da Türkiye’ye göç etmiş bu yüzden. Yunanlardan çok çektik, ayrımcılık vardı diye bir sürü hikayesi vardı, dinlerdik. Bir diğer nedeni de tabii ki Atatürk’ün ülkesinde yaşamak istemesi, bu ayrı konu.

Fakat yine de benim olduğum kuşakta böyle bir nefret yok. Aksine Yunanları çok seviyorum onlarla aynı milletmişiz gibi geliyor. Öğrencilerime milli mücadeleyi anlatırken de hep üstüne basa basa artık bu ülkelerle ilgili bir problemimiz yok hepimiz dünya vatandaşıyız diyorum.

Dedem dışında da Yunanları sevmeyen görmedim açıkcası. O da anılarından dolayı sevmiyor, belki de kendince haklıdır. Hiçbir fikri/anısı olmadan direkt düşmanlık besleyenler muhtemelen ilkel milliyetçilik duygularıyla hareket ediyordur.
0
ruhen hastayim ben
(13.02.23)
Mirket hocam biz Doğu Roma'yı alınca Yunanistan 2,5 litrelik kolaya bantlanmış 1 litrelik Fanta gibi promosyon olarak geldi o nedenle işgal sayılmaz bu mu demek istiyorsun yani :)
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Doğu Roma İmparatorluğu Japon devleti miydi yav basbaya Yunan devleti işte. İsminde Roma geçiyor diye Roma devleti diyosak Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nu ne yapalım :)

Doğu Roma İmparatorluğu'nun (ya da kısaca Bizans işte) halkı, yöneticileri, dini, kültürü her şeyi Yunan. Ayrıca Bizans'tan aldık diye Yunanistan toprağını işgal ettik sayılmıyor mu ne alaka :d adamların bin yıllardır yaşadığı topraklar orası yani.
0
nundu
(13.02.23)
su an yunanistan’da yasayanlar daha ziyade arnavut kokenliler. yani o iddia ettikleri helenleri kesmis tayfa. ayrica mesela mora katliami diye bir hadise var.
0
alperz
(13.02.23)
tamamen resmi tarihten kaynaklı.

bize ilkokulda, ortaokulda, lisede tekrar tekrar anlatılan yunanların kurtuluş savaşı döneminde katliam yaptıkları, kadınların meme uçlarını kestikleri, sırf zevkine hamile kadınların karınlarını deşip çocuğun cinsiyeti üzerine iddiaya tutuştukları, köyleri-şehirleri ateşe verdikleri, vb.

bu hikayelerle büyüyen bir çocuğun bırak yunanlardan nefret etmesini, kendini canlı bomba yapıp atina'da havaya uçurmasını beklersin.
0
nickini degistiren yazar
(13.02.23)
İçlerinde samimi olanları olsa da bu biraz da taktiksel bir davranış. Osmanlı döneminde de böyle yakınlaşmalar olmuş. Padişahlardan yunan kadınla evlilik yapanlar var. Bireysel tavırlarla milli menfaatler çok farklı şeyler. Bir bakmışsın vatanın elden gitmiş..
0
scholar
(13.02.23)
Abi yanlış anlamayın ama bence herkes kendi götünün derdinde ya, kimse kimseye çökmeye çalışacak güçte değil değil gibi. Yunanların 10 milyon nüfusu var AB'den şurdan burdan aldığı yardımlarla onların karnını doyuramıyor bizi alıp ne yapacaklar. Yani 100 sene önce bi kere İngilizlerin gazıyla savaş açtılar ama o dönem herkes herkese savaş açıyordu zaten bitti gitti. Biz de "bir gece ansızın Atina" diyorduk ama daha depremde kendi şehirlerimize giremedik bir gecede.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
çok yakın tarihte yaşanmış bir kıbrıs faciası var. o dönem gerçekten ciddi saldırılar yapılmış sivil türklere karşı. devamında onları korumak durumunda kaldığımız için savaşa girmek ve yıllarca bir ton yükle uğraşmak zorunda kalmışız hala da uğraşıyoruz. bu konunun gideri 50 yıl bile değil. sırf bu bile çok doğal olarak bir düşmanlık ve nefret sebebidir. bunun dışında çözülememiş çok ciddi bir kıta sahanlığı konusu var ki bu da taşıdığımız risklerden bir tanesi. yani evet kültürlerimiz benziyor ama adamlarla çok uzun zamandır sürekli savaşıyoruz, böyle bir nefret olması çok normal.

@kaleci son yorumuna istinaden de şöyle diyeyim, zaten yunanistan'ın bize bir savaş açmayacağı bariz. ama biraz batı güdümünden çıkan türkiye'nin terbiye edileceği ilk nokta egedeki bu yukarıda bahsettiğim zaafiyet olacaktır. artık ülkeler birbirine saldırmıyor, başına bela olsun diye önden destekli küçük çocuk yolluyorlar, öyle bir durum olur da rusyanın durumuna düşersek ne yapacağız? bence gayet aktif bir tehdit bu.

edit: bu arada benim yunanlarla bir derdim yok, sadece algısal açıdan incelemeye çalıştım.
0
roket adam
(13.02.23)
Kurtuluş savaşı ve kıbrıs sorunu kaynaklı. Ayrıca başlık öyle bir açılmış ki yunanlar bize topyekûn bayılıyor gibi bir durum var sanki. "Türklerin ve Yunanların birbirini sevmemesi" sevme - sevmeme durumu karşılıklı bir durum
0
yazdonumu
(13.02.23)
Doğu Roma İmparatorluğu'na Yunan devleti diyen arkadaş eminim Kölemenlere de Mısır Devleti diyordur.
0
Mirket
(13.02.23)
Memlükler, Mısır ve Levant coğrafyasında olan, yönetici takımının ilk 200 yıl Türk, sonraki 200 yıl Çerkes ama halkının çoğunlukla Arap olduğu bir devlet. Yani Memlüklere Mısır devleti de, Türk/Çerkes devleti de ya da Arap devleti de diyebilirsin çünkü hepsini kapsıyor. Mısırlı diye millet yok yav zaten o dönemde, merkezi Mısır'da olan bir devlete niye Mısır devleti denemesin ki.

Bizans için böyle bir durum yok. Halkı da yöneticisi de Yunan (Bizansın zirve döneminden bahsetmiyorum, Osmanlı ile mücadele ettikleri son dönemleri). Sonuç olarak Bizans bir Yunan devletiydi. Burda tartıştığımız konunun ne olduğunu anlamadım :)

Bizans'a Doğu Roma İmparatorluğu diyince durum değişmiyor. Roma ile alakaları, Fatih'in kendini Roma'nın sultanı ilan etmesiyle benzer. Bir mirası devam ettirme çabası. Ruslar bile kendilerine Roma'nın mirasçısı dedi tarihte. Roma'nın mirasçısı olmak istemekle Romalı olmak farklı şeyler.

Yani Osmanlı ne kadar Romaysa, 1100 sonrası Bizans da o kadar Roma'dır. O yüzden son dönem Bizans'ı bir Yunan devletidir.
0
nundu
(13.02.23)
yazıldı mı bilmiyorum yanıtları okumadım ama din temelli işte. müslüman olsalardı çok sever, kardeş şehir derdik ve avrupa'ya karşı hep yunanistan'ın yanında olurduk.
0
deartheodosia
(13.02.23)
Egeli olarak hem severim hem sevmem. Çünkü Yunan gavurudur :). Buraları yakıp yıkmıştır. Duyduklarımıza göre çocukları kuyulara saklayarak kurtarmıştır dedelerimiz falan.
Ama ortak kültür var. Onlarda çok rahat yaşayan bir halk değil.
Zamanında İngilizlere uymaları yani tam siyahta değiller.
Ama Türkleri sevenine de sevmeyenine de rastladım, sevmeyeni çok fena, dikkat etmek lazım
0
Coma
(13.02.23)
benim tek sebebim yemek muhabbeti bi de abuk subuk deniz sınırları çizmeye çalışmaları. bi derdim yok onun dışında. halkla zaten hiçbi derdim yok
0
Ranchoddas
(13.02.23)
Konuştuğum az sayıdaki Yunandan aldığım izlenime göre Türklere öyle ayılıp bayılma durumu yok tabi ama sevmedikleri milletler içinde birinci sırada değiliz ona eminim. Arnavutları hiç sevmiyor adamlar. Hepsi sayıp sövüyor Arnavutlara ilginçtir. Bizde de Yunan sevmeyen taraf Arap sevici islamcı tipler.
0
uvcray
(14.02.23)
(6)

Hayatımda tanıyıp tanıyabileceğim en orjinal insan annem

karayel
demiş, bir ünlü.Siz annenizi nasıl tanımlardınız?
demiş, bir ünlü.

Siz annenizi nasıl tanımlardınız?
0
karayel
(26.01.23)
Annem için çok orijinal diyemem, ama çok güçlü, akıllı ve çalışkan bir insan bence.
0
peki madem
(26.01.23)
Kötü. Kotunun ayrıntılarıni buraya yazarsam kurallara uygun olmayacağı için silinir.
0
encokbenisevinnolur
(26.01.23)
En orijinal insan diyemem ama futbolu çok seven, evde tek başınayken örneğin West Ham United - Everton maçı izleyen bir annem var. Maç nasıl gidiyor diye sorunca da "hakem bizdekiler gibi her düşene faul çalmıyor o yüzden güzel maç oluyor" falan diyor.

Ayrıca snooker meraklısı. Judd Trump hayranı. 75 yaşında ve akşam Eurosport'ta snooker masters izliyor. Judd kazanınca seviniyor.

Canım benim.
0
pispinti
(26.01.23)
iyi kalpli bir insandır. konuşkandır, komiktir, fedakardır. benim üzerimde emeği büyük.

tanıdığım en orijinal insan kim bilmiyorum ama annem değildir herhalde.
0
sir gawain
(26.01.23)
Tanıdığım en naif insan,hiç büyümeyen bir çocuk gibi. Bu yanı da hem kendi başına hem bizim başımıza türlü işler açmıştır. Ben annem kadar çocuk seven ve çocuk bakmaktan keyif alan insan görmedim. Bana göre muhafazakar,bizi büyütürken yaptığı hataları var. Ama iyi niyetini,çalışkanlığını,fedakarlığını,şefkatini,sevgisini her daim hissediyorum.
0
asteriks
(26.01.23)
En iddialı narsislere ders verir; tam bir psikopat, tanıdığım en yıkıcı, en mahvedici insan; doğal bir felaket, tufan, force majeur, sadece en uçta var olabilen dünyanın en rijit insanı, dünya yerinden oynar, annem bir milim kıpırdamaz, sevgisi nefretinden daha çok zarar verebilir, şiddetin vücut bulmuş hali.
0
tiny penny
(26.01.23)
(10)

Almanya'daki Türk restoranları

mazrufsezici
Ben Almanya'daki Türklerin böyle mekanlar açtığını öğrendiğim yaştan beri çok merak ediyorum; mesela Münih'teki bir Urfa kebapçısıyla, İstanbul'daki bir mekanın para birimi dışında ne farkı vardır? Personel Türkçe mi konuşur? Selamünaleyküm diyip Türkçe sipariş verebilir miyiz? Buradaki gibi, yemekt
Ben Almanya'daki Türklerin böyle mekanlar açtığını öğrendiğim yaştan beri çok merak ediyorum; mesela Münih'teki bir Urfa kebapçısıyla, İstanbul'daki bir mekanın para birimi dışında ne farkı vardır? Personel Türkçe mi konuşur? Selamünaleyküm diyip Türkçe sipariş verebilir miyiz? Buradaki gibi, yemekten sonra sorulmadan çay gelir mi? :) Türkiye'den gidip bu restoranlarda yiyen varsa deneyimlerini aktarabilir mi?
ps: Almanya'da genel halka hitap eden dönercileri hariç tutuyorum :)
0
mazrufsezici
(25.01.23)
kalite bir yer değilse muhtemelen yemeklerin tatları farklı olur.
0
paintov
(25.01.23)
personel türktür hatta birbirleriyle köylü/akrabalardır. hepsi türkçe konuşur. çay istersen gelir, benim gittiklerimde geliyor en azından. salata da ikram oluyor bazı yerlerde.

lezzet sormamışsın ama cevap vereyim, restoranına göre değişiyor. kötüleri denk gelebilir tabii ama türkiye ortalamasının üstünde kebapçılar ve ocakbaşıcılar da var. hayatında yediğin en güzel kebabı almanya'da bir kebapçıda yeme ihtimalin yüksek. çünkü et daha ucuz, malzemenin en kalitesini alabiliyor işletmeler. aynı durum baklava için de geçerli.
0
sir gawain
(25.01.23)
muhtemelen gözünü kapatıp içeri girersen kendini tr’de zannedebilirsin. ingiltere için konuşacak olursam %99 çay bedava, kebaplar tam türk tarzı porsiyon daha büyük. tr’de genelde göremediğim ikramlar oluyor bol ( humus, tarama, cacık , salata , ezme vs )

et konusunda birşey diyemeyeceğim tr’yi de daha fazla beğenen var avrupayı da. ikisi de iyi bence, lahmacun hariç diyebilirim. onu iyi yapanını bulamadım ben.
0
hayati cozemeyen adam
(25.01.23)
Benim dikkatimi çeken en önemli farklılık; dönerci diye girdiğin mekanda çok fazla çeşit olabiliyor. Mesela; İstanbul'da döneriyle meşhur olan bir mekanda pirzola bulman belki zor olabilir. Almanya'da lahmacundan tut; çiğ köfteye kadar geniş bir çeşitlilik bulabiliyorsun bir dönercide. Ekseri olarak fuar dolayısıyla ziyaret ettiğimden dolayı yemek işini en pratik şekilde halletmek için tercih ediyordum. Orada yaşayan biri kadar bilemem ama döneri genelde kıymadan yaptıklarından dolayı olsa gerek Kapalı Çarşı'daki Dönerci Şahin Usta lezzetinde bir yer bulabilmenin zor olduğunu düşünüyorum. Lahmacunun içine döner koyulabilen garip manzaralara şahit olabilirsin ve istisnalar haricinde rahatlıkla girip Türkçe konuşabilirsin. Bir de bir çoğunun muhabbetsever olduğunu düşünüyorum; Türkiye'den geldiğin için epey konuşabilecek bir ortam bulabilmen muhtemeldir. Çayını da getirirler muhabbetle birlikte :)
0
the feel good
(25.01.23)
evet türkçe de konuşuluyor.
almanya genelinde servis ve restoran servisi genelde türkiye ortalamasına göre düşük olduğu için bu mekanlar şık/lüks kategorisinde değerlendirilebiliyor. (tabii özellikle yabancılar veya eski türk göçmenler açısından)
yani benim istanbulda bu ne abi kıro mekan, ocakbaşına mı gideceğiz, nargile kafe gibi koltuklar var led tv'de alev izletiyorlar ıyyy vs dediğim yere bir alman hmm ne hoş bir yer, neredeyse fine dining gözüyle bakabiliyor ama bu istanbulla arasında bir fark değil bu. o insanlar istanbulda aynı tip yer görse oraya da öyle bakabilir.
sorulmadan çay gelir mi bilmiyorum ama sorulunca kesin geliyor :)
genelde kaliteli lezzetli yer gözüyle bakılıyor yani, bir de yemekler lezzetli sonuçta.
ayrıca gerçekten güzel markalaşmış yerler de var.
0
jimjim
(25.01.23)
almamya da bir kaç şehirde gittim, personel genellikle doğu kesimlerden. Tat farkı var, yerel damak tadına göre uyarlama yapılmış oluyor.

rotterdam'da ise enterasan bir şekilde ömrümdeki en iyi adanayı yedim, 25 euro olması dışında bir problem yoktu.

Almanya'dakiler salaş yerlerdi.
0
kimlanbu
(25.01.23)
Genelde salaş yerler oluyor, köln ve hamburg'da daha şık olanına da denk gelmiştim. Personel genelde doğulu olur, Türkçe konuşurlar. Bir yerde garson benle ısrarla almanca konuşmuştu,o almanca ben türkçe,skeç gibiydi. En sonunda niye iki türk almanca konuşalım dediğimde, türk olduğunuzu anlamadım dediydi. Tat olarak ben Türkiye'dekileri tercih ederim. Belçika'da kebapçıda zeytinyağlıların olduğunu da hatırlıyorum,hevesle sipariş etmiştim ama bizimkiler gibi değildi. Simit sarayının kahvaltısında kısır,patates salatası gibi seçenekler görebilirsiniz. Restaurantta çayı pek kendiliğinden getirmezler ama ikram olan yerlere de denk geldim.
0
asteriks
(25.01.23)
Cevaplar için teşekkürler, çok hoşuma gitti :) Yakında kısa süreli bir Hamburg ziyaretim olacak, aslında onun için sordum biraz da :) Şehir merkezinde (Hbf civarı) bir sürü kebapçı görünüyor, tavsiye edebileceğiniz bir yer var mı?
0
🌸mazrufsezici
(25.01.23)
Hamburg'a gidecekseniz "Back-Lava" adlı Türk restoranında Türk kahvaltısı yapmanızı öneririm. Başka bir kültüre gidip kendi kültüründen bir şey yemek önce size saçma gelecektir ama Türkiye'de yediğimiz gıda ürünlerinin neredeyse hepsi hileli ve düşük kaliteli olduğu için orada yediğim çok daha güzel gelmişti bana.

O restorana bir kere 2 Türk, 1 Türkiye'de yaşayan yabancı ve 1 Alman olarak dört kişi gitmiştik. Alman, almanca sipariş veremedi. Almanca bilen garson varmış ama o an bulamadılar onu :)
0
michael_knight
(25.01.23)
@michael_knight
Başka yerde kendi yemeğimi yiyebilmek bence saçma değil, çok güzel bir ayrıcalık :) Oranın yerel lezzetlerini hiç tatmamak saçmalık olur ama.
0
🌸mazrufsezici
(25.01.23)
(3)

ChatGPT'ye 5 saattir giremiyorum?

hadi ya la
Telefondan girebiliyorum fakat çok yavaş ve bazen too many requests in 1 hour hatası veriyor. VPN ve gizli sekme işe yaramadı. Siz girebiliyor musunuz?
Telefondan girebiliyorum fakat çok yavaş ve bazen too many requests in 1 hour hatası veriyor. VPN ve gizli sekme işe yaramadı. Siz girebiliyor musunuz?
0
hadi ya la
(23.01.23)
Girebiliyorum.
0
Amaranta ursula
(23.01.23)
20:00 - 24:00 arası epey kullandım, şimdi de açılıyor.
0
wct3 org
(24.01.23)
bazen hata veriyor. ısrarla yenilediğimde girebiliyorum.
0
sir gawain
(24.01.23)
(17)

Evinizde "şıklık" kattığını düşündüğünüz neler var?

winston insani
MerhabalarEvinizin herhangi bir yerinde "şık" olarak gördüğünüz neler var mesela? Hani mutfak dolaplarının altında spot lambanın olmadı, yatak odasında küçük bir lambader olması vs. gibi. Sade ama şık bir şeyler koymak istiyorum, genel olarak fazla eşya olmasından yana değilim bu arada.Bir eve şıklı
Merhabalar

Evinizin herhangi bir yerinde "şık" olarak gördüğünüz neler var mesela? Hani mutfak dolaplarının altında spot lambanın olmadı, yatak odasında küçük bir lambader olması vs. gibi.

Sade ama şık bir şeyler koymak istiyorum, genel olarak fazla eşya olmasından yana değilim bu arada.

Bir eve şıklık kattığını düşündüğünüz şeyler var mı? 18 sene kirada oturduktan sonra ilk defa kendi evim oldu da (:

O yüzden her türlü tavsiyeye açığım.
0
winston insani
(19.01.23)
Gereksiz eşyaların ve kitsch ürünlerin olmaması en büyük şıklık.
0
ruhen hastayim ben
(19.01.23)
salona da bir iki lambader, yerden sarı ışık huzurdur medeniyettir göz sağlığıdır

mum olayını da seviyorum yine loşluk
0
freebird5406_2
(19.01.23)
Şıklık sadeliktir ama ben kitaplığa, üstündeki biblolara ve yanındaki lambadere özel bir ilgi duyuyorum. Bunun dışında gizli veya açık halde çeşitli lambalarla evin her köşesini çok daha zarif hale getirebilirsiniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(19.01.23)
Evde herhangi bir art piece olması, tabloların üzerinde flut aplik aydinlatma olması, el dokuması halılar,vitrin,kitaplık ve gardropların içinde spot aydinlatmalar, bolca canlı çiçek ve bitki.
0
hipopotamus
(19.01.23)
Not panosu var. Bos durmasin diye de sacma sapan notlar yazip asiyorum. Bu sayede baktigim zaman kendimi duzenli biriymis gibi hissediyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(19.01.23)
Perdelerim, lambaderlerim, soundbarım, baykuş mumluğum, tepe home melman koltuğum, yüksek sandalyelerim, avizem, fotoğraf çerçevelerim, saksıda bitkilerim
0
gabe h coud
(19.01.23)
Beyaz duvar, sıcak ampül, devetabanı
0
chavezding
(19.01.23)
sarı ışık, lambader vs terörüne tepki olarak geldim. Bembeyaz laboratuvar ışığı gibi tepeden aydınlatmam var evime dair en sevdiğim şeylerden biri. Sarı ışıkla yaşamak zorunda kalsam çok mutsuz olurdum :d

Ciddi cevaba dönersek, odaların tek renk boyalı olması değil de uyumlu bir şekilde iki renkte olması hoşuma gidiyor. Aile evimizi aldığımızda içini iç mimarla baştan yapmıştık, her odada olan bir baz renk ve her odanın bir-bir buçuk duvarında olan sekonder renk kombinasyonu çok yakışıyor bence odalara.
0
nundu
(19.01.23)
Büyük yeşil yapaklı bitkiler. Lambaderdir aksesuardır falan iyi hoş da bitki olmayan ev direkt bomboş geliyor gözüme.
0
ms brownstone
(19.01.23)
Yağlı boya tablo
Büyük yapraklı çiçekler
Kediler için estetik uyuma alanları
0
hasmetizm 2046
(19.01.23)
Şuan yok ama tablo, lambader, rengi ayarlanabilen ampul, led aydınlatmalar belki
0
kararsızataletfilozofu
(19.01.23)
Okuma köşesi, galeri duvarı, şu şekil cam ev içi duvarlar
encrypted-tbn0.gstatic.com
0
yazdonumu
(19.01.23)
abi nasil bir sadelik bu. sadelik ayagina 2010-2020 arasi butun trendleri tikabasa doldurmus bazi cevaplar.

bana gore en buyuk siklik etrafta dokuntu olmamasi. her sey olmasi gereken yerde muhafaza ediliyors o ev siktir.
0
hot potato
(20.01.23)
duvara geyik postu aldım. inanılmaz güzel duruyor
0
roket adam
(20.01.23)
Mutfak tezgahının masif ahşap olması çok iyi hissettiriyor bana. Bir de tezgahın üstündeki dolapların altında şerit gibi sarı ışıklar var, tepe ışığı yerine onu kullanıyoruz, özellikle akşamları ve geceleri açık tutuyoruz. Huzur verici.

Bunun haricinde uygun bir yer varsa kocaman bir tablo. 50*70 bence iyi. Zevk sizin.

Boy aynası ve dilsiz uşak yatak odasında çok iyi olur.

Eşyalar da altına süpürge mop vs girebilir şekilde olsun. Temizlikte ciddi rahatlık olur. Baza değil karyola olsun mesela veya koltuklar yere kadar inmesin, altı boş olsun. Bi robot süpürgeyle mis gibi günlük temizlik olur bu sayede.

Büyükçe bir masa şart bence. Yani bence salona kocaman bir masa, üstünde hem çalışırsınız geniş geniş, hem de evde eş dost daveti falan yaparken rahat edersiniz. .
0
vedatchilipeppers
(20.01.23)
mobilya olarak iskandinav tarzı masif ahşap komodin, büfe, tekli koltuk, orta sehpa vs. direkt havayı değiştiyor.

salona çiçek sehpası ve üstüne bir palmiye, devetabanı ya da fikus benjamin.

tablolar.

abajur, biblo gibi itemlar.

küçük raf ve raftan sarkan bir çiçek.

özetle iskandinav mobilya, çiçek ve tablo evi bayağı toparlar.
0
sir gawain
(20.01.23)
Tavanda isik olmamasi. Dumduz tavan. Avize denen sey bes metrelik tavanda isigi biraz asagi cekmek icin vardir. Apartman dairesinde avize olmaz.
0
alperz
(20.01.23)
(1)

yurtdışından site erişimi

mstiteltr90
merhaba. uğur film'e yurtdışından giremiyorum. chrome'a vpn eklentisi kurdum ancak seçeneklerde türkiye yok. var mı bi alternatif yolu?https://ugurfilm3.com
merhaba. uğur film'e yurtdışından giremiyorum. chrome'a vpn eklentisi kurdum ancak seçeneklerde türkiye yok. var mı bi alternatif yolu?

ugurfilm3.com
0
mstiteltr90
(11.01.23)
windscribe kullan. ücretsiz türkiye vpn'i var. aylık gb sınırı var gerçi ama şimdilik işini görür.
0
sir gawain
(11.01.23)
(2)

Almanca, gramer sorusu

dissendium
Merhaba Almanca bilenler.Diese Schlacht offenbart Russlands drei große SchwächenŞu cümlenin Russlands drei große Schwächen kısmını analiz edebilir misiniz? Genitiv olduğunu düşündüm ama kafam karıştı. Artikel yok. Hangi kelime tekil, hangi kelime çoğul, hangi kelime hangi durumda yazabilir misiniz?
Merhaba Almanca bilenler.

Diese Schlacht offenbart Russlands drei große Schwächen

Şu cümlenin Russlands drei große Schwächen kısmını analiz edebilir misiniz? Genitiv olduğunu düşündüm ama kafam karıştı. Artikel yok. Hangi kelime tekil, hangi kelime çoğul, hangi kelime hangi durumda yazabilir misiniz? Cümleyi oluşturma aşamalarını yazabilirseniz daha iyi olur. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(11.01.23)
almancam çok yok, yanılıyorsam daha iyi bilen birisi düzeltsin lütfen ama bakmak istedim yine de. gramer severim o yüzden çalışmıştım bi ara kuralları.

baş tarafta zaten sıkıntı yoktur sanırım, bu savaş açığa çıkardı/gösterdi diyor. diese schlacht, sonrasında fiil. ingilizcedekiyle aynı mantık.

russlands genitiv. rusya'nın diyor. yine ingilizceden gidecek olursak russia's.

drei große schwächen akkusativ çünkü cümlenin nesnesi konumunda. diese schlacht neyi offenbart ediyor? aha bu drei große schwächen'ı. bunu kalıp olarak düşün. çekimi nasıl olacak?

şimdi ana kelime, isim schwächen. dişil. sıfatın kökü de groß. dişil, akkusativ çoğulda çekim nasıl oluyor? kurala göre sıfata e gelecek, isme n gelecek. o yüzden oldu mu sana große schwächen?

benim bildiğim bu şekilde. yalnız almancada sayıya göre çekim olayı değişiyor mu o konuda bilgim yok, rusçada mesela "iki elma"yla "beş elma" çekimi farklı oluyor. ona benzer bi durum söz konusu değilse yazdığım şekildedir diye tahmin ediyorum.
0
mark greg sputnik
(11.01.23)
genitiv değil. genitiv olsa '"drei große Schwächen Russlands" olurdu. bu klasik iyelik ekiyle yapılmış bir tamlama. "Russia's three big weaknesses" gibi. genitiv'de sahibi belirten kelime sona gelir, başa değil.

Schwächen, Schwäche'nin çoğulu. artikeli çoğul die olduğu için ve akusativ'de çoğul die artikeli herhangi bir değişime uğramadığı için "drei große Schwächen" olarak kullanılmış.

Schlacht tekil. artikeli die olduğu için "diese Schlacht" diyoruz.

cümle basit bir "özne + yüklem + nesne" cümlesi aslında.

özne: Diese Schlacht
yüklem: offenbart
nesne: Russlands drei große Schwächen
0
sir gawain
(11.01.23)
(22)

Almanlar ve ırkçılık

Kaleci Saçlı Forvet
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Bö
Şimdi bi toplmu topyekün zan altında bırakmak istemiyorum fakat Almanların büyük bir kısmı bana hala ırkçı gibi geliyor, kendi ırklarının hala en üstün ırk olduğunu düşündüklerini düşünüyorum ama bunu geçmişte yaşananlardan ötürü zamanla baskılayıp kendilerinin bile unuttuğu gibi bir görüşüm var. Böyle bir şey olabilir mi sizce de bu Almanlara hiç güvenemedim ben oldum olası. Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
(bkz. önyargı)
(bkz. kalıpyargı)
0
but that was just a dream
(11.01.23)
ırkçılık düşük eğitim ve zeka düzeyi belirtisidir genellikle. en azından toplumsal olanı. çok zeki biri de ırkçı olabilir ama genel olarak ırkçılık eğilimi genelde boş adam olma kaynaklıdır. kendisiyle ve hayatıyla sorunu olmayan, kendini geliştirebilmiş, kendini eğitebilmiş, toplumun sağlıklı bir parçası olabilmiş kişi sırf ten rengi veya doğum yeri farklı diye birinin "aşağı" olduğunu ya da ana babasından doğdu diye "üstün" olmadığını bilir.

ben kitle halinde gelişmiş hiçbir avrupa ülkesinin ırkçı olduğunu düşünmüyorum. dediğim gibi ırkçı her yerde var, ırkçı muameleye maruz kalabilirsin ama toplumsal olarak öyle bir durum olduğunu düşünmüyorum. çünkü bu herifler zaten naziler yüzünden kendi bayrağını dalgalandırmaktan utanacak hale gelmiş durumdalar. üstüne üstlük dünyanın en güzel ülkelerinden birinde yaşıyorlar. mutlu, huzurlu, müreffeh, eğitimli insandan kolay kolay ırkçı çıkmaz.

ırkçılık tarihiyle yüzleşemeyen, gazla çalışan, geçmişte yaşayan, bulgur pilavı yiyip diriliş izleyen, "masa biziz" diyen adamdan çıkar.

kısacası bu gelişmişlik ve eğitim meselesi. kimse alman veya türk diye ırkçı olmaz.
0
mark greg sputnik
(11.01.23)
Bildiğim kadarıyla kendi ırkını/kültürünü üstün görme neredeyse her toplulukta var.
Mesela Türkler de öyle düşünmüyor mu sizce?
Direkt deneyimlememiş olsam da Pakistanlıların da Norveçlilerin de Malezyalıların da bu konuda benzer şekilde düşündüğünü tahmin ediyorum.

Almanların ekonomisinin ve sanayisinin gelişmişliği onların bu düşüncesine destek/kanıt oluyor olabilir ama bu kanıtlara sahip olmayan bir topluluğun üyesi de bu düşüncesinden vazgeçmiyordur bence
0
michael_knight
(11.01.23)
çok komleks ve girift konular.
ırkçılık zeka ve eğitim düşüklüğü göstergesi +

bunun dışında almanların alman olmayanlara karşı mesafesi varsa direkt ırçılıkla değil kültürel normlarla da açıklamak lazım. ülkenin dağlık kapalı bölge oluşu, tarihsel geçmişi (saldırılara açık veya hep teyakkuz halinde olması), iklim, coğrafya vs insanları kapalı ve dar alanlarda yaşamaya -ve belki de dolaylı olarak öyle düşünmeye- itmiş olabilir.

düz adam sami gibi açıklayacağım ama
hava güzel olsa sokaklarda kahve bira içseler, hep deniz kenarında büyük şehirler; limanları olsa da sürekli başka kültürlerle etkileşime girseler vs vs . turizm, tarım mutfak vs yerine mecburen sanayiye yüklenmişler. fordist sistemde çalışmak iş ve yaşam rutinine nüfuz ediyor. belki benim çilekeş hansım günterim de italyadaki roberto efendim marsilyadaki gibi gabriel gibi keyfinde, siestasında olsa; onunla bununla şakalaşıp sohbet etse belki daha farklı olurdu ama şartlar işte :/

bir de ikinci dünya savaşı şunun şurasında 2 nesil önce, o günleri yaşatanların yetiştirdiği çocuklar hayatın her yerinde vs.

yine de ırkçılığı topyekün bir topluma bir millete atfetmek hatalı bir düşünme biçimi. bir milleti diğerinden daha fazla veya daha az ırkçıdır diyemeyiz. bir toplum etkileşime daha kapalı veya açık demek daha mantıklı geliyor bana.
0
jimjim
(11.01.23)
Önyargı.
Bilmem kaç milyonluk ülkeyi elde bir veri olmadan hissiyat ile ırkçı demek başka bir şey ile aciklanamaz.

Böyle bir şey yok, bunu nasıl kanitlariz bilmiyorum sonuçta söylediğin şeye göre bunlar komple ırkçı ama soylemiyorlar. Ütopik bir olay.
0
logisticsmanager
(11.01.23)
Türklerin en eğitimsizleri ile birlikte yaşayabildiklerine göre bence ırkçı değiller. Şahsen onların katlandığı tiplere ben katlanamazdım.
0
OrangeYellow
(11.01.23)
Nürnberg mitinglerinde meydanları dolduranların hepsi savaş sırasında telef olmadı yada savaş sonrası idam edilmedi bu yüzden görüşlerinize katılıyorum ama yüksek sesle ifade edemem.
0
Sir Anthony Hopkins
(11.01.23)
Almanların "büyük bir kısmının" ırkçı olduğunu düşünüyorum, Almanlara "hiç" güvenemedim yaklaşımı da ırkçı bir yaklaşımdır. Burdan yola çıkıp durum değerlendirmesi yapabilirsiniz.
0
Phoebe
(11.01.23)
Irkçılık var. Sokakta falan gelip pis Türk diyen yok, birkaç şay duydum ama çok ekstrem, normal olmayan insanların yaptıklarıydı.
Irkçılık bir de bizim düşündüğümüz gibi Arapları hiç sevmem gibi birşey değil. Ben de Arap, hindi, Çin ya da kimseyi sevmiyorum ama biriyle tanıştığımda önyargım kendi içimde kalıyor, o kişinin karakterine göre davranıyorum.
Irkçılığa uğradım, kesinlikle bunu kanıtlayamayacağın şekilde yapıyorlar. Kanıtım da var ama %100 değil, kesinlikle reddediyorlar. Gruptan dışlanan da sen oluyorsun.
Kesinlikle kendilerini çok üstün görüyorlar. Biz de kendimizi üstün görüyoruz ama fark biz diğerlerini aşağılamıyoruz ya da eksiklerimizi biliyoruz bunlar her zaman doğru eğer hata varsa yanlışlıkla olmuştur. Anlatamadım gerçi ama neyse. Yaşadığım örneklerle anlatırdım ama hiç enerjim yok.
Bunun dışında bana çok pasif agresif insanlar gibi geliyorlar.
Burada her milletten insan var ama en çok Türklere ve doğu Avrupalılara karşı ben bazı tavırları gördüm ki en çok entegre olanlar, çalışanlar bunlar.
0
spherical
(11.01.23)
Hocam benim ırkçı olup olmamam farklı bir konu, bundan yola çıkarak durum değerlendirmesi yapmak benim soruma cevap vermiyor bu söylem kendi diyen kendi olur gibi bir şey daha çok.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
almanlar bana kalırsa tüm avrupa toplumları içinde en az ırkçı toplumlardan birisi. ahlaki açıdan da türklerden üstün oldukları tarafları var. geçmişleri nedeniyle ırkçılıktan ölesiye korkuyorlar zaten ve yabancılara karşı bazen gereğinden de fazla pozitif ayrımcı davranıyorlar. göçmenlere mesafeli olmakla ırkçılık aynı şeyler değil. türkiye'de sen nasıl yabancılara gözün kapalı kucak açamıyorsan onların da sana bu kadar kolay kucak açmasını bekleyemezsin. her insana default gelen zenofobi ile ırkçılığı aynı kefeye koymamak lazım.

niyeyse türklerin almanlardan daha çok sevdiği italyanlar, ispanyollar vs. deneyimlerime dayanarak ırkçılık ve yabancılara gösterilen muamele konusunda daha sorunlu toplumlar, ki bu ülkelerde yaşayan türklere sorarsan onlar da sana uzun uzun anlatırlar.
0
sir gawain
(11.01.23)
Almanlar genel olarak ırkçı olup gizleyen ve sonuçlarından çekinenler ile saçma bir şekilde aşırı özür dileyenlerden oluşuyor. Aga senin deden Heinrich Himmler olsa bile sen onun yolundan gitmiyorsan neden senin suçun olsun? Sürekli bir üzgün ve özür dileyen modda korkak bir şekilde "aman ırkçı demesinler" diye geriliyorlar. Diğer kısım ise ırkçı ve de kendilerini daha üstün görüyorlar ama bunu gizliyorlar. Çünkü Mark Greg Sputnik'in dediği gibi kendi bayraklarını assalar ırkçı derler diye çekiniyorlar.

Bu arada Avrupa ülkelerinin hepsi ciddi oranda ırkçı vatandaş barındırır. Bunların sadece belirli seviyeleri var. Orta Doğu'dan uzakta, terörsüz, ekonomik buhransız yaşadıkları için gelen bir rahatlık havasında hepsi hümanist geziyorlar. Türkiye'nin bir yılda yaşadığının %1'ine denk gelecek bir terör olayından sonra ya da bir göç dalgasından sonra tepkilerine bakın. Hatta ona bile gerek yok. Ukrayna'daki savaşa yaklaşımları ile yıllardır devam eden beyaz insansız savaşlara yaklaşımlarına bakın. Bir anda bizden daha tepkili hale geliyorlar. ABD zaten "racial profiling" denilen olayın cenneti.

Irkçılık daha doğrusu zenofobi Avrupa'nın yapıtaşlarından biri. Avrupalı olmayıp Avrupa'ya giden herkes belirli bir kesim dışındaki insanlar tarafından ön yargı ile karşılanır. Gençler arasında bu oran daha düşük. ""Eğitim ve zeka seviyesi" iddiası sahip olmak için değil sahip olduğunda törpülemek ya da baskılamak için işlevseldir. Gerisi kültürel bir algı. Aksinin iddiası komik kalıyor.

Peki bu kadar göçmeni nasıl alıyorlar? Bak, almıyorlar bile. Türkiye milyonlarca sığınmacıyı ülkesine almak gibi bir hata yaptığında, o gelişmiş, zeki, eğitimli, ırkçı olmayan Avrupa ülkeleri ne yaptılar? Zor durumda olanları değil, sadece kalifiye olanları ülkelerine aldılar onu bile küçük sayılar ile. Birçoğu bir şekilde ülkesine gelip yerleşen ve üreyen azınlıklardan rahatsız. Onları gentrification ile taşraya itip kendilerinin yapmak istemedikleri işleri yaptırmaya yönlendiriyorlar.

Genç nüfuslar ve mevcut politik doğrucu algı yönetimi ile daha küresel bir Dünya'ya yönlenirken tabii onlar arasında ırkçılık oranı daha az. AB bir beyaz örgütü olmaktan çıkacaktır bu süreçle tabii. Şimdi bile 30 yaş altı için bu ırk ve sınır ayrımı büyük oranda bir şey ifade etmiyor.
0
nawar
(11.01.23)
Hocam şunu göstermek istedim aslında; bir Alman'ın Türklerin "büyük bir kısmının" barbar olduğunuz düşünüyorum, onlara "hiç" güvenemedim şeklinde düşünmesi aynı çıkış noktasına sahip. Yani mesele ırklardan çok bireyin bakış açısı. Ben dazlakların türk işçi evlerini kundakladığı, türk çocuklarını kaçırdıkları dönemde Almanya da büyüdüm. O dazlaklar kadar, Almanca öğrenelim diye hafta sonu gönüllü ücretsiz almanca dersi veren öğretmenlerimde vardı, annem almanca bilmediği için kendi çocuğuyla beni iki yıl okula götürüp getirende vardı. Babam anneme şiddet uyguladığında ıykkkk türk işçiler böğkk ilkel bunlar diyen komşularımızda vardı, annemi ve biz çocukları bir kenara çekip başvurabileceğimiz yardımları anlatan da vardı.
0
Phoebe
(11.01.23)
Ya bence yukarıdaki cevaplar senin sorunu çoğunlukla anlamamış. Çünkü Hans ırkçı mı Jürgen yabancı düşmanı mı vs. nereden bilelim tek tek. Mevzu o değil. Mevzu bu olmadığı için konunun eğitim veya zeka ile de ilgisi yok.

Asıl sorular şunlar bence: Alman kültürü dışlayıcı ve kapalı bir kültür mü? Yeniliklere açık mı, yoksa muhafazakar mı? Üstünlük kompleksi var mı yok mu? (diğer kültürlere relative olarak tabi ki, yoksa bunun net bi ölçütü yok).

Bu soruların cevabı da Almanlarla biraz vakit geçirmiş herkes için oldukça açıktır muhtemelen :) Olmayanlar için de @nawar +1 diyelim.

"O kadar göç alıyorlar" vs. diyenler için de, Almanların 60 yılda aldığından fazlasını biz 3 yılda aldık. Hani gösterge buysa eğer TR'deki ırkçılığı düşünüp, Almanya'yı tahayyül edebilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(11.01.23)
Nawar çok güzel bir cevap yazmış. Ben de sorunu "almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde algıladım ve 1 sene de olsa o topraklarda yaşamış biri olarak bu görüşe katılıyorum. Ben mevcut bilincimle, alman olsam bununla gurur duyardım, her anlamda başarılı bir ülke, müthiş bir tarih, avrupa'nın belkemiği, vesaire veesaire. Bundan 50-100 yıl önce yaşananların sorumlusu ben olmadığım için bunları kafaya takmazdım. Ama işte malum nazi dalgasından ve genel "göçmen dostu ülke" baskısından ötürü, ben almanım derken özür dilerim ama ben almanım yani modunda takıldıklarını düşünüyorum. Almanyada ırkçıdan çok, göçmen dostu vardır ve bu onların maalesef sonunu getiriyor, bir çok şehri alman şehri olmaktan çıkmış durumda. Apolojist yani adamlar, 3 adımda bir özür dileme düşüncesindeler.

Peki almanlar ırkçı olsaydı, olmakta haklı olurlar mıydı? Bence sorunun cevabı evet. Bu müthiş ülke şu anda her anlamda yağmalanan rezil bir pozisyona düşmüş durumda. Redditte bile göçmenlerin zorbalık yaptığı alman çocuklarının konularını okuyabilirsiniz. Almanyanın bir çok şehrinde almana rastlamak için çaba sarf etmeniz gerekir. Bize çok daha yakın olan suriyeli, afgan göçmen gibi şeyler bile, zaten düzen olmayan türk şehirlerinde bizleri çileden çıkarırken, düzen bağımlısı, kuralcı, müthiş bir sistem oturtmuş, ortadoğuya ve islama olabildiğince uzak bir alman çocuğunun kendi evinde suriler tarafından zorbalığa uğruyor olması travmasını bu adamlar atlatamazlar, ve sonucunda göreceksiniz bu gidişle yine 2. dünya savaşında olduğu gibi sağ partilerin iyicene yükselişe geçeceği bir süreç yaşanacak (ya da almanya'da iş işten geçmiş olacak ancak diğer avrupa ülkeleri ibret aldığı için o süreci yaşayacak ve daha çok göçmen karşıtı olacaklar)

Bunun dışında ırkçılığın düşük zekalı olma durumuna katılmıyorum. Ben herkesle arkadaş olmak, iyi geçinmek zorunda değilim. Keza bir almanın, türk olduğum için benimle arkadaş olmaya ve o önyargıyı yenmek için vakit ve enerji ayırmak istememesini de anlayabiliyorum. Herkes yeni kültürler keşfetmek ve her şeyi mazur görmek zorunda değil. Adam istemiyorsa istemiyordur, ben de önünde erkek çocuğu dansettiren kültürlerle bir şey paylaşmak istemediğim gibi, mesela milyonlarca afgan içerisindeki 3 tane pırlanta gibi adamı bulmak için çaba harcamak zorunda da değilim. Almanlar bu minvalden bakınca, ırkçılık bir yana, göçmenlere inanılmaz bir tolerans gösteriyorlar ve sonuçların da en büyük şehirlerinde kızları rahat yürüyemediği için olumsuz şekilde yaşıyorlar. Sonuç olarak almanların hakkını yememek lazım, ve duygusal netflix dramalarından çıkıp gerçek hayata vardığınızda görüyorsunuz ki ırkçılık da bilinmeyen bir karanlıktan korkmak gibi oldukça doğal ve normal bir reflekstir. O karanlıktan korkmamak insanın kendi elinde, ama korkmamaya çalışmak için çaba sarfetmeyen ve karanlığa hiç girmemeye çalışan insana da saygı duyuyorum.
0
roket adam
(11.01.23)
Abi hemen ofans yapıyorsunuz ama ofans yapacak bir şey yok, ben Almanlar ırkçıdır demiyorum Almanların ırkçı olabileceklerini düşünüyorum ama bu tam da Roket'in söylediği gibi "Almanlar hala içten içe üstün olduklarını düşünüyor ama bunu dile getiremeyecek kadar bu konuyu baskılamışlar" şeklinde bir düşünce, yani "sen kaç tane Alman tanıdın olm" argümanı doğru değil bu anlamda, misal ben de Almanları seviyorum benim de Alman arkadaşlarım var ve hiçbirinden de ırkçılık görmedim hatta Nawar'ın dediği gibi birçoğu fazla "hümanist" ama kendilerini bu şekilde baskılamalarından asıl düşüncelerini unutmuş bile olabilirler gibi geliyor bana. Hani gece başını yastığına koyduğunda uykuyla uuanıklık arasında bir süreç olur ya, ancak orada "Lan Almanlıktan aldığım tadı da hiçbir şeyden alamadım he" kıvamına geliyor gibime geliyor birçoğu, yoksa "ALMANLAR IRKÇIDIR" demiyorum ben, öyle olabileceklerini düşünüyorum.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(11.01.23)
abi yanlış anlama da birine "ırkçı ama ırkçı olduğunu unutmuş" demek nasıl bir yaftalama çeşididir? berlin nüfusunun neredeyse yarısı göçmen olmuş, ki önemli bir bölümü de sivilize olmamış, abuk sabuk saçmasapan insanlar. hepsi ekmek elden su gölden yaşıyor, devletin kaynağını sömürüyor, ne fiziksel/sözel ırkçı bir saldırıya maruz kalıyor, ne hayat kalitesini etkileyecek somut bir ayrımcılığa uğruyor. argümanlar "burgeramt'taki alman memur bana sanki biraz ters baktı gibime geldi"nin ötesine geçmiyor. iddia ediyorum, şu göçmen nüfusu türkiye ya da başka bir ülkede olsa ve devlet kendi halkından aldığı vergiyi bunlara akıtsa insanlar çoktan sopalarla yabancı kovalıyordu.

yukarıda biri "zenofobi yani ırkçılık" diyerek ikisinin eşanlamlı olduğunu iddia etmiş ama mahallenize taşınan ve hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir yabancıdan çekinmekle ırkçılık apayrı kavramlar. zenofobi hepimizin maymun beyninde olan bir savunma mekanizması, bilmediğimiz şeylere karşı temkinli olmasak evrimleşip bugüne gelemezdik zaten. ikisini aynı görüp bunun üzerinden paragraflar döşenmek tuhaf olmuş biraz.

ben alman muhibi vs değilim. ama kendi ülkemle karşılaştırıldığında çok daha etik ve naif kalan bir toplum için "ben bu insanlara oldum olası güvenemedim" demene tetiklendim biraz. peki sana kim güvensin diyesim geldi.

almanya'da ikinci el eşya alıp satarken ya da birileriyle işbirliği yaparken önümdeki iki seçenekten biri türk, diğeri almansa (ve diğer her koşul eşitse) daima almanı tercih ettim ve şimdiye dek zararını görmedim. bende güven meselesi tam tersi işliyor.
0
sir gawain
(12.01.23)
Abi inanın benimle alakalı ne düşündüğünüz hiç problem değil yani düşüncem mantıksız ve aptalca da gelebilir doğrudur ama muhtemelen ne demek istediğimi de anlatamıyorum ama yineleyeyim: Ben Almanlar ırkçıdır demiyorum. Almanlardan kastım bu arada Türkiye'den oradan buradan gelip vatandaşlık almış Almanlar değil onların hiç gelmediğini düşünelim; ben Bastian Schweinsteiger gibi Almanlardan bahsediyorum.

Diyorum ki bu Almanlar özünde, temelinde, en gizli saklı ID benliğinde hala üstün bir toplum olduklarını düşünüyorlardır ama bunun Nazi dönemiyle falan bir ilgisi yok zira Cermenler zaten mitolojik olarak da kendini herkesten üstün gören bir toplumdu, yani biz Türklerin Ergenekon destanı gibi bu adamların "Bro biz Avrupalı halkların en büyüğüyüz en ulusuyuz tanrının yeryüzündeki gölgesiyiz" tadında mitolojileri var, Nazizim biraz da bu mitolojiye dayanıyor ama ben diyorum ki Almanlar bu Nazi belası yüzünden kendi mitolojilerindeki bu özelliklerini artık dile getiremeseler de, hatta günümüz şartlarında bunu baskılamaktan yok saymaktan gerçekten de "olmadığını" düşünseler de özlerinde hala bu düşüncelerie sahip olabileceklerini düşünüyorum, çünkü bu düşünce bu adamların kültüründe var böyle mitleri var, yani 2000 yıl bu düşünceye sahip olmuş bir toplum son 50 senede mi bundan vazgeçti yani bu bana mantıklı gelmiyor sadece.

Abi hadi her şeyi geçtim misal Till Lindemann'ın ırkçı olmama ihtimali var mı ya, benim bile Till Lindemann'ı görünce Alman ırkçısı olasım geliyor o niye olmasın ki.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
Danimarka ve İngiltere ofislerinde kısa süreli çalıştım. 8 aydır Avustralya’ dayım. Avrupa- özellikle orta Avrupa ve batı insanı ırkçı olmasa da muhafazakardır. Kibardırlar ama sosyal çemberlerinin içine girmen çok zordur. Ki bunu bana Danimarka’ da bir Fransız, Newcastle’ da bir İskoç da söyledi. Burda bir şekilde yabancı olduğunu hissettirirler demişlerdi.
0
trixi
(12.01.23)
kahraman, savaşçı, güçlü ya da kutlu olmadığını iddia eden bir ırk mitolojisi var mı? yani dünya tarihinde hangi milletin mitolojisinde "biz çok da süper bir ırk değiliz ya idare ediyoruz işte hehe" türü söylemler görebilirsin? zaten destan kavramı bu mantık üzerine kurulu, milletler en kolay güçlü oldukları algısı üzerinden birleşir. dediğin şey ingilizlerde de var, türklerde de, meksikalılarda da, korelilerde de. zaten alman mitolojisi dediğin şey de tartışılır. nordik, anglo-sakson ve keltlerden çok ayrışmış bir mitoloji deği. yani bunlar avrupa'nın ortak mitolojileri aslında.

almanya son yüzyıldaki göçmen politikasıyla avrupa'nın amerikası olma yolunda ilerliyor (ki bence oldu zaten). gelgelelim amerika'nın pohpohladığı bu tek ulus olma hali, hepimizin orijini farklı olabilir ama biz tek bir ülke, tek bir milletiz, hadi marş söyleyip bayrak sallayalım ve amerika'nın kurtuluşunu kutlayalım durumununun yüzde birini bile göçmenlerine dayatmıyorlar. almanya yarın bir gün çıksa hadi bugün almanya'nın bayramı, herkesin eline almanya bayrağı verip birlikte sallayalım ve marş okuyalım dese yer yerinden oynar. ne ırkçılıkları kalır ne nazilikleri. almanya bu açıdan düşünürsen ırkçılık bir kenara, avrupa'nın belki de en anti-ırkçı ülkesi olabilir. bunu da devletin zorlamasıyla ya da kanunlarla değil, toplumsal normlarla beceriyorlar.

bir milletin karakteri 100 yılda değişir, 50 yılda da değişir. tanıdığım bir ülke halkı gözümün önünde sadece 20 yılda eskisinden iki kat daha muhafazakar oldu mesela. oluyor böyle şeyler.
0
sir gawain
(12.01.23)
gunumuzun politik dogrucu dunyasinda bu tarz bir soylemi "mesela yani" gibi bile soylemeye kalksan adami carmiha gererler. belki de medeni ve mesafeli toplumun gereklerinden birisi budur, bilemeyecegim.

ancak almanlar disiplinli diyince evet abi diyen ayni insanlar almanlara yonelik olumsuz algilanabilecek bir tanimlama yapildiginda ama aa butun almanlara oyle diyemezsiniz diye ayaga kalkabiliyorlar. halbuki iyi kotu yargilari zihnimizde. tembel alman oldugu gibi seker gibi pamuk gibi alman da vardir. ancak genellemeler genel bir resim cizebildikleri olcude degerlidir. yoksa elbette istisnalar olacak. dolar artis trendiyken tek tuk dusus yasadigi gunler de olacak vesaire.

benim almanlar ile iliskilerimde gozlemim cermen kulturlerinden gelme (iskandinavlarda oldugu gibi) bir zenofobiye sahip olduklaridir. bu zenofobi 21. yy'da gunluk hayatta pek kolay karsilasilan bir sey degil belki. ancak bir almanin sosyal cevresine girebilmek kolay degildir. almanya'daki gocmenler benim alman arkadaslarim da var dese de bircok ozel partiye davet edilmezler. buradaki eleme unsuru akici almanca bilgisi midir baska bir sey midir bilemem. ama asilmaz gibi gozuken duvarlar vardir. yeri gelir cilginlar gibi eglenirsin beraber ama onlardan biri olamayacagini inceden hissettirirler. bu italya'da ispanya'da yasanmaz mesela. adam gider seni babannesiyle tanistirir.

bunun yaninda bir alman sasilacak seviyede meymenetsizdir. almanlarla bir is toplantisi yaptiginda sadece is toplantisi yaparsin. espriden anlama gibi bir ozellikleri yoktur. dunyayi olanca sikiciligiyla kucaklamaya bayilirlar. muhtemelen bu ozellikleri sayesinde her dunya savasinda kafalarina vurulmasina ragmen eskisinden daha guclu gelebilmislerdir.

ee bu ideal yaklasimlar zamaninda diger irktan insanlarin yasam hakkina bile sahip olmadigi yonunde korkunc dusunceleri yesertebilmis egitim seviyesi yuksek almanlarin arasinda bile. bu adamlar rilke okuyup wagner dinlerken yan binadan yahudi komsularinin toplatilmasina ses cikarmiyorlardi. heidegger gibi devasa bir metafizik figuru gidip cilginlar gibi nsdap'e basiyordu muhru.

sozun ozu, irkcilik mi demek gerek bilmiyorum ama sikintili bir seylerin oldugu asikar. o yuzden almanlarin iyi yanlarini alacaksin. felsefelerini okuyup arabalarina bineceksin. ama konu almanya'da yasam olacaksa eger gotun gotun uzaklasacaksin.

eyyorlamam bu kadar.
0
antikadimag
(12.01.23)
antikadimag tam olarak senin anlattığını anlatmak istedim ben de.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
(6)

Yurtdışından ne almalı?

mstiteltr90
türkiye'de pahalı ya alamam dediğim bir sürü şey vardı. şimdi yurtdışındayım ve amazon vs her türlü erişimim var. en azından 1-2 sene daha burada olacağımı düşünerek, "ben olsam şunu alırdım gelirken de getirirsin hem türkiye'den daha uygun olur" dediğiniz, aklınıza gelen ürünler var mı? mesela kahv
türkiye'de pahalı ya alamam dediğim bir sürü şey vardı. şimdi yurtdışındayım ve amazon vs her türlü erişimim var. en azından 1-2 sene daha burada olacağımı düşünerek, "ben olsam şunu alırdım gelirken de getirirsin hem türkiye'den daha uygun olur" dediğiniz, aklınıza gelen ürünler var mı? mesela kahve makinesi aklıma geldi benim.
0
mstiteltr90
(08.01.23)
robot süpürge
oyun konsolu

düdüklü tencere de olur ama alacaksan fissler al. özellikle de almanya'daysan. düdüklünün apple'ıdır kendisi. tr ile avrupa fiyatı kıyaslanamaz bile.
0
sir gawain
(08.01.23)
Vallaha çoğu şey Avrupa'da daha ucuz.
Eskiden parfüm vs türkiye aynı fiyat olurdu ama onlarda da avrupa daha ucuz.
Bu sebepten yani akliniza gelecek ürünlerin %90 Avrupa'da daha ucuz diyebilirsiniz.

Yani milyon tane ürün yazılabilir kısacası. Ama son zamanlarda en komiği şu airfryer. Deli gibi fark var ve aklım almıyor nasıl bu kadar fark var.
0
logisticsmanager
(08.01.23)
the ordinary ürünleri
0
montakristokondu
(08.01.23)
Steam deck
0
gibicibicis
(08.01.23)
kol saati.
her turlu elektronik (telefon, kulaklik, konsol vs)
0
antikadimag
(08.01.23)
kol saati +1. hatta birkaç tane popüler model alıp satabilirsin. Kolay satılıyor.
0
romario
(08.01.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.