Giriş
(6)

zam konuları

art cat chocolate
maaşıma %11 zam geldi. 8 bin tl küsür bir zam yani...performans değerlendirmesinden de 100 üzerinden 90 almıştım ve beklentinin üstünde demişlerdi. bu puana göre beni sr yapmaları lazım normalde. onu da yapmıyorlar.bu zamcığa çok sinirlendim. yeni iş de bulamıyorum sektör durgun.ne yapmalıyım? nasıl
maaşıma %11 zam geldi. 8 bin tl küsür bir zam yani...

performans değerlendirmesinden de 100 üzerinden 90 almıştım ve beklentinin üstünde demişlerdi. bu puana göre beni sr yapmaları lazım normalde. onu da yapmıyorlar.

bu zamcığa çok sinirlendim. yeni iş de bulamıyorum sektör durgun.

ne yapmalıyım? nasıl konuşmalıyım?

sektör: yazılım

sizlerde durum nedir?
0
art cat chocolate
(31.12.25)
Ara zam olmadiysa hatta olduysa bile %11 zam biraz istifaya zorlama cabasi gibi. O yuzden piyasa da boyleyken sirketin asil niyetini diger konulardaki tutumlarina bakip anlamak lazim. Eger gercekten istifaya yonlendirmeye calisiyolarsa pek yapilacak bir sey de yok. Quiet quitting + leetcode grind

Henuz belli degil. Review olarak exceeding expectations geldi en dusuk, tam oncesinde sirket 12% civarinda kisiyi isten cikardi, biraz da ona ve reviewlara guvenerek ekstra zam istedim. Gorucez.
0
ghilleinthemist
(31.12.25)
Yüzde 30 un üzerinde zam gelmezse işi elimin tersiyle yapar, en kısa sürede başka iş bulurum. Bütün yıl ağız kokularını çektim, beni bir de maddi olarak mağdur etmelerine müsaade etmem.
+1
sekizdokuzon
(31.12.25)
şirketteki herkese aşağı yukarı böyle yapıldı zam. geçen sene de %3 yapılmıştı herkese. ayrıca benim pozisyonumdaki tek kişiyim, ben çıkarsam o işi yapabilecek başka birisi şu an yok.

iş arıyorum ancak bulamıyorum. diğer arkadaşlarım da arıyorlar ama bulamıyorlar. sektör cidden çok kötü durumda.

bizde de işten çıkarmalar çok oldu. buna rağmen durum bu. moralim aşırı bozuk. herkesi çıkardılar, işler bana kaldı ve şimdi de böyle...
0
🌸art cat chocolate
(31.12.25)
Bunları düşünmekle olmuyor ağa. Ülkenin hali ortada, askeri ücret(evet askeri) 28 kagat. Ben hayret ediyorum o parayla yaşayabilene.

Bize de bunlari yaşamak denk düştü işte. İstediğini düşün, kendini parala çare yok. Ben şu anda işi olanların halinden memnun olması taraftarıyım çünkü her yerde çıkarma var ise giriş yok gibi bir şey.

Sosyal hayatına odaklan işini ara bulamiyorsan da çok sallama.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(31.12.25)
İşleri öyle bir salın ki performansınız 100 üzerinden 20 olsun. İşler durma noktasına gelsin ama durmasın. Bu kan emicilerle böyle baş edilir
0
messina123
(01.01.26)
Daha açıklanmadı ama en fazla yüzde 15 olur. En az ise 13.
0
put it in your appropriate place
(01.01.26)
(13)

Yeni yılda başına ne gelsin

luluki
İsterdin?
İsterdin?
0
luluki
(30.12.25)
Para. Çok para.
+4
antihero
(30.12.25)
antihero +1
Yağsın böyle. Oluk oluk.
+1
auroraaurora
(30.12.25)
para.. derdimiz imanımız para..
uzaktan çalışabileceğim daha yüksek maaşlı bir iş.
ama öncelik aşk.
0
jelly bear
(30.12.25)
Para gelmesine gelsin de, harcayabilecek vakit, enerji, huzur ve şevkle birlikte.
+1
(30.12.25)
paradan başka isteğim yok.
0
nothing in my way
(30.12.25)
halihazirda en büyük sorunum para olduğu için ben de para diyorum :) Allahım nolur.
0
Sadece soruyorum
(30.12.25)
Güzel bir iş..
0
yankee jumping
(30.12.25)
Güzel bir iş, ve güvel bir ev.
0
Amaranta ursula
(30.12.25)
Sağlık açısından kaybımız olmasın, çok daha iyi bir iş güzel bir maaş, hayalimdeki tarlalı bahçeli bir ev ve mümkünse insanlığı güzel bir insanla tanışmak
0
pislick0
(30.12.25)
Resmi tatiller hariç en az 1 haftalık tatil
+1
iwasbornonamountainside
(30.12.25)
uzun dönem oturum izni.
mart ayında sıkıntısızca abd'ye girmek.
yeni bir iş.
son 6 yıldaki çabalarım, emeklerim ve sabrımın karşılığını almak.
karşılıklı aşk ve ilişki, hatta evlilik.
ayrıca bedenen ve ruhen sağlık.
0
rain when i die
(30.12.25)
Gezi ve Seyahat.

Yarın yokmuşsuna gezsem. Uçaktan uçağa atlasam.
0
put it in your appropriate place
(30.12.25)
Ablam kanser...
İyileşsin...
Allah benim ömrümden alsın, ona versin...
+2
cccbehzatccc
(30.12.25)
(18)

Şu an hayatımda olmazsa olmaz

darthvader
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
0
darthvader
(26.12.25)
kocam
-1
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Vallahi de sevgilim. Kara sevda gibi bizdeki.
-1
gobekliraki
(26.12.25)
Kahve makinem.
0
mutekebbir
(26.12.25)
epey düşündüm de hiçbi şey.
+4
antihero
(26.12.25)
Bir insan uzaklaştırma kararı aldığı sevgilisi olmadan nasıl yaşayamam der?

Soruya cevap: ailem
+1
Kahvedesu
(26.12.25)
internet, bilgisayar, para.
0
hold the door
(26.12.25)
İşim. Her şey sende anlamsızlaşıyor ey mayış diyor ya şair, iş olmazsa hayatın bir anlamı kalmıyor.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
türkiyede yaşamamak
0
plastic_angel
(26.12.25)
Haftada bir iki dışarı çıkmak. Aman aman sosyal bir hayatım yok ama en azından haftada bir iki kez dışarıda çay, kahve veya içki içeyim ya.

evden işe, işten eve bir hayat istemem.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
AirPods Pro
-1
michael_knight
(26.12.25)
arac ve laptop.
arac olmadan ise gidemiyorum.
laptop olmadan isimi yapamiyorum.
0
cooperr
(26.12.25)
Başta çocuğum yazmak istedim ama elim gitmedi. Büyük konuşmak istemiyorum. Evladını kaybeden birkaç aile gördüm. Biri teyzemdi. Hepsi hayatlarına devam etti ama hiçbir zaman tam olamadılar. O sebeple büyük konuşmayı reddediyorum. Düşmanıma bile dilemeyeceğim bir şey.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.12.25)
merak etmek.

açık ara, arkada bırakmış olacağım en kötü yılı geçirmekteyim. geleceğe dair, yeni bir şeyler öğrenmeye dair içimdeki o keşif duygusu kalmamış olsa devam edebileceğimi sanmıyorum.
0
lüzumsuz adam
(27.12.25)
Elektrikli ısıtıcı battaniyem. Bozulduğu an hemen yenisini alırım, gelene kadar geceleri doğru düzgün uyuyamam kışları.
0
inawen
(27.12.25)
Şuan şu noktada mayış.
İşten ayrılmam söz konusu. Maaş gelmezse epey zorluk çekicem.
0
biseysorcaktim
(27.12.25)
Büyük konuşmak istemiyorum ama hiçbir şey. İnsanın adaptasyon ve hayatta kalabilme güdüleri /güçleri bence çok gelişmiş durumda. X'siz yaşayamam demek bana göre abartılı geliyor insan mecbur kalınca sanki bal gibi de yaşayabiliyor. Ama yine de büyük konuşmak istemiyorum mode on.
+4
Amaranta ursula
(27.12.25)
kocam
para
internet
-2
Hallegadola
(29.12.25)
Düzenli ve kaliteli uyku. Yaklaşık 1 ay süren insomnia cehenneminden kurtulmak muhteşem bir duygu. Sabah zar zor uyanıp alarma küfretmek özlenir mi? Özleniyormuş.
0
auroraaurora
(29.12.25)
(13)

Tek bir şeyler yapıyor musunuz

arbre
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
-9
arbre
(26.12.25)
gidilir tabii ki. ben hep gidiyorum sinemaya.
0
art cat chocolate
(26.12.25)
Gidilir tabii ki, neden gidilmesin? Hatta arttırayım bence herkesin kendi başına bir şeyler yapmaktan zevk alıyor olması gerekir. Sinemaya da gidilir, kahve de içilir, tatile de gidilir.
+3
fraise
(26.12.25)
fraise, tek tatil yaptım, çok keyif aldım, sinema biraz geriyor.
-7
🌸arbre
(26.12.25)
Gidilmez mi ya, çok da güzel olur.
0
kobuzchu kiz
(26.12.25)
geçenlerde tek başıma pikniğe gittim küçük bir çanta yapıp. Göl kenarında flamingoları izledim. Normancı postumu kayalıklara serip uzanıp gökyüzünü izledim. yarım kalan kitabımı okudum. hava soğuyunca çantamdan vodka kokteylimi çıkarıp yudumlayarak, üşüye üşüye yürüdüm. merak ettiğim tek perde bir oyun vardı, hiç kimseyi aramadan, organize etmeden, uğraşmadan, tak diye bilet alıp göl kıyısından tiyatro salonuna bağladım akşamımı. yalnız kalabilmek güzel.
+1
loch ness
(26.12.25)
ben tek başıma bir şeyler yapmayı seviyorum ama kendime ayıracak pek vaktim olmadığından ve üşendiğimden yapamıyorum, bence tek başına bir şeyler yapmalı insan. o nedenle git diyenler +1
0
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Sinema, tiyatro, konser, yemek, müze/sergi, tatil, alışveriş... her türlü aktiviteyi yalnız yapmayı severim.
0
mutekebbir
(26.12.25)
Yapılıyor ama belli bir müddet sonra insan yanında birini aramaya başlıyor çünkü aynı aktiviteyi arkadaşıyla sevgilisiyle yapanlara denk gelip ne yapıyorum ben hissine kapılıyorsun.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
o dediklerini ben hep tek yapıyorum. en son lisede biriyle sinemaya gitmiştim.
0
hold the door
(26.12.25)
sinema sosyal bir aktivite degil ki. gidip oturup film izliyorsun. ben cok tek gidiyorum uyeligim oldugu icin. biriyle gitmenin tek avantaji sonrasinda filmi tartisabilmek. ama olmazsa olmaz da degil.
0
antikadimag
(26.12.25)
Sinemaya da tiyatroya da alışverişe de tek gitmeyi daha çok severim.
0
suicides underground
(26.12.25)
Sinemasından başla, yurtdışı gezileri, tatile gitmesi, yemesi içmesini yüzde 93'ü tek yapılyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
Sinemaya toplu gitmek zaten çok saçma, çift olarak ehh hadi neyse ama liseli aşık modu açmayacaksan çift olarak da yapılacak daha iyi aktiviteler var. Sinema salonuna gidip film izlemek artık 3-5 senede bir yaptığım bir olay ama gideceksem tek giderim herhalde. Filmi sessiz izlemek gereken bir yerde yanında biri var mı yok mu ne önemi var?
0
nundu
(27.12.25)
(13)

pitbull ordusu kursak savaşlarda başarılı olur mu?

messina123
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
-11
messina123
(24.12.25)
Hocam burada esas sorun sizce de 100.000 pitbull'luk kamyonlarla (artık kaç kamyonsa) İsrail sınırını geçip merkezi bir yerleşim yerine ulaşmak değil mi zaten?

Bu kadar zahmetli bir planda başarılı olsanız da köpekleri gören herkes ay ay ay diye gördüğü ilk binaya, dükkana girecek ve devreye uzman ekipler girecek, birkaç saatte olay bitecek.

Sizinki konvansiyonel yöntemlerden epistemolojik bir kopuşu sembolize eden heterodoks bir yaklaşım olmuş bence.
+3
akhenaten
(24.12.25)
Köpek kovucu düdükle geri püskürtebilirler.
+2
kizil karga
(24.12.25)
Herhangi bir silah kullanamayan bir canlı olduğunu düşünürsek, karşı taraf maksimum 100.000 mermiyle 2 saate galibiyet sancağını çeker.
+1
anatomik
(24.12.25)
muhtemelen israil'in köpek kubbe savunma sistemi vardır. sistemi de muhtemelen şu şekilde çalışıyor olabilir. safe zone'a giren her köpek için seri şekilde "hoşt" diyor olabilir sistem....
+1
exlibris
(24.12.25)
Oldu olacak Timur gibi fil kullanalım. Tank gibi yıkıp geçsin ortalığı.
+1
yurtsuz john
(24.12.25)
Güldürdün vallahi. Uçaktan paraşütle atmak lojistik problemini çözer sanki
+1
tan vakti
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? Aç kalmadan da birbirlerini parçalıyorlar zaten.
+1
gnosis
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? +1

Veya birbirilerine saldırmayacaklarının garantisi var mı?
0
put it in your appropriate place
(24.12.25)
Uçlarınada taramalı tüfek bağlarız dıkşın dıkşın vura vura alırlar orayı

Köpekler milleti korkutur eyvallah da ordu devreye girene kadar en fazla panik olur silahlı müdahale ile etkisiz hale gelirler.

Mesele orantısız güç olarak köpeklerin güçsüz kalması +1
+2
basond
(24.12.25)
Bu zeka buralarda harcanmamalı.
0
ekimoloji
(24.12.25)
do you even logistics bro? 100 bin hayvanı kontrol altında tutmak, düzenli şekilde araçlara yüklemek, o araçların her birini israil sokaklarına salmak bile çok ciddi operasyon ve insan gücü gerektirir. savaş halinde bunu çok daha verimli kullanmak mümkün. mevcut teknolojiyle köpek yüklü 60-70 kamyonu imha etmek herhangi bir profesyonel ordu mensubu için sakız çiğnemekten daha zahmetli değildir.

her şeyi geçtim velev ki plan başarılı oldu, israil sokaklarında 100 bin tane aç pitbull var diyelim. her biri ortalama 5 kill alıp yarım milyon israilliyi de öldürmüş olsun. stratejik açıdan bunun bir yararı var mı? 500 bin sivile karşılık israil ordusu nükleeri kafamıza çaksa burada milyonlar ölse daha mı iyi? veya bu ASİMETRİK PİTBULL MÜCADELESİ neticede neyi hedefliyor?

bunları da düşünmek lazım. amaç şehirlerde sivil katletmek ise dahi bu verimsiz bir yöntem. geri dönüşü her türlü daha zararlı olur. kaldı ki köpek bunlar yani asker olmasına gerek yok balkonundan yiyecek atan birisi bunların 25-30'unu kendi penceresinin altına toplar, orada silah veya başka bi araçla yok edebilir.

kısacası olmaz abi neresinden tutsan elinde kalıyor, bu organizasyonla uğraşana kadar bin tane adama güzel yemek yedirip ellerine sapan versen ve "gasabalı yıldıh disin bu türklerden, uvelek uvelek goşun ortalığı garıştırın" talimatıyla sokaklara salsan daha mantıklı iş yapmış olursun.

başaramadık abi.
0
der meister
(24.12.25)
100k köpeği sınırdan sokan adamı 100k militanı sınırdan sokmaktan alıkoyan nedir merak ettim.
0
koxy
(25.12.25)
en basiti zehirli yemle 3 günde temizlerler.
0
orpheus
(25.12.25)
(14)

Yeni yıldan beklentilerimizi yazıyoruz

baldan kaymak
Ben başlayayım:Toyota Hilux veya Corolla Cross
Ben başlayayım:

Toyota Hilux veya Corolla Cross
0
baldan kaymak
(23.12.25)
Para, akıl sağlığı, vücut sağlığı, para
+2
sekizdokuzon
(23.12.25)
İstiklal Mahkemeleri
+9
redlinetheturk
(23.12.25)
sağlık
istediğim yerde istediğim işi yapabilmek
+1
black holes in the sky
(23.12.25)
yeni şirket kuruluşu ve bir teknokente kapağı atmak. yeni siparişleri yetiştirip. bir tübitak projesi ile hibe almak. edge ai teknolojileri geliştirecek ekibi toplayıp tükiyede en az 2 firma ile teknik işbirliği sağlamak ve 2 yeni uzun vadeli kurumsal müşteri kazanmak.
0
orpheus
(23.12.25)
Sağlık tabii. Her şeyin başı sağlık.

Paso yurtdışı gezisi. Bir bakmışım Amsterdam'dayım, hoop bir bakmışım Madrid'deyim. Oradan hoop Roma'ya gidip gelmişim. Vücumda kandan çok, viskiler, biralar, romlar olsa. Uçaktan inip, uçağa binsem. Komple dolaşsam dursam.
+1
put it in your appropriate place
(23.12.25)
Sadece sağlık, kendim ve yakınlarım için.
Gelecek yıl hastane koridorlarını arşınlamasam yeter.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
sağlık
+1
exlibris
(23.12.25)
Yeni bir iş, para, huzur.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
para istiyorum. param olursa diğer sorunlarımı düzeltebilirim. yılbaşı piyangosu bana çıksın.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
yurt dışına geziye gidecek kadar para biriktirebilmek ve işe gidecek kadar bir araba alabilmek.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Sevdiğim ve sevildiğim bir ilişki
+1
umutt
(23.12.25)
sağlık ve para
0
inheritance
(24.12.25)
Sandığın bir an önce önüme gelmesi.
Maserati Levante (az kaldı biraz daha alkolü kesip para ayırmam gerekiyor sanırım)
Şuan iş-sağlık-ortam rutinimden memnunum, bu şekilde devam etsem olur.
Belki şehir değişikliği ama olmasada olur.
0
IcedFlames
(24.12.25)
Bir villa + bir yazlık daha :P

Uyku düzeni.

Hibrit iş.
0
gabe h coud
(24.12.25)
(3)

Belgrad'a Giriş

yetkili birine benzeyen abi
Belgrad'a yakın zamanda giden var mı? Ülkeye girişte sorulan, beyan edilmesi gereken şeyler var mı?
Belgrad'a yakın zamanda giden var mı? Ülkeye girişte sorulan, beyan edilmesi gereken şeyler var mı?
0
yetkili birine benzeyen abi
(22.12.25)
haziranda gitmiştim hiç bir şey sormadılar, çünkü tüm kalabalıkla birlikte pasaport kontrole gitmiştim o kalabalıkta pek soracak halleri yok gibiydi. geçen sene gittiğimde ise tuvalete vs gidip oyalandm sona kaldığım için memurun soru sorası tuttu. ne zaman döneceksin dedi "on monday" dedim. "first time in serbia" falan filan dedi yes dedim. "do you have return ticket" dedi, yes dedim, show me please dedi. ben de çıktı almıştım gösterdim. okey dedi geçtim.
0
Sadece soruyorum
(22.12.25)
Yakın zaman değil ama 2 defa gittiğim için yazayım; ikisinde de sormadılar.
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
1.5 ay önce gittim dönüş biletini göstermemi istediler.
0
al sana nick it
(22.12.25)
(14)

Hangi jiletle tras oluyorsunuz

optimistbakunin
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
0
optimistbakunin
(21.12.25)
Edwin Jagger çift taraflı, jiletleri de bir yada max iki kere kullanıyorum.
Bic marka jiletim var ama onu seyahat vs için aldım sadece. Memnunum.
Gillette vs kullanmayali yıllar oldu bir kere normal jilete başlayınca farki görüyor insan. 11 yıl olmuş.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
@logistics ahahha abi simdi marketten gidip alacagim bir sey yok mu tr icin
0
🌸optimistbakunin
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette al geç
0
arbre
(21.12.25)
Abi o zaman gillette yani zaten marketlerde çok bir marka yok malesef :)
Ama bic ben sevdim aklında olsun. Fiyatı da daha uygun gibi.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
Gillette sensor 3 fiyat performans
0
mephistoo
(21.12.25)
jiletim yok. hiç kullanmadım. elde ne varsa onu kullandım. 3 bıçaklı, random markalı tek bir jilet 3-6 ay arası götürebilir. sürekli kullanımda 2 hafta götürür.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Tek bıçaklı permatiğin önündeki plastik koruyucuyu kırıp kullanıyorum.

İki üç bıçaklıları kullanamıyorum.
0
yurtsuz john
(21.12.25)
BIC Hybrid 3 Flex'i kullanıyorum. İş görüyor.
0
put it in your appropriate place
(21.12.25)
güzel bir yaprak jiletle bol köpükle geleneksel traş en güzeli ama o da çok zaman alıyor.
genelde gillette sensör veya mach3 olanını kullanıyorum. öyle 5 bıçaklı sağa sola hareketli olanları sevmiyorum.
eskiden bir jileti 7-8 kere kullanırdım hala keserdi şimdi 3 ten sonra kesmemeye başlıyor. o yüzden gratiste, migrosta indirim yakaladımmı stokluyorum.
0
my fault
(21.12.25)
Evde Ali Bıyıklı ustura ve yarım jilet kullanıyorum.

Seyahatlerde Rossmann'da satılan Isana 3 bıçaklı kullan at tıraş bıçağı kullanıyorum.
0
yadigar
(21.12.25)
Bazen Gilette Sensör bazen de Philips One Blade. One Blade jilet kadar yakından almadığı için ciltte yarattığı tahriş daha az oluyor, üst üste birkaç gün jiletle tıraş olup yüzümün haşlandığını hissedersem One Blade'e geçiyorum. One Blade'in bıçağını bugüne dek hiç değiştirmedim, Sensör'ün başlıklarını ise üstündeki kayganlaştırıcı şerit düşene kadar kullanıyorum.
+1
huçi kuçi
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette
ayda bir degistiriyorum ucunu.
0
cooperr
(21.12.25)
sensor3/blue3 bu ikisinin kartuşu aynı zaten. hangisinin birim fiyatı ucuza gelirse onu alıp geçiyorum.
eksisozluk.com mach3'e filan da tercih ederim.

safety razor da denedim ama bunlar daha iyi geliyor. kişiden kişiye cildine göre değişiyor işte, normalde mach3 daha pahalı üst model ama benim cildimi mahvediyor.
0
konetsu
(22.12.25)
Gillette Fusion 5
0
liberal
(22.12.25)
(12)

Kişisel gelişim kitapları neden küçümseniyor

egerbiryolcu
Hayatı Yeniden Keşfedin adında bir kitap ile ilgili yorumlarda şu ifadeler dikkatimi çekti, kişisel gelişim kitapları gibi değil. İsmine aldanmayın vs...Neden böyle bir algı var sizceGerçekten içi boş kitaplar mıYüzeysel veya kendilerini tekrar eden kitaplar olsa dahi insana hiç mi farkındalık kazan
Hayatı Yeniden Keşfedin adında bir kitap ile ilgili yorumlarda şu ifadeler dikkatimi çekti, kişisel gelişim kitapları gibi değil. İsmine aldanmayın vs...

Neden böyle bir algı var sizce
Gerçekten içi boş kitaplar mı
Yüzeysel veya kendilerini tekrar eden kitaplar olsa dahi insana hiç mi farkındalık kazandırmaz
Siz ne düşünüyorsunuz?
+1
egerbiryolcu
(20.12.25)
Çünkü zırva
Hayat tekdüze yaşanan bir şey değil, herkesin hikayesi farklı. Fakat ortada bir kitap ve tek fikrin etrafından dolaşan yorumlar var. Sanki her insan ve her olay aynı gibi.
Sabah 5'te uyanan zengin oluyordu bu arada, ne oldu o iş?
Zırvalık.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(20.12.25)
Adı üstünde aslında; “kişisel”. O yüzden herkes kendi deneyimini yaşayıp, tecrübe etmeli. O yüzden başkasının deneyimi boş geliyor olabilir.
+1
orient blue
(20.12.25)
Küçümsenmesini mantıksız buluyorum. Kişisel gelişim çok zor bir şey değil. Yazanlar belli başlı bakış açılarını yazıyor. Ona bakarsan her kitapta mantıksız şeyler var. Mesela Harry Potter kitaplarını, filmlerini çok severim ama Dumbledore'un gay olması çok saçma bir şey. Adam 5'te uyanın demişse bu niye zırvalık oluyor.
-4
arbre
(20.12.25)
bu amerikan kültürüyle dünyaya yayılmış bir şey. yok kendinin farkına var, yok başarabilirsin, yok teksin cart curt. ulan bu kadar nepotizmin olduğu yerde her yenilgi sonrası deneyip deneyip boka sararsan intihar edersin. saçma sapan. bu iş, bulanların para kazanma alanı oldu. nerde keriz silkeleyen konferans falan verdi.
0
mikahakkinen
(20.12.25)
Çoğunlukla genel olmasıdır.

tek fikrin etrafından dolaşan yorumlar var.+1
0
put it in your appropriate place
(20.12.25)
Önerdikleri, akademik bir çalışmanın mı ürünü? Kaç kişi üzerinde hangi bilim adamları bu çalışmayı yapmış, deneklerden kaçı, bu görüşü uygulayıp başarmış da önerilmiş.

Yoksa yazar, böyle bir bilimsel çalışma yerine oturma organından mı istifade edip 'Bir fikrim geldi.' kitabı yazmış?
+1
Mirket
(21.12.25)
cunku zengin/basarili/vs gibi sifatlara giden yolun sirrini kimse sana $10'a alacagin kitapta soylemez.
bu senin kendinin cozmesi gereken, kitaplarda yazmayan birsey.
birazda sansa ihtiyacin var tabii.

ben bu soruyu direk gidip bunu basarmis insanlara da sordum hatta, cevap yok..
siritiyorlar sadece..ha ben olsam ben de soylemem tabii, altin yumurlayan tavuk var elimde, neden keseyim salak miyim? :D
0
cooperr
(21.12.25)
Çünkü popüler oldu.
Popüler olunca iyi para kazandırmaya başladı.
İyi para kazandırınca bütün üçkağıtçılar pastadan pay almak için sinek gibi üşüştü.
Piyasa sahtekarların yazdığı kitaplarla dolunca da doğal olarak küçük görülmeye başlandı. Bu durum, bütün kişisel gelişim kitaplarının uydurma olduğu anlamına gelmiyor tabi ama sapla saman birbirine karıştığı için iyi araştırmak, gösterişli ve özellikle de maddi türden vaadleri olanlardan uzak durmak gerek.
0
mikro patlama
(21.12.25)
“kişisel gelişim” diye etiketlenen kitapların bir kısmının altı gerçekten boş olabiliyor. pozitif düşün her şey düzelir, evrene olumlu mesaj gönderelim geri dönsün, ya da sırf çarpıcı olsun diye söylenen 5’te kalkarsan zengin olursun gibi iddialar falan... bilimsel dayanağı olmayan bu tarz çok fazla kitap var ve o yüzden insanlar ismine bakıp mesafeli duruyor.

ama bir de “kendine yardım” diye ayrı bir kategori var. bunlar bilimsel temeli olan, sağlam kuramlara dayanan ve ruh sağlığı profesyonellerinin terapiye destek olarak sıkça önerdiği kitaplar. hayatı yeniden keşfedin de bu grupta. bilişsel davranışçı yaklaşımın bir dalı olan şema terapi yöntemleriyle çocukluktan beri kurduğumuz ilişkilenme biçimlerini, yaşadıklarımızın bizde oluşturduğu inanç kalıplarını ve bunların bugün ilişkilerimizi, seçimlerimizi ve hayat tarzımızı nasıl etkilediğini fark ettirmeye çalışan bi kitap. “iyi düşün iyi olsun” demiyor, bu kalıplar gerçekten işimize yarıyor mu, yoksa bizi mi sabote ediyor, oraya bakıyor.

ben bu kitabı gerçekten kendini tanımak ve değişmek isteyen herkese çok öneriyorum
+2
mezzosprite
(21.12.25)
Kitaplar, ben bunu yaptım benim kendi hayat tecrübem siz de belki bir fikir edinirsiniz diye satılmıyor. Kişisel Gelişimdeki kişiden kasıt satın alan. Yazar, satın alana diyor ki al ve ksisiel olarak geliş. Benim yolumu da oku belki senin için bir şeyler vardır demiyor.
Kendi bir kişilik deneyemini senin, kitlelerin ilacı olarak Pazarlıyor.
O kitaplardan elde edinelecek bilgi harry Potter dan da elde edilir.
Ha birilerinin işine yarayan bir şey çıkar elbette ama bu o kitapları ne ilaç yapar ne de değerli kılar.
0
kisa
(21.12.25)
@mezzosprite+1
Kendine yardım kategorisindeki kitapları ihtiyacım oldukça okuyorum. Bunlar sürekli okunacak şeyler değil zaten. Yazarları da, birkaçı hariç, sadece alanında bilinen insanlar.
Diğer kişisel gelişim kitapları ise okuyana bir şey katmıyor, sadece yazarını zengin ve ünlü yapıyor.
+1
gnosis
(21.12.25)
kisisel gelisim kitaplarini elestirmek de kisisel gelisim kitaplarinin kendisi kadar moda bence. bazilarinin dusunmeden okumasi gibi bazilari da dusunmeden, hatta hicbir tane bile okumadan, kulaktan dolma bilgilerle elestiriyor. ben burada sonuca bakiyorum. eger bir insan herhangi bir kitabi okuyorsa ve bunun sonucunda etkileniyorsa, dusunceleri, duygulari ve davranislari degisiyorsa o kitap amacina ulasmis demektir. bu kitabin ne oldugu hic onemli degil. dolayisiyla "su gelisim kitabini okudum ve beni etkiledi, mutlu etti, artik daha pozitifim, degistirdi" vs. diyen birine zirva, sacmalik falan diyerek onu aptal yerine koymak vs. daha terbiyesizce geliyor bana.
+1
Sour
(21.12.25)
(8)

Asosyalliğime çözüm bulalım

arbre
Valla ev iş arasında öleceğim bir gün yolda. Neler yapayım, nerelere gideyim? Para sıkıntım yok Allah'a şükür. Siz neler yapıyorsunuz, fikir olabilir. Özellikle sevgilisizlere soruyorum. Evlilere de sormuyorum.
Valla ev iş arasında öleceğim bir gün yolda. Neler yapayım, nerelere gideyim? Para sıkıntım yok Allah'a şükür. Siz neler yapıyorsunuz, fikir olabilir. Özellikle sevgilisizlere soruyorum. Evlilere de sormuyorum.
-6
arbre
(20.12.25)
halk oyunlari, dans, resim, hafta sonlari dağ bayir gezenler,bisiklet gruplari gibi bir olusum vs ye katilabilirsin.
-1
designer
(20.12.25)
Spor salonuna gidiyorum. Ayrıca standup gösterileri, tiyatrolar vs.
0
put it in your appropriate place
(20.12.25)
Dövüş sporları. Yabancı dil pratik grupları toplantıları oluyor onlara katılabilirsin ilgini çekiyorsa. Ayrıca gönüllülük işleri olabilir.
0
pembediken
(20.12.25)
Doğa yürüyüş grupları
0
luluki
(21.12.25)
tango ya başladım ben de biraz toksik bi ortam var gibi ama güzel insanlarla da tanıştım diyebilirim.
0
high hopes of the sozluk
(21.12.25)
dayı seni ne zaman evlendiriyoruz
0
hold the door
(26.12.25)
hold the door, bu gidişle hiçbir zaman
-2
🌸arbre
(26.12.25)
Isten atılarak çözebilirsin.
-1
civa
(07.01.26)
(5)

Nereye Gidebilirim? Balkanlar

optimistbakunin
Selam,Geçtiğimiz günlerde pegasustan şöyle mail geldi; Biletlerini vergiler hariç %40 indirimle al,13 Ocak - 12 Mart 2026 tarihleri arasında uç!Kampanyadan yararlanmak için son gün 19 Aralık 2025!Kampanya Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Kuzey Makedonya, Romanya, Sırbistan, Hırvatistan, Karadağ ve
Selam,
Geçtiğimiz günlerde pegasustan şöyle mail geldi;
Biletlerini vergiler hariç %40 indirimle al,
13 Ocak - 12 Mart 2026 tarihleri arasında uç!
Kampanyadan yararlanmak için son gün 19 Aralık 2025!
Kampanya Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Kuzey Makedonya, Romanya, Sırbistan, Hırvatistan, Karadağ ve Bulgaristan uçuşları için geçerlidir.

Bilmiyorum herkese mi geldi ya da özelliği nedir anlamadım. Ne kadara düşüyor fiyatlar doğrusu test de etmedim. 20lerin sonlarında bekar erkek bordo pasaportlu kişisi olarak sizce hangi tarihlerde nereye gitmeliyim? Kışı sevmem aslında ama tarihler de kışı gösteriyor maalesef belki de bu yüzden uçuşlara indirim veriyorlar. Yabancı dilim var, konuşup anlaşabilirim. çekingen de değilim. Daha önce tek başıma gürcistana gitmiştim airbnbden bulduğum pansiyonda vs kalmıştım iyiydi. başka da yurtdışı deneyimim yok. bunda da airbnb kullanmak istiyorum hem maliyetleri düşüreceğini tahmin ediyorum hem de başkalarıyla da tanışabilirim diye.
Çok fazla bütçe ayırmak istemiyorum, hangi tarihte nerelere gidip ne kadar kalmalıyım, neler yapabilirim. ya da gitmesem de olur mu bilemiyorum mevsim de kafamı karıştırıyor çünkü. Duyurunun gezginleri akıl verebilir mi
0
optimistbakunin
(17.12.25)
Fiyat konusu cok degisken, girip bakman lazim tek tek.

Yuzde 40 dedigi indirim vergiler haric. Zaten bu rotada biletin cogu vergi. Bazen 3binlik bilet 2600e dusuyor. Bazen 7000lik bilet 5400e dusuyor. Son asamaya kadar gelip indirimi uygulayip bakman lazim dedigim gibi.

Mart basi gibi bosna ya da sirbistan yapilabilir fiyatlar iyiyse. (Karadag'a vize geldi sanirim)
0
brkylmz
(17.12.25)
Fiyattan bağımsız yazayım;

- Belgrad güzel bir şehir. İki defa tek başıma gittim, üçüncüye giderim.

- Üsküp'e arkadaşım ve eşiyle gitmiştik. Tek olsaydım canım sıkılırdı. Fakat Matka Kanyonunu baya güzeldi. Ohrid şehri çok güzel ama kış aylarında ve Martta nasıl olur bilmiyorum. Nisan ayında gitmiştim pek insan yoktu.

- Zagreb'e gittim 2 geceliğine. Beni pek sarmadı.

Belgrad'e gideceksiniz iletişime geçebilirseniz her zaman. En çok sevdiğim şehirlerden biridir.

- Saraybosna'ya gidecektim, fırsat olmadı.
0
put it in your appropriate place
(17.12.25)
Bilet fiyatlariyla ilgili brkylmz maalesef hakli. Cok komik bir rakam dusuyor. Bundan ziyade kimsenin cok istemeyecegi tarihlerde gidebiliyorsaniz o zaman cok uygun fiyatlar bulunabiliyor. %40 olayi tuzak, mesela baktim simdi Nisan ayi icin SAW - Saraybosna - SAW sadece 75 euro en dusuk paket.

Nisan-Haziran daha iyi olur. Ben balkanlari seviyorum acikcasi, Hollanda'da yasiyorum ama buralarda gezsem disarda ailecek yemek yesek falan bir haftalik basit bir tatil icin bile ufak bir servet odemek gerekiyor. Doga seviyorsaniz, Bosna Hersek ve Kosova(ve hatta Arnavutluk) harika bence, digerleri de kotu degil. Ne beklediginize bagli ozetle, ben sahsen havalar biraz isinsa da kendimizi bir an once Kosova'ya falan atsak diye bakiyorum.
0
mbond
(18.12.25)
geçtiğimiz yazdan beri üsküp,priştine, tiran, podgo, kotor, budva şehirlerini gezdim.

priştine: 1 günlük şehir.
üsküp: çok keyifliydi, 2 gün ayrılabilir. yeme, içme anlamında çok başarılı, tarih kokan bir şehir.
tiran: gecesi ayrı gündüzü ayrı güzel. küçük bir italya havası vardı. fav şehrimiz oldu. yemesi, içmesi, gezmesi her şeyiyle çok memnun kaldı. 3 gün kalınır.
podgo: bence 1 gün yeter. geçtik gittik
kotor ve budva: 2'şer günlük şehirler. yine yemesi içmesi gezmesi keyifliydi.

yaz tatili için kotor ve budva, şehir gezelim takılalım isterseniz tiran.

makedonya ve kosova biraz soğuk olabilir. son tahlilde tiran uygun gibi
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
Sırbistana git fazla düşünmene gerekyok, içlerinde en güzeli orası.
0
Sadece soruyorum
(18.12.25)
(7)

Rüyalara inanır mısınız

gobekliraki
Veya anlam yükler misiniz gördüğünüz rüyalara?
Veya anlam yükler misiniz gördüğünüz rüyalara?
0
gobekliraki
(17.12.25)
rüya, burç vb. şeylere inanmam ama muabbetine kullanırım.
0
mikahakkinen
(17.12.25)
rüyalara anlam yüklemem.
0
duyuruuser
(17.12.25)
tüm rüyaların bilinçaltı olarak anlamı var. ben genelde rüyanın neye çağrışım yaptığını bir şekilde fark ederim. genellikle de o gün yaşanan bir olayın çağrışımı olur.

fakat rüyaların geleceği haber verme vs. böyle bir fonksiyonu tabii ki yok.
+1
orpheus
(17.12.25)
Rüyaların anlamı var +1 Mesela ben rüyamda hep bir yere gitmeye çalıştığımı ama kaybolduğumu ve bir türlü ulaşamadığımı görürüm. Hayatından tatminsiz olmaya ve bir arayış içinde olmaya işaretmiş ki öyle cidden.
0
peki madem
(17.12.25)
rüya tabirlerine inanmam ama ruhsal sıkıntıların ya da o an yaşanan şeylerin yansıması oluyor rüyalarda. o sıralar çok depresifsem kaos dolu rüyalar görüyorum. mutluysam çok mutlu, huzurlu rüyalar görüyorum. ikisinin arasıysa ya rüyayı hatırlamıyorum ya da sıradan şeyler görüyorum.
0
matilda
(17.12.25)
Muhtesem Jung ruyalari bilincaltimizin organize etmeye calistigi, bilincli farkindaligimizin fark edemedigi mesajlari, surecleri, olaylari vs, semboller ve arketiplerle bize ileten bir pencere olarak goruyordu, ve kisisel gelisimimiz ve farkindaligimiz icin takip etmemiz gerektigine inaniyordu. Jung bakis acisiyla ruyalarimi takip etmeye basladigimdan beri ne kadar dogru seyler soyledigini goruyorum. Gestalt terapi penceresinden de bakabilirsiniz. neyi tercih ettiginize bagli.
Gelecekten mesajlar iletip/iletmedigini falan kast ediyorsaniz, buna inanmiyorum.
0
kassiopeia
(17.12.25)
İnanmam ve anlam yüklemem.

Fakat gerçekçi bir rüyaysa ne olduğuna bağlı haydi hayırlısı ya veya böyle bir şey olmaz dediğim oluyor.

Bir keresinde bir rüyamda şirketim beni yurtdışına gönderiyordu Eğitim için ama pasaportumu evde unuttuğum için havalimanında kalıyordum.

Uyandığımda dedim umarım böyle bir mallık yapmam.
0
put it in your appropriate place
(17.12.25)
(9)

ilk kez schengen başvurusu yaptığınızda...

tabudeviren
kaç gün verdiler?hangi ülkeydi?
kaç gün verdiler?
hangi ülkeydi?
0
tabudeviren
(16.12.25)
Sene 2010, yanlis hatirlamiyorsam 3-4 ay icinde gecerli 20-30 gun tek giris verdiler. Hollanda.
0
mbond
(16.12.25)
fransa, 6 ay.
0
elorelia
(16.12.25)
Macaristan, 21 gün, multi.
0
duster
(16.12.25)
2023te 6 ay multi, Almanya
0
arenas
(16.12.25)
almanya, 4 yıl
-1
deartheodosia
(16.12.25)
2001, fransa, 6 ay (yaş 12)
0
elektr10
(16.12.25)
ispanya 3 ay multi.
0
ezkaza
(16.12.25)
Fransa 3 ay 2010 idi sanırım
0
basond
(16.12.25)
- Sene 2018
- Fransa
- 3 Ay Multi

ama sehayat acentasından tur satın almış, otobüsle Romanya'ya gidip dönmüştüm. Fransa'ya gidemedim öyle kaldı. Fakat diğer schengen başvurlarında problem olmadı.
0
put it in your appropriate place
(16.12.25)
(16)

Ülke gündemini takip edebiliyor musunuz?

messina123
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
0
messina123
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum ekşi sözlüğe ne yazarsanız onları biliyorum sadece
+2
devilone
(16.12.25)
Günü gününe. Etmezsem işimi yapamam.
Etmezsen yatırım yapamazsın.
Ayrıca farkındalık bir erdemdir düşüncesindeyim.
0
Mirket
(16.12.25)
2023 seçimlerinden sonra bırakmıştım, 19 mart olaylarından sonra takip edeyim dedim ancak yorucu oldu. artık etmiyorum.
+1
mikahakkinen
(16.12.25)
edip etmemek bilinçli bir tercih değil.
ben sosyal medya kullanmıyorum, arada bir burası ve ekşisözlük sadece.
ister istemez öğreniyorum gündemi.

zaman zaman gündemi takip etmemek adına ciddi efor harcıyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
etmiyorum. sözlükte, instagramda denk gelirsem ya da google'ın haber bildirimleri düşünce dikkatimi çekerse açıp bakıyorum. onun dışında asla açıp takip etmiyorum. bu ülkeden ümidim kesileli çok oldu maalesef. umurumda değil artık açıkçası. yarın şeriat geliyor deseler şaşırmam itiraz da etmem. saldım gitti.
+1
matilda
(16.12.25)
özellikle takip etmiyorum ama maruz kalabiliyoruz.
0
duyuruuser
(16.12.25)
aski memnu bittiginden beri türk televizyonu izlemiyorum. türkiye siyasetini/gündemini 2015 yazindan beri takip etmiyorum. eksi sözlük'te gözüme baslik carpiyor sadece, o da tercihimle olmuyor. sol frame'de yer aldiklari icin görüyorum. mesela bugün "16 aralik 2025 gain medya'ya kayyum atanmasi" basligi carpti gözüme, girip okumuyorum. baslik yeterince aciklayici zaten. "ayni biatci, despot bedevi zihniyeti hala at kosturuyor" diyip geciyorum. gain medya kim onu da bilmiyorum. onun yerine gidip muhabbet kusu basligi falan okuyorum.
bu gözüme carpan basliklari da cok degil en cok bir iki güne unutuyorum. türkiye'de yasamiyorum, dolayisiyla cevremde de konusulmuyor bu konular. böylece inanilmaz uzagim artik bu konulara.
2023 depreminde bir ay boyunca süreci takip ettim. son 10 senede yaptigim tek istisna oydu ama o da zaten cok olaganüstü bir durumdu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.12.25)
Ediyorum kısmen . Bizde siyasi çekişmelerin ve 3. Sayfa haberlerinin, aşk dizilerinin devam etmesinin yanı sıra BM'nin bazı kurumlarının İstanbul'a taşınması söz konusu. Ataşehir tarafının Finans merkezi olmasına yönelik faaliyetler de buna eklenebilir.

Ayrıca doğrudan bizi ilgilendirse de dış haberler bizde oldukça kısıtlı.
Yerel kaynaklara yönelmek gerek.
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
Kaptan +1
Twitterdan alternatif gündemi takip ediyorum
-1
grimavi
(16.12.25)
Meşhur bir laf var ya TR gündemini 1 gün takip etmezsen çok şey kaçırırsın ama 1 yıl takip etmezsen hiçbir şey kaçırmazsın diye. çok haklı buluyorum ve epeydir takip etmiyorum. ara ara önüme düşüyor bir şeyler, bakıyorum her şey gerçekten aynı.
+2
but that was just a dream
(16.12.25)
Ben bayağı ediyorum galiba. Mehmet Akif Ersoy olayı bayağı sıkıntılı bir mevzu mesela, haberlerde görmesem bu kadarını yapacaklarını tek başıma düşünemem. Biraz gözümü açıyor haber izlemek.
0
sekizdokuzon
(16.12.25)
Türkiye'de etmek lazım. Çünkü bak düşünsene bi ara Apo lacoste giymişti, o gün bilmeden işe lacoste giyip gittiğini düşünsene? Veya bi ara başka bi tişört fetöcülerle özdeşleşmişti. Bilmeden başına iş açma veya yanlış anlaşılma ihtimalin çok yüksek. Bu yüzden ben olsam takip ederim.
0
nhk ni youkosu
(16.12.25)
ediyorum ama artık her şeye tepkisizim. hiçbir şey için kesinlikle olmaz diyemiyorum. artık olan hiçbir şeye şaşırmıyorum. zaten görmediğimiz ne kaldı ki?
0
nothing in my way
(16.12.25)
bıraktım.
eskiden bağımsız gazetecileri takip ederdim; artık etmiyorum.
hayat kalitemde artış olmadı dersem, sağlam bir yalan söylemiş olurum.
ek olarak, artık ülkeye dair bir umudum kalmadığına yönelik de okunabilir bu tututmum.
bu memlekette, özgürlükten yana, bireyi önceleyen; devletin biz vatandaşların huzurunu ve mutluluğu sağlayan bir araç olarak yorumlayan politikaların hiç bir zaman kök salamaycağına dair farkındalığın yarattığı bir boş vermişlik hissi.
0
pangea
(16.12.25)
takip etmiyorum.
0
abelardo
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum +1
takip etmiyorum. +1
0
put it in your appropriate place
(16.12.25)
(7)

2025'iniz nasıl geçti- yeni yıla girmeden dertleşmece

darthvader
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?
Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
0
darthvader
(14.12.25)
2025 bok gibi geçti. Bir sene boyunca yaz gelsin diye bekledim ama buralara bu sene de yaz gelmedi. Yeni yıldan beklentim yaz gelmesi.
-1
suicides underground
(14.12.25)
iyi gecmedi diyebilirim. i$ olarak bekledigimi bulamadim.
global ekonomi boktan, beni cok etkiliyor.
0
cooperr
(14.12.25)
Maddi manevi her yönden berbat bir yıldı.
Çok fazla hastalık haberi aldığımız bir yıldı, çok hastamız oldu. Geçen hafta da gencecik bir iş arkadaşımızı bir iş kazasından dolayı kaybettik.

Mutlu olduğum an; balkona kurduğum kuş havuzunun nihayet kuşlarca fark edilip kullanılmaya başladığı andı.

En çok üzüldüğüm yazdığım kaza olayı oldu.

Yeni yıldan pek bir beklentim yok açıkçası; artık yapmak istediklerimi ertelemeyecek motivasyon diliyorum kendime.
0
mutekebbir
(14.12.25)
Kötüydü. En mutlu eden şey yaz tatilimdi. İyi geldi. Ben yeni yerler görünce yaşadığımı hissediyorum. Uzun süredir almak istediğim bilgisayarı aldım. İşte 1 yılımı bitirdim. Ağırlık çalışmaya başladım. Bir spor düzeni oluşturdum. Bir sürü küçük ama benim için önemli hedef gerçekleştirdim. Düşününce kötü demek nankörlük oluyor ama beni mutsuz eden şey ilişki konusu. Son sevgilimden ayrıldıktan sonra 4 5 kızla konuştum ama hiçbiriyle sevgili olmadım. 4 ay sonra 33 olacağım ve evliliğe çok uzağım. Aslında evlenmek istemiyorum ama bazen de eşimin olması daha iyi hissettirir gibi geliyor. İş arkadaşımdan hoşlandım, o üzdü beni, hâlâ takıyorum kafama. Yeni yılda biraz da bu konularda mutlu olmak isterim.
-4
arbre
(14.12.25)
Geneli güzeldi, hayatımda eksik bir şey olmadı ama son düzlüğe biraz gergin geçiyorum işten dolayı.

ama Bungee Jumping yapmam, bütün seneyi güzel kıldı. O süreci çok özleyeceğim.

Uzun zamandır yapmak istiyordum ama öncelik vermemiştim. Kasım 2024te öncelik vermeye karar verdim. Araştım, planladım ve Uygulamaya koydum. 14 Mayıs 2025 tarihinde yaptım.

Bungee Jumping için İsviçre'ye gittim ama öncesinde Malta'dan vize başvurusu aldığım için Malta'ya gitmem gerekti. Sırf bunun için Malta'ya gittim, gerçi sevdiğim bir ülke. İlk 2024 senesinde gittiğim restoranlara gittim. Kaldığım otelde gene konakladım. Gittiğim casino'ya gene gittim.

İstanbul'a dönerken business class'a bindim. Bu güzel süreci böyle bitirmiş oldum.

Senenin geri kalanı normal geçti. Bungee Jumping komple yetti seneye. Arkasından Lyon'a gittim geldim. Eylül'de bir Roma'yı dolaştım geldim. Arada gösteriler, etkinlikler derken senenin sonuna geldik.

İş yerinde bazı problemler var yapısal olarak. Ne olacağı belli değil. Bu şey bekliyordum aslında. Sürpriz olmadı. Daha bir hafta önce başka bir duyuruda yazmıştım fırtına öncesi sessizlik, sağlam çıkarsam mükemmel bir süreç beni bekliyor, ölürsem yine de güzeldi diye.

Bu fırtınada sağ çıkarsam hayatımı güzelleştirmeye devam. Çıkamaşam yapacak bir şey yok, hayat der devam ederiz.

İşte 2026'a sağ kalıp yurtdışı gezilerin dolu dolu olduğu, kadehlerimin eksik olmadığı ve daha derli toplu bir hayat yaşantısını hedefliyorum.

Bakalım görelim.
0
put it in your appropriate place
(14.12.25)
hedeflediğim 2 şey olmadı. biri çok önemli değildi ama diğeri hala önemli. o yüzden 2026da kendime o gerçekleştiremediğim tek hedefi koyuyorum. daha gerçekçi, daha samimi bir hedef olarak gözüküyor. 2024ten daha iyiydi. sakindi diyebiliriz.
0
dedim ben sana
(14.12.25)
bok gibiydi. bi beklentim de yoktu zaten. 2026'dan da yok. tek artısı çabuk geçmesi oldu.
0
der meister
(14.12.25)
(5)

Sürekli kendi reklamını yapan iş arkadaşı

bepicolombo
İşyerinde sadece algı, başkasının bilgisini satıp sorumluluktan kaçan buna rağmen üst yönetim tarafından da başarılı görülen insanlar ile nasıl başa çıkıyorsunuz Ya da şöyle diyim bu insanla kendiniz mi başa çıkmaya çalışıyorsunuz ? Yoksa yöneticiniz ile bu Durumu komuşurmuydunuz ? Bu zamana kadar h
İşyerinde sadece algı, başkasının bilgisini satıp sorumluluktan kaçan buna rağmen üst yönetim tarafından da başarılı görülen insanlar ile nasıl başa çıkıyorsunuz
Ya da şöyle diyim bu insanla kendiniz mi başa çıkmaya çalışıyorsunuz ? Yoksa yöneticiniz ile bu Durumu komuşurmuydunuz ? Bu zamana kadar hayatımda kimseyi yöneticiye şikayet etmedim ama bu sefer durumu anlatacağım. Sizin tavsiyeleriniz nedir?
0
bepicolombo
(11.12.25)
Sallamıyorum. Çünkü banane
Bizde de var bir tane lafa gelince mangalda kül bırakmıyor icraat sıfır, mailleri kendi sorumlulugundaki konu bile olsa başkasına fyi yazarak iletiyor :D
Açıkçası ben haline güldüğüm için eğleniyorum da kalabilir
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.12.25)
Sallamıyorum +1

- Yoksa yöneticiniz ile bu Durumu komuşurmuydunuz ?
+ Hayır konuşmam. Zira yönetici bu durumun kendi farkına varamıyorsa, benim söylememle değişmeyecektir. Yöneticinin kendisi bu durumu görmesi gereken kişidir.

- Sizin tavsiyeleriniz nedir?
+ Yöneticiye söylememek en baştaki tavsiyem. Bu iş yapmıyor ama yapıyormuş gibi gözüküyor dendiğinde sanki ispiyonlamak gibi geliyor kulağa. Yapılması gereken; yaptığınız bir işi kendisine değil, bir şekilde direkt yöneticiye kendiniz söylemektir.
0
put it in your appropriate place
(11.12.25)
Benim 40 yaşından sonra nihayet fark ettiğim bir gerçek var: Alemin akıllısı ben değilim. Herkes her şeyin farkında, ama umursamıyor. Çünkü konunun kendileriyle bir alakası yok. Sizin işinizi yapmanızı engellemiyorsa, sizin maaşınızdan kesip ona vermiyorlarsa içten içe dalganızı geçip gülün geçin. Boş teneke tıngırdar diye boşuna dememişler.
Benim için tek sınır bana akıl öğretmeye çalışması olur. O zaman işler değişir ve tepki gösteririm.
+1
auroraaurora
(12.12.25)
yöneticiye yerinde ve zamanında muhabbet arasında söylenebilir.
sadece o kişiyi yöneticiye anlatmak için yanına gidilmez.
yemekte ya da bir sohbet ortamında yalnız kaldığınızda lafı oraya getirip söylersin.
0
duyuruuser
(12.12.25)
Arkadaşınızda lider özellikleri var. Umarım hakettiği yere gelir. İş hayatında popüler olmak istiyorsan böyle davranmalısın. Bazen çalışmak değil, işin nasıl işlediğini bilmek, onu nasıl satacağını bilmek yeterli.
+1
plastic_angel
(12.12.25)
(3)

İtalya vizesi

beyaztenlikiz
Merhaba :) Geçen salı İdata İzmir’e İtalya vizesi için başvurdum. Belgelerim tamdı. Pasaportumu cuma günü kargoya verdiler. Bu kadar kısa sürede çıkabilir mi? Yoksa ret mi yedim? Turistik başvurdum
Merhaba :) Geçen salı İdata İzmir’e İtalya vizesi için başvurdum. Belgelerim tamdı. Pasaportumu cuma günü kargoya verdiler. Bu kadar kısa sürede çıkabilir mi? Yoksa ret mi yedim? Turistik başvurdum
0
beyaztenlikiz
(06.12.25)
çıkar evet
erken ya da geç çıkmasının retle alakası yok
0
jelly bear
(06.12.25)
Çıkar Evet +1

Yapıldığı hafta içerisinde çıkanı biliyorum. Almanya vizesine müdürüm salı mı ne başvuruyu yapılmıştı perşembe çıkmıştı sanırım ve 1 sene almıştı.

Daha bu sene içerisinde ben Malta'ya başvurdum cuma günü. Bir hafta sonraki perşembe kargoya verildi, cuma elime ulaşmıştı 1 sele vermişlerdi.

Yalnız arkadaşım ekim ortasında başvurdu, halen gelmedi pasaportu. Gezi tarihini 18 Aralık olarak göstermiş.
0
put it in your appropriate place
(07.12.25)
Benim 3 vizem de aynı hafta içinde çıkmıştı.
0
nefertarii
(07.12.25)
(11)

Yağmurlu havada spora gider misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Araba yok. Ulaşım yürüyerek yağmurlu havalarda spor salonuna gider misiniz?
Araba yok. Ulaşım yürüyerek yağmurlu havalarda spor salonuna gider misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(06.12.25)
hayvani bi yağmur değilse giderim
+1
nolmus yani
(06.12.25)
Ben giderim. Gitmediğim gün kendimi mutsuz, huzursuz hissediyorum.
+3
Mirket
(06.12.25)
Kar yağarken havuza gittim. Giderim.
+1
arbre
(06.12.25)
canın istemiyosa bugun de gitmeyiver. yamurda evinde keyfini yap film kahve vs. dünyanın sonu değil gün eksik spor yapmak :)
0
f02561
(06.12.25)
Giderim, gidip geldim hatta az önce
+1
pislick0
(06.12.25)
tam evden çıkmak üzereydim, başlığı gördüm. deli gibi yağmur yağıyor ve yürüyerek (13 dk) gideceğim. spora gitmek işe gitmek gibi, zorunlu ama ekstra zevk alıyorum. biraz ıslanalım, ne olacak ki?
+1
hadi ya la
(06.12.25)
eve yürüyerek 3 dakika spor salonum. hayvani yağıyorsa gitmem herhalde ya. 2-3 senedir düzenli sayılacak şekilde gidiyorum spora, spordan zevk alma, yapmayınca huzursuz ve mutsuz hissetme aşamasına gelmedim. Spordan keyif alanların yalan söylediğine inanmaya devam ediyorum :d

Arada kendime kaçamak hakları tanıyorum yani tanımasam hiç gitmem muhtemelen. Bazen gitmemem, hiç gitmememden daha iyi
0
nundu
(06.12.25)
Giderim. Kar yağarken de giderim.
0
gabe h coud
(06.12.25)
Kar yağsa gidenlerdenim. Üşenirim ama yine de giderim
0
euteamo
(06.12.25)
hayvani bi yağmur değilse giderim +1
0
put it in your appropriate place
(07.12.25)
Tamamen modunla ilgili.
0
gobekliraki
(07.12.25)
(7)

Bu kadar sahtekarlığa, rezilliğe, siyasete, kara paraya,hileye... rağmen futbol neden bu kadar ilgi görüyor?

luluki
Tek tük türk yıldız futbolcu var, topçu bile bahis oynuyor, maç satıyor....Yanii sıfıra yakın ciddiyet ve samimiyet varken, hâlâ bu ilgi alaka niye?Tuttuğum takım[ yok] bile şampiyon olsa bana sahte bi başarı olduğundan heyecan yaşatmaz.Yanii tek akıllı ben olamam değil mi? Bi yerde mi yanılıyorum?
Tek tük türk yıldız futbolcu var, topçu bile bahis oynuyor, maç satıyor....
Yanii sıfıra yakın ciddiyet ve samimiyet varken, hâlâ bu ilgi alaka niye?
Tuttuğum takım[ yok] bile şampiyon olsa bana sahte bi başarı olduğundan heyecan yaşatmaz.
Yanii tek akıllı ben olamam değil mi?
Bi yerde mi yanılıyorum?
+4
luluki
(06.12.25)
Avcı toplayıcı olarak yaşadığımız binlerce yılda erkeklerin genlerine kazınmış adına aidiyet duygusu denen bir olgu var. Erkek adam tek başına kendini güçsüz hissedip gücüne güven duyduğu bir topluluğa ait olmak istiyor. Ait olmakla övünebileceği bir güç. İçgüdüsel bir şey bu. Bu devirde de bu imkanı erkeklere futbol camiası sunuyor.
Sebep bu.

Ayrıca mesela 12 Eylül öncesi sol sağ çatışması vardı. Aidiyet solcu ve sağcı örgütlere kaymış, bu da devletin başına terör şeklinde bela olmuştu. Böyle olmasın diye devletler Futbolseverliği el altından desteklerler.

Bu konuda "Salazar'ın 3 F'si" diye aratırsanız Google'da detaylı bilgi bulursunuz.
-1
Mirket
(06.12.25)
ben de merak ediyorum buna, sık sık soruyorum bu soruyu kendime.

arada bir maça gidersin, atmosferi yaşarsın.
bazen tv karşısında kalabalık bir ortamda heyecan yaşarsın.
bu koşullarla ve az olmak kaydıyla maçları takip etmeyi anlayabiliyorum.

ancak sabah akşam spor konuşmalar; internette veya gerçek hayatta sürekli buna mesai harcamak, spor haberlerini takip etmek, futbol takımına gönül verip(?) alışverişlerinde buna göre tercihte bulunmak, başka kişilerler sırf takım farklılığı yüzünden kavga etmek akıl alır gibi değil.

alışkanlık diye tahmin ediyorum.
çoğu kişinin iki kelimeyi bir araya getirecek aklı fikri yok; muhabbet bitince ne olacak bu fenerin hali diyorlar. bence en makul açıklaması bu.
+1
biseysorcaktim
(06.12.25)
bile bile kandırılmaktan zevk alan bir topluluğuz ondan galiba. dün fifa dünya kupası kura çekimi var, trumpa barış ödülü verildi. yani tiyatro izleriz ama kral çıplak olan tiyatrolarıda izlemek salaklık. ben türk futbolunu Anelkanın elle konyaya gol atmasından sonra bıraktım.
insanları mutlu eden çok az şey var. bir yerde kazanmak ve üstünlük sağlamak istiyor. türkiye için mutluluğun formülü çok açık. gs tut, akpye oy ver.
0
mikahakkinen
(06.12.25)
Biraz daha konuyu açarsak magazin programları, temeli şehvete ve şiddete dayanan gereksiz onlarca dizi (bazısının senaryo ve kurgusunun İngiltere kaynaklı oldupuna dair yorumlar var) akşama doğru çıkan aile kavgalarını içeren yapımlar vs bir çok şey de dahil olmak üzere aslında izleyici /seyirci/takipçi olarak ne derece kaliteli(!) olduğumuzu bize gösteren hususlar .

Bunları düşündükçe ,hak ettiğimiz gibi yönetiliyoruz kaidesi akla geliyor.

Bu adama tamamen hak veriyorum :
x.com

x.com
0
diyecevaplandı
(06.12.25)
dunyanin her yerinde insanlar belirli spor takimlarina aidiyet hissedip bir community olma hissi yasiyorlar. farkli sehirler, mahalleleler birbirine saldiracagina, sehirlerin takimlari birbirleriyle spor mucadelesi verip zararsiz bir ustunluk mucadelesi kuruyorlar. sporun toplumlarin enerjisini atmasinin bir yolu olarak goruyorum. bu olmasa alternatifi insanlarin birbirine girmesi.

turkiye'de futbol olmus bu spor. amerika'da amerikan futbolu ve basketbol takimlari var. futbol cok eglenceli bir spordur bu arada. sirf populer oldugu icin, avam gorerek futbola burun kiviranlar fanatik holiganlardan cok farkli bir yerde degiller gozumde.
+1
antikadimag
(07.12.25)
hocam insanlar kurgu olduğunu bile bile yarışma programlarını izliyor ve heyecanlanıyor. Kimin kazanacağı önden belli senaryo gibi yazılmış show programlarını "aaaaaa" diyerek şaşırarak izliyorlar.

Futbolda da aynı durum.

daha iyi alternatifleri bilmiyorlar. Türkiye'de alman ligi kalitesinde takım var da millet mi izlemiyor?

ha talep eden var mı? O da yok.
0
anten
(07.12.25)
Şahsen dünya futbolun evirildiği durumdan hiç memnum değilim, hatta şikayetçiyim ama gel gör ki vazgeöiyorum.
0
put it in your appropriate place
(07.12.25)
(14)

Her şey yolunda mı?

rock n roll
Nasılsınız, nasıl gidiyor?
Nasılsınız, nasıl gidiyor?
0
rock n roll
(03.12.25)
Yani.
0
kizil karga
(03.12.25)
boktan:)

İş için Ankara`ya taşındım, zamanla seversin dediler. Tam 1 sene oldu ama hala alışamadım.
Ev kiraları çok pahalı, kümes gibi 30 metrekare evler 35-40 bin TL, 1 senedir tek göz otel odasındayım bir türlü düzenimi oturtamadım.
0
zikardo
(03.12.25)
berbat. borç batağındayım çok fena. kimseden destek alamıyorum. tam nefes alıcam derken bi şey çıkıyo. en son maaşımın çoğunu bağladım borçları yapılandırdım derken kedim hastalandı ve varımı yoğumu ona yatırdım. şimdi kiramı ödeyecek param bile yok. iş allaha kaldı gerçekten mucize bekliyorum artık, aşırı yorgunum.
0
bxgx
(03.12.25)
Değil. Sağlık ok ama maddi açıdan durum pek parlak değil. Az kazanıyorum, yeterli olmuyor. Şimdiden gelecek sene ne yapacağız diye düşünüyoruz. Belki gelecekte istanbul’dan kaçarız diyorduk ama artık o da mümkün değil. Bu şehir girdap gülüm…
0
yankee jumping
(03.12.25)
değil
-1
Kahvedesu
(03.12.25)
ehhh işte; para tahsilatı sıkıntı piyasalar kötü. hiç bir şey doğru düzgün zevk vermiyor artık (yaş 44), günler bu aralar öylesine geçiyor gibi. 2-3 haftaya 1 tatilim var onu bekliyorum sadece
+2
sweetoffice
(03.12.25)
Değil.

Bu iktidar yüzünden her günüm zehir.

Günübirlik kendimi eğliyorum işte. Bugün alışveriş yaptım. Yılbaşı kartpostalları falan aldım.
+4
yurtsuz john
(03.12.25)
Maşallah yolunda
0
basond
(03.12.25)
sevgilimden ayrıldım. insanlarlayken iyiyim ama tek kaldığımda hayatı sorguluyorum. eskiden ne kadar mutluymuşum kıymetini bilememişim diyorum.
0
asap raki
(03.12.25)
Yolunda değil maddi olarak çıkmazdayım kıyafetleri satıyorum belki buradan da yardımcı olmak isteyen çıkar

www.eksiduyuru.com
0
ighe
(03.12.25)
Şakasız bok gibi biliyor musun
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
ben zaten bu hayatı şans eseri yaşıyorum. ölürsek de kime kalmış.
0
nothing in my way
(03.12.25)
Benim için de yani. Gerçi gene güzel gidiyor.

Çalıştığım şirkette fırtana öncesi sessizlik. Bu süreçte sağ kalırsam güzellikten muazzam muhtemeşem bir süreçe gireceğim. Ölürsem canım sağolsun. Yaşaması güzeldi.
0
put it in your appropriate place
(03.12.25)
İyi fena değil 2 defa sıfırdan başlamış biri olarak, geldiğim noktadan memnunum. Ankara'da yaşıyorum bok gibi soğuk var motor süremiyorum ama başka duyurucuların dertlerini görünce kendime üzülmeyi bıraktım. Logout olunca tekrar başladım üzülmeye kendim için :(
0
herseysoyledigimgibioldu
(04.12.25)
(3)

Kobo Libra Colour 32 gb parasina deger mi?

tantamount_to_equivalent
Liseden beri dogru duzgun kitap okuyamiyorum. Yeni yil resolutionlarima kitap okuma aliskanligi kazanmayi koydum. O yuzden black friday indirimlerinin bitmesine 12 saat kalmisken e-kitap okuyucu almak istiyorum. Bilgim sifir, ilk e-reader'im olacak. Amazon Kindle'lara reklam koyuyormus diye duydum.
Liseden beri dogru duzgun kitap okuyamiyorum. Yeni yil resolutionlarima kitap okuma aliskanligi kazanmayi koydum. O yuzden black friday indirimlerinin bitmesine 12 saat kalmisken e-kitap okuyucu almak istiyorum.

Bilgim sifir, ilk e-reader'im olacak. Amazon Kindle'lara reklam koyuyormus diye duydum. Secenek olarak sadece kobo'lar kaldi. 7inch 6 inch'den daha iyi diyorlar. 7 inch olsun dedik. O sekilde filtreledigimde Kobo Libra Colour 32 gb'dan baska okuyucu kalmadi iyi mi. Kesin onu mu alicaz yani? 210 sterlin. (Uk'deyim bu arada) Renkli menkli gerek yoktu aslinda bebe degiliz, kitabin duzunu okusam yeter. Neyse parasina deger derseniz alayim. Ben aldigim seyi uzun yillar kullanirim cok buyuk devrim, teknoloji degisimi olmaz herhalde okuyucularda 5-10 yil gitsin bir zahmet.
0
tantamount_to_equivalent
(02.12.25)
amazon'a "türkiye'de kindle olmadığından reklamlardan faydalanamıyorummm :(" minvalinde bir mail atınca reklamları kaldırıyorlardı en son. 7 sene önce kindle paperwhite aldığımda kaldırmışlardı reklamı. belki hala çalışıyordur.

bu ürünler rahat 5-10 yıl iş görür. kindle scribe 2022 de 200-250 pound arasında. tercih edilebilir. veya 200 pound altındaki kindle colorsoft. renkli olmasın, not almaya da gerek yok derseniz kindle paperwhite gayet yeterli. kobo tarafında hiç bilgim yok.
0
efreet sultan
(02.12.25)
İstemeyeceğiniz kadar aşırı detaylı bir karşılaştırma videosu:
www.youtube.com
Olası tüm senaryoları içeriyor. İlgilendiğiniz kısmı izleyin isterseniz.
0
yadigar
(02.12.25)
Yalnız Türkçe kitaplar epey kısıtlı. Bu kısıtlı arasından biçim olarak dandikler de var. İngilizce kitaplar ise derya deniz.
0
put it in your appropriate place
(02.12.25)
(5)

Tod Tv ile Akıllı Tv'deki Beinconnect aynı şey mi?

put it in your appropriate place
Aynı şey mi? Tod Tv üyeliğimi alsam, Akıllı Tv üzerinden Beinconnect'ten üye girişi yapabilir miyim?
Aynı şey mi? Tod Tv üyeliğimi alsam, Akıllı Tv üzerinden Beinconnect'ten üye girişi yapabilir miyim?
0
put it in your appropriate place
(01.12.25)
tod ile bein connect farkli. bein connect digiturk aboneligi olanlarin farkli yerde izleyebilmeleri icin. tod da digiturk aboneligi olmayanlara ayri uyelik satan platform.

her ikisinin ayri uygulamasi var. akilli tv ne tod uygulamasi yuklemeye calis eger destekliyorsa tabi.
0
nuevo
(01.12.25)
Tod Tv üyeliği üzerinden Akıllı Tv'deki Beinconnect bağlandım bir şekilde. Bakalım.
0
🌸put it in your appropriate place
(01.12.25)
Tod alırken Smart TV ek paketini de almazsan maçları izleyemeyebilirsin, ona dikkat etmen lazım. Tod'un ayrı uygulaması var +1
0
himmet dayi
(01.12.25)
digitürk receiver varsa sana beinconnect hesabı veriyorlar online izle. yok ben receiversız istiyorum dersen todtv. ikisinin hesabı farklı alınıyor.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
Mi box'taki beinconnect uygulamasına tod kullanıcı adı ve şifremi girdim, "artık tod'dayız, tod uygulamasını indir" dedi.

Tod uygulamasından maçı izledim.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
(19)

İstanbul Dünyanın en güzel şehri sözüme inanıyor musunuz?

tahirkemalbozoglu
Bu masala inanan var mı gerçekten.Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
Bu masala inanan var mı gerçekten.
Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
-6
tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
Istanbul bir turist icin muhtesem bi sehir ama onun disinda yasamak icin cok guzel diyemeyiz evet. Her seyden once bir kere cok kalabalik, korkunc bir trafigi var, bir yerden bir yere gitmek zulum. Belli basli yerler disinda da cok kotu sehirlesme ve ayni zamanda dediginiz gibi yesil alan sikintisi var.

Tum bunlarin yani sira surekli yasayan, aktif, kultur sanat etkinlikleri olan, bogaza sahip, keyifli bir deniz ulasimi olan, tarihi ve kozmopolitligiyle de muhtesem bir sehir.

Bu tarz isler subjektiftir aslinda, cok da fanatik gibi savunmaya gerek yok, bireysel olarak ben de yasamak icin cok uygun bir sehir olarak gormuyor ve size katiliyorum.
+1
bosver nicki
(30.11.25)
Aslında cidden çok güzel bir şehirdir fakat hem toplum halk olarak hem devlet-hükümet olarak senelerdir güzelim şehrin içinden geçtik, geçiyoruz. Sadece Akp özelinde değil, öncesinde de içinden geçilmişti. Akp geldi onlar da içinden geçti, biz halk olarak da içine ettik.

İstanbul'un Roma'dan aşağı kalır yanı yok. Hatta iddia ediyorum, fazlası bile var; Boğaz Köprüsü.

Yabancılar çok seviyor İstanbul'u. Avrupa ülkelerine gittiğimde lokal turlara katılıyorum, İstanbul'dan geldim dediğimde akılları çıkıyor. Güzelim şehrin içine ettik hep birlikte.
+1
put it in your appropriate place
(30.11.25)
Bunu diyen hayatında başka bir yer görmemiştir. Ancak nufusu 5 milyondan az bir istanbul için güzel derdim. Bunun için de 1920 lerde falan olmamız lazım. Full stres, trafik, kişisel alan yok gibi
0
michael harddd
(30.11.25)
dünyanın en güzel şehri mi bilmiyorum ama senin kötülediğin kadar da değil. baya iyi bir şehir, dünyanın en eğlenceli ve güzel şehirlerinden birisi. böyle oldugu için kalabalık zaten. güzel olup kalabalık olmayan yok ki. new york, londra kalabalık değil mi? ayrıca kalabalık olmayan yerler de var. hafta içi gündüz gezmek baya keyifli. yürüyüş yapacak yer çok var. on tane sayarım şimdi. avrupa yakasında maçka parkı, bebek sahili, istiklal caddesi, gülhane parkı, yenikapı, florya ve yeşilköy sahil şeridi, anadolu yakasında üsküdar sahil, caddebostan sahil, fenerbahçe parkı, bağdat caddesi, maltepe sahil şeridi, ve daha pek çok yer var. şehir içi olarak kadıköy moda taksim beşiktaş nişantaşı. kültürel etkinlik olarak yine zorlu, vadistanbul, pek çok spor salonu konser ve etkinlik alanları ile dolu bir şehir. bu şehri beğenmiyorsan güngörenden dışarı çıkmamış olman lazım
0
abelardo
(30.11.25)
Senin için dünyanın en güzel şehri neresi?
O şehrin bulunduğu ülkenin reddit sub'ına gidip burası dünyanın en güzel şehri bence, katılıyor musunuz diye yerel dilde sor; sen İstanbul için ne kadar negatif düşünüyorsan onlar da o kadar negatif konuşacak.

Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.
E demek ki onlar senin için önemli değil bunlar önemli, demek ki İstanbul "sana göre" dünyanın en güzel şehri değil.
Aynı şekilde, başkaları için öyle.

Dünyadaki insanların İstanbul'u neden bu kadar beğendiğini anlayamayacak olmak bana biraz kıt fikirlilik geliyor üzgünüm, o yüzden böyle Bilale anlatır gibi yazdım. Yoksa bu sorunun olması gereken cevabı: sana göre değil ama bazılarına göre öyle.
-1
Bruce
(30.11.25)
"gelirin yıllık 200 bin dolardan fazlaysa evet mis gibi şehir. ayda 80-100k tl kazanıp abi istanbul yeaa diyenler özellikle beyaz yaka tayfa bence biraz salak
0
f02561
(30.11.25)
istanbu'da doğdum büyüdüm ve onlarca ülke, yüzlerce şehir gezdim. istanbul'u ilk 10'a bile sokmam. ne yaşanılabilirlik olarak, ne ekonomik olarak, ne sağlık açısından vs. vs.

ama istanbul'u 5-10 gün geçirmiş çok yabancıyla tanıştım. avrupa'lısı, amerika'lısı. çoğundaki izlenim çok başka. yani en sevdiği şehir mi dersin, bi daha gitmek için plan yapanlar mı dersin, heyecanlı heyecanlı fotoğraflarını gösteren mi dersin. batılı bir turist açısından hem bu kadar oryantal ve orta doğu yanı olup hem de bu kadar batıya adapte, modern ve güvenle gezebildikleri çok az yer var.

keza iddia ediyorum, oligarkından arap emirlerine, abd'li milyonerlerden uzak doğunun kilit isimlerine pek çok kişi şu an istanbul'da ve onların gözünden de çok başka bir şehir. çünkü parayla deneyimin bu kadar değişebildiği fazla şehir yok. bu apayrı bi konu.
0
gitdaddy
(30.11.25)
soylenenlere bir sey eklemek istiyorum. istanbul kozmopolit bir sehir degil. istanbul'da yasayanlarin ne kadari yabanci? resmi rakamlara gore bir milyon civari. yani neredeyse %5 civari. birincisi bu cok dusuk bir oran. ikincisi bu %5'in zaten cok buyuk bir bolumu ulkesinden kacmis ama avrupa'ya gidememis siginmacilar ve gocmenler. kucumsemek icin soylemiyorum. fakat kozmopolit sehir boyle olmaz. yani guzel, eglenceli vs. oldugu icin kalabalik diyorsunuz ama yabanci yok denecek kadar az (yani tercih edilen bir sehir degil). ayrica ic gocun nedeni de istanbul'un guzel, eglenceli vs. olmasi degil maddi kaynakli. bunu zaten istanbul'daki carpik kentlesmeden gorebilirsiniz.

ikinci deginmek istedigim konu da dunyanin en guzel sehri diyenlerin kimler oldugu. yani bunu soyleyenlerin cogu turk, yabanci birinden istanbul'un dunyanin en guzel sehri diye bir sey duymadim. evet, guzel sehir cok duydum ama turistik olarak gittiginde cogu yer guzel zaten, nihayetinde sinirli bir sureyle gidiyorsun, turistik yerleri geziyorsun, planin programin oluyor, butcen oluyor vs. elbette bu kaos, carpiklik, tuhaflik yabancilara da otantik, enteresan geliyor.

ucuncusu mesela hangi ranking'te istanbul birinci cikmis bilen var mi? ben bilmiyorum. ayrica soyle bir durum var. bazen en cok ziyaret edilen sehir cikabiliyor. ama bu rankinglerde transfer yolcularinin seyahatleri de eklenebiliyor. soyle ki turk hava yollari'nin bir servisi var, biliyor muydunuz bilmiyorum ama transfer yolcusuysaniz ve ucaklariniz arasinda belirli bir saat farki varsa ucretsiz sehir turuna katilabilirsiniz. ustelik yemek, muze girisleri vs. dahil ucretsiz. bilmiyordunuz degil mi? asagida kaynak verdim. iste bunlar da genelde ziyarete dahil ediliyor. tabii ziyaret etmek en guzel sehir oldugunu dusundukleri icin olmayabilir veya ziyaret sonrasi bu dusuncede olmayabilirler.

kisacasi bu goruse katilmiyorum, ama zevkler ve renkler tartisilmaz tabii.

kaynak: www.turkishairlines.com
0
Sour
(30.11.25)
@bruce

“Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.”

Ne alakası var abi. Senin yapılaşman rezaletse, insana verilen değer yerlerdeyse, yapılaşma, ulaşım ve bireysellik vs kimsenin umrunda değil herkes olabildiğince vurdumduymaz ise tarihi alandan yok, geçmişten gelen mirastan filan da kurtaramazsın bu işi. Hoş o da kalmadı da. Yapılan restorasyonlara bak be bi. Her alanda şehrin içine edilmis. Gayet de örnekleri var. Sen becerememissin ve rezil etmissin. Roma, Londra, Viyana, Paris bu şehirlerde hem tarih var hem yaşam var. İnsanca yaşam.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
istanbul büyük ihtimalle dünyanın en güzel şehri. baya da yer gezdim, karşılaştırılabilecek bir yer bulamadım.
-1
tchuck
(30.11.25)
bu tamamen bakış açısı, beklenti ve maddiyatla alakalı bir ikilem. çok trafik var, çok kalabalık vs gibi söylemleri dünyanın sayılı metropollerinden biri için söylemenin bir manası yok, zira bütün metropoller böyle. metropolleşmeye çalışan yeni kurulan şehirler de böyle, Dubai vs.. İstanbul'u diğer metropollerle kıyasladığında çok önemli artıları var, bu yadsınamaz bir gerçek. yemeğinden sporuna, denizinden-boğazından kültürel aktivitelerine, tarihinden tut havasına (temizlik demiyorum sıcaklık diyorum), dünyanın her yerine uçuş bulabildiğin harika bir lokasyon ve hava yolu imkanından, uluslararası bir çok işin hubı olmasına bir çok anlamda kıyas götürmez avantajları var. maddi açıdan iyi bir durumda olmayıp, iyi bir semtte yaşamıyorsan, işinle evin arasında mesafe çoksa bunlar her metropolde olduğu gibi problemdir. ama istanbul'da villa hayatı yaşayan da binlerce insan var. Ya da Fenerbahçe'de ev, Kalamış marina'da tekne, caddede ofisi olan bir insanın hayatına kötü diyebilir misin? Böyle bir imkan kaç metropolde var? Çok iyi restoranlar, iyi bir gece hayatı, durmak bilmeyen servis ve hizmet sektörü, bürokrasiyi hızlı hallettirebildiğin bir sosyal hayat.. İstanbul'da ortalamanın üstünde geliri olan insanlar gerçekten çok iyi bir hayat yaşıyor.

ayırca yürüyecek yer yok demek biraz haksızlık olur. evet şehrin eski bölgesi bir miktar dar doğal olarak ve tabii ki Mecidiyeköy Esenyurt vs gerçekleri de var ama iki yakasında da hala mis gibi kilometrelerce sahil var, boğaz da keza öyle, ayrıca ormanları var, tarihi yarımadada yürümenin verdiği keyif var. biraz tek taraflı bir yorum olmuş.

Ayrıca İstanbul'a gelip de beğenmeyen, etkilenmeyen birini görmedim bu güne kadar ki yıllardır uluslararası ticaret alanındayım yüzlerce misafirim oldu. Kendim de 40 ülke gezdim, yüzlerce şehir. Dünyanın en iyi şehri sorusu zor bir soru, bir çok katman var, bunu bilemem. Ama İstanbul kesinlikle bu soruya aday bir şehirdir.
+2
awlmi
(30.11.25)
Yurtdışındayım, bence İstanbul çok güzel.
-2
Kahvedesu
(30.11.25)
O efsane soz: Vatandasi olmasak guzel ulke aslinda. Fonda: www.youtube.com

Bunu diyen yabanciysa kisaca nedenleri:
- Resepsiyonist, garson, hizmet sektoru bir iki hello ceker, guler yuz gosterir hemen tav olurlar. Hizmet sektorunde ustumuze yoktur. Taksicimiz turist musteri icin adam bicaklar gozunu kirpmadan. Bir cok ulke hizmet sektorunde berbat, guler yuz hak getire. Iyy yabanci geldi, bunla mi ugrasicaz, dilimizi konussun, dilimizi niye ogrenmemis diye turist adama multeci, vergimizle gecinen siginmaci muamelesi cekip irkcilik bile yaparlar.
- Yemeklerimiz, mutfagimiz cok buyuk arti. Londra'da Turk restoranlarinda calisan tanidiklarim var. En sevmedikleri Turk musteriydi. Turk musteri cunku o yemegin nasil olmasi gerektigini, kivamini, tadini biliyor. Yabancinin onune ne koysak yiyor, herseyi begeniyor mallar diye dalga geciyorlardi. Cogu ulkenin damak zevki yok, patates kizartmasini, sosisi bile yemek saniyorlar.
- Ulkedeki cinsel aclik nedeniyle yabanci kadin turistler kendini burada Bella Hadid zannediyor. Rahatsiz olan da vardir ama begenilmek, ilgi gormek dunyanin en guzel seyi hele bir de kendi ulkenizde ortalama veyahut ortalama alti bir tipseniz hoslarina gidiyor. Ayni durum erkekler icin de gecerli. En ortalama sarisin batiliyi koy, Kivanc muemelesi gorur yani. Maalesef fizik, guzellik, kendine bakma gibi durumlarda ulke ortalamamiz cok dusuk.
- Haklarinini asla odeyemeyecegimiz sokaktaki kedi, kopek dostlarimizin yaptigi pr. Yabanci zaten sokakta basibos bir kedinin, kpegin oldugunu gorunce mavi ekran veriyor. Sen bunun onune yatip, sev diye kucagina oturursan eriyorlar.
- Bogaz, Tarihi yarimada'nin guzelligi.
- Sehrin canli civil civil hareketli olmasi. Atiyorum bugun pazar, Avrupa'da yaprak kimildamaz. Bizde hafta ici hafta sonu, gecmis erkenmis farketmez sehir yasiyor dersin yani.
- Saglik turizmi, estetik turizminde de ucuyoruz zaten.
- Turk dizileri. Belki de en onemlisi sona kaldi. Ulkeye turisti ceken en buyuk etmen kanimca.
0
freedonia
(30.11.25)
İstanbulun bazı bölgeleri çok güzel doğru turistik gezersen güzel diyebilirsin ama bütüne bakarsan güzel diyemem.
0
basond
(30.11.25)
Turistik olarak istanbul dünyanın en güzel 10 şehri arasında. bunu birçok seyahat dergisi de sık sık listelerde söylüyor.

Ama en güzeli mi? Tartışılır.

Yaşamak içinse yaşam endeksi sıralamalarında epey gerilerde.

Evet turist olarak gelip bir süre kalıp gidenler tabii ki bayılır. Hindistan'a gidenler de bayılıyor ay ne otantik diye. Ama bir de yaşayana sor.

Batılılar istanbul'u otantik ve değişik bulduğu için seviyor. Müslüman ağırlıklı nüfusa sahip şehirler içinde en güvenilir gezebildikleri yer çünkü. Bir de batıda alıştıkları konfor da var. Yani alıştıkları birçok şeyi istanbul'da bulabiliyorlar. Tarihi mirası kuvvetli vs... Bir de ucuz. Batılı turisti cezbedecek her şey var.

Ama bu dediğim 90'lar 2010'larda daha belirgindi. Şimdi biraz daha farklı turist profili de değişti. Biraz hala bir popüleritesi var ama eskisi kadar değil. Biz biraz geçmişin mirasını yiyoruz.

Yani dubai ile istanbul'un yıllık turist sayıları neredeyse kafa kafaya. Dubai dediğin 15 senelik bir şehir. Buradan biraz ders çıkarmak lazım.

Bir defa istanbul sanıldığı kadar kozmopolit değil artık. Zaten öyle bir nüfus çeşitliliği yok. Yani New York'a bakıyorsun, yedi milletten adam bir arada. Bir yanda Çin lokantası, karşısında dönerci, yanında hamburgerci... Otobüse biniyorsun şoför senegalli, taksiye biniyorsun şoför hintli, restorana gidiyorsun garson italyan, şef fransız... Bu çeşitlilik kültürel zenginliktir.

Eskiden global şirketlerin doğu avrupa ya da orta doğu merkez ofisleri buradaydı. Şimdi doğu avrupa merkezleri varşova'ya kayıyor, orta doğu merkezleri dubai'ye.

Kültür sanat arenası da rekabet ettiği şehirler gibi öyle çok parlak değil. Dünya çapında meşhur sahneler yok, hiç olmadı. Galeri ve müze koleksiyonları sınırlı. Yani dünyanın en güzel şehri diyorsak turistik manada, new york'taki müzeleri düşünün, londra'yı, Paris'i bir de istanbul'dakilerin koleksiyonlarını düşünün.

Gastronomi, mutfağımızla çok övünüyoruz ama... Biz kendimizi övüyoruz. Evet güzel mekanlarımız var, güzel bir kültürümüz var. Ama daha birkaç sene öncesine kadar michelin yıldızlı restoran bile yoktu İstanbul'da.

Bilmemkaç kilometre sahilden bahsediyoruz şehirde, ama barcelona'ya bakıyorsun, şehir boydan boya plaj neredeyse. İstanbul'da denize adım atabileceğin yer sınırlı. doğru düzgün deniz ulaşımı bile yok.

Elde sadece bir boğaz manzarası kalıyor.

Yani bütün olası rakiplerle kıyaslayınca... Güzel şehir ama en güzeli mi?
+1
anten
(30.11.25)
Yedi göbek İstanbul Tarabyalıyım ve İstanbul dünyanın en güzel şehri diyen birine tek önerim google mapsden Genoa’da herhangi bir yerin sokak görüntüsüne bakmasıdır..
0
suicides underground
(01.12.25)
istanbul gerçekten taşı toprağı altın eşsiz bir şehir. belediyelere kızıp kenti boklamaya gerek yok. arada metrobüsten cık gozlerini baska yerde aç belki güzelliklerini fark edersin.
-1
koela
(01.12.25)
Gezmesi güzel, yaşaması kötü. Yine de Beşiktaş-Kadıköy vapuruna binince insan iyi ki burada yaşıyorum diyor. Sonra Marmaray'a balık istifi binince severim bu aşkın ızdırabını diyor. Dünyanın en güzel şehri değil bence İstanbul ama nevi şahsına münhasır bir şehir. Benzeri yoktur dünyada bence.
0
peki madem
(01.12.25)
inanıyorum. Acarkent'te yaşıyore.
-1
gabe h coud
(01.12.25)
(2)

Frankkestein e kitap

fildirfildir
Güvenli bir yerden bulamadım, telefonuma indirice korktum virüs falan bulaşır diye, yardımcı olabilir misiniz?
Güvenli bir yerden bulamadım, telefonuma indirice korktum virüs falan bulaşır diye, yardımcı olabilir misiniz?
-1
fildirfildir
(29.11.25)
anna-archive.org'a baktın mı?
0
xururuca
(29.11.25)
Anna-archive.org +1
0
put it in your appropriate place
(29.11.25)
(10)

Stand-up önerileri

Dağcı
İzleyip güldüğünüz kimler var? Kimleri önerirsiniz. Önerileriniz doğrultusunda önce biraz izlerim internetten sonra bilet bakarım diye düşünüyorum.
İzleyip güldüğünüz kimler var? Kimleri önerirsiniz. Önerileriniz doğrultusunda önce biraz izlerim internetten sonra bilet bakarım diye düşünüyorum.
0
Dağcı
(22.11.25)
Cüneyt nergiz, gösterisine gitsen de seti yakın zamanda çok değişmez
youtu.be
Deniz alnıtemiz, ama adam amerika texas a taşındı
youtu.be
0
grimavi
(22.11.25)
Pınar Fidan
Seda Yüz
Çağla Alkan
Deniz Göktaş
Yavuz Günal

Birkaç ay önce tuz biber beşli gösterisinden iki arkadaşı yazdım kenara onlara gideceğim ilk fırsatta.
Fırat Aksel
Umutcan Arslan
0
mutekebbir
(22.11.25)
baturay ve deniz göktaş
0
ala09
(22.11.25)
Alis +7
0
üğpoıuy
(22.11.25)
Hidayet Tılı bayağı şeker bir insan. Instagram ve YouTube'da da aktif.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
@sekizdokuzon +1

Hidayet tılı da stand up gösterisini youtube a koymuştu ama kaldırmış sadece kesitler var şimdi
0
grimavi
(22.11.25)
Serdar Nalçakar
0
yurtsuz john
(22.11.25)
Yazılanlardan gittiklerime +1 ekleyim.

Serdar Nalçakar +1
Deniz göktaş +1
Pınar Fidan +1
Cüneyt nergiz+1

Yazılmayanlardan tavsiye edeceklerim

Özgür Turhan
Nevzat Can Ünsal
Ayşegül Doğan -- Tek başına gösterisi yapmadı ama değişen birkaç kişiyle birlikte ve çeşitli sahnelerde çıkıyor.
Engin Türkoğlu -- Ayşegül Doğan gibi. İki kez gittiğim gösterilerinin sunuculuğu yapmıştı.

Bilet alıp tarihlerini beklediğim gösteriler.
Berk Karan.
Mezat Şov. Sunucularından biri Nevzat Can Ünsal.
0
put it in your appropriate place
(22.11.25)
Bence bu işi en kontrollü ve akıllıca yapan Utku ergin. Aşırı başarılı buluyorum.

Sonra da Deniz alnitemiz derdim. Gitmiş :(

Berk karan, Cüneyt nergis ve Emre gunsal da izleyip sevdiklerimden.
0
a perfect lie
(22.11.25)
İsmail Nuri

Klasik ekşici değilsen yukarda yazılan kadıköy tayfası bomboş tipler, mimik oynatmıyor.
0
plastic_angel
(23.11.25)
(8)

Şaraba karşı damak tadım oluşmadı

put it in your appropriate place
Yarın ciks bir mekana gideceğim Nişantaşı'nda. Şarap ağırlıklı bir resturant. Öyle menüye bakarken içimden geçirdim şaraba karşı bir damak tadım olmadı.Bira ile viskide bir damak tadı oldu. Ahım şahım ayrıntı detay bilsemde gene tattığımda az çok farkı anlayıp duruma göre sevdiğim sevmediğim oluyor.
Yarın ciks bir mekana gideceğim Nişantaşı'nda. Şarap ağırlıklı bir resturant. Öyle menüye bakarken içimden geçirdim şaraba karşı bir damak tadım olmadı.

Bira ile viskide bir damak tadı oldu. Ahım şahım ayrıntı detay bilsemde gene tattığımda az çok farkı anlayıp duruma göre sevdiğim sevmediğim oluyor.

ama şarapta hiçbir gelişim olmadı. Gerçi bira ile viski içtiğim kadar şarap hiç içmiyorum. Oranı 17'e 1 diyebilirim.
0
put it in your appropriate place
(20.11.25)
grimavi
(20.11.25)
biz şaraplık üzüm yetiştirip kendimize kadar da yapıyoruz. çocukluğumdan beri önüme gelir hiç sevemedim. en güzelleri de önüme geldi ama şarap beni çekmedi.
+2
mikahakkinen
(21.11.25)
second cheapest wine...
youtu.be
+1
croswell
(21.11.25)
hızlı bir hesap yaptım en az 1.000 şişe şarap içmişimdir. (30+ yılda) ancak ben rakıcıyım esasen (2.000 yetmişlik vardır o da) . şarapla ilgili bir çok şey abartıdır genel olarak. alışkın değilseniz beyaz şarap ve rose'ları tenzih ederim tadı her mideye iyi gelmez. mayalıdır çünkü. ancak yapıldığı bitkinin en çok tadını veren içki de şaraptır. milyon çeşit şarap vardır o yüzden. apayrı bir kültürdür. sinema yönetmenleri bayılır mesela. sinematografiktir. edebi eserlere iyi gider. şiirlere yakışır. amma velakin içimi o kadar da iyi değildir. ben şarabı alkol almak için içtiğimden "evin" gibi köpeköldürenleri de içerim, köylülerin yaptığını da abartı fiyat olmayan endüstriyel şarapları da içerim. hiç bir alkollü içecek çeşidi tadı iyi geldiği için içilmez zaten. zamanla alışırsın. ve o ilk yudumda, o ilk kokuda seni hemen forma sokar.
+1
ground
(21.11.25)
Sanırsam soru kısmını atlamışsınız

Menüden şarap seçerken neye dikkat edeceğinizi mi yoksa nasıl damak tadı geliştirebileceğinizi mi soruyorsunuz
+1
akhenaten
(21.11.25)
Kötü sarap icerek gusto gelismiyor. Istersek düzenli olarak sarap tüketelim, istersek tasarimi hos yerlere gidip sarap tadalim. Kötü sarap her yerde norm gibi Türkiye´de.

Seviye maalesef yerlerde. Ülkeye giren yabanci saraplar da vasat ve vasat alti, cok büyük oranda. Tamam, daha uygun fiyatlilar ama derinlikli degiller. Neleri ne kadar süre denediz ki, gusto gelistirme beklentisi icine girdiniz? Demissiniz az tükettiginizi... Bence biraz sert bir bakis acisi... Icerek, deneyerek gelistirirsiniz zamanla.

Su da var ki, nasil kötü pizza yiyerek iyi pizzadan haberdar olamaz ama o konuda "fikir" sahibi olacak duruma gelemezsek, aynisi burada da gecerli. Bir de sarapta ne istedigini anlamak, cok cesit oldugundan biraz uzun sürüyor.

Biraya da viskiye de göre cok daha kompleks sarap, adamlar Isle´de ficinin tadina baktiriyor, bu kadar mi yani? Distile iceceklerin tamam yillandirmasi ve terruari var, ama anlamasi cok daha kolay. Birada da craftlarla beraber cesit artti, ama yine de sarapla karsilastirilamaz.

Sarap yogun mesai istiyor. Suclusu siz degilsiniz, sarabi zengin oyuncagi haline getirmis olan Türkiye pazari, sarap antipolitikalari... Yoksa ortalama sosyal icici, sarabin bu kadar maliyetli ve vasat olmadigi her yerde az cok ne istedigini bilir...

Mini tavsiye, begendiginiz bir sarap bulursaniz, o üzümden ya da o üreticiden, stilden devam edin... Rioja mi begendiginiz, baska yere gittiginizde de Rioja icin... O bölge nasil kirmizi sarap yapiyor, neler benziyor, damak hafizasini boyle gelistirirsiniz...
+1
buf-e kür
(21.11.25)
@akhenaten aslında atlamadım ve böyle bir cevap bekliyordum. bir soru yok, genel olarak yazdım.

bütün cevaplar için teşekkür ederim.
+1
🌸put it in your appropriate place
(22.11.25)
Örneğin şarap rakıya göre daha fazla mesai yapmayı gerektiriyor öğrenmek için. Rakı dediğinizde mesela hafif ve yoğun rakılar var. İşte meşeye girince oradan lezzet alan rakılar oluyor. Anasonu baskın veya geri planda oluyor ama genellersek 5-6 tür var diyebiliriz.

Bira daha karışık; kraft bira akımı orada türleri ziyadesiyle arttırdı. Şerbetçiotu baskın IPA'lar mı yoksa karamel veya siyaha çalan biralar mı, meyveyle yapılanlar mı vs. derken orada da mesai lazım. Ama bir şaraba göre burada yol almak kolay. Gidin Sanayi 1-A'ya, küçük bardaklarda verilen 10 farklı birayı tek günde denersiniz.

Viski tarafında bile bana kalırsa daha rahat yol alınır. İsli mi meyvemsi mi? Yoğun mu yoksa günlük içime uygun mu? Biraz biraz deneme yapılarak öğrenebilir. Bir de evinize viski aldınız diyelim, açıp da bitirme zorunluluğu yok. Orada duruyor. Halbuki şarap öyle mi... Açtıysanız illa ki içilmek zorunda.

Bu arada benim şarap üzerine "Toprak ve Şarap: Türkiye'nin Bağları ve Şarapları" diye bir kitabım var. Ayrıca sayısız bira, viski ve rakı tadımına katıldım. Oralardan damıtarak bunları yazıyorum. (Mayalayarak mı deseydim. :D)

Şaraba geldiğimizdeyse öğrenmek için en uzun zaman harcanması gereken içki kesinlikle bu. Mesela geçenlerde şarap üzerine bir eğitim veriyordum. Türkiye'de şaraba hakim olmak için

yerel üzümlerden,

-Emir,
-Narince,
-Bornova Misketi,
-Kalecik Karası,
-Öküzgözü,
-Boğazkere,

yabancı üzümlerden,

-Cabernet Sauvignon,
-Merlot,
-Shiraz,
-Sauvignon Blanc,
-Chardonnay'in

nasıl ve ne tür şaraplara hayat verdiğini öğrenmeniz gerek dedim.

Şimdi burada 11 üzüm saydım. Hani bir üzümün tek bir örneğini içerek de onu anlamazsınız. 3 örneği lazım desek en az 33 tane şarabı üzerine düşünerek, not alarak içmeniz lazım gelir. Başka yolu yok.

Ama bunu yaparsanız da Türkiye'de gittiğiniz restoranların şarap menülerindeki şarapların %70'ine hakim olursunuz.

Tabii Türkiye piyasası kolay, yabancı şarap yok denecek kadar az. Şarap kültürünün daha gelişkin olduğu, bolca şarap bulunabildiği ülkelerde işler karışıyor.
+1
loras
(22.11.25)
(5)

Kendinizi depresif biri olarak tanımlar mısınız?

sekizdokuzon
Memnun edilmesi zor ve dengesiz?Teşekkürler.
Memnun edilmesi zor ve dengesiz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(18.11.25)
Depresif değil de depresyonda olarak tanımlarım.
Tam tersine memnun edilmesi kolay & dengeliyim.
+1
rakicandir
(18.11.25)
- Kendinizi depresif biri olarak tanımlar mısınız?
+ Hayır tanımlamam. Hatta pozitif olarak tanımlabilirim kendimi.

- Memnun edilmesi zor
+ Hayır. Aksine küçük ve basitlikten memnun olurum ve zevk alırım.

- Dengesiz.
+ Ara ara dengesizliğim tutar.
+1
put it in your appropriate place
(18.11.25)
Çok ağır depresif olarak tanımlarım.

Memnun edilmesi zor ise söz konusu değil. Kimseye asla yük olmam, hiçbir şey beklemem kimselerden. Kimse beni çekmek zorunda değil kafasındayım.

Dengesiz sayılırım ama kendi içimde, başkalarına karşı değil. Birisine söz verdiysem, sözü tutmak için elimden geleni yaparım.
0
substituent
(18.11.25)
depresif değilim ama düştüğüm dönemler oluyor doğal olarak.
memnun edilme alanına göre değişir. kişisel ilişkilerimde, hissiyatımda evet. çalışma koşullarında zor.
dengesizliğim tutarsız davranışlar sergilemekten çok, kendi hayatım ve diğerleriyle olan ilişkilerimi dengede tutamamakta.
0
black holes in the sky
(18.11.25)
depresif: evet
memnun edilmesi zor: duruma gore bazen
dengesiz: hayir
0
lemmiwinks
(19.11.25)
(5)

Schengen vizesi bitmeden ileri tarihli vize başvurusu yapmak

put it in your appropriate place
Bir schengen vizesi sorusu da benden.Şimdi var olan mevcut Malta vizem 23 şubat 2026 tarihinde bitecek. Atıyorum 17 şubat 2026 tarihine başvuru yapsam sehayat tarihini 30 Mart - 02 Nisan olarak gösterebilir miyim?Bunu tecrübe ettiniz mi?
Bir schengen vizesi sorusu da benden.

Şimdi var olan mevcut Malta vizem 23 şubat 2026 tarihinde bitecek. Atıyorum 17 şubat 2026 tarihine başvuru yapsam sehayat tarihini 30 Mart - 02 Nisan olarak gösterebilir miyim?

Bunu tecrübe ettiniz mi?
0
put it in your appropriate place
(17.11.25)
evet gösterebilirsin. ama başvuru tarihiyle seyahat tarihi arasında en az 1 ay olsun bence.
+1
jelly bear
(17.11.25)
Genelde 5 hafta sonrasına gösteriyorum.
+1
🌸put it in your appropriate place
(17.11.25)
Yani anneminki eu vatandaşı ailesi vizesi ama bu sene vizesi Eylül 13 bitecekti, Haziran'da Eylül 16 için vize başvurduk. Hiç kimse bir şey demedi (eğer sorunuzu doğru anladıysam).
+1
logisticsmanager
(17.11.25)
Yaptım aynısını.(Almanya).
Temmuzun 15inde bitecek vizeye 16-26 Temmuz şeklinde yeni bir vize daha başvurusu yaptım,aslında planım uzun (6ay-1 yılın üzerine 2 yıl bekliyordum) tarihli vize almaktı.Ancak seyahat süresi kadar verdiler.Hatta Cascade ‘ye göre itiraz maili attım,”istediğiniz seyahat süresi kadar verildi” cevabı aldım.
0
arenas
(17.11.25)
Evet, 9 aralikta bitecek vize icin eylülde randevuya gidildi.
Yeni schengen belirtilen yeni seyahat tarihinden itibaren verildi (12 aralik)

Arada 3 günlük bosluk var hahah. Ülke Avusturya. Cascade kuralina göre verildi.
0
kuehles blondes
(18.11.25)
(13)

iibf okuyanlar şimdi ne iş yapıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
işsizlik yaşıyor, hayatı sorguluyorlar mı? fiyakalı yerlere gelebildiler mi?
işsizlik yaşıyor, hayatı sorguluyorlar mı? fiyakalı yerlere gelebildiler mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.11.25)
big four sonrası fmcg sektöründeyim. memnunum
+1
pelovann
(15.11.25)
iibf üstüne mimarlık okudum. hayatımın en kötü kararıydı iibf.
+1
archmeister8
(15.11.25)
yazılımcıyım.

bir arkadaşım iyi bir holdingde ik müdürü,
bir diğeri büyük bir bankada şube müdürü,
bir diğeri bir firmada satış bölge müdürü,
bir arkadaşım kabin amiri,
bir tanesi dijital pazarlama yöneticisi,

okuldan, çok yakın olmadığım arkadaşlarım da genelde iyi yerlerde.
bir tanesi 2-3 tane perakende firmasında finans müdürü oldu,
bir diğeri önce devlette gümrük memuruydu sonra bizim unicorn startuplarından birine tedarik müdürü mü öyle bişey oldu,

böyle yani.
çevremde "hiçbir şey olamamış" veya "herhangi biri olmuş" biri yok nerdeyse herkes bir şekilde başarılı oldu. %90'ı da iibf ile alakalı yerlerde. %10'u da alakasız yerlerde.
+1
tchuck
(15.11.25)
Siber güvenlikçi olan gördüm. İyi kazanıyor. IIBF çoğu fen edebiyat bölümünden daha iyi iş imkanı sunuyor. Tam özel sektör bölümü.
+2
michael harddd
(15.11.25)
Uzman yardımcısı oldum
+1
fildirfildir
(15.11.25)
Pazarlamacıyım. İşimden de hayatımdan da memnunum.
+1
etna
(15.11.25)
İibf'e bağlı Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi okudum. 8-5 kurumsal firmada çalışıyorum. Paraya yatkılığım olmadığından ve mezun olduğumda iş sorumluğumun para olmasını istememeden dolayı İktisat okumak istemedim.
+1
put it in your appropriate place
(15.11.25)
bir tek ben iş bulamadım sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.11.25)
Anadolu da bir üniversitede İşletme okudum, pazarlama ve satış alanında uzmanlaștım. Bankada çalıştım, 8 yıl içinde müdür yardımcısı oldum, kovuldum. 13 yıl bisiklet sporu mağazacılık yaptım, şimdi kendi dükkanımı açtım, bisiklet teknik servisi yapıyorum.

İİBF fakültesi tam bir kendini bulma ve geliştirme okulu, kişi yatkın olduğu noktayı büküp orayı geliştirirse önünde kimse duramaz.
+1
mahsus mahal
(16.11.25)
bence bu sorunun cevabını son 10 yılın mezunları ve öncesi diye ayırmak lazım. böyle baktığınızda göreceksiniz ki eskiler zaten koşullar uygun olduğu için iyi yerlere gelmiş, yenilere ise hiç girmek istemiyorum :D
+2
biravekahve
(16.11.25)
2017’de fen edebiyattan, 2019’da da iibf yükseğinden mezun oldum.

bist30’daki şirketlerden birinde agile coach’luk yapıyorum. öncesinde de bir süre Proje Yöneticisi geçmişim var aynı şirkette.
+1
a darkness coming
(16.11.25)
bence olaya 10 yıl öncesi, 10 yıl sonrası bakmaya da gerek yok.

bizim zamanımızda 50bininci adam yeniden öss'ye hazırlanırdı, 50bininci insan ,50bininci olduğunu söylemeye utanırdı.

şuan 500bininci adam bile üniversiteye giriyor.

bence ilk 30-35 bine girmemiş biri nsanın akademik hayattan bir beklentisi yoktur, olmamalıdır da. (istisnalar kaideyi bozmayacak)

bizler o dönemin ortalama üniversitelerinden mezunuz, ama ben 30bininciydim. şuan ortalama üniversiteler 150binle falan alıyor :) sonra herkes neden işsiziz diye ğalıyor. işsizsiniz çünkü başarısızsınız aslında, 150bininci olduğun bir sınavla girdiğin üniversite seni sadece "herhangi biri" yapar.

demem o ki; bence yılı nbir önemi yok. "hangi üniversiteden" mezun olduğunuzla alakası var.
+2
tchuck
(16.11.25)
duz turkce isletme okudum, 20-25 bin siralama ile girdim sagda solda soylemeye utaniyordum vaktinde, son baktigimda 70 bin civarina dusmus idi, simdi 100 bin vardir. haliyle tchuck'in soyledigine +1 diyorum.

rota olarak: turkiye'de big4 -> yurt disi big 4 -> global bir sp100 sirketi (ilk 50'de) rotasini izledim.

sonrasinda da "yuksek unvan ama daha kucuk sirket" yaklasimi ile bir CAC40 (fransanin S&P40'i imis) ~50 milyar dolar civari geliri olan bir sirkete gectim.

sonraki hedefim birkac yil icerisinde daha da kucuk bir sirkete CFO gecmek, olur mu gorecegiz.

gunun sonunda kagit uzerinde "fiyakali yerler"e geldigimi dusunuyorum ama tamamen iluzyon ve ye kurkum ye. gunluk hayatimda bana gercekten bir artisi yok. neticede herkes "mesai bitse de eve gitsem" derdinde.
+1
adrianapole
(16.11.25)
(7)

Öneri

mermaidd
Yine bi öneri duyurusu ile karşınızdayım :) İstanbul'da (yaka farketmez) beğendiğiniz burger mekanları var mı? Burger delisi biri olarak müsait olduğum zamanlarda önerilerinizi denemeyi düşünüyorum.
Yine bi öneri duyurusu ile karşınızdayım :) İstanbul'da (yaka farketmez) beğendiğiniz burger mekanları var mı? Burger delisi biri olarak müsait olduğum zamanlarda önerilerinizi denemeyi düşünüyorum.
0
mermaidd
(14.11.25)
Uzun yıllardır gitmemekle birlikte virginia angusu çok severdim çok güzeldi hamburgeri de patatesi de.
Son yapılan yorumlara bakılıp karar verilebilir.
Yakın zamanda dub pub’da vegan burger yemiştim çok lezzetliydi diğerleri nasıldır bilemiyorum.
0
mutekebbir
(14.11.25)
supper ın smash burgeri deneyebilirsiniz
0
ala09
(14.11.25)
Bir süredir gitmiyorum ama Zapata Burger demeden olmaz.

Zapata Burger.
0
put it in your appropriate place
(14.11.25)
Grungy ve zula istanbul'daki en iyi burgerleri yapıyor.
Smash mmash tırt öyle burger olmaz, furya patladı oradan yürüyor herkes. Grungy ve zula ilk furyanın ayakta kalan liderleri çünkü bi sebebi var.
+1
Bruce
(14.11.25)
Zulayı kesinlikle tavsiye etmem midenize paranıza zarar. Çoğu kişinin bilmediği bir yer söyleyeyim 4 leventte yazılı burger.
-1
biseysorucam
(14.11.25)
@biseysorucam zula'yı maalesef bende beğenemedim. fake mac isimli burgerlerinde o kadar yoğun sarımsak tadı vardı ki yemeğimi bitiremedim. Yazılı burgeri kesinlikle duymamıştım notlarıma ekledim
-1
🌸mermaidd
(14.11.25)
nisantasi virginia angus disinda yemiyorum.
0
arakaali
(15.11.25)
(12)

Kendinizi nasıl ödüllendirirsiniz?

rabitelli
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
0
rabitelli
(14.11.25)
Sevdiğim bir şehir, güzel bir otel
+1
arbre
(14.11.25)
Benim kendimi şımartma stilim karbonhidrat üzerine kurulu. Sağlık problemleriniz dolayısıyla aynını tavsiye etmem (çok geçmiş olsun). Hatta tam tersi bir süre belki sağlıklı bir diyete geçip vakitli uyuyup uyanmak, mümkünse ufak tefek egzersizler yapmak hastalıktan sonra moral verebilir.
+2
sekizdokuzon
(14.11.25)
Güzel bir etkinlik insanın havasını değiştirebiliyor..mesela iyi bir tiyatro oyunu. O sahne, ışıklar, atmosfer, seyircideki enerji vs hemen havami degistirir.
+1
egerbiryolcu
(14.11.25)
Viski ve güzel bir restoranda yemek.
0
put it in your appropriate place
(14.11.25)
-Güzel bir restoranda yemek +1
-Uzun zamandır almayı ertelediğin bir şey varsa onu alabilirsin kendine.
-Masaj.

Benim kendim için yaptıklarım bunlar, iyi geliyor.
+1
mutekebbir
(14.11.25)
spa merkezine giderim
+1
yurtsuz john
(14.11.25)
mümkünse yemek ama sizin durumunuza pek uygun olmayabilir
yormayacak bir mesafede olan yaşadığım şehrin dışında bir yere gitmek
uzun süredir görmediğim birini görebilme şansım varsa onu görmek
geçmiş olsun...
+1
black holes in the sky
(14.11.25)
alışveriş, sevdigin bir mekan, arkadaşla date, içki, seks
+2
ala09
(14.11.25)
Güzel bir Burger.
0
Amaranta ursula
(14.11.25)
pc oyunu
dizi
film
0
hold the door
(14.11.25)
Alışveriş ve tatil.
Doğa yürüyüşü. İğneada mesela.
Boğazda tekneyle gezi.
0
gabe h coud
(14.11.25)
tatlı yerim. çikolatalı.
+1
art cat chocolate
(15.11.25)
(9)

Bu yıl başvurduğunuz shengen vizesi ve sonuçları nedir ?

denizmaniaherif
ülke,başvuru tarihi ve sonucun gelmesi süresi.(ne kadar süre verdiğini de yazarsanız çok şükela.)
ülke,başvuru tarihi ve sonucun gelmesi süresi.(ne kadar süre verdiğini de yazarsanız çok şükela.)
0
denizmaniaherif
(14.11.25)
Martta liste için basvurmustum 11 Kasım'da belgeleri teslim ettim.
Sıranın gelmesi sekiz ay sürdü. Almanya.
5 6 haftada sonuçlanır diye düşünüyorum.
0
a perfect lie
(14.11.25)
qaperfectlie antalyadan arkadaşım ocağın ortası almanya listeye girmeye çalıştı kasım ortasına geldik hala haber yok sizin hangi il ? benim de mayıstan beri bekleme devam almanya..
0
🌸denizmaniaherif
(14.11.25)
İstanbul Gayrettepe ofisinden idi. Neye göre oluyor hiç anlayamıyorum ve aşırı uzun süre. Başka ülkelerden de bulamadığım için mecbur kaldım. Bu sekiz ay boyunca başka ülkelerden almayı denedim de denk gelmedi randevu.
0
a perfect lie
(14.11.25)
martta hollanda 1 yıllık verdi. ama son 1 senedeki 4. schengenimdi başvurduğumda.
1 haftada sonuçlandı.
+2
jelly bear
(14.11.25)
- Ülke: Malta

- Başvuru tarihi: Ocak 2025 üçüncü haftanın başları.

- Sonucun gelmesi süresi: 5 iş günü. Cuma günü başvurdum. Perşembe kargoya verdiler. Ertesi cuma geldi.

- Schengen Vize süresi: 1 sene

- Kaçıncı vizem: Totalde 8.vizem. Malta'dan ikinci vizem. 2024'te 6 ay vermişlerdi.
+1
put it in your appropriate place
(14.11.25)
Fransa, Eylül başı, 1 hafta, 4 yıl.
+1
peki madem
(14.11.25)
4 yıllık vizeyi hiç duymamıştım. Hepinize hayırlı olsun.. çok da kısa sürede çıkmış vizeler.. 2 ay bekleyen var almanya için..
0
🌸denizmaniaherif
(17.11.25)
Ben de duymamıştım ama pasaportun bitmesine 6 ay kalaya kadar vermişler o nedenle 4 yıl olmuş diye anladım.
0
peki madem
(17.11.25)
tüh evet 5 yıl olacakmış muhtemelen..
0
🌸denizmaniaherif
(17.11.25)
(2)

enpara ve qnb aynı bankalar mı tümüyle farklı mı

biseysorcaktim
qnb bankası üzerinden döviz gönderilecek.başka banka olunca işlem çok uzuyor. bir haftadır gelmedi de, arada bir yerde kaldı tam anlamadık şuan süreci.tekrar gönderilecek, qnb varsa aynı banka olduğu için havale gibi anında olacak.bende ise enpara var. bu durumda farklı banka gibi bir işlem görüyor
qnb bankası üzerinden döviz gönderilecek.
başka banka olunca işlem çok uzuyor. bir haftadır gelmedi de, arada bir yerde kaldı tam anlamadık şuan süreci.

tekrar gönderilecek, qnb varsa aynı banka olduğu için havale gibi anında olacak.
bende ise enpara var. bu durumda farklı banka gibi bir işlem görüyor enpara yoksa qnb ve enpara arasında bu döviz transferini hızlandıracak bir bağlantı var mı
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
farklılar, havale olmuyor o işlem. enpara ayrı, qnb ayrı bankalar bütünüyle.
0
atom karincanin torunu
(14.11.25)
farklılar, havale olmuyor o işlem. enpara ayrı, qnb ayrı bankalar bütünüyle. +1

Ekim ayında Enpara farklı bir banka oldu. Bddk söylemiş sanırım kanka sen Qnb'den bi ayrıl diye.
0
put it in your appropriate place
(14.11.25)
(13)

Unutkanlık ve İş Takibi Sorunuma Derman Arıyorum

vaveylababa
Arkadaşlar selam,İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum
Arkadaşlar selam,

İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum sonra dönüp bakmayı unutuyorum ya da aşağılarda kalıyor, not uygulamalarını aktif kullanamıyorum, bu alışkanlığı bir türlü edinemedim ve bir çıkmaz içersindeyim.

Basit gibi ama benzer sorunu yaşamış olanlar beni anlayacaktır tahmin ediyorum. Konuyla ilgili fikirlerinize kapım sonuna kadar açık. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Bir uygulama, bir fikir, bir şey...

Teşekküler.
0
vaveylababa
(12.11.25)
Ben yoğun dönemlerimde 1 excel sayfası açıp yapılacakları oraya satır satır yazıyorum.
İşleri bitirdikçe hücre rengini değiştiriyorum ya da yan hücreye bittiği ile ilgili bi' şey yazıyorum.

Yazarak ilerlemek çözüm olabilir.
+1
kumandanim
(12.11.25)
Ben önüme a4 kağıt alıyorum 1 tane klavyenin altına biraz girdiriyorum gerisi dışarda kalıyor oraya yapacaklarımı not alıyorum, her klavyeye baktığımda kağıdıda gördüğüm için unutmyorum
+2
eja
(12.11.25)
Teşekkürler ama sorun zaten daha çok yazmaya değer görmediğim işlerde çıkıyor. Mail geldiği gibi bir yere alıp sürekli göz önünde tutmak mümkün olsa belki şahane olacak ama bunun bir yolu var mı bilmiyorum. Yazma alışkanlığı olmayınca cidden zorluyor.
0
🌸vaveylababa
(12.11.25)
takip edilmesi gereken isler icin ayri bir zaman penceresi/rutini olustur. pomodoro timer kur. gun basinda, ortasinda yada sonunda timeri baslatip calis.
+3
buenosdias
(12.11.25)
bende basit işleri hemen yap, zor işleri yazarak yap, basit işleri hemen yapmazsam ben de hep unutuyorum. ya da mailin çıktısını alıp klavyenin altın ucunu sıkıştır. işi yapınca kağıdı müsvedde olarak kullanırsın.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
sorun bazi isleri yazmaya deger gormemenizde, demek ki yazmaniz gerekiyor. ben bazi donemlerde aramam gereken arkadaslarimi bile not aliyorum. her seyi yazacaksiniz demek ki, cunku beyninizi bu yaptiginiz ile daha cok yoruyorsunuz, yormaya devam ettikce de hatirlamaniz ve takibiniz zorlasacak. her zaman masanizda bir defter olsun ve akliniza gelen her seyi yazin. ben ikiye boluyorum bir tarafa isle ilgili aklima gelen her seyi digerine kisisel listeliyorum gun icinde.
+1
kassiopeia
(12.11.25)
Benzer durumdan mustariptim. Bayrak değil ama muhakkak "tepeye raptiyeleme" Böylece hep üstte duruyorlar. İster istemez, bunu neden tepeye çiviledim ben, diye bakıyorsunuz. İkincisi ise bir alt klasör açıp yanda geri dönmeniz gereken emailleri oraya kaydırmak hemen.

Üçüncüsü ise, tabii buna uygun bir çözüm müdür bilemiyorum, her seferinde bir işi yapıp bitirmeye odaklanmak. Geriye kalanları düşünmemek. Bu bir düzen de sağlıyor.
+1
moto
(12.11.25)
ben müsvette bir a4 alıp boyuna ikiye katlıyorum. yapmam gerekenleri oraya yazıyorum. ama tüüüüm yapmam gerekenleri.

- ahmet'e, teklif mail'i atıldı mı diye sor.
- avukattan x için görüş bekleniyor.
- hilmi'den şu gelecek. çarşamba akşam hatırlat.
- elektrik faturasını öde.
- teklif için depodan envanter sayımı gelecek.
- gibi gibi...

yaptıklarımın üzerini çiziyorum. ya da yan tarafına yeni not alıyorum. kağıt bitince ya da sabahları ofise gelince temize çekiyorum. her boşa çıktığımda şöyle bir göz atıyorum. sonuçlanmamış her iş burada yer alıyor. birisi bu kağıdı alıp benim yerime otursa, doğrudan benim işimi yapmaya devam eder. o derece. yazacaksınız. başka çaresi yok.

yine benim yaptığım bir diğer şey de, üzerinde bir şey yapmam gereken mailleri okusam bile, okunmamış olarak işaretliyorum. her defasında tekrar tekrar görebilmem için. tabii bunu yapabilmek için hem telefonda, hem de bilgisayarda tüm maillerinizi düzenli bir şekilde okumanız ve silmeniz vs gerekiyor. örneğin benim şu anda 4 adet Mail'im var okunmamış. demek ki bunlarla ilgili bir şey yapmam gerekiyor.
+1
co2s2
(12.11.25)
önemlileri takvimin üzerine yaz
0
sonhakan
(12.11.25)
Defterim var. Oraya yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(12.11.25)
en temizi, onunuzde bir kagit ve de kalem olacak. not alip yaptikca cizeceksiniz
+2
sweetoffice
(12.11.25)
ben de onumde defterle calisiyorum, defter hep acik. obur turlu takvimi, mesajlasma uygulamasi, emaili, toplanti ekrani, taski vs hersey her yerde.

gereken herseyi, ama herseyi (x'e bunu sor, y'ye su maili at, z fail etmis kontorl et, a'nin dogum gununu kutla vs) oraya yazip yaptikca tik atiyorum.

yazmaya deger gormediginiz seyleri unutuyorum demissiniz, demek ki yazacaksiniz.
+1
taurina
(12.11.25)
masaüstünde
yeni bir klasör olustur,
gelen mailleri
sürükle ve
bu klasör icine birak,
bu klasorün hep acik kalsin,
gune baslarken ve gun biterken bunun icindekilere bak ve isi bitenleri sil.
+2
designer
(12.11.25)
(9)

işte yapmak zorunda olduğunuz en angarya iş

xportant
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
-1
xportant
(11.11.25)
başkalarına yaptıramadıkları zor excel işlerini yapmak
0
eja
(11.11.25)
İş görüşmesi yapmak.
0
mutekebbir
(11.11.25)
başkalarının yapmak istemediği işlerin bana gelmesi, ne olduğu farketmez.
0
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Bir şey yazdırmak, çıktı almak için yazıcıya gitmek
-2
arbre
(11.11.25)
Tüm şirketi raporlarken(9000+ şube) birisi çıkıp 1(bir) şube için +1 sütunluk veri isteyince sinir krizi geçirecek gibi oluyorum. En angarya iş bu benim için.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Notere gitmek.

Karar dosyaları için birkaç saat gittiğim oluyor. Hatta İstanbul'un bir ucuna gidip, oradan şehrin ortasına gittiğim oluyor. Buna üşenmiyorum ama notere gitmeye üşeniyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.11.25)
araç kullanmak(şoförlük). onu al şunu bırak saçmalıkları yüzünden kendi işimi yapamıyorum.
0
late viper
(11.11.25)
Haftasonu tüm çalışanlar komple mesaiye kalınması. Şirketin bir ay boyunca cumartesi de mesai yapması gerekiyordu. Diğer herkesin işi vardı ama biz üç kişiden de gelmemiz istendi. Mal mal oturduk tüm gün. Mesai+Prim verildi ama ailemizi bırakıp gelip mal mal oturmamız karşılığında.
0
yadigar
(11.11.25)
Her yaptığım işi ufak bir açıklamasıyla bir Excel tablosuna yazmam şeklinde bir icat çıkarmıştı bir kere bir yöneticim.
Uzun bir süre yaptım bunu ama hem işi bırakıp excel’e geçmek gıcık ediyordu hem de hiç kimsenin okumadığı bir dökümanı doldurmak can sıkıyordu.
Ortalama her 30-120 dakikada yeni bir kalem iş yaptığım bir çalışma düzeniydi.
0
michael_knight
(12.11.25)
(3)

Semt resmi bir şey mi?

messina123
Ben değil diye biliyorum ama e devlette bile semt adı girmemizi istiyor. İl, ilçe, mahalle, sokak, apartman değil mi bu sıralama büyükten küçüğe doğru, semt bunun neresinde kalıyor?
Ben değil diye biliyorum ama e devlette bile semt adı girmemizi istiyor. İl, ilçe, mahalle, sokak, apartman değil mi bu sıralama büyükten küçüğe doğru, semt bunun neresinde kalıyor?
+2
messina123
(10.11.25)
ilçe ve mahalle arasında kalıyor ama semt yazmadım hiç. resmi olduğunu ve yazılması gerektiğini düşünmüyorum. halk arasındaki isimlendirme gibi daha çok bence.
0
art cat chocolate
(10.11.25)
500 bin konut başvurusunda semt adı da istiyor e devlette
0
🌸messina123
(10.11.25)
Sanırsam bazı yerler semt olarak geçiyor, mahalle olarak değil. Kadıköy'e bağlı olan Moda semt. Mesela benim mahallemin bir semti yok, varsa ben cahilim.

İstanbul - Üsküdar - Acıbadem Mahallesi - Acibadem Caddesi. Gerçi caddesinin yarısı ve haliyle mahallenin yarısı Kadıköy'e bağlı. Bence komple bir ilçeye bağlasınlar.
0
put it in your appropriate place
(10.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(7)

NBA kupası

etna
Bu NBA kupası maçları sezondaki 82 maça dahil mi? Yoksa 82 maç haricinde mi oynanıyor?
Bu NBA kupası maçları sezondaki 82 maça dahil mi? Yoksa 82 maç haricinde mi oynanıyor?
0
etna
(08.11.25)
dahil.
+1
co2s2
(08.11.25)
dahil +1

ama bildiğim kadarıyla final maçı ayrı bir naç
0
put it in your appropriate place
(08.11.25)
Hem dahil, hem değil.

Birinci ya da sonuncu olarak play off’a girmek yeterli. Öyle ya da böyle play off’a girdikten sonra normal sezondaki sonuçların önemi yok, normal sezonun tek önemi play off’u belirlemesi.
0
10551037
(08.11.25)
@put it in your appropriate place : doğru..

@10551037 : nba cup ile playoff'lar alakasız şeyler. doğru şeyden bahsettiğinize emin misiniz?
0
co2s2
(09.11.25)
NBA Cup'tan anladığım, 82 maç sonrası play off ve sonrasında kazanan takım.

Başka bir şey mi çıkardılar NBA Cup adı altında?
0
10551037
(10.11.25)
@10551037 Evet Nba Cup diye bir şey çıkartılar. İlki 2023'te oynandı. Üçüncü sezonda bu seneki Nba Cup. 5li takımdan üç grup var her iki koferansta. Grup liderleri ve en iyi ikinci takım çeyrek finale çıkıyor. Yarı final ve final.

Final ayrı maç. Normal sezona etkisi yok. Kazanan Nba Cup'i kazanıyor haliyle. Grup maçlarıyla Çeyek final ve yarı finalde galibiyetler ve mağlubiyetleri normal sezona sayıyolar.

Türkiye kupasını gibi düşünebiliriz. Final maçına kadar ayrı bir turnuva değil ki, ama final maçı ayrı maç.
0
put it in your appropriate place
(10.11.25)
Anladım, haberim yoktu. NBA'i de zorlama rekabetlerle bozmaya çalışıyorlar demek ki.

F1'de sprint, NBA'da kupa. Garip garip işler.
0
10551037
(10.11.25)
(6)

Klasikleşmiş Haftasonu

rakicandir
Evet, napıyoruz? Dökülün bakalım. Ben yine bir sınava hazırlanıyorum. https://www.youtube.com/watch?v=MM62wjLrgmA
Evet, napıyoruz? Dökülün bakalım.
Ben yine bir sınava hazırlanıyorum.
www.youtube.com
0
rakicandir
(07.11.25)
Çay demliyorum saat 22.00 de çatay ın youtube yayını var onu bekliyorum

Alan youtube kanalına erkan baş gelmiş bir yandan ona bakıyorum
0
grimavi
(07.11.25)
Hiçbir şey yapmayı düşünmüyorum. Boş boş oturmayı düşünüyorum. Hep plan hep plan nereye kadar :)
0
rock n roll
(07.11.25)
Erken kalkıp keyifli bir kahvaltı yapmak istiyorum yarın. Sonra çamaşır yıkarım. Öğlen yola çıkarım filme gideceğim sonra biraz yürüyüş yaparım akşam çalışacağım. Pazar da film hariç aynı plan. Bu hafta hafta sonu tatilimi kaydırdım hafta başı ufak bir seyahatim var.
0
mutekebbir
(07.11.25)
Geçen hafta sonuna benzememesine çalışacağım.
0
sekizdokuzon
(07.11.25)
Şu müziği açıp mutfağa bulaşıkları yıkamaya gideceğim: youtu.be

Yarın sabah parkta koşu, 1 saat uzaklıktaki markete yürüme, market alışverişi eve dönüş sonra çamaşır yıkama, temizlik faslı. Pazar ders çalışma akşam da arkadaşlarla yemek buluşması.
0
Amaranta ursula
(07.11.25)
-- Cuma akşamı
Eve gelip yemek yedim. Bilgisayarımı alıp pub'a gidip hayatımı güzelleştirmek için bazı konulara baktım, günlüğümü düzenledim.


-- Cumartesi
Dişçiye gideceğim kontrol nedeniyle. Umarım 10 dakika sürer en fazla. Kitap okur, film/dizi izlerim. Muhtemelen spora gitmem.

-- Pazar
Spora giderim yüksek ihtimal. Dizi/film izlerim.
0
put it in your appropriate place
(07.11.25)
(7)

deniz goktas stand up

oscar
gidilir mi ne dersiniz ? daha once hic izlemedim kendisini
gidilir mi ne dersiniz ? daha once hic izlemedim kendisini
+1
oscar
(06.11.25)
Youtube'da bir gösterisi var. Ben çok beğendim.
+1
himmet dayi
(06.11.25)
Yıllar evvel birkaç kez izleme fırsatım olmuştu çok da severim kendisini ama güncel gösterisi nasıldır bilmiyorum.
Mizah tarzı tam benim sevdiğim türde olduğu için çok eğlenmiştim.
+1
mutekebbir
(06.11.25)
kesinlikle gidilir.
+1
lemmiwinks
(06.11.25)
gidilir
+1
co2s2
(07.11.25)
son gösterisi eskiler kadar iyi değildi, bi de diğer stand upcılara göre daha pahalı artık kendisi. bence youtube'daki her şeyini izleyin önce, yine isterseniz gidin :D
0
turk kizi
(07.11.25)
bana komik gelmiyor.

ama sosyal aktivite sonuçta. kalabalıkta millet gülüyorken gülünür heralde. ne kadar kötü olabilir ki?
+1
gurur
(07.11.25)
Eğer Standup'a ilginiz varsa gidilir.

2 defa gittim. Üçüncüye de giderim.
0
put it in your appropriate place
(07.11.25)
(12)

İşyerine bağlılık hissediyor musunuz?

Sadece soruyorum
Beni bugün işten atsalar sanki hiç üzülmezmişim gibime geliyo, oh bana da değişiklik oldu derim, 1 ay boş durup sonra yine iş bulurum gibi hissediyorum. siz de böyle misiniz yoksa işimi kaybedersem üzülürüm zira zaten zor elde ettim, gibi mi düşünüyorsunuz?
Beni bugün işten atsalar sanki hiç üzülmezmişim gibime geliyo, oh bana da değişiklik oldu derim, 1 ay boş durup sonra yine iş bulurum gibi hissediyorum.

siz de böyle misiniz yoksa işimi kaybedersem üzülürüm zira zaten zor elde ettim, gibi mi düşünüyorsunuz?
0
Sadece soruyorum
(04.11.25)
inanılmaz niş bir iş yapıyorum. türkiye'de bu işi yapan 2 firma var. birinden çıktım, şimdi diğerindeyim. buradan çıkarsam işsiz kalırım.
0
co2s2
(04.11.25)
baglilik hissetmiyorum ama isten cikarilsam uzulurum. hem yeni is bulmam zor olur, hem vizemin devam etmesi icin is bulmam gerektiginden baski olur (turkiye'ye zorunlu donus riski), hem de istenmedigim icin zaten uzulurum.
0
lemmiwinks
(04.11.25)
Pek baglilik hissetmiyorum. Isten cikarilsam finansal olarak sikinti olur ve hayat degistirecek tarzda degisikliklere mecbur kalabilirim. Ancak bir yandan da icten ice "oh bana da değişiklik oldu" da derim.

Gecmiste farkli sirketlerde kismen daha fazla baglilik hissettim. Bana verilen degerin durumuna bagli olarak degisti bu hisler. Su an calistigim yeri ozellikle sevmedigim icin boyle biraz.
0
mbond
(04.11.25)
bulunduğum yerlere, yanında vakit geçirdiğim kişilere aptalca insani bir aidiyet duygusu besliyorum, buna çalıştığım yerler de dahil. ama işimi/iş yerini çok sevdiğimden değil bu. bundan önceki iki yerde de ayrılıyorum diye üzülmüşlerdi ama sebebi "semer vuracak başka birini zor bulacağız, keşke gitmesen"di muhtemelen. beni çıkarsalar "oh be, buradan ayrılmam kolaylaştı" derim ve ayrılık öncesi konuşmalar, ikna edilme gibi psikolojik manipülatif sahnelere yaşanmadığı için sevinirim bile.
0
m e b
(04.11.25)
Evet. Şirketle ilişkim win-win oldu, çalıştığım ofisteki insanlar oldukça iyi. Ek olarak sektörü seviyorum (data centerlar ile alakali).
Ama bazen canım yeni üretim, yeni sektör, yeni şirket kültürü görmek istiyor.
0
logisticsmanager
(04.11.25)
Normalde işine bağlı bir tipim ama şu an çalıştığım yere bağlılık duyuyor muyum çıktığımda üzüntüden çok rahatlama mı hissederim bilmiyorum.
Bazen kovun beni diye ayrı ayrı tüm ortakları darlıyorum ama hiçbir konuda anlaşamayan üç ortağın anlaştığı tek nokta benim burada olmam gerektiği.
İki tanesine istifa da sundum onu da görmemezlikten geldiler böyle de profesyonel bir ortam :)
0
mutekebbir
(04.11.25)
1 aydir issizim. 11 yildir ayni yerde iyi paraya iyi bir sirkette calisiyordum. ama su an o gunlere baktigimda kusasim geliyor. birdaha hicbir isyerinde hicbir guc beni calistiramaz. biz aileyiz, dostuz vs.. hepsi hikaye insan cikinca anliyor nasil sacmaliklara katlandigini.
0
buenosdias
(04.11.25)
Bağlılık hissetmek istiyorum.

İlk kez çalıştığım firma ve sene sonunda 11.senem bitecek. Çok iyi ve güzel insanlar tanıdım. Bugün geldiğim, evirildiğim ve gelişimimde katkıları çoktur. Kendilerine vefa borcumu ödemeyemem.

Diğer taraftan pandemi sonrası şirketteki personel kalitesi çok düştü. O kadar kafasızlar ki simülasyondayım sanıyorum ara ara.

Sırf pandemi öncesinindeki halin hatrına bağlılık hissetmek istiyorum.
0
put it in your appropriate place
(04.11.25)
Bağlılık hissi yok. Doğrudan bir mesleğim olmadığından yani bir şey olursa kolay iş bulamam. Farklı birçok etkeni göz önünde bulundurarak işimi devam ettiriyorum.
0
pembediken
(05.11.25)
zorunlu bir bağlılık. iş bulmak zor ve maaşsız kalmak zor. zengin değilim. ailem de değil.
0
art cat chocolate
(05.11.25)
işyerine değil de ekip arkadaşlarıma bağlılık hissediyorum, toksik bir ortamımız yok çok, 5 yıl oldu birlikte işe girdik neredeyse o zamandan beri birlikte çalışıyoruz muhtemelen aramızdaki kimse işten ayrılmaya da pek bu sebeple cesaret edemiyor, aslında buna müdürümüz de dahildi severdik kendisini ama kovuldu maalesef (alkol sorunu vardı bilmediğimiz bir ortamda işe yansıtmış), şimdi yeni müdürümüz biraz kalas biri o sebeple ortam soğudu yalan yok. yani şimdi kovulsam yeni başlayacağım yerde mobbing yer miyim, zorlarlar mı gibi konular baş ağrıtıcı. işimi de yıllardır öğrendiğim için gözüm kapalı yapıyorum mesela.
0
barisa
(05.11.25)
10-15 senelik elemanlari gozumun onunde 10dk icinde kapi disina koyduklarini gordum.
aidiyet sifir o yuzden..
0
cooperr
(05.11.25)
(21)

Vize başvurusu yapmak gücünüze gidiyor mu?

bobinhoo
Selamlar herkese,Aslında benim yurt dışı gezmek falan gibi bir derdim yok da hanım hevesli bu işlere. Geçen bir vize başvurumuz oldu. Sürecin yüzde 95'iyle eşim ilgilendi zaten, ben sadece iş yerinden gerekli evrakları istedim ve başvuru için eşimle beraber VFS'ye gittim.Adamlar sırf beni ülkelerine
Selamlar herkese,

Aslında benim yurt dışı gezmek falan gibi bir derdim yok da hanım hevesli bu işlere. Geçen bir vize başvurumuz oldu. Sürecin yüzde 95'iyle eşim ilgilendi zaten, ben sadece iş yerinden gerekli evrakları istedim ve başvuru için eşimle beraber VFS'ye gittim.

Adamlar sırf beni ülkelerine alsınlar diye kapılarında köpek muamelesi görmenin çok zoruma gittiğini hissettim. Almışım elime bordromu, banka dökümünü, izin kağıdımı, biletimi, cart curtumu, başvuru için bile bir ton para verip kapılarında yatıyorum adamların "beni de ülkenize alın lütfen vallahi uslu duracağım, hemen geri döneceğim param da var zaten bakın diye". Paşalarım belki lütfeder de "iyi bakalım 3 aydır bekliyorsun al sana 10 günlük izin" derler diye.

Sizin zorunuza gitmiyor mu bu muameleyi görmek? Gerçekten sadece orayı gezip/görmek için şu muameleye maruz kalmaya değer mi?
+2
bobinhoo
(24.10.25)
schengen için çok kötü cidden. diğer ülkeler için bi nebze daha iyi.

zoruma gidiyor ama alıştım. avrupa cidden güzel gezmek için. görmek lazım.

ama amerika ve ingilterenin süreci daha kolay. belge toplamak da 1 gün bile sürmüyor zaten schengende. sadece bütün kişisel verileri ülkeyle paylaşmak korkutucu.
0
jelly bear
(24.10.25)
Sadece gezip görmek için Schengen'e başvurmak istemiyorum. Randevu sıkıntı, vizenin çıkıp çıkmayacağı belirsizliği sıkıntı, çıksa bile çok kısa süreli vize verilmesi sıkıntı. ABD gibi 10 yıllık verseler neyse. Vizesiz veya kolay vize alınarak gidilebilen birçok ülke var. Paramla rezil edemem kendimi. :)
0
auroraaurora
(24.10.25)
kesinlikle gidiyor. yeşil alana kadar vize başvurusunda bulunmadım. sağlık/iş vb. bir şey olmasa, sadece seyahat için başvurmam da.
0
eisberg
(24.10.25)
İş için Fransa vizesine başvurmak zorunda kaldım, Fransa'ya da gram ilgim yok. O vize süreci bana o kadar koydu ki. Dava dosyası gibi kalın belgeler, yemin billah iltica etmeyeceğim temalı mektuplar, oradan oraya sıraya girmeler sinir etti beni. Alın ülkenizi bir yerinize sokun demek istiyorum.
0
peki madem
(24.10.25)
gitmiyor. niye gitsin? Kendimizi üstün mü görüyoruz o ülkelerden? Demek ki değiliz, eşit de değiliz haklı olarak ülkeler ne idüğü belirsiz bir ülkeden gelen adamı da sorgulamak istiyor. Vizesiz onlarca yer var onlara gidebilirsiniz. Zoruna gidiyorsa bugünden başla bu sistemi değiştirmek için çabalara. Olmuyor mu? Olmaz :) o zaman zoruna da gitmeyecek. Millet olarak temsil etmesini seçtiğin hükümet bu, hükümetin aldığı kararlar neticesinde de AB'nin bakış açısı bu. Hoş ben AB'nin bakış açısının Türkiye müthiş örnek müreffeh bir ülke, sosyal devlet olsa da değişeceğini sanmıyorum.

ticaret, fuar gibi amaçlar için kolaylaştırılmalı millet bi fuar için başvuru yapıyor 1 ay pasaport ortada yok. 2 pasaport kullanıyorum mecburen.
-3
croswell
(24.10.25)
Yapılan şey sapına kadar ırkçılık. Vize sürecinde yaptıkları şeyler ve topladığı dokümanlar da aşağılayıcı. Niyet mektubu falan çıktı bir süredir bir de. Vatana, millete ve dünyaya en ufak bir faydası olmayan, toplum içinde yaşayacak kadar gelişmediği gibi gittiği toplumu da rezil bir hale sokacak olan insan artığı olup memleketini kötülersen sığınma hakkını sorgusuz sualsiz kabul ediyorlar. Üstüne bir de ilgili ülkeyi küçümseyip kendilerini çok ulu gördükleri için o sığınmacı ne suç işlerse işlesin üstünü örtüp ülkede tutmaya çalışıyorlar.

O yüzden bana vize vermek için 50 takla attırmaya çalışan ülkeler göçmen sorunu yaşadıkça keyifle izliyorum.
0
nawar
(24.10.25)
Evet gidiyor. Altı üstü bir hafta bir yere gidip geleceksin bin tane şey istiyorlar ve o kadar uğraşmana ve para harcamana rağmen reddedilme ihtimali de eskiye göre çok yüksek.

Çok daha kolay olabilirdi aslında ama bizim hükumete de görev düşüyor biraz. Zaten tayyibe kalsa hiç bir yere gitmeyelim, bütün parayı Türkiye'de harcayalım. Bu yüzden uğraşmıyorlar. Artık işin suyu çıktığı için zaten var olan ve uygulanmayan cascade kuralını uygulanır hale getirip bir lütufmuş gibi lanse ettiler.

İşin daha komiği uzun dönem ve oturum izni başvuruları Schengen vizesine göre çok daha kolay ve red oranı çok düşük. Aslında köpek çekmiyorlar ama bizim "bak salarım kaçak sığınmacıları haa" politikamız yüzünden bu hale geldi iş.
0
himmet dayi
(24.10.25)
değmez. kadını boşamayı bile düşünürdüm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.10.25)
tabi ki gidiyor. bi ton da vize aldım. bundan sonra da başvurmayacağım, avrupanın bana benim de avrupaya ihtiyacım falan yok. çok eşsiz bir konser, eşsiz bir etkinlik yoksa son vizemdi bu diyeblirim artık.

mülteci olarak gitsek daha normal bir prosedür işliyor.

namusumuzla şerefimizle gidince sirk maymunu muamelesi yapılıyor. en son 1 yıllık çıkmıştı, kasımda bitecek. bir daha da başvurmayacağım. hem yorucu, hem gereksiz bir masraf, hem de aşağılanmış hissediyorum.
+1
tchuck
(24.10.25)
Pandemi öncesi ekim 2019'da başvurmuştum. 3 sene sonra eylül 2022'de başvurduğumda kahrıma gitmişti. 468461 tane evrak toparlamak ve bankadaki para miktarını gözetmek için kılı kırk yarıyoruz.

Kahrıma giden sürecin net olmaması ve son derece belirsiz olması. 468461 tane evrak toparlaıyım ve bankadaki para miktarını söylesinler bu olsun diye. Verilen vize süresi orantı olarak artsa.

6 ay ve 1 sene aldım son iki başvurumda. Seneye başvurduğumda daha uzun verirler diye düşünüyorum. Ucuz bilet sayesinde de biraz peşinde koşuyorum schengen vizesinin.
+1
put it in your appropriate place
(24.10.25)
@sivri sinek Suriye'li gelmesin değil, yasadışı gelip kalmasın diyoruz, aynı şey mi? Ayrıca Suriye'linin Türkiye için kısa vize alması çok kolay
+1
edaddy
(24.10.25)
Vizesine göre değişiyor... Schengen mesela zoruma gidiyor çünkü tam anlamıyla saçma sapan bir vize süreci; şimdilerde cascade kuralı ile iyileştirildi ama yıl içinde üç seyahat için üç defa aynı 100 sayfa evrağı 200-300 Euro masraf yaparak verdiren bir vizenin insanın zoruna gitmemesi zor. Tabi bunun içinde Avrupa'nın dibinde, Avrupa Birliği'ne yıllardır aday ülke olup da turist vizesi almak için üç ay aracı kurum randevusu beklemek de var
0
salihdt
(25.10.25)
vize basvuru buyuk angaryadir ama malesef 3. dunya ulkeleri icin gerekli birsey.
adam senin yasadigin ulke ile ciddi bir baginin olup olmadigini gormek istiyor.
olayin irkcilik ile alakasi yok. hicbir vatanperver ulkesinin dingonun ahirina dondugunu gormek istemez. onun icin insanlarin elenmesi normal. adam senden dokuman almadan senin ne ayak oldugunu nerden bilecek.

ha tabii bu arada olay gelir kapisina da donmus durumda. senin keyfinin yerinde oldugu belli, istese 10 sene vize verebilir ama 1er 2ser senelik vererek sana 10 sene icinde 5-6 kere basvuru yaptiriyor ki para kazansin. vahsi kapitalizim.
+1
cooperr
(27.10.25)
@cooperr,

ülkemle aramdaki bağı yaptığım otel rezervasyonuna bakarak mı, 50 euroya aldığım uçak biltine bakarak mı karar veriyor allasen?

veya işyerimden imzalı kaşeli kağıt alarak mı karar veriyor?
komedi.

avrupaya iltica edecek adam 50-100 euro verip bir bilet mi alamayacak, hadi 200 euro olsun.

dümdüz ırkçılık başka bir şey değil.
bu ırkçılık olmasaydı, ilk 1-2 başvurudan sonra hala insanlardan aynı belgeleri toplamanın peşine düşmezlerdi.

burada istedikleri evraklar tamamen işi yokuşa koşmak için.
-1
tchuck
(27.10.25)
örneğin amerikan vizesine başvuruyorsun. adam ne rezervasyon, ne uçak bileti arıyor.

maddi durumuna bakıyor, ne zamandır çalıştığına bakıyor, yapıştırıyor 10 seneyi. sormuyor üstünü, ötesini. her sene tekrar gel de demiyor.

avrupalılar düz ırkçı, kaskafalı insanlar. biz de bu itlerin işlerine ortak oluyoruz. gitmemek lazım aslında da, ülkede de tatil yapacak yer kalmadı ki bütçe olarak.
-1
tchuck
(27.10.25)
Schengen için uğraşmak yerine vize istemeyen yerlere gittim. ABD, Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya vize başvuru süreci net ve süründürmüyor. İlla gelişmiş ülke diye bir saplantı varsa buralara gidilebilir. Uzak olduğu için uçak bileti masraf ama Schengen rezilliğinden iyidir.
0
runaway
(27.10.25)
@tchuck
sakin ol $ampiyon..

ucak bileti, otel rezervasyonu ve isyerinden maasli eleman oldugunu dair kagit disinda baska birsey vermezsen zaten potensiyel multecisin, buyuk ihtimal red yersin. bas belasi istemezler zaten ulkeler kacak dolu.

3-5 mal mulk tapusu, ustune kayitli sirket, bankada guzel para gosterirsen, bunun zaten burada keyfi yerinde, el kapisinda multeci olup niye basini belaya soksun ki diye dusunup vizeyi verirler buyuk ihtimal.

bunun irkcilikla ne alakasi var harbiden anlamakta zorlaniyorum.
irkcilik boyle bisey degil yahu.
-1
cooperr
(27.10.25)
@cooperr, sence mülteciyi engelleyecek şey bookingden iptal edebileceği rezervasyon ve 100 euroluk uçak bileti mi cidden :)))

adamlar 10bin 20bin euro veriyorlar mülteci olarak geçmeye. cidden bunlarla mı engelleyecekler asdasfdas çok komik ya. ciddi ciddi buna inanıyor olmanız da çok komik.
-1
tchuck
(27.10.25)
@tchuck

bir daha oku bence ne yazdigimi..
-1
cooperr
(27.10.25)
vize almamla ilgili sorun yok.
her seferinde vize almamla ilgili sorun var. daha red yediğim vizem yok.

her seferinde bookingden sahte rezervasyon yapıp, thy'den bilet rezervasyonu yaptırmak, aptal aptal gereksiz belgelerle uğraşmak aşağılayıcı. o yüzden bir daha başvurmayacağım da zaten.

hala anlamıyorsun şruada söylenenei.

amerika vize koşullarını söylüyor. karşılarsan amasız, fakatsız vizeyi veriyor, 10 yıl. bir daha uğraşmıyorsun.

avrupada her seferinde aynı evraklarla tekrar tekrar başvur. hatta vermesinin bir standardı bile olmasın.
-1
tchuck
(27.10.25)
yaw red yedigim vizem yok diyosun iste, bir verip bir vermemezlik gibi bir durum yok, standart nasil tutmuyor?

adamlarda zaten 10 senelik vize yok, 5 seneligi de kolay kolay vermezler.
1-2 senelik verir, ihtiyacin oldukca tekrarlarsin. gelir kapisi olarak gorduklerini soyledik zaten.

burda irkcilik nerde? paragoz desen anlariz da..
-1
cooperr
(27.10.25)
(11)

Hayatınızı iyi yaşadığınızı düşünüyor musunuz

arbre
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
-1
arbre
(24.10.25)
38. nispeten iyi. evim, arabam var. bu zamana kadar tabiri caizse ot gibi yaşadım, bundan sonra hayatın tadının çıkarayım dedim ama sağlık sorunları (doğuştan) yaşla beraber etkisini göstermeye başladı.
+1
inheritance
(24.10.25)
Yaşım 35 hayatım okumakla, mücadeleyle deyim yerindeyse bir baltaya sap olmaya çalışmakla geçti. Hala da çabam bitmiş değil. Kötü bi hayat yaşamadım ama maddi ve manevi tatmin de olmadım tam olarak.

Evli ve çocuklu değilim.
Maddi birikimim yok
İşim yok.
Mal varlığım yok.
Ama hayallerim çok fazla. O yüzden daha yeni basliyorum hayattan bir şeyler almaya.
+1
egerbiryolcu
(24.10.25)
32. egerbiryolcu'ya +1 mücadele etmekle geçti şu ana kadar hayatım. hayat yeni başlıyor.
0
nolmus yani
(24.10.25)
46
Mücadeleyi, hayatla uğraşmayı seviyorum, aşırı belaltı vurmadığı sürece ki vurduğu zamanlar vaki tabi :)

Tamahkar bi' insanım, son 10-15 sene iyi yaşadım çok şükür, alacağım şeyler var hala, bazı konularda yeni balşıyorum bile diyebilirim.
0
kumandanim
(24.10.25)
34 yaşındayım.
2023'ten beri çalıştığım şirketten nefret ediyorum.
Onun dışında hayatımdan memnunum.
Rabbim yaşadığım şehirde bana şu an yeni bir iş versin diye dua ediyorum.
Eylül 2026'ya kadar yaşadığım şehirde kalırım.
Sonra çok başka planlarım var.
0
rain when i die
(24.10.25)
tamamen boşa gitmiş gibi hissediyorum. özellikle 25-35 yaş aramı tamamen çöpe attığımı biliyorum, görüyorum. uzun bir süredir de bunun pişmanlığından kurtulmaya çalışıyorum.
0
tchuck
(24.10.25)
bu hayatın bana halen daha borcu var ve çoğunu ödemedi..
0
Hallegadola
(24.10.25)
Edit: Yaşı unuttum: 36 erkek kişisi.

Son 6 senedir evet güzel yaşıyorum. Tabii 6 senenin öncesininde bir altyapısı var. He diye bir günde olmadı. Geldiğim bu noktada bazı eksiklikler kaldı. Henüz tamamlanmayan sorunlar kaldı. Onları da üstesinden gelsem daha da güzel olacak inşallah.

Edit: 1 Ocak 2019 gününden bugüne kadar istediğim deneyimleri yaşadım çok şükür.
0
put it in your appropriate place
(24.10.25)
Evlilik çocuk evler araba borçsuz hayat... Mutlu muyum? Hayır. başarılı mıyım? Hayır
İşimde (öğretmen) hayatın rezil gidişini durdurmak istiyorum. Olmuyor. Karikatüre bi hayat yaşıyorum. Behzat ç gibi... iyi bi adam olamadım ama kimsenin adamı da olmadım.
Hayat bana borçlu değil. Sadece bu kadar çabaya bişeyler değişsin isterdim. Olmadı.
Sindiremiyorum. Yeni nesil çok boktan.
0
luluki
(24.10.25)
referans noktasina gore degisir. hayata basladigim noktadaki insanlara gore cok iyi durumdayim. oradan bakinca cok iyi yasiyorum gibi duruyor. gecmise bakinca inanilmaz verimli bir hayat oldugunu goruyorum. sifirdan derecelerle cok prestijli yerlerde okudum, calistim, amerika'da burslu okudum, simdi de tum dunyanin adini bildigi, urunlerini kullandigi bir sirkette calisiyorum. iyi kazaniyorum, hobilerim var, arkadas cevrem var. istemedigim kadar hem de, cogu zaman davetlerini reddetmek zorunda kaliyorum.

ancak buradaki insanlara kiyasla durumum pek iyi degil. hala gocmenlik konusunu halledemedim. bu sebeple kariyerimde cok daha yukarilarda olabilecekken ortalama yerlerdeyim. stresli bir hayat.

kisisel olarak ise ilgi duydugum isi yapip tatmin oldugum bir hayatim yok. idare ettigim bir hayatim var. kolelikten kurtulmaya calismak icin guc toplamaya calistigim bir hayat. biraz beyhude cabalar. 40 yasinda hala calisiyor olursam fail etmis sayacagim kendimi.

mumkun oldugunca cok sey tecrube edip, ogrenmeye bakiyorum. hayattan gecerken en azindan ne varmis, ne yokmus ogrenmek istiyorum. bir de yaratabilecegim seviyeye gelirsem degmeyin keyfime.
0
antikadimag
(25.10.25)
Ben de antikadimag gibi gocmenlik konusunu hallemedim, hatta kariyer vs de yapamadim ama hobi var, arkadas cevresi var, neredeyse emekli oldum 36 yasinda. Bundan sonrasi gezip eglenip sonra evlenmek olmali. Bakalim.
+1
baldur2
(25.10.25)
(13)

mizahta ve komidede ifade özgürlüğü

put it in your appropriate place
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.Birde mizah ve komedi
Bakış açınız ve düşüncesiniz nedir?

Benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır. Her şaka, espri ve mizah yapılır. Sadece yeri ve mekanı vardır. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi bir şey. Gerçi bu durumda ifade özgürlüğü engellenmiş oluyor ama sonuçta salyangoza talep olmaz.

Birde mizah ve komedi yaparken amaç dalga geçmek, alay etmek ve küçük düşürmek olmamalıdır. Olduğunda o mizah ve komedi olmuyor, aşağılamak oluyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Eylemin bir 'dalga geçme, alay etme, küçük düşürme' mi olduğu, eğer öyle ise tolere edilir dozda mı olduğu konularına bir 'sansür kurulu' mu karar verecek peki?
+4
Mirket
(23.10.25)
insanın ağzından her şey tereddüt etmeden çıkabilmeli ve bu hukuki olarak koruma altında olmalıdır.

bak mesela sen daha sorduğun soruda bile kendinle çelişiyorsun.

bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var.
+5
yurtsuz john
(23.10.25)
@yurtsuz john;

tam olarak çeliştiğim kısım neresi? Anlamak için soruyorum. Müslüman salyangoz ikilem mi? Bundan bağımsız bizim bunları kavramamıza daha 200 yıl var görüşüne hak veriyorum.

@mirket;

sansür kurulu ve benzeri kavramlar asla olmayacak. zira sansür kurulunu kim seçecek? neye göre karar verecek? (bkz: quis custodiet ipsos custodes?)
0
🌸put it in your appropriate place
(23.10.25)
insanların duyguları kaale alınmaksızın her şey her yerde söylenebilmeli. amerika bunun uygulanışına güzel bir örnek. düşünsene istediğin herkese saydırıyorsun ve sabah uyandığında hala işinden atılmamışsın, kelepçelenmemişsin. rüya gibi.

bir de,
"benim için ifade özgürlüğü sınırsızdır"
"ama"
aması yok işte. "sınırsız" ve "ama" aynı yerde olmuyor. "insanları incitmeyecek ölçüde insanlar kendini ifade edebilmeli" diyebilirsiniz, aksi takdirde post-modern bir anlayışta olduğunuz hâlde kendini çağdaş ve ilerici göstermeye çalışan sıradan bir anadolu insanı izlenimi veriyorsunuz.
+2
herzan
(23.10.25)
Bence bu konuda sınır şu, atıyorum biri sizi hiç alakadar etmeyen bir hassasiyet (LGBT) hakkında şaka yaptı ve güldünüz veya sorun etmediniz, o zaman sizin de hassasiyetinize şaka yapılabilir.
+2
olaylar olaylar
(23.10.25)
senin için sınırsız değilmiş.

Ben South Park ile büyüdüm. Orada söylenebilen her şeyin söylenebilmesi ve şakasının yapılabilmesinden yanayım. Küçük düşürmek olmamalı diyorsun da, mesela Saddam şeytan ile gay ilişki yaşıyordu. Bir grup insan için bi lideri küçük düşürmüş sayılabilir. Geçenlerde (izlemedim ama) Trump'ı gömmüşler bayağı. Bu olmamalı mı mesela? Zamanında tacizci rahiplerle aşırı dalga geçmişlerdi. (rahipler, çocuk taciz etmeyeni garipsiyordu) Komple dini aşağılıyor gibi bişey...
+5
nhk ni youkosu
(24.10.25)
İnsanların duyguları kâle alınmaksızın konuşulmamalı. Mizah da seviyeleri olan bir kavram, herkes her mizahı anlamaz, süt bebesine pastırma yedirmenin âlemi yok. Halbuki bu bilerek isteyerek yapılıyorsa orada kötü niyet vardır, kesin ve net. Kaos oluştuğunda suçunu kesinlikle kabul etmez bu kötülüğü yapanlar.

Mizah bir izah çeşididir ve kaliteleri, seviyeleri vardır. Zekâ gibi. Her zekâ ve her kültür her mizahı anlayacak diye bir kaide yoktur. İnsanların hassasiyetlerine saygı göstermemek kavga doğurur. Amaç buysa dilinizin kemiği olmayabilir evet.
-5
muhayyer divan
(24.10.25)
Sorun aslında kime göre neye göre sınır.
Misal biri der din kutsalim, sınır. Biri der millet kutsalim sınır, biri der futbol takımım sınır, biri der cinsel tercihim sınır ohooo.

Yani sizin güldüğünüz bir şeye başkası bu soylenmemeli diyebiliyor.
+2
logisticsmanager
(24.10.25)
"her şeyin mizahı olur ama hakaret olmaması lazım" gibi bir ifade ile kanun yapmaya çalışırsanız, şunlara benzeyen bir şey yaşarsınız:

1- her çalışanın sorgusuz sualsiz grev hakkı vardır ancak kamu düzeni, devletin güvenliği gibi sebeplerle, devletin grevleri iptal etme hakkı vardır. kimse grev yapamaz hale gelir.

2- anayasada "herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" yazıyordur ama devlet kamu düzenini falan öne sürerek hoşuna gitmeyen gösterileri iptal ediyordur.

mizah da böyle olur. devlete yetki verdiğin anda, nasrettin hoca fıkrası bile anlatamaz hale gelirsin.
+5
co2s2
(24.10.25)
Mizahı muğlak belirsiz tanımların içine hapsederseniz o mizah falan olmaz. " Toplumun değer yargılarına zarar veren" gibi bir tanımı her yerde görürsünüz. Kimdir bu toplum, kim belirlemiştir bu değer yargılarını, herkes bu değer yargılarını kabul etmiş midir gibi soruların ise yanıtını hiçbir yerde göremezsiniz.

"İnanmasan da saygı duymalısın" bu cümleyi de duyarsınız, belki siz de aynı fikirdesinizdir. Buradaki sorun "saygı duymalısın" beklentisinin yanlışlığından kaynaklanıyor. Öncelikle inanmadığım şeye neden saygı duyayım? zaten saygı duysam o fikre, görüşe yakın olurdum/inanırdım. Dünyanın düz olduğuna inanan, uçaklardan bizi spreylediklerini düşünen adamın fikrine neden saygı duyayım? Bu fikrin aptalca olduğunu söylediğimde alınıyorsan bu senin problemin?

Evet bu fikirlere saygı duymuyorum ve yeri geldiğinde en ofansif şakaları da yapıyorum. Ama mesela gidip bu fikre sahip insanları yakarak öldürmeye çalışmıyorum, yolda gördüğümde nasıl böyle düşünürsün diyerek saldırmaya, dövmeye çalışmıyorum. Çünkü saygı duyduğum şey, isteyenin istediğine inanma ve söyleme özgürlüğü; fikirlerinin kendisi değil. Ancak beklenen şey kendi fikrini bile söylememen, çeneni kapatıp sanki sen de öyle düşünüyormuş gibi davranman. Üzgünüm ama bunun adı saygı duymak falan değil.
+3
thracia
(24.10.25)
doğru içerikte her şeyin şakası yapılır benim için mahsuru yok. ricky gervais'in bi gösterisinde kanser üzerinden çok güzel açıkladığı bir örnek vardı bununla ilgili onu bulamadım ama şuna sonuna kadar katılıyorum: www.youtube.com
+1
bay b
(24.10.25)
@nhk ni youkosu Ben de gençliğimi South Parkla geçirdim. Haziran 2022ten beri Family Guy izledim Mizaha bakış açıma etkileri çoktur.

@thetruenorthstrongandfree1 Söylediklerinizde dalga konusu göremedim açıkçası. Sanırım dalga geçmek alay etmekle düşündüklerimiz aynı değil. Orada olsaydım ben de gülerdim muhtemelen.

Düşüncelerime gelen eleştirileri hak veriyorum. Sanırım kendimi yanlış ifade etmiş olabilirim. Dalga geçmek, alay etmek ifadeleriyle aklımıza gelenler aynı değil sanırım. Şöyle ifade edeyim; ego tatmini sağlamak ve prim sağlamak amacıyla küçük düşürmeye çalışmaya karşı olduğumu söyleyim.

hassasiyet, değer ve kutsal hakkında yapılan mizahlara ve komedilere güldüğüm çok oldu, oluyor ve olmaya devam edecek. Bundan dolayı benim hassasiyetime, değerime ve kutsalıma yapılan mizahlara ve komedilere de gülüyorum. Başkasına yapılırken iyiydi, bana mı yapılınca mı kötü oldu?!?!?11

Yoksa gelen cevaplardan hemen hemen aynı fikirde olduğumuza kanaat getiriyorum. Her şeyin mizahı vardır.
0
🌸put it in your appropriate place
(24.10.25)
İnsanlar saldırganlıklarını mizah adı altında gizlemediği ya da benzeri kendine yapıldığında "foşik" diye ağlamadığı sürece her konuda mizah yapılabilir. Kişiye yönelik olanlarda ise karşıdaki kişiye doğrudan yapılan mizah, karşıdakine bağlı. Rahatsız oluyorsa uzatmamak lazım ama dolaylı yoldan yapılan için ise sınırlar biraz bulanık.

Örneğin bir arkadaşınızın yüzüne karşı yaptığınız espri onun izin verdiği kadar ağır olacakken, internette yapılan bir paylaşıma ya da internette ünlü olmuş birine yönelik espri sınırları daha esnek olmalıdır. Paylaşım sahibinin sınırları aşılabilir.
0
nawar
(24.10.25)
(6)

Bebek için gelenlere stk magneti hediye etmek

chicha_v2
Böyle bir fikrim var. Dümdüz magnet olsun istemiyorum açacak şeklinde olanlar var biliyorsunuz vardır sizde de. Arkadaş kendi yaptırmıştı, ben araştırınca stk'ların da böyle ürünleri olduğunu gördüm hoşuma gitti.Sorum ise şu: Magnetin üzerinde bebeğin adı ve doğum tarihi yazıyor. Bebek doğduktan son
Böyle bir fikrim var. Dümdüz magnet olsun istemiyorum açacak şeklinde olanlar var biliyorsunuz vardır sizde de.

Arkadaş kendi yaptırmıştı, ben araştırınca stk'ların da böyle ürünleri olduğunu gördüm hoşuma gitti.

Sorum ise şu: Magnetin üzerinde bebeğin adı ve doğum tarihi yazıyor. Bebek doğduktan sonra yaptırsam çok geç kalır mı birkaç güne gelir mi acaba?

Tarihsiz yaptırmak da bir seçenek ama onu da istemiyorum. Ziyarete gelen eşe dosta hediye ederim diye düşünmüştüm.
0
chicha_v2
(23.10.25)
düğünde kaçuv'dan böyle bir şeyler yaptırmıştık. biraz zaman alabiliyor ama kaçuv'daki arkadaşları arayın sorun doğru bilgi verirler. biraz yoğunlukla da alakalı.
0
awlmi
(23.10.25)
Darüşşafaka?
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Biz Daruşşafaka'dan renkli balon resimleri olan tatlı bir magnet yaptırmıştık. Çok güzeldi. Tavsiye ederim.
0
ucurulmamak umidiyle
(23.10.25)
Bebek için stk magneti mi?
Beleşe getirmek için mi yoksa o stkyı çok sevdiğiniz için mi?
Koluna sevgilinin adını dövme yaptırmak gibi bişey bence. Bebeğin o saflığını ve masumluğunu o stk ile kirletmişim gibi gelirdi bana. Düz magnet yaptırırdum ben olsam

Edit: bebeğin de fikrini almalısınız bence..
-8
love and trust
(24.10.25)
@love and trust
Stk magnetleri beleş değil. Stkya destek mahiyetinde oluyor

@konusma ta katılıyorum. Açacak degilse çöpe gider
0
Şişman Ronaldo
(24.10.25)
Yetişmez.
Bütün o telaş içerisinde onun siparişine ayıracak 5 dakikanız da olmaz.
Tam tarih yerine 2025 yazma seçeneğini de değerlendirin. Yakın birkaç akraba dışında tam tarih kimsenin umrunda değil.

Bu arada dediğiniz açacak gibi verilen şimdiye kadar her şeyi bir süre sonra çöpe attım. Çünkü kalitesiz oluyorlar.
Önem verdiğim bir bebekse zaten açacağı kullanmaya kıyamam, saklarım.

O açılardan da düşünün derim.
0
michael_knight
(24.10.25)
(5)

Şanslı olduğunuza inanıyor musunuz

arbre
Şu tip bir şeyden bahsediyorum. Birinin bir şeyini çok beğendiniz. Bir gün o şeyden daha iyisi sizin oluyor. Bu genelde bu şekilde gerçekleşiyor ve siz bu düzene inanarak her konuda düşündüğümüzden daha iyisini bulacağına içten içe inanıyorsunuz.Bir arkadaşınızın sevgilisi var. Kıskandınız. Ama bir
Şu tip bir şeyden bahsediyorum. Birinin bir şeyini çok beğendiniz. Bir gün o şeyden daha iyisi sizin oluyor. Bu genelde bu şekilde gerçekleşiyor ve siz bu düzene inanarak her konuda düşündüğümüzden daha iyisini bulacağına içten içe inanıyorsunuz.

Bir arkadaşınızın sevgilisi var. Kıskandınız. Ama bir gün bir bakıyorsunuz o kızdan daha güzel bir kızla sevgili olmuşsunuz.

Ya da bir arabayı beğendiniz. Ben şanslıyımm benim arabam bundan daha iyi olacak diyor musunuz?

Arkadaşınız gitmek istediğiniz bir ülkeye gitmiş. Atıyorum İtalya. Turist olarak. Ama sizin kaderinizde Green Card kazanıp ABD'de çalışmak var. Bu tip bir hissiniz var mı?

Sağ olun.
-2
arbre
(23.10.25)
İnanıyorum.
0
Amaranta ursula
(23.10.25)
Birkaç senedir hayatimda her şey inanılmaz hayal edilemez şekilde yolunda gidiyor. Buna şans diyorsak denebilir
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.10.25)
Nope
0
Kahvedesu
(23.10.25)
İnanıyorum. Ama bahsettiğin şekilde başkasının bir şeyini kıskanıp daha iyisini elde etmek gibi değil. Genel olarak şanslıyımdır kısmetim açıktır. Bariz sürprizli olaylar yaşarım küçüklü büyüklü
0
dfn4
(23.10.25)
Hafiften bir şansım var.
0
put it in your appropriate place
(23.10.25)
(11)

Dertlerim, artılarım, eksilerim, bir şeyler söyler misiniz ?

ebeş
Doneler,10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.Maaşım eh işteev kirası yokKız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruzAilem
Doneler,
10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.
Maaşım eh işte
ev kirası yok
Kız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruz
Ailemle ilgili bir sorunum yok, sağlık sorunum yok, yakınlarımın sağlık sorunu yok.

Ama istanbul'dan, iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizliklerden çok sıkıldım. Sanırım artık gençlik zamanlarındaki enerjim,motivasyonum yok. İşi bıraksam yapabileceğim başka bir iş becerim yok, hadi olsa yine aynı içsel sıkıntıyı yaşayacağım belirli bir süre sonra.

Trakya'da küçük bir şehirde evim var, oradan kira geliri alıyorum, o şehre dönersem oturabileceğim ayrıca bir evim daha var. Ama yapabileceğim bir işim yok.

Psikolojik olarak son zamanlarda iş'te yaşanan sıkıntılardan dolayı çok daralmış hissediyorum, çıkış yolum yokmuş gibi hissediyorum, özgüvenimi kaybetmiş gibi hissediyorum, aslında geçmiş yıllarda da sıkıntılı zamanlarım oldu ancak hepsinin üstesinden özgüvenim ile geldim şimdi kendimi daha özgüvensiz hissediyorum.

Bunu buraya yazmak istedim sadece, benden daha kötü şartlarda olan insanların olduğunu biliyorum, bu zamanlar geçecek değil mi ?
0
ebeş
(23.10.25)
geçmez. Geçmesi için bir sorun olması lazım. o sorun doğduğunda da onun nasıl geçeceğine kafa yoracağın için bu sorunsuzluktan dolayı sıkılmışlık hissiyatına pek vakit ayıramayacaksın. Her şey düzlüğe çıktığında da yine bu noktaya dönüp aynı sorgulamayı yapacaksın.

yeni kararlar alıp, comfortzone'u terk edemedikçe böyle yıllarca debelenip, alışıp devam edeceksin.
+1
croswell
(23.10.25)
Derdin falan yok rahat batıyor gibi. Memlekette bu imkanlara sahip insanlar mutlu mesut yasıyor.
İş var
iyi kötü para
Pozisyon güzel
Kira yok gibi
Sevgili var

Ee daha ne istiyon? Millet aç aç:))
+3
luluki
(23.10.25)
rahatbatmis.com
+1
Kahvedesu
(23.10.25)
Hepsini okudum bir derdin yok. Devam.
0
arbre
(23.10.25)
bazen böyle dönemler olur. hayatına yenilikler kattıkça o iş yerindeki sorun da çözülür. daha fazla kötü olmaması için ugras bence. istersen milyonların olsun dünya kadar evin olsun dert derttir. sen içini ferahlatmaya bak.
+2
koela
(23.10.25)
Yukarıdakiler hepsin +5

Hangi şirkete gidersin gi iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizlikler her zaman olacak. Kendi şirketi kursan, kendi işini yapsan bile mış gibiliklerden saminiyetsizlik gene olacak.

Ara ara motivasyon düşmesi olur. İş yerinde hatalar ve yanlışlar olur. Olan hatalar ve yanlışlar canınızı sıkmış ki çok normal. Odaklanıp problemlerin düzeltmekten başka bir çare yok ama öbür taraftan sosyal ve özel hayatınızda dertlerniz yok işte. Yazdıklarınızdan böyle anlışılıyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Aslında cevabı kendiniz vermişsiniz.
İstanbul'dan kaçıp gitmek istediğiniz şehirde bile daha gitmeden problemlerin varlığının farkındasınız. Nereye giderseniz gidin yada ne yaparsanız yapın hayat hiçbir zaman dört dörtlük olmuyor ve olmayacaktır da. Kaldı ki bahsettiğinize göre işiniz, çoğu insana göre yaşam standartlarınız, aşk hayatınız, ailenizin ve sizin sağlık durumu ve aile ilişkilerinizde hiçbir sıkıntı yok bu da demek oluyor ki dünyadaki çoğunluktan daha şanslısınız.
+1
mermaidd
(23.10.25)
hayatınızda yüzlerce sorun olabilir, ama sağlık bozulursa sorununuz sadece teke düşer. o yüzden sağlıklı olmanız her şeyden önemli. fiziki ve psikolojik olarak.

şu anda ihtiyacınız ruhsal terapi ya da ufak bir ilaç müdahalesi gibi duruyor.
+1
galahad reloaded
(23.10.25)
Herkes aynı gelir düzeyine, aynı aile yapısına, hayat şartlarına sahip olmadığı için bizim içimizi sıkan şeyleri bir başkası için derdini öpeyim olarak değerlendirilebiliyor. Ama bu bizim derdimizi ortadan falan da kaldırmıyor. Sorunlara böyle bakılmaz. O zaman Afrikadaki adam da senin derdini küçümsesin. Bunun bir sonu yok.

Bence sorunun, kendini seçeneksiz ve sıkışmış hissetmek. İstanbul çok yorucu ve insanın enerjisini emen bir şehir ve çoğu insan yaptıkları iş yüzünden bu şehre mahkum kalmış durumda. Ülkenin tüm kaynaklarının tek bir şehre yığılmasının sonucu bu. Kendine bir alternatif yaratmak istiyorsun ama seçenek göremiyorsun. Bu şekilde, bu tempoyla çalışmak istemiyorsun ama şartlar seni buna zorluyor. Tüm bunlar bir sıkışmışlık hissi yaratıyor.

Yaptığın işi bırakıp bu düzenden çıkmak büyük bir karar. Muhtemelen bu kadar çalışmaya karşılık doğru düzgün bir birikim yapamamak canını sıkıyor ve ulan mesele karın doyurmaksa çalışmasam da karnım doyar mevcut şartlarımda diye düşünüyorsun ama iş harekete geçmeye geldiğinde o karar verilemiyor.

Bence ihtiyacın olan şey bir erken emeklilik planı. Farklı bir şehirde işleyen bir iş, düzen kurabilmek için alternatifler araman, seni bu şehre olan mahkumiyetinden kurtaracak bir iş planı, belki bir ortaklık, pasif gelir yaratma yolu yöntemi gibi şeylere ihtiyacın var. Enerjini bunlara vermek kendini sana iyi hissettirecek. Ayrıca fırsat buldukça bu şehirden seni çıkaracak seyahatler de sana iyi gelir. Mesela bir motosiklet ehliyetine yazıl, bi motosiklet al ve sevgilinle uzun turlar planlayın. Sevgilini de bu yeni deneyime ortak et, hatta ehliyete birlikte yazılın.
+1
thracia
(23.10.25)
icindeki sikintinin sebebi hepimizin ortak derdi olan "parasizlik"
+2
cooperr
(23.10.25)
sevdiğiniz insan ile bunları paylaşın. Buradaki sakinliğinizle paylaşın. Sonra sarılın ve bunun tadını çıkartın. Her şey geçecek. Her şey bir daha başlayıncaya kadar geçtiğinde de (söyleminize göre Ocak-Şubat civarı) üzerinizde bu kadar baskı yokken neler yapabileceğinizi düşünün. Hayatınızdaki insan ile birlikte hemfikir olduğunuz ve dolayısıyla pişman olmayacağınız bir karar verirsiniz.
Ezcümle; geçecek. Her şeyin geçtiği gibi.
+1
sparkle kiddle
(23.10.25)
(4)

Yunanistan'a itiraz edeyim mi?

chicha_v2
3 ay, 6 ay, 1 yıl vize almıştık bu yıla kadar. Hepsinde de en çok Yunanistan'da kaldık, çokça giriş çıkış yaptık vs.Bu yıl başvurduk yine 1 yıl verdiler.Sizce konsolosluğa cascade kuralı dahilinde tekrar değerlendirmelerini isteyen bir dilekçe yazsam mı? Faydası yerine zararı olur mu bana?
3 ay, 6 ay, 1 yıl vize almıştık bu yıla kadar. Hepsinde de en çok Yunanistan'da kaldık, çokça giriş çıkış yaptık vs.

Bu yıl başvurduk yine 1 yıl verdiler.

Sizce konsolosluğa cascade kuralı dahilinde tekrar değerlendirmelerini isteyen bir dilekçe yazsam mı? Faydası yerine zararı olur mu bana?
+2
chicha_v2
(21.10.25)
Bi zararı olmaz bence. Kendi adıma konuşursam itiraz etmezdim.
0
put it in your appropriate place
(21.10.25)
zararı olmaz. itiraz edebiliyorsan et. 3 yıl vermeleri lazım yeni kurala göre ( son vize biteli 1 yılı geçmediyse ya da 2 yıl emin değilim)
0
jelly bear
(22.10.25)
yunan itiraz kabul etmiyo diyolardı. önce onu araştırın bi bence
0
chanandler bong
(22.10.25)
Düzgün bir eposta ile derdimi anlattım. Şöyle bir yanıt geldi bu sabah. Bi zararı olmadı yani şansımı denemiş oldum :)

Vize süreleri değişik kriterlere göre incelenerek belirlenmektedir. Cascade bunlardan sadece birisidir. Önceki vize, bu vize ile gidilen ülke ve ayrıca ekonomik veriler de, vize sürelerinin kararlaştırılmasında etkili olabilmektedir. Vizenizde maalesef değişiklik yapılamamaktadır.
+1
🌸chicha_v2
(23.10.25)
(4)

Kütüphaneye gitme alışkanlığınız

arbre
Var mı? İş güç eğitim nerede ne zaman çalışıyorsunuz? Kafe konusunu hiç denemedim. Starbucks falan. Gidip 3 4 saat oturabiliyor muyuz? Sürekli bir şey içmek gerekiyor mu? Bir kere belediyenin kütüphanesine gitmiştim. Hepsi liseliydi. Çok efendilerdi. :D Ama biraz sıkıcı gelmişti. Daha rahat hangi ka
Var mı? İş güç eğitim nerede ne zaman çalışıyorsunuz? Kafe konusunu hiç denemedim. Starbucks falan. Gidip 3 4 saat oturabiliyor muyuz? Sürekli bir şey içmek gerekiyor mu? Bir kere belediyenin kütüphanesine gitmiştim. Hepsi liseliydi. Çok efendilerdi. :D Ama biraz sıkıcı gelmişti. Daha rahat hangi kafeler olabilir? Sağ olun.
-2
arbre
(21.10.25)
Vardı, çok da severdim ama artık fırsat bulamıyorum
starbucks a gidip istediğin kadar oturabilirsin ( internet filan da var)
Ders çalışmak için study kafeler var , 1 içicek alma zorunluluğu var sadece . herkes ders çalıştığı için sessiz oluyor baya
-1
pislick0
(21.10.25)
evet belediye kütüphaneleri genelde liselilerle dolu oluyor sadece o yüzden sürekli gir çık ya da kısık sesli konuşmalar oluyor.
büyükşehirlerde son birkaç yıldır bu tarz çalışma yerleri açılmaya başladı. ankara'da kolej metro istasyonundaki gayet iyiydi metro geçerken yerin sallanması ve lavabosuzluğu hariç ldfgjkd orada çay ücretsizdi en son. sıhhiye'de genç akademi var ama yaş sınırı 25 orası da çok uygun ama orası daha kalabalık. yine böyle birkaç yer var ankara'da. bursa ve istanbul'da da olduğunu biliyorum ama diğer şehirler hakkında bilgim yok.
kafeler de artık böyle çalışma yerleri oluşturmaya başladı. prizli, ders çalışmaya uygun masalar. bilmiyorum bütün gün bir şey almadan oturmayı denemedim ama çalışanlar genç olursa çok sallayacaklarını düşünmüyorum. bazı coffee lab şubeleri çok uygun mesela bunun için.
study kafeler var direkt bu isimle ama içecek + masa ücreti alan yerleri tasvip etmiyorum pek o yüzden gitmiyorum.
0
black holes in the sky
(21.10.25)
Yok, olmadı.

Starbucks ve benzeri kahvelere gidiyorum.
-1
put it in your appropriate place
(21.10.25)
ben her gün dışarıdaki kafelerde çalışıyorum. çoğunlukla starbucks.
kütüphaneler çok sessiz oluyor. toplantı falan yapılmıyor.

starbucksla tek derdim koltuklarının pek rahat olmaması.
-1
nuevo
(21.10.25)
(12)

Bodo Maçı Abartıldı mı noldu?

eisberg
Bir şeyin olasılık tahminleri için en gerçekçi yol bahis oranlarıdır bence çünkü işin içinde para var. İddia'ya baktım GS'ye 1.4 oran vermiş. Ama tüm yorumcular ağız birliği yapmış gibi "kuzey takımı, disiplin, koşu mesafesi, arkaya adam kaçırma vb." cümlelerle "1 puan da fena değil" modunda takılıy
Bir şeyin olasılık tahminleri için en gerçekçi yol bahis oranlarıdır bence çünkü işin içinde para var. İddia'ya baktım GS'ye 1.4 oran vermiş. Ama tüm yorumcular ağız birliği yapmış gibi "kuzey takımı, disiplin, koşu mesafesi, arkaya adam kaçırma vb." cümlelerle "1 puan da fena değil" modunda takılıyor.

İddia mı bir şey gözden kaçırıyor yorumcular mı?
0
eisberg
(21.10.25)
Liberpool’u yenen bodo’ya ne yapmaz modunda herkes, bana beraberlik kokan bit maç gibi geliyor
+1
olaylar olaylar
(21.10.25)
bodo fizik gücü yüksek, oyun disiplini sağlam bir takım. 3-4 senedir takip ediyorum. liglerinde oynadıkları maçlarda sadece skorlara bakıyorum ama avrupa maçlarını denk geldikçe izlemeye çalışıyorum. galatasaray kağıt üzerinde bodo'ya 3-4 atar. ama bodu'nun fizik gücüyle başa çıkabilirse. bence yarın akşam gs tekniğiyle ve oyun zekasıyla oynamalı. top peşinde koşmanın anlamı yok. adamlar 90 dakika ciğersizce koşacak çünkü.

galatasaray'ın liverpool maçı hariç bu sezon oyun anlamında 90 dakika boyunca ben buyum dediği maç sayısı çok az.normal şartlarda liverpool'u yenip bodo'ya puan kaybedilmez. ama futbol bu. konsantrasyonu kaybetmemek lazım. gs konsantrasyonu kaybettiği anda bodo golü atar 3-5 dakika içinde 2yi atar öyle bir takım. yorumcular bunu bilerek temkinli konuşuyorlar. aslında iddaa da böyle düşündüğü için 1.40 vermiş. şimdi baktım, liverpool maçında da liverpool'a 1.39 oran verilmiş. benzer işler.
+2
cisimcik golgi
(21.10.25)
bahis oranları gerçeği yansıtsaydı veya favoriler hep kazansaydı dünyann en zenginleri listesinde olurdum herhalde.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.10.25)
bodo fizikli ve sistemli bir kuzey takımı olmasının haricinde bir de galatasaray'a bu tarz takımların çok ters gelmesinin etkisiyle o şekilde yorumlar yapılıyor. ben de bir kısmına katılıyorum, örneğin 2-0 geriye düşse dahi oyundan kopmayan bir takım bodo. bizde de bazen rehavete giren oyuncular maç içinde olabiliyor, tüm bunların ışığında bu maç gs için belli riskler taşısa da ben gs'nin kazanacağını düşünüyorum.
0
makarnavodka
(21.10.25)
abartı değil ama herkes temkinli konuşuyor. bodo kötü takım değil geçen senenin avrupa ligi yarı finalisti ve şampiyon olan tottenham'a elendiler. kötü takım asla değiller. o yüzden haklı bence herkes.
0
elektr10
(21.10.25)
madem iddaa oranı dediniz bari tahmin de verelim :) ben 2 senaryo görüyorum.
ilk yarı gs 2-0 alır maç sonu 3-1 biter.
ilk yarı gs 1-0 alır maç sonu 2-2 biter
+2
cisimcik golgi
(21.10.25)
maalesef oranlar tek başına yeterli değil, bkz. liverpool-gs maçı
+1
sweetoffice
(21.10.25)
gs formda bodoyu rahat geçer. yorumcular avrupa yorumcusu değil ömer üründül gibi adamlarsa ciddiye almamak lazım.
0
mikahakkinen
(21.10.25)
denemeyanilma
(22.10.25)
@cisimcik golgi

helal olsun..
+1
cooperr
(23.10.25)
@cisimcik golgi

Helal olsun +1
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
teşekkür ederim. keşke bahis demişken oynasaydım da :(
+1
cisimcik golgi
(25.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.