Giriş
(13)

+18 şu ana kadar birebir tanıştığınız en garip/saçma işi olan kişi kimdi? +18

duyurukullanıcısı
1- uçak kazalarında ölen insanların ailelerini bulup, tespit edip, tazminat bedelinin %30-%40'ına anlaşma yapan bir avukat ile tanışmıştım. tüm dünyayı geziyordu.2- bir fotoğrafçı ile tanışmıştım. çok atıp tutuyordu. o kadar sallıyordu ki bir gariplik olduğunu sezmiştim. psikoloji bozuktu. sonradan
1- uçak kazalarında ölen insanların ailelerini bulup, tespit edip, tazminat bedelinin %30-%40'ına anlaşma yapan bir avukat ile tanışmıştım. tüm dünyayı geziyordu.

2- bir fotoğrafçı ile tanışmıştım. çok atıp tutuyordu. o kadar sallıyordu ki bir gariplik olduğunu sezmiştim. psikoloji bozuktu. sonradan öğrendim. bu 8 yıl kadar afrikada bir doktor ile tüm afrikayı gezmiş. doktor ürologmus. afrikalıları erkeklerin sünnet öncesi sonrası muayenesini yapıyormuş. bu fotoğrafçıda tüm süreci her bir hasta için resimliyormuş.

sizde neler var?
0
duyurukullanıcısı
(08.10.26)
dünyadaki bütün ülkelere gitmiş Belarus'lu kadın. Çok güzel ve aşırı zengindi. sanırım asfalt üretim tesisi vardı. dünyanın birçok yerinde de yatırımı. Niye yaptığını anlayamadım. Her ülkede 1-2 gün kalıp öbürüne geçiyordu.
0
monicapp
(08.10.26)
Mesleği garip değil de sigortacıyım der gibi rahatlıkla hırsız olduğunu söyleyen biriyle tanışmıştım, bir eşyasını çaldığı (ne olduğunu unuttum) kişi şikayetçi olmuş gidip ifade vermesi gerekiyormuş "uğraştırıyorlar yok yere bizi ya" diye dert yanıyordu.
+1
mutekebbir
(08.10.26)
Çok monoton bir hayatım varmış. “Valla tanıştığım en garip meslek hepi topu şuydu” diye normal bir meslek yazacaktım. Onu bile bulamadım. Memur, esnaf, işçi, çiftçi, öğretmen, doktor, hakim, avukat, asker, polis, imam, hoca, politikacı vs. standart dışında bir şey bulamadım. Bir iki mit mensubu tanımıştım en “ilginç” diyeceğim meslek olarak. Onlar da gayet standart insanlardı…

Edit: Hmm, biraz düşününce, tarihi eser kaçakçısı hakkarili bir tanıdık vardı. Rahmi Koç ile kankaydı. Kapalıçarşı’daki dükkanında bir cismi tutup “Bu ne?” demiştim. “Abe onlar urartü kefen iğnasi” demişti de anında bırakmıştım… Biraz daha düşüneyim.
+6
dilemma of subscribtionability
(08.10.26)
ohooo

hikaye #1

yurtdisinda bir yakin arkadasin kapi komsusunun kirmizi noktali sitesi vardi, 20li yaslarin basinda bir hatundu. sektorde isim yapmaya calisiyordu. arkadasa sifre vermis haspam, arada girip bakardik gecen hafta neler olmus diye.

benim arkadasin bir tane turuncu koltugu vardi, zamaninda almis ama hic kullanmamis, rengi sacma sapan, bir depoda yatiyordu. onu satmaya karar verdi, tam ilan koyucaz, hatun buna cay icmeye geldi, koltugu goldu bunu bana ver dedi anlastilar.

neyse, koltugu getirdik kizin evine koyduk. Aradan birkac hafta gecti, arkadas beni aradi, bizim koltuk mesur oldu dedi. Ben olayi once cozemedim, sonra ona caya gittim, siteyi acti, hanim kizimiza zenci bir abi koltugun ustunde verip veristiriyor.

uzerinden seneler gecti, hala arada o turuncu koltugun basina gelenleri konusup guleriz. bu arada o hatun sektoru birakti, evlendi coluk cocuga karisti mazbut bir hayat suruyor.

ilgi cekerse daha yazariz.. :D
-1
cooperr
(08.10.26)
Muhakkak bu tür işleri bilen vardır da bana ilginç geldiğinden yazayım:

2017 yılında kuzenime uğradığımda yanında bir arkadaşı ve anladığım kadarıyla arkadaşının da yeni tanıştığı birisi vardı. Bu kadın Amerika'da ıssız dağlarda filan esrar tarlalarında çalışıyormuş. Anladığım kadarıyla bazı Yahudi yatırımcılar esrarın yasal olduğu eyaletlere ya da eli kulağındaki yerlerde satış yapmak amacıyla böyle bir sistem kurmuşlar. Mevsimlik işçi gibi çalışıyorsun işte. Hatta kadın "Kendi aracın varsa tarladan tarlaya giderek daha çok para kazanabilirsin" demişti ama detaylara pek hakim değilim. Sadece aklımda kalan o zamanın parası ile ayda 4000-5000$ civarı kazandığını söylemişti. Konuyla ilgili her şey farazi, çok fazla konuşmamıştık. Tek söyleyebileceğim böyle bir işte çalıştığı, diğer bilgilerin doğruluğundan emin değilim.
0
burka
(08.10.26)
gchq'da çalışan bir kadınla tanışmıştım. kadının hayatı sonra film oldu www.imdb.com
0
euteamo
(08.10.26)
Polis bi arkadaşı karakolda ziyarete gitmiştim. Orada otururken birini getirdiler. Elleri kelepçeli filan. Kendisiyle tanışmadım ama polisler ifadesini alırken tanışmış kadar oldum.
DİKKAT DİKKAT
Bundan sonrası +30 yaş
DİKKAT DİKKAT
Bu eleman annesinin yemeğine ilaç katıp uyutuyormuş, uyuduktan sonra cinsel ilişkiye giriyormuş. Annesi üçüncü veya dördüncü defadan sonra farketmiş. Şikayetçi olmuş. Ağzım açık kaldı. Tipi de öyle psikopat gibi değildi, bildiğin sıradan bir adamdı.
-3
etna
(08.10.26)
üniversitede bir dönem takildigim kiz amerika'ya kacip bdsm kulübünde dominant kiz olarak calismaya baslamisti.
-1
sir gawain
(08.10.26)
Bizim ofiste calisan bir kadin meslegi "embalmer" (mumyalayici) olan biriyle cikiyordu.
0
KafayıYedimAbi
(09.10.26)
etrafim weirdo dolu; ben de onlardan biriyim. "normal" insanla isim olmaz.
-5
banach
(09.10.26)
+18 derken? Valla son 5 senede başıma şunlar geldi:
- Ukraynada insan kaçakçısı avukat bir kadınla yakınlaştık. Evine gittik ve evde bir odada 3 tane paki uyuyordu. Ev leş gibiydi. İşimi görüp kaçtım. Su bile içmedim.
- Vietnamda onlyfans hesabı olan bi hatunla yakınlaştık. Beni zorla filme almaya kalktı, kibarca reddettim.
- Aşırı alkol alan bir koreliyi kibarca hotele davet etmiştim ve uyuya kalıp altına işemişti. Her yer leş. Uyanmadığı için korkup ambulans çağırmıştım.
- Taylandda bir kadını kibarca evimden kovduğum için ve kız eve gidecek parası kalmadığı için FB gruplarında beni ifşaladı. Cem yılmazın uçak haberi gibi fotomla yerel haberlere falan çıktım, 2-3 hafta tinder falan kullanamadım.

Daha çoook hikayem var da gerek yok hepsini anlatmaya.
-4
plastic_angel
(09.10.26)
Bi tane arkadaş vardı. Meslekler ile alakalı soruların altına “kibarca” konuyla alakasız “çeşitli memleketlerde çeşitli hatunları nasıl götürdüm” şeklinde cevaplar vermek gibi bir iş yapıyordu. Yol, yemek, ssk ve uçuş milleri karşılığında.
0
dilemma of subscribtionability
(09.10.26)
1. Helikopter satışı/kiralamayı yapan bir arkadaş.
2. Gamma knife cihazı satışı yapan bir arkadaş.
Meslekleri satış pazarlama. Enteresan değil, sıradan bir iş ama ürünler bir acayip.
0
strawberry first
(11.10.26)
(2)

Web sitesi tasarımı yapan ai

duyuruuser
görsel olarak tasarımdan ve sitede gezinme deneyiminden bahsediyorum kodlama değil. claude tasarımları çok kötü,diğer bilindik chatgpt, gemini zorlayınca bir şeyler çıkıyor ama tasarım için eğitilmiş bildiğiniz modeller var mı?
görsel olarak tasarımdan ve sitede gezinme deneyiminden bahsediyorum kodlama değil.
claude tasarımları çok kötü,
diğer bilindik chatgpt, gemini zorlayınca bir şeyler çıkıyor ama tasarım için eğitilmiş bildiğiniz modeller var mı?
0
duyuruuser
(05.10.26)
Dün tasarımcı bir arkadaşımla buluştum tesadüf bu konuyu konuştuk
Ux konusunda çok saçmalıyor demişti. Ui konusunda fena değilmiş.
kendisi figma ve onun Ai agentini kullanıyor. Çok detay bilmiyorum ama konuşmadan aklımda kaldı
0
kisa
(05.10.26)
şu anki UI teknolojoisi sadece birebir kopyalama, esinlenme, referans alma şeklinde çalışıyor. mesela:
bu sitenin hero kısmını kullan, bu sitedeki animasyonu kopyala ve şuna çevir gibi. onlarca farklı component siteleri var 21st.dev tarzı. oralardan kopyalacaksın. beğendiğin websitelerini not alacaksın, ss alıp vereceksin ona benzer şeyler üretecek falan. yani bana stripe tasarımında bir site oluştur dediğinde hiçbir zaman istediğin sonucu vermiyor.
0
plastic_angel
(05.10.26)
(9)

Uzun süredir çalışmıyorum, GSS Prim borcunu ödemezsem ne olur?

su492
Şimdiye kadar tıkır tıkır ödedim ama ayda 2000 TL para çıkıyor, gücüme gitmeye başladı.Diyelim bir 5 yıl ödemezsem ne olur?Sanırım polikliniklere gidebiliyorum ama ilaç alamıyorum.Onun dışında icra vs. herhangi bir sorunla karşılaşır mıyım?Teşekkür ederim.
Şimdiye kadar tıkır tıkır ödedim ama ayda 2000 TL para çıkıyor, gücüme gitmeye başladı.
Diyelim bir 5 yıl ödemezsem ne olur?
Sanırım polikliniklere gidebiliyorum ama ilaç alamıyorum.
Onun dışında icra vs. herhangi bir sorunla karşılaşır mıyım?
Teşekkür ederim.
0
su492
(28.09.26)
2015 gibi bana da çıkmıştı. 2 ay işsiz kalmıştım, askerlik falan derken eve kağıt geldi. şimdinin parasıyla 2000$ falandı. ödeseydim güzel geçireceklerdi bana. ama burası ortadoğu. dedik araya adam sokalım indirim yaptırmaya çalışalım veya sildirelim. sgk binasından tanıdık soktuk (çaycı), sizinki yanlış hesaplanmış dediler. 200$ civarı birşey ödetip gönderdiler. kime ne geçirirlerse. sakın ödeme ve gittiği yere kadar bekle.
+1
plastic_angel
(28.09.26)
üstüne faiz biniyor. Hastane'de doktor odasına gidiyorsun doktor borcunuz var deyip ödeme alanına yönlendiriyor. Başına birşey gelse hastane bakmaz. 2000 tl için alınacak risk değil ama tabii ki tam bir haksızlık parası. 5 sene sonra silinir mi bilemeyiz silinebilir ya da hapise girersin belli olmaz tr burası.
0
xu
(28.09.26)
icralık olursan ödeme emri gelir, ödemede kullanılmaya kabil mallarını bildirmen istenir, aksi taktirde tazyik hapsi verileceği söylenir. önce nakit, likit parana el koyulur, maaşın haczedilir, icabında fiziki icra yapılır, taşınır ve taşınmazların satışa çıkarılır. sgk özelinde zaman aşımı süresi 10 yıldır.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.09.26)
Mecbur af getircekler, özel sektörde çalışanlarda zaten para yok, işsiz insanlar nasıl ödesin her ay. Asla ve asla alamazlar. Onun için hiçbir şey çıkmaz buradan boşuna gözünüzü korkutmayın. Kimse mecbur değil gereksiz milyonlarca memura her ay dünyanın gelişmiş ülkeleri standartında 2-3 bin dolar maaş ödemeye. Ya maaşlarını düşürsünler ya da yarısını işten çıkarsınlar. Kamu israfını işsiz adamdan çıkaramazlar.
0
wertyu
(28.09.26)
icraya itiraz edebilirsin tabi ki. örneğin cinsiyet ayrımcılığın yasak olduğunu, anayasa 10 ve 11'e aykırı olunduğunu, şayet maksat 2008 öncesi kadına yönelik pozitif ayrımcılıksa neden bütün kadınları değil de babası sigortalı olanları kapsadığını, neden başkasının gelirinin senin gelirinmiş gibi mahsup edildiğini, sana verilen yiyecek ve barınma gibi durumların neden para cinsinden hesaplandığını, dilerlerse kendileriyle yatağını ve yemeğini paylaşabileceğini ama yediğin yemeği haczetmelerinin ahmaklık olabileceğini vs söyleyebilirsin ama tc mahkemelerinin bunları ne kadar okuyacağı, aym ve danıştayın ne kadar ipleyeceği muammadır. bence askere alma kanunu ve 6284'ü iptal etmeyen aym bunu da iptal etmez.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.09.26)
ödeme sürekli af geliyor.

muayene olmana engel değil. borcun olsa da muayene olabiliyosun. her sene cb kararıyla uzatılıyor bu imkan
+1
jelly bear
(28.09.26)
hiç bir şey olmaz. çalışmaya başlarsan o zaman tebligat yolluyorlar. bir ara hesaplara bloke de koyuyorlardı ama sonradan o da durdu.
ben yıllardır ödemiyorum duruyor öyle borç. seçimden seçime faizini siliyorlar.
başlı başına saçma bir sistem ödediğin para hiç bir işe yaramıyor. işsiz erkek evlat vergisi.

borçlu olduğun halde hastaneye gidebilirsin. sadece katılım bedeli adı altında 50-100 lira arası bir ücreti hastane veznesine ödüyorsun. muayene, tahlil, tetkik ve görüntülemeye ücret ödemiyorsun. ameliyatada ödenmiyor deniyor ama tecrübe etmediğim için bilemiyorum. muhtemelen ona da ödenmiyordur. sadece ilaçları tam ücretini ödeyerek alıyorsun.
+1
my fault
(28.09.26)
ameliyatı cebinden ödüyorsun. ilacı da cebinden ödüyorsun. sgk'n yok diyip tedavi etmemezlik yapmıyorlar. şehir hastanesinde vr eğitim ve araştırmada farklı fiyat tarifeleri uygularlar.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.09.26)
ameliyat cebinden ödenirmi bilmem fakat benim borcum varken çok kez ücretsiz kanaltadavisi yaptırdım. ben ameliyatı cebinden ödeyeceğini düşünmüyorum.
-1
sivri_sinek
(28.09.26)
(12)

40'a yaklasirken ustalik

mbond
Cok atilgan bir cocuk degildim, ailem de biraz yeni birseyler denememi vs pek tesvik etmedi. Ne bilim bisikletimi kendim tamir etmedim mesela, onu gec bisiklet surmeyi bile epey gec yaslarda ogrendim.Sorum su; bu zamana bilgisayar basinda calismis biri olarak bu yaslardan sonra fiziki islere gecilir
Cok atilgan bir cocuk degildim, ailem de biraz yeni birseyler denememi vs pek tesvik etmedi. Ne bilim bisikletimi kendim tamir etmedim mesela, onu gec bisiklet surmeyi bile epey gec yaslarda ogrendim.

Sorum su; bu zamana bilgisayar basinda calismis biri olarak bu yaslardan sonra fiziki islere gecilir mi? Otomotivde egitim alinsa, duayen bir isim olamam bu yastan sonra ama en azindan idare eder seviyeye gelinebilir mi? Karavan donusumu veya ahsap isleri de olabilir de isin ne oldugu onemli degil. Biraz teknik isteyen isler idare eder seviyede ogrenilir mi? Direk piyasaya yani son kullaniciya is yapan birinden ziyade daha bagimsiz isler dusunuyorum.

Mevcut durumumda mesela ilk kez arabada far ampulu degistirmeye kalktigimda mandalini yerlestirmesi falan baya ugrastirdi. 2-3 yaptim simdi cok rahat. Ama genel olarak durumum bariz bir sekilde pek yetenek emaresi gostermiyor. Biraz ucu acik bir soru oldu ama yorumunuzu veya benzer tecrubelerinizi paylasirsaniz sevinirim.

Bu arada is degistirsem biraz rahatlayacagim ama piyasa bitik gibi gorunuyor. Fiziki isler gene isten cikmadan hobi duzeyinde denenebilir tabii.
+1
mbond
(25.09.26)
elektrik ustalığı zor ama marangozluk, suculuk tarzı şeyleri orta seviye öğrenebilirsin. bir arkadaşım memur olmasına rağmen eniştesiyle beraber tadilat işi yapıyor. normalde tekstil işinden anlardı ancak tadilat işine kafa yordu ve eniştesiyle beraber tadilat işi alıp yapıyor.
0
mikahakkinen
(25.09.26)
Tabi ki olur ama fiziksel işler ciddi yorar. Basit görünen boya bile. Alışık. Değilsen kolunu belini ağrıtır.
İş değiştirme gibi niyetinvarsa kombir camadir bulaşık makinesi tamirine odaklan.
arızaları komplike değil. İçinde toplasan 10 parça / 30 arıza var.
yapamayacağın ise girme vs.
+1
kisa
(25.09.26)
Öğrenebilirsin, bir süre sonra kondisyon olarak da vücudun alışır. Boya badanayı örnek alalım. Piyasada iki kelimeyi bir araya getiremeyen insanlar müşteri seçiyor, randevu veriyor. Siz sadece düzgün türkçe, diyalog ve müşterinin isteklerini dinleyerek bile fark yaratabilirsiniz. Geçenlerde koltuk yıkamak için eve gelen kişi vodafon'da yıllarca çalışmış bir beyaz yakalıydı. O da bu işlerden sıtkı sıyrılınca bi yıkama makinası alıp koltuk, halı, yatak vs yıkama işlerine girmiş. Tek başına çalışıyor ve epey de mutlu görünüyordu. Kurduğu iletişim, nezaketi vs ile bundan sonra koltuk yıkatacak olsam kendisini arar, eşe dosta da onu tavsiye ederdim.
+5
thracia
(25.09.26)
Bedenen çalışmak benim son zamanlarda çok gözümü korkutmaya başladı.
40'ı geçtim ve bariz bir şekilde eskisine göre daha çabuk yorulup, daha zor dinlenir hale geldim.
Bir bel ağrısı veya omuz sakatlanması sebebiyle gelirsiz kalmak düşüncesi beni zorluyor ve korkutuyor.
+1
burfak
(25.09.26)
40'a yaklaşan biri olarak cevap vereyim, olmaz hocam.
Buraya başlık açan insan naif insandır. Yeni fiziksel işinde hata yaptığın zaman serseri, çingen insan(müşteriler) karşısında geniş tavır sergileyemezsin. Bir yaştan sonra da ezilmek insanı üzer. Çekirdekten yetişen esnaf hata yapsa bile su gibi üste çıkmayı bilir.

Ressamlık olur
Danışmanlık olur
vs vs
hobi ve keyif içerikli işler araştırın
+2
HellKeePer
(25.09.26)
yaw hobi baska meslek baska.
hobi olarak istedigini yap. meslek olarak 40'dan sonra cok gec.
-3
cooperr
(25.09.26)
hobi olarak yapayım ve evimde elimden iş gelsin kendi işlerimi çözeyim kıvamında öğrenebilirsin tabi ki,

ama usta olayım dükkan açayım para kazanayım boyutu biraz zor.
0
basond
(25.09.26)
Aslında standart dükkan açayım, normal müşteriye bakayım şeklinde değil de mesela nispeten niş bir alanda parçacı olayım, farklı çeşitli fırsatları değerlendireyim vs şeklinde düşünmüştüm. Tabii bunlarda da işten çıkma halinde her ay geçim için gereken parayı kazanmak gerekecek, bu da maddi bir baskı oluşturacak. Bu sebeple sanırım en iyisi hobi olarak başlayıp fazla masraf yapmadan gelişmelere göre aksiyon almak olacak gibi görünüyor.
0
🌸mbond
(25.09.26)
burada benim gördüğüm sorun iş hakkında bilgi sahibi olmamak.

uğraşmak istediğin sektörle alakalı herşeyi yapabiliyor olsan bile konu hakkında çok iyi bilgin olmadığı sürece bu büyük bir problem olarak karşına çıkacaktır. malzeme seçiminden, nasıl yapacağına, süreci, müşteriyi nasıl yöneteceğine, masrafları nasıl hesaplayacağına kadar çok fazla konu var.

parçacılığı ayrı bir yere koyuyorum, burada var mesela emekli askeri personel, emekli olunca parçacı açmış alman grubu üzerine, kendisi oturuyor dükkanda, ruhsatı veriyorsun şase numarasına bakıyor, parçayı istiyor geliyor bi takıyorsun olmuyor. ya da elinde olmasına rağmen konu hakkında bilgisi yok diye vermiyor. atıyorum ben a marka a model sedan için parça arıyorum yok diyor ama a marka b model arabanın parçası buna uyuyor ama bilgisizliğinden yok diyor gibi.

az teknik bilgi ile yapılabilecek işler arasında yağcılık var. madeni yağlar, kesim yağları , spesifik yağlar, bunların çoğunun son kullanma tarihi yok ve sürekli değerleniyor.

ikinci olarak akücülük var . onun da pek bi son kullanma tarihi yok, suyunu koyup şarj edene kadar, akücülük için personel şart bu arada.

her ne yaparsan yap internetten satış olayına ağırlık vermelisin. yağ da olsa, kamyon aküsü de olsa.

mesela internet tabanlı sadece motorsiklet aküleri, elektrikli bisiklet, scooter aküleri bunların pil yenilenmesi gibi bir sektöre girersen öğrenmen kolay olur, yine işçilik gerekecektir ve tutulmaması için bir sebep yok.

ayrıca karavan gibi büyük bir şeyin üretileceği alandan, pil ve motorsiklet akülerinin depolanacağı veya tamir edileceği(elektrikli akü pillerinin içindeki eski pillerin yenisi ile değiştirilmesi, montajı vb ) alan çok daha küçük olacaktır. maliyet olarakta testere, kaynak gibi büyük makinalar yerine daha ufak hacim tutan elektronik malzeme alabilirsin. bu sadece benim aklıma gelen fikirlerden bazıları.

mesela motorsiklet akülerini , yağcılığı kendim yapmayı düşünmüştüm.

ayrıca bak bu işler hızlı işlerdir, al gülüm ver gülüm, yıkamacı da açabilirsin, kendin de yıkarsın , personel de alırsın, yıkadın arabayı aldın paranı saldın gitti, lastikçilik de öyledir.

senin sorduğun bu gelecekte bizim işler ne olacak yaw, tarzındaki yaklaşım ve soruları, çevremdeki bi çok insandan duydum. yazılımcı, tercüman vb gibi yapay zekanın zayıflattığı meslek gruplarındalar.
0
omer460
(25.09.26)
bu tarz islerde gunluk hayatta vucutta pek calismayan, ama spesifik girdigin acidan, yaptigin isten dolayi kullanman gereken kaslar ve eklem acilari oluyor. belli bir yastan sonra buralari gelistirmek zor. varligini bilmedigin kaslara is dusuyor vs. zamanla gelisir ama genclikten beri gelistirmis olmaya benzemez. ufak ufak yapilacaksa olur bence.
0
antikadimag
(25.09.26)
fiziki işten para mı kazanmak istiyorsun.
çocuklar için pasta yap. semti gez, büyük konutların oralarda bi yerde aç. al sana fiziki iş.
0
plastic_angel
(26.09.26)
@plastic_angel, öylece sat mı diyorsunuz yani. Hollanda'da yaşıyorum burda yaptırmazlar ama food truck ile gıda işi yapmaya bir engel yok. Çeki demiriyle çekilen standalar 8000 euro civarı, kiralık da mümkün ama nedense aşırı pahalı, günlük 300-400 euro bandında.

@antikadimag, öyle valla, far falan değiştirmek gibi basit işlerde bile eğilip takılınca çalışıyor bir yerler, çok mesele değil tabii de tam gün yapılır mı bilinmez.

@omer460, bahsettiğiniz emekli amca tipini anlıyorum. Bu tür şeyleri öğrenmek vakit oluyor tabii ama neyle karşı karşıya olduğumun kısmen farkındayım o anlamda. Teşekkürler detaylı yorum için.

Neyse artık işten çıkmadan ne deneyebiliyorsam deneyeyim büyük zararlara girmeden.
0
🌸mbond
(26.09.26)
(7)

yurt dışına gidip türkiyedekinden daha yüksek maaş alıp çalışma imkanım var. ev almak için beş yıllığına gitsem parayı nasıl biriktirebilirim (mevduat, altın vs.)?

gijilti
Paranın değerini korumak ve o şekilde biriktirmek anladığım bir konu değil.Sepet yapmak belki mantıklı olabilir.Ama daha farklı yollar var mı önerebileceğiniz?
Paranın değerini korumak ve o şekilde biriktirmek anladığım bir konu değil.
Sepet yapmak belki mantıklı olabilir.

Ama daha farklı yollar var mı önerebileceğiniz?
0
gijilti
(22.09.26)
kanka tly diye bir fon varmış alıyorsun 5 e katlıyor paranı
0
gercekdunya
(22.09.26)
Altın... altın... altın
Sormaya gerek yok : altın .
Başka bir yolu da yok. Yapay üretilmiş değerlerle ve şişirilmiş hisselerle bu işler olmuyor. Dünya kurulduğunda altın vardı.
Dolar, kripto, hisse, ve şimdi geriye bir don bırakan fonlar yoktu.

ABD ye kafa tutan Çin, altın alıyor sürekli . İnsanları kendisine çağıran bir kaç kişinin ağzına bağlı değer kazanan kripto para kurumları da altın alıyor. Savaş zamanları yine altın önemli derecededir. Borsada inişine çıkışına bakmayın. Altın aldım zarar ettim diyem kimse yok. Kısa vadeli değer inişine bağlı sızlanmaların da manası yok .

Genel manada bu finans düzenini kuranlar söylüyor: kapitalizm yamayla da kurtulmaz.

....
Ek olarak altın yatırımında arada olabildiğince komisyoncu banker danışman vs. kimse olmasın.
Altın için arada banka bile değil sadece gözünüzle iş yerinde fiziki olarak gördüğünüz kuyumcunuz ve altına odaklanın.
-1
diyecevaplandı
(22.09.26)
Altın parayı katlamaz ama güncel değerini korur. Uzun vadede zarar etmezsiniz.

Ben de altıncıyım.
+2
anaphylacticshock
(22.09.26)
1980-2004 arasi altin dolar karsisinda pek deger kazanamamis. Yasimiz geregi cogumuzun bildiği yıllara bakarsak tabii ki 2004-gunumuz arasinda buyuk artis var. Ancak hep boyle gitmiyor. Mesela 2011 Haziran ayinda altin alan biri, dolar karsisinda hep daha az paraya sahip olmus, 2020 yilina kadar boyle devam etmis, tam 9 sene. Gene ayni seyin olmayacaginin garantisi yok.

Bu arada yuksek maas ve ulke neresi? Tek misiniz? Maasiniza gore daha ucuz bir hayat yasamaya acik misiniz? Bunlar onemli, para biriktirmek dusundugunuz kadar kolay olmayabilir.
0
mbond
(22.09.26)
her seyi benligini kisiligini ruhunu sat altin al kanka.
0
baldur2
(22.09.26)
bu forumda bana da altın önerdiler. Ocakta tüm paramı altına ve gümüşe yatırdım ve hala eksideyim. yaklaşık 2M içerdeyim.
+5
plastic_angel
(23.09.26)
seninle beraber merkez bankları da içeride o zaman . Bir tuhaflık yok mu ?
-3
diyecevaplandı
(23.09.26)
(7)

Çocukluk hayalim cruise gemisiyle ufuklara açılmak?

Lh12
Avrupa gezilerine doydum artık. Keşke zamanında orda yaşamak, hayat kurma çabam olsaydı. Tren kaçtı.Gelecek yaz için bi cruise işine girsem mi diye düşünüyorum. Anne baba ergen çocuk 3lüsüyle. Akdeniz ya da belki yukarılar.Bırak bu işleri arkadaş. Bunlar 90 ların modasıydı atla marmaris ten bi tur g
Avrupa gezilerine doydum artık. Keşke zamanında orda yaşamak, hayat kurma çabam olsaydı. Tren kaçtı.

Gelecek yaz için bi cruise işine girsem mi diye düşünüyorum. Anne baba ergen çocuk 3lüsüyle. Akdeniz ya da belki yukarılar.

Bırak bu işleri arkadaş. Bunlar 90 ların modasıydı atla marmaris ten bi tur gezisine akşama kadar gez hevesini alırsın mı diyosun.

Yoksa insan bi kez olsun günlerce denizin ortasında kalmalı mı?

Hangi tura, gemiye katılalım?
Anlatın. Dinlerim ben.
+1
Lh12
(19.09.26)
bence cruise a para vermek yerine daha farkli yerlere gidin.

güney amerika, asya, afrika
-1
Purple life
(19.09.26)
Bu yaz miami kalkışlı 3 günlük Bahamalar cruise yaptık. Aslında benim aklımda daha uzun olan Karayipler turlarına katılmak vardı ama hem ilk kez böyle bi tura katılıyoruz çocukla zor olur mu olmaz mı diye deneme amaçlı kısa tutmak istedim hem de cruise sonrası çocuklar için Orlando'ya geçerek theme park gezeceğimiz için bütçeyi iyice zorlamak istemedim. 10 ve 4 yaş iki çocukla hiç zorlanmadım aksine o kadar güzel geçti ki seneye kesinlikle yine cruise yapmak istiyorum. Hatta Nassau'da Alman bir kadınla sohbet ettim o da başka bir cruise gemisinden inmişti, kesinlikle Seattle kalkışlı Alaska turlarına da katılın dedi çok övdü ve aklıma soktu:) ne zaman giderim bilmiyorum ama 1 kez alaska, 1 kez de Karayipler cruise turuna katılmak istiyorum ben de.
0
kullanicadi
(19.09.26)
Cruise olayı nereye gidersen git balayı tadında oluyor. Balayı iki kişilik bir şey tabii.
-1
Mirket
(19.09.26)
Cruise sektöründe çalışıyorum, çok detaylı yanıtlar verilebilir ama o kadar yazma imkanım yok. Kısa kısa cevaplamaya çalışacağım sizi:

1. 90'lar dönemi cruise yolculukları bence biraz nostaljiydi. Amerika'da dahi balayına çıkan ya da emekliliğini değerlendiren insanların yaptığı seyahatler olarak akıllarda kalmıştı ama o zamanların üzerinden çok sular aktı. Cruise yolculukları şimdi her türlü (tam anlamıyla her türlü) eğlence ve aktiviteyi bulabileceğiniz deniz yolculuklarına dönüştü. Dolayısıyla modası geçti diye düşünmeyin, geminin üstünde go-kart yarışı yapabildiğiniz, tamamen buzdan oluşan bir odada üzerinizde eskimo gocuğu ile vodka yudumlayabildiğiniz yerlerden bahsediyoruz. Varın gerisini siz hayal edin.

2. Avrupa gezilerine doymuşsanız ancak aklınızda cruise fikri varsa bence şöyle güzel bir Akdeniz turu çok iyi olur. Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz'i kapsayan bir cruise turu muhteşemdir. Bunu sadece Avrupa için söylemiyorum bence dünya genelinde düşünüldüğünde de bu coğrafya çok tatmin edici ve keyifli. Düşünürseniz tam şu zamanlar, Eylül, Ekim ayları ile Nisan, Mayıs aylarını benim favorimdir. Bir tık serin, soğuk olabilir, yaz mevsimi gibi olmayabilir ama pırıl pırıl bir mevsimde, turist kalabağına karışmadan gezer tozarsınız. Üstelik fiyatları da muhtemelen daha hesaplı olacaktır.

3. Günlerce denizin ortasında kalmıyorsunuz. Geminin için zaten bildiğiniz otel, camdan dışarı bakmasanız denizde olduğunuzu farkında bile olmazsınız. İç denizlerdeki yolculuklarda neredeyse her gün bir limana uğruyorsunuz. O olmasa bile pek çok gemiyi, tekneyi görüyor, kıyıları seçebiliyorsunuz. Açık deniz yolculuğunun en uzun olduğu seferler Amerika-Avrupa arası gidilen zamanlardır. Bu transatlantik seferleri de Avrupa'dan sonbaharın sonunda, Amerika'dan da ilkbaharın başında olur. 4-5 gün kadar açık denizde olursunuz, işte o tam anlamıyla denizde olmaktır.

4. Tur tavsiyemi verdim; yukarıda bahsettiğim mevsimlerde güzel bir Akdeniz turu çok iyi olur. Ben bile işim bu olmasına rağmen hiç cruise yolculuğu yapmamış olsam da bazen "Acaba bir kez yapsam mı" diye düşünmüyor değilim ama benim için daha erken sanırım : ) Gemi değil ama şirket araştırması yapın. Nacizane iyi bildiklerim NCL, Royal Caribbean, MSC; bu şirketlerin belirli bir hizmet standardı vardır. Bunları düşünebilirsiniz. O kısım sizin araştırmanıza giriyor.

Son olarak da şunu bırakayım ki tüm cruise meraklılarına faydası olacak bir bilgidir. Paranız cebinizde kalır, aklınızda bulunsun: eksisozluk.com
+9
burka
(19.09.26)
pek cruise insanı değilim ama seneye patagonya turumuzda bir cruise’a atlayıp antarktika’ya geçmeyi planlıyoruz. yalnız drake geçidi’ne mide dayanmıyormuş. bu cruiselar zaten o bildiğimiz cruise mantığında değil. yine de ilginizi çekebilir.

ben sizin yerinizde olsam cruise ve avrupa yerine japonya, güney doğu asya, güney amerika (özellikle mercosur) yaparım. avrupa’dan sıkılmış biri olarak son birkaç yıldır bu destinasyonlara gidiyoruz ve bu ülkeler benim ufkumu açtı.
0
eileengray
(19.09.26)
İşin pratik boyutu ile alakalı benim söyleyebileceğimden daha çok şey zaten söylenmiş ama ben mental boyutu ile ilgili konuşayım.

Ben de cruise gezisi düşümüyorum. Bunun sebebi moda vs. olup olmaması değil. Ben tatil konusunda tembel biriyim. Bu açıdan otelini yanında taşır gibi canım istediği her an odama geçip yatacağım bir yer olması ve geminin de içinde yapılacak bir dolu şey olması fikri bana baya iyi geliyor. Birden fazla yere gitmesi ve "otelin" denizde olması fikri de cabası. Daha ne olsun :D
+1
akhenaten
(20.09.26)
bucketlistte varsa yap, dünyaya bi kere geliyorsun sonuçta.
yada tekne kiralayın 3-4 gün , private cruise geminiz olmuş olur.
0
plastic_angel
(20.09.26)
(6)

Fon Sorunu - TLY DFI

optimistbakunin
16 eylul saat 12bucuk gibi tly ve dfi icin satis emri verdim, eyatirimcida da gorunuyor. Ama dun normalde yatmasi gereken tutar ikisi icin de yatmadi. Ziraatbank ve isbankasindan takasbanktan da aciklama yok. Spk bu iki bankayi gorevlendirmisti. Her neyse bundan sonra ne olacak, bizim 1 gunluk yani
16 eylul saat 12bucuk gibi tly ve dfi icin satis emri verdim, eyatirimcida da gorunuyor. Ama dun normalde yatmasi gereken tutar ikisi icin de yatmadi. Ziraatbank ve isbankasindan takasbanktan da aciklama yok. Spk bu iki bankayi gorevlendirmisti. Her neyse bundan sonra ne olacak, bizim 1 gunluk yani 17 eylulun belirlenen fiyati ile tutarlari almamiz gerekmiyor mu?
0
optimistbakunin
(19.09.26)
Şu an seni rahatlatıcı olanlar dışında söz söylemek yasal olarak sıkıntılı.
SPK tebliğlerini KAP haberlerini, Bankadan ve Aracı kurumundan gelecek haberleri takip et.
0
Mirket
(19.09.26)
hocam nasıl açıklama yok, 3 gündür ortalık yıkılıyor. tera pp fonları (yani tly) önce temerrüde düştü, sonra spk tera ve atlas (yani dfi) de dahil olmak üzere birçok portföy hakkında tasfiye kararı verdi.

bunları biliyor ve süreç ne olacak diye mi soruyorsunuz, yoksa hiçbirinden haberiniz yok da 16 eylül'de verdiğim emin niye gerçekleşmedi diye mi soruyorsunuz? yani "dün normalde yatması gereken tutar yatmadı" diyorsanız olan bitenden hiç haberiniz yok gibi.
+3
kibritsuyu
(19.09.26)
Spk aciklamasini okudum konuyu biliyorum. Ama tarihsel olarak tasfiye kapsamindaki tarihte degilim. O yuzden nasil olacak diye sormustum
-1
🌸optimistbakunin
(19.09.26)
0
co2s2
(19.09.26)
3 ay içinde parça parça yatacakmış.
0
gercekdunya
(19.09.26)
spk.gov.tr
bunu chatgptye yapıştır, tüm cevaplar orda. 3 ay içinde parça parça yatacak falan deniyor da sen bunu 1 sene olarak düşün. türkiye burası.

ülkede milyonlarca kişi dolaylı etkilendi bu olaydan. az buz bir sayı değil bu.

bizim gibi tüm varlığı 500K doları geçmeyen adamların aklı yetmez. şu an 5-6 senedir feci bir varlık transferi var papua yeni ginede. yeri geliyor kriptodan, çiftlikten, arsalardan, dijital cüzdanlardan, derneklerden, bahisten haberler duyuyoruz. yeni yapılar kuruluyor, kocamışların paraları, varlıkları hortumlanıyor vs. biz tabi kulağımıza gelen kırıntılarla çıkarımlar yapıyoruz, neler neler dönüyordur arkada. ne senaryolar.

bu ders olsun herkese. paranızı nereye yatırmamanız gerekir daha dikkatli düşünürsünüz artık.
+1
plastic_angel
(19.09.26)
(7)

Tesadüfe inanmak

meraklitursucu
Yarım kalmış bir flörtümü düşünüyordum günlerdir yanlış mı yaptık olur muydu diye. 4 ay sonra bu sabah otobüsüm gecikince ona ters bir rotada karşıma çıktı. Konuştuk ama acelesi var gibiydi geçti gitti. Evrenin bana unut onu demesi miydi yoksa bu kadar düşündün özledin bir kere gör bari demesi miydi
Yarım kalmış bir flörtümü düşünüyordum günlerdir yanlış mı yaptık olur muydu diye. 4 ay sonra bu sabah otobüsüm gecikince ona ters bir rotada karşıma çıktı. Konuştuk ama acelesi var gibiydi geçti gitti. Evrenin bana unut onu demesi miydi yoksa bu kadar düşündün özledin bir kere gör bari demesi miydi. Siz ne derdiniz?
0
meraklitursucu
(15.09.26)
tesadüf dışında bir açıklaması olduğunu düşünmüyorum
0
kondansator
(15.09.26)
hicbir anlami yok.

yoluna bak.
+2
Purple life
(15.09.26)
Ben görsem kesin bu bir işaret tekrar konuşmalıyız diye düşünürdüm :)
Ancak neden devam etmediniz olumsuz durumlar mı oldu bunlar önemli detaylar.
-1
ekimoloji
(16.09.26)
kızların telefonu eline alsan ne mesajlar geliyor erkeklerden utanırsın okurken.
hiçkimse sana gelip sevgili olalım demeyecek. burası ortadoğu.
güzel bi mesaj düşün onun cevap yazmadan duramayacağı birşey olsun ve mesaj at, hiçbirşey kaybetmezsin.
-4
plastic_angel
(16.09.26)
Birseyi guclu sekilde düşündüğünde beynin onunla ilgili her şeyi çok daha anlamlı ve görünür hale getiriyor.
-1
buenosdias
(16.09.26)
Düşünce gücüyle çekmişsiniz belki, yan sokaktan da geçiyor olabilirdiniz :) Ama anlam yüklemeyin, geçmiş gitmiş, siz de öyle yapın bence
0
gadlemler
(16.09.26)
serendipity islerine baya inanirim. bence evren "bir daha yokla" dior.
0
cooperr
(17.09.26)
(4)

Binaya fiber geldi mi nasıl anlarız?

Wolfware
Binaya kutu geldi fakat altyapı sorgulamada hala fiber internet görünmüyor. Acaba kutudan eve kablo mu çekmek lazım?
Binaya kutu geldi fakat altyapı sorgulamada hala fiber internet görünmüyor. Acaba kutudan eve kablo mu çekmek lazım?
0
Wolfware
(15.09.26)
google la
fiber alt yapi sorgula yaz,
kablonet,superonline
hangisini merak ediyorsan.
-3
designer
(15.09.26)
TTnet arayıp haber verdi bana. Modemi ve tarifeyi değiştiriler.
0
auroraaurora
(15.09.26)
ilk kabloları fark etmiştim sonra iss aradı "fiber ayağınıza geldi" diye ama geçmedim, VDSL devam.
şu an bana gerekmiyor.
0
late viper
(15.09.26)
eve kablo çekilmediyse yoktur. sen yine de vodafone ara gelip kurulum yapsınlar de. eleman gelince söyler zaten. bedava olduğu için sorun yok. aa tamam öyleyse dersin geçersin.
+1
plastic_angel
(16.09.26)
(11)

Magnezyum takviyesi kullanıyor musunuz?

renegade
Magnezyum takviyesi kullanıyor musunuz? Kullandınız mı? Hangi türlerini kullandınız? Fayda gördünüz mü? Nereden alıyorsunuz?
Magnezyum takviyesi kullanıyor musunuz? Kullandınız mı? Hangi türlerini kullandınız? Fayda gördünüz mü? Nereden alıyorsunuz?
📊 Magnezyum takviyesi kullanıyor musunuz?

Bu anket sona erdi. 52 oy kullanıldı.

0
renegade
(15.09.26)
Suda çözünen kullandım, doktor yazdı, faydasını hissetmedim ama elbet kan değerime işlemiştir
0
gadlemler
(15.09.26)
tabi türü de önemli ama kullananlar genelde daha iyi uyuduklarını duydum hep.
0
🌸renegade
(15.09.26)
benim doktor mg malat en onemlisi demisti, bir sure kullandim ama bir faydasini gordum diyemem.
bir baska tanidik doktor bu takviye vitamin mineral isini komple kolpa yalan dolan oldugunu iddia ediyor ama ben bilmem..
0
cooperr
(15.09.26)
magnezyum malat ve magnezyum sitrat içeren gece gündüz 2 tabletli bir set kullanıyorum.

bir ara kendimi çok halsiz hissediyordum ve yoğun derece kramp sorunu yaşıyordum. bir arkadaşım bu tarz şeyleri çok araştırıyor çok da meraklı, o bana bir kutu bundan hediye etti. kullandım kendimi daha iyi hissettim. sonra başka bir marka tavsiye etti, bayağı da pahalı bişeydi ona geçtim hiç bişey farketmedim. tekrar bu 2 kapsüllü sete döndüm. 3. kutuyu kullanıyorum şu an. bununla birlikte her gün mutlaka bir multivitamin alıyorum çünkü dengeli beslenemiyorum.

uyurken giren kramplar gözle görülür şekilde azaldı bende. psikolojik midir değil midir bilmiyorum.

gece uykusuna katkısını ben bizzat yaşadım. bu fikre katılıyorum.

benim bir arkadaşımda da değişik bir rahatsızlık var bağışıklık sistemiyle alakalı, ismini bilmiyorum ama çok ender gözüken bir rahatsızlıkmış, bu hastalık için doktora gitmişti, kas spazmı ve ağrılardan şikayetçiydi, ona da doktor magnezyum ve b12 takviyesi vermişti. o da faydasını gördü kas spazmı vb tarzındaki şeylerde.
0
omer460
(15.09.26)
magnezyum malat kullanıyorum.
bu ikinci şişem.
baldırlara giren kramplarım artık girmiyor.

kesinlikle doktorunuzla konuşarak ve kan değerlerinize bakılarak kullanılsın önerisi verebilirim.
0
la traviata
(15.09.26)
Kramplarım için magnorm efervesan verdi doktorum, onu kullanıyorum. Bitmek üzere yenisini alıp kullanmaya devam edeceğim, iyi geldiğini düşünüyorum.
0
kumandanim
(15.09.26)
Ncs Zma Magnesium Bisglisinat 60 Tablet Çinko Folic Acid Vitamin B 6
bunu aldım.

2 günde bir gece atıyorum. doktor falan gerek yok sormaya.
eskisine göre bi tık daha dinç hissediyorum. öğle yemeği sonrası miskinlik çökmüyor. sabahları mutlu uyanıyorum.
genel olarak memnunum.
+1
plastic_angel
(15.09.26)
Bana sağladığı tek fayda: rüya görmek.
+1
tiredofwaiting
(15.09.26)
değerler çok çok düşük değilse etki edip etmediğini anlamak zor.
ben 2 ay kullanıp 1-2 ay ara veriyorum. genelde magnimore all day kullanıyorum. arada taurat formlu olana dönüyorum.
günlük 200mg dan az almamak lazım. ayrıca saşe formlarım emilim açısından daha iyi olduğu söyleniyor.
0
my fault
(15.09.26)
Uzun süredir uyku problemim var. Bir arkadaşım Magnesium Complex önerdi. Önermekle kalmadı, başımın etini yedi. Sen almazsan ben alıp getireceğim dedi. Kendisi kullanıyor ve mışıl mışıl uyuyormuş.
Aldım, kullandım, hiçbir işe yaramadı.
Yapay zekaya sordum. Ama pazarlamacıların fonladıklarının anlattıklarının etkisinde kalmış sosyal medya gazlamacılarından arındırılmış bilimsel araştırmaları göz önüne alarak cevap ver dedim.
Bünyede zaten eksikliği yoksa, uyuyamamanın sebebi de o eksiklik değilse nasıl işe yarasın ki? dedi.
0
Mirket
(15.09.26)
sağlık ocağı anneye magnorm verirdi hep özeldeki doktorda devletin ödediği ilaçların etken maddelerin düşük etki etmediğinden bahsedip solgar gibi takviye markalarından takviye almamızı önermişti, dip not düşmek isterim.
0
eja
(15.09.26)
(10)

Yanlışım var mı

arbre
Merhaba. 1 aydır konuştuğum flört vardı. Ben yurt dışına tatile gittim bir hafta. Gitmeden önce aramız bozulmuştu. Tatilde bir kere yazdı. Hiç aramadı. 4 5 gün hiç konuşmadık Sonra ben havalimanında bir kızla tanıştım. Çok yakın olduk. Kızla story attım. Bu story'den sonra flört Whatsapp, Instagram,
Merhaba. 1 aydır konuştuğum flört vardı. Ben yurt dışına tatile gittim bir hafta. Gitmeden önce aramız bozulmuştu. Tatilde bir kere yazdı. Hiç aramadı. 4 5 gün hiç konuşmadık
Sonra ben havalimanında bir kızla tanıştım. Çok yakın olduk. Kızla story attım. Bu story'den sonra flört Whatsapp, Instagram, Ekşi Sözlük her yerden engelledi. Benim bir hatam yok bence ama dışarıdan yorum istedim.
-27
arbre
(14.09.26)
Abi zehrimizi attık mı?kiraz yediğinde boğazından geçişini gördüğümüz beyazlıkta ,atalarımızın favorisi sırp zevcelerle gece mesailerine kalıp,yaz kızım diyebildik mi?skor var mı skor?
+6
duptıs
(14.09.26)
ne var ki bunda, zamane kızları işte. Kızla story atmana kızmıştır, belki grup istiyordur.
0
rhan
(14.09.26)
@banach +1
+5
ekimoloji
(15.09.26)
ulan arbre ne adamsin ya :D
+4
antikadimag
(15.09.26)
10 sene önce harbi trollerimiz vardı, çılgın bedişteki oktay gibi adamlardı. şimdi hepsi incel amk. ekşiduyuru bitmiş.
+3
plastic_angel
(15.09.26)
Kurgusal açıdan eksiklikler olsa da senaryonun akıcılığı bizi içine çekiyor ve arbre'nin hayal dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Tarantinist ezgiler olsa da tamamen illüstrasyon bir yapım. 10/10
+5
duster
(15.09.26)
Neden sizi inandırmak! gibi bir derdim olsun ki? Az mantık kullanın. Troll olmadığımı zaten herkes biliyor da yapacak olsam bunu neden tabutuna çivi çakılmış bir sitede yapayım? Engelle engelle bitmediniz.
-9
🌸arbre
(15.09.26)
fazla düşünüyorsun.
0
orpheus
(15.09.26)
bu tip durumlarda kendini karşıdaki insanın yerine koy ve ona göre düşün derim. flört düzeyiniz nasıldı bilmiyoruz, bu yüzden yorum yapmak sağlıklı olmaz.
+1
eileengray
(15.09.26)
olm tersi olsa sen ne yapardın, biraz empati.
0
dhobyghaut
(25.09.26)
(15)

Herkesin evlenmesi

denizkenarısandalye
:))) Allah mesut etsin tabi de. Vallahi daraldım son dönemde daha önce de bahsetmiştim hatırlayan varsa. Son zamanlarda yakın çevremin haberleri şunlar; evleniyoruz , düğüne gel, hamileyim, yüzük almış, ev alıp taşınıyoruzz. En yakın çevrem bunlar. İyi haber artık biri daha evleniyorum diyemez çünkü
:))) Allah mesut etsin tabi de. Vallahi daraldım son dönemde daha önce de bahsetmiştim hatırlayan varsa. Son zamanlarda yakın çevremin haberleri şunlar; evleniyoruz , düğüne gel, hamileyim, yüzük almış, ev alıp taşınıyoruzz. En yakın çevrem bunlar. İyi haber artık biri daha evleniyorum diyemez çünkü hepsi evlenmiş olacak :)

Benim de hayatımda her şeyim güzel yolundayken bu alanda bi tıkanma var. Bi basiretsizlik herhalde. Nerede tuhaf insan var karşıma çıkıyor gibi geliyor. Son dönemde düzen ve ciddi ilişki isteyen biriyle tanışmadım. Boş flörtler de canımı sıkıyor artık ben nelerle uğraşıyorum diye. Sırf evlilik diye herhangi biriyle olmam orası kesin, aşk da aranınca bulunmuyor.

Öyle iç dökme için yazdım. Bi de aksiyon almak gerekir mi? Beğendiğim biri var ama tanışmıyoruz. Kadın olarak adım atmanın faydasını görmedim hiç ama denenir mi?
-1
denizkenarısandalye
(14.09.26)
Buradan bulursun ama aranma. Aranınca belanı buluyorsun. İnsan ara önce, insan bul. Denk gelirse romance. Hadi hayırlı işler.
-1
gabe h coud
(14.09.26)
piyango bileti almazsanız çıkma ihtimali yok. niyetiniz varsa, flörte devam etmekte fayda var. ben de adım atmaktan çoğunlukla fayda görmedim ama bu sizin bu sefer de görmeyeceğiniz anlamına gelmez. yürüyün gitsin (ama kafa yorup güzel planlayın).
0
lil siztah
(14.09.26)
FOMO deniyor buna.
insta'da mutlu aile pozlari veren abilerin ablalarin caktirmadan bosandiklarina cokca sahit oldum.
baskalarinin hayatlari bizi ilgilendirmez, sen kendi gemini batirmadan yurutmeye bakacaksin. gerisi kismet isi.
+1
cooperr
(15.09.26)
bir kadınla kim neden evlenmek istesin ki, biraz mantıklı düşünün.

medeni kanun açısından evliliğin 4 faydası var:
1) mallar üzerinde tasarruf (örneğin birinin adına diğerinin bir işi yerine getirebilmesi)
2) sigortalılık. (yalandan bir fayda çünkü hasta, sakat insandan boşanabiliyorsunuz, hastalanırsam karşı tarafın sigortasından yararlanırım diye düşünmek tam bir ahmaklık)
3) evlat edinme (30 yaş üzeri kadın erkek evlilikleri için geçerli, ironik bir şekilde cinsiyet eşitliği kılıç zoruyla dayatılmasına rağmen eşcinseller insan yerine konulmuyor + yetimhanelerde sarı saçlı, mavi gözlü, beyaz tenli kız çocuk kıtlığı var, ortalama bir NPC yalnızca kız çocuk edinmek ister)
4) miras. (merkez bankaları sağ olsun zaten hiç kimsenin miras bırakabilecek kadar malı yok, dolayısıyla evlenmesinin lüzumu yok)

bütün bunlara ilaveten, sırf fantezi olsun diye bir kadınla evlenebilmem için salak ve gavat olmam gerekiyor. kadın dilediği gibi gezip tozabilecek, bakımını ben karşılayacağım, kendi mülküm üzerinde hiçbir hakkım olmayacak, kadının lafıyla kendimi ansızın it gibi sokakta bulacağım, sonra erkeğim diye dolanacağım.


6284 ile beni evimden attırabilecekler, 5-6 yıl davs sonuçlanıncaya kadar tedbir nafakası ödeyeceğim, evimi satamayacağım, dava sonuçlanınca en az 5 yıl yoksulluk nafakası ödeyeceğim (yargıtay 2. daireye göre erkek işsiz, kadın çalışıyor olsa bile tedbir nafakası ödüyorsun).

bu saatten sonra evlilik işi nanay. ağzınızla kuş tutsanız bile kimse sizi nikahına almayacak.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.09.26)
Boşanma oranlarına da bakmak lazım. %50 lere yaklaşmış durumda. Boşanmanın etkileri yıkıcı olabiliyor. Evlenmeyenin kaybedeceği bir şey yok. Evlilik için muhakkak yaşamındaki bir eksikliği karşılıklı doldurmak gibi bir amaç yoksa fazla uzun sürmez ve anlamlı da değil.
0
runaway
(15.09.26)
fakir toplumlar evlenir. özellikle ortadoğu ataerkil toplumlarda anne baba evinde rahatsız olurlar ve bir an önce gitmek isterler. tek yaşamak mümkün olmadığı için de evlenirler. son 15 yıldaki boşanmaların en büyük nedenlerinden biri de geçimsizlik, aldatma.
+2
plastic_angel
(15.09.26)
Ben de herkesin bosanmasi olarak guncelleyeyim. Cevremden surekli bosanma haberi aliyorum. 3 senede bosanan da var 25 senede bosanan da. Icinde bol miktar gecimsizlik, ihanet oldugunu da ekliyeyim
+1
narod
(15.09.26)
evlenmek içinden gelmiyor olabilir.
belki de evlenmek sana göre değildir.
ya da henüz hazır değilsindir.
belki de bir zamanı var ve gelecektir.
sırf toplumsal baskıdan dolayı yapacağın evliliğin sana faydası olacak mı bilinemez.
içinden gelene kulak ver.
kendi gereksinimlerin seni yönlendirsin bırak.
insanlar boş durmaz, boş boş konuşur.
uzak dur, boz, kulaklarını kapat.
ne yazık ki saçma sapan bir toplumda yaşıyoruz.
- evlenmiyor musun?
- çocuk yapmıyor musun?
- saçın ağarmış.
- saçın dökülmüş.
- kilo almışsın.
- zayıflamışsın.
- ne çabuk bitirdin.
...
duyduklarımızın çoğu bunlar ve benzerleri...

enerji vampirlerinden kendinizi koruyun arkadaşlar.
kendi dünyanıza çekilip kendinizi geliştirin.
az ve kıymatli bir çevreniz olsun, yeter. son derece seçici olun.
+2
santimantal
(15.09.26)
Evlilik artık sadece toplumsal normlar gereği atılan bir adım haline geldi. Aklı olan ve kendisine yetebilen, yalnızlıktan ölesiye korkmayan bir insan neden evlensin hadi kadının doğurganlık yaşı var erkek neden evlensin, hayat evlenmekten ibaret değil evlilik de yaşamak değil çevremdeki evlilerden gördüğüm kadarıyla kimse boşanmaktan çekinmez hale geldi çocuk için bir arada olanlar da bir o kadar fazla. Böyle bir kumarı neden oynayayım ki. Bu da iç dökme gibi oldu

Soruya gelirsek kadın olmak adım atmamak için bir sebep değil sosyal medyaya bakmayın içinizden geleni yapın
0
yakalayamadığın.ışıklar
(15.09.26)
Benzer bir durumdayım. Gayet ciddi iliskilerim (1 tane:) 8 yıl ) oldu ama evlilik olmadığı için çevremden özellikle kadın arkadaşlardan “sen bilmezsin” baskısı yiyorum gibi hissediyorum.

Evlenmedigin için sen secilmememis mi oluyorsun ya da bir erkeği ikna edememiş oluyorsun sanırım ama diyemiyorsun evlilik bana göre değil belki, 8 yıllık erkek arkadaşım evlenmek istemişti o zaman ben istememiştim. Hafiften pismanim. Şimdiye kadar boşanmış olurduk ayrıldık sonuçta :) ama “sen anlamazsın” tavirlarina katlanmak zorunda kalmazdım.

Sanırım bazı kadınlar evliliği bir başarı olarak görüyor, ne mutlu onlara ama bu başkalarını zorbalama hakkı vermiyor size arkadaşlar . Oh be içimi döktüm :))
-1
euteamo
(15.09.26)
her arayan bulamayabilir ama bulanlar arayanlardir. ayik ol.
+2
baldur2
(15.09.26)
bu tip seyleri internete sorma kral. normal evlilik suren, mutlu olan biri zaten bunu internette paylasma geregi bile duymaz. ne yapacak arkadaslar evliligimiz super gidiyor nasil bozabiliriz diye soru mu soracak internette?

o yuzden her gun ayni kafeye git, spora git, gorucu morucu usulu tanismaya calis, yap bir seyler keyfine bak.
+2
baldur2
(15.09.26)
hayaller herkes evleniyor,
gerçekler boşanma sayıları git gide artıyor.
Tabiki bu durum çevrineze özle olabilir bir şey diyemem.
Evlenmek için evlenilmez, hayatı akışına bırakmak gerek, senin olan gelip seni bulur zaten. şahsi düşüncelerim bu şekilde.
0
Rao
(15.09.26)
baldur+1
yorumlar kafayı yemiş.

neyse cevaba gelirsek evet evlilik güzel bir şey. iyi ki evlendim diyorum ama koştur koştur yanlış biriyle ya da aceleyle yapılacak bir şey de değil sonuçta.

boş flört ya da ben evlilik için geldim diye değil de, uzun vadeli niyetlerle normal flörtlere yaklaşınca bulunur gibi geliyor. arkadaş grubumun çoğunluğu appler üzerinden tanışıp evlenen insanlar
0
aguen
(16.09.26)
İnsanlar genelde belli bir yaşa gelice evleniyorlar. Sosyal çevre genelde aynı yaş grubundan insanlardan oluşunca birden dünyadaki herkes evleniyormuş gibi bir izlenim oluşuyor. 2015'te 8 düğüne gitmiştim mesela hahaha.

Eğer aklınızda evlenme isteği varsa tabii ki aksiyon alın, ilk adımı da atın. İstenilen için çaba harcamak gerekiyor sonuçta hayatın her alanında durum böyle.
0
peki madem
(16.09.26)
(10)

Dünyada Beyaz Yaka Olmak

cilekli pasta
Dünyada tanınan bilinen bir Türk firmasında çalışıyorum. Her günümüz ayrı kaos. Herkesin acelesi var. IT tarafında mühendisim işleri yetiştirmek için günde 12 saat bazen daha fazla çalışıyorum. Keza gece desteklerimiz de oluyor mecbur uykumdan feragat ediyorum. 11 yıldır aralıksız çalışıyorum tükenm
Dünyada tanınan bilinen bir Türk firmasında çalışıyorum. Her günümüz ayrı kaos. Herkesin acelesi var. IT tarafında mühendisim işleri yetiştirmek için günde 12 saat bazen daha fazla çalışıyorum. Keza gece desteklerimiz de oluyor mecbur uykumdan feragat ediyorum. 11 yıldır aralıksız çalışıyorum tükenmiş hissetmeye başladım artık zorla çalışıyormuş gibiyim.

Aramızda avrupada amerikada çalışan çalışmış kişiler var onların yorumunu merak ediyorum.
O kadar güzel yan haklarımız var mesela kafamı kaşıyacak vaktim yok benim ne maaşın ne olanakların tekinin sefasını süremiyorum ne ben ne ekip arkadaşlarım. Spor salonuna oryantasyondan sonra hiç girmedim mesela akşam eve kendimi zor atıyorum çünkü.
SAP, Shell, Airbus, DHL vb. büyük güzel maaş veren yerler oralarda da öyle mi? Kazanıyorsan hayatını böyle işe adamak zorunda mısın bildiğiniz somut örnekler var mı merak ediyorum.

Ek: Son bir buçuk senedir bu firmada çalışıyorum 12 saatleri burada gördüm ama önceki işlerim de hiç soft değildi. It sektöründe insanların gece gündüz kullandığı ürünler var. Bir hastaneye gece Mr çekimindeki uygulamaya dursun sabah bakarım veya gece maaş yatmıyor yarına kalsın yada uçak kalkmıyor yarın kalkar diyemeyeceğimiz durumları tetikleyen şeyler oluyor geceye alıştım ama bu tempoyu artık yaşım kaldırmıyor galiba.

Teşekkürler
-1
cilekli pasta
(07.09.26)
35 yaşına kadar 200K$ elde et. Anadan babadan kalanları üzerine ekle. Sonra pasif gelirle Asyada sürt. Ben öyle yaptım. Önceki 20 yıl boyunca köleydim. Hedefine ulaştıktan sonra önceki hayatında çektiklerinin hiçbir önemi yok. Aksine, farkındalık yaratıyor.
-5
plastic_angel
(07.09.26)
15 senedir yurtdisinda beyaz yaka olarak tirmaliyorum. 5-6 sirket degistirdim.
1000+ calisanli sirketlerde calistim. 10-20k calisanli sirketlerde calisan arkadaslar var.
haftada 40 saat ustu calistigim azdir, 45-46 saat yaptigim zamanalar oldu ama nadir.
hayatini ise adamak diye birsey yok, oyle birseye gerek de yok.
11 senedir ayni firmadaysan, o buyuk sikinti. 3-4 senede bir sirket degistirip farkli seyler gormek lazim.
0
cooperr
(07.09.26)
Fransa.
Amerikan korporayşın. 100 bin kişi.
Ben misal çok çalışıyorum ama bu başka organizasyonda bu kadar çalışmayan da var. Ama bu son 1.5 senedir falan böyle global reorganizasyon sebebiyle. Eskiden çok daha normal saatlerde çalışıyordum. Şimdi yeni bir rol görüşmesine girdim, o olursa kısmetse daha insani saatlerde çalışırım.
Airbus'ta tanıdığım var, oldukça memnunlar. Tahminen organizasyona göre değişebilir, çok büyük şirketlerde herkesin iş hayatı aynı değil.

Hayatını ise adamak zorunda olmasan da benden yaşlı kişilerden hep şunu duydum; senin yaşında çocuk yokken falan biz de çok çalışıyorduk da çocuk olduktan sonra aileyle vakit geçirmenin önemini gördük. Şimdi çocuk yokken çalış ama kendine dikkat et. Sana bir şey olursa şirket geçmişte ne kadar çok çalıştın demez (product line manager ve ik müdüründen aynı şeyleri dinledim). Anladığım herkes belli dönem çok çalışıyor ama hayatta işten önemli şeyler ortaya çıkınca "eh ben artık bu seviyeye geldim, normale dönüyorum" diyor.

Açıkçası bir noktada gerçekten düşünmek gerekiyor. Kendimizi bu kadar da zorlamak zorunda değiliz kesinlikle. Misal benim Amerikalı arkadaşlar çok daha net saatlerde çalışıyorlar ama misal Amerika'da düz operasyonda çalışan ekibin tuvalet süreleri bile takip ediliyordu hiç unutmam. Hatta müdürleri herkes mesai yapıyor, sen niye yapmıyorsun falan diyordu 45 saat çalışan adama. Aynı ülke, aynı şirket, apayrı hayatlar.
+1
logisticsmanager
(07.09.26)
degisiyor. amerika'dayim. buyuk tech sirketlerinde calistim hep. 4 sene once falan herkes yatis modundaydi. simdi her yerde isten cikarmalar var ve isten cikarmalardan sonra scope azalmiyor. ayni isleri daha az kisi takip ediyor. herkes yogun. bir onceki takimda 10-12 saat calisiyordum gunde. simdi takim degistirdim ama burasi da cok rahat degil gibi.

benim sinirimi bozan bu yogunlugun yoneticilerin beceriksizliginden kaynaklanmasi. daha mesgul olunca daha cok ve iyi is cikarmis olmuyorsun. aptal herifler yonetemiyor ve sen asagida debeleniyorsun. debelenmezsen iyi kole olmamis oluyorsun. iyi yonetici buldun mu kacirma.
+1
antikadimag
(07.09.26)
Almanya.

Cogu zaman günde 3-4 saat calisiyorum ya da calismiyorum. Flexible saatler. 2de cikip 6da geri dönüp 8e kadar tekrar calisabilirim. Haftasonu calisma yok.

Bazi günler cok calistigim oluyor ama ayda 3-5 gün.

Work life balance icin en iyi ülke almanya, iskandinavya falan oralardir.
Isvicre de mesela zorlar. Calisani kovmak cok kolay. Gittigin ülkeye göre degisiyor yani.

Ama ben de su an rahatim. Almanyaya ilk geldigimde günde 10 saat calisiyordum. Hem dili hem isi ögrenebilmek icin.
-1
Purple life
(07.09.26)
Dünya'da taninan bilinen bir Alman sirketinin Almanya'daki genel merkezinde IT departmaninda calisiyorum.

Almanya'da beyaz yaka maaslari bence dusuk. Bahsettigin sirketler ayarinda buyuk ve tanindan bir sirkette olmama ragmen ben de kendi maasimi begenmiyorum ve potansiyelimin altinda kazandigimi dusunuyorum.

Onceden haftada 40 saat calisiyorduk, ama gecen yil ekonomik zorluklardan dolayi herkesin calisma saatini haftalik 35 saate düsürdüler. Cok mesai yapma baskisi yok, ama diyelim ki yaptin calistigin ekstra her saat kaydediliyor ve daha sonra o kadar saat kadar calismayabilirsin. ya da biriktirip bir iki gun tatil olarak kullanabiliyorsun.

Ben de daha cok calisacak olsam bile daha fazla para kazanabilecegim bir yere gecmeyi dusunuyorum arada sirada.
0
king lizard
(07.09.26)
orta sınıf safsatası soğuk savaş döneminde batıyı komünizme kaptırmamak için uydurulmuş bir hikayeydi. artık komünizm/sosyalizm yok, çok daha özgür ve güzel bir dünyada yaşıyoruz (!). haliyle sermaye sahiplerinin bizim çıkarımızı düşünmek için sebebi yok. türkiye'deki kriz ortamı, mülteci krizi, avrupa ve abd'de bile enflasyondan şikayet edilmesi, işsizliğin artması vs... bunlar temelde kriz bile sayılmaz, hepsi bilinçli olarak yapılan şeyler. kriz sadece EŞEK GİBİ OKUYUP/ÇALIŞIP insanca yaşamaya çalışan İŞÇİ için var.

kişisel olarak "neyi farklı yapabilirdim?" sorusu sorulabilir elbette. kendi kariyerin nereye gider/gidebilir, aynı seviyedeki diğer insanlara kıyasla ne kadar kazanıyorsun, nasıl yaşıyorsun vs... bunlar elbette düşünülecek. "sistem bozuk" deyip her şeyi bırakalım, köprü altlarına çökelim, içelim uyuşturucuya düşelim demiyorum.

amma isteyen edgy bulsun, isteyen ergen desin ben şu an içinde yaşadığımız düzeni akıl hastalığından farksız görüyorum. 3-5 it daha zengin olacak diye "belki 50 yaşından sonra rahat ederim" diye kendimi paralamak niyetim yok. çalışanın karşılığını aldığı bir zamanda yaşamıyoruz zaten. al bak koca bir ülke sabahtan akşama çalışıyor, kaç tanesi zengin? sabahtan akşama yük taşıyan veya fabrikada çalışan adam tembel mi de geleceği yok?

biz boomer'lar gibi savaş sonrası bolluk yaşanan, okuma yazma bilenin memur olabildiği zamanlarda yaşamıyoruz. üç tane iş için üç bin kişi birbiriyle dövüşüyor, girenin de kazandığı hayatta kalmaya yetiyor. çok çalıştım kazandım vs. diyenler toplumun anca yüzde 3'ü 5'i filandır.

o yüzden kendine de çok yüklenme bence. BAZI İNSANLAR sorunlu olabilir. sorunun BİR KISMI bireylerde olabilir. ama içinde bulunduğumuz düzenin kendisi adil veya çalışmayı ödüllendiren bir sistem değil yani zaten, demek istediğim o. bak günde yoluyla beraber belki 10 saat AYAKTA ÇALIŞAN insanlar "geçinemiyoruz" diyor, aldıkları cevap "daha iyi iş bul" oluyor. böyle aşağılık bir algı, böyle aşağılık bir sistem işte. olm hayırdır ya, öyle veya böyle GÜNÜNÜN 10 SAATİNİ HERHANGİ BİR İŞE VEREN insanın kirayı zor çıkarabilmesi nasıl normalleştirilebilir? bu nasıl bir akıl hastalığı, bu nasıl bir köpeklik? sorun bu insanlar mı, sen misin ben miyim yoksa bir türlü doyuramadığımız açgözlü *rospu çocuğu sermaye sahipleri mi?

yani bak etrafına mesela kaç tane çalışan halinden memnun ki? koca bir ülkede çalışan nüfusun yüzde 60-70'i tembel veya aptal olabilir mi? bu bir sistem sorunudur. biz az çalıştığımız, dangalak olduğumuz için zorlanmıyoruz. çok çalışkan, çok zeki adamlardan bazıları aradan sıyrılıyor. 100 kişiden 2-3 tane zengin çıkıyor, bunu bize başarı hikayesi olarak pazarlıyorlar. o arada belki temel imkanlara sahip olsa bilim insnaı, doktor olabilecek kişiler aç karnını doyurma derdi yüzünden hiçbir yere gelemiyor. onu gören yok. halk bunun bilincine varsa zaten ayaklanır çünkü.

kusura bakma çok dağınık oldu ama meramımı anlatabilmişimdir umarım. büyük firmada çalışıyorsun, günde 11-12 saat iş yapıyorsun, sürekli sinir stres... ve kendin diyorsun işte ne yani karşılığı? bu sen tembel, beceriksiz, yetersiz olduğundan mı? eminim değil. mutlu olabilmek, rahat yaşayabilmek, iyi hissedebilmek için DAHA NE KADAR çalışman gerekir mesela? sorun sen misin? bence değilsin.

velhasıl dünyada para için çalışması gereken hiçbir insan için iyi bir zamanda değiliz. hiçbir zaman çok iyi değildi zaten bence de daha iyi olduğu dönemler muhakkak vardı.
+2
der meister
(08.09.26)
en kötü işi işsizliğe tercih ederim.
1 sene askerlik
2 yıl türkiye
6 yıl romanya iş tecrübem var
2026 ocaktan beri işsizim.
bu arada romanya'da insanlar yatıyor hakikaten.
mobbinge ses çıkarmazsan, sadece işini yaparsan, yönetimi yalarsan, sessiz biri olursan, sabah 9 akşam 5 çalışmış gibi yapar, mesai saatleri içerisinde araba alıp satar, hatta birebir kendi işini yapabilirsin.
kimse seni atmaz, kimse duymaz, kimse bilmez.
daha akıllı olsam, sonsuza dek romanyada işim olurdu.
-1
rain when i die
(08.09.26)
Turkiye, Almanya, Irlanda - Teknoloji sektorunde kendi alaninda en buyuk sayilabilecek Amerikan sirketlerinde yaklasik 20 yil.

Hayatini isine adamak diye bir sey yok, daha dogrusu onu da yapanlar var ama oyle bir beklenti ya da zorlama yok.

Misal sabah ben ise gelirken ofisteki gym ve yuzme havuzu doluydu, millet oradan cikip kahvaltisini yapip masasina gidecek. Ben de birazdan ofisteki baristaya kahve almaya gidecegim karsi masadaki arkadasla.

Tabi ki kimse tatil yapmiyor, sundugun isin kalitesinden beklenti cok cok yuksek ama isin kaliteli, calisanin verimli ve surekli olabilmesi icin huzurlu ve mutlu olmasi gerektigini biliyorlar.
-2
sertac akin
(08.09.26)
abd'yi büyük türkiye veya türkiye'yi küçük abd olarak düşünebilirsin belli açılardan. buralarda her şey patron ve sermaye içindir. gelir makası çok açıktır. tabi ekonomisi çok daha büyük olduğu için abd'de işin yolunda giderse ücretli çalışan olarak çok ciddi gelirler elde edebilirsin. ama yine bizdeki gibi kölelik yapacağın yerler de vardır. bizde de şans işi biraz öyle olan da var olmayan da var orada da öyle. yüzdeleri biraz oynar belki.

avrupa ise farklı. işçi hareketinin etkileriyle sosyal demokrasi ciddi kazanımlar sağladı burada iş hayatına. gelir makası çok açık değildir burada abd'deki gibi inanılmaz gelirler elde etmek maaşla zor iş (tabi bizden fazla yine gelirler). ama çalışma koşulları daha insanidir. birçok yer duydum ki dünyanın en acil işi de olsa mesai bittikten 1 sn sonra veya haftasonu falan işe bakmayı aklı bile almayan çalışanların olduğu. ama burada da illaki her yer aynı değildir. avrupa derken avrupa'nın batısından ve kuzeyinden bahsediyorum tabi.

türkiye'de de böyle çalışmadan senden çok kazanan maaşlı insanlar vardır muhakkak. senden daha çok çalışıp daha az kazanan bir sürü kişi var zaten. biraz da şans meselesi bu işler.
0
semaforo de medianoche
(09.09.26)
(14)

en basarili turk tv programlari

antikadimag
tarihin arka odasi, derin futbol gibi yillar sonra bile bazi bolumlerini acip izleyebildiginiz kendini zamana karsi korumus hangi tv programlari var?
tarihin arka odasi, derin futbol gibi yillar sonra bile bazi bolumlerini acip izleyebildiginiz kendini zamana karsi korumus hangi tv programlari var?
-1
antikadimag
(04.09.26)
32. Gün belgeselleri var.

Türkiye tarihiyle ilgili olanlar sıralı tam liste: www.youtube.com

Özellikle 28 Şubat bence kesin izlenmeli.

Bir de Disko Kralı 90'lar gecesi özel bölümü.
+2
himmet dayi
(04.09.26)
Uzaklar
Coşkun Aral - Haberci
Can dundar - Aynalar
+2
duster
(04.09.26)
Heberler.

digiturk kanallarından birindeydi bu program. bildiğin zaytung'un tv versiyonu gibi bir şeydi. gündemi, hükümeti vs çok ince alaya alıyorlardı.

Levent Kazak, Mehmet Ali Alabora bir de taklit yapan ünlü bir herif daha vardı.



şimdi merak ettim ve youtube kanalını da buldum;

www.youtube.com

gezi olaylarından sonra bitti tabii. bir tane örnek video :)

www.youtube.com
+1
makbur
(04.09.26)
sanatımızın hatıra defteri (nebil özgentürk)
akşama doğru (seynan levent)
kent yaşam
sınırlar arasında (banu avar'ın çin taraftarlığı olmasa iyi programdı.)
kırılma noktası (ramazan öztürk)

ah! eski türkiye'm... nasıl kaliteli işler vardı...
+1
santimantal
(04.09.26)
dilemma of subscribtionability
(04.09.26)
ekşisözlükteki tipler burda da rahat durmuyor. nerde dipte kalmış kimsenin hatırlamadığı şeyler var gelip yazıyorlar. ben bunları şimdi görmesem hiç hatırlamazdım bile.

bana göre:
bir kelime bir işlem
çarkıfelek
ben bilmem eşim bilir
passaparola
var mısın yok musun
kelime oyunu
0
plastic_angel
(04.09.26)
ali kirca'nin siyaset meydani iyiydi. daha da eskiye gidersek "bir baska gece" derim.
turk televizyonlarini televole oncesi ve sonrasi olarak ayirmak lazim, oncesi fena degildi.
0
cooperr
(04.09.26)
Saadettin Teksoy programları. Birkaç program yaptı, isimlerini net hatırlamıyorum.
Siyaset meydanı ve ceviz kabuğu da son zamanları hariç güzel programlardı.
0
runaway
(04.09.26)
(bkz: oradaydım)
0
10551037
(04.09.26)
Dönüp izlenecek bi niteliği yok ama okuyunca aklıma gezelim görelim geldi ne hikmetse çöplüğe dönmüş hafızamın derinliklerinden çıkıverdi adeta :d
+1
niyazi mısri
(05.09.26)
Ibo şov
+1
primetime
(06.09.26)
dilemma of subscribtionability
(06.09.26)
Mithat Bereket ile pusula vardi. Cok iyi programdi.
0
KafayıYedimAbi
(06.09.26)
trt kurdi, dengbej. kanal açıldığından beridir var.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.09.26)
(9)

Yurt dışı check list

arbre
İlk defa çıkacağım için son kontrol yapmak istedim.Pasaport ok, süresi yeterli, 10 yıllıkSeyahat sigortası okUçak biletleri okOtel rezervasyonları ok, çıktıya gerek var mı?Çıkış harcı ödeyeceğim o aklımdaFotoğraf makinesi için yedek batarya ve telefon için powerbank okBaşka neler var? Teşekkür ederi
İlk defa çıkacağım için son kontrol yapmak istedim.

Pasaport ok, süresi yeterli, 10 yıllık
Seyahat sigortası ok
Uçak biletleri ok
Otel rezervasyonları ok, çıktıya gerek var mı?
Çıkış harcı ödeyeceğim o aklımda
Fotoğraf makinesi için yedek batarya ve telefon için powerbank ok

Başka neler var? Teşekkür ederim.
-17
arbre
(04.09.26)
2 tane vesikalık şart. çıkışta istiyorlar.
-7
plastic_angel
(04.09.26)
e-sim veya yurtdisi paketi
harcamalari nasil yaopacagina karar vermek (kredi karti, nakit vs) ve nasil olacagini ogrenmek
en azindan otele ulasimin nasil olacagini ogrenmek, ulasim icin odemenin nasil yapilacagini ogrenmek
0
lemmiwinks
(04.09.26)
çıktı al bence. girişte gümrük polisi rezervasyonu ve dönüş biletini sorabilir, görmek isteyebilir.

kredi kartın yurt dışına açık mı? Yanında bir miktar nakit taşımak da iyi olabilir.
+1
eileengray
(04.09.26)
Düzenli kullanılan ilaçlarınız varsa öbcelikle bunları unutmayın. Bununla birlikte; ağrı kesici/ateş düşürücü, soğuk algınlığı, mide ilacı vb yanınızda bu tarz ilaçlardan bulundurmakta kesinlikle fayda var. Atın çantanızda bulunsun derim.
+1
ezkaza
(04.09.26)
bunlari da bir degerlendirebilirsiniz:

kredi/banka karti odemelerini yurt disina (pos cihazlarina) actirmak.
her ihtimale karsi bir miktar nakit bulundurmak.
her ihtimale karsi bankamatikten para cekebilmek adina (vadesiz) mevduatta para tutmak.
yurt disi internet, arama paketlerini, planlarini ayarlamak.
gerekli uygulamalari indirmek (uber, lokal bilet aplikasyonlari vs).
+1
Sour
(04.09.26)
acil durum için antibiyotik ve ilaç alın.

diş ağrısı vb. durumları. ucuz bir ülkede farketmeyebilir ama amerikada can acıtıyor mesela fiyatlar =)

ishal ilacı +1, löpermid alıyorum ben mesela nolur nolmaz, sudan bile değişiyor sindirim sistemi. acil durumda iş görür.
+1
kveldulv
(04.09.26)
kveldulv, ilacı yurt dışında eczaneden alabilirim sanırım? ABD değil. Diş ağrısı ihtimali yok.
-10
🌸arbre
(04.09.26)
Priz tipine göre adaptör/dönüştürücü gerekebilir.
Antibiyotik +1 hayat kolaylaştırıyor.
(Son yurtdışı seyahatimde dişim apse yaptı. Anında başladım. 3. gün düzelmeye başladı diş)
0
dilemma of subscribtionability
(04.09.26)
açıkçası 1 haftalığına belgrad için antibiyotiğe gerek yok. kendi kendine teşhis koyup başlamazsın zaten, en kötü atlar gelirsin.
0
eileengray
(04.09.26)
(4)

Kahve dükkanı açacak olan yakına dükkan hediyesi??

mutekebbir
Ne alınabilir? Hem fazla pahalı olmayan hem de işine yarayabilecek bir şey olsun istiyorum. Sormak garip geliyor.Dükkana asılacak tabloları alacaktım, başkası almış. Kahve şuruplarını alacakları yeri ben araştırmıştım acaba dedim ilk şurupları ben mi hediye etsem ama bilemedim.Böyle yerlerde çok bar
Ne alınabilir?

Hem fazla pahalı olmayan hem de işine yarayabilecek bir şey olsun istiyorum.
Sormak garip geliyor.
Dükkana asılacak tabloları alacaktım, başkası almış.
Kahve şuruplarını alacakları yeri ben araştırmıştım acaba dedim ilk şurupları ben mi hediye etsem ama bilemedim.
Böyle yerlerde çok bardak kırılır acaba logolu porselen bardak mı yaptırsam diye düşündüm ama kahvelerinin ölçüsüyle denk düşecek ml bulabilir miyim bilemedim.
Kahve almayı düşündüm, anlaşmalı firmadan alınacakmış ilk kargo bana gelecek bu yüzden nereden aldığını görebileceğim, aynı yerden kahve sipariş edebilirim sonuçta en çok gidecek olan malzeme de bu olacak işine yarayabilir.
Logolu peçete de düşündüm ama bundan da çok emin olamadım.
Minimum bütçe ile hareket ettiğini bildiğim için işine yarayacak bir şey almak istiyorum.
Sormak garip olur mu?

Çok kararsızım. Küçücük bir kahveci dükkanına hediye ne alınabilir?
Farklı fikirler çıkar belki.

Teşekkürler.


Bütçe vermemişim ama o konuda da çok bi bilgim yok açıkçası. Bir şeye karar verirsem bütçeyi ayarlarım diye düşünüyorum.

Aa bir de tablolar konuşulurken çalışanlara takılacak şapka konuşulmuştu dükkanın renk konseptine uygun olarak takılabilecek.
Böyle bir şey de yaptırılabilir belki?
0
mutekebbir
(01.09.26)
internet bağlantısı için doğru düzgün bir router ya da mekanın boyuna göre mesh sistemi (müşteri bazında bant genişliği ayarlanabilecek), müzik yayını için hoparlör (belki HomePod), akıllı aydınlatma, Apple ya da Google tarafında bir hub cihazı (akıllı cihaz eklemek için). Pahalı şeyler bunlar tabii ama fikir vermesi açısından yazdım, buradan hareketle aklınıza başka şeyler de gelebilir. Mutlaka kahve teması olmasına gerek yok yani.
0
orient blue
(01.09.26)
Açılışta ilk bir hafta kadın müşterilere ikram edilmek üzere ve yeter sayıda dükkanın logosu olan karton bardakta sukulent yaptır.
0
Mirket
(01.09.26)
1883 (maison routin) marka surup alabilirsin. cafeciler genelde en berbat olan fo markasini tercih ediyor ucuz oldugu icin. bazilari cok az para koyup monin de alabiliyor. :))

ayrica istersen callebaut pul cikolatayi da dusunebilirsin. metro market'te satiliyor olmasi lazim. miktari sana kalmis, beyaz ve sutlu (siyah) alabilirsin. bu sayede hakiki, guzel white mocha, normal mocha ve sicak cikolata servis edebilir.
0
arakaali
(01.09.26)
ayarınız yok mu sizin önerilere bak ahahaha
instagrama, google yorumlara açılan qr kodlu işlemeli şeyler yapanlar var. onları bul onlardan al. 50 tl falandır masrafı ama sana 300-500 kitlerler.
hem ince bir hediye hem de şık bir aksesuar olur.
-1
plastic_angel
(01.09.26)
(6)

Bir şey anlatırken neden makyaj yapılır?

alkinoos
Merhaba ahali. Son zamanlarda x'de böyle videolar denk geliyor. Kdın önemli bir şey anlatıyor ama bir taraftan video çekiyor. Bir değil iki değil. Hep aynı şekilde. Bunun sebebi nedir?
Merhaba ahali.

Son zamanlarda x'de böyle videolar denk geliyor. Kdın önemli bir şey anlatıyor ama bir taraftan video çekiyor. Bir değil iki değil. Hep aynı şekilde. Bunun sebebi nedir?
-1
alkinoos
(12.08.26)
Etkilesim, akım. Hangi içerik populerse insanlar ordan yuruyor. Eskiden makyaj videoları popülerdi uzun uzun makyaj tarifi videoları çekilirdi. Şimdi onun modası geçti herkes makyaj yapmayı ya öğrendi ya da bu tarz içerikleri izlemeyi bıraktı.

Şimdiki moda uydurma konulu bir şey anlatıp makyaj yapmak. Çünkü makyajı tarif etme sıkıcıliğını yapmamis oluyor kuru kuru bir şey anlatsa insanlar izlerken yine sıkılacak. Bu şekilde iki eylemi kombinliyorlar.

Bence tarihin en kötü içerik formatı.
0
egerbiryolcu
(12.08.26)
biri sadece makyaj videosu yapsa izlemem. sadece konuşsa çok ilgi alanım değilse onu da izlemem. ama ikisi bir arada olunca fena olmuyor. bazıları çok kötü makyaj yapıyor konuşurken. bazıları da makyajı güzel yapıyor ama anlattığı konu dağılıp gidiyor. çok gülüyorum. lbgt'li bir kardeş var. malum çok daha fazla detaylı oluyor. onuda ağzım açık izliyorum. geçenlerde de bir abi vardı. müzkten bahsediyor genelde. sabunla falan usturayla kütür kütür traş oluyor bir yandan da anlatıyor. onuda tedirgin tedirgin izliyorum. daha kendini kesmedi.
-1
ground
(12.08.26)
Traş olan adam gördü bu gözler.

Bunları kim niye izliyor bilmiyorum ama ben kameraya karşı konuşan biri varsa bile engelliyorum :)
+2
Rondak
(12.08.26)
yahu kamera karşısında usturayla traş olan bir abi dediğiniz kişi koskaca serkan yılmaz (karikatürist) hocadır.
0
kurmalifare
(12.08.26)
ya da arabada olmak zorunda. hepsi çok salak.
0
deartheodosia
(13.08.26)
sonuçta insan da bir hayvan türü olduğu için ilkel beyni bazı durumlarda error veriyor.

karşında elma dilimleyerek bişi anlatsam yine izleyeceksin.
0
plastic_angel
(13.08.26)
(46)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-2
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(12)

avrupa şehirleri haricinde en beğendiğiniz şehir

eileengray
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.

türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
0
eileengray
(26.07.26)
Saint Petersbourg.
0
logisticsmanager
(26.07.26)
Sydney
0
baldur2
(26.07.26)
Büyük şehir değil ama omatepe Nicaragua - bence dünyadaki cennet burası
0
euteamo
(26.07.26)
İsfahan
0
dedim ben sana
(26.07.26)
şangay
busan
ny tabi
0
gurur
(26.07.26)
Santa barbara
0
gadlemler
(27.07.26)
Vancouver, BC.
kanada'nin acik ara en guzel sehri.
0
cooperr
(27.07.26)
long beach'i çok sevdim ben.
büyük şehir.
deniz kıyısı.
orange county'e de yakın.
fırsatım olsa zevkle yaşardım.
aşırı zengin olsaydım laguna beach de cennet.
0
rain when i die
(27.07.26)
Tiflis
0
devilone
(27.07.26)
St. Petersburg, Marakeş, Cusco
0
plastic_angel
(27.07.26)
st. petersburg ve sydney
0
soylulardanbus
(27.07.26)
Rio de Janeiro, Sydney, Cape Town, Mexico City, Osaka.
Kücük sehir cok var da bunlar büyük sehir olarak asiri eglenip mukemmel vakit gecirdigim yerlerden bir secki
0
kuehles blondes
(27.07.26)
(9)

Akıllı priz saatlik açma kapama

plastic_angel
Akıllı prizi şu günlerde , saat 1-3 arası ve 5-7 arası çalış diyebiliyor muyum yoksa sadece aç kapa mı var ?
Akıllı prizi şu günlerde , saat 1-3 arası ve 5-7 arası çalış diyebiliyor muyum yoksa sadece aç kapa mı var ?
+1
plastic_angel
(26.07.26)
Yazılımına bağlı ama çoğunda vardır o özellik. Büyük ihtimalle hepsinde vardır.
0
orient blue
(26.07.26)
sadece aç kapa değil. cihazın her gün veya seçilen günlerde, örneğin 01:30'da açılıp 04:00'te kapanmasını, ardından sonraki başka bir saatte tekrar açılıp sonra yine kapanmasını tek seferde programlayabilirsiniz
0
krasnoya
(26.07.26)
Prizin marka modelini verirseniz daha kolay olur. Bendeki SmartLife appinde çalışan tüm prizler bunu yapıyor. Şimdi baktım eWeLink appine bağlı olanlarda da bu seçenek var. e.pcloud.link
0
Sattva
(26.07.26)
Tavsiye edeceğiniz marka var mı
+1
🌸plastic_angel
(26.07.26)
Akvaryumum için Tp Link Tapo wifi akıllı proz kullanıyorum, saydığınız özellikler var ve düzgün çalışıyor. Hybrone ürünlerinden uzak durun, reziller.
+1
kimlanbu
(26.07.26)
bende bundan var birkaç tane. www.amazon.com.tr
tuya üzerinden kullanıyorum kendi uygulaması da varmış ama tuya uyumluyken ek bi uygulama kurmaya gerek görmedim.

fiyatı rakiplerine göre uygun ben alırken daha da uygundu. schneider'a ait marka ve markanın alanı elektrik üzerine. satıcı resmi mağaza. en mantıklı seçenek bu gibi geldi o yüzden.
0
konetsu
(27.07.26)
akıllı prizlerin çoğunda bu özellik var zaten. uygulamasından zamanlama kurup şu saatte açılsın, şu saatte kapansın diyebiliyosun sadece almadan önce uygulamasında schedule ya da timer desteği var mı priz kaldıracağı watt değerine uygun mu ona bak. basit bir şey için telefonla uğraşmak istemezsen dijital zaman ayarlı priz de aynı işi görür.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
dersiniz
0
enteg
(27.07.26)
Bende Tapo marka var. Bunu su sebiline taktım kendi programıyla ayarladım hergün gece 1 ile sabah 6 arası enerjiyi kesiyor.
0
limonlu eksi
(27.07.26)
(10)

hangi manifest kızısınız?

sydney
ben esin... hem sevimli hem profesyonel dansçı hem de en profesyonel görünen kişi
ben esin... hem sevimli hem profesyonel dansçı hem de en profesyonel görünen kişi
-10
sydney
(24.07.26)
Mina
0
bloodymoon
(24.07.26)
hiç bilmiyorum bi babayiğit çıkıp sağlam quizz hazırlasa da öğrensek.
+4
der meister
(24.07.26)
ben o değilim de o ben :D zoktay... 2016 yılından beri mavi saçlıyım :) hatta 2016 mayıs ayından beri, vay be 10 yılı geçmiş...

kısa bi süre yeşil de yaptım benim boya stokta kalmayınca, arada da açıp boyamadan birkaç gün sarı sarı gezdiğim oldu. onun dışında devamlı mavi.
0
konetsu
(24.07.26)
ben manifest kizi degil black pink kiziyim. tam bir lisa'yim. saka saka, bilmedigimden oyle yazdim. bir tek bu kizi taniyorum.
+1
Sour
(24.07.26)
ne dans etmeyi biliyorlar, ne şarkıları güzel, ne kızların kendisi güzel.
adam lisa yazmış , isanlı farenin teki. isandan adam çıkmış mı bugüne kadar acaba.
-1
plastic_angel
(24.07.26)
En yakın hissettiklerim sırasıyla esin, sueda, zoktay, Mina, hilal, lidya. En iyi kalpli ve en sevimlileri Esin olduğu için Esin diycem
0
sekizdokuzon
(24.07.26)
@plastic_angel dans etmeyi bildigi icin, sarkilari guzel oldugu icin veya kendisi guzel oldugu icin lisa demedim ki? yorumumda da belirttigim gibi sadece onu taniyorum dedim. ayrica adam degil kadinim, adam oldugumu nereden cikardiniz? yani sizin okudugunuzu anlama kapasitenize de on yarginiza da... entry nick uyumu.
0
Sour
(24.07.26)
Bu soruya yanıt verecek kadar tanımıyorum sadece isimleri var bende ki çoğu şarkısını sosyal medya sağolsun maruziyet sebebiyle neredeyse ezbere biliyorum. Gruba karşı negatif bir hissim de yok da burç yorumu tadında "Ben tam bir Zoktayım çünkü herkesi kendim gibi sanıyorum" tadında yorumlar, hangi kaynaktan besleniyor? Yani kızları nasıl bu kadar tanıyor insanlar. Zamanında hepsi grubunun dizisi vardı ordan biliyoduk izlemesek de. Bunların konser görüntüsü ya da klip hariç bir görüntüsünü hiç görmedim ya sosyal medyada da.
0
nundu
(25.07.26)
Herhangi biri değilim :) ama hepsini çok beğeniyorum çok güzel ve yetenekli kızlar.

En az hoşlandığım Zeynep, muhtemelen tanıyor olsam onunla anlaşamazdım, en iyi Esin ve Sueda ile anlaşırdım diye düşünüyorum.
En beğendiklerim Mina ve Hilal, ayrı bir seksapalite var onlarda, izlemek çok keyifli.
0
mutekebbir
(25.07.26)
herhangi bir değilim +1 umarım çok başarılı olurlar.

sevimli gelenler Lidya, Zoktay, Hilal
0
bartholomew87
(25.07.26)
(12)

para piyasası fonu hk

Rondak
ben garanti kullanıyorum hangisini almayalım hiç anlamadım :)mesela şöyle bir şey var ama aylık getirisi %3 yazıyor. faizden nasıl daha iyi oluyor buhttps://ibb.co/gLk62tx7
ben garanti kullanıyorum hangisini almayalım hiç anlamadım :)

mesela şöyle bir şey var ama aylık getirisi %3 yazıyor. faizden nasıl daha iyi oluyor bu
ibb.co
0
Rondak
(21.07.26)
Genelde yatırıma ilk girenler için öneriyorlar...ben de alıp sattım biraz tez csnlı biri olarak. Nasıl kar ediyorlar anlamış değilim
0
gadlemler
(21.07.26)
Şu listeden istediğinizi alabilirsiniz

www.tefas.gov.tr
0
Mirket
(21.07.26)
@mirket

Alayım da aylık getirisi yazan yerde %2 %3 yazıyor neden öyle onu anlamadım

46 faiz veren bankalar var. aylık %4 civarı daha iyi değil mi? Ben mi bir şey kaçırıyorum
0
🌸Rondak
(21.07.26)
Geçen ay o kadar getirmiş. Önümüzdeki ay farklı olabilir. Getirileri günlük belli olur. Risk sevmiyorsan Risk seviyesi 1/7 yazanları seçmelisiniz. Vadeli mevduat civarı kazandırır. İstediğin zaman günlük satıp alabilirsin. Ama öğleden önce talimat vermelisin. Kendi bankanın PP fonlarını alırsan gün boyu alıp satabilirsin.
0
Mirket
(22.07.26)
@mirket

ben sabit sanıyordum şimdi anladım. evet o zaman daha mantıklı çok teşekürler bilgi için🙏
0
🌸Rondak
(22.07.26)
para piyasasi fonlarinin getirileri genelde faizle benzer oluyor. ben acikcasi getiri olarak pratikte faize koymakla bir farkini pek goremiyorum, hatta dediginiz gibi bazen daha kotu oluyor.
avantaji sanirim gunluk alim satim yapilabilecek sekilde daha esnek olmasi. ve icinde yatirim yapilan devlet tahvili gibi bazi yatirimlarin riskinin bankaya yatirilan mevduatlardan farkli olmasi.
0
king lizard
(22.07.26)
fonların olayı bitti. stoptaj, vergi vs. derken kar marjları düştü.
0
HellKeePer
(22.07.26)
maaş yattı kartı kirayı ödeyeceksin diyelim o parayla günü gelmeden 5 10 gün neyse ppf ye koyuyorsun 300 500 paranı alıyorsun .

şaks diye bozabilmen avantajı vadeliye göre.
+1
jülsezar
(22.07.26)
Çok güzel özetlemiş.

www.youtube.com
0
Mirket
(22.07.26)
faize para koyunca belli bi kısmı yatırmıyor. ppf'de böyle birşey var mı?
eğer yoksa ppf'nin günlük faiz kazanma dışında ne avantajı var ben anlamadım.
0
plastic_angel
(22.07.26)
Paylaştığım videoda, istediğin zaman çekme avantajı ile bileşik faiz avantajından bahsedilmiş. Özellikle bileşik faiz konusu büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca her bankadan her bankanın fonuna para yatırabiliyorsun.

Vadeli mevduatta, sürekli fazla faiz veren banka kovalaman, hesap açıp hesap kapaman gerekiyor. Söylediğin şekilde ilk elde göremediğin dezavantajlar da cabası
0
Mirket
(22.07.26)
Para basan fonlar ve hisseler varken ppf ve faiz nedir allasen? Hangi çağdayız?
-1
a summer day
(22.07.26)
(9)

Kriptoda kaybettiğiniz en büyük miktar?

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(12.07.26)
300$, long işleminde.

edit: stop-loss önemli.
0
Jazz
(12.07.26)
30 40 dolar,hem de spotta.
Pump dump nedir bilmezdim,bir grupta şu coin artacak dediler,aldım,düştü
Binance saolsun anket ödülü olarak om coin vermişti,ben de ufak tefek olan diğerlerini de om a çevirip bıraktım.8 9 dolara kadar çıkmıştı,o ara sattım.zararım çıkmış oldu.
0
denizciman
(12.07.26)
bitcoine 2021'de en tepede olduğu dönemde 1K$ girdim, yarısını kaybedip çıktım.
altına 2026'da en tepede olduğu dönemde 100K$ girdim, 1/3 varlığımı kaybettim.
0
plastic_angel
(12.07.26)
toplamda 11bin$
0
lesmiserables
(12.07.26)
Gecen düstü diye bitcoin aliyim dedim sonra yine düstü fkfkfk
2000€ya aldlm satarsam su an 500€ zarar ederim ama satmam.
-1
Purple life
(12.07.26)
2bin dolar
0
Topalordek
(12.07.26)
Yaklaşık 4 yıllık bir sürec içerisinde parça parça toplam 25 bin dolar yatirmistim. Farklı farklı coinlere. Kaldıraç long short vb hiç yapmadım. Aldığım coinlerin değeri düştü. Son 1 yıldır da ellemiyorum artık. 10bin-15bin dolar arası gidip geliyor değerleri. 25e gelirse satıp çıkacağım.
0
sanguine
(13.07.26)
5.3 bitcoin
86 ethereum

Tamamı youtube kazancı. Kaybedilen yer Binance.

2013-2015 arası aldım. Koinim ve btctürk’ten. Ethereum almak zordu ilk çıktığında Poloniex’ten almıştım. 3 ay sonra teslim etmişlerdi. Birikimimi altcoinlerde trade yaparak erittim(qtum, stratis, neo, tron vs.) sonra da tekrar eski seviyeme dönmek bahis oynadım onda da kaybettim. İlk aldığımda bunları bir hafıza kartına soğuk cüzdanıma çekmiştim. .json dosyaları ve private keyleri gardropun gizli bölümünde bantlı duruyordu. Keşke hiç borsaya bulaşmadan öyle bıraksaydım. Beni cezbeden şey askerdeyken altparty çılgınlığı olmadıydı. 2015-2016’da kripto borsaları kullanmayı öğrettiğim arkadaşlar kısa süreler 15-20X’ler yapmıştı. Ben de yıllarca beklemek yerine hızlıca katlayabileceğimi düşünmüştüm.
0
wertyu
(13.07.26)
toplamda 100 dolar gibi bir kaybım vardır ama bir tane shitcoinden şansa iyi çıktığım için tüm kaybımı kurtarıp artıya geçmiştim(5 sene olmuştur). ondan sonrası BNB ve etherium olarak binance hold. 2-3 ayda bir girip BNB ne dağıtmış diye bakıyorum, verdiklerini BNB yapıp çıkıyorum.
0
late viper
(13.07.26)
(15)

Türkiye’de neden banka soygunu yapılmıyor?

Rondak
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
0
Rondak
(10.07.26)
Yapılıyor tabi ki de ama iyi organize olmuş silahlı bir örgüt (mafya) tarafından konulu olarak yapılanlardan değil.

kısa bir aramayla en yakın konulu bulabildiğim şu;
www.ntv.com.tr

link düzeldi.
0
Jazz
(10.07.26)
nakit az, yakalanma ihtimali ve cezası çok.

onun yerine başka suçtan para kazanma ihtimali ve yakalanmama ihtimali daha yüksek
+4
gabe h coud
(10.07.26)
Banka soygunu biraz adım duyulsun, olay olsun, namım yürüsün tarzı bir iş heralde, sinematik bir şey. Bizde hırsızın da orta sınıfı yok sanırım. Düşük bütçe hırsızın bunu planlayacak yetkinliği yok, yakalanması kesin gibi. Yüksek bütçe hırsızlar için de gereksiz bir risk ve görünürlük faktörü olmalı. Demografiye uymuyor pek bence swh.
+1
akhenaten
(10.07.26)
Suç, görünür fiillerden dijital ortama kaydı. Soygun yaşansa da medyaya yansıması kısıtlı ve çoğunlukla mağdur banka istemez . Bir de hırsız için daha riskli, maliyetli olmalı .

Tabi banka soymak derken nasıl bir formatta gerçekleştirildiği de önemli. Türkiye'deki batık banklar konusunu araştırırsan bir çok bankanın aynı dönemde, hemen hemen aynı şekilde usulsüz işlemlerle batırılması da halkı mağdur eden hırsızlığın bir başka yönü . O ana kadar bankalar TV reklamlarında da önemli yer kaplıyorlardı.
Bize öğretilmiş çaresizliğimiz içinde gösterilen hırsız modeli hep şu oldu :
www.vectorstock.com

Oysa malı büyük oranda götürenler kravatlı, takım elbiseli o sektörde tanınmış sermaye sahibi yatırımcı kimselerdi.
Bazısının adının başında hayırsever kelimesi bulunabilir.
-1
diyecevaplandı
(10.07.26)
genel olarak silahlı soygun yok bizde. bireysel ve düşük ölçekte gasp daha yaygındır. doğu toplumları daha sinsidir ve hırsızlık daha yaygındır. etrafta kahraman çok. her an işler ters gidebilir. oysa yabancılarda bu durumda kimse müdahele etmez. memuru müdürü parayı tıpış tıpış verir. yıllarca banka soygunu ile geçinen tipler var.
0
ground
(10.07.26)
Bir de şöyle bir şey var ama klasik banka soygunu gibi değil de daha çok illuminati işi tadında.

(bkz: ziraat bankası balgat şubesi soygunu)
0
Jazz
(10.07.26)
Rastgele numara çevirip adınız teröre karışmış evdeki altınları getirin deyince getirildiği için bankayla güvenlikle silahla kim uğraşacak.
Önce kolayından başlıyorlar her zaman.
+1
erty_ksk
(10.07.26)
Avrupa ve Amerika'da banka soygunu = Türkiye'de kuyumcu soygunu
+1
etna
(10.07.26)
yine mağdur olan benim emekçi bireysel hırsız kardeşlerim oldu. nerde o eski kapkaççılar, dükkan soygunları.

artık örgütlenip kuyumcuları ayartıp büyük miktarda parayı yurtdışına kaçırma olayı var. kuyumcuyu bi kuyuya atıp sonra o parayı yurtiçine sokup vergi barışı ile aklama var.
+1
plastic_angel
(10.07.26)
tr'de ne suç işlediğinden çok kime karşı işlediğin önemli.
+1
lazpalle
(10.07.26)
çok meşakatli. gözlem yapıcan da kaçışı planlayacaksın da... kısa yoldan para kazanmak isteyen için zor işler. bir de güvenlik önlemleri fazla. bizde banka soysalar önce dedeler bastonu teyzeler eczane reklamlı çantaları ile vurur, yani öyle yere yatayım da susayım olmaz.
0
janderzel zartanyan
(10.07.26)
soygun yapmanın suçu çok fazla. dolandırmak daha mantıklı. işin içine silah girdi mi; cezası çok. artık evlere bile hırsız girmiyor, çünkü haneye tecavüzüz cezası çok fazla. mahkumlarda akıllı adamlar, hakimler ve savcılardan daha iyi ceza kanunu biliyorlar. cezaevi çalışanıyım, bence mahkumlar savcı hakimden daha iyi kanunlara hakim ve iyi yorumluyorlar.
+1
mikahakkinen
(10.07.26)
Yapilsa nereden bilecektiniz? Her haber yayinlanmaz.
0
osssy
(10.07.26)
Yıllar önce Kalamış'ta küçük bir bankanın soygununa tanıklık etmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam kaçmışlardı ve o günün parasıyla 50.000 tl falan almışlardı/alabileceklerdi. 2011-2012 gibi, heralde bugün için 1 milyon civarıdır. Bir sürü polis falan da vardı. O zaman küçüktüm ama yine de risk/ödül oranı zayıf gelmişti.

edit buldum :
www.hurriyet.com.tr
0
mirafiori
(11.07.26)
ulke mafyadan gecilmiyor. ne gerek var banka soygunuyla ugrasmaya. gir bir organize suc orgutune. kapat bir plaj, veya otopark alani. birilerine biraz para yedir, keyfine bak.
0
antikadimag
(11.07.26)
(8)

Hangi dizi çifti ideal ilişki anlayışınızı yansıtıyor

sekizdokuzon
Breaking Bad ikinci sezon Jesse Pinkman - ev sahibi (sanırım) Jane in yasaklı madde batağına batmamış ve Walter White kanserine maruz kalmamış hali dünyanın en tatlı ilişki türü bana göre.Siz hangi dizi ikilisi gibi bir ilişkiye sahip olmak isterdiniz?Teşekkürler
Breaking Bad ikinci sezon Jesse Pinkman - ev sahibi (sanırım) Jane in yasaklı madde batağına batmamış ve Walter White kanserine maruz kalmamış hali dünyanın en tatlı ilişki türü bana göre.

Siz hangi dizi ikilisi gibi bir ilişkiye sahip olmak isterdiniz?

Teşekkürler
-3
sekizdokuzon
(05.07.26)
Larry Paul - Ally Mcbeal olabilir.
+1
yadigar
(06.07.26)
Parks & Rec Leslie - Ben
0
black holes in the sky
(06.07.26)
spike - buffy
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.07.26)
Jesse-Celine (Before Sunrise, .…..)
+1
mutekebbir
(06.07.26)
chandler - monica

lily - marshall
-1
matilda
(06.07.26)
Brooklyn 99 amy-jake
+1
elorelia
(06.07.26)
adnan - bihter
+2
plastic_angel
(06.07.26)
7 numara vahit ile zeliha
0
bartholomew87
(08.07.26)
(6)

Aylik 1k dolarese dunyada nereye yasamaya giderdiniz

lapaz
? Da nang mantikli mi mesela?
? Da nang mantikli mi mesela?
-1
lapaz
(05.07.26)
Bizim köye giderim 1k dolara anca köyde yaşanır
0
messina123
(05.07.26)
yaşam kriterlerin nedir, önce bunu belirle. günde kaç gr protein almak sana yetiyor, alkol, karı, ulaşım, gym, elektrik faturası, sosyalleşme, gezme gibi kriterler için liste yap.

kabaca cevap istiyorsan listede en çok tik atıp yaşayabileceğin yer öncelikle laos, kamboçya, vietnam (orta-kuzey), tayland (huahinin alt tarafları veya rayong idealdir)
+1
plastic_angel
(05.07.26)
Amac ne? Turkiye olmasin da neresi olursa olsun mu? Ya da hic calismadan gecinebilecek en duzgun ulke mi o paraya?
-1
baldur2
(05.07.26)
1k usd da nang icin bile az.
yani yüksek standartta yasamaya yetmez bence.
-1
Purple life
(05.07.26)
Vietnam, filipinler, tayland gibi yerler doğal güzellikleri dışında sorunlu. O kadar fakirliğin içinde mutlu olabileceğini sanmıyorum.

Kosta Rika olabilir ama 1000 usd ile oturum alamazsın. Karayipler'de bazı adalar olabilir ama yine 1000 usd oturum için yetmeyecektir.
0
runaway
(05.07.26)
güney & orta amerika düşünme bile. ekonomi kötü vs görünse de uzun vadede günlük yaşamını sokaklara düşmeden sürdürmek, tek başına olsan bile çok pahalı.
-1
seyyyar
(06.07.26)
(5)

yurtdışında mobil bankacılık kullanmak için sms almak

runaway
Uzun bir süre yurtdışında olacağım. bu süreçte bankaların app'sini kullanmak için sms almam gerekecek. Bu iş için en güvenli yol nedir?
Uzun bir süre yurtdışında olacağım. bu süreçte bankaların app'sini kullanmak için sms almam gerekecek. Bu iş için en güvenli yol nedir?
0
runaway
(05.07.26)
Tr hattınızı yurt dışında kullanmaya devam edecekseniz, sorun yok.

Yurt dışında arama, aranma, data ve sms göndermek ücretli (yahut paketten yiyen) olsa da, size gelen sms'ler için ücret ödemiyorsunuz.

Eğer hattınızı kullanmayacaksanız, faturasız hatta çevirin. Yurt dışı açık olsun. İnternetsiz olarak 2. sim şeklinde telefonunuzda takılı kalsın. Hatta sadece sms alacağınız zamanlarda dahi açabilirsiniz. 6 ayda bir telsiz kullanım ücreti kadar tl yüklemeniz yeterli olur.

Yok tr hattınızı kullanmaya devam edecekseniz, ek bir şey yapmanıza gerek yok.
+3
dilemma of subscribtionability
(05.07.26)
Hattınızı faturasıza çevirin, düzenli olarak (3 ay olması lazım) para yatırın ki aktif kalsın. Hiçbir sıkıntı olmadan SMS alabilirsiniz, ben yıllardır bu şekilde kullanıyorum. Hatta telefonumda aktif olarak çift sim kart var, buna rağmen Türkiye'den anlık olarak gelen SMS'ler sorunsuzca ulaşıyor. Tekrar ediyorum, kapanmaması için para yatırmayı unutmayın kâfi.
+2
burka
(05.07.26)
Annenizin yada babanizin telefon numarasini verin bankaya.Yurt disinda bankalarin appsini kullanmak icin her defasinda sms almaniz gerekmiyor.Telefon degisince falan gerekiyor sadece.Ben yillardir boyle yapiyorum
0
turkuaz
(05.07.26)
sms almada hiçbir sıkıntı yok artık. ama bazen gelmeyebilir. türkiyede bile bazı şifre mesajlar bazen gelmiyor.

şu posttakileri yap:
www.reddit.com

ben edge case bi anımı paylaşayım. bi tane sikik yeni nesil bankalardan biri para transferlerinde sizi IVR ile arıyor ve bi tuşa basmanı istiyor onaylamak için. yurtdışında olduğum için IVR düzgün çalışmıyor. ana avrat sövdüm call centera ama düzeltemediler.
0
plastic_angel
(06.07.26)
mobil onay olan bankalar kullanın.
0
kveldulv
(07.07.26)
(6)

Dünya Kupası ilk maçlar hakkında

put it in your appropriate place
Sanki genel bayık geçiyor. Tabii ilk maçların olması, havanın çok sıcak olması etkili. Kıta Avrupa takımlarında iş yokmuş gibi gözüküyor.Sizin düşünceleriniz nedir?
Sanki genel bayık geçiyor. Tabii ilk maçların olması, havanın çok sıcak olması etkili. Kıta Avrupa takımlarında iş yokmuş gibi gözüküyor.

Sizin düşünceleriniz nedir?
0
put it in your appropriate place
(17.06.26)
Grup maçları her zamana çöp olur zaten, bikaç maç iyiydi gerisi tırt ama sonradan düzelir.
0
kizil karga
(17.06.26)
Ben tam aksine birkaç maç harici çok keyifli geçtiğini düşünüyorum. Geçmiş turnuvalarda küçük takımlar gerçekten çok amatör oynuyordu ama bu turnuvada iri ufak takimlarin disiplinli, dirençli oyunları çok keyif verdi bana açıkçası. Bana göre turnuvanın en can sikici olayı su molası adı altında verilen ve oyunun temposunu silkip atan saçmalık. Onun dışında iyi gidiyor bence.
+2
wilhelmwasmuss
(17.06.26)
yabancı stream var mı izleyebileceğimiz?
+1
plastic_angel
(17.06.26)
48 takım saçma sapan ülkeler var. güçsüz takımlar artık kapanmayıda öğrendi. maçlar bal yapmayan arıların vızıltısı gibi aynı düzlemde. gruplardan sonra heyecan gelir.
0
mikahakkinen
(18.06.26)
bence gayet güzel geçiyor. maçlar bol gollü ve keyifli. daha ilk maçlar olmasına rağmen tüm takımlar gücünü göstermek istiyor.
0
abelardo
(18.06.26)
%30 civarı çok keyifli geçiyor
0
sweetoffice
(18.06.26)
(12)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
(10)

Sosyal sıkıntıya girdim

denizkenarısandalye
İşten çıktım aşırı yorulmuştum eve geldim telefonu rahatsız etme moduna aldım hoş kimse rahatsız etmeye çalışmamış. Uyumuşum 3 buçuk saat. Sabah oldu sandım. Genelde günlerim böyle geçiyor normalde 40dk uyurum en fazla bugün abartmışım. Ama uyanınca üzüldüm baya bu nasıl hayatsızlık diye. Görüşebile
İşten çıktım aşırı yorulmuştum eve geldim telefonu rahatsız etme moduna aldım hoş kimse rahatsız etmeye çalışmamış. Uyumuşum 3 buçuk saat. Sabah oldu sandım. Genelde günlerim böyle geçiyor normalde 40dk uyurum en fazla bugün abartmışım. Ama uyanınca üzüldüm baya bu nasıl hayatsızlık diye.
Görüşebileceğim hiç arkadaşım kalmamış. Çok sevdiklerim şehir dışında yılda 1-2 max görüşebiliyoruz uzaklar. Bazıları da olur ya özel gün arkadaşı iyi bi plan yapıp buluşuluyor. Bir tane çok yakın olan var çok yakındık ama uzaklaşıyoruz heralde. Normalde haftayı geçirmezdik en son bir ay önce buluşmuşuz. Aynı yerde çalışıyoruz molalar birlikte hep ama sosyallik değil bu nasılsa. Hafta boyu sürekli duyurur gibi çok yoruldum çok yoruldum asla dışarı çıkmıcam diye söylendiği için bi yere davet edemiyorum ki yorulacak bişey yapmadığını biliyorum. Son buluşma teklifi ondan gelse de keyifsiz ve zoraki geçmişti bence. Bi yerden sonra erkek arkadaşı damladı eee ne zaman kalkıyosunuz diye. Ayy çok sıkıldık yoğunluktan bişi yapamıyoruz filan dese de evde reels kaydırdığını biliyorum istese çıkar mutlaka. Neyse o cumaya bişiler söyledi gitmeyeceğim iş gibi olmaya başladı artık ayıp olmasın diye diyor gibi hissediyorum. Bir vardı o da gitti yani.
Kalabalık bir topluluk var. Aşırı kalabalık. Bazen grup mesajlarını okuyorum pek sarmıyor mutlaka kafama uygun birileri vardır ama nasıl elenip bulunacak bilemedim. Oraya da o yüzden gitmiyorum.

Üzüldüm açıkçası napmak lazım zorlamak mı lazım kendimi hevesim de kalmadı böyle. Ama hadi bi kahve hadi bi şeyler içelim buluşmasını özledim. Gerçekten hoşlanmıyorsam sahte samimiyet de kuramıyorum evimde otururum daha iyi olur diyorum. Buraya döktüm işte içimi
-1
denizkenarısandalye
(10.06.26)
Bosver cagimiz yalnizlik cagi zaten.
+1
baldur2
(10.06.26)
hoş geldin aramıza
+1
Rondak
(10.06.26)
Uzun zamandır böyleyim :((
Sıkıldım artık kötü hissettiriyor
0
🌸denizkenarısandalye
(10.06.26)
%20'lik kesimi ana karakter, kalanımız onların senaryosunda NPC'lik yapıyoruz
0
plastic_angel
(11.06.26)
Evet zorlamak gerekir çünkü ilişki emek ister kendiliğinden gelişmez. Baktınız siz elinizden geleni yaptınız, o zaman yapacak bir şey yok.

Birde şunu yazmışsınız: “Gerçekten hoşlanmıyorsam sahte samimiyet de kuramıyorum”

Belki problem budur. Sizinle tam uyuşacak birisini arıyorsunuzdur ama bu neredeyse mümkün değil. Binbir çeşit insan var ve milyonlarca farklı bakış açısı. Farklılıklara anlayış gösterip birbirinize destek olduğunuz bir ilişki bence fazlasıyla yeterli.

Bir de bana katılır mısınız bilmem ama bu işin doğası var sanki. Çocukluktan mıdır nedir bilmem, ben de böyleyim. İnsanların yaşama isteğini görünce kıskanıyorum resmen. Durmadan bir şeyler yapmalarını, bir şeyle uğraşmalarını… fazlasıyla pasifim, ben de çok hayatı tolere ederek yaşıyorum gibi (:

Beni de yaşama uğraşına sürükleyen tek şey, kulaklığımı takıp müzik dinleyerek saatlerce yürümek. Özellikle ezginin günlüğü ve radiohead.

open.spotify.com
+1
substituent
(11.06.26)
Sistematik hobisizleştirme bu yüzden var. Önce yalnız bir dönem yaşamaya olumlu bakarak bir hobi bul, ondan keyif al. Malzeme yöntem vs, yeni seyler öğrenmekten keyif duyduğun bir alan olsun. Sonra benzer insanlarla paylaşmak keyifli olur. O noktoda insan olmasa da umrun olmaz.
+2
sadegazoz
(11.06.26)
Hangi şehirdesin?
Bir kahve ısmarlayayım sana
+2
etna
(11.06.26)
istanbuldaysanız bi ara birlikte kahve içebiliriz şaka diil. benim de arkadaşım yok valla hiç. eşim var bir tek her yere onla gidiyorum mecbur.
+2
matilda
(11.06.26)
Çok isterdim 🥺 malesef
+1
🌸denizkenarısandalye
(11.06.26)
Kalabalık gruptan bir iki tane ayıkla. Her şeyi biz mi söyleyelim :)
0
gabe h coud
(11.06.26)
(11)

Paylaştığım ilk eğitim reels i hakkında yorumlarınızı merak ediyorum

sekizdokuzon
Neler eklenip çıkarılabilir? Mikrofonum olmadığı ve şimdilik İngilizce ders anlatma stresine girmemek için şu şekilde bir soru çözüm videosu hazırladım. Yorumlarınızı bekliyorum.https://www.instagram.com/reel/DZZpW-EOUca/?igsh=b24xcnpsbGQzYzl6Teşekkürler.
Neler eklenip çıkarılabilir? Mikrofonum olmadığı ve şimdilik İngilizce ders anlatma stresine girmemek için şu şekilde bir soru çözüm videosu hazırladım. Yorumlarınızı bekliyorum.

www.instagram.com

Teşekkürler.
-4
sekizdokuzon
(10.06.26)
guzel ama cok vakit alacak bir niche. 30 saniyelik bir video için 2 saat uğraşırsın.
+2
buenosdias
(10.06.26)
Bir iki yerde biraz hızlı geçti gibi geldi bir de telefon ekranında zor görünüyor ama hedef kitle ben değilim, gençler rahatça takip edip görür.
+1
kisa
(10.06.26)
Bir de uygulama yazıyorum, insanları şimdilik oraya yönlendirmek istiyorum. Satışları da oradan yaparım ilk bir sene diye düşündüm. Sonra YouTube, doğru düzgün bir uygulama ve websitesiyle devam ederim. Instagram reklam için başladığım yer oldu.
-1
🌸sekizdokuzon
(10.06.26)
Ya da YouTube'a da bir taraftan başlasam mı? Ne diyorsunuz?
-2
🌸sekizdokuzon
(10.06.26)
go go go. ancak estetik bir standart oluşturmak şart. arkada bir dekor olacaksa ya da yalnızca elleriniz olacaksa bile kendinize has bir tarz tutturmak önemli. başarılar.
+1
lüzumsuz adam
(10.06.26)
YouTube sayfan da olmalı bence.
+2
mutekebbir
(10.06.26)
Hayırlı olsun. Reels olduğu için geçişlerin hızlı olması normal ama öğrencilerin daha iyi takip edebilmesi için bence mutlaka youtube'a full ve normal hızdaki versiyonlarını da koymalısın.
+1
hrskrs
(11.06.26)
yine kadın gördünüz başladınız yanlamaya ekşiciler. şunu bi erkek açsa gömerdiniz.

ablacım reels üzerinden zor, hobi olarak yapılır anca. he izlenme istiyorsan bazı hackler var ama izlenme arttıracak ama onları yapmak için de biraz kafa kırık olması gerekiyor.

astarı yüzünden pahalıya gelmemesi için rakip analizi, reklam bütçesi, MVP maliyeti gibi farklı gider kalemlerini çalışmak gerekiyor ayrıca.
+2
plastic_angel
(11.06.26)
tebrikler.
+1
designer
(11.06.26)
mecra ve format: öncelikle instagram reels formatı dikey kadraja uygun 9:16 bu şekil uygun değil gibi YouTube+1

içerik: hızlı anlamak görmek çok zor.

mikrofon konusunu dert etmeyin sessiz bir yerde telefonla çekin gerekirse adobe podcast video enhancer gibi araçları kullanın. (bir ara ücretsizdi bu)

görsel üslup kimlik oluşturmak önemli ama bunu düşünürken üretim yapmamazlık etmeyin. bu formatta en az 30 video hazırlayın günlük girmeye ve devamını üretmeye başlayın.
+1
anon1m
(11.06.26)
@plastic_angel: kisi kendinden bilirmis isi. duyuru sahibinin cinsiyeti "sen haric" kimsenin umurunda degil.. bide ablacim diye "koruma kalkani" ormus kendine. arizona kertenkelesi seni.
+3
buenosdias
(11.06.26)
(8)

Pttavm'den bulaşık makinesi

mezzosprite
Alınır mı?Eve getirip kurulum yaparlar mı?Garantisi olur mu?
Alınır mı?
Eve getirip kurulum yaparlar mı?
Garantisi olur mu?
0
mezzosprite
(02.06.26)
Aldigin markanın teknik servisini ariyorsun onlar gelip kuruyor. Elbette garanti var.
0
duster
(02.06.26)
Teşekkür ederimm. Ücretsiz mi kuruyorlar?
0
🌸mezzosprite
(02.06.26)
sözlükteki başlığını bir okuyun derim.
0
lil siztah
(02.06.26)
Ben de tereddütlüydüm ancak en uygun fiyata sahip olduğu için geçenlerde oradan kurulum gerektirmese de hem ağır hem de pahalı bir teknolojik ürün satın aldım. PTT ertesi gün kapıma kadar getirmişti. Garantisi kesinlikle vardır da kurulumla ilgili hususlar markaya ve hatta satıcıya göre bile değişebilir.
0
pembe nohut
(02.06.26)
ya ekşideki yorumları hiç mi okumuyorsunuz
0
plastic_angel
(02.06.26)
platformdan ziyade, satıcı önemli bence. satıcı puan ve yorumlarına göre karar vermek daha doğru olur
0
€xpolerer
(03.06.26)
Pttavm'den TV aldım. Ortalama 25 bin lira idi, oradan 21 bine buldum. Diğer platformlarda da o satıcıyı aradım, yorumlarına baktım. Pttavm üzerinden sipariş verdim. Ertesi gün geldi, sonra yetkili servisi aradım o da gelip ücretsiz kurdu. Pttavm'yi nadiren kullanırım (ilk açıldığı zamandan beri) ancak her alışverişim sorunsuz oldu.
0
strawberry first
(03.06.26)
alınır, sorun olmaz.
0
gurur
(03.06.26)
(20)

Kör ölür badem gözlü olur

artıküyeolmakistiyorum
Şirketteki bir kızın vur patlasın çal oynasın hayatına bir yıldırım düştü. Babası öldü. Geçmiş olsun diyelim. Olay bundan sonra başlıyor, bu bayan o günden beri her gün whatsappta falan babası üzerine duygusal müzikli paylaşıma başladı. Çok seviyordur, etkilenmiştir hepsi ok da ağa bizimki de öldü y
Şirketteki bir kızın vur patlasın çal oynasın hayatına bir yıldırım düştü. Babası öldü. Geçmiş olsun diyelim.
Olay bundan sonra başlıyor, bu bayan o günden beri her gün whatsappta falan babası üzerine duygusal müzikli paylaşıma başladı. Çok seviyordur, etkilenmiştir hepsi ok da ağa bizimki de öldü yani neyin ajitesini yapıyorsun. 5 gün oldu 10 gün oldu 2 ay oldu hala aynı paylaşımlar devam ediyor. Artık babasına kufur edecek duruma getirdi ve bende ediyorum.

Aslında duyuru da bu siz böyle olmayın. Baban öldü de sanki sen ölümsüz müsün. Biraz kafanızı çalıştırın böyle boş işlere vakti ayırmayın.

Sizin böyle badem gözlü olanlar üzerine anınız var mı?
-46
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
S*carkende edit yapıp paylaşın. Yas bile tutamazsiniz zaten ortalığa saçmadan.

+++++ bu arkadaş şirket hattından paylaşması yetmiyor kisisel whatsapptan da paylaşımı ihmal etmiyor. Utanıyorum bunu yaparken kendimi düşününce. Bunu savunanlar kufur yiyorsunuz haberiniz olsun yani.
-22
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
bir kadın için babasının kaybı diğer ölümlere göre daha zordur. sen de kafana takma, herkes acısını farklı yaşar.
+7
mikahakkinen
(31.05.26)
Kimsenin acısına lafım yok da ağa abartmayın yani. Sanki bir tek kendisinin babası vardı ve o yok oldu. Bir de utanmadan edit yapmalar, iki telefondan ayrı ayrı paylaşmalar. İgrenc
-18
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Gelip burada ahkam keseceğine yiyorsa kızın suratına söylesene? Ama doğru sen korkudan komşusuna bile kapı açmayan tiptin :)
+18
ekimoloji
(31.05.26)
Hahahahaha komikoloji ve baymayan esprisi geldi. Ben kendi gerçeklerimle barışığım her duyuruda bunu zırlamana gerek yok duyuru da duruyor okuyup yeniden orgazm olabilirsin
Eminin buna rastlayan herkes baymadı mı artık diye o hikayeleri geçiyordur da burada herkes hümanizmin doruklarında takılıyor
-18
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
En azından dedikoducu teyze gibi gelip buralarda zırlamayıp sevmediğimiz şeyleri sessize alıp geçiyoruzdur artık üye.
+9
ekimoloji
(31.05.26)
Babası olen bayana yeter artık babana da gerisine de diye sövemeyeceğime göre burada gören duyan olur da bir farkindalik oluşur diye duyuru açtım. Hala anlamadıysan senlik bir şey yok senin ölülelerinle ilgili paylaşımlarına sövenlerden birisi benim demek ki
-15
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
O kadar ahrazsın ki aynı şeyi yaptığım için karşı çıktığımı sanıyorsun, senin gibi bir tipe bir şey anlatmaya çalışmak boş.
+4
ekimoloji
(31.05.26)
Seninkilerin vefatına bile gerek yok bu arada. Hadi başla başka kapiya
-7
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Bu duyuruyu okuyanlar gecmisine sövüyor, haberin olsun diye söylüyorum sadece bi daha yapma diye
+8
üğpoıuy
(31.05.26)
Yas süreci çok öznel bir süreç, doğrusu yanlışı olmayan bir süreç. İnsanların verdiği duygu tepkileri değişir, zamanlaması değişir ve hiçbirine laf edemeyiz. Tıpkı ötekinin kıyafetine, aksanına, nereli olduğuna laf edemeyeceğimiz gibi.

Beni esas düşündüren ve sizin adınıza üzen şey, duygularınızı o kadar bastırmayı öğrenmişsiniz ki ebeveyn ölümü gibi ağır bir şeyi "ne var yani" kıvamına indirgeyebiliyorsunuz. Belli ki duygular ve ifadeleri konusunda aşamadığınız şeyler var, kendi babanızın ölümüne dair ifade edemediğiniz duyguları ancak ötekine öfke olarak ifade edebiliyorsunuz. Bazı insanların babalarıyla iyi ilişkileri var ve yas sürecinde bunu yansıtmaktan çekinmiyorlar. Gerek ağlayarak, gerek ortalığı yıkarak, gerek içine kapanarak bunu yaşayabilirler. Şahsen ben de acısını içinde yaşamayı tercih eden biriyim, sevmediğim bir arkadaşımın babası öldüğünde ve bunu sosyal medyadan sürekli paylaştığında baş sağlığı dileyip sonra hikayelerini sessize aldım çünkü kendi zihin sınırımı korumak istedim ama kendi sınırını korumakla "ne var yani" diye ötekinin sınırına girmek arasında ciddi bir fark var.

Eminim bu çıkarımımı da çok iddialı ve laf soktuğunuzu zannettiğiniz bir şekilde yanıtlayacaksınız çünkü belli ki iletişim konusunda bir kısıtlılığınız var. Zaten bu yazıyı da sizden çok sizin gibi düşünüp de değişmek isteyen birilerine daha çok hitap eder diye yazdım.
+7
mor bembombom
(31.05.26)
Dogum gibi olumu de normalleştirdim. Bunu problem olarak görene de ilk kez rastladım. Kim bilir daha neler göreceğiz
-7
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Doğum gibi ölüm de zaten normal, zaten olağan şeyler. Doğal olarak bir şeyi kazandığımızda nasıl mutluluk tepkisi veriyorsak herhangi bir şeyi kaybettiğimizdende üzüntü tepkisi veriyoruz. Normalleştirdiğinizi iddia ettiğiniz baba ölümünün kolunuzu kırıp "acımadı kii" demekten bir farkı yok. Biyoloji, beyin yapısı, vücut tepkileri beyanlarla işlemez. Ölümün normal olduğu gerçeği, ölen kişi ardından acı çekilmeyeceği anlamına gelmez.

(Toplulukçu) Kültür olarak biz ölümü çok yoğun yaşıyoruz (veya sizin örneğinizde olduğu gibi tam ters açıdan hiç yaşamıyoruz) çünkü duygu düzenleme becerimiz düzensiz ve az. Kültür olarak başımıza gelen iyi veya kötü olaylarla nasıl başa çıkacağımızı bilmediğimiz için, ailelerimiz bize bunu öğretmediği için iki uçtan da yoğun yaşıyoruz. Dediğim gibi, (herhangi bir konuda) sürekli paylaşım yapmak bana da hitap etmez ama ötekinin alanına girmekle ölümü normalleştirmek arsında fark var.

Size yukarıda gelen tepkiler ötekinin acısını küçümsemenize gelen tepkiler aslında. İletişim becerisi de burada önemli. Mesela deseniz ki "of çok paylaşım yapıyor, tamam kötü ama beni baydı", eminim bir derece daha makul tepkiler gelirdi. Öteki açıdan babasını kaybeden o kadın gelip "biri var, babasını kaybetmiş ama hiç umursamaz davranıyor, nasıl küfrediyorum" dese yine tepki görürdü eminim. Belki sizin kadar tepki görmezdi çünkü trol mü, değil mi olduğu (hangisi daha vahim bilmiyorum) etkeni de var. O apayrı konu.

Lütfen profesyonel yardım almayı düşünün, o kadının paylaşımları nedir ne değildir bilemem ama sizin yaklaşımınızda bir sorun olduğu kesin. Bunu da yas çalışan bir psikolog olarak söylüyorum.
+4
mor bembombom
(31.05.26)
Ayağınız kayıp yere düşseniz destek almanız gerekiyor ben sizden değilim. Her şey sizin kafanızdaki gibi değil bunu da bir düşünün derim

Ayrıca babam öldü acısını çeken şarkısını beğenmeyip başka şarkıyla edit yapıp aynı fotoğrafı yeniden paylaşmaz. Olaya bak bunu yapan normal oldu biz anormal olduk. Yukarı bakma filmi gerçek oluyor
-8
🌸artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
Şahsi whatsapp hesabından story falan atıyorsa,kime ne ?
Ha hem öyle story atıp hem de vur patlasın.... şeklinde takılsa bir de aynı sırada,baya tezat bir durum olurdu ama gene de böyle tepki verilmezdi.
Babası ölen bir erkek iş arkadaşım cenaze izninden geldikten sonra bir süre babasından,ölümden vs konu açıp konuşuyordu sürekli. Tek kalınca tiktok instagram reels takılıyordu son ses ve açıkçası ben rahatsız oluyordum.ama idare ettik yani bir süre, yas sürecidir,herkeste farklı olabilir,takılmayın
0
denizciman
(31.05.26)
İşte bunlar hep sevgisizlikten üstadım babası şahsı sevmediği için ölümünde çok da üzülecek yas tutulacak bi sebep görmüyor bi cevabında kız arkadaş bulamadığından yakınmıştı. Yalnızlık sevgisizlik adama neler yaptırıyor ah ulan
0
kullaniciadimvar
(31.05.26)
dj ercik'in hayatını okursan o da babası öldükten sonra bunalıma girdi ve bir daha toparlanamadı. normal yani böyle şeyler. başka av bak kendine.
0
plastic_angel
(31.05.26)
Hikayeyi gizle, sona al. Boşver takılma.
0
Caletti
(01.06.26)
insanlar ayrılık, ölüm veya başka hüzünlü zamanlarında acıklı şarkılar dinlerler değil mi? bazen farkında olunmasa da, bu şarkılar anlaşılmış hissettirir, yalnız hissetmeyi azaltır ve rahatlatır çünkü.

böyle paylaşım yapan insanlar da içindeki duyguları bu şekilde boşaltıyorlar. herkes bir ressam, müzisyen değil ki çok güzel sanatsal eserlerle duygularını ifade etsin. insanlar öyle editler yaparak hislerini yansıtıyorlar. hem kendi yaşadıklarını paylaşıyorlar, hem diğerlerininkini izliyorlar ve bu sayede "yalnız değilim, bu zorluğu yaşayan tek ben değilim" diyebiliyorlar. böyle rahatlıyorlar.

bazı insanlar ölümle kolay başa çıkamayabilir ve bu çok normaldir. sürekli olarak story paylaşması çok zorlandığını gösteriyor. depresyona girip, yemeden içmeden kesilip hiçbir şey yapmıyor da olabilirdi. en azından duygularını dökebiliyor, bu iyi bir şey.
+1
art cat chocolate
(01.06.26)
Ne kadar kotu biriymissin.. nikini hep goruyordum da hic fark etmemistim boyle biri oldugunu
+3
mezzosprite
(01.06.26)
(22)

Başkalarına normal gelen ama sizin katlanamadığınız şeyler?

ekimoloji
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
0
ekimoloji
(30.05.26)
El ile ağız kapatılıyorsa kürdan problem değil benim için.
Ama şu var:
eksisozluk.com
0
bumbum
(30.05.26)
Geçen gün metrobüs sırası bekliyordum. Geldi bi tane önde barikat gibi duran birkaç kişi yüzünden binemedim ama heralde yolları uzun bomboş gelene binecekler diye düşündüm. Ardından gerçekten bomboş metrobüs geldi ben de önümdeki herkes binecek nasılsa diye önümdekilerin binmesini bekledim. Baktım sağdan soldan herkes bindi önümdeki duvar gibi duran kişiler yine binmedi ve ben zar zor onları aşıp binebildim anca. Ama asla sağa sola da ayrılıp yol vermiyolar. O kadar sinir oldum anlatamam. Sonra binerken soylendim kendi kendime kimse tepkili gözükmüyordu. Bu durum çok yaşanıyor yani metrobüse binmeyeceksen neden yolu kapatıp en önde duruyorsun veya yol vermiyorsun.

Bir de kaldirimda duran hareket etmeyen insanlara da tahammül edemiyorum. İstanbul kalabaliginda zaten yürünecek alan çok az bir de insanlar duruyor. Bir de onları aşmaya çalışıyoruz yolumuza gidebilmek için.
+2
egerbiryolcu
(30.05.26)
koltuklara ayaklarını toplayıp tüneyerek oturan insanlar. ev ortamında sıkıntı yok ama ayakkabılarla oturduğumuz yerin temas etmesine hep tilt olmuşumdur.
+3
suicmeyenadam
(30.05.26)
Kürdan komple zarar aslında, ama beni rahatsız etmez.

Fazla işlevselcilik beni çok rahatsız ediyor ama ya.
Hiç sürahi yokmuş gibi yoğurt kabında ayran yapmak olsun, düzgün çöp kutusu yokmuş gibi beş litrelik su şişesinden çöp yapmak olsun, düzgün sabitleyiciler varken masanın bacağının altına koyulan kağıt karton falan olsun, deli oluyorum içten içe.

Bunları yapan insanların da çok hoşuna gidiyor, pratik zeka falan deniyor. Ana fikri anlıyorum ama her fırsatta "pratik zekaya" sarılmak da gereksiz bence ya. Günü kurtarmak için yapılır bunlar ama, genelde öyle olmuyor birçok insan için.

Yukarda da denmiş, kaldırımın ortasında duran veya orta yerden ağır ağır yürüyen, karşıdan karşıya geçerken sanki kır yürüyüşü yapıyormuş da hiçbir anını kaçırmaması gerekiyormuş gibi ağır ağır geçen insanlar içime sıkıntı bastırıyor cidden.
+2
akhenaten
(30.05.26)
Kapali alanlarin olur olmaz mevsimlerde gereksiz sicak yapilmasi. Mesela Mayis ayi disarisi 18 derece ve kalabalik bir kapali mekanda isitma acik. Havasiz hamam gibi igrenc bir ortam, ayni sey kisin da gecerli, zaten iyi giyinilmis oluyor, her yeri hamam gibi yapiyorlar.
+2
mbond
(30.05.26)
avuç içine hapşırılması. sonra da ellerini yıkamıyorlar. sonra o ellerle bir şeylere dokunuyorlar.

buna katlanamıyorum.

o an peçete yoksa dirseğin iç kısmına hapşırılmalı.

ayrıca wc sonrası elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.

ayrıca sifona bastıktan sonra elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.
+3
art cat chocolate
(30.05.26)
misafirliğe gittiğinizi düşünün. karşınızdaki kişinin çorapsız ayakkabı , terlik giymesi beni çok rahatsız eder. çok ciddiyetsiz bişey.
+1
omer460
(30.05.26)
herkesin telefonundan surekli degisik sesler cikmasi. tiktok izliyorlar sanirim, bir sesten baska bir sese gecis yapiliyor surekli. bunu icat eden gun yuzu gormesin ya. ucakta beklerken bile aciyorlar bunu gina geldi artik.

bu arada mbond +1, her yer cok sicak.
+7
arakaali
(30.05.26)
Elle ağzını kapatarak kürdan kullananlar bana daha çok hanzo geliyor.
-1
dapda
(31.05.26)
Bu insan bunu nasıl yapabilir, sorusu hayatını en çekilmez kılan şeydir ve hiç bir şeyi çözmez. Söylemen gereken cümle, "Bu insan da böyle görmüş, yetişmiş böyle cahil kalmış, yazık" der, geçersin. O zaman hayat daha kolay olacak. Başka yolu yok, böyle insanlar ve hatta çok daha kötüleri hep olacak.
+2
mehmetakar
(31.05.26)
Yukarıdakilerin neredeyse hepsi artı taharet. Ne elinden bir şey yerim, biliyorsam karşıdakinin bunu yaptığını ne el sıkışırım, ne havlumu tutarım yanında.
Aklım hayalim almıyor şunun halen yapılabiliyor olmasını.
+2
asue
(31.05.26)
Toplu ortamda telefondan sesli bişeyler izlenmesi, öZellikle reels vs, sürekli anlamsız değişen sesler
+2
mavibalık
(31.05.26)
araba kornası
+2
yurtsuz john
(31.05.26)
+sonsuz listelesem kesinlikle başı çeker. Olayın varlığını düşünmek bile mide bulandırıcı.
-1
🌸ekimoloji
(31.05.26)
Bir Fransız lisesinde, müdür yardımcısı bizle konuşurken serçe parmağıyla yemek artıklarını çıkarıyordu.
Bu anekdottan sonra, soruya gelirsem:
- Fiziksel şakalar, izinsiz dokunma (kişisel alana saldırı)
- Korna
- Randevuya ve tüm diğer saatli işlere uymama
- Sıra olan yerde öne geçme
- Yoğun trafikte sersem tavuk gibi kendini arabaların altına atıp, karşıya geçemeyen arkadaşına sırıtanlar
+3
pro9it9is9
(31.05.26)
online bağış yapanlar.
sadaka olur, bağış olur, yardım olur. hepsi gözümde böcekten farksız. bunların içinde yüksek oranda beyaz yakalılar da var.
-5
plastic_angel
(31.05.26)
ufacık bir yardıma bile engel olurlar
0
mantık
(31.05.26)
Taharet derken elle alınması mı rahatsız ediyor? B.klu mu gezilmeli? Ben tuvalet ıslak mendili kullanıyorum.

Neden kimse el yüz yıkanan yere ayağı sokup abdest almak dememiş? İlginç
-4
Kahvedesu
(31.05.26)
Nedense sadece kadınlarda gördüğüm göz çapaklarını parmak ucuyla silip bir de uzun uzun inceleme hareketi var. Midemi bulandırıyor.
0
beyfendi
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 soruya cevap vermek yerine neden özgeçmişini, kendinle ilgili cool olduğunu düşündüğün şeyleri yazmayı tercih ettin merak ettim.

İyi bildiğin uzmanı olduğun bir konuda yetkin olmayan birinden eğitim almak başkalarına normal geliyor da bir tek sende mi kaşıntı yapıyor bu? Duyurudaki soruya uygun bir cevap bile değil bu. Hiç gereği yokken özgeçmişini okuduk.
+5
beyfendi
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 kvkk'ya göre rızan dışında veri işleme suç sayılacağı için tabii ki oturup her soruya verdiği cevabı ai modele verip kişilik analizini yapmasını istemedim ama yapsaydım eğer eminim zank diye sosyoekonomik narsisizm ve statü takıntısı, sınıf kibri, değerini finansal güç üzerinden tanımlama, hiyerarşik küçümseme ve kibir, düşük empati gibi insanın kendine yakıştırmayacağı sonuçlar çıkarırdı.

sana kişisel olarak saldırmıyorum. seni tanımıyorum. konu sen değilsin ama konu sen olmak istiyorsun.
+5
beyfendi
(31.05.26)
parfüm kullanmak
0
sadegazoz
(11.06.26)
(2)

görsel düzenlemede en iyi ai aracı hangisi?

istististist
bir logo üzerinde düzenleme yapmaya çalışıyorum.nano banana pro, berbat sonuçlar veriyor.orjinal görseldeki renk kodlarını ve yazı tiplerini bile sabit tutmayı başaramıyor.bu konuda önerebileceğiniz en iyi ai aracı hangisi?claude design için ayda 20 dolar vermeye değer mi mesela?
bir logo üzerinde düzenleme yapmaya çalışıyorum.

nano banana pro, berbat sonuçlar veriyor.

orjinal görseldeki renk kodlarını ve yazı tiplerini bile sabit tutmayı başaramıyor.

bu konuda önerebileceğiniz en iyi ai aracı hangisi?

claude design için ayda 20 dolar vermeye değer mi mesela?
0
istististist
(30.05.26)
maalesef iş promptun ne kadar başarılı olduğuna göre değişiyor.
redditte falan araştırma yap, başka soranlar da olmuştur.

ben mesela shutterdan falan beğendiğim logoları araklayıp yaptığım sitelerde kullanırken geometrik şekli bozma, %5 glow efekt ver gibi aşırı detaylı ve spesifik komutlarla çözüyorum.
0
plastic_angel
(30.05.26)
2 yıldır her türlü yapay zeka modelini, her gün aktif bir şekilde kullananan bir grafik tasarımcıyım. kusursuz yapamıyor hiçbiri. renk kodunu birebir yapamıyor. fontu ve puntosunu da yapamıyor. çıktının aspect ratio'sunda bile sık sık sapıtıyor. svg'ye yani vektöre dönüştürenler de rezil bir çizimle dönüştürüyor, garip parçalı yani ve gradientler kesinlikle bozuluyor.

kusursuz ve kaliteli bir logo için adobe illustrator şart.
0
art cat chocolate
(31.05.26)
(11)

Normal birinin sahip olduğu anormal fantezi

benimkibu
Yıllardır kafamın içinde duruyor bu. Yani bu da böyle löp diye söylenir mi bilmiyorum ama son derece normal biriyim ben esasında 😀Yalnız şu kafamın içindeki düşünce o kadar anormal ki!Var mı sizin de böyle paralel kişilik özellikleriniz? Varsa ne yapıyorsunuz? Hiç yokmuş gibi mi davranıyorsunuz yoks
Yıllardır kafamın içinde duruyor bu.

Yani bu da böyle löp diye söylenir mi bilmiyorum ama son derece normal biriyim ben esasında 😀

Yalnız şu kafamın içindeki düşünce o kadar anormal ki!

Var mı sizin de böyle paralel kişilik özellikleriniz? Varsa ne yapıyorsunuz? Hiç yokmuş gibi mi davranıyorsunuz yoksa hayata geçiriyor musunuz?

(Not: cinsel fantezi tabii ki)
0
benimkibu
(29.05.26)
normal birinin sahip olduğu herhangi bir düşünce anormal değildir. tamam diyen biri varsa yap geç abicim. düşünceni anormal buluyorsan kendini normal bulma. :(
0
klassno
(29.05.26)
Başkasına zarar veren bir şeyse sıkıntı
0
pembediken
(30.05.26)
@pembediken hayır hiç kimseye zarar veren veya herhangi birinin rızası dışında olabilecek bir şey değil tabii ki. sapık demedim, anormal dedim 😀
0
🌸benimkibu
(30.05.26)
Fantaziler illa hayata geçmek zorunda değil bazı şeyler hayal olarak kalabilir.
0
grimavi
(30.05.26)
Yaşanmamış hayal hastalık yapar.
O yüzden hepsi yaşansın diye sugar daddy lik kararı aldım. Yüzde 90 ı yaşanmıştı. Niye yüzde 100 olmasın ki
0
mezarlik
(30.05.26)
ben bunu psikoloğa sordum, içeriğini de anlatarak sordum, normal herkeste var böyle değişik fantaziler dedi.
0
trajikomix
(30.05.26)
Anormal sandığın şey muhtemelen çok normaldir
+2
kisa
(30.05.26)
ünlü bir psikiyartın kitabında. çok zengin bir yönetim kurulu başkanının toplantılarda kafasında masaya çıkıp tavuk gibi gıdaklama fantazisi olduğu yazıyordu. ona göre bu düşünce aşırı baskı altında sıkılan beynin bir kaçış metoduydu ve bunu bir defa yapsa aklından çıkacaktı. yap demiyorum ama çoğu fantazinin oluşma sebebi beynin saçmasapan kaçışlar üretmesi.
0
orpheus
(30.05.26)
ID denir buna. Seni gizli bilinçaltın bu, olsa da insanlar bunu söylemez.
0
mikahakkinen
(30.05.26)
testesteron diyoruz kanka biz ona. al bakalım bi östrojen hapı kalıyor mu o fanteziler.
-3
plastic_angel
(30.05.26)
fantezi zaten anormal olması gereken şeyler. türk dil kurumu sözlüğünde Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş olarak tanımlanmış, değişik olması gerekir yani. tabi sizin kastettiğiniz toplumsal normlara uymayan, yadırganacak, uç şeyler anlamında.

karşılıklı rıza ile yapılacak ve başkalarına zarar vermeyen her fantezi normaldir. kendinizi sapkın hissetmenize gerek yok. fanteziniz her ne ise çok şaşıracağımı sanmıyorum.
0
wilhelmwasmuss
(30.05.26)
(10)

Neden 2. gezi eylemleri tekrar olmuyor?

mertumursamaz
Neden 2. gezi eylemleri tekrar olmuyor?Gezi parkı olayları 28.05.2013.salı tarihinde başladı 3 ay 2 gün sürdü 30.08.2013.cuma tarihinde bitti.https://tr.wikipedia.org/wiki/Gezi_Park%C4%B1_olaylar%C4%B1Gezi parkı olayları olduğu tarihlerde gene akp iktidardaydı ama o zamanlar bugünkü kadar baskı, bug
Neden 2. gezi eylemleri tekrar olmuyor?

Gezi parkı olayları 28.05.2013.salı tarihinde başladı 3 ay 2 gün sürdü 30.08.2013.cuma tarihinde bitti.

tr.wikipedia.org

Gezi parkı olayları olduğu tarihlerde gene akp iktidardaydı ama o zamanlar bugünkü kadar baskı, bugünkü kadar haksız tutuklamalar, bugünkü kadar ağır bir barınma konut sorunu, bugünkü kadar ağır bir ekonomik kriz yoktu genede eylemler oldu o zamanlar ülkenin durumu şimdikine göre çok daha iyi olduğu halde eylemler oldu da şimdi şartlar o günkünden çok daha kötü olduğu halde neden eylemler olmuyor?

Eğer iktidarın seçimle gideceğine inananlar varsa dolmabahçe saat kulesini ucuza satıyorum alabilirler.

Çözüm atatürk ün bursa nutkudur

tr.wikipedia.org

çünkü bursa nutkunu nepalli gençler
gerçekleştirdiler ve iktidarı devirdiler

tr.wikipedia.org

ama tc gençlerinin bursa nutkunu gerçekleştiremeyecekleri nepalli gençler gibi olamayacakları çok net.
-1
mertumursamaz
(27.05.26)
lahanayı yerken kütür kütür sapına gelince meee'ledikleri için.

şimdi biz nasıl özgür özel'e güveneceğiz ki ? bundan 10-15 yıl önce kemal kılıçdaroğluna da güveniyorduk ?

Misal şimdi: uşak(memleketim olur kendisi) belediye başkanını atayan(?) adama neden güveneyim de canımı malımı tehlikeye atayım ? Çankaya belediye başkanını atayan adama ? neden güveneyim bu adama ?

Bu bir rant aktarımınından, refah aktarımından başka birşey değil. Özgür Özel milletine faydalı olmak istiyorsa gitsin eczacılığını yapsın, kendi sermayesi ile çocuk okutsun, evde yemek pişirip ihtiyaç duyana aş evi açsın. Hiçbir siyasetçi millete faydalı olma derdinde değil; milletin cebinden tam olarak silah zoruyla(bkz: vergi) aldıkları paranın nereye aktarılacağına karar vermenin peşinde. Başka birşey değil.

Artık halklar uyandı, Erdoğan'ın Allah'ıyla halkın Allah'ının aynı olmadığını da anladı; muhalefet denilen kitlenin de aslında muhalefet olmadığını da.

İnsanlık adına size önerebileceğim tek şey: milleti gaza getirerek canına malına zarar gelmesine neden olmamanız olabilir. Hepsi bu.
-5
mete kudur
(27.05.26)
Benim anlamadigim neden butun gosteriler, yuruyusler vs. genel merkezle veya meclisle sinirli kaliyor. Bence hedef direkt Ak Saray olmali. TBMM'yi kimsenin taktigi yok. Gercek bir etki isteniyorsa Ak Saray'a yurunmeli.
+7
Sour
(27.05.26)
bu işler dış güçlerin finansmanı ile olur.
osmanlı zamanı da böyleydi, gezi zamanı da.
halkın kollektif bilinç ile hareket edildiğini sanıyorsan fanusta yaşıyorsundur.

kurtuluş savaşında bile savaştan kaçanların sayısı, tarlasına girilmeden savaşmayan köylüleri unuttunuz sanırım.
-17
plastic_angel
(27.05.26)
Bu bayram günü bile kamu mallarına zarar verilen , kaos dolu günleri mi yad ediyorsun hala?

O gün eylem yapanlar bile su an bu resmi tatilde dinleniyor olabilirler. Dışarıdan fonlanan bir çok organizasyonun Türkiye üstünde bir etkisi yok artık.

Terör bile kendini tasfiye etti.
Batıdan destek yok çünkü. Trump'ta anladı. Onları İran a maşa olarak kullanmak istedi ise de o da olmadı.

Şu bayramda mangal başında eline kuşbaşı ile süslenen şişi al eline, gözünü kapa ve onları tek tek yerken, gelecek seçimleri düşün.
Seçimler varken eyleme ne gerek var?
Oy hakkını kullan . Bir oy bir oydur.

Gerçek ağaç sevgisi , bu düşündüğün kaosa varan şekilde değil. Şu olabilir :
i.hizliresim.com
Olumlama , enjoy, relax ne ararsan var.


Ve bu arada sosyal medyanın da zihinlerde daha neleri törpülediğini anlamalısın. Ben bahsetmeyeyim
-18
diyecevaplandı
(27.05.26)
bu duyuruyu dün gece gördüm. bilhassa yazmadım, çünkü bazılarının sazan.avi gibi gelip yalan yanlış bir şeyler döşeyeceklerini çok iyi biliyordum :))

öncelikle, feto & akp & tarikatlar & siyasal islam; bunların çok belirgin bir ortak noktası vardır: yalan ve iftira.

medya tarafından bütün gezi parkı süreci bu şekilde lanse edildi, hala da ödleri kopuyor, harıl harıl her yere yazılar döşüyorlar ki gerçekler unutturulsun.

onun için, okuduğunuz yazıları bu üstte belirttiğim "yalan ve iftira şebekesi"nin varlığını göz ardı etmeden okuyun, özellikle bugünlere yaşı yetmeyenler..

peki neydi bu iftiralar?

1- "kabataş'ta belden yukarısı çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 70-100 kişilik baş örtülü bacımızı dövdü, üzerine işedi, görüntüleri var bizzat ben izledim"

bakın bunu herhangi bir aktroll medya elemanı, yorumcu, mv'i vs demiyor. bizzat "dönemin başbakanı" kendisi diyor. peki ne oldu? görüntüler tabii ki yok. belirtilen saatte kabataş iskelesi görüntüleri çıktı herkes işinde gücünde. bunu iddia eden kadın da daha sonra bunun iftira olduğnu kabul etti :)

tr.wikipedia.org

2- "cami'de bira içtiler yalanı"

bu feto & akp ortaklığı ustalık eseri bir iftira, .......lik.

yine dönemin başbakanı ortaya böyle bir şey attı. bu arada sosyal medya bütün dünyada yükseliş döneminde, geziyle ilgili onlarca hatta yüzlerce video var. fakat 1 tane bile cami'de içki içildiğine dair görüntü bulamadılar.

peki ne yaptılar sonra?

zaman gazetesi (feto) elinde kola kutusu tutan bir gencin elindeki kolayı photoshopla bira yapıp, üzerine de flu-sansür haline getirip piyasaya sürdü. bütün yandaş medya organlarında "cami'de bira içtiler işte kanıtı" diye bu fotoğraf sürüldü. gencin hayatı alt üst oldu. yolda görenler yüzüne vs tükürdüler, halbuki olay külliyen yalandı.

o zaman daha büyük bir şerefsizlik söylim..

o dönemki dolmabahçe camii müezzinini bu yalana ortak etmeye çalıştılar. adam "din adamıyım, ben yalan söyleyemem, cami'de bira içildiğini görmedim" dedi. sonra ne mi oldu? adamı görev yerinden sürdüler :))

3- "polisimizi şehidd etillerr" yalanı.

olaylarda hayatını kaybeden polis için dönemin başbakanı çıktı anında bu açıklamayı yaptı.

olayın aslı, 20 saat üzeri aralıksız çalıştırılan polis, göstericileri kovalarken inşaatı süren alt geçite düşerek hayatını kaybediyor. "dönemin başbakanı"nın açıklamalarından hemen sonra mesai arkadaşları olayın aslını anlattılar her yere.

bak bunlar ilk anda aklıma gelenler. hepsini detaylarıyla hatırlıyorum. o zaman bütün medyanın nasıl kontrol altında olduğu (eylemler fonlanıyor ya hani çok enteresan ama bütün medya gezi aleyhine çalışıyor :)) ) bariz bir biçimde ortaya çıkmıştı.

sosyal medya aktroll örgütlenmesime ağırlık vermeleri de bu zamanlara denk gelir, çünkü gezi olaylarıyla birlikte tv dönemi resmen bitmişti.

sorunun cevabını da yazacağım tekrar, ama bu mesaj, üstümdeki mesajların gerçekliği hakkında insanlara bir fikir verebilir umarım.. çünkü burada bile seküler bir hayat yaşıyormuş gibi duyurular açıp-cevaplayıp ancak bana özelden "erdoğan adını duyunca bile çıldırıyorsunuz di mi.." diye cevap atan troller var..

ona göre ölçüp biçip tartıp değerlendirin cevapları vs..
+19
makbur
(27.05.26)
Ağzınıza sağlık, sabah yazacaktım ben de yazılanları görüp bir tarafımla gülerek uzaklaşmıştım.
Sizinkilere ek olarak: küçücük bir çocuğun ölümü üzerine meydanda annesini yuhalatan dönemin başbakanı bir de, emri ben verdim beeen diye böğürmüştü. Bakmayın siz burada çok utangaç akpli var, geçen bi güneş kremi sorusunda ifşa olanlar olmuştu bir kaç tane…
+5
ekimoloji
(27.05.26)
Gezi oldu da noldu? Öndersiz ve ideolojisiz ve en önemlisi istediğini alana kadar düşünebileceğin her anlamda pes etmeyecek ve her şeyi göze almış bir kitle olmadan hangi tarih yazılmış? Adamın kendi kitlesi her şeyi göze alıyor, çünkü karşısındakini çözmüş bu göt korkusunu 50 km öteden yayıyor muhaliflerin %70'i. Sanki Özel çağırsa ve oraya ölümü göze alarak gitse arkasından sonuna kadar gidecek milyonlar var... Hatırlayan var mıdır bilmiyorum, gezi zamanı Erdoğan'la görüştükten sonra küçük sembolik bir grup olarak (gönüllülük bağlamında) Gezi'de kalma önerisi gelmişti Taksim Dayanışması'nın bir grubundan. Meali: yem olmak için kalmak isteyen var mı; biz eve gitmek istiyoruz.

Gidip kafasına plastik mermi, suratının tam ortasına biber gazı sıkan adama yaltaklanan kitleyle nerde ne değişmiş? Hala boykot diyen var ya, pesss. Yani yine evden oturacağın bir "eylem" planı yapsın muhalefet.
0
nefertarii
(28.05.26)
Gezi parkından bu yana çok şey değişti. İktidarın gücü çok daha konsolide, gündemi istediği gibi yönlendirme ya da bulandırma kabiliyeti çok daha derin.

O yüzden sokağa çıkmanın maliyeti yüksek, getirisi ise kuşkulu.

Bunun bir kısmı mevcut sistemin hemen herkesi hızlıca içeri atabilecek altyapısının olmasının yanı sıra, bunun çeşitli şekillerde insanların gözüne de sokulmuş olması ile alakalı bence. Bir Youtube videosunda geçen bir sözden ötürü, sosyal medyadaki bir yoruma istinaden gözaltına alınan ve tutuklu yargılanan bir sürü insan oldu. Şarkı sözüne, giydiklerine, fotoğraflarına vb. istinaden tutuklanmaktan dönenler ha keza...

İşin getiri kısmında ise bir protestonun iktidara geri adım attırması için onun üzerinde belli bir maliyet yaratması lazım: ülkede partiler arası oy geçişi çok düşük olduğu için AKP'nin CHPli (Ya da genel olarak muhalif) kalabalığa bakıp "Oy kaybediyoruz, bir oturup düşünelim" demeyeceği aşikar. Ülkenin Avrupa Birliği gibi bir hedefi de yok ve uluslararası iklim de farklı; yani protestolara istinaden demokrasi çağrısı yapacak, iktidara siyasi baskı kuracak bir AB de yok. Benzer şekilde yine iktidar üzerinde etkili olacak bir işveren örgütü (Tüsiad) ya da başka bir sivil toplum kuruluşu da yok.
0
salihdt
(28.05.26)
gezi çok fazla şey öğrettiği gibi karşı tarafta çok fazla şey öğrendi.
zor o işler artık. saraya yürümek falan diyen arkadaş buyur önden..
+1
jamswety
(29.05.26)
Bu sosyologların alanı ama durum çok net. Bizim gibi demokrasinin oturmadığı, cumhuriyeti bile bazı elitler sayesinde almış bir toplumda, kötü travmatik olaylar tekrar tekrar olmaz. Osmanlı döneminden şu zamana kadar, ülke belli elitler tarafından yönetilmiştir. Genelde halk hareketleri sert bir şekilde bastırılıp susturulmuştur. 1980 siyasi olayları askeri darbe olmadan toplum çatışması ile sonuçlansaydı, daha oturmuş bir demokrasi olurduk. Her hareket devlet tarafından sert şekilde bastırılıp kötü propagandayla yönetilince toplum içine kapanmıştır. 2. Gezi olaylarının ana aktörleri x ve y kuşağıydı. Şu an top z kuşağında. Onların karakterleri ve tepkileri daha farklı olacaktır. O sebepten 2. Bir gezi olmaz. Farklı şeyler olur.
+1
mikahakkinen
(29.05.26)
(7)

bayramda müzeler kalabalık olur mu?

matilda
müze gezmeyi çok seven biri olarak henüz beylerbeyi sarayına, yıldız sarayına da gitmedim. diyorum ki hazır bayram tatilindeyken beylerbeyi sarayı, yıldız sarayı, saray koleksiyonları müzesi, topkapı sarayı (yeni yerler açılmış), yere batan sarnıcını gezeyim. ama bayramlarda normalden kalabalık olur
müze gezmeyi çok seven biri olarak henüz beylerbeyi sarayına, yıldız sarayına da gitmedim.
diyorum ki hazır bayram tatilindeyken beylerbeyi sarayı, yıldız sarayı, saray koleksiyonları müzesi, topkapı sarayı (yeni yerler açılmış), yere batan sarnıcını gezeyim.
ama bayramlarda normalden kalabalık olur mu yoksa insanlar ne işimiz var bayramda müzede der mi? deneyiminiz ya da gözleminiz varsa yazar mısınız?
0
matilda
(26.05.26)
Herkes köyüne gitti hocam gitmeyenler de müzeye gitmez, kalabalık olmaz yani.
0
kizil karga
(26.05.26)
bayramda müze gezen çok olur. ama ramazan bayramındansa, kurban bayramı nispeten tercih edilebilir.
+1
lil siztah
(26.05.26)
normalden çok daha kalabalık olur.
artık herkes selfie, foto falan çekip story attığı için içerde geçirdiği süre de normalden daha fazla oldu. bu da ekstra kalabalık yaratacaktır.
0
plastic_angel
(26.05.26)
Cumartesi gününden beridir müze, cami geziyorum. Sabah ilk açıldığı saatler en güzel saatler oluyor. Galata Kulesi 8.30'da ilk çıkanlardan biriydim, neredeyse kimse yoktu gönlümce gezebildim. Aynı gün öğleden sonra Eminönü tarihi yarımada tarafı inanılmaz kalabalıktı, üç gibi gezimi sonlandırarak evime döndüm. Bugün yine Sakıp Sabancı müzesine gittim, hissedilir bir kalabalık vardı hem saat 12 gibi gittim (geç kaldım sayılır bence) hem de bugün ücretsiz giriş günüydü ondan kaynaklı olabilir.
Sabah saatlerinde giderseniz eminim daha rahat olacaktır. Ama onun dışında özellikle bayramlarda ulaşımın ücretsiz olduğu gerçeği de varken (ve bazılarında bayramdan dolayı ücretsiz giriş oluyor) az kalabalık olma ihtimali yok gibi bir şey.
Bahsettiğiniz sarayları bayramın ilk günü kapalı gibi okumuştum, onun dışında neredeyse hepsi ilk gün 13.30'da açılacak yazıyordu müzekart sitesinde.
Bir de saray koleksiyonları müzesine cumartesi gittim fakat almadılar, önemli biri ziyaret ediyordu sanırım her yer çevik kuvvetti.
Bir de en son şunu ekleyeyim, dün öğleden sonra yerebatan önünde inanılmaz bir kuyruk vardı.
+1
umutt
(26.05.26)
sorduğunuz yerlerden topkapı sarayı hariç keyif alabilmek için en geç 12-1'e kadar gezmeniz lazım, sabah gittiğim yerle öğlen-akşam gittiğim yer aynı değil desem yeridir. özellikle beylerbeyi sarayı için.
0
gule gule
(26.05.26)
bayramın birinci günü nispeten sakin olsa da diğer günleri kalabalık olur.

benim ev beylerbeyi sarayının dibinde. normal günde bile kapısında kuyruk görüyorum. bayram günü kalabalığını tahmin bile edemem.
0
yurtsuz john
(26.05.26)
Bayramda kapalı olanlar var. Kontrol edip gidin hüsrana uğramayın.
0
beetlejuice
(27.05.26)
(5)

Su Arıtma Sistemleri

alaimisema
Ailemin bir köy evi var. Suları aşırı kireçli ve gerçekten her şeyi zamanla kullanılamaz hale getiriyor. Bu köy evine direkt saatten olan su arıtma cihazlarından taktırsak nasıl olur bunu deneyen kullanan var mı? Müstakil bir ev kendi saati bahçede ev dışında. Su saatinden takılan arıtmalar kullanış
Ailemin bir köy evi var. Suları aşırı kireçli ve gerçekten her şeyi zamanla kullanılamaz hale getiriyor. Bu köy evine direkt saatten olan su arıtma cihazlarından taktırsak nasıl olur bunu deneyen kullanan var mı? Müstakil bir ev kendi saati bahçede ev dışında. Su saatinden takılan arıtmalar kullanışlı mı? İyileri aşırı pahalı mı? Bilen aydınlatırsa sevinirim.
0
alaimisema
(25.05.26)
Olur tabii ama periyodik olarak filtrelerinin değişmesi, soğuk bir yer ise soğuktan ve direkt güneşten korunması lazım (muhafazalı bir kutu vs.). Bir de bir miktar basıncı düşüreceği için en sağlıklısı sayaçtan sonra arıtılmış suyun bir depoda biriktirilip hidroforla eve gönderilmesi ya da depo olmasa da bir su motoru ile basıncının yükseltilmesi iyi olur.
0
orient blue
(25.05.26)
türkiyenin birçok yerinde sular bu şekilde. ortadoğuda yaşamanın bir diğer maliyeti.

ben hem su saatine mıknatıslı zımbırtıdan hem de duş musluğunun altına philips arıtıcı taktım, gram fayda etmedi. duşakabin ve yerler bembeyaz. ucuz da değil bu ürünler. para boşa gitti.

instagramda youtubeda gördüğünüz hiçbir içeriğe de inanmayın. hepsi etkileşim kasmak için benzer içerikleri kopyalıyorlar.
-1
plastic_angel
(25.05.26)
Saatten değil de kasalı olanlar iş görür
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.05.26)
Ben de düşünüyorum da şu hepsindeki plastikler mikroplastikler vs derken beni vazgeçirtiyor.
0
mehmetakar
(25.05.26)
Aura cebilio çn
0
benaslindayohum
(26.05.26)
(13)

Türkiye'nin En Popüler Yerleri web sitesi

beyinter
şöyle bir site yaptım.https://mycity.yds.today/görüşlerinizi alabilir miyiz?
şöyle bir site yaptım.
mycity.yds.today

görüşlerinizi alabilir miyiz?
-1
beyinter
(24.05.26)
another ai slop.
migros çıkıyor bir şehrin en popüler yeri olarak.
biraz benchmarking yap.
0
plastic_angel
(24.05.26)
hangi şehir için migros çıkıyor acaba, elimden geldiğince manuel güncellemeye çalıştım.
0
🌸beyinter
(24.05.26)
Otobüs terminali, avm, havalimanı.
Görüşüm negatif yani. Kullandığı dataya bence değmiyor.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
uygulama en turistik mekanlardan ziyade en popüler mekanları listeliyor.
milletimiz için en popüler yerler avm veya otobüs terminali :)
-1
🌸beyinter
(24.05.26)
Ben beğendim. Eline sağlık.
0
Mirket
(24.05.26)
beğendim
0
herzan
(24.05.26)
Küçük bir fotoğraf da eklenebilir mi o yerle ilgili?
Amaca uygun olur mu bilmiyorum ama ufak bir fikir edinir listeye bakan kişi.
0
egerbiryolcu
(24.05.26)
Manisa bakıyorum İzmir çıkıyor sonuçlarda bir sürü. Gene karşımıza otobüs terminali geliyor. Kaçamiyoruz terminalden.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
fikir super, ama pratikte cok daha gelistirilmesi lazim iyi bir arac olmasi icin. kataloglamakla baslanabilir.
0
gule gule
(25.05.26)
Çok iyi bildiğim birkaç küçük şehir için arama yaptım güzel sonuçlar verdi.
0
kizil karga
(25.05.26)
kütahya için baktım 88 km uzaktaki afyon avm dedi. pek doğru olmayan sonuçlar verdi.
biraz geliştirme gerekiyor ama beğendim, fikri ve siteyide
0
basond
(25.05.26)
pratik güzel
mycity.yds.today
burada yemek doğa vs. filtresi çalışmadı
bir de google puanına göre sıralama yaptırırsan daha pratik olur
0
mantık
(25.05.26)
arama sıralamasında ilin isminin yanında plakası yazıyor. ama arama yerine sayıyı yazdığımda şehri bulmuyor. bence eklenebilir
0
hakmut
(25.05.26)
(10)

Macbook pro için mouse tavsiyesi

titanic kemancısı
Apple magic mouse hakkında yorumlar çok iyi değil ve fiyatını hak etmediğine dair yorumlar var. Özellikle şarj edilirken kullanılamaması gibi bir şeyler de okudum. Logitech in Mac için özel bir mouse u varmış ama o da çok pahalı; illa 5-7 k bandında bir mouse mu almak gerekiyor? Ne almam gerekiyor y
Apple magic mouse hakkında yorumlar çok iyi değil ve fiyatını hak etmediğine dair yorumlar var. Özellikle şarj edilirken kullanılamaması gibi bir şeyler de okudum. Logitech in Mac için özel bir mouse u varmış ama o da çok pahalı; illa 5-7 k bandında bir mouse mu almak gerekiyor? Ne almam gerekiyor ya da tavsiyeniz ne yönde olur? İlk defa Mac kullanıyorum detay kırpma vs işler için lazım oldu. Yardım ve yorumlarınız için teşekkür ederim şimdiden.
0
titanic kemancısı
(20.05.26)
Magic Mouse’un pili bitmiyor, trackpad’in de öyle. O yüzden şarj olurken kullanamamak problem olmaz bence. Bu arada MacBook’un kendi trackpadi zaten mükemmel olduğu için bence haricen mouse’a gerek yok ama sizin bileceğiniz iş tabii.
Bence Apple’dan şaşmamak lazım. Pahalı derseniz logitech falan klasik bir mouse, kırpma isleri için yeterli bana kalırsa.
+1
orient blue
(20.05.26)
Trackpad varken mouse gereksiz +1 ama illa oyun yazılım için vs gerek varsa logitech'in mx serisi Mac ile uyumlu olanlardan seçin.
+2
Mcfly
(20.05.26)
f/p: A4 tech
kalite ve uzun ömür: Logitech mx master

ek olarak şunu söylemeye geldim: ücretsiz indirebileceğiniz 'mac mouse fix' uygulaması ile mac'te mouse verimi inanılmaz artıyor.
+1
suicmeyenadam
(21.05.26)
Logitech MX Master 3S

UI&UX designer arkadaşım bunu kullanıyor.

Logitech MX Anywhere 3S

bu da daha minik, kolay taşınır.

ben grafik&motion designerım; photoshop, illustrator, after effects, figma, rive vs. kullanıyorum ve mouse kullanmıyorum. macbook'un trackpad'i gayet yeterli oluyor.
+1
art cat chocolate
(21.05.26)
windowslu bilgisayarlarda kullandığınız farelerin %99.99'u Mac'te de aynı şekilde çalışır. mac'e özel fare diye bir şey yok. sol tık sağ tık ortada tekerlek. 150 liralık fareyle de aynı işi yaparsınız. Windows'ta kaç liralık fare alıyorsanız, gidin o fareyi alın. bluetoothlu alsanız sanki daha iyi. mesela benim macbook'ta toplam 2 usb portu var. birine şarj bağlıyorum. bir tane usb portumu da fareye vermeyeyim.
+2
co2s2
(21.05.26)
philips spk7448 kullanıyorum, 400 lira falan bluetooth üzerinden bağlantı olması yeterliydi benim için.
+1
prezarlatif
(21.05.26)
Logitech bu işin en iyilerinden tabii, bunu asla göz ardı edemeyiz. Ben microsoft donanımlarını da çok beğeniyorum. Ancak Logi MX serisine kıyasla daha bütçe dostu ve bir o kadar da kaliteli bir mouse önermeye geldim:
HP 480 Comfort Bluetooth

Hem ergonomi açısından çok iyi, ele tam oturuyor, hem de bluetooth ile bağlandığın için macbook'un sınırlı sayıda olan USB girişlerini bir dongle ile kapatmamış oluyorsun. Ayrıca 3 farklı cihaza bluetooth ile bağlanabildiğin için ben iş bilgisayarı, şahsi PC'm ve macbookta tek mouse kullanıyorum. Altındaki tuşla da cihazlar arası geçiş yapabiliyorsun ve anında geçiyor. Tekrar bağlantı vs. yok yani.

Sevdiğim iki ek özelliği daha var:
1- Scroll tekerini sağa sola tıklayarak yatayda da scroll yapabiliyorsun. Özellikle Excel'de bulunmaz nimet.
2- Tabii ki olmazsa olmaz ileri/geri tuşları. Bunlarla web sayfasında ya da windows gezgininde ya da mac os Finder'da önceki/sonraki sayfaya gidebiliyorsun.
+1
himmet dayi
(21.05.26)
yine kimse kullanmadığı mouseları önermiş.

Logitech MX Master 3S alırsan hayatının hatasını yaparsın.
0
plastic_angel
(21.05.26)
Magic mouse için fare kullanım alışkanlığınızı değiştirmeniz lazım. Farklı şekilde tutmanız gerekiyor, eliniz terleyince fare üzerindeki cam alanda kaymıyor vs.

Ben sürekli scroll tekerleğini bozuyordum, o yüzden Magic Mouse edindim ama kullanamıyorum. Tutuş ergonomisi çok kötü. Yoksa kırk yılın başı şarjı bitiyor, kısa bir süre şarja takıyorsunuz kullanmaya devam ediyorsunuz. Şarjla ilgili bir sorun yaşamazsınız.

Ama tutuşu, kavrayışı tam bir felaket. Aynı paraya 200 liralık 15 tane fare scrollu bozardım daha iyiydi. Mac'te farenin ekrandaki hareketi de bir saçma, Windows'taki kadar akıcı hissettirmiyor bir türlü. Tamamen trackpad'e göre ayarlamışlar gibi. Ücretsiz araçları denemekte fayda var. Ben mos kullanıyorum.

Bluetooth fareler deneyebilirsiniz. Ben ucuza Microsoft'un faresini almıştım, 2-3 ay sonra scroll tekeri bozuldu ama onun dışında çok iyi iş gördü. (Makale vs. derken çok sayfa kaydırıyorum ondan bozuluyor tekerler.)
0
throw down the sword
(21.05.26)
Kullandığım fareyi önereyim: Logitech MX Master 3S. Bütçe yeterliyse Logitech MX Master 4 de düşünebilirsiniz. Ancak ikisi de oldukça pahalı fareler, fareyi kullanırken para kazanmıyorsanız bence fazla.

Yerinizde olsam, haricen bir fare satın almak yerine Magic Trackpad alırdım. Trackpad bence fareden her şekilde çok daha iyi bir cihaz. Magic Trackpad çok pahalı, Logitech MX Master 3S işimi görür diye düşündüm ancak hata yapmışım, devamında Magic Trackpad almak zorunda kaldım.
0
10551037
(22.05.26)
(14)

parol'den önce vardı (ağrı kesici)

biseysorcaktim
parol artık çok yaygın kullanılıyor. çocukluğumda bu yoktu. aspirin, vermidon ya da majezik biliyorum ben çocukluğumda "ağrı kesici" deyince."aspirin, ufak ağrılarda kullanılır ve zararsızdır.vermidon, aspirinin yetmediği zamanlarda kullanılabilir reçetesiz alınabilir. majezik ise daha ağır ağrılard
parol artık çok yaygın kullanılıyor. çocukluğumda bu yoktu. aspirin, vermidon ya da majezik biliyorum ben çocukluğumda "ağrı kesici" deyince.

"aspirin, ufak ağrılarda kullanılır ve zararsızdır.
vermidon, aspirinin yetmediği zamanlarda kullanılabilir reçetesiz alınabilir.
majezik ise daha ağır ağrılarda kullanılır, ufak bir başağrısında kullanılmaz, şiddetli ağrıda kullanılır" şeklinde bir çocukluk bilgim var.

bu dediklerim doğru mu, yoksa basit bir şekilde hatalı mı biliyorum?
parol, vermidon'un yerine geldi gibime geliyor.

ben yıllardır vermidon kullanan duymadım görmedim.

ağrı kesici deyince ne geliyor aklınıza? eskiden ne geliyordu?
0
biseysorcaktim
(18.05.26)
Biz ağrı kesici olarak hep mesulid kullanıyorduk. Sonra piyasadan toplatıldı zararlı birşey varmış sanırım içinde.
0
nuevo
(18.05.26)
Gripin ve aspirin geliyor benim de aklıma.
0
sekizdokuzon
(18.05.26)
parol, vermidon, minoset, tylol, gripin ayni etken maddeli ilaclar, hepsi parasetamol, ayni ilac aslinda.
+3
sirius
(18.05.26)
Ağrı kesiciler mide ve bağırsak sistemi için sanılandan çok daha zararlıdır.
Parasetemoller nispeten zararsızdır da bunları da alkol eşliğinde almadan önce yedek karaciğer edinmekte fayda var.

diye bir bilgi var bende. Ne derece doğrudur, bilemem.
0
Mirket
(18.05.26)
panalgine, novalgine
+2
matilda
(18.05.26)
Ben küçükken bol bol aspirin ve novalgine görüyordum. Şu an parol, çok zorda kalırsam arveles kullanıyorum.
0
ekimoloji
(18.05.26)
matilda +1

çocukken -90'larda- başım ağrıyınca bu haplardan birini alıyordum.
0
yurtsuz john
(18.05.26)
geralgine k olabilir
0
false pretension
(18.05.26)
bir dönem apranax da çok popülerdir, yerini arveles'e bıraktı çevremde
+1
gadlemler
(18.05.26)
eskiden aspirin, vermidon. şu an parol, aferin.
+1
late viper
(18.05.26)
2000lerde vermidon satılırdı, o içilirdi.
ilaç şirketleri hangi ilacı pazarlarsa onu kullanıyoruz. kimsenin bir bilgisi falan yok ilaçlarla ilgili. covid öncesi paracetamol desen birinin suratına o ne element mi derdi.
+1
plastic_angel
(18.05.26)
bir de optalidon vardı, 40 yaş üstü bilir ancak. pembe minik drajeler.

hatta cebinde taşıyabilmen için dört tane draje alan küçük, yuvarlak, pembe, süper şirin kutuları vardı.

d38vousazc6cao.cloudfront.net
d38vousazc6cao.cloudfront.net
+1
kibritsuyu
(18.05.26)
Ben küçükken evde apranax olurdu. Ben şimdi brufen kullanıyorum. Benim ağrılara en iyi ibuprofen geliyor.
0
peki madem
(19.05.26)
Eskiden Aspirin ve Gripin (Daha başka ilaçlar da var mıydı, Hatırlamıyorum) bakkallarda satılırdı. Bazı bakkallar kutuyu açıp taneyle satardı Aspirini.

Afyonda engelli bir adam vardı. Meydandaki parkta ve parka yakın kahvehanelerde dolaşarak , şimdilerde kağıt mendil, tükenmez kalem satanlar gibi Gripin satardı.
0
Mirket
(19.05.26)
(11)

Araç camından kül atmak

Teran
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
-5
Teran
(16.05.26)
hiç atmasan daha iyi ama kötünün iyisi diyelim.
-1
jelly bear
(16.05.26)
Tabi ki en güzeli arabada kültablası bulundurup tamamını ona atmak ama sizin yaptığınız da ülke standartlarının gayet üstünde. araba camından pet şişe, bisküvi ambalajı hatta boklu bebek bezi fırlatanlara şahit oluyoruz.
+1
faberkastelli
(16.05.26)
memleket şartlarında gayet makul. jelatini açıp tepesindeki folyoyu yırtıp atan, en sonunda da izmariti dışarı atan insanlar var. siz onların yanında cennetliksiniz.
0
exlibris
(16.05.26)
Bireysel olarak bakınca önemsiz gibi görünüyor ama binlerce milyonlarca insan aynı şeyi yapınca yekünde bu da bir çevre kirliliği.
+1
kizil karga
(16.05.26)
arabanın içine küçük çöp torbalarından koyar onun içine ne varsa boşaltırsın. sen sadece kül diye atarsın, başkası da elma yer zaten organik bu diye atar, bir başkası zaten geri dönüşümcüler topluyor diye içtiği bira kola kutusunu atar. çöp atmayı normalleştirerek olmaz. çevre kirliği böyle oluşuyor.
+3
malheiros
(16.05.26)
acunun jetinin kalkış sırasında çıkardığı emisyon senin 100 yılda sokağa attığın izmaritten daha fazla çevre zararı veriyor. takma çok fazla.
-5
plastic_angel
(16.05.26)
Acun'un jeti argümanı Starbucks'ta kağıt pipet kullanıldığında işe yarayan bir argüman, kişisel olarak çevreye verilen zararlarda bu tip argümanlar çok salakça kabul edilir ve ciddiye alınmaz genelde, o zaman Acun'un Survivor yarışmacıları çevreye daha çok sıçıyor benim bireysel olarak sıçmam sorun olmaz deyip davar gibi yolun ortasına sıçalım madem.
+2
kizil karga
(16.05.26)
senin evine misafir geldiğinde evde osurup osurup gidiyor işte bu normali. senin camdan dışarıya genirmen misafirin yaptığıyla eş değer. eğer misafir senin evine gelip, odalara küçük küçük sıçarsa; işte senin kül atmana eş değer bir durum.

dünyanın zaten içine sıçıyoruz, sen daha da fazla sıçıyorsun.
-2
mikahakkinen
(16.05.26)
Mutlaka bir şeyleri sokağa mı atmak lazım; hepsini çöpe atsan olmuyor mu?
+2
rock n roll
(16.05.26)
düşük ihtimal olsa da yangın çıkarma riski var köz atmanın
+2
mezzosprite
(16.05.26)
late viper
(17.05.26)
(13)

istifa etmeli miyim?

estimated time left
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.

her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar sürekli olumlu feedback alıyordum. bugün yaptığımız birebirde sana kötü haberlerim var diyerek konuya başladı. gidişattan çok memnun kalmadıklarını, çalışmak istedikleri kişinin daha farklı olduğunu ya da daha farklı şekilde çalışmasını beklediklerini söyledi. sonraki feedbacke kadar kendimi kanıtlamam gerektiğine dair başka şeyler de ekledi.

benim tecrübeme göre istifa etmeliyim. bana göre feedback toplantıları bu şekilde yapılmaz, bu konuşma tamamen işten çıkarma konuşması gibiydi. istifa etmesem ve gerçekten beklentilerini karşıladığım durumu düşünürsek 2 hafta sonra devam etmek benim için zor olacak. sizin yorumunuz nedir?
📊 istifa etmeli miyim?
evet %25.9 (7)
hayır en azından 2 hafta daha çalış %74.1 (20)
0
estimated time left
(07.05.26)
senaryo anlattığın gibiyse gidişattan memnun kalmadık diye birşey olamaz. KPI'larını gösterir bak burda eksiğin var, bunu kapatmak için bunları yapmamız gerekiyor falan demesi lazım. sikerler öyle işi. çıkarmak isterlerse tazminatını almadan çıkma. iş bulmak her zamankinden daha zor şu an.
0
plastic_angel
(07.05.26)
Et gitsin ya sokayım böyle dünyaya zaten sıkışırsan toplarız aramızda. İsyan ulan
-5
gobekliraki
(07.05.26)
iş bulmadan istifa etme, inceden başla iş başvurularına, görüşmelere.
0
selam
(07.05.26)
Sen niye istifa ediyorsun. Onlar kovsun.
Oh valla hem ise al hem de hiçbir sey vermeden üc bes lafla yolla.
-1
Purple life
(07.05.26)
2 ay önce başlamışsın. neden istifa ediyorsun, onlar kovsun laf mı şimdi? istifa et tabii ki. Kovunca bir kazancı mı var deneme süresinde? Deneme süresi dolmadan kovacaklar. Sonra bir referans ya da neden ayrıldın sorusu olunca istifa ettim demek başka işten çıkarıldım demek, en kötüsü şirketten birisinin işten çıkarttık demesi olur.
0
gabe h coud
(07.05.26)
o başka kişide ya da çalışma biçiminde görmek istedikleri farkları belirtmedi mi?
istifa etmeyin, enseyi de karartmayın. iki hafta iki haftadır; bekleyip görün derim.
0
lil siztah
(07.05.26)
bu durum tamamen seninle ilgili. farkli yerlerden is teklifleri alabileceksen sizinle calismaktan memnun degilim der istifayi basar cikarsin ama isten ciktiginda basinda bin turlu finansal kriz belirecekse kapitalist duzene ayak uydurmaya bakmalisin.

insan su misali icinde bulundugu duruma gore sekil alir. bence sen de oyle yap.
0
johnnie w lker
(07.05.26)
istifa etme ama is aramaya basla.
buyuk ihtimal yakinda kovulacaksin.
0
cooperr
(07.05.26)
iş aramadan kesinlikle istifa etme.
acilen iş bul.
tüm yakınlarına haber sal.
cv'ni düzenle.
bol şans!
0
rain when i die
(08.05.26)
Normal şartlarda 2 aylık bir çalışana 5 günlük yüz yüze çalışma sonrası bu denli sert bir pivot yapılması, kararın aslında o 5 gün içinde verildiğini gösteriyor.

Gerçek bir performans geliştirme süreci, somut hedefler ve bir yol haritası listesiyle gelir. Ucu açık, beklediğimiz kişi değilsin gibi ifadeler genellikle teknik beceriden ziyade kafaların uyuşmadığını gösteriyor.

Eğer maddi olarak sizi çok zorlamayacaksa, bir sonraki feedback toplantısını beklemeyin derim. Yöneticine gidip; 'Son görüşmemizden sonra beklentiler ve mevcut durum arasındaki farkın, kısa sürede kapanmayacak kadar yapısal olduğunu anladım. Şirket kültürüne ve beklentilere tam uyum sağlayamayacağımı hissettiğim bir noktada, her iki tarafın da vaktini çalmamak adına deneme süreci içerisinde istifamı sunmak istiyorum' diyerek profesyonel bir çıkış yapabilirsin. Bu biraz da sizin duruşunuzu gösterir.
+1
galahad reloaded
(08.05.26)
İstifa etme. İş ara. bulunca edersin.
Deneme süresi iki ay olmalı. Bu süre dolmadıysa ve küçülmeye gideceklerse gözden çıkartmış olabilirler ve yolunu yapıyor olabilirler.
Neden olumsuz geri bildirim verdiklerini anlamaya çalış. Bir sonraki işinde sana faydası olabilir.
0
burfak
(08.05.26)
deneme süreci iş kanununa göre 6 ay değil 2 ay. sözleşmede 6 ay yazsa da farketmez.

genelde firmalar 2 ay, 6 ay , 12 ay şeklinde çıkarmalar yapiyorlar. performans diyolar da aslında olay sizin haklarınız.

muhtemelen devam edecekseniz de 6 ay 12 ay civarı çıkarırlar sizi. iş arayın.
0
kveldulv
(08.05.26)
Bizde böyle iki kızla olay oldu hatta birinin çıkışı verilecekti biraz beklendi, ikisi de şimdi şirketin en çalışkan insanları sadece toparlamadı çalışkanlıklarıyla olanları unutturdular hatta biri terfi de aldı, işine odaklan kendine 6 aylık hızlı Gonzales süresi tanı ve sıkı çalış, hiç bir şeye hayır deme ve işini temiz yap, uyumlu ol, bu zamanda iş bulmak zor, çıkıp aramak çok zahmetli.
0
Teran
(08.05.26)
(8)

doktora ne hediye alınır

Sadece soruyorum
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer. gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer.

gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
-1
Sadece soruyorum
(06.05.26)
lokum/baklava diyorum.
+1
elorelia
(06.05.26)
Şahsen tanımadığınız kişiye kıyafet gibi kişisel şeyler almak hem risk hem de gereksiz. Güzel bir kutu çikolata yaptırırsanız daha hoş olur. Kendisi yemese bile ikram edeceği kişiler vardır.
+3
ekimoloji
(06.05.26)
Biz ameliyat sonrası yapmıştık. Bölümdeki çalışan doktorlar ve hemşireler için ağam'dan baklava, doktor için de divan'dan çikolata almıştık.
-1
logisticsmanager
(06.05.26)
son model crocs aldım ben geçen hafta 4500 tlye.
değiştirme kartı da koydum.
0
plastic_angel
(06.05.26)
gabe h coud
(06.05.26)
Olm ne çeşit insansınız birisi aldığı yerin adını yazmış bak pahalıdan aldım demek için diğeri ben daha zenginim diye link vermiş.
Doktora ne hediyesi onu da anlamadım da a101-bim hediye çeki diyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
doktor eşiyim.

dövmeyin veya küfür etmeyin yeterli. onların işi o, güler yüzle teşekkür ve allah razı olsun yeterli oluyor.
0
galahad reloaded
(06.05.26)
Değişim kartı ile birlikte erkek ise gömlek kadın ise ipek fular. Beğenmezse hoşuna giden başka ürün alır.
0
Aydan Dustum
(06.05.26)
(32)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
(4)

Kartal'da nerede kalınır?

suicmeyenadam
selamlar. kartal lütfi kırdar şehir hastanesinde çalışacak er kişi için hastaneye ulaşımı kolay, 1+1 eşyalı kiralık daire ihtiyacı mevcut. ilgili er kişi kartal hakkında hiçbir şey bilmiyor, bütçesi 50k ile sınırlı, otomobili yok ve kişniş yiyince tadını sabun gibi alıyor.duyurunun insanıbol istanbu
selamlar.

kartal lütfi kırdar şehir hastanesinde çalışacak er kişi için hastaneye ulaşımı kolay, 1+1 eşyalı kiralık daire ihtiyacı mevcut. ilgili er kişi kartal hakkında hiçbir şey bilmiyor, bütçesi 50k ile sınırlı, otomobili yok ve kişniş yiyince tadını sabun gibi alıyor.

duyurunun insanıbol istanbul gurmelerine sesleniyorum, nerelere bakayım dostlar? mahalle, semt, site ismi ya da şuralardan uzak dur çizerler kestaneyi gibilerinden anahtar bilgilere ihtiyacım var.

duyuruyu yenileye yenileye bekliyicem kıymetli cevaplarınızı. hanemize şimdiden hayırlı olsun.
0
suicmeyenadam
(03.05.26)
kartaldan uzak dur:d yurume messfesi yerlere bakabilir hicbiri olumcul degil cok muhtesem de degil. ben o bolgenin rezidanslarini sevmiyorum resmen iklimi bozan bi yapilasma. kartalin cevizlisisini bi turlayabilir. çinar caddesibolgenin cazibe merkezidir kucuk sehirden gelenler sever çarşı gibi bi yer. benim cevizlidedikkat edecegim en onemli sey evin camiye uzakligi olur cunku ezan sesi ust duzey. diger dikkat edilecek sey hastanenin cok da dibinde olmamak orada da ambulans ses ve isiklari evin konforunu kacirtabilir. kartal ici otobus verimsizdir minibus kullanirsa kullanir arabasiz oldugu icin atalar diyemedim ama genel olara kartalin iyi ilceleri kordonboyu>petrolis>atalar>cevizli>esentepe derdim yine benim icin bulundugu sokak bile fark eder. petroliste yasayan biri cevizlide kultur soku yasayabilir. kisi kadin olsaydi cevizliyi listeye eklemezdim ama kentsel donusumler biraz ortalamaya getirdi. yazarken dusundukce su sonuca vardim mesafeyi goze alirsa(15dk) atalarda esenkent, esentepe minibusunun gectigi lokasyonu tercih ederdim
ek olarak soganlik yakacik bolgelerine cok uzagim degerlendirme disidir.
0
ala09
(03.05.26)
Uplife Park.
Kartal metroya yürüme mesafesinde, e5 üstünde. Güzel site.
3 yıl yaşadım. Yakın arkadaşım, kız 7-8 yıl tek başına yaşadı.
Öncelikle buraya bi gidip bakın.

Kartal, hastane-adliye-soğanlık durakları çevresinde benzer özelliklerde çok site var.
0
nickini vermek istemeyen uye
(03.05.26)
minibüs hatları üzerindeki evlere bakın.
mesela doğu caddesinde bu bütçede ev bulunabilir. hastaneye minibüsle 10 dk mesafede.
0
plastic_angel
(03.05.26)
uplife park (ve etrafı)
0
co2s2
(04.05.26)
(13)

Bu kadın sizce güzel-çekici mi?

64654942
Yorumlayalım. https://www.instagram.com/denizzaksoy/
Yorumlayalım. www.instagram.com
-4
64654942
(28.04.26)
ikisi de değil.
+1
yurtsuz john
(28.04.26)
fönsüz ve makyajsız hayal ettim midem bulandı.
-5
plastic_angel
(28.04.26)
Güzel, bakımlı vücut fit daha ne olsun.
Çekici olup olmadığına karar vermek için aynı ortamda olmak lazım.
0
duhan
(28.04.26)
Basketbol tutkunu olmasam vücudu çekici derim o kadar.
+1
kumandanim
(28.04.26)
Hos ve güzel.
Burdakilere kimseyi begendiremezsin.
-5
Purple life
(28.04.26)
Esmer seven için güzel
Açık tenli seven için güzel değil
+1
HellKeePer
(28.04.26)
6/10
Bok atamam ama oyle 'abii deli gibi arzuluyorum' da demem.
+1
duster
(28.04.26)
güzel'in zıttı değil, ama bana göre de değil.
insta olmadığından detaylı bakamıyorum fakat genel olarak bu tiplerin (kara kaş-göz, buğday ten+bronzer+smokey eyes+jilet gibi kaşlar ve saçlar) çok beğenildiğini biliyorum.
+1
lil siztah
(28.04.26)
Yüzü fazla kemikli vücut iyi.
0
anon1m
(28.04.26)
kız 6/10 sadece bakımlı, güzelik illüzyonunu yaratan bu.
0
orpheus
(28.04.26)
Bence güzel. Purple artı 1
0
Cezcez
(28.04.26)
guzel degil ama cekici. kendisinde "normal insan" cekiciligi var. yani artik normal insana, yuzune denk gelmek zor, herkes birbirine benziyor.
+1
Sour
(28.04.26)
makyaji, estetigi, pahali kiyafet ve aksesuarlari at = bagcilar konfeksiyon kizi.
0
buenosdias
(28.04.26)
(6)

15 gunluk bayram tatilini nasıl degerlendireyim

optimistbakunin
Merhaba,Kurban bayrami yani mayisin son haftasi ve onceki hafta yani 19 mayis haftasi dahil toplam neredeyse 15 gunluk bir iznim var. Bu sureyi balkanlarda gecireyim diyorum. Makedonyadan baslayip arnavutluk sirbistan vs gidip 3 4 ulke gezeyim diyorum. Kafamda tam rota veya plan yok. Sirt cantasi il
Merhaba,
Kurban bayrami yani mayisin son haftasi ve onceki hafta yani 19 mayis haftasi dahil toplam neredeyse 15 gunluk bir iznim var. Bu sureyi balkanlarda gecireyim diyorum. Makedonyadan baslayip arnavutluk sirbistan vs gidip 3 4 ulke gezeyim diyorum. Kafamda tam rota veya plan yok. Sirt cantasi ile hostellerde gocebe gibi takilacagim. Sizce nereye gideyim nasil yapayim ne yapayim?
Genc bekar erkek bordo pasaport, tek basina. Gecerli vize yok
0
optimistbakunin
(25.04.26)
Rota nasıl olur bilemiyorum, düşüncelerimi yazayım;

Vizesiz olarak Belgrad, Üsküp ve birkaç saatliğine Ohrid'i gördüm.

- Belgrad çok güzel bir şehir. İki defa gittim, ikisinde de çok güzel geçti. Her şeyiyle dört dörtlük bir şehir.
- Üsküp'de pek bir şey yok. Beni pek sarmadı. Tek güzel yanı Matka Kanyonu ki sırf bunun için bile gidilir.
- Ohrid'de Nisan ayında gitmiştim. Üsküp'e göre daha çok sevdim. Ortalıkta pek insan yoktu ama şehirde güzel izlenim edindim. Daha fazla vakit geçirmeyi isterdim, fırsatım yoktu. Mayıs ayıyla birlikte cıvıl cıvıl olur.



- Sırbistan'da Niş ile Novi Sad şehirlerini merak ediyorum. İki şehir için güzel yorumlar okudum.
- Saraybosna'ya gitmeyi çok isteyip, hem fırsatım olmadı hem sürekli vize aldığımdan öncellik vermedim.
- Sırbistan ile Kosova arasında büyük problem var. İki ülkeden birbirine geçemiyorsunuz sanırım. Detayları tam aklımda değil ama öyle bir şeyler var. Planı programı yaparken göz önünde bulundurmanızı, araştırmanızı tavsiye ederim.
+1
put it in your appropriate place
(25.04.26)
Üsküp
Manastir
Ohri
Tiran
Saraybosna
Novi Sad
Niş
Belgrad
Tekrar Üsküp
0
duster
(25.04.26)
@duster fena gozukmuyor. Peki sinirlardan otobusle ya da bla bla carla falan gecebilir miyim? Bir sorun yasar miyim nasil olur birinden digerine gecis? Ayrica esimini mi kullanayim her ulkenin
0
🌸optimistbakunin
(25.04.26)
vizesiz 2 hafta için daha uzak ülkelere giderdim ben olsam. japonya tayland veya güney amerika vs. balkanlar bana sıkıcı geliyor. türkiyenin laciverdi. bazı yerleri daha az gelişmiş hatta.
güney afrika falan da olabilir.

x.com

bu siteye bakın güzel fırsatlar var
0
jelly bear
(26.04.26)
eğer amaç instagram highlightslarına ülke bayraklarını koyup bakın ne kadar ülke gezdim demek değilse kesinlikle asyaya git. beyaz yakalı bir köle olarak bir daha hayatında yaşayamayacağın uzunlukta bir tatil.
0
plastic_angel
(26.04.26)
@jelly bear o sayfayi takip ediyorum ama uyan tarih yok. Mesela tayland git gel fiyatina balkanlarin tamamini cikaririm gibi maddi olarak.
@plastic_angel hocam biraz eksi vermelik ustun koru yazmissin eksi verdim haberin olsun
0
🌸optimistbakunin
(27.04.26)
(8)

Yurtdışı gezisinde gün içerisinde terleme ve önlemleri

put it in your appropriate place
Gün sonunda banyo ile idare eder tabii de gün içinde terlemenin önlemlerini nasıl alıyorsunuz? Mayıs sonu 1 haftalık geziye gideceğim. Zaten terleyen biriyim, leşten beter olmayım.Merak ettiğim, hadi koltuk altı için roll-on aldım ama terleyen kısım sadece koltuk altı değil ki. Gezerken kokudan insa
Gün sonunda banyo ile idare eder tabii de gün içinde terlemenin önlemlerini nasıl alıyorsunuz? Mayıs sonu 1 haftalık geziye gideceğim. Zaten terleyen biriyim, leşten beter olmayım.

Merak ettiğim, hadi koltuk altı için roll-on aldım ama terleyen kısım sadece koltuk altı değil ki. Gezerken kokudan insanlıktan çıkmayım. Ne yapayım, nedir tavsiyeleriniz?
0
put it in your appropriate place
(22.04.26)
koltuk altını ve özel bölgeyi temiz tutmak
siveno roll on'un tavsiye edebilirim temiz içerikli ve iyi tutuyor
keten ya da pamuklu kıyafetler giymek
açık renk kıyafetler tercih etmek
0
black holes in the sky
(22.04.26)
Koltuk altı için deostick alırsanız bu mumsu olanlardan, onlar eriyerek koku da yayıyor.
0
Unde bach canim
(22.04.26)
Yiyecek ve içecekler kokuyu etkiler. Soğan baharatlar gibi. Buna dikkat edebilirsiniz. Seyahat boyu deodorant tavsiye ederim.
0
pembediken
(22.04.26)
Rexona clinical roll on. Kadın ve erkek için ayrı ürünleri var. Kullanıcı yorumları puanları çok olumlu.
Gideceğiniz yer çok sıcak çok rutubetli bir ülke ise, koltuklalti Botoksu yaptırabilirsiniz, terleme olmayınca koku da olmuyor, kesin çözüm.
0
deepness
(22.04.26)
Sabah duş alıp deo parfüm olayına girdikten sonra gün içinde terlemeniz o kadar kötü koku yapmaz, dışarı çıkmadan önce duş ve genel temizlik + deo ve parfüm.
0
kumandanim
(23.04.26)
Terleyecek bölgelere Bebek pudrası dökebilirsiniz. Onun dışında yedek kıyafet gerekli. Ama zaten sırtınızın teri koltukaltı teri gibi koku yapmaz bence.
0
elorelia
(23.04.26)
yetişkin bezi kullan.
-1
plastic_angel
(24.04.26)
yurt disinda gezerken su, tisort vb. ufak esyalarini koyacagin bir bez sirt cantasi al.Terledikce tisortu degistir.Ustte yazilmis.Gunluk dus alan biri gun icinde terlese de kokmaz zaten. Yeter ki terli tisortleri degistir
+1
turkuaz
(24.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.