Giriş
(7)

Kanser tanısı

kondansator
Babam 67 yaşında, ciğerinde bir modül olduğu gerekçesiyle film vb çekiliyor. Yarın pet var, ptesi de biyopsi. Doktor ilk filme göre kanserden emin ve damara yakınlığı sebebiyle ameliyat ihtimali zor demiş. Ameliyat olmama durumunda tedavi yöntemleri neler oluyor bilen eden var mıdır ? Elbet yarın ki
Babam 67 yaşında, ciğerinde bir modül olduğu gerekçesiyle film vb çekiliyor. Yarın pet var, ptesi de biyopsi. Doktor ilk filme göre kanserden emin ve damara yakınlığı sebebiyle ameliyat ihtimali zor demiş. Ameliyat olmama durumunda tedavi yöntemleri neler oluyor bilen eden var mıdır ? Elbet yarın ki işlem ve biyopsiden sonraki doktor yorumu önemli ama kendimce araştırıyorum. Çevremde bu süreci geçiren kimse ile konuşamadım
+3
kondansator
(15.09.26)
geçmiş olsun,
morali yüksek tutun.
+1
designer
(15.09.26)
Geçmiş olsun.
Benimki farklı (omurilik) bölgedeydi ve tümör sinirleri sardığı için alınamadı.Onun yerine kemoterapi ve radyoterapi aldım.
+4
arenas
(15.09.26)
Çok geçmiş olsun. İş arkadaşımın eşine radyoterapi ve kemoterapi başlandı. Sonrasında akıllı ilaca geçilecekmiş. Ona ameliyat için geç kalındığı söylendi.
+1
auroraaurora
(15.09.26)
cok gecmis olsun. bu tip durumlarda once tumoru küçültüp daha sonra ameliyat yapma uzerinde duruyorlar. icinizi ferah tutun.
+1
oscar
(15.09.26)
Akıllı ilaç dedikleri bir ilaç var, 2018'de falan piyasaya çıktı sanırım. Herkesin için uyumlu değil ama testi yapılabiliyor. Babama uyumlu çıkmıştı nereden baksan 3-4 sene normale yakın yaşadı hayatı o ilaçla, sonrasında faydası yok artık dediler kemoterapi, radyoterapi vs devam.
+1
mbond
(15.09.26)
geçmiş olsun. öncelikle buradan vereceğimiz bilgiler çok yüzeysel ve hatta yanlış olabilir.
Kanser tedavisi için arkadaşın da dediği gibi, kemoterapi, radyoterapi, akıllı ilaç gibi yollar var. başka yeni bir sistem var mı bilmiyorum. Öte yandan kemoterapi için kullanılan bir sürü farklı ilaç var. hangi durumda hangisi verilecek, tedavi nasıl düzenlenecek, neler yapılacak neler edilecek hastaya özel şeyler.
+1
omer460
(15.09.26)
Geçmiş olsun...
benim de ablam böbrek kanseri. ancak akciğer kanserinde daha çok ilaç seçeneği var. immunoterapi, kemoterapi, akıllı ilaç vs. bir kısmını devlet karşılıyor.
umarım metaztas yoktur. başka bir organ kanseri ise ona göre araştırmalı. Biyopside tam olarak ne kanseri olduğu çıkıyor.

Çok geçmiş olsun, kimilerine kolay geçen bir süreç, hem onun hem sizlerin morali önemli...
0
gadlemler
(16.09.26)
(4)

claude opus,fable yerine openai astra kullanan var mı

gneral
soru başlıkta, opus ve fable geliştirmelerimde kullanıyorum. astrayı çok methediyorlar. denemedim açıkça 120 usd de vermek istemedim.sizde durumlar nasıl?
soru başlıkta, opus ve fable geliştirmelerimde kullanıyorum. astrayı çok methediyorlar. denemedim açıkça 120 usd de vermek istemedim.

sizde durumlar nasıl?
+1
gneral
(15.09.26)
ben hala opus kullaniyorum, ne zaman astra'ya bir sey yaptirsam alet 300 componentli 20 layerli anlamsiz sistemler uretiyor. yani iyi belki de biraz vur diyince olduresiyle bir alet.
+1
compumaster
(16.09.26)
ben opus sevmiyorum. çok verbose. yazdıkları anlaşılmıyor.

çok zor bir şeylerle uğraşıyorsam astra ya da sol xhigh, hızlı sonuç istiyorsam rapid prototype falan gerekirse de gemini 3.8 flash kullanıyorum.

dürüst olmak gerekirse gemini çoğu insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde ve hız & fiyat olarak rakipsiz.
+1
aguen
(16.09.26)
Fable hiç kullanmadım, hep Opus ile çalıştım. İyiydi ama değil Astra, Sol bile inanılmaz iyi. Opus'un çözemediği bir çok problemi Sol ile aştım. Astra tokeni ultra modda içiyor ama çok iyi ya,
0
fatihdr
(18.09.26)
ben deep research, analiz ve sentez yapıyorum, sol iyi, astra çok daha iyi ama limit inanılmaz hızlı bitiyor. hepsini çok yüksekte kullandım.

bir de gptnin kredi, limit olayı çok sıkıntılı. en üst planı kullanıyorum, buna rağmen limitim çok kısa sürede bitiyor. 20 dolarlık kredi ortalama 20 dakika gidiyor falan yani neyin ne olduğu, kredi tüketimi, maliyet öngörme falan aşırı belirsiz.

planım 200 usd, 40 dolar da vergi toplam 240 dolar, bu paraya ciddi bişeyler yapabilmem lazım ama 10 günde kullanabildiğim token 4.5 milyar. limit yüzünden sürekli beklemek zorunda kalıyorum. 3 tane de haftalık limit sıfırlama kulandım. bu tokenlerin yüzde 70 i terra ile, yüzde 20 si sol ile ve geri kalan yüzde 10u astra ile oldu.

terranın hata yapma oranı çok yüksek, sol daha az hata yapıyor, astra daha da az hata yapıyor.

buna karşın gptnin deep researcht yaptığı hatalar inanılmaz derecede abzürt. mesela deep research yapıyorum ve dr yaptığım 600 benzer obje var. araştırmaya başlıyor, 1 2 3 normal, 4 5 6 biraz kalite düşüyor, 7 8 9 daha önceki araştırmalardan etkilenmeye başlıyor, ve 10 11 12 ye geldiğim zaman araştırma ile alakası kalmayıp saçma sapan önceki konulardan kes yapıştıra başlıyor. bunu engellemek için sürekli promt yazıyorum ve her 10 araştırmada bir test yapıyorum. buna rağmen astra da sol de bu hataları yapmaya devam ediyor.

artık araştırmanın kasti olarak baltalandığını ve tekrar abonelik almam için kasten yapıldığını net olarak düşünüyorum.

çinliler bir yapay zeka motoru yapmış gptden 3 kat ucuzmuş bir dahaki sefere ona geçmeyi düşünüyorum. o olmazsa claude'a geçeceğim.
0
omer460
(18.09.26)
(11)

Magnezyum takviyesi kullanıyor musunuz?

renegade
Magnezyum takviyesi kullanıyor musunuz? Kullandınız mı? Hangi türlerini kullandınız? Fayda gördünüz mü? Nereden alıyorsunuz?
Magnezyum takviyesi kullanıyor musunuz? Kullandınız mı? Hangi türlerini kullandınız? Fayda gördünüz mü? Nereden alıyorsunuz?
📊 Magnezyum takviyesi kullanıyor musunuz?

Bu anket sona erdi. 52 oy kullanıldı.

0
renegade
(15.09.26)
Suda çözünen kullandım, doktor yazdı, faydasını hissetmedim ama elbet kan değerime işlemiştir
0
gadlemler
(15.09.26)
tabi türü de önemli ama kullananlar genelde daha iyi uyuduklarını duydum hep.
0
🌸renegade
(15.09.26)
benim doktor mg malat en onemlisi demisti, bir sure kullandim ama bir faydasini gordum diyemem.
bir baska tanidik doktor bu takviye vitamin mineral isini komple kolpa yalan dolan oldugunu iddia ediyor ama ben bilmem..
0
cooperr
(15.09.26)
magnezyum malat ve magnezyum sitrat içeren gece gündüz 2 tabletli bir set kullanıyorum.

bir ara kendimi çok halsiz hissediyordum ve yoğun derece kramp sorunu yaşıyordum. bir arkadaşım bu tarz şeyleri çok araştırıyor çok da meraklı, o bana bir kutu bundan hediye etti. kullandım kendimi daha iyi hissettim. sonra başka bir marka tavsiye etti, bayağı da pahalı bişeydi ona geçtim hiç bişey farketmedim. tekrar bu 2 kapsüllü sete döndüm. 3. kutuyu kullanıyorum şu an. bununla birlikte her gün mutlaka bir multivitamin alıyorum çünkü dengeli beslenemiyorum.

uyurken giren kramplar gözle görülür şekilde azaldı bende. psikolojik midir değil midir bilmiyorum.

gece uykusuna katkısını ben bizzat yaşadım. bu fikre katılıyorum.

benim bir arkadaşımda da değişik bir rahatsızlık var bağışıklık sistemiyle alakalı, ismini bilmiyorum ama çok ender gözüken bir rahatsızlıkmış, bu hastalık için doktora gitmişti, kas spazmı ve ağrılardan şikayetçiydi, ona da doktor magnezyum ve b12 takviyesi vermişti. o da faydasını gördü kas spazmı vb tarzındaki şeylerde.
0
omer460
(15.09.26)
magnezyum malat kullanıyorum.
bu ikinci şişem.
baldırlara giren kramplarım artık girmiyor.

kesinlikle doktorunuzla konuşarak ve kan değerlerinize bakılarak kullanılsın önerisi verebilirim.
0
la traviata
(15.09.26)
Kramplarım için magnorm efervesan verdi doktorum, onu kullanıyorum. Bitmek üzere yenisini alıp kullanmaya devam edeceğim, iyi geldiğini düşünüyorum.
0
kumandanim
(15.09.26)
Ncs Zma Magnesium Bisglisinat 60 Tablet Çinko Folic Acid Vitamin B 6
bunu aldım.

2 günde bir gece atıyorum. doktor falan gerek yok sormaya.
eskisine göre bi tık daha dinç hissediyorum. öğle yemeği sonrası miskinlik çökmüyor. sabahları mutlu uyanıyorum.
genel olarak memnunum.
+1
plastic_angel
(15.09.26)
Bana sağladığı tek fayda: rüya görmek.
+1
tiredofwaiting
(15.09.26)
değerler çok çok düşük değilse etki edip etmediğini anlamak zor.
ben 2 ay kullanıp 1-2 ay ara veriyorum. genelde magnimore all day kullanıyorum. arada taurat formlu olana dönüyorum.
günlük 200mg dan az almamak lazım. ayrıca saşe formlarım emilim açısından daha iyi olduğu söyleniyor.
0
my fault
(15.09.26)
Uzun süredir uyku problemim var. Bir arkadaşım Magnesium Complex önerdi. Önermekle kalmadı, başımın etini yedi. Sen almazsan ben alıp getireceğim dedi. Kendisi kullanıyor ve mışıl mışıl uyuyormuş.
Aldım, kullandım, hiçbir işe yaramadı.
Yapay zekaya sordum. Ama pazarlamacıların fonladıklarının anlattıklarının etkisinde kalmış sosyal medya gazlamacılarından arındırılmış bilimsel araştırmaları göz önüne alarak cevap ver dedim.
Bünyede zaten eksikliği yoksa, uyuyamamanın sebebi de o eksiklik değilse nasıl işe yarasın ki? dedi.
0
Mirket
(15.09.26)
sağlık ocağı anneye magnorm verirdi hep özeldeki doktorda devletin ödediği ilaçların etken maddelerin düşük etki etmediğinden bahsedip solgar gibi takviye markalarından takviye almamızı önermişti, dip not düşmek isterim.
0
eja
(15.09.26)
(13)

Sizce çalışmayı pek sevmeyen birisi için en iyi meslek masabaşı memurluk mudur?

fearlesswarrior98
Fikirlerinizi merak ediyorum arkadaşlar.
Fikirlerinizi merak ediyorum arkadaşlar.
0
fearlesswarrior98
(14.09.26)
Her mesleğin zorluğu var ve hiçbiri de öyle dışardan göründüğü gibi değil.
Ayrıca masa başı memurlukta da bulunduğun yerde tutunamazsan öyle bir tayin görürsün ki keşke eşek gibi çalışaydım da olay buralara gelmeseydi dersin.
+2
Mirket
(14.09.26)
influencerlıktır herhalde ya da şarkıcılık ressamlık gibi çeşitli sanat dallarıyla ilgili mesleklerdir ama daha normal insan mesleği olarak soruyorsan muhtemelen öğretmenliktir. ondan sonra da diğer devlet memurluklarıdır evet. memurluğun da bazısı yoğun oluyor ama hepsi değil.
0
semaforo de medianoche
(15.09.26)
@semaforo de medianoche ; şarkıcılık, ressamlık, öğretmenlik ve memurluk, benim bakış açıma göre hiç biri kolay değil. böyle düşünmen beni şaşırttı açıkçası.

evet herkes atomu parçalamıyor, izafiyet teorisini keşfetmiyor ama bu yukarıda saydıkların, ciddi uğraş ve emek isteyen işler.

öte yandan ajdar da şarkıcı, tarkan da. ben de resim yapıyorum, pablo picasso da :)

soruya cevaba gelirsek, tembel insana yemek yemek bile zor gelir, birisi gelse de ağzıma beslese, birisi gelse de beni tuvalete götürse der. böyle bir insana yakışacak en güzel meslek, zengin çocuğu olmaktır, saat 10 da babasının işine gelsin, saat 12 de yemeğe gitsin, yemekten sonra gezmeye tozmaya eğlenmeye gitsin, gece uykusu gelince yatsın uyusun. dostlar alışverişte görsün misali.
+1
omer460
(15.09.26)
@omer460: ben kolay demedim bunlara da diğer mesleklerle kıyaslayınca çok daha az zorlayıcı çoğu durumda. zaten çoğumuzda olmayan bir yetenek istiyor sanat işleri ama hiçbir sanatçının kendi sanatını icra etmek yerine haftada 5 gün 8-6 çalışmayı tercih edeceğini sanmıyorum. bunlar biraz daha çalışmanızı üretiminizi kendinize göre ayarlayabildiğiniz işler o açıdan normal işlere göre çok avantajlı. bir sanatçının kafası atıyor kendine belki 3 ay belki 1 yıl kafa izni veriyor. parayı bulan erken yaşta emekli bile olabiliyor.

öğretmenlik de yine 2 ay kafadan izni var ve çoğu öğretmen haftada 3-4 gün çalışıyor 5 gün bile değil hiçbir meslekte yok böyle bir şey türkiye'de biliyorsunuz değil mi? benim babam öğretmenliği ek iş olarak yapıyordu mesela ayrıca dükkanı varken. tabi ki onun da zorlukları var da geliri biraz iyi olsa öğretmenlik bölümlerine türkiye derecesiyle girilir öyle söyleyeyim. tabi devlet öğretmenleri için diyorum özelde öğretmenlik çok zor şartları çok farklı.
+2
semaforo de medianoche
(15.09.26)
memurluk = yatis. zamaninda ben de yaptim. kurumdan kuruma degismekle birlikte memurluk haftada 2-3 saat calissaniz kimsenin size laf etmedigi bir yerdir. is ahlaki olmayan insan icin cennet gibi bir sey. yuz kizartici suc islenmedigi surece isten cikarilma durumu yok.
+4
antikadimag
(15.09.26)
Kesinlikle memurluk. 65 yaşına kadar evden işe gidip gelerek maaşını alırsın. Hatta ek iş yapma imkanı bile var. Öğretmenlerin çoğu ticaret yapıyor. Çok fazla boş zamanları var.
+2
michael harddd
(15.09.26)
mesela diyanet işlerinde bir ilçede, hatta nüfusu 10binse ne iş olabilir ki? memuriyetten atılma riski çok az. öğretmensen veya adliyede katipsen yatamazsın. mesela erzincanın iliç içesindesin, meb de memursun, 5 gün çalış 25 gün yat. memuriyetin bakanlığa, bölgeye, nüfusa ve kadroya göre önemli.
mesela uzman kadro psikolog, mühendis vb. gibi belirleyeceğin özelliğin varsa yatamazsın. düz memur yatar.

not ben de 15 senelik memurum. memurların yüzde 95i yatmasa da çok düşük verimle çalışıyor.
+4
mikahakkinen
(15.09.26)
Memur olmadım hiç. O yüzden en rahatı memurluk mu bilemem ama özel sektörde Alman firmalar gördüğüm en rahat firmalardı. Özellikle BSH'de hiçbir şey yapmadan yan gelip yatan bir sürü insan tanıyorum. Hiç de bir şey olmyordu bu insanlara. Tam bir çiftlik BSH.
0
himmet dayi
(15.09.26)
"Memurluk" genellenecek bir kavram değil. Ögle yemeğine zar zor çıkan tapu/defterdarlık çalışanı da memur, 70 km uzaktaki limana gidip fırtınalı havada ürün kontrolü yapmak için gemiye tırmanan da memur, akıma kapılma riskiyle elektrik hatlarına müdahale edenler de memur. (Kurum yapılarını, 399 vs detaylarını geçelim)
Evet, halk ile yüzyüze gelmeyen kurumlarda ciddi bir gizli işsizlik var. Referanslı ama zekasız tipleri de, işini savsaklayan zekileri de yeter ki işe çomak sokmasın diye rahat birimlere verirler genelde. Referanslı ve ağzı laf yapan tiplere yerli yersiz birimler uydurup açarlar ki makam mevki olsun. O birimlere de dolduracak adam lazım.
0
?
(15.09.26)
Benim abim zorluğa katlanamadı ve memur oldu masa başında. Şu an mutlu

Yani evet. Ama kendim tecrübe etmedim.

Bu arada eski kız arkadaşımın ablası devlet hastanesinde psikologdu. Hastanede dönüşümlü çalışıyorlar diye haftada 3 gün gidiyordu, tam maaş alıyordu.
0
Unde bach canim
(15.09.26)
memur butun gun yatiyor diyenlere inanma. hicbir bok bilmiyorlar. ezbere konusuyorlar, icten ice kiskaniyorlar cunku, saniyorlar ki boylesine bir devletin hic calismayan birine maas verecegini varsaydiklari icin.
0
baldur2
(15.09.26)
çalışmayı pek sevmeyen birisi için kendi sevdiği bir iş yapmaktır. böylece çalışmış gibi hissetmez. memurluğun bin türlü versiyonu var. hangi kurum, yöneticin kim vs. değişir.
0
merhum
(15.09.26)
merhum +1
30 yasina kadar hic calismamis boyle bir arkadasin biz en sevdigi seyi bulup kendisini zorla o sektore soktuk, 10 senedir calisiyor, gayet de keyfi yerinde.
memurluk ilk etapta mantikli gibi gelse de buyuk sikinti yaratabilir.
+1
cooperr
(15.09.26)
(16)

cok begendiginiz bir kolye var diyelim

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
3 ay önce gördügünüzden beri aklinizdan cikmiyor. türkiye'de satilsa 400-500 gibi bir paraya alirdiniz ama yurtdisinda gördünüz ve 1000 euro civari. baska bir yerde de yok. gene de alir miydiniz?
3 ay önce gördügünüzden beri aklinizdan cikmiyor. türkiye'de satilsa 400-500 gibi bir paraya alirdiniz ama yurtdisinda gördünüz ve 1000 euro civari. baska bir yerde de yok. gene de alir miydiniz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
paran varsa, verdigin para uzmeyecekse al, elden cikarmak istersen satilabilecek bir sey mi? .kisiye gore degisir, ben cok manasiz buluyorum takilari misal.
+1
camussar
(14.09.26)
@camu, 18K altin oldugu icin elden rahat cikarilir. bu kadar olmasinin sebebi de designer parasi aslinda. verecek param var mi? var. bir seyler almak icin kenara ayirmistim o parayi zaten ama bir mala ederinden cok fazla vermek düsündürdü.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
3 ay beklemek için çok uzun bir süre; 2 ay 29 gündür takıyor olurdum şahsen.
ben de çok sevdiğim bir sanatçının müzesinde bir kolye gördüm. gümüş olmakla birlikte olası altın versiyonunun ederinden fazlaydı. bir gece düşündüm; ertesi gün gidip aldım (yurtdışındaydım; fazla vaktim olmaması da kararımın hızında etken oldu açıkçası). iyi ki de öyle yapmışım. çok sık takmıyorum kıyamadığımdan ama takınca hissettiklerim paha biçilemez.
diğer yandan yaklaşık benzer fiyata çok bayılarak almadığım altın bir kolyem var; aldığımdan beri iki kez takmış değilim.
bazen böyle beğeni ile maddi değer ya da bizim ona yönelik algımız kesişmiyor ama manevi değer de bir o kadar önemli bence. güle güle kullanın :P
+2
lil siztah
(14.09.26)
@siztah, kolyeyi girit'te gezerken görmüstüm ve sonra internette ne kadar aradiysam da bulamamistim. kuyumcunun adini falan da almamistim ama sonra almadigima pisman olmustum :) bugün tesadüfen girit'teki o kuyumcunun hesabi cikti karsima instagram'da. o kolyeyi bugün itibariyle yeniden buldum yani. ama evet, 3 aydir düsünüyordum.
galiba alicam :)
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
yani bu da almanız için işaret değilse nedir, bilemiyorum :)
yalnız alacaksanız 28'inden önce alın; yoksa kasım'a bırakın. susan miller öyle diyor :P
+1
lil siztah
(14.09.26)
soruya cevap değil ama çok merak ettim. nasıl bir kolye?
0
omer460
(14.09.26)
Al gitsin

Ben de kolyeyi merak ettim
0
Hallegadola
(14.09.26)
Saçma soru ortaya. 1000 eyro kolyeye vermek için aylık gelirinin bilinmesi gerek. Sana bağlı...
+3
gadlemler
(15.09.26)
hayatimda hic kolye almadim kendime. ama cok istedigim saati 4 bin dolara aldim. sadece surekli takacagim bir seye o kadar para veririm gibi. yani koleksiyonumda dursun diye bi aksesuara o kadar para vermem.
0
antikadimag
(15.09.26)
Türkiye' de satılsa 400-500e alabileceğiniz 18 ayar altın kolyeyi merak ettim.
+1
kumandanim
(15.09.26)
çok beğendiysem ve 3 aydır kolyedeyse aklım, verecek param da varsa kesinlikle alırım. ilerde paraya ihtiyacım olursa da satarım ya da hevesimi alır sıkılırsam.
0
matilda
(15.09.26)
Ben de çok beğendiysem alırdım. Bir de tr'de yaptırmayı deneyebilirsiniz, bikaç yerden fiyat alın modeli gösterip. Ona göre kararınız iyice şekillenir. Fiyat çok uçuksa yaptırırsınız, değilse alır geçersiniz.
+1
tiredofwaiting
(15.09.26)
@kumandanim, 400-500'ü ben kafamdan bictim, belki 600-700'dür ama sonucta demek istedigim türkiye'de ederinin o olmadigi ve o fiyatin esasen tasarima gittigi. Butik ürün kolyesi sonucta. 500€ da az bir para degil günlük kullanima kolye almak icin. www.cilekkuyumculuk.com gayet var o civarda kolye.

kolyeyi aldim bu arada. önümüzdeki hafta avusturya'ya postalayacaklar.
+2
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.09.26)
doğru karar :D güle güle kullan
+1
kisa
(15.09.26)
gule gule kullanin! cok iyi yapmissiniz. eger paylasmak isterseniz, ben cok isterim bir fotosunu gormeyi! :)
+1
kassiopeia
(15.09.26)
iyi ki almışsın. destekliyorum :) güle güle kullan.
+1
eileengray
(15.09.26)
(12)

Aile evinden çıkma konusu

niyazi mısri
Merhaba, 29 yaşında evden çalışan bir yazılım mühendisiyim şu anda İzmir'de aile evinde yaşıyorum. 1+1 veya 2+1 eşyalı bir eve çıkarak artık kendi düzenimi kurmam gerektiğini düşünüyorum fakat bazı tereddütlerim var bu nedenle belki bi fikir/bakış açısı veren olur diye danışayım istedim. Şimdi piyas
Merhaba, 29 yaşında evden çalışan bir yazılım mühendisiyim şu anda İzmir'de aile evinde yaşıyorum. 1+1 veya 2+1 eşyalı bir eve çıkarak artık kendi düzenimi kurmam gerektiğini düşünüyorum fakat bazı tereddütlerim var bu nedenle belki bi fikir/bakış açısı veren olur diye danışayım istedim. Şimdi piyasa çok durgun bildiğiniz üzere bu işin birinci kısmı, diğer konu ise hem mevcut işimden memnun değilim hem de iş yerinin gelecek projeksiyonu pek güven vermiyor bu nedenlerden dolayı bir süredir iş arıyorum fakat henüz bir dönüş alamadım.

İş değiştirirken en azından başlangıçta şu işe geçtim dedirtecek bir yer olsun istiyorum şimdikinden hallice bir şey istemiyorum. Zaten piyasa durgun dedim e bir de hem remote ilanların çok çok azalması hem de benim iyi bir iş yeri istemem ve İzmir'de olmamı da göz önüne alınca İzmir'de yaşamaktan memnun olsam da İstanbul veya Ankara'ya taşınmayı da düşünmek zorunda kalabilirim.

Şimdi takıldığım nokta şu aslında işsiz kalsam çok uzamadan yeni bir iş bulurum diyecek özgüvenim olsa İzmir'de yeni bir eve çıkacağım ama bir yandan hem öyle bir özgüvenim olmadığından hem de oldu ya İstanbul veya Ankara'da iyi bir fırsat çıkarsa şu an aile evinde kaldığım için çantamı alıp gidecek durumda olmamdan dolayı böyle sürüncemede gidiyorum. E bi yandan böyle diye diye 6 ay geçti bir 6 ay daha geçmesin istiyorum, sizce ne yapmak lazım?
0
niyazi mısri
(14.09.26)
kazanç ve birikimini bilmiyorum ama eğer şartlar elveriyorsa ve ailen her şeyine karışan tipler değilse iyi kötü bir ev al - borçlan ve aile evinden öyle çık.
0
scudman1
(14.09.26)
hocam senin de dedigin gibi piyasa berbat durumda. sadece sen degil kaymak gibi yerlerde calisanlar haric kimse bu planlari yapamiyor. yani durumlar tamamen dunya'da kotu durumda, turkiye'de daha da kotu durumda.

ailen giciklik yapmiyorsa kal, sonucta yaslandin diye aile evinden ayrilip duzen kurmak gibi bir kural yok. zaten aile evinde kalma olayi is piyasasi boku yiyince normallesti. su an hedefin sadece daha iyi bir is bulmak olsun.
+2
arakaali
(14.09.26)
'yazılım mühendisiyim' bu bile sektörünün pamuk ipliğine bağlı olduğunu net olarak gösteriyor. ayrıca türkiyedeyiz ekonomik şartlar git gide kötüleşecek diyorlar ki zaten şartların iyi olduğu söylenemez.

arkadaşın söylediği çok mantıklı, ev alabilme imkanın varsa aile evi yanındayken elinden geleni yap.
-1
omer460
(14.09.26)
Ailenizle çok ciddi bir probleminiz yoksa, kira ödememe avantajınızı kullanıp birikim yapın derim. Evlenme niyetiniz varsa, finansal anlamda hazırlık olmuş olur hem.
+1
yadigar
(14.09.26)
Eve çıkmak derken kira mı o kısmı anlamadım. Eğer kira ise;

29 yaşına kadar iyi kötü bir motor, araba, arsa, ev falan almadıysanız bence tüm yatırımlarınızı ev almaya çevirin. ev alana kadar bir süre daha aile evinde devam.

İyi kötü 1+0, 1+1 bir şey almak lazım ki işsiz kalma seçeneğinde en azından aile evine dönüp kira alma veya orada oturacaksanız da herhangi bir işte bile çalışılsa en azınan kendinizi geçindirme şansınız olur.

Mevcut ülke ve sektör şartlarında ayrı kiralık bir eve çıkmak çok riskli geldi bana. Özellikle de senior, principal değilseniz. Ki onların bile bir ayağı çukurda olabilir.

Ama yok evi alarak çıkmak isteniliyorsa... o belki olabilir. Ben şahsen ev alsam bile kira getirisi olsun, aile evinde kalayım, o getiriyle de mesela arabamı da alırım ondan sonra eve çıkardım derim.
+1
ananiyimioguz
(14.09.26)
Maddi durum şöyle aile ile ortak aldığımız ev var ama kiracı var içinde, kendim birikimimi peşinat yapıp üstüne kredi çekip ev alabilirim, arabam var ama asıl kafamı karıştıran şu İzmir'de ister kiralayıp ister alıp düzen kurayım istiyorum ama saydığım nedenlerden dolayı kendimi bağlamak konusunda karar veremiyorum.

Düzgün anlatamadım muhtemelen fakat mesela İstanbul'da yaşıyor olsam ve burada kendi evime çıkmak istesem bu soruyu sormayacağım belki de çünkü diyelim işsiz kaldım zaten yazılım sektöründe İstanbul'da yeni bir iş bulamıyorsam başka nerede bulacağım gibi
0
🌸niyazi mısri
(14.09.26)
ben bu konuda maddiyata bu kadar takılmazdım. başka bir ilde iş bulursanız da tuttuğunuz evden ayrılırsınız. ufak tefek zararlar olur en fazla ne olacak, büyük bir kayıp olmaz. nerdeyse 30 yaş olmuş aile yanında yaşanmaz, bu zamanlar geri gelmez, düzeninizi kurmaya, kendi sorunmluluğunuzu almaya ve sadece kendi hayatınızı yaşamaya çalışın, doğru düşünüyorsunuz. madden kısacağınız şey düşük kiralı bir ev olması olabilir. basit eşya koyacağınız, belki konumu daha kötü vs ama kendi düzeniniz olmalı artık. bence 22-23 yaşında en geç olmalı ne olursa olsun. isterse aile dünyanın en rahatı olsun aile yanında kalınmaz bu yaşlarda.
0
awlmi
(14.09.26)
maddi olarak araban var aileyle ortak evin var bir de istediğinde kendine de ev alabilecek durumdasın anladığım kadarıyla. eğer böyleyse gerçekten evet izmir'de eve çıkarsın 1 ay sonra istanbul'a taşınman gerekir can sıkar ama maddi olarak bu rahatlıktaysan aileyle yaşamanın çok da bir artısı yok. en kötü senaryoda biraz nakliye masrafı çıkar ek olarak bir de taşınma stresin daha fazla olur o kadar. bunları da kaldıramayacak durumda değilsin diye anladım.

ama yok maddi açıdan da benim anladığım gibi değilse tablo biraz daha birikime veya güvenceye ihtiyacın varsa ben olsam beklemeye devam ederim ya şirketimde durumlar biraz daha netleşene kadar ya da yeni bir iş bulana kadar. bu arada hele de özel sektörde hiçbir zaman işler tam olarak netleşmez ama bazen çok flu olur bazen az flu olur, netleşmekten kastım biraz daha az flu olması.

awlmi'nin yazdıklarına katılmıyorum bu arada herkesin şartları hayatı çok farklı insanın bilmediği hayatlarla ilgili yok şöyle yaşanmaz böyle yaşanmaz diye konuşması yanlış. hele ki 20'lerinde türkiye gibi ekonomik şartları zor gelirleri düşük bir ülkede aileyle yaşamak çok normal. tek eve çıktığında en ucuza kaçsan aylık 50k harcayacaksın sırf hayatta kalmak için ki o da minimum. 1 yılda 600k eder o parayla yapılabilecek bir sürü şey var. ailenle aran iyiyse psikolojini bozan bir durum yoksa bekar biri için aileyle yaşamak gayet normal hatta bazen daha mantıklı olan şey. ama tabi psikolojik olarak seni kötü etkiliyorsa o zaman para hesabına bakmazsın.
0
semaforo de medianoche
(15.09.26)
Maddi durum konusu anladığın şekilde hocam. Tam olarak senin bahsettiğin durumlar kafamı kurcalıyor. Ailem ile ciddi bir anlaşmazlığım yok ama sonuçta çocuk muamelesi gördüğüm oluyor yer yer veya ben sıkıldığım için mi bana batıyor artık bilemiyorum. Özel sektör konusu da söylediğin gibi tamamen aslında hiçbir zaman yüzde yüz netlik olmaz ama en azından karar verdiğim anda benim kafamda net olsun isteğim var fakat şu an öyle bir durum yok ne zaman olur onu da pek kestiremiyorum.

İş piyasası kötü durumda olduğu için birikimi yakıp üstüne de kredi çekip ev almak yerine eşyalı kiralık eve çıkmak daha mantıklı geliyor işte onda da 1 yıllık kontrat yapılacak sonuçta oldu ya 2 ay sonra taşınmam gerekti ondan dolayı sorun yaşar mıyım bilemiyorum. Ev almayı anca evlilik durumu olursa düşünüyorum fakat onun için tamamlanması gereken başka bir eksik var :D

Yani aile ile ciddi bir problemim yok ama artık böyle gitmesin istiyorum, iş yeri mevzusu da aynı şekilde sanki (bkz: beta bölgesi paradoksu) kalmış gibiyim.
0
🌸niyazi mısri
(15.09.26)
semaforo bana katılmadığını söylemiş ama söylediklerimi farklı bir noktaya çekmiş. maddi durumu olmayan ya da çok zorlanan biri için zorla eve çık diyecek halimiz yok tabii ki. ama sizin durumunuz böyle değil, yaş 30, iş hayatınız ve geliriniz var, ailenin ekonomik düzeyi kötü değil. o sebeple böyle yazdım. 22-23 yaşından sonra aile yanında yaşanmaz diyorum ama tabii imkan varsa. gerekirse paylaşlımlı eve geçilir arkadaşlarla. imkanı olmayana ne diyelim zaten, her durum için burada exception koyamayacağıma göre yazara göre genel geçer bir düşünce yazıyoruz. demeye çalıştığımı şu, asgari imkan yakalandıysa en geç 20'li yaşların ortasında ufak ufak aileden ayrılmak gerektiğini düşünüyorum, tabi madden ve aile sağlık koşulları asgari düzeyde ok ise.
0
awlmi
(15.09.26)
kenarda en az 6 aylık, mümkünse 1 yıllık geçimini sağlayacak kadar birikimin olana kadar aile evinden ayrılma.
+1
orpheus
(15.09.26)
toplumsal dayatmalara, ezbere laflara dayanan hiç bir basmakalıp cümleyi tavsiye olarak alma. gerçeklik testini sağlam yap yani sen hep seninlesin, bir derdin varsa o da seninle beraber yeni eve taşınacak. tek erkek ayrı eve çıkmanın artısı ile eksisini tarttığında çoğu zaman eksileri ağır basar, 4-5 ay sonra ikea l koltuğunda otururken kendine "e biz bu boku neden yedik" diye sorman ihtimal dahilinde. bence tek kıstasın şu olmalı, ailenin ne derece tahammül edilebilir olduğu ve sana verdikleri rahatsızlığın objektif şekilde değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan dürüst cevabın. aile tahammül edilebilir ise gerekirse sınırlarını daha keskin bir şekilde çizip kendini izole edersin biraz daha saygı beklersin ilerisi için de bir yatırım olur. ayrıca ayrı eve vereceğin kira+giderleri sadece yatırıma yönlendirsen 1 sene sonra gayet güzel bir birikimin de hazır bekliyor olur.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(15.09.26)
(14)

100 bin km'de 2012 Golf 6’ya 250 Bin TL Bakım Masrafı Yapmak Mantıklı mı?

mahmuttt
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.

Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı temizlik ve bazı küçük eksikler yapılıyor. Toplam **250 bin TL** fiyat çıktı.

Sizce bu yaşta ve değerde bir araca 250 bin TL harcamak, 10 yıl daha kullanacağımız düşünülürse mantıklı mı yoksa gereksiz israf mı?

Ayrıca bu işlemleri yetkili serviste yaptırmak yerine sanayide ve başka bir özel serviste yaptırsam çok daha mı mantıklı olurdu? Siz olsanız ne yapardınız?
0
mahmuttt
(14.09.26)
ben olsam dışarıda yaptırırdım. dışarıda çok iyi vag grubu ustaları var. bir de işçilik ve malzeme ücreti fiyatlarını yazarsanız daha detaylı cevaplar gelecektir. sandık motor alıp koysak bu kadar masraf çıkmaz(gti ve R hariç).
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.09.26)
ben olsam özel serviste yaptırırdım. güvenilir bir usta bulup. çok çok daha ucuza gelir bu rakam. ankaradaysanız rakam almak için bir ustaya yönlendirebilirim.

ek olarak kesinlikle kullanırdım 10 sene daha
+1
kablelvuku
(14.09.26)
Kullanma niyetiniz varsa bakimini yaptirmakta bir sikinti yok ama yetkili servis takintiniz yoksa yetkili servis olmasa da biraz eli yuzu duzgun yerde ayni islemleri yaptirsaniz daha iyi olmaz mi? Yazdiginiz listede, bilgim yok ama belki su pompasi degisimi biraz cetrefilli olabilir, gerisi iscilik anlaminda cok birsey degildir.
0
mbond
(14.09.26)
saydıklarınız için bu rakam aşırı fazla.
dışarıda çok uyguna yapılır, sadece usta seçerken dikkat edilmesi gerekir.
+1
duyuruuser
(14.09.26)
nasıl 250 bin oluyor bir yanlışlık olmalı. usta'nın pavyon masrafıda içinde herhalde. 2012 model araç şu an 14 yaşında 10 sene sonra 24 yaşında bir hurda olacak. emin misiniz 10 sene daha kullanacağınıza?
0
xu
(14.09.26)
muhtemelen yürüyende bir çok şeyi değiştirecekler, devirdaim , 4 disk 4 balata değişecek, triger değişimi de olabilir. fiyat 250 bin şu yaştaki araba için çok olsa bile orjinal parça ve yetkili servis fiyatlarını göz önünde bulundurunca yüksek değil. malum orjinal serviste herşey 2 3 katı.
0
omer460
(14.09.26)
Mantıksız . Çok para bu. Üstüne 100bin TL koyduğunda yine idare edecek seviyede başka bir araç alınabilir.

Dışarıda yaptırın ama kendi paraya satmamış namuslu usta bulun bu işleri iyi bilen tanıdık aracılığıyla.
0
diyecevaplandı
(14.09.26)
arabanın piyasa değeri ne kadar? bence çok fazla. sanayide lastikler hariç 30-40k bile tutmaz bunlar.
0
scudman1
(14.09.26)
Ağır bakımdan kasıt triger kayışı değişimi diye tahmin ediyorum. Su pompası değişimi de beraberinde yapılıyor genelde, onu da yazmışsınız.

Bu ikisi dışındakiler sanayide çok daha ucuza yaptırılabilecek basit şeyler. Triger de dışarıda değişir ama güvenmiyorsanız bir tek bunu yetkili serviste yaptırıp diğerlerini sanayide yaptırabilirsiniz.
0
burfak
(14.09.26)
Bakım yapılmasına yapılmalı da, servisin 250 bin çıkardığı yerde, sanayide en fazla yarı fiyatına yaparsın. Fiyat çok uçuk geldi bana.
Wv servisinden ayrılıp kendi tamirhanesini kuran iyi bir usta bulursan en kralını çok daha ucuza yaparsın. Ben olsam öyle yaparım, ki ayda 5 bin km yapan biri olarak öyle yaptırıyorum.
0
etna
(14.09.26)
Ben 10 sene daha kullanmam, satarim oncelikle onu soyliyeyim. Hele otomatikse hic dusunmem.
Fakat siz kullanma taraftariysaniz, 10 senelik arabayi yetkili servise goturmenin hic bir mantigi yok. Yetkili servise, garanti kapsaminda ya da iyi niyet garantisini devam ettirmek isteyen araba gider. Bence tabi.
Guvenilir bir usta ve orjinal parcalarla yola devam ederdim kullanacak olsam.
0
narod
(14.09.26)
2012 passat'ım vardı, ilk sahibiydim. Dsg'den ötürü tonla uğraştırmıştı, halletmiştik şanzıman problemlerini (aşamalı olarak kavrama, volan, mekatronik değişti zamanla) Onun dışında problemi yoktu.

Km'si de sizinki kadar olmasa da düşüktü. 135bin. Geçen yıl, dediğinizi yaptım. O zamanın parasıyla 150 bin liradan fazla masraf ettim. Doğuş'ta enjektör, triger, devridaim, klima motoru, akü, şarj dinamosu vs. şimdi hatırlamadığım baya bir şeyi değişti. Ama arabanın neresini toplasak başka yeri gidiyordu. Ustalar "hocam, alman arabalarında belli bir yaştan sonra doğal. Sanayiyi sever alman arabaları" dediler

Bakın bu araba sıfır alınmış, tek sahipli, hor kullanılmamış, kazasız, kapalı garaj arabası. Süreç bıktırınca beni, hazır sıfırlamışken ve sorunsuz kullanılabiliyorken satayım dedim. Sattım. Alan kişi şehrine dönerken, yolda daha önce arıza vermediği bir sebeple arızalanmış. Etik olarak sorumlu hissettim. Halbuki gizlediğim bir ayıbı da yoktu. Adamın 28bin tl tamir masrafını ödedim ve aracı geri almayı teklif ettim. Teşekkür edip reddetti. Dedim bir daha arıza çıkarırsa bana haber verme, üzülmeyeyim. Helalleşip vedalaştık.

Yaptığım en doğru şeydi satmak.

Vag grubu araçlarınızı belli bir yaştan sonra tutmak çok mantıksız. Her gün başka yeri patlıyor.

Ekleme:
Şayet çok namuslu, dürüst, becerikli ve uygun fiyatlı tanıdık/akraba vs. bir ustanız varsa ve bazı ufak tefek aksaklıkları da problem etmeyecekseniz vw kullanmaya devam edilebilir. Ben şu kadarını söyleyeyim:

-Bu yaptıracağınız komple bakım aracı sıfırlamayacak. Araç diğer yerlerinden ama küçük ama büyük yeni problemler çıkarmaya daha sık bir şekilde devam edecek. Yetkili servis tüm indirimlere ve garanti vermelerine rağmen kazık gelecek. Ustalarla dost olacaksınız...

Benim sattığım insanlar sanayi esnafıydı. Onlar için çok mantıklı oldu. Kelepir fiyata hasarsız, diri ve konforlu bir passatları oldu.
+2
yadigar
(14.09.26)
doğru düzgün özel serviste tüm eksiklerini giderin.
not: 2005 model golf 5 kullandım 2023'te.
1.6 atmosferikti araba.
otobanda sıkıntısızca 160'la gidebilmişti.
ben de şaşırdım.
golf 5, 6, 7, bu yaştaki golf'ler romanya'da çatır çatır gidiyor ve insanlar at niyetine biniyor.
0
rain when i die
(14.09.26)
çıkan masraf bahsedilen işler için 5 kat kadar fazla. bir gariplik var.
0
orpheus
(15.09.26)
(20)

Aldatılmayı Aşamıyorum

depresif çocuk
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni ta
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni takıyor, boş kaldığında ise bu adamla birlikte vakit geçiriyormuş. Bu ırz düşmanı adam benim varlığımı bildiği halde bu şekilde bir ilişkiye dahil olmayı problem etmemiş birisi.

Kızı her yerden engelledim. Hala ulaşmaya çalışıyor, ikinci bir şans istiyor. Sırayla tek tek, bütün uygulamaları deniyor. Yakın çevresine aratıyor falan.

Aslında size sorulacak ne var değil mi? Her şey ortada. Yapılması gereken belli.
Yol vermek.

Ama en çok şu koyuyor bana.
Ben bu kız için neler yapmadım ki.
Harcanan paranın, verilen manevi emeğin, boşa giden zamanın haddi hesabı yok.
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" düşüncesini aşamıyorum.
10 gündür görüşmüyorum.
Date uygulaması ile uğraşacak, yeni bir sevgili edinecek motivasyonum bile kalmadı.
Artık başka bir kadını sevebileceğimi, başka bir kadına güvenebileceğimi sanmıyorum.
Nasıl aşacağım ben bunu?
-5
depresif çocuk
(13.09.26)
2 tane özlü söz yazacağım tabi ki çok klişe olacak ve belki de zaten herkesten duymuşsundur ama başka bir çaresi de yok

tüm geçen yaşanmışlıklar ve yaptıklarına rağmen
-zararın neresinden dönersen kardır

bundan sonra kendini nasıl toparlayacaksın konusunda ise
-zaman her şeyin ilacıdır
+18
bravoteam
(13.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" diye düşünmek yanlış. Bunu yapmayacak insanla, yapabilme potansiyeli olan insanın aynı kişi olması çok zor. Uzun bir geçmişiniz olsaydı, zaman insanı değiştirir, sizin tanıştığınızda bambaşka biriydi gibi şeyler söylenebilirdi belki ancak daha 2 yılınız bile dolmamış. Yani tanıştığınız kişi, kafanızdaki kişi değilmiş pek. Aldatmasaydı da değilmiş.

Haliyle oturup halinize yanmanın, olan biteni romantize etmenin bir anlamı yok. Kaba olmak amacıyla söylemiyorum, benzer çeşitli durumlarda kendimi daha iyi hissetmemi sağlayan bir yöntem olarak söylüyorum; kendinizi haksızlığa uğramış hissedip üzülmek yerine "ulan amma salakmışım" deyip espriye vurmak daha faydalı bir yol. Biri size kurban gibi hissettirip içinize kapatırken, diğeri kontrolün tekrar elinize geçtiğini hissettirip ileriye odaklanmanızı sağlıyor.

Aldatılmak nadir yaşanan bir şey değil, ayrılıklarsa çok yaygın. Herkes bir şekilde yaşıyor bunları. Çok istisnai başka problemleri yoksa da zamanla herkes toparlanıyor.
+3
akhenaten
(13.09.26)
"Ben bu kız için neler yapmadım ki" demenize takıldım.
ilişki devam ederken memnuniyetle yaptıklarınızı ilişki bitince neden sevgiliniz "için" yapılmış olarak görüyorsunuz?
yaparken memnun olduğunuz şeyleri, yapmaktan keyif aldığınız şeyleri neden kendiniz için değilmiş de başkası içinmiş gibi görmeyi tercih ediyorsunuz?

"Nasıl aşacağım ben bunu" demişsiniz. çıkaracağınız dersleri çıkarın, kendinizi dışarıya kapatmayın ve zamana bırakın.
0
tnz
(13.09.26)
olayların sıcaklığıyla kimseyi sevemem, güvenemem kaygınız çok normal ama hiç gerçekçi değil. sizin de bildiğiniz gibi insanlar defalarca yeniden sevebilir ve güvenebilir. şimdi o kısma fazla odaklanmayın.
keşke yapmasaydı diyeceğinize, iyi ki potansiyelini ortaya koymuş ve ben bunu farketmişim kısmına odaklanmanız da daha hayırlı olur. geç de olsa bu tiplerden kurtulmuş olduğuna sevinin ve kendinize, hobilerinize falan odaklanın.
hayat kısa ve güzel^^
+2
lil siztah
(13.09.26)
öncelikle geçmiş olsun. bunu farketmenize sevindim. zira bir de 3 5 sene sonra böyle şeyler olduğunu, belki evlendiğinizi, çocuğunuz olduğunu düşününce çok daha ağır bir durum.

evet kolay atlatılmıyor ama kendisi kaybetmiş. sizin ne üzülecek, ne eksiklik yaşayacak hiç bişeyiniz yok. arkadaş grubunuzda falan da sorarlarsa, direkt olarak böyle böyle yapmış deyin geçin.

bir arkadaşım vardı çocukları 3 yaşına gelmişti, evde herşey yolunda gibi gözükse de kadın hiç bir şekilde hiç bişeyden memnun olmuyordu. birgün bi baktıki arkadaş işteyken adam yaşadıkları eve gelip boynuzluyormuş. ayrıldılar. erkek olan halinden çok memnun. bi süre sonra ikinciye evlendi. hala evli. çocukları 16 yaşına falan geldi. eski eşi çok pişman oldu tabi ama yapacak bişey yok.
0
omer460
(13.09.26)
zaman herşeyin ilacı gerçekten. içindeki acı zamanla geçecek. bir kere yapan yine yapar. o ilişkinin temeli sarsılmıştır. uzatmaları oynamaya gerek yok.
+1
false pretension
(13.09.26)
yol kazasi diyip yoluna devam edeceksin. cok verici olmak, asiri baglanmak senin verdigin kozlar, kazik yemek ise karsi tarafin vefasizligi. boyle gorup eskiye takilmadan devam edicen. tabi hatalarindan ders alip daha temklinli.
0
buenosdias
(13.09.26)
Ya evlendiğinde bunu yapsaydı.? Onun için zararın neresinden dönerwen kardır +1
+1
rodeocu
(13.09.26)
Erkenden fark ettiğin iyi olmış

Emin ol iyi kadınlar halen daha var
0
Hallegadola
(13.09.26)
Kendi kendine bir şeyler olana kadar zorlama artık. Biri olsun hayatımda dediğinde kötü insanlar çıkıyor insanın karşısına.
+3
gabe h coud
(13.09.26)
Siz daha önce de yazdınız sevgilin eski sevgilisiyle görüşüyor diye. O zaman da uyardık. Zamanla vaktinizi başka şeylerle doldurarak asarsiniz.
+4
pembediken
(13.09.26)
Insan bazi seyleri yasamadan göremez. Yasadin gördün bir dahakine daha dikkatli olursun artik.

20 ay uzun bir zaman degil.
-1
Purple life
(13.09.26)
Erkeklik gururuna dokunan bir şey anlıyorum o yüzden. Ama şunu da söylemek lazım, bu yaşadıklarını her gün milyonlarca erkek yaşıyor zaten, yalnız değilsin merak etme. Aklında intikam planları falan varsa da sil geç, bu işi de unut devam et.
0
jangbogo
(13.09.26)
ibni sina'ya aşk illetine düşmüş, unutamayan bi genci götürmüşler. önce hamama, sonra güzel kadınlara götürün; bir tek o olmadığını hatırlasın demiş. kıssadan hisse, motivasyon değil disiplin.
+1
klassno
(13.09.26)
erkekadam.org sitesinde red pill felsefesini yalayıp yut. Kadınları da, kadın erkek ilişkilerini de %90 oranında çözersin.
-5
sinematematikci
(14.09.26)
Geçmiş olsun, kolay bir şey değil çünkü yapılan hoş değil. Zamanla bu hissiyat geçer.

Allah kurtarmış, ters taraftan düşünüyorsun bence. Evlensen vs çok kötüydü, şimdi doğru kişiyle tanışma şansın var. Doğru görünen yanlış kişiymiş kısaca.
0
havadakarada
(14.09.26)
Yapacak bir şey yok, kendini şanslı sayman lazım, ya evlenseydiniz ve bu olsaydı ?

Her kadın bu şekilde saygı görmeyi hak etmiyor, deneye yanıla doğru kişiye ulaşmak dışında bir çare yok. Motivasyon kırıklığı bir süre devam ediyor ona da yapacak bir şey yok, iyileşme sürecinin bir parçası.
0
kimlanbu
(14.09.26)
allahın sevdiği kuluymuşum diyeceksin. şükür edeceksin.
ya evlenip çoluk çocuğa karışaydın ne olacaktı?
beterin beteri var di mi?
harcadığın 3 kuruşa yanma farkettin ya ona sevin.
0
jamswety
(14.09.26)
Seni zerre düşünmemiş birisi için değil günlerce, dakikalarca düşünmek bile gereksiz. O senin bir dakikanı bile hak etmiyor. Zamanını daha fazla ona harcama çünkü Zararın neresinden dönersen kardır.
0
summerof69
(14.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu"

ama yapmış, aklına her geldiğinde yaptığı alçaklığı düşüneceksin. insanda öyle bir şey var hep iyi olayları hatırlıyor ilişkide, kötü kısımlara odaklanınca dert tasa kalmıyor. tabi ki zor ve zaman alır ama geçmiş olsun yani böyle birinden yol yakınken kurtulmuşsun.
0
bay b
(15.09.26)
(5)

Bağlama önerisi

stejerners
Yeni başlayacak birine bağlama önerisi olarak ne önerirsiniz? Üstteki daha iyi, başlangıç olarak problem yaşar mıyım?https://ty.gl/534znhd9o1kenhttps://ty.gl/0wyuyea4x1k03
Yeni başlayacak birine bağlama önerisi olarak ne önerirsiniz? Üstteki daha iyi, başlangıç olarak problem yaşar mıyım?

ty.gl
ty.gl
0
stejerners
(13.09.26)
Üç gün sonra bende heves falan kalmaz, bırakırım diyorsan zaten hiç başlama.
Ama devam edeceğim diyorsan da 'yeni başlayan için' lafı çok saçma. Onun çıkaracağı ses seni ateşleyecek, teşvik edecek. En iyisi, öğrenirken lazım.

@yap desem yapmazsin he çok haklı. Hatta, bir bilenle beraber gitmek daha uygun olur.
0
Mirket
(13.09.26)
teknolojik olarak çok mu geride kaldım bilmiyorum da, internetten bağlama mı alınır hocam? gidersin bi dükkana, oturursun dinlersin seslerini, sana hitap edeni alırsın.
+1
yap desem yapmazsin he
(13.09.26)
bağlama yapısı gereği çok sorunlu bir alet. sapı çok ince. o yüzden zaman zaman tesviye isteyebilir. ön kapağın formunu iyi vermedilerse içeri çökebilir.

istanbulda bu bağlamcıların toptancısı var. sağda solda 6 10 bin bandına bulabileceğin bağlamalar muhtemelen 2 3 bin lira seviyesinde öğrenci bağlamalarıdır.

toptancıları kim bilmiyorum ama giriş seviyesi aletler yaptıkları için pek bişey beklememek lazım.

ha ben minimum 15 bine falan çıkarım dersen bağlama yapımcısı bir arkadaşım var. seni ona yönlendirebilrim.
0
omer460
(13.09.26)
İnternetten bağlama alınmaz. Hatta müzik marketlerden de bağlama alınmaz. Bağlamayı direkt atölyesinden alacaksın.

Özbek bağlama (istanbul)
Eroğlu saz evi (izmir)
Net bağlama (ankara)
Boran müzik (antep)
Alıcı saz evi (ankara)

Bunlar en baba atölyelerdir. Fiyatları yüksektir doğru, ama şöyle düşün, eğer gerçekten ilerlemek istiyorsan ucuz sazı en fazla bir yıl kullanırsın, sonra yenisini alman gerekir, çünkü onun sesi seni tatmin etmez, ben 10 yıldır çalıyorum, iki yıl öncesine kadar doğru düzgün bir sazım yoktu, o nedenle çalmaktan asla keyif almıyordum, paraya kıyıp oyma dut aldım, elimden düşmez oldu.

Neyse, özetle ankara'da alıcı saz evini bir ara, onların fiyatları görece ucuz, bana orta halli bir bağlama yapın de. Ya da hazırda olanlardan fiyat iste. İnternette gördüklerine boşa para yatırma, parana yazık.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(14.09.26)
Bir müzisyen ve enstrüman icracısı olarak söylüyorum, eğer profesyonel bir enstrüman icracısı değilseniz hiçbir zaman verimli bir enstrüman almak için yalnız başınıza hareket etmemelisiniz, yanınızda muhakkak o sazın (enstrümanın) profesyoneli olan biriyle seçmeye gitmelisiniz. Ayrıca başlangıç orta veya ileri seviye olarak kaliteleri değişebilir ama gerçek bir saz sadece duvara asılacak olan sazlardan çok daha pahalı olacaktır, el yapımıdır çünkü. Fabrikasyon saza rastlarsanız asla almayın, sahtedirler, tamiratı yapılmaz.
0
muhayyer divan
(15.09.26)
(5)

sanayi ustalarının yaylı kelepçe düşmanlığı/vidalı kelepçe sevdası?

konetsu
neden böyleler acaba? yaylı dediğim şu kelepçeler https://i.imgur.com/wVDTW8t.pngvidalı dediğim de bunlar https://i.imgur.com/uvNojrN.pngkendi maceram şu şekilde :D antifriz değiştirtirken radyatör hortumunu söktüklerinde normal penseyle zor zar söküp sonra yerine oturtmayı beceremediklerinden söktü
neden böyleler acaba?
yaylı dediğim şu kelepçeler i.imgur.com
vidalı dediğim de bunlar i.imgur.com

kendi maceram şu şekilde :D
antifriz değiştirtirken radyatör hortumunu söktüklerinde normal penseyle zor zar söküp sonra yerine oturtmayı beceremediklerinden söktükleri tarafa vidalı kelepçe taktılar. bir süre sonra oradan antifriz kaçağı oldu. vidasını biraz sıkınca kesildi ama birkaç hafta sonra hortumu tamamen kesti ve üst hortum değişimi gerektirdi. yaylı taraftan kaçak yoktu.

üst hortumu değiştirmeye başka yere gidince orijinal yaylı kelepçeyi de yanımda götürdüm. biraz neden o kelepçeyi istediğimi anlatmak biraz da sohbet olsun diye dedim şuraya gittim söktüler takamayıp vidalı kullandılar böyle hortumu kesti gördüğünüz gibi vs. adam üşenmişlerdir kolaylarına gelmiştir dedi. dedi dedi de sonra kendi de takmadı bunlar aslında daha iyi onlar kötüsünü takmıştır diyip vidalı kelepçe attı iki tarafa da. ne oldu? haftasına kalmadan antifriz sızıntısı... sızan tarafı sıktım ertesi gün diğer taraf da sızdırdı. onu da sıktım kesildi bi süre. sonra taktıkları hortum mu dandikti takarken mi zarar verdiler çok sert mi büktüler sebep ne bilmiyorum hortum patladı geçenlerde...

sonunda bi bu kelepçelerin özel pensesinden bir de radyatör hortumu alıp evin önünde kendim değiştirdim şimdilik bu hortumda hiçbir sıkıntım yok.
i.imgur.com
i.imgur.com

sonra kalan hortumlara da bakayım dedim. lpg sistemi için attıkları t'lerde de vidalı kullanmışlar ve sızıntı izleri var
i.imgur.com
i.imgur.com

video olarak çekip frame kestiğimden çok net olmasa da belli oluyor :D

kalorifer hortumlarından paralel çekildiği için onlara da baktım yaylı kelepçelerin olduğu yerlerde sızıntı yoktu. tüm izler vidalıların dibinde. 4 yaylı 10 vidalı var kalorifer/lpg sisteminde vidalıların 6-7 tanesi sızdırmış gibi görünüyor.

sanayi ustaları vs. sadece bi pensesini almaya mı üşeniyor? var da kullanmaya mı üşeniyor? bilmiyor mu? yoksa bile bile sorun çıksın da tekrar tekrar gelsin müşteriler diye mi düşünüyorlar?

sizde hiç hortum diplerinden antifriz kaçağı oldu mu olduysa hangi tip kelepçelerde oldu?
yaylı kelepçe seti sipariş ettim lpg su hortumlarını kalorifer hortumlarını vs. de yenileyip yenilerken yaylı tip takmayı düşünüyorum.

tüm araç üreticileri fabrikada yaylı kelepçe takarken sanayi ustalarımız o mühendilerden daha iyisini bildiği için vidalı takıp geçiyor :D
📊 kelepçe-kaçak durumları?

Bu anket sona erdi. 6 oy kullanıldı.

0
konetsu
(13.09.26)
çoğunun yaylı kelepçe pensesi yok veya kullanılmayacak durumda oluyor. yaylı kelepçe yerleri de arabanın ulaşılması zor kısımlarında olunca sökene kadar çok uğraşıyolar. sonra vidalı kelepçe takıp lokma ve uzatma kolu ile uzaktan daha rahat sıkıyolar.

vidalı kelepçe deyip geçme ucuz önemsiz bir parça gibi görünse de adisini kullanırsanız sizin yaşadığınız sorunlar yaşanır. antifiriz kaçağı demek motor suyunun kaçması demek. eğer farketmezseniz ve su seviyesi düşüp öyle kullanırsanız motor hasarı oluşur.

vidalı kelepçe kullanılacaksa kesinlikle Förch gibi markaların ürünleri kullanılmalı. öyle dandik kelepçeler daha sıkarken yalama oluyor zaten.
0
omer460
(13.09.26)
@omer460 kullanılamayacak durum nasıl oluyor? daha pratik modelleri de var bu penselerin dar alanlara ulaşabilmek için. www.youtube.com

iş olarak bunu yapan insanların üç kuruşluk pense almaktan kaçınması saçmalık ve savunulamaz bence. ben bireysel kullanımım için bile aldım mesela ucuzundan da olsa. bu işten para kazanan her gün hortumlarla kelepçelerle uğraşan biri olsam o videodaki gibi kullanışlı modellerden de mutlaka alırdım.

antifriz seviyesi ve harareti kontrol ediyorum o konuda dikkatliyim. ama farkedilmez dalgınlığa gelirse evet çok ciddi masraf açabilir. o yüzden gıcık oldum adamlara. kendi kelepçesini takmayı beceremiyorlar, gereken bi penseyi bile edinmiyorlar, sonra da üç kuruşluk dandik kelepçe takıp geçiyorlar.

bence ne kadar kaliteli olursa olsun sıkıntılı vidalı tipler. sıcak soğuk döngüsü gördükçe hortum kelepçenin sıktığı yerden incelebiliyor. vidalı tipler sabit seviyede kaldığından hortumda incelme olduğu durumda yeterince sıkamıyorlar. araç soğuyup ısındıkça genleşme büzüşme durumlarına adapte olamıyorlar. yaylılar devamlı baskı uyguluyor esneyip adapte olabiliyor.

vidalıda bir de özellikle radyatör tarafında sıkarken çekiniyor insan. fazla sıksan plastik radyatör giriş çıkışlarını kırma riski var. bant kısmındaki delikler hortumu deforme ediyor delikli taraf hortumu daha sıkı tutarken diğer tarafa eşit baskı uygulayamayabiliyor. bi tanesi evet yalama olmuştu, sıksan da diş atlıyordu...

hepsini yaylıya çevirip rahat etmek istiyorum. umarım aldığım set kalitelidir. piyasada yaylıyı bulmak da zor. aliexpress temu amazon gibi yurtdışı sipariş imkanı kalmadığı için seçenekler çok kısıtlı. türkiyede pek alıp kullanan da olmadığından yorum yok çoğu üründe. her ölçüyü bulamıyorsun.
0
🌸konetsu
(13.09.26)
benim çevremdeki tamircilerde gördüğim ki araba tamircisi, çok arkadaşım var.

işe saygı yok denecek kadar az, arabayı götürdün. dediler ki radyatör hortumu eskimiş değişecek sipariş vereceğiz. o gün söktüler, kenara koydular, ertesi gün o çırağın o yaylı kelepçeyi bulabilmesi bile mucize.

hatta arabalardaki yaylı kelepçeleri söküp vidalı kelepçe yapmayı vatan borcu olarak gören bir kısım tamirci de var.

bir de övünüyolar. radyatör hortumunu sökünce yaylı kelepçeyi hemen değiştireceksin bıdı bıdı diye.
0
omer460
(13.09.26)
cahil usta çok var.
0
designer
(13.09.26)
yaylı kelepçeyi düzgün sökmek/takmak için cırcırlı kelepçe pensesi gerekir. Düz penseyle denediklerinde yay fırlatır, ele vurur, dar alanda yanaşılmaz. Sizin usta da büyük ihtimalle o özel penseye para vermemiştir.

Diğer taraftan yaylı kelepçenin tam hortum dış çapına göre seçilmesi şarttır. Vidalı kelepçe ise tek boy ile her hortuma uyar mantığındadır. Ustanın dükkanında 20 farklı boy yaylı kelepçe stoğu tutması gerekirken, kutuyla vidalı kelepçe alıp geçmek işine gelir.

bana biraz lojistik sıkıntısı olan biri gibi geldi.
0
galahad reloaded
(14.09.26)
(2)

Yeni bir piano muzik sitesi

compumaster
https://piano.kataren.com/Piyano notalarini musicxml formati ile upload ederseniz, notalari goruntuleyip, calip, piyanodaki yerlerini gosteriyor.Yorumlariniza acigim.
piano.kataren.com
Piyano notalarini musicxml formati ile upload ederseniz, notalari goruntuleyip, calip, piyanodaki yerlerini gosteriyor.
Yorumlariniza acigim.
+5
compumaster
(13.09.26)
eline sağlık. aklıma şu programla çalıştığım eski günler geldi.

bund midi tabanlı bir uygulamaydı. dijital piyano veya klavyeyi bilgisayara bağlayıp aynı şekilde çalarken çaldığın notalar da gözüküyordu, çaldığın ses de bilgisayarda geliyordu

www.youtube.com
0
omer460
(13.09.26)
bu app'de supermis :)
+1
🌸compumaster
(13.09.26)
(8)

konserve kavurma

exlibris
evde konserve kavurma var. bunu nasıl değerlendirelim? ne yapabiliriz? görsel temsili ama bu görseldeki gibi yağlı biraz... https://prnt.sc/AiFs_6HtR5Cq
evde konserve kavurma var. bunu nasıl değerlendirelim? ne yapabiliriz? görsel temsili ama bu görseldeki gibi yağlı biraz...

prnt.sc
0
exlibris
(12.09.26)
omlet
0
baldur2
(12.09.26)
Yağlı olmasında bir sıkıntı yok, fazla yağlı sevmiyorsanız yağ eklemeden soğanla kavurup pilav üstü falan yapabilirsiniz. Yemekle beraber de çok pişmemesi gerekiyor olabilir. Mesela kuru fasulye yapılacaksa mevcut durumuna göre sonlarda eklemek daha iyi olabilir. Her türlü etli yemekte kullanılabilir özetle.
0
mbond
(12.09.26)
Sabahları kendi yağına yumurta kıracaksın, Off
+1
etna
(12.09.26)
Sebze yemeklerinde kullanabilirsiniz. Yemeği hem doyurucu hem de daha lezzetli hale getirir.
+1
deepness
(12.09.26)
- pilav ile karıştırabilirsin
- yumurtaya koyabilirsin
- tost içine (varsa kaşar ile birlikte) koyabilirsin
- menemen içine de çok yakışır
- milföy hamuru alıp, rendelenmiş kaşar ile birlikte börek yapabilirsin. Dikdörtgen milföy hamurunu önce ortadan ikiye kesip iki kare elde et. Sonra bu iki karenin ortasına malzemeyi koyup, üçgen olarak katlayıp fırına at. Varsa yumurtan, sadece sarısını üzerine sürebilirsin. Susam, çörekotu serpebilirsin.
- bir tencereye bir yemek kaşığı yağ dök, üzerine yaklaşık bir kayısı ağırlığında soğan doğra ve soğanları 3-4 dakika orta ateşte kavur. Sonra iki tatlı kaşığı salça koy üzerine (varsa bir tatlı kaşığı domates, bir tatlı kaşığı biber salçası olursa daha iyi). Ardından kavurmayı koy ve haşlanmış nohutu koy. Düdüklü tencereyse orta ateşte 30 dakika, normal tencereyse orta ateşte 45-50 dakika pişir. Suyu malzemelerin altına indikçe azar azar su ekle, 5 dakikada bir de alt üst ederek karıştır. nohut yahnisi yapmış olursun.
- küp şeker boyutlarında domates, biber ve soğanı tavada bir tatlı kaşığı yağda 5 dakika kadar pişir. Sonra kavurmayı ekle, hepsini 5 dakika daha karıştırarak kavur, sonra çakma çoban kavurması yapmış ol.
- Yarım su bardağı kadar pirinci 3 kere suda yıka, sonra bir tencereye 4 su bardağı kadar su koy. Ardından pirinçleri tencereye at. Tencereye bir iki kaşık salça ve kavurmayı at. üzerine pul biber koy biraz. Tüm malzeme bitene kadar orta ateşte pişir. Beyran çorban hazır olsun.


Tüm tariflerde tuz ve karabiber dengesine, tadına baka baka atabilirsin.
+2
sinematematikci
(13.09.26)
hocam bu şekilde soğuk tüketebilirsiniz, arkadaşların dediği gibi ısıtıp pilav , patanes püresi yanına koyabilirsiniz, yapacağınız yemeklere koyabilirsiniz, yağlı olması bir sorun teşkil etmiyor ona göre yemeğe yağ koymazsınız veya daha az koyarsınız. bir de ilk seferde çok miktarda yapmayın, belki hoşunuza gitmeyebilir kokuyor bu falan diyebilirsiniz.
0
omer460
(13.09.26)
Bir zamanlar et balık kurumunun bu şekilde kavurmaları vardı.
Biz bunu gençken ve arazide, tam bu haliyle yarım ekmek arasına doldurur yerdik.
Bazı günler ateş yakma olanağımız olurdu. Kenara çektiğimiz köze konservenin ağzını açıp koyardık. Yağ erir, Cızırdamaya başlar, ortaya nefis bir koku yayılır. İşte onu yarım ekmek arasına koyup sıcak sıcak yiyebildiğimiz günler ayrıca mutlu olurduk.

Birazını tavaya koyup üzerine iki yumurta kırabilirsin kahvaltıda. Pul biberle kara biber serper yersin de, sakıncalı. Bağımlılık yapıyor. Bulamayınca yoksunluğu kötü.
+1
Mirket
(13.09.26)
pilav üstü kavurma + ayran nefis
ya da kavurmalı yumurta.
0
jelly bear
(13.09.26)
(5)

motor kaskı

kojonotsuki
niyet ettim motor sürmeye. kask alacağım şimdi.abim motorcu, bana şunları önerdi:1-Schubert C5: https://mototal.com.tr/schuberth-c52-Arai: https://www.mototas.com.tr/Arai-Kasklar?srsltid=AfmBOooOcYCRQcPgr7F_SPx3LUtpDSnyeaSRdbMe2BXsaH0RG5-te7uS3- SHOEI GT AIR 3: https://www.motoroad.shop/shoei-gt-air
niyet ettim motor sürmeye. kask alacağım şimdi.
abim motorcu, bana şunları önerdi:
1-Schubert C5: mototal.com.tr
2-Arai: www.mototas.com.tr
3- SHOEI GT AIR 3: www.motoroad.shop

Ne diyorsunuz? Kask önerilerinize talibim.
0
kojonotsuki
(11.09.26)
bunlar genel geçer en tutulan kasklar, evet. ama abiniz şunu belirtmeyi atlamış; en iyi kask, kafanıza en iyi uyan kasktır. bu sebeple deneyerek almalısınız. internette, bunların hangi kafa yapılarına (uzun, yuvarlak vd) daha iyi uyduklarına ilişkin yorumlar bulabilirsiniz.

mesela bu saydıklarınızın hiç biri bana uymuyor. aylarca deneyerek bulduğum ilk kaskım hjc'nin bir kaskıydı ve müthiş uyumluydu. sonra aynı marka ve modelin yeni serisinden aldım. alırken denedim de. ancak kullanmaya başladığımda farkettim ki 1 saatlik sürüşten sonra çok ciddi şekilde çene kemiklerime baskı yapmaya başlıyor; 15 dk ara vermezsem, sürüşe devam edemiyorum. bunu mağazada kısa süreli denemede farketmek zor ama o kısmı da biraz şans artık.
+5
lil siztah
(11.09.26)
Ben uzundur gt-air3 kullanıyorum, ses almama açısından güzel. Yillar sonra hala is görür. Kesinlikle açık renk alın hem ısıyı yansıtır hem de görünür. Arai yeni baslayan icin gereksiz pahali ama bütçe kısıtlı yoksa alınır.
0
mirty
(11.09.26)
gt-air3 +1 demeye geldim. uzun süredir kullanıyorum. ses izolasyonu gayet iyi, havalandırma kanalları çok iyi iş görüyor. içine de güzel bi interkom taktın mı tadından yenmez. bendeki mat siyah, çok güzel duruyor ama renk işi zevk işi tabii.
0
faberkastelli
(11.09.26)
schubert ve bell markasına çok güvenirim ben. ötekileri bilmiyorum.

kask seçerken beden çok önemli tabi ama hangi tarzda kask alacaksanız, ne sıklıkta kullanacaksınız bu da çok önemli.

çene açılır kasklar çok pratiktir ama bunların kapalı kasklara göre az daha güvenli olduğunu duymuştum.
0
omer460
(11.09.26)
öncelikle, çene açılır kask kesinlikle önermem. zaten motor sürerken yüzüm gözüm niye açık olsun? gözüme arı kaçabilir, burnuma sinek girebilir ya da herhangi bir şey suratıma çarpabilir... ayrıca kazaların çoğunda ilk kafa darbesini önce yüzden/çeneden alırsın ki bende de öyle olmuştu. her ne kadar çene açılır kasklar eskiye göre daha sağlam olsa da risk, risktir ve ufak riskler büyük sonuçlar doğurabilir.

söylediğiniz markaların hepsi rüştünü ispat etmiş markalardır ve motosiklet ekipmanlarında genel olarak "ne kadar çok para, o kadar çok kalite/konfor" mantığı vardır. bütçenize göre beğendiğiniz bir modeli alabilirsiniz ancak @2'ye katılıyorum. modelden modele göre kalıplar değişebiliyor. hepsinin L bedeni kafanıza aynı rahatlıkta olmayabilir yani... ve kaskın alın kısmından ne çok sıkı ne çok bol olmamasına dikkat edin. kaskın kafanıza ne kadar uyum sağladığı ilk takıştan ziyade bir süre kullandıktan sonra belli olur. beğendiğiniz modeli mümkünse deneyerek aldıktan sonra ev içinde 1-2 saat kadar kullanın, alın kısmından rahatsız ediyorsa (fazlaca iz çıkıyorsa) başka modellere bakın. sorun yoksa hayırlı olsun.
0
motosiklet burclu adam
(12.09.26)
(6)

Tarıma elverişli arazi nasıl bir şey?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
"Boomerlar tarıma uygun yerleri oğlanlara bıraktı, tarım yapılamayacak yerleri de kızlara verdiler egi egi" muhabbetini hepimiz biliyoruz ama bu tarıma uygunluk mevzusu neye göre belirleniyor? Eskiden damla sulama yok, her yerde kükürt, kireç yok, amonyumlu fosfatlı gübre yok, vitamin, mineral hak g
"Boomerlar tarıma uygun yerleri oğlanlara bıraktı, tarım yapılamayacak yerleri de kızlara verdiler egi egi" muhabbetini hepimiz biliyoruz ama bu tarıma uygunluk mevzusu neye göre belirleniyor? Eskiden damla sulama yok, her yerde kükürt, kireç yok, amonyumlu fosfatlı gübre yok, vitamin, mineral hak getire, topraktan örnek almak bile fantastik bir şey. Hal böyle olunca bir arazinin tarıma uygun olup olmadığının takdiri neye göre yapılıyordu? Peki bugün neye göre yapılıyor?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.09.26)
tamamen farazi olarak sallıyorum, tarlanın çok taşlı veya taşsız olması, düz veya eğimli olması, ulaşımının kolay olması, etrafında su kaynağı olup olmaması. muhtemelen bunlara bakılıyordur.
+5
omer460
(08.09.26)
il ve özellikle ilçe tarım nerede ise parsel parsel bu ayrımları yapıyor düzenli olarak. oradan direkt öğrenebilirsiniz. eski boomer muhabbeti ise egede kıyı bölgelerin kızlara verilmesi iç tarafta kalan tarım arazilerinin ise oğlanlara verilmesi ile ilgili bir rivayet ya da hikaye.
+1
ground
(08.09.26)
Ektiğin tutup oluyorsa,tarıma uygundur.düz mantık.çorak toprak olmayacak bir de.
+4
denizciman
(08.09.26)
Dağdan akan derenin geçtiği yerler sulak olur, bitki yetişir. Denize yakın olan yer ise kumlu ve tuzludur. Dolayısıyla denize yüzmeye girmek gibi bir niyetiniz yoksa (ki köylülerin denizle işi olmaz) deniz kıyısı cazip olmaz. Boomer olmaktan çok tarım eksenli olmakla ilgisi var galiba.
+1
firez
(09.09.26)
tarım sadece yağmur suları ile yapılmıyor.
+1
co2s2
(09.09.26)
Düz alansa, taşlık kayalık azsa, su kaynağına yakınsa, hele bir de delta üstündeyse tarıma uygundur. Bu bahsettiğiniz muhabbet daha çok muğla civarları için yapılıyor. o bölge menteşe yöresi, çok engebeli. Akarsu kenarlarında olup da çok sık rastlanmayan düz alanlar üretim yapsın diye erkek çocuklara bırakılıyor. Deniz kenarı, taşlık, tuzlu, engebeli koyların bol olduğu ya da buralara yakın araziler kızlara veriliyormuş. Bu kesin bir kural değil, kıyıya yakın olup verimli olan alan da vardır, ama genel eğilim daha verimli alanı erkek evlada bırakma yönünde geliştiği ve belki de bazı verimsiz alanlar ekonomik açıdan çok daha karlı hale geldiği için böyle bir muhabbet ortaya çıkmış.
+1
akhenaten
(09.09.26)
(16)

Arabanızı arkadaşınıza vs. ödünç verir misiniz?

renegade
daha önce de benzer bir soru sormuştum (git: 1625358). yine benzer bir soru.soru başlıkta
daha önce de benzer bir soru sormuştum (git: 1625358). yine benzer bir soru.

soru başlıkta
📊 ?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

0
renegade
(04.09.26)
Kimsenin arabasını ödünç almam, kimseye de aracımı vermem. Yani bazı şeyler kişiye özeldir istenmemeli. Çok lazımsa araç kiralarım kafam rahat olur.
+2
mor oje
(04.09.26)
Sadece bir tane arkadaşıma veririm. Karşılıklı güvenimiz mevcut, onun dışında kimseye vermem kesinlikle.
0
umutt
(04.09.26)
daha önce bir arkadaşıma bir kaç haftalığına ödünç araba verdim. ne olduğunu unuttuğum bir trafik cezası yemiş. aracı satarken fark ettim. bir kaç kere hatırlatmama rağmen ödemedi.
+2
co2s2
(04.09.26)
bu esnada bizim arabayı kullanmayan bi' muhtar kaldı :)
0
charbiel
(04.09.26)
bir aracim pert oldu, o yuzden artik cok cok guvendigim biri olursa, yine de endiselenerek veriyorum.
+1
cooperr
(04.09.26)
İhtiyacı olan birisi olursa ben götürüp getirmeyi teklif ediyorum, kabul etmezse vermiyorum.
+2
antihero
(04.09.26)
benim çevremde gördüğüm olumsuz durumlar neticesinde arabanın verilebilen birşey olmadığına karar verdim.
1 trafik cezası, hgs geçişi problemleri. trafik cezası yeniyor. hgsden geçiliyor ne hikmetse ödemek unutuluyor faiz faiz faiz, ısrar ısrar ısrar ödenmiyor kalıyor.
2 yakıt koymak, araba yakıtı yakıyor ama diğer şeyleri tüketiyor, motor yağı, fren balataları, debriyaj balatası vb gibi. yani yakıtını koyarız olayı de benim için geçerli değil.

3 gözle görülmeyen küçük kazalar, arabanın altını vurmak vb. genelde söylenmiyor. belki farkında bile olmuyor kullanan kişi. mesela arkadaş arabasını bir arkadaşına verdi. araba doblovari bişey. arkada alet edevat ne varsa üstüste binmiş. bi baktık arabanın altına bütün şanzıman bağlantı yerleri kırılmış. kasis gibi bir yerden uçmuş.

4 arabanızı verirsiniz ama karşı taraf bu sorunların bir tanesiyle karşılaşır ve siz de söylerseniz kesinlikle kötü olursunuz. o yüzden gerek yok.

olabilecek en mantıklı şey, işin yoksa senin arabayla şuraya gidebilir miyiz tarzında bir durum olmalı.

bunun daha cana zarar vermeli kazası, alkollüsü osu busu var.
+1
omer460
(04.09.26)
Kimsenin direksiyonuna oturmam.
Benim arabamı benden başka, eşim ve çocuğum kullanabilir.
Çevremdeki herkes de bunu böyle bilir.
+2
Mirket
(04.09.26)
Ödünç araba verince verdiği araba götüne kaçan bi elemanın hikayesi vardı sözlükte, ödünç araba veren o hikayeyi okusun sonra versin. Ben vermem de istemem de, ihtiyacı olan araba kiralasın.
+1
kizil karga
(04.09.26)
Riskli. Cezadan tut kazaya kadar pek çok şey olabilir. Olası bir zararı karşılayabilecek adamın zaten arabası olur veya taksi tutar veya araba kiralar. Birinden araba isteyen adam parasızdır.
+1
runaway
(04.09.26)
Kesinlikle vermem. Benim için önemli biriyse kendim götürür getiririm üşenmem ama arabamı vermem.
Cezadan falan çekinmiyorum açıkcası. Yediği cezayı ödemeyecek birine de niye vereyim zaten. Araba da umrumda değil. Başına bir şey gelirse şu an yenisini alamayacağım için üzülürüm o kadar. Hatta bugün bi amca aynama çarptı, ayna kırılmadığı için kontrol etmedim bile. O kadar umrumda değil.
Konu şu ki araba bana özel bir şeymiş gibi geliyor. Diş fırçamla telefonumla aynı şey. Kimse ölmüyorsa başkasının arabasını da kullanmam hatta.
Hastane gibi durumlar hariç arabası olmayan başkasının arabasıyla gezmesin yani artık. Sağlığı ayrı tutuyorum.
+1
asue
(05.09.26)
arabayi al git seklinde sadece en guvendigim 1-2 arkadasima veririm.
0
antikadimag
(05.09.26)
güvendiğim insanlara veririm tabi ki. eşyadır neticede, sevdiğim insanın gönlünden daha değerli değil. bir de "iki gün sonra olur da benim ihtiyacım olursa" diye düşünerek empati yaparım.
0
faberkastelli
(05.09.26)
Benden daha iyi şoför olan tüm arkadaşlarıma veririm.
Gerçi bu kümede şu anda 3 kişi var.
0
etna
(05.09.26)
Veririm.
0
duster
(05.09.26)
İsteyen herkese veririm.
0
gabe h coud
(05.09.26)
(11)

Carrefour anketi

eileengray
Carrefourların satılmasından sonraki değişikliklerden ötürü oraya alışverişe gitme sıklığınız ne yönde değişti/değişecek? Anonim ankettir.
Carrefourların satılmasından sonraki değişikliklerden ötürü oraya alışverişe gitme sıklığınız ne yönde değişti/değişecek? Anonim ankettir.
📊 Alışverişe Carrefour’a gider misiniz?

Bu anket sona erdi. 41 oy kullanıldı.

0
eileengray
(03.09.26)
Benim için otopark belirleyici oluyor. Önünde boş yer varsa migrosta yoksa girebilirim.
0
kisa
(03.09.26)
Market seçmem, alacağım ürünün markasına ve fiyatına bakarım.
0
Mirket
(03.09.26)
şıkların hiçbiri tam geçerli değil benim durumum için.

evet artık daha soğuk bakıyorum, ama zaten carrefour konum olarak çok tercih ettiğim bi yerde olmadığından neredeyse hiç gitmiyordum.

genelde tercih etmesem de indirim durumunda, daha yakın/kolaysa veya migrosta stok vs kalmadıysa a101 bim gibi marketlerden nadiren de olsa alışveriş yaparım katı şekilde "asla" gitmem durumum yok.

yakınıma carrefour açılsa mesela duruma göre uyguna geliyorsa yine gidebilirim.

özetle boykot yapacağım diye kendimi maddi zarara uğratamam. ülker de mesela hiç sevmediğim bi markadır kendim tüketmem ama dükkanda ikram olarak müşteriye verilecek bişeyler bulunsun dediğimizde ülker indirimdeyse ülker de alırım. normal şartlarda fiyatlar eşit veya yakınsa ilk tercih eti olsa da ülkeri "asla" almam demem.

ayrım yaparım ama katı şekilde değil. ha eskiden carrefour'a gitsem mesela indirimli ürünlerle beraber normal fiyatlı ürünleri de oradan alıp geçebilirdim, ama şuan bariz avantajlı veya acil ihtiyaç duyduğum bişey varsa alır kalanları oradan almak yerine ayrıca migrostan alır veya sanal market/hemen'den söylerim. yani ek avantaj sağlamadığı sürece oradan harcamamı minimize ederim.
0
konetsu
(03.09.26)
eskiden a101'e gitmemek gibi bir kararım yoktu. carrefour'a da giderim ama ne a101, ne de carrefour evimin etrafında yok.
0
co2s2
(03.09.26)
Zorda kalsam bile gitmem.
+2
gabe h coud
(03.09.26)
"Gitmiyordum, gitmemeye devam edeceğim. Bir şey değişmedi yani." seçeneği yok. Tercihimi cevap olarak bırakayım.
+5
yadigar
(03.09.26)
ben çok sık gidiyordum, çünkü ufak tefek market elışverişi buna sebze meyve de dahil ve tekel alışverişimi bir yerden yapıp çıkıyordum.

şimdi tekel alışverişi yapamadığım için, oraya gitme ihtiyacı da duymuyorum çünkü ne fiyatları çok uygun, ne aradığım şeylerin çoğunu bulabiliyorum. tekel satmayan ama çok daha iyi sebze meyve reyonları olan yakın başka marketler var.

101 de öyledir, şoka bime giderim ama a101 kapısından girdiğim çok nadirdir. markaları ve ürün gamı bana hitap etmiyor.
+1
omer460
(03.09.26)
asla gitmem. kendileri gibi olanlara satsınlar b.klu mallarını.
+2
scudman1
(03.09.26)
En son ne zaman kapısından girdiğimi bile hatırlamıyorum. Ne eve ne işe yakın şubesi var. Online’da ise Migros’a alışkınım. Denk gelirsem giderim; boykot etmiyorum.
-2
auroraaurora
(03.09.26)
balık ve kedi kumu için gidiyordum. kedim artık yok. balığı da halden alacağım. yine de bunlar söz konusu olursa giderim çünkü en hesaplısı oluyorlar. boykot ürünlerine devam ama beslenmemin kolaylığı daha önemli.
0
janderzel zartanyan
(03.09.26)
Genelde balık ve alkol için gidiyorduk zaten anlamı kalmadı, balığı da Migros’tan alırım.
0
ekimoloji
(03.09.26)
(7)

böyle bir şey var mı?

nickini degistiren yazar
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı do
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı doğru bir rakamın ortaya çıkacağını düşünüyorum.

bir de mesela yeterince güzel/yakışıklı değilsek puanımızı artırmak için neler yapılabilir? çirkinliğimizin kaynağı ne? burnumuz mu, çenemiz mi, vs.? bunlar hakkında karşı cinsin yorumlarını alsak. harika bir iş fikri değil mi :)
-3
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
deep research konusu bu :)

istersen duyuruma bi göz at ve araştırmaya başla :)

eskiden burada ifşa yapardık ama dünya güzelini bile yerin dibine sokmuş insanlarız hahah
0
omer460
(01.09.26)
yapay zekaya sorsan? güzel bi prompt ile gerçeği söyler gibi
0
eja
(01.09.26)
at fotonu biz oylarız.
0
mikahakkinen
(01.09.26)
baldur2
(01.09.26)
Diğer arkadaşların da dediği gibi burada ifşa yapılan zamanlar oldu. Çok acımasızca yerin dibine sokulanlar vardı.

Bence birilerine güzelliğimizi, cirkinligimizi yorumlatmaya gerek yok zaten yorumlayan kim, acaba bu kişi neye benziyor ya da bir şeye benziyor mu?

Bir de burnun daha güzel olsa n'olacak?

Ayrıca bu bir iş fikrine dönerse, insan da metaya döner.
0
rock n roll
(01.09.26)
1 milyon yıl önce hotornot.com vardı. (bkz: hotornot.com) Hâlâ duruyor mu bilmiyorum. Aynı işlevde tr için de sevgilim.com'un "hoş muyum boş muyum" diye hoşboş isminde bir sitesi vardı. Tam olarak dediğiniz şeyi yapıyordu. Yıl 99-2000 falan. Belki 2001.

Hatta arkadaşa (erkek) bir tuzak kurmuştum zamanında. Cehennemî sıcaklıkta bir istanbul gecesinde benim evde üzerinde sadece donla koltukta uyurken, bilgisayar monitörünü sadece özel bölgesini kapatacak bir açıyla önüne koyup fotosunu çekmiştim. Monitör donu öyle ustaca kamufle etmişti ki, gören çırılçıplak yatmış zannediyordu. İşte o fotoyu hotornot'a koymuştum. 7.5'un üstünde ortalamada oy almıştı ki, o site için çok yüksek bir skordu.

Sonra aynı fotoyu eksibition'a da atmıştım. Millet "monitör çok fena bakmış" gibi yorumlar yazmıştı...

Yaş ilerledikçe duyuruda her cevabıma anı serpiştirir oldum. Ben de sevmiyorum bu huyumu...

Diğer sorunuza gelince, reddit'te roastme diye bir sub var. Fotonuzu yolluyorsunuz, yüzünüzün fiziksel özellikleriyle dalga geçip aşağılıyorlar. Fikir verebilir.

Yasal uyarı: Fiziksel görünüme çok takılmamak lazım. Temel kişisel bakım gayet yeterli.
0
yadigar
(01.09.26)
İfşa deniyor Duyuru'da buna. Eskiden yapılırdı. Hey gidi glori günleri.

Bition da böyle bir şeydi.

Arkadaş söylemiş, Reddit'te roastme var. Orada ama özellikle kötü yorumlar yazmaya çalışıyor insanlar. Az kilon varsa konu sadece oraya gider. Olumlu tarafların hiç yazılmaz.
+1
gabe h coud
(01.09.26)
(11)

Büyü var mı ? Büyüye inanıyor musunuz? Enerji, Ses Frekans vs

OgutucuRecep
Bizzat şahit olduğunuz bir durum oldu mu? Başkasının değil bizzat sizin yaşadığınız ya da direkt gözlerinizle gördüğünüz bir durum? Frekans, büyü, enerji vs bu durumlarla alakalı görüşleriniz nelerdir?
Bizzat şahit olduğunuz bir durum oldu mu? Başkasının değil bizzat sizin yaşadığınız ya da direkt gözlerinizle gördüğünüz bir durum?

Frekans, büyü, enerji vs bu durumlarla alakalı görüşleriniz nelerdir?
-1
OgutucuRecep
(01.09.26)
Yok
Hayır
Keriz silkeleme/tokatlama.
+8
kizil karga
(01.09.26)
kizil karga +1

mini ek: her inanç gibi başkasının hayatını etkileyecek şekilde, kendini hayatta tutma, direnci gücü bulma amacıyla bir motivasyon sağlayıcısı olarak kullanıldığı müddetçe faydalı görebilirim.
Örnek, büyük sıkıntıları vardır, hayatla barışamıyordur ama bu tip bir inançla hayatta, toplumda kalıyorsa, başkasını etkilemeye çalışmadığı sürece benim için sorun yok.
ama bunu din yayar gibi, bu var, kesin var, var valla diye konuşanları topluma karşı zararlı görüyorum
+3
kisa
(01.09.26)
mana içiyorsam büyü de vardır. kaynak diablo oyun serisi.
+3
omer460
(01.09.26)
He var aq 2026dayiz artık yia

youtu.be
+2
üğpoıuy
(01.09.26)
Şöyle düşünün büyü paraya çevrilebilir bir şey, insanlık tarihi de uzun. Büyü diye bir şey olsa bugün bin çeşit büyü inovasyon konferansı olur, büyünün efektif kullanımıyla alakalı makaleler yazılır, büyünün insanlık onuruna uygun kullanılıp kullanılmadığı ile alakalı kamplaşmalar görülürdü. Büyü kullanım esaslarını regüle eden bir mevzuat ve uluslararası anlaşmalar olurdu. Çünkü büyü kavramının alışılageldik haliyle sağdalığı fayda şaka değil, ciddi bir boyutta olurdu.

Peki bu sayılanlar gibi bir şey var mı? Yok. Ancak hobi olarak böyle bir şeye inanıp bundan haz duymanızın önünde de bir engel yok elbette.
+3
akhenaten
(01.09.26)
Sadece enerji olarak kötü düşünürsen kötü olacağına, kötüyü daha da çekeceğine inanıyorum. Buna inanınca insan bir şekilde kendi kötülüğünü kendi yaratıyor, yapım değil ama iyi düşünmeye zorluyorum kendimi bu yüzden.

Bunu dışında büyü, frekans, dua, enerji, fal hatta burçlar bile yok bende.
0
mutekebbir
(01.09.26)
en clickbait duyurulardan :D
0
kisa
(01.09.26)
bütün muggle'lar dolusmus buraya. demek sihir bakanligimiz iyi calisiyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.09.26)
beyler bayanlar burada yorum yapın, başınızdan geçen bir şey varsa anlatın
0
🌸OgutucuRecep
(01.09.26)
Tabii ki var. Her sene dünya kadar insan büyü yaptırıyor.

Var ama işe yarayan bir şey değil. Astroloji gibi, fal gibi, reiki vs. gibi yani. Büyücüler insanları kandırıp paralarını alıyorlar.

İslam'da cezasının ve günahının olmasının sebebi de bu. Çünkü büyü yaptıran insan, kendini en aşağılık seviyeye çekmiş oluyor. İstediğini elde etmek için türlü türlü sapıklık ve kötülük yapmış oluyor.

Genelde istediklerini de elde ediyorlar. Ama büyü "büyülü" bir şekilde işe yaradığı için değil. Bunlar istekleri gerçekleşsin diye insanlara haberleri olmadan adet kanı yahut vahşi hayvanların bilmem nerelerini yedirip içirmeyi, hatta gözleri dönüp masum hayvanları, albino insanları, hatta küçük kız çocuklarını öldürmeyi göze alacak kadar hırslı ve gözleri dönmüş acımasız insanlar olduklarından, yani "istediğimi elde etmek için her yol mübah" kafasında olduklarından, genelde istediklerini de elde ediyorlar. Ama bunda büyünün bir etkisi olmuyor.

Büyü yaptıran bir insan, gözümde dünyanın en aşağılık insanıdır. Büyü yapan ise, eğer bir canlıya direkt/dolaylı zarar vermiyorsa, yolunu bulan bir şarlatandır. Veriyorsa o da yaptıran kadar aşağılık ve yine şarlatandır.

Enerji, frekans vb. sapkınlıklar için de "keriz silkeleme" ve "kendini kandırma" olduklarını düşünüyorum. En azından daha masum sapkınlıklar.
+3
yadigar
(01.09.26)
ortaokul yıllarında aile içinde ciddi sorunlar yaşanıyordu. annem ve babam düşman olmuşlardı. sonra ne oldu bilmiyorum. bir jcb ile geldi babam ve evin önündeki betonu kazmaya başladılar.
sonra bir kağıt bulundu. kime gittiler, kim yönlendirdi ve sonrasında ne yaptılar o muskayı bilmiyorum ama sorun bir süre sonra çözüldü. o evden hemen taşındık.

büyü yapılırken astroloji kullanılır evet ancak astroloji büyü değildir. okült astroloji de ritüeller falan verir vs.

büyünün çok çeşidi var. "ritüel yapıyoruz kızlar" denilen her şey büyü. yaşamın çarkına sokulan her çubuk ya senin yaşam amacını kaydırır ya da hayatının tamamını. intihar etmekle benzer seviyede olabilir astral düzlemde. arafta kalmış ruhlar...

kedileri sevmeyen bir kadın, ki 20 senede 1 ancak birkaç kere görüştüğüm biri. kedi sevmediği için "inşallah giderler" dedi. iki kedi de gitti. kadına verdiğim bir zarar olduğunu düşdünmüyorum. evlerine çağırıp beni doyurdukları çok oldu. eşini kıskanıp yaptıysa da günahı boynuna çünkü eşi ile iş yerinden arkadaştık. bu bir beddua aslında. kadının haritasında ne dua etse olur etkisi var.

bunun bile vebali çok büyük. "keşke x ölse" demek, başlıklar açmak, başlık altında "sol framede adını görünce öldü sandım tüh" demek bile büyü ve büyü yapan için iki mezar kazsınlar denir. kişinin kendisine de döner çünkü ve maalesef 7 nesile de aktarılıyor.

her şeyi düzgün yapıp da işleri asla rast gitmeyenler genelde bu nesilden biri oluyor.
-3
janderzel zartanyan
(01.09.26)
(5)

MS Office

baldur2
alternatif olarak ne var ya da torrent'ten indirmeyi vs tavsiye eder misiniz? doc dosyalari ve excel icin alternatif ariyordum.bir de bu outlook'ta hesap acmak niye bu kadar zor, bin tane guvenlik adimi var, onlar da dogru duzgun calismiyor?
alternatif olarak ne var ya da torrent'ten indirmeyi vs tavsiye eder misiniz? doc dosyalari ve excel icin alternatif ariyordum.

bir de bu outlook'ta hesap acmak niye bu kadar zor, bin tane guvenlik adimi var, onlar da dogru duzgun calismiyor?
0
baldur2
(01.09.26)
trendyoldan 50 liraya al 1 senelik veriyorlar indirme linkini veriyorlar, artık torrentle program indirmek biraz sıkıntılı virus falan olabiliyor içinde sağlam bi publisher değilse
0
eja
(01.09.26)
libre office var ücretsiz. ben de sizin gibi arayışa girip sormuştum. benim işimi çözdü.
+1
omer460
(01.09.26)
libre ve open office ücretsiz. İlla microsoft kullanayım ama para vermeyeyim derseniz massgrave.
+1
klassno
(01.09.26)
Ücretsiz olarak alternatif yazayım;

Wps office
-1
put it in your appropriate place
(01.09.26)
yadigar
(01.09.26)
(5)

İstanbul içi motokurye

chicha_v2
Beşiktaş'tan Arnavutköy'e annemin ilaçlarını ulaştırmam lazım.Bildiğiniz, önerebileceğiniz biri/şirket var mı? Fiyatlar ne alemde bi de?
Beşiktaş'tan Arnavutköy'e annemin ilaçlarını ulaştırmam lazım.

Bildiğiniz, önerebileceğiniz biri/şirket var mı? Fiyatlar ne alemde bi de?
0
chicha_v2
(31.08.26)
fiyatlar nedir bilmiyorum ama en yakındaki eczaneye durumu anlatıp, sorarsanız muhtemelen kurye bulma konusunda yardımcı olurlar.
+1
omer460
(31.08.26)
Martı tag bakabilirsin
0
ırene adler
(01.09.26)
(bkz: banabikurye) hala çalışıyor mu bilemedim
0
renegade
(01.09.26)
Qmove var

Bu kadar uzak misiniz teknolojiye?
-10
topkapiaksaray
(01.09.26)
(bkz: lalamove)

Bunu kullandım 650 liraya evden eve teslimat yaptırdım. Kendi arabamla gitsem gelsem iki katı + dünyanın zamanı tutacaktı. Sevdim ben bu işi teşekkürler diğer öneriler için de.
0
🌸chicha_v2
(01.09.26)
(5)

taksim tarafları hamam tavsiyesi

chetinn
turist tuzağı olmayan taksim taraflarında hamam tavsiyeniz var mıdır acaba? ya da çok çok iyidir hamam. memnun kalmışsınızdır o da olur:)
turist tuzağı olmayan taksim taraflarında hamam tavsiyeniz var mıdır acaba? ya da çok çok iyidir hamam. memnun kalmışsınızdır o da olur:)
0
chetinn
(31.08.26)
en iyisi zeyrek çinili hamamı ama fiyatı yüksek. kılıç ali paşa hamamına da bakılabilir. bu arada ikisi de taksim’de değil.
0
eileengray
(31.08.26)
Galatasaray hamamı?
0
duster
(31.08.26)
Tabii ki Hürrem Sultan Hamamı. Bir kaç ay önce gittim. Çok iyi.
0
gabe h coud
(31.08.26)
hocam valla ben de zamanında çok aradım, kaç sene evvel 250 dolar alıyoruz 300 dolardan başlıyor vb cevaplar aldım taksim civarında. sonra hamam girişinde bekleyen birisi dedi ki, olm dedi bunlar turistler için sen gitsene dedi bahçelievlerdeki şu hamama, ondan sonra oraya başladık. oralarda uygun fiyatlı zor yani.
0
omer460
(31.08.26)
(bkz: kılıç ali paşa hamamı)
Fiyatı tuzlu biraz ama çok çok iyi.
0
thunder thunder thunder thundercats
(01.09.26)
(16)

Kibris’ta batan gemi faciasiyla gibi durumlarla alaki

titanic kemancısı
Anladığım kadarıyla bazı kişiler geminin içine sıkışmış maalesef. Hiç açık böyle dalgalı denizde yüzme gibi bir tecrübem olmadı merak ettiğim şey; yüzme bilip can yeleği olmayan da suya girdiği anda boğulma riski oluyor mu böyle bir durumda? Kurtulanların bazıları tekne dibe çekmesin diye erken suya
Anladığım kadarıyla bazı kişiler geminin içine sıkışmış maalesef. Hiç açık böyle dalgalı denizde yüzme gibi bir tecrübem olmadı merak ettiğim şey; yüzme bilip can yeleği olmayan da suya girdiği anda boğulma riski oluyor mu böyle bir durumda? Kurtulanların bazıları tekne dibe çekmesin diye erken suya atladığını da söylüyor can yeleği yoksa ve yüzme biliniyorsa dalgada yine boğulma ihtimali oluyor mu? Çok üzüldüm hala yakınlarını bulamayanlar var bir yandan da merak ediyorum böyle korkunç bir senaryoda ne yapmak lazım?
0
titanic kemancısı
(30.08.26)
yüzmeyi iyi bilmiyorsa kendini yorar ve sonra batmaya, su yutmaya başlar. ama yüzme iyi bilen birisi böyle sıcak havada travma falan geçirmediyse yardım gelene kadar boğulmaz.
+1
malheiros
(30.08.26)
Twitter'da şöyle bir şey okudum, açık havaya çıkmadan yelegi sisirmemek gerekiyormuş, ters dönme gibi durumlarda sanırım sikisabiliyormussun. Panikle yoğunluklu insanların koştuğu tarafın tersine hareket etmek gerekliymiş gibi şeyler yazıyordu.

Çok korkunç olay.
+1
a perfect lie
(30.08.26)
Uzman değilim, sorunuza cevaben yüzme bilen kişi açısından görüşümü söyleyeyim. Bence temel mesele suda sakin kalmak, panik yapmamak ve kendini yormamak. Suda en az eforla nefes alma yöntemi, sırt üstüdür diye düşünüyorum. Benzer bir durumda kıyı yakın değilse sırt üstü yatar beklerdim. Deniz istediği kadar dalgalı olsun, yüzme bilen kişi burnuna gelecek suyu yutmamayı bilir (nargile yöntemi deniyordu sanırım, yıllar evvel gittiğim kursta o şekilde öğrenmiştim).
+1
yap desem yapmazsin he
(30.08.26)
tahliye teknesinin ipini kesmemişler indirememişler indirince de teknenin altına sıkışmış (tekne katamaran gövdede boşluk var o sırada 7-8 kişi orada sıkışarak ölmüş)
kalanlar denize atlıyor zaten yardım geldiğinde tekne batmamış gözüküyordu videolardan
+1
croswell
(31.08.26)
Dalga var, dalga var. Koca kargo gemilerini alabora ediyorlar bazen, insanın ne gibi bir şansı olabilir. Youtube'da bir kanal takip ediyorum birkaç aydır, denizdeki dalgaları ve riskleri anlatıyor. Açık denizi bırakın, bildiğiniz sahil şeridinde bile en baba yüzücünün bile başedemeyeceği dalgalar oluyor. Ayak bileğine bile gelmeyen suda boğulabilirsin.
Birkaç hafta önce Kaliforniya'dan bu video baya popi oldu: youtu.be
Akdeniz açık deniz. İskenderun'u, Mersin'i kışın bilenler dalgalarının şakaya gelmeyeceğini bilir. Belki direkt kıyas olmaz ama Kuzey Denizi videolarına bakabilirsiniz. Dalgalar denizin ortasında içe kırılıyor.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
tam da bu benim aklima geldi bu kazadan aslinda sonra. hatta cevaplardan biri gibi ben de ne var aq sirtustu yatar hatta nap basarim, kurtarilmayi beklerim diye dusundum ama bu kadar kisi oldugune gore bu kadar kolay olmasa gerek diye dusundum. sonucta insanlarin cogu yuzme biliyor.
+2
baldur2
(31.08.26)
ben iyi yüzme bildiğimi düşünüyorum, meslek olarak denizcilik de yaptım bi ara, açıkdenizde de girdiğim çok oldu.

panik faktörü çok önemli, denizde normal bir insan kafasını kaldırsa su üstünde kalabilir. tabi bu üzerindeki giysilerin durumuna ne kadar su çektiğine de bağlı olabilir.

yüzmeye çalışmak yorucudur bir noktada kesilirsiniz ama su üstünde kalmak için kafanızı yukarda tutmak veya ellerinizi kollarınız açmak yeterli geliyor. en azından çoğu insan için.

izlemedim ama izlediğim kadarıyla ayaklarında kesikler olan insanlar varmış cam kırıklarından dolayı, ve gemiden mazot akmış, deniz suyunun üstünü örtmüş herşeye yapışmış ve kaygan hale getirmiş, bir baba 6 yaşındaki çocuğumu tutamadım dedi. çünkü her yerine mazot bulaşmıştı çok kaygandı dedi. o durumda bir panik oluştuysa itişme kakışma, ezilme, belki bayılan insanlar oldu korkudan, belki dediğiniz gibi alt katlarda tuvalette falan kaldı, bunun yaşlısı var, hastası var, engellisi var. çıkamamış olanlar da olabilir tabii.

panik faktörü varsa herşey olabilir. videolarda arayın, 1 metreye varmayan suda boğulacak gibi olan insanlar bile var panik yüzünden. hani o kadar paniklemiş ki ayaklarını yeğe değdirse vücudunun üst kısmı su üstünde kalacak ama panikten çırpınarak boğuluyor.

yüzme bilmeyen insan paniklemişse çok daha tehlikeli, yanında birisi varsa direkt onun üstüne çıkıp sarılıyor, su altında kalıyor diğer insan ve kurtulamazsa boğuluyor. bu da olmuş olabilir.
+2
omer460
(31.08.26)
Bu tip kazalarda panik yapmama imkanı yok.

Yani ne kadar iyi yüzerseniz yüzün, fırtınalı deniz, beklenmedik bir kaza durumu kontrolü kaybetmeye neden olabilir. Her gün alabora olan bir gemiden kaçmıyorsunuz sonuçta.

Tabii açık denizde hele bir de kötü havada dalgaların sizi sürükleme ihtimali de yüksek. Dakikalar içinde kaza mahalinden çok uzaklara sürükleyebilir dalgalar.

Burada işte gemi personelinin kontrolü mümkün olduğunca ele alması lazım.

Herkesi görev yerlerine geçmesi, yolcuları kontrollü bir şekilde ilerletmesi, can yeleklerini giydirmesi, filika ve botları suya indirmesi ve yolcuları oraya aktarması gerekiyor.

Zaten bunun için gemilerde, uçaklarda vb sürekli tatbikatlar yapılır. Hangi personelin ne görevi olduğu bellidir.

Ama birçok insan bu tatbikatları ciddiye almıyor. Bizim insanımız bu tip kaza anlarında soğukkanlı değil panikle hareket ediyor. Herkes bir ağızdan bağırıyor, kimin ne yaptığı belli değil.

Çok üzücü bir kaza ve çok ders alınacak konu var. Ama alınacağını sanmıyorum.
+1
anten
(31.08.26)
Gemi içinden görüntü geldi X te dolaşıyorkapının ordaki koridorda kapı kapalı olduğu için gemi yan yatınca altta sıkışıp ezilenler var, en alttan en üst tavan kısmına doğru tırmanmaya çalışanlar çok ciddi efor sarf ettiklerini anlatıyorlar. Muhtemelen en yaşlı, kadın, çocuk vs olanlar imkansız çıkamamıştır ordan tahliyeleri erken olsa muhtemelen herkes kurtulacaktı.
0
🌸titanic kemancısı
(31.08.26)
20 sene önce bursa - istanbul feribotunda (arabalı olan değil) armutlu-bozburun civarında dalgalar sebebiyle sağlam sarsıntı oldu gemide ve saniyeler içinde panik dalgası başladı. sesli kelime-i şahadet getirenler, kusanlar, kaptan kabinini tekmeleyenler vs... o sırada kaptan anons yaptı "sakin olun sorun yok" diye... ardından iri bağırdı yalan söylüyor batıyoruz diye. bunun üstüne can yeleği savaşı başladı... insanlar birbirlerini boğazlıyordu nerdeyse.

O gün bu gündür kışın feribotlara binmiyorum.
+2
renegade
(31.08.26)
Koskoca gemi battı, derinliği düşünemiyorum! Yüzme bildiğim halde orada olsam panikten, korkudan neler yaşardım düşünemiyorum. İnsanlar tutunmaya çalışırken küçücük çocuğun cesedi suda=( tek suçlu kaptan ve personel. Su aldığı an insanları dengeleyebilirlerdi zaman kazanmak açısından. Herkes bir tarafa gidince iyice battı muhtemelen.
0
mslny
(31.08.26)
bu tarz kazalar yasanmasi icin coklu hata lazim, yoksa kolay kolay bogulma olmaz.
yani:
hem gemi bitik olacak
hem kaptan, hem murettebat egitimsiz olacak
hem kurtarma ekipmani yetersiz, arizali vs olacak
hem de hava sartlari kotu olacak

tahminen bunlarin hepsi gecerli, tipik ortadogu case study.
her isimiz "bir is nasil yapilmamali" isimli kitaba girer.
olmek konusunda bizim kadar mahir bir baska millet var mi bilmiyorum.
+1
cooperr
(31.08.26)
@Cooper, gemi su alıyor karaya 20 km mesafedeler, kaptana yolcular söylüyor su alıyor gemi geri dön diye, karışmayın diyor devam ediyor. kaptanın adı gemi personel listesinde değil yolcu listesinde, kaptan kaptan değil, kaptanın kaptanlık evrakı falan yok yani. bir de gemi batarken personel açılın açılın diyerek gemiden ilk önce atlayıp kaçıyor. yani söylediğin herşey mevcut.
+1
omer460
(31.08.26)
@omer460
ya iste coklu hata sart, yoksa modern arac gerecleri kolay kolay kaza kirima sokamazsin. arabadan ucaga hepsi ayni, bu da sonucta aslinda modern kucuk bir gemi.

gecen gun yuruyen merdivenlerle ilgili birseyler okuyordum da, 15-20 tane ayri ayri guvenlik ozelligi var, ve bunlarin hepsi birer kaza sonucu gelistirilmis. yani muhendisler surekli delikleri kapatiyor, salakca seyler yapsan bile sistem olmene izin vermemek uzere kuruluyor.

kaptani yolcu listesine yazarak kurallari ihlal etmek, eli yuzu duzgun ulkelerde insanlarin aklina bile gelmez, cunku adamlarin hayalgucu o kadar genis degil. bizim aklimiz sadece ve sadece kurnazliga calisiyor.

bu kuralsizlik nasil duzelecek, yani butun sistemler cokmus ise nerden baslamak lazim, harbiden merak ediyorum. belkide hicbirsey hicbirzaman duzelmeyecek ve bu sekilde yok olup gidecegiz.

bu akkuyu falan, ben ordan birseyler bekliyorum ya. birisi damadini falan sokar iceri, o da hepimizi havaya ucurur bence. hidrotermikte ayni verimi alman imkansiz, komurle dogalgazla da olmaz o is ama nukleer kokumuzu kurutur. hayirlisi artik.
+2
cooperr
(01.09.26)
böyle bir senaryo eğer kışın gerçekleşirse hipotermi olasılığı yüksek. o yüzden titanik'teki gibi bir ahşap üstüne çıkmak en güvenilir yol olur ama o ahşabı nereden bulabilirsiniz bilemem. deniz suyunu filtre ederek içme yöntemi var ama güneş, plastik ve kaplar lazım vs.

yüzme bilenlerin rip akıntılarında daha çok boğulduğunu duydum. aşırı özgüven her zaman trajediyi doğurur. o yüzden mümkün olduğunca sakin kalıp, yeleği giyip varsa filikalara binmek.

yoksa evet sırt üstü yatarak beklemek ancak ıslak kıyafetler, çanta vb ağırlık yapıp dibe çekeceği için çanta ve ayakkabılar ilk olmak üzere kıyafetleri çıkarmak gerekiyor.

bir de kurtarmaya geleni de boğma riski olduğu için nereye tutunsam diye hınca hınç saldırmamak lazım. duba gibi kafasına sarılıp batırılan kurtarıcılar çok maalesef.

pan-ik öldürücü ve bulaşıcıdır. tatbikatların sebebi de özünde paniği önlemektir. o yüzden öncelikle derin nefesler alıp sakince ilerlemek gerekiyor. ilk atlayanlar genelde ölenler olur eğer bildikleri bir şey yoksa.
0
janderzel zartanyan
(01.09.26)
silivri'de 2 gemi çarpışmış 10 kişi kayıpmış. bir gemiyle irtibat kurulamıyormuş.
0
omer460
(02.09.26)
(6)

İnanılmaz derecede kaşınıyorum

messina123
Her yerim kaşınıyor. Telefonumun ekranında nokta kadar gözle çok zor görülen böcekten gördüm 3-4 defa. Ayrıca kolumda da bir kez gördüm aynı hayvanı. Muhtemelen bundan dolayı kaşınıyorum. Bu hayvan ne, nasıl yok ederim ve bu kaşıntı nasıl gider?
Her yerim kaşınıyor. Telefonumun ekranında nokta kadar gözle çok zor görülen böcekten gördüm 3-4 defa. Ayrıca kolumda da bir kez gördüm aynı hayvanı. Muhtemelen bundan dolayı kaşınıyorum. Bu hayvan ne, nasıl yok ederim ve bu kaşıntı nasıl gider?
0
messina123
(30.08.26)
iki gündür ben de aynı şekildeyim. sivri sinek sokması gibi pembe şişmeler var kol ve bacaklarımda. ben de evde tesadüf çok çok küçük bir iki böcek gördüm. gözle bile zor görünüyor. önce sivrisineklerin günahını aldım ama anlamadım bu böceklerden mi.? bende genel vücut kaşıntısı değil ama noktasal yerlerde var kaşıntı. çok sinir bozucu.
0
exlibris
(30.08.26)
Sadece sizin üstünüzde değilse bit ve uyuz ihtimali pek kalmayıp pire ihtimali öne çıkıyor. O yüzden en önemli detayı soracağım, zıplıyor mu? Ve kaşınmanızın sebebi böceğin kendisi değil de ısırıkları mı? Minik, nokta nokta, özellikle bileklerde çorap lastiği civarlarında falan yoğunlaşan ısırıklar var mı? Böcek koyu renkte mi?

Eğer pireyse muhtemelen bulunduğunuz yere çoktan yayılmıştır. Kendi başınıza kurtulamazsınız; ev ilaçlanacak, her şey yıkanacak. Baya seferberlik gerekiyor. Kolay gelsin cidden.
0
akhenaten
(30.08.26)
telefonla fotoğrafını çekmeye çalışın böceklerin. ona göre ilaçlama mı yapılacak, sorun nereden kaynaklanıyor onu öğrenip ona göre hareket edersiniz.

kuş falan mı var evde? güvercin vb?
0
omer460
(30.08.26)
Çatınızda yaşayan güvercin veya başka bir kuş popülasyonu mu var?

Kuş biti konusunu araştırın.

Eğer öyle ise çatıdan o kuşların tamamını uzaklaştırmadan, çatıdaki kuş ölüsü ve gübrelerin tamamını temizletip son olarak da ilaçlamadan önünü alamazsınız.
0
Mirket
(30.08.26)
uyuz olabilirsin, acil doktor.
0
deartheodosia
(30.08.26)
dün akşam veteriner arkadaşımdan sokağımdaki köpek için mama aldım. "bu günlerde sokak köpeklerine fazla yakınlaşma. uyuz var ve insanlara da bulaşıyor" dedi.

bahsettiğiniz kaşıntının sebebi uyuz mudur değil midir bilmiyorum ama bu bilgiyi paylaşmak istedim.
0
biseysorcaktim
(30.08.26)
(1)

Tapu Takas Sistemi

thin capitalization
Bu sistemle işlem yapan var mı? Bir sorunla karşılaştınız mı?
Bu sistemle işlem yapan var mı? Bir sorunla karşılaştınız mı?
0
thin capitalization
(29.08.26)
3 defa kullanmayı denedim ama hata verdi. tapu dairesi sistemin hiç bi zaman doğru düzgün çalışmadığını söyledi. şu an nasıldır bilmiyorum ama tek çare olarak buna güvenmeyin derim.
0
omer460
(29.08.26)
(16)

Bu ayakkabı alınır mı?

naksidil
https://www.lacoste.com.tr/urun/kadin-pembe-ayakkabi-751sfa0200-010/Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
www.lacoste.com.tr


Çok hoşuma gitti ama fiyatı benim skalamdan yüksek. Yani deri vs olsa olabilir ama geri dönüştürülmüş bi şeye bu kadar para vermek doğru mu bilemedim. Ama çok tatlı buluyorum alasım ve giyesim de var. Siz olsanız alır mıydınız?
+1
naksidil
(29.08.26)
Sürekli giydiğinizde dağılacak gibi narin ve hassas yani bu arada sırada pembe kombin yapıp da giyilip rafa kaldırılacak bir ayakkabı gibi. Sürekli kullanmak için bakıyorsanız yani bütçeniz gereği böyle bir ihtiyaç varsa; ihtiyacınızı karşılamaz. Bir de yaz bitti zaten çok giyilmez artık bence bu gece yatıp uyuyun yarına geçer heves.
0
titanic kemancısı
(29.08.26)
bu ayakkabının maliyeti taş çatlasın 200 lira falandır. alacaksanız da bunu böyle bilip alın.
+1
omer460
(29.08.26)
Bir fetiş olarak ben hayır diyorum :)
0
Rondak
(29.08.26)
çok çirkin yahu.
+1
anon1m
(29.08.26)
ben olsam almam bunu tasarimdan bagimsiz olarak, cunku lacoste bir ayakkabi markasi degil, kaliteden ortopediden cok markaya para veriyorsun burda.

obur taraftan "bunun maliyeti max. sudur" kafasiyla bakarsak zaten hicbirsey almamak lazim, deliririz.
0
cooperr
(29.08.26)
adidas ve nike’in sneaker babetleri daha güzel. bir de cooperr+1
0
eileengray
(29.08.26)
Şu ayakkabı abd’de max 25-30 dolar. Japonya’ya denk geldim, 1.500 tl civarı www.instagram.com

Alınmasına alınır fena değil ama türkiyede her nasılsa ayakkabı işi çok kazık, itiraz eden de yok demek ki 5 bin herkese normal gelmiş.
+2
yap desem yapmazsin he
(29.08.26)
O fiyatı haketmez. Logo para ediyor.
0
mikahakkinen
(29.08.26)
Ayrıca bu tip eksantrik şeyleri giyip görmek uygun olur.
Kendisi çok fotojenik olabilir de ayakla bütünleşince çok kötü görüntü verebilir.
0
Mirket
(29.08.26)
hayatımda gördüğüm en kötü şey olabilir.
+3
neira
(29.08.26)
bunlara mary jane deniliyor sanırım. başta puma olmak üzere bir çok spor markada buna benzer, deri olan alternatifler var; vereceğiniz paraya değmesiyse konu.
beğendiyseniz alın gitsin yaa, kime ne? ben arkanızdayım^^
0
lil siztah
(29.08.26)
giyimde vegan biri olarak haliyle deriye tercih edeceğim bir ayakkabı. rengi de tatlıymış. daha dikkatli inceleyip ben alabilirim şimdi hatta. teşekkürler :d

gerçek deri olmaması bir ürünü değersiz ve kalitesiz yapmıyor <3
0
art cat chocolate
(29.08.26)
paran cebinde kalsın mümkünse.
0
jamswety
(29.08.26)
@art cat, deri olmaması tabii ki kalitesiz yapmaz, ama deri gibi nispeten para eden bir malzemeden üretilmiş ayakkabı ile dönüştürülmüş plastikten olanı aynı fiyata satmaları da anlamlı değil. sanırım yazar buna dikkat çekiyor.
+1
lil siztah
(29.08.26)
lacoste bana 5 bin lira verecekse alirim.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.26)
Sana alışveriş yapmayı yasaklıyorum.
-9
arbre
(29.08.26)
(4)

Ekmek kızartma makinesi

arbre
Ya benim spordan önce yemek yemem gerekiyor. Ekmek sıcak çıtır olunca yeme isteği geliyor. Sıcak çıtır değilse gelmiyor. Derdimi... Neyse. Bunu almaya karar verdim. Kullanır mıyım, sıkılıp bırakır mıyım, pratik bir ürün mü, hızlı ısınıp kızartıyor mu? Çok beklemeyi sevmiyorum. Teşekkür.
Ya benim spordan önce yemek yemem gerekiyor. Ekmek sıcak çıtır olunca yeme isteği geliyor. Sıcak çıtır değilse gelmiyor. Derdimi... Neyse. Bunu almaya karar verdim. Kullanır mıyım, sıkılıp bırakır mıyım, pratik bir ürün mü, hızlı ısınıp kızartıyor mu? Çok beklemeyi sevmiyorum. Teşekkür.
-9
arbre
(27.08.26)
Böyle bir isteğiniz varsa alın. Ahım şahım bir teknoloji olmadığı için çok da maliyetli bir şey değil. Başka şeyler için de kullanabilirsiniz. Ekmek kızartmanın en hızlı ve pratik yolu.
+2
redlinetheturk
(27.08.26)
ekmekleri firina da atabilirsiniz biseyleri hazirlayana kadar. telin uzerinde durunca gayet citir oluyorlar. ben genelde firina sogukken koyup 200 dereceye fln ayarliyorum, firin isindiginda ekmekler de isinmis, citirlasmis oluyor. bulursunuz sevdiginiz ayari.
+1
taurina
(27.08.26)
benim için 90 yılların başından 2000li yıllarının sonuna kadar bir vazgeçilmezdi. tek sorun çok yedirdiği için kullanmaktan vazgeçmiştim. şu an acaba ben de mi alsam lan şeklinde şeyler düşünüyorum. hocam fırın falan çok uğraştırmalı yeaööö.

alırken biraz büyük bişey alın da öyle dakka başı ekmek koy düğmesine bas yapmazsınız.
0
omer460
(27.08.26)
www.hepsiburada.com

bir ay önce bundan aldık, gayet kullanışlı, 5-6 dakikada kızartıyor ekmeği.

Çok yedirme riski +1
+1
kumandanim
(28.08.26)
(10)

airtag’in sahibini bulmak

eileengray
merhaba, sahilde bir köpek bulduk, saatlerdir başıboş. taşmasında airtag var; telefonumla okuttuğumda sadece seri numarasını ve sahibinin telefonunun 3 hanesini görebiliyorum. airtag üzerinden titreşim gönderme/arama yapılamıyor mu? İlla ki sahibinin kayıp diye işaretlemesi mi gerek? kesinlikle ulaş
merhaba, sahilde bir köpek bulduk, saatlerdir başıboş. taşmasında airtag var; telefonumla okuttuğumda sadece seri numarasını ve sahibinin telefonunun 3 hanesini görebiliyorum. airtag üzerinden titreşim gönderme/arama yapılamıyor mu? İlla ki sahibinin kayıp diye işaretlemesi mi gerek? kesinlikle ulaşamıyorum. seri numarasından bulunabilir mi sahibi?
0
eileengray
(26.08.26)
airtag kayip modunda degilse sahibine nasil ulasilir bilmiyorum ama kopegi veterinere goturup cipini okutarak sahibine ulasabilirsiniz. duyarliliginiz icin tesekkurler <3
+4
inspired by a true story
(26.08.26)
lost moda almadan numara gözükmüyor.
hangi sahil? caddebostan falansa köpek sahipleri grupları vardır mutlaka oradakilere ulaşın, bilmiyorsanız veterinerlerden bilen çıkar elbet.

doğru çip de var :)
+1
croswell
(26.08.26)
sahilde oynasın, zaten dışarda işim var diyerek serbest bırakılmış da olabilir.

hani o kadar uğraşıp sahibini bulup da, ya ben kendi başına oynasın diye bırakmıştım cevabı alabilirsiniz diye söylemek istedim.
+2
omer460
(26.08.26)
veteriner aklımda zaten ama şu an hem araç yok hem de @omer460’ın dedigi gibi sahibi gelirse diye bekliyorum. airtagden telden ulassam fircalamak icin super olurdu. su ve yiyecek verdik merak edenlere. sahibinin terk etmis olmasindan korkuyorum.
0
🌸eileengray
(26.08.26)
terk etmiş olsa airtagla terk etmezdi sanki. belki kendi başına takılsın sonra alırım diye bırakmıştır.
+1
jelly bear
(26.08.26)
airtag'i olsun ya da olmasin, makatina dal sokulan yavru kedilerin oldugu bir ülkede siz sevdiginiz hayvani iki dk gözünüzün önünden ayirir misiniz? islek bir yerde kendi kendine takilsin diye salar misiniz? bence saglikli düsünen hicbir insan yapmaz.

airtag maalesef tek yönlü calisiyor. airtag'i olan hayvanin bence cipi de vardir, en iyi olasilik veterinere götürmek gibi duruyor. foto da isteriz :)
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
gruplara yazdım, kimse cevap vermezse veterinere götüreceğiz.

kötü bir fotoğraf ama kendisi çok uysal bir golden.
ibb.co
+2
🌸eileengray
(26.08.26)
Sonuç ne oldu merak ettim
+1
kisa
(26.08.26)
gruplara yazdiktan sonra birisi geldi. yamacin ustundeki sokakta durdu, kopek de ona gitti. kisaca kimseyle konusmadan almis oldu kopegi. tum gun gunesin altinda ac ve susuz kalma
ihtimaline okey genis bir birey sanirim.

airtag’in de nudge gondermedigini ogrenmis oldum boylece.
+2
🌸eileengray
(27.08.26)
Bir nevi mutlu son.
0
kisa
(27.08.26)
(4)

Satış bedeli tapu harç işleri

funl
Rayicin biraz üstü mü gosteriliyor yoksa tam bedel mi ? Guncel durum nedir yakin zamanda islem yapmis var mi ?
Rayicin biraz üstü mü gosteriliyor yoksa tam bedel mi ? Guncel durum nedir yakin zamanda islem yapmis var mi ?
0
funl
(25.08.26)
Biz yılbaşından çnce işlem yaptık 5 daire için, raicin biraz üstünde göstermiştik
0
gadlemler
(25.08.26)
satış bedeline - ilandaki fiyata olabildiğince yakın fiyat yazın. ilanlar yapay zeka desteğiyle maliyenin takibinde. rayicin biraz üstünü göstererek işlem yapan hala var ama sonrasında takibe takılırsanız yine vergiyi ödemeniz gerecek.
0
MtKrt
(25.08.26)
ben de yapay zeka sistemi kurduklarını, sahibinden ilanlarından tutun, o muhitte satılan evlerin ilanlardaki değerlerini vb çok şeyi araştırıyorlarmış ve binlerce kişiye 15 gün içinde ihbarname gönderiliyormuş ve cezai işlem uygulanıyormuş.

cezai işlem de şöyle, vergi olarak kayıp bedelin yüzde 25 fazlası şeklinde uygulanıyormuş.

örnek, siz 1 milyon liralık evi 700bine sattınız, belki bir ihtimal sıkıştım diyerek işin içinden çıkarsınız ama 1 milyon liralık evi ben 100 binliraya sattım derseniz muhtemelen bu yukarıda yazdığım şeyler başınıza gelecektir.

ha en önemli kısmını atlamışım. diyelim ki bunu 5 sene sonra farkettiler 5 senelik yasal faiz uyguluyolar devletin vergi kaybına + yüzde 25. benim için çok riskli. riskli şeyleri sevmem.

tabi bunlar benim sağdan soldan duyduğum şeyler, başına böyle bişey gelen insan tanımadım.
0
omer460
(25.08.26)
Ben evi ne kadara aldıysam tapuda da o kadar beyan ettim. zaten evin yarısını da kredili olarak aldığımdan dolayı ve evin fiyatına göre kredi oranları değiştiğinden ötürü bankaya da kredi çekmeden önce evin ne kadar olacağını söylemem gerekmişti, banka krediyi satıcıya gönderirken önden tapuyu ve oradaki ev tutarını görmek istedi.

döner sermaye vesaire derken 400.000 liraya yakın bir vergi ödedim, bu ödemeyi de ancak 3 taksit ile yapabildim, hakkımı helal etmiyorum buradan da bildiriyorum.
0
denizgonen
(26.08.26)
(13)

Hakkı olmayan parayı isteyen galerici hakkım deyip tehdit ediyorsa ne yapalım?

psmstc
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık. Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık. Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin. İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş. Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri ge
Sözleşme yapmadık. Arabayı ilana koydu. Bulduğu alıcılarla istediğimiz fiyatta anlaşamadık.

Biz kendi kanalımızdan bir alıcı bulduk. Anlaştık.

Diyor ki benim 160 bin Tl hakkım var verin.

İlana koyduğu için ve telefonda görüşmeler vaktini aldığı içinmiş.

Gelin görüşelim muhabbetleri yapıyor, İleri geri konuşuyor.

Ne yapalım?
+2
psmstc
(25.08.26)
engel, blok.
+4
antikadimag
(25.08.26)
Sözleşme yapmadınız ama yine şifahen :
- 160bin lirası satılsa da satılmasa da senindir. dedin ise (tehdit hususu hariç) haklı olabilir.

Böylelerini aracı yapmak yerine, alıcıya 160bin TL'lik indirim yapmak çok daha iyi olur ama kimin ne olduğu çıkar çatışması olduğunda belli oluyor
+3
diyecevaplandı
(25.08.26)
yazili bisey yoksa babayi alir.
yazili bisey varsa, sozlesmeye ne diyorsa o.
+4
cooperr
(25.08.26)
İlan parasını ver başka 5 kuruş verme. Sakın gidip görüşme. Bu adamlara güven olmaz. Telefonda konuşma, WhatsApp üzerinden yazışma yap.
0
Topalordek
(25.08.26)
selamlar, ne konuştunuz ne ettiniz bilmem ama 160 binliralık masraf yapcak ne yapmış? araba satıcam diye pavyona mı gitmiş?

hani dese kardeşim bak bu kadar zamanımı aldın hadi onu sineye çekiyorum, ben 3 binlira ilan parası verdim bari bunu öde tamam. atarsın 5 10 lira konu kapanır. 160binlira nedir?

ben sizin yerinizde olsam bu elemana para vereceğime avukat tutarım ve kendisi ile görüştürürüm. derdi neymiş avukata anlatsın. sanki maybach sattınız 35 milyona da 160 binlik masraf yapacak.

ha şunu da diyebilir ben arabana detaylı temizlik yaptırdım 10 lira ona verdim. boya koruma yaptırdım ona da şu kdar verdim, şu kadar da ilan param var. bunları yaptırırken de size sorması lazım. sonuçta
+2
omer460
(25.08.26)
Gorusmeye kesinlikle gitme. Ne yapar eder ya para alır ya bela çıkarır. Bu saatten sonra yapılacak şey engellemek ve geri çekilmesini beklemek.

Ama anlamadığım şu, araba satarken ya kendin alıcı bulup satarsın ya da satmakla uğraşmaz galericiye daha düşük fiyattan verirsin. O da üzerine kar koyup satar başkasına.
Emlakci gibi ilana koyması için galericiyle anlaşmak bana saçma geldi. Galerici zaten komisyon alacak ve senin eline yine kesilmiş para geçecek.
0
abelardo
(25.08.26)
Jsjsj
Abi Türkiye gibi her gün adam öldürülen, dövülen ülkede galerici gibi mafya olduğu her yerde duyulmuş adamlarla görüşmeye gitme yani.
+1
logisticsmanager
(26.08.26)
Şu ülkede hala galericiler ile iş yapanları görmek üzücü.
-görüşmeye gitme
-galericinin kapısın çaldığın için suçlusun. sırf bu yüzden 5-10 bin tl eft yapabilirsin.

cimer'e yazı yazabilirsin. başın belaya girerse öneden kanıtın olur.
+1
HellKeePer
(26.08.26)
@hacirotti, "bizim disimizda evi satarsaniz gene parayi ödemelisiniz" dedi ve bunu kabul ettiniz öyle mi? cok afedersiniz ama siz enayi misiniz?
emlakci o halde her gelenle sözlesme yapsin, kilini kipirdatmasin, siz aylardir satilmayan evi ama paraya sikisarak ama is bitmedigi icin can sikintisindan kendiniz satinca da emlakciya parasini kendi elinizle gidip verin?
resmen "sen calisma, sen yat, isini ben yapip sana parani ödeyecegim" demis oluyorsunuz.
neden bunu herkesten bekleyip bir de hak yemek falan diye rasyonalize etmeye, insanlar üstünde ahlaki baski kurmaya calisiyorsunuz ki? böyle bir enayilik yapsam ortamlarda anlatmaya utanirdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
galerici tabi ki para kopartmak için atıp tutacaktır.

evi kiraya verirken önce ben ilana koymuştum, sonra emlakçıya vermiştim.
benim ilanımdan beni arayip evi kiraladılar. emlakçıya da teşekkür ettik para vermedik.

çok üstünüze giderse tehdit edildiğim için polise gideceğim diyebilirsin.
0
duyuruuser
(26.08.26)
160bin lira iyi para. galerici 5 dk ileri geri konuşup, "benim hakkım var bu parada" diyip 160bin lira kazanacak. uğraşsız tertemiz para.

3-5 bin lira ilan parası istese anlarım. avukat bir arkadaşınızdan rica edin, galerici bir daha sizi ararsa "avukatım XXX bey/hanım, kendisiyle irtibata geçebilirsiniz" diyin, kapatın telefonu.
0
co2s2
(26.08.26)
ilan parasını ver
hocam de kusura bakma de ben kendi tanıdıgıma verdim de
senin arkandan bir iş yapmadım de
daha da bir şey derse avukatla konustur bir daha da muhattap olma
0
kingcyrax
(26.08.26)
merhaba , olan biteni, ne karar verdiğinizi ve neler olduğunu merak ediyoruz. saygılar.

ediyoruz diyorum da ben ediyorum, muhtemelen diğer arkadaşlar da ediyordur.
+2
omer460
(27.08.26)
(2)

Yurtdışında PCB kart getirtebiliyor muyuz?

veritaslibertas
Gümrük vergi vs sebeplerden sıradan vatandaş olarak getiremediğimizi düşünüyorum ama türk youtuberların jlcpcb indirim kodu paylaştığını görüyorum hala sanki getirebiliyormuşuz gibi, sorayım dedim bilen eden var mı acaba?teşekkürler.
Gümrük vergi vs sebeplerden sıradan vatandaş olarak getiremediğimizi düşünüyorum ama türk youtuberların jlcpcb indirim kodu paylaştığını görüyorum hala sanki getirebiliyormuşuz gibi, sorayım dedim bilen eden var mı acaba?
teşekkürler.
0
veritaslibertas
(25.08.26)
merhaba pcb kart dediğiniz eğer, çizim dosyası atarak bastırdığınız ve üstünde elektronik ekipmanların oturacağı delikler lehimli yollar olan kartlarsa türkiyede bir firma var.

oraya veriyorsunuz siparişi 1 ay gibi bir sürede kargoyla size ulaşıyor. arkadaşlarım 30 ar tane olmak üzere 3 defa sipariş verdiler. bir sorunla karşılaşmadılar.

bugün o arkadaş saat 3 gibi bana gelecek ona sorup yazarım hangi site olduğunu.

firma türk firması, sipariş toplayıp, çine yaptırıp, resmi ithalat ile türkiyeye getirip. ondan sonra size gönderiyor. sistem böyle. bireysel olarak ne yazık ki çok uzun zamandır aliexpress gibi sitelerden bir iğne bile alamadım.

sitenin adı numunepcb imiş.
0
omer460
(25.08.26)
türkiyedeki ithalatçılar o çinli şirketlere yaptırıp getiriyor. ithalatı onlar yapıyor, toplu getirdikleri için mümkün olabiliyor fiyat da eh makül sayılır şimdilik. minimum 10 adet üretim oluyor. ortalama 30 40 dolar falan olması lazım.
0
kveldulv
(25.08.26)
(5)

Oyun önerisi

tadartatmaztadantatar
Cyberpunk 2077, Rdr2 gibi oyunlardan önerebilir misiniz?
Cyberpunk 2077, Rdr2 gibi oyunlardan önerebilir misiniz?
0
tadartatmaztadantatar
(23.08.26)
ghost of Tsushima şiddetle öneririm
0
kablelvuku
(24.08.26)
rdr2 gibisi yok bence rockstar bile yapamayacak ama ne sevdiğinizi anladım, oynamaktan keyif aldığım oyunları yazayım

uncharted 4 (üstelik Türkçe dublajlı ve inanılmaz güzel dublajı var. diğerlerini ben de oynamadım bilgisayarda olmadığı için ama anlama konusunda sıkıntı çekmezsiniz)
dying light 2
last of us (sadece 1'ini oynadım 2 hakkında bilgim yok henüz)
007 first light
gta v (zaten)
watch dogs 2 ve 3, 3'ü seven az ama ben bayılarak oynamıştım. 2 gerçekten iyidir. 1 çok çok eski hissettiriyor o yüzden sevmedim.
sleeping dogs
cloudpunk
0
matilda
(24.08.26)
Açık dünya değil ama hikayesi güzel oyun olarak Alan Wake serisine bakabilirsiniz.
0
salihdt
(24.08.26)
Black Myth: Wukong
Bir de türü sevmiyorsanız alışmak zor ama alışınca da detaylar ve hikayesi çok güzel olan başka bir oyun da Baldur's Gate 3
0
ananiyimioguz
(24.08.26)
ben bahsettiğiniz oyunları oynadım,daha doğrusu oynamadığım pek az şey kaldı.

oyun dünyasının temel taşı benim için half lifedir hala oynarım. dün uzun zamandır videosunu gördüğüm bir oyun olan bodycam aldım. sadece ateş etmeli, sadece multiplayer, heryerde olduğu gibi aşırı iyi oyuncular var ama ben şahsen bayıldım. sadece bir öneri olarak sunmak istedim.
0
omer460
(25.08.26)
(7)

Ehliyetin süresi dolmuş, 15 gün sonra da soyadı değişikliği olacak, ne yapmalı?

duguit
Nişanlımın ehliyeti yeni tip ama 10 yıl geçmiş süresi dolmuş. Eylül başında da evleneceğiz ve soyadı değişecek. A- Evlenene kadar süresi dolmuş ehliyetle idare edip evlendikten yeni ehliyet almakB- Hemen yeni ehliyet alıp evlenince tekrar yenilemek Çok arada kaldık. Vakit de pek yok ama risk almak d
Nişanlımın ehliyeti yeni tip ama 10 yıl geçmiş süresi dolmuş. Eylül başında da evleneceğiz ve soyadı değişecek.

A- Evlenene kadar süresi dolmuş ehliyetle idare edip evlendikten yeni ehliyet almak
B- Hemen yeni ehliyet alıp evlenince tekrar yenilemek

Çok arada kaldık. Vakit de pek yok ama risk almak da istemiyoruz. Ciddi cezası var mı net bilgi bulunamıyor. Hep eski tip ehliyetlerin süresinin dolmasıyla ilgili bilgi var internette.
0
duguit
(23.08.26)
yakalanmadigin surece problem olmaz.
yada araba kullanma.
0
designer
(24.08.26)
ehliyet yenileme baya masraflı. 50-100 tl olsa neyse. o yüzden kesinlikle bekleyin. polise denk gelme olasılığı çoook düşük.
0
jelly bear
(24.08.26)
evlendikten sonra ehliyetin önceki soyisimle olması bir sorun teşkil etmiyor pratikte.
15 gün içinde polis denk gelir mi, gelirse sıkıntı olur mu, şans.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.08.26)
4712tl
bkz: 39/3 "geçerlilik süresi dolan sürücü belgesi ile motorlu araç kullanmak"
kaynak: trafik.gov.tr

işlem sonrasında ehliyete el konulacağı ve sürücü de trafikten men edileceği için sonraki araç kullanımları muhtemelen geçerli sürücü belgesi olmadan araç kullanmak olarak değerlendirilecektir.

şimdiden sağlık raporu alıp mümkünse nikah tarihine kadar araç kullanmayıp nikah sonrası kimlik, pasaport, sürücü belgesini tek randevu ile yenilemek en ideali.
0
tnz
(24.08.26)
A
0
cccbehzatccc
(24.08.26)
Bence de A. Ehliyetsiz polis çevirse bile rica edilebilir, 15 güne nikahım var bu yüzden değiştirmedim diye..
0
gadlemler
(24.08.26)
C hemen yelineyip evlenince değiştirmemek.

polisler ehliyetleri kontrol etmek için tablet kullanıyor, eğer ehliyetinizi sorgularsa hatta ehliyetinizi istemeden tc kimlik numaranızla bile sorgılasa. tablette kırmızı yazlılarla yazılmış ehliyetin süresi dolmuş uyarısını görecek ve size cezai işlem uygulayacaktır.

öyle rica edeyim falan polis abilerde işe yarasa bile tablette işe yaramayacaktır.
0
omer460
(25.08.26)
(17)

Otuzların ortasına gelen ve aç kalacağını bile bile çalışmayan birisine tavsiyeniz nolur?

fearlesswarrior98
Akrabalarımdan birisi böyle.
Akrabalarımdan birisi böyle.
-1
fearlesswarrior98
(22.08.26)
Ne kadar razı olduklarını bilmiyoruz ama bazı destekçilerine güveniyor olmalı .

Ona tavsiye değil de cezai olarak, burnunun adeta yokluktan yere sürtünüp pişmanlığı kesinleşinceye ve hayatında 180 derece bir dönüş yapana kadar kendisine yardım edilmemesi taraftarıyım.
+2
diyecevaplandı
(22.08.26)
maalesef çok kişi var,
tavsiyede işe yaramiyor,
ulu hükümet politikalari,
ev genci sayisini artirdi,
evlenme oranini azaltti.
-2
designer
(22.08.26)
Çopu insan aç kalacağını bile bile çalışmamazlık yapmaz. O işte bir iş var.
Ben anlamaya çalışırdım.
Onu komuşturmaya çalışırdım niye çalışmıyor. Belki özgüveniyle ilgili sıkıntısı vardır. Bende uUnca bir dönem oldu.
Cesaretsizdir.
İçine atmıştır bazı şeyleri.
Anlamaya ve şevklendirmeye çalışın derim
+6
cccbehzatccc
(22.08.26)
Benim de etrafımda var benzer bir profil. Laf anlatamıyoruz.
0
kendimefotograflarim
(23.08.26)
Sokağa düşene kadar kafalarına girmez. Kime güveniyorlarsa.
-1
kimlanbu
(23.08.26)
birine güvenme degil,
özgüven eksikligi, takintilar, tembellik vs.
0
designer
(23.08.26)
bizim boyle bir arkadas vardi, arabalari severdi. lise mezunu.
bunu zorla bir araba bayisini soktuk. 7-8 senedir orda, araba satiyor. hatta gecen sene en cok arac satanlardan biri oldu. herhalde ordan emekli olur.

cok sevdigi birseyi bulup ordan yurumek lazim.
+3
cooperr
(23.08.26)
sigara içen bir insana zorla sigarayı bıraktıramazsınız, kendi isterse bırakı, çalışmak istemeyen bir insanı da zorla çalıştıramazsınız. ne yaparsanız yapın olmayacaktır.

bir arkadaşım vardı, ailesi oldukça varlıklı, iş güç hak getire. buna birinci iş yerini açtılar başında durmadı eşe dosta bıraktı batırdı, sonra evlendirdiler, çok güzel bir eşi vardı, derken çocuğu oldu, eşi memur falan, ikinci işyerini açtılar, onu da batırdı, eşi de ayrılmak zorunda kaldı. 2 3 senede yaklaşık 2m dolar yedi. üstelik kumar değil uyuşturucu değil, fantastik derece saçma sapan şeylerle. pavyondur eğlencedir vb.

diğer arkadaşım benden 4 5 yaş büyüktür. ömrü hayatı boyunca hiç çalışmadı, bi kız arkadaşı vardı, evlenecekler derken, kız bizimkinden ayrıldı, uzun bi depresyon süreci derken, yıllar sonra kafasına göre birini buldu, 40 küsür yaşında ilk işine girdi, inanılmaz derece ağır şartlarda çalışmasına rağmen sorsanız hiç bi şikayeti yok.

bazen harakete geçmek için yumurtanın kapıya gelmesi gerekiyor.
bi 6 7 sene önce, arkadaşın çocuğuyla takılıyoruz, ailesi şehir dışına gidip bana emanet etmişti. oyunlar yemekler falan derken, ya dedim olm orta okula gidiyorsun, onda bile ilk derse gitmiyorsun, derslerin zayıf, niye böyle yapıyorsun.

abi dedi ben 12 yaşındayım, bak bana şu kadar harçlık veriyolar, ben bununla şunu bunu bile alamıyorum, çalış çalış bak dedi üni mezunları 3 harfli marketlerde asgari ücrete çalışıyor, ben zaten baştan kaybetmişim. dünya batsa ağzımı bile açmam demişti. çok şaşırmıştım.

şimdi işinde gücünde, güzel bir mesleği var. hayatından da son derece memnun. o da babası okumayacağını anlayınca çıraklık eğitim vb kendi tamircilik mesleğine başlattı.

bu örneklerin dışında 45 yaşına gelip, 50 küsür yaşına gelip. cebinde 5 kuruş olmamasına rağmen inatla çalışmayan. çalışmayı reddeden ve bulunduğu durumdan şikayet eden 2 arkadaşım daha var. adamlar çalışmamak için ant içmişler. analarının babalarının emekli maaşı evleri olmasa ekmek bile alamazlar kaldı ki bunun 45 50 yaşında insanlar için ne kadar aşağılayıcı olabileeğini düşünün.

bu sorunun altında yatan asıl şey psikolojik sorunlar, ha tedavisi var mıdır? insanların alışkanlıkları değişir mi nasıl olur nasıl biter bilmiyorum ama bu tür insanların yakınlarına sabır diliyorum.
+4
omer460
(23.08.26)
terapi alsin.
+3
banach
(23.08.26)
bende böyle bir kuzen var. 71 dogumlu, hayatinda bir gün calismadi. hep hazir yedi. sekiz tane daireleri, bes tane dükkanlari vardi, hep onlari sattilar. bir yazlik evleri vardi, o da gitti. en son kendi yasadiklari daire kalmisti sadece. bu esnada pasam mercedesler, cadillaclar üstünden inmedi. gidip kendine 4 bin euro verip balenciaga ayakkabi alan bir tip. kumar da var, metres de var. terapi falan hikaye, bazisini düzeltmek mümkün degil. böyle bir insanla karsilasmamis olanlar asla anlayamazlar bunlarin cevrelerine verdikleri zarari. anca bol keseden tavsiye dagitirlar.
sahsen ben hicbir sey yapmiyorum. 18-19 sene oldu görüsmüyoruz. telefonu bile yok bende. benim numara da onda yoktur. ailem de asla görüsmüyor cok sükür. ne dügünümüze ne cenazemize cagrilan biri. teyzem falan da vefat etti. umrumda da degil. bu soruyu okuyana kadar herhalde bir 5-6 sene olmustur adam aklima gelmeyeli. sonucta yetiskin insan. benden 19 yas büyük. benden ve ailemden borc istemedikce istedigini yapabilir, istedigine salca olabilir. bizi hic alakadar etmiyor. öyle bir akrabam yok benim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Çocuk yapınca dünyanın en yapılamaz şeyi yaptıkları zannına kapılan ve dünyanın en prenses çocuğunu yetiştirmeyi amaç edinen zamane anne babalarının, bu gayretteki doz aşımı böyle bir şeye sebep oluyor.
Bir şeyi elde etmek için çalışmak gerektiği bilinci gelişmeden büyüyen çocuklar böyle asalak oluyor. Paranın harcama tarafına kendilerini konumlandırıyorlar. Kazanma tarafında hiç yoklar.
Böyle birkaç aile tanıyorum da biri çok dikkatimi çekiyor. Anne baba çocuk için yaşıyor ve yaşları epey geçtiği halde emekli olamıyorlar. Çünkü çocuğa para lazım.
Anne baba ölünce o adamın ne olacağını çok merak ediyorum.
İnstegramda dolanıp duran bir video var. Baba ile çocuk yürürlerken önlerine bir engel çıkıyor. Baba engeli aşıp geçiyor ve çocuğun kendi başına becermesini bekliyor. Cevap o videoda gizli.
0
Mirket
(23.08.26)
O insanların iş bulamama ihtimali olduğunu da hesaba katsanız keşke. Burada yazan çoğu kişinin işi rahat. Sıcacık ofisinde oturup kahveni yudumlarken konuşmak kolay tabi. Burada sayıp dökenler asgari ücrete haftanın altı günü çalışsınlar bakalım ne kadar dayanacaklar. Herkes sizin gibi şanslı olamıyor maalesef.
+1
nothing in my way
(23.08.26)
tavsiye vermezdim.

çünkü iş hayatında neler nelerle karşılaştım ki maddi durumum olsa bir gün bile çalışmazdım.
+1
rain when i die
(23.08.26)
gerçekten aç kalınca çalışır merak etmeyin.
0
orpheus
(23.08.26)
turkiye'de boyle insan cok. turkiye'de anne baba koruyuculugu gereksiz duzeyde.
0
baldur2
(23.08.26)
Terapi alsın cevabı geldiyse dağılabiliriz.
+2
gabe h coud
(24.08.26)
Bu zihniyet ile konuşarak bir şeyler çözülmez diye düşünüyorum.
0
kondansator
(25.08.26)
(7)

hangi arabayi almali

antikadimag
simdi 2 araba var. specler hemen hemen ayni 2022 model bmw 330i. ic dis renk, 19 inc jant, m sport paket her sey ayni. farklari asagidaaraba 1 ($29k, 90 bin km)m sport suspansiyon - sert olan suspansiyon. loaner arac. yani biri servise kendi aracini biraktiginda ikame olarak verilen arac. muhtemele
simdi 2 araba var. specler hemen hemen ayni 2022 model bmw 330i. ic dis renk, 19 inc jant, m sport paket her sey ayni. farklari asagida

araba 1 ($29k, 90 bin km)
m sport suspansiyon - sert olan suspansiyon.
loaner arac. yani biri servise kendi aracini biraktiginda ikame olarak verilen arac. muhtemelen yuzlerce kisi bindi arabaya. ama kazasi yok gozukmuyor.
arabanin ekrani dokunmatik degil ve digital keyi (telefonu anahtar olarak kullanma ozelligi) yok.

araba 2 ($34k, 47 bin km)
m adaptive suspansiyon - ayarlanabilir suspansiyon
ufak bir kazasi var arkadan vurmuslar sigortada minor diye geciyor airbagler acilmamis

ikinci araba $5k daha fazla eder mi?
0
antikadimag
(22.08.26)
Preminyum araç grubunda km çok önemli değil dense de 40 bin km düşük olanı almak daha mantıklı
0
mikahakkinen
(22.08.26)
net 2.
loaner 10-15bin kmde olsa alinir, ustu alinmaz. 90bin km loaner olmusa arac tur$udur artik.
4 yasinda olduguna gore garantisi bitmek uzeredir, direk bmw'den aliyorsan mutlaka 1-2 sene garanti almani oneririm.
+1
cooperr
(22.08.26)
5bin $ para degil ,bu segment icin.
2.sini alirdim.
0
designer
(22.08.26)
benim özellikle bmw grubunda gördüğüm. sıfır alınır. 90bin km de satılır. çok fazla elektronik olduğu için ufak tefek de olsa çok arıza çıkarıyor diyolar.
0
omer460
(22.08.26)
5k usd daha verir az kmliyi alirim. 50k km üstü araba almam. hatta 30'a inmeye calisirdim.

imza: arabasi olmayan ilk arabasini önümüzdeki ay alacak biri flkgj
0
Purple life
(22.08.26)
Ya 2. secenek ya da yeni bir tanesini lease yapabilirsin. Deger kaybi yuksek bu araclarin. 2. eli de zayif.
0
KafayıYedimAbi
(22.08.26)
başıma bela istemediğimden ikisinden de kaçardım.
ayrıca lemon squad mutlaka incelesin arabaları.
0
rain when i die
(23.08.26)
(17)

2 milyona sıfır araç öner

intern in the house
Merhaba, daha önce aracımı burdan önerilerle almıştım. Memnun kaldım dua ettim :)2 milyon ve biraz üstüne çıkacak bütçem var. 2 çocuk var genelde İstanbul içi sürüyorum nadir uzun yol.Elektrikli istemiyorum
Merhaba, daha önce aracımı burdan önerilerle almıştım. Memnun kaldım dua ettim :)

2 milyon ve biraz üstüne çıkacak bütçem var.

2 çocuk var genelde İstanbul içi sürüyorum nadir uzun yol.

Elektrikli istemiyorum
0
intern in the house
(20.08.26)
Kia - Sportage
Bütçeyi az biraz aşman lazım
+3
HellKeePer
(20.08.26)
kia nin da biraz daha uzeri
toyota CHR olabilir.
istanbul trafigi icin birebir.
0
designer
(21.08.26)
Xceed
0
mirty
(21.08.26)
doplo mutlujet
0
omer460
(21.08.26)
Hibrit olmayan toyota corolla
Renault megane/boreal/duster (benzin)
Dacia stepway/logan
Fiat doblo/toyota proace/peugeot rifter

Ben olsam doblo türevlerini alırdım (elektrikli olmaz ve sıfır dediğiniz için, yoksa bu paralar bu arabalara verilmez).

edit: hibrit olmayan corolla'nın vites kutusu logistics'in söylediği gibiyse en ucuz hibrit daha mantıklı. ama Corolla da ne bileyim..
0
orient blue
(21.08.26)
herhangi bir toyota hibrit sehir ici icin en guzel secenek
0
The_Lollok
(21.08.26)
renault duster,

biraz üstüne çıkabilirsen boreal
0
bravoteam
(21.08.26)
Çok net cevap vereceğim bi soru. Toyota corolla benzinli. Üstelik kampanyalı şu an. Kafanızda tek soru işareti olmaz. Araba işi rahatlık, lüks değil; güven işidir.
0
Lh12
(21.08.26)
Golf 8.5 life dsg derim aslında ama 2 çocuk diyorsunuz o yüzden bilemedim
0
niyazi mısri
(21.08.26)
Corolla araçlarda indirim sebebi motorun 3 silindir olması.
3 silindir alacaksan 1.5 yerine, 1. 0 tercih edersen yakıttan tasaruf edersin ayrıca 1.5 'lik hp gücü 3 silindiri daha çok sıkıştrır, motoru zorlar.

B SUV küçük gelebilir ama yine de inceleybilirsin;
Ford Puma
Skoda Kamiq
Nissan Juke
0
HellKeePer
(21.08.26)
tabii ki corolla
0
co2s2
(21.08.26)
Açıkçası hybrid olmayan, düz cvtli corolla ile hybrid ecvt corolla iki alakasız araba. Birincisini alacağıma başka araba alırdım. Ikinciyse iğrenç İstanbul trafiği için en ideal araba.

ikinci el hybrid corolla bakardım ben. Sahibindende 1.8e 2ye falan mis gibi var. 2025 model. Yani hybrid Corolla'da 1 yıl hiçbir şey.
Bunun benzinli 1.5 Corolla ile alakası yok. Özellikle vites konusu apayrı.
Edit: chr fiyati daha yüksek beklerdim ama iyi. Sıfırsa ben de chr derim. 1.8 hybrid+ ecvt
0
logisticsmanager
(21.08.26)
Chr a bakmalisin,
0
designer
(21.08.26)
2 çocuğa chr önerenleri anlayamıyorum. o arka camlar ve 2 çocuk olmaz.

corolla muhtemelen en temiz öneri.

bütçe biraz esneyebiliyorsa variant olabilir.

sportage 2.1 miş liste fiyatı, aslında sorento olsa çocuklarla iyi olur ama onun fiyatı arşa çıkmış. sportage de güzel alternatif olur hem de biraz yüksek...
0
gurur
(21.08.26)
1.8 Hybrid Toyota'ları denemeden almamanızı öneririm. Şehir içi için çok güzel arabalar ama yokuş gördüğü anda araba acı çekmeye başlıyor. Bir tane 2019'u 160.000 Km kadar, bir tane 2022 modeli de 135.000'de alıp üzerine 25.000 Km. kadar kullandım. Düz yol için süper ama uzun yol için yorucu araçlar.

Elektrikli istenmiyor ise Skoda Octavia güzel bir alternatif olabilir ama bütçenin biraz üzerinde, Golf belki değerlendirilebilir. Sıfır araç fiyatlarına internet sitesindeki fiyatlardan bakmamalı, bayilerde ciddi kampanyalar oluyor.
0
en bi orijinal
(21.08.26)
corolla, chr dan daha dardir,
chr in otonom daha guzel çalisiyordu.
ve guvenlik ekipmanlari,
sürüş destekleri
toyotada en alt donanimda full geliyor.
sıkışık trafikte diger otomatik araçların sanzimani ısınir mi
hata verir mi derdi varken,
toyota hybridlerin e-cvtsi
sıfır problem ,
sıfır masrafdir,

istanbul trafigi için
ya elektrikli,
yada toyota hybrid.
0
designer
(22.08.26)
Skoda kamiq premium kullanıyorum 2 yıldır gayet mutluyuz. Chr dan daha ferah ve geniş olduğu kesin.
0
rodeocu
(22.08.26)
(3)

Yurt disindan oyuncak siparis edebilecegim siteler var mi?

Sour
Turkiye'ye gonderim yapan siteler biliyor musunuz? Daha once yaptiniz mi? Acikcasi bir nedenle gumrukte takilmasindan korkuyorum. Belge eksikligi falan gibi nedenlerle. Boyle bir durumda ne oluyor, parayi iade mi ediyorlar? Tesekkurler.
Turkiye'ye gonderim yapan siteler biliyor musunuz? Daha once yaptiniz mi? Acikcasi bir nedenle gumrukte takilmasindan korkuyorum. Belge eksikligi falan gibi nedenlerle. Boyle bir durumda ne oluyor, parayi iade mi ediyorlar? Tesekkurler.
0
Sour
(20.08.26)
türkiyeye yurtdışından herhangi bir tutarda sipariş verilmiyor. şöyle; veriliyor ama 1 tllik ürün için bile 20 bin tl falan masraf çıkıyor. çoğu site de hiç göndermez bu yüzden. eşiniz dostunuz bile yollasa aynı bu arada.

gönderecek bi site bulsanız bile min 20-25k gözden çıkarmanız gerek.
+5
jelly bear
(20.08.26)
selamlar, resmi olarak ithalat yapmak mı istiyorsunuz? yoksa beğendiğiniz bir oyuncak var ama türkiye'de bulunmuyor mu?
0
omer460
(21.08.26)
Oyuncağa ekstra yasak gelmişti zaten, şu an mümkün değil.

Yurtdışına gidip, giden birisini bulup oradan almak gerekiyor.
0
kimlanbu
(21.08.26)
(1)

"acıtır gibi severek" hangi şarkıyı andirıyor

egerbiryolcu
Bu şarkı bana çok tanıdık bir his yaşatıyor ama net bir sebep bulamadım. Sanki 2000 lerde lise donemlerime ait bir şarkı dinliyormusum gibi hissettiriyor. Biraz Feridun Düzağaç şarkısı gibi hissettiriyor. Müziği başka grup ya da şarkıcıyı anımsatıyor. Bilemedim ama hiç 2026 lik hissettirmiyor.
Bu şarkı bana çok tanıdık bir his yaşatıyor ama net bir sebep bulamadım. Sanki 2000 lerde lise donemlerime ait bir şarkı dinliyormusum gibi hissettiriyor. Biraz Feridun Düzağaç şarkısı gibi hissettiriyor. Müziği başka grup ya da şarkıcıyı anımsatıyor. Bilemedim ama hiç 2026 lik hissettirmiyor.
-1
egerbiryolcu
(19.08.26)
bir derdim var
0
omer460
(19.08.26)
(8)

Lavabodan epey yüksekte kalan batarya

yaren
Bulmam lazım. Bir musluk ucu cihazı var ondan aldık fakat mutfaktaki mevcut bataryaya takınca lavaboyu da suyu da kullanamaz olduk. Bizdeki bataryanın boyu kısa geldi yani. Yüksek bir batarya almak istiyorum ama nasıl arayacam bilemiyorum. Bir de hem kaliteli hem fiyat olarak uygun olması lazım, f/p
Bulmam lazım.

Bir musluk ucu cihazı var ondan aldık fakat mutfaktaki mevcut bataryaya takınca lavaboyu da suyu da kullanamaz olduk. Bizdeki bataryanın boyu kısa geldi yani. Yüksek bir batarya almak istiyorum ama nasıl arayacam bilemiyorum. Bir de hem kaliteli hem fiyat olarak uygun olması lazım, f/p yani.

Bilen var mı bu mevzu nasıl çözülür, ne diyerek aratacam ben bunu? Piyasada 800 liraya 1000 liraya batarya varken 8000 liraya batarya almak da çok ağırıma gidiyor açıkçası.
0
yaren
(18.08.26)
şöyle bişey gördüm

www.trendyol.com

sanırım çanak tipi mutfak bataryası yazdığınızda yüksek olan modeller çıkacaktır.

çanak tipi bataryalar banyo için oluyor ama mutfağa da takabilirsiniz.. sonuçta yine sıcak soğuk batarya
0
omer460
(18.08.26)
Peki bunlar normal mutfak lavabosuna takılıyor mu emin miyiz, ona göre almam lazım da 🙏🏻
0
🌸yaren
(18.08.26)
eskiden takılı batarya varsa onu söküp yerine takabilirsiniz. ölçüleri standarttır

ayrıca yüksekliğine bakın, takacağınız yerdeki yüksekliğe bakın. çok uzun gelmesin sonra.
0
omer460
(18.08.26)
Bizdeki yükseklik 24 cm, en az 30 cm lazım bize. Bir tane buldum ama 8000 liraya satıyorlar, yuh artık. Teşekkür ederim.
0
🌸yaren
(18.08.26)
ben böyle emin olamadığım konularda yapı markete gidiyorum inanılmaz ilgileniyorlar, alternatifleri gösteriyorlar yanlış bişey yapıosan söylüyorlar, gitme imkanı yok mu?
birde eca diyorum ev sizinse 20 sene rahat gidiyor
0
eja
(18.08.26)
Araba bozuk bizim, ev de şehir merkezine veya yapı markete gidilebilecek mesafede değil epey uzak. Hava sıcaklığı beni çok yıldırıyor evden çıkmamaya çalışıyorum. Sağ olasın.
0
🌸yaren
(19.08.26)
amzn.eu

Ben böyle bir şey kullandim ama tezgah yüksekliği 40cmdi. Lavabo derinliğini de ekleyince inanılmaz sıçrama yapıyor. Bu modelin farklı uzunlukta seçenekleri var. Yalnız dikkat etmeniz gereken detaylardan biri de bağlantı noktasi ve musluk agzi arasindaki mesafe. Suyu açtığınızda lavabo içinde suyun hangi noktaya geldiği kullanım ve temizlik rahatlığı sağlar ya da pişmanlık yaratır. Birçok yerli marka bu modeli çalışmış, fiyat seçeneği bol.
0
beetlejuice
(19.08.26)
www.eca.web.tr

ben bunu kullanıyorum, kendim taktım. neyse tamam güzel gözüküyor da suyu hep aynı yere attığı için kocaman lavaboda sadece bir noktaya akıyor. kullanışsız geldi bana. hani bu kadar yüksek batarya yapıyorsan bari biraz hani 5 cm falan bi genişlikte su atacak gibi pulvarizer tak
0
omer460
(19.08.26)
(2)

Bir sandalyenin aynısını yaptırabileceğim bir yer var mı?

santimantal
Özel ölçülerle sandalye yapan yer var mı?Şu da olabilir: Eski demir sandalyeyi götürsem, eskiyen oturum ve sırt tahtalarını değiştirseler ve kaplasalar. Anadolu Yakası'nda var mı böyle bir mobilya üreten yer?
Özel ölçülerle sandalye yapan yer var mı?

Şu da olabilir: Eski demir sandalyeyi götürsem, eskiyen oturum ve sırt tahtalarını değiştirseler ve kaplasalar. Anadolu Yakası'nda var mı böyle bir mobilya üreten yer?
0
santimantal
(15.08.26)
hocam sanayide oto sanayilerinde döşemeciler var. araba koltukları için. sabah bırakıyorsun akşam alıyorsun. ikinci olarak koltuk kaplaması tamiri yapan yerler de yapar.

birebir aynı kaplama kumaşı, malzemesi bulamayabilirsin ama olur.

ben daha önce tahta sandalyenin oturma yerlerini ve motorun koltuğunu kaplatmıştım.
0
omer460
(16.08.26)
herhangi bir döşemeciye gidiyorsunuz ve size yapıyor
0
bravoteam
(16.08.26)
(5)

Yapay zeka ile şarkı yapanlar

yakalayamadığın.ışıklar
Bundan tam olarak ne anlıyorlar? Kullanılan neredeyse tüm sesler birbirinin aynısı ve bağırıp çağıran türden. Robot yırtınıyor şarkı söylerken. Sözler de çoğu zaman yavan. Çok tutan şarkılar da en fazla Ta ki Seni Görene Kadar ayarında.Edit: Sagonun Nun Sultan projesini hariç tutuyorum o kendini çok
Bundan tam olarak ne anlıyorlar? Kullanılan neredeyse tüm sesler birbirinin aynısı ve bağırıp çağıran türden. Robot yırtınıyor şarkı söylerken. Sözler de çoğu zaman yavan. Çok tutan şarkılar da en fazla Ta ki Seni Görene Kadar ayarında.

Edit: Sagonun Nun Sultan projesini hariç tutuyorum o kendini çok belli ediyor, ben oldum diyor dinlediğin her parçada.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(14.08.26)
Neticede bir tanesi tutarsa para kazandırıyor. O yüzden bin tane denemekte zarar görülmüyor.
0
teletabi
(14.08.26)
ilk dönem yapay zeka ile şarkı üretimindeki ilgi, hepimizin hafızalarına kazılmış eski yeni farketmeksizin tüm parçaları farklı bi yorumla, aranjmanla denemekti. suno.com ilgi görmesi ve trend haline gelmesiyle bi dönem sayısız ai cover konseptinde youtube kanalları türedi. son çıkan kapalı devre ai modelleri copyright tespit edince parçayı üretmediği için bu konsept sona erdi denilebilir.

daha önce bi paylaşım yapmıştım. halen amatör ruhla, yorum ve aranjmanı çok kısa sürede donanım/yazılım gerekmeksizin yapabilmenin keyfini çıkartıyorum. dinleyin, karar sizin. www.eksiduyuru.com
0
kurmalifare
(15.08.26)
bu bir teknoloji, dolayisiyla surekli bir gelisim surecinde. yapay zeka ile sarki yapmak zaten cok yeni bir durum. buyuk beklentilere girmeyin. ama gelisecegi, daha iyi olacagi kesin. iste bu nedenle insanlar bir sekilde deneyip kendileri goruyorlar, deneysel bir seyler yapip ogrenmeye, bu teknolojiyi ve uretim kalitesini gelistirmeye calisiyorlar.
0
Sour
(15.08.26)
dikkatimi çekenleri yazmak istiyorum. şimdi bunları kategorilere ayıralım. birinci sunocu, random şarkı basıp yayınlayanlar, yani iyi olmuş kötü olmuş farketmeden, müzikten anlamadan spam yapan tipler. ikincisi victor lundenberg gibi beste yapma söz yazma kabiliyetine sahip ve suno ile şarkı üretip yayınlayan tipler

örnek www.youtube.com

epidemic sound diye bir kanal var sürekli ai şarkı listeleri yayınlıyor. epidemic soul, epidemic pop, epidemic rnb belki böyle 10 tane kanal var :)

üçüncü tip insanlar, yine müzik yapmayı bilenler ama değişik yaklaşım arayanlar. ben de bunlardan biriyim mesela tamamen kendi bestelerimi sunoya yükleyip form bilgisi hakkında değişik fikirler alıyorum. çoğu zaman klişe şeyler olsa da zaman zaman iyi netice aldığım da oluyor. sonra bu neticeler doğrultusunda şarkının son halini kaydediyorum.

ha bir de mesela şarkım zaten hazrı, sözleri yazdım ama bunu bir vokal okuduğunda nasıl olur onu görmek istiyorum. o konuda da faydalı oluyor.

demo için sunoya vokal okutma fikri benim için çok cazip ayrıca, vokal bulacaksın, tamam diyecek, eve gelecek, kayıt alacaksın falan hani para getirmeyen bir iş için çok uğraştırıcı süreçler.

Benim bestelerime örnek bırakayım : www.youtube.com

son olarak yapay zeka müziklerinden, video izlerken araya sıkıştırılmış ai videolarından, konuşan kedilerden falan çok sıkıldım. suno 1 ayda 60 download sınırı koydu ama bu geçmişin ai çöplüğü olduğunu değiştirmiyor.

Ayrıca günde 1000 2000 kredi harcadığım çok oldu 1 tane bile düzgün bişey çıkardığını görmedim. özetle benim gibi kendi bestelerin varsa, sürekli beste yapıyorsan, fikir almak istiyorsan güzel olabiliyor.

eskiden stock müzik diye bir kavram vardı, telifsiz müzik. mesela girerdin envatoya, binlerce müzik var. verirdin parasını alırdın tv de kullan, reklamlarda kullan, youtube da kullan, ihtiyacın olan izlenme dinleme sayısına göre lisansl alırdın devam ederdin. şimdi mesela çok kallavi firmaların tv reklam müziklerinde bile suno duyuyorum ve çok kötü işler çıkıyor. ciddi bir piyasası vardı jingle işinin türkiyede mesela. reklam ajansları da suno kullanmaya başlamış.

yayınlama kısmını atlamışım. distrokid diye bir site var. yıllık yaklaşık 50 dolar ücret ödediğin zaman sınırsız şarkı yükleyebiliyorsun. hatta değişik sanatçılar da yaratabiliyorsun .siteye yaptığın 1 yükleme, amazon müzik, apple müzik, spotift, youtube müzik belki böyle böyle 15 yere birden yükleniyor. dinlenme elde edersen gelirin hesabına para olarak geliyor. yani spamlamak için muhteşem bir ortam.

sunoyu çok da gömmeyeyim evet klişe olarak çok güzel varyasyonlar çıkıyor, hani söz yazımına da ai getirdi. özellikle bir de keko rap, popumsu arabesk yaparsanız, nakaratın vurucu yerlerine de 2 acıklı söz yerleştirirseniz bi iki kanal ekle veya çıkar derken yapabilirsiniz.

Ben hiç bir zaman kendi evimde öyle çok güzel hoparlörlere kulaklıklara sahip olamadım. şu gün mix mastering için bi kulaklık alsam en az 40 binlira. adam gibi 2 monitör alsan 80 100. sunonun soundunu stemlere ayırarak tek tek miksleme yapmayı düşünüyorum freq visualatör ekranına bakarak. muhtemelen şu an olduğundan daha iyi bir sounda ulaşacağım.

son olarak söz müzik bana ait olan bir parçaya sunoya vokal okuttum. bu şarkıyı tamamlamak için çok sabırsızlanıyorum. keşke size dinletebilseydim. çok büyük bir hit

ismi 'dokun bana' yarın öbürgün büyük bi sanatçı böyle dokun bana dokun bana diye bağırırsa beni hatırlarsınız :)

geçen bir bestemi yükleyip şunu yaptım hehe
soundcloud.com
+3
omer460
(15.08.26)
Dört beş bestem var. Kendimce bir enstrüman çalıyorum. Ama sesim yok. Müzikle amatör olarak ilgileniyorum. Dolayısıyla profesyonel bir müzisyen tanımıyorum. Suno bana bu handikapı aşma imkanı veriyor. İş güçten ilgilenemiyorum ama şarkılarımı buraya yükleyip profesyonel bir şarkı haline getirme fikri bana güzel geliyor. Ha dersen ki senin şarkılar iş yapar mı, yapmaz muhtemelen, İncesaz tadında şarkılar, üç beş kişi dinlerse ne ala. Ama mesele o değil, benim ürettiğim bir şeyin ortaya çıkması, şu koca dünyada kendine bir yer edinmiş olması bile yeterli. Ben olaya böyle bakıyorum. Ama genel itibariyle işin içinde para kaygısı var.
0
osuran imam
(15.08.26)
(18)

İstemeden "frikik" veren kadını uyarma yolu

thunder thunder thunder thundercats
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşır
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşırı gözüküyor diyelim. Bu tarz bir olay denk geldiğinde, yanımda eşim, ablam filan varsa söylerim, çaktırmadan kulağına söyler. Karşı taraf da teşekkür eder, toparlanır...

Ancak geçen havaalanında böyle bir olay oldu. Kadın, giyimi mazbut, kendi halinde bir anne. (Türk, muhtemelen doğulu) Ayaktayken dizden iki karış alt hizada duran eteği yanlış oturunca toplanmış, karşıda oturanların göz hizasında hiç istemeyeceği kadar görüntü veriyor. Ben de karşıda oturuyorum. Yanımda iki hödük çaktırmadan birbirlerine söylediler ve dikizlemeye başladılar. Kadıncağaz da habersiz, çocuğuyla ilgileniyor. Zoruma gitti. Tek başımayım. Adamlara bir şey demedim. Tekerlekli kabin bavulumu da alıp gidip aralarında durup (sırtım kadına dönük) yolda giderken telefonda bir şeye bakmam gerekmiş gibi aralarında dikilip telefonumla uğraşmaya başladım ayakta. Perdeleme yaptım yani bildiğin...

Şimdi olay ahlak bekçiliği falan değil. Empati yaptım. Ben böyle bir durumda biri beni uyarsın isterim. Ama gidip erkek halimle kadına da "çamaşırınız gözüküyor" diyemem. Uygunsuz kaçar, rencide olur zannımca.

Bu tarz bir durumda doğru olan nasıl davranmaktır? Görmezden gelmeye, işime bakmaya içim el vermedi. Ben mi haddimi bilmiyorum? Yahut daha münasip bir yöntem var mı?

Önemli edit: Ben erkek olduğum için soruyu kadınlarla alakalı sordum. Benzer durumdaki erkekleri uyarmanın yolu kolay. Bir de erkek kıyafetleri açılmaya çok müsait değil. En fazla çatal/göbek gözükür. Ses etmiyorum ona. Ama fermuar açıksa yahut şort paçasından +18 görüntü oluyorsa uyarıyorum, haberleri olsun...
0
thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
bir erkek olarak, en yakındaki başka bir bayana durumu söyleyip, kadını uyarmasını sağlardım. erkek olarak bu işler çok tehlikeli.
+6
omer460
(14.08.26)
Hareket halindeyken uyarıyı yapıp hiç durmadan devam etmek, kadınla yüzleşmemek az hasarlı oluyor ama durağan haldeyken yakındaki bir kadına söylemek akıllıca.
0
beyfendi
(14.08.26)
@omer460
İşte ben ona bile cesaret edemedim.
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
Boşverin
+1
anon1m
(14.08.26)
İstemeden olduğu ne malum? Niyet okuyabilme becerimiz mi var? Mazbuttur da genelde, bir an için teşhirci damarı kabarmıştır.
Bu gündüz kuşağı yayınlarına konu olan kadınlar mazbut görünümlü değil mi?
Konu benim dışımda ve çoook uzağımda.
Hiç işim olmaz.
-14
Mirket
(14.08.26)
bunun istemeden oldugunu dusunmek cok naif. kadinlar her seyin farkinda. nerede ne kadar ne gozuktugunun, risk faktorlerinin falan farkindalar.

yoluna bakacaksin. ama atiyorum pantolonu, tayti yirtilmistir fark etmemistir. o zaman da omerin dedigi gibi baska bir kadina soylersin.
-16
antikadimag
(14.08.26)
Tabii canım, üstünde tişört, altında maksi etek, yol telaşı çocuğuyla ilgilenirken bir taraftan beyaz donunu gençler görsün istemiştir. Kesin teşhircidir, ben salağım.
+10
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
teshirci olmasina gerek yok. herkes senin deger yargilarina gore yasamak zorunda degil. donunun gozukmesi herkes icin ayni olcekte bir problem degil.

ekside bununla ilgili baslik var ikna olmadiysan oradan devam edebilirsin.
eksisozluk.com
-8
antikadimag
(14.08.26)
Kimse benim değer yargılarıma göre yaşamak zorunda değil. Bir insan 100 tl'sini düşürse ve uyarırsanız, "sanane, bilerek attım" diye terslese, ben yine parasını düşüreni uyarırım.

Bahsettiğim durumlardaki kadınların bile isteye o durumda olma ihtimali yüzde bir bile değil... Dediğim gibi, benzer durumda eşim, ablam vs. uyarınca hep teşekkür ettiler. Her insan uyarılmaz zaten. Çok alakasız durumlardan bahsediyorum.

Anlamak istemeyenler için belirteyim: Görüntü beni rahatsız etmiyor. Görüntüyü genel ahlaka aykırı bulmam da değil sözkonusu olan. O kişi farkında olmadan istemediği bir pozisyondaysa, en azından bunu bilmek hakkı diye düşünüyorum.
+4
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
İlkinde yine kadın aracılığı ile uyarmak olmazsa, uygun olmayan halinin düzelmesine sebep olacak bir bahane uydurmak . Mesela ayağa kalkmasına veya biraz yürümesine sebep olacak şekilde ondan yardım istemek.
+5
diyecevaplandı
(14.08.26)
geçen carfurda başıma geldi, şubenin müdürü gibi bi bayan kilosu falan var bayağı. kasanın orda eğilmiş sakızlara bişey yapıyordu, çatalından çok daha fazlası gözüküyordu. ya dedim söylesem terslemese bile rencide olur. etrafta da kimse yoktu. hadi dedim boşver kaldı öyle.
0
omer460
(14.08.26)
yıllar önce bir kere başıma geldi, oğlumu emzirdikten sonra düğmem kapanmamış. ve karşımdaki adamın bakışlarını fark edince bir yanlışlık olduğunu fark ettim. aklıma geldikçe hala utancımdan yerin dibine giriyorum. keşke biri uyarsaydı.
+4
deartheodosia
(14.08.26)
Istemeden verilen frikik die bir sey yok. Tuvaletten cikmistir, etegi kivrik kalmistir ok. Umarmt. Ama türbanli olup da frikik veriyorsa hele, o bil ki isteyerek oluyordur. Frikik vermeye müssait mutaassip kiyafet diye bir sey yok. Mutaassip kiyafette gögüs dekoltesi ne ariyor yoksa?
-20
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.26)
Biri yanımdan geçerken kibarca yaklaşıp bu durumla ilgili beni uyarsa kendisine sadece minnet duyarım. Ama uyarmaktan çekineni de anlayabiliyorum, herhalde önemli olan yaklaşım, nazikçe uyarıp geçip girmek en olması gereken gibi.
+4
mutekebbir
(14.08.26)
Bir erkek arkadaşımla Kadıköy Osmanağa’da direkt sokak üstünde karşılıklı masalarda oturuyoruz, bilen bilir kafelerin olduğu yer hanı gibi işlek insanların geçtiği bir yerde.
Neyse kadının biri usulca yaklaşıp arkadaşıma arkanız çok kötü görünüyor tarzında bir şey dedi, kadın gittikten sonra bir küfretmediği kaldı arkadaşımın. Uzun yıllardır tanıdığım biri olduğu ve ondan hiç beklemediğim bir tavır gösterdiği için bir şey diyemedim ancak hala hatırladıkça sinir olurum kendisine.

Sayesinde öyle bir şey görsem de banane diyip geçiyorum. Siz yine de empati yaparak doğru olanı yapmışsınız, kadının niyeti kendisini bağlar.
0
ekimoloji
(14.08.26)
Bir erkek olarak ne kadar kibarca, iyi niyetli bir sekilde uyarsam bile bence azarlanma, sapik muamelesi gorme ihtimalim daha fazla. Mudahale etmem ve zaten kadin da akli tamamen ucmamissa onu 5-10 dakikaya fark eder, 2 saattir oyle oturmuyordur, insan herkesin kendisine baktigini fark eder.
0
baldur2
(14.08.26)
Bence erkekleri uyarmanız da iyi olabilirdi, “önünüze bakın işinize bakın ayıptır bee yazıklar olsun bu kadar basit olmayın” demekten zarar gelmezdi.
Kadını uyaramazsınız bence zaten bilerek de yapmıyor muhtemelen anlık bişey… siz görene kadar başka bir kadın da görür zaten bikaç dakikaya hallolur. Uyarıp utandırmak daha kötü hissettirirdi.
+3
megalomaniac
(15.08.26)
Bazı kadınlar mecbur kaldıklarında topluluk içinde çocuklarını emziriyorlar, yapacak bir şey yok modunda takılıyorlar. Hatta ekşi aleminde bir kadın yazar “bizim bebek üstüne bir şey örtünce çığılığı basıyor, mecburen örtüsüz emziriyorum diyordu. Mesela bunu çok dindar biri çocuğu ölse yapmaz. Özetle herkesin değer yargıları var ve bunu net olarak bilemeyiz. Bence karışmamak lazım.

Teşhircilik manasında söylemiyorum, bunu umursamıyor olabilir diye diyorum.
0
filipis
(15.08.26)
(1)

Billy kitaplık boyama

epitaf
Selamlar herkese İkea billy kitaplık boyamak için ne önerirsiniz? Bu işte tecrübeli arkadaşların fikine ihtiyacım var. Cadence multisurface mi bienca stella mı? Taktik, teknik, avantaj vs her tür destek lütfen. Boyanacak ürün krem bej tonlarında, dönüşmesi istenen renk ıhlamur, adaçayı vs yeşilimsi
Selamlar herkese
İkea billy kitaplık boyamak için ne önerirsiniz? Bu işte tecrübeli arkadaşların fikine ihtiyacım var.

Cadence multisurface mi bienca stella mı?
Taktik, teknik, avantaj vs her tür destek lütfen. Boyanacak ürün krem bej tonlarında, dönüşmesi istenen renk ıhlamur, adaçayı vs yeşilimsi tonlar olacak

Şimdiden teşekkürler
0
epitaf
(12.08.26)
gpt ye sordum

IKEA BILLY'nin yüzeyi genellikle melamin/folyo kaplı suntalam olduğu için normal duvar boyasını doğrudan sürersen kısa sürede çizilebilir veya soyulabilir. En sağlam yöntem yüzeyi hafif matlaştır + aderans astarı + mobilya boyası + koruyucu şeklinde.

Ben olsam şu sistemi kullanırdım

1. Yüzeyi temizle

Rafları ve parçaları sök.
Yağ, toz ve kirleri iyice temizle.
Ilık su + yağ çözücü/nötr temizleyici kullanılabilir.
Tamamen kurumasını bekle.

2. Hafif zımpara

180–220 kum zımpara kullan.
Amacın boyayı kaldırmak değil, parlak yüzeyi matlaştırmak.
Özellikle kenarları fazla zımparalama; kaplamayı delip suntaya inme.

3. Aderans astarı — en önemli aşama
Melamin/laminat yüzey için yüksek aderanslı astar kullan.

Türkiye'de ürün seçerken üzerinde özellikle:

"aderans astarı"
"parlak yüzey astarı"
"melamin/laminat için"
"zor yüzey astarı"

ifadelerinden biri olmasına bak.

Tek kat genellikle yeterli. Üreticinin önerdiği süre kadar kurut.

4. Boya
Bence BILLY için en mantıklısı su bazlı mobilya/ahşap boyası.

Örneğin:

Akrilik mobilya boyası
Su bazlı poliüretan esaslı mobilya boyası
"Furniture paint" olarak geçen ürünler

Duvar boyası kullanma.

2 ince kat yap. Katlar arasında hafifçe 320–400 kum zımpara yapmak çok daha düzgün sonuç verir.

5. Son kat koruma
Özellikle kitaplığın raflarında kitapları sürekli çekip koyacağın için bunu öneririm.

Su bazlı şeffaf poliüretan/vernik:

mat
ipek mat
yarı mat

seçebilirsin.

Böylece boya çok daha zor çizilir.

En önemli nokta: Rulo seçimi

Büyük yüzeylerde kadife/mikrofiber kısa tüylü kaliteli rulo kullan. Sünger rulo da kullanılabilir ama bazı boyalarda yüzeyde portakal kabuğu/iz bırakabilir.

Kenarlar için kaliteli sentetik fırça.

Boya katlarını kalın atma. BILLY'de güzel görünümü belirleyen şey genellikle 2–3 ince kat.

Eğer beyaz BILLY'yi başka bir renge çevireceksen

Ben şu sırayı yapardım:

Temizlik → 180/220 zımpara → aderans astarı → 1. kat mobilya boyası → 320/400 zımpara → 2. kat → 24–48 saat kuruma → mat/ipek mat poliüretan

Ve kitapları hemen doldurmazdım; boya dokununca kuru olsa bile tam sertleşmesi daha uzun sürer.

İstersen Türkiye'de şu an satılan ürünlerden (astar + boya + vernik + rulo) BILLY için tek tek marka/model ve yaklaşık fiyatlarıyla da seçebilirim.

yüzeyi folyo kaplıysa boya falan tutmaz. tutsa bile çok kısa süre sonra soyulmaya başlar. isterseniz folyo ile kaplayın. çeşitli ağaç desenlerinde olanlar var.

daha önce kapı boyadım, düz renkli mdf, sunta boyadım. sorun çıkmadı ama ben kendi adıma bu işe girişmezdim. bir de camlı falan çok detaylı bir model. maskeleme bandı yapmanız gerekecek. o da incelik isteyen insanı sinir krizi geçirtebilen bir iş.

boyayacaksanız ilk önce folyo kaplı olup olmadığını araştırın ve internette başka boyayan insanlar varsa onlar nasıl yapmış onlara bakın.
-2
omer460
(12.08.26)
(9)

Kuyruk sokumu kemiğimi kırdım, önerileriniz?

cccbehzatccc
Öneriniz var mı? Doktor ilaçlar verdi ve bekleyeceksin dedi...Aylar sürermiş iyileşmesi. Daha önce geçiren var mı?7-8 basamak merdiveni popomun üzerine bambam seke seke düştüm amk siz de dikkat edin
Öneriniz var mı? Doktor ilaçlar verdi ve bekleyeceksin dedi...Aylar sürermiş iyileşmesi. Daha önce geçiren var mı?
7-8 basamak merdiveni popomun üzerine bambam seke seke düştüm amk siz de dikkat edin
+4
cccbehzatccc
(10.08.26)
2 sene önce aynı şekilde bende popomun üzerinde top gibi sekerek düştüydüm. bende kırık yoktu ama 1 aydan fazla ağrıdı. koksiks yastığı alabilirsin oradaki basıncı yayarak daha rahat oturmaya yarıyor.
+1
my fault
(10.08.26)
Çok zor iyileştiğini, çok acıdığını duymuştum.
Çok geçmiş olsun.
+2
Mirket
(10.08.26)
10 yıl kadar önce başıma geldi, ağrısı çok pistir. ben de yastığı öneririm. uzun sürüyor iyileşmesi, geçmiş olsun. benim arada hala sızlar.
+1
eileengray
(10.08.26)
Ortopedik oturma yastığı...

Geçmiş olsun
+1
apocalipy
(11.08.26)
çok geçmiş olsun, iyileşmesi uzun sürüyormuş, konforun için en gerekiyorsa araştır.
+1
omer460
(11.08.26)
Geçmiş olsun üstat,doktorun önerilerine uyarak en kısa sürede iyileşir sin umarım
+1
denizciman
(11.08.26)
kolajenli ilikli kemik suyu
kelle paça falan
+3
jelly bear
(11.08.26)
Yastık mastık verdiyse aksatmadan kullanın. Benim de aynı şekilde kırılmış yanlış kaynamış. 4 yıl sonra fark ettim, ihmal etmeyin :D
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.26)
Hepinize teşekkür ederim :)
0
🌸cccbehzatccc
(23.08.26)
(15)

35 yaş üstüne bu hobilerden birini önerecek olsanız veya asla onermeyecek olsanız neden?

egerbiryolcu
1. Piyano2. Yan flüt 3. Buz pateniÜçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirimYan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok
1. Piyano
2. Yan flüt
3. Buz pateni

Üçü de çok hoşuma gidiyor, paten için denge koordinasyonum çok kötü belki özel hoca tutarsam anca öğrenirim
Yan flüt (araştırınca aslında yan flüt diye bir şey olmadığını flüt denmesi gerektigini okumuştum ne kadar doğru bilmiyorum) için sesi ve kadınlarda duruşu çok hoşuma gidiyor ama benim nefes yonetimim berbat neredeyse yaşamak için olan nefesi bile zor alıp veriyorum iki merdiven çıkınca nefes nefese kalıyorum
Piyano için bı olumsuzluk da el ayak koordinasyonu yönetmek belki zorlar bilmiyorum ama diğerlerine göre sanki uğraşması daha az zahmetli gibi (uzaktan böyle gorumuyor işin içine girince eminim çok zordur ama en azından keman gibi tutuşu dert edilecek bir enstrüman değil)
0
egerbiryolcu
(10.08.26)
birincisi herhangi bir enstruman çalmak için yeteneğin var mı buna nasıl karar verdin?

hedefin şu seviyeyse olabilir

youtu.be

özel hoca bir maaliyet, enstruman almak da bir maaliyet. bunların dışında enstrumana çalışmak lazım. bunun için zaman lazım. öyle yani haftada 2 saat ders alıp akşamları yarım saat çalayım diye düşünüyorsan bu şekilde enstruman öğrenmek pek mümkün değil.

ha dersen ki bunlar benim için problem değil. bi deniyeyim. en kötü iki şarkı çalar eğlenirim ona bişey demiyorum.

tabi yan flüt çalmak için evinin de müsait olması lazım. komşular veya evdekiler rahatsız olabilir.. piyano dersen dijital piyano alırsın, kulaklık takarsın falan

hadi onu da geçtim. buzpateni nedir arkadaş? ulaşabildiğin kaç tane buz pateni alanı var? fiyatları nedir? kanada amerika falan olsa, binbir tane vardır. buz hokeyi oynuyolar falan diye ama onu da bilemedim.
+1
omer460
(10.08.26)
Piyano +1

Yan flüt çalıyorum. O kadar emeği piyanoya verseymişim :) ya da gitar.
0
gabe h coud
(10.08.26)
artistik burgular hareketler olmayacaksa, derdini anlatacak kadar buz pateni öğrenirsin gibime geliyor.

piyano mu flüt mü? piyano başlaması ve kavraması daha kolay bir enstrüman. sonuç alması, akşam iki tıngırdatıp stres atması daha kolay. açık ara piyano.
0
co2s2
(10.08.26)
bence sizin yeterince hobiniz var, dün hobinizle alakalı instagram hesabı açmayı sormuştunuz hatta. burada fotoğrafçılık yaptığınızı da yazmıştınız. maddi/manevi bunlara hiç girmeyin derim. kolay sıkılan biriyseniz enstrümanlar uygun değil; yıpratıcı süreçleri var. paten için de o kiraladıkları korkunç patenlerle sakatlanırsınız, doğru düzgün paten ve ders almanız gerekir. ben sizin yerinizde olsam tüm eforumu çalıştığım okulun yakınında bir daire kiralamaya harcarım. önce sıkıntıları çözmenizi öneririm. sizin o derde ben dertlendim, o derece.
+1
eileengray
(10.08.26)
35 yaşında boş işler. Spora başlayıp ağırlık kaldırmaya başlasan daha çok tatmin eder
0
artıküyeolmakistiyorum
(10.08.26)
1 ve 3 küçükken başlanması gereken şeyler. buz pateni eğlencesine belki. ama kıçı başı kırmadan yapın direkt engelli olursunuz belli yaşlardan sonra çok riskli. yan flüt daha soft bir aktivite gibi.
0
ground
(10.08.26)
illa üçünden biri olacaksa piyano derim.
1-elektronik piyano alırsan çalışırken kimseyi rahatsız etmezsin
2- flütte süper babayı çaldıktan sonra sıkılabilirsin.
3-bu yaşta yorulursun. hem gidip gelmek için plan yapman lazım, çalışmak için hocaya ayrı piste ayrı ödersin.
0
duyuruuser
(10.08.26)
Kadınsan saksafona yönel
-6
stefano
(10.08.26)
Şöyle düşünmek lazım: Bugün 35 yaşındayım, on yıl sonra 45. Şimdi piyano çalmaya başlasam 45 yaşında on yıllık piyano icracısı olacağım.

Ha tabi ki işin şöyle bir handikapı var: çocuk yaşta bu işe başlayanlar gibi olmak... çok çok zor. İmkansız demiyorum. Ama gerçekten zor. Yine de enstrüman biraz repetuar işidir. Ben de 30 yaşından sonra enstrümana başladım. Sadece sevdiğim şeyleri çalışıyor ve çalıyorum. Bazen aile toplanıyor, şarkı istiyorlar, bilmiyorum, bilmeyince de iyi çalamıyorsun diyorlar, benim çaldığım şarkıları da onlar dinlemiyor :)

Neyse bence enstrüman orta yaş üzeri için en ideali. Kendi kendine oturup çalınca keyifli oluyor.
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(10.08.26)
Genel cevap yazayım
Ev çok müsait enstrüman ortamına. Yani hiçbir yakınımızda başka ev komşu vs yok. Rahmetli babam akrabalar az saz geceleri yapmazdık. (Maalesef ailedeki müzik gemi bana pek aktarilmamis)

Ama çok seviyorum. Yetenek de şöyle kendi cabamla gitarda basit akor ve ritim öğrenip birkaç şarkı çalma seviyesine gelmiştim. Ama bir ritmi öğrenip başka ritme geçme olayında elim ve kafam karışıyor. Belki kursa gitseydim ya da öğrenmeye devam etseydim onlara da alisirdim. (Su an gitarım yok belki tekrar buna da donebilirim)

Yan flüt zorlayıcı gibi geldi benzer yorumlar da yazilinca.
Piyanoda karar kıldım.

Buz pateni bence aşırı estetik bir uğraş. Ama tabi sakat iş bir yandan. İlerde hala denemeyi düşüncem. Tabii çok yaşanmadan.

@eileengray gerçekten ilgilenmek istediğim o kadar çok şey oluyor ki çünkü hepsi gerçekten keyif veriyor. Okul-mesafe konusu da şoyle saka maka beş ay kaldı sürecin sona etmesine sanırım daire tutmadan bu şekilde devam edicem.
0
🌸egerbiryolcu
(10.08.26)
1 ya da 2

Buz pateni tehlikeli, daha bu hafta kuyruk sokumu kemiği kırmış biri olarak söylğyorum.

Müziğe yönel derim, risksiz
+1
cccbehzatccc
(10.08.26)
'Ev çok müsait enstrüman ortamına.'

işte bu duymak istediğim şey :)

1 ufaktan şan eğitimi alıp vokal olabilirsin. yani bir enstrumanı kontrol etmektense sesini kontrol etmeni öğrenmen nispeten daha kolay. ikincisi kadın vokallere ilgi çok yüksek. ufak bi ses kartı , bi mikrofon alıp, bilgisayarda kayıt yapabilirsin. hem eğer instagram vb uğraşıyorsan ses kartı ve mikrofon işine de yarayacaktır bundan hariç.

ha vokal istemem dersen, ikinci ve güzel olanı davul öğren. hem öğrenmesi ve çalması daha eğlenceli.
0
omer460
(11.08.26)
Hedefinize göre değişir. Enstrüman çalmak basit bir iş değildir. Zamanım yok, haftada anca iki üç saat çalışırım diyorsanız sadece bir iki şarkı ezberler onları da hata yapa yapa çalar hale gelebilirsiniz. Doğru düzgün çalabilmek istiyorsanız her gün birkaç saat çalışmanız gerekiyor. Yanlış hedefleriniz varsa hevesiniz baştan kırılırsa zaman kaybetmemiş olursunuz.
+1
synesthesia
(11.08.26)
Üçünü de öneririm, çünkü bunların üçünü de istiyorsun. Sadece nefes alıp verme konusunda sorun yaşadığın için flüt belki zorlayabilir ama denersin. Belki de nefes alıp verme konusunda seni zorlamayacak ancak deneyerek anlayabilirsin. Hoca da zaten sana tüyolar verir.

Maddi imkanın varsa hepsini yap. Harikalar yaratmak zorunda değilsin zaten hobi amaçlı yapacaksın, keyif aldığın için.

Ben olsam denerdim hepsini sonra bunların içinde eleme yapabilirdim belki ya da imkanım olursa zaman ve maddi olarak hepsini yapardım.
0
rock n roll
(11.08.26)
piyano ve flüt için müzik kulagınızın olup olmadığını kontrol etmenizi öneririm.
piyano über bir yeteneksizlik ve müzik kulagı yoklugu yok ise kesinlikle yapıalbilir, ancak her hafta periyodik bir disiplin göstermeniz lazım, bunu istiyor musunuz emin olmak lazım, ilk balşarda sıkıcı olabilir.
flüt için ağız yapısı da uygun olmalı diye biliyorum, ama çok bilgim yok.
buz pateni çok zevkli görünüyor, 35+ bir arkadaşım da cok güzel yapıyor, ama bilgim yok.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.08.26)
(33)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 +bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-1
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+8
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+5
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
Anne psikolojik olarak problemli. Kız arkadaşın çok tecrübesiz. Onun annesini sakinleştirmek senin işin mi. Kaçman için son 5, 4... saniye
-6
arbre
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
+1
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
+1
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+5
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
-1
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+2
playing star again
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(10.08.26)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(10.08.26)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(10.08.26)
(11)

kuryelerin kapıyı çalmayıp "geldik" diye araması?

der meister
bu durumu siz de yaşıyor musunuz?özellikle kontrol ettim, kayıtlı not veya zile basmayın gibi bir seçenek yok. çoğu kurye kapının önüne gelince "geldim kapıyı açar mısınız" diye arıyor. dümdüz sokaktaki herhangi bir apartman burası bir de site değil, ekstra herhangi bir durum yok.bu bir çeşit işvere
bu durumu siz de yaşıyor musunuz?

özellikle kontrol ettim, kayıtlı not veya zile basmayın gibi bir seçenek yok. çoğu kurye kapının önüne gelince "geldim kapıyı açar mısınız" diye arıyor. dümdüz sokaktaki herhangi bir apartman burası bir de site değil, ekstra herhangi bir durum yok.

bu bir çeşit işveren talimatı filan mı acaba, böyle yapın mı dendi?

benim açımdan sorun yok da yani kuryeye eziyet bence, manasız. zile basmak varken arıyor, bir de firma üzerinden bağlandığı için bekliyoruz filan. anlamadım. bir değil iki değil sürekli yapıyorlar bunu.
0
der meister
(08.08.26)
Birim zamanda ne kadar çok kargo teslim ederlerse o kadar çok kazanıyorlar. Zamandan tasarruf etmeye çalışıyorlar. Kapına geldiğimde hemen aç, beni bekletme diyorlar.
-2
sekizdokuzon
(08.08.26)
Evet hep yaşıyoruz hatta benzer bir soru sanırım ben de sormistum bir defa.
Evimiz müstakil kapı iki adım ötede yine de ariyolar ben çıkıp arabadan alıyorum ama çoğu zaman evde yoksak balkona bırakıyorlar.

Bunu eczane kuryesi de hep yapıyor.
Ben de aksine kapıya gelmeleri eziyet gibi geldiği için bu yöntemi kullanıyorlar sanıyordum ve diğer arkadaşın belirttiği gibi prim olayı da olabilir.
0
egerbiryolcu
(08.08.26)
benim şahit olduğum durumlarda kurye kapıda bekleyip bana telefon açıyordu çoğunlukla. yani onların da işini yavaşlatan bir şey. gelip zile bassa zaten alacağım. birkaç dakika önceden arayıp "hazır ol geliyorum" dese neyse. haliyle işi hızlandırmalarını sağladığını hiç zannetmiyorum, aksine yavaşlatıyor.
0
🌸der meister
(08.08.26)
Genellikle işi hızlandıran bir şeyi çok yanlış şekilde uyguluyorlar o zaman
0
sekizdokuzon
(08.08.26)
kargolarda çok sık yaşıyorum bu durumu. merhaba kargonuz var evde misiniz? evet. birazdan geleceğim kargo kodunu alabilir miyim diyolar.
0
omer460
(08.08.26)
bence güzel bir şey, belki üstün başın uygun değil, belki tuvalettesin falan. iyi tarafından bakmak lazım.
+1
neira
(08.08.26)
Nasil korkutuldularsa… yazik valla. Millet evine kurye yemek kiyafet getirebiliyor diye kendini önemli biri zannediyor. Videolarda görüyoruz hep.
0
Purple life
(08.08.26)
Ben de bir yakınıma giderken geldik kapıyı aç diye arıyorum. Bence zil çalıp beklemekten çok daha büyük kolaylık :)

Ayrıca kat 1 d 3 diyorsun zilde farklı denk gelebiliyor. Bassan çıkan adamla niye bastın diyip kavga ediyon vs vs
0
Rondak
(09.08.26)
kolaygelsin yarım saat öncesinden arıyor. bence gerekli bir şey. markete çıkmayalım, duşa girmeyelim, oturup kargoyu bekleyelim diye arıyorlar.

ayrıca evde yoksanız da alternatif teslimat seçenekleri için arıyorlar.

evet müşterinin işine yarayan bir uygulama, kargo peşinde koşmamak için iyi.

aynı zamanda kargo şirketine de yarıyor. tekrar o kargoyu dağıtıma çıkarmakla uğraşmıyor, deposu günlerce dolu kalmıyor, müşteri hizmetleri aramaları azalıyor, şube trafiği azalıyor.

kuryeye ek iş çıkmış oluyor. buna yapacak bir şey pek yok. aslında kolaygelsin telesekreter ile arama yaptırıyor otomatik ve tuşlamalı cevapla yani. diğer şirketler de bunu yapabilir.
+1
art cat chocolate
(09.08.26)
Sizin bakış açınızda zaten evdeyim neden arıyor diye sormak haklı bir soru ama kurye tarafındaki istatistiklere bakmak lazım, belki 50 kargodan 35-40'ının sahibi işte güçte markette oluyor, bu sefer her seferin zil çalmak, 1 dk civarı beklemek ardından aramak ulaşmaya çalışmak daha büyük külfet oluyor olabilir, bunun yerine evdeysen de değilsen kesin sonuca ulaşılabilecek arama yöntemini tercih ediyorlar bence, arıyor evdeyse kapıyı açıyorsun, değilsen kapıya bırak / şu komşuya bırak diyebiliyorsun. normalde ekstra külfet gibi olsa da sonucunda onlar da bir deneyimin sonucunda bu davranışa varıyorlar.
+3
atom karincanin torunu
(09.08.26)
kidemli bir kurye olarak yorumlayayim
cogu evde kopek var kapiya vurunca zile basinca kopek huysuzlasiyor
bundan ozlelikle belirtiyor cogu siparis veren
cocuk uyuyor olabiliyor
telefon en sessiz sekilde yapilani

ikincisi bir de guvenlik icin az da olsa. dun kadini giristeki tuslu cihazdan aradim dondu uygulamadan teyit etti sen mi geldin diye her onune gelene kapiyi acmiyorlar

ucuncusu @atomkarinca hakli cogu evde degilken. siparis veriyor arayinca suraya birak diyor

bazi yerler site oluyor siteye girmek icin mecbur ariyorsunuz
bazi evlerde zil yok ozellikle benim calsitigim yerde zil yok genelde evlerde kamera var biri gelince goruyorlar

bundan dolayi aramak daha kolay aliskanlik

bazi musteriler kendileri belirtiyor zile bas ya da kapiya vur teslimat yaptigini bileyim diye. Bunun disinda bir kere kendim zile bastim siparisi tamamlamak icin kadinin bana kod soylemesi lazimdi telefonlara cevap vermeyince zile basmak zorunda kaldim. sabah erken saatti uyuyakalmis
0
aloneinthedark
(10.08.26)
(16)

Sizce akademisyenler diğer insanlardan daha fazla saygıyı hak ediyor mu?

lostinway91
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nedir? Ben sanırım biraz böyleyim ama pek gerek yok gibi.
-7
lostinway91
(08.08.26)
sadece akademisyen olduklari icin degil. mesela turkiye'de akademisyen olmak torpile bagli. torpille bir yere gelen insanin da hem ahlaki hem de mesleki yeterliligi sorgulanir. dolayisiyla sirf akademisyen diye saygi duymam. ayrica pek cok akademisyen de akademiyi salla basi al maasi olarak goruyor. dogru duzgun bir ders anlatimiyla insan yetistirmeye calismak da yok arastirma yapip bilime (ve insanliga) katki sunmak da yok. basarili olmasi zor bir meslek, saygiyi belirli kosullari sagladiklarinda hakediyorlar, sadece titri almis olmak yeterli degil.
0
Sour
(08.08.26)
Hayır çünkü insanlara sadece mesleklerinden dolayı saygı duymuyorum.
+4
peki madem
(08.08.26)
Hayır.

Hatta bazı akademisyenler saygıyı hiç hak etmiyorlar.
0
rock n roll
(08.08.26)
20'li yaşlarda ve üniversitede öğrenci iken evet derdim ama artık buna kolayca hayır diyebilirim.

sadece akademisyen değil; öğretmen, doktor, mühendis konusunda da benzer şeyler düşünüyorum ama konumuz akademisyenler.

gerçekten başarılı olanları, öğrencilerin hayatına dokunanları, konuşması ile tavrı ile fark yaratanları tenzih ederim ve bu platformdaki akademisyenler de eminim katılacaktır düşünceme: çok fazla boş beleş akademisyen var. nasıl o pozisyona gelmişler, üniversiteye akademiye ya da hayata katkıları nedir diye sorguladığım oldu. hadi meslekleri hakkında ya da akademik manada bilgisizler ama bari iyi insan olabilseler. ne bileyim haksızlıklara karşı kaypak olmasalar, bazen kendi aralarında olsa bile ses çıkarabilseler.

profesör ünvanı almış çoğu kişi zaten dinozor. torpille araştırma görevlisi olmuş 25 yaşında akademisyen kadar katkısı yok hiç bir şeye. profesörlere artık daha bile az saygı duyuyorum. işlerini asistanlarına yaptırırlar, kendilerini güncellemezler, her ay 150bin tl maaş alırlar bilmem kaç yıllık cümleleri papağan gibi tekrarlamak karşılığında.

bu konuda ümitsiz ve mutsuzum o yüzden akademi ile münasabetim yarım bırakılmış iki farklı yüksek lisans programıyla sınırlı kaldı.

söylemek zorunda hissediyorum ki yukarıda söylediklerimin tam zıttı, çok kıymetli hocalarım ve tanıdığım kıymetli araştırma görevlisi kişiler oldu. böyle bir avuç insanı tenzih ederim.
+1
biseysorcaktim
(08.08.26)
Toplumsal olarak görece daha fazla saygı görüyor olabilirler. Veya böyle bir talepleri de oluyor bir kısmının gördüğüm kadarıyla. Çoğunlukla duyulan bu saygı kazanılan parayla veya bilgiyle doğru orantılı olarak algılanabiliyor.

Ancak ben şahsi olarak herhangi bir işi iyi yapan insanlara saygı duyuyorum genelde. Yani bu durum temizlikçilik de olabilir, asfalt döken belediye çalışanı da, tesisatçı da, hasta annesine bakan ihtiyaçlarına yardımcı olan evlat da.
Benim gözümde bu insanların akademisyenden bir eksiği yok saygı anlamında.
+1
ezkaza
(08.08.26)
ben mesleklerden ziyade başarıya saygı duyarım. akademisyensiniz, hangi araştırmaları yaptınız, hangi araştırmalarınız hangi ciddi yayın organlarında yayınlandı. bilim adına neler yaptınız? torpille akademisyen olup hiç bir şey yapmadan mesai dolduran insanlar var biliyoruz. şimdi ben bu tür insanların nesine saygı duyayım?
+1
omer460
(08.08.26)
Akademi adam kayırmacılığın en çok döndüğü yerlerden biri. Sadece Türkiye'de değil, evrensel olarak böyle bu. Yani çoğu kişi emek ve başarısı ile bir yerlere gelmiyor. Dergilerde makale yayınlamak adamcılık ve fonlara ulaşabilmekle mümkün olabilen bir şey. Yayın yapmıyorsa zaten akademinin öğretmenlikten farkı yok.

Bence bir elektrikçi, otomobil tamircisi daha işe yarar becerilere sahip. Ben onlara daha çok saygı duyuyorum.
0
michael harddd
(08.08.26)
her alanda işini hakkıyla yapan her insana saygı duyarım. bunu sırf akademi için düşünmemek lazım. kayırmacılık ise her sektörde/pratikte var, sadece farkında değilsiniz. bu yüzden bunu genelleyip tüm akademisyenleri değersizleştirmeyi de doğru bulmuyorum.

ed: aşağımdaki deli de damlamış. diğer kurtlar vadisi hayranı çukurambar ülkücüsünden de farklı bir cevap beklenmez. genelleme yapanlara buradan da bir porsiyon genelleme.
+1
eileengray
(08.08.26)
Akademisyen dediğin kişiler birilerinin ayakçısıdır fazlası değildir.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(08.08.26)
Hakkıyla akademisyen olan tanımıyorum artık
-2
Hallegadola
(08.08.26)
Saygı kişilerin karakterlerine, hayattaki duruşlarına karşı olur. Meslekten ,unvandan bağımsızdır.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(08.08.26)
Cahit Arf demiş ki; “Öğretim üyesi arkadaşlarımız iyilerdi hoşlardı, ama çoğunun bilime dair öyle bariz bir ilgileri yoktu. Asıl hedefleri işte, profesör olmak, dekan olmak, senatoya girmek, rektör olmak gibi şeylerdi. Yani bilim peşinde değil, rütbe peşinde koşmak.
Halbuki üniversitesi bilim yapmaya müsait haldeydi, Witt geldi, Blaschke geldi, Hasse geldi; başka pek çok insan gelip gittiler.
Bunlar her geldiklerinde seminerler verirlerdi.
Ben ise arkadaşlarımı yalvar yakar götürebiliyordum bu
konferanslara, o kadar ilgisizlerdi yani. O yüzden, sıkılmaya başlamıştım epeydir;'
artık bu işi bırakmanın zamanıdır' dedim..”
0
tadartatmaztadantatar
(09.08.26)
"Perché non i titoli illustrano gli uomini, ma gli uomini i titoli."
0
banach
(09.08.26)
Bu din adamlarina saygi duymak gibi bir sey. Ulvi bir seye hayatlarini adadiklarini dusunebilirsiniz ama olay insanda bitiyor, meslekte degil.
+1
osssy
(09.08.26)
hakkini veren akademisyen saygiyi hakediyor
birincisi bir konuda gercekten bilgileri oluyor bilgisine saygi
ikincisi de benim gordugum mesaileri pek bitmiyor surekli okuma ogrenme modunda
benim saygim ogrenme motivasyonalrina
0
aloneinthedark
(10.08.26)
yorumlarda sey vibe'ini aldim. nasil okumamislar okumuslardan nefret ediyor bu ulkede; az okumuslarin da cok okumuslari kiskanmalarini gordum.

bunu akademiyi gorup "sikerler ben para kazanmak istiyorum" diye kacan biri olarak yaziyorum. gercekten ugrastiklari isi yapabilmek icin pek cok imkandan feragat eden o kadar arkadasim var ki.

bir kismi doktorayi bitirince ruhlarini faang'e satmaya karar verdi birakti, bazilari hala devam ediyor odenek kovaliyorlar.

torpillilerden vasifsizlardan bahsedilmis, bence onlari akademisyen olarak degerlendiremeyiz
-1
aguen
(10.08.26)
(2)

En iyi coban salata tarifi

duyurukullanıcısı
Gram gram adet adet Nasil olmali?
Gram gram adet adet
Nasil olmali?
0
duyurukullanıcısı
(08.08.26)
çobanların dağda hassas terazi ile dolaştıklarını sanmıyorum. adı üzerinde çoban salata. iki domates üç biber. bi küçük soğan vb.
+3
omer460
(08.08.26)
Ayrıyeten, herkesin damak tadı da farklı. Mesela benim için, domatesi ve maydanozu bol, biberi acı sivri biber, soğanlı ve naneli olanı enfes. Yani 3 domates, yarım demet maydanoz, bir orta soğan, birkaç dal taze nane (sadece yapraklar), iki acı sivribiber ve yalnız bir adet salatalık. Bol limon ve az zeytinyağı ile. Bir de, biber ve maydanozları fazla kıyıp, soğanları piyaz usûlü doğrayıp, tüm malzemeleri, tuzu vs. ekleyip karıştırdıktan sonra en son domatesleri -biraz da irice- doğrayıp eklemek ve domates ekledikten sonra azıcık bir iki karıştırmak güzel oluyor.

(Bazen salatalığı hiç koymuyorum)

Fahiş hatalar:
-soğanı sosluk gibi küp küp doğramak.
-domatesi en başta doğrayıp, karıştırırken suyunu salmak.
-naneleri saplarıyla doğramak.
0
yadigar
(09.08.26)
(12)

Sizce bu crocs nasıl?

hayaletimsi
Sbhttps://www.spartoo.eu/mobile/Crocs-Yukon-Vista-II-LR-Clog-M-x27002888.php
-1
hayaletimsi
(07.08.26)
bence çok kötü. plastik bir ürünün üzerinde nubuk parçayı görünce fena tetiklendim doğrusu :s crocs, sanırım yürüme ayrodinamiği falan sebebiyle tozu toprağı üstüne toplayan bir ürün. bende lacivert literide var, bir giyişte leş gibi oluyor. bu da tozu toplarsa, o üstteki parçayı temizlemesi çok dert olur + kısa sürede katlanma çizgisi falan da oluşabilir.
umarım vazgeçmişsinizdir.. :/
+5
lil siztah
(07.08.26)
bu soru gerçek mi tetiklenmemiz için mi yapıldı
+3
mess
(07.08.26)
gördüğüm en çirken şeylerden biri olabilir :)
+3
sweetoffice
(07.08.26)
bir terlik daha çirkin olamaz diyordum, başarmışlar tebrik ederim. bu markanın pazarlama ekibinin önünde saygıyla eğiliyorum gerçekten.
0
bobinhoo
(07.08.26)
Ajdarın terligi gibi bir terlik
+1
limonlu eksi
(07.08.26)
Buna neden maruz kaldım ya of
+1
yenibirgüzelnick
(07.08.26)
ortalamaya göre çirkin ayakkabı toleransım yüksektir ama bu fazla çirkin.
+1
eileengray
(07.08.26)
arkadaşlara katılıyorum. algım bozuldu bunu görünce.
+1
omer460
(07.08.26)
Ben kendime Crocs bakarken görmüştüm bunu, seni dizayn eden tasarımcının amk demiştim.
0
kizil karga
(07.08.26)
crocs, yeni nesil hela terligi. güzel crocs diye bir sey yok zaten.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
New takunya collection
0
mikahakkinen
(07.08.26)
ben beğendim ve aldım teşekkürler cevaplar için
-4
🌸hayaletimsi
(10.08.26)
(11)

monitör tavsiyesi

ending credits
sevgili romalılar, galyalılar; 27 inç, fast IPS panel, QHD resolution, ölü piksel ihtimalini minimize eden bir monitör alacağım. panel IPS de olabilir. işin ehilleri yardımcı olurlarsa sevinirim. filtrelediklerim şunlar;https://www.amazon.com.tr/dp/B0GWY8WZK3/?coliid=I2BMH373B7XETD&colid=3BBYPYUPRL5
sevgili romalılar, galyalılar;

27 inç, fast IPS panel, QHD resolution, ölü piksel ihtimalini minimize eden bir monitör alacağım. panel IPS de olabilir. işin ehilleri yardımcı olurlarsa sevinirim. filtrelediklerim şunlar;

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

www.amazon.com.tr

sizce hangisini almalı? bu liste dışından tavsiyesi olan varsa söylesin lütfen, teşekkürler.
0
ending credits
(06.08.26)
hocam yunus emre'ye sormuslar:
benzini shell'den, monitoru lg'den alin demis. :))

saka bir yana, ben hep lg tercih ederim ve hic pisman olmadim. zaten linktekilerden samsung ve lg kendi panellerini uretiyor. dell'i bilmiyorum.

olu piksel ihtimalini minimize etmek diye bir sey yok, elektronik bu sonucta ne cikarsa bahtina. kontrollerini yaptiktan sonra iade edebilirsin eger olu piksel cikarsa.
0
arakaali
(06.08.26)
iki panel üreticisi dışındakileri ele.

samsung panelleri daha parlak ve kontrastlı oluyor uzun kullanımda rahatsız edebilir.
lg paneller daha soft bir görüntü sunuyor.

yine de mağazalarda karşılaştırıp almak isterdim.
illa bakmadan alacaksam lg tercih ederdim.
0
duyuruuser
(06.08.26)
bende bu var memnunum

www.hepsiburada.com

işin enteresan olan kısmı ben bu monitörü 9 aralıkta 9 bin liraya almıştım. ne oldu da bu paralara çıktı bilmiyorum.

LG 27" UltraGear 27GS75Q-B 1Ms GtG 180Hz (O/C 200Hz) (HDMI-DisplayPort) HDR10 Destekli QHD (2560x1440) IPS HDR10 Pivot Oyun Monitörü
9.659,00 TL
0
omer460
(06.08.26)
UltraGear +1
www.amazon.com.tr

@omer460, bazen üretimi biten veya tedarik edilmeyen monitörlerin fiyatı artıyor.

Ben de 49" odyssey almıştım 20bin e. Oledler geliyor diye ucuzlamıştı. Sonra kısa bir sürede 45bin e çıktı fiyatı. Oledler de neredeyse o kadar. Bunun üretimi durdu, tedarik de edilemiyor. Oled istemeyenler buna kaymak istedi, aslında fiyat 45 hak etmiyor ama artırdılar.
+2
ananiyimioguz
(06.08.26)
Alternatifler arasında yer alan Dell'in 32 inç 4K versiyonunu (S3225 QS) kullanıyorum. Gerçi aralarında ciddi farklar var, 27 IPS iken 32 VA panel.

Fikir vermesi için yazmak istedim. Ben monitörümden memnunum. Basit bir model, fazla özellik yok ancak görüntü kalitesini sevdim ben. Oyun için alacak olsam Dell düşünmezdim ancak ben iş amaçlı aldım ve profesyonel monitörlerde genelde Dell'e denk geldim.

Dell'in Amazon satıcısı Ebrar Bilgisayar, fiyat kendi sitelerinde daha uygun. Ben de monitörümü Ebrar'dan almıştım ve düzgün esnaf olduklarını görmüştüm. İsterseniz bir değerlendirin: www.ebrarbilgisayar.com
0
10551037
(06.08.26)
lg monitorler hakkinda bi controversy vardi bu haftalarda. casus yazilim mi kuruyomus neymis.

neyse benim tum eski monitorler lg idi. gigabyte m32u kullandiktan sonra gigabyteciyim artik. m27q falan bakabilirsiniz. (ben de supheyle ebrar'dan aldim zamaninda ama bi sorun olmadi)
0
aguen
(07.08.26)
Asus Rog kullanıyorum oldukça memnunum
0
edaddy
(07.08.26)
www.hepsiburada.com

ben oğlana şundan aldım yaz başında baya güzel çıktı. dahili hoparlör, usb hub falan olması laptop kullanıcıları için çok büyük avantaj açıkcası. görüntüsü, hertzi falan da oldukça iyiydi bence bu fiyat aralığının en iyi ürünlerinden biri.
0
fatihdr
(07.08.26)
mağazaya gittim. patron çıldırdı dediler ve LG'nin yukarıda attığım linkteki ürününün OLED versiyonunu aldım arkadaşlar. monitör alacaklara kesinlikle tavsiye ederim. teşekkürler.
+1
🌸ending credits
(08.08.26)
oled de yanma sorunu çözüldü mü bilmiyorum, çözülmediyse neden aldınız ki? ne işte kullanacaksanız? oyunda belki uzun götürür de sabit ekranlı şeylere bakıyorsanız sıkıntı olabilir.
0
ananiyimioguz
(08.08.26)
karma kullanıyorum. iş oyun.. monitörlerde TV gibi değilmiş. üreticiler tandem sistemiyle o sorunu çözmüşler.
0
🌸ending credits
(08.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.