Giriş
(6)

Psikolojisi bozuk birisi psikolog egitimi alirsa eğer?

Zetnikov
Kendi psikolojisini duzeltebilir mi?Su anlamda diyorum zaten psikolojisi iyi degil aldigi egitim onun kendini anlamasini saglar mi tarzinda bi faydasi olur mu ayrica demek istedim
Kendi psikolojisini duzeltebilir mi?

Su anlamda diyorum zaten psikolojisi iyi degil aldigi egitim onun kendini anlamasini saglar mi tarzinda bi faydasi olur mu ayrica demek istedim
0
Zetnikov
(23.06.24)
Bence mesele anlamaya çalışmaktan çok çözmek.

Psikologlar da dertleri için başka psikologlara gidiyor, öyle olsa ona gerek kalmazdı.
0
jülsezar
(23.06.24)
Eğitim almakla, alanında tecrübeli olmak aynı şeyler değil .
Uzmanına giderek derdini anlatması , eğitim süresi içinde devam eden rahatsızlığını tedavi edene kadar geçecek olan süre kendisi için kayıp olacaktır.
0
diyecevaplandı
(23.06.24)
Hayır ama sadece farkındalıgı olur. Benim kendisi psikolog olup başka psikologtan terapi alan 2 tane dostum var. Eskilerin sözüyle mum dibine ışık vermez
0
limonlu eksi
(23.06.24)
Güzel soru, psikoloji eğitimi almanın bir çok insana olumlu katkısı olduğu bir gerçek, en azından bu eğitimle sahip olduğu psikolojik bozukluklar karşısında daha sağlam durabilir, yani bu özetle şu demek psikolojik açıdan sağlamlığı artmış olur ama bu demek değildir ki yaşadığı psikolojik sorunların üstesinden tamamen gelebilecek, onları net bir şekilde çözecek anlamına gelmemeli.

Öte yandan terapi yapan psikologların terapiden geçmesi çok faydalı, mesela psikanalist olmanın şartlarından biri psikanalizden geçmektir, bu şart boşuna konulmamış, bir gereklilik.

Psikolojik sorunlarını çözememiş, terapi görmemiş, süpervizyonla çalışmamış bir psikologun, danışanına zarar verme riski vardır, ki bu işte en temel kurallardan biri zarar vermemek, danışandaki oluşmuş hasarların derecesini artırmamaktır.
0
blue rebel motorcycle club
(23.06.24)
@blue rebel motorcycle club

Çok iyi yorumlamişsin +1
0
🌸Zetnikov
(23.06.24)
çözmez. psikolog eğitimi değil psikoloji eğitimi. bölümde okurken fobisi veya nevrotik sorunları olan arkadaşlarım vardı. sorunlarını çözemediler meslektaşlarından yardım aldılar.
0
mikahakkinen
(24.06.24)
(3)

Kapida vizeyle tatil giden var mi aramizda?

Kittie
Bu yaz yunan adalarindan kapida vizenin gecerli oldugu bir adaya gidecegim. Tursuz. Ucak biletimi kendim alicam, yunandaki oteli kendim ayarlicam. Sorun yasar miyim? Turla gidersen sorun yasamazsin diyenler var ne alaka? Tur hic sevdigim bi sey degil, askeri kamp gibi sevmiyorum. O yuzden ya tursuz
Bu yaz yunan adalarindan kapida vizenin gecerli oldugu bir adaya gidecegim. Tursuz. Ucak biletimi kendim alicam, yunandaki oteli kendim ayarlicam. Sorun yasar miyim? Turla gidersen sorun yasamazsin diyenler var ne alaka? Tur hic sevdigim bi sey degil, askeri kamp gibi sevmiyorum. O yuzden ya tursuz ya hic diye dusunuyorum.

Hayir bir de her seyi ayarlicam, odicem, ya giremezsem diye de endiseleniyorum. Otel motel yanacak cunku o durumda.
Bir de sicagin altinda 10 saat falan bekleme durumu olur mu geecekten.
Internete malum herkes her seyi abartarak yaziyor ama dogru olma ihtimali var mi?

Fark eder mi diye onu da sorayim. En iyi ay diye bi sey var mi? Temmuz agustos eylul hangisi daha avantajli
0
Kittie
(23.06.24)
Kapıda vizeyi artık kapıda değil, bilet aldığınız acente üzerinden önceden alıyorsunuz. Dolayısıyla ülkeye girişte on saat beklemek falan yok, aynı anda 3-4 feribot yanaşmazsa max 1 saatte pasaporttan geçersiniz.

(Uçak diyorsunuz da, Yunan adalarının çoğunda uluslararası havalimanı yok, olanlar da büyük adalar olduğundan Schengen gerekiyor olabilir, onu öğrenmek lazım. Mesela Santorini'ye baktım, kapıda vize geçerli değilmiş.)
0
kobuzchu kiz
(23.06.24)
Ucagi bodruma falan alacagim, feribotla gececegim oradan.
0
🌸Kittie
(23.06.24)
önce adaları araştırın bodruma inip anca kosa gidersiniz. bazı adalar küçük 1 2 gün anca gezilir. feribot biletiyle kapıda vize aynı ücret. kapıda vize çok anlamsızlaştı. uzun süre kalınacaksa mantıklı oluyor. feribot biletini aldığınız firma vizeyi sizin adınıza alıyor, evrak hazırlayıp 1 2 hafta önceden yollamanız gerekiyor.
0
mikahakkinen
(24.06.24)
(45)

arkadaşımın evimden zeytinyağı çalması

la lykia
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yap
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.

evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yapıldı, dağıldık.

ben bir süre sonra bir baktım o zeytinin içinde durduğu yağ yok olmuş, haliyle zeytin de küflenmiş.

eve de başka kimse gelmemişti. duruma hiçbir anlam veremedim. acaba ben tuvalete gittiğim bir ara arkadaşım biraz daha çıkarmak istedi de yağı mı döküldü, belki elinden kaydı, olur ya insanlık hali. ama öyle bir şey olduysa bana niye söylemedi? belki unutmuştur ya da utanmıştır dedim.

arkadaşıma nazikçe sordum: "bizim o gün çıkardığımız zeytinin yağı mı döküldü o gün? zeytinler yağsız kalmış küflenmiş" dedim. haa evet ya galiba döküldü biraz dedi o kadar.

çok tuhaf buldum tavrını. zeytin de o bölgeye giden birinin getirdiği zeytin, markette falan satılmıyor, üzüldüm haliyle, koca bidon zeytin çöpe gitti. ama yine de zeytinde değilim, tavır ve rahatlığı tuhaf geldi ama neyse dedim üzerinde durmadım.

aynı arkadaşım başka bir gün akşam oturmasına geldi. tuvalete gitmiştim. döndüğümde mutfaktaydı, ben de mutfağa yöneldim, bir şey lazım mı dedim. yok peçete alacaktım dedi, önümü kesti, yani mutfağa girmemem için. bir şey istiyorsan ben vereyim dedi. ben yine bir şaşırdım, ne alaka benim evimde, sen bir şey istiyorsan ben vereyim asıl diye düşündüm ama bir şey demedim. yok su alacaktım ben de dedim, girdim mutfağa.

mutfağa girdiğimde gördüğüm manzara: evinden iki tane cam kavanoz getirmiş, bizim diğer ikinci bidondaki zeytinin yağını onlara aktarmış.

ne yapıyorsun dedim? ya işte bu yağ fazla gelmiş zeytine, aktarayım dedim falan diye saçmaladı. dedim ne alaka, o zeytinler yağın içinde duruyor, diğeri zaten küflendi, anlattım sana. sen ne yapıyorsun bana bir anlatır mısın dedim.

bu sefer itiraf etti, işte benim yağım bitmişti, bu yağ da bu zeytine fazla gelmiş diye düşündüm, bir şey olmaz nasıl olsa diye birazını alayım dedim dedi.

diğer zeytinin yağını da mı almıştın dedim, çok az almıştım dedi.

o kadar afalladım ki, ne diyeceğimi, ne tepki vereceğimi bilemedim. yemin ederim zeytininde, yağında değilim tabii ki, ama evime giren çıkan insan, bu düpedüz hırsızlık değil midir? kendimi salak gibi hissettim.

siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl tepki verirdiniz? arkadaşlığınızı bitirir miydiniz, konuşur muydunuz?

*** ekleme 1 ***

ön yargı olmasın diye yazmamıştım başta:

bu kişi çok eski bir çocukluk arkadaşım. aynı mahallede büyüdük, ailesini tanırım. ben tahmin ediyordum ama arkadaşım yakın zamanda itiraf etti; babası ve baba tarafı çok sorunlu tipler maalesef. evde psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddetle büyümüş.

kendisinin de kişilik bozukluğu ve/veya psikolojik sorunları olduğuna ve son zamanlarda daha da belirgin hale geldiğine inanıyorum.

işsiz ve aylardır iş bile aramıyor ve her gün düzenli alkol alıyor.

ben biraz manevi destek olmak istemiştim kendisine. aylardır iş aramasına yardımcı oldum, derdini anlamaya çalıştım, konuştum vs vs.

benden zeytin ve yağ istese veya para istese verecek biri olduğumu da, sırt çevirmeyeceğimi, bunun da asla lafını yapacak biri olmadığımı çok iyi biliyor ama bence asıl derdi "istememek" idi çünkü isteseydi kendini ezik hissedecekti muhtemelen.

zeytini anlatma nedenim ise; böyle şeylere çok meraklı ve ilgili olmasıydı. kahvaltıda sofraya çıkarırken bu nasıl zeytin böyle diye sordu. zira dediğim gibi markette olan bir zeytin değil. ben de anlattım.

yağ miktarı: 2 tane 5 litrelik cam kavanozdu. yarısında zeytin vardı. sanırım her iki seferde de 2 litreye yakın yağ yapıyor. bu arada yazmayı unutmuşum. ilkinde de yağ almış, dökülmemiş. benim evden bulduğu boş bir pet şişeye almış.

*** ekleme 2 ***

olay günü yani evden henüz gitmemişken biraz sert bir tepki verdim ve konuştum. bu yaptığın çok yanlış, başkasının evinde yapsan adın direkt hırsıza çıkar, niye benden istemedin vs. gibi bir konuşma. o da evet, çok haklısın, salaklık bu yaptığım, ben de çok üzüldüm seni üzdüğüme falan dedi.

ama ben olay günü ciddi şok yaşadım. hani insanlar bazen der ya, olay anında bağıramadım diye. o kilitlenme hissi nasıl bir şeymiş direkt yaşadım. insan birkaç dakika içinde aa 20 yıldır tanıdığım insan hırsızmış diyemiyor. gerçek anlamda afalladım.

olayın üzerinden birkaç hafta geçti şu anda. olaydan 1 hafta sonra ben bir mesaj attım. kendisini iyi görmediğimi, arkadaşı olarak destek olmaya çalıştığımı ama benim de yapabileceklerimin sınırlı olduğunu, düzenli ve az olmayan miktarda alkol alımının uzun vadede illaki ciddi sorunlara yol açacağını, en kısa sürede profesyonel destek alması gerektiğini nazikçe yazdım.

tamam konuşalım falan dedi ama o zamandan beri ben uzak duruyorum, o da bir tuhaf davranıyor. tersliyor, sonra şaka yaptım diyor. ben de biraz kaçtım açıkçası. zaten hakikaten işlerim de çok yoğundu ama biraz da bahane edip görüşmedim. eve zaten davet edemem artık.

bu arada ben psikoloji mezunuyum ama klinik uzmanlığım yok, terapi eğitimi de almadım. onun için tam bir yorum yapabilecek ya da tanı koyabilecek durumda değilim ama aklıma gelen şeyler var tabii.

son zamanlarda tam olarak şöyle bir tablo çiziyor: sürekli bir haklılık hali var. eleştiriye karşı çok hassas. her şeyi biliyor, herkesten farklı, herkesten zeki, kimse onu anlamıyor. evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyor ve sıkı alkol alıyor. işsiz ve iş aramıyor. şimdiye kadar yaptığı birikim ile geçiniyor. (erkek, yaş 38)

yani baya bitik bir halde aslında. biz de pandemide çok görüşmemiştik. sonra birkaç şey oldu, ben iş aramasına yardımcı oldum, bulduk da iş ama oradan da 2 günde gönderdiler. hatta patron demiş ki, sen çok tuhaf bir tipsin, adını koyamıyorum ama sana güvenemedim, birlikte çalışamayız. belki orada da birşey yaptı bilemiyorum.

benim de bundan sonra görüşmeye niyetim yok zaten.

çocukluk arkadaşımdı, eskiden böyle biri değildi. bir şeyler yapmaya çalıştım, sırtımı çevirmek istemedim bu haldeyken ama çoğu kişinin dediği gibi kimsenin doktoru değiliz, yapabileceklerimiz sınırlı.

yani öyleyken böyle...
0
la lykia
(14.06.24)
Zeytinyağı çalan arkadaş mı olur yahu? O an evinizden ve hayatınızdan kovmanız gerekir o kişiyi. Kovdunuz değil mi?
0
pispinti
(14.06.24)
Bunun adı hırsızlık.
O kişiyi evinize de almayın, yakınınıza da almayın. İletişiminizi kesin.

Basit bir zeytinyağı kaybetmek değil insanı sürekli tedirgin edecek bir şey. Kendi evinde böyle bir olay olunca insan kendini savunmasız ve çaresiz hisseder.

Ben olsaydım "Bence bu hırsızlık ve asla kabul edebileceğim bir şey değil. Seninle arkadaşlığımı sonlandırıyorum." derdim. Siz de öyle deyin hatta umarım o anda söylemişsinizdir bunu.
0
michael_knight
(14.06.24)
Ohaa cok urkutucu bence ya, gercekten insan ne tepki verecegini bilemez. Ciddilesip hadi ordan siee deseydiniz iyi olurdu, direkt arkadasligi bitiririm tabii ki konusmak ne demek.
0
Feriyaanim
(14.06.24)
evime davet etmem. özellikle görüşmem. karşılaşırsam selam selam. çok çok yakın arkadaşlarıma da anlatırım.
0
elorelia
(14.06.24)
hocam zeytinin yağını çalan kişi kesin başka şeyler de çalmıştır. bu şahsın size gelmesi sonrası kaybolan eşyalarınız oldu mu bir onu düşün bence.

her halükarda da şahsı hayatınızdan çıkarın, kabul edilebilecek bir davranış değil bu zira. ayrıca "bir anlık şeytana uydum" gibi bir durum da yok, hazırlık yapıp evden şişe getirmiş diyorsunuz. böyle birine zerre güven olmaz bence.
0
shadowfollower
(14.06.24)
elorelia +1
0
jülsezar
(14.06.24)
Arkadaşınız olduğu için belki daha geniş perspektiften bakamıyorsunuz ama insan sadece zeytinyağı çalmaz. Sizden istemek yerine gizli kapaklı çalmayı tercih etmiş. Huydur bu. Görüşür müsünüz bilmem ama evinize sokmayın okurken rahatsız oldum.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(14.06.24)
çok kötü ya, o kişiyi bir daha evine sokmamanı ve hatta iletişimi tamamen koparmanı gerektirecek bir durum bence bu. resmen hırsızlık.
0
hrskrs
(14.06.24)
Hırsızlık.
Hayatımdan çıkarırım. Böyle bir insana nasıl guveneceksiniz? Ya başka şeyler de çalarsa?
"Ya param bitmişti sende fazla varmış"
0
logisticsmanager
(14.06.24)
herkesin aksine yorum yapacağım. herkes dışarıdan bir insan olarak kesin ve net kıssas istemiş, ama arkadaş var arkadaş var. bazen bazı insanlara karşı o kadar radikal olamıyorsunuz. benim de evime gelen arkadaşlar oluyor. şeytana uymuştur, salaklığına denk gelmiştir, idrak edememiştir vs...o yüzden herkese ikinci bir şans veririm. tabi bu karşıdakinin ne kadar üzüldüğü, sıkıldığı, pişman olduğu ile paralel. eğer bu dediklerim varsa ikinci bir şans veririm. eğer iflah olmaz, rahat biriyse her zaman yapıyor ve yapar demektir. direkt yol verirdim. hatta etrafımdakilere de rezil ederdim herkes dikkat etsin diye.
0
buenosdias
(14.06.24)
ya hırsızlık deyip kriminal tarafına yüklenmeden bu bence direkt mallık. istiyorsan söyle ya zeytinyağı çalmak ne sjkdhfsd ben olsam hırsız da hırsız diye anlatmam da böyle tuhaf hasta değişik biri olduğunu anlatabilirim belki yakın arkadaş çevreme, o da daha çok gülmek için jhgd ve kendisiyle de tabii sohbeti keserim. başka şeyleri almış mı bi kontrol bence de manyak belli ki.

edit: ön yargı dediğiniz şey arkadaşı tamam normal değil ama biraz anlaşılır kılıyor. cidden hastaymış adam.. grimavi ve paintovaa hak verdim, bu hikaye karşılıklı acayiplik olmadan zor.
0
nic cage
(14.06.24)
ovdugun birsey oldugu icin, bana hirsizliktan daha cok sana gicigi var da zarar mi vermek istedi diye dusundum.
0
durgunfoton
(14.06.24)
nic cage +1
Bize göre tabii ki hırsızlık da, benim evime giren çıkan bir arkadaşım bunu yapsa mal mısın aq diye ensesine vurur dalga geçerim. Sonra da neden böyle bir mallık yaptığını anlatması için sıkıştırırım.

Tuhaf bi davranış kesinlikle, hırsızlık gözüyle bakmayabilirim ben de yakın bir arkadaşım bunu yapsa.
Biraz köylü kurnazı, sinsice bir hareket; bu huylarla uyuşan genel bir tavrı varsa bu insanın dikkat etmek gerekebilir.
0
Bruce
(14.06.24)
bu suçtan ceza evinde yatanlar var. aydın bölgesinde yaşıyorum, zeytinyağ hırsızlığı çok yaygın burda.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
korkunç ya, bir de böyle bir insanı evime almış olma fikri içimi ürpertir dururdu.

planlamış bi de, evden cam şişe getirmeler falan. daha fazla vakit geçirse, başka şeyleri gözüne kestirse küçük küçük soyacaktı demek ki. asla görüşmem, yakınımdan bile geçirmem.
0
ofelia
(14.06.24)
evinden direkt kov bu hırsızı.
bu yarın senin evinden paranı, pulunu her şeyini çalar.
yuh ya ben tutar küfür ederek kovardım evden.
ayrıca herkese hırsız olduğunu söyle durumu anlat.
başkasının evinden ufak çaplı neler çalmıştır bu aklın durur.
bak konu çok önemli herkese söylemezsen vebali senin boynuna.
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
hırsızlık bu. arkadaşın hırsız, kleptomanyak veya düpedüz mal. böyle birisi oldugunu bu zamana kadar nasıl anlayamadın hayret. evine nasıl alıyorsun böyle birisini, evinden başka şeyler de almıştır bu. almadıysa da alır yani, güvenemezsin ki.

yapacağım şey, bir daha asla evime, arabama almamak. yakınlarıma anlatmak. mümkün oldugunca az muhatap olmak.
0
abelardo
(14.06.24)
Evime gelecek kadar yakın arkadaşım beğense ve istese gerekirse tamamını veririm o yağın ama benden çalınca ı ıh. Kavanozdaki yağı geri boşaltıp yollarım kapıdan.
0
nawar
(14.06.24)
Ben hırsızlıktan fazlasını gördüm bu olaylarda. Şöyle ki ilk bidondaki zeytinyağını zeytinler küflensin diye lavaboya dökmüştür. Sizin açıklama yaptığınız gün yapmışsa yanında zeytinyağını koyacak kap vs yoktur çünkü. İkincisinde de yine zeytinler bozulsun amacı var ama zeytinyağı da boşa gitmesin istemiş. Arkadaşınızın amacı hırsızlık değil kötülük yani. Belki sizi kıskandığından da yapıyor olabilir
0
gnosis
(14.06.24)
ikiniz de acayipsiniz. zeytinyağını almışsa ve sana söylememişse salaklık yapmış. muhabbeti azaltırsın en kötü ihtimal. bu kadar büyütmelik bir şey göremiyorum
0
paintov
(14.06.24)
Koşarak uzaklaş ondan.
onu tanıyan arkadaşlarınıza da söyleyin :
- eve geldiğinde yağlarınızı bodruma saklayın.. diye.

@paintov ,
bu tür hırsızlıklar başka hırsızlıklara gebedir.
0
diyecevaplandı
(14.06.24)
Yalnız hocam senin arkadaşına zeytinyağı şovu yapman da gereksiz olmuş, ona da bir hediye boyu alırsın o zaman bilgi verirsin anlarım da

ikiniz de tuhafsınız+1
0
grimavi
(14.06.24)
ya bırak gitsin
insanlar kendini kurtarmak istemiyorsa sen niye fazlasını yapıp kurtarmaya çalışasın ki
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
Herkes gerekeni söylemiş zaten ben de ne kadar bir yağ onu merak ettim? 1 litre filan mıydı yoksa daha mı fazla?
0
yenibirgüzelnick
(14.06.24)
bence de hirsizligin disinda birde cekememezlik gibi bir seyde olabilir gibi gorunuyor. korkunc bir durum gercekten, ozel alanin ihlali
0
foster
(14.06.24)
Arkadaşınızın psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünüyorum (kleptomani) kendisi ile konuşup tedavi olması için ikna edin. Böyle bir durumda nasıl tepki verirdim bilemedim ama soğuk kanlı ve mesafeli olmakta fayda var.
0
doharkoman
(14.06.24)
enteresan valla. son ana kadar hep "kesin bidon delinmistir akmistir, insan arkadasinin evinden zeytinyagi mi calar ne kadar sacma" diyodum. maddi durumu falan mi kotu? ekmek falan da degil ki, zeytinyagi. kleptomani olabilir mi? veya istahina duskun birisi de kaliteli zeytin yagina mi karsi koyamadi?

yani arkadasligimi bitirmem ben muhtemelen, ama baya bozulurum ve arayi da acarim diye dusunuyorum. ama grupla arkadaslik durumu varsa gorusmemezlik etmem yani sahsen. borc alip geri odemeyen arkadaslarima da ayni tarifeyi uyguluyorum, biraz saf olabilirim ben.
0
icim urperiyor
(14.06.24)
"bir şey istiyorsan ben vereyim"
ve
"iki tane cam kavanoz getirmiş"

kısımlarına koptum yalnız.

bu kısa hayatta, kimseyi düzeltmekle falan uğraşmayın. bazı şeyleri tamamen kesmeli insan.
0
la traviata
(14.06.24)
Ben de arayı açardım, bir daha da asla evime almazdım. Ne saçma bir durumdur bu valla dönüp dönüp tekrar okudum duyuruyu.
0
peki madem
(14.06.24)
Olayı normalleştiren ve ''nolcak yeaa'' diyenlere bir anlam veremedim. Bu bildiğin hırsızlık. Hadi amacı hırsızlık değilse bile kasıtlı bir şekilde zarar vermek e bu da hırsızlık kadar kötü bir şey.

insan arkadaşının malına vs. bile isteye neden zarar vermek istesin. İstiyorsa da arkadaş değil düşman denir ona.

Ben olsam arayı açardım ha açmasam bile evime almazdım bir daha.

Hadi ilkinde oldu neyse unutalım desek bile bunu bir daha yapıyorsa bunun devamı da gelir çünkü.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.06.24)
Soruyor musun bir de olduğu çıkart gitsin. Mesele zeytinyağı değil düpedüz planlı soyguna gelmiş
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Sizi nasıl "ilginç" bulmuş bazı yanıtlayanlar hiç anlamadım.

Bu mevzubahis arkadaşı yaptığı hiçbir şeyin sorumluluğunu almayan, şuursuzca yaşayan, aman nolcak ya diye her senaryoda eğer mümkünse mevzuyu kendine doğru yontan tiplere benzettim ben.

Hayatta tutmak için bi sebep yok, varlığı zarar çıkarın gitsin elbette.
0
hedep
(14.06.24)
ananiyimioguz
(14.06.24)
son zamanlarda okuduğum en garip şeylerden. manyak mı yanında kavanoz taşıyor bir de? zeytinyağı yani bu?? direkt arkadaşlığımı bitiririm ben, bu tiplerin yanında korkuyorum. çevreme de anlatırım tabii.
0
deartheodosia
(14.06.24)
Arkadaşlık bitirilir, sorarsa da içinde olulan her türlü sözü yüzüne boca edersin, her yerden de engellersin. Bu kadar.

Eski bir arkadaş olup senden bir miktar yağ isteyemeyecek kadar seni tanımayan, buna karşılık yaşab söyleyerek yağını çalmaya yeltenecek kadar cüretkâr ve girişken(!!!) olan insan düpedüz hırsızdır kıskançtır hazımsızdır. Üzgünüm, kötü biri o. Acilen hayatından çıkar derim.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Yaşab = yalan
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Aradaki açıklamanı şimdi okudum, şahıs işsizmiş, "artık" iş bile aramıyor ise ciddi çıkmaza girmiş ve kafası bulanmış olabilir, hele ki erkekse veya eline bakanlar varsa iyice sıyırmaya yaklaşmış olabilir.

Evet meraklıymış ilgiliymiş ama o ilgisi merakı çok yüksek ihtimalle bundan para kazanılır mı bakış açısından kaynaklı. Yoksa övdüğün şeyin sendeki mevcudiyeti onu kudurtmuş olabilir. Bazı insan gerçekten kıskanç olur, hazımsız olur, hazmedemediği şeyler karşısındakinde de olmasın ister. Öyle biri mi bilmiyorum ama aç kedilerin önünde et yemek gibi olmuş seninki. Keşke yapmasaydın. İnşallah bir daha yapma.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
arkadaşının çok ciddi sorunları var. sadece hırsızlık değil akli bir sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. her durumda uzak durmakta eve sokmamakta fayda var.
0
orpheus
(14.06.24)
İletişimi keserdim. Eve kavanozla gelmiş, plan yapmış, kleptoman olduğunu sanmıyorum. Ya art niyetli ya da başka psikolojik sorunları var. Her türlü uzak duymak isterim. Ha param çoktur, psikiyatr ücretine yardım ister, onu öderim, o kadar.
0
asteriks
(14.06.24)
arkadasin balatayi siyirmis..
0
cooperr
(14.06.24)
bence ellerini aç ve tanrıya evden başka birşeyde çalmamıştır inşallah diye dua et.
0
Zetnikov
(14.06.24)
çok çok çok uzun zamandır ne ben bence ne de duyuru böyle bir olaya denk gelmemişti. Bunu yapabilecek "cesaret" içinde olan insan bence sizden isteyebilirdi de. İstemekten utanacak olsa çalmaktan, almaktan daha çok utanmalıydı. Nereden tutsan elinde kalan saçma sapan bir olay. Sırf böyle anlarda yok olmak istiyorum ben. devamını nasıl kotardınız çok merak ettim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
birine bunun şovunu yapmış kendi yağı gibi sonra o kişi istemiş olabilir mi xd her ne sebeple olursa olsun hırsızlık kötü ve devamı gelir
0
ala09
(14.06.24)
bugün bir entry gördüm, çok hoşuma gitmişti favorilemiştim.

insanlığın sonu hümanizm yüzünden olacak şeklinde bir entry.

hırsız hırsızdır, ailesinden psikolojik şiddet görmesi filan geçin bunları. normalde evinize giren hırsızla arkadaşlık kurmuyorsanız, bu şahısla da olmamalısınız. ayrıca bu rezaletten sonra, mesaj atmanız filan, işte insanlığın sonunu getirecek hümanizmden anladığım mikro örneklerden.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.24)
Tabii ki bundan sonra görüşmek olmaz, çevremizdeki kişilere onlar özellikle istemediği sürece yardım etmek maalesef imkansıza yakın, incindiğinizle kalırsınız.

İşsiz olması, zamanla kendini en haklı görmesi, kimsenin onu anlamaması patternleri bir tanıdığımda da vardı. 45 yaşında olmalı şu an hala işi yok ve hiç düzelmedi, biz de görüşmeyi kestik. Umarım destek alır ama kendini her durumda en haklı gören birinin destek almaya gitmesi mümkün olamıyor herhalde.
0
montreal
(15.06.24)
(5)

Duvarında yumurta pişen evimize klima?

dejame
Bilen bilir, Aydın'ın sıcağı inanılmaz yüksektir. Nemden dolayı Adana çok ünlü fakat meydanlarda 55 derece termometre fotoğrafı paylaşır herkes.Bizim evimiz de maalesef en üst katta, işin kötüsü üç cepheden de gün boyu güneş alıyor. Üç ay boyunca evde yaşanmıyor, terk ediyoruz yazın.Duvarlar ve tava
Bilen bilir, Aydın'ın sıcağı inanılmaz yüksektir. Nemden dolayı Adana çok ünlü fakat meydanlarda 55 derece termometre fotoğrafı paylaşır herkes.

Bizim evimiz de maalesef en üst katta, işin kötüsü üç cepheden de gün boyu güneş alıyor. Üç ay boyunca evde yaşanmıyor, terk ediyoruz yazın.

Duvarlar ve tavandan alev fışkıran evin içi yazın 40 dereceyi buluyor, gece hiç düşmüyor. Sanki taş fırın tüm sıcaklığı çekmiş, gece boyu devam diyor.

Peki bu durumda oldukça geniş salonumuza 24.000 BTU bir klima taksak bizi kurtarır mı? Bütçemiz 40000 lirayı pek geçemiyor.

edit: ev 15 yıllık, pimapen var, taşındığımız yıl çok yüklü masraf yapıp çatıyı izolasyon malzemesi ile kaplattık.
0
dejame
(13.06.24)
direkt sunu alin falan diyemeyecegim; ama bu sartlarda hangi klimayi alirsaniz alin verimliligini arttirmaniz sart.

verimlilikten kastim
-pencere, kapi, perde, store kapatma
-evde isi arttiran seyleri azaltmak
-ek bir vantilator ile soguklugu dagitma.

vs..
0
buenosdias
(13.06.24)
kurtarır.

en kötü senaryoda çok elektrik yakarsınız yine de kurtarır.

kaç m2 ?
0
jülsezar
(13.06.24)
Civarda pencelere panjur yaptiran var mı? Panjurlar guneş isigini kesiyor haliyle eskiden 45 derece olan ev 35 derece olsa kardır. Klimayı birde ögle degerlendirin.
0
Fritz-X
(13.06.24)
hocam klima normal şartlarda kurtarır ama mümkünse dış üniteyi evin güneş görmeyen bir yüzüne bağlatın. sürekli güneş gören bir yerde olursa verimi düşüp iyi soğutmayabilir.
0
shadowfollower
(14.06.24)
bende nazillide yaşıyorum. btu olayı odanın büyüklüğüne göre tüm evi 24 btu soğutmaz, evin 2 odasına 12lik 2 tane takıp kapıları açın o da serin yapar ancak çatı katı aydın bölgesinde hamamdan hallicedir.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
(2)

Denizi sıcak tatil yeri

sadakatsiz
Denizi temiz ve sıcak tatil yapılacak yer önerirseniz çok sevinirim. Kaş'ı çok seviyorum ama farklı bir yere gidelim dedik. Kuşadası'nda titremiştim mesela. Gerçi denizi sıcak olsaydı bile iğrenç bir yerdi. Neyse aşırı kalabalık, hanzoların cirit attığı bir yer de olmasın. Teşekkürler.
Denizi temiz ve sıcak tatil yapılacak yer önerirseniz çok sevinirim. Kaş'ı çok seviyorum ama farklı bir yere gidelim dedik. Kuşadası'nda titremiştim mesela. Gerçi denizi sıcak olsaydı bile iğrenç bir yerdi. Neyse aşırı kalabalık, hanzoların cirit attığı bir yer de olmasın. Teşekkürler.
0
sadakatsiz
(13.06.24)
datça, selimiye. aşırı güzel deniz. bodrum kadar kalabalık değil
0
benaslinda
(13.06.24)
kuşadası dalgalı ve temiz değil. sıcak deniz derseniz didim bodrum marmaris datça ve antalya sahilleri. çeşme balıkkesir izmirin diğer sahillerinde deniz daha soğuktur.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
(3)

izmir'in yeni belediye Bas. nasil buluyorsunuz?

c1b2k3
öncelikle hic izmir'e gitmedim, o yüzden eski-yeni hic fikrim yok. sadece hep tartisma konusu oluyordu bir de tunc soyer galiba gercekten cok kötüymüs diyor hep eksisözlük.simdi merak ettim, yeni BB bi farklilik yaratti mi? evet daha cok yeni ama bi degisim gibi bisey var mi?
öncelikle hic izmir'e gitmedim, o yüzden eski-yeni hic fikrim yok. sadece hep tartisma konusu oluyordu bir de tunc soyer galiba gercekten cok kötüymüs diyor hep eksisözlük.

simdi merak ettim, yeni BB bi farklilik yaratti mi? evet daha cok yeni ama bi degisim gibi bisey var mi?
0
c1b2k3
(13.06.24)
Ekşide de bugün bu başlık işlenmiş ve insanlar İzmire ve muhalefete nefretlerini kusmuşlar bol bol.
Bence soruya cevap vermeden önce bilinmesi gereken hususlar var.
Büyük şehirlerde ana arterlerin hepsi Ulaştırma Bakanlığı sorumluluğunda iç yolların hepsi de ilçe belediyelerinin sorumluluğundadır. Büyükşehir belediyesinin sorumluluğunda olan yol sadece üç beş tali yoldur. Bunu bilmeden yolun kaplamasıyla ilgili yorum yapılmamalıdır.
Su ve kanalizasyon büyük şehir sorumluluğundadır. Ancak su fatura bedeli içindeki atık su ilçe belediyesi geliridir.
Park, bahçe, otopark, yaya kaldırımları, çevre düzenlemeleri, çöp toplama, yol kenarlarına araç parkı konuları ilçe belediyesinin konusudur.
Kültür sanat merkezlerinin ve faaliyetlerinin büyük çoğunluğu ilçe belediyelerinindir.
Toplu ulaşım büyük şehrindir ancak izmirde İzban'ın %50si Ulaştırma Bakanlığınındır.

İzmir körfezinin büyük kısmının zemini alüvyondur. Yani bir çeşit bataklıktır. Kuş cenneti olması bundandır. Rüzgar genelde körfez dibine doğru olduğu için su sirküle olamamaktır. Yüzlerce yıl sonra körfez ağzı kapanacak ve göl olacaktır. Koku bok kokusu değil bataklık kokusudur.

Bu ön bilgilendirmeden sonra yeni Belediye başkanını önceden de sevmezdim. şimdi de sevmem. Ama görevinde bi olumsuzluk görmedim. Zaten çok yeni.

Bir de Çiğli tranvayının trafiği iyice felç ettiği söyleniyor. Ulaşımının %90ınını özel otoyla sağlayan biri olarak toplu ulaşım için özel ulaşımın feda edilmesini desteklerim ben.

Ayrıca Tunç Soyer'in hiçbir çok kötülüğünü görmedim.
0
Mirket
(13.06.24)
Mükemmel başlangıç. Yollara ve mahalle aralarına asfalt atılıyor şu an. Direklere ekstra aydınlatma sistemi takıldı. Temizlik personelleri (özelikle kadınlar) şehrin her yerini temizliyorlar.

Rakip parti 4 yıl sonraki seçim için Hamza Dağ posterlerini bile sökmedi. Manüpilasyona erken başladılar. Sözlükte para karşılığı giren trolleri dikkate almayın.
0
HellKeePer
(13.06.24)
tunç soyer olaya iyi kötü hakimdi, şovmendi ama izmirin sorunlarını biliyordu. cemil tugay karşıyaka belediye başkanıykende pek işlere karışmadı ibb başkanıykende karışmayacak bence. yani imamson siz seçilin ben yardımcı olurum demiş çoğu belediye başkanına. tunç biraz kk destekçisi olduğu için pasifize edildi bir de imamson partida çok baskın şovmen belediye başkanı istemiyor. duyduğum kadarıyla pek ekibi falan yok cemil tugayın.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
(11)

Diyanet niye erkek hayvan istiyor?

osssy
Yemek üzere diyanet niye erkek hayvan tercih ediyor? Dini açıklamasını ya da onların gerekçelerini merak ediyorum. Bugünkü haberde vardı. https://www.sozcu.com.tr/diyanet-ete-doymuyor-tasarruf-tanimiyor-p56797
Yemek üzere diyanet niye erkek hayvan tercih ediyor? Dini açıklamasını ya da onların gerekçelerini merak ediyorum.

Bugünkü haberde vardı. www.sozcu.com.tr
0
osssy
(12.06.24)
hocam çok emin olmamakla birlikte durum şöyle olabilir. süt veren hayvanın kesilmesi mekruh olarak kabul ediliyor. dişi hayvanın kesim sırasında sütü olup olmadığının belirlenmesi sonradan mümkün olmayacağından bunun riskini almak istemiyorlar sanırım kendilerince. dişi/erkek hayvan eti de renkten anlaşılıyormuş sanırım.
0
shadowfollower
(12.06.24)
Lezzetinden hacı. Lezzetli olsaydı dişi de alırlardı farketmezdi onlar için.
0
rodeocu
(12.06.24)
dişiler, yani düve veya inek zorda kalmadıkça kesilmez. çünkü yavru verme ve süt verme potansiyeli vardır. dana veya tosun kesilir.

bir tane boğa bütün inekleri hamile bırakabilir. o yüzden geri kalan erkeklere ihtiyaç kalmaz. ama tüm dişiler değerlidir.

insan için de aynısı geçerli aslında. en verimli çağında erkekleri savaşa gönder ölsünler. kalan kızlarla çiftlecek az sayıda erkek kalsa bile sorun olmaz.
0
abelardo
(12.06.24)
Bunlar tam anasının gözü.
Şöyle ki, normalde dişiler kesilmez, yavrulatılır, süt alınır. Dişi hayvan kesiliyorsa muhtemelen yaşlıdır (karttır). Yaşlı hayvanın eti sert olur. Bu yüzden dişi tercih etmemişler. Adamlar bunu bile düşünmüş.
0
parka
(12.06.24)
Öte yandan kimse erkek hayvanı uzun süre beslemek istemez. Büyütülüp hemen kesime gönderilir. Bu yüzden erkek hayvann eti genelde daha yumuşak olur.
0
parka
(12.06.24)
yukarıdakilere ek olarak hamile olma ihtimalleri de olabilir.
0
paintov
(13.06.24)
2 tane beş vakit namazında insan hatta biri cemaatçi biri dişi kesiyor biri dişi kesmem diyor. restauranta gittiğinde yediği etin ne olduğunu nerden bilebiliyorlar? kesmedikleri için sorumluluk onlarda değil mi?
sene 2024 kafa aynı. erkek kesme sebepleri mekruh muabbeti ama cemaatten cemate değişiyor bu.
0
mikahakkinen
(13.06.24)
hamile olma ihtimali, yavrularının olması ihtimali vs.

tamamen merhamet ile alakalı bir durum.

yoksa lezzeti tadı tuzu değil.
0
OgutucuRecep
(13.06.24)
@parka +1

Tabii ki dişiler ekseriyetle yaşlı ve kart olduğu için. Bu kadar çoluk çocuğun, fakir fukaranın hakkını çekirdek gibi çitler gibi yiyen bu güruhun merhamet için, yok sütü var vs diye mi erkek tercih ettiğini sanıyorsunuz. Çok naifsiniz.
0
thracia
(13.06.24)
yukarıdaki sebeplerle daha lezzetli olması için
ama denetimi zor

keşke tüm kamu yemekhanelerinde kaliteli yemekler olsa
0
bir soru sorcam
(13.06.24)
@lambırcek ben o örneği hayvanı dişi erkek diye ayıran kafa için dedim. ayrıca mekruh mekrup vs. türkçe anlamadığım bir kelime pek de önemsemedim.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
(12)

Magnum neden zorla Badem satıyor?

michael_knight
Magnum'un en güzeli Beyaz. Classic seven de vardır mutlaka. Ama diğerleri eh işte.Magnum Mini paketlerinde 2 tane Beyaz yiyebilmek için 2 Badem ve 2 Classic yemek zorunda kalıyorum. En sevmediğim Badem çeşidi 6 paketin 4'ünde de var.Algida neden zorla bu Badem'i yedirmeye çalışıyor bize. Onun için b
Magnum'un en güzeli Beyaz. Classic seven de vardır mutlaka. Ama diğerleri eh işte.

Magnum Mini paketlerinde 2 tane Beyaz yiyebilmek için 2 Badem ve 2 Classic yemek zorunda kalıyorum.
En sevmediğim Badem çeşidi 6 paketin 4'ünde de var.

Algida neden zorla bu Badem'i yedirmeye çalışıyor bize. Onun için bir farkı yoktur, istese hepsini Beyaz da üretebilir.
Siz mi Badem'i çok seviyorsunuz yoksa pazarlamada bunun bir ismi mi var?
(Bir ürün satarken yanında başka bir ürün daha satmanın mantığını anlıyorum ama bunlar zaten aynı ürünün aromaları)
0
michael_knight
(12.06.24)
Fazla yemiyorum ama bence en iyisi bademli. Vucudumuza vitamin giriyor gibi hissediyorum. :)
0
mbond
(12.06.24)
bana bademli çok satıyor gibi geliyor açıkçası.
(bkz: kendinde olunca herkeste olduğunu sanmak)
magnum alacağım zaman bademliye gidiyor elim. halbuki beyaz güzel evet ben de severim. pazarlama stratejisi de olabilir, algı olarak magnum bademli ka geliyor bana.
0
veritaslibertas
(12.06.24)
çocukluğumdan beri en sevdiğim bademli. galiba en çok satan o.
0
sanguine mcqaer
(12.06.24)
bi kaç senedir yemiyorum ama eskiden ben de hep bademli yerdim.
0
spirit crusher
(12.06.24)
Ben de double dışında almıyorum. Badem neyse de double dışındakiler çok kötü. Hem double ile iki çikolata yemiş oluyorsun ne güzel:)
0
nothing in my way
(12.06.24)
bademli güzel.
ben classic sevmiyorum.
0
OgutucuRecep
(12.06.24)
badem globalde en sevilen ve muhtemelen en çok satılan çeşit. o sebeple karma kutularda en fazla olması normal gibi.
0
a darkness coming
(12.06.24)
Bademli>beyaz>>>classic gibi sıralarım üçünü

Çocukluktan beri favori magnumum bademli. Beyaz çikolatayı seven biri olarak beyazı da güzel ama piyasada bademli çok ürün olmadığı için (eskiden milka m-joy bademli vardı onu da çok severdim) magnumda genelde bademliyi tercih ediyorum.

Sokakta 100 kişiye favori magnumunu sorduk gibi bir anket yapmadım hiç ama algida yapmıştır yani mutlaka. Bademli hiç sevilmese bu kadar satılmazdı. Siz sevmiyorsunuz diye kimse sevmiyor diye düşünmemek gerekir. Yani bunu ben de yapıyorum bazen kendi sevmediğim ürünler niye popüler diye sorguluyorum ama seven seviyodur diyip geçmek lazım :)
0
nundu
(12.06.24)
neden zorla beyaz satıyor diye de düşünmek gerekir. beyaz çikolata tamamen yapay bir şey değil mi?
0
mikahakkinen
(12.06.24)
Sizin yüzünüzden Bademli yemek zorunda kalıyormuşum yıllardır. Ben de zannediyorum ki tadı kötü olanı zorla kakalıyorlar.
Alacağınız olsun.
0
🌸michael_knight
(12.06.24)
Bademliyi ben de sevmem
0
jülsezar
(12.06.24)
bademli benim de favorim küçüklüğümden beri. classic de severim.

beyaz çikolata çok kötü geliyor bana. sırf magnumda değil, genel. çok şekerli ve margarin gibi.
0
art cat chocolate
(13.06.24)
(4)

evsel kullanım için etil alkol bulamıyor muyuz artık?

co2s2
soru başlıkta
soru başlıkta
0
co2s2
(12.06.24)
Denatured olmak kaydıyla eczaneden alınabilir. Içilmesini önleyen katkı katılmış oluyor
0
nop
(12.06.24)
içmek için de bulabilirsiniz, ege tepe diye aratırsanız facebook üzerinden sipariş verebilirsiniz. Güvenilirler.
0
kimlanbu
(12.06.24)
aktarlarda satıyor diye biliyorum.
0
mikahakkinen
(12.06.24)
İzmir'de var.
İnternet üzerinden de satıyor, bandrollü faturalı. Arkadaşlar hep bununla yapıyor
ŞEREMET TEKEL SHOP
0532 399 11 53

g.co
0
etna
(12.06.24)
(6)

Klima sorunsalı

charbiel
Arçelik bir klima var, benimle yaşıt neredeyse... (yaş 40). Çalışıyor ama tabii soğutma desen hak getire 18'de açınca eh işte, durulabilir oluyor. Almak lazım sanki ama ne marka? Herhangi bir marka olur, olabildiğince bütçe dostu olursa da ne iyi olur. Şimdiden teşekkür ederim.
Arçelik bir klima var, benimle yaşıt neredeyse... (yaş 40). Çalışıyor ama tabii soğutma desen hak getire 18'de açınca eh işte, durulabilir oluyor. Almak lazım sanki ama ne marka? Herhangi bir marka olur, olabildiğince bütçe dostu olursa da ne iyi olur. Şimdiden teşekkür ederim.
0
charbiel
(11.06.24)
Daikin alt ürün airfel alınabiliyor. Bosch veya bunu öneririm
0
fistikthecat
(11.06.24)
Hocam o eski klimalar canavar oluyor gaz bastır ortamı şu hale getirir

encrypted-tbn0.gstatic.com

Ama elektriğin canını okur
0
apocalipy
(11.06.24)
bende de eski weili var canavar+1
0
ala09
(11.06.24)
@apocalipy / @ala09 valla bakımını da yaptırdım ama yok, salonum 20 hadi sizin için 30 metrekare var yok arası... 18 derece gün boyu çalıştırınca oturulabilir oldu, -ebilir o kadar :(

@fistikthecat hemeen bakıyorum teşekkür ederim.
0
🌸charbiel
(11.06.24)
Aşırı verimsiz çalışır o klima. inverter klima almanızı tavsiye ederim. iklimsa'nın sigma serileri f/p gibi sanki...
0
pispinti
(12.06.24)
gree al. klima motorlarının alayı greeden çıkıyor.
0
mikahakkinen
(12.06.24)
(30)

Sigara İçiyor Musunuz?

rock n roll
Kimi görsem içiyor. Çalıştığım yerde sadece ben icmiyordum. Siz içiyor musunuz? Çok ilginç bir şekilde çoğunluk içiyor sanki.
Kimi görsem içiyor. Çalıştığım yerde sadece ben icmiyordum. Siz içiyor musunuz? Çok ilginç bir şekilde çoğunluk içiyor sanki.
0
rock n roll
(11.06.24)
Ben içiyorum ama ailemde benim haricimde kimse içmiyor. Artık işyerlerinde falan da çok kimsenin içmediğini görüyorum.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
İçmiyorum. 18 sene içtim ve epeydir içmiyorum. İçenleri engelli olarak görüyorum. Evimde arabamda yanımda içirmem. İçilen ortamda bulunmam. Dışarda içilmesinden çok irite oluyorum. Yolda ya da bir şey sırasında içen biriyle bir gün çok kötü şeyler yaşayacağım diye korkuyorum. Tahammül sınırlarımın sonundayım.

Bugün toplu ulaşımda kulaklıksız video izleyenlere karşı da tahammül sınırlarımın sonunda olduğumu farkettim. Son zamanların modası bir rezillik bu.
0
Mirket
(11.06.24)
Ama sanırım hala Avrupa ortalamasının üstündeyiz. O taraftan gelen eksiksiz herkes "Türkler çok sigara içiyor." diyor.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
Azaldı aslında epey, gençlerde de daha az sigara. En azından benim çevremde.
Ben 10 sene kadar içtim bırakalı 10 seneyi geçti.
0
hedep
(11.06.24)
Yorumlara şaşırdım. Herkes içiyor dışarı çıktığımda. En olmadık yerlerde. Otobüs durakları, atm kuyrukları, kapalı mekanlar. Yürürken nefes alamıyorum.

Arkadaşlarım ve akrabalarım da çoğunlukla içiyor. Sadece otlanarak bile sigara içicisi olabilirim.

Ben uzun süredir arada bir kaç tane içer sonra bırakırdım. Asla bağımlı olmadım, keyif içicisiydim. Son bi kaç aydır bi kaç paket almaya başladım, bi de ikram edilirse geri Çevirmez oldum. O kadar çok sigara içiliyor ki, bŞkasının dumanındansa kendi dumanımı çekerim diyorum
0
biseysorcaktim
(11.06.24)
İçmiyorum. Etrafımda içen çok olduğu için kokusundan nefret ediyorum. Belli bir yaşı sigara içmeyerek atlatınca kurtarıyorsun.
0
sevilen progressive türkücü
(11.06.24)
içiyorum. hatta 22 yaşında başlayarak eşine az rastlanır bir denyoluğa imza attım. şu an 30'um. arada toplam iki yıla yakın içmemiştim. bu yaz tekrar deneyeceğim bırakmayı.

eskiye kıyasla daha az içiliyor ama hem biraz algıda seçicilik hem de rahatsızlık kaynaklı olabilir diye düşünüyorum. yani mesela otobüs durağında sadece bir kişi bile sigara yaksa rahatsızlık oluşabilir, durakta 10 kişi varken birisi sigara içiyorsa bile sigara içmeyen ve doğal olarak kokusundan rahatsız olan biri "her yerde içiliyor" diye düşünebilir. neticede bu hesapta içen yüzde 10 oluyor ama gittiğin her yerde görüyorsun.
0
mark greg sputnik
(11.06.24)
İçmiyorum ama arkadaş çevremde sigara içmeyen yok. Genelde her ortamda tek içmeyen ben oluyorum.
0
mrmlq
(11.06.24)
sevilen progressive türkücü -1
Ben pandemiye kadar paket taşımayan, dışarıya çıkınca otlanarak takılan sosyal içiciyken 3-4 senedir düz içici oldum.
0
Bruce
(11.06.24)
Çok uzun zamandır (yaklaşık 12 senedir falan) sosyal iciciyim. Alkolle ve arkadaslarla icerim. Dönem dönem artış oldugunda bıçak gibi kesiyorum (ornek ailem geldiğinde 3 hafta fazla icildi. Ardindan 1 ay içmedim). En son sigarayi 1 hafta önce ictim, haftaya içeceğim alkol alacagimdan.

Geçen doktor kontrolünde doktor bile "aman keşke herkes sizin gibi yapabilse" dedi. Yalan yok çok bagimlilik yapıcı ama bağımlılık yaptigini düşündüğüm her şeye yaklasimim aynı (çok alkol alirsam da keserim uzun dönem)
0
logisticsmanager
(11.06.24)
"sola dosis facit venenum" her şey ilaçtır zehiri ilaçtan ayıran dozu ve maruz kalma sıklığıdır.
"kullanma" terimi yanlıştır.
savaşa gideceksem yanıma kesin opioid, yani morfin eroin vs. klasından bir şey alırım acil durum olursa acıdan kıvranıp kalmak yerine hastaneye yürüyerek giderim.

sigara da öyle, eğer dindililemez öfke ya da aşırı öğrenme zorluğu çektiğim bir gün ise, ki ortalama 2 ayda bir oluyor, dopaminerjik olduğundan dolayı odağı hemen arttırıp konuyu öğrenir, öfkeden duvarı yumruklamak yerine serinlerim ki bu onu ilaç yapar.
ha ben orgasm olurkenki dopamin salınımını da bir şeyler öğrenirken kullanıyorum, böylece o bilgi beynime kazınıyor. sigara ilacı da aynı ama düzenli kullanımda etkisi tam tersine dönüyor. yani düzensiz, ayda yılda bir kullanıldığında etkili sadece.

nikotin ilaçtır, ona kara propaganda yapılmasının sebebi kullanmayı bilmeyen toplumdur.
0
architects creed
(11.06.24)
@bruce Sosyal içicilik de dediğime dahil.
0
sevilen progressive türkücü
(11.06.24)
İcmiyorum.
0
Feriyaanim
(11.06.24)
İçmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(11.06.24)
Icmiyorum.
0
mor oje
(11.06.24)
içmek istiyorum ama çok sıkıldığım için içesim gelmiyor, yanlışlıkla bıraktım galiba. nasıl başlayabilirim bilen yardım etsin.
0
nic cage
(11.06.24)
İçmiyorum.
0
brnbrs
(11.06.24)
içmem ve içilen ortamda durmaya da dayanamıyorum. müzik etkinlikleri seviyorum mesela ama oralarda çok sigara içen oluyor. içlerinde duramıyorum.

bazen bazı içen kişilere tahammul edebiliyorum. çok sigara kokmuyor bazıları nedense içtikleri halde. ve yanımda içmiyor mesela.
0
ermanen
(11.06.24)
İçmiyorum.
0
nawar
(11.06.24)
31 yaşındayım, hiç içmedim:)
0
nothing in my way
(11.06.24)
Ben şimdiye kadar hiç içmedim.
0
ms brownstone
(11.06.24)
33, hic icmedim.
0
taurina
(11.06.24)
20 kusur sene içtim 2 hafta oldu bırakalı çevremdekilerden binlerce kere özür diledim ve teşekkür ettim üstümün başımın ağzımın kokusuna onca zaman katlandıkları için ve kendime çok kızdım neden kendime bu işkenceyi senelerce yapmışım diye... Herkesin bu aydınlanmayı yaşamasını dilerim.
0
apocalipy
(11.06.24)
13 yaşımdayken bir ay kadar içtim. Başka hiç içmedim.
0
gabe h coud
(11.06.24)
Bu kadar icmiyorum gorunce nedense mutlu oldum.

8-9 yaslarinda mahalledeki abilerin dayatmasi ile bir dal icmistim o kadar. Isin garibi benim cevremde de ya bir ya iki kisidir icmeyen. Nasil ben de icmiyorum garip.
0
va
(12.06.24)
Ben de hiç içmedim ve asla içmem. İş arkadaşlarımın hepsi içerdi, mümkün olduğunca yanlarında durmamaya çalışırdım ama bazen mecbur kalıyordum. Saçıma, üstüme başıma sinerdi. Hatta bir dönem inatçı bir öksürük olmuştu bende aylar boyunca geçmeyen onu da ona bağlıyorum. İçen arkadaşlardan özür dilerim ama bazen gerçekten çok bencilce davranabiliyorsunuz. Linçlerinize hazırım :))
0
🌸rock n roll
(12.06.24)
Lisede denedim o zamandan beri hiç içmiyorum. Kokusundan rahatsız oluyorum. Mesela alt komşu hep camda içiyor, duman direkt yukarı gelip bizim eve giriyor öğürüyorum.
0
wild honey suckle
(12.06.24)
13 sene olacak icmiyorum, icen birini gorunce, dumanina maruz kalinca falan ciddi anlamda midem bulaniyor.
0
bay b
(12.06.24)
çalıştığım oda da 5 kişi var 5ide içmiyor.
0
mikahakkinen
(12.06.24)
Eski iş yerimde mavi yaka personel için bunun listesini yaptırmıştım. 300 kadar işçi çalışıyordu ve sigara içme oranı %70-75 civarındaydı.

Benim gördüğüm yetişkin insanlarda sigara içenler içmeyenlerden daha fazla.

Ben içmiyorum. 2011'de bıraktım.
0
pispinti
(12.06.24)
(18)

Birlikte çalıştığınız insanlar

sevilen progressive türkücü
İş arkadaşlarınız ya da birlikte çalıştığınız insanlar zeki mi? Bazen bir şey konuşurken saçmalıyorlar. Bazen de anlatılanı anlamıyorlar. Hepsi öyle değil tabii zekiler de var. Normal düzeyde olabilir tabii ki ama bazen anlam veremiyorum.Sizin çalışma arkadaşlarınız da böyleler mi?
İş arkadaşlarınız ya da birlikte çalıştığınız insanlar zeki mi? Bazen bir şey konuşurken saçmalıyorlar. Bazen de anlatılanı anlamıyorlar. Hepsi öyle değil tabii zekiler de var. Normal düzeyde olabilir tabii ki ama bazen anlam veremiyorum.
Sizin çalışma arkadaşlarınız da böyleler mi?
0
sevilen progressive türkücü
(11.06.24)
Cogunun zeka seviyesi dusuk. Bi seyi elli kere anlatmak zorunda kaliyorum. Bi de bu dediklerim yillardir ordalar, yetkin gorunumluler. Salaga anlatir gibi skypetan yaziyorum cumle cumle, net sekilde, ilkokul cocugu okusa anlar ama bunlar guya konu uzmani olmalarina ragmen gene anlamiyorlar. Bi de en sinir oldugum sey seni salak yerine koymaya calisiyo bizimkiler. Anlamadikca bileniyorlar sana karsi.
0
Kittie
(11.06.24)
Çoğunluğunda zeka seviyesi düşük. Şirketin yarısının ortalama ve ortalamanın biraz altında. Birkaç tanesi çok zeki. Biraz da ortalamanın biraz üstü var. Kalanı epey düşük.
0
nawar
(11.06.24)
benim altımda müdürler var. şu anda beraber çalıştığım müdürlerin hepsi, benim kadar olmasa da :P, çok zeki. bu müdürlerin altındaki ekipler karışık. zeki de var, boş insan da var. onun dışında, mesela aktüeryal danışman ile çalışıyorum, denetçi ile çalışıyorum, it uzmanlarıyla çalışıyorum, stratejistlerle çalışıyorum. bunlar zeki olmazsa buralara gelemez.
0
gabe h coud
(11.06.24)
Zekilerdir herhalde yani bunun kararını verebilecek bir uzmanlığım yok. İnsanlar bazen saçmalayabilir ya da anlatılanları anlayamayabilir bu zekasının düşük olduğunu göstermez. Bunun bir çok sebebi olabilir. Hatta belki zeka konusunda herkesi şaşırtabilir durumda da olabilirler
0
rock n roll
(11.06.24)
@rock n roll sadece ben demiyorum. Başka çalışanlar da benimle aynı şeyi düşünüyor.
0
🌸sevilen progressive türkücü
(11.06.24)
Pek değil. Mühendislerde sosyal zeka çok düşük mesela. Galiba benim de sosyal zekam düşük.
0
yenibirgüzelnick
(11.06.24)
Ben hiç kimseye gerizekalı demem mesela. Bunun 1 - 2 belirteci yok çünkü. Anlatılanları anlamıyor dedin ya belki ileri derecede depresyon ve anksiyete bozukluğu olabilir kişide? Belki dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu var? Gerizekalı olduğu düşünülen insanlar, belki kaba bir tabir olacak ama herkesi donunda sallayabiliyorlar. Yine de sen ve başka çalışanlar bu ihtimalleri gozardı etmeyin bence :)
0
rock n roll
(11.06.24)
Mevcut işimde muhatap olup algılama sıkıntısı çektiğini düşündüğüm birkaç kişi oldu sadece. Sebebin zeka seviyesi olduğunu düşünmüyorum. Üç aşağı beş yukarı hepimiz statü, eğitim, gelir düzeyi vb. etkenlerden bağımsız olarak aynı zeka seviyesindeyiz. İş yapma biçimleri ile ilgili bir değişiklik istediniz diyelim ki; bazı insanlar hemen pasif direnişe geçiyorlar. Siz de derdinizi anlatamadığınızı, karşınızdakinin "aptal" olduğunu düşünüyorsunuz. Başka bir konuda konuştuğunuzda veya yazıştığınızda haksız olduğunuz ortaya çıkabiliyor.
0
auroraaurora
(11.06.24)
ben devlet memuruyum, devlette özellikle düşük zekalıları alıyorlar bence. yani işinin ehli değil de bu bir şey olamaz torpille memur yapalım demişler. bir sürü böyle insan var, farklı bir şey konuştuğumda yabancı muamelesi görüyorum. ha ben zeki miyim? değilim ama salakta değilim. artık uğraşmıyorum anlatmaya susup geçiyorum.
0
mikahakkinen
(11.06.24)
ay vallahi bazen anlamamazlığa getiriyorum karşımdaki sevgilisini 7/24 anlatmasın diye, böyle bişey olabilir mi?

iş ile ilgili konularda nasıl anlama kabiliyetleri?
0
eja
(11.06.24)
Zekayı fark etmek zor değil ama eleştirmek de hoş değil. Beni üzen şey heves ve merak duygularının olmayışı. Materyalist merakları saymazsak zombie reality show gibi ortam.
0
hasmetizm 2046
(11.06.24)
zekiler. zekadan sogudum diyebilirim. zekilik buysa ben aptal olmak istiyorum.

eski is arkadaslarim cok rahat, hirssiz insanlardi. onlarla calismak daha iyi. su ankiler hem cok zeki, cok caliskan, hirs küpü ve dedikoducular.
eski sirkette de dedikodu olurdu ama hep goygoy icin. bunlarin tek derdi kim ne lisansi almis, ne terfi almis falan.
0
robert bosch
(11.06.24)
Benim çalıştığım insanlarda fark ettiğim zeka düşüklüğü değildi hiçbir zaman. Sanki farkında olmadığım bir şeylerin peşindeler ve ben olayı hiç idrak edemiyormusum gibi hissederdim. Hep alttan alta başka senaryolar döner işyerlerinde. Ben bunları anlamadığım için bulunduğum yerlerdeki zekasız bendim belki de.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
Bir de zekasını en çok vurgulayanlar en savunmasız olanlar oluyor. Bizim bir müdür vardı mesela, adamın yaşama amacı çevresindekilere ne kadar zeki, farklı, ayrı bir insan olduğunu göstermek. İngilizce'de "overdo" diye bir kelime var ya, çok seviyorum ben o kelimeyi. Evet kesinlikle zekiydi,. kesinlikle çok yetenekliyd. Oranın en kıdemli çalışanıydı. Bizler gelip geciciydik,.o kaliciydi orada, kendini kanıtlamıştı. Ama artık kendini mi ikna edemiyordu zeki olduğuna, bilmiyorum, sürekli dilinde2, tavrında bu. Karşısında azıcık saçmalasan, lafı cevirsen ya da ne dediğini anlamasan afedersiniz b*ka bakar gibi bakardı yüzünüze. Adamla konuşmak istemezdiniz.

Başka bir arkadaş vardı aynı işyerinde. İnanılmaz kurnaz bir tip. Sürekli bu adamın huyuna gider,.pohpohlar, manipüle ederdi. Kız bir ara bildiğin çalışmıyordu. Ara sıra evden çalışma opsiyonu oluyordu bizde. Kız sürekli evden çalışıyorum diyor ama çalışmıyor. Bizim müdürü görüyorduk, kulaklarından ateş çıkararak "Nerede bu kız ya, yeter ya! Yapmamış falanca işi, bugün son demiştik ya!" diye kızı arıyordu, kedi gibi kapatıyordu telefonu.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
Hepsi çok zekiler, bir kısmı da hem zeki hem de çalışkan. İnsan insanın kurdudur derler ya sürünün içindeki alfalar benim iş arkadaşlarım.
0
gnosis
(11.06.24)
uluslararasi bir sirkette calisiyorum. turkiye ofisinde calisanlarin en zeki olmayani bile ortalama turk zekasinin cok ustunde. ha buralarda daha zeki olanlar vizyonerlikleriyle parliyor. ya ust yonetimde oluyor yada baska yerlere zipliyor. dusunuyorum da kamu, belediye, havalimani vs.. gibi yerlerde vasifsiz, torpilli, vizyonsuz bir suru insan var. herkes zeki olmak zorunda degil; ama bunlarda hem zeka yok hem kendi, cevre ve ulkeye fayda saglayacak hicbir yeti yok. piril piril universite mezunu gencler heba olurken bir suru vasifsiz kurumlari doldurmus.
0
buenosdias
(11.06.24)
hepsi çok bilgili, görgülü, kültürlü insanlar ama zeki değiller.
0
nic cage
(11.06.24)
Zekası yüksek olanlar, etraflarındaki insanların zekasının düşük olduğunu düşünür,
zakası düşük olanlar da, etraflarındaki insanların zekasının düşük olduğunu düşünür. Aman dikkat.
0
burfak
(11.06.24)
(16)

2024-2025 sezonu süper lig şampiyonu

toua tokuchi
sizce kim olacak?
sizce kim olacak?
0
toua tokuchi
(10.06.24)
Fenerbahçe olamayacaksa kapatsın gitsin.
0
etna
(10.06.24)
daha takımların kadrolar bile belli değil. yine fener-gs yarışır da sonucu neler belirleyecek göreceğiz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(10.06.24)
ya gs olur ya fb. bence fb olur.
0
mikahakkinen
(10.06.24)
Beşiktaş olur

Yüksek performans sergileyen takımlar bir sonraki sezon dağılıyorlar
0
HellKeePer
(10.06.24)
olay tamamen kadro gücü.
Beşiktaş, Başakşehir ve trabzonun bir süre daha gs fb seviyesinde kadroya çıkması zor gözüküyor.
1-2 aya netleşir.
0
nuisance2
(10.06.24)
FB
0
gabe h coud
(10.06.24)
Adana Demirspor
0
prole
(10.06.24)
Gsliyim. Fenerbahçe çok gaza geldi aslında bir takımın şampiyon olması için her ortam oluştu. Tek sıkıntı fb olmasi, sene ortasında bir şeyler yapıp gene konsantrasyon dagitirlarsa geçen sene benzeri olabilir.

Gs'de yönetim savaşları da var bir de 3 sene üst üste her zaman zor.
0
logisticsmanager
(10.06.24)
fener saglam kadro kuracak gorunuyor. ama daha sezon acilmadi toksik baskan kavgalariyla basladilar. formula yarisi gibi goruyorum bunu: musabakanin en iyi, en guclu calisan araci sende; ama soforu artistik hareketlerle bu gucu suistimal ediyor. baskan, ortam, mentalite ayni oldugu icin bu sene fener harici bir takim olur diyorum.
0
buenosdias
(10.06.24)
son 15 senede Fenerbahce 2 milyar doların uzerinde para harcamış, gelen şampiyonluk yok. burada gaza gelen arkadaslar fenerbahcenin ne kadar loser bir camia oldugunu göremiyor sanırım. doymusluk hissi sebebiyle besiktas diyorum, okan buruk faktöründen dolayı gs da olabilir
0
monicapp
(10.06.24)
Tek sebep değil ama en büyük sebep olan TFF başkanına bağlı
0
nawar
(10.06.24)
bu sefer fenerbahçe alacak diye düşünüyorum.

beşiktaş bu sezonki kadar kötü olmaz ama bu kadroda değişmesi gereken çok parça var, iyi sezon geçirseler bile şampiyon olmaları bence düşük ihtimal.

galatasaray iyi geçirdiği yıllardan sonra dağılmaya müsait bir takım. tabii daha kadroların kurulması için koca bir yaz var ama ben hem bazı önemli oyuncularını kaybedeceklerini hem de seneye o kadar iyi olmayacaklarını düşünüyorum. icardi mesela süper bi santrfor ama kafası atınca ya da göbeği salınca kaybolup camianın huzurunu da kaçırabilecek bi adam, iki ucu keskin bıçak.

fenerbahçe'de başkanlık kaosu geride kaldı, teknik ekip desen sağlam, kadroları iyi. ersun yanal sezonu gibi nisan'da şampiyonluk ilan ederlerse şaşırmam açıkçası.
0
mark greg sputnik
(10.06.24)
fenerbahçe biraz zor olur. iyi kötü ufak büyük bütün takımlar mouruinho lu fenerbahçe ye diş geçirmek için canını dişine takacak.geçen sezondan daha zor bir sezon olacak.
süpriz bir şekilde beşiktaş ve trabzonspor aradan sıyrılırsa hiç şaşırmm.
0
jamswety
(10.06.24)
FB'nin almasi lazim, alamazlarsa batip yokolacaklar bu gidisle.
FB'nin yok olmasi, bizim isimize gelmez, o yuzden onlar olsun da biraz toparlansinlar diyorum.
0
cooperr
(10.06.24)
Mayıs'a kadar puan farkı yine başa baş giderse Gs, en az 9-10 puan farkı açarsa fb olur.
0
iwasbornonamountainside
(10.06.24)
Kadroları görmek lazım. Çok erken daha.

Bir çok insan "bir daha asla böyle bir sezon yaşanmaz" diyor ama bence yine geçen sezonki gibi bir sezon yaşama ihtimalimiz yüksek. Rekor puanlar tekrarlanabilir.
0
pispinti
(10.06.24)
(11)

Ali Koç mu Aziz Yıldırım mı iyi di?

sonhakan
Fikrini değiştiren var mi?
Fikrini değiştiren var mi?
0
sonhakan
(09.06.24)
Ali koç kaldığı sürece sırtımız yere gelmez.

Not: hedef 25
0
birmilyonunvarmi
(09.06.24)
gsliyim, aziz yıldırım daha iyi başkan olur diye düşünüyordum fikrim değişmedi. aziz yıldırım fena olgunlaşmış. tehlikeli gs için
0
paintov
(09.06.24)
ikisi de basarisiz oglu basarisiz. ali koc daha basarisiz hatta. al birini vur otekine.

keske ucuncu bir kisi bulabilseydik.
0
baldur2
(09.06.24)
ali koç ne yaptı ki, full başarısızlık.
0
ferenc
(09.06.24)
galiba dün geceki tartışma özelinde sordun. yani genel olarak hangisi başarılı değil, tartışma programında hangisi daha iyiydi diye sordugunu tahmin ediyorum

bence aziz yıldırım daha iyiydi. ali koçta hep bi gizemli haller, bir kibir var. karşı tarafın açığını bulmuş gibi lafı gediğine koymuş gibi konusuyor ama ortada bir şey yok. zaten aziz yıldırım da bir kaç defa dalga geçti, "ne garip adamsın" gibi bir şeyler dedi. "her şeyi yanlış anlıyorsun" dedi

seçimi büyük ihtimalle ali koç kazanacaktı zaten, bu tartışma aziz yıldırıma seçim kazandıracak kadar fark yaratmaz bence, ama aziz yıldırım gibi bir tecrübe bu şansı da değerlendirmek istedi
0
abelardo
(09.06.24)
ali koç,

aziz yıldırım sadece sermayeden yedi maalesef
0
duyurukullanıcısı
(09.06.24)
ikiside değil
ikiside başarısız.

fakat dün akşam gördük aziz yıldırım canlı yayına iyi niyetle gelmiş, kongreyi,taraftarı birleştirmek için. oysaki ali koçun nefret kusmak için geldiği çok belliydi. konuşması, hal ve hareketleri ne kadar terbiyesiz olduğunu gösterdi.

zaten en büyük sorun koskoca kulüpte bunlardan başka aday çıkmaması.
0
my fault
(09.06.24)
gsliler ali koc'un finansal konularda ve kadro kalitesinde sahip oldugu ivmeden asiri cekiniyorlar fakat kazanacagini bildiklerinden "azizden korkuyordum" diyorlar.

aziz yildirim futboldan anlasaydi ismail koybasilarla alper potuklarla ucer senelik sozlesmeler yapmazdi. ali koc'un aldigi kadroya bakmak yeterli ikisinin arasindaki farki gormek icin.

eskiden iyi kadro kurmak kolaydi. euro dusuktu, parayi basip aliyorlardi. ffp yoktu. simdi olay cok farkli noktalara geldi. zaten ilk defa aziz yildirim bunla karsilastiginda kadro degeri 75 milyon euroya kadar dusmek zorunda kaldi cunku hicbir fikri yoktu ffp ile ilgili.

simdi de kulubun basina gecip olan kaynaklari sacma sapan transferlerle harcayacak kazanirsa. ali koc buraya adim adim geldi. bu yuzden de saglam bir temeli var. boyle devam ettigi surece yillarca surecek ambargo ve avrupada basari kacinilmaz. mourinho'yu oyle herhangi bir takimin basina getiremezsin. adam da goruyor bu ivmeyi.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
Fikrim degismedi, ikisi de Fenerbahçe seviyesinde başkan adaylari. Hangisinin 5. Yildizi kutlamalarini tvden izleyecegini merakla bekliyorum.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
Son 20 senede rakibin 10 sen 6 kez şampiyon olduysan başarısızsın demektir. Aziz yıldırım kabadayı olduğu için hakemler üzerinde daha etkili. Ali koç zengine bebesi gibi para harcıyor. Olay sistemsizlik net. Bence fb başkanları soyunma odasına gsdan daha çok karışıyor ve daha sistemsiz bir yapılanma içinde ondan kaybediyorlar.
0
mikahakkinen
(09.06.24)
ikisi de cok kötü. ali koc un kisilik bozuklugu oldugundan emin oldum gibi bir sey ama.
0
robert bosch
(09.06.24)
(13)

Deniz Olan Yerde Yaşam

rock n roll
Mesela sadece yazın tatil amaçlı gittiğim işte Datça olur, Fethiye olur, Marmaris olur normalde buralarda yaşayan arkadaşlar yaşam nasıl oralarda? Benim için deniz olan yerlerde olmak çok keyifli. Yaz tatiline gittiğimde geri dönmek istemiyorum. Hiç denizden çıkmak istemiyorum, dalış yapmak istiyoru
Mesela sadece yazın tatil amaçlı gittiğim işte Datça olur, Fethiye olur, Marmaris olur normalde buralarda yaşayan arkadaşlar yaşam nasıl oralarda? Benim için deniz olan yerlerde olmak çok keyifli. Yaz tatiline gittiğimde geri dönmek istemiyorum. Hiç denizden çıkmak istemiyorum, dalış yapmak istiyorum, su altı yaşamı çok ilgimi çekiyor. Bütün gün kumsalda oturmak istiyorum. Tarihi yerleşim yerlerini gezmek istiyorum. Akşam balkonda şakşuka, karpuz ve çay keyfi yapmak istiyorum. Maddi açıdan çok yük getirir mi? Avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Çok şanslısınız.
0
rock n roll
(07.06.24)
datça marmaris didim kışın ölü oluyor. kuşadası fethiyede kışında hayat devam ediyor. mesela fethiyede doğalgaz yok, klima veya sobayla ısınırsın.
yani en yaşanılır tatil beldesi kuşadası bence hem izmire hem aydına daha yakın.
bodrumu bu işe katmadım yazın çok yorucu bir yer kışında genelde ölü oluyor.
0
mikahakkinen
(07.06.24)
kışın çoğu yer sıkıcı oluyor 2 yıl didimde kaldım. doğal gaz olmayan yerlerde ısınma dert veya maliyetli.
0
ananiyimioguz
(07.06.24)
Yukarıdaki arkadaşların bahsettiği gibi yazın çok boş oluyor ortalık. Hatta Migros-Şok-101 lerin bile bir bölümü kapanıyor sadece merkeze yakındakiler açık kalıyor. İmkanlar baya azalıyor yani anlayacağın.
0
nuevo
(07.06.24)
datça aşırı sakin oluyor, nüfus az, yeni yerleşimde çok olmadığından pandemi sonrası bile yerleşik nüfus pek artmadı, dışarıdan gelen için barınma çok büyük problem. Ekim ayından itibaren sakinlemeye başlıyor. Birde datça aşırı rüzgarlı oluyor, kışın hiç çekilmiyor, çevredeki diğer yerleşimlere uzak, yollar çok iyi değil, doğalgaz da yok.

fethiye benim için yaz-kış yaşanılabilir bir yer.

bodrum'da lokasyon çok farkediyor, bazı kesimler aşırı tenhayken, bazı yerler de sakin ancak yine de insan oluyor.

Yerleşik yaşamak istesen can sıkıntısından alkolik olabilirsin. barınma büyük problem kiralar çok yüksek sezonluk kiralama yapmak ev sahiplerine daha mantıklı geliyor, doğalgaz yok, su sıkıntısı oluyor, elektrikler sık gidip geliyor, sağlık imkânları büyükşehirler kadar gelişmiş değil, mekanların çoğu ekim-kasım gibi kapanıyor, kasım ayında gidip bir dolaşsan genel bir fikir edinirsin.
0
sealth
(07.06.24)
Bodrum için konuşayım, babam pandemide yazlıkta kalmaya gitti kış aylarında, şehirde ömrü geçmiş biri için emekli olsa bile zor.
sosyallikten bahsetmiyorum sitemizde kışın kalan insanlar vardı ama etraf boş mesafeler uzun şehir boş, musluk su kalitesi çok düşük. 3-5 gün romantizmi çok güzel ama aylar ve aylar boyunca sıkıcı, genç için daha sıkıcı.
ha yine şehir içinde oturucaksan merkezde olucaksan bir nebze iyi çünkü aman markete gideyim dersen bile 15 dk araba ile.
0
eja
(07.06.24)
hangi yöre olduğuna göre değişir. artıları da eksileri de var.

mesela ablam bodrumda yaşıyor. denize 1 dakikalık mesafede. istediğiniz her an hiç hazırlık yapmadan denize girmek, kumsalda güneşlenmek falan çok güzel gerçekten. ama mesela zırt pırt sular kesiliyor. hatta 3 gün hiç gelmediği oluyor. başka yerlerde idare edilebilir ama bodrum gibi bir yerde 3 gün susuzluk inanılmaz berbat bir şey.

oturduğu yer yazın bile çok kalabalık olmuyor. kaos yok. ama bakkal market vs. yakınlarda olmuyor. mesela ablam bir gün evde tek başınayken hasta olmuş, yakında hastane yok. arabaya sürmeye de mecali yok. tek başınaysanız bu tarz şeyler problem olabilir, her yere arabayla gitmek zorunda olursunuz vs.
0
candide
(07.06.24)
bu arada bodrum denince akla direkt pahalılık geliyor ama uygun fiyata güzel kiralık yerler var.
0
candide
(07.06.24)
Nemden dolayı gethiyede mesela evlerin içi soğuk olur kışın, bir de sürekli ısıtılmadığından. Ben istanbulda daha az üşüyordum.

Fethiyenin güzel koyları için araba lazım.

Kiralar hiçte ucuz değil, ucuz olan yerlerde de sen rahat edemezsin.

Yani paran varsa güzel, yoksa düşündüğün kadar hoş olmaz.
0
durgunfoton
(07.06.24)
Bu tarz kafalara en uygun yer -bodrum civarı içi - Turgut Reis. Bildiğin Büyükşehir gibi olmuş. Yaz kış yaşayan bir sürü akraba es dost var. Herkes hayatından aşırı memnun.

Bizim de boğaziçi köyü yazlık sitelerde -yine bodrum civari- bir evimiz var bazen aralık ayına kadar kaldığım oluyor.

Evin yalitimi yoksa ve denize yakınsa -açık cephesi, deniz manzarası varsa- kışın aksamlari korkunç soğuk oluyor. Klima, elektrik sobasi vs kurtarmiyor. Doğalgaz zaten yok.

Genelde bu bölgedeki evler yazlık olarak planlandigindan yalıtımı olmuyor. 2-3 sene önce yalıtım yaptirdik ve ısınma açısından baya fark etti. (Kış kalacaksaniz yalıtımlı ev önemli)

Bizim sitede deniz suyu aritiliyor. Güzel bir arıtma sistemi var, bakanlık onaylı içilecek kadar temiz. Fakat aritma zaman zaman arizalanip sıkıntı çıkarabiliyor. Yine de şebeke suyu kullanan yerler kadar susuz kaldığımızi hatırlamıyorum.

Onun dışında Turgut Reis gibi merkezi bir yerde değil de (baya yogun bir minibüs ağı var orada) yazlık site konseptli bir yerde kalinacaksa araba şart oğlu şart. Arabasız kepaze olursunuz.

İnternet de sıkıntılı. Bir çok yerde fiber alt yapısı yok. Kablo tv vs alt yapısı zaten yok. Bildiğin Türk telekom 50 sene önceki bakar telefon telleri ile VDSL bağlantısı. Max 30 Mbps hız, 100 ms ping (oyun falan oynayan bir tipsen geçmiş olsun)

Ama ben burada Arabasız bile kaldım. Bahsettiğin gibi denize girebilmek dalmak, balık tutmak, deniz kenarında yürüyüş yapmak, yazlık sitenin kışın olan issizligi -ki 500-600 haneli bir site 100-200 kalan var yaz kis- çok keyifli.

Bir en kış zamanı bile öğlen güneşi ile gündüz ev guzel ısınıyor. Evler de Bahçeli tabii şehir kafasından çok farklı kafalar sürekli disardasin.

Üstte saydığım bütün olumsuzluklara karşın bence değer.
0
makbur
(07.06.24)
Urlalıyım (görece çok denize girilecek yeri yok denilebilir tabii ama girilebilecek gibi yerleri var, çok bomba denizlere de oldukça yakın bi yer) genellikle yerlisinde denize doymuşluk oluyor. Aynı şekilde Bodrum'da yaşayan arkadaşlar 5 dakika suya girip çıkıyor öyle yandım allah deniz macerası yapan yok gibi az gibi.

Yani size uzak diye çok müthiş geliyor olabilir size, elimizde olmayan her şey çok müthiş, bizim olan her şey de pek müthiş değildir ya. Öyle de bi durum var.
0
hedep
(07.06.24)
- çok tenha olur
- inşaat sezonu olduğu için gürültüsü, tozu pisliği, ne idüğü belirsiz tipleri falan çok olur
- kışı sert geçmese bile mesela bodrum'da kıyıya yakın yerler için, acayip rüzgarlı olur, gece öyle rüzgar sesinden gına gelebilir, kafayı yedirtebilir
0
malheiros
(07.06.24)
Yaşam kaliteniz artar. Genel olarak gıda ve kira ücretleri büyükşehirlerden daha ucuzdur. Doğayı, dalışı, arkeolojiyi seven biri için kışları sakin olması dezavantaj değil tam tersine daha avantajlı olsa gerek. En büyük dezavantaj iş ve eğitim durumunuza göre iş ve eğitim imkanları olabilir.
0
doharkoman
(07.06.24)
Bodrum'da yaşıyorum.
Buranın (ve genel olarak turistik yerlerin) olayı, deniz ve yeme içme. Başka bir şey yok. 9 da sadece yazın olduğu için yazlık yerler diye geçiyor.
Pahalılık var evet, (Bodrum pazarında bir demet maydanoz 10 tl iken Milas'ta 5 lira. Veya burada eve sehpa alacaktık, 4500 lira dediği sehpanın aynısını Ankara'da 1750 liraya aldım)
Bunun yanında kalabalık. 10 kilometrelik yolu yazın 1 saate çıkamadıgım bile oluyor.
Ayrıca isim olarak büyük görünebilir ama içerik küçük bir köy gibi. Hastane, doktor, okul gibi imkanlar sınırlı. Tabi paran varsa özel hastane, özel okul imkanı daha iyi.
Eğer güzel bir işin varsa, havuzlu bir evin veya havuzlu bir sitede evin varsa her şey güzel.
Daha yazılacak çok şey var ama işin özü şu, zenginsen her şey güzel.
0
etna
(08.06.24)
(7)

Cocuk gelişiminde okul öncesi kreş ne kadar önemli?

Cherea
Kreşler şüphesiz çocuğun fiziksel ve bilişsel gelişiminde çok etkili fakat bir sürü marka olan değişik değişik egitim metodlarini uyguladıklarını söyleyen, diğerlerine göre hatırı sayılır miktarda daha pahalı olan kreşler var. Bunlarin çocuğa ekstra katacağı şeyler oluyor mu? Yani standart bir mahal
Kreşler şüphesiz çocuğun fiziksel ve bilişsel gelişiminde çok etkili fakat bir sürü marka olan değişik değişik egitim metodlarini uyguladıklarını söyleyen, diğerlerine göre hatırı sayılır miktarda daha pahalı olan kreşler var. Bunlarin çocuğa ekstra katacağı şeyler oluyor mu? Yani standart bir mahalle kreşine göre büyük artilari olduğunu düşünüyor musunuz?
0
Cherea
(06.06.24)
Bence bir artısı yok. Kreş dediğin yer çocuğun sosyal becerilerini geliştirdiği yerdir, ön eğitim yeri değil. En güzel kreş, güvenilir, ilgili insanların olduğu, çocukların sağlıklı bir şekilde sosyalleştiği yerdir.
0
numlock
(06.06.24)
bu soruya eğitimciler daha iyi cevap verir. montesori, walldorf, reggio emilia vb. tarz eğitim sistemlerini benimseyen özel okullar, kreşler var. diğer değişkenlerde fiyatı etkiliyor, yemek kalitesi, bakım vb. değişik özellikleri var okulların. mahalle kreşleri de kötü değil ancak özel kreşler en fazla 15 20 kişilik olurken 30 kişiye dayanan devlet kreşleri de var. okul öncesi eğitim kesinlikle önemli. herkesin beklentileri farklı ona göre özel okullara yolluyor herkes.

numlock +1 eğitim tabii ki önemli ancak çocuğun rahatça oyun oynayacağı ve eğleneceği dönem okul öncesi olduğu için bence çocuklar için eğlenmek daha önemli.
0
mikahakkinen
(06.06.24)
evinize yakın bir kreş seçin. mümkünse referansla gidin.

eğitim metodlarının isimlerine takılmak yerine, normal şartlarda bir günde neler yapıyorlar, saat saat anlatsınlar. kafanıza yatanla, yaklaşımı hoşunuza gidenle devam edin. kreşin fiziksel şartlarını kontrol edin. mümkünse 1-2 gün denemek için götürün.

nerede oturduğunuzu bilmemekle birlikte, artık bu yaşlardaki çoğu çocuk arkadaş edinemiyor ya da toplu şekilde oyun oynamıyor. kreşten beklentiniz, çocuğun sizden biraz olsun ayrılması, sosyalleşmesi olmalı.
0
co2s2
(06.06.24)
İçinde iyi eğitim almış öğretmenler olmalı, açıköğretim mezunu ya da iki yıllık okul bitirmiş genç kızları çalıştıran ticarethane zihniyetli bir yer olmamalı.
0
rumpleteazer
(06.06.24)
ben gitmedim bir eksigini hissetmedim.
cocugu 2 yasindan itibaren gonderdim, bir artisini gordum diyemem.
0
cooperr
(06.06.24)
istisnalar vardır belki ama bu sayılan eğitim metdolarının türkiye'de uygulandığını sanmıyorum. yani tutup da kendi kendine yetebilsin ekolünden bi eğitimde sallıyorum çocuğa yere döktüğü yemeği sildirseler veli okulu basar türkiye'de.

tabi ki kaliteli öğretmenlerin olduğu bi kreş ile aöf mezunu ablaların olduğu kreşin farkı vardır. ama burada her zaman en pahalısı en iyisi diye bir şey yok.

benim kızımda 2 yaşında. seneye kreşe vereceğim muhtemelen.
benim araştırmam referans üzerine olur mesela. eğitim metodu vs hiç bakacağımı sanmıyorum. sınıf mevcudu, yemeklerin kalitesi (sabah üstüne çikolata sürülmüş ekmek ve süt vermesinler biz zahmet), yeterli açık alan var mı vs gibi. yani çocuk sabahtan akşama bi sınıfa takılı kalmasın, etkinliği bol olsun, öğretmenleri iyi olsun, kriz anında doğru tepkiler versin, her sorunda gelin çocuğu alın demesin, çocuk da eğlensin, mutlu olsun, sosyalleşsin kafi.

yoksa iki dil öğreteceğiz diye 3 yaşında çocuğu tahta başına dikmek vs aşırı saçma şeyler.
0
elorelia
(07.06.24)
Eğitimci değilim. O yaşlarda akran öğrenmesi daha yoğun olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle çocukların birbiriyle etkileşimde olduğu bol oyunlu bir düzen daha mantıklı geliyor. Etrafında olabildiğince yetenekli, akıllı ve sizin çocuğunuzla uyum gösterebilen çocuklar olursa gelişimine olumlu etkisi oluyor. Bu da paradan ziyade kısmet işi biraz, kısmetinizi arttırmak için ise çok araştırmanız lazım.
0
iustitia omnibus
(07.06.24)
(7)

Mercedes G serisi

nundu
Bu arabalar niye zenginler arasında bi anda bu kadar popüler oldu? Tabii kişisel zevk ama çok keskin hatlara sahip yani askeri kamyon ya da Afrika safari aracından hallice görünümü olan bir araç gibi geliyor bana ama son bir iki senedir dikkatimi çekiyor özellikle, sosyal medya fenomenlerinden, koca
Bu arabalar niye zenginler arasında bi anda bu kadar popüler oldu? Tabii kişisel zevk ama çok keskin hatlara sahip yani askeri kamyon ya da Afrika safari aracından hallice görünümü olan bir araç gibi geliyor bana ama son bir iki senedir dikkatimi çekiyor özellikle, sosyal medya fenomenlerinden, kocası belediyeden ihale kapan akpli kadınlara, futbolculardan, yeni dönem dizi oyuncularına hepsi bu arabadan sürüyor gibi. Yani öyle magazin takip ettiğimden değil ama sosyal medyada önüme düşenlerden algıda seçicilik yapıyorum artık.

Ben arabalardan hiç anlayan biri değilim. Mercedes a serisiymiş e serisiymiş bilmem yani böyle seriler var mı onu bile bilmiyorum :D sadece bu g serisini öğrendim sokakta görünce model verip yereyim diye ahshsh

Ben mi bi şey kaçırıyorum? Çok mu güzel bu araçlar? Ya da tamamen yüksek, konforlu, güvenli vs diye mi tercih ediliyor? Ama yani klasik jeep, range rover falan da öyle de onlar daha estetik yani bu baya cemse kamyonu gibi duruyor :/
0
nundu
(05.06.24)
G serisi nispeten pahalı ve bizde pahalı neyse o onların gözdesi oluyor.

Bir ara da range rover furyası vardı, kara para aklayanından ihale alanına, komisyoncusundan kaçakçılık yapanına kadar.
0
ananiyimioguz
(05.06.24)
Ben de yeni arabalara kafa çevirip bakmaya başladım çok fikrim yok.
Fakat nasıl ki bir telefonun kırmızı modeli 90bin değil de 150 bin lira deseler o parayı verebildiğini göstermek için alacak pek çok insan var.

Aynı şekilde deli pahalı olduğu için tercih edilmesi çok muhtemel, arabadan anlayan arkadaşlar da trafikte görünce primitiv eğlenceli tepkiler veriyorlar zira :D
0
hedep
(05.06.24)
kult arac, zamanin otesinde tasarim. 80lerde cocukken de hastasiyim, 40 yasini devirdim hala hastasiyim, param olsa alirim. retro tasarimlar one cikinca bu aracda statu sembolu oldu, yurtdisinda da boyle.

tabii butun bunlar araclardan anlamayan birisi icin buyuk ihtimal bisey ifade etmez.
0
cooperr
(05.06.24)
Zenginlik gösterisi. Çok zengin kişiler biraz daha az zenginlerle aralarındaki farkı böyle şeylerle gösteriyorlar. Maybach de aynı mantık.
0
pispinti
(06.06.24)
Tam sonradan görme arabası
0
my fault
(06.06.24)
gelmis gecmis en iyi sonradan gorme arabasi. rangein modasi gecti
0
ala09
(06.06.24)
dönemsel bir şey bu. rangeler zamanında popülerdi şimdi g kasa. para aklama işi bunu alanların çoğu şirketinin üzerine alıp vergiden kaçırıyor.
0
mikahakkinen
(06.06.24)
(14)

Aramızdaki psikiyatrist ve psikolog arkadaşlara bir soru

sekizdokuzon
Ya da bu branşlara yoğun ilgisi olanlara diyelim. Bir kaç yıl önce sanırım önce YouTube'da bir programda gördüğüm, sonrasında Twitter'da yazılarını, araştırmalarını incelediğim İngiliz bir psikiyatrist vardı. Halüsinatif maddelerin major depresyon, sallamayayim ama bipolar bozukluk, davranış bozuklu
Ya da bu branşlara yoğun ilgisi olanlara diyelim. Bir kaç yıl önce sanırım önce YouTube'da bir programda gördüğüm, sonrasında Twitter'da yazılarını, araştırmalarını incelediğim İngiliz bir psikiyatrist vardı. Halüsinatif maddelerin major depresyon, sallamayayim ama bipolar bozukluk, davranış bozuklukları gibi pek çok rahatsızlığın tedavisinde klinik ortamda kontrollü bir şekilde kullanılarak bahsedilen hastalıkların tedavi edilebileceğini öne sürüyordu. Hatta böyle bir klinik kurmuşlardı İngiltere'de yanılmıyorsam, başta zor olsa da fon bulup araştırmalarını ve tedevai gören hasta sayısını arttırmışlardi.

Bu tip alternatif araştırmalar ve uygulamalar bizim ülkemizde de yapılıyor mu? Psikiyatri alanı gündelik hayatın içinde sık sık referans verdiğimiz bir alan olsa da bence tedaviye en muhtaç olanlarımız bile tedavi hizmeti göremiyor çok fazla. Türkiye'de toplumun ruhsal sağlığı alanında düşünen, taşınan, araştıran kimler var, buralardan bir ekol çıkar mı? Bu hizmet halka iner mi?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(05.06.24)
türkiyeden ekol falan çıkmaz. türkiyede psikoloğa psikiyatriste ruh bilimine bakış deli doktoru. iyi psikolog ve psikiyatristlerimiz tabi ki var.
0
mikahakkinen
(05.06.24)
Ben açıkçası bu alanda hangi araştırmaların yapıldığını bilmiyorum. Belki de çok önemli ve donanımlı insanlar (belki yurtdışında eğitimini tamamlayıp gelmiş, belki burada kendini çok iyi yetiştirmiş olanlar) şimdilik kişisel çabalarıyla toplum sağlığı ve alanda kronikleşmiş sorunların çözümü üzerine kafa patlatıyor,.projeler üretiyor ve belki de seslerini devlet yetkililerine bile duyurabiliyorlardir. Sektörün içinde olan bir insanın bunları öğrenmesi daha olası. O yüzden kulağınıza şöyle ufuk açan, umutlandıran, geleceğe ve şimdiki hayatımıza daha olumlu bakmamızı sağlayacak bir şeyler duyuyorlar mı diye bir sormak istedim.

Özellikle gençler arasındaki madde bağımlılığı konusunda hükümet tarafında birtakım aksiyonlar düşünülmüyorsa cidden umutsuzluğa kapilacagim.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
Türkiye psikiyatride en iyi dönemini yaşıyor diyebiliriz. Bir çok yerde Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri kuruldu bakanlığın projesiyle yaklaşık 2000 olan olan psikiyatr sayısı kısa sürede 7-8 bin civarına çıkarıldı fakat hala nüfusa oranla yeterli bir seviye değil daha gidilecek çok yolumuz var. Ekol olarak Türkiye'de iki ana ekol(dünyada kabul görmüş iki ekol var zaten) var henüz kendi ekolümüz yok fakat darüşşifalardan gelen köklü kadim geleneğimiz var gelecekte kendi ekolümüz illa ki olacaktır. Dünyada çoğu ülkede hala psikiyatri yok veya geleneksel yöntemler uygulanıyor. Türkiye'de modern dünyada olduğu gibi kabul görmüş yöntemler (ilaç ve EKT) tedavisi uygulanıyor diğer yöntemler ise yardımcı veya tamamlayıcı tedavi olarak kullanılıyor. Bu arada CBD yağının bir çok ruhsal bozukluğa iyi geldiği yönünde çalışmalar var bazı ülkelerde otizm ve ruhsal bozukluklarda kullanımına ruhsat var.
0
doharkoman
(05.06.24)
"Psikiyatri alanı gündelik hayatın içinde sık sık referans verdiğimiz bir alan olsa da bence tedaviye en muhtaç olanlarımız bile tedavi hizmeti göremiyor çok fazla."

Tedavi hizmeti göremiyor. Yoksa hepimiz denek olarak kullanılıyoruz her fırsatta. Semptom gidermek tedavi değildir, vücudun hastalık yokmuş gibi yapmasını sağlamaktır, psikiyatride de geçerli bu. O bahsettiğin birim de bir deney merkezi, şifaya ulaşmış değiller, aklında olsun.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
İlaç tedavisi ne kadar etkili; sorunu mu çözüyor, semptomları mı gideriyor sorgusu bambaşka bir konu elbette. Benim demek istediğim en basit haliyle toplumda yaşayan bütün bireylerin refah düzeylerinin artması için ve kritik meselelere müdahale aracı olarak psikiyatri alanından faydalanmak zorundayız. Bu artık tartışma götürür bir şey değil bugünkü konjonktürde. Devletlerin, milletlerin devamlılığı için üzerine en fazla eğilinmesi gereken alan hatta bana kalırsa. Burada duyuruda bile nasıl yardım edebileceğimizi bilemediğimiz insanlara terapi öneriyoruz. O terapiyi alacağız artık bir sıkıntımız olursa. Bunun bence tartışılacak hiçbir tarafı yok. Bu hizmet insanlara ne şekilde ulaştırılır buna kafa yormak lazım. Eğer ne bileyim Avrupa ya da Amerika kaynaklı ekoller bizde çok ideal sonuçlar vermiyorsa yerli bir ekol yaratılmalı.

Bu psikiyatri mevzusunu çok eş geçiyoruz. İnsanların zor durumda olduklarını anlamak için bir bakkala gidip gelmek yetiyor.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
Toplumun bütün bireylerinin refah düzeyinin artması için psikiyatrik müdahale yapılabilecek en son şeydir. Toplumun refahı da ahlakı da psikiyatrik müdahalelerle düzeltilemez. Öyle bir dünya yok.

Ayrıca, terapi denen şey psikolojik sağaltma ve şifa yöntemleridir ve terapiler tek başlarına da faydalıdır, ilaç tedavisiyle birlikte de kullanılmalıdır, ilaç tedavilerini "tedavi" kılan şey psikolojik terapilerdir zaten. Psikolojik terapi almadan sadece kimyasal müdahaleyle bırakalım toplumların refahını yükseltmeyi, bir insanın hastalığına dahi şifa olunmaz.

Bence siz çok yanlış biliyorsunuz bu alanı.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Derdimi gayet anlatabildiğimi düşünüyorum ya. Karşılıklı bilgi alışverişi yerine muhatabını cahillikle suçlamak gerçekten aşırı yapıcı bir tavır.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
Normalde tedavi için geliştirilmiş psikoaktifler bizde suistimal ediliyor misal sentetik kannabinoidler depresyon, sosyal anksiyete gibi hastalıklara mücadele için geliştirilmişken bizde bir anda bonzai olarak sokaklara düştü...

Dünyada halihazırda sentetik kannabinoidler, mdma, metilfenidat, ketamin gibi ürünlerle psikolojik tedaviler yürütülüyor ama unutulmamalı ki ilacı zehirden ayıran dozajdır...
0
apocalipy
(05.06.24)
@sekizdokuzon

Cahillikle suçlamadım sizi, işinize geldiği gibi anlamayın. Bilgilerinizi güncellemeyi reddediyorsanız o zaman cahilsiniz işte. Bir şeyi yanlış bilmek suç değil kötülük değil ama doğruyu öğrenmeyi reddetmek en büyük kötülük. İşinize gelirse. Burada 13 defa ilaçlı tedavi görmüş neyin ne olduğunu bir ömür yaşayarak öğrenmiş biri olarak konuşuyorum. Söyledikleriniz olacak iş değil.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Ya ben ilaç tedavisiyle ilgili ne sordum burada? Kimin sazını çalıyorsun sen? Soruyu anlamamissin, kişisel kederini kusuyorsun üzerimize. Bırak bilen eden insan fikrini belirtsin. Neyin ego şovunu yapıyorsun? Senin küçük dünyanla ne ilgisi var konunun? Allah aşkına bir sal. Ne çok var senden ya. Off.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
@sekizdokuzon

Psikiyatrinin ilaç tedavisi olduğunu bilmediğini haykırmana sevindim. Ego şovu yapıp yapmadığımı herhangi bir doktor ve psikolog gayet güzel teşhis eder, sen edemezsin.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Bak bunu sana kimse dememiş ama belki biraz da başkalarıyla iletişim kurup onların da bu dünyada var olmaya cabaladigini, başkalarının da var olduğunu , onların da bir sabri, sınırı olduğunu anlamaya alan acabilirsen (zeki birinw benziyorsun) herkes mutlu olacak kardeşim ya. Beni konuşturuyorsunuz.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
Bence konuşma, google'a gir, ekşi sözlük de olur, psikiyatri diye yaz, çıkanları oku. Çemkirmekten çok daha iyidir.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
İngilizcesini de yazayım mi belki karşıma yüz yıllık bir pdf çıkar. Kanka ben susmam, onu söyleyeyim sana. Sen geri bas.
0
🌸sekizdokuzon
(05.06.24)
(7)

aydin'da 30 bin maas

antikadimag
ilk is icin yuksek lisans yapmis kimya muhendisi icin iyi bir miktar mi? kira odenmeyecek. araba yok. is soke'de ikamet didim'de.
ilk is icin yuksek lisans yapmis kimya muhendisi icin iyi bir miktar mi? kira odenmeyecek. araba yok. is soke'de ikamet didim'de.
0
antikadimag
(05.06.24)
Her gün iki kere Söke Didim arası yolculuk çok bayar. Onun haricinde fena değil.
0
etna
(05.06.24)
Kimyacı bir arkadaş kaç zamandır iş arıyor. Piyasa kötü. Gönül isterdi ki 50-60bin alasın ama kira ödenmeyeceği için bence de fena değil.
0
prole
(05.06.24)
sıcak ve sıkıcı bir rota. her gün otobüsle sıkıcı ve yorucu. didim diğer tatil yörelerine göre daha uygun bir yer ancak 30 bine birikim yapamazsın.
0
mikahakkinen
(05.06.24)
iş işte aranır. anladın sen :)
0
calmdown
(05.06.24)
Söke Didim arası yormaz her gün Beylikdüzü- Beşiktaş-Kadıköy yapanlar var yol rahat ve 30 dk max ilerde araç verilecekse düşünülebilir
0
olaylar olaylar
(05.06.24)
söke-didim arası arabayla bile yoruyor kaldı ki minibüs otobüsle bilemiyorum. yazın çok sıcak oluyor.

dümdüz sıkıcı bir yol. gerçi süren için öyle, sürmeyen için idare edilebilir.

didim i ben seviyorum. 45 bin verseler ama kira 15 zaten en uygunu, 30 kalsa da aynı şey olacaktı. kira ödenmeyecek derken onlar mı karşılıyor onu anlamadım ama. eğer sizin evinizse, 30bin bana biraz koyardı şu zamanda düşük gibi.

ama öte yandan yazılım veya bilgisayar mühendisi yeni mezunları da öyle başlıyor. yani 30bin ilk iş için fena olmayabilir.

Dedikleri gibi orada en az 1 sene çalışıp sonra daha yüksek maaşlı iş ararsınız.

Eğer başka seçenek yoksa, işsizliktense... tercih edilebilir, denenebilir.
0
ananiyimioguz
(05.06.24)
Evet iyi bir miktar.
0
doharkoman
(05.06.24)
(5)

ayaklar ve dizler hayatımı zorlaştırıyor

durbakalim
selamkırk yaşında erkeğim.6-7 ay önce sağ dizimin arkasında başlayan kilitlenme ve ağrı sonrası ortopediste gittim. mr ve röntgen sonrası pek bir şey çıkmadığını söyledi ve krem ve ağrı kesici verdi. bir kaç ay sonra sağ ayağımın dışında korkunç bir ağrı oluştu bir anda. bir hafta bekledikten sonra
selam

kırk yaşında erkeğim.

6-7 ay önce sağ dizimin arkasında başlayan kilitlenme ve ağrı sonrası ortopediste gittim. mr ve röntgen sonrası pek bir şey çıkmadığını söyledi ve krem ve ağrı kesici verdi. bir kaç ay sonra sağ ayağımın dışında korkunç bir ağrı oluştu bir anda. bir hafta bekledikten sonra bu sefer başka bir ortopediste gittim ve görüntüleme sonrası kemik iliği ödemi olduğunu söyledi. antibiyotik ve ağrı kesici kullandım ama ilaçlar bittikten sonra tekrarladı. bu süreçte ortopedits serçe parmağımdaki tırnak mantarının enfeksiyona sebebp olabileceğini söyledi ve cildiyicye gitmemim önerdi ama randevu bulamadığım igçin gidemedim. üç tur antibiyotik kullanımı sonunda yani yaklaşık iki buçuk üç ay sonra bu ağrı geçti. kendimi biraz iyi hissediyordum ama dizlerde bir gariplik vardı. özellikle merdiven inerken ve çıkarken tedirgin eden bir his. yine de yürüyebiliyordum ve üç dört gün yürüyüş yaptım ağrım sızım olmadığı için. dördüncü günün sonunda sol dizim ağrımaya başladı ve ertesi gün çok büyük bir şişme oluştu. kesinlikle düz tutmak zorundayım, kırmaya çalıştığım zaman ağrı yapıyor. yatarken yan dönemiyorum vs. bu yetmiyormuş gibi sağ ayağımdaki ağrının birebir aynısı sol ayağımda oluştu. zaten sol dizime doğru düzgün yüklenemiyorken bir de sol ayağıma da basamamaya başladım. bu iki büyük ağrı ve sıkıntı haricinde sağ dizimde de hafif bir şişme ve tam kıramama durumu var. şu an evin içinde bile zor yürüyorum. merdiven inmeye hazır hissettiğimde tekrar doktora gideceğim ama bu bel altındaki tuhaf durumun sebebi, yani alttka yatan gerçek sebebi hakkında hiç bir fikrim yok. kilo sorunum en fazla beş kilo fazlam vardır. alkol sigara kullanımım yok. tırnak mantarı dize kadar böyle ağrılara xşişmelere ve kilitlenmelere sebep olabilir mi?_ başka neler sebep olabilir? bilgisi ve tecrübesi olan arkadaşlar yazarsa sevinirim
0
durbakalim
(02.06.24)
Şahsi tavsiyem bir şekilde romatolojiden randevu almaya çalışın.
0
e mice
(02.06.24)
İnstagram'da Dr. Bülent Demircioğlu'nu bulup bi incele lütfen. Sebebi bulunamayan ya da emin olunamayan durumlarda mesele çok yüksek ihtimalle psikolojiktir, travmatiktir. Teavma sağaltımı yapılınca iyileşen çok kişi var. Bi bakıver lütfen. Çok geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(03.06.24)
Bana baker kisti dediler ortopediden,sonra ftr'ye gittim, bel fıtığı çıktım; ameliyatın eşiğinden döndüm.
İyi bir fizik tedavi uzmanınından da görüş almanızı öneririm.
0
strawberry first
(03.06.24)
bir fizik tedavi uzmanına danışın bence. onlar daha komplike bakıyor.
0
mikahakkinen
(03.06.24)
Ayaklar ve dizilier diye geldim yanlış okumuşum benlik bişey yokmuş gidiyorum geçmiş olsun
0
ananiyimioguz
(03.06.24)
(2)

20.000 tlye kadar 55 inç üzeri tv öneriniz

Coyote
var mı?bol bol survivor ve dizi izlenecekkendim araştırmaya başladım ama pek anlamıyorum, bilen eden varsa çok iyi olurteşekkür ederim şimdiden
var mı?

bol bol survivor ve dizi izlenecek

kendim araştırmaya başladım ama pek anlamıyorum, bilen eden varsa çok iyi olur

teşekkür ederim şimdiden
0
Coyote
(31.05.24)
bütçe düşük olduğu için bu fiyat seviyesinde hemen tüm tv’ler aynı (kuntik marka olanlar haricinde). o yüzden samsung ya da lg’nin herhangi bir modeli alınabilir. belki tcl de olabilir, yorumlara bakarak karar verebilirsiniz.
0
orient blue
(31.05.24)
Tlc
0
mikahakkinen
(31.05.24)
(5)

Bayram Tatili Planı

karmaşık
Bayram tatilini nasıl değerlendireceksiniz?
Bayram tatilini nasıl değerlendireceksiniz?
0
karmaşık
(31.05.24)
Evde geçireceğim. Doğum günüm bayrama denk geliyor evde doğum günümü kutlarım ailemle :)
Edit: Doğum günüm bayrama denk gelmiyormuş :))
0
rock n roll
(31.05.24)
galiba karavan alıcam yetiştirebilirsem. onla çıkarım 3-5 gün bi yerlere. olmazsa da her zaman yaptığım gibi evimde, istanbulun tadını çıkaracağım.
0
numlock
(31.05.24)
İzmir dolaylarında olacağım
Belki sakız adasına giderim
0
HellKeePer
(31.05.24)
Yurtdışına gidebilirim bir ihtimal ama nereye gideceğimi bilmiyorum.

Uçağın boş olma ihtimaliyle indirimli bilet hakkım mevcut ve hali hazırda vizem de var. Dolasıyla şartlara bağlı.
0
put it in your appropriate place
(31.05.24)
Anamın kıyında
0
mikahakkinen
(31.05.24)
(4)

Aziz yıldırım vs ali koç başkanlık seçimi

avatar is back
Hangisinin kazanacağı tahmin ediliyor? Daha doğrusu kulüp başkanlığında kimin kazanacağı çok değişken mi yoksa siyaset gibi belli mi? Fb’li kongre üyeleri hangisine oy verecekler? Kısacası hangisi kazanacak? :)
Hangisinin kazanacağı tahmin ediliyor? Daha doğrusu kulüp başkanlığında kimin kazanacağı çok değişken mi yoksa siyaset gibi belli mi? Fb’li kongre üyeleri hangisine oy verecekler? Kısacası hangisi kazanacak? :)
0
avatar is back
(30.05.24)
aziz yıldırım eski kurttur, bu kadar zaman sonra aday olduysa, başkan olacağını bildiği için olmuştur. ali koç devri kapanır, aziz yıldırım 3 yıl başkanlık yapar, sonrası allah kerim. aziz yıldırım 3 yıldan sonra bırakacağım diyor ama 1-2 şampiyonluğa bakar. şampiyon olursa taraftar bırakmaz zaten. ali koçun son zamanlardaki gerginliği, gs şampiyon oldu, fb başarısız oldu diye değil, aziz yıldırım ortaya çıktı diye. o da biliyor sonucu. bol keseden sallar şimdi şunu alıcam, bunu getircem, şöyle yapıcam falan diye. biraz da holiganca bir dil kullanarak taraftara sempatik gözükmeye çalışır.
0
numlock
(30.05.24)
Ali koç lobisi içeride çok güçlüymüş. Bizim gmy kulüpte aktif bir üye, ikisini de sevmiyor, ona göre ali koç kazanacak.
0
Bruce
(30.05.24)
Seçimden bir kaç gün önce Aziz Yıldırım "Mourinho ile anlaştım, seçilirsem teknik direktörümüz olacak" demediği sürece seçilemez.
0
etna
(30.05.24)
Ali koç değişim vaadiyle geldi, Azizi yıktıda geldi. Daha aziz gelmez.
0
mikahakkinen
(31.05.24)
(15)

ebeveynlere soru; yeni bebek gercekten hayatın sonu mu?

caliptyca
Doguma 2 ay kaldi ama kiminle denk gelsem "son iyi gunlerin", "bikac yil sabredeceksin" vs. modunda. Buna eşim de dahil (benden onceki evliliginde bebegin-o zaman 1 yasindayken- velayetini alip 5 yildir o baktigi icin..). Sonradan tatli tatli yumusatiyor gulunce dunyan degisecek ehe ehe diye ama onu
Doguma 2 ay kaldi ama kiminle denk gelsem "son iyi gunlerin", "bikac yil sabredeceksin" vs. modunda. Buna eşim de dahil (benden onceki evliliginde bebegin-o zaman 1 yasindayken- velayetini alip 5 yildir o baktigi icin..). Sonradan tatli tatli yumusatiyor gulunce dunyan degisecek ehe ehe diye ama onun da bi tarafi bezgin tabii..

Sonuc olarak su an 3 kisilik bi aileyiz yakinda 4 olacaz ama niye herkes dunyamiz bitecek gibi davraniyor ya da oyleyse neden cocuk yapiyorlar anlamiyorum. Gercektwn boyle mi ya?
0
caliptyca
(29.05.24)
7-24 ilgilenmen gereke, uyanık kısmının yarısında ağlayan bir varlık. bi yere bırakıp gidemezsin vs.
uykusuz geceler. hazırlıklı ol. bebeğim yok da durum böyle hep
0
jelly bear
(29.05.24)
bebek dünyanın tadı be. olsa da sevsek benimki büyüdü. tadını çıkarın. huzurlu olun, ağladığında kendinize yaklaştırın varlığınızı hissettirin, asla kızmayın bebeğinize, sizden çok daha zor bir iş yapacak ilk senelerinde.

bi dakika, "3 kişilik aileyiz" ile bebek sorusu örtüşmedi
0
screamshot
(29.05.24)
hayatın sonu değil ama büyük bir pranga olduğu kesin. evlenerek bir bacağımızı prangalıyoruz, çocuk yaparak da 2. ayak prangalanmış oluyor.

"göğsüne yatırdın mı her şeyi unutuyorsun." klişecileri hariç güzel yorum yapan yok ama herkes de çocuk yapıyor:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.05.24)
Bebeğim yok, bebekli arkadaşlarım var.
Bizimle takılmak istiyorlar, gittiğimiz yerlere de geliyorlar çünkü biz hep çayır, çimen, sahil falan çocuk dostu yerlere gidiyoruz.
Geliyorlar ama biz onlardan pek verim alamıyoruz. En az biri tüm ilgisini çocuğa veriyor. İkinci kişide yarı bizde yarı da çocuğuyla takılıyor. Buluşmamızın en az yüzde 40 ında ikisi de full time çocukla ilgileniyor.
Bizim yanımızda oldukları için mutlular, arada muhabbete de katılıyorlar, bizim açımızdan da sıkıntı yok. Ama onlar gerçekten çok kısa bir zamanlarını bizle geçirebiliyorlar totalde.

Eğer sizin de arkadaşlarınız, günlük hayatınız çocuk dostu ise o zaman yalandan da olsa hayatınıza devam edebilirsiniz.

Ama evde değil cafede buluşan bir arkadaş grubunuz varsa, boş zamanlarınızda çocuğun ağlamasından gerilmeyeceğiniz, çocuğu eğleyebileceğiniz bi yerlere gidiyorsanız o zaman kısmen, hayatınıza devam edebilirsiniz.
0
zimbirik
(29.05.24)
Evet bildiğiniz hayatın sonu, ama başka bir hayatın başlangıcı.
Mesela evlilik de hayatın sonu. Ama isteyerek yapıyoruz, devam ettirmek için aşırı uğraşıyoruz vs.

Siz hayatı nasıl görürseniz hayat o şekildedir.
Bu "yandın, bittin" diyenler her zaman her konuda var. Ebeveynlik çok yaygın bir durum olduğu için tavsiye veren daha çok oluyor.
0
michael_knight
(29.05.24)
Ust katimda yeni bebek var o kadar cok agliyor ki her saat basi saadece 15 dk kdr suaiyor ben bittim aileyi dusunemiorm
0
eja
(29.05.24)
yok ya bence planlı ve istenen bi bebekse öyle olmaz. bazı bebekler kolik oluyor çok ağlıyor bazıları da inanılmaz uysal oluyor. biraz şans işi. mesela kuzenimin 9 aylık bebeği var. hasta olmadıkça uykuları düzenli, gceleri çok uyanmıyor ve gündüz de oyuncaklarla oynuyor pek ağlamıyor. ama sen gezip tozayım kafasındayken çcouk yaptıysan tabi ki işkence olur. mesela youtubede doğum hikayesi videoları izle çook güzel çok duygusal şeyler var. bebek isteyen bekleyen planlayarak yapan merak eden birine işkence olamaz bence bu.
0
turuncu tonlarda
(29.05.24)
buyuk bi degisimin zorlugu yanisira sorumluluk yuku ve bence en onemlisi uykusuzluk yipratici olabilir ama esinizin tecrubesi rahatlatici geldi bana. cunku cocuk derdinden sonra esler arasi dertler de oluyor Vay nasil anne 724 cocuguyla ilgilenir beni ilgisiz birakir diye aglio erklerimiz
0
ala09
(29.05.24)
Böyle bir durumu duyuruda okumak gerçekten üzücü.

Yaklaşık son 20 senelik süreçte yükselen bireyselleşme, kişinin bir aile kursa bile artık çocuğa daha bakamayacağını, kendi zamanının ve imkanlarının kısıtlanacağını kişiye yavaş yavaş fısıldamakta.

"Annelik" veya babalık bir çok kimsenin aradığı şeyken başkaları için de zamanla istenmeyen bir durum olarak görülür oldu.

Çocuk, yuvanın korur aileyi bir arada tutar.
Bir süre evet, çocuğun da kendine göre gereksinimleri anne babanın biraz daha özveriyle bebeğe bakmaları gerekecek, uykular bölünecek belki ama doğan çocuk, başkaları yaptığı için ben de yapayım diye doğurulmamalı.
Çocuk güzel bir niyet, faydalı amaç için yetiştirilmeli.

Bazen duyarız çevredeki bazı yaşı büyüklerden:
- 4 çocuk büyüttüm, üniversite okudular, iş sahibi oldular , gelirleri iyi vs..

Kusura bakmasınlar da,o büyüttükleri çocukların ağzından küfür eksik değilse, eli altında çalışanın hakkına giriyorsa, çevresindekiler komşuları rahatsızlığından bıktıysa, hiç o çocukları yapmasaydınız teyze (veya amca)

Siz çevrenizin ne dediğine bakmayın. Çocuğa kardeşte lazım ayrıca.
0
diyecevaplandı
(29.05.24)
Eşim ikinci çocuğu istediğinde belli bölgemi kökünden kesmek mantıklı geldi öyle söyleyeyim.

Çok zor, maddi manevi yıpratıcı, özellikle manevi olarak yıpratıcı.

Ev, iş, hastane üçgenine hapsoluyorsunuz, yolculuklar ızdırap, sosyal hayat sıfıra yakınsıyor, özellikle annenin ruh hali perişan halde, uykusuzluk, hayattan bezmişlik, geçmek bilmeyen göz altı morlukları, yüzdeki devamlı bitkin ifade.

Yakınlarda yardım edecek akraba yoksa tam bir çılgınlık. Özellikle ilk aylar baba çalışacak, eşi evde duracak, olası bir problemde tek başına, gözünüz devamlı arkanızda.

Yeni çocuğu olmuş arkadaşlarımızı görünce eşimin de hevesi geçti, sebebi bulunamayan ağlama, evde parmak ucunda yürümek, hapşırığın bile içinde patlaması, bez değiştir, kusmuk temizle, günde 48489229848483 kere nefes alıyor mu diye kontrol et, evdeki her tehlike oluşturabilecek eşyayı bertaraf et.

Anlatırken içim daraldı. İkinci çocuğu yapanlara saygı duyar şapka çıkarırım, bende o cesaret yok. Oğluma ölürüm ama çok zor, ilki deli cesareti ile yapılır, biz ne kadar yazsak da bir kulağından girer diğer kulağından çıkar.
0
kimlanbu
(29.05.24)
Merhaba, bebeğinizi sağlıkla kucaklayın. Tecrübe ve gözlemlerimi yazmadan önce; eşinizle bebekli hayat konusunda söylediklerinin sizdeki karşılığını konuşun.

Araları 6,5 yaş olan iki çocuğum var. Onlar doğmadan önce de, doğduktan sonra da "hayatın bitti" mafyası vardı :) Bebeğiniz doğduktan sonra tutturacağınız düzenden her bahsedişinizde, aynı düşünceleri tekrarlayacak olmaları muhtemel:"Emzirmeyi sonlandırınca hayat bitecek. Ek gıdaya başlayınca hayat bitecek. Asıl yürümeye başlasın, hayat o zaman bitecek. 2, 3, 4 yaş sendromları başlasın, hayat asıl o zaman bitecek. Okula başlasın, hayat hakikaten bitecek. Ergenliğe girsin, hayat öz hakiki bitecek." Hayat, bitmiyor bunları tecrübe edince. Bununla birlikte; kendi deneyimlerini bu şekilde anlatanlar da bitmiyor.:)

Bebeğiniz doğduktan sonra bir adaptasyon süreciniz olacak. Uyku, emzirme, bebeğinizle bağ kurma, sosyal hayata dönme, yapmaktan zevk aldıklarınızı 2 çocukla tecrübe etme, kardeşlerin birbirine alışması... Önünüzde koskoca bir hayat olacak. Eşinizin dediği gibi; sizinle ilk göz teması ve gülümsemesi. Hayata bir canlı getiriyorsunuz ve hayatta kalmayı öğretiyorsunuz. Çok çılgın anılarınız birikecek. Koşulsuz sevgiyi tadacaksınız.
2 çocuğumla toplantılara, mesleki eğitimlere, STÖ desteklemeye, hobilerime, kamp tatillerine, arkadaşlarımla görüşmeye devam ettim. Uzun yıllar, tek başıma ebeveynlik yapıyor gibiydim, sonra gerçekte tek başıma ebeveynlik yaptım. Dünyaya, yaşamayı öğreteceğiniz bir canlı getiriyor olmanın bilinciyle hayatınıza devam edebilirsiniz. Kolik, bebek reflüsü, DEHB tanısı bunları da tecrübe ettim. Hayat kalitesi diyenlerin, hangi bilinçle bebek yaptıklarına bakın. Erken çocukluk döneminde kurduğunuz bağ, kişiliği gelişirken çok önemli olacak. Sevgiler.
0
from where i ride
(30.05.24)
modern zamanın depresyon sebebi çocuk sahibi olmak. dünyaya tehlikelerden koruyamıyacağımız bir varlığı getirip endişeleniyoruz. çocuk dünyanın en güzel şeyi deyip evde çocuğa her türlü yanlış hareketi yapan bir çok ebeveyn var.
kimse kendini kandırmasın çocuk sahibi olup bakmak dünyanın en zor şeyi. dünyanın yüzde 99u doğuruyor zaten mucizevi bir şeymiş gibi anlatılmasını halen anlamadım. bir çocuğum var çok seviyorum ama hayatım çocuk olduktan sonra tamamen değişti. çünkü hayatımın karar vericisi çocuk oldu.
0
mikahakkinen
(30.05.24)
Ben de bebek bekliyorum, son 2.5 ayım:)

Ve hiç etkilenmiyorum böyle söyleyenlerden. Bir çoğunun çocuğu yok zaten. Olup da şikayet edenler de olgun insanlar değil. İnsan çocuk yapmadan önce ne kadar fedakarlık yapabileceğini hesaplamalı.

Ben evlenirken de “evlenince erkekler değişiyor, sevgililik gibi olmaz, rutin hayat işte evlilik mutsuzluk” vs mafyası vardı acayip etkilenmiştim. 3 sene oldu sevgililik de neymiş be evlilik cennet diyorum 3 senedir her günüm mutlu. Şimdi de öyle olacağını tahmin ediyorum. Bu sebeple insanların kişisel deneyimlerini umursamıyorum.

Edit: şu aklıma geldi, bir arkadaşım bebekten aşırı şikayet ediyordu öyle zor böyle berbat filan. Dedi ki en son sabah 8 olmadan kalkıyorum düşünebiliyor musun 7 saat bile etmiyor uykum:( ahslshaks. O sırada işe gitmek için zaten 6.30 da uyanık olan ben aydınlanma yaşamıştım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.05.24)
söyleyenler doğru söylemiş aslında. kimse bunun kolay olduğunu iddia etmesin. çok zor evet. kedi sahiplenince bile hayat bi tık zorlaşıyor, sorumluluklar artıyor. yeni ayakkabı bile alsanız ayağınıza vurur, bi süre dert çekersiniz. yani bu tip sorularda şunu anlamıyorum, bebekten hayatınızı değiştirmemesini mi bekliyorsunuz? yemesi, uykusu, bezi herrrr şeyi size bağlı bi canlıdan bahsediyoruz. ve o canlı bir sürü aşamadan geçip yetişkin olacak. kim buna 'ay abartmışlar, alt tarafı bi bebek' diyebilir? tabi ki hayatınızın bundan önceki evresi bitti ve tabi ki bundan sonrası çok zor olacak.

ben 1,5 sene gece kesintisiz 2 saat uyumadım. abartı değil tam 1,5 sene.

şu an konuşmasını iyice ilerletmiş 2 yaşında bi kız annesiyim. muhabbet edebiliyorum az çok kendisi ile. ve o kadar mutluyum ki. bugün mesela neredeyse ilk defa sabah ben işe hazırlanırken uyanınca ağlamadı ve odasından neslihan neslihan diye seslendi bana. gittiğimde oturmuş, gülümsüyordu. sarıldım, öptüm. yani bu mutluluğu tarif et deseler edemem. zor mu zor? ama verdiği mutluluk, işte o başka hiçbi duygu ile kıyaslanamaz. hayatınızda şu ana kadar en mutlu olduğunuz anı düşünün. benim bu sabah yaşadığım mutluluğun yanından geçemez.
0
elorelia
(30.05.24)
birisi demisti gecen bi duyuruda;

cocukla da zor, cocuksuz da zor. ama cocukla daha guzel.

kolay bir sey degil elbet ama cocuga kesinlikle karsi olma durumu yoksa, cocukla cok daha guzel.

yapiya gore de degisiyor tabi, takintili stresli anne-baba olunca da daha zor. cocuk bu, belli temel seyleri sagladiktan sonra gerisini kendisi hallediyor. gunde bin kere nefes aldigini kontrol etmeye gerek yok mesela, nefes almasini engelleyecek nesne ve durumlardan kacindiginiz surece nefes almaya devam edecek icgudusel olarak. cicek gibi biraz, yemegini suyunu verip temizligini yaptiktan sonra buyumesini bekleyecek/izleyeceksiniz.
0
icim urperiyor
(30.05.24)
(6)

bayram tatili trafigi

la mort heureuse
selamlar, bayram tatilinde mugla’ya gitmeyi planliyoruz, 15 haziran cumartesi otele girmeyi planliyoruz. yaz tatili olacagi icin trafik olur diye tahmin ediyoruz ama sanki gecmis yillardaki kadar kotu trafik olmuyor gibi de geliyor, insanlar bir gun once ya da sonra gidiyor falan. besiktastan muglay
selamlar, bayram tatilinde mugla’ya gitmeyi planliyoruz, 15 haziran cumartesi otele girmeyi planliyoruz. yaz tatili olacagi icin trafik olur diye tahmin ediyoruz ama sanki gecmis yillardaki kadar kotu trafik olmuyor gibi de geliyor, insanlar bir gun once ya da sonra gidiyor falan.
besiktastan muglaya cumartesi sabah erken saatte ciksak cok yogun bi trafikle karsilasir miyiz?
0
la mort heureuse
(29.05.24)
Cumartesi sabah istanbul içi ve Orhangazi köprüsü girişinde malum arife trafiği kaosunu yaşarsınız. sizin yerinizde olsam Yenikapı - Yalova İdo ile İstanbul ve Orhangazi köprüsü trafiğini bypass edip, Orhangazi sapağından otobana bağlanırdım.
0
obscure
(29.05.24)
egedeki trafiği hafife alıyorsunuz. bodrum marmaris tatil önü trafiğide iyidir.
0
mikahakkinen
(29.05.24)
Belli olmuyor.
Ben son yıllarda dikkatle takip ediyorum. Bazı bayramlarda çok bazı bayramlarda hiç trafik olmuyor.
Kurban bayramında insanlar tatil yöreleri dışında kurban kesmek için memleketlerine de gidiyor, bunun etkisini siz düşünün.

Cumartesi öğlen otele girmekten nefret ediyorum, ya sabah çok erken yola çıkmak zorunda kalıyorum ve otele gelince uykum oluyor ya da otele geç kalıyorum. Henüz rezervasyon yapmadıysanız Pazar günü giriş yapın, Cumartesi gecesini yolda veya oraya yakın ucuz bir yerde geçirin.

Eğer sabah 4-5 gibi yola çıkarsanız İstanbul'da trafik olmayacaktır, Bursa'da da önemli bir sorun olacağını sanmıyorum.
0
michael_knight
(29.05.24)
bayram trafiği iğrenç. özellikle şehir girişleri ve çıkışları.
0
jelly bear
(29.05.24)
Cumartesi de Pazar da aşırı yoğun olur sabah çıksanız akşam yemeğine kadar varamazsınız 30-35 derecelerde bütün gün araba kullanmak da insanı mahveder mümkünse Cuma'dan gidip 1 gece başka otelde kalın.
0
iwasbornonamountainside
(29.05.24)
Cuma okullar kapanıyor, millet memlekete gitmeye çalışabilir.
Mümkünse çok erken çıkıp, duruma göre yolda dinlenin. Veya, Cumadan yola çıkıp yolu ikiye bölün.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(30.05.24)
(18)

İlahi adalet

kirmizipilotkalem
Soru başlıkta aslında ilahi adalet var mı? Somut bir şekilde kötülük yapan kişiye etkisi olur mu? Örnek vereceğiniz bir olay yaşadınız mı?
Soru başlıkta aslında ilahi adalet var mı?
Somut bir şekilde kötülük yapan kişiye etkisi olur mu?

Örnek vereceğiniz bir olay yaşadınız mı?
0
kirmizipilotkalem
(28.05.24)
Yok. Olmaz. Yaşamadım.
0
prole
(28.05.24)
ilahi adalet mi dersin, karma mı dersin, hayatın adaleti mi dersin ama kesinlikle var.

yaşadığım da oldu, yaşattığım da. zamanında daha yaşım gençken öyle bir olay yaşadım ki, o günden beri bilerek ne hakkım olmayana göz koydum, ne kötülük yaptım ne de birinin günahına girdim.
inanır mısın o güne kadar tepetaklak olan hayatım bir anda berrak, temiz ve aşırı iyi gitti.
0
numlock
(28.05.24)
keşke olsa ama yok
0
jülsezar
(28.05.24)
Kesinlikle yok.
0
Mirket
(28.05.24)
bazen denk gelir, ilahi adalet var sanırsın. bunlar hep algıda seçicilik. nazar felan gibi.
0
entropik
(28.05.24)
Keşke olsaydı ama yok.
Kötülere hiçbir şey olmaz.
0
logisticsmanager
(28.05.24)
Var. Her şeyin zamanı var.
0
doharkoman
(28.05.24)
Ne tuhaf mahluklarız, önümüzde binlerce örnek olmasına rağmen hala nelerden medet umuyoruz.
İlahi adalet yok. Karma yok. Bu gibi hayali inançların sonu da yok.
0
pavlis
(28.05.24)
Dün otobüse binerken kadının birini önüme geçti, sesimi çıkarmadım. İkimiz de oturmadık ama ben öyle bir yere konumlanmışım ki tam hizamdaki yolcu indi ve ben oturdum. Kaynak yapan abla ayakta kaldı. Ben ikna oldum, bence ilahi adalet var.
0
sekizdokuzon
(28.05.24)
Yok. Her konuda olduğu gibi arada bir denk geliyor ya da gelmediği için insanlar geleceğini umuyor. Kendini tatmin ediyor insanlar da.
0
nawar
(28.05.24)
Kesinlikle var.
Her ilahi adalet, anında gözümüzün önünde olsaydı kimse başına buyruk kendince bir inanış seçmezdi yasak fiil yapmazdı.

Kötülere bir şey olmaz denmesinin asıl sebebi ise
ona , kötü yolundan dönmesi için mühlet tanınmasıdır.

Bir kimsenin hayatta yaptığı bütün kötülüklerinin ardından ölüp gitmesi ve bunların yanına kâr kaldığını düşünmek, (dinin yanı sıra) akıl alacak bir şey değildir.
Duyduğumuz sesler var duyamadığımız sesler var.
Gördüğümüz ışık var göremediğimiz ışınlar var.
Rüyada bile korkuyla aniden uyanıyorken, ölüm sonrası hayat neden olmasın?
Mizanda, dünyadakinin aksine ağır gelen taraf yukarı kalkar.
0
diyecevaplandı
(29.05.24)
@diyecevaplandı

dinin yanı sıra nasıl var ilahi adalet inanmayanlar için o zaman ?
0
jülsezar
(29.05.24)
yok tabii ki. kim nerede gormus

kissasa kissasin dahi adil oldugunu dusunmuyorum sonucta biri baslatiyor daha buyuk cezalanmali. adalet anlayisiyla alakali da olabilir. simsek cakinca tanrinin kizdigini dusunmek gibi siradan olaylari ISTE BU BI CEZA diyebiliyorlar
ps: gec gelen adalet adalet degildir
0
ala09
(29.05.24)
buna kesin cevap vermek icin evrenin isleyini cozmus olmak, tanrinin varligini kanitlamak gerek. bunlar mumkun olmadigi icin ustte kesin yok kesin var diye yazilan hersey kisisel tecrubeden ve tarafli dindar yorumlamadan ibarettir. benim dusundugum ise ilahi adalet seklinde degil de enerji seklinde gerceklesiyor. yaptiginiz eylemler cok masum olsa bile eger karsidaki insanin duygu dunyasinda, enerjisinde, bilincaltinda vs.. buyuk etkiler yaratiyorsa bi sekilde o size geri donuyor bence. atiyorum gidip arkadasin esyasini calarsaniz ve haberi olmazsa sikinti yok. ama sizin yaptiginizi ogrenirse ve yikilirsa bu sizden cikar. bu fikrimi destekleyecek bir suru teori olmasina ragmen (rezonans kanunu, kuantum, sicim teorisi, law of attraction vs..) yine de ustteki arkadaslar gibi kesin konusmuyorum. benim fikrim.
0
buenosdias
(29.05.24)
@buenosdias

evet ilahi adalet deyince dini anlaşılıyor ama ben dinden bağımsız olarak kast etmiştim olmadığına inandığımı. karma da diyebiliriz. enerji şeklinde gerçekleştiğine de pek inanmıyorum.

ayrıca ala09 +1 geçe gelen adalet adalet değildir

ilahi adaletin ya da karmanın olmadığına inancımı tamamen piyanist filminden öğrendiğimiz wilm hosenfeld'in (nazi subayı olup yahudilere yardım eden ancak sovyet kamplarında ölen kişidir) hikayesini öğrendiğimde yitirmiştim.

elbette olmadığına dair çok örnek var da beni bu etkilemişti filmi ilk izlediğimde

eksiseyler.com
0
jülsezar
(29.05.24)
ilahi adalet diye bir şey yok. insanların kendini rahatlama söylemi bence bu. kaç tane manyak art niyetli cezasını çekti ki?
0
mikahakkinen
(29.05.24)
@jülsezar
inancımıza göre, inanmayan birinin hakkına giren bir müslümanın karşısına ahirette de bu yaptığı haksızlık çıkacak.
Müslümanın da yanına kâr kalmaz bu.
Kaynaklarda müslüman olmayanların hakkına riayet hususu daha vurgulu olarak belirtilir.
İnanmayan kişinin kalbi bile kırılmaz, bu sebeple yüzüne karşı "kâfir" bile denmez.
İnandırılmak için zorlanmaz da.
Şimdi böyle bir adalet varken inanmayan kişi daha neyi inkar edebilir ki ?

Nefes alıyoruz hayat boyu, yediklerimiz içtiklerimiz..,
hayatta çeşitli imkanlarımız oluyor
seviniyoruz vs. ama bunların hepsinin bir karşılığı, hesabı olmadığını düşünerek, bir de üstüne yapılan/yaptığımız haksızlıkları da hesaba katarsak, dünyadan öylece göçüp gitmek, mezarda da huzur için de kalmak gerçekten bu kadar kolay olabilir mi?
0
diyecevaplandı
(29.05.24)
Bu soruya herkes inancı dahilinde cevap verir. müslümanlara ve deistlere göre vardır. Ateistlere göre yoktur. Çevremdeki kötülere birşey olmadı hiç. hayatları güzel gidiyor.
0
komando kani var bende
(29.05.24)
(2)

Motor kaskı ve kilidi

Olric
Merhaba. 50 cc bir motor aldım, ilk motorum. Ancak kask ve kilit konusunda biraz kafam karıştı. Öncelikle kask olarak dışarıda gördüğümüz motor kasklarından ziyade daha kibar bir şey istiyorum, belki vintage gibi bir görünümlü olabilir çok bilmiyorum açıkcası. Nereden bulabilirim? Tabi aynı zamanda
Merhaba. 50 cc bir motor aldım, ilk motorum. Ancak kask ve kilit konusunda biraz kafam karıştı. Öncelikle kask olarak dışarıda gördüğümüz motor kasklarından ziyade daha kibar bir şey istiyorum, belki vintage gibi bir görünümlü olabilir çok bilmiyorum açıkcası. Nereden bulabilirim? Tabi aynı zamanda sağlam da olmalı, bu tarz modeller sağlam olma derseniz normal bir kask önerisi de alabilirim.
Kilit için ise hangisi daha güvenli olur, zincir mi, kalın yuvarlak bisiklet kilidi gibi olan mı, bir de tekere takılan varmış sanırım o mu? Hangisini tavsiye edersiniz ve nereden almalıyım?
Şimdiden teşekkürler
0
Olric
(27.05.24)
kilidi uzun al. her zaman tekere bağlayamayabilirsin. 50lik motor için korkma çok iyi bir marka değilse çalan olmaz. kaskta ceza yememek için önü şefgaf korumalı olanlardan alabilirsin. internette çeşit çok.
0
mikahakkinen
(27.05.24)
Öncelikle hayırlı olsun.

Dediğin kasklardan istiyordum ben de ama çok çok güvensiz olduğunu söylediler almadım.
Yarım kask denilen kasklardan aldım gayet memnunum. ECE belgeli vizörlü bişey al çünkü hızlı giderken yüzüne sinek böcek vs çarpıyor. Bi de güneş tersten geldiğinde kaskta bi düğme var güneş gözlüğü gibi iniveriyor hemen.

Bisiklet kilidini unut. İyi bir zincir (kesilmesi çok zor olan ve koruma kılıfı olanlar var) İyi bir kilit kombinasyonu yap. Tekere takılanlardan da aldım ama onu bağlayabileceğim yer olmadığı zamanlar takıyorum disk kilidi diye geçiyor diskteki ufak boşluklara takılıyor alarmlısını al zorlanınca alarm veriyor.
Hırsıza kilit dayanmaz sözünü de unutma bu arada :)
0
infernalcadre
(27.05.24)
(8)

Penis boyu baba tarafından mı belirlenir?

bugisme
Karımla bir konu hakkında farklı fikirlerdeyiz.1 yaşındaki oğlumuzu muayene eden doktor, oğlumuzun pipisinin gömük olduğunu, ( pipinin yağ dokusu sebebiyle bir kısmının kasık içinde kaldığını) ama bir kaç yıl içerisinde pipi boyunun normale döneceğini söyledi. Karım insanların pipi uzunluğunun babad
Karımla bir konu hakkında farklı fikirlerdeyiz.1 yaşındaki oğlumuzu muayene eden doktor, oğlumuzun pipisinin gömük olduğunu, ( pipinin yağ dokusu sebebiyle bir kısmının kasık içinde kaldığını) ama bir kaç yıl içerisinde pipi boyunun normale döneceğini söyledi. Karım insanların pipi uzunluğunun babadan gelen xy kromozomu tarafından belirlendiğini öne sürüyor. bense xy kromozomunun sadece cinsiyetin erkek veya kız olarak belirlediğini, fiziksel tüm özelliklerin ise cinsiyet ne olursa olsun anne ve babadan gelen genetik aktarımlar tarafından ortak olarak belirlendiğini öne sürüyorum. Karım ise üreme organı ve hücrelerini babanın aktardığına inanıyor. bense çocuğun pipisi kısaysa babasından kaynaklıdır fikrini kabul etmiyorum. bu konudaki hakikat nedir? Burada kim haklı?
0
bugisme
(27.05.24)
eğer öyleyse annem için üzüldüm bak şimdi :)

şaka bir yana şöyle bir yazı buldum; sorunun cevabı büyük ölçüde evet:

"Erkekler, babalarından bir Y kromozomu ve annelerinden bir X kromozomu alır. Kadınlar ise her bir ebeveyninden birer tane olmak üzere iki X kromozomunu miras almaktadır. X kromozomu 900-1.400 gen içerirken, Y kromozomu yalnızca yaklaşık 70-200 gen içermektedir. Y kromozomu, erkek cinsel organının ve doğurganlığın gelişimini denetleyen genleri taşır. Ancak penisin boyutunu ve görünümünü belirleyen genlerin tümü sadece Y kromozomuna bağlı değildir.

Genetik mutasyonlar, bazı genlerin aktif bazı genlerin inaktif olması, diğer fiziksel özelliklerin yanı sıra penis boyutu ve görünümü üzerinde etkili olabilmektedir. Bu durum, aynı biyolojik ebeveynlere sahip kardeşler arasında penis boyutunun neden farklı olduğunu açıklayabilmektedir. Bu nedenle, penis boyutu, bir kişinin ebeveynlerinden aldığı genlerinin, kendi benzersiz genlerinin ve diğer dış faktörlerin bir kombinasyonuna bağlıdır."
0
numlock
(27.05.24)
kız çocuklarının yumurta rezervi anne karnındayken belli oluyor. yani annenin belirlediği düşünülüyor. zekanında anneden geçtiği düşünülürse, her şeyi anne belirliyor gibi.
0
mikahakkinen
(27.05.24)
Penis boyu veya meme iriligi tamamen irksal ve genetiktir.

Kürt kizlarinin seslerinin çok iyi olmasi, balkan erkeklerinin cinsel organlarinin beyaz ten renginde olmasi gibi.

Dolayisiyla evet, her sey babadan gen aktarimiyla olur.
0
Yourcousinmarvinberry
(27.05.24)
chatgpt'ye sordum. Cevabı mix olduğu yönünde. Yani hem anneden hem babadan geliyor genler. kimin geninden dolayı bu yaşanmış bilmeniz mümkün gözükmüyor. karınız sizi suçlamayı bırakmalı

Polygenic de deniyormuş buna.
0
Sebastian
(27.05.24)
Benim penisim de gömülü. Tamamen içeri kaçabililiyor oturunca.

Erekteyken de en son lisede ölçmüştüm tam hatırlamıyorum 15-16cm oluyordu. Gerçi sonradan 20 kilo almışımdır gerilemiştir.

Ben çok sorun etmedim, hayatımdaki insanlar da etmedi.

Babamı bir kaç kere kazara görmüştüm onunki benimki gibi değil normal dışarıda sallanıyor erekte değilse bile.

Benimki erekte değilse hiç ortada gözükmüyor.

Bunun sebepi penislerin et penisi ve kan penisi diye ikiye ayrılması.

Bendeki ve sizin çocuktaki kan penisi büyük ihtimalle.

Çoğu alanda avantajlı bile sayılabilir. pantolonda sağa sola sıkıştırmaya gerek olmuyor.

Çoğu etkinlik veya sporu yaparken rahatlık sağlıyor.

İhtiyaç olduğunda da ta taaa işte geldim burdayım ben bu işte ustayım diyor.

Bence bir sorun yok.

Yani ben direkt çürütüyorum babadan gelmediğini. Ama şöyle, daha eskiden vardı da babamdan sebep mi geldi onu bilmiyorum tabi. Gerçi dedemi de görmüştüm hamamda onunki de normal dışarıdaydı.
0
ananiyimioguz
(27.05.24)
babadan xy kromozomu gelmez. x veya y gelir, bu da cinsiyet kız mı erkek mi olacak onu belirler. kadından y gelmesi imkansızdır, bu yüzden kadından gelen genlerin cinsiyet belirlemede bir rolü olmaz.
yazdığınız şeyde haklısınız. cinsiyet dışında kalan herşey ortaktır. daha doğrusu, babadan da gelmiş olabilir, anneden de gelmiş olabilir. bunu bilemezsiniz.
penis sadece erkekte olduğu için bunun erkeğe bağlı oldugunu düşünmek yanlış. eğer penise dair her şey sadece babadan gelen genlerle belirleniyor olsaydı beyaz baba siyah anneden doğan melez bebeğin penisi bembeyaz kalan yerleri melez olurdu ki bu saçma olur.
ayrıca kadının genlerinde babasından gelen ve penis boyunu etkileyen bir şey olabilir ve bu çocuğu etkileyebilir.
kaldı ki klitoris de küçük bir penistir neticede. kadın ve erkek cinsel organları özünde aynıdır
0
benarrivo
(27.05.24)
yahu ben içiniz rahat etsin diye tüm çıplaklığı ile kendimi açıyorum beni niye tiklemiyorsunuz -_- detaya inmemdeki sebep, ona rağmen gömülü yani sanki 5cm miş de o biraz kaçıyormuş gibi algılanmasın diyeydi yoksa durduk yere niye teşhircilik yapayım.
0
ananiyimioguz
(28.05.24)
esinizle olan bu iddialasma cok toksik.Ne farkeder ki anneden yada babadan gelmesi.Kim neyi kanitlamaya calisiyor ve neden?
0
turkuaz
(28.05.24)
(5)

Yunanistan kapı vizesi

enron
Sevgili Galyalılar. Son dönemde Yunanistan adalarına kapı vizesi alan var mı? Öncesinden başvuru yapılması gerektiği yazıyor ama detaylı bilgiye ulaşamadım. Acenta aracılığı ile mi yapmak gerekiyor? Yada belgeleri doldurup kendimiz götürebilir miyiz? Teşekkürler.
Sevgili Galyalılar. Son dönemde Yunanistan adalarına kapı vizesi alan var mı? Öncesinden başvuru yapılması gerektiği yazıyor ama detaylı bilgiye ulaşamadım. Acenta aracılığı ile mi yapmak gerekiyor? Yada belgeleri doldurup kendimiz götürebilir miyiz? Teşekkürler.
0
enron
(24.05.24)
Almadım ama merak edip bakmıştım,

Acenta aracılığı ile yapmak gerekeiyor, ve gitmek isteidiğiniz adaya giden acentalardan yapmanız lazım. Ufak tefek detay değişiyor olabilir acentalar arası onun ile ilgili bilgim yok.

Örneğin

egeadalari.ido.com.tr
0
jülsezar
(24.05.24)
acenta aracılığı ile en az 1 hafta önceden yapman gerekiyor. bu kadar biliyorum. kendin başvuru yapamıyorsun.
0
jelly bear
(24.05.24)
feribot bileti 80 euro vize başvuru 80 euro adalarda ahım şahım bir şey yok. çok şişirdiler, avrupada bir şehire vermek bu vize ücretini daha mantıklı.
0
mikahakkinen
(24.05.24)
benim arkadaşlarım geçen bayramda aldılar kapıda vize, biri çalışmıyor, yine de vize alabildi. diğer ab ülkelerinde bu kadar kolay vize alınmıyor. ilk yurt dışı geziniz olacaksa Yunan Adası vizesi alın bence, hemnTürkiye'den çok farklı değil ama kalabalık yok ve çok daha ucuz.
0
euteamo
(24.05.24)
amelie poulain
(24.05.24)
(9)

İlk Trafik Kazam - Ne Yapabilirim?

pantepember
Selamlar. Dün aracımla geri geri giderken park halindeki bir aracın tamponuna çarptım. Sahibini çağırdık, geldi. Araç şirket (ilaç firması) aracıymış ve Intercity şirketinin filosundan kiralıkmış. 2023-24 model Skoda Scala. İlgili kişileri aradı.Sonra tutanak tutacaktık ama zorunlu trafik sigortamın
Selamlar. Dün aracımla geri geri giderken park halindeki bir aracın tamponuna çarptım. Sahibini çağırdık, geldi. Araç şirket (ilaç firması) aracıymış ve Intercity şirketinin filosundan kiralıkmış. 2023-24 model Skoda Scala. İlgili kişileri aradı.

Sonra tutanak tutacaktık ama zorunlu trafik sigortamın olmadığını fark ettik. (İlk aracım ve 6 ay önce almıştım ve sigorta durumunu kontrol etmek hiç aklıma gelmemişti. Daha önceki sahibinin sigortası devam ediyor diye düşünmüştüm.)

Trafik polisini çağırdık. Bana trafik sigortam olmadığı için 690 TL ceza kesildi.

Polisin tavsiyesiyle, aracımın bağlanmaması için hemen sigorta yaptırdım: ~15.500 TL. Bu cezalı tutarmış. Normalde ~12.000 TL imiş.

Kaza trafik sigortam yokken olduğu için karşı tarafın masrafı trafik sigortası tarafından karşılanmayacakmış.

Karşı tarafın servisi bana ulaşacakmış ve masraf tutarını talep edecekmiş.

Yanlış bir şey yapıp pişman olmamak için buradan sormak istedim. Hasar en fazla sol tampondaki tırnakların kırılmış olması (belki de sadece yerinden çıkmış olması). Ama servis tarafından çok fazla bir tutar çıkarılabilir diye tedirginim. (Foto yükleyebilirim.)

Araç sahibi "belki hiçbir şey talep etmezler bile; araçlar zaten iki yılda bir yenileniyor" dedi. Bilemedim.

Yorumunuzu merak ediyorum.
0
pantepember
(23.05.24)
kasko ve sigortasız gezmek şu dönem yapılacak şey değil. parça maliyetleri ve işçilik çok yüksek. @titanic kemancısı +1 aracı servise göndermeden dışarıda yaptırmayı teklif edip ucuza mal edebilirdiniz ama yetkili servis ve diğer unsurlar girince sizden yüksek bir ücret talep edebilirler.
0
mikahakkinen
(23.05.24)
öncelikle geçmiş olsun. filo aracı olduğu için aracın serviste geçireceği her gün için ekstra para isteme hakları var. 2 farklı tanıdığımın başına geldi yakında, biri taksiye biri de okul servisine çarpmıştı. araçlar ticari olunca kazanamadıkları paralar için talepte bulunuyorlar. 2 sene boyunca (zaman aşımı 2 sene diye hatırlıyorum) ev adresine veya muhtarlığa adınıza tebligat gelebilir. uzunca bir süre icra dosyası açılmış mı diye e-devletten kontrol etmen gerekecek malesef.
0
hrskrs
(23.05.24)
ilk önce aracınıza kasko da yaptırın yoksa. trafik sigortası zorunlu zaten yaptırmamanız büyük hata. aracı aldığınızda var olan sigorta sadece 15 gün geçerli olur. sonrasında yaptırmanız gerekir. daha büyük bir kazaya da karışabilirdiniz geçmiş olsun.
ne fatura çıkarsa ödeyeceksiniz mecbur.
0
jelly bear
(23.05.24)
ben olsam arkadaşa aracımı veriridim onun aracını gider sanayide bi güzel tamir ettirirdim.
inter city farkederse adamın canına okur.
0
jamswety
(23.05.24)
Aynı şey benim başıma gelmişti. Sahibini çagırdım. Kazadır olur gel sanayiye götürelim yaptırayım dedim. Araç şirket aracıydı dedi. Tamam farketmez dedim. Gittik Arka tampon yenisiyle değişti. Parayı ben verdim (3bin) sonra da benzinlikte araca harcadığı kadar benzin attırdım. Sonra sen sağ ben selamet diyip ayrıldık.

Yani benim görüşüm baştan sona yanlış ilerleyen bir süreçle ilerlemişsiniz
0
limonlu eksi
(23.05.24)
baştan sona yanlış süreç +1
olan olmuş geçmiş olsun yukarıdaki arkadaşlar demiş zaten yüksek meblalara hazır olun maalesef
0
basond
(23.05.24)
Buna eksper karar verir yüksek bir meblağda çıkabilir buna hazırlıklı olun. Bu da size ders olsun bundan sonra sigortasız hatta kaskosuz araç kullanmayın. Yayaya da çarpabilirdiniz veya lüks bir araca da
0
doharkoman
(24.05.24)
intercity aracı sigortasından yaptıracak. o sigorta şirketi de bu masrafı sizden talep edecek. yani birşey istemezler gibi bir durum olası değil. ayrıca söylenildiği gibi ticari bir araç olduğu ve intercity bu araçtanpara kazandığı için. aracın serviste geçirdiği günleri de talep etme hakları var. ama sadece tampon tamiri için bu süre çok uzun olamaz. kurumsal şirkette masrafları gereksiz şişirme gibi bir durum olacağını sanmıyorum.

trafik sigortası zaten zorunlu ama bunun yanına teminatı genişletilmiş (örneğin 1.5 milyon tl) bir kasko da şart.
0
orpheus
(24.05.24)
Ya bu arada inşallah tampon tırnakları kırılmamıştır yoksa komple tampon değişir ve ucuz değildir. Heleki servislerde iyce şişirilir fiyat.
0
basond
(24.05.24)
(5)

Mini Cooper Countryman

izmitcan
Merhabalar, bu aracın 2016sını düşünüyorum 1.6 benzin otomatik türkiye paketi. Bu aracın sahibindendeki ilanlarına göre biraz daha pahalı olması gerekmez miydi? kronik problemi falan mı var bilgisi olan yardımcı olursa sevinirim
Merhabalar, bu aracın 2016sını düşünüyorum 1.6 benzin otomatik türkiye paketi. Bu aracın sahibindendeki ilanlarına göre biraz daha pahalı olması gerekmez miydi? kronik problemi falan mı var bilgisi olan yardımcı olursa sevinirim
0
izmitcan
(22.05.24)
aracı bilmiyorum. eğer muadillerine göre ucuzsa ya kronik bir problemi vardır ya da ikinci eli çok yavaştır
0
paintov
(22.05.24)
ben bu aracı normal kullanan görmedim. anırta anırta kullanan ise çok gördüm. sakarya nezdinde konuşuyorum.
0
bisorumvargaliba
(23.05.24)
mini cooper tipik bir bmw, 10 yasina gelmisse, hele gecmisinde hor kullanilmissa ocagina incir agaci diker.
0
cooperr
(23.05.24)
sanayide iyi bir usta bulun. o araçları zorlamayan yok. zaten bu tarz araçlarda belli yıldan sonra arızalar oluşuyor.
0
mikahakkinen
(23.05.24)
Tamirci bir yakın arkadaşınız yoksa almayın. Zaten öyle bir arkadaşınız olsa bize kalmazdı, o söylerdi almamanızı.

Dört tanıdığımın Mini Cooper'ı vardı, dördü de sürekli tamircideydi. Uzun süren tamirler sonrası arıza ışığı sönüyordu ve birkaç gün sonra yeni bir şey için yanıyordu. 5-10 yaş arasındaki arabalar bunlar. Bu arkadaşlarımdan biri tamirciyle o kadar samimi oldular ki bir yılbaşında birlikte dışarı eğlenmeye gittiler.

Yüzlerce kişiden feedback almadım ama dörtte dört. Ben o yüzden Mini Cooper'dan korkarım.
0
michael_knight
(23.05.24)
(5)

Dükkanın önünü kapatan market

ya ben lan neyse
ekomini market açıldı buraya. yaklaşık 1 yıl oldu. dükkanın önünü kapattı. 4 tane araba dikine park eder. zaten şehir merkezi ve park sorunu var. bu yasak değil mi? bir de insanların bulaşmak istemediği yerdenmiş. adını vermeyeyim. millet bulaşmak istemiyor. ben nasıl adım sanım belli olmadan şikaye
ekomini market açıldı buraya. yaklaşık 1 yıl oldu. dükkanın önünü kapattı. 4 tane araba dikine park eder. zaten şehir merkezi ve park sorunu var. bu yasak değil mi? bir de insanların bulaşmak istemediği yerdenmiş. adını vermeyeyim. millet bulaşmak istemiyor. ben nasıl adım sanım belli olmadan şikayet edebilirim bunları?
0
ya ben lan neyse
(22.05.24)
Cimerden soyadın aynı olmayan ve başka şehirde olan akraban veya arkadaş varsa şikayet edebilir
0
Topalordek
(22.05.24)
Önce şikayetinizi delillendirin sonra Cimer'den şikayet edin adınızı soyadınızı karşı tarafla paylaşmazlar merak etmeyin.
0
doharkoman
(22.05.24)
@dohark: benim çalıştığım yere gelen 3 cimer şikayetinde ad soyad görünüyordu.
0
🌸ya ben lan neyse
(22.05.24)
işgaliye ödemiş olabilir belediyeye
sokak ise ilçe belediye
cadde ise il belediyesi zabıtası ilgilenir
0
mantık
(22.05.24)
direk belediyeyi arayıp şikayet edin. hem büyükşehire hem ilçe belediyeye gelip gerekeni yapıyorlar.
0
mikahakkinen
(23.05.24)
(5)

kapadokya-denizli gezi planı

hatasızcoololmaz
temmuz- ağustos gibi fiyat performansı yüksek bir plan yapmak istiyorum. bilgisi olanları defansa beklerim :)
temmuz- ağustos gibi fiyat performansı yüksek bir plan yapmak istiyorum. bilgisi olanları defansa beklerim :)
0
hatasızcoololmaz
(22.05.24)
Arabayla mı bisikletle mi otostopla mı otobüsle mi?
Her ikisine de gitmedim ama Temmuz Ağustos'ta her ikisinin de cehennem gibi sıcak olacağını ve gölge bulunmaz yerler olduğunu düşünüyorum.
Bu kötü hava sıcaklıklarına rağmen yabancı turistler bu tarihlerde geleceği için fiyatlar da yüksek olacaktır. Bu gezi için Eylül ortası daha iyi bir seçim gibi görünüyor bana.
0
michael_knight
(22.05.24)
denizli için sadece pamukkaleyse 1 gün yeterli.
0
mikahakkinen
(22.05.24)
Denizli'de yemek için Garson Şükrü'yü önermeye geldim.
0
nonik
(22.05.24)
Nevşehir'den bildiriyorum.
Kapadokya hiçbir zaman cehennem gibi sıcak olmaz. Sadece öğle saatlerinde 2-3 saatlik bir dilimde sıcak olur ki onda da gölge 5-6 derece daha serin olur.
Kapadokya için yaklaşık 3 gün yeterli. Çok detaylı gezmek istiyorum, ne kadar mağara varsa, ne kadar kilise varsa, ne kadar yeraltı şehri varsa hepsini gezmem lazım derseniz 1 hafta.
Balonlar inanılmaz pahalı, şu anda fiyatlar 180-250 euro arası. Değer mi? Bence değmez.
Mutlaka görmelisiniz dediğim yerler;
- Göreme Açık Hava Müzesi
- Paşa Bağları
- Ihlara Vadisi (Kapadokya içinde yer alsa da biraz uzak kalıyor)
- Aşk Vadisi (sabah balonları izlemek için en uygun ama en kalabalık yer)
- Kaymaklı ve/veya Derinkuyu Yeraltı Şehri
- Uçhisar Kalesi
- Kızılçukur vadisi (gün batımını izlemek için harikadır)

Aklıma gelenler bunlar. Her bütçeye uygun otel var ama ben özellikle cave otelleri tavsiye ederim, buranın havasını daha iyi hissedebilmeniz için. Herhangi bir konuda danışmak isterseniz yeşillendirebilirsiniz, yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım.
0
mustafakesekci
(22.05.24)
Ya çok şart değilse ikisine de yazın gitme. En iyisi bahar.

Denizli’de yaşadım daha önce. En son temmuzda gittiğimde de kafamda şapka varken ve sürekli su içmeme rağmen gölgede güneş çarpmıştı kaç gün yattım.
Kapadokya’da da yazın gidince sıcaktan hiç bir şey anlamadım. Baharda harikaydı.
0
Gradient_tabanlı_mor
(22.05.24)
(7)

Şehir bisikleti

orangesandsea
Şehir bisikleti alayım diyorum bir tane. Ama bisikletten anladığım tek şey sürmeyi sevdiğim. (Max 30km yapabiliyorum) Şu ikisini buldum ama anlamıyorum hangisi daha iyi.https://carrarobisiklet.com/sehir-bisikletleri/sportive-230-28-30-v-hd/https://www.decathlon.com.tr/p/elops-ld-500-28-jant-portbaga
Şehir bisikleti alayım diyorum bir tane. Ama bisikletten anladığım tek şey sürmeyi sevdiğim. (Max 30km yapabiliyorum) Şu ikisini buldum ama anlamıyorum hangisi daha iyi.

carrarobisiklet.com
www.decathlon.com.tr
www.ugurbisiklet.com.tr


Hangisi iyi? Başka öneriniz varsa alırım. Sınırımız 30K, çirkin bisiklete hayır.
0
orangesandsea
(21.05.24)
genelde hep on amartisore gerek yok derler. surekli bu ogretiyle buyudugum icin ben de hic on amartisorlu bisiklet almadim, eksikligini hissetmedim.

en onemli sey bisikletinin buyuklugunun senin bedenine uymasi. benim uzmanlik alanim degil ama bunun hakkinda ozel arastirma yap. cok kucuk veya cok buyuk bisiklet kullanmak iyi degil.
0
hot potato
(21.05.24)
12-13 bin liraya bu işi halledersin

V fren
Düz maşa
alüminyum kadro

carrarobisiklet.com

carrarobisiklet.com
(Sitesinde gözükmüyor ama bu modelin çok güzel bir mürdüm rengi var)

Yukarıda dedikleri gibi imkanın varsa bisiklet bayine git, yakından gör, üzerine inip bin, çekinmeden

youtu.be

Bu videoyu izlersen "şehir bisikleti" üzerinde vücut formun, kollarının açısı, rahat tutuş oturuş pozisyonun, bacak boyuna göre sele yüksekliğin nasıl olmalı, vücut tipine göre 26 jant mı 28 jant mı daha konforlu bir fikrin olabilir
0
grimavi
(21.05.24)
Çiçek gibi insanlarsınız, tenk yu.
0
🌸orangesandsea
(22.05.24)
Birkaç tavsiye vereyim;

*Şehir bisikleti istediğiniz için ağırlıklı olarak şehirde ve asfaltta süreceğinizi, maksimum hafif stabilize yollara gireceğinizi, toprak yollara girmeyeceğinizi düşünüyorum.

*Bütçenizi belirlerken olayın bisikleti almakla bitmediğini bilmelisiniz. Kask, pompa, ön arka ışık, yedek iç lastik, tamir kiti, alyan anahtarları, bisiklet çantası, zil, çamurluk, arka bagaj gibi pek çok alet edevatı da edinmek gerekiyor.

*Şehir bisikletinde amortisöre ihtiyacınız yok. Amortisör, asflatta sürerken sizin verdiğiniz enerjiyi sönümleyerek ekstra yorar. Kilitleyerek bu özelliğini kapatarak da kullanılabilmesine rağmen ekstra ağırlık sebebiyle de şehirde gereksiz. Eğer çok fazla stabilize, çakıllı yolda sürecekseniz o zaman düşünebilirsiniz.

*Bisiklette vites sayısının çok olması daha iyi yokuş çıkabildiği, daha hızlı gidebildiği vs anlamına gelmez. Bunları sağlayan dişli aralıklarıdır. Vites sayılarına çok takılmayın.

*Bisiklette en önemli şey kendi boyunuza uygun kadro almak. Doğru kadroyu seçmezseniz hoşgeldin sırt, boyun ağrıları. Bu kısım çokomelli.

*Hafiflik önemli. Bisikletin sizi taşıması gerekiyor, sizin bisikleti değil. Belli bir fiyatın altındaki bisikletlerde çelik kadrolar kullanılır ki bunlar da külçe gibi olur. O yüzden ucuza kaçmanızı tavsiye etmem.

*Eskiden olsa V fren alın geçin derdim ama bence disk fren alın. Çünkü artık disk fren çok daha yaygın, parçası ucuz ve kolay. V frenler neredeyse üretilmiyor. Yarın öbür gün şu jantları değiştireyim dediğinizde fellik fellik v fren jant ararsınız.

*Linkini verdiğiniz carraro bisikletin donanımı gayet iyi. Üzerinde deore vites grubu var ki bu en üst seviye vites gruplarından biridir. Son derece dayanıklı olur. Ben size bu bisikletin düz maşalı versiyonu olan carraro sprotive 330 tavsiye edebilirim. Ama bahsettiğim ıvır zıvırları almak için de bütçe lazım derseniz bir alt versiyon olan carraro sportive 328 de tavsiye ederim. Aralarında görebildiğim kadarıyla sadece vites grubu farkı var ki bence 328'in üzerindeki vites grubu size haydi haydi yeter. Bu vites grubunun daha alt versiyonu ile tüm balkanları dolaşan arkadaşım var. Dolayısıyla size fazla fazla yeter. aşağıya linkini bıraktım.

carrarobisiklet.com
0
thracia
(22.05.24)
30k sıfır bisiklet için çok düşük, ikinci el içinse yüksek bir miktar. Çok güzel aletler bulunur o paraya. Hiç bahsedilmemiş ama en önemli kısmı jant çemberi ve jant göbeği kalitesi bence bisiklette. İyi bir tanesini deneyene kadar farkı anlamak mümkün değildir. V fren bisikletlerin hala satılıyor olması bile ayıp bence, durmayan bisiklette ne kadar güvenli hisseder ki insan.
0
hasmetizm 2046
(22.05.24)
ben de yeni başladım mosso legarde aldım. başlangıç için aldım biraz daha uzun mesafelere gideceğim zaman daha güzel bisiklet almayı düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(22.05.24)
Yahu, ne kadar teşekkür etsem az, sağolun.

Amortisör olayına açıklık getirmeniz çok iyi oldu. V fren meselesini de not ettim.

Kaskım, ön ve arka fenerim, telefon tutucum var ama diğerlerini bir kervanmışcasına yolda tamamlayacağım.
0
🌸orangesandsea
(22.05.24)
(11)

Lig manipule ediliyor mu sizce?

lapaz
Gs'nin 10 kisi rakipten gol yemesi beni cok sasirtti da. Acaba son hafta da reyting yuksek olsun diye mi boyle planlandi?
Gs'nin 10 kisi rakipten gol yemesi beni cok sasirtti da. Acaba son hafta da reyting yuksek olsun diye mi boyle planlandi?
0
lapaz
(19.05.24)
Yooo. Galatasarayliyim, Fenerbahçe maça çok iyi calismis bir kere. Sonrasında okan buruk klasik olarak "gol yemeden değişiklik kurana aykiri" olayini yapti. Gol geliyorum diyordu.
70 dakika on kişi olan ekibe baktı sadece. Sonra klâsik gol yiyen önemli Maç okan buruk modunu açtı, kenarda tuttugunu sahaya attı herhangi bir taktık olmadan.
Hocayı sevsem de olay budur. Fenerbahçe çok çok daha üstün oynadi.

Dediğiniz bana Fenerbahçelilerin lig manipule ediliyor demesi gibi geldi. Futbolda böyle olaylar cok, olur yani.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
hayır.

5-6 yaşımdan beri futbol izliyorum.

profesyonel olarak da işin içinde yer aldım farklı kademelerde.

taraftarların önemli bir kısmı akıl hastası. daha doğrusu konu futbol olunca deliriyorlar.

"lig temiz" diyemem ama öyle şampiyonluğu şundan alalım buna verelim filan öyle bir şey yok asla.
0
mark greg sputnik
(19.05.24)
Beşiktaş 10 kişiyken defalarca Fenerbahçe'yi yendi.
Bahsettiğiniz senaryo ütopya.
0
HellKeePer
(19.05.24)
Gs'liler bütün hafta 3 atacaz 5 atacaz diyordu. Derbilerde kim 3-5 atacaz diyorsa yenilip dersini alır. Bunlar kurgu değil murphy kanunları biraz. Neredeyse her sene görürüz bu tarz şeylerden.
0
ilgeru
(19.05.24)
Reyting olayını düşünüyordum ben de ama farkı biraz fazla açtılar o yüzden vazgeçtim. Evet, manipüle ediliyor o kesin ama 10 kişi kalan rakibine şut çekemeden kaybetmesi ile son haftaya heyecan bırakmaya yönelik bir manipülasyon yok. Konya maçına mı heyecan bırakacaklar? Bizim Fenerbahçe grubunda "acaba?" diyen 1 kişi bile yok mesela.

Bu arada sadece süper lig değil, alt liglerde de durum rezalet. Çok pis bahis dönüyor sanırım. 2. ligden falan videolar düşüyor bazen. Skandal.
0
nawar
(19.05.24)
ligde var avrupada var ama bu maç özelinde yok
0
paintov
(19.05.24)
hemde gözümüze soka soka var. bir takımın federasyonundan hakemine haftalardır nasıl ittirildiğini, nasıl kollandığını bütün dünya görüyor.

reyting işine gelince lig tamamen yayıncı kuruluşun istediği gibi oynanıyor. hiç ligin ilk haftası veya ikinci üçüncü haftası oynanan fb-gs maçı gördünüz mü? hep son haftalara konuyor bu maçlar. neredeyse tüm avrupa ligleri bütün maçlarını aynı gün aynı saate alıyor bizde buna bile zor izin veriyor yayıncı.
0
my fault
(19.05.24)
Gsnin oyunu bazı şeyleri gösterdi zaten, ts nin fb karşısındaki oyununa bak gs ye karşı oyununa bak. Hakemlere girmeye gerek yok
0
olaylar olaylar
(19.05.24)
Bu lig onlarca yildir GS lehine manipule ediliyor zaten. GS Anadolu'dan puanlari toplayip sampiyon oluyor. 90lardaki derin devletten tut, Fetullah'a, son olarak AKP'ye surekli guc odaklarina biat eden, kedi gibi yanasip kendini sevdiren, yanak oksattiran kuluptur gs. GS'in Anadolu takimlariyla maclarini uyuklamadan izlemek imkansiz, rakiplerde ne bir hirs var ne bir mucadele. Play-off lafini duyunca zaten o yuzden cildiriyor GSlilar, play-off ve yabanci hakem laflarini duyunca duvarlari yumruklarlar sinirden. CUnku rakibini birebirde yenemeyecegini biliyorlar. Tum Anadolu'yu arkasina alarak, her zamanki gibi onun bunun ittirmesiyle kupa alabilirler ancak. CUnku bu ligde ayni topu oynamiyor ANadolu takimlari GS'ya karsi. En basitinden bu seneki SUmudica'nin, Ibrahim Uzulmez'i, Trabzon maclarini hatirlarsiniz. FB macinda taca itiraz ederken sinir krizi gecirip agizlarindan kopukler sacan adamlar GS maclarinda kulubede yatip uyukluyor mesela:)
0
freedonia
(20.05.24)
kim kimi manipüle etti? yazmak istediğinizi anlamak mümkün değil.

diyorsunuz ki, son hafta çok reyting olsun diye, gs'nin fb'ye yenilmesini istediler. yayıncı kuruluş ve federasyon bunu istedi. peki bunun için ne yaptılar? Fenerbahçe'nin yenmesi için Fenerbahçe'ye kırmızı kart gösterdiler. gs'li topçular da, hayır bize böyle bir talimat geldi, hakem fb lehine karar vermesi gerekirken bizim lehimize kararlar verip duruyor dediler ve bilerek atak yapmadılar. doğru mu anlıyorum?
0
co2s2
(20.05.24)
gs kendi evinde şampiyonluk kutlamak varken fbye yenilip bu sıkıntıya girmek istemez.
lig temiz değil dünya için böyle zaten.
0
mikahakkinen
(20.05.24)
(4)

Ankaragücü Maçı

deadwampir
5 yaşındaki oğlum ile beraber maça gideceğiz de hangi tribünleri tercih edeyim? Çocuk daha ufak, korkmasın.. :)
5 yaşındaki oğlum ile beraber maça gideceğiz de hangi tribünleri tercih edeyim? Çocuk daha ufak, korkmasın.. :)
0
deadwampir
(16.05.24)
Batı kale arkası. Oradan sahaya atlaması daha kolay oluyor.
0
HellKeePer
(17.05.24)
ankaragücü maçı ve taraftarı en sıkıntılı taraftar grubu. en mantıklısı gençlerbirliği maçı.
0
mikahakkinen
(17.05.24)
çocukla ankaragücü maçına gidilmez. g.birliği bekleyin.
0
summerjam0306
(17.05.24)
niye gidilmesin abi maça? biz lisedeyken dershaneden kaçıp gidiyorduk 19 mayıs stadında maç izlemeye. problemli taraftarlar genel olarak kale arkasındaki tribünlerde oluyor. maraton ya da protokol tribünü tarafı rahat olurdu bizim zamanımızda. şimdi de öyledir büyük ihtimalle.

bu haftaki maçı da çok kritik ankaragücü'nün. puan kaybı durumunda kümeye gidebilir. gergin bir atmosfer olacaktır.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.05.24)
(5)

İş yerinde ne atıştırayım?

ofelia
if besleniyorum, kahvaltı yok. ilk öğün 12-1 gibi, evden getiriyorum. sebze, salata, protein. bir önceki akşam ne pişirdiysem işte.masa başıyım ama köpeğimle işe geldiğim için hareketliyiz, 10-15 dakika oyunlar, öğlen gölgede yürüyüş falan saat 15 gibi canım bi şeyler yemek istiyor. bu isteği bastır
if besleniyorum, kahvaltı yok. ilk öğün 12-1 gibi, evden getiriyorum. sebze, salata, protein. bir önceki akşam ne pişirdiysem işte.

masa başıyım ama köpeğimle işe geldiğim için hareketliyiz, 10-15 dakika oyunlar, öğlen gölgede yürüyüş falan saat 15 gibi canım bi şeyler yemek istiyor.

bu isteği bastıramıyorum, çok da bastırmam gerekmiyor gibi geliyor, kilo problemim yok, yeme periyodu saatleri zaten.

ama ne yiyeyim? dondurma da yiyebilirim her gün ama istemiyorum. nispeten sağlıklı ve işlevsel olsun istiyorum.
çiğ kuruyemiş alıyorum biraz, bazen evden meyve getiriyorum.

var mı başka öneri? hazır alabilirim, evde yapabilirim. madem yiyeceksin bi işe yarasın şunu yersen şununa iyi gelir vs. gibi öneriler de olabilir.
0
ofelia
(14.05.24)
Ben yemeği fazla yapıp iki kere yiyorum :)
Bunun dışında Türkiye'de de vardir proteinli yoğurt ve sütler var. Avrupa'da hipro var danone ondan yiyorum. Olmadı skyr.
Protein bar olabilir (çok sagliksiz olmayanlardan)
0
logisticsmanager
(14.05.24)
bu konuda insanın kafası hep yemeğe gidiyor, haftanın 3-4 günü içmeye çevirebilirsin. atıyorum 2 tane kefir, yarım litre ayran, 1 kase yoğurt veya düzgün bir sebze çorbası deneyebilirsin.
0
numlock
(14.05.24)
kefir züber fellas nesfit yulaf bar.
0
mikahakkinen
(14.05.24)
Yulaf, herhangi bir bitkisel süt, kuru meyve, kuru yemiş karıştırıp yiyebilirsin. Hem tok tutar, hem lezzetli hem de sağlıklı.
0
rock n roll
(14.05.24)
Kuruyemis yaninda kefir icmek, chia pudding, yulafli suzme yogurtlu karisimlar, zuber/fellas, bazen dondurma, bazen smoothie, muz (tarcin serpilmis olursa tatli ihtiyacini bastirir), çorba
0
mor oje
(14.05.24)
(20)

herkes yurtdışına mı gidiyor yahu?

mr.goodcat
son 20 duyuruya bakıyorum şöyle:Pasaport yenileme ve Almanya oturum karti?Macaristan Schengen vizesi. Randevu alınamıyor mu bu ara? Nedir durum?Amerika vizesiSchengen icin ucak rezervasyonuGüney amerika'ya seyahatAltunizade Vfs’nin otoparkı var mı?Yurtdışına Giderken Döviz BozdurmaKaradağ'da tek baş
son 20 duyuruya bakıyorum şöyle:


Pasaport yenileme ve Almanya oturum karti?
Macaristan Schengen vizesi. Randevu alınamıyor mu bu ara? Nedir durum?
Amerika vizesi
Schengen icin ucak rezervasyonu
Güney amerika'ya seyahat
Altunizade Vfs’nin otoparkı var mı?
Yurtdışına Giderken Döviz Bozdurma
Karadağ'da tek başına tatil
0
mr.goodcat
(14.05.24)
4-5 yıl once ben de böyle hissediyordum duyuruları okuyunca. Şimdi 2 günlük boşluk bulunca hangi ülkeye gitsem diye hesap yapıyorum :') thanks god. Özetle; evet ya, herkes geziyo global dünya...
0
abuzer
(14.05.24)
Altunizade Vfs’nin otoparkı var mı? hahahhahaha

Zengin kesim gidenler.
0
Kahvedesu
(14.05.24)
türkiyede tatil daha pahalıya patlıyor artık da ondan.
0
mister green
(14.05.24)
Tatil daha hesaplı oluyor. Mesela 2 hafta sonra arkadaşımın düğünü var antepte, dün baktım otellere eli yüzü düzgün oteller gecelik 2500den başlıyor. Bu bi de antep antalya falan da değil :D Kölnde aynı paraya 4 yıldızlı otelde kalıcam haziranda.
0
cassey
(14.05.24)
Cassey, uçak ve vize ne kadar?
0
Kahvedesu
(14.05.24)
ben yıllardır gitmedim. imkan da vardı sadece cesaret edemiyordum. bu sene kafaya koydum vizeli vizesiz neresi olursa gitcem. neden gitmeyelim ki? dünya türkiye ile sınır değil. gezip görmek lazım.
yeni yerler göremeden yıllarımız geçiyor. bu da bana artık boş geliyor. yurt dışına gidince en azından çalışmanın değeri anlaşılıyor.
0
jelly bear
(14.05.24)
yunanistan'da 6 gece tatil türkiye'de 2 gece tatille aynı para olduğu için gidiyoz:(
0
wild honey suckle
(14.05.24)
elbette ucuz değil de zengin olmak da şart değil


evet vize ve kur farkı var ama

burada 5 vereceğine 10 verip y.dışına gidebilirsin.

hatta kur baskısından türkiyede bazı yerler daha da pahalı.

hatta sırf görmüş olmak için gidenler de var,
herkesin tatil anlayışı farklı. kimi eyfel kulesini göreyim ama sabah getirdiğim zeytin peynirle karnımı doyururum akşam da mcdonaldsdan yer geçerim, kaldığım yer önemli değil zaten uyumaya gideceğim ucuz olsun diyenler de var.

bunun dışında parası olan da var.

ya da türkiyeyi gezmiş yeni yerler görmek isteyenler var.

sofyaya ucuz biletler var. 80 euro ya istanbul sofya var, sofya milano da 35 euro falan total 115 euro yaptı git gel. ya da istanbul viyana 135 euro.

gerisi sana kalmış kalacak yer yeme içme.

türkiyede tatil yapmak mantıksız demiyorum yanlış anlaşılmasın. ama amaç sadece y.dışı görmekse minimum harcama ile gayet de makul düzeyde yapabilirsiniz.

geçen sene arkadaşım istanbuldan otobüsle sofyaya gitti. oradan italyaya çok komik fiyatlarla uçtular.
0
jülsezar
(14.05.24)
dünyada seyahat eden kesim nüfusun yüzde 5 10 arası geri kalan kısım en fazla ülke içi geziyor. ekşiduyurudaki insan popülasyonunun vizyonuyla alakalı bu. buradakilerin çoğu geziyor. ağzı yüzü düzgün antalya otelinde yaz tatili 60bin tlden başlıyor. 4 gün rodos gezisi araç kiralama otel dahil tüm gider gelir ve çocuk giderleride dahil 900 euroya tatil yaptım. türkiyede tatil pahalı o sebepte var.
0
mikahakkinen
(14.05.24)
Biz yılda 4-5 defa gidiyoruz yurtdışı tatil daha ucuz
0
basond
(14.05.24)
yedigimiz tavuk +1 ve elbette bir de bircok seyde oldugu gibi birden fazla faktor var etkileyen. bence diger faktor ulkemiz insaninin sirf "yurtdisi" diye turkiye'de bakmayacagi tirtliktaki seylere tav olmasi. bu otel olur, yemek olur, tatil mekani olur vs vs. turkiye'de 10 uzerinden 7'lik seylerle avurpanin 10 uzerinden 4'luk seyleri kiyaslaniyor cogunlukla.

son olarak da herkes habire gidiyor ya ben gitmezsem ezik kalirim algisi olusuyor kacinilmaz olarak. bu trend eskiden de vardi tabii ama son donemde ortalama insana indi.
0
hot potato
(14.05.24)
Hak verdim. Cidden Randevu alınamıyor. adjsahdakj Sorsan kimsede para yok.

Şahsen kira vermediğim için tutarlı biçimde yurtdışına gidebiliyorum. Ayrıca çalıştığım firma sayesinde Ced indirimli bilet yan hakım var. Bundan dolayı izin mizin olduğu sürece paso yurtdışındayım.
0
put it in your appropriate place
(14.05.24)
hayır. sesi çıkan azınlığı duyuyorsunuz.

ben evde oturuyorum mesela. ben niye duyuru açayım? gidecek kişi ya bilgi ihtiyacından dolayı ya da kendini göstermek için bir şeyler sormak istiyor/sorma ihtiyacı duyuyor.

yani 95'imiz buradayız, 5 kişi gidiyor. duyuruyu açan da o 5 kişi haliyle. onun sormak için sebebi veya sorabileceği şeyler var çünkü. ben ne sorcam mesela? oturuyorum evde?
0
mark greg sputnik
(14.05.24)
parası olan gidiyor
0
nothing in my way
(14.05.24)
@kahvedesu 80 euro vize biletler git gel 5000'e almıştık kampanyayla pegasustan
0
cassey
(15.05.24)
Son 5 - 10 yıldır topluma ''yurtdışı'' pazarlandı şimdi neticelerini görüyoruz.
0
doharkoman
(15.05.24)
Dokarman, sal abi bizi xd tamam anladık seni, Türkiye cennet tamam. Seçim bitti işte, sonrakine şimdiden mi yatırım yapiyosun
0
abuzer
(15.05.24)
Karadağdır, macaristandır falan tam bir fakir özentiliği. Oraların insana katacak bir şeyi yok. Niye gidiyorlar vize alması kolay ve ucuz.

Mesela güney amerika.. güvenli değil. Ama vize alması kolay. Güney amerika'dan güney amerikalı bile kaçmak istiyor.

Türkiye ucuz ve güzel demiyorum ama israfa da karşıyım. Amerika'daki alım gücüne rağmen millet ikinci el eşya alıyor. Evinin odasını kiraya veriyor. Türkiye bu kafayla çoook fakirlik yaşar.
0
ferenc
(15.05.24)
@ferenc,
Karadag,Macaristan,Guney Amerika gezmesi en keyifli yerlerden.Ufku genis olan insanlar mutlaka buralari planlarinin bir parcasi yapar :)
0
turkuaz
(15.05.24)
@ferenc

vize alması kolay diye bir genellemeye katılmıyorum

budapeşte görülmeye değer bir şehir oraya gelmişken 3 saatte trenle viyanaya gidiyorsun. 1 gün de bratislavaya ayır (hatta yarım gün) 3 farklı başkent görmüş oldun.
viyanadan 4 saat trenle de pragdasın.
0
jülsezar
(15.05.24)
(2)

Adana Antalya arası otobüs firması

kahver
Merhaba. Şimdi durum şu, gündüz yolculuk etmek isteyen birisinin, Adana-Antalya güzergahında bulabileceği firma sayısı geceye nazaran azdır.Seçenekler:ÖzkaymakAlanyalılar TurizmGüney Akdeniz (geçmişte olumsuz bir deneyimim var, o yüzden biraz mesafeliyim)Bunlar dışında, daha erken saatlerde de: seyy
Merhaba. Şimdi durum şu, gündüz yolculuk etmek isteyen birisinin, Adana-Antalya güzergahında bulabileceği firma sayısı geceye nazaran azdır.

Seçenekler:

Özkaymak
Alanyalılar Turizm
Güney Akdeniz (geçmişte olumsuz bir deneyimim var, o yüzden biraz mesafeliyim)

Bunlar dışında, daha erken saatlerde de: seyyidoğlu, yeni midyat, star diyarbakır, elazığ hazar turizm gibi seçenekler mevcut.

Bunlar arasında hangisi tercih edilebilir? teşekkürler.
0
kahver
(11.05.24)
Pamukkaleden şaşma.
0
mikahakkinen
(11.05.24)
Güney akdeniz biraz belediye otobüsü gibi çalışıyor o konuda sana katılıyorum. +1

Aralarında kalite olarak en iyisi özkaymak fakat o da muhtemelen seydişehire uğruyordur yolu uzatır biraz.

Alanyalılar'ı bilmiyorum kullanmadım ama akdeniz ile çok farklı değildir, her garaja girip çıkar usandırır insanı.
0
joooper
(11.05.24)
(1)

Avrupa Şampiyonası varken Almanya?

put it in your appropriate place
Hangi şehrine gitsem? Böyle festival havasında filan olur mu? Gerçi aklımda Düsseldorf geçiyor.Sebebi ise bir Pub'un Amsterdam ve Brüksel'deki şubelerine gitsem tamamen denk gelmesi üzerine. Almanya'da 2 tane daha şubesi mevcut, biri Düsseldorf'da. Oraya gidip en fazla 2 gün durup, oradan diğer ülke
Hangi şehrine gitsem? Böyle festival havasında filan olur mu? Gerçi aklımda Düsseldorf geçiyor.

Sebebi ise bir Pub'un Amsterdam ve Brüksel'deki şubelerine gitsem tamamen denk gelmesi üzerine. Almanya'da 2 tane daha şubesi mevcut, biri Düsseldorf'da. Oraya gidip en fazla 2 gün durup, oradan diğer ülkelere geçeyim diye aklımdan geçti.
0
put it in your appropriate place
(10.05.24)
maçların oynandığı ve yakın şehirler hariç yoğun olmaz demek isterdim ama tren ağı ve geçiş noktaları düşününce düsseldorf kalabalık olabilir.
0
mikahakkinen
(10.05.24)
(7)

Şu süpürge bataryası neden bu kadar pahalı?

ananiyimioguz
Babamdaki çok önceden aldığım dyson v6 nın ve philips XC7043 şarjlı dikey süpürgelerin bataryası ölmüş.dyson a baktım kendi sitesinde 3.200 falan.yan sanayi olarak da 1500 falan.bence okey.ama philips e baktım hem tr de hem yabancı sitelerde 4500TL falanyav yuh aleti daha uyguna almıştım ben. şimdi
Babamdaki çok önceden aldığım dyson v6 nın ve philips XC7043 şarjlı dikey süpürgelerin bataryası ölmüş.

dyson a baktım kendi sitesinde 3.200 falan.
yan sanayi olarak da 1500 falan.

bence okey.

ama philips e baktım hem tr de hem yabancı sitelerde 4500TL falan

yav yuh aleti daha uyguna almıştım ben. şimdi de mesela 9 bin fiyatı. yarısı batarya mı yani?

allah aşkına bir bakın batarya şu: www.amazon.de

bunun içinde altı üstü şundan 6 tane yok mu neden batarya alırken milyonlar havada uçuşuyor?

www.robotistan.com

içini söküp pilleri değiştirsek olmaz mı?
0
ananiyimioguz
(09.05.24)
Yanlış anlamıyorsam philips bataryasini bulmak zor. Fransa'da bile ancak Amazonda falan var. Kendi sitesinden bile ulaşılamıyor yedek parcaya.

Dyson aksine kendi sitesinde var üstüne yan sanayi var.

Tahminen Philips parçasını tedarik eden monopol gibi haliyle fiyati geçiriyor.

Abi ben günlük kullanacagim ürünün lityum pillerini böyle degistirecek kadar ucmam. Kendin bilirsin tabi.
0
logisticsmanager
(10.05.24)
lehimini kaldırıp şöyle üçgen şekilde veya yan yana lehimliyorsun aslında çok zor bişey gibi gözükmüyor www.trendyol.com

ama atladığım ve bilmediğim bir şey olabilir, neden piller 800tl ediyor da bataryanın parçası 4bin küsür ediyor
0
🌸ananiyimioguz
(10.05.24)
Abi bu arabanın yağını kendim degistirebilirim ya da arabanın frenlerini falan kendim değiştiririm neden bu kadar pahalı gibi. Ben misal dediğin şeyleri yapmakla hem uğraşmam hem de riskli bulurum. Sen bulmazsin yaparsin. Bunun neden çok daha pahali olduğunu anlamak zor değil yani. Dünyada kaç kisi batarya değiştirmek yerine batarya açıp içindeki pilleri değiştirip lehimliyor?
0
logisticsmanager
(10.05.24)
katılıyorum fakat 2 kat fark olur anlarım.
4-5 kat koyuyorsa ya milleti fazlasıyla keriz yerine koyuyor ya da atladığım bir şey var, bilemedim.
burada bir pasajda bu tarz aletlerinin pillerini değiştiren bir elektrikçi var, gidip ona bir soracağım merak ettim.
0
🌸ananiyimioguz
(10.05.24)
Yok dediğim gibi yurtdışında da böyle. Belli ki bu aletin yedek parçası konusunda sorun var. Yani en basiti philips kendi satmıyor çok garip.
0
logisticsmanager
(10.05.24)
Aynı güç değerlerinde pilleri değiştirirsen olabilir.
Bu pillerle ilgili de face grupları var. Elektronik işlerine yakın bir tanıdığına da sorabilirsin.
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
philips her alana el atan her şeyi üreten bir firma oldu. yedek parçadan çok para kazanıyor. mesela rowenta süpürgede iyi tefal ütüde philips tvden tüy alma makinesine kadar üretiyor. hiç bir zaman philips önermem bir firma her şeyi üretiyorsa parçası kesin pahalı olur.
0
mikahakkinen
(10.05.24)
(33)

hayatim kaydi...

jacoba benzer jojuk
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okul
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okulum yemeğimi içmeğimi, ulaşımımı karşılıyor, üstüne bir de yılda 5500 euro harçlık veriyor. Part-time çalışsam da, maaşım aylık 1100 euro ve İtalya koşullarında bu çok iyi bir rakam. Her şey yolunda gibi görünüyor, değil mi? Aslında harika bir hayatım olması gerekirken, hiç bu kadar intihara yaklaşmamıştım. Bunun sebebi tamamen aç gözlülük, aşırı kazanma hırsı ve kumarbaz dürtülerim.

Hikayemi biraz geriye sarayım. 2020'nin sonlarında Ukraynalı çok güzel bir kız arkadaşım vardı, o bir dis hekimiyken ben hâlâ öğrenciydim ve bu zoruma gittigi icin ilk defa hayatimda gelir elde etmenin yollarını aramaya baslamistim. Korona krizini fırsata çevirip, online sınav ve ödev yardımı yaparak iyi paralar kazandım. Paranın tadını aldıktan sonra duracak değildim ya; nasıl daha çok kazanırım diye araştırmalar yaparken kripto paralarla tanıştım. İlk başlarda herkes gibi kaybettim. Saçma sapan al-sat işlemleriyle paramı eritiyordum. O sıralar kaldıraçlı işlemlerle tanıştım ve tüm yatırımımı kaybetmem sadece 10 dakika sürdü. Sonra oturup işin ilmini öğrenmeye başladım. Temel analiz, grafik analizi, haber analizi... Günlerce, haftalarca bu konularda kendimi geliştirdim. Bir yandan çalışmaya devam ediyordum. Yaklaşık 1000 dolar gibi bir sermayem birikince piyasaya yeniden girdim. Ama artık spot kesmiyordu, kaldıraçın zehrini bir kere almıştım çünkü. Mahvolmuş bir psikoloji, uykusuz geceler, istahsizlik ve hayalet gibi günler geçirdikten sonra, kaldıraçtan kazansam ne olacaktı ki? Sermayem yine erimişti. Sonra kaldıraçtan tövbe ettim, daha çok çalışıp bir süre sonra tekrar 1000 dolar civarı sermaye edindim. Spottan doğru yatırımlarla sermayemi biraz artırdım. Sonra gem coin avcılığına başladım ve doğru stratejilerle uzun vadede çok büyük kazançlar sağladım. Para arttıkça borsa dışına alıp araba satın alarak realize ediyordum. Prime zamanıma ulaştığımda yaklaşık 300 BNB'm ve 2 arabam vardı. Öğrenci halimle aylık en az 2 bin dolar harcıyor, lüks bir hayat yaşıyordum. Ta ki gem coin piyasalarında hacim ölene kadar. Fiyatlar kımıldamamaya başladıkça benim sabrım tükeniyordu ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu. Kaldıraçın zehri tekrar etkisini göstermeye başlayınca, kazandığım her şeyi yeniden kaybettim. Bir bağımlı gibi davranıyor, her kayıp sonrası telafi etme çabalarıyla daha da çok kaybediyordum. Her şeyimi kaybedene kadar durmadım tabii ki. Arabaları sattım, onları da kaybettim. Sonra yine tövbe ettim, biraz huzura kavuştum; okuluma odaklanıp mezun oldum ve İtalya'ya geldim. Burada her şeyin normal ve harika olması gerekiyordu ama ne maaşımdan ne de bursumdan tek kuruş harcayabiliyorum, çünkü bu bataklığa yeniden battım. Varlık içinde yokluk çekiyorum. Üstelik artık bankalar da bana çocuk muamelesi yapmıyor; 200 bin TL kredi kartı limiti ve 100 bin TL kredi bir anda veriliyor. Tabii ki onları da kaybettim. Sacma sapan igneler, binance botlari, girdigim islem yonunun tersine haber gelmesi hep beni buluyordu. Zaten hep oyle olurdu... Hep oyle derler...

Şu an borçlarım var. 5500 euro bursum yattığında borçlarımı kapatacaktım, ancak 5500 euroyu da kaldıraçla iki günde kaybettim ve borçlarım yüzünden ortada kaldım. Mecburen ailemle konuştum ve yer yerinden oynadı. Çünkü daha önce defalarca söz vermiştim ama kayıplarım hep kazandıklarımdan fazlaydı. Borçlara daha önce hiç bulaşmamıştım. Cok kotu durumdaydim. Canım annem altınlarını satıp borc verdi, kredi kartı borçlarımı ödedim. Artık sadece 11 ay kredi taksidim kalmıştı. Sadece 11 ay sıkıntıya katlanacaktım ve sonra her şey bitecekti. Ama dayanamadım; annemin ödediği borçlardan acilan limitle tekrar girdim ve yine kaybettim. Bu utancla yasayamiyorum

Şu an hiç param yok, yuklu borcum oldugu gibi duruyor ve artık aileme de söyleyemem. Hayalet gibi yaşıyorum, yemek yemiyorum, okula gitmiyorum. Bu utançla yaşayamıyorum ve intihar etmek istiyorum. Birkaç kez çok yaklaştım ama cesaretim olmadı. Ama yüksek bir yerden atlamak ya da kafama sıkmak gibi anlık fırsatlar elime geçerse, ne kadar düşünürüm bilmiyorum. Bunun sebebi, artık bir çıkış yolumun olmadığını düşünmem. Üç gün sonra maaşım yatacak, ancak kredi kartı borcum 165 bin TL, ek hesap borcum 35 bin TL, kredi taksidi 13 bin TL. Anneme de 65 gram altin... Bunları nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum, nasıl bir strateji izlemem gerektiğini de bilmiyorum. Henüz öğrenci olduğum için çalışma iznim 20 saatle sınırlı, o yüzden ek iş de yapamıyorum. Belki burada bana yol gosterecek yada motivasyon saglayacak birileri vardir. Hicbir sey cikmasa en azindan mevcut durumda en az aci ve izdirapla bu borclari nasil bir sistemle odemem en mantiklisi bununla ilgili bir plan onerisi sunacak olanlar vardir. Cunku ben isin icinden cikamiyorum... Muhtemelen beni aşağılayacak, küçük görecek, hakaretvari konuşacak insanlar da olacaktir. Onlara peşinen söylemek istiyorum, insan kınadığını yaşamadan ölmezmiş. Umarım sizin başınıza gelmez. Kumar o kadar kötü bir şey ki, uyuşturucudan kötü. Allah düşmanımın başına vermesin.
0
jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Geçmiş olsun. Üzülmeyi kesip bunu bir hastalık olarak görüp tedavisine başlaman lazım.
0
parka
(09.05.24)
Ricky gervaisin dizisinde İntiharı bir çeşit süper güç gibi görünüyor istediğini yapıyordu. Bu vakte kadar istediğini yapmışsın kanki zaten, borç yaptın diye niye tribe sokuyorsun kendini. Hayatının dibini arıyorsan eğer daha yaklaşmış bile değilsin emin ol. Para alt tarafı ödenir. Bu noktada kumar bağımlıları yakınlardan aileden destek alır sonra ödemez, hala keyfine bakar. Kimisi de gider psikiyatriye tedavi görür, gider bankaya borçları yapılandırır. Şımarık kalmaya devam etmek de senin seçimin, ağlayıp intihar etmek de, yetişkin gibi sorumluluk almak da. Keyfine göre. Kimsenin umurunda değil açıkçası ailenden başka senin dertlerin. Yanımda olsan iki tokat atardım kendine gel diye. Benjm yerime sen yap
0
hasmetizm 2046
(09.05.24)
Sağlığına kavuşursan ödenmeyecek borç değil.
0
parka
(09.05.24)
kapatılamayacak büyük bir borcun yok, yapman gereken çok kolay ve çok açık bir şey var sadece, kaldıraçlı işlemlerden ve borçlarını kapatana kadar genel olarak investment'tan uzak durmak.

sonra da her ay ne kadar biriktirebiliyorsan sp500'e at.
0
king lizard
(09.05.24)
Yani üzülsem de hasmetizm'in direktligi size lazım gibi. Çünkü hastasiniz ve canım cicim olur halledilir ile olmaz sizin işiniz.

Burada kim size ne derse boş çünkü zaten bu yollardan 50 kere geçip 51.ye çıkış ariyorsunuz. 52 olmama ihtimali düşük. Bence olay borç nasıl ödenir değil siz nasıl hastaliktan kurtulursunuz, doğru soru bu olmali.

Borç ödenir, ben burada bunun kaç katı borcu olanlar okudum ki eski paralarlaydi. Ama siz duzelecek misiniz? Okuduklarimdan onu göremedim pek.

Okurken streslendim.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
tedaviye basladim ancak bu uzun vadeli bir cözüm. zaten kaybedecek hic param kalmadı ve uzunca bir süre de olmayacak. borc gelirlerimin cok üzerinde nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum ama teşekkür ederim görüşleriniz icin.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Durumunuzu anlatan bir e-postayı yakınınızda hizmet veren psikiyatristlere gönderin.
5 yıl sonra ödemek üzere seans talep edin, yardım isteyin.

Profesyonel yardım almadan değişmeniz mümkün görünmüyor.
Bunun bir hastalık olduğunu kabul edin. Grip bir insan burnunun akmasını nasıl engelleyemiyorsa siz de kumarı engelleyemiyorsunuz. Bunu düşünerek sorumluluk hissinden kurtulun demiyorum, tedavi olmak için acele edin diyorum.

Maddi olarak altından kalkamayacağınız bir durum değil. İyileşince halledersiniz. Özellikle de Avrupa'da 3-5 maaşlık bir borcunuz var. Halledilir.
20-30 maaşlık borçlar bile hallediliyor, o kısmına çok takılmayın.
0
michael_knight
(09.05.24)
Bir tane sorunun var, başka da bir sorunun yok. Kumar bağımlısısın ve bundan kurtulana kadar ucu kumara çıkan her şeyi bırakmalısın. Bu tekrar ettiğine göre basit tavsiyelerle bırakabileceğin bir şey gibi durmuyor. Profesyonel destek alman lazım. Kumar bağımlılığı konusunda destek veren dernekler, kurumlar mutlaka vardır. Onları araştır.

Kumarı bırakabildiğin takdirde gayet güzel bir hayat var önünde. İntihar mintihar sakın düşünme. Çaresiz bir durumda değilsin. Kumarı bırakıp mevcut borçlarını eritmek için bir süre zorluk çekeceksin. Sonrası için mesleğin var, ailen var vs vs.

Kumarı bırak. Başka bir şeye odaklanma. Senin ana sorunun ailene karşı olan utancın, kendine karşı özsaygını yitirmen, bu borcu nasıl öderim derdi vs asıl sorununun komplikasyonları. Kumar bağımlılığı sorununu çözünce onlar da hallolacak. Kumar bağımlılığına odaklan.
0
perferil
(09.05.24)
olan olmuş, biz de gençken az bok yemedik. totalde borcun ne kadar delikanlı? her ay totalde ne kadar ödeme yapman lazım onu de sen bana?
0
numlock
(09.05.24)
Bir daha en ufak bahis, iddia dahi oynamayacagina dair kendine yemin etmekle basla ve asla oynama.
Yaz geliyor okulun bitmek uzeredir. Sana receteye mavi yaka, beden isi yaziyorum. Bulundugun ulkede bulabilirsen kacak gocek ya da Turkiye'de gunde en az 10-12 saat fabrika, insaat, mutfak isinde calisman lazim tatil boyunca. Ki hem helal yoldan para kazan ama asil onemlisi paranin, emegin degerini ogren. En buyuk terapi budur, odanda 4 duvar arasinda durur, surekli dusunur, stres yapip, pc'ye telefona gomulursen kafayi yersin. Isten geleceksin kafayi devirip sizacaksin, sonra ertesi gun 5'de kalkip gene isine gideceksin yaz boyunca. Bunu uygula duzelmezsen gene sorarsin.
0
freedonia
(09.05.24)
evet ozellikle ailemin de artik sabri kalmadi ve kahroldular. son kez yardim eli uzattilar ve bunda da onlari dinlemezsem bir daha onlara ulasmamam gerektigini ve artik benden vazgececeklerini soylediler. ben de son kez soz vermistim ama nasil oldugunu bile anlamadan kendimi kaybedip yine bu boku yedim. onlari da kandirmis oldum. artik kesinlikle soyleyemesem de bunun utanci ve kahri beni mahvediyor. ozellikle onlarin da ekonomik olarak iyi durumda olmadigini bildigim icin...
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
iki sey soyleyecegim. biri duymak istemeyecegin biri duymak isteyecegin.

1. kaldirac, coin falan zehir degil. maalesef o zehir senin icinde. hirsini, benligini tetikleyen boyle seylere karsi zaafin var. borctur odenir, biter ama yarin obur gun alkol, kumar, iddaa bagimliligi olarak geri donebilir. oncelikle bu hirsini, sevkini, enerjini dogru seylere kanalize etmesine ogren.

2. daha 27 yasindasin. gencsin. borc, harc, hatalar elbet yapilir. bunlar duzelmeyecek seyler degil. onunde kocaman bir hayat var. hala herseye sifirdan baslayabilirsin. her hafta kemoterapiye giren yada diyalize giren bir hasta oldugunu dusun. tatile gidemiyorsun, calisamiyorsun, gelecek plani yapamiyorsun, gunbegun eriyorsun. cok sukur oyle bir durumun yok. hersey duzelir.
0
dokunmakalbime
(09.05.24)
@numlock yazida da belirttigim gibi aylik 13k kredi taksidi odemesi, bu aya toplam 140k kredi karti borcu, 35k da ek hesap borcu var. gelirim 1100 euro.

@freedonia hocam zaten calisiyorum sabahin 6'sinda kalkip ise gidiyorum ama gelirim borclari kapatmaya yetmiyor.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Öncelikle diğer herkesin dediği gibi kumarı bırak. Sen yatırım adı altında kumar oynuyosun. Yatırım yapmak, paradan para kazanmak bu değil.

Psikiyetrik tedaviye ve psikoterapiye ihtiyacın var sanırım. Online psikolog dolu her yer.

Sen iyi ol her şey düzelir. Bu cümle sana ne kadar inandırıcı geliyo ne kadar samimi geliyo bilmiyorum ama ben çok samimi söylüyorum. Sen sağlıklı oldukça para kazanılır, ki sen gayet güzel eğitimli birisin.

Borçlar da gerçekten kendini bataklıkta hissedeceğin boyutta değil. Asla ödenmeyecek rakamlar değil.

Öncelikle kredi kartı ve nakit hesap borçlarını her ay asgari tutar ödeyerek ilerle. Kredi borcunu da bankayı arayıp yapılandır. ayda 13 bin değil de ayda 7-8 bin olacak şekilde vadeyi uzatsan daha iyi olur. borçlu olduğun bankalar Türkiyede değil mi?

Sen kumar oynamaktan kararlı bir şekilde vazgeçersen ve elindeki parayı sadece borçlarına ödemek için kullanırsan bu yolla ödeyebilirsin.

elinde ekstra para kalırsa onu da hemen bankadan gram altın almak için kullan. Bu arada annene vereceğin para da birikmiş olur. Yani elimde 100 euro kaldı hemen onu da katlamaya çalışayım deme sakın.

Zaten mezun olduğunda daha yüksek maaş alırsın. o maaşınla da yatırım danışmanlığı hizmetini profesyonellerinden alarak değerlendirirsin. sen kendi kendine yapmaya çalışınca kendini durduramıyorsun anladığım kadarıyla.

bir de bence kendine öğrenci bütçesi ile takılınacak ortamlar bul. mesela lüks mekanlara gitmeye çalışacağına öğrenci arkadaşlarınla öğrenci mekanlarında takıl. Gidip de saçma sapan insanlara özenme.

Kendini iyileştirecek olan sensin. Kendine bu kötülüğü yapmayı bırak. Önünde çok güzel bir hayat var bunun farkına var bir an önce ve kendine acımayı da bırak. zavallı falan değilsin. zaaflarını kontrol etmeyi öğrenmelisin sadece.
0
turuncu tonlarda
(09.05.24)
7 senedir kripto borsasının içindeyim, kazanırken yatırımcısın, kaybederken kumarbazsın..böyle iki yüzlü bir şey bu para, adamı vezir de eder rezil de.

sizin durumunuza gelelim, ne kumarbazsınız ne yatırımcısınız..sorun bağımlılık, dediğiniz gibi yatay seyreden piyasada volatileye alışmış bünye için durmak çok zor. bu kadar kaybın açıklaması da plansızlık olabilir sadece. bu plansızlığın sebebi de denildiği gibi içinizdeki zehir yani başka işle uğraşsanız da işin ucuna gidip batma noktasına getirecek, bu zehri yönetebilmenin yöntemlerini arayın +1

borç kısmı denildiği gibi halledilebilecek seviyede insanlar cep telefonundan aranmayla 15-20 maaş dolandırılıyorlar, asgari ücretle çalışmalarına rağmen beden gücüyle ödüyorlar.

kripto borsasında spotta kalabilmek için kaldıraçlı işlemlerde trade yapmak gerekebiliyor yoksa %15 karla spotu bozup büyük yükseliş kaçırılıyor. bunu yaparken de futures'da anaparanın %10'unu geçmeyecek bakiye bulundurmak, pozisyona futures bakiyesinin %20'sinden fazla girmeyek(likidite tutmak) ve yüksek kaldıraçtan(4x+) kaçınarak yapmak lazım, başlarda belki daha düşük yüzdelerle. ve tabii ki en önemlisi borç olmayan parayla yapmak.
0
gule gule
(09.05.24)
Öncelikle hayatınızın kaydığı yok endişelenmeyin.

Ancak upuzun yazınızın hiçbir yerinde "bu sorunumla ilgili olarak bir uzmana başvurup terapi süreci başlattım" gibi bir şey göremedim.

"Ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu." demişsiniz. Siz bir şey kazanmaya ya da geleceğinizi kurtarmaya çalışmıyorsunuz. Siz kumar da oynamıyorsunuz, oyun oynamak gibi bir niyet göremedim ben. Siz sadece heyecan peşinde koşuyorsunuz. Şu an yaşadığınız bu çöküntü bile sizin için bir çeşit heyecan anlamına geliyor olsa şaşırmam. Finansal piyasalar kazansanız da kaybetseniz de bir "zehir" değil. İsterseniz yastıkla adam boğabilirsiniz. Bu yastığı tehlikeli bir şey yapmaz, sizin davranışınız tehlikeli olur. Sizin yaptığınız daha çok sosyal medyada gökdelenlere tırmanıp, binaların çatılarında sağa sola atlayarak video çeken insanlarınkine benziyor. Ancak ekstrem sporlarla uğraşan insanlar için ölüm-kalım çok daha somut bir kavram olduğu için muhtemelen onlar sizden daha tedbirli ve eğitimlidir.

Çok açık konuşacağım, normalde insanlar çok sık şekilde birilerine bir psikiyatri uzmanına danışın diye öneri veriyor ama sizinki böyle sıradan bir senaryo değil, bu kapsamda düşünmeyin.

Gidip bir psikiyatriste danışın. Bütün bunlar hiç normal değil, sözü uzatmanın çok anlamı yok. Hayatınızın kaydığı falan yok, ancak eğer bu durumu bir psikolojik bir rahatsızlık olarak görüp önlem almazsanız kayacağı kesin. Şu aşamada çözülmeyecek bir sorun yok.
0
akhenaten
(09.05.24)
Şirketinizden avans isteyebiliyorsanız borçlarınızın bir kısmını yatıştırabilir ve ödeme yaptıkça limit düşümüne giderek süreci toparlayabilirsiniz. Kredi taksidiniz aylık ücretiniz karşısında çok bir meblağ değil. Borcunuz rakamsal olarak büyük değil fakat öğrenci bir insan için hayli fazla. İntiharı aklınıza getirmeniz bile saçma bu durumda. İntiharın arkanızda bırakacağı enkazı düşünün sizi seven insanlar için. Yakın bir arkadaşınız varsa durumu iyi olan ufak miktarda kısa vadeli borç alarak ailenizi haberdar etmeden üstesinden gelebilirsiniz. Bankalarınızı arayarak adres değişikliğini yapın ve ailenizin olduğu adres olmadığına emin olun bu durumda aileniz haberdar olmaz ve sizi daha kötü bir buhrandan uzak tutar. 1 seneye kalmaz ben bu düşünceye nasıl kapılmışım diye hayıflanırsınız. Hayat böyle maalesef. Ben 26 yaşında -560bin ile başladım hayata ve şu an + olarak çok daha fazlasına sahibim. Riskli işlerden uzak durun yaptığınız şey ile aylık kazancınız 20bin euro olsa bile aynı durumu tekrar edersiniz. Bir uzmandan destek almayı en önceliğiniz yapın. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değiyor.
0
odiyus
(09.05.24)
Bu kadar okuduktan sonra cidden milyonluk borçlar var sandım. Bahsettiğiniz borç ödenmeyecek bir şey değil. Tabi öncelikle bir şekilde tedavi falan olmak ve tekrar bu işe girmemek. Sonrasında her türlü ödenir. Benim mevcutta daha fazla borcum vardır, evliyim ev geçindiriyoruz üstüne. Aramızdaki tek fark kendi işimi yapıyor olmam ama son 3 ayda 2 asgari ücret tutarında para kazanabildim, ama bir şekilde çeviriyorum. Napayım borç yüzünden hayatımı karartacak değilim. Kimse paramı ver diye canımı almayacağına göre, bir şekilde öderim ben de. Ama öderim her türlü geç de olsa. Sizin durumda en büyük sıkıntı mevcut alışkanlığınız. Onu bıraksanız ve kendinize artık yapmayacağınıza dair güvenseniz, borçlar bir şekilde ödenir. Bankalar kimsenin peşine tetikçi takmıyor borç yüzünden. En fazla 3-5 sene bankalardaki siciliniz kötü görünür o kadar.
0
pianeta
(09.05.24)
Borcun ödenmeyecek bir şey değil. Farz et ciddi bir rahatsızlığın oldu ve tedavisi için bu borçları yaptın.

Gerçekten ciddi bir rahatsızlığın da var ancak aldığın bu ders ve travma iyileşmenin başlangıcı olabilir.

Borsa denilen saçmalığı siktir edip elle tutulur emtialara, her şeyden önce de kendi yetkinliğine yatırım yap. Kazandığın parayı borçlarını kapatmak için kullanırken bir yandan da her gün kendine bir yatırım yap örn. dil öğren ya da derslerine çok daha fazla yoğunlaş ya da bir yetenek edin.


Paradan para kazanılmaz. Para mal ve zaman edinmek için kullanılan bir mediumdur.

Benim yaşıtlarım zamanında finansal okuryazarlık (çok önemli bir yetenektir, kesinlikle edin.) konusuna dalıp sonra borsa oynamaya başladı. Paradan para kazanırlarken ben kendime yatırım yaptım. Çok para biriktiremedim evet ancak şu an yurtdışında çok uluslu bir şirkette astronomik maaş ile çalışıyorum. Yurtdışında yaşıyorum ve vatandaşlık yolundayım. Borsacı tayfa da istanbul'da ev kredisine girmiş. Ben burada 2. arsayı nereden alsam diye bakıyorum. :) Paran ve borcun seni tanımlamaz yeteneklerin, prensiplerin önemli. Para gelir gider.
0
ThomasJefferson
(09.05.24)
Şu kadarcık şey için intihar mı edilir? Aslında hiçbir şey için edilmez de, abartılacak bir durum yok. Annen zaten o borcu geri istemez, isterse de süresiz bir borç almışsın, 3 sene sonra ödesen yine problem olmaz. Varsın bankalar da haciz göndersin, ne yapabilirler, canını mı alacaklar ki sen zaten ondan da vazgeçmişsin?

Az para alsan ya da TR'de olsan farklı iş bul derdim ama gayet iyi yerdesin, burada kalıp devam etmen lazım. Daha yüksek ücretli iş bulman ya da gerekiyorsa git akşamları kaçak çalış, bulaşıkçılık yap, yerleri süpür ne gerekiyorsa yap derim ama anlaşılırsa oradan şutlarlar seni, bu yüzden otur ayda kaç TL ödeyebilirsin onu hesapla, kiranı, mutfak masrafını ayır, geri kalan para ile kartlarının ve kredinin asgarisini öde ama en önce bunları öde ki cebindeki parayla yine saçma sapan işlere bulaşma. Üstüne faiz biner ama yine de biter o borç. Ama tabii ki bir daha o kaldıraçlı işlemlere bulaşmaman lazım, bunun için destek alman lazım.

Utanılacak bir durum yok, bu bir hastalık, kimse de bu yüzden seni aşağılayamaz. Sıkıntılı 2-3 seneden sonra bu günlerini hatırlayıp gülersin.
0
Tutkun
(09.05.24)
@pianeta @tutkun hocam 10 yil once karti alirken babamin da imza attigini hatirliyorum. babama bulasirlar diye korkuyorum. o zaman intihardan daha kotusu olur benim icin
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
dostum geçmiş olsun ama diğer arkadaşlara katılıyorum, senin yapman gereken tek şey eline geçen parayla oynamayı bırakmak. yavaş yavaş düze çıkacaksın, çıkarsın. belli ki kafası da çalışan bir adamsın. yeter ki hırs yapma, kumarı bırak, cebine giren paraya göre yönetmeye çalış hayatını. eğer bir noktada "ulan böyle yaşanır mı" dersen kendine şunu sor: çok kazandın, çok lüks yaşadın, her şey çok iyiydi, madem öyle niye bu noktaya geldim?

"bırakamıyorum" diyorsan kesinlikle profesyonel destek al çünkü kumar bağımlılığı az buz bir şey değil. utanacak, sıkılacak bir şey yok. hastaysan eğer hasta olduğunu kabul edip tedavi yoluna gireceksin.

saydığın miktar hele ki avrupa'da yaşamaya devam edip euro üzerinden kazanırsan inan kapanmayacak borç değil. kapanmamayı geçtim görece rahat kapatırsın yani, yeter ki cebine giren parayı RİSKLİ İŞLERLE arttırmaya çalışma.

intihar etme. sen kendi hayatını kendi yanlışlarıyla bozmuş genç birisin. yaşadığın utancı, mutsuzluğu anlıyorum, buna saygım var ama öyle 50 yaşında çoluğunu çocuğunu sokaklara atmış ve onlarca insanın ahını almış biri değilsin en azından bak. kendin düştün, kendin çıkarsın. sen eğer bu yola girer, borçlarını yavaş yavaş kapatmaya başlarsan zaten ailen de çok mutlu olacaktır eminim. annen senden yarın 65 gram altın istemeyecek. ama onlara ihtiyacı varsa bile senin düzgün yaşaman, yavaş yavaş taşları yerli yerine koyman onu mutlu eder. ya hepsini geçtim olm intihar diyosun, düşünsene, sence annen "iyi oldu paramızı yiyodu şerefsiz" deyip senin ölümüne sevinecek mi?

sen de biliyorsun şu an sadece çıkmazda olduğun, utandığın için böyle düşünceler içerisindesin. hayatının geri kalanında bu borcundan ÇOK DAHA FAZLA para kazanabileceğini de, kendini de aileni de toparlayabileceğini biliyorsun.

ailen şu zamana kadar zaten senin yanında durmuş. onlara sarıl, kendine gel, kumar gerçekten durduramadığın bir hastalık haline gelmişse tedavi gör.

senin farkında olabileceğin üzere en başta bu büyük deliği kapatman lazım. gelen para kumara, kaldıraca, coin'e gitmeyecek abi. şu kısmını bir hallet hele. emek edip çalışarak para kazanma konusunda sorun yaşayan biri değilsin belli ki, o yüzden bu deliği kapattığın zaman alıp yürürsün, her şey yoluna girer.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
bazi yorumlar beni mental anlamda gercekten cok etkiledi. acikcasi bu postu acarken hic bu kadar yapici yorumlar beklemiyordum. sonucta kumar borcu edip bunu kapatabilmek icin anasina altinlarini sattirip onunla tekrar kumara giren bir adamim. bunun yuku de bana bir omur yeter heralde.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
noteri dolandırıp üstüne mal geçireni, iddaa bağımlılığından çalıştığı bankayı dolandıranı, kumarda söylemesi ayıptır eşini masaya koyanı çalıştığımda yer de gördüm. bunların hepsi bağımlılık tedavisi gerektiren durumlar. senin de artık profesyonel yardıma ihtiyacın var. bu dünyada temiz kalmak en zoru. ben hiç bir insan görmedim çalışarak zengin olsun.

yaşayacağın hayatı yaşamışsın, artık durup tedavi görüp bir yerden gtü toparlamaya başlamalısın.
0
mikahakkinen
(09.05.24)
Babanız ne için imza attı tam olarak bilmiyorum ama banka tutup da sizin borcunuzu babanızdan istemez.
Ama şu olabilir evet: bankanın telefonlarını açmazsanız aile bireylerinizi arayabilirler. Ben daha önce çok da büyük olmayan bir meblağdan dolayı icralık olmuştumi kara listeye girmiştim. En son banka köydeki dedemlerin evini aramış. Ne alaka, nerden buldular, neden orayı aradılar bilmiyorum tabi. Annem babam varken tutup da orayı aramak garipti, ama aramışlardı ulaşamıyoruz kendisine diye. Onun dışında iletişimde kaldığnız sürece banka sizi atlayıp ailenizi aramaz ya da para istemez.
0
pianeta
(09.05.24)
gabe h coud
(09.05.24)
Tedaviyi uzun vadeli bir çözüm olarak görüyorsanız geçmiş olsun, tedavi olmak istiyor musunuz? Önce buna bir karar vermelisiniz.
Hiç endişe etmeyin , bu mutsuzluk hali bir yerden para bulup borçlarınız bir bölümünü ödediğinizde , tekrar kumar oynadığınızda geçecektir. Bir yerlerden para bulmaya çalışın, tek çözüm bu mutlu olmanız için.
0
peri harfler narla
(09.05.24)
Valla Allah etrafındakilere sabır versin kendin etmiş bulmuşsun üzülme çözüme odaklan aman aman çözülmeyecek bir para değil tedavi olmaya bak+1

Haşmet+1
0
basond
(09.05.24)
Ysiniz genc.Bu hatalar normal.Onemli olan hatalardan ders almak
0
turkuaz
(09.05.24)
Kumar bir hastalıktır iradeli olun uzak durmayın tövbe edin hayatınızdan tamamen çıkarın kumardan kimse kazanmaz bu size beyninizin oynadığı bir oyun. Beyninizin ödül mekanizmasını değiştirip kumar yerine başka bir şey koymalısınız ya da bu güdünüzden bastırmalısınız. Başa çıkamayacak kadar iradesizseniz tedaviye başlayın. Para ödenir zararın neresinden dönerseniz kardır. Hayatınızdan kumarla ilgili her şeyi çıkararak başlayabilirsiniz. Gerekirse farklı bir yere taşının.
0
doharkoman
(10.05.24)
Yorumlara baktım da, "üzülme, ödenir" tarzı yorumlar yaşanan süreç içinde iyice anormal hal alan bir durumu basitleştirmek normalleştirmek gibi ele alınmış sanki.
Oysa daha ihtiyatlı düşünme gayreti içerisinde olmak lazım.

Zamanla gittikçe daha fazla risk ve borç içine girmenin temelinde aile gibi bir yerlerden maddi destek alma hususunda güveninin olduğunu düşünüyorum.
Kısaca,
- evet bu dertlerim borçlarım var ama şuradan/şunlardan zaten karşılarım.. gibi bir düşünce ile hareket ediyoruz sanırım.
Eşin veya ailenin yardımını hazırdaki bir bonus gibi görüyoruz.

Oysa yapılması gereken, tammen kazanma hırsı içinde risk alarak uçurumun başından aşağı doğru bakmak değil, uçurumun başından da uzak durmak olmalı.

Ömrümde dolar almadım,
borsa, kripto para işlerine girmedim, kredi kartım yok, masada kumar hayatımda da olmadı. Bankanın bir kaç ay sonra vereceği maaş promosyonunu bile şimdiden belirleyeceğim fakir ailelere paylaştırmayı düşünen asgari ücretli biriyim.
Başkasının aldıklarına yaptıklarına trend de de takılmam.

Maddi kayıpları derinden yaşadıktan sonra aldığımız nefesin bile değerinin farkında olmalıyız.

Maneviyata ağırlık ver.
Kazanmayı, tamamen yaşamın amacı olarak düşünme.
Başkalarına destek olmayı da öne al.
Fiziki manada alım satım işleri herhalde sana çok daha uygun olur.

Ayrıca böyle borçlar veya arkası karanlık sözde ticari işler için değilde hastalık vs hayati durumlar için hiç dokunmayacağın bir birikimin kenarda fiziki altın olarak dursun.

İntihar mı? O da çözüm değil.
İntiharla sadece bu dünyadan uzaklaşıyorsun belki ama diğer taraf daha fena.
Kendimizi düzeltmeden, ahirete gitmenin ne anlamı var?
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
Hasmet +1

Kripto ve benzer konular disinda kaldiracli isteme benimde cok kayiplarim oldu.

Kredi ve kredi karti borcu ailemin paralarini kaybettim.

Bu bagimliliklarin ailemini cok uzuyordur oncelikle.

Bedava peynir fare kapaninda olur sozunu avuc icinde dove yaptir.

Kolay para kazanma hirsi seni bu hale getirmis.

Bulundugun konusma geldigine gore akilli adamsin. Var olan borcununda 1-2 senede odersin.

Bu enflasyonist ortamda zamanlar TL borcun eriyecektir.

Fakat bu yaptigin sacmaliklara bir son verdigin surece.

Bu enerjini farkli konular yogunlastir.

Ben yaklasik 3 senede borcumu bitirmek uzereyeyim. Bu enflasyon sayesinde odedigim taksitler devede kulak kaldi.

Ticarete yogunlastim. Maasli bir iste calismak istemiyorum.

Kendi projelerim var. Bunlari nasil gerceklestiririm bunun yollarini arastiriyorum.

Emir cumlelerime lutfen takılma sabah sabah afyonum patlamadı henuz.
0
kaiserr76
(10.05.24)
sende öyle bir irade var ki, tekrar yükselirsin.

sorunun olduğunu kabul etmiş olman zaten en büyük adım. bundan sonra tıbbi/profesyonel destek alman iyi olur.

vent etmek istersen yaz. konuşuruz.
0
janderzel zartanyan
(10.05.24)
(6)

Monaco futbol/basketbol taraftarları kimler?

nundu
Şimdi dünkü Monaco-Fenerbahçe maçına bakarken aklıma takıldı, bu Monako dediğimiz yer zenginler kulübü gibi bir yer mantıken, birkaç sene önce gidip görmüşlüğüm de var, yani burada futbol ya da basketbol maçına gidip taraftarlık yapacak kimse yok gibi yerel popülasyondan.Peki bu takımların maçlarına
Şimdi dünkü Monaco-Fenerbahçe maçına bakarken aklıma takıldı, bu Monako dediğimiz yer zenginler kulübü gibi bir yer mantıken, birkaç sene önce gidip görmüşlüğüm de var, yani burada futbol ya da basketbol maçına gidip taraftarlık yapacak kimse yok gibi yerel popülasyondan.

Peki bu takımların maçlarına kim gidiyor? Etraftaki Fransa kasabalarında yaşayanlar desek futbolda Nice var 30 dakika mesafede yani onu desteklemek daha mantıklı sanki. Basketbolda belki yine daha mantıklı olabilir tabii etrafta başka euroleague seviyesinde takım olmadığı için. Ne bileyim Leclerc'in milyoner ailesi gidip son dakika golüne/üçlüğüne seviniyo mu onu merak ediyorum biraz da :d
0
nundu
(09.05.24)
basarili olunca cevre illerden de takipcisi cok olur. bkz. fenerbahce galatasaray.
0
bohr atom modeli
(09.05.24)
Monako'da herkes milyoner değil, Lec'in ailesi de çok zengin değildi bildiğim kadarıyla hatta geliri belirli bir durumun altında olanlara yardım yapıyor prenslik.
0
bartholomew87
(09.05.24)
herkes milyoner olsa o milyonerlerin garsonları, şoförleri, korumaları, temizlikçileri, banka görevlileri, su tesisatçısı kimler olacak? :) o yüzden tamamını milyoner diye düşünmemek lazım.
0
ilgeru
(09.05.24)
genelde çevre illerdeki basketbol seyircileri nice marsilya yakın şehirlerden gelip maç izleyebilirler fazla bir taraftarı yok.

@barholomes87 leclercin dedesi gayet zengin şu an dayısı da gayet zengin. hanginizin vaftiz babası bianchi?
0
mikahakkinen
(09.05.24)
Dün final four maçıydı o yüzden full doldu hatta prens albert ve avenesi bile geldi. Diğer maçlarda o kadar dolmuyor en fazla 6-7 bin kişi gidiyor, futbol stadı da o civarda. Zenginler localarda takılıyor ama tribünleri dolduranlar ağırlıklı olarak takımdakilerin yakınları ve hizmet sektöründekiler.
0
iwasbornonamountainside
(09.05.24)
efes pilsen'in de maçlarına gidiyor mesela insanlar ama gidenler sadece şirket çalışanları değil. bunun gibidir muhtemelen. sempati uyandırıyor fransız halkında.
0
ahm1
(09.05.24)
(11)

maaş ve mesleğiniz nedir

olaguerr
ve yetiyor mu?
ve yetiyor mu?
0
olaguerr
(07.05.24)
130k, yazılım, yetmiyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.05.24)
yan gelirlerle 80bin. turizm. yetmiyor.
0
entropik
(07.05.24)
uzman memur 40k. yukardakilere göre benim yetiyor yazmam olmaz. zaten yetmiyor.
0
mikahakkinen
(07.05.24)
uzman memur 37 bin. 3 ayda bir çift aldığım için 49.600 ortalama.

Kira ödemediğim ve bekar olunca haliyle yetiyor.

Edit müdüt: 48.000 oldu, ortalama 64.000
0
put it in your appropriate place
(07.05.24)
45k özel bir şirkette muhasebe/finans. Nasıl yaşadığına bağlı yetip yetmeyeceği ve benim yaşantımda tabii ki yetmiyor ama benden az alıp ev geçindirenler de tanıyorum.
0
Kediyi üzdün
(07.05.24)
40-50k arası, yazılım, yetmiyor.
Eşim 50-150k arası kazanıyor ona yetiyor gibi. ama sorsak her istediğini de yapamadığı için yetmiyor diyecek.
0
ananiyimioguz
(08.05.24)
50 dolar. yazilim sektoru. is kurmaya calisiyorum

yetiyor :) demeyi cok isterdim
0
foster
(08.05.24)
500k :) üst düzey yönetici. yetiyor
0
gabe h coud
(02.06.24)
40-50k yazılım yetmiyor

ingilizceyi ilerletebilsem doviz kazanınca direkt 2x 3x oluyor aslında o zaman yetebilir ama tr şirketinde bu kadar şimdilik.
0
ananiyimioguz
(02.06.24)
ortalama 45, öğretmen. eşimde 45, yetiyor mu? Temel ihtiyaçlara evet ama içinden geldiği gibi yaşamaya hayır.
0
biravekahve
(02.06.24)
maasli calisana "yetiyor mu" diye sormak mantiksiz, ufak tefek istisnalar haric yetme olasiligi yok, bu gelismis ulkelere de gitsen boyle.

15 senedir muhendis olarak maasli calisiyorum, sirket sahiplerini zengin edip duruyorum. Baktim ben sadece gunu kurtariyorum, baska islere bulasmaya basladim. Eger tutturursam muhendislik falan yalan olur, kartvizit umrumda degil.

bir cin atasozu der ki, herkese bu firsat treni bir kere gelecek. Olay, tren geldiginde istasyonda olmak. Bunu hayat tecrubem bana gosterdi, birkac tanidigim trene bindi ve koseyi dondu. Bazilari ise binmeye cesaret edemedi ve maasli olarak surunmeye devam ediyorlar.
0
cooperr
(02.06.24)
(4)

Çocuklu aile

karincaezmezuo
Selamlar,2 yaşındaki kızımın rahatsızlığı nedeniyle motor becerilerinin gelişmesi için yoğun tedavi alıyoruz. Ancak ayna nöronların tetiklenmesinin de son derece önemli olduğu bu süreçte, yaşıtı bir çocukla bol vakit geçirmesi de son derece önemli.Bu konuyu daha önce de burada sormuştum ve civardan
Selamlar,

2 yaşındaki kızımın rahatsızlığı nedeniyle motor becerilerinin gelişmesi için yoğun tedavi alıyoruz. Ancak ayna nöronların tetiklenmesinin de son derece önemli olduğu bu süreçte, yaşıtı bir çocukla bol vakit geçirmesi de son derece önemli.

Bu konuyu daha önce de burada sormuştum ve civardan çocuklu bir yardımcı bulabileceğim fikri verildi. Farklı şehirden birisi sağolsun çocuklarımızı görüştürebileceğimizi de söyledi.

Her ne kadar evde yardımcı bir ablamız olsa da, Kadıköy / Suadiye civarında belki böyle bir tanıdığı olan vardır diyerek tekrar sormak istedim. Sadece yardımcı abla değil, başka bir fikri tavsiyesi olan olursa da memnuniyet duyarım.

İlk duyuru; www.eksiduyuru.com

Teşekkürler.
0
karincaezmezuo
(05.05.24)
2 yaş oyun grupları ve kreş için uygun bir yaş. Tabi kızınızın rahatsızlığı bunlara katılmasına engel midir bilemiyorum ama paylaşmak istedim.
0
fotrsapka
(05.05.24)
Oyun grupları ya da kreş bize uygun değil maalesef. Özellikle oyun gruplarında topluca yapılsa da hep bireysel aktiviteler üzerinde duruluyor. Yakınlarımızın çocukları ile ve parklarda sık sık vakit geçirmeye çalışsak da gerek kızımızın tedavi yoğunluğu nedeniyle, gerekse de yakınlarımızın yoğunluğu nedeniyle süreyi çok artıramıyoruz.
0
🌸karincaezmezuo
(05.05.24)
muzipo.com

ebeveyn esliginde katilabileceginiz oyun gruplari var, tam olarak istediginiz sey olmasa da bir goz atilabilir.
0
mabl
(05.05.24)
oyun gruplarında akran oluyor. ergoterapiye gidiyorsunuz herhalde onlar öneri sunmadı mı?
0
mikahakkinen
(06.05.24)
(10)

Futbol

el conquerador
Artık kaleciler topu dikmek yerine, ceza sahasından paslaşarak çıkıyorlar. Bu taktik kimin icadı?
Artık kaleciler topu dikmek yerine, ceza sahasından paslaşarak çıkıyorlar. Bu taktik kimin icadı?
0
el conquerador
(02.05.24)
Hep yok muydu zaten?
0
Mirket
(02.05.24)
daha öncesini bilmiyorum ama yaklaşık 20 yıl önce as roma'da doni adında bir kaleci vardı, eliyle oyun kuran ilk onda görmüştüm.
0
g7mor
(02.05.24)
Çünkü artık top, topu ileri şisirip %50 şansla ona sahip olmaya kıyasla çok daha değerli.
0
makbur
(02.05.24)
Guardiolalı Barcelona’da çok sık görüyordum ama öncesinde de vardı tabi
0
olaylar olaylar
(03.05.24)
"Top çok değerli" +1

Ayağı iyi ve presten çıkabilecek stoper varsa hem rakip takımı öne çekip pasla hızlı şekilde rakip sahaya yüklenilebiliyor hem de hava topu mücadelesinden daha garanti. Gerekirse yine dikersin topu defanstan ileri ama en azından rakip takım senin sahana yüklendiği için daha şanslı bir durum.

Tabii her zaman, her takıma karşı ve her savunma ekibi ile yapılabilecek bir şey değil. O yüzden bizim ligde birkaç senedir görüyoruz.
0
nawar
(03.05.24)
guardiolanın işi. geriden oyun kurmada onun işi. son 4-5 yıldaki neredeyse çoğu radikal değişiklik pepin kel başının altından çıkıyor
0
avatar is back
(03.05.24)
sadece bir kişinin icadı değil, yıllardır olan bir şey. geride pas yapabilen bir topçun varsa, topu dikip de alırsan ne ala, yoksa kazanmaya çalış, bu arada it gibi koş mantığından uzaklaşıyorsun. bunun sebebi de, artık takımların geride daha fazla oyuncuyla oynamaları, bu yüzden de topu diktiğinde ileride topu kazanma ihtimalinin azalması. ama paslaşarak çıktığında bol topçuyla geride bekleyen karşı takımın geriye yaslanma olayını çözebiliyorsun, rakip ufak ufak ileri çıkmak zorunda kalıyor.
0
co2s2
(03.05.24)
bu olay barcelona ve guardiola ile yayılsa da guardiolanın bielsadan etkilendiği söylenir.
0
mikahakkinen
(03.05.24)
eskiden daha bodoslamaydı bu işler. kaleci hedef gözetmeksizin topu havaya dikerdi. hatta eskiden (80'ler) bizim kalecilerin degajı orta sahayı zor geçerdi. kornerler de keza ortaya doğru vur gitsin şeklinde yapılıyordu. artık çok daha verimli kullanılmaya çalışılıyor toplar.
0
lazpalle
(03.05.24)
hava topu ile fiziksel mücadeleyi arttırarak forvetin yıpranması yerine forveti yormadan topu 3. bölgeye paslaşarak götürmek amacı yatar bu oyun sebebinde. Mucidi değil ama geliştiricisi guardioladır. topu beklere fazla taşımamak gerekir pres yersen ve kaptırırsan baskıya gelen rakip golle burun buruna gelir. Stoperleri arasına becerikli bir 6 numara atmak gerekir. bu 6 numara topu hem saklar gerekirse faul alır kaptırmaz ve topu nereye yönlendireceğini iyi bilir. eğer ki takım ileri çıkarken top kaptırılırsa tekrar baskıyı presi iyi başlatır. 6 numaran yoksa oyun kuramazsın topu şişirirsin modern futbolda adım attırmaz rakip sana bu şekilde. vs.vs.
0
iiiiiiiiiiii
(03.05.24)
(4)

Araba iç temizleme

basubadelmevt
Arabanızın içini neyle siliyorsunuz? Detaylı bir temizlik değil de toz alma diyelim,ön kısımları vs Sleepy mendil uygun olur mu? Başka ne öneriniz olur?
Arabanızın içini neyle siliyorsunuz? Detaylı bir temizlik değil de toz alma diyelim,ön kısımları vs


Sleepy mendil uygun olur mu? Başka ne öneriniz olur?
0
basubadelmevt
(30.04.24)
www.youtube.com

nemli bir yumuşak bir mikrofiber bez.
0
inheritance
(30.04.24)
ben önceden sleepy ile siliyordum. sonra bir çok kişi sen kafayı mı yedin. arabanın iç yüzeyini mahvediyorsun diyince bıraktım. soldurup yüzeyi aşındırıyormuş. arabalar için özel iç yüzey temizleme sıvıları var. onla fıs fıs yapıp mikrofiber bezle siliyorum .mis gibi oluyor. hem de parlıyor yüzey
0
limonlu eksi
(30.04.24)
Islak mendille araba silinmez. Mikrofiber bir bez yeterli.
0
mikahakkinen
(30.04.24)
ıslak mendille silecekseniz saf su içerikli olanlarla silin. ya da nemli mikrofiber bez.
0
mustafakesekci
(30.04.24)
(4)

Ford Puma Style vs St-Line

scudman1
2020 ve üstü 50k km altında, tramersiz, otomatik;Style: 1.100St-Line: 1.200-1250 civarı bulunuyor. St-Line'da özellik daha fazla. Aracı çok uzun yıllar elimde tutmayı düşünmüyorum. 1-2 sene sonra satmak istersem hangisi daha kolay satılır? Puma yerine bu fiyatlarda alternatif öneriniz var mı? Tişikk
2020 ve üstü 50k km altında, tramersiz, otomatik;
Style: 1.100
St-Line: 1.200-1250 civarı bulunuyor. St-Line'da özellik daha fazla.

Aracı çok uzun yıllar elimde tutmayı düşünmüyorum. 1-2 sene sonra satmak istersem hangisi daha kolay satılır?

Puma yerine bu fiyatlarda alternatif öneriniz var mı?

Tişikkirlir.
0
scudman1
(27.04.24)
Taigo veya Tcross. Puma'nın görüşünü daha iyi ama.
0
HellKeePer
(27.04.24)
st-line bayağı hastası var. aradaki fark 100 binse düşünülebilir. bende de style+comfort paket manuel var. whatsapp gruplarına üyeyim. st-line olana düşüyor style sahipleri genelde.
0
adivar
(27.04.24)
style alacaksan konfor paketli olan varsa onu al. ben iyi ki konfor paketli almışım diyorum.
0
adivar
(27.04.24)
Puma tip olarak çoğu suvdan güzel ama piyasası yok. Tiago t cros para varsa t roc alınır.
0
mikahakkinen
(27.04.24)
(5)

28 jant yol bisikleti teker hava basıncı kaç olmalı?

mikahakkinen
Boy 187 kg 80. Bisiklet mosso legarde 2321 Lastik mitas x-road 700x38c-40-622
Boy 187 kg 80.
Bisiklet mosso legarde 2321
Lastik mitas x-road 700x38c-40-622
0
mikahakkinen
(24.04.24)
bunu hesaplayan siteler var, oradan bakabilirsiniz ama muhtemelen 70 psi civarıdır. lastikte de muhtemelen max 90 psi yazıyordur.
0
orient blue
(24.04.24)
lastiklerin yanağında yazar uygun basınç aralıkları.
0
konetsu
(24.04.24)
60-80 psi arası uygundur.
0
mahsus mahal
(25.04.24)
80 psi yazıyor.
0
🌸mikahakkinen
(25.04.24)
Asfalt sürüşü yapıyorsan max a yaklaşık hava basın. Yollar bozuk ise max 60 basın, yumuşak lastik konfor demektir. Göstergeli bir pompa almak rahat olacaktır. her çıkışta havayı kontrol edip surersiniz
0
hasmetizm 2046
(25.04.24)
(8)

Tekerlek Basıncı Hk.

depresif çocuk
https://hizliresim.com/501omquMerhaba.Arabamda R19 tekerlek mevcut. Araç Peugeot 408. Bunun lastik basıncının 33 psi olması gerekiyor değil mi?Hava pompasında kontrol ettiğimde 45 psi değeri gördüm, sonra 33 psi'ye indirdim. Aracı yeni aldım ve ilk defa bu kontrolü gerçekleştirdim. Acaba bir hata mı
hizliresim.com

Merhaba.

Arabamda R19 tekerlek mevcut. Araç Peugeot 408. Bunun lastik basıncının 33 psi olması gerekiyor değil mi?

Hava pompasında kontrol ettiğimde 45 psi değeri gördüm, sonra 33 psi'ye indirdim. Aracı yeni aldım ve ilk defa bu kontrolü gerçekleştirdim. Acaba bir hata mı yapıyorum, daha mı fazla olması gerekiyor basıncın?
0
depresif çocuk
(24.04.24)
Aracın ön sürücü ya da yolcu kapsının açınca kaç psi olması gerektiği direkte yazar.
0
mikahakkinen
(24.04.24)
33 yazıyor ama aracı alırken neden bu kadar yüksek basılmıştı ona kafam takıldı.
0
🌸depresif çocuk
(24.04.24)
Araç 0 mı?
0
mikahakkinen
(24.04.24)
resimdeki değerler yüksek ihtimal diğer bir basınç birimi olan "kpa " olmalı (opellerde de öyle)

Görünen değerleri psi ye çevirirseniz olması gereken değerleri daha iyi anlarsınız.
0
diyecevaplandı
(24.04.24)
araç sıfır
0
🌸depresif çocuk
(24.04.24)
sıfırlara yüksek basıyorlarmış. benim araca da 45 basmışlar. farketmedim bayağı öyle kullandım. olması gerekene alın.
0
adivar
(24.04.24)
Sıfırlar öyle, benimki de 41le geldi 33-32ye indirdim. Gideceğin hıza, sürüş konforuna ve yakıt ekonomisi yapmak isteyip istemediğine göre değişiyor.
0
Bruce
(24.04.24)
neden yüksek basıyorlar bilmiyorum, ancak şu aralar gece gündüz sıcaklık farkı yüksek. bu sebepten lastiklerde basınç kaybı oluyor. yani binek araçlarda 4 lastikte aynı boyuttaysa 32 33 basılıyor. arkadan çekişli araçlarda bu değişebiliyor.
0
mikahakkinen
(25.04.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.