Giriş
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(4)

Ortadoğuda vurulan havalimanları hk

avatar is back
Mesela az önce kuveyt uluslararası havalimanının radar sistemi vurulmuş abd kullanıyor diye. Bu normalde uçakların kullandığı kulenin kullandığı sistemler öyle değil mi? O yüzden savaş bugün bitse bile kuveyt dubai vs buralara aylarca yenileme ve bakımdan dolayı uçak inip kalkamaz diyebilir miyiz?
Mesela az önce kuveyt uluslararası havalimanının radar sistemi vurulmuş abd kullanıyor diye. Bu normalde uçakların kullandığı kulenin kullandığı sistemler öyle değil mi? O yüzden savaş bugün bitse bile kuveyt dubai vs buralara aylarca yenileme ve bakımdan dolayı uçak inip kalkamaz diyebilir miyiz?
+1
avatar is back
(14.03.26)
Dubai'yi niye dahil ettin ki konuya?
0
Mirket
(14.03.26)
dubaiye şu an 5 dakikada bir uçak iniyor. flight radardan görebilirsin.
0
orpheus
(15.03.26)
dubai kapalı moruklar
0
🌸avatar is back
(16.03.26)
Kalkiyor gorunuyor. Abim geldi 4-5 gun once.

dubaiairports.ae
0
mbond
(16.03.26)
(10)

Meslek liselerinde ne öğretiliyor?

emreemre
Merhaba,bir kurumda hoca olarak çalışıyorum. Karşımdaki öğrencilerin hemen hepsi meslek lisesi elektrik bölümlerinden yeni mezun olmuş insanlar. Mesela iki direnç seri bağlanırsa eş değer direnç nasıl hesaplanır diye sorduğumda (veya tahtaya çizdiğimde) hemen hiç kimse cevap veremiyor. Paralel bağlı
Merhaba,
bir kurumda hoca olarak çalışıyorum. Karşımdaki öğrencilerin hemen hepsi meslek lisesi elektrik bölümlerinden yeni mezun olmuş insanlar. Mesela iki direnç seri bağlanırsa eş değer direnç nasıl hesaplanır diye sorduğumda (veya tahtaya çizdiğimde) hemen hiç kimse cevap veremiyor. Paralel bağlıyı sorduğumda hiç cevap alamıyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki bunlar uygulama yapıyorlar, teori bilmezler. Ama lab.da da breadboard üzerinde iki direnci seri bağlayamıyorlar.

Bu 4 sene bu insanlara ne öğretiyorlar. Az buz bir süre de değil. Aklım almıyor yani.
0
emreemre
(13.03.26)
Meslek lisesinde ders dinleyen öğrenci yok, zaten kapasiteleri de yok. Sınıfta kalma da imkansız denebilecek durumda olduğu için sonuç bu.
+1
sadakatsiz
(13.03.26)
30 sene önce meslek lisesinden mezun olmuş biri olarak yanıtlayayım. sınıftaki 40 kişiden en fazla 3-5 tanesi kendi isteği merakı ile bu işleri öğrenir. geri kalan 35 kişiyi ise okul aman bunlar başımıza kalmasın diyerek zorla ite-ite mezun eder. 30 yılda bir şey değişmiş midir diye sorarsa hiç ümidim yok. meslek liseleri eğitimin dibidir. bundan adam olmaz denecek kişilerin gönderildiği okullardır.
+1
orpheus
(13.03.26)
atölyeye salıyorlar hepsini hayvanat bahçesi misali. 100 kişiden belki 2-3 tanesi yapması gerekeni yapıyor, diğerleri de hayvanlıktan vakit bulursa yalandan o 2-3 kişi bakıp bir şeyler yapmaya çalışıyor
+1
zozjotejmnk
(13.03.26)
Annem meslek lisesinde matematik öğretmeni olarak çalıştı emekliliğinden evvel.
1/2 ile 2/4 ün aynı şey olduğunu bilmiyordu çoğu çocuk. 9. sınıfta ortaokul matematiği öğretiyordu evvela. Temel matematik bilmeyen çocuğa 10. sınıfta meslek öğretmeni nasıl eğitim verecek? Cin gibi çocuklar olsa da azınlıkta kalırdı bir çoğu ana baba zoruyla okuyan okuldan atılsa sınıfta kalsa geleceği kararacak çocuklar. Bulaşacakarı şeyleri üç aşağı beş yukarı tahmin edersiniz. Myo okumaları onlar için çok güzel gelişme el mecbur en temele ineceksiniz hocam Allah kolaylık versin.
0
cilekli pasta
(13.03.26)
ilk yorumun eksilenmesi cok komik. hemen altta meslek lisesi mezunu bile bu ögrenciler icin iyi konusmazken, bazilarinin bu liselere gelecegin odtü ögrencileri muamelesi yapmasi inanilmaz sacma. 12 yillik zorunlu egitimin "bundan da bir halt olmaz ama mecburuz iste" cocuklari icin düsündügü vergi yakma kurumlari cogu. 12 yillik egitim zorunlu olmasa, birkac tane meslek lisesi kalsa inanin kurumlarin ögrenci kalitesi de egitim kalitesi de itibari da ucar. bu haliyle nerede it var, serseri var buralara dolusturuyorlar. özünde cok güzel bir sistemi mahvediyorlar.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.03.26)
elektrik bölümünü bilmiyorum ama ticaret lisesi öğrencilerinden yıllardır stajyer geliyor (mali müşavirlik ofisi). ben ezberletmeyi sevmem, mantığını öğrensin, kendi kavrasın isteyim. ama bırak muhasebe öğretmeyi, çocuk daha toplamayı çıkarmayı bilmiyor. mecburen ezbere bir şeyler yaptırıyoruz, öğretmeye çalışıyoruz. hayır sen toplama çıkarma bilmeden lise son sınıfa kadar nasıl geldin kardeşim?

her gelene ilk söylediğim, bak muhasebe öğrenmeye niyetin varsa burada öğrenirsin, istediğin soruyu sor, hiç üşenmem öğretirim. tamam abi diyorlar, iki gün sonra bakıyorum hiç öğrenmeye falan niyetleri yok. hepsi stajım bitsin de gideyim derdinde.

mezun olup gidenlerden takip ettiğim birçoğu üniversite sınavına bile girmedi. hatta biri dümdüz tas kafalı serseri olmuş.
+1
kibritsuyu
(13.03.26)
20 küsür yıl önce meslek lisesi'nde elektronik okudum. meslek liselerinin ezbere dayalı saçma sapan ve aslında oldukça ağır bir müfredatı vardı o zaman. değişmediyse şimdi de öyledir belki.
genel geçer dersleri birinci sınıfta verilip bitiyor, sonraki programı mesleki ve çoğunlukla 8 saate varan atölye dersleri kaplıyordu. sabah 7'de evden çıkıp, akşam 7'de eve dönüyordum.
mesela tv devreleri ya da mikroişlemciler dersinde, sabahtan birisi tahtaya devreyi çizmeye başlar, öğreden sonraki derse anca yetişir, geri kalan vakitte de o çizim öğrenciler tarafından tahtadan deftere geçirilirdi. hiçbir konunun mantığı anlatılmaz, günler geceler boyunca, çoğunlukla çizim üzerinden bişeyler ezberlerdin. bu sebeple çok zaman gece 2-3 gibi kalkıp, okula gidene kadar ezber yapıyordum.
uygulamalar da, yine işin mantığının öğretildiği pratikler değildi. işte fotokopi devreyi board'a çiz, asitle yolları çıkar, matkapla elemanların yerini del, yine fotokopiden bakarak elemanları lehimle, bitti. led'in mi yanmadı, avometreyle kontrol edip sorun şurada diye tespit etmektense, tüm devreyi söküp yeniden lehimlemek, hepimizin işine gelen yöntemdi mesela. kendi araştırıp, öğrenip, gelişen öğrenciler yok muydu? tek tük vardı. ben ezberci olduğumdan tüm lise öğrenimim, koca bir ezberle-unut döngüsünden ibaret oldu (bu arada, kağıt üzerinde çok başarılı bir öğrenciydim). bu sebeple düz liseye gitmediğime çok pişmanım.
meslek lisesi'nin bana kazandırdığı, çok kalabalık bir ortam ve çok çeşitli tipler sayesinde insanları erken yaşta tanımak, her hal ve durumla baş edebilme yetisi kazanmak oldu. bir de, okulun konumu ve öğrenci profili sebebiyle çok keyifli bir okul hayatı geçirdiğimi söyleyebilirim.

edit: matematik denmiş de, bizde, lise ikinci sınıfta türkçe dersindeki sesli okumayı heceleyerek yapan öğrenci vardı. öğrenci dediğim de, sakallı bıyıklı adam yani :)
+2
manuel mandalina
(13.03.26)
Lise 1'e endustri meslek lisesi elektrik bolumunde okudum. Teori de pratik de vardi ancak belirtildigi gibi buyuk cogunlugun umurunda degildi, ozellikle teori ile alakali kisimlar. Bir de benim gecirdigim bir yilda teori ve pratik birbirinden cogunlukla ayri kaliyordu. Mesela bir dersin sinavinda sadece ohm kanunu uzerinden sorular soruldugu halde (3 bilesenden 2'si verilip kalan isteniyor) gene de cogunluk dusuk notlar aliyordu.

Neler yapiliyor sorusuna cevap vermem gerekirse; ilk donem ev tesisatlarinin tamami yapildi. Ikinci donemde ise sifirdan devre cizimi yapildi bir kez, devaminda 0-30 volt ayarli guc kaynagi yaptik, ama hangi eleman ne ise yariyor bilerek degil, lehimlememiz soylendi lehimledik.

Ilerleyen yillari ben gormedim ama bobinaj, kumanda gibi atolyeler animsiyorum.
0
mbond
(13.03.26)
Meslek öğretmeni değilim, edebiyat öğretmeniyim ama hep meslek liselerinde çalıştım. Meslek liselerinde yöneticilik de yaptım. Şu anda da mesleki eğitim merkezinde yöneticiyim. Çalıştığım tüm kurumlarda da elektrik bölümü vardı.

Sorun şu: mesleki okulların müfredatı, anadolu liselerinden daha ağır. Hem anadolu liselerindeki gibi kültür dersleri görüyorlar hem de mesleki alan dersleri görüyorlar. Ve mesleki dersler amiyane tabirle kafa gerektiriyor. Bu bağlamda baktığımızda daha nitelikli öğrenci gelmesi gerekirken, eğitim-öğretim, ders, kitap gibi şeylerle alakası olmayan öğrencilerin gittiği okullar bunlar. Haliyle bu profile 4 değil 14 sene elektrik dersi göstersen bir şey öğrenemez. Evet, istisnai sayıda kalifiye öğrenci yetişiyor ama o da hayatın her alanında bir nevi kendiliğinden yetişen başarılı insan sayısı gibi.

Kendi alanım üzerinden bağlayayım konuyu. Edebiyat kısmını geçtim, Türkçe kısmında yani okuduğunu, dinlediğini anlamada herhangi bir başarı yok. Okuduğunu anlamayan adam, ne bölümü okursa okusun beceri geliştiremez. Teknik konular dahil.
+1
wilhelmwasmuss
(13.03.26)
staja öğrenci götürüyordum birkaç sene önce; ders işlenmiyor, hocalar sigara odasında geçiriyor bütün günü. arada ders işlenecek olsa öğrenciler dinlemiyor bu kez. idare de umursamayınca hiçbir şey olmuyor işte.
0
mezzosprite
(13.03.26)
(5)

eski opel corsa alınır mı?

matlii
merhaba, 2015 model otomatik opel corsa alsam mı diye düşünüyorum. baktığım spesifik modelin atmosferik 90 hp atmosferik motoru varmış, 1398 cc. istanbul'da yokuşlarda falan problem yaşatır mı acaba? sizce genel olarak alınır mı? teşekkürler şimdiden.
merhaba, 2015 model otomatik opel corsa alsam mı diye düşünüyorum. baktığım spesifik modelin atmosferik 90 hp atmosferik motoru varmış, 1398 cc. istanbul'da yokuşlarda falan problem yaşatır mı acaba? sizce genel olarak alınır mı? teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(13.03.26)
2015 arabam olsa sifir arabaya sahipmisim gibi hissederdim. 90 beygir 1,4 atmosferikle sehir icinde bir sikinti olmaz bence cok dolu degilse. Biraz yuksek devirde cikmak gerekebilir. 2010 pejo 207 kullandim, 1,4 motorlu, bir sikinti olmadi. Benim bu tarz atmosferik arabalarla ilgili asil sikintim uzun yolda, mesea Honda Civic vardi 2002 model 1,6 benzinli, Bolu tuneline dogru cikarken yavaslamak zorunda kalsan daha toparlayamiyorsun.
0
mbond
(13.03.26)
Yarı otomatik alınmaz
-6
arbre
(13.03.26)
d kasa 1.2 easytronic vardı hem gitmiyordu hem otomatik vites sıkıntılıydı. 1.4 atmosferik sıkıntı yapmaz alınır. ama motor performasınsı düşük olur. performans beklentiniz yoksa olur. ayrıca opel sağlam bir araç.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
yarı otomatikten kasıt easytronic ise onlardan değil.
+1
🌸matlii
(13.03.26)
iyidir, 1.4 olanlarda easytronic yok tam otomatik vites. performans ve az yaksın beklentisi yoksa iyi araç.
0
duguit
(13.03.26)
(13)

bebek sonrası yaşam

kondansator
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zam
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zaman geçirmek hem eşimi yalnız bırakmamak adına. bu döngü nasıl normalleşiyor? örneğin, iş çıkışı spora gitmek ne zaman normaldir? şmdi iş çıkışı plan yapmak da bencilce geliyor, diğer türlü 7/24 eşim hem bebekle yalnız, hem onunla da zaman geçirememiş oluyorum. bu sayede spor falan iptal ettik, göbek de ilerledi orası ayrı da. ya da evde x bir konuda çalışacağım zaman yine bencilce geliyor sanki evdeki telaştan uzaklaşıp kendi dertlerime yoğunlaşıyor muşum gibi. siz bu dönemi nasıl yönettiniz?
+2
kondansator
(13.03.26)
Babanne/annanne gibi birileri etrafta yoksa genelde normallesmiyor. Maddi imkanlar varsa bir sure sonra cocukla oynayacak birileri ayarlanabilir. Esiniz uzun vadede calisacaksa zaten muhtemelen bakici gerekecektir. Benim hayatimda etkisi buyuk oldu, tatil bile cocugu eglendirecek birseyler icermeli ki devam edebilesin, yoksa cocukla sehir yuruyusu falan zor.
+1
mbond
(13.03.26)
eskiye ne zaman dönecek sorusuyla cebelleşirken artık kendi hayatınıza dair "eski günler" inşa etmeye başladınız. bir süre sonra bu üzerine düşündüğünüz şeyler gücünü yitirmeye başlayacak. ara ara damara giden kan gibi, spora gitmek veya arkadaşlarla program yapmak gibi aktiviteler aklınıza gelecek, yapamadığınız için belki üzülecek belki sinirleneceksiniz ama şimdikinden daha hızlı unutacaksınız, diye tahmin ediyorum. en azından benim deneyimim buna benzer olmuştu.

artık bunların üzerine düşünmediğiniz faza girdiğinizde, haftasonu beykoz sahilde (istanbuldaysanız :) güneşli bir günde birlikte gezmenin ne kadar da huzur verici olduğunu damarlarınızda hissedeceksiniz. artık keyif onlarsız düşünülemeyecek. artık siz sadece siz değil, bir aile babası rolünü tamamıyla içselleştirmiş olacaksınız.
+2
birdirbir
(13.03.26)
Eşiniz sürekli bebekle olduğu için suçluluk duyuyorsunuz gibi geldi bana, Yani eşinize kişisel zaman yaratsanız, çocukla siz tek başınıza ilgilenseniz sonrasında sizin kenid kişisel zamanınızı oluşturmanız hem sizin açınızdan hem de eşiniz açısından gayet mantıklı olur gibi geldi bana.
+6
kumandanim
(13.03.26)
eşim maalesef tek başına program yapma tekliflerini red ediyor. çıksın havası değişsin istiyorum ama red ediyor. sadece beraber çıkıyoruz.
0
🌸kondansator
(13.03.26)
5 yaşını geçtik. ne anane ne babane yardımcı oldu. eşimde bende 2 dk oturamıyoruz. ancak çocuk 9.30 10 gibi yatıyor o zaman kendimize zaman kalıyor. onda da genelde öbür güne hazırlıkla geçiyor. er kişisi olarak yarım saat yürüyüp yatıyorum. eşimle ortak bir şey yapmayı unuttuk. kendine zaman ayırma diye bir kelime artık hayatından çıksın. sakın eşine gidipte benim kendime zamanım yokta deme. kadınlar çocuğunun yükünün çoğunu alıyor zaten. aynen bencilce geldiği için iş yerinde kendime döndüm.
+1
mikahakkinen
(13.03.26)
Eşinizin tek başına plan yapmayı reddetmesi ile ilgili mesajınız şu videoyu aklıma getirdi:

www.youtube.com

Belki böyle bir yöntem deneyebilirsiniz?
+1
peki madem
(13.03.26)
Bebeğiniz sağlıkla büyüsün.
İçinde bulunduğunuz durum normalleşmiyor maalesef. Yeni normaliniz bu oluyor.
Yürüme işini bir süre erteleyin. Evde spor yapmaya çalışın.

Siz işe gidiyorsunuz yine bir süre kafanız farklı şeylere yoğunlaşıyor, ama belki wc'ye gitmeye vakti olmayan eşiniz var karşınızda. Şu dönem ne yaparsanız yapın ona batacak zaten, o yüzden spor vs aksiyonlara girmeye gerek yok:)
Çocuk sahibi olmak bu mu, evet direkt bu. Bakacak kimsesi olmayan biz de, siz de, herkes bu yoldan geçiyor. Önemli olan en az kayıpla geçmek.
+3
artci sarsinti
(13.03.26)
Kızım ve oğlum da biraz nefes alsın, çocukla biraz ben ilgileneyim diyen büyükanneler ve büyükbabalar yoksa, asla normalleşme olmuyor.
Böyle bir destek olsa, siz de eşiniz de kendiniz için ayrı plan yapabilirsiniz.
Gerçi çocuk ne kadar büyürse büyüsün hayat eskisi gibi olmuyor, o ayrı konu.
0
pro9it9is9
(13.03.26)
Eşin aynı oranda ne zaman sosyalleşebilirse o zaman normal olur. Muhtemelen uzunca bir süre olmaz.
Zaten şöyle bir hayat olmuyor. İki gün sen çık, iki gün ben çıkayım, kalan günler ailecek vs gibi… olmuyor yani. Hele yardımcı olacak aile büyüğü vs yoksa çok zor.

Sakın gidip de ne zaman spora gideyim ya filan diye sormayın.

Evde tek başına bebek bakmanın ne demek olduğunu hiçbir erkek anlayamaz ya. Hani o tuvalete bile zor gidiyorum hikayeleri gerçek yani. O sebeple bence bir süre bu düşüncelerden ziyade eşiniz ve çocuğunuza odaklanın. Onların hayatını nasıl kolaylaştırırsınız, onu düşünün.

Belki bi daha hiç spora gidemeyeceksiniz, ama çocuğunuz hep sizinle olacak. Artık normaliniz bu.
0
elorelia
(13.03.26)
Mutlu anne-baba mutlu bebek. Kendinize zaman yaratmaya çalışın yoksa stresten birbirinize sararsınız.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Öncelikle güle güle sağlıkla büyüsün bebeğiniz. Çok şanslı olduğunuzu unutmayın.
Şu videoyu izlemenizi öneririm :) bana çok iyi geliyor bu hocanın ayarları :) youtu.be
0
duhan
(13.03.26)
çok zor bir dönem. karşılıklı anlayış gerekiyor. şunu unutmayın, annelik, hele hele 7/24 annelik, sizin çalışacağınız tüm işlerden çok daha zor bir iş. bol bol görev paylaşımı yapın. üzerinden bol bol yük alın. bebekle bol bol vakit geçirin. bir daha ele geçiremeyeceğiniz zamanlar bunlar. bebeğe bakmanız gerektiği kadar anneye bakmanız da gerekiyor.

bir de aslında sizin bir çift olduğunuzu da unutmayın. yavaş yavaş bebeği bir kaç saatliğine birine bırakıp, köşedeki kafede bari olsa iki kişi dışarı çıkın.
+1
co2s2
(13.03.26)
bence ilk önce hiç bir zaman önceye /eskiye dönmek diye bir şey yok onu kabullenmek gerekiyormuş bu süreçte bizim öğrendiğimiz bu oldu :) artık yeni bir normal yaratmak gerekiyor , bazen ufak ufak bazen de büyük alanlar açmaya çalışarak, bakıcı yada anneanne/ babaanne yoksa gerçekten çok daha zor. ama bebek anneden biraz daha ayrılır hale gelince mutlaka eşinizle birlikte zaman yaratmaya çalışın önce, çünkü her ne kadar destek olsak da sandığımızdan daha fazlasına ihtiyaçları oluyor. ardından da dönüşümlü olacak şekilde kendinize bireysel alanlar bırakabileceğiniz bir plana geçmeye çalışın- bu arada çocuğun hastalanması, diş çıkarması, atakları falan onlar hep plan bozucu zaten saymıyorum dahi ama yine de kendiniz için ve birbiriniz için bir şeyler yapabileceğiniz hissi veren planlamalarınız olsun, sonrası yapabildiğiniz kadar zaten
0
darthvader
(14.03.26)
(6)

Elektrlikli otomobiller

baldan kaymak
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.

Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?

Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
Şarj işlerinde ayrı istasyona bağımlılık olması şart değil ki. Evlerin önünde de olabiliyor. Türkiye'de ne kadar yaygın bilmiyorum ama yaygın olan yerler var. Bildiğimiz istasyon düzeni olsa yetmezdi tabii.
0
mbond
(13.03.26)
Şarj süreleri gittikçe kısalıyor. Elektrikli istasyon kurmak benzin istasyonu kurmaya göre daha kolay, tehlikesi ve teknik altyapısı daha uygun. Bütün otoparklara uygulanabilir bir sistem ayrıca.

Ki hepsinden bağımsız, benzine göre en fark yaratan avantajı mobil şarj istasyonu diye bir şey var. Yolda kaldığında geliyor dolduruyorsun.

Bunların hepsinin maliyeti zamanla azaldığında akaryakıta göre daha avantajlı olacak. Benzinin olmadığı yer çok, elektriğin olmadığı yer mi var?
0
Bruce
(13.03.26)
Talep kadar arz oluşur. Kimse zarar etmek için boş bekleyen istasyon kurmaz. Piyasadaki EV araçların oranı yükseldikçe istasyon sayısı da artacak. Akaryakıt istasyonları gibi güvenlik kısıtlamalarının bir çoğundan muaflar ve çok daha az yer kaplıyorlar. Aslında sayıları şaşırtıcı derecede büyük bir hızla artıyor.
0
mikro patlama
(13.03.26)
En kötü evin penceresinden kablo uzatır şarj ederiz.
0
kaptan maydanoz
(13.03.26)
uzun yollarda bu sıkıntı olabilir. babam elektrikçi bir çok iş yerine ve eve şarj istasyonu kurdu. türkiye geç adapte olur dendi ancak gayet hızlı adapte olduk. ayrıca evin penceresinden kablı uzatıp şarj edende çok.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
kısa vadede tüm araçların elektrikli olacağını ve her yerde kuyruklar olacağını düşünmüyorum. ben yılda 20 kereye yakın istanbul-çanakkale arası gidip geliyorum, 2-3 kere istanbul-antalya, 1-2 kere de istanbul-marmaris yapıyorum.

elektrikli araçlar hala uzun yola uygun değiller. ortalamanın altında bir hızla gitmek durumundalar ve sık sık durumundalar. acil bir durumda istanbul-çanakkale arasını hızlıca gitmek mümkün değil.

ancak yavaş yavaş menziller artıyor, şarj süreleri kısalıyor, şarj istasyonu sayısı artıyor.
0
co2s2
(13.03.26)
(38)

90'ların unutulan şarkıcıları

yurtsuz john
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı... Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bun
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı...
Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bunlar unuttum.

Öztürk
Ufuk Bigay
Nilüfer Örer
Orçun

Bu isimler aklıma geliyor. Hepsi kaybolup gitti. Sizin hatırladıklarınız var mı?
+3
yurtsuz john
(10.03.26)
Oh, tam benlik bir başlıkmış bu :)

"Ah canım Ahmet", Deniz Arcak, Tayfun ve Soner Arıca şimdilik ilk aklıma gelenler. Ha bir de Rengin vardı.

Bundan birkaç sene evvel adını hatırlamadığım bir Türkçe müzik kanalı bu saydıklarımdan bazılarını döndürürü döndürür dururdu gece kuşağında.
+2
RaiseThySword
(10.03.26)
@raise

mutlu olduğuna sevindim ama senin yazdıkların ünlü isimler :)

yani nasıl söylesem, ben bayağı underground kalmış isimleri arıyorum. 40+ arkadaşlar hatırlar anca.
+3
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Taner
+1
Başka
(10.03.26)
bay x diyorum o zaman. tek şarkılık biriydi sana değmez diye bi pop şarkısıyla meşhur olmuştu sene 95 96 civarıydı. seneleeer sonra prestij müziğin ve fantezi müziğin sükse yaptığı yıllarda şiveli türkücü olarak çıktı tekrar piyasaya ama yine tutunamadı.
sibel gürsoy vardı yine tek şarkıyla çıkmıştı unutuldu gitti sonra.
akın vardı rebekanın yeri diye şarkısı vardı

sizin bahsettiğiniz 3 kişilik grup komedi dans üçlüsü müydü acaba? içlerinden biri erol köseydi o da doktordu. baktım diğerleri değilmiş gerçi.
+1
pide
(10.03.26)
tarik vardi ama 2000 senesindendi. of aman mi of deli gönül mü bir sarkisi vardi.
rüya ersavci. istemiyorum baba sarkisini cok severdim.
grup merdiven. akdeniz aksamlari'nin yaraticisi.

youtu.be
diger sarkilari da güzeldi.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Haspam diye bir şarkı vardı, üç kişilik bir grubun şarkısıydı, baktım grup gmg imiş adı, haspam haricinde bir albüm daha çıkarmışlar.
+2
(10.03.26)
*Grup laçin
*"Gel etme gözlerim yaşlarla doldu" şarkısını söyleyen bir grup genç çocuk vardı.
*Reha var aşk cicegimi söyleyen.
*Akın vardı. Rebeka, kız milleti, lanet olsun vs
*Melih Görgün 14 Bahar geçti vardı. O adam da yok olup universtede hoca olmuştu en son.
*Ayşen miydi sanki adı "var mıydı böyle kaçmak nerdesin" şarkısı vardı.
*Dokun bana yarışmasının çıktığı dönem "dokun bana" şarkısını söyleyen bir kadın vardı.
*Hey barmen bana bir bira şarkısını söyleyen bir adam vardı.



Çoğu belki bilinen isimler ama yok olduklari için örnek verdim.
+2
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bunun videosuna denk geldiğimden emindim, bu muydu bilmiyorum ama bunu buldum; m.youtube.com

Buralara bakmadan aklıma gelen
Sibel Bilgiç - Alışamadım var ama bu biraz unlu galiba
Jale - Üzgünüm
+1
mbond
(10.03.26)
dediğin grup beyaz önlük. son defa sarıl bana:)
+2
nothing in my way
(10.03.26)
Hakan kurşun - boğazın üstünde

m.youtube.com

Ünlü - estarabim

m.youtube.com

Cenk Eroğlu - son rüya
(Bu şarkıyı aslında zamanin devlet Bakanı Kürşat Tüzmen den torpilli Tüzmen diye bir herif söylüyordu ama şarkı cenk eroglu'nun)

m.youtube.com

Güzel duyuru aklıma geldikçe yazarım daha :))
0
makbur
(10.03.26)
bir de kamyonet arkasinda sarki söyleyen bir abla vardi. egerbiryolcu bilir gibi geldi.
nadide sultan diye de bir kadin vardi. konyalim diye sarkisi vardi :D
oya bora da kayboldu. ben bilmiyorum yani boy gösterdilerse.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim pınar aylin mi kamyon arkasındaki? www.youtube.com
0
nothing in my way
(10.03.26)
@nothing

ömrüne bereket çok yaşa e mi canımsın :)

@konusma

pınar aylin ve nadide sultandan bahsediyorsun. onlar ünlü konumuz dışı.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Göksel - gönüllü yazıldım sana ve aşkına
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
Metro- avucumda gökyüzü
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
90'ların sonunda Binnaz şarkısıyla Ciguli vardı rahmetli.
0
Mirket
(10.03.26)
@yurtsuz john taksicilik yapan emre matraş.
0
nothing in my way
(10.03.26)
90 yazmışsın özellikle ama 2000ler başı da sayılır mı? :)

irem diye bi hanım vardı hayalet sevgilim miydi neydi bi patlamış şarkısı vardı. herkesin dilindeydi ve ben nefffret ediyordum. sonra yok oldu gitti ama ne oldu hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum :D
+1
truf
(10.03.26)
@nothing

ben böyle duyurucunun canını severim ya. helal olsun. bu şarkıcının acayip bir erotik klibi vardı :)

@mirket
@truf

sağolun ama ciguli, irem falan bunları herkes tanıyor.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Sen, senin tanıdıklarını herkesin tanıdığı yanılgısında mısın, bana mı öyle geliyor?
0
Mirket
(10.03.26)
@mirket

ciguli öyle meşhur olmuştu ki star tv ona dizi bile çekmiş, çıkmadığı program kalmamıştı.

ben meşhur olamamışları arıyorum :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Umay umay
0
rodeocu
(10.03.26)
@yurtsuz john www.youtube.com bu mu?
0
nothing in my way
(10.03.26)
exlibris
(11.03.26)
nezih ünen www.youtube.com çok severdim ama sonra pek faal olmadı

tual www.youtube.com
0
exlibris
(11.03.26)
ne güzel duyuru olmuş, gece gece öküz oturdu içime maziyi andıkça.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(11.03.26)
Burak aydos
Af grubu vardı, asrın ve emre. Ünlü oldular ama silinip gittiler
Endi+pol vardı
Bir de 9da9 diye bir albüm vardı böyle tek şarkılık sanatçıları toplamıştı.
Işığın yansıması vardı grup olarak.
Haramiler de mavi duvarla ünlü oldu ama tek albümde kaldılar.
Bunlar yukarıda sayılanlara ilave. Düşünsem daha bulurum.
+1
strawberry first
(11.03.26)
İlk aklıma gelenler:
Sima - Her Şeye Rağmen (YouTube'da kendi klibine yaptığı yorumu okumuştum seneler önce.)
Meyra (Nazlı Ilıcak'ın gelini kontenjanından dönmüştü bir ara.)
Murat Gürkan - Barmen (Klibi de efsanedir.)
Tuğçe San (Merak edip bakmıştım; makyaj işindeymiş sanırım.)
0
auroraaurora
(11.03.26)
senin aradigin bir zamanlar unlumsu olan ama artik taksimde yuruse kimsenin tanimayacagi tipler. rahmetli ciguli falan bunlara gore tarkan seviyesinde unluydu.

benim aklima direk ragga oktay geldi nedense.

youtu.be

dur bi tane daha buldum, murat gurkan'dan geliyor. hey barmen bana bir bira :D

youtu.be
0
cooperr
(11.03.26)
ragga oktay yazmışlar :) adam hala ünlü.

benim aklıma kerim geldi. 2000ler başıydı sanırım. animasyon bir "yanıldım" klibiyle çıkmıştı.
0
summerjam0306
(11.03.26)
Bu basligin rock versiyonu acilsa keske :)
Kaybolan cok kaliteli popcudan cok rockci var bence
0
turkuaz
(11.03.26)
Emre Matraş Haydi Çal Çal bu bankolar bankosu

Tuğrul Arsever söylendi mi? Bende Günah Gitti

Bora Öztoprak sayılır mı?
0
kumandanim
(11.03.26)
Bora Öztoprak falan bu kategoriye giriyorsa, Ali Güven Ardına Bakma Yolcu diyorum
0
(11.03.26)
Mert Ekren - Alo orda mıısn?

www.youtube.com
+1
runaway
(11.03.26)
@runaway verdim şukunu karşim.
0
kumandanim
(11.03.26)
Ümit Yaşar Ateşlerde yanacağım

Emral vardı bi' de Küçük Emrah' ı taklit ediyor muydu neydi.
0
kumandanim
(11.03.26)
@turkuaz

popla sınırlı değil rockçılar da dahil :)
0
🌸yurtsuz john
(11.03.26)
ateş-çingene ruhum
dr. tarık- yes sir
meriç-şebboy
0
nothing in my way
(11.03.26)
(8)

Son kullanma tarihi 10 gün geçmiş yumurta yenir mi?

Bartebly
Akşam iftarda kızartıp yedim ama şimdi midem biraz kötü oldu psikolojik mi yoksa bozulmuş olabilir mi? Yumurta buzdolabı dışında mutfakta camın önündeydi. Cam da 7/24 açık ama mutfak da sıcak petekler yandığı için.
Akşam iftarda kızartıp yedim ama şimdi midem biraz kötü oldu psikolojik mi yoksa bozulmuş olabilir mi? Yumurta buzdolabı dışında mutfakta camın önündeydi. Cam da 7/24 açık ama mutfak da sıcak petekler yandığı için.
0
Bartebly
(08.03.26)
yenebilir. ama bozulmuş da olabilir. başka yumurtalar kaldıysa bayatlık testi yap.
0
jelly bear
(08.03.26)
Bozuk yumurtayı kırınca genelde sarısı cilik olur akar gider ve baya kötü kokar. Taze olmamasina bir şey diyemeyecegim ama bozuk olsa anlardiniz bence.
+2
a perfect lie
(08.03.26)
Kırınca ortalığa bir kötü koku yayılmadıysa yerim ben.

Sait Faik Abasıyanık'ın Kameriyeli Mezar hikayesinde, Hikaye kahramanının anlattığına göre, martı yuvasında iki yumurta varsa, bu yumurtaları korkmayın alın der. Çok tatlı olurmuş. Eğer yumurta üç taneyse uzak durun der. Bozuk olabilirmiş. Son kullanma tarihinden bahsetmemiş.
Hikayenin adı, martı yumurtası yemeye giderken önünden geçtiği mezarlıkta gördüğü bir mezardan geliyor. Yumurtalarla ilgili değil.
+1
Mirket
(08.03.26)
Bozulmaya yaklaşanlar kırılınca az çok dağılır, bu tabii mide bozacağı anlamına gelmez. Kesin bilgi değil tabii belki de yanılıyorumdur.
0
mbond
(08.03.26)
Ya bu yenir denen arkadaşlar neye dayanarak söylüyor bunu? Skt si 10 gün geçmiş yumurta en az 40 günlük demek . 40 günlük yumurta nasıl yenebilir?
0
benaslindayohum
(08.03.26)
Yenmez tabii ki. Son günü gelen yumurtayı bile yemem, yumurta yani bu.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
skt ürünün tam o tarihte çöp olacağı anlamına gelmiyor ki sadece bayatlıyor. bozuk demek değil. hatta gıda israfının önüne geçmek için ürünlere artık tett yazıyorlar yani tavsiye edilen tüketim tarihi. yımurtayı ben her ihtimale karşı dolapta tutuyorum. mutfakta petek yanmıyor ama yemek yapınca falan çok ısınıyor. yumurtayı da kırınca sarısı dağılıyorsa ve kötü kokuyorsa yemem tabi ama sırf son kullanım tarihi geçti diye de çöpe atmam. ayrıca sen bozuk yumurtayı yesen bile illa gıda zehirlenmesi geçireceksin diye bir şey yok belki basit semptomlarla atlatır bi daha bu hataya düşmezsin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
yumurtada skt değil tett olur. tett geçtikten sonra bozulup bozulmadığını kontrol ederek tüketebilirsiniz
0
mezzosprite
(09.03.26)
(19)

Ayran içiyor musunuz

arbre
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
-6
arbre
(07.03.26)
ben gazlı içecekleri tamamen hayatımdan çıkarttım. içeceksemde sadece ayran içiyorum.
+1
my fault
(07.03.26)
%100 meyve suyu ürünleri de olabilir arada ikame olarak.
+1
biravekahve
(07.03.26)
Kola içmeye çok uzun bir ara verip tadına baktığında ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlayacaksın. Ben hemen hemen 25 yıldır kola içmiyorum arada bir yerde tadına baktım zehir gibi geldi.
Bunu denemek için direnebildiğin kadar diren :)

Ayran çok severim ama kapalı ayran sevmem birçok yerde açık ayran yoksa bir şey içmem.
Kolaya dönmemek için alternatif ekleyebilirsin maden suyu gibi.
Metrolarda satılan taze sıkma portakal suları güzel ama ne derece temizdir bilmiyorum.

Ben genelde bir şey içeceksem bunları tercih ediyorum.
İçki dışında kapalı içeceklerde çok seçiciyim hepsi çok kötü, çocukken vişne suyu içerdim artık hepsi leş, vişne suyu bile değil “vişneli içecek” yazıyorlar o derece.
0
mutekebbir
(07.03.26)
Lahmacun ve pogaca-borek türü yiyeceklere ayrandan baska yakisan bir icecek yok.
+2
duster
(07.03.26)
Hiç bırakmadık ki .
Ama içine az tuz , biraz da limon sıkılmalı.
-1
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ayran ve kefir içiyorum onların yeri ayrı. Gazlı içecek istiyorsam da wefoodun karadut özüyle maden suyunu karıştırıp içiyorum, kolaya sağlıklı alternatif.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Sürekli içiyorum
-1
Hallegadola
(07.03.26)
evet, içilmez mi :D et yemekleriyle içmiyorum ama emilimi azaltıyor diye. şalgama alışmaya çalışıyorum son zamanlarda. haftada bir iki kez maden suyu beypazarı. paket herhangi bir meyve suyunu tüketmiyorum. bazen marketlerde görürsem ve canım çekerse katkısız soğuk çayları tüketiyorum. kefir içiyorum.
0
black holes in the sky
(07.03.26)
iki günde bir şişe deviriyordum. sonuç; aşırı kalsiyum.
şimdi de ayranı bırakmaya çalışıyorum.
0
WithWorth
(07.03.26)
Ayran yerine soda/maden suyu içilebilir.
0
efx
(07.03.26)
ayran içerim bolca. kolayı senede 5 bardak belki içerim.
0
benibulmanlazim
(07.03.26)
Aramam ama bazı yemeklerde ayran güzel oluyor cidden.

Ayran + Soda ayrı bir tat oluyor.
0
put it in your appropriate place
(07.03.26)
sudan sonra en çok içtiğim içecek. dolapta hep bulunur çok severim.
0
jelly bear
(08.03.26)
Haftada bir falan içiyorum.
Zehir değil ya bu?
Aman zehirse de ne zehirler yiyoruz buna gelene kadar.
0
parka
(08.03.26)
Yemeğin yanında sadece ayran içiyorum veya yoğurt yiyorum. Kola bir çeşit bağımlılık, şu an bir hafta yemeğin yanında kola içsem, hatta belki daha kısa süre, canım sürekli kola ister. Kolayı neredeyse tamamen bıraktım, sadece ayda yılda bir çok yaygın olmayan bir çeşit kola alıp içiyorum. Yılda 1 litre falan.

Soruya da cevap vereyim, 15 yıl önce falan çalıştığım yerden dolayı yemek yanı kolaya alışmıştım, bıraktım ayrana geçtim, zor olmadı.
0
mbond
(08.03.26)
züber ice tea yi öneririm alternatif olarak
0
renegade
(08.03.26)
kolayı bırakalı 10 yıl olacak, ben de yerine ayranı koydum. özellikle özerhisar ayran tercihimdir. ayranın tek problemi tuz tüketimini arttırması. bu yüzden yemek yanında sade maden suyu da içilebilir, içine limon sıkınca da güzel oluyor.
0
inveniam viam
(08.03.26)
Evde yoğurttan kolaylıkla yapılabiliyor diye hiç ayran satın almadım. Evde de yapmadım. Yani içemiyorum :)) ama içilir yani severim. Kefir alır içerim mesela devamlı o da çok güzel. Kola çok iğrenç bir tat bence, içmeyin.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
ayranı çok tuzlu bulduğum için kefir içiyoruz.

bir de çocuğumun beslenmesine koymak için aldığım sizzle-pop marka meyve suları var. gazlı içecekleri ve soğuk çayları da var sanırım denemedim ama meyve suyunu aile boyu çok sevdik. öneririm.
0
ayalensoledad
(08.03.26)
(5)

10 yıl sonra beyaz yaka olacak mı?

mimikikili
Bilimadamı dışında beyaz yaka ihtiyacı olacak mı? Elbette sıfıra inmeyecek. Ama farkındasınızdır... dünya tahminimizden çok daha hızlı ilerliyor. Ve 10 yıl diyorum.Mühendis mimara imza dışında başvuracak mıyız?Yapay zeka son yılda bile ne kadar ilerledi. Bir de 10 yıl sonrası?Buyrun istediğiniz yerd
Bilimadamı dışında beyaz yaka ihtiyacı olacak mı? Elbette sıfıra inmeyecek. Ama farkındasınızdır... dünya tahminimizden çok daha hızlı ilerliyor. Ve 10 yıl diyorum.
Mühendis mimara imza dışında başvuracak mıyız?
Yapay zeka son yılda bile ne kadar ilerledi. Bir de 10 yıl sonrası?
Buyrun istediğiniz yerden anlatın. Nasiplenelim.
0
mimikikili
(06.03.26)
Nelere 10 yıl dediler, birşey olmaz, zaten şu an bile, hatta 2020 öncesi bile ofistekiler ne kadar çok iş yapıyordu ki, tabii yoğun insanlar vardır, ben de zaman zaman yoğun oluyordum ama çoğu hikayeydi bence, o zaman bile. Sorsan neredeyse istisnasız herkes "çok yoğun" diyordu.
0
mbond
(06.03.26)
Beyaz yakayı bitiren diploma enflasyonu oldu. Oversupply, oversaturation durumunu ortaya çıkardı. AI'ın etkisi aşırı artan beyaz yaka sayısı veya beyaz yaka olma motivasyonu kadar etkili değil şuan için. İleride ne olur bilinmez tabi.

Ancak mevcut durum bazı sinyaller veriyor. Gelişmiş ülkelerde bile işsizlik artıyor. Underemployment (eksik istihdam) denilen eğitim ve kariyerden alakasız işlere yönelme var.
+1
stefano
(06.03.26)
Yapay zekayı yeterince iyi bulmuyorum.

Modelleyiciler hep olacak
0
baldan kaymak
(06.03.26)
evet olacak
0
gurur
(07.03.26)
ai'ın etkisi ve başarısız yadsınamaz ama çok hızlı ve tehlikeli bir motor gibi o şuan. devre elemanları, direksiyonu, emniyet valfleri daha bir çok şey olmadan bu vaziyette "bunla her şey yapabiliriz, bir insan bir şeyi bu kadar hızlı çeviremez" ölçeğinde.

otomasyon süreçlerinde destek elemanı olarak kullanmak, takıma "akıllı ve heyecanlı çocuk" kontenjanından ai'yi katmak mantıklı ama onun dışında şuandakinden daha işe yarar hale gelmesi zor.

hassas bilgilerin yayılması, şirket içi ve legal kurallar, aşırı kaynak tüketimi, başarısını devam ettirmek için modellerin sürekli büyüme gereksinimi ama insan üretimi kaynak azalınca dairesel bir çıkmaza girmesi, halüsinasyon probleminin çözülememesi gibi ciddi problem var. halüsinasyon problemi, ai'n otomatize ettiği şunu özetle, burayı oku analiz et gibi işler için çok önemli bir sorun olmayabilir ama işlerin bu ölçek dışına çıkmasını zorlaştırıyor.

bir çok alanda, özellikle yazılım gibi alanlarda iş süreçlerine girdi, her çalışanın yanına verilen ikinci-üçüncü eleman gibi oldu. artık her bir çalışan aslında bir kaç kişiden oluşur vaziyette.

bu süreçlerin daha optimize ve sistemsel olması dışında çok büyük bir devrimin geleceğinden emin değilim. dönüşüm sürmeye devam edecek ama hayal ettiğimizin ötesine bir şey gelecek mi emin değilim. insanlar çalışmak zorunda, sisteme katkı sağlamak zorunda ki maaş alsınlar ve aldıkları paraları harcasınlar.

bahsettiğiniz ölçüde bir beyaz yaka azalması olacak ama onun sebebi mimar ve mühendislik gibi alanlarda zaten fazlaca insanlar olması
(bkz: diploma enflasyonu)
(bkz: akademik enflasyon)

ideal bir dünyada bu mesleklerin zaten bu kadar olmaması gerekiyordu.

bir de şu var. ai karar mercii olarak kabul edilemez çünkü köprüyü yapan bir mimar değil de bir yapay zeka aracı olursa o köprüde sorun olduğunda kim hesap verecek? kim bu işin sorumlusu? bir mimarın bir yerde imza atması gerekecek.

bir zanlıyı mahkemeye çıkarınca onun yargı kararını kim verecek? ai bu konuda sadece tüm süreçleri, iddia ve kanıtları değerlendiren bir araç olabilir. ama son karar yine bir hukukçuda. çünkü karar hatalı olursa o hakime hesap sorulmaz (gerçi türkiye'de zaten sorulmuyor ama kastettiğimi anladınız)

belki ileride işi hapis yatmak ya da hesap vermek olan meslek grupları çıkar. bi dk, büyük şirketlere birden atanan ceo'ları icat ettik. mimarlık firması ai'ya köprü hazırlattı. köprü çöktü. mimarlık bilgisi olmayan ama şirketi kurmuş olan kişi yargılanır. o zaten altında çalışan başka bir yüksek maaşlı çalışana denetleme görevi vermiştir. hapse o girer.

yazarken farkettim. roller değişiyor ama genel plan çok da değişmiyor.

mavi yaka ve beyaz yaka ayrımı azalacak.
şuan çoğu fabrika işçisinin yerine robotlar koyulabiliyor zaten. o işçiler daha az yağlı ve tozlu ortamda, bilgisayar başında ya da arada bir makinaların arasında yer alacaklar ve beyaz yaka çalışma düzenine bir noktada yaklaşacaklar. ofis çalışanlarının bir kısmının yaptığı iş az önce bahsettiğim kişinin yaptığı işe benzeyecek. belki de yeni mavi bu olacak.

aslında şunu söylemek lazım, bizim halk arasında beyaz yaka dediğimiz bir çok iş esasında mavi yaka iş kapsamında değerlendirilebilir. kullandığımız araçlar değiştiği, iş yerlerinin imkanları farkılaştığı için ve fabrikada çalışan işçilerden farklı şartlarda çalıştığımız için bu ifadeyi kullanıyoruz belki ama ai bu farkı azaltacak.

ai yardımcı bir araç olmaya devam edecek, etmeli de.
özetleyen, senin söylediklerini daha düzgün şekilde yazan, senin adına arayan ve sonuçları önüne getiren (ve bu minvalde bir çok iş arayan) ama nihai kararı insana bırakan bir insan olmalı ve öyle kalmalı. bu kararları verenler de zaten beyaz yaka.

ai en çok en çok orta kademe işleri tehdit ediyor şuan ve bu alanların daralmasını/ortadan kalkmasını sağlayacak belki de. rutin bilgi işleme gibi işler, analiz raporu yazan analistler, hukuk belgesi taslağı çıkaran ya da geçmiş hukuki kararları arayıp örnekler bulan yeni mezun avukat, sadece verilen işi o ölçüde ve basit işler yapan mediocore yazılımcı gibi işler tehdit altında.

ama o zaman da başka soru:
eski dava sonuçlarını kurcalamayan, taslak metin hazırlamayan az tecrübeli avukat nasıl tecrübe kazanacak ve kritik nüanslar yakalayacak?
küçük işler ve hatalar yapmayan yazılımcı nasıl büyük mimari kararlar alacak? giriş/orta kademe işleri kapatırsak, şuan senior görevde olanlar gittiğinde yerleri nasıl doldurulacak? kaldı ki ai sürekli eğitilmek, sürekli yeni input'lar almak zorunda ki zaten şuan bile ai-slop içerikler yüzünden model eğitimlerinde sorunlar yaşanıyor. giriş kademenin yeri dolar da, orta kademe işleri ai aldığında bu boşluk nasıl doldurulacak? şimdi ai girişten ziyade mid-level çalışanların yerine geliyor. 15-20 sene sonra ne olacak?

10 yıl sonra da beyaz yaka olacak. bu net. imza dışında mimar mühendise başvuracak mıyız, muhtemelen evet.
şimdi beyaz yaka dediğimiz bir çok meslek 10 yıl sonra da beyaz yaka olarak isimlendirilecek mi: bence bunu sormak istediniz. cevap hayır.
0
biseysorcaktim
(07.03.26)
(9)

Otostop

yurtsuz john
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
0
yurtsuz john
(06.03.26)
öğrenciyken çok çekerdim. üniversite bölgesinde içinde çevresinde çeken olursa her seferinde alıyorum. hatta bazen otostopçu almak için yolu uzattığım oluyor.

edit: 3 kere de blablacar yaptım. şoför olarak.
+2
jelly bear
(06.03.26)
sadece üniversite bölgesi +1. onun haricinde hiç almadım. sadece bir de kendi memleketimdeki köyde aldım ama köy ahalisi yani.
0
awlmi
(06.03.26)
Uzun zaman önce İzmir'de yaşarken Manisa'ya gidip gelmem gerekirse otostopçu alıyordum, geneli ekonomi yapmaya çalışan öğrencilerdi. Sonrasında olası bir kazada başıma gelebilecekleri öğrenince ve günümüz şartlarında kimseye güven olmayacağı için otostopçu almıyorum.

Otostop çekmiyorum, umarım gerek de kalmaz.
0
kimlanbu
(06.03.26)
Bir kere yaptik sanirim, benim yapacagimdan degil de arkadas yapmisti. Kisa mesafe gittik. Adam silahi oldugu icin korkmasi gerekmedigini yanindaki arkadasina soylemisti. Otostopcu eskiden aliyordum, tek olsam ayni ulke icerisinde belki gene alirim.
0
mbond
(06.03.26)
eskiden 20-30 kere almışımdır ama artık kimseye güven olmaz diyip alamıyorum.

bir kaç kere de zaruretten ötürü ben otostop çektim.
0
co2s2
(06.03.26)
bobrekler fazlalik bu vucutta evet.
0
warrior princess
(06.03.26)
Yapmamda aracıma almamda
-2
basond
(06.03.26)
Uzun yolda blablacar ile bayağı bi kişiyi götürdüm getirdim ama birkaç senedir güvenlik ve milletle uğraşmamak için kimseyi almamaya başladım.

Zaten sonrasında da bir terörist bu şekilde arabasına bindiği birini katlettiğinden daha da hayatta kimseyi almam.
0
chicha_v2
(06.03.26)
üniversite yıllarında neredeyse türkiyenin tamamını dolaşacak kadar otostop çektim. artık benden geçti.

Vaktinde otostop çekerken arabasına bindiğim insanlara da dediğim gibi tipi gözünüzü tutmayan kimseyi arabanıza almayın. bu ben olsam dahi almayın. bu fikrim halen geçerli.

kendi adıma şuan arabama otostopçu alırken genelde yine tipine bakıyorum ve ayrıca çantasına bakıyorum, 50lt çanta ve kamp yüklü birisini görürsem genelde alıyorum ama yine de tip önemli.
0
belkider
(07.03.26)
(3)

Trump'ın ispatlı bir suçu ortaya çıktı mı?

parka
Eppstein meselesinde yani.Ortada bazı resimler var ama sahte gibi.Trump manyağı zaten kendini suçlayacak delili açıklamaz diye düşünüyorum.
Eppstein meselesinde yani.
Ortada bazı resimler var ama sahte gibi.
Trump manyağı zaten kendini suçlayacak delili açıklamaz diye düşünüyorum.
-1
parka
(04.03.26)
Trump kendisi aciklamiyor ki zaten, ben de bilmiyorum kim yayinladi. Biri aydinlatir simdi.

Ortada Trump'in cocuk yastaki kizlara birsey yaptigina dair bir video foto vs yok diye biliyorum. Ancak Epstein'in yaninda oldugu kizlarin ortada hoplayip zipladigi bir video var. Tabii mailler falan varmis dunya kadar, ben sahsen maillesmelere bakmadim, zaten mail hakkinda kivirabilir sonucta.

Ispatli sucu Israil'in sozunden cikmaya kalkarsa ortaya cikabilir varsa. Oyle birsey hic bir zaman olmayabilir tabii.
0
mbond
(04.03.26)
epstein dosyalarının sadece sızdırılan KONUŞMA kısımlarını yazıcıdan bastıracak olsan 3 milyon kağıda ihtiyacın olur. dediğim gibi bu sadece adalet bakanlığı'nın yayınladığı kısmı. fotoğrafların gerçek ya da feyk olmasının pek önemi yok, onları zaten muhtemelen hiçbir zaman yayınlamazlar.

trump'ın pedofili ve korkunç bir insan olduğunu zaten iran savaşı tutumundan anlayabilirsin. bu adam işlere kendisi karar verebiliyor olsaydı vallahi savaş çıkarmazdı, buna kalıbımı basarım. yapacaksın dediler ve yaptı. çünkü epstein bütün pedoları kuşşaklarından yakalamış durumda.

bu söylediğim kamala ya da biden övgüsü olarak algılanmasın, abd'nin her mevcut ve olası yöneticisine ayrı ayrı boydan gireyim. öyle bi kitle var çünkü. kamala'nın adı epstein dosyalarında yokmuş... wow çok büyük başarı, çocuklara tecavüz etmek için bir adaya gitmemiş demek ki. obama filan da çok nur yüzlü karizmatik bi adamdır zaten sadece drone'larla sivilleri filan öldürmüştür yani çok şeyapmamak lazım di mi?

başlangıç noktası çok yanlış olsa da bu konuda kahvedeki dayılar haklı çıktı. abd ve israil bir avuç insanlıktan çıkmış yamyamın kontrolünde. şu noktada bunu tartışmayı yersiz buluyorum. biz de büyürken batı hastasıydık filan da geldiğimiz nokta ortada yani. avrupalı da mutlu değil. karılar masum gördüğü "ayak" satmanın derdinde, erkekler desen zaten bitik.

ben gençlik hayalinin 1+1 evde bilgisayar başında yalnız yaşamak olduğu bir gerçekliği artık kendi adıma kabul etmiyorum. zaten çoğumuzun onu yapacak durumu bile yok. para yok. bize söylenen her şey yalandı. trump diğer yüzlerce, binlerce şerefsizle beraber çocuk katili ve tecavüzcüsü bir yamyam.

bunları yapabilen insanları da bizim mahkememiz yargılamıyor haliyle. hukuk filan bunları fazla abartıyoruz. parası olan, aşırı zengin olan her türlü şeyi halledebiliyor. dünyanın yarısına sahip olan adama "bana tecavüz etti" deyip dava açabileceğini ve kazanabileceğini mi zannediyorsun? hakim, savcı, bütün müesses nizam anayasadaki mürekkebine kadar ona ait zaten.
+4
der meister
(04.03.26)
Geçmişi zaten karışık ama Şimdiki suçu , dayanakları olmadan ve daha İran'la müzakere halindeyken aniden onları (Siyonistlerin de baskısı ile ) vurmak .

Oysa bu şimdiki çatışma ne kendi Kongrelerinden ne de BM'den gerekli şartları taşıyıp onaylanmış meşru bir savaş değil .

160 civarında kız çocuğunun okulda bombalanarak öldürülmesinden de sorumludur .
Kadın hakları konusunda derin külliyatı olan Batının sessizliğie bakarsak 160 kız çocuğu bir tane Mahsa Amini kadar olamamış .
(İran'ın da gerçekte ne olduğunu biliyorum ama mesele bu noktada haklıyı görmektir)
0
diyecevaplandı
(04.03.26)
(4)

Araba soruları

arbre
Şu arabalardan hangileri iyi?1. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-sahibinden-temiz-huyundai-accent-1299173069/detay2. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-ankara2.el-2007-opel-corsa-1.4twinport-enjoy-otomatik-senetli-1300756228/detay3. https://www.sahibinden.com
Şu arabalardan hangileri iyi?

1. www.sahibinden.com

2. www.sahibinden.com

3. www.sahibinden.com

4. www.sahibinden.com

5. www.sahibinden.com

Bir de yarı otomatik şanzımanlar gerçekten alınmayacak kadar kötü mü? Bunların hepsi tam otomatik.

Son olarak dizel otomatik neden az sayıda? Sağ olun.
-4
arbre
(03.03.26)
Avensis olabilir belki ama tabii bu arac ozelinde demiyorum bunun dertleri vardir belki. 2 numarayi gozum tutmadi. Accent'i hic dusunme bile bence, bir kere saglamligi supheli ayrica taksi cikmasi olma riski digerlerine gore daha yuksek. Hertz sorun cikarmiyor diyorlar ama ben pek begenmiyorum.
0
mbond
(03.03.26)
accent'in 97 binde olmasını yiyecek varsa elimde satılık köprü var, ya taksi çıkması yada motoru yenileyip kilometreyi öyle hesap ederek yazmış.

edit: ahaha aracın km durdukça düşüyor, ilan sahibi 95'e çekti.
+1
yap desem yapmazsin he
(03.03.26)
Bu araba olayları karışik, mesela accent’ten uzak dur denmiş, haklılık payı var kmden dolayı sanki ama ikinci el arabanın markası modeli olmaz, ikinci elin markası “ikinci el”dir. Bunu 50’ye yakın sayıda araba alımı, her birini dağıtıp geri toplamış biri olarak söylüyorum. Arızasızlığı ile bilinen mesela bir toyotayı eski sahibi bakımsız, yağlamasız, çukurlara düşe düşe, motoru bağırtarak, gram antifriz koymadan falan kullanmis olabilir, ama elinden silikon sprey, araba parfumu, lastikler icin arap sabunu vs düşmemiş olabilir, yani içi dışı şıkır şıkır ama teknik olarak çökmüş olabilir daha 50.000 kmlerde. Accenti de yaşlı bir amca üç ayda bir yağ degiserek, sakin sakin uzun yollarda yormadan kırmadan 150.000 km yaparak kullanmıştır, bu ayarda o accent o toyotayi döve döve öldürür. Bunları çok yaşadık. İkinci el için ş marka iyidir falan diyene kulak asma. Şeklen begendigin bir arabayi expere degil ahlaklı bir tamirciye göster.
0
covered
(03.03.26)
yarı otomatik şanzımanlı C4 kullanıyorum, fiatın yarı otomatik şanzımanını da test ettim. kötü değil ama bakımlısını bulman lazım. avantajı masrafı azdır tamiri kolaydır. dezavantajı tam otomatik gibi pürüzsüz kalkış vites geçişi yapamazlar. gene de düz vitesten bin kat daha iyidir.

dizel otomatik az sayıda değil tam tersine en çok tutulan kombinasyon ama fiyatı yüksek o yüzden aramalarında çıkmıyor olabilir. yılda 20-30K yapmayacaksan dizel ile uğraşmana değmez.
0
orpheus
(03.03.26)
(6)

Tarihi kendi ayarlayan saat

chicha_v2
Aylara göre 30/31/28 ayrımını yapabilen saat var mı? Evetse ne olarak aramam bulmam lazım?Hadi şubat ayının 29 çekmesini geçtim 4 yılda bir kendim ayarlarım o kadarını :)
Aylara göre 30/31/28 ayrımını yapabilen saat var mı?

Evetse ne olarak aramam bulmam lazım?

Hadi şubat ayının 29 çekmesini geçtim 4 yılda bir kendim ayarlarım o kadarını :)
-1
chicha_v2
(03.03.26)
evet dijital saatler yapıyoru bunu. casio vb. analoglar yapamaz bunu
0
kablelvuku
(03.03.26)
perpetual (calendar) watch diye geçiyor ismi.
+2
eileengray
(03.03.26)
salihdt
(03.03.26)
Seiko SPC131P1 var. Artik yili(Subat'in 29 cektigi yili yani) bile gosteriyor, muhtemelen o sene Subat'i da ona gore ayarliyordur yanilmiyorsam. Ama bir ara pili bitti galiba durdu bir sebepten, bir daha da ayarlayamadim.
0
mbond
(03.03.26)
Casio f 91, bildiğin asker saati.

Yıl seçeneği olmamasına rağmen gün ay kombinasyonundan artık yıllarda da şaşırmıyor. Sürekli tarih atmam gerektiğinden ben yıllardır kullanıyorum. Artık retro sayıldığından tarz olduğunu düşünenler bile türedi:)
+1
antihero
(03.03.26)
Dijital saatlerin tamamında, tamamında yoksa bile neredeyse tamamında bu özellik var.

Pilli analog saatleri bilmiyorum, olmayabilir ama varsa bile pahalıdır.

Mekanik saatlerde durum biraz karışık. Şubat 28-29 ayrımını yapabilen saatlere perpetual calendar deniyor. Anormal pahalı saatler. Birazcık daha ucuz olsun istenirse annual calendar denen saatler var, onlar yılda bir kere sadece şubat ayında ayarlanıyor ancak onlar da oldukça pahalı.
0
10551037
(03.03.26)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+3
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
0
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(7)

önce beğenmeyip sonradan sevdiğiniz müzikler?

Lubb
hani olur ya sevebileceğinizi düşündüğünüz bir şarkı/albüm/grup/tür olur ama siz ilk etapta pek beğenemezsiniz. Sonra arada hayat gerçekleşir ve bir zaman sonra bir daha denk gelirsiniz bu sefer kıymetini anlarsınız, seversiniz.var mı böyle kafası sonradan gelen örnekler sizde?
hani olur ya sevebileceğinizi düşündüğünüz bir şarkı/albüm/grup/tür olur ama siz ilk etapta pek beğenemezsiniz.

Sonra arada hayat gerçekleşir ve bir zaman sonra bir daha denk gelirsiniz bu sefer kıymetini anlarsınız, seversiniz.

var mı böyle kafası sonradan gelen örnekler sizde?
0
Lubb
(01.03.26)
Tool

Yeni bir sayfa açtı müzik hayatıma yıllar evvel
+2
thesomberlain
(01.03.26)
Hande Yener - Yoksa Mani :)
0
mbond
(01.03.26)
Türk Halk müziği, musikisi
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.03.26)
Yıldız Tilbe, Ebru Gündeş şarkıları
-4
arbre
(02.03.26)
trap
0
ala09
(02.03.26)
kpop, lisedeyken sevmezdim ama tam olarak şans da vermemiştim, sınıfta çok seven biri vardı biraz ona inat olarak karşıydım saçma şekilde :D dinledikçe sevdim şuan dinlediğim müziğin 70-80%'i kpop. kpop dinlemeden geçirdiğim yıllarıma acıyorum :)
-1
konetsu
(02.03.26)
Hande Yener - Alt Dudak

Semicenk - Mesafe
Semicenk' in 1-2 parçası daha
0
kumandanim
(02.03.26)
(9)

balkan turları hakkında ne düşünüyorsunuz

ted
kardeşimle balkan turu yapmak istiyoruz. kendisi daha önce hiç yurtdışına çıkmadı. ben de daha önce balkanlara hiç gitmedim. ben daha önce hiç tura katılmadım, ama gittiğim yerler hep toplu taşımanın gelişmiş olduğu yerleri. 1 hafta - 10 gün için turlardan birine katılmak mı daha mantıklı yoksa kend
kardeşimle balkan turu yapmak istiyoruz. kendisi daha önce hiç yurtdışına çıkmadı. ben de daha önce balkanlara hiç gitmedim. ben daha önce hiç tura katılmadım, ama gittiğim yerler hep toplu taşımanın gelişmiş olduğu yerleri. 1 hafta - 10 gün için turlardan birine katılmak mı daha mantıklı yoksa kendimiz gitmemiz mi? araç olmayacak. kafamı kurcalayan da bu balkanlarda şehirler arasında toplu taşıma ile şehir değiştirirken zorlanır mıyız?
0
ted
(01.03.26)
Turun fiyatına ve kalitesine bağlı, ben hiç turla gezmedim ama balkanlar için mantıksız da diyemem. Balkanlarda otobüsler çok yavaş, Split-Saraybosna gittik 7 saat falan sürdü 250 km yol halbuki. Tur otobüsüyle de yavaş olacak nispeten ama bu kadar da olmaz. Yer yer otobanlar da var tabii her güzergah böyle değil, nelere gideceğinize bağlı.
0
mbond
(01.03.26)
Tura katılmadım ama mantıklı gelmiyor bana. Kalabalık bir grupsanız belki. Ama yine de tercih edilmez. Tur şöyle oluyor sanki : 3-5 saat otobüste git. Bir yeri gör, bir kaç saat serbest zaman. Sonra tekrar 3-5 saat yol.

Balkan biletleri ucuz. Her şeyi online halledebilirsiniz. Otel, araba, turistik turlar vs. Tek seferde bir ya da bir kaç ülke gezin. Zaten bir süre sonra alışırsınız.

.
-1
kartallar yuksek ucar
(01.03.26)
Ben geçen sene bu turlardan birine katıldım. İyi ve kötü yanları var bence siz karar verin.
İyi yanları: 7 gece olan turlarda her şey dahil oluyor, tüm geziler ve akşam yemekleri dahil. Her ülkede para birimi farklı, rehber hemen döviz bürosuna götürüyor, yardımcı oluyor. O bölgenin tarihi ile ilgili detaylı bilgi veriyor. Rehber iyiyse tur güzel geçer.

Kötü yanları: Tura katılan birkaç kişi sıkıntılı olup tatili mahvedebiliyor, şans. Otellerde akşam yemekleri çoğunlukla tavuk oluyor. Bazı oteller iyiyken bazıları aşırı kötü olabiliyor. Size boş zaman veriliyor ama 1 saat gibi sınırlı bir süre oluyor, her şey koşturmacayla geçiyor.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(01.03.26)
Daha bugün üsküpten geldim. Tur değil. Herhangi bir turu mantıklı bulmuyorum. Kendiniz gezin.
0
messina123
(01.03.26)
ab hindistan'lılara bile ikamet ve çalışma izni verirken şengen alamayan 31 iq beyaz yakanın yeni mekke'si. gidenin, gittirenin zerre kadar aklı yok.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
ben hiç turla seyahat etmedim ancak balkan turuna katılan bir arkadaşım memnun ayrılmıştı. denildiği gibi serbest zaman oldukça kısa oluyormuş , daha çok kompakt bir şekilde tarihi yerleri görmek ve belli aktiviteleri daha turistik şekilde yapmak için tercih edilebilir gibi duruyor. bu noktada biraz beklentiler devreye giriyor sanırım yani mesela ben bu kadar katı yapıda seyahat sevmiyorum kendim program yapmayı isterim saatimi, gitmek istediğim yerleri vs ve kendim keşfi seviyorum, ama derseniz ki 3 günde temel tarihi yerleri göreyim kalabalıkla , bana anlatsınlar vs o zaman tur size uygun olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Ben 2 defa balkanlara gittim. Biri 2019’da diğeri de geçen sene. Baştan belirteyim Hollanda’da yaşıyorum ve Avrupa’da hemen her yere gitmişimdir. Avrupa dışında da seyahatlerim oldu. Sorduğunuz basit bir soruya niye bu kadar saçma sapan aşırı tepkiler verilmiş sahiden anlamak zor.

Ben 2 gezide de inanılmaz keyif aldım. Hala da çok iyi hatırlıyorum, tekrar gitmek istiyorum. Oldukça ilginç yerler. Mesela kilise ve cami birçok şehirde yan yana görebilirsiniz dünyada belki. Ama bu bölgede köylerde bile durum böyle. Etnik, dini ve kültürel çeşitliliğin sonuna kadar gözlemlenebileceği bir bölge. Doğası muhteşem, yemekler güzel, insanı da cana yakın.

Ben turla gitmedim, ama gitseydim küçük gruplarla düzenledikleri için şu turu tercih ederdim: stmtur.com

Toplu taşıma sıkıntılı biraz bu sebeple iki gidişimde de araç kiralama yoluna gittik. Yollar da çok kötü bu arada. Tamamen tek gidiş tek geliş 70-80 km hızla gidebiliyorsunuz en fazla. Flixbus her yere gidiyor galiba ama. Saatleri uyarsa tek başına gitmek daha iyi bir deneyim olur bana kalırsa. Zira turla gittiğinizde yerel insanlarla etkileşiminiz daha sınırlı olacak; bu da deneyiminizin kalitesini azaltacaktır.

Şimdiden iyi gezmeler.
0
but that was just a dream
(02.03.26)
turla gittim harika bir deneyimdi. ufak bir turdu. turun en güzel tarafı sizi disipline etmesi. yani sabah biraz daha yatayım, yok oraya sonra giderim gibi durumlardan kurtarıyor. mis gibi erken uyanıp topluca kahvaltını yapıp doğruca yola koyuluyorsun. üstelik nerede kalcam, hangi arabaya binicem, ya neresiydi burası derdi olmuyor. yolculukta otobüste çok güzel uykunu alıyorsun. ben bi daha gitsem yine turla giderdim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
balkanlarda yaşıyorum, bir çok rota var. turla gitmek pek bana göre değil özgürlüğümü kısıtlıyormuş gibi hissediyorum. kaç günlük gideceksiniz bilmiyorum fakat bosna karadağ rotası güzeldir. onun dışında sırbistan yaparsanız sadece sırbistan'la yetinmek durumunda kalacaksınız orada da belgrad-novi sad yapabilirsiniz fakat belgrad'ta şu aralar eylemler var. araç kiralarsanız tiran'a inmenizi tavsiye ederim çünkü araba kiralaması çok kolay ve ucuz. 2 rota çizeyim size ona göre karar verin.

araçsız:
saraybosna mostar trebinje herceg novi kotor budva. dönüş tivat veya podgarica üzerinden türkiye.

araçlı: Tiran işkodro bar budva kotor herceg novi trebinje(vakit varsa mostar ve saraybosna fakat dönüş çok yorucu olur.)

otobüsler araba kiralamaya göre çok daha pahalı kalıyor ve pek vaktinde geldiklerini söyleyemem.

yeşil pasaportunuz veya schengen vizenizin olmadığını varsayarak yaptım bu rotaları. ben kendim dubrovnik'te yaşıyorum eğer ab girişte problem yoksa dubrovnik bu listeye girmek zorunda.
+1
dirildimde geldim
(02.03.26)
(26)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-6
arbre
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-5
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
-1
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(7)

Arama motorlarının artık aramadığını fark ediyor musunuz?

suicmeyenadam
selam. son 1-2 senedir google ile kesinlikle çok dar bi evrende arama yapabildiğimi fark ediyorum. sizde de öyle mi? eskiden olduğu gibi derinlemesine araştırma dalma hissi yok, yerli yabancı farklı kaynaklar önümüze serilmiyor artık. sanki efendiler fikir değiştirdi ve sadece popüler gündemlerden g
selam. son 1-2 senedir google ile kesinlikle çok dar bi evrende arama yapabildiğimi fark ediyorum. sizde de öyle mi? eskiden olduğu gibi derinlemesine araştırma dalma hissi yok, yerli yabancı farklı kaynaklar önümüze serilmiyor artık.

sanki efendiler fikir değiştirdi ve sadece popüler gündemlerden gitmemize izin verdiler gibi hissediyorum. arama motorunun özü yok artık, sadece makbul sonuçlardan oluşan suni bir kişiselleştirilmiş arayüz var.

yapay zekalar zaten kapalı kutu, birkaç tekel şirketin kapalı algoritmasından süzülen bilgilere sırf okunabilir bir arayüz ve pratiklik illüzyonuyla kapıldık gittik hepimiz.

bilgi ne ara bu kadar kapital hale geldi? 15 sene önceki google ile bilgiyi aramak çok daha doyurucuydu. artık belli ki o makbul değil de, yapay zeka kullanmak sanki zorunlu seçmeli ders gibi.

nasıl bir çözümü olabilir? abartıyor muyum? yorumlarınızı merak ediyorum tikler hazır. teşekkürler.
+2
suicmeyenadam
(28.02.26)
Google çöplük olalı 5-6 sene oluyor. Bilgiye ulaşmak için çeşit çeşit yöntemler, bir sürü anahtar kelime gerekiyor. Gerçekten önemli bir konu değilse saldım artık araştırma vs yapmıyorum. En fazla Vikipedi, sözlük okuyup geçiyorum. Forumlar bitmeseydi iyiydi
+2
artıküyeolmakistiyorum
(28.02.26)
Geçenlerde bir şey duymuştum. Google arama sonuçlarının 2. sayfasına tıklayanların oranı büyük oranda düşmüş.

İnternette sörf yapmak diye bir tabir vardı eskiden. Şimdi sorsan hatırlamaz millet.

Yandex bu konuda fena değil gerçi. Arşiv araştırması yaparken mutlaka bir Yandexde aratıyorum.
+2
yurtsuz john
(28.02.26)
Google çöplük oldu +1, neden oldu tam anlamadım ama sanırım algoritmalar, bunların içinden geçilmesi vs.

Ben şunu deneyimledim, eskiden yarım yamalak bir ingilizceyle bile yazsam, aradığım şeyi tak diye en başta buluyordum. Şimdi mesela teknik bir konuda diyelim, bir programlama dilinin X konu başlığıyla alakalı spesifik birşey aratıyorum. Belki en üstte nispeten alakalı birşey çıkıyor, geri kalanların tamamı ilgili X konusu üzerine yazılmış çeşitli makaleler oluyor. Hiçbir şey bulamıyorum. 5-6 sene önce kim derdi ki Google aradığımız şeyleri bulamayacak. Bu yüzden yapay zeka ile ilgili ön görüler üzerine düşünsem de hep mesafeli yaklaşıyorum.

Yapay zeka kullanmak teknik konularda kaçınılmaz olmaya başladı. Burada da tabii daha önce internette de bahsi geçmiş olan acaba bir noktadan sonra doğru bilgi yanlış bilgi ayırt edemez hale mi geleceğiz sorusu ortaya çıkıyor.
+3
mbond
(01.03.26)
yapay zeka daha da ilerledikçe gittikçe pek çok açıdan işlevsizleşecek gibi görünüyor, bu durum da onun sonuçlarından birisi sanırım.
+1
darthvader
(01.03.26)
Duckduckgo kullanın, mis gibi. Google sadece SEO yapan sitelerle doldu.
+2
kobuzchu kiz
(01.03.26)
Aynı şekilde teknik bir konuda video izlemek gerekiyor; Youtube da arama yapıyorum, saçma sapan shorts ya da alakasız videolar çıkıyor, konu ile alakası olmayan.
0
mahsus mahal
(01.03.26)
Google algoritmaları işe yaramaz hale geleni yıllar oldu, son bir yıldır da işi yapay zekaya döndürme sürecinde iyice saçma sapan hibrit bir modelde çalışıyor. Bizzat tamamen orijinal içeriğe sahip kendi web sitelerimin bazı sayfaları özel çalışma yapmama ve o arama kelimelerinin tam karşılığı olmasına rağmen sık sık sonuç döndürmüyor. Ben bunu bilerek yaptıklarını düşünüyorum zaten internetin tekelleşmesinde en büyük pay her zaman google'ın oldu küçük içerik üreticilerini hiçbir zaman desteklemedi.
0
creepy
(02.03.26)
(4)

Şu Oyunun Adını Hatırlayan?

lazor
Merhaba,2000’lerin ilk yarısında basit bir bilgisayar oyunu oynuyordum. İnternet üzerinden indirdiğimiz bir şeydi. Sadece sağ sol ve space tuşlarıyla oynanıyordu.Ekranın en altında, bizim yönlendirdiğimiz, Master Yoda’yı andıran bir figür var. Bu figür 90 derece yukarıya ip fırlatabiliyor. Bir de ko
Merhaba,
2000’lerin ilk yarısında basit bir bilgisayar oyunu oynuyordum. İnternet üzerinden indirdiğimiz bir şeydi. Sadece sağ sol ve space tuşlarıyla oynanıyordu.

Ekranın en altında, bizim yönlendirdiğimiz, Master Yoda’yı andıran bir figür var. Bu figür 90 derece yukarıya ip fırlatabiliyor. Bir de kocaman bir top var gökten geliyor, yerden ve ekranın kenarlarından sekebiliyor. Yoda bu topa alttan ip fırlatınca top patlayıp ikiye bölünüyor. İki tane daha küçük top oluyor. Onlar da patlayınca daha küçük ikişer top oluyor. Böyle tek bir top toplamda birkaç kerede ancak yok edilebiliyor.

O bölümdeki top yok edilince bir sonraki bölüme geçiliyor. Arada bazı özel güçler edinebiliyordu. Mesela ip yerine zincir atıyordu, zincir top ona çarpana kadar asılı kalıyordu. Diğerlerini hatırlamıyorum.

Bu oyunun adını hatırlayan çıkar mı? Bulup indirmek istiyorum.

Teşekkürler.

Edit: Gemini “bubble struggle” dedi. Onun da giriş ekranı tanıdık geldi, hatta indirip baktım, aynı mantıkla oynanan bir oyun ama benim aradığım değil maalesef. Bendeki karakter sanki biraz daha mavi turkuaz renklerde sivri kulaklıydı. Yatay değil dikey bir ekranda oynanıyordu. Bir de fonda böyle düz renklerden ziyade doğa manzarası ya da öyle sakin rahatlatıcı görseller vardı.

FİNAL EDİTİ: Reddit’te benim gibi biri de aynı şekilde aratmış ve bulmuş. E-Gon Adventuresmış adı. Şurada videosu da var; youtu.be

İlginize teşekkürler.
0
lazor
(28.02.26)
Pang?

Edit: Bubble trouble olabilir fakat bunlar hep pang klonları olmalı.
+1
orient blue
(28.02.26)
Maalesef Pang da değil. Bu karakter tavşan gibi sincap gibi uzun sivri kulaklı, hayvan benzeri bir canlı. Yanlış hatırlamıyorsam gri bir palto da giyiyor ama bundan emin değilim.
0
🌸lazor
(28.02.26)
Bubble Trouble
www.1001games.com
+1
mbond
(28.02.26)
Super pang değil mi?
Bu oyunun en iyilerinden biriydim.
+1
etna
(28.02.26)
(2)

Sabiha Gökçen

Bugünlerde Sabiha Gökçen'e giden oldu mu, ramazan sebebiyle normale göre daha sakin olma ihtimali var mı? Her zamanki kadar kalabalıksa uçak kaçacak gibi:(
Bugünlerde Sabiha Gökçen'e giden oldu mu, ramazan sebebiyle normale göre daha sakin olma ihtimali var mı? Her zamanki kadar kalabalıksa uçak kaçacak gibi:(
0
(23.02.26)
Tecrube etmedim ama ramazanda fiyatlar bariz dusuyor, talepte bir daralma oluyor olmali.
0
mbond
(23.02.26)
4 gün önce gittim, kalabalıktı (dış hatlar geliş)

kullandığınız bankanın havaalanı avantajlarını bi araştırın isterseniz, bazı şartlarda ücretsiz hızlı geçiş falan sağlıyorlar
0
mezzosprite
(23.02.26)
(14)

Yurtdışındaki türkler neden böyle?

Unde bach canim
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön dem
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön demek istiyorsun ama adamlarla tartışmak istemiyorsun.

Nedir bunların motivasyonu? Yani altın gömü falan bulacağını mı umuyorsun ki? Türkiyede zaten kötü bir kariyer ve kötü bir dil seviyen varsa yurtdışında da iyi bir seviyede olamıyorsun. Bunlara iyi konuma geleceklerini ne düşündürüyor anlamış değilim cidden.
-7
Unde bach canim
(23.02.26)
Yurtdışındayım hocam. Her insanın iyisi kötüsü oluyor. Ama tam olarak konuyu açarsan iyi olur soru ne anlamadım.
+4
Take it away honey
(23.02.26)
Çakallık pek yapamıyorlar buradaki gibi. En fazla Türk'e geçer çakallığı.

Motivasyona gelirsek kalacak yer bulamayıp arabada uyuyan ve öyle yaşamaya devam edenler gördüm. Benim anladığım kredi patlatıp geliyorlar.
-1
michael harddd
(23.02.26)
yurtdisinda cok farkli sosyokültürel, sosyoekonomik background'u olan insanlar var.
daha lise zamaninda yurtdisina okumaya cikmis insanlar, üniversiteyi harvard'da okuyup calismaya baslayanlar, ortaokul mezunu olup 25 yasinda evlenip gidenler, amcasinin yanina börekciye calismaya gidenler, 37 yasinda bir ofiste beyaz yakali pozisyonu bulup ailesiyle tasinanlar...
her kesimin apayri dinamikleri ve problemleri var. siz hangisinden bahsediyorsunuz? onu anlarsak bence daha dogru yanitlar veririz.

iltica edenler hakkinda yaniliyorsunuz yalniz. en büyük tutunabilme ve gönderilme kaygisini o grup yasiyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kötü bir kariyer,kötü bir dil seviyesi ile iş bularak çalışma vizesi ile 40+ yaşta göçtük(karı/koca,çocuk yok).Beceremezsek zaten işlerimizden de ülkeden de şutlanırız,vizemiz çalıştıkça var.Devletten 1 cent dahi yardım almıyoruz.
Kimseye bulaş(a)mıyoruz,zaten yerli halk içine almıyor; 3-4 kuşaktır burada yaşayan türkler biz sonradan gelenleri sevmiyor; beyaz yakalılar kötü kariyer/dilden dolayı bizle görüşmüyor; ilticacı/cemaatçiler onlardan olmadığımız için görüşmüyor.Trde de yalnızdık, burda da yalnızız.
Burada bizi tutan motivasyon kimsenin kimseye karışmaması,mesainin bittiği dakika işin de bitmesi,özel hayata saygı,uzun yürüyüşler,bisiklet turları yapabilmek,vizesiz birçok ülkeyi gezebilmek ve tabii ki paranın satın alma gücü.
İyi bir konuma gelmek gibi bir derdimiz yok,hayatımızın geri kalan az bir kısmını,farklı bir coğrafyada huzurlu geçirebilmek.
+7
arenas
(23.02.26)
Ben de tam ne denmek istendigini anlayamadim. 4 yildir yurtdisindayim, psikolojim bozuldu. :) 1 sene icinde geri donmeyi planliyorum ama malum kurulu duzeni bozmak da is, burada herhangi bir mecaz yok.

Bahsettiginiz gibi motivasyonumu kaybettim. Ozellikle alim gucu vs anlaminda bekledigimden cok cok kotu cikti. Tabii Turkiye'de satin almanin dusunderecegi bazi urunlere ulasmak burada daha kolay, ancak bazi urun veya hizmetlerde tam tersi de gecerli. Acikcasi Turkiye'de benle benzer bir is yapan kisinin benden ekonomik anlamda daha kotu bir hayat yasadigini dusunmuyorum.
+1
mbond
(23.02.26)
İki yıldır yurt dışındayım, Türkiye standartlarında kasaba diyebileceğimiz, kışları uzun, insanları ise mesafeli bir şehirde yaşıyorum. Bu mesafeli insanlar kısmı da tamamen ülkeyle alakalı. Örneğin, çok samimi Çek arkadaşlarım oldu ancak Avusturyalı dostluklarım aynı derinliğe ulaşmadı.
Burada kalma motivasyonum sabah 15 dakikada ofisteyim, esnek çalışabiliyorum (haftada 4 gün 8.5 saat, bir günü evden; cuma günü sadece 3 saat ve evden) istediğim an istediğim yere bisikletle ulaşıyorum, 1 saat trafik görülmüş duyulmuş bir şey değil, belki evim büyük değil (57m2) ama bahçem var ve buna rağmen şehir içindeyim, sokakta bıçaklanma korkum yok, zengin birinin piçi arabayla üstümden geçerse ceza alır mı diye bir korkum yok, yarın öbür gün çocuğum olduğunda diyet öder gibi okul parası vermeme gerek yok.


@love and trust'in bahsettiği kişiyi burada ben de biliyorum, üç farklı hesabı ve kankası ya da sevgilisi Edmond Honda ile delirmeler yaşıyor burada. Evli değillerse evlensinler, çok iyi tencere kapaklar. Her cevabından ne kadar mutsuz, ne kadar kırılgan egolu, ne kadar geçimsiz olduğu açığa çıkıyor. Soru sorayım ama verilen cevapları beğenmeyip laf yetiştireyim tavrı geçenlerde ununu elemiş eleğini aşmış başka bir yazarın bile gözüne batmıştı. Kendi dünyasında garip bir gerginlik yaşıyor sürekli ve Adeta kendi gerginliğini başkalarına aktararak rahatlamaya çalışan aşırı toksik biri. Hamburg insanlara iyi gelmiyormuş sayesinde onu görmüş oldum. Başka da kimse yok zaten onun gibi. Herkes gördüğüm kadarıyla normal. (: troller hariç ama onlar da renk ekliyor buraya.
+5
huladancer
(23.02.26)
Aynı kişiden bahsetmiyoruz,:)
-3
love and trust
(23.02.26)
dil ogrenmemek bazi expat'ler icin (turk olup olmamalarindan bagimsiz) bir tercih oluyor. dili ogrendiginizde o ulkeye entegrasyonunuz artiyor, sorunlari sizin sorunlariniz oluyor. fakat expat yasami bambaska bir sey. verdiginiz ornekteki kisiler ingilizce biliyorsalar ve islerinde, sosyal yasamlarinda ingilizce kullaniyorsalar almanca ogrenmeyi istemiyor olabilirler. nihayetinde dil ogrenmek uzun zamanli bir yasam planlamasini gerektiriyor fakat bazi expat'lerde boyle olmuyor, onlarin niyeti zaten birkac senede bir ulke degistirmek. bugun berlin ofisinde calisirlar yarin londra veya singapur ofisine gecerler.

bu arada @thetruenorthstrongandfree1'in donduklerinde "beceremedi" derler motivasyonuna alman hukumetinin maas odemesinen, yardimlarda bulunmasinan daha fazla onem atfetmesi tuhaf geldi. zira ben beceremedi denilecegini sanmiyorum, bu kisiler zaten beceremeseler bile vatan, millet, sakarya ozlemi falan diyeceklerdir.
+4
Sour
(23.02.26)
2014 öncesi gitmek ve kalmak kolaydı. Türkiye'de üniversiteyi kazanmayan parayla yurtdışında okuyordu. O yıllarda TL'nin gücü dövize göre yüksekti.

Eskiden fırsat çoktu kısacası. Türkiye'de tutunamayan başka yerlere gitti orada da sistemin gücüyle yaşıyor. Türkiye'ye dönseler burada hayatta kalamayacaklarını biliyorlar.
-4
stefano
(23.02.26)
stefano'nun cevabinda bir tane dogru bilgi yok ama olsun, yeni gelmis duyuruya, hos görün.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Neresinde yok?

ankara anlaşmasıyla ingiltereye bavulunu alıp giden de mi yok
abd'de boktan bir college'e parasıyla girip kalanda mı yok. Okul kabul oranı %92, h1b vize kazanma şansı %40-50
kanada'da avustralya'da sertifika, dil kursu gibi şeylerle kalan da mı yok. kendi akrabam dil kursu ile kaldı avustralya'da.
almanya'da zaten milyonlarca Türk var. 60'lardan beri filmlere bile konu olan yoksulluktan göç mevzusu.

nerede yok doğru, sen düzelt bakalım. ;) düzeltemez böyle de engellersin. yani bu kadar alınmaya gerek yok.
-4
stefano
(23.02.26)
parayi verip okudular: abd'deki iki tane dandik üniversiteyi genellemek muazzam bir sacmalik. bu mantikla princeton'da okuyan da parayi basip okumus? aynisini avrupa'da neden yapamadilar? üniversiteyi kazanamayip avrupa'ya kapak atmak diye bir sey yok cünkü önce kazanmak gerekiyor, sonra bitirebilmek. adam üniversiteyi yurtdisinda bitirdiyse zaten isterse kalici olabilir cünkü ögrencilerin %90'i daha üiversitenin ilk yilinda eleniyor. türkiye'deki egitimden cok daha zorlu bir egitimden geciyorlar.
demek ki her yurtdisinda okuyan parayi basip okumamis.

2014 öncesi tl döviz karsisinda daha güclüydü: bak 2005'e kadar gidiyor: www.boerse.de
tl'nin daha güclü oldugu seneyi bul lütfen.

sistemin gücü: sistem vatandasiysan güclü, vatandasi degilsen kimse yüzüne bakmiyor.

1960 senesinde giden gastarbeiter ile 2010 senesinde göcen iki diplomali beyaz yakaliyi ayni kefeye koyacak kadar izansiz olmak apayri bir sey.
"almanya'da toplu ulasim iyi midir" diye soru acacak kadar avrupa'yi iyi taniyan birine göre fazla iddiali laflar bunlar. bu kadar engin bilgisi olan birine laf yetistirmek gri hücrelerime zarar. engel ondandi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
abi princeton diyorsun. princeton top-10 okul ve oraya girenler bu tartışmanın konusu değil. bu arkadaşın yakındığı adamlar princeton'dan çıkmaz. dağda taşta college var. o college'ler önüne geleni alıyor :)

bundan 15-20 sene önce vatandaşını korumak için iş gücü açığından önüne gelen vasıfsız giriyordu her yere.

dövize gelirsek de tl'nin aud'den cad'tan değerli günleri oldu. üşenmedim baktım..2005'te tl euro 1,84-1,73. şuanki gibi 50'lerle çarpmıyorsun :)
-2
stefano
(23.02.26)
benim gordugum motivasyon kaynaklari:

%75 stockholm sendromu, celladina asik olma.
%15 elde avucta birsey olmadan bu sekilde donersem salak derler psikolojisi
%10 acik aramaya devam edip milyonda bir de olsa belki kolay yoldan koseyi donebilirim kafasi
0
cooperr
(23.02.26)
(7)

köylerde herkes kendi hayvanını mı güdüyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa outsource edilebilen bir şey mi?
yoksa outsource edilebilen bir şey mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.02.26)
Bizim köyde (küçükbaş için) sıcak aylarda küçük sürüler birleşiyor, başlarında bir ya da iki çobanla beraber meraya gönderiliyor. Kışın herkes sürüsünü kendi ağılına kapatıyor.

Büyükbaşlar merada kalmadığı için genellikle herkes kendi ahırında tutuyor, gündüz çayıra salıyorlar, hayvanlar akşama kendi kendine dönüyor. Dönmeyen olursa çıkıp arayıp geri getiriyorlar. Outsource etmeye değmiyor.
+1
kobuzchu kiz
(22.02.26)
çoban'a outsource ediyorlar.
+1
duyurukullanıcısı
(22.02.26)
90'larda her evde 1 veya 2 inek oluyordu. Günlük ihtiyaçlar onunla karşılanıyordu. Onlar hep köyde kalırdı, akşamları yürüme yarım saat mesafedeki bahçeye otlamaya götürülüyorlardı, sabah 7 gibi kendileri gelip giriyordu ahıra. Bu olay şimdi nerdeyse tamamen bitti.
Bunun dışında yaylacılık da yaygındı. Herkes yapmıyordur sanırım. Nisan gibi evin babannesi dedesi, belki torunları da alarak(belki okul bittikten sonra ayrı geliyor da olabilirler) atıyorum 40-50 koyunu alıp yaylaya giderlerdi. Mesafe 70 km falan, eskiden yürünürmüş, sonradan kamyon, kısmen yürüme vs hallediliyordu. Yayladaki süreci tam bilmiyorum ama işin çobanlık kısmı, oba bazında outsource ediliyordu muhtemelen. Ekim ayında herkes köye dönerdi. Kışı koyunlar vs herkes köyde geçirirdi.
+1
mbond
(22.02.26)
çobanlık bir meslek olduğuna göre, evet outsource ediliyor genelde.
+1
parka
(22.02.26)
bizim köyde büyük sürüsü olanlar kendi çobanları var zaten.
1-2 hayvanı olanların da hayvanları afgan-suriyeli çoban çocuklar tarafından toplanıp gidiyor, dönüşte her hayvan kendi evine otomatik giriyor.

kendi hayvanını her gün her gün gidip de otlatayım diyen kimse yok galiba.
+1
patronaj1
(22.02.26)
büyükbaşlar genelde sabah salınır, kendileri akşama kadar gezer yayılırlar (ot yerler). akşam olunca da evlerine geri dönerler. küçükbaşlar ise çoksa kendileri veya tüm köy bir çobana verir. çobanlar genelde köyün en fakiri olur. adanada bir köyde sadece camız (manda) yetiiştiriyorlardı. sabah aynı saatte tüm evlerden aynı anda çıkıp köyün anayolunda birleşerek yakındaki bir suya gidiyorladı. yine akşam kendi kendilerine aynı anda dönüp her hayvan kendi ahırına giriyordu. çok ilginç gelmişti bana.
+2
ground
(23.02.26)
kendisi güden güdüyor.
güdemeyenler için köyün ortak çobanı oluyor. hayvanlarının sürüye katan, kattığı ölçüde ödeme yapıyor.
+1
tabudeviren
(23.02.26)
(8)

duyurudaki engelleme özelligi ve mantik hatasi

edmond honda
birkac gün önce söyle bir duyuru acildi ve ben de bu duyuruya en sonda yer alan cevabi yazdim. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1619884/insanlarin-is-yapmak-yalniz her nedense duyuru sahibi cevabimi begenmeyip beni engelledigi icin simdi ben bu duyuruyu göremiyorum ve cevabimi silemiyorum, degistir
birkac gün önce söyle bir duyuru acildi ve ben de bu duyuruya en sonda yer alan cevabi yazdim. www.eksiduyuru.com

yalniz her nedense duyuru sahibi cevabimi begenmeyip beni engelledigi icin simdi ben bu duyuruyu göremiyorum ve cevabimi silemiyorum, degistiremiyorum vs. yani bu duyurunun altinda bana bir cevap yazilsaydi da herhangi bir sey yazamam artik. simdi bu durum mantiksiz degil mi? en azindan cevap yazmis oldugum bu duyuruyla ilgili yetkim olmasi gerekmez mi? siz de benim bu duyuruma cevap yazarsaniz cevabiniz benim istedigim cevap degilse ve insanlarin ifade özgürlüklerini elime en ufak bir yetki gecti diye susturmak istersem sizi engellerim ve verdiginiz cevap orada öylece kalir. size cevap yazarsam da bana cevap verememis olursunuz. bu özelligin degismesi gerekmez mi?
+11
edmond honda
(21.02.26)
Evet, aynen öyle olmalı, ama işte sonu yok bunun, düşünmüşlerdir onu muhtemelen ama şu aşamada böyle kalıversin demişlerdir.
0
mbond
(21.02.26)
chatgpt'ye site yaptırınca böyle oluyor.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum: of çok feci gömdün valla. evet engellemeyi YZye yazdırdım ama benim bile aklıma gelmemişti.
edmond honda: evet güzel ve düşünülmemiş bir şeyi yakalamışsın. duyuruya cevap verdiysen duyuruları görebilmeli ve cevabını silebilmelisin, ama başka bir şey yapamamalısın. sanırım böyle olmalı değil mi.
+7
compumaster
(21.02.26)
her seyden önce en azindan duyuruyu görebilme ve cevabi istersek silebilme hakkina sahip olmaliyiz. bizi engelleyen kullanicinin engellenmeden önce cevap verilen duyurularina cevap verebilme hakki kalabilir belki de ama üstüne biraz daha düsünülebilir herhangi bir karar almadan önce.
+1
🌸edmond honda
(21.02.26)
+1.

yeri gelmişken ben de bir öneride bulunayım, github issues'ta da vardı yanlış hatırlamıyorsam.

engellediğim kişinin duyurusunu son cevaplar kısmında görmesek daha güzel olur.
sık sık tıklıyorum, boş bir ekran çıkıyor. engellediğim biri olduğunu anlıyorum. bence gerek yok, oradan da filtreleyelim.
+5
biseysorcaktim
(21.02.26)
buradaki her şey mantık hatalarıyal dolu. biri sana özelden sövebiliyor. cezası yok mesela.

birinin seni engellediğini başlıklardaki mesajlar gözükmeyince anlıyorsun. dünyanin en mantıksız şeyi.
0
koela
(22.02.26)
eski cevaplari silme ozelligi gelmis, super!
bir de mumkunse bizi engelleyen arkadaslarin sacma sapan sorularini sag frame de gormeyelim.. yok olup gitsinler, kendi kumlarinda oynasinlar.
0
cooperr
(23.02.26)
calisiyor olmali?
0
compumaster
(23.02.26)
(5)

Arabaya karamelli latte döküldü :(

m e b
İyi geceler. Paket olarak eve karamelli latte götürüyordum. Dökülmesin diye de koltuğumun hemen arkasında yere koymuştum. Bir şapırtı sesi geldi ve hemen sağa çektim ve gördüm ki karamelli lattenin tamamı dökülmüş. Yarısı paspasa yarısı da yer döşemesine dökülmüş. Hemen peçete ile emdirdim iyice ve
İyi geceler.
Paket olarak eve karamelli latte götürüyordum. Dökülmesin diye de koltuğumun hemen arkasında yere koymuştum. Bir şapırtı sesi geldi ve hemen sağa çektim ve gördüm ki karamelli lattenin tamamı dökülmüş. Yarısı paspasa yarısı da yer döşemesine dökülmüş. Hemen peçete ile emdirdim iyice ve paspası da çırptım. Az önce de sabunlu suyla tekrar tekrar sildirdim. Sonra döşeme kokusu sıktım ve bir daha temizledim. Yine de karamelli latte kokuyor gibi. Ne yapabilirim başka? Koku oluşmaz değil mi? Süt değil ama sütlü kahve karışımı diye umudum var gibi ama :(
0
m e b
(20.02.26)
halı yıkama makinesi varsa döşemeyi ancak öyle tertemiz yaparsınız, silme ile çıkmaz. eğer plastiklere, aralara falan da girmişse onu da buharlı temizleyici ile çıkartırsınız.
+1
malheiros
(20.02.26)
Süt dökülmesi ile süt içeren birşeyin dökülmesi arasında çok fark olmaz sanırım, neticede o süt aşağılara gitmişse, ki gitmiş gibi duruyor. Korkunç sonuçları olabilir. Ekşisözlük'te vardı bu meseleyle ilgili uzunca bir yazı, bulamadım. Paspas sorun değil yıkanır. Keçe ve aşağılarına gittiyse onların sökülüp değişmesi gerekecektir. Birkaç güne kendini gösterir zaten. Gene de denemek isterseniz döşeme temizleyici köpükler var onlardan bol bol sıkıp biraz bekleyip silersiniz ama zor gibi. Yıkamacıya falan sormayın bence bu arada, onlara sorsan hallederiz der yapar işini alır parasını ama sorun çözülmediğiyle kalır.
+1
mbond
(20.02.26)
doseme halisinin altinda izolasyon var.
hepsinin sokulup, yikanip, kurutulmasi lazim.
yoksa o kokudan kurtulman im-kan-siz.
+2
cooperr
(20.02.26)
geçmiş olsun öncelikle. süt dökülmesi (evet latte de pratikte süt sayılır) iyimserliği kaldırmaz. gücünüzün yettiği en derin temizliği yaptırıp bu talihszi olayı gündeminizden tek seferde çıkarmanızı öneririm, diğer türlü bezdirebilir.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Hoş geldin havalar ısınınca Buram buram kokacak ceset kokusu bebek.

Detaylı temizletmeniz lazım döşeme altındaki yalıtım malzemesi, döşeme, paspaslar...

Şimdi serin havada olusacak kokmuyor yhaa serabına kapılırsanız muhtemelen şu an temizliğe vereceğiniz paranın 4-5 katı öder bir kac hafta sonra bu koku nasıl yeniden paydah oldu diye aklınızı çıldırırsınız satmaya kalksanız ağır hasarlı muamelesi yer
0
apocalipy
(21.02.26)
(3)

Video çeken kişinin uçağı neden yavaş?

luluki
https://youtube.com/shorts/IuipntZ-cpA?si=t7g3ZmjUvkJz3Ah2
-1
luluki
(19.02.26)
yavaş değil öyle gözüküyor. en az 800 km/h hızla gidiyodur.
+1
jelly bear
(19.02.26)
Bu kanaate nereden vardiniz? Muhtemelen farkli yonlerde gittikleri icin hiz belirgin sekilde gorunuyor. Bu goruntunun cekildigi ucagin yavas gittigi anlamina gelmiyor. Buradaki gonderme su, bazen mesela arabayla giderken falan aciya gore ucak cok yavas hatta durmus gorunebiliyor.

www.youtube.com
+1
mbond
(19.02.26)
basit bir fizik konusu:

(bkz: bağıl hız)
+2
ermanen
(19.02.26)
(15)

Evlilik olmadan uzun süre iliski

Purple life
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.Bunun sebebi ned
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?

Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.

Bunun sebebi nedir?
-6
Purple life
(18.02.26)
Oldu, yaşça gençtik. Ben 24 yaşında evlenmek istemedim erkeğim. Sonrasında ayrıldık sevgili kalalım istemedim.
0
mirty
(18.02.26)
Tam olarak anlattiginiz gibiyse sebebi basit. Sevgili oldugu kisiden memnun ama evlenecek kadar memnun degil. Sebepleri degisebilir ama mesela er kisinin ailesinin ve/veya kendisinin dunya gorusleri hanimefendiden cok farkliysa, kendince evlenme vakti geldiginde sevgili bir sekilde sallayip, baska biriyle kolayca evleniyor.
0
mbond
(18.02.26)
5.5 yıl.

Üniversiteye gidiyordu. Bitmeden tıpa başladı. Mecburi görevi var. Uzmanlığı var. Bilmem. bir şeylerin oturmasını bekledik sanırım.

Sonra. Mortingen.
0
gabe h coud
(18.02.26)
Aslinda daha cok evlenmek istemeyenleri soruyorum.

Bu insanlarin yasi geciyor yani. Redditte az önce 12 yil birlikte olup evlenmeyeni okudum. Yuh diyorum. 12 ay bile sürmeyen evlilikler var. 12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir?
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Evlenmemek için değil de evlenmek için sebep lazım aslında. özellikle çocuk yapmayı düşünmeyen bireyler için evliliğin bir mantığı yok aslında. Durduk yere tutup tutamayacağını bilemediğin ömür boyu geçerli bir söz veriyorsun.
+2
bobinhoo
(18.02.26)
evlilik insanları değiştiriyor. bir kere o dinamizmi kaybediyorsun. erkek ya da kadın fark etmeden rahatlıyor. taraflardan birinin evlilik korkusu olabilir. rasyonel olmayan çekinceleri olabilir. çok net bir ortak formul olduğunu sanmıyorum.
0
orpheus
(18.02.26)
Bir arkadaşımın da 8 yıllık birliktelikleri vardı. Aynı böyle çocuk terk etti, sonra gitti başkasıyla evlendi 2 ay gibi bir sürede. Erkeklere bir şey olmuyor da, kadınların en güzel yılları gidiyor.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@kahve, erkeklerin de gidiyor ya. Onlarin ömrü daha az hem.
0
🌸Purple life
(18.02.26)
9 yıldır beraberiz, evlenmedik. evliliğin amacı çocuk yapıp aile kurmak. çocuk düşünmüyorsan, kız tarafının ailesi çok baskıcı değilse iki taraf için de gereksiz sorumluluk bence evlilik.
+2
fenoksibenzamin
(18.02.26)
fenoksi+1 dinamigi bozmamak+1 halinden memnunsan niye değiştiresin
0
ala09
(18.02.26)
@Purple life, o açıdan demedim. 38 yaşında birisiyle birlikteliğe başlasan ve bu kişi seninle evlenmeyelim böyle iyi dese ve 45 yaşında sen menapoza girdiğinde bıraksa, çocuk yapma imkanın elinden gitmiş oluyor. Kendileri gidip genç biriyle 2 ayda evlenip çoluk çocuk yapabilir.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@45-50 yaşındaki adamın sperm kalitesi de düşüyor. düşük ihtimali, genetik hastalık riski vs artıyor.
0
deartheodosia
(19.02.26)
buna cevap verirken kişilerin geliştiği, değiştiği, olgunlaştığı, bir önceki ilişkilerinden belki ders çıkardığı gözardı ediliyor gibi geliyor. zaman geçtikte insanların kendilerini ve partnerlerini tanıma hızı artıyor. bir önceki ilişkinizde partnerinizi atıyorum 2 yılda tanıyabilmişken, yeni ilişkinizde 2-3 ay gibi bir sürede partnerinizin sizin için önemli karakter özelliklerini, değer yargılarını öğrenebilirsiniz. aynı şekilde önceki ilişkisinde göz ardı ettiği istekleri, beklentileri yeni ilişkisinde göz ardı etmek istemiyor. o yüzden açıkçası ben pek yadırgamıyorum bu hızlı evlilikleri.

"12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir" konusundaysa, @fenoksi, @ala09 +1
bir de "amaç" derken? siz niye -bir süreden uzun- birlikte yaşamak için evlenmek gerekir diye düşünüyorsunuz?
0
tnz
(19.02.26)
@tnz, benim anlamadigim biriyle evlenmeyip ondan sonrakiyle hemen evlenenler yani evlilige karsi olmayip hazirki uzun süreli iliskilerindeki insanla evlenmeyip yenisiyle hizli bir sekilde evlenenler.

Evliligin de Ayrica uzun süreli bir iliski icin gereklilik oldugunu düsünüyorum. Uzun sürede kendini birlikte hayal ettiğin insanla evlenirsin yani.
0
🌸Purple life
(19.02.26)
tam da böyle bir durumun içindeydim. kadın, samimiyet arttıkça daha hoyrat, daha saygısız, daha çıkarcı , daha manipülatif , daha agresif olmaya başladı. ben onun düzelmesini beklerken, o bu hal ve hareketlerini gayet normalleştirmiş şekilde ısrarla evlilik bekliyordu. samimiyet arttıkça içinden terbiyesiz ve hırçın bir insan çıkıyorsa, kimse o karakterle evlenip hayatını yakmak istemiyor.

şimdi karşıma hanım hanımcık bir kadın çıksa, ben onu 3-5 ay sarıp sarmalasam, benden maddi beklentileri olmadığını görsem , samimiyet saygısızlığı , hoyratlığı değil de daha derin bir bağı önümüze koyuyor olsa, dakika düşünmeden evlilik teklifimi yaparım. çünkü yukarıda bahsettiğim denge problemli vatandaşla bile ilk günden itibaren uzun ilişki ve nihayetinde evlenmek arzum vardı, olmadı, olmasına izin vermedi.
0
loch ness
(19.02.26)
(9)

kendi şirketini açıp iş yapanlar

gule gule
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
ne kadar başarılı oluyor ne kadarı batıyor bilen var mı?

çevremde herkes mum olsun, giyim olsun, el-işi olsun şirket açıp satmaya çalışıyor bunların hepsi parayı kırıyor mu yoksa günün modası bu mu batma oranları nasıl?
+1
gule gule
(16.02.26)
Batmanın tam tanımını bilmiyorum ama az çok kazananlar da var. Pek kazanamayıp kapatanlar da var. Pek kazanamayanlar daha çoktur muhtemelen. Mesela hanım da otantik bir ayakkabı modeli satmaya başladı. İlk sene depo gibi bir yer vardı zaten yapılan kâr bir nevi oraya gitti. Şimdi idare eder ama dişe dokunur bir kâr yazma durumu yok. Şu ana kadar kâr sıfır denebilir neredeyse. Niyetimiz mümkün olduğunca fazla satıp, kapatmak. Koyulan para bile zor çıkacak büyük ihtimalle.

Zaten bu tür işlerin belki tamamında öyle bir düzen var ki, eskaza çok iyi satmadığın sürece dişe dokunur bir getirisi olmuyor. Hollanda'da yaşıyorum. Restoranların fiyatları yüksek geliyor ama özellikle paket siparişinde aslında tam bir kepazelik söz konusu. Gönderim masrafını saymıyorum. Adam 30 euroluk yemek satıyor. belki 8-9 euro direk sipariş verilen platforma gidiyor. KDV var, yemeğin yapıldığı malzemenin masrafı var, çalışanlar var, kredi çektiyse onun faizi var, bütün bunlardan sonra kalan paradan bir de gelir vergisi alınıyor. Neticede ortalama yemeği yapana belki net 5 euro kalıyor. Türkiye'deki rakamları bilmiyorum ama gene bu ayardadır. Aracı tekel olmanın gücüyle parayı vuruyor, işi yapıp riski alana kuş kadar bir şey kalıyor. E-ticaret platformlarında bildiğim kadarıyla kategoriye göre de komisyon farklı, yani kar marjı yüksek bir ürün grubuysa aslan payını gene platform almayı ihmal etmiyor.
0
mbond
(16.02.26)
yılların sektör devleri bile patır patır batıyor gözümüzün önünde, maaşlı işini bırakıp mum satmaya çalışan garibanın ayakta durabilmesi mucize bence.
+1
loch ness
(16.02.26)
Ticaret bence her zaman ek iş. Boş boş müşteri beklemek zaman israfı. Çoğu kişi patron olacam deyip sinek avlıyor
-2
runaway
(17.02.26)
türkiye'de 5 işletmeden 4'ü ilk 5 yılda batar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.02.26)
abi (bkz: hooters) batiyorsa herkes batabilir, ben artik o noktadayim. :D
karim icerde +1, bunun dunya geneline vurabiliriz hatta sadece lokal degil.
+1
cooperr
(17.02.26)
producthunt sitesine git 2 yıl önceki girişimlerin websitelerine bak çoğu domaini bile yenilemeden kapatıyor.

keza webrazzinin 2-3 sene önceki postlarına git ordaki türk girişimlerin çoğu da batmış oluyor. bunlardan ciddi yatırım alan projeler de var aralarında
0
plastic_angel
(17.02.26)
mükellef değilken 100 liraya satıp 50 lira kâr ettiğin üründen, şirket açınca 10 lira falan kazanıyorsun.
0
birdirbir
(17.02.26)
bunlar ucuz rekabetin olduğu işler. rakip çok, hammadde/malzeme çıkışları genelde aynı kanaldan ve herkes yapabiliyor.

bu işlerden nasıl parayı kırarsınız? ; bence niş bir alan ve ürün belirlemeniz gerekiyor. Ambalaj, reklam gibi marka dilini kuvvetlendirecek argümanlar yapmanız gerekir. sosyal medyada içerik üretiminde ya çok başarılı olmanız gerekir ya da destek almanız şart. en önemlisi nakit akışını düzenli hale getirebilecek ticari zekaya sahip olmanız lazım.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Uzunca bir süredir bu tarz iş yapanları takip ediyorum instagram üzerinden. Dört yıldır aşina olduğum kişiler var. Tüm vaktini emeğini bu işe verenlerin neredeyse tamamı bıraktı. Ama emekli, ev hanımı olup zevkine iş yapıp satanlar devam ediyor.
Mum, miyuki takı, kapı süsü, gelin tacı, kına hediyeliği, baskı çanta/ tişört vs satarak ‘çok’ para kazanırım diye yola çıkanlar bir durak öteye gidemiyorlar çünkü hiç hesap etmedikleri bir reklam/görünür olma bütçesi var.
Elinde çok ürün kalıp toptan satmaya çalışan hesap dolu sosyal medya. İşin özü batma değil ama kazanamadan, emeğinin karşılığını alamayıp üstüne zarar ederek kapatanların oranı %90-95 arası.
0
hayalhayal
(17.02.26)
(3)

uygun fiyatlı boğaz manzaralı restaurant

elvan abeyiylegezse
özel bir gün için şık, uygun fiyatlı, boğaz manzaralı (rooftop olabilir) restaurant arıyorum. bütçe kişi başı 2000 civarı. Anadolu yakası öncelikli tercihim. ancak avrupa'da olabilir.
özel bir gün için şık, uygun fiyatlı, boğaz manzaralı (rooftop olabilir) restaurant arıyorum. bütçe kişi başı 2000 civarı. Anadolu yakası öncelikli tercihim. ancak avrupa'da olabilir.
0
elvan abeyiylegezse
(16.02.26)
Alkollü mü olacak? Boğazı çok net görmesi şart mı? İBB Fethi Paşa Korusu var mesela, aynı yerin hemen altında boğaza sıfır Paşalimanı tesisleri vardı ama oranın restoran (daha casual kafe gibiydi) gibi bölümü var mıydı bilmiyorum. Bunlar alkolsüz sanırım. Aynı korunun tepesinde Dilruba vardı mesela o biraz daha pahalıdır.
0
mbond
(16.02.26)
Beylerbeyi sahildeki restoranlar üzmez sizi.
+1
yurtsuz john
(17.02.26)
share.google

Köşebaşı nakkaştepe şubesi fiyat performans olarak baya iyi. Manzara 10/10
0
mutantking
(18.02.26)
(3)

Araç boya

knazım
Arabayı tamamen boyatmak kaça patlar bu aralar?
Arabayı tamamen boyatmak kaça patlar bu aralar?
0
knazım
(16.02.26)
Arabasina ve hatta belki rengine gore degisir, tabii ayrica kaporta isi varsa ona gore de degisebilir. Ben birkac yil once sordugumda sadece bir parcanin boyanmasina o gunun kuruyla 100 euroya denk gelen bir rakam soylemislerdi. Isini iyi yapan bir ustaydi. Bu da 1000 euronun uzerinde baslangic fiyatlari yapar. Ancak asagida 2025 fiyatlari oldugu iddia edilen linkte cok daha dusuk rakamlar veriliyor. Ne kadar dogrudur emin degilim.

www.arisar.com.tr
0
mbond
(16.02.26)
araba çok eski artık içinden geçilmiş halde değilse tavsiye edilmez. çünkü türkiyede tamamen boyalı araç pert-hurda muamelesi görür.

fiyat da aracın markasına göre işçilik kalitesine göre çok değişir. çünkü işin büyük kısmı zımpara astar, parça sökme maskeleme gibi ince işçilikler.
+1
orpheus
(16.02.26)
istanbul'daysanız
www.instagram.com
0
hiphopotam
(16.02.26)
(7)

Bebek arabasını yurtdışından alanlar?

hrvl
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali). Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali).

Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes yurtdışından alıyor Cybex’i, daha çok da Yunanistan gördüm. Ama Kıbrıs Mothercare fiyatlarına baktığımda Yunanistan’dan daha uygun olduğunu gördüm. Yunanistan 480 EUR iken Kıbrıs fiyatı 400 EUR. Vize derdi de yok alınıp gelinir, uçak biletleri zaten uygun diye düşündük. Ama bunu tek biz düşünmüş olamayız heralde :) Araştırdığımda da çok Kıbrıs’tan alıp paylaşan kimse göremedim. Bu amaçla Kıbrıs’a giden kimse var mı? Ya da Yunanistan’a arabayla gidip alsak sınıra çok uzak olmayan bir yer bilen alan varsa aydınlatabilir mi? Teşekkürler.
-1
hrvl
(16.02.26)
selam, cybex degil ama inglesina almistim amazon.de den. dhl ile gonderdiler 2 gunde elime gecti. orada cybex modelleri de vardir muhtemelen bence bir bakin.
0
zseak
(16.02.26)
Cybex Yunanistan'da sinira yakin burada var gorunuyor. Belli bir model ariyorsaniz stok durumunu onceden sormakta fayda var.

maps.app.goo.gl
0
mbond
(16.02.26)
Ben başka bir ürün için bakmıştım (şu bisiklet ama bebek arabası gibi de kullanılan meşhur şey, adı gelmedi aklıma), uçakta check-in bagaja gireceğinden kırılma riskini yüksek bulduğumdan almayıp, Tr’den almayı tercih ettim. Araba ya da otobüsle bu risk ortadan kalktığından, daha mantıklı oluyor. Belki bu olabilir sebebi.
0
lil siztah
(16.02.26)
kıbrıs dediğiniz rum tarafıdır hocam oraya da gidip gelmek TR vatandaşları için öyle kolay değil.
+1
eisberg
(16.02.26)
Yunanistandan gelirken paketi açılmış istiyorlar haberiniz olsun. Yoksa bisürü vergi istiyorlar. Ama siz zaten kendinize alıyosunuz açıp kurup geçirirsiniz.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
Bebebus diye bir marka var. ürünleri çok kaliteli ve fonksiyonel duruyor.

Türkiye'de evofone tarafından satılıyor. bi bakın derim. benim çocuğum olsa alırdım.

evofone.com
bebebus.com
0
efreet sultan
(16.02.26)
Evofone’un sitesinden sakın direkt alışveriş yapmayın, ödemede kullandıkları aracı sistem kredi kartı numarasını çalıyor. Arkadaşım kedi aksesuarları aldı, aynı gece defalarca kk’ndan çekim denendi; sonra banka kartı kapatmış zaten. Şikayetvar’da tonla şikayet varmış meğer. Firmaya bildirdik ama sallamadılar. Ürünü gönderdiler ama kart kapandığıyla kaldı. Turuncu sitelerde de mağazası var; ürün alacaksanız oralardan alın.
+1
lil siztah
(16.02.26)
(3)

Şirket bilgisayarından kişisel işleri halletmenin problem olur mu?

put it in your appropriate place
Şimdi şirket bilgisayarı için şifre ile giriş yapıyorum kullanıcı adıyla birlikte. Wi-fi, evin internete bağlanıp halledeceğim birkaç şey var.Problem olur mu olmaz mı emin değilim.
Şimdi şirket bilgisayarı için şifre ile giriş yapıyorum kullanıcı adıyla birlikte. Wi-fi, evin internete bağlanıp halledeceğim birkaç şey var.

Problem olur mu olmaz mı emin değilim.
0
put it in your appropriate place
(12.02.26)
şirket ne şirketi sen o pc ile ne yapacaksın
0
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Çeşitli şirketlerde şirket bilgisayarını iş harici kullandım. Bir şey olmadı. Düzenli olarak kullanmadım genelde ama atıyorum eskiden dizi izliceksem de izledim.
0
mbond
(12.02.26)
Bende başta çok dikkat ediyordum sonradan saldım. İçerken vs açtığım oluyor müzik için
0
artıküyeolmakistiyorum
(12.02.26)
(2)

Türkiye'de ve dünyada vergi kaçıran şerefsizler

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
nasıl yapıyorlar? devletler bunların adi, pis dolandırıcılık yollarını görmüyor, bir şey yapamıyor mu? ben vergi kaçırsam anında kapıma yapışırlar, bunlar nasıl yapıyorlar da yaptıkları yanlarına kalıyor?
nasıl yapıyorlar? devletler bunların adi, pis dolandırıcılık yollarını görmüyor, bir şey yapamıyor mu? ben vergi kaçırsam anında kapıma yapışırlar, bunlar nasıl yapıyorlar da yaptıkları yanlarına kalıyor?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
ya linkte bahsi geçen yerlere dükkan açıyorlar
tr.wikipedia.org

ya da çok zengin olanı politikacılara sponsor olup karşılığında lehine kararlar aldırıyor.
+1
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Hangisinden bahsediyorsunuz? Zengin vergi kaçırması mı? O yukarıda belirtilmiş zaten. Nakit alarak kayıt dışı işçilik yapan kişileri de dahil ediyorsanız, şahsen benim umurumda değil. Yapsınlar. Sadece kayıtlı yapana kıyasla haksız rekabet yaratıyor olmaları sıkıntı geliyor. Onun dışında bir devlet net karın %40-%50 civarını öyle uçuk olmayan rakamlarda bile istiyorsa küçük esnaftan, ve büyükler böyle resmi yollardan kaçırıyorsa tamamen legal şekilde, çok önemsemiyorum.
+1
mbond
(12.02.26)
(11)

Yazılım sektörü bitti mi?

hold the door
İyi bir üniversitede okuyorum, başarılı bir öğrenciyim ama sektörle ile ilgili haberler duydukça elimi klavyeye atasım gelmiyor. Öğrencilik hayatım, kendimi derslere adamakla geçti aklınıza gelebilecek her sınavda 2-3 haneli derece yaptım. Ama iş hayatında da bunu sürdürmek istemiyorum. Çünkü bunun
İyi bir üniversitede okuyorum, başarılı bir öğrenciyim ama sektörle ile ilgili haberler duydukça elimi klavyeye atasım gelmiyor. Öğrencilik hayatım, kendimi derslere adamakla geçti aklınıza gelebilecek her sınavda 2-3 haneli derece yaptım. Ama iş hayatında da bunu sürdürmek istemiyorum. Çünkü bunun bir sürdürülebilirliği yok aziz sancar gibi biri değilseniz.

devir teknoloji devri para yazılımda diyip üniye başladım, koç tıbba puanım yetiyordu hay kafamı...

Sektöre 1-2 sene sonra girecek biri için durum nasıl? Ne yapmak lazım?

AI altyapıları, distributed systems tarzı bir alana yönelmiştim de Türkiye'de de bu tarz ileri teknolojiler yok. Yurt dışına da gitmek istemiyorum.
-2
hold the door
(12.02.26)
Sektörün icinden degilim.

Ama benim anladigim bu isin bir mimarlik tarafi var. Bu kisiler istenilen seyi belirliyor, karar aliyorlar.

Ikinci asamada is tek tek yazmaya geciyor. O taraf azalmis olabilir cünkü ai bana söyle bir sey yaz dediğinde yazabiliyor.

Insan faktörü elimine edilemez. Karar alan birinin olmasi lazim. Kulaklik takip amele amele bisiler yazanlarin is yükü azaldi. Ama karar veren insana mutlaka ihtiyac var.

Günlük dozda insanlar belirli sayida iyi karar alabiliyor. Zengin basarili insanlarin günlük yasamlarina bakiyordum bi ara. Kahvalti icin 2 tane secenekleri var, rutinleri takip ediyorlar. Bu sayede karar verme kapasitelerini is icin daha çok kullanabilir hale getiriyorlar.

Bence korkulacak bir durum yok. Ai yi kullanarak daha verimli calismanin yollarini bul derim. İsi azalacak olanlar hali hazirda ai gibi calisanlar. Mesela gelen bir faturanin tarihini bilgisayara girmek gibi karar verme rolü önemsiz is yapanlar.
0
Purple life
(12.02.26)
Yazılım işi pandemi ve öncesindeki birkaç yıl peak yaptı, o kadar. Şuan yurtdışında da çok iş yok yazılımda.

Yazılım işi doğrudan endüstriye üretime bağlı bir iş değil veya yaşamda bir somut karşılığı yok. Sağlık sektörü böyle değil mesela. Asla bitmez. Eğitim süreçleri de zor, bir elenme durumu da var.
0
michael harddd
(12.02.26)
news.ycombinator.com 2034 te dukkani kapiyoruz
0
lapaz
(12.02.26)
Biraz abartiliyor. Yillar suren bir ERP projesinin icindeyim. Benim elimde cok is yok ama external olarak calistirilan tonla yazilimci var. Bunlara afedersin esek yukuyle para veriliyor. Tek masraf yazilimci degil tabii ama toplamda 2-3 milyon euro harcaniyor yillik ve yazilim isleri ciddi bir kalem. Patronlar da gerizekali degil sonucta bu kadar parayi harcayacak.

Malum bazi degisimler oluyor ama karamsarliga kapilmaya gerek yok. Bak mesela buradaki videoda neler demisler. Toplu isten cikarmalara falan bakiyorsaniz o sirf AI ile aciklanamaz, zaten pandemi doneminde piyasa sisti. Hala da toparlanmis degil.

www.youtube.com

Nacizane tavsiyem siz ogrenmenize bunlara takilmayarak devam edin. Illa beklediginiz sekilde gitmez de farkli sekilde gider. Kafa yoran, calisan her zaman olmasa da karsiligini aliyor. Bu muhabbetlere takilmak moral bozar, bir de su da var internette neye bakarsaniz benzer seyler cikiyor. Bu da on yargili bir yaklasima sebebiyet verebilir.

Siz mesela su an bu yasanan donusumu dogru okumaya calisabilirsiniz. Bu belki baska kapilar acar. Su an eskiden bedava olmayan bazi seyler bedava, bilgiye ulasmak cok kolay, organize bilgi olusturmak cok kolay. Eskiden content anlaminda yuklu bir uygulama yapacak olsaniz ciddi bir yatirima ihtiyac vardi. Simdi urettirip kullanabiliyorsunuz ama gene mukemmel olmuyor tabii.

Biraz geyik ama su notu duserek kapatmak istiyorum. 10 sene onceki Google aramalarini hatirlayin, ne arasak cat diye buluyordu. Simdi spesifik birsey ariyorum, bazen ilk 1-2 sonucta buluyor ama sonra konuya dair genel seyler cikiyor. Yani bildigin bulamiyorum, ise yaramiyor. Kim derdi ki Google aramalar bir gun bir halta yaramayacak hale gelecek.
0
mbond
(12.02.26)
kimi işler için ai yeterli olabilir, hatta bu ai uygulamaları kendilerine dünyada yerde bulabilir, ancak her proje ai'in yapabileceği işler değil.

dağıtık sistemlere ihtiyaç var ve artacak mevcut olan pek çok sistem bir şekilde normal sunucularda çalışırken cloud'a geçilirken yazılımlar elden geçirilmezse, maliyetler çok ciddi artıyor. bu noktada şirketler dönüşüme gidiyor, yazılımlar elden geçiyor, iyileştiriliyor bu nokta da dağıtık sistemler üzerinde deneyimli kişilere ihtiyaç oluyor. büyük bir çok şirket var. dönüşen ve ya dönüşecek olan. kısaca sen türkiyeyi hafife alma yiğenim. büyük çok şirket var.

ilgi alanlarındaki sistemleri incelemek, kullanmak, kopyalamak ile teorik bilgilerini pratik uygulamalar ile pekiştir. bunlarla ilgili düzgün blog yazıları yaz. zamanı gelince çok işine yarayacaktır.

dağıtık sistemler + yazılım hoşuna gidiyor ise pek çok açık kaynaklı dağıtık veri tabanları var, onları inceleyip kopyalayabilirsin, veri yapıları nasıl kullanılıyor, index nedir, bunlar nasıl dağıtılıyor, makineler nerede olduklarını, sistem durum bilgilerini nasıl bir biri ile paylaşıyorlar, yükü dağıtıyorlar vs. hepsini öğrenmiş olursun. ai burada sana yardımcı olacaktır. ancak senin talimatların olmadan hiç bir şey yapamaz.

ilerleyen yıllarda ai daha güçlü olacaktır, ancak yönetecek kişiler senin gibi kişiler olacak.
0
selam
(12.02.26)
Daha 1 2. sınıf falansınız herhalde. Açılan staj programlarının büyük kısmında yazılım alanı var. Eğer bu yazılımın bitmiş haliyse; makine mühendisliği bitmiş haberimiz yok, ölmüş tuzlayanımız yok.
0
substituent
(12.02.26)
Simdiki haliyle yapay zeka denen şey tamamiyle iş bilen bir yazılımcının yerini alabilecek pozisyonda değil, özellikle büyük şirketlerde çok temkinli bir şekilde araç olarak kullanılıyor. Sen kendini geliştirmeye bak piyasa adapte olur ona göre yerini alırsın.
-1
nahtoderfahrung
(12.02.26)
sektorun icindeyim abd tech. gorunen koy kilavuz istemiyor. olay ayan beyan ortada. yazilimcilar 21. yy'da yasadiklari altin gunleri bir daha yasayamayacaklar. artik yazilimci olup voliyi vurup emekli olma mevzusu bitti.

otomasyon fabrika isciligini bitirdi mi? hayir hala varlar ama isin dogasi ve miktari degisti. yazilim da ayni sekilde sadece kucuk bir zumre tarafindan yapilan prompt engineering haline gelecek. su anda yeni mezun yazilim muhendisi gibi kullaniliyor ai sr'lar tarafindan. eskiden intern gibi derdik onu da gecti.
+1
antikadimag
(12.02.26)
bitmeyecek ama çok küçülecek.

iş bulmak zor olacak.
ai junior-mid seviyelerine ulaştı artık. şimdilerde senior aranıyor hep.

ama junior'lar işe başlamazsa senior da olmayacak ileride, insanlar kod yazmazsa ve üretim yapmazsa ai gelişmeye devam etmeyecek. o yüzden yine de her kademeden insan gücüne ihtiyaç olacak.

ama ciddi bir daralma var sektörde. hem de tüm dünyada.
yani yazılım sektörü bitmedi, ama artık parlayan yıldız değil.

"yazılım okusaydın amk" esprileri geride kalıyor artık.

daha gençseniz ve hala okul okuyorsanız o kadar kafaya takmayın bu durumu. sizin için hala pozisyonlar var.
0
biseysorcaktim
(13.02.26)
yaşadığım ülkede işten çıkarılan çok yazılımcı var.
ama yazılımcı arayan da çok şirket var.
durumu anlamadım ben.
iş ilanlarının geneli hakikaten yazılım sektör fark etmeksiniz.
0
rain when i die
(13.02.26)
yazilimda her zaman degisim ve donusum vardi. hatta bu donusum diger bircok muhendislik alanina gore cok hizliydi. yapay zeka ile birlikte gelen donusum de digerlerinden farkli degil. 90 li yillarin sonunda internet geldi desktop yazilimin yerini web aldi. bu konuda calisanlarin bir kismi ihtiyaca gore yeni alana adapte oldu. cok gecmedi web bitti mobil alani acildi, bircok kisi bu alana adapte oldu. daha sonra projeler o kadar olceklendi, sistemler ayni anda milyonlarca istege cevap vermesi gerekti bulut teknolojilerine adapte olmak gerekti. bu surecte yazilim dilleri degisti, mimariler degisti, isletim sistemleri degisti, islemci mimarileri degisti.

yani ozetle degisim ve adaptasyon bu isin dogasinda var. su anda ogrendiginiz seylerin bir cogu 2-3 yil icinde eski kalacak, ama ilerde ogreneceklerinize de altyapi olusturacak. o nedenle ogrendiginiz her seye gecici olabilir gozuyle yaklasip ezberlemek yerine temelini ve amacini ogrenmeye calisin. cunku temel seyler hep kalici.

yapay zeka da temelde bir yazilim, kullandigi algoritmalar da bu iste iyi olanlarin tanidigi algoritmalar, calistigi sistemler de yine bulut teknolojileri uzerinde calisiyor, yine diger sistemler gibi api kullanarak entegre oluyor. o nedenle yazilimci olacaksaniz yapay zeka rakip degil kullanmak zorunda oldugunuz bir teknoloji.

kullanmak derken de chatgpt kullanmak degil kastettigim. o teknolojiyi sistem icinde kullanmak kastettigim. siz o araclarin gelistiricisi olacaksiniz veya gelistirdigniz geleneksel sistemlerin icinde bir parcasinda yapay zekayi gelistirecek, ya da bir api ile entegre edecksiniz. yani yapay zeka bir yazilim muhendisine rakip degil, bircok problemi cozen etkili bir arac.

yazilim sektoru kuculdu ama bunun en buyuk nedeni yapay zeka degil, daha cok para arzi ve yatirim miktari dustu tum sektorlerde. cunku para savunma ve enerji sektorune kaydi. bu nedenle sirketler son 5 senedir daha az para , daha az calisan ile is yapmak durumunda. o nedenle iki buyuk degisim oldu, junior pozisyonlarin isleri bir sekilde yapay zeka ile halledilmeye calisiliyor, senior pozisyonlarda da ayni kisiden daha fazla alanda uzmanlik bekleniyor. ozetle her zaman gibi ekstra caba her calisan icin zorunlu, bu eskiden de boyleydi.

hem cok eleman aranip hem de cikarmalarin sebebi de aslinda bu, junior artik gerekmiyor, uzun sure calisip junior gibi is cikaranlar cikariliyor, ya da senior olup yeni mimarilere adapte olmayanlar cikariliyor. yerlerine yeni ihtiyaclara uyan, daha ucuza calisacak elemanlar araniyor. ama elbette haksiz yere cikarilan nitelikli kisilerde cok fazla, para ve sermaye kaymasi nedeniyle.
+1
emrahday
(13.02.26)
(19)

Rüşvet verdiniz mi?

michael_knight
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
+2
michael_knight
(12.02.26)
verdim memur zaten yapması gereken işi yokuşa sürdüğünden işimi yapsın diye
+5
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Hafizam beni yaniltmiyorsa hic vermedim. Birkac kez rusvet gerektirebilecek durumlarin icinde bulundum ama cesitli sebeplerden rusvetsiz ilerleyebildim.
0
mbond
(12.02.26)
vermedim. gerekmedi.
dilerim öyle bir durumda zorunda kalmam.

bekara karı boşamak kolay, bazen rüşvetsiz işlerin ilerlemediği durumlarda, yapması gereken işi yapması için verilmesi gereken tutarlar oluyormuş.
+1
biseysorcaktim
(12.02.26)
vermedim. işimi yokuşa sürerlerse patronun kim olduğınu hatırlatırım.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
@karım içeride, vezirköprü ilçe başkanının yeğenisin galiba
+13
🌸michael_knight
(12.02.26)
Hiç 'işini bilen'lerden olamadım. Kafama edeyim.
0
anon1m
(12.02.26)
Rüşvetten sayılır mı bilmiyorum ama ufak şeyler, işi hızlı halletsin zorluk çıkarmasın diye devlet dairesine tatlı ile gitmek, yemek ısmarlamak, sabrını zorladığımız bankacıya rakı hediye etmek gibi şeyler.

Bahşiş bırakırken bile gerilir utanırım ben rüşvet hiç benlik bir şey değil.
+5
mutekebbir
(12.02.26)
O zamanlar çalıştığım şirketin imza yetkilisiyken böyle bir olay oldu ve izin aldım o gün. Sonra da kaçtım o şirketten. Bu arada çok riskli bir duyuru oldu sanki. Modlar siler herhalde :)
0
gabe h coud
(12.02.26)
Üstü kapalı isteyen oldu, vermedim. İşim de çözülmedi.
Kasaba minnet edeceğime oramı keser yerim.
+2
cay koy geliyorum
(12.02.26)
ben vermedim ama babamın işi dolayısı ile babam çok vermiştir. Bir dönem show özel habere bile çıktık :D gizli kamera ile ifşa etmeye çalışmıştık 90'lı yıllar tabii
+1
croswell
(12.02.26)
tam rüşvet sayılır mı bilmiyorum ama kardeşim ameliyat olacaktı bir şehir hastanesinde hademe bulduk. adam bizi aldı randevusuz direk doçent doktorun odasına soktu, "hocam çok ağrısı varmış ameliyat olması lazımmış" dedi. doktorda asistanına yolladı bizi listeye aldı 2 gün sonra ameliyat oldu. ameliyattan çıktıktan 1 saat sonra hademe odaya geldi. geçmiş olsun bir ihtiyaç var mı falan diyor. bizde o ara adama parayı verdik. bizimkilerde alışık değil az mı verdik çok mu hala bilmiyoruz.
+1
my fault
(12.02.26)
2 sene önce çip krizi midir nedir sıfır araba yoktu piyasada. Galericiye teklif ettim ama yine de vermemişti arabayı. Ahahah.

Başka da vermedim.
+1
kaptan maydanoz
(12.02.26)
Para olarak değil ama iş bulma, tanıştırma, referans olma, network,vs olarak verdim.
+2
iwasbornonamountainside
(12.02.26)
Bi devlet dairesinde alenen rusvet istendi. Hem para vermek istemedim hem de nefret ederim rusvet islerinden.
Bana bi seyin eksik oldugu ve bu eksigi de rusvetle tamamlayabilecegini ima etti memur. Onumdeki kisi ise direkt verdi o ima sonrasi, kucuk bir miktardi 100 lira gibi. Bana sira gelince aynisini iste bana da soyledi memur. Ben aaa ne eksigi, avukatim her sey tam demisti (gercekten evraklari avukatla hazirlamistim) hemen kendisini arayayim da siz ne eksikmis bi ona soyleyin ben hic anlamam dedim safa yatip. Neyse cok onemli degil, bu sekilde de olur dedi ve islemi gerceklestirdi bunun uzerine.
+1
Kittie
(12.02.26)
@maydanoz, o rüşvet olmuyor yahu. Rüşvet için devletle ilgili olması gerekiyor.
Piyasada bulunmayan bir ürün için daha yüksek ücret önermek gayet normal bir durum, valla.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Nikah memuru kalem yazmıyor diye para istedi verdik haliyle. Sanırım bu da rüşvet sayılır :)
+2
nuevo
(12.02.26)
Verdim. Memur ve orospunun bahşişini önceden verirsen iyi hizmet alırsın. Yoksa cebinde paranla bekler durursun
+1
michael harddd
(12.02.26)
Vermedim. Isteyen de olmadi isteseler de anlayamam. Böyle isler yüksek seviye sosyal zeka gerektiriyor bence. :)
0
Purple life
(12.02.26)
Turkiye'de vermedim (aklima dahi gelmedi), su an yasadigim yerde de denesem bir yerlerimden kan alirlar.

AMA,

Turkiye rus ucagini dusurdugunde is icin 3 haftaligina rusya'da idim, biraz mahsur kalmisim gibi oldu.
bilmem hatirlar misiniz ama hemen ertesi gunu rus otoriteleri bir suru turk tutukladi, azeri dovdu, koca koca milyar dolarlik sirketleri bastilar, gelen is adamlarini asagiladilar vb.

zaten rusya normalde de yolsuz bir memleket, kendimi korumak icin ulkeden cikana kadar dugunlerde para yagdiran almanci dayi gibi gezmek zorunda kaldim.
+1
adrianapole
(12.02.26)
(8)

yapay zeka iş dünyasında kullanılıyor mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
faturaların çıkartılması, irsaliyelerin yazılması; stok, sipariş, teslimat takibi yapılması, müşteri memnuniyeti, telesekreterlik, aneliz gibi konulardan hangisinde kullanılıyor?
faturaların çıkartılması, irsaliyelerin yazılması; stok, sipariş, teslimat takibi yapılması, müşteri memnuniyeti, telesekreterlik, aneliz gibi konulardan hangisinde kullanılıyor?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
büyük şirketler bunları yönetmek için SAP kullanıyor ve SAP henüz bunları desteklemiyor. bu saydığın şeyler ayrıca müşteri bilgilerini barındırıyor, yapay zekalara bu bilgileri vermek yasal olarak şirketleri ne pozisyona sokar belli değil, en azından yurtışında sıkıntı. Microsoft copilotu sokuyor her yere outlookta mail yazmak için kullanan çok ama.
0
nahtoderfahrung
(11.02.26)
Bahsettiklerinizin hepsinde kullanılıyor. Kullanılmayan yok.

@nahtoderfahrung Evet büyük şirketler bu iş için sap kullanıyor ama büyük şirketlerin fatura irsaliye işini yöneten bunları bir data olarak işleyen yapay zeka sistemleri var. Aktif olarak kullanılıyorlar bir ismi bile var: Robotik süreç otomasyonu (RPA)


Bazı şirketler ai dünyasındaki gelişime ayak uyduramadı hala geriden geliyorlar. Fakat verimlilik ve hızı tattılarında bir daha da bırakamacaklar
+1
limonlu eksi
(11.02.26)
Global bir data firmasındayım, şirketin kendi ai toolu var ama işte bazı yasaklar var data gizliliği nedeni ile her şeyi yapamıyorsun ama baya şey yapıyor özellikle angarya rapor işleri.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Bizim şirket ERP sistemlerini aşağı yukarı eski düzen kullanmaya devam ediyor ancak işlerimizde AI kullanmamız için çok istekliler. Ben gene de neredeyse hiç kullanmıyorum. Kullananlar da genelde bildiğim kadarıyla, toplantı özetleme gibi şeyler için kullanıyor. İşin kendisine çok nüfuz etmedi henüz bence.
0
mbond
(11.02.26)
Ben bir şirketin e-ticaret kolunda yöneticiyim asıl üretim yapan bağlı olduğum büyük şirkette ai için bireysel kullanım dışında hiç bir yapılandırma çalışması yok ama bizim tarafta söylediklerinizin neredeyse tümünde yapay zeka uygulamaları kullanıyoruz ya da geliştirme aşamasındayız.
0
creepy
(11.02.26)
Şirketin kendi ai tool'u var +1
Hatta önümüzdeki pazartesi benim birimin tool'u canlıya alınıyor, şirket içi herkese açık bilgileri ve çalışanların kendi hakları/hak edişlerine dair bir basic LLM. Kaç gün yıllık iznim kaldı, ayşe'nin bağlı olduğu direktör kim, son 6 aylık bordromu gönder gibi sorulara cevap alabilecekler.
+1
Bruce
(12.02.26)
kurumsalların hepsi lokalde çalışacak kendi kapalı ai toollarını geliştirmeye başladı. raporlama, finansal analiz, siber güvenlik, anomali detection, hatta müşteri hizmetleri.
0
orpheus
(12.02.26)
ben de S&P100 firmasinda calisiyorum, biz her alanda kullaniyoruz.
sirketin kendi AI versiyonu var +1
0
adrianapole
(12.02.26)
(5)

Ah alma/etme konusu

arbre
Gönül işlerinde bu konuya inanıyor musunuz? Olumsuz sonuçlarda Allah korudu gibi düşünceleriniz oluyor mu?
Gönül işlerinde bu konuya inanıyor musunuz? Olumsuz sonuçlarda Allah korudu gibi düşünceleriniz oluyor mu?
-18
arbre
(11.02.26)
Arbre, soruyu soran kisi ve sorunun icerigiyle saglam eksi alacak bir duyuru olacak gibi duruyor. Neyse cevabimi vereyim, ben ah almamaya calisiyorum, uzun vadede basima benzer bir is gelir diye dusunuyorum.
+2
mbond
(11.02.26)
mbond, eksileyenlere acıyorum açıkçası, kafama taktığım bir şey değil :)
-13
🌸arbre
(11.02.26)
Gönül işlerinde değil genel hayat içinde buna inanıyordum inanmaya zorluyordum daha doğrusu ama yalan dolan ya, torpille işe giren örnek var mesela yerini aldığı kişinin ahı uçtu gitti, alıyor çatır çatır maaşı harcıyor.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Kimsenin ahi kimsede kalmaz.
0
Purple life
(11.02.26)
bu ah etme, ah alma insanın psikolojik olarak bir savunma mekanizması. örneğin haksızlığa uğradığı bir durumla duygusal ve psikolojik açıdan bir noktadan sonra mücadele etmeye gücü kalmadığında savunma mekanizması ahımı aldı, çıkar nasılsa şeklinde bir argümanla kendisini korumaya alıyor. ya da tam tersi, başkasına yaptığı adaletsizliği, nezaketsizliği, her ne ise o davranışı, bunu yapmış olmayla ilgili kendiyle yüzleşemediği, buna dair bir değişim/dönüşüm/iyileşme sürecine giremediği için ah ettiler bana diyor. gibi gibi.

yoksa ah almak/ah etmek vesaire reel hayatta asla karşılığı olan kavramlar değiller.
+1
Phoebe
(11.02.26)
(9)

Yurt dışına çıkınca internet bankacılığı uygulamalarında sıkıntı oluyor mu?

santimantal
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.
Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.
Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.
Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.
İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.
Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya devam edeceğim.
Banakalardan giriş vb. işlemler için SMS gönderildiğinde sorun oluyor mu?
Yoksa yurt dışında bir numara alıp bankalara da o numarayı mı bildirmek daha iyi?

Bu konuyla ilgili deneyimlerinizi paylaşırsanız güzel olur.
0
santimantal
(10.02.26)
Bende is bankasi var. Uygulamayi falan guncellediginde veya bir sure giris yapmayinca tekrar sms teyidi yaptiriyor. Turk hattin acik kalacaksa bankadaki telefonu degistirmene gerek yok bence. Banka yabanci hatta sms yollarken sikinti yasabilir mi? Belki.
0
hot potato
(10.02.26)
Ben “tarifen yurt dışında geçerli” paketlerini kullanıyorum, Türkiye’deymişim gibi her şey çalışıyor.
0
orient blue
(10.02.26)
Garanti, Akbank, Kuveyttürk uygulamaları çalışıyor. Telefona ilk uygulama kurulumundan sonra SMS onayı bile istemedi.
0
mbond
(10.02.26)
bildirimle giriş yapıyorsan zaten sorun yok. Farklı hat alıp taksan bile kullanabiliyorsun. Fakat sms gelmesi gerekirse Türk hattın gerekecek (bu arada yeni telefonların çoğu çift sim, o şekilde iki hat takılı kullanıyorum ben)

Problem olmuyor yani. Ama havale-eft-swift vb. limitini artırman gerekecekse şimdiden yap mesela. (gerçi bazı bankalar kimliğini NFC ile okutup görüntülü görüşme ile bağlanıp vs. yapmana izin veriyor. Ama bazıları hala dilekçe istiyor galiba)
0
nhk ni youkosu
(10.02.26)
Yurtdışındayım, hayır sorun yok hatta wificall ile arama bile yapabilirsin. Telefonun ve hattının bu özelliği olmadı yeterli onu araştırıp kontrol edebilirsin. İşbankası ve enpara kullanıyorum zaten mesaj vs bildirim olarak da düşüyor, bankacılık uygulamaları için ekstra bişey yapmana gerek yok.
Hattımı da en son turkcell vodafone belasından kurtarıp kontorlu bimcelle çektim.
0
tuborg yesili
(11.02.26)
romanya'dayım.
enpara hesabını aktif olarak 6 yıldır burada kullanmaya devam ediyorum.
eski telefonumda türk sim kartı takılı.
3d şifreleri oraya geliyor sms olarak.
eski telefon hücre verisi kapalı tamamen.
aktif olarak kullandığım telefonda rumen sim kartı var.
enpara uygulaması da onun içinde.
kullanırken hiç sıkıntı yaşamadım.
40 yılda bir türk hattına lira yüklüyorum.
0
rain when i die
(11.02.26)
ticari bankacılıkta problem yaşayabilirsiniz. onun dışında günlük hayatınıza devam edebiliyorsunuz.
0
galahad reloaded
(11.02.26)
kesinlike sorun oluyor. özellikle seni 444lü telefonlardan aradıklarında ulaşamıyorlar. sen arayamıyorsun vs birçok saçma sorun yaşadım ben.

salak bankalardan biri ilk kez bir ibana eft yaptığında 444lü numaradan beni otomatik arayıp 1e basmamı istiyordu ama tuş çalışmıyordu vs.

herşeye hazırlıklı ol. %100 bir konuda sorun yaşayacaksın.
0
plastic_angel
(11.02.26)
Her sey rutin devam ederken sorun olmuyor ama telefon/telefon numarasi degisikligi gerektiginde sms'e ulasabilmek onemli.Bende yurt disinda yasarken Turk hatti olmamasina ragmen Enpara ve Yapi kredide tum bu degisiklikleri yapabildim ama Ziraat ve Halkbank olmadi ornegin.Her sey rutinde iken degisiklik yok ise hepsi calisiyor
0
turkuaz
(11.02.26)
(3)

üsküp'ten belgrad'a yolculuk

denef
araba kiralayıp üsküpten belgrada geçsek çok mu zor olur ? belgrad a istediğimiz tarihte direkt uçuş bulamadık. izinler de alınmış olduğu için tarihte esneyemiyoruz. üsküp e bilet aldım ama maksimum verimle dönelim istiyorum. organizasyonu 6 kişi için tek başıma yapıyorum o yüzden sorumluluk hissedi
araba kiralayıp üsküpten belgrada geçsek çok mu zor olur ? belgrad a istediğimiz tarihte direkt uçuş bulamadık. izinler de alınmış olduğu için tarihte esneyemiyoruz. üsküp e bilet aldım ama maksimum verimle dönelim istiyorum. organizasyonu 6 kişi için tek başıma yapıyorum o yüzden sorumluluk hissediyorum :) nasıl verimli hale getirebilirim bu seyahati?
0
denef
(10.02.26)
Kar kis olan bir donem degilse araba kiralayip gidilebilir. Gidis donus Uskup diye varsayiyorum. Yalniz ufak bir puruz var, normal arabaya sigmiyorsunuz. 6-7 kisilik bir arac ayarlamaniz lazim. Vardir ama normal aractan pahali olur tabii, gene de balkanlar genelde arac kiralamada ucuz oldugundan sikinti olmaz sanirim. Tabii kiralama yapan sirketlerin kurallari farkediyor, gideceginiz ulkeleri belirtmeniz lazim.
0
mbond
(10.02.26)
çok yakın diye hatırlıyorum. toplu taşıma yani otobüsü kesinlikle kullanmayın. acayip bir otoban gibi bir yol var ve otobüsler sürekli yoldan çıkıp içeri girip müşteri alıyorlar. haritada yarım saatlik yol 2 saatten fazla sürünce üsküpte inip taksiyle devam etmek zorunda kaldık uçağı kaçırıyorduk.
0
ground
(10.02.26)
Manzara olarak k makedonya icinde kalan kisimlarin bazi yerleri guzel. Ufak bir kısım tek serit. Sırbistan'a girdikten sonrasi otoban zaten. Gidebilirsiniz, cok yaptığım bir rota.
0
duster
(10.02.26)
(3)

Samsun_Çarşamba hava alanı gece yarısı ulaşım

jimjim
uçak saat 02:00'da iniyor.normalde daha küçük bir ilçesine gideceğim ama merkeze ulaşsam da olur. ilk servis saat kaçta hareket ediyor? bir de güvenli olur mu? böyle şehirlerde hava alanı taşımacılığı pek kurumsal olmuyor sonuçta..sabaha 6 ya kadar falan hava alanında beklesem servis bulur muyum? te
uçak saat 02:00'da iniyor.
normalde daha küçük bir ilçesine gideceğim ama merkeze ulaşsam da olur. ilk servis saat kaçta hareket ediyor? bir de güvenli olur mu? böyle şehirlerde hava alanı taşımacılığı pek kurumsal olmuyor sonuçta..
sabaha 6 ya kadar falan hava alanında beklesem servis bulur muyum?
teşekkürler.
0
jimjim
(09.02.26)
inen her uçak için kıyı şeridindeki tüm ilçelere servis oluyor. servis uçaktaki tüm yolcular çıkana kadar bekliyor. pek "kurumsal" değiller ve bu yüzden telefonla ulaşıp kesin bilgi almak ve isterseniz rezervasyon yapmak mümkün.
0
klassno
(09.02.26)
inen her uçağın servisi havalimanı önünden yarım saat içinde kalkıyor.

Burdan bakabilirsiniz, gerçi bu site sadece havalimanına yapılan sefer saatlerini gösteriyor. samair'in servisi havabüs'ten falan daha iyi.

samair.samsun.bel.tr
0
efreet sultan
(09.02.26)
Samair anlasilan oranin servislerini yapiyor. Teyit etmekte fayda var bence mumkunse, Samsun icin bilmiyorum ama Giresun'a indim benzer saatlerde, Havas sitesinde her inen ucaktan sonra servis olur yaziyordu, istisna falan belirtilmemisti ama o havayolu ile anlasma yokmus bilmem neymis, neyse gecenin yarisinda got gibi kaldim.
0
mbond
(09.02.26)
(3)

Hangi arabayı alırdınız

arbre
İkisini de beğendim.1. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-chevrolet-acil-satilik-temiz-cruze-1297341347/detay2. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-acil-satilik-1268813278/detay1. yi daha çok beğendim ama 2. daha güvenilir geliyor. Chevrolet alınır mı?
İkisini de beğendim.

1. www.sahibinden.com

2. www.sahibinden.com

1. yi daha çok beğendim ama 2. daha güvenilir geliyor. Chevrolet alınır mı?
-7
arbre
(08.02.26)
Sahibinden SMS onayı olmadan oturum açtırmadığı için bakamıyorum ama genel cevap vereyim. Chevrolet alınabilir, Opel ile ortak üretim falan diyorlardı sanki, ama bu model özelinde internetten bir araştırmak lazım. Kronik sorunu falan da olabilir. Detay bilmemekle birlikte Chevrolet - Renault arasında Renault tercih ederdim açıkcası. En azından mekanik olarak çok kötü şöhretini duymadım, pas vs gibi şeyler de duymadım.
0
mbond
(08.02.26)
chevrolet'in o modelinde kronik sorunlar var, parça nispeten pahalı, usta nispeten az. ikinci eli ise epey zayıf, kardeş olmalık araba. bu iki arasında kesinlikle renault.
+2
antihero
(09.02.26)
Chevrolet opel ortaklığı var ama bu arabalar ne chev ne opel, ikisinden teknik ortak parça taşıda da kullanım hissiyatı klasik kore. Aynen hyundai hissiyatı var, avrupa araç tokluğu yok.

Renault ilanında ufak araba bana yeter diyene biçilmiş kaftan. Bu kasa bu serii saten clio’nun en güzel kasası olarak bilinir sevilir.

Büyük araç lazımsa bile bence chev doğru seçim olmaz. Yani arabaya chev ve opel gözüyle bakan için kullaninca hayal kırıklığı oluşur, pek de sorunsuzlugu ile tanınan bir araba degil ama bu durum biraz karmaşık. Bazi marka modeller cok fazla el degistirir, çok sahip görür ve dengesiz yıpranır.
0
covered
(09.02.26)
(4)

Spa merkezi

sanguine
Merhaba, Anadolu yakasında onerebileceginiz temiz, doğru düzgün masajı ve ıslak alanı olan bir yer var mıTercihen restoranı da olsa güzel olur. Otel olabilir gerçi Google mapsten nerenin yorumuna baksam hep kötü yorumlar gördüm
Merhaba, Anadolu yakasında onerebileceginiz temiz, doğru düzgün masajı ve ıslak alanı olan bir yer var mı
Tercihen restoranı da olsa güzel olur. Otel olabilir gerçi Google mapsten nerenin yorumuna baksam hep kötü yorumlar gördüm
0
sanguine
(08.02.26)
Anadolu yakası da baya geniş bir coğrafya sayılır trafiği düşününce, Kurtköy olursa Miracle Hotel var, fırsat sitelerinde masaj fiyatı iyi. Bir kere gittim ama ortamda bir sorun görmedim, güzeldi. Biraz daha batıda olması gerekiyorsa Ataşehir Zen Spa var, yani fena değil ama çok da harika değil, mesela buhar odası rutubet kokuyordu (acaba normal mi bilmiyorum) gene havlularda hafif rutubet benzeri kokular vardı.
0
mbond
(08.02.26)
üsküdar a11 hotel
0
yurtsuz john
(08.02.26)
Bu tavsiye üzerine Gittim o kadar kötüydü ki yani Allah'ım

Hamamı çalışmıyor, jakuzi çalışmıyor
Odalar buz gibi
Duslarinda soğuk su akıyor

Aman Allahım SAKİN RİTUELLE A 11 HOTEL SPASİNA GİTMEYİN
0
🌸sanguine
(14.02.26)
ilginç.

4 ay önce gittim her şey güzeldi. resepsiyonist kibar, masöz ilgiliydi. mekan el mi değiştirdi acaba?
0
yurtsuz john
(14.02.26)
(11)

bundan 20-30 sene önce schengen almak nasıldı?

tabudeviren
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı? ne kadar süre veriliyordu?
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.
o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı?
ne kadar süre veriliyordu?
+1
tabudeviren
(08.02.26)
20-30 sene önce schengen yoktu her ülkenin farklı ama daha kolay prosedürleri vardı.
20-30 seneyi geç 2016-2018'de bikaç günde 3 aylık vizeyi rahatlıkla alıyorduk.
0
orpheus
(08.02.26)
1 yaşındayken abd vizem “indefinitely” olarak verilmişti. süresiz bir vize yani. o pasaportu hala saklarım.
+1
eileengray
(08.02.26)
Vize almak görece daha koladı ama bugünkü gibi yurt dışına gitmek kolay değildi benim gözlemim bu şekilde.

Ablamla beraber gideceği ülkenin konsolosluğuna gitmiştim mesela aynı gün almıştı vizesini. O zamanlar öyle aracı kurum vs pek yoktu direkt konsoloslukta kendin gidip hallediyordun.

Bugün ise başvurular konsoloslukların kapasitesinin çok üstünde. Randevu bulmak ise en zor kısım. Konsoloslukların çoğu ek personel için iş ilanları açtı hatta geçen yıl. Açmayanlar ise farklı kurumlardan destek alıyor yetişebilme için.

Sosyal medyamdaki her 3 kişiden 2’si yurtdışından içerik paylaşıyor. Şuan gitmek daha kolay ama bununla beraber vize alması daha zor.
+1
ezkaza
(08.02.26)
30 sene öncesini bilmem ama 2003 yılında annem için Hollanda üzerinden almıştık. VFS gene vardı yanılmıyorsam, konsolosluğa ayrıca görüşmeye çağırmışlardı ilk vize olduğu için standart prosedürdü sanırım. Nispeten paralı veya orta sınıf ortamlarda belki normaldir ama bizim için büyük bir olaydı. Çevremizdeki insanların vize almasını bırak yurtiçi bile uçağa dahi binilmiyordu. Gene de üniversite zamanlarında 2007 ve sonrası, çeşitli yurtdışı etkinlikleri duyuyordum. Paralı mıydı devletle alakalı mıydı tam hatırlamıyorum. Trenle gidiliyordu vs. Ayrıca bireysel EU taraflarına gidenler de vardı tek tük.
0
mbond
(08.02.26)
20 sene once bir yaz fransa, amerika ve kanada'dan almistim.

fransa 6 aylik verdi, bir acenta gibi birsey kullandik kagitlari yolladik vize geldi. 1-2 hafta surmustu. en kolay fransa veriyor demislerdi o yuzden ordan aldik ama fransa icin kullanmadim. o zamanlar nerden aliyorsan ilk oraya gitmen lazim olayi yoktu.

amerika icin konsolosluga gittim beyoglu tepebasindaydi, arabanin markasina modeline kadar sormuslardi, onlar da 1 sene verdi diye hatirliyorum.
0
cooperr
(08.02.26)
üniversitedeyken interrail yapan arkadaşlar vardı. parasız pulsuz tiplerdi ama sorunsuzca vize alıyorlardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
İlk Schengen vizemi 15 yıl kadar önce almıştım. Belge sayısı fazla olmakla beraber randevusu, pasaportun tekrar elime ulaşması 2 hafta kadar sürmüştü. 2019'a kadar bu süreç böyleydi, hiçbir schengen vizesi için 2 haftadan fazla uğraşmadım. Şimdi Schengen'de olan bazı ülkeler için aracı kurum işi yoktu direk konsolosluktan başvuru yapıyordun. Kısa sürede pasaportunu teslim alıyordun.

Almak kolaydı-zordu işi hala kişiden kişiye değişiyor. 2013 gibi kurumsal banka çalışanı aynı ekipte 3 arkadaş eş zamanlı Hollanda başvurusu yapmıştık, ikimiz aldı diğeri alamadı. Red alan kişi Almanya'da akrabam var diye işaretlemiş, onu biraz sorguladılar ek belge istediler sonra reddettiler.

Schengen vizelerinde red oranı 2010'lu yıllarda %4-6-8 civarı iken şu an %15 civarı, hatta 2024'te red oranı 2023'e göre düşmüş. Abartıldığı gibi bir zorluk yok ama randevu işinin sorunlu olduğunu söylüyorlar. Burada konsolosluk ve aracı kurumları sorunlu görüyorum, artan başvuru sayısına uygun kapasite ile çalışsınlar bir zahmet.

Eskiden de kuzey ülkelerinde kabul oranı Yunanistan, İtalya gibi ülkelere göre düşüktü, şimdi de benzer. Kendi adıma 2019'dan beri bu vize türünü boykot ediyorum ve Schengen ülkelerine gitmiyorum. ABD sadece 1 adet form ve fotoğraf ile 10 senelik vize verdi. Kültür, doğa, tarih, deniz-kum-güneş, eğlence vb. istediğiniz tatili yapabileceğiniz birçok ülke var. Schengen bölgesi 3 günlük vize için tomarla belge ile süründürüyor. Niye uğraşayım? Şu vizeyi doğru düzgün boykot etsek bu kadar aşağılanmayacağız da neyse.
0
Lethe
(08.02.26)
hayret kimse yurtdışı çıkış pulundan bahsetmemiş. develete 100 dolar çıkış parası ödüyorduk.
-2
plastic_angel
(08.02.26)
@angel

ufak bir düzeltme: yurtdışı çıkış ücreti 50 dolardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
Pandemi öncesine göre cevap vereyim;

İlk başvurumda 3 ay vermişlerdi 2017 senesinde. 1 sene sonra Çek Cumhuriyeti 4 gün verdi.

2019 senesinde 2 defa başvurdum. İlk nisan ayında Macaristan'dandı. Gene 3 ay vermişlerdi. Ekim ayında Hollanda'dan başvurdum. 1 sene vermişlerdi.

Randevu bulmak kolaydı. Bakın 2019 senesinde 2 defa iki ayrı ülkeden başvuru yapılabilmiştim.

Pandemi sonrasında 2022 senesinde Hollanda'dan zar zor randevu bulmuştum. 45 gün vermişlerdi.

Her sene başvuruyorum iki sefer 6 ay verdiler. En sonuncusu 1 sene. Daha bitmeden bu sene gene başvurdum, bekliyorum.
0
put it in your appropriate place
(08.02.26)
2014 yılında schengen almıştım, evet baya evrak istiyorlardı ama ret olayı pek yoktu sanırım. yani işinde gücünde biriysen alabiliyordun ve randevu bulmak bir mesele değildi, aracı kurumun sitesine girip 2-3 gün sonrasına bile randevu alabiliyordun. belgeleri topla niyet mektubu yaz ve aracı kuruma ver. vize de 3-4 gün sonra falan çıkıyordu. mesela perşembe günü evrak verdin ptesi vizen çıkmış olur. şimdi hem randevu bulamıyosun hem de başvursan bile aylarca pasaportun gelmiyo falan.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
(11)

Türkiyeden yabancılara market abur cuburlarından hediye götürmek isteseniz

iwillsee
hangi ürünleri götürürdünüz? aklıma antep fıstıklı çikolatalar geldi ilk. sizin tercihiniz ne olurdu..
hangi ürünleri götürürdünüz? aklıma antep fıstıklı çikolatalar geldi ilk. sizin tercihiniz ne olurdu..
+1
iwillsee
(08.02.26)
Westpark'da Lokum atölyesi var. Oradan Afyon lokumu al. Severler.
Bulamazsan baklava da olur.
0
Mirket
(08.02.26)
lokum, pişmaniye
0
mezzosprite
(08.02.26)
Saray helvası
+1
kisa
(08.02.26)
- meşhur bebek badem ve fıstık ezmesi (başka marka olmaz)
- divan antep fıstıklı lokum
- divan çikolata kaplı lokum
- marsel lokum (farklı aromalı olanları)
0
eileengray
(08.02.26)
Gofrik, tadelle, çay olabilir ama siyah çay bizim yaptığımız şekilde içerler mi bilmiyorum, o yüzden Çaykur Yeşilçay olabilir mesela. Kaliteli fındık ezmesi. Bulunmayan birşey değil ama kuru incir, kuru kayısı falan. Kategori olarak abur cubur sınıfında olmayan örnekler oldu bazıları ama farketmez sanırım.
0
mbond
(08.02.26)
ben tuğba kuruyemişten karışık lokum tabakları oluyor onlardan geitiryorum çokta memnun kalıyorlar.
+1
dirildimde geldim
(08.02.26)
Bizim Yunanistan'da tanıdıklar var, sucuğa bayılıyorlar. İyi bir kasap sucuk hepsinden iyi bence.
-1
etna
(08.02.26)
Sucuk +1

Bizde satılan çikolatalar çikolata değil (belki gofrik hariç). Adamlar alasını yapıyor zaten çikolatanın, tatlının. Belki hakkı verilerek yapılan baklava olabilir.
-1
orient blue
(08.02.26)
Market abur cuburu değil ama Batılılarsa mesela kaliteli lokum götürmek iyi oluyor zira Narnia'dan dolayı sürekli dolaşan bir geyik var.
0
peki madem
(08.02.26)
yakın zamanda amerikaya götürdük market abur cuburu. ülkerin istanbul çikolatası çok sevildi, onlar da dubai'den bıkmış :D
ama en popüler ürün doritos alaturca, orda bi ton çeşit var ama alaturca türkiyeye özel ve aşırı seviyolar iki yıldır paket paket alaturca taşıyoruz.
0
turk kizi
(09.02.26)
ben lokum götürmeyi planlıyorum
0
kondansator
(09.02.26)
(14)

Yurt disinda cocuk büyütmek hangi semt?

Purple life
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre. 2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim

1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre.

2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto bir yer degil. Nispeten daha düsük gelirli insanlarla daha zengin vs olarak yasamak, iyi evde oturmak. Tatile ciksan enayi misin o paraya dükkan alsana surdan diyen komsularla yasamak.

Sizce hangisi?

Yani bebekte, arnavutköyde bir kücük yerde yaşamak mi yoksa büyükcekmece, esenler gibi sehirden uzak ama lüks bir yerde yasamak mi?

Yetiskin insan icin fark etmez ama cocugunuz icin hangisi daha iyi olurdu sizce? Cocuk orada da dogsa da sonucta türk olacak.
-3
Purple life
(05.02.26)
Her türlü zengin semt, kötü ev.
+3
gobekliraki
(05.02.26)
1
+1
lemmiwinks
(05.02.26)
Ulkeye gore degisebilir ama bana 2 daha sicak geldi.
0
mbond
(05.02.26)
cocuk kaç yaşında?
iki gün sonra anneeee jasonun nike airforce u var istiyorum beni dışlıyorlar demesin ihtimali çok yüksek veya arakdaşları tatile tura okulla gittiğinde gönderebilecekmisiniz.

yani kısacası çevrene ayak uyduramazsan ekonomik olarak çocuğa zorbalık yaparlar. şu ara ilk okulda bile bu dönüyor.
+2
eja
(05.02.26)
Birinci seçenekte çocuk ezik olur, ikincisinde şişik egolu.
İkisi de kötü.
Bence arada bir üçüncü seçenek olmalı. Onu bulun.
+1
Mirket
(05.02.26)
iki durum da kötü. ilk seçenekte çocuğunuz ve sizler dışlanabilir, her zaman "auslander" damgası yersiniz. ikinci seçenekte de kötü bir çevresi olur ve göçmen çevresiyle ülkeye adapte olamaz.

ikisi de çok uç. orta yolu bulmanız gerekir bence ama yoksa da 1. seçenek daha kabul edilebilir.
0
elektr10
(05.02.26)
İlla birini seçmek gerekirse 2.

en azından cocuk cocukluğunu yaşar.
+3
duyuruuser
(05.02.26)
@duyuru, cocuklugunu yasamakla ne alakasi var?
-1
🌸Purple life
(05.02.26)
Zengin semtteki okulda çocuğun ismine bakıp geleceğiyle oynamasınlar, Almanya ise mümkün. Ben olsam 2. seçeneği seçerdim .
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
Aynı durumu hem bekarken hem de çocuklu olduğumda birkaç kez yaşadım. Her defasında birinci seçeneği tercih ettim ve hiçbir zaman pişman olmadım. Ama ikinci seçenekteki gibi insanlarla yüz yüze gelmeye bazen gerçekten tahammül edemiyorum, haliyle hata benim de olabilir.

- Birinci seçenekteki okulun velileri, öğretmenlerden farklı beklentilere sahip olacak. Bu durum, orta-uzun vadede ciddi bir fark yaratabiliyor. Biz de bir süre bunu deneyimledik: Birinci seçenekte otururken, çocuğu ikinci seçenekteki bir kreşe göndermiştik. İkinci seçenekteki kreş de her şeyi doğru ve düzenli yapıyordu, fakat birinci seçenekteki çocuklar çok daha hızlı gelişim gösteriyorlardı. Demek ki bir yerde bir fark var dedik, eski okulumuza geri donduk.

- Bulunduğunuz yerin okul şartları ne kadar önemli bilemiyorum ama bazı yerlerde birinci ve ikinci seçenek arasındaki fark, okulun spor salonunda eskrim yapmakla, ara sokakta bıçaklanmak kadar farklı olabiliyor, bu benim cocugum icin almak istedigim bir risk degil

Ayrıca, zengin bir mahallede yaşadığınız için ayrımcılığa uğrayacağınız kesin bir durum değil ama kaygınızı tamamen anlıyorum.
+1
adrianapole
(05.02.26)
net 1
0
cooperr
(05.02.26)
Abi kesinlikle zengin muhit. Gerekirse yememden icmemden kisardim. Ozellikle Avrupa bazinda konusuyorsak malum cok irkci bir ortam, gocmen mahallesiyle elit mahalle arasinda imkanlar, genel atmosfer falan cok degisir. Bir de bu cok bilinen bir sey ama, cocugun etrafindaki arkadas profili falan nasil bir patikaya girecegine dair en buyuk etken bence de.
+1
hot potato
(05.02.26)
Amerika icin dusundum, 1. Secenek
+1
brkylmz
(05.02.26)
Çocuktan çocuğa değişir. Kardeşten kardeşe bile değişiyor. Eğer girişken, dışa dönük, sosyal bir çocuksa 1. seçenek. Ama duygusal, saf, ezik bi çocuksa 2. seçenek.

Parka gittiğinde arkadaş edinebiliyor, oyuna katılıyor, oyun kuruyor, kendisini salıncaktan indirmeye çalışan çocuğa itiraz ediyor, 2'li arkadaş gruplarının kolayca 3. oluyor, en kötü ihtimalle sırasını bekleyip kendi oyununa bakıyorsa 1. seçenek.

Sümük gibi dışarda duruyorsa 2. seçenek.

Parkta tuhaf hareketler yapıyor, bağırıp çağırıyor, sıra mıra dinlemeden oyuncaktan oyuncağa atlıyorsa tokat.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.26)
(4)

iş yerimle alakalı bir soru

art cat chocolate
ben bu şirkete girdiğimde 4 tasarımcıydık. benim girişimden 4 ay sonra 2 kişiyi çıkardılar. öncesinde büyüyoruz yanınıza 3 kişi daha alıcaz dediler ama böyle oldu. yüksek maaşlıları çıkardılar. başka ekiplerden de çıkarılanlar oldu.bundan 6-7 ay sonra da başka bir ekibi komple çıkardılar, onlar da y
ben bu şirkete girdiğimde 4 tasarımcıydık. benim girişimden 4 ay sonra 2 kişiyi çıkardılar. öncesinde büyüyoruz yanınıza 3 kişi daha alıcaz dediler ama böyle oldu. yüksek maaşlıları çıkardılar. başka ekiplerden de çıkarılanlar oldu.

bundan 6-7 ay sonra da başka bir ekibi komple çıkardılar, onlar da yüksek maaşlıydılar komple.

benim yanımda kalan diğer tasarımcı arkadaş da onlardan 1-2 ay sonra kendisi çıktı.

5 aydır tüm işler bana kaldı. yoğunum, işler yetişmiyor. beni de çıkaracaklar diye çok stresliyim. 5 aydır yanıma birisi gelecek mi dedim kesinlikle gelmeyecek dediler.

bu hafta başında da yanına birini alıcaz dediler. ama benden daha az deneyimli birini alacaklarmış. noldu şimdi birden?

daha az maaşlı birini alacaklar, ona işi öğreticem ve ben kovulacak mıyım? öyle olacakmış gibi hissediyorum.

bu hislerimi gidip paylaşsam sizce nasıl olur? kovulma ihtimalim artar mı? hızlanır mı? yoksa bile aa iyi fikirmiş deyip yapalım derler mi? direkt ik ile değil ama bir lead var onunla konuşsam nasıl olur?

tek yaşıyorum, zaten uzun süredir başka işlere başvuruyorum ama dönüş olmuyor. kovulursam ne yaparım bilmiyorum. benimle aynı deneyime sahip arkadaşlarım da aynı sorunları yaşıyorlar. 7,5 yıl deneyimliyiz. yaşımız 30. bu yüzden mi böyle oluyor? böyle mi olacak artık? cidden çok stres oluyorum ve ne yapacağımı bilemiyorum.
+2
art cat chocolate
(05.02.26)
Sivri sinek hakli, birsey olmaz gibi duruyor bu senaryoda, siz gene de gozunuzu acik tutun, illaki belli ederler. Sizi islerin disinda tutmaya falan calisiyorlarsa o zaman endiselenebilirsiniz.

Bir de su var, su pandemi zamanlarinda bir cesit balon olustu, o aralar is degistirenlerin bazilari deli paralara girdiler, euro bazinda soyleyeyim mesela tanidigim biri kabaca 1000 euro alirken bir iki is degistirip 3000 eurolara cikti, tabii daha iyi pozisyonlara gecti vs. Piyasa durulunca bu cok alanlar patronlarin gozune batti haliyle, maas dusuremediklerinden atmislar. Her yer boyle yapmiyor tabii finansal durumlari iyiyse devam ediyorlar.
0
mbond
(05.02.26)
Gidip sakın sorma, hayatımda bunu sorup "evet, hislerin doğru, seni işten çıkaracağız" cevabını alan birini görmedim. Senden memnunuz diyip çıkaradabilir g.telecek işverenler.
+1
Kahvedesu
(05.02.26)
endişelenecek bir şey yok ama işin varken iş aramak en güzeli. şu anda geri dönüş yapmıyor olabilirler ama sen yine de iş aramaya devam et bir yandan.
+1
elektr10
(05.02.26)
Her şey olabilir. Benim bir fabrikadaki işim çok ağırdı. Güç gerektiriyordu. Ben istifa edince yerime kadın alınmış. :D Başvuru yapmaya devam et.
-3
arbre
(05.02.26)
(11)

türkler neden çalışıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor. hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor.

hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft kuramayacaklar. her zaman komşu gürültüsü çekmek ve park yeri aramak zorundalar. paraları olsa bile hizmetler lame ve gay. elektronik eşya ve kaliteli yiyecek ya pahalı ya yurt dışından getiriliyor ve teknik servisi yok. aile kuramayacak, çocuk yapamayacaklar. yapsalar da okulları kalitesiz, doktorları kalitesiz, trafiği kalitesiz, işçisi kalitesiz, patronu kalitesiz. kafalarına saksı düşmesi, yaşlı anneyi köpekler parçalaması, freni boşalan kamyonun altında kalmak gibi saçma kazalar hep burada yaşanıyor. bu şartlar altında kim neden sokağa atılmak korkusu dışında sabahları kalkıp işe gidebilir? çalışarak elde edebilecekleri ne var?
-33
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
Son 10 yıldır dediğin gibi boşa çalışılıyor. Aileden gelen sağlam background yoksa gelirle yaşamak mümkün değil. Ek olarak ülkenin 3 büyük şehri anlamsız kalabalık.
0
michael harddd
(05.02.26)
Tam seri eksilenecek soru sormuşsun. Bir de Amerikan arabalarını herşeyden üstün gibi en başa yazmışsın. Her ülkenin dinamikleri farklı, Türkiye gelişmiş ülkelerden sanılanın aksine pahalı değil. Son yıllarda bazı ürünlere vurgu yapılıp ortaya atılan bir sıçmık. Al Istanbul - Amsterdam kıyası;
www.numbeo.com

Bu kada aile nasıl kuruldu, niye aile kuramıyorlarmış. İnsanlar burda nereden ev alayım diye soruyor, şu kadar param var napayım bilmem ne diyor. Sen sanki Somali'den bahsediyorsun. Türkiye kolay bir ülke değil, düşük geliri olanlar için zor tabii ama abartacak birşey de yok. Biraz aklı çalışan doğru kararlar alan erkekler, aile de kurar, çocuk da yapar, araba da alır.

Bu kadar arabayı böbrek satarak mı almışlar.
bigpara.hurriyet.com.tr
0
mbond
(05.02.26)
amerikan arabası görmesek avrupa arabasını bir halt sanacağız. arabaya 2 kişi otursak dirsek dirseğe gidiyoruz.
-9
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
cok haklisin abi, calisip bi dodge alamayip bi bahceli evde oturamayacaklarsa hic calismasinlar. biraksinlar isi gucu dilencilik yapsinlar. copleri karistirip milletin yemedigi simitleri yiyerek hayatta kalsinlar. daha mantikli boylesi, kimsenin aklina gelmemis hayret.
+5
taurina
(05.02.26)
1- Stellantis grubu araclar pek kaliteli degil, yazdigin araclarinin icin buram buram gercek deri degil plastik ve boya kokuyor. "buyuk arac" = "kaliteli arac" degil. uretildigi ulkede insanlarin yarisindan cogu asiri obez oldugu icin kucuk araba satilmiyor, benzin de diger ulkelerin petrolune cokebildikleri icin ucuz.

2- yurtdisinda "ucak" sahibi olabilmek orta diregin kurabilecegi bir hayal degil, sahip olmayi gectim hayalini kuramaz.

3- hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak - hatali, buyuk sehirlerden cik millet mis gibi bahceli evlerde oturuyor. ornek canakkale cevresinde bahceli evinde oturan birsuru emekli var ki bu evler adamlarin tek evi de degil. ha senin dedigin tarabya'da villada oturmak ise onu zaten 80lerde de alamiyordun, o zamanlar bile ucuk paralar istiyorlardi.

4- okullar, doktorlar kalitesiz falan bunlar da hatali. oncelikle doktorlar baya deneyimli, benim soru sorup cevap alamadigim doktor turkiye'de olmadi, yurtdisinda oldu. okul olarak da sunu soyliyim, ortadogunun elit okullarindaki ogrenci kalitesi (turkiye/iran/arap ulkeleri vs), batinin elit okullarindaki ogrenci kalitesinden dusuk degildir, hatta ortalamasi daha iyidir diyebilirim.

5- saçma kazalar - ucuncu dunya ulkesi kardes, fitratinda bu var. o kadar idare edeceksin.

avrupa'da birkac ulke gezdim, kuzey amerika'yi iyi biliyorum.
turkiye evet cok kaliteli bir ulke degil ama karsilastirinca o kadar abarttigin kadar da kotu degil. kalite olarak dunya ortalamasinin ustundedir. dunya ortalamasi pek ic acici degil.

turkiye bugunku sinirlariyla eger yunanlilarin elinde kalsaydi ve oldugu gibi avrupa birligine girseydi, dunyada yasanabilirlik ve refah olarak tahminen ilk 5'e oynardi, rahat.
+4
cooperr
(05.02.26)
kaç tane içtin. gecenin o saatinde insanın kafasına bu geldiyse ya alkollüdür ya haplıdır.
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hesaptan son haberlere göre (bakınız Epstein dosyaları) Avrupada yaşamak da çılgınlık ve delilik.
0
va
(05.02.26)
Hayatında hiç yurtdışına çıkmamışsın ve yaşamamışsın diye anladım.

Bu sorunlar sadece Türklere özgü mü zannediyorsun?
+1
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Yukarıda sayılan arabalar avrupa veya abd'de işçi sınıfının alabildiği arabalar. Bu sorun bence de Türkiye'ye özgü bir sorun. Ev konusunda avrupa'da kriz var evet ama yine de Türkiye'den kötü değildir.

Bence Türkiye vs diğer ülkeler diye aşırı genelleyici karşılaştırma yapmak yerine spesifik olmak lazım. Coopperr'ın yakındıkları kanada'ya özgü durumlar.

Bu muhabbet "cebindeki telefonu cıkar" a kadar gider. Hayatında hiç düzgün araba görmemiş, toplu taşımada leş gibi ter kokarak işine giden insanlara konforu anlatamazsın. Millet bunları görmüş olsa zaten sokağa dökülürdü 10 defa
+1
michael harddd
(05.02.26)
hayattaki tek tatminimiz pahalı araçlar, lüks elektronikler mi olmalı? tamam türkiye'de belki herkes için ulaşılabilir şeyler değil ama yaşamak için tek tatmin aracı da asla böyle şeyler olamaz. yoksa herkes intihar etsin o zaman.
0
rayde
(05.02.26)
Doğmuşuz bir kere yaşıyoruz tam olarak senin sorunun cevabı.
Bir de maddi şeylerin dışında manevi keyif veren şeyler de var. Onlarla da sınırlı vaktimizi elimizden geldiğinde keyifli geçirmeye çalışıyoruz.
Bir de çok çalışıp "başarılı" olursak bu dediğin şeyler almasak bile daha ufak şeyler edinip mutlu olabiliyoruz.
Hayatta değiştirebildiğin ve değiştiremediğin şeylerin farkına varıp, beklentilerini buna göre ayarlamak çok önemli.
0
burfak
(05.02.26)
(32)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Farklı adet, farklı kültür, farklı ritüel.
Hayat zaten yeterince zorken niye, bile isteye yeni yeni sorunlar edineyim ki?
Nikah kilisede mi kıyılacak? Annen gelecek mi nikaha ya da çocuğun vaftiz törenine?
gibi gibi
0
Mirket
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
hristiyan olanlardan zarar gelmedi ancak müslüman geçinen birisi evli çıkmıştı. tanıdığım en yalancı insandı. bu işler dinle belli olmuyor tabii ancak kendi deneyimime göre müslüman olan dindarlar sorunlu çıkıyor. şahsen uzak duruyorum.
+3
eileengray
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(16)

yeni işe başlayan kıza tanışma çiçeği

duyurukullanıcısı
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
gül olmaz.
şakayık çok pahalı.
orkide çok klasik.

bence antoryum
0
co2s2
(02.02.26)
illa buket olacaksa sade bir aranjman olabilir.

ama bence kuruyunca çöpe atılacak bir buket yerine canlı çiçek öneririm. nene gibi açelya falan da olmaz. o yüzden çift dallı bir orkidenin her türlü gideri var.
0
kibritsuyu
(02.02.26)
Sevgiliniz degil diye anliyorum. O zaman ofise cicek isi cok iyi fikir gibi gelmedi. Cicek gondermeden davet etseniz olmaz mi? Iki sebepten iyi fikir degil diye dusunuyorum, birincisi cicek gelmesini istemiyor olabilir cesitli sebeplerden ve sevgilisi/esi olmayan birinden, ikinci sebep ise siz daha ortada birsey yokken yatirim yapmis oluyorsunuz.
0
mbond
(02.02.26)
eğer sohbetiniz arkadaşlığınız yoks direkt çiçek göndermek hızlı bir başlangıç olabilir.

yine de önerilerim şunlardan biri:

www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
0
art cat chocolate
(02.02.26)
Kıza 'Ben seninle ilgileniyorum.' mesajı değil de, ofistekilere 'Uzak durun' mesajı gibi algılanacağı için hoş bir fikir gibi gelmedi bana.
+3
Mirket
(02.02.26)
Çiçek bence de olmaz. İlle de alacaksan masasına koyabileceği ufak bir mini kaktüs al.
0
gobekliraki
(02.02.26)
imkanın varsa lokal bir yerden yolla fiyatı bilmesin.
sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir.
her senaryoya hazırlıklı ol.
+1
plastic_angel
(02.02.26)
"sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir."

böyle bir kızsa zaten bu kıza çiçek miçek göndermeyin.

böyle bir şey yapabileceğini düşündüğünüz kişilere farklı taktikle çiçek göndermek yerine ilgilenmeyi keserseniz, "vay efendim benim paramı yedi bu kız paracı" diye 3-5 ay sonra ağlamazsınız.
+1
art cat chocolate
(02.02.26)
Abi hiç sevgilin olmadı mı. Flört bile olmayan kıza ne çiçeği.
-1
arbre
(02.02.26)
tanışma çiçeği derken sen kızı hiç mi tanımıyorsun hocam?

halihazırda flört düzeyinde bile olsa herhangi bir ilişki yokken işe çiçek gönderme işi zaten tartışmalıyken tanımadığın birine göndermek direkt ofsayt. yok zaten diyalog halindeyiz, bir iletişim var diyorsan o zaman orkide iş görür.
+2
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(02.02.26)
Daha date bile olmadıysa çiçek göndermek biraz fazla olabilir. İlla göndermek istiyorsanız da ufak bir şey daha şık olur, abartmaya gerek yok.
Kaktüs +1
0
mutekebbir
(02.02.26)
çiçek gönderme fazla olur+1
+1
Sadece soruyorum
(02.02.26)
çiçeksepetinde şu çiçek şeklinde çikolatalar var ya onlardan gönder. Ekipçe yersiniz dersin. Fazla da olmaz. Tam yeni işini kutlamalık. Olumlu karşılarsa da bu kadar yetmez ayrıca da bi kutlayalım diye bi yere davet edersin.
0
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Onu yapma bunu yapma
Nasi tanisicam ben bu kizla?
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.02.26)
şimdi bir saniye durumu bir netleştirelim.

1. kız seni hiç tanımıyor, adını bile bilmiyor. sen sadece uzaktan tanıyorsun, gördün ve hoşlandın, tanışmak istiyorsun.
2. kızı tanıyorsun, kız da seni tanıyor, ama sadece biliyor. selamlaşmanız, ufak bir muhabbetiniz var ve sen hoşlanıyorsun, ama kızın bu hoşlantıdan haberi yok.

önce durumu anlayalım da nasıl tanışıacaksın/açılacaksın ondan sonra bakarız. önce aranızdaki tanışıklığın/muhabbetin derecesini bilelim.
+1
kibritsuyu
(03.02.26)
böyle bir şey alırsan olur bu iş.

rosanigrum.com

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com


ben büyükçe bir sepette (orada görüyorsun altındaki sepet. çiçek, böyle bir çikolata, mum ve oda kokusu göndermiştim. gül yapraklarıyla yapılmış lokum da vardı (rosa nigrum) ama ondan kalmamış.

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com
+1
gabe h coud
(03.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.